You are on page 1of 66

\i-o

m-w
^:7
u-{
.^:(,
\oEx
\-{
LN- )ai
L,{-:
Kcsı171 2oo9

CORNELIUS TACITUS
GERMAN.A HALKLARlNlN KÖKEN.VE YERLEŞ|M YER.
[DE ORIGINE ET S/TU GIRMANORUM]

@
KABALCI YAYINEVi: 282
Humanitas Dizisi: 6
Cornelius Tacitus
De oriğne Et Situ Germanorunı
CORNELIUS TACITUS
G ermania Halhlarının Köheni v e Y erleşim Y eri

@ Kabalcı Yayınevi, DE ORIGINE, ET SITU


Birinci Basım: Arailk 2006 GERMANORUM
Kapak Düzeni: GÖkmen Ekincioğlu
Teknik Hazlrlık: Zeliha Güler
Yayıma |lazıritay an'- Mustafa Küpüşoğiu
Dizi Editörü: Çiğdem Dürüşken
GERMANIA
HALKLARININ KOKENI VE
KABALCIYAYINEVI
Himaye-i Etfal Sok. 8-B Cağaloğlu 34llo ISTANBUL
YERLEŞiM YERI
Tel: (02l2) 526 85 86 Faks: (ozız) 5l3 63 05
yayinevi@kabalci.com.tr www kabalciyayinevi'com
Latinceden Çeviren:
internetten satış: www'kabalci'com'tr
Mine Hatapkapulu

KUTÜPüIANE BILG1KARTI
Cataloging-in-Publication Data (CIP)

Cornelius Tacilus
Germaııa Halhlarının KÖheııi v e Y erleşim Y eri

ISBN 975-997-083-X

(02l2 5678003)
Baskı: Yaylacık Matbaacliık San. Tic. Ltd. Şti.
Litros Yolu Fatih San. Sitesi No: 12l197'203 Topkapı-lSTANBUL @*oro*,ror,*ru,
IÇINDEKILER

Aıleme,
Wouter'a"
ve
TıCITUS vE G ERMANIA üzERiNE...... ....'.....'............ 7

M. Hataphapulu

IE,ORIGINE ET SITU GERMANORUM, 22

GERMANIA
HALKLARININ KöI(ENİ VE
YERLEŞIM YERI, 23
StiNUŞ
TACITUS VE GERMANIA üzpniNp,
KISA BIR TANITIM

A. TACITUS'UN
YAŞAMI VE YAPITLARI üZERINE
Tacitus'un lS se_sz yıllarındal diğer birçok Altın ve Gümüş

çağı yazarı gibi soylu bir ailenin çocuğu olarak bir Roma eya-
leti olan Gallia Narbonensis'te doğduğu söylenir. Eserleri za-
manı hakkında pek çok bilgi sunarken, kendi yaşamı hakkın-
da aynı cömertliği göstermez. Yine de eiimize geçen bilgilere
göre bir değerlendirme yapıldıgında, Tacitus,un her şeyden
önce hukuksal ve siyasal yaşama hazrrlanmak amacıyla reto_
rik konusunda özel bir eğitim aldığnı görürüz.2 Hatta aldığı
bu eğitim ilerde, Tacitus'un sessiz an]amrna gelen adıyla ad'eta
buyuk bir karşıtlık oluşturacak derecede iyi bir hatip olması-
na ve konuşma|arıy|a halkın beğenisini kazanmasına yol açar.
Histonae3 adlı eserinde belirttıgi gibi imparator Vespasia-
nus'un destegiyle siyasal yaşama adrmrnı ataı.a Siyasal yaşa-
mrna yön velen en önemli olaylardan birisi ünlü komutan
Agricola'run kızı Iulia'yla lS zz yılında evlenmesidir.5 IS gı-gz

1 R. P. Oliver, s. 232-261.
2 Tacirus, Dialogus,z. bolum; Ronald Martin, s. zs
3 Tacitus, Histo'rlae, 1.1.
a R. S)rme, Tacitus, s. 63.
5 Tacitus, Agricola,ı.
I

sUNUŞ TACITUS VE GERMANLA ÜzERlNE

yıllarında imparator Titus zamanında quaestor olarak görev eınografik özeliiklerine değinir. Tacitus, Agricola'nın sadaka-
yupu';u hızla yükselerek IS sa plında praetor o1ur.7 lS 8g,dan tini ve dürüstlüğünü, zorbalıgyla ünlenen imparator Domiti-
93'e kadar çeşitli eyaletlerde lejyon komutanı olarak görev anus karşrsında aldıgı doğru kararları övgü dolu bir dille göz-
yupu'.' Nerva'nln imparatorluğu zamanrnda IS sz yılında Ta- ler önüne seler Ve bu eserini ancak Domitianus'un IS ıo yılın-
citus col'ısul sulfectus (vekil konsül) olur. Ailesinde Roma sena- da suikaste kurban gitmesinin ardından gelen rejim değişikli-
tosuna giren ilk kişi Tacitus'tur. Consul'lüğü sırasında ünlü ginden sonra yayımlatabilir.
Romalr asker Lucius Verginius Rufus'un cenazesinde yaptlğl
De onğne et Situ Germanlrum'. Roma imparatorluğunun
konuşmayla ününün doruğuna ulaşrr.g Bir yll sonra Agricola
srnrrları dışnda yaşayan Germaniah kaümleri konu alan et-
ve Germania başhkh eserlerini yazarak yaşamlnln sonuna de-
nografik bir incelemedir. Ilk eseri Agricola'ya benzer özellik-
ğin aralıksız sürdüreceği edebi kariyerine başlar.l0 Daha son-
ler taşıyan bu eserinde Tacitus, genel olarak Germania top-
ra Traianus'un imparatorluğuna kadar devlet işlerinden elini
raklarlru ve Germanialrlarrn kanunlarrnı, gelenek görenek1eri-
çeker. Politikadan ve hukuktan ayrı kaldıg zamanlarda iki
ni konu edinir, daha sonra Roma imparatorluğuna yakrn
buyuk eseri Historiae ve Annales'i yazar. ölüm tarihi tam ola-
olanlardan Baltık Denizi sahillerinde yerleşik olanlarına kadar
rak bilinmemekle birliktell Hadrianus'un imparat'orluğuna
tek tek kaümleri ele alır' Tacitus eserinde anlattıgı yerleri
(lS l25) dek yaşadığı iddia edilmektedir.12
görmemiştir, bu yüzden eserinde verdigi bilgiler aşağıda kısa-
Tacitus'un günümüze kalan eserleri şöyledir:
ca sıraiadrgımız ikincil kaynaklara dayanmaktadır:
De vita et moribus lulü Agricolae: Bu eserde Tacitus saygrn
a- Doğal etkenlerin ulusal kimliğe etkilerini inceleyen Yu-
bir Romalı komutan ve kendi kapnpederi olan Iulius Agrico-
nanlıyazar ve felsefeci Posidonius'un (1Ö ııs-so) Hısto-
la'nın yaşamınr inceier. Ayrıca Britannia adasının coğrafi ve
riae adlı eseri;
b- Posidonius'u örnek almış olan Iulius Caesar'ın De Bello
6 Tacitus, Historiae , 1.1. Gallico adh eseri (IV. ı-:; VI. zı-+); Titus Livius'un gü-
7 Tacitus, Aııııales, 'ıı'ıı; Ronald Syme, s. os. nümüze ulaşmamrş Ilıstonqe eserinin 104. kitabı; ve
8 Tacitus, Agricola, +s.s; Ronald S)..rne, os; W. Herbert Benario,
't3.
s. Yaşlı Plinius'un Germania'daki savaşlan konu alan gü-
nümüze ulaşmamrş Bella Germaniae ad|ı' eseri. Aşagı ve
' Pıinius, Episnlae, z.ı.
10
Tacitus, Agricola, ı. Yukarı Germania'da askeri görevlerde bulunmuş Yaşlı
ll ls ııs yılında oldugu tahmin edilmektedir. Plinius'un z0 kitaplık bu eseri Germania'daki savaşları
12
Donald R. Dudley, s. ız; Clarence Mendell, s. z; Ronald Süıme, s. konu alrr.
473.
SUNUŞ TACITUS VE GERMANü ÜZERINE

c- Germania Savaşlarina katılmış Romalı komutan ya da zinci, dokuzuncu' onuncu kitabın buyuk bolumu, on birinci
askerlerin anl defterleri ve an]attık]arl öyküier. kitabın başı ve on altıncı kitabın sonu kaybolmuştur. Kaybo-

Dialogus de oratoribus: Ne zaman yazıIdığı kesin olmamak- lan bölümler imparat'or Caligula'nın hukum Sürdüğü zamanl'

la birlikte Tacitus'un bu eseri Agricola ve Germaniadan sonra imparator Claudius'un hukum Sürdüğü ilk beş yılı ve impara-

kaleme aldıgı tahmin ediimektedir. Pek çok yönden diğer tor Nero'nun hukumdarlıgnln son iki ylını kapsamaktadır.
eserlerinden farklı olduğu için özgünlüğü tartışmahdir. Bu
farklılıgın nedeni belki de hitabet sanatıyla ilgıli olmasından- B. GERMANIA',NIN ÖZETI
dır. Fabius Iustus'a ithaf edilmiş olması ya;nmlandığ tarih
]-5. bölümler: Germania'nın coğrafi sınırlarr açıklanrr ve
hakkında bir fikir verse de yazıldığı kesin tarihi öğrenmemize
bu coğrafyadayaşayan halkların neden diger ırklarla karışma-
yardımcı o|maz.
dan saf bir ırk olarak ka]dıkları anlatılrr. Daha sonra Germa-
Histonae: Dört Imparator YıIıylal3 başlayan ve Flaüanusla nialıların ulusal şarkıları, Ulysses efsanesi, GermanialıIarın fi-
hanedanınrn despotluguyla biten zaman dilimini ele ahr. Sa- ziksel görünüşleri, topraklarl Ve yetiştirdikleri ürünler anlatı-
dece ilk dort kitap ve beşinci kitabın yirmi altı bolumu gunu- hr.
müze ulaşmıştrr. Bu kitaplar lS oı plını ve 70 yhnın başlarını 5-]5. bölümler: Germanialrların yaşam farz|arı ve gelenek-
anlatır. Beşinci kitapta Titus'un büyuk Yahudi isyanını bastır- leri' silahları, süvarileri, savaş düzenleri, korkaklık ve yiğitlik
ması anlatrlrr, Yahudiler Ve eğitimli Romalıların Yahudi]ere anlayışları, krallarınrn, komutanlarının ve rahiplerinin yetki-
bakışl hakkında bilgiler verilir. Eserin Domitianus,un 1S leri, tanrıları ve taplnma yöntemleri, kuşlara bakarak yaptık-
ss'daki ölümüne kadar olan zam^n dilimini kapsadlğı tahmin ları kehanetlel, atlan, teke tek dovuşleri, suçluyu cezalandlr-
edilmektedir. ma şekilleri, savaşI tarrma tercih edişleri ve liderlerine verdik-

Annales: Imparator Atıgustus'un ölümünden (1S ı+) Ne- leri armağanlar anlatılır.

ro'nun ölümüne (IS os) kadar olan elli dort yıllık zaman dili- ı 5-27. bölüm]er: Tacitus Germanialiların yaşadıkları yerle-

mini kapsayan bir eserdir. Ne yazık ki beşinci, yedinci, seki- ri, giysilerini, evlilik kurumunu, kadınlannın iffet anla;ışları-
nı, zina yapanlara veriien cezallları, çocuk]arrn eğitimini, ye-
me-içme kultürlerini, içkiye aşırı zaaflarını, sporlarını, kuma-
lS eı yılında sırasıyla Galba' otho' Viteilius ve Vespasianus impa-
rator oldular. Bu yıl Dort lmparator Yılı olarak adlandırıhr. ra bagımhlıklarını, toprağı işleyışlerini, cenaze törenlerini ve
't1
Vespasianus lS eı plından IS ıs yılına dek huktım süren Flavi- konukseverlik anlayşlarını bizlere aktarır.
anus hanedanının ilk temsilcisidir. Vespasianus'un ardından Ti- 28-29. bölümler: Rhenus ve Moenus nehirleri kıyısındaki
tus ve Domitianus imparator oldular.

ı0 'H
SUNUŞ TACITUS VE GERMANLA üZERiNE

kaümlerden, Germanialr olup olmadıklarl tam olarak bilin- yuzpldan önce antikçagyazarlarıIs olta Ve kuzey Avrupa,da
meyen kaümlerden, Bataü kavminden ve aşar vergisinden bu insanlar hakkında çok az şey biliyorlardı. O za-
yaş^y^n

bahsedilir. mandan günümüze ulaşmış hemen hemen hiçbir kaynakta


30-37. bölümler: Chatti kaı-,rnini, bu kavmin savaşa düş- Germania]ılar hakkında bilgi yoktur. 16

kunlugunu' Frisii kavmini, Frisii topraklarına yapılan keşif Yunan ve Roma uygarlıkiarının kendilerinden olmayan
yolculuklarını, Chauci, Cherusci' Cimbri kavimlerini ve Ro- kaümler hakkındaki bilgileri şöyle bir tarihsel seyir izlemiş-
malrlar ile yaşanan savaşları anlatır. ıir: Yunanhlar daha lö s. yuzyılda, orta ve batr Avrupa,da
38-45. bölümler: Suevi kavminden, Suevi kavmini diger Keltoi (Keltler) adını verdikleri barbar bir kavmin olduğunu
kavimlerden ayıran özelliklerden, en eski ve en şanlı Germa- biliyorlardı' Bu konudaki kaynaklarımizdan biri olan Hero-
nia kaı.rni sa1rlan Semnones kaııminden, dini ıörenlerinden dotus bu kar.ırnin Avrupa'nrn en batıslnda yaşadığınl ve Da-
ve kutsal korularından, Langrobardi kavminden, Danuüus nuvius nehrinin onlann topraklarından doğduğunu aktarır.]7
ırma$ boyunda yaşayan kaümlerden, Hermunduri, Marco- Yine göçebe bir kaüm olan Scythiai (Iskit]er) kavminin ise
manni ve Quadi kavimlerinden, Nahanarvali kavminin Cas- Hippoleus (bugün Ukrayna'da bulunan Niko]aev şehri) bur-
tor ve Poliux'un taplmrna benzet tapınmalarından' Harii kav_ nundaki bozkırlarda ve Keltlerden uzak diyarlarda yaşadıkla-
minden ve vahşiliklerinden, Gotones' Suiones kavimlerinden, nnı belirtir.l8 Hecataeus ise doğu Alplerdeki Noricum bölge-
Suiones kaı.rninin yukarısındaki engin denizlerden, Aestii sinde yaşayan bir Kelt kavminden bahseder.lg Ancak ne He_
kavminden ve topraklarrnda yetişen kehribarın yaprsından ve rodotus ne de Hecataeus Germanialılardan ve diger barbar
Sitones kavminden bahseder. kaümlerden söz eder. lo +. yuzinhn sonlarına gelindiginde
+e. bolum: Peucini, Venethi, Fenni kavimlerini ve Fenni Awupa'nın ırak köşeleri hakkındaki bilgilerin de art'maya
kavminin vahşi yaşamınr anlatır. başladıgı görülür. Iö ızo
1nlında Massilia (Marsilya) adlı bir
Yunan kolonisinde doğan Pytheas, Britanya'nın ve Jutland Ya-
nmadasrnın etrafinı dolaşır ve kuzey Avrupa sahilinden geçe-
C. ANTIKÇAĞ YAZARLARININ
GERMANIALILARA BAKIŞI ts M. Todd,
The Early Germans, s. 1.

Klasik Akdeniz uygarlığında'Germani (Germanialılar)' |6


A.g.e', s. ı.
ı7 Herodotus,
olarak bilinen topluluk tarih sahnesine geç çıkmıştır. Iö z. Historiae,z. kitap.
tE Herodorus,
Historiae,+. kitap.
ı9 Bu konuda
ayrıntılı bir okuma için bkz. M. Todd, The Ear\y Ger-
nıcns, Blackwell Publishing' zoo+'

'12 r3
sUNUŞ TACITUS VE GERMANIA üZERINE

rek batl Baltık denizine doğru yelken açar. Yaptığı gezi o ka- ianyla tanımam7za yeLmez. Çunku Caesar'rn söz ettiği kavim-
dar hayret vericidir ki' hem o çağm hem de sonraki çağların ier o tarihte Rhenus nehri vadisinde ve Rhenus nehrinin do-
yazarlatı inanmakta guçlük çekerler. Bu gezinin günümüze gırsunda yaşay^n kaümlerdir.22 Bu nedenle orta Ve kuzey Av-
ulaşan notları sadece diger yazar|arın aktarımlarından ibaret- rupa'da yerleşik diğer Germanialı kaümler hakkında herhan-
t'ir.20 Buna karşın Pytheas'ın yaptıgı coğrafi t'anımlar inandırı- 9 bir bilgi içermez. Caesar'a göre Germaniahlar Romalıların
cıdır. En önemlisi de Germanoi lrkını Keltoi ırkından a)4rt daha ewel hiç karşılaşmadıkları ölçüde vahşi ve uygarlaştırıl-
eden ilk yazar Pytheas olabilir. :ıaları mümkün olmayan ilkel insanlardı, ustelik Roma srnlr-
Keltlerin dışındaki başka halklarln tanlnmaya başlanmasi, lan içinde bulunan Gailia'yı da sık sık tehdit ediyorlardı.23
IÖ z. y'uzyılda en kuzeyden gelen' aralannda Cimbri ve Teu- Augustus ve Tiberius'un imparatollukları zamannda ya-
tones kavimlerinin de bulunduğu kalabalık bir kuzeyli toplu- :an Strabo'nun Germanialılar hakkında Caesar'dan daha çok
luğun güneye doğru göç etmesi ve Roma dünyasrnın kuzey ş,v bilmesi şaşılacak bir durum değildir. Strabo, Albis nehri-
srnrrlarrnı tehdit etmesiyle başlar. Bu tarihlerde Apamea'h Po- :re kadar olan kaüm]er hakkinda da bilgi verir. Ancak Albis
seidonius Historiae adh eserinde Germanialıları KeItIer ve Is- nehrinden yukarısı ve okyanusa (Baltık denizi) kadar olan
kitlerden ayrı tutar.2] 1ö ı. yuzyrl başlarında kuzeyli insanlar bolgelerin bilinmediğini de ekier. Sahilden doğuya Hazar de-
hakkında daha[az|a kaynak ortaya çlkar. n2inin ağzına kadar ulaşan nehirlere deniz yolculuğu yapan
Roma ordulan Rhenus nehri civanna ilk kez lulius Caesar i<imseyı tanimadığrnı, Romalıiarın da Albis nehrinin ötesini
onderliginde yerleşmiştir. Gailia'1ı fethini anlattı ğı Commenta- daha keşfetmediklerini ve kara yoluyla da henüz bir yolculu-
rii de bello Gallico eserinde Germanialrlara ilişkin bilgileri ilk gun yapılmadığını söyler.2a Strabo'nun eserini yazdıgı do_
kez Iulius Caesar verir. Bu açıdan Commentarii de bello Gallico nemlerde Albis nehrinin ilerisine ve Bohemia'ya konuşlandı-
önemli bir eser olmasına rağmen, Caesar'rn Rhenus vadisinde nlan Roma askerlerinin saylslnrn artmastyla birlikte, Germa-
Ve onun doğusunda bizzat gördnğü yerler Germania'nın an- nialılar hakkındaki bilgiler de giderek çoğalmaya başIar.
cak çok kuçuk bir bölümudür ve Germania halklarinı aynntl- Germanialiların RomalıIar üzerinde yarattlğI korku ve
dehşet Valleius Paterculus'un eserlerinde de açıkça görülebi-

20 lir. Valleius'a göre Germanialılar insan görünümüne ve ko-


B. Cunliffe, The Extraordinary Voyage'of Pytheas the Greeh, Lon-
don, zooı. nuşma yetisine sahip olmakla birlikte, insanlık dışı varlıklar-
2l R. Hachmann, G. Kossack ve H. Kuhn, Völher zwischeıı Kelteıı und
72
Gernıanen, Neumünster, 1952; H. Ament, 'Der Rhein und die Eth- M. Todd, s. z_ı.
nogenese der Germenen', Prah. ZeitschriJt 59, '1984, s. ız_sı; H.
73
Caesar, De Bello Gallico, ıı. bolum.
71
Beck, Germanenprobleme inheutiger Sicht, Beriin, ı pgg. Sırabo, Geographia' ı. kiıap, z. bolum

't4 l5
SUNUş TACITUS VE GERMANIA üZERİNE

dır. Bu insanlar ne kanunlar]a ne de uygar Sanatlarla yönetile- ğuııu söylerler. Bununla beraber Germania adı yeni ve son za-
bilir.25 mqılardahullanılqnbir addır. Rhenus nehnni ilh geçen, Gallialı-
Günümüze ulaşmayan ve kendimizi bu konuda şanssrz hn yrurtlanndan hoyan ve bizim şimdilerde Tungri diye bildigt-
sa}Tnamız gereken başka bir eser de Yaşlı Plinius,un yazdlgı mizhayme o zqman Germanialılar deniyordu' Böylece bir ulusa
Bella Germaniae'sıdır. Rhenus nehrinin hem aşağı hem de yu- ikğl de, bir hayme yenlen bu ad yavaş yaıaş yayıldı ve ilhiıı ga-
kan bölgelerinde görev yapmş bir asker olan Yaşlı Plinius,un, Inpler tarafindan gözdağı yermeh mahsadıyla hullanıldığ halde
meraklı bilim adamı kimligı de göz önüne ahnacak olursa, ph geçmedenbüt-iin soy hendisini yeni yaratılan bu adla, Germa-
söz konusu eserinde Germania]ılartn yaşamı ve gelenekleri nialılar olar ah qnmqy a b aşladılar'''
hakkında pek çok önemli bilgi aktardıgı duşunulebilir.26 Ta-
citus da Germania ad]ı eserinde buyuk o]ası]ıkla Plinius,un bu D. ÇEVIRI YöNTEMI
eserinden yararlanmıştır.27 Plinius,un eserinden sonra, 1S
Tacitus'un Germania eserinin Latinceden çeürisinde, Ta-
98'de Tacitus Germania adlı eserini ya^ncayadek Germanialı-
citııs Agricola, Germania. Dialogus, (M. Hurron' W. Peterson),
lar üzerine başka hiçbir eser kaleme alınmamıştır. Ancak bu
2ü0, Loeb baskısı temel a]ınmlş, metinde geçen özel isimle-
süre içinde kuzeyli halklarla ilgili bilgiler önceki yıllara oran-
rin, kabile ve yer isimlerinin, l-atince yazılışları benimsenmiş-
Ia altmış ve Germania]ılar ile temasa geçen Romalr askerlerin
tir. Çevirinin Sunuş ve Açıklamalar kısmlnda geçen antikçağ
yazdığı gunlukler yayınlanmamış olsa da, Roma,daki edebi-
yazar|arına ait metinlerin, başka turiu belirtilmedikçe Loeb
yatçl Ve tarihçilerin ilgisini bu kavimler üzerine
çekmeyi ba- edisyonlarına başıurulmuştur.
şarmştır.
Germanialılann kökenleri hakkındaki çalışmalar gün geç-
Bu bilgiler ışıgında, Tacitus Germqnia'nın 2. bölümünde
tikçe artmaktadır. Umuyorum ki Ka1rıakça'da verilen kitaplaı
GermanialıIarın kökenini şöyle açıklar: ,....Bazıları,
eshi bilğ- okuyucuların bu alanı daha ayrıntiil alaştlrma]anna ve keşfet-
ler içeran belgelere baharah, tann soyundan gelme daha birçoh
melerine yardımcı olacaktır.
havimbulunduğunu ve Marsi, Gambrivi, Sueyi, Vandalii
ğbi da- Çeürimi yaparken metni gözden geçirip gerekli duzelt-
ha nice soy adları olduğunu ye bunlann gerçeh ve eshi adlar oldu-
meleri yapan kıyııretli hocam Prof. Dr. Çiğdem Dürüşken'e,
benden yardımlarınr hiçbir zaman esirgemeyen kıü.,rnetli ho-
Ayrıntılı bilgi için bkz. Vel]eius Paterculus, Compendiunı of Roınan cam Doç. Dr. Bedia Demiriş'e ve arkadaşım Eyüp Çoraklı'ya
History, trans. F. W. Shipley; Loeb Classical Library ts2, Harvard
tçekkür ederim.
University Press,'ü 9z+.
26
M. Todd, s. e. Mine Hatapkulu
M. Todd, s. e. Isıanbul, Çengelkoy zooo

t6 17
stJNtJş

ÇEVIRIDEKI YORUMLA,R ;IÇIN YARARIjANILAN


KAYNi\KLAR:
Anderson, J. G. C. (ed.), Corntlıı r[aati De origne ,et*1tuiGermano-
ruııe, oxford, ]938 (2. baskı: Lonü,on, ıgsz.)
Birley, A. R., Cornelius Tacitus, Agricola: And Germany, Oxford
Uni_
versity Press, New'York,,ıg9g.
Cornelius Tacitus, Germania, J. B. Rives (trans.), Clarendon press,
oxford, ısss.
Robinson, R. P., The Germania of Tacitus, American,philological
As_
sociation, Middletown, CI', ıgıs.
Todd, M., Th9 Early Germans, Blackwell publishing,zoo+.
Winterbottom' M., ve ogilvie, ıR. M. l (eds'), Cornelii T aciti oper a Mi-
nora, oxford,'lgıs.

çEVIRIDEKI AÇIKLAMALAR İ.çIN YARARLANILAN


KAY.,}TAKLA.R
Drummond, S. K., Lynn H. Nelson, ,Tht.Western Frontiersof kı1perial
Rome, M.E. Sharpe, Armonk,' NY., lı'gç4.
Smith, W., ADictionary of Greeh and Roman Anhquihes,John Mur_
ray, London, ıszs.
Syme, R., Tacihıs, z vols., Oxford, lgsı.
Woodman, A. J., Tacins Reyiewed, Clarerıdon Press, Oxford,
ı9ıı.

t8
-ak
ü
1ü ü
a
.n
* a
f
tu ,{
i i .:r ,l;.
i'
- --."-'"4 rt .
i.* d
rf
'4: "
r.:,:- {
ğ .ü
,a r.:f,
'ı+
"'r,,it} rt: l rln
: :.'ı
.." ,]|]ıil
t...
.*
a ğ
iiffi.,ıiiiş'"'iii
; .jl , i.ğ, i
s ı . ?l,t'
i
'
I
I
i
l
:1 i
t,
Lr
st' ,*
x $9'.
fl1 ''
I
.i : kn --*,P-,
\ +}''' ı
ı-
:-a
t..
a
R CORNELIUS TACITUS

ORIG GERMANIA
G HALKLARININ KOKENI VE
YERLEŞiM YERi
INEETSITU GERMANORUM GERMANIA

cıınis a Gallis Raetisque et Pannoniis


'l
Germania] bir bütun olarak 2 Gallia, Raetia3 ve Pannonia
.

fluminibus, a Sarmatis Dacisque halklarındana Rhenus ve Danuviuss nehirleriyle; Sarmatia

aut montibus separatur; cetera ve Dacia6 halklarından ise aralarındaki sıradaglar|a ya da


birbirlerine karşı duydukları korkularla ayrılır. Kalanı, ge-
latos sinus et insularum immensa
niş körfezleri ve koskoca bir alana yayılmış ada|arı7 kucak-
nuper cognitis quibusdam
Iayan okyanusla8 çevrilidir. Buralardaki halkları ve onla-
ıegibus, quos bellum apeıııit. Rhenus
rın krallarrnı savaş sayesinde daha yeni yeni lanımakta;az.g
Alpiıım inaccesso ac praecipiti verhice Rhenus nehri erişilmesi güç sarp Raetia Alplerininro do-
in orcidentem versus septentrionali
ruklarından doğar, batıya doğru hafifçe kıvrılarak Kuzey
. Danuvius molli et clementer Denizinin]] sularına karışır. Danuüus nehri yüksek bir sı-
Abnobae iugo effusus plures populos radağ olmayan Abnoba Dagınınl2 hafif meyilli yamaçlarrn-
in Ponticum mare sex meatibus dan akar ve birçok halkın topraklarından geçer, altı kolu
um os paludibus hauritur. Karadeniz'e dokulur; yedinci kolu ise bataklıklara karışıp
kaybolur.
Germanos indigenas crediderim
2. Germania halkının yerli bir halk oldugunu, gerek göç
aliarum gentium adventibus et
yoluyla, gerekse yakın ilişkiler sonucunda diger soylarla
quia nec terra olim, sed classibus
çok az karrşmış olduklarını düşünüyorum. Çunku eskiden
qui mutare sedes quaerebant, et
yaşadıkları yerleri değiştirmek isteyen insanlar kara yolu-
ultra utque sic dixerim adversus nu değil, deniz yolunu kullanırlardı. Okyanus'un uçsuz
is ab orbe nostro navibus aditur. quis bucaksız genişiiği ve bizim yurdumuzdan epeyce uzakLa
periculum horridi et ignoti maris, olmasr yüzünden, diyebilirim ki, gemilerimiz buraya öyle
iftica aut Italia relicta Germaniam pek gidip gelmemiştir. Ayrıca kim Asya'yı, Afrika'p veya
terris, asperam caelo, tristem Iıalya'yı bırakır da, korkunç ve bilinmeyen bir denizin
nisi si patria sit? tehlikelerini aşp kendi yurdu olmadıkça yabanıl toprak-
carminibus antiquis, quod unum apud ları, sert iklimi, kaba bir kültürü ve görüntüsü olan
iae et annalium genus est, Tuistonem Germania'ya gider ki? Germanyalıların sahip oldukları ye-
editum. ei filium Mannum originem gine gelenek ve tarih eski ilahilerdir. Bu ilahilerde roprak-
Manno tris filios adsignant, e tan doğan tanrı Tuisto'y"u överler. Tanrı Tuisto'nun oğlu
proximi Oceano Ingaevones, Mannus'u ırklarrnln atası, Mannus'un üç oğlunu ise kuru-
cuları sayarlar. Denize yakın olan Ingaevones]3 kavmi,

24
ETSITU GERMANORUM

, ceteri Istaevones vocentur. içeri kesimdeu, r."r*,;;:);'*, ve geriye kalan Ista-


euones" kavmi isimlerini bu üç oğuldan almışlardır. Bazı-
Iicentia vetustatis, plures deo ortos
ları eski bilgiler içeren belgelere bakarak, tanrı so1ıından
appellationes, Marsos Gambrivios
gelme daha birçok kavim bulı.ınduğunu ve Marsi, Gambri-
adfirmant, eaque vera et antiqua vi, Suevi, Vandaliil6 gibi daha nice soy adları olduğunu ve
Germaniae vocabulum recens et bunların gerçek ve eski adlar olduğunu söylerler. Bununla
quoniam qui primi Rhenum beraber Germania yeni ve son zamanlarda kullarulan bir
expulerint ac nunc Tungri, tunc addır. Rhenus nehrini ilk geçen, Gallialıları 1ıırtlarından

i sint: ita nationis nomen, non kovan ve bizim şimdilerde Tungril7 diye bildigimiz kavme
o zaman Germania]ılar deniyordu. Böylece bir ulusa değil
paulatim, ut oTnes primum a
de bir kaııme verilen bu ad yavaş yavaş yayıIdı ve ilkin ga-
, mox etiam a se ipsis invento lipler talafından gözdağı vermek maksadıyla kullanıldıgı
vocarentur. halde çok geçmeden bütün soy kendisini yeni yaratılan bu
adla, Germaniahlar]8 olarak anmaya başladı.
ıpud ( Herculem memorant,
mınium virorum fortium ituri in 3. Anlattıklarrna göre Hercules]g bir ara ülkelerine gel_
miştir, bu yuzden savaşa giderlerken bütün cesur kahra_
d" sunt illis haec quoque carmina
manlarrn önderi olarak Hercules adına ilahi]er söylerler.
quem baritum vocant, accendunt Bir de baritus7o dedikleri kendilerine özgü bir şarkıları
pugnae fortunam ipso cantu vardır; bu şarkıyı söyleyerek ruhlarını coştururlar Ve şar-
enim trepidantve, prout sonuit kının tonlamalarından giriştikleri Savaşln gidişatınl önce-
vocis ille quam virtutis concentus den kestirirler. Çünku ön safların bu şarkıyl söyleyişteki
praecipue asperitas soni et tonlamalarına bakarak ya korku salmaya başlarlar ya da
tehlikeyi hissedip korkarlar; bu bagırtı seslerin değil de,
, obiectis ad os scutis, quo plenior
adeta cesaretin ezgisidir. AsıI amaçları kulakları trrma-
repercussu intumescat. ceterum layan sesler, tüyler ürpertici gürültüler çıkarmaktlr; çı-
opinantur longo illo et fabuloso kardıkları ses daha güçlü ve daha derin olsun diye kal-
hunc Oceanum delatum adisse kanlarınr ağız|arına yaklaştırırlar . Bazı|arına göre UIys-
Asciburgiumque, quod in ripa S.r" o uzun Ve efsanevi yolculuğunda bu denizlere sü-
incolitur, ab illo constitutum rüklenmiş ve Germanialıların topraklarlna ulaşmış,
Rhenus nehri kıyısında bulunan ve bugün bile yerleşim

27
GERMANIA

quin etiam tltixi yeri olan Asciburgium'r'2 krrup adrnı o vermiştir. Hatta
patris nomine eodem Ulysses'e adanmrş ve üzerinde babasl Laertes,in adının da

reınıng1f,aque et tumulos yazılı olduğu bir sunağın da aynl yerde keşfedildigini, ay-

io inscriptos in confinio 4 Tlca hala Germania ile Raetia srnırları arasrnda Yunanca
harflerle yazılı anıtların ve hoyuklerin bulunduğunu söyle-
dhuc extare. quae neque yenler de vardır. Bu bilgiieri ne doğrulayacagım ne de ya-
Hue refellere in animo lanlayacağım. Herkes kendi düşüncesine göre bunlara ister
demat vel addat fidem. inanır, ister inanmaz.

i rcdo qui Germaniae 4. Ben şahsen Germanialıiarın evlilik yoluyla başka soylarla

ıdionrrm conubiis infectos karışmadıklarını, kendi]erine özgü, halis ve ya|nızca kendi-

ei tantum sui similem z lerine benzeyen bir halk olduğunu savunanlarrn görüşüne
katılıyorum. Bu yüzden kalabalık bir nüfuza sahip olmala-
'- unde habitus quoque
rına rağmen, bedensel görünüşleri hepsinde aynldır: Vahşi
h bnto hominum numero, maü gözler, kızıl saçlar, anhk güç gösterilerine uygun,
ct caerulei oculi, rutilae zahmetli ve zor işlere bizim kadar tahammül göStelemeyen
ıt tantum ad impetum ı koskoca gövdeler. Susuzluğa ve slcağa katlanamazlal, ama
non eadem patientia, iklimlerinin Ve topraklarının yapısrndan dola;ı soğuğa ve
tolerare, frigora atque açlıga alışıktular.

t. 5. Ülkeleri yeİ yer farklı görünümler sergilese de, geneliik-


le slk ormanlar ve pis kokulu batak]ıklar]a kaphdır. Gallia
differt, in universum
tarafina bakan bolgeier daha yagışlı, Noricum ve Panno-
aut paludibus foeda,
nia'ya bakan yerler ise daha rijzgdrlıdır. Toprakları verim-
ffiosior qua Noricum ac z iidir, ancak meyve ağaçlarının yetişmesine elverişli değil-
dis ferax, frugiferarum dir. SürüIeri çoktur, ama çoğunlukla haywanlarr cılızdrr.
lmrum fecunda, sed Sıgırları bile dogal güzellikten ve haşmetli bir alından yok-
ı gmentis quidem suus sundur. Germanialılara gurur Velen şey sahip oldukları
mero gaudent, eaeque ha1wan sayısrdır, çünkü bu ne kadar varlıklı o]ciuk]arını
gösterir. Tanrıların merhametten mi yoksa öfkeden mi on-
qlne 5gaf. argentum et
ı 7ara altın ve gümüş vermedigini tam olarak bilmiyorum.
H dinegaverintdubito.
ı 29
E-f SITU GERMANORUM GERMANIA

m nullam Germaniae Ayrıca Germania'da a]tın ve gümüş damarları olup olmadı-


gı da ispat edemem, çunku boyle bir.araştırmaia kim yap-
aürumve gignere: quis enim
mıştır ki? Zatenbu tür madenleri sahiplenmeye ve kullan-
.lrcessione et usu haud perinde
maya da öyle pek önem Vermezler. orada elçilerine ya da
ıidere apud illos argentea vasa
liderlerine armağan olarak sunu]muş gümüş vazolara rast-
eorum muneri data, non in
larsıruz, ama bunların topraktan yapılmlş vazolar kadar bir
.ıFam quae humo frnguntur; değeri vardır. Ama sınırlarda ot'uran halk ticari bir araç
i ob usum commerciorum anırum olarak gördüklerinden altın ve gümüşe değer verir; hatta
pt*io habent formasque quasdam bizim bazı paralarımızı tanlr Ve seçer. Iç bolgelerde yaşa-
agnoscunt atque eligunt: yan kavimler ise daha basit ve eski bir yöntem olan takas
et antiquius permutatione yolunu tercih eder. Eski ve çok iyi bildikleri, kenarlarl tır-
pcuniam probant veterem et tıklı' üzerinde iki atlı savaş arabası23 olan paralan seçerler.
Germanialılar gümüşe altından daha faz|a rağbet gösterir-
bigatosque. argentum quoque
ler, ama bunun nedeni daha çok seı.rneleri değil, ucuz ve
sequuntur, nulla adfectione
adi eşya ahp satan tüccallalln Saymasrnr daha kolay bul-
argenteorum facilior usui
malarrdır.
mercantibus.
6. Demir açısından da zengin değillerdir, bunu silahları-
superest, sicut ex genere nın cinsinden de rahatça anlarsın. Nadiren kılıç ve uzun
rari gladiis aut maioribus mızrak kullanırlar. Kargılar ya da kendi dillerinde ,frame-
hastas vel ipsorum vocabulo ae'dedikleri bir tür silah mşırlar. Bunlar dar ve kısa başh-
et brevi ferro, sed ita acri dır, ama keskin ve kullanımı kolay kargılardır. Aynı sila-

*eodem telo, prout ratio poscit, hı duruma göre yakın ve uzak çatışmalarda kullanabilir-
ler. Süvarileri kalkan ile kargıyı yeterli bulurken, piya-
eminus pugnent. et eques
deler firlatllan türde silahları kullanır. Tek tek herkesin
contentus est, pedites et
pek çok silahı vardır ve bunları uzak mesafelere kadar
pluıaque singuli, atque in firlatabilir. Çıplak olarak ya da en fazlahaflf bir askeri
nuü *ut sagulo leves. nulla giysi giyerek dövüşürler, öyle pek gösterişli donanımları
tantum lectissimis coloribus yoktur. Sadece kalkanlarındaki seçkin renklerinden ayırt
lricae, vix uni alterive cassis edilebilirler. Pek azı zırh giyer' içlerinden ancak bir

3t
SITU GERMANORUM GERMANIA

forma, non velocitate conspicui. iki kişi meta]den ya da deriden yapılmış miğfer takar. Gö-
ze hoş görünen, hızlı koşan arları da pek yoktur. Ayrıca
in morem nostrum docentur:
hiçbirine bizim atlarımıza öğIettiğimiz şekilde daireler
dextros agunt, ita coniuncto çiz-
mesi öğretilmemiştir. onlar atlarrnı sadece ileriye doğru ya
posterior sit. in universum da tek bir donuşle saga sürer,2a ama öyle iç içe bir daire
peditem roboris; eoque mixti + şeklinde dönerier ki hiçbiri arkada kaImaz. Genel o]arak
et ad equestrem
congruente bakıldığında piyade sınıfinln daha guçlü olduğu söylenebi-
lir, bu yüzden süvariler ve piyadeler birlikte savaşır. Bütün
peditum, quos ex omni
gençlerin arasından seçtikleri piyadeleri harp saffinın önü-
ante aciem locant. defrnitur ne koyarlar, bunlar süvari kuwetlerinin dövüşüne ayak
ex singulis pagis sunt, idque s uyduracak şekilde fevkalade hzlı koşarlar. Bu savaşçıların
ılEaIıtuT, et quod primo numerus sayısı bellidir: Her köyden yuzer kişi seçilir ve aralarında

et honor est. acies per cuneos bunlar "yüzler'' olarak adlandırılır. Bir zamanlar sadece bir
sayı olan bu sözcük şimdi onurlu bir unvan haline gelmiş-
loco, dummodo rursus instes,
o tir. Savaş safları kama şeklinde kurulur. o]anca güçle yeni-
Lmidinis arbitrantur. corpora den saldırmak için geriye çekilmeleri korkaklık değil, tak-
üubiis proeliis referunt. scutum tik icabıdır. Sonucu belli oimayan savaşIatdabile kendi as-
flagitium, nec aut sacns kerlerinin cesetlelini alır götürürler. Kalkanını bırakmak
inire ignominioso fas; en buyuk şerefsizliktir, bu 1"uz kızartrcı suçu işlemiş kişi-
nin dinsel tören]ere kaıılmasına ya da bir toplantıya girme-
bellorum infamiam laqueo
sine izin verilmez. Savaştan kaçanların çoğu bu kara leke-
den kendilerini asarak kurtulur.

duces ex virtute sumunt. nec 7. Kralları soyluluklanna, komutan]arı ise gösterdikleri ba-

ınt libera potestas, et duces şarılara bakarak seçerler. Krallar Sonsuzca ve kendi başIarı-
na bir yetke kullanmaz, komuranlar da yerkelerini kullan-
quam imperio, si prompti, si maktan öte örnek teşkil edecek davranışlar göStermelidir;
ıte aciem agant, admiratione hızlı hareket edebiliyorlarsa, göze çarpıyorlarsa ve harp saffi_
neque animadvertere neque z nrn önünde yer alıyorlarsa kendilerine hapanlık du1ırlur ve

quidem nisi sacerdotibus onlar da bu şekilde konum]annı koruyabilirler. ldam etme,


hapse atma ya da lorbaçIama için sadece rahipler görevlendiri-

32 33
llllürlımmffi0ili!ü ı: j];". GERMANORUM

$ıcmmmh r@ ryüğs. iı poenam nec ducis iussu, lir;ama bu tür cezala, #' .:, olarakyada komutanın
buy-ruğunu yerine getirmekt'en öte, savaşçılarrn yanında
mül qntbıı ,&n ı,''m_mm*-:,e. quem adesse bellantibus
olduğuna inanıIan tannnln buyruğuna uyuiarak gerçek-
mrdfü, ııffifiouryıroı* quaedam detracta eı signa leştirilir. Kutsal korulardan aldıkları bazı heykelleri ve
]il!ıımü nü mıdrİn0ğm :fegıııt. quodque praecipuum sembo]leri25 yanlarında SaVaşa götürürler. Cesaretlerini te-
]fuıilfuüE ıfiriffinhülmfiıi|ılr+r_rilm est, non casus nec tik}eyen en önemli etken, keyfi veya rastgele biraraya geti-
tfimmmüm mE#qffiffiİxıT ;;r"!D.em aut cuneum facit, sed rilen asker]erden oluşan süvari bölükleri ve kama şeklin-
riımih ,üli mıılrym _ı;:.ates; et in proximo pignora, deki piyade taburları değildir, aileleri ve bütün akrabaları-
nın orada hazır bulunmasıdır; yanıbaşlarında en sevdikleri
roıffi '"iı ı ııı;-aıııs audiri, unde vagitus
kişilerin yer alması sonucunda kadrnların çığhkiarını, be-
ımİffi," hı u@uilWıılıı* saıetissimi testes, hi maximi
beklerinin ağlayışlannı işitmeleridir. Bu insanlar her aske-
iı]ınmffimmııull d ıı,,mıımıng*g. ad coniuges vulnera ferunt;
rin en kutsal tanığı, en buyuk alkışçısıdır. Gider yaralarlnı
ru tIüı lnrılnl'ıfğ a:ı exigere plagas pavent, anne]erine, karrlarrna gösterirler; onlar da alınan yaraları
ııffiçrffiılı661lllbmmıım;a pugıantibus gestant.
sayarken ve bakarken hiç çekinmez, savaşçılarinı yiyecek-

ç Mırçııliıiii pmüi;rmnıur qaa"dam acies inclinatas iam lerle .ze cesaretle beslerler.

ım likırı' ]]ı
-sri.tutas constantia precum
ii{füılüı"xırrırjüIlrl]üıç 8. Gelenek kaybetmeye yüZ tutmuŞ, hatta neredeyse kay-
üffil üdümıffil ilImfut[I["0Jrı. etr monstrata comminus bedilmiş savaşların kadlnlarln sürekli ettigi duaIarla ve gö-
uuffimffi" [ru ll,[WEE impatientius feminarum ğüslerini açarak esaretin çok yaklaştığını betimlemeleriyle
Ffiil'l'.h ,müü H:',eot. adeo ut efficacius yeniden kazanıldlgını aktarlr. Esaret erkeklerin kendi ka-

oue;pmm' ;ııfu r"r{':İa:Lım quibus inter obsides


dınları adlna tahammul edemedikleri bir durumdur' öyle
ki bu kavimlerin cesaretlerini toparlamalarını sağlayan en
tr[@ıe rfinqıü ıuıulr,ulıes imperantur. inesse quin
etkin yol' alınan pek çok rehinenin yanl SlIa, soylu doğum-
ç6fi1açıııınffinı dllt[ııuıınuı eı providum putant, nec aut
2 lukuçukkzları da talep etmeleridir. Kadınlara danışmak-
'nııırııiisiır ıımnıı nsıernantur aut responsa
3 tan çekinmez ve öğütlerini hiç hafife almazlar. Tanrısai
m:qdLffi;'mınfuuum şııh diço Vespasiano Veledam
Vespasianus'u n26 zamanında birçok kişinin Veleda'ya27 tan-
dürı@ımdrdnımryum ı;n-inis loco habitam; sed et rıça olarak uzun yıllar iaptığInl görduk; ama eskiden de
q$tfirl Wııüifi*' çm, ,ımm'ılures a]ias Venerati sunt,
Aurinia'ya ve böyle başka pek çok kadına, da]kavuk]uk
rul lffiiim' ro ıffnri,üüu2m facerent deas. ederek değil de tanrıIaştırarak taparlardı.

lr 35
GERMANORUM

Htrcurium colunt, cui certis 9. Tanrılardan en çok;::::,",8 tapariar. Belirli gün-


hostiis litare fas habent. lerde onun onuruna insan kurban etmeyi bile caiz görür-
concessis animalibus ler. Hercules ve Mars129 hai,vanlar kurban ederek yatlştlnr-

et Isidi sacrifrcat: unde lar' Suevi kaı.,rninin3o bir klsmı ise Isis'e3] kurban keser. Bu
sacro, parum compert, msl yabancı ayinin sebebi ve köklerinin neleye dayandıgı pek
h modum liburnae figuratum bilinmese de, kalyon32 şeklinde olan simgeleri bu ritüelin
ceterum nec cohibere yabancı diyarlardan geldiğini gösterir. Ayrıca tanrıları du-
in ullam humani oris varlar içine hapsetmenin ya da onları insan suretinde be-
,tı magnitudine caelestium timlemenin göksel varlıkların yüceliğine yakışmayacagını
ü nemora consecrant düşunürler' ormanlarr ve koruları kutsal alanlar olarak
appellant secretum illud, görürler ve sadece derin bir saygıyla baktıkları bu gizemli
varlıklara tanrı]arın adlarını verirler.
'l0. Kehaneıe ve
ı* qui maxime observant. fala en çok onlar önem verir. Fal açma
ıİmplex. virgam frugiferae yöntemleri basitıir. Bir meywe ağacının dalı kesilir, ufak çu-
amputant eosque notis buklara ayllır. Belirli işaretlerie aprt edilen bı dalJıarılıeyaz

sııp€r candidam vestem bir örtünün üzerine gelişigüzel ataiıaı' Ardından, bakılan
ryaryunt. mox, si publice fal millet adrnaysa devletin rahibi, yok özelse ailenin baba-
fftatis, sin privatim, ipse sı tanrılara dua eder ve bakışlarını gökyüzüne çeürip teker
deos caelumque suspiciens teker üç çubuk alır ve çubukların üstündeki işaretlere
datos secundum impressam bakarak yorumlamaya çalışır. Yasaklapcı bir fal çıkarsa, ay-
. si prohibuerunt, nulla nı konu için a1rıı gün içinde başka fala bakı]maz. Dilekleri
üem consultatio; sin onaylaiıcı bir fal çıkarsa sonucu doğrulamak için yeniden
adhuc fides exigitur. et fal açılır. Germanialılar arasında da kuşların ötüşlerine ve
hic notum, avium voces uçuşlarrna göre kehanette bulunmak çok yaygındır. Atlar-
proprium gentis equorum dan alamet Ve uyarl almak gibi kendi uluslarına özgü yön-
3 monitus experiri. publice temleri vardrr. Kendi halkları adına, az önce Sözünü ettiği-
ac lucis candidi et nullo miz ormanlarda ve korularda henüz hiçbir insan işine
quGs pressos sacro curTu koşulmamlş karbeyazı atiar beslerler. Bu atlarkutsalbir

r 37
@ilmı!!ıffi&E ET SITU GERMANoRUM GERMANIA

d|üür TEı princeps civitatis comitantur arabayakoşulur ve onlara rahip, kral ya da halkln lideri eş_

r ffip r fremitus observant. nec ulli lik eder. Bu kişiler atların kişnemesini ve homurtularını

şıilPftıl ''' lfides, non solum apud plebem, sed


yorumiar. Diger kehanetlerin yanında bu en güvenilir ola-
nıdlr, sadece halk arasında değil' asiller ve rahipler aras1n_
ndıiıruo' ryd sacerdotes; se enim ministros da da bu yönteme çok güvenilir. Bunlar kendilerini ıanrı-
,* ı llh,üifrınırıı,qrios putant. est et alia observatio
ların hizmetkArı ve atların sırdaşı sayarlar. önemli savaşla_
6 ııafltlhıını qpa gravium bellorum eventus Itn sonucunu öğrenmek için başka tıir kehanet yöntemleri
-l[9fft{ ü!s gentis cum qua bellum est, daha vardır. Savaştlkları kaümden ne yaPlp edip bir kişip
,Eıühı ]qumıüİı modo interceptum cum electo esir ahr1ar, kendi aralarından seçtikleri bir askerle kapıştı-
m $ü(rtlm, patriis quemque armis, rırlar; her ikisi de kendi kavminin silahını kullanır. lkisin-
rüÜr; rictoria huius vel illius pro den birinin zaferi asıl Savaşrn Sonucunu göstelen bir işaret

mrocipütur. olarak alınır.

ilrtr11r' m ffiııfrhıq rebus principes consultant, de 11. Küçük sorun]arda kavimlerin reisleri duşunup bir ka-
* '*' lmes- ita tamen ut ea quoque, raı alır, buyuk mesele]erde ise halk. Bununla beraber hai-
çluolum
kın son kararr vereceği konular bile önceden reisler arasrn-
ül mffim arbitrium est, apud principes
da baştan sona müzakere edilir. Beklenmedik veya ani bir
ı ıçırı*tıı*ttfiıtıı'm.- coöunt, nisi quid fortuitum et
durum olmadıgı sürece belli günlerde toplanırlar; ya yenlay-
ffi iiinçiıil]it, certis diebus, cum aut inchoatur da ya da dolunayda. Bunlarln yeni bir işe başiamak için en
h. ü üınpletur; nam agendis rebus hoc uğurlu günler olduğuna inanırlar. Zamanıbizim gibi günleri
sayarak değil, geceleri sayarak hesaplarlar; günluk toplantı-
re[ uü nos, sed noctium computant. sic larını ve yasal toplantılarını böylece belirlemiş o]urlar: adeta
$ fitı{ütırıilİft" sic
condicunt: nox ducere diem gece güne yol gösterir.33 özgurlukleri başlarına bejad.ır,

müdüıı; iM tx ]ibertate vitium, quod non simul çünkü emredildigi anda hemen biraraya ge-lip toplanamaz-
ü',ü iimi conveniunt, sed et alter et tertius dies lar. oyalanmaktan, toplanana kadar iki üç gün harcanrr.
Kalabahk uygun gordüğünde silahlarıyla,yerlerini alır. Ses-
ü dil@ or€untium absumitur. ut turbae
4 sizlik rahipler tarafindan sağlarur, onlara böyle durumlarda
mffi"mdıİunt armati. silentium per sacerdotes, düzeni sağlamak konusunda özel bir yetki verilmiştir.
m qı*ı *fiıIı!ı et coörcendi ius est, imperatur.
5

38
ME;RIGL\T ET SITU GERMANORUM

@, @f d princeps, prout aetas cuique, prout Daha sonra r^", ,"r,,;;::;,. kazandığı başarı ve hi-
nısi0ılıffiıür,n
emm decus bellorum, prout facund'ia est, tabet yeteneği açrsından ün yapmış bir rahip ya da reis
sffiffilm; a.nctoritate suadendi magis quam dinlenir; onun yetkesinin gücüne değil de, ikna etme bece-
fuffiiMstare. si displicuit sententia, fremitu risine bakılır. Beyan edilen düşünceleri beğenmezlerse ho-
]Eİiltfrıiri|hmıÇ sijı placuit, frameas concutiunt: murdana homurdana itiraz ederler; beğenirlerse kargılan-
ffirırıııüshiiiııııırrm adsensus genus est armis nı birbirine ı,urup şa'kırdatırlai. En yucelttikleri iltifat biçi-
ffiıııınıın mi işte boyle silahlarıyia övgüler yağdırmaktır.
llIM,üıiiHl rynd concilium accusare quoque et i2. Toplantılarda herhangi biri itham edi]ebilir ve idam ce-
,fuho Gryitis intendere. distinctio poenarum zasıyla ilgili kovuşturmalar başlayabilir. Cezaların şekli su-
çı ,ffi 1roditores et transfugas arboribus ça göre değişir. Vatan hainleri ve kaçaklar ağaca asilır. Kor-
rq@, ignavos et imbelles et corpore infames kak]ar, miskinler ve sapıklar balçıklara batırılıp üzerlerine
'ü m'gnılude, iniecta insuper crate' mergunt. çitler yrgılır.3a Bu cezaların uyguianmasındaki farkhhk şu-
'ffimryplicii illuc res|ıicit, tamquam scelera nu ima eder: cinayetler cezalandırllırken halka sergilenme-
,ffiiqrteat dum puniuntur, flagitia abscondi. lidir, ama kepazelikler gizlenmelidir. Hafif suçların da
dffiffius delictis pro modo poena: equorum kendilerine göre cezalarl vardlr. Suçlanan kişiler birkaç at
n@mm numero convicti multantur. pars ya da sığır vermek zorunda bırakllır. Yüklü miktarı kra]a
& migi şel civitati, pars ipsi, qui vindicatur,
ya da kaı.rne, kalanı da davayıkazanan kişiye veyaakraba-
mrçıffiquıs eius exsolvitur. eliguntur in isdem larına verilir. Ayrı'ca bu toplantıIarda kasaba ve köylerde
(!db; ıü pincipes qui iura per pagos vicosque hukuksai işIeri yürütecek reisler de seçilir. Her reise halk
ıffil ıeateni singulis ex plebe comites arasından seçilmiş yüz memur verilir ve bu memurlar ona
ıı*u u] et auctoritas adsunt.
hem fikirleriyle hem de nüfuzlanyla destek olur.
Ill!ü flpaixIl ffiem neque publicae neque privatae rei
3. El]erinde silahları olmadan asla ne genel ne de özel
''|

ıÖü mrİ agunt. sed arma sumere non ante bir iş yürütebilirier. Ama geleneklerine göre mensubu ol-
:l moris, quam civitas suffecturum duğu kaüm silah kullanma yetkisi vermeden hiç kimse
[ffi" mm in ipso concilio vel principum
silah taşıyamaz. Böy|e bir toplantıda ya kavmin liderle-
üp m[ pater vel propinqui scuto frameaque rinden biri, ya ailenin babası ya da bir akrabası genci kal-
h onant: haec apud illos toga, hic primus
kan ve mızrakla donatır. Bu, bizdeki 'toga'ya3s eştir Ve

40 41
nom ümtrL\_E ET SITU GERMANORUM GERMANIA

dmnıüh; ffimtr ante hoc domus pars videntur, gencin i]k onurudur; o ana değin evinin bireyi olan genç
ü rilöti gmüıtücae. insignis nobilitas aut magna artık kavminin bireyı olur. Seçkin bir soydan gelenler ya

mffi mfu principis dignationem etiam da ataları buyuk başarrlara imza atmış olanların çocukları
daha genç yaşta kaüm liderligine aday olurlar. Bu çocuk-
ı#ık'ırııtııı'ffinq arlsignant; ceteris robustioribus ac
lar kendi]erinden çok daha güç1ü kuwetli ve uzun yıllar
lifuı mitfu p,ohatis adgregantur, nec rubor inter güçlerini kanıtlamış olan savaşçilal aIaSIna katılır ve kaüm
ö;ı*fuış gradus quin etiam ipse comitatus liderinin maiyetinde bulunmaktan utanç duymaz|ar. Ka-
foro* iijtıffilİdloı eius quem sectantur; magnaque et vim liderinin maiyetindekiler arasında, mensubu oldukları
@dtn lmmımrrlatio, quibus primus apud principem kavmin liderinin kararlna göre belirlenmiş onur dereceleri
vardır; liderin nazarında birinci sırada olabi]mek için mai-
,Eı]M" c* principum, cui plurimi et acerrimi
yette olanlar arasrnda buyuk bir rekabet söz konusudur.
rüA-lh; ffinıı,.tiqnitas, hae vires: magno semper et Aynı rekabet en buyuk ve en gözüpek maiyete sahip oima-
ıhffi,ıiıom,unum globo circumdari in pace decus, ya çalışan kavim reis]eri arasrnda da vardır. Kendisini ba-
ouilHbgmmidirrm. nec solum in sua gente cuique, rışta şereflendirecek, Savaşta koruyacak seçkin gençlerden
dıÇdffiııminiırıas quoque civitates id nomen, ea oluşmuş geniş bir maiyetle çevrelenmiş olmak buyuk bir
onurdur ve buyuk bir güç gösterisidir. Çok buyuk ve çok
ıhiiııru üü nrımero ac virtute comitatus emineat; cesur bir maiyete sahip olan liderin adrnın sadece kendi
rtmffiE errirn legationibus et muneribus
ülkesinde değii aynı zamanda komşu kavimler arasrnda
ffidfuısa plerumque fama bella profligant. du1,ı-ılması da buy'uk bir onurdur. Böyle liderler elçiliklere
'Iffi ıhj [mffium in aciem, turpe principi çağrılır ve armağanlarla donatılır ve sadece adlarının say-
virtute
gin ünü bile savaşiarın bitmesine neden olur.
'ımffi; Mmrme comitatui virtutem principis non
14. Savaş z^m^nl y1ğiilik bakımmdan bir lidere üstün gel-
mek utanç vericidir, maiyetinin yiğitlikte liderine denk ol-
ffi!@ sı,ıperstitem principi Suo ex acie
mamasl da aynı şekilde utanç vericidir. Kaüm lideri öldük-
rüı*m" ilIıım flgfgndere tueri, sua quoque ten Sonra sağ kalmak Ve SaVaŞ a1anını terk etmek ömür boyu
]ii9İilllilh, M gıoriae eius adsignare praecipuum sürecek kara bir ]eke ve utanç demektir. Lideri korumak ve
ıCillF;ıiihıırİı est:principes pro victoria pugnant, saı'unmak, sırf onu yüceltmek için kendi başarılannr ona mal
Ö gıo principe. si civitas, in qua orti sunt, etmek sadakatlerinin özüdür. Liderler zafer için, refakatin-

ffil çre et otio torpeat, plerique nobilium de bu]unanlar ise liderleri için savaşır. Doğup buyudukleri
kaüm uzun süren barış ve istirahat döneminden dolayı
42 43
TEORIGINE ET SITU GERMANORUM
GERMANIA

ıınımıd;ııırı petunt ultro eas nationes, quae tum uyuşukluk içindeyse, çoğunlukla soylu ailelerin gençleri
Hh #Tuod gerunt, quia et ingrata genti quies gönüllü olarak savaşmakıa olan bir başka kavim arar, çün-
ü ffi inter ancipitia clarescunt magnumque kü bu ırk için sükunet içinde olmak tiksinti vericidir ve
,ı.ı*lsıın aga nisi vi belloque tueare; exigunt tehlikenin ortaslna atilıp daha kolay kendilerini gösterebi-

aüı pürıpıs sui liberalitate illum bellatorem lirler, aynca şiddet ve savaş olmadan buyuk bir maiyetin li-

qqi ilıın fi'ugntam victricemque frameam; derligini sürdürmek söz konusu olamaz. Çünku savaşçılar

mı qıılae et quamquam incompti, largi Savaş atlarlnl, kanla lekeli ve zafer sarhoşu mızraklarrnl li-
derierinin Cömenliği sayesinde edinirler. Cömertçe sunu-
fu ı!ıaıatus pro stipendio cedunt. materia |an o zarafetten yoksun şölenler kendilerine ödenenyegdne
ffiim per bella et raptus. nec arare terram maaŞtrI. lşte bütün bu cömertlikler ve eli açıklıkların süre-
d,qıı+-.e annum tam facile persuaseris quam gelmesi savaşIara ve talanlara baghdır. Bu insanları tarla|a-
re hem et vulnera mereri. pigrum quin ra sürmek, yılhk hasadı beklemek yerine düşmana meydan
b eü iners videtur sudore adquirere quod okumaya ve yaralar alma onurun! yaş^may^ daha kolay
guüsryuine parare. ikna edersiniz. Kan dökerek kazanabilecekleri şeyi alın teri
dokerek elde etmeleri onlara yavan ve budalaca gelir.
Qpüıns bella non ineunt, non multum
ııillm.
15. Savaşta olmadık]arı zaman öyle pek ava fa]an giımez-
ffi,plus per otium transigunt, dediti somno
ler, çoğu zamanlarrnr dinlenerek geçirirler, uyurlar, yer
"4'-!ıın' fuissimus quisque ac bellicosissimus içerler. En cesurlarrnln Ve en savaş düşkünierinin bile ya-
ıüffil Txıs, delegata domus et penatium et pacak pek bir işi olmaz, eün, ocagın ve tarldların bakımını
ıımD ara feminis senibusque et infrrmissimo kadınlara, yaşlı erkeklere ve eün en çelimsizlerine yükler-
ffi a farnili2' ipsi hebent, mira diversitate ler. Yayıhp otururlar, dawanişlarındaki uyumsuziuk merak
#ıL tıım idem homines sic ament inertiam et uyandrrıcıdır, çünku bu adamlar tembelliği bu kadar se-
ı ,ffi çietem. mos est civitatibus ultro ac verken sükünetten de bir o kadar nefret ederler. Kavimler
iliffi mferre principibus vel armentorum vel arasında kendi adlarınaya da tek tek birey olarak liderleri-

uı trıımrı quod pro honore acceptum etiam ne srgır ya da tahil hediye etmek adettendir. Bu saygi ka_

| ıİ' -]ihus subvenit. gaudent praecipue


zanmanrn bir yoludur, aynı zamanda liderlerinin gerek-

ffiİhrıı gentium donis, quae non modo a


sinimlerini de boylece karşılamış olurlar. Liderler özellik]e
komşu kaümlerin gonderdiği hediyeleri takdir eder]er, tek
dn*q" sed et publice mittuntur, electi equi,
tek kişilerin gönderdiklerini değil de halkın topluca gön-

45

ff-
DEORIGINE ET SITU GERMANORUM GERMANIA

magnifrca arma, phalerae torquesquel iam et derdik]erini, özel seçilmiş atları, enfes silahları, göğuslult-
pecuniam accipere docuimus. leri ve koşum takımlarlni; neyse artık onlara para da kabul

'16. etmelerini öğrettik.


Nullas Germanorum populis urbes habitari
'I6.
Germania kavimlerinin hiçbirinin şehirlerde36 yaŞama-
satis notum est, ne pati quidem inter se iunctas
dığı iyi bilinir; bitişik nizamdaki evlerde otulmaya katlana-
sedes. Colunt discreti ac diversi, ut fons, ut campus,
madıklan da. Birbirlerinden ayrı, dağınık otururlar, sevdik-
ut nemus placuit. vicos locant non in nostrum
leri bir pinarln, ovanrn ya da bir korunun yanında yaşamak-
morem conexis et cohaerentibus aedifrciis: suam Lan haz alırlar. Bizimkiler gibi yan yana' birbirine bitişik
quisque domum spatio circumdat, sive adversus evlerden oluşmuş köyler kurmazlar. Herkes kendi evinin
casus ignis remedium sive inscitia aedificandi. ne etrafinda, ya yang;n tehlikesine karşı öniem aidıklanndan
caementorum quidem apud illos aut tegularum ya da inşaat işinde usta olmadıklarından boş bir alan bıra-

usus: materia ad omnia utuntur informi et citra kır. Bu insanların taşla, tuglayla da işi olmaz. Her iş için
speciem aut delectationem. quaedam loca
kullandıkları kereste şekilsiz, süslemeden ve göz alıcılıktan
yoksundur. Evlerinin bazı kısımlarını rengarenk bir resim
diligentius inlinunt terra ita pura ac splendente,
ya da desen görüntüsü veren temiz ve parlak bir balçıkla
ut picturam ac liniamenta colorum imitetur. solent
buyuk bir özenle srvarlar. Her zaman yerin altına mağara-
et subterraneos specus aperire eosque multo
lar kazarlar ve bu mağaraların üstüne bol bol gübre ylğar-
insuper fi.mo onerant, suffugium hiemis et lar. Bu mağaralar kışın kendilerine bir sıgınak sağladığı gi-
receptaculum frugibus, quia rigorem frigorum eius bi, ürünlerine de ambar göreü görür. Çünkü bu tür yerler
modi loci molliunt, et si quando hostis advenit, donun şiddetini azaltır, ayrıca düşman saldırdıgı zaman
a1ıerta populatur, abdita autem et defossa aut açıktaki aianlarr tahrip eder. Ama gizli ve yerin alt'ına ka-
ignorantur aut eo ipso fallunt, quod quaerenda zılmış evler ya tamamen gözden kaçar ya da bu tür yerler
şımt. tahkikat gerektirdiginden düşmanın onları arayacak za-
manı olmaz.
'l7. Tegumen omnibus
sagum fıbula aut, si desit, 'l7. Herkes
giysi olarak bir iğneyle ya da iğne yoksa bir di-
spina consertum: cetera intecti totos dies iuxta
kenle tutturulmuş harmani giyer. Başka bir şey giymeclen
focum atque ignem agunt. locupletissimi veste
bütungun ocak başında, ateşin karşıslnda yatar|at. En zen-

ı
DE ORIGINE ET SITU GERMANORUM GERMANIA

İffıgiıııntur non fluitante, sicut Sarmatae ac ginleri Samatae ve Parthi kaümierinin giydiklerine benzer
bol olmayan, aksine uzuvların her birini oltaya çlkaran
Ht ed stricta et singulos artus exprimente.
dar giysilerden anlaşılır. Ayrıca vahşi hayvan derileri giyer-
3Eıüıt f€ralum pelles, proximi ripae neglegenter, ler. Nehir boyundaki37 kaümler bu derileri öylesine üzer-
&İıın exquisitius, ut quibus nullus per lerine geçirir, ama içerlek yerlerde yaşayanlar, henüz tica-
redacultus. eligunt feras et detracta velamina ret yaparak belli bir kulture erişmemiş olduk]anndan, üSt-
ÇıF* maculis pellibusque beluarum, quas ierine başlarına buyuk özen gösterir. Bu amaçla belli başlı
öh Oceanus atque ignotum mare gignit. nec hayvanları seçerler ve derilerini yüzerler. Derilerin üStünü

1fu ı*ııinis quam viris habitus, nisi quod anavatanl okyanusun uzakları ya da hiç bilinmeyen denizler
t' - saepius lineis amictibus velantur eosque olan ha1vanların38 benekli postlarıyla süsler]er. Sadece ka-
drnların giydigı mor renkler]e bezeli keten e]biseler dışında
r[ııü variant, partemque vestitus superioris in kadm]ar da erkekierden farklı giyinmez. Elbiselerinin üst
Ğron extendunt, nudae brachia ac lacertos; losmı kolu örtecek şekilde dokulmez, bu baklmdan kolları
;diüpuima pars pectoris patet. ve omuz]arı çıplak kalır, bir de göğse yakın kısım açıktır.

ııı r}mquam severa illic matrimonia, nec ullam 'l8. Her


şeye rağmen orada evlilik bag çok kuwetlidir,
Lı partem magis laudaveris. nam prope soli adetieri araslnda bu kadar övgüye değer başka bir şey bu-

ffirm singulis uxoribus contenti sunt, ]amazsın. Barbarlar içinde birkaçı dışında bütün Germani-
alılar tek eşle yetinir. Onlar da şehvetleri yüzünden değil,
#. admodum paucis, qui non libidine sed ob
çok eşlilikle asil soylarının devamlnr sağlayabileceklerine
flrıt+!ıı pluribus nuptiis ambiuntur.
inandıklarından böyle yapar.
h rx)n uxor marito, sed uxori maritus offert. Çeyizi3g kadın kocasrna değil, koca karısrna verir. Ebeve1.rı-
İihmt parentes et propinqui ac munera probant, ler ve akrabalar orada hazır bulunur ve verilen armağan-
Eı non ad delicias muliebres quaesita nec lar hakkında yorumlar yaparlar. Bu armağanlar kadınla-
';ft nova nupta comatur, sed boves et rın hoşlanacaği türden şeyier değildir, yeni gelin bunları
ffi equum et scutum cum framea gladioque. takıp takıştlramaz. Bun]ar bir çift öküz, üstüne keçe seril-
miş bir at, ka]kan ve mızrak ya da kılıçtan ibarettir. Işte
fo hoc munera uxor accipitur, atque in vicem
jİ armorum aliquid viro adfert: hoc
bu armağanlarla kadın başgöz edi]ir ve karşılığında kadln
da kocasına bir çeşit silah verir. Düşüncelerine göre bu
mıhı.m vinculum, haec arc€ma sacra, hos çok guçlu bir bağ&r, bunlar kutsal gizem]erdir, bütün
ğ;ales deos arbitrantur. ne Se mulier extra bunlar oniarın evlilik tannlarıdır. Bir kadırun kendini kah-

48 49
DE ORIGINE ET SITTJ GERMANORUM ĞERMANIA

Tiltdım cogitationes extraque bellorum casus raman]ık düşüncelerinden ve savaşIn getireceği tehlikeler-

ıdeü' ipsis incipientis matrimonii auspiciis den soyutlamaması için, evliliği başlatan törende kendisine

ıınrıetur venire se laborum periculorumque her tür srkrntıda ve rehiikede kocasının yanında bulunaca-

ffiiım, idem in pace, idem in proelio passuram ğı, hem banşta hem de Savaşta kocaslyla birlikte zorluk]ara
göğüs germesi ve buna cesaret etmesi telkin edilir. Boyun-
-Ml.:ıİıque: hoc iuncti boves, hoc paratus equus' duruk vurulmuş öküzler, savaşa hazır at, armağan edilen
Lı J-ta arma denuntiant. sic vivendum, sic silahlar bu gerçeği dile getirir. Böyle yaşamalı, boyle olme-
ıhıdm: accipere se quae liberis inviolata ac lidir; aldıgı armağanı hiç bozmadan ve değerini yitirmeden
tE ıeddat, quae nurus accipiant rursusque ad çocuklarına emanet etmelidir; gelinleri bu armağanları on-
ı.f+8 referantur. dan almalı ve torunlarrna tes]im etmelidir.

nı ege saepta pudicitia agunt, nullis 19. Bu yı-ızden bütün yaşamları boyunca iffetli bir yaşam

ıııı{ıınlorıım inlecebris, nullis conviviorum sürerler, ne halka açık oyunların ve gösterilerin cazibesine
liıfl*iııihgş corruptae. litterarum secretaviri kapılırlar ne de şöIenlerin kışkırtıcılıgıyla yoldan çıkarlar.
Kadınlar ya da erkekler gizli mektuplaşma nedir bilmezler.
1ıdİr rc feminae ignorant. paucissima in tam Bu halk arasrnda zina pek işlenmez. Bu suçun yaptlrlml
EGa gente adulteria, quorum poena praesens
ağırdır ve erkeğe yetkiler tarunmrşt'lr: zina işleyen kadlnın
ü ııiİtis permissa: abscisis crinibus nudatam kocasr onun saçını keser, çırılçıpiak soyup akrabalarınrn
.-ı nropinquis expellit domo maritus ac per gözü önünde evden sürüyerek köy boyunca kamçılaya
G vicum verbere agıt; publicatae enim kamçılaya götürür. Namusunu p^zara çıkarmış kadın asla
fiae nulla venia: non forma, non aetate, non affedilmez; ne güzelliği, ne gençligi ne de zenginliği onun
!*e maritum invenerit. nemo enim illic vitia bir koca bulmasına yeter. Çünkü orada hiç kimse bu a;nbı
ınİÜi, n€c corrumpere et corrumpi saeculum güler yüzle karşılamaz, hiç kimse baştan çıkarmayl ve baş-
ü- melius quidem adhuc eae civitates, in tan çikarılmayı Çagm yeni modası oiarak görmez. Sadece
ıüstantum virgines nubunt et cum spe votoque bakire kızların evlendirildi$ kaümlerin durumu daha iyi-

'riı semel transigitur. sic unum accipiunt dir. Burada bir gelinin umutları ya da beklentileri bir defada
nifuın quo modo unum corpus rrnamque vitam, sona erer. Bir tek kocaya sahip olur, bir tek bedeni ve bir

ü -a cogitatio ultra, ne longior cupiditas, ne tek yaşamı olması gibi; bunun ötesinde başka bir düşüncesi,
geleceğe ilişkin istekleri olamaz, artrk kocasını kocasıymrş
şan maritum, sed tamquam matrimonium
gibi değil de evlilik kurumu olarak görüp sever. Çocukla-
Numerum liberorum finire aut quemquam
rlnln Sa)4srnl sınrrlr tutmayı ve sonradan doganao çocukla-
-. 5l

İş
DE ORIGINE ET SITU GERMANORUM
GERMANIA

E -Etis necare flagitium habetur, plusque ibi rı öldürmeyi iğrenç sayarlar. onlar için iyi alışkanllklar
Hirues valent quam alibi bonae leges. başka devletlerin iyi kanunlarındano' duh" güçlüdür.

m h mni domo nudi in hos artus, in 20. Her evde çocuklar çırılçıplak ve pislik içinde büyur,

b cc1rcra, quae miramur, excrescunt. sua buna rağmen kolları bacakları ve bütün gövdeleri şaşılacak
derecede iyi gelişir. Anneler çocuklarını kendileri emzirir.
ÇqE mater uberibus alit, nec ancillis aut
Bu görevi hizmetçi kız|ara ya da sütannelerine bırakmaz-
dİŞ}nq delegantur. dominum ac servum nullis lar' Yetiştirilme açlsından bir efendinin bir köleden hiç far-
*srıis deliciis dignoscas: inter eadem pecora' kıyoktur. Aynı sürülerin arasında, aynı topraklarda buyür-
iı & humo degunt, donec aetas separet ler, ta ki yaşı gelip de özgür doğumlular digerlerinden ay-
hm, virtus adgnoscat. sera iuvenum venus, rılıncaya Ve cesaretleriyle kendiierini belli edinceye kadar.
q! inexhausta pubertas. nec virgines Genç erkekler geç evlenir, boylece güçleri kuı,vetleri azal-
mamıŞ olur. Kıziar da acele ettirilmez' erkeklerle aynı
ffiffi eadem iuventa, similis proceritas: pares
diriliğe sahip olmalarl Ve aynı endamda olmaları bekienir.
fçe miscentur, ac robora parentum liberi
Birbirine denk yaşta olanlar ve bedence geiişmiş olanlar
dıü. sororum fıIiis idem apud avunculum qui evlendirilir. Çocukları ebeveynlerinin kuwetinin mirasçi-
!ıd 1nfuem honor. quidam sanctiorem sıdır. Dayılar kız kardeşIerinin çocuklarını, kendi babaları-
ıruque hunc nexum sanguinis arbitrantur et nın onları sevdigi kadar sever.a2 Bazı kaümler bu kan ba-
a nıiıgıüs obsidibus magis exigunt, tamquam gnı daha kutsal ve daha bağlayıcl Sayar ve esir alırken bu-

ıü ıirrm fi.rmius et domum latius teneant. nu daha faz|a göz önünde bulundururlar, sanki büyük bir
Lııır tamen successoresque sui cuique liberi, et sevgiyle birbirlerine bağlanıyormuş, sanki aileierini daha
da genişletiyorlarmış gibi düşünürler. Ama yine de her bi-
Ö lbstamentum. si liberi non sunt, proximus
rinin mirasçısl ve halefi kendi çocuklarıdır; vasiyet bırakıl-
ı* in possessione fratres, patrui, avunculi. masr söz konusu değildir. ölen kişinin çocukları yoksa,
Ç*pıus propinquorum, quanto maior adfinium miras hakkı en yakınlarına, kardeşine, amcaslna ya da da-
l-rrrt, tanto gratiosior senectus; nec ulla psına devrolur. Kişinin ne kadar akrabası varsa, ne kadar
öfopretia. yakını varsa yaşhhgında o kadar sayg görür. Çocuksuz ol-
manın hiçbir değeri yoktur.
gp; FnıiFere tam inimicitias seu seu
Ailede babanın ya da akrabaların dost'larınr kabullenmek
çı;İçıi quam amicitias necesse nec
2'l .

kadar duşmanlarrnı da kabullenmek bir zorunluiuktur.

52

Ğ
İE oRIGINE ET SITU GERMANoRUM

rıtıır.-ıihs durant; luitur enim etiam Ama bu düşmanlıklar;;a." türden değildir' hatta
hdııEmn oerto armentorum ac pecorum nrrmero belli sayda sığlr ya da koyun vererek adam öldürmenin
rEüıFı satisfactionem universa domus, utiliter bile günahmdan kurtulmak mümkündür ve kefaretin
ödenmesi tüm ailep huzura erdirir. Bu ddet toplum siyase-
iı *ım, quia periculosiores sunt inimicitiae
ti açısrndan da yararlıdır; çünkü özgürlugün olduğu yerde
idıEııtaİem. düşmanlıklar buyuk tehlikeler doğurur.
fumürhe et hospitiis non alia gens effusius Hiçbir halk şölenlere ve konukseverliğe onlar kadar kendi-
lı+* qııemcrımque mortalium arcere tecto ni kaptırmamlştıI. Herhangi bir insanı eve kabul etmemek
ıe Henıç plo fortuna quisque apparatis ayıp saylır. Herkes gücü yettiğince görkemli sofralar ku-
€ts @ipit. cum defecere, qui modo hospes' rup konukiarınr agırlar. Yemek tükendiğinde, ev sahibi bu
llı'r+ ıınsh.2f91 hospitii et comes; proximam kez konuğunun kılavuz ve yol arkadaşı olur, bitişikteki eve
davet edilmeksizin giderler, hiç aldırmaz|ar; orada da aynı
b m invitati adeunt. nec interest: pari samimiyetle agırlanırlar. Konukseverlik geleneği uyarlnca
ffie accipiuntur. notum ignotumque hiç kimse yabancıy tanidıgından aPrt etmez. Konuk ayrı-
çü d ius hospitis nemo discernit. abeunti, lırken bir şey talep ettiğinde istediğini yerine getirmek
i rfl nı;nscerit, concedere moris; et poscendi in adettendir. Konuktan bir şey istemek konusunda da aynı
*ütıl_Jfı facilitas. gaudent muneribus, sed nec rahatlıgı gösterirler. Armağanlar onlarl mutlu eder, fakat
İ*ı Lıııtant nec acceptis obligantur. kictus ne verdikleri armağanlardan karşılık beklerler ne de aldık-

roııı.niİes comis.] larl armağanlara karşllık verme zorunlulugu hissederler


Ikonuklarıyla aralarındaki ilişkiler çok naziktir]
ıL fldh e somno' quem plerumque in diem
.

22. Günün geç Saatlerine kadar uyudukları uykudan kalk-


ffit, lavantur, saepius calida, ut apud quos tıkiarında genellikle ılık suyla yıkanırlar. ömürlerinin ço-
il*ı biems occupat. lauti cibum capiunt: ğunu kara kışla geçirdikleri için bu doğaldır. Yıkandıktan
qıüG singulis sedes et sua cuique mensa. tum sonra herkes kendi masaslna oturarak ayl7 ayrı yemek
ll ş#ı nec minus saepe ad convivia procedunt yer. Daha sonra silahlarını kuşanarak ya işe ya da sık sık
d. fu noctemque continuare potando nulli yaptıkları g|bi ziyafete giderler. Sabah akşam sürekli iç-
mekt'en kimse ut'anmaz. Sarhoşlar arasında her zaman ol-
*ı- trebrae, ut inter vinolentos, rixae raro
duğu gibi sık sık kavga çıkar ve bu kavgalar öyle pek ku-
ımft, eaepius caede et vulneribus transiguntur. fürleşmeyle bitmez, çoğu zaman cinayet ve yaralanmalarla
dl ü de reconciliandis invicem inimicis et son bulur. Bununla beraber düşmanlarrn barışması, aile
DE ORIGINEET SITU GERMANORUM GERMANIA

;ırgmdis adfinitatibus et asciscendis principibus, ittifaklarının kurulması, liderlik seçimleri, hatt'a savaş ve
ü rc denique ac bello plerumque in convirriis barış meseleleri bile çoğunlukla bu şölenlerde tartışıIrr,
zihnin serbest düşüncelere bu kadar açık oiduğu ya da
üdant, tamquam nullo magis tempore aut ad önemli düşünceler ortaya atmak için bu kadar heyecanlan-
fuııs cogitationes pateat animus aut ad magnas dığı başka bir zaman yokmuş gibi. Bu ırk doğal ya da son-
fonıınıat. gens non astuta nec callida aperit radan elde edilen bir kurnazlığa sahip olmadığ için, rahat
&şecreta pectoris licentia loci; ergo detecta et bir ortam bulduklarında yureklerindeki butun gizli düşün-
* ı"rnirım mens. postera die retractatur, et celeri açığa dökerler; boylece herkesin ne duşıindugü orta-
ya çıkar ve açıkça anlaşılrr. Ertesi gün meseleler yeniden
*ıüiusque temporis ratio est: deliberant, dum
ele alınır, her iki zamanda43 söylenenlerden mantıklı bir
ffiih nesciunt, constituunt, dum erra.re non
sonuç çıkarmaya çalışırlar. Duygularını örtmeyl başarama-
[ffi" dıklarında tarilŞmayı yeğlerier, hata olasılığı olmadıgında
m, rui humor ex hordeo aut frumento, in da bir karar ahrlar.

qıah similitudinem vini corruptus; proximi 23' Arpa ya da buğdaydan yapıIan, mayalanrnca tadı şarabı
andıran bir içki içerler.aa Nehirde4s yaşayanlar ayrlca şarap
triııü rinum mercantur. cibi simplices, agrestia
da satın alır. Yiyecekleri mütevazrdır, yabani yemişler, taze
[EbreDs fera aut lac concretum: sine apparatu, av eti, mayalanmış süta6 gibi şeylerdir. Abartılı yiyecekler,
ftHıdimentis expellunt famem. adversus sitim görkemli haarhklar olmadan açhklannı giderirler. Ama iş
ı üı ı*m temperantia. si indulseris ebrietati susuzluğa gelince aynl tutumu sergilemezler. lçkiye olan

ryııııo quantum concupiscunt, haud minus duşkunluklerini kullanarak istedikleri kadar içki içmeleri-
ffiffs uuam armis vincentur.
ni sağlayabilirsiniz, bu kusurlarr onları silahlarla olduğun-
dan daha kolayca alt etmenizi sağlar.
ıru h s1ıectaculorum unum atque in omni 24. Halka açık tek bir göSterileri vardır ve her toplantıda
,üih, nudi iuvenes, quibus id ludicrum est, aynrslnı yaparlar. Çıplak gençler canlarr pahasına kılıç_
*ııtsıre se atque infestas frameas saltu iaciunt. ların ve kargrlarrna7 arasrndan ar|ar, zıplar, bunun adl
affi rtem paravit, ars decorem, non in onlar için spor oyunudur. Idmanlar beceri, beceri ise za-
rafer kazandrrrr, herhangi bir kazanç ya da para beklenti-
ff aut mercedem: quamvis audacis
leri yoktur. Bu cesaret gerektiren şenligin tek kazancı iz-
ffipetium est voluptas spectantium. aleam,
leyicilerin aldıgı zevktir. Tuhaf ama zar atmak' ayıkken
1:a rtİ'e' sobrii inter seria exercent, tanta yaptıkları en ciddi uğraşları arasındadrr. Kazanmak ya
57
DE ORIGINEET SITU GERMANORUM GERMANIA

bandi perdendive temeritate, ut, cum omnia da kaybetmek adına öyie Perv^S|Zca bahse tutuşurlar ki, or-
ffiocrunt, extremo ac novissimo iactu de libertate taya koyacak bir şeyieri kalmadıgında bu kez en son hakla-

ı de corpore contendant. victus voluntariam rını özgürlükleri ve canları için kullanlrlar. Kaybeden gö-
çliffiem adit: quamvis iuvenior, quamvis nüllü olarak kazananın kölesi olur. Daha genç ve daha guçiü

ıü*ior, adligari se ac Venire patitur. ea est in re olsa bile esir duşup satrlmasına tahammüI gösterir. Bu onla-
nn aŞIrl inadının göstergesidir, ama onlar buna durüstluk
[mı pervicacia; ipsi frdem vocant. seryos der]er' Sonra da kazandıkları zaferin utancından kurtu]mak
rfıirmis huius per commercia tradunt, ut se için, bu şekilde elde ettikleri köleleri pazara çıkarıp sataIlar.
;qre pudore victoriae exsolvant. 25. Diğer koleler ise ai]e içindeki hizmetlerde bizim alıştı-
IL Gderis servis non in nostrum morem, $mız gibi kullanı]mazlar, her biri kendi eünde oturur Ve
ıpııfu*;s per familiam ministeriis, utuntur: suam kendi eüni yönetir. Efendileri bir kiracı gibi onlardan be-
fre sedem, suos penates regit. frumenti Iirli miktarlarda tahıl, sığrr veya giyecek talebinde bulunur;
ü dominus aut pecoris aut vestis ut colono kölenin bagmhlıgı da bununla slnırh kalır. Evin diğer işle-

*'ıtt' et servus hactenus paret: cetera domus ri efendinin karrsr ve çocuklarl tarafindan yapılır. Köleyi

ft rxor ac liberi exsequuntur. verberare kamçılamak, zincire vurmak ya da ağır işlere koşmak na-
dir durumlardır. Ama onları öldürmekten yana tavlr
Gü' ac vinculis et opere coörcere rarum: Ser-
gilerler, bunu sıkı bir denetim oluşturmak ya da haşin bir
ıilg.IG solent, non disciplina et severitate, sed davranış sergilemek için değil de, adeta bir düşmanı öldu-
iÇfu e* ira, ut inimicum, nisi quod impune est. rüyormuş gibi vahşice bir hırsa ve öfkeye kapılarak ger_
İlııtimı mu]tum Supra servos sunt, raro aliquod çekleştirirler, bunun herhangi bir cezasr yoktur. AzatlıJıar
tr in domo, numquam in civitate, kolelerden daha üstün değildir, aile içinde pek ağırhkları
.ıqıtfrı dr.rntaxat iis gentibus quae regnantur. ibi yoktur ve krallar tarafından yönetilen bazı kaümler dışln-
eöıünryıer ingenuos et super nobiles ascendunt: da toplumda hiç dikkate allnmazlar.a8 Kralhklarda özgür
Ça ceteros impares libertini libertatis doğumlulardan ve soylu ailelerden gelenlerden daha çok
ıçufumsunt. 1nıkselirler. Ama diğer kaümlerde azathl^Tün rütbece aşa-
gıda olmalan özgürlugun kanrtıdrr.
ü. I.Iıınus agitare et in usuras extendere
26. Kazandı|,Jan paraF işletmep ve fa:z]ie arttıITna}ıi bilmezler.
tıfu; ideoque magis servatur quam si vetitum Aslında bilmemek yasaklanmış o]masından daln fazla bu Adeti
çqt. ıgri pro numero cultorum ab universis in
korumuşt'ur. Arazller belli bir sırayla orada yaşayan nüfusun

58 59
DE ORIGINE ET SITU GERMANORUM

frı reupantur, quos mox inter se secundum saylslna uygun bir biri;'.;;luu, nr* tarafından alrnır,

ğfimem partiuntur; facilitatem partiendi sonra aralarrnda rütbeye göre paylaştırilır. Arazi]erin bu-
qpm spatia praestant. arva per annos yüklüğü ve genişliği kolayca bölünmelerine olanak tanır.
''" *, Tarlaları her yrl değiştirirler,ag yine de pek çok ekilecek
et superest ager. nec enim cum ubertate
toprak kahr.so Çünku topraklarının verimliligini alttıImak
üqİtudine soli labore contendunt, ut pomaria ve genişletmek için me1ve fidanları dikmek, otları apkla-
üıtrt ut prata separent ut hortos rigent: sola mak ve bahçeleri sulamak için kendilerini sıkıntıya sokup
- ' rges imperatur. unde ;ınnum quoque emek harcamaz1ar; topraktan tek bekledikleri tahıIdır. Bu

ün m in totidem digerunt species: hiems et yüzden bir yılı kendi içinde, bizde olduğu gibi bunca mev-
1[r ıü gtas intellectum ac vocabula habent, sime aprmazlar; kış, ilkbahar, yaz on|ar için tek anlam içe-
rir ve
ffi, perinde nomen ac bona ignorantur.
vardır.5l Sonbaharın isminden de nimetlerin-
t'ek adı
den de habersizdirler.
m;]hm nulla ambitio: id solum observatur, ut 27. Cenaze törenleri debdebesizdir.s2 Bildiküeri tek adet, ta-
nlnmlŞ kişilerin ölüSünü özel hazı oduniarda yakmaktır.
@ fu ııgi nec vestibus nec odoribus cumulant: odun 1ığınlarrnın üstünü giyeceklerle ya da kokuiarla dol-
lı dçue :ırma' quorundam isri et equus durmazlar. öIulerin silah]arlnı ya dabazı durumlarda atını
#ıq rc1ıulcrum caespes erigit: monumentorum da ateşe atarlar. Mezardan sadece çimenler yukselir. ölü-
nün üzerine agıriık vereceği düşüncesiyle yüksekçe
frıt operosum honorem ut gravem defunctis ve
özenie diki]miş heybetli anrtlardan hoşlanmazlar. Yas tut-
[ıdlıı.- lamenta ac lacrimas cito, dolorem et
malarr ve ağlamaları çok uzun sürmez, ama acıları ve ke-
ffn tarde ponunt. feminis lugere honestum derleri yavaş yavaş geçer. Kadınlar için yas tutmak, er-
ü*,ddııcminisse. kekler için de anrmsamak onurlu bir davranıŞtir.
g h fo ooııımune de omnium Germanorum Işte bütün Germania kavimlerinin kökenine ve gelenekle-

üb ı moribus accepimus: nunc singularum rine ilişkin öğrendiklerimiz bunlardan ibarettir. Şimdi her
kaı.rynin kurumlarını, töre]erini, ne bakımdan farklılıklar
ıe instituta ritusque, quatenus differant,
içerdiklerini ve hangi ulus]arın Germania'dan Gallia'ya göç
fiqG nationes e Germania in Gallias
ettiklerini açıklayacağım.
Eİıre€rint, expediam.
28. Galliaiılarrn bir zamanlar Germanialılardan daha guçlu
n ffies olim Gallorum res fuisse summus olduklarını, bu konuda en sağlam bilgi kaynağımız olan
tr divus Iulius tradit; eoque credibileest tanrısal Iulius53 bize bildirmiştir, bu yüzden GallialıIarın

60 5t
M(RIGINE ET SITU GERMANORUM

ıÜhı mc in Germaniam transgressos. nehri,a aşlp German,^;;rine inanabiliriz' Çünkü

ffi ıııiın amnis obstabat quo minus, ut halklar iyice buyrıyup güçlenirken ve o srrada herkese açk
olan ve henüz kudretli krallık]ar araslnda paylaştırılmamış
{ıııı üEıs evaluerat, occuparet permutaretque yerleşimleri işgal ederken ve mallarını karşılıklı değiş to-
*ln*ecas adhuc et nulla regnorum potentia kuş yaparken bunca kavime bir nehir ne kadar engel ola-
ffiffim inter Hercyniam silvam Rhenumque bilirdi kiI Bu yüzden Helvetiiss kavmi Hercynia ormanr i]e
üh 'ınnes Helvetii, ulteriora Boii, Gallica
Rhenus ve Moenus56 nehirleri arasında, Boii kavmis7 ise
onların ötesine yerleşmiştir; bunların her ikisi de Gallia so-
ffiı,Ens' tenuere. manet adhuc Boihaemi
yundandır. Boihaemis8 adı hala yaşamaktadır ve şimdi aha-
rull*ıüque loci veterem memoriam quamvis Iisi değişmiş olsa bi]e bu yerin eski geleneğine işaret etmek-
Ü cıltoribus. sed utrum Aravisci in tedir. Ama Araüsci kaı.'rnininsg bir Germania kaıımi olan
f,'bihı ab osis [Germanorum natione] an osi osi'den mi60 Pannonia'ya göç ettiği, yoksa osi'nin mi Ara-
visci'den Germania'ya geldigi, bu iki kaı,rnin dilleri, ku-
üffiir iı Germaniam commigraverint, cum
rumları ve adetleri hala aynı olduğu için belirsizdir. Çünkü
cfr*c sennone institutis moribus utantur,
zamanındabu kaümler aynı derecede yoksul ve a;mı dere-
ffi tfr, quia pari olim inopia ac libertate cede özgürdü, nehrin her iki kıyısının fayda|arıvezararları

'tr*ıreque ripae bona malaque erant. T?everi arasında da bir fark yoktu. Hatta Treveri6] ve Nervii62 kaüm-

ır ffii tfota adfectationem Germanicae originis leri bile Germania kokenli oldu]darınl iddia edip bunun]a

ü dtıxi sunt, tamquam per hanc gloriam övünürler, bu kanın onurunu taşımakla63 Galliahlara benzer-
likten ve Gallialıların çıtkuıldımlıgndan a1rildıkiannı düşü-
qırı a similitudine et inertia Gallorum nürler. Rhenus nehrinin krpsında Germanialıların soyundan
ffi. ipsam Rheni ripam haud dubie geldikleri konusunda şüphe bulunmayan Vangiones,
lhm populi colunt, Vangiones, Triboci, Triboci ve Nemetes6a kavim]eri yaşar. Hatta Ubii kaıryni,65
s Me, ıe Ubii quidem, quamquam Romana bir Roma kolonisi olmap hak etmelerine ve kurucu]arrnın
adından dolap Agripir.nr.ru' olarak adlandınlma},ı tercih
ı5@ meruerint ac libentius Agrippinenses
etmelerine rağmen, soylarından utanmaz|ar.67 Bunlar vak-
*üu sui nomine vocentur, origine tiyle Rhenus nehrini geçtikten ve Roma'nrn tabiyetinde ol-
a,*m, transgressi olim et experimento fidei duklarını kanıt]adlktan sonra Rhenus nehrinin kı1rsına yer-
qE fuEm Rheni ripam collocati, ut arcerent, Ieştirilmişlerdir. Göz altında tutuimak istendigi için değil
de yerleştikleri yeri gözetsinler diye böyle yapıimçtlr.
6Jııqtpı*irenfg1.
62 63
DE ORIGINE ET SITU GERMANORUM

ıı [Hım harum gentium virtute praecipui 29. Bütün u, ı.u.,"rr',ı.]


"J
en Cesuru olan Bataü,
Hi m multum ex ripa, sed insulam Rheni Rhenus nehrinde bir adaya68 yerleşmiştir, kıyıda ise çok az
bir toprakları vardır. Bunlar bir zamanlar Chatti69 halkın-
* fut, Chattorum quondam populus et dandı, ama bir iç ayaklanma sonucunda nehri geçip o sıra-
ıff!- domestica in eas sedes transgressus, in
da yaşadıklarl topraklara yerleştiler ve burada Roma Impa'
,qıhps Romani imperii fierent. manet honos ratolluğunun7o bir parçasl haline geldiler. Hdli onurlarınr
ü, d1re societatis insigne; nam nec tributis ve eski bir müttefik oimanın nişanını korumaktadırlar.
Çünkü haraç vermek gibi aşagılayıcı bir duruma düşme-
* eü collationibus et tantum in usum mişlerdir ve ne de aşar vergisi7] ödemek zorundadırlar.
Her tür yukümlülüklerden ve vergilerden muaf olarak sa-
rnıı sepositi, velut tela atque arma, bellis
dece çarpışma durumları için bir kenara ayrılmlşlardır; ade-
ırıE*ı?- est in eodem obsequio et Mattiacorum ta cephanelikler gibi savaşlar için hazır tutu]maktadırlar.
ımnı*ııt enim magnitudo populi Romani ultra A1mı itaatkdrlık Mattiaci72 kaı..rni için de söz konusudur.
h ulbaque veteres terminos imperii Çunku Roma ulusunun buyuklugu Rhenus nehrinin ötele-
#m- ita sede finibusque in sua ripa, mente rine ve eski serhat boylarına kadar imparatorluğumuza
Öçıı ıobiscum agunt, cetera similes Batavis, saygı duyulmasına yol açmüŞtlr. Bu yüzden Mattiaci kavmi
nehrin öte kı;nsında kendi toprak]arında ve kendi sınrrla-
-İ Fİ foso adhuc terrae suae solo et caelo rında yaşadığı ha]de hala bizimle aynı duygulalr Ve aynl
ül*antuı'. amacı paylaşır. Diğer yönlerden Bataü karımine benzerler,
l[&ı inter Germaniae populos, sadece yaşadıkları toprakları ve iklimleri onları daha sert

Çqr. ttrans Rhenum Danuviumque mizaçh yapmlştlr.


-averim
frIİfrq eos qui decumates agros exercent: Rhenus ve Danuüus nehirlerinin ötesine yerleşmiş olmala-

Lffiı quisque Gallorum et inopia audax rına rağmen topraklarrn "onda birini" 73 ekip biçenleri Ger-
mania halkından sayamayacagım. Bun]ar Gallialıların en
ffı ressionis solum occupavere; mox limite aşağ seüyedeki halklarından olup kıtlık yüzünden Cüret-
ö ı-isque praesidiis sinus imperii et pars kArca kime ait olduğu bilinmeyen bu toprakiarı işgal etmiş-
1ıübhabentur. Ierdir. Daha Sonra Slnlrlmız belirlenip garnizonlarımız i\eri-
ye kaydınlınca, bu topraklar imparatorluğun en kuytu ko-
il" üüE h Chatti initium sedis ab Hercynio
şesi ve Roma eyaletinin bir parçası olarak görülmüştür.
ülLdınL non ita effusis ac palustribus locis
30. Bunların ötesinde Hercynia ormanrndan itibaren
ü fu civitates in quas Germania patescit,
Chattikaı..rninin7a yerieşimleri başlar. Burasr Germania

64 55
IEORIGINE ET SITU GERMANORUM GERMANIA

Lü ıİpidem colles, paulatim rarescunt, et duzlugune yaiılmış diğer kavimlerin toprakları kadar ge-
niş ve batakhk deği[dir. Buna karşılık birbirine bitişik te-
ffio m saltus Hercynius prosequitur simul
pelerin yukseldigi ve giderek seyreldigi bir aiandır. Hercy-
ş lıııııtt duriora genti corpora, stricti artus, nia ormanı da kendi topraklarının yerlisi Chatti kavminin
üx ıuhs et maior animi vigor. multum, ut yerleşimlerine eşlik eder75 ve sonra gözden kaybolur. Bu
ü: Gırmanos, rationis ac solleüiae: praeponere kavmin halkının vücutlan daha dayarukhdır, uzuvları ya-
pılıdır, ifadeleri serttil Ve daha cesur bir ruha sahiptirler.
iııd1 audire praepositos' nosse ordines,
Diğer Germanialılara göre daha akıllı ve dirayetlidirler.
*ıç occasiones, differre impetus, disponere Seçtikleri kişiye destek olup yükseltirler, yükselttikleri ki-
f,ı" şallare noctem, fortunam inter dubia, şıye de itaat ederler, edindikleri mevkileri korumasını bi-
ıi{idıı inter certa numerare, quodque lirler' önlerine çrkan flrsatları değerlendirirler, iç dürtüle-
rini denetlerler' gün içinde yapacaklarını belirlerler, gece-
rıiadıım nec nisi Romanae disciplinae
Ieri siperlerde saklanıp kendilerini güvenceye alırlar, tali-
ffi, plus reponere in duce quam in exercitu. hin değişken olduğunun farkındadırlal, cesaretin güveni-
G robur in pedite, quem super arma lirligine inanlrlar. Üstelik sadece Roma disiplini altında gö-
ftıroıntis quoque et copiis onerant: alios ad rülebilecek ender bir özellikleri de ordudan çok komut-ana
güvenmeleridir. Güçlerinin kaynagı, silahlardan başka bir
rodiım ire videas, Chattos ad bellum. rari de demirden aletler ve pyecek taşıyan piyadeleridir. Diğer
tlnııııgıs et fortuita pugna. equestrium sane Germania kaümlerinin muharebeye giriştiğini, ama Chatti
viriım iil proprium, cito parare victoriam, Cito kavminin SaVaş yaptı$nı an]arsın. Düzensiz basklnlara,
GdFE: (peditum) velocitas iuxta formidinem, rastgele çarprşmalara giriştikleri pek görülmez. Bir çırpıda
yengi kazanıp, bir çırpıda yengiye boyun eğmek süvari as-
cun tdio propior constantiae est.
kerlerin ozelliğidir; (piyadelerde ise) sürat panikle eşan-
3l- Et alİs Gemanorum populis usurpatum raro et lamlıdır, tedbirlilik cesaretle eşt'ir.

priye oıiusque audentia apud Chattos in 31. Diğer Germania kavimleri arasrnda nadiren uygula-
nan Ve kişisel cesaretin göstergesi olan bir adeti Chatti-
oolıseıısıım vertit, ut primıım adoleverint, crinem
kavmi gelenekse] hale getirmiştir: ergenlik çağına erişir
bafian$ıe sümittere, nec nisi hoste caeso exuere erişmez saç ve sakal uzatmak ve bir düşman öldürünce-
votivım. obligatumque virtuti oris habitum. Super ye kadar bu aiışkanlıktan Vazgeçmeyeceklerine dair yi-

sanguinem et spolia revelant frontem, seque tum ğitlik üzerine şeref sözü verip ant içmek. Düşmanın kanlı
cesedi üstünde yüzlerini açıp gösterirler ve ancak ondan

67
DE ORIGINE ET SITU GERMANORUM
GERMANIA

hpetia nascendi rettulisse dignosque patria sonra hayata gelmelerinin bedelini ödediklerine' yurduna
ı ;ıdibus ferunt; ignavis et imbellibus manet ve atalarrna layık birer insan olduklarrna inanırlar. Korkak
Ve Savaştan kaçan kişiler ise hep saçlı sakallı dolaşır. Ayrıca
qııIı, fortissimus quisque ferreum insuper
içlerinden en cesur olanı bir düşman oldurüp kendisini sa-
* (i8nıominiosum id genti) velut vinculum lrverinceye kadar76 sanki bir kelepee gibi demir bir yıızük
[ıü+ donec se caede hostis absolvat. plurimis takar (bu kaüm için bu yüzük onursuzluk işaretidir). Chatti

ffiı.m hic placet habitus, |amque canent kar.ırninin çoğu bu tür adetlerden çok hoşlanır. Saçları kır-
laşmış' yaşını başrnı almış kimseler toplumda belirginlik
iİı*E et hostibus simul suisque monstrati. kazanır ve hem düşmanlarınin hem de kendi insanlarının
*ı Penes hos initia pugnarrrm; haec prima dikkatini çeker. Bu kimseler savaşa başlamanın sorumiulu-
Fııır acies, visu nova; nam ne in pace quidem ğunu üstlenir; harp saffinda iik sıraya yerleşirler, bu alışıI-
ıftı ıitiore mansuescunt. nulli domus aut ager madık bir manzaradır . Barış zamanrnda bile uygar bir görü-
nüş kazanıp sakinleşmezler. Hiç birinin ne eü, ne arazisi,
* ııiqua cura: prout ad quemque Venere, ne de bir meşgalesi vardır. Kimin yanına gidip yerleşmiş-
_ı!JüLı; Prodi$ alieni, contemptores sui, donec
seler onlar tarafindan beslenirler. Başkalarının malrnı har
Elİıgııis senectus tam durae virtuti impares vurup harman savurur' kendi]erininkilere de hiç önem
tui*" vermezler, ta ki yaşlanıp elden ayaktan kesilinceye ve
boylesi zorlu bir kahramanlıgı gerçekleştiremeyecek hale
32- Pımimi Chattis certum iam alveo Rhenum gelinceye dek.

qııique terminus esse suffrciat Usipi ac Tencteri 32. Chatıi kaı-,rninin hemen yanında, Rhenus havzasrnrn

z colunt Tencteri super solitum bellorum decus bir slnrr teşkil edecek kadar belirginleştiği bölgede, Usipi ve
Tencteri77 kaümleri yaşar. Tencteri kavmi savaŞta kazanı-
equesbis disciplinae arte praecellunt, nec maior
lan onura duşkunlugunün yanı srra, süvari sınıfinın düze-
apud Chattos peditum laus quam Tencteris niyle de diger kavimler arasından slyrılır. Tencteri kavmi-
equitum. sic instituere maiores, posteri imitantur. nin süvarilerinin ünü, Chatti'nin piyadelerinin kazandığı
hi lusus infantium, haec iuvenum aemulatio: ünü aşal. Ata icadı olan bu gelenek sonraki nesiller tara-
findan korunmuştur. Ata binme çocuklar için bir oyun,
perseverent şenes. inter familiam et penates et
gençler için rekabet konusudur, hatta yaşhlar bile ısrarla
iura successionum equi traduntur: excipit frlius, bu geleneği sürdürür. Atlar da, koleler ya da evler gibi, ve-
raset hakkl olarak devredilir. Ama diger konularda olduğu
58 69
DE ORIGINE ET SITU GERMANORUM GERMANIA

non ut cetera, maximus natu, sed prout ferox bello gibi yaşça büyük olana değil de, savaşta yığitligini ve üs-
tünlüğünü kanitlamış oğlana devredilir.
et melior.
33. Eskiden Tencıeri kavminin yanında Bructeri78 kavmi
33. Iuxta Tencteros Bructeri olim occurrebant: yaşardı, ama şimdi söylenenlere bakilırsa buralara Chama-
nunc Chamavos et Angrivarios immigrasse ü79 ve Angrivarii8o göç etmiş, Bructeri kavmini yerinden
narratur, pulsis Bructeris ac penitus excisis etmiş ve komşu kavim]erin de destegini a|arak ya Bructeri
vicinarum consensu nationum, seu superbiae odio kavminin zorba]ıklarından nefret ettik]erinden, y^ y^gma
umduklarından ya da tanrrlann bize8l bir lütfu olarak bu
seu praedae dulcedine seu favore quodım erga nos
kavmin kokunu kurutmuştur. Cünkü tanrılar tenezzi|
deorum; nam ne spectaculo quidem proelii
edip bize bu savaşr gösterdiler. Altmış bin adam'Romalıla-
invidere. super sexaginta milia non armis telisque
Romanis, sed, quod magnificentius est, oblectationi rın okları, mlzrakları olmadan (işin muhteşem yanl da bu
Zaten) yere serilip gözlerimize bayram ettirdiler. Bize karşı
oculisque ceciderunt. maneat, quaeso, duretque
gentibus, si non amor nostri, at certe odium sui, sevgi beslemiyorlarsa, dilerim, bu kavimler arasında hep

quando urgentibus imperii fatis nihil iım boyle çatışmalar olur' en azından birbirlerinden nefret
praestare fortuna maius potest quam hostium ederler. lm paratorlu gumuzun geleceği y azglyı' zorladıkça,
talih bize düşmanlarımız arasında uyuşmazlrktan daha bu-
discordiam.
yuk hiçbir nimet sunamaz.
3a. Angrivarios et Chamavos a tergo Dulgubnii et
34. Angrivarii ve Chamaü kaümlerinin arkasında;,Dulgubnii82
Chasuarü cludunt aliaeque gentes haud perinde
memoratae, a fronte Frisii excipiunt. maioribus ve Chasuraii83 ve pek i1r tanınmayan başka kaümler vardt, ön

minoribusque Frisüs vocabulum est ex modo taraflarırıda ise Frisii8a kaı..rni yer alır. Bunlar güçlerine göre Bü-

virium. utraeque nationes usque ad Oceanum yük ve Küçük Frisii diye adiandırılır. Her iki kavim okya-

Rheno praetexuntur ambiuntque immensos insuper nusa Vallncaya dek Rhenus nehri civarına.. yerleşmiştir'

lacus et Romanis classibus navigatos. ipsum quin topraklannda Roma donanma]arının da sefer, yaptıgı85 bü-

etiam Oceanum illa temptavimus: et superesse yük göller vardır. Gerçekten de b2 tehlike]eri göze alıp bu
yörelerde epey bir dolandık. Halk arasindaki soylentilere ba-
adhuc Herculis columnas fama vulgavit, sive
adiit Herculbs, seu quidquid ubique magnifrcum kılırsa Hercules süt'unları86 ha]a oradadır. Belki sahiden Her-
culesbutopraklara gitti, belki de görkemli olarak gordugümuz
est, in claritatem eius referre consensimus. Nec
her yere Hercules'in adrnr karıştır|yoT\Z. Keşif girişimimiz

70 71
DE ORIGINE ET SITU GERMANORUM
GERMANIA

defuit audentia Druso Germanico, sed obstitit Drusus Germanicus'un87 cesaret'sizligi yiizunden değil, bir
Oceanus in se simul atque in Herculem inquiri. zamanlar Hercules'e de engel olan okyanusun bu kez ken-

mox nemo temptavit, sanctiusque ac reverentius disine engel olmasl yüzünden başarısızlıkla sonuçlandı.
Sonra da hiç kimse bunu yeniden denemedi. Tanrıların iş_
visum de actis deorum credere quam scire.
lerini bilmekten çok onlara inanmak daha kutsal ve daha
35. Hactenus in occidentem Germaniam novimus; saygın görünüyor.
in septentrionem ingenti flexu recedit. ac primo 35. Şimdiye kadar Batı Germania hakkında bilgi edindik.
statim Chaucorum gens, quamquam incipiat a Bu topraklar kuzeye doğru koskaca bir saha1ı içine alarak
Frisüs ac partem litoris occupet, omnium quas döner.88 llk olarak Chauci89 karrrniyle gelir; sonra Frisii ka-
ümlerinin yerleşim alanlarından başlayarak ve sahilin bir
exposui gentium lateribus obtenditur, donec in
kısmınr içine alarak az önce söz ettiğimiz bütün kavimlerin
Chattos usque sinuetur. tam immensum terrarum
sınrrları -boyunca uzanlr ve kıvrılarak Chatti kavminin yer-
spatium non tenent tantum Chauci sed et implent, leşimlerine ulaşır. Chauci kavmi ulke ıopraklarrnın bu ge-
populus inter Germanos nobilissimus quique niş bolumünü zaptetmekle kalmamış, aynı zamanda bura-
magnitudinem suam malit iustitia tueri. sine lara yerleşmişlerdir. Germanialılarrn en soylusu olan bu ka-

cupiditate, sine impotentia, quieti secretique nulla üm buy'uk topraklarını adaletie korumayı yeğler. Hırs
beslemeden, şiddet gösterilerine girişmeden bir köşede sü-
provocant bella, nullis raptibus aut latrociniis
künet içinde yaşarlar; yağmalara, soygunlara karışıp hiçbir
populantur. id praecipuum virtutis ac virium savaşa sebebiyeı vermezler. Cesaretlerinin ve güçlerinin
argumentum est, quod, ut superiores agant, non yegdne kanıtı üstün]üklerini kimseye zarar vermeden sür-
per iniurias adsequuntur; prompta tamen omnibus dürmeleridir. Buna karşın silahları ellerindedir; gerekti-
arma dc, si res poscat, exercitus, plurimum ğinde pek çok piyade ve süvariden oluşan birlikleriyle sa-
vaşa hazrrdırlar. Barış zamanında da savaştaki kadar ün
virorum equorrımque; et quiescentibus eadem
salmışIardır.
fama.
36. Chauci ve Chatti kavimlerinin yaşadığ toprakların ya-
36.'In latere Chaucorum Chattorumque Cherusci nında yerleşen Cherusci kavmigo saldırılara maruz kalma-
nimiam ac marcentem diu pacem illacessiti dık]arından uzun süren abartılı Ve Cesaret kıncı bir barış
nııtrierunt: idque iucundius quam tutius fuit, quia dönemi yaşamrştu. Bu güvenli olmaktan çok keyifli bir du-
rumdur, barrşsever olmak yasa tanlmayan güçlu komşular
inter impotentes et validos falso quiescas: ubi m€u].u
araslnda kendi kendini aldatmaktan başka bir şey değildir.

72
73

E
DE ORIGINE ET SITU GERMANORIJM GERMANIA

agitur,modestia ac probitas nomina superioris sunt. Güçlünün hukum Sürdüğü yerlerde, itidal ve adalet sadece
ita qui olim boni aequique Cherusci, nunc inertes en kudretliye tanrnan özelliklerdir. Bu yüzden vaktiyle iyi

ac stulti vocantur; Chattis victoribus fortuna in ve adaletli olan Cherusci halkına şimdi korkak ve buda]a
deniyor; oysa Chatti kazandı$ zafer7erlegl başarı;n bilgelik-
sapientiam cessit. tracti ruina Cheruscorum et
le özdeşleştirmiştir. Cherusci'nin yıkıIışı, sınrr komşusu
Fosi, contermina gens, adversarum rerum ex Fosi92 kavminin de 1rkımına yol açmıştır. Cherusci kaı.ırni
aequo socii sunt, cum in secundis minores fuissent. refah kendisinden daha aşağı seviyede olan Fosi kavrniyle
aynı kar ay az gıyı paylaşmış tr.
37. Eundem Germaniae sinum proximi Oceano
37. Germania'nın yine bu ücra kıvrımrnda, okyanusun di-
Cimbri tenent, parva nunc civitas, sed gloria
binde Cimbri93 kaırmi yerleşiktir. Bunlar şimdi küçük bir
ingens. veterisque famae lata vestigia manent,
kavimdir, ama şanlarr buyuktur. Eski şöhretlerinin alabil-
utraque ripa castra ac spatia, quorum ambitu nunc digine buyuk izleri h5,I6, yaşamaktadır. Rhenus'un her iki
quoque metiaris molem manusque gentis et tam kıpsında geniş çaplı karargahlarıga vardrr ve bunların kap-
magni exitus fidem. Sescentesimum et
ladıgı alandan bu kavmin nüfuzunu Ve SaVaş gücünü ölçe-
bilir, buyuk göçlerinin95 kanltını bulabilirsin. Şehrimiz96
quadragesimum alınrım urbs nostra agebat, cum
o+o. yılındayken,g7 Caecilius Metellus ve Papirius Carbo'nun
primum Cimbrorum audita sunt arma Caecilio konsullugu srrasında Cimbri kaırminin adını ilk kez işitmiş-
Metello ac Papirio Carbone consulibus. ex quo si ad ti. Işte o andan başlayarak imparator Traianus'un ikinci
alterum imperatoris Traiani consulatum konsullugunegu kudu, olan zamanr hesaplarsak yaklaşık

computemus, ducenti ferme et decem anni colliguntur: ikiyüz on yıl gibi bir süreyle karşılaşırlz. Demek ki Ger-
mania epey zamandır fethediliyor. Bu uzun zaman zarfın-
tam diu Germania vincitur. medio tam longi aevi
da karşiıkh birçok kayıp verildi. Ne Samnis,gg ne Po-
spatio multa in vicem damna. non Samnis, non eni,100 ne Hispaniae,l0I ne Gallia1o2 ne de Parthi kavimleri
Poeni, non Hispaniae Galliaeve, ne Parthi quidem başrmızı bu kadar sık ağrrttı. Germanialıların özgürlüğe
saepius admonuere: quippe regno Arsacis acrior est dtişkunlukleri hiç kuşkusuz Arsacides'inlo3 monarşisinden
bile daha şiddetlidir. Çunku Doğu Crassus'un1o* katlin-
Geımanorum liberüas. quid enim aliud nobis quam
den başka neyi bize gösterebilir, kendisi Pacorus'u kay-
caedem Crassi, amisso et ipse Pacoro, infra Ventidium
betmişken ve Venditus'unlos ayaklarr altında ezilmişken?
deiectus Oriens obiecerit? at Germani Carbone et Ama Germanialılar Carbo'yu, Cassius'u,106 Scaurus

74 75
DE ORIGINEET SITU GERMANORUM ]ERMANIA

Cassio et Scauro Aurelio et Servilio Caepione Aurelius'u,Io7 Serülius Caepio'yu ve Maximus Man]ius'utos

Maximoque Mallio fusis vel captis quinque simul bozguna uğrattılar ya da esir düştirduler, Roma halkı konsül_
lerinden oluşan beş ordusundan yoksun kaldı ve hatta bir
consulares exercitus populo Romano, Varum
Imparatoru,l@ Varus ile onun üç lejyonundan ettiler']lo Ama
trisque cum eo legiones etiam Caesari abstulerunt;
cezasu kalmadılar; Italya'da Gaius Marius'un,l r ] Galıia'dal l 2
nec impune C. Marius in Italia, divus Iulius in tanrısal Iulius'un ve kendi topraklannda Drusus, Nero ve
Gallia, Drusus ac Nero et Germanicus in suis eos Germanicus'un tokadını yediler. Ama çok geçmeden Ca-
sedibus perculerunt; mox ingentes Gai Caesaris ligula'nın onlara karşı guçlü tehditleri tam bir fiyaskoyla so-
nuçlandı. Ardından sessizlik hakim oldu, ta ki içimizdeki
minae in ludibrium versae. inde otium, donec
bölünmeleri ve iç savaşları firsat bilip firtına gibi esene ve
occasione discordiae nostrae et civilium armorum
lejyonlarımızın kışlık istihkamlarınr ele geçirene değin, hatta
expugnatis legionum hibernis etiam Gallias Gallia'ya egemenliğimizeb1le göz diktiler. Bir kez daha ora-
adfectavere; ac rrrrsus inde pülsi proximis dan da sürüldüler. Yakın zamana kadar onlara karşr bü}"ıık
temporibus triumphati magis quam victi sunt. bir zaferden çok ancak kuçuk başarılar e]de edebildik.

38.Nunc de Suebis dicendum est, quorum non una 3s. Şimdi Suevi kaı,rnindenl13 söz etmeliyim. Bunlar Chatti
ve Tencteri kavimleri gibi tek bir kaümden oluşmamıştır,
ut Chattorum Tencterorumve gens; maiorem enim
çünkü Germania'nrn büyuk bir kısmını ele geçirmişlerdir
Germaniae partem obtinent, propriis adhuc ve her biri kendine özgü adlarıyla anılan ayrı kaümlerdir,
nationibus nominibusque discreti, quamquam in ama tümüne Sueü denir. Bu halkın aprıcı özeliiği saçlarrnı
commune Suebi vocentur. insigne gentis arkada kıvırıp topuz yapmalarıdır. Bu özellik Suevi kavmi-
obliquare crinem nodoque substringere: sic Suebi ni diğer Germania kavimlerinden ayırdlğı gibi, Suevi'nin
a ceteris Germanis, sic Sueborum ingenui a servis özgür doğumluiarını da kolelerinden ayrlr. Seyrek ve sa-
dece gençler arasında uygulansa bile bu adet diğer Germa-
separantur. in aliis gentibus seu cognatione aliqua
nia kaümleri arasında da vardır, amaya bunların Sueü'yle
Sueborum seu, quod saepe accidit, imitatione, bir yakınlıklarr vardlr ya da daha çok bu kaı.mi taklit eı
rarum et intra iuventae spatium, apud Suebos melerinden kaynaklanır. Suevi'ye gelince onlar saçlarınr
usque ad canitiem horrentes capilli retorquentur, ac ağarıncaya kadar birbirinin içine dolanmış luleler ha]inde

saepe in ipsovertice religantur; principes et arkalarında bükerler ve tepelerinde toplarlar. Kavmin li-
derleri saçlarınr daha süslu bir şekilde toplar. Görünüm-
ornatiorem habent. ea cura formae, sed innoxia;
lerine dikkat ederler, ama bu masumanedir. Niyetleri
DE ORIGINEET SITU GERMANORUM GERMANIA

neque enim ut ament amenturve, in altitudinem sevi]mek değildir, saçlarını toplayarak savaşa girdiklerinde
quandam et terrorem adituri bella comptius uzun boylu ve korkutucu görünürler. Yani düşmanın go-
züne böyle görünmek için süslenirler.
hostium oculis ornantur.
39. Semnoneslla kaımi kendilerini Suevi kaı.,rninin en eski-
39. Vetustissimos nobilissimosque Sueborum
si ve en soylusu olarak görür. Dinsel inançları eskiliklerinin
Semnones memorant; fıdes antiquitatis religione kanltldrr. Yıhn belirli bir döneminde, aynı adl taşryan \'e
firmatur. stato tempore in silvam auguriis patrum a1rıı soydan gelen halklar temsilcileriyle birlikte ata]annın
et prisca formidine sacram omnes (eiusdem) törelerine ve eskiden kalma batıl bir inanca göre kutsal sa-
nominis eiusdemque sanguinis populi legationibus plan bir ormanda toplanır. Burada hep birlikte bir insan
coöunt caesoque publice homine celebrant barbari kurban ettikten sonra kendilerine özgü tüyler ürperten bu

ritus horrenda primordia. est et alia luco vahşi ayine başlarlar. Bu ormana başka şekilde de sa1.gı
göstelirler: Örneğin zincire vurulmadlkça kimse oraya gi-
reverentia: nemo nisi vinculo ligatus ingreditur, ut
remez, boylece kendi eksikliğini ve ormanln koru1ııcu ü-
minor et potestatem numinis prae se ferens. si forte
hmın yuceliğini göstermiş olur. Tökezle1rp duşerse, kalk-
prolapsus est, attolli et insurgere haud licitum:
maslna ve kaldırılmasrna izin verilmez; toprakta öylece -ııı-
per humum evolvuntur. eoque omnis superstitio varlanrr. Bütün bu banl inançlar bu halkın o topraklardan
respicit, tamquam inde initia gentis, ibi regnator doğduğunu, tüm dünyanln yöneticisi olan tanrınrn'" ora-
omnium deus, cetera subiecta atque parentia. da hüküm'surdugunu ve her şeyin ona tabi olduğunu' ona
adicit auctoritatem fortuna Semnonum: centum itaat ettiğini göSterir. Semnones'in şanslı konumu bu irnn-
pagis habitant, magnoque corpore efficitur ut se o güçlendirir: Yüz köyde yaşarlar ve bu işgal ettikleri bü-
Sueborum caput credant. yük alan kendilerinin Suevi kar..rninin lideri olduHarına
inanmalarınr sağIar.
40. Contra Langobardos paucitas nobilitat:
40. Öte yandan Langrobardii16 kavmi nüfusunun az oI-
plurimis ac valentissimis nationibus cincti non per
masryla ün salmıştrr. En kalabalık ve en güçlü kavimler-
obsequium, sed proeliis ac periclitando tuti sunt. le çevrili olmalarına karşın boyun eğerek değil, sar-aşa-
Reudigni deinde et Aviones et Anglii et Varini et rak ve tehlikeye atılarak kendilerini korurlar. Yan]arın-
Eudoses et Suarines et Nuitones fluminibus aut da dogal bir sur olarak nehirlerle ve ormanlarla çewetren_
z silvis muniuntur. nec quicquam notabile in miş Reudigni' Aviones, Anglii, Varini' Eudoses, Suarines
singulis, nisi quod in commune Nerthum, id est ve Nuitones]17 kaüm]eri yer alır. Tek tek ele alındığnda hı
kaüm]erin pek bir özelligı yoktur, ortak olarak Nerthrsaım

78

J
DE ORIGINE ET SITU GERMANORIJM GERMANIA

Terram matrem, colunt eamque interşenire rebus yani Toprak Ana'ya tapmaları ve onun insan iiişkilerine
karışıp kavimlerin arasrnda dolaştıgına inanmalarr dışinda.
hominum, invehi populis arbitrantur. est in insula
okyanustaki bir adada kutsal bir koru vardır, bu korunun
Oceani castum nemus, dicatumque in eo vehiculum, içinde tanrıçaya tahsis edilmiş araba durur, üstü bir per-
veste contectum; attingere uni sacerdoti concessum. deyle ortuludür. Bu aralıaya sadece bir rahip dokunabilir.
is adesse penetrali deam intellegit vectamque bubus Tanrrçarun özel odasında olup olmadıgını o anlayabilir ve
derin bir saygıyla düveler tarafindan çekilen arabasınrn ya-
feminis multa cum veneratione prosequitur. laeti
nında yürür. o günler sevinç içinde kutlanır, her yerde
tunc dies, festa loca, quaecumque adventu bayram havası eser, tannça nereye gitse buyuk bir konuk-
hospitioque dignatur. non bella ineunt, non arma severlikle ağrrlanır. o günlerde savaş yaPmazlar, silah taşı-
sumunt; clausum omne ferrum; pax et quies tunc maz|ar. Silah olarak ne Valsa hepsini bir tarafa kapatırlar.

tantum nota, tunc tantum amata, donec idem Sadece barrş ve sükunet yaşanu, o günlerde sadece bunlar
bilinir ve seülir, ta ki tannça ölümlülerin araslna kanş-
sacerdos satiatam conversatione mortalium deam
makt'an yorulup rahip onu yeniden mabedine taşIylncaya
templo reddat. mox vehiculum et vestis et, si değin. Ardından tanrıçanrn arabasr, perdeieri ve ister ina-
credere velis, numen ipsum secreto lacu abluitur. nrn ister inanmayın, tannçanln kendisi bile kutsal bir göl-
servi ministrant, quos statim idem lacus haurit. de 1ıkarur. ona köleler hizmet eder ve bu kölelerin o gö-

arcanus hinc terror sanctaque ignorantia quid sit lün kutsal sularr tarafından hemen yutulduğuna inanılır.
Bu yüzden sadece ölüme yazgılı kişilerin gorebildigi bu gi-
illud, quod tantum perituri vident.
zemin ne olduğuna ilişkin insanlar arasında gizli bir huşu
4'1. Et haec quidem pars Sueborum in secretiora ve kutsal bir cehalet hüküm sürer.

Germaniae porrigitur: propior, ut, quo modo paulo 4'l . Suevi kavminin bu ko]u Germania'nın en üCra bolgele-
rine kadar uzanir. Önceden Rhenus nehrini izledigim gibi,
ante Rhenum, sic nunc Danuvium sequar,
şimdi Danuvius nehri boyunca gidersem, yakınlarrmrzda
Hermundurorum civitas, frda Romanis; eoque Roma'ya sadık bir kaüm olan Hermunduri'ye]lg rastlarız.
solis Germanorum non in ripa commercium, sed Germaniahlar arasında bir tek bu kavim sadece bu nehrin
penitus atque in splendidissima Raetiae provinciae kıylsında değil, bölgenin ta içlerinde, Raetia eyaletinin en

colonia. passim sine custode transeunt; et cum zengin kolonisinde der20 ticaret yapabilirler. Bir bekçi ol-
madan nehrin her yanından geçebilirler. Diğer kavimlerin
ceteris gentibus arma modo castraque nostra
.sadece silahlarımızı ve karargdhlarlmEl görmelerine izin

80 8t
DE ORIGINE ET SITU GERMANORUM
GERMANIA

ostendamus, his domos villasque patefecimus non verilirken, açgozlu olmadıkları için bu insanlara evlerimizi
concupiscentibus. in
Hermunduris Albis oritur, ve krrsal malikanelerimizi bile açt*. Elberzl nehri Her-
flumen inclutum et notum olim; nunc tantum munduri liavminin topraklarından doğar, şu bir zamanlar
çok unlu olup bizim de çok iyı tanıdlgımız nehrin şimdi
auditur.
sadece adı işitiliyor.
+2. Iuxta Hermunduros Naristi ac deinde Marcomani 42. Hermunduri kaı.ryninin hemen yanında Naristir2z yer
et Quadi agunt. praecipua Marcomanorum gloria alrr, sonra da Marcomanir23 ve Quadi kavimleri gelir.
viresque, atque ipsa etiam sedes pulsis olim Boüs Marcomani kaııminin ünü ve gücü çok buyuktur. Vaktiyle
Boiil2a kawnini sürüp yurtlarrru kendi güçleriyle kazanmış-
virtute parta. nec Naristi Quadive degenerant. eaque
lardır. Naristi kavmi de Quadi kavmi de yozlaşmamışlar-
Germaniae velut frons est, quatenus Danuvio
dır. Bunlar Germania'nrn adeta slnrnnı oluşturur, bu sınırr
praecingitur. Marcomanis Quadisque usque ad Danuüus nehri çevreler. Marcomani ve Quadi kavminin
nostram memoriam reges manserunt ex gente halkları Marobodui ve Tudri'nin asil kanından doğmuştur
ipsorum, nobile Marobodui et Tudri genus (iam et ve bizim zaman.lm:za değin, kendi soylarrndan gelen kral-
larla yönetilmiştir, ama şimdi yabancı krallara da izin veri-
externos patiuntur), sed vis et potentia regibus ex
yorlar. Buna rağmen krallarının gücü ve iktidarı Roma'nrn
auctoritate Romana. raro armis nostris, saepius
yetkisindedir. Nadiren onlara silah destegi verdik, daha
pecıınia iuvantur, nec minus valent. çok para yardımında bulunuyoruz; bu da hiç yabana atıla-
cak bir destek değil doğrusu.
43. Retro Marsigni, Cotini, Osi, Buri terga
43. Marcomani ve Quadi kavimlerinin arkasında Marsigni,
Marcomanorum Quadorumque claudunt. e quibus
Cotini, osi ve Buri kaümleri yer ahr. lçlerinden Marsigni
Marsigni et Buri sermone cultuque Suebos ve Buri kavimleri dil ve yaşayış tarz|arı bakımından Suevi
referunt: Cotinos Gallica, Osos Pannonica lingua kavmine benzer. Cotini kaı..rninin Gallia dilini, osi kav-
z coarguit non esse Germanos, et quod tributa minin Pannonia dili konuşması ve üstelik haraç öde-
patiuntur. partem tributorum Sarmatae, partem mek zorunda olmaları onlarrn Germanialı olmadığmı ka-
rutlamlşt'ır. Bu haraç onlara yabancı olduklarından, kıs-
Quadi ut alienigenis imponunt: Cotini, quo magis men Sarmata, kısmen Quadi kavimleri tarafindan yüklen-
pudeat, et ferrum effodiunt. omnesque hi populi miştir. Bundan en fazla Cotini kar-ryni utanç du)ımalıdır,
pauca campestrium, ceterum saltus et vertices çünkü demir ocaklarına bile sahiptir.r2s Bu haıkların pek
ı montium [iugumque] insederunt. dirimit enim azı düzlüklere, diğerleri vadilere, dağların lyamaçla-
rına] ve zirvelerine yerleşmiştir. Çunku Sueüa toprak-
82
DE ORIGINEET SITU GERMANORUM
GERMANIA

scinditque Suebiam continuum montium iugum, ları biteüye devam eden sıradağlarla bolünmüş ve ikiye
ultra quod plurimae gentes agunt, ex quibus a;,rıImıştır. Bu dağların ötesinde birçok kavim yaşamakta_
latissime patet Lugiorum nomen in plures dır. Bu kaümlerden Lugii'nin adı geniş bir alana ya;nlmış-
civitates diffusum. valentissimas nominasse tır ve birkaç kavmi kapsar.l26 Bunların arasrnda şu en güç-
sufficiet: Harios, Helveconas, Manimos, Helisios, lü kaümleri saymak yeterli olacaktır: Harii, Helveconae,
Nahanarvalos. apud Nahanarvalos antiquae Manimi, Helisii, Nahanarvali.r2T Nahanarvali kavminin
topraklarında çok eskiden kalma kutsal bir koru vardır.
religionis lucus ostenditur. praesidet sacerdos
Kadın kılıgına girmiş bir rahip buranın koru1ııculuğunu
muliebri ornatu, sed deos interpretatione Romana
üstlenmiştir; tanrılarrnı Roma diline Castor ve Pollux ola-
Castorem Pollucemque memorant. ea vis numini,
rak çeürebileceğimiz adlarla anarlar. Tanrıhğın gücünü
nomen Alcis. nulla simulacra, nullum peregrinae
Alcisl28 adıyla betimlerler. Tanrılarının hiçbir heykeline
superstitionis vestigium; ut fratres tamen, ut rastlamazsınrz, yabancı inanışlardan hiç bir iz yokıur. Yine
iuvenes venerantur. ceterum Harii super vires, de o tanrrlara iki kardeş, iki genç olarak tapınırlar. Harii
quibus enumeratos paulo ante populos antecedunt, kavmi ise az önce saydığımız kaümlerle karşılaştırıldıgın-
truces insitae feritati arte ac tempore da üstün bir güce sahip olmalannrn yanl sıra digerleri ka-
lenocinantur: nigra scuta, tincta corpora; atias ad dar vahşidir; bu bu doğal vahşiliklerini sanattn yardlmıyla
proelia noctes legunt ipsaque formidine atque ve firsatları değerlendirerek arttırrrlar: ka]kanları siyahtlr,
umbra feralis exercitus terrorem inferunt, nullo vücut'larını siyaha boyarlar. Savaşmak için kara geceleri se-

hostium sustinente novum ac velut infernum çerler, hortlaklar ordusu şeklindeki korkunç görünüşleri
öyle dehşet saçar ki, hiçbir düşman onlarrn tuhaf ve nere-
adspectum; 1am primi in omnibus proeliis oculi
deyse cehennemi andlran yüzleriyle karşılaşmak dahi iste-
vincuntur.
mez. Çunkü her tür çarpışmada ilkin gözler pes eder.
Trans Lugios Gotones regnantur, paulo iam Lugii kavminin ötesinde Gotones kavmil2g hüküm sürer.
adductius quam ceterae Germanorum gentes, Özgurlugu yok edecek kadar olmasa da, diğer Germania
nondum tamen supra libertatem. protinus deinde kavimlerine nazaran daha sıkı bir yönetimleri vardır. on-
ab Oceano Rugii et Lemovii; omniumque harum larln hemen ardından, denizden uzaklarda yaşayan Rugii
gentium insigne rotunda scuta, breves gladii et ve Lemoüil30 kaümleri gelir. Bu kavimlerin özellikleri yu-
erga reges obsequium. varlak kalkanları, kısa kılıçları ve krallarına gösterdikleri
itaatkarlıktlr.
DE ORIGINE ET SITU GERMANORUM GERMANIA

44. Suionum hinc civitates, ipso in Oceano, praeter 44. Bu kavimlerin ilerisinde, deniz kıyısındal3l Suionesr3z
toplulukları başlar. Askerlerinin silahlarının yanl sıra do-
viros armaque classibus valent. forma navium eo
nanmalarr da çok güçludur. Bu noktada gemilerinin şekli
differt, quod utrimque prora paratam semper bizimkilerden farklıdır, çünkü hem önünde hem arkasında
adpulsui frontem agit. nec velis ministrant nec bulunan pruvasıyla her zaman hiç çark etmeden kıyıya ya-
remos in ordinem lateribus adiungunt: solutum, ut naşabilir. Ne yelkenleri vardır, ne de yan taraflarrnda sıra
in quibusdam fluminum, et mutabile, ut res poscit, sıra kürekleri. Ama bazı nehir sandallarında olduğu gibi
kürekleri sabit degildir ve gerektiğinde değiştirerek bir o
hinc vel illinc remigium. est apud illos et opibus
yandaki, bir bu yandaki küreğil33 kullanı]abilir. Bu toplu_
honos, eoque unus imperitat, nullis iem luklar arasında zenginliğe onur bahşedilir ve bir kişi sınır-
exceptionibus, non precario iure parendi. nec arma, Sızca, ama sonsuz bir itaat beklentisiyle yönetimi üstlenir.
ut apud ceteros Germanos, in promisco, sed clausa Diğer Germania kaümlerinden farklı olarak, bunlar hiç silah
taşlmaz. Silahlan bir tarafa kuput p her zaman da bir koleyi
sub custode, et quidem servo, quia subitos hostium
bekçi tayin ederler. Çtinkü açık deniz düşmanların ani bas-
incursus prohibet Oceanus, otiosae porro
kınlarına engel oluşturur ve elinde silah olan insan bunu kul_
armatorum manus facile lasciviunt: enimvero lanmadı$ zamarılardabile kolayca baştan çıkabilir. Gerçekten
neque nobilem neque ingenuum, ne libertinum de silahlı bir gücün başına bir soyluyu, bir özgür doğumlu1'u

quidem armis praeponere regia utilitas est. ya dabir azat|ıyı geçirmek krallü için uygun bir yöntem de-
gildir.
45.Trans Suionas aliud mare, pigrum ac prope
45. Suiones kaırminin ötesinde durgun ve'neredeyse kıpırtı-
immotum, quo cingi claudique terrarum orbem
sz başka bir den2 vardrr.l3a Dünyanın bıı deniz]e çewilip
hinc fides, quod extremus cadentis iem solis fulgor kuşatıldıgına inanılır, çünkü oralarda batan güneşin son rşrk-
in ortum edurat adeo clarus ut sidera hebetet; iarı, güneş yeniden doğuncaya kadar huküm sürer. Hatta yrl-

sonum insuper emergentis audiri formasque dızları bile sönükleştirecek kadar parlak şekilde. Inanışa go-
re, güneş sulann üstünden 1ııkelirken bir ses dui,ııIur, gü-
equorum et radios capitis adspici persuasio adicit.
neşin arabasının aürr ve başındaki tacın hareleri görünür.l35
illuc usque et fama vera, tantum natura. ergo iam Buranrn doğanın son Slnln olduğunu söyleyen doğru söy-
dextro Suebici maris litore Aestiorum gentes lemiş. Bu noktada Suevi kavminin yaşadıg denizin doğu
adluuntur, quibus ritus habitusque Sueborum, kryılarıl36 Aestii kavmininl37 topraklarını sular. Bu kavmin
töreleri' yaşaylş biçimleri ve giyim tarz|arı Sueü'ninkilere

85
DE ORIGINE ET SITU GERMANORUM GERMANIA

ı lingua Britannicae propior. matrem deum benzer, ama dilleri daha çok Britannii'ninl38 dilini andrrır.

venerantur. insigne superstitionis formas aprorum Ana Tanrıça'ya taparlar. Bu inanlşrn işareıi olarak üzerinde
yaban domuzu olan nişanlar takariar. Silahlar yerine geçen
gestant: id pro armis hominumque tutela securum
bu nişan insanhğın koruyucusu olarak görülür ve tanrlça-
deae cultorem etiam inter hostes praestat. rarus ya tapan herkesin bu nişanla düşmanlar arasrnda bile gü-
ı ferri, frequens fustium usus. frumenta ceterosque vende olacagına inanılrr. Demirden silah pek kullanmazlar,
fructus patientius quam pro solita Germanorum daha çok sopa kullanırlar. Germaniahlarrn alrştlgımız tem-
inertia laborant. sed et mare scrutantur, ac soli belligine karşılık bu kavim hububat ekiminde Ve meyve
omnium sucinum, quod ipsi glesum vocant, inter ağaçları yetiştirmede can}a başla çalışır. Ayrıca deniz]eri de

vada atque in ipso litore legunt. nec quae natura tararlar. Bir tek onlar sığlıklarda ve sahillerde kendi dillerin-

quaeve ratio gıgnat, ut barbaris, quaesitum de "glesum" dedikleri kehribar toplarlar.


Yabanıl oldukla-
l 39

compertumve; diu quin etiam inter cetera rından'ao doğanın bu kehribarı neden ye nasıI ürettiğini
aIaştıIlp öğrenmemişlerdir. Bu reçine bizim taşkın yaşantı-
eiectamenta maris iacebat, donec luxuria nostra
mızda kehribar adınr alana kadar den2in diğer çerçöpü
dedit nomen. ipsis in nullo usu: rude legitur,
araslnda bulunmaktaydı. Aslında bu kavim halkı kehribari
informe perfertur, pretiumque mirantes accipiunt.
hiç kullanmaz, üstünkörü toplar, topak topak biçimsiz şe-
sucum tamen arborum esse intellegas, quia killerde b2e getirir ve karşılıgında aldıkları paraya Şaşlp
terrena quaedam atque etiam yolucria animalia kahr. Kehribarın ağaçlardan S|zan bir reçine olduğu, için-
plerumque interiacent, quae implicata humore mox deki sürüngenlerden, kanatlı böceklerden ve bunlar gibi
durescente materia clauduntur. fecundiora igitur pek çok başka mahluktan anlaşılabilir. Sivıyken yapışmş,
nemora lucosque, sicut Orientis secretis, ubi tura katllaşınca da bu maddenin içine hapsolmuşlardır. Bu yüz-
balsamaque sudantur, ita Occidentis insulis den batıdaki adaların ve ülkelerin, doğunun tütsü ve pele-
terrisque inesse crediderim, quae vicini solis senk srzdlran ücra köşelerindeki kadar verimli ormanlaria
radiis expressa atque liquentia in proximum mare ve korularla kapiı olduğuna inanryorum. Bunlar güneşin
labuntur ac vi tempestatum in adversa litora ışıklanyla temasa geçtikleri anda sızmaya başIıyorlar, sıvı
exundant. si naturam sucini admoto igni temptes, halinde en yakındaki denize akıyorlar ve güçlü firtlnalaria

in modum taedae accenditur alitque flammam karşı sahillere savruluyorlar. Kehribarı ateşe tutacak olur-
pinguem et olentem; mox ut in picem resinamve sanlz, onun çıra gibi tutuŞtuğunu, yoğun ve kokulu bir
alev çrkararak yanmaya başladlgını, en sonunda da zlft ya
lentescit.
da çam sakızı gibi yumuşadığını görürsünüz.

E8
DE ORIGINEET SITU GERMANORUM GERMANIA

Suionibus Sitonum gentes continuantur. cetera Suiones kar..rninin yanında Sitones]a] kavmi yerleşiktir. Bir
tek şey dışnda her bakımdan benzer özellikler gösterirler:
similes uno differunt, quod femina dominatur: in
Sitones karrmini bir kadın yönetir. Bu yüzden sadece öz-
tantum non modo a libertate sed etiam a servitute
gürlüklerini kaybetmekle kalmamışlar, a1mı zamanda köle_
degenerant. li$ bile arar hale gelmişlerdir.

45.Hic Suebiae finis. Peucinorum Venethorumque 45. Bu bolgede Suevi toprakları son bulur. Peucini,la2 Ve-
nethil43 ve Fenniraa kaümlerini Germanialrlar olarak mr,
et Fennorum nationes Germanis an Sarmatis
yoksa Sarmataelı olarak mı adlandıracağımı doğrusu pek
adscribam dubito. quamquam Peucini, quos bilemiyorum. Kimilerinin Bastarnaelas olarak adlandırdığ
quidam Bastarnas vocant, sermone cultu, sede ac Peucini kavmi, dillerine, yaşaPş biçimlerine, yerleşim yer-
domiciliis ut Germani agunt. sordes omnium ac lerinin kahcılıgına bakılacak olursa Germaniahlara benzer.
torpor procerum. conubiis mixtis nonnihil in Kirlilik ve uyuşukluk hepsinin ortak ozelligidir. Liderleri-
nin başka kaümlerden aldıkları kadınlarla evlenmeleri yü-
Sarmatarum habitum foedantur. Venethi multum
zünden bozulmuşlar, Sarmatae halkının yüz yapısını almış-
ex moribus traxerunt; nam quidquid inter lardır. Venethi kavmi de pek çok bakımdan Sarmatae özel-
Peucinos Fennosque silvarum ac montium erigitur liklerini taşır. Eşkıyahk yaparak Peucini ve Fenni kaümleri
labocinİs pererrant. hi tamen inter Germanos arasında yükselen ormanları ve dağları bir baştan bir başa

potius referuntur, quia et domos figunt et scuta dolanıp dururlar. Yine de onları Germanialılar arasında say-
mak daha doğru olabilir, çünkü evleri yerleşiktir, kalkan ta-
gestant et pedum usu et pernicitate gaudent: quae
şırlar, yaya olarak çok hızlı koşmaktan hoşlanırlar. Butun bu
omnia diversa Sarmatis sunt in plaustro equoque özellikleriyle yük arabalarında ya da at sırtında yaşayan
viventibus. Fennis mira feritas, foeda paupertas: Sarmatae kaı-.rninden a}rılırlar. Fenni kaıımi' akıllara dur-
noıı arma' non equi, non penates; victui herba, gunluk verecek kadar yabani, sefalet derecesinde yoksuldur.
Ne silah]arı, ne atlalı, ne de evleri vardır. otları yiyecek, hay-
vestitui pelles, cubile humus: solae in sagittis spes,
van derilerini gıyecek, topra$ ise yatak yerine kullanırlar.
quas inopia ferri ossibus asperant. idemque
Güvendikleri tek şey oklarrdır; demir olmadıgından okların
venahıs viros pariter ac feminas alit; passim ucuna siwiltilmiş kemikleri koyarlar. Avcılık erkeklerin ol-
eıim omitantur partemque praedae petunt. nec duğu kadar kadınlann da geçim kapağıdır. Her yerde er-
aliud infantibus ferarum imbriumque suffugium keklerin yarunda dolaşırlar ve avdan hak talep ederler. Küçük

quam utin aliquo ramorum nexu contegantur: huc çocuklarrn bile, iç içe geçmiş dallarla örülü bir barınak
dışında vahşi haywanlardan, firtınalardan korunacakları
DE ORIGINE ET SITU GERMANORUM GERMANIA

redeunt iuvenes, hoc senum receptaculum. sed evleri yoktur. Işte gençler donup dolaşır bu barınağa gelir,
beatius arbitrantur quam ingemere agris, yaşlılar bu barınakta dinlenir. Ama bu onları tarlalarda
illaborare domibus, suas alienasque fortunas spe inim inim inlemekten, evlerde çalışıp didinmekten, umut
ve korku arasmda gide gele kendisinin ve başkalarının ma-
metuque versare: securi adversus homines, securi
lı için endişeye kapılmaktan daha mutlu eder. lnsanlara ve
adversus deos rem diffıcillimam adsecuti sunt, ut
tanrılara karşı kaptsız kalıp çok zor bir başarı elde etmiş-
illis ne voto quidem opus esset. cetera iam
lerdir: onlara göre arzu edilecek hiçbir şey yoktur. Bu kav_
fabulosa: Hellusios et Oxionas ora hominum
min topraklarrnrn ötesine ilişkin bilgilerimiz masaldan öte-
voltusque, corpora atque artus ferarum gerere:
ye geçmez: Hellusii ye oxionaela6 karrminin yüzlerinin ve
quod ego ut incompertum in medio relinquam.
ifadelerinin insana, bedenlerinin ve uzuvlarrnln vahşi hay-
vanlara benzemesi gibi. Bunlara ilişkin kesin bilgim olma-
dığından bu konuyu hiç dokunmadan burada bırakıyo-
rum.

92 93
NOTLAR

Rhenus nehrinin doğusuna Germania denirdi. Bu bolgede yaşa-


yan kavimlere de genel o|arak Germaniahlar adı verilirdi'
Bir bütün olarak: Bu başlangıç etnografik eserler yazan yazarların
eserlerine başlama şekillerindendir. Öncelikle anlatılacak olan
bolge veya şehrin ismi verilir ve sonra onun hakkında bilgiler ya-
zıhr. Tacitus'un bu açılışının bir benzeri Iulius Caesar'ın De Bello
Gcllico eserinin başlangıcında da görülebilir.
Roma eyaleti olan Raetia lo ıs'de kuruldu. Sınırlan Vindelicia'yı,
Kuzeydoğu Alpler ve Yukarı Danuvius arasında kalan toprakları
içine alır. Strabo'nun kaydettiğine göre Polybius (Strabo, Geog-
raphia, +. s. ız) Alplerde yaşayan bu insanlardan Raeti kaıımi ola-
rak bahseden ilk kişidir. IÖ ıe-ıs yıllarında Drusus ve Tiberi-
us'un akrnlarından sonra bu kavmin adı klasik eserlerde daha sık
görülmeye başIadı. Romalı tarihçiler Raeti kavminin Etrosk ko-
kenli olduğuna, yurtlanndan Gallialılar tarafrndan kovuldukları-
na ve Alplere Raetus adlı bir lider yönetiminde göçtüklerine ina-
nıyorlardı (Titus Livius' Ab urbe condita s. ıı. ıı).
Doğu Alpler ve Danuvius araslnda kalan ülkedir. Roma eyaleti
olan Pannonia'nın srnırlan Save ve Drave ovalarından Danuvius
nehrinin geçtiği bugünkü Viyana ve Belgrad'a kadar uzanır. Pan-
nonii toprakları Romalılar tarafindan 1Ö ıs phnda başlayan ve
yirmibeş pl süren savaşlar sonucunda ele geçirilmişti.
Dilimizde Ren nehri ve Tuna nehri olarak adlandırılır. Rhenus
nehrinin Gallia ve Germania halklarının arasrnda doğal bir suıu
oluşturduğundan ilk lulius Caesar bahseder. Rhenus ve Danuı'i-
us nehirleri sık sık imparatorluk ve barbarlar arasrndaki srnrr
olarak tasvir edilirdi (Seneca, Naturales Quaestiones, e. ı. ı).
orta Asya ve Güney Rusya bozkırlarında yaşayan' Hint-Aırupa
dil ailesinden bir dili konuşan göçebe insanlardı. Bugün Erzge-
birge dağları olarak bilinen yerin güneydoğusunda kalan bolge1ıe

95

T /
GERMAı.IIA
NOTL{R,

Sarmatae lazyges denirdi. Bunlar Dacus kavmi tarafından diğer Buralar iç kesirrılerde bulunurdu' Taciıus'un aksine Mela (Mela.
Sarmatae kaümlerinden aynlmıştır. Romalrlar bu kaümle diplo-
De Sifu orbıs, ı.3) Herminones kaminin en doğuda yerleşik o!_
matik ilişkilere imparator Nero zamanında başlamıştır. lmparator duğunu söyler. Plinius'a Qİaturalis Historia 4. ]o0) göre ise Sueı-,_
Vespasianus onlara güvenmeyip 1S eı'da meydana gelen iç savaşta
Hermunduri, Chatti ve Cherusci kavimleri bu bolgeye dahiidı:
yardım önerilerini reddetmiştir. Sarmatis kavmi 1S zo phnda Ro-
Bu da Tacitus ve Mela'nm bize anlattığı bolgelerden farklı bır bc._
ma'yla aralarındaki nehri aşarak imparatorluğa saldırmışlardır. gedir. Etimolojik araştrrmalara göre 'Herminones' ismi el yaz:;-
(losephus, De Bello ludaico, 7. sg-es).
larında bulunduğu haliyle değişmeden aktarılmıştlr. 'Ernıiıı' Cr;r-
Dacia ü]kesinde yaşayan halka Dacus denir. Bu bolge aşağı Danu- manik kokenli bir kelimedir ve 'guçlü, yüce' anlamına gelir. 'iiı:_
vius nehrinin kuzeyinde kalan kısımdır; Garae'yı da içine alır. minones' anlam olarak'en güçlüler' demektir.
l0]-l02 ve l05-t05 savaŞlarından sonra Roma eyaleti oian Dacia, El yazmalannda değişik yazrmlarına rastlanır: Istriaones, I.-ı:l-
doğuda bugün Prut adı veri]en nehre Ve kuzeyde Karpat dağları- ones, Sthraones, Thracones. orjinalinin'Istraeones' (lstraz'a aı
na kadar uzanır.
olanlar) olduğu tahmin edilmektedir. Ancak bu bilgi kesin deg--_
Latince siııus kelimesi körfez veya denue uzanan kara parçasına dir.
verilen addır. Plinius (Natıralis Historia, +.ı) Yunanistan,dan ,si- Marsi: Tacitus' Marsi ismini birkaç kez Germanicus'un lS ı+-'ls
nus' diye bahseder. Tacitus'un burada 'sinus, dediği yer bugün yıllarında yaptlğı seferleri anlatırken kullanır ve onları Cheruxı
Jutland olarak adlandırılan yarımadadır. Bu bolge bugünku Dani- ve Chatti kavimleriyle birlikte anar (Annales, t. 50.4; t. s5. s;2.2s.
marka adaları ve o zaman|ar bir ada sanılan Güney lsveç'i kapsar. ı). o zamanlarda çok guçlu olan bu kavmin toprakiarında önerr.-
oceanus, Yunan düşüncesine göre Avrupa, Asya ve Libya'yı saran li bir tapınağa sahip o1duklarlnı Tacitus'un anlatlmlarlndan öğre_
bıyuk nehre verilen addı. niyoruz (Aıınales' l. 5'l. l). Strabo (Geographia,ı. ı.:) Romalılann
9 Tiberius Elbe nehrine (Albis nehri), Roma gemileri de bugün bazı Germaniali kavimleri Rhenus nehrinin batı kıyılarına kaydır_
Skagerrak nehri olarak bilinen nehre lS s yılında ulaşmıştır. maya başladığında' Marsi kavminın iç kıslmlara göç ettiğini söy_
l0 ı-atincesi: Raeticus
Alpis. Strabo'ya (Geographia,4. 3. 3) göre bu ler.'Ayrıca Strabo Marsi kaııminin Sugambri kavmiyle bağlantılı
dağ Helvetii kavminin topraklarından yükselir. olduğunu ekler. Diğer yazar|arıı hiçbirinin Sugambri kavminden
II
Latincesi: septentrionali oceaııo. Bugün Kuzey den2i diye adlandı- bahsetmemesini bu kaı..rnin lS ı. yy.'da dağılıp başka kavimlere
nlan deniz. karışmasına bağlayabiliriz.
Kara Orman. Gambrivi: lsimleri Sugambri kavminin ismi gibi ganıbar (kuı.vet-
Çoğu elyazmasında bu ismin'Ingaevones' olarak geçmesine rağ- li) kelimesinden gelir. Hem Marsi hem de Gambrivi lulius Caesar
men, Germania'nın eIyazmalarında bu isim 'lngvaeones' olarak ve Augustus zamanında Rhenus nehri civarında yaşayan en
geçer. Plinius'da QİaturalisHistoria4. 95, 99) fü kez geçen bu isim önemli kavimlerindendi. Romahlar onları lö ı yllında Rhenus
her iki seferde de 'Ingvaeones' olarak kullanılmıştır. Bu ismin nehrinin sağ tarafina kaydırmayı başarmıştir.
Germania kokenii bir tanrı olaı Ingwaz ile açü bir bağlantısı var- Suevi: En eski ve en güçlü Germania kavimlerindendir. bkz. ıs.
dır. Ingvaeones'in anlamı 'Lngwaz'a ait olanlai olabilir. Plinius,a boltım.
göre QİaturalisHistoria,4. 99) ]ngvaeones kaı'ırıine hepsi sahil ka- Vandalii: Birçok el yazmasında Vandilii olarak da yazıhr. Plinius
vimleri olan Cimbri, Teutones ve Chauci kaı'imleri dahildi. 'Burgodiones, Varinnae, Charini ve Gutones' kavimlerini de Van-

96
97
GERMANIA NOTLAR

dalii kaı..rninden sayar. Başka yazar|arda bulunmayan bu bilginin nir. lngil2ce 'Thursday" Fransızca Jeudi,' ltalyanca 'Giovedi'
kaynag bilinmemekredir. sözcükleri bu tanrınrn adından gelir.
17
Tungri kavminden ilk bahseden Yaşlı Plinius onların bugunkü Barritus, baritus veya bazı kaynaklarda geçtiği izere barditus filıin
kuzeydoğu Fransa'da yerleşik bir kavim olduklarını söyler (Natu- çıkardığı sese karşılık gelecek şekilde kullanılırdı. Germanialılar
rılis lllstoria,4. '106; 3I. ız). Bu kavim Roma ordusunda görev ya- bu kelimeyi sözsüz çığhklarına vermişlerdir (bkz. Ammianus
pan yardımcı bir kuwetti. Bugünkü Meuse nehrinin batısında Marcellinus, Res Gestae a Fine Corneli T aciti, T.I7, ı 2.43). Tacitus ve
Tongeren diye adlandırılan bolgede yaşarlar (bkz. Ptolemaeus, diğer tarihçiler (Tacitus, Historiae, 2. 22. 1: 4. 23. 2' Aııııales, +. 47.
Geographia, 2. g. 5: Ammianus Marcellinus, ız. s. ı). Ancak ı) Germanialılarln savaŞa giderken çıkardıklan bı seslere barba-
Caesar'rn Germani kavimlerinden bahsederken Tungri kavmine ricum derlerdi. Bunun sebebi barbarların bu tür sesler çrkarmala-
değinmemesi (De Bello Gallico, z. 3. 4, 6. 2. :) Tungri kavminin rıydı.
Caesar'dan sonra oluşan yeni bir kavim olduğunu akla getirir. Bu 2t
Ulysses'in (Homeros, odysseia,9. 12) evine dönerken hangi top_
da Tacitus'un neden bu ka..ryne eskiden Germanialılar, kendi za- raklara uğradığı hala tartrŞma konusudur' 1S :.yy'da Solinus,
manlnda ise Tungri dendiğini ispatlar. Ulysses'in bugünkü lskoçya'yı ziyaret ettiğini (Solinus, De mirabi-
l8
Doğu Rhenus nehri kıyısındaki Germanialılar kendilerine ulusal l1bus mundi,zz' ı), daha sonra da bugünkü Lizbon Şehrini kurdu-
anlamda bu ismi ancak 'ı'l. ytızyı|da vermişlerdir. Tacitus'un za- ğunu yazar (Solinus' De mirabil\bus muııdi zı' e).
manında butun bir ırkın kendi]erine Germanialılar dediğine dair
" Roma yol haritasırun ortaçağlarda yapılmış kopyası olan Peutin-
bir kanlt yoktur. Germanialı olmakla gurur duyan kavimler bile ger Table'a göre bu şehir Rhenus nehri kenarında bugunku
kendilerini mensup olduklan kavimlerinin adlarıyla anryorlardı Xanten şehri civarında yer alır. Kazı çalışmaları bize orada önce
(M. Todd, The Early Gerıııans' s. ı). Drusus, daha sonra da Tiberius ve Claudius tarafindan askeri
t9
Burada adı geçen Hercules'in tanrı Hercules değil de Germanialı kamplar kurulduğunu ispatlamıştır. Asciburgium ismi Germenik
kahraman Hercules olduğu sanılmaktadır. Germanialılarrn savaşa kokenlidir ve Eski Yüksek Almancada asc, 'dişbudak ağacl ile
giderken adına şarkılar soyledikleri Hercules'in kim olduğu tam berg,'dağ' kelimelerinin birleşmesinden oluşmuştur.
olarak bilinmemektedir. Yunanlılar uzun zamandır diğer ulusla- 23
Bu paralara denar|i adı' verilirdi. Roma'da 70 ı.yy'da basılmiş ilk
rın Hercules'lerinin kendi Hercules']erinden farklı olduğunu bilı- gümüş paraydı. Denarli'nin bir türü olan biga'ların üzerinde ise
yorlardı. Herodotus Mrsır'da tapıIan Hercules'in çok eski bir tan- iki atlı savaş arabasr bulunuyordu ve bu paralar lÖ ızo yıIından
rı olduğunu, kendi Hercules'Ierinin ise Çok daha yeni olduğunu 1Ö rc'iı yıllara kadar kullanılmıştır. Tacitus'un burada aktardığına
bizlere aktarır (Histories, 2. B'5). Cicero bize altı farklı Hercu- göre lS ı. yy'da yaşayan Germanialılar Romalıların ıso-zoo yıl ön-
les'in varlıgından sözeder (DeNaturaDeoruııı, ı. +z). Ayrıntılı bil- ce basılmış paralarını kullanıyorlardı.
gi verrnese de Tacitus'un burada bahsettiği Hercules'in Yunanlıla- 2*
Atlarrrr' sağa doğru koşturmaları, kalkansz olan sağ taraflarrnı
rınkinden farkh bir Hercules olduğu fikri guçiudur. Çünkü TaCi- korumalarına yardımcı oluyordu. Roma süvarisinin aksine Ger-
tus Germanialıların diğer ırklarla karışmamış bir ırk olduğunu manialr süvarilerin at koşturma konusundaki bilgileri ve yetenek'
söyler. Tanrı Hercules'in Norveçte ismi Thor'dur (çekice sahip leri çok azdr. Roma süvarisi çok yoğun bir eğitimden geçirildik-
güçlü tanrı). Daha sonra luppiter'e eş gösterilmiştir' Haftanın be- ten ve yarışlarda yeteneklerini sergiledikten sonra orduya kabul
şinci gününe Almarıcada 'Donnerstag' (Norveççe 'Thorstag') de- ediliyordu.

98 99
GERMANIA NOTLAR

30
Latincesi: elJiğes et sigıa. Bkz. ıs. boltım.
3I
Effigies (heykeller): Kutsal hayvanların görüntüleri. Vahşi hay- lsis: osiris'in kansl olan lsis, Mısır'rn en önemli tannÇa$dm"
vanlar Germanialıların dinsel inanışında buyuk rol oynuyordu. yaŞamln kaynağı olarak görülür. Roma'da lsis'e tapınma çoh hw
Signa (semboller): Tanrılar tarafindan kullanılan aletleri ve enst- sürede yayllmlş ve imparatorluk srnırlarına kadar ulaŞmrşgr Dr;-
rümanları savaşa götürmek. layısıyla sınrrda bulunan bazı Germanialı kavimlerde bu ıaı:ı;ıT't
26
lmparator Caesar Vespasianus Augustus (lS s-zg). benimsemiştir. Germania'da birkaç bronz lsis heykeli bulı:ım,ıığ-
27
Tacitus Historiae adlı eserinde ondan Valaeda o]arak bahseder. tur.
32
Tacitus'a göre Valaeda, Bructeri kavminden bir kadındır ve Bata- Kalyon: Yelken ve ktirekle yol alan savaş gemilerinin en buı"ııgıtı
via ayaklanmasr srrasında Germanialılann kazanacağı ve lejyonla-
33
Gece gündüzden önce gelir. Yeni günün geceden başlaıı,ag 1ı-
rı yok edeceği konusunda doğru tahminde bulunup tlnlenmiştir. hudi ve Müslüman takvimlerinde de benimsenmişıir ve t,ı;ımımm
Valaeda bugün Lippe bölgesi olarak bildiğimiz bolgede bir kule- Germania çıkışlı bir gelenek olduğu sanılır. lskandinaş miıı;ıfignpı
de yaşardı Ve onu herkesin ziyaret etmesine izin verilmezdi. C. sine göre Nıitt (gece), Ddgr'ın (gün) annesidir. Tanrı odin onıJpım-ım,
Rutilius Gallicus'un Bructeri'ye karşı yaptığı 15 ıı-ıa'e urih]enen gokyuzunde dolaşmalarını ister ve Ndtt önde oimak üzere ım!]m-ı
savaşta esir düŞmüŞtür. gökyüzüne yollar.
Latincesi: Mercurius, Germanik: Wodanaz veya Wodan, Eski ln- ıs. yy aydınları Tacitus'un bu anlatımından yola çıkaralt },m"upu
gilizce: Woden, Eski Norveççe: odin. Rhenus boylanndaki Roma genelinde yaptıkları araştırmalar Sonucu, balçığa batmı*. hıorşıf'
topraklarında Mercurius'a adanmış birçok sunak bulunmuştur. ceset bulmuŞIardrr. Bazı cesetlerin adeta mumyalanmu g*n hııılL-
Bazı sunakların şekli Germanialılar tarafindan yapıldı$ fikrini mış olmalarr, balçığın asitli yapısından ileri gelir. Bu ce=rkr,ım
kuwetlendiriyor. Bunlardan en önemlisi Würzburg'da bulunan buyuk bolıimu lskandinaırya, Kuzey Almanya ve Holland,a'dn ümı-
Mer curius Ciınbrianus' dur (Cimbri kar-,rninin Mercurius'u). Taci- lunmuştur (M. Todd, The Early Germans,s. 'lo3-]35).
l5
tus (Aııııales 13.57' 2) Hermunduri kavminin Chatti kavmiyle sa- Toga: Sadece erkekler ıarafindan giyilen bir elbise. Ro:,a,tı, ıic-
vaşmadan ewel kurbanların hepsini Mars'a ve Mercurius'a adadr- gür doğan her erkek çocuğa erkekliğe adım atarken oı,ılımm uh
ğını aktarır. onaltı yaşlarında toga giydirilirdi. Bu togaya togavirilis d6 iıpınrmııı
Ayrıca Romalılarda haftanın dördüncü günü olan'dies Mercurii,' Latincesi: urbes. Germ^\ialıIar surlarla tahkim edilmiş
Germania dilinde'Wodanstag,' lngilizcede'Wednesd ay,' F ransız- yaşamayı seı.rnezlerdi (bkz. Tacitus Historiae , IV. s+). Fm,ı]]lıı]]üml
cada 'Mercredi,' ltalyancada 'Mercoledi' isimlerini tann Mercuri- ve Yunanlılar için surlarla çevrili büyük şehirler ve şehir Tuommutmı
us'dan alır. uygarlığın başlıca göstergeieriydi. Tacitus Germanialılaııı wfuur
Germaniahlar savaşçı bir ırk oldukları için doğal olarak en çok yaşamlna duyduklari bu nefreti, en kuçuk koylerde bü: :]h m,ıl
tanrı Mars'a taparlardı. Gothlar için Mars tanrıların lideriydi. birbirinden ayırmak için gösterdikleri çabayı alaycı bir ]cmrıİEs'h
Ayrıca Romalılar için haftanın üçünCü gününe 'dies Martis' denir- dile getiriyor. Tacitus'un (Historiae 4. 64 2) aktardığuıa $rEa ıu-
di. Franszcada -'Mardi,' ltalyancada 'Martedi,' Eski NorveÇçede rihte Civilis lsyanı olarak geçen isyan sırasrnda Tencıeıı kmnmrr.
'Tysdagr,' lngilizcede 'Tuesday,' Eski Yüksek Almancada 'Dings- duvarların sadece koleliğe işaret ettiği ve vahşi hayvanJan flqglk-
tag,' simdiki Almancada'Dienstag' olan adlar tanrı Mars'dan türe- mek için kullanıldiğı gerekçesiyle Romalilaşmış Ubii kaı":',ıımdcm

miştir. şehirlerini çeviren duvarı pkmalarrnı istemiştir.

r00 t0t
GERMANIA NOTLAR

37
Rhenus ve Danuvius nehirleri. rinde 'sonbahar' anlamrna gelen kelime bulunuyordu. Dabflfi h!M
l8 mevsimin hasat mevsimi olduğunu da biliyorlardı. Bu yuzdeır ]U[-
Burada söz edilen hayvanın ayıbalıgı olması muhtemeldir.
l9
Burada tam olarak çeyizden değil, gelinin üstünde hak iddia et- mancada'sonbahar' anlamrna gelen'Herbst,' lngi}2ce'hırıts"
mek için damat adayının kızrn ailesine aldığı hediyelerden bahse- yani hasat anlamına gelen kelimeyle a1rıı kökten gelir. Hem [ımgo.'
diliyor. Roma'da ise bu gelenek tam tersiydi. Gelinin ailesi damat liz hem Alman dilinde kullanılan bu kelime 'harbistaz'keüıcsom'
adayına birçok hedıye ve mal verirdi. den türemiştir. Ancak Tacitus'un dediği gibi 'hasat' anlaınımn lp-
Agnahıs: Babanın vasiyetinı yazdıktan ve varis seçtikten sonra do-
len kelime bir mevsime verilen ad olarak değil de ürünün IoPrmF
ma vaktine verilen bir ad olarak kullanıhyor olabilir. Kş ııe um
ğan çocuklar demektir.
41 verilen isimler eski zamanlardan gelir. Klş kelimesine wrıifim
Burada, Romadaki aile içinde işlenen cinayetlere ve mirasın bölü-
isim, Eski lngiiizcede winter, Eski Sakson dilinds wiruE'. sqlLr
neceği korkusuyia yeni doğan çocukların öldürülmesine atifta
Yüksek Almancada wintar, Eski Norveççede ',]etr fe Gğfu@M
bulunulmuştur. kx Papia Poppaea (Papia Poppeae Kanunu) ile
winturud lur. Germaniahların kullandığı wintruz kelimeı hınryıırık
bu tarz cinayet işleyen insanlara ağır cezalar uygulanmıştır.
-Burada anaerkil toplumun ve kadınrn soyunun önemi vurgulanı- ihtimalle wed- (ıslak olmak) kelimesinden türemiştir. \'a: helmmmt-
sine verilen isim ise, Eski lngilizcede sumor, Eski Frisü dılmrie ru-
yor. Dayılar annesinin So}.unun devaml olarak gördüğü iÇin kız-
mur, Eski Yüksek Almancada sumar, Eski Norveççede sırnon;dm'
kardeşinin çocuklarına bıyuk sevgi beslerdi.
,t3
Sarhoşluk ve ayıklık hallerinden. '2 Kazı çalışmaları Roma cenazelerinin aksine, Germanü"m ,iİ{hjı]!

,ı,| yakma adetlerinin sadeiiğini kanıtlamıştlr. Germania'tııililt]kmıl


Burada tasvir ediien içki buğday birasldır. Bu, buğday maltı ya da
odunlarrn üzerine koydukları cansız bedeni, Roma'daki öfu! Tme-
arpa maltı kullanıIarak yapılan bir içkidir. Tacitus'un bu içkiyi,
ma işlemlerinin aksine, üzerine hoş koku veren baharaıİam'qıı:"mm
tadı şaraba benzeyen bir içki olarak tasvir etmesi Romalıların bi-
ölen kişinin giyecekleri olmakszın yakarlardl. Romalrlarm mır'ıııı
rayı bilmemesinden kaynaklanmaz. Romalılar birayı biliyorlardı
taşlarrna yazdıkları sit tibi terrtlevis (toprağın hafif olsumı' umm
ancak içmiyorlardı. lçmedikleri iÇin de dillerinde bira kelimesi
da Germanialılann bu düşüncesine paralel bir cümledir. rbE 3-
bulunmuyordu. Çünkü Romalılara göre bira barbar içkisiydi
man ölü gömme işlemlerinde ise mezar taşlannda 5rls|3m{hm ffiiı-
(bkz. Cornelius Tacitus, Gerınania, (çev.)J. B. Rives, s. zı+).
45
ze çaİPal. Bu da cenaze törenlerinin zaman|a sadeleğinı T'mrdh$F
Rhenus nehri.
nin kanltıdrr.
46
Yoğurt. tl lmparator Iulius Caesar.
47
Germania kavimlerine özgü silahlardan (frameae) söz edilmekte-
dir.
" Rhenus nehrini aşarak.
55
.+8
Helvetii kar-ırni bugünkü Kuzey lsviçre'de Cenevre gölü ık Clm-
Kamu işlerinde yetki sahibi olamazlar.
tance göIü arasrnda yaŞayan Kelt kokenll kavimdir. B,ıi bı,@ı,
49
Nadasa bırakırlar.
Caesar'a gore 1Ö s0 ;nllarında buytik ihtimalle kuze1'dem sdüım
50
Germaniahlar arazilerin çokluğundan dolayı her yıl.bazı toprak- baskılar sonucu dört ayn kaırme bolundüler. Yeni toPraknomoytm'-
ları nadasa brrakrr ve yeni toprak ekerlerdi. Yine de ekilecek bir- leşmek amacıyla Güneybatı Gallia'ya giderlerken (2gsal" .mm'dfi[m"
çok arazi kalırdı. dan mağlup edildiler (bkz. Caesar, De bello Gallico, ı - z-ı'
Tacitus'un burada dediginin tersine Germanialı insaniarın dil]e- 56
Mo".ru, nehri günümüzde Main nehri olarak bilinen nehirüım'

'103
t02
GERMANIA NOTLAR

57
Boii karrmi kızey ltalya'ya aşağı yukan Iö +oo yıllannda göçen ilk Tacitus (Annales,3.45.2. Ve'll. 'l8. ı) benzer açıklamalar yapar'
Kelt kavimlerinden biridir. Po nehrinin güney kıplarlnda yerleş- Gallialıların tembelliklerinin sebebi uzun yıllar süren barıştan ile-
mişler ve Bononia'yı başkentleri yapmışlardır. lö ı.yy'da kuzeye ri gelmektedir (bkz. Tacitus' Agricola,l ı. +.) Treveri ve Nervii kı-
doğru ilerleyen Romalılara karşı savaşmrşlar ve lö ısı yılında ye- vimleri Germania soyundan gelmekle tembel Gallia kavminden
nilmişlerdir. lÖ oo yılında Noricum'u ele geçirmişler ve o sırada ayrıldıklarını düŞünürler.
göç halinde olan Helvetii kavmiyle karışıp Gallia'da Aedui'ye yer- Plinius, Nemet'es, Triboci, Vangiones, Ubii, Guberni ve Bataü ka_
leşmişIerdir (bkz. Caesar' De bello Gallico,ı.5. 4. Ve 28. 5). vimlerinin Rhenus nehri kıyılarında, Gallia Belgica eyaletinde ya_
Germania'da bulunan bazı el yazmalarında 'Boihemum,' 'Boiiha- şadıklarını aktarır (Ncturalis Historia,4. 106). Tacitus da bu ka-
emum'Ve 'Bohemum' olarak da geçer. Germenik bir kelime olan vimleri (Guberni drcında) aynr sırayla verdiğine gore büyük tıir
haima'ktıy, yerleşim' anlamına gelir. Yani'Boihaemi' Boii kavm! olasılıkla bu bilgiyi Plinius'tan edinmiştir. lS ı. yy'ın ortalannda
nin yerleşimi demektir. bu üç kavim de Romalı olmuştur. lS so yılında Romalı bir komu-
Bu kavimden bahseden y^z^rlü sadece Yaşlı Plinius ve Pto- tan olan.Pomponius Secundus yardlmcı kuwet olarak Vangiones
^nİik
lemaeus'tur. Yaşlı Plinius (Naturalis Historia 3. l+8) onlardan Pan- ve Nemetes kavimlerinden oluşturulmuş birlikleri Chatti kaımi-
nonia'da yaŞayan 'Eravisci' kaı-,rni olarak, Ptolemaeus ise (Geog- ne karşı kullanmıştı (bkz. Tacitus, ,\nnales,12. 27. 2).
raphia, z. ıs) Aşağı Pannonia'nın kuzeydoğusunda yaşayan'Ara- Ubii kavmi Rhenus nehrinin doğu yakasına yerleşen ilk kavim-
biskoi' kaı..rni olarak bahseder. dir. Bu başarılarının asıl nedeni, 1Ö ss yılında Suevi kaymine kar-
Birçok yorumcu osi kavminin Danuvius nehrinin kıvrımının ku- şı Caesar'a yardım etmeleridir (bkz. Caesar, Debello callico, +- ı.
zeyinde yaşadı$ konusunda hemfikirdir. Tacitus (Gernıanta, +ı. ı-+). Ayrıca Caesar'ın kendi topraklarında karargih kurup, keşif
ı).osi kavminin 'Pannonia' dili konuştuğunu öne sürdüğünden, yapmasrna da üin vermişlerdir.
birçok yorumcu hem osi hem Aravisci kavimlerinin lllyria ka- Claudius'un karısı Agrippina lS so yılmda ismini 'Colonia [Cla-
vimIeri olduğunu düşünür. udia Ara] Agrippinensis' olarak değiştirmiştir. Böylece orada ya-
Treveri kavminin yaşadığı yer orta Ve aŞağı Mosella nehri vadisi şayanlara'Agrippinenses' denmiştir.
ve bu bolgedeki tepelik arazilerdir. Treveri kavmi Roma himaye- 67
Germania soyundan geldikleri için utanç dıymazlar.
sini önceleri kabul etmedi ve lÖ sı, 5'l ve 29'da üç kez yeniigiye 68
Batavi kavminin yaşadığı ada, günümüzde Hollanda'daki aşagı
uğradl (bkz. Caesar, De Bello Gallico, s. 5's). Daha sonra yaşadık- Rhenus nehrinin çatallaşmasından oluşan bolgedir. Waal ve Lek
Iarı bolge imparator Claudius tarafindan Roma kolonisi ilan edil- nehirleri arasrndaki bu ada görünümündeki kısma Betuwe dena.
di (bkz. Tacitus, Historiae,4. 62. t ve 72. j). Batawi kaı..rninin kıpda bulunan toprakları ise kuzeydoğu Ni-
67
Nervii kavmi bugunkü kuzey Fransa Ve güney Belçika'da yerle- umagum'daki tepeiik bölgelerdi (bkz. Tacitus, İlıstoriae, 5. ?o. ?'
şikti. Bıkmadan Caesar'Ia savaştılar (bkz. Caesar, de bello Gallico, Ptolemaeus, Geographia, z. s. ı). lyi giden Roma-Batavi kar.mi iliş_
2. 17-28), ancak sonunda teslim oldular..Roma himayesine girdik- kileri lS 6e'da Batavi lideri Iulius Civilis'in hem Batavileri hem de
ten sonra Roma'nın güvenini kazandıkiarı söylenir. Çünkü Plini- çevre kavimleri Roma'ya karşı kışkırtmasıyia bozulmuştur. Taci-
us onlan özgür bir kavim o]arak tanrmlar (Naturalis Historic', 4. tus'un Hastoriae eseri bu savaşrn anlatıldığı ana kaynaktır, ancak
]06). Treveri kavminden daha Germanialı oldukları söylerler ve Batavi kavminin mağlup edilmesinden sonrasr anlatr]mamlştrr_
bununla övünürlerdi. Bu yüzden Romaiıların Batavi kavmıyle ne tür bir anlaşmaya giı-

104 't05
GERMANIA NOTLIR

tiğini bilemiyoruz. Batavi ismi de Chamavi gibi aynı sesle biter. önemli ve en zorlularındandır.
Bat kökü ise Gotça batiza'dan ge|ir. Bati7a 'daha iyi, en iyi' anla- 75
Topraklarını koliar.
mına gelen bir kelimedir. Dolayısıyla Batavi kar.ryninin ismi 'en 76
ozgürlüğünü ilan edinceye kadar.
iyiler' demektir. 77
En eski kaynaklarda bile Usipi ve Tencteri kavimlerinin isimleri
Batavi kavmi Chatti kavmine dahildi, ancak iç huzursuzluklar birlikte anılır. Bu bağrn nereden geldigi tam olarak bilinmemek-
nedeniyle Gallia sınırlanna göç ettiler (bkz. Tacitus, Historiae, q. tedir. 'Usipi' ismi HinçAvrupa dil ağaclndan Keltçe kokenli bir
ız. z) (Chatti kavmi için bkz. :o. bölüm). isimdir ve v esu-,'iyi' ve Gallia dilinden epos,' ar' kelimelerinin bir-
lÖ ız yıIından beri Batavi kavmi ile Roma'nın ilişkiieri çok iyiydi. leşmesinden oluşmuştur. 'Tencteri' isminin nereden tüIediği bi-
Roma ordularına birlik sağlamalarına rağmen kendi liderlerinin linmemektedir. Ceasar'ın anlatımına göre bu iki kaı.im Sueıi
denetimi altındaydılar (bkz. Tacitus, Aıınales,2 .1l). Augustus ta- kavminin baskısıyla yuItlarınl terk etmiŞlerdi. lÖ ss yılında Rhe-
rafindan bugün Nijmegen adıyla bilinen şehirde bir lejyon kalesi nus nehrini aşarak Menapii böigesine yerleşmişlerdi (bkz Ca-
yaptırılmış, ancak krsa bir süre kullanılmıştır. Batavi topraklannı esar, debello Gallico,4. 1.1-2, +. +. l). Usipi ve Tencteri kaı'im]en
'imParatorlugun bir parçası' sa)ırnak ne kadar doğrudur bilin- lÖ ız yılında Sugambri kavmiyle birlikte topraklarında yaşavan
Romalıları oldurup, yağma amacıyla Rhenus nehrini aşarak Roır-a
valisi M. Lollius'u yenilgiye uğrattılar. Bu iki kavim de bı1rlk ıJh-
71.
Arazi mahsüllerinden alrnan vergi, öşür vergisi.
72
Maıtiaci kavmi Mainz karşlsında, Rhenus nehrinin sağ kıyısında timalle Arminius ayakianmasına katılmıştı. Bu kavimlerin nerede
yerleşikti. Topraklarında Mattiacum diye bilinen Wiesbaden sı- yerleşik oldukları tam olarak bilinmemekle birlikte Sueıi kaı::li
cak su kaplıcaları mevcuttu (bkz. Plinius, Naturalis Historia,31. onlarr orta Rhenus bolgesinden sürmüş olabilir. Germanialr ol-
zo). Bu kavimle iik ilişkiler Romalı komutan Curtius Rufus'un madıkları sanılmakt'adır. Rhenus nehrinin batısında yaşayan Ke1ı
Mattiaci topraklanna gümüş madenleri açmasıyla başlamıştlr veya Keltleştirilmiş bir kavim olduklan sanılmaktadır (bkz. Ca-
(bkz. Taciıus, Annales''l'l. 20. 3). Rhenus nehrinde yaşayan diğer esar, De Bello Gallico,4. 12. t).
kavimler gibi Mattiaci kavmi de Batavia ayaklanmasına katıldı ve Bructeri kavminin ismi tam olarak Germania kökenlidir. Buç'.k
Chatti ve Usipi kavimleriyle birlikte Mogontiacumdaki Roma ka- araŞtlrmacl bu ismi Germanik bruthi-'sadakatsizler' köküne bag_
Iesini kuşattılar (bkz. Tacitus, Historiae, 4. 37. 3). Mattiaci ismi lar. Bazı araştırmacılar ise bu ismin Yüksek Almanca olan bnıiı-
hem kok hem takı bakımından Keltçedir (Eski lrlandaca maith, go, 'Cesur olaniar' kelimesinden geldiğini öne süIer. Bructeri ka',_-
'iyi'demektir). minin yeleşimlerini nereye kurmuş oidukları tam olarak bün=;
73
Latincesi: agri decumates. Rhenus nehrinin doğusu ve Danuvius yor. Ancak Tacitus'un anlatlmrna göre Bructeri kavmi Frisii kaı_
nehrinin kuzeyinde ka]an, IS 3. yy'In orta]arında Alamanni kav- minin kuzeyinde yerleşiktir. Bructeri kavmi IS ı. yy'da Roma'rıı:
mine verilmiş topraklar. en azı]ı düşmanlarındandı. 1S + yıiında Tiberius onları kontrol ai-
Arkeolojik kazılar Chatti kaı..rninin bugün Hesse adıyla bilinen trna almıştır.
bolgede yerleşmiş olduğunu kanıtlamıştır. E]be nehrinin batısın- Tacitus Chamavi kavminin Rhenus nehri ve bugün Vecht ıe
daki diger kavimlerle birlikıe Chatti kavmi de Augustus'un impa- IJssel adı verilen nehirler arasındaki düzlükte yaşadığını akıanr
ratorluğu sırasında Arminius ayaklanmasına katılmıştı (bkz. Taci- (Annales,'I3. 55. 2). Ptolemaeus, Chamavi kavminin 1S sı yılınc;
lus' Annales, 12. 27. 3). Chatti kavmi Germanialı kavim]erin en Bructeri kaı.minin güneyine, yani bugünkü isimleriyle yukaı

106 107
GERMANIA NOTLAR

Ems ve orta Weser nehirleri alasına göçtüğünü söyler (bkz. Pto- (bkz. Tacitus, Annales,'l3. 54). Tacitus Gerınania'yıka]erne,dMıı-
lemaeus, Geographia,2. It. to).
80
ğnda Frisii kavmi Roma bo1,unduruğuna girmişti ve Roma omdmı*.
Angrivarii 'çayırlarda yaşayaniar, anlamına gelir. Modern Alman- sunda süvari olarak yer alıyordu. Fıisii kaı.rninin yaşadıgı bıdçr-
cadaki Aııger'çaylr' Ve Eski lngilizcedeki wara,yaşayanlar, keli- de yapıian arkeolojik kazılarda bulunan çanak çömleklerde gpifu
melerinin birleşiminden oluşmuştur. Angrivarii kaı,minden Taci- çarPan yer ve kişi isimleri dillerinin ne Germanik ne de Kelış di'"
tusilk olarak Germanicus'un IS ıo,da yapt€ı seferlerde bahseder. duğunu kanıtlar. Bu nedenle bazı araştirmacılar Frisii kaıımımmıl
Germanicus sahilden Ems nehrinin ağzına doğru giderken ona aslen Germanialı olmadığı, Roma lmparatorluğu zamanında 6m_
arkadan saldırdıklarını soyler (bkz. Tacitus, ,&ınales,2. s. 4). An- mania kültürünü benimsedikleri görüşündedirler.
cak daha sonra Germanicus onları Weser ve Elbe nehirleri ara- ozellikle Frisii kaızmi Roma kontrolündeyken, tö ız ylında Eıııorru"
sındaki düzlükte mağlup etmiştir. sus'un kumandasında, lS s'de Tiberius kumandasrnda ve 15 ıb,ııım
81
Tacitus burada ''bize" derken Romalılardan bahsediyor. yıllarında Germanicus kumandasında bu bolgelere birçok mm,"
82
Dulgubnii kaırminden başka hiçbir yazar bahsetmemiştir. Büyük seferi yapılmıştı. Bugün lJsselmeer adı verilen deniz Roma l]ınıım',Wo*
ihtimalle Ptolemaeus'un'Doulgoumnio| olarak bahsettiği kavimle ratoriuğu zamanında ayfl birçok golden oluşuyordu ,ftk.
aynldır (Geographia, z. ı'ı. 9). Ptolemaeus onların Angrivarii kav- ^yn
Tacitus, Aııııales, l3. 54. ]).
minin yanında' yani Weser ve Elbe nehirleri arasındaki düzlükıe Den2 fenerlerini bulduğu için denizden yükselen butun kryh
yaşadıklarını söyler. Hercules'in ismiyle anılırdl. Burada sözü edilen sütunlann -A]koıhı
83
Chasuraii karıminin isminin anlamı .Hase nehri civarınd a yaŞa- niz'in oceanus'a açildığı boğazda, yani bugünkü Cebelitarft ho"
yanlar' anlamına geliyor oiabilir. Ems nehrinin doğudaki koluna ğazında olduğu duşunülmektedir (bkz. Herodotus, Historifr- * r$
Hase adı verilir. Eski lngilizcedeki wara ,yaşayanlar, kelimesiyle 2).
yine Eski lngilizce olan hasu (gri, koyu) kelimesinin birleşimin- Tiberius'un kardeşi Drusus ölümünden sonra Germanicus dW
den oluşur. Ancak Hase nehrinin bu kavmin ana yurdu olup ol- adiandırılmıştır. 1Ö ız'de Kuzey denizinde ve Rhenus neüm &
madığı tam olarak bilinmemektedir. bugünkü Weser nehri arasında yelken açan ilk Romalı odır fuı.
8a
Tacitus gibi birçok antikçağ yazarı Frisii kaııminin yaşadığı yerin rada anlatılan sefer büyük ihtimalle Cimbri yanmadasının hısüü.
Rhenus nehrinin ağzı olduğundan başka herhangi bir bilgi ver- için yapılan seferdir.
mez. Ancak Ptolemaeus (Geographia, z. j1. 7) Amisia nehrinin bu Ingenti Jlexu recedit, sahi|in kuzeye doğru klvrıldığını ve Lıiiıwü
kar.,rnin doğu sınırını oluşturduğunu öne sürer. Arkeolojik çalış- bir korfez oluşturdugunu ifade eder.
malar Roma lmparator]uğu sırasında bugünku IJsselmeer,in do- Bazı eI yazmalannda 'Cauchi' ve 'Cauci' olarak da yantmmflımı
ğusundan bugunku Kuzey Hollanda,ya yayıldıklarını kanıtlar. AraştırmacıIar bu kaı.,rnin isminin Germanik hauho2 (yukseffil kı"
RomalıIar Frisii kaıımiyle lö ız plında Drusus ittifak imzaladı- limesinden geldiğinde birleşir. Asaletlerine mi yoksa boı"İım,ım
ğında karşılaştı. Frisii kar,mi Drusus'a gemileri karaya vurduğun- uzunluğuna mı yüksek dedikleri tam olarak bilinmemek]e Lm]ffi.
da yardım elini uzatmrş, yeniden yelken açmasını sağlamıştı. Bu te kavmin ismi tam olarak 'yüksek olanlar' olarak çerriküifllını
halk lS zı yılına kadar Roma'ya sadık kaldı (bkz. Tacitus, Annales, Yaşlı Plinius Chauci kaı-.rninin ismini, Ingaevones ırkını olııf,ım
ı. ız-ı). Ama daha sonraki yıIlarda, bugünkü IJsselmeer'in güne- Cimbri ve Teutones kavimleriyle birlikte anar (Naturalis Himmı"mı
yine yayılmak istediklerinde Romalılar tarafindan durduruldular a. 9g). Romalılar Chauci kavmiyle ilk defa Drusus Frisii kanımffi,

I08 109
GERMANIA NOTLAR

ittifak kurduğunda ve onların topraklarrna girdiğinde tanıŞır. madadan yaptl$ göçten bahsediyor. Arkeolojik kazılarda Cimbri
Feddersen Wierde'de yapılan arkeolojik kazrlar sonucunda Cha- kavminin bu bıyuk göçüne dair bir kanıt bulunamamştlr.
96
uci kavminin Visurgis nehrinin ağzına yakın topraklarda yaşadık- Tacitus'şehrimiz' derken Roma'dan bahsediyor.
ları belirlenmiŞtir. '7 Burada ve Annales'Le Tacitus'un, M. Terentius Varro'nun tarihlen-
Cherusci isminin Germanik kokenli olduğu tahmin edilmektedir, dirmelerinden yararlandıgı açıktrr. Varro' Roma'nın kuruluşunu
ancak nasrl türediği tam olarak bilinmemektedir. Bu kavim We- lÖ zı Nisan ısı'e tarihlendirir; bu durumda s+o. yıl lö ııı'e denk
ser nehrinin her iki tarafinda, doğuda Elbe nehrinden güneyde gelir. Metellus ve Carbo aynı yılın ı ocağında consul olmuşlardrr.
98 lmparator
Hannover'e kadar olan bolgede yaşardı. Reisleri Arminius komu- Traianus lS sı plında ikinci kez consul seçilmişti.
tasında lS ı plında Quintilius Varus'u bozguna uğrattilar. 1S zı " Gün"y Apenin dağlarında yaŞayan ve osk dilini konuşan Samnis
yılmda Arminius'un ölümünden sonra meydana gelen iç savaşlar kavmi Roma'nın en azrlı düşmanıydı. Birinci Samnis savaŞı (lö
ve Chatti kavrnine karşı yapılan savaşlar sonucunda zayıflayıp 343441) sonucunda Roma ordusu Kuzey Campania'ya girmeyi ba-
parçalandılar. şarmlŞtl. Ikinci Samnis savaşı (lÖ 327-321 ve 315-304) sonucunda
9l
Cherusci ile Chatti kavmi arasrndaki düşmanlık ls ı. }y'da baŞlar. ise Roma orduları çok ağır bir yenilgi almıştı. Üçüncü Samnis sa-
Chatti lideri Adgandestrius Roma'ya, istediklerini vermeleri ha- vaşı (lÖ 2g8'2go) sonucunda, Roma bütün lıdrya'yı ele geçirmeyi
linde Cherusci lideri Arminius'u zehirleyeceği vaadinde bulun- baŞarmıştl. Samnis kavmi daha sonra Yunanlı komutan Pymrs'u
muştur (bkz. Tacitus, Anna7es,2. s8. ]). Chatti kavmi 1S 85 civa- Roma'ya karş yaptlğı seferlerde desteklemiştir. Tacitus'un burada
rrnda Cherusci kaırmini bozguna uğratmıştrr. bahsettiği, Roma'nın birçok kayıp Verdiği ikinci Samnis savaşrdır_
l00
Fosi kar.,rninin ismi Tacitus'tan baŞka hiçbir kaynakta geçmez' Poeni: Kartacalılar' Kartacalılar da Samnis kavmi gibi Roma'nın
Büyuk ihtimalle Cherusci kaırninden medet uman bir topluluktu azılı düşmanlarındandı. Birinci Kartaca savaŞl (lö zo+_z+ı) Ro-
(bkz. Strabo, Geographia,ı. ı. +). ma'nın donanma kurmasrna vesile olmuştur. Ikinci Kartaca sa-
Cimbri kavmi bugün Jutland diye adlandırılan yarımadanrn ku- vaşı (IÖ 2ls-20]) Roma tarihindeki en buyuk tehlikedir. Kartacah
zey kısmında yerleşik bü1.uk bir kavimdi. IÖ ııı-ııo yıllarında komutan Hannibal lıalya'ya girmeyi başarmış ve Trasimene gĞ
Teutoni ve Ambrones kavimleriyle birleşip Roma'ya buyuk so- lünde ve Cannae'de Romalılara ağır yenilgiler yaşatmıştlr. Bu sa_
runlar yaşattılar. Romalılarrn kendilerini tehdit eden Cimbri kav- vaşln sonunda Roma Kartaca'yı yenmeyi başarmlş ve nerede;ıse
minin kökenini biidiklerine dair bir kanıt yoktur. Caesar Cimbri tamamen yok etmiştir. Ancak yok olduklarından emin olmık
kavmini Germanialr olarak anan ilk kişidir (bkz. Caesar, de bello için Uçüncü Kartaca savaŞı (lö ]49-i45) yapılmış ve Kartaca şhri
Gallico, ı. ı:. +). Cimbri kavminin 1Ö z. yy' da kalabalık bir biçim- yerle bir edilmiştir. Tacitus burada Hannibal'in Roma'ya kar3
de Jutland'ın kuzeyinden güneye, daha içlere göçtüğü söylenir. kazandığı Trasimene Gölü zaferinden (lö zız) ve Cannae zafe-
Ancak yapılan arkeolojik kazı|arda bu göçe dair herhangi bir ka- rinden (iö zıs) bahsediyor.
lot Roma Kartaca'yla
nıt bulunamamıştır. lkinci Kartaca savaştnl yaparken bugun tber
Rhenus nehri vadisinde kalıntıları bulunan bir kaledir. Ancak bu yarımadası olarak bilinen bolgede ilk topraklannı da kazaumş
kalıntıların Cimbri kaırmine değil Keltik kokenli kavimlere aiı ol- ve oraya lÖ ısz'de iki eyalet kurmuştur. Sonraki ss yıl boyuncı
duğu düşunulmektedir. birçok direnişe karşı kuzeye doğru ilerlemişlerdir. Bu direnişler
95
Tacitus Cimbri kaııminin bugün Jutland olarak adlandırılan yarı- Lusitania (lÖ ıss-ııp) ve Celtiberia (lö ıss-ııı) savaşlanyla do-

'il0 Hl
GERMANIA NOTLAR

ruğa Çıkmıştır. tercih etmesi ün kazanmasına neden olmuştur (bkz. Titus Lin_
ııs, Periochae, sz; Valerius Maximus, Facta et Dicta MeınorabiIa
'o2 Aslrnd, Galliahlar hiçbir zaman Samnis ve Kartacalılar gibi Ro-
ma'nın düşmani olmadılar. Yurtlarını ele geçirmek de çok zor s. s. 4).

olmamıştı, ancak lo ı8o yılında yaptıkları yağma onları Roma'- lÖ ıos yılında her ikisi de bugün Rhöne nehri olarak biliım
nın en büyük sembolik düşmanı yaptı. lÖ ızo 1ılında RomalıIar nehrin yakınındaki ordunun başında olan Q. Servilius Caepio ıe
Gallia bolgesinde tek güç haline geldiler. lS zı ve lS eı-zo yılla- Cn. Mallius Maximus birlikte hareket etmek istemeyince Araı:sr
rında bazı ayaklanmalar olduysa da çok buyuk tehdit oluştur- bolgesinde Cimbri kavmi tarafindan çok ağır bir yenilgiye ufu
madılar, ancak Gallialıların Roma'nın en eski düşmanı olduğunu tıldılar (bkz. Titus Livius, Periochae, eı).
109
unutmamalarına yardımcı oldu. lmparator Augustus'dan bahsediliyor.
l03 n0
Parthia hanedanını kuran asil kişilere Arsacides denilirdi. P. Quintilius Varus lS s yılında, Germania'daki ordulann baŞIı'.-
loa Cumhuriyet mutanıydı' Arminius ve Segimerus komutasındaki Cherusci hgr_
çağının en önemli kişilerinden birı olan Crassus or-
dunun Syria kolundan sorumluydu. Parthi kaı'.mine karşı zafer mi Quintilius Varus'un güvenini kazanarak onunla dosı oüdu.
kazanmayı ümit ediyordu. lÖ s+'de fazla önemsenmeyecek başa- Ancak bu dostluk gerçek değildi, Varus'un kuyusunu ka:ıarn'-
nlardan sonra, bir sonraki yl Euphrates'i (bugınkü Fırat nehri) lardr. Varus bu konuda birçok kez uyarıldı, ama hiçbirine iİ}r@_
geçerek bilinmeyen toprakiara doğru ilerlemiş ve Carrhae yakı- madı. Arminius, Segimerus ve beraberindeki Germaniahlar. hıı-
nında Parthi kavmi tarafından bozguna uğratılmıştı. ıo.ooo ada- günkü osnabrück'teki bir isyanı bastırmaya giderken \'aı-ııs uııl

mını kaybeden Crassus bu bozgundan sağ kurtulmayı başarmş, pusuya dışurdıler ve bütün ordusunu yok ettiler. Varus i:e ıfo,-
ancak kısa sürede yakalanıp öldürtılmüştür (bkz. Piutarchus, tihar etti (bkz. Tacitus, Annales, ı. ss).
Crassus, ıs. ıı). lÖ ıoı yıiında C. Marius ve Q. Lutatius Catulus Cimbri kar=umı
Vercellae yakınlarında mağlup etmiŞti. Bu savaş sonucr:mdn
'o' ıÖ ıg 1rlında consul P. Venditus Bassus iki yıIı aşan mücadeleler-
'140.000
den sonra Parthi kavmini Küçük Asya ve Suriye'den kovmuştur. düŞman askeri öldurulmüŞ Ve 5o.0o0 tanesi esir alınmlFr
Parıhi kavminin kralı orodes'in oğlu Pacorus'u da öldürmüştür. (bkz. Titus Liviıı,s' Periochae, es).

Gnaeus Papirius Carbo Cimbri lÖ ııı yılında kavmi tarafından Iulius Caesar 1Ö sı plında Germania kralı Ariovistus'u mağ!ııum
'ou
Noreia'da bozguna uğratılmıştır. Cimbri kavmi bu zaferden son- ederek, Usipi ve Tencteri kavimlerini Gallia'dan korıır4sr,ııır
ra ltalya'ya girmek yerine Helvetii kavmine doğru ilerlemiştir. (bkz. Caesar, Debello Gallico, ı. ıı-sı).
Tacitus Cimbri kavmi tarafindan mağlup edilen komutanın Cas- Suevi, Germanlk sweboz 'kendi've -bo'olmak' takısınrn birlepı*-
sius olduğunu yazarak hata yapmıştlr. Cassius Tungri kavmiyle sinden oluşmuştlr. Suevi kar.,rninin ismi 'kendileri için yaşr,umr-
savaŞmıştl ve ağır bir yenilgi almlşıı (bkz. Caesar' De bello Galli- lar' anlamına gelir. Augustus sonrasl kaynaklar Suevi kaı'nrnm
co, 1. 7. 4). Cimbri kavmi tarafından yenilgiye uğratılan komutan Bohemia ve Moravia civarından geldigıni bizlere aktarır. Caesw.
M. Iunius Silanus'tur. Tacitus burada Silanus ile Cassius'u karış- Suevi kaızminin ilk once Rhenus nehri kıyılarında gozukmglıııtı
tlrmştlr (bkz. Titus Livius, Periochae, es). ve Gallia'daki Arioüstus'un güçierine katılmaya çabaladrkİaııımı
l07
M. Aurelius Scairrus, Mallius Maximus'un elçisiydi. lö ios yilın- anlatır (bkz. Caesar, Debello Gallico,'l. 37. 3)' Sınrrlarınrn Riıc-
da ordusu Cimbri kaı.,rni tarafindan yenilgıye uğratılmış, kendisi nus nehrinin doğu kıyılarındaki Ubii kaı.mine ft2d21 ş721dığmn
de oldırulmuştü. Cimbri kavmiyle anlaşma yapmayarak ölümü ve Tencteri ile Usipi kavimlerini ana yurtlanndan kovdukiarmıı

't'r3
112
GERMANIA NOTI..{R

belirtir (bkz. Caesar, Debello Gdllıca, +. +. ı). Tacitus Suevi kav- büyuk ihtimalle Yaşlı Plinius'un 'Varinnae' olarak bahsettiği ka-
minin arasmda Semnones, Flermunduri, Marcomani, euadi, vimdir. Plinius Varini kar.rnini' Vandili kavmini oluşturan Bur-
Triboci, Vangiones, Nemetes ve Naristi kavimlerini de sayar. .Bü- godiones, Charini ve Gutones kavimleri arasrnda sayar (Natııra-
yük kavimlerin içinde kuçuk toplulukların olduğu iddiası akla lis llıstoria, l. gg). Ptolemaeus, Varini kavrninden Saxones ve
yatkndır, ancak Suevi kaııminin:hangi topluiukları içerdiği he- Semnones kavimleri arasında yaşayan kuçük 'Virounoi' kaı.rni
nüz saPtanamamrştlr. olarak bahseder (Geograplna,2. 11. 9). Suarini ve Nuironi kavim-
Semnones kar..rninin isminin Germanik sebno'dan (kavim, kabi lerinin tam olarak nerede yaşadıkları bilinmez.
le) geldiğtne inanıhyor. Yani Semnones 'kavim kardeşleri' gibi tl8 Nerthus: Doğa tanrrçasr. Norveç'te verimlilik, rüz1ar ve dalgala-
bir anlam içerir. Tarihleri hakkında,hemen hemen hiçbir şey bi- rrn tanrlçasl olarak bilinir. Keltçede Njordh olarak adlandırılır.
linmemektedir. Quadi kavminin Marcus Aurelius'a yenildikten ll9 YaŞlı Plinius Hermunduri kavmini Herminones ırkınl oluşturan
sonra Semnones kavminin topraklarına göçmek istedikleri, an-
Suevi, Chatti ve Cherusci kavimleri arasında sayar (Naturalis
cak bunun engellendiği söylenir (bkz. Dio Cassius, 71' 20. 2). Ilıstoria, 1. ]oo). Hermunduri kavmi Danuvius nehri boyıında,
Semnones kaıımini birçok Yunanlr ve l-atin yazar Suevi kavmi
bugunkü Regensburg'dan Franconia'ya kadar yaplmıştır.
olarak anar (bkz. Strabo, Geographia, T. t. 3; ptolemaeus, Geog- l20 Augusta Vindelicorum lÖ ıs yılında Drusus tarafindan kurul-
raphia, z.'ll. 8; Tacitus, Annales,2. 45. ]). Ptolemaeus'un açıkla-
muştur.
masrna göre bugun Elbe ve oder olarak bilinen nehirlerin ara- I21
Eıbe nehri kuzeydoğu Bohemia'dan doğar. Bu bugünkü Polonya
sındaki Brandenburg şehrinin bulunduğu,yerde yaşarlardı.
II5 slnlrına denk gelen bir bolgedir ve Hermunduri topraklarından
Büyük ihtimalle tanrı wotan'dan bahsediliyor.
It6 çok uzaktadır. Tacitus buyuk olasılıkla Elbe nehrini onun bir
Romalıların Langrobardi kavmiyle ilk karşılaşması, lS s plında
kolu olan Saale ile karıştrrmıştrr. Elbe nehri, Romalılar tarafin-
Tiberius'un onları mağlup etmesiyle olmuştur. Ptolemaeus'a gö'
dan Drusus'un lÖ s phnda yaptıgı keşif gezilerinden sonra ta-
re Langrobardi kavmi Rhenus nehri kıyısında, Bructeri toprakla-
nrnmrŞtlr. lmparator Augustus doğal sınırı Elbe nehrine ilerlet-
nrun aşağıslnda, Tencteri topraklarınrn 1ııkarısında yaşardı meye çalışmıştır. Ancak Quintilius Varus'un lS s plındaki mag-
(bkz. Ptolemaeus, Geographia, z. 11. o). Langrobardi kavmine
lubiyetinden sonra doğal srnır Rhenus ve Danuvius nehirleri ola-
ilişkin son bilgi Dio Cassius'dan gelir. Dio Cassius lS ıos'da rak kalmıştır.
Langrobardi karrminin Danuvius nehrini aşarak Pannonia'ya ge!- l22
Araştrrmacrlar Tacitus'un Naristi kavmi olarak bahsettiği kav-
digini, ancak buradan kovulduklarınr aktarır (bkz. Dio Cassius'
min, Ptolemaeus'un'Varistoi' olarak bahsettiği kaümle aynı ol-
zı. :. ıa). lS s. yy'da güneye doğru inmeye başlamışlar ve lS sso
duğunu iddia ederler (Geographia, 2. ı'l. 1]). Ptolemaeus bu kav-
yıllnda kuzey Ltalya'da bir kralhk kurmuşlardır.
min Soudeta dağının güneyinde yaşadığlnı aktanr. Naristi kav-
Reudigni, Aviones, Anglii, Varini, Eudoses, Suarines ve Nuiro-
mi, Marcomani kavmine Roma'yla yaPtıkları savaşta destek ver-
nes: Bu kavimlerin hiçbirine başka kaynaklarda rastlanmaz.
miştir (bkz. Dio Cassius, 7'l. 2]). Bu kavmin isminin Germanik
Anglii lS s. yy'da Britanya adasına yaptığı istilayla tanınmıştlr. Bu
olmadığı tahmin edilmektedir (bkz. R. Much 1957, s. 457-s).
kavimden bahseden tek eski kaynak, onları'Sueboi Angeiloi' di- 123
Suevi kavminin bir parçası olan Marcomani kavmi lÖ zoo yılında
ye anan ve Elbe nehrinin güneyinde yaşadıklarını iddia eden
Hercynia ormanl, Main ve Rhenus nehri arasrnda kalan bölge ve
Ptolemaeus'tur (bkz. Ptolemaeus, Geographia,2. 11- 'ı). Varini,
Main ve Franconia'dan, Danuüus nehrinin güneydoğusuna doğ-

il4 'il5
GERMANIA
NOTLAR

ru olan bolgeye yerleştiler. Iulius Caesar, Ariovistus'a karşr sa-


yindedir.
vaştıgında, Ariovistus'a yardım ettiler. 130
t24 Higbir yazar IS s. yy'da Danuvius nehrinde
Burada bahsi geçen Boii, Marcomani kaırminin 1ö ıo-ı yılları krallık kuruncaya
kadar Rugii kar.rninden bahsetmemiştir.
arasında Bohemia'da yerleşik buldukları Boii kavmi olabi]ir. Ancak Ptolemaeus Bal-
l2s tık Denizi kıyısında Vistula'nın batısında .Rhougion,adlı
Utanç duymalıdırlar, çünkü demiri işleyip silah yapabilir ve öz- bir ada-
dan bahseder (bkz. Geographia,2. 11'
gürlukleri için savaşabilirlerdi. ız). Bu i]min kavimle bir
bağlantısı olabilir. Iordanes'in anlatımına
r26 göre Gothlar Ulmerugi
Tacitus Lugii kavminin Silesia bolgesinde yerleşik olduğunu söy- adında bir sahil kaı-ırnini yerlerinden
ler. Bu Ptolemaeus'un aktarımıyla aynıdır. Lugii kavmi çoğun-
etJştir (Iordanes' Getica
siue de or-iğne actibusque
+etarum, ze). Hulmaruyas Gothça .Rugi
lukla Marcomani ve Quadi kavimleriyle husumet içindeydi. Lu- adasl anlamına gelir. Rugii ile Rügen
adası ara]ında bir bağ ol-
gii kavıninin ismi Gotik liugan (yo|daş) kelimesinden gelir. Lugii dugu duşınulse de, bu kesin değildir.
kaırminin etnik kökeni uzun yıllardır tartlŞma konusu olmuştur.
Lemovii kaı.rninin tam olarak nerede yaşamış
Birçok araştırmacı Tacitus'un yolundan giderek Lugii kaı.ırnini oldukları bilinmi-
yor. Ancak Baltık Denizi sahilinde yaşadıkları
Germanialı olarak benimsemiştir. Bazı|arı ise Keltik veya Slav ol- i3t
dışunuluyor.
duğunu öne sürer. Tacitus Lugii kavminin Helveconae, Manimi,
Suiones eyaletleri oZam^n şimdikinden daha buyuk
olan
Malaren Gölü'ndeki adaları andırdığı için
Harii, Naharvalii ve Helisii kavimlerini kapsadığını söyler' Tacitus boyle bir açık-
lama getirmiş.
Tacitus Harii, Helveconae, Manimi, Helisii, Nahanarvali kavim-
Eski Germanik dilde swian, Eski lngilizce
lerinin Lugii kaızmini oluşturan kuçuk kavimler olduğunu iddia Swğon ve Eski Nor-
veççe Sviar isimleri swe- kökünden
eder. gelir. Swe .kendi, demekıa.
Yani kavmin ismi .kendilerine ait olanlar,anlamına
t28
Alcis kelimesinin Gotça clhs (mabet) veya Letçe elhs (mabut) ke- gelir' Iorda-
nes.'Scandza' adasında yaşayanlar arasında,Suehans,
limelerinden geldiği öne sürüImektedir. Tacitus'un onları Castor kar.rninin
de bulunduğunu söyler. Suehans ile Suiones
ve Pollux'a benzetmesi kutsal ikizler olduğunu gösterir. Kutsal kelimelerinin aynr
kavim için kullanıldığ şüphesizdir (bkz.
Iordanes , Getica sive dı
ikü kültüne HinıAvrupa, Yunan' Hint-lran ve Baltık uygarlıkla- orig1ne actibusque getarunı, zı).
nnda sıkça rastlarur. t33
Bu tip tekneler günümüzde bile kullanılmaktadır.
129
Birçok el yazmasında Gothones olarak geçer, ancak Tacitus'un Tacitus,un za-
manından çok önce kullanılmış, Io +. yuzyıldan
aktarımı daha fazla dikkate alrnmlştrr (Annales, 2. 62. 2). Bu is- kalma bir tekne
Hjortspring'de, tek kurekli bir tane
de schleswıg'ın Nydam bol-
min kökeni Germanik geutan (dışan akmak) kelimesidir. Ancak gesindeki kazıIar da bulunmuştur'
ismin nasıl bir anlamda kullanıldığı tam olarak bilinmiyor' Ne-
Tacitus burada bııyık olasılıkla gelgitlerin fazla, ruzgArların
hir kenarında yaşadıkları için kendilerine bu adı vermiş olabilir- az'
ise yoğun oldugu suhrJarı, yanı ıothnlu
ler. Gotones ile Gothlar arasrndaki bağ tam olarak çözülememiş' :'*rT
bahsediyor.
korfezinden
tir. 5. yüzyil tarihçilerinden lordanes, Gothların Kuzey Denizin- tl5
Burada açıklananın Aurora Borealis (Kuzey
deki'Scandza'adasından geldiğini öne sürer (bkz. Iordanes, Ge_ Işıklan) olduğu sanr-
lıyor.
tica siye de oriğne achbusque getdruın,25-6). Ptolemaeus 'Goutai' t36
Balılk Denizi'nin kıpları.
dedigi Gotones kaııminin Vistula nehrinin ağzında bıyık bir t37
Araştırmacıların birçoğu Aestii kaı.ryninin
ada olan'Skandia'dan geldiklerini söyler. Bu ada lsveç'in güne- Eski Prusyalılar, Ur
vanyalılar ve Letonyahlar olduğunu
öne sürer. Iordanes'e göre
'il6
117
GERMANIA
NOTLAR

Aestii kaızmi Vistula nehrinin ağana yakın kıplarda yaşardı (Ior-


içinde yaşayan kavim Fenni kavmidir. BazI
d,anes, Getica siıe de orig1ne actibusque getarum,36). Bu isim Fin araŞtlrmacılar isimle_
rinin Germanik fintha,.bulmak, kelimesinden geldigini
soyundan gelen Estonyalılar arasında (Almanca Esten, eski Nor- öne sü-
rer. Bu da kavmin ismine .bulanlar, dolaşanlai,
veççe Eistr) hala kullanılır. gibi bir anlam
l]8 Baltık veriyor.
klplarında konuşulan bu dilin Britannii diliyle hiçbir ben- l45
Bastarnae kavimleri Iö z. yiizyıldaYunanlıların
zerliği yoktur. Bakık dili daha çok Slav dillerini andırır. Taci- Germanialr de-
dikleıi kavimlerdir. Galicia'ln güneyinden doğu Karpatlanı
tus'un neden böyle bir iddiada bulunduğu bilinmemektedir. ku_
l39 zeyine doğru yayılmlşlardır. Peucini kavminin
Latince: glaesum: parlak olan şey. lngilizcedeki .glaze,, ,glare, ve Bastarnae kaııni-
ne dahil olduğu duşunulüyordu.
'glass,' ğesum kelimesinden türemiştir. Kehribar, la6
üçüncü jeolo- Hellusii kavminin ismi Yunanca ellos,.yarıkeçi yarı
jik (Eocene) dönemde, şuanda soyu tükenmiş bir cins çam ağa- insan, keli-
mesinden gelir. oxiones ka."minin ismi de Gerrnanik
cından akan ve denizin altındaki kumlarda biriken fosilleşmiş dilde ock,
'öküz'veya lrlanda dilinde oisin, ,ayıbalığl,anlamlna
reçineye verilen addlr. gelir. Bu ka-
ıa0 vimler hakkında hiçbir şey bilinmemektedir.
Burada Tacitus yabancl kavimlerin doğal meraktan yoksun oluş- Belirtildiği gibi ma_
salsı kavimler olabilirler.
larını ima ediyor.
lal Sitones kaı..rninin nerede yaşadlğı tam olarak bilinmemektedir.
Bir ihtimal halİ kuzeybatı Finlandiya,da Kvaens adıyla anılan,
Tacitus'un zamanrnda kuzeydoğu lskandinavya'da deniz kena-
rında yaşayan Finlilerdir' lsveççede Finlilere,Qven' denilir.
Ia2
Peucini kaı,mi Bastarnae kaı,minin bir parçasıydı. Plinius,a göre
Bastarnae ve Peucini kavimleri birlikte buyuk bir kavim oluştu'
ruyordu (NaturalisHistoria, +. I00). Germania kavimleri arasında
Akdeniz'le temas kuran ilk kaviın Bastarnae kaı,rniydi. lo zıo yı-
lında Karadeniz sahillerine göçmüşlerdi. Bir Yunan şehri olan
olbia'ya saldlran 'Galatiae' adıyla anılan kavim de buyıık ihti-
malle onlardı. Strabo onların bir Germania kavmi olduğunu söy-
. leyen ilk kişidir (Geographia, ı. ı. ıı).
1a3
Venethi bazı el yazma|annda Venedi veya Venedae olarak da ge-
çer. Adriatik denizinin bittiği yerde yaşarlardı. Bugünkü Vene-
dik ismini bu kavimden alır (bkz. Plinius, Naturalis Historia,37'
43).
laa
Fenni kavmi 1o 1500 civarında Finlandiya körfezi Ve
çevresine
göçmeden ewel Moskova'da yaşardı. Tacitus,a göre Baltık denizi
sahilinde ve Aesti kaırminin kuzeyinde yaşarlardı. Toprakta ya-
tarlar, bitki köklerini yiyerek karınlannı doy,ururlardl. En sefalet

il8

I
'il9
KAYNAKÇA

(Bu kaynakçada çeviri açıklamalarından dolaysz yararlandığımı


ka1maklara da yer verilmiştir.)

Anderson, J. G. C. (ed.). Cornelı Taciti De origlne et situ Germao


rum, oxford, 'ı93s (2. baskı: London, ısgz).
Anton, H. H., "Burgunden,'' Reallencon der gerınanischen Ntınürrıg
hunde 4' Berlin ve New York, ıggı.
Birkhan, H., Germanen und Kelten bıs ıım Ausgang der Römcrzıil
Graz,1970.
Birley, A. R., Cornelius Tacitus, Agricola: And Germany, Oxford Uni
versity Press, New York, ıggg.
Böhme' H.-:\N., Germanische Grabfunde des 4 bis 5 ]ahrunders ı,ıi
schenunterer Elbeund lrire, Munich, 1974.
Bolin, S., Fynden av r omer sha mynt i det fria Germanien, Lund, ı gzs_

Busch, R' (ed.), Rom en der Niederelbe' Neumünster, ı995.


Christlein, R., Die Alamenııeıı, Stuttgart, ısz8.
Cornelius Tacitus, Germarna, J. B. Rives (trans.), Clarendon Press
oxford (ısgs).
Dorey, T. A., "Agricola" and "Germania," inTacitus, London, Rouıled
ge and Kegan Paul, Isog.

Drummond, S. K. ve Nelson, L. H., The western Fronhers of lınpcriıı


Rome, M. E. Sharpe, Armonk, NY., ı994.
Eck' W., Augushısund seine Zeit, Munich, ısgg.
Fagerlie, F. M., Iıte Roınan and Byzantıne Solidi Found in Swedeıı n
Denmarh, New York, ıgez.
Godlowski, K., The Chronolog of tlıe lıte Roman and Enrly Migratio
P erio ds in C entr al Eur op e, Cracow, I 970.

'12'l
GERMANIA KAYNAKÇA

Goffart, W., Barbarians and Romans AD 4JB-585: The Technigues oJ S1,rne, R., TenStııdiesinTacitus, Clarendon Press, oxford' ıgzo.
Acconımodahon, Princeton, NJ, ı980. Syme, R., Tacitus, z vols., Oxford' oxford University Press, ıg58.
Gudeman, A., "The Sources of the Germania of Tacitus,', Transac- Thompson, E. A., The Ear\y Germans, Clarendon Press, Oxfor,ü
tions and Proceedings of the American Philoloğcal Associatioıı' voI. ı 955.
3], 1900. Todd, M., The Early Germans, Blackwell Publishing, zoo+.
Hachmann, R., Die Gotenund Shandinavien, Berlin, 'lgz0. Trudinger, K., studien zur Geschichte der griechiçh-ronıi*hcı
Hachmann, R., Kossack, G. ve Kuhn, H.,vöther 7wischenKeltenund Ethnographie, B.G. Teubner, Basel' ıgıs.
Germanen, Neumünster, ] 952. Winterbottom, M. ve Ogilvie, R. M. (eds.), Cornelli Taati Opa
Haffner, A. ve von Schnurbein, 5., Kelten, Germanen Romer im Minora, oxford' ıszs.
Mitte|gebir gsr aum zvnschen Luxembur g und Thüringen, Bonn, 2000. Wolfram, H.,De Germanen, Munich, 1995.

Jones, S., The Archaeology oJ Ethnicity, London, ıssz. Wolfram, H., The Roman Empire and its Germanic Peoples, Berkeley,
Kossack' G., Dörİer im nordlichen Germanien, vornehmlich aus der University of California Press '1997.

rönıischeıı Kaiser zait, Munich, ı ggz. Wood, I., 'The Barbarian Invasions and First Settlemens,' The Ca,ıı'
Krüger, B. (ed.), Die Germanen, (z vols, Berlin), l975_83. bridge,\ncient History (rev edn) XIII' ısss.
Le Gray, M., Voisin, J. L. ve Le Bohec, Y ., The History o/ Rome, rhird Woodman, A. J., Tacitus Reyiewed, oxford: oxford Universğ Presı
edition, Blackwell Publishing, zoo+. I 998.

Lee, A. D., Information and Frontiers. Roman Foreign Relations in l-ate


Antiquity, Cambridge, ı sıı.
Matthews, J., The Roman Empıre oJ Ammianus Marcellinus' London,
I 988.

Much, R., Die Gernıania des Tacitus, Carl Winter, Universit2itsverlag,


Heidelberg, ıısz.
Murray, A. C.' Gerıııanic Kinship Structure , Toronto, 'ı983.

Nierhaus, R., Das swebische GrabarfeldvonDiersheim, Berlin, ıpos.


Norden, E., Die germanische lJrgeschichte in Tacitus' Gerınania (ıth
edn) Darmstadt, ısss'
Robinson, R. P., Ths Germania oJ Tacitus, American philological
Association, Middletown, CT, ıgıs.
Schnurbein, S. von, .Augustu s in G erınanien, Amsterdam, 2002.
Smith, W., ADictionary of Greeh and Roman Antiquities, John
Murray, London, 't875.

122 123
KIŞI VE YER ADLARI DIZINI

(Dizin Latince kaynak metnin bölüm numaralarına göre düzenb


miştir.)

Abnoba, ı Caecilius Metellus, 3ı


Aestü, +s Caepio, Servilius, ız
Africa, z Caesar lulius' zE, ız
Agrippinenses, 28 Caligula (Gaius), ız
Albis, +ı Carbo, Papirius, ız
Alcis, +ı Cassius (Longinus), ıı
Alpes Raeticae, ı Cast'or et Pollux' lı
Anglii, +o Chamavi, ıı' ıl
Angrivarii, ıı' ı+ Chasuarii, ı+
Aravisci, ze Chatti, 29' 30-3I, 32' 35' :16. ı
Arsacides, ız Chauci, ss,ıo
Asciburgium, ı Cherusci, ıs
Asia, z Cimbri, ız
Augustus, ız Cotini, 43

Aurelius Scaurus, 37 Crassus (M.)' ız


Aurinia, S

Aviones, +o Daci, ı
Danuvius, 1,29,11,12
Bastarnae, 4E Drusus Germanicus, ır' ız
Batavi, 29 Dulgubnii, ıı
Boihaemum,28
Boii, 2s,42 Eudoses, to
Brittanica lingua, +s

Bructeri, ı: Fenni, +o

Buri, +ı Fosi, ı0

125
GERMANIA KIşI VE YER ADLARI DIZİNi

Frisii, 34, 3s Tralia, z Naristi, 42 auctoritas, 42; Romanae


Iulius Caesar, zı, ız Nemetes, 28 classes, ı+; colonia, 28, ıı;
Gaius (Caligula), ız Nero (Tiberius), ız disciplina, 30; Romanum
Gallia, Galliae, 1,2, s,27,2s, Laertes, 3 Nerthus, +o imperium, 2o; Romana
37 l-angobardi, +o Nervii, zs interpretatio, 43

Gambrivii, z Lemovii, 43 Noricum,5 Rugii, +ı


Germani, z, 16, 27,28, 30, 31, Lugii, +s Nuitones, 40
35, 37, 4t, 43,45,45 Samnis, ız
Germania, 1, 2, 3, 4, 5, 27, 28, Mallius Maximus, Occidens, +s
Sarmatae, 1 , i7 , 43, 45
37
29, 30, 35, 38,41,42
Oceanus, 1, z, 3, 17, 34, 37, 40, Scaurus, Aurelius, :z
Manimi' +ı
Germanicus, Drusus, 34, ı7 43,44 Semnones, 39
Mannus,2
Germanicus, Drusus'un oğlu, Osi, 28, Servilius Caepio, 37
Marcomani, 42, 4: 43

37 Oxiones, 46 Sitones, +s

Gotones, 43 Suarines, 40
Mare Pigrum (Durgun
Graecae litterae, e
Pacorus, Suebi, z, 9, 38, 39' 4I, ,ı3,.+5
denk), Mare Ponticum
+s; 37

(Karadenü), 'I; Mare Pannonia, Pannonii, 'ı, 5, 38, Suebia, 43, 46

Harü, 43 Suebicum (Suevi denizi), 43 Suiones, 4+, +5

Helisii, +ı 45 Papirius Carbo, ız


Hellusii, +s Marius, C., ız, Parthi, ız, ız Tencteri, 32, 33, 38
Helvecones, 43 Maroboduus, +z Peucini, +s Terra mater (Toprak Ana), ro
Helvetii, zs Mars, g Poeni (Kartacalılar), ız Tiberius Nero, :z
Hercules, 3,9,34 Marsi, z Pollux, +ı Traianus, :z
Hercynia silva, Hercyius Marsigni, +ı Treveri, z8
saltus, 28, 30 Mater deum, Triboci, zs
+5 Quadi, lz, +ı
Herminones, 2 Mattiaci, Tuder,
zg Quintilius Varus, 37 42
Hermunduri, 4t, 42 Maximus, Mallius, ız Tuisto, z
Hispaniae, ız Mercurius, g Tungri,
Raeti, Raetia, t,3,4t 2

Metellus, Caecilius, gz Reudigni, a0


Ingaevones, Moenus (Main nehri), zs
2
Rhenus (Ren nehri), ı, z, ı' ubii,28
Isis, g
28,29,32, 34, 41 Ulysses, :
Istaevones, 2 Nahanarvali, +: Romani,4]; Romana Usipi' ız
't26
127
GERMANIA

Vandilii, Vandalii, z Veleda, s

Vangiones, zı Venethi, +o

Varini, +0 Ventidius, 37

Varus, Quınti1ius' ız Vespasianus, ı

128

ır