You are on page 1of 29

KÜLTÜR

Kültür, Türk Dil Kurumunun yayımladığı Türkçe
Sözlük’te: “Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde
yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları
yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan,
insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin
ölçüsünü gösteren araçların bütünü, hars, ekin.” olarak
tanımlanmaktadır.

KÜLTÜR
Kültür, milletin fertleri arasında sosyal akrabalık bağını
oluşturan başta dil olmak üzere tarih, din, örf ve âdetler,
hukuk sistemi, müzik, güzel sanatlar, ekonomi, ahlak anlayışı
ve dünya görüşü gibi maddi ve manevi değerlerin tümüdür ve
bu değerler kültürün başlıca unsurlarını oluşturur.
Bunlar o milletin fertlerini birbirine bağlarken, diğer
milletlerden ayırır; içeride birleştirici, dışarıya karşı ayırıcı rol
üstlenir.

KÜLTÜR Kısaca. . nesilden nesile aktardığı maddi-manevi birikimlerinin tümüne kültür denir. bir toplumun tarihsel süreç içerisinde oluşturduğu.

” . KÜLTÜR TANIMLARI Prof. şuurlu tercihlerle. Sadık Kemal TURAL “Tarihin derinliklerinden süzülüp gelen. yaşama şekillerinin bütününe KÜLTÜR denir. kimlik şuuru kazanılmasına yol açan. nesillerin yaşadıkları zamana ve geleceğe bakışları sırasında geçmişe ait atıf düşüncesi geliştiren. sistemli ve sistemsiz şekilde nesilden nesile aktarılan. zamanın ve ihtiyaçların doğurduğu. kabullenişlerin. manalı ve zengin bir sentez oluşturan. çevreyi ve şartları değiştirme gücü veren. bu suretle her insanda mensubiyet duygusu. inanışların. Dr.

bir topluluğu. Dr. Bu hayat tezahürleri her milletin kendine has olan millî değerleridir. onu başka milletlerden ayıran hayat tezahürlerinin bütünüdür.Prof.” . Muharrem Ergin “Kültür. bir milleti millet yapan .

halk oyunları. yaşayış. Manevi Kültür: İnanç. gelenek ve görenekleri maddi kültüre girer. olaylara bakış vb. kitapları. .Kültürel birikimler iki başlıkta incelenebilir: 1. Maddi Kültür: Bir toplumu toplum yapan maddi unsurların tümüdür. 2. Binalar. sokak oyunları. unsurlar da manevi kültürü oluşturur.

KÜLTÜRÜN ÖĞELERİ DİL Dünya Tarih Görüşü Din Ahlak Kültür Örf ve Adetler Ekonomi Hukuk Güzel Sanatlar Müzik .

Hayvan topluluklarında dil sistemi ve toplum tecrübesini nesilden nesile aktarma olmadığından kültür yoktur. KÜLTÜR Kültür sosyolojideki en önemli kavramlardan biridir. Bu hayvanlarla insanlar arasındaki farkın dilden sonra önemli belirleyicilerden biridir. Hiçbir insan toplumu kendi kültürünü geliştirmeden var olamaz. . Hayvan ve insan toplulukları arasındaki ana farklardan en önemlisi kültürdür.

insanın öğrendiği. toplumun üyesi olarak. beceri ve alışkanlıkları içine alan karmaşık bir bütündür. edindiği bilgi. sanat. KÜLTÜR Edward Taylor: Kültür. gelenek-görenek ve benzeri yetenek. .

üst kuşaklardan devralınan bir miras olduğu vurgulanmaktadır. üç ortak yönün varlığına tanık olmaktayız:  Kültür üst kuşaklardan miras olarak devralınır.  miras yaşanır  ve sonraki kuşaklara yine bir miras olarak devredilir.Edward Taylor’un tanımında kültürün öğrenilen bir değer. Kültür tanımlarını incelediğimiz zaman. .

yol. Manevi Kültür: Maddi olmayan şeyleri ifade eder: Din. değerler sistemi gibi soyut kavramlar manevi kültür içindedir. . kalem gibi. kültür. araba. sanat. DİĞER TANIMLAR Kültür Tipleri Maddi Kültür: Bundan insanın ürettiği fizikî objeleri anlaşılır: Ev. Bunların fiziki bir şekli yoktur ama insan davranışlarını tanımlamak açısından önemlidirler.

Müslümanlığın gereklerini yerine getirmesi gibi. Bir insan Müslümansa. . Bir insanın İslamî prensipleri takip etmesi ve uygulaması olağandır. çalışkan insan tipi. kahraman. Günlük hayatta uygulanan kültür gerçek kültürdür. ancak yaşanır. Düğün törenlerinde davul çalıp oynamak gibi gelenek ve görenekler de gerçek kültürdür. İdeal Kültür: İnsanlara kalıp olarak sunulan kültür ideal kültür olarak adlandırılır. veli tipi vb. Toplumun ulaşmak istediği amaçlara göre tarih içerisinde oluşan ideal insan tipi. Bu kültür kitaplarla ve dille izah edilemez. Ana pratikleri usta-çırak ilişkisine dayanır.Gerçek Kültür: Toplum yaşamında gözlemlenebilen her şeydir. gibi.

Bir antropolog olan Rocher. kültürün bir toplumda halkın çoğunluğu tarafından kabul edilen fikirler ve duyguların bir bağlantısı olduğuna inanmaktadır. Şüphesiz kültür öğrenilir. . DİĞER TANIMLAR Edward Sapir kültürün tanımı ile ilgili olarak “kültürün bir davranışlar sistemi ve bilinç kaybına bağlı tipik değerler” olduğunu söyler. sosyal gruplar içinde paylaşılır ve nesiller arasında genetik olmayan yollarla taşınır.

bir topluluğun yönetim yapısı. diğer yandan yeni kültürel değerleri oluşturan bir varlıktır. sürekli gelişmeye ve değişmeye açık bir bütündür. birbirlerinden bağımsız değildir. yasalar. onlardan etkilenen. din ve inanç sistemi. tüketim araçları ve biçimleri.. güzel sanatlar. felsefe. Bu öğelerin birindeki değişme. Bu nedenden dolayı. nüfus ve yerleşim. Kültürel sistemi oluşturan öğeler. spor. gelenek ve görenek. bilim ve teknoloji. İnsan. üretim. dil (iletişim) ve bunlardan oluşan. . yönetmelikler vb. KÜLTÜR Kültür. insan bir bakıma kültürel değerlerle iç içe yaşayan. diğer öğeleri de etkiler ve değiştirir. bir kültürel sistem içinde doğar. moda. büyür ve ölür.

öğretim ve tecrübe yoluyla zamanla kazanılan bir süreçtir. .  Kültür değişkendir.  Kültür ihtiyaçları karşılayıcı bir sistemdir.  Kültür tarihsel bir boyuta sahiptir.  Kültür millîdir.  Kültür süreklidir.  Kültür tatmin edici özelliğe sahiptir. KÜLTÜRÜN ÖZELLİKLERİ  Kültür öğrenilir: Kültür eğitim.  Kültür paylaşılabilir.  Kültür aktarılabilir.

 Maddi öğeler daha hızlı değişir.  Ahenkli bir bütündür.  Kültür durağan değildir. .  Kültür insan eseridir.  Canlı ve tabii bir varlıktır.  Özü değiştirilemez.  Kültürel değişim hızı her toplumda farklıdır. KÜLTÜRÜN ÖZELLİKLERİ  Kültür özgündür. zaman içinde değişir.  Kültür farklı derinlik katmalarıyla kendini gösterir.

gösteriş ve uygunluk yönünden farklı insan grupları tarafından farklı şekilde yorumlanabilir. . Bazı bedenle ilgili jestler bazı toplumlarda onay olarak olumlu olarak yorumlanırken bazı toplumlarda hakaret ya da müstehcenlik belirtisi olarak olumsuz şekilde algılanabilir. Benzer şekilde giyim seçimi zenginlik. onların anlamlarının görünmez olması önemli bir nokta oluşturur: kültürün anlamı toplumdan topluma değişebilir. Kültür davranışları ve davranış yorumlarını etkiler Kültürün bazı yönleri görünür olsa da.

7. Özü değiştirilemez. KÜLTÜR Bu açıklamalardan sonra kültürün özellikleri şöyle özetlenebilir: 1. 6. Canlı ve tabii bir varlıktır. 4. Ahenkli bir bütündür. Milletin ortak malıdır. 3. Tarihîdir. 2. 5. Millîdir. . Özgündür.

karşılaştığınız dilleri anında anlayabileceğiniz dile çevirecek bir zihinsel yazılıma sahip olduğunuzu. yeni bilgilere tam donanımlı bir şekilde bir çok bilgi kaynağı bulunan bir kitapla. . heyecanlı. zihninizdeki her soruyu gözlerinizi mercek gibi çevirerek her şeyi inceleyebileceğiniz imkanlara sahip olabileceğinizi. Bu durumun Alice’in kendi harikalar diyarında bulduğu bir ülkeye benzediğinden buna benzer bir diyarı bulabilmeniz olası olamayacağını bunun bir hayal olduğunu sanırım hemen düşünmeye başlayarak. böyle bir durumun gerçeküstü göründüğüne karar verdiğinize bahse girebilirim. karşılaştığınız her türlü alemin oluşturduğu kültürel değerleri doğru bir biçimde anlayabileceğiniz zihinsel bir sensöre sahip olduğunuzu da hayal edin. yeni bir deneyime başladığınız için ne kadar heyecanlı olduğunuzu. aklınızdaki. DİL ve KÜLTÜR DİL AYNASININ İÇİNDEKİ HARİKALAR DİYARI Yeni bir ülkeye coşkulu bir gezgin gibi seyahate başladığınızı hayal edin.

kurumlar. inançlar. ve bizim kendi dilimiz bakımından ifade edebileceğimiz pek çok merak ettiğimiz şeyler vardır. yaratmak coşkuyla dolu olduğumuzla ilgili sanırım farkındalığımız bira azaldı. çevremizdeki dünyayı dünyaya geldiğimiz günden bu yana aynı şekilde harikalar diyarı olarak görmeyi bırakmadan önce aynı şekilde gördüğümüzü bir an için hatırlayarak. Aslında insan olarak. davranış özellikler vb. sürekli olarak çevremsidekileri. Dille düşüncelerimizi sadece kendimizin işeteceği bir biçimde ilişki kuruyor ve çevirilerimizi sadece kendimiz işitiyoruz. Sadece kendi iç dünyamızın düşünce dalgasına kapılarak kendi ruhsal hezeyanlarımızı inceliyor. çevremize ve olup bitene kör bakıyoruz. DİL ve KÜLTÜR Orada ya bizimkinden farklı şekilde kullanıldığı için ya da çevremizdeki dünyanın tüm bütünleşmiş deseninden tamamen farklı olduğu için kendi dünyasızındakine benzer şekilde çevireceğimiz kelimeler. . İçinde bulunduğunuz çevremizde olup bitenleri onun bir parçası olduğumuz düşüncesine kapılarak çocukluğumuzdan daha az bir süratle ilerleyen farkındalığımızla dünyaya bir tavşan deliğinden bakmayı bıraktık. içinde bulunduğumuz dünyayı merak ederek anlamaya çalışarak yeniden bir şeyler oluşturmak. nesneler.

Kısacası dil ve kültür birbirinden ayrılamaz. bu iki unsur karmaşık ve iç içedir bu yüzden dil veya kültürün önemini ikisinin de birbiriyle iç içe ayrılmazlığını içeren bir durum arz eder. kendi değerlerini dil sayesinde öğrenir ve sosyal bir miras olarak kendinden sonra gelenlere aktarır. kendi kültürünü. DİL-KÜLTÜR İLGİSİ Dil.” . Bir milletin varlığından söz edebilmek için dil ve kültür gibi birbirinden ayrılmaz iki unsurun varlığından söz etmek gerekir. Sosyal bir miras olarak nesilden nesile aktarılan şey kültürdür. millî kültürün temel unsuru ve taşıyıcısıdır. bir kültür de dilin bir parçasıdır. Brown “Bir dil bir kültürün bir parçasıdır. Her nesil.

etkiler ve şekillendirir. DİL-KÜLTÜR İLGİSİ Genellikle dilin kültürün bir parçası olduğu kabul edilmektedir. Kültür. . bir milletin hayat biçimini. Bir milletin varlığından söz edebilmek için dil ve kültür gibi birbirinden ayrılmaz iki unsurun varlığından söz etmek gerekir. yaşam ve düşünce tarzlarını bunlara yaklaşımlarını oluşturan tarihsel ve kültürel arka planını oluşturur ve sembolik olarak bir milleti temsil eder. Dil aynı zamanda kültürü yansıtır. Bazı dil bilimciler dil olmadan kültürün var olamayacağını düşünmektedir.

Görünen kısım sadece kültürün bir parçası ile dilin bir parçasıdır. . DİL-KÜLTÜR İLGİSİ Bazı araştırmacılar bir anlamda insanların kendi dillerinin bir kültürü ihtiva eden unsurları nesilden nesile aktarması bakımından dilin kültürün aynası olduğunu söylerler. Dil ve kültürü sembolize etmek için kullanılan diğer bir benzetme de buzdağıdır. asıl büyük bir kısım yüzeyin altında yatan kısımdır ki kültürün bu kısmı hissedilir ama görülmez.

Kültür olmadan dil ölmüş. DİL-KÜLTÜR İLGİSİ Brown’u dil ve kültür ilgisini üç yeni benzetme (metafor/mecaz) aracılığıyla aktarılmaktadır. dil beden. dil olmadan da kültür hiç şekillenmemiş olurdu. kültür de bu bedende dolaşan kandır. . a) Felsefi bir açıdan: Dil + kültür -yaşayan organizma Beden kan Dil ve kültür canlı bir organizma oluşturur.

. dil yüzme becerisi ve kültür sudur. kültürsüz hiç iletişim olmayacaktır. Dil olmadan (çok sığ suda) iletişim çok sınırlı bir derecede kalacaktır. DİL-KÜLTÜR İLGİSİ b) Bir iletişim açsından: Dil + kültür - yüzme (iletişim) Yüzme becerisi su İletişim yüzmektir.

bazen iletişi teşvik eder. kültür düzenler. Dil iletişimin daha kolay ve daha hızlı olmasını sağlar. . bazen de engellemektedir. DİL-KÜLTÜR İLGİSİ c) Pragmatik bir açıdan: Dil + kültür - ulaşım (iletişim) araç trafik ışığı İletişim ulaşım gibidir: Dil araç ve kültür trafik ışığıdır. Tek bir kelimeyle dil ve kültür birbirlerinden farklı olarak bir bütün oluştururlar.

DİL-KÜLTÜR İLGİSİ Saussure’e göre dil : “Dil bir kâğıda benzetilebilir: Düşünce kâğıdın ön yüzü. Dilin sesleri ve anlamı birbirinden ayrılamaz. bu demektir ki bunlar asla birbirleriyle ayrı düşünülemez. ne de düşünce sesten…”. Başka bir deyişle ses-görüntü kavramdan ayrılamaz. ses ise arka yüzüdür. Dilde de durum aynı: Ne ses düşünceden ayrılabilir. Kâğıdın ön yüzünü kestiniz mi. ister istemez arka yüzünü de kesmiş olursunuz. .

DİL-KÜLTÜR İLGİSİ Meşhur bir istiareye başvuran Saussure. parol olarak kabul edilen dile karşılık gelecek şekilde oynanır. Buna karşılık parol satranç oyuncusunun oynadığı kendine mahsus oyundur. Langue satranç oyunundaki kurallardır. langue olarak kabul ettiği dili bir satranç oyununa benzetir. . Satranç oyunu.

Yerleşik bir sistem olduğu kadar. . Yani hem çağdaşın kurumu hem de geçmişin kurumudur. Dildeki işaretlerin biçimsel ağına dayanan kurumsal bir tarafı vardır. DİL-KÜLTÜR İLGİSİ Dil yetisinin hem bireysel tarafı hem de toplumsal tarafı vardır. Dil yetisinin kapsadığı şeyler ve çalışma şekli sosyal gelenekle belirlenir. kendi içinde bir tekâmülü içerir. Bunlardan biri olmadan öbürü düşünülemez.