You are on page 1of 2

AMEL

ması halinde niyabet kabul eder. Hac- gun olur. Bu türe dahil kitaplarda, müs- kitap halinde kendisine sunulacak; oku-
da malın ibadetin mahiyetiyle ilgisi bu- lüman için "örnek insan" olan Hz. Pey- ma bilen ve bilmeyen herkesten kendi
lunmadığı gerekçesiyle bunun da ikinci gamber'in günlük hayatındaki davra- kitabını okuması istenecektir (bk. el-İsra
grupta düşünülmesi gerektiğini savu- nışlar ve özellikle belirli durumlarda söy- 17/13-14). "Kiramen Katibin", "hafaza",
nan müellifler de vardır (bk. İbn Abidin, lediği sözler topluca ele alınmaya çalışı­ "rusül". "rakTb-atfd" adlarıyla anılan me-
il, 453-454, 595-598; Eşkar. s. 265-295). lır (bk. AMELÜ'l-YEVM ve'l-LEYLE). leklerin yazıp kaydettikleri (bk. el-En'am
Amel Kavramının Bazı Özel Anlamlan. BİBLlYOGRAFYA: 6/61: el-Enbiya 21/94; Kaf 50/ 18; ez-
Amel kelimesi fıkıhta şimdiye kadar işa­ M. F. Abdülbaki. Mu ecem, "camel" md.; Bu- Zuhruf 43/80) bu kitap, cennete girecek
ret edilenlerin yanı sıra daha dar bir an- hari, "Bed'ü'l-valfy", 1, "elti!:", 6; Ebü Davüd. olan ashabü'l-yemin*e sağ taraftan.
"Talfil.c", 11; Kasani. Beda 'i', V, 133; Fahred- cehenneme atılacak olan ashabü'ş-şi­
lamda da kullanılır ki bu anlamda amel
din er-Razi. e/-Maf:ı.şül (nşr. Taha Cabir Ulvann. mfil* e ise soldan veya arkadan verile-
icare. mudarebe veya kiraz. müsakat ve !baskı yeri yok!. 1399-1400/1979-80, 1, 92;
müzaraa gibi sözleşmelerde sözleşme­ Abdülaziz el-Buhari. el-Keşfü'/-esrar. İstanbul cektir (bk. el-Hakka 69/ 19. 25; el-inşikak
nin konusunu teşkil eden çalışmayı ifa- 1308, 1, 5; İbn Kayyim el-Cevziyye, i°lama·ı­ 84/7. 10). Amel defterini sağdan alan
de eder. Şirketlerde amel sermayenin muva~~cı cin, 11, 162-163; il!, 107-147; Süyüti. "yüzleri parlak zümre" sevinip umduğu­
el-Eşbah ve'n·nefa' ir (nşr. Muhammed el- na kavuşacak. soldan veya arkadan alan
karşıtı olarak kullanılır.
Mu'tasım-Billah ). Beyrut 1407 /1987, s. 38-46
Günümüz pozitif hukuk dallarından "bedbaht zümre" ise başına gelecek fe-
vd., 76-77; İbn Nüceym, el-Eşbah ve'n-neza'ir
birini teşkil eden iş hukuku. Arapça'da (nşr. Muhammed Muti' el-Hafız). Dımaşk 1403/ laketi anlayarak yok olmayı isteyecektir
"kanünü'J-amel" ve bu hukuk dalının 1983, s. 16, 24-25, 46 vd., 50 vd.; İbn Abidin, (bk. el-Hakka 69/ ı 8-26; el-inşikak 84/
temelini oluşturan iş sözleşmesi "ak- Reddü'l-muf:ıtar, 11, 453·454, 595-598; Mecelle, 6-12). Amel defterini okumak için oku-
md. 1-3, 12, 13, 20, 68, 92, 93, 916; Subhi ma yazma bilmek gerekmeyecek. herkes
dü'l-amel" şeklinde ifade edilmektedir. Mahmesani. en·Na.?ariyyetü'l- <amme li'l-ma-
İslam hukukunda olduğu gibi (isti'carü'l-
Allah· ın ilhamıyla defterini okuyacaktır.
cebat ve'l-°u~üd {i'ş-şericati'/-İs/amiyye, Bey-
ademi veya icare-i ademi} Batı hukukun- rut 1948, 11, 30-31, 93; a.mlf.. Felsefeta't,t€şri'
- Amel defteri ile ilgili olarak Kur'an'da
fi'l-İslam, Beyrut 1952, s. 216; a.mlf.. ed-Deca' i- açıklanan hususlardan biri de günahkar-
da da bu sözleşme kira adı altında ele
alınmakta iken sanayi devriminden son-
mü'l-tzulu~ıyye li'/-~avanini'ş-şer'iyye, Beyrut lara ait kitapların siccin •de, iyilere ait
ra Batı'da iş hayatının farklı bir mahi-
1979, s. 478-481, 503-504, 506-507; Abdür- olanlarınsa illiyyin •de bulunacağıdır.
rezzak es-Senhüri. Meşadirü'/-f:ıa~ fi'l·fı~hi'l­ Siccin de illiyyfn de hatalardan arınmış,
yet kazanması üzerine. XIX. yüzyılın son- İslamf, Kahire 1954-60, VI, 29-35; a.mlf.. el-Va-
larından itibaren bu yeni terimle anıl~ si[ fi şerf:ıi'l-~anüni'l-medeni el-cedfd, Beyrut
tahriften uzak. yazıları bozulup silinmez
maya başlanmış, sonra gittikçe gelişen 1970, 1, 180, dipnot 1, 470, dipnot 2; Mustafa bir sicilde kayıtlı kitaplardan ibarettir.
Ahmed ez-Zerka, el·F*hü'l-İs/ami fi şevbihi'l­ Bazı müfessirler bu iki kelimeden ha-
bir hukuk dalının temel unsuru haline
gelmiştir. Bu gelişme karşısında amel
cedfd (el-Medtzal), Dımaşk 1967-68, 11, 754- reket ederek, ayrıca İsra süresinin 13.
755; Abdülkadir Üdeh. et-Teşrr'u'l-cina'r, Ka- ayetini de dikkate alarak amel defteri-
(iş sözleşmesi. işçi hakları. işçi - işveren hire 1977, I, 380-393, 403 vd., 410-411; 11, 26-
ilişkileri) konusu, çağdaş İslam hukuku 30, 162-163; 111, 107-147; Abduh fsa -Ahmed
nin insanın kendi özünde bulunduğunu
araştırmacılarının da özel ilgi gösterdik- İsmail Yahya, el-"Amel {i'l-İslam, Kahire 1977, ve amellerin insan üzerinde bıraktığı iz
leri konular arasına girmiştir. öte yan- s. 54, 55·59 vd., 143 vd.; Vahidüddin Süvar. et- ve tesirlerle korunduğunu söylemişler­
Ta <bir 'ani'/-irade {i'l·fı~hi'l-İslamT, Cezayir dir (bk. Fahreddin er-Razi. XX. 167-170).
dan İslam'ın iktisadi hayat ile ilgili gö- 1979, s. 464 vd., 466; a.mlf.. eş-Şek/ {i'l-fı~­ Fussılet süresinde (41/20-22) kulakla-
rüşlerinin gelişen şartlar karşısında ye- hi'l-İslami !baskı yeri yok!. 1405/1985, s. 131
rın. gözlerin ve derilerin, Yasin süresin-
niden değerlendirilmesi yönünde geniş vd.; Ömer Süleyman el-Eşkar, Ma~iişıdü'l-mü·
bir tartışma zemininin oluşması, eme- kelle{fn, Küveyt 1401/1981, s. 20-37, 44-56, de de (36/ 65) kıyamet günü ağızların
ğin konu edildiği sözleşmelerin, icare 89-90, 101 vd., 265-295, 515-529; Vehbe ez- mühürlenip ellerin ve ayakların insanın
Zühayli, Na.?ariyyetü'<f.·<f.aman, Dımaşk 1402/ işlediği fiiller hakkında şahitlik yapaca-
akdi çerçevesindeki klasik yaklaşımlarla 1982, s. 196-201, 253·257; Abdülkerim Zey-
yetinmeksizin daha geniş bir çerçevede ğının bildirilmesi: amel defteriyle ilgili
dan. el-Medtzal, Bağdad 1402/1982, s. 305-
ele alınması için yeni ufuklar açmıştır. 306; Hayreddin Karaman. Mukayeseli İslam bu yorumu teyit eder mahiyettedir.
İş ve çalışma olayının felsefi temellerini Hukuku, İstanbul 1982, 11, 63; M. Mustafa Şe­ Müfessirler Kur'an'da zikredilen kitap
inceleyen bazı Batılı yazarların değişik lebi, el-Medhal {i't-ta eri{ bi'l-{ıkhi'/-İslami ve -ve suhufun, insan ömrünün muhasebe-
~avacidü'/-~ülkiyye ve'/.<u~cid fih, Beyrut
nitelendirmeleri (mesela Charles Rieast' ın sinin yazılı bulunduğu defter manasını
1403/1983, s. 451-472; Ömer Nasuhi "A'mal",
"amel"i Tevrat'a dayanarak "tecurse of İTA, l, 363-364. r:;ı ifade ettiği gibi kişinin hesabının görül-
labour" yani "ilahi iradenin ademoğlu ~ İBRAHİM KA.Fi DÖNMEZ düğünü bildiren bir belge anlamına ge-
için takdir ettiği bir mukadder lanet" lebileceğini de belirtirler. Mu'tezile'nin
olarak nitelemesi) karşısında, bu husus- çoğunluğu ve sonraki (müteahhir) Eş'a­
,-AMEL DEFTERİ
ta İslam düşüncesindeki anlayışın iyi riyye alimleri amel defterini, Allah'ın, in- ı,
yansıtılabilmesi için herhalde, Kur'an-ı İnsanların sanların iyilik ve kötülükleri hakkındaki
Kerim'de değişik türevleriyle 300'ü aş­ dünyada benimsediği inanç ve bilgisi şeklinde yorumlamışlar, Matüri-
işlediğifiillerin kaydedildiği belge.
kın yerde kullanılan "amel" kelimesinin L ~ diyye ile Selefiyye'nin tamamı ve Eş'a­
dikkatli bir biçimde incelenmesi gere- riyye ile Mu'tezile'nin bir kısmı ise key-
kecektir (Batılı yazarların başka nitelen- Kur'an'da kitab ve suhuf adlarıyla ge- fiyeti ve mahiyeti bilinemeyen bir amel
dirmeleriyle birlikte bk. el- 'Amel fi'l-İslam, çen amel defterine kitabü'l-a'maı. ·sahi- defterinin varlığını kabul etmişlerdir.
s. 54, 55-59 vd., 143 vd.). fetü'l-a'mal de denir. Kur'an-ı Kerfm'in Kur'an-ı Kerim sadece fertlerin değil,
Burada bir de İslami literatür içinde belirttiğine göre insanın dünyada be- milletlerin de amel defterlerinin olaca-
"amelü'l-yevm ve'l-leyle" adıyla yer tu- nimsediği inanç ve işlediği bütün fiiller ğı, her milletin hesap gününde kitabını
tan bir kitap türüne işaret edilmesi uy- tesbit edilmiş olup kıyamet gününde bir okumaya davet edileceği ve yaptıklarının

20

V. Tirmi. s. en çok varit olduğu ruya Malik b. lik' in görüşü izahsız kalır. 33. şı geliştirdikleri tenkitlerin özeti -yakla- Razi. hadis işittiklerini söyleyenlere. daha Ma. Vll. 152·153. ib. 168. ra şer'i kaynaklar onların bilgisi dışında rak getirdiği hükümlerin en geniş uy. lunduğu ve çoğunluğun görüşüne itibar Hz. 111.Gazzaıfnin şu sözlerinde bir- 1959. ıv. amelin hilafına bir hadis rivayet eden iddianın varlığından hareketle karşı gö- 441. 232·233. kalamaz. sahabe zamanında ehlü'l-hal ve'I-akdi 3171. maa (rivayet) dayandıklarına delildir. Enes ise leşmektedir: "Şayet Malik. fakat Medine ameli zındaki bir iddianın Malik b. Ö.84. Fahreddin er- Görüldüğü gibi bu fikirler. Şu halde bu açıdan Ma- manasına gelen ve Maliki mezhebinde tadır. 4. Peygamber'- mezhepleri "metin" ve "sened" unsurla. iV. peşin fikirle söylen- gulama yeri Medine şehri olmuştur. nılarak bu şehirdeki tatbikata imtiyaz . Serahsr.ıu'l· Ömer minberde. L. Şa'rani. onlar çoğunlukta bu- icma kelimeleri hakimdir. bir konudaki ittifakına özel bir değer varacak derecede sınırı aştıklarını ifade Hadislerde. 5675-5678. Enes'e atfı sebebiyle. Zemahşeri. el-Keşşaf. Enes'e ve BİBLİYOGRAFYA: Ragıb el-İsfahani. 513. kimi de Sayra- ··gibi sağa sola çevrileceği tasvir edilir. açıklık kazandırmak üzere bunun kı­ mesi bir izah tarzı olabilir: Medineliler'in rak Medine devrinde gerçekleşmiştir.ıu Cevhereti't-tevJ:ırcL. Enes tarafından etmektedir. Zadü'l·mesir. Kiidi Abdülcebbar. Kur'an mensupları ile asırlarca süren tartışma­ selede kendilerine karşı husumette bir- bu suretle insanın hem ferdi hem de iç. Mehamili ve Gazzali'nin yaptığı gibi Bu tür ifadeler gerçek tasvirler olabile. Rıza Doğrul. 16. ne'de işitip de onu nakletmeden ora- naklar hiyerarşisi içinde Kur'an'dan son. "I:Jisab". 487. hebinin metodolojisinde. s.ll~t~ı Söz konusu tatbikat literatürde hem gazvelerde ve şehirlerde dağınık bulu- Medine halkının uygulaması ·amel" hem de "icma" adlanyla anılmak­ nagelmişlerdir. Medine'nin Kahire 1955. Bu konu için eserine müstakil lerek yeryüzünde şımarmayan ve ortalı­ teşekkül ettiğimuhit olan Medine şehri bir bölüm koyan Kadi İyaz incelemesi- ğı fesada vermeyen milletlerin hesapla. ~ killerde amel. ·Allah· a andolsun ki gerçekten sık rastlanmaktadır. da'nın da belirttiği görüşün hilafına bir "Delil olan icmaın sadece Medine eh- N. Peygam. Lekani. Hz. miştir. kabul edilemez. bence bir kişinin bir kişiden nakline gö. Elmalılı. hem likiler) Hz. 1. kimseyi sıkıştırırım" demiştir. Rebia'nın. mezhebe ağır ve haksız tenkitler yönel. ağırlıklı ola. 48). Şu halde hüccet icmadadır. vayet edilen hadislere ve sahabenin Me. 314. bu konuda kendinden öncekilerin yolu. s. ııı. gerektiği için hüccettir. İbn Mace. Abdü- remizler de sayılabilir (bk. iV. Aksine onlar seferlerde. Bazan da onlar (Ma- içindir ki sünnet. Peygamber'in Medine'yi ve hicret yurdundan büyük ölçüde bağım­ kendisine hem de adına nisbet edilen ehlini övmüş olmasını delil gösterirler. "Zühd". 33. 5326·5333. kesin bir se- yüzden. laziz el-Buhari. ŞerJ. Bununla birlikte Maliki mez. el-Kasas 28/83). İTA. tiklerini. il. Mrzanü'l·J:ıikme. L . demesi halinde gibi geniş bir zaman parçasına yayılmış ne" ifadelerinin aynı anlamda kullanıldı­ bunun izahı mümkündür. el·Müfreda~ "ktb" md. 242).. "O ümmetinin yen ifadeler için bk. bu mezhebin tilmiştir. lidir: Maliki mezhebinde. ku ile ilgili metodolojik incelemeferde zi. cemetmiştir. Fakat bu. me". fakat ları özel bir şekilde belirlemiş olduklan olmayan bazı görüşlerin doğrudan doğ­ ortada icma yoktur. Medine'de oturmaları sebe- 21 . Hatta rivayete göre bir gün Hz. Ne var ki biz olan İslam'ı tebliğ görevinin ibadetlere ğı kabul edilmektedir. konudaki prensipleri diğer mezheplerin kınmakta. Halbuki bu. Gardet. Peygamber'in yaklaşık yirmi üç yıl Iü ehli'l-Medine" ve "icmau ehli'I-Medi. İbn Mace. 107·112.414). ber. kıyamet günü amellerin verilmesi fikri Malik b. tanınması genellikle· esas olmakla bera. fıkıhçı ve kelamcıların bu me- siye 45/28-29. Peygamber'in gerek Kur'an'ı meden önce şu hususa işaret edilme. Çünkü Medineliler'den çi Malikiler de dahil bütün Ehl-i sünnet dine ile ilgili övgü dolu sözlerine daya. 165-166. kan ve hatta mezhep içinde dayanağı dir. 481 ·482.. özel bir yer tutmuş ve Malikıler'in bu nin başında söz konusu durumdan ya- rının temiz çıkacağını anlatır (bk. den bir hadis işitmiş olması veya Medi- rı üzerinde hassasiyetle durarak kay. sızlaşmıştır. hakimidir" buyurduğu sahabi Ebü'd-Der. (devrin müctehidleri) içinde bulundurmuş nu tutmuş. Medine halkının tatbikatına ve teşn1 uzatıp bu beldenin kusurlarını saymaya katli olmaya çağınr. 4. 167·170. yayılmış bulunuyordu. Şüphesiz bizzat rivayet da (icmada) bir etkisi yoktur. Ancak "ame. s. sonradan mezhep içinde ortaya çı­ dan çıkmış bulunması imkansız değil­ ra gelen sünnetin çerçevesi ile ilgili esas. el-ca. Ona göre muarızların kimi yazılı olduğu sayfaların ellerde uçuşur ortaya atılmış değildir. hatta bazılarının Medine'ye dil ret ederek onu her iki bakımdan da dik. ~ için metot ona nisbet edilmiştir (Ebü doğrudur ve bu durumda mekanın bun- ~ AHMET SAİM KILAVUZ Zehre. 231·232. fi. Müsned. XXX. olduğunu kastediyorsa. il. Şerl. Böyle bir Uşüli'l·[ıamse. Nitekim üstadı meseleyi kavrayamamış. Yahut Malik'in şöyle de- bildirme ve öğretme yönü. 414. bir söz veya işte ittifakı. ların kaynağını oluşturmuştur (Ahmed leştiklerini ve gelişigüzel dellller serdet- timai· sorumluluklan bulunduğuna işa­ Bekir. Tah' da çok kullandığı ve bu fetvalar kendi.l. s. miş bir söz olur. I. Bu sımlannı ayırt etmeye ve tahliline geç. Ger. Çünkü Medine bütün AMEL-i EHL-i MEDİNE va vermiş olmasının da bu hususta payı bilginleri ne hicretten önce ne de sonra vardır (Cidi. AMEL-i EHL-i MEDfNE karşılığınınkendilerine verileceği bildiri. ber'den Medine'nin fazileti hakkında ri. İslam huku- Müsned. mezhebine izafe edilişine. Zi- açıklamak üzere gerekse müstakil ola. (~. Vll. ra nisbet etmiştir (Medine ehlini kötüle- vuku bulacağını anlatmayı hedef almış Peygamber'in. fakat bu metodu fetvaların­ Muhammed er-Reyşehri. 736. Malik'in seleflerinden yapılan na. "Iµyfune". Medi- özel yeri olan bir hüküm kaynağı. "Ben de linin ittifakından ibaret bulunduğu" tar- aynı şeyi duydum. Ancak. Tefsir. Tirmizi. Hz. fıkıh usulü eserlerinde ise ne ehlinin ameli. Hak Dini. "Ahiret". 295-296). el·Yeva~it ve'L-cevahir. "Iµya. bunun aksi yöndedir" dediği nakledil.). XX. Kahire 1378/ lik'in doğumundan en az bir asır önce şık olarak. bu görüşün isabetsiz olduğunu az önce ve beşeri ilişkilere ait tafsili hükümleri Medine ameli veya icmaı kavramına ortaya koyduk. Malikıler'in söylemedikleri Şeyleri onla- ceği gibi konunun önemini ve mutlaka re daha iyidir" dediği bilinmektedir. 332).. E/ 2 si tarafından tedvin edilmi. başkasının bir seferde Hz. "Bin kişinin bin kişiden nakli.ş bulunduğu ları cemetmiş bulunması halinde dediği (Fr. 110·111. lll. rüş sahiplerinin Malik ve mezhebine kar- nü'l-Cevzi. 5652-5657. 1. Hz. Malik b. hakkında. Ama bu ettiği hadislere aykırı amele göre fet. Medine'nin on- ran 1404/1984. "Zühd".