You are on page 1of 75

ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ

FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

YÜKSEK LİSANS TEZİ

SÜPERİLETKEN
MANYETİK TAŞIYICILARIN STATİK VE DİNAMİK ANALİZİ

Betül ÇAM

ELEKTRİK-ELEKTRONİK MÜHENDİSLİĞİ
ANABİLİM DALI

ERZURUM
2008
Her hakkı saklıdır

20.08.2008

i

ÖZET

Yüksek Lisans Tezi

SÜPERİLETKEN MANYETİK TAŞIYICILARIN STATİK VE DİNAMİK ANALİZİ

Betül ÇAM

Atatürk Üniversitesi
Fen Bilimleri Enstitüsü
Elektrik-Elektronik Mühendisliği Elektromanyetik Alanlar Anabilim Dalı

Danışman: Doç. Dr. Ahmet CANSIZ

Süperiletkenlik kavramı yüksek sıcaklık süperiletkenliğinin keşfiyle yeni bir boyut
kazanmıştır. Yüksek sıcaklık süperiletkeni ve daimi mıknatıs arasındaki etkileşim ise
pek çok uygulamayı da beraberinde getirmiştir. Bu uygulamaların en önemlisi yüksek
sıcaklık süperiletkenlerin denge elemanı olarak kullanıldığı uygulamalardır.

Bu çalışmada yüksek sıcaklık süperiletken ve daimi mıknatıstan oluşan sistem için
“Donmuş görüntü modeli” benimsenmiş ve modele göre statik ve dinamik analiz
yapılmıştır. Ayrıca sisteme ait fiziksel kavramları oluşturan statik olarak kuvvet
dinamik olarak da titreşim frekansları açıklanmıştır. Statik analizde dipol ve Amper
akımları yaklaşımı ile kuvvet fonksiyonları elde edilerek sistem değişkenlerinin sisteme
etkisi araştırılmıştır. Dinamik analizde ise süperiletken ve daimi mıknatıs sisteminin
manyetik ve yer çekimi potansiyelinden ve kinetik enerjisinden türeyen Lagrange
hareket denklemlerinin çözümü elde edilmiştir. Denklemlerin ilk etapta çözümü Runge-
Kutta metoduyla yapılmıştır ve beklenen sonuçlar elde edilmiştir. Hareket
denklemlerinin yer değiştirmelere göre ne derece duyarlı olduğunu tespit etmek için iki
metot belirlenmiştir. Birinci metotta Taylor serisine açarak küçük yer değiştirmelerin
analizi yapılmıştır. İkinci metotta ise “Boyutsuzlaştırma” yöntemi uygulanmış, elde
edilen sonuçların doğruluğu ispatlanmaya çalışılmıştır. Boyutsuzlaştırmanın hangi
değişkenleri içermesi gerektiği konusunda bilgi edinilmiştir.

Bu tezle birlikte donmuş görüntü modeli ile açıklanan daimi mıknatıs ve süperiletken
sistemi için tamamlanmış statik ve dinamik analiz vasıtasıyla hem bu tür sistemle
çalışan uygulamaların hem de bundan sonraki çalışmalara kaynak oluşturabilecek
gerekli bilgilerin elde edilmesi sağlanmıştır.

2008, 64 sayfa

Anahtar Kelimeler: Daimi mıknatıs, Yüksek sıcaklık süper iletkenliği, Donmuş
görüntü modeli, Boyutsuzlaştırma

ii

the non-dimensionalization was applied to the equations of the motion and the dependence on the initial conditions was analyzed. ABSTRACT Master Thesis STATIC AND DYNAMIC ANALYSIS OF THE SUPERCONDUCTING MAGNETIC BEARINGS Betül ÇAM Atatürk University Graduate School of Natural and Applied Sciences Department of Engineering Education Supervisor: Associate Prof. 2008. with the frozen image model which is used to explain the superconductor and the permanent magnet system not only a complete static and dynamic analysis was completed but also necessary information which can be a reference for future studies were obtained. In addition. 64 pages Keywords: Permanent magnet. the magnetic interaction potential. Frozen image model. From the Lagrange of the system the equations of motion were determined. In this thesis. The interaction between the high temperature superconductor and the permanent magnets brought many potential applications to the scientific agenda. High temperature superconductors. by using the small displacements around the equilibrium positions the Taylor expansion method was used to analyze the system. Ahmet CANSIZ Superconductivity concept gained a new perspective after the high temperature superconductors have been discovered. Dr. In the dynamic analysis. With this thesis. In order to inspect the sensitivity of the equations of the motion in terms of the small displacements the two methods were determined. the frozen image model was chosen and the static and dynamic analysis was performed in terms of this model. the equations of the motion solved in terms of Runge- Kutta method and the expected results obtained. One of the most important applications is that the superconductors used for stability element in superconducting bearings. Non-dimensionalization iii . First. In the second method. the physical parameters of the system such as the force for static case and the vibration properties for the dynamic case were explained. gravitational potential and the kinetic energy functions used to obtain the Lagrangian of the system. In the static analysis. for the interaction of the high temperature superconductor and permanent magnet system. In the first method. by using both dipole and Amperian Current approaches the force functions were obtained and their results were inspected in terms of both qualitatively and quantitatively.

Dr. Çalışmamın bütün aşamalarında yakın ilgisini esirgemeyen eşime. Konuyla ilgili önceden yapmış olduğu çalışmaları bana aktaran ve denklem çözümünde yardımcı olan Sayın Yrd. Ömer GÜNDOĞDU’ya çalışmalarımın incelenmesi konusunda bana zaman ayıran ve yol gösteren Sayın Dr. Uğur Cem HASAR’a çok teşekkür ederim. TEŞEKKÜR “Süperiletken ve manyetik taşıyıcıların statik ve dinamik analizi” adlı çalışma konumun belirlenmesini sağlayan ve çalışmalarım süresince her türlü desteğini benden esirgemeyen çok değerli hocam Sayın Doç. Dr. Doç. Betül ÇAM Ağustos 2008 iv . Ahmet CANSIZ'a sonsuz teşekkürlerimi sunarım. bu çalışmanın gerçekleşmesine imkân sağlayan Atatürk Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümünün değerli öğretim üyelerine teşekkür ederim. aileme ve çalışmalarım boyunca her türlü desteği vererek hep yanımda olan arkadaşım Gülşah ÖZTÜRK’e şükranlarımı sunar.

..........6...................................................1.Boyutsuzlaştırma Basamakları.Diferansiyel İşleçler.......Kritik Manyetik Alan ........6..5..........KURAMSAL TEMELLER .............................................................. ARAŞTIRMA BULGULARI ve TARTIŞMA ..............2.......2...............................2.....................................2.......5...........................................7................... i ABSTRACT ............................7...7.... viii ÇİZELGELER DİZİNİ .............................. 12 3.b.................. 23 3.......7........................ 36 3............ 5 2..............................1....... 9 3................ 50 v ........... 1 2........................................................................1..... 35 3..................1............iii TEŞEKKÜR……………………………………………………………...2..................................................................Kritik Sıcaklık... 19 3........................c.... 4 2..........1...Teklik Teoremi.......................................................................Görüntü Metodu ve Teklik Teoremi ............................Dinamik Analiz ........... 37 3...... 44 4...............................................Meissner Etkisi..................................................................................7....................2. 6 2....................... 12 3.......iii SİMGELER ve KISALTMALAR...........2. 27 3........... 45 4........................ 11 3... 7 2................Dipol Yaklaşımı ................. 41 4.......................................................Süperiletken ve Daimi Mıknatıs Arasındaki Kuvvet ............... 38 3........................Denklemlerin Üçe İndirgenmiş Durumunda Sistem Analizi....7..................5.................................................7........................... 19 3......1...Boyutsuzlaştırma...................................................Elde Edilen Denklem Sisteminin Analizi ................................................. 34 3............................................... vii ŞEKİLLER DİZİNİ .........Kinetik Enerji Denklemleri...............................................2...................7........................................................1.......................2........a.............................................2............. 38 3............ x 1.........................................................................................................3............................ 15 3........2.................................................................Temel Mantık.6....Kritik Akım Yoğunluğu..............................................Süperiletken ve Daimi Mıknatıs Etkileşmesi ve Akı Çivilenmesi................. 45 4.....................................Fast Fourier Dönüşümü ........ 4 2.............................................Lagrange Formalizmi ................................................................................................4........................................................................................ 26 3......................... İÇİNDEKİLER ÖZET ..................... MATERYAL ve YÖNTEM ......... 44 4...................................................................................................GİRİŞ.......6...................2.........Amper Akımları Yaklaşımı........Nüfuz Derinliği ve Tutarlılık Boyu .............................................................Donmuş Görüntü Metodu ................Özdirenç ve Manyetik Duygunluk ....................Statik Analiz... 7 2.....................................3 Süperiletken Daimi Mıknatıs Sistemindeki Denklemlerin Boyutsuzlaştırılması .............3.2..........................................................1.............................................. 4 2....................... 12 3. 16 3................................................................................ 27 3...................Kuvvet Fonksiyonu..............................................................................................................................Yerine Yazma..............Süperiletken Çeşitleri ........5.............................................Denklem Çözümlerinin Analizi ..4....................................................................................................

....................................4................................................................................................3................................................... 59 KAYNAKLAR .....................................Denklemlerin Taylor Serisine Açılmış Durumunda Sistem Analizi.................... SONUÇ ve ÖNERİLER ......2.........................................2............................................ 62 EK 2 ..........................................................Denklemlerin Zamana göre Boyutsuzlaştırılmış Durumunda Sistem Analizi................................................................ 56 5. 61 EKLER .....4.................................................................................................................. 53 4.............................................................. 63 vi .. 62 EK 1 .....

K Boyutsuzlaştırmada değişim parametreleri h Soğutma yüksekliği Hc Kritik manyetik alan Jc Kritik akım yoğunluğu L Lagrange fonksiyonu µ Manyetik geçirgenlik m1 Daimi mıknatıs dipol momenti m21 Diyamanyetik görüntü dipol momenti q Noktasal yük Q Yüzey toplam yükü θ Açısal bileşen r Yatay bileşen rdia Daimi mıknatıs ile Diyamanyetik görüntü arasındaki yer vektörü rdonmuş Daimi mıknatıs ile donmuş görüntü arasındaki yer vektörü Tc Geçiş sıcaklığı Udia Diyamanyetik görüntüye ait potansiyel ifadesi Udonmuş Donmuş görüntüye ait potansiyel ifadesi Ugrav Yerçekimi potansiyeli Xc . SİMGELER ve KISALTMALAR Fr Yatay kuvvet Fz Düşey kuvvet G. A. Tc Sistem özdeğerleri z Düşey birleşen ve uzunluk olarak ölçme yüksekliği Kısaltmalar YSS Yüksek sıcaklık süperiletkenleri DM Daimi mıknatıs FFT Fast Fourier Dönüşümü vii .

.....Donmuş görüntü modeli........................Açısal yön için rezonans frekansının titreşim frekansına göre değişimi ve genliği ..Yatay yön için rezonans frekansının titreşim frekansına göre değişimi ve genliği ..............................................................Dipol yaklaşımıyla düşey kuvvetin..........................Yatay yön için rezonans frekansının titreşim frekansına göre değişimi ve genliği ........................Yatay yön için soğutma yüksekliğine göre titreşim genliğinin zamana göre değişimi..................2. ŞEKİLLER DİZİNİ Şekil 2............................... 50 Şekil 4.......................................................... 45 Şekil 4......................................... 21 Şekil 3....5....... 15 Şekil 3. 10 Şekil 3............................................................ düşey yer değiştirmeye göre değişim grafiği ......................................................................12.............................................................Yatay yön için rezonans frekansının titreşim frekansına göre değişimi ve genliği ...Açısal yön için rezonans frekansının titreşim frekansına göre değişimi ve genliği ...9.............4...........Dipol yaklaşımıyla yatay kuvvetin.................................................................................................10................... İki yük ve bunların görüntü yükleri ..(a) Başlangıçtaki sistem ve (b) Başlangıçtaki sistemin görüntüsü.5.......................8..............................................................6.............................................................................................4........ 51 Şekil 4......................11..Düşey yön için soğutma yüksekliğine göre titreşim genliğinin zamana göre değişimi.............................................................1..................... 23 Şekil 3..........................................................................................1..............................................................................Meissner etkisi .13............ 51 Şekil 4........6......... 48 Şekil 4.........................................................................................7............... 6 Şekil 2...........2...........................................................................................2........................... 46 Şekil...............................................Düşey yön için soğutma yüksekliğine göre titreşim genliğinin zamana göre değişimi..........................................Kritik alan faz diyagramı................ 47 Şekil 4.............................Amper akımları yaklaşımıyla düşey kuvvetin...............Denklemlere Taylor açımlı uygulanarak elde edilen r için rezonans frekansının titreşim frekansına göre değişimi ve genliği........................3.........................7.................................. 22 Şekil 3........Düşey yön için rezonans frekansının titreşim frekansına göre değişimi ve genliği ........Açısal yön için soğutma yüksekliğine göre titreşim genliğinin zamana göre değişimi................................................ 13 Şekil 3................................ 5 Şekil 2........................................................... düşey yer değiştirmeye göre değişim grafiği......................8......................................Yatay yön için soğutma yüksekliğine göre titreşim genliğinin zamana göre değişimi......3.......... düşey yer değiştirmeye göre değişim grafiği.........Açısal yön için soğutma yüksekliğine göre titreşim genliğinin zamana göre değişimi............. yatay yer değiştirmeye göre değişim grafiği....Dipol yaklaşımıyla düşey kuvvetin........... 16 Şekil 3....................................................................1.... 20 Şekil 3....... 46 Şekil 4........................... yatay yer değiştirmeye göre değişim grafiği............................................. 47 Şekil 4.......................... 26 Şekil 4.......................Birinci tip ve ikinci tipe ait kritik manyetik alan eğrisi............... 52 Şekil 4....... 53 viii ..................4........................................Dipol yaklaşımıyla yatay kuvvetin............ 50 Şekil 4..............................................3.... 52 Şekil 4.......

..... 54 Şekil 4...17..............15.. 57 Şekil 4................a) Bozulmuş r değişken grafiği b) Bozulmuş açısal yön değişken grafiği c) Bozulmuş z değişim grafiği ....16...14...Boyutsuzlaştırma yöntemi uygulanmış denklemlerin doğrulanması ....Denklemlere Taylor açımlı uygulanarak elde edilen z için rezonans frekansının titreşim frekansına göre değişimi ve genliği.........18................... 58 ix ........................... 56 Şekil 4............Denklemlere Taylor açımlı uygulanarak elde edilen açısal yön için rezonans frekansının titreşim frekansına göre değişimi ve genliği. 54 Şekil 4..............Boyutsuzlaştırma uygulanarak elde edilen denklemler için z için soğutma yüksekliğine göre titreşim genliğinin zamana göre değişimi ........Şekil 4..................................

.. Soğutma yüksekliğinin değişimine göre rezonans frekans değişimi ...1.... ÇİZELGELER DİZİNİ Çizelge 4.. 49 x .

15 K’nın altında çubuğun uzunluğu boyunca hızlıca sıfıra düştüğü görülmüştür. Bu yıllarda Tungsten’den (0. süper iletkenin direnç-sıcaklığı. Kalay ve Kurşunun büyük değerlerde akım taşımamaları nedeniyle sonuçsuz kalmıştır.3 K) kadar sıcaklıklarda süperiletken geçiş sıcaklığına sahip elementler ve alaşımlar üzerine yapılan araştırmalar ile . O dönemlerde güçlü süperiletken mıknatıs umutları. Bu değer. özdirenç aniden sıfıra düşer. Bu maddeler süper iletken olarak bilinir. Sıcaklık Tc’ye eşit veya onun altında olduğunda. Alman fizikçi H. Bu. İki yıl sonra Kalay ve Kurşunun da 4 K sıcaklıkta süperiletken davranış gösterdiğini gözlemiştir.2 K’nin altında süper iletkendir).2 K’de) pahalı sıvı Helyuma gerek duyduklarından büyük çapta uygulama alanı bulmamıştır. GİRİŞ Birtakım metal ve bileşiklerin dirençleri kritik sıcaklık denilen belli bir Tc sıcaklığının altında pratik açıdan sıfıra gider. katı helyum çubuğunun elektriksel direnci ölçülmüş ve voltajın T = 4. 1 1. Bakırın özdirencinden hemen hemen 1017 kere daha küçük olup pratikte sıfır kabul edilmektedir. Bu gerçek. Elli yıl kadar önce araştırmacılar ihtiyaç duyulan akım değerlerini taşıyabilen Niobyum- Titanyum ve Niobyum-3 Kalay süperiletken alaşımlarını bulmuşlardır fakat Kalay ve Kurşun gibi bu malzemeler de süperiletken olarak kullanılabilmesi için (4. Kamerlingh Onnes tarafından Cıva ile çalışırken keşfedilmiştir (Cıva 4. Bu sıcaklık Cıva için süperiletkenliğe geçiş sıcaklığı (Tc ) olarak bilinir. Tc’nin üzerindeki sıcaklıklarda normal bir metalinkiyle aynı olacağı anlamına gelmektedir.m den daha küçüktür. Son ölçümler göstermiştir ki Tc’nin altında süper iletkenlerin özdirençleri 4x10-25 Ω. 1911 yılındaki araştırmalar boyunca. (Onnes 1995). Bu çalışma Onnes’e ilk Nobel ödülünü kazandırmıştır.016 K) Niobyuma (9.

yüksek sıcaklık süperiletkenliği ile ilgili olacaktır. 2 süperiletkenliğe geçiş sıcaklığını 18 K’nin üstüne çıkaramamıştır. Japonların manyetik kaldırma treni (Maglev). Bu çalışma Bednorz ve Müller’e Nobel ödülünü getirmiştir. süperiletken malzemelerin her artan atom numaralarına karşılık Tc değerleri keşfedilmiştir. oldukça pahalı ilk uygulamalar o dönemlerde ortaya çıkmıştır. Bu konuda. Süperiletkenliğin 1911’de ilk keşfinden beri. tıbbi manyetik rezonans vücut görüntüleme cihazları (MRI) ve laboratuar donanımları örnek olarak verilebilir. Bu uygulamaların temelinde ise . Gelişimi anlatılan süperiletkenlik kavramının. bazı parçacık hızlandırıcıların mıknatısları. Bednorz ve Müller’in ilk yüksek Tc’li süperiletken olan Lantanit Baryum Bakır Oksitin (La2-xBaxCuO4) süperiletkeni 36 K değerinin bulunması ile daha hızlanmıştır (Bednorz and Müller 1986). Yüksek sıcaklık süperiletkenliği beraberinde pek çok mühendislik uygulamasını da getirmiştir. Daha sonra Nb3Ge için Tc = 23. Araştırmacılar bu sınıfa ait. Bu değerler 1986’ya kadar ilk değer olan Cıvanın (Tc =4. Düşük Sıcaklık Süperiletken Malzemeler ancak kısıtlı birkaç uygulama alanı bulmuştur. Kritik sıcaklığın zamanla artış oranı. bu çalışmada ele alınacak kısmı. sayıları binler mertebesinde olan malzemeler bulmuşlardır.15 K) kritik değerinden başlayarak yavaş fakat düzenli olarak artmıştır. Yüksek sıcaklıklarda süperiletkenlik gösteren malzemelerin bulunması çok uzak olmasına karşın.2 K değeri bulunmuştur. IBM Zürich laboratuarında Bednorz ve Müller (1986) tarafından Yüksek Sıcaklık Süperiletkenlerinin önde geleni olan La-Ba-Cu-O malzemesi ile süperiletkenlik geçiş sıcaklığı 35 K’ne çıkarmaları ile bir anda süperiletkenlik çalışmaları yeni bir boyut kazanmıştır (Bednorz and Müller 1986). Bu malzemeler ancak Helyum gazının sıvılaştırılması ile sağlanabilen düşük sıcaklıklarda süperiletken davranış göstermektedirler.

elde edilen sistem denklem çözümlerinin analizi yapılmış. belirtilen çalışmalar ışığında. mıknatısın yatay. 2005). Bu tezde de. Daha sonra Yüksek Sıcaklık Süperiletken (YSS) ve Daimi Mıknatıs (DM) sisteminin manyetik etkileşme potansiyeli “Donmuş görüntü” kavramına göre Hull ve Cansız(1999) tarafından ifade edilmiştir (Hull and Cansız 1999). akı çivilenmesi ve manyetik alan dışlama özellikleri yüksek sıcaklık süperiletkenlerin taşıyıcı uygulamaları için yapılan modellemelerde çeşitli kayıplar meydana getirir. Bu konuda ilk çalışma teşkil eden üç boyutlu dinamik analiz Rossman ve Budric (1998) tarafından yapılmıştır (Rossman and Budnic1998). Hull ve Gündoğdu tarafından elde edilerek sistem karakterizasyonu çıkarılmıştır (Cansız et al. Yüksek sıcaklık süperiletken taşıyıcılarının gerçek geometriklerin çalışılması elektromanyetik ile birlikte mekanik analiz de gerektirmektedir. boyutsuzlaştırma yöntemi uygulanarak sonuçlar değerlendirilmiş. Fujimori 1996). boyutsuzlaştırma metodu için gereken değişkenler belirlenmiştir. . 3 yüksek sıcaklık süperiletkenleri ile daimi mıknatıs etkileşimi vardır. Sugiura ve diğerleri tarafından yapılan çalışmada ise “donmuş görüntü modeli” kullanılarak DM ve YSS etkileşme potansiyeli ifade edilip. Daimi mıknatıslarda yapılan iyileştirmeler ve süper iletkenlerdeki sürekli gelişmeler süperiletkene dayalı uygulamaları artırma yönünde olmuştur. düşey ve meyil etkisi araştırılmıştır (Sugiura and H. Bununla birlikte Lagrange hareket denklemleri Cansız. Karmaşık histerisiz.

2. Cooper.2. Genelde pratik uygulamalarda Jc değeri 1000 Amper/mm2’nin üzerindedir. büyük miktardaki akımları taşımak mümkündür. maddeyi ısıttığı zaman Tc sıcaklığının hemen üzerinde normal halini aldığını da gözlemlemiştir. Ancak taşınabilecek yük miktarının da bir sınırı vardır. ekibiyle elektronları çiftler halinde akmaya zorlayınca kafes titreşiminin de düzenli bir yapı sergilediğini ve elektron çiftlerinin hiçbir dirençle karşılaşmadan aktıklarını gözlemlemiştir.Kritik Sıcaklık Süperiletken metal ve alaşımların normal iletken halden süperiletken hale geçtiği karakteristik sıcaklığa “Kritik Sıcaklık” (Tc) denir. Bu da bize “Kritik Akım Yoğunluğu” kavramını verir ve (Jc) bu parametre sıcaklığa bağlı bir fonksiyondur: Süperiletken ne kadar soğutulursa. KURAMSAL TEMELLER 2. BCS teorisi olarak bilinen yaklaşım titreşim halindeki kafes yapısı içerisinde elektronların birbirine kilitlenmiş olarak bir düzen içinde nasıl aktığını açıklar.15 K’de çok keskin bir şekilde düşerek ölçülemeyecek kadar küçük değerlere ulaştığını gören Heike Kamerlingh Onnes (1911) tarafından belirtilmiştir. 1957).1. Leon Cooper ve John Schrieffer isimlerinin birleştirilmesiyle meydana gelmiştir (Bardeen et al. 4 2. BCS harfleri John Bardeen. Süperiletkenlikle ilgili yapılan çalışmalarda kritik sıcaklık ilk olarak Cıvanın (Hg) direncinin 4. Kritik Akım Yoğunluğu Süperiletkenlerde elektrik akımı akarken herhangi bir enerji kaybı olmadığından dolayı. . kafes titreşim yapısının tüm elektrik akımını şekillendirmesi açısından önemini kavramıştı. Kritik sıcaklığı süperiletkenin yapısıyla beraber açıklayacak olursak. Aşırı bir yükte süperiletken kritik sıcaklığın altında dahi olsa süperiletkenliğini kaybedecek ve normal duruma dönecektir. üzerinden o miktarda fazla akım geçer. Onnes. Kritik sıcaklığın altında bu malzemelerin elektriksel direnci sıfırdır.

Kritik manyetik alan her süperiletkenin etrafında taşıyabileceği manyetik alan miktarını belirleyen karakteristik bir değerdir.1’deki gibidir: Şekil 2. 5 2.3. manyetik alan süperiletkenin etrafında kalmaya devam eder. Kritik Manyetik Alan Süperiletken malzemeler belirli büyüklükteki bir manyetik alana kadar manyetik alanı içine almazlar (Meissner1933).1. Malzemenin süperiletken halden normal hale geçtiği bu manyetik alan değerine “Kritik Manyetik Alan” (Hc) adı verilir. Süperiletkenin etrafında manyetik alan varken kendisi kritik sıcaklığının altına soğutulursa. Manyetik alan değeri yeterince yüksek değerlere çıkarıldığında süperiletkenlik bozulmakta ve bu değerin üzerinde malzeme normal iletkenlik göstermektedir. Birinci ve ikinci tipe ait eğriler Şekil 2. Tc: Kritik sıcaklık) . (Meissner and Ochsenfeld 1933). Birinci tip ve ikinci tipe ait kritik manyetik alan eğrisi Kritik sıcaklığın altında herhangi bir sıcaklıktaki kritik manyetik alan aşağıdaki ilişki ile verilir.( Hc: Kritik manyetik alan.

Landau parametresi” olarak bilinir ve bu değerin 0. Tc Hc Jc Şekil 2. Nüfuz derinliğinin tutarlılık boyuna oranı “Ginzburg . Kritik alan faz diyagramı 2.4.1)   Tc   Süperiletkenlik durumu sayılan tüm bu parametrelerin kritik değerlerinin altında kalmasıyla mümkündür ki bu da her malzeme göre değişiklik gösterir.2. Üç parametrenin çevrelediği alan süperiletkenlik yüzeyini oluşturur. 6   T 2  H c ≈ H c ( 0 ) 1 −    (2. kristal çekirdeklerinden içe . Nüfuz Derinliği ve Tutarlılık Boyu Nüfuz derinliği ve tutarlılık boyu yüksek Hc ve Jc değerlerinin dayandığı iki parametredir.7’den büyük olması manyetik akının tamamen dışa itilmediği. Nüfuz derinliği yüzey akımlarından kaynaklanan manyetik alan oluşumunun karakteristik boyutunu ifade ederken tutarlılık boyu süperiletkenlik özelliğinin oluşturabileceği en kısa mesafeyi tanımlar.

İkincisi. İdeal bir süperiletkende direnç ve manyetik ölçümler beraber yapılır. Dış manyetik alan kritik alan değerini aşarsa. Hc) ulaşana kadar manyetik alanı dışlayan basit metallerdir. manyetik duygunluk eğrisinden daha keskindir ve özdirenç eğrisinin düşmeye başladığı sıcaklık. Hc değerleri daima düşük ve mutlak sıfıra yakındır. Bu manyetik alan Hc kritik alan olarak adlandırılır. alan kritik bir değere (kritik alan. 2. İlk süperiletkenler Niobium hariç. madde tüm uygulanan alanı daha fazla dışlamaz. Eğer uygulanan alan ilk kritik alan değerini aşarsa.6. Birçok durumda sıcaklığa karşı özdirenç eğrisi. Çoğunlukla Tc geçiş sıcaklığı özdirenç eğrisinin değişmeye başladığı andan itibaren orta noktasından hesaplanır. 2. İkinci tip süper iletkenler birinci tipe göre daha yüksek kritik alana ve iki halli güce sahip olma eğilimindedirler.5. süperiletkenlikleri oldukça düşük manyetik alanda bastırılmaktadır. manyetik duygunluk eğrisinden daha yüksektir. Özdirenç ve Manyetik Duygunluk Günümüzde süperiletkenlik iki temel unsura dayanır. sıfır direnç ve mükemmel diyamanyetizma. Birinci tip süperiletkenler genellikle saf maddelerden olup metalleri içerirler. İkinci tip süperiletkenler iki kritik alana sahiptir. süperiletken madde tamamen normal durumuna döner ve süperiletkenlik özelliklerini kaybeder. Birincisi. düşük güçlü Hc1 kısmen de olsa süper iletkenliği ortadan kaldırır. daha yüksek kritik değer Hc2 ise tamamıyla bunu sağlar. 7 sızdığı ve süperiletkenin karışık durum gösterdiği anlamına gelir (Ginzburg and Landau 1950). Süperiletken Çeşitleri Tüm süperiletkenlerin önemli karakteristiği yeterince manyetik alana maruz kaldığı zaman süperiletkenliğinin bastırılmasıyla alakalıdır. fakat bu durumda .

kısmen ya da tamamen dışarıya çıkarma niteliklerine göre birinci tip ve ikinci tip şeklinde tekrar ayıracak olursak manyetik akıyı tamamen dışarı çıkaran süperiletkenler birinci tip süperiletkenleri olarak adlandırılırlar. Meissner etkisi metalin kendisini kuşatan ve şiddeti belirli bir sınırı aşmayan manyetik alana karşı koyarak onu içine almaması ve uzaklaştırmasıdır. Kurucularına atfen BCS teorisi olarak bilinen bu teoriye göre bir süperiletkende negatif yüklü elektronlardan bazıları Cooper çifti adı verilen çiftler oluştururlar. Leon Cooper ve Robert Schrieffer (1972) Nobel Fizik Ödülünü kazanmışlardır. Böylece Hc1 ve Hc2 arasındaki alan karışık durum olarak adlandırılır. Bu elektron çiftleri malzeme içinde pozitif yüklü metal atomlarının düzenli bir şekilde yapılanmasıyla oluşan çekme kuvvetlerinin hakim olduğu kanallar boyunca akarlar. Genel olarak çeşitli metal alaşımları ve bazı bileşikler bu özelliktedir. sıvı Helyum sıcaklığında ise 60 Tesladır. Süperiletkenlik özelliklerini şiddetli bir manyetik alanda bile kaybetmeyen . fakat süperiletken. Süperiletken malzemeleri önemli bir başka özelliği olan manyetik akıyı kendilerinden uzaklaştırması. Meissner etkisini hiç göstermeyen ya da bu etkiyi sadece kısmen gösteren süperiletken malzemeler de vardır. Birinci tip süperiletkenliği sağlayan çiftleşmiş elektronlar soğutulan bir gazda oluşan yoğunlaşma gibi düşünülür. Yttrium Baryum Bakır Oksit sıvı azot sıcaklığında ortalama (77 K) 14 Tesla. Yeni seramik süperiletkenler ikinci tip süperiletkenlerdir ve ilk araştırmalar o ana kadar bulunanlardan ortalama olarak daha yüksek alanlı olanların varlığının belirtisi olmuştur. Birinci tip süperiletkenleri metaller oluşturmakta olup bunlar Meissner etkisiyle karakterize edilirler. Olağan bir sıvıya benzemeyen bu “elektronik sıvı” süperiletkendir. Eğer çevreleyen manyetik alan çok güçlü olursa süperiletkenlik özelliği de kaybolur. manyetik alan ikinci kritik alan değerini tamamen aşana kadar direnç göstermeksizin iletmeye devam eder. Bu birleşim ve etkileşmenin sonucu olarak akım dirençle karşılaşmadan akar ve birinci tip süperiletkenliği ortaya çıkar. Birinci tip süperiletkenliğini açıklayan teorinin kurucuları olan fizikçiler John Bardeen. 8 süperiletken maddenin çoğu (filamentler) normal duruma dönüşür.

. çünkü hareketleri bir atomdaki gibi engellenmemiş olan süperiletkendeki iletim elektronları hareketlerini. bir manyetik alan etkisinde kritik sıcaklığının altında soğutulurken. Bunu şu şekilde açıklayabiliriz: Bir dış manyetik alan bir süperiletkenin içine nüfuz edemez. manyetik akı süperiletkenden dışarı atılır. manyetik akı bir devre içinde değiştiği zaman. 1933). Eğer manyetik alan. kalıcı (dirençsiz) bir akımın olması zorunludur. Meissner Etkisi 1933’de Meissner ve Oschenfeld süperiletken bir maddenin.7. 2. süperiletkenlerin iki ana özelliği. 9 bu malzemeler ikinci tip süperiletkendir. Diyamanyetik bir atomdaki yörüngesel elektronlar dönme hareketlerini. karşı koyan bir manyetik alan oluşturacak şekilde ayarlarlar. İkinci tip süperiletkenliği Moskova Kapitsa Fizik Enstitüsü’nden Alexei Abrikosov (1957) tarafından kurulan bir teori ile açıklanabilmiştir. Böylece. Bu yüzden bir süperiletken tam bir diyamıknatıs gibi davranır. Bu durumda bütün süperiletken. tek bir diyamanyetik atom gibi davranır. yani manyetik akının dışlanması ve akım akışına direncin bulunmayışı birbiriyle ilişkilidir. akıdaki değişime karşı koyacak yönde bir indirgenmiş akım meydana gelir. Dış manyetik alan uygulandığında akı dışlamasını sürdürmek için. dıştan uygulanan manyetik alana karşı koyacak bir net manyetik moment oluşturmak üzere düzenlerler. Deneyler ikinci tip süperiletkenliğin BCS teorisi ile açıklanamayacağını göstermiştir. madde kritik sıcaklığının altına soğutulduktan sonra uygulanırsa. Abrikosov’un başlangıç noktası süperiletken elektronik sıvı yoğunluğunu bir mertebe parametresi (dalga fonksiyonu) vasıtasıyla hesaba katan bir süperiletkenlik tanımı da yapmıştır (Abrikosov 1957). iç kısmındaki tüm manyetik akıyı dışarı attığını bulmuşlardır (Meissner ve Ochsenfeld. Lenz yasasına göre.

böylece malzeme normal hale gelir. Manyetik alandaki enerji azalması. eğer dış manyetik alan kritik Hc denilen belirli bir değerin üzerine artırılırsa. Ancak. 10 Şekil 2. bu alanı Meissner olayı nedeniyle dışarıda bırakacaktır. Hc1’den yukarıda alan kısmen dışarı atılır fakat ortam hala süperiletkendir. süperiletken akımı oluşturan elektronların artan enerjisi olarak ortaya çıkar. Meissner etkisi Şekil 2. metalin süperiletkenliğinin kalmadığı ve normal hale geldiği görülmektedir.4’ te görüldüğü gibi. Her iki tür de sıfır manyetik alanda süperiletken-normal geçişi sırasında benzer ısıl özellikler gösterirler. Bu metal için hiç bir sıcaklıkta süperiletkenlik yoktur. Birinci tip iyi bir süperiletken manyetik alanı tamamen dışarı atar ve süperiletkenlik yok olduğu anda ise manyetik alan tümüyle içeri girer. Dış manyetik alan artarken buna bağlı olarak kritik sıcaklık. Dış manyetik alanın şiddeti artarken süperiletken tarafından kazanılmış enerji de artar. Alanın kritik Bc değerinde süperiletken durumun enerjisi normal durumun enerjisinden daha fazla olur. H > Hc (0 K) oluncaya kadar düşer. Meissner etkisi tümüyle farklıdır. . Süperiletken. İkinci tip iyi bir süperiletkende manyetik alan Hc1 değerine kadar tümüyle dışarı atılır.3. Bunu şöyle anlayabiliriz. Daha yüksek bir Hc2 değerinde ise akı tümüyle sistem içerisine girer ve süperiletkenlik yok olur. Süperiletkenliğin mekanizması açısından birinci ve ikinci tip süperiletkenler arasında bir fark yoktur. Tc’nin altında bir sıcaklıkta bir manyetik alan uygulandığını varsayalım. Belirli bir metal için bu kritik alanın değeri sıcaklığa bağlıdır.

Bir kaç saniyelik enerji kesintisi bile hem güvenlik ve hem de verimlilik açısından problem oluşturmaktadır. Bu amaçla statik kuvvet analizi bu konuda faydalı bilgi sağlayacaktır. 11 3. Pek çok teknoloji laboratuarında yüksek sıcaklık süper iletkenlerin enerji depolama aletlerinin manyetik taşıyıcı sistemlerine uyarlanması üzerinde çalışılmaktadır. Eğer herhangi bir zaman zarfında enerji tüketimi fazla değil ise üretilmiş olan fazlalık enerji depolanarak ihtiyaç olduğu zaman kullanılabilecektir. Bu avantajlardan dolayı süper iletken üzerinde taşınmakta olan daimi mıknatısın kuvvet analizi önem arz etmektedir. Mekanik taşıyıcılardan farklı olarak manyetik taşıyıcılarda yüzeyler arasında fiziksel kontak olmadığından mekanik taşıyıcılardaki fiziksel mesnedin görevini manyetik kuvvetler üstlenmektedir ve durum yüzeyler arasında düşük sürtünme sağlamaktadır. Aynı şekilde çok yüksek güç gerektiren birçok kontrol mekanizmaları kesintisiz enerji kaynaklarına ihtiyaç duymaktadır. Manyetik taşıyıcının en belirgin uygulama alanı enerji depolama aletlerinde kullanılmasıdır. Hidroelektrik santrallerindeki gece ve gündüz sınırlı kapasitede çalışmanın yaratmış olduğu sorunları başka bir örnek olarak verebiliriz. Örneğin bir fabrikada enerji kesikliği söz konusu olduğu durumlarda enerji depolayıcılar devreye sokularak üretim durmaksızın devam edebilir. MATERYAL ve YÖNTEM Manyetik taşıyıcı kullanılarak bir kütleye sahip olan disk şeklindeki bir cismin döndürüldüğü sisteme uçan teker denir. Manyetik taşıyıcılarda sürtünme katsayısı mekanik olanlardan on bin kez daha düşük olabilmektedir (Hull 1994). . Bu bağlamda süperiletkenle daimi mıknatıs arasındaki önemli etkileşme parametrelerinden biri olan kuvvet analizi hem dipol yaklaşımı ile hem de Amper akımları yaklaşımı ile incelenecektir. Araştırma gruplarını bu alana zorlayan birçok sebep vardır. Günümüzde enerji depolanması endüstriyel verimi ve devamlılığı artırması açısından önem arz etmektedir.

12

3.1. Süperiletken ve Daimi Mıknatıs Etkileşmesi ve Akı Çivilenmesi

Normal iletkenlerden farklı olarak mıknatısın etkisiyle süperiletkende oluşan akım içe
nüfuz edeceğine manyetik alanın yansıması gibi davranır ve mıknatısı iter. Bu durum
daha önce Meissner etkisi olarak açıklanmıştır. Meissner etkisiyle bir mıknatıs
süperiletken bir malzeme üzerinde askıda kalabilir. Birinci tip süperiletkene karşın
ikinci tip süperiletken kullanılması daha uygundur. Çünkü mıknatısın manyetik alanının
bir kısmı malzemenin içine nüfuz edip kristal yapının kusurlu bölgelerinde sıkışıp kalır.
Akı çivilenmesi denilen bu olgu mıknatısı malzemenin üzerinde askıda kilitler.

Karışık durum özelliğini sağlayan ise kristal çekirdeklerinin etrafında dönen akımların
neden olduğu ve harici olarak uygulanan manyetik alana paralel olacak şekilde ortaya
çıkan mini manyetik alanların oluşturduğu kafesli yapıdır. Karışık durum özelliği
süperiletkenliği Hc1 ve Hc2 arasında tutmak bakımından önemlidir, bu açıdan
süperiletken malzeme manyetik alanda kristal çekirdeklerinin oluşumunu sağlayan
kusurların dolayısıyla da ‘akı çivilenmesinin’ meydana gelmesini sağlayabilir.

3.2. Görüntü Metodu ve Teklik Teoremi

Görüntü yükleri metodu; görüntü metodu veya yansıyan yükler metodu olarak da bilinir.
Bu yöntem elektrostatikteki temel problem çözme aracıdır. Adı, sanal yükleriyle birlikte
özgün yapıda bilinen elemanların değişiminden gelir ve problemin sınır koşullarından
türetilir.

3.2.1. Teklik Teoremi

Görüntü metodunu tartışmadan önce, verilen bir sınır şartları takımını sağlayan Poisson
(Laplace denkleminin özel bir hali) denkleminin bir çözümü tek bir çözüm
oluşturduğunu bilmek önemlidir. Bu ifade teklik teorimi olarak adlandırılır. Teklik
teoreminden, bu sınır koşulları takımını sağlayan bir elektrostatik problemin çözümü bu

13

çözümün elde edildiği metoda bakmaksızın mümkün olan tek çözümdür. Daha da ileri
giderek zekice tahmin edilerek elde edilen bir çözüm bile doğru olan tek çözümdür.
Örneğin aşağıda verilen denklem için

∇ 2V = f (3.1)

V = g için f ve g verildiği durumda V(x,y,z) tektir. Görüntü yükünün bu durumundaki
teklik teoremi, sağlanmış sınır şartlarının tanımlanmış problem tarafından
yerleştirildiğini söylemek için kullanılabilir. Herhangi bir eleman değiştirilebilir ve bu
sadece ek bir düzenlemedir.

y y
(0, a)
x
x
(0, a)
+q

+q y=0

(0,-a)
y=0
-q

(a) (b)

Şekil 3.1. (a) Başlangıçtaki sistem ve (b) Başlangıçtaki sistemin görüntüsü

Bu metodun kullanımının en basit örneği bir nokta yükün iki boyutlu aralığıdır. (0, a)
koordinatında bulunan +q yükü sonsuz yüzeyli (V = 0) x ekseni boyunca var olan
iletken plakanın üstündedir. Bu düzeneğin sonuçlarına bakacak olursak, örneğin
levhadaki yük dağılımı, noktasal yükün kuvvet etkisi gibi, önemsiz olmadığını görürüz.

14

Bu problemi basitleştirmek amacı ile eş potansiyelli plakayı bir yükle ( yani [0, -a] da
bulunan –q yüklü) değiştirebiliriz. Bu düzenleme y > 0 bölgesindeki herhangi bir
noktada aynı elektrik alanını üretmemizi ve sınır şartlarını sağlayacaktır. Yüzey
boyunca potansiyel sıfır olmalıdır. Yani, bu durum orijinal sistemle eşdeğerdir. Bu
nedenle gerçek yük üstündeki dağılım Coulomb yasasını kullanarak hesaplanması
önemsizdir. Yüzeydeki yük yoğunluğunu bulmak daha karmaşıktır ama Gauss
yasalarını kullanarak kolayca elde edilebilir. Gauss yasasını kullanmak amacıyla bu
durumu biz üç boyuta genişleteceğiz. Öyle ki Gaussian yüzeyini oluşturabileceğiz.

Potansiyel, silindirik koordinatlar için, iki nokta yükten dolayı oluşan alanın herhangi
bir noktasında basittir. Yani,

1  q −q 

V (r , z ) = + (3.2)
4πε 0  r 2 + (z − a )2 r 2 + (z + a )
2 
 

Böylece “Teklik Teoremi” ile problemin tek çözümünü üretilmiş olur. Topraklanmış
yüzeydeki yüzey yükü şu ifade ile verilir:

∂V
σ ( z = 0) = − ε 0 (3.3)
∂z

Sadeleştirmenin ardından,

− qd
σ(r ) = (3.4)
2π(r 2 + a 2 )
3/ 2

elde edilir. Buna ek olarak iletken yüzeyde toplanan toplam yük aşağıdaki integrali
kapsar:

3. Bu yaklaşımda DM manyetik dipol olarak ve YSS de akı çivilenmesi ve diyamanyetik özelliği olan ortam olarak kabul edilmektedir. Donmuş Görüntü Metodu Yüksek Sıcaklık Süperiletken (YSS) ve Daimi mıknatıs (DM) sisteminin geometrisine göre manyetik etkileşme potansiyeli “Donmuş görüntü” kavramına göre ifade edilebilir (Hull ve Cansız 1999). a) y=0 (-b. Kuasi-statik hareketler için “Donmuş görüntü” kavramı daimi mıknatıs ile süperiletken arasındaki kuvvet etkileşmesini başarılı bir şekilde tahmin etmektedir.2’ de şöyle verilir: y x (-b. böyle bir sistem için dinamik durum söz konusu olduğunda da tahminlerin başarılı olması beklenmektedir.5) 0 0 0 0 (r 2 + a2 ) İki yük ve bunların görüntü yükleri (k sabit olmak üzere) ise aşağıdaki Şekil 3. -a) (b. İki yük ve bunların görüntü yükleri 3.2. . a) (b. -a) Şekil 3. 15 2π ∞ 2π ∞ qd rdr Q(t ) = ∫ ∫ σ (r )rdrdθ = − 2π ∫ dθ ∫ 3/ 2 = −q (3. Buna ek olarak.

g yerçekimi ivmesi. 16 Yüksek sıcaklık süperiletkenler ile DM arasındaki etkileşim yaklaşıklıkla manyetik dipollarla görüntüleri arasındaki kuvvetler ile ifade edilebilir. h alan soğutma yüksekliği. Daimi mıknatısın dipol momenti. m1 ve m2 sırasıyla asıl ve görüntü dipollerinin manyetik momentleri.4. z z′ ψ θ DM x′ y′ y x YSS φ Şekil 3.3. M kütle. r de konum vektörü olmak üzere. z taşıma yüksekliği. etkileşim formülasyonu aşağıdaki gibi geliştirilir. Aşağıdaki Şekil 3.3’de de görüldüğü gibi manyetik akı çizgileri süperiletken içerisinde tuzaklanmış bir duruma sahiptirler ve böylece dengeli taşıma olayı gerçekleşmektedir. Statik Analiz Sistemin potansiyel enerji denklemlerini çıkaracak olursak. Donmuş görüntü modeli 3. . H daimi mıknatısın yüksekliği. Böyle bir sistemde birinci dipol DM’yi temsil edip ikinci dipol ise birinci dipolün görüntüsünü oluşturmaktadır.

17 m1 = m1 (sin θ cos φ xˆ + sin θ sin φ yˆ + cos θ z) ˆ (3.6) Daimi mıknatısın dipol momentinin süperiletken içinde varsayılan “diyamagnetik görüntü” dipol momenti.m 2 3(m1 ⋅ r )(m 2 ⋅ r)  U dia = − (3.11) 4π  r 3 r5   .10) 8π   Benzer işlemler daimi mıknatısın dipol momenti ile donmuş görüntüsü arasında yapıp beraberinde aşağıda verilen potansiyel eşitlikleri kullanırsak. m 2 = m2 (sin θ cos φ xˆ + sin θ sin φ y- ˆ cos θ z) ˆ (3. µ0  m1.7) İki dipol momenti arasındaki manyetik potansiyel m1 birinci dipol ve m2 de ikinci dipol olmak üzere diyamanyetik etkileşme için aşağıdaki eşitlik ile verilir: µ0  m1.8) 8π  r 3 r5   Yukarıdaki denklemde iki dipol arasındaki yer vektörü şu şekilde verilir: rdia = [ (2h + H ) + 2 z ] zˆ (3.9) Yukarıda verilen potansiyel denkleminden gerekli işlemler yapıldıktan sonra diyamanyetik etkileşme için aşağıdaki manyetik potansiyel elde edilir: µ0 m 2  1+cos 2θ  U dia =  (2h + H + 2 z)3  (3.m 2 3(m1 ⋅ r )(m 2 ⋅ r )  U donmuş = − (3.

Problemin geometrisinden dolayı silindirik koordinatları kullanmak hem kullanışlıdır hem de bir değişken daha azaltılmış olacaktır.17) parametreleri tanımlanabilir. µ0 m1m2  cos θ 3(2h + H + z )   U donmuş = − (3. 18 ve donmuş görüntü ile daimi mıknatıs arasındaki yer vektörü. rdonmuş =x xˆ + yyˆ + (2h + H + z ) zˆ (3.13) m 2 = m2 zˆ (3.24 ve eşitlik 3.15) 4π   x 2 + y 2 + (2h + H + z )2  3/ 2  x 2 + y 2 + (2h + H + z ) 2  5 / 2       Yukarıdaki denklemde ileride kullanacağımız hareket denklemlerinin kullanışlılığını artırmak için bazı ifadeleri parametreleştireceğiz.14) Eşitlik 3.18) .12) ve daimi mıknatıs dipol momenti ile donmuş görüntü dipol momenti sırasıyla m1 = m1 (sin θ cos φ xˆ + sin θ cos φ yˆ + cos θ zˆ ) (3.15 kullanılarak manyetik potansiyel aşağıdaki gibi elde edilir.16) A2 = r sin θ + (2h + H + z ) cos θ (3. U grav = mg (h + H / 2 + z ) (3. x = r cos φ ve y = r sin φ olmak üzere 1/ 2 A1 =  r 2 + (2h + H + z )2  (3.

Bunun için h. Burada sistemin davranışını kuvvet açısından incelemek istediğimiz için en basit hal olan dipollerin sadece düşey doğrultuda bileşenlerinin olduğu varsayımıyla yola çıkarak en basit potansiyeli yazmış olacağız. Bunu yaparken süperiletken ve daimi mıknatıs için yazılan dipol momenti vektörleri aynı olup bu momentlerin yer vektörleri ise yer koordinat sistemine göre yazılarak yer değiştirmeler hesaba katılmış olacaktır. Tam bir analiz için dipol yaklaşımı ve Amper akımları yaklaşımı uygulanabilir. Dipol Yaklaşımı Bir önceki bölümde çıkarılmış olan potansiyel fonksiyonu süperiletkenle daimi mıknatıs arasındaki etkileşimi dipol yaklaşımı kullanarak ifade etmektedir.5. . Bu fonksiyon aynı zamanda daimi mıknatısın manyetik ve kütle merkezlerini aynı kabul edip koordinat merkezinin orijini olarak ele almaktadır. 3.1.5. H ve z parametreleri uygun bir şekilde değiştirilirse diyamanyetik ve donmuş potansiyel fonksiyonları sırasıyla aşağıdaki gibi yazılabilir. 19 Yer çekimi potansiyeli denklemi olan (3. Süperiletken ve Daimi Mıknatıs Arasındaki Kuvvet Yukarıdaki statik analizden elde edilen süperiletken ile daimi mıknatıs arasındaki manyetik potansiyel denklemleri vasıtasıyla etkileşme kuvveti analiz edilebilir.19) 4π  2(2h + H + 2 z ) A1 A15  3. Bundan dolayı kuvvet ifadelerini potansiyelden türetebilmemiz için mevcut potansiyeli uygun bir şekilde değiştirmemiz gerekmektedir.19) da hesaba katılarak süperiletkenle daimi mıknatıs arasındaki toplam etkileşim potansiyeli aşağıdaki gibi yazılır: µ0 m1m2  1 + cos 2 θ cos θ 3 (2h + H + z ) A2  U=  3 + 3 −  + mg (h + H / 2 + z ) (3.

Düşey doğrultudaki yer değiştirmenin artışı ile bu durum bozulana kadar devam edecek daha .4.4’teki grafiğe göre r = 0’da z uzaklığını artırmak donmuş görüntünün neden olduğu çekici kuvveti dolayısıyla Fz’nin tersi yönündeki kuvveti artıracaktır. U donmuş için r ve h+z olarak düzenlenir.20) Potansiyel yazılırken U dia için yer değiştirme 2z. 20 U dia = β /(2 z )3 U donmuş = β {1/[r 2 + (h + z )2 ]3/ 2 − 3(h + z ) 2 /[r 2 + (h + z ) 2 ]5 / 2 } (3. düşey yer değiştirmeye göre değişim grafiği Şekil 3. Potansiyelden kuvvet denklemlerinin bulunduğu program (EK-1) ve bu denklemlerin gerekli değişkenlere göre grafiklerinin elde edildiği program (EK-2)’ye göre elde ettiğimiz kuvvet eğrileri şekildedir: Şekil 3. Dipol yaklaşımıyla düşey kuvvetin.

5’deki grafiğe göre sistemde r’nin artışı 2z değerinin altında bir değerde kalana kadar düşey kuvvet negatif yönde fakat giderek azalacaktır. Şekil 3. 21 sonra kuvvettin sıfırlanmasına sebep olacaktır.5. Belirtilen değerden sonra pozitif yönde giderek artan şekilde devam edecektir. . Dipol yaklaşımıyla düşey kuvvetin. yatay yer değiştirmeye göre değişim grafiği Şekil 3. Soğutma yüksekliğinin artışı oluşan kuvvet değişikliğinin azalmasını beraberinde getirecektir.

. Dipol yaklaşımıyla yatay kuvvetin. Şekil 3. 22 Şekil 3. düşey yer değiştirmeye göre değişim grafiği Şekil 3.7’de belirtilen son grafikte ise r ile verilen yer değişim artışı eksi yöndeki Fr’de mutlak bir azalışa neden olur.6.6’daki grafiğe göre düşey yer değiştirmenin artışı negatif yöndeki Fr’nin giderek azalmasına neden olmaktadır. Soğutma yüksekliğinin artışı ile mutlak Fr azalma eğilimi gösterecektir.

Bu durumdan kurtulmak için aktif kontrole ihtiyaç olmaksızın yüksek sıcaklık süperiletkenleri kullanılabilir. yatay yer değiştirmeye göre değişim grafiği 3. 23 Şekil 3.2 Amper Akımları Yaklaşımı Manyetik taşıyıcılar yatay eksende dengeden yoksun oldukları için sistemi oluşturan mıknatıslar birbirine yaklaştırıldıkları zaman birbirlerinin üzerine düşerler. . Bu denge süperiletkenlerin daha önce ifade edilen akı çivilenmesi özelliğinin manyetik taşıyıcılarda aktif kontrole ihtiyaç kalmaksızın kullanılmasını sağlamaktadır (Clem 1997). Bu çivilenme mıknatıs ve süperiletkeni bir arada belirli bir mesafede tutabilmektedir. Yüksek sıcaklık süperiletkenlerin manyetik özellikleri mıknatısların göstermiş olduğundan farklıdır.7. Mıknatıslarla etkileşmeye girdiklerinde akı çivilenmesi özelliği gösterirler ve dolayısıyla manyetik taşıyıcıların yatay eksende dengede kullanılabilirler. Dipol yaklaşımıyla yatay kuvvetin.5.

Eğer mıknatısı süperiletkene yaklaştırmak için Meisner itmesinden daha fazla kuvvet uygulanırsa mıknatısın sağlamış olduğu manyetik alanın bir kısmı süper iletkenin içine nüfuz eder ve orada çivilenir. Bu yaklaşım süper iletkenler diyamanyetik özellikler gösterdiklerinden dolayı süper iletkenlerle mıknatıslar arasındaki kuvvetleri hesaplamada kullanılabilir. Manyetostatikten bilindiği üzere iki manyetik dipol arasındaki kuvvetin F = (m ⋅ ∇)B eşitliği ile ifade edersek. Süperiletken ve mıknatıs arasındaki bu etkileşim her yönde. Bu taşıma mıknatıs ve süperiletken arasındaki etkileşime göre bazı yaklaşımlarla modellenebilir. Bu eşitlik silindirik geometri için mıknatıslar ve süper iletkenler arsındaki kuvveti verecek şekilde eliptik integrallerin polinom açılımlarına göre aşağıdaki gibi verilir. Burada. r mıknatıs yarıçapı I1 ve I2 sırasıyla etkileşen mıknatısın ve süper iletkenin içindeki görüntü Amper yüzey akımları.21) ( 4 r 2 + z 2 )1 / 2  z 2  Yukarıdaki denklemde k argümanı k 2 = 4r 2 /(4r 2 + z 2 ) ile verilir. z de aralarındaki uzaklıktır. 24 Mıknatısı süperiletkene yaklaştırdığımızda süper iletken mıknatısa Meissner olayından dolayı bir itme kuvveti uygulamaktadır. µ 0 I1 I 2 z  z 2 + 2r 2  F=  E − K (3. Mıknatıslar bobin gibi düşünülecek olursak (Hull ve Cansız 1999). Mıknatıslar arasında kuvvet hesaplaması mıknatısların dipol yaklaşımı ve Amper akımı oluşturdukları varsayımından faydalanılarak aşağıda verilen kuvvet formülü gerçek geometriler için uyarlanabilir. B ise diğer dipolün oluşturduğu manyetik akıdır. yani düşey ve yatay eksenlerde gerçekleştiği için süperiletkenin mıknatısa uyguladığı manyetik kaldırma veya taşıma dengeli olur. burada m dipollerden birinin mıknatıslanması. Mıknatıslanma ölçümlerinden mıknatısın yüzey akım yoğunluğu 660 kA/m . µ0 manyetik geçirgenlik. Bu çivilenmeden sonra mıknatısı süperiletkenden uzaklaştırmaya çalıştığımızda akının bir kısmı çivilendiği için süperiletken bu sefer mıknatısa çekme kuvveti uygular.

Kuvvet için. Her tabakada I1 veya I2 akımı geçiren bir dairesel tel olduğu düşünülürse toplam kuvvet bütün tabakalardaki akımların oluşturduğu kuvvetlerin toplamına eşit olur. aralarındaki uzaklığın fonksiyonu olarak teorik olarak bulunmuştur ve sonuçlar karşılaştırılmıştır. Hesaplama çok tabakalı sayısal ve eliptik integrasyon gerektirdiği için MATLAB programı yazılmıştır. sırasıyla birinci ve ikinci çeşit eliptik integralleridir.9’da da görüldüğü gibi kullanılan yaklaşım mıknatıs ve süper iletken arasında oluşan histeresis olayını açıklamasa da kuvvetlerin tahmininde oldukça başarılıdır. . Sonuç olarak Şekil 3. Elektromanyetizmadan bilindiği gibi I1 ve I2 birbirinin görüntüsü olduklarından eşittirler. Böylece bu çalışma süper iletkenli manyetik taşıyıcının tasarım aşamasındaki optimizasyonda büyük fayda sağlamaktadır. silindirik mıknatıs ve onun süper iletken içinde oluşturduğu görüntü akımları 50 tabakaya bölünür ve hesaplama her tabaka için ayrı ayrı yapılır. Bu hesaplama yöntemi ile enerji depolama aletlerindeki manyetik taşıyıcılara uyarlanması gereken süper iletken ve mıknatısların boyutları ve özellikleri hakkında ön bilgiye sahip olunabilir. argümanları k olmak üzere. 25 olarak tespit edilmiştir. Süper iletken ile mıknatıs arasındaki kuvvet. Yine yukarıdaki kuvvet denkleminde K ve E 2 terimleri.

Bu tezde daha önce yapılmış olan bir çalışmanın üzerine yeni yaklaşımlar denenerek çözümlerin analizi yapılacaktır (Cansız et al. Burada tek fark simetrik topacın hareketinde serbestlik . düşey yer değiştirmeye göre değişim grafiği 3. 2005). Bunlardan ilk üçü doğrusal hareketleri temsil ederken diğer üçü de dönme hareketlerini temsil etmektedir.8. (Cansız 2003) ve (Sugiura 2006).6. 2005). 26 Şekil 3. süperiletken üzerinde serbestçe dönen daimi mıknatıs altı serbestlik derecesine sahiptir. Genel olarak. r2 = x2+y2 olduğu için bir serbestlik derecesi azalır) Mekanikten bildiğimiz gibi simetrik topacın hareketi incelendiği zaman buna benzer bir durumla karşılaşırız. Amper akımları yaklaşımıyla düşey kuvvetin. Dinamik Analiz Şimdiye kadar süperiletken daimi mıknatıs taşıma sistemlerinin dinamik analizi bir çok yöntemlerle yapılmıştır (Cansız et al.

Süperiletken üzerinde dengede duran daimi mıknatıs ise bu serbestlik derecelerinin hepsine sahiptir. n .6. 27 derecesi yere değdiği noktadan dolayı bir adet azaltılmaktadır. ..23) . 3.. Lagrange Formalizmi Mekanik sistemin hareketinden geliştirilen diferansiyel denklem sistemi sistemin bağımsız derece numarası denklem sayısına eşit olduğunda türetilebilir.2. . z düşey yer değiştirme.. θ düşey doğrultudan açısal dönme miktarı. ∑ [( X i =1 i − mi xi )δxi + (Yi − mi y i )δy i + ( Z i − mi z i )δz i ] = 0 (3. Kinetik Enerji Denklemleri Bu kez I1 ve I3 sırasıyla yatay ve düşey yönlerdeki eylemsizlik momentleri olmak üzere anlatılan bilgiler dahilinde yüksek sıcaklık süperiletkeni üzerinde kararlı dengede askıda tutulan bir daimi mıknatısın kinetik enerjisi aşağıdaki gibi yazılabilir: 1 1 1 T= m(r& 2 − r 2φ&2 + z& 2 ) + Ι1 (φ&2 sin 2 θ + θ& 2 ) + Ι 3 (φ& cos θ +ψ& )2 (3. φ daimi mıknatısın koordinat sisteminin orijinine göre dönmesini ve ψ de daimi mıknatısın kendi etrafında dönmesini temsil etmektedir. 3.6. Böyle bir denklem sistemi aşağıdaki gibi yazılabilir. Bunu yapmadan önce Lagrange fonksiyonu hakkında kısaca bilgi vermek konuya hakimiyet açısından önemlidir.1.22) 2 2 2 Yukarıdaki denklemde r yatay yer değiştirme. Böyle bir sistemin Lagrange fonksiyonunu kolayca yazılabilir.

δy i . δz i ’in tüm değerleri için sıfır olmalıdır. (3. t ) (i = 1.24) Aynı mekanik sistemin holonomik geometrik zorlamalara bırakılmış halini farz edelim... Bu hareketin sembolik denklem dönüşümü p yerine genelleştirilmiş koordinat qj ve p’nin mevcut yer değiştirmesi δq j ile açıklanır. X i − mi x i = 0 .24’daki denklemden hareketin p eşitliğini türetebilmek için hareketin sembolik eşitliğinde 3n koordinatları xi. … n) artık bağımsız niceliklerdir. …. . Aşağıda ise sadece x için yazılmış olup aslında y ve z için de aynı formda olduğu açıktır. 2. Yi − mi yi = 0 ve Z i − mi zi = 0 (i = 1. zi (i = 1. Sistemin 3n bağımsız dereceli ve xi. . Lagrange yöntemini anlamak için ilk önce uzayda tamamıyla bağımsız hacmin n parçasının mi (i = 1. …n) (3. δxi .. δy i . Qp getirilerek dönüştürülmelidir..23) denklemden aşağıdaki bağıntılar elde edilir. … n) n parçalı kartezyen koordinatları bağımsız niceliklerdir. q2. δy i . yi.. Bu denklemleri aşağıdaki gibi ayrıştırabiliriz. Bunlar p genel koordinatlarına göre açıklanırlar. 3n koordinatları xi. Sistemin mevcut yerine geçen bileşenleri de δxi . 2. …. Zi yerine p genelleştirilmiş güçler Q1. Yi. 2. Q2.25) Eşitlik 3.24) denklemin sol yanı δxi . 2. qn ve 3n harici güç bileşenleri Xi. δz i ’in katsayıları da sıfır olmalıdır. 2. Bu da tamamıyla bağımsız mekanik sistem için hareketin 3n denklem takımıyla sonuçlanır. … n) mekanik sistemdeki basit halini tartışmalıyız. ... zi (i = 1. xi = xi (q1 . …n) (3. Sistem p = 3n .r bağımsız dereceye sahiptir. Bu nedenle (3. Hareketin sembolik denklem dönüşümünü gerçekleştirmek için p’nin ve sanal yer değiştirme δq j ’nin katsayısı sıfıra ayarlanmalıdır. δz i bağımsız niceliklerdir. . q 2 . yi. q p . zi yerine p genel koordinatları q1. Bunun nedeni sisteme etki eden geometrik zorlamanın bulunmamasıdır. 28 Yukarıdaki eşitlik sistemin maruz kaldığı geometrik sınırlamaların holonomik olduğu durumda mümkündür. yi.

∂ xi ∂x ∂ yi ∂y ∂ zi ∂z i . 29 p p p ∂xi ∂y i ∂z i δxi = ∑ δq k δy i = ∑ δq k δz i = ∑ δq k (3.27) k =1 ∂q k ∂t dxi . ∂x xi = ∑ qk + i k =1 ∂q k ∂t p .28) ∂ q k ∂q k ∂ q k ∂q k ∂ qk ∂q k (3.29) i =1 k =1 i =1 ∂q k ∂q k ∂q k k =1 Nicelik n ∂xi ∂y ∂z Qk = ∑ ( X i + Yi i + Z i i ) (3. = i . = (3. ∂y i .24) denkleminde kullanırsak uygulanan gücün sanal işini verir. ∂x yi = ∑ qk + i k =1 ∂q k ∂t p . ∂z i .28) denklemini (3. ∂x zi = ∑ qk + i (3. .27) denklemi ile . p p n n ∂xi ∂y ∂z ∑ ( X δx i i + Yi δy + Z i ∂z i ) = ∑ [∑ ( X i + Yi i + Z i i )]δq k = ∑ Qk δq k (3.26) k =1 ∂q k k =1 ∂q k k =1 ∂q k p . . = i . ∂xi . dq xi = ve q i = k gibi dt dt (3.30) i =1 ∂qk ∂qk ∂qk .

dt ∂ y. dt  ∂ q.33) ve (3. = mi xi . 2. ∂qk . K= 1 2 ∑ mi ( xi2 + yi2 + zi2 ) i =1 (3. n) bağlı olduğu gerçeği ∂K kullanıldı.31) (3.  ∂ q. ∂K . Eğer q k uzunluksa Qk güç boyutuna sahiptir... = m x = m y = m z (3. p şeklinde alınarak genelleştirilmiş koordinat q k gibi genelleştirilmiş güç bileşeni olarak adlandırılır. .  ∂ q. ….   .    δ xi + d  ∂K  δ yi + d  ∂K  δ zi = d  ∂K n d  ∂K ∑ i =1 dt  ∂ x . ∂K .26) denklemini kullanırsak ve yi ve zi terimleri için benzer ifadelerle birlikte şöyle yazılabilir. = mi zi (3.. d ∂K . Örneğin eğer q k açıysa Qk tork boyutundadır. Buna bağlı olarak.32) ∂ xi ∂ yi ∂ zi d ∂K .33) dt ∂ x. y&i . z&i (i = 1. Qk ’nın boyutları işin boyutlarına sahip Qk δq k ile aynıdır. d ∂K . .   . Eylemsizlik kuvvetinin gerçek işini veren terimleri çevirirsek kinetik enerjiyi elde ederiz.. . dt ∂ z.. i i i i i i i i i (3. .   .  ∂ q. Aynı sebepten ikinci toplam − terimine eşittir. 2. = mi yi .31) eşitliğinin türevinin alınması.   (3. n . ∂K . dt  ∂ z. 30 k = 1.34)  i  k  i  k  i  k  k  Son eşitlikte K’nın sadece hız derecesine x&i . dt  ∂ y.

2. 31 n . δ qk ’nın her bir katsayısı da sıfır olmalıdır.35)’in sol yanı δ qk ’nın tüm değerleri için sıfır olmalıdır. p     d ∂K  − ∂K  δ qk ∑ (mi xi δ xi +mi y i δ xi + mi z i δ xi ) = ∑   .. p) (3.  ∂qk  k  Korunumlu sistemlerde bir fonksiyonda mevcuttur ve sadece sistem koordinatlarına bağlıdır.. Hareketin sembolik eşitlik ifadesinin dönüştürülmesiyle oluşturulan p sanal yer değiştirmesi δ qk ’da bağımsız niceliktir. (3.36) k =1  dt  ∂ q   . Bu nedenle kuvvetin bileşenleri şu şekilde verilir: ∂U ∂U ∂U Xi = − . .. p     ∑  d  ∂K  − ∂K − Qk δ qk = 0 (3.   k  ∂ qk  Önceden de ifade edildiği gibi p genel koordinatı qk (k = 1.   d  ∂K  − ∂K = Qk (k = 1. Bu nedenle (3.35) i =1 k =1  dt  ∂ q     k  ∂ qk  (3..) bağımsız niceliklerdir.37) dt  ∂ q..35) eşitliğini (3. . 2... .38) ∂xi ∂yi ∂zi Nicelik olarak verilen ifade . Bu Lagrange denklemine götürür.30) ve (3.23) eşitlikte yerine yazarsak hareketin sembolik denklem şu forma dönüşür.. . Yi = − ve Z i = − (3.

 ∂qk  k  U potansiyeli xi . ( K − U ) (k = 1. 2. zi koordinatlarının bir fonksiyonudur ve bu nedenle bu koordinatlar genelleştirilmiş koordinat qk ve zaman t potansiyel fonksiyon U .42) dt  ∂ q.  ∂qk  k Bu fonksiyon sistemin “Lagrange” fonksiyonudur.39) eşitliğini Lagrange eşitliğine koyarsak   d  ∂U  − ∂ ( K −U ) = 0 (k = 1. genelleştirilmiş hız derecesi q k ’den bağımsızdır.41) dt  ∂ q  ∂qk  k  kinetik enerji ile potansiyel enerji farkının L = K .43) . 2.39) i =1 ∂q k ∂q k ∂q k i =1 i ∂qk ∂yi ∂qk ∂zi ∂qk (3. 32 n ∂xi ∂y ∂z n ∂U ∂xi ∂U ∂yi ∂U ∂zi Q k = ∑(Xi + Yi i + Z i i ) = ∑ ( ∂x + + ) (3. … p) (3.U ile tanımlanmasıyla korunumlu sistemlerde Lagrange denklemi şöyle yazılabilir. Bu nedenle eşitlik (3. 2. Süperiletken üzerinde dengeli bir şekilde askıda tutulan daimi mıknatısın hareketi için Lagrange fonksiyonunu aşağıdaki gibi yazabiliriz: L=T–U (3.40) dt  ∂ q. … p) (3. yi .   d  ∂L  ∂L − =0 (k = 1. … p) (3.40) şu formda yazılabilir:   d  ∂U  − ∂ (K −U ) = 0 .

Öncelikle yatay doğrultudaki hareket için denklemi yazalım: ∂ ∂L ∂ − =0 (3. ∂L = Mrφ&2 − β ( B1 + B2 ) (3.45)  2(2h + H + 2 z ) A1 A1  2 Şimdi ise Lagrange fonksiyonundan türeyen hareket denklemleri aşağıdaki gibi yazılabilir.47) ∂t ∂r& −3r cos θ 3 (2h + H + z ) sin θ 15r (2h + H + 2 z )( r sin θ + (2h + H + z ) cos θ B1 = 5 − 5 ve B2 = A1 A1 A17 olmak üzere. 33 1 1 1 T= m(r& 2 + r 2φ&2 + z& 2 ) + Ι1 (φ&2 sin 2 θ + θ& 2 ) + Ι3 (φ& cos θ +ψ& ) 2 (3.46) ∂t ∂r ∂r ∂ ∂L .48) ∂r 1/ 2 A1 =  r 2 + (2h + H + z )2  A2 = r sin θ + (2h + H + z ) cos θ A3 = r cos θ + (2h + H + z ) sin θ olmak üzere .44) 2 2 2  1 + cos 2 θ cos θ 3 (2h + H + z ) A2  H U =β  + 3 − 5  − mg (h + + z ) (3.. = mr (3.

I1   (2h + H + 2 z ) A1  A15  ( I1 − I 3 ) I θ&& − sin θ cos θφ&2 + 3 sinθψφ & & + E1 = 0 (3.7. birimlerin yerine uygun değişkenlerin konulmasıyla bu birimlerin.51) Yalpalama hareketine ait denklem için. Böylece yatay yönde geçerli olan hareket denklemi aşağıdaki gibi verilir: β  −3 A 15r (2h + H + z ) A2  r − rφ&2 +  5 3 + && =0 (3. Ayrıca boyutsuzlaştırma.52) I1 I1 3. Boyutsuzlaştırma Boyutsuzlaştırma.49) ∂r  A1 A17  elde edilir. sistemlerin karakteristik özelliklerini . Bu yöntem. ölçülebilen birimlerin karmaşık olduğu problemleri basitleştirip parametrikleştirebilir. β   − sin θ cos θ sin θ  3 A (2h + H + z )  E1 =  3 − 3 − 4  olmak üzere. 34 ∂L  −3 A 15r (2h + H + z ) A2  = Mrφ&2 − β  5 3 +  (3. matematiksel eşitlikten kısmen ya da tamamen çıkarılması olarak açıklanabilir.50) M  A1 A17  Benzer işlemler düşey doğrultu için yapılırsa aşağıdaki denklem elde edilir: (1 + cos 2 θ ) 2(2h + H + z )cosθ − A2 5 A2 (2h + H + 2 z ) 2 D1 = − − + olmak üzere. (2h + H + 2 z )4 A15 A17 z + g + 3Mβ D1 = 0 && (3.

sonraki ölçüler bu standartlara bağlı olarak yapılmaktadır. Temel Mantık Bir sarkacın t periyodu ile salındığı varsayalım. Bu teknik. Böyle bir sistem için t periyoduna bağlı salınımla ilişki kurmak hesaplamalar için avantajdır ve bu periyotla uyumlu ölçümleri aslında normalize etmektir. Bunun nedeni fiziksel problemlerin büyük bir kısmının diferansiyel denklemlerle formüle edilebilmesidir. Boyutsuzlaştırma. Örneğin ölçü cihazları bilinen bazı bağıl birimlerle ölçeklendirilmiş. bu sisteme ait değerleri yeniden düzenlenmesini sağlayabilir. . boyutsuzlaştırma sistemin analizi için gerçekten kullanılması gereken parametrelerin belirlenmesinde kullanılır. dinamik sistemler ve diferansiyel denklem konularına. Aslında boyutsuzlaştırmanın günlük hayatta pratik örnekleri mevcuttur.7. Bu aynı zamanda aynı sistemin farklı uygulamalarının ortak özelliklerini kıyaslamayı da sağlar.1. 3. sistemin doğal birimlerinin kullanıldığı sistem karakteristiğinin belirlenmesini sağlar. Örneğin. Yani. sistemlerin diferansiyel denklemlerle tanımlanmasında oldukça yararlıdır. Bununla birlikte elbette sistemi uygun şekilde tanımlayan bir denklemle işe başlamak en doğrusudur. Bu duruma örnek olarak doğrusal olmayan denklem uygulamaları verilebilir. kısmi diferansiyel denklemlerine ve fiziksel matematiğe ait diferansiyel denklemlere ait problemlere iyi bir şekilde uygulansa da bu yöntemi bunlarla sınırlandırmak doğru olmaz. eğer bir sistem doğal frekansı uzunluğu veya zaman sabitine sahipse boyutsuzlaştırma. 35 elde edebilir. Öte yandan. Ölçümler aynı özellikleri içeren farklı sistemlere ait sistem özellikleriyle ilişkilendirilir. Boyutsuzlaştırmanın açıklayıcı örneklerinin çoğu diferansiyel denklemleri basitleştirme kaynaklıdır.

X’in önündeki katsayı sadece bir karakteristik değişken içermektedir. En yüksek dereceli terimin katsayısı türevsel terimin önündeki katsayıdır.54) tc dτ 3. 36 3. Bu denklem aşağıdaki gibi verilmiş olsun: dx a + bx = Af (t ) (3.53) dt 1. .2. x = χ xc. Bu denklemin bağımsız değişkeni t bağımlı değişkeni x tir 2. t = τ tc xc d χ a + bxc χ = Af (τ tc ) ≡ AF (τ ) (3. d χ btc At + χ = c F (τ ) (3. • En yüksek dereceli terimin türevinin katsayısına bölünür • Mümkün olduğunca çok terimin katsayısının 1 olabilmesi için her değişkenin karakteristik biriminin tanımı dikkatlice seçilir • Sistem denklemi yeni boyutsuz niceliklerine göre yeniden yazılır Açıklayıcı olarak birinci dereceden sabit katsayılı bir denklemi inceleyelim. Bu nedenle bunu seçmek en kolayı olur.55) dτ a axc 4. Boyutsuzlaştırma Basamakları Bir sistemi boyutsuzlaştırmak için aşağıdaki yöntem izlenir: • Tüm bağımlı ve bağımsız değişkenler tanımlanır • Her bir ölçünü karakteristik birimler ile ölçeklendirilmiş miktarlara dönüştürülür.7.

57) axc bxc b 5.a.2.56) a Birinci katsayıyı 1’e eşitledik İkinci katsayıyı da 1’e eşitleyip düzenlersek eşitlik 3.59’daki sonuç elde edilir: Atc A A = = 1 ve xc = (3.58) dτ 3. orijinal sistemi tanımlamak için ihtiyaç duyuluyorsa onların orantılı tam benzerleri boyutsuz diferansiyel işleçleri olmaya başlar.7. Bağımlı değişken x ve bağımsız değişken t (x de t’nin bir fonksiyonu) x ve t’nin ikisi de birimsel niceliklerle gösterilirler.59) tc xc Son iki denklem boyutsuzlaştırmada yer değişim için kullanılır. . Bu iki değeri ölçmek için iki asıl (sisteme has-öz) xc ve tc olduğu varsayılırsa durum şu şekilde düşünülür. Böylelikle boyutsuz denklem herhangi bir parametreden tamamen kurtulmuş olur. 37 btc =1 (3. t x τ= ve χ = (3. dχ + χ = F (τ ). Yerine Yazma Basitçe iki denklemin iki değerle karakterize edildiğini varsayalım. Eğer diferansiyel işleçlere. (3.

7. 3. Bunun benzeri ise χ’dir. Kuvvet Fonksiyonu Eğer bir sistem kuvvet fonksiyonuna sahipse bu durumda .2. dτ 1 = (3. Bundan sonraki örneklerde kullanılacak semboller: • t bağımsız değişken – genellikle zaman özelliklidir. 38 x ve t’nin yerine kullanılan değerlerde bir sınırlama yoktur. t = τ tc eşitliğinin diferansiyelinden aşağıdaki eşitlik elde edilir.61) dt dt dτ tc dτ dt dt tc dτ tc dτ n 3. Bunun boyutsuzlaştırılmış benzeri ise τ dur.60) dt tc Bağımsız denklemlere uymakla birlikte boyutsuz diferansiyel işleçler şöyle olmaya başlar. • c ise karakteristik birimi ifade eder. Örneğin x bir nicelik ve karakteristik birimi xc dir. d dτ d 1 d dn d 1 d n 1 dn = = ve n = ( )n = ( ) = n (3. Örneğin eğer x kütleyi ifade ediyorsa m de boyutsuz kütle niceliğini ifade etmede uygundur. Fakat bunlar problemin çözümüne yardımda uygun oldukları için genelde kullanılırlar.b.c.7.2. Diferansiyel İşleçler İlişkiye bakacak olursak. • x bağımlı değer-kütle voltaj veya herhangi ölçülebilir bir değer olabilir.

Ψ ( x) = Ψ ( x( χ )) = Ψ ( χ ) (3.65) 2m dx 2 2 Dalga fonksiyonu zaten boyutsuz ve normalize olduğu için boyutsuzlaştırma işlemine gerek yoktur. İncelenen sistem doğrusal olmadığından dolayı basit olan bir non-lineer sistem örneğine bakmak faydalı olacaktır. Ayrıca x değeri uzunluk birimini içerir.66) .62) Şu andan itibaren yeni kuvvet fonksiyonu boyutsuz özellik τ ya bağlı hale getirilir. 39 f (t ) = f (τ tc ) = f (t (τ )) = F (τ ) (3. Non-lineer diferansiyel denklemlerin genel bir çözüm yöntemi olmadığı için boyutsuzlaştırmada kendi özel esaslarına göre düşünülmelidir. xc = CV0 . dQ Q dχ R + = V (t ) ve + χ = F (τ ) (3. tc = RC . Örneği incelersek bir boyutsal zamanlı bağımsız kuantum harmonik zaman osilatörü için Schrödinger denklemi şudur: h2 d 2 1 (− + mω 2 x 2 )Ψ ( x) = E Ψ ( x) (3. Yine de boyutsuz bir değerin fonksiyonu olarak tekrar yazılmalıdır. Konunun daha iyi anlaşılması açısından bir voltaj kaynağına seri bağlı RC devresi incelenebilir. t = τ tc .64) Birinci karakteristik birimin karşılığı toplam yük ve ikinci karakteristik birimin karşılığı zaman sabitidir. Q = χ xc . Sonuç olarak yerine yazarsak.63) dt C dr yerine yazılmalarla birlikte şu sonucu elde ederiz. F = V (3.

70) 2 dχ2 . Genellikle enerji terimleri boyutsuzlaştırılamaz. Çünkü kuantum mekaniklerinin birinci kuvveti sistemin durumunun enerjilerini belirler. m 2ω 2 xc4 h 2 = 1 ve xc = (3.67) d 2 m 2ω 2 xc4 2 2 Emxc2 (− + χ ) Ψ ( χ ) = Ψ(χ ) dx 2 h2 h2 χ²’nin önündeki terimi birimsiz yapmak için şöyle yazarsak.69) hω Enerji için boyutsuzlaştırma faktörü harmonik osilatörün temel durumu ile aynıdır. dx hω 2E Ψ ( χ ) ≡ εΨ ( χ ) (3. 40 Diferansiyel denklem aşağıdaki şekilde ifade edilir: h 2 d 2 mω 2 xc2 2 (− + χ )Ψ ( χ ) = E Ψ ( χ ) 2mxc2 d χ 2 2 (3.68) h mω Tamamen boyutsuz hale getirilmiş denklem şu olur: d2 2E (− 2 + χ 2 )Ψ ( χ ) = Ψ ( χ ) eşitliğinden aşağıdaki özdeşlik yazılır. Birinci denklemin yeniden düzenlenmiş hali olarak harmonik osilatörün alışılmış denklemini elde ederiz hω d2 (− + χ 2 )Ψ ( χ ) = E Ψ ( χ ) (3.

H0 K İfadeleri denklemlerde yazmak için düzenlersek. z = z * H 0 . H0 = h+H/2. z ve θ’ya ait olanlar için boyutsuzlaştırma işlemlerini yaparsak yani φ ve ψ’ ye ait bileşenleri 0 kabul edersek aşağıdaki denklemleri elde ederiz. K= . H0 = h + H 2 ve 16π H 05 M gA = g eşitlikleri olmak üzere. t = t * / K / M . t * = tω0 = t K M . Birinci ifade: 3β  H 0 [− r *cos θ * + (2 + z*) sin θ *] [ H 03 r * sin θ * + H 03 + (2 + z*) cos θ *] (2 + 2 z*)   + 5 r *  M  {H 02 [ r *2 + (2 + z*) 2 ]}5/ 2 {H 02 [r *2 + (2 + z*) 2 ]}7 / 2  . 3µ0 m1m2 r* = r H0 . 41 3.71) M   r 2 + (2h + H + z )2   r 2 + (2h + H + z )2     Denklemi üçe ayırıp çözersek. z* = z H 0 . r&& − rφ&2 +   3β  r cos θ + (2h + H + z ) sin θ r sin θ + (2h + H + z ) cos θ (2h + H + z )  − 5/ 2 + 5r 7/2 = 0 (3. 3µ0 m1m2 g H K r = r * H 0 .3 Süperiletken Daimi Mıknatıs Sistemindeki Denklemlerin Boyutsuzlaştırılması Elde edilen denklemlerden r.7. K = 5 ve g = A 0 16π H 0 M Düşey yöndeki bileşen için.

73 ve 3.72) = ) + 5 r * M (H0 )   r *2 + (2 + z*)  5/ 2  r *2 + (2 + z*)  7/2    3β µ mm için B = 0 1 2 olacak şekilde yazarsak. 42   3β  − r *cos θ * +(2 + z*) sin θ * {[sin θ * r * +(2 + z*) cos θ *] (2 + 2 z*) H 03 }  = ) + 5 r * M   r *2 + (2 + z*)2  5/ 2 H 4 7/2  H 02 {r *2 + (2 + z*)} H 07     0    3 β  − r *cos θ * +(2 + z*) sin θ * {[sin θ * r * +(2 + z*) cos θ *] (2 + 2 z*)}  (3.74 ifadelerini toplayarak sıfıra eşitlersek aşağıdaki denklemi elde ederiz: d 2r *  r * ( r *sin θ * + (2 + z*) cosθ *) (2 + z*) ( r *cosθ * + (2 + z*)sin θ *)  (3. 4 (H 0 ) M 4 3µ0 m1m2 4π ( H 0 )5 K = 4π ( H 0 )5 (3.  [r *2 + (2 + z*) 2 ]7 / 2 [ r *2 + (2 + z*) 2 ]5/ 2  .  5[r *sin θ * + (2 + z*)cosθ *](2 + z*)2 r *sin θ * +3(2 + z*)cosθ *  C1 =  −  olmak üzere.74) dt 2 1 K /M dt * 2 Eşitlik 3. Üçüncü ifade H04 M MH 0 4 d 2r H 0 d 2r * = ( ) (3. 3.73) 16π ( H 0 )5 3β 4 H 05 K = olacak şekilde yazarsak.72.75) + 4 5 2 − =0 dt *  [r *2 + (2 + z*)2 ]7 / 2 [r *2 + (2 + z*) 2 ]5 / 2  Düşey yöndeki bileşen için. İkinci ifade.

77) 2 K I r H 03 dt * . 43 d 2z *  (1 + cos 2 θ *)  + 4 − + C1  + g A = 0 (3. sin θ *cosθ * sin θ * 3[ r *cosθ * −(2 + z*)sin θ *](2 + z*) C2 = 3 + 2 2 3/ 2 + olmak üzere 8(1 + z*) [ r * +(2 + z*) ] [ r *2 +(2 + z*) 2 ]5 / 2 aşağıdaki gibi bulunur.76) 2 4 dt *  16(1 + z*)  θ yönündeki bileşen için. d 2θ * M β 1 +− C2 = 0 (3.

4. ARAŞTIRMA BULGULARI ve TARTIŞMA Çıkardığımız denklemlerin çözüm analizinden önce yazılan program içinde kullandığımız Fast Fourier Dönüşümü hakkında genel bir bilgi açıklayıcı olacaktır. bir zaman aralığı sinyalini eşdeğer frekans aralığı sinyaline dönüştürmekte kullanılan DFT (Ayrık Fourier Dönüşümü) tabanlı verimli bir algoritmadır. Kısaca FFT sinyallerimizi zaman alanından frekans alanına geçirirken kullandığımız bir işlemdir. Karmaşık sinyaller içinde periyodik olanları belirleyip harmonik bileşenlerine ayırır. x[n] zaman dizisinin daha küçük alt dizilere bölündüğü zamanda örnek seyreltme ve ayrık Fourier dönüşümü dizisi katsayıları X[k]’nın daha küçük alt dizilere ayrıştırıldığı frekansta desimasyon algoritmalarıdır. N kompleks noktalı bir data serisinin sonlu Fourier dönüşümünü yaklaşık Nlog2N işlemle hesaplayan bir metottur (Cooley and Lewis 1967). Cooley ve Tukey’in makalesinin etkisiyle Bir FFT’yi hesaplamak için iki farklı prosedür uygulanmaktadır. Fast Fourier Dönüşümü Karışık sinyal yumaklarını ayrıştırır ve hangi frekansta ne şiddette bir titreşim olduğunu gösterir.1. Hızlı Fourier Dönüşümü algoritması. Cooley ve Tukey tarafından açıklandığında Fourier analizini N 2 işlemle orantılı olan ve orantı faktörünün trigonometrik fonksiyonların simetri özellikleri kullanılarak azaltılabileceğine inanan birçok kişi tarafından büyük ilgi topladı. (Cooley ve Tukey 1965). O yıllarda N 2 işlemli metotları kullanan bilgisayarlar yüzlerce saatlik bir işlem süresine ihtiyaç duymaktaydı. Bu bölümde çeşitli gerçek zamanlı FFT örnekleri gerçekleştirilecektir. Bunlar. Hızlı Fourier Dönüşümü (FFT). FFT tekrarlanmayan sinyalleri dikkate almaz. 44 4. Bu algoritma. FFT’in DCT (Ayrık Kosinüs .

4. Goertzel algoritması ve Hızlı Hartley Dönüşümü (Fast Hartley Transform) gibi birkaç varyasyonu da kullanılmaktadır. 45 Dönüşümü .Discrete Cosine Transform). Yatay yön için soğutma yüksekliğine göre titreşim genliğinin zamana göre değişimi . R.1.2. sağladığı yüksek sıkıştırma oranı sayesinde gerçek zamanlı uygulamalarda tercih edilmektedir (Gonzalez and Lewis 2002). z ve θ için soğutma yüksekliğine göre titreşim genliğinin zamana göre değişimi ve rezonans frekansının titreşim frekansına göre değişimini ve genliği vermektedir (h = 10 mm için) Şekil 4.2. Elde Edilen Denklem Sisteminin Analizi Sisteme ait beş denklem için yaptığımız programdan elde ettiğimiz sonuçlar.1. Denklem Çözümlerinin Analizi 4. Özellikle son yıllarda DCT.

46 Şekil 4. Açısal yön için soğutma yüksekliğine göre titreşim genliğinin zamana göre değişimi Şekil 4. Düşey yön için soğutma yüksekliğine göre titreşim genliğinin zamana göre değişimi .2.3.

Açısal yön için rezonans frekansının titreşim frekansına göre değişimi ve genliği . 47 Şekil.4.5. Yatay yön için rezonans frekansının titreşim frekansına göre değişimi ve genliği Şekil 4.4.

Düşey yön için rezonans frekansının titreşim frekansına göre değişimi ve genliği Şekil (3. 48 Şekil 4.6. Aynı şekilde r’ye ait rezonans frekansının titreşim frekansına göre değişim grafiğinde ilk değer r ikincisi θ ’ya aitir. θ ’ya ait rezonans frekansının titreşim frekansına göre değişim grafiğinde ilk değer r ikincisi θ ’ya aittir.15)’teki grafiklerde 5 denklem için analiz yapılmış ve çıkan sonuca göre yatay yöndeki bileşen ile açısal yöndeki bileşenin iki frekansa sahip olduğu bu bileşenlerin birbirine bağımlı fakat düşey yöndeki bileşen için elde edilen frekansa göre bu bileşenin ilk ikisinden bağımsız olduğu ortaya çıkıştır.10-3.Soğutma yüksekliğinin değişimiyle oluşan çizelgede şöyledir: .

49 Çizelge 4. fr = Yatay yöndeki rezonans frekansı ve fθ = Düşeyden açısal yöndeki rezonans frekansı .1. Soğutma yüksekliğinin değişimine göre rezonans frekans değişimi h Fr modları Fθ modları Fz 15 4 20 4 20 19 14 5 21 5 21 20 13 5 23 5 23 22 12 6 26 6 26 25 11 7 30 7 30 29 10 9 34 9 34 35 9 10 40 10 40 41 8 12 47 12 47 51 7 15 57 15 57 63 6 18 71 18 71 82 5 23 90 23 90 108 4 28 121 28 121 149 3 37 170 37 170 217 fz = Düşey yöndeki rezonans frekansı.

Açısal yön için soğutma yüksekliğine göre titreşim genliğinin zamana göre değişimi .2. 50 4. Denklemlerin Üçe İndirgenmiş Durumunda Sistem Analizi Şekil 4. Yatay yön için soğutma yüksekliğine göre titreşim genliğinin zamana göre değişimi Şekil 4.7.8.2.

Düşey yön için soğutma yüksekliğine göre titreşim genliğinin zamana göre değişimi Şekil 4. 51 Şekil 4. Yatay yön için rezonans frekansının titreşim frekansına göre değişimi ve genliği .9.10.

Yatay yön için rezonans frekansının titreşim frekansına göre değişimi ve genliği . 52 Şekil 4. Açısal yön için rezonans frekansının titreşim frekansına göre değişimi ve genliği Şekil 4.11.12.

3.2. 4.13. Şekil 4. Böylece. kendi etrafında dönme ve presesyon hareket etkisinin. bu yönlerde başlangıç itmeleri verilmediği takdirde ilk önce verilen beş denklem takımının çözümü ile son üç denklem takımının çözümü arasında bir fark olmayacaktır. Denklemlerin Taylor Serisine Açılmış Durumunda Sistem Analizi Denklemleri Taylor serisine açtığımızda küçük başlangıç değerleri için ihmal ettiğimiz terimlerin etkisinin fazla olmamasını bekleriz. Bu durum bundan sonraki metotlarla analiz edilecek denklemeler için avantaj sağlamaktadır. Denklemlere Taylor açımlı uygulanarak elde edilen r için rezonans frekansının titreşim frekansına göre değişimi ve genliği . 53 İndirgenmiş denklemlerin çözümlerine bakıldığında fark edilir bir değişme gözlenmemektedir. Yani. başlangıç itmeleri verildiği takdirde olacağı beklenmektedir. Taylor serisinde çözümlerin bozulmaya başladığı başlangıç değerleri için sisteme uygun olmadıkları kanısına varabiliriz.

54 Şekil 4. Denklemlere Taylor açımlı uygulanarak elde edilen açısal yön için rezonans frekansının titreşim frekansına göre değişimi ve genliği Şekil 4.15. Denklemlere Taylor açımlı uygulanarak elde edilen z için rezonans frekansının titreşim frekansına göre değişimi ve genliği .14.

55 (a) (b) .

16. 56 ( c) Şekil 4. Denklemlerin Zamana göre Boyutsuzlaştırılmış Durumunda Sistem Analizi Sistemi daha iyi anlayabilmek için sadece düşey yöndeki değişimi için şu sonuç elde edilir: . 4.2.16’daki grafik elde edilir.4. a) Bozulmuş r değişken grafiği b) Bozulmuş açısal yön değişken grafiği c) Bozulmuş z değişim grafiği Burada başlangıç değerlerini 10 kat artırarak programı tekrar çalıştırdığımızda Şekil 4.

Fakat r ve z’ye ait boyutsuzlaştırmalardan elde edilen sonuçlar aynı şekilde birbirini tutmamıştır. Bunun nedeni θ ’ya boyutsuzlaştırma işleminin uygulanamaması ve bunun sonucunun tüm denklemleri etkilemesidir. Boyutsuzlaştırma uygulanarak elde edilen denklemler için z için soğutma yüksekliğine göre titreşim genliğinin zamana göre değişimi Bu grafikte elde edilen sonucu programa eklenilen geri dönüşüm ifadesiyle tekrar elde edip yaptığımız boyutsuzlaştırma işleminin doğruluğunu Şekil 3. 57 Şekil 4.23 bakarak ispatlamış oluruz.17. .

18. Boyutsuzlaştırma yöntemi uygulanmış denklemlerin doğrulanması . 58 Şekil 4.

Boyutsuzlaştırma için yapılan parametre değişimleri r. Bu sonucun ardından boyutsuzlaştırma işlemini sadece zaman değişkeni için uygulanmış ve değişim parametre geri dönüşümüyle aynı sonuçlara varılmıştır. Bu analizler de sistem davranışının açıklanmasının yanında hangi çözüm yolunun daha elverişli olacağı hakkında bilgi vermiştir. Sistem denklemlerini çözmeye yönelik bu çalışma uygulanan pek çok yöntemle sonuca ulaştırılmaya çalışılmıştır. Geri dönüşüm yapıldığı zaman bulunan frekans değerlerinin birbirini tutmama nedeni zamanı boyutsuzlaştırırken bir katsayı ile çarpmamızın frekans aralığında olan daralmaya sebep . 59 5. z. düşey ve açısal denklemleri içeren üç denklemle benzer sonuçlar alacak şekilde ifade edilmesi ise bu ve bundan sonraki çalışmalar için önemli olacaktır. Beş denklemle ifade edilen sistem karakteristiğinin yatay. R ve z bileşenleri her ne kadar boyutsuzlaştırılsa da denklemleri içinde açıya bağlı değişken ifadeleri barındırmaktadır. Elde edilen sonuçlar ise şöyledir: Sistem için yazılan denklem sonuç analizinden yatay ve açısal bileşenin birbirine oldukça bağımlı buna karşın düşey bileşen üzerindeki etkilerinin oldukça az olduğu kanısına varılabilir. Denklemlerin Taylor serisine açılmış halinde çıkan sonuçlar için yapılan analizde başlangıç değerleri büyük önem kazanmıştır. SONUÇ ve ÖNERİLER Bu çalışmada ele alınan sistem için donmuş görüntü modeli benimsenmiştir ve sisteme ait elde edilen hareket denklemlerinin çözümlenmesi amaçlanmıştır. Uygulanan tüm çözüm yolları için gerekli analizler yapılmıştır. t bileşenlerine uygulanmış fakat bu hali ile parametreler için geri dönüşüm yapıldığında aynı sonuca ulaşılamamıştır. Bu çalışmada bunun nedeni açısal bileşeninin boyutsuzlaştırılamamış olması olarak belirlenmiştir.

Ayrıca gerekli tüm kuvvet grafikleri sağlanmış ve bu kuvvet grafiklerinin farklı soğutma yüksekliklerinde elde edilmesi bu yüksekliğin sisteme farklı durumlar için etkisinin ne olduğunu görmemizi sağlamıştır. Sonuç olarak elde edilen tüm bu bilgiler yüksek sıcaklık ve daimi mıknatıs sisteminin açıklanmasında bir adım olacaktır. . Bu durum geri dönüşüm yapılan programda değişim parametresinin bir katsayı ile çarpılmasıyla giderilmiştir. 60 vermesidir.

2006. 6396 Meissner. 1933. R.. Zh. L. L. 1996.. 1174 Bardeen. IEEE Trans. E.. T. and Muller. Z. Supercond.. 23 Ginzburg. 297-301. 1. 426. G. L. Possible High-Tc Superconductivity in the Ba- La-Cu-O System. R. 108. Phys. A. and Fujimori. . 2002. 2nd Ed.. 76 Cooley. 2003. Audio Electroacoustics. IEEE Trans. i Thor. D.. W. and Ura H. 64. 20.. R. A. Nonlinear oscillation of a rigid body over high- Tc superconductors supported by electro-magnetic forces. 2005. NJ Hull J.. 1175 Bednorz.. 1997.pp. 32..Exsperim. D. and Gundogdu Ö. Phys. 783 . A. Lewis. 76 577 Hull J. 1066 Sugiura T. J.... and Rossing T. 189 Cansiz A. and Ochsenfeld R. Vol.. Hull J. J. 19. Upper Saddle River. 390. Prentice Hall. Cooper. Supercond. 1967. J. Passmore J.. Physica C. Historical Notes on the Fast Fourier Transform. Mulcahy T. Phys. R. An Algorithm for the Machine Computation of Complex Fourier Series. 787 Sugiura. Ogawa S.. J. J. Physica C. 1957. Tukey. Appl... Rev. 86. Mathematics of Computation. Woods R. P. J. and Landau.. P.. M. and Schrieffer. 61 KAYNAKLAR Abrikosov. Phys. C. On the Magnetic Properties of Superconductors of the Second Group. N. 18. W. Stable levitation of steel rotors using permanent magnets and hightemperature Supercpnductors. V. 1957. Die Naturwissenschaften 21. On the Theory of the Superconductivity. Clem. R.1965. A. J.. 5. 1994. Sci. and Cansiz A. JETP. Mechanical Resonance Characteristics of a High - Tc Superconducting Levitation System. 1064 Gonzalez. 1986. 15. Digital Image Processing.. B.. Soviet Phys.. J. D. R. 1950.W. 356 Cansiz A. and Welch. Fiz. H.W. W. 1 Cooley. AC Losses in High-Tc Materials.. Magn. Technol. L. 'Kurze Originalmitteilungen'. Appl. 1999. Adv. K. J.. Theory of Superconductivity. Correlation between free oscillation frequency and stiffness in high temperature superconducting bearings.

Udia=B/(2*z)^3. ps:psi açıları % z:measurement height %H=0. %h=1.r) . th:teta. 62 EKLER EK 1 Dipol yaklaşım için Matlab’ te yazılan kuvvet programı syms x y z H h th fh ps r B % H:magnet height.z) Fr=-diff(U. Ufro=B*(1/(r^2+(h+z)^2)^(3/2)-3*(h+z)^2/(r^2+(h+z)^2)^(5/2)). Fz=-diff(U. %r=0. U=Ufro+Udia. fhi:fi. h:cooling height.

z) end Fr için olan program.Fr) fprintf('%f\n %f\n'. Fr=-B*(-3/(r^2+(h+z)^2)^(5/2)*r+15*(h+z)^2/(r^2+(h+z)^2)^(7/2)*r).5e-3:5e-4:20e-3. Fz=-B*(-3/2/(r^2+(h+z)^2)^(5/2)*(2*h+2*z)- 6*(h+z)/(r^2+(h+z)^2)^(5/2)+15/2*(h+z)^2/(r^2+(h+z)^2)^(7/2)*(2*h+2*z))+3/8*B/z^ 4. 63 EK 2 Elde edilen kuvvet eşitliğine göre grafik bilgileri için kullanılan program Fz için. z=10e-3. fprintf('%f\n'.z) end . h=10e-3. for z=0. syms x y z H h th fh ps r B B=1.5e-3:5e-4:20e-3. for r=0. h=1500e-3. syms x y z H h th fh ps r B B=1.Fz) fprintf('%f\n %f\n'. r=0. fprintf('%f\n'.

2004 yılında 19 Mayıs Üniversitesi. .) Lisesi’nde tamamladı.D. Yük Tevzi İşletme Müdürlüğünde İşletme mühendisi olarak çalışmaktadır. Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü Kontrol Sistemleri opsiyonundan mezun oldu ve aynı yıl Atatürk Üniversitesi Mühendislik Fakültesinde yüksek lisans eğitimine başladı. İlk ve orta öğrenimini Erzurum’da sırasıyla 50.Yıl İlkokulu. 64 ÖZGEÇMİŞ 1982 yılında Erzurum’da doğdu. Sabancı Orta Okulu ve Atatürk (Y. Şu anda TEİAŞ.A.