You are on page 1of 185

HEN R 1 PIR EN NE

Ortaag Hentleri
Ev n EN adan Haradeniz
HENRI PIRENNE Ortaa Kentleri
HENRI PIRENNE 23 Aralk 1862'de Verviers'de dodu, 24 Ekim 1935'te Eccle'de ld.
Belikal tarihi, zellikle Ortaa konusunda dnyaca nl uznanlann banda
geliyordu. Birinci Dnya Sava srasnda Almanlar tarafndan igal edilen Belika'da
des vermeyi reddettii iin 1916-18 yllan arasnda hapis yatn. Bu dnemde, tama
men belleindeki bilgilere dayanarak yazd Avrupa Tarihi, lmnden sonra
yaymland. Ekonomik nedensellie tand arlkl payla, Pirenne siyasal olay
tarihiliinden sosyoekonomik tarihilie geiin ncleri arasnda yer ald. Bu
zelliiyle 20. yzyln nl Annales Okulu'nun habercisi saylmtr. lkemizde
1920-40 yllan arasnda Kprl okulu tarihileri, Fuat Kprl'nn de tevikiyle
Pirenne'i okuyabilmek iin ikinci yl sonunda Franszca snavlarna girerlerdi.
1923'ten balayarak lmne kadar Uluslararas Tarih Kongresi'nin ilk bakam
olmutur. Pirenne'in Ortaa Avrupa'snn Ekonomik ve Sosyal Tarihi (ev. Uygur
Kocabaolu, 2005) balkl kitab da lletiin Yaynlan tarafndan yaymlanmtr.

Dost Kitabevi, 1982 (1 bask)


iletiim Yaynlan, 1990-1994 (3 bask)

Les vil!es du moyen age: essai d'histoire economique et sociale

iletiim Yaynlan 94 Tarih Dizisi 1


ISBN-13: 978-975-470-033-6
2000 iletiim Yaynclk A. .
1 -12. BASKI 2000-2012, stanbul
13. BASKI 2014, stanbul

KAPAK mit Kvan


KAPAK FOTO(';RAFI ltalya'nn Toscana blgesinde
bir Ortaa kenti
UYGUI.AMA Hasan Deniz
DZELTI Sait Kzlrmak
BASKI ve CiLT Sena Ofset. SERTlFIKA NO. 12064
Litros Yolu 2. Matbaaclar Sitesi B Blok 6. Kat No. 4NB 7-9-1 1
Topkap 34010 stanbul Tel: 212.613 03 2 1

lletiin Yaynlan. SERTiFiKA NO. 10721


Binbirdirek Meydan Sokak, iletiim Han 3, Fatih, 34122 stanbul
Tel: 212.516 22 60-61-62 Faks: 212.516 12 58
e-rnail: iletisim@iletisim.com.tr web: www.iletisim.com.tr
HENRI PIRENNE

Ortaa Kentleri
Kkenleri ve
Ticaretin Canlanmas
Les villes du moyen age: essai
d'histoire economique et sociale

EVREN adan Karadeniz

-
.,,,.

iletiim
iiNDEKiLER

Kurumlarn Tarihisi Henri Pirenne Hakknda.... . .. ...........7


1. Akdeniz....................... .. .............. .... ... ........... 11
il. Dokuzuncu Yzyl .. ....... ... . .... .... . . .... .. . ........ ..... . . .. . . .. .. . .... ...
. . .. .. . .. .. 27
111. Kentin Kkenleri ................................................. .. . ......... 47
iV. Ticaretin Canlanmas................... ..... .. . .. . . . .. ..... . . ................... ......... 63
V. Tccar Snf...... .................................... ....... .............. ..... ............. 83
VI. Orta Snf ..... .. ....................................... ............................ .......... 99
Vll. Belediye Kurumlar...... ........................... .. .................... 125
Vlll. Kentler ve Avrupa Uyg arl .. ......... .. . ....... . . ...... .. . . . . .. . ..... . ........ . 157
. .

Bibliyografya........................................................... .... ... . .......................... 173


Dizin .............. . . . . . . . . . ..... . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . ....... ... . . . . . . . . . . . 177
Kurumlarn Tarihisi
Henri Pirenne Hakknda

Bugne kadar Trkiye'de meslekten tarihilerin en ok ya


rarlandklar yabanc kaynaklarn banda gelmesine ra
men, nl Ortaa tarihi uzman Henri Pirenne'in hibir ya
pt dilimize evrilmemiti. imdi ise onun nl kitab Orta
ag Kentleri adan Karadeniz'in titiz evirisiyle dilimize ka
zandrld. Pirenne'i az zamanda geni okuyucu kitlesinin
seveceini ve dier yaptlarnn uzun bir gecikmeden sonra
da olsa dilimize kazandrlacan umarz.
Henri Pirenne, Roma lmparatorluu'nun yklndan 14.
yzyl ortalarna kadar Bat Avrupa tarihinin ekonomik ge
liimini daha ok kurumlarn evrimini ele alarak inceleyen
nc bir tarihidir. 1862'de dodu. Belikaldr. Liege'de
renim grd. 1886'da Ghent'de profesr oldu. Balca
yaptlar arasnda yeralan Ortaa Kentleri 1922'de Ame
rika'da davetli profesr iken verdii dersleri kapsar. 1935
Mays'nda lmnden ksa bir sre nce nl yapt Mu
hammed ve arlman' tamamlamt. Pirenne'in tarih ynte
mi ve tarihe bak bu iki kitapta kendini belirgin biimde
gsterir. O birinci snf bir Ortaa filologu, belge uzman

7
(paleograf ve diplomatist) olma gibi nitelikler yannda bir
sosyologdur ve tarihe btncl adan da bakmay bilmek
tedir. Binlerce sayfa yazan son tarihilerdendir. Bu zellik
ler bize Trkiye'de Fuad Kprl'y anmsatr. Gerekten
1920'lerden 1940'lara kadar Kprl okuluna mensup ta
rihiler H. Pirenne ve Fransz Annales okulu tarihilerini
daha niversite sralarnda iken okumulardr. Hatta Kp
rl'nn Pirenne ve Fransz Annales okulu tarihilerinin
okunmas iin rencilerini ikinci yl sonunda Franszca s
nava sokturduu biliniyor. Dolaysyla Pirenne ve izleyici
si Avrupa tarihi yazarlar, bizim lkemizde ok nceden bi
linmekteydiler ve bizdeki modem tarihiliin balangcn
dan bugne oluumunda pay olan bu tarihileri bilmekte
bu ynden de byk yarar vardr.
Pirenne'in dnemi, betimleyici byk yaptlar veren ta
rihilerden ok, yorumcu tarihilerin devridir. Hukuk ta
rihisi ve sosyolog Max Weber'le balayan dizi Spengler,
sonra Toynbee, Sovyetler'de Pokrovsky gibi o dnemin n
de gelenleriyle srer. Orientalistler arasnda Barthold ve Sa
maylovi Pirenne'e benzer bir yntemle alrlard. Fran
sa'da klasik doubilimci Massignon okulu egemendi. Bu
okul filoloji ve dinbilimle daha ok ilgiliydi. Nihayet Lucien
Febre'in Annales okulu bu dnemde rnlerini verir. Ku
kusuz Alman igalcilerin gen yata ldrd Marc Blo
ch'un Avrupa tarih yorumuna yeni grler getiren eserle
rini, zellikle feodal Avrupa'nn yeni tarihi olan Feodal Top
lum'u burada belirtmek gerekir. Pirenne'in anda ulusalc
tarihiler de vardr. Macarlarn Gyula Szeg's gibi... Niha
yet Pirenne'in anda tarihi tahrif eden ulusalclar da yay
gndr. Bu nedenle Pirenne, o gnden bugne gr ve asl
nemlisi getirdii malzeme ile deerini korumaktadr. Pi
renne Belikal idi. Birinci byk harbde Belika iin dire
nie katlm, yaptlarnda Belika'nn tarihini dile getirmi-

e
tir. Onca Avrupa kapitalizminin ve demokrasisinin teme
li bu lkenin ehirlerinde ve Ortaa'da atlmtr. Pirenne,
iki sava aras Avrupa sosyolojisi hukuk tarihilii ve iktisat
tarihilii ile kendi tutucu yurtseverliini birletirmitir. Bu
yanyla o bir Avrupaldr ve Avrupa uygarlnn stnl
n bu yeni disiplinlerin getirdii soukkanl bir dil ve s
lupla yapmaktadr. Pirenne, ilk anda parlak sosyolog ve fi
lolog tarafyla kendini ortaya koymaktadr.
Pirenne, devrinin tarihilerinin tersine, Roma Imparator
luu'nun yklnn antik uygarln bitii demek olmad
n ispata almtr. Ona gre Frank-Cermenlerin istila
syla Roma ehirleri ve kltr az deiiklikle srmektey
di. Deiiklikteki balca etken, Akdeniz'deki slam istila
s ve Akdeniz'in lslamlar'm eline gemesidir. Bu olay Cer
men Avrupa'sn yeni bir hayat tarzna ve yaratcla srk
lemitir. ite Ortaa Kentleri bu evrimi ve bunun sonula
rn ortaya koymaktadr. Btn Ortaa boyunca ehirlerin
gerek geliimini rahiplere ve zenaatlara ramen tccarlar
salamtr. Pirenne, tccar bu iki zmreye kar tutar.e
hir, sennaye ve hrriyet Pirenne'e gre ayrlmaz kavram
dr ve Ortaa ehrinin gerek zellii de bunlardr. Piren
ne, Avrupa'nn gelimesinde nfus patlamasna nem veren
tarihilerdendir. Onun kuru ekonomizmi, ierdii yanl
lar ve dorularla bir an tarihi kuan etkilemitir. Fri
edrich Heer gibileri onun, ehir demokrasisinin gelimesi
ni Avrupa gelimesi olarak yorumlayan bu eserini izlemi
lerdir. Avrupa tarihileri iin ehir ve hele Ortaa ehri de
mek stnden 60 yl gemesine ramen Pirenne'in bu ki
tapta izdii Ortaa ehridir. Tuhaftr ama Trk tarihileri
de baka tarif bilmediklerinden feodalitenin zlme dne
mindeki bu ehrin kurumlarn bizdeki ehirlerde aramak
tadrlar. Bugnn tarihileri Pirenne'in yntemini ne dere
cede aabildiler ve yeni bir senteze ulaabildiler mi? Gn-

9
mzn gzde tarihileri Franszca konuulan blgede onun
yolundan gidiyorlar. Onlarn tarihin geliimini aklamak
iin kullandklar eler, Pirenne'in kulland ana eler.
Yalnz politik grleri farkl. Kimi Pirenne gibi muhafa
zakar, kimisi daha ak... Ama Pirenne ve ardllaryla tarih
iliin zor bir yntem ve bilgi birikimi ii olduu anlald.
Her eye ramen Trkiye'de ada tarihiliin bu olumlu
yan, Bat'da kendisine setii modelin H. Pirenne (ve bir
yandan Fransz Annales okulu) olmas... Ortaa Kentleri
Pirenne'in ve bu tarz tarihiliin parlak bir rneidir.

fLBER 0RTAYL/

10
1. Akdeniz

Roma lmparatorluu'nun nc yzyln sonunda belirgin


bir zellii vard: temelde bir Akdeniz kavimler topluluu
olmas. Gerekten de, imparatorluun btn topraklan bu
byk idenizin evresindeki blgeye yaylmt: Ren, Tuna,
Frat ve Sahra'ya dek uzanan snrlan yalnzca imparatorlu
u dardan gelebilecek tehditlere kar koruyan d savun
ma hattnn ileri karakollar saylabilir.
Akdeniz, kukusuz, bu imparatorluun siyasal ve ekono
mik birliinin gvencesiydi. mparatorluun varl temelde
bu deniz stndeki egemenliine balyd. Bu byk ticaret
yolu olmasayd, orbis manus'un, *
ro ne hkmet, ne savun
ma, ne de ynetim olana olurdu.
imparatorluun son dnemlerinde bile bu denizci niteli
inin srdrlmekle kalmayp, daha da belirginlemesi il
gintir. Karadaki eski bakent Roma brakldnda onun ye
rini alan kent yalnzca bakent deil, ayn zamanda nde ge
len bir liman olan Konstantinopolis'ti.

(*) Orbis Romanus (Lat.), Roma lkesi, Roma evreni, Roma yrngesi anlamna
gelir-.n.

11
mparatorluun kltrel geliimi kukusuz doruk nok
tasn am bulunuyordu. Nfus azalm, giriimci ruh g
cn yitirmi, barbar kavimler snrlan tehdit etmeye bala
mlar, bir lm-kalm sava veren devletin artan giderleri,
sonuta insanlar gittike devletin klesi klan bir mali sis
temi ard sra getirmiti. Bununla birlikte, bu genel kn
t Akdeniz blgesinin deniz ticaretini nemli lde etkile
mi grnmyor. Bu blgede deniz ticareti ktadaki eyalet
lerin zellii olan ve gittike artan kaytszlkla tam bir kar
tlk oluturacak biimde etkinliini ve baarsn srdr
yordu. Ticaret, hala Dou ile Bat'y sk bir ba iinde tutu
yordu. Ayn denizin sularndan yararlanan bu deiik lke
ler arasndaki yakn ticaret ilikilerini hibir ey kesintiye
uratmamt. Gerek mamul, gerekse doal rnlerin alve
rii byk lde srdrlyordu. Konstantinopolis'in, Ur
fa'nm, Antakya ve skenderiye'nin dokumalar; Suriye'nin
araplar, yalan ve baharat; Msr'n parmeni; Msr, Af
rika ve spanya'nn buday; Galya ve ltalya'mn araplan...
Hatta para sisteminde kle (solidus) altn esasna dayanan
bir reform bile yaplmt; bu sistem uluslararas deiim ve
fiyat belirleme arac olarak benimsenen kusursuz bir pa
radan yararlanma olana salyor, bylece ticari ilemleri
nemli lde kolaylatryordu.
mparatorluun iki byk blgesi olan Dou ve Bat'dan
ilki, ikincisini, stn uygarl ve ok daha yksek ekono
mik gelime dzeyi ile alabildiine amt. Drdnc yz
yln banda, Dou'dakiler dnda gerek anlamda b
yk kentler yoktu. hracatn merkezi Suriye ve Kk As
ya olup, buralarda zellikle btn Roma dnyasnn pazar
olduu ve Suriye gemileriyle tanan dokuma retimi yo
unlamt.
Suriyelilerin ticari stnl, Aa mparatorluun tari
hinin en ilgin olgularndan biridir. Bu olgu, kukusuz, top-

12
lumun, sonunda Bizantinizme varan hzl doululamasna
byk lde katkda bulunmutur. Deniz araclyla ger
ekleen bu doululama, yalanan imparatorluk gcn yi
tirip Kuzey'de barbarlarn basksna dayanamayarak Akde
niz'in kylarna ekildike, bu denizin neminin arttnn
ak kanudr.
Germen kabilelerinin, istilalar dneminin ta bandan beri
Akdeniz kylarna ulamak ve orada yerlemek iin ylma
dan savamalar zellikle belirtilmeye deer. Drdnc yz
yl boyunca giritikleri saldmlar karsnda imparatorluun
cepheleri ilk kez zldnde, gneye doru bir sel gibi
akular. Kuatlar ve Markomanlar ltalya'ya saldrdlar; Gotlar
Karadeniz Boaz'na doru yrdler; Franklar, Sevler ve
Vandallar Ren'i geerek hi duraksamadan Akitanya ve ls
panya'ya ullandlar. Niyetleri, gz koyduklar eyaletleri sa
dece koloniletirmek deildi. klimin yumuakl ile topra
n verimliliinin, uygarln incelik ve zenginliiyle birle
tii bu mutlu diyarlarda yerlemeyi dlyorlard.
Bu ilk atlmn yol au ykmdan baka hibir kalc so
nucu olmad. Roma, hala saldrganlar Ren'in ve Tuna'nn
gerisine pskrtecek kadar glyd. Birbuuk yzyl ka
dar onlar nlemeyi baard, ama ordularn ve mali kaynak
larn tketme pahasna...
Gler dengesi gittike eitsizleiyordu. Barbarlarn artan
nfusu, yeni topraklarn elde edilmesini zorunlu kldka
aknlar gittike amanszlayordu. Buna karlk, imparator
luun azalan nfusu baarl bir direnii gn getike g
letiriyordu. mparatorluun olaanst bir yetenek ve ka
rarllkla felaketi nlemeye almasna karn, sonu ka
nlmazd.
Beinci yzyln banda her ey olup bitmiti. Btn Bat
istila edilmiti. Roma eyaletleri Germen krallklarna dn
mt. Vandallar Afrika'ya, Vizigotlar Akitanya ve lspan-

13
ya'ya, Burgondlar Ron vadisine, Ostrogotlar 1talya'ya yerle
tiler.
Bu isimler nemlidir. nk yalnzca Akdeniz lkelerini
ierirler. Bu da, sonunda diledikleri yerde yerleme zgrl
ne kavuan fatihlerin amacnn, Romallarn sevgi ve gu
rurla mare nostrum * diye adlandrdklar denize ulamak ol
duunu gstermeye yeterlidir. Hepsi de admlarn uyum
iinde, sabrszlkla bu denizin kylarna yerlemeye ve g
zelliklerini tatmaya ynelttiler.
Franklarn ilk atlmda Akdeniz'e ulaamaylannm nede
ni, ge kalmalar ve kylarn oktan igal edilmi olmasy
d. Ama, onlar da bu kylara ayak basmakta direttiler. Clo
vis'in balca tutkularndan biri, Prove'll.ce' ele geirmek
ti; ancak, Teodorik'in ie karmas, onu krallnn snrla
rn Cote d'Azur'e kadar geniletmekten alkoydu. Bununla
birlikte, bu ilk baarszlk Clovis'in ardllarn yreksizlen
dirmedi. Bir eyrek yzyl sonra, 536'da, Franklar, Iustini
anus'un Ostrogotlar'a kar giritii saldrdan yararlanarak
gz diktikleri topraklan ba darda kalan rakiplerinden ko
pardlar. O tarihten balayarak, Merovenj hanedannn bir
Akdeniz devleti olma yolunda nasl srarl bir eilim gster
diini grmek ilgintir.
rnein, Childebert ve Clotaire, 542 ylnda Pireneler'in
tesinde bir sefere giritiler, ama bu talihsiz bir sefer oldu.
Frank krallarnn itahm en ok kabartan 1talya'yd. Alp
ler'in gneyine ayak basabilmek umuduyla nce Bizans
llar, sonra da Lombardlarla anlatlar. Srekli olarak ge
ri pskrtldler, ama aknlarn yenilediler. 539 ylnda,
Theudebert, Alpler'i amsa da, igal ettii topraklan Nar
ses 553'te geri ald. 584 - 585 ve 588 - 590 yllan arasnda
bu topraklar yeniden ele geirmek iin saysz giriimler
de bulunuldu.

(*) Mare nostrum, Latince, "bizim denizimiz" anlamna gelir - .n.

14
Germen kabilelerinin Akdeniz kylarnda grnmeleri,
Avrupa tarihinde kesinlikle yeni bir an balangcn be
lirleyen bir olgu deildir. Yol au sonular byk olmak
la birlikte, ne her ey sil batan edildi, ne de sregelen ge
lenekler kesintiye urad. istilaclarn amac, Roma Impara
torluu'nu ykmak deil, onu igal etmek ve keyfini kar
maku. Genellikle, koruduklar, yok ettiklerinden ya da ge
tirdikleri yeniliklerden ok daha fazlayd. Geri, impara
torluun topraklarnda kurduklar krallklar, imparatorlu
a bir Bat Avrupa devlet'i olarak son vermitir. Siyasal a
dan aruk tamamyla douda kalm olan orbis romanus, s
nrlarnn Hristiyanln snrlaryla akmasn salayan
ruhani niteliini yitirmitir. Bununla birlikte, imparator
luk, yitirdii eyaletlere yabanc olmaktan ok uzakt. Ora
larda imparatorluun uygarl, egemenliinden daha uzun
mrl oldu. Kilisesiyle, diliyle, kurumlarnn ve hukuku
nun stnlyle fatihlere egemen oldu. Felaketlerin, asa
yisizliin, sefaletin ve istilalara elik eden anarinin orta
snda doal olarak belirli bir knt balamt, ama bu
knt iinde bile belirgin bir Romal ehresi korunmu
tu. Germen kabileleri onsuz olmak istemiyorlard ve zaten
olamazlard da. Onu barbarlatrdlar, ama bilinli olarak
Germenletirmediler.
Bu savn en iyi kamu, imparatorluun son gnlerinde -be
inci yzyldan sekizinci yzyla dein-yukarda belirtilen
denizci niteliinin srdrlmesidir. Akdeniz'in nemi istila
lar dneminden sonra da azalmad. Deniz, Germen kabile
leri iin, kendisine ulalmadan nce neyse gene oydu. Ya
ni, Avrupa'nn tam gbei olan mare nostrum. Denizin siya
sal dzende nemi ylesine byk olmutu ki son Bat Ro
ma imparatorunun tahttan indirilmesi (4 76) bile, tarihsel
evrimi, zaman iinde izleyegeldii ynden evirmeye yeter
li olmad. Tersine, tarihsel evrim, ayn sahnede, ayn etkiler

15
altnda geliimini srdrd. Cebelitank'tan Ege Denizi'ne,
Msr ve Afrika kylarndan Galya, ltalya ve ispanya kylar
na dek imparatorluun yaratt uygarlk dnyasnn sonu
nun geldiini gsteren hibir belirti yoktu henz. Barbarla
rn istilalarna karn, yeni dnya, eskisinin ehresini btn
temel nitelikleriyle koruyordu. Romulus Augustus'tan arl
man'a kadar olaylarn akn izlerken, Akdeniz'i srekli ola
rak gz nnde bulundurmak gerekir.
Siyasal tarihin btn byk olaylan bu denizin kylarn
da gelimitir. 493'ten 526'ya dein, talya, Teodorik'in y
netiminde, btn Germen krallklar stnde egemenliini
korumu, bu egemenlik araclyla Roma geleneinin gc
srdrlm ve pekitirilmitir. Teodorik'ten sonra bu g
daha da ak seik bir biimde kendini gstermitir. lustini
anus, imparatorluun birliini yeniden kurmakta kl payyla
baarszla uramtr (527-565). Afrika, spanya ve ltalya
yeniden fethedilmi, Akdeniz yeniden bir Roma gl haline
gelmiti. Geri Bizans, harcad olaanst abadan yorgun
dtnden artc baarsn ne tamamlayabilmi, ne de
koruyabilmitir. Lombardlar Kuzey ltalya'y koparp alm
lar (568); Vizigotlar kendilerini Bizans'n boyunduruundan
kurtarmlardr. Ama Bizans, tutkularndan vazgememitir.
Afrika, Sicilya ve Gney ltalya'y daha uzun sre elinde tut
mutur. Bat stndeki egemenliini de deniz sayesinde gev
etmemitir. Bizans donanmas Akdeniz'de yle salam bir
egemenlik kurmutu ki, Avrupa'nn yazgs o srada her za
mankinden daha ok Akdeniz'in dalgalarna balanmt.
Siyasal durum iin geerli olan, ayn lde kltrel du
rum iin de geerliydi. Boetius (480-525) ve Cassiodorus'un
(477-c. 562), tpk St. Benedict (480-534) ve Byk Gregori
(590-604) gibi, ltalyan, Sevil'li lzidor'un (570-636) ise lspan
yol olduunu anmsatmaya pek gerek yok gibi grnyor.
talya, bir yandan Alpler'in kuzeyinde manastr yaamnn

16
yaylmasn tevik ederken, bir yandan da son okullarn varl
n koruyordu. Eski kltrden artakalan elerin Kilise'nin
barnda yeniden ortaya konan elerle yan yana serpilip ge
limesi gene ltalya'da oldu. Kilise'nin tm gc ve erki Akde
niz blgesinde younlamt. Byk giriimleri balatabile
cek bir ruh ve rgtlenmenin kantn Kilise yalnz ltalya'da
ortaya koymutur. Bunun ilgi ekici bir rnei, Hristiyanl
n Anglo-Saksonlar'a, komu Galya kylarndan deil, ltal
ya'nn uzak kylarndan gelmi olmasdr (596). Bu nedenle,
St. Augustin'in misyonu, Akdeniz blgesinin tarihsel etkisi
ne bir lde k tutmaktadr. lrlanda'nn Hristiyanlatnl
masmn Marsilya'dan gnderilen misyonerler sayesinde ger
ekletiini ve Belikal havariler olan St. Amand (689-693)
ve St. Remade (c. 668)'n Akitanya kkenli olduklarn hatr
larsak bu durum daha da nem kazanr.
Avrupa'nn ekonomik geliiminin ksaca gzden geiril
mesi, burada ne srlen teorinin dorulanmasn tamamla
yacaktr. Bu geliim, kukusuz, Roma imparatorluu ekono
misinin ak seik ve dorudan doruya bir uzantsdr. Av
rupa'nn ekonomik geliiminde Roma lmparatorluu'nun
btn belli bal zellikleri, en ok da Akdeniz'in kendine z
g nitelii, yanlgya yer vermeyecek bir biimde ortaya k
maktadr. Kukusuz, btn dier blgelerde olduu gibi, bu
blgede de, toplumsal etkinlikte genel bir azalma grlmek
tedir. imparatorluun son gnlerinde istila felaketinin doal
olarak daha da belirginletirdii bir knt aka kendi
ni gstermiti. Ancak Germen kabilelerinin geliinin sonucu
olarak, kentsel yaamn ve ticari faaliyetin yerini salt tarm
sal bir ekonominin ve ticarette genel bir durgunluun ald
n sanmak kesinlikle yanl olur.1

1 A. Dopsch, Wirtschaftliche und soziale Grundlagen der Europiiischen Kulturen


twicklung, Viyana 1920, Cilt ll. s. 527'de, Germen istilalarnn Roma uygarl
na son verdii grne kesinlikle kar kmaktadr.

17
Kilise, dinsel blgeleri, imparatorluun ynetim blgele
rinin modeline uygun olarak dzenlemiti. Genel bir kural
olarak, her piskoposluk blgesi bir civitas'a* denk dyor
du. Kilise rgt, Germen istilalar dneminde deiiklie
uramadndan, fatihlerin kurduklar yeni krallklarda da
bu ayrc zelliini korumutur. Gerekten, altnc yzyln
balangcndan itibaren, civitas szc, "piskoposluk ken
ti", piskoposluun merkezi anlamm kazanmtr. Bu yz
den, Kilise, temelinin dayand imparatorluktan sonra var
ln srdrrken, Roma kentlerinin varlnn korunmas
na byk lde katkda bulunmutur.
Ancak, bu kentlerin kendi balarna da uzun sre olduk
a byk bir nem tamaya devam ettikleri grmezlikten
gelinmemelidir. Bunlarn, kentsel kurumlan, Germen ka
bilelerinin geliiyle birdenbire ortadan kalkmamtr. Yal
nz ltalya'da deil, lspanya'da, hatta Galya'da bile decurio
nes1erini* * korumulardr; hukuksal ve ynetimsel bir yet
ke i!e donatlm bir yksek grevliler kurulu olan decurio
nes'in ayrntlar ak seik olmamakla birlikte, varln ve
Roma kkenli olduunu belirtmeye deer. Bundan baka,
defensor civitatis'in varl ve noterlike onaylanan ilemle
rin gesta municipalia'ya kaydedilmesi yolundaki uygulama
da dikkate deer.
Bu kentlerin daha nceki uygarlktan artakalan ekono-

mik faaliyetin merkezleri olduklar da kabul edilmitir. Her
kent, evresindeki krsal alann pazar, o yredeki byk
toprak sahiplerinin klk barna ve uygun bir yerde ku
rulmusa, Akdeniz kylarna yaknl orannda gelimi
. bir ticaretin merkeziydi. Tourslu Gregor'un dikkatle okun-

(*) Civitas, Latince yurttalk; yurttalar topluluu; devlet; ehir devleti anlamna
gelir-.n.
(**) Decurio, o. decuriones (Lat.): Eski Roma'da, on kiiden oluan topluluun
ba; askerlikte, svari bl komutam; bir kasabann senatr' - .n.

18
mas, onun zamannda Galya'da kentlerde oturan profes
yonel bir tccar snfnn varln yeterince kantlar. Gre
gor, tam anlamyla tipik olan baz blmlerde, Verdunl,
Parisli, Orleansl, Clermont-Ferrandl, Marsilyal, Nimesli
ve Bordeauxlu tacirlerden sz etmekte ve onlarla ilgili ola
rak verdii bilgiler, yksne bir rastlant olarak girdiin
den, daha da nem kazanmaktadr. Kukusuz bunun dee
rini abartmamaya dikkat etmelidir. Ama deerini azaltmak
da ayn lde byk bir yanlg olur. Merovenjler zama
nnda Galya'da ekonomik dzenin, btn teki etkinlik bi
imlerinden daha ok tanna dayand kesindir. Daha da
kesin olan, bu durumun Roma lmparatorluu'nda da by
le olduudur.
Ancak bu, i blgelerde alveriin, mal ve ticaret eyas
dalm ve dsatmnn olduka byk lde yrtlme
si olgusunu engellememitir. Toplumun geiminde bu tica
ret nemli bir etken olmutur. Bunun dolayl kant da, pa
zar resmi (teloneum) kurumudur. Roma ynetimince; yollar,
limanlar, kprler, rmaklarn s yerleri ve baka yerlerde
alman gei vergisine bu ad veriliyordu. Frank krallar b
tn bu vergileri yrrlkte brakmlar ve bunlardan ylesi
ne byk gelirler elde etmilerdir ki, bu tr vergilerin top
layclar (telonearii), onlarn en yararl memurlar arasnda
yer almlardr.
imparatorluun ortadan kalkmasndan sonra da, ticari fa
aliyetin srmesi ve bu ticaretin merkezi olan kentlerle ara
clk eden tccarlarn varl, Akdeniz ticaretinin srmesi
ile aklanmaktadr. Bu ticaretin btn belli bal zellikle
ri, Konstantin'den hemen sonra naslsa, beinci ve sekizin
ci yzyllar arasnda da ayn kalmtr. knt, Germen is
tilalarndan sonra daha da hzlanm olsa bile; Bizansl Do
u ile barbarlarn egemenlii altndaki Bat arasnda kesinti
siz bir iliki grntsnn ortaya kt gereini deitir-

19
mez. spanya ve Galya kylarndan Suriye ve Kk Asya k
ylarna yaplan mal sevkiyat nedeniyle, geirdii siyasal b
lnmelere karn, Akdeniz havzasnda, imparatorluu olu
turan kavimler topluluunda yzyllar boyu gelien ekono
mik birlik salamlamaktan geri kalmad. Bu olgu nedeniy
le, Akdeniz dnyasnn ekonomi,k rgtlenmesi, siyasal d
nmden sonra da varln srdrd.
Baka kantlar olmasayd bile, Frank krallarnn para sis
temi, tek bana bu gerei inandrc bir biimde orta
ya koyard. Bu sistem, burada uzun aklamalar gerektir
meyecek kadar iyi bilindii gibi, katksz bir Roma, ya da,
tam anlamyla sylemek gerekirse, Roma-Bizans sistemiy
di. Baslan sikkeler bunu gstermektedir: solidus, triens ve
denarius -yani, sou, te bir sou ve denier. * Kullanlan ma
den bunu gstermektedir; yani solidus ve triens'in baslma
snda kullanlan altn. Sikkenin arl bunu gstermekte
dir. Bu arada, Merovenj krallar ynetimde, sikkelerde im
paratorun bsbtn temsil edilmesi, paralarn teki yzn
de ise Victoria Augusti'in gsterilmesi geleneinin uzun za
man srmesi ve bu yknmenin ar boyutlara ulaarak,
Bizansllar szkonusu zaferin simgesi yerine ha geirdik
leri zaman, Merovenjlerin de ayn eyi yaptklar belirtilme
ye deer. Bu uyum, yalnzca imparatorluun sren etkisiy
le aklanabilir. Bunun ak nedeni, yerel para ile impara
torluk paras arasndaki uygunluu korumakt. Genel ola
rak, Merovenj ticareti ile Akdeniz ticareti arasnda ok sk
bir iliki olmasayd, byle bir uyumun hibir amac olmaz-

(*) Solidus: Eski Rona'da altn sikke (The Heritage Ilustrated Dictionary); triens: l
As (bakr sikke)'n te biri deerinde sikke; denarius: Eski Roma gm sik
kesi; balangta 10 As'a sonralan 18 As'a eitti. Ayn zamanda Atia drahmi'si
ne edeerdi. (Cassels Latin-English, English-Latin Dictionary. The Heritage Il
lustrated Dictionary'ye gre ise, 25 denarius deerinde bir altn sikke).
Sou: Metelik (Tahsin Sara: Franszca-Trke Byk Szlk, Trk Dil Kuru
mu Yaynlan, Ankara, 1976.

20
d. Baka bir deyile, Merovenj ticareti, Bizans lmparatorlu
u'nun ticareti ile yakn ban srdryordu. Bu balarn
birok kantndan yalnzca en nemli birka tanesini belirt
mek yerinde olacaktr.
Her eyden nce, sekizinci yzyln banda Marsilya'nn
hala Galya'mn byk liman olduunu unutmamak gere
kir. Tourslu Gregor'un bu kentten sz ettii saysz yk
lerde kulland terimler, Marsilya'y olaanst canllk
ta bir ekonomik merkez olarak gstermektedir. ok etkin
bir mal tamacl, bu liman Konstantinopolis'e, Suriye'ye,
Afrika'ya, Msr'a, spanya ve ltalya'ya balyordu. Dou'nun
rnleri olan parmen, baharat, pahal dokumalar, arap ve
ya, dzenli bir dalmn temelini oluturuyordu. Yabanc
tccarlar, ounlukla Yahudiler Marsilya'da oturuyorlard;
bunlarn milliyeti, bal bana, Marsilya'nn Bizans'la sr
drd yakn ilikilerin bir gstergesidir. Son olarak, Me
rovenjler dneminde bu kentte olaanst bir bollukta para
baslmas, ticaretin canllnn somut kantdr. Kentin n
fusu, tccarlarn yam sra olduka byk bir zanaatlar s
nfn da kapsyordu.2 yle grnyor ki, Frank krallar y
netiminde, Marsilya, Roma kentlerinin ak seik beledi ni
teliini tam olarak koruyordu.
Marsilya'mn ekonomik geliimi doal olarak limann hin
terland'nda da kendini duyuruyordu. Bu limann ekicili
i nedeniyle, Galya'mn tm ticareti Akdeniz'e yneltilmi
ti. Frank krallnn en nemli gmrk karakollar, Mar
silya yresinde, Toulon, Sorgues, Valence, Vienne ve Avig
non'da kurulmutu. Bu da, kente gelen ticari eyann i bl
gelere gnderildiini aka kantlar. Bu mallar, Roma yol
laryla olduu kadar Ron ve Saone yollaryla da lkenin ku-
2 Gerekten de, Marsilya'da, en azndan altnc yzyln ortalannda hala varl
n srdren zanaatlar snf lsnde nemli bir zanaatlar snfnn varol
du sonucunu karmamak olanakszdr. Bkz. F. Kiener, Verfassungsgeschich
te Provence, Leipzig 1900, s. 29.

21
zeyine ulayordu. Corbie Manastm'nn (Pas-de-Calais b
lm), Fos'da baz mallar, bu arada alacak lde eitli
Dou kkenli baharat ve parmen iin krallardan salad
gmrk resmi baklna ilikin beratlar gnmze dek
kalmtr. Bu durumda, Kuzey Denizi kylarndaki Quento
vic ve Duurstede gibi, Atlantik kylarndaki Rouen ve Nan
tes limanlarnn ticari faaliyetinin de, ok uzaklardaki Mar
silya'dan gelen dsatm akmnn mallaryla beslendiini ka
bul etmek yerinde olur.
Ancak, bu etki en ok lkenin gneyinde kendini duyu
ruyordu. Merovenjlerin egemenlii altndaki Galya'nn en
byk kentleri, Roma mparatorluu zamannda olduu gi
bi, gene Loire'n gneyinde yer alyorda. Tourslu Gregor'un,
Clermont-Ferrand ve Orleans'a ilikin olarak verdii ayrnt
l bilgiler, bu kentlerin surlar iinde gerek Yahudi ve Suri
yeli topluluklarn bulunduunu gstermektedir. Dierlerin
den hibir fark olmayan ad geen kentlerdeki bu tr top
luluklarn, Bordeaux ve Lyons gibi ok daha nemli mer
kezlerde de varlna kuku yoktur. Kald ki, Karolenj dne
minde Lyons'da hala byk bir Yahudi nfusunun barnd
kesin bir gerektir.
Bylece, Akdeniz'den yaplan mal sevkiyatnn srme
si ve Marsilya'nn aracl sayesinde, Merovenj dneminin
byk denebilecek bir ticarete tank olduu sonucu yete
rince desteklenmektedir. Kukusuz, Galya'daki doulu tc
carlarn sadece lks eya alverii yaptklarn sanmak yan
l olur. Mcevher, ss eyas ve ipekli sat bol kazan sa
lam olabilir; ama, bu, tccarlarn saysn ve lkenin tm
yzeyine yaylmalarn aklamaya yeterli deildir. Marsil
ya'nn ticareti, her eyden ok arap, ya, baharat ve par
men gibi genel tketim mallarna dayanyordu. Bu mallar,
daha nce de belirtildii gibi, dzenli olarak kuzeye gnde
riliyordu.

22
Frank lmparatorluu'nun doulu tccarlar gerekte top
tancydlar. Marsilya nhumnda yklerini boaltan yelkenli
ler, Provence kylarndan geri dnerken, sadece yolcu deil,
yk de tayorlard. Elimizdeki kaynaklar bu ykn nitelii
hakknda fazla bilgi vermemektedir. ne srlen tahminler
arasnda belki de en kabul edilebilir olan, bu ykn en azn
dan byk bir blmn insanlarn, yani klelerin olutur
duu yolundaki tahmindir. Kle ticareti, Frank lmparator
luu'nda dokuzuncu yzyln sonuna dek srmtr. Sak
sonya, Thuringia ve Slav blgelerindeki barbarlara kar gi
riilen savalarda yeterince byk bir kle kayna salan
mt. Tourslu Gregor, Orleansl bir tccara ait olan Sakson
yal klelerden sz eder. Yedinci yzyln ilk yansnda, bir
grup arkadayla birlikte Wends lkesine doru yola kan
ve sonunda bunlarn kral olan Samo adl bu adamn, byk
bir olaslkla kle ticaretiyle uraan bir maceracdan baka
birey olmad yerinde bir tahmindir. Dokuzuncu yzyl
da Yahudilerin hala byk bir abayla kendilerini adadkla
r kle ticaretinin kkeninin daha nceki bir dnemde bu
lunduu aktr.
Geri Merovenjler dneminde Galya'da ticaretin byk
bir blm doulu tccarlarn elinde bulunuyordu. Ancak,
bunlarn etkisini abartmamak gerekir. Bu tccarlarn yan
sra ve tm belirtilere gre bunlarla srekli iliki iinde olan
yerli tccarlardan da sz edilmektedir. Tourslu Gregor, bu
tccarlara ilikin bilgi vermekten geri kalmamaktadr. Gre
gor'un anlatsnda, bunlara yalnzca bir rastlant olarak de
inilmekle kalnmasayd, bu tccarlara ilikin bilgiler ku
kusuz daha geni kapsaml olurdu. Tourslu Gregor, kraln
Verdunl tccarlara bor vermeye raz olduunu, bu tc
carlarn ilerinin ok iyi gittiini ve ksa zamanda borlar
n deyecek duruma geldiklerini anlatr. Paris'te bir domus
negociantum'un, yani bir tr pazarn varlndan sz eder.
23
585 ylndaki byk ktlk srasnda bir tccarn vurguncu
luk yaparak zenginletiini anlatr. Tourslu Gregor, btn
bu olaylan anlatrken, hi kukusuz, rastgele alc ve satc
lardan deil, tccarl meslek edinmi kimselerden sz et
mektedir.
Merovenj egemenliindeki Galya'nn ticari grnm,
doal olarak, Akdeniz havzasndaki dier Germen krallkla
rnda, ltalya'da Ostrogotlar, Afrika'da Vandallar, Ispanya'da
Vizigotlar arasnda da ortaya kmaktadr. Theodoricus'un
Emirname'sinde, tccarlarla ilgili olarak baz zel koullar
yer alyordu. Kartaca, ispanya ile sk iliki iinde bulunan
nemli bir liman olma durumunu koruyor, gemileri ky bo
yunca ta Bordeaux'ya kadar gidiyordu! Vizigot yasalarnda
denizar tccarlardan sz ediliyordu.
Btn bunlar, Roma lmparatorluu'nun ticari geliiminin,
Germen istilalarndan sonra da gl bir biimde srd
n aka ortaya koymaktadr. Bu istilalar, antik an eko
nomik birliine son vermemitir. Akdeniz ve bu deniz ara
clyla Bat ile Dou arasnda srdrlen ilikiler sayesin
de bu birlik, tam tersine, olduka belirgin bir biimde ko
runmutur. Avrupa'nn byk idenizi, artk eskisi gibi tek
bir devlete ait deildi. Ama bu denizin, yzlerce yldan be
ri sregelen nemini ok gemeden yitireceini kestirmek
iin henz hibir neden yoktu. Urad dnmlere kar
n, yeni dnya, eskisinin, Akdeniz'e zg niteliini yitirme
miti. Faaliyetlerinin byk bir blm hala Akdeniz kyla
rnda younlayordu. Herkl Tapna'ndan Ege Denizi'ne
dek uzanan alanda, Roma lmparatorluu'nun yaratm ol
duu uygarln sona ereceini gsteren hibir belirti yoktu.
Yedinci yzyln banda, gelecei grmeye alan bir kim
se, eski gelenein sreceine inanmamak iin hibir neden
bulamazd.
Bununla birlikte, o zaman doal ve akla uygun olarak ya-

24
plan tahmin gereklemedi. Germen istilalarndan sonra da
varln srdren dnya dzeni, lslam istilasndan sonra
varln koruyamad.
Bu istila, evrensel bir sarsntnn doal gcyle tarihin
yoluna kt. Hz. Muhammed'in yaam sresince (571-
632) bile, hi kimse bu akmn sonularn tasarlayama
m, bu sonulara hazrlanmamt. Elli yl gibi ksa bir sre
iinde slam istilas, in Denizi'nden Atlantik Okyanusu'na
dek yayld. Hibir g buna kar koyamyordu. slamiyet,
ilk darbede Pers mparatorluu'nu devirdi (637-644). K
sa bir sre iinde, srasyla, Suriye (634-636), Msr (640-
642) ve Afrika'y (698), Bizans mparatorluu'ndan kopa
rp ald. Sonra spanya'ya ulat (711). Hibir direnile kar
lamayan bu ilerleyi, sekizinci yzyln bana dek hz
n yitirmedi. O yzyln banda, bir yandan Konstantino
polis'in surlar (713), te yandan Charles Martel'in askerle
ri (732), Hristiyanln iki kanadna kar giriilen byk
saldry nlediler.
Ancak, yaylma hz tkenmi olsa bile, lslamiyet gene de
dnyann grnn deitirmiti. Beklenmedik bir at
lmla eski Avrupa'y ykma uratm, gcnn kaynaklan
d Akdeniz kavimler topluluuna son vermiti.
Bir zamanlar bu kavimler topluluunun drt bir yann
birbirine balayan, neredeyse bir "aile denizi" olan Akdeniz,
artk bu kavimler arasnda bir engel olacakt. Yzyllar bo
yu bu denizin tm kylarnda toplumsal yaam, temel nite
likleri bakmndan aynyd; grenekler ve dnceler ayny
d ya da ok az farklyd. Kuzeyden gelen barbarlarn istilas
temelde bu durumu hi deitirmemiti.
imdi, birdenbire, stnde uygarln doduu lkeler
koparlp alnm; Hristiyan inancnn yerini Peygamber'e
ballk, Roma hukukunun yerini slam hukuku, Yunan ve
Latin dillerinin yerini Arapa almt.

25
Eskiden bir Roma gl olan Akdeniz, imdi byk bir b
lmyle bir Mslman gl olmutu. Bundan byle, bu de
niz, Avrupa'nn Dou'su ile Bat'sm birletirecek yerde, bir
birinden ayracaku. Bizans lmparatorluu'nu Bau'daki Ger
men krallklarna balayan ba kopmutu.

26
il. Dokuzuncu Yzyl

slam istilasnn Bat Avrupa stndeki ok byk etkisi bel


ki de yeterince deerlendirilememitir.
slam istilas, daha nceki olgularn hibirine benzemeyen
yepyeni bir durum yaratmtr. Fenikeliler, Yunanllar, son
olarak da Romallar araclyla Bat Avrupa her zaman Do
u'nun kltr damgasn tayagelmiti. Akdeniz'e dayana
rak yayordu; oysa imdi ilk kez kendi kaynaklaryla yaa
mak zorunda braklmt. O zamana dek Akdeniz kylarn
da bulunan arlk merkezi, imdi kuzeye kaymt. Bunun
sonucu olarak, o gne dein Avrupa tarihinde kk bir rol
oynayagelen Frank mparatorluu artk Avrupa'nn yazgs
n belirleyecekti.
Akdeniz'in slamiyet tarafndan kapatlmas ile Karolenj
lerin sahneye knn ayn zamanda oluu, kukusuz salt
bir rastlant deildir. Bu iki olay arasnda ak bir neden
sonu ba vardr. Ortaa Avrupa'snn temellerini atmak
Frank lmparatorluu'nun yazgsyd. Ancak, bunun zorun
lu nkoulu, geleneksel dzenin yklmasyd. lslam istila
s, tarihsel evrimi yolundan saptrmasayd ve onu, deyim ye-
27
rindeyse, "Sakson niteliinden arndrmasayd", Karolenj
ler hibir zaman rollerini oynamak iin sahneye arlmaya
caklard. lslamiyet olmasayd, belki de Frank imparatorlu
u hi varolmayacakt; Hz. Muhammed'siz bir arlman d
nlemezdi.
Akdeniz'in yzyllarca sren tarihsel nemini koruduu
Merovenj dnemi ile, bu denizin etkisinin kendini duyur
maz olduu Karolenj dnemi arasndaki birok eliki bu
durumu yeterince aklkla ortaya koymaktadr. Bu eli
kiler her yerde aka grlyordu: dinsel duyguda, siya
sal ve toplumsal kurumlarda, edebiyatta, dilde, hatta el ya
zsnda. Hangi adan baklrsa baklsn, dokuzuncu yzyl
uygarl, antik a uygarlndan kesin bir kopma gste
rir. Bu yzyln, daha nceki yzyllarn devamndan baka
bir ey olmadn sanmak yanlglarn en by olur. K
sa Pepin'in hkumet darbesi, bir slalenin yerine baka bir
slalenin gemesinden te bir anlam tayordu. Bu olgu, ta
rihin o zamana dein izledii dorultunun yeni bir yn al
masn belirlemitir. Ilk bakta, arlman'n, Roma impara
toru ve Augustus unvann alrken, eski gelenei yeniden
kurmak istediine inanmak akla yakn grnyor. Oysa,
gerekte, Konstantinopolis'deki imparatora kar tavr al
makla bu gelenei bozmu oluyordu. Katolik Kilisesi, ne
denli Romalysa, arlman'n imparatorluu da ancak o l
de Romalyd. nk, bu imparatorluun tek esin kay
na Kilise'ydi. Bundan baka, arlman'n, Kilise'nin hiz
metine verdii konularda ibirlii yapt balca kiiler, es
kiden olduu gibi, ltalyan, Akitanyal ya da lspanyol deil,
rnein, Sen Boniface yahut Alcuin gibi Anglo-Sakson, ya
da Einhard gibi Seb'diler. Artk Akdeniz'le ba kopmu
olan lkenin devlet ilerinde, gneylilerin hemen hemen
hibir rol yoktu. Akdeniz'e srt evirmek zorunda kalan
Frank lmparatorluu'nun Kuzey Avrupa'ya yayld ve s-

28
nrlarn Elbe'ye ve Bohemya dalarna dek genilettii an
da Germen etkisi egemen olmaya balad.1
Ekonomi alannda, Karolenj dnemi ile Merovenj dne
mi arasndaki eliki zellikle dikkat ekicidir. Merovenj d
neminde Galya hala bir deniz lkesiydi; bu nedenle de, tica
ret serpilip gelimiti. arlman'n imparatorluu ise, tam ter
sine, bir kara lkesiydi. Artk d lkelerle hibir balant kal
mamt; devlet d pazarlar olmayan, hemen hemen tam an
lamyla soyutlanm bir durumda yaayan kapal bir devletti.
Kukusuz, bir dnemden teki dneme gei kesin bir bi
imde olmamtr. Marsilya'nn ticareti birdenbire durma
m, yedinci yzyln ortalarndan balayarak, Mslman
lar Akdeniz blgesinde ilerledike, yava yava snmtr.
Mslmanlarn 633 - 638'de ele geirdikleri Suriye, artk
Marsilya'y gemi ve mallaryla zenginletirmiyordu. Ksa bir
sre sonra, slamiyetin boyunduruuna girme sras Msr'a
geldi (638-640); bylece de, Galya'ya artk parmen gelmez
oldu. Bunun tipik bir sonucu, kraliyet yazmanlnn par
men kullanmaktan vazgemesidir.2 Baharat dalm bir s
re daha devam etti; nk Corbie keileri, bir ayrcalk ola
rak kendilerine salanan Fos kentinin tonlieu'sn,* 716 y-

Bu gre kar klarak, arlrnan'n ltalya'da Lombard Krallg'n, ispanya'da ise


Pireneler ile Elbe arasndaki blgeyi ele geirdii ne srlebilir. Ancak, gneye
doru giriilen bu aulnlar, Akdeniz kylarna egemen olmak isteiyle akla
maya olanak yoktur. Lombardlara kar giriilen seferlere, siyasal nedenler, zel
likle Papalk'la yaplan ittifak yol amur. lspanya'ya kar giriilen seferin ise,
mslmanlara kar salam bir snu salamaktan baka bir amac yoktu.
2 Bununla birlikte, bu tarihte ithalat btn btn durmamu. Elimizdeki belgele
re gre, Galya'da 737 ylna dein parmen kullanlyordu; bkz. M. Prou, Manu
el de poltographie, 3. bl. s. 17. ltalya'da parmen, onbirinci yzyla dein kul
lanlnur; bkz. A. Giry, Manuel de diplomatique, s. 494. Parmen, ltalya'ya, M
sr' dan ya da daha byk bir olaslkla (Araplarn mallarn pazarlamaya baladk
lar) Sicilya'dan sevk ediliyordu. Bu konu III. Blm'de yeniden ele alnacakur.

(*) Tonlieu: 1. Tanan mallardan alnan vergi ya da resim. 2. Pazar ve panayrlar


da mallarn sergilemek iin tccarlardan alnan vergi. Szck, onikinci yzyl
da,tolneu; ondrdnc yzylda, tonlieau biimine dnmtr. Kkeni, La
tince, teloneum'dur. Osmanllardaki bac-i bazar' a denk dmektedir - .n.
. 29
lmda son kez onaylatm olmann yararna inanmlard. Ya
rm yzyl sonra Marsilya limannda sessizlik egemen ol
mutu. Marsilya, kendisini besleyen Akdeniz'den koparl
m, bylece nceleri bu liman araclyla beslenen i bl
gelerin ekonomik yaam kesinlikle snmt. Bir zamanlar
Galya'mn en zengin lkesi olan Provence, dokuzuncu yz
ylda en yoksulu olmutu.
Mslmanlar, deniz stndeki egemenliklerini gittike
daha ok pekitirdiler. Dokuzuncu yzyl boyunca, Balear
adalarm, Korsika, Sardinya ve Sicilya'y ele geirdiler. Af
rika kylarnda yeni limanlar kurdular; nce Tunus (698-
703), sonra bu kentin gneyindeki Mehdiye, daha sonra
da, 973 ylnda Kahire limanlarn. Byk bir tersanenin
bulunduu Palermo, Tireniyen denizindeki balca sleri
oldu. Donanmalar bu denizde byk bir stnlkle seyre
diyor, kk ticaret gemileri Bat'mn rnlerini Kahire'ye
ulatryor, oradan bu rnler Badad'a sevk ediliyordu.
Korsan gemileri Provence ve talya kylarn yakp ykyor
lar, kentleri yama edip sakinlerini esir olarak satmak iin
yakaladktan sonra, atee veriyorlard. 889 ylnda bu ya
maclardan bir blk, Nis kenti yaknlarnda Fraxinetum'u
(Var eyaletinde, bugnk Garde-Frainet) bile ele geirdi
ler. Burada kurduklar karargah, hemen hemen bir yz
yl boyunca komu blgeler halkm srekli olarak baskna
uratm, Alpler'i aarak Fransa'dan ltalya'ya giden yollar
tehdit etmitir.
arlman ve ardllarnn ky blgelerini Mslman akn
clara kar korumak iin giritikleri abalar, tpk kuzeyde
ve batda skandinavlarn istilasna kar koymak iin gs
terdikleri aba gibi, etkisiz kald. Danimarkallarn ve Nor
velilerin gzpeklii ve denizcilikleri, onbirinci yzyl bo
yunca Karolenj lmpratorluu'nun kylarn yama etmeleri
ni kolaylatryordu. Aknlarn, sadece Kuzey Denizi'nden,

30
Kanal* ve Gaskonya Krfezi'nden deil, zaman zaman Ak
deniz'den ynetiyorlard. Bunlarn ustalkla yaplm olan
gemileri, zaman zaman yukarda ad geen denizlere dk
len btn nehirler boyunca ierilere doru giriyordu. Bu
gemilerin yakn zamanda yaplan kazlarda ortaya kar
lan grkemli rnekleri, imdi Oslo'da bulunmaktadr. Ren,
Meuse, Scheldt, Sen Loire, Garon ve Ron vadileri sistemli ve
srekli yamalara sahne olmutur. Bu vadiler ylesine yak
lp yklmt ki, birok yerlerin halk yok olmutu. Frank
lmparatorluu'nun temelde bir kara lkesi nitelii tad
n, hibir ey, Mslmanlara ya da skandinavlara kar k
ylarnn savunmasn rgtleme yeteneinden yoksun olu
undan daha iyi ortaya koyamaz. nk bu savunmann et
kin olabilmesi iin deniz kuvvetlerine dayanmas gerekirdi.
Oysa imparatorluun hi donanmas yoktu, ya da olsa olsa,
son dakikada alelacele oluturulan filolar vard.
Bu koullar, nemli bir ticaretin varl ile badamyor
du. Geri dokuzuncu yzyla ait tarihsel belgelerde, tc
carla;dan (mercatores, negociatores)3 sz edilmektedir; an
cak bunlarn nemi konusunda hayale kaplmamak gerekir.
O dnemden kalan metinlerin saysna oranla tccarlardan
ok seyrek olarak sz edildii grlr. Toplumsal yaamn
her aamasna deinen emirnamelerin ticarete ilikin olanla
r dikkati ekecek kadar azdr. Bundan, szkonusu dnem
de, ticar,,etin yalnzca ikincil, bir yana braklabilecek nem
de bir rol oynad sonucu karlabilir. Dokuzuncu yzy-

(*) Boaz, Danimarka'nn en byk adas olan Sjaelland', lsve'in gney ucu olan
Skane'den ayrmaktadr. Bkz. Encyclopaedia Britannica, Sound maddesi) - .n.

3 A. Dopsch, Die Wirtschaftsentwicklung der Karolingerz:eit, Cilt Il, s. 180 vd, de


rin bir bilgiyle bunlarn bazlarndan sz etmitir. Ancak, bunlarn birou
nun Merovenjler dnemine ilikin olduunu, birounun da, Dopsch'un on
lara verdii nemi tamaktan uzak olduklarn hatrda tutmalyz. Ayr. bkz.].
W. Thompson, "The Commerce of France in the Ninth Century", The journal
of Political Economy, 1915, Cilt XXIII, s. 857.

31
ln ilk yansnda, ticaretin bir canllk belirtisi gsterdii tek
yer Galya'mn kuzeyi oldu.
Daha Merovenj monari ynetimi altnda iken, ngiltere
ve Danimarka ile ticaret yapmakta olan Quentovic (Pas-de
Calais eyaletinde, Etaples yaknlarnda, imdi ortadan kalk
m olan bir yer) ve Duurstede (Ren nehri zerinde, Ut
recht'in gneybatsnda) limanlarnn geni sevkiyat mer
kezleri olduklar anlalyor. Frizyallann, Ren, Scheldt ve
Meuse boyunca yrttkleri nehir ulamnn, arlman ve
ardllarnn ynetimleri sresince, baka hibir blgede ei
grlmedik bir nem kazanmasnn bu limanlardan ileri
geldiini sylemek yerinde olacaktr. Flandr kyllerince
dokunan ve ada metinlerde Frizya ptlerinleri (pallia fre
sonica) adyla anlan kumalar ve bunlarn yan sra Ren Al
manya'snn araplar, bu nehir trafiine, Iskandinavlann,
szkonusu limanlar ele geirdikleri gne dein olduka
dzenli bir biimde sregeldii anlalan bir dsatm ticare
ti salamtr. Bundan baka, Duurstede'de baslan denier'le
rin ok geni bir dolam olduu bilinmektedir. Bu parala
rn, Isve ve Polonya'nn en eski sikkeleri iin rnek aln
mas, bunlarn daha nce, kukusuz Iskandinavlann eliyle
ta Baltk Denizi'ne dek yayldnn ak kantdr. Olduka
yaygn bir ticaret mal olarak, lrlanda gemilerinin grld
Noirnoutier'nin tuz sanayiine de dikkat ekilebilir. te
yandan, Salzburg tuzu, Tuna ve kollan boyunca imparator
luun ilerine sevk ediliyordu. Hkmdarlarn yasaklama
larna karn, puta tapan Slavlar arasndan alnan sava tut
saklarnn saysz alc bulduu Bat snrlan boyunca kle
sat yaplyordu.
yle grnyor ki, Yahudiler zellikle bu tr alverile
urayorlard. Yahudilerin says hala ok byk olup, bun
lara Frank lkesinin her yerinde rastlanyordu. Galya'nn
gneyindekiler, Mslman lspanya'daki dindalaryla yakn

32
iliki iindeydiler. Bunlar, bu dindalarna Hristiyan ocuk
larn satmakla sulanyorlard.
Bu Yahudiler, alveriini yaptklar baharatla deerli do
kumalar olaslkla lspanya'dan, belki de Venedik'ten sal
yorlard. Ancak, ocuklarn vaftiz ettirmek zorunda brakl
malar ok sayda Yahudinin erken bir tarihte Pirenelerin g
neyine g etmelerine yol am, ticari nemleri de dokuzun
cu yzyl boyunca srekli olarak azalmtr. Suriyelilere ge
lince, onlar bu dnemde artk nemlerini yitirmilerdi.4
Bylece, Karolenjler zamannda ticaretin ok byk l
de azalm olmas byk bir olaslktr. Quentovic ve Duurs
tede dolaylar dnda, bu ticaret, yalnzca arap ve tuz gibi
zorunlu mallar, yasaklanm olmasna karn snrl lde
kle ticareti ve Dou'dan gelen az sayda rnlerin Yahudi
ler araclyla takas edilmesinden oluuyordu.
lslam istilasyla birlikte, Akdeniz'in kapanmasndan son
ra, dzenli ve normal bir ticari etkinliin, meslekten tc
carlar snfnca yrtlen dzenli bir alveriin, ksaca ad
anlmaya deer bir deiim ekonomisinin zn oluturan
hibir eyin izine rastlanmamaktadr. Dokuzuncu yzylda
rastlanan byk sayda pazar (mercatus)'lar, bu savla hibir
biimde elimez. Bu pazarlar, gerekte, krsal blgelerden
gelen besin maddelerinin perakende sat yoluyla halkn
haftalk gereksinimlerini salamak iin kuruluyordu. Karo
lenj dneminde ticari faaliyeti kantlamak iin, Aix-la Cha
pelle'de, arlman'n saraynn ya da belli byk manastrla
rn, rnein Sen Riquier manastr yaknlarnda tccarlarn
igal ettikleri sokaklarn (vicus mercatorum) varlndan sz
etmek de ayn lde amac salamaktan uzaktr. Burada
szkonusu olan, gerekte tccarl meslek edinmi kiiler
4 J. W. Thompson'un, yukarda 3 No.lu dipnotunda ad geen eserinde, bunun
tersini kantlamak iin gsterdii aba, bu gr benimsememizi nleyen dil
bilimsel glkler ortaya karmaktadr. Bu yapun dayand Cappi adl eserin
Yunanca asl kabul edilememektedir.

33
deil. Sarayn ya da rahiplerin gereksinimlerini karlamakla
grevlendirilmi kiilerdi. Baka bir deyile, bunlar derebe
yinin atosunda yaayanlarn hizmetindeki iiler olup, tc
carlkla hibir ilgileri yoktu.
Bundan baka, Akdeniz uluslar topluluunun dnda kal
d gnden balayarak, Bat Avrupa'y etkileyen ekonomik
gerilemenin maddi kantlan da vardr. Bu kant, Ksa Pe
pin'in balatt ve arlman'm tamamlad para sistemi re
formu salamaktadr. Bu reform, altn paray bir yana b
rakm ve onun yerine gm koymutur. O zamana de
in, Roma geleneine uyarak, balca para birimini olutu
ran solidus artk yalnzca szde kalyordu. Bundan byle, tek
gerek para yaklak iki gram arlndaki, madensel dee
ri, dolarnki ile karlatrldnda aa yukar sekizbuuk
sent olan gm denier idi. Merovenjler dneminde altn
dan baslan solidus'un madensel deerinin hemen hemen
dolar olduu dnlrse, yaplan reformun nemi kolayca
anlalabilir. Kukusuz bu, yalnzca, gerek ticaretin gerekse
esenlik dzeyinin azalmas ile aklanabilir.
Onnc yzylda altn paralarn, Floransa'da florin,
Venedik'te ise duca'larla yeniden ortaya knn Avru
pa'nn ekonomik bakmdan yeniden douunun bir zelli
i olduu kabul edilirse-ki kabul edilmelidir-bunun tersi de
dorudur: sekizinci yzylda altn para basmndan vazge
ilmesi, byk bir dn belirtisi olmutur. Pepin ve ar
lman'n Merovenj dneminin son gnlerinde ortaya kan
parasal dzensizlie bir zm bulmak istediklerini syle
mek yeterli deildir. Altndan vazgemeksizin de bir zm
bulma olana vard. Bunlarn, zorunluluk yznden altn
dan vazgetikleri aktr. Baka bir deyile, Galya'da san
madenin ortadan kalkmasnn sonucu olarak altndan vaz
getikleri aktr. Altnn yok oluunun ise, Akdeniz ticare
tinin kesintiye uramasndan baka bir nedeni yoktu. Bu-

34
nun kant, Konstantinopolis ile bantsn srdren G
ney ltalya'nn, tpk Konstantinopolis gibi, altn ltn
korumu olmas buna karlk, Karolenj hkmdarlarnn
altn lt yerine gm ltn koymak zorunda kal
malardr. Bundan baka, Karolenjlerin para birimi olan de
nier'nin ok hafif oluu, imparatorluklarnn ekonomik ba
kmdan soyutlanm olduunu gsterir. Bunlarn devletle
ri ile solidus'un dolamn srdrd Akdeniz blgesi ara
snda en kk bir bant korunmu olsayd, para birim
lerini eskisinin otuzda biri deerine drm olmalar d
nlemezdi.
Ancak, hepsi bu kadarla da kalmyor. Dokuzuncu yzyl
da yaplan para reformu, yalnzca szkonusu blgenin ge
nel yoksullamasna deil, gerek hafiflik gerekse yetersizli
i ile dikkati eken parann dolamna da uygun dmek
tedir. Uzak yerlerden para ekebilecek yeterince gl mer
kezlerin bulunmay nedeniyle para, denebilirse, dural ola
rak kalmtr. arlman ve ardllarnn, denier'lerin yalnz
ca kraliyet darphanelerinde baslmasn ngren buyruk
lar bouna olmutur. Dindar Louis'nin ynetimi srasnda,
nakit para salamakta glk eken belirli kiliselere para
basma yetkisi tanmak zorunluu domutur. Dokuzuncu
yzyln ikinci yansndan balayarak pazar kurma yetkisi
nin yan sra hemen hemen her zaman ayn yerde bir darp
hane kurma yetkisi de tanmtr. Devlet, para basma tekeli
ni koruyamamtr. Durmadan ufalanp gidiyordu para. Bu
da, kukuya yer vermeyecek biimde ekonomik gerileme
nin bir belirtisidir. Ticaret ne denli gelitirilirse, para siste
minin de o denli merkeziletiini ve basitletiini tarih gs
termektedir. Dokuzuncu yzyln gidiini izlediimizde pa
ra sisteminin gsterdii dalma, eitlenme, hatta karga
a, sonunda, burada ne srlen kuram arpc bir biim
de dorulamaktadr.

35
Bazlar, arlman'n uza gren bir siyasal ekonomi izle
diini ne srmeye kalkmlardr. Bu, ne denli byk bir
deha olduunu varsaysak da arlman'm 793 ylnda balat
t, Rednitz'i Altmhl'e balamaya, bylece de Ren ve Tu
na arasnda ulam salamaya ynelik tasarlarn, birliklerin
tanmasndan baka bir amac olabileceini, ya da Avarlar'a
kar giriilen savalarn, Konstantinopolis'e bir ticaret yo
lu amak isteinden domu olduunu hi kimse bir olas
lk olarak ne sremez. Emirnamelerin, baka bakmlardan
ilerlii olmayan, para basmna, l ve arlklara, gei
vergisi ve pazarlara ilikin hkmleri, Karolenj yasalarnn
belirgin zellii olan genel dzenleme ve denetim sistemi
ne sk skya balyd. Ayn ey, tefecilii nlemek iin al
nan nlemler ve ruhban snfnn ticarete atlmasnn yasak
lanmas iin de geerlidir. Bu nem ve yasaklarn amac, do
landrclk, dzensizlik ve disiplinsizlikle savamak ve hal
ka Hristiyan ahlakn kabul ettirmekti. Ancak nyargl bir
bak as, bu nlemlerde, imparatorluun ekonomik geli
imini harekete geirme abas grebilir.
arlman ynetimini bir canlanma dnemi olarak grme
ye ylesine almz ki, bilinsizce, her alanda ayn geliimi
grmeye itiliyoruz. Yazk ki, edebiyat kltr, dinsel devlet,
rf ve adetler, kurumlar ve devlet ynetimi iin sylenebile
cek szler ulam ve ticaret iin sylenemez. arlman'm her
byk baars, askeri gc ya da Kilise ile balakl saye
sinde gereklemitir. Bu bakmdan ne Kilise ne de silahla,
Frank lmparatorluu'nun d pazarlardan yoksun kalmas
na yol aan koullarn stesinden gelebilirdi. Gerekte im
paratorluk, kanlmaz olarak nceden belirlenmi bit duru
ma kendisini uydurmak zorundayd. Tarih, baka bakmlar
dan ne denli gz kamatrc olursa olsun, arlman dnemi
nin ekonomik adan bakldnda bir gerileme dnemi ol
duunu kabul etmek zorundadr.

36
Frank lmparatorluu'nun mali rgtlenmesi bu gerei
aka ortaya koymaktadr. Gerekten de, imparatorluun
mali rgtlenmesi olabildiince basitti. Merovenjlerin, Ro
ma'ya yknerek korumu olduklar ba vergisi artk orta
dan kalkmt. imparatorluun kaynaklar, yalnzca beylik
arazinin gelirinden, egemenlik altndaki kabilelerden alnan
haratan ve sava ganimetinden oluuyordu. Pazar vergisi
artk hazinenin dolmasna katkda bulunmuyor, bylece de
o dnemin ticaret bakmndan gerilemesine tanklk ediyor
du. Bu vergiler, seyrek olarak, nehir ya da kara yoluyla ta
nan mallardan zorla alnan ayni vergiden baka birey deil
di. Kprlerin, limanlarn ve karayollarnn bakmna har
canmas gereken gelirler, bunlar toplayan grevlilerce yu
tuluyordu. Bu gelirlerin ynetimini denetlemek iin olutu
rulan missi dominici, * varln kantlad yolsuzluklar n
leyemiyordu. nk, grevlilerine cret deyemeyen dev
let, onlar zerinde yetkisini de gsteremiyordu. Bu durum
da, devlet, toplumsal durumlar sayesinde cretsiz hizmet
grebilecek tek kimseler olan soylulara bavurmak zorunda
kalyordu. Ancak, byle davranmakla, devlet, gcn ara
'
c olarak yararlanaca kimseleri; karlar aka devlet g
cn azaltmakta yatan bir grup insan arasndan semek zo
runda kalyordu. Grevlilerin soylular arasndan seilmesi,
Frank lmparatorluu'nun balca kusuru ve arlman'n l
mnden sonra imparatorluun alabildiine hzlanan k
nn temel nedeniydi. Kukusuz, hkmdarn kuramsal
olarak tm gce sahip olduu halde, gerekte bamsz olan
temsilcilerinin kendisine ballna dayand bir devletten
daha gsz birey yoktur.
Derebeylik sisteminin tohumu bu eliik durumda atl
mt. Karolenj imparatorluu, Bizans imparatorluu ya da

(*) arlman zamannda, yerel makamlar denetlemek iin gnderilen bir papaz,
bir laik, ikier kiiden oluan temsilcilere verilen ad - .n.

37
Hilafet devleti gibi, bir vergi sistemine, mali denetime, mali
merkezilemeye ve grevlilerinin cretlerini, kamu hizmet
lerini, ordu ve donanmann giderlerini karlayan bir hazi
neye sahip olsayd, varln srdrebilirdi. mparatorluun
kmesine neden olan mali yetersizlik, artk yk tayama
yacak durumdaki bir ekonomik temele dayanan bir siyasal
yapy ayakta tutmakta imparatorluun karlat olanak
szln ak bir belirtisidir.
Toplumun olduu gibi, devletin ekonomik temelini de,
bundan byle toprak sahipleri oluturuyordu. Karolenj im
paratorluu, d pazarlardan yoksun bir kara devleti olduu
gibi, temelde bir tann devletiydi. lkede hala rastlanabilen
ticaret izleri dikkate alnamayacak kadar nemsizdi. mpa
ratorlukta topraktan baka klt, krsal iten baka i yoktu.
Yukarda belirtildii gibi, tannn ar basmas yeni bir olgu
deildi. Romallar dneminde tarm ok belirgin bir biimde
ar basyordu; Merovenj dneminde ise bu durum gittike
artarak varln srdrd. Daha antik an sona erdii za
manlarda, Avrupa'nn bats batan baa, senatr (senatores)
adn tayan soylulara ait byk malikanelerle kaplyd. Za
manla mlk, miras yoluyla geen tmara bal topraklara d
nerek ortadan kalkarken, eski zgr iftiler de, babadan
oula geen, topraa bal "ekiciler" (coloni) durumuna ge
liyorlard. Germen kabilelerini, hepsi de eit haklara sahip
bir kyller demokrasisi olarak gstermek dncesini ke
sinlikle bir yana braktk. Daha imparatorluu ilk igal ettik
lerinde bile bu kabileler arasnda ok byk toplumsal ay
rlklar vardr. Varlkl bir aznlkla yoksul bir ounluktan
oluuyorlard. Kle ve yan-zgr (liti) kiilerin saylan ol
duka bykt.
Bylece, istilaclarn Roma eyaletlerine gelii, kurulu d
zenin ortadan kalkmasna yol amamtr. Yeni gelenler
kendilerini buraya uydururken statkoyu korumulardr.

38
lstilaclann birou, kraldan alarak, ya da g kullanarak,
yahut evlilik ya da baka yollarla, kendilerini senatrlerle
eit klan byk malikaneler edindiler, Toprak sahibi soy
lular ortadan kalkmak yle dursun, tersine, yeni elerle
glendiler.
zgr kk toprak sahiplerinin ortadan kalkmas bu d
nemde de srd. Gerekten, yle grnyor ki, daha Karo
lenj dneminin balarnda, Galya'da ancak ok az sayda k
k toprak sahibi vard. arlman, bunlar korumak iin bou
na nlemler ald. Korunma gereksinimi, kanlmaz olarak,
bu kimselerin daha gl bireylere bavurarak kendilerini ve
mallarm onlarn buyruuna vermelerine yol at.
Bylece, istilalar dneminden sonra byk araziler gittik
e daha ok yaygnlat. Krallarn Kilise'ye bata bulun
malar bu geliimin etkenlerinden biri oldu. Soylularn dine
ballklar da ayn sonucu dourdu. Yedinci yzyldan son
ra saylan byk bir hzla artan manastrlara bol bol toprak
balanyordu. Her yerde Kilise'ye ait malikanelerle ruh
ban snf dndaki kiilere ait malikaneler birbirine kar
yor, yalnzca ekili topraklan deil, ormanlar, fundalklar ve
ekilmemi topraklan da kapsyordu.
Bu malikanelerin rgtlenmesi, Roma Galya'snda nasl
sa, Frank Galya'snda da yleydi. Bunun baka trl ola
mayaca aktr. Germen kabilelerinin farkl bir rgt kur
malar iin hibir neden olmad gibi, yetenekleri de yok
tu. Bu rgt, temelde, tm topraklarn birbirinden kesin
likle farkl iki ynetim biimine bal iki snfa ayrlmasn
dan oluuyordu.
Genilii daha az olan birinci blmdeki topraklar doru
dan doruya sahiplerince ileniyordu; ikinci blme giren
ler ise, kira szlemeleriyle kyller arasnda paylatrlyor
du. Bir araziyi oluturan kylerin (villa) her biri, beyin dir
lii (terra dominicata) ve kaltm yoluyla geen, ayni yahut

39
nakdi kira ve zorunlu igc karlnda ovalye ya da ky
llerce (manentes, villani) ilenen ift yerlerine (mansus) ay
rlm topraklardan oluuyordu. 5
Kentsel yaam ve ticaret serpilip gelitii srece, byk
malikanelerin rnlerini elden karmalar iin bir paza
r vard. Merovenj dnemi boyunca, kent topluluklarnn
gereksinimlerinin karlanmas ve tccarlarn mal edin
meleri kukusuz bu pazarlar araclyla salanyordu. An
cak, ticaretin ve onunla birlikte tccar snf ile kentsel n
fusun ortadan kalkmasyla durum ister istemez baka tr
l olacakt. Byk malikanelerin yazgs, Frank lmparator
luu'nun yazgsyla aynyd. Tpk mparatorluk gibi, b
yk malikaneler de pazarlarm yitirdiler. Alc yokluu ne
deniyle, artk d lkelere mal satma olana kalmam
t; byle olunca da, mal sahibi ya da kirac olarak malika
ne topraklar stnde yaayanlarn yaamlarm srdrebil
meleri iin zorunlu retimden daha ok retmelerinin ya
rar yoktu.
Deiim ekonomisinin yerini tketim ekonomisi alm
t. Her malikane d dnya ile alveriini srdrecek yerde,
artk kendi bana bir kk dnya oluturuyordu. Ataerkil
bir ynetim biiminin geleneksel durgunluu iinde, kendi
bana ve kendisi iin yayordu. Dokuzuncu yzyl, kapa
l ev ekonomisi dediimiz, daha doru bir deyile, pazarsz
ekonomi diye adlandrabileceimiz ekonominin altn dev
ri olmutur.6

5 Rahip Irminon'un kiralarla ilgili kaytlan bu rgte ilikin balca bilgi kay
nadr. Bununla birlikte, Guerard'm 1844'de yaymlad basknn nsz de
okunmaldr. Bu konuda aynca, nl Capitulaire de Villis'e de baklmaldr. K.
Gareis iyi bir yorum yaymlamtr. Die Landguterordnung Karis des Grossen,
Berlin, 1895. Capitulaire'in kayna ve tarihi konusundaki uzlamazlklar iin
bkz. M. Bloh, "L'origine et la date du Capitulaire de Villis", Revue Historique,
1923, cilt cxu. s. 40.
6 Baz yazarlar, malikanelerde retilen (rnlerin) sat amacyla retildikleri ka
nsndadrlar. r. bkz. F. Keutgen, Amter und Znfte, Jena, 1903, s. 58. Baz ola-

40
retimin, malikane halknn geiminden baka bir ama
gtmedii, bunun sonucu olarak da kar dncesine tam
anlamyla yabanc olduu bu ekonomi, doal ve kendiliin
den bir olgu saylamaz. Tersine, bu ekonomi, onu bu nite
lii kazanmaya zorlayan bir evrimin sonucundan baka bir
ey deildi. Byk mlk sahipleri, topraklarnn rnlerini
satmaktan kendi zgr istemleriyle vazgememilerdir; ba
ka trl yapamadklar iin satmay durdurmulardr. Ku
kusuz, ticaret onlara dzenli bir biimde rnlerini dar
ya satarak elden karmalar iin gerekli aralar salamaya
devam etseydi, bu yoldan kar salamay ihmal etmezlerdi.
Satmyorlard; nk satamyorlard. Satamyorlard; n
k pazarlar yoktu. Dokuzuncu yzyln banda ortaya
kan kapal malikane rgt zorunluluktan doan bir olguy
du. Bu da, bu olgunun olaand bir olgu olduunu syle
mek demektir.
Bu durum, Karolenj Avrupa'snn grnm, ayn d
nemde Gney Rusya'nn grnm ile karlatrlarak en
etkin bir biimde gsterilebilir.
Denizci skandinavlardan, yani Isve kkenli skandinav
lardan oluan gruplarn dokuzuncu yzyl boyunca Dinye
per nehri havzasnda yaayan Slavlar boyunduruk altna al
dklarn biliyoruz. Fethedilenlerin Rus adn verdikleri bu
fatihler, boyunduruk altna aldklar halklar arasnda gven
liklerini salamak iin doal olarak bir araya toplanmak zo
rundaydlar.
Bu amala, Slav dilinde gorod'lar denen, salamlatrlm,
etraf evrili yerler yapmlar, prenslerinin ve tanrlarnn im
geleriyle birlikte buralara yerlemilerdir. En eski Rus kent-

anst durumlarda, rnein ktlk zamanlarnda, bu rnlerin satldklar ger


ektir. Ancak, genel kural olarak, san szkonusu deildi. Bunun tersini kantla
dklan ileri srlen meinler sayca ok az ve inandrc olmayacak lde eit
li anlamlara ekilebilecek niteliktedir. Ortaa'n balarnda malikane sisteminin
tm ekonomisinin bu kar dncesine tam anlamyla ters dt aktr.

41
leri, kkenlerini, bu hendeklerle evrili kamplara borludur
lar. Smolensk, Suzdal ve Nevgorod'da bu tr kamplar var
d; bunlarn en nemlisi ve en uygar Kiev'deydi. Bu kentin
prensi, tm teki prenslerden daha stnd. stilaclarn ge
imi, yerli halka salnan vergilerle salanyordu.
Bu nedenle, Ruslarn, lkenin kendilerine bol bol verdii
kaynaklan desteklemek iin d lkelerde ek kaynaklar ara
makszn, geimlerini topraktan salama olana vard. Ba
t Avrupa'daki adalar gibi, onlar da d dnya ile ileti
im kurmay olanaksz bulsalard, kukusuz byle davranr,
uyruklarndan aldklar vergilerle yetinirlerdi. Ancak, iin
de bulunduklar durum, onlar erken bir tarihte bir deiim
ekonomisi uygulamaya itmi olsa gerektir.
Gney Rusya, daha stn bir uygarln iki blgesi ara
snda yer alyordu. Douda, Hazer Denizi'nin tesinde Ba
dad Halifelii uzanyor; gneyde Karadeniz, Bizans lmpara
torluu'nun kylarn yalayarak Konstantinopolis dorultu
sunu gsteriyordu. Barbarlar, bu iki gl ekim merkezi
nin etkisini hemen duydular. Kukusuz, son derece enerjik,
giriimci ve servenciydiler; ama doal nitelikleri, koullar
dan en iyi bir biimde yararlanmalarndan baka ie yaram
yordu. Slav blgelerini ele geirdiklerinde, Arap tccarlar,
Yahudiler ve Bizansllar buraya sk sk uruyorlard; izleye
cekleri yolu da onlar gsterdiler. Kendileri de uygar insan
lar iin olduu kadar, ilkel insanlar iin de ok doal olan
kazan tutkusunun drtsyle bu yolda atlma girimekte
duraksamadlar.
gal ettikleri lke, onlara, yaamn inceliklerine alm
zengin imparatorluklarla ticaret yapmaya zellikle uygun
rnleri sunuyordu. Usuz bucaksz ormanlar, onlara, eke
rin hala bilinmedii o gnlerde deerli olan balla, gney ik
limlerinde bile lks giyim ve donatmn grkemi iin zorun
lu olan krkler salyordu.

42
Kle salamak daha kolayd; Mslmanlarn haremleri
ve byk konaklan ya da Bizans atlyeleri sayesinde bunla
rn sat karl olduu lde gvenliydi. Bylece, daha do
kuzuncu yzylda, arlman mparatorluu, Akdeniz'in ka
patlmasnn ardndan soyutlanm bir durumda iken, G
ney Rusya, tam tersine, rnlerini, ekiciliklerini ortaya ko
yan iki byk pazarda satmaya zendiriliyordu. Dinyeper
Skandinavlarnn pagan oluu, onlarn, Batl Hristiyanla
rn Mslmanlarla alverite bulunmalarn engelleyen din
sel kayglara kaplmalarn nlyordu. Ne lsa'nn ne de Mu
hammed'in inancna bal olduklarndan, tek istedikleri, bu
peygamberleri izleyenlerle tarafsz olarak alveri yaparak
zengin olmakt.
Yunanllarla olduu kadar slam imparatorluu ile de sr
drdkleri ticaretin nemini, Rusya'da bulunan ve tpk bir
altn pusula inesi gibi ticaret yollarnn ynn gsteren
olaanst ok sayda Arap ve Bizans sikkeleri aka gs
termektedir.
Kiev blgesinde Ruslar, gneyde Dinyeper, douda Vol
ga, kuzeyde ise Bat Dvina ya da Bosna Krfezi'nin bitiiin
deki gllerin belirledii dorultuyu izliyorlard. Yahudi ve
Arap gezginlerinden ve Bizansl yazarlardan salanan bil
gi, arkeolojik kaytlardan elde edilen bilgiyi desteklemekte
dir. Burada, Konstantin Porfirogenetus'un, dokuzuncu yz
ylda verdii bilgilerin ksa bir zeti yeterli olacaktr. Por
firogenetus, Ruslarn her yl buzlar zldkten sonra, Ki
ev'de gemilerini topladklarn anlatyor. Filolar yava yava
Dinyeper'den aa doru iniyor, nehrin saysz alayanlar
mn yaratt engelleri nlemek iin yelkenlilerin ky boyun
ca ar ar yol almalar gerekiyordu. Bir kez denize ulan
ca, yelken aarak ky boyunca uzun ve tehlikeli yolculukla
rmn son hedefi olan Konstantinopolis'e doru yol alyorlar
d. Orada Rus tacirlerinin zel bir mahallesi vard; ticari an-

43
lamalar yapyorlard. Bunlarn en eskisi, tccarlarn halkla
ilikilerini dzenleyen anlama, dokuzuncu yzyla dek geri
gider. Biroklar kentin bysne kaplarak orada yerleiyor
ve tpk daha nce Roma lejyonlarndaki Almanlar gibi, m
paratorluk Muhafz Alay'nda grev alyorlard.
mparatorlar Kenti (Czarograd)'nin, Ruslar iin etkisi
yzyllar boyu sren bir bys vard. Hristiyanl bura
dan almlard (957-1015). Sanatlarn, yazlarn, para kul
lanmay ve ynetim rgtnn byk bir blmn bura
dan almlard. Bizans'la ticaretin, Ruslarn toplumsal ya
amnda oynad rol gstermek iin baka bireye ge
rek yoktur. Bu rol, Ruslarn toplumsal yaamnda ylesine
nemli bir yer alyordu ki, Rus uygarln onsuz aklamak
olanaksz olurdu. Kukusuz bu alveriin biimleri ok il
keldi, ama nemli olan bu ticaretin biimleri deil, yaratt
etkiydi.
Ortaa'n sonlarnda Ruslar arasnda toplumun yaps
n bu ticaret belirliyordu. Karolenj Avrupa'sndaki ada
larnn daha nce belirtilen durumunun tam tersine, tan
maz mallarn yalnzca nemi deil, kavram bile Ruslarca
bilinmiyordu. Zenginlik kavramlar yalnzca kiisel mallar
dan oluuyordu; bu mallarn en deerlisi klelerdi. Topra
denetimleri altna alarak rnlerinden yararlanma dnda
topraa ilgi duymuyorlard. Bu anlay, sava-fatihler sn
fnn anlay olsa bile, bylesine uzun zaman srdrlme
sinin nedeni, bu savalarn ayn zamanda tccar olmala
ryd. Bu arada, Ruslarn, balangta askeri gerekler nede
niyle ortaya kan gorod'larda younlamalarnn, bal ba
na ticari gereksinimlerine ok iyi uyduunu ekleyebiliriz.
Boyun edirilen halklar boyunduruk altnda tutmak ama
cyla barbarlarca yaratlan bir rgt, Ruslarn Bizans ve Ba
dad'n ekonomik ekiciliini nemsemelerinden sonra be
nimsedikleri yaam biimine ok iyi uyuyordu. Ruslarn or-

44
taya koyduklar bu rnek, bir toplumun kendisini ticarete
vermeden nce mutlaka bir tarmsal aamadan gemesinin
gerekmediif1;i gstermektedir. Burada ticaret zgn bir ol
gu olarak grnyor. Eer byle ise, bunun nedeni, Rusla
rn Bat Avrupa gibi kendilerini d dnyadan kopmu bu
lacaklar yerde, tersine, daha balangtan beri d dnya
ya itilmi, daha doru bir szckle, d dnya ile iliki iine
girmeye ekilmi olmalardr. Ruslarn toplumsal durumu
Karolenj lmparatorluu'nunki ile karlatrldnda orta
ya kan byk elikiler bundan ileri gelmektedir; toprak
sahibi soylu snf yerine tccar bir soylu snf; topraa bal
serfler yerine, i aralar saylan kleler; krsal alanda yaa
yan bir nfus yerine, kentlerde toplanan bir nfus; son ola
rak, basit bir tketim ekonomisi yerine, bir deiim ekono
misi, dzenli ve srekli ticari etkinlik.
Bu belirgin elikilerin, Rusya'ya pazarlar sunarken, Ka
rolenj lmparatorluu'nu pazarlardan yoksun brakan koul
larn sonucu olduunu tarih ak seik olarak gstermekte
dir. Gerekten de, Ruslarn ticari etkinlii, ancak, Konstanti
nopolis ve Badad yollarnn onlara ak olduu srece sr
mtr. Bu ticaret, onbirinci yzylda Peeneklerin yol a
t bunalma kar koymaya yazgl deildi: Bu barbarlarn
Hazer Denizi ve Karadeniz kylan boyunca giritikleri sal
drlar, sekizinci yzylda Akdeniz'deki slam istilasnn Ba
t Avrupa iin dourduu sonulara benzer sonulan da bir
likte getirmitir.
Tpk lslam istilasnn Galya ve Dou arasndaki ula
m kesmesi gibi, Peenek aknlar da Rusya ve onun yaban
c pazarlar arasndaki ulam kesmitir. Her iki blgede de,
bu kopmann sonulan birbirine tpatp denk dmektedir.
Galya'da olduu gibi, Rusya'da da ulam aralarnn yok ol
mas, kentlerin boalmas ve halkn yakn yerlerde geim
kayna aramaya zorlanmasyla birlikte, ticari ekonomi d-

45
neminin yerini tarmsal ekonomi dnemi ald. Ayrntlar
daki farklara karn, her iki durumda da grnm ayny
d. Barbarlarca yaklp yklan, altst edilen gney blgele
ri, nemlerini, kuzey blgelerine braktlar. Kiev, tpk Mar
silya'nn d gibi gerilemeye balad; Frank Devleti'nin
merkezinin Karolenj slalesinin geliiyle, Ren havzasna ta
nmas gibi, Rus Devleti'nin merkezi de Moskova'ya tan
d. Son olarak, koutluu daha da kesinletirmek iin, Rus
ya'da da, tpk Galya'da olduu gibi, bir toprak sahibi soylu
snf ortaya kt ve dsatm olanakszlnn, retimi mlk
sahiplerinin ve kyllerin gereksinimleriyle snrlandrmaya
zorlad dirlik sistemi rgtlendi.
Bylece, her iki durumda da, ayn nedenler ayn sonula
r dourmutur. Ancak, bu sonular ayn tarihte ortaya k
mamtr. Karolenj lmparatorluu'nun yalnzca dirlik dze
nini bildii bir dnemde, Rusya geimini ticaretten salyor
du. Buna karlk, Rusya, bu ynetim biimini, tam yeni pa
zarlar bulan Avrupa'nn onu bir yana brakt srada balat
t. Bunun nasl gerekletiini ileride inceleyeceiz. imdi
lik, Karolenj dnemi ekonomisinin bir i evrim sonucu ol
madn, Akdeniz'in Mslmanlarca kapatlmasndan ile
ri geldii yolundaki kuram, Rusya rnei ile kantlam ol
mak yeterlidir.

46
111. Kentin Kkenleri

Bat Avrupa'nn dokuzuncu yzyl boyunca gelierek dn


t tanna dayal uygarlkta kentlerin varolup olmadklar
ilgi ekici bir sorudur. Bu soruya verilecek yant, "kent" sz
cne verilen anlama baldr. Bu szckle, halknn gei
mini topra ekip bimekle deil, ticaretle salad bir yer
anlatlmak isteniyorsa, yant "hayr" olacaktr. "Kent" sz
cnden, hukuksal bir varl ve kendine zg yasa ve ku
rumlan olan bir toplumu anlyorsak, sorunun yant gene
olumsuz olacaktr. te yandan, bir kenti, bir ynetim mer
kezi ve bir kale olarak dnyorsak, Karolenj dneminde,
bu dnemi izleyen yllarda olduunca ok sayda kent bu
lunduu aktr. Bu, o zamanki kentlerin orta ve yeni alar
daki kentlerin belli bal iki zellii olan, orta snf halk ile
toplumsal rgtten yoksun olduklarn sylemenin bir ba
ka yoludur.
tikel de olsa, her dengeli toplum, yelerine toplanma ya
da buluma merkezleri salama gereini duyar. Dinsel t
renlerin yerine getirilmesi, pazarlarn kurulmas, siyasal ve
hukuksal toplantlar zorunlu olarak bunlara katlmak iste-
47
yen ya da katlmak zorunda olan kiilerin toplanmas iin
belli yerler ayrlmasna yol aar.
Askeri gereksinimlerin daha da olumlu bir etkisi vardr.
Halk, bir istila durumunda, her an iin dmana kar bir
korunma salayan snaklar hazrlamak zorundadr. Sava,
insanlk kadar eskidir; kale yapm ise hemen hemen sava
kadar eski. . . Gerekten, yle grnyor ki, insanolunun
yapt ilk yaplar koruyucu duvarlar olmutur. Bugn bile,
bu eilime rastlanmayan hemen hemen hibir yabanl soy
yoktur gemite de ne denli geri gidersek gidelim, durum
deimez. Yunanllarn acropoles'i, Etrsklerin, Latinlerin
ve Galyallann oppida's *, Almanlarn burgen', Slavlarn Go
rod'lan, tpk Gney Afrikal zencilerln kraal'leri gibi, ba
langta, toplanma ve zellikle korunma yerlerinden baka
birey deildi. Bunlarn plan ve yaplan, doal olarak, arazi
nin elverililiine ve eldeki yap malzemesine balyd. Ama
genel dzenlenileri her yerde aynyd. Aa gvdeleri, a
mur ya da ta bloklarndan yaplm surlarla evrili, bir hen
dekle korunan ve kaplardan iine girilen drtke ya da da
ire biiminde bir alandan oluuyordu. Ksaca, kapal bir yer
di. ada ngilizcede ve ada Rusada kent anlamna ge
len szcklerin (town ve gorod), balangta, kapal yer anla
mna gelmesi ilgintir.
Olaan zamanlarda bu kapal yerler bo kalyordu. Halk
buralara yalnzca dinsel ya da ynetsel trenler iin, yahut
sava onlar srleriyle birlikte oraya snmaya zorladn
da gidiyordu. Ama yava yava uygarlk ilerledike, bu kent
lerin aralkl olarak canlanmas srekli bir canlla dnt.
Antlar ykseldi; ynetici ya da bakanlar konaklarn kur
dular; tccar ve zanaatlar oraya yerlemeye geldiler. Ba
langta yalnzca ara sra kullanlan bir toplanma merkezi

(*) Metinde oul olarak geen, Yunanca acropoles ve Latince oppida szckleri
nin tekilleri, acropolis ve oppidum'dur - .n.

48
olan yer, bir kent, gelenek olarak adn ald kabilenin tm
topraklarnn ynetsel, dinsel, siyasal ve ekonomik merkezi
durumuna geldi.
Bu, birok toplumlarda, zellikle klasik antik ada kent
lerin siyasal yaamnn, niin surlarla evrili alanla snrlan
m olmadm aklar. Gerekten de kent, kabile iin yapl
m olup ister surlarn iinde, ister dnda otursun, herkes
eit olarak kentin yurttayd. Ne Yunanistan'da ne de Ro
ma'da, Ortaa'm dar anlamda yerel ve zerklik yanls kent
soylulanna benzer bir durum vard. Kentin yaam, ulusal
yaamla karmt. Kentin hukuku, tpk kentin dini gibi,
bakenti olduu ve bu bakentle birlikte tek bir zerk cum
huriyet oluturan tm insanlar iin ortakt.
Demek ki, belediye sistemi antik ada yapsal sistemle
zdelemiti. Roma, egemenliini tm Akdeniz dnyasna
yaydnda, buray imparatorluunun ynetsel sisteminin
temeli yapmt. Bu sistem, Bat Avrupa'da Germen istilala
rna kar durdu. 1 Bu sistemin kk ama belirgin kalnt
larna beinci yzyldan ok sonralan Galya, ispanya, Afri
ka ve ltalya'da rastlanyordu. Ancak, yava yava, toplumsal
rgtn giderek artan gszl, sistemin belirgin zel
liklerinin bir ounu ortadan kaldrmtr. Sekizinci yzyl
da, artk ne decuriones, ne gesta municipalia, ne de defensor
civitatis vard. Ayn zamanda, lslamiyetin Akdeniz'de ilerle
mesi, kentlerde o gne dein hala belli bir etkinlik srd-
'
ren ticareti olanaksz klarak bu kentleri kanlmaz bir ge-
rilemeye srkledi. Ama onlar lme yargl klmad. K
stlanm ve gsz dm de olsalar, yaamlarn srdr
dler. Toplumsal ilevleri btn btn ortadan kalkmad.
Zamann tarmsal toplum dzeni iinde her eye karn te
mel nemlerini korudular. Daha sonra balarna gelecekle
ri anlayabilmek iin bu kentlerin oynadklar roln tam an-

1 Bkz. yukarda, 1. Blm.

49
lamyla gz nnde tutulmas gerekir.
Yukarda belirtildii gibi, Kilise, piskoposluk snrlar
n Roma kentlerinin snrlarna dayandrmt.2 Barbarlarn
sayg gsterdikleri kilise, imparatorluk eyaletlerinin barbar
larca ele geirilmesinden sonra da, dayand kentsel siste
mi srdrmtr. Ticaretin snmesi ve yabanc tccarlarn
gmelerinin Kilise rgt stnde hibir etkisi olmad. Pis
koposlarn oturduklar kentler yoksullam, nfuslar azal
m, ancak piskoposlar bunun etkilerini duymamlardr.
Tersine, genel gnen azaldka, piskoposlarn gc ve et
kisi kendini daha ok duyurma olana bulmutur. Devletin
ortadan kalkm olmas nedeniyle daha da byk bir ayrca
l olan, kiliselerinde tapnanlarn ba;laryla desteklenen
ve toplumu Karolenjlerle ortaklaa yneten piskoposlar, tin
sel (manevi) yetkeleri, ekonomik gleri ve siyasal etkinlik
leri dolaysyla egemen durumdaydlar.
arlman'm imparatorluu ktnde, piskoposlarn du
rumu bundan olumsuz olarak etkilenmek yle dursun, da
ha da gvenceli bir duruma geldi. Monarinin gcn or
tadan kaldrm olan feodal prensler, Kilise'nin gcne do
kunmadlar; nk Kilise'nin kutsal kkeni saldrlarna
kar onu koruyordu. Korkun aforoz silahn kendileri
ne kar kullanabilecek olan piskoposlardan korkuyorlar
d. Dzenin ve adaletin doast koruyucular olarak onlara
sayg gsteriyorlard. Bu nedenle, onuncu ve onbirinci yz
yllarn kargaas ortasnda Kilise'nin stnl zarar gr
memiti ve Kilise bu ansa deer grnyordu. Tacn artk
bastrmaya gc yetmedii zel taht kavgalar belas ile sa
vamak iin piskoposlar, blgelerinde "Tanrsal Bar" kuru
munu rgtlediler.
Piskoposlarn bu ayrcal, doal olarak bunlarn otur
duklar yerlere-yani, eski Roma kentlerine-olduka byk

2 Bkz. yukarda 1 . Blm

50
bir nem kazandrd. Byk bir olaslkla, bu kentlerin n
fuslarnn byk bir ounluunu yitirdiler. Bir zamanlar
olduklar kentsel nitelik de ortadan kalkt. Ruhban snfn
dan olmayanlarn oluturduklar toplum artk kentlere en
kk bir gereksinme duymuyordu. Bu kentlerin evresin
deki byk malikaneler kendi yaamlarm srdryorlard.
Salt tarmsal bir temele dayanan Devlet'in ise, kentlerin yaz
gsyla ilgilenmesi iin herhangi bir neden olduunu gste
ren hibir kant yoktur. Karolenj prenslerinin saraylarnn
(palatia) kentlerde yer almay tipik ve aydnlatcdr. Bun
larn tm de krsal blgelerde, hanedann topraklan ze
rinde bulunuyordu: Herstal'de, Jupille'de, Meuse vadisinde
Meersen'de; Ren vadisinde Ingelheim'da; Sen vadisinde At
tigny'de vb.
Aix-la-Chapelle'in n, burasnn nitelii konusunda ki
iyi yanlgya srklememelidir. arlman ynetimi altnda
ki geici grkemi, yalnzca bu kentin imparatorun gzde
ikamet yeri olma ansndan ileri geliyordu. Dindar Lui'nin
saltanatndan sonra nemini yitirdi. Aix-la-Chapelle ancak
drt yzyl sonra gerek bir kent olacakt.
Devlet, kendisi adna ynetim yetkilerini kullanrken, Ro
mallardan kalma kentlerin varlklarnn srdrlmesine
hibir biimde katkda bulunamazd. mparatorluun nasl
bir bakenti yoksa, imparatorluun siyasal blgelerini olu
turan eyaletlerin de bir merkezi kenti yoktu. Eyaletlerin g
zetimi ile grevlendirilen kontlar, belirli bir yerde yerleme
milerdi. Yarg kurallarna bakanlk etmek, vergi ve asker
toplamak iin blgelerinde srekli olarak dolayorlard. Y
netimlerinin merkezleri, oturduklar yerler deil, kendile
riydi. Bu nedenle, konutlarnn bir kentte olup olmamasnn
byk bir nemi yoktu. Bununla birlikte, blgenin byk
toprak sahipleri arasndan geldikleri iin, bu kontlar ma
likanelerinde yaamaya ok alkndlar. atolar, tpk im-

51
paratorlann saraylar gibi genellikle krsal blgelerde bulu
nuyordu. 3
Bu duruma kart olarak, kilise disiplininin piskoposlar
zorlad hareketsizlik, onlar, srekli olarak, kendi pisko
posluklannn yer ald kente balyordu. Bu nedenle, kent
ler sivil ynetimdeki ilevlerini yitirmi olsalar bile, din
sel ynetimin kilit noktalan olarak grevlerini srdrdler.
Her piskoposluk, katedralin bulunduu kentin evresinde
ki topraklardan oluuyor ve onlarla srekli iliki iinde bu
lunuyordu. Civitas szcnn dokuzuncu yzyln ban
dan balayarak urad anlam deiiklii bu noktay daha
ilgi ekici bir biimde aydnlatmaktadr. Szck, piskopos
luk kenti ile eanlaml olmutur. Civitas Parisiensis* sz,
piskoposun oturduu Paris kentinin kendisini olduu ka
dar Paris piskoposluk blgesini belirtmek iin de kullanl
yordu. Bylece, bu ifte kavramla, Kilise'nin kendi amala
n iin benimsedii eski kentsel sistemin ans korunuyordu.
Ksaca, yoksullam ve nfusu azalm Karolenj kentle
rinde meydana gelen olaylarla, daha nemli bir alanda, Ro
ma'da, drdnc yzylda lmsz Kent dnyann baken
ti olmaktan kt zaman meydana gelen olaylar arasnda
arpc bir koutluk vardr. Bu kenti, nce Ravenna, sonra
da Konstantinopolis iin brakmakla, imparatorlar onu Pa
pa'ya brakm oluyorlard. Roma kenti, devletin ynetimin
de artk oynamaz olduu rol, imdi Kilise'nin ynetiminde
srdryordu.
imparatorluk kenti, papalk kenti olmutu. Kentin tarih
sel saygnl, Ermi Peter'in ardlnn saygnlm artryor
du. evreden soyutlannca daha byk grnyordu; ayn

3 Bu, zellikle Kuzey Avrupa iin dorudur. Bu durumun tersine, Roma kentsel
rgtnn tmyle ortadan kalkmad Gney Fransa ve ltalya'da kontlar ge
nellikle kentlerde oturuyorlard.
{*) Civitas Parisiensis (Lat.) Paris kenti anlamna gelir - .n.

52
zamanda daha da gl olmutu. insanlar artk yalnz onu
gryorlard; eski yneticilerin yokluunda yalnz ona bo
yun eiyorlard. Roma'da oturmay srdrecek, kenti, ken
di Roma's yapmt; tpk her piskoposun, oturduu kenti,
kendi kenti yapmas gibi.
Aa mparatorluun son gnlerinde, zellikle qe Mero
venj dneminde, piskoposlarn kent halk stndeki nfusu
srekli olarak artt. Kentsel toplumun gittike artan dzen
sizliinden yararlanarak, piskoposlar, yurttalarn tartmak
zahmetine katlanamadklar, Devlet'in ilgilenmedii, daha
s, yadsmak iin gerekli aralara sahip olmad bir yetkiyi
kendilerine tandlar. Drdnc yzyldan sonra ruhban s-
..

nfnn yarglama ve vergi konularnda yararlanmaya bala-


d ayrcalklar, durumlarn daha da salamlatrd. Frank
krallarnn rahipler yararna ayrcalk beratlar vermeleriy
le durumlar daha gze arpc oldu . Bu beratlar: sayesin
de, piskoposlar, kontlarn Kilise topraklarna karmasndan
kurtulmu oluyorlard. O zamandan-sekizinci yzyl-bala
yarak piskoposlara halk ve topraklan stnde tam bir ege
menlik yetkisi verildi. Din adanlan stnde daha nce sa
hip olduklar kilise hukukuna gre yarglama yetkisine, ruh
ban snf dnda kalan kimseleri yarglama yetkisi de eklen
di. Bu yetki, piskoposlarca oluturulan ve merkezleri doal
olarak onlarn oturduklar kentlerde bulunan bir yarg ku
ruluna verilmiti.
Dokuzuncu yzylda ticaretin ortadan kalkmasyla kent
yaamnn son izleri de yok olup, beledi nfusun son kaln
tlar ortadan kalknca, piskoposlarn zaten alabildiine ge
ni olan etkileri rakipsiz bir duruma geldi. Bundan byle,
kentler tmyle piskoposlarn denetimi altna girdi. Ger
ekten de, bu kentlerde hemen hemen yalnzca,. az ya da ok
dolaysz olarak, Kilise'ye baml kiiler bulunuyordu.
Elimizde kesin bilgi olmasa da, bu halkn niteliini kestir-

53
me olana vardr. Katedral ve evredeki teki kilise toplu
luklarna bal din adamlar, zellikle dokuzuncu yzyldan
sonra, piskoposluk blgesi iinde kurulmu, zaman zaman
ok sayda manastrlardaki rahipler; kilise okullarnn ret
men ve rencileri; son olarak da, dinsel topluluun gerek
sinimleri ve ruhani meclislerin gnlk yaam iin zorunlu
olan, zgr ya da kle durumunda hizmetkar ve zanaatkar
lardan oluuyordu bu halk.
Kasabada hemen hemen her zaman, evredeki kyllerin
rnlerini getirdikleri haftalk pazarlar kuruluyordu. Hat
ta, kimi zaman yllk panayrlar yer alyordu. Kaplarda, ie
ri giren ya da dar kan her eyden bir pazar vergisi alm
yordu. Surlarn iinde bir darphane iliyordu. Bundan ba
ka, piskoposun vasallar, temsilcisi ya da kale komutannn
oturduu kaleler vard. Son olarak, btn bunlara, belli za
manlarda kirac iftilerin getirdikleri rnlerin depolan
d ambar ve mahzenleri de eklemek gerekir. Byk yllk
enliklerde, piskoposluk halk kasabaya doluuyor ve bir
ka gn allmam bir grlt patrtyla kasabay canlan
dryorlard.4
Bu kk dnya tmyle piskoposu, hem tinsel hem de
dnyasal ba olarak kabul etmiti. Dinsel ve laik yetke onun
kiiliinde birlemi, daha iyi bir anlatmla, karmt. Pis
kopos, kenti ve piskoposluk blgesini, papazlardan oluan
bir Kurul'un ve dinsel hukukun yardmyla, Hristiyan ah
laknn ilkelerine gre ynetiyordu. Bapiskoposun ynetti
i kilise mahkemesi, Devlet'in gszl, daha ok da ka-

4 Dokuzuncu ve onuncu yzyl kasabalar henz yeterince incelenmemitir. Bu


rada ve daha ileride, bu kasabalara ilikin olarak sylenenler, buyrultulardaki
eitli pasaj lardan ve ermilerin kaytlan ile yaam yklerindeki dank me
tinlerden alnmtr. Galya'dakilerden sayca daha az ve daha az nemli olan
Almanya'daki kasabalar iin okuyucu S. Reitschel'in ilgi ekici yaptna bakma
ldr: Die Civitas auf deutschem Boden bis zum Ausgange der Karolingerzeit, Leip
zig, 1894.

54
ymas sayesinde, etkinlik alann grlmemi bir biim
de geniletmiti. Bu mahkemeye yalnzca tm din adanlan
en kk ayrntlarda bile bal olmakla kalmyorlard; din
adamlar snf dnda kalan halk ilgilendiren evlilik, vasi
yetname, medeni durum vb. konularda da yarg yetkisi bu
mahkemeye aitti. Kale komutan ya da temsilcinin bakan
lk ettii laik mahkemenin alan da, buna benzer bir kap
sam genilemesinden yararlanmt. Dindar Lui'nin saltana
tndan sonra, bu mahkemenin yarg yetkisi, kamu yneti
minin giderek belirginleen dzensizliklerinin aklad ve
hakl kard yetki amlanyla yava yava genilemiti. Bu
mahkemeye bal olanlar yalnzca ayrcalk beratlanndan et
kilenenler deildi. En azndan, kentin gerek snrlar iin
de herkesin bu mahkemenin yarg yetkisine girdii ve kon
tun zgr insanlar stnde hala kuramsal olarak sahip ol
duu yarg yetkisinin yer ald kesin grnmektedir.5 Bun
dan baka, piskopos, ok stnkr olarak tanmlanm za
bta yetkisine de sahipti; bu yetkiye dayanarak, pazar yerle
rini denetliyor, vergi toplanmasn dzenliyor, kpr ve sur
larn bakmyla ilgileniyordu. Ksaca, kent ynetiminin, d
zenin, barn ve kamu yararnn koruyucusu olarak, pis
koposun, yasalara ya da ayrcalna dayanarak karmad
tek bir alan kalmamt. Teokratik bir ynetime kk l
de bile olsa katlmak iin artk istek gstermiyordu. Ara sra
kentte bir kargaaln patlak verdii gerektir. Piskoposlar,
saraylarnda saldrya uruyorlar, hatta kimi zaman kamak
zorunda kalyorlard. Ama bu olaylarda en kk bir bele
diye ruhunun izine rastlamak, gerein snrlarn zorlamak
olur. Bu olaylar, daha ok dalavereler ya da kiisel rekabet
le aklanabilir.

5 Doal olarak, ben yalnzca genel durumun niteliklerini saptamaya alyo


rum. Birok kural d durumlarn olabileceinin bilincindeyim; ancak bunlar,
eldeki verilerin incelenmesinden elde edilen gene\ izlenimi deitiremez.

55
Bu olaylar onbirinci onikinci yzyllarda ortaya kan
toplumsal hareketin ncs saymak tam anlam.yla yanlg
ya dmek olur. stelik, ok seyrek olarak ortaya kyordu
bu olaylar. Herey piskoposluk ynetiminin genellikle iyi
liki ve halka benimsenmi olduunu gstermektedir.
Bu ynetim, yukarda belirtildii gibi, kentin snrlary
la snrlanmyordu. Btn piskoposluk blgesine yaylm
t. Ynetimin merkezi kentti; ama alan piskoposluk blge
siydi. Bu ynetimde, kentsel nfusun en kk bir ayrnt
da bile ayrcalkl bir durumu yoktu. Altnda yaad yne
tim, kamu hukukunun ynetimiydi. Bu ynetimin kapsam
na giren ovalyeler, serfler ve zgr kiiler, soydalarndan
yalnzca bir yerde toplanm olmalaryla nyrlyorlard. Or
taa burjuvazisinin ileride sahip olaca zel yasalarn ya
da zerkliin henz izine bile rastlanamazd. ada me
tinlerin, kentte oturanlar belirlemek iin kullandklar civis
(yurtta) szc, basit bir topografik addan baka birey
deildi; henz yasal bir anlam kazanmamt.
Bu kentler, piskoposluun oturma yerleri olduklar ka
dar birer kaleydiler. Roma lmparatorluu'nun son gnle
rinde bu kentler, barbarlara kar korunmak iin duvarlar
la evrilmiti. Hemen hemen her yerde, hala bu duvarlara
rastlanyor, piskoposlar bunlar ayakta tutmak, ya da onar
mak iin daha byk bir abayla urayorlard. nk do
kuzuncu yzylda, Mslmanlarn ve lskandinavlann akn
lar, korunma gereksinimini gittike daha etkin olarak ka
ntlyordu. Bylece, eski Roma duvarlar, kentleri yeni tehli
kelere kar korumay srdryorlard. Genel bir kural ola
rak, bu kapal alanlar, yanlarnda kuleler bulunan duvarlarla
evrili, daryla iletiimi saylan genellikle drd bulabilen
kaplar araclyla salanan bir dikdrtgen biimini alm
t. Byle kapal bir alan ok snrl olup, kenarlarnn uzun
luu ok seyrek olarak drt be yz metreyi geiyordu. s-

56
telik, bu a:lan tmyle bayndr olmaktan ok uzakt; evle
rin arasnda ekili tarlalar ve baheler vard. Merovenj dne
minde hala duvarlarn tesine taan etekleri (suburbium) or
tadan kalkmt. Duvarlarn salad savunma sayesinde,
bu kentler kuzeyden ve gneyden gelecek saldrlara hemen
hemen her zaman baaryla kar koyuyorlard. Burada, 885
ylnda, skandinavlarn nl Paris kuatmasn anmsamak
yeterli olacaktr.
Piskoposluk kentleri, barbarlarn yaklamas zerine, do
al olarak komu halklar iin bir smak devi gryordu.
ok uzaklardan bile snmak iin rahipler geliyordu. rne
in, 887'de, St. Vaas'tan Beauvais'ye ve St. Quentin'den La
on'a snanlar gibi.
Bu nedenle, dokuzuncu yzyln ikinci yarsna alabildii
ne i kapayc bir nitelik kazandran gvensizlik ve kargaa
ortasnda, gerek anlamda bir koruma grevini yerine getir
mek kentlere dmtr. Bu kentler, istilaya uram, hara
ca balanm ve yldrlm bir toplumun, szcn tam an
lamyla siperiydi. ok gemeden, baka bir nedenle, bu rol
oynamakta yalnz kalmayacaklard.
Dokuzuncu yzylda ortaya kan kargaann, Frank
Devleti'nin kanlmaz paralann abuklatrd ak
tr. Blgelerinin en byk toprak sahibi olan kontlar, iin
de bulunduklar koullardan yararlanarak kendilerine tam
bir zerklik tandlar; grev yerlerini kaltm yoluyla geen
emlake dntrdler. Malikaneleri zerinde kullandkla
r zel yetkileriyle, onlara verilen kamusal yetkileri birleti
rerek ellerine aldlar; son olarak da, ele geirebildikleri tm
eyaletleri egemenlikleri altnda tek bir prenslikte birletir
diler. Bylece, Karolenj imparatorluu, dokuzuncu yzy
ln ikinci yansndan sonra, yerel hanedanlarn uyrukluun
da ve Tac'a yalnzca feodal saygnn pamuk ipliiyle bal
birtakm lkelere blnd. Devlet bu dalmaya kar koya-

57
mayacak lde gszd. Bu paralanma, kukusuz, id
det ve iren ihanetlerle gerekletirilmiti. Ne var ki, b
tnyle toplumun yararna oldu. ktidar ele geirir geir
mez, prensler, bu iktidarn zorlad ykmllkleri st
lendiler. En ak karlar, artk onlann olan topraklan ve
insanlar savunmak ve korumakt. Kiisel g kazanmak
iin duyduklar salt bencil kaygnn kendilerine ykledii
grevi baaryla yerine getiriyorlard. Gleri artp salam
latka prensliklerine, kamu dzenini ve bar gvence al
tna alacak bir rgt salama dncesi zihinlerini gittike
daha ok igal ediyordu.
Aka beliren ilk gereksinim, komu prensliklere kar
olduu kadar Mslman ve skandinavlara kar da savun
ma gereksinimiydi. Bu nedenle, dokuzuncu yzyln ban
da her yerde kaleler ykselmiti.6 ada metinler bunlara
ok eitli adlar vermektedir: castellum, castrum, urbs, muni
cipium; bu adlarn en allm ve herhalde en teknik olan,
burgus szcdr. Aa mparatorluk Latince'sinden Al
manca'ya geen bu szck tm modem dillerde korunmu
tur: burg, borough, borgo. 7
Ortaa sonlarnda kurulmu olan bu kasabalardan gn
mze hibir iz kalmamtr. Bununla birlikte, bilgi kaynakla
n, bunlarn olduka doru bir grntsn elde etmeyi ola
nakl klmaktadr. Bunlar, evreleri olduka snrl, genel
likle daire biiminde, bir hendekle evrili, duvarlarla kua
tlm kapal yerlerdi. Tam ortada, saldrlara kar son s
nak olan, bir kule ve bur bulunuyordu. Burada srekli ola
rak bir ovalye garnizonu (milites castranses) bulundurulu-

6 lskandinavlann geliinden nce, piskoposluk kentlerinin dnda kalelerle sa


lamlatnlm yerler hi yoktu, ya da ok azd. Hariulphe, Chmnique de I'abba
ye de Saint-Riquier, edit. F. Lot, Paris, 1894, s. l18.
7 Bu szcklerin anlanu iin bkz. K. Hegel, Neues Archiv der Gesellschaft fr iil
tere deutsche Geschichtskunde, 1892, Cilt XVIII ve G. Des Marez, "Le Sens juri
dique du mot oppidum, " Fests Chift fr H. Brunner, Berlin 1910.

58
yordu. Bu garnizon, kale kumandannn (castellanus) buyru
una verilmiti. Prensin, lkesindeki kasabalann her birin
de bir evi (domus) vard. Savan ya da ynetim grevlerinin
zorunlu kld srekli konut deiiklikleri srasnda Prens
yanndakilerle birlikte bu evlerde kalyordu. ou kez, ya
nbamda, din adamlann banndrmak iin gerekli yaplann
bulunduu bir apel ya da kilisenin an kulesi kalenin maz
gallar zerinde ykseliyordu. Bazan bunun yannda bel
li zamanlarda burada toplanmak zere dandan gelen yar
g kurullan iin dnlm yaplara da rastlanyordu. Son
olarak, bir kuatma durumunda bu kuatmann gereksinim
lerini karlamak ve orada kald srece prensin geimini
salamak iin prensin ynetimi altndaki komu malikane
lerden gelen rnlerin sakland bir ambarla mahzen hibir
zaman eksik olmuyordu. te yandan, blgedeki kyllerin
ykml olduklan ayni demeler, garnizonun geimini sa
lyordu. Surlann bakm da, yasa gerei bu ii yapmakla y
kml olan bu kyllere braklmt.
Geri, yukanda izilen grnt, doal olarak, ayrntlar
da lkeden lkeye deiiyordu; ancak her yerde ayn temel
zelliklere rastlanyordu. Flandr'daki bourg'lar ile Anglo
sakson lngiltere'deki borough'lar arasnda arpc bir benzer
lik vardr. 8 Bu benzerlik, ayn gereksinimlerin her yerde ayn
sonulan dourduunu kukuya yer vermeyecek bir biim
de kantlamaktadr.
Kolayca grlebilecei gibi, burg'lar her eyden nce, as-

8 F.W. Maitland, Township and borough, 1898. Okuyucu, batdaki burg1arla,


onuncu yzylda, Kubaz Henry tarafndan Slavlara kar savunma amacy
la Elbe ve Saale boyunca kurulanlar karlatnnaldr. D. Schafer, "Die Mili
tes agrarii des Witukinds" Abhandlungen der Berliner Akademie, 1905, s. 572.
Burg'lann toplumsal rol konusunda, kendimizi, tmyle karakteristik gr
nen aadaki metinle snrlyoruz; metin, 996'da, Cateau Cambresis'in kuru
luuyla ilgilidir: "ut esset obstaculum latronibus praesidiumque libertatis circum
et circa rusticanis cultoibus." "Gerta episcoporum Cameracensium," Monu
menta Germaniae Histoica, C. VII s. 450.
59
keri kurululard. Ancak, ksa bir sre sonra bu ilk ileve,
ynetim merkezi olma ilevi eklendi. Kale kumandan, yal
nzca kale garnizonundaki ovalyelerin kumandan olmak
la kalmyordu. Prens, ona, burg duvarlarnn evresindeki,
onuncu yzylda kale blgesi adn alm olan az ya da ok
geni bir blgede mali ve hukuki yetke vermiti. Bapisko
posluk nasl kasabaya balanmsa, kale blgesi de kale-ken
te (burg'a) yle balanmt. Burada yaayanlar savata kale
kentte bir smak buluyor; ban zamannda ise, yarg kurul
larna katlmak ya da ykml olduklar vergileri demek
iin oraya gidiyorlard. Bununla birlikte, kale-kent, en k
k bir kentsel zellik tamyordu. Nfusu, zn olutu
ran ovalye ve rahiplerin dnda, yalnzca bunlarn hizme
tinde alan ok az sayda insandan oluuyordu. Halk, kent
halk deil, kale halkyd. Byle bir ortamda ne ticaret ne de
sanayi olanaklyd; hatta dnlemezdi bile. Bu halk hi
bir ey retmiyor, evre blgelerden salanan gelirlerle gei
niyordu; Basit bir tketici rolnden baka bir ekonomik ro
l yoktu.
Bu nedenle, Karolenj dnemiyle balayan dnemde, sz
cn ne toplumsal, ne ekonomik ne de yasal anlamnda
kentlerin varolmad sonucunu karmak yerinde olur. Ka
saba ve kale-kentler, yalnzca istihkam ve ynetim merkez
leriydi. Buralardaki halkn ne zel yasalar, ne de kendi ku
rumlan vard; onlar toplumun geri kalan blmnden ay
racak kendine zg bir yaama biimleri de yoktu.
Ticari ya da snai etkinlik onlara tmyle yabancyd. O
zamann tarmsal uygarlklarndan hibir bakmdan farkl
deildiler. Son olarak, oluturduklar gruplar ok kk bir
nem tayordu. Elde gvenilir bilgi olmadndan kesin sa
y verilememekle birlikte, her ey, kale-kentlerin nfusunun
hibir zaman bir yz kiiyi amadn, kasabalannkinin
ise belki de iki ini gemediini gstermektedir.
60
Bununla birlikte, kasaba ve kale-kentler, kentlerin tari
hinde temel bir rol oynamlardr. Bunlar, szgelimi, kentle
re varan basamaklard. Onuncu yzyl boyunca ilk belirtile
ri ortaya kan ekonomik canlanmann kendini aka orta
ya koymasndan sonra bunlarn duvarlar evresinde kentler
biimlenmeye balayacaku.

61
iV. Ticaretin Canlanmas

Dokuzuncu yzyln sonu, Akdeniz'in kapatlmasndan son


ra, Bat Avrupa'nn ekonomik geliiminin en dk dzeye
indii andr. Bu yzyln sonu ayn zamanda, barbar aknla
rnn yol at toplumsal dzensizliin ve buna elik eden
siyasal kargaann en yksek noktaya ulat andr.
Onuncu yzyl, bir toparlanma dnemi deilse de, en
azndan bir denge ve greli bar dnemiydi. Normandi
ya'nn Rollo'ya boyun emesi (912), batda byk skan
dinav aknlarna son verirken, douda ve Kubaz Henry
ve Otto 1, Elbe boyunca Slavlar, Tuna vadisinde Macarla
r durdurdular (934-955). Ayn zamanda, monarinin ke
sinlikle yerini alm olan feodal sistem, Fransa'da, eski Ka
rolenj dzeninin ykntlar stnde kuruldu. Almanya'da,
tam tersine, toplumun biraz daha sonraki geliimi, Sakson
ya Hanedan'ndan gelen prenslerin laik soylularn haklarna
el uzatmalarna kar direnmelerini salamtr. Bu prens
ler, kendilerinden yana olan piskoposlarn gl etkisinden
yararlanarak monarinin stnln yeniden salamlar
dr. Roma mparatoru unvann alarak arlman'n kullan-
63
m olduu evrensel yetkiye sahip kmlardr.
Btn bunlar iddetli atmalara yol amakszn baar
lamam olsa bile, kesinlikle iyi sonular dourmutur. Av
rupa'nn, acmasz gebe ynlarnn saldrlarna urama
s sona ermiti. Avrupa, gelecee gvenini yeniden kazan
m, bu gvenle de yreklilik ve tutkuya kavumutu. Hal
kn yeniden egdml bir etkinlik kazand tarihin, onun
cu yzyl olduunu sylemek yerinde olur. Bu tarihte, top
lumsal yetke sahipleri de kendilerine den rol bir kez da
ha yerine getirmeye baladlar. Bundan byle, gerek feodal
gerekse piskoposluk prensliklerinde, halkn koullarn d
zeltmek iin giriilen rgtl bir abann ilk belirtilerine
rastlanabiliyordu. Anariden glkle syrlm olan bu d
nemin balca gereksinimi, toplumun tm gereksinimleri
nin en nemlisi olan bar gereksinimiydi.
tk Tanrsal Bar, 989 ylnda ilan edildi. O skntl ylla
rn en byk belas olan zel savalar, Fransa'da toprak sa
hibi kontlar, Almanya'da ise imparatorluk Kilise'sinin yk
sek dereceli din adamlarnca amansz bir biimde yrtl
yordu.
Grn hala karanlk olsa bile, onbirinci yzyln sundu
u grnm, ana izgileriyle onuncu yzylda da grlyor
du. 1000 ylnn dehetiyle ilgili nl efsane, bu bakmdan
simgesel bir anlam tayordu. lnsanlann 1000 ylnda dn
yann sonunun gelmesini bekledikleri kukusuz doru de
ildir. Bununla birlikte, bu tarihte balayan yzyln, bun
dan ncekinin tersine, balca zellii yeniden canlanan bir
faaliyet olmutur. Bu zellik ylesine belirgindi ki, uzun za
man bir bunalm karabasan altnda ezilmi olan bir toplu
mun gl ve sevinli uyan saylabilirdi. Her malikane
den enerji ve iyimserlik fkryordu. Cluny reformu ile ye
niden canlandrlan Kilise, kendini, ynetimine szm olan
yolsuzluklardan artmaya ve imparatorluun kendisini iin-

64
de tuttuu ba koparmaya giriti. Kilise'nin esin kayna ol
duu mistik bir aba, topluluu canlandrm, onlar Hris
tiyanln Mslmanlkla arpmasna yol aan yiite ve
grkemli Hal Seferleri giriimlerine atlmaya ve haan ka
zanmaya itmitir. Norman ovalyeleri Gney ltalya'da Bi
zansllar ve Mslmanlarla savamlar ve orada, daha son
ra Sicilya Krall'n oluturacak olan prenslikler kurmular
dr. Normanlann, kuzeydeki Fleming ve Franszlarla bala
k olan baka bir bl de, Dk William'n nderliinde
lngiltere'yi ele geirmilerdir. Pirenelerin gneyinde, Hris
tiyanlar lspanya'daki Mslmanlar nlerine kattlar; Tole
do ve Valensiya'y ele geirdiler ( 1072-1 109).
Bu tr giriimler, toplumun yalnzca gnl gcn deil,
saln da kantlar. Onbirinci yzyln belirgin zellikle
rinden biri olan yerli g olmasayd, kukusuz bu giriimler
gerekleemezdi. Ailelerin verimlilii, o tarihte kyller ara
snda olduu kadar soylular arasnda da yaygnd. Her yer
de ok sayda gen kuak erkekleri, stnde doduklar top
raklarda kendilerine yer bulamayacak lde kalabalk his
sediyorlar, anslarn baka lkelerde denemek iin byk
bir istek duyuyorlard. Her yerde para ya da i arayan ser
vencilere rastlanyordu. Ordular, emeklerini her isteyene ki
ralayan "coterelli" ya da "brabantiones" denen paral asker
lerle doluydu. Onikinci yzyl balarnda; Flandr ve Hollan
da'dan yola kan blk blk kyller, Elbe'nin iki yaka
sndaki topraklarn (Mooren) sularn kurutmaya gidiyor
lard. Avrupa'nn her yerinde alabildiine byk bir ig
c vard; o zamandan balayarak topra tanna amay ve
"
nehir sularn setlerle evirmeyi ngren byk apta ta-
nn projelerinin sayca artmas kukusuz bu byk igcy
le aklanabilir.
Roma dneminden onbirinci yzyla dein, ekili toprak
alannn gzle grlr biimde geniledii sylenemez. Ma-

65
nastrlar, Germen lkeleri dnda, mevcut koullan pek de
itirmemilerdi. Hemen hemen tm de eski didikler s
tnde kurulmu, bunlarn kapsamna giren koruluk, fun
dalk ve bataklklar azaltmak iin hibir ey yapmamlar
d. Ancak\ nfus art bir kez bu verimsiz topraklardan ya
rarlanmaya olanak verince durum bambaka oldu. 1000 y
l dolaylarnda, topraklan tarma ama dnemi balam, s
rekli bir artla, onikinci yzyl sonuna dein srmt. s
tnde yaayanlarn sayca artmas sayesinde Avrupa kendi
kendini "koloniletirmiti" . Prensler ve byk toprak sahip
leri, ileyecek toprak arayan "gen oullarnn" dolutukla
r yeni yeni kasabalar kurmaya yneldiler. Byk ormanlar
tarma ald. Flandr'da yaklak olarak 1 150 ylnda, ilk pol
der'ler (denizden kazanlan topraklar) ortaya kt. 1098 y
lnda kurulan Samlar Tarikat, kurulur kurulmaz tarm
sal tasarlara ve topraklan tarma amaya yneldi.
Nfus artnn ve bu artn hem nedeni, hem de sonucu
olan genel faaliyetin artmasnn daha en batan tarmsal eko
nominin yararna olduu kolayca grlebilir. Ancak, bu du
rumun ok gemeden ticaret stnde de etkisini gstermesi
gerekirdi. Gerekten de, onbirinci yzyl bizi gerek bir tica
ret canllyla kar karya getiriyor. Bu canlanma, biri g
neyde, biri de kuzeyde bulunan iki etkinlik merkezinden hz
alyordu: bir yanda Venedik, te yanda Flaman kylan. Ba
ka bir deyile, bu canllk dardan gelen bir drtnn sonu
cuydu. Bu iki merkez de, d ticaretle bu ticari canlln orta
ya kmasna ve yaylmasna yol amlardr. Bu gelime, bel
ki baka bir yoldan da ortaya kabilirdi. Ticari etkinlik, eko
nomik yaamn genel eiliminden tr canlandrlabilirdi.
Ancak gerek byle deildi. Bat ticareti nasl d pazarlarn
kapanmas zerine ortadan kalkmsa, bu pazarlarn yeniden
almasyla da canlanmtr.
Daha balangta etkisi duyulan Venedik'in, Avrupa'nn

66
ekonomik tarihinde kendine zg bir yeri vardr. Tire gi
bi, Venedik de yalnzca ticari bir nitelik gsterir. Burada
ilk yerleenler, Hun, Got ve Lombard aknlarndan kaarak
(beinci ve altnc yzyllarda) Rialto, Olivolo, Spianalun
ga, Dorsoduro kylarndaki glcklerin kra adacklarn
da snak aramlard. Bu bataklklarda varlklarm koru
yabilmek iin yaratc glerini sonuna dein kullanmala
r ve Doa ile savamalar gerekiyordu. Her ey eksikti: ie
cek su bile yoktu. Ama ileri ekip evirmeyi bilen bir hal
kn varolmas iin deniz yeterliydi. Balklk ve tuz retimi
Venediklilere hemen bir geim kayna salad. Komu k
ylarda yaayanlarla rnlerini dei toku ederek buday
salayabiliyorlard.
Bylece, iinde yaadklar koullar onlar ticarete zorlu
yordu. Onlar da, ticaretin snrsz olanaklarm kara dn
trmek iin gerekli gce ve zekaya sahiptiler. Yaadkla
r adacklar sekizinci yzylda zel bir piskoposluk blgesi
oluturmaya yetecek lde youn bir nfusa sahipti.
Kentin kurulduu tarihte, ltalya'nn tm hala Bizans
lmparatorluu'na balyd. Ada konumunda oluu, birbi
ri ard sra yarmaday istila edenlerin -nce Lombardlar,
sonra arlman, en sonunda da Alman imparatorlar- lkeye
egemen olma giriimlerinde baarszla uramalarna yol
at. Bu nedenle Venedik, Konstantinopolis'in egemenlii
altnda kald; bylece Adriyatik Denizi'nin st ucunda ve
Alplerin eteklerinde Bizans uygarlnn evreden soyutlan
m bir ileri karakolunu oluturuyordu. Bat Avrupa, by
lece, bir yandan kendisini doudan koparrken, bir yandan
da dounun bir paras olmaya devam etti. Bu durumun
ok byk bir nemi vardr. Bunun sonucu olarak, Vene
dik, Konstantinopolis yrngesinin arlk merkezini olu
turmay srdrd. Denizin tesinde bu byk kentin eki
ciliinin etkisi altnda kalan Venedik, bu kentin etkisiyle

67
kendisi de serpilip byd.
Konstantinopolis, onbirinci yzylda bile yalnzca byk
bir kent deil, ayn zamanda btn Akdeniz havzasnn en
byk kenti olarak grnmektedir. Burada oturanlarn sa
ys neredeyse bir milyona ulayordu ve halk ei grlme
mi bir biimde faaldi. Bu kent, Cumhuriyet ve mparator
luk dnemlerinde Roma halknn yapt gibi, retmeden
tketemedii bir abayla yalnzca ticarete deil, sanayiye de
adanmt. nk Konstantinopolis, siyasal bakent olduu
kadar, byk bir liman ve birinci snf bir imalat merkeziy
di. Burada, her trl yaam ve toplumsal etkinlik biimine
rastlanyordu. Bu kent, Hristiyan dnyasnda tek bana, te
melde kentsel bir uygarln tm karmaldk ve eksiklikleri,
ama ayn zamanda tm incelikleriyle byk modem kentle
rin grnmne benzetilebilen bir grnm ortaya koyu
yordu. Ard arkas kesilmeyen deniz ulam, kenti Karade
niz kylan, Kk Asya, Gney talya ve Adriyatik kylary
la iliki iinde tutuyordu. Sava filolar, onsuz yaayamaya
ca bir deniz egemenlii salyordu ona. Gcn koruduu
srece slamiyet karsnda Dou Akdeniz'in tm sulan s
tnde egemenliini srdrebiliyordu.
Venedik'in Avrupa'dan bylesine farkl bir dnya ile ba
laklk kurmaktan nasl yararlandn anlamak kolaydr.
Venedik, bu dnyaya ticaretinin gelimesini borlu olmak
la kalmyordu; Ortaa Avrupa'snda ona ayn bir yer sala
yan yksek uygarlk biimlerini, o kusursuz teknii, o giri
imcilii, o siyasal ve ynetsel rgtlenmeyi ilk kez ondan
renmiti. Sekizinci yzylda, Venedik gittike daha b
yk bir baarya kendini Konstantinopolis'e erzak salama
ya adyordu. Venedik gemileri, oraya douda ve batda ken
disine komu olan lkelerin rnlerini tayordu: talya'dan
buday ve arap; Dalmaya'dan kereste; gl blgelerinden
tuz ve Papa ile mparator'un yasaklamasna karn, Adriya-

68
tik kylanndaki Slav halklar arasndan kolayca salad k
leler. Buna karlk, oradan, Bizans'ta retilen deerli doku
malarla, Asya'mn Konstantinopolis'e salad baharat geti
riyordu. Daha onuncu yzylda limann etkinlii olaanst
boyutlara ulamt. Ticaretin genilemesiyle birlikte kazan
sevgisi kar konulmaz bir duruma geldi. Venediklilerin vic
danlanm tedirgin eden hibir ey yoktu. Dinleri, iadamla
nmn diniydi. Mslmanlarla i grmek kazanlysa, onlann
lsa'nn dmanlan olmasnn Venedikliler iin ok az ne
mi vard. Dokuzunc yzyldan sonra, Halep, Kahire, am,
Keyrevan ve Palermo'ya daha sk gider oldular. Ticaret an
lamalan, lslam pazarlannda Venedikli tccarlara ayncalk
l bir durum salyordu.
Onbirinci yzyl balannda, Venedik'in gc, serveti gi
bi olaanst bir gelime gsteriyordu. Dk Pietro il Orse
olo'nun ynetiminde, Venedik, Adriyatik'i Slav korsanlar
dan temizlemi, lstria'ya boyun edirmi, Zara, Veglia, Ar
be, Trau, Spalato, Curzola ve Lagosta'da yerleim merkezle
ri ya da askeri tesisler kurmutu. Diyakon john, Venetia Au
rea'nn* grkem ve parlaklndan vgyle sz eder. Apulei
al William ise, kentin, "paraca da, insanca da zengin" oldu
unu vgyle belirterek, "dnyada hibir halkn, denizcilik
te onlardan daha yiit, denizde gemi ynetme sanatnda on
lardan daha becerikli olmadn" aklyor.

Venedik'in merkezi olduu gl ekonomik akmn, yal


nzca glcklerle ayrld talya lkelerine iletilmesi ka
nlmaz bir zorunluluktu. Oradan, kendi tkettii ya da da
nya satt buday ve arap salyor; denizcilerin Po nhtm
lanna gittike daha ok miktarda boaltt dou rnleri
iin doal olarak yeni bir pazar yaratmaya alyordu. Pavia
ile iliki kurmu, ok gemeden bu kent de Venedik'in bula
c etkinliiyle canlanmtr. Alman imparatorlanndan n-

(*) Latince, "Alun Venedik" anlamna gelir - .n.

69
ce yakn kentler, sonra btn Italya iin serbest ticaret hak
k alm, bunun yan sra limana gelen tm mallan tama te
kelini de elde etmitir.
Onuncu yzyl boyunca, Lombardiya, Venedik rne
inden esinlenerek ticari yaama yneldi. Ticaret hzla Pa
via'dan komu kentlere yayld. Bu kentlerin tm, Vene
dik'in olaanst bir rneini verdii ve kan gerei bura
larda uyandrd trafie katlmak iin acele ediyorlard. Gi
riimcilik kentlerde birbiri ard sra geliiyordu.
Venedik'le ticaret ilikilerinin gelimesini salayan, yal
nzca toprak rnleri deildi. Sanayi daha imdiden belir
meye balyordu. rnein, onbirinci yzylda, Lucca kuma
retimine yneldi ve bunu ok sonralara dein srdrd.
Bilgi kaynaklarmz zlnecek lde kt olmasayd, Lom
bardiya'daki bu ekonomik canlanmann ilk belirtilerine ili
kin olarak belki de ok daha fazla ayrnt renebilirdik.
Venedik'in etkisi Italya'da ar basmakla birlikte, bu etki
kendini yalnzca orada duyurmuyordu. Spoleto ve Beneven
to'nun tesinde yarmadann Bizans lmparatorluu'nun n
fuzu alunda kalan gney kesimi durgundu. Bu durgunluk on
birinci yzylda Normanlann geliine dein srd. Bari, Ta
rentum, Napoli, zellikle de Amalfi, Konstantinopolis'le Ve
nedik'inkine benzer ilikiler srdryorlard. Bu kentler ok
canl ticaret merkezleriydi; Venedik kadar onlar da Msl
man limanlaryla alveri yapmakta duraksamyorlard.
Bu kentlerin tamacl, kukusuz daha kuzeyde yer alan
ky kasabalarnda yaayanlar arasnda eninde sonunda ra
kiplerle karlamaya yazglyd. Gerekten de, onbirinci
yzyln balangcndan sonra, nce Cenova'nn, ksa bir s
re sonra da Piza'nm dikkatlerini denize evirdiklerini gr
yoruz. 935 ylnda Mslman korsanlar Cenova'y yeniden
yamalamlard. Ama, buna karlk, Cenova'nn saldr
ya geecei an yaklayordu. Venedik ve Amalfi gibi, Ceno-

70
va'nn da, lnan'mm dmanlaryla ticari anlamalar yapma
s szkonusu olamazd. Bat'nn dinsel konularda gizemci,
kl krk yaran tutumu buna izin vermiyordu; bundan ba
ka, yzyllar boyunca byk bir nefret birikimi olumutu.
Deniz yolu ancak silah yoluyla alabilirdi.
1015-1016 ylnda, Cenova, Piza ile ibirlii yaparak Sar
dinya'ya kar sefere giriti. Yirmi yl sonra, 1034 ylnda, Af
rika kysndaki Bona'y bir sre iin ele geirdiler; Pizallar
ise, 1062 ylnda zafer kazanarak Palermo limanna girdiler
ve kentin askeri tersanesini yok ettiler.
1 087 ylnda, Cenova ve Piza kentlerinin donanmalar,
Papa III. Viktor'un yreklendirmesiyle, Mehdiye'ye saldrd.
Btn bu seferler, dinsel cokudan olduu lde, servenci
ruhtan kaynaklanyordu. Venediklilerin tam tersi bir gr
le, Cenovallar ve Pizallar, kendilerini lsa'nn ve Kilise'nin
askerleri, lslamiyet'e kar kan kiiler olarak gryorlard.
Cebrail'in ve Ermi Peter'in, nanszlara kar savaa giri
meleri iin kendilerine nclk ettiklerini grdklerine ina
nyorlard; ancak, "Muhammed'in din adamlarm" ldrp
Mehdiye camiini yama ettikten sonra, kendileri iin yarar
l bir ticaret anlamas imzaladlar. Bu yenginin ardndan ya
plan Piza Katedrali, hem yenenlerin gizemciliini, hem de
gemilerinin onlara tamaya balad zenginlikleri simgeli
yordu. Afrika'dan gelen stunlar ve deerli mermerler ka
tedrali sslemek iin kullanlmt - katedralin grkemi ile,
bolluklar dedikoduya ve imrenmeye yol aan Mslman
lardan Hristiyanln alm kantlamak istiyorlard san
ki. En azndan, cokulu bir ada iirin dile getirdii duy
gular unlard:
Unde tua in aeternum splendebit ecclesia
Auro, gemnis, margaritis et palliis splendida *

(*) "Kilisen sonsuza dek srdrecek gzalcln


Altnla, deerli talarla, inciler ve deerli kumalarla pnl pnl parlayarak."

71
Bylece, Hristiyanln kar saldrs karsnda lslami
yet yava yava geriliyordu. Birinci Hal Seferi ( 1096), lsla
miyet'in ilk kesin gerilemesini belirliyordu. 1097 ylnda bir
Ceneviz donanmas Antakya'ya doru yola karak Halla
ra destek ve malzeme gtryordu. iki yl sonra, Piza, "Pa
pa'nm buyruu ile" , Kuds' kurtarmak iin gemiler gn
derdi. O zamandan balayarak, tm Akdeniz, batl gemilere
almt, daha dorusu yeniden almt. Roma dneminde
olduu gibi, temelde bir Avrupa denizi olan bu denizin bir
ucundan te ucuna ulam yeniden salanmu.
lslam imparatorluu, deniz asndan sona ermiti. Ku
kusuz, Hal Seferi'nin siyasal ve dinsel sonulan oldu. Ku
ds Krall ile Urfa ve Antakya prenslikleri, on ikinci yz
ylda Mslmanlarca geri alnd. Ama deniz, Hristiyanla
nn elinde kald. Akdeniz'de ekonomik stnl tartma
ya yer vermeyecek biimde ellerinde tutanlar Hristiyanlar
d. Levant'n limanlarndaki tamaclk yava yava tmyle
bunlarn denetimi altna girdi. Suriye, Msr ve iyon Denizi
adalarndaki limanlarda ticari kurulular alacak bir hzla
oald. Korsika (1091), Sardinya (1022) ve Sicilya (1058-
1090)'nn ele geirilmesi, dokuzuncu yzyldan beri Msl
manlarn baty abluka alunda tutmalarn salayan harekat
slerini onlarn elinden ald. Cenova ve Piza gemileri deniz
yollann ak tutuyorlard. Bu gemiler gerek kervanlarla ge
rekse Kzl Deniz ve Iran Krfezi'nden gemilerle tanan As
ya rnlerinin doudaki yazarlarna eemen oldular ve b
yk Bizans limanna sk sk uramaya baladlar. Amalfi'nin
Normanlarca ele geirilmesi ( 1073) , bu kentin ticaretine
son vererek, Cenevizlileri ve Pizallan Amalfi'nin rekabetin
den kurtard.
Ceneviz ve Pizallann gelimesi Venedik'in kskanln
uyandrmakta gecikmedi. Kendi tekeline alma hakkn iddia
ettii bir ticareti yeni gelenlerle paylamaya katlanamyor-

72
du. Onlarla ayn dinsel inanca bal olmasnn, ayn halktan
olmasnn ve ayn dili konumasnn nemi yoktu; rakiple
ri olal beri, onlar yalnzca dman olarak gryordu. 1 100
ylnn ilkbaharnda, Piza'nn Kuds'e gndermi olduu fi
lonun dnn beklemek iin Rodos nlerinde pusuya ya
tan kk bir Venedik donanmas Piza filosuna habersizce
saldrarak, hi acmadan ok sayda gemi batrd. Ky kent
leri arasnda, dirlikleri srdke srecek olan atma by
lece balad. Akdeniz, Roma dneminde Kayzerlerin lmpa
ratorluu'nun salad bar artk bir daha grmeyecekti.
kar aynlklar, bundan byle stnlk salamak iin bir
birleriyle yaranlar arasnda kimi zaman gizli, kimi zaman
aka ortaya konan bir dmanl besleyecekti. Ortaa'da
ltalyan cumhuriyetleri arasndaki kavgay, modem alarda,
Akdeniz'in kylarn yalad devletler arasndaki srekli e-
- kime hala yinelemektedir.
Deniz ticareti geliirken, doal olarak daha yaygnlat.
Onikinci yzyln banda Fransa ve ispanya kylarna ula
t. Merovenj dneminin sonunda iine dt uzun sren
durgunluun ardndan, eski Marsilya liman yeniden can
land. Katalonya'da, Aragon krallarnn Mslmanlar s
rp kardklar Barselona'da, deniz yolunun almasndan
yararland. Bununla birlikte , kukusuz bu ilk ekonomik
canlanmada ltalya stnl koruyordu. Douda Venedik,
batda Piza ve Cenova'dan Akdeniz'in tm ticari faaliyetle
rinin yneldii ve btnletii Lombardiya grlmemi bir
bolluk iinde yzyordu. Bu olaanst ovada, tpk gr
ekinler gibi kentler fkryordu. Topran verimlilii, bu
kentlerin alabildiine genilemesine olanak salyor, ay
n zamanda pazar bulma kolayl hammaddelerin dalm
ile ilenmi rnlerin dsatmn kolaylatryordu. Bura
da ticaret, sanayinin douuna yol am ve sanayi gelitik
e de, Bergama, Cremona, Lodi, Verona ve tm eski kent-

73
ler, tm eski Roma municipia's, * antik adaki yaamlarn
dan ok daha canl olan yeni bir yaama kavutu. ok ge
meden, retim fazlas ve sahip olduklar taze g bu kentle
ri d lkelere yaylmaya itti. Gneyde, T oskana ele geiril
di. Kuzeyde Alpleri aan yeni yollar ald. Splgen, St. Ber
nard ve Brenner geitlerinden geen tccarlar, denizden al
dklar salam itici gc, Kara Avrupa'sna ulatryorlard.
Irmaklarn belirledii doal yollan izliyorlard: douda Tu
na, kuzeyde Ren, batda ise Ron. 1074 ylnda Paris'te tal
yan tccarlarndan sz ediliyordu; bunlar kukusuz Lom
bardlard. Daha onikinci yzyln banda Flandr panayr
lar olduka byk sayda yurttalarn ekmeye balamt.
Gneylilerin Flandr kysnda belirmelerinden daha doal
birey olamazd. Bu, ticaretin kendiliinden ticareti ekme
sinin bir sonucuydu.
Karolenj dneminde, Hollanda'nn baka hibir yerde
rastlanmayan bir ticari etkinlii olduunun kantland yu
karda belirtilmiti.1 Bu olgu, bu lkeden geen ve burada
denize dklmeden nce birleen ok sayda rmaklarla ko
layca aklanmaktadr: Ren, Meuse ve Scheldt. ngiltere ve
skandinav lkeleri, geni ve derin koylan olan bu lkeye
ylesine yakndlar ki, ngiliz ve skandinav denizcileri, do
al olarak, erken bir tarihte bu lkeye uramaya balam
lard. Yukarda grdnz gibi, Duurstede ve Quentovic li
manlar nemlerini buna borluydular. Ancak, bu nem ge
iciydi. skandinav istilalar dneminde varln srdre
medi. Bir lkeye ne denli kolay girilebilirse, o lke istilacla
r o denli kendine eker ve o denli yaklp yklmaya urar.
Venedik'te, ticari zenginlii gvence altna alan corafi du-

(*) Municipium, og. municipia (I..at.) Eski Roma'da kasaba; zellikle ltalya'da, hal
k Roma yurtta olmakla birlikte, kendi yneticileri ve kendi yasalar olan,
ada bir deyile, yerel zynetim hakkna sahip kasaba - .n.
1 Bkz. il. Blm.

74
rum, burada doal olarak lkenin yaklp yklmasna katk
da bulunacaku.
skandinav istilalar, skandinav halklarnn duyduklar
yaylma gereksiniminin yalnzca ilk belirtisiydi. Kabna s
amayan enerjileri, onlar ileriye, bir yandan Bat Avrupa'ya,
bir yandan da Rusya'ya doru, yama ve fetih servenleri
ne itmiti. Bunlar yalnzca korsan deildiler. Tpk daha n
ce Germen kabilelerinin Roma mparatorluu iin yaptkla
r gibi, kendi anayurtlarndan daha zengin ve daha verim
li lkelere yerlemek ve orada, kendi lkelerinin aruk bes
leyemedii nfus fazlas iin yerleme yerleri kurma emeli
ni besliyorlard. Sonunda bu giriimlerinde baar saladlar.
Dou'da, sveliler, Neva, Ladoga gl, Lovat, Volchof, Dvi
na ve Dinyeper yoluyla Baltk'tan Karadeniz'e uzanan doal
yollar boyunca bu topraklara ayak basular. Batda, Danimar
kallar ve Norveliler, Humber'in kuzeyindeki Anglo-Sak
son krallklarn koloniletirdiler. Fransa'da, Basit arl'n,
Kanal stndeki topraklar onlara brakmasn saladlar. Bu
topraklar, Normandiya adn onlardan ald.
Bu baarlarn sonucu olarak, skandinav etkinlii yeni bir
dorultuya yneldi. Onuncu yzyl bandan balayarak, sa
va brakp, kendilerini ticarete adadlar. Gemileri kuzeyde
ki tm denizleri yarp geiyordu; bu denizlerin kysnda ya
ayan halklar arasnda kendilerinden baka denizci olmad
iin, rakiplerinden korkmalarna hibir neden yoktu. Barbar
denizcilerin gzpeklii ve beceriklilii konusunda bir fikir
edinmek iin, bunlarn serven ve kahramanlklarn anlatan
elenceli destanlar incelemek yeterlidir.
Her ilkbaharda denize alrlard. Onlara, zlanda'da, n
giltere'de, Flandr'da, Elbe, Weser ve Vistl nehirlerinin
azlarnda, Bosna Krfezi'nin st ksmnda ve Finlandiya
Krfezi'nde rastlanyordu. Dublin'de, Hamburg'da, Schwe
rin'de, Gotland adalarnda yerleim merkezleri vard; bun-

75
lar sayesinde, Bizans ve Badad'dan balayarak, Kiev ve
Novgorod yoluyla Rusya'ya geen ticaret akm Kuzey De
nizi kylarna dek uzanyor, orada olumlu etkisini duyu
ruyordu. Yunan ve Arap imparatorluklarnn stn uygar
lklarnn, skandinavlar araclyla Kuzey Avrupa stnde
yarattklar etkiden daha ilgin bir olgu tarih boyunca he
men hemen yok gibidir. Bu adan, skandinavlarn rol,
iklim, toplum ve kltr ayrlklarna karn, Venedik'in Av
rupa'nn gneyinde oynad role ok benzer grnmekte
dir. Tpk Venedik gibi, bunlar da dou ile bat arasndaki
ilikiyi yenilediler. Venedik'in ticari etkinlii nasl ok ge
meden Lombardiya'y da bu etkinliin iine kartrmsa,
skandinav gemileri de ayn biimde Flandr kylarna eko
nomik canllk getirdiler.
Gerekten, Flandr'n corafi durumu, bu lkeyi kuzey
denizlerindeki ticaretin batdaki odak noktas olmasn sa
layan ok elverili bir duruma sokuyordu. Bu lke, Kuzey
ngiltere'den gelen ya da Baltk'tan ktktan sonra Boaz'
geip gneye doru yola koyulan gemilerin yolculuklar
nn son doal duran oluturuyordu. Daha nce de belir
tildii gibi, Quentovic ve Duurstede limanlar istilalar d
neminden nce skandinavlarn ura olmulard. Frtna
nn etkisiyle bu limanlarn nce biri sonra teki ortadan si
lindi. Quentovic, ykntlarndan dorulup ayaa kalkama
d; onun yerini, Zwyn Krfezi stndeki, konumu daha iyi
olan Bruges ald. Duurstede'ye gelince, skandinav denizci
leri onuncu yzyln banda burada yeniden belirdiler. An
cak, Duurstede limannn gnenci ok uzun srmedi. Tica
ret gelitike, Fransa'ya daha yakn olan ve Flandr kontla
rnca daha tutarl bir bar iinde olmas salanan Bruges'in
evresinde gittike younlat. Oysa, Duurstede yresi, hala
yan-barbar olan Frizyelilerin saldrlarna gereinden ok
ak olduundan gvenlik iinde deildi. Ne olursa olsun,

76
Bruges'n kuzey ticaretini gittike daha ok ektii ve Du
urstede'nin onbirinci yzyl iinde ortadan kalkmasnn,
Bruges limannn geleceini gvence altna ald kesindir.
Flandr Kontlar il. Amold ve IV. Baldwin (956-1035) para
larnn, Danimarka, Prusya, hatta Rusya'da olduka ok sa
yda bulunmas, yazl bilginin yokluunda, Flandr'n bu ta
rihten sonra skandinav denizcilerinin yardmyla bu lke
lerle yrtt ilikileri kantlamaktadr.
Yakn ngiliz kylaryla iletiim kurmak, etkinliin da
ha da artmas demekti. rnein, ngiltere'den kovulan Ang
lo-Sakson Kraliesi Emma, 1030 yllarnda Bruges'e yerle
ti. Londra'daki, 99 1- 1002 ylna ait pazaryeri ve vergilerini
gsteren listede, Flamanlardan, bu kentte i gren en nem
li yabanc topluluk imiesine sz edilmektedir.
Flandr'n bylesine erken tarihlerde balca zellii olan
ticari nemin nedenleri arasnda, bu lkede, oraya ura
yan gemilere dn iin deerli yk salayabilecek bir yer
li sanayiin varln da belirtmek gerekir. Romallar dne
minden, belki de daha ncesinden balayarak, Morino ve
Menapiolular ynl kumalar dokuyorlard. Bu ilkel sana
yi, Roma fetihleriyle ilk kez ortaya konan teknik gelime
lerin etkisi altnda gelitirilmiti. Kynn nemli otlaklarn
da yetitirilen koyunlarn kendine zg incelikteki yn
leri, baar salamak iin gerekli etkenlerden biriydi. Bu
rada retilen tnik (saga) ve pelerinler (birri) ta Alple
rin tesine dek gnderiliyordu. Hatta, imparatorluun son
gnlerinde, Tournai'de bir askeri giysi fabrikas bile var
d. Germen istilas bu sanayiye son vermedi. Beinci yzyl
da Flandr' istila eden Franklar, kendilerinden nce bura
da yaayanlarn yaptklar gibi, bu sanayii srdrdler; do
kuzuncu yzyl tarihilerinin szn ettikleri Frizye pele
rinlerinin Flandr'da yapldna kuku yoktur. yle gr
nyor ki, bu pelerinler, Karolenj dneminde dzenli ticare-

77
tin zn oluturan tek mamul rnd. Frizyeliler bunla
r, Scheldt, Meuse ve Ren yoluyla ulatryorlard. arlman,
Halife Harun Reid'in iltifatlarna armaanlarla karlk ver
mek istediinde, ona sunmak iin pallia fresonica'dan* da
ha iyi birey bulamad. Yumuaklklar kadar gzel renkle
riyle de dikkati eken bu kumalarn, onuncu yzylda Is
kandinav gemicilerinin hemen ilgisini ekmi olmas gere
kir. Kuzey Avrupa'nn hibir yerinde, daha deerli bir rn
yoktu; kukusuz bunlar en ok aranan dsatm mallan ara
snda, kuzeyin krkleri, Arap ve Bizans ipekli dokumalar
nn yannda yer alyordu. Btn belirtiler, 1000 yllarnda
Londra piyasasnda ad geen kumalarn Flandr'dan gelen
kumalar olduunu gstermektedir. Gemicilerin kendileri
ne saladklar yeni pazarlar, bu mallarn retimine yeni bir
hz vermekten geri kalmad.
Bylece, dardan kaynaklanan ticaret ve yerel olarak sr
drlen sanayi bir araya gelerek, onuncu yzyldan sonra
Flandr'a, geliimini daha sonr da srdrecek olan bir eko
nomik etkinlik salamtr. Daha onbirinci yzylda meyda
na gelen ilerlemeler artc olmutur. Flandr, bundan by
le kuzey Fransa'dan arap alyor, karlnda onlara ku
ma veriyordu. Ingiltere'nin Normandiyal William tarafn
dan ele geirilmesi, o zamana dein arlk merkezi Dani
marka'nn yrngesinde bulunan bu lkeyi Kara Avrupa's
na balam ve Bruges'n Londra ile srdregeldii ilikile
ri daha da artrmtr. Bruges'n yam sra baka ticaret mer
kezleri ortaya kt: Ghent, Ypres, Lille, Douai, Arras, Tour
nai, Messines. Lille ve Ypres'de Throurout kontlannca pana
yrlar kuruluyordu.
Kuzey gemiciliinin olumlu etkilerinden yararlanan tek
lke Flandr deildi. Bu etkilerin yanks Hollanda'da so
na eren rmaklar boyunca kendini duyurdu. Scheldt ze-

(*) Frizye pelerinleri - .n.


78
rindeki Cambrai ve Valenciennes, Meuse zerindeki Lie
ge, Huy ve Dinant'dan, daha onuncu yzylda ticaret mer
kezleri olarak sz ediliyordu. Ren zerindeki Kln ve Ma
inz iin de ayn ey szkonusuydu. Kuzey Denizi'nin etkin
lik blgesinden daha uzak olan Man ve Atlantik kylar
nn ayn nemi tamadklar grlyor. ngiltere ile doal
olarak yakn iliki iinde olan Rouen ve daha gneyde, ge
liimi ok daha yava olan Bordeaux ve Bayonne dnda,
bu kylardan hemen hemen hi sz edilmemektedir. Fran
sa'nn i blgeleri ile Almanya'ya gelince, ltalya'dan yukar
ya, ya da Hollanda' dan aaya doru bu ynde yava yava
yaylan ekonomik akm bu lkeleri ancak ok kk l
de etkilemitir.
Bat Avrupa, yava yava ama kesin olarak ancak onikin
ci yzylda dnme uramt. Yalnzca insann toprak
la ilikilerine dayanan bir toplumsal rgtn yazgl kld
geleneksel hareketsizlikten, bu blgeyi ekonomik kalkn
ma kurtarmtr. Ticaret ve sanayi, tarmn yan sra kendi
ne yer bulmakla kalmam; tann etkilemitir de. Tarm
sal rnler artk yalnzca toprak sahiplerinin ve topra i
leyenlerin tketimini karlamakla kalmyordu; dei-to
ku eyas ya da hammadde olarak bunlarn genel srm
de salanmt. O zamana dein tm ekonomik etkinlikle
ri iine alan dirlik sisteminin kat snrlar ykld ve top
lum dzeni tmyle daha esnek, daha etkin ve daha dei
ik bir tarzda biimlendi. Antik ada olduu gibi bir kez
daha kendini kente gre ynlendirdi. Ticaretin etkisi altn
da eski Roma kentleri yeni bir yaam kazandlar; buralara
yeniden insanlar yerleti; ticaretle uraanlar askeri kalele
rin evresinde kmeleiyor, deniz kylarnda, nehir yakala
rnda, akarsu kavaklarnda, doal iletiim yollarnn kesi
me noktalarnda yerleiyorlard. Bunlarn her biri bir pazar
oluturuyor, tad nemle orantl olarak evrenin ilgisi-

79
ni ekiyor ya da ta uzaklarda kendini duyuruyordu.
rili ufakl bu kentlere her yerde rastlanyordu; ortalama
olarak, her yz yirmi be kilometre karede bir kent vard.
Gerekten de bunlar toplum iin vazgeilmez olmulard.
Topluma, artk onsuz olamayaca bir iblm getirmi
lerdi. Onlarla krsal blgeler arasnda karlkl bir hizmet
alverii kuruldu. Gittike daha yakn bir dayanma onlar
birbirine balyordu; krsal blgeler kentlerin beslenme ge
reksinimini karlyor, buna karlk kentler de onlara ticari
mallarla mamul eya salyorlard. Kentlinin fiziksel yaa
m kylye bamlyd, ama kylnn toplumsal yaam da
kentliye dayanyordu. nk, kentli, onun nne, daha ra
hat, daha ince bir yaam biimi seriyordu; yle bir yaam bi
imi ki, kylde istek uyandrarak gereksinimlerini oaln
yor ve yaama dzeyini ykseltiyordu. Kentlerin ortaya
k yalnzca bu bakmdan toplumsal geliimin itici gc ol
makla kalmyordu. Ayn lde, btn dnyaya yeni bir i
kavramnn yaylmasna da katkda bulunuyordu. Bundan
nce, igc toprak klesiydi; imdiyse zgrlemiti; bu
olgunun, ileride gene ele alacamz sonulan sayszd. Son
olarak, onikinci yzyln serpilip gelimesine tank olduu
ekonomik canlanmann, sermayenin gcn ortaya koydu
unu da eklemek gerekir. Tarih boyunca belki de hibir d
nemin, insanl bylesine derinden etkilemediini gster
mek iin ileride yeterince sz sylenecektir.
Glenmi, dnme uram ve gelime yoluna atl
m olan yeni Avrupa, ksaca sylemek gerekirse, Karolenj
zamanndaki Avrupa'dan ok, eski Avrupa'ya benziyordu.
nk, temel zellii olan, kentlerden oluan bir blge ol
ma zelliini antik adan kazanmt. Geri antik ada
kentlerin siyasal rgtlenmedeki rol ortaadakinden da
ha bykt; ama buna karlk ortaada kentlerin ekono
mik etkisi, daha nceki dnemlerdeki etkisini kat kat a-

80
yordu. Genel olarak sylemek gerekirse, Roma lmparatorlu
u'nun bat eyaletlerindeki ticaretle geinen kentlerin say
s olduka azd. Roma kenti bir yana braklrsa, Napoli, Mi
lano, Marsilya ve Lyons dnda hemen hemen baka kent
yoktu. Venedik, Piza, Cenova ya da Bruges gibi limanlarn
ve Milano, Floransa, Ypres ve Ghent gibi sanayi merkezle
rinin onuncu yzyl bandaki durumlaryla karlatrlabi
lecek trden hibir kent yoktu o dnemde. Gerekten, Gal
ya'da, onikinci yzylda, Orleans, Bordeaux, Kln, Nantes,
Rouen ve teki eski kentlerin igal ettikleri nemli yer, bu
kentlerin imparatorlar ynetimindeki yerlerinden ok da
ha stnd. Son olarak, Ortaa Avrupa'snda ulam oldu
u snrlan byk lde ayordu. Bu gelime, Ren ve Tuna
boylarnda duracak yerde, Almanya'ya taarak, Vistl'e dek
ulayordu. Hristiyanlk dneminin balarnda ancak tek
tk kehribar ve krk tacirlerinin gezip dolat, Afrika or
tasndaki blgeler atalarmza ne denli orak grnmse o
denli orak grnen blgeler filizlenmiti. Hibir Roma tica
ret gemisinin gemedii Boaz, imdi gemilerin srekli ge
ileriyle canlanmt. Bu gemiler bir zamanlar Akdeniz'de
dolatklar gibi, imdi de Baltk ve Kuzey Denizi'nde dola
yorlard. Bu iki denizin kylarndaki limanlarn says he
men hemen aynyd.
Ticaret, iki blgede, Doa'mn kendisine sunduu kaynak
lardan yararlanyordu. Avrupa'mn kusursuz gzellikteki gi
rintili kntl kylarnn snrn belirleyen iki i denize ti
caret egemen olmutu. Tpk talyan kentlerinin Mslman
lar Akdeniz'den pskrtmeleri gibi, Alman kentleri de oni
kinci yzyl boyunca Iskandinavlan Kuzey Denizi ve Bal
tk'tan pskrtmlerdi; bundan byle, bu denizlerde Han
sa kentlerinin gemileri dolayordu.
Bylece, ticaretin yaylmas, ilk kez iki noktada belirdi:
Avrupa'nn dou dnyas ile iletiim kurmasn salayan

81
Venedik ve Rus-lskandinav dnyas ile iletiimini salayan
Flandr'da; buradan da, iyilik getiren bir salgn gibi tm Av
rupa ktasna yayld. Kuzeyden gelen akmla gneyden ge
len akm, i blgelere ulaarak sonunda birletiler. Bu iki
akmn birletikleri nokta, Bruges'den Venedik'e uzanan yo
lun ortasnda, Champagne ovasnda yer alyordu. Burada,
onikinci yzylda kurulmu olan nl Troyes, Lagny, Pro
vins ve Bar-sur-Aube panayrlar, Ortaa Avrupa'snda on
nc yzyl ortalarna dein bir dei toku ve sayma ye
ri ilevini grmlerdir.

82
V. Tccar Smrf

Herhangi bir eyin kkenini saptama bakmndan eldeki


bilgiler hemen hemen her zaman doyurucu olmaktan ok
uzaktr. Bu nedenle, ticaret akmn yaratan ve tm Avru
pa'ya yaylmasna yol aan tccar snfnn gelimesinin tam
bir grnmn ortaya koymak olanakszdr.
Belli lkelerde, ticaret zgn ve kendiliinden bir olgu
olarak grnmektedir. rnein, tarihin balangcnda, Yu
nanistan ve lskandinavya'da byle olmutur. Oralarda de
nizcilik en azndan tarm kadar eskiydi. Her ey insanlar
denizcilikle uramaya itiyordu: derin ky izgilerinin elve
rililii, limanlarn bolluu, ufukta grnen ve anayurdun
ki gibi verimsiz topraklardan ok az ey beklenebilecei iin
denizci yaamn daha da kkrtc gsteren adalarn ve al
ak dzeydeki kylarn ekicilii. Daha eski ve yeterli sa
vunmadan yoksun uygarlklarn yaknl, zengin bir tala
nn ekiciliini sunuyordu. skandinavyal Vikingler arasn
da olduu gibi, Homeros dneminde Yunanllar arasnda da,
korsanlk, deniz ticaretinin balatcs olmutur; bu iki i,
uzun sre uyum iinde gelimitir.
83
Oysa, Ortaa'da byle bir eye rastlanmyordu. O yiite
ve barbarca meslein hibir izi yoktu. Beinci yzylda Roma
eyaletlerini istila eden Germen kabileleri denizcilik yaam
na tam anlamyla yabancydlar. Bunlar topraa el koymak
la yetiniyorlar; Akdeniz'deki seyrsefer ise gemite olduu
gibi imparatorluk zamannda da kendine den bar rol
oynamay srdryordu.
Akdeniz'in ykmna yol aan ve bu denizi kapatan Ms
lman istilas, hibir tepkiye yol amad. Durum olduu gi
bi kabul edilmi ve geleneksel pazarlarndan yoksun brakl
m olan Avrupa ktas temelde bir krsal uygarlk olarak kal
mtr. Yahudilerin, gezgin satclarn ve ara sra beliren tc
carlarn Karolenj dneminde hala seyrek olarak srdrdk
leri ticaret; gereinden ok gsz ve Iskandinav ve Msl
man aknlaryla iyiden iyiye yldrlm olduundan, ilk be
lirtileri onuncu yzylda grlen ticari canlanmann ncs
olduu inancn desteklememektedir.
Tccar snfnn tarmla uraan ynlar arasnda yava
yava gelitiini varsaymak ilk bakta doal grnmekte
dir. Ancak hibir ey bu kuram dorulamamaktadr. Orta
a'n sonlarna doru, her ailenin babadan oula kalan top
raa bal olduu toplumsal rgtlenmede, insanlar, topra
a sahip olmann gvence altna ald geim yolunun yeri
ne, tccarlarn ansa bal ve rizikolu geim yolunu benimse
meye neyin itmi olabileceini anlamak gtr. D dnya ile
hibir ilikisi olmayan, hibir yeniliin, hibir merakn hayal
gcn harekete geirmedii ve giriim eiliminden belki de
tmyle yoksun olduu geleneksel bir yaama biimine al
m bir halk iin, kazan sevgisi ve koullarm dzeltme iste
i olsa olsa ok kk bir nem tayabilirdi. Sk sk yerel pa
zarlara gitmelerine karn, kyller, bu pazarlardan, ticarete
dayanan bir yaam biimine kar onlarda istek uyandrmaya
ya da hatta byle bir yaam biiminin varolabileceini tasarla-

84
ma eilimi yaratmaya yetecek paray hibir zaman kazanam
yorlard. yle grnyor ki, kendi yaam biimleri onlara do
al geliyordu. nsann, paraya evrilebilir deerler elde etmek
iin topram satmas kesinlikle akllanna gelmiyordu. Top
lumun durumu ve genel hayat gr byle bireye tam an
lamyla ters dyordu. ilerinden herhangi birinin bylesine
garip ve bylesine tehlikeli bir ilemi tasarladn gsteren en
kk bir kant bile yoktur.
Kimi tarihiler, byk manastrlann geimleri iin zorun
lu mallan dandan salamak, kimi zaman da hasat ve ba
rnleri fazlasn yakn pazarlarda satmakla grevlendirdik
leri hizmetkarlan, Ortaa tacirlerinin ncleri olarak ileri
srmeye almlardr. Bu varsaym, itenlikle ortaya kon
makla birlikte, incelendiinde geerliini yitirmektedir. Her
eyden nce, "manastr tacirleri" , sayca byk nem ta
yan bir etki yaratamayacak kadar azd. lkinci olarak bunlar
bana buyruk deil, yalnzca efendilerinin hizmetinde al
an kiilerdi. Bunlardan herhangi birinin kendi adna i yap
t aka ortaya konmamtr. Bunlarla, burada kkenleri
ni aratrdmz tccar snf arasnda ba kurmak iin giri
ilen hibir aba baanl olmamtr; kukusuz bundan son
ra da olmayacaktr.
Kesinlikle sylenebilen tek ey, ticaret mesleinin, Bat
Avrupa'da yaylmasn beklemek iin ortada henz hibir
nedenin olmad bir dnemde Venedik'te ortaya ktdr.
Cassiodorus, altnc yzylda, Venediklileri daha o zaman
bir denizci-tccar halk olarak niteliyor. Dahas, Venedik'in
daha sonra Karolenj ya da Bizans imparatorlaryla yapt
ticaret anlamalan, burada yaayanlarn srdrdkleri ya
amn nitelii konusunda kukuya yer brakmamaktadr.
Ne yazk ki, bu insanlann sermaye birikimlerinin nasl sa
land ve ilerinin nasl yrtld konusunda elde hi
bir veri yoktur. Glckler stndeki adacklannda hazrla-

85
nan tuz, byk olaslkla nceleri kazanl bir dsatm ti
caretinin zn oluturuyordu. Adriyatik kylan boyunca
srdrlen ticaret, zellikle de kentin Konstantinopolis ile
ilikileri, daha da byk kar salanmas sonucunu dour
du. Daha onuncu yzylda, Venedik ticareti teknik bakm
dan olaanst boyitlara ulamtr.
Avrupa'nn dnda kalan her yerde eitimin ruhban sn
fnn tekelinde olduu bir dnemde, Venedik'te okuma-yaz
ma yaygnd. Bu garip olgu ile ticaretin gelimesi arasnda
yakn bir iliki olduu ok aktr.
Ticaretin erken bir tarihte vard noktaya ulamasna yar
dmc olan, ok byk olaslkla kredi sistemiydi. Bu nokta
y destekleyen, onbirinci yzyln ilk yansndan daha nce
sine ait herhangi bir kayt yoktur. Ancak, denizcilikte kre
di alkanl daha bu dnemde ylesine gelimiti ki, bunla
rn balangcnn ok daha erken tarihlere ait olmas gerekir.
Venedikli tacirler, yklerinin giderlerini karlamak iin
gerekli olan paray, genel olarak ortalama yzde yirmi faiz
le bir kapitalistten dn almay alkanlk haline getirmi
lerdi. Gemi birka tacir tarafndan ortaklaa yklenirdi; de
niz yolculuunun tehlikeleri nedeniyle deniz seferleri iri ya
n ve zenle silahlanm tayfalarn bulunduu birka tekne
den oluan kk filolardan meydana geliyordu. Her ey,
kazancn olaanst byk olduunu gsterme eiliminde
dir. Venedik belgeleri bu bakmdan hemen hemen hi kesin
bilgi vermese de, bu belgelerin suskunluunu Cenova kay
naklaryla giderebiliriz. Onikinci yzylda, deniz seferleri
iin bor alma, gemilerin donanmlar ve i yntemleri her
iki kentte de birbirine benziyordu. Bu nedenle de, Cenoval
denizcilerin lsz kazanlar hakkndaki bilgilerimiz, on
larn Venedikli ncleri iin de geerli olsa gerektir. Bu ka
zanlar hakkndaki bilgilerimiz ise, bu kentlerin her ikisin
de de, enerji ve zekann servet edinmelerine yardmc oldu-

86
u kiilerin byk sermayeler elde etmelerini, yalnzca tica
retin salam olabileceini belirtmeye yeterlidir.
Ancak, Venedikli tacirlerin hzl ve erken bir tarihte olu
turduklar servetin gizi, kukusuz, bunlarn ticari rgtleri
ni Bizans'nkine ve Bizans araclyla da antik an ticari r
gtne balayan yakn ilikide aranmaldr. Gerekten, Ve
nedik, Bat'ya yalnzca corafi konumuyla balyd; kendi
sini canlandran yaam ve esinleyen ruh bakmndan Bat'ya
yabancyd. Aquileia ve komu kentlerden karak glck
ler blgesinde ilk yerleenler, oraya Roma dnyasnn eko
nomik teknik ve gerelerini gtrdler. O zamandan bala
yarak, kenti Bizans ltalya'sna ve Konstantinopolis'e bala
yan srekli ve etkinlii gittike artan ilikiler, bu nemli tica
ret merkezini korumu ve gelitirmitir. Ksaca, Venedik ile
bin yllk uygarlk geleneinin korunduu dou arasnda ili
ki hibir zaman kesilmedi. Venedikli denizciler, Mslman
istilasna dein Marsilya liman ve Treniyen Denizi'nde, ala
bildiine etkin olan Suriyeli denizcilerin ardllar saylabilir
ler. Onlarn, kendilerini byk apta ticarete aluracak uzun
ve zahmetli bir rakla gereksinimleri yoktu. Ticaret gele
neini hibir zaman yitirmemilerdi; bu da, Venediklilerin
Bat Avrupa'nn ekonomik tarihindeki kendine zg yerleri
ni yeterince aklar. Daha en banda gsterdikleri ve tadn
kardklar stnln nedeninin, antik an ticaret yasa
s ve adetleri olduunu yadsmak olanakszdr. Derinlemesi
ne bir araurma, burada yalnzca ne srlenleri bir gn ku
kusuz kantlayacaktr. Bu arada belirtmek gerekir ki, Vene
dik'in ilk yzyllardaki siyasal yapsnn ok belirgin bir zel
lii olan Bizans etkisi kukusuz kentin ekonomik yapsnn
da tohumlarn atmtr. Avrupa'nn geri kalan blmnde ti
caret mesleinin daha ge tarihlerdeki evrimi, ticaretin daha
nceki izlerinin uzun zamanlardan beri yitip gittii bir uy
garlktan kaynaklanmtr. Venedik'te ise, bu meslek kentin

87
ortaya kyla ayn zamanda ortaya kmtr: burada ticaret
Roma dnyasndan artakalmt.
Venedik, doal olarak, onbirinci yzylda ortaya kmaya
balayan teki denizci kentler stnde derin bir etki yapm
tr: nce Piza ve Cenova, daha sonra Marsilya ve Barselona.
Ancak, bu kent, ticari etkinliin yava yava kylardan kta
nn ilerine doru yaylmasn salayan tccar snfnn olu
umuna katkda bulunmu gibi grnmyor. Burada, kendi
mizi ok daha baka bir olguyla kar karya buluyoruz; an
tik an ekonomik rgtyle herhangi bir ilikisi olduuna
inanmamz iin hibir dayanak bulunmayan bir olgu. Kuku
suz, Venedik'li tacirlere, erken bir tarihte, yalnzca Lombar
diya'da deil, Alpler'in kuzeyinde bile rastlanyordu. Ancak,
bunlarn herhangi bir yerde koloniler kurduklar aka bi
linmiyor. Kara ticaretinin dayand koullar, deniz ticareti
nin koullarndan ylesine farklyd ki, bu koullarn kara ti
careti stnde etki yaratm olmas olas deildir. stelik eli
mizde bunu gsteren bir belge de yoktur.
Meslekten tccarlar snfnn kara AVrupa'snda yeniden
ortaya k, onuncu yzylda oldu. Bunlarn balangta
ok yava olan geliimi, daha sonraki yzyl ilerledike hz
kazand. Ayn dnemde kendini gsteren nfus art, ku
kusuz, dorudan bu olgu ile ilikilidir. Bu, says gittike ar
tan bireyleri topraktan kopararak gezici ve tehlikelerle do
lu bir yaama balama sonucunu dourdu; her tarmsal uy
garlkta, kendilerini artk topraa kk salm bulmayanlarn
yazgsdr bu. Toplumun her yannda bu durum, babo do
laan, manastrlardan aldklar sadakalarla gn gnne ya
ayan, harman zaman kendilerini bakalarna kiralayan, sa
va zaman ordulara giren, frsat dnce de, ne apulculuk,
ne de yamaclktan saknan serseriler kalabalnn saysn
artryordu. Ticaretin ilk ustalar, kukusuz, bu babo ma
ceraclar kalabal arasnda aranmaldr.

88
Yaam biimleri, halkn gnen dzeyi, kukusuz onlar
kazan umudu veren ya da ansl bir balang sunan yer
lere doru srklyordu. Bkp usanmadan hac seferlerine
katldklar gibi, limanlar, pazarlar, panayrlar da ekiyor
du onlar. Oralarda gemici, kreki, ykleme-boaltma i
isi ya da hamal olarak kendilerini kiralyorlard. Aralarn
da, beklenmedik olaylarla dolu bir yaam deneyinin piir
dii ok sayda enerji dolu insanlar vard. Birou yaban
c dil biliyor, eitli lkelerin tre ve gereksinimlerini ya
kndan tanyorlard. Bir frsat kmayagrsn - Tanr bilir
bir serserinin yaamnda saysz frsatlar vardr - bu frsat
tan yararlanmak iin ok iyi donanmlard. Her kk ka
zan, yetenek ve zekayla her zaman byk bir kazanca d
ntrlebilir. Bu, zellikle, ulamn yetersizlii ve sata
karlan mallarn greli azlnn doal olarak fiyatlar ok
yksek bir dzeyde tuttuu bir dnemde geerli olsa gerek
tir. Yetersiz ulam sistemi Avrupa'nn drt bir yannda, ki
mi zaman bir eyalette, kimi zaman bir bakasnda ktl ar
tryor, yararlanmasn bilenler iin zengin olma olanakla
rn daha da oaltyordu. Tam zamannda yerine ulatr
lan birka uval buday byk kadar salamaya yetiyordu.
Becerikli, hibir abadan kanmayan bir insan iin karl i
olanaklar ortaya seriyordu. ok gemeden bu dnyay ya
lnayak dolaan yoksullar kalabalnn ortasnda yeni zen
ginler tredi. Elimizde, durumun gerekten de byle oldu
unu kantlayan kaynaklar var. Burada, bunlar arasnda en
belirgin zellikte olan Finchaleli Ermi Godric'in yaamy
ksn anmak yeterli olacaktr.
Onbirinci yzyln sonuna doru Lincolnshire'de domu
tu; yoksul bir kyl ailesinin ocuu olduundan, daha o
cukluundan beri bir geim yolu bulmak zorunda kalmt.
Her ada rastlanan teki bahtszlar gibi, kylarda dalgalarn
getirdii enkaz toplayarak kazanyordu ekmeini. Daha son-

89
ra, belki de kyda ie yarar birey bulup gezgin saucla ba
layarak srtnda bir ykle lkeyi dolat. Sonunda ufak bir ser
maye biriktirdi ve gnn birinde yolculuklar srasnda rasla
d bir grup tacire katld. Onlarla birlikte, pazardan pazara,
panayrdan panayra, kentten kente dolau. Bylece, meslek
ten bir tacir olarak ksa zamanda meslekdalan ile birleip on
larla ortaklaa bir gemi ykleyerek, ngiltere, lskoya, Dani
marka ve Flandr kylarnda deniz ticareti ile uramasn sa
lamaya yetecek kadar byk karlar elde etti. Ortaklk alabildi
ine geliip zenginleti. Az bulunur mallan uzak lkelere ta
yorlar; dnte de oradan aldklar mallan, talebin en yk..:
sek olduu, dolaysyla da en yksek karlarn elde edilebilece
i yerlerde elden karmaya zen gsteriyorlard. Birka yln
sonunda, bu kendi karn gzeten, ucuza alp pahalya sat
ma alkanl, Godric'i ok varlkl bir adam durumuna ge
tirdi. O zaman, acma duygusunun drtsyle, birdenbire o
gne dein srd yaamdan vazgeip mallarn yoksullara
devretti ve inzivaya ekildi.
Godric'in yks, gizemli sonucundan arndrldnda,
birok baka kiilerin de yksyd. Bu yk, sfrdan ba
layan bir adamn, olduka ksa bir srede byke bir pa
ra biriktirebileceini ok ak bir biimde gstermektedir.
Koullar ve ans bu servetin oluumuna belki de byk l
de katkda bulunmutu. Ama bu bilgileri borlu olduu
muz, Ermi Godric'in yaamyksnn iyice vurgulad gi
bi, onun baarsnn temel nedeni, zeka ya da daha ok ia
daml sezgisi idi.1 yle grnyor ki, Godric, her dnem-

1 "Sic itaque purerilibus annis simpliciter domi transactis, caepit adolescentior pru
dentiores vitae excolore et docummenta secularis providentiae sollicite et exercita
te perdicere. Unde non agriculturae delegit exercitia colere, sed potius quae sa
gacioris animi sunt rudimenta studuit, arripiendo exercere. Hine est quod mer
catoris aemulatus studium, coepit mercimonii frequentare negotium, et primitus in
mimoribus quidem et rebus pretii inferioris, coepit lucrandi officia discere; postmo
dum vero paulatim ad majoris pretii emolumenta adolescentiae suae ingenia pro
movere, " Libellus de vita, S. Godrici, s. 25.
90
de giriimci yaratltaki kiiler arasnda hi de seyrek ola
rak rastlanmayan ticaret igdsne sahip, kurnaz bir he
sap adamyd. Kar tutkusu tm davranlarn ynetiyordu;
kimilerinin ancak Rnesans'ta baladna inanmamz iste
dikleri o nl "kapitalist ruhu" (spiritus capitalisticus), on
da kolayca grlebilmektedir. Godric'in iini yalnzca gn
lk gereksinimlerini salamak iin srdrdn kabul et
mek manta aykr olur. Kazand paray bir sandn dibi
ne istifleyecek yerde, ticareti srdrmek ve gelitirmek iin
kullanyordu. Elde ettii karlan, dner sermayesini elden
geldiince sratle artrmak iin ie yatrdn sylemek, hi
de ok ada bir deyim saylmaz. Hatta, bu mstakbel kei
in vicdannn her trl dinsel kaygdan tam anlamyla uzak
olduunu gzlemlemek olduka artcdr. Her mal iin
en byk kan salayacak pazar bulmak iin gsterdii a
ba, Kilise'nin her eit speklasyona kar taknd knay
c tutuma ve "adil fiyat" ekonomik retisine tam anlamy
la ters dyordu.
Godric'in serveti yalnzca i yeteneiyle aklanamaz.
Hala onbirinci yzyl toplumu gibi kaba olan bir toplum
da, zel giriim ancak ibirliine bavurarak baarya ula
abilir. Tacirin gezici varln tehdit eden ynla tehlike,
her eyden nce ortak savunma iin gruplar oluturma
y zorunlu klyordu. Baka nedenler de, onu meslekdala
nyla birlemeye zorluyordu. Pazar ve panayrlarda bir an
lamazlk ortaya kacak olursa, bu meslekdalan onun ta
nklar ya da mttefikleri olarak mahkemede ona gvence
salyorlard. Kendi kaynaklaryla elde edemeyecei malla
n onlarla ortaklaa toptan satn alabiliyordu. Kendisinin bir
blmn salad toplu kredi, kendi kiisel kredisini ar
tryor; bu sayede rakipleriyle giritii yarmada daha ko
laylkla stn gelebiliyordu. Godric'in yaamyks, ken
di szleriyle, bize yk kahramannn bir tacirler toplulu-

91
una katld gn, servetinin artmaya baladn anlatyor.
Bu adm atarken, Godric, gelenee uymaktan baka birey
yapmyordu. Ortaa'da ticaret, balca zelliini kervanla
rn oluturduu ilkel biimiyle biliniyordu. ster deniz, is
ter kara ticareti olsun, ancak bir loncann yelerinde uyan
drd karlkl gven, onlara kabul ettirdii disiplin, bo
yun edirdii kurallarla olanakl klnabiliyordu. Bu zellik
her zaman aka grnyordu. Gemiler kk filolar olu
turarak birlikte denize alyorlard; tpk tacirlerin lkede
gruplar halinde dolatklar gibi. Onlar iin gvenlik, ancak
kuvvetle gvence altna alnrsa salanabiliyordu; kuvvet
ise kolektiflemenin bir niteliiydi.
Onuncu yzylda izlerine rastlanabilen tccar birlikleri
ni Almanlara zg bir olgu olarak grmek tam anlamyla bir
yanlg olur. Avrupa'nn kuzeyinde, bu birlikleri belirtmek
iin kullanlan terimlerin -gild ve hanse- Almancadan kay
nakland dorudur. Ancak ekonomik yaamda bu ibirlii
geleneine her yerde rastlanyordu. Ayrntlar ne denli fark
l olabiliyorsa da, zde bu birlikler her yerde aynyd; nk
her yerde bunlar vazgeilmez klan koullar aynyd. Hol
landa'da olduu gibi, ltalya'da da ticaret ancak ibirliiyle
geliebiliyordu. Roma dilinin konuulduu lkelerdeki fra
irie'ler, charite'ler, tccar compagnie'leri, Alman lkelerinde
ki gild1ere ve hanse'lere tpatp benziyordu.2 Ekonomik r
gtlenmeyi belirleyen, "ulusal deha" deil, toplumsal gerek
lilikti. llkel ticaret kurumlar, feodal sistem kurumlar l
snde karmakt.
Bilgi kaynaklar, onuncu yzyldan balayarak, Bat Av
rupa'da saylar gittike artan tccar birlikleri hakknda
ok iyi bir fikir edinmeyi olanakl klmaktadr. Bu birlikler,

2 Dalnaya'da bile byle bir rgte rastlyoruz. Bkz. C. Jirecek. "Die Bedeutung
von R<lguza in der Handelsgeschicte des Mittelalters," Almanak der Akademie
der Wissenschaften, in Wien, 899, s. 382.
92
ok, yay ve kllarla donanm, torbalar, uvallar ve flar
la ykl atlan ve arabalar evreleyen silahl birlikler olarak
dnlmelidir. Kervann banda bir bayrak tayc bulu
nurdu. Hansgraf ya da Doyen denen bakan, birlik stnde
yetke sahibiydi. Bu ortaklklar, bir ballk andyla birbiri
ne balanm "kardeler"den oluuyordu. Sk bir dayan
ma ruhu tm grubu canlandryordu. Mallar ortaklaa al
np satlyor, kar, herkesin birlikteki payna gre blt
rlyordu.
Bu ortaklklarn, genel kural olarak, ok uzun yolculuk
lar yaptklar anlalyor. Bu dnemde ticareti, blgesel pa
zarla snrl, yerel bir ticaret olarak dnmek kesin bir ya
nlg olur. talyan tacirlerin, ta Paris ve Flandr'a dek gittikle
ri yukarda grlmt. Onuncu yzyln sonunda, Londra
limanm, Kln, Huy, Dinant, Flandr ve Rouen'l tacirler d
zenli olarak ziyaret ediyorlard. O dneme ilikin bir metin
de, Verdunl tccarlarn spanya ile ticaret yaptklarndan
sz edilmektedir. Sen vadisinde Parisli rmak tacirleri birli
i, Rouen ile srekli iliki iindeydi. Godric'in yaamyks,
Baltk ve Kuzey denizlerindeki uzak seferlerden sz ederken,
meslekdalarnm seferlerine de k tutmaktadr.
Ortaa'da ekonomik canlann belirgin zelliini, b
yk apl, ya da daha kesin bir syleyile, uzun mesafe tica
reti oluturmutur. Tpk Venedik ve Amalfi, daha sonra da
Piza ve Cenova gemilerinin uzun deniz seferlerine kmalar
gibi, kara Avrupa's tacirleri de geni alanlar zerinde gezi
ci bir yaam srdryorlard. Bunun, onlar iin byk kar
lar elde etmenin tek yolu olduu aktr. Yksek fiyatlar el
de etmek iin, uzak yerlerde bol olan rnleri aratrmala
r gerekiyordu; sonra bunlar az bulunduklar iin deerleri
nin yksek olduu yerlerde karla satyorlard. Yolculuklar
ne denli uzak olursa, o denli karl oluyordu. Kazan istei
nin; her trl tehlikeye ak olan gezici bir yaamn glk-

93
lerini, risklerini ve tehlikelerini dengelemeye yetecek l
de gl olduu kolayca anlalabilir. K sresi dnda Or
taa tacirleri srekli olarak yollardaydlar. Onikinci yzyl
dan kalan ngilizce metinler, onlar canl bir anlatmla, pie
powdrous, "aya tozlu" diye nitelendiriyordu.
Bu babo ticaret gezginleri, yaam biimlerinin gariplii
ile, daha en bandan, tm geleneklerine ters dtkleri ve
iinde kendilerine hibir yer ayrlmayan tarmsal toplumu
artm olsalar gerektir. Bu tccarlar, topraa bal insan
lara canllk getirmiler; geleneklere bal ve her snfn ro
ln ve dzeyini belirleyen bir hiyerariye saygl bu dn
yaya, servetin toplumsal durum ile llmek yerine yalnz
ca zeka ve enerjiye baml olduu, kumalk ve aklcla
dayal bir etkinlik getirmilerdir. Bu nedenle de, bakalar
n fkelendirmeleri artc deildir. Soylular, nereden gel
diklerini kimsenin bilmedii ve onlar kstahlatran ser
vetlerine katlanamadklar bu zpktlan kmsyorlar
d. Kendilerinden daha ok para sahibi olduklarn grmek
onlar ileden karyor; balan darda kalnca bu yeni zen
ginlerin keselerine bavurmak zorunda kalmalar onlar k
ltyordu. Soylu ailelerin, ticari ilemlere katlarak servet
lerini artrmakta duraklamadklar ltalya dnda, ticaret
le uramann kltc olduu nyargs, Fransz Devri
mi'ne dein, feodal kast'n yreinde derinliine kk salm
olarak kald.
Ruhban snfnn tccarlara kar tutumu daha da olum
suzdu. Kilise'nin gznde, ticaret yaam, ruhun gvenlii
bakmndan tehlikeliydi. Ermi jerome'a atfedilen bir metin
de, "Tccarn Tann'y honut etmesi ok gtr" denmek
tedir. Kilise hukukularnn gznde ticaret bir eit gaspt.
Kar peine dmeyi agzllk olarak mahkum ediyorlard.
"Adil fiyat" kuramlar, ekonomik yaamn yadsnmas, k
saca, ekonomik yaamn doal geliimiyle badamayan bir

94
banazl kabul ettirmek amacna ynelikti. Her trl spe
klasyon onlarn gznde gnaht. Bu katlk, yalnzca H
ristiyan ahlaknn dar anlamda yorumlanmasndan ileri gel
miyordu. Byk bir olaslkla, Kilise'nin varolu koullarna
da yorulabilirdi: Kilise'nin geimi, gerekten, yukarda g
rld gibi, yalnzca, giriim ve kar dncesine tam anla
myla yabanc olan dirlik rgtne balyd. Buna, Cluny gi
zemciliinin (mistisizmin) dinsel cokuya balad yoksul
luk lks de eklenince, Kilise'nin, daha en bandan, ken
disine bir utan olgusu ve kayg nedeni olarak grnen tica
retin 'canlanna kar neden meydan okuyucu ve dman
ca bir tutum ald kolayca anlalabilir.3
Bununla birlikte, bu tutumun baz yararlan olduunu da
kabul etmemiz gerekir. Kukusuz, bu tutum kazan tutku
sunun snrsz olarak yaylmasn nleme sonucunu dour
mu; belli bir lde, yoksullar varlkllara, borlular ala
cakllara kar korumutur. Antik Yunan ve Roma'da halk
ylesine derinden etkilemi olan bor felaketine kar Orta
a toplumsal dzeni korunmu; byk bir olaslkla Kili
se bu mutlu sonuca geni lde katkda bulunmutur. Ki
lise'nin evrensel saygnl, ahlaki bir dizgin ilevini yerine
getiriyordu. Tccarlar, "adil fiyat" retisine boyun edi
recek lde gl olmasa da Kilise, onlarn kendilerini t
myle kazan tutkusuna kaptrmalarn nleyecek lde
glyd. Tccarlar, yaama biimlerinin, ebedi kurtulu
larn tehlikeye drmesinden tr kukusuz ok tedir
gindiler. te dnyadaki yaam korkusu vicdanlarn tedir
gin ediyordu. Biroklar, lm deinde, vasiyetnameleriy
le hazr kurumlar koruyorlar, ya da haksz kazanlarn ge
ri vermek iin servetlerinin bir blmn ayryorlard. Ka-

3 "The Life of Saint Guidon of Anderlecht", Acta Sanctorum, C. IV, s. 42, "igno
bilis mercatura"dan sz etmekte ve aziz'e ticaretle uramasn salk veren bir
taciri, "diaboli minister" (eytan'n ua, ev.) diye nitelemektedir.

95
zancn kar konulmaz kkrtclklar ile, tm sayglarna
karn, mesleklerinin onlar srekli olarak inemeye itti
i dinsel ahlakn kat kurallar arasnda ikiye blnen vic
danlarnda sk sk i atmalar yer alm olsa gerektir; God
ric'in ibret verici sonu buna tanklk etmektedir.4
Tccarlarn yasal durumu, sonunda, birok bakmlardan
arttklar toplumda onlara tam anlamyla zel bir yer sa
lad. Srdkleri gezici yaam nedeniyle her yerde yaban
c gzyle grlyorlard. Durup dinlenmeden dolaan bu
gezginlerin kkenini kimse bilmiyordu. Bunlarn ounlu
u, kesinlikle, gen yata servenlere atlmak iin yanlarn
dan ayrldklar zgr olmayan ana-babalardan domular
d. Ama klelik varsaylacak birey deildi: kantlanmas ge
rekirdi. Yasa, bir efendiye balanmayan herkese zgr kii
ler gibi davranyordu. ounluu kukusuz kle ocuklar
olan tccarlara, her zaman zgr olagelmi kiiler gibi dav
ranmak gerekiyordu. stelik, doduklar topraklardan ayrl
makla, gerekte kendilerini zgr klm oluyorlard. Nfu
sun topraa bal olduu ve herkesin bir toprak sahibi efen
diye baml bulunduu bir toplumsal rgtte, hi kimse ta
rafndan sahip klmakszn diledikleri yerlerde dolaan bu
tccarlar garip bir grnm ortaya koyuyorlard. zgrlk
isteinde bulunmuyorlard; hi kimse onlarn zgr olma
diklarn kantlayamad iin, ister istemez zgrlk tann
myordu onlara. Denebilirse, zgrl kullanma ve snr
landrma yoluyla elde ediyorlard. Ksaca, tpk tarmsal uy
garln kyly, olaan durumu klelik olan bir insana d
ntrmesi gibi, ticaret de, tccar, olaan durumu zgr
lk olan bir insana dntryordu. O zamandan balaya
rak, tccarlar derebeylik ve toprak hukukuna bal olacak

4 Bir tccarn, ayn dnemde Godric'inkine ok benzeyen bir biimde dine d


nnn rnei, "Vita Theogeri", Monumenta Gennaniae Historica, C. XII, s.

457'de verilmektedir.

96
yerde, yalnzca kamu hukukuna balydlar. Onlar yarg
lama yetkisi yalnzca, ok sayda zel mahkemelerin stn
de, hala Frank Devleti'nin eski hukuksal yapsna sahip olan
mahkemelere aitti.
Ayn zamanda kamu makamlar da tccarlar koruyucu
luklar altna alyorlard. Topraklarnda -karayollarnn asa
yiini ve yolcularn gvenliini de iine alan- bar ve ka
mu dzenini koruma greviyle ykml olan yerel prens
ler, vasiliklerini tccarlar da kapsayacak biimde genilet
tiler. Bunu yaparken, yetkilerini elinden aldklar Devlet'in
geleneini srdrmekten baka birey yapmyorlard. arl
man'n kendisi de, tarma dayal imparatorluunda dolama
zgrlnn korunmasna zen gsteriyordu. Yahudi ol
sun, Hristiyan olsun, haclarn ve tacirlerin yararna karar
nameler karmt; arlman'n ardllarnca salanan kapi
tlasyonlar, onlarn da bu ilkeye bal kaldklarna tanklk
etmektedir. Saksonya Saray'ndaki imparatorlar da Alman
ya'da ayn yolu izlemiler; Fransa krallar ise, iktidara gel
diklerinde, ayn eyi yapmlardr. Bundan baka, prensle
rin, lkelerine yeni bir canllk getiren ve pazar resmi gelir
lerini byk lde artran ok sayda tccarlar ekmek
te byk karlar vard. Daha erken tarihlerde, kontlar, e
kyalara kar etkin nlemler almlar; panayrlarn iyi y
netilmesini ve ulam yollarnn gvenliini denetim altn
da bulundurmulard. Onbirinci yzylda, bu alanda byk
gelime saland; tarihiler, insann, soyulma tehlikesini
gze almakszn yannda bir torba altnla dolaabilecei bl
geler bulunduunu belirtmektedirler. Kilise de, ekyalar
aforozla cezalandryordu; onuncu yzylda Kilise'nin ger
eklemesine nayak olduu Tanrsal Bar, zellikle tc
carlar koruyordu.
Ancak, tccarlarn, kamu makamlarnn koruma ve yar
g yetkisi altna alnmalar yeterli deildi. Mesleklerinin yeni

97
oluunun baka sonulan da vard. Tanma dayal bir ekono
mi iin dzenlenmi olan bir hukuku daha esnek olmaya ve
bu yeniliin zorlad temel gereksinimlere kendini uydur
maya zorlad. Yarglama usul, kat ve geleneksel biimcili
iyle, gecikmeleriyle, dello gibi ilkel kantlama yntemle
riyle, mutlak yeminin ktye kullanlmasyla dava sonucu
nu ansa brakan "ikenceleriyle", tccarlar iin srekli bir
tedirginlik kaynayd. Onlarn, daha hzl ve daha eiti bir
yasal sisteme gereksinimleri vard. Panayr ve pazar yerlerin
de, kendi aralarnda, en eski izlerine onbirinci yzyl bala
rnda rastlanan bir ticaret yasas (ius mercatorum) gelitirdi
ler. Byk bir olaslkla, bu yasa, ok erken bir tarihte, en
azndan tccarlar arasndaki davalar iin uygulanmaya ba
lanmt. Bu yasa, yarglarn onlar yararlandrmamak iin
hibir nedenleri olmayan bir eit kii hukuku olsa gerek
tir. Bu yasadan sz eden ada metinler, ne yazk ki, yasann
maddelerini ak seik ortaya koymamaktadr. Bununla bir
likte, bu yasann, i deneylerinden doan ve ticaretin yayl
masyla birlikte, bir yerden baka bir yere yaylan uygulama
larn bir derlemesi olduuna kuku yoktur. Belli zamanlarda
eitli lkelerden tccarlarn geldikleri ve ivedi adalet dat
makla ykml bir zel mahkemesi olan byk panayrlar,
daha en bandan, lke, dil ve ulusal hukuklarn farkllna
karn her yerde ayn olan bir tr ticart hukukunun geliti
rildiine tanklk etmi olsalar gerektir.
Bylece, tccarlar, yalnzca zgr deil, ayn zamanda ay
rcalkl insanlar olarak grnyorlar. Tpk ruhban snf ve
soylular gibi, onlar da kurald bir yasadan yararlanyorlar
d. Onlar da, kyllerin omuzlarna yklenegelen dirlik ve
derebeyi yetkesinden kurtulmu oluyorlard.

98
VI. Orta Smrf

Hibir uygarlkta, kent yaam, ticaret ve sanayiden bamsz


olarak gelimemitir. Ne antik ada ne de modem zamanlar
da bu kuraln dnda kalan bir durum olmamtr. iklim, halk
ve din ayrlklar, bu bakmdan tpk alarn ayrlklar gibi
nemsizdir. Bu, gemite Msr, Babil, Yunanistan kentlerin
de, Roma ve Arap imparatorluklarnda geerli olmu bir ku
raldr; tpk gnmzde, Avrupa, Amerika, Hindistan, Japon
ya ve in kentlerinde geerliini koruduu gibi.
Bu evrensellik, zorunlulukla aklanmaktadr. Gerekten,
bir kent grubu, ancak yiyecek maddelerini dardan getire
rek yaayabilir. Ancak, bu dalmn, buna denk den ya da
bununla edeerdeki mamul rnlerin dsatmyla denge
lenmesi zorunludur. Bylece, kentle evresindeki krsal bl
ge arasnda sk bir karlkl hizmet ilikisi kurulur. Bu kar
lkl bamlln srdrlebilmesi iin ticaret ve sanayi
vazgeilmez gelerdir; srekli bir alveri salamak iin bi
rincisi, deiim amacyla mal salamak iin de ikincisi olma
sayd, kent yok olup giderdi. 1
1 Doal olarak, bu, olaan koullar altndaki kentler iin geerlidir. Devlet, o
u kez, kendi geimlerini salayamayacak lde byk saydaki kent nfus-

99
Bu durumun, az ya da ok sayda deikenlere bal ol
duu aktr. Zamana ve yere baml olarak, kimi zaman ti
cari kimi zaman da snai etkinlik, kent nfusunun egemen
zelliidir. Kukusuz, antik ada, kent nfusunun olduk
a byk bir kesimi, kent dnda sahip olduklar toprak
larn ekilmesiyle, ya da bu topraklardan salanan gelirlerle
geinen toprak sahiplerinden oluuyordu. Ancak gene de,
kentlerin geliimiyle birlikte, zanaatkar ve tacirlerin sayla
rnn gittike artt bir gerektir. Kentsel ekonomiden da
ha eski olan krsal ekonomi, kentsel ekonomi ile yan ya
na varln srdrmtr; biri, tekinin geliimini engel
lememitir.
Ortaa kentleri ise, bambaka bir grnm ortaya ko
yarlar. Ticaret ve ekonomi, bu kentleri ne iseler o duruma
getirmitir. Bu etki altnda gelimelerini srdrmlerdir.
Bu kentlerin toplumsal ve ekonomik rgtlenmesiyle, kr
sal blgelerin toplumsal ve ekonomik rgtlenmesi arasn
daki eliki kadar kesin bir eliki, tarihin hibir dnemin
de grlmemitir. yle grnyor ki, Ortaa burjuvazi
si gibi tam anlamnda kentsel bir snf daha nce hi varol
mamtr.2
Bu kentlerin kkeninin, bir neden-sonu bayla, doru
dan doruya, nceki blmlerde szn ettiimiz ticari can
lanmaya bal olduundan kukulanmak olanakszdr. Bu
nun kant, ticaretin yaylmasyla, kentlerin geliiminin ar
pc bir biimde birbirine denk dmesinde yatar. Ticaretin
ilk kez kendini gsterdii ltalya ve Hollanda, kentlerin ilk

!arnn geimini salamak zorunda kalmtr. rnein, Cumhuriyetin sonun


dan balayarak Roma'nn durumu byle olmutur. Ancak, Roma'da nfus art
, ekonomik deil, siyasal nedenlerin sonucuydu.
2 Kukusuz, Ortaa'da halklarnn ticaret ve sanayiden ok daha fazla tarm
la uratklar, "kent" adn tayan ve kentin ayncalklarna sahip yerleme
yerleri vard. Ama, bunlar daha sonraki dnemin rnleriydi. Biz, burada, ilk
olutuu srada, kent yaamnn karakteristik merkezlerinde varln srd
ren orta snftan sz ediyoruz.

1 00
belirdikleri, byk bir hzla ve gl bir biimde gelitik
leri lkelerdir. Kentlerin, ticaretin geliimine ayak uydura
rak nasl oaldklarn belirlemek kolaydr. Kentler, ticare
tin yayld tm doal yollar boyunca belirmilerdir. Dene
bilirse, ticaretin ayak izlerinden domulardr. nce, yalnz
ca deniz kylarnda ve rmak boylarnda ortaya kmlardr.
Daha sonra, ticaret yayldka, bu etkinlik merkezlerini bir
birine balayan baka kentler kurulmutur.
Hollanda'nn durumu ok tipiktir. Onuncu yzylda, de
niz kysnda, ya da Meuse ve Scheldt yakalarnda kentler
kurulmutu; arada kalan blgede, Brabant'da henz kent
yoktu. Bu iki rman arasnda uzanan yol boyunca kent
lerin belirmesi iin onikinci yzyla dein beklememiz ge
rekir. Baka yerlerde de buna benzer gzlemler yaplabilir.
zerinde, ticari karayollarnn greli nemlerinin belirtil
dii bir Avrupa haritas, kent gruplarnn greli nemlerine
ok yakndan denk decektir.
Ortaa kentleri, olaanst bir eitlilik gstermitir.
Her birinin belirgin bir grnm ve zel nitelikleri var
d. Tpk insanlarn kendi aralarnda farkl olular gibi, her
kent tekilerden farklyd. Bununla birlikte, bu kentler, belli
genel tiplere gre snflandrlabilirler. Bu tiplerin kendileri
de, temel zellikleri bakmndan birbirlerine benzer. Bu ne
denle, burada yapmaya alacamz gibi, Avrupa'nn bat-
. snda kent yaamnn evrimini betimlemeye almak umut
suzca bir giriim deildir. Kukusuz, ortaya kacak gr
nm, kanlmaz olarak, gereinden ok ematik olacak; be
lirli bir duruma tam anlamyla uymaktan ok, btn bir t
rn ortak zelliklerinin bir betimlemesi, bireysel zellikle
rin bir soyutlamas olacaktr. Tpk bir da doruundan ba
klan bir ovada olduu gibi, genel izgiler belirecektir.
Bununla birlikte, konu ilk bakta grndnden daha
az karmaktr. Gerekten de, Avrupa kentlerinin kkeni-

101
nin kaln izgileriyle ortaya konuunda, bu kentlerin gster
dikleri snrsz karmakl dikkate almak bounadr. Kent
yaam, her eyden nce, Kuzey talya, Hollanda ve komu
blgelerde, ok snrl sayda yerlerde gelimitir. Nice ilgi
ekici olursa olsun, gerekte, yalnz yinelenen olgular olan
daha sonraki gelimeleri bir yana brakarak, yukanda s
z edilenlerle kendimizi snrlandrmamz yeterli olacaknr.3
Bununla birlikte, ilerideki sayfalarda, Hollanda'ya ayncalk
l bir yer verilecektir. Bunun nedeni, bu lkenin, tarihiye,
kent evriminin ilk gnlerini aydnlatmak bakmndan, Ba
t Avrupa'nn herhangi bir baka blgesinden ok daha faz
la k tutmasdr.
Bundan nceki blmde betimlendii gibi, Ortaa'da ti
caretin rgtlenmesi, kendilerine dayand gezgin tccarla
r ya da "tccar servencileri" , sabit noktalarda yerlemeye
zorluyordu. Yolculuk. aralannda, zellikle de denizi, rmak
lar ve yollan geit vermez bir duruma getiren kt hava ko
ullannda, blgenin belli yerlerinde toplanmak zorunday
dlar. Doal olarak, tccarlar, ulam kolaylklanyla ticare
tin gereksinimlerine en elverili olan, ayn zamanda para ve
mallann gvenlik altna alabilecekleri yerlerde evlerini ku
ruyorlard. Bu nedenle de, bu koullan en iyi karlayan ka
saba ve kale-kentlere gidiyorlard.
Saylan olduka bykt bu tccarlarn. Kasaballarn ko
numunu, topran elverililii ya da rmak yollannn do
rultusu; ksaca, ticaretin ynn izen doa koullan belir
liyordu; bylece de tccarlan kendine ekiyordu. Ayn bi
imde, dmana kar direnmek ya da halka bir snak sa
lamak amacyla tasarlanm olan kale-kentler de doal ola-

3 Kentsel kurumlarn kkenlerinin incelenmesi bakmndan en nemli kentler,


kukusuz, en eskileridir; orta snfn ortaya k bu kentlerde olmutur. Orta
snf, Ren tesi Almanya'daki gibi daha sonraki ve ge geliimlerin rn olan
kentlere dayanarak aklamaya almak yanl bir yntemdir.

1 02
rak zellikle ulalmas kolay yerlerde yaplmt. Tccar
lar yolculuklarn istilaclarn getikleri yollara yapyorlard;
bunun sonucu olarak da, istilaclara kar yaplm olan ka
lelerin, tccarlar duvarlarna eken kusursuz bir konumla
n vard. Bylece, ilk ticari gruplar, Doa'nn ekonomik dola
mn odak noktalan olma eilimi gsterdii yrelerde olu
mutur.
Bu ilk ymlarn, dokuzuncu yzyldan balayarak ok
byk sayda pazarlarn kurulmasndan ileri geldiine inan
mak iin nedenler vardr; gerekten de baz tarihiler buna
inanmlardr. tk bata ekici grnse de, bu gr incelen
diinde kuku gtrr. Karolenj dneminde pazarlar, evre
den gelen kyllerin ve birka gezgin satcnn ziyaret ettik
leri basit yerel yerlerdi. Tek amalan, kasaba ve kale-kent
lerin gereksinimlerini karlamakt. Bu pazarlar haftada bir
kezden ok kurulmuyordu; etkinlikleri de, yararna kurul
duklar ok az saydaki sakinlerin ev gereksinimlerinin kar
lanmasyla snrlyd. Bu tr pazarlar her zaman olagelmi
tir; gnmzde de binlerce kk kasaba ve kyde hala ku
rulmaktadr. Bunlarn ekicilii, ticaretle geinen bir nfu
su kendine ekmek iin yeterince gl ya da yaygn deil
di. Bundan baka, bu tr pazarlarla donatlmalarna karn
hibir zaman kent durumuna ykselmeyen yerlerin varl
n biliyoruz. rnein, Cambrai Piskoposunun 1001 ylnda
Le Cateau-Cambresis'de; Reichenau barahibinin 1 100 y
lnda Radolfzell'de kurduklar pazarlar bu trdendir. Ancak
Le Cateau ve Radolfzell, ekonomik adan nemsiz yerle
im yerlerinden baka birey deildiler; bunlara ynelik a
balarn baarszl da, bu tr pazarlarn kimi zaman ken
dilerine atfedilen etkiden yoksun olduklarn aka gster
mektedir.
Panayrlar (fora) iin de ayn eyler sylenebilir; ancak,
pazarlarn tersine, panayrlar tam anlamnda bir yerel nite-

103
lik gstermemektedirler; bunlar, meslekten tccarlarn bel
li zamanlarda bir toplanma yeri olarak, onlarn birbirleriy
le temasn salamak ve belli mevsimlerde onlar bir araya
getirmek iin kurulmulard. Gerekten de bu panayrla
rn birounun nemi ok byk olmutur. Flandr'da, Bar
sur-Aube ve Lagny'deki panayrlar, hemen hemen onikinci
yzyl sonuna dein Ortaa ticaretinin bellibal merkez
leri arasnda yer almlardr. Bu nedenle, bu yerlerin hibi
rinin, kent ad verilebilecek kentler durumuna gelmeme
si garip grnebilir. Bunun nedeni, bu panayrlarn gster
dikleri etkinlik ne olursa olsun, ticaretin sabit bir duruma
gelmesi iin gerekli olan kalclk niteliinden yoksun olu
uydu. Tccarlar, Kuzey Denizi'nden Lombardiya'ya uza
nan byk yol zerinde yer aldklar ve oralarda zel hak
lar ve ayrcalklardan yararlandklar iin admlarm bu yer
lere doru yneltiyorlard. Bunlar, kuzeyden ve gneyden
gelen satc ve alclarn birbirleriyle karlatklar toplan
ma noktalan ve deiim yerleriydi. Birka hafta sonra, d
ardan gelen mterileri dalyor, ertesi yla dein de ge
ri dnmyorlard.
Olaslkla -gerekten de ou kez yle olmutur- bir pa
nayr daha nceden ticaretle uraan bir grubun bulunduu
noktada yer alyordu. Bunlar, birbirlerinin geliimine yar
dmc olmu olabilirler; ama birbirlerinin gerek varolu ne
deni olduklar ne srlemez. Hibir zaman ayrcalkl bir
pazar, ya da ok ge tarihlere dein herhangi bir pazar ol
mam birka byk kent ad verilebilir. Worms, Speyer ya
da Mainz kentlerinde hibir zaman bir panayr yeri olma
mtr; Toumai'de ancak 1 284'te, Lyden'de 1304'te, Ghent'te
ise ancak onbeinci yzylda bir panayr kurulmutur. Bu
nedenle, corafi koullarn elverililii, bun ek olarak da
bir kasaba ya da kale-kentin varlnn, bir tccar kolonisi
nin olumas iin temel koul olduu gerektir.

104
Bu tr bir koloninin gelimesinden daha az yapay birey
olamaz. Ticaretin temel gereksinimleri -ulam kolayl ve
gvenlik- tccar kolonisinin varln en doal bir biimde
aklar. Daha iyi yntemlerin insann Doa'ya egemen olma
sna; iklim ve toprak koullarnn sakncalarna karn, var
ln Doa'ya kabul ettirmesine olanak verdii daha ileri bir
dnemde, giriim ruhu ve kazan drts her yerde kasaba
lar kurulmasna kukusuz olanak verirdi. Ama, toplumun,
iinde gelitii fiziksel koullan amak iin yeterli gc he
nz kazanmad bir dnemde, bu apayr bir sorundu. Do
al olarak, toplum kendini bu koullara uydurmu ve yaa
m onlara uygun olarak dzenlemitir. Ksaca, rmaklarn
akn dalarn elverililii ve vadilerin yn ne lde be
lirliyorsa Ortaa kentlerini de o lde fiziksel evrenin be
lirledii bir olgudur.
Avrupa'da ticaretin canlanmas, onuncu yzyldan son
ra hz kazandka, kasabalarda ya da kale-kentlerin etein
de kurulan tccar kolonileri aralksz gelimiti. Ekonomik
canlln etkisiyle nfuslar artt. Daha balangta kendini
gsteren geliim, onnc yzyln sonuna dein dzen
li bir biimde srd. Baka ak bir yol yoktu. Doal olarak,
uluslararas trafiin odak noktalarnn bu etkinlie katks
oldu: tccarlarn oalmas da doal olarak ilk yerletikle
ri yerlerin tmnde saylarnn artmasna yol at; nk bu
yerler ticaret yaamna en elverili yerlerdi. Bu yerler, tacir
leri tekilerden daha nce kendilerine ekmilerse, bunun
nedeni meslek gereksinimlerini tekilerden daha iyi karla
malaryd. Bu nedenle, bu durum, genel bir kural olarak, bir
blgede en byk ticaret kentlerinin ayn zamanda en eski
kentler olduu gereini tam anlamyla doyurucu bir biim
de aklamaktadr.
Bu ilkel tccar gruplar konusunda merakmz gidere
cek yeterli bilgiden yoksunuz. Onuncu ve onbirinci yzyl-

1 05
lara ait tarihiler toplumsal ve ekonomik olgulara kar tam
anlamyla ilgisiz kalmtr. Yalnz kei ve rahiplerce yazl
m olan bu metinler, olaylarn nem ve deerini, doal ola
rak, Kilise'yi etkileyen savalarn ve siyasal atmalarn ya
zlmasn bir yana brakamazlard; ama anlayamadklar ve
sempati duymadklar kent yaamnn balanglarn kay
detmek skntsna katlanmalar iin neden yoktu.4 Rastge
le birka deinme, bir karklk ya da ayaklanma dolaysy
la blk prk birka aklama -tarihi bununla yetinmek
zorundadr. Orada burada, seyrek olarak, ruhban snfnn
dnda birka amatr yazardan bir lde nemli bir bilgi
edinebilmek iin onikinci yzyla gitmemiz gerekir. Harita
ve kaytlar, bu bilgi yoksulluunu belli bir 'lde gidermek
tedir. Ancak, bunlarn da balang dnemine ilikin olanla
r gerekten ok azdr. Bu harita ve kaytlar, ancak onbirin
ci yzyln sonlarna doru olaylara daha oka k tutma
ya balar. Birinci elden -baka bir deyile, kasaballarca ya
zlp bir araya getirilen- kaynaklara gelince, onikinci yzyl
sonundan nce bunlara rastlanmamaktadr. Bu nedenle, el
de bir-iki kaynak olsa da, bunlar bir yana brakmak; kken
lerle ilgili olan bu incelememizde, sk sk karsama (istid
lal) ve varsaymlara bavurmak gerekir.
Kasabalarn yava yava kalabalklamasna ilikin ayrn
tlar elimizde yoktur. Buralara gelen ilk tacirlerin, daha n
ceki halkn arasna nasl yerletikleri bilinmiyor. ou kez,
tarla ve bahelere ayrlan bo alanlan da iine alan kasaba
lar, balangta bu tacirlere, ok gemeden gereinden ok
snrlandrlan bir yer salam olsalar gerektir. Bunlarn o
unda, onuncu yzyldan balayarak, tacirlerin surlar dn
da yerlemeye zorlandklar kesindir. Verdun'de, kente iki

4 rnein, tarihi Gillis d'Orval, 1066'da, Liege Piskoposu tarafndan Huy ka


sabasna tannan haklardan sz ederken, bir iki noktaya deindikten sonra,
"okuyucuyu skmamak iin" geri kalanlar suskuyla geitirmektedir. Bunu
yaparken, kendileri iin yazd kilise kamuoyunu dnd aktr.

1 06
kpryle balanan surlarla evrili kapal bir yer (negotiato
rum claustrum) yapmlardr. Ratisbonne'da, "tccarlar ken
ti" (urbs mercatorum), piskoposluk kentinin yan sra yk
seliyordu; ayn ey, Strasbourg ve baka yerlerde de grl
yor.5 Cambrai'de, yeni gelenler, evrelerini tahta bir itle ku
atmlar, bir sre sonra bunun yerini bir ta duvar almtr.
Marsilya'da, kentin emberi, onbirinci yzyln banda ge
niletilmi olsa gerektir. Bu rnekler kolayca oaltlabilir.
Bunlar, Roma dneminden beri hibir byme gstermemi
olan eski kentlerin uradklan hzl genilemeleri kukuya
yer vermeyecek bir biimde ortaya koymaktadr.
Kale-kentlerin kalabalklamas, kasabalannkiyle ayn ne
denlerden ileri geliyordu, ama ok baka koullar altnda
gerekleti. Gerekten de buralarda, bo olan araziye yeni
gelenler sahip olmayacaklard. Kale-kentler, duvarlan ok
snrl bir alari evreleyen mstahkem yerlerden baka bir
ey deildi. Bunun sonucu olarak, balangta tccarlar ba
ka yer olmad iin bu alann dnda yerlemeye itildiler.
Kale-kentlerin yan sra, bir "d-kent" , baka bir deyile,
"banliy" (forisburgus, suburbium) kurdular. ada metin
lerde, bu banliyden, onu bal bulunduu feodal burg ya da
"eski burg" (vetus burgus)'dan ayrmak iin, "yeni kent" (no
vus burgus) diye sz edilmektedir. Hollanda ve lngiltere'de,
bu d-kenti belirlemek iin yapsna ok uygun den bir
kelime kullanlyordu: portus.
Roma lmparatorluu'nun ynetimle ilgili sz daarcn
da, deniz limanna deil, mallar iin istifleme yeri ya da ak
tarma noktas olarak kullanlan kapal yerlere portus deni
yordu. Kelime, hemen hemen hibir deiiklie uramak
szn Merovenj ve Karolenj dnemlerine geti. Bu kelime
nin kullanld tm yerlerin de su yollan stnde bulundu-

5 Strasbourg'un eski belediye yasalarnda, bu yeni toplulua "urbs exterior" den


mektedir. "Urbs exterior", Latince "d kent" anlamna gelir - .n.
107
u ve buralarda pazar vergileri topland aktr. Bu neden
le, buralar, ticaret ilemlerinin doal ak iinde, daha uzak
blgelere sevkedilecek mallarn yld karaya kma yer
leriydi.6
Bir portus ile pazar ya da panayr yeri arasndaki ayrm
ok aktr: Pazar ve panayr yerleri, satc ve alclarn bel
li aralklarla biraraya geldikleri yerlerdi; oysa portus, srek
li bir alm-satm yeri, aralksz bir gidi-geli merkeziydi. Ye
dinci yzyldan sonra, Dinant, Huy, Valenciennes ve Camb
rai, portus'u olan yerlerdi; bunun sonucu olarak da, bu kent
ler aktarma noktalaryd. Sekizinci yzyldaki ekonomik ge
rileme ve skandinav istilalar doal olarak bu kentlerin ti
caretini ykt. Eski portus'un yeni bir yaam kazanmas ya da
Bruges, Ghent, Ypres, St. Omer ve baka yerlerde yeni por
tus'arm kurulmas ancak onuncu yzylda oldu. Ayn tarih
te, Anglo-Sakson metinlerinde, Latince urbs ve civitas * sz
ckleri ile e anlaml olarak kullanlan "port" szc orta
ya kmaktadr: gnmzde bile, ngilizce konuulan lke
lerde, kent adlarnda, "port" terimine yaygn olarak rastlan
maktadr.
Ortaa'daki ekonomik canlanma ile kent yaamnn ba
langc arasndaki sk ilikiyi, hibir ey bundan daha ak
olarak gsteremez. Bunlar birbirleriyle ylesine i ie bir ba
nt iindeydi ki, bir ticari yerlemeyi belirten szck, Av
rupa'nn byk dillerinden birinde, kentin kendisini belirt
mek iin kullanlyordu. Eski Hollandacada da buna benzer

6 Onikinci yzylda, szck, karaya kma yeri anlamm hala koruyordu. "Infra
burgum Brisach et Argentinensem civitatem, nullus erit portus, qui vulge dicitur
Ladstant, nisi apud Brisach," H.G. Gengler, Stadtrechtsaltertmer, s. 44. (La
tince portus szc, porta (kap) szc ile bantl olup, liman, snak
anlamna gelir. Bkz. Cassel's Latin-English, English-Latin Dictionary .n.)
-

(*) Urbs, surlarla evrili kasaba ya da kent anlamna gelir. Civitas szc ise,
yurttalk yahut yurttalar topluluu, devlet anlamnda kullanlyordu. Bkz.
Cassel's Latin-English, English-Latin Dictionary - .n.

108
bir rnee rastlanr. Bu dilde, poort ve poorter szcklerinin
her ikisi de, birincisi "kasaba" , ikincisi de "kasabal" anla
mnda kullanlmaktadr.
Onuncu ve onbirinci yzyllarda sk sk sz edilen,
Flandr ve komu blgelerdeki kale-kentlerin eteinde yer
alan portus'un, tccar gruplarndan olutuu kesinlikle ka
bul edilebilir. Ermilerin, konuyu ele alan tarihlerinde ya da
yaamyklerinde yer alan baz blmler, pek ayrntl ol
masa da, bu noktada kukuya yer brakmamaktadr. 1060
yl dolaylarnda, olaylarn grg tan olan bir kei tara
fndan yazlan garip Miracula St. Womari sylentisini bura
da anmak yeterli olacaktr. Burada, alay halinde Ghent'e ge
len bir rahip grubu szkonusudur. Halk, "kaynaan anlar gi
bi" anlan karlamaya gider. Kutsal ziyaretilerini, nce ka
lenin snrlan iinde yer alan St. Pharailde Kilisesi'ne gt
rrler. Ertesi gn, ksa bir sre nce portus'ta yaplm olan
St. john the Baptist Kilisesi'ne gitmek iin oradan ayrlr
lar. Bu nedenle, burada, farkl kken ve nitelikte iki yerle
im merkezinin yan yana bulunduu bir durumun szkonu
su olduu grlmektedir. Biri, eskisi, bir kale; daha sonraki
ise bir alm-satm yeri olup, birincisinin yava yava ikinci
si tarafndan emilmesiyle bu iki enin birbiriyle kaynama
sndan da kent domutur.
Daha ilerlemeden nce, konumlan ticaret merkezlerine
dnmelerine elverili olmayan kasaba ve kale-kentlerin
yazgsn da dikkate almak yerinde olacaktr. Hollanda d
na kmadan, gsterilebilecek tipik rnekler, Terouanne ya
da Stavelot, Malmedy, Lobbes vb. manastrlarnn dolayla
rnda kurulan kale-kentlerdir. Tanna ve dirlik rgtne da
yal Ortaa uygarlnda, btn bu yerler, zenginlik ve et
kinlikleriyle tannmlard. Ancak, byk ulam yollarn
dan ok uzakta olduklarndan, ekonomik canlanmadan et
kilenmemiler; verimlilik kazanmamlard. Ekonomik can-

109
lanmann esinledii serpilip gelimenin ortasnda, tal top
raa den tohumlar gibi ksr kalmlardr. Hibiri, yan-kr
sal pazar-kasaba durumunun tesine geememitir.7 Bun
dan baka, kentin evriminde, kasaba ve kale-kentlerin ge
nellikle yalnzca yardmc bir ilevi olduunu gstermek ye
rinde olmaz. Kentlerin douuna tank olan toplumsal d
zenden ok farkl bir toplumsal dzene kendini uydurmu
olan bu kasaba ve kale-kentler, kentleri kendi kaynaklarn
dan yaratma yeteneine sahip deildiler. Deyim yerindeyse,
bunlar ticari etkinliin billurlama noktalanydlar. Bu onla
rn kendi iinden kaynaklanmam; konumlan elverili ol
duunda kendilerine dardan gelmitir. Rolleri temelde
edilgin bir rold. Kentlerin geliim tarihinde, ticari banliy
ler, feodal kale-kentlerden olduka daha byk bir nem ta
yordu. Etkin e, suburbium (banliy; d-kent) olup, ileri
de grlecei gibi, ekonomik canlanmann sonucundan ba
ka birey olmayan belediye yaamnn yenilenmesinin ak
lanmas burada yatar.8
Tccar gruplarnn arpc bir zellii, onuncu yzyldan
balayarak aralksz bymeleridir. Bu bakmdan eteklerin
de yer aldklar kasaba ve kale-kentlerin iinde bulunduklar
devinimsizlikle ok byk bir eliki gsteriyorlard. Srek
li olarak kendilerine yeni sakinler ekiyorlard. Durmadan
byyor, gittike daha geni bir alan kaplyorlard; yle ki
birok yerlerde, onikinci yzyln balangcna dein, evle-

7 Roma dneminde nemli ynetim merkezleri olan Kuzey Galya'daki Bavai ve


Tongres kasabalaryla ilgili olarak da ayn gzlemi yapabiliriz. Bir su yolu s
tnde yer almadklar iin ticari canlanmadan yararlanmamlardr. Bavai, do
kuzuncu yzylda ortadan kalkm; Tongres ise, hibir nem tamakszn g
nmze dein kalmtr.
8 Doal olarak, evrimin her kentte tpatp ayn olduu ne srlmemektedir.
Tccarlarn yaadklar suburbium, her yerde, Flaman kentlerinde olduu gi
bi, ilk kale-kentlerden bylesine aka ayrlm deildir. Yerel koullara gre
gmen tccarlar ve zanaatlar, kolonilerini deiik biimlerde oluturmu
lardr. Burada, ancak konunun belli bal izgileri belirtilebilir.

110
rinin evresinde yer ald eski kale-kentleri drt bir yandan
kuatm bulunuyorlard. Onikinci yzyln bandan sonra,
onlar iin yeni kiliseler kurmak gerekli oldu. ada metin
ler, Ghent'te, Bruges'de, St. Omer'de ve birok baka yerler
de bu kiliselerin o kez varlkl tccarlarn giriimiyle ya
pldndan sz ederler.9
D-kentin dzenlenii ve durumu hakknda, elde kesin
aynnular bulunmadndan, ancak genel bir fikir edinilebi
lir. Bununla birlikte, ilk tip, genellikle ok basitti. Doal ola
rak, szkonusu yerin yaknndan geen bir rman kysn
da kurulan bir pazar vard. Buras, ak araziye alan ka
plara doru ynelen yollarn (plateae) kavak noktasyd.
nk, tccar d-kentinin en belirgin zelliklerinden biri
olan savunma tesisleriyle kuaulmt.
Bu savunma tesisleri, kukusuz, prenslerin ve Kilise'nin
abalarna karn, iddet ve soygunculuun yaygn olarak
srd bir toplumda mutlak bir zorunluluktu. Karolenj
lmparatorluu'nun dalmasndan ve lskandinav istilala
rndan nce, monari, kamu gvenliini gvence altna al
makta olduka baarl olmu; bunun sonucu olarak da, o
zamann portus'lar, ya da en azndan bunlarn ounluu,
kalelerle salamlatmlmam olarak kalmt. Ancak doku
zuncu yzyln ikinci yarsna gelindiinde, surlarn koru
mas dnda, kiisel mallarn gvenlii iin artk hibir g
vence yoktu. 845-856 ylna ait bir ayrcalk belgesi, zen
ginlerin ve kalan birka tccarn kasabalara sndklarni
aka belirtmektedir. Ticaretin yeniden gelimesi her tr
ekyann dikkatini ylesine ekiyordu ki, ticaret merkez
leri bunlara kar yeterli bir koruma salamak iin byk
bir gereksinim duydular. Tccarlar silahl olmadka kara-

9 1042'de, St. Omer'deki kendilerin kilisesi, byk bir olaslkla, kendisi de bir
kentsoylu olan Lambert adnda biri tarafndan yapunlmtr. A. Giry, Histoire
de St. Omer, Paris 1877, s. 369.

111
yollarna kmay gze alamadklar gibi, topluca banndk
lan yerleri de bir tr kale durumuna dntrdler. Kasa
ba ya da kale-kentlerin eteklerinde kurduklar yerleim yer
leri, onyedinci ve onsekizinci yzyllarda Amerika ve Ka
nada'daki kolonilerde yaayan gmenlerin yaptklar kale
ler ve bitiik evlerle yakn bir paralellii akla getirir. Tpk
onlar gibi, bu yerleim yerleri de, genel olarak, stnde .ka
plar olan ve bir hendekle evrili, tahtadan yaplma salam
bir itle korunuyordu. Bu ilk kentsel savunma tesislerinin
ilgin bir ans, uzun sre hanedan armalannda grlen, bir
kentin bir t.iir dairesel itle simgelendirilmesi alkanln
da sregelmitir.
Kukusuz bu kaba kereste itlerin beklenmedik saldrla
n nlemekten baka bir amac yoktu. Haydutlara kar bir
gvenlik salyordu; ancak dzenli bir kuatmaya kar ko
yamazd. 10 Sava zamannda, dmann kendi amalan bak
mndan yararlanmasn nlemek iin, buray terkederek yak
mak gerekiyordu; te yandan, bir kasaba ya da kale-kentin
daha salam olan kalesine snlyordu. Tccar kolonileri
nin artan zenginlii, onlara saldrya kar koyabilecek gte,
yanlarnda kuleleri bulunan salam ta duvarlar yaparak g
venliklerini daha ok salanlatrma olana salad. Bundan
byle, kendi ilerinde mstahkem mevki durumuna geldiler.
Bylece, merkezlerinde yer alan eski feodal ya da piskopos
luk kentleri tm varolu nedenlerini yitirdiler. Yava yava,
artk ie yaramaz olmu duvarlar yklmaya brakld. Bu du
varlar evlere dayanak oluyor; yeni sokaklara yer amak iin
yklyordu. ou kez, kasabalar, artk kendileri iin bo bir
sermayeden baka bir anlam tamayan bu kaleleri kont ya da
piskopostan satn alarak ykyor, kapsadklar yerleri yap y
nlarna dntryorlard.

10 Onikinci yzyln banda, Bruges'de kasaba hala odundan yaplm itlerle ko


runuyordu.

112
Bu nedenle, Ortaa kentlerinin temel niteliinin akla
mas, tccarlarn duyduklar gvenlik gereksiniminde yat
maktadr. Bu kentler mstahkem mevkilerdi. O dnemde
duvarlar olmayan bir kasaba dnmek olanakszd. Bu, ka
sabalar kylerden ayran bir nitelikti. Hibirinin yoksun ol
mad bir hak, ya da, o zamann deyimiyle, bir ayncalkt.
stnde, kentin tepesinde duvarl bir tacn yer ald arma
lar, burada da gereklie tam bir uygunluk gstermektedir.
Ancak, duvarlar, yalnzca kentin simgesi deildi; halk ni
telemek iin kullanlm olan, bugn de kullanlan isim bu
radan gelmektedir. Mstahkem mevki olmas nedeniyle, ka
saba bir kale-kent olmutur. Ticaret merkezi, yukarda grl
d gibi, onu "eski kent"ten ayrmak iin "yeni kent" diye
nitelendiriliyordu. Bu nedenle de, burada yaayanlar en ge
onbirinci yzyln banda, "kentsoylu" (burjuva, burgenses)
adn almtr. Bu szcn bilinen ilk kullanl, Fransa'da,
1007 ylnda olmutur. Daha sonra, 1056'da, St. Omer'de ye
niden ortaya kmaktadr; bundan sonra, 1066 ylnda Mo
selle blgesinde, Huy'da bol bol rastlanan bu szck, bu bl
ge araclyla imparatorlua gemitir. Bu nedenle, "burju
va" szcn alanlar, daha byk bir olaslkla kendileri
ni nitelemek iin bu szc yaratanlar, "yeni kale-kentte" ,
baka bir deyile, "tccar kale-kenti"nde oturanlar olmutur.
Bu szcn, "eski kale-kent"te yaayanlar belirtmek iin
hibir zaman kullanlmadn grmek ilgintir. Bunlar, cas
tellani ya da castrenses diye biliniyorlard. Bu da, kent halk
nn kkenlerinin ilk kalelerin eski halk arasnda deil, tica
retin buralara getirdii ve onbirinci yzylda onlar zmle
meye balayan gmen halk arasnda aranmas gerektiinin
bir baka ve zellikle nemli kantdr.
Kentsoylu (burjuva) ad, hemen yaygn olarak kullanl
maya balanmad. Bunun yan sra, cives (yurtta) szc,
eski gelenee uygun olarak hala kullanlyordu. ngiltere ve

1 13
Flandr'da, poortmanni ve poorters szcklerine de rastlanr.
Bu szcklerin fer ikisi de, Ortaa sonlarnda artk kulla
nlmaz olmakla birlikte, baka yerlerde portus ve "yeni kale
kent" arasnda kurulmu olan zdelii en iyi biimde do
rulamaktadr. Dar anlamda, bunlar tek ve ayn ey olup, po
ortmannus ve burgens arasnda dilin gsterdii benzer an
lamllk, bu nokta daha nce yeterince kantlanm olmasay
d, yeterli kant olurdu.
Ticaret merkezlerindeki bu ilk orta snf tanmlamak ol
duka gtr. Bu snfn yalnzca bundan nceki blmde s
z edilen gezgin tccarlardan olumad aktr. Bunlarn ya
n sra, az ya da ok sayda, mallarn tanmas, gemilerin do
nanm, araba, f ve sandklarn yapm, ya da tek szckle,
ticaretin yrtlmesi iin tm gerekli yan ilerde alan in
sanlar da kapsyordu. Sonu olarak, tm komu blgelerden,
meslek edinmek iin, yeni domakta olan kente insanlar geli
yordu. Kentsel nfusun, krsal nfusu kesin ve belirgin biim
de kendine ekii, onbirinci yzyln banda aka kendini
gstermektedir. Nfus younluu arttka, bunun dolayl et
kisi de artmtr. Bu nfusun, gnlk yaamm srdrebilmesi
iin, yalnzca belli bir sayda deil, ayn zamanda eidi gittik
e artan becerilere sahip iilere gereksinim vard. O zamana
dein kasaba ve kale-kentlerin snrl gereksinimleri iin yeter
li olan az saydaki zanaatkarlar, artk yeni gelenlerin oalan
gereksinimlerini karlayamyorlard. Bu nedenle, en vazgeil
mez meslek yelerinin -frnclar, biraclar, kasaplar, demirci
ler vb.- dardan gelmesi gerekiyordu.
Ancak, ticaretin kendisi de sanayi iin bir uyarc g ol
mutur. lkenin sanayi bulunan her blgesinde, ticaretin bu
sanayii nce kente ekmek, sonra da orada younlatrmak
iin baarl bir abas olmutur.
Flandr, bu bakmdan en retici rneklerden biridir. Kelt
dneminden beri lkede kuma yapmcl ticaretinin b-

1 14
yk lde yrtld daha nce belirtilmiti. retim
usulleri ve Roma yntemlerinin korunmas sayesinde ky
ller burada dzenli ve karl bir dsatm ticaretinin temelini
oluturacak nitelikte kuma dokuyorlard. Kasaba tccarla
r bundan yararlanmaktan geri kalmadlar. Onuncu yzyln
sonlarnda lngiltere'ye kuma gnderiyorlard. 1 1 ok ge
meden, yerli ynn kusursuz niteliini renerek, bu ynle
ri kendi denetimleri altnda gelitirebilecekleri Flandr'da do
kutma yollarm aradlar. Bylece, kendilerini iveren duru-
, muna getirdiler ve doal olarak krsal blgelerin dokumac
larm kentlere ektiler.12 Bu dokumaclar, bundan sonra kr
sal niteliklerini yitirerek tccarlarn hizmetinde basit iiler
durumuna geldiler.
Nfus art doal olarak sanayi younlamasna yarad.
Yoksullar yn yn, ticaretin geliimiyle orantl olarak ge
lien kuma yapmclnn gnlk ekmeklerini gvence al
tna ald kasabalara akn ettiler. Bununla birlikte, bu ka
sabalardaki durumlar iler acsyd. lgc piyasasnda bir
birleriyle srdrdkleri yarma, tccarlara, onlara ok d
k cret deme olana veriyordu. En eskisi onbirinci yz
yla kadar giden eldeki bilgiler, bunlar, eitimden yoksun,
honutsuz, kaba saba bir aa snf olarak gstermektedir.
Sanayi yaamnn kkrtt ve onnc ve ondrdnc
yzyllarda Flandr'da alabildiine korkun boyutlara ulaan
toplumsal atmalarn tohumu, daha kent evrimi dnemin
de atlmt. Bylece, sanayi ve emek arasndaki elikinin,
orta snf kadar eski olduu ortaya kmaktadr.
Eski krsal sanayi hzla ortadan kalkt. Bu sanayiin, dk
fiyatlarla ileyen, daha ileri yntemlerden yararlanan ve bol

1 1 Bkz. yukarda iV. Blm.


12 "Via Macarii", Monumenta Germaniae Historica, c. XV, s. 616'da, komu bl
gelerdeki mlk sahiplerinin ynlerini oraya getirdiklerinden sz ettiine gre,
Ghent daha onbirinci yzylda nemli bir dokuma merkezi olsa gerektir.

115
bol hammaddeyle beslenen kent sanayii ile yarmas ola
nakszd. Tccarlar, darya sattklar mallarn niteliini iyi
letirmekte gecikmediler. Kumalarn dokunduu ve boyan
d ilikleri (atlye) rgtleyip kendileri ynettiler. Onikin
ci yzylda dokumalarnn stnl ve renklerinin gzel
liiyle, Avrupa pazarlarnda rakipsizdiler. Boyutlarn da ge
litirdiler. Krsal blge dokumaclarnn daha nceleri yap
tklar eski drt ke "pelerinler" (pallia)'in yerini, yapm,
daha ekonomik ve tanmas daha kolay olan 30x60 arn
boyutlarnda kuma paralan ald.
Bylece, Flandr kumalar en ok aranan ticaret mallarn
dan biri oldu. Dokuma sanayiinin kasabalarda younlama
s, Ortaa sonuna dein, bu kasabalarn balca geliim kay
na olmu ve bunlar, en belirginleri Douai, Ghent ve Yp
res olan gerek anlamda byk yapm merkezlerine dn
trmtr.
Dokumaclk, Flandr'da egemen sanayi olmasna karn,
doal olarak bu lkeyle snrl olmaktan ok uzakt. Fran
sa'nn birok kuzey ve gney kasabalaryla talya ve Ren Al
manya'snn birok kasabalar da baarl bir biimde do
kumaclkla urayorlard. Kuma, teki mamul rnlerin
hepsinden daha ok, Ortaa ticaretinin temelini oluturu
yordu. Maden ilemecilii, ok daha az nem tayordu. Bu
sanayi hemen hemen tmyle, belli kentlerin, zellikle Bel
ika'da Dinant'n, zenginliklerini borlu olduklar pirin i
lemecilii ile snrlyd. Ancak, sanayiin nitelii baka ba
kmlardan ne olursa olsun, her yerde, Flandr'da bylesine
erken bir tarihte ilerlii olan younlama yasasna boyun
eiyordu. Her yerde, kentsel gruplar ticaret sayesinde krsal
sanayii kendilerine ekiyorlard. 1 3

1 3 Onbirinci yzylda, "Miracula Sancti Bavonis", Monumenta Gennaniae Histori


ca, c. XV, s. 594, Ghent'te "laici qui ex officio agnominabantur coriarii"den sz
ediyordu. Bu zanaatkarlann oraya dandan gelmi olduklarna kuku yoktur.

116
Dirlik ekonomisi dneminde, kk byk her tarm
merkezi kendi gereksinimlerini olabildiince byk l
de kendisi karlyordu. Nasl her kyl kendi evini ya da
gereksedii eya yahut ara gereci kendi elleriyle yapyor
sa, byk toprak sahibi de malikanesinde zanaat kleler
bulunduruyordu. Geri kalan gereksinimleri de, gezici sat
clar, Yahudiler, uzun aralklarla pazarlardan geen tek tk
tccarlar karlyorlard. Bunlar, Rusya'nn birok blgesin
de bugn hala varln srdren, ya da en azndan ok ya
kn tarihlere dein varolan koullara ok benzer koullar al
tnda yayorlard. Kasabalarn, krsal nfusa her trl sana
yi rnlerini sunmaya balamasyla btn bunlar deiti. Bu
durum, yukarda belirtildii gibi, orta snflarla krsal nfus
arasnda bir mal deiimi sonucunu dourdu. Kasaba hal
knn gereksinimini karlayan zanaatlar, krsal snflarda
baka gvenilir mteriler buldular. Kasaba ve krsal blge
ler arasnda kesin bir iblm oldu. Krsal blgeler, kendi
lerini yalnzca tarma, kasabalar sanayi ve ticarete adadlar;
bu durum, Ortaa'l?- toplumsal dzeni boyunca srd. Bu
arada, bu durumun, kyllerden ok daha fazla orta snfla
rn yararna olduu belirtilmelidir.
Bu nedenle de, kasabalar, byk bir gle abalarm bu
durumu gvence altna almaya ynelttiler. Krsal blgelerde
sanayi balatmaya ynelik her giriimin karsna kmaktan
geri kalmadlar. Varlklarm gvence altna alan tekeli ks
kanlkla korudular. Ekonomik gelimeyle artk badamaz
olan bu tekelci tutumdan vazgemeye ancak modem an
douunda raz oldular.
ift ynl etkinlii -ticaret ve sanayi- yukarda zetle
nen orta snflar, ancak zaman ilerledike stesinden gele
bildikleri saysz glklerle karlatlar. Yerletikleri kasa
ba ve kale-kentlerde, onlara yer salamak iin hibir nlem
alnmamt. Buralarda balangta bir huzursuzluk nede-

117
ni oldular; olaslkla da, ou kez istenmeyen kiiler olarak
karlandlar. Her eyden nce, toprak sahipleriyle anla
maya varmak zorunda kaldlar. Topraa sahip olan ve ora
da adalet datan, hazan rahip, hazan bir manastr, hazan da
bir kont ya da senyrd. ou kez, portus ya da "yeni kale
kentin" yer ald, birka yarg organ ve derebeyliin yarg
alanna giriyordu. Tann amacna yneltilmi olan bu alan
lar, yeni gmenlerin geliiyle hemen yap yerlerine dn
t. Bu topraklarn sahiplerinin, bu durumdan kazan sa
layabileceklerini grmeleri iin belli bir zaman gemesi ge
rekliydi. nceleri alkanlklara ters den ya da geleneksel
dnceleri sarsan bir yaam biimi srdren bu yerleim
lerin ortaya knn yaratt tedirginlikten zellikle rahat
szlk duydular.
Hemen atmalar ortaya kt. Yeni gelen yabanclarn
kendilerine uygun olmayan kar, hak ve alkanlklar de
erlendirmeye hi de eilimli olmaylar nedeniyle bu at
malar kanlmazd. Elden geldiince iyi bir biimde onla
ra yer almas gerekiyordu; saylan arttka da, bakalarnn
haklarna daha byk bir cretle el uzattlar.
1099'da, Beauvais'de, ruhani meclis, deirmenlerin ilev
lerini yerine getirmelerini nleyecek bir biimde rman
akn engelleyen kuma boyaclarna kar dava amak zo
runda kald. Baka yerlerde, piskopos ya da manastrlar, za
man zaman kent-soylularla toprak anlamazlklarna d
tler. Ama isteseler de, istemeseler de, sonunda uzlama
ya varmak zorundaydlar. Arras'ta, St. Vaast manastr, byle
bir anlamazlk sonucunda ekili topraklarndan vazgeerek
bunlar parsellemek zorunda kald. Ghent ve Douai'de, bu
na benzer durumlar oldu. Eldeki bilgilerin azlna karn,
bu tr dzenlemelerin ok yaygn olduunu varsaymak ge
rekir. Gnmzde bile, sokak adlan, birok kentlerde, ba
langtaki tarmsal niteliklerini anmsatr. rnein, Ghent'-

118
te, balca anayollardan biri, hala "Tarla Soka" (Veldstra
at) adn tar; onun yaknnda da, "iftlik Alan" (place du
Kouter) 14 yer alr.
Mlk sahiplerinin okluuna karlk, topraklarn bal ol
duu ynetim biimleri eitliydi. Kimileri, toprak vergisi ve
zorunlu igcne; kimileri, "eski kale-kent"in srekli garni
zonunu oluturan ovalyelerin geimini salamaya ynelik
ykmlere; kimileri de kale komutan, piskopos ya da ba
yarg grevlisinin yetkesi altnda bir yasal temsilci tarafndan
toplanan resimlere balyd. zetle, her ey, ekonomik rg
tn, siyasal rgt gibi, tmyle toprak mlkiyetine dayan
d bir dnemin damgasn tayordu. Buna, tanmaz ma
ln devri srasnda, bir alkanlk olarak alnan ve alm-satm
olanaksz klmasa da, grlmemi derecede karmak bir du
ruma getiren vergi ve formaliteler ekleniyordu.
Bu koullar altnda, tm arlyla kendisine dayanan
kar evrelerinin ykn tayagelen toprak, ticari ilemlerde
rol oynayamyor, bir piyasa deeri kazanamyor ya da kredi
temeli oluturamyordu.
Yarg yetkisinin birden ok elde oluu, zaten bylesine
aprak olan bir durumu daha da karmaklatrd. Ger
ekten de, kentsoylularn igal ettikleri topran bir tek sen
yre ait olduu durumlar seyrekti. Topran aralarnda b
lld maliklerin her birinin tanmaz mal konusunda
tek yetkili olan derebeylik mahkemesi vard. Buna ek ola
rak, bu mahkemelerin bazlar, byk ya da kk davala
ra da bakyorlard. Yetki karkl, yarg karkln daha
da arlatryordu. Sonu olarak, ayn insan, sorunun bor,
cinayet ya da yalnzca toprak mlkiyeti oluuna gre, ayn
zamanda birka mahkemeye balyd. Bunun yaratt g-
14 Kasabalardaki tanmaz mallarn durumu iin bkz. G. Des Marez, Etude sur la
propritttfoncitre dans les villes du Moyen-age et specialement en Flandre, Ghent,
1898. Kent arazisinin serbest braklmasyla ilgili atf birinci yzyln balang
cna aittir.

1 19
lkler bu mahkemelerin tmnn kasabalarda toplanmay
ve kimi zaman bunlara bavurmak iin uzun yolculukla
ra kma gerei nedeniyle daha da artyordu. Bundan ba
ka, bu mahkemeler, uyguladklar hukuk bakmndan ol
duu kadar, yaplan bakmndan da birbirlerinden farkly
dlar. Derebeylik mahkemelerinin yam sra, hemen hemen
her zaman kasabada ya da kale-kentte kurulmu daha eski
bir yallar kurulu da vard. Piskoposluk blgesindeki kilise
mahkemesi, yalnzca kilise hukukuyla ilgili sorunlara deil,
halef olma hakk, medeni durum, evlilik vb.'ye ilikin so
runlar gznnde tutmakszn, bir ruhban snf yesini il
gilendiren hemen hemen tm davalara bakyordu.
Bireylerin durumuna bir bak, karmakln daha da b
yk olduunu gstermektedir. Kentin oluumu biimlen
dike bireylerin durumunda her trl eliki ve derecele
re rastlanyordu. Gerekten de, hibir ey bu yeni domak
ta olan orta snf kadar tuhaf olamazd. Tccarlar, yukarda
grld gibi, de facto, yani fiilen zgr kiilerdi. Ancak,
i bulma umuduna kaplarak kasabalara akn eden ok b
yk sayda gmenler iin durum ayn deildi. Bunlar he
men hemen her zaman yakn krsal blgelerin yerlileriydi
ler. Bu nedenle de medeni durumlarn saklayamyorlar
d. Katklar arazinin beyi kolayca onlar arayp kimlikle
rini ortaya karabilirdi; kendi kylerinden kimseler kasa
baya geldiklerinde onlara rastlyorlard. Ana-babalan bilini
yordu, bu nedenle de, toprak klesi olarak doduklar ak
t; nk toprak klelii krsal snfn genel durumuydu.
Bu yzden de, tccarlarn gerek medeni durumlar bilin
medii iin yararlanabildikleri zgrlk iddiasnda bulun
mak bunlar iin olanakszd. Bylece, zanaatlann oun
luu da, iinde doduklar toprak klelii durumunu sr
dryorlard. Kukusuz, bunlarn yeni toplumsal durum
lar ile geleneksel yasal durumlar arasnda bir uyumazlk

120
vard. Artk kyl olmaktan kmlard; ama kleliin kr
sal nfusa vurduu ilk damgay silemiyorlard. Bunu rt
bas etmeye kalkacak olsalar, gerek onlara kabaca hatr
latlyordu. Derebeylerinin onlar stnde hak iddia etmesi
yeterliydi; beyin ardsra kam olduklar derebeylie dn
mek zorundaydlar.
Tccarlar da dolayl olarak toprak kleliinin hakszlk
larna ierliyorlard. Evlenmek istediklerinde, setikleri ka
dn hemen: hemen her zaman kle snfna mensup oluyor
du. Yalnzca en zenginleri, borlarn dedikleri bir ovalye
nin kzyla evlenmek onuruna eriebiliyordu. tekiler iin,
bir toprak klesiyle birlemek, ocuklarn klelii sonucu
nu douruyordu. rf ve adet hukuku, gerekten de, partus
ventrem sequitur* ilkesine dayanarak, ocuklara annenin ya
sal durumunu tanyordu; bu ilkenin aileler iin yaratt an
lamsz sonulan tasarlamak kolaydr. Evlilik, kleliin aile
lerde yeniden ortaya kmasna yol at. Bylesine eliik bir
durum kanlmaz olarak kin ve atmalar yaratt. Eski hu
kuk, kendisinin uyarlanmad bir toplumsal dzene kendi
ni zorla kabul ettirmeye alrken, sonunda kar konulmaz
bir biimde bir reform gerektiren ak samalk ve hakszlk
larn ortaya kmasna yol at.
te yandan, orta snf byyp g kazandka, soylu s
nf yava yava gerileyerek bu snf karsnda gcn yi
tirdi. Kasaba ya da kale-kentlerde yerlemi olan ovalyele
rin, bu eski kalelerin nemini yitirmesinden sonra buralar
da yaamalar iin hibir neden kalmamt. En azndan Av
rupa'nn kuzeyinde, kasabalardan ayrlarak krsal blgelere
ekilme ynnde kesin bir eilim belirdi. Yalnzca ltalya'da
ve Fransa'nn gneyinde soylular kasabalarda yaamay sr
drdler.

(*) "Cenin, ana rahmini izler". Yani ocuun hukuksal durumu anneninkine gre
belirlenir - .n.

121
Bu olgu, bu lkelerde, Roma mparatorluu gelenekle
rinin ve belli bir lde belediye rgtnn korunmasy
la aklanmaldr. talya ve Provence kentleri, ynetim mer
kezleri olduklar topraklarn ylesine yakn bir paras ol
mulard ki, sekizinci ve dokuzuncu yzyllardaki ekono
mik gerileme dneminde bu topraklarla baka yerlerle ol
duundan daha sk ilikiler srdrmemezlik edemezlerdi.
Topraklar lkenin drt bir yanna dalm olan soylular
ise, Fransa, Almanya ya da ngiltere'deki soylularn belirle
yici zellii olan bu krsal nitelii kazanmamlard. Kasaba
larda oturuyor, topraklarndan saladklar gelirlerle geini
yorlard. Buralarda, Ortaa'n ileri dneminde, gnmz
de Toscana'nn birok eski kentlerine ylesine gzel bir g
rnm kazandran kuleleri yapmlardr. Bunlar, eski top
lumun ok gl bir biimde izini tad kentli damgasn
dan kendilerini arndrmamlardr. Bu nedenle, soylu snf
la orta snf arasndaki eliki, ltalya'da, Avrupa'nn geri ka
lan blgelerinden daha az arpc grnmektedir. Ticaretin
canlanma dneminde, Lombardiya kentlerinde yaayan soy
lular, tccarlarn iiyle bile ilgilenmiler ve gelirlerinin bir
blmn ticaret giriimlerine yatrmlardr. Bylece, belki
de, talyan kentlerinin geliimi, kuzeydeki kentlerinkinden
ok derin bir biimde ayrlmaktadr.
Bu kentlerde, orada burada, orta snf toplumunun orta
snda yolunu armasna bir ovalye ailesine rastlay
mz tam anlamyla kurald bir durumdur. Onikinci yzyl
da soylularn krsal blgelere g hemen hemen her yerde
tamamlanmt. Bununla birlikte, bu, hala ok az anlalabi
len bir gelime olup ileride yaplacak aratrmalarn konu
yu daha ok aydnlatacaklar umulmaktadr. Bu arada, on
nc yzylda gelirlerinin azalmasnn ardndan soylularn
uradklar ekonomik bunalmn, bunlarn kasabalarda or
tadan kalkmasnda etkin olmaktan geri kalmad varsayla-

122
bilir. Soylular topraklarn kentsoylulara satmay karlarna
uygun buldular; nk bu topraklarn, stnde yap yapl
masna elverili arsalara dntrlmesi, onlarn deerlerini
ok byk lde artryordu.
Ruhban snfnn durumu, orta snfn kasaba ve kale-kent
lere akyla kendini duyuracak lde deimemitir. Bu
ak, ruhban snf iin baz elverisiz durumlar yaratmasnn
yan sra, baz yararlar da salamtr. Piskoposlar, yeni ge
lenlerin varl karsnda yarg ve toprak haklarna dokunul
mamas iin savam vermek zorunda kaldlar, manastr ve
kilise meclisleri, arazi ya da ekili topraklarnda ev yaplmas
na izin vermeye zorlandlar. Kilise'nin alm olduu ataerkil
ve dirlik esasna dayal ynetim biimi, birdenbire, balang
ta bir tedirginlik ve gvensizlik dnemine yol aan iddia ve
gereksinimlerle uramak zorunda kald.
Ancak, te yandan, bunlar dengeleyecek eyler de eksik
deildi. Kentsoylulara devredilen topraklardan alnan ki
ra ya da vergiler, verimlilii gittike artan bir gelir kayna
oluturuyordu. Nfus art, vaftiz, evlilik ve lmler dola
ysyla elde edilen ek gelirlerde de art salyordu; balar
dan salanan kazan durmadan artyordu; tccarlar ve zana
atlar yllk dentiler karlnda bir kiliseye ya da manast
ra balanan kardelik dernekleri kuruyorlard. Nfusun art
masyla orantl olarak yeni kilise blgelerinin ortaya k,
laik din adamlarnn saysn ve kaynaklarn artrd. Buna
kart olarak, onbirinci yzyln balangcndan sonra, ma
nastrlar kasabalarda ancak ok olaanst durumlarda ku
rulmutur. Gereinden ok grltl ve hareketli olan bu
yaama kendilerini uyduramyorlard; bundan baka, artk
gerekli yan hizmetleriyle birlikte byk bir dinsel yapy ba
rndracak yer bulma olana da kalmamt. Onikinci yzyl
boyunca Avrupa'da byk bir hzla yaylan Sarnlar Tari
kat, yalnzca krsal blgelerde rgtlendi.

123
Rahipler ancak daha sonraki yzylda kasabalara dne
ceklerdi. Buralara gelip yerleecek olan dilenci rahipler,
Fransisken ve Dominikenler, yalnzca dinsel tutkunun y
neldii yeni dorultudan ileri gelen normal bir gelime de
ildi. Bunlarn ne srdkleri yoksulluk ilkesi, o zamana de
in manastr yaamm destekleyen dirlik rgtnden kop
malarna yol at. Manastr sistemini kent ortamna ok uy
gun buluyorlard. Kentlilerden sadakadan baka birey iste
miyorlard. Usuz bucaksz, sessiz, kapal yerlerin ortasnda
kendilerini soyutlayacak yerde, manastrlarm sokaklar bo
yunca yapyorlard. Tm kaynamalara, ayn zamanda tm
yoksunluklara katlyorlar, ruhani yneticileri olmay hak
ettikleri zanaatlarn tm beklentilerini anlyorlard.

124
Vl l . Belediye Kurumlan

Kentler, oluum dnemlerinde kendilerini olaanst ka


rk bir durumda buldular. Her tr sorunlarla kar kar
yaydlar. lerinde, birbirleriyle kaynamayan ve iki ay
n dnyann tm elikilerini ortaya koyan iki halk yan ya
na yayordu. Eski dirlik rgt, tm gelenekleri, tm g
rleri, bu rgtten domu olmasa da, onun damgasn ta
yan tm dnceleriyle; anszn karsna kan, karla
rna aykr, uyum salayamad ve daha en bandan kar
kt gereksinim ve beklentilerle boumak zorunda kal
d. Bu savamda yenik dmse, bu, elinde olmakszn ve
yz yze gelinmesi kanlmaz olan yeni koullardan do
mutur; bu koullan douran nedenler, derin, kar konul
maz, bundan tr de etkilerini kanlmaz olarak duyu
ran nedenlerdi.
Nfus art ve ticaretin yaylmas gibi insan isteklerinden
ok az etkilenen olgularn sonularn nlemek olanakszd.
Belki de, toplumsal dzende otorite sahibi olanlar, evrele
rinde olup biten deiikliklerin nemini deerlendiremiyor
lard. Eski dzen balangta durumunu koruma yollarn

125
arad. Ancak daha sonra, genellikle de ok ge, kendini yeni
koullara uydurmaya alt. Her zaman olduu gibi deiik
lik birdenbire ortaya kmad. Daha doal itici glerle ak
lanmas gereken bir kar k, sk sk yapld gibi, "fe
odal zorbala" ya da "papazlarn kendini beenmiliine"
yormak doru olmayacaktr. Ortaa'da olan, o zamandan
bu yana sk sk olan eydir. Kurulu dzenden yararlananlar,
belki de karlarn gvence altna almaktan ok, toplumun
korunmas iin onlara vazgeilmez grndnden bu d
zeni koruma eilimindeydiler.
Bundan baka, bu toplumsal dzeni orta snflarn ka
bul ettikleri de unutulmamaldr. Bunlarn istemleri ve top
lumsal programlan diye adlandrabileceimiz ey, hibir bi
imde bu dzenin ortadan kaldnlmasm amalamyordu;
prenslerin, ruhban snfnn ve soylularn ayrcalk ve yet
kesini olaan sayyordu. Yalnzca, varlklar iin gerekli ol
duundan, yerleik dzeni ortadan kaldrmak deil, basit
dnler salamak istiyorlard. Bu dnler, onlarn kendi ge
reksinimleriyle snrlyd. inden ktklar krsal nfusun
gereksinimlerine tam anlamyla ilgisizdiler. Ksaca, toplum
dan kendilerine srdrdkleri yaam biimine uygun bir
yer ayrmasn istiyorlard yalnzca. Devrimci deildiler; id
dete bavurmularsa bunun nedenini ynetime kar duy
duklar nefret deil, yalnzca kar taraf isteklerini kabul et-
meye zorlamakt.
Programlarndaki belli bal noktalarn ksaca gzden ge
irilmesi, vazgeilmez bir en az'n (asgarinin) tesine ge
mediklerini gstermeye yetecektir. stedikleri, her ey
den nce, tccar ya da zanaatlarn gidip-gelme, diledik
leri yerde yaama, kendilerinin ve ocuklarnn derebey
lik otoritesince korunmasna olanak salayacak olan kii
sel zgrlkt. Bundan sonra, kentsoylular birden ok yar
glama kurulundan ve eski hukukun, onlarn toplumsal ve

1 26
ekonomik etkinliine uygulad biimci yntemden doan
glklerden kurtaracak bir zel mahkemenin kurulma
s geliyordu. Daha sonra, kentte, gvenlii salayacak olan
bir "ban"m yani bir ceza yasasnn oluturulmas geliyor
du. En sonra da, ticaret ve sanayi, toprak mlkiyeti ve top
rak edinme ile hi badamayan ykmlerin ortadan kald
rlmas geliyordu. Sonu olarak, istedikleri, az ya da ok ge
niletilmi siyasal zerklik ve yerel zynetimdi.
Btn bunlar, tutarl bir btn oluturmaktan ve kuram
sal ilkelere dayal olmaktan ok uzakt. Hibir ey, ilk orta
snflarn zihnine, insan ve yurtta haklan kavramndan da
ha uzak deildi. kiisel zgrlk de doal bir hak olarak id
dia edilmiyordu. Yalnzca, salad yararlardan tr iste
niyordu. Bu ylesine dorudur ki, rnein, Arras'ta, tccar
lar pazar resmi baklndan yararlanmak iin, bu bak
ln tannd St. Vast Manastn'nn kleleri olarak snflan
dnlmalar:n istemilerdir.
Orta snflarn katlandklar dzene kar dorudan do
ruya giritikleri ilk eylem ancak onbirinci yzyln ban
da yer ald. Bundan sonra abalan aralksz srd. Deiik
liklere, tersine dnmelere ramen, reform hareketi, gerekti
inde yoluna kan direnii krarak duraksamakszn ilerle
mi ve onikinci yzylda, kasabalara, anayasalarnn temeli
ni oluturacak olan balca belediye kurumlarn salamak
la sona ermitir.
Her yerde giriimi ele alan ve olaylar ynetenler, tc
carlar olmutur. Bundan doal bir ey de olamazd. Bunlar,
kent nfusunun en hareketli, en etkin esi olup karla
ryla atan ve kendilerine duyduklar gveni ortadan kal
dran bir duruma gittike daha byk bir sabrszlkla kat
lanyorlard. Bunlarn oynadklar rol, eski dzene son ve
ren siyasal devrimde stlendii role benzetilebilir. Her iki
durumda da deiimin en dolaysz olarak ilgilendirdii top-

127
lumsal grup, direniin nderliini stlenmi ve ynlarca
izlenmitir. Yenia'da olduu gibi, Ortaa'da da demok
rasi, kendi programlarn halkn kar beklentilerine dayan
dran bir avu sekin kiinin yol gstericiliinde ortaya k
mtr.
Piskoposluk kentleri ilk savam alan oldu. Bu olguyu
piskoposlarn kiiliine yormak kesin bir yanlg olur. Tersi
ne, biroklar, kamu yararna kayglarn aka ortaya koy
makla sivrilmilerdir. Halkn yzyllar boyu ansn sakla
d stn yneticiler, piskoposlar arasnda hi de az deil
di. rnein, Liege'de, Notger (972- 10 18) , blgede bozgun
cu davranlarda bulunan haydut baronlarn atolarna sal
drd ve kenti daha salkl klmak ve mstahkem mevkile
rini daha da pekitirmek iin Meuse rmann bir kolunun
ak ynn deitirdi.
Cambrai, Utrecht, Kln, Worms, Mainz ve Almanya'nn
birka kentinde benzer rnekler kolaylkla verilebilir. Bu
kentlerde, atama yetkisi savamna dein, imparatorlar,
zekalaryla olduu kadar enerjileriyle de n kazanm pisko
poslar atamaya alyorlard.
Ancak, piskoposlar grevlerinin bilincine vardka, uy
ruklarnn istemlerine kar ynetimlerini daha ok savun
mak ve onlar otoriter, ataerkil bir ynetim altnda tutmak
iin aba harcamak zorunda kaldlar. Bundan baka, el
lerinde tinsel ve dnyasal gcn birbirine karmas, her
dnn onlara, Kilise'ye kar bir tehlike olarak grnme
sine yol at. levlerinin onlar srekli olarak kentlerinde
yaamak zorunda brakt ve aralarnda yaadklar kent
soylularn zerkliinin kendileri iin yarataca glkler
den hakl olarak korktuklar da unutulmamaldr. Son ola
rak, Kilise'nin ticarete ok az anlay gsterdiini daha n
ce grmtk. Bu anlaysz tutum, doal olarak, Kilise'yi,
tccarlarn ve onlarn ardnda gruplaan kimselerin istekle-

128
rine kar sarlatrm, onlarn gereksinimlerini anlamas
n engellemi ve gerek gleri hakknda yanl bir izlenim
yaratm olsa gerektir. Bundan da, yanl anlamlar, atma
lar ve ok gemeden, onbirinci yzyl balangcndan son
ra, kanlmaz olayla sonulanacak olan ak bir dman
lk dodu.1
Hareket, Kuzey ltalya'da balad. Burada ticaret yaam
daha eskiydi; bunun siyasal sonulan da daha erken ortaya
kt. Ne yazk ki, bu olaylara ilikin ok az ayrnt bilinmek
tedir. Kilise'nin o sralarda karlat glklerin, bu olay
larn hzlanmasn hemen hemen hi geciktirmedii kesin
dir. Kasaba halk, ruhban snfnn kt alkanlklarna kar
sava aan, papazlk makamnn alnp satlmasna ve pa
pazlarn evlenmelerine kar kan ve laik otoritenin papa
lk yararna Kilise ynetimine karmasn sulayan rahip ve
papazlarn yannda tutkuyla yer ald. Bylece, imparator ta
rafndan atanan ve bu yzden de durumlar tehlikeye d
en piskoposlar kendilerini bir direnile kar karya buldu
lar; mistisizm, tccarlarn istekleri ve sanayi iilerinin yok
sulluundan doan honutsuzluk, bu direnite birleiyor ve
birbirlerini karlkl olarak glendiriyorlard. Soylularn
bu kaynamaya katldklar kesindir; nk bu, onlara pis
koposluk egemenliini silkip atmak frsatn veriyordu. By
lece, kentsoylulann -tutucularn, dmanlklarn nitelemek
iin kullandklar kmseyici deyimle, pataren'lerin-* or
tak davalarn benimsediler.
1057'de,' daha o zaman Lombardiya kentlerinin kraliesi

ngiliz ruhban snfnda da, orta snfa kar, Alnan ve Fransz ruhban snfn
daki ayn dmanlkla karlayoruz.

(*) talyanca patarini, Almanca patarener, ayaktakm anlamna gelir. Balang


ta szcn aalayc bir anlam vard. 1 1 . yzylda Milano'da halka dnk,
dinsel nitelikte soylulara kar demokratik bir reform hareketine girienler
kendilerine bu ad vermilerdi. 12. yzylda bunlara rastlanmyor. Bkz. Brock
Haus, "pataria" maddesi, s. 178 ve 179 - .n.

129
olan Milano, bapiskoposa kar aka bakaldrmt. Ata
ma yetkisi savamyla ilgili olaylar doal olarak karklk
larn yaylmasna yol at ve bunlara, papann davasnn im
paratorun davasna stn geliiyle orantl olarak, bakald
ranlarn gittike daha ok yararna olan bir yn verdi. Pisko
poslarn onay ile ya da zora bavurularak, "konsl" unvan
tayan yksek grevliler atand ve kasabalarn ynetimiyle
grevlendirildi. Bu konsllerin belki ilki deil, ama ilk s
z edileni 1080 ylnda Lucca'da ortaya kmtr. Bu kentte,
1068 yl gibi erken bir tarihte, bir "komn mahkemesi"nin
bulunduuna ilikin belge vardr. Kent zerkliinin belli
bal zellii olan bu mahkemelerin ayn tarihte birok ba
ka yerlerde de bulunduuna kuku yoktur. Milano konsl
lerinden 1 107'den nce sz edilmemekle birlikte, bunla
rn ortaya k kesinlikle ok daha erken olmutur. Kendi
lerinden ilk kez sz edilmesinden bu yana, konsller, kent
yneticilerinin ayrc grnmn tayorlard. Bunlar, e
itli toplumsal snflarn
-capitanei, valvassores ve cives- ata
nyorlar ve communio dvitatis'i, yurttalar topluluunu tem
sil ediyorlard.
Bu memuriyetin en tipik zellii yllk oluuydu; bu ba
kmdan da, yalnzca derebeylik dzeninde grlen yaam
boyu grevlerle tam bir eliki oluturuyordu. Grev yer
lerinin bu yllk nitelii, bu grevlerin seime dayal oluu
nun sonucuydu. iktidar ele geirirken kent halk, onu ken
di atad temsilcilere vermiti. Bylece, seimle ayn za
manda denetim ilkesi de salamlatrlm oluyordu. Bele
diye demokrasisi, ilk rgtlenme giriimlerinden balaya
rak, gereince ileyebilmesi iin gerekli aralar da yaratm
ve o zamandan bu yana izlenmekte olan yola duraksama
dan ayak basmtr.
"Konsllk" ok gemeden ltalya'dan Provence kentleri
ne yaylmtr; bu, orta snfn duyduu gereksinimleri tam

130
anlamyla karladnn ak kantdr. Marsilya'da onikin
ci yzyln banda, ya da en azndan 1 128'e dein konsller
vard; daha sonra onlara Arles ve Nimes'de rastlyoruz; tica
ret ve ard sra getirdii siyasal dnm bir yerden bir ye
re ileredike, "konsllk" de yava yava Fransa'nn gne
yine yayld.
talya'dakiyle hemen hemen ayn zamanda, Flandr ve ku
zey Fransa blgesinde belediye kurumlan ortaya kt. Bu
lke Lombardiya gibi gl bir ticaret alam olduu iin bun
da alacak birey yoktur. Bu konuda bilgi kaynaklan daha
bol ve daha kesindir. Bu kaynaklar, olaylarn akn olduka
doru bir biimde izleme olana salamaktadr.
Burada, sahnede yer alan yalnzca piskoposluk kentle
ri deildir. Geri, yapsnn incelenmesi byk bir nem
tayan topluluklar bu kentlerin duvarlar arasnda olu
mutur; ama bunlarn yam sra baka etkinlik merkezleri
de gzlemlenmektedir. Bunlarn en eskisi ve en iyi biline
ni, Cambrai'dir.
Onbirinci yzyl boyunca bu kent ok iyi gelimiti. Es
ki kasabann yambanda, 1070 tarihinde bir duvarla evril
mi olan bir ticaret yrekenti olumutu. Bu yrekentin hal
k, piskoposun ve onun kale komutannn yetkisine glk
le katlanyordu. Gizli gizli bakaldrmaya hazrlandklar s
rada, 1077 ylnda Piskopos il. Gerard, imparatorun elin
den atama belgesini almak iin grevinden ayrlmak zorun
da kald. Daha yola kar kmaz, halk kasabann en varlk
l tccarlarnn ynetiminde ayakland, kale kaplarm ele
geirdi ve komn ilan etti. Ramihrdus adnda bir reform
cu-papaz, piskoposu , papazlk unvann! satn almakla su
layarak, halkn yreinde, ayn dnemde Lombardiya'daki
patarens'leri harekete getiren mistisizmi canlandrm; bu
nun zerine zanaat ve dokumaclar kavgaya daha byk
bir tutkuyla atlmlardr. ltalya'da olduu gibi, dinsel co-

131
ku, halkn siyasal istemlerine g katt ve genel bir cokun
luk iinde komn, and iilerek onayland.
Cambrai'deki bu komn, Alpler'in kuzeyinde bilinen tm
komnlerin en eskisidir. Komnn, hem bir savam rg
t, hem de kamu gvenliinin bir arac olduu anlalyor.
Gerekte, piskoposun dnn beklemek ve onunla kar
lamaya hazrlanmak gerekliydi. Birlikte davranma zorunlu
luu vard. Herkes, aralarnda dayanma kurmaya and iti;
savan eiinde and ierek kurduklar bu birlik, ilk kom
nn temel niteliini oluturuyordu.
Ancak, bu komnn baars geici oldu. Piskopos haberi
alr almaz geri dnd ve yetkesini bir sre iin yeniden kur
may baard. Bununla birlikte, Cambrailiferin deneyi taklit
edilmekte gecikmedi. Cambrai komnnn kuruluunu iz
leyen yllarda, Kuzey Fransa kasabalarnn ounluund,
1080 dolaylarnda St. Quentin'de, 1099 dolaylarnda Beau
vais'de, 1 108- 1 109 yllarnda Noyon'da, 1 1 15'te Laon'da ko
mnler kuruldu. Balang dneminde orta snf ve pisko
poslar srekli bir dmanlk iinde ve ak savan eiin
de yayorlard. Kendi haklarna eit lde inanm olan bu
tr dmanlar arasnda ancak kuvvet etkin olabilirdi. Char
tresl lves, piskoposlara gerilememelerini ve kentsoylulara
iddet tehdidi altnda vermi olduklar szleri geerli sayma
may tledi. Nogentli Guilbert ise; klelerin, otoriteden
kamak ve en yasal haklan ortadan kaldrmak iin efendile
rine kar kurduklar, u "musibet komn"lerden, kmse
me ve korku karmyla sz etmitir.
Bununla birlikte, her eye karn, komnler varlklarn
korudular. Yalnzca saysal okluun salad gce sahip
olmakla kalmyorlard: Fransa'da, iV. Louis'nin saltanaty
la balayarak yitirdiklerini yeniden kazanmaya balayan h
kmdarlk, onlarn davasna ilgi duyuyordu. Tpk, Alman
imparatorlar ile atmalarnda, papalarn Lombardiya pa-

1 32
tarens'lerine dayanmalar gibi, onikinci yzylda Capet sla
lesinden gelen hkmdarlar da orta snflarn abalarndan
yana oldular.
Komnlere siyasal bir ilke atfetmek belki de szkonusu
olamaz. llk bakta, tutumlar elikilerle dolu grnmek
tedir. Ancak, kasabalardan yana tutum alma yolunda genel
bir eilim uyandrdklar gerektir. Monarinin kan? ak
a yksek feodalizmin dmanlarm desteklemeyi gerektiri
yordu. Derebeylerine kar ayaklanmalarnda istek ve ama
lar ne olursa olsun, kralln ayrcal yararna savaan bu
orta snflara, olanaklar elverdike, doal olarak onlara kar
ykm altna girmeksizin, yardm salanyordu. atan ta
raflar iin kral hakem olarak kabul etmek, onun stnl
n tanmak demekti. Kentsoylulann siyaset sahnesine gir
mesi, szlemeye dayanan Feodal Devlet ilkesinin, Monar
ik Devlet otoritesi ilkesinin yararna gcn yitirmesi so
nucunu dourmutur. Kralln bunu hesaba katmamas ve
istemeksizin kendi yararna alm olan komnlere kar
iyi niyetini gstermek iin her frsattan yararlanmamas ola
nakszd.
Fransa'mn kuzeyindeki, belediye kurumlarnn bakald
ns sonucu ortaya kan piskoposluk kentlerini "komn"
adyla nitelendirirken, bunlarn ne nemini, ne de zgn
ln abartmamak yerinde olur. Komn-kentlerle te
ki kentler arasnda ze ilikin herhangi bir ayrm olduu
nu ne srmek iin hibir neden yoktur. Bu kentler birbi
rinden yalnzca arzi nitelikleriyle ayrlrlar. Temelde yapla
n aynyd, gerekte ise tm de eit bir biimde komnd
ler. Hepsinde de, kentsoylular, tm yelerinin birbirlerine
kar sorumlu olduklar ve ayrlmaz paralarm oluturduk
lar bir topluluk, bir universitas, bir comunitas ve bir commu
nio meydana getiriyorlard. zgr klnmasnn kkeni ne
olursa olsun, Ortaa kentleri, yalnzca bireylerin toplamn-

133
dan olumuyordu; kendisi de bir birey, ama kolektif bir bi
rey, bir tzel kiiydi. Komnlerden yana, dar anlamda, b
tn sylenebilecek olan ey; kurumlarn birbirinden ayr
oluu, piskoposun ve kentsoylulann haklanmn aka bir
birinden aynlmas ve kentsoylulann haklanm gl bir top
lu rgtlenmeyle gvence aluna almak iin uramalandr.
Ama btn bunlar komnlerin domasnda ar basan ko
ullardan ileri gelmitir. Bakaldn niteliindeki bileimle
rinin izlerini korusalar bile, bundan, bu kentlere kentlerin
btn iinde zel bir yer ayrlmas gerektii sonucu kan
lamaz. Komnn yalnzca ban bir evrimin iareti olduu
yerlere oranla, bu kentler arasnda yer alan belirli kentlerin
daha az yaygn haklara ve daha az tamamlaum bir yarg g
cne ve zerklie sahip olduklan bile sylenebilir. Kimi za
man yapld gibi, "kolektif derebeylikler" adm yalnzca bu
kentler iin kullanmak ak bir yanlgdr. Ileride, tam anla
myla gelimi tm kentlerin bu tr derebeylikler olduklan
m greceiz.
Bu nedenle, belediye kurumlannn ortaya knda, id
det, temel etkenlerden biri olmaktan ok uzakt. Ruhban s
nfndan olmayan bir prensin boyunduruu altndaki kent
lerin ounluunda, bu kentlerin geliimi, genellikle, kuv
vete bavurma gereksinimi olmakszn gereklemitir. Bu
durumu, ruhban snfndan olmayan prenslerin siyasal z
grle kar gsterdikleri iyi niyete yormak da gerekmez.
te yandan, piskoposu kentlilere kar kmaya iten drt
ler, prensler iin hibir zaman nem tamyordu. Ticarete
kar hibir dmanlk gstermemilerdi; tersine, ticaretin
iyi sonulanm gryorlard. Ticaret, topraklannda gidi-ge
lii artrm, bu olgu nedeniyle de, vergi gelirleri ve gittike
artan para gereksinimini karlamak zorunda kalan darpha
nelerin etkinliini arurmtr. Bakent olarak belli bir yerle
ri olmad ve srekli olarak topraklannda dolatklar iin,

1 34
kasabalarnda ancak seyrek aralklarla ynetimleri konu
sunda atmalar iin hibir neden yoktu. Onikinci yzyln
sonuna varmadan gerek bir bakent saylabilecek tek kent
olan Paris'in zerk bir belediye anayasas elde etmeyi baa
ramamas kendine zg bir durumdur. Ancak, Fransa kral
m, olaan ikametgahn denetim altnda bulundurmaya zor
layan kar, kraln yerleiklii lsnde gezginci olan dk
ler ve kontlar iin szkonusu deildi. Son olarak, bu prens
ler, kentsoylulann, kale komutanlarnn glerini ellerin
den almalarn btn btn honutsuzlukla karlamyor
lard; nk bu kale komutanlar kaltmsal bir snfa dn
mler, gleri, soylular iin bir tedirginlik nedeni olmu
tu. Ksaca, ayn drtler, tpk Fransa kral gibi, bunlarn da,
buyruklar altndakilerin durumunu zayflatan bu eilimle
re olumlu adan bakmalarna yol ayordu. Bununla birlik
te, kentsoylulara sistemli bir biimde yardm ettiklerini gs
teren belgeler yoktur. Genellikle, onlarn ilerine karma
makla yetiniyorlar, tutumlar hemen hemen her zaman iyi
cil bir tarafszlk oluyordu.
Hibir blge, katksz laik bir evrede belediyenin kken
lerini incelemeye Flandr'dan daha iyi bir olanak salaya
maz. Kuzey Denizi ve Zelanda Adalan'ndan Normandiya s
nrlarna dek uzanan bu byk lkede piskoposluk kentle
ri nem ve zenginlik bakmndan hibir zaman ticaret ve sa
nayi kentlerinin dzeyine ulaamamlardr. Piskoposluk
blgesi Yser havzasndan oluan Terouanne, yan-krsal bir
kyd; yle de kald. Manevi yetki alanlan lkenin geri ka
lan blmne dek uzanan Arras ve Toumai, ancak onikin
ci yzylda deerlendirilebilecek lde gelimilerdir. Ter
sine, onuncu yzyl boyunca etkin tccar topluluklarnn
biraraya geldikleri Ghent, Bruges, Ypres, St. Omer, Lille ve
Douai kentleri, belediye kurumlarnn douunu ak seik
olarak gstermektedirler. ylesine ki, bu kentlerin tm de

1 35
ayn biimde rgtlenmi ve ayn zelliklere sahip olduk
larndan, her birinin kendi adna bize salad bilgiler ge
nel bir grnm oluturacak biimde gvenle biraraya ge
tirilebilir.
Btn bu kentlerin ayrc zellii nce, ekirdeklerini
oluturan merkez bir kale-kentin evresinde rgtlenmi ol
malardr. Bu kale-kentin eteklerinde, tccarlarn ve daha
sonra bunlara eklenen zgr ya da kle zanaatlann otur
duklar ve onbirinci yzyldan sonra dokuma sanayiinin yo
unlat bir portus ya da "yeni kent" yer alyordu. Kale ko
mutannn yetkesi kale-kenti olduu kadar portus'u da kap
syordu. Gmenlerin oturduklar az ya da ok nemli say
labilecek toprak paralan manastrlara, dierleri ise Flandr
kontuna aitti. Yallar kurulu yelerinden oluan mahkeme,
kale komutannn bakanlnda kale-kentte bulunuyordu.
Bu mahkemenin baka alanlarda kente ilikin hibir yetkisi
yoktu. Bu mahkemenin yarg yetkisi, kale-kentin merkezini
oluturduu, kale komutannn yetki alannn tmn kap
syordu. Mahkemeyi oluturan yeler ayn alan iinde otu
ruyorlar, kale-kente yalnz duruma gnlerinde geliyorlar
d. Kilisenin yarg yetkisine giren baz konular iin pisko
posluk blgesindeki piskoposluk mahkemesine bavurmak
gerekiyordu.
Gerek kale-kentte, gerek portus'ta oturanlarn eitli y
kmllkleri vard. Arazi kiras, kale-kentin savunmasyla
grevlendirilmi ovalyelerin bakm giderleri iin parasal ya
da ayni vergiler, kara ya da su yoluyla tanan tm mallar
dan alnan vergiler gibi.
Btn bunlar, dirlik ve feodal rejimin doruuna ulat
sralarda ortaya km olup, uzun sreden beri yrr
lkte bulunuyordu; tccar nfusunun yeni gereksinimleri
ne hibir biimde uyarlanm deildi. Kale-kentteki rgt,
kuruluunda bu ama gzetilmediinden, yalnzca tccar-

1 36
lara hizmet salamamakla kalmyor, tam tersine, faaliyetle
ri de engelliyordu. Gemiin kalntlar, imdiki zamann ge
reksinimleri stne btn arlklaryla abanyordu. Yukar
da belirtilen ve yinelenmesi gereksiz olan nedenlerden t
r, orta snf, honut olmaktan ok uzakt; zgrce gelimek
iin gerekli reformlarn yaplmasn zorluyordu.
Bu reformlarda giriimi ele almak orta snfa dyordu;
nk bu reformlarn gerekletirilmesi iin ne kale komu
tanlarna, ne manastrlara ne de baronlara gvenebiliyorlar
d. Ancak, portus'un halk gibi ayn tr kiilerden oluan bir
halkn ortasnda bir grup insann, ynlarn denetimini ele
almas ve bu ynlara yn vermek iin yeterli gce ve say
gnla sahip olmas gerekliydi. Onbirinci yzyln ilk yan
snda tccarlar kararl bir biimde bu rol stlendiler. Yal
nz her kasabada en varlkl eyi oluturmakla kalmyorlar
d, ayn zamanda birlikten doan gce de sahiptiler. Tica
retin gereksinimleri, yukarda da grld gibi, tccarla
r lonca ya da hanse ad verilen kardelik rgtleri -her tr
l yetkeden bamsz ve kendi yasalarn kendileri yapan
zerk kurulular- oluturmaya zorlamtr. zgrce seilen
bakanlar, "dekan ya da hanse kontlar" (Dekanen, Hansgra
fen), gnll olarak kabul edilen bir disiplinin srdrlme
sini gzetiyorlard. Meslekdalar, belli aralklarla toplanp
iki iiyorlar, karlarn tartyorlard; onlarn katklaryla
desteklenen bir hazine, kuruluun gereksinimlerini karl
yor; bir topluluk evi (Gildhalle), toplant yeri hizmetini g
ryordu. 1050 yllarnda St. Omer gild'i byle bir demekti;
bu rnekten, ayn dnemde Flandr'n tm tccar yerleme
lerinde byk bir olaslkla, buna benzer derneklerin varl
karlabilir.
Ticaretin geliimi, iinde yer ald kasabalarn rgt
lenmesine ylesine sk skya balyd ki, gild yeleri, he
men hemen otomatik olarak en ivedi gereksinimleri kar-

137
lamakla grevlendirilmilerdi. Kale komutanlarnn, orila
nn, aka grnen ivedi gereksinimleri kendi kaynaklary
la karlamalarn nlemeleri iin hibir neden yoktu. On
larn resmi komn ynetiminde "hazrlksz" olarak yer al
malarna izin veriyorlard. St. Omer'de lonca ile kale komu
tan Wulfric Rabel ( 1 072- 1083) arasnda yaplan bir dzen
leme, loncaya, kentsoylulann davalarna bakma yetkisi ta
nyordu. Bylece, tccar dernei, elinde hibir yasal belge
olmakszn, kendiliinden domakta olan kentin rgtlen
me ve ynetimine kendini adamt. Kamu gcnn yeter
sizliini gideriyordu. St. Omer'de lonca, gelirlerinin bir b
lmn savunma tesisleri yapmna ve sokaklarn bakm
na ayryordu. Komular olan teki Flandr kasabalarnn
da ayn eyi yaptklarna kuku yoktur. Lille kenti defter
darlarnn tm Ortaa boyunca koruduklar "hanse kont
lar" ad, bu konuda baka belgeler olmadndan, bu kent
te de, gnll tccar kurulular bakanlarnn, yurttala
rn yarar iin gild hazinesinden para ektiklerinin yeterli
kantdr. Audenarde'de, komn bakan, ondrdnc yz
yla dein Hansgraf adn tayordu. Toumai'de, onnc
yzylda bile, kentin maliyesi, Charite St. Christophe'un, ya
ni tccar loncasnn denetimi altndayd. Bruges'de, "han
se kardelerinin" katklan, ondrdnc yzylda demokra
si devrimi srasnda ortadan kalkncaya dein belediye ha
zinesini desteklemitir.
Btn bunlardan karlan sonu, aka, Flandr blge
sinde gild'lerin, kent zerkliinin balatcs olduklardr.
Bu loncalar hi kimsenin yerine getirme yeteneine sahip
olmad bir grevi kendiliklerinden stlenmilerdi. Resmi
olarak, byle davranmaya hi haklan yoktu; mdahaleleri,
yalnzca, yeleri arasndaki uyumla, son olarak da, orta s
nf halkn toplu gereksinimlerini anlamalaryla aklanabi
lir. Onbirinci yzyl boyunca, lonca bakanlarnn, her kasa-

138
hada komn grevlilerinin ilevlerini fiilen (defacto) yerine
getirdikleri abartmaya kamakszn ne srlebilir.
Flandr kontlarn, kasabalarn gelimesi ve zenginleme
siyle ilgilenmeye iten de kukusuz lonca bakanlar olmu
tur. 1043 ylnda iV. Baldwin'in, St. Omer rahiplerinden sa
lad ayrcala dayanarak kentsoylular kiliselerini yaptrd
lar. Frizyeli Robert'in saltanatnn ( 1071-1093) banda, o
sralarda oluum halinde bulunan kentlere olduka byk
sayda, vergilerden baklk, toprak balar, Kilise'nin
yetkisini ya da askerlik grevi gereksinimlerini snrlayan
ayrcalklar tannd. Kudsl Robert, Aire kentine "zgr
lkler" balad ve 1 1 1 1 ylnda Ypres kentsoylularn yasal
dellodan bak kld.
Btn bunlarn sonucu olarak, orta snf yava yava kr
sal blge halknn ortasnda ayrk ve ayrcalkl bir grup ola
rak yer ald, ticaret ve sanayi ile uraan basit bir toplumsal
gruptan, prenslik erkinin (iktidarnn) tannd yasal bir
gruba dnt. Bu yasal statnn kendisinden de, zorunlu
olarak, bamsz bir yasal rgt ortaya kacakt. Yeni hu
kuk, organ olarak yeni bir mahkemeye gereksinme duyu
yordu. Kale-kentlerde toplanan ve yallar kurulu yelerin
den oluan eski blge mahkemeleri, artk ad olmu ve
onun iin kurulmad bir topluluun gereksinimlerine ka
t biimciliini uyarlayamayan bir treye gre adalet da
tyorlard. Bu mahkemeler, kentsoylular arasndan seilen
yelerinin onlara, isteklerini karlamaya yeterli ve beklen
tilerine uygun bir adalet -onlarn kendi adaletleri olan bir
adalet- salayabilen mahkemelere yerlerini brakmak zo
runda kaldlar. Bu nemli geliimin ne zaman ortaya kt
kesin olarak sylenemez. Flandr'da yallar kurulu yele
rinden oluan bir mahkemeden -yani tek bir kente zg bir
mahkemeden- sz eden en eski belge 1 1 1 1 ylna ait olup
Arras'la ilgilidir. Ama, bu tr mahkemelerin, ayn dnemde

1 39
daha nemli yerler olan Ghent, Bruges ya da Ypres'de ok
tan kurulmu olduu varsaymn nleyen hibir ey yok
tur. Baka yerlerde durum ne olursa olsun, bu kesin yenili
in Flandr'n tm kentlerinde ortaya ktna tank olmu
tur. 1 1 27 ylnda Kont lyi arl'n ldrl ardndan orta
ya kan karklklar, kentsoylularn siyasal programlarn
gerekletirmelerine tmyle olanak verdi. Eyalet stnde
hak iddia eden Normandiyal William ile daha sonra gelen
Alsasl Thierry, kentsoylularn davalarn desteklemek iin
onlarn isteklerini yerine getirdiler.
1 127 ylnda St. Omer'e tannan stat, Flandrl kentsoylu
larn siyasal programnn hareket noktas saylabilir. Bu sta
t, kenti, tm iinde yaayanlar iin ortak bir zel hukuku,
zel mahkemeleri ve tam bir komn zerklii olan yasal bir
blge olarak tanyordu. Onikinci yzyl boyunca baka stat
ler, eyaletin belli bal tm kentlerine benzer haklar tanyor
du. Bundan sonra, bu kentlerin durumu, yazl belgelerle g
vence altna alnm ve resmen onaylanmtr.
te yandan, kent statlerine abartmal bir nem verme
meye de dikkat edilmelidir. Ne Flandr'da, ne Avrupa'nn di
er blgelerinde bu statler, kent hukukunu tmyle kap
samyordu. Bunlar, belli bal ilkeleri saptamak, baz temel
ilkeleri biimlendirmek, zellikle nemli birka uyumaz
la zm getirmekle kendi kendilerini snrlandryorlar
d. ou zaman, bu statler, zel koullarn rnyd ve
yalnz, yapldklar zaman tartma konusu olarak sorun
lar dikkate alyorlard. Bu statler, rnein, ada anaya
salarn douunda olduu gibi, sistemli bir planlamann ve
yasal bakmdan ele alnmann bir sonucu olarak kabul edi
lemezler. Orta snflarn bunlara yzyllar boyu olaanst
bir zenle bekilik etmeleri, onlar demir sandklarda if
te kilit altnda saklamalar ve hemen hemen bo inanlar
dan doan bir saygyla kuatmalarnn nedeni, bu statle-

140
ri, zgrlklerinin gvencesi saymalardr. Kentsoylularn
bunlar zenle korumalar, tm haklarn kapsamalarndan
deil, inendikleri zaman bakaldrmalarna gereke sa
lamalarndan ileri geliyordu. Bu statler, deyim yerindey
se, onlarn haklarnn iskeletinden baka birey deildi. Her
yerde szlemeler yaplyor ve bunlar durmadan artan ka
bark bir haklar, kullanmlar, yazsz ama gene de vazgeil
mez ayrcalklar yn oluturuyorlard. Bu ylesine doru
dur ki, baz statlerin kendileri, kent hukukunun geliimi
ni ngrmler ve onun bilincine varmlardr. Tarihi Gal
bert, Flandr Kontu'nun 1 1 27 ylnda St. Omer kentsoylula
rna, "ut die in diem consuetudinarias leges suas corrigerent",
yani, belediye yasalarn gnden gne dzeltme yetkisi
ni tandn bildirmektedir. Bu nedenle de, kent hukuku,
kent statlerinin kapsadklarndan daha ok ey kapsyor
du. Statler yasann yalnzca baz blmlerini belirliyordu.
lerinde birok boluklar vard; ne dzenle ne de sistemle
ilgiliydiler. Bu statlerde, rnein Roma Hukuku'nun, On
lki Levha Kanunu'nun evrimiyle olumas gibi, daha son
raki evrimlerin kaynakland temel ilkeleri bulmay bek
lememeliyiz.
Bununla birlikte, bu statlerin ilkelerini inceleyerek ve
birini tekiyle destekleyerek, bunlarn genel zelliklerinde,
Ortaa'da, Bat Avrupa'nn deiik blgelerinde onikinci
yzyl boyunca gelien kent hukukunun belirleyici nitelii
ni saptama olasl vardr. Amacmz yalnzca genel izgi
yi saptamak olduundan, devletler hatta uluslar arasndaki
farklar dikkate almaya gerek yoktur. Kent hukuku, rne
in feodalizm hukukuyla ayn nitelikte bir olgudur. Btn
halklarda ortak bir toplumsal ve ekonomik durumun so
nucudur. Blge blge ele alndnda, kukusuz ayrntlar
da saysz farklar vardr. Ama temelde kent yasas her yerde
ayn olup, aadaki blmlerde konuyu yalnzca bu dei-

141
meyen temel asndan ele alacaz.
stnde durmamz gereken ilk ey, kent hukukunun ev
rimini tamamlad zaman bireyin durumunun ne olaca
dr. Bu durum, bir zgrlk durumuydu. zgrlk, orta s
nfn gerekli ve evrensel bir niteliidir. Bu adan, her kent
bir "ayrcalk" salamt. Kent duvarlar iinde krsal kleli
in tm kalntlar ortadan kalkmt. Servetin insanlar ara
snda dourduu farklar, hatta elikiler ne olursa olsun,
medeni durum bakmndan herkes eitti. Bir Alman atasz,
"Kent havas zgr klar" (Die Stadtluft macht frei) der. Bu
gerek, her yerde geerliydi. zgrlk, eskiden beri ayrca
lkl bir snfn tekelindeydi. Kentler araclyla, bir kez da
ha yurttan doal bir nitelii olarak toplumda yerini alm
t. Bundan byle, zgrlk kazanmak iin kent topranda
yaamak yeterli olmutu. Kent snrlar iinde bir yl bir gn
yaayan her kle, kesin bir hak olarak zgrle sahip olu
yordu: efendisinin, onun kiisel varl ve evi bark stn
deki tm haklar ortadan kalkyordu. Doumun ok kk
bir nemi vard. Bebee beiinde vurduu damga ne olursa
olsun, kent atmosferinde bu damga siliniyordu. Balang
ta yalnzca tccarlarn de facto (fiilen) olarak yararlandkla
r bu zgrlk imdi de jure (hukuksal) olarak tm kentlile
rin ortak hakk olmutu.
Orada burada hala baz toprak klelerine rastlanyorsa da,
bunlar kent nfusunun yeleri deildiler. Bu kleler, kent
snrlar iinde kalan ve kent hukukuna bal olmakszn es
ki durumun srdrld kk toprak paralarnn sahi
bi olan manastr ve derebeyliklerin kaltm yoluyla geen
hizmetkarlaryd. Kentli szc ile, zgr insan szckle
ri eanlaml olmutu. Nasl gnmzde zgrlk bir dev
letin yurttalk dzeyinden ayrlamayan bir nitelikse, Orta
a'da da zgrlk, bir kentin yurttalk dzeyinin ayrlmaz
bir niteliiydi.

142
Kii zgrl ile birlikte, kentte toprak zgrl de ge
liti. Gerekten, topran serbeste bakalanna devredilme
sini nleyen ve bir kredi arac olarak yararlanlmasn ve ser
maye deeri kazanmasn engelleyen elverisiz ve deiik ya
salara -gre, bir tccar topluluunda toprak bo kalamaz ve
ticaretin dnda braklamazd. Topran kent snrlan iin
de nitelik deitirmesi ve yap yeri durumuna gelmesi nede
niyle bu durum daha da kanlmazd. Birbiri ardsra evlerle
doluyor, bu yaplann oalmasyla orantl olarak da deeri
artyordu. Bylece, bir evin sahibi zamanla otomatik olarak
o evin stnde yapld topran mlkiyetine sahip oluyor
du. Her yerde eski derebeyi dirlikleri, "vergi alman toprak"
ya da "mutlak mlkiyetle elde bulundurulan toprak"lara
dnt. Bylece, kent topra zgrce sahip olunan top
rak durumuna geldi. Topra igal eden, eer onun sahibi
deilse, yalnzca, toprak sahibine demekle ykml oldu
u toprak vergileriyle balyd. Topra serbeste devrede
biliyor, ipotek edebiliyor ve dn alaca sermaye iin bir
gvence olarak ondan yararlanabiliyordu. Evini ipotek ede
rek, kentli, gereksinme duyduu paraya evrilebilir serma
yeyi salayabiliyordu; bu bakasnn evine ipotek koydura
rak kendisine denen miktarla orantl bir gelir elde ediyor
du. Bugn kullandmz deyimle, parasn faize veriyordu.
Bylece, eski feodal ya da dirlik sisteminde topran kullan
m ile karlatnldnda, kent hukukuna gre -Almanya'da
kullanlan deyimle Weichbild ya da Burgrecht; Fransa'daki
deyimle bourgage- topran kullanm belirgin bir biimde
kendine zg idi.
Yeni ekonomik koullara bal olarak, kent topra so
nunda yapsna uygun yeni bir hukuka kavutu. Eski bey
mahkemeleri belki de birdenbire ortadan kalkmad. Topra
n zgr klnmas, eski mlk sahiplerinin mlklerinin ya
ma edilmesi sonucunu dourmad. ou kez, kendilerinden

143
satn alnmadka, eskiden sahibi olduklar toprak parala
rn ellerinde tuttular. Ancak, bu topraklar stndeki ege
menlikleri artk o topraklar stnde alanlarn kiisel ba
mlln iermiyordu.
Kent hukuku, yalnzca kiisel klelii ve toprak stnde
ki kstlamalar ortadan kaldrmakla kalmam, ticaret ve sa
nayi etkinliklerini engelleyen haklarnn ve mali hak iddi
alarnn da ortadan kalkmasna yol amtr. Mallarn ser
beste dolam iin byk bir engel olan pazar vergileri (te
loneum), kentsoylularn zellikle holanmadklar birey
di. Bu nedenle de, ok gemeden bu vergilerden kurtulmak
iin aba harcadlar. Tarihi Galbert, bu konunun Flandr'da
1 1 27 ylnda kentsoylulann belli bal uralarndan biri ol
duunu gstermektedir. Normandiya'da taht zerinde hak
iddia eden William bu konuda verdii sz yerine getirme
dii iin kentsoylular ona kar ayaklanmlar ve Alsasl Thi
erry'ye arda bulunmulardr. Onikinci yzyl boyunca
her yerde gnll ya da zorunlu olarak pazar vergilerinde
deiiklik yaplmtr. Kimi yerde bu vergiler, yllk bir c
ret denerek geitirilmi, kimi yerde vergileri toplama yn
temi deitirilmitir. Hemen hemen her yerde, bu vergiler
kent makamlarnn denetim ve yetki alanna girmitir. Bun
dan byle belediye reisleri ticareti denetleme sorumluluu
nu stlenmiler; l ve arlklarn standartlatrlmas ile
pazar yerleri ve genel olarak sanayiin hukuksal adan yne
timinde kale komutanlarnn ve eski derebeylik sisteminde
ki grevlilerin yerini almlardr.
Pazar vergileri kent otoritesi altnda deiiklie uramsa
da, dier derebeylik haklan iin durum deiik olmu, kent
yaamnn serbeste ilemesiyle badamayan bu haklar ka
nlmaz olarak tmyle ortadan kalkmtr. Burada, tarm
sal dnemden artakalan, kentin grnm stnde iz brak
m baz zelliklerden sz edilebilir: derebeyinin kent sakin-

144
lerini, unlanm tp ekmeklerini piirmeye zorlad de
irmen ve frnlar; derebeyine, belli zamanlarda herhangi bir
rekabetle karlamakszn, balarndan gelen zmleri ve
srlerinden elde edilen etleri satma ayrcaln salayan
her trl tekel; derebeyinin kentsoylulan, kentte kald s
rece kendisine bannak ve yiyecek salamaya zorlayan barn
ma hakk; derebeyinin ardnda savaa katlma zorunluluu
nu ieren silah aluna alma hakk; uzun sredir ie yaramaz
duruma geldiklerinden ezici ve canskc olan deiik tr ve
kkenli adetler: su yollan stne kpr kurmay yasaklayan
ya da kent sakinlerini "eski kent" garnizonunu oluturan
ovalyelerin bakmna yardm etmeye zorlayan adetler gi
bi. Onikinci yzyl sonunda btn bunlarn ansndan ba
ka birey kalmamu. Derebeyleri nce kar koymaya al
mlar, ama sonunda boyun emilerdir. Zamanla, karlan
mn, onlan, baz nemsiz gelirlerini koruyabilmek iin kent
lerin geliimini engellemeye deil, bu geliimin nndeki
engelleri kaldrmaya zorladnn bilincine vardlar. nce,
bu eski vergilerin yeni durumla badamadn hesaba kat
tlar, sonunda da kendileri bu vergileri "yama ve zorbalk"
olarak nitelendirdiler.
Tpk bireylerin durumu, topran ynetimi ve mali sistem
gibi, hukukun temel nitelii de kentlerde bir dnme u
rad. Karmak ve biimsel hukuk usulleri, bir sann su
suzluunun, birka kiinin, onun susuzluuna inandkla
rna and imeleriyle kantlanmas, ikenceyle yarglama, d
ellonun yasal oluu -bir davann sonucunun belirlenmesini
ou kez salt rastlanulara ya da ansa brakan btn bu ka
ba kantlama yntemleri, kendilerini kent ortamnn yeni ko
ullarna uydurmakta gecikmediler. Ekonomik yaam kar
maklap etkinletike adetlerin yerletirdii eski kau sz
leme biimleri de ayn hzla ortadan kalkt. Yasal olan del
lonun, tccar ve zanaatlardan oluan bir topluluun iin-

145
de uzun zaman varlm srdremeyecei aktr. Bir sann
susuzluunun, birka kiinin and imesiyle kantlanmas
nn yerini, kent yargcnn nnde suun tanklarla kantlan
mas ald. Wergild, eski kan paras, yerini para cezas ve be
densel ceza sistemine brakt. Son olarak, nceleri ok uzun
olan yasal gecikmeler, bir lde ksaltld.
Deien yalnzca usul deildi. Hukukun dorudan doru
ya ierii de buna kout olarak evrime urad. Evlilik, vera
set, haciz, bor, ipotek, zellikle de i hukuku konularyla
ilgili olarak kentlerde yepyeni bir yasalar btn oluuyor;
kent mahkemelerinin itihatlar gittike daha geni kapsaml
ve kesin bir medeni hukuk uygulamas yaratyordu.
Kent hukukunun belli bal zellikleri medeni hukuk
asndan olduu lde ceza hukuku asndan da belir
lenmiti. Kent gibi, yaamn her kesiminden insanlarn
oluturduu topluluklarda, ok sayda gezgin, babo ve
macera dknlerinin bulunduu bu ortamda gvenliin
salanmas iin kat bir disiplin gerekliydi. Byle bir disip
lin, ayn lde, her uygarlkta ticaret merkezlerinin kendi
ne ektii hrszlar ve haydutlar yldrmak iin de gerek
liydi. Bu ylesine dorudur ki, daha Karolenj dneminde,
varlkl snfn duvarlar arasna snd kasabalar zel bir
"bar" iinde grnyorlard. Bu szck, onikinci yzylda
kentin ceza hukukunu nitelemek iin kullanlan ayn "ba
r" szcdr.
Kent bar, krsal blgelerinkinden daha ciddi, daha ha
in, eine rastlanmayan bir yasayd. Bedensel cezalarla do
luydu: asma, kafa kesme, ksrlatrma; uzuv kesme gibi.
Lex talionis'i, gze gz, die di yasasn tm iddetiyle uy
guluyordu. Bu yasann ak amac, kusurlar zorbalkla bas
trmakt. Kentin kaplarndan giren herkes, ister soylu, ister
zgr, ya da kentsoylu olsun, bu yasaya balyd. Ama bu
yasada kent, gl bir birletirici e buluyordu; nk ya-

146
sa, yetki blgelerinde ve topra blen derebeyliklerde uy
gulanyor; gcn herkese acmaszca kabul ettiriyordu. Bu
yasa, kent duvarlar iinde yaayanlarn tmnn ayn du
ruma getirilmesine ve orta snfn yaratlmasna katkda bu
lunmutur. Kentsoylular zde, homines pacis, yani bar in
sanlarndan oluan bir topluluktu. Kentin bar (pax villae),
ayn zamanda kentin yasas (lex villae) idi. Kentin yarg yet
kisi ve zerkliinin simgeleri, her eyden nce bar simge
leriydi: rnein, pazar yerindeki ha ya da simgesel ta ba
samaklar, Hollanda ve Kuzey Fransa'da kentlerin ortasnda
ykselen an kuleleri (Bergfried) ve Kuzey Almanya'da ok
sayda bulunan Roland heykelleri gibi.
Salad bar sayesinde, kent, belli bir yasal blge olu
turuyordu. Belirli bir blgeye ilikin yasal ilke, kiilik ilkesi
ni de birlikte getiriyordu. Ayn ceza yasasna eit olarak ba
l olan kentsoylular eninde sonunda kanlmaz olarak ayn
medeni yasay paylatlar. Kentin etkinlii barn snrlar
na dek uzanyor ve kent, kendisini kuatan surlarn emberi
iinde bir hukuk toplumu oluturuyordu.
te yandan, bar, kentin bir komne dnmesine b
yk lde katkda bulundu. Bar, andla onaylanyordu.
Tm kent halknn ortak bir andn (conjuratio) varsayyor
du. Kentsoylularn itii and, yalnzca belediye makamla
rna boyun eeceklerine ilikin basit bir sz verme deil
di. Bu and, kesin ykmllkleri ieriyor, bar koruma ve
ona sayg duyma grevini yklyordu - yani, atd ien (jura
tus) kim olursa olsun, kendisinden yardm isteyen her kent
soyluya yardmc olmakla ykmlyd. Bylece, bar, tm
yeler arasnda srekli bir dayanma yaratmt. Kentsoy
lularn kimi zaman "karde" szcyle nitelendirilmeleri,
ya da rnein Lille'de amicitia* szcnn pax** szc

(*) Amicitia Latince, arkadalk, dostluk anlamna gelir - .n.


(**) Pax, Latince bar demektir - .n.

147
ile eanlaml olarak kullanlmas buradan kaynaklanmakta
dr. Bar, tm kent nfusunu kapsadndan, kent nfusu
bir komn oluturuyordu. Baz yerlerde belediye bakanla
rnn tadklar adlar -Verdun'de, "bar koruyucular" , Lil
le'de, "dostluk dl", Valenciennes, Cambrai ve daha bir
ok baka kentte, "bar iin and ienler" - bar ve komn
arasndaki sk ilikiyi grmemizi kolaylatrmaktadr.
Doal olarak, kent komnlerinin douuna baka neden
ler de katkda bulunmutur. Bunlar arasnda, en gl ne
den, kentlilerin daha ilk zamanlarda gereksinme duydukla
r bir vergi sistemiydi. ok ivedi bayndrlk ileri, her ey
den nce de, kent surlarnn yapm iin para gerekliydi. Her
yerde, bu koruyucu kale duvarlarnn yapm, kent maliye
si iin bir k noktas olmutur. Liege blgesindeki kent
lerde, komn vergisi, firmitas ("salamlk") diye adlandrl
yordu. Angers'de, en eski belediye hesaplar kentin "clouai
son, fortification et emparement"* hesaplaryd. Baka yerler
de, para cezalarnn bir blm, kale duvarlarnn salam
latrlmasna (ad opus castri) ayrlmt.
Vergiler, doal olarak, gerekli kaynaklar salama aracy
d. Vergi deyenlerin bu ykmll yerine getirmeleri
iin zora bavurmak gerekiyordu. Herkes, olanaklarna g
re, kamunun karlar iin yaplan harcamalara katlmak zo
rundayd. Her kim bu ilerin gerektirdii giderleri destekle
meyi reddederse, kente girmesi engelleniyordu. Bu neden
le de, kent bir komn, zorunlu bir birlik, bir tzel kiilik
ti. Beaumanoir'in deyiiyle, kent, bir "compaignie, laquelle ne
pot partir ne desseurer, anois convient qu'elle titgne, voillent
les parties ou non qui en la compaignie sont": yani datlama
yan, kendisini oluturan tm yelerinin isteklerinin bam
sz olarak varolmas zorunlu bir toplumdu.

(*) Ayakta tutma, salamlatrma ve elde tutma - .n.

148
Bylece, Ortaa'da kent, ayn zamanda hem bir hukuksal
blge, hem de bir komnd.
Geriye, kentin yapsnn dourduu gereksinimlerin kar
lanmasnda kullanlan aralarn incelenmesi kalyor.
Her eyden nce, bamsz bir yasal blge olmas bak
mndan kentin mutlaka kendi yarg organna sahip olmas
gerekiyordu. Blgesel hukukun tersine, kent hukuku kent
duvarlaryla snrlanm olduundan, zel bir yarg kurulu
nun bu hukuku uygulamakla grevlendirilmesi, bunun so
nucu olarak da, kentlilerin ayrcalkl durumlarnn gvence
altna alnmas gerekiyordu. Hemen hemen btn kent sta
tlerinde "kentsoylularn ancak kendi bakanlarnca yarg
lanabilecekleri" yer almaktadr. Bunun zorunlu sonucu ola
rak da, bu bakanlar kentlilerin kendi aralarndan seiliyor
du. Komn yesi olmalar gerekiyor, doal olarak komn,
kk ya da byk lde belediye bakannn aday gste
rilmesine katlyordu. Kimi yerlerde komn, bunlar derebe
yine aday olarak neriyor, bir baka yerde, daha liberal olan
seim sistemi uygulanyor; kimi yerde de, rvet ve yozla
may nlemek iin, birka aamal seim, kur'a vb. karmak
yollara bavuruluyordu. ou kez, mahkeme bakan (be
lediye bakan, icra memuru vb.), derebeyinin bir memuru
oluyordu. Ancak, kent yargcn seiminde sz hakkna sa
hipti. Her durumda, kentin bir gvencesi vard; bu gvence
yargcn kente sayg duyacana ve ayrcalklarn koruyaca
na dair and imek zorunda oluuydu.
Onikinci yzyln bana, hatta baz durumlarda onbirin
ci yzyln sonuna dein, baz kentler zel mahkemelerine
sahip olmulard. ltalya'da, Fransa'nn gneyinde, Alman
ya'nn baz yerlerinde bu mahkeme yeleri "konsl" adn
tayorlard. Hollanda ve Kuzey Fransa'da, bunlara, echevin,
yallar kurulu deniyordu. Baz yerlerde de, jure, yeminli di
ye adlandrlyorlard. Bu yarglarn yarg yetkileri de, ye-

149
rine gre belirgin deiiklikler gsteriyordu. Her yerde t
myle yarg yetkisine sahip deillerdi. Sk sk, derebeyinin
baz zel davalar kendine ayrd oluyordu. Ancak, bu yerel
farklarn nemi azd. Temel olgu, her kentin yasal bir blge
olarak tannmas nedeniyle kendi yarglarna sahip olmasy
d. Yetkileri, kent yasasyla saptanyor ve uyguland yerin
snrlaryla snrlandrlyordu. Kimi zaman, tek bir yarglama
kurulu yerine, zel niteliklere sahip birka kurul oluyordu.
Birok kentlerde, zellikle belediye kurumlarnn ayaklanma
sonucu ortaya kt piskoposluk kentlerinde, derebeyinin,
stlerinde az ya da ok etkili olduu belediye meclisi yele
rinin yan sra, barla ilgili sorunlara bakan ve zellikle ko
mn yasalarndan doan davalarda yetkili olan yargclar ku
ruluna (jrilere) rastlanyordu. Ancak, burada ayrnulara gir
mek olanakszdr; urad saysz deiiklikleri hesaba kat
madan, genel evrimi belirtmi olmak yeterlidir.
Kent, bir kurul (consilium, curia vb.) tarafndan ynetili
yordu. Bu kurul, kimi zaman yarglar kuruluna denk d
yor; ayn bireyler hem yarg, hem de orta snfn yneti
cileri oluyorlard. Ancak, ou zaman, kenti yneten kurul,
bireyselliine sahipti. yeleri, yetkilerini komnden alyor
lard. Komn temsilcileriydiler; ama komn onlarn yara
rna tm haklarndan da vazgemiyordu. ok ksa bir s
re iin grevlendirilen bu yeler, kendilerine verilen yet
kiyi zorla ele geiremezlerdi. Ancak daha sonralar, kentin
anayasas geliip, ynetim karmaklat zaman, bu ye
ler, halkn etkisini kendini ok az duyurduu gerek bir
meclis oluturdular. Balangta durum ok bakayd. Ka
mu yararn gzetmekle grevlendirilen ilk kurul yeleri,
New England kasabalarnn yalnzca toplumsal istemin y
rtcleri olan yallar kurulu yelerine ok benziyorlard.
Bunun kant, bunlarn balangta her rgtlenmi kuru
lun temel zelliklerinden birinden, bir merkezi otoriteden,

150
bir bakandan yoksun olmalardr. Gerekten, komnlerin
'burgomaster" ya da "belediye bakanlar" daha somaki bir
olgudur. Onnc yzyldan nce bunlara pek rastlanm
yordu. Bu bakanlar, kurumlarn niteliini deitirme ei
limi tad, daha byk bir merkezileme ve daha bam
sz bir g gereksiniminin duyulmaya balad bir dnem
de ortaya kmlardr.
Kurul, olaan ynetim grevini yrtyordu. Maliye, ti
caret ve sanayi ilerinden sorumluydu. Kamu ilerini dzen
leyip denetliyor, kentin beslenme gereksinimlerinin kar
lanmasn rgtlyor, kent ordusunun donatm ve hareka
tn ynetiyor, ocuklar iin okullar yaptnyor, yallar ve
yoksullar iin alan dknler yurdunun bakm giderleri
ni karlyordu. kard ynetmelikler, gerek anlamda bir
belediye yasalan topluluu oluturuyordu. Onnc yz
yldan nce Alpler'in kuzeyinde bu tr yasalara rastlanm
yordu. Ancak, bu ynetmeliklerin yakndan incelenmesi,
bunlarn daha eski bir ynetim biiminin gelitirilip ak
la kavuturulmasndan baka bir ey olmadklar kansn
uyandrmaktadr.
Yenileme ruhu ve orta snfn dn biimi belki de
hibir alanda, ynetim alannda olduundan daha ak bir
biimde ortaya kmamtr. Bu alanda yaplanlar, ilk kez
yapldndan daha da dikkat ekicidir. Daha nceki ko
ullar altnda hibir ey ynetim alannda yaplanlara r
nek olamazd; nk bunlarn karlad gereksinimler ye
ni gereksinimlerdi. rnein, feodal dnemin mali sistemi
ile kent komnlerinin kurduu sistem arasnda yaplacak
bir karlatrma bu gerei aka ortaya koymaktadr. Fe
odal dnemde vergiler yalnzca bir mali ykmllkt; ver
gi deyenlerin olanaklarn hi hesaba katmayan, yalnzca
halkn srtna yklenen; gelirleri, bir bl bile dorudan
doruya kamu karlarna ayrlmakszn, vergileri toplayan

1 51
prens ya da derebeyinin kaynaklarna eklenen yerleik ve
srekli bir ykmllkt. Kentlerin mali sistemi ise, tam
tersine, hibir kurald durum ya da ayrcalk tanmyor
du. Toplumun salad olanaklardan eit olarak yararlanan
tm kentsoylular, giderlere katkda bulunmakla da eit ola
rak ykmlydler. Herkesin deyecei miktar, olanakla
ryla orantlyd. Balangta bu, miktar, genellikle gelir esa
sna gre hesaplanyordu. Birok kentler bu uygulamay Or
taa'n sonuna dein srdrdler. Baz kentler de, bunun
yerine tketim mallarndan, zellikle besin maddelerinden
alnan tketim vergisini koydular; yle ki, varlkl ve yok
sul, giderlerine gre vergilendiriliyordu. Ancak kentteki bu
tketim vergisinin, eski pazar vergileriyle hibir iliii yok
tu. Birincisi ne denli katysa, ikincisi o denli esnek; birincisi
ne denli deimez ise, ikincisi koullara ya da kamunun ge
reksinimlerine gre o denli deikendi. Ancak, biimleri ne
olursa olsun, kentte vergilerin geliri tmyle toplumun ge
reksinimlerine ayrlyordu. Onikinci yzyln sonunda bir
mali sistem gelitirilmiti; belediye hesaplarnn ilk izlerine
de bu dnemde rastlanabilir.
Kentin beslenme gereksinimlerinin karlanmas, ticaret
ve sanayiin ynetimi; kentlerin, varolu koullarnn kar
larna kard toplumsal ve ekonomik sorunlar zme ye
teneini daha da ak bir biimde kantlamaktadr. Olduka
byk bir nfusun beslenmesini salamak; yiyecek madde
lerini dardan getirtmek; iilerini yabanc rekabetine kar
korumak; hammadde gereksinimlerini karlamak iin
bavurduklar ynetim sistemi amacna ylesine uygundu
ki, kendi trnde bir bayapt saylabilirdi. Kent ekonomi
si, ada olduu Gotik mimariye laykt. Bu ekonomi, a
mz da dahil, tarihin herhangi bir dnemindekinden daha
kusursuz bir toplumsal yasalar btn -hem de, yerinde bir
deyimle, ex nihile (yoktan)- yaratt. Satcyla alc arasndaki

1 52
aracy kaldrd, kentliye ucuz bir yaam salad; dolandrc
l acmaszca kouturdu; iiyi rekabet ve smrye kar
korudu, iini ve cretini dzenledi, saln gzetti, rak
la olanak salad; kadn ve ocuklarn ii olarak alma
larn yasaklad; ayn zamanda da, rnlerini komu lke
ye satma ve ticaret iin uzak pazarlar salama tekelini kendi
elinde tutmay baard.
Kentsoylulann kentsellik eilimi, onlara yklenen grev
lere eit olmasayd, btn bunlar gerekleemezdi. Gerek
ten, kentsoylular kamu yararna ylesine balydlar ki, ei
ne rastlayabilmek iin antik aa dnmek gerekir. Onaltn
c yzyldan kalma bir Flaman atasz: "Unus subveniet al
teri tamquam fratri suo" (herkes birbirine karde gibi yar
dm etsin) der; bu szler gerekten doruydu. Daha onikin
ci yzylda tccarlar kazanlarnn olduka byk bir bl
mn yurttalarnn yaran iin harcyorlard; kiliseler yapt
ryor, hastaneler kuruyor, pazar vergilerini dyorlard. i
lerinde, yurt sevgisi kazan sevgisi ile birlemiti. Herkes
kentiyle vnyor, iten gelen bir duyguyla kendisini ken
tin gelimesine adyordu. Bunun nedeni, gerekte her birey
sel yaamn, kent toplumunun toplumsal yaamna baml
oluuydu. Ortaa komn, gnmzde Devlet'in sahip ol
duu tm temel nitelikleri tayordu. Tm yelerinin gerek
kendilerinin gerekse mallarnn gvenliini gvence altna
alyordu. Toplumun dnda, birey kendini dman bir dn
yada, tehlikelerle kuatlm ve her trl riske ak bir du
rumda buluyordu. Yalnzca kendi toplumu iinde bir s
nak buluyor, toplumuna sevgiye varan bir minnet duyuyor
du. Her an onu ssleyip gzelletirmeye hazr olduu gibi,
kendini onun savunmasna adamaya da hazrd. Onnc
yzylda yaplan o grkemli kiliseler, kentlilerin itenlikli
balaryla katklan olmasayd, tasarlanamazd. Bu kiliseler
yalnzca Tann'nn evleri deildi; en byk ssn olutur-

1 53
duklar ve grkemli kuleleriyle ta uzaktan gze arpmasn
saladklar kenti de yceltiyorlard. Antik ada tapnaklar
ne ise, Ortaa'da da kiliseler kentler iin oydu.
Yerel yurtseverlik abas, kentin da kapallna denk
dyordu. Her kentin bir Devlet oluturmas nedeniyle,
kentler birbirlerini yalnzca rakip ya da dman olarak g
ryorlard. Kendi kar alanlarnn dna kamyorlard.
Yalnz kendi benliklerini dnyorlard; komularna kar
duygular, daha dar bir adan, gnmz ulusalclna
ok benziyordu. Onlar canlandran kentsel ruh, olaans
t bencildi. Duvarlar arasnda tadna vardklar zgrlkleri
kskanlkla kendilerine saklyorlard. evrelerinde oturan
kyller onlara hi de yurttalar gibi grnmyorlard. Tek
dnceleri onlar karl bir biimde smrmekti. Kyllerin
kendilerini, kentlerin tekelindeki sanayi sisteminden kur
tarmalarn nlemek iin tm gleriyle tetikte bekliyorlar
d. Bu kentlerin beslenme gereksinimlerini karlama grevi
de, ayn ekilde, olanaklar elverdiinde zorbaca bir koruyu
cunun boyunduruu altna alnan kyllerin srtna yklen
miti. rnein, Toscana'da Floransa, evresindeki tm kr
sal blgeleri boyunduruu altna almt.
Ancak, burada, onnc yzyln bana dein tm so
nularyla ortaya kmayan olaylara deiniyoruz. Balang
dneminde, ileride olacaklar ancak sezdiren bir eilimi k
saca belirtmi olmak yeterlidir. Amacmz, yalnzca, Orta
a kentinin kkenini belirttikten sonra onu tanmlamakt.
Bundan baka, bu kentin ancak belli bal zelliklerine de
inme olanan bulduk. Ana izgilerini belirttiimiz gr
nm, fotoraflarn st ste ekilmesiyle elde edilen portrele
ri andrmaktadr. izgiler, hepsinde ortak, ama hibirine ait
olmayan bir ehre ortaya koyriaktadr.
Bu, gereinden uzun blme son verirken, Ortaa ken
tinin temel zelliklerini bir tmce ile zetlemek istersek,

1 54
Ortaa kentinin, onikinci yzyldaki durumuyla, kale du
varlaryla evrili bir kapal alann snanda yaayan; ona
toplumsal, ayrcalkl bir kiilik kazandran, kendine zg
bir yasa, ynetim ve hukuk bilimine sahip bir ticaret ve sa
nayi toplumu olduunu syleyebiliriz.

1 55
Vl l l . Kentler ve Avrupa Uygarh

Kentlerin douu, Bat Avrupa'mn tarihinde yeni bir dne


min balangcm belirlemitir. O zamana dein toplum yal
nzca iki etkin dzen tanmt: rahipler snf ve soylular.
Orta snf onlarn yannda yerini alarak toplumsal dzeni ta
mamlam, daha dorusu, bu dzende son bir dzeltme yap
mtr. Bundan byle toplumsal dzenin yaps deimeye
cekti; kendisini oluturan tm elere sahipti; yzyllar bo
yunca urayaca deiiklikler ise, dar anlamda, alamn
iindeki farkl bileimlerden baka birey deildi.
Rahipler snf ve soylular gibi, orta snf da ayrcalklyd.
Belirli bir yasal topluluk oluturuyor ve sahip olduu zel
yasa, hala nfusun byk ounluunu oluturan krsal
blgelerde yaayan ynlardan onu soyutluyordu. Gerek
ten, daha nce de grld gibi, orta snf ayrcalkl du
rumunu bozulmadan korumak ve bu durumdan doan ya
rarlan kendisine saklamak zorundayd. zgrlk, orta sn
fn anlayna gre, bir tekeldi. Ortaa'n sonunda orta s
nfn gszlnn bir nedeni durumuna gelinceye dein,
bu snfn gllnn nedeni olan kast dncesinden
1 57
Vl l l . Kentler ve Avrupa U ygarh

Kentlerin douu, Bat Avrupa'nn tarihinde yeni bir dne


min balangcn belirlemitir. O zamana dein toplum yal
nzca iki etkin dzen tanmt: rahipler snf ve soylular.
Orta snf onlarn yannda yerini alarak toplumsal dzeni ta
mamlam, daha dorusu, bu dzende son bir dzeltme yap
mtr. Bundan byle toplumsal dzenin yaps deimeye
cekti; kendisini oluturan tm elere sahipti; yzyllar bo
yunca urayaca deiiklikler ise, dar anlamda, alamn
iindeki farkl bileimlerden baka birey deildi.
Rahipler snf ve soylular gibi, orta snf da ayrcalklyd.
Belirli bir yasal topluluk oluturuyor ve sahip olduu zel
yasa, hala nfusun byk ounluunu oluturan krsal
blgelerde yaayan ynlardan onu soyutluyordu. Gerek
ten, daha nce de grld gibi, orta snf ayrcalkl du
rumunu bozulmadan korumak ve bu durumdan doan ya
rarlan kendisine saklamak zorundayd. zgrlk, orta sn
fn anlayna gre, bir tekeldi. Ortaa'n sonunda orta s
nfn gszlnn bir nedeni durumuna gelinceye dein,
bu snfn gllnn nedeni olan kast dncesinden
1 57
daha az zgr olan hibir ey yoktur. Bununla birlikte, z
grlk dncesini her yerde yayma ve bilinli olarak iste
meksizin, krsal snflarn yava yava zgrlemesinde ara
olma grevi bu orta snfa ayrlmt. Gerekten, orta snfn
varolu olgusu, krsal snflar stnde hemen kendini gs
teren etkisine ve balangta onu bu snflardan ayran e
likiyi yava yava azaltmasna bal olmutur. Onlar etkisi
altnda tutabilmek, kendi ayrcalklarndan pay vermemek,
ticaret ve sanayiye atlmalarn nlemek iin bouna aba
harcad. Kendisinin neden olduu ve yok olmakszn bast
ramayaca bir evrimi durduracak gc yoktu.
Kent gruplarnn oluumu, ok ksa zamanda, krsal bl
gelerin ekonomik rgtlenmesini altst etti. Bu blgelerde
retim o zamana dein yalnzca kylnn geimini sala
maya ve efendisine kar ykmllklerini yerine getirme
sine yaryordu. Ticaretin duraklamas zerine, hibir ey
kyly topraktan daha ok rn elde etmek iin alma
ya zorlamyordu. Artk bavuraca d pazarlar olmadn
dan, bu rn fazlasndan kurtulmas olanakszd. Gnlk
ekmeini salamakla yetiniyordu; yarna gven besliyor;
byle bireyin olasln bile tasarlayamadndan, yazgs
n daha iyiye doru deitirmek iin hibir zlem duymu
yordu. Kasaba ve kale-kentlerin kk pazarlar ok nem
siz; istekleri, onu alkanlndan kurtarp daha ok al
maya itemeyecek kadar belirliydi. Ama anszn bu pazarlar
silkinip canlanverdiler. Alclarn says artt; kyl birden
bire bu pazarlara gtrecei rnleri satabileceine gven
duydu. Bylesine elverili bir frsattan yararlanmas ok do
ald. Satmak, yalnz ona balyd. Bylece, o zamana dein
bo brakt topraklar hemen ilemeye koyuldu. li yeni
bir anlam kazand; ona kar getiriyor, tasarruf ve etkinletik
e daha rahatlayan bir yaam olana salyordu. Topraktan
elde edilen artk gelirin kylnn kendi hakk oluu, duru-

1 58
mu daha da elverili klyordu. Efendinin hakk, derebey
lik tresince deimez bir oranda saptandndan, toprak
tan salanan gelirin artndan yalnzca topra ileyen ya
rarlanyordu.
Ancak, derebeyinin kendisi de, kentlerin geliiminin kr
sal blgelerde yaratt yeni durumdan yararlanma olana
na sahipti. Usuz bucaksz ekilmemi topraklan, ormanlk,
allk, bataklk ve ayrlklan vard. Bu yerleri iletmekten
ve bunlar araclyla kentler byyp saylan arttka gide
rek daha nemli ve daha karl olan bu yeni yollarla kazan
salamaktan daha kolay birey olamazd. Nfus art, or
manlan ama ve bataklklan kurutma ii iin gerekli ig
cn salayacakt. li istemek yeterliydi; hemen ortaya
kyorlard.
Daha onbirinci yzyln sonunda bu akm tm gcy
le ortaya kmt. Manastrlar ve yerel prensler bu tarihten
balayarak topraklannn bo kalan blmlerini gelir reten
topraklara dntrmekle urayorlard. Roma lmparator
luu'nun sona eriinden beri hi artmam olan ekili top
raklann alan srekli olarak geniliyordu. 1098 ylnda ku
rulan Samlar Tarikat, daha bandan bu yeni yolu izle
di. Topraklan iin eski dirlik rgtn benimseyecek yer
de, akllca kendini yeni koullara uydurdu. Kentlerin daha
zengin olduklan iin gereksinimlerinin de daha ok olduu
Flandr'da hayvanclkla uramaya balad. lngiltere'de zel
likle Flandr kentlerinin gittike daha ok tkettikleri yn
satna yneldi.
Bu arada, toprak sahipleri, ister laik, ister ruhban sn
fndan olsun, drt bir yanda "yeni" kasabalar kuruyorlard.
Ekilmemi topraklarda kurulan ve iinde yaayanlann yl
lk kira karl kk toprak paralan elde ettikleri ky
ler byle adlandnlyorlard. Ancak, onikinci yzyl boyun
ca geliimini srdren bu yeni kasabalar ayn zamanda z-

1 59
gr kasabalard. nk, toprak sahibi, iftileri ekebilmek
iin, onlar toprak klelerinin srtna yklenen vergilerden
bak klacana sz vermiti. Genellikle, kendisine, bu in
sanlar stnde yalnzca yarg yetkisini brakm; dirlik rg
tnde hala varln srdren eski haklan, onlarn yararna
kaldrmt. Gatinais'de Lorris ( 1 155), Champagne'de Bea
umont ( 1 182) , Hainault'da Priches ( 1 1 58) statleri, komu
lkelerde de bulunan bu yeni kasabalara ait zellikle ilgin
stat rnekleridir. Normandiya'da, onikinci yzyl boyunca
ngiltere, Galya, hatta lrlanda'daki baz yerlerde iktibas edi
len Breteuil'n stats de ayn nitelikteydi.
Bylece, eskisinden bambaka yeni bir kyl tipi orta
ya kt. Eski kyllerin belirleyici nitelii klelikti; yeni
kyller ise zgrdler. stelik, kasabalar araclyla kr
sal blge rgtne iletilen ekonomik tedirginliin yol at
bu zgrlk, kentlerin zgrln rnek almt. Bu ye
ni kasabalarda oturanlar dar anlamda krsal kentsoylulard.
Birok statlerde adlan burgenses* diye geiyordu. Bu kasa
balar yasal kurulular olup, kent kurumlarndan esinlendii
aka grlen yerel zerklie sahiptiler. ylesine ki, kent
sel kurumlarn, krsal blgelere ulamak ve onlar zgr
lkle tantrmak iin kendilerini kuatan duvarlar atkla
r sylenebilir.
Bu yeni zgrlk, geliim sreci iinde ok gemeden,
yeniden rgtlenmi bir toplumsal dzende arkaik yapla
rn koruyamayan eski dirliklere bile yayld. Derebeyleri,
ya gnl rzasyla, ya da buyrultu yahut zorla, zgrln
yava yava, uzun zamandan beri topraklarn kirayla ile
yen iftilerin olaan durumu olan kleliin yerini almas
na izin verdiler. Buralarda topran ynetim biimi deitik
e onunla birlikte, halkn ynetim biimi de deiti; nk

( *) Latince burgus szcnden tretilen burgens (o, burgenses) szc "kasa


bal" anlamna gelir.

1 60
her ikisi de ortadan kalkmak zere olan bir ekonomik duru
mun sonularyd. O zamana dein dirliklerin kendi abala
ryla elde etmeleri gereken tm gerekli eyleri, imdi ticaret
salyordu. Artk, her birinin kullandklar mallarn tmn
retmesi gerekmiyordu. Gereksinme duyulan mallan sa
lamak iin yakn kentlerden birine gitmek yeterliydi. On
nc yzyl balarnda, Hollanda manastrlar, hayr sahip
lerinin kendilerine baladklari ve tketimleri iin gerekli
arab rettikleri Fransa'daki ya da Ren ve Moselle kylarn
daki balan satmaya baladlar. nk bunlar artk hem ie
yaramaz olmulard, hem de iletme ve bakmlar, getirdik
lerinden daha pahalya maloluyordu.
Hibir rnek, ticaretin ve yeni kent ekonomisinin de
itirdii bir ada, eski dirlik sisteminin kanlmaz ola
rak ortadan kalkmasna bundan daha iyi k tutamaz. Git
tike hareketlenen ticaret, zorunlu olarak tarmsal retime
zendirmi, o zamana dein tarm balayan snrlan or
tadan kaldrm, onu kasabalara doru ekmi, adala
trm, ayn zamanda zgr klmtr. Bu nedenle, insanlar
uzun zaman tutsa olduklar topraktan ayrlmlar ve z
gr igc gittike daha yaygn bir ,biimde kle igcnn
yerini almtr. Ancak, ticaret yollarndan uzak olan bl
gelerde eski kiisel klelik ve onun yan sra dirlik mlki
yetinin eski biimleri, ilkel gcyle varln srdryor
du. Klelik, bu blgelerin dnda kalan yerlerde, zellik
le kasabalarn ok olduu yerlerde daha da byk bir hzla
ortadan kalkmtr. rnein, Flandr'da, klelie, onn
c yzyln balangcndan sonra, baz izleri hala silinme
mi olsa da, hemen hemen hi rastlanmamaktadr. Eski d
zenin sonuna dein, mallarn dilediklerince kullanmalar
n nleyen yasayla bal, ya da zorla altrlan insanlara ve
stnde eitli derebeylik haklan olan topraklara orada bu
rada hala rastlanyordu. Ancak, gemiin bu kalntlar he-

161
men hemen her zaman basit vergilerden ibaretti; bu vergi
leri deyenler her eye karn tam anlamyla kiisel zgr
le sahip oluyorlard.
Krsal snflarn zgrle kavumas, kasabalarn hem
sonucu, hem de arac olduklar ekonomik canlanmann yol
. at sonulardan yalnzca biridir. Bu olgu, paraya evrile
bilen sermayenin gittike daha ok nem kazanmasyla ay
n zamana rastlar. Ortaa'n dirlik rgt dneminde, ta
nmaz mallardan baka servet biimi yoktu. Toprak, ona
sahip olanlara hem kiisel zgrlk, hem de toplumsal say
gnlk salyordu. Din adamlarnn ve soylularn ayrcalkl
durumunun gvencesi toprakt. Topran mutlak sahipleri
olan din adanlan ve soylular, hem koruduklar, hem de y
nettikleri kirac iftilerin emei ile geiniyorlard. Ynla
rn toprak klesi oluu, byle bir toplumsal rgtn zorun
lu sonucuydu. Topraa sahip olup efendi olmak ya da topra
bir bakas iin ileyip toprak klesi olmak dnda baka
hibir seenek yoktu.
Orta snfn ortaya kmasyla, bu geleneksel dzene taban
tabana zt insanlardan oluan, ayncalkl bir snf dodu. Yer
letikleri topraklan yalnzca ilemekle kalmyorlard; o top
raklarn sahibi bile deillerdi. Bu insanlar, yalnzca satarak ya
da deiim deerleri reterek yaama ve zenginleme olasl
n gittike daha ak seik bir biimde gsterdiler.
Topraktan oluan sermaye her ey demekti; oysa imdi
bunun yam sra nakit sermayenin gc aka grlyordu.
O zamana dein para ksrd. Topra ileyenlerden alman
toprak vergileri ya da cemaatin kiliselere salad balar
dan elde edilen ok az miktarda parann ellerinde topland
laik ya da ruhban snfndan olan byk toprak sahiple
rinin doal olarak bu paray iletne olanaklar yoktu. Ku
kusuz, ou zaman, manastrlar ktlk zamanlarnda sknt
ya den soylulara faizle bor para veriyorlard, onlar da bu-

1 62
na karlk topraklarn gvence olarak sunuyorlard. Ancak,
kilise hukukunun baka zamanlarda yasaklad bu alve
riler, yalnzca geici nlemlerdi. Genel bir kural olarak, pa
ray ellerinde bulunduranlar onu biriktiriyorlar, ou za
man karlnda Kilise iin gerektiinde eritilebilecek kap
lar ya da ss eyas alyorlard. Doal olarak, ticaret bu tut
sak edilmi paray serbest brakarak ona yeniden gerek ile
vini kazandrmtr. Ticaret sayesinde, para bir kez daha de
iim arac ve deer ls olmu, kasabalar da ticaret mer
kezi olduklarndan zorunlu olarak buralara akmtr. Dola
m srasnda parann gc, kullanld ilemlerin saysnca
artmtr. Ayn zamanda, kullanm daha yaygnlam; ay
ni demeler gittike artan bir oranda parasal demelere ye
rini brakmtr.
Yeni bir servet kavram ortaya kmt: artk topraktan
deil, para ya da parayla llebilir mallardan oluan ticari
servet. Daha onbirinci yzylda baz kentlerde gerek kapi
talistler vard; yukarda verilmi birka rnee burada yeni
den deinmeye gerek yoktur. Bu kent kapitalistleri ok ge
meden, karlarnn bir blmn topraa yatrma alkanl
n edindiler. Gerekten, servetlerini ve kredilerini peki
tirmenin en iyi yolu toprak satn almakt. Kazanlarnn bir
blmn, nce kendi oturduklar kasabada, sonra da tara
da tanmaz mal satn almak iin ayrdlar. Ama kendi ken
dilerini de deitirdiler; zellikle tefeci oldular. Ticaretin
toplum yaamna yaylmasnn yaratt ekonomik bunalm,
kendilerini bu duruma uyduramayan toprak sahiplerinin y
kmna neden olmu, ya da en azndan onlar iin glk
ler yaratmtr. nk, para dolamnn hzlanmasnn do
al bir sonucu, parann deerinin dmesi ve bu nedenle de
tm fiyatlarn ykselmesi olmutur. Kentlerin oluumu ile
ayn zamana rastlayan dnem, hayat pahallnn ok yk
sek olduu, orta snfn iadamlan ve zanaatlannn yaran-

163
na olduu lde, gelirlerini artrmay baaramayan toprak
sahipleri iin zararl bir dnem olmutur. Onbirinci yzy
ln sonuna dein bunlarn ou, yaamlarn srdrebilmek
iin tccarlarn sermayesine bavurmak zorunda kalmlar
dr. 1 1 27 ylnda, St. Omer statsnde, kasabal tccarlarla
evredeki ovalyeler arasndaki dn anlamalarndan yay
gn bir uygulama olarak sz edilmektedir.
Ancak, bu dnemde daha nemli ilemler yaygnlama
ya balamt. Olduka byk tutarlarda bor verecek l
de varlkl tccarlar eksik deildi. Yaklak olarak 1082 yln
da baz Liegeli tccarlar St. Hubert piskoposuna, Chavigny
arazisini alabilmesi iin bor para vermiler, birka yl son
ra da, Piskopos Otbert'e, hal seferleri iin yola kmak ze
re olan Dk Godfrey'den Bouillon atosunu satn alabilme
si iin gerekli paray salamlard. Krallar bile, onikinci yz
yl boyunca, kentli sermayedarlarn hizmetine bavurmu
lardr. William Cade, ngiltere kralna bor para veriyordu.
Flandr'da, Rahip Augustus'un saltanatnn balarnda, Arras
zellikle bir bankerler kenti olmutu. Bretanya'l William, bu
kenti, servetle dolu, para tutkusunun alabildiine yaygn ve
tefecilerin bol olduu bir kent olarak betimler:

Atrabatum... potens urbs... plena


Divitiis, inhians lucris et Joenore gaudens. *
Lombardiya kentleri ve onlarn izinden giden Toscana ve
Provence kentleri, Kilise'nin bo yere kar kmaya alt
para ticaretini srdrmekte daha da ileri gittiler. Onnc
yzyln bana dein, ltalyan bankerleri etkinliklerini Alp
ler'in kuzeyine dek geniletmiler ve bu blgede geliimleri
yle hzl olmutu ki, yann yzyl sonra sermayelerinin bol
luu ve daha ileri yntemler kullanmalar sayesinde her yer
de yerel tefecilerin yerini almlard.

(*) "Zenginliklerle, kazan hrs ve ok sayda tefecilerle dolu gl kent" - .n.

1 64
Kentlerde younlaan, paraya kolayca evrilebilir serma
yenin gc, onlarn yalnzca ekonomik bakmdan yksel
melerini salamakla kalmyor, siyasal yaama katlmalar
na da katkda bulunuyordu. nk, toplum topraa sahip
olmaktan kaynaklanan gten baka bir g tanmad s
rece, yalnzca ruhban snf ve soylular ynetime katlyor
lard. Feodal hiyerari, tmyle toprak mlkiyetine dayan
yordu. Feodal arazi, gerekte, kiraya verilen araziden baka
bir ey olmayp, bunun vasal ile egemenlii altnda bulun
duu bey arasnda yaratt ilikiler, herhangi bir mal sahibi
ile kiracs arasndaki ilikilerin zel bir biiminden baka
bir ey deildi. Tek fark, birincinin ikinciye salamakla y
kml olduu hizmetlerin ekonomik bir nitelikte deil, as
keri ve siyasal bir nitelikte olmasyd. Tpk her yerel pren
sin, vasallarnn yardmna ve onlara danmaya gereksin
me duymas gibi, kendisi de kraln vasal olduundan, bu
na benzer ykmllkleri vard. Bylece, yalnzca topraa
sahip olanlar, kamu ilerinin ynetimine katlyorlard. Da
has bunlar kamu ilerine yalnzca kendi kiilikleriyle kat
lyorlard; yani, uygun deyimiyle, consilio et auxilio- t ve
yardm yoluyla. Hkmdarn gereksinimlerine parasal kat
kda bulunulmas, salt tanmaz mal biiminde olan serma
yenin, yalnzca maliklerinin geimine hizmet ettii bir d
nemde szkonusu olamazd. Belki de feodal devletin en ar
pc nitelii hemen hemen hi maliyesi olmayyd. Bu dev
lette parann hibir rol yoktu. Prensin topraklarndan el
de edilen gelir yalnzca onun kendi kesesini dolduruyordu.
Kaynaklarn vergi yoluyla artrmas olanakszd. Prensin
mali bakmdan yoksulluu, gerektiinde deitirilebilen ve
kendilerine cret denen kiileri ie almasn da nlyordu.
Grevliler yerine, yalnzca kaltm yoluyla deien vasallar
vard; bunlar stndeki yetkisi de, kendisine kar itikleri
ballk and ile snrlyd.

165
Ancak ekonomik canlanmann prenslerin gelirlerini ar
trmalarna olanak vermesi ve bu sayede parann kasalar
na akmaya balamasyla, bu prensler durumdan yararlan
makta gecikmediler. Onnc yzylda icra memurlar
nn ortaya kmas, bir prensin gerek bir kamu ynetimi
kurmasna ve hkmranln zamanla egemenlie dn
trmesine olanak verecek olan siyasal geliimin ilk belirti
si oldu. nk, bunlar kelimenin tam anlamyla memur
dular. Emeklerinin karl, toprak ba yoluyla deil,
cretle denen, srasnda grevden alnabilen bu memur
larla yeni bir hkumet tipi ortaya kmtr. Gerekten, bu
memurlarn feodal hiyerarinin dnda bir yeri vard. Kal
tmsal bir unvanla grevlerini yerine getire,n eski yarglar,
belediye bakanlar ya da kale komutanlarndan bamba
ka nitelikteydiler. Eski serflikle yeni toprak mlkiyeti ara
snda nasl bir aynn varsa, icra memuru ile eski yarg, be
lediye bakan ya da kale komutan arasnda da ayn aynn
vard. Ayn ekonomik nedenler, topran rgtlenmesi ile
halkn ynetimini ayn zamanda deitirmiti. Bu ekono
mik nedenler nasl kyllerin zgrlemesini ve mlk sa
hiplerinin derebeylik sistemindeki mansus'un (ift yeri) ye
rine kiray koymalarn salamsa, prenslerin de, cretli
memurlar sayesinde, topraklarnn dorudan doruya y
netimine el koymalarna olanak vermitir. Bu siyasal yeni
lik, o dnemde yer alan toplumsal yenilikler gibi, nakit pa
rann yaylmasn ve dolamn ieriyordu. Durumun by
le olduunu aka gsteren olgu, ticaret ve kent yaam
nn, Hollanda'nn teki blgelerine oranla daha nce geli
tii Flandr'da kahyalk kurumunun teki blgelerden daha
erken bir tarihte bilinmesiydi.
Prenslerle tccarlar arasnda zorunlu olarak kurulan ba
larn da ok nemli siyasal sonulan olmutur. Artan zengin
liklerinin kendilerine gittike artan bir nem kazandrd ve

1 66
gerektiinde iyi donatml binlerce kiiyi sava alanna sre
bilecek durumda olan kentleri dikkate almak gerekiyordu.
Feodal tutucular, balangta kmseme duyuyorlard. Fre
isingenli Otto, Lombardiya komnlerinin mifer ve zrh ta
karak Frederik Barbarossa'mn soylu ovalyeleriyle baa k
maya kalktklarn grnce fkeye kaplmt. Ama ok ge
meden bu kaba saba adamlarn Legnano'da ( 1 1 76) , impara
torun birliklerine kar kazandklar olaanst zafer, bu in
sanlarn neleri baarabileceklerini gsterdi. Fransa'da krallar,
bunlarn hizmetine bavurmay ve onlar kendi karlarna
balamay ihmal etmediler. Kendilerini, komnlerin koruyu
cular, onlarn zgrlklerinin bekisi olarak gstermiler ve
onlara Ta davasnn kent haklan ile dayanma durumunda
olduu izlenimini vermilerdir. Philip Augustus, byle us
taca bir tutumun meyvalanm toplam olsa gerektir. Fran
sa iinde monarinin egemenliini kesin olarak salayan ve
saygnlnn tm Avrupa'ya yaylmasna yol aan Bouvines
meydan sava ( 12 14), byk lde kentlerden gelen askeri
birliklerin katksyla kazanld.
Kentlerin etkinlii ayn dnemde lngiltere'de, bambaka
bir biimde kendini gstermesine karn, daha az nemli de
ildi. Bu lkede kentler, monariyi destekleyecek yerde, ba
ronlarn yannda monariye kar ayaklanmlardr. En es
ki kkenleri Magna Carta'ya (1215) dayandnlabilen parla
menter ynetimin domasna yardmc olmulardr. Bundan
baka, kentlerin ynetimine az ya da ok byk bir lde
katlma hakkm iddia ettikleri ve saladklar tek lke lngil
tere deildi. Kentlerin doal eilimi, onlarn belediye cum
huriyetleri olmalarna yol at. Kukusuz, yeterli gleri ol
sayd, her yerde Devlet iinde Devlet olacaklard. Ama kent
ler, Devletin gcnn onlarn abalarm dengelemeye yet
medii yerler dnda, bu ideallerini gerekletirmeyi baa
ramamlardr.

167
Onikinci yzylda ltalya'da, daha sonra imparatorluun
gcnn kesinlikle azalmasnn ardndan Almanya'da du
rum byleydi. Bunlarn dnda kalan btn lkelerde, ister
Almanya ve Fransa'da olduu gibi monari nlerinde dize
gelmeyecek kadar gl olsun, ister Hollanda'da olduu gi
bi yalnz kendilerini dnmeleri onlar ok gemeden bir
birleriyle grtlak grtlaa getirecek olan bir bamszl el
de etmek iin abalarn birletirmekten alkoysun, kent
ler prenslerin stn otoritesini ykmay baaramamlardr.
Bylece genel bir kural olarak, kentler blgesel ynetime bo
yun eiyorlard.
Ancak, yerel ynetim bunlara yalnzca uyruklar olarak
davranyordu. Onlara ylesine bir gereknme duyuyor
du ki karlarna aldrmamazlk edemezdi. Yerel ynetimin
maliyesi byk lde onlara dayanyor ve Devletin gc
n ve giderlerini artrdklar lde gittike daha sk olarak
kentlilerin keselerine bavurmak gereksinimini duyuyordu.
Onikinci yzylda ynetimin kentlerden dn para ald
daha nce belirtilmiti. Kentler, bu paray gvence karl
olmakszn vermiyorlard. Paralarnn hibir zaman geri
denmemesi tehlikesini gze aldklarn iyi bildiklerinden,
dn vermeyi kabul ettikleri paralar karlnda, yeni
haklar koparyorlard. Derebeylik hukuku, egemenin, uy
ruklarndan ylnzca ak seik olarak belirlenmi, nitelii
hep ayn olan zel durumlarla snrlandrlm belli vergile
ri almasna izin veriyordu. Bu yzden, ne denli gereksinme
duyarsa duysun, onlar diledii gibi ba vergisi demeye ya
da erzak salamaya zorlayamazd. Bu bakmdan, kent yasa
lar onlara en salam gvenceleri veriyordu. Bylece de, on
larla uzlamaya varmak zorunluydu. Yava yava prensler,
sorunlarn dantklar yksek rtbeli din adamlar ve soy
lulardan oluan kurullara kentsoylular da arma alkan
ln edindiler. Bu tr toplantlarn rnekleri onikinci yz-

168
ylda hiilii ok azd; onnc yzylda oalm; ondr
dnc yzylda ise bu alkanlk kesin olarak yasallam;
kentsoylular, din adamlar ve soylulardan sonra gelen bir
yer elde etmilerdir. Saygnlk bakmndan nc de olsa,
bu yer ok gemeden nem bakmndan birinci olmutur.
Geri orta snflar, az nce grdmz gibi, onikinci
yzylda Bat Avrupa'da kendini gsteren toplumsal, ekono
mik ve siyasal deiiklikler zerinde ok geni bir etki yap
mlardr; ama ilk bakta dnsel akmda pek de nemli
bir rol oynamam grnmektedirler. Gerekten de ondr
dnc yzyla dein, orta snflarn barndan kopan ve on
larn ruhuyla canlanm bir edebiyat ve sanat ortaya kma
mtr. O zamana dein bilim, kesinlikle ruhban snfnn te
kelinde olup Latince'den baka dil kullanlmyordu. Anadil
de edebiyat alannda ne yazlmsa, yalnzca soylularla ilgi
liydi, ya da yalnzca soylular snfna ilikin dnce ve duy
gular dile getiriyordu. Mimari ve heykel, yalnzca kilise ya
pm ya da sslemesinde bayaptlar ortaya koymutur. En
eski rnekleri -rnein, Ypres'de, Byk Sava srasnda y
klan Cloth Hall gibi- onnc yzyln bana dek geri gi
den pazar yerleri ve an kuleleri, hiilii byk dinsel yaplarn
mimari slubuna bal kalmt.
Ancak, daha yakndan incelendiinde; ok gemeden
kent yaamnn gerek anlamda Ortaa'n manevi baken
tine katkda bulunduu ortaya kar. Kukusuz, kentlerin
dnsel kltr, Rnesans dnemine dein, bamsz bir
aba ortaya koymasn engelleyen pratik dncelerin ege
menlii altndayd. Ama daha en banda tam anlamyla la
ik bir kltr olma nitelii gsteriyordu. Onikihci yzyl or
talarna dein belediye kurullar tccar ocuklar iin okul
lar yaptryorlard; bunlar, antik an sonundan bu ya
na alan ilk laik okullard. Okuma ve yazma, ticaret iin
vazgeilmez olduundan, artk yalnzca din adamlar sn-

169
fnn yelerine zg bir ayrcalk olmaktan kmt. Tc
carlar bu okullara soylulardan ok daha nce gitmeye ba
ladlar; nk soylular iin yalnzca bir dnce lks olan
ey, onlar iin gnlk bir gereksinimdi. Doal olarak, Kili
se hemen belediye okullarn denetleme konusunda hak id
dia etti. Bu da, Kilise ile kent makamlar arasnda baz a
tmalara yol at. Doal olarak, din sorunlar bu tartmala
rn tmyle dndayd. Bunlarn, kentlerin kendi kurduk
lar okullar denetleme ve ynetme isteinden baka nede
ni yoktu.
Bununla birlikte, bu komnal okullarda retim Rne
sans dnemine dein temel bilgilerin retimiyle snrlyd.
Daha yksek bir renim isteyenler kilise krululanna ba
vurmak zorundaydlar. Onikinci yzyl sonundan balaya
rak kentin yazma ve hesap ilerinin yan sra ticaret yaa
mnn gerekli kld eitli yasalarn yaymlanmasndan so
rumlu "yazmanlar", bunlarn arasndan kmur. Btn bu
"yazmanlar" laik kimselerdi; nk kentler, prenslerin ter
sine, sahip olduklar ayrcalklardan yararlanarak kentlerin
yarg yetkisinin dnda kalabilecekleri nedeniyle din adan
lan snfndan hi kimseyi ie almyorlard.
Balangta belediye yazmanlarnn dili doal olarak, La
tince'ydi. Ama onnc yzyln ilk yllarndan sonra ulu
sal dilleri gittike daha yaygn olarak kullanmaya baladlar.
Halk dilini ilk kez ynetimde kullananlar kentler olmutur.
Bylece, kentler, Ortaa uygarlnda, nde gelen temsilci
leri olduklar laik ruha tam anlamyla denk den bir giri
imde bulunmulardr.
Bundan baka, bu laik ruh, ok youn bir dinsel heye
canla birlemiti. Tccarlar sk sk dinsel makamlarla at
saiar da, piskoposlar onlara ate pskrseler, aforoz etse
ler de, onlar da kar saldrya geerek kimi zaman kiliseye
kar eilimlerini aka belli etseler de, btn bunlara kar-

1 70
n, derin ve cokulu bir inanlar vard. Kentlerdeki birok
dinsel kurumlar, saysz dinsel derneklerle hayr dernekleri
bunu kantlamaya yeterlidir. Kentsoylularn dindarl, Or
todoksluun kat snrlarn aan bir saflk, itenlik ve kor
kusuzlukla kendini gsteriyordu. Her dnemde bunlar, her
eyden nce gizemciliklerinin (mistisizmin) cokunluu ile
ayrt ediliyorlard. Bu, onlarn onbirinci yzylda dinsel rt
be ve makamlarn alnp satlmasna ve papazlarn evlenme
sine kar savaan din reformcularnn yanlarnda tutkuy
la yer almalarna yol am; onikinci yzylda Beguine ve
Beghard'larn ileciliini (asetizmini) yaymtr; onnc
yzylda ise, Fransisken ve Dominikenlerin heyecanla kar
lanmalar bu durumla aklanabilir. Ama bu dinsel yakla
m, ayn zamanda tm yeniliklerin, dinsel dncenin tam
abartma ve bozulmalarnn baarsn da salamtr. Oni
kinci yzyldan sonra ortaya kan tm mezhep sapknlk
lar hemen yanda buluyordu. Burada, Albigens mezhebinin
hzla yaylmasn anmsamak yeterlidir.
Bylece, Ortaa'm hem laik, hem de mistik olan kentsoy
lular, gelecein iki byk dnce akmnda oynayacakla
r rol iin tam anlamyla hazrdlar: laik dncenin rn
olan Rnesans ve dinsel gizemciliin yneldii Reform.

171
Bibliyografya

Ashley, W.j., "The Beginning of Town Life in the Middle Ages", Quarter
ly ]oumal of Economics, C. X, 1896.

Ballard, A., The English Borough in the Twelfth Century, Cambridge, 1914.
Bateron, M., "The Laws of Breteuil" , English Historical Review, C. XV,
1900.
Below, G.V. "Zur Entstehung der deutschen Stadtverfassung", Historisc-
he Zeitschrift, C. LVII-LIX.

Die Entstehung der deutschen Stadtemeinde, Dsseldorf, 1889.

Der Ursprung der deutschen Stadtverfassung, Dsseldorf, 1802.


Blanchet, A., Les enceintes romaines de la Gaule, Paris, 1907.
Blommaert, W., Les cluitelains de Flandre, Ghent, 1915.
Bonvalot, E., Le tiers-etat d'apres la charte de Beaumont et ses filiales, Pa
ris, 1 884.

Des Marez, G., Etude sur la propriete fonciere dans !es villles du Moyen-ige
et specialement en Flandre, Ghent, 1 898.

Doren, A.j. , Untersuchungen zur Geschichte der Kaufmannsgilden des Mit-


telalters, Leipzig, 1 893.
Espinas, G . , La vie urbaine de Douai au Moyen-ige, 4 cilt, Paris, 1913.
Flach, ] . , Les origines de l'ancienne France, C. II, Paris, 1893.

Genestal, R., La tenure en bourgage, Paris, 1900.

173
Gerlach, W., Die Entstehungszeit der Stadtbefestigungen in Deutschland, Le
ipzig, 1913.

Giry, A., Histoire de la ville de Saint-Omer et de ses institutions jusq'au XN


e siecle, Paris, 1877.

Les etablissements de Rouen, 2 cilt, Paris, 1883-1885.


Gross, C., The Gild Merchant, 2 cilt, Oxford, 1 890.
Hegel, K., Die Entstehung des deutschen Stadtewesens, Leipzig, 1 898.
Stadte und Gilden der germanischen vlker im Mittelalter, 2 cilt, Leipzig,
189 1 .

Hemmeon, M . d e V . , "Burgage Tenure i n Medieval England", Harvard


Historical Studies, C. XX, 1914.

Huvelin, P., Essai historique sur le droit des marches et des foires, Paris,
1 897.
Keutgen, F., Untersuchungen ber den Ursprung der deutschen Stadtveifas
sung, Leipzig, 1895.

Labande, H.L., Historie de Beauvais et de ses institutions communales, Pa


ris, 1 892.

Luchaire, A, Les communes franaises d l'epoque des Capetiens directs, yeni


bask, L. Halphen'in nszyle, Paris, 1 9 1 1 .

Maitland, F.W., Township and Borough, Cambridge, 1898.

Ottokar, N., Opiti po istoriifranzoukish gorodov, Perm, 1919.

Petit-Dutaillis C.E., L'origine des villes en Angleterre, Stubbs'n Constitutio-


nal History sinin Franszca evirisinin 1. cildi.
'

Pirenne, H., "L'Origine des constitutions urbaines au Moyemige", Revue


historique, C. LIII, LVII, 1893, 1895.
"Villes, marches et marchands au Moyen-age" , Revue historique, C. LXVI
1 898; "La hanse flamande de Londres" , Bulletin de l'Accademie de Bel
gique, Classe des lettres, 1899; "Les villes flamandes avant le XIle sie
le", Annales de l'est et du Nord, C. 1, 1905; Belgian Democracy - lts
Early History, Manchester, 1915.

Prou, M., Les Coutumes de Lorris, Paris, 1884.

Rietschel, S., Markt und Stadt in ihrem rechtlichen Verhaltniss, Leipzig,


1897; Das Burggrafenamt, Leipzig, 1905; Die civitas auf deutschem Bo
den, Leipzig, 1894.
Round, ] .H., "The Castles of the Norman Conquest", Archaeologia, C.
LVIII, 1903.

Sohm, R. , Die Entstehung des deutschen Stcldtewesens, Leipzig, 1 890.

1 74
Vanderkindere, L., "La premiere phase de l'evolition constitutionelle de
villes flamandes", Annales de l'Est et du Nord, C. 1, 1905.

"La notion jiridiqe de la commune" , Bulletin de l'Academie de Belgique;


Classe des lettres, 1906.

Vander Linden, H., Les gildes marchandes dans les Pays-Bas au Moyen-:ige,
Ghent, 1896.
Wauters, A., D el'origine des premiers developments des libertes communales
en Belgique, Brksel, 1 869.

Aynca, her lkede kentlerin zel tarihlerine ilikin saysz monografi


lere de baklmaldr. Bunlarn listesi ulusal bibliyografyalarda bulunabilir.
ngiltere iin, Charles Gross'un Bibliography of British Municipal History
adl bibliyografyasna baknz.
te yandan, yazldklar zaman tadklar neme ramen, bugn es
kimi olan baz eserlerden sz etmeyi yararl bulmuyoruz. Bunlarn en
nemlilerinin balca zellikleri H. Pirenne'in, "L'origine des constituti
ons urbaines au Moyen-age", Revue historique, C. LIII, 1893'te yer almak
tadr. ngiltere iin bkz. ] . Tail, "The Study of Early Municipal History in
England", Proceedings of the British Academy, C. X, 1922.

Kent yasasnn kaynaklarna ilikin bilgiye gelince, burada, aadaki


eserlerin adlarn vermek yeterli olacaktr:

Ballard, A., British Borough Charters, 1 042-12 1 6, Cambridge, 1913.

Gaipp, E.T., Deutsche Stadtrechte des Mittelalters, 2 cilt, Breslau, 1 85 1 .

Gengler, H.G., Deutsche Stadtrechte des Mittelalters, Erlangen, 1852-1866.


Codex juris municipalis Germaniae mediiaevi, Erlangen, 1 863.

Giry, A., Documents sur les relations de la royaute avec les villes en Frances
de l l BO':i 1314, Paris 1885.
Keutgen, G . , Umkunden zur stiidtischen Verfassungsgeschichte, Berlin,
190 1 .

1 75
Dizin

acropoles 48 Babil 99
ad opus castri 148 baharat 21, 22, 33
adil fiyat 94, 95 Baltk 81
Adriyatik Denizi 76, 86 banliy 107
aforoz 50, 97 Barbarlar 13, 19, 23, 50, 57, 63, 76
Afrika 12, 21, 24, 81 Barcelona 73
Aix-la-Chapelle 51 Barsur-Aube 104
Akdeniz 1 1-26, 28, 30, 31, 33, 34; 35, Bat Avrupa 79
43, 46, 49, 63, 68, 72, 73, 81 Bayonne 79
Akitanya 13, 1 7 belediye 1 10, 125-156
Albigens mezhebi 171 Bergfried 147
Almanya 32, 54, 63, 67, 79, 92 beylik arazi 37
Alpler 67, 74, 88 birri 77
altn 12, 20, 34, 35 Bizans lmparatorlugu 16, 21, 25, 26,
Amalfi 72 37, 42, 45, 67, 78, 85, 87
amicitia 14 7 Bizantinizm 13
Anglo-Sakson 17, 75 Bordeaux 24, 79
Annales okulu 8-10 borgo 58
Antakya 12, 72 borough 58
Apuleiah William 69 Bosna Krfezi 75
Arapa 25 bourgage 143
Araplar 29, 43, 78 Bouvines Sava 167
Arras 78, 127 Brabant 101
as 20 Bruges 76, 78, 82, 1 12
asetizm 1 7 1 burg 58
Augustin, St. 17 burgens 48, 1 13, 1 14, 160
Avarlar 36 burgomaster 1 5 1

1 77
Burgondlar 14 Dindar Louis 35, 51, 55
burgus 58 dirlik 123, 125
burjuva 1 13 Diyakonjohn 69
burjuvazi 100 dokuma 21, 33, 115
dolar 34
Cambrai 79, 108, 131 Dominiken 124, 171
Cassiodorus 85 domus 59
casellani 1 1 3 domus negociantum 23
castellaunus 59 donanma 31
castellum 58 Dovai 78
castrenses 1 1 3 doyen 93
castrum 58 drahmi 20
Cateau Cambresis 59 duca 34
Cenova 70, 71, 88 Duurstede 32, 74
Champagne 82 dello 98, 145
charite 92 Dk William 65
cives 1 13
civitas 18, 52, 108 echevin 149 .

civitas parisiensis 52 Emirname 24, 36


Cluny gizemcilii 95 Ermi Godric 89, 96
Cluny reformu 64 Ermi Jerome 94
coloni 38 Ermi J>eter 52
communio civitatis 130, 133 evlilik 121
compagnie 92
comunitas 133 faiz 86, 143
Conjuratio 147 Fenikeliler 27
consilio et auxilio 165 Feodal Toplwn 8
consilium 150 feodal 50, 63
Corbie 29 Finlandiya Krfezi 75
curia 150 firmitas 148
Czarograd 44 Flaman 66, 77
Flandr 32, 59, 65, 66, 74, 75, 78, 82,
Danimarka 30, 32, 75, 77 104
darphane 35, 134 Floransa 34
decuriones 18, 49 florin 34
defensor civitatis 18, 49 forisburgus 107
dekanen 137 Fos 29
demokrasi 9, 128 frairie 92
denarius 20 Franklar 13, 14, 20, 21, 23, 27, 36, 37,
denier 32, 34, 35 40, 46, 53, 57
deniz ticareti 12 Fransa 30, 52, 63, 75, 78, 79
denizcilik 69, 75, 78, 81, 85, 86, 87, Fransisken 124, 171
88, 92, 93 Frizyallar 32, 76
derebeylik 34, 37, 168
dernekler 137 Galya 12, 17, 19, 20, 21, 29, 32, 34,
devlet 154 39, 45
Dinant 79, 108 ganimet 37

178
gemicilik 86 uratus 147
Germenler 13, 16, 17, 18, 24, 25, 26, jurt 149
29, 38, 29, 49, 54, 66, 75, 77
gesta municipalia 18, 49 Kale-kent 103
Ghent 78, 104 kamu hukuku 97
gild 92, 137 kar 41
gorod 41, 44, 48 Karolenjler 22, 27, 28, 29, 33, 35, 37,
Gotik 152 39, 44-47, 50, 51, 52, 57, 60, 74,
Gotlar 13, 15, 67 77, 84, 85
gmenler 120 Kartaca 24
gmrk 22 kent 47
gmi 34 kent hukuku 141, 146
kervan 92
Hal seferleri 65, 72 Kzldeniz 72
hanse 92, 137 Kiev 46
hansgraf 93, 137 Kilise 17, 18, 28, 35, 36, 39, 50,
hara 37 52, 53, 54, 64, 71, 91, 94, 128,
Harun Reid 78 153
Hristiyanlk 15, 17, 25, 33, 36, 44, 54, kiralar 39
65, 68, 71, 81 kii hukuku 98
Hilafet devleti 38, 42 komn 130, 132
Hollanda 65, 74, 78, 79, 92, 101 Konstantinopolis 11, 12, 21, 28, 35,
homeras 83 45, 52, 67, 68, 69, 86
honines facis H7 kons'll 130
Hun 67 korsanlar 30
Huy 79, 106, 108, 1 13 Korsika 72
hrriyet 9 kle ticareti 23, 32, 33, 38, 43, 69,
80, 1 1 7
icra memurlar 166 Kln 79
lngiltere 32, 65, 75, 78 Kprl, Fuad 7
Iran Krfezi 72 kraal 48
irfanda 17, 32 kredi sistemi 86
1sa Hz. 43, 69, 71 Kuatlar 13
lskandinavlar 30, 41, 74, 75, 78, 83, Kuds 72, 73
84 Kubaz Henry 59, 63
lskenderiye 12 Kuzey Denizi 81
lslam hukuku 25 Kk Asya 12, 20
ls!Amlar 9, 25, 27-33, 43-46, 49, 58,
65, 68, 79, 70, 71, 72, 84, 87 Lagny 82, 104
lspanya l2, 13, 14, 20, 21, 24, 32, 33, laik 37, 54, 63, 123, 129, 135, 169-171
65, 73 Latince 25, 169
lsve 31, 32, 41, 75 Le Giteau-Cambresis 103
iblm 80 lex vilae 147
ltalya 12, 14; 17, 21, 24, 30, 52, 67, Lex-talionis 146
70, 73, 79, 92 Liege 79
ius mercatorum 98 Lille 78
lzlanda 75 liti 38

179
Lombardlar 16, 29, 67, 70, 73, 74, ona snf 99-124
76, 88 Osmanllar 29
lonca 92, 137 Ostrogotlar 14
Londra 78
Lucca 70 zgrlk 142
Lyden 104
palatia 5 1
maden iletmecilii 1 16 pallia fresonica 32, 78, 1 1 6
Magna Cana 167 panayr 97, 103, 108
mahkeme 1 19 Papalk 29, 52, 68
Mainz 79, 104 para sistemi 12, 20, 34, 35, 36, 163
malikaneler 40, 41 Paris 74
manasur 33, 85 parmen 21, 22, 29
mansus 40, 166 partus ventrem sequitur 121
mare nostrum 14, 15 pataren 129
Markomanlar 13 Pavia 70
Marsilya 17, 2 1, 22, 29, 46, 73, 88, pax 147
107 pax vilae 14 7
mercatores 31 pazar 35, 36, 108, 169
mercatus 33 Peenekler 45, 46
Merovenjler 14, 19, 21, 22, 28, 29, 34, Persler 25
37, 53, 57, 73 piepowdrous 94
Messines 78 Pirenne, Henri 7-1 O
Meuse 74, 101 pirin iletmecilii 1 16
Msr 12, 21, 29, 99 piskopos 50, 63, 1 18
milites castronses 58 Piza 70, 7 1 , 72, 73, 88
missi dominici 37 polder 66
monentes 40 Polonya 32
mooren 65 poort 109
Moskova 46 poorter 109
Muhammed ve arlman 7 poorters 1 14
Muhammed, Hz. 25, 28, 43, 71 poortmanni l l4
municipium 58, 74 poortmannus 1 14
mcevher 22 port 108
portus 107, 108, 1 18, 136
negociatones 31 Provence 30
negotiatorum claustrum 107 Provins 82
Norman ovalyeleri 65, 70, 72 Prusya 77
Normandiya 75, 78
Norve 30, 75 Quentovic 74
novus burgus 107
nfus art 9, 1 1 5 Radolfzell 103
rahipler 9, 34, 124
okullar 169 Ratisbonne 107
okuma-yazma 86, 169 Ren 74
oppida 48 Rodos 73
orbis romanus 1 1 , 15 Roland heykelleri 147

180
Roma hukuku 25 Theodoricus 24
Roma mparatorluu 1 1 , 15, 17, 19, Tire 67
24, 27, 49, 50, 53, 68, 75 tonlieu 29
Ron 74 toprak 162
Rouen 79 Toumai 77, 78, 104
ruhban snf 36, 51, 86, 123, 158 Tourslu Gregor 18, 19, 2 1 , 24
Rusya 41, 44, 45, 46, 75, 77 town 48
triens 20
saga 77 Troyes 82
Saksonlar 28, 63 Tuna 74
sanayi 1 1 5 tuz sanayii 32, 33
saray 34 tccar snf 83-98, 127
Sardinya 72
Sarnlar tarikau 66, 123, 139 ulam 89
Scheldt 74, 101 universitas 133
senatores 38 urbs 58, 107
senyr 1 19 urbs exterior 107
serf 45 Urfa 12, 72
sermaye 9, 80
Sicilya 29, 72 vaftiz 33
Sicilya krall 65 valenciennes 79, 108
sikke 20, 32, 43 Vandallar 13
Slavlar 32, 69 Venedik 34, 66, 68, 73, 74, 82, 85, 87
solidus 20, 34, 35 Verdun 106
soylular 37, 45, 158 vergi 36, 37
Speyer 104 vetusburgus 107
spiritus capitalisticus 91 Victoria Augusti 20
St. Omer 1 1 1 vicus mercatorum 33
suburbium 107, 1 10 Vikingler 83
Suriye l2, 20, 2 1 , 29, 72 villa 39
Sevler 13 villani 40
ss eyas 22 Vizigotlar 16

arap 21, 22, 32, 33 Wergild 146


arlman 28, 30, 34, 36, 39, 63, 67, 78 Worns 104
ato 34
ehir 9 ya 21, 22
ovalye 122 Yahudiler 21, 22, 23, 32, 33, 84
yarglar 166
tacirler 9, 19, 23, 31, 40, 42 Ypres 78
tanrsal bar 64 Yunanca 25
tann 19, 47, 84 Yunanistan 83, 99
telonearii 19 Yunanllar 27, 43, 83
teloneum 19, 144
terra dominicata 40 zenaatiler 9, 21

181
e l i ka ' n n yeti t i rd i i e n by k ta r i hi o l a n H e n ri

P i re n ne , O rtaa ta ri h i kon us u n d a d nya n n n

d e g e l e n u z m a n l a r n d a n d r. P i re n n e ' i n ese r l e r i

a ra s n d a zel b i r ye ri o l a n Ortaa Kentleri, ta

r i h i n i n 1 92 2 y l nd a davet ed i l d i i A B D ' de ve rd i i kon

fe ra ns l a r n n otl a r n ka psa m a kta d r. P i re n n e ' i n zg n

ta rih y nte m i ve ta r i h e b a k , b u kita b nd a ken d i n i be

l i rg i n b i i m d e g ste r m e kted i r. O rtaa B at Avr u pa

s ' n d a e ko n o m i k ca n l a n m a ve ke n t uyga rl n n d o u

u n u ele a l rken ; tcca r s n f n n o l u u m u , b u rj uva zi n i n

d o u u , to p ra k k l e l i i n i n orta d a n kal k ve beled iye

k u ru m l a r n n o rtaya k s releri n i yorumcu ta r i h a n

layyla e l e a l r ve a n lat r Pi re n n e . B u kk a m a nem

li kita b l l be r O rtayl ' n n nsz ve ada n Ka ra d e n iz' i n

ze n l i evi risiyle s u n uyo r u z .

iiiiirirrim111
-
,, ,,
.,
letiim 9 789754 700336