You are on page 1of 256

II.

Trkiye Lisanst almalar Kongresi


Bildiriler Kitab - II
6-8 Mays 2013, Bursa

ilmi etdler dernei

stanbul 2013

II. Trkiye Lisansst almalar Kongresi


TBTAK tarafndan desteklenmitir.
LM ETDLER DERNE (LEM)
Adres: Halk Caddesi, Trbe Kaps Sokak, Hekta Merkezi No:13/4 skdar, stanbul
Telefon: +90 (216) 310 43 18 Fax: +90 (216) 310 43 18 E-Posta: bilgi@ilmietudler.org

Editr
mit Gne / Yldz Teknik niversitesi

Editrler Kurulu*
Tekin Atmaca, lmi Etdler Dernei | Kbra Bilgin, LKE lim Kltr Eitim Dernei | Ali Canelik, Sudan Kuran- Kerim ve slami limler niversitesi |
Muhammed Turan alkan, lmi Etdler Dernei | Yunus olak, lmi Etdler Dernei | Fatih Durgun, Bilkent niversitesi | Taha Eri, stanbul
niversitesi | Muhammed Ggn, Marmara niversitesi | Yusuf Ziya Gkek, Marmara niversitesi | Sleyman Gder, LKE lim Kltr Eitim
Dernei | Arife Gm, LKE lim Kltr Eitim Dernei | Melek Yldz Gne, lmi Etdler Dernei | Latif Karagz, Fatih Sultan Mehmet Vakf
niversitesi | Ahmet Krolu, Krklareli niversitesi | Furkan Yldz, Krklareli niversitesi | Hasan Ramazan Ylmaz, stanbul Ticaret niversitesi
| Muhammed Esad Tiryaki, lmi Etdler Dernei

Tashih
mm Habibe engl

Tasarm ve Uygulama
Furkan Seluk Ertargin

ISBN: 978-605-86466-0-5
EISBN: 978-605-86466-1-2

Dzenleyen Kurumlar
lmi Etdler Dernei (LEM)
Uluda niversitesi
Bursa Bykehir Belediyesi

Bask ve Cilt
Limit Ofset Reklam Tantm ve Tasarm Hizmetleri
Litros Yolu 2. Matbaaclar Sitesi, ZA13, Topkap, Zeytinburnu, stanbul
Tel: +90 (212) 567 45 35 Fax: +90 (212) 33 45 33
www.limitofset.com info@limitofset.com

Dzenleme Kurulu
Ltfi Sunar, stanbul niversitesi (Bakan)
Nihat Erdomu, stanbul ehir niversitesi
Feridun Ylmaz, Uluda niversitesi
Taha Eri, stanbul niversitesi
Furkan Yldz, Krklareli niversitesi (Kongre Sekreteri)

Bilim Kurulu*
Berat Al, stanbul ehir niversitesi | Metin Aksoy, Seluk niversitesi | Fahrettin Altun, stanbul ehir niversitesi | Berdal Aral, Fatih
niversitesi | Tayyar Ar, Uluda niversitesi | Yaln Armaan, stanbul ehir niversitesi | Hsamettin Arslan, Uluda niversitesi | Edip Asaf
Bekarolu, stanbul niversitesi | Mesut Ayar, Krklareli niversitesi | Hediyetullah Aydeniz, Marmara niversitesi | Bnyamin Bezci, Sakarya
niversitesi | Abdlhamit Birk, Uluda niversitesi | Ali Bykaslan, Marmara niversitesi | brahim Canbolat, Uluda niversitesi | Halit
al, Seluk niversitesi | Murat emrek, Seluk niversitesi | Tamer etin, Yldz Teknik niversitesi | Ercan Dlgerolu, Uluda niversitesi |
Halil brahim Dzenli, Mardin Artuklu niversitesi | Sleyman Elik, stanbul Medeniyet niversitesi | A. Teyfur Erdodu, Yldz Teknik niversitesi |
Erol Gka, Konya Necmettin Erbakan niversitesi | smail Latif Hacnebiolu, Sleyman Demirel niversitesi | Mustafa Kara, Uluda niversitesi |
Ali Kaya, Uluda niversitesi | M. Cneyd Kaya, stanbul niversitesi | Yasemin Kaya, Uluda niversitesi | Bilal Kemikli, Uluda niversitesi |
A. Saim Klavuz, Uluda niversitesi | Kasm Kkalp, Uluda niversitesi | Bedri Mermutlu, stanbul Ticaret niversitesi | Mustafa al, Uluda
niversitesi | Ali Yaar Sarbay, Uluda niversitesi | Ltfi Sunar, stanbul niversitesi | Murat entrk, Krklareli niversitesi | Ahmet Ulvi
Trkba, Galatasaray niversitesi | Mustafa Asm Yediyldz, Uluda niversitesi | Ferudun Ylmaz, Uluda niversitesi

* Soyadna gre alfabetik srada


SUNU

Trkiye Lisansst almalar Kongresi (TLK), sosyal bilimler alannda kurumsal faaliyetler
yrten lmi Etdler Derneinin disiplinleraras sosyal bilim almalarn tevik etmek ze-
re dzenledii almalardan birisidir. TLK, Trkiyede yaanan zgn akademik retim so-
rununu amaya ynelik kuatc yntem ve yaklamlar tevik ederek lisansst almala-
rn niteliinin artrlmas ynnde ortaya konan abalara katk salamay hedeflemektedir.

TLK, ilk defa 2007 ylnda hayata geen, be yllk sre zarfnda ylda bir kez olmak kaydyla
eitli sosyal kurum/kurulularn destek ve ortak abalaryla hayat bulmu olan Gen Aka-
demisyenler Bulumasnn LEM nclnde brnd yeni kimliktir.

2007 ylnda Disiplinleraraslk/Disiplinlertesilik temasyla yola kan ve be yl boyunca


dzenlenen Gen Akademisyenler Bulumas, 2012 ylndan itibaren Trkiye Lisansst a-
lmalar Kongresi adyla gerekletirilmeye balanmtr. almann bu yeni format daha
geni sosyal bilim evreleri ile bilgi ve birikim paylamak; lisansst almalar yapan ara-
trmaclar arasndaki etkileim dzeyini artrarak ortak dil ve yntem gelitirmelerine imkn
salamak gibi amalarla dzenlenmitir.

6-8 Mays 2013 tarihleri arasnda Bursa Bykehir Belediyesinin ve TBTAKn katklaryla
Bursada dzenlenen kongreye Uluda niversitesi destek vermitir. Kongreye toplam 335
adet tebli bavurusu olmu, bu bavurularn 146 tanesi kabul edilmitir. Kongrede 3 gn
sresince 42 oturumda Hukuk, letiim, Edebiyat, Tarih, Felsefe, Sosyoloji, Psikoloji, ktisat,
Siyaset Bilimi, Uluslararas likiler, Mimarlk ve ehircilik, Eitim Bilimleri ve Temel slam Bi-
limleri disiplinlerinden toplam 142 bildiri sunulmutur.

Elinizdeki bu kitap, II. TLK kapsamnda sunulan bildirilerden olumaktadr. Kongre nce-
sinde ve sonrasnda sarf edilen youn emek ve abann rn olan bu kitabn hazrlanma-
snda metinleriyle katk salayan yazarlara, emeini esirgemeyen deerli LEM yelerine,
Bursa Bykehir Belediyesi ve Uluda niversitesi mensuplarna teekkr bir bor biliriz.

mit Gne
II. Trkiye Lisansst almalar Kongresi
Bildiriler Kitab Editr

3
NDEKLER

Murat Sezik
Muhafazakr Siyaset deolojisi ve Trkiyede Muhafazakrlk .....................................................................................................................................................7

Ahmet Vedat Koal


Trkiyede Siyasal Deime Balamnda Kreselleme Srecinde Muhafazakrln Dnm .......................................................................................21

Ali Fidan
Burjuvann Dnm: Araylar, Elitler ve Trkiye Ekonomisi .................................................................................................................................................39

Ercan Umul
Dnyada Deien Muhafazakrlk Anlay Balamnda Trk Siyasal Hayatnda Muhafazakr Demokrasi Sylemi ..................................................53

Abdlsamet eliki,* Adem Levent**


slamclk ve Kalknma: Trkiyede 1990-2000 Yllar Arasnda slamc Sylemde Kalknma Vurgusu..............................................................................75

M. Tahir Klavuz
Merkezde ve Smrgelerde Kilise-Devlet likisi: Britanya Hindistan ve Fransz Afrikasnda Smrge Devleti ve Misyonerler .............................85

Ahmet Ate
Mbarek Sonras Msrda D Politika Algs ................................................................................................................................................................................105

Altun Altun
Deien Orta Dounun Yeni Gvenlik Alglamasnda Silahlanma ve Savunma Harcamalar .............................................................................................119

Gkhan Kavak
Birinci Krfez Sava Sonras Iraktan Trkiyeye G ve Sonular ........................................................................................................................................131

Burin zkanat
Avrupa Birliinin Aznlk Haklarna Yaklam: Romanyadaki Trk-Mslmanlar rnei ..................................................................................................141

Cansu Akba Demirel


Trkiyeye G Eden Suriyelilere likin Haberler ve Kamuoyuna Olas Etkileri .................................................................................................................. 157

5
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

ada Zarpl
Kuvvetler Ayrl Kavramnn Analizi: Parlamenter Sistem, Bakanlk Sistemi Uygulamalar ve
Trkiyede Bakanlk Sistemi Tartmas ....................................................................................................................................................................................... 175

Murat Arpac
Erken Cumhuriyet Trkiyesinde Siyaset, Beden ve Terbiye (19231946)...............................................................................................................................189

Tebessm Ylmaz
Referandumun Mizah, Mizahn Referandumu .............................................................................................................................................................................199

Ufuk Poyraz
Sosyal Refah Devletinin Dnm ve Sosyal Yardmlar ..........................................................................................................................................................223

Zeliha Dii
Jacques Rancierede Para Olmayan Para Kavram ve Snf Olmayan Failler..................................................................................................................237

6
Muhafazakr Siyaset deolojisi ve Trkiyede Muhafazakrlk

Muhafazakr Siyaset deolojisi ve


Trkiyede Muhafazakrlk

Murat Sezik*

Giri

lkemiz siyasi literatrnde ok kullanlan fakat Batda kullanld anlam ile siyasal
karl bulunmayan muhafazakrlk kavram, zellikle dindarlk ve geleneklere
bal olma eklinde alglanmtr. Oysa Bat, muhafazakrlk kavramn kullandn-
da anlatmak istedii ey radikal deiimleri istemeyen, zellikle toplumsal yapdaki snfsal
ayrmlarn muhafaza edilmesinden yana olan bir siyaset ideolojisidir.

Bu anlay farkllna ramen Bat muhafazakrl ve lkemizdeki muhafazakr siyaset


ideolojisinin, geleneksel balara ve kurumlara verdii nem, dinin sosyal hayat ierisindeki
roln nemsenmesi, aile yapsnn muhafaza edilmesi ynndeki sylevleri olduka ben-
zemektedir.

Kklerini slamclk ideolojisinde bulacamz Trk muhafazakrlnn yapsnn tek olma-


dn rahatlkla ifade edebiliriz. rnein, bir yanda milliyeti muhafazakrlktan sz edi-
lirken te yanda slamc muhafazakrlk, bir baka tarafta ise liberal muhafazakrlktan ve
benzerlerinden sz edilebilmitir. Hatta son yllarn moda tabiri ile yeni muhafazakrlk
kavram lkemizdeki muhafazakrln girmi olduu bambaka boyutu gstermek asn-
dan nemlidir.

* Doktora rencisi, nn niversitesi, Siyaset Bilimi ve Kamu Ynetimi Ana Bilim Dal.

7
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

Bu almada muhafazakr siyaset ideolojisinin oluumu, geliimi irdelenecek ve muhafa-


zakrln artk kltrel kodlar zerinden deil devlet aygt ve devlet aygtnn ilevselliini
salayan yasalar ve ekonomi zerinden yrmekte olduu gsterilmeye allacaktr.

lkemizde, modernleme ve Batllamay nceleyen fakat kendi deerlerini de koruyarak


siyaset yapan muhafazakrlar iktisadi anlamda ou kez liberaller gibi davranarak serbest
piyasann deerlerine de ncelik vermilerdir. Bu anlamda bakldnda aile muhafazakr
taleplerin merkezinde yer alrken ekonomi deiim taleplerinin merkezindedir.

Muhafazakr Siyaset deolojisi


Siyasi literatrde 19. yzyldan itibaren kullanlmakta olan muhafazakrlk terimi, kelimenin
kknden de anlalaca zere koruma ve muhafaza etme anlamlarna gelmektedir. a-
da siyasi ideolojilerden biri olan muhafazakrlk, mevcut statkonun korunmasn isteme-
si, reformlara ve yeniliklere mesafeli yaklamas nedeniyle deiime kar direnen bir siyaset
ideolojisi olarak grlmektedir. Bu anlamda muhafazakrlk, insann akl, bilgi ve birikim
bakmndan snrllna inanan, bir toplumun tarihsel olarak sahip olduu aile, gelenek ve
din gibi deer ve kurumlarn temel alan, radikal deiimleri ifade eden sa ve sol siyasi
projeleri reddederek lml ve tedrici deiimi savunan ve siyaseti, bu deer ve kurumlar
sarsmayacak bir ereve iinde snrl bir etkinlik alan olarak gren bir dnce stili, bir fikir
gelenei ve siyasi ideolojidir (eyhanlolu, 2011, s. 13).

Fransz Devrimi (1789) sonrasnda Napolyon politikalarnn baarszla uramas sonu-


cunda, devrim ncesi siyasi inan ve deerleri yeniden gerekletirmek zere adalet ilke-
lerini ve medeniyetin gvenliini salama anlamnda kullanlan muhafazakrlk, jakoben
pratie kar bir tepki olarak ortaya kmtr. Tarihsel olarak liberalizme kar bir duru ola-
rak ortaya kan bu ideoloji baz durumlarda liberalizm ile i ie geebilmektedir. Bu durum
bile muhafazakrlar liberallerin aptallarn partisi diye nitelemesinden kurtaramamtr. Bu-
radan baknca Batllarn muhafazakrla ykledii anlam ile lkemizde muhafazakrla
yklenen anlam farkn da grmek mmkndr. Bat dnyasnda muhafazakrlk, gelenek,
dzen ve otorite deerlerine vurgu yapan ve toplumu atomize bireylerden ok birbirine
organik balar ile balanm bir btn olarak gren ve iktisadi anlamda yeniliklere kapal
bir ideoloji iken; lkemizde, din, iktisadi ve sosyal faaliyetleri de referans kayna olarak
alan bir ideoloji olarak karmza kmaktadr. Muhafazakrlkta aile, devlet ve din gibi ku-
rumlarn yan sra milli, mimari alanlardaki semboller de devreye girmektedir. Muhafazakr
dnrlerin nde gelenlerinden biri olan Bonalda gre, toplumun molekl birey deil
ailedir (Nisbet, 2007, s. 53). Aile toplumun eitiminde en eski ve baarl okuludur yaklam,
muhafazakrlarn aileye verdii nemi gstermesi asndan nemlidir.

Siyasi sorunlarn temelinin toplumdaki ahlaki deerlerin zayflamas olduunu belirten mu-
hafazakr siyaset; kltrel oulculuk, adaleti anlama ve uygulama sanat olarak tanmlanr.

8
Muhafazakr Siyaset deolojisi ve Trkiyede Muhafazakrlk

Kltrel deerler bakmndan muhafazakr siyasal tavr, deiimi tamamen reddetmemek-


tedir fakat allmn dna kmann yabanclamaya yol aaca endiesini de tamak-
tadr. Bu siyasi ideolojiye gre her toplum, kendine zg deerlere sahiptir. Dolaysyla
toplumlarn gelime ve deime sreleri de farkl olacaktr. Toplumlarn tamamna zgn
evrensel bir gelime sreci sz konusu olmamaldr. rnein Amerikan muhafazakrl s-
rekli bir deiimi savunurken ngiliz muhafazakrl tedrici deiimi savunmaktadr (Akka,
2003, s. 243).

stikrarl ve salkl bir medeniyetin devamllnn, onu oluturan eitli deerlerin korun-
masna bal olduu ynndeki inan her iki muhafazakr ideolojide de mevcuttur. Bu siya-
si ideolojiye gre toplum dzeninin salanmasnda en fazla nem verilen kavramlarn ba-
nda gelenek gelmektedir. nk gelenek, detlerin, alkanlklarn, bilgi ve davranlarn
kuaktan kuaa aktarlmasn salamaktadr. Gelenekler retilebilen deerler deildir,ta-
rih miras ierisinden kartlmaktadr. Bu nedenle de gelenekler gldr. Oysa liberallere
gre gelenek, ilerlemenin nndeki engeldir ve toplumsal geliimi engelleyen bir olgudur.

Muhafazakrlk birok deerlendirmeye gre tamamen deerlerle ilgilidir. Kukusuz bu de-


erlerin nemli ksm siyasi, ekonomik ve politik yap ve kurumlara yneliktir. Ancak sz ko-
nusu olan gndelik siyaset olunca, muhafazakrln statko ile ilgisi ne kar. in iinde
statkoyu muhafaza etmek de vardr (Bula, 2007, s. 25). Muhafazakrlkta mevcudu koru-
ma tavr, deiime olan gvensizlikten baka eldekini kaybetme kaygs, yerine koymann
maliyetli ve riskli oluu ve bu deiimden ortaya kacak hasladan pay alamama hesapl
gibi faktrlerden de beslenmektedir. Ancak muhafazakrl etkili klan asl unsur, gl
bir iktidar arac olmasdr. Sisteme hkim olduunuzda sistemin korunmasnn ideolojik ay-
gtlarn da retmek ve bu aygtlar etkili bir yntem eliinde kullanmak zorundasnzdr
(Efekan, 2011, s. 74).

Muhafazakrlkta birey, ne liberallerdeki gibi yce deerli ne de sosyalizmde olduu gibi


kolektif bir btnn paras gibi grlmektedir. Bu siyasi ideolojide insan egosu zerindeki
snrlandrmalar onu iyi bir kiilik yapacaktr inanc hkimdir. Mlk edinme ile ilgili olarak
ise, zgr bir toplumun en nemli gstergesi mlkiyet noktasnda ortaya kmaktadr. Ml-
kiyet, bireylerin, toplumun ve kurumlarn birbirleri ile olan ilikilerinin belirlenmesinde de
nemli bir etkendir. Mlkiyet sahibi olan birey, esasen emanetidir. nk bireyler, sahip
olduklar mlkiyet kadar ykml ve ykml olduklar kadar zgrdrler. Ykmllk
arttka zgrlk somutlamaktadr. Mlkiyet korunursa zgrlk gvence altndadr. z-
grln gvende olmas, yaamn gvenliini salar. Bu ideoloji, mlkiyetin temelindeki
eitsizliin kanlmaz olduunu kabul ederken,sosyalizm eitsizliin kaldrlmasn, zel
mlkiyetin yok edilmesinde grmtr (Akka, 2003, s. 251). Liberalizm ise zel mlkiyete
snrsz bir koruma hakk getirerek onu glendirmek ve sermaye birikimini artrmak ister.
1915te Paul Elmer More, Mlkiyet hakk yaam hakkndan daha nemlidir. Hayat ilkel bir

9
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

eydir; yani medeniler olarak nem verdiimiz deerlerin biyolojik temelinden baka bir
ey deildir. Onu bize hayvan iin olduundan daha anlaml klan ey hayvanlarla paylat-
mz yiyecekten insan tasavvurunun en rafine rnlerine kadar sahip olduumuz mallar-
la ilgilidir. (Nisbet, 2007, s. 85) der. Muhafazakrlkta mlkiyet, insann haric uzantsndan
daha fazlasdr, insan ihtiyacnn cansz hizmetisidir. O medeniyette her eyin tesinde, in-
sann insaniyetinin, onun btn doa zerindeki stnlnn tam kouludur.

Bir ideoloji olarak muhafazakrln babalarndan saylan Burke, muhafazakr dncenin


vasflar olarak gnmzde de geerliliini koruyan alt tema belirlemitir. Bunlar; dinin
nemi, reform adna kiilere hakszlk yaplmas, rtbe ve grev ayrmlarnn gereklii ve
arzu edilirlii, zel mlkiyetin dokunulmazl, toplumun bir mekanizmadan ok bir orga-
nizma olduu gr, son olarak da gemile kurulan srekliliin deeridir (Gngrmez,
2004, s. 153).

19. ve 20. yzyllarn balarnda bu ideoloji, ilhamn Aydnlamadan ve Fransz Devriminden


alan siyasal felsefi hareketlere muhalefet etti. ngilterede Disareli ya da Almanyada Bismar-
ck ve Wimdthorst gibi modern siyasal liderlerin nderlii altnda, ou kez de kilisenin i
birlii iinde alt-orta snflara ynelmeye ve kitle partileri kurmaya baladlar. Muhafazakr-
lar ve muhafazakr Hristiyan partiler 20. yzylda sadece hayatta kalmayp ayn zamanda
bymeyi de baardlar. Bu durum, nce refah devletinin sosyal demokratik fikirlerini ve
sosyal gvenlii, daha sonra da bir yzyl nce muhafazakr dncenin tam kar tezi olan
ar serbest pazar liberalizmini benimsemelerine elveren ideolojik esnekliklerine balan-
maktadr (Zrcher, 2004, s. 41).

Fransada Bonaldn nderlik ettii muhafazakrlar ticaret, sanayi ve geni ehirleri, jako-
benlerin doal haklar doktrini kadar kurulu toplumu tahrip edici grmlerdir. Tara ve
kent yaamnn aile ve mahalle zerindeki mukayeseli etkisi zerindeki ilgin bir deneme-
sinde Bonald, bireyler arasnda sosyal mesafeyi artrd, evlilik ve aile balarn gevettii
ve btn hayata, arazi/tarm esasl tara toplumunda olmayan paral bir karakter verdii
gerekesiyle kent yaamn reddetmitir. Yazara gre; Kent yaam, sakinleri iin fiziki yakn-
lk ve sosyal uzakl getirir. Tara hayatnda ise insanlar fiziki adan uzaktrlar fakat sosyal
olarak birliktedirler.

Trkiyede Muhafazakr Siyaset deolojisi


Trkiye siyasetinde nemli arl olan muhafazakr siyaset ideolojisi; yaps ve toplumsal
olaylara yaklam asndan Batdaki muhafazakrlarla birok adan ayrlmasna ramen
ou kez onlarn maruz kald gerici, tutucu, irrasyonel, ktmser gibi olumsuz niteleme-
lere maruz kalmtr. Bu anlamda Trkiye muhafazakrl ounlukla gericilikle zde k-
lnm ve sklkla gelimenin nndeki engel olarak alglanmtr. Bu alglama Osmanldan
gnmze kadar sren tarihsel dnemlerde hep var olmutur.

10
Muhafazakr Siyaset deolojisi ve Trkiyede Muhafazakrlk

Muhafazakrln genelde Fransz Devrimi ile balatlmas bir gelenek hline getirilmitir.
Bu tarih, Osmanlda modernlemenin sembol ismi III. Selimin tahta kma tarihidir. Bu d-
nem ve bu dnemi takip eden on yllar Osmanlda eitli siyasal akmlarn ortaya kt -
Trklk, slamclk ve Osmanlclk gibi- ve ideolojik tartmalarn yaand bir dnemdir.
Bu siyasi ideolojilerin birok ynden i ie geen, birbiriyle kesien ynleri vardr. Osmanl-
cl aklc bir ekilde savunan bir Jn Trk, ayn zamanda da romantik bir pantrkist, milli-
yetiliine gl duygularla balanm olup dindar bir Mslmandr (Safi, 2007, s. 111). Bu
durum, Batdaki gibi olmasa da kendine zg ynleriyle muhafazakrln eitli akmlar
iinde varln hissettirdiini gstermektedir.

Osmanl Dneminde Muhafazakrlk

Osmanlnn son dnemleri uzun sreli deiim ve dnm abalar ierisinde gemitir.
Tanzimat, II. Mahmutun geri dnlmez bir biimde, Batya benzemek zere deimek y-
nndeki karall bu dnemden sonra da sregelmitir. Devlet ynetiminin ald deime
karar; ne kadar deiim, nasl bir deiim, nerelerin deiimi gibi birtakm sorular da be-
raberinde getirmitir. Modern siyasal kavramlar da bu dnemde tartlmaya balanmtr.
Demokrasi, cumhuriyet, zgrlk, eitlik vb. kavramlar etrafnda yaplan tartmalarda, inasi
anayasal ynetimi savunurken Namk Kemal ve Ziya Paa nclnde bir grup entelektel
Yeni Osmanllar Cemiyetini kurmutur. Tanzimat Dnemindeki yanl ve yetersiz uygulamala-
ra tepki olarak da muhafazakrlk geleneinin balam olduunu ifade edebiliriz.

kinci Merutiyet Dneminde Osmanldaki fikir hareketleri iyice belirgin bir hle gelmi ve
belli ahsiyetlerle onlarn kard yaynlar etrafnda ekillenmeye balamtr. Btn bu
fikir hareketlerinin ortak amac, mparatorluun geri kalmlna bir are bulmak ve k-
mesini nlemektir. Muhafazakr fikir adamlar belli bir fikir birliine sahip iken yenilikiler;
Garplar (Batclar) ve Trkler olmak zere iki yola ayrlmlardr (Karpat, 2008, s. 116).
Muhafazakr fikir adamlarnn banda Sait Halim Paa gelmektedir (Sait Halim Paa baz
kaynaklarda slamc fikir adam olarak geerken bazlarnda muhafazakrln Osmanldaki
en nemli temsilcisi olarak kabul edilmektedir.). slami olmayan referanslara kar reddiyeci
tutumu, milli varln esas olarak kurumlar vurgulamas ve bir maziden kaynaklanmayan,
sadece akl ve dnce gibi zayf ve deiken bir zeminde duran emel ve gayelerin hakiki
bir ideal meydana getiremeyecei ynndeki dnceleri muhafazakrlarn dnce ikli-
mini oluturan unsurlardandr.

Muhafazakr siyaset ideolojisi, Osmanl mparatorluunda ve Trkiyede, en azndan 20.


yzyln ikinci yarsna kadar, gl bir etkiye sahip olmamtr. nk toplumun entelek-
telleri ve aydnlarnn byk bir ksm youn bir Bat hayranl iinde bulunmaktayd.
Muhafazakrlar bu dnemlerde ou kez geri kafallk, dar kafallk ve tutuculuk ile yafta-
lanmaktayd. Muhafazakrln, modern dnyann hastalklar ile d krklklarna verilmi
bir cevap olduunu grmemek, muhafazakrlktaki derin felsefi arka plan ihmal etmek bu
dnem aydnlarnn nemli bir eksikliidir.

11
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

Cumhuriyetin lk Yllarndan 1950lere Kadar Muhafazakrlk

Cumhuriyet Dnemi ilk yllarnda balayan inklap hareketi hem ok radikal hem de ok
yaygn bir hle gelmiti. Bunun da tesinde iktidar elinde tutan Cumhuriyetiler alt ok-
tan birisi olarak inklaplk ilkesini benimsemiti. Belge (2004, s. 98)ye gre Cumhuriyeti
kuran kadrolarn yeniliki kanadn Osmanldaki yenilikilerden ayran en nemli zellii
yenilikleri tesis etmeye almakla snrl kalmayp kendi deerlendirmelerine gre eski ve
ie yaramaz olanlar da ortadan kaldrmaya ynelmeleridir.

Kemalistler, modernleme ve Batllamay tm topluma jakoben bir biimde dayatmt fa-


kat Kemalist devrimi Avrupadaki devrimlerden ayran ok nemli bir zellik vard, rnein
Fransz Devriminin arkasnda halk destei bulunmaktayd fakat Kemalist devrim arkasnda
halk destei bulunan, toplumsal karl olan bir hareket deildi.

deoloji olarak Kemalizm eklinde ete kemie brnen Batllama ve muasr medeniyet
seviyesine ulama hedefleri dorultusunda, aydn kuak; gen toplumun dncelerini,
dnsel disiplinlerini oluturmak adna Kadro ve lk mecmualar etrafnda bir araya ge-
lirken (evket Sreyya Aydemir, Yakup Kadri Karaosmanolu, Recep Peker, Nusret Kymen),
bu grubun ar radikal tutumlarna kar Peyami Safa, Mustafa ekip, Ahmet Aaolu gibi
isimlerden oluan muhafazakr bir grupda olumutur. Bununla beraber smail Safi (2007,
s. 54)nin Trkiyede Muhafazakr Siyaset ve Yeni Araylar isimli eserinde belirttii gibi,
smail Hakk Baltacolu, Ahmet Hamdi Tanpnar, Nurettin Topu gibi isimler ileri karak
Cumhuriyetin kurucu iradesinin ilerlemeyi gemile kopula olanakl sayan radikal mo-
dernizminin yannda, devam esas alan geleneki bir modernleme (deime/yenileme)
anlaynn kar korosunu ortaya karmlardr. Yani bir yanda Kemalizmi Trkiyenin ay-
dnlanmas olarak gren ve dncelerini Kadro dergisinde ifade eden aydnlar te yanda
ise liberal, romantik; hem Batnn teknolojisinin alnmasna ynelik deiimi isteyen, din
ve geleneksel deerlere sahip kan Dergh, Trk Dncesi, Kltr Haftas gibi dergilerde
dncelerini aklayan bir grup var olmutur.

Osmanlnn son dnemlerinde olduu gibi, Cumhuriyetin ilk yllarnda da muhafazakrlar


gericilikle itham edilmekten kurtulamam bunun zerine eskiyi diriltmek gibi bir niyetle-
rinin olmadn, deiimden yana olduklarn srekli tekrar etmek zorunda kalmlardr.
Muhafazakr modernlikte, gelenein icat edilemeyecei, gemiin silinemeyecei, tarihten
kalamayaca, dinin toplumlar iin zorunluluk olduu ifade edilmi, modernlemenin ise
her lkenin ve toplumun kendi artlarna gre deiebilecei belirtilmitir. 1940l yllara
gelindiinde muhafazakrlk dncesi iyice ekillenmi, Byk Dou ve Serdengeti der-
gilerinde eitli tartmalar yaplmtr. Trk Dnce Dnyas isimli dergide ise alternatif
fikirler tartlmaya balanmtr. Bu yllarda toplumsal kimliin temeline, sekler ve Batl
olanlarn yerine, dinsel ve yerel kltrel deerler ile sembolleri yerletirilen sa siyaset, top-
lum ile devlet arasnda ulusuluun kuramad aidiyet ilikisini bu yolla kurmay hedefle-
mi ve bunu zaman ierisinde, byk lde gerekletirmitir (Mert, 2007, s. 66).

12
Muhafazakr Siyaset deolojisi ve Trkiyede Muhafazakrlk

1940larla beraber muhafazakrln eitli boyutlar ile ele alnp tartldn belirtmek
gerekir. lk tohumunu Sait Halim Paann att Ahmet Cevdet Paa ve birok slamcnn bu-
lunduu bu gruba Necip Fazl da katmak mmkndr ki bu gruba slamc muhafazakrlar
diyebiliriz. Bu grupta saydmz Necip Fazl iin baz fikir adamlar slamc reaksiyoner ta-
nmn yapmaktadrlar. Bir dier grup iin milliyeti muhafazakr tanmlamasn uygun g-
ren fikir adamlarnn dncelerine biz de katlyoruz. Milliyeti muhafazakr fikirleri ile ne
kan Nurettin Topu, Mmtaz Turhan, Erol Gngr, Semiha Ayverdi ve Abdlhak inasi bu
isimlere rnek olarak verilebilir. lkemiz iin muhafazakrla ilikin yaplacak son snflama
ise liberal muhafazakrlk dncesidir. Bu dncenin en nemli temsilcisi olarak da Ali
Fuat Bagil gsterilmektedir. Onun bu ekilde deerlendirilmesinin temelinde ise muhafa-
zakrlk ve liberalizmi ahlaki bir dzen aray etrafnda buluturmas bulunmaktadr. O,
her eyden nce, manevi bir nizam peindedir. Liberal muhafazakrlk, birey hakkndaki
gr ile byle bir ahlakilik iermektedir.

Trk siyasi hayat ile ilgili olarak deerlendirmeler yapan siyaset sosyologlar, Trk siyasi ha-
yatn iki cephenin gelgit hareketleri olarak ifade etmilerdir. Trkiyenin iki yznden birini
oluturan bu cephelerden ilki devleti sekinciler dieri ise geleneki liberaller cephesi-
dir. Devleti sekincilerin genel nitelikleri olarak unlar saylmaktadr: Halktan gelebilecek
destei yok sayyorlar hatta istemiyorlard. Aslnda pek ok dnceyi halka karn uygu-
lamak istiyorlard. kinci olarak Bat tipi bir toplum modeline inanyorlard. Batdan pek ok
dnce ve kurum almlard. nc olarak ekonomik etkinlikler kadar toplumsal ve kl-
trel yaantnn da devlet tarafndan denetlenmesinden yanaydlar. Btn bu nedenlerden
dolay da kendilerine devrimci ya da ilerici gibi adlar yaktrmlard. Gerekten baardklar
ise halkn devlete btnyle yabanclamasyd (Altan, 2001, s. 63).

Muhafazakrlarn Trk Siyasetindeki Yeri ve Yeni Muhafazakrlk

Trk toplum dzeni iin siyasi otoritelerce belirlenen hr, laik ve demokratik Batl bir top-
lum oluturma arzusu baz ayrlklarla beraber Trk dnce dnyasna hkim gruplar ta-
rafndan da benimsenmiti. Yani asl tartlan ey Batllap Batllamama deil hangi l-
lerde Batllamalyz konusudur. Bat kavram, Trk dnce dnyas ve bilim adamlarn
derinden etkilemi ve neredeyse kutsal bir sje hline gelmiti. Bilim adamlar grlerine
meruluk ve geerlilik kazandrmak iin sze ve yazya Batya gre bu konu yledir. diye
balamay iar edinmilerdi ve Bat szc, ynetim ricalindeki btn kaplar aan bir
maymuncuk grevini stlenmiti (Kamazolu, 2000, s. 22).

1945-1950 tarihleri arasnda yaplan zorunlu dzenlemeler, kurumsallamalar ve deiimler


hep bu yeni Bat dzeniyle btnleebilme abalarnn ilk hamleleridir. 1946 ylnda De-
mokrat Parti ve daha baka partiler kurulmu, 21 Temmuz 1946da ilk defa ok partili bir
milletvekillii seimi yaplmtr. 14 Mays 1950de ilk defa tek dereceli ve ounluk sistemi
ile yaplan milletvekillii seimlerini byk bir ounlukla DP kazanarak seimle iktidara

13
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

gelmitir. Bu seim devleti sekinlerin kaybettii, geleneki liberallerin kazand bir se-
im olmutur. ktidara gelen DPnin de Bat ve Batllama kavramlar ile sorunu olmadn
belirtmekte fayda vardr. Buradan bakldnda, Trkiyede muhafazakrlk tam anlamyla
siyasal bir oluum olmaktan ok estetik ve ahlaki bir duygulanm ifade eder. Bundan dolay,
siyasal alanda liberal muhafazakr ya da milliyeti muhafazakr yaklamndan sz edebil-
mekteyiz.

Trkiyede muhafazakrlk Kemalizmle ve Kemalist devrimle hesaplaamamtr. Muhafa-


zakrln doas gerei devrime kar kmas gerekirken o, Kemalizmi iselletirmitir. O
nedenle de muhafazakr aydnlar ellerindeki sopay Kemalizme deil de Kemalizm etrafn-
da rgtlenmi Batc, pozitivist aydnlara vurmay tercih etmilerdir (Aktal, 2011, s. 151).
Trk muhafazakrl Kemalizmin radikal modernist yaklamn frenlemeyi amalayan,
modernlemenin tedrici bir biimde gereklemesini savunan bir ideoloji durumundayd.
Modernlemeye kar deildi. Yahya Kemalin Kk mazide olan atiyim. dizesinde olduu
gibi gemie dnmeyi deil, gemii bugn ve yarn iin kullanmay ister. Trk muhafa-
zakrl bu ynyle Kemalizmi Mslman halkla adeta bartrm ve Kemalizmin zorlan-
d modernleme sorununu bu yolla zmtr (Aktal, 2011, s. 152).

Btn bu aklamalarn neticesi olarak Trk muhafazakrlnn Batdaki muhafazakrln


geliim izgisinden olduka farkl bir izgide olduu rahatlkla sylenebilir. Nitekim Trk
muhafazakrlar, muhafazakrlk ile liberalizmi bir dzeyde de olsa paralelletiren orta snf
bir mlkiyet anlayn savunmulardr. Bu uygun ve ll ekonomik sistem devletilii ve
liberalizmi karlkl dengeleyen ve sermayeyi aa doru yaygnlatran bir tr insanclla-
trlm kapitalizm olabilir. Trk muhafazakrl kltr teknikten ayrtran zellii ile de
dikkat ekmektedir. Bu ayrm dinlerin (zellikle de Hristiyanln) madde ruh arasnda yap-
t dinsel nitelikli bir ayrmn modern biimdeki yansmasdr. Muhafazakr muhayyilede
fabrika bacalar ile cami minareleri ara ykselen ve ruhaniyete karan dengeli bir gelime-
nin vazgeilmez sembolleridir (n, 2004, s. 579).

Trk siyasi hayatnda ok partili hayata geildikten sonraki yllar ierisinde saylar oalan
partiler, evre ve merkez partiler eklinde bir ayrma tabi tutulmutur. Muhafazakr partiler
burada merkez sa partiler olarak tanmlanm, merkez sol parti olarak ise ounlukla CHP
ve trev partileri tanmlanmtr. Burada yer alan merkezi ilericilik (aka ifade edilmese
de ilericilikle kastedilen Batclk), adalk kavramlarn iselletiren partiler olutururken
sa partiler ise genellikle gericilik ve irtica ile ilikilendirilmitir. Merkez sa denildiinde ise
dzen, istikrar, otoriteden yana olmak, toplumsal mirasn korunmas, din ve aile gibi deer-
lerin savunulmasnda makulln snrlar iinde kalmak ve faizm, dincilik gibi ar saylan
ideolojilerden uzak kalmak anlalmaktadr. Aslnda bu idealler ve deerler muhafazakrl-
n da temel ilkeleri olarak karmza kmaktadr (Erdoan, 2000, s. 243).

Seimleri kazand 1950de halk tercihini DPnin liberal ve demokrat eksendeki parti prog-
ramn okuyarak ya da siyasal kimliini inceleyerek deil sergiledii imaja bakarak; yine

14
Muhafazakr Siyaset deolojisi ve Trkiyede Muhafazakrlk

1965te de oyunu APye verirken partinin ideolojik sylemlerine bakarak deil kendi di-
linden konuan oban Slo olarak grd Demirele bakarak kullanmt. 1970lerdeki
CHP baarsn da ideolojik nedenlere deil halk katmanlarnda yer edinmi olan Ecevitin
Karaolan imajna balamak gerekir (Fedayi, 2004, s. 154). 12 Eyll sonrasndaki halkn si-
yasal tercihlerinde de ideolojinin ve sylemlerin etkili olmad bir kez daha kantlanmtr.
zaln baarsnda halk ile sempatik ilikiler kurabilmesi ve halkn deerlerine sahip karak
bu deerleri nemsediini halka gstermesi saylmaldr.

1960l 1970li yllarn Adalet Partisi (AP), gerek sylemi gerekse politikaclar itibaryla, libe-
ral, kozmopolit ve ehirli evrelere 50li yllarn DPsinden daha uzak mesafedeydi. APnin ilk
hkmet programnda dile getirdii grlere bakldnda haklar ve zgrlkler konusun-
da muhafazakr hatta otoriter bir yaklam sergiledii grlebilir. rnein AP btn vatan-
dalarn tabii ve kutsal hakk olarak deerlendirdii ve dier tabii haklar gibi Anayasann
teminat altnda bulunduu inand vicdan ve din hrriyeti zerinde durmaktadr. Ayrca
iyi eitim alm din adamlarnn yetitirilmesinin neminden bahsedilmitir (Gler, 2003, s.
88). AP ve devam olan Doru Yol Partisi (DYP) tek parti uygulamalarna yeniden dnlme-
sinden endie eden dindar ve mazbut kesimden destek alm ounlukla orta snf, esnaf,
kk iletme sahipleri ve yoksullardan oluan bir semen kitlesi olmutur. Fakat bu parti
byk sermaye ve byk toprak sahiplerinin partisi olma zellii ile gze arpmaktadr (Bu-
la, 2007, s. 35).

Halkn sevgisi ve takdirini kazanmann sadece sempatik olmak ve halkn iine karmak-
la mmkn olmadnn en gzel rneini zal vermekteydi. zal, bir yandan deiim ve
dnmn kanlmaz olduunu politikalar ile ortaya koyuyor ve yle sylyordu Bir
Trk, inancn laiklii etkilemediinin farkndadr. nan rasyonel olmay engellemez. Gnlk
hayatta Avrupal bir Hristiyan ile Trk bir Mslmann arasnda bir fark yoktur. Trkler Bat
ve slam arasnda bir sentez yapmtr ve bu sentez Trk kimlik krizine son vermitir. Ben
inanl bir insanm ve her trl yenilie am. Kimlik problemim yoktur; bylece kendi
kltrm savunarak ve bir ideolojiye balanarak ar milliyeti olmak zorunda deilim.
(Pole, 2004, s. 171).

zaln slam ve Batl hayat tarz arasndaki sentezi kendisinden nceki muhafazakr siya-
setilerde de grlmekle beraber zaln gerekletirdii liberal alm kkl bir deiiklii
de beraberinde getirmitir. 1980lerde ekonomik devrim niteliindeki kararlarn iki yn
vard; ekonomik deiimin etkisi ile yaamlar ve alma biimleri ylesine bir ekilde de-
iti ki Trk toplumu bir yandan rekabeti olmay renirken te yandan blgesel bir g
olma yolunda ilerlemeye balad. Batl deerlerle uyum ierisinde kalarak faiz vermeyen
slami bankalarn yasasn oluturmas ve bu bankalarn lkede kurulmasn tevik etmesi
lke ekonomisine ciddi kazanmlar salamtr.

Buraya kadar yaplan aklamalardan da anlalaca zere klasik muhafazakrln vurgu-


su, var olan deerleri korumaya yneliktir. Ancak yeni muhafazakrlar deiime ok fazla

15
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

diren gsterilmesini yadrgamaktadrlar. Giddensin de dile getirdii gibi yeni muhafa-


zakrlk ilerlemeci dnceye kar olma eilimi gstermez; bunun yerine bugn ile ge-
lecei ustaca harmanlanmaya alr. Yeni muhafazakrlk kapitalizmle ve yeni ekonomik,
siyasal, kltrel artlarla uyumludur. Deiimi yadrgamaz. Piyasa ekonomisiyle, liberalizm-
le, teknoloji ve teknik aklla barmtr artk. Gelenek, din, millet, devlet, otorite gibi deer-
ler grnrde eski muhafazakr deerlerdir. Yeni muhafazakrl yeni klan, ncelikle bu
eski deerlerin byk lde liberal topluma gvence vermek zere savunulmasdr (Erler,
2007, s. 127).

Muhafazakrlk, kapitalizmin teknolojik vehesiyle uyuurken modernizme dnk eletiri-


sini kltre has klmtr. Yeni muhafazakr akm Avrupada ve Amerikada farkl kimliklere
brnmtr. kisinde de sosyal refah devletine kar olmak gibi ortak noktalar olmakla bir-
likte uygulamada temel farkllamalar da sz konusudur. Yeni muhafazakrlarn ne kar-
d deerler arasnda aile, ahlak, bireysel aba, daha fazla sorumluluk ve devletin klme-
si vardr. Bunun yannda ABDde yeni muhafazakrlar klasik muhafazakrlardan farkl olarak
d politikada izolasyon politikas deil Amerikan demokrasisini (!) her yere ihra etmeyi
ve i politikada da asker ve ekonomik olarak gl devlet politikasn savunmaktadrlar.
ABDdeki yeni muhafazakrlarn tutumlar ile Trkiye iin yeni muhafazakr olarak rahatlkla
adlandrabileceimiz AKPnin tutumlarnn gerek i politika gerekse d politika bileenleri
asndan bakldnda rttn grmek mmkndr.

Bugn Batda yeni sa diye adlandrlan ve gnn ihtiyalarna cevap olarak ortaya kan
yeni liberalizm ve yeni muhafazakrlk farkl zelliklere vurgu yaparken devletin kltl-
mesi ortak paydasnda birlemektedir. ki siyasi ideolojinin de ayn sosyal gelimeler neti-
cesinde ortaya kmas, yaanlan olaylarn farkl bak alar ile yorumlanmas sonucunu
ortaya karmaktadr. nceleri ticaretin, sonralar ise sanayinin gelimesi sonucu oluan
burjuvazi, liberal gelimenin dinamik destekisi olurken Goethenin sihirbaz ra rnein-
de olduu gibi tm ktlkleri ortaya karan Pandorann kutusunu aan gelimeler de
dourmutur. Bu gelimelerle, devletin ortaya kan ekonomik ve sosyal sorunlar zmesi
aray olduu gibi baz ahlaki sorunlar zmesi aray da ortaya kmtr. Birinci aray
sosyal devlet ynndeki gelimelere yol aarken ikinci yn muhafazakrlarn nem verdii
bir husus olmutur (Ylmaz, 2003, s. 124).

Yeni liberalizm bireyi nceleyen, minimal devlet ve asgari hkmet, serbest piyasa toplumu
ilkelerine dayanrken muhafazakrlk ulusu nceleyen, minimal devlet fakat gl hk-
met, disiplinli toplum ilkesini benimsemitir.

1980li yllara kadar Trkiyenin de iinde bulunduu gelimekte olan lkelerde kalknma
gl bir ekilde ifade edilmi ve politikalara yanstlmken bu yllardan sonra bu kavramn
yerini demokratikleme kavram almtr. Bu yllardaki siyasilerin ve aydnlarn bir ksmna
gre demokrasi ve demokratiklemenin yolu, anahtar sre ile aklanabilmektedir. Bun-

16
Muhafazakr Siyaset deolojisi ve Trkiyede Muhafazakrlk

lar, kreselleme, zelletirme ve yerelleme. Bu kavramlar ierii yeni sa olarak da adlan-


drlan muhafazakrlar tarafndan benimsenirken Cumhuriyetin ilk yllarnda inklap ve
modernist yaps ile ne kan siyasal organizasyonlar tarafndan phe ile karlanarak di-
ren oluturulmaya balanmtr. Yeni muhafazakrlar liberal deiikliklere destek verirken
gelimi ve modern lke olabilmenin kodlarnn da deiimden getii fakat bu deiimin
ani deil tedrici olmas gerektii ynnde politikalar ortaya koymulardr.

AKP dndaki unsurlar, AKPyi Milli Gr Hareketi ile ilikilendirirken AKPnin kurmaylar
kendilerini DPye referansla tanmlamaktadrlar. Her ne kadar AKP yneticileri kendilerini
DPye referansla tanmlasa da sosyolojik kken ve ilikiler bakmndan birbirlerinden tama-
men farkldrlar. DP btnyle elitist bir sosyolojiden ortaya kmt. Kurucularn iinden
geldikleri sosyolojik ilikiler bunu kantlamaktadr. Menderes toprak aas bir aileden geli-
yordu ve CHP il bakanl yapmt. Fuat Kprl Osmanlnn en kkl iktidar ailelerinden
biri olan Kprllerdendi. Oysa AKPnin nderleri alt ve orta tabakalardan gelmektedir.
AKPnin DP ile paralelleen sylemlerine ramen sosyolojik kkenleri farkllk gstermekte-
dir. Ynetici kadrolarn bireysel olarak slam, siyasal olarak ise demokrasiyi referans almala-
r siyasal kimliklerini muhafazakr demokraside konumlandrmak istediklerinin ifadesidir.
(Yldrm, 2002, s. 69).

Erler (2007, s. 125)in AKP ve Muhafazakr Demokrat balkl yazsnda belirttii zere,
AKPnin Trkiye artlarnda savunduu muhafazakr demokrasiyi Batdaki nc yol an-
layna benzetenler de vardr. Batda nc yol, solun dnm iin neyi ifade ediyorsa
muhafazakr demokrasinin de Trkiyede ayn eyi ifade ettii zerinde durulmaktadr. Zira
her iki ynelime de yneltilen eletiriler ayn olduu gibi savunduklar arasnda benzerlikler
de sz konusudur. Refah devleti eletirisi, aile hayat vurgusu, kresellemenin doru ko-
numlandrlmas gerei ve devletin krek ekmeyerek dmene gemesi gerektii sylemi
gibi ifadeler, Batdaki nc yol anlay ile AKPnin benzetii siyasal sylemlerdir.

Sonu
Osmanlnn son dnemlerinde Osmanly kurtarmak iin ama birlii iinde olan fakat
politika birlii olmayan ok sayda aydn grubu mevcuttu. Her bir grubun kendine gre
benimsedii ve belirledii politikalar vard. Osmanlclk fikrini savunanlar, slamcl sa-
vunanlar, Trkln kurtulu iin tek are olduunu belirtenler, Garpln kurtulu iin
olmazsa olmaz olduunu ifade edenler.

Bu durum Cumhuriyetin ilk yllarnda baz ufak deiikliklerle aynen devam etmi, modernle-
me ve ilerlemenin ancak Batnn tm deerlerini alarak ve bunlar kurumlar ile yerletirerek
mmkn olacan ifade eden yenilikiler ile deiimin zorunlu olduunu fakat toplumsal
yapnn bozulmamas iin bunlardan toplumun dokusuna uymayanlarn ayklanmas ge-
rekliliini savunan muhafazakrlar arasnda mcadeleler yaanmtr. Bu mcadele gn-

17
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

mzde bile ok sert saylacak dzeydeki sylemler ve politikalarla srmektedir. Ancak ne


var ki Cumhuriyetin ilk yllarnda deiim ve dnm iin ok sert tavrlar taknan devleti
elitistler 1960lardan itibaren bu deiimlerin devam niteliinde olabilecek politikalara bile
kar kmaya balamlardr. Bu kez deiim ve dnmden yana olanlar muhafazakr-
lardr. Cumhuriyetin ilk yllarnn devrimcileri artk statkocu iken gericilikle itham ettikleri
muhafazakrlar Batllama bayran tamaktadr.

Tarihsel sre ierisinde Batda partiler belirli snflarn siyasal ve ekonomik karlarnn
korunmas amacyla kurulmulardr. Bu ynyle baktmzda genel olarak aristokrat snf,
ekonomik olarak gl olan burjuvazi, muhafazakr partiler yoluyla snf karlarn koru-
maya alrken ii snf, onlarn temsilcisi sendikalar ve brokratik kesim ise, sosyalist ve
sosyal demokrat partiler eliyle snfsal menfaatlerini koruma yolunu semilerdir. Bizde ise
partiler, deiik toplum kesimleriyle bylesine organik iliki ierisinde deildir. Dolaysyla
toplumsal gruplara gre kategorik bir tasnif yapmak mmkn deildir (Gnal, 2006, s. 94).

Yaplan aklamalardan da anlalaca zere, Trkiyedeki siyasal ideolojiler arasndaki ayr-


lk snf esasna ve ekonomik kategorilere gre deil, kltrel tercihlere gre olumaktadr.
Bu nedenle alt ve orta gelir grubundakiler geleneksel deerlere ballklar nedeniyle iktisat
politikalar kendisine uymamas ve aslnda aristokrat ve burjuvann deerlerini savunma-
sna ramen muhafazakr partilerden yana tavr belirlemilerdir. Ekonomik durumlar iyi
olanlar ise kltrel tercihler nedeniyle kendisini sola yakn hissetmektedir. Burada dris K-
kmerin tespitlerini aktarmakta yarar vardr. Solculuk ezilenlerden yana olmaksa Men-
deres solcudur, nn ise sac. (Kkmer, 1989, s. 83). Modernleme ve Batllamay
liberal demokrasi ile uzlama olarak alglayarak, Avrupann deerlerini benimseyerek ve
fakat kendi deerlerini de koruyarak siyaset yapmak isteyen muhafazakrlar lkenin son 30
ylna damgalarn vurmulardr. Bunu yaparken de ekonomik politika anlamnda liberalizm
veya sosyalizm kadar iddial politikalar retmemiler ve fakat ou kez liberaller gibi davra-
narak serbest piyasa deerlerine ncelik vermilerdir.

Demokrasi ve zgrlkler alannda ise birey ve devlet arasndaki toplumsal ve ekonomik


kurumlara, geleneksel yaplara nem vermekte ve kendilerini demokrasinin sigortas olarak
grmektedirler. zgrlk anlaynda da sosyalist ve liberallerden ayrlan muhafazakrlar
gnmzde oka tartlan evlilik d yaam, e cinsellik, uyuturucunun serbest brakl-
mas vb. gibi taleplere scak bakmamakta bunlar zgrlk alan olarak deil, hastalkl du-
rumlar olarak tanmlamaktadrlar.

Muhafazakrlar devletin snrl olmas konusunda liberaller gibi dnmekte, devletin m-


dahale edemeyecei alanlar olarak ise; aile, din gibi alanlar belirtmektedirler. Trkiyede bir
muhafazakr akm mevcutsa bunun merkezinde aile, onun da ekirdeinde eit, hamarat
ve namuslu olmas beklenen kadn bulunmaktadr. Ailenin Trk muhafazakrlndaki mer-
kez yerini kadn belirlemekte ve kadnn sadk e-iyi anne misyonu ve bununla beraber
hamarat- namuslu konumda olmas istenmektedir (Ylmaz, 2006, s. 3).

18
Muhafazakr Siyaset deolojisi ve Trkiyede Muhafazakrlk

Ekonomideki durum ise ailedekinin tam tersidir. Yani aile muhafazakr taleplerin merkezin-
de yer alrken ekonomi deiim taleplerinin merkezindedir. Ekonomik yapnn deiimini
isteyen muhafazakrlar, devlet yapsnda, toplum yapsnda ve siyasal sistemde deiim
talep etmemektedir. Bat dnyasna duyulan gvensizlie ramen Avrupa Birliine girme
isteklilii ekonomik fayda salanlaca inancndan kaynaklanmaktadr. Ekonomik fayda
salanlaca inanc yine de slamclarn, ulusalclarn ve muhafazakrlarn Batya duyduu
tepkisellii ortadan kaldrmamaktadr.

Kaynaka
Akka, H. H. (2003). Muhafazakr siyasi dnce kavram zerine. Uak BF Sosyal Bilimler Dergisi, 3, 241-254.
Aktal, U. H. (2011). Trk muhafazakrl ve Kemalizm. Dou Bat Dnce Dergisi, 25, 147-162.
Altan, M. (2001). Darbelerin ekonomisi (2. bs.). stanbul: yi Adam Yaynlar.
Belge, M. (2004). Muhafazakrlk zerine. Modern Trkiyede siyasi dnce (3. bs.) stanbul: letiim Yaynlar.
Bula, A. (2007). AK Parti ve muhafazakr demokrasi. Kpr Fikir Dergisi, 97, 15-19.
Efekan, H. (2011). Muhafazakrln hermentii. Dou Bat Dnce Dergisi, 25, 52-63.
Erdoan M. (2000). Demokrasi, laiklik, resm ideoloji. Ankara: Liberte Yaynlar.
Erler, . (2007). Yeni muhafazakrlk, AKP ve muhafazakr demokrat kimlii. Stratejik Aratrmalar Dergisi, 10, 126-132.
Fedayi, C. (2004). AKPnin siyasal kimlii zerine. Muhafazakr Dnce, 1(1), 150-164.
Gler, D. F. (2003). Trkiyenin yakn siyasetinde bir rnek olay: Adalet Partisi. Ankara: Trkiye ve Ortadou Amme daresi Ens-
tits.
Gnal, E. (2006). Trkiyede siyasal partiler ve gncel siyaset. Ankara: Bilim adam Yaynlar.
Gngrmez, B. (2004). Muhafazakrln sosyolog havarisi: Robert Nisbet. Dou Bat Dnce Dergisi, 25, 84-93.
Kamazolu, H. B. (2000). Trkiyede siyasal fikir hareketleri (2. bs.). stanbul: Birey Yaynclk.
Karpat, K. H.(2008). Trk demokrasi tarihi (3. bs.). Ankara: mge Kitabevi.
Kkmer, . (1989). Dzenin yabanclamas. stanbul: Profil Yaynclk.
Mert, N. (2007). Merkez san ksa tarihi (2. bs.). stanbul: Selis Yaynlar.
n, S. S. (2004). Trk muhafazakrlnn kltrel politik kkleri. Modern Trkiyede siyasi dnce (3. bs.) iinde. stanbul:
letiim Yaynlar.
Pope, N., & Pope, H. (2004). plak Trkiye (3. bs.). stanbul: Gelenek Yaynlar.
Robert, A. N. (2007). Muhafazakrlk-d ve gerek. Ankara: Kadim Yaynlar.
Safi, . (2007). Trkiyede muhafazakr siyaset ve yeni araylar. Ankara: Lotus Yaynevi.
eyhanlolu, H. (2011). Trk siyasal muhafazakrlnn siyasallamas ve Demokrat Parti. Ankara: Kadim Yaynlar.
Yldrm, E. (Kasm-Aralk, 2002). AKP: Bir politik tasarmn sosyolojik temsiliyeti. Birikim, 163-164, 66-70.
Ylmaz, A. (2003). ada siyasal akmlar (2. bs.). Ankara: Vadi Yaynlar.
Ylmaz, H. (2006). Trkiyede muhafazakrlk aile, din, Bat: lk sonular zerine genel deerlendirme. Yaymlanmam aratrma
raporu, Boazii niversitesi, stanbul.
Zrcher, E. J. (2004). Terakkiperver Cumhuriyet Frkas ve siyasal muhafazakrlk. Modern Trkiyede siyasi dnce (3. bs.)
iinde. stanbul: letiim Yaynlar.

19
Trkiyede Siyasal Deime Balamnda Kreselleme Srecinde Muhafazakrln Dnm

Trkiyede Siyasal Deime


Balamnda Kreselleme Srecinde
Muhafazakrln Dnm

Ahmet Vedat Koal*

Kuramsal ereve ve Yntem

B
u almann kuramsal erevesi, tarihsel maddeci-diyalektik felsefi dnceye dayal
Marksist kuramn tarihsel-sosyolojik grleri erevesinde belirlenmi, bu kapsam-
da, politik ekonomik analiz, almann aratrma yntemi olarak benimsenmitir.
Bu ekonomik determinist yntem nda alma, modern Trkiye tarihi boyunca muha-
fazakrln gsterdii deime biimlerini, gelitikleri dnemlerin kresel, ulusal, blgesel
ve yerel sosyoekonomik dnm sreleri ile ilikilendirmek, siyasal deimeye, bu sos-
yoekonomik etkenlere dayal neden-sonu balantlar ile aklamalar retmek amacyla
hazrlanmtr.

Ekonomi ile siyaset arasnda altyap-styap, bir baka deyile neden-sonu ilikisi olduu,
modern ekonomi-politik bilimiyle, zellikle Marksist literatrle gsterilmi bulunmaktadr.
Bu temel kuramsal veri nda, ekonomik deiimlerle siyasal dnmler arasnda do-
rudan ve dolayl balar olduu bilinmektedir. Siyasal dnce ve akmlar, piyasann ald
dnemsel biimlere ve yeniden yaplanmalara ierik ve zamanlama bakmlarndan paralel
olarak yapsal ve sylemsel deiimler, dnmler gstermektedir. zetle, siyaset, pratikte
iktisadi retim biimlerinin ve ilikilerinin yeniden retimi anlamna gelmekte, bylece, bir

* Ar. Gr., Dicle niversitesi, BF. Siyaset ve Sosyal Bilimler Ana Bilim Dal.
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

toplumsal kurum olarak da iktisadi dzenin siyasi dille ve aralarla ifadesi olmaktadr. Bu
evrensel durum, Trkiye zelinde de deneyimlerle yerini ve ifadesini bulmaktadr. Bu yn-
deki gncel rneklerin, zellikle ulus-devlet kapitalizminin yerini yeni-liberalizmin kresel
piyasasna ve bu balamda Keynesyen iktisat politikasnn da postKeynesyen esnek re-
tim koullarna brakmakta olduu kreselleme srecinde, genilik ve younluk kazand
gzlemlenmektedir (Koal, 2013).

Dinsel cemaat odakl yerel-sosyal sermayenin ticarleerek kresel alara katlmasn tanm-
layan Anadolu Kaplanlar veya slami-yeil sermaye olarak adlandrlan yerel ekonomik
gelime (Demir, 2005; Toprak, Demir, & Acar, 2004) ve toplumsal farkllama, bir baka deyi-
le zenginleme-orta snflama sreci, Trkiye muhafazakrlnn, siyasal slamc Milli G-
r dncesinden muhafazakr demokrasi kurgusuna varan liberal dnmnn temel
altyapsal etkenidir (Koal, 2012a). Milli Gr pratii srecinde, yerel ynetimlere dnk
seim stratejisinin baarl sonular ile elde edilen imar rant, bu yerel sermaye odann
geliiminde en belirgin maddi kayna oluturmutur. Bununla birlikte, ncesinde kk
lekli yerel giriimcinin ulamakta zorland aktif sermaye, kreselleme srecinin bir ge-
tirisi olarak zellikle Krfez Blgesinin petro-dolar aktarm ile finanse edilen faizsiz banka-
clk-kr pay ortakl sylemleri ile retilen alternatif finansman kayna ile karlanabilir
hle gelmitir (Tok & Koal, 2012). Bu finans kayna ile byme srecine giren Anadolu
sermayesi, basn sektrne yapt geni lekli yatrmlarla, yeni-san Trkiyedeki hege-
monik kuruluunun ideolojik altyapsn da hazrlamtr. Toplumsal alandaki cemaatlerin
kamusal alanda grnrlk kazanmas ile balayp zellikle ticari ve brokratik alanlarda
da egemenlemesine varan, zenginleen sermaye snfnn yerelliin ve gelenekselliin ka-
lplarn amas olarak aklanabilecek bu evreden merkeze ynelim eilimi, AK Parti ik-
tidarnn toplumsal altyapsn oluturmutur (Koal, 2012b). Nitekim, semen younluu
bakmndan incelendiinde, Kayseri ve Konya gibi yerel endstrileme atlmnn yaand
blgelerin, AK Parti iktidarnn younluklu semen alann oluturduu gzlemlenmektedir
(Koal, 2012b, s. 90-91; Tok & Koal 2013, s. 76).

Trkiye Muhafazakrlnn Siyasal Evrimi


Trkiye muhafazakrlnn evrimi, ayrt edici zellikleri nda, dnemsel ayrm ie-
risinde ele alnabilir. lk dnem, Osmanlnn son yzylna tarihlenen Batllama hareket-
lerinin ve brokratik uygulamalarnn, toplumsal kltrde yaratt tepkinin rn olarak
gelien sivil toplum merkezli ortaya k srecidir. Bu dnem muhafazakrlnn temel
nitelii, dinsel inan kltr ve mekn (medrese, tekke, dergh vb.) ile snrl oluudur. Os-
manl toplumunda slamclk, kurumsal slamn temsilcileri tarafndan balatlan bir akmd
(Lainer, 2005, s. 474). Bu evre, dinsel inan geleneinin ve kltrnn II. Mahmutun Yeni-
eri Ocan kaldrrken Bektai geleneine uygulad trden brokratik basklarla bala-

22
Trkiyede Siyasal Deime Balamnda Kreselleme Srecinde Muhafazakrln Dnm

yp ttihat Terakki stnden Kemalizme varan ve Kemalizmde en yksek dzeyine ulaan


devlet basks altnda kamusal alana kma olana bulamad bir dnemdir (Suba, 2005).
zetle, bu dnemde, Kemalizmin kuatcl ve devletin gc nedeniyle sivil toplum geli-
ememi, bu boluk ise tarikat ve cemaatlerce doldurulmu, halk muhalefeti kendisini an-
cak tarikat ve cemaatler araclyla var edebilmitir (Smer & Yal, 2010, s. 9). Cumhuriyet
Dneminin 1950lere kadar olan devresi, basnn da yardmyla, her alanda slami dnce-
nin ve yaantnn devletin sk takip ve hatta zaman zaman mdahalesine maruz kalmasyla
karakterize edilebilir. Bu sebeple bu dnemde gerek bir slami dnce faaliyetinden sz
edilemez (Ocak, 2000, s. 93).

Trkiye muhafazakrlnn evriminde ikinci evre, siyasal slam veya muhafazakrln


politiklemesi olarak tanmlanabilir. Bu dnemin 1950-1970 yllarn kapsayan sreci, s-
lam bir medeniyet biimi olarak gren ve bu nedenle kendine kltrel-sosyal bir kimlik
belirlemeye alan kltrel hareket, 1970den sonraki ve gnmze dek sren aamas ise
siyasal iktidar elde etmeye abalayan siyasal slami hareket niteliindedir (Yavuz, 2005a,
s. 21). Bu evrenin Trkiye zelindeki yansmas ve temsili, Milli Gr geleneidir. 27 Mays
darbesi ile DPnin kapatlmas ve ardndan onun yerini alan APnin byk sermaye ve dev-
let merkezli politikalar retmesi karsnda kk sanayici, tccar, zanaatkr ve iftilerden
oluan evre, kendi taleplerini ifade etmek ve olumaya balayan yeni dzene muhalefet
etmek iin yeni kurumlar ve yollar aramaya balamtr (Ycekk, 1983, s. 80). Bu dnemde,
Birinci Dnya Sava ile balayan smrgecilik kart bamszlk savalarnn (Sayyid, 2005,
s. 937) ve sosyalist devrimci hareketlerin yan sra, Souk Sava dneminin kresel boyutlu
etkileri belirleyicidir. Bu balamda, zellikle srailin kuruluu ile birlikte ba gsteren Filistin
direnii ve nihayet ran slam Devriminin yeri ok nemlidir (al, 2005, s. 898-899; Ylmaz
M., 2005, s. 636). Dnemin slami duyarll, bata Amerika olmak zere, Hrstiyan Batya
kar fke duygusuyla biimlenmitir (Bora, 2002, s. 261). zellikle kapitalizm ve siyonizm
deyimleri, dinsel anlamda dmanlk anlam ieren birer ifade olarak kullanlmtr. Yurt d-
nda, Muhammed Abduh, Muhammed kbal, Mevdudi, Seyyid Kutub, Dr. Ali eriati, Cemaled-
din Afgan gibilerin nclnde ykselen ve ran slam Devrimi ile doruk noktasna varan
siyasal slam dncesi (Black, 2010, s. 418-473; Bulut, 2005, s. 919-924; al, 2005, s. 898)
geleneinin Trkiyedeki yansmalar, zellikle dnemin en belirgin temsilcilerinden ikisi,
Byk Dou adn verdii gr ile Necip Fazl Ksakrek (zdenren, 2005, s. 136-149)
ve Nurettin Topu (Doan, 2005, s. 438-450)nun adlaryla anlr (etinsaya, 2005, s. 437).
Her iki dnr de Souk Sava dnemi boyunca ykselen sosyal-siyasal sorunlara kar
kaynan slamn dinsel kurallarndan ve ahlakndan alan zm nerileri gelitirmilerdir.

Trkiye muhafazakrlnn evriminde nc ve gncel dnem, daha sonra Trk-slam


sentezi (Akaray, 2008) ad verilmi olan, arlkl olarak Aydnlar Oca entelektel oda
stnden devlet eliyle bir resm ideoloji olarak kurgulanan ve uygulanan (Akaray, 2008,
s. 128; emrek, 2011, s. 643; Yal, 2010, s. 211-221; Ylmaz M., 2005, s. 637) bizim liberal

23
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

muhafazakrlk adn verdiimiz, lml slam deyimiyle de anlagelen gerek siyasal slam
grnn gerekse dorudan dinsel inancn, kresel ve ulusal sosyoekonomik gelimeler
dorultusunda yeniden yaplanmas srecidir (Takn, 2009, s. 398-399). zetle, lml s-
lam anlaynn muhafazakrlkta yaratt deiimin, siyasal slamn devrimci ruhundan
ve deiim iddiasndan uzaklamas olduu sylenebilir (Tual, 2010, s. 138). Bu bakm-
dan, Trk-slam sentezi, Kemalist seklerizm ile siyasal slamn, kresellemenin zorlayc
etkisi altnda uzlalar olarak da deerlendirilebilir. Bylece, Trk-slam sentezi, Kemalizmin
kltralist milliyetilik anlayndan bir kopuu deil, bir sreklilii simgeler (Takn, 2009,
s. 398). Bu dnemin nemi, AK Partinin ideolojik kuruluunda ve politik uygulamasnda
yaratc etken olarak belirleyici rol oynayan modern slam muhafazakrl dncesinin,
AK Partinin kendi adlandrmasyla muhafazakr demokrat grn ncl olmasdr. Bir
baka deyile, AK Parti ve onun muhafazakr demokrasi tasarm, Trkiye slamclnn
nc neslini oluturmaktadr (nceolu, 2009, s. 96-99).

Devletin laik karakterinden kaynaklanan yasal ve ideolojik snrlar geniletmesi bakmn-


dan, slamcla meruiyet alan kazandrmakla birlikte, bu olanaktan faydalanma karln-
da slamc akmn liberal-demokratik deerlerle uzlamas eilimini de meydana getirmitir.
Bylelikle, slamcln dnm normal seyrinin dna karak, AB yelik srecine destek
veren bir yne evrilerek Kemalizmin hegemonyasndan kurtulunabilecei dncesine yo-
unlamtr (Bezci & Mi, 2012, s. 5).

Trkiye Muhafazakrlnda Gncel Durum: Muhafazakr Demokrasi


Daha nce literatre girmemi olan bir ideolojik tanmlama olarak muhafazakr demokra-
si, kuramsal olmaktan ok, uygulamadaki gereksinimleri karlamak zere dnlm ve
duyurulmutur (zipek, 2011, s. 672). Bu hliyle, hlen bir ideolojik aray ifade etmektedir
(Beri, 2011). Dolaysyla terim, kuramsal aklamas ve konumlan zerinde tartmalarn
srd bir siyasal alana iaret etmektedir (Akdoan 2004; Safi, 2007; Yldz, 2004). Bu so-
runu zmlemek iin AK Parti tarafndan Muhafazakr Demokrasi konulu uluslararas bir
sempozyum dzenlenmi (Adalet ve Kalknma Partisi, 2004; Grel, 2007, s. 39; zipek, 2011,
s. 672), ayrca ayn konudaki bilimsel almalar desteklemek zere bir de dl uygulamas
gelitirilmitir (Adalet ve Kalknma Partisi, 2011a).

Muhafazakr demokrasi, bir ideolojik kategori anlamnda ilk kez kullanld AK Parti prog-
ramnda gelenein ve gemiin birikimiyle lkemizin sorunlarna, dnya gerekleriyle pa-
ralel biimde, zgn ve kalc zmler sunmay hedefleyen, topluma hizmet etmeyi esas
alan, ideolojik platformlarda deil, ada demokratik deerler platformunda siyaset yap-
may benimseyen bir anlay olarak tarif edilmektedir (Adalet ve Kalknma Partisi, 2011b).
Kresel ve yerel yaplar arasnda bant kuran sentezci yaklam, AK Partinin teorisyen-
lerinden biri olarak kabul edilen ve Tayyip Erdoann badanmanln yrtm olan

24
Trkiyede Siyasal Deime Balamnda Kreselleme Srecinde Muhafazakrln Dnm

Yaln Akdoann Muhafazakr Demokrasi (2004) adl kitabnn Tayyip Erdoan tarafndan
yazlan n sznde, kendi dnce geleneimizden hareketle yerli ve kkl deerler
sistemimizi, evrensel standarttaki muhafazakr siyaset izgisiyle yeniden retmek olarak
aklanmaktadr (Akdoan, 2005, s. 625; Tre, 2005, s. 52). Yavuz ise (2004), AKP muha-
fazakr demokrat anlay, kresel deerlerle bartrarak bir Trkiye tezi retmelidir. Bu tez
Brkselin insan haklar sylemini, Mekkenin manevi deerlerini, Trkistann milli uurunu
iermelidir. diyerek bu sentez nerisini somutlatrmaktadr.

Muhafazakr Demokrasinin Sosyoekonomik Temelleri: Anadoluda Ekonomik Deiim

Kresellemenin rettii ve byk metropollerin salad pazar olanaklarna eklemlenen


ancak slami muhafazakr kimliini koruyan orta ve byk lekli bir sermaye snf orta-
ya kmtr (Akel, 2006, s. 54). Kresellemenin salad ve zellikle Krfez petro-dolar
finans kayna (Tok & Koal, 2012) ve Gmrk Birlii ile Avrupa pazar stnden kresel
piyasa ile kurduu dorudan ve dolayl balaryla ulus-devletin snrlarn aan bir ticari do-
lam ana eklemlenen Anadolu sermayesi, toplumsal temsilcisi olduu muhafazakrln
bu gelime eilimi dorultusundaki deiiminin sosyoekonomik kaynan oluturmak-
tadr. Bu deiim, en zet biimde, yukarda ifade edildii zere, Anadolu sermayesinin,
tarikat-cemaat merkezli geleneksel sosyal sermaye yapsnn ilkel birikim snrlamalarn
ekonomik ve buna bal olarak kltrel ve siyasal bakmlardan aarak ticari sermayeye d-
nm bylece, ulus-devlet kapitalizmi boyunca evresinde kald ekonomik ve siyasal
sistemin merkezine ilerlemesi olarak aklanabilir (Koal, 2012b, 2013). Bylece, muhafa-
zakr demokrasi, kreselleme srecinde salad ekonomik alarla yerelde ykselen bu
snfn sisteme katlma urann ve bu uraa dayal taleplerinin bir sonucu ve rn olarak
belirlenebilir. Kolukrk (2008, s. 135)n ifadesiyle, Balangta arlkl olarak asker ve Os-
manl bakiyesi brokratlar tarafndan kanalize edilen modernleme abalar bugn eit-
lenmi ve farkllam bulunmaktadr. zellikle, Cumhuriyetin sunmu olduu eitim ve
sermaye oluturma frsat yannda, evrensel bakentler zerinden Trkiyede merkez olma
ya da ynetime katlabilme arzusunda bulunan yeni kesimlerin var olduu grlmektedir.

Anadolunun kresellemeye eklemlenme sreci, retici snfn yapsnda atlamaya, daha


doru bir ifade ile farkllamaya yol am, yeni gler dardan gelerek merkeze eklenmi-
tir. KOBlerden oluan yeni iktisadi aktrler (muhafazakr yerel sermaye ile metropollerde
yeni oluan da dnk imalat ve ihracat firmalar) kredi ve tevikler bata olmak zere kay-
naklarn byk ounluuna egemen olan i sermaye dokusuna kar kmlar, kendilerini
oyun d brakan ar tekelci ekonomik yapnn deimesini ya da onlara bir kanal alma-
sn talep etmiler ve bu oranda siyasallamlardr (Bayramolu, 2001, s. 35).

O hlde, muhafazakr demokrasi sylemini dillendiren AK Partinin, kuruluunun stnden


bir yl sonra tek bana iktidar, 28 ubat rejiminin rn olan, iktisadi deerlerin yeniden
blmne, irticayla mcadelenin belirli bir zmre iin yaratt zenginliklere ve bunu

25
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

sonucu olarak geni toplum kesimlerinin yoksullamasna ve iktisadi krizlere (zipek, 2005,
s. 644) kar, Anadoluda filizlenen giriimci orta snfn tepkisi olmutur.

Milli Gr geleneinin siyasal temsilinde bulunan yerel ynetimlerin zellikle imar yetkileri,
arazi speklasyonu ve ayrca Toplu Konut daresinin inaat projeleri araclyla oluturulan
zellikle kamu arazilerinin zel yatrma almasna ve geici istihdama dayal inaat sektr-
ne dayal gelirlerinin meydana getirdii zenginleme etkisi, bu snfsal dnmn en belir-
gin maddi kaynaklardan biridir (Smer & Yal, 2010, s. 17). Muhafazakrlarn yerel iktidar kul-
lanma deneyimi, onlara siyasi alann yan sra, ekonomik alanda nemli frsatlar salamtr
(Demir, 2005, s. 875). Yerel iktidarn deimesi, sadece hizmetlerde farkllamay getirmekle
kalmam, yerel hizmetlerin yrtlmesinde ihaleleri alan yerel irketlerin kompozisyonunu
da deitirmitir. Sz konusu yerel giriimcilik atlmnn bata Konya ve Kayseri olmak zere,
Gaziantep, orum, Yozgat, Sivas gibi muhafazakr siyasal gelenein yerleik egemenliinin
sz konusu olduu yrelerde younluk kazanmas, bu bakmdan rastlant olmamaktadr. Bu
yerel ve muhafazakr kimlii nedeniyledir ki yerel giriimcilik kltr, gsterdii geliim iv-
mesine gndermeyle Anadolu Kaplanlar (Toprak, Demir, & Acar, 2004) veya politik rejim
kayglar dorultusunda yeil-slamc-irticai sermaye olarak adlandrlmtr (Demir, 2005;
Kapu, 2011, s. 765-767). Trkiyenin sosyolojik dnm, retilen maddi deerlerin pay-
lamnda da sz sahibi olmak isteyen kesimlerin veya snflarn, i blm srecindeki eski
konumlarn sorgulama ve deitirme abasna tank oluyordu. 28 ubat, Cumhuriyet tarihi
boyunca ekonomik ve snfsal bakmdan ayrcalkl bir kesimin, brokrasinin ve devletle or-
ganik iliki iinde byk sermayenin, yeni gelien toplumsal glere kar giritii bir tasfiye
operasyonu olarak okunabilir (zipek, 2005, s. 641).

Bu balamda, 28 ubat mdahalesi, kreselleme srecinin sonucu olarak Tarihsel Bloka


katlma srecindeki bu yeni ve rekabeti sosyoekonomik gce kar ulus-devletin klasik
hegemonyasnn direnci olarak yorumlanmaldr. Anadolu burjuvazisinin gelimesinden
rahatszlk duyan stanbul eksenli burjuva, darbecilerin yannda yer almtr (Yavuz, 2005b,
s. 601). Nitekim 28 ubat srecinde olduu gibi en byk destekilerinden biri de TSAD
olmutur.1

Sonuta, bu sosyoekonomik deiim srecinin siyasal karl ise, kresellemenin ideo-


lojik styaps olarak yeni-sala elikisi nedeniyle ulus-devletin otorite arac olarak pozi-
tivist-ulusu laikle(tir)meyle (Koal, 2012c) birlikte, Bat kart ve tutucu-yerelci sylemle-
riyle yeni-liberal piyasa deerleri ile uyumayan siyasal slamclk anlaynn kurumsal tem-

1 TSAD, bugne kadar, lke karlarn ne karan, laiklik ve demokrasiyi ayrlmaz bir btn olarak gren,
Trkiyeyi adalama yolundan ayrmaya alanlara kar duran tutumunu ak szllkle ve kararllkla
srdrmtr. nk, Cumhuriyetimizin bu temel niteliklerini varlmzn en temel ilkeleri saymaktayz. Bu
yzden, laiklie, demokrasiye ve adala aykr dldn grdmz her konuda gr aklamaya
devam edeceiz. (TSADn 30 Ocak 2008 tarihli bildirisinden akt., Arslan, 2008, s. 41).

26
Trkiyede Siyasal Deime Balamnda Kreselleme Srecinde Muhafazakrln Dnm

silcisi olan Milli Gr geleneinin tasfiyeleri olarak tanmlanabilir (Koal, 2012b). Nitekim,
AK Parti ve onun muhafazakr demokrasi diye adlandrd ideolojik nermeleri ve politi-
kalar, temelde, muhafazakrln yeni-liberalizmin ilkelerine ve koullarna gre yeniden
yaplanmas, zetle liberallemesi olarak aklanabilir (Koal, 2012a).

Muhafazakr Demokrasinin deolojik Temelleri:


slamcln Liberal Dnm ya da slami Kalvinizm
Yukarda belirtildii zere, muhafazakr demokrasinin ncl ve habercisi olarak Trk-s-
lam sentezi, 24 Ocak 1980 ekonomik kararlar ile balayan liberalleme-kreselleme sre-
cine eklemlenme politikalarnn zorunlu bir sonucu ve rn olarak gereksinim duyulan,
yani kresellemenin ideolojisi olan yeni-saa uyum salamak zere, ekonomide liberal,
ynetimde otoriter bir siyasal yapnn kuruluu kapsamnda, bir ideolojik hegemonya ara-
c olarak kurgulanmtr. Bu da ilk elde, kresel kapitalizmin liberal deerleri ile uyumsuz,
elikili geler ieren siyasal slamc akmn tasfiyesini gerektirmektedir. Nitekim, yeil ku-
an tasfiyesi (al, 2005, s. 899) diye adlandrlabilecek ve 11 Eyll Olayndan sonraki
srete belirginleen kresel yeniden yaplandrma projesi, sadece Trkiyede deil, tm
slam lkelerinde slamcln liberal dnmnde belirleyici etken olarak devreye girmi-
tir. Kendilerini 11 Eylln yaratt dehetten ayr tutmaya alan slamclar, slamn liberal
ynlerini -yeniden- kefetmilerdir. slama zg kimlik siyasetinin artk geerli bir strateji
olamayacan grp onun dnda birtakm argmanlar ve direni biimleri gelitirmeye
ynelmilerdir (Glalp, 2003, s. 21-22). u hlde, 28 ubat mdahalesi, siyasal slamc ak-
mn nn kesmekle, lml slam anlaynn ve bu balamda muhafazakr demokrasi pro-
jesinin ortaya klarn salamas bakmndan, bu srecin Trkiye aya olarak deerlendi-
rilebilir. Nitekim, 28 ubat srecinde Refah Partisinin ve devamnda yerine kurulan Fazilet
Partisinin kapatlmalar (akr, 2005, s. 545, 571, 574; Yavuz, 2005b, s. 601), AK Partinin yolu-
nun almas iin siyasal slamclk akmnn temsilcisi olan Milli Gr geleneinin tasfiye-
sinde devletin bask aygtlarnn da belirleyici nemde bir etken olduunu gstermektedir.
zetle, dnyadaki slami rejimlerin iflas, 28 ubat sreci, Refah Partisinin bitmesine ve AK
Partinin olumasna neden olmutur (Dnmez, 2011, s. 43). Bir baka deyile, muhafazakr
demokrasi, Trkiyede muhafazakrln da kayna olan bu sosyal an muhafazas karl-
nda slamn, siyasal syleminden, sekler ve de otoriter devlet karsnda en muhkem
mevzisine geri ekiliini simgelemektedir (Da, 2004). Sonuta, AK Partinin demokratl
ekleyerek kendine zg bir kimlik olarak yeniden kurgulad muhafazakrlk anlay, iin-
den kt Trkiye muhafazakrlnn bir evresi olarak siyasal slam ve zelde Milli Gr
geleneinin Bat kart, antiemperyalist radikal dinsel dnce ve syleminden syrlm
grnmektedir (Ylmaz N., 2005, s. 615-617). Bu hliyle AK Parti, slamcln bir kanadnn,
slamc siyasetten vazgemesiyle, slamcln siyasal taleplerinden soyundurulmu bir parti
grnmndedir (Ylmaz, N., 2005, s. 615, 617). Nitekim, muhafazakr demokrasiyi ideolo-

27
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

jik program olarak duyuran AK Partiyi kuranlar, slamcln ideolojik yenilgisine dayand
tespitini yapanlar, farkl bir at altnda, daha popler rgtlenmelere gitmeyi tercih eden
eski slamc kadrolardr.

Yine de AK Partinin demokratl ekleyerek kendine zg bir kimlik olarak yeniden kurgula-
d muhafazakrlk anlay, iinden kt siyasal slam ve zelde Milli Gr geleneinin
radikal dinsel dncesinin ve syleminin izlerini tad izlenimi vermektedir (Ylmaz, N.
2005, s. 615-617). Bu balamda, AK Parti siyaseti ile temsil edilen muhafazakr demokrasi
dncesinin arka plannda, balbana bir ideolojik yap ve sylem olarak Avrupai bir
muhafazakrlktan ok slam inanc kkenli teolojik bir yerel kltr mirasnn varlndan
sz edilebilir. Anayasa Hukuku Uzman ve TBMM Anayasa Komisyonu Bakanl grevini
yrten AK Parti Milletvekili Burhan Kuzunun Anayasaya oy vermeyeni Allah arpar. (Ana-
yasaya oy, 2012) veya AK Parti Bursa Milletvekili Hseyin ahinin Sayn Babakanmza do-
kunmak bile inann bence ibadettir. (zer, 2011; Sayn Babakanmza, 2011) yine AK Parti
Aydn eski l Bakan smail Hakk Eserin Tayyip Erdoana ynelik kinci peygamber gibidir.
(kinci peygamber, 2010) szleri, bu arka plan iaret eden rneklerdir. Bu tr dinsel temal
rnekler, barts sorununda olduu gibi parti ynetiminden tabana doru inildike AK
Parti syleminin her katmannda sklkla gzlemlenmektedir.

Muhafazakr demokrasi ile siyasal slamclk arasndaki bu tez-antitez ilikisi, 19. yzyln
ikinci yars ile 20. yzyl boyunca ykselen ve ran slam Devrimi ile doruk noktasna varan
smrgecilik kart, Milli Gr lideri Erbakann Tarihimiz, Avrupa ve slam kltrleri ara-
snda bin be yzyllk bir atmann tarihidir. sz (akt. zdalga, 2007, s. 116) trnden
Bat kart sylemli siyasal slam dnce ve politika geleneinin, kresel ve yerel lekli
serbest piyasa deerleri ile uyumsuzluk gsteren ar gelerinden arndrlmas olarak
aklanabilir (Ylmaz, M., 2005, s. 639). Bu nedenledir ki Adalet ve Kalknma Partisi, slamc
bir hareketin siyaset dzleminde devam ettirilemeyecei kanaatiyle kendisini merkez saa
ekmeye almaktadr (Akdoan, 2005, s. 630). Sonuta, siyasal slamcln rgt olarak
Milli Grn tasfiyesi ile AK Parti iktidarna varan srete, postslamclar adil dzenden
vazgeip kresel kapitalist sisteme entegre olmaya abalayarak ve Kemalist dzenin reddi
yerine makul bir eletirisini benimseyerek tek bana iktidar olabilecek bir kitle partisi olu-
turmutur (Blkba, 2012, s. 183).

Dinsel inancn sadece Trkiye zelinde deil, kresel lekte liberal politikann nemli bir
gesi ve giderek merkez olarak yeniden yaplandrlmas, 1970lerde gelien kresel eko-
nomik bunalmn olumsuz toplumsal sonularyla ilgilidir. Kresel kapitalizmin iine girdii
durgunluun yan sra, retim teknolojilerindeki geliimin istihdamda uzmanlama gerek-
sinimi yaratan etkisiyle, Endstri Devriminden beri sren ynsal-vasfsz ii istihdamna
dayal fordist seri retim modeli tasfiye edilmitir. Yeni liberal toplum modelinde, politik
srecin ya da devletin rolnn snrlanmasndaki temel ama, devlet karsnda piyasann

28
Trkiyede Siyasal Deime Balamnda Kreselleme Srecinde Muhafazakrln Dnm

glendirilmesidir. Bu dorultuda devleti kltmek iin kamu personelinin azaltlmas,


tam istihdamdan vazgeilmesi, szlemeli ve esnek zamanl alma yntemlerinin yaygn-
latrlmas ve zelletirme politikas ile kamunun yeniden yaplandrlmas hedeflenmitir
(Gl, 2006, s. 304). Bu kresel ekonomik deiim srecinde Trkiyede de 1970lerin ithal
ikameci sanayileme ve birikim modeli, 1980den itibaren yerini da ak byme, dnya
ile ve zellikle AB ile ekonomik btnleme hedefine ve yeni liberal piyasac uygulamalara
brakmtr. Bu modelin ileyebilmesi iin Trkiyenin yeni bir kapitalist birikim stratejisi izle-
mesi ve bunun iin de i retim maliyetlerini drmesi, yani cretlerin dk dzeylerde
tutulmas gerekmitir (Gl, 2006, s. 282). Bunun sonucunda, Schumpeter (1974, s. 83)in
kavramlatrmasyla yaratc ykm ile ortaya kan kitlesel isizlik dalgasnn meydana ge-
tirdii toplumsal gerilime kar bir nlem olarak dinsel inan, Marxn ona ykledii (1997,
s. 191-192) ezilen insann i ekii, kalpsiz bir dnyann kalbi, ruhsuz dnyann ruhu, halkn
afyonu ilevi gzetilerek liberal politikann bir unsuru olarak kurgulanmtr. Bylece, s-
lamcln siyasal alandaki ykselii, liberal kalknma politikalarnn iine girdii bunalmla
ilikilidir (Glalp, 2005, s. 46). Cemaat olgusu, bu dayanma gereksinmesinin toplumsal
yaamdaki karl, rgtlenmesi olarak varlk kazanmtr. Mardin (2003, s. 101)in deyimiy-
le tarikatlar, snf ve baka trl ayrmlar karsnda ezilenlerin sna olmutur. Sonuta,
ekonominin getirdii ykmla birlikte kresel lekte yaanan kutuplamaya kar ykselen
duygusal tepki, sistemin dna itilen kesimlerde ar milliyetilik ve Trkiyede olduu gibi
slamclk biiminde gelimitir (Keyder, 1999, s. 41).

Sermayenin kresel yaylm iinde paradoksal olarak ayn anda gelien durgunluk ve ge-
nileyen rekabet ortamnn basks altnda kapitalist ekonomik giriimin temeli olan kr
maksimizasyonu iin en dk maliyet ilkesini daha da acmasz uygulamak zorunda ka-
lan iveren, emek cretinin drld veya dondurulduu, sosyal gvencenin bir ka-
musal-yasal hak olmaktan karld bu ortamda, dinsel inanc, Weber (1997)in kulland
palto2 benzetmesine uygun biimde, ii snf ile arasndaki elikilerin stn rtmeye
yarayan bir insani dayanma erdemi ve kltr olarak yorumlamakta ve kullanmaktadr
(zdemir, 2006, s. 209). Emek-sermaye elikisinde yasal kurallara dayal sosyal gvence-
lerin ve sendikal haklarn yerini dinsel bir alma etii ve ilikisi almaktadr (Bura, 2004).3

kurmann, para kazanmann din meruiyet temeli, veren elin alan elden stn olduu,
bakalarna muhta olmamann, almann ibadet olduu eksenli bir sylemle salanmak-
tadr. Buna gre zekt, kazanc temizlemekte, sadaka ve dier hayr ileri de zengin-fakir
kutuplamasn azaltmaktadr (Demir, 2005, s. 877).

2 Dnyevi mallar ile ilgili kayglar, nsann her zaman stnden atabilecei ince bir palto gibi yalnzca azizlerin
omuzlarnda durmaldr. Fakat kader, bu paltodan demir bir kafesin olumasna hkmetmitir. (Weber, 1997, s.
155).
3 i-iveren ilikilerini muhafazakr bir bakla ileyen bir alma iin bk. MSAD, (1994).

29
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

Daha ok sevap ilemek, hayrda bulunmak iin daha ok kazanma amac, geleneksel s-
lam inancnn kanaatkrlk ve (te dnyann sonsuz nimetleri uruna mal edinme (mlki-
yet) gibi dnyevi hrslar terk etme anlamna gelen) zahidlik erdemlerini aan yeni bir ahlak
yaratarak dinsel inanc dntrme eilimi ve etkisi gstermeye balamtr. slami grup-
lar, cami kurmak, Kuran kursu amak, okullar ve renci yurtlar yaptrmak iin arkada ve
dostlarndan din inanlarnn bir paras olarak yardm toplarken ayn zamanda yeleri iin
bir mteri ve sermaye potansiyeli hazrladlar. (Gmen, 2011, s. 123-124). Bir baka deyi-
le, 1970lerdeki kresel durgunlukla tasfiye srecine giren sosyal devletin ve sosyal hizmet-
lerin brakt boluu dinsel ahlaka dayal sivil dayanma kltr ile karlama etkinlii,
cemaat merkezli bir ekonomik dolam da dolayl olarak meydana getirmitir. Bu grup ii
dolam, zamanla kendi pazarn ve giriimcisini yaratan bir ekonomik yaplanmaya dn-
mtr. Bu durum, Weberin Hrstiyanln dnyadan el ekmeyi tleyen kilise ve ruhban
odakl Katolik mezhebinin tersine, Tanrnn buyruunu yeryznde gerekletirmek iin
almay ve kazanmay dinsel inancn temel ilkesi edinen Protestan mezhebinin ve ahla-
knn ortaya kna ve sivil toplum iinde yaylna ilikin aklamalarna (Weber, 1997)
uygundur. Weber (2006, s. 358)e gre, Cemaat dindarl, bu eski ekonomik iyi komuluk
ahlakn, din kardeleri arasndaki ilikilere uygulad. Dinsel dernekler, zellikle, giriimci
orta snf evrelerine ykselmenin tipik aralaryd. Bunlar, geni orta snf tabakalar -ifti-
ler dhil- arasnda burjuva kapitalist ahlaknn yaylmasna ve korunmasna hizmet etmi-
tir. Bir snf olarak burjuvaziyi yaratan ticari etkinlii, dinsel inancn dnmne balayan
Weberin bu tespitlerine gre, Reformasyon sonras Hrstiyanln kanatlarndan biri olan
Kalvinizm ve ona yakn mezhep ve tarikatlar, taraftarlarna kapitalist gelime ile uyumlu
bir dnya gr salamlardr. Her eyden evvel Kalvinizm, baarl iktisadi faaliyeti, arzu
edilebilir din faaliyet olarak tespit ve tayin etmitir (Bodur, 1990, s. 83).

Serbest i yapan kentli tabakalar, daha gl olduklar ve tabu balarndan ve kast bln-
melerinden syrldklar lde, bu dnyada almay emreden dinler iin daha elverili bir
zemin oluturmutur. Byle koullarda tercih edilen dinsel tavr, kibar aydn tabakalarnn
etkiledii dinlerde en yksek deer olan Tanrdan bir para olmak ya da benliini Tanrya
teslim etmek yerine, aktif bir asetizme (adanmlk, ilecilik, zahitlik, yn.) ve Tanrnn gereci
olma fikriyle beslenen, onun da arzulad bir almaya dnebilmitir (Weber, 2006, s.
391, 420).

Cemaat rgtlenmelerini, AK Partinin kurumsal temsilindeki muhafazakr demokrat siya-


setle buluturan, daha dorusu onun sosyoekonomik altyaps hline getiren temel dina-
mik, ite bu noktada ortaya kmaktadr. rnein, bir cemaat ekol olarak Nur Cemaatine
adn veren ve cemaatin temel retisini ieren Risale-i Nur adn verdii eserlerinde Said
Nursnin sklkla vurgulad Ehl-i Kitabn ittihad Tek Tanrl dinlerin birlii sylemi (Fer-
adolu, 2004; Nurs, 1995a, s. 9, 58, 66; Nurs, 1995b, s. 111-112) ve geleneksel-kktenci
slam anlaynn Bat uygarln dsallatran Ehl-i Salib-Hallar vurgusuna ve Darl s-

30
Trkiyede Siyasal Deime Balamnda Kreselleme Srecinde Muhafazakrln Dnm

lam-Darl Harb ayrmna (zdalga, 2007, s. 133-14) kar kapitalist moderniteyle uyumlu
dinsel yaklam (al, 2005, s. 902), Weber (1997)in yukarda sz edilen Protestan Ahlak
zmlemesiyle rtmektedir. zetle, dinsel cemaatleri, muhafazakr demokrat siyasetin
toplumsal zeminini oluturmaya iten maddi olgu, yerel toplum ile kresel sistem arasndaki
uyumun salanmas ve giderek eklemlenme ilikisinin kurulmas gereksinimidir. Bylece,
kresellemenin rettii ve byk metropollerin salad pazar olanaklarna eklemlenen
ancak slami muhafazakr kimliini koruyan orta ve byk lekli bir sermaye snf ortaya
kmtr (Akel, 2006, s. 54). Anadolu sermayesinin TSADa alternatif rgtll ola-
rak MSAD (Blkba, 2012, s. 172-175; zdemir, 2006), yine klasik ekonomik merkezin
bankalarna alternatif zel finans kurulular ve yerel holdingleme abalar bu gelimenin
gstergeleri olarak anlamldrlar. Altyapsndaki bu ekonomik bakalam eilimi, Anadolu
sermayesinin kltrel ve siyasal styapsn da ayn ynde biimlendirmi, kkendeki si-
yasal slam geleneinin tersine, serbest piyasa deerlerinin iselletirildii liberal eilimli
yeni bir politik sre olumutur. Bu gelime, fikir hayatna da tesir etmi, radikal slamclk
trplenmi, slam ve iktisat arasndaki ilikiler, piyasa ve verimlilik zerinden temellen-
dirilmeye balanmtr (Ylmaz, M., 2005, s. 639). rnein Doan (2010, s. 291-292)a gre
zellikle youn ticari etkinlii ile bilinen Nakibendi tarikatnn eski liderlerinden M. Zahid
Kotku ve Esat Coann temsil ettii slamclk anlay, zaln liberalizasyon politikalar s-
recinde ykselen yeni-yerel burjuvazinin dinsel dayanan oluturmutur (emrek, 2011,
s. 658-661). Tm bunlar sadece iktidar olmak iin merkeze doru hareket etme ve siyasal
meruiyeti lke dnda arama ynnde pragmatik admlar olmayp ayn zamanda Milli G-
r hareketi iinde Bat standartlarnda demokrasi isteyen yeni bir mslman entelektel
kesimin douunun ve yeni sa ekonomik politikalardan yana Mslman i adam snfnn
gelimesinin de sosyolojik sonucudur (Bakrezer & Demirer, 2009, s. 24). Sonuta, Trkiye
muhafazakrlnn kresellemeye bal sosyoekonomik temelli gncel deiim-dn-
m sreleri ve dinamikleri, on yl aan AK Parti iktidarnn ve politikalarnn otorite ve
meruiyet kaynaklarn oluturmaktadr (Tok & Koal, 2013).

Muhafazakr Demokrasinin nas: Siyasal Deiimin Arac ve Aktr Olarak


AK Partinin Analizi

AK Parti, 3 Kasm 2002 milletvekili seimlerinde, 14 Austos 2001 tarihli kuruluundan de-
il, ayn zamanda, bu tarihin birka ay ncesinden teye gitmeyen kurulu kararnn stn-
den bir yl az bir zaman gemi olmasna karn rakipleri olan CHP, DYP, MHP ve iinden
kt Milli Gr geleneinin Refah Partisinden sonraki siyasal kurumu olan Fazilet Partisi
gibi onlarca yla dayal kkl siyasal gelenekleri ve semen kitleleri bulunan partileri geride
ve hatta Meclis dnda brakan bir seim baarsnn sahibi olmutur. Bu balamda, AK Par-
tiyi yaratan sosyoekonomik nedenlerden biri, 2001 ekonomik bunalmnn orta ve alt gelir
grubu stndeki etkisinde aranmaldr. 2000 Kasm ve 2001 ubat tarihlerinde patlak veren
byk ekonomik kriz dalgas (Bast, 2006, s. 116-127; Dikkaya & zyakr, 2011, s. 745-749),

31
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

o srada var olan koalisyon hkmetine ve hkmeti oluturan siyasal partilere, onlarn y-
neticilerine kar geni apl bir kitlesel tepki dourmutur. Nitekim bu partilerin 3 Kasm
2002 genel seimlerinde elde ettikleri sonular, bu saptamay dorulamaktadr. ANAP, DYP
gibi kkl birer siyasal gelenein ve tabann ifadesi olan partilerin Meclis dnda kald
bu sonularla, siyasal alanda ciddi bir otorite deiimi yaanmtr. Bu deiim, en bata
1991den beri sregelen ok partili hkmet yaps ile tek parti iktidar arasnda gerek-
lemitir. Bunun ilk nedeni ise, toplumsal kaos yaratabilecek boyuta varan ekonomik bu-
nalmn zmlenmesi gereidir. 27 Mays Darbesinin 4 Austos 1958de gerekletirilen
% 68,9 oranndaki, 12 Mart Muhtrasnn 10 Austos 1970 tarihindeki % 40 oranl, 12 Eyll
Darbesinin 21 Eyll 1977de % 9,1, 1 Mart 1978de % 23, 10 Haziran 1979da % 43,7 ve 24
Ocak 1980de % 32,7 olmak zere ylda toplam % 108,5 orannda gerekleen devalas-
yonlarn (Kazgan, 2005, s. 115-237; Wikipedia, 2012) hemen ardndan meydana gelilerin-
deki zamanlama stnden bir mantk yrtme ile yksek oranl devalasyonlarla veya daha
genel bir ifadeyle byk apl ekonomik bunalmlarla gl-otoriter ynetimler arasnda
bir bant olduu dncesine varlabilir. Bir baka deyile, ekonomik bunalm sreleri-
nin zm iin uygulanan ekonomik programlarn, halk ynlar iin genellikle tasarruf
gerektiren ierikleri, uygulamada istikrar yani kalc ve gl siyasi irade gerektirmektedir.
Buradan hareketle, 3 Kasm 2002 genel seimlerinin sonucunda ortaya kan tek bana AK
Parti iktidarn da genelde 2000 Kasm bunalmnn ve devamnda 22 ubat 2001 tarihli kriz-
le oluan % 28,4 oranl devalasyonun etkileri ile ilikilendirme yoluna gidilebilir. Bylelikle
AK Partinin, gerek i gerek brokrasi gerekse semen gznde 3 Kasm 2002den nceki
koalisyon hkmetinin Kemal Derviin ynetiminde balatt ekonomik istikrar ve yeni-
den yaplanma programnn srekliliinin gvencesi adna tek parti iktidarnn otorite kay-
na ve oda olarak deerlendirildiini sylemek yanl olmaz. Nitekim, Erdoann sklkla
yineleyerek kulland diklenmeden dik durmak (Doan, 2009; Diklenmeden dik, 2013)
deyimi, serbest piyasa dengesinin siyasal ve brokratik istikrar gerektiren fakat gerilime
negatif duyarl doasyla uyumlu bir ynetim anlayn simgelemektedir.

Yine AK Parti, 28 ubat srecinde Refah Partisinin orta olduu koalisyon hkmetinin d-
rlmesinde ve Refah Partisinin kapatlmasnda birinci derece rol oynayan laiklii tehdit
etme algsna dayal kar propagandann kendisine de ayn boyutla uygulanmasna karn
Fazilet Partisinin akbetine uramam, tersine, her seimde ald oy saysn artrmtr. r-
nein, AK Parti, kurucu lideri ve Genel Bakan Tayyip Erdoann siyaset yasa (Adalet ve
Kalknma Partisi, 2012; Besli & zbay, 2010, s. 203-204) nedeniyle Babakan ve milletvekili
olamama durumuna karn Erdoann liderlii altnda tek bana iktidar olarak seilmi,
semen kendisine sunulan sonusuzluk imal gerekilik-aklclk seeneine itibar etme-
mitir. Yine bu kapsamda, Erdoann siyasal yasa, ana muhalefet partisi CHPnin destei
ile kaldrlm ve babakan olmas salanm, AK Parti, alan kapatma davasnda yaptrma
uratlmsa da kapatlmamtr.

32
Trkiyede Siyasal Deime Balamnda Kreselleme Srecinde Muhafazakrln Dnm

Dier yandan AK Parti, iinden kt kkl bir siyasal ve rgtsel gelenek olan Milli Gr
geleneini reddetme, en azndan onunla arasna mesafe koyma iddiasyla ortaya km
olmasna (Doanay, 2007, s. 68) karn bu siyasal gelenein semen kitlesinin neredeyse ta-
mamnn oyunu, 3 Kasm 2002 genel seiminde, Milli Gr geleneinin siyasal adresi duru-
mundaki Saadet Partisinin oy orannn % 1e dmesinden belli olacak biimde elde etmi
gibi grnmektedir. Hatta % 34 oy oran ile, bu gelenein bir nceki 1999 seiminde ald
ve o gne dek edindii en yksek oy oran olan % 21i arpc biimde amtr (Safi, 2007,
s. 295). O hlde AK Parti, kendi kar iddiasnn tersine, Milli Gr geleneinin, en azndan
semen tabannda srdrcln yklenmek durumunda kalmtr. Bununla birlikte %
1 gibi trajik bir oy oranna gerileyen san geleneksel temsilcileri ANAP, DYP ve ayrca bir
nceki seimde ald oy oranna gre yaklak % 10luk bir oy kayb yaayan MHPnin b-
rakt bolukla, Da (2004)nn AK Partinin stlendii, belki de stlenmek zorunda kal-
d misyon, slamn sosyal hayatiyeti zerine bina edilen muhafazakr-yerel duyarlklarla
kalknmac, rekabeti ve da ak modern yaplar arasnda bir balant kurmak, bir sentez
yaratmaktr. diyerek belirttii gibi milliyetilikten muhafazakrla, oradan liberal saa ve
sola ilerleyen geni bir alann siyasal temsili sorumluluu ve sorunu ile karlamtr. Bu
nedenledir ki Adalet ve Kalknma Partisi slamc bir hareketin siyaset dzleminde devam
ettirilemeyecei kanaatiyle kendisini merkez saa ekmeye almaktadr (Akdoan, 2005,
s. 630). Nitekim, AK Parti de siyasal misyonunu, Tayyip Erdoann Partisinin I. Olaan Kong-
resini a konumasnda aktard gibi, toplumsal merkezin deer ve taleplerini siyasetin
merkezine tamak olarak aklamaktadr (Bingl & Akgn, 2005, s. 5; Erdoan, 2003).

Bizce burada anlmas gereken ilk etken, Cumhuriyet tarihi boyunca ulus-devletin kurulu
felsefesinin yansmas olarak niter-sekler resm ideolojinin engelleri karsnda merkeze
ilikin ynelimler retemeyen muhafazakrln, bu snrlandrlml yerel ynetimler ara-
clyla yerel toplulua yaknlama politikas retme baarsna eviriidir (Akda, 2012).
Nitekim, Milli Gr siyasetinin uzants olarak AK Parti kurucu ve yrtc kadrosu, Milli
Gr geleneinin zalizmin yerelleme politikalar ile elde ettii yerel ynetim deneyi-
minden gelmektedir.

AK Partinin gerek siyasal bir rgt gerekse iktidar olarak temel tarihsel zellii, Trk-slam
kltrnden devralnan kerim-yce devlet dncesine dayal, devlet merkezli geleneksel
siyasal algnn, yerini modern sivil toplum anlayna brakmaksnn siyasal aktr oluuyla
zetlenebilir. Bunun temel nedeni ise, sivil toplumun, devletten gemie oranla zerkle-
mesi, siyasal alanda etkin bir aktr olarak ortaya k, bylece siyasal katlmn art ile
siyasal sistemin sivilleme ve demokratikleme ynndeki dnmdr (Koal, 2012a).
Bu gelimelerin, genellikle AK Partinin varlna, Genel Bakan ve Babakan Recep Tayyip
Erdoan bata olmak zere parti kadrolarnn aklna ve eylemine bal biimde yorumlan-
d gzlemlenmektedir. Bylelikle ayn zamanda tarihsel olay nitelii tayan siyasal olay,
kendisini yaratan nesnel-maddi koullardan bamsz biimde, kii znesi erevesinde ele

33
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

alnmaktadr. Tayyip Erdoann, etkin siyasal gemiinden ve kiisel zelliklerinden kaynak-


lanan bir karizmatik lider grnts verdii kukusuzdur. Erdoann bu lider kimlii, AK
Partinin de semen karsndaki otorite ve meruiyet kaynaklarndan biri olarak karizmatik
otoritesini oluturmaktadr (Tok & Koal, 2013 s.65, 78-86). Bununla birlikte, Weberin Seza-
rizm olarak adlandrd, tm brokratik yetkilerin bir kii elinde toplanmas, bylece otori-
tenin ve meruiyetin kiilemesi hli, Erdoan iin geerli deildir. nk politik bir yapnn
paras olarak Erdoan liderlii de partisi ile birlikte, kresel, ulusal ve yerel dinamiklerin
ve deikenlerin stnde durmaktadr. Dolaysyla, politik sreci belirleyen deil, tersine,
politik srecin geleri tarafndan belirlenen durumdadr. Nitekim, Milli Gr geleneinden
kopuu ifade eden gmlek deitirme sylemi, bu zorunluluun gstergesidir.

RP, radikal duruu yznden her an iktidardan siyaset d yntemlerle uzaklatrlabilecek


bir grnm sergilemektedir. Dolaysyla gven ortamna ihtiya duyan otantik burjuvazi
RPyi artk kendi temsilcisi olarak grmekten uzaklamtr. Aslnda RP Souk Sava dnemi
konjonktryle ekillenen millici-devleti izgisiyle gerek i gerekse de d ittifaklar iin
tehlikeli bir konumda bulunmaktadr. Avrupa lkelerine yaplan ihracat gz nne alnd-
nda Trkiyenin AB yeliinde isteksiz davranmas modern burjuvazi iin nemli bir sorun
oluturmaktadr (Blkba, 2012, s. 177).

Sonu ve Deerlendirme
Sonuta, lkenin yaad sosyoekonomik deiim srelerin bir styap kurumu olan si-
yaset stndeki dorudan ve dolayl yollarla belirleyicilii ve biimlendiricilii, Trkiye
muhafazakrl iin de geerlidir. retim biimlerinin, aralarnn ve ilikilerinin gsterdii
deiim sreleri ve zellikleri, siyasal deiimin kronolojisi ve ierii bakmndan Trkiye
muhafazakrlnn evriminde temel altyapsal maddi etken olmutur. Bu balamda, dev-
letin gelir retici ve datc ilevinin geerli olduu dnemde algsnn merkezine devleti
koyan ve devlet merkezli sylemler ve politikalar reten Trkiye muhafazakrl, kresel-
leme srecinin genel zellii itibaryla tabanndaki sosyal sermayenin ticarileme eilimi
ile giderek liberallemi, tarmdan ticarete ve sanayiye ynelen ekonomi politii dorultu-
sunda, toplumsal alanda krsaldan kente, dolaysyla ekonomik ve siyasal sistemin evresin-
den merkezine doru bir ynelim gelitirmitir.

Eski evrenin bir kesimi olarak Anadolu tara tccar geleneinin bir blm, Trkiyede
sermaye birikiminin geleneksel kaynaklar olan devlet kapitalizmi, bir baka deyile tevik,
zelletirme gibi devletin fon aktarm, yerel ynetimler eliyle arazi speklasyonu ve buna
dayal inaat sektr gibi ticari etkinliklerinden edindii gelirle zenginlemi, bylece bir
ticari dolamn ve sermaye birikiminin oda hline gelmitir. Bu maddi geliimin klt-
rel yansmas olarak beliren ve Weberin Protestan Ahlak (1997) olarak tanmlad dinsel
inancn ve geleneksel kltrn kapitalist dnmnn iticilii ile merkeze ilikin ekono-

34
Trkiyede Siyasal Deime Balamnda Kreselleme Srecinde Muhafazakrln Dnm

mik, kltrel ve siyasal talepler retmitir. evrenin tarihsel-kltrel yksnn bir sonu-
cu olarak muhafazakr eilimli ve birbirleri ile dorudan balantl bir btnlk tayan bu
talepler, kendi sosyoekonomik, kltrel ve nihayet siyasal iktidar seeneini de retmek
durumunda kalmtr. Bu durum, temelde, ulus-devletin stanbul-zmir ekseni stndeki
klasik ekonomik merkezi stnde varlk kazanan siyasal tekelin kreselleme srecinde
egemenliini yitirmesi ve ekonomik merkezin corafi ve toplumsal bakmlardan eitlenii
ve yayl, bu yolla ekonomik sisteme katlan toplumsal kesimlerin siyasal talepler retmesi
olarak aklanabilir (Koal, 2012d). AK Parti ve onun temsilindeki siyasal iktidar, bu srecin
rn ve sonucudur. Modern kapitalist sistemin retim arac olan sermayeye sahip olarak
retim gc edinen bu kesim, almann ana fikrini oluturan tanmyla yeni burjuvazi
bir yandan da sermaye birikimi erevesinde kurduu yeni basn oda ile kendi ideolojik
hegemonyasnn retimine de balam, bu yolla yeni dzenin kuruculuuna, merkezle
birlikte evreyi de yeniden yaplandrmaya girimitir. Bylelikle, sistemin retici gleri
arasna, bir baka deyile, egemen snfsal-tarihsel bloa katlarak merkezin deerleri evre-
sinde bakalam ve iinden kt evreye yabanclamtr. Bu hliyle artk iinden k-
t evrenin bir paras deildir. Sonuta, klasik yaps deiiklie urayan merkez-evre
yaplar ve ilikileri yeniden biimlenmektedir.

Bu balamda, AK Parti, semen kitlesi ve rgtsel katlm (tara tekilat) itibaryla hlen
evrenin ounluk etkisi altndadr. nk bir siyasal rgt ve iktidar partisi olarak b-
rokrasi merkezli taleplerin kurumsal karl durumundadr. Kald ki Milli Gr siyasetinin
uzants olarak AK Parti kurucu ve yrtc kadrosu, Milli Gr geleneinin zalizmin ye-
relleme politikalar ile elde ettii yerel ynetim deneyiminden gelmektedir. Belediyelerde
edindikleri brokratik deneyimle ve birikimle Tarihsel Bloka szmlardr. Ancak bu szma,
hem brokratik alanda hem de szma ile snrl kalmtr. Muhafazakrln 28 ubat m-
dahalesi karsndaki ekilii bu snrllktan kaynaklanmtr. Bu anlayta geleneksel kerim
devlet dncesinin de belirleyici etkisi vardr. Bu bakla, atmann Cumhuriyetin kuru-
lu felsefesini benimsemi merkezdeki sekinlerle, evredeki halk arasnda yine merkez-
de srmekte olduu (Sunay, 2008, s. 73) dncesi, grnn yanltclndandr. nk
AK Parti, sadece siyasal iktidar deil, Cumhuriyet tarihi boyunca evredeki oluum sre-
cini kreselleme koullarnn da etkisiyle tamamlayarak merkezleen yeni burjuvaziyi
ve onun eliyle kurulu aamasn geride brakm olan sosyoekonomik merkezi de temsil
etmektedir. Bununla birlikte, iktidarnn ilk yllarnda brokratik vesayete gndermeyle sk-
lkla yineledii yaknma ifadesiyle yine muktedir olmad savnn doruluunu srdr-
d sylenebilir. Ancak AK Parti iktidarnn nndeki -en azndan denetleyici- g oda,
ulus-devletin kurucu ve srdrc iradesi olarak eski brokratik-oligarik merkez deil
kapitalist yeni merkezdir. Yeni merkezin ekonomik egemenliinin hissedildii alanda ve
oranda, AK Parti temsilindeki evrede de parann yani ticari etkinliin gc kefedilmitir.
Bu nedenle eski evrede, yeni merkezin temsilcisi olarak cemaat(ler)in kurmakta olduk-

35
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

lar hegemonyadan pay istenmektedir. Buna karn cemaat(ler) ise ekonomik hegemonik
g olarak siyasal iktidardan ve brokrasiden pay istemektedir. Nitekim, gncel olaylarn
bir yorumlan, aklan biimi olarak iktidar-cemaat elimesi-atmas bu aklama -
nda deerlendirilebilir (Koal, 2012b, s. 104).

Kaynaka
Akel, F. (2006). Entagratif toplum ve muarzlar: Merkez-evre paradigmas stne eletirel notlar. Toplum ve Bilim, 105, 30-69.
Adalet ve Kalknma Partisi. (Ocak 10-11, 2004). Uluslararas Muhafazakrlk ve Demokrasi Sempozyumu. stanbul.
Adalet ve Kalknma Partisi. (2011a). AK Parti sosyal bilimler tevik dlleri. 20 Nisan 2013 tarihinde http://kutuphane.akparti.
org.tr adresinden edinilmitir.
Adalet ve Kalknma Partisi. (2011b). Parti program. 20 Nisan 2013 tarihinde http://www.akparti.org.tr/site/akparti/par-
ti-programi adresinden edinilmitir.
Adalet ve Kalknma Partisi (2012). Genel bakan. 20 Nisan 2013 tarihinde http://www.akparti.org.tr/site/yonetim/genel-bas-
kan adresinden edinilmitir.
Akaray, E. (2008). Bir muhafazakrlatrma projesi olarak Trk-slam sentezi. Yaymlanmam yksek lisans tezi, Anadolu ni-
versitesi Sosyal Bilimler Enstits, Eskiehir.
Akda, G. A. (2012). AK Partinin seim baarsna alternatif bir aklama: Yerel rgtlerin yap ve ilevleri. Alternatif Politika,
4(1), 27-53.
Akdoan, Y. (2004). AK Parti ve muhafazakr demokrasi. stanbul: Alfa Yaynclk.
Akdoan, Y. (2005). Adalet ve Kalknma Partisi. (Ed.) Y. Aktay, Modern Trkiyede siyasi dnce (C. 6, slamclk) iinde (s. 624-
631). stanbul: letiim Yaynlar.
Bakrezer, G. & Demirer, Y. (2009). AK Partinin snf siyaseti. Mlkiye, 30(252), 19-32.
Bast, E. (2006). Kriz teorileri erevesinde 2001 Trkiye finansal krizi (No. 191). Ankara: Sermaye Piyasas Kurulu Yaynlar.
Bayramolu, A. (2001). Trkiyede slami hareket: Sosyolojik bir bak (1994-2000). stanbul: Patika Yaynlar.
Beri, H. E. (2011). AK Partinin ideoloji aray. Demokrasi Platformu, 7(27), 75-91.
Besli, H. & zbay, . (2010). Bir liderin douu: Recep Tayyip Erdoan. stanbul: Meydan Yaynlar.
Bezci, B. & Mi, N. (2012). slamcln dnmn tartmak. Bilgi Sosyal Bilimler Dergisi (slamcln Dnm zel Says),
14(1), 1-17.
Bingl, Y. & Akgn, . (2005). Demokratlktan muhazafakr demokratla. Kocaeli niversitesi Sosyal Bilimler Enstits Dergisi,
9(1), 1-33.
Black, A. (2010). Siyasal slam dncesi tarihi, Peygamberden bugne (ev. S. alkan & H. alkan). Ankara: Dost Kitabevi.
Bodur Ezber, H. (1990). Modern kapitalizmin domasnda dinin rol kapitalizmin ruhu ile Protestan ahlak arasndaki iliki.
Atatrk niversitesi lahiyat Fakltesi Dergisi, 9, 80-108; 10, 80-95.
Bora, T. (2002). Milliyeti-muhafazakr ve slamc dnte negatif Bat imgesi. (Ed.) U. Kocabaolu, Modern Trkiyede siyasi
dnce (C. 3, Modernleme ve Batclk) iinde (s. 252-68). stanbul: letiim Yaynlar.
Blkba, M. (2012). Milli Grten muhafazakr demokrasiye: Trkiyede 28 ubat sreci sonras slami elitlerin dnm.
nsan ve Toplum Bilimleri Aratrmalar Dergisi, 1(2), 166-187.
Bura, A. (2004). Din kimlik ve snf: Bir MSAD ve Hak- karlatrmas. (Ed.), N. Balkan & S. Savran, Srekli kriz politikalar
iinde (s. 126-147). stanbul: Metis Yaynlar.
Bulut, Y. (2005). slamclk, tercme faaliyetleri ve yerlilik. (Ed.) Y. Aktay, Modern Trkiyede siyasi dnce (C. 6, slamclk) iinde
(s. 903-926). stanbul: letiim Yaynlar.
akr, R. (2005). Milli Gr Hareketi. (Ed.) Y. Aktay, Modern Trkiyede siyasi dnce (C. 6, slamclk) iinde (s. 544-575). stan-
bul: letiim Yaynlar.
al, . H. (2005). slamclarn dnyas, uluslararas ilikilerin dini-politii. (Ed.) Y. Aktay, Modern Trkiyede siyasi dnce (C. 6,
slamclk) iinde (s. 887-935). stanbul: letiim Yaynlar.
etinsaya, G. (2005). slamclktaki milliyetilik. (Ed.) Y. Aktay, Modern Trkiyede siyasi dnce (C. 6, slamclk) iinde (s. 421-
468). stanbul: letiim Yaynlar.
emrek, M. (2011). 1980-2000de Trkiye ekonomi politii: alkantl bir dnemde slamc siyasetin ykselii ve d. Os-

36
Trkiyede Siyasal Deime Balamnda Kreselleme Srecinde Muhafazakrln Dnm

manldan iki binli yllara Trkiyenin politik tarihi (3. bs.) iinde (s. 641-668). Ankara: Sava Yaynlar.
Da, . D. (Ocak 9, 2004). AK Parti: Mslman demokrat mi muhafazakr demokrat mi? Zaman gazetesi.
Demir, . (2005). Anadolu sermayesi ya da slamc sermaye. (Ed.) Y. Aktay, Modern Trkiyede siyasi dnce (C. 6, slamclk)
iinde (s. 870-886). stanbul: letiim Yaynlar.
Devalasyon. (t.y.). Wikipedia. 20 Nisan 2013 tarihinde wikipedia.org sitesinden edinilmitir.
Babakana dokunmak bile bence ibadettir. DHA (2011). 20 Nisan 2013 tarihinde cnnturk.com adresinden edinilmitir.
Dikkaya, M. & zyakr, D. (2011). Trkiye ekonomisinde kayp yllar (1991-2001). Osmanldan iki binli yllara Trkiyenin poli-
tik tarihi (3. bs.) iinde (s. 741-752). Ankara: Sava Yaynlar.
Diklemeden dik duracaz. (2013). Habervitrini. 07 Haziran 2013 tarihinde habervitrini.com sitesinden edinilmitir.
Doan, M. D. (2005). Nurettin Topu. (Ed.) Y. Aktay, Modern Trkiyede siyasi dnce (C. 6, slamclk) iinde (s. 438-450). stan-
bul: letiim Yaynlar.
Doan, Y. (2009). Diklenmeden dik durma siyaseti. Yeni afak gazetesi.
Doanay, . (2007). AKPnin demokrasi sylemi ve muhafazakrlk: Muhafazakr demokrasiye eletirel bir bak. Ankara
niversitesi Siyasal Bilgiler Fakltesi Dergisi, 62(1), 65-88.
Dnmez, R. . (2011). Adalet ve Kalknma Partisi: slamclktan postkemalist bir anlatya doru. Dou-Bat, 58, 37-57.
Erdoan, R. T. (2003). Adalet ve Kalknma Partisi 1. Olaan Byk Kongresi konumas. Ankara: Adalet ve Kalknma Partisi.
Feradolu, A. (2004). Ehl-i Kitapla diyalog ve cihad stratejisi. Kpr, 86. 20 Nisan 2013 tarihinde koprudergisi.com adresin-
den edinilmitir.
Gmen, . (2011). Muhafazakrlk, neoliberalizm ve sosyal politika: Trkiyede din temelli sosyal yardm organizasyonlar.
Dou-Bat, 58, 115-143.
Gl, S. S. (2006). Sosyal devlet bitti, yaasn piyasa! Yeni liberalizm ve muhafazakrlk kskacnda refah devleti. Ankara: Ebabil
Yaynclk.
Glalp, H. (2005). Trkiyede modernleme politikalar ve slamc siyaset. (Ed.) S. Bozdoan & R. Kasaba, Trkiyede modernle-
me ve ulusal kimlik (3. bs.) iinde (s. 43-53). stanbul: Tarih Vakf Yaynlar.
Grel, T. (2007). Trk siyasi tarihinde muhafazakrlk kimlii ve AKP rnei incelemesi. Yaymlanmam doktora tezi, Marmara
niversitesi Sosyal Bilimler Enstits, stanbul.
nceolu, E. (2009). Trkiyede siyasal slamcln evrimi. Yaymlanmam yksek lisans tezi, Ankara niversitesi Sosyal Bilimler
Enstits, Ankara.
Kapu, H. (2011). Trkiyede devlet-sermaye etkileimi. (Ed.) A. aylak, M. Dikkaya, C. Gktepe & H. Kapu, Osmanldan iki binli
yllara Trkiyenin politik tarihi (3. bs.) iinde (s. 753-769). Ankara: Sava Yaynlar.
Kazgan, G. (2005). Trkiye ekonomisinde krizler (1929-2001), ekonomi politik asndan bir inceleme. stanbul: stanbul Bilgi
niversitesi Yaynlar.
Keyder, . (1999). 1990larda Trkiyede modernlemenin dorultusu. (Ed.) S. Bozdoan & R. Kasaba, Trkiyede modernleme
ve ulusal kimlik (3. bs.) iinde (s. 29-42). stanbul: Tarih Vakf Yaynlar.
Koal, A. V. (2012a). AK Partinin demokratikleme programnn temelleri: Kresellemenin Trkiyede siyaseti yeniden inas. Siyasi
limler Trk Dernei 10. Lisansst Konferansnda sunulan bildiri. Ortadou Teknik niversitesi, Ankara.
Koal, A. V. (2012b). evreden merkeze ynelim balamnda Trkiyede muhafazakrln dnm: Siyasal slamclktan
muhafazakr demokratla AK Parti rnei. Bilgi Sosyal Bilimler Dergisi (slamcln Dnm zel Says), 14(1), 81-111.
Koal, A. V. (2012c). Bir hegemonya arac olarak seklerle(tir)me: Tarihsel bir perspektiften Trkiyede laikliin politik ekono-
misi. Akademik ncelemeler, 7(2), 107-140.
Koal, A. V. (2012d). Kreselleme srecinde Trkiyede siyasal deiimin sosyoekonomik temelleri: Bir analiz modeli nerisi
olarak ekonomik merkezin yer deitirii. I. Ulusal Gen Sosyal Bilimciler Kongresi 6-8 Eyll bildiri kitab iinde (s. 70-72). Zon-
guldak: Karaelmas niversitesi.
Koal, A. V. (2013). ktisadn siyasi (ya da siyasetin iktisadi) ifadesi olarak siyasal deime. Hayatn inden ktisat Kongresinde
sunulan bildiri (27-29 Mart). Hacettepe niversitesi, Ankara.
Kolukrk, S. (2008). Trk modernleme srecinde merkezin dnm: Yerelden kresele yeni kimlik araylar. Sleyman
Demirel niversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 18, 33-146.
Lainer, . (2005). slamclk, sosyalizm, sol. (Ed.) Y. Aktay, Modern Trkiyede siyasi dnce (C. 6, slamclk) iinde (s. 469-475).
stanbul: letiim Yaynlar.
Mardin, . (2003). Din ve ideoloji. stanbul: letiim Yaynlar.
Marx, K. (1997). Hegelin hukuk felsefesinin eletirisi (ev. K. Somer). stanbul: Sol Yaynlar.

37
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

MSAD. (1994). hayatnda slam insan: slami duyarllkla ynetilen firmalarda rgtsel davran biimleri. stanbul: MSAD
Yaynlar.
Nurs, B. S. (1995a). Risale-i Nur Klliyatndan Emirda lhikas. stanbul: Envar Neriyat.
Nurs, B. S. (1995b). Risale-i Nur Klliyatndan Kastamonu lhikas. stanbul: Envar Neriyat.
Ocak, A. Y. (2000). Trkler, Trkiye ve slam. stanbul: letiim Yaynlar.
zdalga, E. (2007). slamcln Trkiye seyri (ev. G. Trkolu) (2. bs.). stanbul: letiim Yaynlar.
zdemir, . (2006). MSAD: Anadolu sermayesinin dnm ve Trk modernlemenin derinlemesi. Ankara: Vadi Yaynlar.
zdenren, R. (2005). Necip Fazl Ksakrek. (Ed.) Y. Aktay, Modern Trkiyede siyasi dnce (C. 6, slamclk) iinde (s. 136-149).
stanbul: letiim Yaynlar.
zipek, B. B. (2005). 28 ubat ve slamclar. (Ed.) Y. Aktay, Modern Trkiyede siyasi dnce (C. 6, slamclk) iinde (s. 640-651).
stanbul: letiim Yaynlar.
zipek, B. B. (2011). Adalet ve Kalknma Partisi (AK Parti) dnemi i ve d politika (2002-..). (Ed.) A. aylak, M. Dikkaya, C.
Gktepe & H. Kapu, Osmanldan iki binli yllara Trkiyenin politik tarihi (3. bs.) iinde (s. 669-690). Ankara: Sava Yaynlar.
Peygamber gibi laf istifaya gtrd. (ubat 3, 2010). Milliyet. 20 Nisan 2013 tarihinde milliyet.com.tr adresinden edinil-
mitir.
Safi, . (2007). Trkiyede muhafazakr siyaset ve yeni araylar (2. bs.). stanbul: Lotus Yaynlar.
Sandk arpar, sandk arpmazsa Allah arpar. (2011). Habertrk. 20 Nisan 2013 tarihinde haberturk.com adresinden edinil-
mitir.
Sayyid, S. (2005). slamclk ve postkolonyal durum, ulusal, siyasal ve smrge-sonras slamclk rnei. (Ed.) Y. Aktay, Modern
Trkiyede siyasi dnce (C. 6, slamclk) iinde (s. 936-947). stanbul: letiim Yaynlar.
Schumpeter, J. A. (1974). Kapitalizm, sosyalizm ve demokrasi (ev. T. Akolu). Ankara: Varlk Yaynlar.
Suba, N. (2005). 1960 ncesi slami neriyat: sindirilme, tahayyl ve tefekkr. (Ed.) Y. Aktay, Modern Trkiyede siyasi dnce
(C. 6, slamclk) iinde (s. 217-236). stanbul: letiim Yaynlar.
Suba, N. (2008). Trk siyasetinde merkez-evre ilikilerinin gizli kronolojisi-II. Yerel Siyaset, 29, 69-73.
Smer, . & Yal, F. (Der.) (2010). Hegemonyadan diktatoryaya AKP ve liberal-muhafazakr ittifak. Ankara: Tan Yaynlar.
Takn, Y. (2009). Muhafazakr bir proje olarak Trk-slam sentezi. (Ed.) A. idem, Modern Trkiyede siyasi dnce (C. 5,
Muhafazakrlk) iinde (s. 381-401). stanbul: letiim Yaynlar.
Tok, N. & Koal, A. V. (2012). AK Parti iktidar balamnda Orta Dou ile ilikilerin Trkiye siyasetine etkileri. Uluslararas Orta
Douda siyaset ve toplum kongresi (9-11 Ekim) bildiri zet kitab iinde (s. 276-277). Adapazar: Sakarya niversitesi.
Tok, N. & Koal, A. V. (2013). Siyasal iktidarn Weberyan otorite ve meruiyet kaynaklar bakmndan bir AK Parti analizi. Manas
Journal Of Social Studies, 2(8), 61-103.
Toprak, M., Demir, . & Acar, M. (November, 2004). Anatolian Tigers or Islamic Capital: Prospects and challenges. Middle
Eastern Studies, 40(6), 166-188.
Tual, C. (2010). Pasif devrim: slami muhalefetin dzenle btnlemesi. stanbul: Ko niversitesi.
Tre, F. (2005). Muhafazakrlk, yeni sa ve AKP. Eitim, Bilim ve Toplum, 3(12), 40-57.
zer, H. (Temmuz 20, 2011). AK Partili ahin: Babakana dokunmak bile bence ibadettir. Milliyet. 20 Nisan 2013 tarihinde
milliyet.com.tr adresinden edinilmitir.
Yavuz, H. (Ocak 10, 2004). Trk muhafazakrl, modern ve Mslman. Zaman gazetesi.
Yavuz, M. H. (2005a). Modernleen Mslmanlar: Nurcular, Nakiler, Milli Gr ve AK Parti. stanbul: Kitap Yaynlar.
Yavuz, M. H. (2005b). Milli Gr Hareketi: Muhalif ve modernist gelenek. (Ed.) Y. Aktay, Modern Trkiyede siyasi dnce (C. 6,
slamclk) iinde (s. 591-603). stanbul: letiim Yaynlar.
Yldz, A. (2004). AK Partinin yeni muhafazakr demokratl: Trkiye siyasetinde adlandrma problem. Liberal Dnce (Mu-
hafazakrlk), 9(34), 41-49.
Ylmaz, M. (2005). Darbeler ve slamclk. (Ed.) Y. Aktay, Modern Trkiyede siyasi dnce (C. 6, slamclk) iinde (s. 632-651).
stanbul: letiim Yaynlar.
Ylmaz, N. (2005). slamclk, AKP, siyaset. (Ed.) Y. Aktay, Modern Trkiyede siyasi dnce (C. 6, slamclk) iinde (s. 604-619).
stanbul: letiim Yaynlar.
Ycekk, A. (1983). 100 soruda Trkiyede din ve siyaset. stanbul: Gerek Yaynlar.
Weber, M. (1997). Protestan ahlak ve kapitalizmin ruhu (ev. Z. Grata). Ankara: Ayra Yaynlar.
Weber, M. (2006). Sosyoloji yazlar (ev. T. Parla). stanbul: letiim Yaynlar.

38
Burjuvann Dnm: Araylar, Elitler ve Trkiye Ekonomisi

Burjuvann Dnm:
Araylar, Elitler ve Trkiye Ekonomisi

Ali Fidan*

Burjuva ve Elitin Sosyolojik Anlam ve erii

S
zlklerde burjuva kelimesi iin orta ynetici snftan olan, el iilii yapmayan in-
san burjuvazi szc iinse kapitalist rejimde retim aralarn elinde bulundu-
ran egemen snf betimlemesi yaplmaktadr. Bu tanmlamann ilk blm bir birey
tipolojisini, ikincisi ise toplumsal bir tr ifade eder (Borlandi, Boudon, Cherkaoui, &Vala-
de, 2005). W. Sombartn burjuva tanmnn ifadesi ise giriimcidir. Bu sosyal kategorideki
mteebbiste bulunmas gereken zellikler ise dnce kvrakl, ileri grllk, zek
keskinlii, abuk dnebilme, kesin ve hzl karar alabilme, konunun zn kavrayabilme
ve dnyay iyi tanyan frsat (opportunist) olmaktr (Sombart, 1913). Toplumsal ruh hli
olarak burjuvazi kategorisine dhil olmak ise sosyal ve snfsal sreklilii ifade eder. Bu an-
lamda burjuvazi; zenginliin, modann, meslein, ahlaki, entelektel ve estetik eitimin,
kendi evresine snrlar izmenin ve layk olduunu dnd seviyede kalmann arala-
rn salayan toplumsal bir snf analizidir (Borlandi et al., 2005).

Burjuvaziye (bourgeoisie) zaman ierisinde verilen farkl anlamlara bakldnda bu sosyal


kategorinin ortak zelliinin, kapitalist dzende retim aralarn ellerinde bulunduranlar
ile karlar bunlara bal olanlarn oluturduu, katmanl toplumsal bir snf olduu grlr.

* Ar. Gr., ukurova niversitesi, lahiyat Fakltesi, Din Sosyolojisi Ana Bilim Dal.
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

Orta ada kyl ve asilzadesi olmayan hr ehir (burgh) vatanda anlamnda 16. yzyla
ait Franszca kkenli olan kavramn anlam; balangta aristokrat ve ii snflar arasnda
kalan orta snf gsterirken kapitalizmin gelimesi ve aristokrat snfn ortadan kalkmas
zerine genilemitir. Bugn yalnz byk toprak sahipleri, sanayici, bankac ve tccarlar
deil, ayn zamanda serbest meslek sahiplerini, memurlar, kk esnaf ve zanaatkrlar ile
genel olarak btn mlk sahiplerini, karlar retim aralarna sahip olanlarla zde olan
btn bireyleri ve gruplar kapsamaktadr (Kirman, 2004). Bu toplumsal kategori zerinde
nemli bir alma yapan Sombarta gre ise alma hayatna girmi olan burjuva artk d-
nen bir yap ierisindedir. Yani burjuva olmayan kii yaamaktan keyif alp dnyay gz-
lemlemeye, dnmeye zaman ayrrken; yeni burjuva zamann dzenlemek, yetitirmek
ve retmekle geirmektedir. Buna gre burjuva her olgun kapitalist giriimcinin kendisiy-
ken Sombart toplumsal kategori tasn biraz daha ykseltir. Mesela ona gre tccar ve za-
naatkr burjuva deildir, aklna esen herkes burjuva olamad gibi baz zellikler kaltsaldr
(Sombart, 1913).

Burjuva toplumsal kategorisinin gsterdii sosyolojik heterojenlik, bunun yan sra onu be-
lirten szcn grece belirsizlii, ayn ekilde burjuvazi kavramnn da sosyolojik analizde
mulak bir yer igal etmesinin nedenini aklar. Sombartta burjuvann deien semantiine
olan gl bir vurguyu da grmekteyiz. Nitekim o, burjuva sylemi sz konusu olduunda
hakl olarak u sorular sorar: Eski tarz burjuvaziden mi yoksa modern giriimciden mi sz
ediyorsunuz? Byk burjuvazinin i adamlarndan m yoksa hukuk ve tp insanlarndan
m, speklatrlerden mi yoksa rantiyelerinden mi sz ediyoruz? (Borlandi et al., 2005).

Burjuva/burjuvazikronolojisi iyi incelendiinde grlr ki bu kategoriye mensup olanlar


mal varlna ramen asillere tannan haklardan faydalanamad iin derebeylii seveme-
mitir. Bu sosyolojik tepkisellik de Kta Avrupasnn kaderini deitirmitir. Yani Avrupann
gelimesi; kalknmac, giriimci, mcadeleci ve pervasz kiilerin meydana getirdikleri paral
bir snfn -burjuvazinin- itici gcyle gereklemitir (Cem, 2010). Avrupada gerekleen
sermaye birikimi, hem sivil bir toplumun ortaya kmasna hem de sanayilemenin nimet-
lerinden yararlanan sosyal bir devletin olumasna zemin hazrlamtr. Ayn ekilde, ticaret
burjuvazisi bir yanda siyasal iktidarn tahakkmn snrlarken dier yanda zgr ticaret
merkezlerinin ortaya kmasna da nclk etmitir (Duman, 2007). Bu anlamda Bat bur-
juvazisi elinde biriken sermayeyi kullanmasn iyi bilmitir. Batnn kendine zg koullar,
bu kalknma yntemini mmkn klm, toplam gelirin artmas ve ii snfnn glenmesi
kitlelerin yaam dzeyini ykseltmitir (Cem, 2010). -Karl Marksn iddetle kar kt- bur-
juva yaam eklinin ii snf arasnda yaygnlama sreciyle ise burjuvalama meydana
gelmitir (Marshall, 1994).

Burjuvann yan sra getiimiz yzylda aratrmalara konu olan bir baka sosyal kategori
ise elit kavramdr. Elitin -ayn ekilde- tek ve kresel bir tanmlamasnn bulunduunu sy-

40
Burjuvann Dnm: Araylar, Elitler ve Trkiye Ekonomisi

lemek imknszdr. Szlk anlamna baktmzda elit kelimesi, kken olarak Latince elig-
re, electa szcklerinden tremi Franszcadaki lite szcnden dilimize gemitir.
Genel anlamda elit kavram, toplumsal yap ierisinde en st tabakaya mensup bireyleri
tanmlamada kullanlr. Elit st tabakaya mensup olabilecei gibi alt toplumsal tabakalarn
iinden de ykselebilen kimseler olabilir. Ayrca elit, kapitalist snf veya st toplumsal snf
yelii anlamna gelmez. st snfn yan sra orta snf veya ii snfndan bireylere de a-
mildir. Ekonomik unsurlara ulamada frsat eitliini esas alan demokratik elit, yalnz halkla
varln srdrebilen demo-elit, elitler aras iletiimi salayan sub-elit, kendi varl dn-
da alt elitlerin varln kabul edebilen plralist elit ve elitlerin eliti olan anahtar elit gibi
trleri mevcuttur (Arslan, 2007).

Elit kategorisinin zaman ierisinde deitii gibi toplumdan topluma da tamamen ayr
zellikler gsterdiini ifade etmek gerekir (Manisal, 2004). Ksa aralklar dnda toplum-
lar her zaman bir sekin aznln bireyleri ynetmitir (Pareto, 1901). Ayrca elitler maddi
varlklaryla toplumsal kararlar da ekillendirme ayrcaln ellerinde tuttuklarndan; karar
mekanizmalarnn etkinlik derecelerinin kesitii noktalar olan siyaset, ekonomi, askeriye,
yarg, eitim ve medyada sz sahibidirler (Arslan, 2007).

Elitin etkisi ve yetkisi sadece snrl bir alan tekil etmez. Bilakis elitler kurumsal iktidara sa-
hip, sosyal kaynaklar kontrol eden/edebilecek konumda bulunan, toplumsal karar verme
srecini dorudan ya da dolayl olarak ciddi bir ekilde etkileyebilen, kartlarna ramen
isteklerini yerine getirebilen bireylerdir (Arslan, 2007). Elit dier adyla sekin, ayn zamanda
piyasa ekonomisine katkda bulunan, paray iyi deerlendiren toplumsal bir aktrdr (Ma-
nisal, 2004). Sekin aznlk kendi bnyesinde her daim olumlu vasflar tayan bir manzara
tekil etmeyebilir. Sz gelimi egemen, varlkl aznlk, lks ve gsteri hummas iindeki ya-
am biimini dier sosyal gruplara alayarak iktisadi kaynaklarn etkin ve verimli olmayan
dal ve alanlara ynlendirilip israf edilmesine yol aan toplumsal bir kategori olabilmektedir
(Tabakolu & Kurt, 1987). Bu zelliiyle sekin; -Agustinusun burjuva yaamn bekleyen
en byk dman olarak grd- savurganlk, ehvet ve harcama tutkusuna (luxuria) her
zaman debilecektir (Sombart, 1913). Burjuvalama ile benzer sreler zinciri elit sosyal
kategorisi iin de geerlidir.

Meseleyi ksaca izah edecek olursak; kapitalist toplumlarda burjuvazi, proleterya, kk


burjuvazi, lmpenproleterya, kyller, toprak sahipleri gibi snfsal ayrmlar ifade eden
sfatlar mevcuttur. Yani her toplumsal kategori farkl anlam ykl ieriini bnyesinde
barndrmaktadr. Bu anlamda burjuva snf teorisinde sahiplik ve kontrol vardr, elit sos-
yal kuramnda ise itibar, g ve etki sz konusudur (Arslan, 2007). Burjuvann oluumunda
ekonomik etkenler varken -Paretoda da grdmz gibi- sekinlerin dolamnda din
eilimler de bir o kadar nemli olabilmektedir. te burada iktisat olaynn ierisine insan
faktr ile birlikte din de girer. Sz gelimi toplumsal krizlerin yaand dnemde ykselen

41
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

din deerlerin younluu ilk planda eski sekini yerinden ederken yeni sekini gn yz-
ne karr. Bu tr bir geiler zinciri ise aciz ve gszn, nfuzlu ve kuvvetliye kar hakl
kmas olarak grlr. te bu, insanlk tarihinin hiyerarik sekinlerinin durmadan devam
eden yer deitirme kronolojisidir (Pareto, 1901). Burjuva ve elit toplumsal kategorilerini k-
saca betimledikten sonra bu toplumsal kategorilerin Trk toplumu tarafndan nasl tecrbe
edildiini grmek faydal olacaktr.

Yeni Bir Toplum Modeli Denemesi: Tanzimat ve Sonras


1789 Fransz htilalini merutiyetin zaferi olarak kabul etmek; bundan byle devlet erki ve
siyasi uygulamalarnn yalnz kraln kararlaryla deil meclisleri dolduran sermaye sahiple-
rinin de ekonomik karlarna gre alnmas anlamn tamaktadr (Cem, 2010). Bu tarihsel
devrimden sonra Batda, devlet-toplum, iktidar-muhalefet ve asker-sivil gruplar arasnda
ilikiler karlkl uzlama temeli zerine biimlenmeye balamtr. Ancak Batda devlet
toplumun can ve mal gvenliini korumak ve kollamakla mkellef iken, Osmanlda bu
haklar devletin kullarna bahedebilecei ayrcalklar olarak grlmtr. Nitekim Osmanl
ynetimi, mmetinin can ve mal gvenliini ancak Tanzimat Ferman (1839)yla bahetmi-
tir (Duman, 2007). Merutiyetin ilanna kadar kademe kademe verilen sosyal haklar -azn-
lklarn haklar da dhil- Osmanl toplumsal dzeninde telafi edilmesi mmkn olmayan
farkl cereyanlara sebep olmutur. Nitekim Tanzimattan itibaren bamszlklarn ilan eden
aznlklarn varl ve milliyetilik akmnn sosyolojik neticeleri Osmanly zor durumda b-
rakmtr. Biz burada Osmanlnn iktisadi yaps ile sosyoekonomik oluumlar genel olarak
tespit etmeye alacaz.

Osmanlda devlet, brokrasi ve saray evresi, iktisadi birikime ve art deere el koyarak ba-
msz bir burjuva snfnn ortaya kmasna msaade etmemitir (Duman, 2007). Msa-
dere ortamnn varl Osmanl toplumunun burjuvalamasnn nndeki en byk engel-
lerden birisi olmutur (Cem, 2010). Sosyoekonomik ve snfsal bir yaplanmay nleyen bu
sistem, statik bir toplum yapsnn da snrlarn belirlemenin dier addr. Ancak Tanzimat ile
birlikte aznlklara verilen sosyal haklar -bilhassa zel mlkiyetin tannmas- ticareti elinde
bulunduran gayrimslim tccarlar devletin eli altndaki msadere unsurundan da koru-
mutur (Gek, 1999). Bu sayede yeni ekonomik zmrelerin oluumunun da n almtr.
Biz bunu Osmanl tecrbesinde grmekteyiz. Sosyopolitik bir deiim olarak Tanzimat, ikti-
sadi bir deiim ve dnmn de habercisi olmutur. Ancak Osmanl o gne kadar -Batda
olduu gibi- ne milli bir ekonomi anlay gelitirebilmi ne de milli sermayeye dayanan bir
snf yaratabilmitir (Duman, 2007).

Batllama hareketleriyle birlikte Bat tipi kurumlar getirecek ve kendisine bal olacak bir
brokrat zmre yetitirmeyi hedefleyen Osmanl hanedanlar, farknda olmadan Bat for-
matnda ekillenerek gn getike kendilerinin bile dokunamayaca beer kaynaklar ya-

42
Burjuvann Dnm: Araylar, Elitler ve Trkiye Ekonomisi

ratan brokratik bir burjuvaziyi meydana getirmitir (Gek, 1999). Osmanlda Mslman
nfus ierisinde oluan bu yeni zmre Jn Trklerdir. Bu kesim ortaya kndan yarm asr
sonra Kemalistlere katlacak ve ekonominin Trklemesini yani millilemesini hzlandracak-
tr (Keyder, 2001).

Osmanl Dneminde Trkler eitli tarihsel ve toplumsal nedenlerden dolay ekonomik ha-
yat ierisinde endstriyel ve ticari etkinliklerden genellikle uzak durmutur. Bu durum ayn
zamanda toplumsal aktrler olarak ynetici zmrenin de kimliini ortaya karr. Sz gelimi
Osmanlnn son dnemlerinde bilhassa yneticilerde Balkan etkisi kmsenemeyecek
lde mevcuttur. Devirme sistemiyle Osmanl toplum yaps ierisinde eskiden beri siyasi
ve asker elitlerin varl bir gerekliktir (Arslan, 2007). Ynetici kesimle birlikte iktisadi faali-
yetleri daha dk toplumsal katmanlarn (gayrimslim reayann) meguliyeti olarak gren
Osmanl hanedannn en nemli gndemi ise; iktidar sembolize eden asker ve vergilerin
merkeze dzenli bir ekilde ulatrlmas olmutur (Arslan, 2007; Duman, 2007). Kozmopolit
toplum yapsnda ise burjuva snfn gayrimslimler (Ermeni, Yahudi, Levanten ve Rumlar)
tekil etmitir (Boratav, 2008; Duman, 2007). Ancak 19. yzyln ikinci yarsnda Batda yaa-
nan endstriyel gelimeler karsnda Osmanl ehir esnaf zor durumda kalmtr. Levanten
Bat tccarlar yaptklar ayrcalkl ticari antlamalarla yerel pazarlar ele geirmeye bala-
mtr. Bunun neticesinde ise ehirli zanaatkr zmrenin ekonomik gcyle birlikte zaten az
olan siyasal etki ve ayrcaln da kaybetmesi sz konusu olmutur. te bu sosyoekonomik
krlma; Avrupa burjuvazisini yaratan gelimelerin Osmanl corafyasnda bymesini en-
gellemitir (Cem, 2010). Bunun tccar-devlet ilikisi balamnda rneklerine de rastlayabili-
riz. Batdaki burjuva patlay sonucu devlet iktisaden egemen glerin mlklerini koruyan
bir jandarma grnmne brnrken Osmanlda devlet burjuva toplumuna set eken
ve bu nedenle topluma sanayileme yetenei vermeyen bir baraj olmutur. te ekonomik
farklln olmad Osmanl toplumunda devlet ile bireyi ayran tampon bir kuruluun yani
esnaf ve zanaatkr kanattan bir burjuvann oluamamas bu nedenlerden ileri gelmektedir
(Ycekk, 1976).

Osmanl toplumuna hkim olan cemaati yap her eyi devlet babadan beklemeye itmi
olabilir (Cem, 2010). Birey ile devlet arasna tek tarafl mesafe brakan bir brokratik anlay
toplumu farkl mecralara ynlendirebilmitir. Devleti kii karlar lehinde etkileyecek ve ki-
iyi devlete kar koruyacak ikincil gruplarn yokluu da toplumu kendi kabuuna hapset-
mitir. Bu nedenle Osmanl toplumunda halkn arad koruyucu snak mmet yaps ve
ona bal tarikatlar olmutur (Ycekk, 1976). Geni halk kitlesinin sosyoekonomik durumu
kapal bir ekonomiyi artrrken 19. yzyln sonlarna doru Osmanl devlet yneticileri
pratik ve pragmatik btn zmleri grnte toplum iin ama topluma ramen devreye
sokmutur. Bu durum aslnda II. Abdlhamitten bu yana yneticilerin halka kar tutum-
larn da ksmen izah eder. Artk Trkiye corafyasnda kapitalist devlet anlay ok rahat
genileme imkn bulabilecektir (Tabakolu & Kurt, 1987). Bu anlamda Trkiyede milli

43
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

iktisat, milli burjuvazi dncesi Osmanlnn dalma srecine girdii ve ttihat Terakki-
nin iktidara geldii dnemde -II. Merutiyet Dneminde- gndeme gelmitir. Dneminin
on yllk iktidarnda ttihat ve Terakki (1908-1918), yabanc irketlere tannan ayrcalklar,
kapitlasyonlar kaldrm, yeni i kollarnn almasn salamak amacyla mesleki eitim
okullarn atrm ve milli bir banka kurdurmutur (Duman, 2007). Bu gelimelere ek olarak
dikkat ekici bir ekilde ttihatlarn 1908de II. Abdlhamiti tahttan indirmelerine burjuva
devrimi denilmitir (zel, 1994). Hakk teslim etmek gerekir ki ittihatlarn yenilikten anla-
dklar Batllar gibi gl ve kapitalist olmak iin tek yolun devrim olduu ve bunun alg-
lan biiminin hayata geirilmesi gerektiidir. Nitekim yle de olmutur. Ancak devrim z
itibaryla bir burjuvay gerektirmekte ve sonraki yllarda greceimiz gibi Cumhuriyetin
erken dnemlerinde bu kategoriye Trk toplumu sahip deildir/olamamtr (zel, 1994).

Osmanl Miras ve Yeni Trkiyenin Cumhuriyet Burjuvazisinin Kronolojisi


Osmanlnn dalmasyla birlikte boalan topraklar zerinde yeni bir siyasi yap kurma a-
basnda olan her topluluk gibi yeni Trkiyeyi kuran topluluun da hem asker baarlara
hem de siyasi merulatrclara ihtiyac olmutur (Cem, 2010). Milli burjuvaziyi oluturmak
iin ncelikle sistemin burjuvaziye uygun bir hl almas gerekmitir (Alpay, 2008). 1920de
Trkiye iin hedeflenen ekonomi parametreleri, kalknmada ncelikli yerlerde din ve milli
anlamda mreffeh bir corafya oluturma abasn gtmektedir (Krbal, 1973). Yine Ata-
trkn 1928de hazrlatlmasn istedii Trke Hutbe adl yaynda, onun Trk toplumuna
vermek istedii mesajlarn da ilevsel bir boyutunu grmekteyiz. Ana hatlaryla ekonomik
anlamda gl bir toplum ideali, almann nemi ve deeri, ticaretin bereketi gibi ko-
nular ieren hutbelerin vermek istedii mesajlarn bir boyutu da yeni bir milli burjuvaziyi
oluturma abasdr (Usta, 2005). imdi Cumhuriyetin ilk yllarnda ortaya kan serencam
bir rnekle ve olmas gereken ile olan ortaya koyarak izah cihetine gidelim. Sava sonras
Japon modelinde devlet eliyle birlik ve beraberliin salanmas iin pek ok gnll orga-
nizasyon kurulurdu. Bu STKlar devlet eliyle kurdurulup ilgili bakanlklarla koordineli olarak
faaliyet gstermekteydi. Temel hedefleri ferdiyetiliin gelimesini engellemekti. Sava
gazileri birlii, iftiler birlii, din birlikler vb. Kurtulu Sava sonras Trkiyede byle bir
almann olmadn grmekteyiz (Tabakolu & Kurt, 1987). Buna karn ileriki yllarda,
grlecektir ki Trkiye ekonomik anlamda sava borlar ve dnemsel olarak ortaya kan
iktisadi bunalmlarla yoluna devam etmek durumunda kalacaktr (Cem, 2010). 1923 ylnda
ilan edilen Cumhuriyet, Osmanldan devrald miras -yani geleneksel idari ve kurumsal
yapy- aynen muhafaza ederek merkez iktidar anlayn daha kat biimde uygulamaya
koymutur (Duman, 2007). Bu yllarda Trkiyede milli bir burjuvazi yaratma projesi, sanld-
gibi milli sermayeyi artran, zel teebbs harekete geiren ve ulusal kkenli ekonomik
bir dzenin altyapsn oluturan kamusal hedeflerden ziyade, asker ve sivil brokrasinin
palazlanmasn salayacak trden zel giriimlere sahne olmutur (Duman, 2007). Buna ek

44
Burjuvann Dnm: Araylar, Elitler ve Trkiye Ekonomisi

olarak 1914-24 aras -sava ekonomisi frsatyla genileme imknna ramen- Mslman
bir burjuvazinin eksiklii, ortaya kamay brokrasinin iktidarn korumasnn devamn
salamtr (Keyder, 2001).

Cumhuriyetin ilk yllarnda sosyoekonomik yaplanmay; stanbul tccar, Anadolu eraf ve


toprak aalar, milli mcadeleye katlan subaylardan sonralar memleketi kalkndrmaya so-
yunanlar, mebuslar ve brokrasinin st kademeleri oluturmutur. Hiyerarik ve brokratik
yapy meydana getiren bu zmreler uzun sre birbirini destekleyerek tamamlayacak ve
ekonomik faaliyetlerin kilit noktalarn elinde tutmaya alacaktr (Cem, 2010).

Elbette yeni kurulan Cumhuriyetin ilk elitlerinin asker kanattan olmas doaldr (Arslan,
2007). Bunun yannda iktidara ortak olarak din adamlar, eski ttihatlar ve brokratlarn da
varln grmekteyiz (zel, 1994). lk TBMMdeki sandalye dalm bize bunu zetlemek-
tedir. Sosyolojik adan ilk parlamentoya bakldnda kamu alan says 125, belediye
grevlisi 13, asker 53 (10 tanesi paa), din adam 53 (14 tanesi mft), airet reisi 5, tc-
car 40, ifti 32, avukat 20, gazeteci 1, mhendis 1, zanaatkr 1dir (Arslan, 2007). Oranlar
deimekle beraber bu brokratik oluum, grevini 1939 nn Dnemine kadar yerine
getirecektir (Cem, 2010).

Cumhuriyetin ilk yllarna dnecek olursak, ana hedef olarak milli bir burjuvazi oluturma
maksadyla,1923 ylnda zmir ktisat Kongresinin toplandn grrz. Bu toplantnn
amac yerli mteebbislerin zenginlemesiyle memleketi devletilik ilkesi etrafnda top-
layarak yabanc mteebbisi saf d brakmaktr (Cem, 2010). Ancak Kurtulu Savan m-
teakip ilk on yl ierisinde Trkiye ekonomisinde yabanc sermayenin (ticari/snai yatrm ve
finansman olarak) rol azalmak bir yana aksine ciddi bir biimde art gstermitir (zel,
1994). Byle bir tablonun ortaya k birden fazla sosyopolitik faktrn neticesidir. Tarm-
da toprak reformunun gerekletirilememesi bunlarn banda gelir. Zihinlerde daha net
olacak ekilde izah edersek; Atatrk Dneminde Osmanldan kalan tarmdaki aalk dzeni
ve sosyal bnyeyi deitirmeye ynelik somut bir abann gsterilmediini sylemek gere-
kir (Cem, 2010). Buna ek olarak aa, eraf ve milletvekili basks Cumhuriyetin ilk yllarnda
toprak reformlarnn istenilen dzeyde yaplmasn da engellemitir (Duman, 2007). Ayrca
zel sektrn Cumhuriyetin ilk yllarnda kendisinden bekleneni gerekletirememesi de
bir baka nedeni oluturur. Btn bunlara yetersiz i tasarruf, i adamlar snfnn yokluu,
teknoloji yoksunluu, yabanc sermayeye snrsz phe de eklenince durum iinden kla-
maz bir hl almtr (Gner, 1978).

Cumhuriyetin ilk on yl ierisinde ynetici snf ile birlikte 1920lerde yeni gelimekte olan
burjuvazi siyasi iktidara eklemlenme midini tasa da 1929 dnya ekonomik bunalm bu
hayalleri suya drmtr (Keyder, 2001). Trkiyenin i dnyas elitlerinin -Ko, Sabanc,
Eczacba gibi- byk ounluunun, daha o dnemlerde bile, varlkl ailelerin ocuklar
olmay bu durumu zetler (Arslan, 2007). 1929 dnya krizinin arkasndan 30lu yllarda Tr-

45
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

kiye devlet eliyle bir milli sanayilemeye gitmitir. Ancak bu oluum devletin yaratt imkn-
lardan yararlanan arac faaliyetlerin ve zellikle ithalata dnk bir ticari kapitalizmin geli-
mesinden teye gidememitir (Alpay, 2008). Bunun anlam udur ki gerek Osmanl gerekse
de Cumhuriyetin erken dnemlerindeki iktidar sekinleri, kendi varlk alanlarndan bamsz
geliebilecek her trl sivil oluumlara kar durduundan, devletin dnda zerk bir giriim-
ci snfn (burjuvann) ortaya kmasn engellemitir (Duman, 2007). Siyasi anlamda ise Ke-
malist hkmetin sosyoekonomik aba ve etkinlikleri; Trk toplumunun daha nce hi aina
olmad yeni bir iktidar yaps ve toplumsal hiyerari ortaya karmtr (Arslan, 2007). Yani
Trkiyede ulus-devletin kurucu kadrolar, glerini burjuva snfndan deil, gbek bayla
balandklar brokratik devlet geleneinden almaktadr. Bunun Trkiyeye has alm u-
dur: Burjuva devlet, burjuva toplumundan nce domutur. Bir resm ideoloji olarak devletilik
ise mevcut dzeni devam ettirmek eklinde anlalmtr (Duman, 2007).

Bir nderler, idealistler topluluu olarak ortaya kan Kadro Hareketi (Aydemir, 2003),
1932-34 ylnda nerettii saylarnn tmnde devlet elindeki bir ekonominin varln id-
detle savunmutur. Buna gre tccar geri ekilecek btn ekonomik ileri devlet yapacaktr
(Gner, 1978). Bunun doal neticesi olarak Cumhuriyetin ilk yirmi ylnda dinamik rol st-
lenip nclk yapan kapitalist ve ulusal burjuvazinin oluumu mmkn olmamtr (Arslan,
2007). 1940lara kadar brokratik, siyasi, ekonomik, yarg ve asker elitlerin sistematik b-
tnl toplumun iktidar yapsn oluturmutur. kinci Dnya Savana tekabl eden bu
dnemde, savaa girilmemesine ramen meydana gelen ticari atmosferde Trk kapitalist
snf toplum hayatnda yava yava boy gstermeye balamtr (Arslan, 2007). Ancak sava
yllar Trkiyede ticaret burjuvazisinin ve piyasaya ynelik byk toprak unsurlarnn a-
r glendii babo bir vurgun ve zenginleme ortamnn gelitii bir dnem olmutur.
Bilinli zenginletirme politikalarndan daha ok nasibini alan grup Trk ticaret burjuvazisi
olmutur (Boratav, 2008). ster sekler isterse Mslman burjuvazi olsun her iki kar grubu
da -sava ncesinde elde ettikleri gelir bir yana- savatan sonra STK kurma yerine brokrasi
ile uyumlu olarak yeniden para kazanma yollarn aramtr (Keyder, 2001). Zaten 1942de
dnemin Babakan Refik Saydam sava krizi nedeniyle rant elde etmek iin abalayan tc-
carlar sert bir dille uyarmtr (Cem, 2010).

kinci Dnya Savann Trkiyede meydana getirdii ekonomik darln bir neticesi olarak
Trk toplumu harp yllarnn yoksulluunu ve devlet kapitalizminin ac basksn unutmak
iin sosyoekonomik gelimeler karsndaki beklentilerini Demokrat Partiye umut balaya-
rak gstermitir (Ycekk, 1976). Yine 1948 ylnda Ahmet Hamdi Baar nclnde Tr-
kiye ktisat Kongresi toplanmtr. Bu kongrede ele alnan konular iki ana balk zerinde
toplamak mmkndr. Bunlardan ilki devlet, iktisadi anlamda kamu hizmetlerinde ince-
leme, dzenleme ve denetlemeden sorumlu olmaldr. Bu hizmetler dnda kalan tarm,
ticaret ve sanayi alanlarndan elini ekmelidir. kinci olarak da yabanc sermayenin lkeye
girii kstlanmaldr. te bu kongredeki ierik DP iktidarnn da yolunu izmekteydi. kinci

46
Burjuvann Dnm: Araylar, Elitler ve Trkiye Ekonomisi

Dnya Sava sonras gen ana muhalefet partisi olarak Demokrat Parti, dinamik yaps ie-
risinde devletin ekonomik yapya mdahalesini bu erevede anlamsz bulmaktayd. Ancak
4 Temmuz 1948deki Ekonomik birlii Anlamas Marshall Plannn Trkiye aya, dolayl
yoldan Trkiye ekonomisi zerindeki ABD etkisini ifade etmekteydi. Devlet ekonomiden el
ekerken yerli burjuvazi yerine ekonomide lke d unsurlar sz sahibi olmutur (Mortan
& akmakl, 1987). Btn bu gelimeler de sregiden burjuvazi araynn devam etmesine
sebebiyet vermitir.

Trkiyenin Cumhuriyet Devriyle sosyal ve ekonomik alanda eskiye nazaran hzl bir dei-
im dnemine girdii bu farkllama ve gelime srecinin 1950lerden itibaren bsbtn
hzland sylenebilir (Ycekk, 1976). 1950de iktidara gelen Menderesin amacnn bu
balamda Trkiyeyi Kk Amerika yapmak olduu ifade edilmektedir (Cem, 2010). Ezici
bir ounlukla iktidar olan Demokrat Partinin ABDden salad d borlanmayla ksa s-
rede ekonomik baar elde etmesi Marshall Plannn iyi ilediinin bir gstergesidir (Mortan
& akmakl, 1987). Bu tarihlerden itibaren yerli burjuvazi yava yava nce yabanclarn
elinden komisyonculuk grevini alm; sonra da ticarete hkim olarak gitgide sanayiciliin
eiine gelmitir (Cem, 2010). Bunun anlam udur ki kapitalist manada devlet-burjuvazi
ilikisi 1950den sonra beklenen dzeyde gereklemeye balamtr (Keyder, 2001). B-
rokratik sekinlerin zel sektrden beklentileri de gn getike artmaya balamtr. Ancak
1950-60 dneminde ar sanayi, byk elektrik santralleri ve barajlarn yapm yine devlet
tarafndan stlenilebilmitir (Gner, 1978). 1958 ylnda moratoryum ilan edilmi ve dolar
2.80 TL iken 9 TLye ulamtr. Bunun sonucunda ise Trk toplumu 2001 ylna kadar srecek
olan 376.6 milyon dolar bor yknn altna girmitir (Mortan & akmakl, 1987).

1950-60 yllar arasnda temsil demokrasi tecrbesi ve 1960 ylnda asker darbe ile kesin-
tiye urayan oulcu demokrasi, ilerlemeci Batllam sekinler ile ordu arasndaki ilikiyi
daha da glendirmitir (Gle, 2002). Bilhassa 1960lar sekleri burjuvazinin oluum yl-
lardr. nk geen on yl ierisinde yerli burjuvazi risk almam ve siyasi otoriteden ola-
bildiince istifade edebilmitir. 1965ten itibaren Trk ekonomik yaantsna byk sanayi
ve ticaret burjuvazisi arln koymutur. Bu tarihten itibaren sekler burjuvazi ile birlikte
ve daha dikkat ekecek derecede dine olan ballk, kaderci bir balanmadan ziyade daha
rasyonel ve bilinli bir burjuva ideolojisini douran bir srece tekabl etmitir. Dikkat eki-
cidir ki 1968 ylnda en ok Ankara, Balkesir, Bursa, anakkale, Denizli, Edirne, Eskiehir, el,
Isparta, Kayseri, Krklareli, Kocaeli, Konya, Manisa, Sakarya, Samsun ve Zonguldakta esnaf
dernekleri ve din dernekler mevcuttur (Ycekk, 1976). Toplumun ekonomik yaplanmas-
na tekabl eden kategorilerin bylesine manevi unsurlara yneli ierisinde bulunmalar
bu yllardaki din canlanma hareketleriyle de ilgilidir. Bilhassa 1960 sonras Bedizzamann
dnceleri irdelenirse; onun bir yandan slam teolojisini mistik zelliklerinden arndrmak-
szn kitlelerce benimsenebilir hle getirmi olmas, teknoloji ve bilimi pozitif anlamda kul-
lanma konusundaki tevikleri zellikle esnaf ve sanatkrlar ile (ykselmekte olan) i adam-
larn iine alan orta snflar tevik etmitir (Mardin, 1995).

47
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

Sekler ve Mslman burjuvazi iktisadi hayatn da getirdii rekabet ortamnn gerilimiyle


mcadele ederken toplumun geri kalan kesiminin durumuna da deinmeden burjuva kro-
nolojisini tamamlamak eksik kalacaktr. 1950lerden 70lere kadar kademeli olarak topraksz
insan saysnn 600.000 oluu, toprak aalarnn yannda barnamayan ve da kenarlarn-
daki tarlalar iletmekle bile geimini salayamayan insanlarn ehre g etmelerini zorun-
lu hle getirmitir. Bu da yeni palazlanan sanayi burjuvazilerinin ucuz ii gereksinimini
karlamas anlamna gelmektedir (Cem, 2010). G alan kentler iktisadi anlamda lkenin
kalknmasna blgesel anlamda faydal olmakla birlikte burjuva sosyolojisi perspektifinden
yeni oluumlarn da habercisi olabilmitir. Bu u anlama gelmektedir: ok gelimi illerdeki
esnaf dernekleri-din dernekler arasndaki yakn iliki, gelime ve kapitalistlemeye kar/
birlikte yeni rgtlenmelerin habercisidir. 1950-70 yllar arasnda gelien kapitalizm kar-
snda tutunamayan ve giderek kaybettii karlarn korumak iin direnie geen kk
burjuvazinin tmnn dinsel bir cephe arkasnda sosyoekonomik sisteme muhalefet et-
tikleri bir gerekliktir. Bu anlamda stat ve maddi kayp kk burjuvaziyi yeni araylara
itmitir (Ycekk, 1976). 1980lere doru gelindiinde ise yava yava kentlileen yerel
burjuvaziler aralarndaki radikal izgileri Trkiyenin piyasa ekonomisi tecrbesinde daha
belirgin hle getirmitir.

1980 Sonras Yeni Elitler ve Sekler Burjuvazi


1980ler Anadolu Kaplanlar ve laik burjuvazi ile rekabetin kendini fark ettirdii dnemdir
(Haenni, 2005). Ancak her iki tr burjuvazinin de ortak ynleri yok deildir. 1980 sonra-
s liberal ve neoliberal dnemde varln perinleyen her iki burjuvazi rekabeti, atlmc,
yeniliki, yaratc bir toplumsal aktr olmaktan uzaktrlar (Boratav, 2008). Bunda devletin
ekonomiye mdahalesi ve brokrasinin etki alann geniletmesi, sosyal devletilik adna
kumanda ekonomisi uygulayan brokrasinin yerini dnemsel olarak salamlatrmas da
nemli bir etkendir (Mortan & akmakl, 1987). Ama u da bir gerekliktir ki 1980 sonras
Trkiyede sosyoekonomik ve politik kltr deimitir. Bu deiim sadece siyasi partilerin
birbirleriyle olan mcadeleleriyle izah edilmemelidir. Sz gelimi ad geen deiimi ve d-
nm yeni toplumsal aktrler aras ilikiler ve farkl toplumsal araylar olarak nitelemek
daha dorudur (Gle, 2002).

Son otuz yllk sre ierisinde Trkiyedeki slami elitler ve Sekler burjuvazi arasndaki iz-
giler daha da belirgin hle gelmitir. Turgut zaln serbest piyasa ekonomisini Trkiyede
meru klmas Anadolu tccarnn stanbul burjuvazisine bakaldrmasna imkn tanmtr.
nk 80lere kadar stanbul burjuvazisi devlet desteiyle palazlanm, pazar kendi teke-
linde tutmutur (zel, 1994). zaln toplumsal platformda hedefi bir homo economicus
yaratmaktr (Ylmaz, 2011). Ancak onun bu toplumsal projesini hem kurumsal hem de kim-
liksel adan iki kategori gerekletirecektir. Artk Trkiye de iki tr sosyoekonomik elit ka-

48
Burjuvann Dnm: Araylar, Elitler ve Trkiye Ekonomisi

tegorisi vardr. Bunlar Kemalist devletin kucanda byyen laik kentsel burjuvazi-Ankara
ve stanbuldaki laik ekonomik elitler- ve bunlarla ters den Anadolulu, koyu muhafazakr
kk tccar snfdr (Haenni, 2005).

Tarafsz bir dille ve sosyolojik adan ifade edilmelidir ki Trk toplumu 1980lerden itibaren
yeni bir zaman dilimine girmitir. Piyasa ekonomisi bugn imdiki zaman kymete bin-
dirmitir. Trk toplumu parayla tantka bugnk zaman sevmi; hemen bugn, imdi ka-
zanp kendi hayatlarnda tketip stat sahibi olmaya girimitir. Siyasetteki zaman kavram
da piyasa ekonomisine paralellik gstererek deiime uramtr (Gle, 2002). 1980 sonras
Milli Gr hareketiyle, Mslman mteebbisler ve Anadolu Kaplanlar tr betimleme-
lerle nitelendirilen dindar ve geleneklerine bal yeni bir mteebbis kesim ortaya kmtr.
1990lara gelindiinde bu sosyoekonomik kategori MSAD ve sanayici i adamlar ve e-
itli sanayici i adamlar dernekleri (SAD) kanalyla rgtlenerek toplumsal deiime slami
bir renk katmtr (arkolu & Toprak, 2006). Byle bir kurumsal kimliin varl bir anlam-
da daha nceleri 1971 ylnda kurumsal kimliini oluturan TSAD yaplanmasna da artk
pastada bir pay sahibinin daha bulunduu mesajn vermektedir. Sosyoekonomik adan
ikili tarzda meydana gelen byle bir oluumun nedenini uzaklarda aramamak gerekir. n-
k Trkiyedeki din akmlarn sosyoekonomik kaynan; kapitalizmin kk proleteryay
ezmesi ile kurtuluun slami ekonomi rengi verilmi iktisat politikalar ile dzeltilebilecei
dncesi meydana getirmitir. Bu fikirsel dnm yeni ykselen zmrelerin dinamizmi-
ni oluturmutur (Ycekk, 1976). Zaten byle bir oluumun politik yolunu aan T. zaln
liberalizmin snr tanmayan merakl, atak ve teknoloji, tketim, mal, mlk, zevk gibi dnya
nimetlerini ele geirmek isteyen yeni zengin insan tipine kar nefsine yenik dmemi
ayrcalk istemeyen laik ama ahlakl bir Cumhuriyet muhafazakr olarak tanmland iyi
bilinir (Gle, 2002). zal dneminde de 1950-60 yllarna benzer sloganlarn bulunduunu
grmekteyiz. zala atfedilen ve belli oranda reklam ieren benzetmelerin her mahalleye
bir milyoner ve Benim memurum iini bilir. benzeri pragmatist ifadeleri sanki 1980-90 d-
nemini zetler gibidir (zdemir, 2006).

1990lardan sonra slami hareket kendi orta snfn, aydnlarn, profesyonellerini olutur-
mu ve bu kesimlerin giderek bireysellemesi, piyasa ekonomisi, medya ve sanat dnyas
ierisinde yer almalar farkl bir deiimi de beraberinde getirmitir (Gle, 2002). Bir zaman-
lar sekler burjuvazinin ses merkezi olan medya (Boratav, 2008), artk ekonomide varln
kantlayan yeni Mslman elitlere de arac grevi stlenecektir. Her medya sektrnde ol-
duu gibi bu yeni oluumda da kadn unsuru kendine yer edinmekten geri durmamtr.
slami bir moda endstrisinin ortaya k, slami kyafet modasnn sergilendii tesettr
defilelerini beraberinde getirmitir. Meselenin medyatik boyutunu da yeni slami kadn
kyafeti dergileri -la Dergisi vb.- gibi grsel unsurlar yerine getirmitir. Neticede toplu-
mumuzda sosyoekonomik varlnn yannda moda sektrnn de arlkl olarak varolu
sebebini oluturan kadn figr de -toplumun dier bireylerine nazaran- sekin olma y-

49
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

nnde deiim atana gemitir. Bunun neticesinde karmza zengin veya yeri geldiinde
zengin gibi grnmeye alan bir kadn tipolojisi kmtr (Kuran, 2002). Gemie nazaran
90l yllarn daha belirgin bir kimlie sahip oluunu Trk toplumunun sosyoekonomik s-
relerinin kltrel ieriini slami sivil bir canlanmann belirleyici oluunda aramak gerekir
(zdemir, 2006). Ancak bu sreci global parametrelerden ayr dnmemek gerekir. nk
Trk toplumunda sekin aznln kimlii ister sekler isterse de din ierikle yorulmu ol-
sun; geriye kalan yllarda btn sosyoekonomik gelimeler kreselleme paradigmalarnn
hkim ngrleriyle ekillenecektir. Bu her iki burjuvazinin hem popler hem de tketim
kltrnden kendi lsnde nasibini alaca anlamna gelir. Neticede toplumumuz hzla
akan bu sosyokltrel srete kendi i dinamikleriyle hareket etmezse; grsel medya ve
magazin konularnn hayati meseleleri ikinci plana ittii sanal bir toplum hline dnebilir
(Erkal, 1994).

Sonu Yerine
Osmanl Devleti 19. yzyldan itibaren nceki asrlardan devralm olduu yava ileyen
sosyoekonomik yaplanmay daha fazla tayamamtr. Dnemsel kronoloji aralyla ye-
nilik adna yaplan 1839 Tanzimat Ferman, 1856 Islahat Ferman, 1876 I. Merutiyet ve
1908 II. Merutiyet olumlu neticeler vermemitir. Bu yenilenme abalarnn bir boyutu da
toplumsal bir proje olarak yerli burjuvazi oluturma gayesi tamasdr. Ancak Cumhuri-
yet tecrbesi de bize gsterecektir ki -Batl anlamda- Trk toplumu byle bir toplumsal
aktre sahip olamamtr. Yine Cumhuriyet Dnemi ekonomi parametreleri 1980lere kadar
bir sistem ierisinde ifade edilecek olursa; 1923-1932 zel Sektre Bal Kalknma Dne-
mi, 1933-1938 Devletilik Dnemi, 1939-1950 Sava Dnemi, 1950-1960 Demokrat Parti
dnemi, 1960-1963 Hkmet Darbesi Dnemi, 1963-1978 Planl Kalknma Dnemi olarak
tasnif edilebilir (Gner, 1978). Ksaca verdiimiz bu kronoloji ierisinde her dnem, sosyoe-
konomik anlamda kendi sekin kategorisini bir dereceye kadar retebilmitir. Osmanldan
gnmze kadar Trk toplumunda bir burjuvaziden sz edilecekse bunun Bat gibi kendi
dinamiklerinden deil devletten desteklenerek meydana geldii aikrdr (Boratav, 2008).

1980lerden itibaren liberal ekonomiye geile birlikte fark edilir derecede Trk toplumun-
da yeni elit oluumlarnn meydana geldiini grmekteyiz. Haddizatnda Trk toplumunda
eskiden beri orta snf burjuva deneyimi yaanmad iin Batl tarzda bir elit tanm yap-
mak zor gibi grnmektedir. (Manisal, 2004). Ancak 1990 sonras neoliberal gelimeler ve
greli zgrlk ortam kresel ekonomilerde din vurguyu hissettiren bir dneme ahit ol-
mutur. Trk toplumunda da 80lerden itibaren oluturulmaya allan homo economicus
90l yllara gelindiinde homo slamicus ile kar karya gelmitir. Bu iki ekonomi katego-
risinin elitlerinin anlam ve ierii ister din ister sekler mahiyette olsun yeni bin ylda Trk
toplumunun her anlamda deiim yaamasnda aktr olaca bir gerekliktir.

50
Burjuvann Dnm: Araylar, Elitler ve Trkiye Ekonomisi

nemli olan Trk toplumunun ok hzl deien sosyoekonomik parametrelere bilin krl-
mas yaamadan nasl adapte olacadr. Aktr odakl yaklamdan bakldnda ekonomi
elitlerine bu noktada byk vazifeler dmektedir. Bencil insanlardan oluan bir elit zihni-
yetle hareket eden ticaret ehli yarn bir gn devlet erkn olursa kamu yararn nasl d-
nebilir (Yayla, 2007). te bu noktada toplumsal bir kurum olarak din, ilevsel bir rol stlene-
bilir. nk din yaps itibaryla bir yandan iktisadi insan ekillendirirken dier yandan da
maslahat sz konusu olduunda, genellikle kamu yararna olan eyleri ferdin menfaatine
ters dahi olsa daha nde tutan toplumsal bir kurumdur. Bu hliyle din mefhumu siyasi, eko-
nomi elitlerine amil olduunda pratik manada toplumumuzun nndeki bir dizi eitsizlik-
ler, hakszlklar ve adaletsizlikler de azalma gsterebilecektir.

Kaynaka
Alpay, Y. (2008). Trkiye ekonomi tarihi. stanbul: Akademia Yaynlar.
Arslan D. A. (2007). Elit sosyolojisi. Ankara: Phoenix Yaynevi.
Aydemir, . S. (2003). nklap ve kadro (5. bs.). stanbul: Remzi Kitabevi.
Boratav, K. (2008). Trkiye iktisat tarihi (12. bs.). stanbul: mge Kitabevi Yaynlar.
Borlandi, M., Boudon, R., Cherkaoui, M., & Valade, B. (2005). Sosyolojik dnce szl (ev. B. Arba). stanbul: letiim
Yaynlar.
Cem, . (2010). Trkiyede geri kalmln tarihi (3. bs.). stanbul: Bankas Kltr Yaynlar.
arkolu, A. & Toprak, B. (2006). Deien Trkiyede din, toplum ve siyaset. stanbul: Tesev Yaynlar.
Dawson, C. (2001). lerleme ve din (ev. Y. Kaplan & A. Doan). stanbul: Alm Kitap.
Duman, M. Z. (2007). Trkiyede burjuva snfnn sosyal profili. Sosyoekonomi, 3(5), 33-46.
Erkal, M. E. (1994). ktisadi kalknmann kltr temelleri (4. bs.). stanbul: Trk Dnyas Aratrmalar Vakf.
Gek, F. M. (1999). Burjuvazinin ykselii, mparatorluun k Osmanl Batllamas ve toplumsal deime (ev. . Yldz).
Ankara: Ayra Yaynevi.
Gle, N. (2002). Melez desenler slam ve modernlik zerine. stanbul: Metis Yaynlar.
Gnel, F. D. (2010). Kalknma ekonomisi. Ankara: Efil Yaynevi.
Gner, A. O. (1978). Trkiyenin kalknmas ve iktisadi devlet teekklleri (2. bs.). stanbul: Damla Yaynevi.
Haenni, P. (2005). Piyasa slam. (ev. L. nsald). Ankara: Maki BasnYayn.
Keyder, . (2001). Trkiyede devlet ve snflar (7. bs.). stanbul: letiim Yaynlar.
Krbal, F. (1973). 1920-1972 dneminde kalknmada ncelikli yrelere ilikin hkmet politikalar. Ankara: Devlet Planlama
Tekilat Yayn.
Kirman, M. A. (2004). Din sosyolojisi terimleri szl. stanbul: Rabet Yaynlar.
Kuran, T. (2002). slamn ekonomik ynleri. stanbul: letiim Yaynlar.
Manisal, E. (2004). Kapitalizmin temel i gds (3. bs.). stanbul: Derin Yaynevi.
Mardin, . (1995). Trkiyede din ve siyaset. stanbul: letiim Yaynlar.
Marshall, G. (1994). Sosyoloji szl (ev. O. Aknhay & D. Kmrc). Ankara: Bilim ve Sanat Yaynlar.
Mortan, K. & akmakl, C. (1987). Gemiten gelecee kalknma araylar. stanbul: Altn Kitaplar Yaynevi.
zdemir, . (2006). MSAD Anadolu sermayesinin dnm ve Trk modernlemesinin derinlemesi. Ankara: Vadi Yaynlar.
zel, M. (1994). Birey, burjuva ve zengin. stanbul z Yaynclk.
Pareto, W. (1901). Sekinlerin ykselii ve d (ev. M. Z. Doan). Ankara: Dou Bat Yaynlar.

51
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

Parla, T. (1985). Ziya Gkalp, Kemalizm ve Trkiyede korporatizm. stanbul: iletiim Yaynlar.
Saybal, K. (1986). Devletin ekonomiye mdahalesi (1963-1985). Ankara: Birey ve Toplum Yaynlar.
Sombart W. (1913). Burjuva (ev. O. Adanr). Ankara: Dou-Bat Yaynlar.
Tabakolu, A. & Kurt, . (Hzl.) (1987). ktisadi kalknma ve slam. stanbul: slami limler Aratrma Vakf Yaynlar.
Usta, E. . (2005). Atatrkn cuma hutbeleri. stanbul: leri Yaynlar.
Yayla, A. (2007). ktisat ve hayat. Ankara: Liberte Yaynlar.
Ylmaz, F. (2011). ktisatta politikin doas. Dou-Bat, 4(17), 91-109.
Ycekk, A. (1976). 100 soruda Trkiyede din ve siyaset (2. bs.). stanbul: Gerek Yaynevi.

52
Dnyada Deien Muhafazakrlk Anlay Balamnda Trk Siyasal Hayatnda Muhafazakr Demokrasi
Sylemi

Dnyada Deien Muhafazakrlk


Anlay Balamnda
Trk Siyasal Hayatnda
Muhafazakr Demokrasi Sylemi

Ercan Umul*

Giri

T
rkede kullanld ekliyle muhafazakrlk terimi saklamak, korumak, bellekte
tutmak anlamlarndan meydana gelen ve Arapada hfz olarak geen kelimeden
tremitir. Muhafazakrlk kavramyla belirtilmek istenen durum toplumsal mirasn
korunmas ve hafzann diri tutularak sreklilik arz etmesidir. Bu balamda korunmas gere-
ken deerler olarak rfler, detler, gelenekler, inanlar, anlar ve tarih miras karmza k-
maktadr. Ayn zamanda muhafazakrlk kaybolan deerlere kar duyulan bir tepki sonucu
ortaya kan bir hareketi de ifade etmektedir (Safi, 2007, s. 2).

Kukusuz birok ideolojik akm ya da dnce gelenekleri gibi muhafazakrlk da iinde


yaam olduu ortamn toplumsal zelliklerinden etkilenerek ortaya kmtr. Muhafa-
zakrlk kavramn ortaya kt yllardan itibaren ele alacak olursak farkl alardan kar-
mza kmas muhtemeldir. Bu yzden muhafazakrlk zerinde deerlendirme yaplrken
o lkenin toplumsal, ekonomik ve siyasal zelliklerini gz nnde tutmak gerekmektedir.

Muhafazakrlk dncesi zaman ierisinde baz deiim ve dnmlere uramtr. lk


olarak ortaya kan muhafazakrlk anlay deiime bir tepki olarak ortaya karken daha
sonraki yllarda liberal deerler ile bir etkileim sreci ierisine girerek yeni muhafazakrlk

* Yksek Lisans rencisi, Sakarya niversitesi, Uluslararas likiler Ana Bilim Dal.

53
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

kavram ortaya kmtr. Bu etkileim sreci birok lkede kendisini gsterdii gibi Trki-
yede de gstermitir.

2002 ylnda AKPnin iktidara gelmesi ile birlikte muhafazakr bir siyasi ynetim anlay
tekrar gndeme gelmeye balamtr. AKPnin muhafazakrlk anlay klasik yapdan ziya-
de yeni muhafazakrlk erevesinde ekillenmitir. AKP ile birlikte Trk siyasal hayatnda
muhafazakrlk ve demokrasi kavram bir araya gelmi ve zamanla bu yeni sistemin genel
erevesi ortaya kmaya balamtr.

almann birinci blmnde klasik anlamda muhafazakrlk ele alnp bunun Batdaki
alglan biimi zerinde durulacak ve son olarak muhafazakrlk anlayndaki deiim-
den hareketle yeni muhafazakrlk kavram ortaya konmaya allacaktr. almann ikinci
blmnde ise Trk siyasal hayatnda muhafazakr dnceye ksaca atfta bulunularak
AKPnin ortaya koymu olduu muhafazakr demokrasi kavramnn genel erevesi orta-
ya konmaya allacaktr.

Muhafazakrlk Anlaynn Teorik ve Tarihsel erevesi


Muhafazakrlk

Muhafazakrlk terimi terminolojik olarak ele alnp Latince kkenine bakldnda conser-
vare ve conservatismus kelimelerinden geldii ve kelime anlam olarak korumak ya da
olduu gibi muhafaza etmek eklinde karmza kmaktadr. Fakat bunun dnda mo-
dern siyasi dnce tarihinde de geni bir anlam ifade etmektedir (Gngrmez, 2004, s. 12).

Muhafazakrlk adndan sk sk sz edilen bir kavram olarak baz zamanlarda vgyle, baz
dnemlerde ise yeteri kadar tanmlanamayan bir dnce gelenei ve siyasi bir ideoloji
olarak ele alnmtr. Kkeni Fransz Devrimine kadar gitmesine ramen tanmlama ve al-
glama konusunda bir kargaa ortamnn hkim olduu grlmektedir. ounlukla toplum
algsnda gericilik, tutuculuk ya da dincilik olarak alglanan kavram asl itibaryla ok
kkl bir siyasal gelenei ifade etmektedir. Fakat bu kavram popler kullanm ierisinde
genellikle dindarlk ve dinin belirledii bir tutum ierisinde olmay ifade eden bir tavra d-
nebilmektedir (Akkr, 2006, s. 7). Muhafazakr yapnn ana omurgasn oluturan anlaya
bakldnda ise genellikle karmza toplumsal kurumlarn muhafaza edilmesi, cemaati
toplum yapsnn anmasnn bir felaket meydana getireceini ileri sren muhalif hareket-
ler kmaktadr (Akdoan, 2004, s. 15).

Muhafazakrlk kavram literatre 18. yzyln banda Fransz Devrimi ile birlikte girmitir.
Bu anlay eletiri tarznda da olsa devrim sonrasnn bir rn olarak ele almak mmkn-
dr (Mert, 2007, s. 164). Fransz Devrimi ile eski olan siyasal ve toplumsal deerler kopua
gemi ve buna bir tepki hareketi olarak muhafazakrlk anlay ortaya kmtr. Bu adan
deerlendirdiimizde muhafazakrlk tanm olarak nceki olan muhafaza etmek anlamn-

54
Dnyada Deien Muhafazakrlk Anlay Balamnda Trk Siyasal Hayatnda Muhafazakr Demokrasi Sylemi

da ele alnmtr. Fakat bunun siyasal, toplumsal ya da dnsel anlamda farkl tanmlama ve
boyutlarda da ele alnmas imknlar dhilindedir. Burada zerinde durulmak istenen, kav-
ramn ilk ortaya knn hangi art ve durumlarda meydana geldiinin altnn izilmesidir.

Muhafazakrln Bat tarihindeki geliimi iki farkl temelde ele alnabilir. Bunlardan ilki
Aydnlanma anlayn salt aklla temellendiren Kta Avrupas gelenei ve ikincisi ise Ang-
lo-Sakson dnce geleneidir. Muhafazakrlk bu farkl dnce anlaylar ve bak alar
erevesinde farkl alglan biimlerine sahip olmaktadr. Kta Avrupas muhafazakrl,
genel olarak Fransz aydnlanmasnda tanmlanan siyasi proje ve uygulamalara bir tepki
olarak ortaya kmtr. Bu anlamda Fransada gelien muhafazakr dnce ve hareket an-
lay, geri-devrimci bir hareketi iaret etmektedir. kincisine bakldnda ise, Aydnlanma
ve Fransz Devrimini eletiren lml, anayasal ve evrimci bir yapya sahip olduu sylenebi-
lir (Akka, 2001, s. 3).

Gnmzde muhafazakr siyasal dncenin temel referans olarak kabul edilen ngi-
liz Liberal Whig Partisi milletvekili Edmund Burke muhafazakrlk (conservatism) terimini
kullanmak yerine koruma (preservation) terimini kullanmtr. Kavrama bu adan bakacak
olursak muhafazakrln kavramsal anlamda kullanmn iki yz yl ncesine kadar gtr-
mek mmkndr (Akka, 2003, s. 242).

Edmund Burke (1729-1797) tarafndan ele alnan Reflection on the Revolution in France
adl eserde devrim sonras yaanan gelimelerden duyulmu olunan honutsuzluk dile ge-
tirilmitir. Burke bu eserinde geleneksel yapnn ve mevcut durumun nemine deinmi
ve yapay ekilde dzenlenmi olan siyasal sistemlere kar kmtr. Bunun temelinde ise
insann ounlukla irrasyonel arzulara sahip olduunu ve bunlarn denetimi ya da kontrol
iin toplum, gelenekler, kilise ve monari gibi kurumlarn varlnn nemli olduunu syle-
mitir. Burke bu denetim mekanizmasnn olmamas durumunda bir kaos havasnn olua-
ca kansndadr (Helvac, 1999, s. 28). Muhafazakr dnce yapsnn oluumu ve ortaya
kmasnda en ok katks olan Fransz dnr Edmund Burkenin muhafazakrlk anlay
genel olarak Fransz Devriminin getirmi olduu anlay erevesinde oluan toplumsal ve
siyasal yapya bir kartlk erevesindedir (Duman, 2004, s. 34). Bu sebepten dolay devri-
min getirmi olduu zgrlk, eitlik, kardelik gibi ilkelerden ziyade tecrbe, gelenek ve
tarihe daha ok nem atfetmektedir (Trk, 2003, s. 122). htilal artlarnn bir rn olan
muhafazakrlk siyasi ve felsefi altyaps olan bir harekettir. Muhafazakr doktrin, Avrupa
uluslarnn geleneksel, siyasal ve toplumsal yapsn deiime kar korumak iin ortaya k-
m ve temelinde antimodernist bir nitelik arz etmektedir. Bu anlayn Burke ve onunla ayn
gre sahip olan dnrler tarafndan Fransz Devrimine kar olan bir tepkiden ortaya
kt sylenebilir (Akkr, 2006, s. 9).

Burke insan gelimemi bir varlk olarak ele alm ve geliimin cemaat ve devlet ierisin-
de oluabilecei kansnda bulunmutur. Aslnda bunun rneklerini Trk siyasal hayatnda

55
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

da grmek mmkndr. Muhafazakr olarak tanmlanan birok grup; cemaat, tarikat ve


benzeri yapda olan birliktelikler ile bir araya gelmekte ve bir yap oluturmaktadr. nsann
mantk ve duygu temelinde bir doas olduunu belirten Burke, mantn da snrl bir yap-
ya sahip olduuna deinmitir. Dolaysyla insanlarn eit yapda olmayacan ve ancak bir
devlet dzeni ierisinde bunun geliiminin oluabileceini savunmutur.

Muhafazakr gre gre, dnya dzeninin varl ilah g ve doa tarafndan belirlenmi
ve insan gelimemi gnahkr bir varlk olarak kabul edilmitir. nsanlar arasnda fiziki ve
dnsel bir eitsizlii kabul eden bu gr, toplumsal yapnn devam iin mlkiyeti bir n
koul olarak ele almtr (nce, 2004, s. 34).

Muhafazakr anlayn temel talarndan bir tanesi de toplumsal yaamn gelenekler er-
evesinde ele alnmasdr. Burada insann eksikliklerinin gemite yaanlan tecrbeler er-
evesinde giderilmesine atfta bulunulmutur. Ayrca toplumsal dnmn nndeki bir
kontrol arac olarak da deerlendirilen gelenekler, zgn bir yapya sahip politik ara olarak
ele alnmtr. Burke, devrimcilerin ortaya koymu olduu savlara kar olarak gelenei ne-
rirken -ayrca n yarg- basiret ve bilgelii ne karmak da istemitir.

Siyasal anlamda muhafazakr tutumun amac, statkoyu korumak, reformlara temkinli ola-
rak yaklamak olarak ele alnabilir. ngilterede Toryler, Amerikada Cumhuriyetiler, Fran-
sada Gaullec ve Avrupa lkelerinde Hristiyan demokrat partiler muhafazakr olarak ele
alnlabilir. Fakat bunlarn siyasi tavr ve davranlar birbirinden farkl bir ekilde ortaya k-
maktadr (Akka, 2003, s. 243).

Felsefi olarak muhafazakrlar, sosyal ve siyasi sorunlarn temelinde insanolunun doa-


sndan kaynakl etkenlerin olduu varsaymnda bulunmaktadrlar. Bu gibi sorunlarn akla
braklmas durumunda insanolunun hata yapabilecei kansndadrlar. Bu nedenle akln
yerine daha ok n yargy koymaktadrlar. Yaratl bakmndan eksikliklerle dolu olan insa-
nolunun tahmin edilemeyen davranlarna kar n yarg ve tarihi koyarak insan doasnn
ehlileebileceini savunmaktadrlar. Bunun temelini Hristiyanlk anlayna dayandrmak ve
Aydnlanma felsefesine kar bir akm olarak ele almak mmkndr (Akka, 2003, s. 243).

Muhafazakrlk, toplum ierisinde yaplacak her trl radikal deiimin tahrip edici bir zel-
lik tayabilecei endiesini tamakta ve bu gelimelerin gemiin deerlerini reddedecei
dncesi ile tedrici gelimeyi savunmaktadr (Akka, 2003, s. 246).

Literatrde muhafazakrln tanmlanmas konusunda iki farkl gr ortaya kmaktadr.


Bu tartmalardan birincisi muhafazakrln ideoloji mi yoksa bir dnce gelenei mi ol-
duu ynndedir. Dier tartma konusu ise muhafazakrln deerlendirilmesinde orta-
ya kmaktadr. Baz dnrler muhafazakrl gericilik olarak ele alrken bu konuda a-
lma yapan baz dnrler ise muhafazakrln sreklilik ierisinde deiimi savunduu
kansndadr. Muhafazakrl gericilik olarak ele alanlar ayn zamanda bir ideoloji olduu

56
Dnyada Deien Muhafazakrlk Anlay Balamnda Trk Siyasal Hayatnda Muhafazakr Demokrasi Sylemi

ynnde deerlendirme de yapmaktadrlar. Aksi fikirde olanlar ise muhafazakrln bir d-


nce gelenei olduu kansndadrlar (Bdk, 2007, s. 68). Muhafazakrlk anlaynn baz
savunucular bunun bir ideoloji olmad ynnde grlere sahiptirler. Bunun nedeni ise
ideolojinin eksik kavray gibi bir anlamnn olmas ve bir sulamann ifadesi olarak grn-
mesidir. Oysa onlara gre muhafazakrlk; ideoloji, teori, kuram gibi toplumsal ve dnsel
hareketlere bir muhalefet olarak ortaya kmtr (Karaaslan, 2011, s. 13).

Muhafazakr dnce yapsnn temelinde geleneklerin nemli bir yerinin olduu grl-
mektedir. Muhafazakrlar gelenekleri yeniliklerin dman olarak grmekten ziyade tecr-
be olarak deerlendirmektedirler. Deiimin Fransada olduu gibi toplum mhendislii
tarznda olmayp gemiten gelen ve toplum tarafndan kabul gren deerlerin de ortaya
konularak yaplmas dncesindedirler. Bu durum muhafazakr anlay birok akm ve
dnceden ayrmaktadr. Geleneklere bak asndan liberal ve muhafazakr gr bir-
birinden ayrlmaktadr. Liberaller gelenekleri geliimin nnde bir engel olarak alglarken
muhafazakrlar gelenekleri birikmi bir tecrbe alan olarak grmekte ve toplumsal sorun-
larn zmnde gelenekleri kullanmaktadrlar.

Muhafazakrln gemi ile gelecek arasnda bir kpr vazifesinde bulunduunu sylemek
imknlar dhilindedir. Fakat kartrlmamas gereken bir nokta ise geleneklerin benimsen-
mi olmas ynndedir. Burada kabullenilmi olan gelenekler daha ok toplum tarafndan
benimsenmi olanlardr. Aksi takdirde her ey kabullenilmi olsayd, klelik srf bir gelenek
olduu iin muhafazakrlar tarafndan kabullenilmi olurdu (Bdk, 2007, s. 72).

Muhafazakrlar toplumsal kurumlarn devamllna, zel mlkiyete, otorite ve hiyerariye


vurgu yapar ve toplumu bir organizma yaps olarak kabul eder (Erler, 2007, s. 126-127).
Bu balamda toplum, gemiten gelip gelecee uzanan ve kendisine mdahalede bulu-
nulmamas gereken canl bir yapdr. Onun geliimini organizmann geliimine benzetmek
mmkndr. Deiik evrelerden geer ve zamanla kendine bir eyler kazandrr. Burada alt
izilmek istenen nokta ise toplumsal yapda da geliimin bu ekilde olmasnn istenmesidir.
Bu anlamda toplumsal yapdaki deiimi hzlandrmak veya toplumdaki herhangi bir dei-
ime yn vermek amacyla yaplacak olan mdahaleler toplumsal problemlere yol amak-
tadr (aha, 2005, s. 72).

Muhafazakr dnceye gre din toplumun en nemli yap talarndan biridir. Otorite,
ekonomi, mlkiyeti toplumun fiziksel bedenini oluturan paralar olarak kabul edersek bu
oluum ierisinde din ruhsal bedeni oluturmaktadr. Bu anlamda muhafazakr dnce
de dinden soyutlanm olan bir toplum ruhundan soyutlanm olan bir insana benzetil-
mektedir. Dinin bu kadar nemsenmesindeki temel neden ise, dinin toplumsal yap ie-
risinde beraberlii salayc bir zelliinin olmasdr (aha, 2005, s. 72). Muhafazakrlarn
dinin toplumsal ilevine atfta bulunmas onlar dindar olarak nitelendirmemiz gerektii
anlamna gelmez. nk muhafazakr dncede din, bireysel kurtulu arac olmaktan zi-

57
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

yade toplumsal balar glendiren zellikleri ile ele alnmaktadr. Fakat dincilikte toplum
mhendislii tarznda bir anlay sz konusudur. Bu anlay muhafazakr dnce yaps ile
uyumamaktadr (Erdoan, 2005, s. 28). Fakat Trk siyasetinde bu iki kavram srekli i ie
girmi ve zamanla birbiri ile ayn anlamlarda kullanlmaya balanmtr. Bu da bize kavramn
tam olarak anlalmadn ve eksik bir kavray ile yorumlandn gstermektedir.

Muhafazakrln unsurlarna bakldnda karmza gelenek, faydaclk, insann kusurlu


olmas, organizmaclk, hiyerari, otorite ve mlkiyet kmaktadr (Heywood, 2006, s. 67).
Ayrca bu unsurlara gelenekleri ve dini de eklemek mmkndr.

Muhafazakrlk, Fransz Devrimi, Aydnlanma ve onun akl anlayna, bu tarz siyasi pro-
jeler dorultusunda toplumun deitirilmesine ilikin nerilere kar muhalif bir hareket
olarak ortaya kmtr. Buradaki ama toplumu devrimci bir ekilde dntrmeye alan
projecilerden korumaktr. Bu bak as erevesinde tanm yaplrsa, devrimci dnm
hareketlerinin nnde duran yazar, dnr ve siyasetilerin eletirilerinin biimlendii
bir siyasi felsefeyi, bir dnce geleneini ve onlardan tretilen ideolojiyi ifade etmektedir
(zipek, 2004, s. 6).

Genel bir tanmlama yapmak gerekirse muhafazakrlk, toplumsal deiimlerin nnde bir
engel olmaktan ziyade deiimlerin zaman ierisinde ve toplum tarafndan benimsenerek
tedrici bir ekilde yaplmas ve yaplacak olan bu deiimlerin toplumsal deerlere kar
ykc ya da tahrip edici olmaktan ziyade destekler nitelikte olmas ynnde bir tavr ser-
gilemektedir. Muhafazakrlk tanmlanrken baz kavramlar srekli gz nne kmaktadr.
Bunlar genel olarak aklamak istersek toplum tarafndan zmsenmi olan gelenekler, din,
dil, mlkiyet ve benzeri gibi kavramlardr. Fakat tanmlamalar yukarda da deinilmi olduu
gibi lkeler arasnda farkllklar gstermekte ve bu nedenle herkes tarafndan tam anlamyla
benimsenecek olan bir tanmlama yaplmasn zorlatrmaktadr. Bu sebepten dolay tanm-
lamalar lkeler referans alnarak yaplrsa daha aklayc ve anlalr bir hl almaktadr. Bu
kavram kargaas sadece lkeler arasnda farkllklar olarak deil bazen bir lke iinde yer
alan muhafazakrlar tarafndan da farkl alglay biimleri oluturmaktadr. rnek vermek
gerekirse Trkiyede yer alan muhafazakr gruplar srekli birbirinden farkl bir hayat tarz
ve siyasi sluplarnn olduklarn dile getirmektedirler. Kanmca muhafazakrlk iin yapla-
cak olan tanmlama muhafazakrl toplum tarafndan kabul grm deerleri korumaya
alan bir mekanizma olarak grmektir. Bu mekanizmann da iyi ilemesi iin toplumsal de-
erlerin bir ara olarak kullanlmas gerekmektedir. Ayrca muhafazakrln sadece din bir
boyutta ele alnmas eksik ve yanltc bir tanmlama olarak karmza kmaktadr.

Muhafazakrl bir dier adan ele alacak olursak fikr ve ideolojik bir kavram olarak kar-
mza kmaktadr. te bu noktada muhafazakrlk gemiten gelen deerlere nem veren,
tarihler boyunca aktarlp gelmi olan tecrbeleri kullanan, gelenek, din ve aile yapsna,
siyasal kazanmlara nem veren bir kavram olarak deerlendirilmektedir. Muhafazakrlk

58
Dnyada Deien Muhafazakrlk Anlay Balamnda Trk Siyasal Hayatnda Muhafazakr Demokrasi Sylemi

radikal deiimler karsnda deiimlerin daha lml bir ekilde olmasn savunan fikr ve
ideolojik bir yaplanmay ifade etmektedir.

Muhafazakrlk tanmlamasnda genellikle karmza tutuculuk ya da bir dier tanmla


deiimin karsnda kat bir ekilde direnme kmaktadr. Bu tanmlama doru bir tanm-
lama deildir. Aksi takdirde muhafazakrlarn toplumsal deiimlere ve geliimlere ayak
uyduramam olmas gerekirdi. Aka grlmektedir ki muhafazakrlar bugn teknoloji
ve modern an nimetleri olan iletiim aralarn iyi bir ekilde kullanmakta ve bunlardan
hem fikr hem ideolojik anlamda faydalar salamaktadrlar. Fakat toplum algsnda yer alan
muhafazakrlk tanmlamas bazen bunun aksi eklinde olabilmektedir. Bu durum da mu-
hafazakrln yanl tanmlamalara maruz kalmasna sebebiyet vermektedir.

Muhafazakrln Batdaki Alglan Biimi

Muhafazakrlk anlayn Bat felsefesinde iki farkl biimde ele almak mmkndr. Bunlar-
dan ilki Kta Avrupas muhafazakrl dieri ise Anglo-Sakson gelenei olarak adlandrlan
ngiliz muhafazakrlk anlaydr (zipek, 2004, s. 8).

Kta Avrupas Muhafazakrl

Kta Avrupas muhafazakrln ele alrken iki farkl tarz karmza kmaktadr. Bunlar Fran-
sz ve Alman muhafazakrlk anlay olarak ele alnmtr. Fransz muhafazakrlk anlay
daha ok uzlamaz, radikal, kat ve reaksiyoner bir nitelik tamaktadr. Bu sebepten dolay
gelenekleri, monariyi, kilise ve cemaat eksenli yaplar savunan ve ilerleme, devrim gibi
dnceleri iddetle eletiren bir yapya sahiptir. Bu anlay dorultusunda Aydnlanma
dncesi ve Fransz Devrimini kabul etmemektedir. Alman muhafazakrlk anlaynn ay-
rlm olduu nokta ise felsefi temellerinin daha gl olmasdr. Bu noktada Alman muha-
fazakrlnn fikir babas Hegel olup daha derin ve kkl bir temel ortaya koymutur (aha,
2001, s. 102).

Hegel devleti toplumsal yaamn merkezine oturtmu ve otorite ile hiyerarinin gl ol-
duu bir muhafazakr anlay ortaya koymutur. Fransz muhafazakrlnda ise daha ok
kilise ve din merkezli bir yap kendisini gstermektedir. Genel olarak bakldnda ise her iki
anlay da otoriter bir zellik tamaktadr (aha, 2004, s. 18).

Fransz muhafazakrlnda, monarik rejimin ve dinin merkeze alnarak oluturulacak olan


bir dnya grnn kurulmas ynnde istekler uzun yllar kendisini gstermitir. Bu y-
nyle deerlendirildiinde daha ok dinci ve kat bir yapya sahiptir (Bora, 1999, s. 62).

Hegel, Aydnlanmac dnrlerden ziyade geliimin ve deiimin akl ve devrimle deil,


milletin ve tarihin ruhundaki isel dinamikler ile gerekleecei kansndadr. Alman muha-
fazakrlnn amac modern olan ykp feodal yapnn sosyal, politik ve ekonomik deerle-
rinin milliyeti sosyalizm gibi bir tanmlamayla hayata geirilmesidir (Karaaslan, 2011, s. 31).

59
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

Genel olarak Kta Avrupas muhafazakrl deerlendirildiinde Aydnlanmay tm siyasal


sonular ile kabul etmeyen aksine teokrasi ve monariden yana bir tercihte bulunan, ksa-
cas eski rejimden yana bir tercih yapan tepkici bir siyasal tutumu ifade ettii grlmektedir
(zipek, 2004, s. 8).

Kta Avrupasndaki reaksiyoner muhafazakrlk anlaynn temeline bakldnda bu top-


lumlarn ekonomik, kltrel ve siyasal adan feodal zellikler tad grlmektedir. Bu
toplumlarda muhafazakrlk kendisinde var olmayan deerlere kar bir tepki niteliinde
ortaya kmtr. Bu nedenle statkocudur. Felsefi muhafazakrlktan geride kalarak ama-
cnn sadece kendi varln korumak ynnde olduu gibi bir tanda bulunulabilir. Kta
Avrupasnda muhafazakr anlayn bu derece kat olmas onu liberal dncelere kar
bir tutum ierisine sokmutur. Bu sebepten dolay bu dnemde liberalizmle birlemekten
ziyade milliyeti bir zellik tamaktadr (Bdk, 2007, s. 95).

Aydnlanma dncesine kar bir reaksiyoner hareket olarak ortaya km olan Kta Av-
rupas muhafazakrl kat ve uzlaya yer olmayan bir yapda olmas sebebi ile daha sert
izgilere sahip olmutur. Ani ve radikal deiimler karsndaki tavr genellikle deiime
kar olan cephede yer almtr. Bu sebeple radikal deiimlere kar her zaman temkinli bir
yaklam sergilemitir. ki farkl tarzda muhafazakrln yer alm olduu Kta Avrupasnda
ortak nokta deiime kar temkinli yaklam sergilemesidir.

Genellikle Fransz muhafazakrl daha kat bir ekilde tanmlanm ve felsefi temeli itibar
ile Alman muhafazakrlndan ayrlmtr. Devrim sonrasnn bir rn olan Fransz muha-
fazakrlk anlay devrimin getirilerini bu noktada reddetmektedir. Bu ynyle Aydnlanma
devriminin getirmi olduu moderniteye kar bir tavr sergilemitir. Daha ok otorite ve
statkonun hkim olduu bir yap Fransz muhafazakrlar tarafndan benimsenmektedir.

ngiliz Muhafazakrl

Muhafazakrln siyasi bakmdan gl olduu lkelerde muhafazakr partiler genellikle


tedrici deiim ve atmac olmayan bir dnce yapsna sahip olmann demokrasi stan-
dartlarn ykselttii ve gl olmaya alan faist ve komnist rejimlerin ortaya kn en-
gelledii grndedirler. Onlara gre Amerika ve ngilterede gl bir faist ve komnist
rejimin ortaya kmamasnn temelinde radikal deiime souk bakan bir felsefi anlay ve
herkesi kucaklayan bir siyasi tavr bulunmaktadr (Karaaslan, 2011, s. 38).

ngiliz muhafazakrlnn en nemli zellii geleneki olmasdr. Bu durum vatansever-


lii, otoriteyi, zgrlemeyi, kadn haklar gibi konularda sosyal ve siyasal deiime kar
antimodern bir tutum ierisinde olmay mmkn klmaktadr. Geleneki bir yaps olmas
nedeniyle var olan kurumlarn da desteklenmesini savunur. ngiliz muhafazakrlnn fel-
sefi temelinde siyaset, bir g elde etme yntemi olarak yer almaktadr. Bu yzden muha-
fazakrlar, iktidar ele geirmek iin gerekli olan deiim ve dnmleri gerekletirmeyi
hedeflerler (Safi, 2007, s. 50).

60
Dnyada Deien Muhafazakrlk Anlay Balamnda Trk Siyasal Hayatnda Muhafazakr Demokrasi Sylemi

ngiliz muhafazakrln Fransz muhafazakrlk anlay ile karlatrdmzda liberal de-


erlerin daha ok ne kt grlmektedir. Dolaysyla ngiliz muhafazakrl liberal an-
layn getirmi olduu bireysel hak ve zgrlkleri desteklemekte ve ayrca muhafazakr-
ln yap talar olan gelenek, aristokrasi ve krallk gibi feodal deerleri de engel olarak
alglamamaktadr (Beneton, 1991, s. 50). Genel olarak ngiliz muhafazakrl yasamay,
siyasal birlii, sekler toplumsal deerleri nemsemektedir (Akdoan, 2004, s. 28).

Kta Avrupas muhafazakrl karsnda daha lml bir zellik tayan bu muhafazakrlk
tr deiimler karsnda ar derecede kat bir tutum sergilememektedir. Fakat gelenekle-
ri muhafaza etme asndan hl snrlar bulunmaktadr. Gnmzde ngiliz siyasal hayatna
bakldnda Kraliyet geleneinin bulunmas bunun en gzel rneidir. Ayrca ngilizler ge-
leneklerin geliimin nnde engel olduu fikrinin de aslsz olduu kansn tamaktadrlar.

Muhafazakrlk Anlayndaki Deiim ve Dnm: Yeni Muhafazakrlk

Yeni muhafazakrlk anlaynn ortaya k Souk Sava sonras dnemde kendisini gs-
termeye balamtr. Genel manada sosyalist sisteme ve onun getirilerine kar reaksiyoner
bir burjuva akm olarak karmza kmaktadr. Yeni muhafazakr anlay eskisinden farkl
olarak liberal ekonomi politikalar eklemlenerek oluturulmu ve ideolojik olarak muhafa-
zakr olmay denemitir (Yanarda, 2004, s. 35). Yeni muhafazakr hareket, bilinli ve dikkat
eken niversiteli, medyac ya da brokratik ynetimin nde gelen isimleri tarafndan olu-
an entelektel bir hareket olarak ortaya kmtr (Karaaslan, 2011, s. 56).

Edmund Burkenin ilk biimleriyle ortaya koymu olduu liberal nitelik tayan fakat kapita-
lizme kar ihtiyatl bir duru sergileyen muhafazakrlk anlay kinci Dnya Sava sonra-
snda sosyalizme duymu olduu nefret erevesinde liberalizme yaklamtr. Gnmzde
yeni muhafazakrlk anlay bu ynyle ikili bir yapy iaret etmektedir. Bunun bir kanadn-
da ekonomide liberal, dier kanadnda ise siyasette otoriter bir sistem yer almaktadr (zi-
pek, 2004, s. 170). Yeni muhafazakrlk klasik liberalizmin zgrlklere ilikin bak alarn-
dan bazlarn bnyesine almtr. Bu anlamda bireysel bamszlk ve zgrlklerin nn
aan glge devlet anlay rnek olarak verilebilir (Karaaslan, 2011, s. 57).

Yeni muhafazakrlk anlaynn nemli gelerinden birisi de g araylardr. Amerika ve


ngiltere gibi yeni muhafazakrlk anlaynn gelitii devletlere bakldnda bu devletle-
rin dnya devletleri arasnda gl ve egemen olma gibi istekleri olduu sylenebilir (Ka-
raaslan, 2011, s. 58).

Yeni muhafazakr anlay kapitalizmin getirmi olduu piyasa ekonomisi ve liberal eko-
nomi politikalarn kabul etse de toplumlarn bireyci ve tketici yapsna kar eletirileri
bulunmaktadr. Bu anlamda daha ok geleneki dine dn savunurlar. Benetona gre
muhafazakrlk anlayn canl tutan ey, dinsel muhafazakrlk kkeni erevesinde bir an-
layn gelimesidir (Beneton, 1991, s. 115). Yeni muhafazakrlk anlaynn toplumsal eitlik

61
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

kavramna kar n yargl bir tutum ierisinde olduu sylenebilir. Onlara gre toplumsal
eitlik sekinlerin ortaya kmasn engelleyecektir (Ergil, 1986, s. 134).

Yeni muhafazakrlk anlaynn temelleri Amerikadaki alglan biimi olarak ele alnabilir.
Amerikada muhafazakrlk anlay liberal deerler zerine kurulmu ve bunun devam iin
din, aile ve gelenek gibi deerler ithal edilmitir. Bu anlamda Amerikan muhafazakrl
ne gelenek kart ne de Avrupann kar sa eilimlerini destekler niteliktedir. Amerikan
muhafazakrlk anlay gelenekleri kabul ederken devleti zorbal da reddetmektedir
(Karaaslan, 2011, s. 61).

Irving Kristol yeni muhafazakrlk kavramn ilk kez 1973 ylnda Dissent adl makalesinde
Michael Harringtonun kullandn dile getirmektedir. Kristol yeni muhafazakrlar, liberal
bakl muhafazakrlar olarak tanmlamaktadr. Yeni muhafazakrlara bakldnda karm-
za Peter Viereck, Robert Nisbet, Daniel Bel, Michael Novak, Thomes Sowell, Irving Kristol
gibi dnrler kmaktadr (Gl, 2004, s. 79).

Yeni muhafazakrlk anlaynn felsefi temellerine baklabilecei gibi, zellikle 1980 sonras
seyrine baklarak politik ve rgtsel dzeyde de ele alnlabilir. Yeni muhafazakrlara bu
adan bakp eski anlay ile karlatrdmzda, yeni muhafazakrlarn ilk dnem muhafa-
zakrln Aydnlanma felsefesine kar gstermi olduu tutumu eletirdikleri grlmekte-
dir (Miberden akt., Erler, 2007, s. 127).

Yeni muhafazakrlk anlaynn nemli isimlerinden biri olan Irving Kristol bu anlay zet-
lerken Refah devletine destek fakat brokratik zorlama ve paternalizme muhalefet; serbest
piyasa ekonomisine uymak; kar kltre ve onun dzene kar grlerine kar geleneksel
deerlere ve dine destek; herkes her eyden eit pay almal diyen eitilie muhalefet ve
gl bir anti-komnist d siyasete destek olarak ele almtr (Kristol, 1983, s. 87).

Yeni muhafazakrlk anlay eski ile karlatrldnda, eskinin birok deerini benimsedii
grlmektedir. Otoriteye uymas, geleneksel deerlerin uygulanmaysa allmas, manevi
deerlere sayg gibi konularda yeni muhafazakrlar eskiye yakn grler savunmaktadrlar
(Safi, 2005, s. 36).

Yeni muhafazakrlar sosyal deiimin snrl bir kavram olduu kansn tamakta ve sos-
yal ve ekonomik artlarda deiimin devlet kapasitesi dnda olduunu savunmaktadrlar.
Eer devlet bir deiim gerekletirecek olursa bunun iki alternatifi olduu grndedir-
ler. Bunlardan ilki, toplumsal istekleri bastrarak daha gereki bir beklenti ortam olutur-
mak, ikincisi ise, ynetici kademesinin deitirilerek toplum nezdinde devlet gcnn s-
nrl olduu fikrini oluturmak ve eitlik dncesini ortadan kaldrmaktr (Safi, 2005, s. 36).

Gnmzde yeni muhafazakrlarn dine bak deerlendirildiinde, eskisine nazaran daha


laik sylemler ierisinde olduklar sylenebilir. Geleneksel muhafazakrlkta hukukun, top-
lumsal yaamn, siyasi yapnn ana kaynaklarndan birini din deerler oluturmaktadr. La-

62
Dnyada Deien Muhafazakrlk Anlay Balamnda Trk Siyasal Hayatnda Muhafazakr Demokrasi Sylemi

kin bu deerlendirmeyi yeni muhafazakrlk asndan tam anlamyla yapmak hibir zaman
mmkn olmayabilir. Burada alt izilmesi gereken nokta yeni muhafazakrlarn dinden ta-
mamen uzaklamam olmas ve hatta din deerleri kullanmas fakat eskiye nazaran daha
laik bir izgi benimsemesidir.

Yeni muhafazakrlk temel zellik erevesinde deerlendirilmitir. Bunlar sras ile Key-
nezyen ekonomi politikalarnn terk edilmesi, devletin kltlmesi, geleneksel muha-
fazakrln vurgulad geleneksel deerlere ve kavramlara geri dnlmesi ve gl bir
ulusal savunma mekanizmasnn oluturulmasdr (Gl, 2004, s. 85). Yeni muhafazakrlar
iin devlet ekonomik ve zel yaamdan ekilmeli, ayrca ahlakn ve kamu dzeninin koru-
yucusu olmaldr. Yeni muhafazakrlar devletin snrl fakat gl olmasna dikkat ekerler.
Bu anlay sadece Amerika ve ngilterede deil dnyann birok lkesinde bu ekilde ortaya
kmaktadr (Vural, 2003, s. 97).

Yeni muhafazakrl deerlendirirken ortaya kan deiim modern aa ayak uydurmak


adna yaplan birtakm dzenlemeler olarak da ele alnabilir. Bu adan bakldnda dn-
yann bugn en ok tercih ettii liberal ekonomi politikasnn uygulanmas, bireysel hak ve
zgrlklerin geniletilmesi ve benzeri gibi politikalar muhafazakrlk ile btnlemitir.
Fakat otorite ve gl bir merkez ynetim fikri asndan zn muhafaza etmektedir. Bu-
radan da anlalyor ki yeni olan ey muhafazakrln liberal deerler eklenerek gnmze
daha uygun bir hl almasdr.

Trk Siyasal Hayatnda Muhafazakrlk ve Muhafazakr Demokrasi


Sylemi: Adalet ve Kalknma Partisi rnei
Trk Siyasal Hayatnda Muhafazakrlk: Genel Deerlendirme

Trkiyedeki muhafazakrlk anlaynn Avrupada ortaya kan muhafazakrlkla benzerlik-


lerini ya da farkl ynlerini deerlendirebilmek iin 19. yzylda g kayb iinde bulunan
Osmanl Devletindeki fikir akmlarna bakmak gerekmektedir. Muhafaza edebilmek adna
deitirmek, hukuki ve siyasi alanlarda deiiklikler yapmak, slamn daha iyi anlalabilme-
si iin almlarda bulunmak, Batda ilerleyen kurumlarn tespit edilmesi ve usullerini almak
Yeni Osmanllardan itibaren devlet adamlarnn ve entelektellerin zerinde dndkleri
bir konu olmutur (zipek, 2010, s. 110).

Trkiyede muhafazakrln ortaya k modernleme hareketleri erevesinde ele aln-


labilir. 19. yzylda Trkiye hzl ve elitler eli ile bir dnm yaamtr. Tanzimat ile ka-
nlmazl zerinde durulan Batllama sreci ile birlikte Osmanlda muhafazakr dnce
ekil almaya balamtr (Karaaslan, 2011, s. 65). Bu dnemle birlikte artk Osmanldaki mu-
hafazakr dnce yaps kat bir formdan karak daha esnek ve deiikliklere uyum sa-
layabilen bir grntye kavumaya balamtr. Fakat bu durum o dnemde muhafazakr

63
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

kesim tarafndan bu ekilde karlanmaktan ziyade sert eletirilere maruz kalmtr. Fakat
devleti dt durumundan kurtarabilmek adna baz deiikliklere gidilerek muhafazakr
yapdan birtakm tavizler verilmitir. Bu durum muhafazakr dnceye yeni boyutlar da ka-
zandrmtr. Aslnda burada alt izilmek istenen nokta Osmanlnn son dnemdeki muha-
fazakrlk anlaynn baz deiim ve yeniliklere ak bir hl alm olmasdr.

Cumhuriyet sonrasna bakldnda nemli dnm noktalarndan bir tanesi de Demokrat


Parti (DP) ile birlikte ok partili siyasal hayata gei olmutur. 1950 ylnda iktidara gelen
DP; mevcut yapy liberalletirmek, devletin ekonomi zerindeki belirleyici roln azalt-
mak, din ve siyasi kimlikler zerindeki basklar en az seviyeye indirmek adna giriim-
lerde bulunmutur. Bu tarihten itibaren muhafazakr anlay kendisini liberal deerler ile
etkileim ierisine sokmaya balam fakat spesifik anlamda bir siyasal harekete dne-
memitir. Ayrca bu giriimler srekli olarak asker darbelerle kesintiye uramtr (zi-
pek, 2010, s. 114). Demokrat Partinin muhafazakrlk anlay zerinde yorum yaparken
zerinde durulmas gereken nemli bir nokta din zgrlklerin nnn almasdr. Bu
sebepten dolay DP toplum nezdinde kabul grm ve sandktan baarl bir ekilde k-
mtr. Fakat DPnin muhafazakrlk anlaynda o dnemde ne kmasna ramen ksa bir
dnem hayat bulan nemli bir nokta da liberal deerlerin siyasal hayata yansmasdr. Hl
byle olunca DPnin muhafazakrlk anlay daha esnek ve deiimlere ayak uydurabilen
bir ekil almtr. Lakin yukarda da deinildii gibi DPnin siyasal ve dnsel anlamdaki
muhafazakrl darbe ile kesintiye uram ve bu anlay yapsal olarak tam anlamyla
temellenmeden sona ermitir.

Trk muhafazakrl ele alndnda 1967den sonra Milli Gr karmza kmaktadr. Er-
bakann nderliinde bir araya gelmi olan Milli Gr Hareketi kendisine has bir slup ile
bu dnemde Trk siyasal hayatnda yer bulmutur. Bu dnemde ilk defa bu denli youn bir
ekilde bir parti milli ve manevi deerlere vurgu yapm ve slami deerlere nem vermi-
tir. Bu dnem ierisinde slami hareketin nde gelen anlaylarndan olan Milli Gr birok
kii tarafndan benimsenmi ve hl devam etmekle birlikte uzun yllar siyasi arenada yerini
almtr. Ayrca AKPnin kurucu kadrosu da Milli Gr ierisinde siyaset yapm ve bu izgi-
de yetimitir fakat ilerleyen blmlerde de deinilecei gibi daha sonralar parti iinden
ayrlarak kendi siyasi yaplarn oluturmulardr. Milli Gr slami deerleri benimsemi bir
parti olmutur ve bu izgiden taviz vermek istemeden siyaset yapt sylenebilir. slami bir
anlaya sahip olmas sebebi ile 28 ubat srecinde irticai faaliyetleri destekledii gereke-
siyle byk bir snav vermitir. Bu da parti iin o dnemde byk bir g kayb olmutur.

Trk siyasal hayatnda muhafazakrlk anlaynn temellerine bakldnda yeni sa siyasal


anlaynn geliiminin ve bu politikalarn etkisi byk olmutur. Bu anlamdaki ilk hareket-
leri 1980li yllarda bulmak mmkndr. 1980 Askeri Darbesinin getirmi olduu ekonomik
ve toplumsal sorunlar karsnda neoliberal admlar atlmaya balanmtr. Bu balamda 24

64
Dnyada Deien Muhafazakrlk Anlay Balamnda Trk Siyasal Hayatnda Muhafazakr Demokrasi Sylemi

Ocak Kararlar ile devlet serbest piyasa modelini ithal ikameci modele tercih etmi ve by-
lece piyasa devlet zdelii ortadan kaldrlmaya allmtr (Bdk, 2007, s. 151).

Trkiyede Cumhuriyet sonras muhafazakrlk anlay zerindeki bir dier nemli nokta
ise 1983ten itibaren Turgut zaln Anavatan Partisi (ANAP) ile gndeme gelmesidir. zal
liberal ve muhafazakr deerleri benimsemi bir lider olarak mevcut olan laiklik ve milliyet-
ilik zerinde liberal deerleri uygulamaya balam ve din kurum ve deerlerin zerindeki
basky kaldrmak adna almalarda bulunmutur. Bu anlay fikir, din ve teebbs hrri-
yeti olarak l bir kalpla zetlenmitir. Ancak zaln bu gl abalarna ramen restore
edilmek istenen dzen tam anlamyla bir dnm salayamam ve karsnda gl bir
brokratik, devleti yap bulmutur (zipek, 2010, s. 114-115). zal mevcut muhafazakr
anlay zerinde yapm olduu yeni yorumlar ile muhafazakrlk anlayn slamcla yak-
latrm ve slam-Bat sentezi bir yap ortaya koymaya almtr (Bdk, 2007, s. 151). Bu
dnem muhafazakrlk anlay deerlendirilirken Batda ortaya kan yeni muhafazakrlk
ile ne kadar benzer bir yap tekil ettii ilk olarak gze arpmaktadr. Buradan da anlalyor
ki zaln Amerikan tarz bir siyaset benimsemi olmas ve bunu Trk siyasal hayatna uygu-
lamaya almas benzerliin temel nedenini oluturmaktadr. Bilhassa bu dnemde liberal
hak ve zgrlkler ile ekonomik deerlerin uygulanmaya balamas, ayrca slamcla sa-
hip klmas bunu ispatlar nitelikte olmutur. Geleneksel ve modern deerlerin bir sentezi
yaplarak dnemin muhafazakrlk anlay olumutur.

Muhafazakrlk anlayn deiimlere kar olmak, tedrici bir deiimi savunmas, moder-
nlie eletirel olarak bakmak, soyut ilkelere dayal bir siyaset yapma olarak ele alrsak bu
durumun Trk siyasetinde ayn ekilde ortaya kt sylemek mmkn olmayabilir. Muha-
fazakr tutum iinde olarak tanmlanan merkez sa, Cumhuriyet rejimine ve onun getirmi
olduklarna kar olan insanlar iin hibir zaman snak olarak grlmemitir. Fransz mu-
hafazakrlk anlaynda olduu gibi eskiye dn ya da hilafeti geri getirmeyi tam anla-
myla dnmemitir. Bunun yerine muasrlama ve milli devlet idealini amalamtr (Bdk,
2007, s. 152).

Trkiyede muhafazakrlk anlay zerinde deerlendirme yaplrken zerinde durulmas


gereken Trkiyenin ierisinde bulunduu tarihsel ve sosyolojik altyapdr. Muhafazakrlk
anlay farkl toplumlarda farkl ekillerde ortaya kmtr. Batda muhafazakr dnce-
nin ortaya knn Fransz Devrimine duyulan bir tepkinin rn olduuna yukarda de-
inilmitir. Trkiyede ise bu durum siyasal olmaktan ziyade ahlaki ve kurumsal deerlerin
korunmasna yneliktir. Buradaki ortak nokta deime kar tepkisel bir tavrn varldr (Ka-
raaslan, 2011, s. 64).

aha, Trkiyedeki muhafazakr anlay deerlendirirken kltrel, slamc, milliyeti ve


devleti olmak zere drt balk altnda ele almtr. Bu anlamda kltrel muhafazakrlk
kltr kalplarn, slamc muhafazakrlk din cemaatler erevesindeki tutucu tavr, mil-
liyeti muhafazakrlk Trk milliyetiliinin genel yapsn ve son olarak devleti muhafa-

65
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

zakrlk sisteme kar olan deiimi korumaya ynelik olarak ele alnmtr (aha, 2001, s.
127). Muhafazakrln bu tarz eitlenmesinde ve derinlemesinde birok kii karmza
kmaktadr. Birer rnek vermek gerekirse; kltrel muhafazakrlk anlaynda Peyami
Safa ile Dou-Bat sentezi, slamc muhafazakrlkta Mehmet Akif Ersoy ile slami modern-
leme ve milliyeti muhafazakrlk anlaynda Nurettin Topu ile ruhu Anadolu sosyaliz-
mi ortaya kmtr.

Trk muhafazakrl zerinde yorum yaplrken aslnda tam anlamyla reaksiyoner bir tar-
znn olmad daha ziyade baz deerlerin muhafaza edilmesi ynnde bir tutumunun
olduu gze arpmaktadr. Muhafaza edilmek istenen deerler genellikle gelenekler ve
din olmutur. Trk muhafazakrlnda dinin ok nemli bir yerinin olduu grlmektedir.
Bu nedenle ou zaman dindarlk ile muhafazakrlk ayn anlamlarda kullanlmtr. Bu da
kavramsal bir kargaa ortamnn domasna ve muhafazakrln yanl yorumlanmasna
sebebiyet vermitir. Aslnda muhafazakrlk genel anlamyla sadece din deerlerin mu-
hafaza edilmesi ynnde bir tutumun sonucu olmaktan ziyade birok toplumsal deerin
korunmasna ynelik hedefi olan bir kavramdr.

Muhafazakr Demokrasi Sylemi: AKP rnei

AKPnin kurulu abalar ile gndeme gelen siyasal kimlik araylar iktidara gelmesi ile birlik-
te daha da artmtr. Bu kimlik arayndaki en nemli etken geldikleri taban olan Milli Gr
izgisinde ele alnmalardr. Bu nedenle Milli Gr izgisinden arnp yeni kimlik tanmlama-
larna girme ihtiyac duymulardr. Bu balamda partinin kurucu kadrosu sk sk deiimden
ve kendilerinin slamc bir parti olmadndan sz etmilerdir (Safi, 2007, s. 209-210).

28 ubat srecinde Refah Partisinin kapatlmasnn ardndan Fazilet Partisi kurulmutur.


Fazilet Partisinin ierisinde kendilerini yeniliki olarak tanmlayan bir grubun ayrlmasyla
da AKP ortaya kmtr. AKP, dini siyasallatrmayacan, demokrasi ve sivil toplum anla-
yna saygl bir yaklam ierisinde olacan, ynn Doudan ziyade Batya evrileceini
ve ekonomide liberal deerlerin baskn olacan ifade eden fikirler ortaya koymutur. Bu
izgiyi, AKPyi Milli Gr hareketinden ayran bir snr olarak grmek mmkndr. Milli
Grn evrim geirmi hli olarak alglanan AKP, deiimlerinin alm olduu hli muha-
fazakr demokrasi olarak adlandrmaktadr. AKPnin muhafazakr demokrat kimliini iki
balk altnda ele almak mmkndr. Bunlardan ilki, slami gemiini sahiplenmesi ve ko-
rumaya almas. kincisi ise, muhafazakrlk ve neoliberalizmin birleimi olan yeni muha-
fazakr bir anlay ortaya koymu olmasdr (Bdk, 2007, s. 180-181). Buradan da anlalyor
ki AKP muhafazakr siyasal kimliini olutururken din deerlere saygl ve gemiini inkr
etmeyen ve ayrca Milli Gr siyasal geleneinden farkl olarak Batl anlamdaki geliimlere
scak bakabilen bir yapda ortaya kmtr. Bu da siyasal kimlik oluum srecinde partiye
lml bir yap kazandrmtr.

66
Dnyada Deien Muhafazakrlk Anlay Balamnda Trk Siyasal Hayatnda Muhafazakr Demokrasi Sylemi

Milli Gr ierisinden ayrlan bu yeniliki grup iktidara gelmek kadar iktidarda kalmann da
nemli olduu kansnda bulunmutur. Temel slogan olarak deitik ve yeniyiz kavram-
lar zerinde younlamlardr. AKP 3 Kasm 2002 seimlerinden itibaren kendisini muha-
fazakr demokrat bir parti olarak tanmlam ve bu kavram tarihsel ve teorik zemine oturt-
maya almtr (Karaaslan, 2011, s. 112). Bu deiimdeki en nemli paylardan biri liberal
deerlerin hem ekonomik hem de siyasal anlamda Trk siyasetine aktarlmaya allmas-
dr. Bu da geleneklerin modern anlamda ina edilmesi olarak deerlendirilebilir.

2002 seimleri ncesinde kurulmu olan AKP, hedefine ulaabilmek iin Trkiyede daha
nce bir araya getirilmemi olan iki kavram birletirmitir. Muhafazakr demokrasi kavra-
mnn ierik olarak anlatmak istediini aslnda Trkiyede birok parti uygulamaya alm-
tr. Ancak AKP bu kavramlar birok aktrn gznde merulatrlan sihirli szckler dizisi
olarak dile getirmitir. AKP bu kavramlar aklarken 20. yzyln son eyreinden itibaren
tandmz ve sol politikalarn alan iine giren baz kavramlar da kullanmtr. Bunlara ba-
kldnda: mzakere, okkltrllk ve katlmclk ilk olarak gze arpmaktadr (Doanay,
2007, s. 66). te bu noktada toplumun birok kesimi tarafndan benimsenen bir siyasal yap
ortaya km ve AKPnin muhafazakrlk anlay birok kesim iin daha uyumlu bir hl al-
maya balamtr. Ayrca bireysel ve grupsal anlamdaki hak ve zgrlklerin Avrupa stan-
dartlarna uydurulmaya allmas bunu destekler nitelikte olmutur.

Son birka yln Avrupa Komisyonu lerleme Raporlarna bakldnda AKP iktidar dne-
minde gerek demokratik deerler gerekse zgrlkler asndan gelimelerin olduu dile
getirilmitir. Ayrca son yllarda gerekletirilen demokratikleme politikalar ve Krt sorunu
asndan uygulanmaya allan politikalar olumlu birer adm olarak dile getirilmitir.

AKPnin program, seim beyannameleri ve liderlerin demelerine bakldnda hukuk dev-


leti, demokrasi, insan haklar, hogr, farkllklara sayg gibi evrensel deerlerin benim-
sendii grlmektedir. Ayrca AKPnin tznde Cumhuriyet Trk milletinin en nemli
ynetim kazanm olarak ele alnmtr (zbudun & Hale, 2010, s. 57). Bu adan deerlen-
dirildiinde reaksiyoner bir tavr sergilemekten ziyade hogr anlay kullanlarak toplum
nezdinde kabul edilirlii arttrlmtr.

AKP Bat karsnda olan bir yap olmaktan ziyade Batl deerleri nemseyen ve Bat ile b-
tnlemeden yana bir tutum sergilemektedir. Modernleme ve adalamaya ynelik bul-
gular kendi kltrel deerleri ile harmanlayarak kendisine has bir yol ortaya koymaktadr.
Bu balamda slam ve modernlemenin deer yarglarn yeniden ina etmektedir. AKP Trk
modernleme hareketlerine sahip kmakla beraber hl eksik olan deerleri kendisine has
tutumuyla oluturmaya almaktadr (Tekin, 2004, s. 1331-132).

Recep Tayyip Erdoan partinin alm olduu yeni muhafazakr izgiyi aklarken unlar
ifade etmitir:

67
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

AKP yeni muhafazakr izgiyi, muhafazakrln genlerine ve tarih kodlarna uygun


ekilde ama siyaset yapt corafyann toplumsal ve kltrel geleneklerine yaslana-
rak ortaya koymaktadr. AKP, kendi dnce geleneinden hareketle, yerli ve kkl
deerler sistemimizi evren standarttaki muhafazakr siyaset izgisiyle yeniden ret-
mek amacndadr. AK Parti, deiime deil, gerilemeye ve yozlamaya direnen bir an-
laytadr. Deiimi, geliim ve ilerleme anlamnda savunmaktadr. AK Parti gemiin
statkoculuk zerine bina edilen muhafazakrl yerine modern ak bir muhafa-
zakrlk zerinde durmaktadr. AK Parti evrimci veya tedrici doal srecinde ileyen
toplumsal dnme dayal bir deiimi savunmaktadr. AK Partinin muhafazakrlk-
tan anlad, mevcut kurum ve ilikilerin korunmas deil, baz deerlerin ve kazanm-
larn korunmasdr. Koruma ise deiime ve ilerlemeye kapal deil, z yitirmeden
geliime uyum salamaktadr. (Erdoan, 2004, s. 13).

AKP neoliberalizmle neomuhafazakrln bir karm olan yeni san 1980li yllarda sr-
drd politikalar referans almaktadr. Bu erevede AKPnin muhafazakr demokrasi
anlay kapitalizmin 1970li yllarda girmi olduu birikim krizine bir zm olarak sunulan
refah devletinin tasfiyesini ve zelletirme gibi neoliberal ekonomi politikalarn savunmak-
tadr (Akdoan, 2004, s. 9).

AKPnin ekonomi programlarna bakldnda refah ve mutluluun artrlmas ynnde ei-


limlerin olduu sylenebilir. Bu balamda devletin ilke olarak her trl ekonomik faaliyetin
dnda tutulmak istenmesi rnek olarak gsterilebilmektedir. Ayrca parti piyasa ekono-
misinin ilemesinden yana bir tutum ierisindedir ve bunun iin de zelletirmeyi yapnn
olumas iin bir ara olarak grmektedir.

Kreselleme sreci ile birlikte artk birok lke demokratik deerlere kar tutarsz kalamaz
olmutur. Bugn bakldnda Orta Douda ortaya km olan olaylar bu talebin bir sonu-
cu niteliinde olmu ve kelebek etkisi ile geni alanlara yaylmtr. Trkiye demokrasiye
geii Cumhuriyet Dneminde gerekletirmitir lakin yllar gemesine ramen gerek siya-
si tutumlar gerekse darbeler sonucunda bu sre tam olarak tamamlanamamtr. AKP ile
birlikte bu sre daha da hzlanmaya ve demokratikleme almalaryla iyi bir hl almaya
balamtr. Bu geliimler gerekleirken muhafazakr kimlik ve laiklik kavramlar da iyi bir
snrla korunmaya allmtr.

AKPnin devlet-vatanda ilikilerinde bireysel anlaytan ziyade demokratik usulleri kullan-


mas ve serbest piyasay destekleme dorultusunda hazrlam olduu ekonomi politikas
muhafazakr-liberal anlaylarn birleiminin ifadesidir. Hazrlanan ekonomi programlarnn
da bunu destekler bir nitelikte olduunu syleyebiliriz.

Ayrca 2002 ylnda yaplm olan seim beyannamesinde piyasa ekonomisinin varl ve
yeni sa ekonomi politikalarn grmek mmkndr:
Milletimizin teebbs gc, ekonomik gelimelerin en nemli kaynadr. Devletin
ekonomideki temel rol, piyasalardaki serbest rekabet koullarn salamak ve te-

68
Dnyada Deien Muhafazakrlk Anlay Balamnda Trk Siyasal Hayatnda Muhafazakr Demokrasi Sylemi

ebbs gcnn nndeki engelleri kaldrmaktr. Rekabet ortamnn iyiletirilme-


sindeki en nemli konulardan birisi, devletin mal ve hizmet retiminden ekilmesi,
dzenleme ve denetleme fonksiyonlarna arlk vermesidir. Bu erevede partimiz
zelletirme uygulamalarn sadece kamu iin bir gelir kayna olarak grmemekte,
retimdeki verimliliin ve istihdamn artmasn salayacak nemli bir politika arac
olarak deerlendirmektedir. Ayrca, bu konudaki almalar byk bir sosyal duyarl-
lkla yrtlmektedir.

Recep Tayyip Erdoann danman ve partini ideolou Yaln Akdoan AKPnin muhafa-
zakr demokrat kimliini ortaya koyarken unlar ifade etmektedir: muhafazakrln dev-
rimci deil tedrici deiimi savunmas, geleneksel deer ve kazanmlarn korunmas, d-
zenin toplum mhendislii ve arlktan korunmas, halkn egemen olduu anayasal bir
dzen, snrlandrlm bir iktidar, uzlama ve hogr kltr, idealizm ve realizm arasnda
dengenin kurulmas, kk, dinamik ve denetime ak bir yap (Akdoan, 2004, s. 15-16).

Akdoan bu yeni anlayn tek bir din perspektif erevesinde ele alnmayacan, merke-
zine mezhep ya da dinin getirilerek ayrmc bir siyaset tarznn yaplmayacan ve byle
bir durumun Trkiye artlarnda kutuplamalara sebep olacan dile getirmitir (Akdoan,
2004, s. 19). Recep Tayyip Erdoan yapm olduu konumalarda dinin bir siyasal sembol
olarak kullanlmasnn yanl olduunu sylemektedir. Ayn zamanda din ve dindarlar
nemseyen ve din fonksiyonlar kabul eden bir parti olacaklarn da belirtmitir.

Akdoan, AKPnin slamc bir parti olmadn kitabnda u szlerle ifade etmektedir:
AKP siyasal slam tasfiye etmek deil, siyasal slam olarak konumlandrlmamak ama-
cyla hareket eden bir parti grnmndedir. Siyasal slam temsil etmemekle, siyasal
slam temsil eden partilerin siyasette olmamas gerektiini dnmek farkldr. Bir
parti, din-siyaset algs veya gelien artlar sebebiyle bu tr bir parti olmamay seebi-
lir, bu tercih siyasette kesinlikle bu tr partiler olmamas gerektiini dnmek anlam
tamaz. AKPnin muhafazakr bir parti olmay semesi, baka partilerin kendilerini
siyasal slamc olarak konumlandrmasna kar kmas demek deildir. (Akdoan,
2004, s. 108).

AKPnin muhafazakr demokrat tutumunun dine bak ya da bir baka adan laiklik an-
layna bakldnda Cumhuriyet ilkelerine bal bir kimlik yaps oluturma abas iinde
olmaya alld grlmektedir. Akdoan AKPnin laiklik anlayn deerlendirirken insan-
larn dinsel inanlar dorultusunda yaamasnn laiklie aykr olmadn ve bunun laikli-
in bir gerei olarak ele alnmas gerektiini belirtmitir. Bu anlamda laiklik din zgrlk-
lerin garantisi olarak ele alnmtr. Laiklik anlayn din ile bir kartlk ilikisi ierisinde ele
almann Trkiye iin zararl ve gerilemeye yol aabilecek bir tutum olduu ele alnmtr
(Akdoan, 2004, s. 80).

AKP, parti programnda dincilie ve dinin siyasallatrlmasna kar bir tutum aldklarn
sylemektedir. Parti programnda bu durum u ekilde ifade edilmitir:

69
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

Partimiz, kutsal din deerlerin ve etnisitenin istismar edilerek siyaset malzemesi ya-
plmasn reddeder. Dindar insanlar rencide eden tavr ve uygulamalar ve onlarn din
yaay ve tercihlerinden dolay farkl muameleye tabi tutulmalarn anti-demokratik,
insan hak ve zgrlklerine aykr bulur. te yandan dini; siyasi, ekonomik veya baka
karlara alet etmek veya dini kullanarak farkl dnen ve yaayan insanlar zerinde
bask kurmak da kabul edilemez. (AK Parti, 2002a, s. 13).

AKPnin laiklik anlay dinin zgrlemesi ve alt kimliklere dnn merulamasn ifa-
de etmektedir. Bu balamda deerlendirildiinde ABDnin lml slam projesiyle, AKPnin
laiklik anlaynn birbirine yakn bir izgide olduunu ifade etmek mmkndr. Tam bu
noktada muhafazakr demokratlar ile ABDnin yeni muhafazakrlnn birletii sylene-
bilir (Yanarda, 2004, s. 126). Muhafazakr demokrasinin laiklik anlaynn liberalizmle bir
etkileim ierisine girdii grlmektedir. Bu anlamda laiklik toplumsal bar ve zgrl
salayan bir yol olarak grlmtr (Akdoan, 2004, s. 96). AKP muhafazakr demokrasi
kavram ile slamc kimliine zt dmemekte ve ayrca bunun tesine geerek kitlesellee-
bilmektedir (Safi, 2007, s. 212).

AKP kendisini muhafazakr ve ayn zamanda demokrat olarak tanmlamakla sadece slamc
izgiden deil milliyeti muhafazakr izgiden de ayrmtr. Muhafazakr kimliiyle parti-
nin gelenek ve dine ball beyan edilirken demokrat kimlii ile aktel ynler ele alnmak
istenmitir (Yanarda, 2004, s. 122).

AKPnin muhafazakr demokrasi kimlii farkl kesimlerce farkl ekilde ele alnmaktadr.
Gemite siyaset yaptklar kesimin bak asna bakldnda, bunlar slamn neoliberal ka-
lplara uyarlandn sylemektedir. Bazlar iin ise bu kimlik liberal kapitalizmin Trkiyede
baar ile uygulanm biimi olarak ele alnmaktadr (Yldz, 2004, s. 54).

AKP her ne kadar kendisini muhafazakr demokrat bir parti olarak tanmlasa da halkn nez-
dinde Mslman demokrat bir parti olarak grlmektedir. Semen tarafndan belirlenmi
olan bu kimlie kar AKP kendisini her zaman muhafazakr demokrat olarak tanmlamak-
tadr. Bu anlamda halkn tanmlad bir parti olmaktan ziyade semen kesimini tanmlayan
bir parti olarak ele almak mmkndr (Yavuz, 2004, s. 602).

Erdoan yapm olduu konumalarda AKPnin muhafazakrlk temelinde olan bir kitle
partisi olduunu sylemektedir. AKPnin deiime deil yozlama ve gerilemeye direnen
bir parti olduunu belirtmektedir. Bu anlamda AKPnin muhafazakrlk tanm mevcut
kurum ve yaplar korumaktan ziyade deer ve kazanmlarn korunmas ynndedir. Bu
adan korunmas gereken deerlerin dinsel ve geleneksel deerler olduunu sylemek
mmkndr.

Yldz AKPnin muhafazakr syleminin ana temeli olduunu sylemektedir. Bunlardan


ilki semen kitlesi, ikincisi d kamuoyuna verilen scak mesaj ve son olarak da Kemalist mer-
keze dnk olarak siyasal slamclkla bir ilikinin olmaddr (Yldz, 2004, s. 55). AKP bu nok-

70
Dnyada Deien Muhafazakrlk Anlay Balamnda Trk Siyasal Hayatnda Muhafazakr Demokrasi Sylemi

tada dine saygl bir siyaset ile slamc bir yaplanma arasndaki snr srekli olarak korumak
istemitir. Fakat yukarda da deinildii gibi bu durum toplum tarafndan her zaman byle
alglanmam ve aksine AKP baz kitleler tarafndan slamc bir parti olarak ele alnmtr.

Klasik Trk muhafazakrlna bakldnda aile, din, devlet, toplum geleri ne kmak-
tadr. Muhafazakr demokrat bir kimlikle tanmlanan AKPnin muhafazakrlk anlayna
bakldnda ise yerlilik, tarih, gelenek, kltr, dayanma, halk ile zdeleme ve toplum
mhendisliine kar olma gibi kavramlarn ne kt grlmektedir (Safi, 2007, s. 225).
Toplum mhendisliine kar bir parti olduunu dile getiren AKP baz kesimler tarafndan
bu ifadenin tam olarak uygulanmad ynnde eletirilere maruz kalmaktadr. rnek vere-
cek olursak, Erdoann dindar bir genlik tasavvuru birok kii tarafndan toplum mhen-
dislii olarak deerlendirilmitir.

AKPliler Cumhuriyete kar baz eletirilerde bulunmulardr. Fakat bu eletiriler Cumhuri-


yetin kendisine olmaktan ziyade onun tek tipi, halktan kopuk, ar merkezyeti ve otori-
ter olduuna yneliktir. Bu nedenle AKPlilerin Cumhuriyetin daha ok demokratikletiril-
mesini istedikleri ynnde yorumlar yapmak da mmkndr (Safi, 2007, s. 233).

AKPnin muhafazakr demokrasi sylemi tek tipi zihniyetin yerine farkllklarn bir arada
olmas durumunu savunmaktadr. Parti programna bakldnda bunlar u ekilde ifade
edilmektedir:
Partimiz din, dil mezhep, blge, etnik kken ve cinsiyet fark gzetmeksizin btn
Trkiye Cumhuriyeti vatandalarn birinci snf vatanda olarak grr ve kucaklar.
Bizim demokratik anlaymzda farkllklarn birbirine dnme mecburiyeti yoktur.
Tarih tecrbelerimizden szlerek gelen farkl olanlarn bir arada bar iinde yaama
kltr de bundan baka bir ey deildir. (2002a, s. 115).

AKP ile olumaya balayan muhafazakr demokrat sylemin bir dier zellii de sa ve
merkez ideoloji arasnda bir kpr grevi yapmas ve birok kesim tarafndan kabul gre-
bilecek bir yapda olumasdr. Bu kimlik ile hem demokrat taraf hem de muhafazakr ve
slamc kanat bir araya gelmitir. Ayrca toplumun da bu tarz bir siyasi tavra scak bir tutu-
munun olduunu seim sonular gstermitir. Bu adan bunu toplumsal taleplerin gz
nne alnarak oluturulduu bir kimlik olarak deerlendirmek mmkndr. Fakat kimliin
uygulanma konusunda tam anlamyla uyulup uyulmad her siyasi kimlikte olduu gibi
farkl yorumlara aktr.

Dnyadaki birok lkeye bakldnda Batl anlamda demokrasi ve ekonomik deerlerin


benimsenmeye alld gze arpmaktadr. Bu sebepten dolay birok siyasi parti Batnn
demokrasi deerlerini benimsemeye balamtr. te bu noktada AKP sadece kendisini
muhafazakr olarak tanmlamaktan ziyade ok ynl bir perspektif kazanarak demokrat
kimlii de buna eklemlemitir. Bylelikle hem muhafazakr kimliini kaybetmemi hem de
ada deerleri benimsemi olmaktadr.

71
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

Son yllarda tartlan nemli konulardan bir tanesi de Trkiyenin Orta Dou lkeleri iin bir
model olarak gsterilmesidir. Demokrasi deerlerini benimsemi Mslman bir lke ola-
rak Trkiye demokrasiye geiini tamamlamam lkeler tarafndan bir rnek tekil etmitir.
Bunda muhafazakr demokrat kimliin byk bir katks olmutur. Ayrca Batl anlamda
demokrasi deerlerinin Mslman bir lkede ilk defa bu denli benimsenmesi Bat tarafn-
dan olumlu bir gelime olarak karlanmtr.

AKP ile birlikte Trk siyasal hayatna girmi olan bu yeni kavram, oluumunu tam olarak
tamamlam deildir. AKP iktidar ile birlikte oluum hl devam edecektir. Fakat genel hat-
larnn bu ekilde olaca ynndeki kanlar gldr.

Sonu
almann birinci blmnde muhafazakrlk anlaynn kavramsal erevesi ve tarihsel
perspektifi ele alnmtr. Bu balamda muhafazakrlk kavram, Batda alglan biimi ve
yeni muhafazakrlk anlaynn genel zellikleri ortaya konulmutur.

Muhafazakrlk anlay ilk olarak 18. yzylda Fransz Devrimine ve Aydnlanma dnce-
sine kar bir tutum olarak ortaya kmtr. Bu adan deerlendirildiinde muhafazakrl
tepkisel bir hareket olarak ifade etmek mmkndr. lk balarda ortaya km olan bu kla-
sik muhafazakrlk anlay zamanla deiim ve baz dnmler gstermitir. Bu srete
baka ideoloji ve dnce yaplarndan da etkilendiini sylemek mmkndr. Bu etkile-
im srecinin bir rn olarak karmza yeni muhafazakrlk anlay kmtr. Yeni mu-
hafazakrlk ele alnrken klasik muhafazakrlk ile liberal deerlerin bir etkileim ierisine
girerek yeni bir yapnn ortaya kt grlmtr.

almann ikici blmnde ise muhafazakrlk anlaynn Trk siyasal hayatndaki seyrine
ksaca baklarak AKP rnei erevesinde muhafazakr demokrasi sylemi ele alnmtr.
Bu yeni anlaya baktmzda Batl birok deerin etkin olarak bulunduunu sylemek
mmkndr. Bu adan demokrasi deerleri, liberal ekonomi deerleri ve insan haklar gibi
birok deerin yeniden tanmlanarak Trk siyasal hayatna girdii grlmtr. AKP ile bir-
likte devletin ekonomi zerindeki mevcut rol daha da azaltlarak ve zaman zaman zelle-
tirmelere gidilerek ekonomide snrl bir devlet oluturulmaya allmtr. Bu durum eko-
nomide liberal deerlerin savunulmasn ve piyasann serbestletirilmesini gstermektedir.
Ayn durumu 1980li yllarn Avrupasnda yeni sa siyaset ierisinde grmek mmkndr.
Ayrca mevcut demokrasi deerlerinin daha da Batl bir hl almas ya da baka bir tabirle
daha da demokratikletirilmesi iin birok giriimde bulunulmutur.

AKPnin muhafazakr demokrasi dncesi deiime ak bir yapda olumutur. Fakat bu


deiimlerin devrimci bir ekilde deil tedrici olmas savunulmutur. Toplumun mhendis-
lik tarznda bir deiim yaamasndan ziyade sindirerek ve toplumsal deerleri gz nnde

72
Dnyada Deien Muhafazakrlk Anlay Balamnda Trk Siyasal Hayatnda Muhafazakr Demokrasi Sylemi

tutarak deiim gstermesi savunulmutur. Yukarda da deinildii gibi AKPnin muhafa-


zakr demokrasi sylemi 1980li yllarda Batda ortaya km olan yeni muhafazakrlk ile
baz noktalarda benzer bir hl almtr. Fakat bu sylem kendisine has zellikler tamakta-
dr. Bunun sebebi ise ideolojilerin ierinde olutuu ortamn toplumsal, ekonomik ve siyasi
yaplarndan etkilenmesidir.

Kaynaka
Adalet ve Kalknma Partisi. (2002a). Parti program. Ankara.
Adalet ve Kalknma Partisi. (2002b). Seim beyannamesi. Ankara.
Akdoan, Y. (2004). AK Parti ve muhafazakr demokrasi. stanbul: Alfa Yaynlar.
Akka, H. H. (2001). Trk modernleme tarihinde muhafazakr siyasi dnce. Afyon Kocatepe niversitesi Sosyal Bilimler Der-
gisi, 3(2), 28-39.
Akka, H. H. (2003). Muhafazakr siyasi dnce zerine. Afyon Kocatepe niversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 5(2), 241-254.
Akkr, R. (2006). Trkiyede din ve muhafazakrlk. Yaymlanmam yksek lisans tezi, ukurova niversitesi Sosyal Bilimler
Enstits, Adana.
Beneton, P. (1991). Muhafazakrlk (ev. C. Akaln). stanbul: letiim Yaynlar.
Bdk, D. (2007). Trkiyede muhafazakrlk ve liberalizm. Yaymlanmam yksek lisans tezi, Mula niversitesi Sosyal Bilimler
Enstits, Mula.
Bora, T. (1999). Trk sann hli milliyetilik, muhafazakrlk, slamclk. stanbul: Birikim Yaynlar.
aha, . (2001). Drt akm, drt siyaset. stanbul: Zaman Yaynclk.
aha, . (2004). Muhafazakr dncede toplum. Uluslararas muhafazakrlk ve demokrasi sempozyumu kitab iinde. An-
kara: AK Parti Yaynlar.
aha, . (2005). Muhafazakr dncede toplum. Uluslararas muhafazakrlk ve demokrasi sempozyumu kitab iinde. stan-
bul: Camev Yaynlar.
Doanay, . (2007). AKPnin demokrasi sylemi ve muhafazakrlk: Muhafazakr demokrasiye eletirel bir bak. Ankara
niversitesi SBF Dergisi, 62(1), 65-88.
Erdoan, R. T. (2004). Al konumas. Uluslararas muhafazakrlk ve demokrasi sempozyumu kitab iinde. Ankara: AK Parti
Yaynlar.
Erdoan, M. (2005). Muhafazakrlk ana temalar. Uluslararas muhafazakrlk ve demokrasi sempozyumu kitab iinde. stan-
bul: Camev Yaynlar.
Ergil, D. (1986). deoloji. Ankara: S Yaynlar.
Erler, . (2007). Yeni muhafazakrlk, AKP ve muhafazakr demokrat kimlii. Stratejik Aratrmalar Dergisi, 10, 126-132.
Gl, S. S. (2004). Sosyal refah devleti bitti, yaasn piyasa! Yeni liberalizm ve muhafazakrlk kskacnda refah devleti. stanbul:
Etik Yaynlar.
Gngrmez, B. (2004). Muhafazakr paradigma: Dogma ve n yarg. Muhafazakr Dnce, 1(1), 11-30.
Helvac, A. (1999). Trk siyasetinde znesiz bir kavram: Muhafazakrlk. Dnen Siyaset, 28(9), 21-30.
Heywood, A. (2006). Siyaset. Ankara: Liberte Yaynlar.
Karaaslan, F. O. (2011). Muhafazakr dncedeki deiim ve devamllk: Adalet ve Kalknma Partisi rnei. Yaymlanmam
yksek lisans tezi, Mersin niversitesi Sosyal Bilimler Enstits, Mersin.
Kristol, I. (1983). Reflections of a neoconservative. New York: Basic Book.
Mert, N. (2007). Merkez san ksa tarihi. stanbul: Selis Kitaplar.
zbudun, E. & William, H. (2010). Trkiyede slamclk, demokrasi ve liberalizm AKP olay. stanbul: Doan Yaynclk.
zipek, B. B. (2004). Muhafazakrlk: Akl, toplum, siyaset. Ankara: Liberte Yaynlar.

73
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

zipek, B. B. (2010). Avrupada ve Trkiyede muhafazakrlk. Muhafazakr Dnce Dergisi, 22(25-26), 105-120.
Safi, . (2005). Trkiyede muhafazakrln dnsel-siyasal temelleri ve muhafazakr demokrat kimlik araylar. Yaymlanma-
m yksek lisans tezi, Ankara niversitesi Sosyal Bilimler Enstits, Ankara.
Tekin, . (2004). AK Partinin muhafazakr demokrat kimlii. Ankara: Orient Yaynevi.
Vural, M. (2003). Siyaset felsefesi asndan muhafazakrlk. Ankara: Elis Yaynlar.
Yanarda, M. (2004). Yeni muhafazakrlar (neocons). stanbul: ivi Yazlar.
Yavuz, M. H. (2004). Milli Gr Hareketi: Muhalif ve modernist gelenek. (Ed.) Y. Aktay, Modern Trkiyede siyasi dnce-slam-
clk (C. 6) iinde. stanbul: letiim Yaynlar.
Yldz, A. (2004). Muhafazakrln yerletirilmesi ya da AKPnin yeni muhafazakr demokratl. Karizma Dergisi, 5(34), 53-56.

74
slamclk ve Kalknma: Trkiyede 1990-2000 Yllar Arasnda slamc Sylemde Kalknma Vurgusu

slamclk ve Kalknma:
Trkiyede 1990-2000 Yllar Arasnda
slamc Sylemde Kalknma Vurgusu

Abdlsamet eliki,* Adem Levent**

Giri

1
9. yzyln ikinci yarsndan gnmze Trkiyede etkili bir dnce olan slamcln,
moderniteye, postmoderniteye, kltre, ekonomiye vs. bak nem arz etmektedir.
slamclk, ze dn ve antilik gibi saikler zerinden ykselen bir taraf olmasna
karn eletirileri ve zmleri ile de nemli bir dncedir. slamcln siyaset ve topluma
ynelik dnceleri yaygnlk gsterirken ekonomiye dair dncelerinde grece bir ksrlk
olduu sylenebilir. slamcln uygulamal siyasetinde Milli Gr geleneinin ekonomi
konusunda daha ok n plana kt ancak onun da yaklamlarnn snrl olduu gzlem-
lenmektedir. Mevcut ekonomiyi eletirip ona alternatif sunma derdinde olan bu gelenek,
milli, sratli, rasyonel kalknma retoriini de kullanmaktan vazgeememitir. Ad geen
retorik, alternatif olmaktan ziyade kinci Dnya Sava sonras modern Bat dncesinin
retmi olduu nemli enstrmanlardandr. Bu ynyle kalknmacln sylem dzeyinde
kullanlmas ve parti programlarna girmesi, slamc siyasetin muhalif durduu modernite
karsnda zayf duruma drmektedir. Hem moderniteye kar olup hem de bu kartl
onun enstrmanlarn kullanarak yrtme abas, slamcln pratik anlamda iine girdii
byk sorunlardan birisidir. Bu soruna ynelik eletiriler ve yorumlar, bu almann ierii-
ni oluturmaktadr.

* Ar. Gr., Mu Alparslan niversitesi, Siyaset Bilimi ve Kamu Ynetimi Blm.


** Ar. Gr., Mu Alparslan niversitesi, ktisat Blm.

75
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

almann birinci blmnde, kalknmac sylem/kalknma iktisad modernleme sreci


ile ilikisi balamnda analiz edilmeye ve kalknma iktisadnn modernleme srecinin bir
bileeni olduu ortaya konmaya allacaktr. kinci blmde, Trkiyede 1990larda ykse-
lie geen slamc hareketin modernite eletirisi incelenmeye ve slamc hareketin hem d-
nsel hem de pratik anlamda modernite eletirisi temelinde yakalad ykselme zemini
ele alnmaya gayret edilecektir. nc ve son blmde ise, Trkiyedeki slamc hareketin
gelitirmi olduu alternatif ekonomik modelinin kalknma vurgusu eletirel bir bak a-
syla incelenmeye allacaktr.

Modernleme Sreci Olarak Kalknma

Gulbenkian Komisyonunda Immanuel Wallersteinn sosyal bilimlerin 1945 sonras ald


biimi sorgulamas, kalknmacln ya da kalknma iktisadnn modern Bat dncesinin
seyri ile olan macerasn anlamak iin nem arz etmektedir. Wallersteine gre:
1945ten sonra, daha nceki yzyl boyunca yerli yerine oturtulmaya allan sos-
yal bilimlerin yapsn derinden etkileyen gelime oldu. Birincisi, dnyann siyasal
yapsnda meydana gelen deimeydi. Amerika Birleik Devletleri kinci Dnya Sa-
vandan, siyasal ynden biri ABD ile SSCB arasndaki souk sava denilen durum,
dieri de dnyann Avrupa d halklarnn yeniden tarih sahnesine kmalar olan, iki
yeni jeopolitik gereklikle tanmlanan bir dnyada, bu dnyann en gl ekonomi-
si olarak kt. kincisi gelime, 1945i izleyen yirmi be ylda dnyann, o gne kadar
grlmemi boyutta bir nfus ve retim kapasitesi art yaamasyd ki, bu olgu, in-
san faaliyetlerinin hepsinin lek deitirmesi anlamna geliyordu. nc gelime
ise, ikinci gelimenin uzantsnda niversite sisteminin dnyann her yannda nicel ve
corafi anlamda olaanst bir gelime gstermesiydi (2003, s. 37).

Kalknmaclk sylemi veya kalknma iktisad da yukarda Wallersteinn belirttii gibi 1945
sonras birinci ve ikinci gelimelerden mteekkildir. Dier sosyal bilimlere gre bir hay-
li gen ve iktisat disiplininin bir alt dal olan kalknma iktisad, kinci Dnya Sava sonras
smrgelerin uluslamas ve kapitalizmin altn ann1 bir sonucu olarak ortaya km-
tr. Dorudan smrgeciliin tasfiyesi, yeni ulus devletlerin ortaya k ve bu devletlerin
kapitalist Bat devletlerine gre ekonomik, siyasal ve sosyal konumlar kalknma yaznnda
nemli bir yekn tutmaktadr. Yani kalknmac sylemin backgroundunda Bat (?) ve Bat d
toplumlar alglamasnn bir sonucu mevcuttur. Bat d blgeler analitik bakmdan Bat ile
ayndr ama tam da deildir. Bu grn ald biim modernleme teorisiydi. Modernleme
teorisinin2 anahtar tezi btn uluslarn/halklarn/blgelerin ayn modernleme yolundan

1 Kapitalizmin altn a ifadesi iin bk. Hobsbawm, (2008).


2 Ayrca kalknma/gelime yazn iinde modernleme teorisinin kart kutbu olan ve ona eletirel bir ekilde
yaklaan az gelime yazn olarak adlandrlan bamllk okulu da mevcuttur. Modernleme teorisi, lkenin
kalknmas iin isel dinamiklere vurgu yaparken bamllk okulu, dsal dinamiklere vurgu yapmaktadr. bk.

76
slamclk ve Kalknma: Trkiyede 1990-2000 Yllar Arasnda slamc Sylemde Kalknma Vurgusu

getiini (dolaysyla ayn olduklarn) ancak tarihin belli bir annda uluslarn/halklarn/bl-
gelerin kendilerini bu yolun farkl aamalarnda bulduklarn (dolaysyla tam da ayn olma-
dklarn) savunuyordu. Kamu politikalar ynnden bu anlay, kalknma konusuna dnya
genelinde verilen byk nemle ifade edildi. Kalknma terimi ise bir lkenin evrensel mo-
dernleme yolundaki ilerleme sreci olarak tanmland (Gulbenkian Komisyonu, 2003, s. 43).

Yukardaki resmin tam olarak anlalmas iin Fuat Ercann gelime3 yazn diye tanmlad
kalknma iktisadn nemli dneme ayrd almasna baklabilir. Ercana gre gelime
yaznnn birinci dneminin tarihsel/epistemolojik temelleri (kapitalist) modernleme s-
recinde atlmtr. Bu dnem (19. yzyl), Aydnlanma sonras bilimler araclyla toplumun
disipline edilmesine ve kapitalizmin bilimi olan ekonomi-politiin kna iaret etmekte-
dir. Gelime yaznnn ikinci aamas kinci Dnya Savandan sonra gelimitir. 1970li yllar
sonras neoliberalizmin ykselii ise gelime yaznnn nc ve son evresini oluturmak-
tadr (Ercan, 2006).

Bir baka deyile kalknma kavram kinci Dnya Sava sonrasnda yaygn kullanma ula-
mtr. Aslnda kavram yeni olmakla beraber, evrim teorisinin, modernleme teorisinin, et-
nosantrist ilerleme ideolojisinin yeni koullarda ald biimdir. Bat dnce geleneinin
dnyann geri kalan blmne sunduu, dorusal ilerleme, snrsz byme paradigmas-
nn bir versiyonu olarak ortaya kmtr (Bakaya, 2000, s. 15).

Grld gibi kalknmac sylemi/kalknmacl modernleme srecinden ayrmak zor


grnmektedir. Kavramn gelimesi ve yaygnlamas, modernite dncesinin seyri ile
yakndan ilgilidir. kinci Dnya Sava sonras modernizmin girdii krizden sonra ilerleme
dncesinin yara almasnn kalknma kavramnn knda nemli olduu sylenebilir. Ki
iktisat yaznnda kalknma kavramnn e anlamls olarak ilerleme kullanlmtr (Bakaya,
2000, s. 25). Bu balamda kalknma kavramnn ve kalknma iktisadnn da kinci Dnya Sa-
va sonras kp gelitiini dndmzde, Bat dncesi ierisinde ilerleme kavram-
nn sahneyi terk ettii yerde nbeti kalknma kavramnn ald sylenebilir.

Kalknmaclk sylemi modernleme kuramlar, bamllk kuramlar, dnya sistemi kuram


gibi eitli teorileri iine alan bir at ilevi grmtr. Fakat kalknmac sylemin ana tayc
sylemi modernleme kuramlar zerine oturmutur.

Kalknmaclk veya kalknma iktisad 1945ten sonraki muazzam gelimesini 1970li yllarda
kaybetmi ve poplaritesini yitirmitir (Hirschman, 1996). Buna ramen kalknmaclk d-
e gemezden evvel, yeni bamszla kavuan lkelerin en etkili siyasal, sosyal ve eko-
nomik program olmutur. Bu kalknma programlarnn en nemli merulatrc unsuru ise

Ercan, (2006, s. 21). Modernleme teorisi hakknda mstakil bir alma iin bk. Cokun (1987); bamllk okulu
iin bk. Brewer, (2011).
3 alma boyunca kalknma, byme ve gelime kavramlar ayn anlamda kullanlacaktr. Bu kavramn
arasnda farkllklar olmakla beraber literatrde tam olarak ayrtrld sylenemez. Farkllk analizleri iin bk.
Bakaya, (2000); nsel, (2000, s. 156).

77
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

milliyetiliktir. Ahmet nsele gre ulusal kalknma sylemi modern meruiyetin temelidir ve
artc bir ekilde 1945 ile 1970 yllar arasndaki ulusal kalknma hareketlerinin ouna
sosyalizm denmektedir (nsel, 2000, s. 182; Keyder, 2004, s. 13; Wallerstein, 2000, s. 37).
Yani sistem kart hareketler olan ulusal hareketler ile toplumsal hareketler, kinci Dnya
Sava sonras kalknma yazn altnda birlemilerdir. Bu mutabakat siyasal ve kltrel ola-
rak modernleme srecinin dnda fakat ekonomik olarak onu alternatif yntemlerle (ithal
ikamecilik gibi) yakalamaya alan abalarn addr. ok gemeden 1970lerdeki krizle kal-
knma veya kalknma iktisad krize girmitir.

Yaklak olarak 1970lerden itibaren kalknma/gelime sylemi yerini srdrlebilir kalkn-


ma sylemine terk etmitir. Serge Latoucheye gre srdrlebilir kalknma kavram bir
tr antinomidir. Antinomi birbiriyle anlam kartl olan iki kelimenin yan yana getirilerek
kullanlmasna denir. Temiz sava, insan yzl kreselleme, dayanmac ekonomi veya
salkl ekonomi vb. Hatta 1989da Dnya Bankasndan John Pessey srdrlebilir kalkn-
mann 37 farkl tanmna ulamtr. Franois Partant de ayn dnemde 60 tanma ulatn
ileri srmekte ve balca teorileri ekonomik ve antropolojik merkezli olmak zere iki gruba
ayrmaktadr. Bu tanmlardan kan ortak yarg ise udur: Srdrlebilir kalknma doal ev-
reye saygl bir kalknmadr (Latouche, 2002).

zetle kalknma sylemi kinci Dnya Sava sonras siyasal ve ekonomik artlarn bir has-
las olarak domu ve 1945 ile 1970 yllar arasnda ekonomide, siyasette, sosyal yaamda
ve devletlerin (yeni bamszlna kavuan eski smrge devletlerin) hkim syleminde
nemli bir yer tutmutur. 1970li yllardaki ekonomik krizle birlikte bu ykselii sonlanm
ve de gemitir. Bu dten sonra kalknma sylemi, srdrlebilir kalknma eklinde
ekolojik bir sre olarak devam etse de eski aaal gnlerini yakalayamamtr.

Yine de Castoriadisin ifadesiyle, kalknma teknik ve toplumsal snf gibi iki deikenle ak-
lanamayacak karmaklkta bir sretir. Ona gre kalknma Batda antropolojik bir dn-
m sonucu ortaya kmtr (akt. nsel, 2000, s. 183).

slamcln Modernite Eletirisi

20. yzyln hkim paradigmas modernite, yzyl sonuna doru byk bir krizin iine gir-
mi ve dnsel anlamda birok eletiriye maruz kalmtr.4 Trkiyede slamclk da moder-
nitenin dnya genelinde bir btn olarak sorguland ve alternatif dnce akmlarnn or-
taya kt bu dnemde ykselie gemitir. 1980lerin sonundan itibaren ykselie geen
ve 1990larn ortalarnda Trkiyede zirveye kan slamclk moderniteye ynelik eletirisiy-

4 Modernitenin iine girmi olduu bu kriz, postmodernite olarak nitelendirilmitir. Postmodernite, moderniteyi
byk anlat olarak deerlendirmi ve onun yerine kk anlatlar nemsemitir. Ayrntl bir tartma iin
bk. Anderson, (2009); Harvey, (2003); Lyotard, (1994); Zeka, (1994).

78
slamclk ve Kalknma: Trkiyede 1990-2000 Yllar Arasnda slamc Sylemde Kalknma Vurgusu

le dikkat ekmektedir.5 Modernite eletirileri temelinde yeni bir dnya tasavvuru kurma
araynda olan slamc sylem, modernitenin tm bileenlerini -ulus devleti, seklerizmi,
rasyonalizmi, pozitivizmi/ampirizmi, kapitalizmi ve Marksizmi- sklkla eletirmitir.

slamcln ykselie getii bu dnemde Bat modernizminin btncl ve eletirel bir


okumasn yapan slamclar moderniteye kar alternatif retmeye almtr. Bu balam-
da, 20. yzyln sonunda sesini her zamankinden daha yksek ekilde duyurmay baaran
slamclk, Mslmanlara zg bir yolla modernite karsnda bir konum aray olarak ni-
telendirilebilir (Gle, 2008, s. 54). Modernite karsnda slamiyetin ierisinde (kendisinde)
alternatif paradigma aray, slamclar Bat modernlemesinin rnleri olarak kabul edilen
tketime, milliyetilie, rmle ve yozlamaya kar byk bir sorgulamaya ynelt-
mitir (Gle, 2008, s. 107).

Modern dnyay kavraymzn modern dnyay tanmlayanlar tarafndan belirlendiini ifa-


de eden Ali Bula, gelecekte onlar gibi gelimi bir dzeye ulaacamzn ve modernlerle
dnyann fiziki, ekonomik ve kltrel kaynaklarn paylaacamzn bir ryadan ibaret oldu-
unu dile getirmektedir (Bula, 1991, s. 36). Bulaa gre bu, hibir zaman ulalamayacak bir
hedef olarak tatl bir d biiminde kitlelere anlatlmakta ve Batl olmayan toplumlar, rete-
medikleri mallar tketme tutkusuyla kamlanmaktadr. Dahas, Batl zengin lkeler, zengin-
liin kendilerince daha ok arttrlmas sayesinde, zaman ierisinde bu zenginlikten yoksul
lkelerin de faydalanacan ne srmektedir. Ancak IMF ve Dnya Bankas gibi kurulularn
nc dnya lkelerine yazd reeteler, ii ve memur cretlerinin drlmesi, tketi-
min kstlanmas, parann deer kaybetmesi ve ok retim ile retilen mallarn ucuz fiyatlarla
zengin lkelere ihra edilmesi gibi ilkeleri iermekte ve ortak paydada bulumaktadr (Bula,
1991, s. 37-38). te yandan, Yoksul lkeler bu byk paradoksa daha ne kadar dayanabile-
cekler? sorusunu soran Bula, yoksul lke insanlarnn modernizm, ilerleme, kalknma, refah,
ada uygarlk dzeyine kma/hatta zerine kma, a yakalama, a atlama trnden
yalanc vaat ve iletiim aralar ile politik sylemlerin ar basks altnda acmaszca tketime
ve yiyicilie kkrtldn; buna karn, kendilerine mahrumiyet, sknt, sabr, yksek enflas-
yon, kemer skma gibi can skc, umut krc ve atmalara yol aan dzeneklerin nerildiini
ifade ederek moderniteyi sert bir dille eletirmektedir (Bula, 1991, s. 38).

te yandan, sz konusu dnemde Trkiyedeki slamc hareketi canl ve orijinal klan nokta,
slamclarn bir yandan Bat modelini sorgularken dier yandan ona alternatif olarak ka-
bul edilen sosyalist dzeni yani bir btn olarak modernizm ideolojisini eletirmeleriydi
(Glalp, 2003, s. 13-14). nceki dnemlerde, emperyalizm karsndaki en radikal tavr mil-
liyetilik, kapitalizm karsndaki en radikal tavr ise Marksizmdi. Ancak her iki akm da ne
Avrupa merkezci sylemden kopabilmi ne de smrgeciliin yerletirmi olduu akl ve

5 Bu dnemde, Trkiyedeki slamc Hareket, hem moderniteye ynelttii eletirilerle dnce plannda nemli
bir gelime gstermi hem de bu hareketin Trkiye siyasetindeki kurumsal temsilcisi olan Refah Partisi (RP) ile
iktidara kadar ykselmitir. RPnin ykselii hakknda bk. Da, (1998); Glalp, (2003); ni (1997); Yavuz (1997).

79
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

ilerleme dzeninin dna kabilmitir. Dahas, modernizmin kendisinin sorguland bu


dnemde, Bat emperyalizmi ve kapitalizmi karsnda alnan her iki tavr da modernist,
dolaysyla modas gemi olarak kalmt. slamclk ise hem kapitalizme ve emperyalizme
hem de alternatifleri olma iddiasn tayan Marksizme ve milliyetilie ynelttii sorgula-
ma ve eletiriler balamnda ykselme zemini yakalamtr (Glalp, 2003, s. 37-38). Dne-
min slamc yazarlarndan smet zel, Bat kapitalizmi ve emperyalizmi karsnda ne milli-
yeti ne de sosyalist zmn bir ie yaramayacan, bu zmlerin mevcut Batl deerler
ve hayat tarzn rtularla muhafaza ettireceini ve dolaysyla sahte zmler olduunu
ifade etmektedir (zel, 1984, s. 95-97).

zel, modern dnyann mekanizmalarn putperestlikle ilikilendirir. zele gre modern


zamanlarda insanlar devlet adamlarna, piyasaya, makinalara, tekilatlara, teorilere tapmak-
tadr. Bu balamda, piyasa zerinden kapitalizm eletirisi yapan zele gre bugn artk
her yer piyasa hline gelmi, neredeyse alm-satma konu olmayan nesne kalmamtr. Da-
has, modern dnyada piyasa, akl erdirilemeyen mekanizmas, sper tapnaklar, retim
ve tketim ordular, bankalaryla dinden uzaklam insanlara tanrlk edebilmektedir (zel,
1984, s. 37-38). Ayrca, Bat medeniyetine btncl bir eletirel yaklam ierinde olan zel,
Batnn teknolojisini benimseyelim ama ahlaki ve fikr deerlerinden uzak duralm. anla-
ynn mmkn olamayacan, bunun bir avuntudan ibaret olduunu ifade etmektedir.
nk hkim olan bilim ve teknik, Batda belli bir dnemde ortaya km bir zihin yapsnn
uzantsdr ve belli bir toplumsal yap ierisinde gelimi, nitelikleri slama taban tabana zt
bir snf eliyle dnyaya yaylmtr. Dolaysyla Bat, inanc, felsefesi, bilimi ve tekniiyle bir
btndr; reddedilecekse tmden, kabul edilecekse yine tmden kabul edilmesi gerekir
(zel, 1984, s. 53-54).

slamc sylem, bu dnemde modernite temelinde ulus devleti ve seklerizmi de oka


eletirmitir. Abdurrahman Arslan, seklerizmi dinamik bir sre olarak dinden yoksunla-
ma eklinde tanmlam ve bu seklerleme srecinin insan yeryz cenneti kurma ara-
yna srklediini ifade etmitir (Arslan, 2000, s. 154-159). Bulaa gre de modernizm
yeryznde bir dnya cenneti vaadiyle ortaya km ve btn gezegeni cehenneme e-
virmitir (Bula, 1991, s. 7). te yandan Bula, modern devleti insanolunun tarihte tank
olduu en ceberut devlet olarak tanmlam (Bula, 1995, s. 53) ve modern devletin tek
bir amac olduunu, onun da ilerleme inanc temelindeki modernitenin sekler amacn
gerekletirmek, ksacas yeryznde bir dnya cennetini kurmak olduunu ifade etmitir
(Bula, 1995, s. 198-199).

slamcln Kalknma Vurgusu

Bir modernleme sreci olarak tanmlanan kalknma kavram, moderniteye ynelik btn-
cl bir sorgulama ve eletirel yaklam ierisinde olan Trkiyedeki slamc hareketin eko-
nomik syleminde paradoksal bir ekilde nemli bir yer tutmutur. slamc hareket (hem

80
slamclk ve Kalknma: Trkiyede 1990-2000 Yllar Arasnda slamc Sylemde Kalknma Vurgusu

dnsel anlamda hem de pratik anlamda) bir yandan youn bir ekilde modernite eleti-
risi yaparken dier yandan ekonomik syleminde kalknma vurgusu yapmaktan kanma-
mtr. slamc RPnin 1990larn banda alternatif bir ekonomik model olarak ortaya koy-
duu Adil Ekonomik Dzen kitapnda (Erbakan, 1991), nihai olarak ulalan nokta yine
kalknma olmutur.
Kukusuz, kalknma sylemi slamc hareket ierisinde nceden beri nemli bir yere sahip
olmutur. kinci Dnya Sava sonras dnemde az gelimi lkelerin hkim sylemi olan
kalknma ve sanayileme, ilk kez Necmettin Erbakan nclnde 1970lerde bamsz
bir siyasi parti olarak organize olan slamc hareketin programnda merkez bir yer tutmak-
tayd. O dnemde Milli Selamet Partisi (MSP) bnyesinde temsil edilen Milli Gr hareke-
ti, gerek bamsz kalknmann ancak kendi ynetimlerinde gerekletirilecek olan bir ar
sanayi hamlesiyle baarlabileceini savunmaktayd (Glalp, 2003, s. 13). RPnin selefi MSP,
1960larda ve 1970lerde nc dnyada yaygn bir ekilde kabul gren ar sanayi syle-
mini kendi temalaryla baarl bir ekilde birletirmiti (Glalp, 2003, s. 64). Ancak 1980ler
ve 1990larda slamc hareket modernite eletirisi temelinde ykselme zemini yakalamtr.
RP de slamc hareketin Trkiye siyasetindeki kurumsal temsilcisi olarak Adil Ekonomik D-
zen sylemiyle alternatif bir ekonomik model ortaya koyma iddiasn tamaktadr.
Erbakan (1991) Adil Ekonomik Dzen kitapnda emperyalizm, kapitalizm ve sosyalizm
eletirisi yapmaktadr. Trkiyedeki mevcut ekonomik durumu kle dzeni olarak adlandr-
makta, dahas, emperyalizmin sadece Trkiyeyi deil dnya zerindeki btn Mslman
lkeleri smrdn ifade etmektedir (1991, s. 1-2). Kitapkta, mevcut modern ekonomik
ileyi, faizci kapitalist dzen olarak nitelendirilmekte ve bu faizci kapitalist dzenin Trki-
yeyi nasl smrdnn analizi yaplmaktadr (1991, s. 3-11). te yandan, Trkiye halknn
maruz kald bu ekonomik zulmden ve kle dzeninden kurtulmann ancak Adil Dzen
ile mmkn olaca vurgulanmaktadr (1991, s. 13). Alternatif bir ekonomik model nerme
iddiasnda olan Adil Ekonomik Dzen Hakk stn tutan bir dzen olarak tanmlanmtr
(1991, s. 17). Kapitalist dzen, bir smr arac olan faize yer verdii ve serbest piyasa
rekabetine yer vermesine ramen uygulamada tekellerin ve trstlerin olumasna6 engel
olmad iin eletirilmektedir. Ayrca, komnist rejim de faize kar olmasna ramen ml-
kiyet hakk ile kra kar kt ve serbest piyasa rekabetine yer vermedii iin ekonomiyi
tahrip ettii gerekesiyle eletirilmektedir. Mtekmil ve ideal bir dzen olarak nitelendirilen
Adil Ekonomik Dzende ise kra msaade edildii hlde hakszlk ve smr arac olan faize
yer verilmedii ayrca serbest piyasa rekabetinin ve mlkiyet hakknn korunmasna karn
tekellemeye ve ihtikra imkn verilmeyecei ifade edilmitir (1991, s. 17-18). Ardndan, Adil
Ekonomik Dzenin yrtlmesine ilikin, faiz yok, para=mal eitlii, karlksz para yok
gibi ilkeleri de ieren temel esaslar aklanmtr (1991, s. 19-68). Bu esaslar erevesinde,

6 Mustafa zel, kapitalizmin rekabeti boan bir sistem olduunu, kapitalizmin tekel demek olduunu ve serbest
rekabetin kapitalizmde hep bir istisna olduunu ifade etmektedir. Bu balamda, kapitalizmle serbest piyasa
arasnda bir uzla deil kartlk olduunu belirtmektedir. bk. zel, (1993).

81
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

Adil Dzenin insanl faizci kapitalist dzenin btn smr, zulm ve felaketlerinden ko-
ruyaca ve kurtaraca belirtilmitir (1991, s. 86).

Adil Ekonomik Dzen, her ne kadar hkim modern ekonomik sistemin eletirisi zerine ku-
rulmu ve buna alternatif olarak bir ekonomik model sunma iddiasnda olsa da nihai olarak
kalknma vurgusu yapmaktadr. Adil Dzen syleminde faizci kapitalist dzen bir sm-
r dzenidir, IMF gibi kurulular bu dzenin bir parasdr ve lkelere hazrlam olduu
reeteler modern mstemlekeciliin yrtlmesine ait reetelerdir. Dahas, bu reetelerle
lkeler bir yandan smrlmekte dier yandan ise d bor ve faize esir edilmektedir. Bu
sistemle lkelerin milli kalknma planlar hazrlamalarna engel olunmaktadr. Adil Dzene
geildiinde ise, temel esas borla deil kendi gcyle kalknma olacaktr. Adil Dzende
lkelerin milli, gl, sratli yaygn kalknma stratejilerine uygun makro plan hazrlama-
lar, buna uygun verimli yatrm projeleri gelitirip gerekletirerek hedeflerine ulamalar
mmkn olur (1991, s. 91). te yandan, Trkiye, Avrupa Ortak Pazarna dhil olmak yerine
Bat taklitiliini brakp bir Adil Dzen rnei kurmal ve dier Mslman lkelerle birlik-
te Adil Dzen temeline dayal slam Ortak Pazar kurmaya almaldr hatta buna nclk
etmelidir. nk Mslman lkeler topluluu tek pazar olduu takdirde hem Trkiyede
hem de dier Mslman lkelerde kalknma ok daha byk ve hzl olacaktr (1991, s. 93-
94). Bu balamda, kitapkta, Adil Dzen kurulduunda Trkiyenin btn zenginliklerinin
milli, gl, sratli yaygn kalknma stratejisine uygun olarak hazrlanacak olan makro
planlar ve projeler ile seferber edilecei ifade edilmitir (1991, s. 95).

RP her ne kadar 1990larda 1980 ncesi dnemden daha farkl bir ykselme zemini yaka-
lam olsa da selefi olan MSPnin kalknmac syleminden tam anlamyla kopamamtr.
Kalknmac sylemin izleri RPnin Adil Dzeninde fazlasyla grlmektedir. Mevcut faizci
ekonomik dzenin yol at sorunlarn zm olarak maddi ve manevi kalknmann ger-
ekleecei Adil Dzene gei gsterilmi, sz konusu maddi kalknma ise milli, rasyonel
kalknma stratejisi temeline dayandrlmtr (1991, s. 87). Ayrca, Adil Ekonomik Dzen,
milli, gl, sratli yaygn kalknma stratejisini nihai olarak milli harp sanayi, sanayi ve
ar sanayi gibi sektrlerde gerekletirilecek olan retim projeleri zerine oturtmutur
(1991, s. 95-97).

Alternatif bir model ve paradigma nerme iddiasn tayan Adil Ekonomik Dzen modeli-
nin,7 aslnda, hkim paradigmay tersten reten bir argman sunmu olduu sylenebilir.
Rasyonel kalknma stratejisi denen durumdaki rasyonelin8 modern ekonomi bilimindeki

7 Adil Ekonomik Dzen modeli ile ilgili farkl eletirel incelemeler iin bk. (nar, 1994); (zel, 1993, s. 75-85).
8 ktisattaki rasyonalitenin Bat dncesinden balanarak iktisat iinde bir teknie dntn ele alan ufuk
ac bir alma iin bk. Ylmaz, (2009).

82
slamclk ve Kalknma: Trkiyede 1990-2000 Yllar Arasnda slamc Sylemde Kalknma Vurgusu

merkez konumu sorgulanmadan alnarak farkl bir ekonomi paradigmas retmek g g-


rnmektedir. Modern ekonomi bilimi, rasyonel insan tipi (homo economicus) ve rasyonel
ileyen bir piyasa gibi varsaymlar zerinden ykselerek gelir dalmndaki adaletsizlii,
yoksulluk, blgesel eitsizlik gibi mevcut honutsuzluklar rtmektedir. Ayrca, iktisat, ho-
moeconomicus, piyasa vs. zerinden teknik modeller reten bir bilim daldr.

Kalknma kavramnn iktisadi bakmdan Batnn kendi hkimiyetini srdrmede kullanldn


ifade eden Ahmet Tabakolu, ardndan yle bir tanm yapmaktadr: Kalknma, sanayi kapita-
lizmi merhalesine ulama, ksaca sanayileme olarak da ifade edilmektedir. Bu tanm yaptk-
tan sonra ise Tabakolu, Kalknmay eer iktisadi bakmdan gl olma olarak basit anlamda
yorumlarsak slamda buna yer bulabiliriz demektedir. Bunu da Fakirlik neredeyse kfre yol
aar. hadisi ile temellendirmektedir (Tabakolu, 1987, s. 243-244). Kavramn Batl bir kkene
sahip olduunun bilinmesine karn zenginleme ve byme asndan olumlanmas, para-
digmatik farklln skalanmasna yol amaktadr. Bu durum zel tarafndan eletirilmektedir.
Ona gre kalknma sanayi ana ait bir kavramdr ve dnya bunu oktan terk etmitir. Sanayi
a yerini atom a, uzay a, elektronik a, bilgisayar a vs. ad zerinde tam mutaba-
kat olmayan bir srece brakmtr. Dolaysyla kalknma veya zele gre ilerleme, arkaik bir
kavramdr. Kalknma/ilerleme Bat medeniyetinin yaratm olduu bir illzyondur. Bu illzyo-
na balanmak veya onu yakalamaya almak dnya gelime histerisine tutulmaktr. Bunun
yerine toplumun i dinamiklerine vurgu yaparak var olma bilinci yakalanmaldr (zel, 1987,
s. 227-235). Bu balamda zel, kalknma kavramnn ilerleme ve modern Bat dncesi ile
olan yaknln/aynln belirterek uygulamal slamc siyasetten ayrlmtr.

slamc sylemin kalknma vurgusu yapmas bir ynyle de milliyeti dncenin slami
hareketler zerine olan etkisini gsterir. thal ikameci sanayileme vurgusunun sorgulan-
mamas buna iarettir. thal ikameci sanayileme aamas boyunca hkim ideoloji, ulusun
inasna ynelik kalknmaclktr (Keyder, 2004, s. 38). Kalknmac sylemle ulusalc sylem
bu noktada birleir, birbirini tamamlar, birlikte dnyevi iktidarn maddi ve simgesel temelini
yaratr (nsel, 2000, s. 188). Dolaysyla tam bamszlk, byk Trkiye, kalknm, gelimi
lke gibi vurgular, 1945-1970 yllar arasnda olumu kalknmac sylemin moderniteye
muhalif bir dnce iddiasndaki hareketlere sinmi yansmalardrlar.

Sonu
Modernite eletirileri temelinde yeni bir dnya tasavvuru kurma araynda olan slamc
sylem, modernitenin tm bileenlerini -ulus-devleti, seklerizmi, rasyonalizmi, pozitiviz-
mi/ampirizmi, kapitalizmi ve Marksizmi- sklkla eletirmitir. Bu eletirilerine ramen pratik
siyasette modernitenin aralarn kullanmaktan da vazgeememitir. Kalknmaclk vurgusu
da bu durumun bir gstergesidir.

Kalknma iktisad, kinci Dnya Sava sonras dnemde modernitenin yeni bir enstrman
olarak ortaya km ve bamszlna yeni kavuan lkelerin Batnn gelimiliini yakala-

83
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

malar iin bir umut olmutur. Hem bamszlna yeni kavuan lkeler hem de Bat kart
muhalif hareketler, kinci Dnya Savandan bugne kalknmac sylemi benimsemitir.
Trkiyedeki slamc hareket de kendi ekonomik modelini olutururken bu yaygn sylemin
etkisinde kalmtr. Bu durum, 1970lerde MSP bnyesinde temsil edilen slamc hareket iin
-kalknmacln dnemin popler sylemi olduu dnldnde- ksmen anlalabilir
grnmektedir. Ancak 1970lerdeki petrol krizinden sonra, kalknmac sylemin yerini
srdrlebilir kalknmac syleme brakt bir dnemde, zellikle 1990larda, slamc ha-
reketin pratik siyasetteki temsilcisi RPnin Adil Ekonomik Dzen iddiasnn milli, rasyonel
kalknma vurgusu pek anlalr grnmemektedir. Dahas, RPnin alternatif bir ekonomik
model olma iddiasyla gelitirdii Adil Ekonomik Dzenin kalknma vurgusu yapmas,
1990larda modernite eletirisi temelinde ykselme zemini yakalayan slamc hareket iin
ciddi bir paradoks olarak grnmektedir.

Kaynaka
Anderson, P. (2009). Postmodernitenin kkenleri (ev. E. Gen). stanbul: letiim Yaynlar.
Arslan, A. (2000). Modern dnyada Mslmanlar. stanbul: letiim Yaynlar.
Bakaya, F. (2000). Kalknma iktisadnn ykselii ve d. Ankara: mge Kitabevi.
Brewer, A. (2011). Marksist emperyalizm teorileri (ev. C. Aksoy). stanbul: Kalkedon Yaynlar.
Bula, A. (1991). Din ve modernizm. stanbul: Endls Yaynlar.
Bula, A. (1998). Modern ulus devlet. stanbul: z Yaynclk.
Cokun, . (1987). Modernleme kuram zerine. .. Sosyoloji Dergisi, 1, 289-304.
nar, M. (1994). slami ekonomi ve Refahn adil ekonomik dzeni. Birikim, 59, 21-32.
Da, . D. (1998). Kimlik, sylem ve siyaset: Dou-Bat ayrmnda Refah Partisi gelenei. Ankara: mge Kitabevi.
Erbakan, N. (1991). Adil ekonomik dzen. Ankara.
Ercan, F. (2006). Gelime yazn asndan modernizm, kapitalizm ve az gelimilik. stanbul: Balam Yaynlar.
Gle, N. (2008). Melez desenler: slam ve modernlik zerine. stanbul: Metis Yaynlar.
Gulbenkian Komisyonu. (2003). Sosyal bilimleri an (ev. . Tekeli). stanbul: Metis Yaynlar.
Glalp, H. (2003). Kimlikler siyaseti: Trkiyede siyasal slamn temelleri. stanbul: Metis Yaynlar.
Harvey, D. (2003). Postmodernliin durumu (ev. S. Savran). stanbul: Metis Yaynlar.
Hirschman, A. O. (1996). Kalknma iktisadnn ykselii ve gerilemesi. F. enses (Ed.), Kalknma iktisad iinde (s. 23-53). stan-
bul: letiim Yaynlar.
Hobsbawm, E. (2008). Ksa 20. yzyl 1914-1991: Arlklar a (ev. Y. Alogan). stanbul: Everest Yaynlar.
nsel, A. (2000). ktisat ideolojisinin eletirisi. stanbul: Birikim Yaynlar.
Keyder, . (2004). Ulusal kalknmacln iflas. stanbul: Metis Yaynlar.
Latouche, S. (2002). Srdrlebilir kalknmaya son. Yaasn birlikte yaanabilir bir dnya (ev. F. Bakaya). zgr niversite
Forumu, 19, 27-35.
Lyotard, J. F. (1994). Postmodern durum (ev. A. idem). Ankara: Vadi Yaynlar.
ni, Z. (1997). The political economy of Islamic resurgence in Turkey: Therise of the Welfare Party in perspective. Third World
Quarterly, 18(4), 743-766.
zel, . (1984). mesele: Teknik-medeniyet-yabanclama. stanbul: Dergh Yaynlar.
zel, . (1987). Kalknma? lerleme? Var olma. A. Tabakolu & . Kurt (Ed.), ktisadi kalknma ve slam iinde (s. 227-241). stan-
bul: SAV Yaynlar.
zel, M. (1993). Piyasa dman kapitalizm. stanbul: z Yaynclk.
Tabakolu, A. (1987). slam iktisad asndan kalknma. A. Tabakolu & . Kurt (Ed.), ktisadi kalknma ve slam iinde (s. 241-
251). stanbul: SAV Yaynlar.
Wallerstein, I. (2000). Bildiimiz dnyann sonu (ev. T. Birkan). stanbul: Metis Yaynlar.
Yavuz, H. (1997). Political Islam and the Welfare (Refah) Party in Turkey. Comparative Politics, 30(1), 63-82.
Ylmaz, F. (2009). Rasyonalite iktisat zelinde bir tartma. stanbul: Paradigma Yaynclk.
Zeka, N. (1994). Postmodernizm. stanbul: Ky Yaynlar.

84
Merkezde ve Smrgelerde
Kilise-Devlet likisi: Britanya Hindistan ve...

Merkezde ve Smrgelerde
Kilise-Devlet likisi: Britanya
Hindistan ve Fransz Afrikasnda
Smrge Devleti ve Misyonerler

M. Tahir Klavuz*

Giri

1
9. yzylda dnya ok sayda kritik dnme tanklk etti; devrimler gerekletirildi,
yeni devletler ortaya kt, modern demokrasiler tesis edilmeye baland, ideolojiler
ykseldi ve kt. Smrgeciliin ykselii ile birlikte dnya zerinde gerek bir Av-
rupa hegemonyas kuruldu ve g dengesi ciddi anlamda deiti. Bu gelimelerin yan sra
bir nceki yzylda ortaya kan fikirlerin etkisiyle seklerizm dncesi de birok yerde
ykselie geti. Din kurumlar liberallerin kar kt eski rejimlerin birer paras olduu
iin liberalizmin ykselii ile beraber antiklerikalizm de etkin bir fikir olmaya balad (Kaly-
vas, 2003). Bunun sonucu olarak din kurumlar ve din adamlar, Fransa bata olmak zere,
birok Avrupa lkesinde bask grd ve bylece din adamlar zmresinin Avrupadaki gc
ciddi anlamda krld. Kiliseye kar dorudan saldr olmayan lkelerde dahi devletle Kilise
arasndaki ilikiler eskiden olduu gibi kalmad, birok rnekte din kurumlar greli devlet
otoritesi altna girdi.

lgin bir ekilde, ayn dnemde misyonerlik faaliyetleri de hem smrgelerde hem de dn-
yann dier blgelerinde ykselite idi (Doan, 2008, s. 386). ok sayda dindar Avrupal
dnyay dolamaya balad; Latin Amerikaya, Uzak Douya, Hint Alt Ktasna, Orta Douya

* Doktora rencisi, University of Notre Dame, Siyaset Bilimi Blm.

85
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

ve Afrikaya giderek Hristiyanl yaymaya alt. Misyonerlik faaliyetlerinin gerekletirildi-


i tm bu topraklar ierisinde, faaliyetlerin younluu bakmndan smrgeler ba ek-
mekte idi. Muhtelif misyoner gruplar smrgelere yerleerek burada kiliseler, okullar ve
hastaneler at; yerel halkla i ie yaad ve gittikleri yerlerdeki toplumsal ve din yaam
zerinde etkide bulundu.

te bu iki temel gelime dorultusunda, anavatanda devlet ve kilise arasnda ykselen ge-
rilim ile smrgelerde ykselen misyonerlik faaliyetleri bir dikotomi oluturmaktadr. Bu
ynden makalenin temel sorusu bu dikotomi erevesinde ekillenmitir: Devletler anava-
tan topraklarnda sahip olduklar din-devlet ilikisi anlay ve uygulamalarn smrgelere
dorudan aktarmlar mdr? Bu alma anavatandaki din-devlet ilikisi ile smrgelerdeki
din-devlet ilikisini inceleyerek aralarnda dorudan bir aktarm olup olmadn tespit et-
meyi amalamaktadr. Bir baka deyile, anavatandaki seklerizm uygulamalarnn smr-
ge topraklarna aktarlp aktarlmad hususuna k tutmak amalanmaktadr. Anavatan-
daki din-devlet ilikilerinin incelenmesi zaten literatrde pek ok almada yapld gibi
kilise ile devlet arasndaki iliki zerinden gerekletirilecektir. te yandan smrgelerdeki
din-devlet ilikisini incelemek iin misyonerlik faaliyetleri muhakkak ok iyi bir veri sunmak-
tadr, zira misyonerler bu blgelerdeki en temel Hristiyanlk faaliyetlerini gerekletirmi-
lerdir. Bylece misyonerler din-devlet ilikisinin din ayan olutururken smrgelerdeki
yneticiler de devlet ayan temsil etmektedir.

Makalede, anavatan ile smrgeler arasndaki din-devlet ilikisi aktarm Fransa ve Britanya
rnekleri zerinden incelenmektedir. Bu iki lke sebeple seilmitir: Birincisi bu iki lke
smrgecilik faaliyetlerinde ba ekmi ve farkl smrgecilik anlaylarn temsil etmi-
lerdir. kincisi Fransz ve ngiliz misyonerleri srasyla Afrika ve Hindistanda olduka etkili
olmulardr. Son olarak da Fransa ve Britanyadaki merkez otoriteler dine ve din kurumlara
kar farkl tutumlara sahip olmutur. Fransa antiklerikal faaliyetlerin en youn grld
yer olurken Britanyada hem Kilise varln srdrm hem de aznlk dinlerine kar son
derece hogrl bir anlay gelitirilmitir. Britanya Hindistan ve Fransz Afrikas da bal
bulunduklar smrge imparatorluklarndaki en nemli smrge toplumlar olmalarndan
ve misyonerlik faaliyetlerinin en ok buralarda etkili olmalarndan dolay seilmitir. 19.
yzyln ikinci yars da hem misyonerliin hem de smrgeciliin ykselii dorultusun-
da aratrmaya uygun bir dnem olarak n plana kmaktadr. Ayn zamanda bu dnemde
Fransada antiklerikalizm ok ciddi anlamda ykselmi, Britanyada olaann zerinde bir
dindar anlay yerlemitir. Hem iki lkenin de din konusunda dier dnemlere gre n
plana kan anlaylara sahip olmalar hem de misyonerlik ve smrgecilik faaliyetlerinin
zirvesinin yaanm olmas 19. yzyln ikinci yarsn incelemeye son derece uygun bir d-
nem hline getirmektedir. Bu balamda makalede zaman balamnda Fransada nc
Cumhuriyet ve Britanyada Viktorya Dnemi merkezde olacaktr. Bu dnemler erevesinde
yaplan tarih inceleme gstermektedir ki anavatandaki ve smrgelerdeki otoritelerin din

86
Merkezde ve Smrgelerde Kilise-Devlet likisi: Britanya Hindistan ve...

kurumlara kar tutumlarnn uyum gsterdii baz durumlar olsa da genel eilime bakl-
dnda merkezden smrgelere din-devlet ilikileri politikas balamnda dorudan bir
aktarm olduu sylenemez.

Bu makalenin bundan sonraki blmlerinin dzeni u ekildedir: ncelikle Fransa ve Bri-


tanyada din-devlet ilikilerinin bugnk ve gemiteki durumu incelenecektir. Sonrasnda
genel misyonerlik faaliyetleri tanmlanacak ve merkezden smrgelere politika aktarm
konusunda muhtemel seenekler ortaya konacaktr. Bunu takiben ilgili dnemlerde smr-
gelerdeki otoriteler ile misyonerler arasndaki faaliyetler incelenecek ve bulgular ereve-
sinde makale sonlandrlacaktr.

Fransa ve Britanyada Din-Devlet likisi


Her ne kadar Avrupada zellikle de son iki yzylda bir seklerleme sz konusu olsa da
almalar Avrupal devletlerin Kilise ve dier din kurumlara ynelik farkl tutumlara sahip
olduklarn gstermektedir (Madeley, 2003, s. 23). Gnmzde Fransa ve ngiltere1 de farkl
seklerizm anlaylarn temsil etmektedir. Bu balamda bu blm, Fransa ve ngilterede
din-devlet ilikisinin gemiteki ve gnmzdeki konumunu ele almaktadr.

Ahmet T. Kuru, devletin dine ynelik politikalarnn tarihteki ideolojik mcadelelerin sonu-
cu olduunu ne srmektedir (Kuru, 2011, s. 571). almasnda sre analizi metodunu
kullanarak Fransa, ABD ve Trkiyedeki seklerizm modellerini tanmlayan Kurunun me-
todu gstermektedir ki din kurumlar ile devlet arasndaki tarih mcadeleler gnmz
din-devlet ilikisinin olumasnda temel role sahiptir. Bu makalede, Fransa ve Britanyadaki
din-devlet ilikisi benzer ancak bir anlamda sre tersten izlenerek aklanmaktadr. nce-
likle gnmzde bu lkelerde seklerizm modellerinin neler olduu gsterilerek sonrasn-
da bu modellerin k dnemlerine baklacaktr. Bu ekilde nc Cumhuriyet ve Viktorya
dnemlerinde din-devlet ilikisinin nasl ekillendii ortaya koyulacaktr.

almalar iaret etmektedir ki gnmzde Fransa ve ngilterede dindarlk eilimleri benzer


oranlardadr. ki lkede de dindarlk lt iin kullanlan Tanrya inan ve lmden sonra
yaama inan konularnda bir d sz konusudur (Norris, & Inglehart, 2011, s. 90-91). An-
cak dindarlk, devletin seklerizm konusundaki tutumunu lmek iin iyi bir veri deildir.
Foxun Hkmetin Dine Mdahalesi (HDM)2 indeksine gre Fransa ve ngilterenin HDM
skorlar birbirine yakndr (Fox, 2008, s. 108). Buna ramen din-devlet ilikisi balamnda
ciddi farkllklar vardr. Bu farkllk dine ve din kurumlara mdahale oranlarndan deil, bu

1 Makalede 19. yzyldaki gelimelerden bahsederken Britanya mparatorluuna istinaden Britanya, gnmz-
deki durumdan bahsederken de Birleik Krall ifade etmek iin Trkedeki yaygn ifadesiyle ngiltere kulla-
nlmtr.
2 Orijinalinde Government Involvement in Religion (GIR) olarak kullanlmaktadr.

87
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

mdahaleyi gerekletirme ekillerinden kaynaklanmaktadr. almalarn da gsterdii


zere Fransann kuvvetli ayrmc yapsndan dolay dine mdahalesi olumsuz yndeyken
ngilterede kurulu Kilisenin etkisiyle mdahale olumlu yndedir (Barro, & McCleary, 2005,
s. 1336-1338; Kuru, 2011, s. 570). Minkenberg, Avrupadaki devletlerin seklerizm modelle-
rini gsteren drt snflandrmay bir araya getirmitir. Bu snflandrmalara gre Fransa en
laik, Kilise-devlet ilikisi balamnda ayrm en ok savunan lke iken ngiltere en uzlamac
lkedir (Minkenberg, 2010, s. 200). Bu snflandrmalarn yan sra Fransa ve ngilterenin
din-devlet ilikilerinde takip ettikleri genel yol da hkmetin dine ve din kurumlara mda-
halesi konusundaki farkllklarn aka ortaya koymaktadr.

Britanya/ngilterede Sekrelizmin Geliimi


ngilterede bulunan seklerizm modelinin temelinde iki zellik bulunmaktadr: Bunlarn
ilki yerleik Kilise, ikincisi ise oulculuk ve hogrdr. ngiltere, skandinav lkeleri ve Yu-
nanistanla beraber Avrupa Birlii yeleri arasnda yerleik Kilisesi bulunan az saydaki lke-
lerden biridir (Minkenberg, 2010, s. 195; Philpott, 2007, s. 507; Stepan, 2000, s. 41). Birleik
Krallkta iki yerleik kilise vardr. Bunlardan ilki Anglikan olan ngiltere Kilisesi, dieri ise
Presbiteryen olan skoya Kilisesidir. Kralie, sembolik de olsa, resm olarak Kilisenin lideri-
dir (Fox, 2008, s. 120). ngilterede monarklarn Tanrnn yasalarn yeryznde temsil ettii
ve din ile din adamlarn koruduu kabul edilir (Coronation oath, 1953). Ayrca, ngiltere
Kilisesinin aktif lideri olan Canterbury Bapiskoposu, Krallk ierisinde hanedan dnda en
yksek mevkiye sahip olan kiidir (Boyle, & Sheen, 1997, s. 316).

Her ne kadar ngilterede devletin resm olarak bir din olsa da buradaki din-devlet ilikisi
Suudi Arabistan (Fox, 2006, s. 539) veya ran (Philpott, 2007, s. 507)daki din-devlet ilikisin-
den farkldr. Bu farkll oluturan temel olgu ngiliz Devletinin dier inanlar da tanyan
oulcu yapsdr. ngiliz sisteminde, tm din gruplar cemiyet kurmak, ibadetlerini yerine
getirmek, yayn yapmak ve hatta tebli faaliyetlerinde bulunmak konusunda zgrdrler.
Din olmayan gruplar da tpk din gruplar gibi bu haklara sahiptir (Boyle, & Sheen, 1997, s.
317). Devlet ayrca yalnzca Anglikan ve Katolik din okullara deil ayn zamanda Yahudi,
Metodist, Sih ve Mslman din okullarna da maddi destek salar (Fox, 2008, s. 120; Mons-
ma, & Soper, 2009, s. 160-162). Bu zelliklerinden dolay ngilterede devlet kimi zaman ileri
derece hogrl olarak dahi adlandrlmaktadr (Goldstein, 2010, s. 137). Grld zere
ngiltere hem Kiliseyle ters dmeyerek hem de oulculuu salayarak ilgin bir rnek
tekil etmektedir.

ngiliz Devletinin Kiliseyle mevcut ilikisinin kkenleri, yakn tarih incelendiinde kefedi-
lebilir. Her eyden nce Britanyada mevcut siyasal rejimin olumas srecinde Fransadaki
gibi devrimsel bir kopu yaanmamtr. Bugn, her ne kadar rol sembolik bir seviyeye
indirilmi olsa da Monari hl varln srdrmektedir. Demokrasiye gei ise bir devrim

88
Merkezde ve Smrgelerde Kilise-Devlet likisi: Britanya Hindistan ve...

veya darbe sonucunda deil reform sreci sonucunda gereklemitir. Dolaysyla Britan-
yada, eski rejimin aktrleri olan Monari ve Kiliseye dmanlk besleyen bir yeni rejim
mevcut deildir. ngiltere Kilisesinin 16. yzylda kuruluundan itibaren ne Monari ne de
sonrasnda hkmetler ciddi anlamda Kilisenin dman olmutur (Fetzer, & Soper, 2005, s.
32-33). Kilisenin varln srdrmesinin yan sra oulculuun kkenleri de yakn tarihte
mevcuttur. John Locke, hogr fikrinin felsefi arka plann 17. yzylda ortaya koymu ve
hogrnn Kilisenin temel karakteristiklerinden biri olmas gerektiini belirtmitir (Golds-
tein, 2010, s. 202-203). Her ne kadar Locketaki hogr fikri ateistleri kapsamasa (Baubrot,
2008, s. 37) ve yalnzca Hristiyan mezhepleri arasndaki ilikilerdeki hogry iaret etse
de bu fikirler zaman ierisinde farkl dinleri de kapsamaya balamtr. ngiliz tarihinde Hris-
tiyan mezhepleri arasnda muhtelif atmalar gereklemitir. Ancak ngiltere Kilisesinin
kurulmasnn ardndan tedrici olarak hogr fikri hkim olmaya balamtr. zellikle 18.
yzyln ikinci yarsyla beraber dier Hristiyan mezheplerini kapsayan din oulculuk Bri-
tanyann ayrt edici zelliklerinden biri olmutur (Madeley, 2003, s. 32). Bunu, 19. yzyl
boyunca hogry daha da kapsaml hle getiren bir dizi reform takip etmitir (Fetzer, &
Soper, 2005, s. 33-34).

Viktorya Dnemi Britanyann seklerizm konusundaki bu iki zelliini de iyi yanstan bir d-
nem olmutur. Bu dnem, istisnai derecede yksek din inan ve ibadet ile Kiliseye yksek
lde destek bulunmas ynnden baz kaynaklarda emsali olmayan bir Hristiyan yzyl
olarak kaydedilmitir (Janes, 2009, s. 10; G. R. Smith, 2010, s. 17-18). Ayrca bu dnemde
din oulculuk genilemi, rlanda Kilisesi ve Galler Kilisesi de srasyla 1869 ve 1914teki
birer parlamento kararyla ngiltere Kilisesinden ayrlm ve mstakil birer kilise olmutur.
Son olarak parlamento 1921de skoya Kilisesini de mstakil ve bamsz bir kilise olarak
tanmtr. Bu srete, grld zere, Britanya tedrici olarak daha oulcu bir yap kazan-
mtr. Bu balamda, gemite Katoliklere, Yahudilere ve dier Protestan kiliselerine ynelik
olan oulculuk bugn Mslmanlara, Sihlere, Budistlere ve hatta ateistlere ynelik olan
oulculua benzetilebilir (Monsma, & Soper, 2009, s. 162).

Fransada Laikliin Geliimi


1958 Fransa Anayasasnn birinci maddesi u ekildedir: Fransa blnmez, laik, demokratik
ve sosyal bir Cumhuriyettir. O, tm vatandalarnn kanun nnde eitliini kken, rk ve din
ayrm yapmakszn temin eder. Tm inanlara sayg duyar. Ademimerkeziyeti bir ekilde or-
ganize edilmitir. (Constitution de la rpublique Franaise, 1958) Bu maddenin de temel
direklerinden biri olan laiklik,3 bir siyasi ideoloji olarak Fransa siyasetinin en nemli ger-

3 Makale boyunca sekler ve seklerizm kavramlar genel anlamda din-devlet ilikilerinin dzenlenmesi ba-
lamnda kullanlmken laik ve laiklik kavramlar Fransz modeli seklerizmi ifade etmek amacyla kullanl-
mtr.

89
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

ekliklerinden biri olmutur (Fetzer, & Soper, 2005, s. 18-19). Laiklik dncesi erevesinde
ekillenmi olan Fransann dine kar tutumu sklkla dmanca diye tanmlanmaktadr
(Fox, 2008, s. 135; Stepan, 2000, s. 42). Belirtildii zere Fransz modeli seklerizm kat bir
kilise-devlet ayrm zerinden ina edilmitir. Bu anlaya gre dinn kamusal alandaki ko-
numu olduka dardr ancak zel alanda dine herhangi bir kstlama yoktur. Kamusal alan
konusundaki bu tutumun sonucu olarak din sembollerin kamusal alanda kullanlmas ze-
rine yasaklar vardr ve devlet okullarnda din eitim yoktur. Fransada zel okullarda din
eitim tamamen yasaklanm deildir ancak bu okullar zerlerindeki devlet kontroln
kabul eden zel bir protokol imzalamak zorundadr (Kuru, 2006, s. 10).

Ayrca, Bat Avrupann en byk Mslman nfusuna sahip olan Fransann din oulculuk
konusunda eksiklikleri olduu sylenebilir (Norris, & Inglehart, 2011, s. 101). Fetzer ve So-
pern almalarnda da belirtildii gibi Almanya ve ngiltere ile karlatrldnda Fransa
din aznlklaryla ilikilerinde en az uzlamac olan lkedir (Fetzer, & Soper, 2005). Ykleyen
ve Kurunun almas da Almanya ve Hollanda zerinden yaplan karlatrma sonucu ben-
zer bulgulara ular (Ykleyen & Kuru, 2006). Fransada son yllarda yaanan barts tar-
tmas bunun en arpc rneklerinden biri olmutur. 2004 ylnda, bir kararname ile devlet
okullarnda din sembollerin kullanlmas yasaklanmtr. Her ne kadar kararname tm din
sembolleri kapsasa da bunun en kuvvetli uygulamas aznlk kz rencilerinin bartleri
zerinde gerekletirilmitir (Goldstein, 2010, s. 137-139).

Kuru, devletin dini kamusal alann dna itmesi ve bir toplumsal mhendislik ile onu zel
alana hapsetmesi sebebiyle Fransz modeli seklerizmi dlayc seklerizm olarak isimlen-
dirmitir (Kuru, 2011, s. 571). Bu dlayc tutumun kkenleri de lkenin ve Fransz laikliinin
yakn tarihinde bulunabilir (Gauchet, 1998, s. 41). Fransz laikliinin felsefi arka plan antik-
lerikalizm ars yapan Voltaire ve sivil dini savunan Rousseau tarafndan ortaya koyulmu-
tur (Baubrot, 2008, s. 38-41). Fransada eski rejim bir anlamda Kilise ve Monari arasndaki
bir evlilie dayanmakta idi. Bu yzden de devrim gerekletiinde Monariye kar balat-
lan sava Kiliseye kar da yrtld (Kuru, 2011, s. 587). Britanya rneinden farkl olarak
Fransada devrimle beraber Kilise resm konumundan drld, birok din adam srld
veya ldrld, kiliseye ait mlklere el kondu (Fetzer, & Soper, 2005, s. 69). 1801 ylnda
oluturulan Concordat ile Kilise ve devlet arasndaki sert ayrm ksa bir sre iin sonra erse
de bu sefer devlet Kiliseyi tamamen kendi kontrol altna ald (Demers, 2011, s. 90-91).

Jean Baubrot, nc Cumhuriyet dnemini iki Fransa arasndaki atmann dnemi ola-
rak tanmlar. Ancak onun tanmlamasndaki atma Fransadaki dindarlar ve ateistler ara-
snda deil, klerikalizm ve antiklerikalizm arasndadr (Baubrot, 2010, s. 58). Her ne kadar
Concordat kilise-devlet ilikilerine geici bir denge getirse de iki grup arasndaki ideolojik
sava devam etmitir. Bu sava 19. yzyln sonunda nc Cumhuriyetle beraber antikle-
rikal cumhuriyetilerin hkmete gelmesiyle ok daha iddetli bir hl almtr. 1877de Lon

90
Merkezde ve Smrgelerde Kilise-Devlet likisi: Britanya Hindistan ve...

Gambetta klerikalizmi Cumhuriyetin dman ilan etmitir (Daughton, 2006, s. 8). 1880le-
rin banda cumhuriyeti hkmet din adamlarnn Concordatdan beri almakta olduu
maalarn kesmitir. Ayrca Jules Ferry hkmeti din adam olan hocalar grevlerinden
almak ve yaklak on be bin Katolik okulunu kapatmak suretiyle eitimi de laikletirmitir
(Fetzer, & Soper, 2005, s. 70; Kuru, 2011, s. 588). Ayrca azizlerin heykelleri cumhuriyetin kah-
ramanlarnn heykelleriyle deitirilmitir (Daughton, 2006, s. 9). Bu antiklerikal faaliyetlerin
zirve noktas ise mehur Dreyfus Olay ile gelmitir. Bu olayn sonucu olarak parlamento
ncelikle izinsiz cemaatleri yasaklayan bir yasa geirmi, sonrasnda da Kilise ve devleti ta-
mamen ayran 1905 Yasasn yrrle koymutur (Stepan, 2010, s. 7-8; Tudesco, 1980, s. 6).
Bu tarihsel sreten de grld zere gnmz Fransz laikliinin temelleri toplumdaki
kuvvetler arasnda 19. yzyl boyunca devam etmi bir ideolojik ve siyasal atmann sonu-
cu olarak ortaya kmtr.

Hem gemi dnemlerde hem de gnmzdeki din-devlet ilikisinin de gsterdii zere


Fransa ve Britanya farkl seklerizm modellerini temsil etmektedir. Bir yandan Fransz laiklik
tarihi antiklerikalizm ve devlet-Kilise atmas ile ekillenmiken dier yandan Britanyada
Kilise devlet ierisinde her zaman varln srdrm ve oulculuk fikri tesis edilmitir.

Smrge mparatorluklar, Misyonerlik Faaliyetleri ve Medeniletirme Misyonu


Misyonerlik faaliyetleri 18. yzyln ikinci yars ierisinde grece d gstermitir. Fransa,
spanya ve Portekizdeki Cizvitler zerine getirilen kstlamalardan da anlalaca zere an-
tiklerikalizmin ilk dalgas bu dte nemli bir rol sahibi idi. Ancak misyonerlik faaliyetleri
19. yzylla beraber bir kez daha ykselie geti. Hem Katolik misyoner gruplar hem de
Avrupa ve ABDdeki Protestan kiliselere bal misyoner gruplar yzyl boyunca ciddi bir
byme gsterdi. Farkl kiliselere mensup misyonerlik gruplar arasndaki rekabet genel
faaliyetlerdeki bu ykselite de nemli bir rol oynad (Doan, 2008, s. 386-387).

Daha nce de belirtildii gibi bu dnemler ayn zamanda smrgecilik faaliyetlerinin de


zirveye ykseldii dnemlerdi. Hindistandaki ngiliz mevcudiyeti 17. yzylda balam ve
19. yzylda en etkin olduu seviyeye ykselmitir. Dou Hindistan irketi, blgedeki ilk
ngiliz mevcudiyetinden itibaren gcn ve nfuzunu devaml olarak arttrmtr. Yine de
Dou Hindistan irketinin smrge ynetimi resmen 18. yzyln ortasndan itibaren ba-
lamtr. Her ne kadar irketin anavatan ve Monari ile yakn ilikileri olsa da son noktada
bu irket krn daima arttrmak iin hareket eden, kr gden bir oluum idi (Frykenberg,
2005, s. 109). Hint Ayaklanmas veya Sepoy syan diye bilinen genel ayaklanmalar takiben
1858de Britanya mparatorluu Hindistann kontroln resmen zerine almtr.

Bu srete ngiliz misyonerleri de Afrika, Orta Dou ve Uzak Dounun yan sra Hindistanda
da son derece etkili olmaya almtr. Her ne kadar 18. yzyln sonlarnda Hindistanda
baz misyonerlik faaliyetleri mevcut olsa da Hindistann misyonerlik faaliyetlerine resmen

91
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

almas 1813te gereklemitir (Cox, 2008, s. 124). Bu srete tm ngiliz misyoner gruplar
Anglican Colonial Church Society gibi Anglikan deildi, ayrca Presbiteryen (Presbyterian
Glasgow Church Society) ve Kongregasyonalist (Congregationalist Colonial Missionary So-
ciety) misyoner gruplar da Britanya Hindistannda aktif idi (Hardwick, 2011, s. 854).

Afrikadaki Fransz mevcudiyeti de ayn ekilde 17. yzylda balamtr. Ancak Afrikann
Fransa iin daha da nem kazanmas yeni dnyadaki topraklarn da kaybetmesiyle gerek-
lemitir. Smrgeci genilemenin en youn gerekletii dnem ise nc Cumhuriyet
Dnemi olmutur. zellikle Sedan Savann 1870de Almanlara kar kaybedilmesinin ar-
dndan smrgecilik faaliyetleri yaralarn sarlmas iin bir yol olarak grlmtr. Kuvvetli
milliyeti grlerinin yan sra, nc Cumhuriyetin liderleri smrgecilii dier Avrupa
gleriyle rekabette bir avantaj olarak deerlendirmilerdir (Daughton, 2006, s. 5; Wesse-
ling, 2004, s. 131).

Bunun yan sra Franszlarn da tpk ngilizler gibi 19. yzylda misyonerlik faaliyetlerindeki
ykselite nemli bir rolleri vardr. Bir yandan Fransz Smrge mparatorluu genilerken
bir yandan da farkl misyoner gruplarndan oluan Fransz Katolik misyonerlik hareketi, d-
nem ierisindeki en nemli Katolik misyonerlik hareketi olmutur. zellikle de 19. yzyln
son yllarnda Fransz Katolik misyonerleri Katolik dnyann en byk ve en etkin grubunu
tekil etmekteydi (Tudesco, 1980, s. abstract). Papa IX. Pius ldnde (1878), tm Katolik
misyonerlerin Bat dnda faaliyet gsterenlerinin neredeyse drtte , yzyl sona erdi-
inde ise te ikisi Fransz idi (Feay, 2003, s. 336).

Tarihsel verilerin de gsterdii zere hem Fransz hem de ngiliz misyonerlik faaliyetleri 19.
yzyl boyunca son derece etkili olmutur. Misyonerlik faaliyetleri devlet eliyle yrtlen
aktiviteler deil, sivil aktiviteler olmasna ramen misyoner gruplar smrge topraklarnda
da faaliyet gsterdii iin smrgelerdeki yneticilerle bir iliki kurmak durumunda kalm-
lardr. Bu durum bir anlamda anavatann dnda bir din-devlet (veya din kurum-devlet) ili-
kisi olumasna sebep olmutur. Bu durumda bir yandan merkezdeki yneticilerin temsilcisi
olarak deerlendirebileceimiz smrgelerdeki yneticiler ile dier yandan da Kilisenin
yerinde dnebileceimiz misyonerlik gruplar mevcut olmutur. Tablo 1de de grld
zere, smrgelerde bu ekilde bir din-devlet ilikisi olduunda, merkezden smrgelere
politika aktarm konusunda eit beklenti olabilir:

1- En temel beklenti smrgelerdeki yneticilerin tutumlarnn da merkezdeki yneticilerin


tutumlar ile ayn olmas ynndedir. Bu durumda Fransz smrge yneticilerinin misyo-
nerlik faaliyetlerini engellemeye almas, Britanya smrge yneticilerinin ise misyonerlik
faaliyetlerini serbest brakmas ve hatta Hindistandaki misyonerleri desteklemesi beklenirdi.

2- Smrge yneticileri ve misyonerler arasndaki iliki konusundaki ikinci beklenti, me-


deniletirme misyonu4 erevesinde smrge imparatorluklarnn Hristiyanlk ve Avrupa

4 Franszca kaynaklarda mission civilisatrice ve ngilizce kaynaklarda civilizing mission eklinde gemektedir.

92
Merkezde ve Smrgelerde Kilise-Devlet likisi: Britanya Hindistan ve...

deerlerini yayma arzusu olmasdr. Bu durumda hem Hindistandaki hem de Afrikadaki


smrge yneticilerinin, yerel halk Hristiyanlatrmak iin aba sarf eden misyonerleri des-
teklemesi beklenirdi.

3- Smrgelerdeki din-devlet ilikisi ynnden son beklenti ise bu ilikinin tamamen s-


mrge balam tarafndan belirlenmesi ve merkezdeki politikalarn dorudan aktarm ol-
mamas ynndedir.

Tablo 1.
Merkezden Smrgelere Politika Aktarm Ynnde Beklentiler
Fransz
Britanya Hindistan
Afrikas
- + Dorudan Aktarm (1)
Misyonerlik Faali- + + Tam Destek (2)
yetlerine Destek + -
Dorudan Aktarm Yok (3)
- -

Bu beklentiler erevesinde, bundan sonraki iki blm Fransz Afrikas ve Britanya Hindista-
nnda smrge yneticileri ile misyonerlik faaliyetleri arasndaki ilikiyi inceleyerek ilikile-
rin ne ekilde gerekletiini tespit etmektedir.

Ancak nmzdeki blme gemeden nce smrgeci zihniyetini anlayabilmek iin me-
deniletirme misyonu kavram zerinde ksaca durmak gerekmektedir. Medeniletirme
misyonu temelde Fransz elitlerin smrgeci genilemeyi cesaretlendirmek iin kulland
ancak dier smrgeci glerde de grlen bir sylemdir. Bu erevede Fransa, smr-
gecilik abas erevesinde kendi kendine stlendii bir medeniletirme misyonunu takip
etmitir. Fransa, aydnlanma, devrim ve onu takip eden reformlar erevesinde kendini a-
da medeniyetin doum yeri olarak deerlendirmi ve bu yzden de medeniyeti gelitirip
yaymak istemitir. Bu balamda da medeniletirme misyonu fikrinin temelleri Aydnlanma-
ya ve devrimcilik fikrine dayanr. Fransz eliti smrge topraklarndaki yerel halk kendisini
ynetme konusunda primitif ancak ykseltilmeye uygun, (Conklin, 1997, s. 2) kendilerini
ise ahlaki ve maddi ynden dierlerine stn olarak deerlendirmitir (Fischer-Tin, &
Mann, 2004, s. 4). Bu elitler Aydnlanma ve devrimin gerekletiricileri olduklar iin me-
deni deerlerin garantr grevini kendi kendilerine stlenmilerdir (Pyenson, 1993, s. 3).
Medeniletirme misyonu sylemini ise genelde denizar yaylmac faaliyetlerini merula-
trmak amacyla kullanmlardr (Conklin, 1997, s. 2). zellikle de nc Cumhuriyetle be-
raber medeniletirme misyonu zerindeki vurgu olduka artmtr. Jules Ferry 1883te yle
demitir: Cumhuriyeti Parti gstermitir ki (Fransa) yalnzca zgr bir lke olamaz; ayn
zamanda sahip olduu tm nfuzu Avrupann kaderi iin kullanan byk bir lke olmaldr,
nfuzunu tm dnyaya yaymal ve dilini, geleneklerini, bayran, ordusunu ve dehasn ulaa-
bildii her yere tamaldr. (Daughton, 2006, s. 3). Bu balamda, eitim smrgeci genile-

93
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

mede son derece nemli bir yer tekil etmitir (Dueck, 2006, s. 442-443). Eitim ve ticaret,
salk hizmetleri gibi yollarla medeniletirme misyonu yalnzca devlet organlar tarafndan
deil ayn zamanda misyoner gruplar gibi sivil yaplanmalar tarafndan da hayata geiril-
mitir (Keller, 2008, s. 107).

Medeniletirme misyonu sylemi Britanya mparatorluunda da zellikle kltrel emper-


yalizm balamnda grlmektedir (Numark, 2006, s. 25). Tpk Fransz elitlerinin yapt gibi
medeniletirme misyonu smrgeci genilemenin merulatrma arac olarak kullanlm-
tr, zira bu sylem onlara gittikleri blgelerde egemenliklerini kurmalar iin bir frsat sun-
mutur (Fischer-Tin, & Mann, 2004, s. 4-5). Yine de Fransz ve ngiliz rneklerindeki mede-
niletirme misyonu anlay karlatrldnda, bu sylemin rolnn Fransz balamnda
daha byk olduu aikrdr. nk bu fikir hem Fransz elitleri ve smrge yneticileri
arasnda olduka yaygn olmutur hem de 1895ten itibaren resm bir devlet ideolojisi ola-
rak belirlenmitir (Conklin, 1997, s. 11). ngiliz tarafnda ise daha ok yalnzca merulatrma
arac olarak kullanlmtr.

Britanya Hindistannda Smrgeci Devlet ve Misyonerlik Arasndaki liki

Britanya Hindistannda smrge otoriteleri ile misyonerler arasndaki ilikiler takip edil-
diinde, yneticilerin misyonerleri daima desteklediklerini veya onlar daima engelledik-
lerini sylemek ok mmkn deildir, zira iki iddiay da destekleyecek kaytlar mevcut-
tur. Frykenberg, yneticilerin tutumlar farkl zamanlarda deiim gsterdii iin farkl
Britanya mparatorluklar olduunu belirtmektedir (Frykenberg, 2005, s. 107). Esasnda,
Dou Hindistan irketinin uzun sre misyonerlerle ilgili resm bir politikas mevcut deildi
(Carson, 1990, s. 170). irket kr gden bir yap olduu iin tutumlar ticari koullar tara-
fndan etkilenmitir. yle ki irket ynetimi srasndaki genel siyasi dzenlemeler dahi kr
gtmenin bir yan sonucu olarak ekillenmekteydi. Bylece, irketin misyonerlerle ilikileri
de yerel halk Hristiyanlatrma dncesindense ekonomik ve siyasi karlar erevesinde
ekillenmitir. Muhakkak ki misyonerlik faaliyetlerinin varl Hristiyanlatrma ve kltrel
emperyalizm gibi yollarla otoritelere faydal oluyorduysa da baz idari faaliyetlere engel
de oluyordu. Nasl ki bir tccar krnn peinde olur ve bir politikac gcn arttrmaya
alrsa, bir misyoner de insanlar Hristiyanlatrarak dinini yaymaya alr (Miller, & Stanc-
zak, 2009, s. 350). Bu yzden, misyonerler mmkn mertebe otoritelerin izdii snrlar
erevesinde faaliyet gstermilerdir ancak dnem dnem bu snrlar amlardr. Bu ba-
lamda, genel olarak 19. yzyldaki ilikilere bakldnda otoriteler ile misyonerlerin ortak
hareket ettii dnemler olmakla beraber, zellikle yzyln ikinci yarsnda Britanyann
dorudan ynetimi srasnda uzlama ciddi anlamda azalm ve misyonerlik faaliyetleri
zerindeki snrlamalar artmtr.

94
Merkezde ve Smrgelerde Kilise-Devlet likisi: Britanya Hindistan ve...

18. yzylda ve 19. yzyln banda, blgede ngiliz misyonerleri bulunsa da misyonerlik fa-
aliyetleri Dou Hindistan irketi tarafndan resm olarak yasaklyd. Ancak misyoner lobileri
irkete bask yaparak 1813 ylnda hazrlanan yeni irket tzne dindar maddesi (pious
clause) ekletmitir (Carson, 1990, s. 169). Bu maddenin ardndan Hindistann kaplar resmi-
yette de ngiliz misyonerlerine alm oldu. Bu, otoriteler ile misyonerler arasndaki en ciddi
i birlii noktalarndan biridir. Ayrca hem dindar maddesinden nce hem de yeni tzn
sonrasnda smrgeci otoriteler misyonerlik faaliyetlerine maddi desteklerde bulunmu-
tur (Numark, 2006, s. 47-55). Misyonerler zaten eitim verebilecek yetkinlie sahip kiiler
olduklar ve irket de yeni bir eitim sistemi tesis etmek istemedii iin kimi zaman misyo-
nerlere meslek eitimi yaptrmak karlnda maa vermitir (Fabian, 1990, s. 340). Bunlarn
yan sra Portera gre Hindistandaki ngiliz misyonerlik faaliyetleri kltrel emperyalizm ve
ngiliz milli kimliinin olumas konularnda smrge otoritesine katk salamtr (Porter,
2005, s. 50). Bir baka gre gre ise, her ne kadar otoriteler ve misyonerler arasnda anla-
mazlklar olsa dahi, onlar benzer siyasi, din ve medeniyetle ilgili amalara farkl yollardan
ulamaya almaktaydlar (Shourie, 1994, s. 57).

Her ne kadar zellikle 19. yzyln ilk yarsyla ilgili bu ekilde i birlii durumlar olsa da baz
grlere gre yzyln her iki yarsnda da ciddi anlamazlk durumlar da sz konusu idi.
Grece bir miktar daha az olmakla beraber irket dneminde dahi anlamazlklar mevcut-
tu. Dou Hindistan irketi, Hinduizmi Hindistann birok blgesindeki yerleik din olarak
kabul etmi ve misyonerlik faaliyetlerine bir noktaya kadar msamaha gstermitir (Carson,
1990, s. 186). 1813te misyonerler Hindistan topraklarna zgrce giri izni aldktan sonra,
gerekletirdikleri faaliyetler din uyan, toplumsal dnm ve hatta milliyetiliin yk-
selmesi gibi baz istenmeyen sonular dourmutur (Frykenberg, 2005, s. 107). Bu durum
krn maksimize etmek iin istikrar isteyen irket iin zararl bir atmosfer yaratmtr. 1820
ve 30larda misyonerlik faaliyetleri baz kentlerde gerilime yol amtr. rnein Bengalde,
tebli ve Brahmanlarn din deitirme faaliyetlerine tepki olarak halk din deitirenleri yar-
glam ve misyonerlerin bu blgelerde okul aarak misyonerlik faaliyetlerini srdrmeleri-
ne engel olmaya almtr (Carson, 1990, s. 184).

1857deki byk Hint Ayaklanmas, smrge otoriteleri ile misyonerler arasnda ileriki d-
nemlerdeki ilikilerin belirlenmesinde nemli bir belirleyici olmutur. Ayaklanmalarn se-
bepleri arasnda misyonerlik faaliyetleri ve yerel halkn misyonerlere gsterdii tepkinin de
nemli bir rol vardr. Misyonerlik faaliyetleri, bir yandan ok sayda insan Hristiyanlatrr-
ken bir yandan da Hint Alt Ktasnda din uyana sebebiyet vermitir (Etherington, 2005, s.
8). Bunun sonucu olarak ayaklanmalarn sonrasnda misyonerler tebli abalar sebebiyle
sorumlu olarak gsterilmilerdir (Frykenberg, 2005, s. 112).

Hint Ayaklanmasnn en byk sonucu Hindistann ynetiminin irketin elinden bizzat


Kralln ve parlamentonun eline gemesi olmutur (Rajan, 1969, s. 92). Bu deiimi ta-

95
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

kiben, smrge yneticilerinin misyonerlik faaliyetlerine ynelik tutumu da deimitir.


1858de Kralie Viktorya kuvvetli bir tarafszlk politikas benimsemi ve Hindistandaki
temsilcilerine de din inan ve ibadet faaliyetlerine mdahaleden kanmalar emrini ver-
mitir (Sweetman, 2007, s. 119). Bu andan itibaren smrge yneticileri kendi ynetimleri
altnda yaayan Hindistanllar kkrtabilecek her trl din faaliyete kar kontrolc bir
tutum izlemitir (Rajan, 1969, s. 90). Bu dnemdeki tarafszlk politikas yerel halka Britan-
ya ynetiminin dorudan Hristiyan olmadn ve misyonerleri yerel halka tercih etme-
diklerini gstermeyi amalamtr. Bu tutumlarn gstermek iin otoriteler kimi zaman
tarafszlklarn yerel halk lehine bozarak onlara Hindu tapnaklar ve camiler yapmalar
iin maddi destekte bulunmulardr (D. E. Smith, 1998, s. 189). Bu sre ayn zamanda
misyonerlik faaliyetleri zerine baz kstlamalar getirmitir. Bu erevede baz misyonerlik
gruplarnn okul veya kilise ina etmesi yasaklanmtr (Frykenberg, 2005, s. 109). Fryken-
bergin belirttiine gre de Danimarkal ve Alman misyoner gruplarna dnem dnem
msamaha gsterilse de ngiliz misyonerleri en ok kstlanan gruplar olmulardr (Fry-
kenberg, 2005, s. 129).

Yerel halkn misyonerlik faaliyetlerine kar gsterdii tepki, getirilen kstlamalarn bir se-
bebi iken bir baka sebep de misyonerlerin bizzat kendi eylemleri ve tutumlaryd. Yzyln
banda misyonerlik faaliyetlerinin grece zayf olduu dnemlerde, misyonerler faaliyet-
lerini gerekletirebilmek iin belirli bir alan ve g kazanmaya gayret ettiler. Misyonerlerin
bu yndeki abalarndan biri Miller ve Stanczak tarafndan Hindistandan ine gerekleen
afyon ticareti zerinden anlatlmaktadr. Bu ticaret yolu o dnemlerde hem irketin hem
de Britanyann ticari talepleri iin son derece nemliydi. 19. yzyln banda, her ne ka-
dar bu kendilerinin temel amalar arasnda yer almasa da baz misyoner gruplar otorite-
lerle bu ticaretin yaplmas konusunda i birlii yapmtr. Dorusu misyonerler bu ticareti
Hindistanda salam bir konum elde etmek iin bir frsat olarak grm ve kullanmlardr
(Miller, & Stanczak, 2009, s. 332-333). Ancak Miller ve Stanczakn belirttii zere, yzyln
ikinci yarsnda misyonerler yeteri kadar glenip tccarlarn maddi desteklerine daha az
ihtiya duymaya baladktan sonra afyonun insan zerinde oluturduu olumsuz sonu-
lardan bahsetmeye balamlar ve ticarete ket vurmaya almlardr. Bunun sonucunda
da otoritelerle misyonerler arasndaki ilikilerde bir bozulma meydana gelmitir (Miller, &
Stanczak, 2009, s. 347).

Buradan da anlalmaktadr ki misyonerlerin faaliyetleri ya yerel halk rahatsz etmek ya da


afyon ticareti rneinde grld zere ticari faaliyetlere engel olmaya almak yollary-
la smrge otoritelerine zarar vermitir. Otoriteler ve misyonerler kendi karlarna ulaa-
bilmek iin i birlii yapma ihtiyac duyduklar dnemlerde ilikiler daha problemsiz bir hl
almtr. Ancak -zellikle de yzyln ikinci yarsnda- misyonerlerin baz faaliyetleri otorite-
lere hem siyasi hem toplumsal hem de ekonomik ynden engel tekil etmeye balamtr.
Bu yzden de 1858 sonras otoriteler resmiyette tarafsz kalmay tercih etmilerdir. Ancak

96
Merkezde ve Smrgelerde Kilise-Devlet likisi: Britanya Hindistan ve...

her ne kadar tarafszlk iddiasnda olsalar da misyonerlik faaliyetlerini kstlam ve Hindu ve


Mslmanlarn din aktivitelerini desteklemilerdir.

Hindistann 19. yzyldaki bu serveni din-devlet ilikileri konusunda merkez ve koloni


balamnda ilgin bir sonu ortaya koymaktadr. Daha nce de belirtildii zere Britanyada
seklerizmin en temel zellikleri yerleik Kilise ve oulculuk idi. Yerleik Kilisenin olma-
s dolayl olarak Britanyada Hristiyanln yksek bir konumu olduuna iaret etmektedir.
Eer Britanyadaki bu seklerizm modeli dorudan Hindistan balamna aktarlm olsa s-
mrgelerdeki otoriteler ngiliz misyonerlik faaliyetlerini destekler ve ayn zamanda da yerel
dinlere oulculuk erevesinde destek verirdi. Ancak Britanya Hindistannda vaziyet bun-
dan farkl olmutur. Her ne kadar otoriteler yzyln ilk yarsnda misyonerleri baz durum-
larda destekleseler de zellikle Hint Ayaklanmasndan sonra misyonerlere kar ok daha
kstlayc bir tutum taknmlardr. te yandan hem irket hem de 58 sonras ynetim, yerel
dinlerin faaliyetleri konusunda topluma zgrlk vermitir. Dolaysyla Hristiyanlara ynelik
politikalarda dorudan olmasa da oulculuk konusunda merkezden smrge topraklar-
na bir politika aktarmnn olduu sylenebilir.

Fransz Afrikasnda Smrgeci Devlet ve Misyonerlik Arasndaki liki


Britanya rnei 19. yzyln iki farkl yarsnda grece farkl tutumlar ortaya koysa da Fransa
rneinde bu farkllklar daha azdr. Fransz Afrikas zerine aratrmalara bakldnda s-
mrge otoriteleri ve misyonerler arasndaki ilikilerin doas zerine farkl grler olduu
grlmektedir. Ancak bu farkl grler smrge otoritelerin tutumlarnn nasl olduu y-
nnde deil, var olan genel tutumlarn farkl sebepleri zerinedir. Bu erevede bakldn-
da Fransz Afrikasnda smrge otoriteleri ve misyonerler arasndaki ilikinin genel olarak i
birlii temelinde ilerlemi olduu grlmektedir. Yine de otoritelerle misyonerler arasnda
anlamazlklarn olduu spesifik olaylar mevcuttur. Bu olaylardan biri, 19. yzyln sonu ve
20. yzyln banda Fransz Senegalinde Katolik misyonerlerle smrge otoriteleri arasn-
daki problemleri gsteren Elizabeth Ann Fostern almasnda mevcuttur. Fostern belirt-
tiine gre her ne kadar farkl ncelik ve beklentilerden dolay iki taraf arasnda anlamaz-
lklar olsa da bu anlamazlklarn kkeni merkezden gelen ideolojiye dayanmamaktadr. Bir
baka deyile, Fransz Senegalinde otoritelerin misyonerlere uygulad basklar, merkezin
Kiliseye benzer basklar uygulamasndan deil, iki taraf arasnda smrge balamnn so-
nucu olarak ortaya kan anlamazlklardan dolaydr (Foster, 2006, s. iii-iv).

Daha nce de belirtildii gibi Fransz smrge otoriteleri ile misyonerler arasnda genelde
bir i birlii sz konusudur. Farkl almalar Suriye (Bocquet, 2004, s. 57, 63; Deguilhem,
2002, s. 459; Trimbur, 2004, s. 11) ve Lbnan (Dueck, 2006; Spagnolo, 1974, s. 563)da Fran-
sz idarecilerin misyoner okullarn finanse ettiklerini ve diplomatik glerini kullanarak
faaliyetlere destek verdiklerini gstermitir. Ancak unutulmamaldr ki bu dnemde Orta

97
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

Douda gerekletirilen misyonerlik faaliyetleri Osmanl ynetimi altnda veya manda y-


netimi dneminde hayata geirilmitir. Manda ynetiminin smrge ynetiminden belli
bal farkllklar olduu iin bu almalar Fransz Afrikasnda da i birliinin var olduunu
kesin olarak iaret edemez. Yine de manda ynetimi altndaki bu i birlii hli kendi merkez
snrlar dnda Fransann politikas konusunda bir fikir verebilir.

nc Cumhuriyet dnemi Fransada hem smrgeciliin hem de misyonerlik faaliyetle-


rinin zirve noktaya kt dnem idi. Ancak ayn zamanda bu dnem antiklerikalizmin de
Fransada ok kuvvetli bir olduu dnemdi. Bu erevede misyonerlik faaliyetleri ve onlarn
otoritelerle ilikisi iki kavram tarafndan ekillendi: antiklerikalizmin ykselii ve smrgeci
genileme (Tudesco, 1980, s. 4). Bu her iki kavramn da son derece nemli olmas Fran-
sz elitleri iin bir ikilem oluturmutur. Ancak bu ikilem Lon Gambettann antiklerika-
lizmin ihra edilecek bir madde olmadn aklamasyla beraber almtr (Foster, 2006,
s. iii; Prudhomme, 2008, s. 32; Tudesco, 1980, s. 2). nceden de zaten kuvvetli bir ekilde
srdrlmekte olan misyonerlik faaliyetlerinde zellikle bu aklamadan sonra ciddi bir ar-
t olmutur. Belki merkez Fransadaki siyasetilerin bu karar gerekten yrekten verdii
iddia edilemez ancak smrgelerde misyonerlerle i birlii bir anlamda kanlmaz olarak
grlmtr (Prudhomme, 2008, s. 50). Misyonerlerin smrge topraklarndaki hizmetleri,
birok konudaki uzmanlklar ve merulatrma rol oynuyor olmalar Franszlarn smr-
geci genileme planlarn salama konusundaki karlar iin son derece nemli olmutur
(Daughton, 2006, s. 6; Tudesco, 1980, abstract).

Yzyl boyunca hkmet yetkilileri Fransz misyonerlerinin dnyadaki Fransz etkisinin


genilemesinde ne kadar nemli bir rol oynadnn altn izmitir. Bu faaliyetler smr-
geci genilemeye insani bir yn katarak onu merulatrd iin de son derece nemli idi
(Tudesco, 1980, s. 1-2). Ayrca daha pratik konularda da misyonerler smrge otoritelerine
destek oluyorlard. Koloniler bydke yneticiler okullarnda, yetimhanelerinde ve has-
tanelerinde hizmet edecek yetimi kiilere ihtiya duymulardr. Misyonerler bu konular-
da hizmet etmek iin olduka uygun olduu iin bu srete en antiklerikal otoriteler bile
misyonerlerden destek almlardr (Klein, 1998, s. 115). Her eyden nce misyonerlerin b-
yk bir blm iyi eitimli idi. Ayrca -hatta daha da nemli olarak- misyonerler uzun yllar
boyunca yerel halkla beraber alm ve onlarla yan yana yaamt. Bu tecrbeleri dolay-
syla da yerel halkn dilini, geleneklerini ve toplumsal ilikilerini renmilerdi. Bu yzden
de misyonerler kolonicilere, tccarlara ve otoritelere gre yerel halkla ok daha yakn iliki
ierisindeydi (Daughton, 2006, s. 11-12). Misyonerlerin nemli hizmetleri ve smrge otori-
teleriyle kurduklar yakn iliki Almanach des Missionsun 1880 ve 90lardaki muhtelif sayla-
rnda da konu edilmitir (Daughton, 2006, s. 236).

Fransz Afrikasnda smrge otoriteleri ve misyonerler arasndaki i birliinin sebepleri


zerine en yaygn argman iki tarafn da ayn ideali, yani medeniletirme misyonunu takip

98
Merkezde ve Smrgelerde Kilise-Devlet likisi: Britanya Hindistan ve...

etmi olmalardr. Feaye gre esasnda medeniletirme misyonu temelde Hristiyanlktaki


ahlakllatrma misyonundan (moralizing mission) gelmektedir. Bylece, misyonerlerin fikir-
leri esasnda laik Fransann smrgeleri dntrme amacnda etkili olmutur (Feay, 2003,
s. 339). Bu srete misyonerlik faaliyetleri Avrupa medeniyetinin kazanmlarn smrgelere
aktarmann bir yolu olarak grlmtr (Opoku, 1987, s. 566-567). Bylece, misyonerler sk
alma ve otoritelere itaat gibi fikir ve deerleri de yerel halka enjekte etmitir. Bu durum,
smrgelerdeki otoriteler iin de daha dengeli ve dzenli bir atmosfer salamtr (Beno-
ist, 1987, s. 40-41). Medeniletirme misyonu erevesinde eitim faaliyetleri ok nemli bir
konuma sahip olmutur. Misyonerler de eitim konusunda en yetkin kiiler olduklarndan
otoriteler onlar desteklemekte idi. Yine de otoriteler kendi medeniyet anlaylarn smr-
gelerde yaymak istediklerinden baz Protestan gruplarn kstlam ve Fransz Katolik grup-
larn desteklemitir (Gallego, & Woodberry, 2010, s. 295-298).

Medeniletirme misyonunun i birliinin en nemli sebebi olduunu iaret eden arg-


manlarn yan sra buna kar kan argmanlar da mevcuttur. Claude Prudhommea gre
misyonerlerin ve smrge yneticilerinin medeniletirme misyonundan anladklar ve bek-
lentileri farkl idi. Misyonerler daha ilah bir misyonu takip ederken otoriteler bu misyonu
dnyevi bir yorumla daha ok millet balamnda deerlendirmitir. Bu yzden de ayn mis-
yona sahip olmak aradaki i birliini aklamak iin yeterli deildir. Prudhomme ayrca iki
grubun blgedeki mevcudiyetlerinin de farkl kar ve beklentilere dayandn belirtmek-
tedir. Ancak ona gre i birlii kendi amalarna ulamalar yolunda iki grup iin de yine de
en iyi yol olmutur. Bu sebeple, eksiklikleri olsa bile taraflar tavizler vermi ve i birlii yap-
mlardr (Prudhomme, 2008, s. 31-34, 55). Daughton ise i birliinin sebebini medeniletir-
me misyonu olarak grenlerle Prudhomme arasnda bir orta argman sunmaktadr. Ona
gre, tpk Prudhommeun da syledii gibi, iki grubun medeniyet alglar farkl olduu iin
medeniletirme misyonundan beklentileri de farkldr. Misyonerlere gre medeniyet din,
ruhani ve ahlaki bir uyann yan rn olduundan din bir arma sahipti. te yandan
otoriteler iinse ok daha milli bir anlam vard. Ancak her ne kadar iki tarafn da medeniyet
alglar farkllasa ve kendi amalarn hayata geirme ynnde aba sarf etseler de her bir
grup i birlii sayesinde amacn hayata geirmeye daha da yaklamtr (Daughton, 2006,
s. 12, 244).

Son olarak her ne kadar 20. yzyln banda gereklemi olsa da Dreyfus Olaynn s-
mrgeler zerindeki etkisi vurgulanmaya deerdir. Bu olay ve onu takiben karlan din
faaliyetleri kstlamaya ynelik yasalar muhakkak ki smrgelerdeki misyonerlik faaliyetleri
zerinde de baz etkilere sahip olmutur. Smrge otoriteleri 19. yzyl boyunca misyo-
nerlik faaliyetlerini genelde desteklemi olsalar da Dreyfus Olayndan sonra daha tarafsz
bir tutum taknmaya balamlardr. Yine de Dreyfus Olay sonrasnda karlan yasalar ve
1905te Kilise ve devletin resm olarak birbirinden ayrlmasnn smrgeler zerindeki etkisi
merkez Fransadaki etkisi kadar ar olmamtr. rnein, byk lde misyonerler tara-

99
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

fndan oluturulmu olan smrgelerdeki eitim sistemi bu srete bozulmadan srdrl-


mtr (Tudesco, 1980, s. 190).

Blm boyunca grld zere tarih veriler baz istisnai durumlar haricinde Fransz Afri-
kasnda smrgedeki otoritelerin misyonerlik faaliyetlerini desteklediine iaret etmekte-
dir. Bir anlamda misyoner kurumlar ve faaliyetleri Fransz smrge idaresinin birer paras
olarak deerlendirilmitir. Ancak bilindii zere ayn dnemde merkez Fransada devletin
Kiliseden radikal bir kopuu sz konusudur, zira din kurumlar ve din adamlar eski Fransz
rejiminin kalntlar olarak grlmtr. Tam tersine smrgelerdeki tecrbe bir anlamda
Fransz idari otoritesinin din personelle yeniden ortaklk kurmas olayna rnek tekil et-
mitir. Tabii ki bu i birliinin dini karsna alan ve antiklerikalizmi ycelten nc Cumhu-
riyet dneminde gereklemi olmas da ilgin bir ironi tekil etmektedir.

Anlalmaktadr ki o dnemde nc Cumhuriyetin liderleri iki amalar arasnda, yani an-


tiklerikalizm ve smrgecilik arasnda bir tercih yapmak durumunda kalmtr. Misyonerlik
faaliyetlerini kstlamak bu iki seenekten ilkine, bu faaliyetleri desteklemek ise tam tersine
ikinci seenee hizmet etmek anlamna gelmekteydi. Muhtemelen ykselen g mca-
delesi ve yzyln sonunda Avrupada ortaya kmakta olan yeni g dzeninde yer alma
amac Cumhuriyetileri kendilerine uluslararas dzeyde bir avantaj salayacak olan ikinci
seenee itmitir. Ancak tabii ki smrgecilik ideali tercihi de yneticilere -her ne kadar bu
merkezdeki ideallere ters dse de- misyonerlerle i birlii yapma sorumluluunu vermitir.

Sonu
Fransz Afrikas ve Britanya Hindistan zerine yaplan bu aratrma gstermektedir ki s-
mrge otoritelerinin misyonerlere kar takndklar tutum anavatanlarnda takip edilen
din-devlet ilikisi modelleriyle farkllk gstermektedir. Merkezden farkl tutumlarn geliti-
rilmesinin yan sra ngiliz smrge otoritelerinin Hindistandaki tutumlaryla Fransz otori-
telerinin Afrikadaki tutumlar da birbirinden farkl olmutur.

ki taraftaki genel seklerizm modellerine bakldnda gnmzde Fransa ve ngilterede


farkl modellerin mevcut olduunu grmek mmkndr. Fransa kuvvetli ekilde din-devlet
ayrmn savunurken ngiltere yerleik Kilisesi olan ve oulcu bir lkedir. Bu mevcut se-
klerizm modellerinin kkenleri de yakn tarihlerindeki atmalardan kaynaklanmaktadr.
Modern Fransa, 1789 Devriminden sonra eski rejime bir tepki olarak domutur. Eski rejim
sresince Kilise ve Monari arasnda daimi bir i birlii mevcut olmutur. Bu yzden de dev-
rimden sonra, eski rejimin bir paras olan din kurumlar dlanmtr. Bylece Fransadaki
modern din-devlet ilikisi anlay Kilise ile devrimci elitler arasndaki atmadan neet et-
mitir. nc Cumhuriyet ise antiklerikalizmin zirveye ykseldii dnem olmutur. te
yandan Britanya ve Fransa rneklerinde olduu gibi Monariden bir kopu olmamtr.
Mevcut anayasal Monari dzenine gei seri reformlar sonucu gereklemitir. Bu yzden,

100
Merkezde ve Smrgelerde Kilise-Devlet likisi: Britanya Hindistan ve...

Kilise Fransa rneinde olduu gibi hep Monari ile i birlii iinde olmusa da ngiliz siyasi
elitlerinin Kiliseye kar yle bir dmanca tavr taknmasna gerek olmamtr. Ayrca gn-
mz oulculuunun kkenleri de yakn tarihlerinde zellikle dier Hristiyan mezheplerine
kar gelitirdikleri msamahal yaklamda bulunabilir. Bu erevede zellikle Viktorya D-
nemi hem Kiliseye destein ve dindarln yksek olduu hem de farkl inanlara msama-
hann artt bir dnem olarak kaydedilmitir.

Eer merkez Britanyadan Hindistandaki smrgelere din-devlet ilikileri balamnda bir


politika aktarm olmu olsa ngiliz smrge otoriteleri Hindistandaki misyonerleri byk
lde desteklerdi. zellikle 19. yzyln ilk yarsnda otoritelerin misyonerleri gerekten de
destekledii dnemler olmu olsa da bu tutum yzyln ikinci yarsnda ok ciddi bir deii-
me uramtr. zellikle de 1857deki Hint Ayaklanmasndan sonra Britanyann dorudan
ynetiminin balamasyla birok misyonerlik faaliyeti kstlanmtr. Her ne kadar otoriteler
yerel halk rahatsz etmemek iin resmiyette tarafsz bir tutum taknm olsalar da ou du-
rumda bu tutumu yerel halkn lehine geniletmiler, onlara maddi destekte bulunurken
misyonerlerin faaliyetlerini de engellemilerdir. in ilgin taraf ise misyonerler zerindeki
bu basklar daha ok Kiliseye destein olduka yksek olduu Viktorya Dneminde ger-
eklemitir. Bu durum da yine Britanyadan Hindistana dorudan bir politika aktarmnn
olmadn gstermektedir. te yandan Fransada din kurumlara kar dmanca bir tutum
olduu iin eer merkezdeki laiklik politikalar smrgelere dorudan aktarlm olsayd,
smrge otoritelerinin misyonerlik faaliyetleri zerinde kstlamalar uygulamalar bek-
lenirdi. Ancak, baz istisnalar olmakla beraber, Fransz Afrikasnda smrge otoriteleri ile
misyonerler arasnda ciddi bir i birlii sz konusu olmu, misyonerler Fransz ulusunun
denizar hizmetkrlar olarak deerlendirilmi, otoriteler pek ok durumda misyonerleri
desteklemitir. zellikle de Fransada antiklerikalizmin zirvede olduu nc Cumhuriyet
dneminde Afrikadaki misyonerlik faaliyetleri de en aktif dnemini yaamtr. Bu dorul-
tuda iki rnekte merkezdeki ve smrgelerdeki ilikilerin zeti Tablo 2de grlmektedir.

Tablo 2.
Merkezde ve Smrgelerde Din-Devlet likilerinin Genel Durumu
Merkezde Smrgelerde
nc Cumhuriyet Dine Dman Destekleyici
Fransas (-) (+)
Kurulu Kilise ve oulculuk Kstlayc
Viktorya Britanyas
(+) (-)

Son olarak vurgulanmas gereken birka nokta vardr: Birincisi, smrge otoritelerinin mis-
yonerlere kar takndklar tutumlar sabit ve deimez deildir. Hem Britanya hem de Fransa
rneklerinde smrgelerdeki otoritelerin merkezdeki yneticilerle benzer tutumlara sahip
olduklar istisnai durumlar olmutur. Ancak iki rnekte de genel eilimlere bakldnda mer-
kezdeki politikalardan farkllk gsteren politikalarn hkim olduu grlmektedir. kincisi,

101
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

ilk yargnn bir devam olarak Afrika ve Hindistandaki smrge otoriteleri merkezdeki yne-
ticilerden tamamen farkl hareket etmilerdir. demek ok da salkl deildir. Bunun yerine
merkezden kolonilere din-devlet ilikileri konusunda dorudan bir politika aktarmnn ol-
madn sylemek daha doru bir yarg olacaktr. Son olarak hem smrgelerdeki otorite-
lerin tutumlarn belirleyen olaylar hem de merkez-smrge politikalar ayrm konusundaki
farkl grler gstermektedir ki, Johannes Fabiann da iaret ettii zere, smrgecilik ve
din arasndaki ilikiler yalnzca ideolojik veya yalnzca pragmatik aklamalara indirgenemez
(Fabian, 1990, s. 339). Bu makale boyunca tartlan seklerizm balamnda dnlrse de-
nebilir ki smrgelerdeki yneticiler ile misyonerler arasndaki ilikiler de yalnzca ideolojik
ve yalnzca pragmatik aklamalara indirgenemez. Tek sebepli gerekelendirmelerin tam
tersine 19. yzyldaki sreler gstermektedir ki hem ideolojik hem de daha pratik olgu-
lar taraflarn tutumlarnn belirlenmesinde bir etkiye sahip olmutur. Hem otoriteler hem de
misyonerler bir yandan kendi ideallerinin peinde komulardr ancak te yandan zamann
ve bulunduklar blgelerin gereklikleri seeneklerini kstlamtr. Bu yzden de hem Fransz
hem de ngiliz rneklerinde smrge otoriteleri ile misyonerler arasndaki ilikiler idealleriy-
le iinde bulunduklar koullar arasndaki bir ekime sonucu belirlenmitir.

Kaynaka
Barro, R. J., & McCleary, R. M. (2005). Which countries have state religions? Quarterly Journal of Economics, 120(4), 1331-1370.
Baubrot, J. (2008). Dnyada laiklik. stanbul: Dergh Yaynlar.
Baubrot, J. (2010). The evolution of secularism in France: Between two civil religions. In L. E. Cady, & E. S. Hurd (Ed.), Compa-
rative secularisms in a global age (pp. 57-68). New York: Palgrave Macmillan.
Benoist, J.-R. (1987). Eglise et pouvoir colonial au Soudan Franais : Les relations entre les administrateurs et les missionnaires
catholiques dans la Boucle du Niger, de 1885 1945. Paris: Karthala.
Bocquet, J. (2004). Missionnaires Franais et allemands au levant: Les lazaristes Franais de damas et lallemagne, du voyage
de guillaume II linstauration du mandat. In D. Trimbur (Ed.), Des Europens au levant: Entre politique, science et religion (XIXe
-XXe sicles) (pp. 57-75). Munich: R. Oldenbourg Verlag.
Boyle, K., & Sheen, J. (1997). Freedom of religion and belief: A world report. London, & New York: Routledge.
Carson, P. (1990). An imperial dilemma: The propagation of Christianity in early colonial India. The Journal of Imperial and
Commonwealth History, 18(2), 169-190.
Conklin, A. L. (1997). A mission to civilize: The republican idea of empire in France and West Africa, 1895-1930. Stanford, Califor-
nia: Stanford University Press.
Constitution de la rpublique Franaise. (1958). Assemble nationale. Retrieved May 15, 2012 from http://www.assemb-
lee-nationale.fr/connaissance/constitution.asp
Coronation Oath. (1953). The official website of the British monarchy. Retrieved May 18, 2012 from http://www.royal.gov.uk/
ImagesandBroadcasts/Historic speeches and broadcasts/CoronationOath2June1953.aspx.
Cox, J. (2008). The British missionary enterprise since 1700. New York, & London: Routledge.
Daughton, J. P. (2006). An empire divided: Religion, republicanism, and the making of French colonialism, 1880-1914. Oxford, &
New York: Oxford University Press.
Deguilhem, R. (2002). Turning Syrians into Frenchmen: The cultural politics of a French non-governmental organization in
mandate Syria (1920-67)-the French secular mission schools. Islam and Christian-Muslim Relations, 13(4), 449-460.
Demers, D. M. (2011). Secular modernity and Catholic tradition: Finding God in the machinery of the industrial revolution. Un-
published doctoral dissertation, Salve Regina University, Rhode Island.

102
Merkezde ve Smrgelerde Kilise-Devlet likisi: Britanya Hindistan ve...

Doan, M. A. (2008). Missionary schools. In G. goston, & B. Masters (Ed.), Encyclopedia of the Ottoman Empire (pp. 385-388).
New York: Facts On File.
Dueck, J. M. (2006). Educational conquest: Schools as a sphere of politics in French mandate Syria, 1936-1946. French History,
20(4), 442-459.
Etherington, N. (2005). Introduction. In N. Etherington (Ed.), Missions and empire (pp. 1-18). New York: Oxford University Press.
Fabian, J. (1990). Religious and secular colonization: Common ground. History and Anthropology, 4(2), 339-355.
Feay, T. E. (2003). Mission to moralize: Slaves, Africans, and missionaries in the French colonies, 1815-1852. Unpublished doctoral
dissertation, University of Notre Dame, Indiana.
Fetzer, J., & Soper, J. C. (2005). Muslims and the state in Britain, France, and Germany. Cambridge, & New York: Cambridge
University Press.
Fischer-Tin, H., & Mann, M. (2004). Colonialism as civilizing mission: Cultural ideology in British India. London: Anthem Press.
Foster, E. A. (2006). Church and state in the republics empire: Catholic missionaries and the colonial administration in French
Senegal, 1880-1936. Unpublished doctoral dissertation, Princeton University, Princeton.
Fox, J. (2006). World separation of religion and state into the 21st century. Comparative Political Studies, 39(5), 537-569.
Fox, J. (2008). A world survey of religion and the state. Cambridge, & New York: Cambridge University Press.
Frykenberg, R. E. (2005). Christian missions and the Raj. In N. Etherington (Ed.), Missions and empire (pp. 107-131). New York:
Oxford University Press.
Gallego, F. A., & Woodberry, R. (2010). Christian missionaries and education in former African colonies: How competition
mattered. Journal of African Economies, 19(3), 294-329.
Gauchet, M. (1998). La religion dans la dmocratie: Parcours de la lacit. Paris: Gallimard.
Goldstein, N. (2010). Religion and the state. New York: Facts On File.
Hardwick, J. (2011). Gods empire : Religion and colonialism in the British world, c. 1801- 1908. The Journal of Imperial and
Commonwealth History, 39(5), 853-855.
Janes, D. (2009). Victorian reformation: The fight over idolatry in the church of England, 1840-1860. Oxford, & New York: Oxford
University Press.
Kalyvas, S. N. (2003). Unsecular politics and religious mobilization. In T. K. Selman, & J. A. Buttigieg (Ed.), European Christian democ-
racy: Historical legacies and comparative perspectives (pp. 293-320). Notre Dame, Indiana: University of Notre Dame Press.
Keller, K. (2008). On the fringes of the civilizing mission: Suspicious Frenchmen and unofficial discourses of French colo-
nialism in AOF. French Colonial History, 9, 103-129.
Klein, M. A. (1998). Slavery and colonial rule in French West Africa. Cambridge: Cambridge University Press.
Kuru, A. T. (2006). Dynamics of secularism : State-religion relations in the United States, France and Turkey. Unpublished docto-
ral dissertation, University of Washington, Washington.
Kuru, A. T. (2011). Passive and assertive secularism: Historical conditions, ideological struggles, and state policies toward
religion. World Politics, 59(4), 568-594.
Madeley, J. (2003). A framework for the comparative analysis of church-state relations in Europe. West European Politics,
26(1), 23-50.
Miller, J., & Stanczak, G. (2009). Redeeming, ruling, and reaping: British missionary societies, the East India company, and the
India to China opium trade. Journal for the Scientific Study of Religion, 48(2), 332-352.
Minkenberg, M. (2010). The policy impact of church-state relations: Family policy and abortion in Britain, France and Ger-
many. West European Politics, 26(1), 195-217.
Monsma, S., & Soper, J. C. (2009). The challenge of pluralism: Church and state in five democracies. Maryland: Rowman & Litt-
lefield Publishers.
Norris, S., & Inglehart, R. (2011). Sacred and secular: Religion and politics worldwide. Cambridge, & New York: Cambridge
University Press.
Numark, M. W. (2006). Translating religion: British missionaries and the politics of religious knowledge in colonial India and Bom-
bay. Unpublished doctoral dissertation, UCLA, Los Angeles.
Opoku, K. A. (1987). La religion en Afrique pendant lpoque coloniale. In A. Adu Boahen (Ed.), Histoire generale de lAfrique
VII-LAfrique sous domination coloniale, 1880-1935 (pp. 549-579). Paris: UNESCO/NEA.
Philpott, D. (2007). Explaining the political ambivalence of religion. American Political Science Review, 101(3), 505-525.
Porter, A. (2005). An overview, 1700-1914. In N. Etherington (Ed.), Missions and empire (pp. 40-63). New York: Oxford Univer-
sity Press.

103
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

Prudhomme, C. (2008). Les missions Catholiques et la colonisation Franaise sous la IIIe Rpublique (1870-1940): Raison
missionnaire, raison detat et rgulation Romaine. Social Sciences and Missions, 21(1), 31-56.
Pyenson, L. (1993). Civilizing mission: Exact sciences and French overseas expansion, 1830-1940. Baltimore: Johns Hopkins Uni-
versity Press.
Rajan, M. S. (1969). The impact of British rule in India. Journal of Contemporary History, 4(1), 89-102.
Shourie, A. (1994). Missionaries in India: Continuities, changes, dilemmas. New Delhi: ASA Publications.
Smith, D. E. (1998). India as a secular state. In R. Bhargava (Ed.), Secularism and its critics (pp. 177-233). New York: Oxford
University Press.
Smith, G. R. (2010). A short history of secularism. London, & New York: I.B. Tauris.
Spagnolo, J. P. (1974). The definition of a style of imperialism: The internal politics of the French educational investment in
Ottoman Beirut. French Historical Studies, 8(4), 563-584.
Stepan, A. C. (2000). Religion, democracy, and the twin tolerations. Journal of Democracy, 11(4), 37-57.
Stepan, A. C. (2010). The multiple secularisms of modern democratic and non-democratic regimes. Paper presented at the
American Political Science Association meeting, Washington D.C.
Sweetman, W. (2007). Colonialism all the way down? Religion and the secular in early modern writing on South India. In T.
Fitzgerald (Ed.), Religion and the secular: Historical and colonial formations (pp. 117-134). London: Equinox Publishing Ltd.
Trimbur, D. (2004). Introduction: Entre politique, science et religion: des Europens au levant (XIXe-XXe sicles). In D. Trimbur
(Ed.), Des Europens au levant: Entre politique, science et religion (XIXe -XXe sicles) (pp. 7-16). Munich: R. Oldenbourg Verlag.
Tudesco, J. P. (1980). Missionaries and French imperialism: The role of Catholic missionaries. Unpublished doctoral dissertation,
University of Connecticut, Connecticut.
Wesseling, H. L. (2004). The European colonial empires, 1815-1919. Harlow: Pearson.
Ykleyen, A. & Kuru, A. T. (2006). Avrupada slam, laiklik ve demokrasi: Fransa, Almanya ve Hollanda. stanbul: TESEV Yaynlar.

104
Mbarek Sonras Msrda D Politika Algs

Mbarek Sonras Msrda


D Politika Algs

Ahmet Ate*

Giri

M
sr, Orta Dou olarak tanmlanan blgenin en nemli aktrlerinden bir tanesini
tekil ederken sahip olduu tarih derinlik ve kapasitesi nedeniyle blgede ken-
disinden hep sz ettiren bir lke olagelmitir. zellikle 1950lerde gerekleen as-
ker darbe ile elde ettii ivme sayesinde blge halklar zerinde o gne dein rneine az
rastlanan bir hareketlenmenin balamasna n ayak olurken Batl lkelerin blgeye ynelik
diretmelerine kar ciddi bir diren gstermitir. Nitekim bask ve zulm altnda yaayan
Arap halklar Msrn balatt srece katlrken kendilerini yneten dikta rejimlerinin taht-
larn sallamada olduka baarl olmulardr. Iraktaki kralln sonunu getiren bu hareket
Arap halklar zerinde alabildiine glenmitir. Ancak Arap monarileri ve Batl gler ara-
snda yaplan ittifaklar sayesinde bu zgrlk hareketi bastrlmtr. Bundan on yllar nce
balayan zgrlk hareketi bugnlerde kald yerden Arap Bahar ad altnda devam et-
mekte midir? Eer yleyse Msr bu hareketin neresindedir? Msrda gerekleen devrim
blgedeki monarilerin tepkisini ekecek dzeye ulaabilecek ve 1960larda Msra kar
izlenen engelleme politikalar yeniden monariler ve Bat tarafndan sergilenecek midir?
Msrn bu yndeki d basklara cevap verecek gc ve potansiyeli var mdr?

* r. Gr., rnak niversitesi, Bankaclk ve Sigortaclk Blm.


II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

srail, ABD ve Avrupa olmak zere birok devlet, Msrda yaanan tm gelimeleri dikkatli
bir ekilde takip etmektedir. Yaplan analizlerin ve ortaya atlan iddialarn eitlilik arz et-
mesi beklentilerin ne derece youn olduunu ak bir ekilde gstermektedir. Dier yan-
dan Mbarekten sonra seimlerle iktidara gelen Muhammed Mursi, Msrda dnmn
sembol olmutur. Ancak bu dnmn nnde baz engeller bulunmaktadr. Msr i si-
yasetinin iinde bulunduu durum iktidar olan Mursinin nasl bir d politika izleyeceini
daha karmak hle getirmitir. Msrn iinde bulunduu ekonomik sorunlar ciddi sosyal
problemleri beraberinde getirirken lke iinde ciddi siyasi kargaalarn ortaya kmasna
neden olmaktadr. Ayrca ordunun siyasi hayat zerindeki etkisinin devam edip etmeyece-
i dier bir merak konusunu tekil etmektedir. Nitekim asker rejim i politikada kendisini
g kullanma aralar zerinden meru klarken d politika i politikadan bamsz hareket
etmedi. Bu kapsamda Msr i politikasnda yaanan gelimelerin Msr d politikasna nasl
ve hangi ekilde yansd bu almada incelenecek en temel konulardan bir tanesini te-
kil etmektedir. Msr d politikasna ynelik yaplacak analizler gemi ve gncel meseleler
arasndaki balantlar hesaba katlarak incelenecektir.

Nasrdan Mbareke Msr D Politikas


Uluslararas sisteme hkim olan gvenlik merkezli d politika algs, Msrda iktidar elinde
tutan asker rejimlerin davranlar zerinde hep etkili olmutur. Bu adan bakldnda M-
sr d politikasna yaplacak analizler daha yapsalc bir merkezden yorumlanacaktr. Ancak
i politika ile d politika arasndaki ayrm, almann tamamnda etkileimin yok saylma-
dn da gstermektedir. Bu adan Msrda asker rejimlerin ideolojik saplantlar d poli-
tikann gidiatn etkilerken uluslararas sistemin sahip olduu ideolojik bak as Msrda
liderlerin sahip olduu ideolojik saplantlar zerinde etkili olmutur. Bu adan Msrn d
politika algsnn i ve d etkileimlerin nemli bir kts alarak grmek yanl olmayacaktr.

Hr Subaylar Darbesi: Cemal Abdl Nasrn ktidara Gelmesi

Cemal Abdl Nasrn iktidara geldii dnemde uluslararas sistemde iki bloun etin m-
cadelesi en iddetli ekilde devam ediyordu. kinci Dnya Sava sonrasnda deien den-
gelere, bir de idealist paradigmann savlarnn baarszla uramas eklenince daha realist
bir politik etkileim kendini uluslararas ilikilerde gstermiti. Gler dengesi kavramnn
iyice iselletirilmesi, taraflarn kapasitelerini gelitirme araylar blgesel ittifaklar olarak
da kendini gsterdi. Bu kapsamda Sovyet yaylmaclna kar ABDnin giritii ideolojik
mcadele ancak bu ekilde aklanabilinirdi. Ayrca ABD, blgede bir hegemon rol st-
lenmek istiyor ve kendisine kar durabilecek rejimlere kar ypratma politikalar uygulu-
yordu. Tam da bu dnemde antiemperyalist bir dnceyle Msrda devrim yaplmas, ABD
iin ciddi bir sorunun blgede ortaya kmasna neden oldu. ABDnin uluslararas sitemde
uygulamaya koyduu politikalarn ierii ile Msrdaki devrim ideolojisinin ieriinin birbi-

106
Mbarek Sonras Msrda D Politika Algs

riyle rtmemesi doal bir atma sebebi olarak grld. ABDnin basklar ve uygulama-
ya koyduu bu politikalar, Nasrn Sovyetlerle yaknlamasna neden oldu. Bu kapsamda
ortaya kan durum, uluslararas sistemin Msr zerinde olduka etkili olduudur.

1954te Nasrn iktidara gelmesiyle, eski rejimin tm politikalar terk edildi. Terk edilmeyen
tek politika, eski rejimden miras kalan byk stratejiydi. ALCSP (Arap Ligi Ortak Gvenlik
Pakt) olarak adlandrlan bu strateji, bamsz Arap devletleri arasnda oluturulacak bl-
gesel savunma sistemini ngryordu. Bu kapsamda Nasr, ngilterenin Msr zerindeki
etki alann krmaya alrken Arap devletleri arasnda gl ilikiler kurmay hedefledi
(Brown, 2004, s. 104). Ancak blgedeki liderlerin, emperyalist lkelerin kuklas olma g-
rnm ve srailin Arap dnyasna kar ciddi bir gvenlik tehdidi oluturmas, hem Msr
hem de dier Arap halklar iinde ciddi bir tepkinin domasna neden oldu. Blgede ota-
ya kan bu tepkisel hareketlenmeler, Nasrn blgede Msr zerine kurgulad gvenlik
merkezli d politikann altyapsn oluturdu. Ayn dnemde, Souk Savan daha da sert-
lemesi ve Nasrn tek bana Bat emperyalizmi ile mcadele edemeyeceini anlamas,
Arap milliyetilii ideolojisini iinde barndran bir d politikay benimsemesine neden
oldu (Davia, 2004, s. 125). Ayn dnemde Msr d politikas gvenlikletirme kapsamn-
da ekillenirken srail Msrn ulusal karlarna kar en byk tehdit olarak algland. Bu
nedenle emperyalizmle mcadele ABDnin blgedeki en byk mttefiki olan srail ile
mcadele olarak tanmland.

Msr D Politikasnda Arap Milliyetiliinin Sonu ve srailin Tannmas

ki kutuplu uluslararas sistemde ortaya kan detente, beraberinde gvenlik merkezli d


politika alglamalarnda bir yumuamay getirirken sper glerin Orta Dou politikala-
rnda ksmi deiimlerin yaanmasna neden oldu. Byle bir iklimde iktidara gelen Enver
Sedat, sistemin getirilerine uygun bir politik izgiyi benimsemek durumunda kald. Msr
d politikasnda bir nceki dnemde izlenilen politikalara yeni alternatifler ve almlar ge-
tirilmitir. 1973 Savana kadar geen srede Msr, diplomatik koalisyon ve asker ittifak
arayna giderken srailden kaynaklanan gvenlik tehdidini dengelemeye almtr. Bu
kapsamda Msr, Souk Savan uluslararas sistemde oluturduu bloklar aras yumua-
may kendi karlar dorultusunda yorumlam ve bu kapsamda sper gler ile ilikilerini
yeniden dzenlemek zorunda kalmtr.

1973 Sava sonrasnda ABDnin destei olmadan, Orta Douda Msrn etkisiz kalaca
daha iyi anlalmt. Sedat iin kresel rekabet bir oyuna benzetilirse, ABD bu rekabette
stratejik kozlarn yzde doksann elinde bulunduruyordu. Ayrca 1970lerle birlikte iki blok
arasnda detente ortaya km ve bu durum Sedatn kayglarn arttrmt. Sovyetlerin ar-
tk Msra destek veremeyeceinin anlalmasyla ABD ile daha iyi ilikiler kurulmas ynn-
de bir d politika benimsedi (Amin, & Kenz, 2005, s. 41).

107
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

Sedat Dnemiyle d politikada olduka nemli deiiklikler ortaya kt. lk olarak Msr,
Arap dnyas zerinde lider olma rolnden vazgeti ve kendini Arap dnyasnn stratejik
neme sahip ara bulucu devleti olarak grmeye balad. Blgede yaanan gelimeler kar-
snda daha barl zmler bulmaya alt. Ancak Msrn sraili resmen tanmas sonu-
cunda Arap dnyas ile ilikileri olduka zora girdi hatta Arap dnyas ierisinden ksa bir
sreliine ihra edildi (Quandt, 1986, s. 1). kinci olarak Msr, devrimci Arap milliyetilii
ideolojisini terk etmitir. Bu kapsamda, Msrn iine kapank ulusalc d politikas terk edi-
lerek uluslararas liberal ekonomiye entegre olabilecek bir model -al (el-iftitah) adn
verdii ekonomik deiim politikas- benimsenmitir. Bu ynde gerekletirilen ekonomik
almlarla, d politikada ABD yanls bir izgi izlenmitir (Goldschmidt, 2008, s. 196). n-
c olarak g dengesini salamaya ynelik izlenilen politikalar terk edilerek daha barl
yntemler izlenmeye baland. Bu kapsamda sraile kar asker caydrma politikalar terk
edilmi ve ABD liderliinde bar grmelerine balanmtr (Sunayama, 2007, s. 45).

Hsn Mbarek Dnemi (1981-2011)

Orta Douda Souk Savan sonlarna gelindiinin en nemli sinyalini 1978-1980de


randa gerekleen devrim vermiti. Bat yanls modernleme ve Sovyet yanls komnist-
leme arasnda sregelen mcadele siyasi, din ve sosyal bir ierie sahip ayaklanmayla saf
d braklmt (Westad, 2005, s. 68-74). Nitekim siyasal slam kavramnn ortaya kma-
syla birlikte ABD ve Rusyann blgeye ynelik izledikleri politikalar gelimelere uygun bir
ekilde dnm iine girdi. ran benzeri devrimlerin blgede yaanmas hem Sovyetler
hem de ABD blge politikalar iin tam bir felaketle sonulanabilirdi.

Sovyetler ve Msr 1984 ylnda yeniden karlkl olarak bykelilerini birbirlerine gnder-
di. Bu ekilde Sedat Dneminde Sovyetlerle neredeyse tamamen kopan ilikiler yeniden
dzeltilmeye alld. Giriimler sonucunda, Sovyetler ile Msrn biriken borlar zerine
planlamalar yaplarak iki lke arasnda uzla saland. Mbarek, Sovyetler ile ilikileri yeni-
den dzenlerken ABDyi rahatsz etmemeye de alarak d politikada denge kurma pren-
sibini dikkatlice uygulad (Darraj, 2007, s. 61). Dier yandan blgede ran benzeri yeni bir
devrim istemeyen ABD, blgeye ynelik ciddi ekonomik ve asker yardmlar salad. Suudi
Arabistan, rdn, Kuveyt, Fas ve Saddam Hseyinin liderliindeki Irak bu kapsamda eko-
nomik, asker ve siyasal destek aldlar. Ayrca, petrol fiyatlarnn sabit kalmas, srailin g-
venliinin salanmas ve Sovyet etkisinin bu corafyada minimum seviyeye indirgenmesi,
bu dnemde ABD tarafndan blgeye ynelik belirlenen d politikay oluturdu (Ruther-
ford, 2008, s. 4). Nitekim Msr, rdn ve sraile yaplan ekonomik yardmlar, ABDnin blge
zerinde olduka etkili bir pozisyona sahip olmasn salamtr. Bu ekilde Msrdaki rejim
desteklenerek yeni bir rann karlarna kmas engellenmi olacakt.

ABDden Msra verilen tavizler bu dnem zarfnca hep istenildii sonucu dourmad. Msr
ABD ile ilikileri gevetilerek Msr halknn rejime gveninin yeniden kazanlmas hedef-

108
Mbarek Sonras Msrda D Politika Algs

lendi. Ayrca srail grmeleriyle birlikte Arap devletleriyle kopma noktasna gelen iliki-
ler yeniden dzenlenmeye alld. Bu kapsamda Mbarek, Msr Rabanas donanmasnn
modernletirilmesi iin ABD tarafndan verilen 500 milyon dolarlk ekonomik yardm kabul
etmedi. Ayrca, 1985 ve 1986 yllar arasnda ABDnin Libyaya kar yapm olduu asker
operasyona katlmayarak ABD basklarna kar durdu (Al-Awadi, 2004, s. 52). Bu gelimeler
ABD ile ilikiler yeniden kopuyor. algsn doursa da sonu byle olmad.

Ayn dnem srail-Msr ilikileri beklenenin tesinde daha barl bir seyir izledi. 1979 y-
lnda, srail ile Msr arasnda yaplan bar anlamas, ABD tarafndan blge zerine hedef-
lenen d politikann bir sonucu olarak ortaya kt. Souk Bar dnemi olarak adlandrlan
bu sre (Sharp, 2012, s. 7) gnmze kadar devam etmitir. Bu dnem zarfnca srail ile bir
bar anlamas yaplmasna ramen srail tehdidi i politikada rejim tarafndan kullanld.

Souk Savan Sonu: Demokratikletirmeye Giden Yolda Msr Rejimi

Souk Savan sona ermesiyle kresel lekte Sovyetlerden geriye byk bir g boluu
kalm ve bu durum ABD iin nemli bir frsat olarak grlmt. 1990-91 Krfez Sava,
Souk Sava sonras dnemde yaanan ilk byk asker atmayd. Ayn zamanda ABDnin
tek sper g olarak uluslararas sava ve bar gndemini belirledii tek kutuplu dnyaya
kar meydan okumaya verilen tepkiydi (Best, Hanhimaki, Maiolo, & Schulze, 2008, s. 429).
ABDnin blgeye ynelik balatt demokratikleme ve istikrar politikas Msr iin nemli
bir frsat olarak algland. Msrda d politika yapclar ABDyi Souk Sava sonrasnda da
destekleyerek nemli ayrcalklar kazanabileceklerine inandlar.

ABDnin giritii bu savata Msr, tarafn belli etmi ve Irakn karsnda yer almtr. Irakn
Kuveyti igal etmesiyle balayan Krfez Savanda, Arap lkelerinin bu harekta katlmalar
iin aktif rol oynad. 40.000 kiilik ordusuyla koalisyon kuvvetlerinin l frtnas harektna
katlan Msr, ABD yanndaki konumunu ortaya koydu (Rayan, 2001, s. 40). Krfez Savanda
Msr, izledii ABD yanls politikalar sayesinde ABDden kredi alm ve lke d borcunun 50
milyar dolarn sildirmitir. Ayrca Mbarek yapt uzun grmeler sonucunda, 1991de
IMF ve Dnya Bankas ile antlamalar imzalad. Msrn ekonomik yardmlarla desteklenme-
si, lkenin ABD politikalarnn izdii snrlar dnda ok fazla hareket olana bulamamas-
na neden oldu (Tr, 2009, s. 192).

Bu dnemde ABDden alnan ekonomik yardmlar Msr srailden sonra ABDden en fazla
ekonomik yardm alan ikinci lke konumuna getirdi. ABDden alnan ekonomik yardmlarn
sonucunda Msrn darya olan bamll artarken d politikadaki bamszln kay-
betmeye balad. Bu durum karsnda ortaya kan muhalif hareketler, Msrn Mbarekle
ABD gdmne girdiini ileri srdler. Ayrca, ABD tarafndan desteklenen projeler daha
fazla eletirilmeye baland. Kalknma stratejisi adndaki projenin Msrn deil ABDnin n-
celikleri dikkate alnarak yapld iddia edildi. Msr Silahl Kuvvetleri yeniden AB stratejisine

109
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

gre yaplandrlp silahlandrlrken alnan yeni ve modern silahlar Msrn daha fazla bor-
lanarak byk bir bor yk altna girmesine neden oldu. Ekonomik yetersizlikler ve buna
bal olarak artan kaynak ihtiyac, Msrn ABD etkisi altnda kalmasna neden oldu. ki lke
arasnda ortaya kan bu ileri dzey ilikilere getirilen eletiriler; izlenilen politikalar sonu-
cunda, lkenin Amerikann Msr hline dnt eklinde oldu (Cleveland, 2008, s. 438).
Sonu olarak ABD verdii yardmlar sayesinde Msr zerinde ciddi bir etki alan kurmakla
kalmad ayn zamanda blgeye ynelik politikalarna Msr mttefik lke olarak dhil etti.

Somali ve Bosnada BM Bar Gc harektlarnda, Msr asker kuvvetlerinin yer almas


alnan yardmlarn nemli bir sonucuydu. Msr d politikasnn ABDnin politik doktrinle-
ri ynnde ilerlemesi, verilen asker ve ekonomik yardmlarn ABD d politikas asndan
baarya ulatn ortaya koydu. Ancak ayn dnemde ortaya kan paradoks, Msra ne-
reye ve ne zamana kadar destek sorusunun domasna neden oldu. Souk Savan sona
ermesiyle ABD, Sovyet tehdidini savmak iin kulland d yardmlarn lke ekonomisine
yk tartmalar alevlendiren temel neden oldu. Ayrca Msrn blgedeki stratejik nemi,
yaanan gelimeler sonrasnda zayflamt. FK ve srail arasnda 1993 ylnda imzalanan
Prensipler Deklarasyonuyla, Msr gibi moderatr bir lke olmakszn da corafyada kalc
barn yaplabilineceini kantlamt (Momani, 2003, s. 89-95). Stratejik anlamda kaybedi-
len konum, ABDnin Msra yapt d yardmlar yeniden gzden geirmesine neden olsa
da ekonomik yardmlar devam etti. Sonu olarak Msr, ABDnin blgedeki nemli mttefik-
lerinden olmaya devam ederken Msr rejimini elinde tutan kartel, tm birimlerini ynettii
rejimin lkede meruiyetini ve srdrlebilirliini salayacak aralar ABDden salamaya
devam etti.

Terrle Mcadele Doktrini: Msrda Muhalif Seslerin Bastrlmas ve Filistin Meselesi

11 Eyll terr saldrlar sonrasnda terrle mcadele kapsamnda bata Orta Douda ol-
mak zere demokratikleme politikas ABDnin nclledii bir stratejiye dnt. Nitekim
ABDnin Msrn daha demokratik bir yapya kavumas noktasnda yapt basklar terrle
mcadele kapsamnda younluk kazand. Basklar sonucunda Mbarekin liderliindeki
Ulusal Demokratik Parti, baz siyasal reformlar gerekletirmek zorunda kald. Bu reformlar,
ekonomik byme ve demokratik deiim bal altnda yapld (Sharp, 2012, s. 6).

ABD d politikasnda yaanan bu gelime, Msr ekonomik anlamda yeni bir politik dn-
mn iine sokarken lkede, terrle mcadele sylemi muhalif sesleri bastrma kampan-
yasna dnt. Nitekim lke iinde olduka gl bir tabana sahip Mslman Kardeler
rgtnn yesi 22 kiinin tutuklanmas ve hareketin yasa d olarak ilan edilmesi bu geli-
melerin nemli bir sonucuydu. Ayrca, Halk Meclisi 2003 ylnda, Msrda yllk acil durum
ilan etti. Yaanan bu gelimeler, 2005 ylna dein srecek rejim kart ayaklanmalara yol
at (Fischbach, 2007, s. 550).

110
Mbarek Sonras Msrda D Politika Algs

Filistin meselesi her zaman olduu gibi 11 Eyll sonras dnemde de Msr siyasetinde ve
d politikasnda kendine ait yeri korudu. 2006 ylnda Filistinde dzenlenen seimler son-
rasnda, tarihinde ilk kez seimlere katlan Hamas, El-Fetih iktidarna son verdi. Ancak hem
srail hem de ABD Hamasn bu zaferini olumsuz karlad. Hamasn iktidara gelmesiyle bl-
gede artan gerilimi yattrmaya dnk politikalar gelitiren Msr, eskiden oluu gibi Filistin
meselesinde aktif rol oynamak istedi (nat & Ataman, 2008, s. 251-252). Mbarek iktidar
Filistin meselesinde ara bulucu bir rol oynamaya alsa da taraflar arasndaki ilikilerin nor-
mallemesini salayamad.

Filistinde yaanan bu gelimeleri, srailin Gazzede ar g kullanarak insani ihlaller yap-


mas izledi. Bu durum blgede gerilimin daha da artmasna neden oldu. Ayn yl ierisinde,
Davosta yaplan Dnya Ekonomik Formunun bir oturumunda srail Cumhurbakan ve Tr-
kiye Babakan arasnda yaanan One minute! olay, blgede iplerin daha da gerginle-
mesine neden oldu (Yln olay, 2009). Trkiyenin Filistin meselesine ynelik bu yaklam
Msrn Filistin meselesi zerindeki etki alann byk oranda sarst.

Orta Douda taraflar arasnda iplerin gerginletii bu dnemde, Hsn Mbarekin safra
kesesinden ameliyat olmas, Msr i siyasetinde Mbarek sonras dnem tartmalarnn
balamasna neden oldu. Babas hastalanan Cemal Mbarekin, babasnn varisiymi gibi
davranmaya balamasyla Msr i siyaseti kzmaya balad. Msr ierisinde Mbarek reji-
mine kar ykselen muhalif sesler bu dnemde iyiden iyiye artt. Msr i siyasetinde muha-
lif seslerin artmasyla Msr d politikas stratejiden uzak bir izgide ilerler bir grnt verdi.
Ayn muhalif hareketin Filistin meselesini kullanmaya balamas sonucunda keye skan
rejim, Filistin meselesine tm ilgisini verdi. Mays ay ierisinde srail Babakan Binyamin
Netanyahu ile Msr Cumhurbakan Hsn Mbarek arm el-eyhte yeniden Filistin mese-
lesinin zm iin bir araya geldi (Netanyahu, Msrda, 2010).

Filistinde barn salanmas amacyla yaplan bu grmeler, ayn ay ierisinde yaanan


Mavi Marmara olayyla bir anda yn deitirdi. srailin Gazzeye yardm malzemeleri g-
tren yardm konvoyuna asker mdahalede bulunarak sivilleri ldrmesiyle Filistin mese-
lesi blge gndeminde yeniden alevlendi (Dnyay ayaa, 2010). Bu gelime sonrasnda
Trkiye, fiilen Filistin meselesinin taraf oldu. Trkiyenin Filistin meselesinde gl bir taraf
olmaya balamas sonucunda Msr, Filistin meselesini yeniden sahiplenmek istedi. Hsn
Mbarek, kapatlan Gazze-Msr kaplarn Filistinlilere aarak Filistin meselesinde Msrn
nemli bir taraf olduunu yeniden gstermeye alt.

Demokrasiye Giden Yol: Tahrir Devrimi ve Mbarek Rejiminin Sonu

Arap Bahar hareketlenmesinin en gl aya Msrda balad. 25 Ocak 2011de Tunustaki


halk ayaklanmasndan ilham alan Msr muhalefeti bata bakent Kahire olmak zere birok
kentte Hsn Mbarekin otuz yllk dikta ynetimine kar gsteriler dzenlendi. Nil Devri-

111
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

mi ya da Ful Devrimi olarak adlandrlan kitlesel hareket, (Yldrm & Abdulcelil, 2011, s. 5)
binlerin katlmyla yaplan gsterilerle Msrn tamamna dalga dalga yayld. zellikle gs-
tericilerin sosyal medyay gsterilerde etkili bir ara olarak kullanmas sonucunda rejimden
rahatsz Msr halk, ksa srede bu ama etrafnda mobilize oldu.

Msrda yaanan bu gelimeler, lkede yaanacak ciddi bir dnmn habercisiydi. 1977
ylnda devletin gda ve temel ihtiya sbvansiyonlarna ynelik uygulad kesinti ardn-
dan yaanan halk ayaklanmasndan bu yana, Msrda bu byklkte kitlesel bir hareket
olmamt (Kareem & El-Naggar, 2011). Msrda halk yrynn yedinci gnnde, Ms-
lman Kardeler tarafndan istenilen tek ey Mbarekin artk iktidar halka brakmasyd.
Mbarek ynetiminin gsterileri dindirmek amacyla yeni hkmeti ilan etmesi, toplumun
isyan ateini dindirmeye yetmedi. Dier yandan, ordunun bu ayaklanmalar karsnda g
kullanmayacan garanti etmesi, protestolarn sesinin daha da glenmesine neden oldu.
Kifaiye Hareketi, Vafd Partisi, Mslman Kardeler rgt ve 6 Nisan Hareketinin yeleri
Mbarekin grevinden ayrlmas iin ltimatom verdi. Muhalefetin bu politik duruu ey-
lemlerdeki kararll ortaya koydu (Cumali, 2011).

Ordunun muhaliflere kar g kullanmayaca noktasndaki karar, Msr Cumhurbakan


Hsn Mbarek ve Savunma Bakan Muhammed Hseyin Tantavi arasnda yaplan gr-
meler sonrasnda akland. Mbarek ayaklanan halka kar ordunun g kullanmasn iste-
mi ancak Tantavi bu istei reddetmiti. Bu gelimelerin duyulmasndan 40 dakika sonra,
Tahrirdeki halkn daha fazla z gvenle hareket etmeye balamas gzlerden kamamtr.
Msrl protestocular: Msr halk ve Msr ordusu birdir! (Al-shaab wal-gaysheed wahdah!)
eklinde tezahrat etmeye balamlard. Tahrir eylemlerinin hedefine ulat gne dein,
tanklarn platform olarak kullanlmas ordunun devrimdeki roln ortaya koydu (Trager,
2011, s. 81-82).

Eylemler gn getike daha da gleniyor ve bu durum Mbarek rejimini daha sert nlem-
ler almaya itiyordu. Tahrirde ordunun mdahalede bulunmad gsterilere, polis gleri
mdahale ediyor ve bunun sonucunda birok insan hayatn kaybederken birou da yara-
lanyordu. in en garip yan, yaanan bu gelimeler haber kanallar vastasyla anbean dn-
yaya duyuruluyordu. Yaanan bu gelimeler karsnda, ABD ve Batdan gelen aklamalara
tepkisiz kalan Mbarek ynetimi, artk zmszlk iinde ertesi gne ulamann hesabn
yapyordu. BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon, 2 ubatta yapt aklamada, Msrda devam
eden iddet olaylarndan derin endie duyduunu belirtirken bu sorunlarn barl ekil-
de zlmesi iin taraflara arda bulunuyordu (ABD: Msrda, 2011).

Yaanan bu gelimeler karsnda tepkisini koyan devletler kadar Mbarek ynetimi de


yaananlar karsnda daha farkl bir zm yolu bulunmas gerektiinin farkndayd. Bu
kapsamda Hsn Mbarek bir sonraki seimlerde aday olmayacan ilan etti. Ancak M-
barekin att bu adm karsnda, meydanlardaki halktan olumlu bir tepki gelmedi ve pro-

112
Mbarek Sonras Msrda D Politika Algs

testolarn daha sert ekilde ortaya koymaya baladlar. Daha ncesinde Mbarek gitsin!
diyen meydanlardaki halk kitlesi artk Hsn Mbarek yarglansn! demeye balamt
(Aday olmayacam, 2011).

Msrda yaanan devrimle birlikte 1952den beri iktidar elinde tutan asker cuntalar rejimi,
2011 ylnda ciddi halk ayaklanmalar ile kar karya kald. Silahl Kuvvetler Yksek Konse-
yi tarafndan yaplan basklar sonucunda (Seeberg, 2012, s. 2), Mbarek, ayaklanmalarn
on sekizinci gn 12 ubatta yardmcs mer Sleyman tarafndan istifa ettiini duyur-
du (Hsn Mbarekin, 2011). Ancak geride, % 40 yoksulluk seviyesinin altnda bir halk
ve neredeyse km bir ekonomi brakt. Haziran 2012de ilk defa halkn zgr iradesiyle
sonulanan cumhurbakanl seimleriyle (Guide to Egyptian Presidential Election, 2012)
Muhammed Mursi Msrda iktidar olmay baard.

Muhammed Mursi Dnemi Msr D Politikas


Mursinin iktidara gelmesiyle birlikte, Msr d politikasnn seyrinin hangi ynde olaca
ynndeki soru iaretleri artt. Bu soru iaretlerine cevap bulunmas iin Msr i ve d dina-
miklerinin incelenmesi gerekmektedir. Nitekim bu blmde inceleyeceimiz i ve d dina-
mikler, Mursi Dnemi Msr d politikasn daha iyi anlayabilmemiz iin olduka nemlidir.

D dinamiklerden ilki, Msrn ABDden bamsz bir d politika belirleyip belirleyemeyece-


idir. 2012 ylnda gayrisafi mill hasladaki reel byme hz % 2,2 olan Msr, 31 milyar dolar
bte a verirken yabanc rezervlerinin byk bir ksmn hzla kaybetmitir. 1948-2011
yllar arasnda ABDden 71,6 milyar dolar d yardm alan Msr, ekonomik kazanmlarnn
nemli bir orann ABDye borludur (Sharp, 2013, s. 4-7). 2012de Obama ynetiminin 1,5
milyar dolarlk d yardm Msra vereceini aklamas, d politikada ABD etkisinin devam
edeceini ortaya koymutur (U.S. plans to resume Egypt aid despite concerns, 2012). Anla-
laca gibi Msr d politikasnn bir otonomi kazanabilmesi iin ABD yardmlarnn devam
edip etmemesi nemli bir etkendir.

kinci olarak Msrn srail-Filistin arasnda devam eden sorunlarn zm noktasnda nasl
bir rol oynayacadr. Msr ve Filistin arasnda uzun yllar devam eden ileri dzey ilikiler
Sedat ve Mbarek Dneminde asgari dzeye indirilmiti. srailin Gazze ablukasna bir de
Msrn Filistinlilere kaplar kapatmas eklenince sorun daha da karmak bir hl almt.
Msrda iktidara Mslman Kardelerin gemesiyle Filistin meselesinde sraile ynelik bas-
klarn fazlalaaca beklentisi artmt. Kald ki Mslman Kardeler ve Hamas arasndaki
yakn ilikilerin varl Filistin halknda daha iyi yaam koullarna kavuacaklar umudunun
artmasna neden olmutu (Hatuqa, 2012). Msrn yeni Cumhurbakan olarak seilen Mur-
sinin 30 Haziranda Filistinlilerin yasal haklarn desteklediini (Egypts new president, Mo-
hammed Morsi, vows to support Palestinians, 2012) aklamasnn ardndan, 26 Temmuz
2012de Mursi ve Filistin Babakan smail Haniye arasnda Gazze ablukasnn sonlandrl-

113
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

mas konusunda grmeler balad (Worman, 2012, s. 151). Ancak srailin Gazzeye ynelik
balatt asker operasyonlar karsnda Msrn taknd tutum, bu umutlarn biraz daha
ertelenmesi gerektiini ortaya koydu.

Dier yandan Msr halk tarafndan srail ile ilikilerin yeniden dzenlenmesi ynnde yap-
lan basklarn Msr artmasna ramen Mursi bu basklar politik manevralarla savuturmay
baard. Bu ekilde Mursi, srail ile devam eden souk bar devam ettirirken Batdan gelen
yardmlar gvence altna alm oldu (Kirkpatrick, & Sheikh, 2012). Ayn dnemde Msr ve
srail arasnda asker istihbarat ve i birlii zerine asker yetkililerin grmesi, Msrn Filis-
tin meselesinde ara bulucu rolne devam edeceini ortaya koydu (Sharp, 2013, s. 5). Msr
d politikasnda Filistin meselesi anlalaca zere stratejik bir neme sahiptir. Mursinin
bu kapsamda nasl bir yol izleyecei konusu, hem Msr hem Filistin hem de srail tarafndan
dikkatli ve tedirgin bir ekilde takip edilmektedir. Nitekim Filistinde direniin sembollerin-
den biri olan Hamasla ilikilerin derinlemeye balamas, Msr d politikas slamlayor.
algsnn olumasna neden olmutur. Ayrca Hamasn uzunca bir sre Suriyede olan siyasi
brosunu Kahireye tamas bu yndeki kukular dorular niteliktedir. Ksa vadede Msrn
srail zerine ilikileri koparma noktasnda bir bask kurmas, alnan d yardmlar ve Msrn
iinde bulunduu sorunlar hasebiyle olduka zor grnmektedir. u anki beklentiler Mur-
sinin d politikada Arap-srail srecinde ara bulucu rolne devam edecei eklindedir.

nc bir d dinamik ise Mursi Dneminde Msrn, d politikada dier Arap devletle-
ri, Trkiye ve Rusya ile ilikileri ne oranda olacadr. Mursinin iktidara gelmesiyle birlikte
ilk ziyaretlerini Avrupa ve ABD yerine Suudi Arabistan, in ve rana yapmas bu noktada
nemli ipularn iinde barndrmaktadr. Nitekim Mursi, Riyatta yapt konumada, iki
Arap devleti arasndaki ilikilerin daha da gelitirilecei ynnde sylemlerde bulunarak
ilikilerin gelecekte ne derece artacann iaretini vermitir (Grimm, & Roll, 2012, s. 1). Ay-
rca Katarn Msrdaki parasal krizden doan siyasal sorunlar zmesi iin 5 milyar dolar fi-
nansal yardmda bulunmas (Katardan Msra, 2013) Msr d politikasnn Arap devletleri
ile ilikileri derinletirme ynnde planlanacan ortaya koymutur. Ancak Arap Bahar ve
yaanan devrimler dier Arap monarilerinde byk bir meydan okuma ve tehdit olarak al-
glanmtr. Ayn durum 1960larda Nasrn izledii politikalar sonucunda da ortaya kmt.
Bu nedenle Arap monarilerinin zgrlk devrimlere olan yaklamlar temkinli olacan-
dan Msrla olan ilikilerin ancak daha yzeysel olaca dnlebilir.

Msr ile Trkiye ilikilerine gelecek olursak Tahrirde balayan gsteriler esnasnda Trki-
yenin muhaliflere verdii destek elbette Mursi tarafndan gz ard edilmeyecek kadar
nemlidir. Bunun yannda iki lkede de iktidara gelen hkmetlerin benzer slami kltre
sahip Afrika, Akdeniz ve Orta Douda nemli birer aktr olmalar doal olarak iki lke ara-
sndaki ilikilerin derinlemesine neden olacaktr. Ayrca Trkiyenin Msr iin uygun bir mo-
del olmas, ikili ilikilerin st dzeyde seyretmesine neden olmutur (Ebrahimi, 2012, s. 76).

114
Mbarek Sonras Msrda D Politika Algs

Nitekim Msr Cumhurbakan Mursi ve Trkiye Babakannn karlkl davetleri sonrasnda


yaplan konumalar (Demirta, 2012) gelecekte iki lke ilikilerinin olduka ileri dzeye ola-
can ortaya koymaktadr.

Rusya ile ilikilerin dzeyinin hangi seviyede olacana ynelik soru iaretleri ise iki lke
resm makamlarnca yaplan aklamalar sayesinde ksmen anlalabilmektedir. Msrn Rus-
ya Bykelisi Alaa el-Hadidinin, Muhammed Mursi iktidar ile birlikte Msrn daha ak bir
d politika izleyeceine dair yapt sylem, d politikann geleceine k tutacak nitelikte-
dir (Novosti, & Kuchma, 2012). Nitekim Kremlin, Kahire ile ticari, endstriyel ve bilimsel alan-
larda i birliine hazr olduunu aklayarak Mursi Dnemi Msrla daha iyi ilikiler kurmaya
altn ortaya koymutur (Bango, & Moldovsky, 2013, s. 127). Rusya ile ilikilerin Mbarek
Dnemine oranla biraz daha geliecei bu aklamalar nda sylenebilmektedir.

Msr d politikasnn hangi ynde gelieceinin analizine ynelik ortaya konulan bu d


etkenler, olduka kompleks bir ilikiler ann Msr d politikasna hkim olduunu gster-
mektedir. Dier yandan Msrn iinde bulunduu ekonomik sorunlar ve buna bal olarak
gelien toplumsal sorunlar ve askeriyenin, Msr siyasi hayat zerindeki etkisi i dinamikleri
oluturmaktadr. Son dnemde ortaya kan anayasa krizleri ve ordunun siyasal hayat ze-
rindeki etkinliini yeniden arttrma giriimleri, Msr d politikasn ciddi oranlarda etkile-
mektedir. ve d dinamikler sorunsallatrlp bir zme kavuturulmadka Msrn nasl
bir d politika izleyeceine ynelik uzun vadede kestirimlerde bulunmak yanl bir analizin
kapsn aralamak anlamna gelmektedir.

Sonu
Hsn Mbarek Dneminde Msr ekonomisinin iine dt kriz ancak ABDden alnan
yardmlar aracl ile giderilmeye allmt. Kald ki bu ekonomik yardmlar Msrda reji-
min tm ynetim aralarn elinde tutan kartelin meruiyetini srdrmesi iin gerekli ol-
duu en nemli meruiyet aralaryd. Bu sayede rejime kar ykselen sesleri bastracak
gcn kontrol salanrken rejimin srekliliini salayacak halk destei de salanyordu.
Bu sayede kartel istediine kavuurken blgede karlar olan lkeler de istediklerine ka-
vumu oluyorlard. Nitekim ABDden alnan her ekonomik ve asker yardm Msr iinden
kamayaca bir bamlln iine itti. Artan bamllk ABDnin blgedeki politikalarn
neredeyse koulsuz destekleyen bir Msrn ortaya kmasna neden oldu. Dier yandan
srail ile ilikilerin resm boyutta daha da gelitirilmeye allmas, Msrn Filistin mesele-
sinde pasif taraf olmasna neden oldu. Ayn dnemde lkenin ABDnin Msr olarak anl-
mas, hem ekonomik hem de siyasi anlamda iine dlm bir krizi ak bir ekilde ortaya
koymada yeterli olmaktayd. Mbarek rejiminin baskc doasnn dzeyi orannda artan
halk tepkisi, teknolojinin nimetleri ile birleince ortaya iktidar elinde tutan kartele kar
devrim hrsyla tutuan bir halk kitlesini kard. Eski rejimin neredeyse izledii tm politika-
lara kar bir tepkinin sonucu olarak ortaya kan bu devrim, tm dnyada Msrda radikal

115
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

bir dnmn haberi olarak algland. Hsn Mbareke kar balayan halk ayaklanmas-
nn karsnda duramayacan anlayan kartel ksa srede iktidar terk etmek zorunda kal-
d. 1952de Msrda darbe ile iktidar ele geiren subaylarn iktidar, bu kadar ksa srede
direnmeden devretmeleri akllara birok soru iaretini getirse de Msrda demokratik bir
dnmn artk kanlmaz bir son olduu anlald. Ancak yaklak 60 yldr iktidar hep
elinde tutmay baaran ordu destekli kartelin, lkenin ynetim birimlerine olduka uzun
bir zaman boyunca hkim olduu dnlrse Msrda demokratik bir yapnn kolaylkla
ve ksa vadede oluturulamayaca gerei ortaya kmaktadr. Dolaysyla blgede 1950
ve 1960larda olduu gibi kendi ulusal karlar peinden koan ancak daha demokratik bir
Msrn bir anda belirivermesi zor grnmektedir.

Sonu olarak demokratik seimlerle iktidara gelen Mursinin radikal dnm beklentile-
rine cevap vermesi ksa vadede olanaksz gzkmektedir. Msrn iine bulunduu ekono-
mik, siyasi ve sosyal kriz lke d politikasnn revize edilmesinden daha ncelikli bir konuyu
tekil etmektedir. Bu nedenle Mursi, Msr d politikasnda Mbarek Dneminde izlenilen
izgiden ok fazla sapmayacaktr. Ancak Msr d politikas bu yeni dnemle eski politika-
lara ek olarak daha ak bir politika izleyecektir. Ayrca Filistin meselesi ve Arap dnyasnda
daha aktif bir rol alma abas bu dnemde Msr d politikasndaki en nemli dinamii tem-
sil edecek gibi grnmektedir.

Kaynaka
ABD: Msrda deiim zaman geldi. (ubat 2, 2011). Zaman gazetesi. 29 ubat 2013 tarihinde http://www.zaman.com.tr/
haber.do?haberno=1087938&keyfield=746168726972206179616B6C616E6D6173C4B1 adresinden edinilmitir.
Aday olmayacam sz tatmin etmedi. (ubat 2, 2012). Star gazetesi. 29 ubat 2013 tarihinde http://old2.stargazete.com/
dunya/-aday-olmayacagim-sozu-tatmin-etmedi-haber-327813.htm adresinden edinilmitir.
Al-Awadi, H. (2004). In pursuit of legitimacy: The Muslim Brothers and Mubarak 1982-2000. London: Taurish Academic Studies.
Amin, S., & El-Kenz, A. (2005). Europe and the Arab world patterns and prospects for the new relationship. London: Zed Books.
Bagno-Moldovsky, O. (2013). Russian foreign policy in the Middle East: No change in the offing. Strategic Assesment, 15(4),
121-132.
Best, A., Hanhimaki, J. M., Maiolo, J. A., & Schulze, K. E. (2008). Uluslararas siyasi tarih 20. yzyl. stanbul: Yaynodas.
Brown, L. C. (2004). Diplomacy in the Middle East: The international relations of regional and outside power. London : I. B. Tauris.
Cleveland, W. L. (2008). Modern Orta Dou tarihi (ev. M. Harmanc). stanbul: Agora Kitapl Yaynlar.
Darraj, S. M. (2007). Modern world leaders. New York: Chelsea House Publishers.
Davia, A. (2004). Arap milliyetilii: Zaferden umutsuzlua (ev. L. Yaln). stanbul: Literatr Yaynclk.
Demirta, S. (Kasm 15, 2012). Trkiye ve Msr: Yeni bir blgesel ittifaka doru. BBC. 14 Mart 2013 tarihinde
http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2012/11/121115_turkey_egypt.shtml adresinden edinilmitir.
Dnyay ayaa kaldran saldr. (Mays 31, 2010). Hrriyet gazetesi. 24 ubat 2013 tarihinde http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/
goster/ShowNew.aspx?id=14888528 adresinden edinilmitir.
Ebrahimi, N. (2012). Iran, Turkey, and the Arab revolutions. Iranian Review of Foreign Affairs, 3(3), 65-87.
Egypts new president, Mohammed Morsi, vows to support Palestinians. (June 30, 2012). Haaretz. Retrieved March 13, 2013
from http://www.haaretz.com/news/diplomacy-defense/egypt-s-new-president-mohammed-morsi-vows-to-support-pa-
lestinians-1.447854.

116
Mbarek Sonras Msrda D Politika Algs

Fahim, K., & El-Naggar, M. (January 25, 2011). Violent clashes mark protests against Mubaraks rule. The New York Times.
Retrieved February 27, 2013 from

http://www.nytimes.com/2011/01/26/world/middleeast/26egypt.html?_r=1&scp=2&sq=tahrir+square&st=nyt.

Fischbach, M. R. (2007). Biographical encyclopedia of the modern Middle East and North Africa. London: Gale Publishing.

Goldschmidt, A. (2008). A brief history of Egypt. New York: Facts On File Publishing.

Grimm, J., & Roll, S. (2012). Egyptian foreign policy under Mohamed Morsi. SWP Comments, Berlin.

Guide to Egyptian presidential election. (June 12, 2012). BBC. Retrieved March 10, 2013

from http://www.bbc.co.uk/news/world-middle-east-18115104.

Hatuqa, D. (July 7, 2012). Morsis selection as seen from Palestine. Aljazeera. Retrieved March 12, 2013 from http://www.
aljazeera.com/indepth/features/2012/07/20127311434932728.html.

Hsn Mbarekin iktidardaki 30 yl. (ubat 11, 2011). Hrriyet gazetesi. 8 Mart 2013 tarihinde http://hurarsiv.hurriyet.com.
tr/goster/ShowNew.aspx?id=17001390 adresinden edinilmitir.

nat, K. & Ataman, M. (2008). Orta Dou yll 2006. Ankara: Nobel Yayn Datm.

Katardan Msra 5 milyar dolar yardm. (Ocak 9, 2013). BBC. 13 Mart 2013 tarihinde

http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2013/01/130109_qatar_egypt_aid.shtml adresinden edinilmitir.

Kirkpatrick, D., & Sheikh, M. (November 5, 2012). With Gaza attacks, Egypts president balances Hamas against Israeli peace.
The Newyork Times. Retrieved March 12, 2013

from http://www.nytimes.com/2012/11/16/world/middleeast/israels-gaza-strikes-test-egyptian-leader.html?_r=0.

Mackey, R. (January 25, 2011). Youtube video of protests in Egypt. The New York Times. Retrieved February 26, 2013 from

http://thelede.blogs.nytimes.com/2011/01/25/video-of-protests-in-egypt-on-youtube/?scp=1&sq=tahrir+square&st=nyt.

Momani, B. (2003). Promoting economic liberalization in Egypt: From U.S. foreign aid to tradeand investment. Middle East
Review of International Affairs, 7(3), 88-101.

Netanyahu, Msrda Mbarekle grt. (Mays 3, 2010). Hrriyet gazetesi. 23 ubat 2013 http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/
goster/ShowNew.aspx?id=14608853

Novosti, A., & Kuchma, M. (July 2, 2012). Egypts foreign policy to become more open under Morsi. RIA NOVOSTI. Retrieved
March 13, 2013 from http://en.rian.ru/world/20120702/174361210.html.

nal, C. (ubat 1, 2011). Msrda kritik gn: Milyonlar sokaa iniyor. Zaman gazetesi. 27 ubat 2013 tarihinde http://www.
zaman.com.tr/haber.do?haberno=1087188&title=misirda-kritik-gun-milyonlar-sokaga-iniyor&haberSayfa=0 adresinden
edinilmitir.

Quandt, W. B. (1986). Camp David peace making and politics. Washington: Brookings Institution Press.

Rayan, C. R. (2001). Political strategies and regime survival in Egypt. Journal of Third World Studies, 18(2), 25-46.

Rutherford, B. K. (2008). Egypt after Mubarak, liberalism, Islam and democracy in the Arab world. Princeton: Princeton Univer-
sity Press.

Sharp, J. M. (2012). Egypt: Transition under military rule. Washington, DC: Congressional Research Service Press.

Sharp, J. M. (2013). Egypt: Backroundand U. S. relations. Washington, DC: Congresiional Research Service.

Seeberg, P. (2012). The Arab revolts and the strategic relations between the EU and the MENA region. Washington, DC: Center
For Mellemost-Studier.

Sunayama, S. (2007). Syria and Saudi Arabia collaboration and conflicts in the oil era. London: I. B. Tauris.

Trager, E. (2011). The new Arab revolt. Foreign affairs (Council On Foreign Relations).

Tr, . (2009). Msrda ekonomik kalknma abalar. stanbul niversitesi Siyasal Bilgiler Fakltesi Dergisi, 4, 183-194.

U. S. Plans to resume Egypt aid despite concerns. (March 16, 2012). USA Today. Retrieved March 11, 2013 from

http://usatoday30.usatoday.com/news/world/story/2012-03-16/us-to-aid-egypt/53577410/1.

117
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

Westad, O. A. (2005). Beginning of the end: How the cold war crumbled. In S. Pons, & R. Federico (Ed.), Reinterpreting the end
of the cold war. Abington: Frank Cass.
Worman, J. G. (2012). The new Egyptand the global communitys perception of Islamic rule: Undermining the political aspi-
rations of the Muslim brotherhood as the freely elected goverment. Global Security Studies, 3(4), 147-159.
Yldrm, R. & Abdulcelil, T. (2011). Msr siyaset haritas. Seta Siyasi Harita, 1, 1-22.
Yln olay one minute. (Aralk 28, 2009). Milliyet gazetesi. 23 ubat 2013 tarihinde http://blog.milliyet.com.tr/yilin-olayi--o-
ne-minute-/Blog/?BlogNo=221300 adresinden edinilmitir.

118
Deien Orta Dounun Yeni Gvenlik Alglamasnda Silahlanma ve Savunma Harcamalar

Deien Orta Dounun


Yeni Gvenlik Alglamasnda
Silahlanma ve Savunma Harcamalar

Altun Altun*

Giri

nsanlarn tarih boyunca gvenliklerinin salanmas ve dier insanlar zerinde bask yo-
luyla hkimiyet kurmak en nemli faaliyetlerinden biri olagelmitir. Buna paralel olarak
da silahlanma olgusu gittike genilemitir. Silahlanmay uluslararas sistemin anarik ya-
psyla dorudan ilikilendiren Buzana gre silahlanma uluslararas ilikilerin temel ve kalc
zelliklerinden birisidir. Bir devletin dierlerine gre daha gelimi silahlara sahip olmas,
dier devletleri de bu sistemlere sahip olma araylarna itmekte ve gvenlik ikilemindeki
bu dng kendini silahlanma giriimlerinde gstermektedir (Pirinci, 2010, s. 78). Savun-
ma harcamalar genellikle pek ok lkede, toplam kamu harcamalar iinde ok nemli bir
oranda olup eitim ve salk harcamalarndan nispi olarak daha fazla paylara sahip bulun-
maktadr (Giray, 2004).

Uluslararas politikada devletler karlarn kazanacaklar gce gre tanmlarken g her za-
man dier devletlerin gcyle kyaslanmaldr (Morgenthau, 1993, s. 29). Kresel boyutta
gvenlik ortamn, g yaps ve deiimleri ile risk ve tehditler belirlemektedir. G unsur-
larnn nitelii, birbirleri ile mcadele yntemleri ve dnya stnln srdrme biimi
gibi faktrler de gvenlik ortamn etkilemektedir.

* r. Gr., Hakkri niversitesi, Uluslararas likiler Blm.

119
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

Gnmze hkim uluslararas sistem, byk lde iki kutuplu denge sisteminin bozul-
duu ve SSCBnin g kaybetmeye balad 1980li yllarn bir uzantsdr. ABD ve SSCB
Souk Savatan sonra ortaya kan g boluunu dolduran iki g aktr iken SSCBnin
dalmasyla birlikte ABD kresel sistemde tek sper g hline gelmitir. Bu konumunu
korumak isteyen ABDnin zellikle 11 Eyll saldrlarndan sonra kendi karlarna tehdit
olarak grd lkelere uluslararas hukuku yok sayarak mdahalelerde bulunmas byk
bir tehdit oluturmu terrizmin d politika arac olarak kullanlmas da gvenlii tehdit et-
mitir. Souk Sava sonrasnda konvansiyonel ve kitle imha silahlarnn art gstermesi, su
rgtlerinin artmas, salgn hastalklarn olumas devletlerin siyasi istikrarlarn etkilemesi
gibi konularda birer tehdit oluturmutur.

18 Aralk 2010da Tunusta balayarak Arap dnyasna yaylan gsteriler, Orta Dou ve Kuzey
Afrika lkelerinde domino etkisi yaparak bask ile ynetilen iktidarlar devirmitir. nternet
ve cep telefonlar gibi iletiim aralar, CNN ve El-Cezire gibi uydu kanallar, sosyal paylam
siteleri kresel bilgiye ulamay kolaylatrm ve Arap dnyasndaki rejimlerin basklarn
ve bu lkelerde ba gsteren ayaklanmalarn yaylmasn salamtr. Arap Bahar olarak
adlandrlan bu ayaklanmalar uluslararas gvenlik sisteminin en gncel konusu olmutur.

Bu erevede yapacamz almada son on ylda uluslararas gvenlik alannda yaanan


deiimler ile Orta Dounun silahlanma ve savunma harcamalarna etkisi incelenecektir.

Gvenlik Kavram ve Yeni Gvenlik Ortamnn Tehdit Alglamalar


Gvenlik, varln koruma ve srdrme amac tayan her davran biiminde karlalan bir
olgudur (Bozkurt, 2008, s. 497). Yeni kresel g dengesi g odaklarnn karlkl bamll-
nn artt evrensel bir deiim srecindedir. Bu balamda yeni gvenlik ortamnn risk ve
tehditleri, gemiteki risk ve tehditlere ilave olarak kreselleme olgusunun yaratt tehdit,
risk ve belirsizlikleri de iermektedir. Devletleraras tehdit ve risklerin varl azalmasna ra-
men yine de sz konusu tehditler gvenlik alglarnn banda gelmektedir. Hlen blgesel
dzeyde yaanan devletleraras atmalarn gvenlik riskini artrmas buna rnektir.

Politik, asker ve ekonomik gelimelere paralel yeni riskler ve tehditler ortaya kmtr.
Souk Sava yllarnda ok az rastlanlan etnik, dinsel veya mezhep nitelikli almalar, k-
reselleme dneminin balang yllarna damgasn vurmutur. Terrizm, blgesel ve l-
keleraras kriz ve atmalar, kitle imha silahlarnn yaylmas, balistik fze sistemleri, siber
terrizm, deniz haydutluu, enerji gvenlii ve snr aan sular gvenlie ynelik gncel
risk ve tehditlerin banda gelmektedir. Bunun dnda, otoriter ve baskc ynetimlerin
halklar zerindeki olumsuz etkileri yeni bir kresel risk olarak grlmektedir. Orta Do-
uda Arap Bahar olarak ifade edilen gelimeler bunun en gzel rneidir (Demir, 2012,
s. 41-42).

120
Deien Orta Dounun Yeni Gvenlik Alglamasnda Silahlanma ve Savunma Harcamalar

Dnyada Savunma Harcamalar


Souk Sava sonras dnyann hemen her yerinde lkelerin savunma harcamalarnda
nemli lde d meydana gelmitir. Ancak 11 Eyll olaylarndan sonra ABDde deien
gvenlik ve d tehdit alglamalaryla bu eilim tersine dnmtr (Beri, 2012).

ABDde 11 Eyll 2001de gerekleen terr saldrlar, uluslararas gvenlik srecinde bir d-
nm noktas oldu. Birok devletin gvenlik politikas ve karlkl ilikileri deiti. ABD, 11
Eyll sonrasnda Afganistan ve Irak igali ve terrizme kar balatt kresel savala yeni
gvenlik doktrinini aklamtr. nleyici sava doktrini erevesinde komnizmin yerine
yeni tehdit olarak terrizmi koymutur. (Akgn, 2006, s. 12-14). 11 Eyll 2001 ncesinde
Souk Savan da bitmesiyle de geen dnya savunma harcamalar tekrar ykselie
gemitir. Afganistan ve Iraktaki ykl asker operasyonlar, ABDnin asker harcamalarnda-
ki byk artn sebebidir. Bu artn sebebi dzenli bteye eklenen ek deneklerdir. Eyll
2001 ve Haziran 2006 arasnda, terre kar kresel sava ad altnda Amerika hkmeti
toplam 432 milyar dolar yllk ve ek denekler salamtr. 2001 ylndan bu yana Ameri-
kann asker harcamalarndaki bu art, btedeki aklarn artmasna, hkmet borlarna
ve bu borlarla ilgili harcamalara sebep olmutur (SIPRI, 2006). 1994 ylndan beri almala-
rn srdren, dnya genelinde silahlanma konusundaki aratrmalaryla tannan aratrma
merkezi BICC tarafndan hazrlanan 2002 raporunda, dnyada yeni bir silahlanma dalgas
yaandna dikkat ekilmitir. Raporda, 1990l yllardaki bar dalgasnn geride kalarak
yerini terr dalgasna brakt vurgulanmtr. Savunma uzmanlar, ABDnin silahlanmaya
byk lekte bte ayrdna ve 11 Eyll ncesinde silahlanmaya daha fazla bte ayr-
may planladna dikkat ekmilerdir. ABDnin dnyada scak savalara ynelerek istedii
lkeleri igal etmesi dnya silahlanma hzn artran balca sebeptir.

sve merkezli dnce kuruluu SIPRI, ABDnin asker harcamalarnn 2001 ylndan beri iki-
ye katlandn ortaya koymaktadr. ABD bu alanda son on ylda artc ekilde % 81lik ar-
tla 698 milyar dolar harcamtr. kinci byk tketici ini bile alt kat gemitir (Thinkprog-
ress, 2011). 2011 ylnda dnya 1738 milyar dolar silahlanmaya harcamtr. Silahlanmaya
harcanan miktar dnyadaki gayrisafi i retimin % 2.5ini oluturmutur. Dier bir ifadeyle
silahlanma iin dnya genelinde kii bana 237 dolar harcanmaktadr (SIPRI, 2012).

Orta Dounun Silahlanmasnda Etkili Olan Faktrler


Silah almnda Orta Dou niin hl rakip tanmamaktadr? Bunun cevab son derece kar-
mak olmasna ramen Orta Dounun silah deposu hline gelmesinde rol oynayan
nemli etken sayabiliriz.

Birinci etken blgenin jeopolitik konumudur. Blge bilindii gibi eski kara ktleleri olan
Asya, Afrika ve Avrupa ktalarnn birbirlerine yaklat blgede yer almaktadr. Blge lke-
leri her ktada yer almasna ramen ounlukla Asya ve Afrika ktasnda yer almaktadr.

121
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

Bundan dolay blge bata byk ktann birbirleri ile temasa getii bir konumda yer
almakta ve doal, sosyal, kltrel ekonomik olarak karlama ve merkez blgesini olu-
turmaktadr. Dier taraftan yeni kara ktleleri olan Amerika ve Okyanusya ktalar iin de
karlama ve merkez blgesini oluturmaktadr. Orta Dou adeta dnyann kalbi gibidir.
Bu sebeple tm ktalarda bulunan lkelerin gzdesi konumundadr.

kinci etken, kltrel yapdr. Blge dnya kltrlerinin kaynama noktasn oluturmaktadr.
Semavi dinlerin ortaya kt bir blge olan Orta Dou tarih boyunca kutsal din mensuplar
tarafndan hedef blge olmutur. Mslman-Hristiyan karlamas olan Hal Seferleri ile
blge savalar corafyasna dnm, 20. yzyln ortalarnda srail Devletinin kurulmasyla,
blgedeki savalar daha da genilemitir.

nc etken ise ekonomiktir. Dnya rezervinin % 60na sahip olan blge dnyann en zen-
gin petrol yataklarna sahiptir. Dier taraftan Orta Dou bor, krom, uranyum gibi stratejik ma-
denler bakmndan da dnyann en zengin blgesidir. Ekonomik bymenin temel gereksini-
mi olan madenlerin bu blgede bulunmas blgeyi dnyann hedef tahtas hline getirmitir.

Jeopolitik, kltrel ve ekonomik saldrlardan kendini korumak iin blge lkeleri adeta si-
lahlanmak zorunda kalmlardr. Fakat blgenin silahlanmas yine kalknm sper glerin
kontrol altnda gereklemitir. Silah sanayisinde gelimi olan lkeler, eski model veya
imalat hatas olan tm silahlar blge lkelerine depo etmilerdir. Orta Dou lkeleri, silah
sanayinde gelimedike ve kendi silahlarn kendileri retmedike bu ksr dng devam
edecektir (zey, 2007, s. 235-237).

Dnya genelinde silah satlarna ve asker harcamalarn oranlarna baktmz zaman Orta
Dou blgesinin her daim n sralarda yer aldn grmekteyiz. Savunma harcamalarnn
nfusa orannn yine dnyada ilk sralarda yer ald Orta Douda bunda deiik i ve d
nedenler etkili olurken Sovyetlerin paralanmas, Amerikann blgeye aktif olarak girmesi
gibi sistemik deiimler, Arap-srail atmalar, Krfez Sava gibi tekil olaylar etkilidir.

Blgenin atmac doas iinde var olma mcadelesi veren devletlerin tutumlar nemli-
dir. nk Orta Dou devletlerinde kurulmu olan arpk dzen ve otoriter rejimlerin sr-
mesi ve bu arpk dzenin ortaya kard gerginlik ve gvensizlik ortam srekli olarak
yeni silahlara gereksinimi artrmtr. Devletlerin asker giderlerini artrmadaki temel ama-
lar; kimi zaman bu dengesiz yap iinde politik etkilerini glendirmek, statkoyu korumak
veya deitirmek ya da sadece rakiplerine kar savunma kabiliyetlerini artrmak olabilir.
Ancak ak olan nokta, blgede silahlanmann zm olmaktan ok uzak olduu, tam tersi-
ne silahlanmann bir yar hline dnt gereidir.

srail gemite olduu gibi gnmzde de Orta Dou Blgesinde silahlanmann temel ta-
larndan biri olmaya devam etmektedir. Arap-srail atmalar, Filistin sorunu, terrist ey-
lemler, Arap devletlerinin tutumlar ve Batl devletlerin, zellikle Amerikann destei srailin
elinde bulunan bu silah gc, dier blge devletlerinin tehdit alglamalarn devaml tetikte

122
Deien Orta Dounun Yeni Gvenlik Alglamasnda Silahlanma ve Savunma Harcamalar

tutmalarna neden olmaktadr. srail Devletinin silahlanmay kendisi iin bir kar yol olarak
semesine neden olmutur. Filistin sorunu erevesinde Yahudi ve Arap toplumlar arasnda
balayan atma da silahlanma faaliyetlerini kanlmaz klmaktayd (Kona, 2005).

Tablo 1.
Orta Douda srail ve Asker Denge (2010)
Piyade Zrh Hava Kuvvetleri Deniz Kuvvetleri
lke Sava
Aktif Yedek Tanklar ZPT Uaklar Helikopterler Denizaltlar
gemileri
srail 176.500 445.000 3770 8325 875 287 72 5
Msr 450.000 254.000 3955 5375 518 232 176 3
ran 520.000 350.000 1.620 1400 320 570 256 14
Irak 273.200 - 289 4140 3 104 25 0
rdn 100.700 60.000 1217 2295 111 79 17 0
Kuveyt 15.500 24.000 483 946 58 48 96 0
Lbnan 61.400 15.000 350 2150 5 61 41 0
S. Arabistan 214.500 - 1015 5150 330 234 95 0
Suriye 304.000 314.500 4800 5060 490 225 35 0
Trkiye 421.000 379.000 4460 6733 404 427 168 14
(The military, t.y).

Orta Dou blgesinde var olan bu silahlanma yarn sadece blge iinden kaynaklanan
nedenlere balamak bir yanlg olur. Bu erevede blge d devletler zellikle Batl dev-
letler, Orta Dou devletlerinin silahlanma arzusunu tatmin ederlerken her geen gn yeni

teknolojilerle rettikleri silahlarla blge halklarnn geleceini biraz daha zorlatrmaktadr-


lar (Kona, 2005).

BM Gvenlik Konseyi be lke (in, Fransa, Rusya, ngiltere ve ABD)ye ek olarak Almanya
dnya silah ticaretinin % 90dan fazlasn gerekletirmektedir. ABD Kongre Aratrma Servi-
sinin 22 Eyll 2011 tarihli raporuna gre dnyann en byk silah satcs ABDdir.

Tablo 2.
Yedi Yllk Dnemde Balca Silah hra Eden lkeler ve Dnya Toplamna Oranlar (2003-2010)
Satc hracat (Milyar Dolar) Toplam Sat Yzdesi
ABD 170.764 % 39
Rusya 81.059 % 18
Fransa 37.4 %8
ngiltere 29.803 %7
in 15.271 %3
Almanya 22.807 %5
talya 15.134 %3
Dier Avrupa 47.024 % 11
Dierleri 23.654 %5
(Grimmett, 2011).

123
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

2003-2010 dneminde, silah ihra eden lkeler ve bunlarn dnya toplamna oranlar ince-
lendiinde, yine ABDnin rakipsiz olarak ba ektiini grrz. ABD yedi yllk dnem iinde
170 milyar dolarlk silah ihra etmitir. Bu miktar dnya silah ihracat toplamnn % 39unu
tekil etmektedir. ABDyi 81 milyar dolar ile Rusya izlemektedir. Fransa nc ve Rusya
drdnc sradadr. Dnya silah ihracatnn % 72sini yedi yllk dnemde, ilk drt lke (ABD,
Rusya, Fransa ve ngiltere) yapmaktadr.

ABDnin Orta Doudaki karlar paralelinde Afganistan ve Iraka mdahaleleri, Lbnana


mdahale ve demokrasi getirme gerekeleri aslnda sermaye birikimiyle uyumlu toplum
yaratma gerekeleridir. 11 Eyll ekonomisinin yol at likidite bolluu en ok savunma
sanayinde kendini gstermi, krlarnda byk art yaayan silah irketleri Afganistan
ve Irak mdahalelerinin sonucunda karlan petrol yasalaryla petrol irketlerinden elde
edilen fonlar yeniden retilerek talep piyasas canl tutulmutur (Aker, 2007). SIPRI uzman
Susan Jackson silah sektrndeki en byk sramann, 11 Eyll 2001de ABDde dzen-
lenen saldrlardan sonra kaydedildiini ve 2002 ylndan beri silah irketlerinin cirosunun
yaanan ekonomik durgunlua ramen % 60 orannda arttn ifade etmitir (Deutsche
Welle, 2012).

11 Eyll 2001 tarihinde ABD kapitalizminin ve uluslararas sermayenin merkezi saylan


Dnya Ticaret Merkezine yaplan saldrlar tarihin en byk terr saldrlarndan biriydi. Bu
saldrlardan sonra Bushla birlikte iktidara gelen Yeni Muhafazakr ynetici elitler nleyici
sava konseptini gelitirdiler. Amalar, Souk Sava sonras dnemde ABDnin elde ettii
istisnai asker gcn dnyann deiik yerlerinde istedii gibi kullanarak dnyay ABD he-
gemonyasna hazr hle getirmekti.

Uluslararas sistemde, asimetrik tehdit olarak adlandrd yeni tehlikeyle mcadele ede-
bilmek iin ABD gvenlik politikasnda deiikliklere gitmitir. Terre destek veren lkeler
er ekseni olarak nitelendirilmi, bunlarla mcadele edilecei vurgulanarak ABDnin yeni
tehdit alglamalarnda terr ilk sraya yerlemitir. Byk Orta Dou Projesi ad altnda bl-
genin demokratiklemesini ve sivil toplumun glenmesini ngren ABDnin benimsedii
tek yanl ve asker gce dayal yeni Bush doktrinin uygulamadaki ilk rnei, 2003 Irak igali
oldu. Ardndan ran ve Suriye aka tehdit edildi (Akgn, 2006, s. 7-13).

Krfez blgesini denetim altnda tutmann yllk maliyeti 4-5 milyar dolar civarndayken
Bush ynetiminin Eyll 2003e kadar sava harcamalar iin kongreden talep ettii miktar 75
milyar dolara ulamtr. ABDnin asker harcamalarna paralel olarak tm dnyada savunma
harcamalar devasa boyutlara ulamtr ve hl da artmaktadr (Harvey, 2008, s. 69).

Orta Dou lkeleri 2012 ylnda Tunusta balayp tm Orta Dou geneline yaylan Arap
Bahar olarak adlandrlan halk ayaklanmalar ile kanl bir sre yaamaktadr. ABD bakan
Obama 2012 ylnn balarnda aklad lkesinin yeni gvenlik stratejisiyle Orta Douda

124
Deien Orta Dounun Yeni Gvenlik Alglamasnda Silahlanma ve Savunma Harcamalar

Bush dneminin saldrgan politikalarndan uzaklaarak dk profile geecek ve mttefik-


lerin siber yaplarnn glendirilmesiyle fze savunma teknolojilerinin glendirilmesini
hedefleyecektir (Century Defense, 2012). Savunma btesinde ksntya gidileceini sy-
leyen Obama farkl cephelerde ayn anda iki sava yrtme ve kazanma stratejisi yerine
karsndaki dmann amalarn engellemeye sahip bir gce sahip olmay ngrmtr.
Arap baharndaki gibi deiimin i dinamiklerle gerekletirilecei daha ince politikalarn
izlenecei bir dneme girilmektedir. ABDnin Orta Dou lkelerine byk miktarda silah
satn karara balamas, yeni savunma stratejisiyle silah satlar arasnda paralellie d
politikasnda verdii nemin gstergesidir. ABD silah satlaryla hem blgede etkinliini
srdrebilecek hem de ekonomik kazan elde edecektir. Orta Dou uzman Anthony Cor-
desmana gre Obama ynetiminin kresel ekonomiye enerji ihracat akn salayabilen
yeni bir post-Irak Sava gvenlik yaps elde etmek istemektedir (UP, 2012).

Ayrca ABDnin sz konusu mdahalelerinde Amerikan silahlarnn tm zellikleri medyada


canl canl ekrana gelmiti. Tantm yaplan ileri teknoloji silahlarn ounun Amerikan ve
Batl irketlerin retimi olmas dikkat ekiciydi. Sonrasnda silah irketleri yurt d satlar-
n artrmakla kalmad, Orta Doudaki pazar paylarn da genilettiler.

ABDnin Orta Doudaki varlnn, bu lkelerin Amerikan silah pazar iinde kalmasnda
ok nemli rol oynadn syleyebiliriz. Irakn Kuveyti igaliyle birlikte Krfez lkelerinin
bte iindeki savunma harcamalar arta gemi, zellikle Suudi Arabistan bata olmak
zere Orta Dounun petrol zengini lkeleri Amerikan retimi silah pazarnn nemli si-
lah almlarn Batl lkelerden salanan krediler ile gerekletirmektedir. Orta Doudaki
krizlerin Amerikan silah pazar iin nemli bir etkisinin blgeye daha ok silah satmak
biiminde olduu ileri srlebilir. Petrol, silah ticareti, zenginlik ve g arasndaki iliki
yllardr blgenin istikrarszla srklenmesinde birbirini etkileyen faktrler olarak ele
alnabilir (Ayhan, 2009, s. 338-339). Krfez asker dengesinde nemli bir rol oynayan ABD,
ran krfez lkelerini silahlandrarak dengeleme yoluna gitmektedir. ABD ve Suudi Ara-
bistan ok farkl siyasal sistemler ve srail grne sahip olmalarna ramen iki lkenin
i birlii Krfez Sava srasnda hzl bir zaferin kazanlmasnda nemli bir unsur oldu. Bu
i birliinin baz ynleri 11 Eyll sonras kstlansa da o zamandan beri terrle mcadele-
de yakn ortaklar hline gelmilerdir (Cordesman, & Wilner, 2012). ran Krfez lkeleriy-
le dengeleme politikasna giden Amerika, yakn dnemde bata Kuveyt ve Katar olmak
zere alt krfez lkesiyle toplam 11.3 milyar dolarlk silah sat anlamas imzalamtr
(Aksiyon, 2012).

ngiltere ABDden sonra Orta Dou pazarnda etkin olan ikinci lkedir. ngiltereyi Rusya ve
dier Avrupa lkeleri izlemektedir (Trkiye Savunma Sanayi Sektr Raporu, 2011).

125
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

Orta Dounun Savunma Harcamalar


Orta Dou blgesinde 2009 yl iin 103 milyar dolar savunma harcamas olmutur. 2000-
2009 aralnda ise blgesel harcamalar % 40lk bir art gstermitir. 2009 ylnda Lbnan,
Bahreyn, rdn ve Suriyenin savunma harcamalarnda art kaydedilirken harcamalarda en
byk d Irak ve Ummanda grlmektedir. Harcamalarn 2009 ylnda petrol fiyatlarn-
daki dten kaynakland deerlendirilmektedir.

2010 ylnda Orta Douda toplam asker harcama 111 milyar dolar oldu. 2009 zerinde
reel olarak % 2.5luk bir art sz konusudur. Orta Douda asker harcamalar 2010 ylnda
2001 ylndan % 35 daha yksektir. Bu artn byk ksm 2002-2007 dneminde olmutur.
2010 ylnda byk art Suudi Arabistan, byk d ise Umman tarafndan yapld. Baz
lkeler iin eksik verilerin olduu 2010 ylnda eksik olan en nemli lke ran oldu. SIPRI
dorulamasa da bir medya raporu, rann silahl kuvvetler btesini devrim muhafzlar iin
5.8 milyar dolardan 9 milyar dolara kararak savunma harcamalarn % 20 arttrdn iddia
etmitir (SIPRI, 2010). Kuveyt, Bahreyn, Umman, Birleik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabis-
tandan oluan Gulf Cooperation Council (GCC) Orta Dou toplam savunma harcamalar-
nn % 74.38ini yapmaktadr. 2011 ylnda 86 milyar dolar olan savunma harcamalarnn 64
milyar dolarn GCC lkeleri gerekletirmitir. Krfez lkeleri 2001 ylnda 43 milyar dolar
olan savunma ve gvenlik harcamalarn 2011 ylnda 86 milyar dolara kararak % 50lik bir
art gstermitir.

Tablo 3.
Krfez lkeleri Asker Harcamalar (2001-2011)
2001 2002 2003 2004 2005 2006 2007 2008 2009 2010 2011
Bahreyn 370 366 364 199 582 518 573 575 711 747 873
Kuveyt 3762 3873 3873 1327 4725 3789 3986 7089 6873 3910 4050
Umman 2656 2545 2766 2877 3342 3550 3433 4861 4141 4180 4270
Katar 1881 2103 2103 2324 2422 2530 1159 1822 0 3120 3450
BAE 3098 3098 3098 1771 2932 10.293 10.715 14.293 15.779 8650 9320
Yemen 593 569 569 979 1042 893 965 1551 1581 1830 2040
Irak 1549 0 0 0 0 0 0 0 0 4190 4790
ran 2324 3320 3320 3873 6860 7036 7919 9983 0 10.600 12.000
S.Arabistan 27.332 24.567 24.567 21.356 28.107 32.073 37.630 39.776 42.024 45.200 46.200
GCC
39.099 36.770 36.552 29.854 42.111 52.754 61.119 71.211 70.827 65.807 68.163
Toplam
Krfez
43.565 40.770 43.565 34.705 50.013 60.680 70.563 83.218 72.440 82.427 86.993
Toplam
(Cordesman, & Wilner, t.y.).

Orta Dou ve zellikle Krfez blgesi dnya savunma pazarlar iinde en aktif blgelerden
biridir. Blgeye ilikin olarak Forecast Internationaln yapt deerlendirmeye gre de bu
durumun uzun sre bu ekilde devam edecei anlalmaktadr. FI blgedeki savunma pa-

126
Deien Orta Dounun Yeni Gvenlik Alglamasnda Silahlanma ve Savunma Harcamalar

zarnn nmzdeki be yl boyunca % 11 byyecei ve 2014 ylnda 120 milyar dolara


ulaacan ngrmektedir. GCCnin savunma harcamalarnn srekli artmas tehdit olarak
algladklar rann Krfez blgesine yaylma politikasndan kaynaklanmaktadr. Bu lkele-
rin i gvenlii n planda tutarak yaptklar harcamalar da ran tehdidinin yan sra bir dier
harcama sebebidir. Suudi Arabistann milyar dolarlk snr gvenlii projesi harcamalara
gncel bir rnektir.Yine ABDnin Kuveyte 4.2 milyar dolarlk hava savunma sistemleri sat-
mak istemesi rana kar Basra Krfezi mttefiklerinin glendirilmesine rnek verilebilir.

Orta Dou blgesinde savunma harcamalarnn yksek olmas sadece GCC lkeleri ile snrl
deildir. Yapt harcamalarla ikinci srada yer alan sraile silahl kuvvetlerin gelitirilmesi
iin ABD 2275 milyar dolarlk kredi (Foreign Military Financing) amtr.

Irakn durumu, harcamalarn yksek olmasndaki dier faktrlerden birisidir. ABDnin 31


Aralk 2011de bu lkeden tamamen ekilmesinden sonra, lke gvenliinin salanmas
Irak silahl kuvvetlerinin ve gvenlik glerinin konusu olmutur. Irakn yakn gelecekte
iyi bir savunma pazar olaca deerlendirmeleri yaplmaktadr (Trkiye Savunma Sanayi
Sektr Raporu, 2011). Suriye ordusunda ise 325 bin asker olduu tahmin edilmektedir (ol,
2012). Toplam 25.406 arazi silah, 830 uak, 208 helikopter ve 19 donanma gemisine sahip
bulunan Suriyenin 1.8 milyar dolarlk savunma btesi bulunmaktadr (Globalfreepower,
2012). Dnya savunma harcamalarnn 1738 milyar dolar ile zirve yapt 2011 ylnda Orta
Douda bir nceki yla gre deiim oran % 4.6 olmutur.

Arap Bahar ve Silah hracat


Silah ihracat dnyada hzla artarken Arap baharnn yaand lkelerde silahlanmaya de-
vam etmektedir. SIPRInin raporuna gre muhaliflere kar kullanlan silahlarn ou Avru-
padan ihra edilmektedir. Raporda 2007-2011 arasndaki dnya silah ticaretinin nceki be
yla gre % 24 orannda art olduuna dikkat ekilmektedir. Asya-Pasifik lkeleri % 44lk
silah ihracyla ilk srada yer alrken Avrupa lkeleri % 19 ile ikinci srada, Orta Dou lkeleri
ise % 17 ile nc srada bulunmaktadr.

Orta Dou uzman Peter Wesemana gre blgede silahlar her zaman amacna uygun
gerekelerle alnmamaktadr. Pek ok silah muhalefeti bastrmak iin alnmaktadr. Buna
Suriyede yaananlar rnek gsteren Weseman am ynetimi tarafndan isyanclara sava
uaklar ve roketatarlarla karlk verildiine hatta gstericilere kar radar sistemlerinin kul-
lanlabildiine dikkat ekmektedir. Bahreyn, Tunus ve Msrda da ihra edilen silahlar mu-
haliflere kar kullanlmtr.

Suriyeye uluslararas mdahale tartmalar yaanrken Esad ynetimi hava savunma sis-
temleri ve gemisavar fzeleri ithal etmeye balad. Suriye, 2007-2011 yllar arasnda bir
nceki be yla gre silah almlarn 6 kat artrd. Bu artla birlikte Suriye, en ok silah ithal

127
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

eden lkeler listesinde 68. sradan 33. sraya ykseldi (Gazeteport, 2012). BM verilerine gre
ise, Suriye son be ylda ald asker tehizatn % 72sini Rusyadan, % 17sini Belarustan %
9unu ise randan ithal etmitir. Suriyede rejim kart gsterilerde lenlerin ou Rus silah-
larnn kurban oldu. Suriyeye silah ambargosuna kar kan Rusya, bu lkeye silah satn
daha da artrmtr. Daha ncesinde NATO Libyadaki isyanclara sivil toplumu korumak ad-
na havadan destek vermi, Kaddafi rejiminin yklmasna katkda bulunmutu. Yine Kadda-
fi rejiminin muhalifleri bastrmak iin kulland silahlar daha nce ngiltere ve Fransadan
alnmt (Deutsche Welle, 2012).

Arap Baharnn silah ihracat zerinde pek nemli bir etki yaratmad belirtilen SIPRI rapo-
runa gre, Arap Baharnn yaand lkelerden Tunus ve Msra 2011 yl iinde en byk
silah sat yapan lke ABDdir. Msra 45 adet M-1 A-1 tank veren ABD, 125 tane daha ver-
meyi taahht etmitir.

SIPRI uzmanlar Cezayir ve Suudi Arabistan rneklerini vererek henz Arap Baharnn ya-
anmad fakat benzer sreten geme olasl olan lkelere silah satlarnn devam etti-
ini bildirmitir. ABD, 2011 ylnda Suudi Arabistanla 154 adet F-15SA model sava ua sa-
t iin anlama imzalamtr (Yavuz, 2012). srail, rdn, Kuveyt, Suudi Arabistan ve Suriye
yksek atma yaanan blgelerdeki 10 lke iinde asker harcamalara en ok pay ayran
Orta Dounun 5 lkesidir (BICC, 2012).

Arap Baharnn ilk ylnda silah tedarikilerinin Orta Dou ve Kuzey Afrikaya ynelik silah
politikalar hakkndaki tartmalar younluk kazansa da stratejik ve ekonomik kayglar Arap
Baharnn silah ihracat zerindeki etkisini snrl klmtr. SIPRI uzmanlarna gre, lkele-
raras ve i gerilimler talebi belirleyen unsurlar olacaktr ve Arap Bahar erevesinde Orta
Dou ve Afrika blgesinden daha byk silah talepleri gelecei beklenmektedir. zellikle
Libya operasyonunda kullanlan lazerli bombalarna da talebin yksek olaca ngrl-
mektedir (SIPRI, 2012).

Orta Dou ve Kuzey Afrikadaki hkmetlerin Arap Bahar gibi toplum hareketlerine kar
hazrlkl olmak amacyla asker ekipman ve silaha 2015e kadar toplam 118.2 milyar dolar
harcama yapaca tahmin edilmektedir. 2001 ve 2010 yllar arasnda asker harcamalarn
gayrisafi milli gelire oran kresel ortalamada % 2.5 iken Orta Douda % 5.5 olmutur (n-
ternet Havadis, 2012).

Sonu
lk alardan modern alara kadar insanlarn kendilerine kar bir saldr tehdidi hissetme-
seler bile mevcut konumlarn srdrmek amacyla gvenlik ve savunma ihtiyalar ortaya
kmtr. Sovyetler Birliinin 1991 ylnda dalmasndan sonra kresel siyaset ve g den-
geleri deimi, ABD tek sper g olarak kalmtr. Kreselleme sreciyle birlikte ulus-

128
Deien Orta Dounun Yeni Gvenlik Alglamasnda Silahlanma ve Savunma Harcamalar

lararas gvenlik ortam son derece deiken bir hl almtr. Terrizmin d politika arac
olarak kullanlmas, konvansiyonel ve kitle imha silahlarnn art gstermesi, su rgtle-
rinin artmas, salgn hastalklarn olumas, uyuturucu trafii gibi konularda yeni gvenlik
tehditleri ortaya kmtr.

Dnyada savunma harcamalar ylda 1 milyar dolarn zerine kmtr ve bu art srmek-
tedir. Bu artta, 11 Eyll saldrlarndan sonra savunma btesini 450 milyar dolarn ze-
rine karan ABDnin pay byktr. Souk Sava sonras yaanan kresel gelimeler yeni
kresel gvenlik olgularnn ortaya kmasna ve tm dnyay olduu gibi Orta Douyu
da etkilemesine sebep olmutur. Orta Dou lkelerinin gvenlik araylar, silahlanma ihti-
yacn dourmakta ve savunma harcamalarnn artmasn beraberinde getirmektedir. Orta
Doudaki savunma harcamalarnn genel seyrinin 11 Eyll saldrlarndan sonra katlanarak
artt tespit edilmitir. Orta Dou blgesi sahip olduu enerji kaynaklar dolaysyla kresel
glerin rekabetine ve mcadelesine sahne olmaktadr.

almada ulalan bir dier sonu blgeye silah tedariki yapan kresel glerin, silah trans-
ferleriyle kriz dnemlerinde blgede kontrol sahibi olmaya almasdr.

rann nkleer program blgesel dengede bata srail olmak zere Orta Doudaki ou l-
kenin ran kaynakl tehdit alglamas ierisine girmesine neden olmutur. ran ve Suudi Ara-
bistan arasnda yaanan souk sava Arap Baharyla sarslan Orta Douyu ok daha derin
bir istikrarszln iine srkleyecektir. Her iki lkenin sahip olduklar petrol rezervlerinin
gvenlii, sadece bu lkeleri deil btn dnyay ok yakndan ilgilendiren bir konudur.
ki lke arasnda Basra Krfezinde meydana gelecek bir atma, kresel gler ve dier
lkelerin de mdahalesine ak olacaktr. Arap-srail atmas hl blgenin en nemli so-
runlarndan biri olmaya devam etmektedir. Arap Baharndaki toplum hareketlerine kar
ar silahlarn kullanlmas Orta Doudaki hkmetlerin gelecekte de savunma harcamala-
rn artracan gstermektedir. nk Orta Dou lkelerinin bar tehlikeli biimde tehdit
edecek boyutlara ulaan asker gce sahip olmalar gvenlik kayglar duyan dier blge
lkelerinin silahlanmasn tetiklemektedir.

Kaynaka
ABD, Krfezi silaha bodu. (Austos 6, 2012). Aksiyon. 30 Eyll 2012 tarihinde http://www.aksiyon.com.tr/aksiyon/haber-
33246-abd---korfezi-silaha-bogdu.html adresinden edinilmitir.

Aker, A. (Kasm, 2007). 11 Eyll ekonomisi ve sava imparatorluunun ykselii. Jeopolitik Dergisi, 46, 66-99.

Akgn, B. (2006). 11 Eyll sonrasnda dnya. ABD ve Trkiye. Konya: Tablet Kitabevi.

Arap Bahar Orta Douyu silahlandryor. (Nisan 30, 2012). 14 Eyll 2012 tarihinde http://www.internethavadis.com/dun-
ya/34537.html adresinden edinilmitir.

Arap Bahar silah reticilerine yarad. (Mart 19, 2012). 28 Eyll 2012 tarihinde http://www.gazeteport.com.tr/haber/85325/
arap-bahari-silah-ureticilerine-yaradi adresinden edinilmitir.

Ayhan, V. (2009). Orta Dou ve petrol. Bursa: Dora Yaynclk.

129
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

Beri, H. E. (Mart, 2012). Dnyada ve Trkiyede savunma harcamalarnn demokratik denetimi. 16 Eyll 2012 tarihinde http://
stk.bilgi.edu.tr/docs/izlemeAsker2010.pdf adresinden edinilmitir.

Bonn nternational Center for Consersion. (2012). Annual report. Retrieved September 18, 2012 from http://www.bicc.de/
uploads/tx_bicctools/BICC_Jahresbericht_2012_en_LR.pdf.

Bozkurt, G. S. (2008). Kresellemenin gvenlik boyutu. (Ed.) Bal, ., Deien dnyada uluslararas ilikiler iinde (s. 491-532).
Ankara: Lalezar Kitabevi.

Cordesman, A. H., & Wilner, A. (2012). The gulf military balance in 2012. Retrieved September 27, 2012 from http://csis.org/
files/publication/120518_Gulf_Military_Balance_2012.pdf.

Demir, S. (2012). Kresel gvenlik ortamnn analizi; riskler, aktrler, beklentiler, tedbirler. (Ed.) Erol, M. S. & Efegil, E., Trk d
politikasnda gvenlik araylar iinde (s. 31-65). Ankara: Bar Yaynlar.

Department of Defense. (January, 2012). Sustaining U. S. global leadership: Priorities for 21st. Retrieved September 25, 2012
from http://www.defense.gov/news/Defense_Strategic_Guidance.pdf.

Giray, F. (2004). Savunma harcamalar ve ekonomik byme. 2 Eyll 2012 tarihinde http://iibfdergi.cumhuriyet.edu.tr/archi-
ve/savunma%20harcamalar%C4%B1%20ve%20ekonomik%20b%C3%BCy%C3%BCme.pdf adresinden edinilmitir.

Grimmett, R. F. (2011). Conventional arms transfers to developing nations, 2003-2010. CRS Paper presented at the meeting of
the Report for Congress. Retrieved September 1, 2012 from http://www.fas.org/sgp/crs/weapons/R42017.pdf.

Harvey, D. (2008). Yeni emperyalizm (ev. H. Gld). stanbul: Everest Yaynlar.

Kona, G. G. (2005). Orta Douda gvenlik alglamas ve dhil risk faktrlerinin etkisi. 16 Eyll 2012 tarihinde http://strateji.
cukurova.edu.tr/ORTA_DOGU/gamze_gungormus_kona_ortadogu_guvenlik.pdf adresinden edinilmitir.

Krize ramen silah cirosu artt. (ubat 22, 2012). 16 Austos 2012 tarihinde http://www.dw.de/dw/article/0,,15770724,00.
html adresinden edinilmitir.

Morgenthau, H. (1993). Politics among nations. Boston: McGraw Hill.

zey, R. (2007). Kresel silahlanma. stanbul: Aktif Yaynevi.

Pirini, F. (2010). Silahlanma ve sava. Bursa: Dora Yaynclk.

REPORT: U.S. military spending has almost doubled since 2001. (April 11, 2011). Retrieved September 29, 2012 from http://
thinkprogress.org/politics/2011/04/11/157596/military-spending-doubled-since-2001/?mobile=nc.

SIPRI. (2002). Yearbook. Retrieved September 10, 2012 from http://www.sipri.org/yearbook/2002/06.

SIPRI. (2006). Yearbook. Retrieved September 10, 2012 from http://www.sipri.org/yearbook/2006.

SIPRI. (2010). Military expenditure. Retrieved September 15, 2012 from http://www.sipri.org/research/armaments/milex/
factsheet2010.

SIPRI. (2012). Yearbook. Retrieved September 28, 2012 from www.sipri.org/yearbook/2012/files/SIPRIYB12Summary.pdf.

Silahlanma hz kesmiyor. (Mart 19, 2012). 5 Eyll 2012 tarihinde http://www.dw.de/dw/article/0,,15817374,00.html adresin-
den edinilmitir.

Syria defections hurt army morale. (July 5, 2012). Retrieved September 15, 2012 from http://www.iol.co.za/news/world/sy-
ria-defections-hurt-army-morale-1.1334774.

Syria military strengt. (April 4, 2012). Retrieved September 26, 2012 from http://www.globalfirepower.com/country-mili-
tary-strength-detail.asp?country_id=Syria

The military balance in the Middle East. (August, 2013). Retrieved September 11, 2013 from http://www.jewishvirtuallibrary.
org/jsource/Threats_to_Israel/milbal.html.

TOBB. (2011). Trkiye savunma sanayi sektr raporu. Ankara: Afarolu Matbaas.

U. S. patriot deal to bosst Kuwait defenses. (July 27, 2012). Retrieved September 23, 2012 from http://www.upi.com/Busi-
ness_News/Security-Industry/2012/07/27/US.

Yavuz, C. (Mart 19, 2012). Silahlanma yarna devam: SIPRI-2012 raporu akland. 26 Eyll 2012 tarihinde http://www.turk-
sam.org/tr/a2627.html adresinden edinilmitir.

130
Birinci Krfez Sava Sonras Iraktan Trkiyeye G ve Sonular

Birinci Krfez Sava Sonras


Iraktan Trkiyeye G ve Sonular

Gkhan Kavak*

Giri

almamzda, 1990 senesinde Kuveytin Irak ordusu tarafndan igal edilmesi ve son-
rasnda Irakn kuzeyinden Trkiyeye olan g hadisesi ve sonularn inceleyeceiz.
Bu kapsamda ge neden olan hadiseler aratrlacak; Trkiyeye ka srecinde
Irakl gmenlerin yaad skntlar ve gn Trkiyeye ynelik sonular incelenecektir.

En genel manas ile g, insanlarn tek bana ya da grup hlinde bir yerden baka bir yere
hareket etmeleri olarak tanmlanabilir. G olgusunun nedenlerini sosyal, ekonomik, kl-
trel, din, ailevi ve doal nedenler olarak sralayabiliriz (Kurt, 2006, s. 148-178). Konumuz
asndan n plana kan g trlerinden uluslararas g ise bir lkeden dierine ynelik
g kapsar. G konusunu incelerken mlteci ve snmac kavramlarna ska rastla-
maktayz. Mlteciile snmac arasndaki fark aklamak gerekirse; mlteci durumunda-
ki kii, snd lkede resmen bu statde kabul edilir ve kendisine imknlar salanr fakat
snmaclara ynelik byle imknlar sz konusu deildir.

Irakn kuzeyinden Trkiyeye yaanan gn en nemli etmenlerinden biri hi kukusuz


Saddam Hseyin ynetiminin aznlklara ynelik izledii siyasettir. Bu noktada Saddam H-
seyin idaresindeki Baas Partisi (Haurani, 2007, s. 467), Iraka ieriden veya dardan gelebi-
lecek tehlikelere kar btnleyici bir siyaset izlemeye alyordu.

* Uzman, stanbul Ticaret niversitesi, Basn ve Halkla likiler Birimi.

131
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

eitli din ve etnik kimlikleri, snrlar ierisinde barndran Irak topraklar da smrgele-
me srecini geirmi, Kraliyet ve Baas ynetimi altnda Snni-Arap egemenlii zerine ku-
rulmutur. Irak topraklar zerinde Krtler ve Araplar, lkenin ounluunu olutururken
Irakl Trkmenler, Hristiyan Araplar (Durak, 2005a, s. 187-188), Ehl-i Haklar (Edmons, 2003,
s. 245), ebekler (Bruinessen, 2008, s. 133), Asuriler, Yezidiler (Erkmen, Oytun & Turan, 1989,
s. 42-43) ve Yahudiler (Baram, 1996, s. 149-151) gibi aznlk topluluklar da bu topraklarda
yaamaktadrlar. ounluu Arap, Krt ve Trkmenlerden oluan Mslmanlar, ii ve Snni
olarak iki ana mezhebe ayrlrken Snni Krtlerin byk ksm afiidir.

Mslmanlarn % 50-60n oluturan iiler, Badat ve Irakn gney blgelerinde arlkl


iken; % 30-40lk oranla Snniler, Badat ve lkenin kuzeyinde hayatlarn srdrrler. Krt-
ler, Irakn kuzeydou blgesinde arlkl olarak bulunurlar ve nfusun % 15-20sini olu-
tururlar. Irakta Snnilerin iilere (Aida, 2000, s. 97-110) nazaran aznlkta bulunmalarna
ramen iktidar ellerinde bulundurmalar dikkat eken bir husustur.

Irak topraklarnda Araplardan sonra ikinci byk etnik grup % 15-20lik oranla Krtlerdir.
Krtlerin ounluu Snni mezhebine mensuptur. Irak rejimi, Krtlere ynelik bastrma
siyasetini Irakn kuzeyine ynelik uyguladklar ambargolar ile desteklemeye alyordu.
Krtleri kendisi ile anlamaya zorlamak iin en ok ihtiya duyulan mallar, Krtlerin elle-
rinden alarak kendisine daha sadk olan Irakn orta kesimlerinde yaayan Snni Araplara
aktaryordu.

Konumuzun merkezinde yer alan Irakl Krtler, Irak iktidarlar ile birok kez atma ierisine
girmilerdir. Bu atmalar Arap milliyetiliini benimseyen Saddam ynetiminde daha da
derinlemitir. Nitekim Saddam Hseyin, nceki Irak ynetimlerinden farkl olarak Krtlere
zerklik hakk verilmesi noktasnda daha olumlu admlar atmsa da Krt kimliinin silikle-
tirilmesi ve siyasi hareketliliklerini ezme noktasnda bir o kadar farkl siyaset izlemitir (Ofra,
1996, s. 68-136).

Krfez Krizinin Balamas, Krtlerin Ayaklanmas ve G


Krfez Krizi, Saddam Hseyinin 2 Austos 1990 tarihinde farkl nedenler (Swearingen,
1981, s. 315-330) ortaya srerek Kuveyti igal etmesi ve 28 Austos 1990da Irakn 19.
vilayeti olduunu aklamas ile fiilen balamtr. Saddam Hseyinin bu hareketine kar
BM, Iraka knama ve ekonomik yaptrm kararlar alrken; ABD nclndeki uluslararas
g, 16 Ocak 17 Ocaka balayan saatlerdeIrak havadan bombalamaya balamtr. Irak
topraklarna dzenlenen hava saldrlar, l Frtnas Operasyonu olarak adlandrld. 24
ubatta Kara Kuvvetleri de operasyona katlmtr. 27 ubatta Kuveyt, Irakn igalinden
kurtarlm ve Irak kuvvetleri ekilmeye balamtr. 3 Mart gn de Irak atekes koullarn
kabul etmitir.

132
Birinci Krfez Sava Sonras Iraktan Trkiyeye G ve Sonular

Mttefik ordularnn Irak ordularn Kuveytte bozguna uratmasna mukabil Sad-


dam Hseyin ynetimine kar Krt ayaklanmas 4 Mart 1991 gn Irakn kuzeyinde
bulunan Raniye blgesinde birbirinden bamsz olarak balam ve dier blgelere
yaylmtr. Nitekim Irakl yazar Faleh Abdlcabbar, birbirinden bamsz gerekleen
bu isyanlar yle anlatmtr:

Ynlar sokakta toplanp Saddam Hseyini ve Baas ynetimini lanetlerler, sonra


yrye geerler ve belediye bakannn brosuna, Baas Partisi merkezine, gizli
polis binasna, hapishaneye ve (varsa) kentin garnizonuna el koyarlar. Yrrken halk
diktatrn afilerine ya da duvardaki rlyeflerine ate eder. Kentler isyanclarn eline
getike ayaklanmaclar Baaslar ve Muhaberat temizlerler. Ayaklanmann blgesel
e gdm ya yoktur ya da ok snrldr. ounlukla bir kasabann dierinde olan-
lardan hatta bir kentin bir mahallesinde olanlarn, baka bir mahallesinde olanlardan
haberi yoktur.

Bu ayaklanmalara kar Irak Ordu Birlikleri, gney ehirleri Necef ve Kerbeladaki ii halkn
ayaklanmasn ksa srede bastrp (Dowall, 2004, s. 555) Mart aynn sonlarna doru Krt
isyanclara kar saldr balatmtr. Irak birliklerinin ksa srede Irakn kuzeyindeki ehirleri
ele geirmeleri ile binlerce insan Trkiye ve ran snrna kamaya balamtr.

41-45 dou meridyenleri ile 35-37 kuzey paralelleri arasnda yaanan snma olaylarn-
da, hava artlarnn ve arazinin dalk yapsnn olumsuz etkisi g srasnda Irakl snma-
clar zor durumda brakmtr. Blgede Silopi ile Zaho arasnda bulunan tek gmrk kaps
olan Haburdan baka iki lke arasnda resm olarak balant kurulmamaktadr. Snmac-
larn yksek dalar ile izilmi snr hattnda konaklamalar ve Nisan aynn ilk gnlerinde 5
derecenin altndaki scaklklarda yaamak zorunda kalmalar birok sknty da beraberinde
getirmitir. Nitekim lmlerin 762si bir salk kuruunda, 5648i de ou ilk gnlerde olmak
zere bu blgelerde meydana gelmitir.

Trkiyenin Snmaclara Ynelik Yardmlar


Snmaclarn snra ylmas ile birlikte blge halk ve devlet nazarnda yardmlara ba-
lanrken; uluslararas yardmlarn 11 Nisan 1991 gnnde balanmas zerinde durulmas
gereken nemli bir hususu oluturmaktadr. Bu srete yaklak 260.000 nfusa sahip r-
nak ili birka gn ierisinde toplam nfusa eit snmacya; 175.000 nfusa sahip Hakkri
ili de 200.000den fazla snmacya ev sahiplii yapmtr. 3 Nisan 1991de rnak ve Hakkri
valilikleri battaniye, ekmek, tbbi malzemeler gibi acil ihtiyalar karlam ve ilk yardmlar
ulatrmaya balamtr. Ayn gn Devlet Bakan Vehbi Dinerler Koordinatr Bakan olarak
grevlendirilmi ve Diyarbakra giderek 14 Nisanda Ynetim Merkezi oluturarak Olaa-
nst Hl Valilii bnyesinde almalarn srdrmtr.

133
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

Gn Trkiyeye Gvenlik ile lgili Etkileri


Irakl Krtlerin Trkiyeye g PKKnn manevra gc asndan dnm noktas olmutur.
1991 Temmuzundan itibaren Irakl Krtleri, ncirlikten koruma karar PKK iin de glen-
me anlamna gelmektedir. Zira eki G, Irakl Krtleri Saddam Hseyinin saldrlarndan
koruma ve insani yardm desteine baladktan sonra Trkiyede PKKnn faaliyetleri byk
art gstermitir.

Irakl Krtlerin Krfez Sava sonras yaanan gelimeler ile siyasi anlamda talepleri de
deiiklie uramtr. Bu balamda Krtlerin milli olarak hedefleri Krfez Savana dek
zerklik iken; 1992den itibaren federasyon talepleri dillendirilmeye balanmtr (Ofra,
1996, s. 68-136).

Krfez Krizi ve akabinde yaanan g srecinde, PKK ile Saddam ynetimi arasnda sk
balarn olduu grlmektedir. PKK, Irakn kuzeyindeki Krt faaliyetleri hakknda Irak gizli
servisine bilgi vermesine karlk Saddam ynetimi tarafndan silah destei almtr. Var olan
bu ikili iliki, PKKnn Trkiye ve Krt gruplarna kar faaliyetlerinin birok ynden nn
amtr. Nitekim 1991de PKKnn Saddama kar ayaklanan Krtlerin katledilmesi srecin-
de sessiz kald M. Cahit ener tarafndan da belirtilmitir. Bununla birlikte Saddam Hse-
yinin Krt isyann bastrmasnn akabinde ran ve Trkiye snrna kaan Krtlerin geride b-
raktklar asker mhimmatn da PKKnn eline gemesine msaade etmesi PKKnn blgede
kazand stratejik konuma asker noktada nemli katk salamtr.

PKKnn, Irak askerlerinden kaan Krtlerin mallarna el koymas ve Irak askerleri ile iliki
kurmas deiik rgtler tarafndan sert bir ekilde eletirilmitir. Nitekim PKKdan kopan
PKK-Vejin, yaymlad bildiride Halkmz kadn-ocuk Saddamn faist gleri ile arpr-
ken onlar adm adm lkeden kovarken; Aponun merkez yrtmesi, Irak muhaberatnn
konuu oluyordu. sulamasn yapmtr. Bu karlkl menfaat ilikisi ierisinde Irak istihba-
rat PKKdan Trkiyedeki ABD tesisleri de dhil nemli stratejik noktalarn bilgisini istiyordu
ve karlnda bu rgte silah temin ediyordu (zda, 1996, s. 90).

PKK iin olumlu seyreden dier bir gelime ise Saddam ile Talabani ve Barzaniye kar sa-
vatktan sonra 1991 Ayaklanmasna katlan Bradost, Ako, Amadiye, Sindi, Bervari, Mzuri,
Suri, Herki, Pedari, Caf, Honav, Rekani, Dostki gibi airetlerin dtkleri yalnzlk durumun-
da PKK ile dostluk kurmaya balamalar olmutur (zda, 1996, s. 90).

1991 Krfez Sava sonras Irakta vuku bulan olaylar neticesinde Irak snrmza doru akn
eden Irakl Krtlerin, Trkiye snr hattnda bulunan Krt kyleri ile birleip ayaklanma kar-
ma tehdidine kar Trk hkmeti, snr blgesindeki kylerin bir ksmn boaltmtr. nsan
Haklar Derneinin yapt aratrmaya gre g olaynn yaand 1991 ylnda 109 ky ve
mezrann boaltld belirtilmitir (Yldz, 2002, s. 45).

134
Birinci Krfez Sava Sonras Iraktan Trkiyeye G ve Sonular

Gn Ekonomik Sonular
ncelikle unu belirtmek gerekir ki o dnemde Trkiye bir yandan 1988 ylnda topraklar-
na snp misafir olarak kalan Irakl snmaclarn bir yandan da 1989 senesinde Bulgaris-
tandan g etmek zorunda braklm 320 bin Trkn neden olduu problemleri zmeye
alyordu. Bu nedenledir ki Trkiye, Krfez Krizi sonras topraklarna gelen snmaclar
kabulde tereddtler yaamtr.

Snmaclarn Neden Olduu Toplam Zararlar (31 Mays 1991)

ahs Mallarna Verilen Zararlar TL $

Ekili arazilere verilen zararlar 1.314.000.000 328.500

Hayvanlara verilen zararlar 33.700.000.000 8.425.000

ahs aalarna verilen zararlar 23.570.200.000 5.892.550

Ara Toplam 58.584.200.000 14.646.050

Kamu Mallarna Verilen Zararlar

Su ebekesi yenilenmesi 25.200.000.000 6.300.000

Yol tahribat 148.000.000.000 37.000.000

Sulama ebekesi tahribat 39.200.000.000 9.800.000

Ara-gere, i makinesi hasar 3.350.000.000 10.837.500

Ara Toplam 255.750.000.000 63.937.500

evreye Verilen Zararlar

Orman alan 63.600.000.000 15.900.000

evrenin temizlenmesi 8.000.000.000 2.000.000

Ara Toplam 71.600.000.000 17.900.000

gc Kayb 13.820.000.000 3.455.000


99.938.550 (Kaynak, 1992,
Genel Toplam 399.754.200.000
s. 84)

Krfez Sava ncesinde Irak, yllk 5,5 milyar dolar tutarndaki i hacmi ile ekonomik iliki-
lerimizin en youn olduu ilk iki lke arasnda yer almtr. BM tarafndan alnan yaptrm
karar ile Iraktan ithalatn tmyle yasaklanmas ve bu lkeye ynelik ihracatn ise gda
maddeleri, ila ve tbbi malzeme ile snrlandrlmas sonucunda mteahhitlik hizmetleri,
nakliye, transit ticaret, enerji ve turizm bata olmak zere, tm sektrlerde ar ekonomik
kayplar ortaya kmtr. Bu kapsamda, BM ambargosunun uyguland yaklak on bir yllk
dnemde lkemiz ekonomisinin urad hesaplanabilir kayplarn toplam 120 milyar do-

135
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

lar amtr. Bu durum Trkiyenin gneydousunda yaayan halk nazarnda nemli lde
ekonomik bunalmn yaanmasna neden olmutur (Gent, 2000, s. 97).

Ekonomik anlamda olayn bir baka boyutu ise Irak hkmeti tarafndan Irakn kuzeyine
uygulanan ambargolarn neticesinde Trkiyenin gneydou blgesinde 1996 senesinden
itibaren ekonomik hareketlenme grlmtr. Nitekim Trk hkmeti kk miktarda ben-
zin karlnda Irakn kuzeyine gda maddesi tayan nemli miktardaki kamyon trafiine
gz yumuyordu ki bu ticari hareketlilik ylda 200 milyon dolarlk bir hacme dayanyordu.
Ayrca Irakn kuzeyine yardm yapan uluslararas yardm kurulularnn da malzemeleri G-
ney Doudan almas blge iin ayr bir gelir kayna oluturmutu.

Hakkri ve rnak illerinde yaayan halk, snma srecinde nemli lde maddi zararlar
ile kar karya kalmtr. Bu zararlar arasnda ekili tarm alanlarnn ve ormanlarn tahrip
edilmesini, canl hayvanlarn kesilmesini sayabiliriz. Nitekim bu srete, yaklak 950 hektar
ekili arazi tahribat ve 550 hektar ekili hayvan yemi tahribat yaanmtr.

Blgedeki byk ve kkba hayvan saysnda ise gzle grlr bir d yaanmtr. Yi-
yecek ihtiyacn karlamak iin hayvan kesimi sonucunda hayvan says miktarnda % 53
orannda bir d yaanarak toplam say 36 binden 17 bine dmtr.

Tm bu zararlara Irakn kuzeyindeki snmaclarn blgeye gelii, gda ve salk ihtiya-


larnn karlanmas, barnmalar iin insani i gc kayplarn da eklemek mmkndr.
Nitekim yaklak 2105 kamu personeli (1044 salk grevlisi) iki ay boyunca Hakkri ve
rnakta snmaclarn ileri ile itigal etmilerdir. Bu rakama blgede bulunan ve snma-
clar ile ilgilenen kamu personeli dhil deildir. Trkiye-Irak snrnda incelemelerde bulu-
nan Salk Bakan Halil vgn, gn bakanlk btesine byk bir yk olduunu belirtmi
ve Gnde 2 milyarlk bir ykn altna girmi durumdayz. Bu da ayda 60 milyar lira demektir.
aklamasn yapmtr (FKKdan Krtlere, 1991, s. 15).

Cumhurbakan Turgut zal, basn mensuplarna dzenledii toplantda, Iraktan gelen s-


nmaclar iin Trk hkmetinin gnde 3 milyon dolar civarnda (yaklak 12 milyar lira)
masraf yaptn dile getirirken; u ana kadar Bat lkeleri bu blgeye 2 bin 500 tonluk gda
gnderirken biz 15 bin ton gda yardm yaptk. Trkiye olarak bir mlteci bana 5 dolar har-
cyoruz. Bu 2,5-3 milyon dolar eder ki bu rakamlara doktor, hemire, altyap masraflar dhil
deildir. demitir (zal: Krt devleti, 1991, s. 9). Olaanst Hl Valisi Hayri Kozakolu da
400 bin kiinin bir aylk masrafnn 18 milyar liraya mal olduunu belirtmitir.

Gn Kltrel Sonular
ncelikle 5 Nisanda BMnin Krt mltecilerin geri dnn ve insani yardm operasyo-
nunu ngren 688 sayl Kararyla Krt szc, 1925ten sonra ilk defa uluslararas bir
belgede yer bulmutur. kinci olarak takip eden on yl iinde, Irak muhalefeti iindeki Krt

136
Birinci Krfez Sava Sonras Iraktan Trkiyeye G ve Sonular

hareketi, blgesel glerin etkisinden kurtularak uluslararas bir boyut kazanm; Krdistan
yerel hkmeti bu srete domu, ABD ve BMnin desteinde bir Krt otonom blgesi
veya devletii olumutur.

1990l yllar ile birlikte Orta Dou kkenli Krt sorunu yeni bir tanmla ortaya kmtr. Bu
topraklarda genelde Arap-srail atmas, petrol ve slam radikalizmi n plandayken artk
Krtler ve snr aan sular gndeme girmitir (Kaya, 1996, s. 142). Ayrca 1991 Stocholm Kon-
ferans Krtler zerine uluslararas anlamda dikkatleri toplamtr (Fuller, 1996, s. 138-147).

Yaanan gn de etkisi ile Krt milliyetiliinde art grlmtr. Art gsteren Krt mil-
liyetilii ile PKKnn, Avrupadaki faaliyetlerinin 1991 ylnda trmana getii grlmekte-
dir. Bu trman srecinin fakl nedenleri bulunmaktadr. En nemli nedenlerden biri Krfez
Krizi ile Krt sorununun dnya gndemine girmesi ve zellikle Avrupada nemli lde
destek salanmas olmutur. kinci neden PKKnn krsal kesimde gerekletirdii byk
apl silahl eylemlerdir nc olarak da ehir eylemlerindeki trman olduunu sylemek
mmkndr.

Gn evresel Sonular
Irakl snmaclarn g sreci ncesinde Irak asker birlikleri, Krtlerin yaadklar ehir-
lerin altyapsn ve endstri tesislerini tahrip edecek ekilde boru hatlarn, rafinerilerini,
istasyonlar, depolama tesislerini bombalam ve havaya, topraa ve suya binlerce atn
karmasna neden olmutur. Akabinde uygulanan ambargolar ile de bu kirlilik artarak de-
vam etmitir. Sava srasnda birok hayvann ldrlmesi, remelerini olumsuz etkilemi
ve halkn gda sknts yaamasna neden olmutur (Arnove, 2003, s. 275-277).

Yaanan g srasnda ise snmaclar sarp ve kurak arazide snabilmek ve yiyecek ihtiya-
larn karlayabilmek iin 77.016 meyve aacn ve 3300 hektar ormanlk araziyi tahrip et-
milerdir. Aalarn geliigzel bir ekilde topraktan 40-50 santim yukarda kesilmesi toprak
erozyonuna da neden olmutur.

nsanlarn temizlik iin kullandklar sabun ve deterjan gibi kimyasal malzemelerin topraa
ve kaynak sularna karmas evresel kirlenmeye neden olmutur. Ayn ekilde kullanlan
snger, elbise, yemek artklar ve naylonlar doal dengenin tahrip olmasnn nn amtr.

Btn bunlarla birlikte evresel etkiler beraberinde blgedeki insanlarn salnda da


olumsuz etkiler brakmtr. Nitekim snma srecinde hayatn kaybedenlerin gmlrken
yeteri kadar itina gsterilmemesi ve evre kylerden snmaclara yardm amacyla geti-
rilip kesilen hayvanlarn atklarnn temizlenmemesi civarda srngenlerin ve haerelerin
oalmasna ve dolays ile hem snmaclar hem de Trkiye vatandalar iin salgn hasta-
lklarn grlmesine neden olmutur.

137
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

Snmaclarn kirli kar suyunu imeleri nedeniyle % 30u, akut barsak hastalklarna ya-
kalanmtr. Ayrca napalm ve fosfor bombalar ile oluan yanklar ve bunlarn tedavisi,
snma srecinde yaanan nemli hadiselerin bir ksmn oluturmutur (Gent, 2000, s. 99).

Snmaclarn ime suyu ebekelerini tahrip etmesi ve sulama sularnn ime suyu olarak
kullanlmas sonucu 1000 ila 1500 kyn su ebekesinde eitli hasarlar meydana gelmitir.

Hakkri Valisi ehabettin Harput, snmaclarn aalar kestiklerini, ekinleri bozduklarn


ve tahminen 10 milyar liralk zarar verdiklerini dile getirmitir. Dier taraftan da kolera ve
dier bulac hastalk tehlikeleri dhil, byk salk problemlerinin ve sosyal skntlarn
vatandalarmz tehdit ettiini belirtmitir (Kl, 1991, s. 13).

Sonu
ltica olgusu dnya tarihinde varln koruyan ve tarih srecin her safhasnda karmza
kan bir olgu olarak sregelmitir. Siyasi ve iktisadi etkenler bata olmak zere gn bir-
ok nedeni vardr. G ile birlikte insanolu mlteci, snmac, vatansz gibi sfatlar almak
zorunda kalmtr. Irakl Krtler, Trkiye topraklarna geici bir sre ile zorunlu olarak gel-
miler ve Trkiye topraklarnda kurulan kamplarda kalarak sava sonras tekrar yurtlarna
dnmlerdir. Hakkri ve rnak illerinde kurulan kamplarda kalan Irakl gmenlere ml-
tecilik stats verilmemitir.

1991 senesinde Saddam Hseyinden kaan Irakllarn, Trkiye topraklarnda kaldklar sre
zarfnda, bir ksm zel kamplarda bir ksm da akrabalarnn yannda kalmlardr. Gmen-
ler Trk vatandalar ile yardm datm haricinde youn bir ekilde iletiim kurmamlardr.
Dolays ile Irakl gmenlerin Trkiyede bulunduu sre zarfnda asimilasyon srecini ya-
adklarn syleyemeyiz.

Irakl gmenleri g srasnda etkileyen bir baka husus ise Trkiye topraklarnda kaldklar
srada yaadklar skntlar olmutur. Bu sre zarfnda Trkiye ve uluslararas camia snma-
clara yardmlarn eksik etmese de gmenlerin sayca yarm milyonu bulmas ve kamp ku-
rulan blgelerin dalk blgeler olmas yardmn her snmacya ulamasn engellemitir.
Her ne kadar Trkiye ynetimi binlerce grevliyi yardmlarn datlmasnda istihdam etse
de yz binlerce insana yardm ulatrmada birok zorluklar yaanmtr.

Saddam Hseyinin Irakn kuzeyine asker operasyon dzenlemesi ve yz binlerce kiinin


bu blgelerden kamas uluslararas gleri de harekete geirmitir. BM, 688 sayl Kara-
r onaylam ve ABD nderliindeki uluslararas g lkenin kuzeyine Huzur Operasyonu
adyla asker bir hareket dzenlemitir. Huzur Operasyonu ile koruma altna alnmaya al-
lan Irakl Krtler iin Irak topaklarnda BM gzetiminde ve ABDnin korumasnda yeni kamp-
lar kurulmutur. ABD askerleri sonraki yllarda bu grevi Trkiyede bulunan ncirlik ssn-
den srdrmler ve eki G bu sre sonrasnda Trkiye topraklarnda konulanmtr.

138
Birinci Krfez Sava Sonras Iraktan Trkiyeye G ve Sonular

G sonras srete PKK rgtnn Trkiye-Irak snrndaki faaliyetleri ve Trkiye ordusu-


na ynelik saldrlar artmtr. eki Gn destei ile Irakn kuzeyinde kurulan Gvenli
Blgede Saddamn saldrlarndan kurtulan PKK militanlar bu blgelerde rahata hareket
etme imkn bulmutur. 1991de yaanan ayaklanma ve g sonrasnda PKK, Barzani ve
Talabaniye kar savaan baz Krt airetler ile temas kurmutur. Bunun sonucu olarak g
kazanan PKK, Iraktaki uzants PAK (Partiya Azadiya Krdistan-Krdistan zgrlk Partisi)
Irakn kuzeyinde faaliyet gstermeye balamtr.

Irakllarn Trkiyeye gnn ekonomik alanda da baz yansmalar olmutur. Trkiye 1988
ve 1989 ylnda on binlerce snmacy kabul etmitir. 1991 senesinde ise ncekilerinden
daha fazla bir gmen ile kar karya kalmtr. Bu insanlarn ihtiyalarn karlamak hem
Trk devletine hem de Irakl snmaclara maddi yardmlarn eksik etmeyen Trk halkna
ar bir sorumluluk vermitir.

Irakl Krtlerin Trkiyeye g ile Krt kelimesi BMnin 688 sayl Kararnda 1925 senesin-
den bu yana ilk defa uluslararas bir belgede kullanlmtr. Gn bir dier yansmas ise
Krt hareketinin uluslararas bir boyut kazanm olmasdr. Bu srete Irakn kuzeyinde ABD
ve BM desteinde otonom bir Krt ynetimi kurulmutur.

Kaynaka
Albert H. (2007). Arap halklar tarihi (ev. Y. Alogan). stanbul: letiim Yaynlar.
al-Din Kakai, F. (1994). The Kurdish parliament, Iraq since the gulf war: Prospects for democracy (Ed.), F. Hazelton. Londra, & New
Jersey: Zed Books.
Amed, B. (1991). Krtler ve Krdistan tarihi. stanbul: Dicle Yaynlar.
Arnove, A. (2003). Amerikann Irak sava (ev. N. Ersoy). stanbul: Aram Yaynclk.
Aydn, A. (1993). gendeki tezgh. Ankara: Kitap Yaynlar.
Barova, A. (2000). ada Irakta egemenlik, din ve din muhalefet. Avrasya Dosyas, 6(3), 97-110.
Baram, A. (1996). srail ve Iraktaki Krt sorunu. Avrasya Dosyas, 3(1), 145-156.
Bengio, O. (1996). Irakn toprak btnl tehdit altnda. Avrasya Dosyas, 3(1), 68-136.
Blgiray, N. (1993). zal dneminde blc terr (1983-1991) Krtlk. stanbul: Tekin Yaynlar.
Bruinessen, M. V. (2008). Krtlk, Trklk, Alevilik etnik ve dinsel kimlik mcadeleleri (ev. H. Yurdakul). stanbul: letiim Ya-
ynlar.
Cabbar, F. A. (2004). Irakta ii hareketi ve direnii (ev. H. Halis). stanbul: Agora.
Clarke, J. I., & Fisher, W. B. (1972). Population of the Middle East Nort Africa. Londra: Universty of London Press.
Demirel, E. (2005). Gemiten gnmze PKK ve ayaklanmalar. stanbul: IQ Kltr Sanat Yaynclk.
Durak, N. (2005a). Sryani Ortodoks kilisesi. (Der.) A. Tan, E. Tanrverdi & C. Seyfeli, Sryaniler ve Sryanilik I iinde. stanbul:
Tarih ve Tabiat Vakf Yaynlar.
Durak, N. (2005b). Irak bir ulus yaratma abalar (Der.) A. Ahmetbeyolu, H. Cengiz & Y. Bakan, Irak Dosyas iinde. stanbul:
Tarih ve Tabiat Vakf Yaynlar.
el-Hirmizi, E. (2005). Halkat-l vucud-l Trkmen fil Irak. stanbul: Kerkk Vakf.
FKKdan Krtlere 21 milyar yardm. (9 Nisan, 1991). Hrriyet, s. 15.
Fuller, G. E. (1996). Krtlerin kaderi (ev. . zda). Avrasya Dosyas, 1(1), 138-147.

139
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

Gksu, T. (2000). ilikten vatandala: Almanyadaki Trkler. Ankara: zen Yaynclk.


Hedges, C. (February 6, 1992). Kurds dream of freedom slipping away. Newyork Times, p. 1.
Hill, R. (1991). es-Sra alel-Kuveyt: Meseletl-emin ves-sevre. Beyrut: Drl-Cilt.
mset, . G. (1993). PKK ayrlk iddetin 20 yl (1973-1992). stanbul: Turkish Daily News Yaynlar.
Kaynak, M. (1992). Irakl snmaclar ve Trkiye (1988-1991). Ankara: Tanmak Yaynlar.
Kl, A. (Mays 9, 1991). Snmaclar trajedisi. Tercman, s. 13.
Kirii, K. (2009). Osmanl ve Cumhuriyet Trkiyesinde g ve snma, mltecilik, sorunlar tanklklar ve zm nerileri. stan-
bul: HH Yaynlar.
Kurt, H. (2006). G eilimleri ve olas etkileri. .O.M.. ..B.F. Ynetim Bilimleri Dergisi, 4(1), 136-159.
Masliyah, S. H. (April 2, 1999). Zionism in Iraq. Middle Eastern Studies, 25, 216-237.
Mc Dowall, D. (2004). Tarih-ul ekrad-ul hadis (ev. R. A. Muhammed). Beyrut: Darl Farab.
ORSAM. (2011). Kuzey Irakn toplumsal-siyasal yaps. Ankara: Serhat Erkmen-Oytun Orhan Turan.
Phebe M. (2003). The modern history of Iraq. Colorado: Westview Press.
Swearingen, W. D. (Summer, 1981). Sources of conflict over oil. The Middle East Journal, 35(3), 315-330.
Saati, S. (1996). Tarih geliim iinde Irakta Trk varl. stanbul: stanbul Aratrma Merkezi.
Saati, S. (2003). Tarihten gnmze Irak Trkmenleri. stanbul: tken Neriyat.
Snmaclarn maliyeti 18 milyar dolar. (Nisan 29, 1991). Tercman, s. 10.
Siverekli, . (2005). Krt-Yahudi ilikileri. stanbul: Peri Yaynlar.
Sluglett, P. & Farouk, M. S. (1993). The Middle East the Arab world and its neighbours. London: Times London.
zal: Krt devleti kurulmas imknsz. (Mays 1, 1991). Tercman, s. 9.
zcan, M. (2003). Sorunlu miras Irak. stanbul: Kre Yaynclk.
zey, R. (1997). Dnya denkleminde Orta Dou. lkeler, nsanlar, Snrlar. stanbul: Aktif Yaynevi.
Xemgin, E. (1992) Krdistanda din inanlar ve etkileri: slamiyet ncesi. stanbul: Melsa Yaynlar.
Wahlbeck, . (1999). Kurdish diasporas a comparative study of Kurdish refugee communities. England: Macmillan Academic.
Van Gent, W. (2000). Dehetin korkusu, Kosova ile Krdistandaki hmaniter savalar (ev. M. Keskin). stanbul: Avesta Yaynlar.
Viorst, M. (1994). Sandcastles: The Arap in search of the modern world. Pennsylvania: Scranton.

140
Avrupa Birliinin Aznlk Haklarna Yaklam: Romanyadaki Trk-Mslmanlar rnei

Avrupa Birliinin
Aznlk Haklarna Yaklam:
Romanyadaki Trk-Mslmanlar
rnei

Burin zkanat*

Giri

N
eredeyse ulusal snrlar balamnda tm devletlerin sahip olduu, ounluktan
farkl aznlk gruplar mevcuttur. Bu gruplar kendilerini belirli kimlikler erevesin-
de etnik, dilsel, dinsel vb. ekilde isimlendirmektedir. 16. yzylda ilk olarak dinsel
aznlk balamnda ortaya kan aznlk kavramnn, sosyolojik adan tanm mmknken,
hukuki adan mmkn deildir. nk tarihsel adan aznlklar, blgesel veya uluslararas
bar tehdit eder bir nitelie sahiptir. Bu nedenle de devletler net olarak bir aznlk tanmna
ynelemezler. Olas bir aznlk tanmnda, kendilerine getirecei ykmllklerin altna gir-
mekten korkarlar. zellikle de 1945 ncesi, evrensel bir insan haklar rejiminin olumad
dnemlerde, aznlklar devletlerin d politikalarnda dier lkelerin i ilerine karmann
bir arac olarak grlmlerdir. Aznlklara salanacak olan haklar ve aznlklarn gvenli-
inin salanmas gibi hususlar, insan haklar ve demokrasinin en nemli admlarndan biri
olmutur. Nitekim gnmzde insan haklar ve demokrasinin ne derece nemli olduunu
grdmz anda, aznlklara olan saygnn da o derece nemli olduunu anlamaktayz.

almann birinci blmnde, Avrupa Birliinin yaklamndan nce aznlklarn ortaya k-


ile aznlk tanmna yer verilmitir. zellikle uluslararas metinlerde en ok yer eden tanm
olarak Francesco Capotorti tarafndan yaplan tanm, evrensel bir boyuta ulamtr. Aznlk

* Yksek Lisans rencisi, Sakarya niversitesi, Uluslararas likiler Ana Bilim Dal.

141
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

olma artlarnn ele alnd bu blmde, nfusun dier kesiminden farkl niteliklere sahip
olan vatandalarn kltrel, dinsel vs. zelliklerine vurgu yaplmtr. Bu farkl zellikler se-
bebiyle oluturulan aznlk trleri ise, aznlk gruplarna farkl yaklamlarn olduunu ortaya
koymutur. kinci blm oluturan konu, Avrupa Birliinin aznlklara ynelik politikalar ve
yaklamlar olmutur. Birlik politikasnn yan sra Avrupa Birliinin nemli yelerinden olan
Almanya, Fransa, talya ve ngilterenin politikalarna da deinilmi, bylece Avrupa Birlii
btnlemesinin yannda bir de baz Avrupa lkelerinin sahip olduu politikalar ele alnm-
tr. Bylece hem ulusal hem de uluslararas boyutta aznlklara yaklamn nasl olduu anla-
tlmaya allmtr. Aznlk kavram, aznlk haklar gibi temel konulara rnek olarak nc
blmde Romanyadaki Mslmanlar verilmitir. Burada, Romanyann Avrupa Birliine ye-
liine ksaca deinilmi, zellikle de Trk Mslmanlarn Romanyaya gelii, Romanyadan
g ve bugnk Trk Mslmanlarn durumu, aznlk kavram erevesinde incelenmitir.

Balktan da anlalaca gibi aznlk kavram ve Avrupa Birliinin aznlk politikalar Ro-
manyadaki Mslmanlar rnei dhilinde ele alnm, bunu yaparken de gnmzde tam
olarak tanmlayamadmz aznlk kavramnn ve aznlk haklarnn anlalabilmesi iin ilk
olarak bu konular anlatlm ve son blmdeki Romanyadaki Mslmanlar rneiyle de
konunun pekitirilmesi salanmaya allmtr. zellikle, tarih boyunca pek ok asimilas-
yona maruz kalan aznlklarn Romanyadaki Trk-Mslmanlar asndan byle olmad
deerlendirilmitir. Bu makalede, aznlk kavramnn anlalmas salanarak Romanyann
baskc bir ynetimin aksine, yakn ve samimi bir politika izleyerek aznlklar kazanmaya
alt anlatlmak istenmitir.

Aznlk Kavramnn Tanm ve Aznlk Haklar


Aznlk Kavram

Modern anlamda, aznlk kavramnn tanmn yapmada pek ok zorlukla karlalmtr.


Francesco Capotorti tarafndan 1978 tarihinde yaplan aznlk tanm, tm dnyada genel
bir erevenin belirlenmesine sebep olmutur. Capotorti tarafndan tanm, Bir devletin n-
fusunun geri kalanna gre saysal olarak az olan, egemen konumda bulunmayan, yeleri
o devletin vatanda olarak etnik, dinsel ya da dilsel adan nfusun geri kalanndan farkl
zelliklere sahip olan ve kltrlerini, geleneklerini, dinlerini ya da dillerini korumaya yne-
lik st rtl de olsa dayanma duygusu gsteren bir grup eklinde ortaya konmutur
(Okutan, 2002, s. 62). Ancak 1985te Capotortinin tanmn esas alan Jules Deschenes, kendi
yapt aznlk tanmnda saysal olarak az olan ifadesinin olumsuz armlarn nlemek
amacyla saysal olarak aznlk oluturan ifadesini kullanm ve yine Capotortinin tanmn-
da geen st rtl de olsa var olduu kabul edilen dayanma duygusunun amacna ia-
ret ederek ounluk ile fiil ve hukuksal eitlik elde etmek olduunu belirtmitir (Kuruba,
2006, s. 28).

142
Avrupa Birliinin Aznlk Haklarna Yaklam: Romanyadaki Trk-Mslmanlar rnei

Hemen hemen tm devletler ulusal snrlar iinde, ounluktan farkl olan ve kendilerini
etnik, dilsel veya dinsel kimliklerle tanmlayan bir veya birden fazla aznlk kesimine sahiptir.
Kresel toplumumuzun ok etnikli ve ok kltrl eitlilii asndan, toplumlarda aznlk-
larn kendi arasnda ya da aznlklarla ounluk gruplar arasnda uyumlu ilikiler gstermesi
ve her grubun kimliinin sayg grmesi, byk bir zenginlii simgelemektedir (Birlemi
Milletler nsan Haklar Yksek Komiserlii [BMHYK], 1998, s. 2). Aznlklar, kimliklerini belir-
leyen farkllk unsuruna gre birtakm gruplara ayrlmaktadr. Burada aznln eitlerinin
belirlenmesinde temel lt olarak kimliin ana gesini/temelini oluturan farkllk dikka-
te alnmaldr. nk bir aznlk birden ok farkllk zelliine sahip olabilir. Bu durumda
eit aznlktan bahsetmek mmkndr (Kuruba, 2006, s. 34).

Dinsel Aznlklar: En eski aznlk trnn dinsel aznlk olduunu sylemek mmkndr. lk
dinsel aznlklar tarihte, Hristiyanlk iindeki mezhep farkllklar olarak karmza kmtr.
Zamanla ulusuluklarn nem kazanmasyla din lt tek bana bir aznlk grubunu tem-
sil etmede yetersiz kalmtr. Dinsel aznlklara rnek olarak Trkiyedeki Trk Ortodokslar,
Iraktaki Arap Snniler verilebilir (Kuruba, 2006, s. 34).

Etnik Aznlklar: yeleri belirsiz bir biimde de olsa ortak bir kkeni paylaan, eitli kltrel,
tarihsel ve topraksal balardan oluan kimlik zelliklerine sahip fakat belirli bir siyasal nite-
lii bulunmayan aznlk statsndeki etnik gruplar ifade eden bu kavram, nesilden nesile
geen ve kuramsal olarak devlet snrlarna bal olmayan kltrel bir snflanmaya iaret
etmektedir (Kuruba, 2006, s. 35).

Ulusal Aznlklar: Ulusal aznlk terimi, esas olarak Avrupaya zg bir kavramdr. Ulusal azn-
lk kavram, bir devlet lkesinde yaayan ve orada ounluu oluturan bir ulusun yelerin-
den bazlarnn, bir baka devletin lkesinde aznlk konumunda olmasn belirtir (Kuruba,
2006, s. 36).

Aznlklarn Haklar ve Korunmas

Demokratik devletin temel esaslarndan biri olarak kabul edilen eitlik ilkesi dil, din, rk vb.
herhangi bir ayrm gzetilmeksizin btn bireylerin birincil snf vatanda olarak muame-
le grmesi anlamn tamaktadr. Bu sebeple, demokratik bir devlet modeli iinde aznlk
anlayna yer vermenin gereksiz olduunu sylemek yanl olmayacaktr. Gerek eitliin
tesisi ancak aznlklarn zgn kimliklerinin korunmas ile salanacaktr. Bu da demokratik
toplumun kanlmaz bir sonucu olarak eitlik ilkesi ve ayrmclk yasann yan sra pozitif
ayrmclk ilkesini zorunlu klmaktadr. Aznlklar bir arada tutan balar zgr klnsa da
zamanla sahip olduklar farkl zelliklerin kaybedilmesi riskiyle kar karya kalabilmekte-
dirler. Aznlklarn farkllklarnn korunmas, aznlk kimliinin muhafaza edilmesi ve destek-
lenmesi iin devlet gereken zeni gstermelidir (Okutan, 2002, s. 66-67).

Baskn Orana gre, devletlerin aznlk meselesine yaklam kabaca unsurla zetlenebilir:
Birincisi, ok kltrclkte insanlar aznlk olarak deerlendirilmez, hepsi farkl gruplar ve

143
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

btncl unsurlar olarak deerlendirilir. kinci unsur, uluslararas koruma altnda aznlk sta-
ts ve haklar vermektir. Burada en nemli rnek Lozandr. Fakat bu yntemin douraca
sakncalarda mevcuttur. ncelikle aznlk ounlua hedef gsterilmi olur ve aznln en-
tegre olmasn engelleyici nitelik tar. nc yntem ise, geniletilmi ve derinletirilmi
demokrasi uygulamaktr. Bu sebeple de ikinci yntemin sakncalarnn nne geilmi olur.
Ayn zamanda aznlklar lkeye entegre etme abasnn bir sonucu olarak lkeye demokra-
si gelmi olur (Trkiye Ekonomik ve Sosyal Etdler Vakf [TESEV], 2005, s. 12).

Avrupa Birliinin Aznlklara Yaklam


Avrupa Birliine Gre Aznlk Kavramna Genel Bak

Avrupa Birlii, aznlklar konusunu esas olarak insan haklar erevesinde ele almaktadr.
Ayrca bu erevede Avrupa Birliinin 1990lara kadar insan haklar konusuyla dorudan
ilgilendii fakat aznlklar konusuna hibir ekilde ilgi gstermedii bile sylenebilir. Bu il-
gisizliin temel nedenlerinden biri, 1945 sonras tm dnyada olduu gibi Avrupada da
aznlk sorununun sadece geni bir siyasi gndem iinde deerlendirilmesi ve Ortak Pazar
almasna doru ynelen Avrupa btnlemesinin etnik sorunlar da kendiliinden ze-
cei hususunda bir beklentinin Avrupal devletlerde hkim olmasdr. lgisizliin dier ne-
deni ise 1945-1989 aras dnemde devletlerin, ulusal aznlk haklarnn tannmasnn kendi
egemenliklerini zayflatacandan ayn zamanda kendi istikrarna ynelik honut olmayan
etnik gruplarn ayrlk veya toprak talep etme giriimlerine cesaret vererek ciddi bir tehdit
unsuru olacaklarndan korkmalardr (Tademir & Saral, 2007, s. 28). Souk Savan sona
ermesiyle birlikte Avrupa Birlii, kendi iinde insan haklar konularyla yakndan ilgilenme-
ye balam; insan haklarna sayg, demokrasi ve hukukun stnl konular Avrupa Bir-
liinin temel argmanlar hline gelmitir. Birlik, yalnzca kendi iindeki insan haklarnn
deil, tm dnya demokrasi ve insan haklarnn gelitirilmesini bir ama olarak belirlemitir.
Ayn zamanda Avrupa Birlii, bata Birlemi Milletler olmak zere insan haklarn savunan
tm uluslararas rgtlerle i birlii yapm ve her nerede insan haklar ihlalleri karsa o
ihlalleri yksek sesle dile getirmeyi kendine grev edinmitir (Efe, 2009, s. 171).

1989dan sonra Avrupa Birliinin aznlk haklarnn dikkate alnmasna ynelik isteinin art-
t grlmektedir. Bu beklenmedik tutum deiikliinde, Sovyetler Birlii, ekoslovakya
ve Yugoslavyann paralanmalar ve sadece bu lkelerde deil, Orta Avrupann tmn-
de aznlk ve dier ulusuluklarn uyanmasnn byk etkisi olmutur. Avrupa Birliinin
1990larn balarndan itibaren aznlklara ynelik artan ilgisi Orta ve Dou Avrupadaki eski
Dou Bloku lkelerinin Birlie ye olma istekleriyle paralel ekilde gnmze kadar devam
etmitir. Hatta bazen Avrupa Birliinin insan haklar (zellikle aznlk haklar) konusundaki
aday lkelere kar olmazsa olmaz yaklam, Birliin kurucu anlamalarnda bu konuyla il-
gili hkm olmamas ve baz ye lkelerin Birliin aznlklara ynelik temel politikalaryla

144
Avrupa Birliinin Aznlk Haklarna Yaklam: Romanyadaki Trk-Mslmanlar rnei

rtmeyen tutumlar sebebiyle samimiyetsizlik eklinde nitelendirilmi ve eletiriye u-


ramtr. Ayrca bu eletirilere ek olarak aznlk haklarnn daha ok Avrupa Birliine katlma
abasndaki devletlerin gndemine getirilmesine karn bugne kadar Birliin kendi ie-
risinde ayn lde popler bir konu olmad yorumlar da ortaya atlmtr (Tademir &
Saral, 2007, s. 29-30).

Avrupa Topluluu Adalet Divan 1991e kadar baz temel haklar Topluluk hukuk dzeninin
paras olarak tanm ve bu erevede spesifik olarak aznlk haklarnn teminine yer verme-
mitir. Bununla birlikte, 1994 tarihli Avrupa Konseyi Ulusal Aznlklar ereve Szlemesinin
1. maddesi paralelinde Avrupa Birlii Anlamasnn 6. madde 2. Fkra metninin ortaya k
tarihesinin aznlk haklarnn uluslararas insan haklar kavramnn bir kategorisi olarak de-
erlendirilmesini engellediini sylemek mmkn deildir (Arsava, 2010, s. 3-4).1

Tablo 1.
ABde Devletlerin Aznlklar lgilendiren Temel Nitelikleri1
Nfus ounluk ve Resm Korunan
lke Ynetim Yap Resm Dil
(2000) Oran Din Kilise
Federal
Almanya 82.797.408 Federal Almanlar % 90 Almanca Yok Yok
Cumhuriyet
niter
Anayasal Anglo-Sakson-
ngiltere (UK) 59.511.464 ama ngilizce Var Anglikan
Monari lar % 81
zerkliki
Fransa 59.329.69 Cumhuriyet niter Franszlar % 82 Franszca Yok Yok
niter
talya 57.634.327 Cumhuriyet ama talyanlar % 85 talyanca Yok Katolik
zerkliki
niter spanyollar
Parlamenter
spanya 39.996.671 ama (Kastilyallar) spanyolca Yok Katolik
Monari
zerkliki % 80
niter Hollandallar
Anayasal
Hollanda 15.892.237 ama (Flamanlar) Dutch dili Yok Yok
Monari
zerkliki % 80
Yunanllar
Parlamenter Dou
Yunanistan 10.601.527 niter (Grek/Helen) Yunanca Var
Cumhuriyet Ortodoks
% 92
% 59 Flaman Flamanca
Anayasal
Belika 10.241.506 Federal % 35Valon Valonca Yok Katolik
Monari
% 1 Alman Almanca
niter
Parlamenter Portekizliler
Portekiz 10.048.232 ama Portekizce Yok Katolik
Cumhuriyet % 98
zerkliki

1 Bu makaledeki tm tablolar Prof. Dr. Erol Kuruban kaynakada ad geen kitabndan alnmtr. Buradaki ver-
iler, kitabn yaymland 2006 ylna aittir.

145
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

niter
Anayasal sveliler sve
sve 8.873.052 ama svece Var
Monari % 90 Kilisesi
zerkliki
Federal Almanlar
Avusturya 8.131.111 Federal Almanca Var Katolik
Cumhuriyet % 90
Anayasal Danlar Evangelik
Danimarka 5.336.394 niter Danca Var
Monari % 90 Lteryan
niter
Finler Fince Evangelik
Finlandiya 5.167.486 Cumhuriyet ama Var
% 93 svece Lteryan
zerkliki
rlandallar rlandaca
rlanda 3.797.257 Cumhuriyet niter Yok Katolik
% 90 ngilizce
Anayasal Lksemburglar Lksemburg
Lksemburg 437.389 niter Yok Yok
Monari % 75 dili

Avrupa Birlii ye lkelerinin Aznlk Sorunlar ve Aznlk Politikalar

1 Mays 2004te tarihinin en byk gelime hamlesini gerekletiren Avrupa Birliine ye


yirmi be lkenin aznlk politikalarna genel olarak bakldnda henz tm lkelerde uy-
gulanan genel bir aznlk politikas standardnn Birlik ierisinde olumad ve her lkenin
kendi toplumsal tarihi ve yaanml erevesinde kendine zg bir aznlk politikas be-
lirledii grlmektedir. Uluslararas sistemde hl iinde Avrupa Birlii yesi lkelerinin de
bulunduu birok devlet aznlklar i ve d ilikilerini istikrarszlatran potansiyel veya fiil
bir tehdit olarak grmekte ve bu anlay balamnda aznlk politikalarn belirlemektedir.
Genel olarak hemen hepsinde birbirinden farkl zelliklere sahip dilsel, dinsel, etnik veya
ulusal gruplar bulunan Avrupa Birlii lkelerinin aznlk politikalarnda farkl yaklamlarn
grlmesinde de devletlerin aznlklara ynelik sahip olduu olumsuz tehdit anlaynn
etkisi byktr (Tademir & Saral, 2007, s. 30-31).

Avrupa Birlii yesi olan baz lkelerin (Almanya, Fransa, talya, ngiltere) aznlk politikala-
rna bakacak olursak;

Almanya

ereve Szleme yrrle girdikten sonra Almanyada tannan aznlklarla ilgili youn bir
alma balatlm ve aznlklar kamuoyuna tantlmaya allmtr. Almanya ereve Sz-
leme gereince lkesinde korunmas gereken aznlklarn haklarn herhangi bir snrlama
sz konusu olmadan anayasal gvence altna alm, ayrca Szlemede belirtilen nlem-
leri ve yasal dzenlemeleri de nemli oranda yapmtr. Genel olarak Almanya, aznlkla-
rn korunmasndan yana bir eilim iinde olduunu ve bununla ilgili olan uluslararas ve
blgesel dzeydeki almalara etkin bir biimde katldn belirtmitir (Kuruba, 2006, s.
194-195). Federal Almanya Anayasasnda aznlklara ve dil haklarna ve resm dile ilikin
dzenlemelere yer verilmitir. Fakat Blgesel ve Aznlk Dilleri Avrupa art ve Ulusal Azn-

146
Avrupa Birliinin Aznlk Haklarna Yaklam: Romanyadaki Trk-Mslmanlar rnei

lklarn Korunmasna likin ereve Szlemeye taraf bir lke olarak yapt bildirimlerde
lkede yaayan birtakm aznlklarn bulunduunu ve taraf olduu szlemeleri bu aznlk
gruplarna uygulayacan bildirmitir. Almanya, Blgesel veya Aznlk Dilleri Avrupa artn
onaylam ve onaya ilave olarak 16 Eyll 1998 tarihli bildirimde u hususlar belirtmitir (Ay-
dn, 2011, s. 8-9).

Federal Almanya Cumhuriyeti Blgesel veya Aznlk Dilleri Avrupa artnn anlam ereve-
sinde Danca, Yukar Sorbca, Aa Sorbca, Kuzey Friesce ve Sater Friesce dilleri ile Romen dilini
aznlk dilleri olarak; Aa Alman dilini blgesel dil olarak kabul eder.

Ulusal Aznlklarn Korunmasna likin ereve Szlemeyi onaylayan Almanya, yapt 10


Eyll 1997 tarihli bildirimde u unsurlara deinmitir (Aydn, 2011, s. 9).
ereve Szleme ulusal aznlklar kavramnn tanmn iermemektedir. Bu neden-
le, Szleme hkmlerinin onaydan sonra uygulanaca gruplar belirlemek Szle-
meye taraf devletlerin kendilerine kalmtr. Federal Almanya Cumhuriyetindeki ulu-
sal aznlklar Alman vatanda Danlar ve Sorb halknn yeleridir. ereve szleme
geleneksel olarak Almanyada oturan etnik grup yeleri olan Alman vatanda Friesler
ve Alman vatanda Romanlara da uygulanacaktr.

Fransa

Fransz entegrasyon politikasnn znde bulunan nemli unsurlardan ilki yurttalk yasas-
dr. Bu yasaya gre Fransz yurttalna gemek entegrasyonun bir arac olarak grlm-
tr. Entegrasyonun ikinci nemli unsuru ise eitimdir. Fransada eitim, kltrel farkllklar
ortadan kaldracak ve toplumu trde klacak bir kurum olarak tarif edilmektedir. Fransz
btnleme (entegrasyon) politikas, grup haklarn tanmay gerektiren tm kavram ve
ilkelerden uzak durmaya ynelik olarak tasarlanmtr. Bu balamda aznlk kavramndan
ve aznlk rgtlerinin temsil kurumlar olarak tannmasndan daima kanlmtr (Canatan,
2007, s. 165). Avrupa Birliinin en nemli lkelerinden biri olan Fransa, Avrupa Birliinin
benimsedii aznlklar rejimini lkesinde tam anlamyla uygulamamaktadr. Ayrca, Fransa
ok kltrc bir toplum olmann felsefesine aykr hareket etmektedir. Fransa tarihine yer
etmi olan merkeziyetilik ve birlik/btnlk anlaynn da etkisiyle uzun yllar lkesindeki
aznlklar ve gmen iileri asimile etmeye almtr. Bu politika son zamanlarda aznlk-
lar bakmndan gevemise de yabanclar asndan devam etmitir. zellikle farkl kltr
ve dine sahip olan Kuzey Afrikal gmenler asimilasyon politikalar erevesinde, ciddi risk
altndadrlar (Kuruba, 2006, s. 271). Fransz Anayasa Meclisi Fransz halknn birliinden
hareket ederek grup haklarnn tannmasnn anayasaya aykrlk tekil edeceini hkme
balamtr. Bunun sonucu olarak Anayasa mahkemesi Fransz hkmetine Aznlk ve Bl-
gesel Diller Avrupa artn, grup haklar iermesi sebebiyle onaylamamas ynnde gr
bildirmitir. Fransz anayasa hukukuna gre Fransada devlet okullarnda blgesel dillerin
ders olarak grlmesine blgesel dillerin korunmas iin kurulan derneklerce mali destek

147
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

verilmesi mmkndr (Arsava, 2010, s. 5).

Prof. Dr. Alain Bocker, Fransadaki durumu yle zetlemektedir; aznlklar gerekten de var-
dr; yani ulusal ounluktan etnik kkenlerine gre, konuulan dile gre ya da icra edilen
dine gre farkl topluluklar mevcuttur. Eer Fransada kendilerine bu zellikleri sebebiyle
hibir hak verilmiyorsa, buna karlk olarak, her dinsel, kltrel, dilsel ya da dier grubun,
yani her aznln kendisini oluturan bireylerin bireysel haklarnn korunmas yoluyla karak-
teristik zelliklerine sayg gsterilmektedir (Duman, 2005, s. 319).

Sonu olarak Fransada yllarca devam eden asimilasyon politikalarnn etkisiyle lkedeki
etnik ve dinsel farkllklar byk oranda bastrlm ve Korsikallar ve Brtonlar dnda
imdilik nispeten sorun karan bir grup kalmam olsa da Avrupadaki genel eilimin
Fransay da etkileyecei ve byk olaslkla idari bakmdan ademimerkeziyeti anlay
erevesinde blgeselliin ve etnik/dinsel farkllklarn da glenecei sylenebilir (Ku-
ruba, 2006, s. 272).

talya

talyan Anayasasnn 5. maddesinde, Cumhuriyetin bir ve blnmez olduu, bununla birlikte


yerinden ynetimin en ileri ekli olarak uygulanan yerel zerklii tand ve tevik ettii husu-
su yer almaktadr. Yani talya niter bir devlet olmakla beraber yerinden ynetim mant
erevesinde yerel zerklie sahiptir. Bu erevede talya be zel statl (Sicilya, Sardin-
ya, Alto-Adige, Aosta Vadisi, Friuli-Venezia-Giulia) blge ihdas etmitir. talyada resm dil
talyanca olmasna ramen aznlklar lkede dil ve kltr zenginlii olarak grlmektedir.
talyan mevzuat aznlk kavramn dille ilikilendirmitir. Bunun dnda aznla ilikin dier
btn unsurlar (etnik grup, din, rk vs.) anayasann genel hkmlerinde yer almtr. Anaya-
sal hkmler ve yaplan yasal dzenlemelerle talya, dil aznlklarn asimilasyona kar koru-
may amalam, bunu yaparken de aznlk bireylerinden ok, toplumun kltrel ve tarihsel
mirasnn paras olarak kabul ettii dil aznln bir btn olarak korumay hedeflemitir
(Kuruba, 2006, s. 210-211).

ngiltere

ngiltere, Ulusal Aznlklarn Korunmasna likin ereve Szlemeyi onaylam ancak Szle-
menin uygulanmasna ynelik bir bildirimde bulunmamtr. ngiltere, Blgesel veya Aznlk
Dilleri Avrupa artn ise 27 Mart 2001 tarihinde onaylam ve ayn tarihli bildirimde; artn
Britanya anakarasna ve Kuzey rlandaya uygulanacan sylemitir (Aydn, 2011, s. 17).

Farkllklarn toplumun canllna hizmet ettiini, ulusa enerji vererek kalknmaya katk
saladn ve farkl miraslarn sayg duyulacak birer deer olduunu dnen ngiliz yne-
timi bu anlay erevesinde uzun yllardan beri lkesinde her eit ayrmcln nlenmesi
ve rk saldrlarn son bulmas iin aba harcam, bylece etnik aznlklar da koruduunu
dnmtr. ngilterenin ereve Szlemedeki ulusal aznlk teriminin ngiliz mevzua-

148
Avrupa Birliinin Aznlk Haklarna Yaklam: Romanyadaki Trk-Mslmanlar rnei

tnda tanmlanm bir kavram olmad belirtilerek ngilteredeki aznlklarn temel olarak
etnik aznlklardan olutuunun altn izmi ve terimi Irksal likiler Yasasnda yer alan
rksal grup tanmlamas erevesinde yorumlanmtr. Burada ad geen rksal grup, rk,
renk, milliyet (vatandalk) veya etnik veya ulusal orijiniyle tanmlanm bireylerden oluan
grup olarak tanmlanmtr (Kuruba, 2006, s. 227-228).

Tablo 2.
ABde Devletlerin Aznlklarla lgili Szlemelere Katlm-ubat 2006
Szleme/
Alm ng Frs ta sp Hol Yun Bel Por sv Avu Dan Fin rl Lk
lke
AK AHS X X X X X X X X X X X X X X X
AK Ul. Az. Kr.
X X O X X X + + X X X X X X +
er. Szl.
AK Bl. Az.
X X + + X X O O O X X X X O X
Dil. Avr. art
BM Irk
Ayrm X X X X X X X X X X X X X X X
Szlemesi
BM KSHS X X X X X X X X X X X X X X X
AGT Belgeleri X X X X X X X X X X X X X X X
Not: X: Szlemeye Katlanlar O: Szlemeye Katlmayanlar +: Sadece mzalayanlar

Avrupa Birlii yesi lkelerden biri olan Slovakya, kurulduu gnden bu yana srekli Maca-
ristandan ve Macar aznlk tarafndan gelebilecek irredantizmden korkmu, Macar aznln
lkeyi blmeye ya da iki uluslu devlete gtrmesi konusunda endie duymutur. Dier bir
Avrupa Birlii yesi olan Yunanistan ise, Trkiye ile yaad sorunlarnda etkisiyle, Bat Trak-
yada yaayan Trklerin aznlklk haklarn tanmaktan yllarca kam ve o aznlk halkna
kar asimilasyon politikas uygulayarak antlamalar vesilesiyle sahip olduklar haklardan
yararlanmalarn nlemitir. Dier bir rnek olarak Fransa, lkesinde aznlk bulunmadn
iddia ederek yllarca aznlklara ynelik asimilasyon politikas izlemi ve bu aznlklar konu
alan uluslararas szlemeleri onaylamaktan veya imzalamaktan geri durmutur. Aznlk-
larla ilgili kat politikalara sahip olan bu devletlere ramen, Avrupa Birlii ierisinde bulu-
nan baz devletler asimilasyonist politikaya kar km, oulcu ve entegrasyona ynelik
politikalar izlemi ve bu yolla aznlklara kendi i mevzuatlarnda eitli haklar tanmtr
(Tademir & Saral, 2007, s. 31).

Avrupa Birliine hkim olan din Hristiyanlktr ve Avrupa Birlii bu zelliini muhafaza et-
mek iin uramaktadr. Ancak bu urann kreselleen dnyada uzun sre devam edip
etmeyecei tartlmaktadr. Bu hliyle, tarihte belki ilk defa bir dinler ve rklar aras cum-
huriyeti denebilecek yaam tarznn, Osmanl mparatorluundan sonra ikinci kez Avrupa
Birlii erevesinde oluturulabilecei ileri srlmektedir. Baka bir anlatmla, Avrupa ok
din ve kltrl bir yapya doru gitmektedir (Ylmaz, 2009, s. 323).

149
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

Temeli 1957 ylnda atlan Avrupa Birlii, siyasi ve ekonomik adan trl anlamalardan
geerek bugn 27 yeye ulam dnyann en gelimi blgesel nitelikli ve ok uluslu bir
rgt olmay baarmtr. Parlamentosu, Konseyi, Komisyonu, Merkez Bankas ve Adalet
Divan ile ayn zamanda politik bir aktr olarak pek ok uluslararas kurulu asndan da
dorudan temsil edilmektedir. Bir taraftan bir uygarlk projesi olarak deerlendirilen Av-
rupa Birlii, nceden belirledii kriterler dhilinde birlii srekli geniletme ve ilerletme
eilimde olmutur. Avrupa Birliinin genilemesinde etkin olan siyasi kriterler ierisinde
unlar yer almaktadr: demokrasinin gelitirilmesi, insan haklar, hukukun stnl, aznlk
haklarna sayg gsterilmesi ve aznlk haklarnn korunmasn garanti etmek (Caner, 2009, s.
86-92). Komnizm sonras dnemde Orta ve Dou Avrupa lkelerinin Avrupa Birlii btn-
leme sreci ierisine girmeleri, etnik aznlklarn politik btnleme sreci zerinde nemli
etkiler dourmutur. Bir yandan eitlik, ayrmclk yapmama ve insan haklar ve aznlklarn
korunmas gibi ilkeler Avrupa Birliine yeliin siyasi artlar olarak deerlendirilirken di-
er yandan da yelikten sonra gndeme gelen Avrupa Parlamentosu seimleri, aznlklara
karar alma srecine dhil olma ve siyasal dzeyde temsil edilme frsatn tanmtr. Bylece
Avrupa Birlii btnleme sreci, ulusal aznlklara, Birliin ok dzeyli ynetim modeli-
ni kullanarak kendi kimliklerini korumak ve gelitirmek amacyla yerel, blgesel, ulusal ve
ulus-st alanlarda faaliyet gstermelerinin nn amtr (Ar, 2012, s. 126).

Avrupa Birlii-Romanya ilikileri Sovyetlerin dalmasnn hemen ardndan, Birliin merke-


zinin dou Avrupaya doru kaymas politikalar erevesinde balamtr (Caner, 2009, s.
96). 8 ubat 1993te Romanya ile Avrupa Birlii arasnda Avrupa Antlamas imzalanm ve 1
ubat 1995 tarihinde yrrle girmitir. Bu anlamann amac, Romanya ile Birlik arasnda-
ki kurumsal ve diplomatik ilikilerin gelitirilmesi ve serbest ticaret blgesinin kurulmasdr
(Tezcan, 2004, s. 98). Romanyann 22 Haziran 1995te Avrupa Birliine yapm olduu ye-
lik bavurusu kabul edilmitir (Kavalal, 2006, s. 21). 1999 ylnda yaplan Helsinki Zirvesiyle
Birlie tam ye olacak lkeler arasnda bulunan Romanyann Avrupa Birliine yelik sreci,
2007 ylnda tam ye olmas ile sona ermitir (Caner, 2009, s. 87).

Avrupa Birliinin Aznlklara Ynelmesinin Sebepleri ve Sonular

Aznlk haklar konusu, zellikle Souk Sava dneminin ardndan sadece ulusal sorun olma
niteliini yitirmi, herhangi bir lkede etnik, dinsel, dilsel sorunlarn artmas, blge ve dn-
ya barna ynelik tehdit ve tehlike olarak alglanmaya balamtr. Aznlk haklar ile ilgili
sorunlar lke snrlarnn dna karak BM, UNESCO, AGT, AK, AB gibi uluslararas kurulula-
rn hatta sorunla ilgisi olan dier lkelerin de gndemine girmitir (Eker, 2009, s. 41).

Avrupa btnlemesi ile aznlklarn korunmas arasnda sk bir ilikinin olduunu syle-
mek mmkndr. Avrupa Birlii aznlklarn korunmas konusuna temelde normatif deil,
stratejik ve pragmatik ynden yaklamaktadr. Yani Avrupa Birliinin aznlklara olan ilgisi-
nin esas sebebi, salam bir Avrupa btnlemesini oluturmak iindir. Ayn zamanda, Av-

150
Avrupa Birliinin Aznlk Haklarna Yaklam: Romanyadaki Trk-Mslmanlar rnei

rupa btnlemesi, ye ya da aday lkelerdeki tarihsel aznlk sorunlarnn ortadan kaldrl-


masnda byk bir frsat olarak grlmtr. nk bu sayede Avrupa Birlii btnlemesi
nihai hedefine ulaabilirse rnein, Romanyadaki Macar aznlk vatandaln snrlayc
ynlerinden kurtulacak ve ulusal kimliklerini Avrupa Birlii emsiyesi altnda gvence al-
tna alarak, statkoya tehdit oluturan unsurlardan, ulusuluk anlayndan uzaklaacaklar-
dr. Bu balamda, Avrupa Birlii lkelerinde imdilik ulusal aznlk niteliine sahip olan
gruplar, Avrupa btnlemesinin tam olarak gereklemesi durumunda Avrupa Birliini
oluturan unsurlardan biri olan Avrupa yurtta olacandan, kimliini kaybetmeden bir
aznlk olmaktan zaten kacak ve ok kltrc Avrupann halklarndan birisini oluturmu
olacaktr (Kuruba, 2006, s. 174-178).

Avrupa Birliinin aznlklara olan ilgisini, aznlklar koruma ynndeki almalaryla da an-
lamak mmkndr. Aznlklarn korunmas Avrupa Birlii birincil hukuku, zellikle Lizbon
Szlemesi erevesinde yazl bir anayasa prensibi olarak kabul edilmitir. Aznlklarn ko-
runmas bu zellii ile Topluluk mktesebatnn bir paras olarak karmza kmtr. Avrupa
Birlii aznlklara olan ilgisini, aznlklar koruma kapsam balamnda, Avrupa nsan Haklar
Mahkemesi, Avrupa Konseyi Ulusal Aznlklar ereve Szlemesi, ye devletlerin ortak ana-
yasa gelenekleri ve Avrupa Birlii Temel Haklar art devreye girmitir (Arsava, 2010, s. 13).

Aznlk rejiminin ulus devlete etkileri gz nne alndnda bunun Avrupa btnlemesi
asndan ne derece nemli sonular ortaya karaca kesindir. Bu sonular unsur olarak
karmza kmaktadr. Birincisi, aznlk rejiminin ulus devleti ve ulusal kimlikleri zayflatc
etkisinin sonucu olarak Avrupallk kimliini glendirmesi; ikincisi, blgeselleme olgusu-
na sebep olmas ya da blgeselleme yolundaki gelimeleri hzlandrmas; ncs ise,
ok kltrl toplum yapsnn domasna sebep olmasdr. Nitekim Avrupa Birlii de bu
unsurun oluumunu hedeflemektedir (Kuruba, 2006, s. 178).

Romanyada Aznlk Statsndeki Trk Mslmanlar


Romanyada Trk Mslmanlarn Tarihi

Romanyadaki Trk aznlk byk oranda Dobruca Blgesine yerlemitir. Balkanlarn biraz
daha kuzeyinde kalan ve eski bir Trk yurdu olan Dobruca Blgesi, Rumeli corafyasna
ait bir blgedir (Bozkurt, 2008, s. 10). Dobruca Blgesi stratejik bir neme sahip olduun-
dan, siyasi tarihi de hareketli olmutur. zellikle Rusyadan, stanbul ve Ege Blgesine giden
yolun Dobrucadan gemesi, bu blgenin eskiden beri pek ok millete geit yeri olarak
kullanlmasna sebep olmutur. Bugn gerek Romanya gerek Bulgaristan Dobrucasnda
olsun buralarda yaayan Trkler, Peeneklerin, Kumanlarn, Uzlarn (Ouzlar) ve daha sora
gelen Osmanl ve Krm Trklerinin torunudur (Aksu, 2003, s. 4-5). 14. yzylda kuruluunu
tamamlayan Osmanl mparatorluu ksa sre ierisinde Balkanlar fethetmi ve blgede

151
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

hkimiyet kurmutur. Fetihle birlikte Osmanl mparatorluunun iskan siyasetinin ilk uygu-
lamas sonucu, Anadoludan eitli Trk boylar bu blgelere yerletirilmitir. Bu g politi-
kas devamnda Osmanlnn salad gven ve huzur ortam slamiyeti kabul eden yerli
halkn saysnn artmasna ve blgenin nfus yapsnn Mslmanlar lehine deimesine
sebep olmutur (Aksu, 2003, s. 42-43). Romanya Trkleri, Dobrucann Romen hkimiyetine
gemesiyle beraber, varlklarnn zellikle de kltrel varlklarnn devamn salamak iin
birtakm kltrel tekilatlanmalara ynelmilerdir (Bozkurt, 2008, s. 10).

1920li yllar itibaryla Bulgaristan ve Yugoslavyaya nazaran Romanyadaki Mslman Trk-


ler din, kltr ve eitim alanndaki aznlk haklarn daha zgrce kullanabilmekteydiler.
Romanyada yaklak 190 bin nfusa sahip olan Mslman Trkler, seim kanunundan fay-
dalanarak Romanya meclisinde kendilerini temsil edecek vekilleri seebilmekte, din teki-
latlanmalarn oluturabilmekte ve okullarda Trke dersi alabilmekteydiler. Trklerin azn-
lk haklarn kullanabilmeleri ve iki lke arasndaki iyi ilikilere ramen Romanyadaki baz
gelimeler Trklerin g etmesine sebep olmutur. Bu ge sebep olan unsurlardan ilki,
toprak meselesidir. lkenin sosyoekonomik yapsnn bozulmasyla Kral Ferdinand Kasm
1918de, byk toprak sahiplerinin karlarn gzetmekten vazgemi, 100 hektarn ze-
rindeki mlkiyetli arazilerin istimlak edilerek ihtiya sahibi kyllere datlmas ve istimlak
bedelinin % 35nin devlet tarafndan karlanmas kararn almtr. Bu kararn 17 Temmuz
1921 tarihinde yrrle konmasyla, dier tm toprak sahipleri gibi Trkler de olumsuz
ynde etkilenmitir. Romanya hkmeti 1924te Trklerin youn olarak yaad Dobruca
Blgesinde ikinci bir istimlak kanunu tatbikatna girimitir. kincisi, Romanyann 1920ler-
den itibaren Dobruca Blgesine, Makedonya ve Banattan getirdii Ulahlar yerletirme
abasdr. ncs ise, Trklerin baz blgelerdeki can ve mal gvenliinin tmyle yok
olmaya balamasdr. Bu sebebin yan sra, 1929 Dnya Ekonomik Buhran da Trklerin
Romanyadan g etmesini hzlandran sebeplerden biri olmutur (Duman, 2008, s. 26-28).
Romanyadaki bu Trk gnn durdurulmas ynnde aba harcanacak olursa bu, Roman-
yann iine yarayacaktr. nk Romanyadaki Trklerin alkan olmas ve dier aznlklara
gre devlete daha bal olmalar sebebiyle Romanya hibir zaman Trk gne scak bak-
mamtr (Metin, 2012, s. 138).

Atatrk dneminde Romanyadan yaplan Trk glerini 1923-1933 ve 1934-1938 diye iki
dneme ayrmak mmkndr. lk dnem g, kk gruplar hlinde gereklemi ve ge-
lenlerin ou serbest gmen olarak kabul edilmitir. kinci dnem g ise, kitlesel hlde
olmu, gelenler iskanl gmen olarak devlet eliyle yerletirilmilerdir (Duman, 2008, s. 28).

Dobrucann Romenlerin eline getii dnemlerde, blge Trklerine din inan ve ibadet-
lerini kendilerinin seecei mft, kad vs. ile gerektii gibi yerine getirebilecekleri belir-
tilmitir. Romanyann tarihi incelendiinde, bu lkede srekli olarak aznlklarn yaad

152
Avrupa Birliinin Aznlk Haklarna Yaklam: Romanyadaki Trk-Mslmanlar rnei

grlecektir. kinci Dnya Savandan sonra Romanyay


ynetenler aznlklar politikasnda deiiklik yapm ve daha
nce var olan zgrlkleri kstlama yoluna gitmilerdir. Bu-
nun sonucunda da lke iindeki birlik ve beraberlik duygusu
zedelenmitir. zellikle komnist rejimin hkim olduu sre
boyunca din zgrlkler kstlanm ve tamamen devlete
bal hle gelmitir. Romanya, demokrasiye getikten sonra
yasalarda bulunan ancak komnist dnemde kstlanan hak
Dobruca Blgesi
ve zgrlkleri aznlklara tekrardan iade etmitir. Dine ve
din eitimine nem veren Romanya, lkesindeki Trk vatandalarnn da salkl bir ekilde
din eitimi ve renimi almalarn, din inan ve ibadetlerini zgrce yerine getirmelerini
salamtr. rnein Romanya, camilerin bir ksmnda ezann aktan okunduu lkelerden
bir tanesidir (Aksu, 2003, s. 82-83). Ayn zamanda Romanyada yaayan milliyetler 1993 yln-
da milli aznlk olarak tannm ve bunlarn haklar anayasada dzenlenmitir. Bylece bu
halklar, kendi kurulularn oluturarak milliyetlerini temsil etme, onlarn haklarn koruma
ve gelitirme yolunda faaliyetlerde bulunmakta; ayn zamanda lkenin siyasi, sosyal ve kl-
trel alanlarnda kendilerini gsterebilmektedirler (Gkda, 2012, s. 14).

Romanyadaki Trk-Mslmanlarn Bugnk Durumu

Romanyada resm kaynaklara gre 29.533 (1992) Ouz (Osmanl Trkleri) ve 24.649 (1992)
Tatar Trk olmak zere toplam 54.173 Mslman-Trk bulunmaktadr. Gayriresmi kaynak-
lara bakldnda Trklerin saysnn 70.000e ulat grlmtr (Bozkurt, 2008, s. 9).

Romenlerin aznlklarla ilgili ileri derecede sorunlar mevcut deildir. Romanya aznlklara
tand haklar bakmndan son derece ileri dzeydedir. Romen Anayasasnn 6. maddesiyle
milli aznlklara dil, din, kltr ve etnik zelliklerini ifade etme ve koruma hakk tannm,
kanunlar erevesinde kendi dillerini ve dinlerini renebilmeleri, ana dilleriyle eitim g-
rebilmeleri serbest braklmtr. Romanyada Trk aznlklarn din ileri Kstencede Romen
makamlarca atanan mft tarafndan (Romanya Mslmanlar Mftl) yrtlmekte-
dir. Mftlk, camilerde din adamlarnn grevlendirilmesi ve dier din konularda Ms-
lmanlarn ihtiyalarnn karlanmas gibi meselelerle uramaktadr. Bugn Romanyada
59u Kstencede olmak zere toplamda 72 cami bulunmaktadr. Bu camilerin pek ou
sadece Cuma ve bayram namazlarnda almakta ve ihtiyac karlayacak yeterlilikte din
adam bulunmamaktadr. Ancak son yllarda mftln ihtiya duyulan yerlerde cami
yapmn artrd grlmektedir (Bozkurt, 2008, s. 16-18). 1900 ylnda btn Dobrucada
260 cami bulunurken komnizm dneminde 151 camiye, bugn ise 72ye dmtr. Bu
camilerden bakmsz ve sahipsiz olanlar yklmtr. Trklerin Romanyadan gmesinden
sonra, onlarn yerlerine gelen Mslman ingeneler, camilerin korunmas iin hibir aba
harcamamtr (nal, 1993, s. 186).

153
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

Dobrucada Trkler, asl ilmin dini renmek olduuna, dnya ilimlerinin ikinci derecede
olduuna inanm, bu yzden de fen bilimlerinde geri kalmlardr. Mutaassp hocalarn
etkisi altnda kalan Mslman toplumlar okumay ve okulu yalnzca dinin emirlerini ve
yasaklarn renmek iin gerekli saydklarndan her Trk kynde, mahallelerinde cami,
mekteb-i sbyan ina edilmitir (Yldz, 2007, s. 42). Romanyada bulunan medreselerin te-
mel amac, blgede gerekli olan hocalarn yetimesini salamak ve insanlara dini anlatacak
din grevlilerine eitim vermek olmutur. Bu medreselerden mezun olanlar sadece hoca
olarak kalmam, ayn zamanda birer vatansever olarak yetitirilmitir. Devlet, bu duygunun
yerletirilmesi ve gelitirilmesi iin elinden geleni yapmtr (Aksu, 2003, s. 173).
Mslman halkn yaad blgelerde btesi Mslman topluluk tarafndan salanan de-
neklerle oluturulan, din ve etnik kurumlar yer almaktadr. Bu mevcut kurumlar, blgesel Ms-
lman topluluklarnn st dzey grevlilerinin atanmas ve nakil ilemlerini yerine getirmek-
tedir. Ayrca Mslman dindarlarn hak ve menfaatlerini koruyarak devlet otoritelerine kar
Mslmanlar temsil etmektedir. Gnmzde, blgesel Mslman topluluklarnn grevleri,
Romanya Trk Demokrat Birlii (UDTR) ve Romanya Mslman Tatar Trklerinin Demokrat Bir-
liinin (UDTTMR) din komisyonlar almalaryla yrtlmektedir (Yldz, 2007, s. 58-59).
Dobruca Blgesindeki Trk-Tatar topluluunun ana dili Trkedir. Ana dilini renmek, bu
dille yazlm szl ve yazl kltrel deerleri tanmay, bilmeyi ve de gelitirmeyi salarken
Trk ve Tatar kimlii en nemi belirleyici statsnde olmutur. Herhangi bir etnik ayrm
yaplmakszn Dobrucadaki btn halklarn ana dillerinde eitim veren btn okullarn
varlnn desteklenmesi, ilk olarak Osmanl idarecilerinin koyduu ilkeler ve uygulamalar
erevesinde gerekletirilmi, daha sonra Romen idaresince bu ilke ve uygulamalar devam
ettirilmitir (Yldz, 2007, s. 44).
1990 sonras dnemde Romanyada aznlklarn durumu dzeltilmi ve kendilerine tm
haklar verilmitir. Dobruca Blgesinde soydalarmz dhil 17 aznlk grubu mevcuttur ve
her biri uluslararas standartlarda aznlk haklarndan faydalanmaktadr. Romanyada Trk
soyundan olan bireylere ayrlk bir muamele yaplmamakta, mahkemeler tarafsz dav-
ranmakta, soydalarmz isim ve din deitirmeye zorlanmamaktadr (Bozkurt, 2008, s. 19).
Trkiye ile Romanyann her alanda ve en st seviyede sorunsuz ilikileri bulunmaktadr.
Romen hkmeti zellikle 1989 Devriminden sonra, Trk aznlnn haklarn, dier azn-
lklarda da olduu gibi, gzetmektedir (nal, 1993, s. 190).

Sonu
Aznlk kavramnn tanm ve trleri asndan teoride belirli bir uzla olmasna ramen
uluslararas hukukta konunun hl ok kark olmas devletlerin aznlklara ynelik endi-
elerini, ulusal birlik kaygs ile beraber, hakl karmaktadr. Aznlklar uluslararas belgeler-
de genel olarak sadece ulusal aznlk eklinde nitelendirilmitir. Baz devletler ulusal aznlk
kavramn kabul etmeyerek ulusal birliinin bozulmasn nleyici bir tutum sergilediini
dnmtr. Fransada bu tutum, kanunlarda aznlk kavramnn yer almamas eklinde

154
Avrupa Birliinin Aznlk Haklarna Yaklam: Romanyadaki Trk-Mslmanlar rnei

kendini gstermitir. Ayn zamanda devletlerden bazlar taraf olduklar antlamalara baz
ekinceler koyabilmektedir. Bu yolla devletler, kendi ulusal birliine zarar verecek unsurla-
rn nne gemi olacaklardr.
Aznlk rejiminin, ulus-devletlerin vatan olan Avrupa merkezli olmas ve aznlk sorunlarnn
Avrupa btnlemesi sreci iinde yayor olmas, aznlk rejiminin Avrupa erevesinde
ele alnmasna sebep olmutur. Avrupa Birlii balamnda deerlendirilen aznlklar, ok
farkl olarak karmza kmaktadr. Bu farkllk, aznlklarn niteliklerinden aznlk sorunlarna
ve bu sorunlarn zmndeki eitliliklere kadar dayanmaktadr. Nihayet, Avrupa Birlii
lkeleri, Avrupa Birliinin de destei ile aznlklar rejimine her geen gn biraz daha fazla
katlma eilimi gstermektedir. Avrupa Birliinin aznlk konusundaki esas almalar, ay-
rmclk yaplmamas, eit muamele, rklk ve yabanc dmanlyla mcadele ile temel
haklara sayg gsterilmesidir.
Aznlklarn korunmas balamnda, toplum ierisinde gerek eitliin ancak aznlklarn
kendilerine zgn kimliklerinin korunmas ile salanacaktr. Bu erevede pozitif ayrmc-
lk ilkesi zorunlu hle gelmektedir. Ulus-devlet yaplanmalaryla beraber ortaya kan azn-
lklar, zamanla belirli haklar elde etmi ve bu haklar uluslararas belgelerde dzenlenmitir.
En temel haklar; var olma hakk, eitlik ve ayrm gzetilmemesi hakk, aznlk kimliinin
tannmas ve unsurlarn yaatlmas eklinde belirlenmitir. Romanyadaki Mslmanlar da
bu erevede sahip olduklar haklar, din inanlarnn gerektirdii ekilde yaayabildikleri
grlmtr. nk Romenler aznlklarla ilgili ileri derecede bir soruna sahip deillerdir.
Ayrca Romanya aznlklara ynelik tand haklar bakmndan ok kapsaml bir dzenle-
meye sahiptir. Romanyadaki Trk Mslmanlar, Romanyann birlik ve beraberliine saygl
birer Romen vatanda olarak hayatlarn srdrmektedir. Bu nedenle de dier Balkan lke-
lerinde grlen Trk dmanl Romanyada yoktur ve bu durumun da devam iin gerek
Trklerin samimiyeti ve devlete olan ball gerekse Romenlerin aznlklar iin tm hukuki
ortam salamas byk bir nem tekil etmektedir.
Aznlklarn asimilasyon olmadan rahat edebilmelerini salamak iin aznlklar en doal hak-
lar olan kendini ifade edebilme hakkn kullanmak istemektedir. Bu tr isteklerin de azn-
lklara yasal, ekonomik ve mali olarak salanmas, Avrupa asndan demokratik bir devlet
imajnn yaratlmasna sebep olmutur. lkedeki aznlklar ile lkenin politik, ekonomik ve
sosyal karlar birbiriyle balantldr. Demokrat bir hukuk devleti olan Romanya, aznlklar
bir paras olarak grmekten vazgememitir. Sonu olarak aznlk haklarna nem veren
Romanya, ulusal snrlar ierisindeki aznlklar kendi politik karlar balamnda, onlar
karsna almak yerine onlara vatandalk bilincini alamay tercih etmitir. lkenin bak
asna gre, ancak birlik olunduu takdirde baarnn elde edilecei ngrlmektedir. Bu
almadan kan sonu ile Romanya, aznlklara verdii deer asndan, Avrupa Birlii ye-
leri arasnda iyi bir rnek tekil edecek statye sahip olmu ve gelecekte de kalknmasnn
ve statsnn artmas iin gerek bir hukuk devleti, sosyal devlet ve demokratik devlet
olarak aznlklarn asimile politikas yrtmek yerine, onlarla beraber politikalar yrtmeyi
istemi ve demokratik bir yapsnn olduunu gzler nne sermitir.

155
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

Kaynaka
Ar, B. S. (2012). Romanyann Avrupa Birlii btnleme srecinde Romen milliyetilii ve etnik Macar aznln konumu.
Uluslararas Hukuk ve Politika, 8(30), 125-148.
Aksu, A. (2003). Romanya Mslman Trklerinin dn bugn. Kstence: Trk adamlar Dernei.
Arsava, F. A. (2010). Avrupa Birlii birincil hukukunda aznlklarn korunmasnn hukuki dayana. Uluslararas Hukuk ve Po-
litika, 6(23), 1-14.
Aydn, A. (2011). AB lkeleri, ABD ve Trkiye Cumhuriyeti Anayasalarnda aznlklarn dil haklar. Ankara: Trkiye Byk Millet
Meclisi Aratrma Merkezi.
Birlemi Milletler nsan Haklar Yksek Komiserlii. (1998). Aznlk haklar. nsan Haklar Bilgi Kitap (No. 18). Cenevre.
Bozkurt, G. S. (2008). Gemiten gnmze Romanyada Trk varl. Karadeniz Aratrmalar, 5(17), 1-31.
Canatan, K. (2007). Avrupa Birliinin aznlk politikalarnda Trke ana dil eitiminin konumu, sve, Fransa ve Hollanda
rnekleri. Trkoloji Aratrmalar, 2, 159-172.
Caner, C. (2009). ABye yelik perspektifinden Romanyada kamu ynetimi reformlar: Yapsal bir analiz. Uluslararas ktisadi
ve dari Bilimler Dergisi, 1(3), 85-107.
Dobruca. (t.y.). Wikipedia. 11 Ekim 2013 tarihinde http://www.google.com.tr/imgres?sa=X&espv=210&es_sm=122&t-
bm=isch&tbnid=n4ooPt5leHoQqM:&imgrefurl=http://tr.wikipedia.org/wiki/Dobruca&docid=xkpu4PD5reD0sM&imgur-
l=http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/1/14/Dobrogea-cadrilater.png/190px-Dobrogea-cadrilater.
png&w=190&h=205&ei=YBNYUtjKFobJtQbmuYDwBg&zoom=1&ved=1t:3588,r:2,s:0,i:83&iact=rc&page=1&tbnh=164&tb-
nw=152&start=0&ndsp=16&tx=102&ty=104 adresinden edinilmitir.
Duman, . H. (2005). Aznlk haklar ve Lozan Antlamas. Trkiye Byk Millet Meclisi Dergisi, 57, 307-321.
Duman, . (2008). Atatrk Dneminde Romanyadan Trk gleri. Bilig Dergisi (Ahmet Yesevi niversitesi Mtevelli Heyet Ba-
kanl), 45, 23-44.
Efe, H. (2012). Avrupa Birliinin bir insan haklar sorunu olarak Trkiyedeki Alevilerin ve Bektailerin sorunlarna artan ilgisi.
Trk Kltr ve Hac Bekta Vel Aratrma Dergisi, 64, 169-184.
Eker, S. (2009). Avrupa Birliinin yeni mottosu farkllkta birlik ve Trkenin farkllkta birlikteki yeri. Bilig Dergisi (Ahmet
Yesevi niversitesi Mtevelli Heyet Bakanl), 49, 35-58.
Gkda, B. A. (2012). Balkanlar: Etnik karmaann dilsel boyutlar. Karadeniz Aratrmalar, 32, 1-27.
Kavalal, M. (2006). Avrupa Birliinin genileme sreci: Avrupa Birlii-Romanya ilikileri. Ankara: Devlet Planlama Tekilat Ms-
tearl Avrupa Birlii ile likiler Genel Mdrl.
Kuruba, E. (2006). Asimilasyondan tannmaya: Uluslararas alanda aznlk sorunlar ve Avrupa yaklam (2. bs.). Ankara: Asil Yayn.
Metin, . (2012). Hamdullah Suphi Tanrverin Romanya Trklerinin gne dair faaliyetleri. Karadeniz Aratrmalar, 35,
125-143.
Okutan, . (2002).Teori ve uluslararas metinlerde aznlk tanm. Ankara niversitesi Siyasal Bilgiler Fakltesi Dergisi, 59(2),
59-75.
nal, M. N. (1993). Romanya Trklerine bak. Trk Dnyas Aratrmalar, 93, 117-190.
Tademir H. & Saral, M. (2007). Avrupa Birlii ve Trkiye perspektifinden aznlk haklar sorunu. Uluslararas Hukuk ve Poli-
tika, 2(8), 25-35.
Tezcan, E. (2004). Avrupa Birliine katlma yolunda Bulgaristan, Romanya ve Trkiye: Komisyonun 2003 ilerleme raporlar
nda bir karlatrma. Ankara Avrupa almalar Dergisi, 3(2), 95-109.
Trkiye Ekonomik ve Sosyal Etdler Vakf (2006). Trkiyede aznlk haklar sorunu: Vatandalk ve demokrasi eksenli bir yakla-
m. (Ed). D. Demirler & M. Kayhan, Uluslararas konferans teblileri (9-10 Aralk 2005) iinde. stanbul: TESEV Yaynlar.
Yldz, . . (2007). Avrupa Birlii eiindeki Romanyada Mslman-Trk aznlk. Yaymlanmam yksek lisans tezi, Krkkale
niversitesi Sosyal Bilimler Enstits, Krkkale.
Ylmaz, . (2009). Avrupa Birliine ye lkelerin din yapsna ksa bir bak. Cumhuriyet niversitesi lahiyat Fakltesi Dergisi,
13(1), 321-340.

156
Trkiyeye G Eden Suriyelilere likin Haberler ve Kamuoyuna Olas Etkileri

Trkiyeye G Eden Suriyelilere


likin Haberler ve
Kamuoyuna Olas Etkileri

Cansu Akba Demirel*

Giri

G
nmzde corafi olarak geni alana yaylan dnya savalar yaanmasa da blge-
sel nitelikli ancak tahrip gc yksek pek ok atma yaanmaktadr. Ayrca kresel
snmann olumsuz etkileri her geen gn daha fazla hissedilmekte; bunun sonu-
cunda baz blgeler yaanamaz hle gelmektedir. Tm bunlar dnyada iltica ve g olgu-
sunun nmzdeki dnemlerde karmza daha fazla kacann ipularn vermektedir.

Anadolu her dnemde, bulunduu konum itibaryla nemli g noktalarndan biri olmu-
tur. Bu g byk lde Asyadan ve Afrikadan Avrupaya ynelmi, Anadolu bir gei nok-
tas olarak kullanlmtr. Transit gn yan sra, hedef topraklar olarak Anadoluya g ve
kaynak olarak Anadoludan g de bu hareketin dier boyutlarn oluturmutur.

2010 ylndan bu yana Orta Douda devam eden ayaklanmalar ve halk hareketleri bu co-
rafyada siyasi karklklarn ve atmalarn ortaya kmasna neden olmutur. Bunlarn
sonucunda ise, yine pek ok insan bulunduu lkeyi terk etmek durumunda kalmtr. Bu
lkelerden biri de Suriyedir ve Trkiyenin snr komusu olmas itibaryla blgedeki istikrar-
szlk ve karklklarn Trkiyeyi de etkileyebilecei dncesi, hkmetin bu blgede aktif
d politika izleme ve etkinliin artrlmas isteiyle birleerek Trkiyenin srece daha fazla
dhil olmasnn nn amtr.

* Doktora rencisi, Ege niversitesi, Uluslararas likiler Blm.

157
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

zellikle Nisan 2011den bu yana Suriyeden Trkiyeye gelenlere ilikin snmac m, ml-
teci mi yoksa misafir mi olarak adlandrlmalar gerektiini ieren stat tartmalar, bu ki-
ilere salanan hizmetler, yerletirildikleri barnma merkezlerinde yaadklar veya ortaya
kardklar iddia edilen sorunlar ve artan saylar nedeniyle; Suriyede yaanan i kark-
lklar, Trkiyenin yalnzca bir d politika meselesi olarak kalmam ayn zamanda Trkiye
kamuoyunun gndeminde nemli bir madde olarak karmza kmtr.

lk dnemde Trkiyeye giri yapan kiilerin saylar yzlerle ifade edilirken sonraki aylarda
Suriyedeki atmalarn iddetine bal olarak saylar art gstermi; gelenlerin bir ksm
kesintisiz olarak Trkiyedeki varln srdrrken bir ksm Suriyeye geri dnmtr. Buna
bal olarak Trkiyedeki kamp veya adr kent olarak da adlandrlan ve resm olarak barn-
ma merkezi ad ile anlan yerlerin saysnda da art yaanmtr.

26 Eyll 2013 tarihi itibaryla 10 ilde bulunan 20 barnma merkezindeki Suriyelilerin says-
nn resm olarak 200.034, ayrca yine ayn tarihe kadar Trkiyeye gelen Suriyelilerin says-
nn 381.274, lkesine geri dn yapanlarn saysnn da 181.240 olduu belirtilmitir (T.C.
Babakanlk Afet ve Acil Durum Ynetimi Bakanl [AFAD], 2013).

Yukarda aktarlan saylar gz nnde bulundurulduunda gelenlerin byk ounluu-


nun hl Trkiyede yaamakta olduu grlmektedir. Dier yandan Suriyedeki i atma-
lar da devam etmekte ve lkede gnlk hayatn idame ettirilmesine engel pek ok koul
varlk gstermektedir.

Suriyede yaam koullar normale dnmeden lkelerine dnmeleri mmkn olmayan


Suriyelilerin Trkiyede hayatlarn insan haklar ve onuruna yakacak bir biimde devam
ettirebilmeleri iin baz temel hizmetlere ulaabilmeleri gerekmektedir. Alacaklar hizmet-
leri belirleyecek olanlar ise Trkiye Cumhuriyetinin bugne dek benzer durumlara ilikin
uymay taahht ettii uluslararas anlamalar ve Trkiye toplumunun bu konudaki tutu-
mudur. Zira uluslararas anlamalar genel olarak asgari standartlar belirlemektedir; ancak
daha iyi standartlarn oluturulmas kamuoyunun onay ve desteine baldr. Tam da bu
nedenle kamuoyunun bu konuya ilikin bilgisi, alglar ve n yarglar nem tamaktadr.
Bu noktada yabanclara kar gittike daha etkili olmaya balayan olumsuz yaklamn pek
ok lkede yaratt sorunlar da gz nnde bulundurmak gerekmektedir (Hazan, 2012).
Tm bunlar zerindeki en nemli etkiyi ise kitle iletiim aralarnn oluturabileceini sy-
lemek mmkndr.

Suriyeden g hareketinin Trkiye basnnda g haberleri iinde ald yer ve bu haberle-


rin kamuoyu zerindeki etkilerinin tartlmas bu bakmdan bir gereklilik olarak karmza
kmakta ve bu nedenle makalenin konusunu oluturmaktadr. Yntem bakmndan ise n-
celikle Suriyelilerin kitlesel g ncesinde ve Nisan 2011den itibaren bu konuda ulusal ve
yerel yazl basnda yer alan rnek haberlere deinilerek; kullanlan dilin ana zellikleri ve
bu srete deiip deimedii eletirel bir yaklamla ele alnacaktr.

158
Trkiyeye G Eden Suriyelilere likin Haberler ve Kamuoyuna Olas Etkileri

ltica ve G Alanna likin Temel Kavramlar ve Genel ereve


Makale kapsamnda Herkes zulm karsnda baka lkelere snmak ve bu lkeler tarafn-
dan mlteci ilemi grmek hakkna sahiptir. diyen Madde 14 nemli bir yere sahiptir. 1948
Birlemi Milletler nsan Haklar Evrensel Bildirisinde de belirtildii gibi iltica, birinci grupta
saylmas itibaryla temel bir insan hakkn oluturmaktadr (Soysal, 2000).

ltica ve mltecilie ilikin bu yndeki dzenleme BM erevesinde yaplan bir dzenleme


olan Mltecilerin Statsne likin 1951 Cenevre Szlemesi ve 1967 Ek Protokoldr. ltica
ve g konusundaki geerli tanmlara ilikin hukuksal belgelerde de bu iki belgeden ileri
gelen dzenlemeler ncelik tekil etmektedir (Pazarc, 2003).

1951 Szlemesinde snmac statsnden yararlanma durumu iki gruba tannmtr. lk


grup 1926, 1928, 1933, 1938 ve 1939 yllarnda yaplan anlamalara gre snmac saylan
kiilerdir. kinci grup ise, 1 Ocak 1951 tarihinden evvel cereyan eden hadiseler neticesinde
ve rk, dini, tabiiyeti, muayyen bir itimai gruba mensubiyeti veya siyasi kanaatler yzn-
den takibata urayacandan hakl olarak korktuu iin vatanda olduu memleket dn-
da bulunan ve ibu memleketin himayesinden istifade edemeyen veya mezkur korkuya
binaen istifade etmek istemeyen yahut tabiiyeti yoksa ve bahis konusu hadiseler netice-
sinde evvelce mutaden (dzenli olarak) ikamet ettii memleket dnda bulunuyorsa oraya
dnemeyen veya mezkur korkuya binaen dnmek istemeyen kiiler olarak tanmlanmtr
(Pazarc, 2003, s.195).

Bu durum taraf devletlerin snmac statsn 1951den nce meydana gelen olaylar
zerinden tanmasn ngrerek bir zaman snrlamasn beraberinde getirmitir. Buna ek
olarak ise taraf devletlerin Avrupada geen olaylara bal olarak veya daha geni olarak
tm dnyada meydana gelen olaylar bakmndan bu staty tanmalarnn n almtr.
Ksacas lkeler corafi snrlama ile Szlemeye taraf olabileceklerdir.

Trkiye 1926 ve 1928 Anlamalarnn dnda olmak kouluyla 1951den nce meydana
gelen olaylar tanmn yalnzca Avrupa iin geerli kabul ederek corafi snrlama ile Sz-
lemeye taraf olmutur. kinci Dnya Sava sonras geici olarak ngrlen bu sorunun
devam etmesi nedeniyle 1966 tarihinde bir Ek Protokol yaplarak Szlemedeki zaman s-
nrlamasnn ortadan kaldrlmas ihtiyac gndeme gelmitir. Bu noktada zaman snrlamas
kalkarken isteyen devletler iin corafi snrlama art devam edebilecektir. 1966 tarihli Pro-
tokol, 1967de yrrle girmitir. Trkiye Ek Protokole corafi snrlama artn kaldrmak-
szn taraf olmutur. Gnmzde Szlemeye taraf olan 148 lke (BMMYK, 2008) varken;
corafi snrlamay srdren, Trkiye dnda yalnzca Monako (Avrupa Konseyi nsan Hakla-
r Komiseri Raporu, 2009) bulunmaktadr.

Uluslararas iltica ve g literatrnde kullanlan kavramlara bakldnda g eden kiilerin


tanmlanmasnda mlteci, snmac, gmen, belgesiz gmen, dzensiz gmen, kaak

159
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

gmen, yasa d gmen ve lkesinde yerinden edilmi kii gibi kavramlarn kullanld
grlmektedir. Bu almann dorudan konusunu oluturmamakla birlikte kavram kar-
klnn giderilebilmesi bakmndan konuyla ilgili dier kavramlara da ksaca deinmek
yerinde olacaktr.

Gmen; asl olarak lkesinden, zulme urayacandan korktuu iin deil, ekonomik ne-
denlerle ayrlan kiiler olarak tanmlanabilir. Gmenler, vatanda olduklar lkelerin koru-
masndan yararlanmaya devam ederlerken daha iyi bir yaam standardna kavuabilmek
iin kendi istekleri ile bu yolculua karlar (Akba, 2010).

Dzensiz gmen, belgesiz gmen, kaak gmen, yasa d gmen terimleri ayn du-
rumu ifade etmek iin kullanlmakla birlikte ierdikleri vurgu birbirinden farkldr. Her
terim de lkesinden eitli nedenlerle ayrlp baka bir lkeye gei yapm ancak bu gei
srasnda pasaport ve/veya vize kullanmam kiileri ifade etmektedir. Ayrca, gittii lkenin
resm makamlarnca bu lkede kalmas iin izin verilmemi kiiler de dzensiz gmen ola-
rak tanmlanmaktadr (Uluslararas Af rgt [UA], 2012b). Dzensiz ve belgesiz gmen
terimi youn olarak insan haklar savunucularnn kulland bir terim olmakla birlikte kaak
gmen ve yasa d gmen teriminin devletlerce ve devlet sylemini benimsemi grup-
larca kullanld grlmektedir.

Mlteci; uluslararas hukukta, vatanda olduu lke dnda olan ve rk, dini, tabiiyeti,
belirli bir toplumsal gruba mensubiyeti veya siyasi dncesi nedeniyle zulme urayaca-
ndan hakl sebeplerle korktuu iin vatanda olduu lkeye dnemeyen veya dnmek
istemeyen kiileri ifade etmektedir (Akba, 2010).

Snmac, mlteci olarak uluslararas koruma arayan ancak statleri henz resm olarak ta-
nnmam kiilere denir. Bu terim genellikle, mlteci stats almaya ynelik bavurularnn
hkmet ya da Birlemi Milletler Mlteciler Yksek Komiserlii (BMMYK) tarafndan karara
balanmasn bekleyen kiiler iin kullanlmaktadr (Akba, 2010).

Daha nce belirtilen corafi snrlamay kaldrmamas nedeniyle Trkiyede mlteci ve s-


nmac terimleri uluslararas literatre gre farkllk gstermektedir. Bu konuda ksa adyla
1994 tarihli ltica ve Snmac Ynetmelii esas alnmaktadr. 1994 Ynetmeliinin tam ad;
Trkiyeye ltica Eden ve Baka Bir lkeye ltica Etmek zere Trkiyeden kamet zni Talep
Eden Mnferit Yabanclar ile Topluca Snma Amacyla Snrlarmza Gelen Yabanclara ve
Olabilecek Nfus Hareketlerine Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakknda Ynetmeliktir. 1994
Ynetmeliine gre snmac tanmnn fark, Avrupada meydana gelen olaylar sebebi ile
ibaresinin yer almamasdr. Bu nedenle Trkiyeye Avrupa Konseyi snrlar dndan gelenler
snmac olabilmekte; mlteci olamamaktadrlar. Bu kiilerin bavurular uygun bulunmas
hlinde 3. lkelere sunulmakta; bu kiiler, bavurularn kabul eden lkelere gnderilmek-
tedirler.

160
Trkiyeye G Eden Suriyelilere likin Haberler ve Kamuoyuna Olas Etkileri

Trkiyede iltica konusunda yakn zamana kadar bir yasa bulunmamaktadr. Bu durum,
Avrupa Konseyi ve Avrupa Birlii tarafndan eletirilmitir. Bu erevede Trkiyenin 2005
Ulusal Eylem Plan ve AB Mktesebatna Uyum Program kapsamnda bu eksii gidermesi
de ngrlmtr. Kanun ile amacn, AB mevzuatna tam yelik perspektifi erevesinde
uyum salanmas; iltica, g ve yabanclar hususundaki Trk mevzuatnn AB ile uyumlu
hle getirilmesi; bu erevede, gerekli, idari ve fiziki altyapnn oluturulmas olduu ifade
edilmitir (Avrupa Birlii Genel Sekreterlii [ABGS], 2012).

Bu erevede 2010 ylndan itibaren almalar sren 6458 Sayl Yabanclar ve Uluslararas
Koruma Kanunu (YUKK) Nisan 2013te yrrle girmitir ( ileri Bakanl G ve ltica
Brosu, 2012). Yasann Trkiyeye gn artacann dnlerek hazrland ifade edilebi-
lir. Dier yandan toplumsal olarak Trkiyeye gn artmasna hazr olunmad gr de
dile getirilmektedir (Karaca, 2013).

Trkiyede genel bir iltica-g politikasnn olmadn, zel durumlar iin zel politikalar
retildiini sylemek mmkndr. Bu farklln nemli rnekleri kinci Dnya Sava nce-
sinde ve dneminde grlebilmektedir. Almanyadaki Nazi rejimi nedeniyle bir grup Yahudi
entelektel ve bilim adam Trkiyeye gelmitir. Dier yandan Filistine gitmek zere yola
kan Struma Gemisine ilikin olarak ise sert bir tutum izlenmi, sonu olarak 1942de yak-
lak 770 kiilik gemide bir kii dnda tm mlteciler hayatlarn kaybetmitir.

Kitlesel Gler ve Trkiye


Kitlesel gler asndan bakldnda, genel olarak, Trkiyenin dousundan ve gneyin-
den gelecek olas bir mlteci dalgasndan hkmetlerin dnem dnem endie duyduunu
belirtmek gerekmektedir. Bu dncede Trkiyeye 1952, 1988, 1989 ve 1991de yaanan
kitlesel mlteci hareketlerinin etkisi olmaktadr. 1952 ve 1989 ylndakiler Bulgaristandan
gelen Pomaklar (Zrcher, 2001, s.439,441) iermekteyken; 1988 ve 1991de Krt mlteciler
bu hareketlerin znelerini oluturmulardr. 1992-1995 yllar arasnda ise 20.000-25.000 ka-
dar Mslman Bonak mlteci, 1999 ylnda da 17.000 Kosoval mlteci Trkiyeye gelmitir.
Toplu hareketlerin son halkasn da Nisan 2011de Trkiyeye gelmeye balayan Suriyeliler
oluturmaktadr (Kirii, 2011, s.183).

Pomaklar iin Trk toplumuna uyum salamalar ynnde politikalar uygulanrken; Krtler
ulusal gvenlik asndan potansiyel tehdit olarak grlm ve geri dnmeleri salanmaya
allm; Bonaklar ve Kosoval mlteciler konusunda ise, eitim, istihdam ve salk hizmet-
lerine eriim imkn salanarak bir geici snma politikas izlenmitir (Kirii, 2011, s.183).

Orta Dou, Afrika ve Gney Asyada yaanan atmalar ve istikrarszlk nedeniyle 1980ler-
den itibaren bu blgelerden Trkiyeye olan gte art grlmtr; ancak daha nce sz
edilen corafi snrlama tm bu kiilerin Trkiyede devaml olarak kalmasna engeldir.

161
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

Bir baka rnek ise; 1988 ve 1991de yaanan Iraktan Trkiyeye g hareketleridir ve do-
udan gelmesi ve byk kitleler hlinde olmas itibaryla Suriye ile benzerlik gstermekte-
dir. Nisan 1991de ok sayda Krt, rana ve Trkiyeye snmaya almtr ancak Trkiye,
Krtlerle i politikada yaad sorunlar nedeniyle bunu istememitir. Dier yandan 1988
ylnda yaklak 36.000 kiinin Saddam Hseyinin zehirli gazla bombalad Halepeden
kamas ve kitlesel olarak Trkiyeye g etmesi sz konusudur (Zrcher, 2001). Mlteci-
lerin ekonomik yk getireceinden ve Krt mltecilerle beraber PKKllarn da Trkiyeye
szabileceinden endie edilmitir. Trkiye bu nedenle Irak snrn kapatm, snr gemi
olanlar da Iraka geri gndermitir; ancak say artnca, snrn Trkiye tarafnda kalmalarna
izin verilmi ve bu kiilere, siyasi mlteci stats verilmeksizin geici ikamet verilecei ak-
lanmtr (Oran, 2005, s.555).

Bu dnemde g edenlerin saysnn fazlalnn yan sra, Trkiyenin ilticaya ilikin hukuk-
sal bir dzenlemesinin olmay, bu durumun bir kriz hlini almasnda etkili olmutur. Bu
nedenle hem g eden hem de Trkiyede buna tanklk eden pek ok kiinin hafzalarnda
kitlesel g olumsuzluklarla yer etmitir. Bir yasann olmay, tek bana bir tanm sorunu
olmann tesinde, bu statlere verilen koruma biimleri ve haklarn farkllamas bakmn-
dan siyasi, ekonomik ve insani nitelikli bir sorun hline dnmektedir. Kiilerin salk, ei-
tim gibi temel haklara eriiminde sorunlar olumakta; bunlar zlmedii takdirde uzun
dnemli sorunlar olarak karmza kmaktadr.

Arap Bahar ve Suriyeden Trkiyeye G


Sylemler gerekliin oluturulmas balamnda ok nemli bir rol oynamaktadr. Bu du-
rum temsil edilen gerek hakknda bilginin retim srecinde sylemin oynad roln etki-
si (Keyman, 2000) olarak da karmza kabilmektedir. fade edilenler ierisinde kullanlan
kelimeler belli bir konunun akllara belli kalplarla ilenmesine neden olabilmekte; bu kalp-
larn benimsenmesi yolu ile bilginin aktarlan ekilde retimine neden olabilmektedir. zel-
likle Habermas ve Gramscinin ne kard sylem ve dilin kullanm meselesi bu alma
asndan anlamldr.

zellikle kitle iletiim aralarnda saldrgan ve eitlikten uzak bir sylemin benimsenmesi
toplum zerinde olumsuz bir etki yaratarak benimsenen dil dorultusunda hareket edilme-
sine neden olabilecekken aksi ynde gsterilecek bir tutum daha eitliki ve istikrarl bir d-
zenin kurulmas ynnde sonular dourabilecektir (Crawford, 2009, s.197). Bylece daha
demokratik bir siyasal dzen ve topluma bir adm daha yaklalabilecektir (Rupert, 2009).

alma kapsamnda yer verilecek rnek haberlerin bu erevede yeniden okunmas ve de-
erlendirilmesi tam da bu nedenle gereklidir.

Arap Bahar olarak adlandrlan srecin balamasnn ardndan olaylar Suriyeye de sra-
m ve Mart 2011de gstericiler Suriye sokaklarnda kendini gstermitir. lk kez 30 Mart

162
Trkiyeye G Eden Suriyelilere likin Haberler ve Kamuoyuna Olas Etkileri

2011de Bear Esad halkn karsna kp bunun bir komplo olduunu ve d glerin Suri-
yeyi zayflatmaya altn ifade etmi; 16 Nisan 2011 tarihli konumasnda ise Olaanst
Hl Yasasnn kaldrlmas iin almalarn balayacan duyurmu ama muhaliflerce bu
aklama yetersiz bulunmutur. 21 Haziran 2011de Esad gstericileri mikroplara benzettii
bir konuma daha yapm (Akyz, 2011); 10 Ocak 2012de ise istifa etmeyi dnmediini
ve Suriye halknn kendisine desteinin srdn ifade etmitir.

Protestolarn nemli bir ksm Suriyenin kuzeyinde Hama, dlib, Lazkiye ve Humusta or-
taya km, daha sonra baka blgelere sram ve ardndan atmalar byk boyutlara
varmtr. Bu olaylarn balamasyla Suriyeden; Lbnan, rdn ve Trkiyeye toplu hlde ge-
iler yaanmaya balamtr (EMHRN, 2011). Sonrasnda bu lkelere Irak da eklenmitir ve
her drt lkeye de, komu lkeler olmalar itibaryla, ok fazla sayda insan g etmitir. Bu
insani kriz byrken olas bir zm hlinde bile etkilerinin en az 10 yl daha devam etme-
sinin beklendii ifade edilmektedir (Diner, Karaca & Yavuz, 2013).

Bu erevede Trkiyeye ilk grup resm olarak 29 Nisan 2011de gelmitir. 252 kiilik bu grup
herhangi bir engelle karlamadan Yaylada ilesindeki Cilvegz Snr Kapsndan giri
yaparak Trkiyeye snmtr (TBMM, 2012).

Trkiye iki lke arasndaki vize muafiyeti anlamas gerei, Suriye vatandalarndan vize is-
tememekte, pasaportu olan kiilere otomatik olarak ay kalma izni vermektedir. Daha
sonraki aylarda giderek artan sayda Suriyeli, hem belgeli hem de byk blm belgesiz
olarak Trkiyeye gemitir. Bir ksm kamplara alnm bir ksm ise akrabalarnn olduu
Hataya gemitir; ancak Bu kiiler sistematik olarak yetkililere snmac kayd yapma(m-
lardr). (EMHRN, 2011).

Suriyeden Trkiyeye g edenler, Trkiyeye gelen dier lke vatandalarndan farkl ekil-
de misafir olarak resm yetkililerce tanmlanmlardr. Bu misafirlik hlinin hukuki bir kar-
l bulunmamakla birlikte farkl biimlerde de baz iddialara ve raporlara konu olduu
grlmektedir. Farkl hukuki statlerin salad haklardan faydalanmas mmkn olma-
yan bu kiilerin hayati risk tadklar Suriyeye istihbarat grevlileri araclyla para karl
iade edildii iddias bunlardan biridir. Bu iddiaya gre, Albay Hussein Moustafa Harmoush
Suriye ordusundan firar ettikten sonra, Yaylada Mlteci Kampnda kalrken Eyll 2011de
kaybolmu ve Suriyeli yetkililere satlmtr.

Dier bir iddia da kamplardaki kadn mltecilerin Suriyeli mlteciler ve baz Trk yetkililerin
tecavzne urad iddiasdr (400 tecavz, 2012).

Bu iddialarn ardndan TBMM nsan Haklar nceleme Komisyonu 8 Aralk 2011 tarihli 4. top-
lantsnda, Trkiyede bulunan mlteciler, snmaclar ve yasa d gmenlerin sorunlarna
ilikin incelemeler yapmak iin bir alt komisyon kurmu; bu alt komisyon 18-19 Ocak 2012
tarihlerinde Hatayda, kaldklar adr kentlerde Trkiyeye snan Suriye vatandalarnn

163
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

zor koullarda yaadklar, kt muamele ve tecavze maruz kaldklar iddias ile blgede
asayii bozan davranlarda bulunduklar iddialarnn deerlendirilmesi iin bir alma yap-
mtr (TBMM, 2012). Bu almann sonunda 15 ubat 2012de kabul edilen lkemize S-
nan Suriye Vatandalarnn Barndklar adr kentler Hakknda nceleme Raporunda ise;
kt muamele ve tecavz iddialarna ilikin olarak herhangi bir iaret bulamadn; yerel
makamlarn ve D ileri Bakanlnn aratrmalarnda da bu sonuca ulalmadn belirt-
mi; bu haberlerin Suriye makamlarnca Trkiyeye geileri nlemek amacyla yapld
kanaatine varldn ifade etmitir (TBMM, 2012).

Ayn zamanda bu konudaki haberlerin Suriyenin propagandalarnn bir paras olduu


mltecilerle grmelere istinaden belirtildii uluslararas sivil toplum rgtlerinin rapor-
larnda yer almtr. Hem TBMM nsan Haklarn nceleme Komisyonunun raporunun De-
erlendirme ve Sonu ksmnda hem de ulusal basnda iddialara konu olan be istihbarat
grevlisinin bu konuyla ilgili olarak tutuklandklar haberleri kamuoyuna duyurulmutur
(Sarolu, 2012).

Konu hakkndaki hukuki kavramlara ve yakn dneme ilikin bilgiye yer verdikten sonra,
haberlerin Nisan 2011 ncesi ve sonras olarak incelenmesi yerinde olacaktr.

Nisan 2011 ncesinde Basnda ltica ve G Haberleri


Gazete, televizyon gibi kitle iletiim aralar kiilerin olaylar hakkndaki bilgiye erimelerinin
birer arac olmalar, bu yolla kiilerin tutumlarn belirlemeleri ve dolaysyla kamuoyu ze-
rindeki etkileri itibaryla nem tamaktadr. Bununla birlikte haberler yalnzca betimlemeye
yarayan aralar deildir; ayn zamanda hakknda olduklar konular da etkileyen bir zellik
tamaktadrlar. rnein, konumuza ilikin olarak basnda daha ok haber kmasnn konu-
ya olan ilgiyi canl tuttuunu; kullanlan kavramlarn toplumun bunlar benimseyen kesimi
asndan temel kavramlar hline gelebileceini ngrmek mmkndr (Giddens, 2000).

Kitle iletiim aralarnn ynetimini elinde tutan kiilerin kendi ynetsel konumlarn, ikti-
darlarn glendirmeye ynelik deerleri, ideolojiyi, yaam biimlerini topluma sunabi-
lecekleri dikkate alnmaldr. Bylece toplumun alabildii bilginin erevesini mevcut kar
ilikilerinin belirlemesi; toplum ve ynetici kesimleri gzetlemek ve gerektiinde eletirel
tavr ve beyanlarla genel kamu karlar dorultusunda ynlendirmek misyonuna sahip ol-
mas beklenen kitle iletiim aralarnn gerek misyonlarndan uzaklamalar sonucu or-
taya kabilecektir (Gngr, 2011). Bu noktada ulusal veya yerel basnda haberleri yer alan
kiilerin ve bal bulunduklar yayn organlarnn konuya ilikin tutum ve deerlendirmeleri
n plana kabilir.

rnein konuya gvenlik perspektifinden yaklaan ve devlet sylemine daha yakn bir dili
benimseyen yayn organlarnn belgesiz yakalanan kiileri kaak vurgusu ile haberlerine

164
Trkiyeye G Eden Suriyelilere likin Haberler ve Kamuoyuna Olas Etkileri

konu ettikleri grlebilmektedir. Kaak kelimesi yasa dlk hlini barndrmakta ve bu


nedenle kendisine atfedilen kiilerin de haber okuyucular tarafndan benzer ekilde alg-
lanabilmesi sonucuna yol aabilmektedir. Kelimelerin seilmesi konusunu ise, sz konusu
habercilerin iyi eitimden gemi kiiler olduu n kabulnden hareketle bilgisizlikle ak-
lamak yerinde olmayacaktr.

Oysa bir baka adan zellikle AB yesi lkelere ulamaya abalayan bu kaaklarn, Avrupa
Birliinin ortak politikalar erevesinde ykselttii gvenlik duvarlarna ramen kendi iin-
de temel hak ve zgrlkleri korumaya almas (ner, 2012a) nedeniyle bu lkeleri hedef
hline getirip tehlikeli bir yolculuu gze ald da dnlebilir.

Makale erevesinde yakn dnemli bir deerlendirme yaptmzda; Nisan 2011 ncesin-
deki iki yllk dnem asndan iltica ve g alanna ilikin 2009 ve 2010 yllarnda ulusal ba-
snda az sayda haber karmza kmaktadr. Dier yandan ulusal basnda kan haberlerin
Trkiyede yakalanan kiilere ilikin olduu, bu haberlerde ise ncelikli olarak kiilerin bel-
gesiz olarak yakalanm olmalar ve saylarnn okluuna vurgu yapld ve bu haberlerin,
5 ilin nfusu kadar kaak gmen benzeri balklar tadklar grlmektedir.

Yerel gazetelere baktmzda ise, ancak g rotalar zerinde yer alan ehirlerin gazete-
lerinde konunun kendisine yer bulduu; ancak bu haberlerde detayl ve sistematik bilgi
sunulmamasnn yan sra haberin yapld dnemde misafirhane olarak adlandrlan mer-
kezlerin artlarnn iyiliini ven haberlerin yapld grlmektedir. Bu haberlerden bazla-
r Bursa Valilii, mlteciler iin 5 yldzl misafirhane at. (Mlteciler iin, 2009), Bursaya
5 yldzl mlteci misafirhanesi benzeri haberlerdir. Bunun dnda gemite yaanan byk
kazalarn yldnmlerinde yaplan anma trenleri haber olabilmektedir. zellikle zmirde
Karaburun ve Seferihisarda meydana gelen kazalarn yldnmlerinde yerel gazetelerin
birbirine benzer, yorum iermeyen haberler verdii grlebilmektedir. rnek olarak len
mlteciler unutulmad! (len mlteciler, 2008) balkl haber ve benzerleri gsterilebilir.
Ayrca 2007de Beyolu Polis Karakolunda len Festus Okeye ilikin haberlerin davaya dair
gelimeler olduu takdirde ulusal basnda yer ald grlmtr.

2011 ncesi dneme genel olarak baktmzda saysal verilerin n planda tutulduu; s-
nmac ve mltecilerin gzetim altnda tutulduklar yerlere ilikin vg yazlarnn dnda
bilgilendirici nitelikli ok sayda haber olmad ifade edilebilir. Bu meknlara ilikin haber-
lerde ise kiilerin burada tutulma amalar ve srelerine atfta bulunulmakszn; bu mekn-
larda verilen hizmetin kalitesini anlatan detaylara yer verilmektedir. Dier yandan bu g-
zetim merkezlerinin insan haklar rgtlerinin raporlarna konu olan olumsuz koullar da
barndrd bilinmektedir. Bu nedenle ilgili haberlerin tarafszl da elikilidir.

Yaplan haberler sonucu; belgesiz yakalanan ok sayda kii ve onlarn bu yasa d durum-
larna ramen kendilerine hizmetler sunulmas ve bunun oluturaca negatif algnn bu
dnem iin olaand karlanmas mmkn grnmemektedir.

165
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

Yakn dneme bakldnda, Trkiye 100 bin saysnn kritik olduunu ifade etmekle birlikte,
ak kap politikasn da devam ettirmitir (Kaya, 2013). Gnmzde saynn 100 binin ok
zerinde olduu bilinmektedir. Saynn artmas nedeniyle toplumda grnrl artacak
bu olgunun haberler dzeyinde aktarm her geen gn daha ok nem kazanmaktadr.

Farkl Kavramlar Farkl Alglar


Suriyeden Trkiyeye gn balad Nisan 2011den itibaren nceki dnemin aksine, il-
tica ve g alanna ilikin ok sayda haberin gerek ulusal gerek yerel basnda yer aldn
grmek mmkndr. Gelenlerin saylarna, AB lkelerine gemek isteyenlerin Ege ve Ak-
denizde bana gelen kazalara (Umutlu gittiler, 2012), geri kabul anlamalarna, Trkiye
ve Yunanistan arasna ina edilen duvara (Trk tanklar, 2012) ilikin haberlerin yan sra
Festus Okeye ilikin haberler de dava srecine paralel olarak nceki dneme gre sklkla
basnda yer almtr.

erik olarak haberlere bakldnda kaak gmen, kaak gibi kelimelerin yerini; bu d-
nemde snmac, mlteci, gmen kelimelerinin ald grlmektedir. Ayrca hkmet
yetkililerinin, Suriyeliler iin misafir tanmn yapmasnn ardndan sklkla bu kelimenin de
Suriyeden gelenler iin kullanld grlebilmektedir.

Daha nce uluslararas hukuk bakmndan bu tanmlarn karlk geldikleri anlamlar ifade
edilmitir. Bu tanmlar anlamlarnn farkll itibaryla farkl hukuksal sonular iinde ba-
rndrmaktadr. Bu nedenle geliigzel veya doru kullanlmalar kendilerine bu tanmlar
atfedilen kiiler bakmndan byk nem tamaktadr. Yine de yasa dlk hlinin yaratt
olumsuz alg ile karlatrldnda tercih edilebilir.

Suriyeden glerin balamasn izleyen dnemde zel olarak dikkate alnmas gereken ha-
berler, Trkiye ve ABnin ortak bir tutumu ve ortak bir projenin sonucu olarak ina edilmeye
balanan kabul ve geri gnderme merkezlerine ilikin olanlardr. Yerel basnda geni olarak
yer almtr. Bu konudaki haberler hem mevcut algnn bir sonucu olmalar hem de etkileri
itibaryla yarattklar olumsuz alg bakmndan nemli bir yere sahiptir. CHPli bakan alk
grevinde (CHPli bakan, 2011) balyla grev yapt ilede belirtilen proje erevesinde
yaplacak kabul ve geri gnderme merkezinin yaplmamas iin alk grevi balatan Beledi-
ye Bakanna ilikin haberde aktarlanlar, snmac ve mltecilere ilikin olumsuz n yarg-
larn toplum tarafndan daha grnr hle gelmesi sonucunu ortaya karmtr.

Bunun bir sonucu olarak da ayn proje erevesinde zmir ilide yaplacak kabul ve geri
gnderme merkezine ilikin konu hakknda farkndala sahip olmayan yerel halkn olum-
suz bir tutum iine girdii; merkezin, ehir merkezine daha uzak olan Harmandalda ina
edilmesine baland grlmtr (zmire zel, 2012). Bu konuda hem yerel (ili Ml-
teci, 2012) hem de ulusal basnda (zdil, 2012) kan haberlerde sunulan olumsuz mlteci

166
Trkiyeye G Eden Suriyelilere likin Haberler ve Kamuoyuna Olas Etkileri

imajna istinaden yerel halkn Onlar gelecek huzurumuz bozulacak, hrszlk artacak. ben-
zeri n yarg ieren ifadeler kulland gzlemlenebilmitir. Benzer haberleri Kayseri (Kay-
seride toplama, 2012) ve Erzurum (Erzurum fikrinden, 2012) gibi merkezlerin yaplmas
planlanan dier illerde de grmek mmkndr.

Toplumun konu hakknda yeterli bilgi ve farkndalnn olmad hllerde, haberlerde kul-
lanlan dil daha da nem kazanmaktadr. Suriyeden gler henz balamken yrtlmek-
te olan Snmac ve Gmenlerle Dayanma Derneinin 2011 tarihli Askdaki Yaamlar &
Algdaki Yaamlar Projesinin raporu; yukarda rnek olarak bahsedilen alg konusunda baz
fikirlerin olumas bakmndan yardmc niteliktedir. yle ki; proje, Trkiye ve ABnin ortak
bir almasnn rn olarak kabul ve geri gnderme merkezi yaplmas planlanan Ankara,
zmir, Van, Erzurum, Gaziantep, Krklareli ve Kayseride snmac ve mltecilere ilikin bilgi
ve alglar tespit etmek amacyla yaplmtr.

Rapor sonular incelendiinde, grlen vatandalarn, Trkiyenin snmaclarn ve ml-


tecilerin ihtiyalarnn karlanmasna ilikin politikalarn yeterli olmadn belirten yargya
byk oranda katldklar grlmektedir. Bununla birlikte, Trk vatanda bir sr yardma
muhta insan varken snmac ve mltecilere yardm edilmesi beni rahatsz eder. yargsna
katlanlarn orannn katlmayanlarn oranndan fazla olduu grlmektedir. (Kavlak, 2011a).

Snmaclar ve mltecilerin, yardma muhta, yoksul ve eitimsiz insanlar olduklarn d-


nmekle birlikte; snmac/mltecilerin uyumlu insanlar olduklar konusunda vatanda-
larn byk lde kararsz olduklar ve olumlu gr bildirenler ile olumsuz gr bildi-
renlerin oranlarnn neredeyse eit olduu grlmektedir. Sua eilimli insanlar olmalar
konusundaki soru ile hastalk tayan insanlar olmalar konusundaki sorulara olumlu veya
olumsuz cevap veren veya kararsz olduunu belirten vatandalarn oran yine birbirine ok
yakndr. Snmac ve mltecilerin Trkiye iin zararl insanlar olduu yargsna katlanlarn
oran da katlmayanlarn oranndan dkken kararszlarn oran ise % 24tr. Dier yandan,
snmaclar/mlteciler iin oluturulacak merkezlerin kendi illerinde kurulmasnn uygun
olacana dair yargya katlmayanlarn orannn katlanlardan fazla olduu grlmektedir.
Merkezlerin kendi illerinde kurulmas hlinde yerel halk arasnda isizliin artacan d-
nenlerin oran ise dnmeyenlerden azdr. Snmac ve mltecilerle ilikilere ynelik
deerlendirmelere bakldnda ise unlar grlmektedir: Snmac ve mltecilerin kom-
ular olmasnn kendisini rahatsz etmeyeceini syleyenlerin oran, rahatsz edeceini
syleyenlerin oranndan fazladr. alt yerde bir mltecinin de alyor olmas beni ra-
hatsz etmez diyenlerin oran da rahatsz eder diyenlerin yaklak katdr. ocuunun,
bir snmac/mlteci ile ayn sray paylamasnn kendisini rahatsz etmeyeceini syle-
yenlerin oran aksini syleyenlerin iki kat iken, ailesinden birinin bir snmac/mlteci ile
evlenmesinden rahatsz olmayacan syleyenlerin oran da yine rahatsz olacan syle-
yenlerin oranndan fazladr. veren olsa i yerinde snmac ve mltecilerin altrabilece-

167
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

ini syleyenlerin oran altrmayacan syleyenlerin oranndan fazlayken; ev sahibi olsa


evini snmac/mltecilere kiraya vereceini syleyenlerin oran ile vermeyeceini syle-
yenlerin oran birbirine ok yakndr. Ankete katlan vatandalarn snmac ve mltecilere
dair alglarna anket yaplan iller iin bakldnda hem genel olarak hem de tek tek iller iin
kararsz tutumun ounlukta olduu, ardndan olumlu algnn geldii, olumsuz algnn ise
son srada yer ald da ifade edilmektedir (Kavlak, 2011a).

zetle, grlen kiilerde snmac ve mltecilere ynelik olumsuz bir grn hkim
olduunu sylemek mmkn deildir.

Raporda, Krklareli ve zmirde (grme yaplan) vatandalarn byk blmnn konu ile
ilgili bilgisiz ve konuya grece ilgisiz olduu ifade edilmitir (Kavlak, 2011b). Bu erevede
snmac/mltecilerin yabanc, dardan, bilinmeyen olarak da nitelendirildii, cevaplar-
da teki ve kendinden farkl olarak konumlandrlmalar itibaryla bir tehdit olarak grle-
bildikleri; ancak bu algda bilgi eksikliinin etkili olduu belirtilmitir (Kavlak, 2011a). Mer-
kezlerin kurulaca il ve ilelerde genel olarak bilgisizliin hkim olduu; snmac/mlteci
kavramlarna ilikin yabancln sz konusu olduu belirtilmekte ve bu kiilerin istenme-
mesinin statleriyle bir ilikisinin olmad bununla birlikte gelecek kiilerin, kendilerinin
ulama hakk olduu dndkleri mekanizmalara ne kadar ortak olacaklar sorusunun bu
durumu tespit asndan nemli olduu eklenmitir (Kavlak, 2011b).

Bu rapora geni olarak yer verilmesinin nedeni; basnda yer alan haberlerin ardndan olumsuz
tepkilerin ve protestolarn olutuu, kabul ve geri gnderme merkezlerinin yaplaca ehir-
lerdeki yerel halkn daha eski tarihli olan raporda; kararsz ve eksik bilgi sahibi olarak tespit
edilmeleridir. Bununla birlikte aradan ok da uzun zaman gemeden kamuoyunda, kamp-
larda kalanlara ve genel olarak Trkiyeye gelenlere kar tepki olutuu grlebilmektedir.

Tam da bu noktada bata zmir olmak zere, anlan ehirlerdeki bilgi eksikliinin ve yay-
gn olarak olumam alglarn, basnda yer alan haberlerle olumsuz bir hle dntn
sylemek mmkndr. Zira seildii ehre ilikin bu bilgiye sahip olmalar beklenen mil-
letvekillerinin, zmir rneinde olduu gibi, yerel halkn tepki gstermesinin ardndan ge-
limelerden haberdar olmu gibi bir tutumu benimsemelerini baka trl aklamak kolay
olmayacaktr.

Yerel basnda Trkiyeye g edenlere ilikin haberlere bakldnda barnma merkezlerinde


kalanlara verilen hizmetlere dair bilginin, haberlerin nemli blmn oluturduu grl-
mektedir. Verilen giyecek, salanan salk hizmetinden yemee kadar gnlk hayata dair
akla gelebilecek neredeyse her ey bu haberlerin konusudur.

Bu hizmetler aktarlrken genel algnn, bir hakkn verilmesi biiminde deil, bir ltuf gs-
terilmesi eklinde olduu, haberlerin geneline bakldnda ortaya kmaktadr. Dolaysyla
eit bireyler ve insan haklar anlayndan uzak bu yaklam, barnma merkezlerinde kalan

168
Trkiyeye G Eden Suriyelilere likin Haberler ve Kamuoyuna Olas Etkileri

Suriyelilerin herhangi bir nedenle getirdikleri eletirileri; daha tesinde alk grevi giriimi
gibi tepkileri anlamlandrmakta yetersiz kalmaktadr.

Bununla birlikte, kaytl olan Suriyelilerin yan sra BMMYK nezdinde kayd bulunmayanlarn
saysnn da her geen gn artmakta olduunu deerlendirmek, sosyal ve altyap sorunlar
ile birletiinde orta ve uzun vadede yerel halkn da Suriyelilere kar olumsuz ynde bir
tavr deiikliine gidebileceini gz nnde bulundurmak gerekmektedir.

Ksa vadedeki sonularnn da grlmesi bakmndan, Akakalede yaanan olaylara ilikin


haberlere almada yer vermek gerekmektedir. Ksaca, Akakalede Suriyelilerin bulundu-
u bir barnma merkezinde kan yangnda yaralanma ve lmlerin olmas burada kalan
Suriyelilerin tepkilerini gsteri yaparak ortaya koymalarna neden olmutur.

600 Suriyeli snr d edildi. (600 Suriyeli, 2013) balkl haberde bir yandan bu olay tasvir
edici bir biimde aktarlrken dier yandan haberin sonunda Suriyeliler sk sk arbede ka-
ryor. bal ile tank ifadelerinin olmad, tamamen haberi yapan kiinin dilinin hkim ol-
duu birka paragrafta Suriyelilerin sklkla olay kard ynnde bir bilgiye yer verilmitir.

Haber incelendiinde, ilk ksmda gerekte bir maduriyeti aktaran haberin, ikinci ksm-
da, Suriyelilerin hlihazrda olumsuz davranlar sergileyen insanlar olduklar ve burada da
madur olsalar dahi bu durumu hak ettikleri izlenimini okuyucuya aktardn sylemek
yanl olmayacaktr.

Bu dnemde bir dier haber de Reyhanlda yaanan bombal saldrlar ile ilgilidir. Mays
2013te Reyhanlda bombal saldrlar meydana gelmi ve bu saldrlarn ne ekilde kim ta-
rafndan yapld ve sonular zerinde tartlrken ileyi de ziyaret eden gazeteci Hakan
Albayrakn Bombal saldrda lenlerin pek ounun sokaktakiler tarafndan ldrld
(Tyler rperten, 2013), Suriyeden g edenlere saldranlarn olduu eklindeki aklama-
larn yeniden dnmek gerekmektedir. Zira bu dnemde saldrya ilikin yayn yasa ge-
tirilmi; bombalama olaynn basnda konu edilmesinin nnde geilmitir.

Elbette bu iki olay arasnda balant kurmak mmkn deildir. Dier yandan Albayrak tara-
fndan ne srlen iddialarn tamamen reddedilememi olmas, Suriyelilere kar olumsuz
bir tavrn mevcut olduunu da akla getirmektedir.

Albayrakn aklamalarnn ardndan ise, bu kez Suriyelilere saldrdklar iddia edilen blge
halknn line maruz brakld eletirisini getiren yazarlar olmutur. Pnar nn Ml-
teci politikasn neden tartamyoruz? balkl yazs bu duruma rnek oluturmaktadr.
n iddialarn henz aratrlmam olmasn ve kullanlan dilin zensizliini vurgula-
maktadr (Mlteci politikasn, 2013).

Hkmetlerin Suriyelilere ilikin tutumlar Trk d politikas ile dorudan ilikilidir. Bu nok-
tada mdahale ihtimalinin olduu dnemde daha aktif bir d politika izlerken ve dolay-

169
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

syla Trkiyeye gelen Suriyeliler konusu daha fazla gndemde iken mdahale ihtimalinden
uzaklaldka Suriye politikasnn greli olarak daha az aktif hle geldiini ve bu etkinin
Suriyelilere de yansdn ifade etmek gerekmektedir. Bu konu hem siyasi hem sosyolojik
olarak ele alnabilecei gibi; alanda alan akademisyenlerin, konunun siyasi boyuttan ola-
bildiince soyutlanmas gerektiini ifade ettikleri de grlebilmektedir.

Sonu olarak gn gvenlikletirilmesi, g bir sorun ve tehdit olarak gren bir sylemin
yaygnlamasna neden olabilmektedir. G edenlerin ulusal btnle bir tehdit olduklar
ynnde bir alg ise, bu algya uygun eylemlerin ortaya konmas tehlikesini beraberinde
getirmektedir (ner, 2012b).

Sonu
Trkiye bulunduu konum itibaryla gn youn olarak yaand corafyalardan biri ol-
masna ramen corafi ekinceyi korumas itibaryla yalnzca Avrupa snrlarndan gelen
kiilere mlteci stats verdiinden, kitlesel g hareketleri dnda topraklarnda uzun
sreli ikamet eden ok sayda snmac ve mlteci bulunmamaktadr. Bunun sonucunda,
toplum snmac ve mltecileri daha az grmekte, pek ok kiinin bu konuda bilgisiz oldu-
u grlmektedir. 2011 bahar aylarndan itibaren Suriyedeki i atmalar Trkiyeye youn
bir g hareketi olarak yansm; bu hareket etkisini basnda da gstermi; nceki yllarda
daha az oranda kendine yer bulan iltica ve g haberleri bu dnemde sklkla karmza
kmaya balamtr.

Haberlerin kapsamlarna bakldnda hkmet yetkililerinin sylemlerine, Trkiyede yaa-


yan/hayatn kaybeden Suriyelilerin saylarna, Suriyelilerin yaad kamplarda gerekleen
olaylara, geri gnderilenlere ilikin saylara ve geri gnderme merkezlerinin yapmna ili-
kin olduu grlmektedir.

Haberlerde kullanlan dilin hkmet politikalar deitike deitiini ifade etmek mm-
kndr. Bununla birlikte Trkiyenin g politikasnn Trk d politikasna bal olarak de-
imesi ve sreklilik arz eden bir g politikasnn bulunmay, haberlerin ieriinin ve ha-
berlerde bu konunun ileni biiminin de buna uygun biimde ekillendii grlmektedir.

Bir baka adan ise, bu dnemde de haberler, sklk bakmndan farkl olmakla birlikte,
gerekte kullanlan dil ve oluturduu alglar bakmndan ncekinden nemli farkllklar
barndrmamaktadr. Her iki dnemde de Trkiyeye gelen snmac ve mltecilere ilikin
haberler zaman zaman kaak olma hli ve yasa dlk vurgusuyla okuyucuya sunulmutur.
zellikle Suriyeliler konusunda resm sylemde bu kiilerin mlteci veya snmac deil,
dorudan misafir ad altnda lkede bulundurulmalar, kendilerinin uluslararas hukuktan
kaynaklanan haklar bakmndan sorunlu bir durum oluturmaktadr. Bu noktada kiilerin
toplu hlde mlteci olup olmadklar konusunda bir yargya varmann doru olmayaca-

170
Trkiyeye G Eden Suriyelilere likin Haberler ve Kamuoyuna Olas Etkileri

n sylemek mmkndr; dier yandan kiilerin bu konudaki bavurular alnmadan ve


durumlar deerlendirilmeden belki de haklar olan bir statden mahrum braklmalar da
sakncaldr.

Tm bu stat tartmalar, kaak olmakla misafir olmak arasndaki kavram karklklar top-
lumda da bu konudaki algy olumsuz ynde etkilemektedir. Yasa d olduu dnlen bir
kesimi toplumun benimsemesi mmkn olmayacaktr; ek olarak misafir olarak kendisine
ltfedilenlere raz olmas gerektii dnlen kiilerin de olumsuz artlar altnda haklarn
aramalar yerine bulduklarna raz gelmeleri beklenmektedir. zellikle kaynaklarn payla-
lmas ihtimali sz konusu olduunda toplumun yabanc olarak alglad bu kiilere kar
olumsuz tepkilerinin artmas ihtimali grlmektedir.

nsan haklar temelli haberciliin gelitirilmesi burada karmza kan gerekliliklerdendir.


Dier yandan toplumun effaf olarak resm kurumlarca bilgilendirilmeleri; farkndaln ar-
trlmas amacyla gerek resm kurumlar gerekse STKlarn almalar yapmas da bu konuda
atlacak nemli admlardan olacaktr. Dnyada atmalarn son bulmad ve Trkiyenin
bulunduu corafya itibaryla pek ok atma blgesine yaknl gz nnde bulunduru-
lursa hzla bu konuya eilmek gerektii grlebilecektir.

Tam da bu noktada, daha eitliki ve demokratik bir toplumsal bilince ulaabilmek adna
kullanlan sylemlerin insan haklarna uygunluu, kesin veriye dayanmadan yarglayc an-
lamlar barndrmamas ve toplumda farkl gruplar arasnda n yarg oluturacak nitelikte
olmamas byk nem tamaktadr.

Aksi hlde toplumun da bu dili benimsemesi ve buna uygun olarak ayrmc ve saldrgan bir
davran biimine ynelmesi durumuyla kar karya kalnabilecektir. Bylece saylar arttk-
a pek ok zaman misafirperverlik, hogr sahibi olmak gibi zelliklerin ne kt Tr-
kiye toplumunun da, ekonomik skntlarn ba gsterdii kimi hllerde bugn Yunanistan,
talya gibi gmenlerin saysnn fazla olduu lkelerdekine benzer biimde, snmac ve
mltecileri sorumlu olarak grmeleri artc bir sonu olmayacaktr.

Bu durum ise, bugn var olmad ifade edilen yabanc dmanln ortaya karabilir veya
tetikleyebilir. An itibaryla dk ihtimal olarak karmza kan olaslklar deerlendirmek
ise yalnzca oluabilecek daha ciddi olumsuz durumlar iin nlem alnmas konusunda n-
gr sahibi olmamza yardmc olacaktr.

Kaynaka
ABGS. (2010). Trkiyenin AB mktesebatna uyum program (2007-2013). 24. balk; adalet, zgrlk ve gvenlik. 31 Temmuz
2012 tarihinde http://www.abgs.gov.tr./files/Muktesebat_Uyum_Programi/24_AdaletOzgurlukveGuvenlik.pdf adresinden
edinilmitir.
Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Mdrl. (Temmuz 4, 1936). 04.07.1936 Tarihli Almanyadan Gelen Snmaclarn Stats
le lgili Szleme. 15 Mays 2012 tarihinde http://www.athgm.gov.tr/upload/mce/eskisite/files/kutuphane_16_Aileyle_Ilgi-
li_Iki_yada_Cok_Tarafli_Uluslararasi_Antlasma_ve_Sozlesmeler.pdf adresinden edinilmitir.

171
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

Akba, C. (Ed.). (2010). 5 N ve 1 mlteci. zmir: Mltecilerle Dayanma Dernei.


Akyz, B. (Haziran 21, 2011). Mikroplar rejimin dmesini istiyor. 8 ubat 2013 tarihinde http://www.timeturk.com adresinden
edinilmitir.
Armaolu, F. (2007). 20. yzyl siyasi tarihi: Cilt 1-2 (1914-1995). stanbul: Alkm Yaynevi.
Avrupa Konseyi nsan Haklar Komiseri. (Ekim 1, 2009). Siyasi snmaclarn ve mltecilerin insan haklar raporu. 31 Temmuz
2012 tarihinde http://www.unhcr.org/refworld/docid/4ac459e90.html adresinden edinilmitir.
BM Enformasyon Merkezi. (Mays 12, 1926.). 05.07.1922 ve 31.05.1924 Tarihli Rus ve Ermeni Snmaclara Kimlik Belgesi Veril-
mesi Anlamalarn Deitiren 12.05.1926 Tarihli Anlama. 15 Mays 2012 tarihinde http://www.unicankara.org.tr/doc_pdf/
Multecilerin_hukuki_statusu.pdf adresinden edinilmitir.
BM Enformasyon Merkezi. (Haziran 30, 1928). 30.06.1928 tarihli Rus ve Ermeni Snmaclar Hakknda Saptanan Kimi Kurallarn
teki Snmaclara Uygulanmas Anlamas. 15 Mays 2012 tarihinde http://www.unicankara.org.tr/doc_pdf/Multecilerin_
hukuki_statusu.pdf adresinden edinilmitir.
BMMYK. (2008). BM Mlteci Szlemesinin 60. yl dnm. 1 Temmuz 2012 tarihinde http://www.unhcr.org.cy/tr/haberler/
basin-bueltenleri/2011/article/b6bbbbaa21d33989f54c43898689e7ba/bmmyk-basin-buelteni-bm-muelteci-soezlesmesi-
nin-60-yildoenuemue.html adresinden edinilmitir.
CHPli bakan alk grevinde. (Ekim 17, 2011). Radikal. 11 ubat 2013 tarihinde http://www.radikal.com.tr adresinden edi-
nilmitir.
Crawford, N. C. (2009). Jrgen Habermas. In Edkins, J., & Vaughan-Williams, N. (Ed.), Critical theorists and international relati-
ons (pp. 202-213). London: Routledge.
ili Mlteci Kampna bir tepki de Aksngerden. (Austos 20, 2012). Egenin Sesi. 12 ubat 2013 tarihinde http://egeninsesi.
com adresinden edinilmitir.
Da, . & Polat N. (2004). Demokrasi ve insan haklar. Ankara: Liberte Yaynlar.
Davutolu, A. (2001). Stratejik derinlik: Trkiyenin uluslararas konumu. stanbul: Kre Yaynlar.
Diner, S., Karaca, S. & Yavuz, H. (Mart, 2013). Gn ikinci ylnda Suriyeli sava madurlar. Analist. 29 Eyll 2013 tarihinde
http://www.usakanalist.com/detail.php?id=540 adresinden edinilmitir.
EMHRN. (2011). Belirsizlik: Trkiyedeki Suriyeli mltecilerin durumunu en iyi anlatan kelime. Kopenhag: EMHRN Yaynlar.
Erzurum fikrinden vazgein. (Austos 26, 2012). Erzurum Olay. 11 ubat 2013 tarihinde http://www.erzurumolay.com ad-
resinden edinilmitir.
Giddens, A. (2000). Sosyoloji. Ankara: Ayra Yaynevi.
Gksu, T. (2006). Trkiyenin d g politikas. (Ed.) . Bal, 21. yzylda Trk d politikas iinde (s.112-131). Ankara: Ankara
Global Aratrmalar Merkezi.
Gngr, N. (2011). letiim: Kuramlar, yaklamlar. Ankara: Siyasal Kitabevi.
Hazan, J. C. (2012). Gemiten gelecee zorunlu g: Mlteciler ve lke iinde yerinden edilmi kiiler. ner, N. A. . & Ihla-
mur-ner, S. G. (Ed.), Kreselleme anda g: Kavramlar, tartmalar iinde (s. 183-198). stanbul: letiim Yaynlar.
ileri Bakanl G ve ltica Brosu. (2012). Yabanclar ve Uluslararas Koruma Kanunu. 1 Haziran 2013 tarihinde http://
www.goc.gov.tr/default_B0.aspx?content=1035 adresinden edinilmitir.
nsan Haklar Aratrmalar Dernei. (2012). 2011 yl Trkiye iltica ve snma hakk izleme raporu. Ankara.
zmire zel mlteci kamp. (Austos 18, 2012). Hrriyet. 12 ubat 2013 tarihinde http://www.hurriyet.com.tr adresinden
edinilmitir.
Karaca, S. (Mart, 2013). D politika, Suriye meselesinde batan beri belirleyici roldeydi ancak takld yer sosyal corafya
oldu. Analist. 29 Eyll 2013 tarihinde http://www.usakanalist.com/detail.php?id=544 adresinden edinilmitir.
Kaya, . (Mart, 2013). Uluslararas hukuk, Birlemi Milletler ve Trkiyedeki Suriyeliler. Analist. 29 Eyll 2013 tarihinde http://
www.usakanalist.com/detail.php?id=543 adresinden edinilmitir.
Kayseride toplama kamp kuruluyor. (Austos 11, 2012). Kayseri Haber. 9 ubat 2013 tarihinde http://www.kayserihaber.
com.tr adresinden edinilmitir.
Kavlak, . V. (2011a). Askdaki yaamlar & algdaki yaamlar projesi aratrma raporu. Ankara: SGDD.
Kavlak, . V. (2011b). Askdaki yaamlar & algdaki yaamlar projesi aratrma raporu zeti. Ankara: SGDD.

172
Trkiyeye G Eden Suriyelilere likin Haberler ve Kamuoyuna Olas Etkileri

Keyman, E. F. (2000). Kreselleme, devlet, kimlik/farkllk: Uluslararas ilikiler kuramn yeniden dnmek. Bursa: Alfa Basm
Yaym Datm.
Kirii, K. (2011). G ve Trkiye: Devlet, toplum ve siyasetteki dinamikler. (Ed.) R. Kasaba, Trkiye tarihi 1839-2010 (modern
dnyada Trkiye) iinde (s. 171-196). stanbul: Kitap Yaynevi.
Mahkeme 4 yl elindeki evrak aram. (Ekim 15, 2012). Radikal. 12 ubat 2013 tarihinde http://www.radikal.com.tr adresin-
den edinilmitir.
Mlteciler iin 5 yldzl misafirhane. (Haziran 22, 2009). Haberler. 12 ubat 2013 tarihinde http://www.haberler.gen.al adre-
sinden edinilmitir.
Oran, B. (Ed.) (2005). Trk d politikas: Kurtulu Savandan bugne olgular, belgeler ve yorumlar (C. 2). stanbul: letiim Ya-
ynlar.
n, P. (Mays 17, 2013). Mlteci politikasn neden tartamyoruz? Radikal. 15 Mays 2013 tarihinde http://www.radikal.
com.tr/yazarlar/pinar_ogunc/multeci_politikasini_neden_tartisamiyoruz-1133796 adresinden edinilmitir.
len mlteciler unutulmad. (Aralk 6, 2008). Kenthaber. 12 ubat 2013 tarihinde http://www.kenthaber.com adresinden
edinilmitir.
ner, N. A. . (2012a). abalar sonu verecek mi? Avrupa Birliinin ortak bir g ve snma politikas oluturma giriimleri.
ner, N. A. . & Ihlamur-ner, S. G. (Ed.), Kreselleme anda g: Kavramlar, tartmalar iinde (s.539-562). stanbul: letiim
Yaynlar.
ner, N. A. . (2012b). G almalarnda temel kavramlar. (Ed.) N. A. . ner & S. G. Ihlamur-ner, Kreselleme anda g:
Kavramlar, tartmalar iinde (s. 13-28). stanbul: letiim Yaynlar.
zdil, Y. (Austos 17, 2012). ilik yapaym biraz Hrriyet. 8 ubat 2013 tarihinde http://www.hurriyet.com.tr adresinden
edinilmitir.
Pazarc, H. (2003). Uluslararas hukuk dersleri: II kitap. Ankara: Turhan Kitabevi.
Pazarc, H. (2007). Uluslararas hukuk. Ankara: Turhan Kitabevi Yaynlar.
Resm gazete. (Eyll 14, 1939). 14.09.1939 tarihli Almanyadan Gelen Snmaclarn Stats ile lgili Szleme ve Geici Dzenle-
meye Ek Protokol. 15 Mays 2012 tarihinde http://www.resmgazete.gov.tr/arsiv/10898.pdf adresinden edinilmitir.
Rupert, M. (2009). Antonio Gramsci. In J. Edkins, & N. Vaughan-Williams (Ed.), Critical theorists and international relations
(pp.191-201). London: Routledge.
Sarolu, . (ubat 11, 2012). Harmu=100 bin dolar. Radikal. 8 ubat 2013 tarihinde http://www.radikal.com.tr adresinden
edinilmitir.
Soysal, . (2000). Trkiyenin uluslararas siyasal batlar (C. II) Kesim A (ok tarafl batlar). Ankara: Trk Tarih Kurumu.
TBMM. (Ekim 28, 1993). 28.10.1993 tarihli Snmaclarn Uluslararas Statleri Anlamas. Tutanak dergisi. 17 Mays 2012
tarihinde http://www.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d19/c043/tbmm19043025.pdf adresinden edinilmitir.
TBMM nsan Haklar nceleme Komisyonu. (2012). lkemize snan Suriye vatandalarnn barndklar adr kentler hakknda
inceleme raporu. Ankara.
T.C. Babakanlk Afet ve Acil Durum Ynetimi Bakanl. (Mart 19, 2013). Barnma merkezlerinde son durum. 5 Kasm 2013
tarihinde https://www.afad.gov.tr/TR/IcerikDetay1.aspx?ID=16&IcerikID=848 adresinden edinilmitir.
Trk tanklar iin hazrlanan hendek bitmek zere. (Ocak 20, 2012). Hrriyet. 12 ubat 2013 tarihinde http://www.hurriyet.
com.tr adresinden edinilmitir.
Tyler rperten iddia. (Mays 15, 2013). Milliyet. 15 Mays 2013 tarihinde http://gundem.milliyet.com.tr/tuyler-urperten-id-
dia/gundem/detay/1708838/default.htm adresinden edinilmitir.
Uluslararas Af rgt. (2011). Uluslararas Af rgt raporu 2011: Dnyada insan haklarnn durumu. stanbul.
Uluslararas Af rgt. (2012a). Uluslararas Af rgt 2012 raporu. stanbul.
Uluslararas Af rgt. (2012b). S.O.S. Avrupa insan haklar ve g kontrol raporu. stanbul.
Uluta, U. & Blme, S. (Ed.). (2012). Kim kimdir; Suriyede aktrler: Rejim, muhalefet, din yap ve medya. Ankara: SETA.
Umutlu gittiler tabutta dndler. (Eyll 24, 2012). Milliyet. 11 ubat 2013 tarihinde http://gundem.milliyet.com.tr adresin-
den edinilmitir.
Zengin, G. (2010). Hoca: Trk d politikasnda Davutolu etkisi. stanbul: nklap Kitabevi.

173
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

Zrcher, E. J. (2001). Modernleen Trkiyenin tarihi. stanbul: letiim Yaynlar.


400 tecavz 250 hamile. (Austos 9, 2011). Aydnlk. 12 ubat 2013 tarihinde http://www.aydinlikgazete.com adresinden
edinilmitir.
600 Suriyeli snr d edildi. (Mart 28, 2013). Radikal. 28 Mart 2013 tarihinde http://www.radikal.com.tr/turkiye/600_suriye-
li_sinir_disi_edildi-1127061 adresinden edinilmitir.

174
Kuvvetler Ayrl Kavramnn Analizi: Parlamenter Sistem, Bakanlk Sistemi Uygulamalar ve...

Kuvvetler Ayrl Kavramnn Analizi:


Parlamenter Sistem, Bakanlk
Sistemi Uygulamalar ve Trkiyede
Bakanlk Sistemi Tartmas

ada Zarpl*

Kuvvetler Ayrl Prensibinin Tarihsel ve Felsefi Kkenleri: John Locke ve


Montesquieuda Kuvvetler Ayrl Prensibi

B
at felsefesinde gler ayrm ilkesini ilk kez dile getiren John Locke, devletin toplum-
sal deer, hukuk ve bireysel beklentilere gre snrlandrlmasnn yeterli olmadn
ne srmtr. Bu balamda Locke, egemenliin snrlandrlmasnda ne hukukun
ne bireysel beklentilerin ne de toplumsal deer yarglarnn yeterli olmayacana; sonuca
siyasal gcn farkl erkler arasnda paylatrlarak ulalabileceine kanaat getirmitir. Bu
yarg siyasal gcn tek elde toplanmas hlinde, snrlandrlabilmesinin olanakl olmad
dncesinden temellenmektedir (aha, 2008, s. 119).

Parlamenter sisteminin yava yava, evrimsel bir gelime ierisinde ekillendii ngilterede
17. yzylda yaam bir dnr olan John Locke, hkmet sistemlerinin incelenmesin-
de, gnmzde de hlen bavurduumuz yargy ayr bir yerde konumlandrma metodu
ile hareket etmitir. Yargy siyasal g anlamnda hesaba katmayan Locke, siyasal gcn
datlaca iki unsur olarak yasama ve yrtme erklerini ortaya koymutur ve lkesinin
koullar itibaryla kral ve parlamento arasnda bu g dalmnn snrn izmitir. Yine d-
nemin koullar deerlendirildiinde, mutlak g olarak karmza gelen monarinin temsil
ettii yrtme gcnn, yasama karsnda sorumlu olmas gerektii ve bu ekilde bir l-

* Ar. Gr., Bilecik eyh Edebali niversitesi, Kamu Ynetimi Blm.

175
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

de de olsa mutlak egemenliin snrlandrlabileceinin Locke tarafndan ngrld


grlmektedir. Dier yandan Lockeun kuvvetler ayrl yaklamnda, yrtmenin yani ta-
cn, yasama organ yani parlamento karsnda sorumlu olmas yeterli grlmemi; bunun
yannda yrtme gcnn de kendi ierisinde paralanmas gerektii ne srlmtr. Bu
ayrm ise i ilerinden sorumlu bir yrtme erki ile d ilerinden sorumlu bir federatif erk
arasnda gerekletirilmesi ngrlen bir yapdr (aha, 2008, s. 119).

Lockeun kuvvetler ayrl dncesinin hem yasama erki karsnda hesap vermek zorun-
da olan yrtme erki dncesiyle parlamenter sistemin hem de kendi ierisinde ikili bir
yapya ayrlan yrtme erki dncesiyle Amerikan sisteminin federal zelliinin temeli
olduunu ne srmek mmkndr. Yrtme erkinin, federe ve federal biiminde datl-
masn da ieren bu ayrla gre, paralanm olan ikili yrtme gcnn birbirini den-
gelemesi ngrlmektedir. Fren ve denge mekanizmas olmamas durumunda snrsz bir
ekilde kullanlabilecek olan yrtme erki, bu ekilde yasamaya bal olmasnn yannda
kendi ierisinde de paralanarak frenlenmi olacaktr (Locke, 2003, s. 336). Bunun yannda
Amerikan sisteminin bir baka temel zellii olan Bakanlk sistemi ise Lockeun yasama ile
yrtme arasndaki hesap verme ve sorumluluk ilikisinin tam aksine kuvvetlerin (yasama
ile yrtmenin) birbirinden kat bir ekilde ayrlna dayanmaktadr. Bu anlamda Lockeun
Amerikan sisteminin de temeli olduunu ne srmek ancak federalizm boyutuyla mm-
kn olabilir.

Lockeun toplumsal szleme anlay ierisinde zel bir nem verdii kuvvetler ayrl
prensibi, esasen yasama ve yrtme zerine kurulmutur. Bunun yannda yarg, gnmz
hukuk devleti anlay erevesinde alk olduumuz gibi ayr bir erk olarak kabul edilmi
deildir. Lockeun k noktas olan mlkiyetin korunmas balamnda, yarg grevi ob-
jektif yazl hukuk kurallar oluturulmas ve bunlarn tarafsz yarglarca yrtlmesi iin
yrtme organna devredilmitir. Ayrca doal hukukun somutlatrlmas iin kamu huku-
kunun oluturulmas ve herkesin bu sayede yasalar nnde eitliinin salanmas grevi
ise yasama organna braklmtr. Doal hukukun, kamu hukuku olarak bu ekilde somut-
latrlmas, mlkiyet hakknn gvenceye kavuturulduu istikrarl bir dzenin kurulmasna
karlk gelir.

Lockea gre toplum szlemesine bal olarak oluan siyasal birlikte, hkmetin olumas
iin yeni bir szlemeye ihtiya yoktur. Burada hkmeti ortaya karan g mtevelli bir
gvene bal olarak ortaya kmaktadr. Yasama erki, yrtme erkinin boyun edii stn
gtr. Dolaysyla kanun yapma gcn elinde bulunduranlar, yrtme erki zerinde g-
rece bir stnle sahip duruma gelmektedirler. Ancak bu durum yasama erkinin yetki ala-
nnn snrsz olduu sonucunu dourmamaktadr. Lockea gre stn g olan yasama or-
gan bir emanetidir ve bu stn gcn zerinde halk vardr. Buna gre Locketaki hkmet
anlaynda iki unsur bulunmaktadr. Bir yanda hem kurucu g olan hem de yararlanan

176
Kuvvetler Ayrl Kavramnn Analizi: Parlamenter Sistem, Bakanlk Sistemi Uygulamalar ve...

durumunda bulunan halk dier yanda ise vekil niteliinde bir kanun koyucu olduu varsa-
ylmaktadr. Siyasal iktidarn yasama erki olarak deerlendirebileceimiz emanetin amac,
yararlanan konumunda olan halkn karna bal olarak belirlenmek durumundadr. Halk,
karlarna aykr bir ekilde bu emanetin (yasama erkinin) kullanldn tespit ettii durum-
larda, vekillerine hesap sorma yetkisine sahiptir (Ebenstein, 2001, s. 223).

Dolaysyla Lockeun toplum szlemesinde en fazla nem verdii konulardan biri de sivil
toplum olmutur. Sivil toplum, szlemenin siyasi otoritelere egemenlik devreden tarafn
iaret eden bir terimdir. Daha basit bir ifadeyle sivil toplum ynetilenlerdir; yani halktr. Sivil
toplum yasama ve yrtmeden memnun olmad durumlarda, vermi olduu egemenlik
yetkisini geri alabilme olanana sahiptir. Dolaysyla yarg erki bir anlamda, yasama ve y-
rtmeyi de yarglama unsuru dhil olmak zere ynetilenlere aittir. Sivil toplum, yarg erki-
ni devretmez. Yalnzca doal hukukun kamu hukuku olarak somutlatrlmas kapsamnda
yasamay; oluturulan kamu hukukunun yurttalara eit bir biimde uygulanmas bala-
mnda yrtmeyi grevli klar. Ancak yasama ya da yrtmenin grevlerini ktye kullan-
dn hissettii anda vermi olduu grev ve yetkileri toplum szlemesinden doan yet-
kisi kapsamnda geri alabilir. Dolaysyla snrl bir hkmet anlay Lockeun dncesine
egemendir. Kuvvetler ayrl ise yasama ve yrtme iin ekillendirilmitir. Yarg zaten sivil
toplumun elindedir; ancak belirli dzenlemeler iin yasama ve yrtme organlarna geici
bir yetki devri yaplmas sz konusudur (Tannenbaum, & Schultz, 2010, s. 249). Dier bir
deyile sivil toplum, yarglama ile ilgili haklarn devrederken doal hukuktan kaynaklanan
doal haklarnn inenmesi durumunda bunu geri alp dorudan yarglama yapma hakk-
n sakl tutmaktadr (enel, 1996, s. 343).

Locke siyasi iktidar oluturan kuvvetleri e ayrmaktadr. Bu l ayrmda yasama ile y-


rtmenin yanna koyduu nc kuvvet federatif kuvvettir. Bunlarn ierisinde Lockeun
en ok nem verdii kuvvet yasamadr. Locke, yasamay halkn varlnn korunmas iin
kurallar ve cezalar koyan; bu ekilde bireyleri dolaysyla halk; yani sivil toplumu koruyan
kuvvet olarak grmektedir. Bununla birlikte en gl erk olan yasama da mutlak deildir.
Mutlak olmamasnn gerekesi, toplumsal btnle dayanmas ve bu kuvvet kullanlrken
hi kimseye snrsz yetki verilmemesidir (i, 2011, s. 253). Bunun yannda yasamann yet-
kisi de sivil toplumun doal hukuktan kaynaklanan haklarnn balad noktada sona er-
mektedir. Sz gelimi, Lockea gre doal haklarn en nemlisi olan mlkiyet hakkna yasalar
yoluyla dahi dokunulmas mmkn deildir.

Lockea gre toplum szlemesi sonucunda kurulan dzen, eitli ekillerde sivil topluma
kar ynelebilecek tehlikeler nedeniyle zarar grebilir. Bu tehlikeler yasalar yapma gcn
elinde bulunduranlarn yrtme erkini de ele geirmeye almas ya da yrtme erkini
elinde bulunduranlarn yasama erkini de ele geirmeye almas; yasa koyucularn ve uy-
gulayclarn yani yasama ve yrtme organlarnn yasalara uymamas ya da zel karlar

177
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

iin yasa yapmalar ya da uygulamalar eklinde ortaya kabilir. Bu anlamda Locke, kuv-
vetler ayrlna bu tehlikeleri nlemek iin bavurmaktadr. Bunun yannda sivil toplumun
mlkiyet hakk bata olmak zere tm haklarnn koruyucusu olarak yetkili bir yarg erkin-
den sz edilmektedir. Yasama ve yrtme erklerinden bamsz olarak konumlandrlan bu
erk, yasamay ve yrtmeyi denetleyecek, bu iki erkin birbirlerinin ve ynetilenlerin alan-
larna yetkisizce girmelerini nleyecektir (Locke, 2005, s. 77). Ancak ngiliz parlamenter sis-
teminin nitelii, gerek tarihsel geliimi asndan gerekse gnmzdeki durumu asndan
dnldnde yasama ile yrtme arasnda ok net bir ayrlk olduunu syleyebilmek
pek mmkn deildir. Parlamenter sistemde, yasama organ ierisinden kan ve onunla i
ie alan bir yrtme organ sz konusudur. Bu bakmdan yasama ile yrtme ok kaln
izgilerle birbirinden ayrlmamaktadr (enel, 1996, s. 345).

Tam da bu noktada, Lockeun kuvvetler ayrl prensibini ngilteredeki uygulamay gz


ard ederek okumak, zellikle yasamann yrtmeyi; yrtmenin ise yasamay ele geirme
tehlikesini toplum szlemesinin kurduu dzeni ykabilecek bir tehlike olarak grmek,
parlamenter sistem uygulamasnn olanakszl sonucuna ulamaya sebep olabilir. Ancak
bilinmektedir ki; ngiltere kanl bir devrim yaamadan, evrimsel bir geliimle kuvvetlerin
yumuak ayrlna dayal bu sistemi, basamak basamak demokratikletirerek uygulamtr
ve uygulamaya da devam etmektedir. Hem ngilterede hem de Trkiye Cumhuriyeti dhil
pek ok parlamenter sistem rneinde yrtme organn oluturanlar, yasama organnda-
kilerden farkl kiiler deildir. Parlamento seimlerinde en ok oyu alan partinin genel ba-
kan teamllere uygun olarak devlet bakannn verecei grevle hkmeti kurmaktadr.
Devlet bakan ngiltere gibi ynetim biimi olarak monariyi benimsemi lkelerde kral
ya da kralie olurken Trkiye gibi ynetim biimi olarak cumhuriyeti benimsemi lkelerde
cumhurbakan olmaktadr. Bunun yannda devlet bakan kim olursa olsun, babakan ayn
zamanda parlamentoda en ok sandalyeye sahip partinin genel bakan olmaktadr.

Locketan sonra kuvvetler ayrl prensibi ile ilgilenen bir dier dnr phesiz Mon-
tesquieudur. 18. yzyl Fransasnda yaam olmakla birlikte ngiliz siyasal sistemine ilgi
duymu ve ngilizlerin baarlarnn srrn kuvvetler ayrl prensibinde bulmutur. Ancak
bu gzlemini daha ok Lockeun eserlerini okuyarak yaptndan, uygulamada ngilterede
yasama ve yrtme erkleri arasndaki i ie gemilii gzden karm; byk lde kuv-
vetlerin birbirinden kat biimde ayrld bir prensibi esas almtr. Dolaysyla Montesqu-
ieunun kuvvetler ayrl prensibi, ngiliz parlamenter sisteminden ziyade Lockeun norma-
tif kuvvetler ayrl ilkesinden esinlenmitir (Thomson, 2006, s. 117).

Dier bir ifadeyle Lockeun ngilterede olan deil; kendisine gre olmas gerekeni anla-
tarak oluturduu kuvvetler ayrl erevesi Montesquieuyu etkilemitir. Esasen o gne
kadar uygulamas olmayan bu normatif kuvvetler ayrl prensibi, Amerika Birleik Dev-
letleri siyasal sisteminin temel dayana olmutur. Baka bir ifadeyle kuvvetlerin sert bir
biimde birbirinden ayrld bakanlk sistemi ve bunun ilk ortaya k olan Amerikan sis-

178
Kuvvetler Ayrl Kavramnn Analizi: Parlamenter Sistem, Bakanlk Sistemi Uygulamalar ve...

temi, Montesquieunun Locketan esinlendii ve kuvvetleri birbirinden kat biimde ayran


bir biimde yorumlad kuvvetler ayrl prensibinden domutur. Bunun yannda Mon-
tesquieu, hibir organn, ideolojinin ya da kiinin devlet gcn tek bana kontrol altnda
tutamayacan ne srm; bu nedenle kuvvetler ayrl prensibinin vazgeilmez bir un-
sur olduunu ifade etmitir (Thomson, 2006, s. 117). Aslnda Montesquieunun bu soruna
eilmesinin ve John Locke araclyla ngilteredeki siyasal sistem zerine dnmesinin
temelinde ngiliz siyasal sistemindeki gelimelerin Manga Cartadan beri yava yava halkn
glenmesi ve krala kar korunabilmesi; parlamentonun da danma organ olmaktan -
kp yasama organ hline gelmesine karlk; Fransada ise zgrlklerin monarinin basks
altnda olmas bulunmaktadr (enel, 1996, s. 354).

Montesquieunun kuvvetler ayrl prensibi, iktidarn iktidarla snrlandrlmas ilkesine da-


yanmaktadr. ktidarn iktidarla snrlandrlmas, devlet erkinin mutlak monaride olduu
gibi tek bir kiide ya da aristokraside olduu gibi tek bir zmrede toplanmamasna karlk
gelir. Devleti meydana getiren gler tek bir elde toplanmamal; gler birbirinden ayrlma-
l ve birbirlerinin yetki snrlarna girmemelidirler (i, 2011, s. 266). Gc frenleyebilecek
tek eyin yine g olduu dncesinden hareketle, gcn paralanmas ve eitli organ-
lara datlmas ngrlmtr.

Bakanlk Sistemi ve Parlamenter Sistemin Siyasal stikrar Asndan


Karlatrlmas
Bakanlk sisteminde organlarn istikrarl olmasnn temeli yasama ve yrtme organlarnn
sabit grev srelerine sahip olmalardr (Yazc, 2011, s. 183). Amerikan tarihindeki yasama
ve yrtme organlarnn grev sreleri incelendiinde iki yz yl akn sredir bu srelerde
ok byk istisnalar dnda -sava dnemleri de dhil olmak zere- sapma olmad g-
rlmektedir. Hatta bakan lse bile drt yllk sreyi bakan yardmcsnn bakan olarak ta-
mamlayaca Amerikan Anayasas tarafndan ngrlmektedir. Buradan hareketle organ-
larn sabit grev srelerine sahip olmas, birbirlerini feshetme ya da grevden alp seime
gitme olanaklarna yasamann da yrtmenin de karlkl olarak sahip olmamas, phesiz
bir siyasi istikrar ortam yaratmaktadr.

Bakanlk sisteminde, parlamenter sistemden farkl olarak yasama ile yrtme organlarnn
birbirlerinin hukuki varlna son verecek anayasal dayanaklara sahip olmamas; baka bir
ifadeyle anayasa ile ngrlen seim dnemleri dnda birbirlerinin varlklarna son vere-
memeleri hkmet istikrarn garanti altna almaktadr. Buradan hareketle, rejimin istikrar
da hkmet istikrarszlklar ortadan kaldrld iin bir anlamda garanti altna alnm bu-
lunmaktadr (Yazc, 2011, s. 183).

Hkmet sistemleri ile ilgili incelememiz, rejimsel bakmdan demokratik devletleri esas
almaktadr. Bu balamda kuvvetler ayrl prensibinden yola karak yaptmz sistem de-

179
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

erlendirmeleri John Lockeun yaklamna paralel olarak yasama ve yrtme erkleri ara-
sndaki ayrla odaklanmaktadr. Demokrasinin bir n art olan hukuk devlet ilkesi, gerek
bakanlk gerek parlamenter sistemi tercih eden tm devletler iin tartlmaz bir noktaya
konmaktadr. Lockeun ngrd kuvvetler ayrl prensibi de yasama ve yrtme arasn-
daki ayrlk ile aklanmaktadr. Locke, toplum szlemesi yaplrken yarg erkinin devredil-
mediini; yasama ile yrtmeden herhangi birinin dierinin alanna girmesi veya dierini
ele geirmeye almas durumunda ya da mlkiyet hakk bata olmak zere halkn doal
hukuktan kaynaklanan vazgeilmez haklarna erklerden biri tarafndan bir saldr olmas
durumunda, sivil toplumun yarg erkini kullanarak sz konusu tehlikeleri bertaraf edecei-
ni ifade etmekteydi. Bu durumun gnmze yansmasnda, kuvvetler ayrl prensibinde
yarg zaten demokrasinin bir olmazsa olmas olarak ayr bir yerde konumlandrlmaktadr.
Buradaki sistem farkllklarnn analizi, kuvvetlerin ayrlnn lsne dayanmaktadr. Bi-
lindii gibi parlamenter sistem kuvvetlerin yumuak ayrlna dayanrken bakanlk sistemi
ise Montesquieunun kavramlatrd gibi kat bir ayrma dayanmaktadr. Ancak bu ayrlk
yasama ve yrtme organlarn kapsamaktadr. Gerek bakanlk sisteminde gerekse parla-
menter sistemde kuvvet arasndan yarg, dier ikisinden bamsz bir unsur olmaldr.
Dolaysyla yarg bamszl, hukuk devleti ilkesinin gereidir. Hukuk devleti de demokra-
sinin gerei olduuna gre sistem tartmasndaki erklerin yumuak ve kat ayrl ayrm,
yasama ve yrtme erklerini iaret etmektedir. Somut bir rnekle ne parlamenter sistemin
ncl lkesi olan ngilterede ne de bakanlk sisteminin ncl lkesi olan Amerika Birleik
Devletlerinde hukukun stnl ile ilgili ya da yarg bamszl ile ilgili bir tartma kolay
kolay sz konusu olmamaktadr. Demokrasiye hangi sistemle ulalm olunursa olunsun,
yarg, yasama ve yrtmenin etki alan dnda, bamsz bir alanda konumlandrlmtr.

Yargnn bamszl ve kuvvet arasndaki bamsz konumu, dier iki kuvvet zerinde
etkili olduu anlamnda deerlendirilmemelidir. Byle bir yanl alg, zaman zaman lke-
mizde de rnekleri grlen hukuk devleti ilkesinin yarg devletine dnmesi sonucuna
neden olabilmektedir. Bu durumda, yarg kendisini rejimin bekisi ve koruyucusu olarak g-
rp yasamann ve yrtmenin yerine geerek karar almak anlamna gelen yerindelik dene-
timine kalkabilmektedir. Bu konuda kastmz, yargnn yasama ve yrtmeden bamsz
olmasnn demokrasi asndan vazgeilmez bir temel olmasdr. Yarg bamszl, yasama
ve yrtmenin dnda konumlanan, onlar etkilemeyen ve onlardan etkilenmeyen bir yarg
erkine karlk gelmektedir. Yani parlamenter sistem, bakanlk sistemi tartmas yargnn
tartma dnda brakld bir tanmlama ile yasama ve yrtme erklerinin arasndaki kuv-
vetler ayrlnn biimini ifade etmektedir.

Hkmet sistemleri asndan, Amerikan Bakanlk Sistemi, ngiliz parlamenter sisteminin


en byk rakibi olarak grlmekle beraber, esasen sistemin temel unsurlarnn kaynaklar
yine Avrupada ve zellikle ngilterede aranmaldr (Duverger, 1995, s. 74). Amerikan dev-
let sistemi esas itibaryla Fransz Montesquieunun kuvvetlerin kat bir biimde birbirinden

180
Kuvvetler Ayrl Kavramnn Analizi: Parlamenter Sistem, Bakanlk Sistemi Uygulamalar ve...

ayrlmasn ieren yasama-yrtme ilikisini benimsemitir. Amerikan sisteminin bir dier


nemli unsuru olan federalizm ise dorudan Lockeun iktidar snrlandrmak iin kullan-
d yrtme erkini ikiye ayrma fikrinden temellenmektedir. Bununla birlikte kaynan ve
ilhamn byk lde ngiliz siyasal sisteminden almakla birlikte; bu kaynaktan bamsz,
Amerikaya ait, yeni bir hkmet sistemi yaratlabilmitir. Bu farkllk en bata yasama ve
yrtme erkleri arasnda kat bir kuvvetler ayrl biiminde karmza gelmektedir (Bezci,
2005, s. 78).

Amerikan Bakanlk Sistemi, istikrar unsuruyla n plana kmaktadr. Ynetimde istikrar


salamas bakmndan, gl ve dorudan halk tarafndan seilmi bir bakan figrne sa-
hip olunmas; dier yandan da ne yasama organn oluturan kongre iin ne de yrtme
organn oluturan bakan iin erken seim gibi siyasal istikrar zedeleyici bir pratiin sz
konusu olmamas, bu savn temel argmanlarn tekil etmektedir. zellikle yrtme asn-
dan, sreklilik ve uygulamaya konan politikalarn devamll olduka nemli bir avantajdr
(Akal, 2007, s. 85).

Bakanlk sisteminin nemli bir ayrc zellii, devlet bakan sfatn tayan kiinin halk
tarafndan seiliyor olmasdr. Ancak bu durum bir lkenin hkmet sistemini bakanlk
sistemi olarak deerlendirmek iin tek bana yeterli deildir. Halk tarafndan seilmi olsa
bile devlet bakannn parlamenter sistemde olduu gibi sembolik bir role sahip, tren-
sel nitelikli olmas durumunda bakanlk sisteminden sz edilemez. Bunun yannda, devlet
bakan ayn zamanda tek bal yrtme organ nitelii gstermek durumundadr. Baka
bir ifadeyle bakanlk sisteminde, parlamenter sistemdeki gibi devlet bakannn yannda
yrtmenin fiil olarak asl ba olan babakan figrne rastlanmamaktadr. Bakan, hem
hkmetin ba hem de devletin bakandr (Eroul, 2010, s. 108).

Ayrca bakanlk sisteminde hkmet, parlamenter sistemlerde oklukla karlalan koa-


lisyon hkmetlerinde olduu gibi birden fazla siyasal akm beraberinde tamamaktadr.
Yrtme, bakann kiiliinde somutlaan bir biimde, tek renklidir. Farkl siyasi eilimlerin
temsili ise yrtmede deil; yasama organ olan kongrede grlmektedir. Bu anlamda, siya-
sal istikrar salayacak bir biimde yrtme organnn blnmez nitelii n plana kmak-
tadr (Gencan, 1997, s. 11). Lockeun federalizm ile yrtme organn paralama dncesi
ise Amerikan devlet sistemindeki blnmez nitelikli yrtme uygulamasyla bir tezat tekil
etmemektedir. Amerikan sistemi anayasada federalizm terimini kullanmamakla birlikte, fe-
dere devletler ile federal devlet arasndaki grev paylamn net bir biimde yapmtr. Baka
bir ifadeyle Amerikan sisteminde federalizm ile hem tm erkler federe devletler ile federal
devlet arasnda paralanarak datlm hem de hkmet sistemi olarak gl bir bakanlk
modeli uygulamasyla olduka kuvvetli bir federal yrtme organ tesis edilebilmitir.

Bakanlk sisteminin yrtmede salam olduu bu istikrara karlk parlamenter sistem


yrtmede istikrarszla neden olduu gerekesiyle ou zaman eletiriye tabi tutulmak-

181
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

tadr. Ancak parlamenter sistemin en nemli temsilcisi olan ngiltere rnei incelendiinde,
bu istikrar probleminden sz edebilmek pek olanakl deildir. Esasen ngiliz parlamenter
sisteminin istikrar problemi yaamamasnn nemli bir gerekesi, sistemin iki baat parti
etrafnda toplanm olmasdr. Whigler ve Toryler adyla liberaller ve muhafazakrlar bii-
minde olduka erken bir dnemde ikili bir ayrm eklinde ortaya kan siyasal parti yaps,
daha sonra Sanayi Devrimi ile birlikte liberaller-iiler-muhafazakrlar biiminde l bir
ayrma dntyse de zamanla iiler-muhafazakrlar ikili ayrmna ulat grlmektedir
(Eroul, 2010, s. 67).

ngiltere rneindeki i Partisi ve Muhafazakr Parti gibi iki baat siyasal partinin egemen
olduu parlamenter sistemde ounluu ya biri ya dieri kazand iin kolay kolay istikrar
problemi yaanmamaktadr. Hatta hkmet iin ayr bir seim yaplmamas ve teamlen
devlet bakannn yani tacn sahibi olan kral ya da kralienin, yasama organ olan parlamen-
toda en ok sandalyeyi kazanan siyasal partinin genel bakanna hkmeti kurma grevi
verdii dnlecek olursa babakan hem hkmetin ba hem de yasama organnda yap-
lacak yasalarn belirleyicisi olmaktadr. Dolaysyla bu tip durumlarda siyasal istikrar, bakan-
lk sistemini de aar bir biimde gereklemektedir. Bakanlk sisteminde, farkl zamanlarda
yaplan seimlerle yasama organ ve yrtme organ belirlenmektedir. Siyasi konjonktr
deiebildii iin yasama organ olan kongreyi oluturan Temsilciler Meclisi ve Senatoda
ounluun sahibi olan siyasal parti, yrtme organ olan bakan karan partiden farkl
olabilmektedir. Kuvvetler kat biimde birbirinden ayr olduu iin bu dnemlerde yrt-
me, yasamann isteklerine boyun emek durumunda kalabilmektedir. Yasama organ olan
Kongrenin elindeki en byk silah, bteyi onaylama yetkisidir (am, 2000, s. 109). Her ne
kadar kuvvetler birbirinden kat biimde ayr da grlse; Kongreyi oluturan meclislerden
Temsilciler Meclisi ve Senatonun en az birine yrtmeyi oluturan bakann partisi dnda
bir partinin hkim olmas durumunda, yrtme, yasamada stn olan dier partinin ta-
leplerine boyun emek durumunda kalabilmektedir. Bu rnek, kuvvetler arasnda olduka
gl bir fren ve denge mekanizmas olduunu gstermektedir.

Trkiyede Mevcut Durum: Parlamenter Sistem mi?


Trkiye Cumhuriyeti uygulamas deerlendirilecek olursa, parlamenter bir hkmet siste-
mine sahip olmakla birlikte, 1982 Anayasas ile daha nceki dnemdeki istikrar problem-
lerini ve sistemdeki tkanmalar zmek zere aka yrtmenin glendirilmesi tercihi
benimsenmitir. Bu tercih ise yrtmenin iki kanadndan biri olan cumhurbakanlnn
glendirilmesi eklinde gereklemitir (zbudun, 2002, s. 62). Bu durum, sistemi parla-
menter sistemin teorik erevesinden uzaklatrmtr. Dier yandan grnte tarafsz,
sorumsuz bir cumhurbakan hlen varln srdrmektedir. Ancak bu sorumsuzluu kar-
snda, demokratik rejimin ve Cumhuriyet ynetim biiminin temsilcisi ve gvencesi olarak

182
Kuvvetler Ayrl Kavramnn Analizi: Parlamenter Sistem, Bakanlk Sistemi Uygulamalar ve...

pek ok yetkilerle donatlm olduu grlmektedir. Bu gelime, sistemi ngiliz Parlamenter


Sisteminin temeli olan sembolik devlet bakan kriterinden olduka uzaklatrmtr. Buna
karlk gl bir cumhurbakan modeli oluturmutur. lerleyen srete 2007 ylnda cum-
hurbakannn halk tarafndan seilmesini salayan anayasa deiikliinin de gerekle-
mesiyle, sistem pek oklarna gre fiil olarak Amerikan Bakanlk Sistemine deilse bile;
Fransz Yar-Bakanlk Sistemine dnmtr.

Bu noktada gzden karlmamas gereken nemli bir nokta, kuvvetlerin kat biimde ay-
rld bakanlk sistemi ile yumuak bir biimde ayrld parlamenter sistem arasnda ara
bir form olarak kabul edilen yar bakanlk uygulamasnda, cumhurbakannn yrtmenin
asl ba olduu gereidir. General Charles De Gaulleun karizmatik nderliinde, Ceza-
yir Savandan sonra olduka kt bir duruma den Franszlarn kurtulu reetesi olarak
kurulan V. Cumhuriyet dnemi ile birlikte cumhurbakan bakanlar kurulunun da bakan
konumuna gelmitir (am, 2000, s. 168). Baka bir ifadeyle, lkemizdeki sistemden farkl
olarak hkmetin sorumlu kanad da cumhurbakandr. Ancak yar bakanlk sistemi, bu
adan bakanlk sistemi kadar istikrarl grlmemektedir. Biri semene kar sorumlu cum-
hurbakan, dieri parlamentoya kar babakan eklinde ikili bir yrtme organ sz ko-
nusudur. ki organ arasnda ortaya kabilecek bir ekime, sistemi kme tehlikesiyle kar
karya brakabilmektedir (Tosun & Tosun, 1999, s. 114).

Trkiyede ise, her ne kadar parlamenter sistemin alldk grntsne kyasla ok fazla
glendirilmi bir cumhurbakan olsa bile olaanst durumlar dnda bakanlar kuru-
lunun ba babakandr ve tpk ngiliz Parlamenter Sisteminde olduu gibi yrtmenin
sorumlu kanadn oluturmaktadr. Bu anlamda 2007 Anayasa deiiklii uyarnca 2014ten
itibaren cumhurbakann halkn dorudan seeceini de gz nnde bulunduracak olur-
sak lkemizdeki mevcut durumu ngiliz Parlamenter Sistemi ile Fransz Yar Bakanlk Siste-
mi arasnda bir yere konumlandrmak doru olacaktr.

Devlet bakannn sorumsuzluu parlamenter sistemlerin temel zelliklerinden biridir (n-


der, 2007, s. 112). Parlamenter sistemlerde devlet bakannn yasama organna kar siyasi
sorumluluu olmad gibi bakanlk sisteminden farkl olarak dorudan halk tarafndan
seilmedii iin halka kar da sorumluluu sz konusu deildir. Cumhurbakannn sorum-
luluu ancak vatana ihanet durumunda sz konusu olabilir (Yavuz, 2008, s. 24). Ancak lke-
mizde artk halk tarafndan seilecek cumhurbakan modeli ile tpk bakanlk sistemindeki
gibi semene kar sorumluluk sz konusu hle gelmitir. Hatta beer yllk dnemlerle iki
kez seilme hakknn tannmas, semene kar sorumluluu arttrm; yeniden seilebilmek
iin semene kar sorumluluu odak noktasna yerletirmitir. Bu balamda lkemizde ar-
tk, parlamenter sistemde olduu gibi sorumsuz bir cumhurbakanndan sz etmek ola-
naksz hle gelmitir.

lkemizde uygulanan parlamenter sistemin en ok tartlan taraf cumhurbakannn yet-


kileridir. Parlamenter sistemde cumhurbakannn sorumsuzluu yannda, ngiliz Parlamen-

183
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

ter Sisteminin gnmzdeki durumu esas alndnda, yetkisiz olmas da beklenmektedir.


Bunun yannda parlamenter sistemin nitelikleri gz nnde bulundurulduunda, cumhur-
bakannn halk tarafndan seilmemesi gereklilii ne kan noktalar arasndadr. Halk tara-
fndan seilecek bir cumhurbakan figrnn, ister istemez bir politik temsili beraberinde
getirmesiyle birlikte; parlamenter sistemin i dengesini bozma ihtimali olduka yksektir
(Erdoan, 1993, s. 29). Bu noktada, parlamenter sistemde halk tarafndan seilecek cum-
hurbakan, zellikle babakan ile farkl siyasal partilerden gelmeleri durumunda, sistemin
kilitlenme olasln dourmaktadr. Parlamenter sistemin doasna aykr olan bu durum,
bakanlk sistemine geiin bir adm olarak da deerlendirilmektedir. Durum byleyse bile
sistemin adn net bir ekilde ortaya koymak ve gerekli dzenlemeleri yapmak gerekmek-
tedir. Daha nce ifade edildii gibi devlet bakannn halk tarafndan seilmesi, hkmet
sistemini bakanla dntrmez. Ancak parlamenter sistemde, halk tarafndan dorudan
seilen ve temsil gcn elinde bulunduran bir cumhurbakan, sistemin ilerlii ve istikrar
asndan ok ciddi skntlar ortaya koyabilir. Bu balamda geni yetkilerle donatlm ve
halk tarafndan seilen bir cumhurbakan, sistemi, Montesquieunun kuvvetlerin kat bir
biimde birbirinden ayrld kuvvetler ayrl prensibine yaklatrmaktadr. Bu durum, sis-
temin niteliini bakanlk modeline benzer hle getirmektedir. Ancak lkemizin sisteminde
hlen varln koruyan ift bal yrtme modeli, hkmet sisteminin bakanlk biiminde
deerlendirilmesinin nndeki en nemli engeldir. Lockeun kavramlatrmasnda grlen,
aslnda ngiliz parlamenter sisteminin de zn oluturan parlamento ile kabinenin birbi-
rine baml, birbirinin ierisinden kan ve eitli durumlarda birbirinin varlklarna son ve-
rebilecekleri model lkemizin hkmet sisteminin snflandrlmasnda baskn parametreyi
oluturmaktadr.

Trkiyede Bakanlk Sistemi Olanakl m, Gerekli mi?


Bakanlk sisteminin avantajlar arasnda ilk akla gelen unsur siyasal istikrardr. Siyasal is-
tikrardan kastmz ise daha ok hkmetin yani yrtme organnn istikrardr. Hkmet
sistemleri asndan lkelerin kendilerine has zellikleri eklinde ifade edebileceimiz dier
faktrleri gz ard edecek olursak kategorik olarak Montesquieunun kuvvetleri kat bir bi-
imde birbirinden ayrmasyla temel tekil ettii bakanlk sisteminin, parlamenter sisteme
gre istikrar konusunda daha baarl olduu ifade edilebilir (Bal, 2001, s. 153).

lkemiz asndan bir deerlendirme yapmamz gerekirse tek parti iktidarlarnn olduu
dnemlerde, yrtmenin siyasi istikrar asndan bir sknt ortaya kmad sylenebilir.
Son dnemde, Adalet ve Kalknma Partisinin 3 Kasm 2002 seimlerinden beri gstermi ol-
duu on yl aan tek bana iktidar baars, lkemizde istikrar asndan bir problem olma-
d algsna kaplmamza yol aabilir. Ancak lkemizdeki semenlerin siyasal parti eilim-
leri gz nnde bulundurulacak olursa ngiltere rneinden farkl olarak ok fazla sayda

184
Kuvvetler Ayrl Kavramnn Analizi: Parlamenter Sistem, Bakanlk Sistemi Uygulamalar ve...

siyasal partinin parlamentoya girebildii ve bylece koalisyon hkmetleri nedeniyle siya-


sal istikrarn zayflad sav ortaya konabilir. ngilterede bu tartmaya gerek duyulmamas-
nn en temel nedeni, siyasal dalmn iki baat parti etrafnda gereklemesi ve her seimi
birinin muhakkak kazanmas olarak deerlendirilebilir. Tek bana bir partinin yrtmeye
egemen olmas, siyasal istikrarn salanmasna ve bu yolla lkenin ekonomik anlamda da
gelimesine ve kalknmasna yol amaktadr. lkemizdeki bakanlk sistemi tartmas daha
ok bu noktaya; yani siyasal istikrar meselesine odaklanmaktadr. Koalisyon hkmetleri-
nin iktidar olduu dnemlerde, lkemizin pek bir ilerleme gstermemesi; daha ok siyasal
istikrarszlktan kaynaklanan sorunlarla uralmak zorunda kalnmas, bakanlk sisteminin
gerekli olduunu ifade edenlerin temel argmanlarn tekil etmektedir. Montesquieunun
kat kuvvetler ayrl modelinden esinle blnmez ve gl bir yrtmeye dayandrlarak
oluturulan bakanlk sistemi, siyasal istikrar asndan daha baarl grlmektedir. Ger-
ekten de lkemizde gemite oka defalar yaanan bu siyasal istikrarszlk temelli eitli
krizler gelecekte de yaanabilir.

Bunun yannda bakanlk sisteminin, lkemiz asndan salamas beklenen olumlu kt-
lardan bir tanesi de parti ii demokrasi konusunda karmza kmaktadr. lkemizin siya-
sal alanda en nemli sorunlarndan birisini oluturan parti ii demokrasi sorunu, bakanlk
sistemiyle birlikte zlebilecei ngrlen konulardan bir tanesidir. lkemizde genellikle
parti genel bakanlarnn otoriter bir eilimde olduklar ne srlebilir. Bu noktada p-
hesiz, ok uzun sreler grevde kalmalarnn etkisi byktr (Bal, 2001, s. 156). Bakanlk
sisteminin dinamikleri dnldnde n seim mekanizmas, parti ii demokrasi prob-
lemini byk lde ortadan kaldracaktr. Bunun yannda bakann, hem hkmetin hem
de devletin ba olma rolnn yannda partinin de doal genel bakan olmas durumu,
Amerikan sistemi rneinden hareketle, en fazla iki dnem st ste bakanlk yaplabilmesi
kst ile birlikte dnldnde parti genel bakanlarnn da iki dnemden fazla grevde
kalamayaca; bu anlamda siyasal hayata bir dinamizm kazandraca ifade edilebilir.

Bakanlk sisteminin lkemize getirebilecei olumlu etkilerden bir dieri de bakann tm


hkmet politikasnn tek yetkilisi ve sorumlusu olmas ilkesine bal olarak yaanabilecek
herhangi bir olumsuz durumda semene dorudan hesap vermesi eklinde ifade edilebilir
(Bal, 2001, s. 160). Yrtme organ ve devletin bakan tek bir kii olduundan tm sorum-
luluk da onun ahsnda toplanm olmaktadr. Amerika Birleik Devletlerinde kabine sekre-
terlikleri olarak isimlendirilen, parlamenter sistemdeki bakanlklara karlk gelen yrtme
unsurlar dorudan bakana baldr ve siyasi sorumluluk yalnzca bakandadr. Bu nedenle
yurttalar, bakanlk sisteminde hesap verecek kii ya da organ aramak durumunda kal-
maz. Yrtmenin tek sorumlusu bakandr bakan kuvvetlerin kat ayrl gerei yalnzca
semene kar sorumludur. lkemizdeki koalisyon hkmetlerinde, bir sorumlu bulabilmek
pek kolay deildir (Yank, 1997, s. 129).

185
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

Bakanlk sisteminde yrtme, parlamento araya girmeden dorudan halk tarafndan seil-
dii iin parlamenter sisteme kyasla dorudan ve daha gl bir temsil ilikisi salanm ol-
maktadr (Yank, 1997, s. 130). Dier yandan, bakanlk sisteminin Amerika Birleik Devletle-
rinin kendine has yapsna uygun olmas nedeniyle baarl olduunu savunmak da elbette
mmkndr. lkenin ok byk lekli olmas, bu nedenle federal bir sisteme sahip olmas
sebebiyle; lkemiz asndan uygulanmasnn mmkn olmayacan ne sren nemli bir
kitle bulunmaktadr. Bakanlk sisteminin lkemizin niter yapsna uygun dmeyeceini
ancak Amerika Birleik Devletleri gibi federal yaplarda baarl olabileceini ne srenlerin
yannda; bu sistemin diktatrlklerin olumas tehlikesi douracan ifade edenler de bu-
lunmaktadr. Bu eletirilerin de hakl yanlar gz nnde bulundurulacak olursa lkemiz iin
bu admn atlmasndan nce iyi bir hazrlk sreci geirilmesi ve toplumsal uzlamaya varl-
mas gerekli grlmektedir. Ayrca Lockeun yrtmenin de kendi ierisinde paralanmas
dncesine bal olarak ortaya karan federalizm, bakanlk sistemi iin bir gerekli art
deildir. Bakanlk sistemi, niter devletlerde de uygulanma olana bulunan bir hkmet
sistemidir.

Bu kavramsal erevenin dnda, 2007 ylnda yaplan anayasa deiiklii ile, 2014 ylndan
itibaren lkemizde cumhurbakannn dorudan bir seimle halk tarafndan belirlenecek
olmas, tek bana bakanlk sistemine gei srecinin bir adm olarak deerlendirilmeme-
lidir. Buna karlk olarak bakanl parlamenter sistemler olarak ifade edilen Avusturya, Fin-
landiya, Slovakya, Portekiz, Bulgaristan, Slovenya, zlanda ve rlanda lkelerini rnek olarak
gstermek mmkndr. Bu lkeler, parlamenter sistemin uyguland ve sisteme uygun
olarak sembolik yetkilerle donatlan cumhurbakannn seimle belirlendii rneklerdir. Bu
anlamda, yalnzca cumhurbakannn dorudan halk seimiyle belirlenecek olmas, lke-
mizde bakanlk sistemine geileceinin bir gstergesi deildir (zsoy, 2009, s. 102). Bunun
yannda, cumhurbakann halkn semesi, bir yandan sistemi en azndan yar-bakanlk sis-
temine yaknlatracak bir hamle olurken dier yandan da devlet bakannn meruiyetini
artrc bir etki yaratacan ne srmek de mmkndr (Ycel, 2009, s. 301).

Sonu
John Locke ve Montesquieunun kavramsallatrmas ile modern devletin ve gnmz
demokrasilerinin vazgeilmez bir unsuru hline gelen kuvvetler ayrl prensibi dnyada
ngiltere, Amerika Birleik Devletleri ve Fransa nderliindeki uygulamalarla deiik form-
larda karmza kabilmektedir. Kuvvetlerin kat bir biimde birbirinden ayrlmasna daya-
nan bakanlk sistemi Amerika Birleik Devletleri ile zdelemi ve yer yer diktatrlkle-
re varabilen eitli lkelerin olumsuz uygulamalarna da sebep olmutur. Bunun yannda
demokrasi kltrn zmsememi, otoriter eilimlerin bulunduu lkelerde sistem ne
olursa olsun ayn kanlmaz sona ulamak olaslk dhilindedir. Ancak bakanlk sisteminin,

186
Kuvvetler Ayrl Kavramnn Analizi: Parlamenter Sistem, Bakanlk Sistemi Uygulamalar ve...

yrtmeyi tek elde toplamas nedeniyle otoriter eilimlerin hayata gemesini kolaylatrd-
da ne srlebilir. Dier yandan bakanlk sisteminin, demokrasi kltrn zmsemi
devletler asndan da siyasal istikrarn salanmas gibi pek ok avantajnn bulunduunu
gz ard etmemek gerekmektedir.

Kuvvetlerin yumuak ya da esnek ayrlna dayanan ve ngiltere ile zdeleip dnyann


pek ok lkesinde temsil demokrasi ile birlikte uygulama alan bulan parlamenter sistemde
ise, zellikle ok sayda siyasal partinin var olduu ve semen eilimlerinin de bu ok say-
da parti arasnda dald durumlarda koalisyon hkmetleri kurulmas yoluyla yrtme
organ oluturulabilmektedir. Bu tip hkmet biimlerinin siyasal uzlama eilimini arttrc
olumlu etkisi bulunsa da siyasal istikrarn salamas konusunda yetersiz kald aktr.

Seimle gelen gl bir cumhurbakan ve parlamento ierisinden kan bir babakandan


oluan, parlamenter sistem gibi ikili bir yrtme organnn var olduu; ancak parlamenter
sistemden farkl olarak bakanlar kurulunun ve yrtmenin asl bann cumhurbakan ol-
duu Fransz yar-bakanlk sistemi ise adeta bakanlk sistemi ile parlamenter sistem ara-
snda bir ara form niteliindedir.

lkemizde bakanlk ve yar bakanlk sistemi tartmalarnn yaand gnmzde, bu


sistemlerden birini tercih etmenin avantajlar ve dezavantajlar sz konusu olabilecektir.
zellikle siyasal istikrar salamak asndan olduka kuvvetli grlen bakanlk sistemi, l-
kemiz iin tercih edilebilir bir alternatif olarak grlmektedir. Parlamenter sistemde tek bir
siyasal partinin iktidar olduu dnemlerde nemi ve fark pek anlalamasa da koalisyon
hkmetleri sz konusu olduunda beliren siyasal istikrar ihtiyac sebebiyle, zerine d-
nlmesi gereken bir sistem alternatifi olarak karmza kmaktadr.

Kaynaka
Akal, P (2007). Siyasal istikrar ve bakanlk sistemi: Amerika Birleik Devletleri rnei. . Kamalak (Ed.), Bakanlk sistemi ve
Trkiye: lkeler, deneyimler ve karlatrmal analiz iinde (s. 59-89). stanbul: Kalkedon Yaynlar.
Bal, B. (2001). stikrarsz parlamenterizme kar bakanlk sistemi. stanbul: Der Yaynlar.
Bezci, B. (2005). Demokrasi ve bakanlk sistemi. Ynetim Bilimleri Dergisi, 3(2), 77-91.
aha, . (2008). Siyasi dncelere giri. stanbul: Dem Yaynlar.
am, E. (2000). ada devlet sistemleri. stanbul: Der Yaynlar.
Duverger, M. (1995). Siyasal rejimler. stanbul: letiim Yaynlar.
Ebenstein, W. (2001). Siyasi felsefenin byk dnrleri (ev. . zel). stanbul: ule Yaynlar.
Erdoan, M. (1993). Anayasaclk parlamenterizm silahl kuvvetler. Ankara: Siyasal Kitabevi.
Eroul, C. (2010). ada devlet dzenleri (7. bs). Ankara: Krlang Yaynevi.
Gencan, . U. (1997). Bakanlk rejimi. Ankara: Adil Yaynevi.
i, M. (2011). Siyasi dnceler tarihi. stanbul: Der Yaynlar.
Locke, J. (2003). Political writings (Ed.) D. Wooten. Indianapolis: Hackett Publishing Company.
Locke, J. (2005). The selected political writings of John Locke (Ed.) P. E. Sigmund. New York: W.W. Norton, & Company.

187
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

nder, S. (2007). Trk parlamenter sisteminde cumhurbakannn rol. Ankara: Turhan Kitabevi.
zbudun, E. (2002). Trk anayasa hukuku (7. bs.). Ankara: Yetkin Yaynlar.
zsoy, . (2009). Bakanl parlamenter sistem: Cumhurbakannn halk tarafndan seildii parlamenter hkmet modeli ve Tr-
kiye iin tavsiye edilebilirlii. stanbul: On ki Levha Yaynclk.
enel, A. (1996). Siyasi dnceler tarihi: Tarih ncesinde lk ada Orta ada ve Yeni ada toplum ve siyasal dn (6.
ksaltlm bs.). Ankara: Bilim ve Sanat Yaynlar.
Tannenbaum, D. G., & Schultz, D. (2010). Siyasi dnce tarihi: Filozoflar ve fikirleri (5. bs.). Ankara: Adres Yaynlar.
Thomson, D. (2006). Siyasi dnce tarihi (5. bs.). stanbul: Metropol Yaynlar.
Tosun, G. E. & Tosun, T. (1999). Trkiyenin siyasal istikrar aray: Bakanlk ve yar bakanlk sistemleri. stanbul: Alfa Yaynlar.
Yank, M. (1997). Bakanlk sistemi ve Trkiyede uygulanabilirlii. stanbul: Alfa Yaynlar.
Yavuz, B. (2008). Parlamenter hkmet sisteminde ve 1982 Anayasasnda babakan. Ankara: Asil Yayn Datm.
Yazc, S. (2011). Bakanlk ve yar bakanlk sistemleri: Trkiye iin bir deerlendirme (2. bs). stanbul: stanbul Bilgi niversitesi
Yaynlar.
Ycel, B. (2009). Parlamenter hkmet sisteminin rasyonelletirilmesi ve Trkiye rnei. Ankara: Adalet Yaynevi.

188
Erken Cumhuriyet Trkiyesinde Siyaset, Beden ve Terbiye (19231946)

Erken Cumhuriyet Trkiyesinde


Siyaset, Beden ve Terbiye (1923-1946)

Murat Arpac*

B
edeni tarihsel, siyasal ve toplumsal dnmden azade salt biyolojik ve tartlabilir
nitelii olmayan yzeysel bir varlk olarak alglayan bak as nedeniyle beden uzun
sre sosyal bilimlerin aratrma konularnn uzanda kalmtr. Oysaki beden srekli
olarak toplumsal, siyasal, ekonomik ve kltrel alanla temas, etkileim ve bakm hlin-
dedir. Bu anlamda saysz sylemin ve toplumsal pratiin zerinden getii bir alan olarak
bedenin disiplinler aras bir perspektifle tartlmas, bu ok ynllnn kavranlmas
asndan elzemdir. Bu zelliiyle beden, yaam hareketleriyle tarih srelerin birbirine ek-
lemlenme biimlerini, kurumlarn sosyo-oluumunu ve dnemlere egemen olmu ynetim
zihniyetlerini anlamak asndan nemli yantlar verebilmektedir.

Shhat, G ve Disiplin: Bedenin Modern Terbiyesi


Erken Cumhuriyet Dnemi Trkiyesine hkim olmu beden politikalar anlaynda bede-
nin fiziksel ve ruhsal olarak steril olmas ile kuvvetli olmasna dair sylemler i ie gemi-
tir. Shhat bilgisi, hijyen ve g birbirini tamamlad takdirde ulusun; biyolojik beks
ve modernleme ile insan olma yolundaki eilimleri gvenceye alnabilir. zetle beden
sadece salnn korunmas gereken deil terbiye edilmesi gereken bir varlktr. Terbi-
ye Cumhuriyet iin yeni bir kavram deildir. Kavramn Osmanlcadaki balca anlamlar
besleyip bytme, eitim, grg ve altrmadr (Develiolu, 2000, s. 1083). Trkenin

* Doktora rencisi, Mimar Sinan Gzel Sanatlar niversitesi, Sosyoloji Blm.

189
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

yeni szlklerine de eitim ve grg baat anlamlaryla girmitir. Eitim ve grgnn


dnda hem Osmanlcada hem de gnmz Trkesinde hayvan altrma anlam terbiye
szcnn anlamlarndan biri olarak ortaktr. 19. yzylda Osmanlca literatrne girmi
ve erken Cumhuriyet Dneminde de yerini korumu olan terbiye-i bedeniyye kavram ise,
beden terbiyesi, jimnastik, hafif cezalandrma anlamlarnda kullanlmtr (Develliolu,
2000, s. 1083). Kavramn yaygn kullanm ise beden eitimi anlam altnda bedene dair
eitsel faaliyetlerin tmn kapsayacak bir emsiye grevi grmtr.

Bedenin merkez rol ald oyunlar ve politik etkinliklerin tarihi ok eskilere dayansa da
bedensel performanslarn ilk kez lm tablolarnda yer almas 19. yzyla rastlamaktadr
(Holt, & Vigarello, 2011, s. 249). Bu dnemden itibaren giderek bedene yeni kurallar da-
yatan, hareketlerini geometrik bir dzene yerletiren, sonularn hesaplayan bir perfor-
mans evreni sz konusudur. 19. yzyln da ilk eyreinde Avrupann merkez kentlerinde
almaya balayan beden eitimi salonlar nceki dnemde rastlanmayan bedensel al-
malar yaygnlatrm ve bu yeniliklerin yaratt etkiler okullardaki ve ordudaki renimi
kkl bir biimde deitirmitir (Holt, & Vigarello, 2011, s. 255). Bedensel devinimin, kas
kuvvetinin, hzn ve srekliliin llmesi bedenin artk sergilenebilen ve saptanabilen
sonular retebileceini ngren ve bunlar planlayan bir alann ortaya kmasn sala-
mtr: jimnastik. Bu alann yani jimnastiin tp, ekonomi, eitim ve orduyla eklemlenmesi
uzun zaman almaz. Jimnastik artk bedensel norm-dlklar dzeltmek amacyla hastane-
lerde, retim verimliliini arttrmak amacyla fabrikalarda ve disiplini etkin klmak amacy-
la okullarda ve orduda kullanlacaktr. Yeni eitim bilimi anlayna gre jimnastiin sa-
lad e zamanl egzersizler, rencilerin Dikkatlerini toplayp sz dinleme alkanln
edinmelerini salar; bu alkanl ksa bir sre iinde snflarda da srdrmeye balarlar.
(Holt, & Vigarello, 2011, s. 260). Beden terbiyesinin davranlarda kalc iz deiiklii yarat-
t kefedilmitir.

Yaplma aralklar hesaplanm belirli bir dzen iinde yaptrlan bu egzersizler, sz dinleme
alkanl gibi uygar davran kurallarn toplumun gen fertlerine benimsetmekle kalmaz,
bu kiilerde yeni bir yaam kltrnn olumasna yol aar. Jimnastik 1830lardan itibaren
hkmet programlarna, gndelik hayata dair metinlere, szlklere, ansiklopedilere ve sa-
lk bilgisi kitaplarna girer; 1850lerden itibaren ise artk okul ve orduda uygulanacak eiti-
min zorunlu bir paras hline gelir. Holt ve Vigarellonun belirttikleri gibi jimnastii sporla
kartrmamak gerekir. Spor daha ok yarma ve kurallar olan karlamalar ifade ederken
Jimnastik 19. yzylda, belirleyici ller ve verimli ilkeleri ortaya koyarak bir hareket sanat
yaratmtr. (Holt, & Vigarello, 2011, s. 261). Toplumun tmne nfuz etmesi makbul gr-
len, ideal beden ve salkl yaam sylemini modern adabmuaeret ve disiplin zemininde
dzenlemeye ynelik normlara yaslanan bir hareket sanatdr sz konusu olan. Bu hareket
sanat 19. yzyln son eyreine girerken ulus devletlerin kendilerini bedensel gstergeler
zerinde sunma abalarnn da vazgeilmez bir biimi hline gelir. Ulusal gnlerin kutland

190
Erken Cumhuriyet Trkiyesinde Siyaset, Beden ve Terbiye (19231946)

etkinliklerde jimnastik gsterileri gelenek hline gelir ve hep birlikte uygun adm yry
yurt sevgisine gnderme yapan bir heyecan ifade eder. Asker dizili yava yava btn ei-
tim kurumlarnda ynetmeliklerle yasal zorunluluk hline getirilir. Okullardaki beden eitimi
derslerinde tek bir szck ne kar: disiplin (Holt, & Vigarello, 2011, s. 282).

Avrupa ile ok yakn tarihlerde Osmanlda da beden terbiyesi derslerinin ve jimnastiin


asker eitim kurumlarnda yer almaya baladn biliyoruz. Beden terbiyesi almalar
II. Merutiyet Dneminde hz kazanm Cumhuriyetin ilanndan sonra da devam etmitir.
Trkiyede ilk beden eitimi gsterisi 12 Mays 1916da erkek retmen okulu rencileri
tarafndan yaplm, sonra bu etkinlikler genellikle mays ay ierisinde yaplmak suretiyle
bir gelenek hline gelmitir. Zaman ierisinde jimnastik enlikleri, mektepliler bayram,
idman bayram, jimnastik bayram ad altnda devam eden bu gsteriler zamanla btn
okullara yaylmtr. Maarif Vekaleti 1927den sonra bu gsterilerin dzenlenmesi grevini
alarak her yl mays aynn nc haftasnda bu gsterileri her yerde uygulanacak belirli bir
programla sistemli hle getirmitir (Maarif Vekaleti, 1935).

Cumhuriyet, Tbbi Sylem ve Bedenin Geometrik Nizam


Cumhuriyet en bandan itibaren Batdaki beden terbiyesi gelimelerini ilgiyle yakndan ta-
kip etmitir. Modern beden terbiyesi anlaynn Trkiyeye girmesinde II. Merutiyet Dne-
minden itibaren nemli almalar yaplmas ve dnemin Beden Terbiyesi Genel Mfettii
olan Selim Srr (Tarcan)nn 1925 ylnda Prag Spor Pedagojisi Kongresine katlarak bura-
da edindii izlenimlerini kitaplatrmas bu ilginin somut gstergesidir. Tarcan bu eserin-
de Batda beden terbiyesiyle ilgili grleri, politikalar, kurumlar, uygulamalar anlatr ve
Pragdaki beden terbiyesi salonlarn inceleyerek bunlar hakknda bilgi verir (Srr, 1925, s.
23). Pragdaki beden terbiyesinin yaratt kusursuz disiplinden ve on iki bin kz rencinin
ayn anda yapt beden hareketlerinden hayranlkla sz eder (Srr, 1925, s. 33). Tarcan, bu
seyahatten bir yl sonra Muallimlere Terbiye-i Bedeniye Rehberi isimli kitabn yaymlar. Kitap,
adndan anlalaca zere, okullarda yaplacak beden terbiyesi dersleri iin bir rehber ola-
rak tasarlanmtr. Kitapta retmenlerin derslerde uygulataca bedensel hareketler tek
tek anlatlr. Tarcann kitabnn ilgi ekici yan, beden terbiyesi uygulamasn geometrik ekil
ve geometrik formllere bavurarak anlatmasdr (Srr, 1926, s. 51-56). Tarcan geometriye
referansla rencilerin nasl dizilecei ve santim santim hesaplanm hangi matematiksel
dzende beden terbiyesi hareketlerini yapacaklarn anlatr. Toplu hareketin llebilir hle
getirilmesi retmenin derse hkimiyetini glendirecektir.

1920lerin ikinci yarsndan itibaren ve 1930lar boyunca beden terbiyesi almalarnda


ciddi bir art sz konusudur. Bu almalar arasnda eitimci Harun Reit Beyin 1929 y-
lnda yazd Hfzsshha balkl ders kitab hfzsshha, beden terbiyesi ve jeniki ilikisel
olarak anlatmas ve tm bunlar tbbi bir syleme yaslanan politik bir dille belirli bir beden

191
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

politikasna yerletirmesi asndan nemlidir. Harun Reitin kitabnn genel mant bir
ideal beden yaratma dncesine yaslanmaktadr. Hfzsshhay hasta olmamay temine
alan ilim olarak tarif eden Harun Reit, kitabnn hemen banda Zayf kalmak, zayf
ocuk yetitirmek, henz cezasz kalan bir cinayettir. der (Reit, 1929, s. 4). Harun Reit
gl olmay dnemin genel anlay ierisinde bir zorunluluk ve vazife olarak grr ve
szlerine yle devam eder: salam kafa salam vcutta bulunur diye vazedilen ds-
turun ne byk ve kati bir hakikat olduu bugn daha kuvvetle anlalmaktadr. Filhakika
hemen btn canilerin ya ayya ya raitik veya mtereddi olduklar sabit olmutur. Bir
ferdin cemiyet-i beeriye iinde faydal bir insan olmas iin evvela shhatinin iyi olmas
lazmdr. (Reit, 1929, s. 4). Yazara gre bedensel ve ahlaki norm birbirinden ayrlamaz.
Fikren ve ahlaken iyi olmann yolu kiinin bedenine hfzsshha klavuzluunda iyi bakma-
sndan gemektedir. Hatta Reite gre Hfzsshha bir gn gayesine vasl olursa tababet
ortadan kalkacaktr. (Reit, 1929, s. 7). Reit, kusursuz bir beden salna ulalabileceini
ve bunun sonucunda da tbba gerek kalmayacan dnmektedir. Harun Reite gre
beden terbiyesi bedensel mkemmeliyete ulamann, hfzsshhann yani sal koruma-
nn nemli bir parasdr: Terbiye-i bedeniye vcudun kuvvetini uzun mddet muhafa-
za ettii gibi kendisine gelmek isteyen hastalklara kar mukavemetini de arttrr. (Reit,
1929, s. 275). Beden terbiyesi ve spor yalnzca salkl olmak iin deil genlerin disipline
almalar, dayanmac bir davran kazanmalar ve alkolden uzak durmalar asndan da
nemlidir: spor bir ocuun yalnz maddiyatn deil maneviyatn da terbiye ve inkiaf
ettiren bir vastadr. Bundan baka mtereken yaplan oyunlar ve mmareseler genleri
inzibata da altrr ve bu suretle itimai tesant husule getirir, fikr yorgunluu izole eder,
irete inhimake mani olur ve tabii olarak gnele, hava ile, su ile tedavi eraitini temin ve
ihzar eder. (Reit, 1929, s. 6). Yazar kitabnn sonlarna doru normatif bak asn hem
bedenin fiziksel nitelii hem de beden terbiyesi konusunda gelitirir. Reite gre bedensel
hareketlerde ll olmak nemli bir kuraldr ve her eyde olduu gibi bedende de ar
hareketlilik yarardan ok zarar getirir. Reite gre Akrobat (cambaz) ocuklarn boylar
daima kk kalmaktadr. ocuk komal, oynamal, fakat cambazlk yapmamaldr. (Reit,
1929, s. 275). Ar hareketlilik boy uzamasn engeller ve boyun ksa kalmas hayat boyu
bir eksiklii beraberinde getirir: Pek ksa boylu insanlar ne kafi derecede kuvvetli ne de
yryleri sratlidir. Bunun iin mtevasst bir boya malik olmak lazmdr. (Reit, 1929,
s. 275-276). Modernlik, bedensel orantllk, srat ve hareket konusunda belirli geometrik
dzene riayet etmek demektir. Bu anlamda ksa olmak bireyi hem yavala hem de ideal
beden llerinin dnda kalmaya mahkm eder. Ar hareketli olmak gibi ar spor da
zararldr. Bu nedenle Reite gre sporu pek ileriye gtrmemelidir. nk ampiyon
olmak veya rekor krmak sevdasna denler mzmin yorgunlua dar olabilirler.

192
Erken Cumhuriyet Trkiyesinde Siyaset, Beden ve Terbiye (19231946)

Kentli ve Kyl Beden: Medeniletirici Paradigma


1930lu yllar beden terbiyesi alannda yayn eitlilii ve hukuki dzenlemeler asndan
patlamann olduu yllardr. zellikle Selim Srr Tarcann 1930larda verdii eserler (Bu
eserlerin ou okullarda uygulanmak amacyla yazlmtr.) Trk modernlemesinin beden
rejimini anlamak asndan son derece nemlidir. Tarcann 1933 ylnda ky mekteplerin-
de tatbik edilmek zere kaleme ald Ky Mekteplerinde Beden Terbiyesi kitab bu anlamda
ilgi ekicidir. Tarcana gre gne ve hava gibi tabiatn iki byk nimeti daha vardr: Su
ve hareket. phesiz su hijyene; hareket ise beden terbiyesine gnderme yapmaktadr.
Tarcan, kyllerin bu iki nimetten faydalanmadndan ikyetidir. Tarcana gre Vcu-
dunu sk sk sudan geirmesini bilen kyller pek azdr. ve hatta Kyl ekseriya yatarken
elbisesini karmay akl etmez, yere serili bir eski kilime, nadiren de tahta bir kerevete
olduu gibi uzanp yatar. (Srr, 1933a, s. 1-2). Hareket konusunda da kyller kt durum-
dadr. Tarcana gre kylnn gn tarlada sabahtan akama kadar hareket hlinde gese
de bu sadece yln belli dnemine zgdr ve kyl kn ayn derecede hareket etmez.
Yazara gre sorun sadece kn hareketsiz kalmak deildir ayn zamanda hareketin nite-
liinde ve biimindedir. Tarcana gre kylnn Kn da yaz gibi altn kabul etsek
bile bu hareketler bir usul ve nizam tahtnda yaplmadndan kylnn vcudu biimli,
yry dzgn olmuyor. Bu geliigzel faaliyet onu evik, atik bir hle koymuyor, v-
cudunun baz ksmlarn fazla kalnlatryor ve baz ksmlarn zayf brakyor. Ekserisinin
srtn gen yanda kamburlatryor. (Srr, 1933a, s. 2). Bedensel hareketlerin belirli bir
program ve kurallar btn ierisinde yaplmas gerektiini belirten Tarcan, Harun Reit
gibi kafasnda ideal bir beden tasavvurundan hareketle meseleye yaklar. Devlet yurttan
bedenlerini kendi hline brakmamaldr zira Kendi hline braklan insanlarn mizalarn-
da ve vcutlarnn teekklnde birtakm kusurlar gze arpar. (Srr, 1933a, s. 2). Tarcan
bunu Rizeli ve emikezekliler zerinde yapt gzlem ve karlatrmayla somutlatrr:
Rizeli hrn, asabi, kavgac, patrtc, yerinde duramayan, sabrsz, gz pek, can tez bir
insandr. Oturup kalkmas, yrmesi, i grmesi, hatta konumas fevkalade abuktur. e-
mikezekli vakur, ar bal, sabrl, mtehammil ve ok sakindir. (Srr, 1933a, s. 2). Oysaki
anahtar kelime lllktr ve Tarcan bu noktaya vurgu yapar: Ne fevkalade abuk ne de
o nispette yava olmak doru deildir. (Srr, 1933a, s. 2). Tarcann eserinde yapt baka
nemli bir karlatrma, ehirli ve kyl arasndadr: ehir ocuklar kelime ve tabirleri
kylden daha ok bildii iin daha abuk tekellm etmek istidadn gsterir. Buna muka-
bil kyl ocuu daha pratiktir. ehirliden daha mteebbistir. Her zorluun iinden daha
kolay kar. ehirli daha cevval, daha anlayldr. Kyl ise daha mahir, daha kabiliyetlidir.
Yalnz kylnn salak, utanga, ekingen hatta bazen kaba tavrlar, onun meziyetlerini
birdenbire gstermesine manidir. Hlbuki birka sene tahsil grdkten sonra kaba, ahmak
ve zevahiri ile medeniyetsiz gibi grnen kyl ocuklar vazifede ciddiyetleri, alkanlk-

193
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

lar, sebatlar sayesinde ister lisan bilgisine ihtiya gsteren tarih ve eya derslerinde ister
zek ve hafzaya taalluk eden hesap, corafya derslerinde hatta isterse el ileri ve spor
gibi maharete ihtiya gsteren mesaide byk bir kabiliyet gsterdiklerine ok kere ahit
olduk. (Srr, 1933a, s. 3-4). Aydnlanmac ve medeniyeti bir sylemin iinden konuan
Tarcan, ehirli ocuu bilgi, yksek alg ve anlay ile zdeletirirken kyl ocuunu kaba
tavrlar olan, medeniyetsiz fakat alkan ancak alkanl bilgisiz ve kontrolszce ol-
duu iin kabiliyetlerini gstermesine engel olan zelliklerle zdeletirir. Ancak toplumu
nizama sokan modern eitimde zm bulunabilir ve Tarcana gre bu eitim sayesinde
kyl ocuklar her konuda byk kabiliyet gsterebilirler. nk meselenin pf noktas
bilgiye sahip olmak ya da olmamaktr; alkan olmak yetmez belirli bir bilgiye dayanarak
alkan olmak gerekmektedir. Tarcan bu zihniyet karlatrmasndan sonra beden zerin-
den bir karlatrma yapar: Bedende kyl ocuu ehirliden ok farkldr. ehir ocuu
daha narin, meakkate daha az mtehammildir. Adaleleri ok hassastr. ok koar abuk
yorulur. Kyl ocuu ve bilhassa Orta Anadolu ocuklar grbz, daha mtehammildir.
Fakat hi evik deildir, hi atik deildir. (Srr, 1933a, s. 4). phesiz Tarcana gre eviklik
ancak bilgi sayesinde kazanlabilir ve kyl ocuunun gl fakat kontrolsz bedenine
eitimle belirli bir ayar verilebilir. Tarcan, Ky Mekteplerinde Beden Terbiyesinin amacn
da tam da bu balama oturtur. retmenler kylerde Evvela muhiti, muhitin iklimini,
sonra kylnn mizacn, ondan sonra her gnk iinin tarzn ve daha sonra vcudunun
teekkln dnerek onu shhatli, biimli, evik, becerikli ve dikkatli bir hle getirmek
iin programn ona gre tanzim etmelidir. retmen kylnn bedenine bir doktor has-
sasiyetiyle yaklamaldr ve kyllere yaptracaklar idman ve altrmalarn tpk hekimin
ilac gibi hem nevine hem miktarna ehemmiyet vermeleri (Srr, 1933a, s. 5) gibi, beden
terbiyesi retmenleri de Jimnastiklerin ve oyunlarn kylnn ihtiyacna uygun olmas-
na son derece dikkat etmeleri lazmdr. (Srr, 1933a, s. 5).

Medeniletirici paradigma ile birlikte Trklk vurgusu da 1930larda metinlerin balca refe-
rans olmu ve bu balamda beden terbiyesi resm tarih teziyle eklemlenmitir. Selim Srr
Tarcan bu dnemde hazrlanan Trk Tarihinin Ana Hatlar serisi iin yazd Trklerde Be-
den dmanlar balkl metinde Asrlardan beri Avrupallara (Trk gibi kuvvetli) szn bir
darbmesel olarak kabul ettiren Trklerin teden beri bu adale kuvvetini iktisap ve muha-
faza etmek iin ok emek sarf ettikleri muhakkaktr. (Srr, 1933b, s. 3) diye yazar. Tarcana
gre Avrupada sporun taammm azami bir asrlk bir i olduu hlde Trkler stanbulu
fethettiklerinde ilk ileri bir okular kulb kurmak olmutur (Srr, 1933b, s. 5). Eitimde
de beden terbiyesi ve spor ideal Trkln bir paras olarak kurgulanr. Nitekim ortaokul
ve liselerde uygulanan disiplin talimatnamesinde Trk talebesinden beklenen davran-
lar arasnda okulda geecek zaman dnda kalan vakitlerini spor alanlarnda geirmeleri
gelmektedir (Talebe Klavuzu, 1939, s. 40).

194
Erken Cumhuriyet Trkiyesinde Siyaset, Beden ve Terbiye (19231946)

Milli Terbiye, Ulus nas ve Militarize Edilmi Beden


Beden terbiyesi konusunda ykselen bu ilgi 1938 ylnda Beden Terbiyesi Kanununun ka-
bul edilmesiyle hukuki bir dzenlemeye kavuur ve bu alandaki uygulamalar merkezle-
tirilir. Kanunun mecliste onaylanmas srasnda sz alan Dahiliye Vekili kr Kaya, beden
terbiyesinin nemini devlet, Trklk, toplum ve milli kltr asndan anlatt konuma-
snda, kimi zaman sosyal Darwinist kimi zaman da muhafazakr tonlarn ar bast bir
balamda u noktay ne karr: I. Her terbiyenin olduu gibi beden terbiyesi, fertleri
milletlere ve milletlerle beraber btn beeriyete hayrl bir eleman olarak yetitirmek ga-
yesini istihdaf eder. Beden terbiyesi ile vcudu kuvvetlendirmek, gzelletirmek, genleri-
mizi, fertlerimizi hayat sava iin kudretli bir hle getirmek istiyoruz. (Kaya, 1938, s. 484).
II. Fikir terbiyesi, kuvvetli bir fikir terbiyesi phesiz ki, salam vcutta bulunur. Salam
vcut elde edebilmek iin yalnz milletin verdii tabii eleman kfi deildir. Onu zaman-
mzn bilgileriyle ve tecrbeleriyle tehiz ederek yetitirmek lazmdr. Trk milleti esasen
kuvvetlidir. Cihanda Trk gibi kuvvetli denmesinin elbette bir sebebi vardr. Trk milleti
kuvvetini yalnz kendi rkndan alm deildir, kuvvetini yalnz rki hususiyetine de borlu
deildir. Trkler btn sporlar yapm ve onlarla vcudunu kuvvetlendirmi bir millettir.
(Kaya, 1938, s. 484). III. Beden terbiyesi ve spor Trklerde milli bir anane olmakla beraber,
her eyde olduu gibi, bunu da nizam altna almak icap ederdi. () Bizim kendi milli ve
ananevi olan sporlarmza da ayrca ehemmiyet verilmektedir. Bunlarn banda gre gelir;
gre memleketimizin ananevi sporudur. Bu vcut ve adaleyi kuvvetlendiren ve ayn za-
manda kafann ilemesini icap ettiren bir spordur. (Kaya, 1938, s. 484-485). Kanunun birinci
maddesi de kr Kayann hedeflerini karlayabilecek esneklikte hazrlanmtr: Yurttan
fizik ve moral kabiliyetlerinin ulusal ve inklap amalara gre geliimini salayan oyun,
spor ve jimnastik faaliyetlerini sevk ve idare etmek maksadyla Bavekalete bal ve hkmi
ahsiyeti haiz bir beden terbiyesi genel direktrl kurulmutur. (Resm gazete, 1938). Bu
madde bir yandan beden terbiyesi uygulamalarn merkezletirirken ulusal karlarla ek-
lemler te yandan da artk beden terbiyesinin nfus arttrma siyasetinin bir paras olarak
tanmlanmayp var olan nfusu glendirme politikasna dntne iaret eder. Nesli
oaltmaya yaplan vurgunun arl nesli glendirmeye doru kaymtr.

Kanunun drdnc maddesi beden terbiyesini bata genler olmak zere herkes iin zo-
runlu hle getirmektedir: Genler iin kulplere girmek ve bo zamanlarndan beden terbi-
yesine devam etmek mecburidir. Hangi yataki vatandalarn ne kadar mddetle ve hangi
mevsimlerde spor mkellefiyeti altnda bulunacaklar ve ne gibi devair ve messeselerde
beden hareketlerinin tatbiki lazm gelecei icra vekilleri heyetince tayin olunur. (Resm
Gazete, 1938). Kanunun onuncu maddesi tm yurtta uygulanacak beden terbiyesi politi-
kalarnn gerekletirilecei idari mekanizmay tarif eder: Her vilayet bir beden terbiyesi
blgesidir. Valiler blgelerin bakandr. Beden terbiyesi ileri vilayetlerde valilerin, kazalar-
da kaymakamlarn, nahiyelerde nahiye mdrlerinin, belediye tekilat olan kylerde bele-

195
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

diye reislerinin ve dier kylerde muhtarlarn idare ve mesuliyeti altndadr. (Resm gazete,
1938). Kanun hangi hareketlerin yaplaca konusunda bilgi vermekten ziyade beden ter-
biyesine bak asn ve bu alandaki zihniyet dnyasn yanstmaktadr. Beden terbiyesinin
somut ierii ise kanunla kurulan Bavekalet Beden Terbiyesi Genel Direktrl tarafndan
karlan ynetmelikler tarafndan saptanr. Bu ynetmeliklerden biri olan ve beden terbi-
yesi eitmenlerinin grevlerini belirleyen ynetmelie gre beden terbiyesi eitmenleri
genliin yurt mdafaas bakmndan kabiliyetlerini arttrmak, ruhi disiplin ve sportmenlik
vasflarn ykseltmek hususlarn her zamanda ve her yerde, en n planda olmak zere,
gz nnde bulundururlar. (Beden Terbiyesi Genel Direktrl, 1940a, s. 7). Eitmenler
bununla snrl kalmamaldrlar ve bu hususlar birlikte alt genlere kalbi itimat telkin
etmek, onlarn izzetinefislerini korumak ve yksek tutmak, btn ahsi harekatnda ve her
trl mnasebatnda drst ve bizzat rnek olmak suretiyle temin (Beden Terbiyesi Genel
Direktrl, 1940a, s. 7) etmelidirler.

Direktrln yurtta uygulanmak zere yaymlad Mkelleflerin Mecburi Beden Terbiyesi


Hareketlerinin Ana Hatlar balkl metin ise uygulama konusunda daha detayl ve pratik
bilgiler verir. Ynetmelik spor olarak jimnastik, atletizm, hentbol, voleybol ve basketbolu
zorunlu klar. Bu sporlarn nasl yaplaca konusunda detay bilgiler veren Not blmne
baktmzda militarist ve cinsiyeti vurgular karmza kar. Buna gre jimnastik, atletizm
vs. gibi faaliyetler Ordunun idman, at ve piyade talimnamelerinden yaplr. (Beden Ter-
biyesi Genel Direktrl, 1940b, s. 4). Beden terbiyesine mecbur olan kiiler milli terbiye
bakmndan halkevlerine devama tevik edilir. Milli rejimin ana prensipleri her frsattan
istifade edilerek kendilerine telkin edilir. (Beden Terbiyesi Genel Direktrl, 1940b, s. 4).
Ynetmelie gre erkeklik vasflarna uymayan karlama, ifte telli ilh. oyunlar memnu
(Beden Terbiyesi Genel Direktrl, 1940b, s. 4) yani yasaktr. Ynetmelik ulusal marlar
da belirli bir disiplin iinde (Mar sylerken az hareketlerinin grntsnn nasl olaca
bile belirtilmitir) sylemeyi mecburiletirir. Yurtta Syledii mar hissedecek ve duygu-
sunu dinleyenlere hissettirecektir. (Beden Terbiyesi Genel Direktrl, 1940b, s. 8). Ynet-
meliin son paragraf ise arzu edilen bedensel disiplinin esaslarn tasvir eder: Kusursuz bir
esas vaziyeti, evik ve muntazam dnler, iyi bir hiza beraberlik, gzel bir mevzun yry,
mkelleflerin her trl hareketlerinde gze arpacak derecede bir eviklik istenmelidir.
(Beden Terbiyesi Genel Direktrl, 1940b, s. 4).

Beden terbiyesinin yaygnlatrlmas sadece ynetmelik yoluyla deil dnemin dergileri-


nin beden terbiyesine zel olarak kard brorlerle de gerekletirilir. Bu brorlerden
biri olan ve Spor ve zci Dergisi tarafndan karlan Beden Terbiyesi Yurda Yaym Brorne
baktmzda devlet sylemiyle paralel bir metin grrz. Bror dnemin Beden Terbiyesi
Genel Direktrnden genliin vcutlarn askerlik kudretine, kafalarn medeniyet marife-
tine yarayacak ekilde yetitirmek iin bilgi, dikkat ile almaktan yorulmayan (Spor ve zci
Dergisi, 1942, s. 5) kymetli babu olarak bahseder. Brorde, beden terbiyesi almalar

196
Erken Cumhuriyet Trkiyesinde Siyaset, Beden ve Terbiye (19231946)

yapan fabrika iilerinin resimlerine yer verilmesi, bu politikalarn korporatist bir anlayla
da eklemlendiini gsterir.

Beden Terbiyesi Direktrlnn 1943 ylnda kard XX Cumhuriyet Ylnda Beden Terbi-
yesi ve Spor balkl kitapk Cumhuriyetin beden rejimini zetler mahiyettedir. Metin nce
Atatrk, nn ve dnemin Babakan kr Saraolunun beden terbiyesi konusunda
syledikleri szlerle balar. Bu alntlarda Atatrk Trk genliinin, spor bakmndan da
milli heyecan iinde itina ile yetitirilmesinin (Beden Terbiyesi Umum Mdrl, 1943, s.
2) nemini vurgulamakta; nn yi vatanda, verimli vatanda olabilmek iin sportmen ol-
maya alan ve iyi sportmen olmak iin de maddi kudretini kesici, ypratc zehirlerden ko-
ruyan, ahlakl ve iradeli vasflarla bezenerek yetien vatanda doru yollarn en iyisindedir.
(Beden Terbiyesi Umum Mdrl, 1943, s. 4) diyerek makbul vatandan tarifini beden
terbiyesi ve ahlak ilikisi zerinden yapmakta; kr Saraolu ise Tahsili yaymak iin nasl
bir programmz varsa btn Trk ocuklarn, yalarnn msait olduu ve bugnk hayat
artlarnn icap ettirdii beden hareketlerini ilim metotlaryla yapmaya muktedir hle getir-
mek iin de bir beden eitimi programmz olacaktr. (Beden Terbiyesi Umum Mdrl,
1943, s. 6 ) szleriyle beden terbiyesinin bilimsel yntemlerle programl bir ekilde yaplma-
snn nemini vurgulamaktadr. Bu epigraflarn ardndan metin, insann mkemmel olabi-
leceini varsayan u szlerle balar: Mkemmel insan, btn kudretlerini muvazeneli ve
ahenkli bir surette inkiaf ettirendir. Bilgisiz bir ahlak, ahlaksz bir bilgi ve bunlarn bir vcut,
nihayet aciz ve ark bir beden, millet ve insanlk iinde ancak geri ve aa fert olmaktan hi
kimseyi kurtaramaz. (Beden Terbiyesi Umum Mdrl, 1943, s. 7 ). Metne gre beden
terbiyesi aslnda nsan olma terbiyesidir ve vcudumuz stnde rasyonel ve ahenkli her
hangi bir tesiri yaparken zekmz, irademiz ve karakterimiz stnde de hayrl, faydal izler
brakm olduumuza inanmalyz. (Beden Terbiyesi Umum Mdrl, 1943, s. 7). phe-
siz bahsi geen insan modern dnyaya ait yeni insandr. Metne gre beden terbiyesinin
tek bir amac vardr: yaamak ve yaatmak. Buradaki yaatmak fiili ayn zamanda lmek
anlamnda kullanlmaktadr. nk Vatan iin, insanlk iin srasnda feda edeceimiz bu
vcut ne kadar olursa lrken bakalarn yaatmak kabiliyeti ve kudreti de o kadar artm
olur. (Beden Terbiyesi Umum Mdrl, 1943, s. 7 ). Salam bir vcudun ls bile daha
ok yaam anlamna gelmektedir.

Beden Terbiyesi Kanununun ruhuna uygun almalara her kesimde rastlarz. Bu almalar
arasnda kanunun balca uygulaycs retmenlerin almalar da yer almaktadr. Bu d-
nemde bir beden terbiyesi retmeni tarafndan yaymlanan Topluluklarn Ykseliinde Be-
den Terbiyesinin Rol balkl kitap, son derece titiz bir almann rn olarak dikkat eki-
cidir. Yazar Mustafa lken kitabnda nce eski alardan balayarak 20. yzyla kadar beden
terbiyesinin geirdii dnm anlatr, daha sonra modern dneme damgasn vurmu
beden terbiyesi kuramlarn karlatrr. lken bu karlatrmann ardndan u sonuca varr:
Modern dnyann beden terbiyesi metotlarnn mterek terbiyevi bir gayeleri vardr. Bu

197
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

gaye aktif hayatta salam, iradesi sarslmaz, tecrbe grm, ailesine, yurduna ve ulusu-
na bal bir insan tipi yaratmaktr. (lken, 1939, s. 77). lkenin tespitleri dnemin zihniyet
dnyasna uygun aydnlanmac, militarist ve muhafazakr sylemlerin bir kompozisyonu-
dur. Bu balamda lkene gre beden terbiyesini alm yeni insan tipi Kendi iine ekilmi
ve ahretini dnen insan yenmitir. (lken, 1939, s. 77). Metinde militarist kayglar da
eksik olmaz. Beden terbiyesi retmeni lkene gre Her delikanl ve yetikin insan yz-
meyi yahut silah kullanmay bilmelidir. (lken, 1939, s. 77). Beden terbiyesi ayrca Halkn
ananelerine bal olarak idealist bir manaya mteveccih bulunmaldr. (lken, 1939, s. 77).

Beden sz konusu olduunda terbiye kavramn yalnzca sportif anlamda dnmek


doru deildir. Terbiye bu dnemde tpk (hfzsshha gibi) son derece esnek bir manada
kullanlm ve baka alanlarla eklemlenerek alan genilemitir (ahlaki terbiye, rk terbiyesi
gibi). Bedenin cinsel etkinliklerinin terbiyesini gzeten bir sylem de ok gemeden bu ala-
na girmitir. Toplum sadece atletik bir bedene sahip olmamal, bu bedenlerin cinsellii de
terbiye edilmelidir. Dnemin merkez hfzsshha yneticilerinden Server Kamil Tokgz me-
deni cemiyetlerde yakn akraba arasnda izdivac, fazla kadn almay ve Homosexualiteyi
men (Tokgz, 1938, s. 16) eden kanunlarn olduuna dikkat eker ve bunlarn Trkiyede
de uygulanmas gerektiini belirtir. Kanunlar ocuklara ve genlere verilecek cins terbiye
bilgileriyle desteklenmelidir. nk bu uygulamalar sadece cinselliin deil rkn jenik ter-
biyesinin de vazgeilmez bir parasdr.

Kaynaka
Beden Terbiyesi Genel Direktrl. (1940a). Blgelerin emrine verilen beden terbiyesi ve spor eitmenlerinin vazifeleri hakkn-
da talimat. Ankara.
Beden Terbiyesi Genel Direktrl. (1940b). Mkelleflerin mecburi beden terbiyesi hareketlerinin ana hatlar. Ankara.
Beden Terbiyesi Umum Mdrl. (1943). XX Cumhuriyet ylnda beden terbiyesi ve spor. Ankara: ankaya Matbaas.
Beden terbiyesi yurda yaym bror. (1942). Spor ve zci dergisi.
Develliolu, F. (2000). Osmanlca-Trke ansiklopedik lgat. Ankara: Aydn Kitabevi.
Holt, R., & Vigarello, G. (2011). lenen beden: 19. yzylda jimnastikiler ve sporcular (ev. O. Trkay) (Haz. Corbin, A., Courti-
ne, J. J., & Vigarello, G.), Bedenin tarihi: 2 iinde. stanbul: YKY.
Resm gazete. (1939). Beden Terbiyesi Kanunu.
Reit, H. (1929). Hfzsshha. stanbul: Devlet Matbaas.
Srr, S. (1925). Prag spor pedagojisi kongresi ve seyahat intibalar. Ankara: Trkiye Cumhuriyeti Maarif Vekaleti.
Srr, S. (1926). Muallimlere terbiye-i bedeniye rehberi. stanbul: Matbaa-i Amire.
Srr, S. (1933a). Ky mekteplerinde beden terbiyesi. stanbul: Devlet Matbaas.
Srr, S. (1933b). Trklerde beden idmanlar. stanbul: Trk Tarihinin Ana Hatlar Eserinin Msveddeleri No.18.
TBMM. (1938). Zabt ceridesi D. 5., C. 26., . 8.
Tokgz, S. K. (1938). jenism rk slah. Ankara: Smer Basmevi.
Trkiye Cumhuriyeti Maarif Vekaleti. (1939). Talebe klavuzu. zmir: Marifet Basmevi.
lken, M. (1939). Topluluklarn ykseliinde beden terbiyesinin rol. stanbul: Aydnlk Basmevi.

198
Referandumun Mizah, Mizahn Referandumu

Referandumun Mizah,
Mizahn Referandumu

Tebessm Ylmaz*

Giri

T
oplumsal gerekliin hem rn hem de bir sonucu olan mizah, iinden kt top-
lumsal koullara sorgulayc, alayc, elenceli bir gzle bakmaktadr. Mizah, toplumsal
gerekliklere dair gzellemeler yapmaz; eletirel bir dzlemde sosyal bir mcadele
alan yaratmay hedefler (Ycel, 2009, s. 106). Dilimizde, Batdaki humour kavramna karlk
olarak kullanlan mizah1sistemdeki adaletsizliklere, bilhassa iktidarlardan kaynaklanan ada-
letsizlik ve eitsizliklere dikkat ekmeye almaktadr (Avc, 2003, s. 80). Bununla birlikte
mevcut dzeni sorgulad varsaylan mizahn, ou zaman onu dntrme ve deitirme
potansiyeline de iaret edilmektedir. Arthur Koestlerin belirtmi olduu gibi insann imge-
lem dnyasn harekete geiren mizah, bireyin iinde bulunduu ortamdan uzaklamasn
salayan; bask ve sk denetimin hkim olduu meknlarda dahi kiiyi (mizah) retmeye
iten bir yapya sahiptir (Koestler, 1997, s. xxiii-xxiv). En genel ifadesiyle mizah, insan yaa-
mnn -ister zgrlkler ortamnda isterse bask ortamnda olsun- ayrlmaz bir parasdr:

* Doktora rencisi, stanbul niversitesi.


1 Batda kullanlan humour kelimesi, dilimizde ou zaman glme, glmece gibi kavramlara karlk olarak kul-
lanlmaktadr. Ancak tek bana bu szckler humourdan ok daha dar bir kapsamda olup karlnda mizah
kelimesinin kullanlmas gerektii belirtilmitir. eitli kaynaklar ise yalnzca mizah kelimesinin orijinal anlam
karlamakta yetersiz olduu gerekesi ile kimi zaman glme, glmece ve gldr gibi kavramlarn da bir-
birleri yerine kullanldn belirtmektedirler. bk. Oral, (1998, s. 51); Seluk, (1998, s. 200). Bu alma kapsamnda
mizah kavram genel bir kategori olarak ele alnacaktr.

199
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

Glmek, engelleri ykar, asidir, boyun emez ve en mahrem meknlara kadar szabi-
lir. Tarih boyunca glmek, mizah, komedya insanln zne olma bilincini ve mmkn
insan olma zlemini ayakta tutmutur. zgrletirici ve gerilim giderici yn mlk-
sz ve eitim olanandan yoksun braklm geni halk ynlarnn siyasal zgrlk
umutlarn beslemitir. Kuralsz ve denetimsiz bir an kalnts olarak glme mevcut
dnyann olduu gibi kabullenilmesini engeller, korkuyu ortadan kaldrr, var olan ya-
amn yk ve basksn hafifletir. (Avc, 2003, s. 80).

Toplumsal yaamn ierisinde ekillenen mizah, siyasal, kltrel ve sosyoekonomik dei-


imlerden etkilenir. Tam da bu sebeple genel, evrensel bir mizahtan sz etmemiz mm-
kn deildir; zamana, mekna ve kiilere bal olarak mizah da deiiklik gsterebilir.
Mizaha ikin olduu dnlen eletirel, dntrc ve deitirici unsurlar da yine sz
konusu deiimlere paralel olarak farkllaabilir, dnebilir, bazen tamamen ters bir konu-
ma geebilir: ykc, aalayc bir slupla konuabilir kimi zaman da ortadan kalkabilir. Bu
erevede Trkiyede mizahn seyrine baktmzda da benzer bir deiimin izleri srlebilir.

Trkiyede Mizah Gelenei


Trkiyede mizah dergileri ilk ktklar andan itibaren siyasi platform ile etkileim iinde ol-
mulardr. Politik hareketin paras olan mizah dergileri, zellikle II. Merutiyetin ilannn
ardndan sayca art gstermi ve eitlenmilerdir; farkl siyasi grlerin taraftarlklarn
yapsalar da nihayetinde politik bir durua sahiptirler (eviker, 1985, s. 1101-1111, 2004, s.
72-76). Milli Mcadele Dneminde stanbul-Ankara hkmetleri ekimesi mizah dnya-
snda da geni bir yer tutar ve sanki dergiler savan ayr bir cephesi gibidirler (Kololu,
2006). Cumhuriyetin ilan ile birlikte dergiler, politik olma zelliklerini kaybetmezler hatta
ekseriyetle rejimin temel ilkelerini yaymak iin bir vasta konumundadrlar. Tpk Milli Mca-
dele yllarnda olduu gibi bu dnemde de yekpare bir grnm arz etmez mizah dergileri.
Her deien iktidardan yana tavr alan Akbaba, Aziz Nesin ve Sabahattin Alinin Markopa-
as, 1950li yllara kadar en ok okunan mizah dergileridir. zellikle Markopaa ile mizah,
politik sz sylemenin en nemli aralarndan biri olur bu dnemde; onun aracl ile ade-
ta bir kamuoyu oluturulur. Markopaa, farkl fikirler ve grlerin tartld, alternatif -
zmlerin sunulmaya alld bir platform hline gelir (Cantek, 2001). 1950lilerden sonra
ise yayn hayatna devam etmekte olan Akbabann yanna Ta-Karikatr, Tef, Dolmu vd.
pek ok mizah dergisi eklenir. Gelenein devam olarak yine Aziz Nesin, etin Altan, Bedii
Faik vb. gazeteciler ve niversite rencileri dergi stunlarn doldurmaya devam ederler.
Hkmetlerin eletirisi, hayat pahall, zamlar, niversitelerin zerklii, dnce zgr-
l, hkim teminat gibi konular sadece lkenin gndemini doldurmakla kalmaz bahsi
geen dergilerin de zerinde younlatklar konular hline gelirler. Makaleler, karikatrler,
fkralar, hikyeler hep bu meselelere dairdir. Dergiler, farkl fikirleri ya da farkl partileri kimi
zaman aka kimi zaman st kapal bir biimde destekleseler de her trl toplumsal me-

200
Referandumun Mizah, Mizahn Referandumu

seleye deinmeye alarak onlar zerinden sz syleyerek, eletirerek ya da destekleyerek


kimi zaman alternatifler reterek mizah aracl ile siyasete katlmlardr (eviker, 2010;
ngren, 1983). 1960-1970li yllar arasnda bir nceki dnemin isimleri farkl isimlerdeki
dergilerde almaya devam etmilerdir. Bu sebeple de konular ve slup bakmndan fazla
bir deiiklik olmamtr. Trkiyede mizahta ilenen temalar ve ileni biimi asndan yeni
bir soluk ancak 1970-1980 arasna damgasn vuran Grgr ile gelecektir.

1972 senesinde yayn hayatna atlan Grgr, iinde bulunulan politik atmosferin bir rn-
dr. 1971 muhtrasnn ardndan hem APye hem CHPye kar mesafeli durmaya alan
partici olmayan bir mizah dergisidir. Politik konular ikinci sraya koyarak nceki dnem-
lerden farkl sosyal konular sayfalarna tayan Grgr, kitleler nazarnda bamsz bir dergi
olarak deerlendirilmitir. nsanlarn gndelik yaamlar, mahalleleri, sokaklar, televizyon-
daki filmler, nl simalar, malar Ksacas insanlarn aina olduklar yaam karikatrize bir
biimde haftalk olarak karlarna kmaktadr artk. Grgr gzle grlr bir krlma yarat-
mtr mizah dergiciliinde. Grgrdan itibaren siyasi partilerin, politik aktrlerin birbirleri ile
olan ilikileri, atmalar, tartmalar ikinci planda yer almaya balamtr. Grgr, hem ula-
t yksek tirajla hem de yeni slubuyla kendisinden nceki mizah anlayn deitirmeyi
baarmtr (Cantek, 2004, s. 16-23). Fakat 1980 Darbesi ile gndelik hayatn ve zel yaamn
piyasaya almas sreci hz kazandka mizah dergilerinin de iledii temalar arlkl olarak
bu yeni piyasaya ayak uydurmutur. Ksacas zel hayat endstrisi nin2 domas ve srekli
tketimin krklenmesi ile bata medya olmak zere pek ok alan deiim geirmeye ba-
lamtr3 ve mizah dnyas da bu deiimden azade deildir. 80li ve zellikle 90l yllarda
tketim azlarda dolanan bir slogan hline gelmitir.

Srekli tketim pompalayan medya, bir yandan toplumsal dnmde katalizr grevi g-
rrken dier yandan da patronlar aracl ile dnme ekil veren ve kimi zaman muhalif
sesleri bastrabilecek, denetleyebilecek bir gce sahiptir. Gazetelerin, patronlar tarafndan
sk denetime tabi tutulduu bu dnemde mizahlarn gnlk gazetelerde muhalif kari-
katrler izmesi ve mizah dergilerinin medya sektr ierisinde kendisine bir yer edinebil-
mesi zorlamtr. Tm bunlarn yanna mizahlarn da kendi kendilerine uyguladklar oto
sansr eklenince, uzun yllar mizahn bileenlerinden biri olan politik bak as ortadan
kaybolmaya balamtr. Gndelik hayatn sradan konular ile sadece gldrmeye ynelik
politiklikten (politik tavr altan) uzak izgiler ve satrlar mizah dergilerinin ruhuna sinme-
ye balamtr (Cantek, 1994, s. 78-89).

2 Bu kavram Nurdan Grbilek tarafndan kullanlmaktadr. bk. Grbilek, (2009).


3 1980li yllarla beraber medyann dnmn Trkiyedeki tiraj yksek byk gazeteler ve onlarn ke yazar-
lar zerinden deerlendiren Rfat Balinin almas bu konuda olduka aydnlatcdr. bk. Bali, (2007).

201
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

Trkiyedeki Mizah Gelenei erisinde Penguen ve Uykusuz


2000lere gelindiinde de durum pek farkl deildir. Grgr dergisi geleneinden gelen, da-
has yazar ve izerlerinin bir ksm acemilik dnemlerini Grgrda geirmi olanlarn kurduu
gen dergiler siyasi partilere ya da politik aktrlere kar herhangi bir tavr sergilemezler.
Bu almada zellikle ele alnacak olan Penguen ve Uykusuz dergileri ise bu yaynlarn ba-
nda gelmektedir.4

Penguen, 2002 ylnda yaymlanmaya balam haftalk bamsz bir mizah dergisidir. Le-
man dergisinden ayrlan bir grup yazar ve izer tarafndan kurulan Penguenin geni ve gen
bir kadrosu vardr. Benzer ekilde Uykusuz da 2000li yllarn bir rndr. Penguen dergisin-
den ayrlan bir grup tarafndan 2007 ylnda kartlmaya balanan Uykusuz, hem biim hem
de ierik bakmndan nclleri olan Penguen ile byk benzerlikler tamaktadr.

Her iki derginin de ieriine deinecek olursak tpk Grgrda olduu gibi aktel siyaset ile
ilikilerinin olduka snrl olduunu syleyebilmek mmkndr. Dergilerin ilk iki sayfas s-
cak siyasete ayrlm gndem karikatrlerinden olumaktadr. Ancak genel bir ifadeyle der-
ginin kalan ksm ile karlatrldnda olduka snrl ve az bir yere sahip olan bu gndem
karikatrleri eletirel bir sluptan yoksundur. Aktel siyasette yaananlar, daha dorusu
medyaya yansyan belli bal olaylar genel bir tavrla ve zerine olumlu/olumsuz sz syle-
meden karikatrize eden izgilerden oluur. Karikatrlerin zerine, karikatrn konusunun
ne olduu yine gndemden alnan birka cmle ile belirtilir. Bu belirtme durumu olduka
nemlidir. Aslnda sz konusu cmlelerle ele alnan meseleye dair herhangi bir izahatta bu-
lunulmaz, sadece okuyucuya ne sunulduu ve o karikatrden okuyucunun ne beklemesi
gerektii st kapal bir biimde anlatlm olur. Derginin ya da izerin kendi grleri, yoru-
mu ya da bak asn karikatrlerde bulmak pek mmkn deildir. Gncel siyasete dair bir
meselenin her iki derginin kadrosu tarafndan sadece gncellii balamnda ele alndn
da belirtmek mmkndr. Olay gndemde olduu mddete dergi kelerine tanr, me-
selenin ortadan kalkmas deil gndemde olup olmamas temel alnr. Gndem sayfalarnda
ele alnan bir konunun birka hafta st ste ilenmesine genellikle rastlanmaz.5

almann ilerleyen satrlarnda yukarda genel hatlar ile ksaca tantlmaya allan Pen-
guen ve Uykusuz mizah dergilerinin hatr saylr bir zaman Trkiyenin gndeminde olan

4 Levent Cantekin Aktel dergisine siyaset ve mizah dergileri hakknda verdii bir rportajda bu balamda ar-
pc bilgiler sunmaktadr. bk. Cantek, (2008).
5 Problemli olduuna inanlan herhangi bir meselenin srekli hatrda tutulmaya davet edildii, tartld, ele-
tirildii ya da desteklendii, mizahn tartmaya ynlendiren ynnn ar bast mizah dergileri iin zellikle
1945-1960 yllar arasndaki dergiler (Markopaa, Karakedi, Tef, Dolmu, Ta-Karikatr vb.) rnek gsterilebilir.
Bu durum dergilerin yazar ve izer kadrolarnn kiilikleri ile yakndan ilgilidir. 40l ve 50li yllarda ounluu
gazetecilerden oluan ya da gazetecilikten gelen yazarlarla, gnlk gazetelerde de karikatr izen izerlerden
oluan kadrolarn mizah bir siyaset yapma arac olarak grdkleri ifade edilebilir. Bu balamda deerlendi-
rildiinde almada ele alnan Penguen ve Uykusuz dergilerinin bahsi geen dnem dergilerinden farkl bir
noktada durduklar kolayca tespit edilebilir.

202
Referandumun Mizah, Mizahn Referandumu

12 Eyll 2010 Referandumuna bak alar karlatrmal bir biimde ele alnmaya alla-
caktr.6 Ancak dergilerin merceinden Referanduma bakmadan nce, Referandumun ie-
riinin irdelenmesi; hem medya hem de gncel siyasette sahne alan baat siyasi aktrlerin
Referanduma yaklamnn deerlendirilmesi gerekmektedir. Bu sayede Penguen ve Uyku-
suzun Referanduma yaklamlarnn kamusal alandaki Referandum yaklamlar ile hangi
noktalarda kesitii ya da uzak dt de tespit edilebilir.

Mizahta Referandum
AKP hkmeti tarafndan hazrlanan yeni Anayasa deiiklikleri hakkndaki tartmalar,
Anayasa Paketinin Meclise sunulacann duyurulmasyla balamtr. Mecliste yeterli des-
tei bulmamas hlinde hkmetin Referanduma giderek Anayasay halkoyuna sunacak
olmas Referandum zerinden Trkiyedeki genel siyaset yapma biimlerine dair nemli
ipular vermektedir. Siyaset yapma eklinin yan sra bunun sokaa, medyaya ve zellik-
le mizaha yansmas; mizah dnyasndaki aktarl biimi ve slubu da siyaset pratiinin
kendisine dair pek ok meseleyi tartabilmemize olanak salamaktadr. Bununla birlikte,
yalnzca aktarlanlar deil aktarlmayanlar ya da tartlmayan konular da bizlere siyasetin
genel eilimleri ve alglan hakknda dnmemiz iin olanak sunmaktadr.

ncelenen Penguen ve Uykusuz mizah dergilerinde Anayasa deiiklii ve Referandum s-


recinin ele alnnda ne kan birka balk olduu ifade edilebilir. Yeni Anayasann 1980
Anayasasyla ve antidemokratik zihniyetle hesaplaaca gr; Babakan Erdoann ta-
raf olmak hususundaki aklamalar, Referandum srecinin genel seim havasnda cereyan
etmesi zellikle ne kan balklardr. Bu balamda, alma esnasnda her iki derginin 25
Mart 2010-11 Kasm 20107 tarihleri arasnda yaymlanan saylarnda alt izilen konular ze-
rinden mizahn Referanduma bakna deinilmeye allacaktr.

Anayasa Paketi

Anayasa deiikliklerinin 1980 Anayasasndaki antidemokratik unsurlar lavedecei iddi-


as ve darbe zihniyetiyle hesaplama/hesaplaamama meselesi her iki derginin de zerin-
de durduu hususlardan biridir. Antidemokratik unsurlarn temizlenmesi her eyden nce
akllara 1980 Asker Darbesini getirmektedir ve darbe zihniyetiyle hesaplamak Kenan Ev-
renin ahsnda somutlatrlarak ayn zamanda darbecilerle de hesaplamak anlamn tar.
Ancak burada alt izilmesi gereken nokta hem Penguenin hem Uykusuzun darbecilerle
hesaplama iddiasnn gstermelik olduu fikrini paylamalardr.

6 nceleme nesnesi olarak Penguen ve Uykusuz dergilerinin seilmesinin sebebi her iki derginin de yksek sat
tirajlarna sahip olmasdr.
7 Bu zaman aralnn seilmesinin sebebi Anayasa deiiklii ve Referanduma dair tespit edilen ilk ve son kari-
katrlerin bu tarihler arasnda yaymlanm olmasdr.

203
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

Uykusuz, (2010/46)

25 Mart 2010 tarihli Uykusuz dergisinde AKPnin hazrlad Anayasa Deiiklii Paketinin
1982 Anayasasndaki darbecilerin yarglanmasn engelleyen geici 15. maddenin kaldra-
ca haberi verilmektedir (Uykusuz, 2010/13, s. 3). Anayasa deiikliinin zaman amndan
dolay 12 Eyll cuntasnn generallerinin yarglanmasn salamayacann, bu balamda
deiikliin manidar olmadnn dile getirildii karikatrde, karikatr yazsnda okuyucu-
nun neyi okumas gerektiinin belletilmesi de dikkat ekicidir. Anayasa deiiklii tartma-
snn mizah dergilerinde henz balad hatrda tutulacak olduunda Anayasa deiiklik-
lerinin Uykusuzda bir btn olarak ele alnmaktan ziyade ncesinde herhangi bir tartma
yrtlmeden dorudan Kenan Evren zerinden aktarlmas dikkat ekicidir. Derginin 159.
saysnda yer alan karikatrde 1980 darbesinin sembol hline gelen Kenan Evrenin kendi
cmleleriyle, yarglanmaktan yrtacan ifade ettiini gryoruz. Dolaysyla isimsiz ola-
rak yaymlanm olan bu karikatrn tm Uykusuz kadrosu tarafndan benimsendiini ve
yeni Anayasann daha domadan ldn, bir ie yaramayacana inandklarn dne-
bilmemize olanak tannr (Uykusuz, 2010/38, n kapak, s. 3, 2010/46, n kapak). Ankara
Cumhuriyet Basavclnn 12 Eyll darbecilerinin yarglanmas hakknda alan sorutur-
mada grevsizlik karar vermesi Referandumun ardndan Uykusuzun kapana tanmtr.
Kenan Evrenin zaman amndan dolay yarglanamayaca dncesinin yine alt izilmi-
tir. Farkl bir karikatrde de insanla kar ilenen sularda zaman amnn kaldrlmas
hakkndaki kanun teklifini AKPli milletvekillerinin reddetmesi ile 12 Eyll darbesinin aktr-
lerinin yarglanmasnn mmkn gzkmedii yorumu yaplmaktadr (Uykusuz, 2010/39, s.
3, 2010/46, s. 2).

204
Referandumun Mizah, Mizahn Referandumu

Uykusuz, (2010/46)

Benzer bir bak asna Penguende de rastlamak mmkndr. 1980 Anayasasnn Kenan
Evrenin kendi anayasas olduu ve oradaki hkmlerin hibir ekilde deitirilemeyecei
fikri karikatrize edilerek yaplmas planlanan deiikliklerin somut bir anlam ifade etmeye-
ceinin dnld sylenebilir (Penguen, (C. Dinlenmi), 2010/15, s. 2). Bununla birlikte
AKPnin Darbe Anayasasyla hesaplama arzusunda samimi olmad dncesi, 12 Eyll
madurlar iin Babakan Erdoann okuduu bir iirle aktarlarak fiilin gstermelik oldu-
u imasnda bulunulmaktadr (Penguen, 2010/31, n kapak).

Penguen, (2010/31)

Bununla birlikte kaldrlaca ifade edilen antidemokratik maddelerin aslnda deitirilme-


yecei; politik figrler deise de zihniyetin ayn kald gndermesi de zellikle Pengu-
ende kendisine yer bulmaktadr (Penguen (C. Dinlenmi), 2010/36, s. 2).8

8 Benzer bir yorum iin Uykusuz, (2010/33, s. 2) ve Uykusuz (U. Sarkaya), (2010/33, s. 2).

205
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

Anayasa Deiiklik Paketinin Meclise sunulaca haberi, 2010un Mart aynda Penguende
Musto imzal9 bir karikatrde Anayasa Paketi grcye kt! Meclisten uzlama kmazsa
Hkmet, paketi Referanduma gtrmeyi planlyor. bal ile verilmektedir (Penguen (M.
Satc, 2010/13, s. 3).

Alntlam olduumuz iki satrda karikatrn okuyucuya meselenin ne olduunu anlatma-


y amalad sylenebilir. Yorum cmleye ikin bir ekilde okurun karsnda durmakta
ve okuyucunun ahsi yorumuna pek de alan brakmamaktadr. A priori AKP Anayasas ze-
rinde Mecliste uzlama salanamayacana ve dolaysyla Referanduma gidileceine dair
kanaat okuyucuya aktarlmaktadr. Karikatrn sylediinin yan sra daha derin bir analizle
sylemediklerini de takip edebilmemiz mmkndr. Paketin kimin tarafndan sunulduu
birinci derece nemlidir. Zira failin kendisi siyasetin temel aktrnn kim olduu sorusuna
verilecek cevab da iinde barndrmaktadr. leride deinilecei zere, Anayasa Deiiklik-
leri Paketi bir Referandum konusu hline geldiinde tartmann liderler aras bir mca-
deleye dnt grlecektir. Paketi sunan kadar paketin kime, ne ekilde ve ne olarak
sunulduu da bahsi geen karikatrde anlatlmaktadr. lgili karikatr incelendiinde Erdo-
ann Paketin sahibi kimliiyle onu kendi hediyesi olarak iki ocuklu bir kadna sunduu
grlmektedir. Ekonomik bakmdan olduka dk bir gelir grubunda yer ald anlalan
trbanl bir kadn tasvir edilmektedir. Babakann kendisinin bu balamda bir pazarlamac
gibi resmedilmesi tesadf olmasa gerekir. Kuruluma para yok, ilk ay bedava diyen Erdo-
an, paral kanal pazarlamaclarndan biri olarak karmza kmaktadr. Babakan zerinde
Anayasa paketi ibaresi bulunan bir kutuyu, kapsn ald aileye uzatmaktadr. Anayasa
kapal, ssl bir hediye paketi olarak tasvir edilirken ieriinin ne olduunun bilinmedii
bir Anayasadan; dolaysyla bir srprizden bahsedildii aikrdr. Bununla birlikte, ssl
bir paketle gz boyanmak istenen aile, trbanl ve iki ocuklu fakir bir kadndan ibaret
olarak kurgulanrken karikatristin tahayylndeki halkn alg dnyasnda neye/kime te-
kabl ettiinin izlerini de grebilmemiz mmkndr: trbanl, yoksul, ocuklu bir annede
vcut bulan kandrlmaya msait ve AKPye oy verdii dnlen bir halk10 Yeni Anaya-

9 Karikatrdeki izgiler Metin stndaa ait olmakla birlikte, esprinin derginin gen izerlerinden Mustafa Sat-
cya ait olduu dnlmektedir.
10 Benzer bir gre Anayasann Referanduma gidecei belli olduktan sonra kan bir saysnda da rastlamak
mmkndr. Karikatrde Babakan Recep Tayyip Erdoann, klk kyafetinden fakir olduunu anladmz bir
vatandaa Referandumda pusulalarn atlaca sandklardan birini uzatarak Referandumdan sonra sana veri-
cem bunu kn yakarsn dediini gryoruz. Mustafa Satc ve Seluk Erdeme ait olan bu karikatrde AKPnin
semenden oy alabilmek namna halka kmr datmasna yaplan ak gnderme hem Referandum sreci-
nin genel seim srecine benzediini gstermesi hem de Trkiyedeki siyaset yapma biimine dair gstergeler
sunmas asndan mhimdir. Semen ve siyaseti arasndaki ilikinin balamnn ahlaksal ve durumsal oldu-
unu; bununla birlikte hatr-armaan ekonomisinin de sz konusu ilikide merkez bir yerde durduunu bu
karikatrle bir kez daha grm oluyoruz. Ancak burada alt izilmesi gereken husus bu siyaset yapma biimine
dair eletirel bir yorumun dergide yer almam olmasdr. Meseleye sadece gndemdeki hliyle yzeysel bir
biimde deinilmitir. bk. Penguen, (2010/29, s. 3).

206
Referandumun Mizah, Mizahn Referandumu

sa Deiiklik Paketine dair ilk fikirler metaforik bir biimde bu ekilde dile getirilmektedir.
Daha sonralar ise tartmalar alevlendiinde deiikliin bir gz boyamaca olduu iddia-
sna ska tesadf edilecektir.

Uykusuz dergisinin 1 Nisan tarihli saysnda tartmann biraz daha geni bir mecraya kayd-
sylenebilir. Seim barajnn drlmesi, milletvekili dokunulmazlklarnn kaldrlmas
gibi 12 Eyll Anayasasnn antidemokratik pek ok maddesinin deimeden yeni Anayasa-
da da yer alaca, bahsedilen sayda kapak konusu olarak karmza kmaktadr (Uykusuz,
2010/14, n kapak). 1980 Anayasas ile Meclise sunulan Anayasa Deiiklik Paketinin hem
biim hem de ierik olarak ayn olduu dncesi, Recep Tayyip Erdoann sradan bir
vatandaa verdii cevapta somutlaarak halk madur eden meselelerin kendisine doku-
nulmad dolaysyla AKPnin bu Anayasay kendisi iin hazrlad st rtk bir biimde
belirtilmitir. AKPnin deitirmek istedii maddeleri kendi iktidarn glendirmek iin kul-
lanaca iddias Evet/Hayr kamplamasnda merkez bir role sahiptir.

CHP-AKP Mcadelesi

Anayasa Deiiklii Paketinin kendisi, siyasi partiler -zellikle AKP ve CHP- arasndaki bir
mcadeleye hatta g gsterisine dnmtr (Penguen, 201/29, s. 3) ama mcadelenin
bakahramanlar parti bakanlar ve yine bilhassa Recep Tayyip Erdoan ve Kemal Klda-
roludur. Ne Uykusuzda ne de Penguende bahsedilen iki liderin dnda dier parti ba-
kanlarna rastlanr. Parti liderleri bu kompozisyonda bilen pozisyondadr. Trkiyedeki si-
yasal kltrn etkisinin derinden hissedildii tartmalarn mizaha yansmasnda halk yine
ya ocuklatrlr ya da edilgenletirilir. Rtn ispatlayamam halkn nne ebeveyn
siyasetiler ne koyarsa halk onu semek durumundadr; halkn siyasete dahlinin tek vehesi
budur ki Penguen dergisinin 409. saysnn kapa bu balamda ideal bir rnektir.

Penguen, (2010/30)

207
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

Halkn AKPnin nazarnda gdlecek bir koyun ya da uyuyan bir kitle olarak grldnn
ima edilmesi de bu balamda anlamldr. Referanduma kadar halk uyutan Babakan, evet
oyu toplamak iin gittii yerlerde yreye zg kyafetlere bavurur (Penguen, 2010/33, s.
3).11 Uykusuzda AKP ile rgtlerinden birinde Demokrasi iin evet de seni de izelim. kam-
panyasyla evet oyu vereceklerin karikatrlerinin bedava izilecei haberine yer verirken
(Uykusuz (F. Budac, 2010/37, s. 2) her iki dergide de ortak temalardan biri olarak son genel
seimlerden nce datlan kmrlerin gndeme getirildii grlmektedir. AKPnin aus-
tos aynda Gaziantepte kmr datmas karikatrlere konu olurken (Penguen, 2010/33, s.
2, 2010/34, s. 2; Uykusuz, 2010/34, s. 2) seimden/referandumdan nce bizden olana ya
da olmas istenene kmr datlmas armaan/hatr ekonomisinin yaygnlna dair bizlere
nemli ipular sunmaktadr.

Penguen, (2010/33)

Uykusuz, (2010/34)

11 Babakann Seven ocuk adl iir kesindeki u diziler de bu balamda olduka aklaycdr: Birinci kepenek
gzeli/ Koyunun olurum gt beni/ Dalar da evet diyor/ Bu masal byle sryor. bk. Penguen, [(B. Atar), 2010/33,
s. 4)].

208
Referandumun Mizah, Mizahn Referandumu

Politik kutuplamann en grnr biimde izlenebilecei konu ise anayasann kimin ana-
yasas olduu meselesidir. Her iki dergi de yeni Anayasann Recep Tayyip Erdoann kendi
anayasas olduu fikrini paylamaktadr. CHPnin AKP Anayasas olarak telaffuz ettii kamp-
lama mizah dergilerinde de genel bir kabul grmektedir. Anayasa AKPnindir ve bir kandr-
macadan ibarettir.12 ki parti lideri arasndaki tartma yaynda yaanan polemikleriyle nl
Yemekteyize benzetilmektedir (Penguen, 2010/32, s. 3).

Penguen, (2010/32)

Referandum ncesinde iktidarn halkn gzn boyamak iin urat iddias, muhalefetin
en ok dillendirdii balklardan biridir. Penguen ve Uykusuzda da AKP hkmetinin iktidar
imknlarn kullanarak,13 hileye bavurarak Referandumdan evet kmas iin abalad
eitli yntemlerle gsterilmeye allmaktadr. Devlet kanal TRTnin AKPnin kampan-
yasna destek vermesi dahas evet sonucunun kmas iin alt dile getirilmektedir
(Penguen, 2010/30, s. 3, 2010/32, s. 2; Uykusuz (F. Budac), 2010/29, s. 2).14 Referandum sre-
cinin genel seim havasna brn(drl)mesi, propaganda afilerinin aslmas Recep Tayyip

12 Bar Atara ait olan karikatrde Recep Tayyip Erdoan, Trk filmlerinin kt karakterlerinden biri olan Nuri
Aloya benzetilmitir. Nuri Alo klndaki Erdoan, Anayasay konumadan nce bi gazoz imek ister misin?
diyerek dnemin CHP Genel Bakan Deniz Baykal kandrmaya almaktadr (Penguen, 2010/13, s. 3).
13 ETTnin halka herhangi bir aklama ya da duyuru yapmakszn yzlerce belediye otobsn AKP mitingine
gnderdii haberi Penguende AKPli olanlar ve bertaraf olanlar gibi bir ikilik ierisinde karikatrletirilmitir.
Mustafa Satc ve Serkan Ylmaza ait olan karikatrdeBertaraf Dura yazan bir otobs duranda kalabalk bir
grup otobs beklemektedir (Penguen, 2010/37, s. 3). Benzer bir rnek iin bk. Uykusuz, (2010/37, s. 2).
14 Uykusuzda, AKPnin evet mitinglerine katlacak devlet memurlarnn izinli saylacana dair yaymlanan karika-
tr de bu balamda dikkat ekicidir. bk. Uykusuz, (2010/33, s. 2).

209
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

Erdoann hilekrlna vurgu yaplarak lanse edilmektedir. lgili bir karikatrde AKPliler
CHP lideri Kemal Kldarolunun Referanduma Evet! dedii bir afite grlmektedir ve
bu fikrin Recep Tayyip Erdoana ait olduu fark edilmektedir (Penguen, 2010/30, s. 3).

Penguen, (2010/30)

Politik bir figr olarak Recep Tayyip Erdoan mmkn olduka olumsuz bir biimde tas-
vir edilmektedir. Yine ayn hususta Babakann Seven ocuk adl iirde: Bu Referandum
TRTde izlenir/ Korsan afiler renk renk sslenir/ Her gece yatmadan kez evet denir/ Drdn-
cy dersen yanna Tayyip gelir dizeleriyle benzer bir gr dile getirilmektedir (Penguen,
(B. Atar), 2010/30, s. 4). Hkmetin oy pusulalarnda hayr ksmn grnmeyecek kadar k-
k bastrd iddias da bu balk altnda kendisine yer bulmaktadr (Penguen, 2010/33, s.
2). Referandum sonrasnda ise semenlere evet oyu vermesi iin para veren AKPlilerden
bahsedilerek Referanduma fesat kartrld ima edilmektedir (Uykusuz, 2010/38, s. 2).
AKP byle resmedilirken CHP cephesinin nasl grld ise ayrca ele alnmaldr.

Hayrda Hayr Var!

2002 seimlerini takiben CHPnin AKPye kar gelitirdii temel muhalefet stratejisi, iktidar
cephesinden gelen her tasarrufa kar refleksif bir tutum iinde olmaktr denilebilir. Daha
net bir ifadeyle: Yeni politikalar retmekten ok hayr izgisine ekilmek ekseriyetle CHP
iin daha tercih edilir bir yntem olagelmitir. CHP gerekten de atmac15 bir anlay Ana-
yasa deiikliklerinin ilk gndeme geldii andan itibaren tm Referandum sresince dier
muhalefet partileri ile birlikte srdrmtr. Siyaseti paralize eden bu anlay, Trkiyedeki
hkim siyaset yapma pratii ile de yakndan ilikilidir. Baskn holistik kltr ve tekilselci ah-
lak yalnzca toplumsala deil siyasete de rengini vermektedir. Bu balamda tpk toplumsal
yaamda olduu gibi siyasette de grup ii ilikiler ve durumsalla-arta bal ahlaki norm-

15 Burada atmac kavramn Mouffegil anlamndan ziyade Schmittvari bir atmaclk anlayna referans vere-
rek kullanyorum.

210
Referandumun Mizah, Mizahn Referandumu

lar olduka belirleyicidir. Aslnda kendinden olmayana gvenmeme sendromu herhangi bir
siyasi partiye has bir zellik olmaktan ziyade tm siyasi rgtlenmelerde baat bir konum-
dadr. Dolaysyla yalnzca her grubun kendisi tarafndan yaplan eylemler ya da szler mut-
lak dorular olarak telakki edilirken dier grup ya da aktrlerin eylemlerine kar da ayn
mutlaklkta gvensizlik ve phe beslenir. Anayasa Komisyonuna kendi rzalar ile katlma-
m olmalarna ramen -ki bu da olumsuzluk siyasetinin bir gstergesidir- zellikle CHPliler
tarafndan AKPnin Anayasas olarak grlen Anayasa Deiikliine hayr demek Referan-
dum sreci boyunca CHPnin siyasetinde en fazla ne kan balk olmutur. Hayrda hayr
var! kampanyas, incelenen mizah dergilerinden zellikle Uykusuzda ele alnarak CHPnin
genel siyasetinin bir paras olarak deerlendirilmektedir. CHPnin Anayasann kendisiyle
ilgilenmedii, srf hayr demi olmak iin hayr dedii ifade edilmektedir.16 Ele alnan sre
boyunca her iki dergi de arlkl olarak AKP hkmetine ve Recep Tayyip Erdoana yklen-
mi olsa da CHPnin de hayr kampanyas bu balamda eletirilmektedir. zellikle CHPnin
hayr deme gerekeleri ierisinde yer alan kimi unsurlarn balamszl yerilmektedir. Ha-
trlanaca zere CHP; bu deiiklikler YK, dokunulmazlklar kaldryor mu; isizlie are
oluyor mu vb. afilerle hayr propagandas yapmtr (Kldarolu: Bir partinin, 2010). Hl
byleyken Cem Dinlenmi Penguende Kldarolunun Anayasay sanki her derde deva bir
eymi gibi grdn syleyerek yle dalga gemektedir: Anayasa deiiklii zombiye
are olacak m? Olamaz, nk yle bir madde yok. (Penguen (C. Dinlenmi), 2010/32, s. 2).

Referandum srecinin iktidar partisi ile ana muhalefet partisi arasndaki ekimeye indirgen-
mi olmasnn mizah dergilerinde de ayn biimde pek de sorgulanmadan ele alnmas ol-
duka dikkat ekicidir. Referandumu anlatmak iin Trkiyeyi il il gezen partililerin yeni Ana-
yasann ieriine dair tartma yrtmektense poplist bir biimde halktan evet/hayr oyu
istedii, siyasi olmayan polemiklerle suni bir gndem yarattklar grlmektedir.17 Kitlelerin
meydanlara topland mitingler referandum tantmndan ok genel seim atmosferinde
cereyan etmektedir (Penguen (B. Atar), 2010/34, s. 4, 2010/37, n kapak, 2010/39, s. 2; Uy-
kusuz, 2010/33, s. 2, Uykusuz (U. Grsoy), 2010/33, s. 2). AKPnin gemi dnem icraatlarn
anlatmasnn, Trkiyenin drt bir yanndaki billboardlara Evet yazl afilerin aslmasnn,

16 CHPnin Referandum Slogan Hayrda Hayr Var! Uykusuz, (2010/29, s. 3).


17 zellikle Kldarolu ve Erdoan arasnda cereyan eden Gandi Kemal, Muhtar Kemal, Recep Bey kavgasn
hatrda tuttuumuzda iktidar partisi ve ana muhalefet partisi liderlerinin birbirlerini itibarszlatrmaya al-
malar Trk siyasetinin nemli bir yzn gstermektedir (CHPnin Referandum, 2010). almann eitli k-
smlarnda deinilen kolektivist kltrn grnmlerinden biri olan eref kltrnn Trk siyasal hayatnda
oynad rol azmsanamayacak boyuttadr. Kiilerin (siyasi parti liderleri asndan daha da hayati), statleri-
nin, toplumsal rolleri ile tanmland bir kltrde, kazanlan ve kaybedilen bir deer olarak grlen eref,
Referandumun kazanma/kaybetme doas ile adeta tek vcut olmutur. Bu sebeple de Erdoan ve Klda-
rolunun birbirlerine hitap biimlerinin ve mitinglerde takndklar tavrn eref kaybn hedefleyerek onlar
topluluk nnde itibarszlatrmaya odaklanm olduunu ifade etmemiz mmkndr. bk. nderman, (2009,
s. 112-115). Bu konuda her iki dergide de kan karikatrlerin hadiseyi basit bir polemikmiesine ele aldklarn
gsterir niteliktedir. bk. Penguen, (2010/33, s. 3, 2010/34, s. 3); Uykusuz, (2010/34, s. 3).

211
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

sokaklarda alan Evet Hayr arklarnn, ksacas yaratlan seim atmosferinin kazanma/
kaybetme oyununa18 dntrlerek Anayasann kendisini glgeledii pek ok karikatrde
dillendirilmitir (Penguen (B. Atar), 2010/31, s. 4, 2010/33, n kapak, (C. Dinlenmi), 2010/33,
s. 2, 2010/37, n kapak, (C. Dinlenmi), 2010/37, s. 2, (E. Yaarolu), 2010/37, s. 3).

Penguen, (2010/29)

Bu durum da saflarn sklamasna yol am; Ya bendensin ya deil bak asn Referan-
dum srecine aksettirmitir.

Ya Bendensin Ya Deil!

Trkiyede hayatn her alannda baskn olan dahas yaamn kendisini ekillendiren kolek-
tivist kltr bu zelliiyle siyaseti de biimlendiren unsurlarn banda gelmektedir. Birey-
lerin kurduklar ilikiler iinde tanmlandklar ve anlam kazandklar kolektivist kltrlerde
ahlakn baat bir konumu vardr. Kolektivizmin ounlukla ahlaki gelere dayal yaratt
oklu standartlar, bireyler arasndaki ilikilerde de tayin edici bir unsur olarak karmza k-
maktadr. Kutuplam, gruplara ve grup ilikilerine dayal toplum yaps sadakat alar ile
rlmektedir. Herkesin kendi grubunun mutlak iyi ve dier gruplarn mutlak kt oldu-
u bir ortamda toplumun geneline yaylacak evrensel deerlerden bahsetmek mmkn
deildir. Aktrler karlkl olarak birbirlerini ahlaki zneler olarak dnmezler. Aksine hi-
zipleme, birbirine kart olarak tanmlanan gruplarn ahlaki deerlere dayal olarak hareket
edemeyecei fikrinin srekli yeniden ve yeniden retilmesine olanak tanr. Farkl gruplar
ya sizin grubunuzun tarafnda olan ya da karsnda yer alan tekiler olarak kurgulanr;

18 Burada alt izilmesi gereken husus, seimlerin az ya da ok taraflarn bir eyler kazanabilecei bir oyun ol-
masna karn Referandumun kendisinin bir grubun kazanma/kaybetme durumuna iaret ediyor olmasdr.
Karikatrlerde ne kan ey ise hem Referandum syleminin kendisinin hem de ele alnma biimlerinin top-
lumsal gruplar nezdinde de kazanma/kaybetmeye endeksli atmay srekli besliyor oluudur. Referandum
sylemlerinin analizi ve benzer bir yorum iin bk. nderman, (2010).

212
Referandumun Mizah, Mizahn Referandumu

gruplar aras ilikilerin temelinde yatan bu-


dur. Bu durumun politik komplikasyonlar
olduu ise herhlde yadsnamaz.

Bu minvalde Babakan Recep Tayip Erdo-


ann Referanduma dair grlerini ak-
lamalar ynnde nce Afyon mitinginde
TOBBa ardndan da TSADa ynelik ele-
tirileri yukardaki satrlarda ksaca deinilen
kolektivist kltrn politik yansmasnn
adeta zeti niteliindedir. Bitaraf olan ber-
taraf olur diyen Erdoan Referandumdan
nce kanaatlerini aklamayan kurum ve
kurulular aka taraf olmaya davet et-
mitir. Kendinden olmayann -bu balamda
evet demeyenlerin- gszletirileceine;
politik ve hukuki dzlemlerde onun zne-
liinin tannmayacana ynelik bir tehdit
vardr. Trkiyedeki gncel siyasetin znesi
olarak Recep Tayip Erdoann, kendi grubu
dndakilere yerini gsterme hakkn kendinde grmekte olduu iddia edilebilir. taati
salanamayan gruplarn zneliklerini tanmamak ya da tannmayaca yolunda onlar teh-
dit etmek, Trkiyedeki hem siyasal hem de sosyal kutuplamann bir unsuru olarak gze
arpmaktadr.19 Taraf olmayann zne olup olmayacana, muhatap alnp alnmayacana
karar verme yetkisini kendinde gren Babakann szlerinde bahsi geen durum adeta so-
mutlamaktadr.

Referanduma giden srete ele alnan mizah dergilerinde ilenen temalar arasnda belki
de en geni yank bulan taraf olma meselesi ok gemeden karikatrlere yansmaktadr.
Penguen ve Uykusuz mizah dergilerinin konuya dnce ve fikir zgrlklerinin ihlali ek-
seninde yaklatn ifade etmek mmkndr. Bununla birlikte Uykusuzun hayr diyen
taraflara ynelik bertaraf etme giriimleri olarak okuduu eylemlere arlkl olarak yer
ayrd tespit edilebilir. AKP Bertaraf Timi olarak resmedilen bir aracn sokakta adeta insan
avna kt okuyucuya aktarlrken karikatrn stnde Tayyip Erdoan, Referandumda
evet oyuna destek mesaj vermeyen TSAD eletirdi: Taraf olmayan bertaraf olur! ibaresi yer
alr (Uykusuz, 2010/35, s. 2 ve ayrca Uykusuz, 2010/35, s. 3). Derginin baka bir saysnda ise
farkl illerde Referandumdan hayr kmas iin faaliyetlerde bulunan kimselerin bana

19 Siyasal ve sosyal kutuplamada taraflarn karlkl olarak birbirlerini etkisiz brakmas ya da dlayarak zneli-
ini tanmamas hakknda detayl bir gr iin bk. nderman, (2007, s. 159-169).

213
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

gelenler madde madde kapaktan aktarlmaktadr. Ayrca bahsi geen ve aada yer alan
kapakta, hkmet tarafndan kimi zaman kolluk kuvvetleri kimi zaman da evetiler aracl-
yla hayr diyenlerin hem psikolojik hem de fiziksel iddete maruz brakldklar sonucuna
varlabilir. Penguende ise, Erdoann ltimatomu olarak deerlendirilen bertaraf olma
szne fikir ve kanaat zgrlnn ihlali olarak yaklalmtr (Penguen, (S. Erdem & B.
Baruter; S. Erdem & Kamuran), 2010/35, s. 3). Her ey Olur adl kesinde Cem Dinlenmi,
Referandum srecinin Erdoan-Kldarolu arasndaki ekimeye dntn, kutupla-
ma yaratldn ve srecin toplumsal blnmeye gittiini ifade etmektedir (Penguen (C.
Dinlenmi), 2010/35, s. 2).

Penguen, (2010/35)

Genel olarak her iki derginin de konuyu ele al biimlerine bakldnda farknda olarak
ya da olmakszn kutuplamay yeniden reten bir sluba sahip olduklarn ileri srmek
mmkndr. Gerek Erdoann ve Kldarolunun resmedili biimleri gerekse karikatr
st yazlarndaki sylem, kutuplamac bir siyasete hizmet etmektedir. Bu balamda Pen-
guende yaymlanm bir karikatr olduka dikkat ekicidir. Trk sinemasnn en popler
filmlerinden birisi olan iek Abbas filmine gnderme yaplan karikatrde, Recep Tayyip Er-
doann filmin kt karakteri olan ener ene, K. Kldarolunun ise filmin iyi kalpli ve naif
karakteri lyas Salmana benzetildii grlmektedir (Penguen (B. Atar & B. Baruter), 2010/34,
s. 3). Referandum mitingleri srasnda birbirleri ile az dalana girerek polemik yapan iki
siyaseti, filmde kahvehanede geen ak atmas sahnesine referansla tasvir edilmitir.
Burada dikkat edilmesi gereken husus polemik tartmasnn siyaseti yozlatrd imas ta-
yan bir karikatrde polemiklerin muhatab olan taraflar resmederken ntr davranmam
olmalardr. Kldarolunun naifliine karn Erdoan mmkn olduka kt bir karakter
ile temsil edilmitir.

214
Referandumun Mizah, Mizahn Referandumu

Penguen, (2010/34)

Anayasa Deiiklii Referandum Sonularnn Deerlendirilmesi


12 Eyll 2010 Referandumunda bilindii zere Anayasa deiiklii iin sandklardan % 58
evet oyu kmtr. Referandum sonularnn hkim medya ve mizah dergileri tarafndan
yukarda deinilen Referandum srecine benzer bir ekilde deerlendirildiini grmekte-
yiz. Kutuplamaya hizmet eden ve onu yeniden reten bir slup kullanlmas, deitirilen
maddelere pheyle yaklamak hem Uykusuzun hem de Penguenin ortak noktalar olarak
karmza kmaktadr. Srecin kendisi gibi sonularn deerlendirilmesi de siyasi gndeme
ve liderlerin polemiklerine bal olarak ele alnmaktadr.
Hayr diyenlerle empati kuracaz: Referandum ncesindeki taraf olmaya dair bak
asnn Referandum sonrasnda da liderler nazarnda deimedii mizah dergileri tara-
fndan sorgulanmakszn karikatrlere tanmaktadr (Penguen, 2010/38, s. 2, 2010/40,
s. 3). Neticeleri itibaryla toplumun tmn ilgilendiren bir konu olmasna ramen Ana-
yasa deiikliklerinin hlen Kldarolu-Erdoan arasndaki mcadele zerinden okun-
duunu grmekteyiz.

Penguen, (2010/41)

215
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

Ayrca evet ya da hayr oyu kullanan gruplarn kendi ilerinde homojen olduklar dnce-
si mevcut kutuplamay derinletiren unsurlardan biridir. Babakan Erdoann Referandum
sonrasnda sarf ettii Hayr diyenlerle empati kuracaz. cmlesi kutuplamann sreceinin
iaretlerinden yalnzca bir tanesidir. Bununla birlikte kutuplu siyasetin devam ettiini gs-
teren unsurlardan bir dieri de kazanan tarafn dllendirilmesi ve kaybedenin cezaland-
rlmasdr. Referandumdan nce evet oyu vereceini aklayanlara AKP hkmetinin imti-
yazlar tandna ya da evet oyu alabilmek iin hkmetin her trl kayna seferber ettiine
dair grler karikatrlerde kendisine yer bulmutur. Referandum sonrasnda da karikatrler
evetilerin dllendirildiine ilikin temalarla donatlmaktadr. Eveti-hayrc kamplama-
snda evet oyu vereceini akladktan sonra sembolik bir figr hline gelen Sezen Aksunun
doduu ehirde adnn verildii sokak tabelalarnn sklmek istenmesi (Sezen Aksu, 2010)
toplumsal bir cezalandrma olarak grlmektedir (Penguen (C. Dinlenmi), 2010/40, s. 2).
Ancak cezay verenlerin kim olduu da kutuplama asndan olduka manidardr. Laik ve
Atatrk kesimlerin kalesi olarak adlandrlan zmirde, Referandumdan evet kmasna gs-
terilen tepki Sezen Aksu aleyhtarl olarak somutlamaktadr. te yandan Referandum son-
rasndaki tartmalar hatrlayacak olursak evet oyu kullanmayanlarn darbeci, Ergenekoncu,
antidemokratik olarak yaftalanmalarna karn evet oyu verenlerin demokratik kesimler ola-
rak lanse edildiine ahitlik ettik. Tam tersine hayr oyu kullananlarn ou kez AKPye kar
demokrasiyi savunduklarn, AKPnin oyununa gelmediklerini ifade ettiine tank olduk. Hl
byleyken kutuplama ve tarafgirliin siyasete rengini vermeye devam ettiini sylememiz
mmkndr. Laikler tarafndan cezalandrlan Sezen Aksunun iktidarn bir jesti olarak ad-
nn MEB tarih kitaplarna girecek olmas da bu balamda deerlendirilmelidir.

AKPnin Anayasas: Referandum ncesinde yaplacak olan deiikliklerin AKPnin iine


yarayaca dolaysyla Anayasa Deiiklii Paketinin AKPnin paketi olduu dncesi
Referandum sonrasnda yaymlanan karikatrlerde daha da somutlamaktadr. Sandk-

216
Referandumun Mizah, Mizahn Referandumu

tan evet kmas ile gcne g kataca ve iktidarn kuvvetlendirecei dnlen


AKP ve zellikle Erdoann oyunu kazanan taraf olarak resmedildii grlmektedir.
Penguen dergisinden zer Aydoana ait olan bir karikatrde bu fikirler adeta vcut bul-
maktadr (Penguen (. Aydoan), 2010/38, s. 3). Referandum ncesinde sinsi planlar
yapan Babakan temsilinin devam ettirildii de gze arpmaktadr.

12 Eyll Zihniyeti Deimedi: Darbe Anayasas ile hesaplamak iin Referanduma


sunulan Anayasa deiikliine Referandum ncesinde izilen karikatrlerde phe ile
yaklaldn; hesaplamann yaplmayacana, zihniyetin kendisinde bir deiiklik
olmayacana inandn belirtilmitir. Refe-
randumdan sonra izilen karikatrlerde de bu
bak asnn yerini koruduunu grmekteyiz
(Penguen, 2010/46, s. 3; Uykusuz, 2010/38, n
kapak). zellikle Cem Dinlenmiin Her ey Olur
adl kesindeki izimleri ile Anayasada yap-
lan deiikliklerin darbe zihniyeti ile hesapla-
madn aksine zihniyetin ve siyaset yapma bi-
iminin deimediini vurgulamaktadr. Sonu
olarak Dinlenmiin izgilerinde iki 12 Eyll ara-
snda zsel bir fark olmad inancnn hkim
olduunu sylemek mmkndr.
Penguen, (2010/38)

Penguen, (2010/39)

217
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

Bilgisiz Halk Vurgusu: Toplumun bir trl rtn ispatlayamad ve siyasetiler kar-
snda birer ocuk gibi dnld fikrine almann nceki blmlerinde deinil-
miti. Siyasetin zneleri olarak resmedilen liderlerin karsnda toplum bilgisiz, ynlen-
dirilmeye ve kandrlmaya msait kitleler olarak kurgulanmaktadr. Referandum nce-
sinde Babakan Erdoann amacnn halk kandrmak olduu dncesi, Referandum
sonrasnda halk kandrmay baarm olduu fikrine dnmtr. 23 Eyll 2010 tarihli
Penguende yer alan bir karikatr toplumun dnmeden bilinsizce evet dediine ina-
nldn gstermesi asndan nemlidir (Penguen (C. Dinlenmi), 2010/39, s. 3). Pen-
guen izerlerinin gznde toplum rtn ispatlayamam, otomatie balam bir
biimde Referandumda evet demitir (Benzer bir ifade iin bk. Uykusuz, 2010/37, s. 3).
Anayasa maddelerinin deiiklii deil de hangi konu olursa olsun halka sorulduunda
yine ayn ekilde oy verecekleri dncesi ile mizahlarn sekinci bir tavr iinde olduk-
larn ifade etmek de mmkndr. Ayrca hem % 58 evet oyu verenlerin hem de % 42lik
hayr diyenlerin homojen gruplar olarak tahayyl edildiini gstermesi asndan da bu
karikatr dikkate deerdir.

Kldarolunun Oy Kullanamamas: Referandum sonularnn deerlendirilmesine ili-


kin son nokta semen kayd yaptrmad iin Kemal Kldarolunun oy kullanamam
olmasdr. Penguen ve Uykusuz mizah dergilerinde de Kldarolunun hayr oyu kulla-
namamas, olayn kendisinin komik olmas gerekesiyle ikinci plana itilmektedir. An-
cak konuyla ilgili km birka karikatr genel bak asnn burada da srdrldn
gstermektedir. ncelikle liderler ekimesi olarak yansyan Referandum srecini Refe-
randum sonrasnda da liderler aras ilikiler kapsamnda deerlendirme genel eilimi
tekrar karmza kmaktadr. Bununla birlikte her iki liderin tasvir edili biimleri politik
figrlerin nasl alglandna dair yukardaki tespitlerimizi destekler niteliktedir.

Penguen, (2010/38)

218
Referandumun Mizah, Mizahn Referandumu

Kemal Kldarolu, hem ocuk klnda tasvir edildiinde hem de bir yetikin olarak i-
zildiinde olduka naif bir ekilde resmedilmeye devam edilmektedir. Karikatrlerde
Babakan Erdoann ise Kldarolu ile kyaslandnda daha sert bir imaja sahip olduu
grlmektedir. Bununla birlikte Penguende yer alan Faruk ve Baruter imzal baka bir kari-
katr, izerlerin CHPli dier siyasetilere baklarna dair de fikir vermektedir. Bahsi geen
karikatrde nder Sav ve Deniz Baykaln ortasnda resmedilen Kldarolu naifliini ko-
rumaktadr fakat karikatrn kt karakterleri bu defa CHPnin iinden kmaktadr. Eski
genel bakan Baykal ve Baykal cephesinin kuvvetli isimlerinden biri olan Sav, mmkn
olduka kt, sinsi tipler olarak tasvir edilmekte ve Kldarolu ile oy kullanamad iin
dalga gemektedirler. CHPdeki deien dengeler karsnda Penguen dergisinin tuttuu
taraf da bylelikle belli olmaktadr. Bu balamda derginin de kendisine kart taraf olarak
tanmlad figrleri ahlaki birer zne olarak alglamad; onlar tmden kt karakterler
olarak kurgulad dnlebilir.

Penguen, (2010/37)

Sonu
Anayasa deiiklii tartmalar ve Referandum sreci Trkiyedeki siyasi pratiin renginin
anlalmas ve siyasi liderlerin konumlar hakknda derin ipular sunmaktadr. Bu alma
kapsamnda sz konusu ilikilerin kendisinden ziyade Penguen ve Uykusuz mizah dergile-
rinde ele aln tarzlar zerinden Anayasa Deiiklii Referandum sreci ele alnmtr. Hem
siyasiler hem de hkim medya nazarnda yrtlen tartmalarn/polemiklerin bahsi geen
mizah dergilerinde de benzer bir biimde ve benzer slupla ele alnd tespit edilmitir.
Trkiyenin gncel siyasetinde yer alan konular, yzeysel bir ekilde her iki derginin ikier
sayfalk gndem meselelerine ayrlan blmlerinde ele alnmaktadr. Bununla birlikte Refe-

219
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

randum srecine ilikin karikatrlerin Penguen dergisinde Uykusuza gre kendisine daha
sk ve geni bir yer bulduunu da belirtmek gerekmektedir.

Tematik olarak bakldnda eski CHP Genel Bakan Deniz Baykaln sa tra, Balyoz Ha-
rekt, tekel iilerine kar orantsz g kullanm, Kldarolu-Erdoan arasndaki boy/
soy polemii gibi (Liderler arasnda, 2010) balklar bir btn hlinde birer karikatrle
dergilerde kendilerine yer bulurlar. Ancak haftalk gndemin deimesiyle bu karikatrler
yerlerini ikinci bir habere kadar dierlerine brakr. Dolaysyla her iki yayn iin de mesele-
leri tartan, onlara muhalefet eden ya da savunan, ayrntlarna deinen, sreklilik tayan
canl bir tartma platformunun olmadn sylemek mmkndr. Deniz Baykaln hangi
sa modeliyle daha gen grnd, Kldarolu ile Erdoan arasndaki soy/boy polemii
vb. meseleler ile Anayasa maddeleri deiikliinin ayn biimde ele alnmas ve bu duru-
mun problematize edilmemesi bu balamda anlamldr. Bir yandan polemiki ve poplist
bir siyasetin gndemi bulandrd ve tartlmas gereken konularn kendisine yeterince
yer bulamad ima edilirken dier yandan her iki dergi de bu eilimi besleyecek nitelikte
malzemelerle doludur.

Dergilerde ele aln biimine baklacak olursa siyaset neredeyse tamamen liderlerin ev-
resinde younlamaktadr. Bu sebeple de Referandum sreci genel hatlaryla liderler ara-
sndaki mcadeleye indirgenmi ve kutuplamac slubu besler bir biimde kendisine yer
bulmutur. Bununla birlikte Anayasa Deiiklii Referandumunun teknik ve dolaysyla
teknokratlara braklmas gereken bir konu olarak ele alndn sylemek mmkndr. Bir
yandan Anayasa Deiikliinin ieriine dair hi kimsenin net bir bilgisi olmad dncesi
yinelenirken konuya dair en fazla donanma sahip olduu dnlen hukukularn bile de-
iiklik konusunda bir mutabakata varamadklar ve halkn bilmedikleri bir ey iin oy ver-
meleri gerekecei dile getirilmitir (Penguen, 2010/29, s. 3). Burada zellikle alt izilmesi
gereken husus eletirel bir tavrla toplumsal muhalefet yrtt iddiasnda olan bir mizah
dergisinin (Biz kotuk, 2010) grece sekinci bir tavrla konuyu teknokratlara havale etmi
olmasdr. Her iki derginin de sekinci tutumlarnn teknokratlardan yana tavr almakla s-
nrl olmadnn da belirtilmesi gerekmektedir. Onlarn topluma baklar ve toplumu ca-
hil, bilgisiz, uyutulmaya ve kandrlmaya hazr bir gruh olarak deerlendirmeleri de bu
sekinci tavr ile dorudan ilikilidir. Dolaysyla bu bak asna gre Referandumda halk
Anayasa deiikliklerine deil AKPye evet demitir.

alma srasnda tespit edilen bir dier unsur ise siyasilerin resmedili biimleri arasn-
daki farkllklara dairdir. Tmden kt ve gl bir figr olarak resmedilen Erdoann
karsna pasif ve naif Kldarolu yerletirilmektedir. Bununla beraber dikkat edilmesi
gereken husus siyasi aktrler olarak Referanduma giden srete yalnzca Erdoan ve K-
ldarolunun resmedilmi olmasdr. MHPli ya da BDPli bir lidere karikatrlerde rastla-
mamaktayz. Referandum mitingleri srasnda il il Trkiyeyi dolaan liderlerden biri Devlet

220
Referandumun Mizah, Mizahn Referandumu

Baheli olmasna ramen, onun ba aktrlerden biri olarak karmza kt herhangi bir
karikatr yoktur. Bu durum aka gstermektedir ki Trkiyede en ok okunan iki mizah
dergisinde siyasetin baat figrleri CHP ve AKP liderleridir ve bu sahnede dier liderlere
pek de yer yoktur. Ve nihayet incelenen karikatrlerin nda Referandum tartmalarnn
seyrinin hkim medyadaki ile paralellik gsterdii ifade edilebilir. Anayasa Deiiklii Re-
ferandumunun ekseriyetle Kenan Evrenin ahsnda zuhur eden 12 Eyll zihniyetiyle he-
saplamak, seim havasna brnen mitingler ve iki partinin (zellikle AKPnin) evet-hayr
propagandalar ve polemikleri etrafnda ele alnd dergilerde deiiklik yaplacak dier
meselelere dair herhangi bir yorum ya da eletiriye rastlanmamaktadr. rnein kamu de-
netilii, yurt dna kamamann hakim kararna balanmas, birden fazla sendikaya ye
olabilmek vs. pek ok konuda medyaya paralel Penguen ve Uykusuzun da sessiz kald
tespitini yapmak mmkndr.

Ksacas her iki derginin de kltrel ve siyasi kutuplamay bilinli ya da bilinsiz olarak ye-
niden rettiklerini, mizaha ikin olduu varsaylan eletirelliin ve alternatifler retebilen
bir platform olarak ilev grd idealinin gnmz mizah dergilerinde pek de gerekle-
tiril(e)mediini ifade edebiliriz.

Kaynaka
Avc, A. (2003). Toplumsal eletiri sylemi olarak mizah ve glmece. Birikim, 166.
Bali, R. N. (2007). Tarz- hayattan life stylea (7. bs.). stanbul: letiim Yaynlar.
Biz kotuk Babakan kovalad. (2010). Habertrk. 13 Aralk 2010 tarihinde http://www.haberturk.com/kultur-sanat/ha-
ber/555472-biz-kostuk-basbakan-kovaladi adresinden edinilmitir.
Cantek, L. (1994). Sar sayfalarda muhalefet. Birikim, 60, 78-89.
Cantek, L. (2001). Markopaa: Bir mizah ve muhalefet efsanesi. stanbul: letiim Yaynlar.
Cantek, L. (2004). Grgr efsanesine dardan bakmak. Toplumsal Tarih, 129, 16-23.
Cantek, L. (2010). Siyaset ve mizah dergileri hakknda. 30 Kasm 2010 tarihinde http://derinhakikatler.blogspot.
com/2008_06_01_archive.html adresinden edinilmitir.
CHPnin referandum arks: Hani benim Recebim! (2010). Radikal. 30 Temmuz 2010 tarihinde http://www.radikal.com.tr/
Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=1010910&Date=30.07.2010&CategoryID=78 adresinden edinilmitir.
eviker, T. (1985). Tanzimattan Cumhuriyete Trk karikatr. Tanzimattan Cumhuriyete Trkiye ansiklopedisi (C. 4, s. 1101-
1111). stanbul: letiim Yaynlar.
eviker, T. (2004). Ana izgileriyle Osmanl karikatr. Toplumsal Tarih, 122, 72-76.
eviker, T. (2010). Karikatrkiye. stanbul: NTV Yaynlar.
Grbilek, N. (2009). Vitrinde yaamak (5. bs.). stanbul: Metis Yaynlar.
Karikatrist Erdil Yaarolu. (2010). One Dergi. 13 Aralk 2010 tarihinde http://www.onedergi.com/2010/01/karikaturist-er-
dil-yasaroglu adresinden edinilmitir.
Kldarolu: Bir partinin mutfanda anayasa hazrlanmaz. (2010). Radikal. 11 Temmuz 2010 tarihinde http://www.radikal.
com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&ArticleID=1007490&Date=13.07.2010&CategoryID=78 adresinden edinilmitir.
Koestler, A. (1997). Mizah yaratma eylemi stanbul: ris Yaynclk.
Kololu, O. (2006). Osmanldan 21. yzyla basn tarihi. stanbul: Pozitif Yaynlar.
Oral, T. (1998). Yaza ize. stanbul: ris Yaynclk.

221
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

nderman, M. (2007). Trkiyede paranoid ethos. stanbul: Filiz Kitabevi.


nderman, M. (2009). Sosyokltrel bir fenomen olarak utan. stanbul: Filiz Kitabevi.
nderman, M. (2010). Referandum metni ne diyor, sylemleri ne diyor? Taraf. 31 Austos 2010 tarihinde http://www.taraf.
com.tr/haber/Referandum-metni-ne-diyor-soylemleri-ne-diyor.htm adresinden edinilmitir.
ngren, F. (1983). Cumhuriyet Dnemi Trk mizah ve hicvi. Ankara: Trkiye Bankas Kltr Yaynlar.
Penguen haftalk mizah dergisi. (Mart 25, 2010-Kasm 11, 2010). stanbul.
Seluk, T. (1998). Grafik mizah. stanbul: ris Yaynclk.
Sezen Aksu Sokann ismi deisin. (2010). Milliyet. 8 Eyll 2010 tarihinde http://www.milliyet.com.tr/-sezen-aksu-soka-
gi-nin-adi-degissin-/turkiye/sondakika/09.09.2010/1286783/default.htm adresinden edinilmitir.
Uykusuz haftalk mizah dergisi. (Mart 25, 2010-Kasm 11, 2010). stanbul.
Ycel, Y. G. (2009). Aslnda Don Quixote kendisine hi gl(dr)medi! Birikim, 238, 106-112.

222
Sosyal Refah Devletinin Dnm ve Sosyal Yardmlar

Sosyal Refah Devletinin Dnm ve


Sosyal Yardmlar

Ufuk Poyraz*

2
0. yzyln ikinci eyreine girerken her arzn kendi talebini yaratamayaca, grn-
mez elin her eye kadir olmad gerei ac bir ekilde hatrlanm; zellikle Britan-
yal nl iktisat John Maynard Keynesin 1929 Byk Buhranndan sonra maliye ve
para politikalar erevesinde devletin srece aktif ve dorudan katlmn ngren sosyal
refah devleti1 siyasalar youn olarak tartlmaya balanmtr. Devletin tam istihdam ya-
ratma uruna gerekirse ukur atrmas ve ertesinde de ayn ukuru kapattrarak kaynak
aktarmas en basit ekliyle sistemin arklarnn dnmesini ve etkinliini salayacaktr (Key-
nes, 1936). Bir sebepten tr alamayan ya da alsa da temel ihtiyalarn karlayacak
yeterli geliri elde edemeyen bireylerin de bu sistem ierisinde (hayatta) kalabilmeleri iin
devlete desteklenmeleri gerekmektedir. Ve bu destein, palyatif bir zmden ileri gide-
mese de toplumsal ekonomik eitsizlikleri grece perdeleyen sosyal yardm pratiklerinin
tesinde, kurumsallam, sistemli, tarafsz bir hviyet kazanarak geni bir sosyal gvenlik
an iermesi gerektii tarihsel olarak kendisini dayatmtr. Bylece tm dnyay etkileyen
Byk Buhran sonras ii hareketinin de ivme kazand bir dnemde, sermaye ile emek
arasndaki mevcut eitsiz ilikinin dzenlenmesi ihtiyac aka ortaya kmtr (Akkaya,

* Doktora rencisi, Orta Dou Teknik niversitesi, Kentsel Politika Planlamas ve Yerel Ynetimler Ana Bilim Dal.
1 Bu almada, toplum yararna olduu iddiasyla kamusal mekanizmalarla, yasalar erevesinde zellikle sosyal
ve ekonomik alana dorudan ya da dolayl mdahale hakkn elinde bulunduran devlet formunu imlemek iin
refah devleti, sosyal devlet ya da sosyal refah devleti kavramlar arasnda ayrma gidilmemitir. Her kavra-
mn farkl referanslara sahip olduu kabul edilmekle birlikte z itibaryla yukardaki genel tanmda birletikleri
dnlmektedir.

223
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

2001, s. 25). Fakat daha sonra sermaye birikiminin nnde bir engel olarak grlmeye ba-
lanacak bahsi geen yap gnmze ulaana dein birok deiim ve dnm geirmitir.

Bu minvalde metin erevesinde, sosyal refah devletinin dnmnde yaanan sreen-


likler ve kopular ortaya koyulurken sosyal refah devletini de nceleyen sosyal yardmlarn
ekonomi politii bu srele ilikilendirilmeye allacaktr. Sistemli refah devleti uygula-
malar sayesinde bir siyasa arac olarak ikinci plana itilen fakat kapitalist rnt ierisinde
hibir zaman vazgeilemeyecek gibi grnen sosyal yardmlarn gnmzde ciddi bir e-
kilde gndeme oturmasnn nedeni deien, dnen sosyal refah devleti olgusu ierisinde
aranacaktr.

lk olarak sosyal refah devletinin nasl ortaya ktn ortaya koymak, dnmn ve sosyal
yardmlarn bu balamda oynad roln anlamnn kavranmas asndan elzemdir. Bunun
iin ncelikle sosyal politikalar nceleyen srece ve sosyal refah devletinin yeerdii orta-
ma dikkat etmek gereklidir. Hangi koullar altnda refah devleti anlaynn yerletii, gn-
mze kadar gelen dngnn anlalmas asndan da anlaml olacaktr.

Her ne kadar ayni ya da nakdi yardm kavram tarih boyunca farkl uygulamalarla her top-
lumda karmza ksa da burada ulus-devlet oluumu ierisindeki kurumsallam bir ya-
pnn kkleri aranmaktadr. Hem tarihsel gelime sralamasnda ilk hem de sosyal devlet
kavramnda en dar kategori olan sosyal yardmlar (Gler, 2006, s. 32), sosyal gvenliin ve
tam anlamyla kurumsallam bir sosyal refah devletinin ilkel admlar olarak deerlendi-
rilmelidir. Dolaysyla refah devleti kavramnn Batda2 ilk olarak nasl kavramsallatrlmaya
alldna bakmak sosyal yardmlarn devlet, toplum ve kapitalizm nezdindeki yerinin de
anlalmas asndan deerli olacaktr.

Sosyal Refah Devletinin Tarihsel Balam


15. yzyldan sonra Avrupada zenginlik, ticaret ve smr vastasyla artm olsa da bun-
dan lkelerin iindeki ezilen snflar pay alamamlardr (Koray, 2005, s. 45). Tarmsal reti-
min ticarilemesi ve buna bal geleneksel yaplarn zlmesi, sanayileme, kentleme ve
demografik dnmler ve kapitalist retim ilikilerinin yaygnlamas, sosyal devletin olu-

2 Bat, ileride de deinilecei gibi sosyal refah devletinin maddi koullarnn olgunlua eritii topraklar olmas
hasebiyle odaa yerletirilmektedir. Batdan da kast muhakkak ki sadece ngiltere, Fransa ve Almanya deildir.
Fakat sosyal refah devletinin kapitalizme baat geliiminin bu lke rnekleri zerinden okunabilecei dn-
lerek metinde tarihsel balamn anlalmasnda bu lkelere atfta bulunulacaktr. te yandan aralarnda Halil
nalckn da bulunduu baz tarihiler, Osmanl Devletini de refah devleti olarak nitelendirmektedirler (z-
bek, 2002b, s. 25); fakat Osmanldaki uygulamalarn bir yandan devletin veya elitlerin inisiyatifiyle ekillenmi
kurum ve uygulamalardan dier yandan da aile, kan ba ve hemerilik gibi toplumsal yapnn kendi barndan
kan dayanma biimlerinden oluan karmak bir refah sistemine iaret etmesi (zbek, 2002a, s. 10), kapi-
talist retim tarzn tam anlamyla iler klamamas ve Batda deneyimlenen seklerlemeyi yaamam olmas
nedeniyle Osmanl Devletindeki uygulamalardan bu almada bahsedilmeyecektir.

224
Sosyal Refah Devletinin Dnm ve Sosyal Yardmlar

umuna zemin hazrlamtr (zbek, 2002a, s. 9). Bu minvalde kapitalizmle gbek ba bu-
lunan sosyal refah devletinin ilk pratiklerinin yoksul yasalar ad altnda ngilterede ortaya
kmas artc deildir. Kapitalizmin beii olan ngiltere, Orta adaki eitsizliklerin re-
tim biiminde yaanan deiikliklerle birlikte daha da keskinlemesine ve bunun sonucu
ortaya kan sefalete ev sahiplii yapmtr. 16. yzyln sonlarna doru ngilterede kamu-
nun, yoksulluun engellenmesinde ve yoksullara yardm yaplmas noktasnda sorumlulu-
u, yasal olarak kabul edilmitir (Sleeman, 1973, s. 9). Din nosyonlarn ve kilise rgtlen-
mesinin yn verdii yardm alanna gl bir belirleyen olarak devlet de mdahil olmutur.
1552de ilk yoksul kaytlarnn papazlar tarafndan tutulmu olmasna (Kse & Bahe, 2009,
s. 394) ramen manastr sisteminin k ve yoksullara yardm iinin Hristiyan Yardm Der-
neinden alnarak devletin himayesinde gerekletirilmeye balanmas (enkal, 2007, s. 31)
seklerlemeye paralel kilisenin artk esas deil, yardmc bir aktr olarak sahnede yer ala-
cana iaret etmektedir. Kapitalizmle en erken btnleen lkede, bir dizi yoksulluk yasas
bundan sonra da sosyal yardmlar dzenlemi ve rgtlemitir (Harris, 2004). Sosyal yar-
dmlar temelinde gelien ve yaylan politikalar sol cenahta da yank uyandrm, Fabianizm3
hareketinin de kurucular olan Beatrice ve Sidney Webb, zelin ve kamunun znn birbi-
rinden bamsz olmadn, vatandalarn devlet bilinli idealizme ynelerek sosyal refah
politikalarn hem etik hem de maddi olarak takip etmelerini nermilerdir (Jenson, 2008, s.
549). Refah devleti kavram Fransada ise devletin yetkilerinin genilemesine kar kan fa-
kat ayn zamanda da ar radikal bir bireycilie eletirel yaklaan liberal dnrler tarafn-
dan 19. yzyln ikinci yarsnda ortaya konulmutur. Kavramn ateli taraftarlarndan Emile
Ollivier refah devletinin yalnzca her bireyin zel karyla kamu yararn4 tanyan bir toplum
felsefesine bal olduunu ileri srmtr (Rosanvallon, 2004, s. 119). Dnsel altyapya
temel olan artan sefalet ve iilerin durumu gibi maddi koullar da gc elinde tutanla-
rn konu ile ilgili adm atmalar gerekliliini dayatmtr. rnein 1814 tarihinde Fransz bir
sanayici olan Dolfus, ilk kez iilerin alma artlarnn dzenlenmesi iin bir sosyal eylem
plan nermitir (enkal, 2007, s. 21). Kapitalist sistemin giderek palazland bir dnemde
ii snfnn kendisini yeniden retebilmesini ngren baz dzenlemelerin gerekliliinin
sermaye snf tarafndan dillendirilmesi sonraki toplumsal yarlmalarn nne geilmesine
ynelik nlem niteliinde grlmelidir. te yandan refah devletini kurumsallatrma a-
balarna ilk olarak 19. yzyln sonlarnda Almanyada rastlanlmaktadr (Ta, 2010, s. 73).
1870li yllarda kullanlmaya balanlan terim, 1880li yllarda Bismarckn gerekletirdii
siyasalarla somutlamaya balamtr. ngiltere ve Fransa gibi lkeler karsnda ulusal birli-
ini ge salayan Almanya, kapitalist retim biimine grece ge uyum salam olmasna

3 Fabian Dernei demokratik sosyalizme inanan, amac frsat eitlii olan ve toplumun ekonomik kaynaklarnn
ortak mlkiyeti ve demokratik denetimi yolu ile tm birey ve snflarn ekonomik imtiyazlar ile ekonomik g-
lerinin ortadan kaldrld bir dzen kurmaktr.
4 Kamu yarar ile ilgili detayl bir tartma iin bk. Tezcan & Poyraz, (2013).

225
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

ramen ksa srede sanayilemeye baat olarak giderek yoksullaan ii snfyla kar kar-
ya kalmtr. Almanyadaki politikalar devlet gdmnde buday fiyat kolluu, pahallk-
la mcadele kolluu vb. oluumlara yol am; antiliberal bir grnm sergileyerek Adam
Smith gibi dnrlerin son derece sert eletirilerine hedef olmutur (Rosanvallon, 2004, s.
119). Bismarckn bu srete att en nemli adm sosyal gvenlik kavramna bavurarak
bir yandan emek gcnn yeniden retimine olanak tanyan te yandan da iileri sistem
ile btnletirmeyi kolaylatran modern anlamda bir sosyal sigorta modeli oluturmasdr
(Gvercin, 2004, s. 190). 1881-1889 yllar arasnda Almanyada iiler iin hastalk, i kazas,
sakatlk ve yallk durumlarna zg sigortalar kartlmtr (Koray, 2005, s. 300)5

Fakat, 20. yzyla kadar toplumsall kavranamayan riskler tikel admlarla zlmeye al-
lm, evrensel bir yaklam gelitirilmesi mmkn olmamtr. Refah devleti, bir devletin
nerecei sosyal politikalar mnsne indirgenemediinden dolay (Esping-Andersen,
2006, s. 36), kinci Dnya Sava sonrasna kadar maddi temellerin olumas iin beklenil-
mesi gerekmitir. Daha kapsayc, kurumsal ve zgn bir tarih yapnn ortaya kmamas-
nn altnda yatan nedenler olarak Esping-Andersen (2006, s. 34), 19. yzyldaki dk kent-
leme hzn, Wilenskyden alnt ile de kamu ynetiminin, vergilendirmenin ve istatistiki
kayt tutmadaki yetersizlikleri gstermektedir. Sosyal refah devletinin sancl douu bu
koullar altnda gereklemi, iki dnya sava sonrasnda da talar yerine oturmutur. Re-
fah devletinin kurumsallama yolunda temelini att yllar, 20. yzyln ilk eyrei olarak
alrsak bu dnemi nceleyen ve potansiyel olarak refah devletine ihtiya duyulmasn sa-
layan artlar Sanayi Devrimi sonrasnda aranmaldr. Feodal retim biiminin yerini alan ka-
pitalist retim tarz da kendi retim ilikilerini dourmu ve baskn snflarla ezilen snflar
arasndaki ilikileri yeniden tanmlamtr. Sermaye giderek byk burjuva hkimiyetine
girerken hayatta kalabilmek adna ynlar, krsal kesimden kentlere doru ynelmitir. Bu
g dalgas, ykselmekte olan sanayi sektr iin ucuz i gc anlamna gelmektedir. Dola-
ysyla, sermaye hzla artarken alternatifi olduka ok olan i gcnn eksikliinde hemen
yerine yenisi ikame edilebilmektedir. Bu sre, iilerin artan alma saatlerine, kt al-
ma koullarna, dk cretlere tahamml etmesini zorunlu klmtr. iler kentin en ucuz,
gvenliksiz, salksz meknlarnda nfusa youn bir ekilde barnmak zorunda kalmtr.
ilerin yannda toplum iinde tutunamayan, kendine bakacak geliri ve durumu olmayan
yallar, ocuklar, kadnlar ve engelliler de olumsuz koullardan etkilenenler arasndadr.
Engels (1987) bu tabloyu ngilterede Emeki Snfn Durumu adl yaptnda derinlemesine
gzler nne sermektedir. Klasik iktisadn ekonomi teorileri de bu resmin ortaya kma-
snda nemli rol oynamtr. Adam Smithin Uluslarn Zenginlii adl eserindeki tam istih-

5 Refah devleti, modern sigortaclk tekniklerinin kklerini iinde barndrmaktadr. Alman sosyal devletinin en
byk kuramclarndan biri olan, Sosyal Politika Birlii kurucusu Adolf Wagner, devletin en byk doal sigor-
tac olduunu belirtmektedir (Rosanvallon, 2004, s. 26).

226
Sosyal Refah Devletinin Dnm ve Sosyal Yardmlar

dam algs ve grnmez el teorisi, David Ricardonun Ekonomi ve Politik ve Vergilendirme


Esaslar adl eserinde giriken fabrikatrlerin szcs hline gelmesi, say yasalar ile Her
arz kendi talebini yaratr. anlay, nne geilmez bir birikimin ve o zamanki merulat-
rlmaya allan sistemin teorik erevesidir (Saybal, 1993). Piyasa sisteminin artsz be-
nimsendii, sadece salkl olann hayatta kalabilecei koullar, toplumun gsz ve ezilen
kesimleri iin yolun sonu gibi grnyordu. Birok liberal dnr sistemin kendi iinde
zaten zm barndrd, mdahalenin gereksiz olduu kanaatindeydi. Muhafazakr d-
nr Edmund Burkea gre yoksullua mdahale etmek, i gcnn ortadan kalkmas ve
dnyann dzeniyle oynanmas anlamna gelmekteydi (Harris, 2004, s. 40). te yandan sol
cenahta sosyal refah devletinin kprdanmalar farkl deerlendirilmelere yol amtr. Fran-
sz Komnist Partisi iktisat uzmanlarndan Anicet Le Pors refah devletini sermayenin kol-
tuk denei, ngiliz Marksist Ian Gough (2008, s. 896) ise bu destein amacnn i gcnn
yeniden retilmesi ve isiz nfusun korunmas olarak tanmlamtr. Hardt ve Negri (2003,
s. 50)ye gre ise sosyal refah devletiyle birlikte paradoksal bir ekilde sermaye Marxa dn-
m ya da en azndan Kapitali okumay, istedii sonucu alabilme amacyla da olsa ren-
mitir. Marx ise refah devletine kar olan konumunu aka ortaya koymutur. Marx, Gotha
Programn6 eletirirken toplumsal soruna zm retmede devletin roln ycelten Al-
man sosyalist Lasalle ile alay ederek Yeni bir tren yolu yapar gibi, devlet yardmlar yoluyla
kolaylkla yeni bir toplum yaratabileceimize inanmak te Lasallen varsaymndan -
kan deerli sonu budur! demitir (Rosanvallon, 2004, s. 141). Marksist zmleme refah
devletini bir ara birim olarak yalnzca snf ilikilerini saklama ve snflarn atabilirliinin
derecesini drme stratejisinin bilinli bir rn olarak grr. kmas beklenen atma-
lar ve krizleri atlatmann yolu toplumsal endstriyel bir kompleksin hayata geirilmesidir.
Bunun iin de refah devletinin bytlmesi gerekmektedir (OConnor, 1973). Mingione
(1981, s. 55) devletin artk deer datm mekanizmalaryla birbirine zt iki farkl amaca
hizmet ettiini sylemektedir. Bunlar, sermaye birikimi iin en uygun koullarn yaratlmas
ve snf gcnn zel hegemonya kurallar altnda karmak toplumsal sistemin meru-
latrlmasdr. Modern devlet temel olarak baskn snflarn kollanp meruiyeti salamak
adna gszlerin ayakta tutulmaya alld bir manevra alan olarak tarif edilecek olursa
refah devleti ikinci kesime destein bir nebze de olsa art gsterdii, eitsizliin grece
de olsa bastrlmasna ynelik bir yaplanmadr. Refah devleti snf atmasn bulandran
mekanizmalar ierisinde barndrmaktadr. Ksacas iilerin lehine gibi grlen kararlarn
aslnda kapitalist sistemin devamll iin burjuvazinin hedefleri dorultusunda alnd
uzun erimde sylenebilir.

6 Ferdinand Lassale tarafndan Alman i Partisi iin yazlan program metni.

227
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

Sosyal Refah Devletinin Kavramsallatrlmas


20. yzyln banda yaanan dnya sava hlihazrda g durumda olanlar iin ar bir
darbe niteliinde olmutur. Sava ortamnn yaratm olduu dierkmlk yoksulluu ve
sefaleti perdelemektedir. Sava sonras toparlanmaya alan toplumlar, 1929da yaanlan
Byk Buhran ile sarslmlardr. Kklerini buralardan alan sosyal refah devleti, Bat toplum-
larnda zellikle kinci Dnya Sava sonrasnda tamamen kurumsallam, bireysel risklerin
nemli bir blmn toplumsallatrmaya almtr. Briggs (1999dan akt., Ersz, 2006, s.
768) sosyal refah devletinin piyasa glerinin roln azaltmak amacyla, bilinli bir ekil-
de rgtl kamu gcnn kullanld bir devlet tr olarak da deerlendirilebileceini
sylemektedir. Bu anlamda devlet dzenleyici mekanizmalarla cret ayarlamalarn, asgari
cret uygulamalarn, dk cret rekabetini nleyecek toplu pazarlklar ve hastalk, ya-
llk ve isizlik durumlarnda sabit bir gelir salayan sosyal gvenlik alarn iler klmaya
almaktadr (Lipietzden akt. Ycesan-zdemir & zdemir, 2008, s. 56). Keynesyen kon-
sensste sosyal gvenlik ekonomik bymeye, eitlik de verimlilie feda edilmemektedir
(Esping-Andersen, 1996, s. 3). Refah devleti, kurumsallam kamu politikalar ve kurumlar
araclyla herkese ada ve insan onuruna uygun bir yaam ve asgari dzeyde de olsa
bir geim dzeyi salamay hedeflemitir. (Gl, 2009, s. 65). Bu anlamda, yallk, isizlik ve
hastaln yaratt gelir kaybna, i kazasnn yol at zarara ve ocuklarn getirdii maddi
yke kar herkesin gvenlik sistemi iine alnmas zellikle Bat Avrupada hzla yaylmtr
(nsel, 2004, s. 190). Gvenlik sisteminin ileyi esas ise btn alanlarn zorunlu olarak
sosyal sigorta kesintisi ad altnda tasarrufta bulunmasdr. Bylece, herkesin iinde bulun-
duu bir dayanma modeli hayata geirilmektedir. Salkl olanlardan hastalara, ocuksuz
ailelerden ocuklu ailelere, alanlardan emeklilere, ii olanlardan isizlere doru gerekle-
en bir toplumsal dayanma a bylece herkesin yeri geldiinde yararlanabilecei ekilde
hayata geirilmitir. Gnmzde kent leinde merkez devletin, yerel ynetimlerin ve
birok sivil toplum kuruluunun da aktif ekilde iinde bulunduu ayni ve nakdi sosyal yar-
dm uygulamalarnda kstaslar, kltrel normlar, sosyal alar, klientalist ilikiler belirleyici
olurken sosyal refah devleti yaplanmasnda herkese ayn mesafede durma dsturu benim-
senmeye allmtr. Refah devleti, dinsel inayetin belirsizliini devlet inayetinin kesinli-
iyle ikame etmeyi amalamaktadr (Rosanvallon, 2004, s. 24). Laiklemekte olan devlet,
kader, anszlk ya da doal sebeplerden oluabilecek skntlar elinde bulundurduu gle
aabilecek olduunu refah devleti pratikleriyle kantlama abasndadr. Refah devletinde
esas olan himmet biiminde ifade edilen yardm deil, bir hak olarak grlen toplumsal ve
genel sigorta anlaydr (nsel, 2004, s. 190). Dolaysyla, bireyler hayatlarnn belli bir dne-
minde sosyal refah devleti uygulamalarndan herhangi bir kstlama olmakszn faydalanma
imkn bulacaklarn dnerek bu modelin meruiyetini kabul etmektedir.

Burada belirtilen zellikler sosyal refah devleti olduu iddiasn tayan her lke iin tama-
myla geerli deildir. Aada deinilecek olan Esping-Andersenin l tipolojisi ve buna

228
Sosyal Refah Devletinin Dnm ve Sosyal Yardmlar

yaplan katklar farkl sosyal refah devleti modellerinin zelliklerinin soyutland bir er-
eve olarak anlamldr. Esping-Andersen (2006, s. 34)e gre toplumsal risklerin nasl pay-
lald refah rejimini belirlemektedir. Devlet sadece en yoksul kesime ynelik (residual)
ve asgariyeti (minimalist) politikalar belirleyebilecei gibi kapsayc (comprehensive) ve
kurumsal (institutional) olarak da admlar atabilir. Esping-Andersen (1990) farkl lkeler-
deki refah devleti uygulamalarn aklamak iin liberal (Amerika, ngiltere), muhafazakr/
korporatist (Almanya, Belika) ve sosyal demokrat (skandinav lkeleri) olmak zere fark-
l kategori belirlemitir. Liberal modelde engelliler, yalnz anneler veya ak ekilde yoksul
olanlar gibi en muhta kesimler tespit edilerek toplumu ayrtrc ve genelde bonkr olma-
yan politikalar mevcuttur. Muhafazakr/korporatist model ise riskleri stat gruplarna gre
gruplandrarak benzer risk profillerini bir araya getirir ve genelde zorunlu yelie dayanan
meslekler zerinden kapal gruplar oluturur. Sosyal demokrat modelde evrenselci bir yak-
lamla toplumdaki tm risklere ynelik halkn dayanmasna vurgu yaplarak politikalar
benimsenmektedir (Esping-Andersen, 2006, s. 45-46). Fakat bu tipolojinin baz lkelerdeki
refah devleti yaklamlarn tam anlamyla aklayamad gerekesiyle Ferrera (2006) tara-
fndan Gney Avrupa-Akdeniz (spanya, talya, Yunanistan) tarz refah devletinin bir dier
model olarak deerlendirilmesi gerektii belirtilmitir. Bu modelde emeklilik sistemleri gibi
transfer merkezli politikalarn gelimi fakat ok paral olduu, genelde kurumsal emek
piyasalarna odaklanlarak kurumsal olmayan ya da dzensiz emek piyasasnn grece gz
ard edildii sylenebilir. Aile, risklerin azaltlmasnda ve sorunlarla baa klmas nokta-
snda aktif rol almakta, devletin bu anlamdaki grevini hafifletmektedir. Ferrera (2006, s.
209)nn tikelci, klientalist olarak imledii model zellikle seim dnemlerinde partizan bas-
klara, maniplasyona olduka aktr. Bu model Trkiyedeki sosyal refah devleti pratiklerini
de aklamaya kadir gibi grnmektedir. Gkbayrak (2009, s. 69)a gre Trkiyede refah
rejimi, Formel ve enformel istihdamdan kaynakl olarak ortaya kan hiyerarik, paral ve
karmak bir yap sergilemekte; bu paral ve karmak yapnn oluturduu sorunlar kar-
snda gvence salanmasnda, esasen aile ve geleneksel dayanma alar sistemde mer-
kez bir yer tutmaktadr.

Sosyal Refah Devletinin lkel Formu Olarak Sosyal Yardmlar


Sosyal yardm hizmetleri, devletin, nfusun trl nedenlerle kendi kendine bakm ve ge-
liimini salama olanaklarndan yoksun kesimlerine yardmc olmak ilevini anlatr. (Gler,
2006, s. 32). Sosyal yardm pratiklerinin herkese kabul edilen bir listesi olmamakla birlik-
te, genel olarak devletin kii ya da hane halkna yapt ayni ya da nakdi kaynak aktarma
mekanizmalarndan sz edebiliriz. Cokun ve Gne (2008, s. 1)e gre bu sreci daha ak
klmak adna, kaynak aktarmadaki farkl yntemi ele almak gereklidir. Bunlardan ilki ev-
rensel veya durumsal yardmlar olup gelir veya istihdam statsne bal olmakszn belli bir
sosyal kategoriye giren sosyal gruplara verilmektedir. kinci grupta sosyal gvenlik yardm-

229
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

lar yer almakta olup yararlanma durumu istihdam artlarna veya katk durumuna baldr.
nc grupta ortalama testi veya gelire/mal varlna bal yardmlar yer almaktadr. Bu
yardmlardan yararlanma art kiilerin mevcut gelir ve/veya mal varl durumuna baldr.
Bu son gruptaki sosyal yardmlar da genel kategoride ele almak mmkndr. Bunlardan
ilki belli bir gelire sahip olan tm kiilere yaplan nakdi yardmlar ieren genel yardmlardr.
Gelir yardmlar bu grubun ne kan rneidir. kincisi, belli, tanml bir gruba yaplan nakdi
yardmlar ad altndaki kategorik yardmlardr. Aile kredileri, isizlik yardmlar bu snfa girer.
Son olarak da bal/artl yardmlar vardr. Bunlar, belli bir mal veya hizmete eriimi sala-
yan yardm grubudur. Konut yardm ve okullarda verilen cretsiz le yemekleri bu gruba
girmektedir (Ditchten akt., Cokun & Gne, 2008, s. 2). Kurumsallama ncesi daha ok
sosyokltrel referanslarla ekillenen sosyal yardm pratikleri yukarda da bahsedildii gibi
19. yzyln sonuna doru sistemin devamll iin yneticilerden ve tebaadan bamsz
temel normlara ihtiya duymutur. Bu ama dorultusunda dzenlemeler yaplm, enfor-
mel olan dayanma mekanizmalar sistemden uzaklatrlmaya allm, yerlerini devletin
sosyal refah devleti erevesindeki siyasalar almaya balamtr.

Sosyal yardmlarn ynetsel boyutunun yannda toplumdaki karlnn anlalmas iin


ise Polanyi (2001)nin ve Mauss (2005)un antropolojik almalarndaki bulgular nemlidir.
Maussun arkaik toplumlar incelerken hediyenin nemini gzler nne serdii almas
ve Polanyinin toplumda ekonominin ileyiini deiim, karlkllk ve yeniden datm il-
keleriyle aklad almas sosyal yardmlarn znn grlmesine yardmc olacaktr. Bir
yeniden datm mekanizmas olan sosyal yardmlar gvenceli bir hak olarak tanmlanma-
d srece, bir taraftan hediyenin kar hediyeyi zorunlu klmas dolaysyla yararlanclar
iin bir bamllk ve bor durumu yaratacak, dier taraftan da karlkllk ilkesi zerinden
sadece belli topluluk alarnn datmdan yararlanmas sonucu dier kesimler iin dlay-
c bir mahiyet kazanacaktr. Ylmaz (2011, s. 254)n belirttii gibi siyasal bir pratik de olan
sosyal yardmlar Yoksullar yardm esnasnda sz edilmemi bir siyasi bor altna sokan
ve yardm eden kesimler iin siyasi-sembolik sermaye7 ina eden bir araca dnmektedir.

Bu erevede sosyal yardmlarn mevcut dzenin devamlln salamaya ynelik esas


gndeminin yannda iki nemli amacndan daha bahsedilebilir. Sosyal yardmlar, gelir kay-
na olmayan kiileri sosyoekonomik zorluklar karsnda koruma iddiasndadr. Buradaki
sknt kabul edilebilir asgari gelir dzeyinin kstaslarnn ne olaca ve buna kimin karar
verecei noktasndadr. Bu nedenle yardmlar ve yardm miktarlar yoksulluk tanmna ve
lkelerin mali imknlarna gre lkeden lkeye deiiklik gstermektedir. Yardmlarn ikinci
amac sosyal marjinalleme ve dlanmaya engel olmaktr. Sosyal dlanma kavram yoksul-
luk kavramna gre daha kapsaml ve ok boyutlu olarak ele alnmakta; eitimden sala,
evreden kendini gerekletirmeye ve gelitirmeye kadar kiilerin hayatlarnn tm boyut-

7 Sermaye trleri iin bk. Bourdieu, (1986).

230
Sosyal Refah Devletinin Dnm ve Sosyal Yardmlar

larn kapsamaktadr (Ditchten akt., Cokun & Gne, 2008, s. 2). Sosyal refah devleti yaps
ierisinde bu yardmlar belli oranlarda garanti altna alnmaya allmsa da son dnemde
yaanan dnm yararlanclar asndan skntlar yaratmtr. Bir hak olarak grlen ayni
ya da nakdi sosyal yardmlar artk otoritenin inisiyatifinde bir ltuf olarak deerlendirilmek-
tedir. Bu durum da sosyokltrel yaplarn ve klientalist ilikilerin tekrar srece dhil olma-
sna ve sonucunda toplumun dezavantajl kesimlerinin giderek daha baml hle gelme-
lerine neden olmaktadr.

Sosyal Refah Devletinin Dnm ve Sosyal Yardmlar


Kapitalizmin hzlandrd eitsiz gelime altnda ezilen ii snfn sistem ierisinde tutmak
iin devletin kurumsallam dzenleyici bir mekanizma vastasyla dorudan mdahalesi-
nin gereklilii kendisini tarihsel olarak dayatmtr fakat vergilerle finanse edilen ve gven-
celi almay bir anlamda temel alan refah devleti, sermaye iin her zaman bir kambur ola-
rak grlmtr. Grece eitliin salanmaya alld bir ortamda daha byk toplumsal
problemlerin yaanmamas iin devletin trtklad kr hadleri sermaye snfn rahatsz
etmitir. te bu artlar altnda kapitalizme ikin olan krizler tetiklenerek ve akabinde baha-
ne edilerek refah devleti anlay dntrlmeye balanmtr. Sosyal refah devletinin d-
nmn mali adan kuramsallatran neoklasik iktisatlar nceki byk krizlerden ders
karm, devletin ksmi de olsa varln piyasa da gerekli anlarda hissettirerek pazar eko-
nomisine uygun zmler sunmas gerektiini dile getirmilerdir. Musgrave 1959 ylnda
yazd Kamu Maliyesi Teorisi (The Theory of Public Finance) kitabyla modern refah ekono-
milerinin, adil gelir dalm ve etkili kaynak datm zelliklerine sahip olmas gerekliliine
dikkat ekmitir. Bu bak asna gre serbest market ekonomisi devletin dzenleyici fa-
kat ll mdahalesi olmad takdirde etkinlik asndan sknt yaayacaktr. Musgravee
gre kamu sektrnn refah seviyesini optimuma karabilmesi iin tahsis, datm ve is-
tikrar fonksiyonlarn salkl yerine getirerek bunlarda kabilecek potansiyel problemlerin
nne gemesi gerekmektedir (Oates, 1972, s. xiv). Datm mekanizmasnn toplam fayda-
y (toplumsal refah) arttracak ekilde planlanmas zorunlu olarak grlmektedir. Musgrave
ve Musgrave (1989, s. 73) salkl bir datm mekanizmasnn hayata geirilebilmesi iin ilk
olarak taleplerin etkin ekilde tatmin edilmesinin, yani bir kiiye ulaan kaynan dierle-
rini olumsuz etkilememesinin; ikinci olarak da adaletli bir datm sisteminin garanti altna
alnmas gerekliliinin altn izmilerdir. Fakat bu dzenleyici rol kesinlikle serbest piyasa
ekonomisini engelleyici bir durum arz etmemelidir. Aksi takdirde en uygun deer denklem-
lerine ulalamaz (Samuelson, 1959, s. 389). Piyasann yaratt eitsizlikleri snrl da olsa d-
zenleme iddiasnda olan refah devleti politikalarna neoklasik iktisatta olumsuz yaklalm,
devlet ileyiinde hantallk, verimsizlik, katlk yaratt iin dlanmtr (Friedman, 1974).
Akaln (2000, s. 13)a gre artk dikkatler, nispi gelir durumu ve tam eitlik konumundan;
lein tepesindeki ar gelirden, lein dibindeki gelirin yetersizliine yani yoksulluk

231
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

sorununa kaymtr. Dolaysyla, adaletli dalm artk yoksulluk erevesinde deerlendiril-


mekte; mali politikalar da bu minvalde ekillenmektedir. Ancak btn bu blm adaleti
konusunun; netice olarak getirdii etkinlik maliyeti dolaysyla ksmi bir eitlik salanabilse
de yoksulluk dourduu, Sovyet ve Dou Avrupa deneyimlerinden gzlendiinden; soru-
nun zmnn piyasaya braklmas ynndeki eilim g kazanmaktadr. (Akaln, 2000,
s. 13). Yaklam, Keynesgil bir eksik yatrm reddederek problemin isizlik yardmlar gibi
siyasalarda aranmas gerektiini iddia eder (nsel, 2004, s. 327). te yandan, vergiler sosyal
mallarn finansmannn tesinde, blmn yani kiiler arasnda gelir transferinin bir vas-
tas olarak kullanlnca, faktr piyasasndaki fiyatlar arptmas ve tevikleri azaltmas yann-
da, bu mdahale sosyal devlet adna da yaplsa, bir ahsn lehine dierinin zel mlkiyetine
devlete el konulmas artk ho karlanmamaktadr (Akaln, 2000, s. 13-14). Bireyselleme-
nin ve performansn tevik edildii bir yap ierisinde refah devleti uygulamalarnn dei-
meden geerliliini srdrmesi olas grnmemektedir. Dolaysyla 1970lerde kklerini
salan yeni liberal politikalar refah devletini yeniden tanmlamtr. Arz yanl ekonomiden,
talep yanl bir ekonomiye gei, refah devleti uygulamalarndan toplumun belli kesimleri-
nin yararlanabilmesini salamaya yneliktir. Kaynaklardan faydalanabilmek iin ncelikle
talepte bulunmak, sonrasnda ise otoritenin kstaslarn karlamak gerekmektedir.

Dolaysyla, kinci Dnya Savandan sonra sk bir ekilde izlenen refah devleti politika-
lar, 70lerde yaanan bykl kkl krizlerin glgesinde uzaklalan, etkisiz bir politika
olarak grlmeye balanm ve 80lerde arlkl olarak karmza kan, neoklasik iktisat ile
temellendirilen, neoliberal siyasalarla da ajandalardan silinmeye balamtr. Devletin artk
dorudan mdahil olduu srelerden ziyade, kapitalist retim ilikilerinin dzen ve gven
iinde kurulmasna ynelik dzenleyici devlet roln stlendii sylenebilir (Gler, 2006,
s. 34). Yeni liberal politikalarn sosyal refah devleti anlayna paralel, kamu sektrnde zel-
letirme, esnekleme, kuralszlama, serbestleme, ticarileme ve yerelleme gibi kkten
deiiklikler nerilmitir. Bir yandan da refah devleti hizmetleri giderek kamu sektrnn
yan sra zel, kr amac gtmeyen ve enformel sektrlerdeki eitli aktrler tarafndan
finanse edilmeye balanmtr (Bochel, 2011, s. 252). Fakat bu durum devletler nezdinde
sosyal harcamalar azaltmam, aksine bu kuralsz yeni dzen daha fazla mali ykmllk
dourmutur. OECD verilerine gre son 30 yl ierisinde devletlerin sosyal harcamalarnn
gayrisafi yurt ii hasla (GSYH) iindeki oran giderek artmaktadr (Tablo 1). Yeni liberal yak-
lam iler klnd her lkeye daha fazla eitsizlik ve yoksulluk getirmitir (Esping-Ander-
sen, 1996, s. 16). Bu srete nceden, zellikle emekiler iin byk nem tayan ve sre
ierisinde kazan olarak saylabilecek devlet gvenceli sosyal haklar erozyona urayarak
yetersiz kalm; hem ierii hem de pratikleri deimitir. Neoliberal sosyal politikalar ere-
vesinde devletten piyasaya, toplumdan bireye geie iaret edilirken (Ycesan-zdemir &
zdemir, 2008, s. 52), sorumluluklarn zelletirilmesinin beklendii srete, bireyin kendi
bann aresine bakmas beklenmektir (Rodger, & Campling, 2000, s. 3).

232
Sosyal Refah Devletinin Dnm ve Sosyal Yardmlar

Tablo 1.
Baz Devletlerin Sosyal Harcamalarnn GSYH iindeki yllara gre pay8
1980 1985 1990 1995 2000 2005 2009 2010 2011 2012
ek
.. .. 15,3 17,4 19,1 18,7 20,7 20,8 20,9 20,6
Cumhuriyeti
Yunanistan 10,3 16,1 16,6 17,5 19,3 21,1 23,9 23,3 23,5 23,1
rlanda 16,5 21,1 17,3 18,1 13,4 16 23,6 23,7 23,5 23,1
talya 18 20,8 19,9 19,8 23,1 24,9 27,8 27,8 27,6 28,1
Kore .. .. 2,821 3,248 4,821 6,507 9,604 9,155 9,2 9,3
Meksika .. 1,7 3,3 4,3 5,3 6,9 8,2 8,1 7,7 ..
Portekiz 9,9 10,1 12,5 16,5 18,9 23 25,6 25,6 25,2 25
spanya 15,5 17,8 19,9 21,4 20,2 21,1 26 26,5 26 26,3
svire 13,8 14,7 13,5 17,5 17,8 20,2 .. 20 20,2 20,3
Trkiye 3,2 3,1 5,7 5,6 .. 9,9 12,8 .. .. ..
Amerika Birle-
13,2 13,2 13,6 15,5 14,5 16 19,2 19,9 19,7 19,4
ik Devletleri
OECD-Toplam 15,5 17,2 17,6 19,5 18,9 19,7 22,1 22 21,7 21,7
OECD, (2013)

Ayni8 ve nakdi sosyal yardmlar da bu srete gndelik hayatn yeniden retilmesi asndan
nemli bir hl almtr. Sosyal devlet anlay sayesinde elde edilen haklar vastasyla top-
lumun byk bir kesimi sosyal yardmlara gerek duymazken geriye kalan kesimin ihtiyac
birok toplumsal mekanizma ile giderilmitir. Fakat 1970 ve 1980lerle birlikte hem sosyal
dayanma alarnn eitli nedenlerle zayflamas hem de refah devletindeki dnmn
birok sosyal gvenceyi trpanlamas sonucu toplumun dezavantajl kesimlerinin gndelik
hayatn yeniden retilebilmesine katk salayacak sosyal yardmlarn siyasa olarak daha
iler klnmas dnlmtr. Trkiye gibi lkelerde yeni liberal politikalarla eriyen refah
devletinde kaybedilen sosyal gvenlik haklarnn glgesinde dzensiz, zorunlu, youn,
deiken bir sosyal yardmlar yapsnn doduu gzlenmektedir. Bu durum sosyal refah
devleti asndan bir mevzi kayb, kazanmlarn kaybedilmesi, ilkel yapya, dar ereveye
geri dn olarak deerlendirilmelidir. Burada vurgulanmas gereken en nemli nokta yeni
liberal politikalar altnda iler klnan sosyal yardmlarn, hizmeti sunan ile yararlanan arasn-
da eitsiz ama karlkl bir iliki yaratmasdr. Hizmetten faydalananlar, deien ve zorlaan
hayat artlar karsnda ksa erimli de olsa bir kaynak elde ederken hizmeti sunanlar, hem
mevcut toplumsal ilikilerin meruiyetini hem de kendi pozisyonlarnn yeniden retilebil-
mesini salama almaktadr. Bu balamda yoksulluun ve eitsizliin retildii bir sistem
normalletirilerek ve verili alnarak zerine yine mevcut sistemi yeniden retecek karlkl

8 OECD, Trkiyenin de iinde bulunduu baz lkelerin verilerine ulaamad iin baz yllarn verileri tabloda
mevcut deildir.

233
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

yaplar kurulmaya allmaktadr. Merkez ve yerel arasnda mevcut dzenin devam iin
dzenlenen birliktelik sonucu yerelde artan bir ileyi gze arparken ulusal lekte ya-
sal olarak sosyal devletin dayanaklar ortadan kalkmasa da yeni liberal politikalar altnda
fiil olarak yetersiz kalaca sylenebilir. Sonuta kapitalist sistem ierisinde vazgeilemez
olarak grlen sosyal yardmlar dlayc, seici, talep odakl, kstl, dzensiz, devlet dnda
aktrlerin de srece katld bir siyasalar alan olarak ortaya kmaktadr. Bu durum da zel-
likle yldan yla artan ve eitlenen yardmlar asndan problemli bir yap ortaya karmak-
tadr. Bunun srdrlen bir yoksulluk kltr alad, asl problemlerin bu yolla zerinin
rtlmeye alld iddia edilmektedir. Bu yardmlar giderek artan bir bamllk ve sada-
ka kltrn toplumun belli kesimlerine yerletirmekte, insanlar retmeden tketmeye
ynlendirmektedir. Kalc zmlerden uzaklk tedirginlik yaratmakta, kaynaklarda skntya
girildiinde ne olaca bilinmemektedir.

Sonu
Neoklasik iktisadn dsturlar dorultusunda birok lkede herkese hak olarak grlen
sosyal refah devleti pratiklerinden giderek uzaklalrken sosyal yardm harcamalarnda
artlar yaanmaktadr. Kapitalist sistem ierisinde kaybedenlerin srece eklemlenebilmesi
adna bu durum kanlmazdr. Sosyal refah devletinin kapsaycl azalrken sadece seil-
mi gruplara ynelik siyasalarda younlamalar grlmektedir. Bu dnm, yoksulluun
kabulnn ve kontrol altna alnarak kreselleme koullar altnda srdrlebilirliinin
salanmas noktasnda doal olarak karlanmaktadr. Dnen sosyal refah devleti yaps,
snflar st bir aktr olarak, mlkiyet ve retim ilikilerine dokunmakszn, piyasann sorun-
larn, liberal bir eitlikilik anlay ve sermaye asndan kabul edilebilir bir dzeyde, sosyal
politikalar vastasyla dzenleyen bir yeniden blm ve datm mekanizmas olarak, top-
lumun yoksul kesimlerinin dlanmlklarn azaltmann bir arac olarak kurgulamaktadr.

Bu erevede pratikleri kapitalizm ncesine uzanan sosyal yardmlar, maniplasyona ak,


dzensiz, poplist, patronaj ilikilerine msait, kurumsallktan uzak ve eitli ok sayda ak-
trn bulunduu bir alan hline getirilmi ve nemli bir sosyal politika arac olarak sklkla
kullanlmtr. Kapitalist dngnn kanlmaz olarak girdii her kmazda daha da youn-
laarak kanserli hcrelere bir pansuman mahiyetinde uygulanan sosyal yardmlar, ihtiya
sahiplerinin gndelik hayatlarn yeniden retmeleri iin dnen sosyal refah devletinin
glgesinde giderek daha nemli bir yere sahip olmaktadr. Eer kapitalizmin sarmallarn-
dan ksa erimde klamayacaksa, sosyal yardmlarn yasal erevesinin ok daha ak bir
ekilde belirlenme gereklilii vardr. Genel yap kanunlarda belirlenmi olsa da uygulama-
larda hibir kstasnn olmad, geliigzel ileyilerle karlalmaktadr. Sosyal yardmlar,
sosyal refah devleti kalplarnda yapana bir minnet yaratmamal; bir hak olarak grlmeli,
toplumun her kesimine eit davranlmaldr. Bu sistem altnda toplumun belli kesimlerine

234
Sosyal Refah Devletinin Dnm ve Sosyal Yardmlar

kaynak aktarlmas zorunluluu ok aktr; fakat bu ileyiin altndaki ideolojinin ve srece


etkilerinin kavranmas ve koltuk deneine kimlerin yaslandnn anlalmas iin yerelle-
me, kreselleme, neoliberal politikalar, sosyal politikalarn giderek artan nemi ve sosyal
refah devletindeki dnm birlikte okunmas gereken dinamikler ve srelerdir.

Kaynaka
Akaln, G. (2000). Kamu ekonomisi. Ankara: Aka Yaynlar.

Akkaya, Y. (2001). Refah devletinden asgari geim devletine.Toplum Salk Eczac,1(1), 23-37.

Bochel, C. (2011). Devlet refah, sosyal politika: Kuramlar ve uygulamalar (Ed.), P. Alcock, M. May, & K. Rowlingson. Ankara:
Siyasal Kitabevi.

Bourdieu, P. (1986). The forms of capital. In A. H. Halsey (Ed.), Education: Culture, economy and society. New York, NY: Oxford
University Press.

Cokun, S. & Gne, S. (2008). Dnyadaki gelimeler erevesinde lkemizdeki sosyal yardmlar iyiletirme almalarnn de-
erlendirmesi. 24 Nisan 2009 tarihinde www.sydgm.gov.tr/upload/mce/birimler/strateji/yayinlar/sosyal_yardimlari_iyiles-
tirme_cabalari.pdf adresinden edinilmitir.

Engels, F. (1987). The condition of the working class in England (Ed.). V. Kiernan. New York: Penguin Books.

Ersz, H. Y. (2006). Sosyal politika-refah devleti-yerel ynetimler ilikisi. stanbul niversitesi ktisat Fakltesi Mecmuas, 4890,
759-775.

Esping-Andersen, G. (1990).The three worlds of welfare capitalism. Cambridge: Polity Press.

Esping-Andersen, G. (1996). After the golden age? Welfare state dilemmas in a global economy.In Esping-Andersen, G. (Ed.)
Welfare states in transition: national adaptations in global economies. London: Sage.

Esping-Andersen, G. (2006). Toplumsal riskler ve refah devletleri. (Ed.) A. Bura & . Keyder, Sosyal politika yazlar iinde.
stanbul: letiim Yaynlar.

Ferrera, M. (2006). Sosyal Avrupada Gney Avrupa refah modeli. (Ed.) A. Bura & . Keyder), Sosyal politika yazlar iinde.
stanbul: letiim Yaynlar.

Friedman, M. (1974). A theoretical framework for monetary analysis. In R. J. Gordon (Ed.), Milton friedmans monetary fra-
mework: A debate with his critics. Chicago: University of Chicago Press.

Gkbayrak, . (2009). Refah devletinin dnm ve bakm hizmetlerinin grnmez emekileri gmen kadnlar.alma
ve Toplum,21, 55-82.

Gl, S. S. (2009).Sosyal devlet ya da refah devleti nedir? (Ed.) . Kamalak & H. Gl, Yerel ynetimlerde sosyal demokrasi toplum-
cu belediyecilik teorik yaklamlar, Trkiye uygulamalar iinde. stanbul: SODEV Yaynlar.

Gler, B. A. (2006). Sosyal devlet ve yerelleme.Memleket Siyaset Ynetim,1(2), 29-42.

Gvercin, C. H. (2004). Sosyal gvenlik kavram ve Trkiyede sosyal gvenliin tarihesi. Ankara niversitesi Tp Fakltesi
Mecmuas, 57(2), 89-95.

Gough, I. (2008). Welfare state. New palgrave dictionary of economics, 4, 895-97.

Hardt, M. (2003). Dionysosun emei: Devlet biiminin bir eletirisi. stanbul: letiim Yaynlar.

Harris, B. (2004). The origins of the British welfare state: Society, state, and social welfare in England and Wales, 1800-1945. New
York: Palgrave Macmillan.

nsel, A. (2004). Neoliberalizm: Hegemonyann yeni dili. stanbul: Birikim Yaynlar.

Jenson, J. (2008). Getting to sewers and sanitation: Doing public health within nineteenth-century Britains citizenship regi-
mes. Politics Society, 36(4), 532-566.

Keynes, J. M. (1936). The general theory of employment, interest and money. London: Macmillan.

235
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

Koray, M. (2005). Sosyal politika. Ankara: mge Kitabevi.

Kse, A. H. & Bahe, S. (2009). Yoksulluk yaznnn yoksulluu: Toplumsal snflarla dnmek.Praksis,19(1), 385-419.

Mauss, M. (2005).Sosyoloji ve antropoloji. Ankara: Dou Bat Yaynlar.

Mingione, E. (1981). Social conflict and the city. Oxford: Basil Blackwell.

Musgrave, R. A. (1959).The theory of public finance: A study in public economy. New York: McGraw-Hill.

Musgrave, R. A., & Musgrave, P. B. (1989). Public finance in theory and practice (5th ed.). New York: McGraw-Hill.

OConnor, J. (1973). The fiscal crisis of the state. New York: St. Martins Press.

Oates, W. E. (1972). Fiscal federalism. New York: Harcourt Brace.

OECD. (2013). OECD social expenditure statistics. Retrieved April 5, 2013 from http://stats.oecd.org/BrandedView.aspx?o-
ecd_bv_id=socx-data-en&doi=els-socx-data-en.

zbek, N. (2002a). Osmanldan gnmze Trkiyede sosyal devlet.Toplum ve Bilim,92, 11-12.

zbek, N. (2002b). Osmanl mparatorluunda sosyal devlet: Siyaset, iktidar ve meruiyet 1976-1914. stanbul: letiim Yaynlar.

Polanyi, K. (2001). The great transformation: The political and economic origins of our time. Boston: Beacon Press Pa.

Rodger, J. J., & Campling, J. (2000).From a welfare state to a welfare society: The changing context of social policy in a postmo-
dern era. Houndmills, UK: Macmillan.

Rosanvallon, P. (2004). Refah devletinin krizi. Ankara: Dost Kitabevi Yaynlar.

Samuelson, P. A. (1954). The pure theory of public expenditure. The Review of Economics and Statistics, 36(4), 387-389.

Saybal, K. (1993). Liberalizm, refah devleti, eletiriler. stanbul: Balam Yaynclk.

Sleeman, J. F. (1973).The welfare state: Its aims, benefits and costs. London: Allen and Unwin Ltd.

enkal, A. (2007).Kreselleme srecinde sosyal politika. stanbul: Alfa Basm Yaym Datm.

Tac, F. (2010).Sosyal politikalarda can simidi sosyal yardm. Ankara: Nobel Yayn Datm.

Tezcan, A. M. & Poyraz, U. (2013). Kamu yarar kavramnn ve Trkiyedeki yasal dayanaklarnn kentsel politikalar asndan
deerlendirilmesi. ada Yerel Ynetimler Dergisi, 22(1), 1-21.

Ylmaz, Z. (2011). Yoksulluk ve belirsizlik: Yoksulluun ynetimi ve sosyal sorunun kuruluu. Yaymlanmam doktora tezi, Anka-
ra niversitesi, Sosyal Bilimler Enstits, Ankara.

Ycesan-zdemir, G. & zdemir, A. M. (2008). Sermayenin adaleti: Trkiyede emek ve sosyal politika. Ankara: Dipnot Yaynlar.

236
Jacques Rancierede Para Olmayan Para Kavram ve Snf Olmayan Failler

Jacques Rancierede Para Olmayan


Para Kavram ve
snf Olmayan Failler

Zeliha Dii*

Kurban, yararl servet kitlesi iinden alnm bir fazlalktr. Ve ancak krsz
tketilmek iin buradan ekilip alnmtr; sonu olarak sonsuza dek yok edil-
mitir. Seildii andan itibaren o lanetli paydr, iddetle tkenmeye adanmtr:
Ama lanet onu eylerin dzeninden skp alr; bundan byle canl varlklarn
mahremiyet, kayg ve derinliinin ldad figrn tannabilir klar.
Georges Bataille

Giri

ada Fransz felsefesinin nemli dnrlerinden birisi olan Jacques Ranciere, eser-
lerinde gelitirdii uyumazlk fikri ile gerek siyaset felsefesi alannda gerekse sanat
alannda yanksn bulan bir dnr olmutur. Elde ettii bu ilginin temel neden-
lerinden birisi onun hem felsefede hem de sanatta ontolojiyi reddetmesidir. Onun iin on-
tolojik dn, her eyi belirli bir alana hapseder. eyler ve olanaklar da bu yer zerinden
snrlanlarak dnlr. Bu dncesine bal olarak Platondan Bourdieuya neredeyse b-
tn felsefi gelenei eletiriye tabi tutmu ve sylem olarak polemik bir tarz benimsemitir.
Polemik dn tarznn ne olduu, Rancierein politik dncesinden gzlemlenebil-
mektedir. Rancieree gre politika, kendi bana bir ey olmayp varl iin baka unsurlara
ihtiya duyar. Bu balamda aralarnda ncelik-sonralk ilikisi olmamakla birlikte herhangi
bir snrlayc, dzenleyici ve dlayc yapya gereksinimi vardr. Bu yapnn ad polistir. Polis,
btn dzeni hesaba kattn, her eyin dengede olduunu var sayan ynetimdir. Politika
ise btnn birlik olarak varsayld polise kar yine onun iinden dn ve eyleyi tar-
zdr. Dolaysyla her polis, politikayla karlamaya elverilidir. Ranciere polis ile politikann
karlamasn politik olan olarak niteler. Politik olan, bir btn ya da birlik deildir. Bu ba-
lamda polis ve politikadan baka bir alan da deildir. Genel olarak karlama durumudur.

* Ar. Gr., Ankara niversitesi, Siyaset Bilimi ve Kamu Ynetimi Blm.

237
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

Bu karlamann kurallara balanamazl onun aslnda ne kadar da polemiksel nitelikte


olduunu gsterir. Polisin iinden harekete geenler, ne nceden kurulmulardr ne de bu
hareketin zgrlemeyle sonulanmas garantidir. Bu anlamda sadece bir davalama, bir
sava1tr sz konusu olan. Polisin dzeninde alan herhangi bir boluktan dier bir deyile
para olmayan paradan doan faillerin, bu para olmayan paraya tutunduka iddetlene-
cek olan bir davadr.

Polemiin balamasnda polis dzeni kadar, burada alan gedik olarak para olmayan para
ve onunla gelen snf olmayan failler de baroldedirler. Rancierede para olmayan para ve
snf olmayan failler zerine odaklanan bu almann ilk blmnde Rancierein uyumazlk
dncesiyle somutlatrd politika anlay sorgulanacaktr. Burada uyumazln ya da
politik olann, mevcut tanml ve temsile dayal dzen fikri olan polis ile tanmlarn kapsa-
yclnn her zaman iin eksiklii fikri zerinden polisin sekteye uratld politika arasn-
daki karlama olduu aklanmaya allacaktr. Para olmayan parann nasl gndeme
gelebildii, yaplacak bu tartmann hazrlayaca zemin ile somutlatrlacaktr. Ardndan
ikinci blmde Rancierein birinci blmde anlatlan toplumsal olan alglay tarznn felse-
fi temelleri sorgulanacak ve bu noktada siyaset felsefesinde her zaman tartlan btn fik-
ri zerinden sorgulama derinletirilecektir. Burada btnn kendi iinde saf birlik olmayp
paral olan yaps ontolojik fark kavram kullanlarak aklanacaktr.2 Ardndan bu farkla
birlikte Rancierein para olmayan para kavramnn nasl olutuu ve anlalmas gerektii
ona salanan felsefi temellerle birlikte dnlmeye allacaktr. Para olmayan parann,
btnn eksikli yapsnn hangi toplumsal uyumazlk alannda gerekleeceinin biline-
mezliine paralel olarak tanmlanamaz nitelii, sonraki blmde aa kacak olan politik
faillerin sorgulanmasn biimlendirecektir. Bu balamda, nce para olmayan parann ku-
rulmas, sonrasnda ise politik faillerin olumas sz konusudur. Burada bir sre iledii iin
faillerin sfatlarn belirlemek imknszdr. Bu noktada Ranciere, sahip olduu btn fikriyle,
para olmayan para ve politik failin tanmlanamazl fikriyle hem klasik hem de ada
dnrlerle polemie girmekte ve kendisini onlardan, yaptklar kesin tanmlar nedeniyle
ayrmaktadr. te bu almada ayrca, Rancierein fikirlerinin dier dnrlerle girdii po-
lemiklere odaklanlarak almas salanmaktadr. Bylece onun dncelerinin derinlii ve
snrlar da gn yzne kmaktadr. Ayrca yine sahip olduu para olmayan para fikrinin
toplumsal hareketlerle ilikisi de bir dier tartma noktasdr. Ranciere iin politikann hem
ykc hem de yeniden ina edici paradokslu yaps, politik eylemleri de paradokslu klmak-
tadr. Zira bu paradoks, yerleik yaplar yerinden eden eylemlerin kar odakl tikel deerle-
riyle ar zdelemesinin tehlikeli sonularyla eylemleri kar karya brakmaktadr.

1 Polemik, kelime anlamnda,sava demektir.


2 Bylece Rancierein eletirdii ontolojik baka ramen -Rancieree ramen- btn, ontolojik fark gibi ontolo-
jiye ait terimler kullanlarak Rancieree ihanet edilecektir. Fakat biliyoruz ki bir dnr anlamann yolu ona
ihanetten gemektedir. Ancak bu ekilde ondan uzaklamann ve onu doru ya da yanl anlalr klarak deer-
lendirmenin yolu alr.

238
Jacques Rancierede Para Olmayan Para Kavram ve Snf Olmayan Failler

Para Olmayan Paradan nce: Polis, Politika ve Politik Olan


Toplum, farkl zne ve nesnelerin yan yana geldii, iliki iine girdii ve snrlarnn nerede
balayp nerede bittii tam olarak belirlenemeyen kendi iinde hareketli-paral btndr.
Tad belirsizliklere ramen toplum, dnce tarihinde politikann temellendirilmesinde
dorudan bavurulan kaynak olma zelliini korumutur. Rancieree gre toplumsaln alg-
lan ekli farkl dnrlerin politik fikirleri zerinde etkili olmutur. Benzer ekilde Rancie-
rein toplumsal olan tahayyl biimi, onun politik dncesini biimlendirmitir.

Tarihsel olarak toplumun sahneye k, modern dnemin balangcna denk dmekte-


dir. Bunun temelinde, sosyoekonomik ve siyasal dnmlerin kayna olan kamusal alan
ve zel alan arasndaki balantnn ald biim bulunmaktadr. Ranciere, politikay d-
nn bu balant zerinden gerekletirir ve siyasal kklerine kadar iner. Bu balamda
Antikite, dorudan bavuru yeri olur. Antikitede kamusal alann btnl ve kamusal r-
gtlenme biimi olarak polis, ynetme biimi, dzene sokma iidir (Ranciere, 2005, s. 16).
Platon ve Aristotelesin dncesinden polis dzeninin nasl merulatrldn grmek
mmkndr. ncelikle yaam ve iyi yaam eklinde kavramsal bir ayrma rastlanlmaktadr.
Bu balamda yaam yani zoe btn canl varlklarn ortak zellii olan yaln yaam ifade
ederken iyi yaamn konu edildii bios ise bir birey ya da grubun zellii olan yaama bi-
imini (Agamben, 2001, s. 9) anlatr. Hem Platonda hem Aristoteleste ele alnan yaam, iyi
yaamn yani biosun nasl olaca zerinedir. Dledikleri dzen, i blmne dayanmak-
ta ve mevcut eitsizlikler varlklarn doalar zerinden merulatrlmaktadr. Dolaysyla
toplumsal olan ile insan doas arasnda koutluk bulunmaktadr. Buna gre herkes, kendi
doasna uygun olan tek bir ii yapmaldr (Ranciere, 2009a, s. 26). Bylece her eyin yeri n-
ceden belirlenmitir. Buna paralel olarak daha nceden politikayla ilgili olanlar, politikayla
ilgili olmayanlardan ayrlmtr (Ranciere, 2012, s. 18).

Ranciere duyulur olann paylatrld bu dzeni polis olarak adlandrmaktadr. Buras,


paylalan ortak eylerin ve dlananlarn saptand bir apaklklar sistemidir (Ranciere,
2008, s. 147). Fakat bu dzende, polis kapsayc tek btn olarak dlenmekte ve dolay-
syla dlamaya dayal bir ileyi gndeme gelmektedir. Rancieree gre polis, biosu hedef
almakta ve zoeyi dlamaktadr. Yani zoe, reme hayat olarak kodlanmakta, logos sahibi
olmamalar nedeniyle dlananlarn mekn olmaktadr. Bylece yurtta olmayanlarn yani
kadn, ocuk ve klelerin yer ald oikosa varlmaktadr. Aristotelese gre polis, rastgele bir
araya toplanm bir yn deildir. Kendi kendine yeterli bir yaam amalayan insan toplu-
luudur. Bu toplulua aidiyetin koullar insan doas, ald eitim, sahip olduu mlkiyet
vb. saylabilir (Aristoteles, 2010, s. 209-10). Aristotelesin de syledii gibi insan zoon poli-
tikondur. Onun bu zelliinin temeli ise logosa/konumasna dayanmaktadr. Rancieree
gre phonedan/sesten farkl olan konuma, mantkl sz sylemeyle ilgilidir ve biosa aittir.
Buna gre zne, yararl olan dile getirme yeteneinde olandr (Ranciere, 2005, s. 20). Ses

239
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

ise, tek bana acy ya da hazz ifade eder ve yaln yaama, zoeye aitlii belirtir. Bu anlamda
doasyla, mlk sahipliiyle, polis yurtta logos sahibi olan iken kadnlar, ocuklar, kleler
vb. phone sahibi olarak kodlanp polis dna itilmektedir. Fakat burada dlama, polis dna
olmakla birlikte snrsal anlamda polisin dna gnderici nitelikte deildir. Dlananlar yine
polisin iindedirler. Dolaysyla polisin iinde ikili bir yap sz konusudur. Kamusal alan ola-
rak kodlanlabilecek olan politikann (Rancierein deyiiyle polisin) gerekletii yer ve bu
alandan dlananlarn bulunduu yer. Ayrca, balangta da belirtildii zere, Platon iin
herkesin bir ii olmas, dzen iin zorunlu olandr. Bu nedenle reticinin retimle uramas
esastr. retilen bu dzende, polis bir btn olarak alglanmakta, herkesin hesaba katld
var saylmaktadr.

Bylece ynetme biimi olarak polis, hkim olan dzen anlayyla homojenliin ve birliin,
hiyerarik rgtlenme yapsnda tahsis edilen yerlerle de temsil dncenin alandr. Polis
rejimi, temsil rejimidir. Rancieree gre temsil rejim, yapma tarz olan poiesis ve poiesisten
etkilenen var olma tarz olarak aisthesis arasndaki kurall ilikinin ad olan mimesisin rejimi-
dir (Ranciere, 2012, s. 13). Benzerliklerin kodlanp datlmas olan mimesis, grntlerin
rejimidir. Bu anlamda, grlebilir ve sylenebilir olanla ilgilidir (Ranciere, 2008, s. 15). Ran-
cieree gre temsiliyetin art bulunur: ncelikle grlr olan, sze bamldr. Temsilde
szn z, grmeyi salamaktr; grlr olan iki ilemin birbiriyle kaynat bir neredeyse
grlr kullanarak dzene sokmaktr. (Ranciere, 2008, s. 114). Bylece grlr olan so-
mutlatrlrken onun dnda kalanlarn grlmesi engellenir. kinci olarak temsiliyet, im-
lemlerin dzen iinde kullanlmasdr () Anlalan ya da nceden grlen ile beklenme-
den gelip artan arasndaki ayarlanm ilikidir. Bu aamal ve engellemeli aa karma
mant, fazla konuan, ok erken konuan ve ok fazla bildiren szn hoyrata ortala
kmasnn nne geer (Ranciere, 2008, s. 116). Bylece temsil ile temsilin salad d-
zenin arkasndaki bir bilmek isteme, bir sylemek istememe, bir sylemeden syleme ve
bir duymay reddetme arasndaki oyun (Ranciere, 2008, s. 117) gizlenir. nc olarak tem-
siliyet, Sz edimlerini sahicilik ltnden ve sz ile grntlerin normal yararll l-
tnden muaf klarak onlar gereksiliin ve uygunluun isel ltlerine tabi klan kurguya
zg bir ussallktr. (Ranciere, 2008, s. 122). Dolaysyla temsilde temsil olunan, teki deil
tekinin izidir. (Ranciere, 2008, s. 134). Fakat temsil ile varsaylan, temsilci ile temsil olunan
arasnda kurulan zdeliktir. Temsil rejim, Grlebilir ve sylenebilir ilikisi iinde, bilgiyi
tarihin, grlebiliri de szn egemenlii altnda tutar. Sz ise daha nce de vurguland
gibi toplumsal rgtlenmede belirli bir kesime yani erkek, mlk sahibi, yurtta yneticiye
aittir. Bylece polisteki belirli bir grup, polisin kalanyla zdeletirilmekte ve herkesin sa-
yld bir dzen kurgulanmaktadr. okluk ve btnn denklii sz konusudur (Ranciere,
2005, s. 29). Sonuta poliste sayld varsaylan paralar, aslnda ondan dlanmakta, polisin
paras olmaktan kurguda ve pratikte karlmaktadr. te bu kesim, Rancierein politik tar-
tmasnda para olmayan para olarak kodlanmaktadr.

240
Jacques Rancierede Para Olmayan Para Kavram ve Snf Olmayan Failler

Para olmayan parann tam sayld varsaymna dayal polis mantnn karsnda ise bu
saymn boa karld politika bulunmaktadr. Rancieree gre Platon, Aristoteles gibi d-
nrlerde politika, topluluklar ynetme sanat olarak ele alnmtr. Ranciere, bu bak
tersine evirmek amacyla kendi politika anlayn ne srer. Buna gre politika, Cemaat-
leri ynetme sanat deildir; insan eylemlerinin uyumazlna dayal biimidir. (Ranciere,
2007, s. 13). Bunu ise toplumsaln ne olduuna ilikin cevab ile temellendirir: Toplumsal
olan bir ilikiler kmesidir. Bu ilikileri karlayacak temsil biimleri, szler hibir zaman
tam olarak bulunmamaktadr. Bylece Ranciere iin politika, zne kuramyla deil, zne
edimleriyle ilgilidir (Ranciere, 2007, s. 14).

Politika, cemaatin ilkesinin, yasasnn, has zelliinin edimsellemesi deil, btn bu un-
surlarn yerinden edilmesidir. Bu anlamda anariktir. Anari kelimesi ierik olarak dnl-
dnde, an-arkhe olarak ayrlabilir. Arkhenin kelime anlam, emir ve balang demektir.
Antikitede arkhe, ikinin birliini ifade eder. lk balayann, nde gelenin emridir. Somut ola-
raksa arkhe, toplumdaki btn ayrmlarn, tanmlarn ilk ilkesini ifade eder. Ayn zamanda
Platondan beri savunula gelen Ynetme yetenei olanlar ynetir, dierleri de ynetilir.
mantn merulatrr (Ranciere, 2006, s. 38). Arkhe mant, belirli bir astlk zerinde kendi
gcn uygulayan bir stln varln var sayar. (Ranciere, 2007, s. 142). Dolaysyla poli-
tika, bu stnln reddidir. Klasik tahakkm ilikisinden fazlas olarak politika, tahakkm
edenlere ynelik biilen yeterliliklerin ve buna ynelik fikirlerin sekteye uramasdr (Ran-
ciere, 2007, s. 143). Demokrasi de bunu somutlatrr. Platona gre Demokrasinin ls
(arkhesi) yoktur. Kkensel bir dzensizlik, hesap yanllna tanklk eder (Ranciere, 2007,
s. 72). Rancieree gre Platonun Yasalarnn 3. kitabnda ilk 4 snfn ilkesi, lk nce doan,
idare edecek olandr eklindedir. Ailedeki dzen, ehirde devam eder. 5. snfta, gl olan
zayf olan zerinde hakka sahiptir. Bu hak doumdan deil, doadan gelir. Buradaki amaz
ise, en glnn nasl tanmlanacadr. 6. snfta, kimlerin cahil olduunu bilen otorite-
nin iktidar bulunur. Sonuta yneten ve ynetilen pozisyonlarn belirleyen, kiilerin sahip
olduklar sfatlar olmaktadr. Ranciere iin politikann balad an bu andr. Yani sfatlarn
varlnn sorunsallatrlmasna paraleldir. Doum ilkesinden uzaklald anda, ortaya s-
fat olmayan 7. snf kmaktadr. Para olmayan parann addr. Benzerlerin iktidarndan
koputur. Sfat alamaz, ald anda dier snflara ve bylece dzene dhil olur. Bu nedenle
para olmayan paradr ve sfat yokluuyla vardr (Ranciere, 2006, s. 40). O, polisin iindedir
fakat adlandrlmamtr.

Bylece politika aslnda birinin dieriyle eitliinin varsaylp bunu dorulamaya ynelik
pratikler (oyun) btn olan eitlik srecinin dier addr (Ranciere, 2007, s. 71). Eitlik,
eylerin zdeliinin ve buna ynelik zorunluluklarn reddidir (Ranciere, 2008, s. 150). Do-
laysyla madde ve form zdeliine dair Aristotelesi tutumun da reddidir. Buna paralel,
insan doas ile toplumsal olan arasnda kurulan koutluunda sekteye uramasdr. Bunu
salayan zemin, eitlik zeminidir (Ranciere, 2012, s. 19).

241
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

Politika, Ortak nesnelerin tanmlanmasna imkn tanyan duyumsanabilir ereveleri ye-


niden yaplandrma etkinliidir. ktidar uygulamas ve iktidar mcadelesi deildir, iktidar
ilikilerine dayal polis dzenini bozan bir pratiktir. (Ranciere, 2010, s. 57). Ortak olann,
toplumsal ya da kamusal olann ekillendirilmesiyle ilgili bir abadr. Bu okuma Platonun
tersinden okunuundan da karlabilir:

Platon bize unu retir: Meknn ve yeteneklerin -ve yeteneksizliklerin- blmnde bir
atlak ortaya ktnda balar politika. Baka bir ey yapmaya zaman brakmayan iin/a-
lmann grnmez meknnda kalmaya yazgl varlklar, dnyada grlmeyeni grdrmek
amacyla ya da bedenlerin kard bir grlt gibi anlalan eyi, ortak olan tartan sz
olarak duyurmak amacyla ortak bir dnyay blen kiiler olduklarn ilan etmeye vakit
ayrabildiklerinde balar politika (Ranciere, 2010, s. 57).

Politika, polisteki yerlerin, ilerin ve toplumsal becerilerin blmne artk uyarlanmayan


bir baka bedenin kuruluu demektir (Ranciere, 2010, s. 59). Dolaysyla politika, srf taraflar
(zengin-fakir vb.) var olduu iin olmaz. Dorudan mcadeleyle ilikilidir. Doal tahakkm
ya da sayma dzeninin kesintiye uratlyla ilgilidir (Ranciere, 2005, s. 31). Eitliin politik
zgrle dntrlmesiyle mcadele sonlanr. Fakat sz konusu mcadelenin zgrle-
meyle sonlanmas demek mcadelenin bitmi olmas demek deildir. Bunun temellendii
yer de yine toplum anlaynda gizlidir. Daha nce de bahsedildii gibi toplum, farkllklarn
yan yana olduu hareketli bir btnlktr. Bu anlamda hiyerarik ve homojen bir birlik deil,
farka dayal mcadele alandr. Kendi iinde farkl paralardan oluur. Her mcadelenin so-
nucunda elde edilen sonu, dier paralar iin sorun dourur ve bir eylem, dierlerini yaratr.
Dolaysyla mcadele eden okluun arkasnda da baka okluklar yer alr.

Politika, kurgular ina etme iidir. Yaplan ve yaplabilecek olan arasnda ilikiler ina eder.
Bylece duyulur olan ekillendirmeye ynelik boluklar aar (Ranciere, 2008, s. 182). Te-
melinde ise temsil rejimin sorgulanmas bulunur. Temsiliyette, siyasal istisna sabitletirilir,
bir tekhneye tahsis edilir, yerler blmlenir ve dzen hline varlr. Oysa bir bozma ve po-
lemikletirme tarz olan politikada, verili olanda ina edilen yerler yerinden edilir. Tekhne,
Hareketsiz bir maddeye bir dnce formunun benimsetilmesidir. Tahsise dayal bu man-
tk, politika ile sorguya alr (Ranciere, 2008, s. 186-7). Bylece mevcut toplum fikri yeniden
biimlendirilir.

Sonuta politika, polisin kesintiye uratld srecin addr. Bu iki srecin karlamas ise
politik olan eklinde Ranciere tarafndan kavramsallatrlmaktadr. Politik olan, Politika
ile polisin bir hakszln ele alnnda karlamalardr. (Ranciere, 2007, s. 71). Ksaca sy-
lendiinde varsaymlara dayal yerleik dzen polis, dzenin yerinden edilmesine ynelik
edimler sreklilii politika, genel olarak bu mcadele srecine ise politik olan denilmek-
tedir. Polis evrensel yasalaryla kendisini dayatrken politika evrensellie boyun emeyen
farkllklarn varlyla gndeme gelen edimlerle somutlamaktadr. Bylece uyumazlk
sahneleri yaratlmaktadr. Uyumazlk olann, kendinden ayrlmas (Ranciere, 2007, s. 121)

242
Jacques Rancierede Para Olmayan Para Kavram ve Snf Olmayan Failler

ile ortaya kan polemiktir. Fakat burada belirtilmesi gereken ey, politikann ve buna bal
politik olann nadirliidir. Bunun nedeni ise polis dzeniyle birlikte btn iinde farkllkla-
rn kaybolmasdr (Ranciere, 2007, s. 148). Bu kaybolu, politikann varln zorunlu klma-
makla birlikte onun olumsalln imler.

Boluun Ad: Para Olmayan Para


Birinci blmde anlatld zere, polis, herkesin ve her eyin tam sayld hiyerarik, ho-
mojen vb. nitelikleri olan dzenin addr. Ranciere, polis dzeninde bulunan ve farkl filo-
zoflarca merulatrlan tam bir btn olarak toplumsal olan fikrine kar kar ve bu ba-
lamda para olmayan para kavram, tam olmayan polis ile birlikte gelen politika ve politik
olan kavramlarn akla kavuturmada nem kazanr.

Polis dzenindeki tamlk anlaynn aksine Ranciere iin tam bir btnden bahsetmek ola-
nakszdr. Btn anlayn somutlatrmada Ernesto Laclaunun btn perspektifinden ya-
rarlanlabilir. Laclauda btn, farka dayanan bir btndr. Yani eyler, tekillikleriyle birlikte
gelen farklaryla bir btn olutururlar. Btn, farklarn hepsini kapsar. Btnn kavranma-
s demek onun snrlarnn kavranmas demektir. Bu nedenle onu ayrmak iin bir tekine
ihtiya vardr. Fakat btn, farklarn hepsini kapsad iin bu teki de onun iindedir. Bu-
radaki teki, btnn kendisini ina etmek iin darya att bir tekidir. Dlanm ge
karsnda dier farklar, dlanm olan yadsmalar bakmndan, birbirleriyle e deerdirler.
Fakat e deerlik fark kelten bir eydir; btn, zdelik, farkllk ve e deerliliin gerilimi
iinde ina edilir. Bu nedenle btnlk, baarsz bir btnlktr, ele geirilemez bir taml-
n mekndr. (Laclau, 2007, s. 87-8). Dolaysyla temsili de olanakszdr. nk e deerlilik
ve fark arasndaki gerilim kesinlikle alt edilemezdir. Fakat btnln anlalabilmesi iin
bir kapanma gerekmektedir ancak byle zdelikler kurulabilir (Laclau, 2007, s. 87-8).

Dolaysyla btn, heterojen-farka dayal bir yapdadr. Rancierein terimleriyle sylenirse


btn temsil eden polis dzeni oluurken btnn ele gelmez yapsyla birlikte darda
kalanlarn, kendisini polis dzeniyle zletiremeyenlerin varl da gerekleir. Yani dzen
olutuu anda dzensizliin koulu olan para olmayan para da varlk kazanr. Bunu sala-
yansa btne ikin ontolojik farktr. Yani varla/btne isel olan farktr:
Varlklarla onlarn varlklar arasndaki fark ayn zamanda varlklarn kendi iindeki
farktr. Btnsellikleri iindeki varlklarla onlarn varl arasndaki fark kesinlikle fark
karr (Zizek, 2008, s. 24-5).

Bu sylem somutlatrldnda, ontolojik fark, ey ve o eyin sunumu arasndaki farkn ad-


dr. Dolaysyla btnn dnld balangtan beri var olan ey, birbirinden farkl iki
para deil, birin ikin yardr. (Zizek, 2008, s. 35). Birin kendisiyle rtmemesidir. Dola-
ysyla nce btnn ierisinde bir fark ve ardndan gelen bir antagonizma bulunur (Zizek,
2008, s. 35).

243
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

Ontolojik fark, Rancierein metinlerinde dorudan gememektedir. Fakat in-between/ara-


lk-ta konumunda bulunan politik fail anlatlarndan bu szcenin varl karlabilmekte-
dir. Politik olan kavray zerinden gidildiinde, kurumsallaan ve her eyi temsil ettiini
varsayan polis, buna uygun olarak yaplanr ve varlk tarzlar gelitirir. Poliste birinci blm-
den de hatrlanaca gibi levler ve varlk tarzlar arasnda uyum bulunur. ve boluk yok-
tur. Bylece, var olmayan, polisin tahsis ettii gibi olmayan, buradan dlanr, yok saylr.
te politika, poliste var olmayan n bulunduu yerdir (Ranciere, 2007, s. 145). zne ise,
farkna varan ve topluma kard sesiyle kendisini dayatan herhangi bir kii ya da grup
deildir. Polis dzeninde verili olanlarn deneyimlenmesi srecinde farkllklar, kimlikleri,
ilevleri ve bu ilevlere biilen lleri balayp koparan bir iletimcidir (Ranciere, 2005,
s. 65). Politik olann olutuu polis ve politikann karlamasnda, bu karlamaya sebep
olan ey polisin politikay karlamadaki eksikliidir. Bu eksiklik de ontolojik fark kavra-
myla zdetir. Bu fark ise polisin paralarn tam olarak temsil edememesiyle koutludur.
Dolaysyla, politik olan ve bu dorultuda politikay gerekletiren znelerin/politik faille-
rin kurulduu bir boluk sz konusu olmaktadr. te bu boluun kendisi, dorudan para
olmayan para eklindeki znenin kendisi olmaktadr. Buna bal olarak politik failler -ki bu
durumda para olmayan para tarafndan kurulduklar iin zne deil fakat nesnedir-zne-
leme sreciyle birlikte adlarna kavumaktadrlar.

Bu srete znenin ad henz yoktur. Srecin sonunda oluacaktr. znelemenin hetero-


lojik nitelii de politik faillerin bolukta/aralkta/para olmayan parada olmas durumunu
aydnlatabilir. Rancieree gre heteroloji, tekiliin belirlenimi uyarnca bir teki man-
tdr. ncelikle bir kimliin basite olumlanmas ya da inkr deildir; polis tarafndan ta-
lep edilen tam -belirli-tannan adlar karsnda politika, tanml olmayan ama var olan adlar
sunar. kinci olarak heteroloji bir kantlamadr. teki onu tanmasa bile, bir teki var sayar.
Bu anlamda Habermasn iletiim yeri deildir. Mutabakat ve hasarsz iletiim bulunmaz.
Aksine hakszlk gibi bir durumun ele alndr. nc olarak Laclaunun ele gelmez btn
anlaynda olduu gibi Rancierede de polisin kurduu zdelik mant geicidir. Bunun
nedeni de tamln olanakszldr. Buna gre polis, Byk anlatnn gemiinin kars-
na, kk anlatnn (olgunun) imdisini koyar ve bunu srdrmeye devam eder.. Bylece
kapanmayan bir boluk, eitsizliin varlna paralel varln srdrr. Polisin eitsizliine
kar gelien eitlik sreci, farkllk srecidir. Farkllk ise uygun-has olann da vurumu ol-
mayp aralkn oluumuyla ilgilidir (Ranciere, 2007, s. 76). Bu aralk, politik znenin kendini
konumlandrd para olmayan parann addr. Hiyerariyi bozar ve yan yana birliktelii
amalar (Ranciere, 2011, s. 126). zneler, ortak llemezleri, eitlik damgalarnn mant-
n, polis dzeninin mantn lerler. lmeyi, polis dzenine atma yoluyla ve atma
iin var olan bir baka topluluu, bir paya sahip olanlar ve hibir paya sahip olmayanlar
arasnda ortak bir eyin olduuna dayanan atmac topluluu zorla dayatarak yaparlar
(Ranciere, 2005, s. 59).

244
Jacques Rancierede Para Olmayan Para Kavram ve Snf Olmayan Failler

Bylece politika, zneler ve zneleme tarzlaryla ilikilidir. zneleme verili bir deneyim
alan ierisinde nceden kimliklendirilebilir olmayan, bu nedenle de kimliklendirilmesi o
alann yeniden ekillendirilmesinin bir paras olan bir bedenin ve bir sz syleme yeter-
liliinin bir dizi eylem araclyla retimidir. (Ranciere, 2005, s. 59). Yani znelleme bir
kimliksizlemedir, Bir yerin doruluundan uzaklamadr. Hibir saygnl olmayanlarn
sayldklar alan olduu iin bir paya sahip olanlar ve olmayanlar arasnda balantnn kuru-
labilecei zne alannn almasdr. (Ranciere, 2005, s. 60).

Para olmayan parann varl srekli, verili olan tarafndan bastrlmakta ve aralk kapatl-
maya allmaktadr. Bu nedenle tarih, Marxn syledii gibi snf olan snflarn mcade-
lesinin deil ama en azndan bir mcadelenin tarihidir. Ranciere bu mcadelenin tarihini,
polis ve politika zerinden okumaktadr. Ranciere, bu okuma tarzn, Souk Sava sonras
ykselen politikann sonu ve liberalizmin zaferi ile geldii sylenen evrensel demokrasinin
mantn boa karmak zere oluturmutur. Bu balamda konsenss demokrasisi onun
temel kavram olmaktadr. Rancieree gre liberal konsensste sz konusu olan, para olma-
yan parann yani ekimenin taraf olan ile toplumun bir paras olan arasnda boluun
kaybolmasdr. (Ranciere, 2005, s. 141). Bu durumu kantlamak zere, liberal demokrasinin
kendisini temellendirdii Antikiteye yzn evirir.

Daha nce de bahsedildii zere, Antikitenin deerlendirilmesinde polis yaps, Platon ve


Aristotelesin dnceleri nem kazanr. Hannah Arendte gre polis, devrimlerin olduu
zgr kamusal alandr (akt., Berktay, 2012, s. 44). Temelde polis, kendi iinde paral bir ya-
py ifade eder. Buna gre, logos sahibi yurttalarn bir araya geldii polis ve yurtta ol-
mayanlarn yer ald alansa oikostur. Rancieree gre antik eitsizlii merulatrmada ve
bylece para olmayan paray gizlemede kullanlan insan doas ve toplumsal olan ara-
sndaki uyumluluk fikri, modern dnemin kuruluunda Thomas Hobbes tarafndan devam
ettirilmitir. Hobbesun Leviathanda syledii gibi nsanlar doutan eittir. (2013). Bu
eitlik, onlarn toplumsal rgtleniine yansmaktadr. Buna gre, herkesin birbirinin eiti
olmas, dierinin gvenliinin tehlikeye girmesidir. Dolaysyla eitlik, bir sava hlidir. Sa-
va hlinde toplumsallk sz konusudur fakat siyasallk sz konusu deildir. Siyasal olana,
gvenlikleri uruna zgrlklerinden vazgeen bireylerin gerekletirdii toplum szle-
mesi sonucu kurulan egemen devlet ile geilmektedir. Burada da Antikitede dzen olarak
polisin varlnn merulatrlmasnda olduu gibi yine dzen olarak devlet fikri, toplumsal
ile insan doas arasnda kurulan bant zerinden merulatrlmaktadr. Szleme nce-
sinde insanlar szlemeye zorlayan gvenlik hissinin arkasndaki gd, mlkiyetin korun-
mas gdsdr. Dolaysyla szleenler de btn toplum olmayp orada mlk sahibi olarak
bulunanlardr. Kapsayclnn snrllna ramen egemen devlet fikriyle sylenen ise bu-
nun tersidir: mlk sahiplerinin yannda ona sahip olmayanlarn da szlemede kapsand
varsaylr. nsanlar uyruk olarak somutlap eitli hak ve zgrlklerle birlikte grevlere
sahip olurlar. Burada zerinde durulmas gereken nemli nokta, devletin kuruluunda her-

245
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

kesin rzasnn varsaylmasdr. Bylece devlet, bireylerin toplam olan bir btnn taycs
olmaktadr. Modernite, Paralar ile taraflar arasndaki kavgay dlamak zorunda olan bir
egemen gcn mutlaklna denk bir bireyselliin icad ile balamaktadr. (Ranciere, 2005,
s. 115). Jrgen Habermasn deyimiyle modernite Kamusal topluluk olarak bir araya gelmi
zel ahslarn mlk sahibi ve insan rollerinin hayal zdeliine dayanr. (2012, s. 132).
Bylece burjuvazinin kar genel kar ile zdeletirilmektedir. te bu noktada, daha nce
bahsedilen btnn tam olarak var olmasn engelleyen para olmayan para gn yzne
kmaktadr. Konumland yer ise, devletin hak sahibi uyruklarnn yer ald kamusal ile
genel olarak sylendiinde mlk sahibi olmamas nedeniyle hak sahibi olamayanlarn, uy-
ruklarn yannda yer ald zel alan arasndaki boluktur. Michel Foucaultnun da belirttii
gibi ticaretin gelimesine paralel, devlet araclyla dzenleyici normlar devreye girmeye
balar. Bylece olgularla olabilecek olanlar zdeletirilerek her ey, yasaya balanmakta-
dr. Toplumsal rgtlenme biimi olarak ortaya kan devlet, sonuta polisten farkszla-
maktadr (2007, s. 311-30). Para olmayan parann yzeye kmas engellenerek eylerin
yanl saym srdrlmektedir.

Rancieree gre, toplumlar her zaman oligarinin oyunlar tarafndan organize edilmilerdir.
Bu nedenle, halk egemenlii denilen ey, eitliki bir toplumla ve demokratik ynetimle
heterotopiktir. Toplumu, kendinden ayrarak ynetimi de ondan ayran eydir. Bylece
yurtta-insan, yneten-ynetilen gibi ikililikler ve birincisinin ikincisini tam olarak kapsa-
yamamasna paralel gerekleen para olmayan para/boluk gndeme gelmektedir (Ran-
ciere, 2006, s. 52). Fakat ileyite para olmayan parann varl sistem tarafndan srekli
engellenmeye ya da yok saylmaya allr. nk zaten o sistem bu boluu-eksiklii gi-
dermek zere olumutur. Daha nce yaplan btn analizlerinden de hatrlanaca ze-
re, kuruluu bu boluu kapatmakla koutluyken kurulduu anda yeniden boluklar icat
etmektedir. Dolaysyla her btn ya da onun somut hli olarak dnlebilecek toplum
daha batan paradoksaldr.

Para Olmayan Parann Snf Olmayan Failleri


Btnn batan itibaren ierdii eksikli yapsnn somut ad olan para olmayan para,
kendi faillerini de yaratr. Rancieree gre, Polise zg topluluk inasnda verili olmayan bir
okluk elde edilir. Bu okluk, baka okluklarn ard alandr. (Ranciere, 2005, s. 60). okluk,
bir ad bildirir. Bu ad ise bir politik topluluu niteler. Dolaysyla adn ilan, ilan edilmi politik
topluluk ile kendisini bu topluluktan dlanm olarak tanmlayan topluluk arasndaki bo-
luu apak klar (Ranciere, 2005, s. 62). Bylece, nasl ki para olmayan parann ortaya
k herhangi bir kurala ya da mekna tahsis edilemiyorsa benzer bir ekilde onun arac-
lyla kurulan faillerin de adlar herhangi bir sfatla herhangi bir kii, grup ya da toplulua
tahsis edilemez. Ranciere iin fail, Anayasal metinde tannm () deildir. Failin ne olduu

246
Jacques Rancierede Para Olmayan Para Kavram ve Snf Olmayan Failler

tanmlanm olan kimlikler arasndaki yark tarafndan belirlenir. Tanmlamay ise toplumsal
iliki ve hukuksal kategoriler nceden belirler. (Ranciere, 2006, s. 5). Bylece Rancierein
politik dncesinde, politikay stlenecek sabit zneler bulunmaz. Dier bir deyile, poli-
tik failler daima geicidirler. Politik farkllk daima kayboluun eiindedir: nfus ya da rk
uurumunda kaybolmaya yakn halk, karlarn savunan emekilerle kartrlmaya msait
proleterler, tccarlarn agorasyla kartrlmaya yakn halkn kamusal gsteri mekn vs.
(Ranciere, 2007, s. 152).

Rancierein politik failleri alglay asndan dnldnde Ranciere, liberal demokrasi


dnrlerinin zne anlaylaryla olduu kadar Marksist dncedeki zne anlayyla da
uyumazlk iindedir. Rancieree gre Karl Marxn en nemli katklarndan birisi, dnyay
Platon gibi idealist deil, materyalist ereveden grmesidir. Friedrich Engelsin de belirttii
gibi toplumsal yap retim ilikileri zerinden okunmaktadr: Btn toplumsal deiim ve
siyasal alt st olularn nihai nedenleri, insanlarn zihinlerinde () deil, retim ve deiim
biimindeki deiikliklerde; felsefede deil, ilgili dnemin kendi ekonomisinde aranmaldr.
(2000). Bu balamda, modern dnemin temel retim ekli kapitalist retim ekli olup bu
sistem kendi iinde onu yok edecek olan elikisini de tamaktadr. Bu elikinin ad top-
lumsallam retim ile kapitalist mlk edinme arasndaki eliki (Engels, 2000, s. 72)nin iz
dm olan proletarya ile burjuvazi arasndaki kartlktr. Burada emeinden baka gelir
kayna olmayan proleter, emeiyle birlikte burjuvazinin mlkiyetinin oaltcs ve aslnda
btn kapitalist sistemin temel tadr. Bir yanda kapitalistin mlkiyeti gittike artarken di-
er yanda insanlarn byk ounluu sefalete mahkm olmaktadr. Dolaysyla insanlarn
byk ounluunu sradan ii snf olmaktan proleter olmaya doru iten ey, Toplumsal
retimdeki anarinin itici gcdr ve sonunda retim anarisine son verecek olan da ite bu
proleter kitlelerdir. (Engels, 2000, s. 75). Yine Engelse gre, dnyay zgrletirmede grevli
olanlar, proleterlerdir (2000, s. 90). Marx ve Engelsin bu grlerinde para olmayan para-
nn gndeme gelebilecei yer olarak toplumsal yapnn temeli olan ekonomi dile getirilir.
Bylece Rancierein para olmayan parann her trl eliki zerine gndeme gelebilecei
teziyle tezatlk olumakta, boluk, bir yere tahsis edilmektedir. Bu tahsise paralel, para ol-
mayan parann grne kmasyla birlikte biim kazanacak olan politik failin kimlii de
nceden tanmlanabilmektedir. Onun ad proletaryadr. Bylece Platonun dzeni srdr-
mek adna herkese yerlerini tahsis ederek oluturduu ideal, Marksizmde dzeni ykarken
gndeme gelmektedir. Bu tahsis edici bak, Vladimir Leninin devrimci nc parti savyla
daha da keskinletirilmitir. nc parti sav, daha sonra Sartre tarafndan yenilenmitir. Bura-
da, iilerin devrim yapacak yeteneklerinin bilincinde olmamas hli kendinde bilin olarak
ifade edilip devrimci yeteneklerinin gn yzne kt kendi iin biline evirilmelerinde
nc parti ve dier iilerden nce bu bilince sahip olmu proletarya nem kazanmakta-
dr (1978). Rancierein deyimiyle burada ii, Konuturulmak istenen ama konuamayandr..
nk bunun iin ne vakti vardr ne de gc: yorgundur (Ranciere, 2009, s. 168). Bylece

247
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

Marksist paradoks gn yzne kmaktadr: Kimin proleter olduunu nceden tayin edip
devrimi koullara balayarak devrimin asl engelcileri olmulardr. Beklenilen bir proletarya
sz konusudur. Oysa gereken snf deil, snf-olmayandr. nk snf demek, hiyerarinin
ve dzenin devam demektir. Bu noktada Rancierein nerisi, proletaryann snf olmaktan
karlmasdr. Ancak bu ekilde devrimci ruhuna kavuabilir ve Rancierein geici olmakla
niteledii politik faillerinden biri hline gelebilir (Ranciere, 2009, s. 111).

Marksizmin amaza girdii devrimci zne figr, gnmzde Michael Hardt ve Antonio
Negrinin okluk eklindeki zne teorileriyle almaya allmaktadr. Bu noktada oklukun
Rancierein politik dncesi asndan bir fail olup olamayaca sorgulanmas gereken bir
alan hline gelmektedir. Hardt ve Negriye gre okluk kavram, ii snf kavramndan fark-
ldr. Bu farkn sebebi, ii snf ile kastedilen failin kapsamnn okluka gre snrl oluudur.
okluk, tekil farklarn oulluudur. Bunun anlam ise oklukun asla bir tekillie ya da tek
bir zdelie indirgenemeyecek saysz isel farktan mteekkil olmasdr (Hardt, & Negri,
2004, s. 12). Bu balamda okluk ii olabilecei gibi yoksul, gmen vb. de olabilir. Fail ola-
rak okluku kuran eyse toplumdaki elikilerdir. Burada elikinin gerekletii unsurlarn
neler olduu konusunda geleneksel Marksizmden farkllk arz ederler. Hardt ve Negriye
gre bir btn olarak grlebilecek toplum ierisinde retim, toplumsaldr. Bu noktada on-
lar Marx ve Engelsde olduu gibi retim ilikilerinden yola karlar; fakat onlarn eletirisi
zerine kendilerini ina ederler. Bu balamda retimin toplumsall derken bahsedilen ey
maddi mallarn yannda iletiim, ilikiler ve yaam biimlerinin de bu tezghta yer ald-
dr. Bu durum Foucault tarafndan biyopolitika olarak adlandrlm ve btn ierisindeki
elikiler sadece maddi retim alannda deil, yaamn her alannda ortaya kabilir hle
gelmitir (Hardt, & Negri, 2004, s. 13-4). Bu anlamda eliki anlaylar, Rancierein para ol-
mayan para anlayyla paralellik gsterir. Biyopolitik toplum biiminden yola kmalar,
elikinin olabilecei alanlar tanmlamaktan onlar uzaklatrmtr. Buna bal olarak fail
biimi olan okluk tanmlanamaz oluuyla Rancierein fail anlayna yaklamaktadr. Fakat
biyopolitikann bir retim ekli olarak algs, para olmayan parann ve politik faillerin he-
saplanamazln gndeme getirdii kadar tersini de anlatmaktadr. Bu, Hardt ve Negrinin
paradokslu noktas olarak imlenebilir. nk btn retimle zdeletirmekteler ve ge-
leneksel Marksizme paralel ekilde aslnda faillerini nceden tanmlamaktadrlar: retici
olanlar ve retmeyip kar safta yer alanlar. Sonuta oklukun kapitalist ilikilerde yaylm
a eklinde tanmlanmasyla, aslnda sistemi retenin de onlar olduu vurgulanmakta ve
geleneksel Marksizmde olduu gibi, herkesin dorudan ynetimine imkn veren gelecek
devrim fikrine kap aralanmaktadr. Bylece oluturduklar erevenin btnl, kendi
iinde sakatlanr ve Ranciere ile uyumazlk ierisine girerler. Zira hatrlanaca zere, bir
btn biimi olarak toplum, Hardt ve Negrinin varsayd gibi tam bir btn (nihai olarak
emekiler ve emeki olmayanlar eklinde) asla olamaz. nk onun varl tam da kendin-
de tad bu eksikliin, para olmayan parann varlna zdetir.

248
Jacques Rancierede Para Olmayan Para Kavram ve Snf Olmayan Failler

Btn anlatlanlar zerine Rancierein neden liberal demokrasi dnrleri ile anlaamad
daha net ortaya kmaktadr.Liberal demokrasi anlay ya da konsenss bakta politika,
snrl bir alan zerinden dnlr. Buna gre genel eilim, 19. yzylda klasik ekonomi po-
litikilerden beri, toplumsal yapnn zel ve kamusal alan eklinde kavramsallatrlmasdr.
Politikann yeri kamusal alan ile snrlanmakta, bununla birlikte uygulamalardaki eilim zel
alan lehine kamusal alann yani politikann ve faillerin var olularnn daraltlmas eklinde
srmektedir. te Habermasn politik dncesinin k yeri de bu noktadr. Ona gre, ka-
musaln artan zelletirilmesiyle gerekleen ey, politik mzakere koullarnn da ortadan
kalkmasdr. Bu nedenle nerileri ksaca, yeni kamusallklarn/alanlarn icad zerinedir. Bu
tartmann Arendtyen kklerini grebilmek mmkndr. Paralel bir ekilde Arendt de tar-
tmalarn kamusal alann geniletilmesi zerine kurar. Bu noktada da Ranciereyen pers-
pektif, bu tarz bakn reddidir. nk burada yaplan ey para olmayan paray ve faillerini
tek bir alana hapsetmektir. Para olmayan parann meydana gelebilecei yerlerden birisi
olarak kamusal alan elbette nemlidir; fakat sadece buradan bu tartma srdrlebilir de-
ildir. Bu ekilde zel alan-kamusal alan gibi ayrmlarla politik dnceye getirilen snr-
lamalar, polis biimi olarak liberal dnceyle somutlaan bugnk ynetim ekillerinin
kendisini var etmek iin getirdii snrlamalardr. Oysa tam tersine ancak snrlar olmadan
dnldnde ya da snrlar deneyimlendiinde fark edilebilir ki: her yer para olmayan
parann imknn ierir.

Sonu Yerine
Polisin mevcut olan yapy daha da bastran yapsna ve onun getirdii dlamalara direniin
imknn grmek iin Rancierein sunduu yol haritas belirleyici olabilir. Var oluun imkn-
n gerekletirmede Jacques Rancierein durduu yer, btn snflandrmalarn karsnda,
snflandrmaya kar mcadeledir. Ne yerler ne de failler ve kimlikleri tanmlanabilir ve snf-
landrlabilirdir. Bunun yerine Rancierein nerisi, para olmayan paray ve snf olamayan
failleri dnmektir. Bu balamda, isyankr olmayabiliriz fakat isyan doal olarak, patla-
maya hazr bir volkan olarak, olas bir gelecee doru bir tasavvur olarak, henz olmaya-
nn imdiki varl olarak, sermayenin srarl tekrarnn karsnda Olduumuz gibi deiliz,
deiliz, deiliz ve olmadmz (ya da henz olmadmz) gibi de deiliz. diyen kimlik-siz
iiler, renciler, kocalar, karlar, Meksikallar, rlandallar, Franszlar olarak bizim iimizdedir
(Holloway, 2003, s. 213).

Bylece politika, toplumsaln atmal varlnn kabul zerine ykselir. Bu yap ierisinde,
tahakkmn kesintiye uratlmas ve baka tahakkmlerle onun yerinin doldurulmamasy-
la ilgilidir. Oysa modern devletle ve ardndan bugnk ynetim ekilleriyle birlikte toplum-
salda hkim olan biyopolitik ynetimlerin yannda toplumsal yekpare btn olarak grme
biimi egemenliini korumaktadr. Bu balamda toplumsal konsenssten yana tavr koyan

249
II. Trkiye Lisanst almalar Kongresi - Bildiriler Kitab II

Habermas ve ardllar Rancierein dorudan hedefi olmaktan kurtulamaz. Habermasa gre


toplumsal iktidarn tarafszlatrlmasnn ve siyasal egemenliin kamusal tartma aracl-
yla rasyonelletirilmesinin n koulu, bir mutabakatn (konsenss) mmknldr. Re-
kabet hlindeki karlarn genel ve balayc ltlere gre gerekleebilecek nesnel bir
uyumudur. Aksi takdirde her zamanki gibi bask ve kar bask arasnda kamusal olarak ku-
rulan g ilikisi, geici bir iktidar oluumuna yaslanan istikrarsz bir karlar dengesi retir.
Bu da genel kar lsne dayanan rasyonaliteden mahrumdur (Habermas, 2012, s. 375-6).

Burada Habermas, konsenss duruuyla Antikitedeki kamusallk biimi olarak polis


tahayylne yaknlar. Arendtin de belirttii gibi Antikitede kat kurallarla dzenlenen
polis mantnn amac, yakalanmak istenen lmszlk duygusuydu (2011, s. 100). Bunu
yakalamak iin de atmay barndracak unsurlar polisin iinde polisten dlanm ve d-
zenlemeler bu yekparelik iin gelitirilmitir. Habermas da benzer bir ekilde rasyonellik
alan olarak dledii toplumsaln rasyonellikten uzaklamasnn, ierecei konsenss-d
eylerden geleceini dnmektedir. Bu balamda toplumsal ya da kamusal okluk ve
uyumazlk (dissensus) alan olarak tahayyl eden Ranciereden uzaklar. Habermasta ka-
musallk bir aynlk mekndr. Ayn olann dlendii yerde ise ne atmadan ne de par-
a olmayan para ve onun faillerinin mcadelesinden bahsetmek mmkndr. Yap kendi
zerine kapanr.

Yapnn kendi zerine kapanmasn nlemek ve artan bask/dlamalara kar mcadele


iin Ranciere bizi, para olmayan para kavramyla toplumsal dlama zerine dnmeye
arr. nk ina edilen dzen, her eyi sayd mant zerine kuruludur. Bize hibir
toplumsal dzenin yeterince iyi olmayacan ve her toplumsal dzenin eitliki siyaset ta-
rafndan ilke olarak bozulmaya ak olduunu hatrlatr. (Davis, 2010, s. 100). Bu balamda
var olan dzenin somut eletirisi asndan dnldnde, Ranciere iin refah devleti
geri ekilmitir; fakat devlet geri ekilmemitir. Bu yorumu, onun biyopolitika ile birlikte
artan iktidar alar ve basknn bilincinde olduunu gsterir. Ona gre, kapitalist sigorta,
banka vb. ile dzen arasnda polisin srekliliine ynelik bir yeniden datm ilikisi sz ko-
nusudur. Buradan bakldnda gerekletirilen toplumsal hareketler, politik ve demokratik
niteliktedir. nk temel politik sorun etrafnda dnerler: Bireyler ve kolektivite, bugn ve
gelecek arasndaki ilikileri yarglamak iin yeteneksizlerin yeteneini sorgular (Ranciere,
2006, s. 82-3).

Fakat gerek toplumsal hareketlerde gerekse dier anti-polis niteliindeki hareketlerde ol-
sun karlalan bir paradoks sz konusudur: Bir yandan verili snrlar yerinden edilirken
dier yandan evrensel/toplumsal sorunlarn savunusu yerine zamanla tikel grup karlar
geebilmektedir. (Ranciere, 2006, s. 85). Aslnda bu paradoks ou kolektif eylemin pa-
radoksudur. Bu paradokstan kurtulma konusunda, en azndan bunun nasl llebilecei
konusunda Ranciere herhangi bir kap aralamaz. Bu durum, onun politik dncesinin s-

250
Jacques Rancierede Para Olmayan Para Kavram ve Snf Olmayan Failler

nrdr. Zira kabul edildii zere, var olu imknlarnn varlnn grlmesi ile paralel d-
nlen para olmayan para ve faillerin eylemleri, hem ykc hem de yeniden ina edici ni-
teliktedir. Rancierein edindii sylem tarz gstermektedir ki aslnda bu dngnn kendisi,
daha iyinin imkn iin gereklidir. Aksi takdirde, daha nce bahsedilen kimi dnrlerde
olduu gibi sistemin kapanmas dncesi arlk kazanarak gemite yaadmz ve hl
-farkl grnlere brnm olsa da- yaamakta olduumuz daha kktenci/ykc siyasal,
toplumsal deneyimlerin sreklilii artar.

Kaynaka
Agamben, G. (2001). Kutsal insan: Egemen iktidar ve plak hayat (ev. . Trkmen). stanbul: Ayrnt Yaynlar.
Arendt, H. (2011). nsanlk durumu (ev. B. S. ener). stanbul: letiim Yaynlar.
Aristoteles. (2010). Politika (ev. M. Tunay). stanbul: Remzi Kitabevi.
Berktay, F. (2012). Dnyay bu gnde sevmek (Hannah Arendtin politika anlay). stanbul: Metis Yaynlar.
Davis, O. (2010). Key temporary thinkers: Jacques Ranciere. Malden: Polity Press.
Engels, F. (2000). topik sosyalizmden bilimsel sosyalizme (ev. Y. Sabuncu). Ankara: Bilim ve Sosyalizm Yaynlar.
Foucault, M. (2007). Territory, security, population: Lectures at the Collge de France 1977-1978 (Trans. G. Burchell). Newyork:
Picador.
Habermas, J. (2012). Kamusalln yapsal dnm (ev. T. Bora). stanbul: letiim Yaynlar.
Hardt, M., & Negri, A. (2004). okluk: mparatorluk anda sava ve demokrasi (ev. B. Yldrm). stanbul: Ayrnt Yaynlar.
Hobbes, T. (2013). Leviathan: Bir din ve dnya devletinin ierii, biimi ve kudreti. stanbul: YKY.
Holloway, J. (2003). ktidar olmadan dnyay deitirmek (ev. P. Siral). stanbul: letiim Yaynlar.
Laclau, E. (2007). Poplist akl zerine (ev. N. B. elik). Ankara: Epos Yaynlar.
Lenin, V. . (1978). Devlet ve ihtilal (ev. S. Arslan). Ankara: Bilim ve Sosyalizm Yaynlar.
Ranciere, J. (2005). Uyumazlk: Politika ve felsefe (ev. H. Hnler). zmir: Aralk Yaynlar.
Ranciere, J. (2006). Hatred of democracy (Trans. S. Corcoran). Londra: Versos.
Ranciere, J. (2007). Siyasaln kysnda (ev. A. U. Kl). stanbul: Metis Yaynlar.
Ranciere, J. (2008). Grntlerin yazgs (ev. A. U. Kl). stanbul: Versus Yaynlar.
Ranciere, J. (2009). Filozof ve yoksullar (ev. A. U. Kl). stanbul: Metis Yaynlar.
Ranciere, J. (2010). zgrleen seyirci (ev. B. aman). stanbul: Metis Yaynlar.
Ranciere, J. (2011). Tarihin adlar: Bilgi poetikas alannda bir deneme (ev. C. Yardmc). stanbul: Metis Yaynlar.
Ranciere, J. (2012). Estetiin huzursuzluu (ev. A. U. Kl). stanbul: letiim Yaynlar.
Zizek, S. (2008). Paralaks (ev. S. Grses). stanbul: Encore Yaynlar.

251