You are on page 1of 470

TRK EDEBIVRIII1DR

i LK mUTnSflUUlFLnR
ri Prof. Dr. Fuad KPRL

V *
r>'

r't

t
>
.
D YANET LER BAKA N LI I Y A Y IN L A R I

Ord. Prof. Dr. FUAD KPRL

TRK E D E B Y A T I NDA

LK MUTA SA VVI FLA R

GEREKL SADELETRMELER VE BZI


NOTLARA LVELERLE YAYIMLAYAN

Dr. ORHAN F. KPRL

NC BASIM

TRK TARH KURUMU B A SI ME V 1 - A N K A R A 1976


BRNC BASIM

STANBUL - MATBA'a- mire - 1919

KNC BASIM

ANKARA - ANKARA NVERSTES BASIMEV - 1966

NC BASIM

ANKARA - TRK TARH KURUMU BASIMEV - 1976


NDEKLER

Sayfa

3. BASIM HAKKINDA BRKA SZ . . . Orhan F. Kprl X V II

N S Z ..........................................Fevziye Abdullah Tansel X X I

BALANGI
(s. 1-7)

Halk Tasavvuf Edebiyat Bu edebiyat tedkikteki ihml ve kaytszlk


lk mutasavvf irler ve din propagandas Bu edebiyatn
ehemmiyeti Edebiyatmzn bir kl eklinde tedkki lzmu
Edebiyat Tarihinde gr tarzmz. Kitabmzn telif
sebebi Blmleri. Eksiklerimiz.

B r n c K i im

AHMED YESEY VE TE SRLER

I. BLM
AHMED YESEVYE KADAR TRK EDEBYATI

1. slmiyetten nce Trk Edebiyat: len, Sigir, Yug Hece vezni


lk ekiller Kfiyeler (s. 11-12). 2. Trkler ve slmiyet:
Kktrkler ve paralanmalar slmiyetin zuhru Trk-
lerin kar koymas Araplarm kar taarruzu Trgilerden
Sulunun devleti Kuteybenin fetihleri Emev siysetinin
zararlar----inlilerle Zeyyd b. Slihin sava Mvern -
Nehir de slmiyetin yerlemesi Abbsler zamnmda Trkler
Seyhunun dousunda Karluklar Batsnda Ouzlar Dou
Trkistan Dokuz - Ouzlan Smnler ve Mvern - N eh/in
slmlamas Memn ve Mu'tasmm slmlatrma siyseti
VI N D E K L E R

Byk bir Trk kitlesinin. slmiyeti (s. 12-14). 3. Tasav


vu f cereyan: Balangc ran tesiri Zviyeler Byk
sfler Bahca kaynaklar (s. 14-17). 4. Trkistanda Tasav
vuf: Buhra ve Ferganada Bblar Muhammed Ma'uk Ts
ve Emir Al cAb Haneflik, sebepleri ve neticeleri Ahmed
Yesevnin zuhrundan nce Trklerde tasavvuf (s. 1720).
5. ran Te siri: Trk ve ran eski mnsebetleri Ssnler
Devrinde in - ran mcdelesi ran ve slmiyet ran
dil ve edebiyatnn ykselmesi Hussiyetleri: Rub', kaside
ve gazelin yeni rh ve eds Destn devri Kutadgu Bitig te
ran tesiri; dil, vezin ve ekil bakmndan eserin ksaca tahlili
Trkler deki yaz ve marif Kutadgu Bilig'in mnferid bir
mahsl olmad Bu eserlerin halka geemeyerek mahdut
bir shada yaylmas (s. 2031). 6. Halk Edebiyat: slmiyetin
ilk devirlerinde Trklerin Halk edebiyat Bunlarn mevz1
ve mhiyeti Vezin ve ekilleri Ouz menkabesi ve eski
ekilleri (s. 24-26).

II. BLM

AHMED YESEVNN MENKABEV HAYATI

7. ocukluu: Babas ve kardeleri lk fuyzt ve Hzr Say-


ramda Arslan Baba Emr-i Nebev ile gelmesi - Yeft lk
kermetler: Karacuk-dann ortadan kakmas Sofa (s. 27-
31). 8. hreti: Ysuf Hemednye intisab Yesiye dn
Hzrla sohbet etme Hocann kz Turna ekline
girmesi Hocaya isndlar Ate ile pamuk kermeti (s. 31-34).
9. Halfeleri: Balca mrdler Baba Min mm Mer-
gaz (s. 34-36). 10. ille-hne: Oradaki kermetleri Hum-i
ak Cmi'-i Ezherde Cum'a namaz Sr halknn dman
lklar - ftirlar Kpek ekline istihleleri Hoca-zde
brhmi ldrmeleri (s. 3740). 11. lmnden Sonra Ker
metler: Timurlengin trbe ins Hocaya i'tikd Hoca-
nn mnevi ireti ile Hoca Ubeydullhm Eb Sa'id Mirzya
iltift Hmyn Pdih a Hind hkimiyetini vermesi
ille-hnenin genilii Yesinin Ruslara teslim edileceine
dir kermet Trklerin Hocaya ictikdlar (s. 41-44). 12.
N D E K L E R V II

Kpaktaki Halfeleri: Bira Sf eyh Baba Idris Halfe


Hocann ay kullanmas Halk kitaplarnda Hocanm
ehemmiyeti (s. 44-45). 13. Rm Diyrnda Halfeleri: Avar
Baba Pr Dede Akyazd Kdemli Baba Geyikli Baba
Abdal Ms Horos Dede Emir n Osmn (s. 46-48).
14. Bekt An'anesi: Hac Bekta ve Yesev Hac Bekta
kimdir Lokmn- Perende den ders okumas ve gsterdii ker-
metler Hoca Ahmedin Bedahana olu Haydar gndermesi
Bekta Yelnin hin kiyfetinde Haydar kurtarmas
Rm diyrna gidi (s. 48-54). 15. Sar Saltk Menkabesi:
Menkabe Tarih mhiyeti Mteaddid makamlar (s. 54-
55). 16. Netice: Yesev Menkabelerinin Yayld Shalar: Tr
kistan ve Krgzistn dil boyu Anadolu ve Rumeli
Osmanllardan nce Anadolu da Yesev menkabesi: Cengiz
istils Bu menkabenin zabt Bekta An'anesinin tesbtinden
sonradr Bektlerin tahrif usl Mufassal deliller (s. 56-59).

III. BLM

AHMED YESEVNN TARH HAYATI

17. ocukluu: Sayram da doumu Sayram Babas ve soyu


Evld- Al den olmas ve sebepleri Yesiye gelmesi Yesi
Arslan Baba Buhraya gidi (s. 61-64). 18. Buhrada
Hoca Ysuf Hemedn: Buhra ve Karahanllar l-i Burhn
Ysuf Hemedn Fakh Muhaddis Mutasavvf
Hayat Hussiyetleri Yesevnin ona intisb Sencer ve
Ysuf Hemedn Halfeleri: Abdullh Berk Ahmed Yesev
Abdul-Hlk Gucduvn Yesevnin, Yesiye dn (s.
64-72). 19. Yesiye Dn: Dn zamn ve ikmet mddeti
Necmd-Dn Kbr ve Ahmed Yesev eyh 'Al Lala ve
Yesev Tasavvuf propagandas iin evrenin hazrlanm olmas
Dou Trkistanda Islm hareketiTekkelerin oalmas
ille-hne hayat Hikmetler'deki zhidne ve mteerri'no
ed (s. 72-76). 20. ocuklar ve Torunlar: Olu brhim ve
kz Gevher ehnz Mvern-Nehirde eyh Zekeriy
Rm diyrnda skbl At Hindistanda Hoca Hfz
Ahmed Yesev (s. 76-78). 21. Trbe ve Cmi': Timurun Yesi-
V III N D E K L E R

de Ahmed Yesev mezarn ziyreti Bina insna Mevln


Abdullh Sadrn memr edilmesi Mi'mr Hoca Hseyin
irz Abdullh Hn tarafndan ta'mri Ujfalvy ve Schuy-
lerin verdikleri bilgiler Cmi'deki Kazak hkmdrlar me
zarlar Rbi'a Sultan merkadi Mehur kazan (s. 79-83).
22. Bugnki Yesi: Trkistan Yesi ve evresi Gemite Yesi
Bgnki Yesi Trkistan ve Bozkr halk arasnda Yesev
nin hreti Evliy Ata Kara Ahmedin trbesi civrma
gmlmek itiyk (s. 83-86).

IV. BLM

AHMED YESEYNN HALFELER YE TARKATI

23. lk Halfeleri: Arslan Baba-zde Mansr Ata Abdl-Melik


Ata Tc Hoca Zeng Ata Sa'd Ata Sleymn Hakim
Ata Hakim Ata menkb: Hakim Ata ve Bugr Hn, zevcesi
'Anber Ana Olu Hubb Hoca Babasnn kskanmas
Bunun cezs Zeng Atann gelip 'Anber-Anay almas
Zeng Ata halfeleri: Uzun Haan Ata Seyyd Ata Sadr
Ata Bedr Ata Yesevye sllesi muhtelif kollar (s. 87-97).
24. Yesevye db: On edeb Alt ahkm- ehristn-i tari
kat Tarkatin alt vcib, alt mstahab ve alt edebi Slk
artlan Gye-i tarik: Fakr yolu, bu yolun mkilleri Terk
ve tecerrd nevic mchede ir Yesevye adb (s.
98-103). 25. Halvet: Halvetin faydalar ekilleri ve mer-
simi (s. 103-105). 26. Zikr-i Erre: Hzrn talm i Zikr-i
Errenin feyizleri ve Hoca 'Ubeydullh Bu zikr hakknda
geni mlmt (s. 105-108). 27. Yesevden Gelen Tarkatler:
Nakbendye, Bektye. Iknye Nakbendlikin Yesevlik
ile alkas Bektlik ve Yesevlik Bektlik hakknda
umm bilgiler Yesevlik ile ballnn derecesi Iknye
u'besi ve Hdm eyh u'besi (s. 108-114). 28. Netice: Ah
med Yesevnin ehemmiyyeti ve bunun derecesi Yesevlikin
umm seciyyeleri ve muvaffakiyeti sebepleri Yesevlikin Orta-
Asya da yaylmas hakknda tarih bilgiler Bugnki Yesevlik
(s. 114-118).
N D E K L E R IX

V. BLM

HOCA AHMED YESEVNlN ESER

29. Divn-i Hikmet: Divnin lisn ve edeb kymeti Zamn hak-


kmdaki eitli rivyetler Muhtelif yazma ve basmalar
Elde bulunan nshalarn hi i'timda yn olmad Bu
Dvn hem yenidir ve hem de muhtelif irlerin eserlerini iine
alan bir halitadr Bu hususta lisn ve edeb uzun zhlar
Defter-i sn meselesi Bu Divn1m tedkki ile Ahmed Yesev
nin edeb ve mnev ahsiyetini anlamak imkn Sebepleri
(s. 119-125). 30. Lisn Mhiyeti: X I.-X II. asrlarda Trk leh
elerinin corf shalar O asrlarda Trk u'belerinin dal
tarz Sogdaklar, Gencaklar, Cumullar, Kaylar, Yabakular,
Basmiller, Tatarlar, Krgzlar, Kpaklar, Ouzlar, Ugraklar,
Yimaklar, Becanekler ve leheleri hakknda bilgi Dou Trk-
esi veya Hkniye Trkesi Bat Trkesi veya Ouzca Ara
larndaki lisn farklar slmiyetten nce Trke zerinde
Acemcenin tesiri Kgar dili, yni Hkniye Trkesi Uygur
ca mdr, Karluka mdr Karluklar ve dilleri Karluk
ubeleri Karluklar eski Kktrkler dendir Kutadgu Bilig'in
Uygurca olmayp Karluka olmas Kutadgu Bilig ile Kktrk-
lere id Orhun Kitbeleri arasmda lisn mnsebetler Ouzlar
Corf shalar ehirleri Leheleri Ahmed Yesev,
Sayraml Sayram, Argu memleketi Argular ve leheleri
Hkniye lehesi ile mnsebeti Divn- Hikmetin asl
nshas bulunsa, Kutadgu Bilig ile ayni lisn diresine mensup
olaca anladacakt Bat aratrclarnn bu husustaki yan
llklan: Divn- Hikmet aatayca mdr ve aatayca nedir
(s. 126-145). 31. Edeb Mhiyeti: Divn'n mevz'u Yese
vnin halk veznini ve halk dilini kullanmasnn sebepleri Yezin
ve ekil Kfiye, redif Halk edebiyat mahslleri ile benzer
likleri (s. 145-149). 32. Yesev, Mutasavvf: Yesev ne dereceye
kadar mutasavvf irdir D leme kar kaydszl Zhd-
takv lzmu Ak yolu hakkndaki fikirleri Kef-i rz
etmesi Hayatna id Hikmet'ler Mevln ve Ynus Emre-
den fark Manzmeleri t a'lm mhiyettedir Mutasavvf
ir de, ahlk ir O sralarda Iran Edebiyatnm ekil ve
N D E K L E R
X

mhiyeti Yesev ile Sen ve 'Attr arasnda karlatrma


Divn- Hikmet ile Kutadgu Bilig ve Atabetil-Hakyk arasn
da karlatrma (s. 149-161).

VI. BLM

AHMED YESEV, TESRLER VE TAKPLER

33. Yesev Tesirleri: Dvn n bedi' kymeti Hric kymeti Ye


sevnin ehemmiyyeti hakknda Garb mtetebbi'lerinin fikirleri
Dvn- Hikmet niin o kadar byk bir tesir icr etti Di
vn daki dn-tasavvuf unsur ile, mill, yni Halk Edebiyatndan
alman unsurun asrlarca halk ihtiycn karlamas Tarikat
prinin Hikmetleri tabi' kuds bir mhiyyet alr O eserlere
muhtab olan halk kitlesinin sekiz asrdanberi bir fikir uyank
lna nil olamamas Timur Devri ve onu ta'kbeden knt
devirleri Yesev den sonra Hikmet yazmak deti Ysuf ve
Zleyh mesnevisinde Yesev te siri Bu tarz iirin devm
Nevden nce ve sonra Nevden sonraki Yesev tesirinin
kudreti ve sebepleri: Tekke irleri, klar Bz Yesev tak-
lidileri (s. 163-171). 34. Sleymn Bakrgn: Eserleri hak
knda zhlar Bakrgan Kitabmn yalnz ona isnd edilemeye
cei Sebepleri Yesev ile karlatrlmas (s. 172-174).
35. Netce: Kpak shasnda Yesev tesiri Trkmen shasnda
Yesev tesiri Mahdum Kul Azer shasnda Yesev tesiri
Anadoluda Yesev tesiri (s. 174-180).

k n c K i im

YUNUS EMRE VE TESRLERl

VII. BLM

YNUS EMREYE KADAR ANADOLU DA TRK EDEBYATI

36. Anadoluda Trkler: Ouzlar ve Ouz muhceretleri Dou


Anadoluda ilk Seluklular Saltklar, Mengcler, Dnimend-
liler, Ahlat hlar Rm Seluklular Rm Seluklular
N D E K L E R XI

tarihine umm bir bak dr messeseleri Hizmetleri


Ykllar (s. 183-190). 37. Seluklu Medeniyeti: Bu mede
niyeti terkb eden unsurlar ve kendine mahsus seciyyeleri
Taassup yokluu Resme, heykeltrala, mi'mrye, Acem
edebiyat ve san'atlarna incizb Bizans ile mnsebet Sel
uklu mi'mrsinin kendine hs ahsiyyeti (s. 190-194). 38.
Tasavvuf Cereyn: Yesevden sonra Islm leminde tasavvuf
Muhyd-Dn 'Arab eyhlerin nfzu Anadoluda ta
savvuf cereyn Tekkeler Tarkatler Derviler Evhad
Kirmn Fahrd-Din 'Irk Necm d-Dn Dye Muh-
y d-Dn Arab ve kirdleri Ruf'likin yaylmas Ana
dolunun umm vaz'iyeti ve tasavvuf cereyn Yesevlikin
Anadoluda stnlk kazanamayarak baka bir mhiyet al
masnn sebepleri Tasavvuf perdesi altnda Btnler Ba-
bler hdisesi Burak Baba Sleymn Trkmn Ahler
tekilt Orta-Asya Trk sflii ile Anadoludaki tasavvuf
cereyn arasndaki farklar (s. 195-217). 39. Celled-Din
Rm: Hayat ahsiyyetinin Teekkl Seyyid Burhn
Tirmiz ems Tebrz -Mevln ve ems Divn- emsul-
Hakyk emsden sonra Salh d-Dn Zerkob eleb
Hsmd-Dn Mesnevi Mevlnnn veft Sfyne
ahsiyeti ve irlii (s. 217-231). 40. Mill Lisn ve Edebiyat:
Seluk Trkesi Yaz dili hline gelmesi ilk eserler, Battal
Gz menkabesi Mill dilin ihmli Sebepleri Iran muta
savvflar ile Yesev te siri altnda bir edebiyat-i sfiye teekkl
eyh San(n kssas eyyd Hamza Sultn Yeled
Eserleri Sfyne ve edeb ahsiyeti Glehri (s. 231-242).
41. Halk Edebiyat: Anadolu da Ozanlar Anadolu Trk-
lerinin cengverne hayat Cengverne detler Alplar
devri Kahramanhk iirleri Hiss ak iirleri Trkler,
Trkmnler, Varsaglar, Komalar, Deyiler, Kayabalar
(s. 242-247). - 42. Ouz-Nme: Mill Trk Destn Ouz-
Nme bir tarih deildir Eski Ouz-Nme nshas hakknda
Eb Bekr d-Devdrnin verdii bilgiler Ouz-Nme, Dede
Korkut menkabelerinden baka birey deildir - Bu destnn
hl Anadolu da yaamas (s. 247-253). 43. Netice: Ynustan
nce Anadolunun mnev vaz'iyeti Din hisler ve kahra-
N D E K L E R
X II

manlk hisleri Alp - erenler devri evrenin bu iki hissi telf


edebilecek byk bir san'atkra ihtiyc Ynus Emrenin
baarsnn sihri (s. 253-255).

VIII. BLM

YUNUS EMRENN HAYATI

44. Bekt An'anesi: Hac Bektan Emreyi da'veti Emre


kelimesi hakknda lisn bilgiler Emrenin, Hac Bekt
mrid olarak kabl ve Tapduk nmn almas Rencber
Ynus Ktlk esnsnda Hac Bekta Derghna gelmesi
Terbiye iin Tapduk Emreye yollanmas Ynus-i gyende
Ynusun iirler sylemee balamas (s. 257-260). 45.
Hayat: Zamn hakkmdaki muhtelif fikirler ve onlara dir
tenkdler Ynus X V . yzylda deil, X IV . yzylda lm
tr Tapduk Emre hakknda bilgiler Sinn Ata dervii
Tapduk Derghnda Ynus Odun menkabesi Seyahat
leri (s. 261-271). 46. Ynusun mmlii: Bu husustaki riv-
yetler Zhir ilmi ve Btn ilmi Ynusun mm olmad
Acem Edebiyatna vukfu Bu isndm sebepleri (s. 271-274).
47. Medfen ve Makam: Muhtelif makamlar Bunlardan hangi
sinin Ynusa id olabilecei hakknda tenkdler Busa daki
makmn bir asrdanberi uydurulmu olmas Ynus halfesi
Ak Ynusun mevcdiyeti olmad Saruhandaki makam
Erzurum daki makam Kiiborlu daki makam Porsuk -
Sakarya kavandaki makam Karamandaki makam (s.
274-278). 48. hreti: Mutasavvflar arasnda hreti l
hlerine yazlan mteaddid erhler Halk arasndaki hreti
Klsik irlerin onu kmsemesi ve bunun sebepleri Y
nus Emre, en byk Trk mutasavvf iri (s. 278-285).

IX . BLM

YNUS EMRENlN ESER

49. Ynusun Eseri: Divn Muhtelif basmlar Yazmalarn yenilii


En eski Ynus metni Mulbahlnn ve Hac Kemalin zab-
tettii lhler Dvnda Ynus a id olmayan paralar
N D E K L E R X III

Divn'm sonradan tertip edilmi olmas Eski metni yeniden


vcde getirmek resi (s. 287-291). 50. Lisn Mhiyeti:
Ynusun eserlerinin dil bakmndan hussiyetleri Eski Ana
dolu Trkesi Ynusla Sultan Yeledin lisnlar arasndaki
farka dir Gibbin dnceleri Bunun yanll (s. 292-292)
. 51. Edeb Mhiyeti: Eserlerin Mevzu Mesnevi tarzndaki
uzun para Arz ile yazlmasnn sebeb ve imknlar Eski-
denberi bunun hece vezni ile yazlm saylmasnn sebebleri
Gazeliyyt, yni lhler athiyyt- sfyne Mevln
tesiri Bu eserlerin vezin ve ekil bakmndan tedkki Hece
veznini kullanmasnn sebepleri Halk zevkine uymak (s. 293-
300). 52. Ynus, Ahlk: Tasavvuf Ahlk Ynusun
yayd tasavvuf ahlk esaslar erat yolu Tarikat yolu
ve mkilleri Mride ballk Tevekkl ve teslim nsan
larn msvlii Gnln kymeti Sfyne ahlk ile Plotin -
in ahlk arasnda kardatrma (s. 300-305). 53. Ynus,
Mutasavvf: Ynusun tasavvuf ekli ile Mevln ve Muhy d-
Din 'Arab arasndaki mnsebet Ycdye-i Haylye
Yeni-Efltunculuk akideleri Muhammed Nesefnin Vahdet-i
Ycd hakkmdaki zhlan Vcdiye-i Haylye meslekinin
zh Ak ve tekvin meselesi Hazrt ve a'yn-i sbite
Gelenbevnin Yahdet-i Vcd hakkndaki izahlar Fen ve
Bek Hl Yeni-Efltuncular ile slm mutasavvflar arasn
daki benzerlikler Ynus ile Mevln arasndaki benzerlikler
Ynusta ak ve ehemmiyeti Vahdet-i Vcd meslekinde
Hull ve ttihd telkksinin mevcut olmad nsn- kmil
ve Devir telkkileri Ynus'ta Devriye'ler Bu Devir telkk
sinin Tensuh i'tikd ile mnsebeti olmad Yeni - Ell-
tuncularda Tensuh ve Devir meseleleri Ynusu Btmyye
den saymak tammyle yanltr (s. 305-327). 54. Ynus,
Hurf: Hurflik ve mhiyeti Hurf ve esrr- hurf slm
tasavvufunda hurf mes elesi Ynus hibir zaman Hurf
olamaz Sebebleri (s. 327331). 55. Netice: Ynus un san'ati
ve san'atkrl Ynusun san'atindeki iki unsur: Esasta
slm - Nev-Efltn unsur, ekilde Halk Edebiyatndan alman
unsur Bu san'at tammyle Trk ve orijinaldir Huss
seciyeleri Halk arasnda asrlarca yaamasnn sebebleri
Ynus ile Yesev arasndaki benzeyi noktalan (s. 331-336).
X IV N D E K L E R

X . BLM

YNUS EMRE TE SIRLERI YE TAKPLER

56. Ynus Tesiri: X III. yzyldan X V I. yzyl sonuna kadar Anadolu


din hayat Muhtelif Btn meslekleri ve Btn kymlar
Anadoluda Ynus tesiri k Paa Kaygusuz Abdal
Hac Bayram Vel (s. 337-341). 57. Tekke iiri: Anadoluda
tekkeler Tekkelerde msik ve edebiyat Yalnz Mevlevi
tekkeleri bu tesre az kapldlar Ynus takipisi tekke
irleri Eref-olu Rm mm Sinn Ahmed Srbn
Er-olu Nr Efendi drs Muhtef Seyyd Sinn Halvet
Nak-i Akkirmn Olanlar eyhi brhim Efendi Gayb
(s. 341-349). 58. Bekt iiri: Bektler ve Halk Edebiyat
Bekt Nefesleri Bunlarn hussiyeti Ynus ve Kay
gusuz tesri Hurflerin, Kalenderlerin, Abdallarm edebiyat
ve onlardan Bekt iirine geen unsurlar (s. 349-353). 59.
k Edebiyat: Ozanlarn tasavvuf hayat tesiri ile k ek
lini almalar k Edebiyatnn hussiyet ve mhiyeti
Ynusun k Edebiyat zerindeki bil-vsta tesiri klar
ve Yenieriler (s. 353-355). 60. Netce: Mevz'a umm bir
bak Tasavvuf Halk Edebiyat Yesev ve Ynus arasn
daki farklar Muhit tesri ahsiyet farklar Bedi' ky
met bakmndan aralarnda mukyese Son sz (s. 355-357).
Sayfa
UMUM N D E K S .................................................................................................. 359

METlN DII
NOTALAR, RESMLER, SlLSlLE - NMELER

Notalar:
1. Gnl hayran olubdur ak._.elinden
Cier pryn olubdur ak^elinden
2. Ey derviler, ey kardeler ne aceb derdim var benim
Mecnun olmu der grenler ne aceb derd-i zarm var u
benim
3. delim cevln, kdalm seyrn
Mest olup hayrn eyh eiinde
4. Ben bu aka deli, Allah Allah bilieli
Eli yeil asl bize derviler geldi
5. Teh sanman siz beni dost yzn grb geldim
Bk devlet rzigr dost yzn grb geldim
6. Allh Allah diyelim, Rahmetine banalm
Blbl gibi telim, Kerim Allh, Rahim Allh,
7. A Sultnm Sen var iken ya ben kime yalvaraym
smin Gan, Settr iken ya ben kime yalvaraym
8. Mecnuna sordular Leyl nic(e) oldu
Leyl gitti ad dillerde kald
9. Ayrma beni Senden Yaradan
Dp lrm ben bu yaradan
10. Yar yreim yar gr ki neler var
Bu halk iinde bize gler var
11. Rm da, 'Acemde k olduum
Yemen illerinde Veysel-Karn
12. Ben yrrem yane yane, ak boyad beni kane
Ne klem ne dvne, gel gr beni ak neyledi
Resimler: Yeside Ahmed Yesevnin cmi' ve trbesi
Trkistan: Yesi ehri
Silsile - Nmeler: 1. Yesevye silsilesi
II. Zeng Ata silsilesi
3. BASIM HAKKINDA BRKA SZ

Ord. Prof. Fuad Kprlnn, 2. basks, 1966 da Diyanet leri


Bakanlnca yaplm olan Trk Edebiyatnda lk Mutasavvflar
adl eserinin 3. basks da yine ayni Bakanlka yaymlanm bulun
maktadr. Bu yeni basmn drt be yllk bir gemii vardr, nce
Mill Eitim Bakanbnca 1000 Temel Eser arasnda karlmas
dnlen lk Mutasavvflarn, bu seri durdurulunca, Babakanlk
Kltr Mstearl tarafndan Kltr yaynlar arasnda nerine
karar verilmiti. Bu karar zerine bu yeni basknn tarafmzdan hazr
lanmas istenmi ve karlkl artlarda bir anlamaya varlmas zerine,
1973 sonlarnda eser, baskya verilecek bir ble gelmiti. te bu sra
larda Diyanet ilerinin bir yandan bana bir yandan da Babakanlk
Kltr Mstearlna yapt srarl bavurmalar karsnda, taraflar
arasnda varlan mutabakat sonunda 3. basmn da Diyanet leri
Bakanlnca yaplmas kararlatrlmt.
lk Mutasavvflarn 2. basmnn hazrhklanna, merhum babamn
salnda balanm ise de, geirdii bir trafik kazas neticesinde,
kendisinin vakitsiz lm yznden, 2. basmn son tashihleri sayn
Fevziye Abdullah Tansel tarafndan yrtld gibi, bu basmn
bandaki nsz de yine Tanselin kaleminden kmtr. F. A. Tansel,
bu yeni basma da aynen aldmz nsznde lk Mutasavvflarm
1918de hangi artlar altnda yazldn, eserin o zaman Avrupa da
grd byk alkay ve Kprlnn eitli sahalarda yapt a
lmalarnn1 hussiyetlerini gerei gibi belirttii, ayrca 2. basmda

1 Tansel in 2. basma yazd nsz (s. xv. not 2) nde verdii Fuad Kprl
bibliyografyasna aada kronolojik bir listesini eklediimiz almalarn da ilve
edilmesi gereklidir :
S.N. zerdim, Bibliyografya F. Kprl'nn yazlarna ek ve bz dzeltmeler,
Belleten, 1966, c. X X X , s. 661-665; F. A. Tansel, Memleketimizin ac kayb Prof. Dr.
Fuad Kprl, Belleten, 1966, C. X X X , s. 633-635; F.A. Tansel, Prof. Dr. Fuad Kp
rl'nn yazlar iin baslm bibliyografyalar, Trk Kltr, Ankara 1968, C. VI. s.
543-556; Dr. Orhan F. Kprl, Prof. Fuad Kprl iin yazlm bibliyografyalar
ve bunlara bz ilveler, Trk Kltr, Ankara, 1970, c. VIII., s. 616-620; Dr. Orhan
F. Kprl, Fuad Kprl bibliyografyasna yeni ilveler, Trk Kltr, Ankara 1972,
c. X . s. 1242-1245; Dr. Orhan F. Kprl, Kprl Bibliyografyas'nda yeni gelimeler,
Trk Kltr, Ankara, 1975, c. X IV, s. 52-55.
X V III 3. B A S IM H A K K IN D A B R K A SZ

tutulan yolu da aklad cihetle biz fazla bir ey sylemei lzumsuz


buluyoruz.
Biz burada sdece lk Mutasavvflar 3. basma hazrlarken gz
nnde tuttuumuz hususlar belirtmee alacaz. Sayn Tanselin
2. baskda tuttuu yolu, esas itibariyle, benimsemekle beraber, onun
2. basmn dilinde yapt sdeletirmei biraz daha ileri gtrerek,
bu seviyedeki bir eser ne kadarna elverili ise o kadar sadeletirdik.
Mesel bugnn genlerince anladmas g olan msterik kelimesi
yerine, mns hi olmazsa karineyle zlebilecek, arkiyat kelime
sini tercih ettik. Muakkip sz yerine takipi demei uygun bulduk.
ark ve garp demiyerek dou ve baty kullandk. 3. basmda dil bak
mndan yaptmz deiikliklerin hemen hepsini bugn sa olsayd
babam da kolayca benimserdi.
Bu basky 2. basmdan ayran farklardan birisi de Tanselin
yabanc eser ve makale adlarn orijinal ekilleriyle yazmak iin gs
terdii gayreti daha ileriye gtrmemiz olmutur. Nitekim 2. basmda
yazllar trke olarak braklm birtakm yabanc kitap ve makale
isimlerini, bz istisnalar dnda, kabil olduu kadar yazdd lisanda
vermee ahtk. slm Ansiklopedisi'nin Leyden ve stanbul basm
larn birbirinden ayrdedebilmek iin Leyden basmn Encyclopedie
de l'slam ek:inde yazdk.
2. basm hazrlanrken, merhum babamn 1919 dan sonraki yaz
larndan sdece bir ka tanesi eski notlara ilve edilmiti2. lk Muta
savvflar'i 3. baskya hazrlarken daha bir ok nota yeni ilveler yaptk.
Bylece lk Mutasavvflar'm bu yeni basks, snrl da olsa, ileriye
doru atlm bir adm mhiyetini ald. Notlara yaptmz ilvelerde
balca iki husus gz nnde tutulmutur, ilk olarak, Prof. Kprl
nn lk Mutasavvflar'm birinci basmndan sonraki almalarndan,
notlarla alkal ksmlarn neticelerini buraya aktardk ki, hayatta
olsayd, tabiatiyle ok geni bir lde olmak zere, kendisi de, byle
hareket ederdi. Ayrca kitabn notlaryla alkal olup, bakalar tara
fndan yapdan almalar da imknlarmz dahilinde notlarn gerekli
yerlerine yerletirdik.

2 aatay Edebiyat mad., ( slm. Ansiklopedisi); Azer Edebiyat mad., (slm


Ansiklopedisi); Bekta mad., (slm Ansiklopedisi); Trk Halk Edebiyat Ansiklopedisi,
Abdal maddesi; Msr'da Bektailik, (Trkiyat Mecmuas) gibi yazlar bu arada saya
biliriz.
3. B A S IM H A K K IN D A B R K A SZ X IX

Bu ksa aklamamzdan da anlalaca zere, 3. basmn zerinde


en fazla durulabilecek taraf, notlara yaptmz yeni ilvelerdir. Bu
ilveleri, notlarn orijinal ksmndan ayrdedebilmek iin ise bu ksmlar
] parantez iinde gsterdik.
Kprl, lk Mutasavvflarn 1. basmndan sonra yapt ara
trmalar sonunda, evvelce ileri srd bz fikirlerini deitirmitir.
Bunlardan biri de Abmed Yesev ve tarikat hakkmdaki sonradan ileri
srd grtr. Kprl bizzat kendi ifadesiyle, evvelce Yesev
tarikatnn hviyetini tamamiyle nakbend kaynaklarnn gsterdii
ekilde tasvir ettiini kaydettikten sonra, Baba, Hayderi ve Bekta
ananelerinin Ahmed Yesev hakkmdaki rivayetleri tarih hakikatlere
daha yakn demek suretiyle3 yeni bir gre sahip kt halde bu
cihet lk Mutasavvflarhn 2. basmnda yer almamt. Biz bu yeni
basmda bu hususu belirtmei yerinde bulduk.
Prof. Fuad Kprl, dier bz tl mes elelerde de sonraki yaz
larnda lk Mutasavvflar'm 1. basmndakinden farkl grler ileri
srm, ama bunlar da 2. basmda akis bulmamtr. Mesel 1. basmda
Mehmed Giray IY.n mhlasm Arif olarak yazmsa da 1928 de
kan bir makalesinde bu mahlasn Arif deil Kmil olacan syle
miti4. 2. basmda eskisi gibi braklm olan bu kk haty bu defa
gerekli notunda dzeltmek yolunu tuttuk.
lk Mutasavvflarn 1. basm srasnda ad, bir yanl okuma
neticesinde, o zaman iin HibetU'l-Hakayk olarak bilinen eser, Reid
Rahmeti Aratn yapt aratrmalar sonunda AtabetiTl-Hakayk ek
linde tespit edilmi ve bu okuyu herkese de kabul edilmiti. Buna
ramen 2. basmda da Hibetl-Hakayk olarak yer alm olan bu nl
kitab 3. basmda gerek metinde gerek notlarda Atabet'l-Hakayk
eklinde yazma zarr grdk. Yine bu cmleden olarak bz has
isimlerin okunularn da Kprlnn kabul ettii gibi yazma uygun
bulduk. Mesel Kprl, yllarca nce yaymlad bir yazda5, 2.
basmda Kutulmu olarak yer alm olan ismin, Kutalm eklinde

3 Ahmed Yesev mad., slm Ansiklopedisi, I, 212a; Bu hususta fazla bilgi iin 3.
basm, s. 116-117deki 52 numaral nota yaptmz ilveye baklmaldr.
4 Hayat Mecmuas, 1928, say 134.
5 Trk Onomastique'i hakknda, Tarih Dergisi, stanbul, 1950, c. I, say 2, s. 227-
230.
XX 3 . B A S IM H A K K IN D A B R K A SZ

okunmas icap ettiini uzun uzadya izah etmi ve dier birok tarih
ilerimiz de onun bu fikrine katlmlard. Bu yeni basmda bahis konusu
ad biz de Kutalm eklinde aldk.
Burada hemen belirtmek isteriz ki 3. basmda lk Mutasavvflarn
bir ksm notlar zerinde yaptmz ilveler sdece bir balangtan
ibarettir. yle mit ve temenni ediyoruz ki, ileride eserin 4. basksna
giriildiinde, eitli konularda ihtisas sahiplerinden teekkl edecek
bir komisyon daha bir ok notlara ilveler yapmak imknn bulacak
tr. Byle bir iten babamn ruhunun da d olacana eminim.
tik Mutasavvflarn bu 3. basmnda 2. basmdan ayrddmz
dier bir husus da transkripsiyon uslnden uzaklaarak, has isimleri
telffuz edildikleri gibi yazmak olmutur. Bu yeni basm hakknda
yaptm bu ksa aklamaya burada son verirken, benim stanbul da
bulunmam basknn ise, Ankarada yaplmas yznden bz kereler
sayfa tashihini grmeden baskya geilmi olmas, bir takm matbaa
hatlarn kanlmaz bir hle getirdi. Bu yanllardan karine ile anla-
lamayacak olanlar eserin en sonuna konulan bir yanl-doru cetvelin
de gsterilmitir.

stanbul - 20 Ocak 1976


Dr. Orhan F. Kprl
N S Z

Diyanet leri Bakanl, Prof. Dr. Fuad Kprlnn Trk


Edebiyat'nda lk Mutasavvflar adl eserinin ikinci basks iin karr
alm bulunuyordu. Kitabn mellifi byle bir karr memnunlukla
karlad; nk, yllarca evvel mevcdu tkenen, sahhaflara ndiren
dse bile yzelli, hatt bzan yediyz lira gibi yksek fiyatla satlan
lk Mutasavvflar, kendisinin, zerinde en ok alt, dolaysiyle
en ok kymet verdii bir eseri idi.
Henz onsekiz yanda iken eyh Glib,e adl iiriyle neriyt
hayatna balayan Prof. Fuad Kprlnn1, Trk Edebiyatnda lk
Mutasavvflarndan nce, 1908-1918 arasnda nerettii birok iirleri;
dil, tarih, edebiyat ve edebiyat tarihi v.b. shalarda makaleleri; bz-
lan Franszcadan terceme yirmiye yaklaan eseri varsa da, bunlar
onun san'atkr cebhesini, fikr inkifn ve temyllerini aydnlatma
bakmndan kayda deer2, ileride verecei lm eserleri iin det bir
nve tekil eden almalarnn, hazrlk safhas bilhassa 1913-1918 ylla
r arasna rastlamaktadr. 1913 de, yirmi yanda iken stanbul D-
rl-Fnnu Trk Edebiyat Tarihi Mderrisliine seilen Fuad Kp
rl, Trk Edebiyat TarihVnde Usl adl makalesinde, bu shada
Bat dnyasnn dayand lm metodlar tedkik ve zhla kalmam,
Trk edebiyat tarihinin mill bnyesine uygun ne gibi lm metodlar
ta'kb edilebileceini de ahs tecrbelerine istinden tesbit etmitir.

x. Mehsin Mecmuas, nu. 1, Eyll, 1324/1908.


2. Bz noksanlar bulunmakla beraber, mellifimizin neriyt iin u bibliyog
rafilere baknz: erif Huls, Ord. Prof. Dr. Fuad Kprl'nn Yazlar tin Bir Bib
liyografya (1913-1934), st., Burhneddin Matbaas, 1934, s. 1-19. erif Huls, Ord.
Prof. Dr. Fuad Kprl'nn Yazlar in Bir Bibliyografya (1912-1940), ikinci tab,
st., Ahmed Hlid Kitabevi, 1940, s. 1-24. S.N. zerdim, Fuad Kprlnn Yazlar;
Trk Dili ve Tarihi Hakknda Aratrmalar-1., F. Kprlnn doumunun 60. yl
dnmn kutlamak iin Trk Tarih Kurumu ve Trk Dil Kurumu tarafndan ka
rlmtr. Toplayanlar: H.ErenT. Halasi-Kun, Ankara, Trk Tarih Kurumu Basmevi,
1950, s. 159-248.60. Doum Yl Mnsebetiyle Kprl Armaan (Melanges Fuad
Kprl), Dil ve Tarih-Corafya Fakltesi tarafndan neredilmitir (Publie par la
Faculte des Lettres dAnkara), st., Osman Yaln Matbaas, 1953: Fuad Kprl'nn
lm Neriyt, s. X X V II.-L . Bu bibliyografyay, Prof. Osman Turan hazrlamtr.
X X II N S Z

1913 de Bilgi Mecmuasnda baslan Ahmed Yesev ve aatay Edebiyat


zerindeki Tesirleri, 1915 de mdr bulunduu Mill Tetebbuclar
Mecmucasi>ndaki Trk Edebiyatnn Menei ve Trk Edebiyatnda
k Tarznn mene ve Tekml v.b. makalelerinde3 gze arpan
lm metodlar btn incelii ile kullanabilme kbiliyyeti, halk ir
lerimiz hakknda ahs tedkikleri neticesinde kazand vukuf, onu,
tasavvuf halk edebiyatn salam temeller zerine kurmaa hazrla
m, Trk Edebiyatnda lk Mutasavvflard yazabilecek seviyeye yk
seltmiti.
te, byle bir hazrhk safhasndan sonra kaleme alman Trk
Edebiyatnda lk Mutasavvflar, Avrupa ilim adamlarnn dikkatini,
memleketimizde Trkoloji ilminin kurucusu Prof. Fuad Kprl ve
eseri zerine ekti. Kitap hakknda ilk tenkidi yazan Fransz Enstits
zsndan Prof. Cl. Huart oldu. Bu tenkdli bibliyografya makalesine,
Muhakkak, Trkiyede deien birey var. te size, daha iki sene
var yok, intir etmi byk bir cilt ki, vaktiyle bildiimiz eylerin
hibirine benzemiyor. Bu bize yalnz yeni vk'alar kefetmek, veya
gayr-i kf ma'lntmz tamamlamakla kalmyor; belki tarz- tahrri
i'tibriyle kuvvetli te sirler yapyor: Zr Garb Avrupa drl-fnn-
larnda retilen tarih ve edeb intikdm en sk usllerinin burada
tatbik edildiini, takdire kadar giden bir hayretle gryoruz. Eser
Osmanl Trkesinde yazlm olduu hlde Franszca dnlmtr
denilebilir: Fil-hakka ekserisi, bizim iin Yunanca gibi, Mslman
ark iin ilim lisn olan Araba dan muktebes lm ta'birler yannda,
mukabil Franszca kelimelerin dorudan doruya nakledilmi suret
lerine de raslyoruz cmleleri ile balayan Prof. Cl. Huart, bu yazsn
da, Prof. Fuad Kprlnn Yatan-perverne hissiytiyle ma'rf
bir muharrir4 olarak vasflandrldn kaydettikten sonra, eserin
tahliline gemitir. Eski Trk edebiyatnn stanbulun fethinden nce
pek az tedkk edilmi bir shasnn ele alndna iretle, lk Muta
savvflarda verilen bilgiyi kuvvetlendiren baka vesikalar zikretmi,
bu eser syesinde ne gibi yanllarn dzeltilmesi lzmgeldiine dir

3. Gerek kaydettiimiz bu makaleleri, gerek birok lm makalelerini, topluca,


u son aylarda neredilen eserinde bulmak mmkndr: Prof. Dr. Fuad Kprl,
Edebiyat Aratrmalar, Trk Tarih Kurumu Yaynlarndan, Ankara, Trk Tarih
Kurumu Basmevi, 1966, X IV 472 sayfa.
4. Revue du Monde M us lnan. c. 38, Mart, 1920, s. 242.
N S Z X X III

bz husslar da tesbit etmitir. Mellifimizin faydaland basma,


yazma muhtelif dillere it kaynaklarn zenginliine temasla, intirn
haber verdii baslmam eserlerinin bir n nce nerini temenni eden
Cl. Huart, makalesinin sonunda u hkmlere varyor: Yalnz Ana
dolunu xm. den xv. asra kadarki tarihi deil, bu ve bundan evvelki
devrelerde btn slm ark leminde devern eden fikirler, hatt
msterklar arasnda o kadar az ma'lumdur ki, bunlar tamika hiz
met eden eserler memnniyetle karlanacaktr. Onun iin biz, Kp-
rlzde Mehmed Fuad Beyin yazd eser gibi, nazarlar hallolunacak
mes'eleler zerine celbeden ve bunlarn gsterdii birok yeni ve artk
evvelden olduu gibi taharriyyt iin gayr-i kbil-i vusl olmayan
menb'lar syesinde hallolunacaklarn mit ettiren cildin intirn
selmlamakla mesduz5 . Prof. Cl. Huart, yine bu esere dir bir baka
yazsnda, . . . Mellifi Avrupa irfann almtr; Franszca ve gJib
Almanca biliyor; intikd usllerimizi biliyor ve tatbik ediyor; lisn
msit olduka lm ta birleri terceme, aksi takdirde metin dhilinde
olduu gibi ltince harflerle dercediyor. Arkasndan kendini taklit
edenler karsaki bunlarn ok olacan zannederim bu eser bir
devir aacaktr. kanaatinde olduunu yazar6.
Prof. Cl. Huarttan sonra J.H. Mordtmann, lk Mutasavvflar
hakknda tenkdli bibliyografya makalesi neretti. Bu makalede ess,
kitabn tahlili tekil eder; bu arada, mellifimizin gznden kaan ve
teferru'ta it bz vesikalar kaydolunmutur. Prof. J.H. Mordtmann,
Yeni Trkiyenin ulm ve fiinn tedkkat ve tetebbu t sahasnda,
mellif, bir metehiddir. Mebhis-i mtenevvi'a ve mhimmeyi byk

6. Bu makale Fransz Enstits tarafndan neredilen Journal des Savants'da


baslmtr (Yeni seri, nu. 1-2, Ocak-ubat, 1922, s. 5-18). Buradan naklen, Prof.
Rgp Huls tarafndan yaplan Trke tercemesi iin bk., Trkiyat Mecmuas, c. 1.,
Austos, 1925, s. 267-80.
6. Journal Asialique, Ocak-Mart, 1923. Cl. Huart bu yazsnda stanbulda Tarih
Encmeninin kuruluu, yeni vesikalarn aratrlmaa baland zerinde durur ve
ok mhim bir noktaya dikkatimizi eker; bu, eserin, Osmanl mparatorluunun
tam yklaca srada yazlm olmas, bu kuvvetli devletin meneleri meselesini
aratrmak gibi mill bir maksat ile yazlm olduudur. Burada, Cl. Huartm, bu ve
bir nceki notta kaydettiimiz makaleleri dolaysiyle bz eserlerde mevcut bir yanl
iaret edelim: Her iki makaleden alman cmleler Journal Asiatique'deki makaleye
it gsterilmi, Journal des Savants'dan hi bahsedilmemitir (Msl., bk., Prof. Fuad
Kprlnn krk yana basmas dolaysiyle karlan bror, s. 4 N.S. Banarl,
Resimli Trk Edebiyat Tarihi, s. 362).
X X IV N S Z

bir nazar-i vukufla ibta ederek, tedkiktn, kriini yormayacak bir


lisnla ifde etmek san'atna stdne bir srette vkftr; bununla
berber, edebiyt- garbiyye ve arkyyeye tam bir vukufla mlik
bulunduundan, herbir meseleyi, mebbasi, derin bir tarzda tedkk ve
tahlil etmektedir. Eseri, biz Garbllarn bir melliften beklediimiz
tarzda terkip edilmitir. Mdekkkne bir srette tertip edilmi hiye-
ler ve kuydt, eser metnine, byk bir kymet vermektedir. Mellif
bu bbta yn- tebriktir. Hammer ve Gibb gibi ark ve Garbin
tezkirecilerinden mellifimiz ayrlmakta ve Osmanl edebiytn, xm.
ve xv. asrn bil-umm Trk edebiyatnn bir mba'di, bir neticesi
olarak telkki eylemektedir cmleleri ile Prof. Kprlnn slp
hussiyetini, eserin nasl yeni bir grle yazldn ortaya koymu
oluyordu. J.H. Mordtmann, Muhteviyt i'tibriyle eser pek zengin
olduundan, tammen tercemesi kabil olmasa bile, metinden bz
aksmn alnarak Avrupa ulemsn mstefit klmak mnsip olur
fikrinde bulunduunu ileri srmtr 7.

tik Mutasavvflar basld zaman, esefle syleyelim ki, memleke


timizde bunun hakknda herhangibir tenkid pek neredilmedi; bunun
sebebini biraz da, mellifimizin ilmi hayatnda olduu kadar, Trkoloji
shasndaki aratrmalarmz iin de dnm noktas tekil etmesinde,
dolaysiyle, eseri kymetlendirecek seviyede ilim adamlarmzn henz
yetimemi olmasnda aramak lzmdr; fakat Bat ilim leminde, Cl.
Huart, J.H. Mordtmann dan sonra, Budapete niversitesi Trkoloji
profesr Nemeth Gyula, eseri, aaya aynen aldmz cmleleri
ile u sretle kymetlendiriyor: . . . Kprlzde Mehmed Fuad Bey,
eserinde, bir taraftan Trk edebiyat- sfiyyesinin sret-i zuhru ile
ilk inkifna it terkibi ma'lmt verirken, dier taraftan da, eski Trk
edebiyatnn bu mevz ile alkadar bil-umm ess ve birok feri
mesilini ortaya atyor ki, mellif bu mesili mmkn mertebe tenkidi
ve mufassal bir srette tedkk etmitir. Her iki ksm, bu tedkiktn
bugnki vaz'yyetine nazaren, mid edilemeyecek bir muvaffakyyetle
yazlm bulunuyor. Avrupa tahsil, Trk edebiyat tedkikat shasna
mtemerkiz vsi' mes, filolojik muhkeme, vuzuhlu ifde kbiliyyeti,
zengin vesit (stanbulun ktbhneleri ile yazma kolleksiyonlar),

7. Orientalistische Literaturzeitung, nu. 3, 1923. Mbrek Galib tarafndan Trke


tercemesi iin bk., Trkiyat Mecmuas, c. 1., Austos, 1925, s. 281-87.
N S Z XXV

ve bugne kadar icr edilen tedklkt netyici, bu fevkal-'de eserin


meydana gelmesinde ayni derecede mil olmutur. Kprlzde bu
mkil shada yle bir rehber vcde getirmitir ki, bu rehber, birok
mesili hallettii gibi, ileride yaplacak herhangi tedkkt yn-
ehemmiyet bir srette teshil edecektir . Prof. Nemeth, memleketimiz
de Trk edebiyat tarihi aratrmalar iin aydnlk istikblin mjdesici
sayd lk Mutasavvflar hakkndaki bu yazsn, Kprlzde ile
stanbuldaki kird ve mu'akkiblerinin, tedkk edecekleri metinleri
ve ir menba'lar filolojinin lm esaslarna istind ettirmeleri sye-
sinde, nihyet, Trk edebiyat tarihinin muntazam lm usle tbi'
olarak dier milletlerin edebiyat tarihleri yannda lyk olduu mevki'i
igal edeceini bilhassa mit edebiliriz. Gerek kbiliyyeti, gerek vaz'iy-
yetinin hussiyyeti dolaysiyle hi kimse bu tetkkt icrya Kprl-
zde den daha fazla salhiyyetli deildir. cmleleri ile bitirmi ve
onun bir otorite olduunu teslim etmitir 8.

Th. Menzelin, lk Mutasavvflara dayanarak yazd Eski Trk


Mutasavvflar adl bir makalesi mevcut olduu gibi9, mellifimizin,
Birleik r Cumhuriyetleri ilimler Akademisine 1925de z seilmesi
mnsebetiyle, bu intihabtan nce Prof. Barthold, Prof. Orenburg ve
Prof. Karakovski imzsiyle verilen raporda, 1925e kadar nerettii
ilm eser ve makalelerinin deeri ve getirdii yenilikler zerinde duru
lurken, hemen en ok, ilk lk Mutasavvflar hakknda fikirlere yer
verilmitir. Bapor da, nce Mill TetebbuHar da nerettii, lk Muta
savvflar yazarken dayand halk edebiyatna it makaleleri dola-
ysiyle, Trk ilm eserlerine kar ummiyyetle sert bir mnekkid
olan mteveff Martin Hartmann , Avrupa ilm uslne tammiyle
muvfk olduu ve bunlarda ok yksek ilm bir fikrin bulunduu ,
eserlerinin bir hussiyeti de,'' Edebiyat tarihi ile itim' hayat ara
sndaki mnsebetleri her yerde ok iyi bir tarzda gstermee muvaffak

8. Krsi Csoma-Archivum, nu. 4, 1924. Bu makalenin Kprlzde Ahmed Cemal


tarafndan Trkeye tercemesi iin bk., Ayn. mec., c. 1., s. 288-89. Prof. Nemeth bu
yazsnda, eserde verilen bilgiye ilve olarak, Macar Akademisinin yazma kolleksi-
yonlan arasnda olup, mellifimizin habersiz olmad Ahmed Yesevye it yazmamn
da yeni olduunu, 17 ift satr, 81 varaktan ibret bu yazmamn, kataloga gre H.
1124 (M. 1712) ylma it bulunduunu kaydetmitir.
9. Almanya'nn en eski arkyyt mecmuas olan Zeitschrift des Deutschen Morgen
Idndischen Gesellschaft, 1925, N.F. 4, s. 269-289.
XXVI N SZ

olmas, vak'alan aydnlatmak iin getirdii yeni nazariyeler hakkn-


daki fikirleri nakledildikten sonra, Trk Edebiyat'nda lk Mutasavvf
lar'da ortaya att yeni fikirlere geiliyor ve ....F ran sz, Alman,
Macar mnekkidleri tarafndan ok iyi karland. Orta-Asyann Trk
Ahmed Yesev sf tarkati ile Kk-Asyann Bekt tarkati ara
sndaki sk mnsebetlerin meydana karlmas pek mhimdir. Fransz
mnekkidi Cl. Huartn szlerine gre, Georg Jacobun Bektlere it
m alm kitabndan ve ayni mesele zerinde Encyclopedie de l'Islam'-
daki R. Tschudinin makalesinden Avrupa limlerinin edindikleri fikir
ler Kprlzdenin bu tetebbu cu syesinde, pek mhim srette tas
hihlere uramtr denildikten sonra, eserin tahliline devam olun
mutur 10.
Buraya kadar verilen bilginin, lk Mutasavvflarn Fransa, Al
manya, Macaristan, Rusyada uyandrd akisleri, kazand hreti,
dolaysiyle ehemmiyyetini aydnlatm olduunu sanyoruzu .
*

Mellifimiz, lk Mutasavvflar' yazd srada yirmisekiz yanda


idi; stanbul da Akbyktaki evinin st katma bir koridorla balanan
ve baheden de bir merdivenle klan bugnki zengin ktbhnesini

10. Mellifimiz bu zba, ad geen akademinin 5 Kasm, 1925 tarihli celsesinde


seilmi, kendisine, 20 Kasm, 1925 tarihli bir mektupla bildirilmi ve daha sonra buna
it olan diploma da gnderilmitir (Daha ok bilgi edinmek ve rapor metni iin bk.,
Trkiyat Mecmuas, c. II., st., 1926, s. 555-59). Prof. Fuad Kprl, milliyetperverlii
ve bu akademi mensuplarndan komnist temyll zlann te siriyle, 1948de muha
bir zlktan karlmtr; bunun balca sebebi, Grc Akademisi zlarmdan iki
limin imzsyle, nce Tiflisteki komnist gazetesinde, sonra balca Sovyet gazete ve
radyolarnda neredilen, gy tarih esaslara dayanarak, Trkiye topraklarndan byk
birksmmn Sovyet Grcistamna verilmesini isteyen ve dnya matb'tmda akisler
uyandran mektub'a karlk yazd seri makalelerdir (Grc limlerine Cevap 1.
Tarih, Yalanc hit Olamaz; 11. Tarih, Deil, Efsne; 111. Efsne Deil, Tarih: Sra-
syle bk., Vatan gazetesi. 17,19,20 Ocak, 1946 . Fuad Kprl, Demokrasi Yolunda
(On The Way to Democracy, Prof. Tibor Halasi-Kun neri, Mouton and Co., London.
The Hague, Paris, 1964, s. 79-90). Kendisi, byle bir tard eref saydn sylerdi.
11. Al Emir Efendi, Al Rz Beyin Yeni Osmanl Edebiyat Tarihi aleyhindeki
mektubuna cevbnda, lk Mutasavvflar'a temasla, Marif Vekletinin bu eseri cehle
k olduundan m bastrd, veft tarihleri mechl ve Dvn'lan bulunmayan Yesev
ile Ynus hakknda byle bir eser yazmamn mnaszl, menkabelere yer verildii ze
rinde durur. ahsiyyta dklen bu yazda tenkidi msbet fikirler yok gibidir (Tarih
ve Edebiyat mec., yl 3, nu. 25,31 Mart, 1336, s. 635 v.d.).
N S Z X X V II

henz tesis etmi deildi. O zamanki ktbhnesi, bu evin ikinci


katnda, merdivenden klnca karya gelen byk odada idi. lk
Mutasavvflar11 ite bu odada, bir buuk senede yazdn, bir seneden
fazla da tashihleriyle uratn sylemiti. Mellif, o vakte kadar
hemen hemen hi dokunulmam mevz' ve meseleler zerinde durduu
bu eserinde, Trkedeki, ark ve Garb dillerindeki basl kaynaklardan
baka, stanbul ve Avrupa ktbhnelerindeki yazmalardan, kendi
sinde ve dostlarnda mevcut yegne yazma nshalardan faydalanmak
sretiyle elde ettii zengin malzemeyi en salam ilm metodlarla terkip
ve takdm edebilme kudretini gstermitir. lk Mutasavvflar, onun
bundan sonraki ilm aratrmalar iin det bir balang, bir dnm
noktas tekil eder.

Tedkiklerinde dim mill gye gden Prof. Fuad Kprl, ayni


maksatla, lk Mutasavvflar, Ahmed Yesev ve Tefsirleri, Ynus Emre
ve Tesirleri olmak zre iki ksma ayrmtr: Bu sretle, Anadolu daki
Trk edebiyatmn dier shalardaki Trklerin edebiyatndan ayr ve
kendi kendine inkif etmi bir mahsl olmayp, mznin bir devm
olduunu ve binenaleyh Trk edebiyatnn tarihini vcde getirme
nin ancak onu bir btn hlinde gznne almakla mmkn olacan
(s. 3) isbat etmek istemiti. Hemen syleyelim ki, byle mill bir gye
ile yazlan lk Mutasavvflar da biri xu. asrda Trkistanda, dieri
ondan sonra Anadolu shasnda yetien, biri tekinin devm olan
Ahmed Yesev ile Ynus Emrenin hayat, eser ve tehirleri tedkk
olunurken, yetitikleri evre de, kavm, dn, lisn, edeb, siys v.b.
hussiyyetleri ile aydnlatlmtr. Dier taraftan, bu iki byk Trk
mutasavvfnn tesir ve mu'akkibleri hakknda verilen bilgi dolaysiyle,
x. asrdan balayarak son zamanlara kadar, merkezini tasavvuf
edebiyat tekil etmekle berber itim', tarih, lisn ve edeb bilgileri
iine almaktadr. Mellifin, bu kadar umll ma'lmt ihtiva eden
eserini kymetlendiren bir baka hussiyyet, daha sonraki tedkiklerinde
de grld gibi, bilgi vermekle iktif etmeyip, mechl, aratrlmas
lzm gelen ilm meselelere dikkati ekmesidir, ite bu sebeplerden
dolay Trk Edebiyatnda lk Mutasavvflar, mevz' bakmndan ok
umll, ihtiv ettii zengin malzeme en salam ilm metodlarla ve
ustalkla terkibedilmi, rehber vazifesini gren bir eserdir.
X X V III N SZ

lk Mutasavvflarm ikinci baskya nasl hazrland, bununla


ilk basm arasnda ne gibi farklar bulunduu hakknda ksaca bilgi
vermei faydal bulduk.
Mellif, eserinin ikinci basksn hazrlamak iin, 1963de, Eyll-
Aralk aylarnda, devaml olarak almtr. Daktilo edilmi yeni
harfli metni okuduum esnda, kendisi, eserin aslndan ta'kibediyor,
bz bahislerde mesel Divn-1 Hikmet'in Lisn Mhiyyeti (s. 107-
124) bahsinde, Bunu yazarken neler ektim; o zaman bu hususta
yazdm hibir ey yoktu diyor, bir taraftan da, kitabn sonuna yapa
ca ilveler iin lzumlu grd yerlere iretler koyuyordu; elindeki
kitaba esasen daha nce de byle iretler koymu, hatt bz notlar
kaydetmiti; mesel, Lokmn- Perendeye it pek ok not aldn
sylemiti. Kitabn dili zten sde olduundan, bugn iin artk kul-
lamlmayan bz Farsa terkipleri, yabanc kelimeleri deitirdik.
Yapaca tashih ve ilvelere, kitabn sonunda yer vereceinden, mahdut
bibliyografya malmt dnda ilve yaplmamtr. Faydaland
yabanc dildeki kitaplarn hemen hepsi stanbul daki ktbhnesinde
bulunduu iin, vaktiyle Arap harfleri ile yazlm olan bu yabanc
eser ve mellif adlarn kendi imllar ile yazmak cidden ok uratrd.
Metin, drt ay devaml alma sonunda matbaaya verilebilecek hle
geldi; 1964 yl banda Diynet leri Bakanlna teslim edilmi
bulunuyordu.
Trk Edebiyatnda lk Mutasavvflar m, birinci ve ikinci basklar
arasndaki balca farklar unlardr:
1. Mellif, kitabnn Balang'mda kaydettii gibi, btn gayre
tine ramen bz tedkikleri grememitir; bunlardan birksmn mhim
olmadklar hakknda deliller ileri srdkten sonra, Eer kitabmzn
tab' esnsmda o kaynaklardan herhangibirine tesdf edecek olursak,
en sonda, lzm gelen ilvelere, tashihlere yer vermekten geri durma
yacaz ifdesinden, basma verildikten sonra da bu eser zerinde
alaca anlalr. Nitekim, kitabnn sonuna ekledii Tashih ve l
veler ksmnda, Kitabmzda tab' yanhlar pek mahdut ve um-
miyyetle karine ile anlalabilecek kadar ehemmiyyetsizdir. Ancak
kitabn ibtid-yi tab' ile hitm arasnda bir seneden fazla mddet
getii iin, o mddet zarfndaki dimi tetebbu tmz esnasnda,
yazlm ve baslm olan ksmlarda bz yanllklar, yhut pek mhim
bz eksikler gzmze arpt. Fil-hakka bunlar eserin ikinci tab'na
N S Z X X IX

brakmak kabildi; lkin bu ikinci tab'n ne zaman kabil olabilecei


ok mekk birey olduu iin, eserimizi ilk tab'nda da mmkn
mertebe az kusurlu bir hlde enzr-i tenkide vazc maksadyle, o yanl
ve eksiklerin balcalarm ihtiv eden bu kk ksm ilveye mecbur
kaldk. Lkin buna ramen, tammyle mehl ve geni bir sha ze
rinde ilk def'a yaplm olan byle bir tetebbunmede birok yanl
ve eksik cihetler kalaca muhakkaktr ki, onlar da, eserimizin ma'rz
kalaca tenkdttan bil-istifde tamamlamak emelindeyiz izh-
Iarmdan sonra otuzbe madde yer alr (s. 395-400). kinci basmda,
hangi sayfaya, metne mi, notlara m it olduu bildirilen bu tashih ve
ilveler yapld iin, bu bahis tammiyle kaldrdmtr.
2. Mellif, Tashih ve lveler ksm dizildii esnda yine alma
larna devam etmi, Lhika bal altnda ve Tashihler ve lveler
ksmnn tab'ndan sonra, Ahmed Yesev trbesindeki mehur kazan
hakknda bz ma'lmta tesdf ettik ki, onu buraya ilveyi faydadan
hli grmyoruz cmlelerini mtekip bir sayfa daha eklemitir (s.
401). kinci basmda bu ksm da, it olduu yere konulduundan,
kardmtr.
3. Birinci basmda, Kitblyt Cedveli-elifb tertibiyle- bal
altndaki, Kitabmz yazarken mrcaat ettiimiz muhtelif menba'-
lar hakknda her sayfada ma'lmt-i kfiyye vermitik. Yalnz onlar
dan bzlar ve bilhassa bz yazmalar hakknda hi ma'lmt veril
memitir ki, onlar hakknda da burada biraz izht i't sini mnsip
grdk. Kenarlarma bir yldz ireti konan eserler yazma nshalardr.
Me 'hazlarmzn yazma veya basma olmasna, yhut, muhtelif lisn
larda yazlm bulunmasna ehemmiyyet vermeyerek, melliflerin isim
lerine gre elifb tertibiyle sraladk. Mellifleri olmayan bz eserleri
de isimlerine gre bu tertip mey nna dhil ettik izahlanndan sonra
bibliyografya geliyordu (s. 403-16). Bu Kitblyt Cedveli ksmnda
eserlere dir verilen bilgi, mellifin uygun bulduu zre, ikinci basm
daki Umm ndeks'te eser adlan yanna keli parantez ierisinde
kaydedilmi, ilkine ilve olarak, bu eserlerin zikredildii sayfa numa
ralan da tesbit olunmutur. Bu yzden, kaldrdmz bu Kitbiyat
Cedveli'1nde verilen bilgiden, daha ok ve daha kolaylkla faydalanma
imkn hazrlanm oluyor.
4. lk basmda, Kitblyt CedvelVnden sonra Mnderect geliyordu
(s. 417-24). Mellifin, balklara gre deil, emek sarfederek muhte-
XXX N SZ

viyta gre hazrlad bu ksm, indekiler bal ile, aynenpek


tabi olarak sayfa numaralar ikinci basma gre deitirilmek sretiyle
kitabn bana alnmtr.
5. lk baskda, Umm Cedvelmetindeki esm-i hassay elifb
srasyle muhtevibal altnda ve Tashihler ve lveler ksmndaki
isimlerle eserlerine dorudan doruya mrcaat edilen melliflerin
isimleri bu cedvelde dhil deildir. btid ahs ve ehir isimleri hak
kndamukaddimede arzettiimiz vehileiki ayr cedvel tertibini
dndkse de muahharen bu ekli tercih ettik denildikten sonra,
mellif adlar dnda tarih ve coraf isimleri iine alan indeks gelir
(s. 425-46). Bu indekse bz ta'birler de alnmtr; fakat bunlar ok
mahduttur; msl., Alpler devri alnd hlde, Alp-erenler kaydedil
memitir. Mellifimizin fikri alnarak bu Umm Cedvel karlm,
ikinci basknn sonundaki Umm ndeks'e, bunda geen her ey alnd
gibi, metne dhil ettiimiz Tashih ve lveler, Lhika ksmndakiler,
yine metindeki btn eser, mellif adlar, tarih, edeb, lisn, dn,
tasavvuf v.b. shalardaki btn ta'bir ve stlahlar kaydedilmitir.
Her iki basmda, geri kalan ksm tertip bakmndan ayndr:
Yesevye Silsilesi, Zeng Ata Silsilesi balkl iki silsile-nme ile, Ynus
lhlerinden onikisinin notalar eserin sonuna metin d olmak zre
konulmu, birinci basmdaki Trkistan: Yesi ehri ile Trkistanda
Ahmed Yesev'nin Trbesi1nin resmi metin ksmna ilve sretiyle
basdmtr.

Eserin matbaa tashihleri nce Diyanet leri Bakanl tarafndan


yaplmtr. Prof. Kprl, 1965 Eyll ortalarndan i'tibren ikinci
tashihlerle megl olmaa balamt. Matbaa provalarm okuyup
tashih ettiim srada kendisi eserin birinci tab'ndan ta'kibediyordu.
15 Ekime raslayan Cuma gn, Trk Tarih Kurumunda bu sretle
saatten ok alt; o gn, eserin 80inci sayfasndan balayan Ye
sevye Adb bahsinin sonlarna kadar tashih etmi bulunuyorduk. Bu
bahiste, mridlerin mride kar vazifelerinden de bahsolunmakta
idi; bu ksmlar tashih ederken, bir ara, ac eyleri sylerken taknd
akac tavryle, Bak, gryor musun, mridlik yollan etin demi,
benim yarda braktm eyleri sen tamamlayacaksn diye ilve
etmiti. Pazartesi gn tashihlere devm edecektik; fakat o akam,
Trk Tarih Kurumundan evine yryerek giderken o messif trafik
N SZ XXXI

kazasna uramt. Kendisini hastahnede mteaddit def'a ziyret


ettiim srada, tashihlere devamla ii yrtmemi, yaknda nasl olsa
ayaa kalkacan, o zaman yine megl olabileceini sylediyse de,
Yesevye Adbi1ndan sonraki bahislerin tashihi ile megl olamad. lk
Mutasavvflarm, dayand esas bilgiler bakmndan salam olduunu,
hakknda bu esaslar deitirecek mhiyette herhangibir tenkd de pek
yazlmadn, bununla beraber, kitabnn nerinden sonra geen elli
yla yakn zamandanberi dim aratrmalar syesinde ald ve mev
cut malzemeyi zenginletirici notlara, son ksma ekleyecei blmde
yer vermei dndn sylerdi. Ne yazk ki bu da mmkn olmad.
1964 de, Ankaradaki evinde bulunan ktphanesini tanzim etti
imiz srada, Prof. Fuad Kprl, kitap raflarndan lk Mutasavvflard
alm, ba sayfasn aarak, Gryor musun, buraya yaknlarmn
vefat tarihlerini yazdm; bu babamn lm ta r ih i... diye devam
etmiti; bu kitabnn, dn-tasavvuf mevz'udan dolay kendisi iin
byle mnevi bir kymetli de vard. Hakik bir ilim adam iin gen
denilebilecek yata, yirmisekiz yanda iken ve ok emek sarfederek
yazd, ilm hayatnda det bir dnm noktas tek eden, Bat
trkoloji limlerinin dikkatini memleketimiz zerine eken bu mehur
eserinin metin ksmna it matbaa provalarn, baslmak zere, 27
Nisan, 1966da imzlamt; lk Mutasavvflar, onun, basda imzsn
verebildii son eseri oldu. 1966 Mays ay ortalarnda Trk Tarih Ku-
rumunun nerettii Edebiyat Aratrmalarnm ilk cildini grebilmi
ti 12; fakat, lk Mutasavvflarm, tamamlanmasn ok arzu ettii
ikinci basksn gremedi.
Muhterem ve aziz hocamz, Trk Edebiyatnda lk Mutasavvflar-
inin, memleketimizin dn ilerini tedvirle vazifeli Diyanet ileri Ba
kanl tarafndan neredilen ikinci basks tamamland Rhun d
olsun, Tanrnn rahmeti zerine olsun; nr iinde yat

Ankara - 9 Temmuz, 1966


Fevziye Abdullah Tansel

12. Bk., bu nss deki 3 numaral not.


V.. '

.
BALANGI

slmiyetten sonraki Trk Edebiyatnda, mill rhu ve mill zevki


anlayabilmek iin en ok tedkike lyk bir devir, balk lisnn ve halk
veznini kullanmak sretiyle geni bir kitleye hitabetmi ve eserleri asr
larca yaam byk mutasavvflar devridir. slmiyetten nceki kavm
edebiyatla pek ak alkalar bulunan bu halk tasavvuf edebiyatm,
Acemlerin sfiyne eserlerini kuvvet ve mahretle taklit ve terceme
eden Trk irlerinin arz vezniyle ve ou def'a tantanah bir lisanla yaz
dklar bol ve san*atl mahsullerden ayrmak icap eder. Bu iki cereyan
asrlarca biribirine muvz bir srette devam ettii iin, biribirleri ze
rinde tesir ve aksi tesirleri olmas pek tabidir; lkin, btn bu kar
lkl tesirlere ve iine ald geni lde Acem unsurlarna ramen, bu
tasavvuf edebiyatm - eer tabir cizse- dierinden ayr bir uzviyyet
gibi tedkik edebilmek mmkn ve hatt zarurdir1.
Eski zamanlarda Acem ve Tanzimattanberi Avrupa tesiri altnda
kendi mill ahsiyetimiz unutulduu iin, halka it olan, halkdan gelen
herey gibi bu halk tasavvuf edebiyat da imdiye kadar ihmalkr bir
srette, hatt istihfafla telkki edildi. Acem taklidi tantanah eserler
yazan sanatkrlarn yannda, basit ve sammi lhlerle rhunun derin
liinde yanan kuts atei bizlere de vermeye alan halk mutasavvflar
dima unutuldu. Eskiler onlara bedi bir kymet vermeseler bile, hi
olmazsa kutsiyyet isnat ederlerdi. Son zamanlarda bu telkk de kalkd
iin, onlarn adn anan bile olmad. Tanzimattan beri edebiyat tarihimiz
hakknda - hibir ilm kymeti hiz olmyarak yazlan ufak tefek eyler
arasnda, halk mutasavvflarnn varln bildiren bir satr bile bulu
namaz; hlbuki mill rhu gstermesi bakmndan ok kymetli olan ve
eski halk edebiyatiyle sk mnasebetleri bulunan bu avm tasavvuf
edebiyatnn uzun bir tarihesi vardr : Trkler, bakalar gibi kl kuv
vetiyle deil, srf kendi arzulariyle kabl ettikleri slmiyeti az za

1 Burada halk kelimesi populaire karl olarak kullanlyor; bununla ber-


ber, bzlannm sand gibi, bundan bir kk grme mns karmak doru deildir.
Halkyyat-folklore mahslleriyle kartrlmamas icabeden bu edebiyatn vcde
getirdii eserler, yalnz halk arasnda deil, ilim ve zevk seviyeleri yksek snflar ara
snda da hararetle karlanmtr. Kitabn metnine baknz.
F. I
2 B A L A N G I

manda benimsediler ve Mslman Trkler, henz slmiyet diresine


girmemi, yhut girip de onun akideleri ve esaslar ile lykyle uyua-
mam kardeleri arasnda din propagandas yapmaktan geri durmadlar.
te, Trk edebiyatnn slm ekilde ilk intiar bu sretle dn bir
mhiyette oldu : Birok Trk dervileri yeni dni ve tarikatlarn yay
mak akyle gebe Trkler arasna geliyorlar ve yeni mefkreyi onlarn
anlayacaklar bir lisan ve zevk alabilecekleri bedi' bir ekil ile yaymaa
alyorlard. Bylece temeli kurulan tasavvuf edebiyatna, Trkler
arasnda asrlardanberi devam edip gelen halk edebiyatnn bir model
vazifesini grmesi ite bundan dolaydr. Bizim grebildiimiz ilk safha
larnda - belki de propagandac bir gye ta'kibettii iin - biraz kuru ve
basit eserler veren bu edebiyat, asrlar boyunca incele incele Trkn
mill dehsn gsterecek derecede huss bir mhiyet alm, Acem mu
tasavvflarnn en yksek mahsulleriyle llebilecek eserler vcde
getirmitir. Araplar da ve Acemler de benzerlerine tesadf edilemiyecek
kadar mill olan bu avm tasavvuf edebiyat, ite bundan dolay, hu
ss ve tinl tedkiklere lyktr.
Edebiyat tarihimiz hakknda imdiye kadar Douda ve Bat da
yazlm pek az umm eserler ve monografiler ekseriyetle ilm bir ky
metten mahrum olduu gibi, Trk edebiyatnn umm gelimesi mese-
lesi de ilim lemi iin henz hallolunamam bir muammdr; esasen,
Hammer den Gibbe ve eski tezkirecilerimizden bu gnk bz ndir
limlere kadar, hi kimse, Asya ierilerinden Akdeniz kylarna kadar
btn Trk milletinin en az on-ondrt asrlk edeb tekmln bir
btn eklinde mtlea ve tedkik lzm geldiini, esefle syleyelim ki
anlyamamtr. Muhtelif Trk belerini biribirleriyle alkas olmayan
ayr milletler sayarak aralarndaki ba ve mnsebetleri anlamayan,
umm Trk tarihini bir btn eklinde mtleaya ihtiya grmeyen
tetkikilerinin elinde, dnya tarihinin bu mhim paras ebediyen bir
muamm eklinde kalacakt. Bereket versin u son alt-yedi senedir
memleketimizde mtevzne bir ekilde balayan tarih aratrmalar,
msterklarn imdiye kadar bal kaldklar bu gr tarznn yanl
ln meydana koyarak, gemiin tedkik ve yaatdmas iin nasd bir yol
tutulmas lzm geldiini meydana kard2. Bu grn, Trk tarihine

2 Bu gr ilk def'a geni bir srette Trk Edebiyat Tarihinde Usl adl makale
mizde izah ve mdfaa edilmitir (Bilgi Mecmuas, Ternisn, 1329, nu. 1, s. 1-52).
Aym gr, fakat baka bir ekilde Trk Edebiyat Tarihine Medhal adl kitabmzn
mukaddimesinde de aka ifade edilmitir.
B A L A N G I 3

it btn belerin tedkkinde ne mhim neticeler verecei istikbalde


grlecektir. Biribirine bah ve biribiri zerinde tesirli bir hdiseler
zmresinin yalnz bzlarn gznne alarak geri kalanlarn hatt varl
ndan bile habersiz olmak, herhangi bir hdiseler silsilesini, menelerini
tammen ihml etmek sretiyle anlamaa almak, dima yanl neti
celer verir. slmiyetten nceki Trk edebiyatm anlamadan slmi
yetten sonraki devirleri izah etmek; Osmanllarm teekklne kadar
Orta ve Kk-Asyada nasl bir edebiyat mevcut olduunu bilmeden
Osmanl edebiyatnn teekkln idrke muvaffak olmak imknszdr;
hatt, her devirde muhtelif coraf shalarda yaayan Trklerin o sha-
lardaki edebiyatlarn ve aralarndaki mnsebetleri ihml ederek, me
sel Nevyi bilmeden Ahmed Paa devrini renmeye kalkmak da
mnaszdr. Tpk bunun gibi, Trk edebiyatnn gelimesini ilm bir
srette kavramak iin, her devirde ve her shada Halk edebiyatnn,
k edebiyatnn huss gelimelerini ve btn bu muhtelif zevk seviye
lerine hitbeden zmre edebiyatlarnn biribirleri zerindeki tesir ve
aksi tesirlerini anlamak da zarurdir3.
te, bu zarretler anlaldktan yni bu yeni gr tarzlar kabl
edildikten sonra, edebiyat tarihimizin muhtelif devirlerine, muhtelif
Trk lehelerinin edebiyatlarna, eitli byk ahsiyetlere dir monog
rafiler vcude getirmek, yni, edeb hdiseler hakknda terkibi bir di
mala inceden inceye allm ilm tahliller yapmak arttr; lkin bu
gnk tarih nihyetsiz ve rbtasz teferruattan ibret bir ma'lmat
yn deil, bir terkip ve in mahsldr ve ctim' muayyeniy-
yet-Determinisme social,,i kabl eden bir tarihi iin, tarih bir san'at
eseri olmad gibi, srf bir tebahhur yn da deddir; bu sebeple
tarihi, nndeki byk hdiseler kitlesi karsnda birdenbire arp
kalmamak iin, yine o hdiselerin ilm bir srette tedkkinden kan
birtakm faraziyelere dayanmaa, yni, alaca bilgileri birletirip tasnif
ve mukyese ve onlardan neticeler elde edebilmek maksadyle kafa
snda muayyen kadrolar kurmaa mecburdur. Mverrihin, uzun seneler
mevzuiyle istinas ve imtizc neticesinde mmkn olabilen bu vaziyet
-ki tahadds (intuition) dediimiz de budur- tammiyle lmdir ve
bunun mtekaddim fikir (Idee preconue) denilen eyle hi mnsebeti

3 Bu husustaki dncelerimizi geni lde anlamak iin, Trk Edebiyatnda k


Tarz'nm Mene' ve Tekml adh makalemizin nszne baknz (Mill Tetebbu'lar
Mecmuas, 1331, nu. 1, s. 35-46).
4 B A L A N G I

yoktur; nk o faraziyeler, o kadrolar, bizzat hdiselerin ilm bir


srette uzun uzadya tedkkinden, yni en ince ve en derin tahlillerden
domutur. limde faaziyelerin lzum ve ehemmiyetini riyziyyat ve
tabi'yyt limleri bile kabl ettikten sonra, tim ilimler gibi daha
kark bir shada onun lzumunu hissetmemek, herhangi bir ilim adam
iin imknszdr. te, btn bu mlhazalar gznne alnnca, mev
zuuna tammiyle mlik hakik bir tarihi iin tebahhur (eruditionJu bir
gaye deil, fakat zarur bir art olduu kolaylkla teslim edilir. Uzun ve
kuvvetli tahlillere dayanmayan kolay terkip'1ler, zhiren nekadar parlak
bir ilim cils altnda grnrse grnsn, kuvvetli bir tenkid kar
snda derhal yklmaa mahkmdur.
Edebiyat tarihi hakknda grlerimizi ifde eden u ksa akla
madan sonra, tenkid nazarlarna arzettiimiz u ufak monografinin
mhiyeti hakknda biraz malmat verebiliriz : Dou Trklerinde halk
tasavvuf edebiyatmn mjdecisi ve en byk mmessili olan Hoca
Ahmed Yesev ile, Bat Trklerinin en byk ve en eski halk mutasavvf
iri saylan Yunus Emre hakknda drt-be sene kadar nce olduka
geni birer tedkik neretmitik 4. Bunlarda mdfaa edilen bahca fikir,
Bat Trklerindeki halk tasavvuf edebiyatnn Ahmed Yesevden m
teessir olduu meselesiydi. Bilhassa Ahmed Yesev hakkndaki ted-
kikde, onun Bat Trkleri arasndaki hretine, mritlerine, kermet-
lerine v.b. it birok deliller zikredilerek, edeb ve lisn benzerliklerden
baka, tarih vesikalar yardm ile de bu faraziyenin mdfaasna ahd-
mt. Biz, bu sretle Anadoludaki Trk edebiyatnn dier shalardaki
Trklerin edebiyatndan ayr ve kendi kendine inkiaf etmi bir mahsl
olmayp, mznin bir devam olduunu ve binenaleyh Trk edebiyatmn
tarihini vcde getirebilmek ancak onu bir btn hlinde gznne
almakla mmkn olacan isbat etmek istiyorduk. Bu esnda Mr.
Gibbin, Yunus Emre ile Ahmed Yesev arasnda bz benzerlik noktalan
bulmu olduundan haberdr bile deildik; fakat buna ramen Bat
Trklerindeki halk tasavvuf edebiyat cereynmn Dou Trklerinden
ve bilhssa Ahmed Yesevden geldii tarzmda ok cretli bir fara-
ziyyeyi ondan daha geni bi dvay isbat iin ortaya atmaktan
ekinmemitik.

4 Hoca Ahmed Yesev, aatay ve Osmanl Edebiyatlar zerindeki Te'siri (Bilgi


Mecmuas, nu. 6, s. 611-645). Ynus Emre, Hayat ve sr (Trk Yurdu, yl 2, nu. 19
ve yl 3, nu. 3).
B A L A N G I 5

Drt-be senedenberi devam eden devaml abma neticesinde, Trk


edebiyatnn bir btn eklinde tedkik edilmesi semeresi olarak, Trk
milletinin edeb tekml hakknda ak ve muayyen fikirler edindikten
ve hatt - imdiye kadar tedkikine ilimce ihtiml verilmeyen - Trklerin
slm dan nceki edebiyat hakknda etrafh tedkiklerde bulunduktan
sonra, be yl nceki faraziyyemizi daha ok kuvvet ve kesinlikle md
faaya imkn hsl oldu. Bir tarihi iin, senelerce evvel ileri srd bir
faraziyenin, daha sonra meydana kan yeni vesikalarla kuvvetlenmesi
kadar memnunluk veren hibir ey tasavvur edilemez; nitekim, Trk
edebiyatmn muhtelif devreleri ve muhtelif beleri hakknda tedkik
lerde bulunurken, Ahmed Yesev ile Yunus Emreye ve Trklerdeki
halk tasavvuf edebiyatna it birok vesikalar elde ettik ki, btn
onlar telf ve terkip ederek, Trk edebiyatnn mill zevki ve mill rhu
en ok gsterebilen bir ksm hakknda u monografiyi yazmaktan ken
dimizi alamadk.
Trklerdeki halk tasavvuf edebiyatmn nasd balayp ne gibi sebep
ve tesirler altnda gelitiini umm bir srette gstermekle beraber,
bilhassa iki byk ahsiyetin hayat ve eserlerine it geni bilgileri iine
aldndan dolay Trk Edebiyatnda lk Mutasavvflar bal altnda
nerettiimiz bu kitap, balca iki ksma ayrdmtr. Birinci ksmda,
Ahmed Yesevye kadar Trk edebiyat ve Trkler arasnda slmiyet
ve tasavvuf cereyn umum bir srette zah edildikten sonra, Ahmed
Yesevnin menkabev ve tarih hayatna, tarikatnn dbna, halfe
lerine, eserine ve tesirlerine dir en tafsilth bir srette malmat veri
liyor. Bu ksm Ahmed Yesevye it bir monografi olduu iin, ona
temas eden btn meseleler - hatt ilk bakta lzumsuz saylabilecek
birok tl cihetler - btn tafsiltiyle bahis mevzuu edilmitir; her
monografi iin bu hurda tafsiltlm zarr olduunu dnenler,
mellifi ma'zur grmelidirler; bununla berber, dorudan doruya
Ahmed Yesevye deinmeyerek halfelerine, yhut o tarzda rler
yazm muakkiplerine it cihetlerde, tabiatiyle bu nisbet muhfaza
edilmemi, onlar daha umm bir tarzda geilmitir; fakat buna ramen,
bu ilk ksm, Dou Trklerinde halk tasavvuf edebiyatmn umm hat
larn ve tarih gelimesinin eklini ak bir srette gsterebilir.
Bat Trklerinde bu tarz edebiyatn mene ve inkifm gsteren
ikinci ksma gelince, bu da Yunus Emre hakknda bir monografi olduu
d , ilk ksmda olduu gibi ona deinen btn meseleler, hatt edebiyat
6 B A L A N G I

tarihine dorudan doruya temas etmese bile, btn tafsiltiyle yazl


mtr. Yunusun menkabev hayat, tarih varl, iirleri, onlardaki
muhtelif hussiyetler, tesirleri byle geni bir nisbette aklandktan
sonra, bahca muakkipleri, onlarn hayat ve eserleri, ksa ve umm
srette gsteriliyor; fakat, ilk ksmda olduu gibi bu ikinci ksmda da,
Bat Trklerinde halk tasavvuf edebiyatmn mene ve gelimesi ak
bir srette zah edilmitir. Btn kaynaklar ve vesikalar sahifelerin
sonunda birer birer gstermekle berber, tedkiklerde bulunanlara ve
bilhassa niversiteye devam edenlere kolaylk olmak zre kitabn so
nuna ayrca bir bibliyografya ilvesini lzmlu grdk; hele bzs ilim
lemi iin bile tammiyle mehl yazma nshalar hakknda orada biraz
zahat verdiimiz gibi, muhtelif lisanlardaki birok kaynaklar, yhut
tedkikler hakknda da lzm ve faydal grdmz bilgileri vermekten
geri durmadk. En sona da ahs ve ehir isimlerini gsteren alfabetik
iki cetvel ilve ettik ki tarihin muhtelif shalarnda alanlara bir kat
daha kolaylk olsun.

Bibliyografyann yle sr'atli bir nazarla mutleas, kitabmzn


teferrtma, ehemmiyete ikinci nc derecedeki meselelerine bile
nekadar ehemmiyet verilerek inceden inceye tedkik edildiini ve bu
hususta nekadar ok ve muhtelif mhiyette kaynaklara mrcaat olun
duunu anlamaa kfidir. Bu tibar ile, kitabmzda ayrca tedkke deer
ve ilim dnyasnda henz mehl birok mhim tarih meselelerin
kanevas ve onlara it bahca kaynaklar mevcuttur diyebiliriz. stik
blde yetiecek aratrcdara bu sretle mtevzi* bir rehberlik hizmetini
grebilirsek almamzn en byk mkft bu olacaktr. stanbul
ktphnelerinde Dou Trklerine it eserler pek az olduu gibi, Av
rupada basdm eserleri bulmak da hemen hemen imknsz olduundan,
kitabmzdaki eksildikleri bilhssa bu vstalarn noksanlna atfetmek
mecbriyetindeyiz. Mesel Zeki Veld Beyin Trk - Tatar Tarihi'nde
Ahmet Yesev ve Halfeleri hakknda tedkiklerde bulunduklarm syle
dii Rus msterklarndan Malov, Katanofun ve Matoyifin tedkiklerini
btn almamza ramen gremediimiz gibi, Melioranskynin slm
Ansiklopedisi'nde zikrettii Salemannem Hakm Ata hakkmdaki ma
kalesini ve Veselowskynin Ahmed Yesev trbe ve cmii hakkndaki
eserini de maatteessf tedkik edemedik. Zeki Beyin zikrettii Rus kay
naklarm Melioranskynin tammiyle sktla gemesi, onlarn pek m
him saylamyacama az-ok bir delil olabilir; lkin her ne olursa olsun,
B A L A N G I 7

btn o kaynaklar da grp gzden geirmek faydadan hl sayla


mazd. Eer kitabmzn tab' esnsmda o kaynaklardan herhangibirine
tesdf edecek olursak, en sonda, lzm gelen ilve ve tashihlere yer
vermekten geri durmayacaz; bununla berber, u zikredilen kaynaklar
grmemekten doacak noksanlarn, eserin btn zerinde byk bir
tesir yapamyacam kuvvetle iddia edebiliriz. Be-alt senelik bir al
mann bu kk mahsl, imdiye kadar mehl kalm bir meseleyi,
Trklerde halk tasavvuf edebiyatmn mene ve inkif meselesini
umm hatlaryle aydnlatr ve aklarsa, teferruta it eksik ve yanl
noktalar, okuyanlarca ma'zur grlr midindeyiz.

stanbul 28 Temmuz, 1918


BlRNC KISIM

AHMED YESEV VE TESRLER


I. B lm

AHMED YESEVYE KADAR TRK EDEBYATI

1. slmiyetten nce :
Trklerin slmiyetten nce vcde getirdikleri edebiyat - in,
Hind, ran tesiriyle vcde getirilen bz ehemmiyetsiz tercemeler ms-
tesn olmak zre-,sazla sylenen halk iirlerinden ibretti. Essen
Trklerin o devre it btn sosyal messeselerinde, lisanda, dinde, ahlk
ve detlerde, hukukta, tammiyle kavmin rhunu ve ahsiyetini gsteren
iptidi bir asliyyet vard. in, Hind, ran medeniyetleri bz sha-
lardaki Trkler arasnda nfuz etmee balam olmakla berber, bu
hull ok ksm ve sath kalm, merkezden muhite yni mnev
verlerden halk kitlesine geemedii iin cemiyet zerinde hakik bir
tesir yapamamt. te, o devirdeki Trk edebiyatn tekil eden eserler
de, cemiyetin baka unsurlarna uygun olarak, yabanc tesirlerden uzak
bulunuyor, kavmin btn hussiyetlerini samimiyetle aksettiriyordu.
Hkandan en ehemmiyetsiz nefere kadar btn fertler o iirlerde kendi
sini duyuyordu. Bu devirdeki irler, hepsi biribirine benzeyen, elleri
kopuzlu, basit adamlard. Oba oba dolaarak umm yhut huss top
lanlarda eski kahramanlarn menkabelerini terennm ederler, mill
destanlar sylerler, veya, yeni hdiseler hakknda yeni trkler balar
lard. Bunlarn ayn zamanda kopuzlaryla sihirbazlk, falclk ettikleri
de olurdu. Sr denilen mill av yinlerinde, len yni umm zi-
yfetlerde, yu yni mtem mersminde irler mutlaka bulunur
lard.
Btn bu iirler Trkenin tabi vezni olan hece vezni ile syle
nirdi. Trkenin belli ve aym cins hecelerinin belli durakh saydara
ayrdmasmdan vcde gelen bu veznin eitli nevileri vard. Bunlar
arasmda en az sayd yni en basit olanlar, en eskileriydi. Bu devirde
muhtelif mevzulara it iirlerden hepsinin belli bir ekli vard. Trk
iirinin bu ilk ekillerinde bahca iki cihet gze arpar : Birincisi, ekil
lerin azh ve kesinliidir ki, bu, ilk devirlerde edeb ahsiyetlerin ser
beste gelimesi mmkn olamamasndan ve her irin mevcut ekillere
deta dindrne riyete mecbur olmasndan ileri geliyordu. kincisi,
ekseriy drt msra'dan meydana gelen kt'alarda ilk msra'm yalnz
12 A H M E D Y E S E V Y E K A D A R T R K E D E B Y A T I

biribiri ile ve drdnc msra'n btn kt'alarda kafiyeli olmasndandr


ki, bu da, o cins iirlerin terennm olunmak iin yazddm ve drdnc
msra'n deta bir trk nakarat : balama s tekil ettii cihetle
tabi dima ayni kafiyeyi muhfaza ettiini gsterir. Msik ile iirin
henz ayrlmad bu ilk devir eserlerinde, kafiye kaideleri de ok basit
ve iptidi idi. O kadar ki, onlara bugnk mnada kafiye adm ver
mekten ise, yarm kafiye (assonance) demek daha dorudur. Onlarda,
msra'larm son heceleri arasnda uzak bir benzerlik, kafiyenin varl
iin yetiyordu ve irin bsbtn kolaylk temini iin, bu, ekseriy fiil
lerin tasriflerinden vcde getirdiyordu. Hulsa, mahdut, basit, iptidi
olmakla berber bu ilk devirdeki edeb mahsller btn bir kavmin
rhundan kopuyor, onun kederlerini, neelerini terennm ediyordu.
Asya bozkrlarnda kuvvet ve hametle yaydan bu iptidi fakat canl,
samim edebiyat, Trkn hain ve sava, lkin ayn zamanda ince
ve derin rhunu btn plakhiyle gsterecek kadar zengindi1.

2. Trkler ve slmiyet s
Kktrk denilen Trkler M.S. VI. yzydda, Sibiryadan Baykal
glne kadar Asyann ortasnda byk bir hkanlk kurarak bir taraftan
in devletini, dier taraftan Ssn hkmdrlarm iddetle tehdide
balamlar, hatt Kisr Nirvn aleyhinde Bizans imparatorluu ile
mzkerelerde bulunmulard; fakat verset meseleleri, M.S. 581de
bu imparatorluu Dou ve Bat namlar ile ikiye paralad. M.S.
VIII. asrda Dou Tukiyular hemen hemen eski Trk birliini iadeye
muktedir olacak gibi grndler; lkin o srada, yeni bir din nereden
Arap ordular, Emir Kuteybenin kumandas altnda Mvernnehre
girmilerdi. Gerek Bat Kktrkler, gerek Dou Kktrkler, Islm
istilsna kar uzun bir mddet mukvemet ettder; fakat yeni din
bzan kan ve demirle, bzan sulhperverne vstalarla gittike ilerliyor,
shasm douya doru geniletiyordu.
Horasanda hazrlanan Islm ordular Sod ve Fergnay istil
iin, Ceyhunun gneyinde Merv ve Belhten geen eski asker yolu
ta'kip etmitder; Trk lemi o sra kardat byk karklklar ara-

1 Trklerin slmiyetten evvelki edebiyatlar, msikleri, edeb hayatlar hakknda


btn vesikalariyle geni bilgi almak iin Trk Edebiyat Tarihine Medhal adl eseri
mizin ilk ksmna baknz. Bu hususta ksa ve umm malmat Kk Trk Edebiyat
Tarihi adl eserimizde de vardr.
AH M ED Y E S E V Y E K A D A R T R K E D E B Y A T I 13

smda, arasra fatihlere kar epeyi baarl darbeler de indiriyordu;


hatt M.S. 712de bir Trk ordusu Soda girerek Kuteybenin Merve
dnnden sonra isyanda bulunan yerli ahliye byk yardmlarda
bulunmu ve Araplarm elinde Semerkanddan baka hibir ehir brak
mamt; lkin ertesi yl Araplar tekrar oralar zapta muvaffak oldular.
Hkan Me-tchouonun veftndan sonra Bat Trkleri, Dou Trklerin
den tekrar ayrdddar; Trgi reislerinden Sou-lou, kuvvetli bir hkmet
tekil ederek Tala ile Tokmak arasnda Bat Kktrklerinin eski vil
yetlerini ele geirmi olduundan Mvernnehri kolayca brakmak is
temiyordu; bu yzden, hayatta olduka Araplar Sodda rahat brak
mad. Kuteybenin fthat kuzey Ceyhunda epeyice ilerlemi olmakla
berber, evvelce tran ilerine kadar giren Trkler orada hl tutunabili
yorlar ve bu nehir bats ile Hazar denizi dousundaki aralktan Crcn
shasna giriyorlard. Emevler zamannda Mvernnehrin pheli
durumu uzun mddet srd. mer b. Abdl-'Azizin, mhtedlerden
hara almamak, her tarafta kervansaraylar ve hastahneler vcde
getirmek, dil bir idre kurmak fikri lykyle tatbik edilseydi, Mve-
rnnehr pek abuk mslmanlatrlacakt; lkin Emevleri zlim ve
menfaat-perest siyseti buna mni' oldu ve Trklerle uzun mddet
harb devam etti. inliler, bu aralk teslim olan Takent hkmdrm
haksz yere ldrdler; olu, mslmanlara snd ve yardm istedi.
inliler, Fergna ahidinin yardm ile kuvvetli bir ordu gnderdilerse
de, Eb-Mslim'in yollad Ziyd b. Slih kumandasndaki ordu - Kar-
luklarn isym sebebiyle - onu tammiyle malbetti2; artk bu muh-
rebe Mvernnehrin mukaddertn kat' srette belli etmiti : Mve-
rnnehr bundan byle kat' olarak slmlaacak, Islm medeniyeti
diresine girecekti. Hakikaten de yle oldu (H. 133 - M. 750-51).
Abbsler zamannda Trkler Mvernnehirde bz ufak-tefek
hareketlerde bulunmakla berber, byk bir hareket yapamadlar. Eme
vler devrinde olduu gibi, Araplarn karsnda kuvvetli Trk kitleleri
yoktu. inlilerin yenilmesinden ve Trgi devletinin yklmasndan sonra
iki Trk zmresi meydana gelmiti : Yedi-su vilyetinin btnn ve
Seyhunun dousunu Karluklar zaptederek M.S. 766da Trgilerin mer
kezini de elde etmitiler. Seyhunun aa tarafn ise Ouzlar elde ettiler

2 Bu harb hakknda in kaynaklarnn verdii malmat renmek iin Chavan-


nesn (Documents sur les Tou-kiou Occidertaux, Petersbourg, 1903, s. 297-298.) isimli
kitabna baknz.
14 A H M E D Y E S E V Y E K A D A R T R K E D E B Y A T I

ki, bunlar Sou-louun veftndan sonra teye-beriye dalm olan Bat


Trkleri idi. M.S. IX . asrdaki vak'alara itirk edenler bunlar olup,
bunlar Dou Trkistan Dokuzouzlar ile kartrmamaldr. Bunlar
yle byk hareketlere kalkamyarak ara-sra apulculuk yaparlar,
Mvernnehir deki isyanlara karrlar, yerli hkimlere, veya isyan h
linde bulunan Araplara yardm iin gelirlerdi. Bunlarn tasallutundan
kurtarmak iin Buhra, a gibi ehirlere byk surlar yaplmt.
Mvernnehrin tammiyle Mslman olmas Smnler zamann
dadr. El-Muctasm zamannda Mvernnehr halk artk umumiyetle
Mslman olmular, hatt ldeki kfirlere kar gazalarda bulunuyor
lard. a (Takend) ahlisi evvelce slmiyeti kabl ettikleri gibi, Sey
hunun kuzeyindeki tspcab ahlsi de ilk Smn hkmdr sm'il b.
Ahmedin amcas Nuh b. Esed tarafndan ehir ele geirildikten (M. 838)
sonra, az zamanda ihtid etmilerdi. Daha Halfe El-Memn, sefirler
vstasiyle yerli byk ilelere mensup adamlar hilfet merkezine cel-
bediyor, byk hediyeler ve mkfatlarla onlar ihtidya mecbur brak
yordu; bu akla yakn slmlatrma siysetine El-Mu'tasm zamannda
daha kuvvetle uyuldu : Sod, Fergna, Usrana, a havlisinden
yetien Trkler derhl halfenin hassa ordusuna alnyordu. Trk-hassa
askeri iin Samarr ehrini vcde getiren El-Mucatasmdan sonra Irak -
taki Trklerin says ve nfzu gittike artt gibi, bu hl, Trkistann
sr'atle slmlamasna sebebiyet verdi. Hicr 350 senesinde a ve
Frb arasnda tahkim edilmi snrn beri tarafndaki arzde Msl-
manlarn hkimiyetini tanmakszn yaayan - Karluklar, Ouzlar ve
Bat Trkleri kahntdarndan - 200,000 adr halk slmiyeti kabl
ettikleri gibi, Kgar ve Balasagun havlisinde slmiyet IY. asrdan
i'tibren lykyle yerlemee balamt. Herhlde, Hicr V. asr esna
snda Trk leminin en geni bir shasm, tamamiyle Islm medeniyeti
tesiri altnda ve slmlam gryoruz3.

3. Tasavvuf Cereyn;
slmiyet, daha Hicr II. asrdan i'tibren, eski hline gre mhim
farklar gsteriyordu; filhakika, dnyann muhtelif mahallerinde, asr-

3 Taber; bn'l-Esr; Fthu'l-bldn; Balzor; Barthold, Turkestan down to the


Mongol invasion, London, 1928; Corel Zeydn'dan Zeki Megmez, Medeniyet-i Islmiye
Tarihi tercemesi; Necib sim ve Mehmed rif, Osmanl Tarihi; E. Chavannes,
ayn eser.
AH M ED Y E S E V Y E K A D A R T R K E D E B Y A T I 15

lardanberi kendi harslar ve an'aneleri ile yaayan eitli milletler s


lmiyet diresine girince, en esasl noktalarda bile birok farklar mey
dana gelmesi zarr idi : ran gibi ok eski ve zengin bir medeniyet,
lden gelen mukavemet edilemez kuvvete kar, hi olmazsa mnevi
istikllini mdfaa edecekti. Sonra, slm dini, sr'atle yaylmas dola
ysyla randan baka medeniyetler ve dinlerle de kar karya gel
miti. Dorudan doruya olmasa bile Hind medeniyeti, Msevlik tesir-
leri, Suriyeyi batanbaa kaplam olan Hristiyanlk nfzu, eski
Yunan feylesoflarndan evrilmi eserler ile meydana gelen fikir cere
yanlar, hulsa btn bu gibi eitli miller din gelime zerinde tesir
icr ediyor, bu sretle geni slm memleketinin her tarafnda birok
mezheb ve meslekler vcut bularak biribiriyle iddetle arpyordu4.
Trklerin gittike artan taarruzlariyle zten yklmaa hazr bir hle
gelmi olan eski Ssn saltanat5. Arap klc karsnda nce boyun
edikten sonra, rnlik, Hz. Hseyin evldn Ssnlerin vris ve
tkipisi sayarak, Ehl-i beytin hukkunu mdfaa perdesi altnda
Arap milliyetine ve slm dinine dehetli darbeler vurdu ve eski bir
medeniyetin kolayca yok edilemiyeceini -Zerdt akidelerini slm
kisvesi altna sokmak suretiyle- aka gsterdi6. Hicretin V. ve VI.
asrlarnda, slm memleketlerinin her tarafnda eitli mezhepler ve
meslekler hkm sryor, hkmdrlarn ahs ve siys ihtiraslar bun
larn gelimesine byk bir sha brakyordu7.
Bu esnada slm leminin muhtelif yerlerinde en ok gze arpan
eylerden biri, tasavvufun ummlemesi ve mutasavvflarn okluu idi.

4 Carra de Vaux, Gazali, F. Alcan, Paris, 1902, eh. 7-8.


5 E. Chavannes, ayn eser, s. 302. Umm tarihin bu mhim hdisesinde Trklerin
oynad byk rol, Islm tarihi ile uraanlarca hi gznne alnmamtr.
* ran mill rhunun slmiyet zerindeki tesirlerini anlamak iin Dozynin Tarih-i
slmiyet'ine, Clement Huartn, Histoire Des Arabes (1912-1913)ndaki Mehd fashna
baknz. E. Blochet, rnlikin daha slmiyetten evvel Araplar zerindeki te sir icr
ettiini kuvvetli delillerle gsteriyor (E. Blochet, Etudes sur l'histoire religieuse de Viran,
Leroux, 1899, s. 20). Corel Zeydan, ir btn Arap tarihileri gibi, Abbs saltanatnn
ran tahakkmnden baka birey olmad kanaatindedir (Medeniyet-i Islmiye ter
cemesi, c. I, s. 84). Firdevsden Hknye kadar Acem neslinden birok ran irleri
rhen Zerdtdirler; hatt eyh Ebl-Ksm Grgn ehnmeyi btn Mecslerin
medihleri ile doldurduundan dolay Firdevs nin cenze namazm klmak istememiti
(Devletah Tezkiresi, s. 58).
7 Bu hususta ehristnnin Milel ve Nihal ( \. ) adl eserine baknz.
16 A H M E D Y E S E V Y E K A D A R T R K E D E B Y A T I

slmiyetin ilk asrlarnda hi mevcut deil iken sonralar ran, Hind,


Yunan fikirlerinin ve ksmen de sevlikin tesiriyle - unsurlarndan en
fazlasn da slmiyetten almak artiyle - teekkl eden tasavvuf mesle
ki, az zamanda btn slm memleketlerini kaplamt8. nce sf n
mn alan ve Suriyede ilk zviyeyi kuran Kfeli Ebu Himden sonra,
Sfyn- Sevr (lm : H. 168 - M. 784/85), eski hristiyan keilerinin
yerletii Msrdan yetien Zun-Nun (H. 245 - M. 859/860), Horasanh
Byezd-i Bistm (H. 261 - M. 874/75), hakknda trl trl fikirler
yrtlen Hallc- Mansr (H. 309 - M. 921/22), sonra Cneyd Badd
gibi birok byk mutasavvflar mesleklerini btn mmneatlara, is
natlara ramen yaymaktan geri durmuyorlard. Ebul-Ksm Abdl-
Kerm Kueyr (H. 465 - M. 1072-73), mehur risalesiyle tasavvuf mes
lekinin Ehl-i snnet mezhebine uygunluunu isbata alt gibi, daha
sonra Gazl de (H. 450-505 - M. 1058-1112), birok eserleri ile bu hussu
zihinlere kuvvetle telkini baarmt. Ondan sonra HikmetiTl-lrk
shibi Suhreverd-i Maktl, AvrifiTl-Ma'rif mellifi ahbeddin

8 Carra de Vaux, Gazl (Gazl'den evvel tasavvuf, s. 175-200). slm tasavvufunun


balangc hakknda ileri srlen fikirler henz ok farkldr. Hakik bir katolik ve iyi
bir msterik olan Carra de Vauxnun slm tasavvufuna en ziyde Hristiyanlk bir
kaynak olarak gstermesi, fazla bir taraf tutmaklktr. C. Huart La Grande Encyc-
lopedie'deki, Perse (ran) maddesinde ve Histoire Des Arabes adl eserinin Sfyeden
bahseden ksmnda (s. 268-277) bu cereymn Hindden mi, Hristiyan rhiplerinden mi,
yoksa dorudan doruya m, randan m geldii meselesinin henz halledilemediini
sylemekle berber ran nfuzuna en byk bir yer ayryor. Georges Salmon La Grande
Encyelopede'deki Soufisme (Suflik) maddesini yazarken bu cereyann nce skenderiye
mektebinden, yni Yeni-Efltnlik ten mteessir olarak domakla berber, mutasav
vflar arasnda sonradan yaylan Panteizmin ran vstasiyle Hindden getii kanaa
tindedir; halbuki Carra de Vaux, rann mutasavvf irlerinden bahsederken, onlarn
ekseriyetle Panteist olmadklarn ve slm tasavvufundaki fen nin, Hindin Nir-
vana's ile hibir mnsebeti olmadm uzun uzun aklyor (Gazl, s. 287).
E. Blochet gibi Hristiyanlkm slmiyet zerinde hibir te siri olmadm iddia
edenlerle, tasavvuf esaslarnn srf Kur'n ve Hads'ten alnd fikrinde olanlar da
zikredersek, bu meselenin henz halledilmekten nekadar uzak olduunu gstermi
oluruz. Clement Huartn, tarih vesikalar zerine dayanan kat' bir fikir yrtemi-
yerek : Tasavvuf cereym, r rhunun Sm zihniyetine stn gelmesinden iba
rettir tarznda ok mphem ve umm bir fikir ileri srmesi, hibir ey demek deildir.
Dozynin, Silvestre de Sacynin, Trumpptun, Tholuckun bu husustaki mtlealan
-stirkm daha eski devirlerine it olduu iin- yukarkiler kadar bile ehemmiyetli
saylamaz; herhalde muhtelif mutasavvflarda, muhtelif kaynaklardan gelen te sirleri,
hakik nisbetleriyle gsteren umm bir tasavvuf tarihi, ilim lemi iin byk bir ihti
yatr; ne yazk ki, tatmini ok mkl grnyor.
A H M ED Y E S E V Y E K A D A R T R K E D E B Y A T I 17

Suhreverd, Abdl-Kdir Geyln (H. 470-561 - M. 1077-1166) ve


Tabakt- sfiyye kitaplarn dolduran birok mutasavvflar yava yava
mesleklerini yaymaa alarak binlerce mrd ve halk arasnda byk
bir mnevi nfuz kazanmlardr 9. Mehur limlerden biroklarnn b
yk eyhlere intisab, hkmdarlarn ve meramn bizzat tekye ve z-
viyeler yaptrarak bu cereyan tevik etmeleri daha dorusu o cereyana
kaplmalar - slm leminin her tarafnda eyh ve derviler yetitiriyor
ve bylece adet yeni itim' zmreler vcde getiriyordu. Bilhassa
her byk eyhin lmnden sonra 'mme muhayyelesi onu bir keramet
hlesiyle ihta etmekte idi. Tarih kymeti olmayan hurafelerle dolu
menkp kitaplar deil, sflik tarihinin en kymetli kaynaklar bile bu
gibi muhayyelt ile doludur10.

4. Trkistanda Tasavvuf s
Eski ran an'anelerini gsnde saklayan Horasan, slmiyetten
sonra tasavvuf cereyannn bahca merkezlerinden biri ve belki birincisi

9 Sflerin hl tercemeleri hakknda evvel Arapa eserler yazlmtr. Mirz Mu-


hammed b. Abdl-Vahhb Kazvln, bu meyanda en eski eserler olarak Abdr-Rah-
mn Muhammed b. el-Hseyn es-Slem Nibr (vefat : H. 412 - M. 1021-22)nin
Tabakt's-Sfiyye'sini, bn Na'im Ahmed b. Abdullah el-sfahni (vefat : H. 430 - M.
1038-39)nin Hilyet'l-Evliy'sm, bn Hamsl-K'b (vefat : H. 552 - M. 1157-58)nin
Mehsin'l-Ahyr'm, Cemleddin Ebil-Ferec el-Badd el-Hanbel (vefat : H. 597-M.
1200-1201)nin Safvetus Safvet'ini zikrediyor ki bunlardan ilk iki eser ktphaneleri
mizde vardr (Tezkiret'l-Evliy-i Attr mukaddimesi, s _.). Bununla berber, Slem
de eserini std Muhammed b. Abdullh Eb Bekir er-Rz el-Hanbel-i Nibrnin
eserinden iktibas etmitir (Nefaht tercemesi, s. 274). Fars dilinde yazlm en eski
evliy tezkiresi Ebl el-Hasan Al b. Osman el-Cellb el-Gaznev (vefat : H. 465 veya
469 - M. 1072-1076)nin Kef'l-Mahcb li-erbbi'l-Kulb'xduT ki ok fena bir Lhur
basm ve stanbul ktphanelerinde bz yazma nshalar vardr. Umm harbten
nce Rus msteriki Jokovsky, bunun tenkidli yeni bir basmn hazrlamakla megul
idi. (Journal Asiatique, leme serie, Tome 3, n. 1., p. 187). Nicholson tarafndan ngi
lizceye terceme edilmi olan bu eserden baka, eyhul-Islm Ebu Ism'il Abdullah b.
Muhammed el-Ansr el-Hazrec el-Herevnin (Vefat : H. 481 - M. 1088-1089), Sle-
mnin Tabakt s-Sfiyye'sinin bz ilvelerle tercemesi vardr ki Cmnin Nefaht'l-
ns'ne esas olan eser budur. Kef'l-Mahcb muharriri de Slemnin Tabakt' ile
Risle-i Kuayrye'den ok istifade etmitir. Bunlara Ferldd-DIn Attarm Tezkire-i
Evliy's ile Risle-i Kuayrye'yi de ilve edersek, VI. asra kadar yazlm olan hemen
bahca kaynaklan gstermi oluruz.
10 Mesel Risle-i Kuayrye, Attr Tezkiresi, Nefaht, Reaht. 'Attrm Hseyn
Mansur Hallc'a tahsis ettii ksm bu hususta pek manaldr (Nicholson tarafndan
baslan nsha, s. 135-145).
F. 2
18 AH M ED Y E S E V Y E K A D A R T R K E D E B Y A T I

mhiyetinde idi. Bu yzden Mavernnehr slmlatktan sonra, bu


cereyann, slmiyetin evvelce ta'kibettii yollardan Trkistana gire-
cei pek tabi bir hdise idi. Hakkaten yle oldu. Herat, Nibur, Merv,
III. asrda mutasavvflarla nasl dolmaa baladysa, IV. asrda Buha-
ra d a 11, Fergna da da12 eyhlere tesdf edilmee baland; hatt
Fergnada Trkler kendi eyhlerine Bab, yni Baba nmn veriyorlard.
Horasan a herhangi bir mnsebetle gidip gelen Trkler arasndan da
mutasavvflar yetiiyordu : Mehur sf Eb Sa'id Ebl-Hayrn pek
ziyade hrmet ettii Muhammed Ma'k Ts ile Emr Al Ab hlis
Trk idiler 13. te bu gibi muhtelif miller tesiriyle, Trkler arasnda
tasavvuf cereyn yava yava kuvvetleniyor, Buhra, Semerkand gibi
byk slm merkezlerinden ierilere yaylyor, din ak ile mcehhez
birok derviler tarafndan gebe Trkler arasna yeni akideler gt
rlyordu 14.
Esaslarn Hazret-i Eb Bekr, veya Hazret-i Al vstasiyle Haz-
ret-i Peygambere kadar eritiren sfliin yaylmas, tekkelerin siys
kuvvetler tarafndan deta resmen tannmas, birok bykler, devlet
adamlar ve hatt sultanlarn eyhlere riyetleri, onlara yksek bir
mnevi nfuz bahediyordu. arap imiyecek kadar din hkmlere
bal olan Karahanllar, slmiyeti ak ve harretle savunan ilk Seluk
lular, limlere ve eyhlere kar byk bir hrmet ve riyet gsteriyor
lard15. Bununla berber, Trk hkmdrlar slm akidelerine ok
bah kaldklarndan16, Hanefliki o kadar kuvvet ve kanaatla kabl

11 Nefaht'l-ns tercemesi s. 275.


12 ayn eser, s. 323.
13 ayn eser, s. 348-350.
14 W. Barthold, Turkestan I)men to the Mongol invasion.
16 Barthold, ayn eser.
16 Seluklu hkmdar Turul Bey mteassp bir hanef idi; hatt veziri Amdl-
Mlkn Horasan cami'lerinde Rfzlerle berber E'arlere de l'net edilmesi hakknda
ondan mezuniyet aldn ve fi'ler aleyhinde pek mteassp olduunu Ibnl-Eslr
yazyor (Tarih'l-Kmil, c. 10, s. 11). Alparslan, imm A'zamn Badaddaki trbe
ve cmiinin tmiri ile bir Hanef medresesi te sisine Eb Sa'id Muhammed b. Mansr
eref el-Mlk el-Hwrezmyi memur etmiti (Schefer, Siysetnme tercemesi, s. 2).
Nizml-Mlkn Siysemmesinde Alparslann fi' ve bilhassa Rfzlere kar
nekadar iddetli davrandn gsteren mhim tafsilt vardr (21. ve 42. fasllara ba
knz). Dozy de, Trklerin Snnlikteki tassuplarn i'tiraf ediyor (trk. trc. Tarih-i s
lmiyet, c. II. s. 495); hakikaten, bunu daha Seluklulardan evvel Badad daki Trk-
lerde de gryoruz : l-i Buveyhin Badad da i'lii iltizam etmelerine kar, Trkler,
AH M ED Y E S E V Y E K A D A R T R K E D E B Y A T I 19

etmilerdi ki, esasen Trk milletinin itimi vicdnndan doan bu


temyl, bir taraftan slm arasndaki ayrln ve rfizlik ve i'tizlin
ummilemesine mni' oluyor, dier taraftan yine bunun tabii bir
neticesi olarak Trk evrelerinde gelien tasavvuf fikirlerde er' esas
lara derin ve samim bir uyma grlyordu17. Bizim kanaatimize gre,
Ahmed Yesev zuhur ettii zaman, Trk lemi epeyi uzun bir zamandan
beri - herhlde IY. asrdanberi - tasavvuf fikirlerine ahm, mutasavvf
larn menkabe ve kermetleri yalnz ehirlerde deil, gebe Trkler ara
snda bile azok yaylmt. lhler, iirler okuyan, Allah rzs iin halka
birok iyiliklerde bulunan, onlara cennet ve sadet yollarn gsteren der
vileri, Trkler, eskiden din bir kutsiyet verdikleri ozanlara benzeterek
harretle kabl ediyorlar, dediklerine inanyorlard. Bu sretle eski ozan
larn yerini, ata veya bab nvanl birtakm derviler almt: Hazret-i Pey-
gamberin sahbelerinden olarak gsterilen Arslan Bab ile, menkabeye
gre slm dinini anlamak maksadyle Trkistandan Cezretl-Araba
gelmi ve Hazret-i Eb Bekrle grerek slmiyeti kabl eylemi
olan ozanlar pri mehur Korkut A ta 18, oban Ata 19, ite bunlardan
kalm birer htray yaatyor; herhlde, Ahmed Yesevnin zuhuru
zamannda, gebe Trkler arasnda, yni Sr-Dery kenarlarnda ve
bozkrlarda, anladklar bir lisanla - yni basit Trke ile - halka hitabe-
derek slm akidelerini ve an'anelerini onlar arasnda yaymaa alan
dervilerin bulunduu bizce muhakkaktr. Ahmed Yesevnin, kendi
sinden nce gelen dervilere daha st, daha kuvvetli bir ahsiyeti

her vsta ile Snnilii mdfaadan geri kalmyorlard (Medeniyet-i Islmye Tarihi
tercemesi, c. IV., s. 263). Trkistandaki baka Trk devletleri de dima haneflii
mdfaa etmilerdir (Barthold, ayn eser).
17 Nefaht ve Reahat'taki Trk mutasavvflarnn sfiyne mlhazalarna ba
knz. Ferldd-DIn Attrm VI. asr sonlarnda, veya VII. asrn ilk senelerinde Se-
merkandda dar olduu bir tehlike bu hususta ok mnaldr : Onun Mazhar'l-'cib
adh eserinde Oniki mamm ve bilhassa Hazret-i 'Alnin medhinde pek ziyde mb-
lega gstermesi, Mehd gaybetine inandm izhar etmesi zerine Semerkandm byk
fakihlerinden biri, onu rfzlikle sulandrarak kitabnn yaklmasna ve kendisinin
i'dmna fetv vermiti. Ferldd-Dn, bu itham karsnda mkiltla cann kurtara
bilmitir ( Tezkire-i Evliy mukaddimesi, s. <_s).
18 Ouzlarn eski yeri olan Sr-Derya kenarlarnda, Trkmenler arasnda, Azer
baycanda Derbend civarlarnda, Anadoluda, hulsa Ouz beleriin yayldklar her
shada tannan Dede Korkut menkabesi ve bunun mhiyeti hakknda bilgi edinmek iin
Trk Edebiyat Tarihi'ne Medhal eserimize baknz (s. 61-62).
19 Schuyler, Trkistan Seyahatnamesi tercemesi (s. 302).
20 A H M E D Y E S E V Y E K A D A R T R K E D E B Y A T I

olduunu kabl etmemek mmkn deildir; Ancak, eer kendisinden


evvel gelen nesiller zemin hazrlamam olsalard, onun baars bu
kadar byk olamazd.

5. ran Tesri:
Trkler, coraf yerleri icbnca pek eski zamanlardanberi in ve
ran ile dima mnsebette bulunmulardr. inllerin mazbut ve m
kemmel olan eski vakyi'-nmeleri bu mnsebeti azok vuzuh ile gs
terdii hlde, Trklerin ran ile olan eski mnasebeti - eh-Nme men-
kabeleri dnda - ancak Ssnlerin son hkmdrlar zamannda tarihe
aydnlanabiliyor. Trkler uzun asrlar her iki medeniyet nfuzu altnda
bulunduktan sonra, nihayet, slm dinini kabl eden ran, onlar yava
yava kendi nfuzu diresine ald20. in tesirinin en kuvvetli bulun
duu Uygur medeniyetinin inkif zamannda bile san'atta, lisanda,
fikirlerde kendisini gsteren ran medeniyetinin, yeni bir din ile kuvvet
lendikten sonra Tkleri kendine cezbetmesi deta zarr id i21.
Esasen ran medeniyeti, daha Trkleri kendine ekmeden nce,
slmiyet zerinde byk tesirler yapmt. Abbsler, saltanat telkkisi
ve devlet tekilt bakmndan Hulef-i Ridnin eserine deil Ssn
hkmdrlarnn zihniyetlerine bal idiler22. Horasan ve Mvern-
nehr, hilfet merkezine isimce bal yerli - ve sonralar ok acemlemi
Trk- slleler eline getikten sonra, slm istilsnn btn merhamet
bilmez dehetine ramen ortadan kaldramad eski ran rhu tekrar
kendisini gsterdi ve IV. asrdan balayarak ran lisan ve edebiyat
slm bir ekil altnda gelime ve ykselmee balad. Bu slm ran
edebiyat, ftihlerin edebiyatndan epeyi geni bir lde mteessir
olmutu : Lisna yeni dinin getirdii birok kelimeler girdii gibi, nazm
ekli, vezin, belgat kaideleri de geni bir nisbette Araplardan alnmt.
Eski rann hece vezninden, eski nazm ekillerinden, edebiyat telkki
lerinden hemen hibir ey kalmam gibi idi; fakat ok eski bir mede
niyete vris olan Acemler, bu mdhi Arap nfzuna ramen, edebiyat
larnda kendi ahsiyetlerini aksettirdiler; arz vezinlerinden yalnz kendi
zevklerine uygun olanlar alddar, rub' eklini icat, veyahut belki de

20 E. Blochet, Mazdeism ve Trkler (Mill Tetebbu'lar, nu. 1, s. 128 v.d.).


21 Trk Edebiyat Tarihi, Birinci Mebhas.
22 Seluklular Zamannda Anadolu'da Trk Medeniyeti adh makalemize baknz
(Mill Tetebbu'lar, nu. 5, s. 193-232).
A H M ED Y E S E V Y E K A D A R T R K E D E B Y A T I 21

ihy ettiler 23, Arap edebiyatnn eski ve bilinen bir mahsl sayabilece
imiz kaside ekline ve gazePe bir bakalk verdiler 24 ve bunlarn
hepsinin stnde olarak eski mitolojiyi canlandrarak, Arap edebiyatnn
tamamiyle yabanc bulunduu bir destan devri atlar 2S. O kadar ki,
V. asr btn ihtiamiyle yeni bir Iran edebiyatnn teekkl etmi
olduunu grd.
Trkler slmiyetin birok unsurlarn dorudan doruya Arap-
lardan deil, Acemler vstasyle aldlar. Islm medeniyeti Trklere,
Iran kltrnn merkezi olan Horasan yolu ile Mvernnehrden
geerek geliyordu; Mvernnehrin birok byk merkezleri bile
mnen Trk olmaktan ziyade Iran idi. ite, bundan dolaydr ki,
slmiyetten evvel de tantklar iin Trklere yabanc gelmeyen Iran-
llar, Islm medeniyeti diresine girmek iin yine onlara yol gsterdiler
ve tabi bu hl, Trk edebiyatnn gelimesi zerinde yzydlarca tesirli
oldu; hakikaten, biz Iran edebiyatnn Trk edebiyat zerinde nceleri
nasl ve ne derecede bir tesir yaptn kesin ve ak olarak bilemiyoruz;
lkin slmiyet ten sonraki devir mahsl olarak ilim leminde tannm
en eski Trke eser - k i H. 462 (M. 1069-1070)de Kgarda Buralar
zamannda yazlm Kutadgu Biligd ir - birok bakmlardan Iran tesir-
lerini ak bir srette gsteriyor. Bu eski Trke manzume hakknda
burada zaht ve tafsilt yersizdir26; onda gze arpan Iran tesirleri
bilhassa lisanda, vezinde, ekildedir.

23 Aa Ahmed Al Ahmed, Mecma'us-Sanyilden naklen (Risle-i Terne, Kal-


kta, 1867, s. 2). Bu hususta El-Mu'cem f Me'yir-i-E'r-i Aceme de bakmz.
24 slm Edebiyatnda Mersiye adh makalemizin Acemler de mersiye ksmna
bakmz(( Yeni mecmua, c. I., nu. 18, 8 Kasm, s. 1917 v.d.).
25 Mohl tarafndan ehname tercemesine yazlan nsze bakmz (Paris, 1878).
26 Radloff tarafndan byk ciltten mrekkep olarak neredilen nshaya bakmz.
[Radloff tarafndan, Kutadgu Biligia hlen Viyana da bulunan, Herat nshasna
dayanlarak yaplan tpk basmndan sonra, Trk Dil Kurumu da ayn nshann tpk
basmn 1942 (stanbul) de yaymlam, bunu yine Dil Kurumunun 1943de stan
bul da faksimile olarak yaymlad Msr da Hidiv Ktphanesinde bulunan ikinci
Kutadgu Bilig nshas takip etmitir. Trkistann Fergna ehrinde istinsh edilen ve
dier iki nshadan daha byk bir ehemmiyet tayan nc Kutadgu Bilig nshasn
ise ilim lemine ilk defa Prof. Dr. Reid Rahmeti Arat tantm olup, bu nsha da yine
Dil Kurumu tarafndan 1943de tpkbasm olarak yaymlanmtr.
Kutadgu Biligin bugn iin bilinen 3 nshasmn tenkitli nerini ise yine merhum
Prof. Reid Rahmeti Arat hazrlam olup, bu metin nshas Trk Dil Kurumu tara
fndan 1947 (Istanbul)de yaymlanmtr. Kutadgu Bilig ia. Bat Trkesine (Trkiye
22 A H M E D Y E S E V Y E K A D A R T R K E D E B Y A T I

Dil bakmndan Kutadgu Bilig Arap ve Acem kelimeleri ile doludur.


Trklerin Acemlerle olan eski mnsebetleri ve yeni dnin kendisiyle
berber birok mefhumlar ve onlar ifade edecek yeni kelimeler getirecei
dnlrse, bu fazlalk o kadar ok grlmez. Vezin meselesine gelince,
-manzume bz Avrupa ilim adamlarnn yanl iddialarna ramen - hece
vezni ile deil, dorudan doruya eh-Nme vezniyle yazlm ve rann
btn bu kabil eserlerinde olduu gibi mesnevi ekli tercih edilmitir.
O zamanki Trke, kendi bnyesine yabanc olan arz vezniyle, tabi,
birdenbire kaynaamyaca iin, nazm ok sakat ve kusurludur. te,
biroklarnn onu hece vezniyle yazlm saymalarnn balca sebeple
rinden biri de budur. Mevz, fikirler, mecazlar bakmndan bu eserde
ayn zamanda halk edebiyatnn ve in edebiyatnn da tesirine rastla
nyor; fakat bilhassa vezin de ran edebiyatnn kuvvetli tesiri derhl
kendini gstermektedir ki, bu tesir gitgide az zamanda dierlerini or
tadan kaldrmaa muktedir olmutur.
Kutadgu Bilig, btn Mslman eserleri gibi tahrnid ve tasli-
ye yi iine alan mensur bir nszle balar; muharriri olan Ysuf-Has
Hcib, mukaddimede insan melekelerini Adlet, ktidr, drk ve
Kanat tan ibret bularak, bunlar birer ahs eklinde canlandrr ve
bunlar arasnda uzun mnzaralara yer verir. Kitap, mevzu bak
mndan, ranllarm Siyset-Nmeleri tarzndadr. Drt melekeden
Kutun olu gtilmi, hkmdra - o devirde Kgr daki Trk cemi
yetini tekil eden btn memurlardan, esnaftan bahsederek onlarn
ne gibi vasflar hiz olmas lzm geldiini, kendilerine nasl mumele
edilmesi icbettiini birer birer anlatr; Tapuku : Tapucu , yni ml
kiye me muru ile Suba yni asker kumandan nasl olmal, halka
nasl davranmal, ekincilere, tccarlara, hekimlere, afsunculara ne yap
mal, kadnlara kar nasl hareket etmeli, iyi bir zevcede bulunmas
lzm gelen meziyetler nedir, hnedn rislete nasl hrmet etmeli, hu
lsa btn bu gibi meseleler kitab batan aa kaplamtr. Yine ran
mesnevcilerini taklidle kitapta Bura Han hakknda bir de kaside

Trkesi)tercemesidekeza Prof. Arat tarafndan yazlm olup, Trk Tarih Kurumu nca
1959da Ankara da yaymlanmtr. Trk tefekkr tarihi iin byk bir deer tayan
ve 6645 beyitten mrekkep olan bu eser, birok bakmlardan hl tetkike muhta
bulunmaktadr.
Kutadgu Bilig hakknda daha fazla bilgi iin Trk Kltr, (nu. 98) Kutadgu Bilig
saysna baklabilir].
AH M ED Y E S E V Y E K A D A R T R K E D E B Y A T I 23

vardr; bununla berber, gerek eserin mevzu, yni eitli melekelerin


birer ahs hlinde canlandrlarak ortaya karlmas, gerek mecaz ve
istiarelerdeki sdelk ve hussiyet ran edebiyatnda hi bulunmayan
bireydir. Bu cihetlerde ksmen in tesiri ve ksmen halk edebiya
tndan kalntlar daha kuvvetle gze arpyor. Bura Han hakkndaki
kaside, Acem rneklerinden ok, eski halk edebiyat mahsllerine daha
yakndr 27.
M. 1069-1070de Kgrda yazlm olan bu eser, hibir zaman
mnferit bir mahsl gibi telkki edilmemelidir; esasen nsznde de
bu ciheti ak olarak gsteren kaytlara tesdf olunuyor. Trklerin
daha slmiyetten nce yazlar ve o yazlar ile yazlm kitaplar olduu
dnlnce, eski bir Trk medeniyet merkezi olan Kgrda sl
miyetin kablnden sonra slm eserler yazlaca ve bunun iin asr
larca beklenemiyecei derhl anlalr. Trkler slmiyeti kabl ettikleri
zaman yazya, kitaba, marife yabanc barbar bir kavim deildiler28.
Bu bakmdan, hi olmazsa V. asrdan i'tibren Trkistanda Trke
slm eserler yazlmaa balandn ve bunlar da slm-ran tesirlerine
rastlanabileceini iddia edebiliriz. Kgr gibi eski Uygur medeniye

27 Trk Edebiyat Tarihi, st., 1926, VI. bb, 2. Iran Edebiyat, s. 131 v.d.
28 Gerek Bizans gerek in kaynaklar, Trklerin slmiyetten evvel kendilerine
mahsus yazlar olup onunla kitaplar yazdklarn sylyorlar. in tarihilerine gre,
Uygur Trkleri Mildn V. asrnda olduka parlak ve geni bir edebiyata mliktiler;
manzum ve mensur eserleri olduu gibi, hanlarn saraynda vak'a-nvisler de bulu
nurdu; hatt bu sretle Uygurlarn en eski devirlerinden hemen hemen Cengizin zu-
hruna kadar btn vak'alar zaptedilmiti. M.S. X . asr seyyahlarndan inli Vang
Yan-Te, Uygur memleketinde birok umm ktphaneye rastladn sylerken hay
rete deer birey sylemi olmuyor; gerekten, Trkistann urad btn istillara
ramen o eski devirlerden birok hikyeler, din eser tercemeleri kald gibi, eski Kk-
trklerin dikmi olduklar Orhun Kitabeleri de, Trklerin eski medeniyetlerine hid
olarak duruyor. Badda Abbaslerin sarayna gelen Trkler ekseriyetle iptidi bir
hayat sren l hlisinden olduklar iin, ulm ve marifle uramazlard; bu yzden
Arap tarihileri, Trklerin ummiyetle ilim ve san'ata yabanc olduklarna inanm
lard; mesel Ibnl-Eslr, Rum Seluklularnn ceddi Kutalmn [F. Kprl, Trk
onomastique'i hakknda ( Tarih Dergisi, stanbul 1950, c. I, say 2, s. 227-230) isimli
makalesinde evvelce eitli ekillerde okunmu olan bu ismin en doru telaffuzunun
kutalm eklinde olacam gstermitir.] Trk olduu hlde, Ncum (Astronomi)
ilmiyle uramasn hayretle karlyor (Medeniyet-i Islmye Tarihi tercemesi, c. IV., s.
294); hlbuki bu esnda eski medeniyetlerini saklayan, meden bir hayat geiren
Trkler de vard ve onlar memleketlerini brakp halfelerin saraylarna gitmiyorlard.
Arap tarihilerinin bu husustaki yanllklar gayet aktr.
24 A H M ED Y E S E V Y E K A D A R T R K E D E B Y A T I

tinin merkezlerinden olan ve dima kuvvetli in tesiri altnda bulunan


bir dou mmtakasmda ran tesiri bu kadar abuk ve bu kadar kuvvetli
bir srette kendini gsterirse, Horasan merkezlerine daha yakn ve
daha bat mntakalarnda vcde gelen eserlerde bu tesire daha geni
bir lde rast gelmek tabidir; fakat maatteessf asrlarca tahrip eden
istillar, harpler ve daha bin trl sebepler o eski devirlerin mahsllerini
yok etmi ve elimizde hemen hibir ey brakmamtr. Yalnz urasn
aklyalm ki, slm merkezlerde Acem edebiyatnn tesiri altnda
yazlan bu gibi Acem taklidi Trke eserler geni kitle arasna yayla-
myor, sdece medreselerde slm tahsili grm dnimendler arasnda
intiar ediyordu.

6. Halk Edebiyat:
Trklerin X .-X I. asr esnsnda zengin bir halk edebiyatna mlik
olduklarm bildiimiz gibi, bu edebiyatn bz kymetli rneklerine de
mlik olduumuzdan, Ahmed Yesev den evvelki Zamanlarda Trklerin
nasl ve ne gibi eserlerle edeb ihtiyalarm yerine getirebildiklerim l-
ykiyle izah edebiliriz. Kutadgu Bilig ve ona benzer eserler, kuvvetli
birer slm merkezi hline gelmi olan Trkistan ehirlerinde medrese
grm adamlar arasnda okunup dururken, halk kitlesi kendi ihtiya
cm, aslardanberi olduu gibi, halk irlerinin basit mahslleriyle te -
min ediyordu29. Halk edebiyat, deiik birtakm sebeplerden dolay,
uzun asrlar boyunca zorla hissedilecek kadar az bir deime kabiliyetine
mlik olduundan, bu srada, yine slmiyetten nceki esas hatlarn
saklamakta idi. Bu devirlerden kalan eserlerin birksm retici (didacti-
que) bir mhiyeti hiz ahlk dsturlar gibi telkki olunabilir. Cimrilik
ve hasedin fenah, ikrm ve cmertlikle il arasnda hret kazanmak
lzumu, kahramanln fidesi, Allahn bykl, bykleri ve ana -
babay sayp onlara itaat etmek ihtiyc bu paralarda basit bir srette
zikreddiyordu; bununla berber, bu eserler arasnda en kymetli olanlar
Sagu-mersiye ler idi. Mtem yinlerinde, veya umm toplantlarda

29 ran te siri altnda kalm Trk hkmdarlarnn, mesel Mahmud Gaznevnin


saraynda ran irleri slm ran edebiyatmn geliip ykselmesine alrlarken, ekse
riyetle Trklerden mrekkep olan ordu, halk trkleri ve destanlar ile zevkim tatmin
ediyordu. Ayn hl dier Trk ordularnda da grlyordu. Gerdznin rivyetine gre,
Mahmud Gaznevnin Karahanllarla savanda, Mahmudun askerleri Trkmenleri
grnce Trk arklar sylemee balamlard (W. Barthold, Turkestan Down to the
Mongol invasion).
AH M ED Y E S E V Y E K A D A R T R K E D E B Y A T I 25

-slmiyetten evvelki devirlerde yalnz din ve sonralar daha ok bedi'


bir mhiyet gzetilerek - kopuzlarn berberliinde terennm olunan bu
mersiyeler ummiyetle uzun olurdu; lnn faziletleri, cenklerinin eitli
safhalar, dmanlara nasl saldrd, cenklerin nerede vukua geldii,
len kahraman iin btn kavmin, hatt btn tab'atin nekadar ok
zgn olduu birer birer tasvir edilirdi. Mecazlar basit ve iptidi ol
makla berber, samim ve renkliydi. Bzan mersiyelerde yazla kn
canl birer ahsiyet eklinde tasvir edilip canlandrlarak -Kutadgu Bilig-
de olduu gibi - mnzara ettirildii de olurdu. Bunlarda yalnz tab'ate
kar deil, hayatn btn tezhrlerine kar derin bir vecd ve istirak
mevcuttur. Yaz gelince karlarn eriyerek blbllerin teceini, mes'ut
iftlerin sevieceini syliyerek hayatn zevkini duyan mersiyeci, gzel
bir criye grnce yzn aya, boyunu ard aacna benzetiyor, btn
klar gibi sevgilisinin gzelliinden, cefsndan, sihirli gzlerinden
bahsedip derin derin alyordu. Krlarn, ovalarn gzellii, ayaz geceler,
vahi bozkrlar, dumanl tepeler, rdekler, kazlar, kk su kular bu
mersiyelerde cokun bir sevgi ile tasvir ediliyordu30. Bu mersiyeler,
herbiri yedi, veya sekiz heceli drt msra'dan mrekkep kt'alarla ifade
edilmekte idi; ilk kt'ann bzan drt msra' birden, bzan nc ms-
tesn olmak zre dierleri kafiyeli oluyor, onu ta'klbeden kt'alarda ise
ilk er msra' kendi aralarnda - yni dier kt'alardan ayr olarak-
kfiyeli bulunuyordu; bu sretle btn kt'alar drdnc msra'larndaki
kfiyenin aym oluu dolaysiyle bir btn tekil ediyorlard ki, bunun
sebebini yukarda sylemitik (i. Blm, i. slmiyet'ten nce). Dier
retici mhiyeti hiz iirlerin pek az beli, altl, yedili kt'alar ek
linde, ou da onlu, onikili, ondrtl, onbeli beyitlerle yazlyordu. Halk
arasnda bunlardan baka - mesel Ouz menkabesi gibi31 - pek eski

30 Bu eserleri grmek iin Mahmud Kgrnin 1077de yazlm olan Divnu-


Lugtt-Trkae bakmz.
31 Trkler arasnda eskidenberi pek tamnm olan Ouz menkabesinin bugn
bahca iki yazl ekli kalmtr : Biri, slmiyet te sirinden uzak olarak Uygur yazs
ile yazlm olan bir paradr ki menkabenin daha eski eklini gsterir (Radloff, Das
Kudatku-Bilik, tom. 1., P. X -X III). Bunun slm eklini de ilk def'a Gzn Hann
veziri Reldd-DIn, Cmi'ut- Tevrih inde zikretmi ve oradan dier yerlere naklolun-
mutur. Uygurca metin ile Reldd-Dn in naklettii ekil arasndaki benzerlik ve
Redd-DInin eserini yazarken eski Trk kaynaklarna ba vurduu dnlrse,
bu ve bu gibi menkabelerin pek ok zamanlardanberi zapt ve tesbit edildiine hkmolu-
nabilir; hakikaten Osmanllarm teekklnden nce Msrda hkm sren Sultan
Muhammed Kalavun memurlanndan Eb Bekr Abdullah ed-Devdri, Drert-Tcn
26 A H M E D Y E S E V Y E K A D A R T R K E D E B Y A T I

zamanlardan kalm estir htralar, esasen slmdan nceki zaman


lara it olduu hlde, slmiyet ten sonra din propaganda yapan der
vi - irler vstasiyle slm bir ekil alm birtakm menkabeler do
layordu.
te, Ahmed Yesevnin meydana kt V., VI. yzyllar srasnda
Trk Milletinin edeb gelimesi bu deecede idi.

adl eserinde Kpak ve Mogullarm Ulu Han Ata Bitigci ve dier Trklerin de Ouz-
nme adl iki eski mukaddes kitab olduunu, evvelce Trkeden Farscaya terceme
edildikten sonra, H. 211 (M. 826-27)de Harnr-Reldin hekim-bas Cibril b.
Bahtiu' tarafndan Arapa ya naklolunan nshay kendisinin grdn ve bu kitabn
Eb-Mslim Horasn hzinesinden geldiini anlatyor; bu ztn verdii bilgiye gre
eserin iindekiler Ulug Karada, Altun-Han, Ulu A y Atac, Ulu A y Anac, Trkler
Yemini, ocuk, Arslan menkabesi gibi eylerden ibretmi. Kitb- Dede Korkut, yle
anlalyor ki bu Ouz-Nme'den sonradan karlm bir paradr, Redd-DInin ese
rindeki slm ekli ile, Uygurca metni mevcut olan Ouz menkabesi de yine ayni yerden
gelmitir. Ouznme'nin, bzlarmn sand gibi bir tarih deil, bir menkabeler mec
muas olduu bu sretle anlalyor. Ouznme'den alnd yazar tarafndan sylenilen
Cm- Cem-yn de buna ikinci bir delil tekil eder. Essen, Klaproth, daha bir asr
nce, inlilerle Acemlerin Trkler hakkndaki rivyetlerinde gze arpan birlii; btn
bu gibi menkabe ve an'aneleri zapteden eski Uygur vekyi'-nmelerinin mevcudiyetine
bir delil olarak zikretmiti. Ouznme hakknda daha fazla bilgi edinmek iin, bu eseri
mizin ikinci ksmndaki 42. Ouznme faslna bakmz.
II. B l m

AHMED YESEVNN MENKABEV HAYATI

Halkn muhayyelesi zerinde kuvvetli izler brakan her ahsiyet,


hatt daha hayatnda iken, menkabesinin teekkl ettiini grr. O men
kabeler uzun asrlar boyunca bir nesilden teki nesle geerken dima
byr, byr ve nihayet o ahsiyetin hakik simsn ta'yin edebilmek
ok gleir. Bilhassa Douda, mutasavvflarn halk muhayyelesi
zerindeki tesilerinin iddetinden dolay, her geen asr onlara yeni
menkabeler icadetmi ve tarih simlarm hergn daha ok unuttur
mutur. Eski Dou tarihileri, ekseriyetle tarih ile menkabeyi biribi-
rinden ayramadklar iin, halk muhayyelesinde teekkl eden hayl
ekilleri aynen kitaplarna geirmekten baka birey yapmadlar. te,
bu yzden, bugn Hce Ahmed Yesevnin tarih simsm tesbite al
rken, nce, an'anenin bize naklettii menkabev ahsiyetini tasvir ede
ceiz. Sosyal vicdmn yaratm olduu bu ahsiyet, asl tarih ahsiyete
uygun olmasa bile, byk sosyal bir kymete mlik olup, aratrlmaa
deer.

7. ocukluu:

Trkistanda Sayram ehrinde Hazret-i Al evldndan eyh Ib-


rhim adh bir eyh vard. eyh ld zaman Cevher ehnz adl byk
bir kziyle Ahmed isminde yedi yanda bir ocuu k a l d A h me d , daha
kk yamdanberi muhtelif tecelllere mazhar oluyor, ya ile uymayan
fevkaldelikler gsteriyordu. Kendisi, vcde getirdii Dlvn- Hikmet
adh eserinde mazhar olduu bu feyizleri mutasavvflara yakr bir dil
ile birer birer anlatr 2. Daha kklndenberi Hzr Aleyhis-selmm
delletine mazhar olan Ahmed, yedi yanda babasndan yetim kalnca,
dier mnev bir babadan terbiye grd. Hazret-i Peygamberin mnev

1 Haznnin Cevhir'l-Ebrr min Emvci'l-Bihr adh Ahmed Yesev menkabe-


lerinden szeden eseri (tek yazma nsha s. 66). Bu eser hakknda geni bilgi almak iin
umm indekse bakmz.
2 Dvn- Hikmet, stanbul basks (s. 6). Ayni para yine ayni kitabn 183-186.
sahifelerinde pek az kelime farklariyle mevcuttur.
28 A H M E D Y E S E V N N M ENKABEV HAYATI

iaretiyle ashaptan eyh Baba Arslan, Sayrama gelerek onu ird


etti3.
Arslan Baba, menkabeye gre ashbn ileri gelenlerindendi. Mehur
bir rivyete gre, drtyz sene ve dier bir rivyete gre de, yediyz
sene yaamt. Onun Trkistana gelerek Hoca Ahmedi irada memur
olmas, bir mnev irete dayanyordu : Hazret-i Peygamberin gazla-
rndan birinde, Ashb- Kiram naslsa a kalarak onun huzruna geldiler;
biraz yiyecek istirham ettiler. Hazret-i Peygamberin dus zerine
Cibrfl-i Emin, Cennetten bir tabak hurma getirdi; fakat o hurmalardan
bir dnesi yere dt. Hazret-i Cibril dedi ki : Bu hurma sizin mmeti
nizden Ahmed Yesev adh birinin ksmetidir . Her emnetin shibine
verilmesi tabi olduu iin, Hazret-i Peygamber, ashbma, ilerinden
birinin bu vazifeyi zerine almasn teklif etti. Ashptan hibiri cevap
vermedi; yalnz Baba Arslan inyet-i rislet-penh ile bu vazifeyi ze
rine alabileceini syledi. Bunun zerine Hazret-i Peygamber, o hurma
dnesini eliyle Arslan Babann azna att ve mbrek tkrklerinden
de ihsan etti. Hemen hurma zerinde bir perde zhir oldu ve Hazret-i
Peygamber, Arslan Babaya, Sultan Ahmed Yesevyi nasl bulacan
ta'rif ve ta'lim ederek, onun terbiyesi ile megl olmasm emretti4. Bu

3 Dvn- Hikmet (s. 7). Reaft- 'Aynu'l-hayt tercemesi (s. 14); fakat Reaht'-
taki ifde bundan biraz farkl, daha ksa ve mbhemdir: .. ve vn- tufliyyette Baba
Arslan Hazretlerinin manzr- nazar- kimya-eserleri olmulardr. Rivyet ederler ki
Baba Arslan ret-i pr-beret-i Hazret-i Rislet ^ j <~U <osI ile Hcenin
terbiyetine megl olmular ve Hceye anlann mlzemet ve hizmetlerinde kll
terakkyt- 'aliyye myesser olmu . Bu hususta metinde verdiimiz tafsilta baknz.
1 Seyyid Haan Hce Nakbl-erf Buhr, Mzekkir-i Ahbab (Yazma nsha,
s. 299-301). Mellif, bu menkabeyi anlattktan sonra Bu hikye kitaplarda uzun
uzadya yazldr ve szlerine in a n lr kimseler tarafndan zikredilir diyor. Hakikaten
gerek Reaht tercemesinde gerek baka menkb- evliy kitaplarnda -mesel Ke-
mld-DInin Tibyn- Vesil'i ve Haznet'l-Asfiy gibi-Arslan Bahann Peygam
berin emri ile bu irad vazifesini if ettii anlatlr (Bu kitaplar hakknda bilgi edin
mek iin umm indeks ksmna baknz). Esasen Dvn- Hikmet'de Arslan Bahann
Sahbeler ulusu hss- bende-i Kird-gr olduu bildiriliyor (s. 173). Yesevler ara
snda bu menkabe asrlarca devam edip durmutur. ems adh bir yesevi iri Arslan
Baba hakknda yazm olduu bir manzumede bu menkabeyi anlatyor : Hazret-i Pey
gamber birgn Arslan Bahay ararak ona bir hurma verdi ve dedi ki Benden sonra.
Ahmed adh bir ocuk dnyya gelecek; o, mmetimin zbdesidir, onu gr ve bu hur
may ona ver. Hazret-i Peygamberin dus berektiyle Arslan Baba uzun zaman yaad.
Muttasl, emnetin shibini aratrp duruyordu. Nihayet, o tarihten drtyz yl sonra
Trkistan a geldi, deti zre her tarafa haberler yollad ve nihayet onu Yesi de mektebe
A H M E D Y E S E V N N M E N K A B E V H A Y A T I 29

nun zerine Arslan Baba Sayrama - ybut Yesiye - geldi ve zerine


ald vazifeyi yerine getirdikten sonra, ertesi yl vefat eyledi : Dlvn-
Hikmette Kbizl-ervhn onun cann ald, hurilerin ipek dondan
kefen bitikleri, yetmibin melein alaya alaya gelip onu Cennete
gtrdkleri yazldr 5.
Yedi yama kadar birok yksek mnev rtbelere srasyle yksel
dikten sonra, Arslan Babamn terbiyesiyle yksek bir olgunluk merte
besine erien kk Ahmed, yava yava etrafta hret kazanmaa ba
lamt; zten babas eyh brhim saysz kermetleri, menkabeleri ile
o civarda tamnm bir adamd6; bu yzden, hemiresinin szlerine ta
mmiyle riyet eden bu skin, sessiz kk ocuun, sllesi bakmndan
da mnen byk bir mevki' shibi olduu biliniyordu. O esnda vki'
olan hrkul-'de hdise ise, Ahmedin hretini btn Trkistana
yayyordu : Bu devirde Mvernnehr ve Trkistanda Yesev adh bir
hkmdr saltanat sryordu. Kn Semerkandda oturuyor, yazlar
Trkistan dalarmda yayordu. Btn Trk hkmdrlar gibi av me
rakls olan bu pdih, yazlan, Trkistan dalarnda avlanmakla vakit
geirirdi; lkin bir yaz Kara-uk danda avlanmak istedii hlde, dan
ok girintili kntl olmas onu bu emelden mahrum etti; Kara-cukda
hi av avlayamad7. Bunun zerine bu da ortadan kaldrmak istedi.

giderken buldu. Arslan Baba, ocua selm verdi, ocuk selm ide ettikten sonra,
Ey Baba, emnetiniz hani? diye sordu. Arslan Baba bu beklemedii sualden ard,
Ey vel, sen bunu nereden biliyorsun? dedi. ocuk Allah bana bildirdi! cevabm
verdi. Sonra adn sordu, Ahmed olduunu anlad ve emneti shibine teslim etti (Di-
vn- Hikmet, s. 75-77). Bu manzumeden, onun Otrarl olduu, sa yannda Main
Bb n, sol yamnda Karga Bbn gml bulunduu anlalyor; hlbuki Main Ba
bamn Ferket karyesinde gml olduunu bildiimiz gibi (Cevhir'l-Ebrar, s. 77),
Arslan Babamn, Ahmed Yesev trbesinde medfun olduuna dir bir de an'ane mevcut
olduunu biliyoruz (r mecmuasndaki Halvet balkl makale, s. 146).
6 Dvn- Hikmet, s. 7; bununla berber, gerek Reaht gerek baka menkb ki
taplar Arslan Baba mn ertesi sene ld hakkmda Dvn- Hikmet'te mevcut rivyeti
tasdik etmiyorlar. Arslan Baba sllesi hakkmda bilgi edinmek iin drdnc blmde
Mansr Ata hakkndaki tafsilt okuyunuz.
8 Hzr Aleyhis-selm, Hwcenin babas eyh brhim ve onun 10.000 mridi
ile muship olmutu. eyh brahim, ileri gelen halifelerinden Ms eyhin kz Aye
Hatun ile evlenmiti ki, bu izdivca bilhassa Hzr Aleyhi s-selm sebep olmutu (Cev-
hir'l-Ebrr min Emvci'l-Bihr, s. 74).
7 Ouz menkabeleri'nde dima geen ve htras asrlarca saklanan bu Kara-cuk
da burada da meydana kyor. Bu menkabenin yaad yer olan Seyhun shas,
30 A H M E D Y E S E V N N M E N K A B E V H A Y A T I

Kendi hkmettii yerlerde nekadar veller varsa hepsini toplad ve dua


lar berektiyle bu da ortadan kaldrmalarn istedi. Trkistan evliys
hkmdrn bu niyzn kabl ettiler. hram balayup gne kadar
bu dan ortadan kalkmas iin tazarru' ve niyza koyuldular; fakat
btn tazarru'lar, umulann aksine, neticesiz kald. Sebebini aratr
dlar, Memleketteki ariflerden, vellerden gelmeyen var m ? diye ara
trdlar. eyh brhim olu Hoca Ahmedin henz pek kk olduu
iin, arlmad anlald. Hemen Sayrama adamlar gnderip ar
dlar. ocuk, ablasna dant. Ablas dedi ki, Babamzn vasyyeti
vardr. Senin meydana kma zamannn gelip gelmediini belli edecek
ey, babamzn ma'bedi iindeki bal bir sofradr. Eer onu amaa
kadir olursan, var git. Meydana kma zamann gelmi demek olur .
ocuk bunun zerine ma'bede gitti ve sofray at. Artk meydana kma
zaman gelmi demekti. Hemen sofray alarak Yesi ehrine geldi8. Btn
evliy orada hazrdlar. Sofrasnda olan bir tne ekmei niyaz gsterdi,
kabl edip Ftiha okudular. Bu ekmei meclistekilere bld; hepsine
yetti. E\liydan ve pdihn mer ve askerlerinden orada 99.000 kii

Ouzlarn eski memleketi olduu cihetle bu pek tabidir (W. Bartholdn, Encyclopedie
de Vslm'daki Ghuzz maddesine baknz).
8 Bu mehur sofra hakkmda Yesevye tarkatmn bir kolu demek olan Bektler
arasnda yle bir an'ane yaygndr : .. ve ol kubbe-i elif-tc ve hrka ve rak ve sofra
ve alem ve seccde kim Hazret-i Cibril, Resl aleyhis-selma Hak Subhnehu ve
Ta'l emri ile getirmi idi ve Hazret-i Resl dahi n erkniyle Hazret-i Alye vermi
idi ve Hazret-i Al, Hazret-i Hseyine vermi idi ve Hazret-i Hseyin, Hazret-i Zeynel-
bidn e vermi idi ve Hazret-i Zeynel-bidn, Mervan hapsinde iken Ebl-Mslim
gelip hurc etmek iin iczet talep klcak ol kubbe-i elif-tc ve hrka ve rak ve sofra
ve 'alemi ve seccdeyi erkn ile Ebl-Mslim e vermi idi. Ebl-Mslim dah Muham
med Bkra vermi idi. mam Muhammed Bkr dah olu mam Ca'fers-Sdka
vermi idi ve mm Ca'fers-Sdk dah olu Ms Kzm a vermi idi ve mm Ms
Kzm dah olu Sultan- Horasan Alr-Rzya vermi idi ve Sultan- Horasan
Alr-Rz dah Sultnl-'rifln sereme-i merdn- hezr-plrn- Trkistan Hoca
Ahmed Yesevye vermi idi. Hoca Yesev Rahmetullhi aleyh 99.000 halfenin birine
vermedi. stedike, shibi var gelir deyu Hazret-i Hnkr Hac Bekta Yelnin gel
mesini iret eder idi. hir-i emr, Hazret-i Hnkr Hac Bekta Vel geldi. 01 dah
onlara verdi (Velayet-Nme-i Hcim Sultan, Dr. Tschudi tarafndan Berlinde bast
rlan nsha, s. 7-8). Hcim Sultan, Velyet-Nme'sinin bu cihetleri, Velyet-Nme-i
Hac Bekta Vel adndaki mehur eserden alnmtr. O eserin manzum nshasnn
altnc bbnda ve keza mensur nshasnda da bu rivyet aynen vardr. Cev-
hir'l-Ebrr shibi de : Hoca Ahmed Yesev nin hirkat ve revc Resl-i Ekrem
j Sil j iAc. 3)1 J~o|) hrka-i mi'rcndan ve hsyyet-i Mi'rc ve hurm-i la
tiflerindendir diyor (s. 27).
A H M E D Y E S E V N N M ENKABEV HAYATI 31

hazr olmutu. Onlar bu kermeti grnce, Hoca Ahmedin bykl-


ln daha iyi anladlar. Hoca Ahmed, babasnn hrkas iinde du-
snn neticesini bekliyordu. Birdenbire gk yznden seller boand,
her yer suya bouldu. eyhlerin seccdeleri dalgalar zerinde yzmeye
balad. Bunun zerine barp niyaz ettiler. Hoca Ahmed, hrkadan
ban kard. Hemen frtna kesilerek gne ald. Baktlar, Kara-cuk
da ortadan kalkm : imdi o da yerinde Kara-cuk adl bir kasaba
bulunur ki Hocamn ekser evldnn mesken ve vatandr. Bu kermeti
gren Hkmdr Yesev, kendi admn kymete kadar cihanda bk
ka'masm temin iin Hoeadan niyaz etti. Hoca bu niyaz da kabl
eyledi ve dedi ki : lemde her kim bizi severse senin adnla berber
ydeylesin . te bundan dolay o gndenberi Hoca Ahmed Yesev
ad ile anlr oldu 9.

8. hreti:
Menkb kitaplar Ahmed Yesevnin Arslan Baba iretiyle bir
aralk Buhraya giderek orann en tamnm mridi eyh Yusuf He-
mednye intisab ettiini ve onun lmn mtekip bir mddet Bu-
hrada halk dvete megl olduktan sonra, btn ashbn Hoca
Abdl-Hlk Gucduvnye smarlayarak mnev bir iret zerine
Yesiye geldiini mttefikan zikrederler10. Kendisi de Dvn- Hikmet1-

9 Cevhir'l-Ebrr min Emvci'l-Bihr (s. 67-70).


10 Reaht tercemesi, Knh'l-Ahbr, Bahr'l-Velyet, Sleymn- Kstendil,
Tibyn- Vesil, Bestinul-Evliy, Haznet'l-Asfiy ve daha bu gibi muhtelif evliya
hl-tercemeleri kitaplar. . Hlbuki Cevhir'l-Ebrr'da Arslan Baba hakknda hibir
kayde rastlanamaz. Bekti an'anelerinde de Ysuf Hemednden hi bahsolunmaz.
Yalnz Cevhir'l-Ebrr'da, btn hl-tercemesi kitaplarnda grld gibi,
Hocamn Ysuf Hemednye intisab ettii, onun drt halfesinden biri olduu zikredi
liyor (s. 225-229) :
J J j jj
C r* Jjb J -3 S i J* l+ r J -5 j j j j s * jl-
i]j j l#- 1 <_Ji j y jjSvI J j ol J
jj ) S J J -i J. > - J~A> y . j ^ jL* j i3~> ji

pljj i ilal^ Cj plc ._I


(jj s j* o T J A -U j J j J j -U >

oU T j J jJaI jlS"* ii j (jaJL* O


32 A H M E D Y E S E V N N M E N K A B E V H A Y A T I

te, yedi yandan elli yana kadar ne gibi mnev tecelllere mazbar
olduunu mutasavvifne bir ed ile birer birer anlatrken, yirmialt
yanda sevdya dp, Mansr gibi didr iin kavga ettiini, bir
pre eriememekten trl trl dertlere tutulduunu ve nihyet yirmi-
yedi yanda pr e ulaarak dertlerinden kurtulup o dergha lyk ola-
bdiini syler; hatt bir <hikmet inin nakart zt Ulu Hoca'm,
sana snp geldim , melindedir ki, bunun Ysuf Hemedn hakknda
olduu ve yirmiyedi yanda ona intisbettii tahmin olunabilir u .
Hoca Ahmed Yesev, Yesi kasabasnda devaml olarak ta'lm ve
ird ile megul oldu. Etrafna toplanan mridlerin says her gn oa
lyor, hret diresi yava yava btn Trkistan ve Mvernnehri,
Horasan, Hrizmi iine alyordu. Zhir ve btn ilminde zamannn
btn ricline stnd. Mridlerine zhir ve btn ilimlerini takrir edi
yor, btn vaktini ibdet ve t'at ile geirerek bo vakitlerinde kak
ve kepe yonuyor, onlar satarak geiniyordu. Babasnn pek eski ms-
hibi olan Hzr Aleyhisselm ile her zaman mshipti, hatt o, birgn
Hocaya demi idi ki : Hergn yedi kerre mship aramaa yedi ik
limde seyahat ederim, senden akbel ve eslah mship bulunmaz idi 12\
Tekkesine balanan nihayetsiz hediyeler, nezirlerden kendisi hibir
lokma kabl etmezdi. Kermetleri halk arasnda hergn biraz daha
yaylyordu : Rivyet olunur ki Hce-i nmdrn bir kz vardr;
dima stnde bir heybe ile kak ve kepe ve kekl beddr ve ol ehrin
arsnda devvar idi. Hardar olanlar ne mikdar ki ahrlard, kymet-i
muayyenesini heybeye brakurlard. Ol kz akama dek hergn gezer,
bdeh huzr- Hocaya gelirdi. indekini kendi mbrek eliyle alurd.
Faraz bir kimse ol mcta'dan alsa ve kymetini heybeye brakmasa
hergiz o kz ardlarmdan ayrlmazd; t ol ald met', veya akeyi
brakmaynca hir semte gitmezdi13 .

11 Dvn- Hikmet, (s. 11-12).


12 Cevhir'l-Ebrr min Emvcil-Bihr (s. 72). Ahmed Yesevnin Hzr Aleyhis-
selmla mnsebetlerine dir ilerideki sahifelere de baknz; bununla berber, bu Hzr
ile sohbet meselesi yalnz Hoca Ahmed Yesevye id birey deildir. Sfiyye tabakt
gzden geirilecek olur ise, birok sflerin Hzr ile bulutuklar rivyetine rastlanabilir.
Bir misal olarak, Hoca Ahmed in musrlarm gznne alalm; eyhi Yusuf Hemedn,
dima Hzr ile mlkat ettii gibi (Abdl-Hhk Gucduvnnin Makmt-1 Ysuf
Hemedn'sine bakmz), Abdl-Hlik Gucduvn de zikr-i hafiyyeyi ondan renmiti
(Reaht tercemesi, s. 25). Nitekim Ahmed Yesevye zikr-i erreyi reten de yine odur
(IV. blme bakmz).
13 Knh'l-Ahbr, c. V, s. 54. Bu menkabe tammiyle Velayet-Nme-i Hac Bekta
Vel'den alnmtr.
A H M E D Y E S E V N N M E N K A B E V H A Y A T I 33

An'aneye gre, Horasan erenleri ona byk bir kymet vermekle


berber, hakik derecesinin yksekliini lykiyle bilmiyorlard. Bir
def'a byk bir toplant tertibederek Hoca Ahmedi de oraya dvete
karar verdiler ve ilerinden birisi turna donuna -k yafetin e- girerek
Hocaya haber vermek zre yola kt. Btm kuvveti ile bu ii haber
alan Hoca, mridlerine yedi velnin geleceini syliyerek yamna bz
dervilerini ald ve yine turna ekline girerek onlar karlamaa kt.
Semerkand snrndaki bir byk nehirde iki taraf karlatlar. Horasan
erleri, Hocann bu kudretine kar ciz ve hayran kaldlar. Mshabe
srasmda, Hoca, nehire bir nazar kld : Bir bzirgn, btn mah, davar
lar ile sudan geerken hepsini su alm ve bzirgn, kurtulduu takdirde
mahmn yarsn balyacan va'detmiti. Hoca, bunun zerine he
men elini uzatp bzirgn kurtard ve hemen eklini deitirerek insan
kyfetine girdi. Bzirgn derhl kurtarcsnn eline sarld ve btn
mahmn yansm ona verdi. Hoca Ahmed, bu kadar mal ve serveti alp
Horasana geldi, hepsini orann erenlerine balad. Nihayetsiz ta'zim-
lere mazhar oldu14.
Hoca Ahmed Yesevnin hret diresi geniliyerek mridleri bin
lerle saylacak derecede oalnca tabiatiyle, muhalifleri, rakibleri de
oalmt; hatt bu mnfklar nihayet ar bir iftiraya da cret ettiler :
Gy Hocanm meclisine rtsz kadnlar da devam ederek erkeklerle
birlikte zikre karrlarm. erat hkmlerini muhfazaya iddetle
riyet eden Horasan ve Mvernnehr limleri, bilhassa mfetti gn
dererek bu yanm doru olup olmadm tahkik ettiler. Tahkikat neti*

14 Velyet-Nme-i Hac Bekta Vel: Der beyn- evsf- Hoca Ahmed Yesev
kaddese simhu . Ahmed Yesevnin bu yukarki menkabesinde olduu gibi ku ky-
fetine girip umak , Trk vellerine it menkabelerde sk-sk tesdf olunan bireydir;
Bekt menkabelerinde bunun birok rneklerine tesadf olunur. Trkistan Dou
Trkleri arasnda, oralarda birok ziyret yerleri bulunan vellere it bu gibi menka
beler mevcut olduunu, Huten civnnda ira da ziyret-gh olan mm Ca'fer Tay-
yrm menkabeye gre Mekkeden oraya uarak geldiini Grenard kaydediyor. Ona
gre, bu kermetlerle Hieuen-Ths angn anlatt Budizm azizlerinin menkabeleri ara
snda byk bir benzerlik vardr; hatt o, bu uma hikyesine benzer bir Budist menka-
besini naklettii gibi, Mslman vellerine it bz mezarlarn eski Budist hcreleri
olduunu da anlatyor. Budizm in, bu shadaki Trklerin eski inanlarndan mteessir
olduu nekadar muhakkak ise, slm evliysna it menkabelerin tammiyle Budistler
den getiini iddia da o kadar yanltr (Grenard, Le Turquestan et Le Tibet, E. Leroux-
1898, p. 240). Herhlde, bu cihetler, din sosyolojinin aratrmaa muhta olduu-
meselelerdir.
F. 3
34 A H M E D Y E S E V N N M ENKABEV H AYATI

cesinde bunun srf bir iftiradan ibret olduu anlald; lkin Hoca Ah
med Yesev, onlara artk bir ders vermek istedi : Birgn mridleri ile
birlikte bir mecliste otururken, mhrl bir hokka getirtip ortaya
koydu. Btn cemata hitbederek dedi ki : Sa kolunu, blg gnn
den bu na kadar avrat uzuvlarna hi dedirmemi evliydan kim
vardr? Hi kimse cevb veremedi. Derken, eyhin mridinden Cell
Ata ortaya geldi. Hoca Ahmed Yesev, hokkay onun eline vererek,
o vstayla, mfettilerle birlikte Mvernnehr ve Horasan memleket
lerine gnderdi. Oralarda btn lim ve eriatlar birleerek hokkay
atlar : indeki pamukla ate hi biribirine tesir etmemiti, ne pamuk
yanm, ne de ate snmt. O vakit, Hocadan pheye derek m
fetti yollam olan limler, onun kendilerine vermek istedii dersin
mnasn btn akl ile anladlar. Eer, erkek kadn bir ehl-i hak
meclisinde birleerek beraber zikr ve ibdete devam etseler bile, Hak
Ta'l, onlarn kalblerindeki her trl kin ve dmanl yok etmee
muktedirdi. Bunun zerine hepsi fevkal'de utanp korktular ve hedi
yeler, adaklarla kabahatlarm afvettirmee altlar15.

9. Halfeleri:
Hoca Ahmed Yesevnin dnyamn drt tarafndan gelmi 99.000
mridi vard16. Dier bir rivyete gre, 12.000 Velyet-meb, ker-
mt-iktisb, kmil, mkemmel ashb- sffas vard ki huzrundan
ayrlmazd; fakat irad ve ruhsatlar ile etrafa gnderilen halfe ve eyh
ler bunda dhil deildir. Onun bahca halfeleri unlardr Sf Mu
hammed Dnimend Zernk, Sleyman Hakm Ata, Baba Main,
Emr Al Hakm, Haan Bulgn, mam Mergaz, eyh Osman Ma
rib17. Bunlardan bzsmn Hoca Yesevye intisaplar pek garip ol

15 Cevhir'l-Ebrr min Emvci'l-Bihr (s. 82-84).


16 Velyet-Nme-i Hac Bekta Vel. Btn Bekt a'aneleri bu hususta birleir.
17 Cevhir'l-Ebrr min Emvci'l-Bihr (s. 75). Bu kaynaa gre, ilk halfe olan
Sf Muhammed Dnimend hakknda dier hl-tercemesi kitaplarnda hibir kayt
yoktur. Yalnz, Yesev dervilerinden ir ems, Zeng Baba hakkmda yazd bir
manzumede Hak Mustaf'nn peyrev * Sultn Hoc(a) Ahmed Yesev * Sf Muhammed
Mevlevi * Y Zeng Bb himmeti * diye onun ismini zikr ederek, ancanede mevcut ol
duunu gsteriyor (Dvn- Hikmet, s. 258). Bunun gibi, Hakm Ata kitab'nda Sf
Muhammed Dnimend, Hakm-Ata dan sonra ikinci halfe olarak gsteriliyor (Kazan
niversitesi basm, 1901). Herhlde tarih varl muhakkak olan bu ahs, her nedense,
sf hl-tercemeleri kitaplarna girebilecek kadar hret kazanmamtr. Sleyman
A H M E D Y E S E V N N M E N K A B E V H A Y A T I 35

mutu. Mesel Baba Main, Ahmed Yesevye intisaptan nce, Horasan


erlerinden drtyz yanda mehur bir vel idi. Hergn herkesin gz
nnde yirmidrt fersahlk mesfeye uup giderdi. Eritii bu mnev
rtbeye marren, gelip, Hoca Ahmed Yesevye - meclisinde kadm erkek
berber bulunduundan dolay - muhazede bulunmak istedi; lkin
Hoca Ahmedin emriyle Hakm Ata ve Sf Muhammed Dnimend
onu yakaladlar. Tekkenin direine skca balayarak beyz kerre
vurdular; hi tesiri olmad. Tekrar bir def'a daha vurdular. Arkasnda
bir nine peyda olarak alamaa balad. Bunun zerine direkten z
dler. Hazret-i pre b'at ve inbet kld. Buyurdular ki : Baba Ma-
inin arkasnda kuvvetli bir cin yerlemiti. Hergn nice fersah yer
uard. Beyz def'a vurutan mteessir olarak, nihayet Baba Mainin
arkasn brakt, kat. Son darbe, Baba Maine onun iin tesir etti ve
ondan hals oldu . Baba Main, bundan sonra Erba'n ve Halvetler
kard; hatt Hoca Ahmed Yesev ile berber def'a halvete girdi.
Nihayet, eyhin en ileri gelen mehur halfelerinden biri oldu18.
nceleri, Hocanm bykln teslim etmek istemedii hlde,
sonralar onun czibesinden kurtulamayan mhim halfelerinden biri de
mam Mervez (veya Mergaz ki Mervli demektir) dir. Hocamn h
reti her tarafa yayld o srada Yesi ehrinden drt talebe tahsil mak
sad ile Hrezm diyarnda Urgenc ehrine indiler. mm Mergaz Ur-

Hakm Ata hakknda IV. blme bakmz. Emr Al Hakm ile, aada Hoca ile menka
besi zikredilen mm Mergaz ve eyh Osman Marib hakkmda, ne tarih ne de menka
bev baka hibir bilgimiz yoktur. Haan Bulgnye gelince, istinsah yanl olarak
bunun bu ekilde gsterildiini ve bu ismin Haan Bulgarden bozma olduunu tahmin
ediyoruz. Bulgar diyarndan gelerek Seyfed-Dn Bharz ve bakalar ile mlakat eden
bu eyh, o devrin mehur mutasavvflanndand (Reaht tercemesi, s. 38). Biraz ileride
Seyfed-Dn Bharz hakkmda verilen tafsilta bakmz.
18 Cevhir'l-Ebrr min Emvci'l-Bihr (s. 75-77), Dvn- Hikmet, nc Kazan
basm (47nci Hikmet). Yeseviyye an'anesine dayanarak yazlm olan bu ok kymetli
eser mstesn olmak zre, dier evliy menkabeleri kitaplarnda Ahmed Yesev nin
halfeleri baka sretle gsterilmitir. IV. blmde bu hususta tenkidi malmat bulundu
u cihetle oraya bakmz. Yalnz, onlarda Baba Mainden bahsedilmediini sylemekle
iktif edelim; hlbuki an'ane bu hususta aktr. Nitekim Sleyman Ata, Baba Man
ol Sultn * Mrd boldl b-gmn" diye bunu teyid ediyor (Dvn- Hikmet, s. 271).
Bunun gibi, Dvn- Hikmet'n nc Kazan basmndaki 47nci hikmet de aynen bu
menkabeyi anlatyor. Baba Main vefatnda Ferket kasabasnda gmlmtr. Kfirler
ile harb srasnda aya bir taa batarak iz brakmtr ki, o iz X . asrda da mevcut idi
ve ziyretiler onu ziyaret ederek birtakm dileklerde bulunurlar ve muradlarna eriir
lerdi (Cevhir'l-Ebrr, s. 77).
36 A H M E D Y E S E V N N M E N K A B E V H A Y A T I

gencin en tannm, lim mderrisiydi. Bu talebeler, tabi onun der


sine gittiler. mm, yeni gelenlerin Yesili olduklarm anlaynca, onlara
sordu : Orada Hoca Ahmed Yesevnin erata aykr hareketlerde
bulunduunu duyduk. Acab bu rivyetin asl var mdr? . Gen tale
beler bu ar sule kar bu hususta birey bilmediklerini yalnz, Hoca
mn eriat ve dindr 12.000 ashb- Sffas olduunu sylediler.
bhesini halledemeyen imm, kendi gidip ii anlamaa teebbs etti :
Ben bu Zamana kadar 12.000 mesele ezberlemiim; elbette bu ii gider
tahkik ederim dedi. Yamna drtyz fzl dnimend ve krk mft
alarak yola dzld. Bu kafile yolda iken, Allahm yardm ile, olup
bitenden haberli olan Hoca Ahmed Yesev, birinci halfesi Sf Muham
med Dnimende emretti; Bak bakalm, bize fktan ne gelir? dedi.
Sf, mm Mergaznin hfzasmdaki 3.000 mesele ile geldiini haber
verdi. Bunun zerine, eyhin emri ile, Sf Muhammed Dnimend,
o meselelerden 1.000ini mmn hfzasndan sildi. Sonra, Sleyman
Hakm Ataya da ayni suli sordu : O da Hrezmli mm Mergaznin
3.000 mesele ile gelirken, bunlardan 1.000ini aldklarm ve imdi geri
kalan 2.000 mesele ile geldiini syledi. Hoca Ahmed Yesev, ona
1.000ini daha silmesini emretti. O da sildi. Bu sretle mam, Yesiye
geldii zaman, hatrmda ancak 1.000 mesele kalmt. mam Mergaz,
Hocay arkasnda ters giyilmi eski bir krk, banda koyun derisinden
siyah klh ile grnce, Allahn kullarn yoldan karan sen misin?
diye sordu. Hoca Ahmed hi kzmayarak, imdilik gn misfir olma
sn ve sonra grebileceklerini syledi. gn sonra ortaya krs
koydular. mm, krsye kt. eyh Hakm Ataya geri kalan 1.000
meseleyi de silmesini emretti. mm Mergaz krs zerinde, bildii
meselelerin hibirini hatrlayamad. Defterlerini yaprak yaprak at,
her yapra bembeyaz buldu. Bunun zerine kusurunu anlayp krsden
indi. eyhe niyaz ve istifr edip, btn dnimendleri ve mftleri ile
berber ondan el ald. Be yl halvetler, erba'nler ve ar riyzetlerle
btn mertebelerini tamam etti; nihyet Hoca Ahmed Yesev onu dier
be tane halfesi ile berber Horasan halkn dvet ve terbiyeye gn
derdi. Bunlar eyh Muhammed Badd, Seyfed-Dnl-Baharz, eyh
Keml-eybn, eyh Sa'deddin, eyh Bahd-Dndir19.

18 Cevhir'l-Ebrr min Emvci'l-Bihr (s. 78-81). Bunlar arasnda, ismi ve hl


tercemesi menkb kitaplarnda tesbit edilen yalnz Seyfe d-DInl-Bharzdir. Dikkate
deer bz Farsa rub'leri olan bu mutasavvf, mehur eyh Necmeddin Kbr halfe-
A H M E D Y E S E V N N M E N K A B E V H A Y A T I 37

10. ille - hne :


Hoca Ahmed Yesev daha ocukluum]anberi Peygamberin hibir
Snnetine ballktan geri kalmamt; bu yzden, altm yama gelir
gelmez, Hazret-i Peygamber o senede bu fn dnyadan gtkleri iin,
Hoca Ahmed de o Snnete bal bulunduundan yer altnda gizlenmek
istedi. Tekkenin bir tarafnda bir kuyu kazdlar ki merdivenle oraya
iniliyordu. Bir yol ap ham kerpiten bir hcre yaptlar. Hazret-i Ilyas
ile Hazret-i Hzrn himmetleri de yardmc olduu iin, yzlerce yldr
bu binya hibir ey olmamtr. Ahmed Yesev, orada lhd eklinde bir
yer kazp, kendisine oray mekn yapt. Lhdi andran o dar yerde,
zikrettike dizleri gslerine srte srte her ikisi de delinmiti; bundan
dolay kendilerine serhalka-i snerin da derler20. Hoca Ahmed
Yesev, bir rivyete gre yzyirmi, dier bir rivyete gre yzotuz 21,
bu gn Yeside dolaan baka bir rivyete gre ise yzyirmibe yama
kadar, btn mrn o dar ille-hnede, tpk ashb- kubur gibi, riyzet
ve ibdet, mchede ile geirmitir 22.
Ahmed Yesevnin bu ille-hnede yaarken gsterdii kermetlere
nihyet yoktur. Birgn o sar-y lhd gibi ma'bed-i vahdet, fukar
ve 'uref btnlarnda yle bir nevi' ate ve susuzluk brakt ki, meclis-

lerindendir. eyh, ikinci erba'In (krk) esnsnda onu halvetten kendisi kardktan
sonra, Buhraya yollad. Seyfeddin, eyhin ehdetinden sonra uzun mddet orada
yaad ve H. 658 (M. 1211-12) de vefat etti. Kabri Buhra dadr (Ahmed Rz, Heft
klim ve Nefaht'l-ns tercemesi, s. 487-488). Bharz, Nibur ile Herat arasnda bir
memlekettir ki yz altm sekiz kasabas vardr (Mu'cem'l-Bldn, c. 2, s. 28 ve Barbier
de Meynardn ran'n coraf, tarih, edeb kamusu (s. 74). Dier isimlere gelince, eyh
Sa'deddin yine Necmeddin Kbr halfelerinden Sa'deddin Hamev, eyh Kesnal,
mehur Kemal Hucend, eyh Muhammed Badad, eyh Mecdddin Badd olabi
lirse de bu, ok uzak ve ok imknsz bir te vildir; esasen btn bu menkabeye it
hl-tercemesi kitaplarnda hibir kayd olmad gibi, Seyfeddin Bharznin Ahmed
Yesev ile mnsebetine dir de bir rivyet yoktur. Yalnz, Nefaht tercemesinde yine
Necmeddin Kbr halfelerinden eyh Al Lalamn ona intisabtan nce eyh Ahmed
Yesev ye mensup olduu kaytldr (s. 173). Bu mesele hakkmda kitabmzn nc
blmne bakmz. eyh Seyfed-Dn Bharznin elli kadar Farsa rub'si Alman ark
Cemiyeti Mecmuasnda neredilmitir (1905 ylma it cilt, s. 345-355); Buhradaki
tekkesi hakkmda bk., bn Battta Seyahat-Nmesi, c. I, ,s. 416).
20 Cevhir'l-Ebrr min Emvcil-Bihr (s. 88-90).
21 Ayn eser (s. 90).
22 ra mecmuasnn 1914 yk Mart saysnda Halvet adl makaleye bakmz. Ken
disi de Dvn- Hikmetde, Yzyigirmi yka kirdim bilalmadm * Iranlar'dn feyz-u
ftuh atatmadm" diyor (s. 81).
38 AHM ED Y E S E V N N M E N K A B E V H A Y A T I

tekiler bundan b-karar oldular. Hakm Ataya su tedriki tenbih olun


du. Kalkp su tedrik edecei esnda kulana su sesi eriti. Hayretle
dnp bakt : Meclis ortas frna veybut hamm klhanna benzemi,
ayr ayr alevler her taraf kaplam, btn rifler ve fakirler o ate
iinde kebap oluyor. Hakm Ata, mest ve mstarak kalup durdu.
Ngh o esnda Ahmed Yesev, elinde bir kadeh olduu hlde grnd.
Kadehi atee daldrp oradakilere iirdi. O kadehten su imi olan
Hakm Ata buyurdular ki : Baldan tatl ve kardan souk idi. Meclis-
tekilerin susuzluu bu sretle zil olduktan sonra, eyhul-meyih,
mbrek avucunu o ate zerine indirdi. Derhl ate ortadan kayboldu;
lkin Allahn hikmetiyle, orada bir kp zuhura gelmitir ki, Yesevler
arasnda <hum-i ak derler ve onunla tefel ederler. Eer maksat
hsl olacaksa, tlibin eli nekadar ksa olsa, onun dibine yetiir ve eline
bir ta, bir p, hulsa byle birey geer; yok eer maksat hsl olma
yacaksa, tlibin eli nekadar uzun olsa dibine yetiemez 23.
Yine bir menkabe, Kazan Han adh bir hkmdrla Hoca Ahmed
arasndaki bir hdiseyi anlatr : Kazan Han, Ahmed Yesevnin Cum'a
namaz iin cami'e gelmediini grerek, Hocann bahca mahremi Sf
Muhammed Dnimend Zemuk ile kendisine haber gnderdi. O esnda,
Cum'a namaz iin sal veriliyordu. Sf Muhammed, acele ile korka
korka eyhin huzruna girince, eyh dedi ki : Y Sf Muhammed,
gel bana yap, seninle Cum'a namazna varalm. Sf Muhammed,
Hocann emrine itaat etti. O nda kendisini bir cmi' iinde saflarn
birinde oturur buldu. Cum'a namaz klnr klnmaz, bu fevkal'de h
diseden arm olan Sf Muhammed, eyhini aradysa da bulamad.
Yedi kerre cmi' kapsna gidip geldi, bir netice kmad. Meer cmi'
kayym bu srra vkf imi, Sfye dedi ki : Ey dervi, buras Msrdr
ve bu cmi, 'Cmi'-i Ezherdir. Aradn arkadan nice zamanlardr
Cum'a namazm burada klar. Sf bir hafta orada kaldktan sonra,
eyhini bularak yine bir n iinde halvete geldi. Hoca, grdn gidip
haber vermesini Sfye emretti. Sf geldi, bana gelenleri birer birer
anlatt; hlbuki henz mezzinler saldan frig olmamlard. Bunun
zerine Kazan Han ve maiyyetindekiler Hocann bykln ly-
kyle anladlar24.

23 Cevhir'l-Ebrr min Emvci'l-Bihr (s. 91-94). Yesev, iirlerinde bu hum-i


ak a dir imlara sk-sk tesadf olunur (Divn-1 Hikmet, Kazan basm, s. 262).
24 Cevhir'l-Ebrr min Emvcil-Bihr (s. 98-100).
A H M E D Y E S E V N N M E N K A B E V H A Y A T I 39

Yesi civrmdaki Sr (Savran, Sahran)25 kasabas halk, Yesililere


kar olan dmanlklarn bilhassa Hocamn ahsnda teksif etmitiler.
Hoca Ahmed Yesevnin hreti etrafa yayldka, onlar fen hlde
hiddetleniyorlard. Nihayet onu hrszlkla sulandrabilmek iin bir
pln tertip ettiler : Bir sr paralayp gizlice tekkenin ierisine getirip
braktlar. Mevsim yaz olduu iin mritler darda vakit geiriyor
lard; bu yzden hi kimse paralanm sr gremedi. Ertesi sabah
srlarn aramak bahnesi ile Sr halk erkenden tekke nne toplan
dlar ve eyhe, ierisini aramak istediklerini sylediler. Hoca Ahmed
Yesev bu mnfklara hitben, Girin itler, girin kpekler! dedi.
Girdiler, fakat Allahn hikmetiyle derhl birer kpek ekline tahavvl
edip, paralayp getirdikleri sr yemeye baladlar. Dardan bu hli
seyreden arkadalar fen hlde korktular. Hemen tevbe ve istifar ile
eyhe reca ettiler. Onlar hemen insan ekline dndrd; lkin bu fen-
lklarnm ydigr olarak kuyruklar bk kald ve bu kuyruk btn
zrriyetlerine intikl etti 26.

26 Bu kk kasaba hakknda Mu'cem'l-Bldn'da hibir kayt yoktur; lkin


yukardaki menkabe onu Yesi eivrnda gsteriyor. ir Muhammed Slih eybn-
Nme'de, Yesi ile Suran biribirine yakn iki kasaba gibi gstermektedir ki, yukanki
menkabedeki rivyete uyuyor (eybn-Nme, Vambery basm, s. 444). Hakikaten,
E. Reclusn verdii bilgiye gre, ran veya Savran, Yesi kasabasnn batsnda, bu
gn harap ve perian bir hlde bulunan bir kasabadr. Eski eserler nmna mlik olduu
iki zarif minreden birinin ykldn, dierinin de yklmak zre olduunu E. Reclus
yazyor (E. Reclus, Geographie niverselle, c. VI, s. 554). Rus istils srasnda o yerleri
gezmi olan ngiliz seyyah Schuyler Yesiye giderken bu kasabadan gemi olduu
cihetle, hakkmda epeyce malmat veriyor. O tafsilta gre, o zaman burada olduka
byk bin kalntlar ile birka kal'a harbesi varm ve bura halk -Rus istilsna
rastlayan o senelerde- dou taraflarna kam. Yine ayni seyyah, burada vaktiyle tu
ladan yaplm ok yksek bir cmi olup ykldm ve kalan iki minrenin de Ruslar
tarafndan ykld iin, kaidelerinden baka birey gremediini yazyor (Schuyler,
Trkistan Seyahat-Nmesi tercemesi, s. 90). Savran grm olan Ujfalvi de, bu kasa
bann yaknndaki baka kasabalardan daha kaln bir kal'as olduunu ve yerlerden
birok eski eserler karldm kaydediyor (Ujfalvi, Le Syr-Daria, s. 47).
26 Cevhir'l-Ebrr min Emvci'l-Bihr (s. 101-102). Kitabn mellifi, bu menka-
beden ydigr kalan bir deti de ayrca kaydediyor : Muhlislerden herkim rh-i erif
lerinden istihre iin bir sr Cum'a gecesi def-i beliyyt ve ref'-i ft ve kaz-y hct
iin kurban eylese ve ervh- tayyibe iin helva ve zkirler iin gl-suyu ve buhur ve
balmumu yaksa ve bu silsile-i Yesevye ehl-i irdna ihy-i leyi istid' eylese murad
hsl ve du ve mct mstecb olur. (s. 102). Hac Bekta Veli Velyet-Nmesi'nde
bu menkabenin biraz deimi bir ekline tesdf ediyoruz : Onun halk arasndaki
i'tibar ve itihnn kskanan ve nasl olursa olsun Hocaya bir fenlk etmek isteyen
40 A H M E D Y E S E V N N M E N K A B E V H A Y A T I

Sr halk, yedikleri btn mnev darbelere ramen, Hoca ile u


ramaktan bir trl geri durmuyorlard. Hocann brahim adh bir
olu, bir de gzel at vard. Buyurmulard ki, herkim ocuumun
lm haberini getirirse, bu at ona krne vereyim27. Sr halk
bunu duydular. Birgn ehzde brhimi bir aacn dibinde uykuda
bulup ban kestiler ve bir havluya sararak Hocann karsna getir
diler braktlar. Hoca, getirenlere, Bu nedir? diye sordu. Yeni yeti
mi turfanda kavun hediye getirdiklerini sylediler. Hoca ii anlamakla
berber, yine o at verdi ve ktile kzn da verdi ki kan dvs olup
aralarnda dmanlk ve diyet bk kalmasn. Cevhirii,l-Ebrr melli
finin rivyetine gre, bu kssadan eyh Attr Mantku't-Tayr kita
bnda haber vermitir. imdi her sene o aa altndaki maktelden kan
akt grlr. Hocanm mridleri ve kendisine i'tikad edenler, ondan
alrlar, Allahn izniyle birok marazlara dev olur28. Yesev dervileri
arasnda Hocaya it daha bu gibi ok, szl an'aneler vardr.

kimseler toplandlar. lerinden birinin kzn keserek mezbahada hayvann yalnz


ayaklarm braktlar ve yzlm kz doruca Hocamn matbahma gtrp astlar.
Bu erbb- nifak, ertesi gn Hkime varp ikyet ettiler, kz bulmak iin btn
evleri aradlar. Nihyet kzn kanl izlerini delil getirerek eyhin matbalm grmek
istediler. Bu umulmaz itham, herkesi hayretlere drd. Btn kuvvetiyle mes eleyi
evvelden bilen Hoca Ahmed, onlara izin verdi. Matbaha girip orada kz buldular.
Artk maksatlarna nil olmulard; fakat eyhin kermeti birdenbire tecell etti.
Mfteriler birdenbire birer kelb ekline girerek kz etini yiyip bitirdiler. (Manzum
Velyet-Nme nshasndan).
27 Hocann bundan maksad da Snnet-i Nebeviyyeye ittiba' idi; nk Hazret-i
Peygamberin de erkek evld yaamamt.
28 Cevhir'l-Ebrr min Emvci'l-Bihr (s. 103-105). Niburlu Ferdd-DIn
Attrm Mantku't-Tayr'mda. byle bir hikyeye tesdf edemedik.

0<Xi J U 1J j fl LZS" OLI j - J J J

beyitleriyle dnyann birok yerleri arasnda Trkistan da gezdiini syleyen, hatt


bir aralk Semerkandde rfizilikle sulandrlan bu mutasavvf irin vefat -tarihen
kesin srette bilinmemekle berber- herhlde H. 618 (M. 1221-22)den sonra, yni
muhtelif rivyetlere gre H. 619-632 (M. 1222-1234) seneleri arasndadr. O esnlarda
-tabi byk bir hret kazanmad iin- adm Tezkiret'l-Evliy'emAa. zikir bile et
medii bir ahsn kermetini Mantku't-Tayr'da zikretmiyecei pek tabidir ( Tezkirat
al-avliya, nr. Nicholson, London, 1905. Muhammed b. Abdul-Vehhb Kazvln tara
fndan yazlan mkaddimeye bakrnz).
A H M E D Y E S E V N N M E N K A B E V H A Y A T I 41

11. lmnden Sonra Kerametler:


Hoca Ahmed Yesev, ille-hnesinde uzun bir hayat geirerek l
dkten sonra da yine birok kermetler gstermitir. Tarih ve menkabe
kitaplarna, bu saysz kerametlerin ancak birka tanesi geebilmitir.
Mesel Timurlengin, Hocamn mezar zerine bir trbe ve cmi bin
etmesi, eski bir menkabeye gre, Hocanm bir kermeti eseridir. Risle-i
Tevrih-i Bulgariye adndaki eser, bu menkabeyi u sretle kaydedi
yor . Nihyet Hazret-i Emr Timur, Hzr Aleyhis-selm ile berber
Buhraya gitmee niyyet etti. Yolda Trkistana urad. Trkistanl
Hoca Ahmed Yesev, Emr Timurun rysna girdi. Ey yiit! abuk
Buhraya git, inallh oradaki ahn lm senin elindedir, senin ba
ndan ok eyler gese gerektir, btn Buhra halk zten seni bekli
yorlar dedi. Emr Timur, bu ryy grp uyand, Allaha kretti.
Ertesi gn Trkistan hkimi Nogaybak Han artt; Ahmed Yesev
kabrine bir sitne yaptrmas iin ona birok para verdi. Trkistan
hkimi yle znetli bir sitne yaptrd ki hl btn gzellikleriyle
durur 29 .
Hakikaten, Timurun, Hoca Ahmed Yesevye ok i'tikad ettiini,
baka kaynaklar vstasiyle de biliyoruz; hatt Birinci Sultan Bayezid
ile harb iin Anadoluya yrd zaman, Hocamn Makmimdan
tefel etmiti30.
Nakibend an'anesi, Timur sllesinden mehur Sultan Eb Sa'id
Mirznm, Hoca Ubeydullhm iltiftma mazhar olmasn da, yine Ah
med Yesevnin bir kermetine isnad eder : Sultan Eb Sa'id Mirznm
daha nm ve n yokken, Hoca 'Ubeydullh, bir kt parasna onun
ismini yazp 'ammesine soktu. Mridleri, bu Eb Sa'd Mirznn
kim olduunu sordular. Bize, size, Takend, Semerkand ve Horasan

29 Risle-i Tevrh-i Bulgariye (s. 26). Bu risale hakknda bibliyografya ksmna


bakmz.
30 Rm drl-mlkne tevecch ettiim zaman Hazret-i eyh Yesev Mak-
mdtmdan tefel ettim. Bu beareti buldum ki her ne zaman mkilta urarsanz bu
rub'yi okuyunuz :
Yeld giceni em'-i ebistn itkn
Bir lhzada alemni glistn itkn
Bes mkil iim tbdr sn itkan
Ey baran mkilini sn itkn
Ben bu rub'yi hfzettim. Kayser-i Rum askeriyle karlatmda bunu yetmi
def'a okudum; zafer hsl oldu (Hucendli Kad Mahdum Neb Can Htif tarafndan
Trkeye terceme edilen Vk't- Timur, Takend, 1308).
42 A H M E D Y E S E V N N M E N K A B E V H A Y A T I

ahlisine pdih olacak adam! cevabn verdi; hakikaten, pekaz zaman


sonra byle oldu. Meer o vakitler Sultan Eb Sa'id Mirz da bir ry
grm, Hoca Ubeydullh, Hoca Ahmed Yesevnin iretiyle ona Fatiha
okumu. Eb Sa'id Mirz da, Hoca Ahmed Yesevden kendine Ftiha
okuyan Hocamn adn sorup renmi. Sabahleyin uyannca, maiyye-
tindekilere, Hoca Ubeydullh adl birini tanyp tanmadklarn sual
etmi, Takendde o nmda bir eyh bulunduunu haber alr almaz,
hemen Takende doru yola km ve nihayet Ferkette Hoca ile ml-
kat ederek, bir Ftiha niyz etmi, Hoca glerek demi ki : Ftiha bir
olur31 .
Cevhir'l-Ebrr'da, Hocamn Hmyn hakkndaki bir kermeti
anlatlr : Yeseviyye halfelerinden mellifin eyhi Seyyid Mansr Ata,
bir aralk Trkistana, yni Yesiye gelerek, Hocann trbesini ziyret
ve onunla mnen mlkat etti. Mlkat esnsnda Hoca Ahmed Yesev
dedi k i: aatay Pdih -y n i Baburn olu Hum yun Pdih-
Semerkand zaptedip o diyar hkimiyetini ele geirmek istiyor; lkin
ervh- tayyibe buna rz deil, onu Hindistana havale ediyorlar. Onun
o havlideki zaferleri iin, trbemizden bir alem al, gtr. Hocann
bu emri zerine Seyyid Mansr, alemi alarak Humynun hkmet
merkezi olan Kbil ehrine gitti. Hakikaten Hmyn pdih, ceddi
Timurun medfeni olan Semerkandi alp Cengizleri ortadan kaldrmak
istiyordu. Pdihn kardei Hendal Mirz, Kbilde Seyyid Mansr
ile epeyi zaman grt ve onun bykln anlayarak mrd oldu.
Biraderi, Humynun yamna gittii zaman, ona, bandan geenleri
anlatt. O da rysnda bunu iret eden acip bir vka grmt. Bu
nun zerine Seyyid Mansru dvet ettiler. Ahmed Yesevnin verdii
alemle berber geldi. Pdih onu karlad. Sonra zikr halkas kuruldu,
Trkistan pirlerinin Hikmetlerinden manzumeler okundu. Dinleyenlerde
vecd hsl oldu. Bundan sonra Hmyn Pdih a dedi ki Mvern-
nehr evliys, size Hind fethini mjdeliyorlar. Hazret-i Ahmed Yesev
de nusret iin bunu gnderdi. Kabl buyurunuz . Bunun zerine Hm
yn Pdih bu mjdeden ok memnun oldu ve Hindistan a yryerek
oray zapt ve istil etti32. Ahmed Yesev bu sretle byk bir kermet
daha gstermi oldu.

31 Reeht tercemesi, s. 232.


32 Cevhir'l-Ebrr min Emvci'l-Bihr (s. 308-314). Hmyn hn, saltanatm
kaybederek Safevler e sndktan sonra onlarn yardmiyle Kbil i, kardei Kmrn
A H M E D Y E S E V N N M E N K A B E V H A Y A T I 43

Cevhirl-Ebrr mellifi, eyhi Seyyid Mansr Atadan naklen


Hoca Ahmedin dier bir kermetini daha anlatyor : Seyyid Mansr
daha ilk def'a Ahmed Yesevnin ille-hnesini grd zaman, onun bu
ok skntl, darack yerde yllarca nasl tahamml edip yaadna pek
ok hayret etmi, lkin birdenbire tevecch klp mrkp olmu, bakm
ki pek kk Zannettii o ille-hnenin bir ucu Douda, dier ucu Bat -
da! O zaman evvelki dncesinin yanlln anlam ve bir def'a daha
iyice renmi ki Cenb- Hak, sevgili kullarna hibir zaman sknt
ektirmez; birka arnlk darack yeri btn bu cihandan daha geni
klabilir33. Schuyler isminde bir Ingiliz seyyah, Rus istilsndan biraz
sonra Trkistan da seyahat ederken Yesiye de uram ve orada Ah
med Yesevnin halk arasnda dnp dolaan bir menkabesini daha kay
detmitir : Menkabeye gre, Ahmed Yesev hayatnda Cmi'-i Haz-
retin minresine kp bandan beyaz sarn kararak halka gster
dii iin, ahl bundan ehrin yaknda Ruslar eline geecei mnasn
karmlar ve buna dayanarak, Rus askerine kar mukavemet gster
memiler imi 34; bununla berber, yine ayn seyyah, bu cmi'in Orta-
Asyadaki btn cmi'lerden daha mukaddes sayld cihetle, Rus
istilsndan nce btn limler ve ahlnin buraya toplanp zerlerine
musallat olan dmann def'ini Allhdan niyaz ettiklerini yazyor35.
Bunun gibi, pek mehur bir Nogay menkabesi, Trklerin eski halk kah
ramanlarndan dgy Hocamn neslinden olmak zre gsterdii gibi36,
Shaw tarafndan yaymlanan mehur Satuk Bura Menkabesisinde
Sultan Hoca Ahmed Yesevnin trbesinde yaplan bir yinden bahse
diliyor37. Ahmed Yesevnin gerek hayatnda iken gerek lmnden

Mirzdan zaptetmesi, H. 952 (M. 1448-49)de ve oradan Hind fethine azimet etmesi
H. 961 (M. 1553-54)dedir (Molla Abdul-Hamld Lhori, Pdih-Nme, c. I, s. 64-65).
Hendal Mirznm irtihli ise H. 958 (M. 1551-52)dedir (Mntehab't-Tevrih-i Bedvr,
c. I, s. 454). Bu sebeple, Seyyid Mansrun Kbil de Hendal Mirz ve Hmyn ah
ile grmesi, herhalde 1545-1551 seneleri arasnda olmak icabeder; zten Cevhir'l-
Ebrr'm Mansr Atann hayat hakkmda verdii tafsilt da bunu kuvvetlendirir.
33 Cevhir'l-Ebrr min Emvci'l-Bihr, s. 97-98.
31 Schuylerin Trkeye evrilmi olan Trkistan Seyahatnamesi, s. 97.
85 Ayn eser s. 97.
36 Melioranskynin, Encyclopedie de Vslam'daki Ahmed Yesev maddesine bak
nz (s. 209). Radloffun Baraba, Tobolsk, Tmen Tatarlarndan toplad Idg menka
besi iin mrcaat ediniz (W. Radloff, Proben der Volkslitteratur der Turkischen Stmme
Sudsibiriens, t. IV. de la traduction, s. 35, 134 ve 241).
37 Shaw, A Sketch of the Turki Language as Spoken in Eastern Trkistan'dan naklen
44 A H M E D Y E S E V N N M E N K A B E V H A Y A T I

sonra gsterdii kermetlere dir daha bu gibi birok menkabeler mev


cuttur. Esasen yalnz Orta-Asyada, yhud Kuzey Trkleri ve Krgzlar
arasnda deil, btn Trk memleketlerinde ok derin ve kuvvetli bir
mnev nfuza mlik olduu dnlrse, ldkten sonra da birok
kermetler gsterdii hakkndaki menkabelerin mene ve mhiyeti
daha ak bir srette anlalabilir.

12. Kpaktaki Halfeleri:


Hoca Ahmed Yesevnin Kpak Trkleri arasnda pek eskidenberi
byk bir hreti olup, orada yetien en eski eyhlerin dorudan doruya,
veya vsta ile ona mensup olduklar, Hsmddin b. erefeddinnin
H. 992 (M. 1584-88)de yazm olduu Risle-i Tevrih-i Bulgariye'den
kolayca anlalmaktadr. Tarih bir kymeti olmaktan ziyde menka
bev bir mhiyeti hiz bulunan bu eserde, Ahmed Yesev halfelerinden
birka eski eyh zikrediliyor : Eski Kazak eyhlerinden Bira b. Abra
Sf, Cehriye tarikinden ve Hoca Ahmed Yesev talebelerinden olup,
eyhin iretiyle Bulgar havalisine gnderilmitir. Buri nehri boyunda
Aday-ermi avulundan Emehmed Tokmehmed-olu, Bira Sf'nin m
ridi idi; otuzalt sene eyhlik edip etrfna birok dervi toplam ve
eyh Baba lakabiyle hret kazanmt. Cehriye tarikatnn kuzeydeki
bu mehur temsilcisi ldkten sonra, tam yirmi sene btn o havl
mridsiz kald; artk db- slk bilen hibir kimse kalmamt. O es
nda Yarkendde Ahmed Yesevnin mridinin mridi eyh Hidye-
tllh, Cehriye tarikatnn banda bulunuyordu. Bulgar tevbiinden
Terbirdi allis avulundan dris Zul-Mehmed-olu, Yarkende gidip
onbe sene o eyhin yannda kald. Sf Emehmed'in vefatndan yirmi
yl getikten sonra eyh Hidyetul-lh, dris Halfeyi Bulgar havlsine
yollad. Kazanl Kasm eyh brhimolu onun halfesiydi. Ak-Idil
banda Bay ura-ermiVnin avulunda Ahmed Yesev mridlerinden
Hoca Emir Kellin kabrine tesdf olunur. te, bu ksa izahlar, Ahmed
Yesevnin Kuzey Trkleri arasndaki yerini aka gsterebilir38. Hoca

Grenard, Journal Asiatique'in dokuzuncu serisinin onbeinci cildindeki Satuk Bura


Efsnesi, adl makaleye baknz (s. 14). Bu efsne, Dou Trkistanda halk arasnda pek
mehurdur.
38 Risle-i Tevrih-i Bulgriye (s. 22-24). Kuzey Trkleri arasmda eskidenberi
pek ok okunan bu eserin tarih byk bir kymeti yoktur. Bibliyografya ksmna ba
knz.
A H M E D Y E S E V N N M E N K A B E V H A Y A T I 45

Ahmedin Kuzey Trkleri arasndaki ehemmiyetini anlatmak iin unu


da ilve edelim ki, o havlde azdan aza dolaan bir menkabe, ayn
Trkler arasnda ilk def'a kullanldn bile yine ona atfetmektedir39.
ite, Krgz-Kazaklar arasndan geerek dil boylarna kadar yaylan
Ahmed Yesev halfeleri hakknda bu kadar az bilgimiz olmas, oralarn
tarihine it eski devirlerden kalan vesikalarn yok denecek kadar az
bulunmasndan ileri gelir. Eer byle olmasayd, dil boylarndaki
Ahmed Yesev mridlerinin menkabe ve kermetleri hakkmda birok
bilgiye mlik olacaktk. Yalnz, erit'l-lmn gibi o evrede pek ok
yaylan basit ve umm eserler, Hocanm hl halk arasndaki ehemmi
yetini gsterdii gibi, mehur Hakm Ata kitabndan da, Yesev mrid-
lerine it birtakm menkabelerin oralarda eskidenberi yaygn olduu
anlahyor 40.

39 Hoca Ahmed Yesev, birgn Htay snrnda Trkistan karyelerinden birine


misafir oldu. O gn bava ok scak olduu iin, Hoca, eeine binerek kat'ettii uzun
mesafeden yorulmutu. Tesdfen evine misfir olduu iftinin zevcesi bu esnda
ocuk dnyaya getirmek zre idi; bu yzden ifti, Hoca mn bu hususta dusm iltimas
eyledi. Hoca, bir du yazd, kadnn beline baladlar, hemen istedii hsl oldu. Zevce
sinin kurtulmasndan dolay ok memnun olan ifti, ay kaynatp getirdi. Hoca, ay
scak scak iince terledi, yorgunluunu giderdi; sonra : Bu ifl birey imi, hasta
larnza bundan iirin ki if bulsunlar. Allah kymete kadar buna reva versin!
diye du etti. te, ay, an'aneye gre, Trkler arasnda o zamandanberi kullanlp
durmu ve herkese if verici olmutur (Abdul-Kayym Nsr, Fevkih'l-Cles, s.
658, Kazan niversitesi basm, 1884). Abdul-Kayym Nsr, bundan sonra Yesa
karyesi, Kgarn dou tarafnda bir kasabadr; Hoca Ahmed H. 369uncu ylda vefat
etmitir. diye ayrca tarih ve coraf bilgi vermee kalkyorsa da, bunlarn hibir
kymeti olmad zaha bile demez.
40 Zek Velid, Trk Tatar Tarihi (s. 62). Kuzey Trkleri arasnda pek ok yaylm
olan er'it'l-lmn, elif-by, namaz dulanm, man ve slm artlarm en basit bir
srette zah eden bir eserdir ki, son tarafnda mezheb sulinden sonra, u sual ve
cevaplara tesdf olunur : Kimin silsilesindensin? Hoca Ahmed Yesev silsilesin-
denim. Silsile katr? Drttr. Nelerdir? Evvel Hoca Ahmed Yesev ikinci
Abdl-Hlk Gucduvn, nc eyh Necmeddin Kbr, drdnc Ebul-Hasan
Ak silsilesidir (Kazan niversitesi basm, 1901, s. 20). Yine bu tarzda halka mahsus
manzum yazlm emseddin Muhammed b. Nur Muhammedt-Thirnin Kyl
mn adh kk eserinde de Hoca Ahmedin Kuzey Trkleri arasnda hretini gs
teren u basit msra'lara tesdf olunuyor (Kazan niversitesi basm, 1903, s. 12) :
Bu szlernin kpisi
Evliylar ulgs
Ahmed Yesev szi
n seven Allh sen
46 A H M E D Y E S E V N N M E N K A B E V H A Y A T I

13. Rm Diyr'nda Hlifeleri s


An'aneye gre Ahmed Yesevinin mnev nfzu btn Rumeli ve
Kk-Asya da, Azerbaycanda hulsa -um m bir tbirle- Bat Trk
leri arasnda uzun mddet devam etmi, ona intisap iddiasnda bulunan
birok derviler gitgide Rm diyrma gelmekten geri durmamlardr.
Evliy elebi, gezdii eitli memleketlerde Ahmed Yesevye mensup
saylan birtakm vellerin trbelerini ziyret etmitir ki, onlar birer
birer anlatr : Niyz-bdda trbesi ziyaret-gh olan Avar Baba41,
Merzifonda gml ve tekkesi bulunan Pr Dede42, Karadeniz kena
rnda Bat-ova sahrsmda muazzam tekkesi mevcut ve menkabebri
mehur olan Akyazil43, Filibe yolu zerinde Adatepede medfun
Kdemli Baba Sultan44, Bursada medfun Geyikli Baba45, Abdal

41 Evliya elebi, Seyahatname, c. I I s. 293.


42 Horasandan, Trk-i Trkn, Hoca Ahmed Yesev izniyle Rm a gelip Merzi
fonun kuzeyinde ehre nzr mrtefi' bir zeminde' skin olur. Ghce hamamlarda yatar,
meczb- Hd bir rif-i billh kimse idi. Pr-i mrnileyhin birok menkb vardr.
Hl stnesi azm kubbeler ile rste, meydam matbah ve dervi hcreleriyle prste
olub, her gece ikiyz adam konup ger. kiyz mtecviz ser-brehne dervii vardr
(Evliy elebi, ayn eser, II, 398).
43 Belh Buhara ve Horasanda ecdd- 'izmmzdan Trk-i Trkn Hoca Ahmed
Yesev halfelerindendir. Bu Akyazil, Bursaya Hac Bekta Yel ile birlikte gelip
ba'del-feth izin ile Rm diynnda Post shibi oldu (Evliy elebi, c. III, s. 349). Bun
dan sonraki sahifelerde Akyazlnm menkabelerine tekkenin teferruatna dir mhim
tafsilt mevcuttur. Bekt au'anesi Akyazly Bektlerden sayar; hatt Bektler
arasnda -Kzl-deli Sultan hakkmda olduu gibi - Akyazil hakkmda da bir tercmn
vardr (Huss ktphanemizdeki nsha). Dier bir Bekt rislesinde Akyazil adna
iki ayr Tercemn ile bir Glbange de tesdf ettik (Merhum Him Paa Ktphane-
sindeki nsha).
44 ............ Bunun zirve-i lsnda ziyret-gh- Kdemli Baba Sultan : zn-i
Hoca Ahmed Yesev ile Rm a gelmi, Fafr diyn hkinde Kozak kavmi memlkla
rndan bir ker-i efkende rif-i billh merd-i dil-gh imi. Hac Bekta Vel den
cihz- fakri kabl ederek, bu kh-i blendi memen edinip bir seccde-i tal'at olup,
yedi senede nlardan nice bin canlar izin ald. (Evliy elebi, c. III., s. 277-378).
45 Fukar-y Yesev den Azerbaycan ehrinden eri-Hasan sllesindendir.
Azm dalarda vah srlara suvar olup Orhan Gazi ile sefere gitmitir. Br-hnesini
bile vah gazallere ykletirmi (Evliy elebi, c. II., s. 17). Hlbuki Belg bunu Baba
lyas mridlerinden ve eyh Ebul-Vef-yi Badad tarikatndan sayar (Gldeste-i
Riyazi Irfn, s. 220). Esasen akyk'n verdii malmat da, Geyikli Baba nm Hoylu
olup, Baba llyas mridlerinden bulunduunu gsteriyor (akyk tercemesi, s. 31-33).
Tc't-Tevrih (c. II., s. 406)in ve btn bunlardan naklen Hammerin verdii bilgi de
A H M E D Y E S E V N N M E N K A B E V H A Y A T I 47

Ms46, Unkapamnda gml Horos Dede47, hep Ahmed Yesev halfele-


rindendir. Evliy elebnin zikrettii Ahmed Yesev fukarsndan baka,
tarihi l de, Sultan Orhan devri eyhleri srasnda, yine Ahmed Yesev
halfelerinden H. 600 (M. 1203-1204) tarihlerinden sonra Rma gelen
ve Bozok sanca civrnda Osman Baba tekkesi adyla mehur bir tekke
yaptran Emr in Osman isminde birini daha zikrediyor48. Eserinin

akyk teyid etmektedir (e. I., s. 160). Bu Geyikli Baba, biraz, mehur Zhid-i
hpu hatrlatyor (Cihan-Gu-y Cveyn, c. II, s. 10).
48 Bu da Yesev fukarasndandr. Hac Bekta ile Rma gelmi ve nice kermt
zhir olmutur (Evliy elebi, c. II., s. 46). Abdal Baba da, Geyikli Baba ile adatr
(akyk tercemesi, s. 33). akykn verdii bilgi, Tcii't-Tevrih (c. II., s. 407), Ham-
mer tercemesi (c. I., s. 161)nde aynen mevcuttur. Bekt an'anesinde mevcut oniki
posttan onbirincisi Ayak h Abdal Ms Sultan postudur (Risle-i Bektye, huss
ktphanemizdeki yazma nsha). Yine bunun te siriyle Bekt irleri, Abdal Ms
hakknda nefesler yazmlardr. Hseyinnin Abdal Msa Sultan gazaba geldi msraiyle
balayan nefesi mehurdur (Huss ktphanemizdeki Bekt iirleri mecmuas). Yine
Bektlerin kendilerine mensup saydklar Kaygusuz Sultanm, Abdal Ms derghna
gidip o syede irda nil olduu, Kaygusuz Sultanm menkabelerinde geni lde
anlatlr (Menkb-i Kaygusuz Sultan, huss Ktphanemizdeki yazma nsha). ir
Bekt ananeleri hakknda olduu gibi, bu hususta da, bunun tarih hakikata hibir
sretle uymadm iddia edebiliriz. Abdal Msmn, niin Hac Bekta ile mnsebetti
sayldn anlamak iin k Paazade Tarihi (s. 205)ne baknz. [Abdal Ms hak
knda daha fazla bilgi almak iin bk. M. Fuad Kprl, Abdal Ms maddesi, Halk
Edebiyat Ansiklopedisi, stanbul 1935, s. 60-64. Sdece 1. fasikl karlabilen bu
ansiklopedideki Abdal Ms maddesi yarm kalm olup, tamam F. Kprlnn
msveddelerine dayanlarak tarafmzdan yaymlanmtr, (bk. Kprlden semeler,
stanbul 1972. Hazrlayan Dr. Orhan F. Kprl) Bu maddenin, notlarn ve bibli
yografyasn da iine alan, ikinci bir basm yine tarafmzdan yaplmtr (Prof.
M. Fuad kprl, Abdal Ms, Trk Kltr, Ankara 1973, X I, s. 198-207)].
47 Horos Dede, ceddimiz Trk-i Trkn Hoca Ahmed Yesev Hazretlerinin fu
karasndan olup, Hac Bekta Vel ile Horasandan gelip bir pr-i fn olup, Ftih ile
stanbula girerken askir ire eb- rz yirmidrt saatte yirmidrt kerre bang-i horos
vurup, Kummu y gfiln derdi. Guzt- mslimn, ona, onun iin Horos Dede der
lermi (Evliya eleb, ayn eser, I., 100).
48 Knh'l-Ahbr (c. V., s. 58-61). l, Horasan erlerinin mnev iretlerle Rm
diyarna gelmesini, Mlk-i Rmun mazar-gh- Hud olduuna hamlediyor. Emr
in Osmana gelince, bu Osman, ir birok vellerin menkabelerinde grld gibi,
olaan-st bir srette dnyaya gelir; ebeveyni, nezirleri mcibince onu Ahmed Ye
sevnin hizmetine verirler. K ortasnda tze zm bulup, eyhine getirmek gibi
kerametler gsterir. Nihyet in memleketinden bz tcirler eyhe gelip, memleket
lerinde kan bir ejderin yok edilmesine yardmn istirham ederler. eyh, henz ocuk
olan Osmann beline bir tahta kl kuatarak yollar; o da gidip ejderi ldrr. Soma
Osman a Emr in lakab verilir ve eyh i tarafndan Rm diyarna gnderilir. Orada
48 A H M E D Y E S E V N N M ENKABEV HAYATI

muhtelif yerlerinde Ahmed Yesev evldndan olduunu syleyen Ev


liy elebi, Ahmed Yesev halfelerinden Rm a gelmi iki kiinin daha
tekke ve trbelerinden bahsediyor. Bunlardan birisi Ark-ova dan ku
zeye gidip amlbeli atktan sonra Zile sahrsmda tesdf ettii eyh
Nusret tekkesidir ki, bu eyh Horasanl ve Yesev halfelerinden olup,
vaktiyle Prin emri ile buraya gelmi imi. Evliy eleb, bu ma'mr
ve geni tekkenin yetmi kadar fukars olduunu ve o evre halknn
hepsinin eyhe mu'tekd olduklarn, hatt tekke nndeki khne dut
aacnn hummya kar il yerine kullamldn sylyor (Seyahatname,
III., 238). kincisi Tokatta Gajgaj Dede tekkesidir; ehre hil cihan -
nm bir kk da zerinde olup, bir mesire makamnda olan ve
Evliy elebnin ziyaret ettii o srada birka kanaat shibi dervii
bulunan bu tekkenin bnsi Gajgaj Dede, Yesev mridlerinden bir er
olup, Prin emri ile buraya gelmi ve Celli sfat olup, ejder gibi gajgaj-
ladmdan Gajgaj Dede ismini almtr (ayn eser, V., s. 60, 67 v.d.).

14. Bekt An'anesi:


Evliy elebnin ifdelerinden pek ak bir srette anlald gibi,
Bat Trkleri arama eskidenberi Yesev tarikatna mensup birtakm
derviler gelmesi - herhlde X . asrdan nce tesbit edilmi olmak zre-
Ahmed Yesev ve Hac Bekta Vel hakknda bir Bekt menkabesi
teekklne sebebiyet vermitir. Hac Bektam Ahmed Yesev mridi
olduu hakkndaki rivyetlere, ancak X . ve daha sonraki asrlarda
yazlm KnhiVl-Ahbr ve Evliy eleb Seyahatnmesi gibi - kitaplarda
tesadf olunuyor ki, bu da, Hac Bekta Velnin mhiyeti hakkmda
k Paazdenin verdii bilginin doruluunu isbat etmektedir49.

birok halk slm dinine dhil ve irad eder. l, Bekt menkabelerine ok benzeyen
ve fakat Velyet-Nme'lerde bulunmayan bu menkabeyi, H. 1005 (M. 1596-97) tari
hinde Bozok sancann muhfazasma memur iken Osman Baba tekkesi eyhi U m -
detl-Mcnden iitip tesbit etmitir. Evliy eleb de, Bozok sanca mlhaktmdan
Hseyin-ova kasabasnda gml olup, tahta khcyle in diynnda bir ejder ldrd
nden dolay Emr in Osman lakabm alan bu zattan bahseder ve onun Ahmed
Yesevnin yedinci halfesi olduunu syler (Seyahatname, III., 237).
49 Osmanh tarihilerinin en eskilerinden olan kpaazdenin verdii bilgiye
gre, Hac Bekta Vel, Horasan dan Mente isminde kardei ile berber Sivasa, oradan
Baba llyas a, oradan Krehrine, oradan da Kayseriye gelmitir. Kardei Mente,
Kayseriden Sivasa gittii zaman, orada ehid oldu. Hac Bekta, Kayseri den Kara -
yke gelmi, Hatun-anay kendine kz edinerek orada vefat etmitir. Hac Bektam
A H M E D Y E S E V N N M ENKABEV HAYATI 49

Essen ne akayk'ta ne de kpaazde'de Hac Bektam Ahmed Ye


sev ile mnasebeti hakknda herhangi bir kelimeye tesdf olunuyor 50;
bununla berber tarih mhiyeti her ne olursa olsun, X . asr zarfnda
teekkln grdmz Bekt an'anesi, Hoca Ahmed Yesevye dir
menkabev birok bilgi vermektedir ki, Evliy eleb ve tarihi lnin
verdikleri bilgi ile tamamland takdirde, Hoca Ahmedin Bat Trkleri
zerinde eskidenberi byk bir nfuz icr ettiini aka gstermektedir.
Bu yzden, Ahmed Yesevnin menkabev hayatn tamamlamak iin,
onun Bekt an'anesindeki yerini de gstermek mecbriyetindeyiz.

Bu gnk Bekt an'anesi, birok muhtelif sebeplerden dolay,


henz insicamsz bulunuyor. Hac Bekta Vel hakkmda, sonra muh
telif mridleri hakkmda yazlm olan muhtelif Velyet-Nme'le, bzan
byk ayrlklar gstermektedir. Mesel Hcim Sultan VelyetnmesVn-
de, Hac Bekta Vel dorudan doruya Hoca Ahmed Yesev halfesi
olarak zikredilir; hlbuki Hac Bekta Vel VelyetnmesVmn tam ve
mensur nshalar ile Knnii'l-Ahbrhn beinci cildinde, Hac Bektam
eyh Lokmn- Perende mridi olduu ve bu Lokmn- Perendenin
Hoca Ahmed Yesevden - hatt dier zayf bir rivyete gre Hocann
ceddi nesl-i Alden mehur Muhammed Hanefden - el ald anlatl
maktadr. te, bu sretle, mesel Hcim Sultan Velyetnmesi'nde do
rudan doruya Ahmed Yesev ile Bekta Vel arasnda getii anlalan

ve kardeinin btn hayatn bildiini bilhassa aka ifade eden bu tarihi, Kendi
bir meczub- budala azizdi; eyhlikten ve mridlikten faridi. diyor ve Hac Bektan,
Orhan ile grt, Yenieri-ocana du ettii gibi hibir tarih esas olmayan riyvet-
leri kat'iyyen reddediyor. Akpaazde Tarihi'ne haiyeler yazan l Beyin, bu mese-
leye dir ilve ettii saysz haiyeler -k i Hac Bektam H. 680 (M. 1281-82)de diyr-
Rma geldii, 92 yl yaad, H. 738 (M. 1337-38)de ld, Htun-anann ulemdan
Hoca drisin nikhls olduu, Hac Bektam hayatnda Sultan Orhan tarafndan
yaptrlan dergh meihatn Hoca dris ocuklarna verdii, babasnn Seyyid Muham
med brhim-i sn, vlidesinin Hatme Hatun ismini tad, kendisinin H. 646 (M.
1248-49)daNiburd da doduu gibi,tamamiyle Bekt an'aelerinc dayamr. Ne yazk
ki, hibir tarih kymeti hiz deildir. kpaazdenin sarih ve kesin ifdelerine kar
(s. 204-206), Velyet-Nmelerden karlan bu gibi menkabev rivyetleri karlatr
mak, bir tarihi iin hibir zaman doru bir hareket saylamaz. Esasen kpaazde-
nin Bekt Vel hakkndaki mtlealar dier delillerle de pek iyi kuvvetlendirilebilir.
Profesr Jacob da Hac Bekta Vel hakkndaki tedkiklerinde hemen hemen ayni neti
ceye varmtr. Bu hususta IV. blme baknz.
50 Akpaazde Tarihi (s. 204-206) ve akyk tercemesi, Murd- evvel meyihi
(c. I., s. 44).
50 A H M E D Y E S E V N N M E N K A B E V H A Y A T I

menkabeler, dierinde Lokmn- Perende ile Hac Bekta arasnda


gemi gibi gsterilir; bununla berber, bu ikinci tarzda rivyetleri
iine alan Hac Bekta Vel Velyetnmelerinde de yine dorudan do
ruya Ahmed Yesev ile Hac Bekta arasndaki birtakm menkabeler de
vardr 51.
Bekta Vel Velyetnmeleri1nde bulunan bir menkabeye gre, Bek
ta Velyi daha ocukken ta'lim iin eyh Lokmn- Perendeye teslim
ettiler. Lokmn- Perende, Hoca Ahmed Yesev halfelerinden, zhir ve
batn ilminde ok derinlemi bir adamd. Perendelik nasibini Ahmed
Yesev den, bir rivyete gre Muhammed Hanefden almt. Bekta
Yel daha ocukken birok kermetler gsterdi : Birgn Lokmn-
Perende onun yanma girdii zaman, oday nr ile dolu grp ard;
etrfna baknd; Bektan sanda ve solunda iki nrn zat var, Bek-
taa Kur'n okutuyorlar. Lokmn girer girmez hemen onlar kaybol
dular. Lokmn, ocua, Bunlar kimdir? diye sordu. Birinin Hazret-i
Peygamber, dierinin de Hazret-i 'Al olduunu anlad52. Yine birgn
Bekta Yel, Lokmn dan ders okuyordu : Namaz vakti geldi. Lokmn
kirdinden abdest iin su istedi. Bekta, hocasna dedi ki : Bir nazar
etseniz de, su burada aksa, dar gitmeye, hcet kalmasa! . Hocas,
kendi kudretinin buna yetmiyeceini syleyince, Bekta Yel, derhl
Allaha du etti, Lokmn- Perende, min! dedi. O nda mektebin
ortasndan ltif bir su kp kapya doru akt, gitti ve pnarn banda
gzel susam iekleri at53.
Bu vak'adan birka zaman sonra Lokmn, hacca gitti. Arafata
kp kbleye doru dndkleri esnda Lokmn, mridlerine dedi ki :
Yranlar! Bu gn arefe gndr. imdi bizim illerde yemekler pii
rilir! . Bu sz, Allahn kudretiyle, Bektaa mlm oldu. Tam bu srada
eyhin evinde de yemekler piiriliyordu. Bekta, hemen bir tepsi ye
mei ald gibi o nda Lokmn a sunuverdi. O da, Nibura dndkleri
zaman ocuun bu kermetini herkese syledi ve Hac lkabn verdi.
Bu esnda Horasan erenleri, Lokmna hac tebrikine gelmilerdi. Mek

61 Huss ktphanemizdeki Velyetnme-i Hac Bekta Vel. Bu mehur eserin


yazma nshalarna pek ok rastlanr.
52 Velyetnme-i Hac Bekta Vel (s. 6).
63 Ayn eser (s. 7). Bu menkabe Hcim Sultan Velyetnmesinde de hemen ayn
ekilde mevcuttur. Yalmz, orada Lokmn- Perende yerinde Ahmed Yesevyi gr
yoruz.
A H M E D Y E S E V N N M ENKABEV H AYATI 51

tepte akan suyu grnce ardlar, sordular. Lokmn, Bu kermet


Hac Bektandr! dedi ve onun saysz kermetlerini erenlere birer
birer anlatt. Horasan erenleri, bir ocuktan bu kadar olaanst ey
lerin zuhrunu tuhaf grdler. Orada hazr olan Bekta Vel, erenlere,
Ben Hazret-i Al neslindenim. Bana bunlar ok grmeyin. Nasb-i
lhdir! dedi. Horasan erenleri, Eer shib-i sr iseniz, nimmz
nerede? diye sordular. Bekta Vel elinin ayasnda ve almndaki iki
yeil beni gsterdi. Hepsi hayrette kaldlar. Artk bunun zerine ister
istemez onun bykln teslim ettiler54.
Yine birgn Horasan erenleri toplanp Bekta Velye, prini sor
dular. Bekta Vel, hangisi susam yapra zerine seccde salp namaz
klarsa, ona mrd olacan syledi. Bu teklif karsnda cmlesi gldler
ve bu kermeti onun yapp yapamyacam sordular. Bekta Vel, on
lara, bu kermeti de gsterince, hepsi balarndan kisbetlerini kardlar.
Hocas Lokmn- Perende de kard. Hac Bekta onlar Tekbir'leyerek
tekrar giydirdi. Bu esnda Sultan bhim-i Sn vefat etmiti. Bektaa
sultanl teklif ettiler; kabl etmedi. Amucalarmdan Hasana terketti.
Kendisi ekilerek bir ibdethnede halvet ve uzleti ihtiyar etti; buldan
sonra krk yl bu hlde kald55. Velyetnmede artk bundan sonra
Lokmnn ad bile yoktur; bundan sonra Bekta Velyi ihtiyar eyh
Hoca Ahmed Yesev ile mnasebetdr gryoruz56.

64 Ayn eser (s. 8).


55 Ayn eser (s. 9).
56 Reaht'tak Hcegn silsilesi arasnda Lokman Perende adl bir zata tesdf
edilmedii gibi, menkabelerden ve evliy hl-tercemelerinden bahseden eserlerde de bu
nvna rastgelinmiyor. Yalnz tarihi li, yukarda zikredilen menkabelerin bzlarm
Hac Bekta ile Lokmn- Perende arasnda gemi gibi gstermekle berber, Lokmn
hakkmda hibir mlmat vermiyor (Knh'l-Ahbr, V., 53). Bunun gibi, Umdet't-
Tevrih v.b. bz kitaplarda Bekta Vel mridi olarak Lokmn gsteriliyor ki, onlarn
da bu hususta kayna, phesiz, Knh'l-Ahbr'Ait. l de bu rivyeti phesiz Bek
ta an'anesinden almtr. eyh Lokmn- Perendenin Velayet-Nme'deki birtakm
ahsiyetler gibi bsbtn muhayyel olmayp tarih bir mevcdiveti olduunu Ravzat's-
Sa/odan reniyoruz : Bu eserde Sultan Hseyin Baykara devri mehurlarndan bah
sedilirken, Lokmn- Perendenin Heratta ok mehur bir tekkesi ve mezarl olduu
zikrediliyor. Muamm kaideleri hakkmda bir risle yazan ve H. 898 (M. 1492-93)de
len edebiyat ulemsndan Mevln Ysuf Bedi Endicn, Lokmn- Perende mezar
lna defnedilmitir (Ravzat's-Saf, VII., 122. Habb's-Siyer, III., 327). Yine bu
devir adamlarndan Mr-i Ser-burehne lakab ile mehur Seyyid emseddin Muhammed
Endicn den bahsedilirken, onun bu mezar tevliyyet ve meihatna nasbedildiini ve
52 A H M E D Y E S E V N N M E N K A B E V H A Y A T I

Velyetnmede, Hac Bektam, Ahmed Yesev ile mlkt ok


garip bir srette gsteriliyor : 0 menkabeye gre, Ahmed Yesev, cmle
Horasann vlisi ve 99.000 mridin eyhidir; lkin Bedahan mlk ta-
mmen kfirler elinde olduu iin, slm memleketine dima akmlarda
bulunuyorlar. Nihayet bundan usanm olan halk, Hoca Ahmede gelip
yalvaryorlar. O da, henz oniki yanda bulunan olu Haydarm bana
tc ve beline kl kuatp, tu ve alem veriyor, Haydar, maiyyetinde
5.000 kahraman ile harbe gidiyor. eyh, olunu gnderirken her naslsa
Allah adn anmadndan, bu ordu bozguna uruyor; Haydar esir edi
liyor; btn maiyyeti kltan geiriliyor. Haydar, yedi sene hapiste
kalyor; Horasan halknn Bedahan kfirlerinden ekmedikleri kalmyor.
Nihayet, gelip Hoca Ahmed Yesevye yalvaryorlar; o da, Allaha m-
ncat ediyor ve birdenbire tekke kapsnda Hac Bekta Yel beliriyor,
eri girip eyhe selm veriyor, eiine yz sryor; Hoca Ahmed de,
te mlk shibi geldi! diye seviniyor. Yemekten sonra Hoca Ahmed
olan-biteni anlatyor. Bekta Yel, hemen hin kyfetine girerek uup
gidiyor. Hoca Ahmedin mrdleri, onun bu plak Abdala gsterdii
iltifta kzp tekkeyi brakyorlar; lkin bir taraftan da Hac Bekta Vel
bir nda Haydar esretten kurtararak, babasna teslim ediyor. Bunun
zerine btn derviler onun bykln teslim ediyorlar57; fakat
Hac Bekta bununla da kalmyor; birok hrikalar daha gstererek
Bedahan halkm da slm ediyor58.

bu mezarln mevkfat ve nezirlerinden her sene 150.000 dinar kepek hsl olduunu
reniyoruz (Ravzat's-Saf, VII., 116). Bu ksa malmat, bize eyh Lokmn- Pe
rendenin Heratta gml byk, mehur bir eyh olduunu, tekke ve mezarnn IX.
asrda o civar halk arasnda mehur ve zengin vakflara mlik bulunduunu gsteriyor.
Pek muhtemeldir ki bu eyh, Ahmed Yesev tarikatna mensup olsun; lkin onun,
Velyet-Nme'de ad geen baka birtakm eyhler gibi, Hac Bekta ile hibir tarih
ball olmad byk bir ihtimlle iddia olunabilir. Eer bu eyhin hayat hakkmda
daha ok bilgi elde edilirse, imdiye kadar mehl kalan birtakm cihetlerin aydnlan
mas muhtemeldir; bununla berber, ne Bbiir-Nme'deki Herata id tafsilta, ne de
Barbier de Meynardn ran'n Coraf, Tarih, Edeb Cmsundaki Herat kelime
sinde Lokmn- Perende hakknda hibir malmat bulamadk. Lokmn- Perendenin
tarih bir varl olduunu gsteren Ravzats-Saf ve Ilabibu s-Siyerdeki kaytlar,
imdiye kadar hi kimsenin dikkatini ekmemitir. Tar'ku'l-Hakyk'ta da bu zata
dir biraz mlmat vardr ki, oradan naklen B ek ta lik hakknda neredeceimiz
esere alnmtr.
67 Velyetnme-i Hac Bekta Vel (s. 10-15). Bu menkabe Hcim Sultan Velyet-
nmesinde mevcut deildir.
68 Ayn eser (s. 15-21). Hcim Sultan Velyetnmesi'nde bu da yoktur.
A H M E D Y E S E V N N M E N K A B E V H A Y A T I 53

Hac Bekta Vel artk bundan sonra Horasanda kalmayacak, Ah


med Yesevnin emir ve iretiyle Rm diyrma gelecektir; fakat Vel-
yetnme, onun Hoca Ahmed Yesevdeki emnetleri, yni tc, hrka,
sofra ve seccdeyi - birtakm kermetler gstererek - aldn uzun uzun
anlatyor59. Hoca Ahmed, senelerdenberi saklad emnetleri, bu s-
retle shibine teslim ettikten sonra, Y Hac Bekta Vel, ite nasibini
aldn. Sana beret olsun ki, Kutbil-aktblk mertebesi enindir ve krk
yl hkmn vardr. imdiye kadar bizim idi. Bundan byle senin olsun.
Zten bizim de intikl vaktimiz geldi. Haydi git, seni Rma saldm ve
Rm-abdallarna seni ba klp ser-eme eyledim! diyor60.
Hcim Sultan VelyetnmesVnde Hac Bekta ile Hoca Ahmedin
mnsebetini gsterecek dier bir menkabe daha vardr : .. . Pes Sul

69 Ahmed Yesev deki bu emnetler hakkmda yukarda malmat vermitik (7.


ocukluu). Ahmed Yesevnin halfeleri, ekseriy bu emnetleri ondan istedike, s
hibi vardr, gelir cevbn alrlard. Bir sabah onu almaya niyyet ederek namazdan
sonra oturdular, byk bir ate yaktlar. O aralk gelen Hoca Ahmed, onlarn niyyet-
lerini bildi. Orada, meydamn bir tarafnda ieklenmi bir dar vard. Ahmed Yesev
dedi ki : Kim bu dar ieinin stne seccadesini koyup namaz klarsa, o emnetler
gelip onun ba ucuna dikilirler. Hem zten nfile zahmet ekmeyin, shibi nerede ise
buraya gelir! . Bu aralk Hac Bekta gelip selm verdi; Hoca ve mrdleri ayaa kalk
tlar. Biraz sonra Hoca Ahmed, Y Bekta! diye nid etti. Bu iret zerine Hac
Bekta, dar iei stne seccdesini koyup iki rek'at namaz kld. Darnn bir tanesi
bile yerinden oynamad. O esnda emnet tc hemen havalanp Bektam bana, hrka
arkasna geti: sofra ile, aydnlanan era ve alem ve seccde dah gelip bamn ze
rinde durdu ( Velyetnme-i Hac Bekta Vel, s. 24-25).
60 Velyetnme-i Bekta Vel (s. 25). Bu an'ane Bat Trkleri arasnda o kadar
yaylmtr ki, Evliy eleb bile Hac Bektam Rma gelmesini aym sretle anlatr :
Yine bunlarn - yni Sultan Orhann - zman- hilfetinde ecdd- izmmzdan
Trk-i Trkn Hoca Ahmed Yesev Hazretleri, Horasan dan halfesi olan Hac Bekta
Velyi yz fukars ile shib-i seccde edip def ve kudm ve alem ve taraf verip Orhan
GzIye gelip mlk olduu gibi Bursa stne de gelip fethettiler (ayn eser, c. I., 89).
Dldr isminde bir Bekt iri, Hac Bektam evsaf ve kermetleri hakkndaki bir
nefes'inde, onun Yesevye mensup olduunu u msra'larla anlatyor : Hce-i Yesev
onun piridir * Kermeti dalar talar yrtr''. Bendeki yazma bir Bekt mecmua
snda Hac Bekta Yel nin tarikat silsilesi u sretle gsterilmektedir : Hac Bekta
Yel - Hoca Ahmed Yesev - Memd Dlnr - Kutbd-Dn Hayder - mm Msa
Riz - mm Msa Kzm - mm Ca'fer Sdk - mm Muhammed Bkr - mm Zey-
nl-bidin - mm Hseyin - mm Aliyyl-Murtaz - Hazret-i Peygamber - Haz
ret-i Cibril - Hazret-i Mikil - Hazret-i srfil - Hazret-i Azril . Bu silsilenin hibir
tarih kymeti' olmad izaha muhta deildir. Yalnz, btn Bekt an'anelerinin,
Bektlik i Ahmed Yesevye istind ettirmek istedikleri bundan da anlalyor.
54 A H M E D Y E S E V N N M E N K A B E V H A Y A T I

tan Hoca Ahmed Yesev Hazretlerinin bir aa klc vard, Getirip


tekbr edip Sultan Hac Bekta Veliyyl-Horasnnin beline kuatt ve
dah ocakta dut aacndan od yanard. Bir eksiyi kavrayp Rma doru
pertav etti ve ol eksiyi Horasanda Rma er gnderdii malm ola,
Rm da bunu tutalar deyu dedi. Ol eksi havada yana yana geerken
Konya da bir er var idi. Sultan Hoca Fakh derler idi. Ol odu kapp
hcresinin nne dikti. Kudret-i lh, ol eksi bitti. Tepesi yank aas
dut idi. El-hleti hzih imdi yemi verir. Pes imdi Sultan Hcim ve
Hac Bekta Yel, ol gece seccde zerinde yattlar ve kudretten bir avz
geldi ki: Elenmen! Rma varn! Durdular. Sabah namazn klp ve
evrdlarn tamam edip *i Ij ! I r f l i deyip dostuna secde et
tiler. Ondan iczet talep ettiler. Pes Hoca Ahmed Yesev b. Muhammed
Hanef b. 'Aliyyl-Murtaz dah 99.000 halfe ile bunlara hayr-du
edip bir mbrek perenbe gn ol saatte Ka'be yoluna revn oldular 61 .

15. Sar Saltk Menkabesi:


Trkistann byk pri Ahmed Yesevnin, Diyr- Rm a gelen
Trkleri unutmayarak, onlara dima yardmclar gnderdii hakkmda
vaktiyle baka birok menkabeler daha mevcut olduu, Evliy eleb
nin tedkikiyle pek iyi anlalyor. Bat Trkleri arasnda eskidenberi pek
mehur olan Sar Saltk Menkabesi, bu hususta ok mnaldr : Evliy
elebnin tesbit ettii ekle gre, Ahmed Yesev, Hac Bektatan sonra
Sar Saltk lakab ile tannan Muhammed Buhryi Horasan erenle
rinden yediyz kii ile ona imdda gnderiyor ve mehur tahta klcn
Sar Saltkn beline kuatarak u nasihati veriyor : Saltk Muham-
medim! Bektam seni Rm a gndersin. Leh diynnda dallet-yn
olan Sar Saltk sretine girip, ol mcl'nu bir tahta klla katleyle!
Makedonya, Dobrucada, Yedi-krallk yerde nam ve an shibi ol! .
Sar Saltk, Rm diyrna gelince, Hac Bekta Vel, eyhinin emrini
yerine getirerek, onu Dobrucaya gnderiyor; o da oralara giderek birok
kerametler gsteriyor, birok yerleri zapt ve ahlisini slm eyliyor.

61 Velyetnme-i Hcim Sultan (s. 15-16). Bu menkabe biraz daba ksaltlm s


rette Velyetnme-i Hac Bekta Veli'de de vardr; lkin oradaki ekline gre, o aa
parasn frlatan Ahmed Yesev deildir, Horasan erenlerinden biridir; sonra, Kon
yada onu yakalayamn ismi Ahmeddir ve onu Bekta Vel sitnesine dikmitir (s. 26).
Velyetnme'de, Ahmed Yesevnin Hac Bektam hizmetine bir dev verdii ve Hac
Bektam Diyr- Rm a geldikten sonra onu Karaca-Ahmed e hediye ettii de anlatl
mtr (s. 30).
A H M E D Y E S E V N N M E N K A B E V H A Y A T I 55

Evliy eleb, efsnelerini uzun uzadya nakl ve hikye ettii bu Sar


Saltkn Silistre de, Karadeniz kenarndaki tekkesini ziyaret etmitir 62.

62 Evliy eleb (ayn eser, c. I., s. 656-660 ve e. II, s. 133-139). Sar Saltk, yni Ka-
Zignz (Kalliakre) Sultan Menkabesi bu sahifelerde uzun uzun izah edilmektedir. Evliy e
leb, Sar Saltkm Babaeski de de bir ziyret yeri olduunu syledii gibi (ayn eser, c.
III., s. 481), yine ayni ciltte Babadandan bahsederken, Sar Saltkn orada bir makam
olduunu ve Yazc-olu ile zi Vlisi Kenan Paann, onun menkabeleri hakkmda birer
eser yazdklarn anlatyor (s. 366). Ne yazk ki, bu iki eser hakknda hibir bilgimiz yok
tur; bununla berber, Sar Saltk, Bat Trkleri arasnda ok tannm bir kahramandr;
Hamse shibi ir Nev'-zde At, Kitb- Nefhat'l-Ezhr der cevb- Mahzeni'l-Es-
rrnda, onun byk bir kermetini anlatt gibi (Huss ktphnemizdeki nsha),
Kemal-paazde de Mohacnme'sinde (s. 80-83) Dobruca Kr dedikleri yerde shib-i
serir-i velyet, tcdr- klm-i kermet Sar Saltk Sultanm ki havnk- dt- kahire
ve bevrk- kermt-i bhire ile zhir olan emr-sret, fakir-sret azizlerdendi...
diye onun mnev yksekliini syler. Hakikaten bu menkabenin tarih bir esas vardr :
Hicr 662 (M. 1263-1264) tarihinde birtakm Trkler Sar Saltk maiyyetinde olarak
Dobrucaya gemiler ve sonra Balkesirdeki Karasi-oullarndan ts Bey zamamnda
tekrar Karesi mlkne hicret etmilerdir. Revan Kkndeki Seluknme nshasnda
Dobruca linde duran Mslmanlar dahi kfirden uinen, gp Karesi iline getiler.
ibresiyle bu hicretten bahsediliyor (Ahmed Tevhid, Tarih-i Osmn Encmeni Mec
muas, nu. 9, s. 565). Ahmed Tevhid Bey, Sar Saltk GzInin fetihlerine dir ehnameci
Seyyid Lokmnm Viyana imparatorluk Ktphnesinde bir eseri olduunu sylyor ki
Flgelin Katalog'unda zikredilen (Yazmalar Katalogu, c. II., s. 225) risJedir; Dr.
Lagus tarafndan cml-i ahvl-i l-i Seluk ber Mcib-i nakl-i Ouznme-i Seyyid
Sultan Orhan ile ada olan seyyah ibn Battta, Seyahatnme'siade ondan bahseder :
Lokmn bal altnda 1854de Helsingforsta kk bir risle eklinde baslmtr.
jjS"" V Ls1 o i r l-Ia ( j o l Aj } __>Ij 4 ) e-LJI j ^

(( ^^iil U^So tLil j (Paris basm, c. II, s. 416). Pavet de Courteille, Mohac
nme tercemesine ilve ettii haiyelerde Sar Saltk hakkmda bilgi verirken, onun
Babadanda bulunan ve umm hrmet gren mezarnn, 1538 seferinde Sultan S
leyman tarafndan ziyret edildiini de sylyor (Mohacnme, s. 177). Herhlde btn
bu tarih tafsilt, Sar Saltkn Hac Bekta ile hibir alkasndan bahsetmemekdedir;
bununla berber, dima tarih vak'alarla taban-tabana zt olan Bekt ana'nesinde,
Sar Saltkn bir oban olduu ve Hac Bekta emri ile Ulu Abdal ve Kii Abdal yanna
alarak Sinobdan bir seccde stnde Grcistana gittii, Grciler i mslman ettikten
sonra Dobrucada Kaligra (Kalliakre) kal'asma kt ve oradaki ejderhay ldrd,
bundan sonra o evredeki halk slma da'vet ettii ve tekke yapt etrfiyle yazl
mtr. Sar Saltk, Hac Bektam vefatndan soma bir aralk geliyorsa da, tekrar
Dobrucaya dnyor ve orada vefat ediyor. lnce, vasiyyeti mucibince yedi tabut
tertip ediyorlar. Onun muhtelif ehirlere mensup mrid ve i'tikad edenleri bu tabut
lardan birini alarak bakyorlar, Saltk Babay orada gryorlar ve bu yzden sevi
nerek, onu kendi ehirlerine gtrp defnediyorlar. Bekt a'anesine gre, onun yedi
yerde makam olmasnn sebebi bu imi (Velyetnme-i Hac Bekta Vel, s. 62-67).
56 A H M E D Y E S E V N N M ENKABEV HAYATI

16. Netice :
Hoca Ahmed Yesevnin menkabev hayat hakknda verdiimiz
bilgilerden bz tarih neticeler karlmas mmkndr. Ancak, bu ka
rlacak neticelerin - dier tarih delillerle teyid veya tekzib edilinceye
kadar - birtakm kanlmas gereken kaytlarla gznne alnmas gere
kiyor. imdiye kadar verilen bilgiden anlaldna gre, Ahmed Yesev
hakkndaki menkabeler bahca muhtelif Trk shasma yaylm bu
lunmaktadr : Trkistan ve Krgzistan (merkez-Dou shas), dil
boyu (Kuzey shas), Anadolu ve Rumeli (Bat shas).
Esasen Trkistanl bir Yesev dervii tarafndan yazlm olan
Cevhirl-Ebrr ile, Krgzlar arasndan geerek Kuzey Trkleri arasna
yaylm olan -H akm Ata Kitab gibi eski ibtid halk kitaplarnda
m evcut- menkabeler ve hl bugn Yesideki derghta saklanlan
an'aneler, Ahmed Yesev menkabesinin en eski - ve tarih gerekle nis-
beten en fazla ilgili - eklidir 63. Krgz mmtakasm geerek, o vsta ile
t eski Bulgar Trklerine kadar giden bu nfuz, orada kuvvetli izler
brakt; bu Kuzey Trklerinden kalan tarih vesikalar ne yazk ki pek
az olduu iin, Ahmed Yesev menkabesinin orada ne ekilde yayldm

Velyetnme'nin manzum nshasnda da, Grcistan seyahatiyle Sar Saltkm tekrar


pr Derghna dnmesi mstesna olarak, menkabe ayniyle mevcuddur. Nev'-zde
'At, X I. asrda Bektler arasnda Sar Saltkn da tpk Kzl Deli Sultan gibi
Bekt byklerinden sayldm, Hamse sinde sarih bir srette gsteriyor (Huss
ktphanemizdeki nsha). [Kprlnn Sar Saltk ve Saltknme hakkndaki daha
sonraki almalar iin, Anadolu Seluklular Tarihi'nin yerli kaynaklar I (Bel
leten., Ankara 1943, say 27, s. 430-411) isimli monografisinin metin ve notlar ksmna
baklmaldr. Sar Saltk ve eitli Saltknmeler hakkmda ayrca Orhan F. Kprl,
Tarih Kaynak olarak X IV . ve X V . asrlardaki bz Trk menakbnmeleri (stanbul
niversitesi, Tarih Semineri Ktp. No: 512de kaytl, baslmam doktora tezi) balm
tayan monografinin ( ..........) sahifelerinde de mufassal bilgi bulunmaktadr].
63 Cevhir'l-Ebrr mellifi, aslen Trkistanl olmakla berber, eserini stanbulda
Sultan Murad IH .a takdim maksadiyle yazd iin, Hac Bekta Velyi de onun
halfelerinden olmak zre gsteriyorsa da, diyorlar ki kaydiyle bu rivayeti kendisine
mal etmiyor (s. 75). Bekt an'atesindeki birok menkabeleri almamas, Ahmed Yese
vnin ilesi hakkmda olduka inanlmaa deer bilgi vermesi, Yesev tarikatnn db
hakknda birok malmat iine almas bakmndan, bu eseri Ahmed Yesev menkabe
sinin Trkistandaki eklini gsteren biricik mhim eser olarak gsterebiliriz. Manzum
Bekta Vel Velyetnmesi'nde Ahmed Yesev den bahsedilirken Murd iden menak-
bmda gre * Olan pervane iren em'-i nr denmesi, onun herhangibir menkabenme-
snin buralara geldiine ve malm olduuna - pek kat' olmamakla berber - yine bir
delil tekil edebilir.
A H M E D Y E S E V N N M ENKABEV HAYATI 57

lykiyle bilemiyoruz. Risle-i Tevrih-i Bulgariye ile, mehur Hakm


Ata Kitab, Bakrgan Kitab, hir-zaman Kitab gibi, herhlde olduka
eski devirlerdenberi Kuzey Trkleri arasnda devam edip duran bir
takm eserler, Yesev ve mridlerinin menkabelerini orada asrlarca
yaatt ve nihayet Nogaylar arasnda Idg menkabesi teekkl ettii
zaman, Yesev, kahramann ceddi sfatiyle o menkabeye de sokuldu.
Btn bu delillerden u netice kyor ki, nihayet IX . asrda, iml
Trkleri arasnda Yesev menkabesi lykiyle yaylmt.
Ahmed Yesev menkabesi Sr-Dery blgesinde, yni Yesi, Takent
ve evresinde gsterdii yaylma kuvvetini, Fergana, Buhra, Semer-
kand, Hve ve Horasan da o kadar abuk gsteremedi. Oralarda ancak
H. VIII. asrdan, yni nakibendlik tarkatinin genilemesi ve yayl
masndan sonra Yesev menkabelerinin yaylmaa baladn gr
yoruz. Timurun H. 800 (M. 1397-98)de bu byk eyh adna trbe ve
cmi' yaptrmas, bu iddinn aksini isbat etmezi; halk zerindeki nf-
zunu lykiyle kurmak ve yerletirmek iin hocalara ve eyhlere dayan
ma siysetini gden Timur, bu sretle Sr-i Dery blgesi zerindeki
ahlnin i'tikdm okamak gayesini tkip ediyordu. Timur ve evlt
larnn Zamannda ortaya kan eyhlerin birou, Nakibend tarkatine
slik olduklarndan, onlarn zamannda Yesev menkabesi, ran klt
rnn iddetle hkm srd blgelerde - mesel, Horasan, Buhra
blgelerinde - azok duyulmaa balamt; fakat, Nakibendlikin ku
rulmasna kadar, Acem dili ile mkemmel iirler yazan tannm sflerin
hreti yannda, Hoca Ahmed Yesevnin tesirleri daha ok Trk kl
trnn hkm srd kuzey dou blgelerinde kendisini gstermi
t i 64.
Bat Trklerinde Ahmed Yesev menkabesi daha Osmanl Devleti
nin teekklnden epeyi nce yaylmt. Cengiz stils, doudan batya
doru bir sel gibi akt esnda, Anadoludaki Trklere eski ana-vatan-
dan birok eylerin gelmesine sebep olmu, o istildan kaan binlerce
adam nne srp getirmitir. Hrezm, Horasan, Azerbaycan yolu ile
Anadoluya gelen insanlar arasnda Yesevye tarikatndan derviler,
seyyahlar da muhakkak bulunuyordu. Bu yzden, Yesev menkabesi

61 Ne Bbr ahn, ne Nevinin eserlerinde, ne Ravzat's-Saf ve de Habb's-Si-


yerde Ahmed Yesevye it bireye tesdf olunur. Yalmz, X . asrn ilk senelerinde
yazlm olan Reaht'da ona dir biraz bilgi vardr. Cm'nin Nefaht'mda bile ondan
ayrca bahsedilmiyor.
58 AHM ED Y E S E V N N M ENKABEV H AYATI

onlar vstasyle Anadoluda da yaamaa balam, balk arasna yayl


mt; bununla berber, Anadolunun VII. ve VIII. asrlardaki hayatna
it vesikalar az olduundan, Yesev menkabesinin yazl ekline ancak
IX . asrdan sonra, yni Bekt an'anesinin zapt ve tesbitinden sonra
rastlyoruz 65. Bektler, halk arasnda essen mevcut an'aneleri alarak
arasna Hac Bekta Velyi sokuturmak gibi basit - fakat bu sretle
yeni bir ekle sokulmu menkabenin umm efkra bsbtn yabanc
gelmemesini temin ettii cihetle mhirne - bir usl tkibettikleri iin,
Hoca Ahmed Yesev hakkmda essen mevcut an'aneleri alarak onunla
Hac Bekta Yel arasnda bir ba yaratvermilerdir66. Her hlde
VII. asrn ikinci yarsmdanberi Anadolu Trkleri arasnda Ahmed Ye
sev menkabesinin yaadn ve bu Bat shasmdaki menkabenin

65 Velyetnme'yi istisn edecek olursak, Hac Bekta Vel an'anesine - yazl


olarak - ilk nce Kiinh'l-Ahbr'da ve Evliy eleb Seyahatnmesi'nde rastlyoruz.
Pek l anlalyor ki, bu gnk Bektlikin teekkl ve gelime devri sayabileceimiz
X . asrda, Bekta Vel an'anesi zapt ve tesbit edilerek Velyetnme vcde getirilmi ve
gerek l ve gerek Evliy eleb ondan faydalanmlardr. Al, n Osman hakkndaki
para dnda Bekta Yel hakkndaki bilgilerini tammiyle Velyetnme'den hulsa
etmitir. Knh'l-Ahbr'daki tertibin Velyetnme'dekinin ayni olmas ve menkabe-
lerin arasnda en ufak bir fark bile bulunmamas buna kf bir delildir. Essen l,
Bekta Yel neseb-nmesini grdn syledii gibi (c. V, s. 53), H. 1005 (M. 1596-97)
tarihinde Bekta Vel derghn ziyretle, orada Balm Sultan evldndan skender
eleb ile mlktn da bildiriyor. Btn bunlar, o devirde Bekta Vel Velyetnmesi'-
nin mevcut ve duyulmu olduunu isbta tammiyle kf bir delildir.
66 Bektlerin bu uslne Sar Saltk menkabesi bir delildir. Ondan baka, Yu
nus Emre, Seyyid Mahmud Hayrn, Mevln Celleddin Rm gibi, menkabeleri halk
arasnda yaylan tarih ahsiyetlerin, Bekt menkabesine muhtelif sretlerde kar
trlmas da, bu usle dier bir delil gibi gsterilebilir. Eer Evliy elebnin mevcdi-
yetinden bahsettii Yazc-Olunun Sar Saltk Menkabesi elimizde olsa, onun Ahmed
Yesev ile nekadar alkal olduunu kat.'iyyetle anlardk. Evliy elebnin bahsettii
bu alka, halk arasndaki menkabede acab eskidenberi mevcut mu idi, yoksa Bekt
menkabesinin te siri ile sonradan m icadedildi? imdilik buna dir kesin bir hkm
verilemez. kinci ihtiml biraz daha kuvvetli grlmekle berber, Bekt an'anesine
dhil olmayan in Osman gibi bz dervilerin ve Evliy elebnin bahsettii saysz
Yesev halfelerinin Ahmed Yesevye mensup olduklar hakkmda Bat Trkleri
arasnda eskidenberi menkabeler bulunduu dnlnce, birinci ihtiml bsbtn
reddedilemez.
AHM ED Y E S E V N N M ENKABEV H AYATI 59

Dou ve Kuzey shalardakinden daha kark ve onlara gre tarih


gerekten daha ok uzak olduunu kuvvetle iddia edebiliriz 67.

67 Burada dier bir ihtiml daha ortaya kyor : Acab, Ahmed Yesev menkabesi
Bat Trkleri arasnda Nakibendlikin taammmnden soma m yayld? Nakben-
dilik in Bat Trkleri arasna yaylmas, eyh Ilh-i Simvden sonra IX . asrn ikinci
yarsnda, daha dorusu, X . asrdadr. (akyk tercemesi, c. I., s. 262; Gldeste-i Riyz-
trfn, s. 144; Tezkire-i Latifi, s. 50). Esasen Bekta Yel menkabesinin bugnk ekliyle
zapt ve tesbiti, lnin kitab, Evliy elebi Seyahatnmesi, hatt Cevhir'l-Ebrr
hep IX . asrdan sonra, X . asrda, yni Nakibendlikin yaylmasndan sonra vcde
gelmi eylerdir. Btn bu delilleri tesdfe ykleyerek Ahmed Yesev menkabesinin
daha Osmanl Devletinin teekklnden evvel Bat Trkleri arasnda yayldn
iddia etmek yanl bir hareket saylamaz m? Bize gre, bu ihtiml o kadar kuvvetli
deildir. Yukardaki hiyeler bu ihtimli reddetmee bir sebep olabilecei gibi, bu
hususta daha birtakm sebepler de saylabilir :
Mesel, eer l ile Evliy eleb, Ahmed Yesev menkabesini Cevhir'l-Ebrr'dan
alm olsalard, o zaman bu menkabenin Nakibendlikin yaylmas neticesinde Bat
Trklerine geldiine hkmedebilirdik; hlbuki onlarn her ikisi de bu menkabeyi Bek
t ananesinden almlardr. Essen Cevhir'l-Ebrr'm o devirde bir hret kazana
madm, Ktib elebnin Kef'z-Zunn'unda grmediimiz iin anlyoruz. Bekt
an'anesinin X . yzylda zapt ve tesbit edildii doru olmakla berber, bu, Yesev men
kabesinin de o zaman meydana geldiini isbat edemez; aksi takdirde Yunus Emreye,
Seyyid Mahmud Hayrnye v.b. it menkabelerin de X . yzylda vcde geldiine
inanmak ebeder; hlbuki l ile Evliy elebde - Velyetnmeler'den alnm olan
lardan baka - Ahmed Yesevye it baka menkabelerin bulunduunu da yukarda
anlatmtk. Kitabmzn ikinci ksmnda zah edildii gibi, Yunus Emre ve arkadala
rnn eseriyle Divn-i Hikmet arasndaki kat' benzerlik de dnlnce, yukarki iddi-
mzn kuvveti bir kat daha artar; herhlde yeni vesikalarla aksi isbat edilinceye kadar,
Ahmed Yesev menkabesinin Bat Trkleri arasnda daha Osmanl Devletinin teekk
lnden evvel mevcut olduunu kesinlikle ifde edebiliriz.
III. B L M
AHMED YESEVNN TARH HAYATI

Halk muhayyelesinin yaratt menkabeler dima hakikat czn


de iine alr; yni, herhangibir ahsiyetin, veya bir hdisenin umm
vicdana akseden eklini olduu gibi gsterir. Tarihinin vazifesi, nce bu
menkabev ekli tasvir ve sonra o ahsiyetin, vey o hdisenin tarih
mhiyetini tesbit ve yaatmaktr. Birinci vazife lykiyle yerine getiri
lecek olursa, menkabeyi hakik llerine evirmek ve indirmek ok
kolaylar.

17. ocukluu:
Ahmed Yesev, bu gn inin Dou Trkistan blgesinde Aksu
sancana bal ve Aksunun 176 kilometre kuzey dousunda bulunan
Sayram kasabasnda dodu1. Sayram, Tarm rmana tbi' hyr

1 Cevhir'l-Ebrr min Emvci'l-Bihr (s. 49). Bu rivayet yalnz bu kitapta vardr.


Baka btn kaynaklarda, Hoeann Yesi de doduu zikredilir; bununla berber,
Hocaya it en inanlr rivyetleri iine alan ve Yesevye an'anesine en ok in bir
Yesev dervii tarafndan yazlan bu eseri, dier - biribirinden nakleden - kaynaklara
tercih etmek yanl bir hareket deildir. Bizim bu rivyeti tercih etmemize, dier bir
takm tarih sebepler daha vardr : An'aneye gre Sayram ehri pek eskidenberi mhim
bir slm merkezi idi ve ahlisi urua, yni snfa ayrlmt : Nesepleri eski Tacik
ahlarna kadar giden ah-Uruu; eski Emr ve Mirzlara kadar giden Emr-Uruu,
Hazret-i Al torunlarndan olan Hoca-TJruu, seyyidlii hiz olan bu nc uruun
erefe dierlerine tercih olunduu tabidir. Sayram ahlsi arasnda son zamanlara kadar
devam eden bu an'ane, Hocalar kmilen mm Muhammed Hanef evldndan sayyor
(Molla Ms b. Molla ls Sayram, Tarih-i Emniyye, Kazan 1905, s. 286); hatt bu
tarihin mellifi, kendisinin silsile-nmesini H. 945 (M. 1538-39)de Abdullah Han tara
fndan verilen bir yarlg ile de seyyidlii tasdik edilen Kemlddin Bb eyh den bala-
layarak, u sretle imm Muhammed Hanefye kadar uzatyor : Kemald-dn Bab,
Seyyid ibrhim Bab, Seyyid Abdl-Cebbar Bab, Seyyid Abdl-Kerlm Bab, Abdl-
Mecid Bab, Abdl-Vedd Bab, Abdl-'Aziz Bab, Arslan Bab, Ilyas Bab, Mahmud
Bab, ftihar Bab, Osman Bab, mer Bab, tsmil Bab, Ishak Bab, Abdl-Kerlm Bab,
Abdl-Celil Bab, Abdur-Rahm Bab, Abdr-Rahmn Bab, Abdl-Cebbar Bab,
Abdl-Fettah Bab, imm Muhammed Hanef (ayn eser). Bu silsile-nme, yukardaki
Ahmed Yesev silsil-nmesi ile karlatrlacak olursa, onunla byk bir benzerlik gs
terir : Ilyas Bab, Ahmed Yesev nin byk pederidir; yle grnyor ki Kemald-DIn
Babn ceddi olan Arslan Bab binel-tlyas Bab, Ahmed Yesev nin babas eyh br-
62 A H M E D Y E S E V N N T A R H H A Y A T I

nehrine dklen Kara-sunun zerinde kk bir kasabadr2. Ahmed


Yesevnin hangi tarihte doduunu ak olarak bilmemekle berber,
bunun V. asrn ortalarna rastladn tahmin edebililirizs. Ahmedin
babas eyh ibrhim, Sayramn en nl eyhlerindendi; halfelerinden
Ms eyhin kz Aye Hatunu alm ve bundan Gevher-ehnz adh
bir kzla ondan yaa daha kk olan Ahmed dnyaya gelmiti. Analar
daha nce lm olacak ki, eyh brhimin vefatnda yedi yanda
kalan Ahmedi ablasnn vasilii altnda gryoruz4. eyh brhimin
ilesi, an'aneye gre, u ekilde, mm Muhammedl-Hanef b. Aliyyl-
Murtazya kadar gidiyordu : eyh brhim b. eyhl-llyas b. eyh
Mahmud b. eyh Mahmud (?!) eyh b. eyh Muhammed b. eyh ftihar
b. eyh mer b. eyh Osman b. eyh Hseyin b. eyh Haan ibn eyh
Ism'l b. eyh Ms b. eyh Mmin b. eyh Hrn b. eyh-yh
Bahrl-irfn cebell-itminn Kutb- Trkistan Hoca shak Bb b.
Abdur-Rahmn b. Abdl-Kahhar b. Abdl-Fettah b. mml-Hanef
b. Aliyyl-Murtaz 5.

himin kardeidir. Sayramda Muhammed Hanef evldndan olduklarn iddia eden


baka kimselere de rastlanmas, daha dorusu onlarn bir snf tekil edecek kadar
ok olmas, Ahmed Yesevnin Sayramda doduunu tammiyle kuvvetlendiriyor
(mm Muhammed Hanef hakknda Ensb-i Sem'n'ye ve bilhassa bn Hallikn'a
baknz).
2 emseddin Sm, Kmus'l-AHm. Mu'cem'l-Bldn Aa adna tesadf edile
meyen bu ehir hakkmda Arap melliflerinin verdii bilginin E. Quatremere tarafndan
(Notices et Extraits des Manuscrits, 1838, c. X III, s. 224 n. 1) toplanp ve hulsa edildiini
E. Chavannes sylyor (Documents sur le Tou-kiue occidentaux, s. 238). Bu ehir hak
kmda, Y. blmde (Ahmed Yesevnn Eseri) etrafl bilgi verilmitir.
3 An'aneye gre, yzyirmi yandan sonra H. 562 (M. 1166-67)de vefat etmitir.
Yine an'aneye gre Arslan Baba, onun terbiyesini V. asrda zerine almtr.
4 Cevhir'l-Ebrr min Emvci'l-Bihr (s. 66). Ahmed Yesev, babasmn trbe
sinden bahsederken, ona Ak-trbet adn veriyor (Dvn- Hikmet, s. 33).
5 ayn eser (s. 48-49). Bekt an'anesinin de Ahmed Yesevyi Muhammed Hanef
evldndan gsterdiini yukarda sylemitik; bununla berber, bu kadar etrafl bir
silsile-nmeye baka hibir kaynakta tesadf olunmuyor. Eski an'aneye dayanlarak,
muhtelif asrlarda gelen Yesev dervileri tarafndan yazlm basl Dvn- Hikmet
nshasnda bulunan birtakm manzumelerde de bunu kuvvetlendiren eylere tesadf
olunuyor : Haydar neslinden olduuna dir (Dvn- Hikmet, s. 267) ve Ishk Baba ile
eyh ibrhim hakknda (ayn eser, s. 270). Bu menkabelerin balangcn aratrmak
o kadar g deildir : Hazret-i 'Al evldmn ve bilhassa Ca'fer Sdkla Muhammed
Hanefye mensup bzlarnn Trkistan a kadar geldikleri hakkmda o taraflarda hl
birok menkabeler vardr. Sayraml Molla Msa, bunlardan Ca'fer Sdkn Hutende
A H M E D Y E S E V N N T A R H H A Y A T I 63

Ahmed Yesevnin daha kkken, bilmediimiz bir sebeble


Yesiye geldii ve orada yerletii tahmin olunabilir. Gerek Yesev
lakabm almas, gerek Arslan Bahann onunla Yeside bulumas
hakkndaki an'ane, bu cihetleri kuvvetlendiriyor. Yesi - bugnk
ad ile Trkistan ehri Ouz Hann hkmet merkezi olmas
dolaysyla, Trk menkabesine karm mehur bir yerdir6. Bil
hassa Hoca Ahmedin bu ehre izfetle Yesev lakabm almas,

ziyretgh olduunu, Aksu da gml Battal Gaz nm ile mehur mm Abdur-


Rahmn Alevnin Muhammed Hanefnin drdnc torunu olduunu, Turfan da
Muhammed Hanefnin onaltmc torunu Alp-Atann mezar bulunduunu, Kuada
Hazret-i Al nin Mrahoru Baba Kanber Velnin ve U-Tarfan da birtakm mmlarn
mezarlar olduunu, hatt bu son yerde Hazret-i Al nin oraya geldiine dir bir an'ane-
nin mevcudiyetini anlatyor ( Trih-i Emnye, s. 316-319, 358). Trkistann baka yer
lerinde buna benzer birok menkabeler daha vardr. Bunlarn tarih bir kymeti olma
dm zaha hacet grmyoruz.
8 Ktip eleb, Cihannm'snn 27nci faslnda Trkistan ve Det ikliminden
bahsederken Yesi hakkmda u bilgiyi verir : yzbir derece tl, krk derece arzda
dr- mlk-i Trkistan bir mehur ehirdir. Selefte zbek Hanlnn taht idi. Me-
yih-i nakbendyeden Hoca Ahmed bu ehire mensupdur (Basl nsha, s. 367). Ahmed
Yefik Paa Lehce-i Osmn'de, Trkistan kelimesini zah ederken, Semerkand i-
mlinde sbk Kazaklarn ehri, Nes, Ahmed Nes makam, trbet-i hazret diye,
Nes ile Yesiyi biribirine kartryor. Bunun gibi, elimizdeki basl Ravzat's-Saf'a.
(c. VI, s. 126, Bombay basm) da Yesi kasabas Nes eklinde gsteriliyor. Btn
bunlarn sebebi, mellif, vey istinsh edenlerin bu iki ismi biribirine kartrmalardr.
Ktib eleb Nes-al uly ve Nes-as sfl nmiyle iki tne Ferganada ve bir tne de
Horasan da - ki hepsi - Nes zikrediyor ve bu sonuncusunun mehur olduunu syl
yor (Cihan nm, s. 357). Hakikaten bu Horasandaki Nesdan birok ulem yetimitir.
Ykt, bu isimde drt ehir daha zikrediyor (Mu'cem'l-Bldn, c. VIII, s. 282-283.
Barbier de Meynard, ran Corafya Lgati, s. 564). Fransz msterklarndan Dubeux,
Yesi den bahsederken, buna vaktiyle Traz da denildiini kaydediyor (Tartarie, Paris,
1848, s. 113); hlbuki bu, tammiyle yanl bir iddiadr. Gerek in seyyah ve tarihi
lerinin, gerek Araplarn, hatt Bizans Sefiri Zemarchusun pek iyi bildikleri bu eski
tarih ehir, Iran ile Tran arasndaki iki byk ticret yolunun birletii noktada ve
bir geit yerinde bulunmak i'tibriyle eskiden byk bir ehemmiyeti hizdi : Zemarc
husun sefirliini nakleden Bizans tarihisi Menandre Protektorun Tala , inli seyyah
Hieuen-Thsangm Ta-lu-si , dier bz inli tarihilerin Ta-la-za ve Araplarm Taraz
eklinde kaydettikleri bu ehir Howorth a gre, bu gnk Evliy Ata dan baka birey
deildir (History of Mongols, c. II., K. I, drdnc blmn, ilk notu. Burada, bu ehir
hakkndaki malmat hemen kmilen derlemedir. E. Chavannes, ayn eser, s. 238).
ite, btn bu izahlardan anlalyor ki, mildi X I. asrdanberi bilinen Traz ehri,
Yesiden tammiyle baka bir ehirdir. Bu ehirler hakkmda, bu eserimizin V. bl
mn tekil eden Ahmed Yesev'nin eseri bahsinde etrafl bilgi verilmitir.
64 A H M E D Y E S E V N N T A R H H A Y A T I

Trk lemindeki tarih ehemmiyetini bir kat daha artrmtr,


ite, hemiresi ile bu ehre gelip yerleen Ahmed, burada Ars
lan Baba nmndaki tannm Trk eyhinin tevecch ve iltift-
na, hayr ve dusma mazhar oldu7 ; lkin bu Arslan Baba henz
Ahmed kkken ld iin, onun ahsiyeti zerinde kuvvetli bir
tesir yapt hakkndaki an'ane tarih bakmndan doru saylamaz.
Ahmedin ilk tahsil yllarn Yeside geirdii muhtemeldir; nk onu
daha genken, tahsilini tamamlamak maksadiyle byk bir slm mer
kezi olan Buhraya gelmi gryoruz.

18. Buhrada Hoca Ysuf Hemedn:


X II. asrda Buhra ehri Karahanllarm siys hkimiyeti altnda
bulunuyordu; bununla berber, Smnler devrindeki siys ehemmi
yetini kaybetmi olan ehir, slm ilminin Mvernnehirde en byk
merkezi olmak hretini saklamakta idi. Medreseler, slm leminin -ve
bilhassa Trkistann her tarafndan gelen talebe ile dolu idi. ehirde
Al-i Burhn nvm altnda zikredilen ve btn fertlerine Sadr- cihan
lakab verilen Hanef mezhebinde, lim ve ok zengin bir ile hkm
sryordu. Ailenin kurucusu olan Burhnl-millet veddn Abdl-'zz
b. mer, Numn-1 sn lakab ile tannm olup, aa-yukar X I. asrn
ikinci yarsndan, X II, asrn ilk yllarna kadar yaamt; Karahanllara
bal olmakla berber, det mstakil bir hkmdr gibi yaayan bu
sadr'dan sonra, olu Hsmd-Din mer yerine geti ve H. 536 (M.
1143-44)da Kara Hitaylar elinde kati edilinceye kadar Buhra hkimi
yetini elinde tuttu8. Essen Hanefiyyl-mezheb limlerden olan ve

7 Arslan Bahann tarih varl ve ailesi hakknda bilgi edinmek iin kitabmzn
drdnc blmne baknz.
8 Bununla berber, Buhra gayr-i mslim Kara-Htaylar eline getikten sonra,
bu sadrlarn nfzu baka bir ekilde devam etti. Kara-Hitay hkmdn tarafndan
ta'yin edilen yl Alptigin, btn meselelerde Sadr- mm Ahmed b. Abdl-'Azizin
reyine mracaat etmekle mkellef idi (Nizm-i Arz den naklen W. Barthold, Encyclo-
pedie de Vslm'daki Buhra ve Burhn maddelerine baknz). Sadr'ler hakkmda Mirz
Muhammed b. Abdl-Vahhab Kazvn tarafndan verilen mlmt iin Lubb'l-el-
Bb'm birinci cildine baknz (Browne tarafndan bastrlan nsha, c. I., s. 332-333).
X II. asrdaki Buhra hakkmda Arap ve Acem kaynaklarna dayamlarak yaplan en
mhim tedkik W. Bartholdn Turkestan dovn to the Mongol tnvasion adh eserindedir.
Biz yukarki hulsa iin bu esere ve Encyclopedie de Vslm'daki Buhra ve Burhn
maddelerine ba vurmakla yetindik. Mesnevi hikyelerinin birinde de bu sadrlardan
bahis vardr.
A H M E D Y E S E V N N T A R H H A Y A T I 65

maiyyetlerinde 600.000 fakih beslenen bu sadrlarm zamannda Buhra


medreselerinde ne gibi cereyanlar hkm srecei pek kolay tahmin
edilir, ite, Ahmed Yesev byle bir zamanda byle bir evreye geldi ve
devrin en ileri gelen lim ve mutasavvflarndan eyh Ysuf Heme-
dnye intisab ederek, ahsiyeti onun nfzu altnda teekkl etti9.
Eb Ya'kub Ysuf b. Eyyb ibn Ysuf b. al-Hasan b. Yehre, He-
medn blgesinde Bzencird kasabasnda10, H. 440 veya 441 (M. 1049-
1050) tarihinde domutur11. H. 460 (M. 1067-68) tarihlerinden sonra
Badda gelerek12. eyh Eb shak rzye intisabetti ve usl-i

9 Hoca Abdl-Hlk Gucduvanye it gsterilen Makmt- Ysuf Hemedn


adndaki mhim bir rislede Hemedandan Hoca Ysufla berber - Abdl-Hlk Guc-
duvan ilerinde olmak zere - Semerkande onbir kimse geldii ve Ysuf Hemedn,
Hzr Aleyhis-selmm iretiyle bu sretle Semerkande gelip, Mahalle-i Ho da otur
duu esnda, Hoca Hasa Andak ile Hoca Ahmed Yesevnin geldikleri ve onlardan
dokuz ay sonra da Hoca Abdullh Berknin iltihak ettii aka ifade ediliyor (Mak-
mt- Yusuf Hemedn); hlbuki gerek Faslu'l-Hitb'da, gerek ondan naklen Reaht
ve Nefeht'ta, Abdl-Hlik Gueduvnnin, Hoca Ysufa Buhrada intisbettii,
hatt Ahmed Yesev nin de yine orada intisbettii zikredilmektedir (Faslu'l-Hitb,
niversite Ktphnesindeki yazma nsha); bununla berber, mm Yfi'nin tari
hinde ve Ensb-i Sem'n'de, Hoca Ysufun Hads renmek maksadiyle nceleri
Badad, sfahan, Buhra, Semerkand ehirlerinde oturduu tasrih edildii gibi, o za
manki dervi hayat dnlrse, daha sonra da yine oralarda bulunabilecei ihtimli
bsbtn reddedilemez, herhlde Makmat'daki rivyet birdenbire red ve tekzibedi-
lecek kadar zayf deildir.
10 Mu'cem'l-Bldn (c. II., s. 302). Bu silsile-nme oradan alnmtr. bn Halli-
kn, bu silsilenin sonundaki Yehre isminin mnsm bilmediini sylyor.
11 bn Hallikn, Ysuf Hemedn hakkmda Ensb- Sem'n'den, bn Neccrn
Tarih-i Badd'ndan faydalanmtr (c. II., s. 464-465).
12 Reaht mellifi, Hoca Muhammed Prsmn Fasl'l-Hitb'da Mevln ere-
fed-Din Ukaylden alarak verdii bilgiye dayanmak sretiyle, Ysuf Hemednin
o srada onsekiz yanda olduunu yazyor (Reaht tercemesi, s. 13). Hoca Muhammed
Prsnm bu husustaki ifadesi aynen yledir :
j\S j 4>-jj tibu dili ^ j
. a ^ 1 jLv* olxU- j
j JXsi- <S j p <U 5 31^1 J J O

l^ l jj j ji ilil _^A j
a .ojjjj JjJ J^>\ Ijjl* j j U j j jjS~ ^3 j
(Fasl'l-Hitb, niversite Ktphanesindeki yazma nsha); hlbuki dayand kay
naklar bakmndan da verdii bilgi inanlmaa deen ibn Hallikn, onun Badd a
gelmesini 460 (M. 1067-1068)dan sonra gsteriyor. Bu i'tibrla Ysuf Hemednnin
herhlde yirmi yalarndan sonra Badda geldiini teslim etmek zarrdir.
F. 5
66 A H M E D Y E S E V N N T A R H H A Y A T I

fkhda ve hilfta az zamanda arkadalarndan ileri giderek stdmn


takdirini kazand. Mervde Ysuf Hemedn tekkesinde bulunan, orada
ve sonra Buhrda Haan Endak ile gren Sem'nnin verdii bilgiye
gre, fkh cla ve bilhassa ilm-i nazarda geni vukufu vard. Sonra, gerek
Baddda, gerek sfahan ve Semerkandde zamann byk muhaddis-
lerinden Hadis rendi. Nihayet er' ilimlerde byk bir vukuf ve ihta
kazandktan sonra, sfyne mizcnn evkiyle ilim yolunu brakt,
mehur eyh Eb Al Farmed den el ald. Onun ayrca eyh Abdullh
Cveyn ve eyh Haan Semnn ile de sohbet ettii rivyet edilir13.
Ysuf Hemedn riyzet ve mchede yolunu tuttuktan sonra,
Merve geldi, oturdu. Bir mddet sonra kalkp Herata gitti. Epeyice
mddet de orada kald; fakat Merv halk tekrar kendi memleketlerine
dnmesini rica ettiler, yine Merve geldi. Oradan ikinci def'a tekrar
Herata dnd. Hayatnn son senesinde yni 535 Bebil-evvel (1140
Ekim-Kasm)inde yine Heratdan Merve dnerken, Merv ile Herat
arasnda Bmiyin kasabasnda ld u . Bir rivyete gre, mridlerinden
bnun-Neccr, Hocanm cesedini daha sonra Merve kaldrtmtr ve
kabri oradadr15.
Hoca Ysuf Hemedn mm A'zama pek ok mu'tekid idi ve
onun mezhebine slik bulunuyordu. Irak, Horasan, Mvernnehr kt'a-
larmn eitli ehirlerinde bulunarak halk ird ile megl olmu, uzunca
bir mddet Buhrada bulunmu, hatt bir aralk Kh-i zerde otur
mutur16. Hoca Ahmed Yesev, yle grnyor ki, Ysuf Hemedn
Buhrada bulunurken -yhut dier bir rivyete gre Semerkandde - ona
intisabetmi, slk dbn, zhir ve btn ilimlerini ondan renmi ve
belki de eyhi ile berber muhtelif memleketlerde dolamtr; bununla
berber, Hoca Ysufun enok bulunduu yer Merv al-Bd idi; Ebus-

13 Reaht tercemesi (s. 12) ve Nefaht'l-ns tercemesi (s. 409). Bu rivyet de


Hoca Muhammed Prsnn erefed-Din Ukayl den naklen verdii bilgiye dayanr.
14 bn Hallikn (c. II., s. 465); Mu'cem'l-Bldn (c. II; s. 303); Reaht tercemesi
(s. 13); Nefaht tercemesi (s. 409). bn Hallikn, Bmiyni Herat ile Bagr arasmda,
Mu'cem ise Bzgs mlhakatndan olarak gsteriyor. Mu'cern'in tasrihine gre Bmiyin
Merv-al-Rd ile Herat arasndaki Bzgs kasabasnn merkezidir. Bagr da yine ayn
kaynaa gre, Herat ile Merv-al-Rd arasndadr (Mu'cem'l-Bldn'm ikinci cildine
ve Barbier de Meynardm Corafya Lugati'ne bakmz).
15 Reaht tercemesi (s. 13).
16 Fasl'l-Hitb'dan naklen Rehat tercemesi (s. 12).
AHM ED Y E S E V N N T A R H H A Y A T I 67

Sa'ds-Scm'n, onun Mervde tekkesi olduunu syledii gibi17, dier


kaynaklar da, onun Mervdeki tekkesinin o zaman Horasann K'besi
saylacak kadar tannm ve mhim olduunu bildiriyorlar18. lim ve
fazl ile, gsterdii kermetlerle o zamanki slm leminde geni bir
hret kazanan Ysuf Hemedn, H. 515 (M. 1121-1122) tarihinde Ba
dda geldi; Seluklu veziri Nizaml-Mlkn eseri olan mehur Med-
rese-i Nizmiyede, her taraftan koup gelen seilmi bir topluluk kar
snda va'z ve nasihatlarda bulunuyordu. Yacz esnsmda br's-Sekk
adh mehur bir fakih, kalkp Hocadan bir mesele sordu; Hoca, Otur,
senin kelmnda kfr kokusu duyuyorum; muhtemeldir ki senin lmn
dn-i slm zre olmaya! cevabn verdi. Hakikaten de yle oldu :
bns-Sekk Badda gelen bir Bizans sefiri ile berber stanbula
gelerek tanassur etti19. Hoca Ysuf Hemednin daha buna benzer bir
ok kermetleri, byklkleri vardr.
Hoca Abdl-Hlk Gucduvn, Makmt- Ysuf Hemedn n-
vanl rislesinde20 eyhin hayat ve tabi'atn en samim bir srette

17 Sem'nden naklen Reaht tercemesi (s. 13).


18 Mehur ran ir mutasavvf Hakm Sena, Gaznnden Horasana gelerek
Ysuf Hemednye intisab ve onun Merv deki tekkesinde bir mddet ikmet etmitir
(Devleth Tezkiresi, s. 97). Yine Devleth, Ysuf Hemedn tekkesinin hreti hakknda
ayrca u szleri de sylyor : ^ <jU jS- L S jjJ j jl Ij jl UiU- )>
(s. 95). Tabakt-1 a'rn'de de onun ehemmiyeti, bz menkabeleri, kelimt ok
ta'zimkrne bir srette zikrediliyor (Matbaai Osmnlye basm, 1305, c. I, s. 135).
19 bn Hallikn (c. II., s. 464), Nefaht tercemesi (s. 411). ibn Hallikn, bu hususta
Ebul-Fadl Sf b. Abdullhn rivayeti ile Ibnn-Neccr lakabiyle mehur Hfz Eb
Abdullh Muhammed b. Mahmudun rivayetlerine dayanyor. Nefaht tercemesinde,
Bzlar bns-Sakk hikyesini buna muhlif naklettiler kayd vardr (s. 411).
Ysuf Hemednnin bu menkabesi o kadar mehurdur ki, bnl-Eslr, H. 535 (M.
1140-1141)de vefat edenler srasnda Ysuf Hemednden szederken, bu menkabeyi
de ksaca naklediyor ( Trih'l-Kmil, c. 11. s. 31).
20 Tibyn- Vesil'in nc cildi sonuna ilve edilmi olan bu Farsa risalenin
eski bir nshasn elde edemedik. Es'ad Efendi Ktphanesinde 3702 numarada
Abdl-Hlik Gucduvnye it bz risleler varsa da, btn almamza ramen
daha o risleleri grmek mmkn olamad. Belki Makmt- Ysuf Hemedn'nin asl
oradadr. Bu rislenin musanna' ve muhayyel bir mahsl m, yoksa tarih kiymeti hiz
ve hakikaten Abdl-Hlk Gucduvnye mensup bir eser mi olduunu anlamak iin
lykiyle tedkik ettik; hakikaten, bz cihetlerde bu rislenin verdii bilgi ile, Sem'n
nin ve baka kaynaklarn ifdeleri arasnda ak tezadlar vardr: Mesel, Hoca Ysufun
sllesi burada tammiyle muhayyel olarak imm A'zama karlyor. Sonra doum
tarihi yanl olduu gibi, mesel Cengize hibir zaman bed-du etmedii tarznda bir
rivyete de rastlamyor; hlbuki Cengizin meydana kmas, Hocann vefatndan
68 A H M E D Y E S E V N N T A R H H A Y A T I

sonradr. Bunlara ilve olarak otuziki kerre piyde hac ettii, onbin hatr indirdii,
yediyz fkh, tefsir, kelm kitab ezberledii, sekizbin putperesti Mslman ettii gibi
birtakm mblegalar da mevcut ise de, ehyine inanan bir mrid iin bunlar mblega
saylamaz. Rislenin mevsuk olduunu pheye dren bu gibi birka ey, asrlar
boyunca istinsah edile edile deimi ve bz muhtelif maksatlarla sonradan msten-
sihlerden biri tarafndan ilve olunmu olabilir. Hcegn sllesinin Orta-Asyada
Cengiz torunlarndan hkmdrlar zamannda nekadar rabet ve i'tibar grd d
nlrse, herhangi bir derviin hkmdra yaranmak iin byle bir ilvede bulunabile
cei derhl teslim edilebilir. Yoksa. Abdl-Hlik Gucduvnnin, bizzat kendi hl ter
cemesi hakknda verdii mahmt, Hocann halfeleri, det ve tab'atlar hakkndaki
tafsilt, dier kaynaklara tammiyle uymakta ve onlar hrikul-de bir srette tamam
lamaktadr. Eer bu risle tammiyle uydurulmu bir eser olsa, Cengizi, Hoca Ysuf
Hemedni ile ada, yhut ondan nceki asrlarda gelmi sayacak tarihe yabanc olan
birinin, o devir tarihini ve Hocann mnev simsn bu kadar mkemmel ve doru
olarak bilmemesi ve bu yzden, bu risleyi bir yn hrikul-de menkabelerle doldur
mas icabederdi. Btn bu mlhazalar neticesinde, Ysuf Hemedniyi pek canl bir
srette yaatan bir rislenin Abdl-Hlk Gucduvn tarafndan yazldna, yalmz,
elimizde mevcut nshann muhtelif mstensibler elinden gee gee bozulup bz dei
ikliklere uradna hkmediyoruz. [Gucduvn ve Makmt- Yusuf- Hemedn hak
kmda Kasm Kufralmn slm Ansiklopedisindeki Gucduvn maddesine de bakl
maldr.].
Badadl Vehb Efendinin zengin ve cidden kymetli ktphnesinde Ahmed b.
Cell d-DIn Knnin tasavvuf dbma it Risle-i Bbriyyesi ile, Ysuf- Heme-
dnye dir baka bir rislesi vardr. Bu rislenin birksm, mellifin sarahatle naklet
tii gibi, Abdl-Hlk Gucduvnnin Makmt- Ysuf- Hemednsinden ksaltlarak
alnm ve onun arkasnda Ysuf- Hemednnin halfeleri, Bahd-Dn Nakbendin
ve Sa'ded-Din Kgarnin silsileleri hakkmda epeyice bilgi verilmitir. Bizim grd
mz Makmt nshasmn ksaltlm bir parasndan ibret olan ilk ksm, bu eserin
musanna' bir mahsl olmayp, Nakbend dervileri arasnda asrlardaberi byle bir
eserin hretini gsteriyor. Burada Cengiz mes elesi filn gibi vsku bozacak aykr
eyler yoktur; anlalyor ki o gibi tafsilt, risle elden ele dolarken muhtelif adamlar
tarafndan ilve edilivermitir. Yalnz, bunda da onun H. 505 (M. llll-1 2 )de Semer
kandde ld yazldr. 505, pek l 535den muharref olabilir; Semerkandde ld
meselesi, bn Hallikn a muhliftir. Herhlde bu tafsilt, Abdl-Hlk Gucduvnye
isndedilen eserin birdenbire red ve inkr olunamayacam gsteriyor. Risle muharriri,
Ahmed b. Celleddin al-Kn en sonra, Hwce Ahrrm birok halfeleri olmakla
berber, asl halfetl-hulfnn kendi mridi Mevln Muhammed-al Kd olduunu
ve bu ztn Hwce Ahrrm ayak ucunda gml bulunduunu sylemektedir. Hin
distanda 1184de istinsh edildii anlalan bu risle yazarnn hl tercemesi hakkmda
rislede u kayt vardr : eyhl-meyih eyh Burhne d-DIn K Hazretleri ki
eyh Ebul-Ksm Grgn ve Hoca Ysuf Hemedn ile sohbette bulunmutur. 490da
vefat etmitir; Pederim Hazretleri derdi ki, bizim evldmzn eyh Burhned-Dn
Kl Hazretlerine intisb vardr ve nn evldna Khhg Ata derler. Bu eyh, bir
kuru aaca baksa yeertirdi, kimi er'at yolundan km grse, bir bakta nn boy
nunu keserdi, ok cellli idi.
A H M E D Y E S E V N N T A R H H A Y A T I 69

gsteren birok bilgi veriyor. Bu hususta ilk kaynak sayabileceimiz


Sem'nnin ve daha baka muhtelif mehazlarm, gzlerimiz nnde
biraz mbhem bir srette canlandrd lim mutasavvf sms, Hoca
Abdl-Hlkn verdii bilgi syesinde ok ak, canl bir ekil alyor ve
biz Ysuf Hemednyi yalnz madd sms ile, tab'at ve detleriyle
deil, rhunun btn plakl ve derinliiyle gryoruz.
Ysuf Hemedn uzun boylu, iek bozuu, uzun kumral sakall,
zayf bir adamd; ynden ve dima yamal elbise giyer, dnya ilerine
ehemmiyet vermez, pdihlarn ve byklerin evlerine gitmezdi; eline
ne geerse muhtalara verir, kimseden birey kabl etmezdi. Trke bil
mezdi. Yetmibe sene mcerred bulunduktan sonra, nihayet evlenmi
ve zevcesi kendisinden krk gn nce vefat eylemitir. Herkese kar ok
iltifat eder, halim ve merhametli davranr, misfirlere kendi vilyet
lerindeki derviler ahvlini sorard. Kalben zikr ederek nefsini hapsettii
cihetle ok terlerdi21. Dima Kur'n- Kerm okumakla megld;
Gf/er mahallt- mtemiltndan Ho-dd denilen yerden cmi'e
kadar bir hatm indirir, mescid kapsndan Hoca Haan Andak ve Hoca
Ahmed Yesev hanesine varncaya kadar Bakara sresini okurdu. Geri
dnerken l - i tmrn sresini hatmederdi. Kendi mescidinden derviler
hcresine gelirken, bu yediyz ayak dan ibret olan bu mesfede bir
cz Kur'n okurdu. Arada yzn Hemedana evirir ve ok alard.
Selmn Farsnin ass ile sar kendisinde idi. Her ay banda Semer-
kand mollalarm ararak onlarla er'at sohbeti yapard. Hazret-i
Hzr, dim mushibi idi. Arlara ve yaralara il yapar, stma iin
nsha yazar, herkesin derdine yetimee alrd. Trk ve Tacik btn
kyllere dinin farzlarn retmekten enmez, dima hocalkla megl
olurdu. slmiyetin btn esas akidelerini tevilsiz kabl ediyor, dima
riyzet ve mchede hlinde bulunuyor, Hazret-i Peygamberin ve ash-
bnn yollarna gitmeyi mridlerine tavsiye ediyordu. Kalbi, btn mah-
lkat iin derin bir mahabbetle dolu idi : Hristiyanlarn, te-perest-
lerin evlerine giderek onlara slmiyetin bykln anlatr, her eye
sabr ve tahamml eder, herkese kar hrmet ve mahabbet gsterir,
azndan hibir fen sz kmazd. Ehl-i kbleden kimseyi tekfir ettii
grlmemiti. Fakre meyilli idi; altun ve gm ey kullanmaz, fakirlere

21 Yine Makmat'ta, Hoca Ysufun cehri zikr yapmad ve essen o zaman


cehr zikr bulunmad zikrediliyor; hlbuki Reaht tercemesinde bu hususta baka
trl bilgi veriliyor (4. blme bakmz).
70 A H M E D Y E S E V n N T A R H H A Y A T I

zenginlerden daha fazla i'tibr eder, odasnda hasr, kee, ibrik, iki yastk
ve bir tencereden baka birey bulundurmazd. Mridlerine dima
ehr-yrm menkabe ve faziletlerinden bahseder, onlara namaz, oru,
zikr, riyzet ve mchede tavsiye ederdi.

504 Ramazamnn onbirinci aranba (25 Mart, 1110) gn Sultan


Sencer Semerkandde bulunan Kasm Cogye bir mektup gndererek
eyh Ysuf Hemedn hakkmda ta'zim ve tekrimlerini bildiriyor, tekke
nin dervileri iin 50.000 altun gnderiyor ve Ashb- Kirmm yolla
rndan ayrlmayan bu byk eyhin hayat tarzn bildirmelerini ve
eyhden kendisi iin Ftiha niyaz etmelerini ilve ediyordu22. eyh
Ysuf bu esnda mridleriyle grmek zre Hoca Abdullah Berknin
hcresine gelmiti. Hoca Haan Andak, Hoca Ahmed Yesev, Hoca Ab-
dul-Hlk Gucduvn ve daha bakalar hep orada hazrdlar. Mridler,
Sultan Sencerin nezrini bildirdiler; o da, onun ii iin bir Ftiha okudu.
Sonra Sencere gnderecek sehv ve hatdan baka bir fiili olmadm
syledi; dervilerin recs zerine er'-i Nebevye uygun bizde ne gr-
dnzse yaznz! dedi. Bu msadeye dayanarak, derviler onun sre-
tini yazp gnderdiler. Daha hayatnda Abdul-Hlk Gucduvn ondan
halfelerini sormu ve u cevab almt : Benim halfem Hoca Abdullah
Berk olacak, ondan sonra Hoca Haan Andak, ondan sonra da Ahmed
Yesev olacaktr. Hilfet nevbeti Ahmed Yesevye eriince, Trkistan
Yilyetine sefer edecek ve halfe sen olacaksn! . Hakikaten de yle
oldu. Yefat edecei gn, arkasn mihrba verdi, ashbma su stmalarn
emretti; sonra yzn drt halfesine ve orada hazr bulunanlara dnerek,
Makammza Abdullah Berkyi braktk. Ona uyunuz. Kar gelme
yiniz. Sultan Sencer iin yazdmz db, mridlere ve ashbmza sy

22 Melikahn olu Sultan Sencer, H. 487 (M. 1094-95)de kardei Mahmudun


vefatiyle btn saltanat ele geiren Berkiyaruk tarafndan Horasan Vliliine ta'vin
edilmi ve onunla dier kardeleri Muhammed arasndaki muharebelere de karmt.
Berkiyarukun vefatndan (H. 489 / M. 1095-96) dier kardei Muhammedin vefatna
kadar (H. 511 / M. 1117-18), Horasanda mstakil olarak hkm srmt. Yukanki
rivyete gre, Hoca Ysuf Hemednye mektup gndermesi, ite bu zamanlara rast
lyor. Sencer in Gazlye kar olan muamelesinden, onun er' ve sfiyne meselelere
kar byk bir alka beslediini, bilhassa Snen-i Nebeviyye ye ok ball ile me
hur bir eyhin harekt ve sekentn renmek istiyeceini kesinlikle tahmin edebiliriz.
Sencerin Ia akidelerine kar nekadar istihfafkr davrandm ise, Suver'ul-Eklm'-
den naklen Devleth'a naklettii ok tuhaf ve ok zarif bir vak'adan anlyoruz (Dev
leth tezkiresi, s. 66).
A H M E D Y E S E V N N T A R H H A Y A T I 71

leyiniz! dedi ve Ahmed Yesevye dnerek, Sre-i Ftr', Yasin Sre


sini, Ve'nnzi't Sresini okumasn emretti. Hatm bitince, bir fer
yattr koptu 23. er'at hkmlerine ve Snen-i Nebevye fart- riyetle,
er' ilimlerdeki kudreti ile devrinde byk hret kazanan Ysuf He
medn gzlerini kapad zaman, onun geni hretinden birok eyler
halfelerine de gemi, onlar da az zamanda byk bir n kazanm
lardr 24. Tasavvuf kitaplarnda onun szlerinden birok eylere tesdf
edildii gibi25 bz menkabeler de, onun birok eserleri olduunu teyid
ediyorsa da 26, ne yazk ki, biz hibir eserine tesdf edemedik 27.
te, Hoca Ahmed, mridi ve hocas Ysuf Hemednyi ilm ve
fazliyle zhd ve takvsiyle kendisine bir mukted bildi; ahkm- er'iy-
yeye kuvvetle bal, i'tizle dman Trk hkmdrlarnn hkm sr
d bir devirde28 o da, hocas gibi er' ilimlerde byk bir vukuf

23 Makmt- Ysuf Hemedn. Bu rivyete gre, Hoca Ysufun Semerkandde


lm olmas icabediyor; hlbuki dier kaynaklar sz birlii ederek, baka trl ml-
mat veriyorlar; bununla berber Makmt rislesinde de vefatnn Semerkandde olduu
tammiyle tasrih edilmiyor; yalnz hikye tarzndan yle istidll olunuyor.
24 Bu halfeler arasnda bilhassa Ahmed Yesev ile Abdl-Hhk Gucduvn byk
bir n kazanmlardr. Dier ilk iki halfenin byk hretleri yoktur.
25 Mesel Fasl'l-Hitb'da Hoca Muhammed Prs ondan birok eyler nakleder
ve hakkmda ok derin hrmetini ifde eden tbirler kullanr. Sem'n de, onun tannm
bir muhaddis olduunu syler.
26 eyh Necbd-DIn rz, Hocamn bz eserlerine rastladn ve onun ry-
sna girerek mellifin ismi tasrih edilmemi olan- o eserin kendisine id olduunu sy
lediini bildiriyor (Nefaht tercemesi, s. 410).
27 Ayasofya Ktphanesinin fihristinde 4340 numarada Nehcii'l-esrr ve ma'de-
n'l-envr f menkb-i li-sdlVl-ahyr mine'l-mehiyihi'l- ebrr bal altnda Ysuf
Hemednnin Arapa bir eseri zikredilmekte ise de, bu eser Nureddin l b. Ihnl-
Cevznin, Abdl-Kdir Geyln menkabelerinden bahseden Kitab- Behcet'l-Esrr
ve Ma'denl-Envr'mdan baka birey deildir.
28 Gerek Karahanllar, gerek Seluklular saf mslman olduklar iin, limlere
ve mutasavvflara ok sayg gsteriyorlard. Bu iki slle mensuplar da Snnlikte
det mutaassp denecek derecede mfrittiler; bununla berber daha Smnler zama
nnda Horasan da mevcdiyetini gsteren i'lik hareketi Mvernehrde gizli bir
srette mevcut idi. Mveriinnehrde Snnliin en byk merkezi olan Buhradaki
limler, dima i' hareketi aleyhine alyorlard. Mvernnehr de byk bir
hareketi H. 436 (M. 1044-1045) tarihinde vuk bulmutur ki, Bugr Han, sm'illeri
katl-i m ettirmek sretiyle bunu temizlemitir (bn'l-Esr, c. V III., s. 180). Her
hlde, W. Ba-tholdn verdii bilgiye gre de, V. ve VI. asrlarda Mvernnehrdeki
hkmdrlarn ve Buhra sac/rlarnn koyu bir Hanef olduklarna hkmedebiliriz. Bu
hususta I. blmdeki 16 numaral nota baknz (W. Barthold, Turkestan Dovn tn th
72 A H M E D Y E S E V N N T A R H H A Y A T I

kazand ve ilmiyle, zld ve takvsiyle o kadar tannd ki Ysuf Heme


dn ihtiyarlnda onu da dier mridiyle berber halifelie seti29.
lk iki halfe Hoca Abdullah Berk (veft: H. 555 / M. 1160-61) ve Hoca
Haan Andak (H. 466-552/M. 1073-1157)nin veftmdan sonra bir
mddet Buhra da tekkenin reisi olarak bulundu; lkin ne kadar sr
dn bilmemekle berber, herhlde pek uzun olmadn tahmin ede
bildiimiz bu devirden sonra - btn mrdlerini drdnc halfe Hoca
Abdul-Hlk Gucdvnye brakarak doru Trkistan a, Yesiye geldi.30
19. Yesiye Dn :
Slknu asrn en tannm eyhinden ikml ederek halifelik mev
kiini de kazanmaa muvaffak olduktan sonra, Ahmed Yesevnin niin
Buhrada durmayarak Yesiye dndn bilemiyoruz. Bu dnn
hangi tarihe rastladna dir bile kesin bilgimiz yoksa da, birinci Halfe
Abdullah Berknn veftndan, yni H. 555 (M. 1160-61)den sonra
olduu tahmin edilebilir. Bu takdirde Hoca Ahmedin Yeside uzun
mddet yaamayp, dnmesinden hemen on sene sonra ldne hk
metmek lzm geliyor; nk lm, muhtelif hl tercemesi kitaplarnn
sz birlii ederek ifadelerine gre, H. 562 (M. 1166-67)dedir31. Elimiz-

Mongol Invasion). Alparslann nekadar mteassp bir Snn olduunu Nizml-Mlk


bize kat' srette gsterdii gibi (Siysetnme, 21 ve 42nci bahisler), Sultan Sencerin
l'tizl suundan dolay Gazlye bir aralk nasl bir muamelede bulunduunu (ere-
fddln, Sancar ve Gazl adh tedkik) ve Seluklular devrinde mezhepler meselesi hak
knda yaplan tedkiklerin de bunu kuvvetlendirdiini (erefddn, Seluklular Dev
rinde Mezhib adl tedkik), kesin olarak biliyoruz.
29 Makmt, Reaht, Nefaht'l-ns ve bunlardan faydalanan baka btn hl
tercemesi kitaplar bu hususta birleir.
30 Ahmed Yesev nin herhlde birinci halfenin vefatndan sonra yni H. 555 (M.
1160-61) tarihinden sonra Buhrada meihata getii muhakkaktr (Abdullh Berk-
nin lm tarihi hakknda Haznet'l-Asfiy, c. I, s. 531); nk gerek birinci halfenin,
gerek ikinci halfenin Buhrada bulunduklar, ikisinin de Buhra da, eyh Eb shak
Gl-bd mezar civarnda gml bulunmalanyle de anlalyor (Reaht tercemesi,)

31 Hind limlerinden Mevln Gulm Srr Lhr, Haznet'l-Asfiy adh mehur


evliy tezkiresinde, Reaht'tan naklen Nakbend silsilesini yazarken, Ahmed Yesev
hakknda orada mevcut bilgiyi veriyor ve ilve olarak H. 562 (M. 1166-67) senesini
gsteren u vefat tarihini zikrediyor (Haznetl-Afiy, s. 532) :
I
jr* J j ot j JL- ol jj j\j
Jj ^ j fjfi" j> - X?' 1 j o
A H M E D Y E S E V N N T A R H H A Y A T I 73

deki pek az tarih vesikalar menkabev rivyetlerle karlatrdmz


zaman, ya Hoca Ahmedin yzyirmibe sene, veya d aha fazla bir mddet
yaad hakkndaki an'anenin, yhut vefat tarihinin yanllna hk
metmek zarreti hsl oluyor. Eer an'ane doru addedilirse, Hocann
lm tarihini yedinci asrn ilk senelerine kadar uzatmak iktiz eder ki,
bunun manszh meydandadr.
Nefaht1ta, eyh 'Al Lala hakknda verilen bilgi, Ahmed Yesevyi
mehur Necmeddin Kbr ile ada gsteriyor32. Necmeddin Kbr-
nm Moul istils srasnda H. 618 (M. 1221-22) de ehid olduu btn
tarihilerce birleilen bir meseledir3S. Eer bu adalk rivyeti doru
olarak kabl edilse bile, Ahmed Yesevnin her hlde VI. asr sonlarnda
veya VII. asrn ilk senelerinde veft ettiine hkmedilmek icabetmez;
nk o esnda Necmeddin Kbrnm henz gen olduu dnlrse,
Hoca Ahmedin son senelerine yetiebilecei kolaylkla teslim edilir.
Yalnz, bu takdirde eyh Al Lalamn (vefat : 3 Rebi'ul-evvel, 642/
9 Austos, 1244) hemen hemen bir asr yaad neticesi kyor ki,
mutasavvflarn ekseriy ok yaamalarna ramen, eyh Al Lalann

Melioransky, Encyclopedie de lIslam'daki Ahmed Yesev maddesinde, Ahmed


Yesevnin doum tarihi bilinmemekle berber Duranda altm yanda vefat ettii
musarrahtr. diyor. Bu mtlea birka bakmdan cerhedilebilir. Evvel, hi kimse
kendi Dvn'mda kendi lm tarihini syliyemez. Sniyen, mevcut an'ane, Ahmed
Yesev nin herhlde 63 seneden fazla yaadn gsterdii gibi, manzmeleri de bunu
isbat ediyor. Anladyor ki Melioransky ol sebepden altmte kirdim yirge msra'n-
daki yire girme"nin ille-hneye girmek, dnyann hy-u huyundan uzaklamak"
mnasna geldiini anlayamadndan, onu vefat tarznda tefsir etmitir.
32 Nefaht tercemesi (s. 492-494). eyh Radiyyuddn 'Al Lala, Trkistanda
eyh Ahmed Yesevnin tekkesinde idi. Birgn bir ahs Hrizm den gelmiti ve eyh
Lala halvette idi. eyh Ahmed, gelen adama, Hrizmde ird ile megl dervi var
mdr? diye sordu. O adam, Yeni bir civan geldi, irad ile megldr, etrafnda epeyice
miirid vardr cevabn verince, ismini renmek istedi. Gelen adam, Necmeddin
Kbrdr. dedi. eyh Al Lala, vaktiyle rysnda Necmed-Dn Kbr y grm,
kendisini onun ird edeceini anlayarak yllarla onu aramt. Halvette bu ismi iittir
iitmez hemen frlad, sefer kuam kuand. Mevsim k olduu iin, Hoca Ahmed,
beklemesini tavsiye etti; lkin cokun dervi bir gn daha durmaa muktedir deildi.
Hemen Hrizme gelerek Necmeddin in hizmetine megl oldu (s. 493).
33 Tarih-i Yfi', Meclis'l-M'minin, Hefl-Iklm, Sefnetl-Evliy, Riyzl-
Arifin gibi muhtelif kaynaklardan naklen (Mirz Muhammed b. Abdl-Vahhab Kaz-
vn, Tezkiret'l-Evliy-i 'Attr mukaddimesi) ve Nefaht tercemesi, s. 480.
74 A H M E D Y E S E V N N T A R H H A Y A T I

doum tarihi dnlnce bu rivyet kabul edilemez34. Yesev an'ane-


sini en iyi zapteden Cevhiril-Ebrr'1da, Necmeddin Kbr halfelerin
den eyh Seyfeddin Bharznin de Yesev halfesi olarak zikredildii
dnlrse, herhlde Nefaht1tak bu rivyetin az-ok bir ess olaca,
mesel eyh Alnin daha Ahmed Yesev htras unutulmadan bir
yesev tekkesinde -b elk i Yesi d e - bulunduu anlalyor. te, biz,
btn bu izahlara dayanarak, Hoca Ahmed Yesevnin H. 562 (M.
1166-67)de ld hakkndaki rivyeti reddetmee imdilik akla yakn
bir sebep gremiyoruz.
Ysuf Hemednnin lim halfesi, Yeside yaad yllar, etrfma
Trkistandan binlerce mrid toplad. Essen o srada umm vaziyet
de din ve tasavvuf propagandasna ok elverili bulunuyordu. Melik-
ahdan sonra Mvernnehr ve Horasan ayni siys hkimiyet altnda
birletirmi olan Sultan Sencer lm (H. 552 / M. 1157-58), Hrizm-
hlar byk bir slm devleti olmak isti ddn gstermee balamt.
Yine tam bu sralarda Dou Trkistan da, Kula civarnda, Yedi-su ha
vlisinde kuvvetli bir slm hareketi geliiyordu 3S. slm-Asyasnn her
tarafnda eyhlerin geni bir nfza mlik olduklar, her tarafta tekkeler

34 eyh Radiyyddn Al Lala, Mu'tasm Halfe zamannda H. 642 (M. 1244-45)-


de vefat etmiti ve Horasanda medfundu (Tarih-i Gzide, s. 751, Profesr E. Browne
tarafndan bastrlan nsha, 190). Essen Gazneli olup Hakm Sennin amucazdesi
idi, Nefaht'a gre babas eyh Sa'id, Sennin amucazdesidir. Babas Sena ile be
rber hacca gitmi, yine Nefaht'a gre, Ysuf Hemednnin sohbetine erimitir;
essen yukarda Hakm Sennin bir mddet Merv de, bir mddet Ysuf Hemedn
tekkesinde bulunduunu sylemitik; eyh Sa'idin mlkt da byk bir ihtimlle
o zamana rastlar. Radiyyd-Din Al, Cveyn vilyeti dhilinde Husrev-i rgrde
H. 563 veya 566 (M. 1167-69) senesinde dodu; sonra dervilikle yllarca dolat, Asya
nn birok memleketlerini gezdi. Drtyz byk eyhden iczet ald ve Hindistan da
-tpk Arslan Bab gibi ashb- kiramdan, yhut dier bir rivyete gre Hazret-i s
Havrlerinden olup, bindrtyz sene yaayan menkabev - Ebur-Rz Baba Reten
Hind ile grerek ondan Hazret-i Peygamber in taram ald mehurdur (Devleth
tezkiresi, s. 222). Baba Reten hakknda Kms tercemesine baknz (c. III., s. 636).
Baba Reten Hind, btn Dou leminde tannm bir smdr ki, onun hakknda muh
telif kaynaklarda birok tafsilta tesdf olunur; mesel, bahca unlara baknz :
Evliy eleb, Seyahatname, c. III., s. 186. akyk Zeyli, c. I., s. 66da muhtelif
kaynaklardan naklen pek iyi mlmt vardr. - Hindistann mehur irlerinden h
Mehemmed Veliyyullh Dekken ( J S '^ nin, drt-bebin beyitlik manzum bir Kssa-i
Baba Reten'i mevcuttur - Garcin de Tassy, Hindi ve Hindistn Edebiyatlar Tarihi,
ikinci basm, c. III., s. 287.
35 W. Barthold, Turkestan Dovn to the Mongol nvasion.
A H M E D Y E S E V N N T A R H H A Y A T I 75

ykseldii bir esnda, Ahmed Yesev Sr-Dery havlisinde, Takend


evresinde, hatt daha kuzeydeki bozkrlarda hret kazand; etrfna
Buhra ve Semerkandda, vey Horasan ehirlerinde olduu gibi ran
dil ve edebiyatna vkf, o detler ile lfet etmi dnimendler deil,
slmiyete yeni, fakat ok kuvvetli rbtalarla balanm, saf, sde
Trkler toplanmt; bu yzden, Arap ilmini ve Acem edebiyatn tabi
pek iyi bilmekle berber, mrdlerine, anlayabilecekleri bir dil ile hit-
betmek mecbriyetinde bulundu. ran hars diresinde kalan baka
sfler gibi Farsa ile yazacana, Trkeyi kulland ve slk dbn
Arapa, Farsa bilmeyen Trk dervilerine anlatmak iin, yine Trk
lerin halk edebiyatndan alnm basit ekillerle, ahlk ve tasavvuf
manzmeler yazd.
Ahmed Yesev altm yana girdikten sonra, an'aneye gre tek
kesinin bir tarafna arn derinliinde bir ille-hne yaptrarak oraya
ekildi. Bunun hangi tarihe tesdf ettiini de, ne yazk ki, bilmiyoruz.
Dlvn- Hikmet'teki birok paralarda bu ille-hneye giriini, inziv-
snn sebeplerini mutasavvfne bir lisanla uzun uzun anlatr. Herhlde
bu ille-hne hayat yle zannedildii gibi uzun srmemi, etrfna,
ana'nev rivyetlerde iddia edildii gibi 99.000 mrd toplanmamtr.
Btn bunlar, onun, zamnmdaki geni hretini gsteren delillerden
baka birey saylamaz. Hoca Ahmed vefat edinceye kadar Hikmet
bal altndaki sfyne manzmelerini yazmakta devam etti; etr-
fndaki mrdlere etvr ve slk dabn, sfyne hakikatleri, tasfiye-i
btn ve ahlk slal lzumunu, din an'aneleri o sretle anlatyor,
bunlara dir Arapa ve Farsa dillerindeki balca ilimleri okuyamayan
lara Hikmet'leriyle yol gsteriyordu. Ahmed Yesev tpk mridi gibi
Hanef mezhebinde bir fakih, bir er'at limi olduundan er'atle tari
kat dima kaynatrd; din teklife kar dikkatsizliin tarikat d-
byle uyuamayacan ner ve telkine alt.
Ahmed b. Mevln Celleddin Kn, Abdl-Hlk Gucduvn
nin Makdmt'ndan ksaltarak naklettii paradan sonra, Ysuf He
mednnin halfeleri hakknda u bilgiyi veriyor : Ey azizler, biliniz ki
Hoca Eb Ysuf Hemedn Hazretlerinin drt halfesi vard : Birincisi
can-nini bulunan Abdullah Berki Hazretleridir ki, kabr-i erifleri
Buhrada Gl-bd dervzesinin dnda, ristan tepesinin zerinde,
Hoca shk- Gl-bd Hazretlerinin kabrine yakndr. kincisi Hoca
Haan Andakidir ki, istirak leminde garlk idi. Bunun kabri de Hoca
76 A H M E D Y E S E V N N T A R H H A Y A T I

shk kabrine yakndr. Bilinizi ki Andak, Bubraya alt fersah mesa


fede bir karyedir. ncs Hoca Ahmed Yesevdir ki, kermt ve
hrik detlerinden idi ki, her kim huls-i niyyetle kendileri ile merref
olursa ehlullhtan olurdu. Nasl ki : Niyytm koldan, buyururlard;
512de bu dnydan gittiler. Kabr-i mbrekleri Trkistandadr, si-
tn- lleri kesirl-feyzdir . Buradaki 512 tarihi, pek l grlyor ki
bir istinsah hatsndan ibret olup, 562 yerine yanllkla yazdmtr.
Dvn- Hikmet'in tedkikinden ve ahsiyetinin teekkl ettii ev
reden pek kolay anlalaca gibi Hoca Ahmed Yesev ar, uzak grl,
muhkemeli bir Trk mutasavvfdr. Tasavvufun terk-i dev ve
kitmn-i meniden ibret olduunu syleyen Cneyd-i Baddnin bu
szn Ahmed Yesev tammiyle yerine getirmitir. Onun eserlerinde
umm i'tikadlar sarsacak huss mlara rastlanamaz. ok geni bir
gr noktasndan, er'ata kar az-ok dikkatsiz hareket eden byk
birksm ran sflerinde mevcud fikir ve temyller, bu byk Trk
eyhinde hemen yok gibidir. Bir vakit namaz klmayann domuzdan
fark olmayacan syleyecek derecede er' hkmlere fazla ballk
gsteren Hoca Ahmed, her manzmesinde gnahlarndan bahsederek
istifr eyler, yhut cennet ve cehennem hallerinden, sfyne menka-
belerden bahsederek, neticede tevzu' ile Tanrdan mafiret diler. Vah
det felsefesine en ok dald, <il ^ J makamndan, J-i Iy
Iy j l l sarayndan, <il J bi derysndan en ok bahsettii za
man bile er'at silhn unutmaz36. Etrfna o kadar ok mrd topla
yabilmesinde, er'at hussundaki bu ihtimam fazlalnn, er' ilim
lerdeki derinliinin tesiri olduu gibi, mdfaa ettii esaslardaki basitlik
ve kat'iyyetin ve halka az-ok anlad bir lisanla, alt bir nazm ekli
ile hitbetmesinin de ok yardm olmutur. Hulsa, Ahmed Yesev
derin bir grle evresinin ihtiyalarn anlam, onu temine al
mtr. Onun tarih smsn hl kuatan kesif menkabe dumanlar,
halk muhayyelesinin ona uzun asrlardanberi hl nasl kudsiyet verdi
ini gsteriyor.

20. ocuklar ve Torunlar :


Gerek bu gn Yesideki an'ane, gerek Cevhir'l-Ebrr'da mevcut
bir menkabe, Hocamn brhim adh bir olu domusa da, babasnn

36 Dvn- Hikmet.
A H M E D Y E S E V N N T A R H H A Y A T I 77

hayatnda ldn kuvvetlendiriyor. Yesideki an'aneye gre, Hoca -


nm bundan baka Gevher Hons vey Gevher ehnaz adh bir kz
vardr ki, asrlardanberi kendilerini Hoca Ahmed Yesev torunlarndan
sayan birok kimselerin soyu bu kza kadar gider37. imdiye kadar,
gerek Dou gerek Bat Trkleri arasnda birtakm adamlar, kendilerinin
Yesev soyundan olduklarn iddi etmilerdir : X . asr Mvernnehr
ileri gelenlerinden olup, bir mddet Abdullah Hann yannda bulunan,
arada-bir r syleyen ve Semerkandda oturan eyh Zekeriyynn
Ahmed Yesev evldndan olduunu, Hoca Haan Nakibl-Erf Bu-
hr sylyor38. Bat Trkleri arasnda, Yesev torunlarndan olarak,
Tecnist- Ktibi tarznda Tuhfetl-'TJk adh bir eser yazan Mevlidci
skpl ir 'Aty gryoruz39. Bunlardan baka, X I. yzyln me
hur Osmanl seyyah Evliy eleb de Ahmed Yesev neslinden olduunu
kitabnn eitli yerlerinde tekrar etmektedir 40.

37 r Mecmuas nn Mart, 1914 nshasndaki Halvet balkl makale, s. 14.


38 Mzekkir-i Ahbb, mellifin tand ve yazd srada hayatta bulunup Buh-
radan baka yerlerde yaayan irler arasnda (s. 252).
39 k eleb Tezkiresi (s. 250 b.). k eleb, ceddi Acem ilinden gelmi olan bu
Nakbend irin Tecnist ve Thfctul-1Uk adl iki eseri olduunu sylyor. Haan
elebi (s. 137 b), Yesev sllesinden olduunu sylemekle berber, yalnz Tecnist
rislesi olduunu zikrediyor; Ltifi de (s. 246), sllesini tasrih etmemekle berber,
aym bilgiyi veriyor. Huss ktphanemizde Atnn Tecnist- Ktib'ye nazire olarak
H. 911 (M. 1505-1506)de yazd Tuhfetil-'Uk nshas bulunduu cihetle, k
elebnin Tecnist naziresi ile Tuhfet'l-'Uk' iki ayr eser saymak suretiyle - hat
ettii anlalyor. 'At, bu eserinde kendi sllesini u beyitlerle anlatmaktadr :
Nceyedek ey 'At b kil- kl
Hl isle kim olasn ng-hl
Klib'nin ehri N br ise
Melce'- Attr gibi nr ise
Sen Yes'dan eyh Ahmed Pr'sun
Ma'ni yznde o emsin nrsun
Geri hk- hitta- Uskb'sn
Ma'den sen zer gibi skb'sn
Resmini haddim deil tavsif edem
Gn gib ren nice ta'rif^edem
Her szn nisbet^et ol merde sen
Dirilb t olmaysm mrde sen
n o derydan ola sn gd
Pes mminindir hakikat m'ad
40 Evliy eleb, ayn eser (c. I., s. 100, 303; c. III., s. 349) Dr. Mordtmann, Encyc-
lopedie de LIslamAeki Evliya elebi maddesinde onun Ahmed Yesev sllesinden ol
78 A H M E D Y E S E V N N T A R H H A Y A T I

X V I. asr esnsnda Asyann geni shasmda Hoca Ahmed Yesev


ye nisbetini iddi eden birok mutasavvflara rastlandn Seyd Al
Reisin Mir,tul-Memlik,m.Aen aka reniyoruz. SeydAl R e is -k i
Ktib mahlsl mhim bir irdir - H. 961-964 (M. 1553-57) senelerinde
yapt uzun seyahatinde Sind, Pencb, Afganistan, Mvernnehr,
Horasan, Azerbaycan, ran shalarndan getii esnda Yesevye nisbet
iddi eden u mutasavvflara rast gelmitir : Birincisi, Semerkandde
grt Barak Hn, onun yanna Sadr- lem eyhi eli olarak veri
yor ki, bu zat Ahmed Yesev evldndan imi (Mir'tl-Memlik, s.
65, 72). kincisi Ejderhan yolunda erkesler tarafndan katledilen Baba
eyh de o slleden imi (ayn eser, s. 89). ncs, Kazvin-Badad
yolu zerinde Sultniyye yaknnda Ebheri getikten sonra urad
Kurkanda ziyret ettii eyh Muhammed Dem Tz b. Hoca Ahmed
Yesev de onlardan imi (ayn eser, s. 92). Bu tafsilt, Yesevlikin ve
Yesev nfzunun, X V I. asrda slm Asyasnda nasl vsat ve kuv
vetle yayldn gsterir.
X V II. yzyldan sonra Ahmed Yesevye mensup olmak iddisnda
bulunan yalnz Hoca Hfz Ahmed Yesev Nakbend isminde bir muta
savvfa rastgeliyoruz. HaznetU'l-Asfiy yazarnn ifdesine gre, ha-
vrk ve kermta mazhar ve envr ve tecelliyta mevrd olan bu
dervi, kader evkiyle vatanndan ayr derek Arabistan, Mekke, Me
dine, Kuds, am, Irak, Rm, Rus memleketlerinde bulunduktan sonra
Hindistana, Kemire gelerek uzleti semitir. Kimse ile grmez,
yalnz arada-bir eyh Agh Molla hm tekkesine gelirdi. Birka sene
sonra Hoca Nizmddin b. Mu'nddin, onun mnev stnln
anlayarak hizmetine geldi ve birok mkillerle onu kendisi ile berber
ehre gelmee rz etti. Nizmd-Dnin lmnden sonra Hoca Nured-
din Muhammed ftb, onun hizmetine gelip mrd oldu ve bu sretle
o evrede pek byk bir n kazand. Ahmed Yesev torunlarndan olan
bu nakbend - daha dorusu Yesev eyhi, H. 1114 veya 1116 (M.
1702-1704) tarihinde vefat ederek Kemirde gmlmtr41.

duunu her naslsa zikretmemitir. [Islm Ansiklopedisi'nn stanbul basksna yazm


olduu Evliy elebi maddesinde ise Prof. M. Cvid Baysun bu ciheti belirtmitir].
41 Haznet'l-Asfiy (I., 657). Muharrir, Yesevleri dima Nakbend olarak gs
teriyor.
A H M E D Y E S E V N N T A R H H A Y A T I 79

21. Trbe ve Cmi':


Hocalarn ve eyhlerin halk zerindeki mnev nfuzlarndan fay
dalanmak maksadiyle btn hayatnda slm bir siyset ta'kbeden 42,
eski Cengiz Yasas'm kaldrarak lsn'-caeriye meslekinden mlhem
yeni bir tekilt kuran43 cihangir Timurleng, H. 799 (M. 1396-97) tari
hinde Dilgu Ban yaptrdktan sonra Takend tarafna doru gitti.
Seyhun nehrini geip o civardaki kasabalarda ordunun klamasn em
retti ve kendisi de Trkistanda ve Krgz bozkrlarnda byk hreti
olan Ahmed Yesev mezarn ziyret iin Yesiye geldi. Zafer-Nme
mellifi erefddin Yezdnin rivyetine gre, Muhammed Hanef
evldndan bu din ulusuna hrmeten mezar zerine l bir imret
yaplmasn emr ve ferman etti44. Mevln Abdullh Sadr, bu ie me-
mur klnarak, Hoca Hseyin rz adl bir mi'mar ma'rifetiyle ie

42 Timur hakkmda tedkiklerde bulunan btn tarihiler - hakik bir tarihi saya
mayacamz Leon Cahun da dhil olduu hlde - bu hususta birleirler (Leon Cahun,
Introduction d Vhistoire de l'Asie, les Turcs et les Mongoles, 1896, s. 471).
43 Tzkt'm Farsa metnine veya Langlaisein tercemesine bakmz. hrh
Sultan, in mparatoruna gnderdii bir mektupta, Timurun Cengiz Yasasm ve
yarguy kaldrp btn memiikte er'at ahkmnca emr-i ma'ruf ve nehy-i mnkerle
amel ettirdiini ve zamannda ehl-i iman ve slmn revnak- tm bulduunu sy
lyor (Hfz Ebr, Zbdet't-Tevrih, H. 815 / M. 1412-13 vak'alar srasnda). Bu
mhim mektubun tam tercemesi Acib'l-Latif hakkndaki tenkidli makalemizde
vardr (Mill Tetebbu'lar Mecmuas, nu. 5, s. 356-357).
44 Bu binmn hangi tarihte yapld hakkmda tarihiler arasnda ufak bir anla
mazlk vardr. erefddin, mehur Zafer-Nme'sinde, H. 799 (M. 1397-98)da Dilgu
Bann ve kklerinin yapdmasndan soma trbenin insna emir verildiini sylyor
(erefddin Yezd, Zafernme-i Timur, H. 799 (M. 1396-97) vakyiinde ve Muhammed
Al b. Dervi Al Buhr, Zafernme-i Timur Tercemesi). Hatifi'nin eserinde ve Aci-
b'l-Makdr'&a. hi bulunmayan bu rivyeti, Mrhondda, jS- i
B j-l; ojt(o tsljT jlU j l j J
nvan altndaki huss babta H. 800 (M. 1397-98) vak'alar srasnda gryoruz
(Ravzat's-Saf, c. VI., s. 127-128). Melioransky, belki de buna dayanarak, bu trbenin
ins tarihini H. 800 (M. 1397-98) olarak gsteriyor (Encyclopedie de l'Islam'daki,
Ahmed Yeseci maddesine bakmz). Schuylerin Trkistan Seyahatnmesi'nde de bu
tarih gsteriliyor (Trke tercemesi, s. 93). Bekurin ve Ujfalvy kaynak gstermeyerek
H. 806 (M. 1404) tarihini kabl ediyorlar (Ch. E. de Ujfalvy, Le Syr-Daria, Paris, 1897,
s. 17, 50). Mslman Sa'nat adl eserin mi'mrden bahseden ilk cildini yazan Sal-
hddn, Trkistan bidelerinden bahsederken trbenin - mehur ad ile Cmi-i Haz-
ret in - H. 806 (M. 1404)da yapldn, sylyor (Saladin, Manuel d'Art Musulman,
s. 359). Herhlde btn eitli rivyetler arasnda en dorusu yukarda yazdmzdr.
80 A H M E D Y E S E V N N T A R H H A Y A T I

baland45. Byk bir kubbe ile iki minreden ve saysz sofalar, hc


reler, knbetlerden mrekkep muhteem bir bin iki senede meydana
kt46. Bu bin kubbe ve dvarlarnn inilerle tezyin ve Hocanm mezar
tann fevkal'de naklarla mzeyyen mermerden yapdmas hkm
darn emri icablarndan bulunduu iin, bin gerek iten gerek dtan
kusursuz denecek bir ekilde vcde gelmiti. Mihrbm iki tarafnda
tsfahanl, Timur isminde bir san'atkr tarafndan H. 899 (M. 1493-94)da
yaplm ok byk iki am'dan bulunduu gibi, cmi'in iinde H. 801
(M. 1398-99)de vakfedildii anlalan Kur'n yetleri hakkedilmi
kocaman bir kazan da vard47. Kaplarn oymalar, ierisindeki tefer-
rutn incelik ve zariflii hrkul-de denecek kadar gzeldi. Bu muaz
zam binnm yaplmasndan sonra, Timur, ehirdeki fakir ve muhtalara
birok ihsan ve sadakada bulundu ve bu mersim bitince tekrar ordu
suna dnd. Rivyete gre, bu san'at bidesi son def'a olarak Abdullah
Han tarafndan ta'mir olunmutur 4S.
Aa-yukar yarm asr kadar nce o evrede ilm bir seyahat
yaparak, o arada bu eski san'at bidesini de ziyret etmi olan Ujfalvy-

45 Bu mi'mrn ad Dou kaynaklarnda yoktur; lkin cmii bizzat ziyret eden


Ujfalvy, Veselowsky ve onlardan naklen Mslman San'at muharriri bu hususta bir
leirler.
46 Bu bin hakknda gerek erefddin gerek Mrhond, hemen hemen ayni srette
tafsilt veriyorlar. Mrhond - byk bir kat'iyetle - erefddinden iktibasta bulunduu
iin, bilhassa Zafernme'deki tafsilt aynen naklediyoruz :

jUI OaJJji J 4S~ ^ * - jl J~>- Cj J ))


jljjl (JU cjjll iljc. jlj l ju.jJ ii j ^1 <uUI Jp j uLt ojI j
jjKA (J j J j

J* J ^ J* ^
C^>- jvA j j ^ O <i.L> jl$>-
^ ^ Ij ! j j! \3 L j j j o l j <jl>-
\j i [x Ij Aj T J (_ o Ju \ j J 4AA S 'i.J

J* J S jA j (( a )) ^-*4^ J> ulj J oIan^I J ---- j-U^ Zi\ 'X ? ' t VJ A


(L/y ^ ^ j j*U Ij J L >

jrU j j\ j* ol oLu^ j A iU liilj jUT


o ^ jI^ jj* jlj JU U:T j ! j $j * j j j

(Zafernme, yazma nsha)


47 Schuyler, Trkistan Seyahatnmesi (s. 96).
48 Schuyler, ayn eser, (s. 94).
A H M E D Y E S E V N N T A R H H A Y A T I 81

nin verdii bilgiye gre, bu cmi' tam mnasyle bir mi'mr bidesidir;
gerek Bekurin, gerek Schuyler bu cmii yalnz Trkistan ehrinin ba
lca bidesi deil, belki btn dnyadaki mi'mr eserleri arasnda yer
alabilecek bir san'at eseri olmak zre gsteriyorlar. Schuylerin bu cmi
hakknda verdii kymetli bilgiyi ksaca vermei lzumlu bulduk :
eyhin mezar muhteem bir bindr. Trbeyi rten kubbe ok muaz
zam grnyor. Bu byk cmiin arka tarafnda kavun eklinde kubbeli
dier bir ufak mescid daha ona ilve edilmitir. Cmiin kaps ok
byk ve kemerli olarak en az yz ayak yksekliindedir. Yanndan
penceresiz ve ular entikli olmak zre iki yuvarlak kule ykseliyor.
Kemerli geitte, ok san'atkrne ilenmi iki katl byk bir tahta
kap vardr ki, stnde ahniinli bir pencere gze arpar. Bunlar, bin-
nm Abdullah Han zamannda yeniden yapld zamana rastlar. Cmiin
dvarlar iyi pimi drt keli tuladan ok ustalkla yaplmtr. iniler,
velev pek bozulmu bir hlde olsa bile, yine yalnz yan ve arka taraf
larda kalabilmitir ve kubbeyi ssleyen mvi tulalarn hemen hepsi
dmtr. Kubbedeki kf yazlarn ancak birksm okunabiliyor. Be
yaz zemin zerine mvi renkle ve ok san'atl bir srette yazlm olan
bu iri yazlar, binnm ierisini birkat daha gzelletirmektedir. Harap
hlinde bile bu kadar muazzam grnen bu bin, ilk zamannda kim
bilir nasl bir hrika idi! Zelzeleler vesir bin trl eyler bu binay
olduka harap etmi ve dvarlardaki atlaklar di sva ile doldurul
mutur. Anlaldna gre, cmiin n ksm, lykyle ikml olunma
mtr; nk vaktiyle iskele hizmetini gren keresteler dvarlarda hl
duruyor ve zerlerinde leylek yuvalar bulunuyor.
Cmiin ortasnda ve muazzam kubbenin altnda kocaman bir dehliz
ve medrese vardr. Kubbe, yz ayaktan fazla bir yksekliktedir. Gerek
bu kubbe ve gerek altndaki dehliz, dhilde, Elhamrdakine benzer
nakl mermerlerle ssldr. Sada ve solda orta ve kk ordulara
mensup eitli kazak hkmdrlarnn mezarlarn iine alan odalar
vardr. Bunlar arasnda mehur Ablay-Hanm mezar da bulunur. Oda
lardan birisi mescid olup, srf Cuma namazna mahsustur. Binnm arka
sndaki kk kubbenin altnda Ahmed Yesev ile ilesinin mezarlar
bulunur49. Etrf kabirlerle evrilmi uzun bir koridorun sonunda mu

49 Hlen Hocanm kabri Emr Timurun yaptrd binann altnda bulu


nuyor. Kabr stnde yaz falan birey yok. Hocanm yannda da zevcesinin kabri
var. Bu iki kabri ziyret edenlerin hac sevbndan daha fazla sevaba lyk olacaklarna
82 A H M E D Y E S E V N N T A R H H A Y A T I

kaddes bir kuyuyu iine alan bir oda vardr. Hoca Ahmedin mezar
bitiiinde Timurlengin torunu Rbi'a Sultan Bekimin mezar vardr.
Bu Sultan, Ulug Beyin kz olup, Ebul-Hayr Hanla izdiva ve M.
1485de lmt. Oullarndan biri de yannda yatar. Birinci odann
btn dvarlarnda ekseriya Kur'n yetleri veyhut ksa birtakm
dulardan ibret olan saysz kitbeler vardr. Bu kitbelerden biri,
rivyete gre Hokand Han Muhammed Al Han tarafndan yazlm
tr ki, bu Han 1842de Bubra Emiri tarafndan ldrlmtr. Bu
odann ortasnda bir mesned zerinde en az 50.000 ielik su alacak
kocaman bir pirin kazan vardr50. Kapnn nndeki etrf dvar-la

inananlar hi de az deildir. Ziyrete gelenlere evvel Hocann kabrini ziyret ettirirler.


Ziyret ettiren Hoca, kabirleri u sretle gsterir : B Arslan Bb Evliy, B Ebl-
Hayr, B Ablay, B Muhammed Hanef, Hazret-i Sultnul-'rifn ki 77.000 meyih,
88.000 server. .. v.s. Bu ziyret dima olan bir ziyrettir (Halvet balkl makale, r
Mecmuas, Mart 1914, s. 140).
50 Bu kazanda camideki mstahdemin ile ziyaretiler ve talebe iin su bulunur.
Bunun, Trkistann elli u kadar mil uzaklkta, hl harbesi bulunan urnak ehrinde
yapld sylenmektedir. Kazann etrfnda suyun ehemmiyetine dir muhtelif harfler
ile yazlm birok Arapa kitbeler vardr. Bu kitbelerden, kazann Timurleng emriyle
buraya konduu ve Tebrizli stad erefddin olu Ebul-'Aziz tarafndan yapld
anlalyor (Schuylerden naklen H. Howorth, History o f the Mongols, London, 1880-
1888, c. II., ikinci blmn sekizinci ksm sonundaki notlardan). Bugn Yeside bu
kazam da Ahmed Yesev zamanndan kalm saymakta imiler (Halvet balkl makale,
s. 147). Alman ark Cemiyeti Mecmuasmn 1897 ylna it cildinde Vamberynin,
Timur menkabelerine dir bir makalesi vardr ki (s. 215-232), c j Ji j j i l^-b a
(( dU- j~* j 31^ O--Ij d)lyL>-L adl Farsa bir tarihi vesikann metin ve
tercemesinden ibrettir. 1192de Ebul-Gz Bahadr Han zamamnda yazld anladan
bu vesika, tarih olmaktan ok menkabev bir kymeti hizdir. Gerek Cengize gerek
Timur a it bu cins menkabev eserler pek oktur; hatt yukarda Timurun, Ahmed
Yesev hakkmdaki hrmetkrne hislerinden bahsederken, bz menkabelerden ve me-
kabev eserlerden szetmitik. Timurun Ahmed Yesevye trbe yaptrmasndan
dolay teesss eden bu menkabelerden birini, Vamberynin nerettii bu vesikann ba
tarafnda gryoruz ki, bize, trbedeki mehur kazann mene ve buraya nasl geldiini
-tabi srf menkabev bir srette- gsteriyor. O paray, zarr grdmz bz ufak
tashih ve ta'dillerle aynen naklediyoruz :

( j -U oLi I ^5jjij (U O .-J A- < j B


US $Jf *ul
J-o 1j lf-1 & S ( j ;J 615"j LjI* Ij- I
, oT ULJ ci.
S' i 4*1 2.9 I o lijl U lJ J
A H M E D Y E S E V n N T A R H H A Y A T I 83

evrili kk bir bahede saysz kabirler ve zerlerinde kitabeleri hv


mezar talar vardr. Byk avlunun bir kesinde ok zarif kk bir
cmi vardr. Bunun limon eklinde olan kubbe.-i, mvi inilerle rt
ldr. Yerli an'ane, bu mescidin, pek gen iken len Rbi'a Bekim adna
Timur tarafndan yaptrldn gstermekte ise de, bu, tarih bakmdan
yanltr; nk Rbi'a Bekim ondan seksen sene sonra lmtr. Bu
cmi'e Cmic-i Hazret ve Trkistan ehrine de bu cmi'i hv bulun
masndan dolay Hazret-i Trkistan, veya sdece Hazret de derler.
6.000 kadar nufsu olan bu harap ve terkedilmi ehirde bundan baka
ehemmiyetli birey yoktur51 . Mi'mr slbu noktasndan, bu eser,
Timur zamannda Orta-Asyada vcde getirilmi baka mi'm bide
leriyle ayn esas hatlar hizdir.

22. Bugnki Yesi:


Tarih nn hl saklayan Yesi, bugnk ismiyle Trkistan ehri,
Orenburg-Takend demiryolu stnde kk, harap bir Trk ehridir.
arlk zamannda, sekiz ksma ayrlm olan Sr-Dery eyletinin altnc
ksmn tekil eden Trkistan diresinin merkezi olup, bir asr kadar

. . . . w t j J i U ji ^U> Jl ji l . / g-j u
j'P M ^ ljS' jb
tS ili
. . .

& IaJ o L L jl 5 4X3^ 0L jr .J ol J U > \ ^

2 j3 4 , 1 ^ . ) 3- ) - L ) I L * - * * '

. . j -1*^5 _p Jl \j> U

(_pl 0J J^ j ^ O J I o l ^ S ^ l 4 ^ s a i J l
JJ-* j ** J l X i $ j Z " l j A * > - 1aJ ^ Ajl* u -jL -I j i \ U J jl jZ ol

. (( T O 4S*" I 4>-1

On arn boyunda ve on arn kutrunda olan Efrsyb tan kalma bu bakr kazan, bu
menkabeye gre, Timur a Kaba da Trkmen neslinden be birader tarafndan hediye
edilmitir. Metinde - stnde milinin ismi kazlm bulunan - bu kazana ve oun hakik
byklne it bilgi vardr; yalnz bu vesika da, Yesevnin Orta-Asya da ne unutul
maz bir nfza mlik olduunu kuvvetlendiriyor.
51 Sehuylerden naklen IIoworth, History o f the Mongols, Lodon, 1880-88 (c. II.,
ikinci blmn sekizinci ksm sonundaki notlardan). Schuylerin verdii mlmta
gre bu cmice Yesiye mlik olan muhtelif Orta-Asya hkmdrlar tarafndan verilmi
bz imtiyazlar ve vakflarn fermam eyhl-slmm elinde bulunuyormu; hatt
bunlardan biri Mildm 1591 tarihli ve Abdullah Han imzsm tayor imi (ayn., eser).
84 A H M E D Y E S E V lVN T A R H H A Y A T I

nce 965 evi ve Sartlarla Krgzlardan mrekkep 5223 nufsu vard.


ehrin harap olmu bir kal'as ve kal'ann ortasnda da biricik bidesi
olan Cami'-i Hazret grnr. Bu binnn yksek bir noktasna klnca
gze arpan manzara ok irnedir. Bir def'a bu harap Sart ehri
kirli ve aprak sokaklariyle, kasvetli evleriyle yaylr. O kalabalk
arasnda eski Han-saray harbeleri ile Rus kilisesi gze arpar.
Bundan sonra, gz bu snrl direyi aarak iyi ekilmi tarlalardan sonra
Ikn kasabasn, dier Krgz kylerini ve derinliklerde Karada silsile
sinin karh tepelerini ihta eder. Essen Asyann bu shas hemen ba
tanbaa harbelerle doludur : Eskiden Seyhun geitlerini mdfaaya
yarayan kal'alar terkedilmi olduu gibi, ovann urasnda burasnda da
kurganlara tesdf edilir. Yesnin gneyinde Timurun iinde ld
Otrar, Savran birer harbeler kmesinden baka birey deildir52.
Yesi, muhtelif zamanlarda Asyann eitli hnednlarna it ol
duktan sonra, bir mddet Kazaklarn da hkmet merkezi olmu 53 ve
nihayet 1864de Ruslar tarafndan alnmtr. Rus bombardmannn ac
htrasn divallarnda hl saklayan Cami'-i Hazret54 ve onun kubbesi
altnda yatan Hoca Ahmed Yesev syesinde, bu kk ehir btn
Dou ve Kuzey Trkleri lemindeki mukaddes nufzunu hl sakla
maktadr. Asrlar esnsnda birok hkmdrlar onu ziyret ettikleri
gibi, irler de onun kudsiyyetini terennmden hibir zaman geri dur
mamlardr55. Bugn hl Trkistann eitli yerlerinden akn akn

62 Ujfalvy, Le.Syr-Daria, s. 17, 51. - E. Reclus, Geographie niverselle, c. VI. s.


553-554.
63 Caci nit byk olu tarafndan tekil edilen Ak-ordu devletinin hkmet mer
kezi Snak idi; lkin sonradan Kazaklarn devrinde bu devlet Byk , Kk ,
Orta namlariyle, e ayrld. Bunlarn en kuvvetlisi olan Orta-ordu nun merkezi
Yesi idi (H. H. Howorth, ayni eser, e. II., ikinci Blm, s. 647).
54 E. Reclus (s. 554). Bekrinin rivayetine gre, cmi'in harap olduunu gren
eyhl-Islm, byk bir fedkrlk ile minreye karak Ruslara beyaz bayrak salla
m ve bu suretle Seyhun shasnn bu en gzel eserini tam bir harabden kurtarmtr
(Ujfalvy, ayni eser, s. 18); bununla berber cami' bu gnk hliyle yine, muhakkak bir
harapla ma'rz bulunuyor. Son zamanlarda birka def'a yardm toplamak sretiyle
ta'mrine allmsa da, bundan hibir netice hsl olamamtr (ra Mecmuas, Mart
1914, s. 145). Merkez ve Dou Asya aratrmalaryle megl Rus Komitesi tarafndan
bilhassa gnderilen Veselovskynin tedkik ettii bu bide, herhlde yok olmaa mah
km bulunuvor.
65 X . asrn tannm Orta-Asya Trk iri Muhammed Slih Mirz, eybn Han
saltanat vak'alarn tervi iin yazd eybn-Nme adl mehur eserinin sonunda :
AHM ED Y E S E V N N T A R H H A Y A T I 85

gelerek Hocann kabrini ziyret etmektedirler. Bu kabir dima ziyret


edilirse de, bilhassa senede bir def'a Zilhiccenin onunda fevkal'de
mersimle sfler halvete girerler56. En son senelere kadar be-altbin
kii srf bu maksatla toplanrlard57. Kuzey Trkleri arasnda ve step-
lerde yaylan halk eserlerinde menkabeleri, kermetleri mevcut olan,
hakknda birok medhiyeler, lhler sylenen 58 Hoca Ahmed Yesev -
nin kabrini ziyret etmek, oralarda hac sevbna stn saylr; bununla
berber, Hocann en byk nfzu Bozkr halk stndedir. Btn o s-
hada bu nfuzu gsterecek birok menkabelere, Hocann mrdleine

eybn Han hakknda dualar ettii srada Ahmed Yesev den ve Yesi den de bahse
diyor :
Ey zafer yolunu agan Tingri'm adlk ekini sagan Tingri'm
Hanga n munca inyel kldng Hatrn munca ri'yet kldmg
Eyleding ltf anga Trkistan'm Ya'ni kim Yesi bile Svrn n
Hce Ahmed Yesevg n Eyleding hemdem- yr- cn
(eybn-Nme,Vambery basm, s.444).
Gerek Yanbrynin, gerek bu eserin daha doru ve gvenilebilir basmn neretmi
olan Melioranskynin, hakknda lykiyle bilgi veremedikleri bu ir hakknda Timur-
lular Devrinde Orta-Asya Trk Edebiyat adl henz baslmam eserimize baknz.
68 Halvet adl makale, ra Mecmuas'am Mart, 1914 saysnda. Yesevye tar-
knda Halvet'ia mna ve mhiyetini anlamak iin drdnc bahse baknz.
57 Ayn makale (s. 148).
58 er'it'l-lmn gibi en basit eserlerde Hocann ehemmiyetini gsteren paralar
bulunduu gibi (bk., 12. Kpak'taki Halifeleri), Orta-Asyada pek mehur olan Sfy-
yllh-Yrm Fevz'n-Nect' gibi eserlerde - bu eser H. 1180 (M. 1766-67)de yazl
mtr - de ondan hrmetle bahsedilir. Sfyyllh-Yr bu mesnevisinin bir yerinde,
Trk iinde Hce Ahmed Yesev
Olar irr gb meyh serveri
(stanbul basks, s. 111) medhasn onun hakknda rd ettii gibi, Der Beyn-i
hatm-yzde Ahmed unvanl ksmda da :
Birisidr Hce Ahmed Yesev
Zhir- btnda ol erdi kavi
(1895, Kazan niversitesi basks, s. 79) beytiyle yine ondan bahsediyor. Hakm-Ata
lakabiyle mehur Hoca Sleyman da :
Baksa K'be grngn bassa yirler turlgn
Ledn ilmi birilgn Hcem Ahmed Yesev
Asl irr hnedn bilmez n gb ndn
Bilr n Hak Yezdn Hcem Ahmed Yesev
parasn iine alan mehur lhsini yine onun vasfnda yazmtr (Dvn- Hikmet, s
tanbul basks, s. 111).
86 A H M E D Y E S E V N N T A R H H A Y A T I

it mezarlara rastlanr. Mesel - eski Traz ehri ile ayn yerde bulunduu
Howorth tarafndan iddi edilen - Evliy Ata kasabas bu nvn
Ahmed Yesev torunlarndan Karahan adl bir mutasavvfn laka
bndan almtr. Baya tuladan yaplm harap bir bin olan trbe,
btn kasabaya ismini vermitir. Yine mahall bir an'aneye gre, Evliy
Ata kasabasnn on mil batsnda ve yol kenarnda Karahanm akraba
sndan s BbFnin muazzam bir trbesi vardr. Bir Rus seyyahnn
ifdesine gre, Byk ve Orta-Orduya mensup zengin Krgz-Kazaklar
kn ldkleri vakit, onlar hemen gmmezler na' bir keeye veya bir
bez parasna iyice sararak bir aaca asarlar ve ilkbahar gelir-gelmez
Yesiye gtrerek Kara Ahmedin - onlar Ahmed Yesevye bu ismi
verirler - mezar civarna gmerler S9; hatt zenginler, daha hayatlarnda
trbe yaknnda bir para toprak satn alarak zerlerine tyler koyarlar
ve ldkleri zaman oraya gmlrler60. Ayni zamanda, ocuklar ol
mayan Krgz-Kazaklar da, trbeye gelerek byk kazann yannda
Hocanm rhuna koyunlar kurban ederler61. te btn bu tafsilt
gsteriyor ki, Orta-Asya ve Seyhun mntakasndaki Trk-sfliinin bu
eski nfuzlu reisi, menkabev bykln, hl asrlarca nceki par
lakl ile saklamaktadr62.

69 Levchine isminde bir Rus liminin Ferry de Pigny ve Charriere tarafndan


terceme edilen Krgz-Kazak Bozkr ve Ordular'nn Tavsft adl eserinden naklen
(Dubeux, Tarlarie, Paris, 1848, s. 135-136). Orta ve Byk-ordu Krgz-Kazak hkm-
dn Ablay-Han orada gml olduu gibi, Ak-ordu nun en mehur emirlerinden ve
Cengiz sllesinden Ondon Sultan da (Howorth, ayni eser, c. II., k. 2, s. 636-647) orada
gmldr. Na'm ilkbahara saklanmas, gibi Krgz-Kazak detleri, slmiyetten
nceki Trklerin cenze yinlerinin kalntlardr.
* Ujfalvi, Le Syr-Daria, s. 52.
41 Ujfalvy, ayni eser, s. 51.
82 Schuyler in verdii bilgiye gre, cmi'in masraf vakflanyle idre olunmak
tadr. ehir Ruslar tarafndan zaptedilmezden nce, Hokand Ham senede beyz tla
yollyarak cmi'in masrafna yardm ederdi. Bunlardan baka, gelip gidenler cmi'
mstahdemlerine dima yardmda bulunurlar, kurbanlar kestirerek fakir halka da
trlar (Trkistan Seyahatnmesinden naklen, Howorth, ayni eser, c. II.). Bekurin
de bu cmi'in vakflarla idre edildiini sylyor. Bilhassa trbeye bakan miiridleri
terbiye eden ve kendilerini Ahmed Yesev neslinden sayan adamlar bundan faydalan
maktadrlar. Halk dilinde bu adamlara azizler'den bozulmu olarak ezler nm verilir
(Halvet balkl makale, r Mecmuas, Mart 1914, s. 145).
IV . B lm

AHMED YESEVNN HALFELER VE TARKATI

23. lk Halfeleri:
Hoca Ahmed Yesevnin yukarda sylediimiz gibi (bk. 9. Hal
feleri), Trkistann her tarafna birok halfeler gnderdii muhak
kaktr. Bunlarn byk ksm, hayatn binlerce kark vak'alar ara
snda unutulmusa da, kuvvetli bir ahsiyete mlik olan dier bz-
larnn htras bu gne kadar yaam ve Yesevye silsilesi onlarla sre
gelmitir; bu sebeple, bu ilk halfelerden en mehurlarn ve Yesevye
silsilesinin X . asr sonlarna kadar kimler vstasyle devam ettiini
gzden geirmek faydal olacaktr.
Hocann ilk halfesi, menkabede kendisine mhim ve byk bir
yer ayrlm olan Arslan Bahann olu Mansur Atadr. Mansur Atadan
sonra yerine olu Abdl-Melik Ata, ondan sonra da onun olu Tac-
Hoca gemitir ki, bu, mehur Zeng Atann babasdrx. H. 615 (M.
1218-19)de len ikinci Halfe Harezmli Sa'id Ata hakknda fazla bilgimiz

1 Reaht tercemesi (s. 15). Mansur Atann lm, H. 594 (M. 1197-98)dedir.
Haznetl-Asfiy, onun hakknda u tarihi kaydediyor (c. I, s. 535) :
61 illi JLoj c->-j lj- jl

t i " j j j Si
IXo j l ( J ^ j $y'j* j if-Aj i j>-
Tc Hoca da H. 596 (M. 1199-1200)da lmtr. Onun hakknda da u tarih vardr
(ayn eser, c. I,. s. 535) :
*xi>- <J>- J Cj -l> i
j jl jL* oLjt
Arslan Bahann, Zeng Ata vstasyle gelen sllesi efrdndan Mzekkir-i Ahbb
adh tezkirenin muharriri Seyyid Haan Hoca Nakbl-Erf- Buhr, kendi ceddi
Abdl-Vahhb Hocann madd ve mnev silsilesini u suretle gsteriyor: Abdl-
Vahhb Hoca-Sleyman Hoca-Yahya Hoca-Hrn Hoca-Sadr Hoca-Zeng Ata-Tc
Hoca-Abdlmelik Hoca-Mansur Ata-Arslan Bab (s. 299-300). Ccvhir'l-Ebrr min
Emvci'l-Bihr mellifi Hazini de, kendisini Mansur Ata evldndan olarak gster
mektedir (s. 231). Btn bu tafsilt, Arslan Bahann herhlde tarih bir ahsiyet oldu
unu ve siyah rktan olduu iin, hakknda, II. blmde geni lde anlattmz men-
kabenin teekkl eyledii anlalyor.
88 A H M E D Y E S E V N N H A L F E L E R V E T A R K A T I

yoktur. nc Halfe Sleyman Hakm Ataya gelince, onun der


viler ahvlinden Trk dilde kelimt- hikmet-miz ve latif-i ibret-en-
gzleri olduunu bildiimiz gibi, menkabeleri, halfeleri hakknda da
etrafl bilgiye mlik olduumuzdan, Ahmed Yesevnin Trkler arasnda
en tannm bulunan halfesi olarak Sleyman Hakm Atay gstere
biliriz. Hakm Ata, Harezmde oturarak etrfmdaki halk irad ile u
rard. Ahmed Yesevnin baka halfelerinden nce ld ise de yine
epeyice bir mddet irad mesnedinde kald ve tarikata mensup mrid-
lerin byk ksm onun etrfna topland. Zevcesi, An'aneye gre,
hkmdar Bura Hann kz Anber Ana id i2. Rivyete gre, H. 582
(M. 1186-87)de vefat ederek Ak-kurganda gmlmtr3.
Hakm Ata menkabesi, bu ad tayan bir menkabeler kitab sye-
sinde Kuzey Trkleri arasnda asrlardanberi yaad iin bizce bilin
mektedir : Hakm Atanm asl ismi Sleymandr. ocukluunda mek
tebe giderken baka ocuklar gibi Kur'n-1 boynuna asmaz, eliyle alttan
tutup hrmetle gtrrd. Mektepten knca da yzn mektebe,
arkasn eve dnerdi. Birgn Hoca Ahmed Yesev mescid eiinde otu
rurken bu hli grd, houna gitti. Hocanm ve anasnn rzasiyle S
leyman Kur'n okutmaa yanma ald. Onbe yama geldikten sonra,
Hocaya mrd oldu. Birgn Hzr Aleyhisselm, Hocaya misfir gel

2 Reaht tercemesi, Hakm Ata zevcesi mehur Anber Anay Burak Han kz
olarak gsteriyorsa da (s. 16). Mzekkir-i Ahbb muharriri bunu bilhassa dzelterek,
Bura Han kz olduunu tasrih ediyor (s. 299).
3 Reaht tercemesi (s. 16). Haznetl-Asfiy muharriri, Hakm Atanm lm
tarihini u sretle kaydediyor (c. V., s. 534) :

jJaI <j!.b j U j t l (jiJU o


Hakm Atanm gml olduu Akkurgana gelince, Yesevlikin yayld Orta-
Asya ve Trkistan shasmda bu adda iki kasaba biliyoruz. Birisi, bugnk Bahara ve
Afgan snrna yakn r-bd kasabas evresindeki bir klaktr ki, Fransz seyyah G.
Capus, onun hakknda epeyice bilgi verir. (G. Capus, A Travers le Royaume de Tamerlan,
Paris, 1892, s. 120, 140). Bundan baka Kula nn gney dousundaki Teke vdisinde
eski Mogul hanlarnn hkmet merkezi olup bugn Krgzlarn Akkurgan ad verdikleri
baka bir harbe de vardr (E. Reclus, Geographie niverselle'in Rus-Asyas cildi, s.
562). An'ane, Hakm Atay Hrezm civarnda gsterdii iin, Akkurganm Capus
tarafndan ziyret edilen kasaba olmas daha muhtemel ise de, Ahmed Yesev nin
babas eyh brhimin trbesine Ak-trbet denildii gibi, Akkurgan nvn da her-
hangibir vel trbesine verilebilecek umm bir nvan olduundan, Hakm Atann bu
iki kasabadan ayr baka bir Akkurganda gml olduu da tahmin edilebilir.
A H M E D Y E S E V N N H A L F E L E R V E T A R K A T I 89

miti. Hoca, yemek piirmee bir miktar odun getirmek iin ocuklar
yollad. Odunlar gelirken mdli bir yamur balad. Gelen odunlar
hep slakt. Yalnz Sleyman, elbisesini karp odunlar sard iin,
onun getirdikleri kuru idi. O syede dier odunlar da yand. Hzr
Aleyhisselm, odunlarnn neden kuru kaldn Sleymana sordu. O da
sebebini anlatt. Hzr, bunu pek beendi ve ocua, Bundan sonra
adn Hakm olsun! dedi. Sonra mbrek tkrnden azna brakt.
Sleymann ii nr doldu. Hzr, Haydi durma, feyz izhr et! dedi.
Hakm Ata, o ndan i'tibren birtakm hikmetler, manzumeler syle
mee balad4.
Kurban aynda birgn Hoca Ahmed Yesevnin tekkesinde 99.000
eyh hep hazrd. Hoca imam oldu, namaza baladlar. Sanda Hakm
Ata, solunda Sf Muhammed Dnimend vard. Namaz srasnda,
Hocadan bir ses kt. Cemat, mamn abdesti bozuldu diye ic-
betten vaz getiler; lkin Hoca aldrmad. Namaza devam etti. Hakm
Ata tereddt etmeksizin ona uydu. Sf Muhammed de Hakm Ataya
bakarak devam etti. Nihayet, selm verildikten sonra Hoca dedi ki :
Ben bunu sizin slktaki mertebenizi anlamak iin mahsus yaptm.
Yoksa, o ses benden deil, belime soktuum bir aa parasndan kt;
anlald ki, benim bir tek mridim, bir de yarm mrdim kemle gelmi;
dierleri hep ndanm. ve bunun zerine Hakm Ataya emretti;
Yarn seher vakti sana bir deve gelecek, ona bin, nerede durursa inecein
yer orasdr! dedi. Ertesi sabah seher vakti Hakm Ata, gelen deveye
binip salverdi. Deve, Trkistandan douya doru yrd. Horasan
ehrinin bat cihetinde B-nev Arkas denen yere geldi, durdu. O kadar
zorladlar, kalkmad, bard; bundan dolay o yere Bakrgan dediler5.
Deve durunca, Hakm Ata indi. Oras Bura Hann at srsnn otla
d bir yerdi. Ylkclar - at srcleri-onu buradan komak istediler.

4 Hakm Ata Kitab, Kazan niversitesi basm, 1901. Reaht gibi en mhim eser
lerde Sleyman Ata ile Hakm Ata iki ayr ahs gibi gsterilmekte ise de, bu doru
deildir. Hakm Ata Kitab, buna hid olduu gibi, Cevhir'l-Ebrr gibi bu hususta
en mhim bir eser bile Sleyman Hakm Atay bir tek ahs olarak gstermektedir.
Bu mhim Yesev halfesinin eserleri hakknda daha ok bilgi almak iin kitabmzn
VI. blmne baknz.
5 Hakm Ata Kitab. Hakm-Ataya, Sleyman Bakrgn ad verilmesi bundan
dolaydr; bununla berber, bunun tarih bir rivayet olmaktan ok, bir halk itikakl
neticesi olduu anlalmaktadr. Akkurgan ile Bakrgan arasndaki syleyi benzerlii
de bunu kuvvetlendiren bir delildir.
90 A H M E D Y E S E V N N H A L F E L E R V E T A R K A T I

Ben derviim, bir yere gitmem! dedi. Sonra ellerindeki, at srdkleri


deyneklerle hcum ettiler. Hakm Ata oradaki aalara, Bunlar
tutun! diye emretti. Aalar n smsk yakaladlar, dier ikisi
kaarak, olup-biteni Bura Hana anlattlar; Han, bu havdise pek
memnun oldu : U gndr burnuma erenler kokusu geliyordu. Demek
memleketimizde bir er peyda oldu! dedi ve ii tahkik iin Abdullah
Sadr adl birini gnderdi. Abdullah Sadr, gelen dervie kim olduunu ve
ne istediini sordu. Yesev mrdlerinden Hakm Sleyman olduunu
anlad. Ylkcdarm neye aata kaldklarnn hakikatini sezince, aa
lardan, Byle yapan byle olur! sads geldi. Bu derviin yksekliine
inanan Abdullah Sadr, dnp Hana haber verdi6. Bura Han, bu der
viin rzsn celb iin Anber adl ok gzel bir kzn ona verdi; ayrca
da birok develer, koyunlar, atlar gnderdi. Hakm Ata, bunlar kabl
etti. Bakrgan adl o yeri kendisine menzil yapt. Bura Han ve btn
vezirleri ona miird ve mu'tekd idiler. Hakm Atann hreti drt
tarafa yayld.
Hakm Atanm, Anber anadan ocuu oldu; Muhammed Hoca,
Asgar Hoca, Hubb Hoca. . Bunlardan ilk iki byn o zaman C-
rullh Allme eyh adl pek mehur bir limden ders okumak zre
Hrizme gnderdiler. Onlar orada birok kermetler gstererek, etraf
larna yzlerce mrd topladlar. En k olan Hubb Hocaya gelince,
bu her gn atma binip dalarda, krlarda dolar, geyik avlar ve onlar
babasna getirirdi; bununla berber Hakm Ata, bu kk olunun
mnen nekadar yksek bir mertebeye eritiini hi bilmiyordu.
Birgn garip bir vesle ile bu ciheti anlad : Atann Cunuk vilye
tinin Taradign ( jlSojl}>) kasabasndan eyh S'at adl bir mrdi
vard. Ata, onu ard, o dakikada koup geldi. Biraz sonra Hubb
Hocay da ard. Biraz ge geldi ve babasna deti zre bir geyik
getirdi. Olunun hemen gelmeyii, babasnn canm skmt. Bunu an
layan Hubb Hoca, gecikmesinin sebebini anlatt : Muhit-denizinde iki
gemi batyordu, benden yardm istediler, onlarla megul olduum iin
ge kaldm dedi. Babas buna inanmad. Eer inanmazsanz, tamam
be ay sonra buraya onbir altun krne getirecekler, o zaman grr
snz! cevbn verdi. Hakikaten de yle oldu; o paray getiren adam-

6 Timurlengin. Hoca Ahmed Yesev trbesini yapmaa memur ettii ztn da


Abdullah Sadr adnda olduu unutulmamaldr. Pek muhtemeldir ki bu menkabedeki
Abdullah Sadr, o tarih ahsiyetin deitirilmi bir ekli olsun.
A H M E D Y E S E V N N H A L F E L E R V E T A R K A T I 91

larm hepsi, Hubb Hocaya mrd oldular. Hakm Ata, artk olunun
yksek mertebesini anlamaa balamt. Yine birgn olu, kendisine
u suli sordu : Namazn snnetini dima burada klyorsunuz, gr
yorum; lkin onun farzn nerede klyorsunuz? . Babas, bu sule kar
lk, farz da K'bede kldn syledi. yi amma, dedi, oraya kadar
gitmek byk bir zahmet. K'beyi buraya getirseniz olmaz m ? .
Hakm Ata, kendisinde bu kadar kuvvet olmadn i'tiraf etti; lkin
ertesi gn olunun K'beyi Bakrgana getirdiini grnce, birdenbire
ard ve iine biraz kskanlk dt. Bir postta iki velnin duramya-
ca muhakkakt. Birgn Hakm Ata, mridleri toplanp dokuz kz
kestiler 7, zikr ve sem'a megl oldular. Herkes arld, yalnz Hubb
Hoca arlmamt. Bu aralk tuttuu geyiklerle avdan geldi; herkesin
arlp kendine haber verilmediini grnce can skld; babasndan
sebebini sordu. Sonra, kermetle, kesilen kzleri tekrar diriltti. Bunu
gren btn halk ona mu'tekd oldular. Bunun zerine babas onu
ard; bir yerde ikisinin berber bulunamyacan syledi. Bu szn
mnasn pek iyi anlayan Hubb Hoca, babasna, Siz kaln! dedi,
kt, anasyle vedlat. Kefenini giyip hcresinin ortasna gelip durdu.
Anasna, kendisi iin alamamasn ve babasnn rzsn almasn sy
ledi. Ban ekti, kaybolup gitti ve kefeni orada kald. Bu vak'a zerine
baba ana birok alatlar. Hakm Ata, olunun derdi ile birok Hik-
metler syledi.
Oluna kar yapt bu hareket Tanr nezdinde cezy mucip oldu.
Ona mlm oldu ki, Hubb Hoca eer yaasayd, neslinden altm vel
gelecekti; mdem ki bunlar dnyadan kesildi, bunun kefreti olarak
stnden krk yl su akacak ve gnh ancak bu suretle temizlenecekti.
Hakikaten de yle oldu. Veftmdan sonra Amudery, Bakrgan ehrini
bast, Hakm Atanm trbesi stnden krk yl su akt. Sonra sular
ekildi; fakat trbenin nerede olduunu kimse bilmedi. Nihyet, Hakm
Atann mnev iretiyle Celleddin Hoca adl biri onun merkadini
buldu, stne l imret yapt. Her taraftan ziyrete kotular8.

7 Bu dokuz kz kurban da Trklerin slmiyetten nceki din an'anelerinin


kalntsdr. Dokuz adedinin Trk ve MouIIardaki kudslii hakknda daha ok ve
toplu bilgi almak iin baknz ( Trk Edebiyat Tarihine Medhal, s. 101-102). Herkesin
ziyfete dvet olunmas ve kurban i'tibriyle de bu, det eski len (umm ziyfet)-
leri hatrlatyor (ayn eser).
8 Bir gece Hakm Ata, Hoca Celleddinin rysna girdi; Beni arayp bul, s
tme imret yap! dedi. Bu mnev iaret zerine Hoca Cell, birok mal ile Trkis-
92 A H M E D Y E S E V N N H A L F E L E R V E T A R K A T I

Hakm Atamn birok halfeleri arasnda en tannm olan Zeng


Ata, Takend de bulunurken, eyhinin veftn haber ald ve derhl
Harezme giderek kabrini ziyret ve ilesini ta'ziyet etti. Arap Arslan
Babamn evldndan olduu iin siyah tenli, irkin bir adamd. Nikh
iin er'an beklenilen mddet bittikten sonra, len eyhin mnev ia
retiyle, dul kalan zevcesi Anber Anay istedi. Anber Ana her nekadar
varmak istemediyse de, nihyet Zeng Atanm gsterdii bir kermet
neticesinde rz olmaa mecbriyet grd 9. Zeng Ata, Takend da-

tan a gitti ve oradan Bakrgana dnd; lkin bu aralk hava birdenbire fenalat, ka
rard, mdhi rzgrlar esti. Gn ald zaman bzirgnlann mallan, davarlar dad-
m, hepsi bir tarafa gitmiti. Hoca Cell, bir tepe stne karak etrfma baknd;
karda bir da ve dan stnde bir kadn grd. Yanma gidip selm verdi ve Hakm
Ata trbesini sordu. Kadn, bilmedi; Hoca ile berber ihtiyar anasna gidip sormay
teklif etti. htiyar kadn, oralarn su altnda kaldn ve trbenin kaybolduunu syledi
ve dedi ki, u yaknlarda bir ss aac vardr, gece etrfna geyikler toplanr, tan vak
tine kadar durup ziyret ederler; etrfdan geenler zikr sads duyarlar; belki buras
dr. Cell Hoca, o gece doru oraya vard. Geyikleri grd, zikr seslerini iitti ve uykuya
dald. Hakm Ata, tekrar rysna girdi; Yattn yerden yedi ayak ileri gel, o yeri
kaz, orada briy (hasr) kar, onun altndan da bir deste gl kar, trbem orasdr.
Giden malna da gam yeme; nk hepsi menzil hanndadr. Onlar al gel; stmze
imret yap ve bize mcvir ol! dedi. Cell Hoca, uyannca byle hareket ederek,
mezar buldu, bir nian dikti; sonra gidip mallarn ald, Hrezmden ustalar getirtti.
Yzbin altun tenge sarfolunarak imret yapld. Kendisi de eyh Celleddin nmm
alarak, orada mcvir oldu; etraftan herkes ziyretine kotular (Hakm Ata Kitab).
Trklerde aacn kudsliine dir Cveyndeki Uygur Menkabesi'ne, Radloffun a-
manlik hakkndaki mehur eserine, Grenarda baknz. Eski geyik destanlar ve halk
masallar da halk inanlarnda geyiin ehemmiyetini ak surette gsterir.
* Hakm Ata ok esmer renkli olduu iin, Anber Ana birgn naslsa, Kki
zevcim siyah olmasayd! diye dnr. Kermet nru ile bunu anlayan Hakm Ata,
Tiz ola ki benden siyaha mushib olasn! diye du eder. Hakikaten, biraz sonra
Hakm Ata lr ve Zeng Ata gelip, Anber Anann dest-i izdivcn taleb eder. Anber
Ana yzn hiddetle dndrp, Ben Hakm-Atadan sonra kimseye varmam, hele
byle zency e.. diye reddeder; fakat boynu o vaz'yette kalr. O zaman Zeng Ata
haber yollayarak, vaktiyle, len zevciyle aralarnda geen vk'ay hatrlatr. Kadn,
bu izdivacn srf bir kermet mahsl olduunu anlaynca alar ve zarr rz olur
(Reaht tercemesi, s. 16-17). Hakm Ata Kitab bu menkabeyi baka bir ekilde gste
riyor : Hakm Ata kara renkli olduu hlde, Anber Ana beyaz tenli ve gzeldi. Birgn,
Hakm Ata gaslederken Anber Ana dekte idi; ona bakarken, Bura Hann kz iken
bu kara adama dmesindeki hikmeti dnd. Hakm Ataya bu dnce ma'lm
oldu; Sen beni beenmiyorsun amma, benden sonra, diinden baka beyaz olmayan
bir karaya deceksin! dedi. Anber Ana pimn olup alad; lkin i iten gemiti.
Hakm Ata, nhlet zaman yaklanca Hrezm den oullarm artt ve onlara dedi ki,
A H M E D Y E S E V N N H A L F E L E R V E T A R K A T I 93

larmda sr gden kaln dudakl, zene bir oband; kendini ve ailesini


obanlk creti olarak Takendlilerden ald be-on para ile geindirirdi.
mr dima krlarda getii iin, namaz da krlarda, ovalarda klar
ve namazdan sonra cehr zikre balard. 0 zaman, an'aneye gre, btn
srlar otlamay brakrlar, etrfmda halka tekil ederek onu dinler
lerdi. Zeng Ata, birgn dada allklar arasnda koca bir yk dikenli
al toplayp evine gtrmek zre iple balyordu; o aralk nne drt
gen adam kt. Selm verdiler, selmlarn ald ve nereden gelip nereye
gittiklerini sordu. Meer onlar Buhrada bir medresede tahsil ile megl
iken Hak tarkna slk niyyetine dmler, imdi kendilerini irda
muktedir bir eyh aryorlarm. Zeng Ata onlara dedi ki : Biraz durun,
dnyann drt tarafn koklayaym. Nerede kmil mrid kokusu alr
sam size bildireyim! . Genler sevinle beklediler. Ata, yzn drt
tarafa evirerek koklad ve sonunda : Sizi kemle eritirmee kadir
benden baka kimse yoktur! dedi.
Buhradan eyh aramaa gelmi olan bu drt gen, sonralar onun
drt byk halfesi olan Uzun Haan Ata, Seyyid Ata, Sadr Ata, Bedr
Ata idi. Zeng Atanm sz zerine bunlardan evvel Uzun Haan ile
Sadr ona mu'tekd oldular; bu sebeple, keml mertebesine ilknce onlar
eritiler. Seyyid Ahmed az-ok tahsil grm ve soyca muhterem olduu
hlde, byle bir siyah sr obannn kendini ird etmee kalkmasn
biraz garip grd; fakat bu gurur onun yolunu kapad, btn mche-
delerinden hibir fayda grmyordu. Sonunda, Anber Anaya yalva
rarak, bu hususta onun Zeng Ata nezdinde vsta olmasn istedi. Anber
Ana, yardmn va'detti ve ona dedi ki : Sen bu gece kendini bir siyah
keeye sarp Atanm yolu zerine brak; o, seher zamannda tahrete
kt zaman seni o hlde grp acsn! . Hakikaten, bu ok iyi kalbli
kadn, Seyyid Ahmedi niin inyetine mazhar etmediini sordu ve
onun buna lyk olduunu o gece zevcine syledi. Zeng Ata glmseye-

lmmden sonra krk-an verirken g-dousundan K'be ahlisinden krk Abdal


gelecek; aralarnda bir gz zayf ve ayann biri aksak bir kara Abdal vardr. Ananz,
evlenmesi iin beklemesi lzm gelen mddet sona erince ona nikhlayn! . Hakikaten,
Ata nn veftndan krk gn sonra Abdallar geldiler; fakat ilerinde kara Abdal yokta.
ocuklar onu sorup geri kaldn anladlar ve arttlar. Onun ad Zeng idi. Babala
rnn vasyyetine gre, analarn Zengye nikhladlar. Bu Zengnin veliliini o zaman
kimse bilmezdi. Zeng Baba, karsn alp kendi vilyetine ekilip gitti. Anber Ana,
eski kocasnn kermeti eseri olarak bu Zengden ok sknt ekti; lkin ona tahamml
eder ve baka kadnlara da bu hususta nasihatte bulunurdu (Hakm Ata Kitab).
94 A H M E D Y E S E V 'N I N H A L F E L E R V E T A R lC A T I

rek, kendisini ilk grd zaman Seyyid Ahmedin kalbinde nasl bir
gurur uyanm olduunu anlatt; lkin Anber Anann efatma daya
narak onun o ilk kusrunu afvettiini de ilve etti. Ertesi sabab seher
zamannda Zeng Ata darya kt zaman, yolu stnde siyah bir-
eyin yattn grd. Ne olduunu anlamak iin ayaiyle dokununca,
Seyyid Ahmed yzn gzn eyhin ayana srerek af diledi. Zeng
Ata buna kar Ahmede o kadar iltifat etti ki, btn maksdu o nda
kendisine mnkeif oldu10.

10 Reaht tercemesi (s. 17-19). Hakm Ata Kitab, Seyyid Ata hakknda Reaht'ta
bulunmayan bz menkabeler zikrederek, onun Hakm Ataya intisabn anlatyor :
Birgn, Seyyid Ata meclisinde, Hakm Ata Kitab okundu ve onun menkabe ve kerme-
tinden bahsedildi. Seyyid Ata, Seyyidlerden hi kimsenin ona mcvir olup olmadm
sordu. Olmadm anlaynca yamna kii alarak Bakrgana geldi. Seyyid Ata, oradaki
eyh Celle kendisini mcvirlie brakp brakmyacam sordu. Onun gelmesinden
zten mtessir olan eyh Cell, kendinin buraya Hakm Ata emriyle geldiini syledi.
Bunun zerine Seyyid Ata bir teklifte bulundu : Bu gece ikimiz de gidip arz- hl
edelim; Hakm Ata kimi isterse o kalsn! dedi. eyh Cell de, bunu kabl etti. O gece
gittiler. Hakm Ata dedi ki, Ey olum eyh Cell, Seyyid Ata buraya Peygamber
emriyle geldi. Mcvirlii ona brak, Hrezm yamnda Akta derler biri vardr,
oraya git; menzil yap; bizi ziyrete gelen nce seni ziyret etsin. Biz, nce sana gelme
yenleri kabl etmeyiz! . eyh Cell sevinerek mcvirlii brakt ve doru Akta a
geldi. Seyyid Ata, uzun mddet orada mcvir kald. Sonunda rhlet zaman geldi.
Mrdleri, Sizi K'beye mi gtrelim, yoksa buraya m defnedelim? diye sordular.
u cevb verdi : Tbutumu bir byk arabaya koyup Bakrgandan K'be tarafna
karn; lkin o gece, hayvanlarnz iyi balayn; grlt etjneyin; evlerinizde oturun;
bir ses iitirseniz, sakn dar kmayn. Tan attktan sonra, bakmz, araba nerede dur
musa, beni oraya gmnz! . Hakikaten bunlarn hepsi oldu. Ertesi gn baktlar ki,
araba Hakm Ata trbesi yamna dm. Hemen Seyyid Atay oraya gmdler. O
gece K'be erenlerinin ruhlaryle Bakrgan erlerinin ruhlar Seyyid Atay almak iin
kavga etmiler; sonunda kinciler stn gelmiler. imdi Bakrgan a gelenler, nce
Hakm Atay, sonra Seyyid Atay ve daha sonra da dier mezarlar ziyret ederler
(Hakm Ata Kitab). H. 702 (M. 1302-1303)de len Seyyid Atann lm tarihini Haz-
net'l-Asfiy'da gryoruz (c. I., s. 540) :

6 JI ->- o ii dJLj ( ! o I) U1
ou
l^*- j L | ^ j\ JL<
Seyd Al Reis, Hiveden Hrzeme gelirken, Seyyid Ata ve Hakm Ata mezarlarm
ziyret ettiini syleyerek, ikisinin ayni mevk'de olduunu kaydediyor (Mir'tl-
Memlik, s. 71).
Riz Kuli Han mehur Sefretnmesinde, Hakm Ata ve medfeni hakknda u
bgiyi veriyor : Hakm Ata, Ceyhun kenarnda bir mahal ismidir. Orada medfun olan
A H M E D Y E S E V N N H A L F E L E R V E T A R K A T I 95

Zeng Atanm nc ve drdnc halfeleri olan Sadr Ata ile Bedr


Ataya gelince, bunlarn isimleri Sadreddin Muhammed ve Bedreddin
Muhammeddir. Buhra da bulunduklar zaman ayni hcrede otu
rurlar, ayni dersleri ta'kip ederler, biribirlerinden hi ayrlmazlard.
Zeng Ataya mrd olduktan sonra Sadreddinin mertebesi ykseliyor,
buna karlk Bedreddininki dima iniyordu. Sonunda, Bedreddin
bundan mteessir olarak alaya alaya Anber Anaya geldi ve hlini
anlatt. Anber Ana da, kocasnn gnl ferah bir zamannda Bedreddinin
zntsn izah etti. Zeng Ata glerek dedi ki, Benimle ilk def'a
grt zaman, Bedreddin, iinden, bu deve dudakl zenc haddinden
fazla iddia eder, diye dnd. imdiye kadar feyz alamamasnn sebebi
budur; lkin mdemki sen vsta oluyorsun, ben de o kusurunu afvettim!
Hakikaten, ondan sonra bu iki arkadan slkdaki seyirleri de biri-
birinden farksz oldun . Htras Orta-Asya mutasavvf irleri tara
fndan asrlarca terennm olunan 12 bu mehur Trk eyhinin mezar,

Hakm Ata, Nakbendye silsilesinden ve Trk meyihindendir. Hrezm, Ceyhun


kenrnca imtidd eder ve kylerin ksm- a'zam onun kenarndadr. Onlarn hepsi
Ceyhun kysndan -drt fersah, veya biraz daha fazla mesfededir. Hakm Ata,
Hrezmin mezru' ve ma'mr ksmnn mntehsdr; onu mtekb Hive Hanna tbi'
olan Kazak ve Kara-kalpaklar a tesdf olunur. Onlar Seyhun ve Ceyhun arasnda
yirmi gnlk bir yol olan bu orak shada otururlar (Farsa metin, s. 101). Sefretn-
meyi terceme ve tahiye eden Ch. Schefer, Haznet'l-Asfiy'ya dayanarak bu bilgiyi
Hakm Atanm Ak-kurganda medfun olduu eklinde tashih ve ikml ediyor; Hakm
Ata hikyesinin eskiden yazlm bir nsha olup, Gottwald tarafndan Kazan da bastrl
dm sylyor (Schefer tercemesi, s. 101). Riz Kuli Han, Trkmen menzilleri arasnda
bir de Adun-Ata Cemesinden bahsederek, bu Adun-Atanm da Zeng Ata mridi
olduunu bildirmektedir (Farsa metin, s. 41; Schefer tercemesi, s. 65). Yesev mrd-
leriin Trkmen shasmdaki nfuzlarnn geniliini bu da kuvvetlendirebilir.
11 Reaht tercemesi (s. 20-21). Sadr Atamn vefat, bir rivayete gre. H. 656 (M.
1258-59)dadr ( Tibyn- Vesil). Hlbuki bunun yanll meydandadr : 656, Zeng
Atamn lm senesidir.
12 ems isminde bir irin Zeng Ataya hitben musammat tarznda yazlm bir
Mnct', Yesev nin Divn- Hikmet'inde baslmtr :
Ol Seyyid-i dem hakk y zeng Baba himmeti
Ol mefhar-i dem hakk y Zeng Baba himmeti
matla'iyle balayan bu arz vezni ile yazlm eser, nazm bakmndan ok kusurludur
(Dvn- Hikmet, stanbul basks, s. 285). Zeng Atann memleketlisi Kemm Ta-
kendnin,
Dergeh- Hak psbn Hazret-i Zeng At
Srr- gayb rzdn Hazret-i Zeng At
A H M E D Y E S E V N N H A L F E L E R V E T A R K A T I
96

Takend ehrinden sekiz mil uzakta Semerkand yolu zerindedir13.


Orta-Asyann byk ve tannm mutasavvf Hoca Abdullah Ahrr,
Zeng Ata hakknda byk bir sayg besler ve kabrini her ziyret ettii
zaman, ieriden Allah Allah vzesi iittiini sylerdi14.
Yesevye sllesi, bilhassa Zeng Atamn iki mridinden, Seyydi
Ata ile Sadr Ata dan gelir. Seyyid Ata, Anber Ananm vsta olmas ile,
eyhinin afvma mazhar olduktan sonra, mnen ok ilerlemi, ada
olan Hoca Azzn ile birok mbhaselerde bulunmutur. Menkabe
kitaplarnda birok kermetleri zikredilen Seyyid Atamn en mehur
halfesi Huzyanl15 sma'il Atadr. Hlis bir Trk olan smil Ata,
mollalarn kendisine kar olan taarruzlarna hi ehemmiyet vermez,
irad vazifesini brakmazd16. Yalnz, Hoca Abdullah Takendnin
cedd-i a'ls Hoca Muhammedn-Nmnin kabri nnden geerken
- onun ok zaman nce vefat ettiine ve bu yzden hibir tesiri olam-
yacama m ederek-, rk saman bir ie yaramaz! dedii iin,

rdiler zahir siyeh-fm- likin btren


Tabtlar nr-ii ziy'n Hazret-i Zeng At
Turfa bir kef-i kermet grgzb dehr ehlig
Aldlar Anber-An'n Hazret-i Zeng At
paralarn iine alan medhiyesi ona ok stndr (Mecmua-i Hazini, Takent ta-bas-
mas, s. 47).
13 Sehuyler, Trkistan Seyahatnamesi tercemesi (s. 189). Reaht1ta da Zeng
Atamn mesken ve medfeni a (Takend) olmak zre kaytldr (s. 16). lm tarihine
gelince, Zeng Atanm vefat, H. 656 (M. 1258-59)dadr. Haznet'l-Asfiy, onun hak
knda u tarihi kaydediyor (c. I, s. 539) :
S* j - i * j jl
j )i tij
Capus, Hive den Krasnovodsk a giderken Zemaherle ereeli ^s-) arasn
daki yerlerin Trkmen apullarndan dolay hl metruk olduunu sylyor; bu
terkedili sebebiyle bu gn yalnz harbeleri gze arpan eski kasabalar'arasnda Zeng
Baba kasabas da vardr (G. Capus, ayni eser, s. 405, 406, 410, 412).
14 Reaht tercemesi (s. 16). Hazn de, bu mehur rivyeti u sretle zikrediyor :
J U- ^ J l S s * *

j l U Ij I J Mj* (_jIj Jl
Kemm Takendnin medhiyesindeki, Eylegaylar t memtdan beri vird-i zebn * Allh
Allh Rabbena'n Hazret-i Zeng Ata" beyti de buna irettir.
15 Reaht tercemesi, bu kasabay Sayram ile Takend arasnda gsteriyor (s. 19).
16 Reaht tercemesi (s. 19).
A H M E D Y E S E V N N H A L F E L E R V E T A R K A T I 97

birdenbire havadan gelen bir saman gzne girmi ve sonunda gz


zyic olmutu17; bununla berber, Hoca Abdullah, dima onun vasf
larndan bahsederdi. smil Atanm olu shk Hocaya gelince, sp-
cabd a 18 epeyi mddet halk irad ile megl olmutur ve Trkler ara
snda hret kazanm olan bu eyhin bz menkabeleri tesbit edilmi
ve mehurdur19. Hoca Bahddin Nakbend kendisinden biraz sonra
meydana kmtr; bununla berber, Yesev sllesi asl Sadr Ata
halfeleriyle hretini korudu. Sadr Atanm halfesi Eymen Baba, onun
halfesi eyh 'Al, onun halfesi Mevdud eyhdir ki, bu Mevdud eyhin
de balca iki halfesi mehurdur : Hoca Abdullah adalarndan Keml
eyh ile, Hocann meydana kt zamanda Takend ve Mvern-
nehirde birok mrdleri olan ve sonralar Hoca ile mlkat da eden
Hdm eyh. Reaht shibi, Hdm eyhin halfesi Cemlddin Bu-
hrden naklen, eyhin birok kuds kelimtn zikrediyor20. Hdm
eyh den gelen Yesevye silsilesi, Tibyn- VesiVe gre yledir H-
dm eyh, eyh Cemlddin Buhr, eyh Hudydd Azizeg, Mevlna
Kh-i Zerrn (Kh-Zer), eyh Germn, Muhammed Mmin Semer-
kand, eyh Ahond, Molla Hurd 'Azzn. Kemal eyhden gelen silsileyi
de yine ayni eser u sretle kaydediyor : Kemal eyh kn, eyh 'Al
bd, eyh ems zkend, Abdal eyh, eyh Abdl-Vsi', H. 974
(M. 1566-67)de Takendde hayatta olan eyh Abdl-Mheymen;
bununla berber Hazn, Zeng Atadan gelen Yesevye silsilesini bundan
epeyice farkl olarak gsteriyor21.

17 Reaht tercemesi (s. 242).


18 Sayram ile Takend arasndaki bu sha halk, pek eskiden slmiyet i kabl
etmilerdi. Yukarda (2. Trkler ve slmiyet) faslna baknz. Bu ehir hakknda,
kitabmzn V. blmnde, Hoca Ahmed Yesetnin eseri bahsinde etrafh bilgi veril
mitir.
19 Reaht tercemesi (s. 20).
20 Reaht tercemesi (s. 22-23).
21 Cevhir'l-Ebrr'da gsterilen silsile u ekildedir : Zeng Ata, Sadr Ata, Cemal
(Hrezmde bulunmu), olu Haan eyh, Al Hoca, Hoca Al ; bunun iki halfesi
var ki biri eyh Pehlivn, dieri eyh Mevdud (Sultan Eb Sadin eyhi). eyh Mev-
dudun halfesi Hdm eyh, eyh Cemld-din (Buhra da bulunmu, mezar Heratta),
eyh Sleyman Gaznev (nce Ubeydullah Ahrardan, sonra Cemld-dm den feyz
alm), eyh Hudydd, Molla Vel Kh-i zer (Khzern), Ksm eyh, eyh Huday-
ddn dier halfesi de eyh Metln dir ki ondan eyh Emin, ondan Seyyid Mansur Ata,
ondan da eserin mellifi Hazn el almlardr (Cevhir'l-Ebrr'm sonundaki Farsa
manzum silsile-nmeden hulsa, s. 232-243). Bu farklarn sebebi ok aktr : Bir eyhin
98 A H M E D Y E S E V N N H A L F E L E R V E T A R K A T I

24. Yesevye dab:


Btn tarkatlerde olduu gibi, Yesevye tarkatinin de birtakm
db vardr ki, ess hatlar bakmndan dier tasavvuf mesleklerinden
farksz olmakla berber, teferruattaki hussiyyeti cihetinden tedkike
deer. Yesevye tarkatine giren mridin riyete mecbur olduu bir
takm db vardr ki, bunlar on a irc edilebilir : 1 ) Hi kimseyi ey
hinden efdal bilmemek ve ona mutlak srette teslimiyyet gstermek
lzmdr; nk mrid huzrunda btn gn trl trl yemekler
yemek ve geceleri uyku ile geirmek btn yolunu kapamaz; lkin ey
hinden ayrlp kendi rizs ile siyam ve kyma kalkan, ryan ve giryan
geinen derviin terkki yolu kapanr. 2) Mrd zek ve mdrik olma
ldr ki, eyhin rumz ve irtm anlayabilsin. 3) eyhin her trl sz
ve fiillerine rz ve itaat eder olmak lzmdr. 4) eyhin btn hizmet
lerinde ar-canl deil, evik ve lk olmaldr ki, rzs hsl olsun;
nk Rizullh onun zmnndadr. 5) Sznde sdk, va'dinde salam
olmaldr ki, eyhin mizc deiip, redde sebep olmasn ve hibir zaman
ek ve pheye dmemeli ki, bu, husrm mucipdir. 6) Yefl ve bat
ahdinde metn olmak gerekir. 7) Mrd, btn mal ve mlkn eyhine
datmaa hazr olmaldr. Btn gz baka srette alamaz. 8) eyhin
srlarn tutarak, bunlarn ifsndan saknmaldr. 9) eyhin btn
teklif, va'z ve nasihatlarn gznne alp, hibir vakit ihml ve kaa
mak yoluna sapmamaldr. 10) Yisl-i lh iin eyh yolunda cann
ve ban vermee hazr olmal, dostuna dost, dmanna dman ge-
inmeli, gerekirse, eyhin ihtiycn yerine getirmek iin, kendisini kle
gibi sattrabilmelidir 22.

saysz halfeleri olur, onlardan bzsnn silsile-nmesi zaptedilir; birtakm da unu


tulur, yhut mazbut silsile-nmeleri sonralar kaybolur. Reaht shibi kendi zamanna
kadar hret kazanm olan Yesev halfelerini, yle grnyor ki Cemld-dn Bu-
hrden alm; Hazini ise, eyhi Seyyid Mansurun silsile-nmesini kaydetmi; Tibyn-
Ves'l muharriri de buna benzer herhangi bir derviin silsile-nmesini iktibas etmitir.
22 Cevhir'l-Ebrr min Emvcil-Bihr (s. 120). Burada, yalnz Yesevye tarka-
tmin dbn ksa bir srette Hazlnnin eserinden iktibas ile iktif ediyoruz. X . asrda
yazdm olan bu eserin bu hususlarda verdii tafsilt, baka kaynaklarda bulunmad
ndan, umm tasavvuf tarihi bakmndan da ok kymetlidir; bununla berber, bu
tafsilt baka tarklerin db ve erkniyle karlatrmak, bizim shamzm tam-
miyle dnda bir mes eledir. Hazini, tarikat db hakknda Bstn'l-'rifn adl
eserden de nakillerde bulunuyor ki (Cevhir'l-Ebrr, s. 137), Hoca Ahmed Yesev nin
bu isimde bir eseri olduunu bilmiyoruz. Bu isim altnda btn slm memleketlerinde
A H M E D Y E S E V N N H A L F E L E R V E T A R K A T I 99

Tarikat ehristmnn ahkm altdr : Ma'rifet-i Hak, sahvet-i


mutlak, sdk- muhakkak, yakn-i mstarak, tevekkl-i rzk- muallk,
tefekkr-i mdekkak. . eyhlik ve muktedlk erkn da altdr; lm-i
din- yakn, hilm-i miibn-i metin, sabr- ceml, rz-y Cell, ihls-
halil, kurb-i cezil23. Tarkatin vcipleri de u alt eydir : Taleb-i s-
hib-keml ve tekarrb-i Zl-Cell, evk- visl-i L-Yezl, havf-i mlk-i
b-zevl fil-eyym v el-leyl, rec fi klli ahvl, zikr aled-devm,
fikr-i tavassul-i Hayy-i Mte'l. Tarkatin snnetleri yine altdr : Ce-
matla namaz, seherlerde uyanklk, devm- vuzuc, huzr- billh,
zikr-i billh, sulah ve muktedya itat. Mstehaplar da altdr :

mehur olan eser, H. 375 (M. 985-86)de len mm Ebilleys Nasr b. Muhammed Se-
merkand Hanefnin hads rivyetlerine, er' db ve ahlka it mehur eseridir ki,
ktphanelerimizde birok nshalar vardr. Ktib eleb, bu eserin byk, orta, kk
olmak zre nsha olup Rm ve Arap memleketlerinde mevcut ve yic olann kk
nsha olduunu da ayrca ilve ediyor (Kef'z-Znn, c. I., s. 153, Bulak basm).
Yine Ktib eleb, H. 676 (M. 1277-78)da vefat eden mm Muhyid-DIn Yahy b.
erefd-dn en-Nevev e-finin de bu ad tayan bir eseri olduunu bildiriyor.
23 Hoca Ahmed in beynna gre, yetmi ilim okumadan ve yetmi makam ge
meden eyhlik mukarrer olmaz. Bu ilimlerin husl ve vsl, krkdrt makmt iinde
mnderidir ki, onlar tahsil etmeden eyhlie kalkan, Ehlllhm nefretine urar. Bu
makamlar unlardr : Tevbe-i nash, ilm-i nfi, hilm-i rfi, akl-i kmil, ma'rifet-i
mil, tesllm-i slim, izzet-i mtevz', kanat- temm, sdk- Sddik, yakn-i Fnk,
ibdet-i Osmn, zikr-i Murtezy, zhd-i Hasan, fen ve fakr-i Hseyn, tevekkl-i
kll mm Muhammedl-Hanef, tahamml-i temm, krn-i nimet-i lh, kaza
lara rz, sabr alel-belv, saf alen-na'm, sahvet min mmelek, ihls- havass, ahlk-
hamide, vera' ve temizlik ve perhiz, tevzu-i 'amm, havf-i aled-devam, rec fi klli
ahvl ve ahvl ( J|j&\ j J|^_| rikkat ve alamak, evkullh Ve zevkullh, cez-
betllh, ltf mrvvet, kerem ve seh, hidyetllh, hu'-i zhirde hif, huz-i
btnda hyif, diynet der-def'-i menh ve siynet der-imtisl-i evmir, akvl ve ef'lde
hikmet tecrbe, ismet 'anil-kebir, iffet anis-sagir, firak inreti ve itiyk harreti,
sevd ve cnn, mahabbet ve meveddet-i Hazret-i Samediyyet, hay ve hicb- indallh
ve indel-'ibd, sr-i visl, kurbiyyet takarrub- ilellh. eyhin szne gre, bu
krk drt makamn esas u sekiz makamdr: 1) Tevbekrlar makam : Riyzet ve m-
chede; tevbekrlann std Hazret-i demdir. 2) limler makam : Tevzu' ve ta
zarru' ve tevecch ve mtlebe-i Hazart-i hamse; limler std Hazret-i dristir.
3) Zhidler makam : Rikkat ve dikkat ve mahabbet ve efkat; zhidler std Hazret-i
sdr. 4) Sbirler makam : Tahamml ve tevekkl ve teemml; sbirler std
Hazret-i Eyyubtur. 5) Rzler makam : Inbist ve ihtilt ve irtibt; std tasrih
edilmiyor. 6) kirler makam : Tevhid ve temcid ve tahmid; serdr, Hazret-i Nhtur.
7) Muhibler makam : rd ve evrd ve ezkr ve istifr; muhibler mstehidi, Hazret-i
brahim'dir. 8) 'Arifler makm : Sym ve kym ve mrkabe; rifler senedi Pey
gamber imiz Efendimizdir (Cevhir'l-Ebrr min Emvci'l-Bihr, s. 108-114).
100 A H M E D Y E S E V N N H A L F E L E R V E T A R K A T I

Srr ve beetle misfir gzetmek, kendi hlince misfir kabl etmek,


misfir nekadar fazla durursa ganimet bilmek, misfirlii uzatmak,
misfir ne isterse yapmaa almak, Ahmed Yesevye ve eyhe du
etmek. Tarikat adb da kezlik altdr : ki dizi zerine kp tevzu*
ve edeble oturmak, kendisini herkesten alak grmek, herkesi kendin
den efdal grmek, cmle eyhleri ve azizleri bilip karlarnda skinne
durmak, eyhler meclisinde destursuz lakrd sylememek, kendi eyhinin
ve baka eyhlerin velyet srlarn ve kermet rumuzlarn htrasnda
saklamak 24.
Hoca Ahmed Yesevye gre mbtediler mrru, mutavasstlar
sudru ve mntehiler zuhru drt arta baldr : Birincisi mekn,
kincisi zaman, ncs ihvn, drdncs rabt- Sultan. . Sliklerde
tefrika-i htr olmamak ve evrd ile megl bulunmak iin evvel me
knn ma'mur olmas lzmdr. Tlipler arasnda ve memleket iinde
isizlik ve ihmli gerektiren bir usan olmamas iin, zamann rzala-
rmdan masn olmak lzmdr. Btn makmtta ve halvet ve erbain
lerde evki mcib olmak iin, fakr- fenya tlib hakik ihvan da bulun
maldr. Bunlardan sonra, Sultana ballk da lzmdr ki, Sultana
ballk, irfan shipleri arasnda ruchn mcib olur25. Yesevlere gre,
sliklerin tarkinin mntehs ve mchidlerin merhalelerinin gayesi
fakr yoludur. Hazn, bu yolun meakkatlarn u sretle anlatyor :
Fakr yolunda l yu'ad vel yuhs seferler olur. Ol cmle seferlerden
lem-i btn ve kiver-i gaybl-gayb iinde yzaltm dery ve krk-
drt berzah ve perde ve hicablar alr ve her berzah ve perde ve hicab
tahtndan ve zmnndan ve zuhrundan krkdrt yol kar ve dokuz
taht ve her taht zre bir mstakil sultn- mtecemmil emr fermn ve
hkmeder. n ol taht-gh ve sultanlardan geilse, iki azm kap ve
refl-bnyn bb- hmyn ve der-i meymn zuhr eder ve herbir
kapvebb- hmyn ve der-i meymn karsnda dery-y mehib ve
'amk mevc urur. Bu kap ve dery-yi mevvcdan 'ubr olup geilse,
ngh bir kubbe peyd olur ve alt yol ki onsekizbin lem, ol alt yolun
banda mtahayyir ve mtegayyir ve muztar kalmlar fakr fen ile.
I bu menzil ve merhil beybn-i fakr fen ki mehip ve acbdir;
muktedsz ve klauzsuz slk ve 'ubr ve mrr klmak mteazzir ve
muhaldir. Bu menzili gemeyince fakr idrk olunmaz 26.

24 Cevhir'l-Ebrr (s. 129-131). 25 Cevhir'l-Ebrr (s. 181-184).


26 Cevhir'l-Ebrr (s. 116-117). Fakr fen stlahnn sfler arasndaki mhi
A H M E D Y E S E V N N H A L F E L E R V E T A R K A T I 101

Ahmed Yesevye gre, hakik bir sfnin riyzet ve mchedeye


almas, yeme-ime ni'metinden, halvet ve ehvet ve iretten uzak
kalmas lzmdr; dnya lyiini brakarak, tevecch ve mrkabeyi
kendisine san'at klmaldr ki, hlis sf olabilsin; bu yzden, Yesevye
tarkatinde slikler iin trl mchede ve riyzet ta'yin edilmitir.
Onlara gre, nafile orucu nc gne varrsa, btndan gubr ve zul
met kalkar; beinci gne varrsa, mugayyebt- cin ve ervh- tayyibe
musahhar olur; altnc gne varrsa, gnl derylarmn pnarlar alr
ve akmaa balar; eer dokuzuncu gne varrsa, kalblerin ve kabirlerin
kefi hsl olur; lkin btn bu riyzet ve mchedeler, eyhin izin ve
tensibiyle olmaldr. yle olmazsa, fayda deil, aksine mazarrat hasl
olur 27.
Cevhirul-Ebrrda Yesevlikin usl ve db hakknda teferruta
it - fakat tarkatin hussiyetlerini gstermek bakmndan ok mhim-
birtakm tafsilt daha vardr ki, onlar umm hatlar ile naklediyoruz :
Yesevye tarkmda her mlkatta selm verilirken sol elin arkas yere
konularak, sa eli kendi srtnda enber yapmak dettir. Dervi, sol
ayam yere koyar, sol yzn de yere koyarak, sa ayam kurbanlk
koyun gibi keden uzatr. Tazarru' ve inkisr ile prin huzrunda yz
teessrle kusrunu syler. Nihyet Tekbr ile pr yetiir ki, onun kur
banlk koyun sret ve heyetini \ l (lmeden nce l
mek) keyfiyetine eritirir; nasl ki er'at-i mutahharede bykten
ke selm snnettir, yoksa bunun aksi deil. . Eer Hazret-i pr,
onun kusrunu sylemezse, cevap olarak kurban Tekbrini tevfr ederler.
Derviin, prin Tekbri ed ni'metine teekkr olarak, yine kusurlarnn
afvn ed ederken vasflandrld tarzda, sol eliyle ekilip gitmesi
lzmdr; eer elinde birey varsa, niyz ederek arzeder; eer hazr birey
yoksa niyz etmesi kfidir. Btn yolunu feth iin kusurlarnn afvn
dilemesi ve bu sretle, ktid ettiinin karsnda niyz etmesi kurb-i

yetini anlamak iin Risle-i Kuayrye'ye baknz. 'Avrif'l-Ma'rif'te ve Fasl'l-


Hitab'ta da bu hususta pek uzun tafsilt vardr. Ayrca Gazlye ve daha baka muta
savvflarn eserlerine de baklabilir. Byk mutasavvflara gre, derviin fakr hrkas'm
giyebilmesi iin en az krk yl eyhine sdk ve huls zre hizmet etmesi lzmdr.
27 Cevhir'l-Ebrr (s. 58-60). Byk mutasavvflarn riyzet ve mchedesi,
derviler arasnda pek mehurdur. An'aneye gre, Bayezd-i Bistm altm gnde bir
lokma yermi; Yesevye tarkatinde de Mahmud Hoca, otuz gnde bir lokma, Ulug
Hoca krk gnde iki lokma, Zeng Ata ondokuz gnde bir lokma, Sadr Ata onbe gnde
bir lokma yerlermi (Cevhir'l-Ebrr, s. 57).
102 A H M E D Y E S E V N N H A L F E L E R V E T A R K A T I

lahyi -mcibtir. Iktid ettiinin, nun niyazna karlk dus icbete


makrndur. Sf-i slik, taksir ve niyz kapsnda mukm ve mstakim
olmadka, icbet kaps ve kurbet dergh nun yzne almaz ve
onun murd yz gstermez; nasl ki, Ahmed Yesev, Niyaz yol aar
demitir. Dervi teheccd (gece vakti klnan nafile) namazn ksa sreler
okumak sretiyle klmaldr; zr uzun srelerle klmak herkesin ii deil
dir. Onalt rek'at teheccd namazn huss dbiyle kldktan sonra,
iki def'a kelime-i temcd ve def'a salavt- hams okumaldr. Bundan
sonra hazin sesle ve tazarru' ve teellmle yzbir kerre estafirullh ve
be kerre de <sl VI J U <SI J- ve be kerre istifr,
kerre kelime-i istifr, yksek sesle ve keml-i iddetle yzbir kelime-i
Cell okunur. Sonra Zikr-i erre ile itigl olunur. Bu zikri yle kuvvet
ve iddetle ed etmelidir ki, dervi terlesin; fcr sflerin tahkikatna
gre tarikat cnb ancak bu sretle tathr edilebilir. Sonra eer gecenin
uzunluu msit ise, Ysin, Mzzemmil, Sretil-AH, Elem-nerah,
Inn enzeln, Lilfi Kureyin sreleri tilvet edilir. Seher zamannda
Cenb- Hakk a sz- gdzla mnct makbl-i lh olur. Salt-
Fecrden sonra, yirmibe Subhnallh, yirmibe El-Hamdulilldh, yirmi-
be L-ilhe illa'ilh ve yirmibe Allhu ekber tekrar olunur. Yzbir
tsm-i Cell ekilir ve ak ve evk ve heyecanla Zikr-i erre ye devam
olunur; zr Zikr-i erre mahv- fen rs ve fakr- bak ihds eder. Bun
dan sonra, hazz- nefs ile murakabe edilir ve keml-i ta'zimle Ysin
tilvet olunur. Cenb- Hakka istifr edilir. eyhlerin ve b ve ec-
ddn ruhlarna Ftiha okunur. Meclis ehli ile musfaha edilir. Hazret-i
JEreesden rivyet edilen bir hadls-i erif meline gre, Her kim sabah
namazn cematla klar, sonra oturup gne douncaya kadar zikr ile
megl olur ve sonra yine iki rek'at kdarsa, bir hac ve tam 'umre ecri
gibi ecre mazhar olur ; bu sebeple, tebih ve tehlil ve krat ve hatm ve
du ve musfahadan sonra, keml-i niyaz ve tezarru' ile iki rek'at Irak
namaz klnr. Her rek'atta, Ftiha'dan sonra be Kulhvallh okunur.
Kuly ve Kulhuvallh ile iki rek'at istihre namaz klnr ve drt rek'at
kuluk namaznn ilkinde Vedduh, kincide Elemnerahleke, nc ve
drdncde Mu'avvezeteyn okunur. Zuhr namaznn drt rek'at snne
tinde drt Kul, ikindi namaznn drt snnetinde de -ilk rek'atta drt,
kincide , ncde iki, drdncde bir olmak suretiyle- on Vel-Casr
okunur. Saltn edsmdan sonra tevazu' ve tazarru' ile yetmibir Es-
tafirullh, yzbir Ism-i Cell ekilerek Zikr-i erreye itigl olunur.
Akam olup ortahk kararnca, makberenin zulmet ve vahdeti hatr
A H M E D Y E S E V N N H A L F E L E R V E T A R K A T I 103

lanarak du ve reca edilir. Vazife-i bzrgn olan be mlm Sre, her


be vakit namazdan sonra tilvet edilmelidir; eer bu myesser olmazsa
bir Fatiha ve yete l-Krs ve Ihls sresi okumaldr ki, rahmet
ve mafiret sebebi olsun. Mevlid gnne rastlayan Pazartesi gnleri
oru tutmak mendub (makbl)dr. bd a'mliin arz gn olan Per-
enbe gnleri oru tutmak da makbldr28.

25. Halvet:
Yeseviyye tarkmda Halvet in bilhassa ehemmiyyeti ve kendine
mahsus db vardr. Hoca Ahmed Yesevye gre Halvet kelimesin
deki harflerde birok anlalmas g hikmetler mndemitir. Buradaki
h ( r) hliden, lm ( J) leyVden, vav ( j ) vuslattan, te () hidyet'ten aln
mtr. Halvet esnsnda nefse ve eytna it hazlar yanp mahvolur.
Hak cezbelerinden nr ve nr zuhra gelir; insanlk karanlklar ve
baka kederleri kalkar; btn tabakalar nurlanr ve temizlenir ve daha
bunun gibi nice nice feyizler hsl olur. Halvet ikidir : Biri erVat halveti,
dieri tarikat halvetidir. er'at halveti olmaynca kincisi olmaz. erat
halveti, btn ayp saylan fullerden ve mem szlerden, baka nok
sanlk ve gnahlardan temmiyle tevbe etmek essna dayanr; byle
olmazsa, tarikat sliki halvetine lyk olmaz. Bunun gibi oru da, btn
uzuv ve duygu organlarnn, er'an yasak edilen v.b. eylerden masn
ve mahfuz kalmas sretiyle olmaldr. Tarikat halveti hakknda eski
byk mutasavvflarn birtakm gr tarzlar ve onlara gre konulmu
muhtelif erkn ve kaideler vardr 29. Halvet-gzin olacak slikin taba-

28 Cevhirl-Ebrr, (s. 244-255.)


29 Cevhir'l-Ebrr (s. 30-34). Halvet ve uzlet kelimeleri eskidenberi tasavvuf
stlahlarmdandr ve aym mnada gibi kullanlr. Halvetten maksat, tenha bir yerde
lemden tecerrd etmektir. zlet, ehl-i safvetin sfat; halvet, vuslat almetidir. Mrd
iin nce kendi cinsinden uzlet ve nihayette ns-i Hak iin ihtiyr- halvet lzmdr.
Yalmz, uzlet ihtiyar eden kimse, halkn errinden korunmak iin deil, kendi errinden
halk korumak iin bu hareketi ihtiyar ettii fikrinde olmaldr; zr aksi, kibir ve gurura
yol aar. Eb Bekr Varrak, Dnya ve hiretin hayrn halvet ve kllette, er ve mazarra
tn halk ile ihtilt ve kesrette buldum demitir (Risle-i Kuayriye tercemesi, s. 82-85).
Tasavvuf hakkndaki telifleri byk bir kymet ve ehemmiyeti hiz olan ahbddin
Suhraverd, 'Avrif'l-Marif'in Ftuh'l-ErbaHn bbnda halvetten ve onun db ve
artlarndan uzun uzun bahseder. Ona gre halvetten maksad, birtakm garib ve acibe
ve kefiyta hid olmak deildir. Ns ile ihtilt zerine halveti tercih eden kimse
Zikr-i llh den baka tekmil zikirlerden, murd- llh den baka tekmil muradlardan
ve kffe-i esbb mutlebeden hl olmaldr. Aksi takdirde halveti fitne veya beliyyeye
104 A H M E D Y E S E V N N H A L F E L E R V E T A R K A T I

tna gre o esnda nasl hareket etmek lzm geleceini, ancak mrid-i
kmil ta'yin edebilir; zr aksi takdirde mazarrat muhakkaktr.
Hazn, Yesev tarkatinde halvetin an'anev ekillerini ve mersi-
mini u sretle anlatyor : Mridin muvfakat ile bir gn nce halvet
tasfiyesi iin orulu olmak gerektir. Halvet arefesinde sabah namazndan
sonra tebih ve tehliller teksir ve zikr-i mlakkan ve vird-i murahhas
rd olunur. Zikrul-lh edsmdan sonra saf balayp kbleye kar
yksek sesle sekiz Tekbr getirilir; bundan maksat, nefs- hev ordu
suna kar alan harbin balangcnda Cenb- Haktan yardm ve
zafer dilemektir. O gnn ikindi namazndan sonra ma'bed ve halvet -
hnenin delikleri, kaplar, bacalar kapatlr ki, halvete girecek mridin
slkna hava ve soukluk bir zarar vermesin. Sonra mrd, mezun ve
memur olduu evrad ve istifar ve ezkr ile t gne batmcaya kadar
Tanrya yalvarmakla gzya dkmekle itigl eder. Namazdan sonra,
yemek iin el ykanr; hizmet eden kimse, ibrik ile iftar iin scak su
getirir. Onunla iftar edilir ve artk su verilmez. Bundan sonra, Ahmed
Yesevnin kermetleriyle bitmi olan kara-dardan halvet orbas
verilir; eer bu bulunmazsa kzl-dardan da olabilir. Herkese bu or
badan ayr ayr verilir; bundan maksat kimsenin itirki olmamasn ve
bu sretle feyz zuhruna mnic bir hl hsl olmamasn temindir.
Ondan sonra, harreti teskin iin bir kk karpuz, veya bir miktar
ayran verilebilir. Yemekten sonra Kurr- Kermden bir sre, veya
birka yet tilvet olunur. Ayak zre saf saf durup yksek sesle
Tekbr edilir; daha sonra, oturulup ta'zm ve hrmetle gece yarsna
kadar zikrullh a itigl olunur. Bu esnda dervileri tevik etmek,
harretlendirmek iin Yesevye eyhlerinin Hikmet ad verilen lhleri
hazin sesle ve telkinlerle okunur 30. Bundan sonra baka bir yerde balar

mncer olur. Suhraverd, bu hususta diyor k i : Bz kimseler artlarna riyet etmek


sizin halvete girerek ve zikirlerden birine devam ederek, kuv-yi nefsiyyelerini bir nok
taya cem' ve havass-i zhiriyyelerini de evgl-i hriciyyeden men' ettiler; nitekim
rhipler, birehmenler, filozoflar da byle yaparlar. Bu keyfiyetin saf-y btn husle
getirmekteki te siri mutlaktr. Ancak eriat ahkmna ve snnete mutbaatla icr
edilen halvet, kalbin tenevvrn, dnyaca zhd, halvet-i zikri ve salt ve tilvet
hususlarnda ma'al-ihls mumeleyi intc eder. Bu babda siyaset-i er'iyyeye riyet
ve snnete mutbaat etmeyenlerde yalnz saffin-nefs hsl olur. Carra de \Vauxdan
naklen Mehmed Al Ayn, Hilccet'l-slm- Gazl, s. 272-273).
30 Kitabmzn beinci ve altnc blmlerinde, Hocamn ve muakkblerinin
Hikmet'lerine, onlarn bestelenerek zikr meclislerinde okunduuna dir tafsilt vardr.
A H M E D Y E S E V N N H A L F E L E R V E T A R K A T I 105

tra edilir. Ustura ve ta hazr olunca tekrar Tekbr edilir. Tratan


sonra halvet-hne iinde saf saf olup drt cihete kar - nce kbleden
balamak artiyle- Tekbr getirilir; bu bitince, bir halka tekil edilip,
zikre balanr; bu, mum snnceye kadar devam eder. O snnce kl
feti ref' ve kesleti def' iin birka saat istirahat edilir. O esnda nice
hicablar kalkp, lhi nurlar inkiaf eder. Derviler, rylarn destur
ile eyhe syleyip ta'bir ettirirler. Ry eer hayr ise niyz etmekle,
eer er ise Taksir demekle ref' olur ve Allahn ltfu ile hayrlara dner.
Eer niyzmendlik ve tehir bbmda tehir ve ihml karlarsa , terak
kiden kalp tenezzl ekmesine delildir. Gece gndz bu sretle halvet
ve krk gn tamam olur. Matbah hademeleri herkesten nce destur ile
halvet hneden karak kurbanlar keserler. Bu kurbanlarn kanlarn
kpeklere vermeyip gmmek ve kemikleri saklamak dettir31.
Kesilen kurbanlarn boazlarn kebap ederek souk su veya ay
ranla halvet ehline verirler. O gece halvet-hnede kalnmaz; ir dostlar
ve sfler evlerinde dinlenilir. Sonra sabah namaznda toplanlp zikre
dilir; Tekbr ile hayr yd klnp niyaz olunur ve sonra herkes kalb
rahatl ile evlerine dalr. te, Yesevye tarikatnda pek mehur
olan halvet in ekil ve mhiyeti budur 32.

26. Zikr-i Erre :


Yesevye tarkatinin ve slklar Hoca Ahmed Yesevde nihayet
bulan Trk mutasavvflarnn hussiyetlerinden biri de, Zikr-i Erre
ad ile mehur bir zikirdir. Zikredenin haneresinden bk sesine benzer
birer ses kt iin, buna bu nm vermilerdir. Menkabeye gre, Hzr
Aleyhis-selm birgn Ahmed Yesev ile sohbet etmee gelmi ve Ho-
cay her gn en ve gnl ferah bulurken, o def'a sknt ve znt
iinde grmt; hayret ve teaccple sebebini sordu : Bu l hllere
ve makamlara erimi iken kederine sebep nedir? dedi; Hoca o vakit
u cevb verdi : Rufek ve fukarmn btnlarn kasvet kabzetmi;
izlesini imknsz grdm iin kederli ve sknt iinde kalmm .
O zaman Hzr Aleyhis-selm, Ah, ah! diye zikrullha baladlar;

31 Cevhir'l-Ebrr (s. 51-55). Bu kurbann kann gmmek ve kemiklerini sak


lamak deti, slm bir mhiyeti hiz deildir. Bunda Islmiyyetten nceki eski Trk
din an'anelerinin te sirini aramak daha dorudur. Belki de bu, eski Budizm kalt-
larndandr.
32 Cevahir'l-Ebrr (s. 56).
106 A H M E D Y E S E V N N H A L F E L E R V E T A R K A T I

o kasavet yok oldu ve bu zikr, emirleri ile, btn silsilede vird oldu,
te Yesevye tarkatindeki Zikr-i Erre'nin esas ve mhiyeti ve Yese-
vlike girmesi, menkabeye gre, byledir 33 ve essen, Yesevye tarkati
de Cehriyedendir 34.

Zikr-i errenin tesir ve feyzine dir birok rivyetler vardr : Tr


kistanl eyh Mevdud mrdlerinden eyh Mahmud Halveti Zavrn,
Semerkand nahiyelerinden birinde Hoca Ubeydullha yakn bulunu
yordu. Telknt- cehriyyesinin velvelesi ve zikr-i erresinin gulgulesi,
Hoca Ahrrm murkabe ve zikr-i hafiyyesine munz olduundan,
bundan vaz gemesi iin mahsus mektup yazd. eyh Mahmud, bu mek
tubu alr almaz pp bana koydu ve cier-sz bir ah ekerek, yle bir
zikr-i erreye ve telknt- cehryeye balad ki, mektubu getiren adamla
ir ihf tarafdrlar dehet ve hayret iinde kaldlar. Hoca Ahrr, bu
halden gcenip, ihy-y leyi ve istihre ile onu tebdile alt; lkin bir
trl muktedir olamad ve nihayet onun malp deil, glip olduunu
i'tiraf bykln gsterdi. Grp mahabbet ettiler; aralarnda kuv
vetli bir dostluk hsl oldu 3S. Reaht'ta etrfyle anlatld gibi, Mevdud
eyhin ileri gelen halfelerinden Keml eyh, a vilyetinde otururdu;
Hoca Ubeydullh, Horasandan Takende geldii zaman, onunla ok
defca mlkatta bulunmutu. Takendde birgn Keml eyh, Hocay
ziyarete geldii zaman, Hoca Ubeydullh kendisi iin zikr-i erre etme
sini rec etti. Keml eyh, mrdlerine uyarak, yedi-sekiz kerre kuvvetle

33 Cevhir'l-Ebrr (s. 72-73). Ayn menkabe bu eserdeki Farsa bir manzmede


tekrar ediliyor (s. 229).
34 Ysuf Hemednnin ve daha baka hcegnn zikirleri, zikr-i 'alniye'dir. Yal
nz Abdl-Hlk Gueduvn, Hzr Aleyhi s-selmdan zikr-i hafiyye ile memur ol
mutu. eyhi olan Ysuf Hemedn, onu deitirmedi (Reaht tercemesi, s. 25). eyh
Rknddin Alddevle Semnn, mehur Hoca Azzn a zikr-i cehr'n mhiyetini sor
mutu. O da cevap olarak, Biz de sizin zikr-i hafiyye ettiinizi duyduk; hlbuki hafiyye-
den maksat, halkn 'adem-i vukufudur. Bilindikten sonra, ikisi de msvdir; hatt
hafiyye ile hret riyya makrndur demiti. . . . I H a d s - i erifi
mucibince, nefes-i ahirde zikri vz ile etmek ve telkin etmek cizdir. Dervilerin her
nefesi son nefes hkmndedir; bu yzden, zikr-i cehr onlara n-lyk saylmaz. Hoca
Mahmud ncir Fagnev de zikr-i 'alniye, dili yalan ve dedi-kodudan, boaz haram
ve bheden, gnl riy ve sema'dan ve ba Haktan gayriye tevecchten pk olan
kimseye mnsiptir demitir.
85 Cevhir'l-Ebrr, (s. 157-158).
A H M E D Y E S E V N N H A L F E L E R V E T A R K A T I 107

zikretti. O vakit Hoca Ubeydullh, Yeter, gnlmze dert siryet


eyledi! diye bu zikrin feyizli tesirini i'tiraf eyledi36.
Zikr-i minr ad da verilen bu zikr tarz hakknda eyh Muham
med Gavs u bilgiyi veriyor : Zikr-i minrnin yolu, iki elini iki uylu
unun zerine koyarak ve nefesini gbeine doru vererek h! demeli;
sonra nefesi gbek altndan kmldatarak medd ile ve ba, beli, srt
msv gelecek srette iddet ile Hay! demeli ve bu sretle tekrar
edilmelidir. Bir marangoz, tahtann zerinden nasd bky ekerek ses-
lendiriyorsa, zkir de kalbi dzelmek ve saf peyda etmek iin zikri,
levh-i kalb zre ekmelidir. Bz eyhler zikr-i minryi Hu, Hay!
szleriyle if ederler; bzlar ise, Allh! sziyle if ederler. Bu zikrin
verimi, iktisb edenlere mlm olaca vehile saylamyacak kadar
oktur37. eyh Slim ibn Ahmed eyhn B-alev-i Hadramnin
zikr-i minr nin if tarz hakknda verdii izahlar daha etrafl ve
vzhtr : Zikr-i minr be sretle if edilir. Hepsinde de, zikreden
kimse, karnn azck skarak nefesini gbeinin altndan yukarya doru
eker; sonra karnn azck geveterek ve nefesini gbeine doru uza
tarak geriye verir. Bu cihet det, marangozun tahta zerinde bky
uzatmas ve ekmesi gibidir. Be sretten birincisi : Zikreden kimse, iki
dizinin zerine oturur; ellerini iki uyluunun zerine koyar; nefesini
gbeinden damana doru ekmee balar; H! der; sonra nefesini
gbeine doru uzatarak ba, beli, srt msv olacak srette iddetle
aaya verir, Hay! der. Bu sadlar det bky, marangozun tahta
zerinde ileri geri ektii vakitte kan sesine benzer. H! ile iret,
yel-i nefse; Hay! ile iret, Ayt- fka dr; yhut aksinedir. Bu
cihet birincide vcbun imkn zre galebesine, yhut kincide imknn
vcb zerine galebesine gredir. kinci sret : Nefesini ekerken H! ,
aa verirken Hay! demektir; yhut her ikisinde de Allh demektir.
nc sret : Nefesini ekerken Allh , aaya verirken H! de
mektir. Drdnc sret : Her iki hlde de Hay! demektir. Beinci

8,1 Reaht tercemesi (s. 21). Dier bir rivayete gre, Hoca Ubeydullh, Yeter,
Artan Fer edek yand dedikten sonra, Eer bir mnkir, bu ne trl zikirdir derse,
ona nasl cevap vermeli, diye dndm demi ve,
IJ X.JJ - _rT *~,
beytini okumutur.
37 Tibyn- Vesil'l-Hakyk muharriri (c. III., s. 265), bu paray eyh Muham
med Gavsin Cevhir-i Hams adl eserinden naklediyor.
108 A H M E D Y E S E V N N H A L F E L E R V E T A R K A T I

sret : Her iki hlde de dim, Kim, Hzr, Nzr, hid demektir.
Bu zikrin faydalar ok olup Zekery Aleyhis-selmdan menkldr 38.

27. Yesevden Gelen Tarikatlar:


Slk silsilesi bakmndan Hoca Ahmed Yesevye mensup bulunan
tarkatler balca ikidir : Nakbendye, Bektiye. Bunlardan baka me
sel knye gibi birka tne kk ucbe daha Ahmed Yesevden gel
mekte ise de, hakikatte bunlar ayr birer tarikat saymak doru olamaz.
Her byk tarkatte onun esas hatlar dna kmamak zre, birtakm
kk kollarn doduu grlr. Bu gibi kollarn birou, hatt ly-
kyle tesbit bile olunamamtr. Nakbendliin, Ahmed Yesev ile al
kal saylmas tarkatin pri Hoca Bahddin Nakbend lakabiyle
tannm Muhammed b. Muhammedl-Buhrnin, Yesev eyhlerinden

38 Tibyn- Vesil'l-Hakyk (c. III., s. 266). Bu para da eyh Sliminin Es-


Sifri'l-mensr li'd-dirye ve'z-zikri'l-menr lil-velye adl eserinden alnmtr. Bu
mellifin Cevhir'l-Hams'i grd, ondan faydalanmasndan anlalyor. eyh Slim,
bu verdii malmatn sonunda, Kavl-i mehra gre, bu zikr, Seyyid Ahmed Bedevi
Hazretlerine mensuptur; bunun o kadar hreti vardr ki, Zikr-i Bedevi deyince behe
mehal bu zikr anlalr diyor ki, doru deildir. Nitekim Tibyn- Vesil mellifi, onu
u sretle pek hakl olarak tenkid ve tashih ediyor : Bu zikrin Seyyid Ahmed Bedevi ye
nisbeti ya istinsah eden, veya mellif tarafndan yanl olarak vki' olmutur. Dorusu
Ahmed Yesev olmaldr; nk o, bu zikirde Ahmed Bedeviden ncedir ve kendi
sinden sonra birok eyhler de ona ittiba' etmilerdir ki, Ahmed Bedev de bunlardandr
(Tibyn- Vesil'l-Hakyk). Zikr-i erre'nin, Hazret-i Zekeriyydan geldii hakknda
Dvn- Hikmet'de de bir kayt vardr. Cevhir'l-Ebrr'm bu zikir tarz hakknda
verdii bilgiyi, yukardaki zah tamamlamak iin, aynen naklediyoruz (s. 230-231) :

j vb- 3*- / i
j* j- ojl i i cAj JJL2
jZ9^ -UU i Ij jj jj i UjJi
T
j J i-U-1 Co-jJ i I O
j ^JU j* jS"* I IMJ Ij j\ jiLj

(3^ Sj) ^ j 23 & Lj


i j <ii os*" j j j> . ,t r oi j j Lj dji Sj
-T i j j f X j S *S 3 j Jl j j-3 J-5
jo OjT crJT J y S
Li j jb ipi j JUJ j jl J* i < j
A H M E D Y E S E V N N H A L F E L E R V E T A R K A T I 109

Kasam eyh ve Halil Ata ile bir mddet berber bulunarak onlardan
feyz almasndan dolaydr. Hoca Bahddin, ilk zamanlarnda Emir
Seyyid Kellm ireti gereince Kasam eyh yanna geldi; iki- aydan
fazla orada bdundu; sonunda eyh, ona terif verdi ve Benim dokuz
olum vardr, sen onuncususun ve hepsine mreccahsn! dedi. Bundan
sonra Kasam eyh Nahabdan Buhraya geldike, Hoca ona fevkal'de
riyet ederdi39.

Hoca Bahddinin Yesevlikle ikinci bir alkas da, yine Yesev


eyhlerinden Halil Atadan nasib aldndan dolaydr. Kendisi onunla
konumasn bizzat u sretle anlatyor : lk zamanlarmda rymda
Hakm Atanm beni bir dervie smarladm grdm; sliha bir ceddem
vard, ona rym naklettim; Trk eyhlerinden nasibim olduu ek
linde ta'bir etti. Birgn, o rymda grdm dervie Buhra paza
rnda rast geldim; lkin mlkt edemedim. Akam evime birisi geldi.
Dervi Halil denen o derviin benimle grmek istediini syledi.
Niyz ve evkla derhl meclisine vardm. Eski rym anlatmak iste
dim; Trke olarak onun kendisine essen mlm bulunduunu anlatt.
Tesdf, o dervii Mvernnehre hkmdr yapt; Sultan Halil
unvnn ald. Benimle o zamanda da mlkt etti ve efkat gsterdi;
gh ltf ve gh cunf ile bana tarikat dbn retti. Alt sene kadar bu
sretle yannda kaldm; feyz ile slkte ok terakki ettim. Halk ara
snda onun hizmetinde bulunurdum; yalnz iken mahrem-i hss idim.
Muahharen Sultan Halilin saltanat haleldr oldu; bir lhzada o eski

39 Nefaht tercemesi (s. 416-417). Hoca Bahddin in, Kasam eyh ile ilk ml-
katlarnda, yle dt ki Kasam eyh kavun yerdi. Kabuunu Hocadan yana itti;
Hocamn dahi taleb-i larreti nihayette olman ber seb-i teberrk ol kabuu tammca
yediler. def'a ol mecliste yle vki' oldu. Hemen mecliste eyhin hdimi ieri girip
deve drt at yavu-kldm dedi. eyh Hoca Hazretine Trke iret edip aytt ki at
yahi tutunuz. Mrdlerden drt kimse yle heybet ile Hocaya bakp, incindiler ki
gy ortalarnda kan vki' olmutu. Hazret-i Hoca buyurmular ki, Meyih-i Trkn
her kim sfatn anlamaya, elbette onlarn tarkmdan tr onlardan nevmd olur ve
i'tiraz eyler. Pes Hazret-i Hoca, iki dizi zerine oturup murkabe ettiler ve mteveccih
olup akam namazm kddktan sonra, hdim yine ieni girip aytt : Develer ve atlar
kendileri geldiler.. . Kasam eyh hir Buhra pazarlarndan birine gelip, trl trl
al-veri etti ve kp gitti. sr-i mahabbet zerinde zhir idi. Bir dkknda oturdu
ve oullarndan ve mtbi'lerinden kendi ile berber olanlar dvet eyledi ve aytt :
Bizim naklimiz zamam erimitir; tevhd kelimesin muvfakatle diyelim. Pes kendisi
dedi ve cmlesi dediler. Fil-hl teslm-i rh eyledi (Nefaht tercemesi, s. 416-417).
110 A H M E D Y E S E V N N H A L F E L E R V E T A R K A T I

devletten eser kalmad. Bunu grnce gnlm dnya iinden tamamen


soudu. Buhraya gelip civar kylerden birinde skin oldum40 .
Hakikatte, Hoca Bahaddin Nakbendin mnev terbiyesi Hoca
Abdl-Hlk Gucduvndendir; bu sebeple onu Hcegn silsilesinden
addetmek hi de yanl saylamaz; bu yzden, Nakbendlik bir yandan
Kasam eyh ve Halil Ata vstasiyle Yesevlik tesirinde kald gibi,
dier yandan da Hoca Abdl-Hlk Gucduvnnin, Ahmed Yesevden
sonra Ysuf Hemedn halfesi olmas itibariyle de -ta b ii olarak- birok
cihetlerden Yesevlikle benzerlik gsterir. Hoca Bahddinden sonra
Nakbendlik, Mvernnehr ve Horasan Trkleri arasnda ok yayl
m, Yesevlik nufuz shasm bir bakmdan daraltmtr; lkin Nak-
bendlikin umm hatlar tibriyle Yesevlikten pek farkl olmadn
ve Orta-Asyada az zaman zarfnda yayldn evvelce onun zemin
hazrlamasna borlu bulunduunu da ilve etmeliyiz 41.
Ahmed Yesevden gelen ikinci byk bir tarikat da Bektliktir.
Hocanm menkabev hayatndan bahsederken, Bekt ananesinde ona
nasl bir yer verilmi olduunu anlatmtk ( 14. Bekt A nlanesi).
Bz silsilenmelerde Hac Bekta Velnin tarikat silsilesi baka baka
ekillerde gsterilmekle berber, hakikatte btn bunlarn hibir tarih
kymeti olamaz 42; nk yukarda k Paa-zdeye dayanarak anlat

40 Salhddin bn Mbrek el-Buhri, Makmt- Muhammed Bahddin Nak-


bend, (trc., Sleyman Azm stanbul, 1328, s. 19-20) ve Nefaht tercemesi (s. 417-418).
41 Yesevye db hakknda kitabmzda verilen tafsilt ile, Nakbendye db
hakkndaki makmt ve slk kitaplarm, mesel Risle-i Bah'ye'y (stanbul, Hukuk
matbaas, 1328) karlatrnz. Aradaki itirk noktalan, birdenbire gze arpacak de
recede oktur.
42 Halveti eyhlerinden Bursal Ahmed Ltf Efendi, Bekta Velnin silsilesini
u sretle gsteriyor : Horasanl Hac Bekta Vel, tarkati eyh Lokman- Perendeden,
o da Hoca Ahmed Yesevden, o da eyh Nasrullh Haan Sencerden, o da eyh Rk-
nddin Eb Muhammed Crcnden, o da eyh Kutbd-DIn Senbdden, o da
KdI Muhammed Buhrden, o da Eb Bekr Muhammed Hilden, o da eyh Ab
dullah Vstden, o da Eb Ca'fer ehid Thir Mehedden, o da eyh Muhammed
Elem Tusden, o da mm, Al Rzdan o da pederi mm Ms Kzm dan, o da
pederi mam Ca'fer Sadktan, o da pederi mm Muhammed Bkrdan, o da pederi
mm Zeynl-bidinden, o da pederi mm Hseyin den, o da Hazret-i Al den
almtr (Tibyn- Vesil, c. I., Bektye Fasl). Bu silsile-nmede Ahmed Yesev ye
kadar olan ksm an'aneye uygun ise de, Ahmed Yesevye it olan silsile tammiyle
aslszdr. Bunun ne menkabev ne de tarih bir kymeti vardr. Selnikli Muhammed b.
Osman Efendi tarafndan H. 1140 (M. 1727-28)da yazlan dier bir silsile-nmede ise
A H M E D Y E S E V N N H A L F E L E R V E T A R K A T I 111

tmz gibi, Hac Bekta, Osmanllarn kuruluundan nce Anadoluya


gelip yerlemi meczup bir derviti ve hibir vehile bir tarikat kur
mamt; essen ahsiyeti de, byle byk bir tark kurabilmesine
mnic idi. Anadolu Trkleri arasnda VII. yzyldan balayarak VIII. -
IX ., hatt X . yzyllarda iddetle devam eden din kaynamalar ara
snda, baka birok eitli mhiyette mezheb ve tarkatler gibi Bekt
tarkati de -daha nce deilse bile herhlde- IX . yzyln ilk sende
lerinde lykyle teekkl etmi ve kendisine pr olarak da - VII. yzyl
dan beri tarih mhiyeti unutularak halk arasnda menkabeleri teekkl
etmi ola n - Hac Bekta Velyi semitir43. Hac Bekta Velnin,

yle gsteriliyor: Bekta Vel Tarkati Nu'rnn Sern ^ ^ (Lokmn- Peren-


deden bozma), o da Seyyid Ahmed Bedevi den, o da eyh Kutbd-Din Eeder (Hay-
der) den, o da Hoca Abdur-Rab dan, o da Hoca Ysuf Hemednden almtr (Tibyn-
Vesilu l-Hkyk, ayni cild ve ayni fasl). Bunda da, silsile, netice tibriyle Ahmed
Yesevnin eyhi Ysuf Hemednye kadar geliyorsa da, bunun da bir kymeti olmad
muhakkaktr; essen mellif Kemalddin Efendi de - Vk't- ftde'den naklen
Bekta Vel nin Seyyid Ahmed Bedev ile mlakat etmekle berber - Bekt Tarkmn
Bedeviyye nin bir besi olmadn ve buradaki Bedeviyye senedinin de ma'rf olan
senedin - yni silsile-nmenin - gayri ve muhlifi olduunu sylyor ve ekseriyetin
fikir ve mlhazalarna bal kalarak, Bektliki, Yesevlikin dal addediyor (Tibyn-
Vesil'l-Hakyk, c. III., Yesevye fasl).
43 Doktor Jacob, Bektalik hakkndaki tedkiklerinde, bu tarkatin H. 922 (M.
1516)de len Balm Sultan tarafndan kurulduunu, bu tarkate kat' olarak mild
XVI. asr balarndanberi tesadf olunduunu yazyor (Bektaschijje, s. 24) ve Doktor
Tschudi tarafndan Encyclopedie de l'Islam'a. yazlan Bekta maddesi). Essen em-
seddin Sm Bey de, Hac Bekta hakkndaki menkabev rivyetlere tarih bir kymet
isnd etmekle berber, Bekt tarkatinin resm yin ve dbmn Balm Baba tara
fndan konulduunu tasdik etmektedir (Kms'l-A'lm, Bekta Vel maddesi). Bugn
Jacobun grmedii birtakm yeni vesikalar elimizde olduu iin, Bekt tarkatinin
kuruluunu en az yarm, veya bir asr daha nceye gtrmek lzm geliyor. Hakikaten,
Muhyiddin isminde bir Bekt irinin H. 880 (M. 1475-76)de yazd Hzrnme
adh manzmesindc Hnkr Hac Bekta Velden bahsolunmakta, hatt San Saltk,
Yunus Emre, Ahmed Bedev, Mevln, Sultan Veled, Mahmud Hayrn, Karaca Ah
med, Ftma Bac gibi sonralar Bekta Vel Velyetnmesi'ne, veya silsile-nmelere
giren tannm ahsiyetlerle sair birok Anadolu-erenleri hep Bekta Vel tbi'lerinden
olarak gsterilmektedir (Huss ktphanemizdeki yegne nsha). Emlnddin Baba b.
Dvud Fakih tarafndan H. 903 (M. 1497-98)de Sultan Bayezid Il.a hitben yazlm
olan Risle-i Kudsiyye'de de, eyhlerin talarndaki almetlerden sz edilirken, Bek
t an'anesindeki mehur Elf tc dan da bahsolunuyor : Ve bir dahi meczb-
mutlak ve mahbub- Hwond-kr Hac Bekta Hazretidir kim ol dah ol makama cezb
olmutur kim ak lemidir ve akn kisvelerinden bir kisve nn banda elf tacdr.
ol mnaya dellet eder kim bu cmle mahlktm icad olmasnn asl bir elif dendir
112 A H M E D Y E S E V N N H A L F E L E R V E T A R K A T

Yesev mrdlerinden olduu hakknda menkabede mevcut rivyet,


Osmanllann teekklnden nce Anadoluya birok Yesev dervilerinin
gelmesi sebebiyle onun da bunlardan sayld tarznda tevil ve tefsir
olunabilecei gibi, hakikaten Hac Bektam Yesev mrdlerinden
olmak ihtimli de vardr. Bu iki ihtimlden hangisi doru olursa olsun,
Bekt Tarkati Hac Bektan meydana koyduu birey olmad iin,
bu tarktin Yesevlikle alkasn gsteremez. yinlerinde Trkenin
-Arapa ve Farsa yerine - tarkat lisn olmas, tpk Yesevlerde ol
duu gibi halk vezni ve lisniyle yazlm sde Trke lhlerin arala
rnda pek ok tutunmas gibi d benzeyilere ramen, Bektlikle Ye
sevlik arasnda hibir hakik ba mevcut deildir; nk Bekt tar
katinin daha ilk kurulu anlarnda bile ona intisb edenler btn haram
olan eyleri mbh gren zndklar gibi telkki edilmi 44, yhut Hur-
fiyye tifesinden addolunmak sretiyle 45 hri ez-er'at saylmtr.

ve elif, hem cemi' hurufun asldr ve ben ol makama vardm ve nm srrna mahrem
dtm. nn almetin banda komutur (Kilisli Rifa't Beye it olan yegne ns
hadan). te, bu iki vesika, yalnz Bekt menkabesinin deil, Bekt tarkatinin de
- hatt tacmn ekil ve mhiyetine kadar - btn resm yin ve db ile IX . asrda
kurulduunu gsterebilir. IX . asr byklerinden olan ve Hac Bekta ve Elf tacn
tarih mhiyeti hakknda en doru bilgiyi veren k Paazdenin ifadelerinden de, bu
tarkatin IX . asr zarfnda kurulduu kesin olarak anlalyor (k Paazade Tarihi, s.
204-206). Artk bu vesikalar karsnda, Bekt tarkinin ancak X VI. asrdanberi
mevcut olduu hakknda (Bektaschijje, c. II., s. 20) Jacob tarafndan ileri srlen fikir,
kendiliinden dyor ve bu zaman daha geriye gtrmek lzumu anladyor. [Bek
t tarikat ve bu husustaki gr ve aratrmalar hakknda daha geni ve bibliyografik
bilgi iin Prof. F. Kprlnn tslm Ansiklopedisi'nin stanbul basksna yazm
olduu Bekta maddesine ve hussiyle bu makalenin bibliyografya ksmna baklmaldr].
44 XV. yzyl byklerinden olan k Paazade : Beng ve zenk, toplak ve
zaplak ve eytn detler bunlarda oktur ve bu halk bilmezler n eytn midir?
diyor (Ak Paazade Tarihi, s. 206). akyk- Nu'mrye sahibinin bu mnadaki ifadesi,
daha sonraki bir devre ittir. Amasyal Hsmeddin Efendi, Hac Bekta Yelnin 691
tarihinden nce lm olduunu vakf kaydlarna dayanarak iddi ediyor (Bu eseri
mizin VII. blmndeki 30 numaral nota baknz). Bektlik hakknda, X . blmde
( 58. Bekt iiri bahsinde) bunlar tamamlayc tafsilt vardr.
45 XV. asr esnsnda Fazl Hurf kirtleri Anadoluya yaylmlard. Bunlardan
mehur Aliyyl-a'lmn Kk-Asyaya gelerek bir Bekt tekkesinde yerletikten
sonra, Hurflik akidelerini Bektlik nm altnda nerettiini ve H. 822 (M.
1419-20) de ldn biliyoruz (Ishak Efendinin Kif'l-Esrr ve Dfi''l-Err'ma
baknz. Prof. Browne ve Dr. Jacob da, Bektlike Hurflikin girmesi hakknda bu
dn kabl eylemilerdir). Tibyn- Ves'il'l-Hakyk muharriri de bu fikirdedir :
Hac Bekta hayatta iken hibir kimseyi halfe brakmamtr. Sonra Ik adyla me-
A H M E D Y E S E V N N H A L F E L E R V E T A R K A T 113

Tarkatin daha ilk kurulu zamanlarna it olan bu hl, onun daha


nce baka tarikatlar gibi er'at diresi dhilinde bir tasavvuf mesleki
iken, sonlar birtakm hurflerin ve mlhid ve zindklarn eline geerek
eski mhiyetini kaybettii hakknda ummiyetle beslenen zannn trihen
yanl olduunu kuvvetlendiriyor.
Tibyn- Vesill-Hakyk yazar, bu iki byk tarkatten baka
Yesevlik dallarndan dier iki tarikat daha gsteriyorsa da, hakikatte

hr ve hurfye taifesinden 'Aliyyl-a'l nmnda biri gelmi ve Ben Hac Bekta


Velnin halfesiyim diye iddiada bulunarak biroklar ndan ahz- tarikat etmekle
kendileri azm ve dierlerini azdrmlar. Bunlar bir alay zindklardr ki namaz terkini
ve haram olan eyleri mbah grrler (c. I., Bektye maddesi). Anadolu da daha
Osmanllardan nce de sf nm altnda eriata aykr akideler yayan birtakm adamlar
bulunduunu, kitabmzn ikinci ksmnda izah edeceiz; bununla berber, Hurflere
kar IX . asrda ulemnn teviki ile iddetli bir siyset ta'kip olunduunu ak bir s
rette bildiimiz gibi (akayk tercemesi, c. I., Fahrddin Acemi maddesinde, s.
82-83), daha sonraki devirlerde de buna benzer birok hdiselere tesadf ediyoruz.
Tibyn- Vesil'in bahsettii klar, yni Hurf dervileri hakknda da, X , asra it
vesikalarda bz mhim kaytlara rastlanmaktadr. O asr irlerinden Fakiri, Risle-i
Ta'rft adl mehur eserinde onlar - haklarndaki umm telkkiyi gsterebilecek olan
yle tavsif ediyor :
Ik oldur ki olamaz hep de hri
Kam lt ve bengv havrc
Al aknda ynub yle pimi
Cihanda onsekiz kez ton deimi
Yannda cr'adan yancklardr
Sansm Kerbel kancklardr"
(Huss ktphanemizdeki nshadan; Fakiri ve eseri hakknda geni bilgi edinmek
iin, X . Asr hayatna it bir vesika adl makalemize de baknz (kdam gazetesi, nu.
1332, 10 ve 12 Haziran tarihli nshalar). Hurflikin Anadoluda tutunmas hakknda
imdiye kadar hibir tarih tedkik yaplmamtr. Rz Tevfik Beyin bu husustaki
tedkikleri ile, Clement Huartn verdii bilgi, tarih bir tedkik mhiyetinde deildir
(Textes Persans Relatifs a la Secte des Houroufis, Brill, 1909). Daha XIV. yzylda
mevcut olan bu Ik (jJM) kelimesine dir tafsilt, Bektlik hakkndaki henz basl
mam eserimizdedir. Bu kelimenin Hurfilikin teesssnden nce mevcdiyeti, onun
yalnz hurf deil, daha umm bir srette btn mnasna geldiini gsterebilir.
Fuad Kprlnn Hurrifilik hakkndaki etrafl aratrmas yaymlanamad cihetle
imdilik u tetkiklere baklmaldr: Rfk Mell Meri, Huruflik, st. nv. Edebiyat
Fak. baslmamam mezuniyet tezi (nv. ktp. nu. 305, stanbul 1936); Hurflik
maddesi, slm Ansiklopedisi, stanbul basm (bilhassa bibliyografyas); Abdlbaki
Glpnarl, Hurflik ve Mr-i'alem Cell Bik'in bir mektubu ( Trkiyat mecmuas,
stanbul 1965 c. X IV, s. 93-110)].
F. 8
114 A H M E D Y E S E Y N N H A L F E L E R V E T A R K A T I

bunlar bir tarikat olmayp, tarikat dhilinde bir koldan ibrettir. Bu iki
koldan birincisi kniyedir ve Mevdud Ata halfelerinden eyh Keml
knye mensuptur46. Takend vilyetinde oturan bu eyhi, Hoca
Abdullah, Horasandan Takende geldii zaman tand ve hakknda pek
byk sayg ve sevgi gsterdi; bu karlkl sevgi neticesi olarak dima
biribirleriyle konuurlard. Keml eyhden gelen kniyye sllesini
yukarda gsterdiimiz iin burada tekrara lzum grmyoruz ( 23 lk
Halfeleri), ikinci kola gelince, Tibyn- Vesil, hatt bunun ismini bile
zikretmiyerek, bunun Hadm eyhden yukarda zikrettiimiz bir
silsile ile - eyh Hwceg-i Kn halfelerinden H. 975 (M. 1567-68)de
len eyh Ahund Molla Hired Azzna eritiini bildirmekle yetiniyo
ruz.

28. Netice :
Yesevlik ve Hoca Ahmed Yesev hakknda imdiye kadar verilen
tahlil tafsilttan sonra, Orta-Asya Trk sfliinin balang ve mhi
yeti ve balca esas hatlar ve hussiyetleri hakknda terkibi bir fikir
verebilmek mmkndr. Hakikaten, Ahmed Yesevnin Trk tarihindeki
ehemmiyeti, yalnz be-on para, yhut birka cilt tasavvuf manz-
meler yazm eski bir ir olmasnda deil, slmiyetin Trkler arasnda
yaylmaa balad asrlarda, onlar arasnda ilk def'a bir tasavvuf
mesleki vcde getirerek ruhlar zerinde asrlarca hkm srm ol
masndadr. Ondan nce Trkler arasnda Tasavvuf mesleklerine girmi
adamlar yok deildi ( 4 Trkistan'da Tasavvuf); lkin onlar, ya byk
Islm merkezlerinde Acem kltrnn tesiri ile acemlemiler, yhud,
yeni dinin ummlemesi iin byk Trk kitleleri arasna girerek
orada unutulup gitmilerdi; ilerinden hibiri, kendilerinden sonra da
yaayp devam edebilecek kuvvetli birey tesisine muvaffak olama
mt; halbuki Hoca Ahmed Yesev kuvvetli ahsiyetiyle, Trkler ara
snda asrlarca yaayan byk bir tarikat kurdu ki, bu, bir Trk tara
fndan ve Trkler arasnda kurulmu olan ilk tarkattir. te, bundan
dolay Yesevliki ve Ahmed Yesevyi tedkik etmekle, Trk tasavvufu-
nun en eski ve en asl bir ksmn aklam oluyoruz.

46 kn, Yesi evresinde bir kasabann addr (22. Bugnk Yesi). Kemal eyh
glib bural olduundan dolay kn lakabn alm olacaktr. Yoksa bu kn lakab,
bilinen mnada kn (yakn bilme, salam bili) kelimesine nisbet ifade etmez.
A H M E D Y E S E V N N H A L F E L E R V E T A R K A T 115

Yesevlik, yni Trk sflii, Acem kltrnn hkm srd


bir shada ve byk bir Acem mutasavvfnn kuvvetli tesiri altnda
dodu; lkin, ancak gbekten beri slamiyeti kabl etmi Hemedanl
bir Mecs ilesinin ocuu olan eyh Ysuf Hemedn, eski Hind ve
Iran akidelerini slmiyet esaslariyle telif ve tevile alan o geni ve
serbest dnceli Acem mutasavvflarndan deildi. Kelimenin btn
mnasyle, er' ilimlerde ok derinlemi bir Hads limi olduu iin,
Kitb ve Snnet'i hereyin stnde tutuyor ve tevili, ancak eriatlarn
kabl edebilecekleri direden ileriye gtrmyordu47. te, daha son
ralar Yesevlikte hkim olan esaslar burada aramaldr. eyhinin
fikirleriyle tammen dolmu ve essen byk bir lim olan Hoca Ahmed
Yesev, Yesiye dnd zaman, o fikirleri yaymaa ve telkine alt
ve az zamanda byk bir baar kazand. slmiyet diresine yeni giren
ve felsef fikirlerin inceliklerinden henz birey anlamayan basit ve sde
bir evrede, yine ayn mhiyette basit ve sde din ve ahlk esaslar
telkin eden, daha dorusu din ve ahlk propaganda yapan bir tasavvuf
meslekinin bu baars tabi idi. Bilhassa Ahmed Yesev, halka anlad
bir lisan ve alm olduu edeb ekillerle hitbediyordu; bundan dolay
baars bir kat daha byk oldu.
Yesevlik hibir zaman ince ve derin bir Panteizm ner ve telki
nine almam olduu gibi, onda, eitli kaynaklardan gelen eitli
akidelerin kaynamasndan hsl olma birtakm fikir ve telkkilere de
rastlanamaz4S. Kurucusunun ahsiyetinden baka, gelitii shanm

47 Bunu kuvvetlendiren btn tafsilt anlamak iin yukarya baknz (18. Bu


hrada Hoca Ysuf Hemedn). eyh Ysuf Hemedn, menkabeler ve tarih kitap
larnn sz birlii ile verdikleri bilgiye gre, eyh Eb Al Farmednin mrididir ki
hy'l-'Ulm mellifi mehur Gazl de ayni eyhe mensuptur. mm Gazlnin
tasavvufu, nasl tammiyle Kitb ve Snnet'e dayanyorsa, ayni eyhin telkinleri al
tnda yetien Ysuf Hemednnin tasavvuf hakkndaki telkkileri de esas bakmndan
ondan farkszdr. mam A'zarn hakknda byk bir hrmet besleyen eyh Ysuf He-
mednnin birok fikir ve telkinleri ile, Ahmed Yesev nin fikirleri arasndaki derin
benzerlik noktalarn ak ve kesinlikle grebilmek iin kitabmzn beinci blmne
baknz.
48 Sfliin iki eklinden, Bat : Arap ve Dou : Iran-Hind ekillerinden bu
ikinci daha aslidir. Merkez Asya sflii, douunu rlere, yni Hindli-lranhlara
borlu olan bu ikinci tasavvuf ekline baldr. Bu iki tasavvuf ekli Orta-zamanda
Sultan- Arifin Hzret-i Sultan Ahmed Yesev (X II. asrda), Bahddin Nakbend
(XIV. asrda) gibi derin ve zarif filozoflar tarafndan yaylmtr. Mrd, hikmet-i
mutlakaya yava bir srette vkf ediliyor, er'attan tarkate, ma'rifete ve nihayet
116 A H M E D Y E S E V N N H A L F E L E R V E T A R K A T

mnev ve fikr tarihi de, byle bireye hi elverili deildi. Eski bir din
ve onun dourduu yksek bir felsefe ile asrlarca alkanlk hsl eden,
uzun mddet eitli medeniyetlerin med ve cezri altnda kalarak onlarn
mnev rsbiyle yakndan alkadar olan evreler iin mmkn ve
hatt tabi olan bu hl, Ahmed Yesevnin yetitii asrdaki Trk evresi
iin hemen hemen tammiyle imknszdr.
Trkler o zamana kadar Hind, in, Iran, hatt bir dereceye kadar
Hristiyan fikir ve akidesi ile temas etmi olmakla berber, onlar kendi
lerine hibir sretle mal etmemilerdi; kendilerine has olan eski iptidi
dinin basit telkkileri Trkleri tatmine yetiyordu; bu yzden, yeniden
yeniye almaa baladklar slm esas akidelerinin dna kmak, o
kadrodan tamak iin hibir ihtiya duymuyorlard49. Ahmed Yesev
nin irad sesinin ilk aksettii yer olan Seyhun shasmda eskiden birta
km Budist manastrlar bulunmas, Yesevlik zerinde ufak bir Hind
tesiri bulunmasn bile int etmemitir ve edemezdi50; yalnz, Ahmed
Yesev ve halfeleri tarafndan yaylan Yesevlik esas telkkilerinde
deil, fakat halk arasnda yaylm olan birtakm Yesev menkabelerinde
eski iptidi dinin bz izlerine rastlanyor ki, bu da beeriyetin din ge
lime tarihinde ummiyetle rast gelinen tabi bir hdisedir51. Yesev-
likten epeyice zaman sonra kurulan ve yaylan ve onunla pek sk ba
lantlar, benzerlikleri bulunan Nakbendlik de, Yesevlikle ayni esas
vasflar hizdir diyebiliriz 52.

hakikate eriyordu. (Kouznictsov, Lutte des civilisations et des Langues dans lAsie centrale,
Paris, 1912, s. 131-132). Birok Rus kaynaklarna dayanlarak yazld hlde tarih
ksmlar ummiyetle ok zayf olan bu eserin, Orta-Asya sflii ve Ahmed Yesev
hakkndaki bu sath mtlealar hibir vehile itimda yan deildir.
49 Trklerin ummiyetle kabl ettikleri dinlerin esas hkmlerine sdk kalarak
iHizl hareketlerde bulunmadklar, Trk tarihi ile uraan btn tarihiler tarafndan
itiraf edilir. Yukarda verilen izahlar, bu hdisenin sebeplerini az-ok tenvir ve tavzih
edebilir.
60 Bu husustaki balca tafsilt iin H. H. Howorthm History of the Mongols adl
eserine baknz (c. II., k. II., London, 1880-1888, drdnc blmn ilk notu). E. Rec
lus Le Turquestan et le Tibet Geographie niverselle, Rus-Asyas cildi, s. 556).
51 Grenard, Le Turquestan et le Tibet adl mhim eserinde Budist menkabelerine,
eski iptidi dinlerin kalnts olarak bz eyler kartn zikrediyor (s. 240). Biz de, ki
tabmzn ikinci blmnde, ilk bakta gze arpan bu gibi dikkate deer bz hdiseleri
iaretle iktif ettik. Trk etnografisi ve tarihi hakkndaki tedkikler yava yava oal
dka, bu gibi hdiseler zerinde cidd aratrmalar yapmak imkn da hsl olacaktr.
62 [Profesr F. Kprl, Nakbendlikle Yesevlikin aym esas vasflar tad ek-
A H M E D Y E S E V N N H A L F E L E R V E T A R K A T I 117

Seyd 'Al Reisin ifdesi, X V I. asrda bu zikrettiimiz yerlerden


baka Hrezmde, Ejderbanda, Bat rnda Yesev eyhlerine rast
landn gstermektedir. Bunlara ilveten essen Hindli olup, Te-
mevarda Lippa kal'asmda len E-eyh-erf Muhammedl-Hind
adl bir Yesev derviinden bahsedeceiz. Essen Agral olan bu eyh,
Atnin ifdesine gre, eyh Hac Bekta hizmetinde inti' bulan
eyh Rz hulafsndan Ahmed Yesev tarikatnda bir pr imi; Hm
yn aha vezir olarak onunla birlikte H. 960 (M. 1552-53) da ah Tah-
masb yanma snm, lkin Snnlii sezilip hayatnn tehlikede oldu
unu anlaynca Osmanl memleketine kam. Sultan Sleymann ihsan
ettii yevmiye 120 ake vazife ile drt sene stanbulda oturduktan
sonra, Temevarda Lippa kal'asma 20,000 ake ze'metle gidip oturmu
ve orada H. 974 (M. 1566-67)de vefat etmitir (akayk Zeyli, c. I., s.
191). Yukarda, Evliy elebnin Rumdaki Yesev dervileri hak
knda verdii bilgi de, bu tarkatin yayld shalar pek iyi gsterebilir.
Tarih bakmndan Yesevlikin Orta-Asyada gelime ve yaylma
sn, pek ak bir srette ta'kbedebilmek mmkn deildir; lkin do
ruya azok yakn bir ihtimlle, buna dir bz tafsilt verebiliriz. Mevcut
vesikalardan karlabildiine gre, bu tarikat, nce Seyhun evresinde
Takend ve civarnda tutunduktan sonra, Hrezm civrma yaylm,
dier taraftan Mvernnehrde kuvvetlenmee balamtr. Seyhun
vdisinden ve Hrezmden kuzey batya doru Kpak havlisine yay
lan, mteferrik dervileri vstasiyle Horasan, Azerbaycan, Anadolu
blgelerine kadar gelen bu tarkatin tarih gelimesi hakknda, essen
yukarda da mevcut menkabelerden istidll sretiyle biraz tafsilt ver
mitik ( 16 Netice). Burada ilve olarak unu syliyelim ki, bilhassa
Trklere mahsus sayabileceimiz bu tarikat, Nakbendlikin ortaya
kmasna kadar Trk memleketlerinde ummiyetle hkm srm

ndeki grnn, dzeltilmesi lzm geldiini yeni aratrmalarna dayanarak ilk defa,
Les origines de VEmpire Ottoman (Paris, 1935 s. 118 v.d.; Trk. tere. Osmanl Devleti'nin
Kuruluu, Ankara, 1959, s. 98 v.d.; 2. basm, Ankara 1972, 166 v.d.)da ileri srm
daha sonra slm Ansiklopedisi'nde kan Ahmed Yesev maddesinde ise gerek Ahmed
Yesevnin sfiyne ahsiyetini, gerek Yesev tarikatnn hviyetini lk Mutasavvflar'-
da yapt ekildeki tasviri yerine, bilhassa Bektliin meneleri hakknda yapt
aratrmalara ve eline geen yeni vesikalara dayanarak, Baba, Haydar ve Bekt
a'anelerinin, Ahmed Yesev hakkndaki rivyetlerinin, tarih hakikatlere daha yakn
olduuna iaret etmitir. Ahmed Yesev hakknda lk Mutasavvflarda verilenden
daha fazla bibliyografik bilgi iin Ahmed Yesev maddesindeki bibliyografyaya ba
vurulmaldr].
118 AHM ED Y E S E V N N H A L F E L E R V E T A R K A T

bulunuyordu; Nakbendlikin ortaya kmasndan sonra - Nakbend-


likin Yese\likle alkas dolaysiyle Hoca Ahmed Yesevnin byk
hretine tabi hibir halel gelmemekle berber bilhassa Mvern-
nehr Trkleri arasnda Nakbendlik byk bir yer kazand ve bu tarikat
Horasan ve Hrezmi de kaplad; lkin bu hl, Yesevye eyhlerinin Trk
leminin her tarafna yaylmalarna bir engel deildi; nitekim X . asrda
Horasanda Yesev halfelerine rastladmz gibi63, yine ayni asrda
Orta-Asyann eitli yerlerinde, hatt Kabilde, Diyarbakrda, Hicazda,
stanbulda Yesev eyhlerine rastgeliyoruz 54; bununla berber, artk
o asrda Nakbend tarkati Yesevlikten ok daha fazla bir ehemmiyeti
hizdi55. Yalnz, Seyhun mntkas ile Krgz-Kazak Bozkrlarnda
Hoca Ahmed Yesevnin nfuz ve ehemmiyeti hibir sretle eksilmedi
ve hibir tarikat onun igal ettii yeri tutamad. Krgz-Kazaklarm bu
byk pr hakknda asrlardanberi besledikleri sonsuz hrmet hissi ve
takds, yukarda akladmz gibi (22 Bugnk Yesi), herhangibir
velye, bir mride kar beslenen hrmet ve takds hissinden daha baka
bir mhiyette ve ondan ok daha kuvvetlidir. Herhalde, asrlar boyunca
teekkl etmi olan eitli tarikatlar arasnda Trk hussiyetine en ok
mlik tarikat Yesevliktir, diyebiliriz56.

53 l, Knh'l-Ahbr, Rkn-i slis, Cz-i slis (s. 11).


54 Cevhir'l-Ebrr min Emvci'l-Bihr (Mansur Atann hltercemesi bahsi).
65 Reaht tercemesini yle bir gzden geirmek, bu ak gerei anlamak iin
yeter. Bilhassa IX . ve X . yzyllarda Orta Asyada Nakbendlik in ehemmiyetini
anlatmak iin uzun ve ayr bir tedkike ihtiya vardr. Yalnz, bu hususta umm bir
fikir verebilmek iin unu syleyelim ki, Timur sllesi IX . asrda Nakbend eyh
lerine byk bir ehemmiyet verdikleri gibi (Nefaht, Reaht tereemesine, Cmnin
eserlerine ve hl tereemesine bakmz), X VI. asrda eybnler zamamnda da - hkm
darlk hnednmdan hepsinin Nakbend eyhlerine mrd olmas syesinde - Nakben
dlik btn Mvernnehrde pekok ehemmiyet kazanmtr (Mzekkir-i Ahbb'da
eybn hkmdrlar hakknda verilen izahlara bakmz).
55 Mesel, zikr-i erre, Yesevlikin bahca hususiyetlerinden birini tekil eder. Kr
gz Baksdarna has olan birtakm hareketlerin kalntlarm bu zikirde aka grmek
teyiz. Ahmed b. Mevln Celleddin el-Kn adnda bir mellifin Risle-i Bbriye'-
snde verdii bilgi, bu hususta ok dikkate yandr : Sdt- Nakbendye zikr-i
hafyi ihtiyr buyurmulardr; fakat bzlar muktez-y hl olarak zikr-i cehri de
yaparlar. Nasl ki Hoca Ahmed Yesev Trkistan cnibine azimetle memur oldukta
grdler ki ora ahlsi zikr-i hafi ile yola gelmiyorlar, derhl zikr-i cehri tarkim tuttu
ve bundan zikr-i erre vcde geldi. Birok kimseler bu sadetle merref oldular (Ba-
dadl Vehb Bey Ktphanesine it tek yazma nshadan). Essen Mahmud Kgar de,
Trkler arasnda X I. asrda eyhlerin pek ok rabet ve sayg grdn bildiriyor
(Dvnu Lugti't-Trk, e. I., s. 294). Trkler arasnda ve bir Trk tarafndan kurulan
bir tarkatin, iinde gelitii evrenin intba'larn ihtiv etmesi pek tabidir.
V. B lm

HOCA AHMED YESEVNN ESER

29. Divn- Hikmet:


Ahmed Yesevnin tasavvuf manzumelerini iine alan nl esere
Divn- Hikmet derler; nk o manzmelerin hepsi ayr ayr bir hik-
met tir. Anadolu Trklerinde bu tarz tasavvuf manzumelere nasl
lh ad veriliyorsa, Dou Trklerinde de Ahmed Yesevnin ve o
tarzda iirler yazan dier dervilerin eserlerine ummiyetle hikmet
derler; bu sebeple, Divn- Hikmet nvnnn yalnz Ahmed Yesevnin
iir mecmuasna has bir nvan olmad, hatt belki daha kuvvetli bir
ihtiml ile, bu ismin ona sonradan verildii iddi olunabilir. Daha n
ceki asrlara it elimizde ak bir belge bulunmamakla berber, herhlde
X . asrdanberi bu cins manzmelere Hikmet denildiini kesin olarak
biliyoruz1.
Trk edebiyatnn vcde getirdii eserler arasnda Divn- Hik
metin birka bakmdan byk bir ehemmiyeti vardr : 1) Ahmed Yesev
X II. yzylda ld cihetle, bu eser slm Trk edebiyatnn Kutadgu-
bilighen sonra en eski bir rneini gstermektedir. Lisn ve edeb
mahsllerin pek az bulunduu bir devre it olan byle bir eserin gerek
lisan, gerek edebiyat tarih bakmndan ok byk bir kymeti hiz
olaca pek tabidir2. 2) Eski Halk edebiyatnn birok unsurlarn

1 Cevhir'l-Ebrr min Emvci'l-Bihr (s. 53).


2 Divn- Hikmet'in hangi zamana it olduu meselesi ve Yesevnin ahsiyeti,
mstenklar arasnda eskidenberi birok uzun ihtilflara sebebiyet vermitir. Vambery,
ilk def'a bu eserden bz paralan aatay Mntahabt'nda nerettii zaman, zaman
ve Hoca Ahmed Yesev nin ahsiyeti hakknda hi mlmt vermemiti. Rus mte-
nklar ve bu meyanda Melioransky Divn- Hikmet'in Rusyada baslan nshalann
bildikleri ve Hoca hakknda azok tedkiklerde bulunduklan cihetle, onun H. 562 (M.
1166-67)de ldn biliyorlar ve buna dayanarak, bu eserin Trk lisan tarihi bak
mndan eskiliine vkftrlar. Prof. Brockelmann, Prusya Akademisi Klliyt meya-
nnda son zamanlarda nerettii Alis issai Jusuf, der alteste vorlaufer der Osmanischen
litteratur (Berlin, 1917) adndaki mhim bir tedkik eserinde, Melioranksyye istinden,
Divn- Hikmet'in X II. asr Trk eserlerinden olduunu zikrediyordu; Budapete ni
versitesinin Trk lisniyat Profesr J. Nemeth bu eser hakknda tedkiklerde bulu
nurken (Turan, 1918, 1-2, s. 111-118), mteveff Macar msteriki Thry Joseph in
120 H O C A A H M E D Y E S E V N N E S E R

alarak slm rhunu o unsurlarla yni eski mill ekiller ve eski vezin
lerle- ifde eden ilk eser olmak bakmndan da Divn- Hikmet', tasav
vuf Trk edebiyatnn en eski ve en mhim bidesi saymak zarretin-
deyiz. te, Dlvn- Hikmet bu bakmdan eskidenberi msterklarm
dikkatini ekmi ve imdiye kadar lykyle tedkik olunamamakla ber
ber, hakknda para para bz aratrmalarda bulunulmu, hatt bz
paralar da ner ve Bat lisanlarna terceme edilmitir 3.
Divn- Hikmet, bilhassa Dou ve Kuzey Trkleri zbekler, Kr-
gzlar ve Volga Trkleri - arasnda det din mukaddes bir kitap gibi
asrlardanberi elden ele dolatndan, onun saysz yazma nshalarna
ve daha sonra da bir ok basmlarna tesadf olunabilir. Bizim bu bir ok
yazma nshalar zerindeki tedkiklerimiz, ne yazk ki, lisan ve edebiyat
tarihi noktasndan hi iyi bir netice vermemi, yni bu mhim eserin
eski bir nshasna rastlamak bir trl mmkn olamamtr4. Elde

Dou Trklerinin edebiyat hakkuda byk vukfu olduundan bahisle, ona daya
narak, Melioransky ve Brockelmannn, Ahmed Yesev yi Hicr VI. asr adam sayma
larn iddetle tenkid ediyor. Thry Joseph in, Ahmed Yesev hakkndaki mtlealann
iine alan Mild Ondrdnc Asr Sonlarna Kadar Trk Lisn Yadigrlar adl maka
lesi Trkeye evrilmi olduu cihetle (Mill Tetebbu'lar Mecmuas, say 4, s. 81-133),
Prof. J. Nemethin, ona dayanarak ileri srd fikirleri tammyle reddedebiliriz.
Thry Josephe gre : Ahmed Yesev Nakbend tarikat eyhlerindendir. Vefat senesi
malmumuz olmamakla berber, Nakbendlikin kurucusu Pr Muhammed Nak-
bendin H. 719 (M. 1319)da vefat ettii ve Ahmed Yesevnin mezar zerine Timurun
(M. 1397) de muhteem bir bin yaptrd mehurdur. u hlde, Ahmed Yesev nin
1319-1397 seneleri arasnda lmesi ve bu sebeple, Dvn- Hikmet'in X IV. asr eser
lerinden olmas icbediyor (Mill Tetebbu'lar Mecmuas, s. 97-98). Thry Joseph,
Reaht tercemesi'ni bu hususta bir kaynak olarak gsteriyor; hlbuki Reaht'm Ahmed
Yesev hakknda verdii tafsilt lykyle tedkik etseydi, Hoca Yusuf Hemednnin
nc mridinin X IV. asr adam olamyacam kesin olarak anlard. Anlalyor ki
akademisyen Thry Joseph, Reaht' iyi tedkik etmedii gibi, Ahmed Yesev hak-
kndaki kaynaklarn hepsinden de gaflet etmi, hatt iin en garibi, birok basmlar
bulunan bu eserin tab'imlan bile haberi olmamtr; nk Vambery de eyh Sley
mann aatay Lgati'nde, Pavet de Courteillein Lgat'inde mevcut 310 msra'dan
baka birksmn baslmadm iddia ediyor. Profesr J. Nemeth, bu izahlardan sonra,
mteveff Macar arkiyatsnn bu husustaki kaynaklardan nekadar habersiz kaldn
anlayabilir.
3 Dvn- Hikmet'in mevcdiyetinden bahseden, hatt ondan sekiz-on para
rnek ner ve terceme eden ilk msterik Vamberydir (Cagataische Sprachstudien,
Leipzig 1867, s. 115-123); bununla berber, eserin mukaddimesinde, Levchinein verdii
birka satrlk mlmt nakilden baka tarih bilgi veremiyor (s. 36-37).
4 stanbul vakf ktphanelerinde Dvn- Hikmet'in yazma nshasna hi rastla-
H O C A A H M E D Y E S E V n N E S E R 121

mevcut basma nshalara gelince, bizim bildiimize gre, bu eser bir


def'a stanbulda, drt def'a Kazanda, bir def'a da ta-basmas olarak
Takendte basdmtr; lkin bu muhtelif basmlar, hibir vehile iti
mda yan olmayan yeni yazmalara dayanlarak yapld iin, bugn
elimizde, zerinde timadla tedkikler yaplabilecek hibir doru eski
nsha bulunmuyor5.

madik. stanbulda bizzat tedkik edebildiim iki yazma nshadan birisi bugn Kata-
noftan alman kitaplar arasnda bulunuyor. H. 1290 (M. 1873-74)da yazdm olan bu
nsha 331 sahifeden mrekkep olup, her sahifede ortalama olarak onbir msra' ve heyet-i
mecmuada 99 Hikmet vardr; bu ok yanl ve her mnasiyle berbad nsha, ilmi bir
tedkike - hatt basmalar derecesinde emniyetle - esas alnamaz. Marif Nezreti tara
fndan Hlis Efendi den alman kitaplar arasnda bulunan dier nsha ise H. 1260
(M. 1844-45)da yazlm olup, iinde Ahmed Yesevye it olmayan birok manzu
meler, hatt Nevnin Harbt'a alnan mehur Terci'-i bend'i bile vardr. Melioransky,
Petersburgdaki Asya Mzesinde 239 mkerrer numara ile drt muhtelif yazma nsha
mevcut ise de, bunlarn hepsinin son devirlere it olduunu ve bu eserin eski i'timda
deer bir nshasna tesadf edilemediini yazyor. Berlin, Viyna, Gotha Ktphaneleri
ile, British Museumun Trke eserleri arasnda bu esere tesadf edemedik (Bu hususta
kaynaklarmz Flgel, Pertsch, Rieu Kataloglar'dr. O zamandanberi bu ktphanelerin
yeni aldklar eserler arasnda Dvn- Hikmet'in de bulunabilmesi ihtimli vardr).
Macar Akademisi Ktphanesinde Dvn- Hikmet'in yazma bir nshas bulunduunu
bilmekle berber, bu nsha hakknda da yeter derecede bilgiye mlik deiliz. Dvn-
Hikmet, Orta-Asya da ve Kuzey Trkleri arasnda ok mehur bir eser olduu cihetle,
baka ktphanelerde, veya huss ellerde onun daha baka nshalarna tesadf edile
bilecei muhakkaktr; bununla berber, o nshalarn da ekseriyetle son devirlere it
olacanda phe edilmemelidir. Dvn- Hikmet'in eski bir nshasn bulabilmek im
knna en ok mlik olan Rus msterklarmn imdiye kadar buna muvaffak olama
malar bu fikrimize kuvvetli bir delil tekil edebilir. Bizim bildiimize gre, en eski nsha
evvelce Vefik Paa Ktphanesinde bulunuyordu; bu nshann 148 varakl ve 4inch
cesmetinde sde fakat gzel bir yazyla ve balklar krmz olarak H. 1105 (M. 1693-
94)de yazlm eski ciltli bir nsha olduunu Katalog'dan renmekle berber (Katalog
numaras : 1039), ne yazk ki, ona tesadf edemedik. Fransz msteriki Pavet de
Courteille, kendi huss ktphanesinde de yazma bir Dvn- Hikmet nshas bulun
duunu sylemekle berber, onun eskilii, veya yenilii hakknda hi bilgi vermiyor
(Mi'rc-Nme, notlar srasnda, s. 33). te, grlyor ki btn bu uzun izahlar netice
olarak hi de memnuniyet verici deildir.
5 Dvn- Hikmet ilk def'a Kazanda H. 1295 (M. 1878-79) de Hikem-i Hzret-i
Sultan'l-rifin Hoca Ahmed Yesev ad ile 67 Hikmet ve bir Mnct'tan mrekkep
125 sahifelik bir risle hlinde baslmtr. kinci basmn nshas elime gemedii iin,
onun hangi seneye it ve ne mhiyette olduunu bilmiyorum. nc basma gelince,
1311de Kazan niversitesi Matbaasnda baslan bu nsha Dvn-i Hikmet-i Sultan'l-
'rifn Hoca Ahmed b. Mahmud b. iftihr- Yesev nm altnda olup, ilk sahifede Gulm
Muhammed b. Mft RahmuIlh Kurey-i Esed el-Him el-Lb(h)rnin Haz-
122 H O C A A H M E D Y E S E V jVN E S E H

te, elde mevcut Dvn- Hikmet'in stanbul basm, hatt yle


sath bir srette tedkik edilecek olursa, onun pek eitli adamlara ve
deiik zamanlara it birtakm kark paralardan ibret olduu derhl
anlalr; nk bir def'a irlerin mahlslar bunu gstermee kfidir :
Bu basmda, ems, ah-Mereb, Hakm Sleyman Ata gibi muhtelif
irlerin eserleri bulunduu gibi, Kazan basmlarnda da Kul Garib
mahlsl dier (drdnc Kazan basm, 102. ve 126. Hikmet'ler) bir
irin iki paras mevcuttur; bununla berber, stanbul basmnda bu
lunan bu be-alt para ile Kazan tab'ndaki dier bir para istisn
edilecek olursa, kalan eserlerin hepsi Kul Hoca Ahmed, Hoca Ahmed
Yesev, Yesev, Ahmed Miskin gibi biribirine ok yakn birtakm muh
telif mahlslar kullanan irlere - veya dier kuvvetli bir ihtiml ile,
btn bu biribirine yakn mahlslar kullanan bir tek ire - it bulu
nuyor ki, bugnk umm telkkiye gre, o muhtelif mahlslarm sahibi
Hoca Ahmed Yesevdir ve bu manzmelerin hepsi, Trk lisnnn VI.
asra it pek eski birer mahsldr. Kat' bir essa dayanmayan bu
telkk, bu gne kadar yalnz halk arasnda deil, limler arasnda da
mutlak bir hakikat eklinde hkm srmekte bulunuyor.
Biz, birdenbire garip grlse bile, bu umm telkkiye kar bulun
duumuzu iddidan geri durmyacaz. Bir def'a yukarki - Kul Hoca
Ahmed, Ahmed Miskin, v .b . mahlslarla yazlan eserlerin hepsini
Ahmed Yesevye isnd etmemek iin yeter derecede kuvvetli tarih ve

net'l-Asfiy adl mehur Tezkire-i Evliy'sndan karlm ufak bir hl tercemesini,


17 sahifelik mensur bir mukaddimeyi, 134 Hikmet' ve bir mnct' iine alr. Slk
dbmdan bahseden bu mensur mkaddime, hemen pek az fark ile, Cevhir'l-Ebrr
min Emvci'l-Bihr'dan karlmtr diyebiliriz. Mild 1896da yine Kazan da nere
dilen drdnc basma gelince, 277 sahifeden mrekkep olan bu nsha, aynen nc
basm gibi Haznet'l-Asfiy'dan kardm hl tercemesi ile, slk dbna it mukad
dimeyi ve - nc basmdan 14 fazlasiyle - 148 Hikmet'i iine alr. Ta-basmas olarak
1314de Takendde yaymlanan nsha, Fakrnme adn verdii mensur mukaddimeyi,
nc Kazan basmna yakn Hikmetleri ve sonundaki Mnct' iine alan 154 sahife
den mrekkep olup, sonunda Yesev dervilerinden birinin yine ayni tarzda Hikmet'lerini
de iine almak bakmndan dier nshalardan bir fazlalk gsterir, zbekler Dergh
eyhi Hac Sleyman Efendi nin 1299da stanbulda nerettii Dtn- Belgat-nvn-
Sultan'l-'rifn Hoca Ahmed Yesev'ye gelince, bu, her sahifede ortalama yirmialt
msra' iine alan 276 sahifelik bir nshadr. Dier basl nshalardan epeyice fazla olan
bu stanbul basm, Ahmed Yesev den baka, ir birok tannm Orta-Asya muta
savvf irlerinin manzumelerini de iine ahr; bununla berber, dier nshalarda da bu
karklk - fakat daha az nisbette - mevcuttur.
H O C A A H M E D Y E S E V N N E S E R 123

edeb delillere mlikiz : Ne yazk ki, bu eitli manzmelerde birinde


(drdnc basm, 88. Hikmet) mebur ir ve mutasavvf Nesmden
bahsediliyor; hlbuki H. 562 (M. 1166-67)de len bir irin, kendisinden
iki asr sonra gelen bir mutasavvf irden - hatt kermet kuvvetiyle
bile - bahsedemiyecei pek tabidir 6. Yine bunun gibi, elimizdeki Divn'-
daki dier iki manzmede, Ahmed Yesev mrdlerinden - yukarda
kendilerinden uzun uzun szettiimiz - mehur Baba Mainle (Kazan
basm, 47. Hikmet. - stanbul basm, s. 131), Hakm Sleyman Ata dan
(77. Hikmet) bahsediliyor; hlbuki Ahmed Yesevnin bizzat, kendi
mridlerinden sz etmesi, hemen imknsz denecek kadar zayf bir ihti
mldir. te, her tibr ile ok kat' ve kar gelinmesi imknsz bir
mhiyette olan bu eitli tarih delillerden baka, lisn ve edeb bir
takm mhim mlhazalar da, yukarki iddimz byk bir kuvvetle
destekliyor : Divn- Hikmet'i meydana getiren manzmeler arasnda
arz vezninin muhtelif bahirlerinde yazlm, bzs ok muntazam man
zmeler var ki, edeb lisnn tekmln biraz tedkik edenler iin,
onlar YI. asr mahsl olarak kabl etmek imknszdr 7.

6 Osmanl edebiyatnda byk ve mhim bir mevkii hiz olan - ok kuvvetli bir
rivyete gre Fazl- Hurf - akirdlerinden Seyyid mdddin Nesimi, mehur olduu
gibi Halep te H. 820 (M. 1417-18)de ldrlmtr (Kef'z-Znn, c. I., s. 401; Latifi
tezkiresi, s. 332). Onun Irak, Dou Anadolu, Azerbaycan shalannda pek tannm olan
Divn ve menkabeleri, daha XV. yzyl esnsnda Horasana ve Mvernnehre ya-
ydmt. H. 904 (M. 1498-99)de Sultan Hseyin Baykara tarafndan sadrete ta'yin
edilen Emr Keml d-Din Hseyin in Meclisl-'Uknda bir meclis de Nesmye
tahsis olunmutur (Ktip elebden balayarak bu gne kadar bu eserin Sultan H
seyin Baykaraya isndndaki yanll anlamak iin Habib's-Siyer'in (e. III., cz 3,
s. 330) verdii bilgiye ve bilhassa Bbr-Nmeye Sultan Hseyin Baykara devri
riclinden sz ederken - baknz. Meclis'l-'Ukm stanbulda ve Avrupa ktp
hanelerinde saysz yazma nshalar vardr. Mesel Ayasofyada 4238 numarada). Ne-
smnin yazd sfiyne iirlerin Orta-Asya da da makbl ve rabette olup eskidenberi
okunduunu da Vambcry bildiriyor (Cagataische Sprachstudien, s. 141-143).
7 Mesel 21inci Hikmet olarak, lhi Kdir Perverdigr * Rahm kl bendeng ey
Kirdigr matla'l bir mesnevi, 23nc Hikmet olarak Bmg tb na'ra-i sevd-yi
Muhammed * Men n ucun gyida eyd-yi Muhammed matla'l ok dzgn bir lisanla
yazlm bir na't, 26nc Hikmet olarak Bizdin drd bisyr Y Mustaf Muhammed
msrayle balayan dier bir na't, 33nc Hikmet olarak Ehl-i dil bolgan kii gamkin
gngln d itar msra' ile biten dzgn bir manzme, 53nc Hikmet olarak, Garip-
ligd garib bolgan gariblar Gariblar hlini bilgen gariblar matla'l bir gazeli, 56nc
Hikmet olarak Arapa msr'larla mlemma' filtn, filtn, filiin vezninde bir
lh, 57nci Hikmet olarak Hazret-i Peygamber hakknda ve mesnevi tarznda Mu-
124 H O C A A H M E D Y E S E V N N E S E R

Btn bu uzun mlhazalardan acab nasl bir netice karacaz?


Bugnk bilgilerimizin derecesine ve elimizde Dlvn- Hikmetin VI.,
VII., yhut VIII. asrlarda yazlm eski bir nshasnn bulunmamasna
gre, bu hususta kat' bir hkm vermek mmkn deildir. Acab,
bugn Hoca Ahmed Yesevye isnd ettiimiz bu Divn, Yesev dervi
lerinden yine Ahmed isminde dier bir ire mi ittir ? Yukarki fikirlere
gre, Dvn- Hikmet'deki iirlerden herhlde mhim bir ksmn - b i l
hassa arz ile yazlm olanlar ona isnd etmek mecburiyetindeyiz.
Nesmden bahsetmesi bakmndan, herhlde IX . asrdan nceki bir
zamana mensup olmayan bu ir, pek muahhar bir devre de it olamaz;
yazd Hikmetlerin sonralar Hoca Ahmed Yesevye isnad olunabilmesi
iin, bu irin herhlde IX . asrda, veya X . asrn ilk senelerinde yaad
n kabl etmek cbeder. Acab, Divn- Hikmeti tammiyle -Ahmed
Yesevden baka- dier bir ire mal etmek ve isim benzerliinden
dolay, onun daha sonra Ahmed Yesev ile kartrldna hkmeylemek
doru olamaz m? Bizim grmze gre, bu ihtiml de bs-btn
reddedilebilecek bir mhiyette deildir. Ahmed Yesevnin halk edebi
yatndan alnma ekillerle Hikmetler yazdn ve ondan sonra bu tarzda
manzmeler yazmann Yesev dervileri arasnda det bir an'ane eklini
aldn kesin srette biliyoruz; lkin pek muhtemeldir ki, Ahmed Ye
sevnin yazd Hikmet ler, asrlar boyunca kaybolmu ve daha sonra
gelen ayni isimde bir irin eserleri, halk arasndaki hreti ve mnev
nfzu bakmndan ona isnd edilmi olsun; essen bu gn elimizde
mevcut nshalarda, onun Defter-i sn olduu birok yerlerde akla
nyor8; belki o Divn' tertip eden Yesev iri, Hoca Ahmed Yesevnin
eserini ilk defter sayarak, ayn tarz ve edda Hikmetlerden mrekkep

hammed'ni biling zt Arab'dur * Tarkatni yolu kll-i edebdr matla'l bir mesnevi,
92nei Hikmet olarak Mef'l, mef'l mef'l fe'ln vezninde ok dzgn bir man-
zme, 100nc Hikmet olarak drt Mef'ln'le yazlm bir manzume, 102nci Hikmet
olarak, Sfi Nak oldun vel her giz mslman bolmadmg nekratl ok muntazam bir mu
hammes, 107nei ve l l l inei Hikmet olarak F'iltn, f'iltn, f'iln vezninde yazlm
iki iir, 127inci Hikmet olarak, Dem bu demdur zke dem ndem dijne * Dnyadin b-gam
otarsn gam dime matla'l bir gazel, 135inci Hikmet olarak, Ay h du 'lem pdih *
Irrsin bendeni put penh matla'l bir mnct ve en sonra, mef'ln, mef'ln,
fe'ln vezninde uzun ve dzgnce bir mnct vardr; hlbuki VI. yzydda arz
vezninin bu kadar eitli ekilleri ile bu kadar dzgn manzmeler yazmak imkm
yoktu.
8 Bu Defter-i sn nesVlesi Dvn- Hikmet'in birka yerinde tekrar tekrar zikre
dilmektedir (stanbul basm, s. 2, 17, 28, 74, 147) :
H O C A A H M E D Y E S E V N N E S E R 125

.olduu iin, ayni ismi - yni Dlvn- Hikmet ismini - verdii kendi eserini
de onun ikinci defter'i sayyor. Gerek Divn'n, gerek onu dzenleyen
irin ayni isimde olmas, sonra her iki irin manzmeleri arasndaki
ekil, ed ve rh bakmndan derin ve samim benzerlik, yeni ir tara
fndan yazlan eserin, sonralar, eski tannm mutasavvfa isnd edil
mesini pek mmkn kdm olabilir.
Bu gn eHmizde bulunan Hikmetler, velev Hoca Ahmed Yesevye
it olmasa bile, ekil ve ruh bakmndan onlarn Yesevye it olanlardan
tammiyle farksz olacana hkmedebiliriz; nk Ahmed Yesevnin
takipilerinden sz ederken, ondan asrlarca sonra bile yine ayni ekil
ve edda ve ayni ruh ile ayni tarzda Hikmetler yazld pek ak bir
srette grlebilecektir; bununla berber, bunu yalnz Ahmed Yesev
ve takipilerine has birey zannetmemelidir; halk vezni ve ekilleri ile
yazlan tasavvuf edebiyatta, bzan bu deimezlik asrlarca sre gel
mitir. Bunun sebebini, yalnz Halk edebiyat mahsllerini yzyllarca
biribirinden farksz bir srette srdren millerde deil, ksmen nazire-
cilik de, ksmen de, bir def'a byk prlere istinden yerleen ekillere
takipileri tarafndan det kuts bir mhiyet verilmesinde aramaldr;
bununla berber, btn bu mlhazalara ramen, elimizdeki Dlvn-
Hikmet nshasnn hem Ahmed Yesevye, hem de X V I., veya X V. asra
mensup Ahmed adl dier bir Yesev derviine it eserlerden mrekkep
kark bir mahsl olduu ihtimli de kuvvetli bir srette mevcuttur.
imdiye kadar saydmz eitli ihtimllerden hangisi tercih ve kabl
edilirse edilsin, herhlde elimizdeki Dvn- Hikmetin tedkikiyle, Ahmed
Yesevnin edeb ahsiyeti ve Trk tasavvuf edebiyatnn bilinmeyen
ilk safhalar aydnlanabilir.

Riyzetri katg lartb kanlar yutub Min defter-i sn szdin atm, mana

Kul Hca Ahmed men defter-i sn aylm ki lem irellarn meyga saydm

Min defter-i sn aytm kani kulak Kan-ya tkb yglamaslar misl-i bulak

Tze tze Hikmet'larm sn defter siz szm ndnlarka klur ebter

Min defter-i sn aytm sizka ydigr Ervhimdin medet tlab okung zinhr
126 H O C A A H M E D Y E S E V N N E S E R

30. Lisn Mhiyeti:


Iran yolu ile gelen slmiyetin, Orta-Asyada, Seyhun shasmda,
hatt Kgar ve havlisine kadar daha doudaki memleketlerde byk
bir sr'atle yayldm, Smnler zamannda Mvern-nehr kt'asn
tammiyle mslman olduunu, Ispcab9 ahlisinin daha ilk Smn
hkmdr zamannda slmiyeti kabl ettiini, yukarda ksaca anlat
mtk (2. Trkler ve slmiyet). Divn- Hikmetin hangi lisan dire-
sine mensup olduunu anlamak iin elimizde eski ve i'timada yan bir
nsha bulunmad cihetle, bilhassa lisan tarihi bakmndan bz ted
kiklerde bulunmak ve X I.-X II. yzyllarda Trk lehelerinin coraf
shalar hakknda ksaca bilgi vermek gerekiyor. Bundan baka, im
diye kadar dima tekrar edilen aatayca ve Uygurca kelimelerinin
hakik mnalar hakknda biraz izahat vererek, lisn ve edeb mhiyeti
bakmndan aatay edebiyatnn ilk eseri saylan Divn- Hikmetin ne
dereceye kadar bu mhiyeti hiz saylabileceini gstermek de faydasz
deildir. Trk lisn tarihi imdiye kadar hemen tammiyle terk ve
ihml edilmi bir bilgi kolu olmak bakmndan, bu meseleler hakknda
mrcaat edilebilecek cidd hibir tetebbu' eseri mevcut olmad gibi,
lisniyat da bizim ihtisas shamzm dnda bulunduundan, bu hususta
vereceimiz bilginin ve ileri sreceimiz birtakm fikirlerin, bilhassa
lisniyat mtehassslarnca yeni batan tenkid ve tedkiki gerekir kanaa-
tndayz.
Kgarda Kutadgubiligin yazld senelerde, Mahmud Kgar
tarafndan vcda getirilen Divnu lugtVt-Trkte, o asrdaki Trk
kollarnn coraf vazyetleri ve leheleri hakknda verilen bilgiye gre,
X I. asrda batdan douya doru onlarn dalma tarz yle idi : Rm
beldelerine en yakn olan Peeneklerden balayarak, Kpak, Ouz,
Yimak, Bakurt, Besmil, Kay, Yabaku, Tatar, Krgz. Kuzeyden g
neye doru da u kollar yaylmt : igil, Tohs, Yama, Urak, Caruk,
Cumul, Uygur. Bunlardan sonra Tangkut, Htay, Main geliyordu10.

8 Ispcab, yhut Isfcab hakknda ayrca bilgi almak iin Mu'cem'l-Bldna ba


knz (c. I., s. 230). Mahmud Kgar, Mednetl-beyz lakabiyle tamnan Sayram eh
rine Ispicab da denildiini sylyor (Divnu Lugt, c. III., s. 133). Ispcab hakknda
btn Arap corafyacdannda geni ve ak bilgiye rastlanabilir.
10 Divnu Lugtit-Trk (e. I., s. 27-28). Smn Hkmdr Nasr ibn Ahmedin
zamannda Buhradan ine kadar uzun bir seyahat icra eden Eb Dulef, getii
yollar stndeki Trk kabilelerini u suretle gsteriyor : Evvel (Caruh : )-
H O C A A H M E D Y E S E V N N E S E R 127

Btn bu kollar ve lisanlarm pek iyi bilen Mahmud Kgarye gre,


Trkenin en fasihi ancak bir dil bilen, AcemlerIe karmayan, ehirlere
inmeyenlerin lisndr; hlbuki Sodak, Gencak, Argu gibi iki dil bilen
ve ehir ahlisi ile dp kalkanlarn dillerine zacf rz olmutur11. G-

lar, bir ay sonra (Tatar?)lar, yirmi gn sonra Uf . [i: (?) 1ar, sonra Peenekler,
onlann arasnda oniki gn seyahattan sonra igiller, krk gn seyahattan sonra Bugrac
(Ugrak?)lar, bir ay sonra Tbet ( c~ )ler, krk gn sonra Kimak : MimakIar, bun
larn arasnda bir ay seyahattan sonra Guz : Ouzlar, onlarn arasnda bir ay seyahatten
sonra Toguz-guz: Dokuz-Ouzlar, onlann arasnda yirmi gn seyahattan sonra Kr-
gzlar, bunlarn arasnda bir ay seyahattan sonra Harluh : Karluklar, bunlann arasnda
yirmibe gn seyahattan sonra (Halaclar), sonra jl (Hitay ?)lar. Ebu
Dulef, bunlardan Kimaklarn ve Krgzlarn kendilerine mahsus yazlan olduunu,
hatt Krgzlarn ibdet vaktinde okumaa mahsus manzumeleri bulunduunu zikre
diyor (1845de Berlinde Arapa metni ve Ltince tercemCsiyle neredilen bu seyahat-
nme, Mu'cem'e in maddesinde tammiyle mevcuttur; Trke tercemesi Yeni
Mecmua'mn 59uncu saysnda; erefddin : Eski Trk Memleketlerinde). Bu kaynak-
lann verdikleri mlmt, herhlde tenkidli bir srette izah ve tamamlanmaa iddetle
muhta bulunuyor. Geza Kuun. Macar ark Mecmuas'nda Gerdiznin Trkler hak
knda verdikleri mlmt terceme ederken, baka Arap corafyacdarnn da onlar
hakknda verdii mlmt ilveten not eklinde toplayarak ve telfik etmek sretiyle
bu hususta basit bir tecrbede bulunmutu (Keleli Szemle, 1901 senesinin ilk numara
sndan balayarak, 1902 senesinin drdnc numarasna kadar srasiyle neredilen alt
makale); lkin, bu hususta mevcut btn slm ve in tarihlerinin verdii bilgi ly-
kiyle zapt ve telfik olunamad iin, bu tecrbe pek iptidi bir mhiyettedir; bununla
berber, essen bu makaleler de yle bir maksatla yazlmamt. Bizi mevzuumuzdan
pek ok uzaklatraca ve det aynca bir tedkike ihtiya gsterecei cihetle, burada
bu eitli belerin biribiriyle mnasebetlerini ve coraf shalarm geni srette zah
edemiyoruz; bununla berber, bunlann sonraki asrlarda yerlerini deitirdiklerini de
unutmamahdr.
11 Daha hemenidler zamannda rann Ceyhun (Oksus) ve Seyhun (Yaksart)
arasndaki bir satrapln tekil eden Sogdiyanann merkezi Semerkand idi. Arap co
rafyaclar da Sogd nmm verdikleri bu shay Buhara ve Semerkand arasnda gster
dikleri gibi, Semerkand i de buraya idhl ediyorlar; hatt Eb Abdullah el-Mukaddes,
onun alts kuzeyde ve alts gneyde olmak zere oniki ehrini de zikrediyor (Mu'ce
m'l-Bldn., c. V., s. 86). Trklerin bu shada ehemmiyetli bir rol oynamaya bala-
malan M. VI. asr ortalarna dorudur. Onlar, ya bu tarihte, yhut bundan biraz sonra
shalarm batya dora genileterek, Eftalitleri yendikten sonra Sogdiyanay da h
kmleri altna almlar ve ran kavimleri ve medeniyetiyle bu esnda sk bir srette
temsa girmilerdir (W. Thomsen, Inscriptions de l'orkhon, Helsingfors, 1896, s. 54).
Orhun Kitbeleri'nde de Demir-Kap civarndaki Sogdaklar zerine yaplan seferlerden
szediliyor ki, Prof, Thomsen, bu mnsebetle - Menandre Protectore ve De Guignes'den
naklen - bu memleketin Mukan Han zamanndanberi Trklere tbi' olduunu sylyor
128 H O C A A H M E D Y E S E V N N E S E R

gebelerden Cumul, Kay, Yabaku, Besmil, Tatarlarn ayr lisanlar varsa


da -Mahmud Kgarye gre- Trkeyi de iyi bilirlermi. Aadaki
notta geni srette akland gibi12, biz bu ifdeyi, Bunlarn ayr bir

(ayn eser, s. 154, numara 38). Son zamanlarda Sogd lism hakknda aratrmalar neti
cesinde, bunun eski ran lisnnn bir lehesi olduu meydana kmtr; hlbuki Mah
mud Kgar, Sodaklar, ya'ni Sodlular, hem Trke hem de Sogdca bilir olarak
gsterdii gibi, Balasagun, Trz, Sayram ahlsinin de hem Sogdca, hem Trke konu-
duunu da ilve ediyor (daha aada Trke de Acem kelimelerinin bulunduu hak
knda bu blmdeki 17. nota baknz). Ayn yazarn Sodak kelimesinde verdii izahlar,
bu ciheti biraz hallediyor; ona gre Balasagun a gelmi olan bu Sodaklar essen - Bu
hra ve Semerkand arasndakiSogd dan gelmiler, Trkler gibi giyinirlermi ve onlann
huylarn almlardr (c. I., s. 391). Anlalyor ki Soddan kuzey douya, Trz, Ba
lasagun, Sayram shasma Sodlularm bir muhcereti olmu ve bunlar oradaki Trk
lerle kararak trklemilerse de, eski dillerini ksmen saklayabilmilerdir. Bu ksm
muhceretin slm ordular Mvern-nehre geldii sralarda olmas muhtemelse de
-Tukiyu Trkleri daha nce Demir-kapdan Sodiyanaya geerek Endusa kadar
dayanmak suretiyle Sodlularla eskidenberi sk mnasebetlerde bulunduklanndan-
imdilik bu hususda kesin birey syleyemeyiz. Gencaklara gelince, Trke ile berber
Sodca da bildikleri tasrih edilen bunlar hakknda Dvanu Lugti't-Trk'de fazla bir
mlmt yoktur; yalmz Kgar havlisinde Gencak lehesi hkm srd hlde ehir
dhilinde Hknye Trkesi konuulduunu biliyoruz (c. I., s. 31). Trklerde essen
h(U ) harfi olmad hlde, Gencaklarda aslnda Trke olmayan birtakm kelimelerde,
bu harfe tesdf edilmekte imi (c. III., s. 85). Argular hakknda aada verilen tafsi
lta bakmz.
12 Bu muhtelif Trk beleri hakknda in ve Arap kaynaklarndan naklen burada
mufassal bilgi vermek mmkn deildir. Yalmz, Mahmud Kkarnin bunlar ve dilleri
hakknda verdii bilgiyi, dier muhtelif in ve Arap kaynaklan ile de kardatrmak ve
tamamlamak suretiyle ksaca arzedelim. Mahmudun Comul, Kay, Yabaku, Basml,
Tatar gebeleri ad altnda ve Trk shasmn dou ucunda -yni Comullar, Coruk :
Caruklarla Uygurlar arasnda ve dier drt kabilede Yimak ve Bakrtlarla Krgzlar
arasnda - olmak zre gsterdii beler, yle anlalyor ki ksmen, essen Trk olma
makla berber, Trklerle karma neticesinde dil bakmndan trklemi, ksmen de
Trk olmakla berber ok huss bir leheye mlik olup onu bsbtn kaybetmemi
kabilelerdir. Ykut, al-Birnden naklen, Kaylarn ve Kunlarm bulunduklan sahay,
Mahmud Kgarnin ifadesine yakn olarak Krgzlar, Kimaklar ve Dokuz Ouzlar dan
daha Douda gsteriyor (c. I, s. 31). O asrlarda bu gibi gebe kabileler yerlerini kolay
lkla deitirecekleri cihetle, Mahmud Kgarnin Krgzlar onlardan daha dou bir
shada gstermesi tabi grlmelidir; bununla berber, dier Trk beleri yanmda bun
lann o kadar ehemmiyeti olmad, konutuklan Trkenin hussiyeti hakknda Divnu
Lugti't-Trk'te hibir kayde tesadf edilmemesinden de anlalabilir. Prof. Marquart,
Muhammed Avfnin Cmi'l-Hikyt adl eserine dayanarak, Kaylarm essen Mogul
olup sonradan trklemi olduklan ihtimlini ileri srmekle berber, Bedddnin
Kaylar Ouz kabilelerinin banda kaydettiini de ilve ediyor (Kumanlar'm Kavmi
H O C A A H M E D Y E S E V N N ESER 129

yetine dir adl tedkik hakknda Doktor Giese tarafndan yazlan bibliografi makalesi);
hlbuki Redddnin Ouz boylar srasnda sayd Kaylar -y n i Mahmud K
garnin K: Kay dedii boy - ile bu Kaylar tammiyle biribirinden ayrdr. Divnu
Lugti't-Trk bunu aka gsterdii gibi, dier cihetten Kaylann essen Trk olmayp
sonradan trkletiini im etmek bakmndan da Avfyi teyid etmi oluyor. Mah-
mud un Tatar dedii trklemi kavim de M.S. IX . asrdanberi inlilerin Tatar dedik
leridir ki bunlar da esasen Moguldur (J. Klaproth ve Schott tan naklen W. Thomsen,
ayn eser, s. 140). Herhlde Divnu Lugti't-Trk'n - bunlann aynlisanlan bulunduu
hakkndaki- ifadesi, Mogul aslndan olduunu kuvvetle zannettiimiz Tatarlar ve
Kaylar gibi Yabakularm Comullarn, Basmllarn da essen Trk olmayp sonradan
trkletiklerini iddia ediyor ise de, bu kavimler hakkndaki tarih malmtmz bunu
teyid etmiyor. Divnu Lugti't-Trk'teki Yabakular, zannediyoruz ki, Kktrkler e
tbi' olan Uygur kabilelerinden olup, inliler tarafndan Pa-ye-kou ve Kltigin kit-
besinde ise Yrbayirku (W. Thomsen, ayn eser, s. 109) nm altnda zikredilen gebe-
Trk kabilesidir. Eer byle ise, bunlan mild VII. asrn ilk yansnda dier Uygurlarla
beraber Yu-Tu-Kiyun dalarnda ve epi Kaan'a tbi' olarak gryoruz. Mild 716da
Kktrk Hkn Meu bunlar te dip iin hareket ederek Tula nehri yaknnda malp
etmise de, dnte bir ormandan geerken Pa-ye-koulardan birtakm, ihtiyatszl
ndan istifade ile hkn yakalayp kafasn kesmilerdi. Hulsa, in kaynaklanndan
alman btn tafsilt, onlan Uygurlara mensup ve Uygurlarla ayni shalarda yaar
gsteriyor (W. Thomsen, ayn eser, s. 72; Chavannes, ayn eser, s. 88, 89, 91, 95). Divnu
Lugti't-Trk'teki tafsilt da, bunlann henz slmiyet i kabl etmeyen Uygurlarla be
rber bulunduunu, hatt X I. asr esnsmda Gz Arslan Tigin kumandasnda Msl
man Basml Trklerinden mrekkep 40.000 kiilik bir kuvvetin Bke kumandasndaki
700.000 kiilik Yabaku kuvvetini Peygamber imdd ile yendiini anlatyor (c. III.,
s. 173). Divnu lugti't-Trk'te bu hdise hakknda uzun bir manzme de mevcuttur.
Gayr-i mslim gebe Yabakularn essen Uygurlarla kavmi mnasebetleri bulunan
bir Trk kabilesi olmakla berber - kardklar ordu kuvvetini mblegal saydmz
hlde bile, yine mhim bir nfs kemiyetine mlik bulunduklan muhakkak olduun
dan - Kgar Trkesinden epeyice farkl huss bir leheye mlik olduklan anlalyor.
Mahmud Kgar mehur Yamar suyunu, Yabaku sahrlarmda byk bir nehir (c. III.,
s. 21) olarak gsterdii gibi, Kgar dalanndan karak Ferganada zcende akan
Yabaku-suyundan (c. III., s. 27) da szediyor ve zcend ehrinde de Ezki adl bir
Trk kabilesinin mevcdiyetini sylyor (c. I, s. 89).
Mahmud Kgarnin, haklarnda hibir bilgi vermedii Comullara gelince, bunlar
in kaynaklannda o-mi : Tchou-mi ad ile zikredilen kabile olmaldr. Bu kabile ang
(Thsang)lar zamannda Urumi nin batsnda Manas nehri kylannda oturuyordu
(Chavannes, ayn eser, s. 31). Basmllar, nce Thomsen in meydana koyduu gibi,
inlilerin Pa-si-mi dedikleri Trk kabilesidir. in kaynaklanna gre, bunlann Trk
lerle kavmi ballktan olup, tpk Kktrklerde olduu gibi reisleri A-che-na ilesine
mensup idi. nce Tabargatay da oguak (Tchougutchak)n dousunda Hopog rma
kenannda yaarlard; VIII. asrda gelip Bebahg igal ettiler. Bu asr esnsmda Bas-
mllar bz vakit Bat Kktrkleri ve Uygurlarla birleerek hareket ettiler; bzan
onlann hcmuna uradlar; bzan da Dokuz-Uygurlar ve Karluklarla birleerek onbir
birleik kabile topluluunu vcde getirmek sretiyle siys hareketlere kartdar (W.
F . 9
130 H O C A A H M E D Y E S E V N N E S E R

lisanlar deil, yine umm Trk lisn diresi iine girebilecek huss
ve farkl leheleri olup, fakat ondan baka da Haknyet Trkesi denilen
umm Dou Trkesini bildikleri tarznda tevil ve izha mecbiyet
gryoruz. Mahmud Kgrnin ayrca bahis mevzu ettii dier Trk
kollarna gelince, bu eitli kabilelerden Krgz, Kpak, Ouz, Tohs,
Yama, igil, Urak, Caruklarn lisn birleik olup, hlis Trke dir13.

Thomsen, ayn eser, s. 76, 178 : - Chavannes, ayn eser, s. 29, 86, 94). Basnullarn Kor
luklar ve Tukiyularla kavm alkalarn pek sarih bir srette gsteren bu izahlar, ayni
zamanda onlarn Uygurlarla olan siyas mnasebetlerini de bildiriyor. Mahmud K
garnin ifadesi, bunlann X I. asr esnsmda mslman bulunduklarm, gayr-i mslim
Uygurlara, Yabakular a, Comullar a yakn bir sahada gebe hayat srdklerini, Ya-
bakularla harb ettiklerini anlatyor. Bunlarn da dierleri gibi ayr bir dilleri olduu
meselesine gelince, bunu, gebe Basmllarn Kgar Trkesinden ayr bir leheleri
olmasna atfedebiliriz. Herhlde, gerek essen Mogul aslndan olup sonradan trkleen
Tatarlarla Kaylann, gerek essen Trk olduklar muhakkak olan Comul, Yabaku,
Basnullarn X I. yzylda btn Dou Trkleri arasnda pek ok tutunan Kgar Trk
esinden baka, ondan epeyice farkl huss lehelere de mlik olduklan anlalyor.
Mahmud Kgarnin yukanki garip ifadesini, bugnk bilgilerimizin ekil ve derecesine
gre baka trl tevil edebilmek imknszdr.
13 Bunlardan Krgzlar, Kpaklar, Ouzlar hakknda burada fazla tafsilta giri
mee ihtiya grmyoruz; nk Kpaklar ve Ouzlar hakknda - mevzumuza tems
nisbetinde lzm gelen - tarih ve lisn bilgi aada verilmitir. Krgzlar hakknda da
Arap corafyaclannn hemen hepsinde yeteri derecede tafsilta rastlanabilecei gibi,
W. Thomsenm eserinde de Yisdelou, Schott, Radloff, Klaproth gibi limlerin tedkik-
lerine dayanlarak, in kaynaklanmn verdikleri bilginin hulss mevcuttur (ayn eser,
s. 140). Yukan-Yeniseyi kylanndan balayarak gneye Tang-nu dalarma doru
uzanan bir shay kaplayan bu kavm, Kktrklerden ayr ve mstakil yayordu.
VIII. asrm ilk yansndan biraz sonra Uygurlar tarafndan bir yenilgiye uratldlarsa
da, sonradan kuvvetlenerek 840da Uygur mparatorluu nu devirdiler (ayn eser,
gst. yer). stahrye gre, Krgzlar, Dokuz-Ouzlar, Kimaklar, Bahr-i Muhit, Karluk
ve Ouzlar rzsi ile evrilmilerdir; Gerdzye gre de, gneylerinde Dokuz-Ouzlar
ve batlarnda Kimaklar vardr; nitekim Ykut da, onlan Kimaklarla Dokuz-Ouzlarn
dousunda gsteriyor (Mu'cem'e ve Goejenin yaymlad Bibliotheca Geographorum
Arabicorum'a baknz). Muhammed Avf de, Krgzlarn kuzeyinde (Kuzey batda)
Kimaklann ve batdarnda Yamalarla Karluklann bulunduunu bildiriyor (Marquart,
ayn eser, s. 39, metin).
Mahmud Kagar, Uraklar hakknda hi bilgi vermiyorsa da, bunlann - Sogd-
lulara Sogdak dendii gibi Argular olmas muhtemeldir ki onlar hakknda aada
kf tafsilt vardr; Mild 569da yazlm Surynce bir metinde eitli Trk kabileleri
arasnda Bulgarlar, Suvarlar, Avarlarla berber Ugarlardan da bahsolunuyor ki (Cha
vannes, ayn eser, s. 250), biz bunun da Uraklar olduunu zannediyoruz; Celled-Dn
Hrezmah mersmn en byklerinden Halaclar ve Trkmenler reisi olarak grd
H O C A A H M E D Y E S E V N N E S E R 131

Yimak, Bakrd : Bagrd lisn da bunlarnkine yakndr; batya doru


uzayan Bulgar, Suvar, Peenek lisn yeknesak Trke ise de, biraz
tahfife uramtr u . Bu muhtelif leheler arasnda en hafifi Ouzlarnki,
en dorusu Yama, Tohs ile Uyguristana doru la, rti, Yamar, til
sular kenarnda yaayanlarnki, en fasihi de Mlk-i Hknyenin ve
onlarla berber bulunanlarnkidir15.
Mahmud Kgarnin verdii bu ksa ve mhim, lkin ehemmiyeti
nisbetinde de mphem aklamalar, bize X I. asr zarfnda Trk leh
elerinin says ve biribiriyle olan mnsebet ve benzerlikleri hakknda
azok ak ve ksa bir fikir veriyor : Pek l anlalyor ki, o devirdeki
Trke, balca Dou ve Bat olarak iki zmreye ayrlmaktadr :
Mellifin Hknye Trkesi, veya ummiyetle Trke dedii Dou
Trkesi, bilhassa Kgarda sylenen ve btn o havliye mil olan
edeb lehedir ki, igil, Yama, Argu, Tohs, Uygur leheleri bununla
byk bir yaknlk ve benzerlik gsterir. kinci byk zmreyi tekil
eden Bat Lehe ise Ouz lehesidir ki, Kpak, Yimak, Peenek,
Bulgar leheleri ve bilhassa Kpak - Yimak lehesi bununla pek yakn
bir yaknl hizdir. Bu iki byk zmre, yni Hknye Trkesi ile
Ouzca arasnda yap ve ses bakmndan daha X I. yzylda bile kesin
ve byk birtakm ayrlklar mevcut olduu Divnu Lugtit-Trk'ten
tammiyle anlalyor16.

mz mehur Seyfe d-Din Ugrakn, herhlde bu kabileye mensup olduu isminden


anlalyor (Cveyni, Cihan-Gu, c. II, s. 308). Caruklar ise, menkabeye gre, Efrs-
ybn Bijeni habsettii Baruk ehrinde otururlar imi (Divnu Lugti't-Trk, c. I.,
s. 318). Leheleri hakknda kitapta hemen hibir tafsilta rastlanmayan bu kollarn
Trk leminde de byk bir ehemmiyetleri olmad, fakat bunlann lehesini Dou
Trkleri - yni Karluklar, igiller, Tohs ve Yamalar - srasna sokmak lzm geldii
anlalyor. igil, Tohs, Yama Trkleri hakknda lzm gelen bilgi, aada Karluk-
lardan sz edilirken verilecektir; oraya baknz.
14 Yimaklar hakknda aada mlmat verilmitir. Bakrd, Bulgar, Suvar, Pe
enek kollar hakknda Mahmud Kgar, imdiye kadar ilim lemince bilinen bilgi
lerden fazlasn vermedii cihetle biz de fazla izahlara girimiyoruz. Yalnz, Divnu
Lugti't-Trkte, Rm kurbunda meskenleri olan bu Peeneklerden baka, Ouz kabile
lerinden olmak zre dier bir Becaneklerden daha sz ediliyor (c. I., 404). Bunlarn
- yni asl Peeneklerin - leheleri hakknda aada yeteri derecede aklamalar vardr.
15 Divnu Lugti't-Trk, c. I., s. 29-31.
16 Divnu Lugti't-Trk'n birok yerlerinde verilen tafsilt, bu hususta bir
hkm verebilmeye elverilidir; mesel, lehe farklarndan bahsederken, Dou Trkleri
arasnda ye(^) ile balayan kelimelerin Ouz ve Kpaklar tarafndan elif ( |), vey
132 H O C A A H M E D Y E S E V N N ESER

X I. asrda bu iki leheden bilhassa Dou lehesi, yni Kgar dili


byk bir ehemmiyeti hizdi; Mahmud Kgarnin ayrca Uygur ad
altnda zikredip, lisanlarnn hlis Trke olduunu ve Uygur yazsna
kullandklarn aka belirttii slmiyet diresine girmemi ve daha
Dou bir blgede kalm olan dier Dou Trklerinin lisanlar da, yap
ve ses bakmndan tabi Kgar diline ok yaknd; yalnz, slmiyet
diresine girmemi olmak mnsebetiyle onlarda slm Arap ve Acem
tesr gze arpmyordu17. Gerek Ouzlarn, gerek Hknye Trk-

cim bunun gibi, Dou Trklerinin mim( ) ile balayan kelimelerindeki mim (^)in
Ouz, Kpak ve Suvarlar da be (_,)ye, dal ( j )n, te ( o )ye kalbolunduunu, Dou
Trklerinde f-i Trkiye denilen ve fe (,_j) ile be (_,) arasnda bir ses veren noktal
fe (^ j)Ierin, Ouz Trkmenlerinde vav (j) yerine getiini sylyor (c. I., s. 31-33; c.
II., s. 154, 253). Bu ayrlk zaman ve mekn isimlerinde, mimli (me, mak) masdarlarda
deimez bir srette mevcuttur : Mesel, Hknye Trkleri ve igiller, Yamalar,
Tohsdar, Argular, Uygurlar Bargu y ir : (varacak yer) dedikleri hlde, Ouzlar, Kp-
aklar, Peenekler, Bulgarlar haras yir (varacak yer) diyorlar; bunun gibi, bu dou
kollar bu turgu yir irmas (bu duracak yer deil) dedikleri hlde, bat kollan bu turasi
yir tigil demekte imiler (c. I., s. 34-35; c. II., s. 56-58). Ayni aynlk let isimlerinde de
mevcuttur : Hknye Trklerinin yga bigu nang (aa biecek ey) demelerine kar,
Ouzlar yga bicasi nang diyorlar (c. II., s. 58). Bundan baka, Ouzlarla Kpaklarn
kelime ortasndaki gayn ( ^ ) lar kaldrdklann, mesel ir Trkler tamgak (damak)
dedikleri hlde, bunlarn tamak eklinde kullandklarn; bunun gibi, bargan (varan)
yerine baran dediklerini biliyoruz (c. I., s. 35). Dier Trk lehelerinden de bahseden
Mahmud Kgar, bzan onlann sese it eyler bakmndan hussiyetlerini zikrettii
gibi, bz lgatlerin de yerli bir mhiyeti hiz olduunu, mesel, bz kelimelerin yalnz
igillere, yhut Argulara, yhut yalnz Kpaklara it olduunu da kaydediyor; fakat
bu kitap batan aa tedkik edilince, aka anlalyor ki, balca bahis mevzu olan
bilhassa Hknye Trkesi, yni Dou Trkesi ile; Ouzca, yni Bat Trkesidir.
Lgatlerde de Ouzlara has olanlar, yhut onlarca mlm olmayarak ir Trkler tara
fndan kullanlanlar pek oktur. Yine Mahmud Kgar, Ouzlarn Acemlerle fazla
karm olmalarndan dolay, birok kelimeleri unutarak yerine Farsa kelimeler aldk
larm kaydediyor (c. I., s. 73). O asrda Trklerin Acemlerle kark olarak yaadklarn,
ir tarih vesikalar kadar, o devre it bir atalarsz de bize gsteriyor : Tatsz Trk
bolmas * Basz brk bolmas. Burada (atdan maksat Acemlerdir; bununla berber,
Mahmud, Yama ve Tohs Trklerinin kfir Uygurlara da - onlar kendilerine yabanc
saydklar i in - Tat dediklerini zikrediyor (c. II., s. 225). Brk de, X . yzyda kadar
Anadolu Trklerinde de grdmz mehur krmz klhtr. Ouzlarn Acemlere
kinye yolu ile sukak nmm verdiklerini de, yine ayni kaynaktan reniyoruz (c. II.,
s. 229).
17 Trk lismnda, daha slamiyet ten nce de Acemce kelimelere tesadf olunu
yordu. Ouz menkabesinin Uygur harfleriyle yazlm nshasnda (Radloff, Kutadgu-
H O C A A H M E D Y E S E V n N E S E R 133

lerinin kullandklar yaz, Uygur yazsyd; fakat Ouzlar o arada


medeniyet seviyesi bakmndan Hknye Trklerinden daha aa
bir derecede bulunduklarndan dolay, oradaki edeb Trke, Hknye
Trkesi, yni Kgar ve havlisinde sylenen lehe idi. Mahmud
Kgar, Uygur yazsndan sz ederken : Hkankm ve sultanlarn
yazmalar ile kitaplar en eski zamandan bu gne yni X I. asr son
larna- kadar, btn Trk memleketlerini iine almak zre, Kgardan
t Yukar-ine kadar hep bu yaz iledir diyor ki, bu ksa cmle bize
Hknye Trkesi ile pek eski zamandanberi birok eyler yazldm
ve bunlarda Uygur yazs kullamldm anlatyor18. Yine ayn yazar,

bilig) dost, dman gibi Yeni-Farsa kelimelerine rast gelindii gibi, son zamanlarda
Dou-Trkistanda kan eski Trk eserlerinde de (Prusya Akademisi muhtralar ara
snda 1915de kan : W. Thomsen, Ein Blatt in Turkischer Runen Schrift as Tur-
fan da, rann Sogd lehesine mensup kelimelere tesadf olunuyor (bu hususta And-
reasn tedkiklerine baknz). Mahmud Kgarnin verdii bilgiye gre, Balasagun,
Traz, Sayram ahlisi hem Sogda, hem de Trke konuurlarm (c. I., s. 31). Bu
kta ahlsi ister trklemi Sogdlular, yhut - ok daha kuvvetsiz, yni yzdebir bir
ihtiml ile - Sogd tesirleri altnda kalm Trkler olsun, herhlde bu eski Trke eser
lerde Farsa kelimelere rastlanlmasnn sebebi anlalyor (Bu blmdeki 11 numaral
nota baknz). Islmiyetin, sonralar bu husustaki kuvvetli te sirini ise izaha lzum
yoktur. Essen Mahmud Kgar, mukaddime'Ae, kitabnda yalnz hlis Trke keli
meleri kaydettiini zikr ve tasrih etmek sretiyle, o asrdaki Trkenin karkln
zmnen i'tiraf etmi oluyor. Hknye Trklerinin lehesi ile, henz Mslman olmam
Uygurlarn lehesi arasnda pek byk bir benzerlik ve yaknlk olduu da Mahmud
Kgarnin eserinden vuzuhla istidll olunmaktadr. W. Barthold, Kgarda hkm
sren Islm-Trk hkmdrlarmn ilk Seluklu reislerinden daha bilgili ve meden
olmalarn, pek doru olarak bu te sire atfediyor (W. Barthold, Turkestan Down to the
Mongol Invasion).
18 Divnu Lugti't-Trk (e. I., s. 10). Yine Mahmud Kgar, kitabnda Uygur-
lardan bahsederken : Bunlarn lisn hlis Trke olduu gibi, kendi aralarnda sy
letikleri ayr bir dilleri, bir de kitabn banda beyan ettiim vehile 24 harften mrek
kep yazlar vardr ki, resil onunla yazlmakdadr. Yine Uygurun ve in in ayr bir
yazs daha vardr ki, suhf ve devvn onunla yazlyor ve bunlar kfirlerden bakas
okuyamyor (c. I., s. 30) tarznda biraz mbhem bilgi veriyor. Lisanlar hlis Trke
olan bu Uygurlarn kendi aralarnda konutuklar ayr dil ne olabilir? Uygur yazsndan
baka inle mterek olan yazy Budist yazs saysak bile, bu ayn dil meselesi her
hlde hal ve izha muhtatr. X I. asrdaki bu Dou Trkesinde slmiyet tesirini bz
cihetlerde pek ak olarak gryoruz : Mesel, Yalafa (yalava) kelimesi nce Resl
mansn, yni hem peygamber ve hem de sefir mnasn ifade ederken, Islm te siri
ile bunun srf peygamber kard olarak tahsis edildiini ve sefir kard olarak yalafar
(yalavar) kelimesinin meydana geldiini biliyoruz (c. II., s. 231). O asrda sultanlarn
134 H O C A A H M E D Y E S E V N IN E S E R

bu yaz ile yazlm olan, muharrertta ayn tarz bir iml usl mevcut
olduunu da ayrca aklyor ve ilve ediyor19.
Rus limi Grigorieffe ve ona dayanan Fransz msterklarmdan
Grenarda gre, Kgar dili, yni Hknye Trkesi, Karluk Trk-
esidir20; nk Kgar Hkaln kuranlar -onlarn mtleasma

-yn i Seluklularm olacak-Trke muharrertm Trk yazs ile yazan ktiplere almga
^I:, l ; Uil ) denildiini (c. I.,s. 127) ve Trk yazsn yazmaa mahsus kalemlerin
uc C \ ) aacndan yapddn (c. I., s. 38) da biliyoruz. Ouzlardaki bu almgalar,
Uygurlarn fta/lerinden baka birey deildir (Uygur yazs hakknda umm bilgi
almak ve bu husustaki balca kaynaklar renmek iin baknz : Trk Edebiyat Tarihi).
19 Divnu Lugti't-Trk (c. I., s. 7-9).
20 Mahmud Kgar, Karluklar Trkmen olarak gsteriyor (c. I., s. 139. - c. III.,
s. 259); hlbuki Trkmenler, pek iyi biliyoruz ki, Ouzlardr (Divnu Lugti't-Trk,
c. III., s. 304; Mu'cem'l-Bldn, c. I., s. 41; daha bu gibi birok kaynaklar bu hususta
birleirler). Karluklarm Ouzlardan ayr olduklar hakknda btn Arap corafyaclar
ayn fikirde olduu hlde, Mahmud Kgarnin bu ifdesini nasd tevil etmeli? Bize
gre, bu tezdm sebebi pek aktr : Trkmen lfz, Ouzlara bilhassa Islamiyetten sonra
verilmi itikak mnas henz kat' srette halledilememi bir nvandr. Pek muh
temeldir ki, Mahmud Kgar bu mphem ta'biri Mslman Trk mnasna kulland
iin, Ouzlarla berber Islmiyeti kabl etmi olan Karluklara da bu ismi vermi
olsun. Essen, eserinde, Karluklar ve lisanlar hakknda eitli mnsebetlerle verilen
bilgi, onlarn Ouzlardan, yni Bat Trklerinden saylamyacam ak bir srette
gsteriyor ki, baka kaynaklar da bunu kuvvetlendirir. Bu hususta bilhassa dikkate
arpan bir cihet var : Mahmud Kgar, eserinin banda Trklerin yayddklan sha-
lardan ve onlarn lehelerinden sz ederken, Karluk adn hi anmyor ve dier Arap
corafyaclarnn onlara tahsis ettikleri shada igil, Yama, Tohslar ve bilhassa bun
lann arasnda en ehemmiyetlisi olarak da igilleri gsteriyor. Mahmudun sarih ve
vzh ifdesinden, X I. asrda igillerin nerelerde bulunduunu reniyoruz : 1) Gebe
igiller Barsganm tesinde Kayasta otururlarm - Mahmud Kgar, Tohs ve igil
ehri olmak zre ayni adda kasaba gsteriyor (c. III., s. 129).- 2) Argu beldesi olan
Traz yakmnda igil kalesi varm; orada igiller bulunurlarm. Essen Arap coraf-
yacdanmn hepsi, bu ehirden sz ediyorlar. 3) Kgar civarnda da bu isimde bir yer
varm. Ouzlarn memleketi igillerle bitiik olduu iin, dima onlarla harb eder
lermi; hatt X I. asra kadar aralarnda eski dmanln izleri bile mevcut imi. Ouzlar,
igil kyfetinde - nk onlann ayr kyfetleri varm - olan btn Trklere bu nvam
verdikleri iin, Ceyhun dan Yukan ine kadar uzayp giden muhtelif Trk illerinin
hepsini, tabi yanl olarak, igil sayarlarm (Divnu Lugti't-Trk, c. I., s. 329-330).
igillerin kendilerine mahsus kyfetleri olduunu, brklerinin, yni klhlanmn bile
dier Trklerden farkl olmasiyle de anlyoruz (c. III., s. 132). Mahmudun, aynca
igil lehesi hakknda verdii birtakm mhim izahlardan, onun - Orhun Kitbeleri lis
nna ok yakn bir Dou Trkesi olduunu ve bilhassa, Yama, Tohs, Argu, Uygur
leheleri ile sk yaknl bulunduunu anlyoruz ki, ite Mahmudun Hknye Trk-
H O C A A H M E D Y E S E V N N E S E R 135

gre- Uygurlar, yni Dokuz-Ouzlar deil, Karluklardr. Tiyen-anm


kuzeyinde Kktrk kabileleri arasnda yaayan bu Karluklar, daha
Mild VIII. asrda Kktrk devletinin ykdmas zerine Uygur hki
miyetini kabl etmeyen dier bz Kktrk kabileleri ile berber Isg-
gln garbndan geerek Takend ve Ferganeyi igl ettiler. Bunlarn
reislerinin soyu da, Kktrkler gibi in'e yni Kurt sllesine kadar
uzanyordu21. Mes'din verdii mlmt Istahr dier bir gr

esi dedii, bu lehenin Kgarda sylenilen eklidir. Orhun Kitbeleri'nde izgil ek


linde tesdf olunup, W. Thomsenm mehul bir kavim ismi sayd ve pek doru
olarak Reldddin tarafndan eski Uygur memleketindeki on nehirden birinin ismi
olarak zikredilmi olan gil-gl kelimesi ile bantsn gsterdii bu isim, herhlde
igilden baka birey deildir (Inscriptions de l'Orkhon, s. 160, numara 52). te btn
bu lisn ve coraf izahlar, bize igillerin, Karluklann en byk ve en mhim bir
besi olduunu gstermee kfidir. Aada, Kgar Trkesinin Karluk Trkesi
olduu, Karluklann Kktrklerle kavm alkalar bulunduunu, sonra yine onlann
u ve Tala nehirleri civarndaki yaylalar zaptederek Ouzlar kuzey batya doru
gerilemee mecbur ettikleri muhtelif delillerle isbat ediliyor; btn bunlar igiller hak
knda verdiimiz izahlarla karlatrlnca, igillerin, Karluklann en mhim bir besi
olduu kat'iyyer reddedilemez; buna ramen, bunu ve aada Grenard ve Grigorieff
tarafndan - Kgar Hanln Karluklann te sis edip, Kgar Trkesinin Karluk
Trkesi olduu hakknda kuvvetsiz bir srette ileri srlen fikri mutlak srette
kuvvetlendirmek iin Avfnin ve Gerdznin sarih ifadelerini de nakledelim :
oi j oiiji j uji ( j>- irj j
j (Sjj*'j j** oLS* * j ^ Us
j ^ u t iji j -ij-uT .s'Aj jj -U ! jjS

d . j J j l-L J (Marquartm eserinden, s. 39). igillerin, Karluk


lann mhim bir besini tekil ettiini ve Tohslarn da Karluklardan olduunu gs
teren bu ifde, W. Thomsen den, Chavannes ve Visdelounun tedkiklerinden naklen
aada Karluklar hakkmda verdiimiz malmata uymakla berber yukarki iddimz
da kesin srette kuvvetlendiriyor; bunun gibi, Gerdiz de Tumket ( )den
Kmberket e kadar yol zerinde btn igillere tesadf edildiini, Mahmud Kgarnin
ayrca Barsgan-gl ad ile de ydettii (Divnu Lugti't-Trk, c. III., s. 99) Issk-Kl
havlisinde kamilen igillerin oturduunu, Issk-Klden Tangkut a kadar be ferseng,
oradan Barsgana da gnlk yol olup, yol zerinde igil adrlarndan baka bireye
tesadf olunmadm sylyor (G. Kuun, altnc makale, Keleti Szemle, nu. 4, 1902).
Mahmud Kgarnin ve ir slm corafyaclannm verdikleri bilgiye tammiyle uyan
bu izahlar, iddimz isbat ve zah etmee kfidir.
21 Grenard, Le Turquestan et le Tibet (s. 48). inlilerin Ko-lo-lou nmm verdikleri
Karluklann essen Kktrklerle kavm alkalar olduu, in tarihilerinin ifdelerinden
iyice anlalyor. Bunlar Pe-thnig, yni Bebalgn kuzey batsnda ve Altun-dala-
rnm batsnda yaarlard. Bunlar blk, vey ileye aynlmddar. Mild 650de,
136 H O C A A H M E D Y E S E V N N ESER

noktasndan tamamlayarak, mutlak srette Trk nvn ile ydedilen


bu Karluklann arka doru yayldklarn ve Ferganeden i'tibren
Karluklann arasndan geerek Dokuz-Ouzlar lkesine varabilmek
iin bir aylk yol olduunu bildiriyor22. te, Divnu Lgatit-T rk1deki
Hknye Trklerinin Karluklar olduunu ve bunlar Uygurlardan
ayr ve eski Kktrk itimi beyetine mensup bir Trk kabilesi saymak
lzm geldiini gsteren bu tafsilt, Kutadgubiligin lisan bakmndan
yine ayni Kktrklere it Orhun bideleri ile mnsebeti bulunduunu
ak bir srette meydana koymaktadr23. Essen, nce W. Thomsen

yhut biraz sonra bunlar in in bir eyleti hkmne geerek reisleri -inlilerin ifdesine
gre - Tou-tou, yni Tudun ismini aldlar. Dou ve batdan Kktrkler tarafndan ev
rilmi bulunan Karluklar hareket tarzlarn Kktrklerin kuvvet veya za'fma gre
ta'yin ederlerdi. Yava yava bunlar gneye doru ilerlediler ve reisleri Che-hou n
mn alddar. Karluklar cesur olup, harbi severlerdi. 742den sonra Uygurlar a tbi'
oldular ve tken dalarna geldiler (Yisdeloudan naklen W. Thomsen, ayn eser, s.
71, 3 numaral not. Daha fazla tafsilt iin Chavannes, ayn eser, s. 85-86). in kaynak
larnda Se-Kin eklinde dima rastlanan nvan, Mahmud Kgarnin Karluk byk
lerine verildiini syledii Sagun kelimesinin deimi bir eklinden baka birey deildir
(c. I., s. 337). W. Barthold, mehur Balasagun ehrinden bahsederken bu kelimenin
Trk lehelerinde mevcut olmadn sylyorsa da (Encyclopedie de L'slam, Balasagun
maddesine baknz), yanltr; yine Mahmud Kgar, hekim mnasna olarak Atasagun
kelimesini kaydediyor.
22 Grenard, ayni eser (s. 94). W. Barthold da bn Havkal a dayanarak ayni bilgi
leri veriyor (Encyclopedie de l'Islm, Ghuzz maddesine baknz). Marquart, Kumanlar'm
Kavmiyetine Dir adl makalesinde, Bat Trkleri devletinin yklmasndan sonra u
ve Tala nehirleri civarndaki yaylalarn Karluklar tarafndan zaptedildiini ve Bat
Trkleri - yni Ouzlarn - kuzey batya doru gerilemee mecbur olarak, bu gerile-
yten sonra o zamanki Aral-gl havlisinde ve Sr-Derya arzsinde skin olan Pee-
nekleri yendiklerini yazyor (Dr. Giesenin Edebiyat Fakltesi Mecmuas'nda kan
bibliografi makalesine baknz, say 3, s. 291).
23 E. Chavannes, Bat Trklerine it kymetli eserinde, Grenard tarafndan
Satuk Bura Han Menkabesi ad ile Journal Asiatique (Ocak-ubat, 1900)de neredilen
makalede ileri srlen bu fikri esas i'tibriyle reddetmiyor. Ona gre, Bat Trklerine
halef olarak Balasagundaki Bugra-hanlar soyunu tekil edenlerin Karluklar olmas ok
muhtemeldir; fakat unu da ilve ediyor ki : Bugra-hanlar asl Uygurlardan saymak
doru deilse bile, Karluklann birok def'alar Uygur mttehid heyetine dhil olduklar
da unutulmamaldr. Onbir kabile nmm alan heyet, Dokuz-Ouzlarla Basmllardan
ve bir de Karluklardan mrekkepti; bu sebeple, Kutadgu Bilig'in Uygurca yazlm
olmasmdan dolay hayret etmek icabetmez; nk Karluklar rk bakmndan Kk
trklere mensup olsalar bile, siyseten Uygurlara bal idiler. (s. 86). 1tiraf etmeli ki
Kutadgu Bilig'in lisn mhiyeti hakknda ne Grenardn iddias, ne de Chavannen iti-
raz iiml debilere dayanmamaktadr. Ancak, X I.-X II. asrlar esnsmda Orta-Asyadaki
H O C A A H M E D Y E S E V N N ESER 137

tarafndan ortaya konulup, W. Radloff tarafndan daha sonra tasdik


ve kabl edilen bu ak ba, yukardanberi verdiimiz tarih akla
malar ayrca lisniyat bakmndan da kuvvetlendirip tamamlyor
saylabilir 24.

muhtelif Trk lehelerinin dal ve yaknlklar hakknda yukardanberi verdiimiz


izahlar, Grenardn iddiasn te yid etmektedir. Karluklar, veya onlarn bir besi olan
Argularla meskn Balasagun ehrinde domu bir Trkn, yine Karluklarla meskn
Kgar da yazd eser elbette lisn baka bir mhiyeti hiz olamaz. Mahmud K
garnin, Hknye Trkesi dedii Kgar Trkesi, Divnu. Lugtit-Trk'n en sath
bir srette tedkkiyle anlalabilir ki, aynen Kutatgu Bilig lisndr. Bu Karluk Trk
esinin Orhun Kitbeleri lisniyle alkas hakknda biraz ileride kf derecede tafsilt
vardr; bununla berber, bu Hkniye Trkesinin Uygur Trkesine yakn olduu ve
her ikisinin de Dou Trkesi diresine girebilecei unutulmamaldr.
24 Prof. W. Thomsen, Uygurcada Sessiz Harfler Sistemine Dir ad ile nerettii
mhim bir makalede, W. Radloffun Kutadgu Bilig i okuyu tarz hakknda pek mhim
tenkidlerde bulunduu esnda, Orhun Kitbelerindeki lisnn KutadguBilig lisniyle pek
ziyde yakn olduunu ehemmiyetle kaydettii gibi, bu tedkik neticesinde Kutadgu-
Bilig'teki sesli harfler sistemiyle Orhun Kitbeleri'ndeki sesliler sisteminin - hemen pek
az istisn ile- biribirinin ayni olduunu kesin srette isbat ediyor (Keleti Szemle, Buda-
pest, 1901, s. 244-247). Eski Kktrke kitbeler ile Kutadgu Bilig arasndaki bu samim
yaknlk meselesini W. Radloff da kabl ediyor. Bu kitbelerin lisniyle, Kutadgu Bilig,
eski Kuman lehesi ve eski Seluk-Osmanl (yni Ouz) lehesi arasnda mterek
dier bir sarf ekli vardr ki, Trk lisniyt ile uraan Avrupa limlerinin pek ziyade
dikkatini ekerek iyice tedkik ve izah edildii hlde Divnu Lugtit-Trk.'n verdii
mlmat ile de tamamlanmaa muhtadr. Orhun Kitbeleri'nde, mesel boldac gibi
dac, deci ile nihayet bulan kelimelere o vakit W. Thomsen in dikkatini ekerek, Houts-
mann nerettii Ysuf ve Zleyha manzumesinde (Alman ark Cemiyeti Mecmuas,
1889, s. 74) ve yine ayni mellifin 1894de Leiden de nerettii bir lugatede (Ein
Turkisch-arabisches glossar, s. 42) ve Kodeks Kumanikus'da (Geza Kuun tarafndan
neredilen nsha, s. 104) bu sarf ekline tesdf edildiini ve bunun bir siga eklinde
kullandnda istikbl" mnasn ifde eylediini Radloffa i'tirazla ileri sryordu
(ayn eser, s.162-163); hlbuki bu ekil kelimeler nce Thry Josephe in ( Mill Tetebbu'lar,
XIV. Asr Sonuna Kadar Trk Dili Yadigrlar, s. 94) ve sonralar Brockelmannm
(Kssa- Ysuf, 51, s. 33) kaydettii gibi - Kutadgubilig'de de mevcuttur. Mahmud
Kgarnin verdii tafsilta gre, Dou Trklerinde-yni Ouz ve Kpaklardan gayri
sinde -ism-i fail (sfat-fiil) ler : Kzetkci: gzetici: Muhfz.- Bititkci: Yazc, ktip.
-Sufgurguci: Suvanc, - Yknkci: Secde edici eklindedir. Bu ekiller Ouz ve
Kpaklarda, yni Bat Trklerinde u ekilde olur : Gzetici: Kzettaciden idgm
olunmubititdaci-sufgurdaci-ykndaci" (c. II., s. 131, 203, 239, 256; c. III., s. 232).
Mahmud Kagarye gre, Bat Trklerine has olan bu eklin - Houtsma ve Thomsenin
iddilar vehile - istikbal mnasn ifde ettiini de kesin olarak anlyoruz; mesel
ldaci sicgan (lecek san) demektir (c. I,. s. 366). X IV. asr Osmanl eserlerinde pek
ok tesdf olunmak i'tibriyle, Mahmud Kgarnin ifade ettii gibi, Ouzlar a yni
138 H O C A A H M E D Y E S E V N N E S E R

X I. yzylda Kgar Trkesi -yni Dou Trkesi- Kgardan


balayarak, Fergane, Takend, Semerkand dolaylarna kadar Karluk-
larm bulunduu ark sbalarda hkm srerken, dier byk lisan
diresini tekil eden Ouz lehesi -yni Bat Trkesi- de Batda bil
hassa Seyhun shasndan, cenba doru Horasana kadar geni bir
shada dalm bulunuyordu; Mahmud Kgarye gre, X I. yzylda
Ouzlarn balca ehirleri Seyhun zerinde olduu gibi, onlarn ge
beleri de yine bu nehrin iki skilinde yaarlard26. Dier Arap tarih ve

Bat Trklerine idlii kesin olarak anlalan bu ekle, Orhun Kitabeleri'nde, sonra
Kutadgubilig'te, Kuman dilinde ve Cengiz istilsndan nceki lisn hussiyetleri gs
terdiini byk bir kuvvetle zan ve tahmin ettiimiz Atabet'l-Hakyk'de rastlanmas
(Necib Asm, birinci ksm, 1334, s. 103), lisan tarihi i'tibariyle tedkike yan bir hdi
sedir. Cengiz istilsndan sonraki lisn deimelerden sonra vcde gelen muahhar
Orta-Asya eserlerinde bu ekle tesdf olunduunu bilmiyoruz. Asl alacak ey,
Trk lehelerinin hussiyetlerine lykiyle vkf olan Divnu Lugti't-Trk melli
finin pek sarih ifadesine ramen, eski Dou Trkesindeki eserlerde bu ekle tesadf
olunmasdr. Kpak Trkesinde de bunun nevcdiyetini anlamak iin, Eb Hayynn
Kitb'l-ldrk'ne baknz Matbaa-i mire, 1309). (s. 135-136 ve 188)
26 Mahmud Kgar, eserinin muhtelif yerlerinde X I. asr Ouzlarnn yerlerini ve e
hirlerini ak bir srette gsteriyor. Mesel, kz kelimesinden bahsederken, ummiyetle
nehir mnasna gelen bu kelimenin, Ouzlar tarafndan ayrca Benakit deresi nm da ve
rilen Seyhun nehrine tlk edildiini ve Ouz ehirlerinin bu nehir etrafnda olduu gibi,
Ouz gebelerinin de onun shillerinde yaadklarm bildiriyor (c. I., s. 58). bn Havkal
da, Ouz merkezlerini balca, Seyhunun aa mecrs zerinde gsteriyor (s. 393). 1b-
nl Esr in verdii bilgiye gre bu Ouzlar, Halfe el-Mehd zamannda H. 158-169
(M.774-785) Tokuz-guzlar dan, yni Uygurlardan ayrlmlard (Thornberg basm, c.
II,. s. 117). Divnu Lugti't-Trk, bize balca Ouz ehirlerini de tantmaktadr: 1)
Sabran ehri, mellif Umumiyetle Sabran ( j l ) denilen bu ehrin asl ad -Trk-
ede 0J bulunmad iin- byle olduunu yazyor (c. I., s. 364). Yakutun Isficab
maddesinde Taraz, Sankend, (Yangikend) Frab civarnda gsterdii ve ayrca Sabran
maddesinde yerini tasrih ederek Seyhun civarnda Ouzlarn merkezi ve bir kal'aya
mlik olarak anlatt (Mu'cem'l-Bldn, c. I., s. 230; c. V., s. 336) bu ehir, bizim yu
karda uzun uzun anlattmz (10. ille-hne) Yesi yaknndaki Savran ehridir. 2) Sitkn
ehri (c. I., s. 369). Bunun da o havlde olduu - tasrih edilmemekle berber - tabidir.
3) Sugnak ehri (c. I., s. 392). Bu ehir, sonradan Ak-ordu devletinin merkezi olan
Snaktr (daha fazla tafsilt iin bk., H. H. Howorth, History o f the Mongols, London,
1880-88). 4) Karnak ehri (c. I., s. 393). Bunun hakknda da - Ouz ehri olduundan
fazla - bir mlmt yoktur. 5) Karacuk ehri. Mahmud Kagar bunun hakknda
d Jill j, j jUJ| izhlann veriyor (c. I., s. 304). Yukarda, Ahmed
Yesev menkabelerinden birinde Karacuk-dam nasd kermetle ortadan kaldrdn
grmtk (7. ocukluu). Dede Korkut9da da ok ismi geen bu Ouz ehri civarndaki
H O C A A H M E D Y E S E V N N E S E R 139

corafyaclarnn verdikleri aklamalara gre, Dou Dokuz-Ouzla


rndan ayrlm olan bu Garp Ouzlar Crcandan Frab ve Isp-
caba kadar Seyhun blgesine yaylm bulunuyorlard, batlarnda
Hazar ve Bulgar Trkleri, doularnda Karluklar, kuzeylerinde K i
maklar vard26. Yine bu asrda birtakm Ouzlar Manklaka gelip
yerlemidiler27. Daha X . yzyldan balayarak slmiyet diresine

Karauk-dan, Divnu Lugti't-Trk'teki haritada da Ouz sahas dhilinde olarak


gryoruz. Takende uzak ve Balasagun a yakn olan Frb (Otrar) hakknda JVfu'ce-
m'l-Bldn'da (c. V I., s. 322) ve Bartholdda (Encyclopedie de l'slm, Frb madde
sine bakmz) yeter derecede mlmt vardr. Tala, yhut Taraz denilen mehur ehre
gelince, Mahmud Kgar, kitabnda biri TJlug-Talas, dieri slm hududunda Kici-
Talas adnda iki Taraz kaydediyorsa da (c. I., s. 306), bunlann Ouz ehri olup olma
dn bilhassa tasrih etmiyor; ancak, Argu Trklerinin yerlerini ta'yin iin, Trazdan
Balasagun a kadar olan yerleri gsterdii cihetle, Trazn Ouz ehri olmad anla
lyor (c. I., s. 114). Ayni eserden, Traz yaknndaki dier bir iki kasabamn ismini de
reniyoruz ki, bunlardan biri Kargahg adl bir hisar (c. I., s. 433), dieri Kara-yagma
Trklerine it olan Yama kasabas (c. III,. s. 26), ncs de Kpak snrnda Gencak
Singir (c. I., s. 399), drdncs de Atluk (c. I., s. 90) kasabalandr. Traz ehri hakknda
yukanda yeteri derecede bilgi vermitik (17. ocukluu). Eski Traz ve H. H. Ho-
worthn iddismca onun yerine kim olan Evliy-Ata hakknda daha fazla bilgi iin E.
Reclus ye de bakmz (Rus-Asyas, s. 557-558). Barthold da, Howorth gibi, eski Trazn
bu gnk Evliy-Ata olduunu iddia ediyorsa da Encyclopedie de l'Islm, Balasagun
maddesi), Chavannes bunu kesinlikle kabl etmeyerek, onun be fersenk daha gneyinde
olmas lzm geldiini sylyor (Chavannes, ayn eser, s. 304).
26 bn Havkaln (s. 11) ve Istahrmn (s. 222) verdikleri bilgiye gre, Mahmud
Kgar, Kimak : Yimaklarn Kfak olduklanm ve fakat Kfaklarn kendilerini bu
namla Yimaklardan ayrdklarn syler ki, dier Arap corafyaclannm Kfaklar
Yimaklann bir kolu olarak gstermeleriyle bu rivyet - bu iki benin biribiriyle al
kasn anlatabilmek bakmndan uyar (Divnu Lugti't-Trk, c. III., s. 22). Yine
stahr, Ouzlarla Yimaklann arasnda dil yukan mecrsmn tabi bir snr tek
ettiini sylyor ( gst. yer_j; ayn zamanda El-Mukaddes de, yukariki 25. notta da
Divnu Lugti't-Trk'e dayanarak Ouz ehri olarak gsterdiimiz Savran (Sabran)n
yedi kal'as ve daha baka hussiyetleri hakknda tafsilt verirken, bunun Ouzlarla
Kimaklar arasnda bir snr tekil ettiini sylyor (s. 274); bunun gibi, Kitb'l-Bldn
mellifi de a (Takend) maddesinde, Trk belerinin saysndan bahsederken, sra-
syle - en mhim beler olarak Karluklar, Tokuz-guzlar, Trgileri, Kimaklar ve
Ouzlar gsteriyor (c. II., s. 394). Mahmud Kgarnin Ouz lehesi ile ok mnse-
betli sayd Kpak lehesi, Kimak lehesinin aynidir; essen biz bu iki ismi, aralarn
daki umm ve hussa ramen, hemen hemen mteradif sayabiliriz.
27 Arap corafyaclarnn verdikleri bilgiye gre, bu yanm-ada vaktiyle meskn
deildi. Arkadalanndan ayrdan Ouzlar buraya gelip yerletiler (stahr, s. 219);
hakikaten, Mahmud Kgar de Man-Klag, Ouz beldelerinden bir yer ismi olarak
zapt ve kaydediyor (c. I., s. 387; c. III., s. 118).
/

140 H O C A A H M E D Y E S E V N N E S E R

girmi olan bu Ouz Trkmenlerinden birksm, yine X . asr sonuna


doru Buhra civrma indiler; bunlar arasndan kan Seluk Hne-
dn, Asyada kuvvetli bir saltanat kurdular ve onlarn saltanat za
mannda Kk-Asya ve Azerbaycan bu Ouzlarn gyle kuvvetli bir
srette trkleti. arkta kalan Ouzlarn bundan sonra byk bir hare
ketlerine rastlanamaz; yalnz, H. 548 (M. 1153-54)de Belh civrmdaki
Ouzlarn, Sultan Sancare ba kaldrarak Horasan ve evresini harap
ettiklerini biliyoruz ki, bunun da etnografya ve lisniyet bakmndan
mhim bir neticesi olmamtr. Seyhun shasmdaki Hazar ve Aral deniz
leri kuzeyinde Ouzlarn bo braktklar yerler, Kimaklarn byk bir
kolu olan Kpaklar tarafndan dolduruldu; H. 421 (M. 1030-31)den i'ti-
bren Kpaklarn Hrezme bitiik olduunu gryoruz 2S. te, Cengizin
Asyay istilsndan nce X . ve X I. asrlarda Orta-Asyanm Kgar ve
Seyhun shasmm lisn durumu bu hlde idi. O devirlere it tarih ve
lisn vesikalarn azl ve eski tarihilerle corafyaclarn dolambal
mbhem ifdeleri karsnda, u arzettiimiz hulsann lykiyle ak
ve mkemmel olmadn biliyoruz; lkin, bu mbhemlie ramen,
yukardanberi verilen aklamalardan sonra Ahmed Yesevnin Dlvn-
Hikmet'ine nasl bir lisn mhiyet atf ve isnd lzm gelecei azok
anlalabilir zannndayz. Ahmed Yesev, eskidenberi Islmiyeti kabl
etmi olan Ispcab havlisinde Sayram : spcab ehrinde domutu29 ki
Mahmud Kgarnin Ispcabtan Balasaguna kadar uzayp giden
yerleri Argu beldeleri sayd dnlrse30, Ahmed Yesevnin de

28 Bartholdn, Encyclopedie de l'Islm'da Ghuzz maddesinde verdii tafsilta


baknz (c. II., s. 178-179).
29 Ispcb, pek eski bir Trk ehridir. Hieuen-Thsang, seyahati esnasnda Tala
(Traz)m iki yz li cenb-i garbsinde olan ve inlilerin Pe-choei, Trklerin Aksu de
dikleri bu ehre uramtr ki, yeri, ak surette ta'yin edilmemekle berber, imkendin
biraz kuzey dousunda olduu anlalyor. Tulu Hakan Mild 642de buraya snarak,
burada Nu-shepilerin taarruzlarna uramt. Chavannes a gre, Araplarn tspcab
dedikleri burasdr (ayn eser, s. 195). Arap corafyaclarna ve Divnu Lugti't-Trk'e
gre spicab ile Medlnetl-Beyz, yni Sayram ayni ehir olarak gsterildii hlde,
Chavannes, bugnk Sayramn inlilerce Kiu-p'i-lo denilen ehir olduunu iddia
etmektedir (ayn eser, s. 8); bununla berber, Arap corafyaclarna dayanarak, bunun
herhlde yanl bir mtlea olduuna inanyoruz; essen eskidenberi Tukiyu Trk-
lerine it olan bu havl, yukarda da anlattmz gibi, onlann yklndan sonra Kar
luklar tarafndan zaptedilmi ve daha sonra pek abuk slmiyet diresine girmitir.
30 Divnu Lugtit-Trk (e. I., s. 31); bununla berber, yine ayn yazar, Trazdan
Balasagun a kadar olan yerleri Argu memleketi olarak gsteriyor (c. I., s. 114) Divnu
H O C A A H M E D Y E S E V N N E S E R 141

Argu Trklerinden olduu anlalr; yine ayni yazar, Balasagun, Traz


Medinetl-Beyz -yni Sayram- ahlsinin hem Sogda, hem de Trke
konutuklarn ve bundan dolay Argu beldelerinde skin ahlnin lis
nnda -yabanc tesirler sebebiyle- biraz za'af olduunu da ilve edi
y o r 31. Argularm lehesi, Hknye Trklerinin leheleriyle ayni lisn

Lugti't-Trk'te Argu mevzilerinden olarak, yeri tasrih edilmeyen bir Kabus ile (c. I.,
s. 308), bir Belu ehri gsteriliyor (e. III., s. 176). Bu ikinci ehir, Arap corafyacdannn
eserlerinde Balu-Behl ekillerinde yazhp, igil kasabasna yarm fersah
mesafede ve onun solunda Barsgandan byk bir kasaba olduu tasrih edilen ehir
dir (El-Mukaddesden naklen, G. Kuun, ayn makale). Bu aklamalar, daha Taraz'-
dan i'tibren Argu sahasnn baladm gsteriyor. Traz : Tala kasabasnn Ouz
ehri olmayp, bir taraftan igiller, dier taraftan Argularla hem-hudut olduu d
nlrse, bu Argularn da igiller gibi Dou Trklerinden sayld anlalr. Mahmud
Kgar, eserinin banda Trklerin bahca kabilelerini sayarken, bu Argular dan sz
etmedii hlde, sonradan onlarn coraf shalan ve lehelerinin hussiyetleri hak
knda birok bilgi veriyor. Mahmud Kgar ayni yerde, mesel byk ve ok tann
m bir Trk kavmi olan Karluklarn da bu umum ismini zikretmeyip, onun kabile
leri olan igiller i, Tohslar saymaktadr. Acab, Argular, Uraklar mdr? Yoksa
Urak, Caruk, Comullarn ummi ismi midir? Sonra, bu iki sretten hangisi doru
olursa olsun, Argular Karluklar a dhil midir? Yoksa, onlardan ayn bir Trk kavmi
midir? Mahmudun Argular a it olarak gsterdii coraf alan ile, Uraklar iin ta'yin
ettii sha biribirine uyuyor. Elde mevcut bilgiler, henz bu hususta mutlak srette
kesin birey sylemee yeter deilse de, biz, Argular, igiller, Yamalar, Tohsdar
gibi Karluklardan saymaktayz. Aada, Argu lehesi hakknda vereceimiz bilgi,
bunun herhlde Hknye Trklerinin lismna pek yakn bir Dou Lehesi olduunu
isbata kfidir.
31 Divnu Lugti't-Trk (c. I. s. 31). Bu mesele hakknda bu blmdeki 11 nu
maral nota baknz. Divnu Lgti't-Trk muharririnin Koz-l namiyle ydettii
(c. I., s. 60) Balasagun yhut Moullarm tesmiyesi vehile Gubalg, yni Gzel-ehir
(Habib's-Siyer, Karahitaylar faslna baknz), o shadaki ir birok ehirler gibi XIV.
asrn sonsuz tac ve taht mcdeleleri esnsmda harap olmu, bu yzden Timur vaky'i
srasnda ondan sz bile edilmemitir (Bartholdn Encyclopedie de l'Islm'daki Bala
sagun maddesine baknz). [Zeki Yelid Toan da slm Ansiklopedisi'ne yazd Bala
sagun maddesinde Timur dan evvel bu ehrin ehemmiyetini kaybettiini dorular].
Barthold, onun yerini bu gnk Evliy-Ata, yni eski Tarazn kuzey dousunda
gsteriyor ki, bir Acem irinin,

J ^ _r* JT* lj

J lj b j jJ J j

beyti de bunu kuvvetlendirmektedir (Habb Efendi, Dstr-i Suhan, s. 126). Alman


msteriki Marquart, Gubalg'n, Guzbalg yni Ouz ehri demek olduunu iddi edi
yorsa da, bu, herhlde ihtiyat kaydyla telkki olunmaldr. O blgede ve bu sebeple
142 H O C A A H M E D Y E S E V N N E S E R

direye sokulabilmesi sebebiyle, Hoca Ahmed Yesevnin anadilinin


herhlde Ouz lehesi olmad muhakkaktr32; hakikaten, onun son
ralar gittii yerlerde mesel Buhrada- Ouzlara da rastlad kabl
olunabilir; lkin Ouzlarn Seyhun mmtakasmdan indikten sonra
Orta-Asyada ve Horasan da yerli ahl ile, ayni zamanda eitli kollara
mensup Trklerle ne derece kartklarn, biribirleri zerinde lisn
tesirler yapp yapmadklarn lykiyle bilmiyoruz. Yalnz, Ahmed
Yesev, sonradan Yesiye geldii zaman, oradaki Ouzlardan mhim
birksmnm g etmi ve geri kalan ksmn da yukardan inen Kpaklar
ve baka taraflardan gelen dier Trklerle karm olduklarn ve bu
yzden onun lisnnda bz Ouz tesirleri bulunsa bile, onu, ummiyet
i'tibriyle Ouz dilleri shasma sokamayacamz, yni eserini ark
Trkesi mahsl eklinde kabl edeceimizi kesin olarak syliyebiliriz.
Eer elimizde Dlvn- Hikmetin eski ve inanlmaa deer bir nshas

Balasaguuda - daha nce Ouzlar bulunsa bile, X I. asrda bunlarn yerini Karluklarn
bir kolu saydmz Argularn igal ettii muhakkaktr. Nizml-Mlk, H. 330-331
(M. 941-42) tarihlerine doru, Balasagunu zaptetmi olan gayr-i mslim Trklere kar
bir harp tasavvurunda bulunulduunu syliyerek, daha o tarihte bu ehrin slm
nfuzu diresine katlm sayldm anlatyor (Siyset-Nme, Schefer basm, s. 189
ve ondan naklen Barthold). Bununla berber, bu Trkler biraz sonra Islmiyeti kuv
vetle kabl ettiler ve bunlarn arasndan kan lek-hanlar, daha sonra Mvernnehri
zapt ve istil ettiler. Bu ilenin ilk slm hkmdr, menkabeleri Orta-Asyada hl
mehur olan Abdlkerm Satuk Bura Han (lm : H. 334 - M. 945-46)dr. Ibnl-
Esrin H. 349 (M. 960-61) vakalar srasnda Islmiyeti kabl ettiklerini kaydettii
200,000 adr halk Trk (c. V III., s. 176), en kuvvetli ihtimallere gre bu Karluk
Trkleridir (Yukarda s. 114 ve devamna bakmz). Yine bnl-Eslrin H. 435, Safer
(M. 1043, Eyll-Ekim) inde Islmiyeti kabl ettiklerini yazd bir Trk kabilesinin
yaylaklar Bulgar Trklerinin, klaklar da Balasagun ehrinin civarnda idi ki (c. IX .,
s. 179) ki bunlarn, yine Karluk belerinden Argular, veya Basmllar olduu muhte
meldir. M.S. 1330 da, yni Hicr VI. asrn ilk eyreinde, Balasagun put-perest Karah-
taylar eline getii esnda, o havalide yine Karluklarla Kangldar gryoruz (Cihan-
G-yi Cveyn, c. II., s. 87).
32 Ouzlar, Argularla, hem-hudut olduklar iin, onlardan birok kelimeler al
mlardr. Mesel Argularm dag-ol'unu alarak tekil: degl, yni deil ekline soktuklar
gibi (c. I., s. 329; c. III., s. 114), onlardan daha baka birtakm kelimeler de almlardr
(e. I., s.316). Argul arn, Acemlerden de bz lisn iktibaslarda bulunduklar Mahmudun
ifdesinden anladyor (c. I., s.360). Bunlardan baka, Argularn Yama ve Karluklarla,
ayn zamanda Uc ehri halk ile Bulgar Trkleriyle mterek birok kelimeleri de vardr.
Argularm leheleri hakknda Divnu Lugti't-TTk'n eitli yerlerinde verilen izahlar,
onun, Karluklarnkine; yni Hknye Trkesine ok yakn bir Dou Lehesi oldu
unu kesin srette gsteriyor.
H O C A A H M E D Y E S E V N N E S E R 143

mevcut olsayd, onun her bakmdan Kutadgubilige pekok yakn bir


takm lisn hususiyetleri gsterecei ve ondan daha fazla Arap ve Acem
tesiri hatt belki de biraz eski Ouz lehesi nfzu- altnda kalmakla
berber, esas izgileri bakmndan yine o lisan shasma girecei muhak
kakt; lkin bugn elimizde mevcut nshalarda essen Ahmed Yesevye
it birtakm eski doru paralar bulunsa bile, yzyllarca eitli ms-
tensihler elinde devaml srette bozula bozula asl seciyyelerini hemen
tammiyle kaybetmi olan o ok ndir paralarn lisan tarihi bak
mndan cidd bir kymeti olamyaca pek tabidir.
ptid Vambery ve ondan sonra Thry Joseph gibi, Divn- Hikmet
hakknda lykyle tedkikler yapmamakla berber, Ahmed Yesevnin
tarih ahsiyetinden de habersiz bulunan bz tetkikiler, onun lisn
mhiyeti hakknda acele hkmler vermekten ekinmemilerdir : Bun
larn iddisma gre, Divn- Hikmet'in lisn, Hokand Hanhndaki
lehedir33. Sonra dier birtakm tetkikiler ve yine bunlar arasnda
Thry Joseph- onu Bubgznin Kasas-i Enbiy'siyle berber aatay
lehesinin ilk eserleri gibi saymakta ve Kutadgubilig'le Nevnin lisn
arasnda onu arac bir eser olmak zre add ve telkk eylemektedirler 34.

83 Vambery, aatay Lisn Tedkikleri, Thry Joseph, X IV. Asr sonuna kadar
Trk Dili ydigrlar, Mill Tetebbu'lar mec., c. II., nu. 4, Eyll-Terinievvel, 1331.
Vambery, gebeler arasnda byk nfuza mlik olan bu eserin, ecnebi - yni Arapa
ve Farsa - kelime ve deyimleri iine aldndan dolay az anlalmakla berber, ok
okunduunu ve lehesinin Hokand lehesi olduunu sylyor. Thry Joseph de, bu
yaynlanan paralara gre kesinlikle iddi olunabilir ki, bu eserin Iism Hokand Han-
lnda sylenen lehedir hkmn veriyor.
34 Thry Joseph, Mill Tetebbu'lar'daki ayn makalede; Zeki Velid, Trk-Tatar
Tarihi'nde, Uygurca ve aatayca ta'birleri, bu gne kadar, henz lm mnalar kesin
likle belli olmam, mbhem mnalardr. Trk lisan ve edebiyat tarihi hakkndaki
tedkikler, henz pek iptidi bir hlde bulunduundan, bu kelimeleri gelii-gzel kul
lanmak ve onlara -mnlarnn mphemliinden faydalanarak - istenilen mnay ver
mek herkese pek kolay geliyor. imdiye kadar,Uygur harfleri ile yazlm olan - Kutadgu
bilig, Mi'rc-Nme, Tezkiret'l-Evliy, Mahzen'l-Esrr tercemesi gibi - kitaplar, srf
Uygur harflerinin kullanlmasndan dolay Uygurca saylmtr. Mesel, Rus arkiyats
Berezine, eitli Trk lehelerinin tasnifine dir yetmi sene nce yaynlad kk bir
rislede, Uygurca hakknda u mtleay yrtyor : Bu lehe artk mevcut deildir.
Biz onu Bahtyar-Nme,Mi'rc-Nme, Tezkiret'l-Evliy gibi yazma nshalarla Arthur
Lumley Davidsin Kitab'l-ilm'n-Nfi'f Tahsl-i sarfu nahv-i Trk - A Grammar o f the
Turkish Language (London, 1832) adl eserinde bunlann eski Uygur harfleriyle metinleri,
istinsah edilmi ekilleri, ngilizce tercemeleri vardr - Kutadgu Bilig (mtenk Jaubert
tarafndan neredilen nsha), Klaproth tarafndan bastrdan Uygurca-ince lgate,
144 H O C A A H M E D Y E S E V N N ESER

Kasm Bey in Rusa tercemesiyle birlikte yaymlamak zre olduu Toktamn Yagay-
laya yarb gibi yaynlar sayesinde biliyoruz. Bu lehenin ayr yazs ve edebiyat vard.
Tedkik ettiim bu eserlere gre Uygurca, aataycann asldr; bu iki lehenin esas
izgileri birbirine benzemekle berber, her ikisinde de, dierlerinde olmayan birtakm
ekiller vardr (E. Berezine, Recherches sur les dialectes musulmans, Kazan, 1848). Arthur
Lumley Davidsin Franszcaya terceme edilmi olan (Sarah Davids, Grammaire par
Turke, H. Ailen and Co., 1836) Kitb'l-ilm'n-Nfi'f-Tahsil-i sarf nahv-i Trfesinde
de tabiatiyle bu yanl ve iptidi telkkiye rastlanmaktadr. Leon Cahun, bu aratn-
cdardan yarm asr sonra geldii hlde bile, yine bu eski yanl telakkiye tbi' olarak,
M irc-Nme, Bahtyar-Nme, Tezkiretl-Evliy gibi eserleri Uygur lehesiyle yazlm
addediyor (Lavisse-Rambaud, c. III, s. 967. - Asya Tarihine Medhal, s. 508); hlbuki,
XVI. asrda istinsah edilmi olan bu eitli eserlerin Arap harfleriyle yazdm nsha
larna da rastland ve rastlanabilecei cihetle, bunun nekadar sathi ve yanl bir ha
reket olduunu izah lzumsuz buluyoruz. Trk lisn hakknda biraz daha fazla ted
kiklerde bulunan limler, bunun yanllm anlyarak, tarihin ve lisan tarihinin bu
hususta verebilecei bilgiye ba vurulmas lzumunu anlamlardr. Vambery ve Radloff,
ite bu gibi mlhazalarla Kutadgubilig'i Uygurlarla meskn olan arki Trkistan da
yazldndan ve lisnnda daha sonraki Orta-Asya eserlerinden farkl birtakm hususi
yetler bulunduundan dolay - Uygur eseri sayyorlar (Radloff tarafndan neredilmi
olan Kutadgu Bilig mukaddimesine bakmz). Thry Joseph ve daha biroklan da,
onlara uyarak, Dou Trkistan shasna it lisan mahsllerine Uygurca ad veriyorlar;
hlbuki X I. ve X II. asrlarda Trk lehelerinin says, birbiriyle mnsebeti ve coraf
shalan hakknda yukardanberi verdiimiz bilgi, Kutadgu Bilig yazanmn doduu
Balasagun ehri ile Kgarda Uygurlarn deil, Mahmud Kgarnin Hknye Trk
leri dedii Karluklarm bulunduunu ak bir srette gsteriyor. Esasen Kutadgu Bilig
yazar da, eserinin Uygurca olduundan deil Trke olduundan kesin bir srette sz
ediyor. O Trke, Mahmud Kgarnin mutlak srette Trke, veya Hknye Trk
esi dedii Dou Lehesidir ve Divn-i Hikmet de - belki bz hussiyetleriyle berber,
umm dil hussiyetleri bakmndan - o lehe ile yazlmtr. Orta Asya mn edeb lis
nna alem olan aatayca kelimesine gelince, bu, bir zamanlar o yerlerde hkmet
srm olan Cengizin olu agataym isminden alnarak, Orta-Asya daki Trk lis
nna verilmitir ki, slm medeniyeti tesiri altnda XIV. asrdanberi vcde gelen
Orta-Asya ve ksmen Kpak eserleri bu isim altnda toplanabilir. Cengiz istilsnn
btn Trk dnyasnda, gerek etnografi gerek lisniyt bakmndan dourduu neti
celerin Izh, burada umum izgileriyle bile gsterilemiyecek kadar mhim ve uzun
aratrmalara muhta ayn bir meseledir (Tafsilt iin, slm Ansiklopedisi'nde yaz
dmz aatay Edebiyat maddesine bakmz). Rubgznin, daha sonraki devirlere it
aatay eserlerinde rastlanmayan - Kutadgu Bilig lisnn hatrlatan - birtakm lisn
hussiyetleri iine alan Kasas- Enbiy'smdan balayarak, Nev' takipileri de dhil
olduu hlde, btn Orta-Asya ir ve yazarlarnn eserlerine temil edilen bu aatayca
ad, en basit ve en doru ta'rifiyle : Cengiz istilsndan sonra, slm medeniyeti te siri
altnda teesss eden ve yerleen edeb Dou Trk Lehesidir . Yukardanberi verilen
lisn ve tarih aklamalar ise, Divn- Hikmet'in - fakat bugnk nshasnn deil,
yazdd evre ve zamamn dil hussiyetlerini iine almas zarr bulunan eski asl ns
hasnn - hibir sretle bu direye giremiyeceini isbata yeter.
H O C A A H M E D Y E S E V N N E S E R 145

Nitekim Prof. Hartmann da, Ahmed Yesevnin eserini -Hazar Denizin-


den, Kansuya kadar uzayan alann edeb lisn olan- aatayca say
makta ve imyanh Hveyd gibi daha sonraki irlerin bile lisn bak
mndan ona mmkn mertebe sdk kaldklarm sylemektedir35;
hlbuki bu gn elimizde bulunan Dlvn- Hikmet nshas hakknda
yukarda verdiimiz uzun ve etrafl aklamalardan (29. Divn- Hik
met) sonra, bu mhim eserin lisn mhiyetini cidd bir srette ta'yin
iin, baslm, veya yeni yazmalar zerinde tedkik ve almalar yapmak
deil, ancak, ya bu eserin ok eski bir nshasn bulmak, yhud, bu
mmkn olamad takdirde Ahmed Yesevnin yetitii ve iinde
Hikmetlerim yazd evrenin hangi lisan diresine mensup olduunu
aramak lzm geldii anlalmtr midindeyiz. Biz, bu bakmdan yap
tmz aratrmalarn neticesini sekiz-on satr yukarda ksaca bildi
rerek, Divn- Hikmet in Kutadgubiligle ayni lisan diresine, yni Kar
luklara mensup bir Dou Lehesine it bir eser saylmas lzm geldiini
syledik. Dlvn- Hikmetin, Cengiz istilsndan nce yazlm eski ve
inanlmaa deer bir nshas bulunup meydana karlncaya kadar,
bunun hangi lisan alanna it olduu hakknda teklif edilebilecek hl
sretleri kesin bir srette neticelenemiyecektir; yoksa, bu gn elimizde
mevcut bulunan gvenilebilir olmayan yeni nshann, tammiyle
aatay dediimiz leheye it olmas hi birey ifde etmez; bununla
berber, byle eski ve sahih bir nshann henz elde bulunmamasna
ve Trk lisan tarihi hakkndaki bu gnk tedkiklerin adacak kadar
ibtidliine ramen, bu mesele hakknda ileri srdmz faraziyenin
olduka kuvvetli esaslara dayand grndeyiz.

31. Edeb Mahiyeti


Divn- Hikmet umum ad altnda bu gn elimizde bulunan iir
mecmuasnn edeb mhiyetini gerei gibi aklamak iin, onu gerek
mevzu gerek ekil bakmndan ince bir tahlille kar karya brakmak
cabeder. Divn- Hikmet teki paralar mevzu tibriyle ok basit ve
azdr : Dervilerin ve derviliin faziletleri hakknda saysz medhiyeler,
sonunda mutalak ahlk-din neticeler karlm en nl slm men-

35 Berlin ark Dilleri Semineri neriyat, c. V., s. 133. Orta-Asyada Medeniyet ve


Dillerin Mcadelesi adl Rusa eserin mellifi de, Yesevyi aatay iri saymakta
bunlara katlyor (s. 76).
F . 10
146 H O C A A H M E D Y E S E V N N E S E R

kabeleri, Hazret-i Peygamberin hayatna ve mu'cizelerine it eitli


paralar, hikyeler, dnya hlinden ikyet ve kymet gnlerinin yakn
latn hatrlatmak maksadiyle yazdm zhidne ikyet-nmeler,
sonra cennet ve cehennem hllerinden, zebnlerden, hr ve glman-
lardan, cennet bahelerinden safdilne bir incizb ile sz eden basit ve
ipdid, fakat canl destanlar. .. slmiyetin, Trkler arasnda daha yeni
yaylmaa balad zamanlarda, bir mutasavvf tarafndan -henz
eski put-perestlik devrinin det ve inanlarndan lykyle kurtulmaa
muvaffak olamam- iptidi ve basit zevkli bir halk kitlesi iin yazlm
eserlerin bunlardan baka mevzlara deinemeyecei pek tabidir.
Ahmed Yesev, hibir vehile slm ilimlerine ve ran edebiyatna
yabanc bir adam deildi; tahsil ve slk hayatnn byk bir ksmm
slm-Acem fikir merkezlerinde geirmi olduu iin, eski byk Acem
mutasavvf-irlerinin tasavvuf eserlerini pek iyi biliyordu; lkin,
slmiyeti samim fakat henz sath bir srette kabl etmi olmakla
berber, kendi mill kltrlerini saklamaktan kolay kolay vazgemeyen
Trklere hitbetmek lzm gelince, ister istemez onlarn zevklerine, ti-
yadlarma uymak, mnasn anlayacaklar basit bir lisan ve hengine
ma kabilecekleri bir vezinle hitabeylemek zarr idi. te, srf bu
gibi kuvvetli tesirlerden dolay Ahmed Yesev, Acem mutasavvflarnn
ilenmi, henkli arz veznini deil, halkn sevdii, halk airlerinin yz-
yllardanberi kulland mill hece veznini ald ve btn Hikmetlerini
o vezinle ve yine halk edebiyatndan alnm eski mill ekillerle yazd.
Bunda, lisnn henz arz vezniyle nsiyet edecek derecede ilenmemi
olmasnn byk bir tesiri yoktur; nk Arz vezninin ondan aa -
yukar altm-yetmi sene nce Trk edebiyatnda kullanldn Ku
tadgubilig bize aka gsteriyor. Bu hdisenin tek sebebi, yukarda
sylediimiz gibi, irin dorudan doruya halk kitlesine hitbetmek
istemesidir36; bununla berber, Divn- Hikmet in eski bir nshas

3,1 Biz, daha Kutadgubilig,ten nce bile, arz vezninin Trkeye uydurulmasna
giriilerek o tarzda bz eserler vcde geldiine ve bilhassa Kutadgu Bilig den sonra
o shalarda Acemleri taklid ile birtakm Trke eserler yazldna inanyoruz; Ata-
bet'l-Hakyk, bize bu hususta az-ok bir fikir verebilir. Yalnz, Arz vezniyle Acem
eserlerini taklid sretiyle vcude getirilen bu eserlerin birer hkmdr adna ithaf
edildii yni tabatiyle slm ran tesirinin kuvvetle hkm srd bir saray
evresinde vcude geldii hlde, mesel Dvn- Hikmet gibi dorudan doruya byk
halk kitlesine hitbeden eserlerde halkn zevk ve idrkine bah kalnmas, herhangibir
\ rastlant eseri gibi telkk olunmamaldr. Edebiyat tarihimizdeki bu mhim hdiseyi,
ancak o evrenin te siri ile aklayabiliriz : ran edebiyatm lykyle bilen ve klasik
H O C A A H M E D Y E S E V N N E S E R 147

elimizde bulunsayd, lisnnn, mmkn mertebe fazla bir ekseriyetin


anlayabilmesi iin ok sde yazlmak istenmesine ramen, Acem vez
nine bal kabnarak yazlm Kutadgubiligdev. epeyice daba fazla Arap
ve Acem kelimeleri ile kark bulunaca da muhakkak gibiydi37.
Ahmed Yesev, ekseri Hikmetlerini Orta-Asyada halk arasnda pek
ok sevilen ve eskidenberi ok kullandan yedili ve onikililerle yazmtr.
Biraz ayni tonda, garip bir hengi, ayni zamanda biraz iptidi, vahi
fakat asl bir edy iine alan bu vezinler, onun elinde hibir fevkal
delik gstermez. O, esasen enok galeyna hcet gsteren yerlerde bile,
ok skin ve souktur; nasihatlerindeki ar eds, tahkiyedeki basit
ve yeknesak ifdesi, mnctlarndaki vakarh ve skin tavr hemen hi
deimez. hayatn vecdlerine, galeynlarna ekseriya kaytsz kalan,
er'atin asl esaslarna zhiren de tam bir sadkatla riyet eden bu
arbah, donuk Orta-Asya Trknn ahsiyeti, Divn- Hikmette

tahsil grm devlet bykleri ve limler ile dolu Trk saraylarnda byk bir hner
ve fazilet gsterebilmek,ya Acemce yazmakla, yhut hi olmazsa Acemlerinkilere benze-
tilebilecek eyler vcde getirmekle mmkn oluyordu. Halkn o eyleri anlayp anla
mamas, onu kendi zevkine uygun sayp saymamas, takdir ve mkft yalnz hkm-
drdan ve saray riclinden bekleyen ir iin tamamiyle ehemmiyetsizdi; hlbuki
Ahmed Yesev gibi, hkmdrlardan ve devlet byklerinden hibir mkfat bekle-
miyerek, Allh rzs iin alan, halka din ve tasavvuf hakikatlann anlatmaa uraan
byk ruhlu, idealist mutasavvflar, bunun aksine, halkn zevk ve idrkine uymay en
byk bir vazife sayyorlard. Biz, bu hli Trk edebiyatnn hemen her devresinde ak
ve kesin olarak grebiliriz. Byklere san'at gstermek ve madd mkftlar kazanmak
maksadiyle deil, ruhlarndan taan kuts duygulan bakalanna da duyurmak ve susa
m ruhlar ulhiyetin yksek kaynaklanndan dindirmek idealiyle cokun bir vecd ve
galeyanla terennm eden mutasavvflarn, mill zevki dierlerinden ok daha iyi temsil
etmelerinde, bunun da mhim bir te siri olduu unutulmamaldr.
37 Trk lisnmn gelime tarihi hakknda henz hibir tedkik yaplm olmamakla
berber, bunun sebeplerini umm bir srette zah edebiliriz. Birincisi, Ahmed Yesev,
mevzu'larm tekmil dine ve tasavvufa it eylerden ald iin, onlann belli ve yerlemi
stdahlann kullanmaa mecbur kalyordu. Trkler yeni kabl ettikleri bir dinin er' ve
tasavvufa it yeni mefhumlanm, ummiyetle, ancak Kur'r- Kerm'in lisnndan ve
bir de o mefhumlan kendilerine bu vsta ile nakletmi olan Acem limlerinin eserle
rinden karabilirlerdi. kincisi, slmiyet evresine girdikten sonra Trkler arasnda
Arapa ve Acemce den alnma kelimeler tabi gittike oalm ve halk onlara mmkn -
mertebe almt; bu yzden, Ahmed Yesev nin bunu da gznne alarak, halk kitle
sine hitabederken bile yabanc lisanlara it kelimeler kullanmaktan o kadar ekinmi-
yecei de muhakkaktr. Gerek Dou gerek Bat Trkleri nin, yni gerek Karluklarm
gerek Ouzlarm lisnna daha X I. yzylda bile birtakm Arap ve Acem kelimelerinin
girdiini - Dvnu Lugti't-Trk'e dayanarak - yukanda gstermitik.
148 H O C A A H M E D Y E S E V N N E S E R

derhl gze arpar; hlbuki yedili ve oikililerin ar, ayn tarzdaki


hengine biraz hz ve heyecan vermek ini, san'atkr ve galeynl bir
rhun ona hayat nefhetmesi cbederdi. Setii vezinlerde o devrin
mterek zevkine uyarak, ahs yeniliklerden tammiyle ekinen Ahmed
Yesev, kfiye hussunda da, Arap ve Acemlere bah olmayarak, mill
edebiyat ar'anesine tammen sdk kalm ve kfiye yerine halk
edebiyatm taklidle daha ok yarm kfiyeler kulland gibi, onlar da
ekseriya fiillerin ekimlerinden vcde getirmi ve eski redif uslne de
ekseriyetle bah kalmtr38. Eski kavm edebiyat an'anelerine riyet
merk nazm ekli nde de tammiyle kendini gstermitir :

yzaltm Hikmet aytb dstn ayt


Dstn ayt bstn ira oymak ucun

diyen Ahmed Yesev, btn Hikmetlerini bu eski ve tammiyle kavm


ekil altnda dzenlemitir. Drder msra'lk ayr bendlerden meydana
gelen bu destanlarda, birinci kt'anm son msra' bzan btn bend-
lerde bir nakarat gibi tekrarlanr; her bendin ilk msra', dima kendi

38 Dvn- Hikmet te en ok kullanlm vezinler bilhassa yec/i/ilerle onikililerdir


ki, Trk edebiyatnn bize kadar gelen en eski kavm mahslleri de ekseriyetle bu vezin
lerle yazlmtr; hatt, o eski eserlerde onikililerin duraklar ekseriyetle 4 + 4 + 4 ek
lindedir ki, Dvn- Hikmetteki onikili eserler bu yzden de kavm edebiyat an'anesine
uygundur. Kfiye mes elesine gelince, dier bir eserimizde kavm edebiyatmzn en eski
mahsllerindeki kfiyeler hakknda yrtm olduumuz aadaki grler, aynen
Dvn- Hikmet iin de sylenilebilir : lk iirlerimizin tbi' olduu kfiye kideleri,
tabatiyle, basit ve iptida bir mhiyettedir ve onlara bu gnk mnasyle kfiye adm
vermekten ise, yarm-kfiye (Assonance) demek daha dorudur; nk ilk iirlerimizin
kfiyesi, msra'larm sonundaki hecelerin ses bakmnda ayni oluundan domaz. O,
byle dar ve kark bir kideye smaktan ok uzaktr. Son heceler arasnda ufak bir
ses benzerlii, kfiyenin varl iin yeterlidir, Deildi-kouldu; Kuldtmak-diletmek-ta
latmak gibi yar ses benzerlikleri ile kfiye tekil olunabilir. Bzan, kfiyelerde redif
usulne de bah kalnd grlr; yni son cz sbit kalp, kfiye ondan nceki cz-
lerde olur; bununla berber arada bir - tabi' bir tesadf eseri olarak - bugnk kfiye
telakkisine gre de kafiyeli saylacak paralara rast geliniyor; herhlde, daha slmi-
yetten nce eski kavm edebiyatmzn devam sayabileceimiz bz halk iirlerinde,
kfiyenin bu eski telkkisinin yaadn greceiz. Bu ilk devir irlerinde, irin bs
btn kolaylk elde etmesi iin yanm-kfiyeler, ekseriyetle fiil ekimlerinden vcde
getirilir ( Trk Edebiyat Tarihi, drdnc mebhas : lk iirler ve lk irler). Dvn-
Hikmet teki bz iirlerde, drdnc msra'larm says hece bakmndan dier msra'-
lardan bir eksik olduu grlr. Biz, bu hususiyete en eski halk iirlerimizde de rastla
maktayz.
H O C A A H M E D Y E S E V N N E S E R 149

arasnda kafiyeli olmakla berber, bendlerdeki son msra'larm, dima


ilk bendin sonuncu msra' ile ayni kfiyede olmas da lzmdr; birinci
bend ekseriyetle dier bendlerden farkl olup, birinci msra' nc ile,
ikinci msra' ise drdnc ile kfiyeli olur. te, grlyor ki, ok az ve
iptidi olan bu nazm ekli, yabanc tesirlerden tammiyle syrdm ve
milldir. Her bend sonundaki msra'larm ya aynen ya kfiye bakmndan
tekrar, onun, sonralar gelime devirlerine it eser gibi tek bana
okunmak maksadiyle deil, din toplantlarda umum srette ind
olunmak iin yazldm gstermektedir. Demek Abmed Yesevnin
eseri bu bakmdan da eski Halk Edebiyat mahsllerinden ayrlmyor 39.

32. Yesevi, Mutasavvf::


Hoca Ahmed Yesevnin ne zaman ve nasl bir muhitte, ne gibi
deiik tesirler altnda yetitiini, vcde getirdii tarkatin esas vasf

39 Bizim en eski halk iirlerimizde kullanlan nazm ekilleri hakknda dier bir
eserimizde vermi olduumuz aadaki bilgiler, tammiyle Hoca Ahmed Yesevnin
Hikmet'lerine de uyar : Byk kahramanlar hakknda tanzim edilen sagular, yni
mersiyeler, her biri yedi vey sekiz heceli drt msra'dan mrekkep kt'alarla ifade
edilir. lk kt'ann bzan drt msra' birden, bzan nc msra' dnda dierleri
kfiyeli olur. Ondan sonraki kt'alarn ilk msra' kendi arasnda yni dier kt'a-
lardan ayr olarak - kafiyelidir; ancak, kt'alardan hepsi, drdnc msra'larnda kfi
yenin ayni oluu dolaysiyle bir btn tekil ederler. Eski kavm Trk iirinin phesiz
zengin ve en kymetli bir eklini tekil eden bu sagular, ummiyetle uzun olur. Trk
iirinin ilk ekillerinde balca iki nokta dikkate deer: Birincisi, ekillerin azl ve kat'-
liidir ki, bu, ilk devirlerde edeb ahsiyetlerin serbeste inkif mmkn olamama
sndan ve her irin mevcut ekillere deta dindrne riyete mecbur bulunmasndan
ileri gelir. kincisi, mersiyeleri tekil eden kt'alarda drdnc msra'n dima kfiyeli
olmasdr ki, bu da, mersiyelerin terennm olunmak iin yazldn ve drdnc msra'-
larm det bir trk nakarat tekil ettii iin, tabi' dima ayni kfiyeyi muhfaza etti
ini gsterir (Trk Edebiyat Tarihi, drdnc mebhas ; lk iirler ve lk irler). Halk
edebiyatnn koma ve destemlanndan, sonralar Arap-Acem te sirindeki klsik edebiya
tmza da murabba' : ark eklinde geen bu nazm tarz, tammiyle milldir. Edebiyat
ile msiknin, yni sz ile bestenin ayrlmad eski devirlerin kalnts olan bu ekilde,
ilk msra', besteleyen irin tek bana olarak indna, drdnc msra' olan na
karat ise, btn topluluun birlikte, koro hlinde tegannsine mahsustur. Cevhir'l-
Ebrr yazar, Ahmed Yesev Hikmet'lerinin daha XVI. yzylda husus bestelerle ind
edildiini syledii gibi, biz de, bugn gerek Trkistanda, Krgz-Kazaklar arasnda,
gerek Volga-boyu Trklerinde Dvn- Hikmet'e mahsus besteler olduunu pek iyi
biliyoruz. Osmanl edebiyatndaki t//lerin ve halk arasnda din bir kymet kazanarak
ok okunan birtakm halka it eserlerin tpk bylece belli bestelere mlik olduunu
kitabmzn kinci Bl'nde tafsiltiyle greceiz.
150 H O C A A H M E D Y E S E V N N E S E R

larm yukardaki blmlerde aka anlatmtk. Okuyucular, o ak


lamalar bir def'a daha hatrlayacak olurlarsa, Ahmed Yesevye ne
dereceye kadar mutasavvf ir denilebileceini ve ona verilecek bu
nvnn ml ve ihta derecesini kolayca idrk edebilirler. Hayatnn
ilk devrelerinden son senelerine kadar kuvvetli ve samim bir tasavvuf
hayat yaayan bu byk Trk eyhi, Araba ve Farsa lisnlarndaki
tasavvuf eserlerini anlayamayan Trkleri aydnlatma ve mrdlerine
tasavvuf hakikatleri takrir ve telkn maksadyle iir yazyordu. Bu
bakmdan, onun iirlerinde hereyden nce tasavvuf bir mhiyet
bulunmas pek tabidir. Yukarda anlattmz gibi (29. Dlvn- Hik
met), essen Hoca Ahmed Yesevye it olmasa bile, ekil ve ruh cihe
tinden ona it olanlardan farksz olacana tabi'atiyle hkmettiimiz
Dlvn- Hikmetin yle sath srette bir tedkki bile, bizi bu hususta
yeter derecede aydnlatabilir. ok basit bir hayle mlik ve bedi'yta
hemen tammiyle yabanc olan bu mutasavvf, ir btn mutasavvflar
gibi, d leme ve onun tezhrlerine kar kaydszdr; mebu' olduu
lem-i vahdet iinde, iki dnyay nihyet birer haha dnesi ne
benzetebilir40. Onu igal eden biricik ey, halk ird ve doru yola
sevk dncesidir; tasvir ettii din menkabeler, mnctlar, feryadlar,
istifarlar hep bu yksek dnceyle yazlmtr. Besl-i Ekrem hak
knda yazd eitli paralarda, hiret hllerinden sz eden Hikmetler
de, herkesi hidyet yoluna dvet ve kendisi de kusurlarndan, gnah
larndan istifar eder. Erenlerin szn dinlemek, Kurn ve Hads
hkmlerine uymak, eratle tarkati mezceylemek, bo dnyay brak
mak, riyzet ve mchede yoluna sapmak onun en ok tavsiye ettii
eylerdendir. O da ir btn mutasavvflar gibi, bu dnya hlinden
ikyet eder. Asd erenlerin szlerine baklmadn, nefs-i emmreye
herkesin esir olduunu, ok samim bir i yanmasiyle anlatr. Hanef

40 Hemen btn mutasavvflarda bu tebihe ve bu tarz dier garip tebihlere


rastlanabilir. Mesel Mevln Celleddin Rmnin aadaki paralarnda olduu g ib i:

yjj*' crv, (N* J-5 u-ii


*
aUji iilj Ji ijj
*
H O C A A H M E D Y E S E V N N E S E R 151

mezhebinden olduu iin, mm A'zam ve baka immlar hakknda di


ma tebcil ve medihlerde bulunur; hatt, onun daha alt yanda iken bir
takm er' kark meseleleri kermetle nasd halledip bu nvm ald
hakknda Dlvnhnda bir de uzun ve dikkate deer menkabe vardr.
Bunlara kardk, Dlvn- Hikmette -hatt, mesel Ferdddin 'Attr -
da olduu derecede bile- 'lie, veya herhangibir i'tiz l ekline dellet
edecek hibir ey yoktur a . Essen yukarda da anlattmz gibi, bu,
onun hkim fikirlerinden biridir; Mansur kssas'ndan ve Ene'l-Hak
srrndan en ok szettii, mollalarn tarikat srlarn anlamadklarm
syledii zamanlarda bile, yine belli bir noktadan ileri gitmez. Tarikat
yolunda zhd ve riyzeti iddetle ileri srer. Hakikat mertebesine
erimek iin zhd ve takv, riyzet ve mchede elzemdir; Hak yoluna
gitmek kolay deildir : Ak yolu ok feyizli olmakla berber, sonsuz
mkiller ile doludur; Bu ok azapl yollara girenin hli haraptr, o

41 Ferid d-Dn Attrm Pendnme gibi ilk ve mehur eserlerinde hi bir ekilde
'lik izleri yoktur; yalmz, hayatnn son zamanlarnda Hazret-i Ali adna yazd
Mazhar'l-Ac ib adl manzumesinde Hazret-i Aliyi ve Oniki-imm ok hararetli bir
srette methettii gibi, Mehdi aleyhdarhna inandm da aa vurmaktan ekinme
miti. Bunun zerine, Semerkand dan Rafz suu ile srldn de, yukarda syle
mitik (I. ksmn II. blmndeki 28. nota bakmz). Ferdddin Attar bundan sonra
Mekkede yazd Lisn'l-Gayb manzmesinde bu vak'ay anlattktan soma, u msra'-
lar yazmaktan ekinmiyor :

cS'
f) 1c-* J <-* <jjjta jU
ji j J jj j Ij jj

(Mirza Muhammed b. Abdl-Vehhab Kazvinnin Nicholson tarafndan bastrlan


Tezkiretl-Evliy'ya yazd mufassal mukaddimeden). Dvn- Hikmetin stanbul
basksnda ah Hseyin ve ehr Bn hakknda bz tebciller varsa da, bunlar hibir
zaman 'lie yorumlanabilecek birey olmayp, btn slmlar arasnda ummdir (s.
205); bununla berber, bu kk paramn Hoca Ahmed Yesevye it olmayp, son
radan yazlm olmas ok muhtemel bulunduu gibi, essen Ahmed Yesevnin bile
olsa, an'aneye gre, onun Hazret-i Al neslinden olduu da unutulmamaldr. M. Hart-
mann, Bekt tarkatinin Hoca Ahmed Yesev ile ne bakmdan alkal olduunu bil
medii iin, Bekt an'anesindeki, Ahmed Yesev b. Muhammedl-Hanef yi bs
btn baka bir ahs sanyor (Berlin ark Dilleri Semineri neriyat, e. V., s. 133); hl
buki yukarda verilen izahlar, bunun tammiyle yanlln ve Ahmed Yesev menka-
besinin Anadoludaki yayl eklinin ess olan Orta-Asya daki eklinde bile, onun
Hazret-i Al evldndan sayldm kesin srette gstermektedir.
152 H O C A A H M E D Y E S E V N N E S E R

yollarda nekadar k toprak o ld u .. . 42 . k olmak iin, mahabbet


bana girmelidir; fakat onun iin de daha nceden nefsi ldrmek
lzmdr; hlbuki btn bu uzun azaplara, bu byk felketlere kat
lanmaldr ki, bu mmkn olsun. Ak incisini bulmak isteyen, bir kat-
raya kanaat etmelidir. Ak ateine yanan hakik klarn rengi uar;
kendisi hayran, gnl vran, gzleri yalarla deta pr-tfan olur.
Esasen Resl-i Ekrem LjJU i-- U jJI buyurmutur. Hakik
klar candan geip cnna, Hak visline tlip olanlardr. Ey Hoca
Ahmed, dima Hakk ydet ve ala. Sabah akam namaz kl, oru
tut ki, murdma eresin. .. . Hocann ekser fcmetlerinde mevcut
olan bu mnada riyzet ve mchede, dnya ilerinde her eyden el
ekmenin lzumunu gsterir. Essen mutasavvflarca I I jUll l^-J b
Jl jiJ Ayet-i celilesinin mefhumu budur; byle olmaynca da insan
kalbi nazar-gh-i lh olamaz43; bununla berber, Ahmed Yesev
btn o meakkatlardan sonra, vahdet arbn iip Hakdan sebk
(ders) aldm, Ene'l-Hak srrna vkf olduunu anlatmakta ise de,
yine kef-i rz etmiyor44.

42 Dvn- Hikmet. Buradaki aktan maksat, tabi' ak- mecz deil, Aku llh ,
yni ak- hakik dir. Ademden kurtulmak ve rh-i insnyi asl mahall-i hubtuna
irca' ve i'l edebilmek, ancak ak ile kbildir. SJ&S j I szne gre,
hakik aka erimek, ancak marz ak yolu ile mmkn olduu iin, birtakm muta
savvflarn mehsin-i suveriyyeye olan iddetli alkalar, ite srf bundan dolaydr;
ancak, beer ak, lh aka eritiren bu uzun ve kddan ince kpr ok tehlikelidir;
bu yolda beer ihtiraslar girdbna dp boulanlar pek oktur; fakat bir def'a da bu
kpr geilince, artk adem ortadan kalkar, silinir; k her eyde Hsn-i lhyi
grr. te, bizim halk mutasavvflarnn Hak ile Hak olmak dedikleri budur. Hakik
aklarn sonsuz feryadlan, rhun masdar- aslsi olan ulhiyete iddetli arzularndan
ileri gelir. j r L . j j cJ Ij -Lo J jSL, g * Ju\> j ^ j y me5
hur beytinin iri Hazret-i Mevlnnm Dvn- Kebr ini dolduran te sirli feryadlar,
ekseriya er'in zevhiriyle tatbiki hemen hemen kbil grnmeyen birok geni ve ak
telkkiler, hep byle lgn, hudutsuz, lh bir akn mahsldr; hlbuki Hoca Ahmed
Yesevde bu gibi feryadlar hemen hemen yok denecek derecede az ve kuvvetsizdir.
43 Hazret-i Mevln, bu tasavvuf hakikati u sretle tasvir eyler :

l- ... j I ^ j c JL oT
j j OL-i a_.. js* o li S ta

44 Byk mutasavvflara gre, avam, vahdet hakikatlerini anlayamaz; havassa


mahsus olan hakikatler hibir sretle onlara alamaz. Mutasavvflar, bireyi muhatap
HO C A A H M E D Y E S E V N N ESER 153

larn anlayabilecei srette nakil ve ihbr ediniz, zir onlann Allh ve Resle kizb
eylemelerini arzu etmezsiniz (Hazret-i Alden naklen Buhri'de) ve senin bir kavme
akllan ermeyecek vehile bireyi nakil ve ihbrn, onlann bazlar hakknda fitnedir.
(bn Askire nisbetle bn Abbas tan naklen Cmi''s-Sagr'de) Hads-i cr/lerinden
gafil deillerdir. Kd Yunus Abdl-Mlik, bu hususta diyor ki : Bir velden
yhut jA-| l;| vey Ul gibi ta'birler iittikte, bundan enniyyet tevehhmnde
bulunma; zir bu kaziyyede mahml kendi nefsine isbat etmiyor; belki kendisinden
ihbar ettii enniyyet, enniyyet-i Haktr. Enniyyet-i abd ise, buna kilin uru
yoktur; zir enaniyyet-i mezkrenin sreti zihinde ve dire-i Hsr'de mevcut deildir.
Bu hlde me'run-bih olmayan birey nasl ihbar edilebilir? Lismndan sdr olan u
nutk haberi ise Zt- Eceli ve A'lsndan muhbir olarak her eyi intak buyuran Cenb-
Hakkm Sun- lhsidir (Hccet'l-slm, s. 334-345). bn Haldun, mehur Mukaddi-
mesinde kendine vecd ve hl gelmiyerek kendi Hsn'de hzr iken tekellm eyledii
cihetle fukah ve ekbir-i mutasavvfann Hallcn katline fetv verdiklerini yazyor
(bn Haldun Tercemesi, Kitb- evvel, fasl- sdis, s. 96). Buradaki ekbir-i mutasavv-
fadan maksat, anlalyor ki Cneyd Bagddnin buna fetv verdii rivyetine da
yanr; hakikaten, Cneyd Badd, onun hat yoluna saptn daha evvelce kendisine
ihtr etmi ve an'aneye gre, onun i'dm hakkndaki fetvy kendisine de imzlatmak
istedikleri zaman, bu imzy ancak ulem kyafeti altnda medresede atmtr (Tezkiral
al-avliya, nr. R.A. Nicholson, London, 1905, II., s. 12 ve 137); bununla berber Hazret-i
Mevln :

2j j <Jj \ 2 j > cjl-^ ^

l_~UVI jC
jij aT *jV
msra'lar ile buna inanmadn gsterdii gibi, ayrca da u sretle Hallc hakknda
takdirlerini serdediyor ki, Kd Yunus Abdl-Mliknin ifadesiyle ayni mnadadr :

li ^1j 1 ^ j j IjI tj ilj j j> -j j Ul 1


(Jj b - olj jl jji il^l j l) j ^S r* ^jJ jA Ul ^.1

Hakikaten, btn byk sflerin hepsi Hallcm mmn azametine hiddirler.


nl mutasavvf eyh ibl, Hallc ile ben ayni eydik; fakat bana divnelik isnd
ettiler, o syede kurtuldum; kil olmas onu helk etti diyor. Yine eyh iblden nak
ledilen dier bir rivyete gre, Hallcm bana gelen ok byk felket, srf srr-
Hakk bakalanna amasndan dolaydr (Tezkiret'l-Evliy, c. II., s. 136, 145). Bunun
gibi, Fasl'l-Hitb'ta Hallcn neye bu kbete uradna dir de aynca dikkate
deer bir menkabe mevcuttur. Hl tercemesi bn Hallikn da da mevcut olan (c. I.,
s. 183) bu byk mutasavvfn menkabeleri slm leminde pek tamnm ve halk ara
snda yayld cihetle, adna ayrca eserler de yazlmtr ki, eski Osmanl irlerinden
Mrdnin Hallc-Nme'si de bunlardandr. Hallcm tasavvuftaki fikir ve akidelerini
daha iyi anlamak isteyenler Kitb't-Tavsn'e ba vurabilirler (L. Massignon, Kitab
Al-Tavsin,P. Geuthner, Paris 1913). Tr- Sin vkasma telmihle, ji-l Ul -Cb I jj
J.-SC.J jl IJJ 1^>- j l diyen eyh Mahmud ebister, bu jj-| |j|# mese-
lesi hakknda Glen-i Raz'da yeter derecede tafsilt veriyor :
154 H O C A A H M E D Y E S E V N N E S E R

Dlvn- Hikmette bu mna ve mevzuda birok manzmelerden


baka, Hoca Abmedin hayatna it birtakm de Hikmetler vardr.
Hayatnn mhim hdiselerini, Hazret-i Hzra nasd arkada olduunu,
Arslan Bahadan ne sretle feyiz aldm, daha kklndenberi
Ak- llhiye nasd tutulduunu basit ve san'atsz lism ile anlatan bu
Trk eyhi, uzun mddet Horasanda, am ve Irakta dolap gelip
kaldm, sonra Arslan Bahay arzulayp Trkistana, z ehrine geldi
ini ve orada lmek istediini sylerken, vatanndan byk bir mahabbet
ve harretle bahseder; doduum o mbrek Trkistandan, barma
ta balayp ktm. der. Hoca Ysuf Hemdn, nasl Hemdn hatr
lad zaman mteessir oluyorsa, Ahmed Yesev de tpk eyhi gibi, va
tanna kar byk bir incizap besliyordu. Yine Divnda, altm
yana kadar eitli devrelerden getikten, slkta muhtelif makamlara
erdikten sonra, artk kendisinin mrdleri nazarnda byk bir sultan
olduunu grd ve bu hli nefs-i emmrenin telkinlerine atf ile,
yer altna yni illehneye girerek halktan tecerrdle Hikmetlerim
yazd aka anlatlr.
Divn- Hikmet teki manzmelerin mhiyetini gsteren u akla
malardan sonra, Ahmed Yesevye mutasavvf ir demek ne dereceye
kadar uygun olacam biraz dnebiliriz. Ahmed Yesev, ruhlarndan
kopup gelen samim feryadlar zapt ve tesbit ederek onlarn er' h-
hkmler zevhiriyle telfi mmkn olup olmadm dnmeyen k
mutasavvflardan saylamaz. O, bunun aksine olarak, hitbettii top
luluun fikir seviyesini ve ruh hllerini tammiyle gznne alm ve
onlara tasavvuf felsefenin anlayamayacaklar inceliklerini deil, daha
ok er' ve ahlk birtakm meseleleri t verici bir emir eklinde

I L>I Ij**I _Ij |


S* (IIp Cjj
-U-_b cS** ^li j C?
J j i J -* l J ot-T ^ j i j' & ^ \ j> - _ f\

cS-J j Lr) jl j
J-s-lj tsl-U crjf Jl O j i-Uj

L
5 j.' 1 j >- Jl -b1 j i
Ul (jl lT u dS" [$s\j jiT
y>- j j*U i <S" Ij <jl*U
jy^r ca jl 3 j j L j y
H O C A A H M E D Y E S E V N N ESER 155

tebli ederek, uhrev sadet iin mutlaka onlara bab kalma lzumunu
anlatmaa ahmtr. Drt Halfe hakkndaki uzun medhiyeleri, der
vileri tarkate tevik yollu zhidne mev'zeleri, hir-zaman fenalk
larndan ikyetleri bize Ahmed Yesevyi hakik bir mutasavvf ir
olarak tantamaz; yetmiiki millete bir gz ile bakmayan; halka m
derris olsa, hakikatte sdir diyen Yunus Emrenin bu geni telkkisini,
Mevln Celleddin Rmnin Panteist felsefesini hatrlatan eyler
Dvn- Hikmette hibir srettle yer bulamamtr 45. ite bu bakmdan

45 Bat Trklerinin byk halk mutasavvf Yunus Emre ile Hoca Ahmed Yesev
arasndaki farklar anlamak iin kitabmzn II. Blmne baknz. Celleddin Rm de,
Nev-Eflatnye tasavvufunun te siriyle Panteizme doru byk ve kuvvetli bir
temayl mevcuttur. ok yksek ve ok ten bir ak ile meczup ve kararsz feryadlar
karan bu mutasavvf-irin Dvn-i Sems'l-Hakyk', bu ilham eklinin ne yksek
ve lh mahsller vcde getirdiine en gzel ve kymetli bir delildir ki, onu tasavvuf
edebiyatnn balca hikalanndan saymakta btn zevk ve tedkik shipleri birliktir.
Mesel, Osmanl irlerine dim bir mevz tekil etmi olan Bezm-i Elest kinyesi hak
knda Mevlnmn u msra'lar ok mnah ve irnedir :

j Jj j l#*- ljl jjaj


3_jJ U

j j>S~j jb jljl

-A " J J. e ri* .

Hakikaten, Ezel Badadnda Mansr gibi Enel-Hak tan dem vurduunu aka
syleyen Mevln, Divn- Kebr de en samim bir vecd ve galeyan ile tasavvuf haki
katlerini iln ve ifdan ekinmemitir.

_J_^s j liasi- 4>- Ij j S"" y l j i j*

diyen Mevln, ok canl gazellerinde sfyne merebini aka gsteriyor :

LiLc f L* ^**1J J t j\ U* J\A


ul & ^ * ^ a jlj ^
*1 o_$j L*

CIjj L. Jju Jl jcyujjsl L.j j j. _/ jji j 2j>-


L>- I

Mesnevi'ye gelince, bu daha ziyde retici mhiyette bir eserdir (Mevln Cel-
leddin-i Rm hakknda kitabmzn kinci Ksmna baknz).
156 H O C A A H M E D Y E S E V N N E S E R

Dlvn- Hikmet derin ve irane bir tasavvuf eseri olmaktan ok, din
ve ahlk va'z ve hikyelerden, tarikat uslne ve slk dbma dir
retici ( didactique) manzmelerden mrekkep basit bir eser, Ahmed
Yesev de tasavvuf fikri ile dolu, fakat buna ramen hakik bir irlik
kabiliyetinden, yni lirismeden mahrum kuru bir ahlk ( moralistej dr.
Ahmed Yesevyi rann eitli kbiliyet ve isti'datta mutasavvf -
ahlk irleri ile karlatracak olursak, bu hususta daha vzh ve
muayyen bir fikir edinebiliriz. Dlvn- Hikmet'in yazdd X II. yzylda
rann o muhteem tasavvuf edebiyat henz yeniden yeniye teekkl
etmek zre bulunuyordu; Firdevs ile en yksek derecesini bulan Dstn
edebiyattan sonra, tasavvuf-ahlk edebiyatn gelime ve ykseliine
sra gelmiti. O zamana kadar yetien mutasavvflar arasnda arada bir
ufak tefek rub'ler, gazeller yazan adamlar yok deildi; Hicr 440 (M.
1048-49)da seksen yan gemi iken len mehur mutasavvf eyh
Eb Sa'd b. Ebil-Hayr -k i bn Sn ile daha ilk konumalarnda biribi-
rini takdirleri mehurdur- cidden yksek ve samim bir tasavvuf hissi
ile ok gzel rub'ler sylyordu. Mehur,

jU pb o jjj jlT P ^1 pj;aj \J <jjj l


Jb <lU-; {ja jU i> j j j j - Jlx a?; ^ Jljt j j Ij

rub'sinin syleyicisi olan bu byk mutasavvfn iirlerinde az-ok


mbhem bir Panteizm zevki, serbest ve samim bir ak telkkisi, hulsa,
lh bir nefes vard46. Bz rublerine sonraki mutasavvflar tara

46 J. Darmesteter, bu hususta dikkati eken u gr yrtyor : Badadda


hkim olan Ehl-i snnet i'tikatlar, rann estir ve felsef temyllerini hi honud
etmiyordu. Halkta bu slmiyet ekli pek abuk deiti : Hazret-i Alnin kahraman
ahsiyeti etrafnda toplanan halk mitolojisi, slmiyet e girdi ve bundan doan 'lik
iki ana dinin sfl unsurlarn, yni Eski-lranm estir ifrat ve garbetiyle slmiyetin
dogmatik cadem-i tesmuhunu alarak, rann mnev d iin bir mil oldu. Halk
kendi hesbna bundan memnundu; lkin sekin ruhlar iin bu yetmiyordu. Onlarn
bir ksm ilim ve imanszlk sebebiyle, dierleri de tasavvuf vstasiyle o dar direden
ktlar. Bu iki ters cereym, Firdevs zamannda iki ir temsil eder: Biri Hekm ibn
Sn, dieri Dervi Eb Sa'd. . . Eb Sa'din Panteizmi, sonraki irlerde mevcut
kat'iyyet ve vuzhu hiz deildir ve ite bunun iin o, byk bir irdir. Hads-i tasav
vuf, onun iin, takipileri nazarnda olduu gibi, belli ve deimez bir akde, staddan
alnm bir an'ane, nazma sokulacak bir madde deildir. O, bunu ortaya kard; kan ve
goz yayle, rhunda mevcut elemler, bheler, tenkuzlarla besledi (J. Darmesteter,
Les origines de la Poesie Parsane, Paris. 1887, s. 59-60, 81-82). Darmesteterin eserinde
H O C A A H M E D Y E S E V N N ESER 157

fndan saysz erhler yazlm olmasna ramen47, eyh Eb Sa'd,


ummiyetle, bir irden daha fazla bir mutasavvf sfatiyle tannmt.
Bu sebeple, ilhmm dorudan doruya tasavvuf telkkilerden alan
byk irler daha gelmemiti diyebiliriz.
X II. yzyl, Hakm Sen ve Ferdddin Attr ile ran edebiya
tnda byk mutasavvflar devrini at; sonralar Sa'd, Cellddn
Rm, Cm ve daha bu gibi birok irler, o devri srdrdler. Ahmed
Yesevnin det adalar demek olan Hakm Sen (lm : H.
545 / M. 1150-51) ve Feridddin 'Attrn tasavvuf-ahlk eserlerini
grp de onlardan mtessir olduunu biz hi zannetmiyoruz48; nk,

aka sylenmemesine ramen, biz bu fikri ondan en az eyrek asr nce Gobineauda
gryoruz (Orta-Asya'da Dinler ve Felsefeler, s. 79). ibn Sinann lirik iirleri hakknda
arkiyat Carra de Vauxnun eserine baknz (bn Sn, s. 155).
47 Nefaht'l-Uns tercemesi (s. 344). Bu eyh hakknda ayrca Attr Tezkiresi'ne
(c. II., s. 322-337 ve Nme-i Dnivern'a (c. I., s. 608-615) bakmz. Eb Sa'd in rub'-
lerine ayr ayr birtakm hussiyetler isnd olunur; onlar arasnda, bir mrid-i kmil
bulmak, gnahlarn detmek, hastalktan kurtulmak, yamur yadrmak, rzk oalt
mak v. d. eitli maksatlarn husul iin okunan belli birtakm rub'ler vardr (1301de
stanbulda Hoca Abdullh Ansr Mnct' ile birlikte baslm Rub'yt mecmuasna
baknz, s. 49-54).
48 Hakm Sen, bir mddet Hoca Ysuf Hemedn tekkesinde bulunmu ve m
rnn sonlarnda Tevhid ve Marif ve Hakyktan baka birey sylememitir. Had-
kat'l-Hakika adl kitabm, Gazne limleri er' hkmlere aykr bularak Badada
kadar gndermilerse de, oradaki limler i'tirza deer hibir cihet grmemilerdir.
Mevlnmn

jL J a p j jl U j\ J* J J J jU a P

beyti ile kudretini tebcl ettii bu byk irin eserlerinin mhiyetini Devleth da u
sretle anlatyor: JsjU . j JjU>- > C~-l o l j j j l j* ^ l
(( . X.SL. l / UTU- ^I J U j j J (Devleth Tezkiresi, nr. Browne
s. 95-99). Bundan daha byk bir hrete mlik olan Ferdddin Attr a gelince, tarih
kaynaklar onun lm tarihini biribirinden epeyi farkl bir srette gsteriyorlarsa da,
Muhammed b. Abdl-Vehhab Kazvn, herhlde H. 617 (M. 1220-21) senesine kadar
yaadm hakl olarak iddia ediyor (Tezkiret'l-Evliy mukaddimesi, .). Sfiyne
hayat hakknda epeyi geni bilgiye mlik olduumuz bu byk iri Devleth:
j l j utj l s j l t j iji' - - Z j j - n * j l j j* -\ J j^ " ^

j\ U a j l j ^ ST' jlj ^ ljljA C j tS J J - /

Jlj J jli j JjUs- Uj j * (s- 188) tarznda harretle takdir etmektedir. Herhlde
zamanlarn gznne alacak olursak, Ahmed Yesevnin, Eb Sa'd gibi eski mutasav-
158 H O C A A H M E D Y E S E V N N E S E R

onun Hikmetleri ile, bu byk Acem irlerinin sfyne eserleri ara


snda -halk tarkate, terk-i dnyaya tevik gibi hususlarda tabi bir
itirktan baka- ek ve edca hibir balant bulunamaz. Hakm
Sen ve 'Attr sdece mutasavvf deil, ayni zamanda birer byk
irder. lenmi bir lisna, zengin bir hayle mlik bulunuyorlard;
hlbuki Ahmed Yesev byk bir ir deil, sdece bir mutasavvft ve
kendisiyle ada Acem irleri gibi tasavvufun btn inceliklerini anla
yacak, hazrlanm bir evreye deil, basit ve iptidi bir halka hitap
mecburiyetinde idi; bununla berber Hakm Sen ve Ferdddin
'Attr da, btn san'at kudretlerine ramen, tam bir mutasavvf ir
saydamazlar; eserlerinin kymetini ve mutasavvflar arasndaki ehem
miyetini inkr mmkn olmamakla berber, dier taraftan, Mevln-
daki Panteizme ykselemediklerini de i'tiraf etmeliyiz49. Pend-Nme-

vflann iirlerine in olsa bile, ne Hakm Sen den, ne de bilhassa Ferdddin At-
trdan mteessir olmadn kesinlikle iddia edebiliriz.
Hakm Sennin vefat Devletaha dayanlarak 576 gsterilmise de doru de
ildir. Hseyin Dni Bey, Ser-medn- Suhan'da Sen nin, Ysuf Hemednye
arz- irdet eylediini ve vefatnn bir rivayete gre 576, baka bir rivayete gre de
690 olduunu sylyorsa da (s. 219), yanltr. Bu mutasavvf irin bir mddet Ysuf
Hemedn hanekhnda bulunduunu sylemitik. Prof. Nicholson Ethe-Katalogu'na.,
Ouseleyin eserine, Nefaht'a istinaden bu vefat tarihini 545e kadar indiriyor (Mnte-
habt- Dvn- ems Tebriz, s. 259). Encyclopaedia Britannica'daki Sen maddesinde
bu hususta uzun tafsilt vardr. *
49 Gerek Hakm Sennin, gerek Ferd d-Dn Attrn eserleri halka ahlk ve
tasavvuf dbn retmek maksadiyle kaleme alnm retici mhiyette mahsullerdir.
Tasavvuf akidelerini timsli bir srette anlatmak bakmndan Attrm en tannm eseri
olan ve Garcin de Tassy tarafndan sfiyye akidelerinin en mhim bidelerinden biri
saydarak uzun uzun terceme ve erh ve izah edilen (La poesie philosophique et religieuse
chez les persans, Paris, 1860, s. 6) mehur Mantku't-Tayr manzmesinde ancak en mut
lak Panteizm akidelerine gre tefsiri mmkn birtakm ndir cihetler varsa da, yalnz
bunlar onu bir Panteist mutasavvf ir saymamza yeter deildir (Carra de Vauxnun
Gazl adl eserinde Acem mutasavvf irleriinden bahseden onuncu fasd, s. 289). Eski
Acem irlerinin en ok eser verenlerinden sayabileceimiz Attrn,

jl (Sjj
jL j ^.1 uJLS" (ilj j Ol*-
gibi mutasavvfne iirleri oksa da, Mevlndaki lh vecd ve galeym, o harretli
Panteizmi onda bulmak imknszdr. Seyyid Izzddin mil bu mutasavvfne kaside
lere birok erhler yazmtr (Devleth, s. 190); bununla berber Pend-Nme ve Man-
tku't-Tayr irini, tpk Sa'd gibi bir ahlk saymak daha dorudur. Carra de Vaux,
H O C A A H M E D Y E S E V N N ESER 159

sinde -tpk Sa'd gibi- bir ahlk olan Ferdddin Attr, mehur
Mantku't-Tayr' ile dahi yine bir ahlk ir saylabilir; nk bu eser,
en ziyde, bir ahlk- sfiyye mecmuasdr. Sen nin eserleriyle 'Attrn
dier muhtelif eserleri hakknda da bu fikirler uygun der; ancak,
ahlk olmak bakmndan da, bunlarn yine Ahmed Yesevye stn
olduklar ve ona gre ok muntazam bir tasavvuf ahlk sistemi ner ve
telkn ettikleri unutulmamaldr; bununla berber, Ahmed Yesev
tarafndan yaydan ve telkin edilen tasavvuf ahlk sisteminin uygun
suzluu, kendisinin O husustaki telkinlerinin za'fmdan ileri gelmiyordu.
yi bir san'atkr olmamasndan baka, hitabettii topluluun basitlik
ve iptidlii de dnlrse, bu husustaki zr tammiyle anlalr.
Yoksa Ahmed Yesev essen o devrin btn sfyne telkkisini ta
mmiyle kavram mhim bir ahsiyetti. Tasavvuf hakikatleri, ancak
muhtaplarmn kabiliyet ve idrki derecesinde if lzumuna tam
miyle inand iin, telkinlerini, hatt Mantkut-Tayr'da olduu nis-
bette bile panteizm?e yaklatrmaktan saknmtr s0.

bu iki airi de birer ahlk saymak lzm geldiini, Manlkut-Tayr'm bile sfliin
ess akidelerini reten didaktik bir eser olduunu sylyor ki (Gazali, F. Alcan, 1902,
s. 281, 283), bizim grmze tammiyle uygundur. Sa'dnin ise, bir mutasavvf ir
deil, byk bir ahlk olduu herkesin birletii bir meseledir (Carra de Vaux, ayn
eser). Bstn Franszcaya terceme eden Barbier de Meynard, Sa'd nin tasavvufa pek
fazla temyl olmayp, ancak zamannn umm temylne gre eserlerine biraz
tasavvuf rengi vermee mecbur olduunu, onun hibir zaman Mevln ile ve hatt
Hfz rz ile kyaslanacak bir mutasavvf ir olmadm, Sa'd nin Mslman-Do-
uda yetien en sevimli ve en insn bir ahlk gibi telkki olunmas lzm geldiini
sylyor ki, cidden pek doru bir grtr (Bstn tercemesi mukaddimesi, s. 26. - ran'
da iir, s. 47).
60 Dvn- Hikmet'teki eserler arasnda nisbeten en geni ve serbest bir tasavvuf
telkkisi gsteren para, bu gn elimizde bulunan basl nshalarda deil, Cevhir'l-
Ebrr'da mevcut olmas bakmndan Hoca Ahmed Yesev ye nisbet edilen en eski iir
paras olmak zre tammaa mecbur bulunduumuz bir paradr ki - istinsah esn-
smda lisn pek ok bozulmu olmakla berber - aynen naklediyoruz :

lSC* j j l JUilj Cjj l l*>- O jfi jl J'l I


aX^ i^J ^*1 J tS jjb -hjl
Ijl* I fj^T c jji jj ~?j * ^ j1
I i j p - d a - ' ! J9?
e-U^l (jlj-**- j Jl o-Uj-JJ~j} ^j ^ ^JJJ OjjT
l Z'(j j* j^ (S J-5 flj * ljl jjj\
oA^>bj1 ulSC**y Jjl iij l *>- jlj ti IS j i jbj/$ j**
160 HOCA AH M ED Y E S E V N N ESER

Dvn- Hikmeti ondan nce yhut biraz sonra yazlm olan re


tici mhiyette dier mehur Trk eserleriyle karlatracak olursak,
onunla, mesel Kutadgubilig arasnda -ahlk telkkileri bakmndan
olduka byk bir fark grrz. Kutadgubilig, daha ziyde sosyal ahlk
cihetine ehemmiyet vermek i'tibriyle, biraz Acemlerin Siysetnmeleri
mhiyetinde bir eser olduu hlde, Divn- Hikmet bir tasavvuf ferd
ahlk mecmuasdr. En ok 'Attrm Pend-Nmesini hatrlatan Ata-
befl-Hakyka gelince, bunda hatt Pend-Nme'de olduu kadar bile
bir tasavvuf mna yoktur; sabr ve kanatin iyilii, dnyann hiret
iin bir ekip bime yeri olmaktan fazla bir kymeti bulunmad, hasis
liin, gevezeliin, mizhn, fenlarla dostluun, hrs ve tama'm birok
korkun neticeleri, dnyamn fenlar ve fnalklarla dolduu ok kuru
bir ifde ile anlatdr. Dima Ayet ve Hads'a bal olan ir, btn
mutasavvflar tarafndan en samim ve harretli tebcdlere mazhar olan
harbat a 51, mecz bir mna vermee hi lzum grmeyerek, mescitler
boald hlde harbatm dolduunu derin bir i acsyle anlatr. Onun
btn bu ahlk telkkilerinde uzaktan uzaa bir tasavvuf tesiri gs-

51 Mehur byk eserinde sfiyye akidelerini pek gzel hulsa eden Gibb diyor ki,
Eski mutasavvf irler, stlah ta'birlerini, zamnede terne-perdz- ak ve arab
olan irlerin cri ve mu'teber bulunan slb-i ifdesinden almlar ve bu yolda istishb
ettikleri muktebesta birer mna-yi tasavvuf dercederek, timsli bir nevi' lisn terkip
ve bin etmilerdir. O dile gre, mesel arap sz ak- sfiyne'y m eder. Meyhneci,
yni mugn mridi, meyhne yni harabat renilen yeri yni Hankh- ird ifade
ettii gibi, mahbub da Zt-i Bri ve k insan yerine kimdir (Elr-i Osmaniye Tarihi
tercemesi, c. I., s. 29) Glen-i Rz iri mutasavvflarn Harbt m u beyitlerle
anlatyor;

Cjl*jl> ^ j jl 0-k* cJUl j>-


c J U V U U iU \Ji* ti J c ^\j \j > -

c lxwT o U j- Lil cj[>\j>-

Mevlnmn

sist ^ I j T CjIjIj>- Ij
ve Hfzm,

OUj- Jl o!

beytinde kasdettikleri harbt, ite budur. Mutasavvflarn harbt'm alel'de irlerin


harbtiyle kartrmamaldr (Fazla tafsilt iin Harbt adh maklemize baknz :
Yeni Mecmua, say 10 ).
HOCA AH M ED Y E S E V N N ESER 161

teren balca cibet, fni dnyaya rabet etmemek ve kazya rz nok


talardr ki, bunlarn ancak tam bir tasavvuf sisteminden doabileceini
izaha bile lzum yoktur 52. te, grlyor ki, Dlvn- Hikmetin ret
tii ve telkin ettii tasavvuf ahlk ile, Kutadgubilig ve Atabetl-Hakyk
arasnda apak bir alka ve benzerlik mevcut deildir. Ahmed Yesev,
kendisinden nce yazdm olan Kutadgubiligten hibir vehile mteessir
olmad gibi, ayni sretle Atabetl-Hakyk iri zerinde de bir tesir
yapmamtr.

62 Birok Avrupah tetkikiler slm milletlerindeki Fatalizm'i slmiyette irde-i


cz'iyye telkkisinin bulunmamasna yklerler ki, tammiyle yanltr. Bu hususta
Gobineaunun u mehur eserine baknz : (Les religions et les philosophies dans l'Asie
Centrale, Didier, 1866, s. 72).
F. 11
VI. B L M
AHMED YESEY, TESRLER YE TAKPLER

33. Yesevi Tesirleri:

San'at endiesiyle hi bal kalmayarak iiri srf din-tasavvuf bir


propaganda vstas gibi telkki eden Hoca Ahmed Yesevnin eseri,
yukarda akland gibi, dhili ( intrinseque) bedi' kymetten ok
mahrum ve alel'de bir mahsldr; tarih hususlar bir tarafa brakarak,
Dlvn- Hikmeti srf bedi' bir gzle tedkik edecek olursak, bu gnk
deil hatt dnk edeb zevkimize gre bile ona byk bir kymet
veremeyiz; lkin dier cihetten onu tarih bir noktadan, yni hric
(extrinseque) kymet ve tesirleri bakmndan tedkik ettiimiz zaman,
bu yzyllardr yaayan eserin azamet ve kuvveti nnde eilmemek
elden gelmez. Takriben sekiz asrdr zamann btn inkdblarna ve
zevk deimelerine dayanarak yaayan, sekiz asrdr birok irlere
balca taklid rnei olan, halk kitlesinin zevkma asrlarca nzmlk
vazifesi gren bir edeb eser, edebiyat tarihi bakmndan elbette byk
bir itinya lyktr1; ancak, Dlvn- Hikmet'in ashnda byk bir bedi'

1 Prof. M. Hartmann, aatay iri imyanl Hveyddan szederken, Ahmed


Yesevnin vcde getirdii Dvn ile mnen btn Trkistan doldurduunu sylyor
ve diyor k i : Dvn- Hikmet shibinin lm, Kutadgu Bilig'in telifinden ancak bir
asr sonra olduu dnlrse, hatt bu gn bile - aa-yukar irin lmnden 760
sene sonra - kendi vatandalar arasnda yaayan bu kitabn ehemmiyeti lyikiyle an
lalr. (s. 133). Hakikaten, Trk tarihi hakknda aratrmalarda bulunan btn Av
rupa limleri, Ahmed Yesevnin ehemmiyetini az-ok idrk etmilerdir. Mesel, Leon
Cahun mehur tarihinde, Timur zamamnda Trke Farsaya galebe etti, Mvern-
nehir uyan devrinin adamlar artk Farsa deil, aatayca yazyorlard. Daha on
lardan evvel Trkistanl Hoca Ahmed Yesev halk diliyle yazmt; fakat Cveyn,
Redd-DIn, Vassaf tarafndan Moul prenslerinin emriyle yazlan tarih eserlerden
de pek iyi anlalaca gibi, saray ve ilim lism Farsa idi; fakat bilhassa Hoca Ahmed
Yesev den sonra, Trke yle bir ehemmiyet kazand ki, Mi'rc-Nme, Bahtyar-Nme,
Tezkiret'l-Evliy gibi kitaplar Uygur lehesi ve Uygur harfleriyle yazld. (s. 507-508)
dedii gibi, Lavisse-Rambaud, tarihine Timur mparatorluu hakknda yazm olduu
ksmda bu ifadeye, Ahmed Yesev hakkndaki u gr de ilve ediyor : Orta-
Asya Trk irlerinin ilki ve fikrime gre en by olan Hoca Ahmed Y esev... v.d.
(Histoire Generale, c. III., s. 967); bununla beraber, Leon Cahun her ne sebebe dayanyor
164 A H M E D Y E S E V , T E S R A T I V E M U A K K IB L E B

kymeti bulunmad hlde bu kadar muazzam bir hrici tesir


yapmasn bir muamm hlinde brakmamak iin, bu ok mhim hdi
senin sebeplerini zah ve aydnlatmaa alalm.
Hoca Ahmed Yesevnin eserinde, evvelce akland gibi, bahca
iki mhim ve esasl unsur gze arpar : slm, yni din-tasavvuf
unsurla; mill, yni halk edebiyatndan alman unsur. slm unsur
mevzu'da, yni esasta daha kuvvetli olduu hlde, mill unsur, bunun
aksine ekil ve vezinde daha gze arpar bulunuyor. slmiyet evresine
yeni giren ve bu yeni dinin esaslarn anlamaa byk bir istek gsteren
Trkler, eklen kendilerine hi yabanc gelmeyen bu esere tabiatiyle
kymet veriyorlard; essen mevzu' bakmndan da kendilerini ok fazla
ve ok samim bir srette ilgilendirdii iin, Divn- Hikmet halk kitlesi
arasnda derhl kuts bir mhiyet aldz; bununla berber, Hoca Ahmed

ise, bu gr daha sonra yaynlad tarihine kaydetmemitir; bununla beraber verdii


bilginin ne dereceye kadar ve ne noktalarda tenkide ayan olduu kitabmz okuyan-
larca pek iyi anlalr. Orta-Asya'da Medeniyet ve Lisanlarn Mcadelesi adl eserin
muharriri de Leon Cahun ve Vamberyden naklen Yesev nin mevkiini u sretle ak
lamaa alyor : Orta-Asyanm zaptndan sonra Trk medeniyeti ranllarla kar
laarak gelimee balad ve Timur devrinde en yksek derecesine eriti. Bu inkiaf
evvel Trk milliyeti fikrini ileri srerek, memleketin fikir hayatn bu yola evketti.
Bu hususta Uygurlarn da yardm oldu ki, onlarn Orta-Asyada nfzu daha Cengiz
zamannda balamt. Hristiyan kaynandan gelen elif-b'lan Timur mparatorluun-
da da kullanlm ve ancak M.S. 1450 de Arap-Acem yazs onun yerini tutabilmiti.
Vambery nin Buhara Tarihinde -onbirinci bahis bildirdiine gre,XIV.yzyln ikinci
yarsnda Trk mill duygusu, bilhassa aatayca denilen mill lisnn resm dil olarak
Farsa yerine kullanlmas ile kendini gsterdi. Arap ve bilhassa Acem eserlerinin ter-
ceme veya taklidleri meydana gelerek uzaklara yayld. Kutadgu Bilig'in Uygur muhar
riri yannda aatay yazarlar meydana kt ki, bunlarn en nlleri Trkistan ehrinin
Pri Hoca Ahmed Yesev, bizzat Timur, Muhammed Slih, klsik agataycann kuru
cusu Al-r Nev, Bbr, Hive Han Ebl-Gzdir. (s. 75-76). Pek sath ve iptid
tahlillere dayanan bu gibi umum mtlealarm ekseriyetle yanl olmas pek tabidir.
Nitekim Ahmed Yesev hakknda Avrupa da yaplan tedkikler de byle sath ve birok
bakmlardan yanl olduu hlde, arkiyatdar, bizim eski ve yeni tarihi ve mdekkk-
lerimizin anlayamadklar bu meseleyi, yni Ahmed Yesevnin ehemmiyet derecesini
kat' ve vzh olarak anlamasalar bile, yine mbhem bir srette sezmee muvaffak ol
mulardr. Ahmed Yesev hakknda Avrupada yapdm olan tedkiklere ve tercemelere
ilve olarak Likoin isminde bir Rus mdekkknn Sr-Dery Diresi Istatistikine it
Maddeler Mecmuas'nda, onun bz Hikmet'lerini izahl bir srette terceme ettiini
Barthold bildiriyor (Garbi Asya'ya it Rus Tedkkleri, Berlin Elsine-i arkyye Semineri
Mecmuas, c. V., s. 44).
a Burada gznne ahnacak mhim bir nokta vardr : Pek muhtemeldir ki, Hoca
A H M E D Y E S E V , T E S R A T I V E M U A K K IB L E R 165

Yesevnin ayni zamanda bir tarikat kurucusu, piri olmas, tarkatinin


eitli geni alanlara yaylmas da bu hususta belki en byk ve kuv
vetli bir mil olmutur. Onun tarkatine girenler iin, Dlvn- Hikmet'i
okuyup ezberlemek, hatt muktedir olanlarca o tarzda iirler, yni
Hikmet'ler yazmak deta tarkatin esaslarndan saylyordu. Zikir mec
lislerinde okunan Hikmet'ler, tabi, yle herhangibir halk irinin eseri
gibi telkki olunamyor, ona bedi olmaktan daha ziyde kuts bir m
hiyet veriliyordu. Yzyllar boyunca, zevk deimelerine ramen,
Dlvn- Hikmet'in btn bu deimelerin stnde yaayabilmesi, onun
derviler arasndaki i'tirz imknsz kuds kymetinden ileri gelir.
Yoksa, onun manzmeleri hakknda beslenen bu takdir ve takdis hissi,
mnkaa edilemez bir uknum, daha dorusu deta yar-din bir akde
eklinde olmasayd, bu eser imdiye kadar oktan unutulup giderdi.
Demek oluyor ki, Dlvn- Hikmet'i asrlarca yaatan ve yzyllarca
birtakm takipilere rnek ittihz ettiren balca mil, eserin bedi'
kymetinden ok, Hoca Ahmed Yesevnin yukarda geni srette ak
lanan din-tasavvuf mnevi nfzudur.

Bu ess mile eklenen dier ikinci bir mil de, Dlvn- Hikmet'in
hkm srd alanlarn sekiz yzyddan beri dima ayni hkim esaslar
altnda yaayarak bir fikir uyankl gsterememesidir. Ahmed Yesev
nin yayd ve telkin ettii din-tasavvuf gayeler, halk arasnda o za-
manlardanberi deimek yle dursun, aksine, daha genilemi ve daha
derinlemitir. X II. yzyldan beri gelen Trk ve Acem irleri, muta
savvflar, Kelm ve Felsefe limleri, fakhler yeniden yeniye byk
birey vcde getiremiyerek eski belli esaslar etrafndan ok mnsz
birtakm teferratla uramlar, fikir alanm geniletecek yerde, onu
bilkis daha daraltmlar, daha ok tahdit etmiler ve kayt altna
almlardr. Mool istils, bir aralk, Orta-Asyann slm medeniyetine
Uzak-Doudan yeni birtakm unsurlar getirecek gibi olmusa da, din

Ahmed Yesevnin Hikmet'leri bizzat kendisi tarafndan deil, daha sonra gelen der
vileri tarafndan toplanm olsun. Ahmed Yesev hner ve san'at gstermek deil,
telkin ve ird etmek maksadyle Hikmet'lerini syledii iin, onlar bir Dvn eklinde
toplamaa teebbs etmedii ok mmkndr. Sonralar o eserlere isnd edilen kuds
mhiyet neticesinde, mnferid Hikmet'lern toplanarak Dvn'm tertip ve tasnifine
allm olmas ve ite bundan dolay Dvn- Hikmet'in eski bir nshasna tesadf
edilememesi, yle kolay kolay reddedilebilecek bir ihtiml deildir. Kitabmzn kinci
Ksmnda Yunus Emre Dvn'mn da bu sretle vcde getirildiini greceiz.
166 A H M E D Y E S E V , T E S R A T I V E M U A K K IB L E R

ve tasavvuf! fikirler zerinde bunun hemen hibir deitirici tesiri


grlmemi ve nihyet Timur ve ocuklar zamannda Orta-Asya en
parlak medeniyet devresini geirdikten sonra, eybn hnedamnn
dnden Rus istilsna ve u son senelere kadar dimi bir d
ve gerilemeye ma'ruz kalmtr; bununla berber, mi'mrye, naka,
msikye, l-din edebiyata, hulsa bedi' hayatn btn bu gibi eitli
tezhrlerine bahettii byk ve parlak gelimeye ramen, Timurlar
devri, en son tahlilde yine skolastikin ve tasavvufun galebesi devridir 3.
Nitekim X V . asr Cm, Hoca 'Ubeydullh Ahrr gibi birtakm byk
ir ve mutasavvflar yetitirdii gibi, Cm' tesiri de Al r Neva
ve ada ve takipileri zerinde cidden byk bir tasavvuf nfuz
yapmt. Hind ftihi Zahrddin Bbur ahm mu'tad nfuz- naza
riyle pek iyi farkettii gibi, Heratda Sultan Hseyin Baykaranm
saraynda 'Al r Nevnin etrafnda toplanm olan bu adamlarn
sflii, daha ok felsef ve edeb bir mhiyette ve tabiatiyle ok serbest

3 Leon Cahunun bu mes ele hakkmdaki gr ok dikkate deer : Ona gre,


Orta-Asya Trkleri inle alkalarn keserek, slm esas akidelerini kuvvetle kabl
ettikten sonra, yeni bir hayata girdiler ve bir asr kadar slm felsefesi, edebiyat, san'a-
tyle o kadar mebu' oldular ki, mz ile ve henz o evreye girmemi ir Trklerle
alkalarn kestiler. Trkistan, Mvernnehr ve Hrizm Trkleri slmiyeti devlet
dini, yni resm din olarak mkaasz umum heyetiyle kabl etmitiler. Onlar iin
uyan ve yenilik devri, Orta-zamann yeniden balamas demek oldu. Eski Yunan-
Roma leminin ve onlarda hkm sren serbest dncelerin meydana kmas, Av
rupalIlar, kar konulmaz bir czibeyle mechle, serbest aratrmaya, mevz't inkra
gtrrken, o zamana kadar onlarla eit olan Trkler, Ehl-i Snnet limlerinin telkin
lerini mnkaasz dinlemek iin medreselere gidiyorlard. Onlar, Araplarn bozduklar
Aristo felsefesini mechl birey kefetmi gibi buldular, Mecastye dndler, bn
SInmn fikirlerine gmldler; hulsa, bir kelime ile, yeniden Smnler devrini yaa
maya balayarak, durduklar yerde ayak attlar. Bakalannnkinden hi aa olmayan
fikir faliyetlerini skolastik, fkh ve belgate sarfettiler. Euclides i, Batlamyosu, Galieni,
Sokrat (Hippocrat) ihy ettiler ve Eflatn (Platon) a ancak deinebildiler. Bundan
ileriye gitmek, yolu kaybetmekti. Nihyet geri dnmee baladlar, Kur'n ve Hads'le
yetindiler; artk Trk, bir taraftan prin, eyhin rhn istibdd, dier taraftan h-
kmdnn cismn istibdd altnda hibir ey dnmez oldu . Teferruattaki birok
tarih yanllklar, acele tamimler bir yana braklrsa, Leon Cahunun bu fikirlerinde
cidden byk bir hakikat pay vardr. Timur ve ocuklar zamanndan sonra Orta-Asya
Trkleri, gerileyici bir hareketle, mtemdi geriye gittiler. Bu knt, hayatlarnn
btn unsurlarnda gze arpar (Bu hususta daha fazla bilgi iin, slm Ansiklopedi
si ne yazm olduumuz aatay Edebiyat maddesine baknz).
A H M E D Y E S E V , T e s R A T I V E M U A K K IB L E R 167

ve rindne id i4; lkin biraz sonra Orta-Asyada eybn ilesi zamannda


ve sonraki asrlarda, bu kuvvetli tasavvuf cereyn btn o yerleri
iddet ve kuvvetle istil etti ve yukarda akland gibi, Yesevbkin
bir kolu sayabileceimiz Nakbendlik ismi altnda gayet zhidne ve
slm esas akidelerine son derece uygun bir dini ekil ald. Demek
oluyor ki, sosyal muhit, gittike, Hoca Ahmed Yesevnin eserini daha
harretle kabl edebilecek bir gelime gstermiti.
Hoca Ahmed Yesevnin eserini tekil eden iki unsurdan birincisi,
yni din-tasavvuf unsur, sosyal muhitte byle yzyllarca deimez bir
hlde kald ve her gn biraz daha umm temyle uyduu gibi,
vezin eklinde gze arpan mill, yni halk edebiyatndan alnan unsur
da, ayni sretle sosyal muhitte sbit kald; yni zamann temylnden
ayrlmad; nk halk edebiyat X II. asrdan bu vakte kadar tabiatiyle
sabit denebilecek bir hlde kald cihetle, Divn-Hikmet, bu bakmdan
da halkn zevkinden ayr dmedi. Hele klsik Acem edebiyatna tam-
miyle yabanc olan Bozkr halk zerinde, Krgz-Kazaklar ve Kpaklar
arasnda -kudsiyeti bakmndan da- ayni kuvvetle yaad. Artk bu
uzun aklamalardan sonra, aslnda byk bir bedi kymete mlik
olmayan Dlvn- Hikmetin, sekiz asrdanberi o kadar kuvvetle, o kadar
geni bir alanda yaamas bir muamm eklinden km saylabilir.
Hoca Ahmed Yesev den sonra, Yesev tarkatine mahsus der
viler arasnda o tarz eserler yazmak deta bir an'ane oldu; tarkat
prinin at yolda yrmek, azok irne isti'dda mlik Yesev
dervileri iin kuts bir vazife hkmn ahyordu. Bu yzden, Sleyman
Bakrgn, yni mehur Hakim Ata dan balayarak Yesev ve Nak-
bend eyh ve dervilerinden birou o tarzda Hikmet'ler yazdlar. Bu
Hikmet'lerin gerek mevz' gerek ekil ve ed i'tibariyle biribirinden
hemen hemen farksz olmas, byk prin koyduu ekle deta bir
kutsiyyet verilerek ondan bir trl uzakladmamas essna dayanr.
Yalnz, uzun yzyllar geerek arz vezni edebiyatta lykyle yerle
tikten sonra, birtakm ir-mutasavvflar, o allm vezni kullanmakta
artk bir mahzur grmeyerek arz ile de sfyne iirler, mnctlar,
kssalar yazdlar; lkin o eski Hikmet tarz bunlardan ok daha kuvvetli

4 Bbrnme, H. 911 (M. 1505-1506) vak'alan srasnda. slm Ansiklopedisi'nde


yaymladmz aatay Edebiyat maddesinde, bu hususta dikkate deer bilgi mev
cuttur.
168 A H M E D Y E S E V , T E S R A T I V E M U A K K IB L E R

bir hlde devamedip durdu ve yerini hibir zaman arza kaptrmad.


Elimizde pek kesin bilgi olmamakla berber, mutasavvflarn, yni
tekke irlerinin arz vezni ile eserler yazmaa balamasn ve bu tarz
eserlerin oalmasn, biz nihyet X V I. yzyla karyoruz.; bize gre
arzun tekkelere, hnekhlara girmesi, ancak Ali r Nevaden sonra
mmkn olmutur; daha NevTden nce tek-tk bu gibi teebbslerde
bulunulmu olsa bile, bunun gelii-gzel ferd bir teebbs hlinden
kurtulup, kuvvetli ve umum bir cereyan hlini almas, arza da az-ok
halk bir mhiyet verilmesi, ancak X V I. yzylda balayabilmitir;
bununla berber, arzu kullanmakta mahzur grmeyen bu mutasavvf
irler, ayni zamanda hece vezni ile Hikmet'ler yazmaktan da hi geri
durmuyorlard. Edebiyatmzn eski mahsulleri arasnda, Al isminde
bir irin H. 630 (M. 1232-33)de Orta-Asya da yazd mehur Ysuf-u
Zleyh manzmesinde de Yesev tesiri aka grlr 5.

Ahmed Yesev takipileri byle bir taraftan onun edeb an'anelerine


bal kalarak halk iin basit ve sfyne eserler vcde getirirlerken,
dier taraftan da Acem tesiri yine gittike artyor, Trk hkmdr-
larmn saraylarnda Acemleri taklidle Arz vezni ile birtakm Trke

5 Dresden ve Berlin ktphnelerindeki yazma nshalarndan naklen 1889da


Brockelmann tarafndan tedkik ve ner ve daha sonra Prof. Houtsma tarafndan inceden
inceye gzden geirilerek yeni bir basks hazrlanan bu mhim Trke eser, tpk Ye
sevnin Hikmet'leri gibi hece vezninin 4 + 4 + 4 durakl onikilisi ve tpk onun destanlar
gibi destan yni murabba' eklinde yazlmtr. Halk arasnda okunmak iin yazlan bu
slm hikyede, byk mutasavvfn halk zevkine pek uygun gelen edeb an'anelerine
bal kalnmas tabi grlmelidir. Hece veznine gelince, Trk saraylarnda arz vezni
ile Acem taklidi manzmeler oahncaya kadar - ve hatt oaldktan sonra - halk ir
ve mutasavvflar tarafndan kullanlan bu vezin, yksek snflara hitben san'atl
iirler dzenleyen yksek smf irleri tarafndan kullanlmad. Dou Trkleri iin
deta mill bir uyanma devri sayabileceimiz XV. ve XVI. yzyl aatay irleri ara
snda, Muhkemet'l-Lugateyn'i ile hakik bir milliyet-perver olduunu gsteren 'Al-
ir Nev de dhil olduu hlde, mill vezne kymet vermi hibir ire rastlamadk.
Yalnz Zahlrddln Bbrn Dvn'mda 7 + 7 = 1 4 heceli bir kt'a ile, dier bir gazel
her naslsa mill vezin ile yazdmtr. Dier bir eserimizde bir mnasebetle sylemi
olduumuz gibi, Hikmet'ler, lhler yazan tekke irleriyle halk irleri yni Bah
(klar) mstesn olmak zre, mill vezin ve mill ekiller Dou ve Bat Trkleri ara
snda pek eskidenberi dima terkedilmi, dima klsik irlerin nrcesine tahkir
ve kmsemeleri ile karlanmtr. Bunun sebeplerini ve bu telkkinin daha ne za
mana kadar devam ettiini burada hatt ksaca anlatmak bile kbil deildir (k
Tarznn Mene' ve Tekml, Mill Tetebbu'lar, un. 1., s. 26).
A H M ED Y E S E V , T E sR A T I VE M U A K K IB L E R 169

eserler yazlyordu. Kutadgubilig ve Atabet1l-Hakykla balayan bu


cereyan, Seluklular zamannda devam ettii gibi, Moul istils dev
rinde de ehemmiyetini kaybetmemi, daha sonra Timur devrinde yeni
bir kuvvetle gelimee balayarak, Emir Seyfeddin, Mr Haydar, Ltf,
Sekkk gibi birtakm irler yetitirdikten sonra, Nev ile en yksek
noktasna erimiti6. Byk Acem irlerinin nefis ve kusursuz rnek
lerini mahretle taklitten baka hibirey dnmedikleri iin, Halk
diline, halk zevkine ve halk edebiyatndan alnma mill vezin ve ekillere
hi kymet vermeyen bu san'atkrlar, nlerindeki modellere mmkn -
mertebe yaklaarak, saraylarda hner gstermee alyorlard; bu
yzden, Ahmed Yesevnin bunlar zerinde hibir tesir yapamayaca
pek tabi idi. eybnlerin yklmasna kadar 'Al-r Nev tesiri
btn Orta-Asyada iddetle kendini gsterdikten sonra, nihyet onlarn
dnden sonra Orta-Asyann muhtelif shalarmda yetien takm
takm mahall irler arasnda Nev yi taklit eden klsik saray irleri
yannda, bir de Hoca Ahmed Yesevyi rnek alan mutasavvf halk
irleri yetimeye balad ve ite bu sretle aa-yukar iki veya ikibuuk
asr kadar iir ve edebiyat dnyasnda hemen hemen unutulup kalm
bulunan Ahmed Yesev tesiri, bu sefer, phesiz eskisinden daha byk
bir kuvvetle tekrar kendisini gsterdi ki, bu mhim hdise, yukarda
sylediimiz gibi, sosyal muhitin zhidne bir sfDie doru, yeniden
nasl sr'at ve iddetle arzu gsterdiini aklayabilir.

Hoca Ahmed Yesevyi takip edenler arasnda bu sretle halk


ir-mutasavvflarndan, yni tekke irlerinden baka, edeb telkki
lerinin essn bilhassa tekkelerden almakla berber, bs-btn muta
savvf da saylamayacak halk irleri, yni ellerinde sazlar tekke tekke,
kahve kahve, ehir ehir dolaan birtakm klar da yetiti. Eski
Trk Ozan veya Ba/slarnm 7 yerini alan bu bestekr-mugann ir
ler , ekseriyetle hi medrese tahsili grmeyerek kendi kendilerine yeti

6 Fazla bilgi iin slm Ansiklopedisi'nde kan aatay Edebiyat balkl maka
lemize baknz.
7 Bah-Ozan'lar ve onlarn daha Islmiyetten nce Trk hayatnda yaptklar
eitli vazifeler hakknda ak ve etrafl bilgi edinmek iin baknz ( Trk Edebiyat'nn
Mene'i, Mill Tetebbu'lar, nu. 4, s. 1-80). [Prof. F. Kprl, slm Ansiklopedisi'ne
yazd Bah maddesinde bu kelime hakknda evvelce Trk Edebiyat'nn Mene'i
adh makalesinde varm olduu bz yanl hkmleri dzelttiim belirtmi olduu
iin Bah kelimesi hakknda bu maddeye baklmaldr].
170 A H M E D Y E S E V , T E S R A T I V E M U A K K IB L E R

tikleri iin, halkn Zevkini, rhunu daha iyi biliyorlar ve halk edebiya
tndan geni lde faydalanyorlard; byle iken, bunlarn hemen hepsi
Yesev, veya Nakbend tarkatine de mensub olduklarndan, tasavvuf
hkmlerine ve slk dbna it birok eyleri kulaktan reniyorlar
ve ind ettikleri eserlerde o gibi deyim ve kelimeleri, tabi bol bol kul
lanyorlard 8. Islm an'anesinden, mehur evliy menkabelerinden, eski
ran destanndan, yhut mill mevzulardan, gnlk hdiselerden ilham
alan bu klarn eserleri, tabiatiyle, mutasavvflarnkinden daha
eitli ve ekseriyetle yardin, vey l-din bir mahiyette oluyor ve-
bylece halkn zevkini daha iyi tatmin ediyordu; ancak, bunlarn eserleri,
mutasavvflarn Hikmetlerine verilen kuts mhiyetten uzak idiler.
Bat Trklerinde nasl Nesmden ve bilhassa Fuzlden sonra gelen
klar arz veznini de kullanmaa balamlarsa, Dou Trklerinde de,
Nevden sonra ayni hl vki' olmutu; bununla berber, bunlar
-Nev den sonra yetien irler gibi- ksmen arz veznini kullanmakla
berber bilhassa hece veznine daha fazla ehemmiyet veriyorlard.
Vambery, Bah kitab, yni k mecmuas ad altnda toplanan iir
mecmualarnda muhtelif irlerin arz ve hece vezinleri ile yazlm
pek muhtelif eserlerine rastlanldn sylyor ki, sebebi budur. Her-
hlde, Orta-Asyadaki btn mutasavvf tekke irleri zerinde olduu
gibi, bu halk klar zerinde de Hoca Ahmed Yesevnin ok byk
ve kuvvetli tesiri olduu pek ak ve kesindir 9.

8 Bu hdiseye btn edebiyat tarihlerinde hemen ayn srette rastlamr : Mesel,


Avrupa da Paganizm devrinden sonra Hristiyanlk yerlemi olduu zaman, o zamana
kadar bir din mhiyeti hiz saylan rhib-irler, ayn mhiyeti yine saklamtlar.
Avrupa gelime tarihinin herhangi safhas tedkik edilirse edilsin, menestrel denilen Av
rupa irlerinin halk tarafndan bir kuts mhiyeti hiz gibi telkki olunduu, hatt
elbiselerinin bile din bir libas eklini muhfaza ettii grlr. O devirlerdeki en mehur
troubodour yni yfcIarn hemen hepsi manastrlarda mr tketiyorlard (Herbert
Spencer, The Principles of Sociology, meslek messeselerden bahseden beinci cild,
drdnc ksm, s. 48-68). Yukarda ad geen eserimizde Bah-Ozan'lar hakknda
bilgi verilirken, bizim edebiyatmzda da ayni hdiseye rastlanld gsterilmi ve zah
edilmitir. Daha fazla bgi edinmek iin Fuad Kprl, X V I. Asr Sonuna Kadar Trk
Sazirleri (stanbul, Evkaf Matbaas, 1930). ve Trk Sazairleri (Mill Kltr Yayn
lar. Ankara - 1962, c. I.) adh eserlerimize bakmz.
9 Bah kitab denilen bu saz irleri mecmuas, ok eitli ve zengindir; zir ekseri
yetle Trkmen ve zbekler arasnda yaylm olan halka mahsus birtakm paralarla
birlikte, ikinci derecede birtakm irlerin iirlerini, hatt Nevnin - btn basitli
ine ramen pek az tannm ve sevilmi - gazellerinden seilmi byk bir ksm da
A H M E D Y E S E V , T E s R A T I VE M U A K K IB L E R 171

Orta-Asyada yetien Ahmed Yesevyi taklit eden mutasavvf -


irler arasnda, Kul emseddin, Huddd, kn, Kul Ubeyd, Fakr,
Ahmed Yesev, Beyz, Bihbd, uhd, Kul eref, Ged, Gazl,
Tufeyli, Kasm, Mereb, Huveyd v.b., yalnz zamanlar deil, kymet
ve hret dereceleri de farkl olan biroklar vardr ki, burada btn
bunlar hakknda hatt pek ksa ve umm bir srette bilgi vermek bile
eserimizin mevzu dnda bulunuyor10. Bzdarnn basdm veya
baslmam- Divn'lan, bzdarnn ise yalnz birtakm dank paralar
bulunan bu irler, hem arz vezniyle birtakm iirler, hem de yine
Hoca Ahmed Yesev tarz ve edsmda Hikmet i n yazmlardr; yine bu
kabilden Gldeste mahlsl Hokandl bir ir Dlvn- Hikmet' taklitle
byk ve ehemmiyetli bir Divn vcde getirmitir11. Hulsa, Hoca
Ahmed Yesev, Orta-Asya Trk edebiyat zerinde, byk ve kuvvetli
ahsiyetle, asrlarca tesir etmi ve tammiyle kendisine mahsus bir iir
tarz yaratm ok mhim bir irdir.

iine alr (Vambery, aatay Lisn Tedkiklerine Medhal). Fuzl ve Nesimi gibi Azer
irlerinin de birok paralarm iine alan bu mecmualar ok muhtelif ve eitli olup,
toplayann zevkine gre tertib edilmitir. Orta-Asya Trkleri ile, Azerbaycan Trkleri
arasndaki edeb mnsebetler eskidenberi pek sk ve kuvvetli olduu iin, bu iki
byk Azeririnin Anadolu da olduu gibi Orta-Asyada da yerli saylacak kadar
tannm olmasn tabi grmelidir. Trk leminin eitli sahlar arasnda tedenber
fikr, edeb mnsebetler mevcut olduu - mesel, Fatih devrinde Herat ve stanbul,
Kann Sleyman devrinde Horasan, ran, Hind, stanbul saraylar arasndaki ba
lar- dnlnce, Trk edebiyat tarihinin ancak bir btn eklinde tedkik edilebile
cei daha iyi anlalr.
10 Bu irler hakknda imdiye kadar yaplan aratrmalar tabi ok az ve eksiktir.
Mesel, M. Hartmannm imyanl Hveyd ve Mereb hakkndaki tedkikleri tabatiyle
ok eksik bir ekildedir; nk bu arada eskilerden birtakmnn hl tercmeleri ne yazk
ki tammiyle unutulup gitmitir. Bunlar hakknda bz Rus limleri tarafndan yaplan
tedkikler ve bilhassa Prof. Samoilovi tarafndan Orta-Asya Trk Edebiyatna it
maddeler bal altnda yaymlanan mhim aratrma, bizce bilinmiyor. te, grl
yor ki, bu gn elimizde bulunan pek az malzeme ile, Nev devrinden sonraki Orta-Asya
irleri hakknda tahlil tedkiklerde bulunmak mmkn deildir. eybnlerden sonra
yetien bu Orta-Asya Trk irlerinin lykyle tedkikiiin, Trkistanda aratrmalarda
bulunulmas ve bu husustaki Rus kaynaklarndan faydalamlmas zarrdir. Bu hususta
en geni ve salam bilgi, ilk def' aatay Edebiyat adl makalemizde toplanmtr
(slm Ansiklopedisi, aatay maddesi).
11 Birinci Cihan harbinden bir sene kadar nce Rus lm kurumlan tarafndan
tarih aratrmalarda bulunmak zre Trkistana gnderilen tarihi Zeki Yelid Togan,
bana, oradan gnderdii bir mektupta bu mhim irden bahsetmiti. Bu ir ve eseri
hakknda, ne yazk ki bundan baka birey bilmiyoruz.
172 AH M ED Y E S E V , T E sR A T I V E M U A K K IB L E R

34. Sleymn Bakrgn:


Hoca Ahmed Yesevnin edebiyat shasnda ilk ve en tannm
takipisi, nc halfesi Hakm Sleyman Atadr. Yukarda hayt ve
menkabeleri hakknda uzun tafsilt verdiimiz (23. lk Halfeleri) bu
mutasavvfn birtakm Trke eserleri olup, onlarn Trkistanda pek
nl olduunu Reaht vstasiyle biliyoruz12. Essen menkabe de,
onun daha pek kklndenberi Hazret-i Hzrn feyziyle birtakm
manzum Hikmet'ler sylemee baladn bildiriyor ki, mehur Haklm-
Ata( kitabnn ilk sahifelerinde Hzu-llyas atam bar msrac ile balayan
ilk Hikmeti yazddr. Herhlde, gerek derviler arasndaki an'ane gerek
tarih, Hakm Sleyman-Atann da Hoca Ahmed Yesev gibi bir muta
savvf ir olduunu gsteriyor.
Hakm Sleyman-Ataya isnd edilmekte olan balca eserler,
Bakrgan Kitab, hirzaman Kitab, Meryem Kitab gibi Orta-Asya da
ve bilhassa dil evresinde hl byk bir vecd ve harretle okunan
birtakm halk eserleridir. hir zaman lmetlerinden, Ye cuc ve Me cuc -
tan, Mehdden, Dbbetl-arz dan (Kymet gn Mehd ile zuhr
edecek hayvan)dan, Kymet ahvlinden bir zhid lisniyle sz eden
uzunca basit bir destandan ibret hirzaman Kitab ile Meryem Kitab
yle bir tarafa braklacak olursa, Sleyman-Atanm balca eseri
Bakrgan Kitab adl mehur iir mecmuasdr; bununla berber, muh
telif basmlar olan bu mecmua yle bir gzden geirilince, onun tpk
Dlvn- Hikmet gibi eitli irlere ve deiik zamanlara mensup birtakm
ilh ve sfyne iirler mecmuas olduu ve bunu hibir sretle bir tek
adama isnad imkn bulunmad kesinlikle ortaya kar. Yalnz eser
lerin ekil ve mhiyetleri deil, hatt mahlslar bile bu hususta yeter bir
debidir13.

12 Reaht, bu hususta u tafsilt veriyor : Derviler ahvlinden Trk dilde keli-


mat- hikmet-miz ve latif-i ibret-engizleri Trkistan vilyetinde ma'rf ve mehurdur
ve nlarn fevid-i enfs-i kudsiyyelerindendir. Bu mesel ki halka hsn-i zan ile hrmet
ve her vakti ganimet bilmek bbnda buyurmulardr ki : Her kimi grsen Hzr bil ve
her geceyi Kadir bil ve bu mesel nlara mensuptur ki kesr-i nefs te buyurmulardr :
Barca yahi biz yaman * Barca buday biz saman, yni Cmle yahi biz yaman * Cmle
buday biz saman (Reaht tercemesi, s. 15-16).
13 Bakrgan Kitab ad altnda Kuzey Trkleri arasnda eskidenberi duyulmu
olan eser, ilk def'a 1857de Kazan Drl-fnunu matbaasnda baslmtr. ift stunlu
86 sahifeden ibret olup her sahifede ortalama 50 msra' vardr. Yine ayni matbaada
1301de baslan nsha ise, ortalama 26 msra', 144 sahifeden ibarettir. Bu eserin daha
A H M E D Y E S E V , T E S R A T I V E M U A K K IB L E R 173

Hoca Sleyman Bakrgnnin Kul Sleyman, Hakm Sleyman,


Hkm Hoca Sleyman, Hakm-Ata gibi eitli mahlslarla yazd hece
vezni ile birok halk iirleri, her bakmdan Ahmed Yesevnin eserlerine
benzer : Hazret-i Peygamberin Mi'racma ve veftma it destanlar,
cennet ile cehennemin mnzaras, cennette akan drt nehirden ancak
tevbe edenlerin iebilecei, tevbesizlere onun yerine zakkum zehri
verilecei, Kymet ahvli, Hak korkusu, sonra Hazret-i Msann,
Hzra mrd olmas hakkmdaki ok mehur menkabe, Ism'l ve Ib-
rhim kssas, dervilerin ve derviliin faziletlerine ve dnyann fni
liine dir birtakm mutasavvfne dnceler, Hoca Ahmed Yesev
hakknda medhiyeler. . Bunlarda hkim olan esas ruh, tammiyle
Dlvn- Hikmet rhudur. Hoca Ahmed Yesevnin eserinde olduu gibi,
Sleyman Ata da da aka ayrdan yer, asl klarn deil, zhidlerin
telkinlerine uygun ve pek azdr : Eer bir kimseye ak glgesi deerse,
o, k olur. ka ak dyesi rene ve mihnettir. Ak yolu uzak ve gecesi
korkuntur. Canm satp, dipsiz bir deniz olan o mahabbet derysma
dalmalsm! . Seher zamannda kularla berber Hak zikrinin tatll
ndan bahseden bu zhidin ak, grlyor ki, eyhi Ahmed Yesevden
farkszdr. Biz, mevzlardaki bu farkszl, ekil ve edda da gr
yoruz : Mesel, Dlvn- Hikmefte nasl vezinler ve nasd ekiller kulla
nlmsa ve onlarn balca hussiyetleri ne ise, bu hussiyetler aynen
Hakm Sleyman-Atamn eserlerinde de mevcuttur. u hlde, kesin
olarak syleyebiliriz ki, Sleyman Ata, san'atta ve tasavvufta ayr bir

baka basmlar da vardr. Eski basmn sonunda, iki tne, mesnevi tarznda ve arz ile
yazlm uzunca hikye vardr ki, bunlardan biri Ubeydullh, dieri Hat mahlsldr.
Bu mecmuada arz ve hece vezinleriyle birok adamlara it mutasavvfne saysz man-
zmeler bulunup, Sleyman Bakrgnye it olanlar, bunlar arasnda en azn tekil
eder. Dierleri Rc, Mereb, Hoca Ahmed, ems-i zkend, Kul erif, Huddd, kn,
Ubeyd, Fakr, Beyz, Bihbd, uhd, Kul erefi, Ged, Kul Nesm, Tufeyli, Ksm
gibi eitli irlere ittir. Bunlardan ems-i zkendnin eserleri sayca belki hepsinden
fazladr. te, pek iyi grnyor ki, Dvn- Hikmet gibi Bakrgan Kitab da batan
aa bir tek ire it ve inamlmaa deer doru bir nsha deildir. Sleyman-Atamn
eserleri de, eyhininkiler gibi, uzun mddet hfzalarda yhut dervilerin mecmuala
rnda dank srette yaadktan sonra, dier birtakm halk mutasavvflarnn eserleriyle
de karm ve nihyet bu ok kark nsha, Bakrgan Kitab nm altnda ve Hakim
Sleyman Ataya isnd edilerek baslmtr; hlbuki basm srasnda pek ufak bir dikkat,
deiik mahlsh irlerin eserlerini derhl ayrdetmee ve tanzime yeterdi. Bah Kitab
denilen k mecmualar nasl kark bir eserler mecmuas, ise, bunlar da ayni mhi
yette birer sfyne iirler mecmuasdr.
174 A H M E D Y E S E V , T E sR A T I V E M U A K K IB L E R

ahsiyet gstermekten ok, tammiyle eyhinin ahsiyetine uymaa


ahm, slk dabnda ve tasavvuf telkkilerde olduu gibi, edebiy-
yatta da tammiyle onu taklide uramtr; nk, yukarda aklan
d gibi, Ahmed Yesev tarznda sfyne Hikmet'ler yazmak srf
bedi ve ahs birey deil, deta Yesevlik huss dbndand; Hakm
Sleyman Ata, bu a'naneyi dk def'a tesis etmi olmak bakmndan,
Yesev takipileri arasnda en mhim yeri kazanma hak etmitir.
te bundan dolay, onun eseri de, sekiz yzyldan beri, eyhinin eseri
de berber halk arasnda kuvvetle yaamaktadr14.

35. N e tc e :
Hoca Ahmed Yesevnin btn Trk leminde eskidenberi ne kuv
vetli mnev bir tesir yaptm yukarda grmtk; bu sebeple, onun
Orta-Asyada ve aatay edebiyat nm altnda toplanan mahsuller
zerindeki edeb tesirini anlattktan sonra, Trk leminin dier byk
alanlarnda da ne dereceye kadar ve ne kudrette bir edeb nfz icrsma
muvaffak olduunu da gstermeliyiz ki, Dvn- Hikmet'in nfz ve
intiar alannn genilii hakknda olduka ak ve kesin bir fikir edine
bilmek mmkn olsun. te bu sebeple, Hoca Ahmed Yesev tesirini
balca drt byk alanda aramak cabediyor : 1) Kpak, yni bugnk
Kuzey Trkleri alan; 2) Trkmen alan; 3) Azer alan; 4) Bat Trkleri,
yni Anadolu ve Rumeli alan.

Bu muhtelif lisn shalardan birincinin, yni kuzey alan edebiya


tnn ilk devirleri pek byk bir mehullk iindedir; bu devirlerden
bz ok az lisn mahsuller kalmsa da, edeb kalntlar hemen hemen
yok gibidir. Yalnz, Mahabbet-Nme gibi bz ndir kymetli eserler,
XIV. yzyd esnsmda Altmordu Devleti diresinde yaayan Trk Han
lar ve Hanzdeleri himyesinde de klsik Acem eserlerini taklitle bir

14 Cemld-Dn Velid Efendi, Tatar Edebiyat'nm Bar adl kk risalesinde,


en eski Tatar eserlerinden olarak Bakrgan Kitab'ndan da biraz sz ediyorsa da, yrt
t grler btnyle ind olduu gibi, verdii bilgi de ok eksik ve yanbtr. Mesel,
mehur Hakm-Ata Kitab'nr ve sonra Reaht'm Hakim Sleyman Ata hakknda
verdii bilgiden tammiyle habersiz olduu gibi, Bakrgan Kitab'ndak eserlerin ayr
mahlsl adamlar tarafndan yazldm bile hemen hi gznne almyor. Yazarnn en
basit ve en iptida bir tenkid fikrinden mahrum olduunu gsteren bu hl karsnda,
hemen hibir tarih mhiyeti hiz olmayan bu basit esere lm bir kymet vermek, tabi,
hibir sretle mmkn deildir (Orenburg, Vakit Matbaas, 1912, s. 87-89).
AH M ED Y E S E V , T E sR A T I VE M U A K K IB L E R 175

takm edeb mahsller vcde geldiini gsteriyor ki, bunlar da mahall


lehe ile deil, aatayca dediimiz edeb lehe ile yazlmtr15; fakat
acab, bu srada o shadaki halk edebiyat ne gibi mahsller vcde
getiriyordu? Ahmed Yesev ve Sleyman Bakrgnnin Hikmet'ler i halk
arasnda nekadar okunuyor ve ne derece bir tesir yapyordu? Bu g
suallere kesin ve ak olarak cevap verebilmek, elimizdeki malmtn

15 Hakim Sen ve Attr gibi irlerin mesnevi tarzndaki nmelerini taklitle,


Hrezm adl bir Trk iri tarafndan H. 754 (M. 1353-54)de yazlan bu eser, lisn
mhiyeti bakmndan aatay diresine mensuptur. Eser Kongat kabilesinden olup
Altnordu Hkmdn nl Cani Big yannda mhim bir yeri olan Muhammed Hoca
Big adl birinin adna yazlmtr. Rieu Katalogu'nda bu ztn Endehd, ibrgan, Belh
hkmdn olup, H. 759 (M. 1357-58)da Melik Mu'Izzddin Hseyin Kert ile savarken
maktul den Emir Muhammed Hoca Apard olduunu (Habibu s-Siyer, c. III., s. 75)
sylyorsa da, biz bu fikri kabl etmiyoruz; bizim fikrimize gre, bu ztn -genlii,
Cani Bigle mnsebeti, Kongratlardan olduu dnlnce,- Cani Bigin olu Birdi
Big Han (H. 758-762 - M. 1356-1361)n saltanat zamamnda kap Moskovaya Knaz
van yamna giden ve kendisini Han tarafndan bir huss memuriyet ile gelmi gibi
gsteren Hanzde Muhammed Hoca .Big (M. Remz, Telfku'l-Ahbr, c. I., s. 555-56)
olduu muhakkaktr (Bu hususta daha fazla bilgi iin Yeni Mecmua'nn 57nci say
snda Osmanl Edebiyatnn Balangc adl makalemize baknz). Trk leminin her
tarafnda Trke eserlere bol bol rastland bu devirde yazlan Mahabbet-Nme, bilhassa
u bakmdan mhimdir ki, X IV. yzylda Altnordu Devleti diresinde Trk hanlan
ve hanzdeleri himyesinde bu gibi eserler vcde geldiini ve onlarn Mvernnehir-
de, Horasan da, Irk- Acem ve Farsta, hulsa Asyadaki Trk saraylannda umm
bir edebiyat lism olarak kabl edilen aatay lehesi ile yazldm gsteriyor. Daha
XIV. yzyl ortasnda -Anadolu ve zerbeycan mstesn olmak zre- Trk leminin
dier alanlarnda umm bir edebiyat lisn vcde gelerek az zamanda gelimesi, yle
hayret edilecek muamm gibi bir hdise deildir; burada, hatt ksaca aklanmas
bile mmkn olmamakla berber, bunu, Asya da byk gler douran, eitli
alanlardaki Trkleri ayni siys hkimiyet altnda birletiren ve aralarnda dimi balar
te sis eden Cengiz istilsnn saysz neticelerinden birisi sayabiliriz; fakat unu da d
nmeli ki, bu edebiyat, halkn Trklkle hi ilgisi olmayan alanlarda, yalnz hkmdn
ve mers Trk neslinden olan bir devlette de bir saray edebiyat eklinde meydana
kyordu. Tarihi Zeki Velid Togan, I. Cihan Harbinden biraz nce bana yazd bir
mektupta, Prof. Somoilovi in, X IV. asrda Msrda Kutb mahlsl bir irin Uygurca
yazd Husrev- rn manzmesini bulup neretmee hazrlandn bildirmiti. Bura
daki Uygurcadan maksat, eserin XIV. asr mahsl olmasna gre, o devirde umm
edebiyat lism olan aatayca olmaldr; fakat bu aatayca eserin Uygur harfleriyle
yazlm olmas da muhtemeldir. Msr hkmdrlannn Altnordu ile dim balant ve
mnsebetleri dnlnce, buna hayret edilemez. Msrda bundan baka Anadolu
lehesiyle de birok eserler yazlmtr ki, bu husustaki tedkiklerimiz iin bakmz : Trk
Edebiyat Tarihi, stanbul, 1928, Memlklar Devrinde Trk Lisan ve Edebiyat
(s. 366 v.d.).
176 A H M E D Y E S E V , T E S R A T I V E M U A K K IB L E R

derecesine gre, imdilik mmkn de gibidir. Yalnz, mesel Ma-


habbet-Nme gibi Acem taklidi eserlerin yannda, mevzunu eski halk
mitolojisinden alan birtakm eserlerin, mesel Hsm Ktibin Cemceme
Sultan adl nl Kesikba hikyesinin16 ve ite daha bu kabilden bir
takm eski hikye ve manzmelerin17 halk arasnda yaadn bili
yoruz. Pek muhtemeldir ki, Hoca Ahmed Yesevnin ve bilhassa Sley
man Bakrgnnin Hikmetleri de bunlar arasnda bulunsun; nk
Dlvn- Hikmet, Bakrgni Kitab, hirzaman Kitab gibi, eski Yesev
dervilerinin iirlerini iine alan mecmualarn, Kuzey Trkleri arasnda,
daha balangc bilinmeyen eski bir zamandanberi pek yaygn ve mehur
olduunu biliyoruz18. Kuzey Trkleri arasnda u son senelerde Avrupa

16 Shib Giray b. Hac Giraym emriyle H. 955 (M. 1548-49) tarihinde Trkeye
evrilen Hikyet-i Cemceme Sultan adl kk fakat mhim eserin ba tarafnda, bu
kitabn 77 7 de Hsm Ktip tarafndan (Jli,) Mool dilince nazmedildii ve Shib
Giray Hann bunu hazne kitaplar arasnda bularak Trk dile, yni Osmanl lehesine
evirttii yazldr (Huss ktphanemizdeki yegne nshadan). Ne yazk ki, bu eviren
adamn ismi eserde nedense hi zikredilmiyor; fikrimize gre, buradaki Moul d ilen
den maksat aatayca, veya Kpak lehesi olmaldr; nk XV. ve X V I. yzyllarda
bizim Osmanl mellifleri aataycaya, Nev dili, Tatar dili, Trk dili, Moul dili
nvanlarndan herbirini ayr ayr vermekte hi tereddt etmiyorlard (k Tarznn
Mene ve Tekml, Mill Tetebbu'lar, nu. I., s. 7, I numaral nota bakmz). Azerbay
canlIlarn da, aataycaya Moulca dediini, Tezkire shibi mehur Sdk Kitbdrm
Al-Ir Nev hakkmdaki bir kt'asmdan anlyoruz. Hsm Ktib, veya eski ta'biriyle
Hsm Bahnn eserinin, miyne mhiyeti bakmndan Kpak lehesi ile yazlm bir
halk eseri olmak ihtimli varsa da, biz bunun - belki Uygur yazsiyle yazlm - aa
tayca bir manzme olmasna daha fazla ihtiml vermekteyiz.
17 Eb Bekir b. Abdullhd-Devdrnin Tarih-i Muhtasar adl ok kymetli
eserinde Moul ve Kpaklarn Ulu Han Ata Bitigci nvanl ok mu'teber bir kitaplar
olup, Ouzlarn Ouz-Nme'si mhiyetinde olduu, yni bu kitabn onlara it birok
an'ane ve menkabeleri iine ald zikrediliyor. Ouz Ozanlar nasl Ouz-Nme men-
kabelerini kopuzlarla halk arasnda terennm ediyorlarsa, Kpak Bah'lan da kendi
an'ane mecmualarndaki menkabeleri yine ellerindeki kopuzlarla terennm ediyorlard
(Drnad brahim Paa Ktphanesi, numara 913). X IV. asr balarnda Altnordu
memleketini ziyret eden seyyah bn Battta, yemekten sonra yt- Kur'niye okunup
Arapa tegann olunduktan sonra, ayrca Farsa ve Trke gnya da mbderet edil
diini ve bunlara mlemma' dendiini sylyorsa da (bn Battta tercemesi, c. I., s. 365),
isminden de kolaylkla anlalaca gibi, bu mlemma'lann halk eserleri olmad tabi'-
dir; lkin yine bn Batttamn aynca, sultann bayram mersimi esnasnda tegann
edildiini syledii Moullarm (ayn eser, s. 382) birtakm halk eserleri olmas ihtimli
vardr.
18 Cemal Veld Efendi, Tatar Edebiyatnn Bar, s. 87. Kuzey Trkleri edebiya
tnn ve ummiyetle o sha tarihinin mehl oluu bakmndan bu balangc ta'yin
etmek mmkn deildir.
A H M E D Y E S E V , T E s R A T I V E M U A K K IB L E R 177

medeniyeti tesiri altnda yeni bir edebiyat teekkle balaynca, yni


X X . asrn ilk ydlarna kadar vcde gelen eserlerde Ahmed Yesevnin
ve Ahmed Yesev takipisi ve mukallidlerinin ak ve kesin tesirini
grmek iin, o edebiyatla, hatt biraz uramak bile yeterhdir19.
Ceyhun ile Hazar Denizi arasnda Belh ve Herat ile Esterbada
kadar uzanp giden ekseriyetle zerinde oturulmayan ve geni bir alan
stnde yaayan Trkmen kabileleri zerinde de Ahmed Yesevnin
tehirlerini grebiliriz. Sosyal seviyeleri bakmndan edebiyatlar halk
edebiyatndan daha yukarya kamayan ve Bahlarm, yni saz ir
lerinin inad ve tegann ettikleri birtakm halk iirleriyle bedi ihtiya
larn temin ve tatmin eyleyen bu Trkmenler, eskidenberi Dede Korkut
hikyeleriyle berber, Ahmed Yesev ve takipilerinin mutasavvfne
Hikmetlerine de bs-btn yabanc deildiler. Onlarn deta kuds bir
mhiyet verdikleri Halk iri Mahdum Kulinin iirlerinde, Ahmed
Yesev tesiri -nce Vamberynin pek doru olarak syledii gibi- gze
arpmamak mmkn deildir. Hemen hemen bundan birbuuk asr
nce hayatta olup, elinde saz ile Mvern-nehri ve rann kuzey
taraflarn gezen bu Nakbend dervii, bugn bile Trkmenlerin en
byk ir-mutasavvf saylr. Halk kahramanlar vasfnda, alaman
yni airet kavgalar hakknda, hulsa gnlk hayatdan mlhem olarak
yazd paralarda Azerbaycan ve Anadolunun klar gibi ok mahall
manzmeler vcde getirmi olan bu ir, tasavvuf-ahlk iirlerinde
de tammiyle Ahmed Yesev ruh ve edsn gsterir : Dnyann fni
liini, mminlere asd hiret iin almak lzm geldiini, Allah ak ile
gnlnn rpndn, hak yolunda dem eken hakik dervilerle yol
dalk etmek istediini syler; ibdet ve t'at lzmunu, fenlklardan
saknma, iyi huylara ship olmak lzm geldiini ve daha birtakm
ahlk esaslar retmee ve telkne alr; hlbuki bu, tammiyle
Dlvn- Hikmette telkn edden eylerdir. te, pek iyi grlyor ki,
Hoca Ahmed Yesev, Trkmenlerin halk irleri zerinde de kuvvetle
tesir etmee muvaffak olmutur20.

19 Cemal Velld Efendi nin yukarda zikredilen eseri, ilmi bir mhiyeti hiz olma
masna ramen, herhangi bir okuyucuya bu kanaati vermee yeter. Kuzey Trkleri
edebiyat ile daha iyi ve daha yakndan uranca, bu kanaat bsbtn kuvvetlenir.
20 Trkmen iri Mahdum Kuldan, nce Vambery mehur seyahatnmesinde
sz etmitir ( Voyages d'un faux derviche dans l'Asie Centrale de Teheran Khiva, Bok-
hara et Samarkand, fransz. tere. 2. basm, Paris, 1873, s. 283). aatay Lisn Tedkikleri
F. 12
178 A H M E D Y E S E V , T E S R A T I V E M U A K K IB L E R

aatayca dediimiz byk edeb lehenin hkm srm olduu


Orta-Asya ile, Seluk Trkesinin hkim olduu Kk-Asya arasndaki
orta alanda, yni Badad civrmdan balayarak, Musul, Diyarbakr,
ark Anadolu, Kafkas ve ran Azerbaycanlarmda kullanlan Azeri
dediimiz -v e daha ok Anadolu, yni Seluk-Osmanl lehesiyle byk
bir benzerlik gsteren- lisn ve edeb alan, Trk edebiyatnn imdiye
kadar belki en mehul kalm bir parasdr. Cengiz istilsnn dour
duu gler ve meydana gelen yeni soylar neticesinde teekkl ettiini
zanneylediimiz daha sonraya it lehenin en eski mahsl olarak, H.
700 (M. 1300-1301) tarihlerinden nce mutasavvfne iirler yazm
ve yalnz kendi shanda deil, lehe benzerlii bakmndan Anadoluda
da byk bir hret kazanm olan mehur mutasavvf Hasan-olunun
iirlerini biliyoruz; ne yazk ki, elimizde onlardan hemen hibir kabnt
bulunmuyor21; bununla berber, mutasavvfne Farsa iirler yazmakla
tannm bu Trk irinin herhlde tasavvuf vdisinden ayrlmad ve
hret evresinin geniliine gre, her hlde Hece vezniyle, Yesev
tarznda birtakm lhler yazd tahmin olunabdir. Bizim Osmanl
tezkirecderinin XVI. yzylda -mutlaka halk edebiyatn taklitle Hece
vezniyle yazld iin olacak- biraz kmseyerek sz ettikleri nl
Hasan-olu trkleri eer bu zta itse -ki, bunu kesin olarak iddia

adl eserinde de, bu Trkmen irinin iirlerinden biraz bahseden Vambery, daha sonra,
onun bz seilmi paralarm Almanca tercemeleri ile birlikte yaynlad. Rus limle
rinden Ostromof, onun bz iirlerini yaymlad gibi, Prof. Samoilovi de, ayrca
onlarn fihristini tanzim etmitir. Zeki Velid Togan, Prof. Samoilovi in, onun Divn'n
tam olarak nere hazrlandn Birinci Cihan Harbi nden nce bana bildirmiti. Her
hlde, btn bu aklamalardan anlaldna gre, Mahdum Kul, arkiyatdar le-
mince eskidenberi tannm bir kimsedir.
21 Bu Hasan-olu adl Trk iri Devletah Tezkiresi'ade, jlf- la. 0_*=-
d f JJG c y. , o - j i jjb tjj makta'l ufak bir gazeli zik
redilen nl mutasavvf eyh zzd-Dn Pr Haan sferyindir. Bu sferyinl
ir, Radiyyd-Dn Al Lala halfelerinden eyh Cemlddin Ahmed Zkirin bahca
mridlerinden olup, Hasan-olu mahlasiyle Trke ve Pr Haan mahlas ile de Farsa
iirler yazm ve Devletahm rivyetine gre, Azerbaycan ve Rmda pek byk bir
hret kazanmdr (Devletah Tezkiresi, s. 221). Byk mutasavvf eyh Radiyyd-Dn
Al Lala hakknda yukarda yeter derecede bilgi vererek H. 642 (M. 1244-45)de ld
n sylemitik (19. Yesi'ye Dn); ite, bu aklamalara gre, bu eyhin mridi
olan ir Hasan-olunun, X III. yzyln son, vey XIV. asrn ilk seneleri esnsmda
hret kazandna hkmetmek yanl deildir. Bu ok eski Azer iri imdiye kadar,
her nedense, hi kimsenin dikkatini ekmemitir.
A H M E D Y E S E V , T E sR A T I VE M U A K K IB L E R 179

edememekle berber, aksini iddia iin de elimizde kat' bir debi yoktur-
o vakit onlarda Yesev tesirinin bulunduuna kesinlikle hkmedebi-
briz22. Essen Halk Edebiyatnn ve Halk Mitolojisi kalntlarnn da
bu orta Azer sbasnda eskidenberi olduka kuvvetli ve canl olduu
dnlnce, bu faraziye tabi daba byk bir kuvvetle savunulabibr 23.

Abmed Yesev menkabelerinin Anadolu da nasl ve ne zaman


umumiletiini ve Yesev dervilerinin Anadoluya nasl arabksz geldik
lerini yukarda btn teferruat ve tafsiltyle anlatmtk. Kitabmzn
ikinci Blm tammiyle Anadolu Trklerinde halk tasavvuf edebiya
tnn balang ve gelimesini aklamaa ayrld iin, Ahmed Yesev
nin Bat Trkleri zerindeki edeb nfzu orada btn aklk ve katiye
tiyle grnecektir; bu yzden, burada bu mesele hakknda hibir ey
sylemee lzum grmyoruz. Trklerde tasavvuf cereynmm, yni
tarkatlerin tarihi daha iyi tedkik edilince, Trklerin Halk Edebiyat ve
Trk etnografisi hakknda cidd ve etrafl aratrmalar yaplarak bugn

22 Tezkire sahibi k elebi, mskinas irlerden Makm ve Sleyman Bur-


savden sz ederken, Hasan-olu trklerinin o devir hayatnda pek ok tannm oldu
unu anlatmaktadr. Ancak, aradaki uzun zaman farkna baklnca, k elebnin
sz ettii bu Hasan-olu trklerinin eyh zzddin Pr Haan Isferyinye it olmas
herhlde biraz garip grnyor.

23 zer shas dediimiz lisn alan ahlisi, yni Azerbaycan ve Dou Anadolu
Trkleri - Kk-Asya Trklerinden daha sonra, yni Cengiz istilsndan sonra oralara
yeni Trk aknlar geldiinden - eski an'aneleri daha iyi ve daha kuvvetle saklam
lardr. Kitabmzn kinci Blmnde Ouzlarn Batya gleri ve bu muhceretlerin
zamam, kuvvet derecesi ve kesfeti hakknda yeter derecede izahat verildii iin,
burada ayrca tafsilt vermee lzum grmyoruz. Bu alanlara, daha Seluklularn
ortaya kndan nce birtakm Ouz airetleri geldii gibi, Sultan Mahmud Gaznev-
nin Mvernnehirden Horasan a geirdii birksm Ouzlar da, sonralar gelip bun
lara katlmlar, daha sonra Seluklular ve Hrizmler zamannda bu alanlara yeniden
birtakm Trkler daha gelip yerlemilerdi; Moul istilsn mtekp, Ilhanllar zama
nnda buralara yeni yeni birtakm Ouz airetleri daha gelip kart da dnlecek
olursa, bu zeri shasmn etnografik mhiyeti hakknda az-ok bir fikir edinilebilir.
Bu shaya gelen Trklerin hemen hepsi Ouzlardan, yni Trkmen cinsinden idi. Kitb-
Dede Korkut'un bugn elimizde mevcut nshasnda vak'alann getii yer olarak dima
Dou Anadolu ve Azerbaycan shasn grmemiz, yukarda ileri srlen fikirleri isbat
ettii gibi, oralarn Halk Edebiyat hakknda biraz tedkiklerde bulunanlar da bu ciheti
tasdik ederler; hakikaten, o yerlere it Halk Edebiyat mahslleri, her bakmdan Bat
Anadolu ve Rumeli mahsllerinden ok daha zengin ve asldir. Etnografi aratrmalar
ilerledike bu meseleler daha iyi aydnlanacaktr.
180 AH M ED Y E S E V , T E sR A T I VE M U A K K IB L E R

bilinmeyen birok cihetler aydnlannca ve bilhassa bu gne kadar ilim


lemi iin deta zlmesi imknsz bir bilmece hkmnde olan Trk
Edebiyat Tarihi lm bir srette teesss ve akla kavuunca, bu eski
Trk mutasavvfnn btn Trk lemi zerindeki geni ve srekli
tesiri daha iyi ve daha kuvvetli bir srette anlalacaktr.
KNC KISIM

YNUS EMRE YE TESRLER


VII. B lm
YNUS EMREYE KADAR ANADOLUDA TRK
EDERYATI

36. A n a d o lu da T rk le r:
Trklerin byk ve mhim bir besini tekil eden Ouzlar ve
lisanlar hakknda yukarki blmlerde biraz bilgi vermitik (2. Trkler
ve slmiyet - 30. Lisn Mhiyeti). arktan bitmez tkenmez bir insan
seli gibi gelerek Seluklu hkmdrlarmn azimli idresi altnda Ana
doluyu birka asr zarfnda batan baa trkletiren Trkler, kmilen
Ouzlardan olduu iin Anadoluda kurulan Seluklu idresini ve Sel
uklu medeniyetini umm hatlariyle terih ve izahtan nce, Ouz
Trklerinin mzsi hakknda biraz daha tarih bilgi verilmesi icbediyor.
Daha Abbs Halfesi el-Mehd zamannda (H. 158-169 / M. 774-786),
ark Trkistan Dokuz Ouzlarndan ayrdm ve X . yzyldan i'tibren
Islmiyeti kable balam olan Seyhun alannda yaayan Ouz Trk
leri1, bu asrn sonlarna doru slm toprana ge balayarak nce

1 bnI-Er. Ayni tarihi, bu Ouzlarn daha o zamandan i'tibren slmiyet


evresine girdiklerini sylerse de, Bartholdn ok hakl iddias vehile, bu ancak X.
yzylda balamtr. Bundan baka, Kazvnnin ifdesi, Ouzlarn eski bir zamanda
hristiyanl kabl etmi olduklarn da im ediyor (Wstenfeld tarafndan bastrlan
nsha, c. II., s. 394). Barthold, bu Ouzlarn M.S. VI. asrda inden Karadenize
kadar btn Trk kabilelerini bir gebe imparatorluu eklinde birletirmeyi baarm
olan kavim olduunu ve M.S. VIII. asra it Orhun Kitbeleri'ndeki Dokuz-Ouzlarn
muhakkak bunlar olduunu sylyor (Encyclopedie de Vslam, Ghuzz maddesine bak
nz) ki, msterik Radloff, daha bu kitabelerin kefinden nce bu ciheti pek l anla
mt (Kutadgu Bilig, s.78). Ramstedt, bu Ouzlarm, Moullarm Oyrat ( cj\ j )\ ) lariyle,

kezlik Munkacy de Uygurlarla mnsebetli olduunu iddia etmilerse de, bu iddialarn


lisniyat bakmndan hibir zaman kabul mmkn deildir; bununla berber, Dokuz-
Ouzlarla eski Uygurlarn ayni kavm olduunu ve eski Uygur imparatorluunu bun
larn kurduunu mterk Barthold ve Radloff gibi, W. Thomsen de kesin olarak sy
lyor (Inscription de l'orkhon, Helsingfors, 1896., s. 147-148). Eski Arap kaynaklarnda
Tokuz-Guz yni Dokuz Ouz nvnna, en sonra H. 205 (M. 820-21) tarihinde bun
larn Ursana httasn zaptetmeleri mnasebetiyle Taber'de rastlyoruz (Taber,
c. III., s. 1044). te bu tarihten sonra, Batda Ouzlardan sz edilmektedir ki,
Mslman olduktan sonra bunlara ummiyetle Mslman Trk mnasna Trkmen
unvn verilmitir. nce El-Mukaddesde (de Goeje basm, s. 274), sonra Divn- Lu-
184 Y N U S E M R e y E K A D A R A N A D O L U D A T R K E D E B Y A T I

Buhra yaknnda yerlemilerdi; ite, bunlarn arasndan kan Sel


uklu hnedm, Gaznev devletinin ve eitli kk kuvvetlerin bkm
srd geni alanlara hzla nfuzunu yayd ve in Trkistanndan
Msr ve Bizans sahalarna kadar kuvvetli ve muazzam bir Seluklu
Devleti meydana geldi. Turul Bey (lm : H. 455 / M. 1063-64)den
Sultan Melikahn vefatna (H. 465-485 / M. 1072-1093) kadar ok
parlak bir srette devam eden bu muazzam saltanat, sonralar para
lanarak Horasan da, Irk- Acemde, Kirman da, Halep ve amda ve
diyr- Bumda ayr ayr birtakm devletler hlinde sre gelmi ve
Sultan Sencer (lm : H. 552 / M. 1157-58) zamannda biraz eski parlak
devirlerini hatrlatr gibi olmusa da, bu da pek az srmtr. Bu eitli
kollar arasnda yaayan en fazla Anadolu Seluklular oldu; nk dier
lerinde, hnedan, mer ve asker birksm mstesn olmak zre, dev
letin asl kuvveti yerb halk zerine dayanyordu. Horasanda, Irk-
Acem de, Halepte Ouz Trkleri yok deildi; fakat bilhassa Horasan
ile Irk- Acem de onlar yerli halk arasnda yava yava erimee, hi
olmazsa, onlarn rengini almaa mahkm idiler; hlbuki Anadolu ve
Azerbaycan, Ouz airetlerinin devaml ve kuvvetli gleriyle bir Trk
memleketi hline geldiinden, vuk bulan btn siys inklplara
ramen, Trklere yeni bir medeniyet merkezi oldu ve Ouz Trkleri
orada ebed bir srette yerletder2.

gti't-Trk'te, Siysetnme'de grdmz bu nvan hakknda yukarda (Y. blm,


not 20) bilgi vermitik; bu kelimenin mene i hakknda daha ilk Arap ve Acem tarihi
lerinden ve sonralar Nerden balayarak bugne kadar - gerek Dou ve gerek Batda-
yaplan eitli itikk teviller, bize gre, hibir sretle kable yan ve ilmi bir mhi
yeti hiz deildir.
2 slm memleketleri ile hem-hudut olduklar iin slmiyet i abuk kabl eden
ve slmlarla, Hazar-Trkleri ile, Kpaklarla dimi mnsebette bulunan Sr-Dery
Ouzlar, daha Seluklulardan nce eitli airetler hlinde Mvernnehirden kal
karak iml ran yolu ile Azerbaycan ve Eran a, yni Bizans imparatorluu hudut
boylarna kadar gelip saldrdara balamlard. Yine X I. yzylda Mavernnehirde
ve Horasanda gebe Ouz airetlerine ok rastlanyordu. Horasan dakileri, Sultan
Mahmud Gaznev, mhirne bir siyas tedbir olmak zre Mvernnehirden oraya
naklettirmiti. Bunlar da eitli sebeplerle Bizans snrlarna gelip, oralarda yerleen
ir Ouzlara katldlar; fakat Mvernnehir ve Horasan bsbtn de Trklerden r
kalmamt; Seyhun yukarsndan inip gelen yeni birtakm Trk airetleri, tekrar o
alanlara inerek, oradaki dier Trklerle karmlar ve Seluklulara kuvvet kayna
olmulard. Bilhassa Mvernnehir, o zamana kadar srekli glerle olduka trk-
lemi, eski Iran mhiyetinden kuvvetli bir srette kurtulmutu ki, bu hususta en
YNUS EM RE Y E K A D A R A N A D O L U D A T R K E D E B Y A T I 185

Daha Seluklularn meydana kmasndan nce, yni X I. asrn ilk


senelerinde Mvernnehirden birtakm Ouz airetleri Azerbaycan
ve Gney Kafkasyaya yaylarak, Bizans imparatorluu snrnda
epeyi kuvvetli bir srette yerlemilerdi. Mahmud Gaznevnin Mve
rnnehirden Horasana naklettii Ouzlardan bzlarmn da katl
mas ile kuvvetlenen bu kavgac Trkmen kitlesi, arada srada Bizans-
llara hcumdan ekinmiyorlard. Nihyet, Seluklu devletinin randa
kurulma ve gelimee alt bir srada, Turul Bey, vki' olan dvet
zerine akrabasndan Kutalm bir ordu ile berber Bizansldara
kar onlarn yardmna gnderdi. Daha sonra, yine Turul Bey, Hora
sana gelmi olan bz Ouz kabilelerini kolaylkla bandan savmak
iin, onlar kardei Ibrhim nalm kumandas altnda Bizans tmpara-
torluuna kar Anadolu ierilerine doru evketti. Alparslann sal
tanat esnsmda (H. 455-465 / M. 1063-1073) Seluklular, Anadoluda
daha faydal bir srette faliyet gsterdiler. Ani ve Kars kal'alarn zapt
ve Grcistann mhim birksmm ele geirerek Bizans nfzunu Erme
nistan ve Grcistandan atan bu hkmdr, Malazgirt muhrebesinde
Rum Kayseri Romaine Diojeni kesin srette bozguna uratp esir
ederek, Anadoluda Trk hkimiyetini mutlak bir srette kurdu ve
eskidenberi Bizans snrlarnda bekleyen Trkmen kabeleri reislerine
Kzd-rmaka kadar btn dou Anadolu arzsini temlik ve ikta' eyledi,
ite bu sretle, Anadolu da kurulan ilk Trk devletleri Saltuklar, Men-
gler, Dnimendlerdir; Melikah zamannda Anadolu Seluklular ve

mhim etnografik mil, Karluklar d; bununla berber, Ouzlarm bu husustaki rol de


bsbtn ehemmiyetsiz saylamaz. te, Bizans snrlarnda yerleen Ouzlar, Seluk
hkmdrlannn kumandas altnda bir-iki asrlk ksa bir zaman zarfnda Anadoluyu
tammiyle trkletirmei baarmlard. Moul istilsndan nce Mvernnehir ve
Horasan da, kuzey randa, gney Kafkasya, Azerbaycan, Krdistan ve el-Cezre
kt'alarnda birok Ouz airetleri bulunuyordu. Moul istils bunlar batya doru
srerek, llhanllar zamannda Anadoluya Ouz muhcereti tekrar kuvvetlendi. Daha
sonra, Akkoyunlu, Karakoyunlu devletlerini tekil ettiler; hatt sonralar, douya
dnerek Safev devletinin esas kuvvetini tekil eyeleyenler hep Ouzlardr. Moul isti
lsndan sonra, Mvernnehir ve Horasan da artk Ouzlara rast gelmiyoruz. Yalnz,
bu gnk Hazar denizi, ran, Hive, Buhra arasndaki geni Trkmen shasnda yaayan
kabilelerin, yukarda ksaca sylemi olduumuz gibi (s. 151-152), evvelce oraya gelmi
Ouzlarla, Moul istils karsnda onlara katlan ir Ouzlarn torunlar olduunu da
ilve edelim. te bu ufak hulsa, daha Anadoluda Osmanl devletinin kuruluundan
nce, Ouz Trklerinin igal ettikleri etnografik alann byklk ve geniliini olduka
aklkla gstermeye yeter.
186 YNUS EM RE Y E K A D A R A N A D O L U D A T R K E D E B Y A T I

Berkiyaruk zamannda Ahlat ahlan bunlar ta'kip etmilerdir ki,


btn bu Trk devletleri arasnda en kuvvetli ve srekli olan, Ana
dolunun trklemesine en ok hizmet edenler Anadolu Seluklular
olmutur 3.
Melikahn lmnden sonra Seluklu mparatorluu paraland
esnda, Kk-Asyada ortaya kan mstakil Anadolu Seluk Devleti
olduka salam esaslar zerine dayanyordu. Ana-vatandan srekli bir
insan seli eklinde Batya gelen Ouz Trkleri, Acem ve Arap medeni
yetleri de epeyice temas ettikten sonra, bdhassa Malazgirt zaferini
takiben, Anadoluda tammiyle yerlemiler ve lisanlarm, dinlerini,
hulsa bir kelime ile kltrlerim lykyle yayarak, Ermeni hkimleriyle
Bizans hkmdrlarm dimi bir tehdit altnda brakmlard. Hal
hcumlarna ve Rumlarla Ermenderin bitip tkenmez iz'alarna ra
men, Anadolu devaml bir srette trkleiyordu. Kuvvetini bilhassa
Ouz boylarndan alan Anadolu Seluk Devleti, ordusunun kuvveti

8 nce, Trkmen beylerinden Al b. Ebl-Ksm tarafndan kurulan Saltk Dev-


letinin hkmet merkezi Erzurum idi. Grclerle ok uraan bu devlet, nce Rum
Seluklularnn himyesine ve daha sonra da dorudan doruya tbiiyyetine girerek,
H. 598 (M. 1201-1202)de nihyet bulmutur. Bunun gibi, yine Trkmen emirlerinden
Meng Gz tarafndan kurulan Al-i Meng devleti, Erzincan, Kemah, Konya, ark
Karahisar, Divrii ehirleri ile, bunlarn civrma mlikti ve hkmet merkezi de Er
zincand. Bunlar da Grciler, Abhazlar ve RumlarIa uzun mddet mcdelede bulun
mular ve Dnimend devletinin yklmasndan sonra memleketi H. 625 (M. 1227-28)de
Rum Seluklularna teslim etmilerdir; bunlarn Divrii kolunun yklmas tarihi tam
miyle belli deildir. Mehur Melik Ahmed Dnimend Gz tarafndan tesis edilen D-
nimendye devletine gelince, Sivas, Amasya, Tokat, Niksar, Osmanck, orum ehir
lerini ve civarlarm feth ile, btn Kapadokya kt'asn istil eden ve sonra Kzl-Irmak
geerek Kangn ve Kastamonu ehirlerini ve o civarlar elde eden bu devlet, kurulduu
sralarda byk bir gelime isti'dd gstermise de, sonradan, verset kavgalar ve
Rm Seluklularyla aralarndaki anlamazlklar sebebiyle Anadolu nun trklemesini
biraz geciktirmekten baka bireye yaramamtr. Bunlarn Sivas kolu, H. 569 (M.
1173-74)da, Malatya kolu, H. 573 (M. 1177-78)de yklarak, memleketleri Rm Sel
uklularna geti. H. 486 (M. 1093-94)da kurularak, H. 604 (M. 1207-8)de Eyybler
tarafndan inkrza uratlan Ahlat ahlan, Grclerle epeyice uramlard. Ahlat,
Eyyblerden Celleddin Hrizmha ve ondan tekrar Eyyublere gemi, sonra da
Moullar tarafndan tammen tahrip edilerek, katl-i ma uratlmsa da, daha sonra
Seluklu hkmdn I. Ale d-DIn Keykubdm yardm ile, Anadolu Seluklularnn
balca byk dou merkezlerinden biri hline getirilmiti. Gerek Saltuklar, gerek Men-
gler, gerek Dnimendler, Alp-Arslann Malazgirtdeki byk ve nih glibiyetinden
sonra, onun maiyyetindeki emirler tarafndan kurulmutur.
yu n us e m r e y e k ad ar a n a d o lu d a t rk e d e b y a t i 187

syesinde etrfmdaki slm ve Hristiyan devletlerini dimi bir korku


altnda yaatyordu; lkin X II. yzyln sonlarna doru Kl-Arslanm
Seluklularn eski detine gre memleketi btn oullar arasnda
blmesi, bu byk kuvveti biribirine kar koyan onbir kk ksma
ayrarak, i harblere sebebiyet verdi. Nihyet, Sultan Rknd-Dn
Kahir, siys birlii temin iin btn azm ve hayatn sarf ettiyse de,
idre uslnn icaplar ve verset knununun gayr-i muayyen ekli,
Anadolu Trklerinin uzun mrl bir refah ve saadet devresi idrk
etmelerine dima engel oldu; nihyetsiz verset kavgalar, istikll g
rltleri arasnda Rum ve Ermeniler frsat bulduka ba kaldryorlar,
civarndaki Trk ahliyi, tabi geici bir mddet iin, yerlerinden kar
yorlar, fakat biraz sonra, o civardakiler zerinde nfz kuran birr Sel
uklu Sultan karsnda, malup ve perian, ar artlarla sulh yap
yorlard. Hulsa, btn o iten karklklara ramen, Anadoluda Trk
hkimiyeti her eyde kendini gstermekte id i4.

4 slmiyet i kabl etmi Trkler tarafndan tesis edilen devletlerin idre esaslar,
ksmen Abbslerden - yni eski Ssn an'anelerinden - ksmen de Islmiyetten nceki
Trk an'anelerinden ahnmtr. Anadoludaki Seluklu devleti, baka yerlerdeki dier
Seluklu devletlerinden daha ok eski kavm an'anelere sdk kalm, mesel len
(umum ziyafetler), sr (umum avlar) gibi eski messeseleri, sonra, yirmi drt Ouz
boyu tekiltn ve boy beylerini, hatt kurultay muhfaza etmitir (Bunlar hakknda
fazla bilgi almak iin Trk Edebiyal'nn Mene'i adl makalemize bakmz : Mill Te
tebbu'lar Mecmuas, 1331, c. II. nu. 4). te bunun sebebi, yle grnyor ki Trklerin
Anadoluya kalabalk kitleler hlinde gelmeleri ve bu kalabalk kitlelerin an'anelerini,
messeselerini de kendileriyle berber getirmeleridir. Hakikaten, Anadolu daha Turul
Bey ve Alp-Arslan zamanlarnda bir drl-cihd idi. Yalnz byk kitleler deil,
sergzeti birok fertler de oraya koup giderlerdi (Nizml-Mlk, Siyset-Nme).
Hulsa, Anadolu Seluklularnda Ouz tresi denilen Ouz an'aneleri son zamanlara
kadar kuvvetle devam etmi ve devletin tekiltnda, idre tarznda byk te sirler
yapmtr. Anadolu Seluklularnn idre tekilt tarihen mukyeseli bir srette tedkik
edilince, bunlardaki devlet telkkisinin mhiyeti pek ak srette anlalabilir : Eski
Kktrk devleti, iilerden mteekkil birlemi bir heyet hlinde bulunup, hkmdr
bir nevi' pederne velyet i hizdi. Smnlere halef olan Karahanllarda memleket
yalmz hkmdarn deil, btn saltanat ilesinin mal saylyor ve bundan dolay
birok ksmlara ayrlarak ayr ayr idre olunuyordu; hatt bunlardan bzlar merkeze
bile bal deildiler. Ayni hle Seluklularm ilk zamanlannda da rastlanmaktadr.
Devleti yalmz hkmdr temsil etmediinden, bz Horasan ehirlerinde Turul Bey
adna hutbe okunduu hlde, dier bz ehirlerde Dvudun nmna hutbe okunu
yordu. Onu ta'kbeden hkmdrlar zamannda olduu gibi, Anadolu Seluklularnda
da devlet medll daha ilerledii iin, saltanat icablarndan olan hutbe ve sikke gibi
188 YNUS EM RE YE K A D A R A N A D O L U D A T R K E D E B Y A T I

Anadolu Seluklularnn her sretle en yksek devri sayabilecei


miz Birinci Aled-Din Keykubd zamannda, Seluklulara tbi' birta
km kk imretlerin hepsi, itaat ve boyun emee mecbur oldular;
fakat o esnda, Doudan ok dehetli bir kasrga gibi gelen Mogul
kuvveti karsnda dayanmann mmkn olamayacam anlayan akll
hkmdr, Ilhn- A'zama eklen tbi' olduktan sonra, i karklklar
ve Celleddin Harezmhm birtakm hcumlarn def' ile urat.
Btn Anadoluyu kendi azimli idresine alarak dtan gelen hcumlar
def'ettikten baka, Mogul istils tehlikesini de siysetle nleyen bu
tedbirli hkmdr zamannda, Anadolu Trkleri ok mes'ut ve mreffeh
bir hayat geiriyorlard. Konya, Sivas, Erzincan gibi byk medeniyet
merkezleri etrfna metin surlar ekilmi, Anadolunun hemen her
tarafnda cmi'ler, trbeler, medreseler, hanlar, kervansaraylar yapl
mt. O devre kadar dhili grltlerden kurtulamayan, hcum eden
ordular tarafndan hayat ve servetinin dima tehlikede bulunduunu
bilen halk, Aleddinin doru ve uza gren siyseti syesinde, mem
lekette syi, refah ve saadet gryorlard. Bunun neticesi olarak,
byk ehirlerde hayat incelemi, bedi' hayat ve onun tabi mahsl
olan gzel san'atlar ilerlemiti. Aleddin Keykubd, Anadoluda dil,
gl, muntazam bir idre vcde getirmekle kalmayarak, ayni za
manda lim ve edibleri de etrfna toplam, zek, tedbirli, san'atkr
ve san'at-sever bir hkmdrd5.

eylerde katiyyen ho grlmyor, hatt Seluklulara bal olan baka civar devletler
bile sikkelerinde tbi' bulunduklar Seluk sultannn adn zikre mecbur tutuluyordu;
bununla berber, bunlarda da hkmdrn, memleketi ocuklar arasnda blmesi ciz
olduundan, devletin blnemez olduu telkkisi, anlalyor ki henz bunlara da gire
memiti. te, btn bu aklamalardan anlalyor ki, Anadolu Seluklulannda h-
kmdrn pederne velyet in den baka, dier bir velyet ekli daha vard ve Anadolu
Seluklu devleti daha ilk zamanlarnda bir lhanlk, yni hkmdrn pederne vel
yet ini hiz bulunduu bir birleik heyet hlinden karak bir saltanat hline girmiti;
bununla berber, bu saltanat eklinin her bakmdan tam ve mkemmel saylamayacam
ve eski lhanlk devresinden kalma yirmidrt boy, len, araznin ile ferdlerine bln
mesi gibi birtakm messeselere Anadolu Seluklularnn en son zamanlarna kadar
rastlanacam unutmamaldr. O zamana kadar teekkl eden Trk devletlerinin idri
tekilt hakkndaki tedkikler daha ilerledike, bu cihetler daha iyi anlalacaktr.
5 Bilhassa I. Ale d-Dn Keykubd zamannda Anadolu Seluklularmn ordu ve
idre tekilt en gelimi eklini almt. Merkez idre makinesi lykyle kurulmu
olduu gibi, mlhakatta da idre tekilt belli ve muntazamd. Her yerde kadlar,
mftler, subadar, tahsil memurlar vard. Seluklu devletinin esas tekilt, dier
y n us em reye k ad ar an ad o lu d a t rk e d e b y a t i 189

Anadolu saltanatnn kk kardeine verileceini anlayarak ondan


evvel babasn ldren Gysd-Dn Keyhusrev tabta geince, Ana
dolunun eski refah ve saadeti birdenbire kayboldu. Aled-Dnin katlini
caiz grmeyen lhn- A'zam Bayco Noyini grnte Anadolu vdyet-
lerine nezret maksadiyle ve kuvvetli bir ordu ile gnderdi. Dhili iler
yeniden karyor, verset kavgas, Baba shakm isyan, Sa'deddin
Kpek isminde bir nedimin rezletleri, Msr hkmdrlarnn fesatlar,
Bizans ve Ermeni tahrikleri yetimiyor gibi, Mogul mstevlileri Erzu
rumu, Tokad, Kayseriyi zapt ve Gysd-Dnin ordularn srekh
olarak yeniyorlard. Bu devaml asker hareketler, ahlinin huzur ve
istirahatn iddetle bozuyor, refah ve servet yerine zulm ve seflet
hkm sryordu. Bu Hkmdrdan sonra Anadolu hayat halk iin
ok dayanlmaz bir ekil ald; Gysd-Dnin olu kh tek bana,
bzan da ikisi, birlikte saltanat sryorlar, Mogullarla Bizansldarm
mdhaleleri ve i karklklar arasnda memleket tabi mahv ve pe
rian olup gidiyordu. Ahl, zlim ve gaddar memurlar elinde inliyor,
lhn- A'zama verilmesi lzm gelen vergiyi elde etmek iin herey
meru' ve tabi grlyordu. Artk merkez idre nmna hemen birey
mevcut deil gibiydi. Nihyet, nc Aled-Dn Keykubdm Gzn
Han emriyle i'dmmdan sonra, Anadolunun siys birlii artk kesin
olarak bozuldu. 470den 707ye kadar sren Seluklu devleti yknts
zerinde ykselen on tne kk beylikten bir tnesi, yni Osmanl
emreti, Garp Trklerini siys bir merkez etrfna toplayncaya kadar,

btn Trk devletleri gibi asker bir mhiyeti hizdi; arz ufak paralara ayrlarak
siphlere verilir, byk ve zengin timarlara mlik rical knnen belli miktarda asker
beslerdi. Merkez idre memurlarnn, ulem ve sdtn, mukarribnin de belli vridat
getiren timarlar vard; fakat snrlardaki timarlar bilhassa gazilere, alplara verilirdi.
Bu siphlik, babadan oula geen bir nevi* ocak hkmnde idi; lkin oul, bahasnn
yerini igal iin iyi bir cenk adam olduunu evvelce isbta mecburdu. Essen btn
halk an'aneleri cengverne bir mhiyette i d i: Alplarm halk arasndaki yeri pek b
ykt. Btn snrlarda ekseriya uc beyleri bulunurdu ki, hudut muhfzl vazifesiyle
mkelleftiler. Anadolu Seluklularnn merkezde srekli ve epeyi mhim bir asker
kuvvetleri vard. Onlar harbe hazrlamak iin bilhassa merkezde, geni ta'lim-hneler
vcde getirilmiti (Anadolu Seluklularnn siys mnasebetleri, mlk ve asker teki
lt, saray hayat ve daha ir hussiyetleri hakknda olduka geni bilgi alabilmek ve
bunlar baka Trk devletlerinin benzeri messeseleri ile karlatrabilmek iin, Seluk-
ler Zamannda Anadolu'da Trk Medeniyeti adh makalemize bakmz : Mill Teteb
bu'lar Mecmuas, 1331, c. II., nu. V., s. 193-232).
190 YNUS EM RE YE K A D A R A N A D O L U D A T R K E D E B Y A T I

Anadolu shasnda hibir zaman kesin bir skn ve saadet devresi ala
mad ve anari tabiatiyle devam etti6.

37. S e l uk lu M e d e n i y e t i :

Anadolu shasnda yerleen Ouz Trkleri, Arap ve slm ran


medeniyeti ile temastan sonra, geldikleri bu yeni alanda, eski ve slm
olmayan medeniyetlerin kalntlarna rastlamlard. Yava yava
trkleen byk ve eski Anadolu ehirlerinde, Trkler eski Bizans veya
Ermeni san'at eserleri ve mi'mrsine rast geldikleri gibi, Hristiyan-
larla yanyana yaamak sretiyle aralarnda tabi bir nevi' an'aneler
dei-tokuu da vcde gelmi gibiydi. Airet hlinde yaayan gebe
Trkler, asrlarca nceki yaay tarzlarn kolayca deitirmedikleri
cihetle, btn bu gibi tesirlere yabanc kalyorlard; lkin byk ehir
lerde yerleenlerin bu tesirlerden mteessir olmamas deta imknszd.
Ancak, hayat ve maiet bakmndan incelmi, ykselmi olan ehir
ahlisi ekseriyetle uzun bir medrese tahsili grm, Arap ve Acem
ulm ve edebiyatna kar rhunda derin ve samim bir meftunluk sak
lam olduu iin, slm medeniyetine nisbetle maddeten ve mnen
daha aa grd bu Hristiyan medeniyetine kar -a zok hakaret
edici - bir kaytszla mlikti; bu sebeple, bu slm olmayan medeni
yetin Trkler zerindeki tesiri, balca, mi'mr gibi hric ve madd
unsurlar daha briz olan san'atlarda bile ksmen tecell edebildi ve daha
ok, umum hayatn daha az zhd bir mhiyet almasn mcip oldu.
imdi Anadolu Seluklularnn vcde getirdikleri medeniyeti, umum
izgileri bakmndan ta'yin ve tesbit etmek istersek, eski Trk ve Arap -
Acem unsurlarnn yannda yerli, yni slm olmayan unsurun pek
ehemmiyetsiz kaldn ve en stn unsur olarak Acem tesirinin behr-

Anadolu da Trkler hakknda bu kk hulsa iin ba vurulan kaynaklarn


bzs yukarki sahifelerde yazlmtr. Zikredilmeyen balca kaynaklar unlardr :
Mneccimba Tarihi, Hayrullah Efendi Tarihi, Knh'l-Ahbr (li), Tenkih't-Tevrih
(Hezrfen), Mir't'l-'lber (Said Paa); bn'l-Esir; Ravzat's-Saf, Cihan-gu-yi
Cveyni, c. II, Hammer Tercemesi; el-Urza tercemesi; Houstma tarafndan yaymla
nan Seluki Tarihi'ne it metinler; Le Basmn Kk-Asya adl eseri; Takvim-i
meskkt-1 Selukiyye (Galip Edhem Beyin); Meskkt- Islmiyye Katalogu, c. IV.
(Ahmed Tevhid Beyin), Osmanl Tarihi (Necib Asm ve Mehmed Arif Beylerin); Halil
Edhem ve Ahmed Tevhid Beyler tarafndan Tarih-i Osmni Encmeni Mecmuas'nda
neredilen eitli makaleler.
YNUS EM RE y E KAD AR AN ADOLU D A TRK E D E B Y A T I 191

diini i'tiraf mecburiyetindeyiz7. Yalnz slm ran medeniyeti ile


ded, Elcezre ve Suriyedeki Arap medeniyetleriyle ve - t Hindistana
kadar- btn slm kavimleriyle temasta bulunan Seluklularn hkm-
drlar, Bizans saraylar ile de ilgdi idiler. Bizans Prensesleri ile evle
nerek, bu sretle Batdaki komularyle daba sk mnsebetlere giren
bu hkmdrlardan bzdan, mesel bizzat Byk Birinci Aled-Dn
Keykubd, Bizansta uzun seneler yaayarak, Bizans saraynn det
lerine ve terftma pek yakndan almlard; lkin eski Yunan-Roma
ve Hristiyan an'aneleriyle bu sk temas, onlarn san'ata, bedi bayata,
resme, msikye, serbest dnceye hulsa dar ve zhd telkkilerin ho
grmedii btn bu eylere kar, ho grrl bir durum almalarndan
baka bir netice vermedi. Essen Rumlar ve Ermenilerle bu temas,
halk kitlesi zerinde de ayni tesiri yapmt8. eitli milletlerle tems

7 Medeniyetini terkibeden btn unsurlar bakmndan, Anadolu Seluklularnda


en ok gze arpan nfuz, bilhassa ran nfzudur. Aada tasavvuf cereyanndan,
Mevln Celleddin-i Rm den, Anadolu da Osmanllardan nce mill lisna ve mill
edebiyata kar gsterilen yabancdktan sz ederken bu byk nfzu daha sarih
olarak greceiz. Anadolu Trkleri, orada rast geldikleri Rum ve Ermenilerle temas
neticesinde mnen byk bir deiiklie uramamlar, ilim, felsefe, sar'at hakkmdaki
eski telkkilerini deitirmeye hibir lzum grmemilerdir. Hayat ve kinat hakkndaki
gr tarzlar deimedike, Anadolu Trkleri zerinde eski Yunan-Roma, veya Hris
tiyan medeniyetinin esasl bir tesir gsteremiycei muhakkakt. Ondan baka, Ms
lman Trkler, bu malp milletlerin medeniyetini slm medeniyetinden daha yksek
grmyorlar, aksine olarak, her bakmdan onun aasnda sayyorlard. O zaman,
btn hayat kucaklam tam bir terkip mhiyetinde olan slm medeniyeti te sirinden
kurtulmak, Trkler iin hibir sretle mmkn deildi. Bu medeniyet, btn teferru-
tyle Garp medeniyetinin altnda deil, belki ona birok cihctlerce stnd. te bu gibi
fikirlere dayanarak, biz, Bizansn Anadolu Trkleri zerindeki nfzunun ok az ve
sath olduu kanaatindeyiz ki, tarihen de bunun aksi savunulamaz.
8 Anadolu Seluklu hkmdrlarndan II. Kh-Arslan, sonra I. Keyhusrev,
I. Aled-Din Keykubd Bizansllarla pek sk mnasebette bulunmak, hatt Bizansta
yaamak bakmndan o an'anelere in idiler. Mehur Kzi Tirmiz, Bizans Hkm-
drna sndndan, orada haram ve nehy edilen trl eyler irtikb ettiinden dolay
Gysd-Dn Keyhusrevin saltanata lyk olamyacana dir iddetli bir fetv vermi
ve Sultan sonralar Konya tahtna geer gemez onu ldrtmek sretiyle intikamn
almt; bununla berber, Sultann bu vak'adan galeyna gelen umm efkr yattr
mak iin nk bir Kad nn i'dm yok denecek derecede ndirdi onun vrislerine
birok ihsanlarda bulunduunu biliyoruz. bn Bibi, srf bu haksz kann omluundan
dolay sene Konya ba ve bostanlannda mahsul olmadm yazmak sretiyle umm
efkra pek iyi tercman olmutur (bn Bibi tercemesi, s. 80). te, Anadolu Seluklula
rnn bu serbeste hlleri, civardaki saraylarn mutaassp muhitinde tabi hi ho grl
192 YNUS EM REY E K A D A R A N A D O L U D A T R K E D E B Y A T I

ederek onlardan kolaylkla aldklar san'at unsurlarn, ahs ve mhi-


rne bir srette terkibe kudretli olduklarn eskidenberi gsteren Trkler,
Anadoluda yerleince, o zamana kadar temasta bulunmadklar baka
kavimlerle de derhl mnsebet peyd eylediler. Birinci Aled-Dn
Keykubd, kendisine bal olan Sinop ve Antalya limanlarnda Cenova-
llar ve bilhassa Venediklilerle balar kurarak, onlara ticr ve knn
birtakm imtiyazlar da vermiti9. Mogul istils, Trkistan ve randan,
Hrezmden kaan birok lim ve san'atkrlar Anadolu Seluklu m
paratorluu dhdine gelip yerlemesi sretiyle, Anadolu Trkleri ze
rinde ran tesirinin bs-btn kuvvetlenmesi neticesini dourdu10.
Herhlde, btn muhlif iddialara ramen, Anadolu Seluklularnda
ran tesirinin en ok gze arpt muhakkaktr : Gysd-Dn Key-
husrevden sonra tahta kan sultanlarn Keykubd, Keyhusrev, Key-
kvus v.b. gibi eski ran mitolojisinden alnm nvanlar kabl etmeleri,

myor, onlarn eski put-perestlie, mecslie dnp dnmedikleri soruluyordu; hatt


Islmi hamiyeti ve adlet ve istikmetiyle eski ahlk kitaplarnda mesel Ahlk-1
Ali'de - bir olgunluk nmnesi olarak gsterilen Halep Hkmdn mehur Nureddin
Zeng, pek hakik bir mslmana benzetemedii II. Kl-Arslann, kendi sefiri huzu
runda man yenilemesini istiyordu (C. Huart, Konia, Paris, 1897, s. 215). Ehl-i snnete
gre asl ciz grlmeyen canl tasvirleri umm binlarda tezyinat makamnda kul
lanan, kal'a dvarlarma kabartma heykeller kazdran ve resm ettiren, ir mcessem
heykeller yaptrmakta bir beis grmeyen, hatt bz sikkeleri zerinde Saint-Georges
ekil ve simsmda bir svri grlen, silh ve armalannda ahin ve iki bal kartal
kullanan, hatt ta zerine yontulmu resimli mezar talanna bile rast gelinen Anadolu
Seluklularna kar bu tarzda bheler husule gelmesi, kolayca anlalr bir hdisedir;
hlbuki Anadolu Seluklular, her trl taassup hissinden uzak, hakik slm-Trk
hkmdrlanyd. Byk Hah saldrlara kar gsterdikleri dindrne gayret ve Ana
doluyu bir Mslman vatam hline getirmek iin sarfettikleri himmet bunu aka
gsterir. Essen, Anadolu ya gelen Trk kabileleri de, her trl taassup hislerinden
syrdm bulunuyorlard.
9 Gustave Mendel, Anadolu'da Seluk bideleri (Yahid Bey tarafndan terceme
edilerek Yeni Mecmua'mn 19-21inci saydarnda kmtr).
10 Bununla berber, bundan evvel de Anadoluda Seluklu medeniyetinin btn
unsurlarnda ran nfzu yeter derecede kendini gsteriyordu. Moul istils Iran ve
Hrizm de, Trkistanda artk yaama imkn bulamayan birtakm irleri, mutasav
vflar, san'atkrlar ir o tecvzden kurtulmu Bat Asya saraylarnda olduu gibi
Anadolu Seluklularmn saraylarna da getirdi. Bu byk istil neticesi olarak Ana
doluya, veya Seluklu hudutlarna yeni birtakm kuvvetli Ouz airetleri daha gel
mitir; ancak, unu da unutmamal ki, daha Cengiz istilsndan nce, Bat Anadolu
gerek etnografik mhiyeti, gerek meden unsurlan bakmndan teekkl ve te'azz etmi
bir hlde bulunuyordu.
YNUS EM RE YE K A D A R A N A D O L U D A T R K E D E B Y A T I 193

Aled-Dn Keykubdm Konya ve Sivas surlarnn zerine eh-Nmem


den bz paralar kazdrtmas, bunu ak bir srette gsteriyor. Konya
saraylarnn dhili hayat ve hkmdrlarn Acem irlerine ve Acem
edebiyatna kar gsterdikleri iltifat ve balantnn samimiyeti dn
lnce, bu hakikat inkr olunamaz11. Hkmdrlarn huss hayatlar,
elenceleri, saray terft bakmndan da, Anadolu Seluklular zerinde
en belirli tesir, Bizans nfzu deil, eski Trk an'anesine karan ran
nfzudur12.

11 O devrin dier btn mnevver adamlar gibi edeb bir terbiye alarak Acem
edebiyatn btn mnasyle bilen Seluklu padiahlar, ayni zamanda birer ir olmak
haysiyetiyle, meslekdalarn srekli lutflara boarlard. Mesel Sultan Rknd-Dn
Kahir, Gysd-Dm Keyhusrev, Sultan Izzd-Dn, Ale d-Dn Keykubd gibi ede
biyata intisapla tannm hkmdrlardan baka trl bir hareket de essen beklenile
mezdi. Mehur ir Zahir Faryb, Sultan Rknd-Dne,

uS" ^ j j
Jj' U- U-
matla'l kasidesini yollad zaman, be kul, be criye, ikibin altun, be deve, at,
elli top kymetli kuma dan mrekkep bir cize almt. Bunun gibi Genceli Nizam,
mehur Mahzen'l-Esrr'm kendi adna tanzim ve takdim ettii cihetle Sultan Rknd-
Dln ona da mshiplerinden biriyle be bin altun, be at, fhir hil'atlar ve daha ir
hediyeler gndermi ve kendi nmn cihanda yaatacak olan bu esere kar, eer
mmkn olsa hazineler bahedeceini ayrca teekkr makamnda sylemiti. Selu-
kler Zamannda Anadolu'da Trk Medeniyeti adl ksmen yaymlanm makalemizden
hulsaten; bunlar hakknda birtakm tenkidi bilgi o aratrmada vardr (Mill Tetebbu'lar
Mecmuas, 1331, c. II., nu. 5, s. 193-232). Sultan Rkn d-Din Kahir, Gys d-Dn
Keyhusrev, zzd-DIn Keykvus, dim meclislerinde bulunan lim ve irler ile
mbhase ve mnzara ederler, onlara ahne ihsanlarda bulunurlard. Gzel san'atlarm
eitli kollarnda bilgisi bulunan I. Ale d-Dn Keykubd, ekseriy birtakm Farsa
rubcler tanzim eder ve arap sohbetlerinde onlar ok zevk alarak okurdu. bn Bibi
mterciminin rivyetine gre, onun saray cidden bir ilim ve irfan mahfiliydi: Huz-
runda kasid ve gazeller okunup, neyler vurulup, sazlar alnp, pirevler pre edilse,
e'r mensi ve nkteleri ve san'atlar ve evznndan bahis olunurdu ve makmt ve
durb ve buhr tahkikinden sylenirdi. Turreht ve mlya'n sz sylenmezdi ve
mecmu' nedimleri fuzal ve deb ve ehl ve rln-zebn kiilerdi . Btn bunlarda
ran tesirini grmek tabidir.
12 Anadolu Seluklular messeseleri hakknda tedkikimizde akland zre,
Seluklularn idre tekiltnda olduu gibi, saray hayatnda da ran te siri pek kuvvet
lidir. Eski Ssn saraylarnda olduu gibi, mehur top ve evgn oyunlar ve senede iki
def'a yine en eski Trk saraylarnda olduu gibi srgn avlar ki bu avlar balang
cnda tammiyle din bir mhiyeti hizdi Seluklu saraylarnda pek mehurdu. Eski
F. 13
194 YNUS EM RE Y E K A D A R A N A D O L U D A T R K E D E B Y A T I

Seluklu medeniyetini bize bu gn bile en ak ve kuvvetli bir


srette temsil edebilecek balca mahsl, mi'mrdir. Daha M.S. X II. ve
bilhassa X III. yzyllarda Kk-Asya sahasnda hkm sren yegne
san'at, Seluklu san'at idi. Anadolu ehirlerini medreseler, cmiler,
trbeler, saraylarla, yollar kervansaraylarla ssleyen bu mhim san'at
ve onu terkip eden unsurlar ve mhiyeti hakknda, imdiye kadar
yrtlen fikirler eitlidir. Arap, tran, Suriye, Ermeni, Bizans ve eski
Trk san'at unsurlarn, Trk dehsn aksettirecek bir mahretle bir
letiren ve terkip eden Seluklu san'atn, orijinal bir san'at saymak iin,
elimizde yeter derecede kuvvetli deliller yoktur. Gustave Mendel gibi
bz eski tetkikilerin bunu orijinal bir san'at saymak hususundaki
kuvvetsiz iddialarna ramen13, Henri Glck gibi en son aratrclar,
bu Seluklu san'atnm, eitli unsurlardan meydana gelmesine ramen,
Trk rhunu gsteren yksek bir san'at olduu kanaatindedirler14.

randa ve eitli Trk slleleri arasnda byk bir sosyal kymeti olan bu umm
avlar hakknda yaknda huss bir aratrma yaymlamak midindeyiz.
13 Gustave Mendele gre, Seluk san'at, bs-btn mstakil bir san'at deildir;
nk birtakm eitli tesirler, bunun zerinde hkmn srmtr. yle ki : Meban-
sinin pln Arap veya randir; mi'mr tarznda ise, Sriye ve Ermeni ekilleri ran
ekilleri ile karmtr; stunlar, balklar ve Meandre denilen burgalar Bizans san'at-
mn hakik bir nfzuna dellet etmekte ve fakat bu da - in usl ve kaidelerine derin
bir tesir yapmakszn - yalnz bz tezyn teferruta ayrlm bulunmaktadr; muhtelif
renkli ini kaplamalarda ise, yine ran nfzu grlr; hendes tezyntn bunlarda
grlen icr tarz ve ayn zamanda nebt tezynt ve arabesklerin ekli, tammiyle
slm san'atlarna aittir. Hulsa, canl tasvirin tezyn yerine kullanlmas dahi bu
san'atkrlarca mehul kalmamtr. .. Bu derece eitli tesirler, bzan biribirine kar-
makszm yanyana kalm, bzan da daha derin bir srette birbirleriyle kaynamtr.
u hlde, btn bunlardan tammiyle mstakil bir san'at ekli karabilmek iin, Rum
Seluklulannn bhesiz taliin balam olduu mddetten daha fazla bir zaman ik
bl mevkiinde olmalar lzm gelirdi. Halefleri olan Osmanllar ise, basit ve heybetli olan
gzellikten zevk aldlar ve bu sebeple Seluklu Sultanlarnn Konyada pek sevmi
olduklar ssl ve iekli ekillere o kadar rabet etmediler; bununla berber, Keykubd
ile Keyhusrevlerin san'atta gerekten vrisleri Karamanllar ve Aydn-oullardr.
Karaman-oullarnn Karaman ve Konyadaki cmi'leri ile, Ayasulukda Aydm-olu
'Is Bey Cmi'i, bu Seluklu ekillerinin ve sslerinin M.S. XV. asr balangcna kadar
yaam olduuna hl hidlik etmektedirler (Gustave Mendel, Anadolu'da Seluk
bideleri). slm, Sanat: Mi'mr adl mehur eserin mellifi de Seluklu san'at ve onu
terkibeden unsurlar hakknda hemen hemen G. Mendel ile ayni fikirde bulunuyor.
14 Henri Glck, Trk San'at adl makale (Kprl-zde Ahmed Cemal Bey
tarafndan terceme edilerek Yeni Mecmuamn 59-60 numaral nshalarnda intiar
YNUS EM RE YE K A D A R A N A D O L U D A T R K E D E B Y A T I 195

38. T a s a v v u f Ce r ey n :
slm lemindeki tasavvuf cereyn dima gittike artan bir kuv
vetle btn Islm memleketlerini igal ve istil etmi, her tarafa hzla
yaylmt; Gazlden sonr^ Ehl-i snnet akideleri ile de pek iyi telif
edilmi olan bu cereyan, X II ve X III. yzyllarda randa, Orta-Asyada,
Suriyede, Msrda, Anadoluda, hulsa btn slm shalarmda birok
tekkeler vcda getiriyordu15. te, bu tekkelerde yaayan mutasavvf
larn hakik yzleri kaln menkb bulutlariyle rtlm olsa bile,
kuvvetli bir gr, o bulutlarn arkasnda birok mhim irlere, derin
ve serbest dnceli birok mhim mtefekkirlere, samim meczublara
rastlanabilir. Bilhassa Muhyid-Dn Arab (H. 560-638 / M. 1164-1241)-
den sonra, vahdet telkkisini en geni bir srette kucaklam sfflere
sk-sk rast geleceiz16. Badaddaki Abbs halfelerinin mnevi ve

etmitir). Viyana San at Tarihi Enstits mdr mehur Prof. Stirzigowskinin yardm
clarndan olan bu ztn Anadoludaki Seluklu heykeltral hakkndaki mhim bir
eseri Mze-i Humyun yaynlarnn drdncs olarak 1917de stanbulda neredildi.
Gerek Prof. Stirzigowskinin evvelce, Altay-lrar ve Kavimler Muhacereti adl yeni ve
ok mhim eserinde eski Trk san'at hakknda ileri srd fikirler, gerek Henri
Glckun tedkikleri, Trk san'at hakknda imdiye kadar bilinen eyleri hemen tam
miyle deitirecek bir mhiyettedir. En eski zamanlardan bu gne kadar btn Trk
san'atn - tpk bizim edebiyat hakknda yaptmz gibi - bir btn eklinde tedkik ve
mtlea eden arkeologlar, Seluklu san'atmda eski Trk unsurunun da bulunduunu
pek hakl olarak iddia ediyorlar. Btn hdiseler silsilesini balangcndan sonuna kadar
mselsel bir srette mhede ve tedklke meydan brakt iin tammiyle lm olan
bu gr, Trk edebiyat tarihini alt-yedi sene zarfnda nasl bir muamma eklinden
kurtardysa, san'at tarihinde de phesiz aym derecede verimli olacaktr.
15 Salhd-Dn Eyyb zamamnda Msr ve Sriyede tekke ve tarkatler o kadar
oalmtaki, o; nizam ve intizm muhfaza, fitne ve karkl nlemek iin bu hususta
da bz tekilt icrasna lzum grm ve Sa'id s-Su'admn tekkesini yaptrarak ona
Devrets-Sfye nmn verdikten sonra, buraya ta'yin edilen eyhe, dier eyhler
zerinde bir nevi' mrkabe hakk baheylemiti (Medeniyet-i Islmiye Tarihi, c. I.
s. 239).
16 slm leminde yetimi en mhim ve en byk mutasavvflardan saylan Fuss
ve Futht gibi mhim eserleri ile slm tasavvufu zerinde yzyllarca kuvvetle te sir
ederek eyh Ekber nvnn alan mehur Muhyid-DIn 'Arab hakknda Arap, Acem,
Trk lisanlarnda yazlan ehemmiyetli ehemmiyetsiz menkabe ve erhler burada, hatt
ksaca da saydamyaeak derecede boldur. Muhyid-DIn Arabinin hayat, eserleri, mes
leki ve te sirleri hakknda henz hibir cidd ve etrafh eser vcde getirilememesi, ta
savvuf tarihi iin, cidden ok byk bir noksan tekil ediyor. [Aradan geen uzun yllar
esnsnda Muhyid-Dn Arab zerinde yaplan aratrmalar hakknda en derli toplu
bilgi iin Prof. Ahmed Atein slm Ansiklopedisi'ne yazd Muhyi'd-Din Arab madde
196 YNUS EM RE YE K A D A R A N A D O L U D A T R K E D E B Y A T I

madd nfuzu za'fa urayarak hkimiyet eitli shalarda birok yerli


emirler eline geince, onlarn bz madd sebeplerle tekkelere ve muta
savvflara iltifat ve tevecch gstermelerinden baka17, kuvvetli bir
siys merkeziyetin yokluu ve memleketteki anari, yni sosyal nizmn
essndan bozulmas ruhlarda da tasavvuf ihtiyac douruyordu. Sonra
lar, Hal harbleri, Mogul istils gibi byk vak'alarm ortaya koyduu
yerlerde, tekkelerin ve eyhlerin nfzu tabatiyle daha kuvvetli ol
mutu : nk onlar muztarib insanlara en ok muhta olduklar rh

sine baklmaldr], slm mutasavvflar arasnda daha X III. yzyldan balayarak


Muhyid-Dn Arabinin lehinde ve aleyhinde iki byk ve kuvvetli cereyan hsl olmu,
bir taraftan onu tasavvuf mertebelerinin en ykseine erimi sayan Vahdet-i Vcd
taraftarlarna kar,hatt kfr ve ilhd ile sulandracak kadar mfrit aleyhdrlar da k
mtr. Fss'a ve Menzil's-Syirn'e kymetli erhler yazan mehur eyh Kemld-
Dln Abdr-Rezzk el-K, onun Zt- Bryi Vcud- Mutlak addetmesini marifinin
en ileri derecesi sayd hlde, muasr olan eyh Rknd-Dn 'ld-Devle, bunu
asl kabl etmiyordu; hatt bunlarn arasnda srf bu meseleye dir birtakm mektup
lamalar da olmutur (Nefaht tercemesi, s. 537-547). Menzil's-Syirn rihine gre,
cemi' makmtm hiri Tevhid'dir; hlbuki eyh Rknd-Dn Al d-Devle, Tevhid'
ancak sekseninci makam addederek, en son yni yznc makm olarak ubdiyyet i
onun yerine ikme ediyor. Ona gre, ubdiyyet, abdin velyet cihetinden bidyet-i
hline avdetidir; hatt Seyyidt-tife Cneyd Baddye Bu emrin nihyeti nedir
diye sorulunca, Jl cevabn vermiti. Vaktiyle muvahhidne birok
rub'ler yazm olan eyh Ald-Devle, kdemi, makm- tevhdin nihyetine koy
duktan sonra onlarn galat- mahz olduunu anladm ve Hakk a rcu' etmek btdda
kalmaktan daha hayrl olduunu sylyor (Nefaht tercemesi, s. 547).

17 Badat halfelerinin nfuzu za'fa urayarak hkimiyet Trk, Deylemli, Krt,


Acem birtakm emr ve sultanlar eline geince, onlar, halfelerin din nfzu makamna
kim olmak zre halkn meyi ve mahabbetini celbedecek bir nfza muhta olmulard.
Bunun iin ise, fakirlere iyilik etmek, limlere ve mutasavvflara hrmet ve riyette
bulunmaktan daha sde bir yol yoktu; bu cihetle kil ve tedbirli bir sultan veya emr,
bir ehrin hkimiyetini kazand zaman, en evvel limleri, fakihleri ve mutasavvflar
kendisine yaklatrmaa ve cmiler, kervansaraylar, tekkeler, imretler insna ve
bunlara maalar ve vridt tahsisine alrd. Nizml-Mlk, bu hususta byk bir
mehret ve gayret gstermitir. Bu gibi messeselerin az zamanda oalmasmn dier
bir sebebi de, emr ve zenginlerin, vereselerine bir geim vstas brakmak istemeleri idi.
Vefatndan sonra servetinin hkmdr tarafndan gasbedilmcsinden korkan herkes,
mesel bir tekke veya bir medrese yaptrarak btn emlkini ona vakfeder ve onun
tevliyyeti ile vridtndan istedii miktarm ocuklarna ayrrd (Medeniyet-i Islmye
Tarihi, c. III, s. 397-399); bununla berber, bu gibi hayr messeseler! meydana getiril
mesini,bilhassa vkflarn, ocuklarna para temini gibi srf madd sebeplere isnd etmek
tammiyle doru deildir. Bunda birok mnev ve asil miller de tesir icr ediyordu.
YNUS EM RE y e K A D A R A N A D O L U D A T R K E D E B Y A T I 197

ve mnev syi ve sknu temin va'dide bulunuyorlar ve hakikaten


de salyorlard.
Madd ve bilhassa mnev birok millerin tesiri ile sfliin by-
lece her tarafta yaylmas, tekkelerin ve tarkatlerin devletler tarafndan
det resmen tannmas, birok devlet byklerinin, ileri gelenlerin,
hatt sultanlarn byk eyhlere mrd olmas, eyhlere ok byk bir
mnev nfz bahediyordu. Hkmdrlarn cismn saltanatlar s
tnde mutasavvflarn mnev bir hkimiyeti vard ki, bzan kuvvetli
devletleri bile korkutuyor ve ona gre bz ok mhim tedbirler aln
masna zorluyordu. Seluklular ve Hrezmahlar zamannda Mslman-
Trk memleketlerinin hemen her tarafnda ve bilhassa Mslman-Iran
tesirlerinin en fazla hissedildii meden byk ehirlerde tasavvuf
cereyn ok kuvvetli bir srette yerlemiti. 0 zaman, srekb ve byk
karklklar, anariler iinde alkalanan slam leminde kendisine kr-
krne itaat eden binlerce mride mlik bulunan byk eyhler pek
mhim siys roller oynayabilecei cihetle, hkmdarlar cnlar yerine
gre kh cebr ve tehdit, kh taltif usl ile idreye mecbriyet gryor
lard. Mesel Hoca Azlzr merkabesi18, sonra Hrizmhm mehur
Mecdd-Dn Baddyi ortadan kaldrmas zerine, eyhi Necmd-

18 Mevlnann,
s-4 S<*j1. Jl <5j
Ij i O L -1 j
beytiyle tebcil ve takdir ettii mehur mutasavvf Hoca Azzn, Buhrdan kalkp
Hrizm e geldii zapan iki derviini gnderip, hkmdardan orada oturmak iin bil
hassa msaade-nme istemi. Padiah, bunu eyhin saf-dilliine yorarak glm ve
iczet-nmeyi vermi; fakat bir mddet sonra eyhin etrafna o kadar mrd toplanm
ki, hkmdr bu kalabalktan korkmu ve siyseten eyhi memleketten karmaa
karar vermi; lkin Hoca Azzn evvelce ald msaade-nmeyi gsterince, pdih pek
ziyade mahcup olarak devlet erkn ile berber eyhin mrdleri srasna gemi (Reaht
Tercemesi, s. 48-49). Bu garip, belki de an'anenin birok deimelerine uram hdise,
herhlde mnferid bir vak'a gibi telkki olunmamaldr. eyhlerin hkmdarlar ze
rindeki bu nfzunu gstermek zre daha eski zamana it dier mhim bir hdise daha
zikredelim : Sultan Sencer Hrizm Hkmdn Atszla harbederek Hrizme geldii
zaman, oradaki mehur mutasavvflardan Zhid-i h p - ki geyik eti yedii ve geyik
postu giydii rivyet edilir - Sultann yanma gelerek va'z ve nasihatlerde bulunmu ve
aynca ehir halk hakknda efaat etmiti (Cihn-gu-yi Cveyti, c. I I .., s. 10). Muta
savvflar tarafndan yapdan bu gibi teebbsler, hakyk- sfyeye vkf hkmdrlar
zerinde ekseriyetle verimli ve te sirli olmutur. O devirlerin tarihinde daha bu gibi
pek ok hdiselere rastlanabilir.
198 Y N U S E M R e y E K A D A R A N A D O L U D A T R K E D E B Y A T I

Dn Kbrdan af istetmee mecbriyet grmesi, bu hususta herhlde


pek manal hdiselerdir 19.

19 Birgn eyh Mecdd-Dn, dervilerinden bir cemaatla oturmutu. zerine


sekr glib oldu, aytt : Biz bir kaz yumurtas idik, derya kenarnda eyh Mecdd-DIn
bir murg idi; terbiyet kanadm zerimize rtt; t kim biz yumurtadan ktk; bir kaz
yavrusu gibi deryya gittik ve eyh kenarda kald. eyh Mecd d-Dn nr-i kerametle
ol sz ma'lm edindi; zebanlarndan bu sdr oldu ki : Deryda olsun. eyh Mecd d-
Din n iitib havf eyledi. eyh Saded-DIn-i Hamev nin nne geldi ve ok tezarru'
eyledi ve aytt : Birgn eyh ho-hl ola, haber eyle, t kim hazretine varb zr dile
yim. Bir vakitte sema'da eyh ho-hl oldu. eyh Sa'ded-Dn haber eyledi. eyh
Mecd d-DIn yalnayak geldi ve bir leeni atele doldurub ve ba zerine koyup pamak
kardklar yerde durdu. eyh Mecdd-Dn na nazar edib aytt : n derviler tar-
kince kelm- perln zrn dilersin, man ve dini selmete ilettin, amm ban verirsin
ve deryda olursun ve biz dah senin ucundan gideriz ve nice serdrlarn balar ve
mlk-i Hrizm senin ucundan gider ve lem harabolur. eyh Mecd d-Dn, eyhin
kademine dt, az mddet sonra eyh in dedii zuhra geldi. eyh Mecdd-Din,
Hrizmde va'z ederdi ve Sultan Muhammed in anas nn va'zna gelir, ahynen ziya
retine varrd. Mddeler frsat gzlediler, t bir gece ki Sultan begyet mest idi, arzey-
lediler ki anamz mm Eb Hanlfe mezhebince eyh Mecdd-D' in nikhna gir
mitir. Sultan ziyde b-huzur oldu ve buyurdu ki, eyh i suya atm, attlar. eyh Nec-
med-Dne haber eriti, mtagayyir oldu, ban secdeye koydu, bir hayli zaman sonra
kaldrp dedi k i : Hazret-i Izzetten istedim ki olum Mecdd-Dnin hn-bahs iin
mlk Sultan Muhammedden ala, icbet buyurdu. Sultan a bundan haber verdiler,
begyet peman oldu, piyde Hazret-i eyhe geldi ve bir leen dolusu altun getirdi.
zerine bir kl ve kefen koydu ve ban yaln eyledi ve saff- i'alde durdu ve aytt :
Eer diyet gerek ite altun, eer ksas eyler isen ite kd ve ba.. eyh cevabnda bu
yurdu ki, nm diyeti senin mlkndr, senin ban gider ve ok halkn dahi ba gider,
biz dahi sizin ucunuzdan gideriz. Sultan Muhammed nevmd olup geri dnd ve an-ka-
rb Cengiz Han hurc eyledi (Nefaht tercemesi, s. 481-482). Bu garip menkabe, btn
kaynaklarda yazlm ve ok mehurdur. Devletah da, Cengiz in ortaya kmasn yine
bu yolda dier bir sebebe atfediyor ki, eyhlere atfedilen mnev nfzun azametini gs
termek bakmndan bilhassa nakle deer : Azamet ve kudretiyle pek marur olan
Sultan Muhammed Hrizmhla Abbs halfesi Nsr arasnda nefret ve soukluk
mevcut olduu cihetle, Sultan, Abbaslerin hilfete istihkaklar olmayp, bunun evld-
Alye mahsus olmas lzm geldii hakknda lim ve imamlardan fetvlar almt.
Maksad, Halfeyi hal' ve tard ile yerine Tirmiz sdtndan Hanzde All-Mlk
ik'd etmek idi ve bu maksatla Badad zerine yryordu. Nsr Halfe, mehur eyh
ahbd-DIn mer Suhreverdyi msleha iin sefaretle Sultan yanma yollard. eyh,
Nihvendde Sultann ordusuna mlk oldu. eyh, Sultann adrna girdii zaman,
Sultan onu ayakta tuttu; oturmasn teklif etmedi. O da, ayakta, Abbslerin uluvv-i
kadr menzileti ve onlarn bed-dusn almann fenal hakknda Sultan a beyanatta
bulundu. Aralarnda geen souk bir muhavereden sonra, eyh hibir netice elde ede
meden dnd ve Sultan a birok bed-dularda bulundu. Devletah, bu dulann kabl
YNUS EM RE YE KADAR ANADOLU DA TRK E D E B Y A T I 199

Hoca Ahmed Yesevnin lmnden sonra, bir yandan btn As


yada siys kargaalklarn tekrar artmas, dier yandan ise Muhyid-
Dn Arab gibi Zt- Bryi Ycd- Mutlak sayan geni ve serbest
telkkdere mlik mutasavvflarn, tasavvufu, felsef bir sistem hline
koymalar, mutasavvflarn adedini gittike artrm ve bu umum
nvan altnda trl trl adamlarn toplanmasna meydan vermiti.
Hakikaten, daha Gazl zamannda bile, tasavvuf perdesi altnda
Btniye akidelerini yayan ve ummletirenler yok deildi20; fakat
zaman, bunlarn saysn gitgide artryordu.
ite, Ouz Trkleri Anadoluda yerletikleri zaman, Islm lemin
deki tasavvuf cereyn bu ekil ve mahiyette bulunuyordu. Anadoluda

olunduunu muhakkak sayyor. Yine ayni yazar, Sultan Muhammed Hrizmhn,


Moullarla her karlat zaman ricl-i gayb tan, Ey kfirler, fcirleri katlediniz!
sesini iittiini ve bundan dehete urayp katm nakl ve aynen u fkray da ilve
etmektedir : Ashb- keften ve din ulularndan menkuldur ki, Cengiz ordusu nnde
birok ricalullh ile Hazret-i Hzrn rehberlik ettiklerini grrlerdi. Akl- ulem ve
hikmet-i hkem bu hikmet karsnda ciz ve mebhuttur. Ma'mfih, Cenb-i Hak
Kdir-i mutlaktr, dilediini yapar. eyh Necm d-DIn Kbr bu vesile ile u rub'yi
sylemitir :
j j j j j * <3 s

J j j t l *j j j c jJ
(Devletah Tezkiresi, s. 133-135). Cengiz Hann (( jj> - j -il CtJ Jj_J* oldu
unu gsteren bu garip fkralar, yle grnyor ki, ran mverrihlerinin siys fetnet-
leri eseri olarak sonralar icad ve ilve edilmitir. Hrizmhlarn tarihini en iyi ve en
yakndan bilen Cveyn de, Sultan Muhammed Hrizmhm Badad halfelerine kar
olan hareketinin ona uurlu gelmediini kaydediyor (Cihan-Gu, c. II., s. 122). Ter-
cm'e ve sfiyye menkbine it btn Arap ve Acem eserlerinde ahbd-DIn mer
Suhraverdnin hl-tercemesi ve annn ulviliine it uzun tafsilta tesdf olunur.
Onun bu vesile ile Er-Rislet'l-'smyye adl bir seyahatnme yazd da bilinmek
tedir (Fraen, Irdications Bibliographiques, 1845, s. 45, N. 149). Badad halifeleri ile
Hrizmhlarm mnasebeti hakknda Bartholdda Nesev'de, bn'l-Esr'de, Ravzatu s-
Sa/da da ayrca izahlara raslanabilir.
20 mm Gazl Et-Tefrika beyne'l-lslm ve'z-zendeka adl eserinde, vecd-i ulhiy-
yet in kendilerini du ve ibdet gibi dnya vazifelerinden mstani kldm iddia eden
bz sahte sfleri zikrederek, bunlarn tevkifini istemektedir (Ayasofya Ktphane
sindeki yazma nshadan naklen, C. Huartn slm Hukukunda Zindklar'na baknz;
Georg Jacob, Bektaschijje, Mnih, 1909, s. 44).
200 YNUS E M R E y E K A D A R A N A D O L U D A T R K E D E B Y A T I

Seluklu Devleti kuvvetlenerek birok Trk-slm merkezleri kuru


lunca, slm memleketlerinin umm an'anesine bal olunarak, ora
larda da tekkeler vcde geldi; etraftan gelen, veya orada yetien der
viler, eyhler Anadolu muhitinde de kuvvetli bir tasavvuf cereyan
uyandrmaa muvaffak oldular. Bunlar arasnda randan, Msrdan,
Irak ve Sriyeden gelmi birtakm mutasavvflar olduu gibi, Horasan
ve Mvernnehir Trkleri arasnda yetimi birok derviler, hatt
Ahmed Yesev tarkati mensuplar da vard. Bhassa Cengiz istilsndan
sonra, Trkistan ve randan, Hrizm den birok mutasavvflar, limler
bu muazzam put-perest istils nnde batdaki slm memleketlerine
ekddikleri esnda, biroklar da Anadoluya gelip yerlemilerdi21.
Dier btn slm hkmdrlar gibi, limlere ve mutasavvflara kar
eskidenberi byk bir hrmet Ve iltift gsteren Seluklu hkmdr-
larZ2, tabi onlara kar da ayni samim iyi kabl gsterdiler. Bilhassa
X III. yzyln ilk yarsnda, Anadolu, en bata Mevln Celleddin-i
Bm olduu hlde, birok byk mutasavvflar iin yerleecek bir yer
olmutu. /

21 Moullar, Hrizme mteveccih olduklar esnda, eyh Necm d-Dn Kbr,


ashabm ceme'tti. Bunlar altyzden fazla idi. eyh Sa'de d-DIn Hamev ve Radiyyd-
Dn 'Al Lala gibi bzlarma dedi k i : abuk kalknz, Doudan bir ate zuhur etti ki
Batya kadar yakacaktr. Ashabndan bzlan bunun def'i iin du etmesini temenni
ettiler; kbil deildir dedi. yle ise siz de bizimle beraber geliniz, Horasana gidelim
dediler; ben burada ehid olacam, dan kmaa mezun deilim cevabn verdi. Bu
nun zerine birok mrdler Horasan yolunu tuttular. Moullar Hrizm e geldikleri
zaman, eyh mtebaki mrdleri ile onlara kar kt. n ak bir hrka giymi, iki
koltuunu tala doldurmutu. Nihayet elindeki talar bitti, sinesine bir ok dedi, ekip
kard ve dp ld (H. 618). Kubravye tarkatinin kurucusu saylan eyh Necm d-
Din, byk bir mutasavvft; Mevln Bahd-DIn Veledin de onun mrdlerinden
olduu hakknda bir rivyet vardr. Onun dier balca halfeleri Mecdd-DIn Badd,
Sa'ded-Din Hamev, Baba Keml Cend, Radyy d-Dn Al Lala, Seyfd d-Dn B-
harz, Necmd-DIn Rz, Cemld-Dn Kyl gibi tasavvuf leminde yksek mevki'
shibi birtakm eyhlerdir. Celld-DIn Rm nin jj j S _^*L. S l l jl U ms-
raiyle balayan mehur manzmesinde Necm d-Dn Kbrmn ehidlik hdisesine
im vardr (Nefaht tercemesi, s. 480).

22 Sultan zzd-DIn Seluknin, eyhi eyh Mecdd-DIn shka ball, sonra


Birinci Al d-Dn Keykubdm ve mersnn Halfe Nsrd-Dn-Allh tarafndan
gnderilen eyh ahbd-DIn Suhraverdye hrmet ve ihtiramlan, aada grlecei
vehile Sultanl-ulem Bah d-Dn Veledin ve daha birtakm mutasavvflann gr
dkleri hrmet ve iltifat bu hususta birer delildir.
YNUS EM RE Y E K A D A R A N A D O L U D A T R K E D E B Y A T I 201

X III. yzylda Anadoluda tarikat yaymaa alan bu mutasav


vflar arasnda, Konyada Evhadd-Dn Kirmny i 23, Tokatta kendi
mrd ve mu'tekidi mehur Mu'nd-Dn Pervnenin24 yaptrd

23 Onunla konuan Muhyid-DIn 'Arab, bunun (H. 602 - M. 1205-6) tarihine rast
ladn sylyor (Nefaht tercmesi, s. 409). Bu vsta ile eyh Ebn-Necib Suhra-
verdye mensup olan Evhad-i Kirmn, uhd-i hakikate mzhir-i sver ile tevessl
eden ve Ceml-i Mutlak sver-i mukayyedatta gren mutasavvflardan idi. Bundan
dolay ahbd-Dn Suhraverd, ona mbted' derdi. (ayn eser, s. 660). ems Tebrz
ile mlkatlarnda, ems ona ne yaptn sorunca, Ay, su leeninde grdm ceva
bn vermi ve ems bunun zerine, Kafanda iban kmadysa niin gkte grmezsin?
suali ile dt haty m etmiti (ayn eser, s. 520). Evhad-i Kirmannin hsn-i z-
hirye pek ziyde meclp olduuna dir birok hikyeler vardr;

Cj ^ IJ
j I j

rub'sinin iri olan Evhad-i Kirmn hakknda Mevln byk bir hrmet beslerdi.
Nefaht shibi, eyh Ahmed Gazl, Evhadd-DIn Kirmn, Fahrd-Dn Ir'k gibi
byk mutasavvflarn hsn-i zhirye meclup olmalarn u sretle tevil ve zah et
mektedir : Ekbirden bz cemat ki ceml-i mezhir-i sr ve hiss mtlasna itigl
gstermilerdir; Hsn-i zan belki sdk- i'tikd evldr ki, onlarn ol mezhirde Hak
Sbhnehu ve Te'lmn Ceml-i Mutlakn mhede etmilerdir ve suver-i hsn ile
mukayyed olmamlardr ve eer bz kberdan onlara nisbet inkr vki' olduysa
ondan maksud oldur ki mahcuplar onu dstur bilmeyeler ve hllerini onlarn hllerine
kys etmeyeler (s. 662). Mevlnnn *j>- j\ ,_-Us \J\ UjlS'n tahzri, ite bu
gibi haller iindir. Sennin, j l f ^ ^ J* * jUij J -ji- l U _L.
matla'l mehur muvahhidne eserine nazire yazan (Devletah Tezkiresi, s. 98), ayrca
birtakm mvahhidne rub'leri olan (s. 210) Evhad-i Kirmnyi, mrd ve kirdi Ev-
had-i Marg ile kartrmamaldr. Devletah, mehur mutasavvf Emr Seyyid Hseyn
(lm : H. 718 / M. 1318-19) den sz ederken, ahbd-Dn Suhraverd mrdlerin-
den olan bu mutasavvf Kirmandaki eyh Evhadd-Dn tekkesinde eyh Fahred-
Dln-i rk ve eyh Evhadd-DIn (veft : H. 697 / M. 1297-98) ile berber halvet
kardklarn ve bu esnda rknm Lema't', Seyyid Hseynnin Zd'l-Ms-
firin'i. eyh Evhadnin mehur Terci'i yazarak Evhad-i Kirmni ye arzettiklerini sy-
sylyor (s. 233). Devletahn, Evhad-i Kirmnden sz ederken onun ahbd-Dn
Suhraverd mridi olduunu sylemesi (s. 210), bu vsta ile eyh Ebn-Necib Suhra-
verdye mensup olmasndan meydana gelen bir yanltr.
24 Mu'Ind-DIn Sleyman Pervne nin siyas hayat hakknda Anadolu Seluk
lularna it btn eserlerde uzun tafsilt vardr. Msr hkmdn Melik Zhirle muh-
bereleri, bu hkmdr tarafndan Abaka Han a gnderilmekle, Hann emri ile H. 676
202 YNUS EM RE Y E K A D A R A N A D O L U D A T R K E D E B Y A T I

tekkede Lemact shibi Fahrud-Dn 'Irky i 25, Kayseri ve Sivasta


Mirsd'l-'lbd shibi eyh Necmd-Dn Dyey i 26, yine Konyada
Muhyid-Dn Arabiyi ve onun eserlerine birok erhler yazmak sure
tiyle Vahdet-i vcut felsefesini btn o evrede yayan Sadrd-Dn
Muhammed b. shakul-Konevy i 27, onun mrdlerinden olup, yine

(M. 1277-78)da i'dm edilmitir. Celld-Dln Rm ile mnsebetine dir de menkb


kitaplarnda tafsilta rastlanr.
25 Devletahm rivyetine gre, H. 709 (M. 1309-1310) da ve Nefahat'a gre,
H. 688 (M. 1289-90) de amda vefat eden eyh Fahred-Dn b. brhim rk, Lema't'
ve Dvn' ile Acem mutasavvf irleri arasnda mhim bir yer tutar. Devletah, onun,
ahbd-Dn Suhraverdye mensup olup, sonradan eyhin emriyle Hindistana eyh
Bah d-DIn Zekeriyy-i Mltn yanma gittiini ve eyhin kzm aldn sylyor
(s. 215-216). Nefaht'ta, onun Hindistan dan dndkten sonra Haremeyni ziyaret
ettii ve oradan Rm cnibine gelerek Sadr d-DIn Konevnin sohbetine eritii ve
Fuss takrirlerini dinlerken o te sir altnda Lema't' yazd anlatdr. Mehur Mu'md-
Dln Pervnenin, ona mrd ve mu'tekid olup, onun iin Tokatta da bir tekke yaptr
dm da biliyoruz (Nefaht, s. 671 v.d.) Bu blmdeki 23 numaral notta Lema'at'm
Kirman da yazlarak eyh Evhad-i Kirmn ye arzedildii hakknda Devletah'dan
alman ifdenin doru olmad bu sretle de sbit oluyor. Tpk Evhad- Kirmn gibi
hidbzlkla tannan bu eyhin menkabeleri Nefaht'ta yazddr. Herhlde, bu eyhin
Muhyid-DIn Arab ve Sadred-Dn Konev te siri altnda kald aka anlalyor.
Lema't, eyh Ahmed Gazlnin Risle-i Sevnih'i tarznda yazlm tannm bir
eserdir. Mehur Sultan Ebl-Ksm Bbur, onun mtleasndan ok holanrd. eyhler
eyhi Sadred-Dn Muhammedr-Revs, onun bu husustaki bir sualine kar, eyh
rknin muvahhidne eserlerini, mahz- ikn vsl- irfn" olarak tavsif etmiti
(Devletah Tezkiresi, s. 233).
26 Necm-i Dye lakab ile tannan, Necmed-Dn Rz, Necmed-DIn Kbrnn
ashbmdan olup, terbiyesi eyh Mecdd-DIn e havle olunmutu. Cengiz istilsnda
Hrizm den Rm a gelmi olan Sadred-DIn Konev ve Celld-Dln Rm ile mlkat
eylemitir. Mirsd'l-'lbd ve Tefsr-i Bahr'l-Hakyk adndaki eserlerin mellifi olan
bu eyh, H. 654 (M. 1256)de vefat etmise de, ld yer kesin olarak bilinmiyor.
Badaddaki bir makbereyi ona nisbet ederlerse de kat' deildir. Mirsd'l-'lbd'm
evvelki bbmn ikinci faslnda, H. 617 (M. 1220-21)de Moul istils zerine bz der
vilerle berber Hemedandan kalkp, ertesi yl Erbil yolundan Rm diyrna geldii
ve Seluklu hkmdrlarmn adleti syesinde rna'mur olan Anadolu ehirlerinden
Kayseride ikmetle, Mirsd'l-'bd' orada yazmaa balad ve H. 628 (M. 1230-31)-
de Sivas ta onu tamamlad anlatlr (Nefaht tercemesi, s. 491-492). Mirsd'l-'lbd,
Karahisarl Ksm b. Muhammed tarafndan H. 825 (M. 1421-22)de Sultan Murad II.
nmna ve rd'l-Mrd ile'l-Murd adiyle Trkeye terceme edilmitir (eitli yazma
nshalar hakknda bibliyografya ksmna baknz).
27 eyh Sadred-Dn Muhammed b. shakl-Konev, Konya da domutur. eyh
Ekber, Konyaya geldikten sonra, Sadred-Dlnin babas lm ve vlides dul kal
Y N U S E M R E y E K A D A R A N A D O L U D A T R K E D E B Y A T I 203

eyh Ekberin bz eserlerini erheden Meyyedd-Dn el-Cendi28 ile


Ibnl-Frzm Kaside-i Tiyye'sine erh yazan Sa'dud-DIn Fergn-
y i 29 ve daha bu gibi birtakm tannm ahsiyetleri zikredebiliriz. Haya
tnda bunlar derecesinde n ve nfuz kazanamamakla berber, daha
sonra, ismi etrafnda btn bir menakip silsilesi teekkl ederek halk
arasnda bir tarikat yapcs gibi telkki olunan Hac Bekta Yeli de
X III. yzydda Anadoluda yetien mutasavvflar arasnda saylabilir 30.

mt. eyh Ekber bu dul kadnla evlendiinden, Sadre d-DIn onun mnevi terbiyesi ile
inkiaf etmi ve Vahdet-i Ycud meslekinin Anadolu da tutunmasna pek ok hizmet
etmitir. Zten eserlerinin ou, Muhyid-Din Arabinin fikir ve i'tikadlarn erh ve
tenkide mnhasr gibidir. Nefaht a gre Kelm-i eyhin nakkddr. eyhin mak
sdunu Vahdet-i Vcud meselesinde ve bir vehile ki akl- er'e mutbk ola, onun
tahkikatn tetebbu' etmeksizin kemyenbag fehmetmek myesser deildir ve bun
lardan dahi musannift vardr. Tefsir-i Ftiha, Meftihl-Gayb ve Fuss ve Fiikk
ve erh-i Hads ve Kitb- Nefaht- lh gibi (Nefaht tercemesi, s. 632). Saded-DIn
Hamev ve Necmd-DIn Dye gibi balca Necm-i Kbr halifeleriyle mlkat eden,
Hazret-i Mevln ile aralarnda karlkl bir samim muhabbet bulunan Sadred-DIn
Konevnin vefat, Mevlndan sonradr. Bir rivyete gre Mevln cenze namazn
kddrmay ona vasyyet etmise de, dier bir rivyete gre immete gemek zre ilerle
diinde bir ahka vurup kendinden gemi, Kdi Sircd-Dn immet etmitir (Sipeh-
slar tercemesi, s. 156). Eserlerinden bzdan ktphanelerimizde mevcut olan bu byk
mutasavvf, kird ve mrdlerine Muhyid-Dnin eserlerini erh ve takrir etmek ve
kendi eserlerini de bu mes elelere hasreylemek sretiyle Anadoluda Vahdet-i Vcud
meslekinin tutunmasnda ok byk hizmetlerde bulunmutur.
28 bnl-Frizn iirleri tarznda Arapa mutasavvfne iirleri olan ve hatt iki
beyti eyh rknin Lema'tnda zikredilen Meyyedd-DIn el-Cend, eyh Ekberin
Fuss ve Mevk'un-Ncm gibi eserlerini Sadred-DIn Konev nin tesiriyle erh ey
lemitir. Sonraki Fuss erhlerinin hemn hepsinin kayna, balca Meyyedd-Dlnin
erhidir (Nefaht tercemesi, s. 634-635).
29 bnl-Frizn Kaside-i Tiyye sini Farsa erh ile, eyhi Sadred-Dn Konevye
arzeden ve onun pek beendii Saded-Dn Fergnnin Menhicl-'bd ilel Me'd gibi
drt mezhebe dir ibdt meselelerine ve sulk dbna it mhim eserleri vardr
(Nefaht tercemesi, s. 635-636).
30 Bu hususta kitabmzn birinci blmnde verilen geni bilgi ve muhkemelere
baknz. (14 Bekt An'anesi. - 27 Yeseuden Gelen Tarikatlar). Amasyal Hsmed-
Dlnin ifhen verdii bilgiye gre, Krehirli eyh Sleyman b. Hseynnin Hicr 691
(M. 1291-92) tarihli vakfiyesinde mevcut mevkftn yeri belli edildii esnd j n
. . . j-. ^U-l I ibresine rastlamyormu. Hac Bekta Vel nin bu
tarihten nce vefat ettiini gsteren bu vesika, onun hangi devirde yaad hakknda
yukarda verdiimiz bilgiyi kuvvetlendirmi ve isbat etmi oluyor.
Bu bahiste Seyyid Mahmud Hayrn, Hac brahim Sultan gibi byk Anadolu
mutasavvflarndan bahsedilmemesi byk bir kusurdur, ancak, elimizdeki yazd kay
204 YNUS EM RE Y E K A D A R A N A D O L U D A T R K E D E B Y A T I

X III. yzyln son ve XIV. asrn ilk seneleri zarfnda Anadoluda


yaylm olan tarikatlar arasnda, bn Batttanm Tarkat- Abmedye
nmn verdii Ruf'liki de gryoruz. Yazar, Altunordu Devleti arz-
sindeki Macar ehrinde Ruf' tekkesine rastlad gibi, zmirde, Ber
gamada, Amasya civarnda Sonisada da Ruf' tekkelerine ve Ruf'
tarkati mensuplarna tesadf etmitir. bn Battta, Vsttan bir gnlk
mesafede mm-i 'Ubeyde karyesinde kabrini ziyret ettii mehur eyh
Eb 'Abbs Ahmed RufTnin tarikatnn Irakta ve ksm en-Irak ile
pek sk siyas ve ticr mnsebeti olan-Anadolu ehirlerinde yayd-
dn, hatt o esnda Irak Padiahna bal bulunan Sonisada Ahmed
Ruf' evldnn post-nin olduunu sylyor; bunlar bzan maiyyet-
lerine yzlerce dervi toplayarak Prin makberesini ziyrete gelirlerdi
ki, bn Battta byle bir zmreye rastlam ve onlarn rakseyleyerek
yanan atee girdiklerini, ate yediklerini ve daha bu gibi garip garip
hller gsterdiklerini yazmtr31.
Anadolunun o asrdaki hayat, sf likcereynnm btn halk taba
kalarna teammm ve siryetini icbettirecek bir ekilde idi; yukarda
Anadolunun o devirdeki siys hayatndan sz ederken anlattmz
gibi, siys merkeziyyet Birinci 'Aled-Dn Keykubddan sonra tam
miyle bozulmu, dhil verset kavgalar, Mogul istils, Rumlar ve Er
menilerle harbler, Anadolunun refah ve syiini mahvetmiti; sosyal
dzenin yokluunu gren, devaml karklklardan bkp ezilmi olan
halk, kendilerine bu dnyada nasip olmayan saadeti hi olmazsa hirette
temin iin tekkelere, eyhlere komaktan baka bir re bulamyor
lard. Mahall geici hkimiyetler teminine uraan Beyler de, halkn
bu umm temylne uyarak, eyhlerin madd ve mnev nfzundan
istifde iin her tarafta tekkeler, zviyeler yaptryorlar ve onlara zengin
vakflar ayryorlard. te, btn bu sosyal millerin tesiri altnda
Anadolunun eyhler, babalar yetitirmee nekadar elverili olduu
kolayca anlalr. Essen, o devirde yetien evliymn menkabeleri hak

naklarda bunlar hakknda pek az eye rastlanldn ve byle bir tedkik iin Anadoluda
er' kayt ve sicillere dayanarak mahall tedkikler yaplmas lzm olduunu i'tiraf
etmeliyiz.
31 bn Battta tercemesi (c. I., s. 197, 327, 335, 338, 360). Kuma nehri zerindeki
Macar ehrinde bn Battta, rakl ihtiyar bir Ruf eyhine rast gelmitir ki, bunun
zviyesinde Arap, Acem, Trk ve Rum fakirlerinden evli ve bekr altm-yetmi kii
sadakalarla yayordu.
YNUS EM RE YE K A D A R A N A D O L U D A T R K E D E B Y A T I 205

knda yazlm birtakm eserlerle ir tarih kaynaklar da, bu hussu


kuvvet ve kesinlikle teyid eylemektedir32.
Trkistandan, Hrizmden, Horasandan, Sriye ve Irakdan
Anadoluya gelen derviler arasnda Yesevye tarikatna mensup birok
kimseler bulunduunu birinci blmde uzun uzun anlatmtk; fakat,
Ehl-i snnet akidelerine safvet ve kesinlikle sk skya bal bulunan bu
hakik zhidler Anadolu fikir ve i'tikad muhitinde, birok sebeplerden
dolay, bir mnev hkimiyet elde edememilerdi. Bir defca, eski Yunan
- Roma ve Hristiyan fikir an'anelerinin kalntlarn iine alan bu muhit,
yukarda sylediimiz gibi, dar ve zhd telkkilerin dnda, geni fel
sef telkkileri kabl edebilecek bir kabiliyette idi; kincisi, Konya da
epeyi uzun bir mddet yaayan Muhyid-DIn 'Arabinin ve onu ta'k-
beden birok mhim tilmizlerin tesirleri altnda serbest Anadolu mu
hiti Vahdet-i Vcut felsefesiyle iyiden iyiye dolmu bir hle geldii iin,
Trkistandan ve Hrizm den gelen Yesev dervilerinin zhidne ve
mttekyne telkkderi ister istemez orada geniliyor, daha serbest ve
felsef bir ekil alyordu33. ncs, Btniyye akideleri slm le-

32 nce Fars lisniyle ehnme tarznda yazld hlde, sonradan Lrendeli ikr
adl biri tarafndan nesre evrilerek terceme edilen Karaman Tarihi'nde buna dir
birok - ksmen menkabev - rivayetler vardr: Mesel, Karaman Beylerinden Nured-
Dln Bey in Sivasa geldii zaman, mehur Baba llyas a b'at ettiini hrka-p-i
uzlet olarak yedi sene maaralarda vakit geirdikten sonra Nured-Dn Sf adn
aldn ikr yazyor. Ondaki tafsilta gre, Beyler in mvere meclislerinde mut
laka eyhler de bulunuyor, rylar onlara ta'bir ettiriliyordu. Yine ayn yazar Sel
uklu Hkmdnmn Hazret-i Mevln ile dim danmalarda bulunduunu, sonra
Karaman Beyi Mehmed Bey Konyay zaptedince yine ayni tekkeye keml-i tevazu*
ve 'ubudiyetle koarak, Mevlnnn nfzu syesinde tahribt ve katl-i m icrsndan
vaz getiini, tammiyle menkabeye yakacak hayl tafsilt ile uzun uzun anlatyor
(Bursah Thir Beye it nshadan) [ikrnin XVI. yzylda Trkeye tercme ettii
bu eser, Mesut Koman tarafndan (ikr Tarihi, Konya, 1946) bastrlmsa da iyi bir
neir deildir], Mevlnya it eitli menkb kitaplarnda da, bunu kuvvetlendiren
birok tafsilt vardr. Sipehslar'da, ehzde Keygatunun - Konyaya gnderdii
elinin bz serkeler tarafndan katli mnsebetiyle hiddetlenerek - Konya ahlisini
katl-i 'ma karar verdii hlde, ryasnda, o esnda vefat etmi bulunan Hazret-i Mev-
lny grerek bundan vaz getii ve hatt bizzat Mevln trbesini ziyaret ederek
birok kurbanlar kestirdii ve sadakalar datt yazldr (s. 140 v.d.).
33 Orta-Asya daki Trk sflii ile Anadolu daki Trk sfiliini karlatrrken bu
milleri hibir zaman gzden kaybetmemelidir. Sosyal evrenin basks, oralarda te
ekkl eden ve gelien tarikatlar zerinde tabi messir olur. Biz, evrenin mutasavvflar
zerindeki bu tesirini gstermek zre Mevlnnn kendi ifdesine mracaat edeceiz;
206 YNUS EM RE Y E K A D A R A N A D O L U D A T R K E D E B Y A T I

minin her tarafnda ve bilhassa, Anadolu ile pek sk madd ve mnev


balar olan Sriyede, o esnda derin bir srette yerlemiti34; bu yz-

Mevln, kendisinin Konyada iir ile itiglinden bahsederken, buna sebep olarak
olarak muhitin icaplarn u sretle gsteriyor : Ben o kadar gnl alma isterim ki,
mesel yrn geldikleri zaman, sklmasnlar diye iir sylerim. Bir mddet iiri terke-
diyorum; hlbuki nlar yine iir sylememi istiyorlar. Yoksa ben nerede, iir nerede!
Vallahi ben iirden bzrm, benim yammda iirden fen birey y o k ... nsan bakmah,
falan ehirde ne meta' geiyorsa hemen ondan alp satmal; velev ki o en aa birey
olsu n ... Ben nekadar mddet tahsil-i ilm ettim, nekadar meakkat ektim. Sebebi:
Fuzal ve muhakkikine mebhis-i liye arz iin : Hlbuki Hak Te'l btn o ilimleri
burada topland, o meakkatlerin hepsini buraya getirdi ki, ben bu ile megl olaym.
O byle istedi, ben ne yapabilirim! Bizim vilyette ve bizim kavmimizin iinde - yni
Hrizmde ve Hrizmliler arasnda - irlik kadar utan verici hibirey yoktu. Biz de
eer kendi vilyetimizde kalsaydk, onlarn tab'atna uygun srette yaardk ve onlarn
istedii tarzda alrdk. Mesel ders okutmak, kitaplar tasnif etmek, mev'iz ve nasi-
hatta bulunmak gibi (Fihi m Fh'den naklen Sipehslar tercemesi, s. 96-97).
Hakikaten seyyah bn Battta, o esnda Altunordu devletine tbi' olan Hrizm
ahlisinin din ilerdeki ihtimmn u sretle anlatyor : Namazda, baka yerde em
salini grmediim gzel detleri vardr. yle ki, mescidlerinde olan mezzinlerin her-
biri mescid civrnda kin hnelerin cmlesini dolap namazda hazr bulunulmasn
ihtar eder. Bir kimse cematla namaza gelmedii srette, mm cemat huzrunda
onu dver. Her mescidde onun iin bir kam asl bulunur. Bundan maad cematla
salt trik olan kimseden be dinar alnarak mescidin meslihine, yhut fukara ve
meskinin it'mna sarfolunur. Bu det zaman- kadmdenberi orada bk bulunduu
cmle-i rivyettendir (s. 405). Bu son cmle, din ilerindeki bu ihtimmn yeni birey
olmayp, eski zamanlardanberi devam ettiini, bu yzden daha Hrizmahlar devrinde
bile Hrizmde bu gibi detlerin bulunduuna hkmedebileceimizi gsteriyor ki, Mev-
lnmn yukarki ifadesi de bunu kuvvetlendirir. Yoksa daha Yarguyu bile kaldr
mam olan (s. 408) Altunordu devletinin mill ve ok serbest idresi altnda bu gibi
slm a'aneler teekkl edemezdi.
34 sm'llik ve onun besi -mesel Karmatlk gibi- ir btn itikadlar men
suplar, hakikat hlde slm akidelerini ortadan kaldrmak ve siys hakimiyeti de
ellerine almak iin zhiren bin trl ekillere girerek alyorlard. Bu mesleklerden
herhangibiri halk nazarnda fen grlerek iddetli ta'kibta urarsa, bu ta'kibattan
kurtulan Btnler dier bir isim altnda yeniden meydana karak, akidelerini yeni
yeni isimler altnda ner ve telkine gayret ederlerdi; bu yzden, hakikatte Btniyye
akidelerine slik birtakm adamlarn, rollerini mahret ve muvaffakiyetle yapmak iin
tasavvuf perdesi altnda gizlenmeleri ve hatt Panteist eklinde grnmeleri ok tabidir.
Anadoludaki Btnlerin byk ksm, Anadolu ile fikr ve ticr mnsebetleri pek sk
bulunan ve eskidenberi Btniyye akidelerine bir snak olan Sriyeden gelmilerdir;
aada grlecei gibi, zten Sriyede, tasavvuf perdesi altnda birtakm btnlerin
bulunduunu biliyoruz. Hulgnun, Alamut kal'asn zabt ile Ism'illeri yok etme
sinden sonra kap kurtulan birtakm btnlerin de Anadolu ya gelerek tasavvuf perdesi
YNUS EM RE Y E K A D A R A N A D O L U D A T R K E D E B Y A T I 207

den, i bu kadarla kalmamakta, tasavvuf perdesi altnda - zamann m


saadesinden faydalanarak trl trl oyunlar oynanmakta idi. Ekse-
riy birtakm siys emeller, ihtiraslarla mterfk olan bu rafz ve
i'tizl hareketlerinin Anadolu tarihinde en eski ve en mhimi, mehur
Babaler hdisesidir : Sultan Gysd-Dn Keyhusrev zamannda,
Horasanl Baba-lyasm mrdlerinden Baba shk, grnte eyhi
namna -hakikatte daha fazla kendi hesabna- Amasya, Tokat, Sivas
havlisinde birok tarafdrlar peyd ederek Seluklu devletine kar
isyan edip, Seluklularn o zamanki za'fmdan faydalanarak, olduka
nfz kazanyor; hatt Gysd-Dn, bunlara kar Konyay bra
karak, ile ve hzinesiyle Kubdiye hisarna ekilmee bile mecbur
oluyor. deta yeni bir din neri ile etrfna kendi iin cann fedaya
hazr hakik mminler toplayabilen Baba shk, nihyet Mbrizd-
Dn Armaan Sh tarafndan Amasya da muhsara ve esir edilerek
i'dam olununcaya kadar (H. 637 / M. 1239-40), Seluklu devletini epe
yice uratrm, yormutur36. Anadolu fikir tarihinde ok mhim bir

altnda tahrik ve fesatlara kalkmalar ok tabiidir. Esasen, yukardaki tafsilttan an


lalaca gibi, Anadolu muhiti byle bir hareket iin pek elverili idi. te bu bakmdan
gerek Babaler ayaklanmasn, gerek Ahler tekiltm, gerek Huruflik ve Bektlik
hareketleriyle, bunlar ta'kip eden din hareketleri, esas i'tibariyle Btnlikten km
sayabiliriz. Ancak, bu esasl mile, bu hareketlerin hepsinde ayr ayr birtakm ikinci
derecede miller daha eklendiini de unutmamaldr. leride Azerbaycan ve Horasan
shasnda da Btniyye akidelerinin vcde getirdii bz hareketlerden ve bu mesleke
mensup bz irlerden bahsedeceiz.
35 Necib Asm ve Mehmed Arif, Osmanl Tarihi (s. 444). Hammer, tarihi Cen-
nbden naklen : Baba Ilyas ile eriki shkn derdest edildiini, lkin malbun galibin
fikrini teshir etmesi zerine, Celld-Dn ile arkadalar olan ir Mevlevi eyhlerinin
saraydan ekildiklerini sylyor (c. I., s. 80-81). kir Paa da : Bu aralk nbvvet
veya islh- leme memuriyet iddisyle zuhur eden Baba Ilyas Horsan nm serseri
eyhin Amasya civarnda bit-tekil Babaler nmn alan avenesi, bulunduklar kt'ay
kan ile ate iinde braktklarndan, Gys d-DIn hafiyyen Erturulu bunlarn def' ve
terbiyesine memur eylediinde, Erturul Amasya civarnda at nm mevk'de onlara
atp baskn ederek kffesini tarmar etmitir ( Yeni Tarih-i Osmn, c. I., s. 139) tar
znda bilgi vermekle berber, kaynan aka bildirmiyor ki onu inandr saymamak
iin, bu bir sebeptir; essen Erturulun bu mes ele e alkas hakknda ilk kaynak
larda hibir ey mevcut deildir. akayk Tercemesi'nde Baba Ilyas Acem nm altnda
bu eyhten ve bu vak'adan u sretle bahsediliyor : Amasyada skin idi. Cenab-
me'l nisb mazhar- kermt- semiyye olman ok kimesne na irdet getrb
dervileri Babal demekle mehur oldu; Sultan Gysd-Dn b. Ale d-DIn, ol tifenin
hurcunu ihtiml verib, sflerini katl-i 'm eyledi. Kendi dahi ok zaman gemeden
208 YUNUS EM RE YE K A D A R A N A D O L U D A T R K E D E B Y A T I

yeri olmasna ramen, henz pek mbhem bir srette tedkik edilebilen
bu Babaler hdisesi hakknda pek kesin bilgimiz olmamakla berber,
Anadoluda Ehl-i snnet i'tikdma muhlif rafz ve i'tizl hareketlerine,
sonralar Bedrd-Dn Simv hdisesinden balayarak, bu son zaman
lara kadar devam eden birtakm vak'alarm meydana gelmesinde, Kzl-

kullarnn elinden kute olub, nesilleri mnkat' oldu. eyh Muhlis Baba, Yunanda
alt ay padiah olduktan sonra, Baba Ilyasn sflerinden Nured-Dn ismindeki sfnin
Karaman adl be yanda bir olunu Yunan tahtna icls eyledi (s. 23). Bu, Karaman-
llarn menei hakknda Cennbnin verdii bilgiden alnm ise de, esasen o bilgi de
inandabilir deildir. Yine ayn eserde, eyh Muhlis Bahadan sz edilirken, haiyede
Cengiz fitnesinde Rma gelip Amasya yaknnda bir yerde vatan edinen Horasanl
Baba llyasn olu olduu da zikrediliyor (s. 22). Sultan Orhan devri eyhlerinden me
hur Geyikli Bahann Seyyid Ebl-Vef - akayk'a gre Seyyid Ebl-Vef-yiBadd-
tarkndan ve Baba Ilyas mridlerinden olduunu biliyoruz (akayk Tercemesi; s. 32;
k Paazade, s. 46). Bize gre, bu husustaki en doru bilgiyi, Sahif'l-Ahbr topla
mtr : 637 senesi eridikde umeyad a'mlinden Kefersud nahiyesinde Baba shk
nm bir mfsit zuhra gelib, huru eyledi. Bu habis, aslnda izhr- zhd ve riy ve
dnyadan i'rz sretinde grnb Trkman tifesinden vesir ehl-i kur sde-dillerinden
kendiye vfir mrd ve mu'tekd peyd eyledi ve bir mikdar hokkabazlk dahi bilb ol-
u'bedeleri kermet olmak zre halka satard. Sonra Amasya taraflarna varb ol nevhde
da banda bir maarada mekn tuttu ve kendi has mrdlerinden gayri yanna kim
seyi getirmez oldu. Bir mddet bu minval zerine hareket eyleyib kbet mrdlerini
irsl ve halk igv eyleyib, bir gn alem-i ikk ref'eyledi ve gya taraf- Haktan bu hu
susa memur olmak zre izhar kdd ve bana cem' olan evb ile hareket eyleyip
Amasya ve Tokad nevhsine sl-i dest-i tearruz' eylediler ve eridikleri memliki
gret ve mlk olduklar mery mnhezim kldlar. Bu haber sem-i pdiaha vsl
buldukda, Mubrizd-DIn nm bir mte'ayyin Bey ini irsl eyledi. Yarb ak-i mer-
kmu ahz ve mridleri ile salb eyledi. Liv-yi ekveti altna cem* olan grh-i mfsidn
kaziyyeden haberdr olduklarnda mteferrik ve perian olub er- rlar ry-i arzdan
bertaraf oldu. Ol mel'n h smme h Baba shak hakknda Peygamber dir diye
i'tikd ederlerdi (Sahifl-Ahbr tercemesi, c. II., s. 568). Muhtelif kaynaklardan alnan
bu bilgi, Baba Ilyas n, Cengiz istils nnde Horasan dan gelmi bir mutasavvf ve
Seyyid Ebl-Vef mridi olduunu, Baba Ishakn teviki ile Babalerin kard
synn Sultan Gysd-DIn tarafndan bastrldktan sonra eyhin afvedildiini, Muhlis
Paay onun olu saymak lzm geldiini gsteriyor. Hseyin Hsmeddin, Amasya
Tarihi'nde bu mesele hakknda uzun ve mhim tafsilt vermekte ise de, ne yazk ki
kaynaklarn ak bir ekilde belli etmemitir; ona gre, Babaler isynm hazrlayan
Baba shak Kefersd, aslen Rum dnmesi olup, Sivas Kads Ebu Abdullah Muham-
medden l'lii ve btmlii renmi ve lmnden sonra Baba llyas a intisab et
mitir. Muhtelif entrikalarla kendisine zemin hazrlayan bu adam, H. 637 (M. 1239-40)-
de ortaya karak kendisini Emrl-m'minn i'ln etti. Konya zerine yrd. O es
nda Sa'ded-DIn Kpek adl Rum dnmesi bir nedm Seluklu Sultamn kandrd
gibi, ayn zamanda Trabzon Kral da Seluklu memleketlerine hcum etti. Nihyet
YUNUS EM RE YE K A D A R A N A D O L U D A T R K E D E B Y A T I 209

balk, Bektlik gibi taifelerin teekklne bu Babaler hdisesini


mhim bir balang saymak yanl bir hareket deildir grndeyiz 36.
Buna benzer daha sonraki hdiselerin tedkikinde, bu devirden kalan

Sa'de d-Dnin i'dnndan sonra, Mbrizd-DIn Armaanah Amasya, Tokat, Sivas


havlisini istil eden bu yalanc peygamberi Amasyada yenerek yakalatt ve ldrtt.
Baba lyasa gelince, Behcet't-Tevrih'e gre H. 545 (M. 1150-51)de Sultan Mes'ud
Seluk tarafndan bin ettirilen Hankh- Mes'd eyhlerinden olup, H. 628 (M. 1230-
31)den balayarak hret kazanan Horasanl ca' d-Dn Ilyas b. 'Ali Horasndir ki,
H. 637 (M. 1239-40) de Baba shk vak'asnda parma olmakla berber, afvedilerek
Amasya yakmndaki iftliine gnderilmitir (Amasya Tarihi, c. I. ve II.); bununla
berber, nasl ve ne gibi kaynaklardan ahnd mehul olduu iin, bu tafsilt o kadar
i'timada lyk deildir. Herhlde bu ayaklanmamn din-siys mhiyeti, onun bir
Batn ayaklanmas olduunu gsteriyor.
38 bn Battta, gezdii yerlerdeki Anadolu halknn hepsi Hanef olup, ilerinde
Kadiri, Rfz, M'tezil, Hric, Mbtedi' bulunmadn ve Cenb- Hakkn onlar bu
faziletle ykselttiini syler (s. 310). ehirlerdeki Haneflik hakkndaki bu iddia tam
miyle dorudur; ancak Anadolu da 1tizl mezhepleri erbabndan kimseler bulunmad
hakkndaki iddiaya inanmak, daha X III. asrdaki o kadar mhim Btn ayaklanmala
rm bildikten sonra, elbette mmkn olamaz. bn Battta, Sinobta bulunduklar es
nda kendilerini Rfz zanneden Nib Sultann, meseleyi tahkik iin bir tavan gn
derdiini ve onu yediklerini grdkten sonra bu s-i zannn da yok olduunu yazyor
(s. 357). Lisnn bilmedii Anadolunun balca ehirlerinde -be gn ikmet eden bir
yabancnn mahedesi, ancak bu kadar doru olabilir; ehirlerde Haneflerin taarruz
larndan kurtulmak iin eitli tasavvuf ekilleri altna giren ve yalnz yabanclardan
deil, hatt tarikatn henz balanglarnda bulunan sliklerden bile hakik mhiyetini
saklayan Btnlik, bilhassa gebe Trkmenler arasnda, onlarn daha Islmiyetten
nceki birok det ve an'anelerini ciz ve mbah grd iin, ok yaygn ve umm
bir hlde idi. Herhlde Anadolu daki Hanef Mezhebindeki ehir ahlisi, o asrda, bir
takm tavan yemez rfzlerin mevcdiyetinden haberli bulunuyordu. Siyas hkimi
yetlerini Anadolu da devam ettiren Moul hkmdrlanndan bzlarnm eitli birtakm
sebeplerle i'tizl hareketleri tervi etmeleri, yhut da bu hakikate yakn bir nokta-i
nazara gre, mezheb hrriyetine riyeti kendilerine eski bir an'ane ittihaz ettikleri iin
Ehl-i snnet i'tikadlanna muhlif akideler yayanlara kar ho grr ve kaydsz davran
malar da, Anadolu da Btnlikin yaylmasn kolaylatrmtr; Sultan Mehmed
Hudbende devrinin bu hususta ok mhim bir tesiri olduu kolayca tahmin olunabilir.
Essen ondan baka, Trklerle mnsebette bulunan eitli memleketlerde trl trl
Btniyye mezhepleri mevcut idi : Lazkiye ve Haleb havlisi ile, 'Amik ovasmn hemen
kmilen Trkmenlerle meskn olduu X III. ve XIV. asrlar esnsnda, o havlde, me
sel Sermn gibi ahlisi Aere-i mbeereye ve bunun neticesi olarak on rakamna
kfreden ehl-i sebb ile meskn yerler, sonra muhtelif kalclarda yaayan Ismller,
Nuayrler gibi birok deiik mezhepler erbb da mevcut idi. Irak- Arap ve Acemde
yaayan Trkmenler de tabi birok kuvvetli te sirler altnda kalyorlard (bn Battta
tercemesi, s. 65, 74, 76, 79, 81, 84). Anadolu din tarihinin ve bugnk Trkmen i'ikadlan
F . 14
210 YNUS EM RE YE K A D A R A N A D O L U D A T R K E D E B Y A T I

rafz ve i'tizl tohumlarm daha sonra dier birtakm millerin, hatt


dardan gelen baka fikirlerin tesiri altnda gelimi saymak tabi
olmakla berber, bu ilk hdisenin ehemmiyeti de hibir sretle inkr
edilemez. Essen bu X III. yzyd esnsmda Burak Baba37, Sleyman
Trkmn38 gibi birtakm tannm Trk mutasavvflarnn da tasavvuf

ile Kzlbalkm tedkikinde bu cihetleri hi ihml etmemelidir. Bektlike gelince, bu


tarikat, sonralar Hurflikin girmesi ile bozulmu vemhiy eski etini kaybetmi ol
mayp, essen birksm Btnlerin, belki de Babaler ile, onlara pek yakn olan Abdal
larn ve Ahilerin evvelce de sylediimiz gibi tarih mhiyeti oktan unutularak menka
beleri halk arasnda dolaan Hac Bekta Velye meslek isnd ederek yeni bir isim al
tnda meydana kmalarndan vcde gelmitir. shak Efendi ile ona dayanan baka
btn Avrupal aratrclarn bu husustaki fikirleri yanltr.
37 Hseyin Hsmeddinin 'kd'l-Cumn'dan naklen verdii geni bilgiye gre,
Burak Baba essen Btniyye akidelerini Amasyada ner ve umumletirmekle urar
iken, H. 670 (M. 1271-72)de Msr a kamaa mecbur olan ve Msrda hull ve ittihda
dir sarfettii bheli szlerden dolay hkmdr Melikz-Zhir Baybars el-Bunduk-
dr huzrunda toplanan bir limler meclisinde sorguya ekildikten sonra dvlen ve
tedib olunan ve oradan kalkp Abaka Han yanma giden Hnkh- Mes'd eyhi Aybek
Baba nm halfesidir (Amasya Tarihi, s. 405-408). Yine Hsmeddin Efendi Ikd'l-
Cumn'dan naklen, bunun aslen Tokadl olup takriben H. 655 (M. 1257-58)de doan,
Amasyada Aybeg ve Ahmed Babalardan feyz aldm, iri gvdeli ve gayet pis bir
adam olup, ehirden ehire gezdiini sylyor : Belinden yukars btn plak olup,
aasna krmz bezden bir futa balam, bana hafif bir krmz sark eklinde tlbend
sarm ve iki tarafna manda boynuzlar raptetmiti. Elinde gayet uzun ve byk bir
nefir, kabaktan ma'mul byk ve siyah bir kekl olup, ay gibi oynar, maymun gibi
syler, gyet murdar idi. Ayni hl ve kyafette daha sekiz-on refiki olup, bunlarn elinde
zilli defler olduu hlde gittikleri yerlerde bir dire eklinde durup bunlar alar, Burak
Baba oynard. Burak Baba hull mu'tekd, hireti mnkir tam bir mlhid idi. Kffe-i
muharremt mbah addeder ve Cenb- Hakkn iptid Hazret-i Al ye hull, bdeh
Sultan Hudbende ile ittihd ettiini iddi ederdi. ehveti galip olup gzellere Tanr
der, nlerinde secde ederdi. am a gittikte u'ar bunu hicvetmilerdi. Maa'mfih bu
ahvl-i garibesiyle berber, mhim bir mutasavvf-ir olduu mervdir. Bunun ib-
niyye mezhebinden olduu am ahlsince anlalmakla hadd-i er' vurulmu ve yedii
dayaktan mteessiren 706 Zilka'desi evhirinde amda vefat etmitir (Amasya Tarihi,
s. 460-464). Bu gn Burak Bahaya isnd edilen bz sfyne szler vesair birtakm
an'anelerle kalenderne hayat tarz, onun halk vezni ile sfiyne manzmeler yazan bir
halk iri, bir ozan olduunu tahmin ettiriyor.
38 Hicri 714 (M. 1314-15) tarihinde am da len eyh Sleyman Trkmn, Burak
Babay ok hatrlatan bir ahsiyettir. Arkasna eski-psk bir esvap giyen, yerinden
az kalkp az syleyen bu Trkmen mutasavvf, Ramazanda oru tutmaz ve namaz
klmaz, fakat kermetler gsterirdi. mam Yfi' bu garip tezd halletmek iin, onun
bu hlini setr-i hl e atf ediyor ve namaz kimse grmedii zamanlarda kldm ve
YNUS E M R e y E K A D A R A N A D O L U D A T R K E D E B Y A T I 211

perdesi altnda ok serbest birtakm fikirler ve akideler telkin eyledik


lerini unutmamaldr. Yine bu X III. yzyl esnsnda, dier birtakm
Trk memleketlerinde olduu gibi Anadolu da da Ahdik ad altnda
ok mhim ve ok yaygn bir meslek-tasavvufi bekrlar zmresi bulun
duunu ve bu Ahderin, Osmanllarm ilk zamanlarnda mhim bir vazife
grdklerini gerek tarih kaynaklar araclyla, gerek seyyah bn
Batttamn naklettiklerine dayanarak biliyoruz39. ite, bu Ahler,

zhiren yedii eyi boazndan indirmediini iddia eyliyor (Nefaht tercemesi, s. 652).
Herhlde bu Trkmen eyhinin Btniyye akidelerine slik ve belki de Anadolu Babale-
rinden olduu ok muhtemeldir. X III. yzydda yine amda eyh Ali Krd nvanl
bir meczba rastlyoruz ki er'e muhlif trl hareketlerde bulunur, hatt, ekseriy
avret yerini aar, fakat buna ramen birok kermetler gstererek am halkm teshir
eylerdi; hatt eyh ahbed-Dn Suhraverd ama sefretle geldii zaman, onu bil
hassa ziyret etmiti (ayn eser, s. 652-653). te btn bu tafsilt, X III. yzyl esn-
snda Btniye akidelerinin, Anadolu da ve Sriyede nasl kuvvetle yerlemi olduunu
izaha yeterlidir. Tarihen bilinen bu Btniyye reislerinden baka, Trkmenler arasnda
oba oba dolaarak propaganda yapan daha kim bilir bu gibi nekadar Babalar vard.
Sipehslar Menkbi'nde Hazret-i Mevlnmn Evld hitbna mazhar olan Sel
uklu Hkmdn Rknd-Dnin, klelerinden birinin tevikiyle, o aralk Konyaya
gelip her gece cinnlerin ziyretini kabl ettii rivyet edilen Buzagu adl ihtiyar bir
sfyi ziyrete gittii ve konuma esnsnda Buzagu, Sultan a, Evld! diye hitabettii
cihetle Hazret-i Mevlnnn bundan mteessir olarak, yle ise, biz de baka evld
buluruz! dedii yazldr (s. 117-119). Bu, Buzagu adl ihtiyar Baba, Sipehslra gre,
avamdan bir kimse imi. Bizim grmze gre bu adam, o esnda Anadolu yu deta
kaplam olan Batnlerden biri idi. Mevlnnn bu hdiseden mteessir olarak Osman
Gzyi kendisine mnev evld ittihz ettii ve o gnden balayarak Seluklu hame
tinin snmeye yz tutarak, Osmanl hnedamnm ykselmeye balad hakknda bz
tarihlerde mevcut rivyet bundan galat olup, bir tarih kymeti hiz deildir. Yukanda
Babalerden sz edilirken Cennb ve Hammerin, Onlarn Seluk hkmdnn teshir
ederek, bunun neticesinde Mevln ile Mevlevlerin saraydan ekildiklerini yazdm
sylemitik; ite Cennbnin bu ifadesi de, yukarki vak'adan muharref olabilir.
39 Anadoludaki Ahler tekilt hakknda en fazla bilgi, X IV. yzyln ilk yan
snda o havlide gezmi olan bn Battt mn Seyahatnme'' sinde vardr. Ahiyye-i
fityn yni Gen Kardeler nvn altndaki bu meslek-tasavvuf tekilta yalmz
Trkler arasnda rastlamyor. bn Battta, Antalyadan balyarak Burdur, Glhisar,
Ladik, Milas, Barin, Konya, Nide, Aksaray, Kayserye, Sivas, Gm, Erzincan,
Erzurum, Birgi, Tire, Manisa, Balkesir, Bursa, Grele, Geyve, Yenice, Mudurnu, Bolu,
Kastamonu, Sinop gibi eitli Anadolu ehirlerinde ve Altnordu devletine tbi' Azak
limamnda Ah zviyelerine rastgelmi ve onlara misafir olmutur. Bu sretle pek ya
kndan temas ettii Ahler hakknda u mhim bilgiyi veriyor : Ahler Bild- Rmda
skin Trkmen akvmmn her vilyet ve belde ve karyesinde mevcuddur. Ecnibe
ibrz-i refet ve futuvvet, t cmna ve if-yi havyicine musra'at, cebbireyi tenkil ve
212 YNUS EM RE Y E K A D A R A N A D O L U D A T R K E D E B Y A T I

Ftvvet meslekine slik olup, senetlerini Hazret-i 'Ali vstasiyle


Hazret-i Peygambere kadar gtrrler ve dier sflerin hrkalarna
karlk Ftvvet alvar giyerlerdi; ilerinde birok kaddar, mderrisler

imh ve a'vn- zulm ve te'add ile bunlara iltihak eden eirry kati ve ifn hususnda
bunlarn dnyada misli yoktur. Oraca Ahi, gayr- mteehhil ve mcerred genlerden ehl-i
sm'at ve sirenin bil-itima' kendilerine reis intihab ettikleri adama tlak ve bu cemi
yete dahi Ftvvet tesmiye edilir. Reis, bir zviye in ile kalie ve ir muhta oldu
u ey ile tefri ve kandil ta'lk eder. Rfaks gndz isthsl-i esbb- m'iete alp
badel-asr meksbatn reise getirir. Bununla meyve ve taam ve zviyede sarfolunan
dier mevadd satun alnr. O gn beldeye bir misfir gelirse, zviyelerine mihmn ederler
ve alman eylerle ana ziyafet ekerler. O kimse avdetine kadar onlarn misfiri olur.
Bir kimse gelmedii hlde, ekl-i ta'm iin toplanp yemek yerler, tegann ve raks
ederler ve sabahleyin icr-yi san'ata giderek ba'del-asr yine kffesi kazandklarm reise
getirirler. Bunlara Fityn ve reislerine de Ah derler. Dnyada anlardan ziyde efl-i
cemle shibi grmedim (bn Battta tercemesi, s. 312-313). bn Battta bundan sonra,
Antalya daki zviyeyi ta'rif ediyor : Zviye nefis Rm kalieleriyle mefr ve Irak
camndan birok avizeler ile mzeyyen idi. Misfir odasnda be pl-sz vard; pl-sz,
bakrdan ma'ml ra pyeye tesmiye olunur ki, aya olup banda bulunan yine
bakrdan bir nevi' kandilin, ortasnda fitil iin bir enbb vardr. Bu kandil, erimi i
ya ile doldurulur ve yanna yine ya ile meml' bakr evn vaz' olunur. Orada fitili
dzeltmek iin mkrs da mevcuddur. Ahilerden biri bu kandile bakar ve kendisine
rac denir. Orada ubbndan bir grh tekil-i suff ederek arkalarnda kaba dan
libas ve ayaklarnda mest bulunur. Her birinin belinde olan kemere iki zira' tlnde
bir bak asldr. Balarnda softan beyaz kalensve olup, her kalensvenin tepesinde
bir zira' tlnde ve iki parmak arznda bir taylesan mevcuddur. Bunlar toplandklar
vakit, her biri kalensvesini karp nne koyar. Banda zer-duhnden, yhud sireden
yaplm ve manzaras gzel baka bir kalensve kalr. tim'-ghlar vasatnda mis-
firne mahsus bir peyke vardr. Biz meclislerine girince, atime-i keslre ve meyve ve
tatl getirip ba'deh gn ve raksa baladlar. Bunlarn hl, clib-i te accub-i fevkal-'de
ve bhusus semhat ve ulvv-i cenblar hakkndaki hayret daha ziydedir (bn
Battta tercemesi, s. 313-314 ve Paris, c. II., s. 260 v.d.). bn Battta, Ladik ehrinde
iken, Ah Sinan mensuplar ile Ah Tuman mensuplan arasnda, onu nce hangi tarafn
misfir edecei hakknda epeyi grlt olmu ve nihyet kur'a uslne ba vurulmutu
(ayn eser, s. 318). Bu seyyah, Ladik Sultan nan Beyin bir bayram alayn tasvir
ederken, Ahlerin tekilt hakknda u bilgiyi veriyor : Namazgha 'zim olduk.
Sultan, askiriyle kt gibi, Ahler dahi msellh bulunduklar hlde hur ettiler.
Her nevi' sn'at erbbmn tabi ve 'alem ve nefiri olup, hsn-i heyet ve eslahasmn
mkemmeliyeti hussunda yekdieriyle mfhare ve mbht ederler. Erbb- sm'at
sr ve koyunlan ve ekmek ykleri ile karlar. Mekbirde behyim zebh ederek etle
riyle ekmekleri fukarya tesadduk ederler. Bunlar ibtid mekbire gidib ba'deh na-
mazgha gelirler (ayn eser, s. 320). Yine ayni seyyah, Kayser de Ah Emr 'Alnin
zaviyesine indiini ve zviyenin ehemmiyet ve servetini anlatrken. Ahilerin siys
mevki'lerini de biraz aklyor : Bu bildn detince, bir mahalde sultan bulunmad
YNUS EM RE Y E KADAR ANADOLU DA TRK E D E B Y A T I 213

de bulunan Ahilik tekilt herhangi bir esnaf topluluu deil, o tekilt


zerine istind eden, akidelerini o vsta ile yayan bir tarikat sayda-
bilir 40.

takdirde, hkimi Ah olub yendegne at ve libas it ve kadrine gre ihsan eder. Emr-
nehy ve rkbu ayniyle mlke mbihtir (ayn eser, s. 326). Bunun gibi, Sivasta
Ah eleb ile Emr Aled-Dm Eretna arasndaki mnsebetin mhiyyeti, Ahilerin
ehemmiyetini ak bir srette gsteriyor (s. 327). bn Batttanm Ahler hakknda
verdii bilgiyi nce toplyan arkiyat Defremerydir (Journal Asiatique, 1850, Seri
IV., c. X V I., s. 68-70).
40 Ahilerin slik olduu bu ftvvet mesleki, an'aneye gre Hazret-i Al ye ve
bu yzden Hazret-i Peygambere kadar kar. Hazret-i Peygambere isnd olunan
jl llji VI _ - V VI ,j> y o kelm (H. Zotenberg in Tabar tercemesi c. III., s. 27.)
kezlik Bedr gn melikeden birinin bldan nids (Er-Riyz'n-Ndire., Khire,
1327 c. II., s. 190), bu ftvvet'in Hazret-i Peygamber e kadar gtrlmesine sebep
olmutur. Zamann te siriyle bu kelime nihyet valyelik mnasnda kullanlmakta idi.
Bu mnada/tiii'i'ef i nce bir meslek hline getiren zt, Kitab'l-Fahr ve Eb'l-Fid'ya
ve baka kaynaklara gre mmiyyeden olan Abbs halfesi Nsir li-Dn-Allh (575-
622 - M. 1179-1226)dr. Harezmler ve Anadolu Seluklularyle mnsebetini yukarda
s y l e d i i m i z bu zt, eskidenberi - Hazret-i Osmann son zamanlarnda I r a n l I l a r d a n

alnm bir det olan (bn'l-Esr, c. III., s. 9 0 )- fmdk-endzlk a fevkal'de dkn


idi. Essen o zamanlarda Badadda bu fndk-endzlar pek oalm olup, bu san'at
bir nevi' kabadaylk saylyordu ve bunlarn kendilerine mahsus kyfetleri ve pek
huss bir de alvarlar vard. Nsr-DIn-Allh halfe olunca, buna byk bir ehemmiyet
verdi. Kendisi zten ftvvet servl (alvar) ini giymekte idi; bu yzden -mesel
farmasonlarda olduu gibi - bu meslek erbb arasnda samim ve kuvvetli balar kur
mak iin servl-i ftvvet i giymeyip, ayrca ftvvet ksesi nden imeyenlerin
resm bindik yni fndk-endzlk edememesini emretti. Kendisini bu tarkatin
piri i'ln ettii iin, istediini kabl ediyordu. Bu rtbeye nil olanlar, silhlar zerine
kse ve alvarlardan birinin, yhut her ikisinin birden timslini koydurmaa izinli
idiler. Bu halfe, H. 607 (M. 1210-ll)de kendi halifeliini tanyan melik ve emirlere
mektuplar yazarak ftvvet ksesi nden imelerini, ftvvet alvar m giymelerini
ve fndk-endzlk ta kendisini pir olarak telkki eylemelerini teklif etti. Kabl
edenler, Badad a giderek onun elinden alvar giymekte ve ftvvet ksesinden imekte
idiler; rak ve ir yerlerdeki fndk-endzlar, ister istemez bu tarikata girmilerdi
(bn'l-Esr, c. X II., s . 202. - Eb'l-Fid, c. III., s. 119, 142; - bn Haldun, c. II., s.
535). Kitb- ' Umdett-Tlib'in verdii bilgiye gre, bu halfeden sonra, bu tarkatin
reislii baka bir ileye gemi ve o ileden Nakib Tcd-Dn Muhammed ayni za
manda hrka-i tasavvuf da giydirmeye balamt (Bombay basm, 1318, s . 153).
Kezlik bn Cubeyr, Sriyede Rafzlik in iddetle aleyhinde olan ve verdikleri ftvvet
yemni ne temmiyle riyet eden bir zmreden bahsediyor (kinci basm, s. 280). ibn
Battta da, bu hususta u bilgiyi veriyor : Konyada, Kdsi bn Kalemah nm
ztn zviyesine indik. Mmileyh Ahilerdendir; zviyesi en byk zviyelerden biridir.
Bir hayli tilmizi bulunur. Anlarn ftvvette senedi, Emrl-mminn Al b. Eb
214 YNUS EM RE Y E KADAR ANADOLU DA TRK E D E B Y A T I

bn Battta, bunlardan mhim birksmmm bak esnafndan


olduunu ve zerlerinde belli bir tarz ve ekilde baklar tadklarn
sylyorsa da, bu Ahlerin yalnz baklardan olduunu gstermez;
nk Ahder arasnda dier her trl san'at mensuplar bulunuyordu;
nitekim akayk sahibinin verdii bdgiye gre, debbg esnaf kendilerine
Ah reni tarikat piri saymlard ki, ona it menkabe-nmelerde buna
dir tafsilt vardr 41. Daha, Osmanhlarm ilk devirlerinde de Ah unvanl
ir birtakm dervilere bol olarak rastlanyor ki, bunlarn da Ahilerden
olduu tabidir42.

Tlib Hazretlerine muttasl olur. Sfiyye, hrka giydikleri gibi, bunlar da alvar telebbs
ederler (s. 322). sim Efendi Burhan-1 Kt'da bu kelimeyi, lyk-pesend ve kbil-i
tahsln olan nesneye denir; kavil ve fiilden e'amdr ve shib-i mrvvet ve ehl-i hamiyyet
kimseye derler; ehl-i hrfet reislerine dahi tlk bu mnadan me huzdur. (s. 67) diye
ta'rif ediyor. Gerek ta'rift-i sfiyye kitaplarnda - Risle-i Kueyriye, Ta'rift- Seyyd
gibi gerek Ftvvet-Nmelerde ftvvet hakknda mhim tafsilt vardr. Sriye-
deki ehl-i ftvvetin Rfizler aleyhine iddetle hareketleri, bunlarn Ehl-i snnet
akidelerine fazla ballklarna verilmemelidir. Essen Btnilikten treyen btn
frkalar arasnda, hatt o frkalarn muhtelif hizibleri arasnda dima nefret ve d
manlk vard (Ahler ve Ftvvet hakknda bilgi almak iin C. Van Arendonkun
slm Ansiklopedisindeki Ftvvet makalesine ve bilhassa Thorning tarafndan Trkisch
Bibliothequein 16. cz olarak neredilen Beitrage zur Kenntnis des islamischen Vere-
insuesens auf grund von Madad-et-Taufiq, (1913) ismindeki esere baknz).
41 akyk tercemesi, s. 33. - k Paa-zde Tarihi, s. 200; biz bu ismin Dvnu-
Lugtit-Trkde viran kelimesinden muharref olduu zikredilen ren den baka
birey olmad zannndayz; bu yzden, elifin fethasiyle evren okumak ve o s
retle te vil etmek pek doru olmasa gerektir. Ah ren, btn ilk tarih kaynaklara
gre, Sultan Orhan devri riclindendir. [1954den beri Leidende Franszca ve ngi
lizce olarak yaymlanmakta olan ve 1971 sonunda 3. cildini tamamlam bulunan
Encyclopaedia of slam (new edition) da Fr. Taeschner tarafndan yazdan Ahk Ew-
rn maddesinde herhangi baka bir telffuz ihtimali zerinde dah durulmakszn
bu isim Ah Evren olarak kaydedilmekte ise de F. Kprl yukardaki metinden de
anlalaca zere bunu Ah ren eklinde okuma tercih etmitir],
42 Mesel k Paa-zdede Ah Haan (s. 29, 36), Ah Kadem (s. 101), Ah Ya'kub
(s. 101) gibi. Bunlardan Bursa fethine itirk eden Ah Hasann, Bursada hisr iinde
Bey-Sarayna yakn tekkesi olup, Osman Gznin lmnde mhim bir vazife grd
n biliyoruz; yine Bursa Ahilerinden olan Ah Kademle Ah Ya'kub da Dzme Mus
tafa vak'asmda, Bursa ehrini, mnsip bir ekilde, onun hcmuna uramaktan kur
tarmlard. Her hlde bu vak'alar, devlet tekiltnn henz pek ibtid olduu o de
virde Ahi tekiltmn ksmen o vazifeyi yerine getirdiini gsteriyor. Ah Hasanm
Bursa da Drs-Sadeye yakn bir zviyesi olup, kendinin bid ve zhid bir adam
olduunu ayrca akyktan da reniyoruz (akyk tercemesi, c. I., s. 23). Ah nvanh
YNUS EM RE YE K A D A R A N A D O L U D A T R K E D E B Y A T I 215

Her hlde bu Ahderde, bugnk farmasonlarda olduu gibi, belli


bir mertip silsilesi mevcut olup, sliklere hiz olduklar rtbelere gre
hakikatler if olunduu ve bu yzden bunun esas i'tibriyle Btmdikten
km saydabdecei sbhesizdir43; nitekim, XIV. yzyln ilk yar
snda yetien byk Trk iri Glehr, bn Batttdan hemen eyrek
asr kadar nce, Ahilerden sz ettii srada, bunlarn ummiyetle bilgisiz
ve Ftvvet dbmdan gafil olduklarn sylemek suretiyle, o devirdeki
Ehl-i snnet lim ve mutasavvflarnn bunlar hakknda pek de iyi fikir

eyhler arasnda Rknd-Dn Ald-Devle mrdlerinden olup, amda ve Rmda


eyhlik eyleyen XIV. yzyl riclinden Ah Al Msryi de biliyoruz (Nefaht terce
mesi, s. 500).
43 Ahilerin db ve erknna dir en iyi bilgi veren ve bu sretle onlarn Btniyye -
den olduklarn gsteren en mhim kaynak F tiivvet-N me d ir. Muallim Mektebi hoca
larndan Cevdet Beyin yardm ile tedkik ettiim Ftvvet-Nme nshas, Tarih Enc
meni a'zsndan Arif Beye it olup, Yahya tbnl-Halil b. el-oban el-Yahya Fetl-
Burgz tarafndan -h er hlde bn Battta dan nce- yazlmtr. Kendisi, yirmiyedi
yana kadar chil olup, sonra Antalyal Mevln Hoca Muslih d-Dnden az zaman
zarfnda okuduunu, Frenkler skenderiyeyi aldklar zaman elde ettikleri kitaplar
Anadoluya getirip sattklar esnda ftvvet'e dir bz kitaplar aldm sylyor ve
Ahlik e it vcde getirdii bu eserin yabanclara gsterilmemesini tavsiye ediyor.
Mevlndan ve Nsr Husrevden bz nakillerde bulunan muharrir, ayrca, Selvet'l-
1Arifin, Tuhfetul- Vesy, Msemm, Menkbul-'rifn, Tezkiretul-Evliy, Kal'id,
Esrr'l-'rifn gibi birtakm eserlerden iktibaslarda bulunduunu zikrediyor ve
Tuhfetul- Vesy'Aan naklen, Ftvvet meslekinin Selmn Frsden balayarak Halfe
Nsr li-Din-Allha ve ondan da Salhad-Dn Eyybye getiini sylyor. Bu b-
blmdeki 40 numaral notta verdiimiz aklamalarla pek kolay telif edilebilen bu
bilgi, Ahlikin mhiyetini pek iyi gstermektedir. Bu eserde, Ahlikin,Nirvn zama
nndan kalma 740 db olup, bunlar eyhlerin bildii ve Ahlere yalnz 124 edeb bilmek
lzm olduu; kezlik Kal'd'den naklen ftvvet yolunun -biriHazret-i 'Alye,biri de
Hazret-i Eb-Bekr e ittisl etmek zre- Seyf ve Kavl diye ikiye ayrld, sonra bun
larn birok detleri,yin ve erkn, kyfetleri, alvarlarnn renkleri,mertebeleri uzun
uzun anlatlmaktadr. Ftvvet ashabnn alts tarikt erkn, tarikat eshb
olmak zre dokuza ayrlmas, her slikin iki yol karda ,bir de yol atas tutmaa
mecbur olmas, eitli derecelerden gemek iin birok artlar mevcut olup, her derecenin
ayr ayr srlara mlik bulunmas, Ahlikin btm mhiyetini kuvvetle gstermektedir.
Biz, Bektalik ve -ondan pek az farkl olan- Kzlbalkla Ahilik arasnda yin ve
erkn bakmndan byk bir benzerlik grmekteyiz; bu sebeple Ahilerin XIV. yzyl
sonlarnda Bekt adn alarak silsilelerini Hac Bekta Velye isnad ve eritirmeleri,
bize gre uzak bir ihtiml deildir. Bu ihtiml kabl edilmese bile, her hlde Ahlik
in btm mhiyeti inkr edilemez. Ftvvet hakknda yukardanberi zikrettiimiz
birok kaynaklarn esasl bir tahlili, yle zannediyoruz ki bu faraziyyeleri kuvvetlen
direcektir.
216 YNUS EM RE y E KADAR A N A D O L U D A T R K E D E B Y A T I

ler beslemediklerini ve Ahliki az-ok Btmlikle mall grdklerini ihsas


ediyor44. Ankarann Osmanllar tarafndan aln tarihi olan H. 762 ( M.
1360-61) tarihinden sonra artk Ahderin nmna pek rastlanmamaktadr.
ancak, bu ifdemiz, Ahderin siys ehemmiyeti kalmad eklinde tevd
olunmamaldr. Osmanl mparatorluu Anadoluda siys ve kuvvetli
bir merkeziyyet kurduktan sonra bunlarn siys bir ehemmiyeti kala
mazd. Sonra, o srada Bektdik gibi tarkatlerin kurulmas da, Ahdiki
herhangibir esnaf tekdt hlinde brakm ve onlarn esasnda gizli olan
btniyye mhiyeti, Bektdik gibi tarkatlere gemitir45.
Mevln Celled-Dn Rmyi, Sultan Yeledi yetitiren byle bir
asrn, Ynus Emre gibi byk bir ir-mutasavvf yetitirmesi ok

44 Glehr, Attrn Mantkut-Tayr'm terceme ve genileterek Hicr 717 (M.


1317-18)de vcde getirdii, Mantku't-Tayr Tercemesi'nde kulardan birine Ftvvet
ve Ahlik hakknda bir sual rdederek, sonra hdhd azndan ona cevab verir. Ona
gre, Ahilerin birincisi alm, kincisi sofras, ncs kaps ak olmahdr. Bu msbet
sfatlardan baka Ahlik iin daha birtakm menf sfatlar da sayan ir Glehr, onla
rn eriata ok bal olmalar lzumundan sz ediyorsa da, nihyette zamne Ahileri
nin bu vasflarn binde-birini bile hiz bulunmadndan uzun uzun ikyet ediyor
(Bu eser ve Glehr hakknda aada verilecek tafsilta baknz).
45 [Kprl, bu fikrinin izhn Ahlik hakknda uzun senelerden beri toplad
notlara dayanarak ayr bir monografide yapma tasarlam ve bu hususu, lk Mu
tasavvflarn 2 .basksnda belirtmise de zamansz vefat buna imkn vermemitir],
Ahmed Tevhid Bey, bu Ankara Ahileri ve ummiyetle Ahlik hakknda kk bir
makale yaymlamsa da (Tarih-i Osmani Encmeni Mecmuas, nu. 19, s. 1200-1204),
bn Battta ile Lugt- Tarihiyye ve Corafiyye'den baka hibir kaynaa dayanmayan
bu tedkikin byk bir ehemmiyeti olamyaca ak bir hakikattir. Yalnz, Ankara
Ahileri hakknda, Ankaradaki Ah erefd-DIn Cmiinden getirilen bir tomardan
naklen verilen bilgi dikkate deer : Ona gre, Ah erefd-DIn Muhammedin babas
Hsamd-Dn Hseyin Efendi, H. 695 (M. 1295-96) de yetmiiki yanda olarak vefat
etmitir ki, bu adamn silsile-nmesi t Hazret-i Alye kadar kmakta ve bylece
Ftvvet meslekinin Hazret-i Al den geldii fikri kuvvetlenmektedir. Bu tomarda,
Ah erefd-DIn in Hseyin, Han, Ysuf adl olu ve iki evvelkisinin bz torun
ve ocuklar zikredilmise de hl tercemelerine it baka hibir ey yoktur. Tevhid Bey,
llhanhlar zamannda Ankara i ilerinin Ahler elinde olmas ihtimlinden sz etmekte
ve bunlarn Osmanh Devleti aleyhinde birletikleri iddiasn reddeylemekte ise de, bu
devletin idre tarz hakknda hibir ey sylemiyor. Yukardanberi Anadolu Ahileri
hakknda verdiimiz bilgiler, bu hususlar aydnlatabilir zannndayz : bn Battta ile
k Paazdenin ifdeleri, bu Ankara Ahilerinin bir devlet gibi telkki olunmamalar
cabedeceini kesin olarak gsteriyor. Devlet tekilt olmayan yerlerde bu vazifeyi
gren Ahilerin, Ankaray Osmanhlara teslimde oynadklar rol, Dzme Mustafa vak a-
snda Bursa da oynadklar roln ayndr.
YNUS EM RE Y E K A D A R A N A D O L U D A T R K E D E B Y A T I 217

tabi'dir. Ummiyetle o asr ve o yzyl ta'kip eden uzun zamanlar


esnsnda - btn Islm leminde ve hussiyle Iran edebiyatnda ol
duu gibi - Trk sfiyyne hayat ve Trk edebiyat zerinde de, daha
Ynustan balayarak, muazzam tesirler yapan Celled-DIn Rmnin
ahsiyeti ve eserleri hakknda ksaca bz bilgder verdikten ve o devir
deki Trk lisan ve edebiyatn en umm izgileri ile gsterdikten sonra,
Ynus Emrenin mnev ahsiyeti kendiliinden aydnlanacak ve ak
la kavuacak; nk her ahsiyet, hatt Ynus Emre gibi ibtid ve
ilenmemi bir lisna rhun his inceliklerini samimiyetle yaatacak
lh bir mhiyet veren dhder bile, mutlaka sosyal evrelerinin mahs
ldrler. Btn bu aklamalardan sonra, Ahmed Yesev ile Ynus
Emre, daha dorusu Orta-Asya Trk sflii ile Anadoluda gelien
sfdik arasndaki esas ayrlklarn mhiyeti ve o ayrdklar douran
eitli miller kendi kendilerine akla kavumu saylabilir.

39. Cel l e d - D i n R m :

Iran tasavvuf edebiyatnn panteist olmak bakmndan belki de


en byk ve kuvvetli temsilcisi sayabileceimiz Mevln Celled-DIn
Rm, H. 604 (M. 1207) de Belhde dnyaya gelmitir. Babas Sul-
tanl-'Ulem lakabyle tannan Muhammed Bahd-Din Veled b.
Huseyn el-Bekr, Hrizmin en nl lim mutasavvflarndan olup,
va'z ve tedris ile urar ve meclisinde o devrin btn ileri gelenleri ve
bykleri, hatt bzan bizzat hkmdr hazr bulunurdu. Bir rivyete
gre, aralarnda rekabet ve ekememezlik bulunan Fahred-Din Rznin
ifsdiyle, dier bir rivyete gre de mnev nfzundan korkularak
Muhammed Kutbd-Dn Hrizmah tarafndan Belhi terke mecbur
edilince, ilesini de berber alarak Nibura ekildi. O esnda henz
sa olan eyh Ferdd-DIn Attr, kk Celled-Din hakknda hayr
dularda bulunarak, ona Esrar-Nme'sinden bir nsha da hediyye
etmiti. Bahd-Dn Yeled oradan Badada, Mekkeye, ama, Ma
latyaya, Erzincana, Akehrine gelerek burada Melik Fahred-Dnin
htunu tarafndan yaptrlan tekkede bir mddet oturduktan sonra,
Lrendeye geldi ve orada da yedi sene kald. Celled-Din, Lrendede
bulunduu srada Lala erefed-Dn Semerkandnin Gevher adh kzyle
evlenmiti (H. 622 / M. 1225-26). Nihyet, Aled-Dn Keykubdm
mkerrer ve harretli dvetleri neticesinde Konyaya gelerek yerletder
(H. 623 veya 625). Hkmdrm byk iltifatlarna mazhar olan Sul-
218 YNUS EM RE YE K A D A R A N A D O L U D A T R K E D E B Y A T I

tnl-'Ulem son gnlerine kadar ilim ve tedris ile uraarak H. 628 (M.
1230-31)de ld ve Eflknin ta'birince Mevln, babasnn makamna
geti46.
Babasnn lmnden sonra, Mevlnnm sfiyne ve irne ah
siyetini tekil eden mhim ve esasl millerden biri, nce dokuz sene
kadar Seyyid Burhnd-Dn Tirmz ile berber bulunmasdr. Sul-
tanl-Ulemmn balca halfelerinden olup Muhakkik lakabyle n
kazanan Seyyid Burhnd-Dn, eyhinin veftmdan sonra Konyaya
gelerek o zamana kadar zhir ulmunu yni er' ve edeb ilimleri ly-
kyle renmi olan gen Cel d-Dinin mnev terbiyesini zerine ald.
eyh ahbd-Dn Suhreverd ile grerek, onun byk takdirlerini
kazanan Seyyid Burhn, sonralar Kayserye ekilerek orada lm
tr 47.

46 Bu hulsa, balca Sipehslar ve Eflk menkabeleri ile Nefaht ve Devletah'tan


alnm ise de, Devletah'm verdii bilgi ekseriyetle dier ilk kaynaklara aykr ve yan
ltr. Dvn- ems Tebriz'den bz seilmi paralar ngilizce tercemesiyle nereden
msterik Nicholson, eserinde mukaddime olarak Mevlnnn hayat ve eserleri, sfiyne
mesleki hakknda bz dikkate deer bilgi vermektedir ki, Hseyin Dni Bey, Ser-
medn-Suhar'da Mevln hakkndaki ksm, hulsa hlinde oradan terceme etmitir.
Nicholson, ne yazk ki Sipehslar gibi en mhim bir kaynaktan hi faydalanmad gibi,
Sultan Veledin, babasna it birok mhim tafsilt iine alan mesnevilerinden ve daha
ir bu gibi birok tarih kaynaklardan tammiyle habersiz kalmtr; hlbuki Mevln
nm ran, Hindistan ve Trk edebiyatlar zerindeki byk te sirleri, Mevlevi tarkatinin
kurulu ve gelimesi, sonraki nesillerin - yni irlerin, mutasavvflarn, er'atlann-
Mevln hakkndaki fikirleri, ran ve Trk edebiyatnda Mevlnnm takipileri v.b.
uzun uzun tedkike muhta birok mhim meselelere Nicholsonun kitabnda hatt
temas bile edilmemitir. Bunlardan baka, Mevlnmn yetitii asrda Anadolu muhi
tinin nasl bir mnev durumda bulunduu imdiye kadar hi aratrdmad iin, onun
ahsiyeti ve te sirlerini aka gstermek asla mmkn olamamtr. B. Carra de Vaux -
nun, Encyclopedie de l'slam'daki Celle'd-Dn Rm maddesinde verdii bibliyografya
mlmt ok eksiktir; o kadar ki, mesel Nicholsonun eserinden hi sz etmedii gibi,
hatt Mevlnnm eserleri hakknda bile yeter derecede bilgi veremiyor. Kitabmzn
mevzu dnda kald iin, burada ne yazk ki Mevlnya it ark kaynaklarna, hi
tedkik edilmemi muhtelif yazma eserlere, hatt bizzat onun kendi eserlerine it en
ksa izahlara bile yer verememek mecburiyetindeyiz [H. Ritter in slm Ansiklopedisi'-
nm trke basksnda kan Celleddin Rm maddesinde gerek Mevlnmn hayat
ve eserleri gerek Mevln bibliyografyas hakknda kymetli bilgi mevcuttur].
47 Devletahm, Seyyid Burhn hakknda verdii bilgi, tamamen yanltr. Ona
gre Mevln ve babas, Seyyidin mrdleridir; Seyyid, am ve Hicaz seferinde onlarla
berber bulunarak amda lm, lmnden nce onlara Rm diynna gitmeyi tav
siye eylemitir (Devletah, s. 193-194); hlbuki Nefaht'a gre, Sultan Behd-Dn
YNUS EM RE Y E K A D A R A N A D O L U D A T R K E D E B Y A T I 219

Celled-Dn Rm gerek babasndan, gerek Seyyid Burhndan


temmiyle zhidane ve mttekyne telkkiler almt; bu yzden, bir
taraftan tedris ile, dier taraftan Gazlnin, er'at bkmleriyle birle
tirdii tasavvuf esaslariyle urayordu; lkin bu esnda ems Tebrz
adl bir derviin Konyaya gelerek Mevln ile bulumu olmas (Eflk
ve Cmye gre 26 Cemziyel-hr 642 = 29 Kasm, 1244), onun mne-
viyeti zerinde iddetli ve deitirici bir tesir yapt48. ems Tebrz,
bir rivyete gre, sm'il mezhebine mensup eski bir denin ocuu
olup 49, diyar diyar dolam, eitli mutasavvflarn hizmetinde bulun

Veledin mridi olup, sdt- Huseyniyyeden ve Tirmizi ahlisinden idi. Menkabeye


gre, eyhinin veftmda mnev iaret ile Konyaya gelerek dokuzyl onu ird etti;
Hlimi eyh Salhad-Dn e, klimi Mevlnya baladm derdi. Mezar Kayser -
dedir (Nefaht, s. 515-516). Sipehslar menkbiride Seyyid Burhn a it olan para
lar da, Nefaht' dorulamaktadr. Ona gre Seyyid, eyhinin veftm duyunca, bir sene
mtemini tutmu ve ondan sonra Sultnl-'Ulemy rysnda grerek, iretiyle
Konyaya gelmi ve Mevlnmn mnev terbiyesini zerine almtr. u hlde, Seyyid
Burhnn H. 629-630 (M. 1231-32) tarihlerinde Konyaya geldii ve aa-yukar 640
(1242) a kadar Mevln ile berber bulunduu tahmin olunabilir (Sipehslar tercemesi,
s. 159-164).
48 Bu mulktm tarz ve mhiyeti hakknda Nefaht ile Sipehslar'daki tafsilt
esas bakmndan biribirine ok benzer. Nefaht'a gre, ems Konyada eker-rzler
Ham na inmiti. Mevln, maiyyetinde bir cematla medreseden kp oradan geerken,
merkebini yakalayp, Byezid mi uludur, yoksa Hazret-i Muhammed mi? sulini
sordu. Sipehslara gre ems Piriniler Hanna inmi ve sabahleyin hann nndeki
sedire oturmutu; o srada Mevln da gelip karsna oturmu ve emsin suallerine
cevap vermitir. Bu sual ve cevaplar hakknda her iki kaynakta uzun tafsilt vardr
(Nefaht, s. 521. - Sipehslar, s. 170). j ^ U I lLL. Li1j j l i ^ L diyen B-
yezidin susuzluu bir cur'adan skin olduu iin siyrblktan dem vurmutu; hlbuki
dJb i j dbij t U buyuran Hazret-i Peygamberin i j d i l jll erhiyle
arzullhi vsia olan mbrek sinesi bir trl suya kanmyor ve onun iin hergn daha
ok yaknlk istiyordu. Sultan Veled, bu iki lh km biribiriyle bulumalarn anla
trken, onlar, dalgalarn zemzemeleri arasnda kucaklaan iki denize benzetir.
49 emsd-DIn Muhammed b. Al b. Melik Ddut -Tebrz nin ilesi hakknda
Nefaht ve Sipehslar mellifleri hibir ey sylemiyorlar. Yalnz, Devletah bu hususta
muhtelif kaynaklardan ald bilgiyi zikretmektedir : ems-i Tebriz ona gre, Ism'il
d'lerinden Kiy Bzrk mid - hlbuki bu, yle herhangi bir d' deil, Haan Sab-
bahm halefidir (Dozy, Tarih-i slmiyet, c. II., s. 403. - Hammer-Purgstall, Geschichter
der Assasinen, franz. trc. Hellert, Paris, 1833, s. I14.-St. Guyard, Fragments relatifs la
doctrine des Ismaelis, Journal Asiatique, Notices et extraits, X IIa, s. 8) evldndan H-
vend Celle d-DInin ocuudur; bu adam gy b ve ecddmn i'tikd ettii eyleri
kabl etmiyerek, Melhide-i Ism'liyyeye it kitap ve risleleri yakm ve ocuu
220 YNUS EM RE YE K A D A R A N A D O L U D A T R K E D E B Y A T I

mutu50; Baba Keml Cend mrdlerinden olduu, hatt onun tekke


sinde Fahrd-Dn 'Irk ile grt de rivyet olunur51. Her hlde
bu byk mutasavvfn her kimin veya her kimlerin mridi olursa olsun;
ok kuvvetli bir sfiyne cezbeye mlik rind ve kalender-mereb bir

emsi, gizlice, Ulm-i Islmiyye tahsili iin Tebriz e gndermitir; ems daha ocuklu
unda fevkal'de gzelliiyle tannmt ve Tebriz kadnlarndan zer-dzluk renmiti;
lkin Silsilet'z-Zeheb shibi buna i'tiraz ederek, ems Tebrlz nin, Nev-Mslman
lakabiyle tannan Hvend Cellin olu olmayp, Tebrizli - veya dier bir rivyete gre,
Horasan da B-zer vilyetinden olup ticret maksadyle Tebriz e gelmi- bir bezzazn
ocuu olduunu ve Tebriz de doduunu sylemektedir. Devletah: j n

((-L^I J jj aj 4J j** J^
diyerek, bu mes ele hakknda kat'i bir fikir ileri srmekten ekiniyor (s. 195). Hindde
basdm olan Klliyyt- ems Tebriz'in sonunda, Nefaht'm ifdesini tekrarlamaktan
fazla bireyi iine almayan basit bir hl tercemesi ve yine hibir fazla bilgi vermeyen
Haznet'l-Asfiy'dan nakledilen bir lm tarihi vardr.

50 Devletah'a gre, Rkndd-DIn Sincbi mrididir (Leiden basks, s. 196);


hlbuki bu eyhin lakab Prof. Browne mn kaydettii gibi Sincbi deil, btn dier
kaynaklarn ayn tarzda ifdelerine gre, Sincsdir; Nicholson bu ismi doru olarak
kaydetmi ve Devletahm zikrettii tarikat silsile-nmcsini de aynen eserine almtr.
Gy Rknd-DIn, onun Rm a giderek orada bir softaya - yni Mevlnya - ak
atei ilk etmesini emreylemi imi. Nefaht'a gre, ems daha murhk olmadan
evvel ak- Muhammedi ile gnlerce yemek yemezmi; slk, mehur bir rivyete gre
eyh-Eb Bekr Siylebf Tebrlz ye; bir rivyete gre Rknd-DIn Sincsye ve dier
bir rivyete gre de Baba Keml Cendyedir. ok gezen bu derviin bunlarn hepsine
ayr ayr mlki olduu, Nefaht shibinin de i'tiraf ettii gibi, en ma'kl bir fikirdir
(Nefaht tercemesi, s. 520).

51 Baba Keml sohbetinde bulunurken vki' olan bir hdiseyi Nefaht u sretle
kaydediyor : Her kef- feth ki eyh Fahre d-DIn rkye yz gsterirdi, n nazm
ve nesr libsnda izhr ederdi ve Baba Keml in nazarna eritirirdi. eyh emsed-DIn
ndan hi nesne izhar etmezdi. Birgn Baba Keml na eyitti : Olum emsed-Dn,
ol esrr ve hakyktan ki, olum Fahred-DIn izhr eyler; sana hi nesne lyih olmaz m?
Eyitti : ndan ziyde mhede der, amma ol sebepten ki nn bz mustalahat
ma'Imu olmutur, Kdirdir ki nlara mahcb libasta cilve vere ve bende ol kuvvet
yoktur. Baba Keml buyurdu k i : Hak Sbhneh ve Ta'l sana bir mushib rz
kda ki, evvelin ve hirinin marif ve hakykn senin adna izhr ede ve hikmet rmak
lar nn kalbinden lisnna cri ola ve harf ve savt libsna gire ve ol libsn trz senin
adna ola (Nefaht tercemesi, s. 520-521). Mevln nm aada grlecei gibi, Dvr-i
ems'l-Hakyk' onun adna vcde getirmesini, Baba Kemalin bu kermet ve du-
sna atfederler.
YNUS EM RE YE K A D A R A N A D O L U D A T R K E D E B Y A T I 221

adam, en geni tasavvuf! telkkderi ruhunun samim ihtiyalar netice


sinde duymu kuvvetli bir ahsiyet olduu muhakkaktr52.
Bir rivyete gre H. 645 (M. 1247-48)de vefat eden dier kuvvetli
rivyetlere gre ise Konyadan ayrdan- ems Tebrznin 53, Mevln ile
mnsebet derecesi ve ballklar hakknda deiik kaynaklarda trl
trl bilgi mevcut olmakla berber, onun, Mevln zerindeki tesirinin
genilik ve bykln gstermek bakmndan Sipehslar'daki tafsilt
fevkal'de dikkate deer. Bu tafsiltn srf menkabev bir mhiyeti
hiz cihetleri bir tarafa brakdsa bile, kalan cihetleri yine yeter derecede
mni'dr gzkyor. Bu iki mutasavvf nce alt ay eyh Salha d-Dn
Zerkobun hcresinde sohbet ettikten sonra, oradan ktlar; ems
Tebrz - babasnn ve Seyyid Burhann eserinin izinden giderek sem'a

62 Prof. Nicholson, onun ahsiyetini yle tasvir ediyor : O, lim olmamakla


berber iddetli bir ruhn cezbenin te siri altnda bulunuyordu ve kendinin Rabbn
srlar nakl ve fuyz-i ilhiyyeyi nerettiine mutlak bir srette kni' idi. te bu sebeple,
mnev diresine dhil olanlar zerinde pek muazzam bir nfuz icr ediyordu. Gerek
bu i'tibarla, gerek iddetli azmi, fakri, ma'ruz olduu lmn mhiyeti i'tihariyle ems
ile Sokrat arasnda bir benzerlik gze arpar. Her ikisi de deh shibleri zerinde nfz
icr etmiler ve telkn ettikleri ham fikirlerin birer san'atkrne ekil almasna muvaffak
olmulardr; her ikisi de zhir ilimlerinin lzumsuzluunu, nefs tezkiyesi ve vicdan
tasfiyesi zarretini, akn ulv mhiyyetini beyan eylemilerdir (R. A. Nicholson,
Selected .Poems from the Divni Shamsi-Tabriz, Cambridge, 1898, s. X X ).
53 ems Tebrlznin veft, fevkal'de yaygn bir rivyete gre, pek feci' bir ekilde
olmutur, ki menkb kitaplar ona bir kat daha esrarl bir ekil verirler : Bir gece Mev
ln ile otururlarken dardan biri onu ard, ems kendisini ldrmee dvet ettik
lerini syleyerek kt. Darda pusu kurulmutu; bak rerek ldrmek istediler;
lkin ems bir na'ra atnca, ilerinde Mevlnnm ortanca olu Ale d-Dn de bulunan
o cemaat ardlar, akllar balarna geldii zaman yerde birka damla kan grdler.
Ondan sonra bir daha emsin izi bulunamad. Bir rivyete gre, Mevln Bahe d-DIn
Veledin yannda gmldr; dier bir rivyete gre katilleri cesedini bir kuyuya atm
lard, bir gece Sultan Velede uykuda grnerek yerini haber verdi; o da mahrem y-
ranla gece yars gidip onu, Mevlnnn medresesini yapan Emr Bedred-Dnin yanna
defnetti (Nefaht tercemesi, s. 523). Hlbuki Sipehslarda onun birdenbire kaybolduu,
hatt Mevlnnm onu aramak zre ama gittii yazldr (s. 179); bunun gibi, D ev
lelah da onun Konyadan am a ekildiini syler (s. 197). Mevlnnm aramasna ve
bu meselelerde ok salam bir kaynak olan Sipehslar'da, bu kati fcias hakknda hibir
ey olmamasna baklrsa, Nefaht'm onu katledilmi olarak gstermesi rivyeti fevkl-
de zayflyor. Bu bakundan Nicholsonun, Nefaht'tak rivyeti kabl etmesi bizce
yanltr. Eer o, Sipehslar' grm ve emsin kaybolmasndan sonra Mevlnnm
onu aradn bilmi olsayd, tabi, emsin katline hkmedemiyecekti. Evliy elebi,
Hoyda ems Tebriznin ban ziyaret ettiini sylyor (Seyahatname, c. II., s. 278).
222 YNUS EM RE Y E K A D A R A N A D O L U D A T R K E D E B Y A T I

bir trl rabet etm eyen- Mevlny sem'a rabet ettirmi olduu
iin, artk dima sema'dan bl kalmyordu54; lkin, evresinin kendisine
kar dmanca bir vaz'iyet aldn gren ems, bi baber vermeksizin
am a ekildi. Bunun zerine Mevln fevkal'de bir bzn ve eleme
tutuldu, iir yazmamaa ve sema' etmemee balad. Nihyet birgn
emsden gelen bir mektup onun amda bulunduunu bildirince, Mev
ln sevincinden birtakm gazeller ind ederek sem'a balad ve byk
olu Sultan Veledi bz ashbyle birlikte onu da'vet iin bilhassa
ama yollad55. ems bu def'a gelince, Mevln pek ziyde sevindi;
hatt bir mddet sonra, kendi harem diresinde terbiye edilmi olan
Kimy adl gen bir kz, emsin arzu ve istei zerine ona nikh etti.
Mevsim k olduu iin yeni zev ve zevceye a-hnenin sofasnda kk
bir yer ayrmlard; ems, o k orada geirdi; lkin o esnda Mevl-
nnn ortanca olu elebi 'Aled-Dn ile aralarnda karlkl nefret
hasl oldu; onun tevikiyle, eski dmanlar ve muhalifleri tekrar aley
hinde bulunmaa baladdar. ems, olup-biten eylerden Mevlnya

64 Nefs havasna uyan halk iin kesinlikle haram olan raks ve sema', ak ve tasav
vuf erbh iin dim caiz grlm, hatt bu hususta birok risleler yazlmtr.
Byk mutasavvflardan birou, ruhlarndan kopan bir ihtiyaca uyarak sema' ederler
ve sem' bir vecd ve cezbe kayna sayarlard, Mesel Rey ehrinde er'atdann zin-
dklkla sulandrdklar Ysuf b. El-Hseyin sema' ederdi; byk ir-mutasavvf
eyh Ebu S'id Ebul-Hayr, sem'a pek mdvimdi; hatt o esnda vecd ve cezbeye
kaplr, stn ban paralard; eyh Necme d-Dn Kbr, nce sem' inkr eder
iken, sonralar ona pek mdvim olmutu; onun gibi, eyh Mecdd-Dn' Badd de
sem' ederdi; Sadrd-DIn Konev ve Sa'ded-DIn Hamev gibi Mevln ile ada
byk mutasavvflar da sem' ederlerdi (Nefaht tercemesi, s. 378, 385, 402, 478, 483,
486). ems Tebriz telkiniyle sem'a balayan Mevln, sonralar da btn hayatnda
ondan vaz gememi, hatt sem' yin ve tark ittihaz etmitir; Mevlnamn iirlerinde,
nsana cnan vislini tehayyl ettiren sem'm klarn gds olduuna, onun adb
ve erknna dir birok paralar vardr. Sipehslar menkbinin bir fasl, sem'm haki
kati, db ve erkn hakkndaki tafsilta ayrlmtr (s. 91-95). limlerden biroklan
sfiyyenin sem'm tervi ve tecviz ettikleri hlde, dier birtakm da son zamanlara
kadar onu haram saymaktan vaz gememilerdir.
55 Mevlnmn am a gnderdii gazellerden birisinde, ok mnal olan u beyit
lere rastlanyor (Sipehslar tercemesi, s. 174) :

(JTj* J ^ C Cjjj Ju- J


^ 4-lj *cP
S~ (_} J Jc.
j * - A- o j g j (Jjp 3
jIj ,y * jj j j J fLi
YNUS EM EEYE K A D A B A N A D O L U D A T R K E D E B Y A T I 223

hi sz etmemekle berber, Sultan Yelede kendi krgnln anlatt ve


bu sefer izi bdunmamak zre kaybolacan da ilveten syledi. Haki
katen de yle oldu : Mevln bir sabah medreseye geldii vakit, ems
kayb-olup gitmiti. . . Onun ayrlk acsyle birok gazeller ind eden
Mevln, nihyet ama gidip yeniden aramaa balad ise de, emsin
izini bulmak mmkn olamaynca tekrar Konyaya dnmek zorunda
kald56.
Mevlnnm cokun bir ak, yksek ve lh bir ilham ile yazarak
sonradan Dlvn- ems'l-Hakyk ismi altnda ems Tebrznin mne-
viyetine ithf ettii iirlerde57 Panteizmin belki en yksek derecesine
kadar ykselebilmesi, sema' ve raksa, msikye kar samim bir incizab
gstermesi, her eyden ok emsin telkinlerine isnd edilebilir. Lisan
ve nazm bakmndan ok bozuk, ok kusurlu sayabileceimiz bu man-
zmeler, mistik bir rhun en samim ve cokun hiss nlarm zabt ve
tesbit etmek bakmndan, Mevlnnn hiss hayatn lykyle anlamak
iin en canl birer vesikadr; eski skenderiye Mektebinin esasl fikir
lerini biraz Hind, ran ve Arap mefhumlaryle kartran Mevln iin,
tasavvuf, billrlam bir belli kideler ve akideler mecmuas ded,
duyulan, yaanlan bir eydir ki, yle akl ve hiss muhkemt ile deil,
tehadds kef ile, yni ilham ile, ak ile anlalabilir58. Mevlnmn

56 Sipehslar tercemesi (s. 179). Devletah, Tezkire'sinde, Mevlnnm ama


gittiinden hi sz etmiyor (s. 197) :

(JL-.P j yc- d
4 L^U -ij j * * li ^ ^ J jl ( ijjjl j ij i fL -

c l i Vj a o ljj j I j t j j j i * * * j

jt' ^ J ^ ^'*"1
jLfil _jt*-^l j ^^1 j * j o I

57 Bugn Dvn- ems'l-Hakyk ismi altndaki bu iirler, eitli zamanlarda


yazlmtr. Nicholsonun, bunlarn byk bir ksmn emsin ayrlndan sonra yazlm
saymas dorudur. Hseyin Dni Bey, Devletah, bunlarn am da ve emsin bulun
mad bir zamanda yazdm olduunu sylyor (Ser-Amedn--Suhan, s. 343) diye
yazyorsa da tammiyle yanltr; nk yukardaki notta Devletah'm bu husustaki
ifdesi aynen naklolunmutur. Devletah, ems son def ama gittikten sonra, Mev
lnmn Dvn'daki gazellerinin ounu yazdm sylyor ki, Nicholsonun iddias da
budur.
68 Nicholson, Mntehabt-i Dvn-i ems Tebriz'e yazd o ksa nszde bile Mev
lnmn sfiyne telkkileriyle Neo-Platoniste fikirleri arasndaki balca alkalar pek
224 YNUS EM RE Y E K A D A R A N A D O L U D A T R K E D E B Y A T I

rhunu btn samimyyeti, derinlii, plaklyle gsteren bu manzu


melerdeki dh lirizm, onu rann belki en byk mutasavvf iri say
maa yeterlidir ve bunun doup gelimesinde ise, ems Tebrlznin en
byk md hkmnde olduunu i'tiraf eylememek yanl olur. Hayat
ve ahsiyeti hakknda kesin ve ak bilgiye mlik olmadmz emsin
sfiyne fikir ve telkkderini, ite bu sretle, Dlvn- emsl-Hakd-
yktan anlamak phesiz pek mmkndr. Mevlnda Neo-Platoniste
akidelerini aka hatrlatan eyleri gstererek, onun sfiyne meslekini
aydnlatmaa almak iin, Dlvn- emsl-Hakyk, hatt Mesnev-
den ok daha fazla baaryla kullanlabilir bir eser ise de, mevzumuzun
dna kmamak maksadyle bu hususta daha fazla tafsdta girimek
imknndan mahrumuz59.
Mevln Celled-DIn Rm, emsin kaybolmasndan sonra, eski
mrdlerinden birini, Zerkob (kuyumcu) lakabyle tannan Konyal
Salhad-DIn Feridunu kendisine muship ittihz etti60. Burhned-Dn

ak ve kesin bir srette gstermitir. Tekvin meselesini ak a istind ettirerek,


Panteisme ile telif eden bu eski felsef meslek, Celled-Dn Rmnin telkin ettik
lerinden ayr esaslara mlik deildir. Gibb in A History of Ottoman Poetry (London,
1900) snde buna dir epeyice tafsilt vardr. Aada Ynusun tasavvuf fikirlerinden
ve eserleriyle Mevlnnn eserleri arasndaki samim benzerlikten sz ederken, tasavvuf
edebiyatmzn deta essn tekil eden Neo-Platoniste akideleri hakkmda da ksaca
bilgi vereceiz.
59 Tammiyle felsef bir tedkike zemin tekil edecek byle bir alma, fevkalde
mhim ve edebiyat tarihi bakmndan da ok faydal ise de, ihtissmz dnda ve slm
felsefesi mtehassslarna ittir. Aada verilen ksa bilgi, byle bir almaya hatt
bir esas bile tekil edemez.
60 Mevln birgn Konyada kuyumcu dkknlar nnden geiyordu. Salhad-
Dlnin dkkn nnden geerken, ekicin hengiyle aka gelerek sem'a balad ve u
matla' okudu :
JjS'jj lSj ^ Si
^ l/J LS*j <j" es*j LS6J
Salhad-DIn bu hli grr grmez, dvd altunun ziynn dnmeksizin ekici
vurmakta devam etti. Biraz sonra Mevlnmn dvetiyle dkkndan kt; kendini,
onun hizmetine verdi (Sipehslar tercemesi, s. 181. - Nefaht tercemesi, s. 523). Sal-
had-DInin daha emsten nce Mevlnya intisap ettiini biliyoruz (Sipehslar, s.
171); lkin, onun ayrdndan sonra, Mevln, Sahlad-DIni kendisine muship ittihaz
ve teessrlerini onunla ta'dil etti. Sultan Veled, onun, Mevln tarafndan nasd takdir
ve tekrm edildiini, hatt baka mrdlerin onu niin kskandklarn uzun uzun tasvir
ediyor :
YNUS EM RE YE K A D A R A N A D O L U D A T R K E D E B Y A T I 225

Muhakkkn balca mrdlerinden olup, dk zamanlarnda Konyada


kuyumculukla uraan ve sonralar ems Tebrzye de mlk olan bu
zt, eskidenberi zbd ve takvsyle tannm idi. er' ve edeb dimlerden
hemen hi anlamayan byle bir adam muship ittihaz etmesi zerine,
dier birok mrdler onun iddetle aleyhinde bulundular; bilgisizli
inden sz ettiler; lkin Mevln bu dedikoddara hi ehemmiyet vermi-
yerek, onun hakkndaki dtifat ve hrmetini bir kat daha artrd; hatt
bu btm bald zhir bir alka de de kuvvetlendirmek iin, kzn
Sultan Velede ald, ite bu sretle on senelik samim bir ballktan
sonra, Salhad-Din hastalanarak ld; Celled-Dn Rm bundan ok
meyus ve mtessir olarak birtakm gazeller tanzim etti61. Her hlde

JUl J J (Jl>. ^
T \ J |J j \ -aSo 5 j
^ ^ jciiS" ij ,jO T

j Jl (jZj
4 | 4^jll^ j j y T b 4^>L^- jl l

jJ A* 3 J -5

61 Mevln, onun lm dolaysyla, <cujj$o ol^T c i l J j o\j j ^ I


41-j^j U- j 4i^o o L * Jj matlar bir gazel sylemiti (Sipehslar, s.
189); bununla berber, Dvn- Mevln*da. ona hitben, yhut onun mnev ycelii
hakknda yazlm gazeller pek oktur; mesel,

JJ jJ JT ->->
Oj* 4^ -l 4^

f jij jt^u- oi
*

Ij ojU J>m* j

U olIaL. JU*.
*

ipju iij - > j/j j Jj

Jj C jj j ^9 J\J j Jl* j j

F. S
226 YNUS EM RE YE K A D A R A N A D O L U D A T R K E D E B Y A T I

Devletahm zannettii gibi, Salhad-Dn, Mevln zerinde hibir


nfuz icr etmemi, bunun aksine, onun nfzu altnda kalmtr62.
Dvredaki birok manzmelerinde ondan hrmet ve muhabbetle bah
setmesi, hibir zaman aksini iddya bir sebep tekil edemez.
Bundan sonra Mevlnnn halfe ve mushibi, eleb Hsmed-
Dn oldu. eleb Hsmed-Dn Haan b. Muhammed b. Haan b. Ah
Trk, Mevlevi an'anesine gre, eyh Ebul-Vef-i Badd evldndan
id i63. eyhine kar pek byk bir sayg ve sevgi ile mtehassis ve bal
olmas bakmndan, Mevlndan da ayn mfik mumeleyi grm
oluyordu. Mevlnnm Mesnevi'yi vcde getirmesinde eleb Hs-
me d-Dnin byk bir te siri olmutur : Derviler arasnda lh-Nme,
Mantku't-Tayr, Musibet-Nme tarznda didaktik eserlerin pek beenil
diini, elden ele dolatm gren eleb, slk dbn ve tasavvuf
hakikatleri dervilere telkin edebilecek bir mesnevi vcde getirmesini
ve o Zamana kadar yazdan gazeUer epeyi byk bir yekn tuttuu iin,
biraz da mesnev cihetine rabet etmesini eyhinden ric etti; o da,
Mesnevi mukaddimesinden onsekiz beyti iine alan bir yapra kararak,
kendisinin de bunu dndn syledi. Bunun zerine, Mesnevi'nin
nazmna balanld; Mevln sylyor, eleb Hsmed-Dn, eyhinin
ilhamlarm kaydediyordu. Tamam birinci cilt bittii srada, elebi
Hsmed-Dnin hareminin lmyle, bu i iki yl kadar gecikti; fakat
sonra, eleb tekrar eyhine yalvararak, nazma devama onu rz eyledi;
bu sretle, en az yedi-sekiz senelik bir zamanda, alt cdtten mrekkep
olan bu muazam bide vcde geldi64.

IjIj *** oT

beyitlerini iine alan gazeller gibi.


*2 Devletah, Mevln Celled-DIn Rmnin Hrka-i slk birka vsta ile
Ziyed-Dln Ebun-Necib Suhreverdye mensup olan eyhu -uyh Slhad-DIn
Zer-Kobtan aldm sylerse de (s. 195), tammen yanhtr.
*3 H. 501 (M. 1107-8)de veft eden Tc'l-'rif'in lakabiyle tannan Seyyid Ebul-
Vef-yi Krd, ok byk mutasavvftr. Hakknda bilgi edinmek iin, Menkb-i
Tc'l-'rifin adl meRr esere ba vurulabilir (Huss ktphanemizdeki nshadan).
Hsmed-DIn elebnin bu eyhin neslinden olduunu, bize bu hususta en inanlr
kaynak olan Sipehslar bildiriyor (s. 191). Nefaht tercemesinde de bu hususta ayn
kaynaa mreaat olunmutur (s. 525).
4 Hseyin Dni Bey, kaynak gstermeyerek bu hususta u bilgiyi veriyor : Mes
nevi nin hangi tarihte tahririne balanm olduu tammiyle tahakkuk etmemitir.
YNUS EM RE YE K A D A R A N A D O L U D A T R K E D E B Y A T I 227

Tahminen 26,000 beyitten fazla olmasyla kemmiyyet bakmndan


da muazzam bir eser sayabileceimiz Mesnevi, yalmz Mevlnnm deil,
belki btn tasavvuf edebiyatn en nl bir mahsldr 65. tedenberi
slm leminin her alannda, bilhassa Hind ve randa pek byk olan
bu nfz, Anadolu Trkleri zerinde, daha yazld zamandan bala
yarak fevkal'de tesirb olmutur66; bununla berber, Mesnevi'dc,
Divn- emsil-Hakykta olduu gibi gz kamatracak kvlcmlara,
btn hudud ve engellerin stnde ak ve derin dncelere rastlana
maz; bu eser, srf slikleri irad maksadyle yazlm ahlk-tasavvuf
didaktik bir mahsuldr; pek tabi olarak, orta seviyedeki halk dn
lerek yazlmtr. Lisan ve nazm bakmndan ok bozuk ve kusurlu
olan bu eser, tertip bakmndan da ok muhazeye elverilidir : Mevln,
eski mutasavvf irlerin usllerine uyarak, her fikri, her nsihati, her
nazariyyeyi mnsip bir hikye ile anlatr; mesel, tevekkln nerelerde
iyi ve nerelerde fen olduunu aklamak isteyince, t verici birka

Mesnevi alt byk ksmdan mteekkil olup, 2666 beyitten mteekkildir. Bunun
ikinci ksm, birincisinin itmmndan iki sene sonra, yni 1263 sene-i mildiyyesinde
tertib olunmaa balam, fakat Celled-DIn in tilmiz-i mmtz olub Mesnevi'yi st-
dmn imls tahtnda yazmakla megl olan Haan Hsme d-DIn in o srada vefat
vuku' bulduundan, eserin emr-i tahriri sekte-dr olmutur (Ser-medn- Suhan,
s. 342). Mesnevi'nin beyit says hakknda Devletah : c-u j ! j* CJU j lj
u Jl f J o l; j j -U .cUT (s. 197) diyorsa da, mublegaldr. Mes-
nevi'nin, Mevlnya it olmayp, sonralar ona isnd edilen 7. cildi meselesi hak
knda burada tafsilta giriemeyiz. Yalmz unu syleyelim ki, Hseyin Dni Beyin,
Hsmed-Dn elebyi Mesnevi'nin ilk cildi bittikten sonra lm gstermesi, tarih
kaynaklarn hibirine uymayan ok byk bir hatdr; len, onun zevcesidir. Yoksa
Hsme d-DInin veft, Mevln dan oniki sene sonradr.
65 Acem kltrnn pek ok yaygn bulunduu Hind, ran ve Trkiyede Mesnevi
det kuds bir mhiyet almtr. Onun magz-i Kur'n olduu hakkndaki kanat pek
eskidir; essen Mevlnnm Drnndan da - Hafz Dtnndan edildii gibi - tefel
ederlerdi (Nefaht tercemesi, s. 423). Mesnevi hakknda pek eskidenberi serdedilen muh
telif takdirler ve grler toplanacak olursa, epeyice byk bir risle tekil edebilir.
Trklerin halk kitlesi zerinde bu eserin dorudan doruya bir te siri olmam ve bu
nfuz Mevlevlerle Acem edebiyat meftunlarna mnhasr kalm zannolunuyorsa da,
hakikatte, onun, Trklerin halk kitlesi zerindeki vstal te siri sanldndan ok
byktr.
66 Daha Glehrden balayan bu mnev nfuz, k Paa ile ok ak bir hl
alr. k Paamn Trkler arasnda ok mehur olan Garib-Nme'si, deta Trke bir
mesnevidir. Ynus zerinde ise, daha ok Divn- ems'l-IIkyk tesirleri gze
arpar.
228 YNUS E M E E y E K A D A R A N A D O L U D A T R K E D E B Y A T I

beyit ile balayarak, ona bir de hikye ilve eder; lkin ekseriyetle, o hi
kyeyi bitirmeden sz arasnda bir srasn getirerek ikinci, hatt onu da
bitirmeden nc hikyeye geer ve onlardan sonra ilk hikyenin
neticesi gelir. Gerek, tertibe, gerek lisnn ve nazmn safvetine ehem
miyet vermemesi Mevlnnm ekilcilikten tammiyle uzak kaldna
bir debidir. Dlvn- emsul-Hakyk'da, iiri, rhunun en sammi
ihtiyalarm tebli edecek bir vsta gibi kullanan Mevln, Mesnevide,
onu slikleri irat ve koyduu tarikat esaslarm telkin ve ta'mim mak
sadna hizmet eden bir let tarznda kullanm ve hibir zaman kendisini
herhangi bir ir, bir san'atkr seviyesinde grmemitir 67. Ancak, Mes
nevi da vahdet hakikatlerinden btn vuzuh ve aklyla sz etmek
istememesine karlk, birok yerlerde, elinde olmayarak ifatta bulun
maa mecbur kalmt. Kendisi de bunun farknda olduu iin, yine
Mesnevide Eger yalnz nuk- elfzma bakacak olursan, bu eser
izll edici gibi grnr; hlbuki hakikatte hddir diyerek, bunu teyid

67 Mesel jii j\e- i ^ ly c ^j S**17 y j ^ j**


gibi feryatlarla kendisini herhangibir irden ayran Mevlnnn, iiri niin ve ne
maksatla yazdn yukarda Fhi m FWden naklen anlatmtk. Bu blmdeki 33 nu
maral nota baknz). Bir manzumesinde, uT * ju .u. j j ys jS jl US
5 U I dJL. * & S '1 -i S J J S J JJ S S J jj & S j S i

jlc j j*. j x ja jj b diyen Mevlnmn iirleri hakknda Sultan Yeled ok gzel ve doru
bir fikir yrtyor. Ona gre, k, yni asl mutasavvfla ir biribirinden ayrdr;
OjjIaJI Iytill j " hkm bu kinciler hakkndadr; nk km iiri Kelm-
llh nin tefsiri olduu hlde, irinki sarmsak buhr gibidir; kn iiri hayret ve
mestlik neticesidir; hlbuki irinki varlk mahsldr . Mevln, muhtelif iirlerinde
Cenb- Haktan hl-dili istiyerek lisan-i kl in aleyhinde bulunmutur :

- Jl -J J Lt} o* j.

y jU-- 0 j - o jl 9 jljir <_gl

jl JJ a^t^Uj Ij U- lj j if \ j^3 ]j
j l j aL-So Ij c--u- j j h*

jj j iL i j l j i jyl l j j j j ^ j j j
,jlai *** T o l L

Harbt*ta. Ziya Paann, iiir dimen w yle ehl-i hle * rs-i ndksedir keml's
demesi, bu gibi fikirlerin neticesidir. Alel'de irlerin eserleriyle mutasavvflarn iirleri
arasndaki bu fark daha iyi anlamak iin, aada Ynusun iirlerinden bahseden ksma
baknz.
YNUS EM RE YE K A D A R A N A D O L U D A T R K E D E B Y A T I 229

etmek zre u beyti zikrediyor : * J j j Oj ^ J jj


J-i* Ij j Dima tekrar ve i'tiraf ettii gibi
Ferdd-Dn 'Attr ile Sennin tesiri altmda kalan Mevln 68,
Kellle ve Dinine'den, Cuh menkabelerinden, Mahmd Gaznev ve Ayaz
kssalarndan, Leyl ve Mecnun gibi Arap hikyelerinden, Ksas- Enbiy
ve Menkb- Evliy'dan bz iktibaslarda bulunduu gibi, bz para
larnda saray hayatn, yhut Halep 'derinin Antakya kapsndaki
mtemleri gibi umum hayat safhalarn da eitli mnsebetlerle tasvir
etmitir. Tersim ettii bz mstehcen hayat safhalarnda biraz fazla
realist olmas, Mevlnnn ahsiyeti ve Mesnevinin yazlndaki mak
sat dnlnce, hibir sretle muhaze edilemez. Her hlde, Anadolu
da yazlan en eski Trk eserlerinde Mesnevi tesiri ok byk lde
gze arpar.
Celled-Dn Rm, son aylarda artk bu lemden ayrlmak zam-
nnn geldiini gsteren birtakm tesirli gazeller yazyordu. Hakikaten,
biraz sonra hastaland; Mevln Ekmeld-Dn ve Mevln Gazanfer
namnda iki tannm hekim, hizmetinde bulunuyordu; lkin hastalk
bir trl tehis edilemedi ve Mevln H. 672 senesi Cemziyel-hirinin
beinci Pazar gn (17 Aralk, 1273) gne batarken vefat etti. nce
tehiz ve tekfin levzm hazrlanp tamamlanarak ertesi gn, hemen
btn Konya halknn itirkiyle ve Kd Sircd-Dnin immlyle
cenze namaz klnd ve Mevln, bugnk merkadma defnedildi. Ye
rine, byk olu Sultan Veledin tensib ve recsiyle, halfesi eleb
Hsmed-Dn geti69.

68 Mesnev'nin birok yerlerinde Hakm Sennin ve daha az olmakla berber


'Attrm isimleri zikrediliyor; Dvnda da bu gibi birok iretler vardr. Kendisini
Sen-'Attr takipisi sayan Mevlnmn eserlerinde, bilhassa Mesnevide bu tesirler
ok ak olarak gze arpar.
69 Daha Mevln hayatta iken, dokuz sene halifelik eden eleb Hsmed-Din,
H. 684 (M. 1285-86) de veft etmitir (Sipehslar, s. 197-201). Mesnevnin tertibine H.
662de baland dnlrse, eleb Hsmed-Dn, in Mevln'ya halfe olmasn da
hemen bu tarihe kadar geri gtrmek gerekiyor. eleb Hsmed-Dme Mesnevnin
yazdrdmaa balatlmas, her hlde Mevlnya halfe olduktan sonradr; bu halifelik
mddetinin H. 662-672 seneleri arasnda olduu dnlrse, her hlde 662 tarihinin
Mesnevi'ye balama tarihi olduu, yoksa bunun ikinci cilde balama tarihi saylamya-
ca anlalr; bu yzden Hseyin Dni Beyin M.S. 1263e rastlayan bu 662 tarihini
ikinci cilde balama tarihi sayarak, ilk kitabn 1261de yni 660ta tamamlanm
olduunu sylemesi grlyor ki, yanltr; yukarda, bu byk kitabn yedi-sekiz sene
230 YNUS EM RE Y E K A D A R A N A D O L U D A T R K E D E B Y A T I

Acem irleri arasnda Kvmd-Dn Sencn, Ni'metullh Khis-


tn, Seyyid Ksiml-Envr gibi mhim takipileri bulunan70, daha
bunlar ayarnda birtakm irler zerinde tesiri grlen, tarihilerle
tezkirecilerin ve mutasavvflarn eskidenberi cidden byk hrmet ve
tekrmine mazhar olan 71 Mevln Celled-Dn Rmnin Fih nmnda
Mu'nd-Dn Pervneye ithfen yazlm mhim bir mensur rislesi 72
ve daha baka birok kelimt ve akvl varsa da, burada bunlardan sz
edecek deiliz. Mevlnmn bir Acem iri sfatiyle Acem edebiyat
zerindeki nfzundan bahsetmek de mevzumuzun dndadr. Yalmz
unu sylemekle yetinebm ki, Mevln serbest telkkilere elverili ve
msik, san'at ve edebiyat seven bir muhitte yetimi ve essen
Muhyid-Dn 'Arabinin ner ve telkin ettii Vahdet-i Vcd felsefesiyle
dolmu olan Anadolu muhitini, iirleriyle, sfiyne fikirleri ile pek kolay
ekmi ve teshir etmiti. Eer evre byle bireye hazrlanmam ol
sayd, Celled-Dn Rmin daha hayatta iken o kadar muazzam bir
hret kazanamyaca ve kurduu tarikatn daha o zamanlar kolaylkla
genileyip yerleemeyecei muhakkakt; lkin, yukarda uzun uzun
akland gibi, muhit byle bir harekete tammiyle hazrlanmt; bu
yzden, Mevln henz hayatta iken menkabelerinin ve tarikatnn
teekkln grd. Aada, Anadoluda vcda gelen en eski Trke

zarfnda yazlm olduunu sylememiz, ite bundan dolay idi. Devletah, bn Ah


Trk ile eleb Hsmed-Dn i biribirinden ayr iki ahsiyet sayarak, Mevlnnn
dest-i irdeti elebnin dmen-i terbiyetine vurduunu sylyor ki (s. 195), yukan-
danberi verilen tarih bilgiler, bu iki iddiamn da yanllm isbta yeterlidir.
70 Mutasavvfne heyecan dolu iirleriyle ran tasavvuf edebiyatnda mhim
birer yer tutan bu ahsiyetler hakknda Devletahta, Nefaht tercemesinde ve daha
baka eitli kaynaklarda uzun bilgiye rastlanabilir. Dvnlan bulunan ve hatt bzs
da bsh olan bu mutasavvflar hakknda tafsilta girimek eserimizin mevzu dn
dadr.
71 Birgn Sadred-DIn Konevye, Mevln hakkndaki fikrini sormular, o da,
Byezid ve Cneyd bu zamanda olsalard, bu merdler merdinin giyesini gtrmeyi
canlarna minnet bilirlerdi demiti (Nefaht, s. 520). Bu gibi misller sahifelerce uza
tlabilir.
2 Hseyin Dni Bey, Fhi m Fhin mevcdiyetini Nicholsonun ifadesine daya
narak syledikten sonra, Bu eserin bugn pek ndir olmas lzm gelir diyor (Ser-
medr- Suhar, s. 343). Carra de Vaux da, Encyclopedie de lslamdaki Celled-Dn
Rm maddesinde, bu eserin randa hi tannmam olduunu sylyor; hlbuki bu
kk eser stanbulda Mevlevler arasnda pek mehurdur. Umum ktphneleri-
mzde ve huss ellerde birok yazma nshalar bulunmaktadr.
YNUS EM RE Y E K A D A R A N A D O L U D A T R K E D E B Y A T I 231

eserlerde Mevln tesirinin nasl hisseddir olduunu aka greceiz;


essen Ynusun eserlerinden ve tasavvuf telkkderinden sz edilirken,
bu tesirin az zaman iinde nekadar yaydm olduu ve batt tasavvuf
balk edebiyat zerinde nekadar byk izler brakt birok mukaye
selerle birkat daha kendini gsterecektir. Her hlde Mevlny iyice
bilmeden Anadoludaki ilk Trk eserlerini anlamak mmkn olamya-
ca ilm bir gerektir.

40. M ill Lisn ve Ed eb iy a t :

Anadoluda yerleen Trklerin lism, yukarda geni lde anlatl


d gibi, Ouz lehesi dediimiz Bat Trkesi idi. Trkmence ad da
verilen bu lehe, Ouz Trklerinin kavm istils altndaki alanlarn ve
bilhassa Anadolunun yerli lisn olmutu. Daha Ouzlar Anadoluda
yerlemezden nce, yni daha henz Seyhun shasnda yaarlarken
teekkl ve teazz etmi olan bu edeb lehe, Anadoluda pek tabi
olarak, ufak-tefek bz deimelere uramakla berber, asl seciyyelerini
kuvvetle saklad. te, Osmanl Devletinin teekklne kadar Seluk
Trkesi ve daha sonra da Osmanl Trkesi ad altnda zikredilmekte
olan Bat veya Gney Trkesi, hakikatte, eski Ouz lehesinin ge
limi bir eklinden baka birey deildir 73.

,3 Ouz lehesiyle, daha Trkler Anadolu ya gelmeden nce bz eserler yazlm


olduu, Mahmd Kgarinin bu husustaki ifdelerinden aka anlalyor. Seluk
Trkesi ve Osmanl Trkesi diye iki ayr lehenin bulunduu hakkndaki fikirler,
tarih ve lisn hibir essa dayanmamaktadr. X IX . yzyl arkiyatdarnn bu hu
sustaki kymetsiz bilgilerini burada zikretmek lzumsuzdur; nk bu gibi eserler lm
bir tenkide bile lyk deildirler. Yalnz, son olarak, Macar msteriklerinden Thry
Josephein bu mhim mesele hakknda ne derece yanl fikirler ileri srdn, ksaca
gsterelim ki, lisn tarihimizin imdiye kadar nekadar fen tedkik edildii sbit
olsun. Thry Josephee gre, Anadoluya gelen en mhim Trk kitleleri X I. yzydn
son yarsnda Seluklular ve X III. asrn ilk yarsnda Kaylar dr; bunlar Ouzlardan
olduu iin, aralarnda yakn bir kan ve dil akrabal vardr; hlbuki Selukler mn-
ferid bir kavm kitle olmayp Orta-Asyann muhtelif yerlerinde, eitli lisn sha-
lardan kopup gelmi birtakm kavm zmrelerdi. (Ondrdnc Asr Sonuna Kadar
Trk Dili Ydigrlar, Milli Tetebbu'lar mec., c. II., nu. 4, 1331, s. 100-102). Yukarda,
Trklerin Anadoluya hicretlerini kfi derecede anlattmz iin, bu mddenn yanl
l meydandadr; Anadolu daki Trk kitlesi Ouzlardan, yni Trkmenlerden ib-
retti. Kaylarn g ve Osmanl Devletinin kuruluu, Anadoluya ayr lehe ile konuan
bir kavim kitlesi getirdiinden dolay deil - nk bunlarn leheleri de Trkmence ve
adedleri fevkal'de mahdut i d i - srf siys bir noktadan ehemmiyeti hizdir. Essen
232 YNUS EM RE YE K A D A R A N A D O L U D A T R K E D E B Y A T I

Anadoluda Seluklu Devleti yerleip teekkid ettikten sonra,


Trkenin ne zaman yaz dili hline geldiini kesin olarak ta'yin ede
meyiz; Ouz Trkesi, Seluklular daha Anadoluda yerlemeden nce
bde yazmada kullandm ve bu lehe de, Dou Trkesi gibi, yle
herhangi bir konuma lism olmaktan kurtulmutu; bu yzden, daha
Seluklularn ilk zamanlarndan balayarak bz Trke eserler yazl
maa balanmas nekadar tabi ise, bunlarn ok az ve ibtid bir evrede
kald da o kadar muhakkaktr : Bu sayca az eserler, nihyet halka
slmiyet esaslarm retmek maksadyle yazlm basit din kitaplar,
slmm balca i'tikat ve amellerim gsterir yolda ibtid risleler,
bir de o zaman hakik bir cihd shas olan Anadolu halknn ceng
verlik temyllerini doyurup besleyebilecek Battal Gz Menkabeleri
tarznda birtakm slm-miU hikyelerden ibretti74. eitb tarih

Thry Josephein o makalesi, hemen batan baa, ok eksik ve ok hatal tahlillerden


karlm yanl neticeleri iine alr.
74 Battal Gz, menkabev bir Trk kahramandr ki, menkabeye gre, Eb
Muhammed Ca'fer b. Sultan Hseyin b. Rebi b. Abbs El-Him isminde olup, Ma
latya da domu ve bundan dokuzyz sene nce yaamtr. Hlbuki Taber, Hicri 122
(M. 739-70)de ehid olan Abdullh El-Battl adh tarih bir ahsiyetten bahsediyor.
Cennb ve Hezrfen, bu iki rivyeti yni tarihle menkabeyi birbirine kartrmak gaf
letinde bulunmulardr ki, Halil Edhem Bey, - Mu'ceml-Bldn'dan naklen (c. V III.,
s. 195) - Ktib eleb ile Evliy elebnin de mterek olduklar bu hatdan kurtula
mamtr (Kayseriye ehri, s. 131). Kahramnne-din bir mhiyeti hiz olan bu
Battl Gz Menkabesi, ta Seluklularn ilk zamanndanberi, manzum ve mensur birok
Ballal-Nme'\ex vcde gelmesine sebep olmutur ki arkiyat H. Ethfi pek hakl
olarak, bunun, essnda, askerleri Anadolu fethine hazrlamak maksadyle yazlm bir
eser olduunu iddia etmektedir; nce kimin tarafndan ve her ne maksatla yazlm
olursa olsun, o devir Trklerinin mterek hislerini aksettiren bu eser halk arasnda
byk bir hret kazanm, hatt ark Trkistana kadar yaylmtr; orada da bu
menkabev kahraman hakknda birtakm menkabelerin varl, hatt Aksu ehrinde
onun mezarna tesdf olunmas bunu gsterir; oradaki menkabeye gre, Battl Gz
-hakikatte, H. 81 (M. 700-701)de Medinede vefat ederek, Bak'de defnolunan- Mu-
hammedl-Hanfenin drdnc torunu olup, mm Abdur-Rahmn Alev ismiyle
tannmtr (Tarih-i Sayrm, s. 254). Bizde imdiye kadar hi tedkik edilmemi olan
bu mhim mevzu, nce Fleisher etrafh bir srette tedkik etmi (Kleine Schrciften, III,
226 Suiv) daha sonra Ethe, bu menkabeyi Almancaya terceme eylemitir (Die Fahrter
des Sajjid Batthal, Leipzig, 1871). Alman ark Mecmuasinn otuzuncu cildinde buna it
mhim bilgi olduu gibi (s. 468-469), ayrca, Georg Husingin Zur Rostahmsage, Sajjid
Batthl, Leipzig, 1913) adl eseri de dikkate deer; bununla berber, btn bu tedkiklere
ramen, bu mesele kf derecede tedkik edilmitir iddiasnda bulunulamaz; yalnz, bu
mevzuun nce Seluklular zamannda yazld muhakkaktr. Eskiehir cenbundaki
YNUS EM RE YE K A D A R A N A D O L U D A T R K E D E B Y A T I 233

sebepler neticesinde bize bu devir mahsllerinden hemen hemen hibir


ey kalmamsa da, bu cins mevzu'lara it olarak daha sonraki devir
lerde yazdm ve bz paralar naslsa bize kadar gelebilmi eserler
syesinde onlar hakknda da olduka ak fikirler edinebiliriz; nk,
o sonralara it eserlerin ok byk birksm, eski mahsllerin biraz
yendetirdmi, geniletilmi ve gelimi ekilleridir. Eski metinlerin
mevcut olmamas lisn tarih bakmndan byk bir noksan ise de,
edebiyat tarihi iin o kadar fazla bir ehemmiyeti hiz deddir. Kendi
kendine byk bir edeb kymeti hiz olamayan o metinler, nihyet,
o devir fikir ve his hayatm, zevkim, temyllerini anlamaa yardm
eden birer vsta gibi telkk olunabilirdi ki, bugn elimizde bulunma
malarna ramen, eitli vstalarla yine o tedkiki yapmak mmkndr.
Anadolu Seluklular tarafndan vcde getirilen medeniyyetin
umm seciyyelerini ve Anadolunun o devirlerdeki fikir ve his hayatm
biraz dnecek olursak, mdl dilin o devirlerde ne derece ihml edilmi
olabileceini ok kolay anlarz. Seluklu devletinin teekkl ve yerle
mesinden sonra byk bir fa'liyyetle Anadolunun hemen her ke
sinde kurulan medreseler, tekkeler, Arap ilmini ve bilhassa Acem edebi
yatm yaymaa hizmet eden birer ocak hkmndeydi; gebe Trk
menler kendi halk edebiyatlar ve eski Ouz Destantnn kakntlaryle
bedi ihtiyalarm giderirken, slm leminin her tarafndan gelmi
serser dervileri, lim ve fakihleri kabl eden ehirlerde Acem edebiyat
iddetle hkm sryor, eski ran an'anelerine meclb lim ve san'atkr
hkmdrlarn saraynda bu yabanc dil ve edebiyat, mdl dili ortadan
kaldracak kadar kuvvet kazanyordu. Hkmdrlar bata olduu
hlde, halktan ve halka it eylerden ayrdmay kendilerine bir eref

mehur Seyyid Battl Gzye isnd olunan mezar o civarda pek muhterem olduu gibi,
civnnda bir Bekt tekkesi, bir cmi ve bir de imret vardr (Encyclopedie de l'Is-
larn daki Battl maddesine bakmz) Battl Gz hakknda Evliy elebde mhim
tafsilt olduu gibi (Seyahatnme, c. III., s. 13; c. IV., s. 7, 16), onun Bektler ve bil
hassa Abdallar arasndaki yeri ve Seyyid Gz tekkesinin tarihi hakknda da Abdallar
ve Bektlere dir hazrlanmakta olduumuz tedkik eserinde muhtelif kaynaklardan
toplanm uzun tafsilt vardr. imdilik bk. Prof. Fuad Kprl, Trk Halk Edebiyat
Ansiklopedisi, Abdal maddesi, stanbul 1935. [Seyyid Battal in gerek tarih, gerek
menkbev ahsiyeti hakknda vesair dier hususlarda daha fazla malmt ve bibli
yografik bilgi iin Pertev N. Boratavn slm Ansiklopedisinde kan Battal maddes
ile M. Canardm Encyclopaedia of slam (new edition)da yaymlanan Battal maddesinei
baklmaldr].
234 YNUS EM RE Y E K A D A R A N A D O L U D A T R K E D E B Y A T I

bilen mnevverler snfnn bu temayl, ran sfiyne edebiyatnn bu


devre it Mesnevi, Lemact gibi en parlak eserlerini Anadoluda vcde
getirmesine karlk, Trkeyi saraylardan uzak bulunduruyor ve Trke
yazlm eserlere kmseyerek ve hakratle baklmasna sebep olu
yordu75. dre tekiltna girecek mnevver adamlar hazrlayan tek
messese medreseler olduu iin, orada Acem kltrnn tesirleri al
tnda yetien memurlar devlet ilerinde de Fars dilini kullanmakta
idiler; Farsamn resm dil olarak bu kuvvetli tehakkm, Karaman
Beyi Mehmed Beyin Konyay istilsna kadar srd76. Eer Seluk
lular mill dile kymet ve ehemmiyet vererek onun gelimesine alsay-
ddar, daha Osmanl devletinin teekklnden nce Anadoluda olduka
zengin bir edebiyat vcut bulurdu; bununla berber, btn bu tabi
ihml ve kaydszla ramen, din ve kahramnne halk eserlerinden
baka, ksmen ran tasavvuf edebiyatnn, ksmen de eski Trke tasav
vuf halk eserlerinin mesel Ahmed Yesev ve takipderinin tesiri
altnda olarak, daha X III. yzylda Anadoluda bir Trk edebiyat
gelimitir. Nzmm ve yazdd zaman bilmediimiz eski bir eyh

76 k Paanm u beyitleri, Trkenin hatt XIV. yzylda bile ne kadar km-


senildiini gstermee kfidir :

Trk diline kimesne bakmaz idi


Trkler'e herkiz gnl akmaz idi
Trk dahi bilmez ^ idi bu dilleri
nce yol ol ul menzilleri

Bu telkkinin XV. ve XVI. yzyllarda bile devam ettiini eitli vesikalar sye-
sinde ok iyi biliyoruz. Burada, onlar hakknda fazla teferruta girimek mevzumuzun
dndadr.
6 ..Bdeh Divn tertip olunub tahrirt ve evmirin cmlesi Lisn-i Frs
zre yazldndan, Lisn-i Trk mahvolmak derecesine gelmiti. Binenaleyh Dlvan-
da krat olunacak evrkn mecmu Lisn-i Trk zre olub, elsine-i ire ile tekellm
olunmas muhkem yasak oldu. O tarihe gelinceye kadar defterler ve ir hisablar Arab
ve Frs lisnnda yazldndan, Trke yazmakta zahmet ekilib, herbiri bir trl
iml ile defterlerini yazmakta idiler. (Hayrullh Efendi, Tarih-i l-i Osman, c. I.,
s. 110). Hicr 676 senesi Zilhiccesinin onuncu (4 Mays, 1277) gn Konya hkmetinin
mnen Karamanllar eline gemesinden sonra yaplan bu mhim hareketin nekadar
devam edebildii ok phelidir; bununla berber, bah bana bu hdise bile, Trk
enin o devirde resm lisan olarak Farsa ve Arapa nn yerini alabilecek bir gelime
derecesine eritiini gsterebilir; Seluklularn daha ilk zamanlarndanberi Anadolu'da
Trke eserler vcude getirildiini bu hdise de kesin bir srette dorulamaktadr.
YNUS EM REY E K A D A R A N A D O L U D A T R K E D E B Y A T I 235

Sandan Kssasndan baka 77, eyyad Hamza ve Sultan Veledin sfi


yne iirleri Ynus Emreden, zaman bakmndan epeyce ncedir;
bunun gibi, Glehrnin Mantk?ut-Tayr tercemesi, k Paamn iir
leri, Tursun Fakibin, Nakb-Olunun, Mu'arref Ladknin, Beypazarl
Ma'z-Olu Hasanm muhtelif manzmeleri ise, Ynusun eserleriyle
ayni zamana, veya biraz sonralara rastlamaktadr.
Ynustan zaman bakmndan daha nce eski Trk irlerinden
-Trke eserleri hemen hemen sekiz-on msra'dan ibret- Mevln
Celled-Dn Rm78 de, sfiyne manzmeleri ve hreti az zamanda

77 ir Glehr eserinin ba taraflarnda Dsitn-i Abdu'r-Razzk bal altnda


mehur eyh San'at Kssas1n uzun uzun anlattktan sonra, nihyet u bilgiyi veriyor :

Bir kii b dstn eylemi lla lfzn key prdek sylemi


Veznin lfzn gidermi harfim Artuk w eksk sylemi sz sarfn
imdi Glehr giyrdi b aya Lefger tonlar ki benzetti yaya
Anber w le sm ^ rdi snbln Gnlnn atlastan eyld gln
Sz hurufn artuk ^ eksk klmad lim anld v chil bilmedi
Tanr'nn kudretlerin yd eyledi Mustaf'nn cnn d eyledi
Byle rengin byle tatl byle ter Husrev- irin sz ola meer
Bundan anlalyor ki Glehrden nce, yni X III. yhut X II. yzylda bir ir
bu mevzuu nazmen yazm; lkin dili kaba, ibtid, vezni kullan tarz tabiatiyle ok
kusurlu olduundan Glehr de onu yeniden yazmak lzumunu hissetmi. Arzun,
Anadolu Trkleri tarafndan zannolunduundan nekadar nce kullanlmaa balan
dn ve eski mevzu'larn daha sonraki irler tarafndan nasl tekrar kullanldn gs
termek bakmndan, bu bilgi tarlhen ok kymetlidir.
78 Mevlnnn Dvn-i Kebr'inde Rumca ve Trke bz iir paralarna rast
lanrsa da, bunlar onu bir Trk iri addettirebilecek bir mhiyet ve kemmiyyette sa
ylamaz. Ekseriyetle mlemma' tarznda, bzan athiyyt eklinde, pek az da tam par
alar hlinde olan bu eserlerin birksm Necib sim Beyin Trk Tarihi'ne -V eled e-
lebnin bir rislesinden naklen - alnm (s. 439-442) ve orada olmyan iki msra'da Fik
Read Bey in kitabnda yer alm (Tarih-i Edebiyat- Osmniyye, s. 30) ise de, Mevln
mn Trke paralan bundan ibret deildir; hatt bunlarn eitli Dvn nushalannda
grlen ekilleri arasnda bile byk aynhklar vardr. Bu hususta cidden ok derin
bilgi shibi olan Veled elebnin bu iirleri lzumlu erh ve izahlarla yaynlamalar
ok beklenmektedir. Namk Kemal Bey in Tahrib-i Harbt'ta, Mevlny Trk iri
olarak zikretmediinden dolay Ziya Paay hat ilemi gstermesi pek doru deildir.
Bu iirler ve bunlardaki nsha farklar hakknda bir fikir vermek iin, Trk Tarihi'ndeki
bir gazelin dier bir eklini eski bir mecmuadan aynen naklediyoruz :

J'JJ* i" J& k j* * ^


<>*->>- s- s y - y 's f
236 YNUS EM KE Y E K A D A R A N A D O L U D A T R K E D E B Y A T I

unutulmu eyyad Hamzay 79 bir yana brakacak olursak, eserlerinin


okluu bakmndan da dikkati ekebdecek en eski ir Sultan Veled-
dir. H. 633 (M. 1235-336)de doarak doksan sene kadar yaadktan
sonra, H. 712 (M. 1312-13)de veft eden bu byk mutasavvf, amda
ve Konyada muhtelif limlerden ve bilhassa babasndan dimler tahsil
ettii gibi, Seyyid Burhn Tirmz, ems Tebrz, Salhad-Dn Zerkob,

-j -j * <y p* ^ j S*
cj-U I * l
0 JJ^'j' cSJJ *
Lj>- y j plij b j \j y
y UL>- L

^ / 8-*4 <i~ jj
o* j f i jj lSC-' y

m
jm
j ^ oU
*j*- 4 l> JS>
79 Hac Kemal in, hatt tezkirelerde bile adlar gemeyen en eski Anadolu ir
lerinin de eserlerini iine alan mehur Cmiun-Nazir inde eyyad Hamza adl bir
irin basit bir lisan ve ibtid bir arz ile yazd tasavvuf-ahlk bir iiri vardr ki
dil, mevzu', nazm ekli bakmndan eski bir eser olduunu aka gsterir. Tezkirelerde
ve hl tercemesi kitaplarnda hi ismi gemeyen bu adam hakknda Lmi'nin Lt'if'in
de mevcut bir rivyet, onu Nasre d-Dn Hoca ile ada, kermet gsteren bir muta
savvf olarak bildirmektedir. Nasred-DIn Hocann H. 683 (M. 1284-85)de ldn
gznne alacak olursak (Fuad Kprl, Nasre'd-Dn Hoca, st., 1918, s. 3 v.d.); eyyad
Hamzamn da X III. yzyl ahsiyetlerinden olduunu iddia edebiliriz. Essen eserinin
mhiyyeti de bunu kuvvetlendirmektedir :

Ecel tulm elinde bir ulu cm


K i ol camn ii dolu ser-encm
Kimi yak sunar, kimi irmi
Kimi esrk yalar toprakta mdm
Ki bir bir ier ol ski elinden
Bay- yohsul, ul kii, hs- 'm
Zehi erbet ki bir kez andan '- ien
Ne subl oldun bilr ne ahm
beyitleriyle, bu dnyann fniliinden ikyetle balayan bu ondokuz beyitlik manz-
menn sonunda, ir, gafilleri uyandrmaa alyor ve kendi gnlne Hak rahmetinden
ltuf ve in'm geldiini, yoksa iir san'atlarndan gfil olduunu anlatyor :
YUNUS EM REYE K A D A R A N A D O L U D A T R K E D E B Y A T I 237

eleb Hsmed-Dn, eyh Kermd-Dn gibi byk ahsiyetlerden


de birok mnev fevid tahsil eylemitir. Tct-Tercim ve Ed-Drre-
t'l-Muzie gibi kaynaklara gre, babas gibi byk bir Hanef fakihi olan
Sultan Veled, ayni zamanda olduka dikkate deer bir Acem mutasavvf
iridir; Ibtid-Nme, ntih-Nme, Rubb-Nme adl cdd mesnev,
byk bir Divn, bir de Macrif adl mensur bir eser brakmtr ki,
bunlardan Divn'da ve Ibtid-Nme ile Rubb-Nme'de - Sultan Veledi
eski bir Trk iri addettirecek kemmiyyet ve keyfiyette - Trke iirler
vardr80. Kaba, ibtid bir lisan, zihaflar ve imleler dolu ok sakat,

Bu sk cmlesin esrdiserdir
Ne cemat geliserdir, ne imm
Ne gl-ruh kurtlser, ne eker-leb
Ne 'anber-hat kaliser, ne gl-endm
Bu gafletten niin Uyanmadn sen
Niin gfil yatrsn sen ey ^ vm
eyyd Hamza'nm gnlne her dem
Gelir Hak rahmetinden lutf- in'm
Ne ruz bilir ^ ol ne nahv- tasrif
Ne kfiye, redif ne tecnis-i tm
Bu kk manzmesiyle bir sar'atkr deil alel'de bir mutasavvf olduunu gs
teren eyyad Hamzamn, arz vezniyle yazlm bu gibi manzmelerden daha ok hece
vezniyle lhler yazd ve fakat sonra unutulduu kuvvetle istidll olunabilir. Eser
leri, herhlde XVI. yzyla kadar yaam olan bu mutasavvf ir ile Glehr arasn
daki zaman fark, - en fazla bir tahmin ile - nihyet yarm asr kadardr. [eyyad
Hamzay edebiyat dnyasna ilk tamtan Fuad Kprl olmutur, (bk. Anatolische
Dichter in der Seldschukenzeit, I. Sejjad Krsi Csoma Archivum, Budapest, 1922, I.
183-189; bu makalenin trke tercemesi Trk Yurdu, 340, I, 27-34de kmtr.).
Kprlnn, bu air hakknda daha sonra kan yazdan ile mecdud Mansurolu
ve dier yazarlann makale ve metin neirlerinin mhiyet ve kymeti hakknda Sdettin
Buluun slm Ansiklopedisi'nde kan eyyad Hamza maddesine ba vurulmaldr].
80 Sultan Veledin Trke manzmeleri ite bunlardan ibrettir. Harbt'da Sul
tan Velede isnd edilen iirler onun olmad gibi, Kemal Bey tarafndan yine ona mal
edilen nl Ben bilmez ^ idim gizli yn hep sen imisin msra' ile balayan manzu
mesi de Nev'ye it olup, Cminin JU- y Up -ba msra'yla balayan
rubl'sinden terceme edilmitir. Thry Josephein, Harbt'daki paralardan pek
ehemmiyetle sz ederek, Bu kt'a 14 hece zerine yaplm olup kfiyeleri de atlamadr;
hlbuki asl Seluk beyitleri 11 heceli olup ifte kfiyeli msra'lardan mrekkeptir
(ayn makale, s. 105) diye bir de fikir yrtmesi ok gariptir; bir defa, bunlann lisan ve
nazm bakmndan o devre it olamayaca muhakkaktr; kincisi, Mevlnmn ve
Sultan Veledin eserleri onun zannettii gibi hece vezniyle yazdm deildir; ncs,
gerek Mevlnda, gerek Sultan Veledde arzun eitli czleriyle ve deiik ekilde -yni
238 YNUS EM KE Y E K A D A R A N A D O L U D A T R K E D E B Y A T I

ibtid bir nazmla yazlm olan bu manzmeler hakknda burada


uzun uzun tafsdta giriecek deiliz; Avrupa limlerinin pek eskidenberi
dikkatlerini ekmekle berber81, henz yine yeter derecede tedkik
edilemiyen bu eserler, lisn ve edeb ayr ve uzun bir aratrmaya muh
tatr; ancak, burada Sultan Veled ve onun Trke iirleri hakknda
umum ve ksa bz fikirler ileri srerek, onun, Anadoludaki Trk ede
biyatnn umm gelimesindeki hakik yerini terkib bir srette gstere
biliriz.
Babasnn ortaya srd tasavvuf esaslar halka ner ve telkinden
baka birey dnmeyen ve bu yzden babasmnkinden ayr huss
bir ahsiyete mlik olmayan Sultan Veled, Trk edebiyatn ran tasav
vuf edebiyatnn rneklerine gre dzenlemee alm ve Mevln
tesiri edebiyatmzda onunla balamtr. Sultan Veled Trke manz
meler yazarken, tpk Farsa rlerini ind ve tanzim ederken dn
d gibi, Anadolu halkm kaz ve ird ve Mevlnmn bykln
herkese telkn maksadyle hareket ediyordu; eserlerinin byk ksmm
Fars diliyle yazmas, o devrin edeb an'anelerinin bir neticesidir; lkin
arada bir yine Trkeye rabet etmesi de, Farsa anlamayan byk bir
ekseriyyeti o telkinlerden uzak bulundurmamak endiesinden do
mutu82. Lisnn ve nazmn zarr ibtiddii bir tarafa braklrsa,

mesneviden baka gazel eklinde de - yazlm paralar mevcuttur .Bu ksa tenkidler,
Macar Akademisyeninin bu meseleyi nekadar fen tedkik ettiini aklamaa yeter
sanyoruz.
81 Bu iirler ilk nce 1829 da Viyana da Edebiyat sl-nmelerinde yaynlanm
ve sonra bunlar hakknda trl trl fikirler yrtlerek ona gre muhtelif lisanlara
terceme edilmitir. Radloff, Rbbnme'deki 156 beyitlik Trke paray ayrca ne
rettii gibi. Ignage Kuno da Lisniyt Haberleri Mecmuas'ada o metinleri nakl ve
terceme etmitir (c. X X II., s. 480-497). C. Salemannen Petersburg limler Akademisi
Bltenlerinde (1894 c. X . s. 173,) nerettii makale ile Smirnovun 1897 senesinde
toplanan Milletler-aras X I. Mterklar Kongresi nin iki yl sonra Pariste neredilen
raporlar mecmuasndaki makalesine ve Kari Foyun Berlin ark Dilleri Mektebi neri
yatnn drdnc cildindeki makalesinde bu hususta verilen bibliyografyaya bakmz.
Ktphnelerimizde bu eserlerin birok kymetli yazmalar mevcud olduu iin Sultan
Veledin btn Trke eserlerini toplamak mmkndr. Veled eleb, onlar vaktiyle
toplam ise de, ne yazk ki hl yaynlamamtr. Gibbin VI. cildinde Rbbrme'-
den 67 beyit kadar mevcut olduu gibi, ayrca, Sultan Veledin jDunnndan alman
birka kk para manzume de vardr (s. 1 -5 ).
82 Aadaki u birka beyit Sultan Veled in bu maksad ta'kip ettiini ve hatt
kendi Trkesini buna yeter grmediini kf derecede anlatabilir (Rubab-Nme)'d e :
YNUS EM RE Y E K A D A R A N A D O L U D A T R K E D E B Y A T I 239

Sultan Veledin Trke iirleriyle Mevlnnm Farsa manzmeleri


arasnda ekil, vezin, edca bir fark yoktur diyebiliriz. Trke, o devirde
yaz dili olarak pek yaygn bulunmamakla berber, daba Sultan Ve-
ledden nce Anadoluda arz vezniyle Trke tasavvuf manzmeler,
menkabeler, hikyeler yazdd da muhakkak gibidir83; lkin Sultan
Veled, byk bir mutasavvf ve bir mridin mnev nfzu ile, arz
veznini ve mesnevi eklini tasavvuf-ahlk didaktik eserler iin kesin
bir kide eklinde takrir ve tesbite muvaffak olmutur; bununla berber,
t Hoca Ahmed Yesevden balayarak eyyad Hamza gibi halk muta-
savvflaryle devam eden hece vezni ile yazlm tasavvuf iirleri, Acem
arzunun ve Sultan Veledin bu nfz ve tesirine ramen, kuvvetle
yaayarak nihyet Ynus Emrede en byk temsilcisini bulabildi.
Sultan Veledin Ynus Emre ile ada ilk takipisi, Attrm Mantkut-
Tayr 'ini - muhtehf kaynaklardan ve bunlar arasnda bilhassa MesnevV-
den ald hikyeler ve ayrca zamamna it birok hasbihaller ve ik-

b"'
^ s&. !> >
-Ujij ^ ^
->*->* fJ Jb
83 Yukarda eyh San'an Kssas ve Karamanl Mehmed Bey in Trkeyi resm
lisan yapmas dolaysyle verilen tafsilta ve eyyad Hamza hakkndaki hilgiye baknz.
Seluk tarihini zabteden tarihiler, o devirde halk iin yazlan basit ve ibtid birtakm
eserlere edeb bir mhiyet isnd etmek istemediklerinden, O devirde henz Trk iir
olmadm iddia ederler (Muhtasar Seluk-Nme Tercemesi, s. 216). Daha sonraki Os-
manl tarihileri ve tezkirecileri de, bu edeb taassuba eklenen bilgi noksanl te siriyle,
ayni fikirde bulunurlar. k eleb, Orhan Gz devrinde Trke iir olmadn,
Murad I. devrinde de yalnz Ahmed adl bir irin eh-Nme bahsinde Sheyl- Nev-
bahr adl bir destan Farsadan terceme ettiini, edlar trkne olmakla berber
bz hussiyetleri bulunduunu, lkin nshasnn nedretini syler (Ak eleb Tezkiresi,
varak 24); kezlik l d e : Haf olmaya ki Osman Han ve Orhan Han ve Sultan Murad
Han zamanlarnda u'ardan kimse zuhuru mlm deildir. Mcerred sde nazma kdir
bz varsa-glar dahi hret bulmamtr; zir ol zamanda skkn-i mlk-i Rm
ekseriy guzt- Etrk ve Tatar idgi mlm ve ir ahl merz- bm ise evld- kefe
reden zuhr etmi bir blk sde-levh idgleri mefhm olman ilerinde i'ir-inslar
bile ma'dm idi (Knh'l-Ahbr, c. V., s. 115) tarznda hakikate ok aykr bir fikir
yrtr. Her hlde bu ilk tarihi ve tezkirecilerin, Osmanl edebiyatnn ilk safhalar
hakknda yeter derecede bilgi edinemedikleri, bugn elimize geen vesiklarla kat'
srette sbit olmutur; bu yzden, Seluklu tarihilerinin buna benzer rivyetlerini de
gvensizlikle karlamak, az olsa bile mevcut vesikalar elimizde dururken, zarurdir.
240 YNUS EM RE Y E K A D A R A N A D O L U D A T R K E D E B Y A T I

yetlerle- genileten eyh Glehrdir ki, olduka ahs bir mhiyet


verdii bu byk eserinde cidden iyi bir nzm ve ok kymetli bir
san'atkr olduunu gstermitir84. Kendisini Sen, 'Attr, Nizm,
Sa'd, Mevln, Sultan Veled gibi byk ran irlerinin dorudan do
ruya takipisi sayan bu irin hreti X . yzyda kadar srebdmi ve
sonra tezkirelere giremiyecek kadar unutulmutu; hlbuki, eserinde,

84 H. 717 (M. 1317-18)de yazd bu eserin X . yzyl banda Msr da yazdm


bir nshas Hlis Efendi de ve dier eksik bir nshas Mze-i Hmyn Ktphanesinde
mevcut olan bu ir hakknda tezkirelerde hibir bilgi yoktur. Yalnz Cmi'u-Nazir de
gazel tarznda para ahlk-tasavvuf manzmesine rastladmz bu irin nce
Felek-Nme adl Farsa bir eser yazdn, Mantku't-Tayr'dan baka da gazelleri ve
kasideleri olduunu biliyoruz. Mantku't-Tayr'inde kendini byk Iran mutasavvf
larnn ve bilhassa Mevln ile Sultan Veledin takipisi gibi gsteren Glehr, Gl-eh-
rinde fevkal'de nfzu hiz olduundan ve kendisinin - o zaman sk-sk rastland
gibi- herhangi bir ky veya kasaba eyhi olmayp n her tarafa yaylm byk bir
mutasavvf saydmas icbettiinden sz ediyor. Glehrnin Krehr olduu hakknda
Hac Bekta Vel Velyet-Nmesi'ndeki kayda bakdrsa, bu byk mutasavvf-irin
Krehirli olduu ortaya kar. Ayasofya Ktphanesinde 4837 numarada kaydh
Arapa Emsile'nin Farsa bir erhinin sonunda, onun 741 Muharreminin drd (30 Ha
ziran, 1340)nde Anadolu daki Glehr kasabasna mensup eyh Mes'ud b. Osman
tarafndan yazld kaydhdr. Acab, bu eyh Mes'ud b. Osman Glehr ile bizim
Glehr ayni adam mdr? Yoksa, iki eserin telif tarihi arasndaki farka gre bunlar
ayr ayr iki ahsiyet mi saymak icbedecek? Yhut, nc bir ihtiml olarak, eyh
Osman Glehr, eyh Mes'ud Glehrin babas olmasna gre, Mantku't-Tayr terce
mesi birinciye ve Emsile erhi de kinciye mi mensuptur? Bunlar hakknda imdilik
hibir kesin gr ileri srlemez. XV. yzyln hemen ilk senelerinde, XIV. yzyl ede
biyatn pek iyi bilen eyh-Olu tarafndan yazdp, XIV. yzyln ekseriyetle mehul
irlerinden birounun bz manzmelerini de iine alan ok kymetli bir eserde Hoca
Mes'ud nm altnda epeyice iir paralarna rastladm gibi, ayrca da Hoca Glehrye
it iki msra'a rast geldim (Kenz'l-Kber, muharririn el yazsyle yazdm olup
huss ktphnemizde bulunan tek nshasndan). Bu msra'larla Mantku't-Tayr
tercemesi'nin ve Cmi'u'n-Nazir'deki manzmelerin, X III. asrn son ve X IV. asrn
ilk senelerinde yaayan Glehr adl tannm bir ire it bulunduu nekadar muhakkak
ise, bununla Emsile rihinin ve Hoca Mes'ud un arasnda balant olmad da o kadar
muhtemeldir. Mantku't-Tayr' yazd esnda olgun bir yaa gelmi bir adam olduu
hissedilen Glehrnin, ondan yirmidrt sene sonra Emsile erhi vcde getirmesi her
hlde biraz mantkszdr; sonra, bu devir adamlarm iyi bildiine phe olmayan eyh-
Olu, Hoca Glehr ile Hoca Mes'udu ayrmak sretiyle onlarn baka baka iki ir
olduunu gstermi oluyor. Hlis Efendi deki nshadaki u kayd, Kitb- Mantku't-
Tayr min kelm- eyhil-muhakkkn mridt-tlibln el-mil el-fzl e-eyh Ah-
med 1-Glehr , bizim Glehrnin Ahmed Glehr olduunu kesin bir ekilde mey
dana koyarak, ileri srdmz bu fikirlerin doruluunu kat' srette kuvvetlendiriyor.
YNUS EM RE YE K A D A R A N A D O L U D A T R K E D E B Y A T I 241

hl bugn bile lezzetle okunabilecek derecede hakik bir edeb deere


mlik paralar pek oktur. O devre gre temiz bir lisna, zengin bir
muhayyeleye, hulsa byk bir san'atkr rhuna mlik olan bu irin
eseri, mesel tertip bakmndan MesnevV ye ok stn olduu gibi,
dhd bedi kymeti bakmndan da zamanndaki eserlerden ok mm
tazdr85; Hoca Glehrden sonra, Acem tasavvuf edebiyatnn ve
Mevln ile Sultan Veledin tesiri altnda vcde gelen en byk ve
ehemmiyetli eser -ileride, Ynusun nfzu altnda yazd manzme-
lerinden de biraz sz edeceimiz- k Paamn Garib-Nme'sidir86.

86 O devre gre lisnnn temizliine, nazmnn przszlne cidden ok i'tin


eden ve ok da muvaffak olan Glehr, hakik bir san'atkr olduunu gstermektedir.
Ekseriyetle bir fikir ve maksad telkin ve yaymaktan baka birey dnmeyen a
dalarna gre, eserinin yapaca bedi te siri byk bir i'tin ile ta'kip eden u irin
eserlerinde hissedilir bir lirizm vardr; en mcerred ahlk nasihatlar verirken bile,
okuyana bedi bir heyecan duyurabilir. Sonra, tabiat manzaralarn tasvir ederken,
ok renkli ve ibtid olmakla berber, olduka i'tinl ve canl bir slba mliktir. eyyad
Hamzann, yahut Tursun Fakihin, Nakb-Olu nun, Ladikli Mu'arrefin, Beypazarh
Hasann, hatt Sultan Yeledin kuru, cansz, san'at endiesinden mahrum eserleriyle
Glehrnin iirleri arasnda, san'at bakmndan ok byk farklar vardr. Kendi ky
metini pek iyi idrk eden Glehr, birok ilvelerle aslnda daha zengin ve ahs bir
hle soktuu Mantku't-Tayr Tercemesi'nin Attrnkinden aa olmadm ve kendi
sinden nce Trke hi o kadar gzel bir eser yazlmadn iddia ediyor ki, bsbtn
de haksz deildir (Glehr ve eserleri hakknda hazrladmz huss bir tedkiki ya
knda neretmek midindeyiz; onu adalar ile ve ran irleriyle mukayeseye yara
yacak fazla tafsilt iin oraya baknz).
88 Mehur Baba llyas Horasn torunu k Paann H. 730 (M. 1329-30)da
Krehirinde yazd bu muazzam tasavvuf-ahlk eser, det Trke bir mesnevidir;
essen onunla ayni vezinde ve ayni ekilde yazlm olup on bba ve her bb on ksma
ayrlmtr. Farsa bilmeyen Trklere slk dbn retmek din maksad ile yazlm
olan bu didaktik mhiyette uzun eserde, ran mutasavvf irlerinin eser ve fikirlerinden
ve bilhassa Mevlndan ok iktibaslarda bulunulmutur. Btn aratrmalarmza
ramen, bu koskoca eserde, o devirdeki Anadolu hayatnn hususiyetlerini gsterecek
topu topu birka para iire rast gelebildik. Eserinin bir yerinde Trkistann dumanl
dalarndan hasretle sz eden k Paa, san'atkr olmak bakmndan Glehrnin ok
altndadr; bununla berber, lisan tarihi bakmndan da bu byk eser uzun ve etrafl
bir tedkike muhtatr. k Paa ve olu Elvan eleb hakkndaki tedkikimiz yayn
lanmak zeredir. [Gerek k Paa, gerek olu Elvan elebi hakknda fazla bilgi iin
Fuad Kprlnn slm Ansiklopedisi'nin stanbul basksnda yaymlanan Ak e
lebi maddesine baklmaldr. Bu makalenin tenkidi bibliyografyas bu hususta ala
caklar iin yol gsterici deerdedir. Ayrca bir de bk. Semavi Eyice, orum'un Mecid-
z'nde k Paa-Olu Elvan elebi zaviyesi, Trkiyat Mecmuas, stanbul, 1969, c. XV.
s. 211-244],
F- 16
242 YNUS EM RE Y E K A D A R A N A D O L U D A T R K E D E B Y A T I

Hulsa, Anadoluda Ynus Emreden nce Acem kltrnn derin


tesirleri, medeniyyetin btn kodarnda olduu gibi lisan ve edebiyat
zerinde de mevcdiyetini gstermi ve yalmz fikir bakmndan deil,
bsan, ekil ve ed, nazm tarz bakmndan da derin ve kuvvetli bir
srette tesirli olmutur.

41. Halk Ed eb iy a t :
Anadolunun byk medeniyet merkezlerinde, medrese tahsili
gren gzideler snf Acem edebiyatnn yksek mahslleriyle zevkle
rini giderirler ve o tarz ve mhiyette birtakm eserler yazmaya alr
larken, asl halk kitlesi hemen tammiyle buna yabanc kalyordu.
Yalnz gebe Trkmen kabdeleri, Rum ve Ermeni, veya Grc snf
larm bekleyen uc airetleri deil, ehirler halknn byk birksm da,
anlamadklar bir dilin edebiyatndan zevk alamazlard; bu yzden,
onlar iin din, veya kahramanne mhiyette birtakm basit ve ibtid
Trke eserler, kahramanlk iirleri yazlyor ve uzun yzyllardan-
beri, kopuz'lan 87 ederinde halkn bedi ihtiyalarm gideren ozarelar 88,

87 Her milletin ilk mill namelerini terennme mahsus mill bir saz vardr ki
esatirine, menkabelerine girer ve htras asrlarca saklanr. te en eski Trk halk
irlerinin, yni baks-ozanlarm nceleri din yinlerde, sonra bedi bir mhiyeti hiz
toplantlarda kullandklar en eski msik aleti kopuz'dur, Araplarn uduna benzeyen
bu saza, en eski zamanlardan balayarak muhtelif asrlarda ve eitli Trk memleket
lerinde dima rastlanr. Bir def'a btn menkabelerde ozan mutlak kopuz'u elinde
grrz. En eski Uygur metinlerinde buna rastladmz gibi, X I. asrdan balayarak
Orta-Asya da ve Seluklularn ilk devirlerindenberi Anadolu da buna tesdf ediyoruz.
Mevlnmn, Ynus un, Glehrnin eserlerinde fcopuzdan sz edilir. Essen Seluk
lularn o devirlerinde ve hkmdrlarn saraylarnda ozan'Iardan baka ayrca kopuz
cular da vard. Macarlarda ve Ukraynallarda da rastlanlan bu saz hakknda fazla bilgi
almak iin Trk Edebiyatnn Mene'i balkl makalemize baknz (Mill Tetebbu'lar,
1331, c. II.,1331, nu. 4, s. 57-63). Bu hususta ayrca ufak bir tedkik de hazrla
maktayz. [Kopuz-hakknda toplu bilgi iin Mirza Balamn slm Ansiklopedisi'ndeki
Kopuz maddesine bakdmahdr],
88 Bu ozanIar, Ouzlarn en eski rhip-shir-irleridir. Tonguzlar ayn vazifeyi
yapan adamlara aman, Altay Trkleri Kam, Krgzlar, baks derler. Sihirbzlk, rak-
kaslk, mskinshk, hekimlik gibi birok vazifeleri kendilerinde toplayan bu adamlarn
halk arasnda byk ehemmiyetleri vard; fakat muhtelif zaman ve yerlerde bunlara
verilen ehemmiyet derecesi, kyfetleri, msik letleri, yaptklar ilerin ekli tabi'
deiiyordu; fakat, semdaki ma'budlara kurban takdim etmek, lnn rhunu yerin
dibine gndermek, fen cinler tarafndan gelen fenlklar men'etmek, llerin htra
larm yaatmak gibi eitli vazifeler hep ona itti ve bunlar iin ayr ayr yinler vard.
YNUS EM RE YE K A D A R A N A D O L U D A T R K E D E B Y A T I 243

btn Anadolu sahasnda eski Trk an'anelerini kuvvet ve samimi


yetle yaatyorlard.
Seluklular devrindeki Anadolu, Arap ve Acem kltrnden aln
m gibi grnen da it bir cil altnda, belki biraz! ibtid fakat tam
miyle mill, samim, geni bir hayat geiriyordu : Seyhun kydarmdan
kalkarak srekli zafer ve ganimetlerle talanan mcer dolu uzun bir
seyahat hayat geirdikten sonra, milb-din lkleri urunda arparak
Anadoluda yerleen bu Trkmenler iin, o devir bir alplar devri,
yni bir destan asr idi; Devletin resm terifat ve tekiltna kadar
nfz icr eden eski midi cengverlik an'aneleri, Ermeniler, Rumlar,
Grcler ve hatt baka Hristiyan milletlerle dim bir arpma h
linde bulunmaa mecbur Anadolu Trklerinde, zarr olarak geli
miti; hele snr boylarnda oturan uc airetleri, yaama ve geim art
lar, an'ane bakmndan, eski seyyar Trk ordularnn hain ve cen-

Bunlarn bazlar hl Altay Trklerinde, Krgzlarda yaamaktadr. Ozan, bu yinlerde


cokun bir hle gelerek birtakm iirler ind eder ve onlar kopuz'u ile alar. Beste ile
birlikte ve sihirli bir te siri hiz olan bu gfteler, Trk iirinin en eski eklidir. Muhtelif
yerlerdeki Trkler, muhtelif zamanlarda in, Hind, ran te sirleri yhut slm mede
niyeti nfuzu altnda kaldklar zamanlarda bile, bu ozanlann sosyal mhiyetleri de
imedi. Hele iptidi ve mill dinin henz muhfaza edildii yer ve zamanlarda onlarn
sosyal nfzu ok bykt; fakat sonralar bu ehemmiyet tabiatiyle azald; bununla
berber, t Attilnm ordusundan balyarak, eski Trk ordularnda hkmdrn yan
banda mutlak ozanlar da bulunuyor, onlarn fcopuzlarla aldklar kahramanlk
iirleri btn bir kavmin zevkini okuyordu; Attilnm ordughnda bu destn iirlerin
dinleyenler zerinde ne derin bir tesir yaptm Ltin kaynaklan vstasiyle pek iyi
biliyoruz. Onlar yalmz yeni vak'alara, kahramanlk menkabelerine it iirler, ller
vasfnda mersiyyeler tanzimiyle kalmazlar, Ouz Destan'na it eski manzmeler de
terennm ederlerdi. Bu ozanlar slmiyet in tesirinden sonra da ortadan kalkma
dlar; sosyal iblm neticesinde byk merkezlerde irlik, bakclk, afsunculuk,
mneccimlik, hekimlik biribirinden ayrld; hastalan hekimler tcdvi ediyor, msik
letini musk-inslar alyor, iir ve edebiyat ile uramak medreselerde Arap ve Acem
ilim ve edebiyatn renmi dnimendlere dyor, eski baks-ozanlann menkabeleri
mutasavvflara isnd olunuyordu; fakat ozanlar yine birer Mslman halk iri olarak
kalmtlar. Biz, XV. yzyla kadar, Anadoluda ozanlara rastlyoruz; ondan sonra
ozan'lann yerini klar tutuyor (Fazla tafsilt iin bak : Trk Edebiyatnn Mene'i,
Mill Tetebbu'lar Mecmuas, 1331, c. II., nu. 4, s. 12-27). [F. Kprl, ozan keli
mesi zerinde uzun aratrmalarda bulunduktan sonra, bu husustaki etdn Trk
Dil ve Edebiyat hakknda aratrmalar (stanbul 1934) adl kitabnda Ozan (s. 273-
292) bah altnda yaymlamtr. Burada naklen, Kprlnn Edebiyat Aratrma
lar (T.T.K. yaynlanndan, Ankara, 1966) isimli makaleler kitab (s. 131-144)nda
da bu yaz yeniden nerolunmutur].
244 YNUS EM RE Y E K A D A R A N A D O L U D A T R K E D E B Y A T I

gver rhunu tayordu; Seluklu devletinin ess tekilt da, asker


bir mhiyeti hizdi; arz ufak ufak paralara ayrlarak siphlere
veriliyor, byk ve zengin timarlara mlik ricl knnen bedi bir mik
tarda asker besliyordu; siphlik babadan oula geen bir nevi' ocak
hkmnde idi; lkin herhangibir ocuk, babasmn yerine gemek iin,
siphdikteki ehliyetini, kahramanln isbta mecburdu. Byk feda
krlklar gsteren alplarn at boynuna altunlu kutas takdir, avda okla
kaplan vuranlarn bileine kaplan kuyruu asdr, bir atmda okla ku
vuranlar sorgu takmaa mezun olurdu 89. Hele alplk , ok byk
ve yksek bir eref nvm idi; alplar devrini pek iyi bilen k Paa,
alp olabdmek iin nelere ihtiya olduunu, sde ve sevimli lisn ile
uzun uzun anlatyor 90. Alplar devri , Anadolu muhitini yle kesif bir
kahramanlk havasiyle doldurmutur ki, Acem mneviytnm bozucu
tesiri altnda kalan Seluklu hkmdrlar bile, kendi saraylarnda
Ouz tresine ve eski cengverlik an'anelerine bahlktan vaz geemi-
yorlard; Sultanlarn ava kmas, Ouz Beyleriyle birbkte top ve evgn
oynamas, silhorluk ve okuluk ta'limleri yapmas Ouz tresi cab-
larndand91.

88 Selukler Zamannda Anadolu'da Trk Medeniyeti, Mill Tetebbu'lar Mecmuas,


nu. 5, s. 213-214.
90 Garib-Nme nin dokuzuncu bbndaki altmdrt beyitlik bir para, alp'ligin
db ve levazmndan sz eder :
Kani ol kim ister ^ alp'lk adn
Almak w ister dmeninden dadn
Dmeni kahreyleyip basmak diler
Ban at ynna asmak diler
Gelsn itsn ki alp'lk ncedr
Alp'larn sermyesi gr kim nedr
Eydeyim bir bir san ahvlini
Kim bilesin Alp-erenler hlini
diye balayan bu gzel paraya gre, alplar'a dokuz ey gerektir : Muhkem yrek,
bz kuvveti, gayret, iyi bir at, huss bir libas, yay, iyi bir kl sng, yr-i muvafk.
(Garib-Nme, Bayezid Umm Ktphanesi, numara 333). [Alpler ve Alpler devri
zerinde Kprl, Les Orignes del'Empire Ottoman (Paris, 1935; trk. tere. Osmanl
Devleti'nin Kuruluu, Trk Tarih Kurumu yaynlarndan, Ankara 1959 ve 2. bask
Ankara, 1972. bk. indeks) isimli eserinde de bu mesele zerinde durduu gibi,
slm Ansiklopedisinin stanbul basksna yazd Alp maddesinde bu kelimenin
filolojik ve tarih bakmdan orijinal bir etdn yapmtr].
91 Selukler Zamannda Anadoluda Trk Medeniyeti, Mill Tetebbu'lar Mecmuas,
1331, e. II., nu. 5, s. 214.
YNUS EM RE YE K A D A R A N A D O L U D A T R K E D E B Y A T I 245

Alplar devrinin asl tabi mterennimleri, ozanlard. Daha balan


gc bilinmeyen bir zamandanberi kopuzlaryle eski Ouz menkabelerini,
yni Ouz Trklerinin mill destanlarn alp syleyen bu ozanlar,
ordularda, obalarda, hulsa her trl toplant yerlerinde mutlak
bulunuyorlard; ozanlar, kopuzcular mevcut olmayan hibir Seluklu
ordusu yoktu; onlar zafer gnn ta'kip eden mes'ud akamlarda,
ellerinde kopuzlar, ognk kahramanlk sahnelerini yaatacak des
tanlar ind ederlerdi92. Ne yazk ki, bu destanlardan bize kadar hemen
hibir ey gelememi, kymetb bir destan edebiyat vcde getirdii
muhakkak olan bu gzel alplar devrinin mahslleri, belki de szl bir
mhiyette kald iin, sonraki yzyllar esnsnda yok olup gitmitir.
Ak ve kadn hakkndaki telkkderin bile daha sonraki devirlerden ok
ayr ve tammiyle kahramnne bir ekilde olduu 93 bu devrin, ok
asl ve samim smsm, bereket versin, Kitab- Dede Korkut tan anlaya
biliyoruz.

92 . . . Erbb- gn ve melhyi hzr ettiler, hinah Hazretlerinin fthi ze


rine elhn- en-perverle gyendelik ettiler ve alplk ve bahdrlk zikrini ki askir-i
mansre ol gn takdim klmlard, osaralar ve kopuzcu'lar elfz- garr birle bir sebil
hikyet ayttlar. (Muhtasar Seluk-Nme-i tbn Bibi Tercemesi, 8. 348). Seluklu h-
kmdrlarnn saraylarnda da, irlerin, kahramanlk mevzu'lanna ok i'tin etmek
sretiyle alplar devrinin te sirleri altnda kaldklarn yine ayni kaynak bize bildiriyor:
...H w n- husrevn yendikten sonra evn-i bezm ortaya geldi ve name-sery-
gam-zidy mutribler kffr devleti nevbetinin fir-dat n dil-pezlr ve tarab-engz
pre ve plrevler ber-dat ettiler ve u'ar kasid-i kmrnyi sahif-i Mni zerine
nakedip mutribler bahdrlarn dilverliklerin, dman kahrettiklerin ve pehlevanlar
engin hb elhn- heng ve kavl-i rast birle hzrlar sem'ine iritirdiler. (ayni eser, 8.
366). Btn bu tafsilt, Anadolunun o devrini hakikaten bir alplar zaman saymak
lzm geldiini gsteriyor.
93 Kitb- Dede Korkut hikyelerindeki Selcan Hatun, Bam iek Hatun gibi
kadnlar, hakikatte bir alp'tan baka birey deildir. Kanl Koca, olu kahraman Kan-
turaly evlendirmek istedii zaman, onun verdii u cevap, alplar devrinin umum
olarak kadn hakkndaki lksn pek ak bir srette gsteriyor : Baba, n meni
iverim dirsin, mana lyk kz nice olur? Baba, men yerimden durmadn evvel durmu
ola, men karako atma binmedin evvel binmi ola, men kanl kfir iline varmadn ol
varm, mana ba getirmi ola, dedi (Kitb- Dede Korkut, s. 96). te grlyor ki
Kanturalnm, yni o devir alplarinm istedii kadn, sonralar sazirlerinin tahayyl
ettikleri tarzda bir sevgili deil, cengverlik hisleri bakmndan erkeklerden tammen
farksz bir kahramandr; hakikaten, alplar devrinin, yni ozanlar zamannn kadnlan
ancak byle destn bir seciyede olabilirlerdi.
246 YNUS EM REY E K A D A R A N A D O L U D A T R K E D E B Y A T I

Anadolu Trklerinin, halka slmiyet esaslarm retmek maksa-


dyle yazlm bu din-ahlk didktik eserlerden, hikyelerden ve btn
bu destn mahsderden baka, srf lirik bir mhiyette birtakm hiss
ak iirleri, trkleri de vard; yle ma'er duygularn, sosyal lklerin
ded, srf ferd ihtiyalarn ifdesi olan bu kk mahsller, umumi
yetle mill vezin ile ve eski kavm edebiyat devresinden kalm olan
an'anev ekillerle ifde olunuyordu. Mesel trk 94, trkmn95, var
sa 98 gibi kavm menelerini gsteren, yhut koma 97, deyi 98 veya

94 Trk, Trklere mahsus bir beste ile sylenen halk arklardr. Hl, mlm
olan arklar tarznda tertip edilen trklerin ayrl ekilde deil, bestesindedir. Yni
bu ekil, edeb bir ekil olmayp tammiyle msik bakmndan bir hussiyeti hizdir.
Essen msik ile iirin henz birbirinden aynlamad ilk devirlere mahsus olan bu
ekillerin msik mhiyeti i'tibryle biribirinden ayr olmas pek tabi'dir.
95 Trkmn, Trkmenlere mahsus bir beste ile sylenen halk trksdr; bunun
da baka trklerden eklen hibir fark olmayp, fark tammen bestededir.
96 Varsa, essen, Varsaklara mahsus bir beste ile terennm edilen bir nevi* halk
trksdr. Varsaklar hakknda tarihlerimizde muhtelif malmat olduu gibi, Pavet
de Courteille de mehur Moha-Nme tercemesinin sonundaki hiyelerde bunlar hak
knda epeyice bilgi vermektedir (Paris, 1859, s. 164). Eskidenberi Anadolu ya gelip
Tarsus civarnda yerlemi olan bu Varsak Trkleri, Osmanl Devletine dima birok
mkiller karmlar, hatt Birinci Sultan Murad zamannda Karaman-Olunun isy-
mna itirk etmilerdi. Varsak ismi vaktiyle bunlarn oturduu Tarsus garbndaki
talk havliye de isim olmutur. te, bunlara mahsus bir beste ile okunmak iin yazlan
varsalar, pek eski zamanlardanberi Anadolu ve Azerbaycan da hret kazand. Mesel
h, Osmanllarn ilk devirlerindeki birtakm varsa syleyenlerden bahsettii gibi,
k eleb de Ynus Emrenin varsa slbunda eserleri olduunu syler (k eleb
Tezkiresi). XVI. asrda Azerbaycanda yetien irlerden ems mahlsl Mehmed
Big in o havlde varsa sylemekle tannm olduunu bildiimiz gibi (Sdk Tezkiresi,
Nr-i Osmniyye Ktphnesi, nu. 3720), Sultan Murad IVn, mushibi Msa eleb
iin yazd bir varsay, Evliy elebnin onun huzrunda terennm ettiini de bili
yoruz (Evliya eleb Seyyahat-Nmesi, e. I., s. 249-250). Vezin bakmndan varsalarda
pek belli bir kaide yoktur. Bizim klar bzen onbirli varsalar tertip etmekle berber,
en ok sekizlileri kullanmlardr. ekle gelince, tpk komalar, trkler, trkmnler
gibi drt msra'dan mrekkep kt'alarda meydana gelir ve son msra'Iar dima biribi-
ryle kafiyeli olur. Varsalarn biraz kaba, erkek bir lisanla ve d bir ed ile yazlmas
arttr. Bu hususta Karaca-Olan, hemen btn sazirlerine stn saylabilir. Trk,
Trkmn, Koma tarzlarndan ancak bestesiyle ayrlan varsa kelimesinin, eskiden
trk kelimesiyle ayn mnada gibi de kullanldn, Pey nin varsa olarak kaydet
tii bir ser-had trksne Na'Imnn trk demesinden anlyoruz (Tarih, stanbul,
1280, c. I., s. 158. . Hammer tercemesi, e. VII., s. 216).
97 Koma, veya ark Trklerindeki telffuzu ile koug, hece vezninin en eski ve
en rabet gren bir eklidir. Dvn-i Lugti't-Trk'de recez, kaside diye ta'rif edilen
YNUS EM RE YE K A D A R A N A D O L U D A T R K E D E B Y A T I 247

kayaba99 gibi onlarn rst mhiyetini veya mutlak beste ile ber-
berliini anlatan isimler altnda vcde gelmi olan bu mahsllerden
bize kadar birey gelemedii gibi, ne yazk ki bu devrelere it tarih
vesikalarn azlndan ve eski tezkirecilerin bu cins edeb eserlere kar
besledikleri kmseme hissinden ve kaydszlktan dolay100 - bu tarz
eserler yazan irlerden hibirinin de hatt ismini bile bilmiyoruz;
bununla berber, bu yokluk, yukarda da sylediimiz gibi, edebiyat
mzn bu devirdeki asl smsm vuzuh ve kat'iyyetle anlamamza hibir
zaman engel deildir.

42. O uz -N me:
Dier birok tarih milletler gibi, Ouz Trklerinin de balangc
bilinmeyen bir zamandanberi Mill destartla.il mevcuttu. Yalmz szl

bu feouglar, Trk iirinin en eski yni beste ile gftenin ayrlmad zamanlara it bir
kalnts olarak kabl edebiliriz; nk komak kelimesi, gfteye beste zam ve terdif
etmek mnasmadr. k tarznda koma, mstakil ve ok kullanlan bir nazm ek
lidir, ayr bir bestesi, huss bir terennm tarz vardr. Bu beste ile sylenen komalar
son asrlarda ekseriyetle onbir heceli olup, murabba' eklinde tanzim olunurdu; hlbuki
eskiden, muhtelif vezinlerle koma'lar sylenirdi (k edebiyatnda koma ve dier
nazm ekilleri hakknda bilgi edinmek iin, kdam gazetesindeki seri makalelerimize
baknz : Sazirleri, I-II; 3, 7, 11, 16, 19, 25 Nisan, 2, 7, 9, 31 Mays, 6 Haziran, 1914).
98 Hemen hemen terennm mnasna olan deyilerin eskiliini, Mevlnnn Trke
bir msra'mdan anlyoruz. _^j I _ril- diyen Mev
ln, deyimlerin daha o asrdanberi pek mehr olduunu gstermektedir. Bu da, bes
tenin gfteden ayrlmad eski ve ibtid bir ekildir.
99 Bu da, isminden kolayca anlalaca gibi, basit ve ibtid ve rst bir nazmdr
ki mutlak terennm olunur. ir Vehb mehur Suhan kasidesi'nde, halk iirleri ve halk
irleri hakknda uzun uzun tezyiflerde bulunurken
Kimi mni kimisi vdi-i Trkmn'de
Kara-olan Kaya-bs yellell-yi suhan
beyitiyle bunlarn da aleyhinde bulunuyor.
100 Bu garip hdiseyi ve bunu douran eitli rh sebepleri geni lde anlamak
iin Trk Edebiyatinda Ak Tarznn Mene' ve Tekml adl makalemize baknz
(Mill Tetebbu'lar, nu. 1, s. 5-46). Halka it olan her eyi mutlak baya ve hakir gr
mek sretiyle kendilerine cem'iyette imtiyazl bir yer ayran eski medreselilere gre
Mevz-i ilm-i edeb, kelm-i Arabtr (Mevz't'l-'Ulm, c. I., s. 334); bu yzden, o
eski kavm edebiyat yadigrlarm saklamak, onlara bir kymet vermek yle dursun,
hatt biraz halk zevkine yaklaan eserleri bile Mhmelt ve tezrlkt nev'inden sayarak
iddetle kmsemilerdir. Bu Ortaa zihniyetinin, ne yazk ki, zamanmza kadar
devam ettiini gryoruz.
248 YNUS EM RE Y E K A D A R A N A D O L U D A T R K E D E B Y A T I

bir an'ane hlinde kalmayarak - ok byk bir ihtimlle - daha sl-


miyetin zuhurundan nce zabt ve tesbit edilmi olan bu destan1a 101,
Ouzlara it olduu iin, sonralar, Ouz-Nme dediler. Her kavmin
tarih, nce estir ve menkabe ekdlerini ald cihetle, Redd-Dn
mehur umum tarihini yazarken, Ouzlarn zuhruna it tafsilt bu
yazdm destan'dan ald102; ite, bu sretle msbet tarih ile estir
biribirine kartrdm oldu. O devirler iin zarr olan bu hatmn, en
son aratrc ve mverrihlerimize gelinceye kadar sregeldiini ve
hl bu mbhem Ouz-Nme nvm altnda Ouzlarn eski tarihinden
sz eden bir eserin mevcdiyetine hkmolunarak, hatt arandm da
bdiyoruz103. Gerekten, H. IX . ve X . yzyllara it bz tarih vesika
larda Ouz-Nme'nin mevcdiyeti pek ak ve kesin bir srette gsteril-

101 Bu kitabmzn I. blmndeki 30 numaral notda bu hususta vermi oldu


umuz izahlara baknz. H. 211 (M. 826-27)de Farsadan Arapaya terceme edilen bu
mill destamn, evvelce Trke tertip ve tesbit edilmi bir eserden Farsaya nakledildii
dnlrse, mill Trk destannn - Klaprothn da pek doru olarak syledii gibi - s
lmiyetten nce tesbit edildii ve gerek Acemlerin gerek inlilerin ondan yararlan
dklar pek kesin bir srette anlalr

102 Eski Trk tarihi iin balca bir kaynak olan ReId d-DInin Cmit-Tev-
rih'i hakkndaki bilgilerimiz bunu ak bir srette gsteriyor. Reld d-Dln, Gzan
Hann emriyle bu muazzam eseri yazmaa balad zaman, maiyetinde eitli kavim-
lere mensup ilim adamlar bulunuyordu ve onlar kendi kavimlerinin tarihine it en eski
kaynaklardan faydalanyorlard. (Bu hususta Berezinein bastrd Cmi't-Tevrih
nshasna, Ebl-Gznin ecere-i TrkVsine ve bilhassa E. Blochet nin Moullar
Tarihine Medhal ad ile Gibb Klliyt arasnda Cmi't-Tevrih'e mukaddime olarak
nerettii mkemmel esere baknz). Btn bu kaynaklar, Reldd-DInin Trk ve
Mogullara it ksm yazarken Emir Pulad Cengsang adl birinden yararlandm ve
ayrca hzinede sakl birok muharrert ve vesikalardan bilgi aldn sarih srette gs
teriyor; ems Knnin manzum eh-Nme-i Cengzi adl eserinde de, yine Cmi't-
Tevrrih'den naklen, bu tafsilt mevcuttur (Hamidiye Ktphnesi, Lala vakf, nu.
354).

103 Mesel Necib sim ve Mehmed rif Beyler in tamamlanmam Trk Tarih-i
ummisinde, onlarn, Ouz-Nme'yi herhangi bir tarih sandklar grlyor (st. 1325,-
s. 4); Al Emr Efendide Cm- Cem-yin mukaddimesinde Ou-Vmcy ieski Trk tarihi
sanyor (Cm- Cemyin, st. 1331, s. 5); kezlik Bursal Thir Bey de bu fikirdedir :
Trk kavmine mensup akvam hakknda yazlan mill tarihlerin en deerlisi, elde
bulunan bz emarelere nazaran Ouz-Nme olmak lzm gelir; bu tarih-i kebrin, Hic
ret m bin tarihine kadar Azerbaycan taraflarnda mevcut olduu bz vesikalarla
tesbit edilmi ise de, bugn elimizde mevcut deildir ( Trk Dernei Mecmuas,
nu. 1 ., g. 12 ).
YNUS EM RE YE K A D A R A N A D O L U D A T R K E D E B Y A T I 249

mekte 104, hatt Cm- Cem-yin ve Seluk-Nme gibi eserlerde ondan


nakillerde bile bulunulmakta 105 ise de, btn bu deliller, Ouz-Nmenin
yle zan ve tahmin olunduu gibi - eski bir tarih deil, belki soylara
it bz menkabeleri de iine alan bir mill destan mecmuas olduunu
redde yeterli deildir. Bilhassa eski bir Ouz-Nme nshasn gren
aslen Seluklu hnednna mensup - Eb Bekr AbduUh ibn Aybegd-

104 Tarihi krullhn Ftih devri vezirlerinden mehur Mahmud Paa adna
teIif ettii Ftihin clsuna kadar OsmanlIlardan da sz eden Behcet't-Tevrh adl
ksa slm tarihinde, Ouz-Nmenin mevcdiyeti ve mhiyeti hakknda u mhim
kayda rastlamr:

Ij c J L j _/ lj ^ aly olLL- j^

j l^U IJ y * -U' djl-- j j j j . j

S 3 Ij j\a I j t*jr" -uT JjU . aj' aaIj>-


lU -
J-cIc-J . -UjLj J Xj\j l j <jljS- lj* j*
c a^j j i jJ* lj J a t a jy*- uTj! . <j*y> aj j f
* a ^ ^j < j ^ ^ ^ o_>r c a &tj _j\j t
Juj <j _JI j _j j x*j j j _>cjl (j* <_J! i!_>SC al^ olLL, pjalv

(Nr-i Osmniye Ktphnesi, nu. 3059). Thir Bey in Hicretin bin tarihine kadar
Azerbaycan taraflarnda Ouz-Nme nin mevcdiyetini iddia etmesinin, bu vesikaya
dayand zannndaym. Uygur harfleri ile yazlm olan bu Ouz-Nme nshas, ya
ensba it bz menkabeleri iine alan bir mill destan mecmuas idi; yhut, nce, Ouz
Han menkabesiyle baladktan sonra muahharen Ouz kollarndan birine, veya birka-
kana it tarih bilgiyi iine alan ve Ouzlara it olmak bakmndan yine Ouz-Nme
adn tayan tarih bir eserdi. Her milletin ilk devirlerine it bilgilerin tarih olmaktan
ok menkabev bir mhiyette olduu dnlrse, o devir adamlarnn tarih hdise
lerle menkabeleri biribirinden ayrmamalarna hayret edilemez. Osmanllar zama
nnda, ta Ouz Han dan balayarak Seluklular iine alan Trk umum tarihlerine
-Ouzlarn hepsine it olduu iin - temil tarkiyle Ouz-Nme derlerdi; nitekim me
hur Ltf Paann Ouz-Nmesi ite byle bir eserdir; hlbuki asl Ouz-Nme, bir
takm menkabeler mecmuasdr. Bu ikisinden ayr ve Ouz-Nme adl dier tarih
byk bir eser aramak, Ouz-Nme nin hakiki mhiyetini anlamamaktan doan bir
vhimedir. Bizim son mverrihlerimiz bu hususta garip bir srette aldanyorlar.
105 Yazc-Olu 'Al Efendi, Seluk-Nmesinde, Trklerin nesebleri rivyeti
hakimleri ve mu'teber nkilleri rivyetinden ki Uygur hattyle Ouz-Nme de yazl
m ... (Topkap Sarayndaki nsha) ifadesiyle, Uygur hattyle yazlm Ouz-N-
meden bz paralar naklettiini gsterdii gibi, H. 886 (M. 1461-62)da yazlm olan
Cm- Cem-yinin yazar da Ouz-Han ve Gn Handan sz ederken, bunlarn tafsi
ltm Ouz-Nmeye havle ediyor (s. 21). Bunun gibi, Seluk Nme-i bn-i Bibi terce-
mesinde de Aled-Dn Keykubdm Ouz-Nme ve ir tevrihi iyi bildii (s. 217)
250 YNUS E M RE Y E KADAR ANADOLU DA TRK E D E B Y A T I

Devdari bu bususta verdii mufassal ve sarih izahlar, onun sanl


d gibi bir tarih olmadm pek kesin bir srette gsteriyor106. Bugn
Kitb- Dede Korkut ad ile elimizide bulunan nl eserin, asl Ouz-

tasrih ediliyor. Bence btn bu ifdeler, menkabeler mecmuas olan asl hakiki Ouz-
Nme'ye deil, yukarki notta sylediimiz gibi, ilk devirleri Ouz menkabesiyle ba
layan umum Ouz tarihlerine ittir. Bu cins eitli Trk-Ouz tarihlerine Ouz-Nme
dendii ve bunun bizim son mverrihlerimizin tevehhm ettikleri tarzda bir tek esere
it bir isim olmadn gstermek iin kesin bir delil daha zikredeceiz : Cihanah nez-
dindeki Ouz-Nme Osmanl hkmdrlarm Gn Han evltlar sayd hlde, Cm-
Cem-yn yine Ouz-Nme'ye dayanarak onlap Gk Han sllesi olarak gsteriyor.
Demek oluyor ki, Ouz-Nme yle bir tek belli esere deil, btn Trk-Ouz tarihlerine
verilmekte olan umum bir isimdir.

106 Bu Mellifin H. 709 (M. 1309-1310) vak'alarna kadar ihtiva eden Drer't-
Tcn adl Arapa muhtasar bir umum tarihi vardr ki balca Msr vuku'tndan ve
biraz da onunla alkal olan dier eylerden szetmekte olup, yl yl tertip edilmi ve
mehur Melik Nsr Muhammed b. Kalavun adna yazlmtr. Mellif, H. 628 (M.
1230-31) vak'alarn yazarken Cengiz Han a it uzun bir mukaddime serdediyor ki,
ite o mukaddimenin aada naklettiimiz bir ksm Ouz-Nme den sz eder : Ben
derim ki : Burada bu kavmin ilk defa hurularm ve hidyetlerini zikredelim; fakat bu
husstn bzsm er-i erif kabl edemez. Bu mlmt bunlarn Ulu Han Ata bitigci
kitaplarndan alnan eylerdir; mezkr terkibin tefsiri Byk ah Baba kitab demektir.
Bu yle bir kitaptr ki, eski Trklerden Moullar ve Kpaklar bununla sevinir ve mem
nun olurlar; bu kitabn onlar yannda byk hrmeti vardr. Nasl ki Ouz Trklerinin
yannda Ouz-Nme denilen bir kitap vardr ki elden ele dolatrrlar. Ouzlarn bi-
dyet-i hlleri ve ilk pdiahlar hep bu kitapta mezkrdur. Ouz diye Trklere denilir
ki, bykleri Ouz isminde birisi imi. Ouz-Nme denilen bu kitapta : JjS'b J (Tepegz)
denilen bir ahsn ahvli de mezkrdur. Tepegz denilen bu kimse ilk Trklerin memle-
letlerini harap etmi, byklerini tepelemi bir ahstr. Onlarn rivyetlerine gre irkin,
iren bir adamm; tepesinde bir tek gz varm, bunun anas ulu denizin perilerin-
denmi; buna kl, karg gemezmi; babasnn klh bam tammen rtecek srette
on ko derisindenmi. Ouzlarn Tepegz hakknda pek mehur masallar var; bu ma
sallar bugne kadar azlarda dolar durur. Bu masallar Ouzlar iinde uslu, bilgili
kimseler ezberler ve kopuzlarn alarak sylerler. En sonra bu Tepegz Trkler ara
snda yetimi i'tibarl, hretli, gl : Uruz Olu Basat ldrmtr. Bunu
ldrmesine sebep ise Ouzlar iinde yetiip de atclkta kendisini kimse yenemeyen
bir kz olmutur; nk bu kz, Tepegz ldrmek iin Basat kkrtmtr. Bir de
Basatn babas sebep olmutur; nk Basat bu kz yenip ald ve babasna mjde
vererek getirdii zaman babas da yle demitir : Ben de sandm ki Tepegz ldr
dnz. te bu sebeplerden dolay Basat Tepegz duyunca birok kurnazlklar dn
m ve ne yapmsa yapm, Tepegz ldrm. Basat ile Tepegz arasnda yle
hller geiyor ki, bunu akd alamaz; bunlar Trklerin hurftmdandr. Ben bu mukaddi
meyi mahsus yazdm ki kitabn okuyanlar Trklerin ok hllerini bildiimi anlasnlar.
YNUS EM RE YE KADAR ANADOLU DA T RK E D E B Y A T I 251

Nme'nin tamm deilse bile, ber hlde pek mhim ve esas bir cz
olduu, artk, her trl bhenin stndedir lm.

(Dmad brahim Paa Ktphnesi, nu. 913). Dede Korkut hikyelerini dinledii
Tepegz hakkndaki ifdesiyle anlalan bu Trk yazarmn bu hususta ufak bir yanl
vardr; nk Tepegz hikyesinde kz meselesi yoktur.
M. Cevdet Bey yine bu eserin Msrda Hidiv Ktphanesindeki nshasndan
naklen Msrl Zek Paanm Ouz-Nme hakknda verdii bilgiyi zikrediyor ki kitab
mzn I. ksmmn I. blmndeki 31 numaral notunda da, ondan naklen bz tafsilt
vermitik. Yazarn onu nasl ve nerede grdn ve nsha hakknda tafsilt iin alan
beynlarn da Cevdet Beyin makalesinden naklediyoruz : Dier Trklerin de kitab
vardr ki ismi Ouz-NmeAir. Bu eser, Trklerin en mehuru Ouz ismini tayan ilk
hkmdrlar tarihidir. Ben her iki kitab da biliyorum. Bu vukfum Trk kavminin
tarihini mkemmelen ihta eylediimi tasdike ve bu kavme dir nakleyliyeceim
hikytm pek mevsk telkk edilebileceini beyna msade eder. Babam Hicretin
709uncu senesi arkyye eyletinin emri idi. Emretin merkezi Bilbaystr. Dostla
rmdan Emlnd-Dn Hamd ba'z ulem ile Tatarlara dir bir mubhasa neticesinde
bana yazma bir eser getirdi ve bunu merhum Emn d-Dn Bayserden aldn ve
yegne eser olduunu syledi. Kd Badat da yaplmt ve ipekti. Hatt, mehur
'Al bn Hillel-Bevvbn raklarndan birine mensup idi. Metni mzehheb nuku
hv idi. Cildi gyet mu'ten ve sar ipekten mensuc olup altundan bir mahfazas var idi.
Dostlarm EI-Hamev, Cemld-Dn bn Zeytun ve Mansrl-Abbs ile toplanarak
bu kitab tedkik ettik. Berberce okuyup anlayabildiimiz eyleri istinsah ettim. Bz
yerlerini anlayamadk. Mellifi kendisinin Cibril b. Baht' isminde olduunu, doktor
bulunduunu ve kitab essen Trkeden Farsye terceme edildikten sonra kendisi
Hicr 211de Farsden Arabye naklettiini yazyordu. Bu kitap Eb Mslim Horasn-
nin hiznesinden geliyordu. Zten Eb Mslim Bahtu-Han neslinden geldiini ve bu
kitab irsen aldm iddia ediyordu (M. Cevdet, Yeni Mecmuanin anakkaVa nusha-i
fevkaldesi ndeki Ouz-Nme - Kitb-i Dede Korkut, 5 Mart 1331, c. II., s. 89-91). Bu
Cibril b. Baht, Abbsler devrinde byk bir hret kazanan Sryn bir tabib
ilesine mensup olup, babas ve byk babas gibi Abbslerin hekim-badm etmitir
( Tabaktl-Etbba, c. I., s. 127). Cevdet Beyin kaynak gstermedii iin, bu bilgiyi
Zek Paanm hangi eserinden aldm bilmiyoruz; yalnz Drert-Tcann tek nsha
snn stanbulda bulunduunu yine Zek Paa syledii iin, Cevdet Beyin yukarki
paray Msrdaki dier nshadan alnm gstermesi her hlde yanl olacaktr (Ahmed
Zek, Msr da Arap edebiyatnn ihyasn temin edecek vesit hakknda muhtra, Kahire,
1910, s. 13-14). Drert-Tcnm mufassal olan ve I, II, IV, Y. ciltleri Ayasofyada,
III, VI, VIII, IX . ciltleri de Topkap Saraynda bulunan Kenzd-Drer ve Cmil-'lber
lykyle tedkik edilecek olursa, eski Trk mitolojisi meselesinin daha iyi aydnlana
ca muhakkaktr.
107 Kitb-i Dede Korkut ad altnda bulunan menkabeler mecmuas, Eb Bekr
Abdullh b. Aybegd-Devdarnin grd Ouz-Nme Aen baka hibir ey deildir.
Dresden deki tek nshadan naklen stanbulda baslan nsha, ayr ayr oniki menkabeyi
hvidir ki bu menkabelerden her birine ayrca Ouz-Nme derler. Bu Dede Korkut
252 VNUS EM BEYE KADAR ANADOLU DA TRK E D E B Y A T I

Bal bana uzun bir tedkike mubta olan Ouz dcstanh ve Dede
Korkut Kitab\ hakknda burada ksaca bile bilgi verecek dediz; yalnz,
Ynustan nceki Anadolu hayatnn -imkn olduu kadar- tam ve
hakik bir levhasn gstermek ve tasvir edebilmek iin, o devirde
bu Dede Korkut menkabelerinin halk arasnda ok yaygn olduunu,
Ouz! ozarelarmn o menkabeleri ellerinde kopuz larla terennm ettik
lerini de dve etmeliyiz108. Trklerin eski destn devirlerine it olan

kitabn ilk def'a gren Osmanl mverrihi, Rh dir; Mneccimba Tarihi'nde ondan
naklen u rivyet vardr : Kadmz-zamanda Trkmen kabili beyninde Korkut Ata
nm bir ehl-i hl aziz vard; birgn buyurdu ki saltanat kbet Ouz-Hann vasyyeti
zre Olu Kay-Han evldna nakledip ill hirz-zaman ber-devam olur. (Mneccim-
ba tercemesi, c. III., s. 267). Bu rivyet hemen aynen Kitb- Dede Korkut'dan aln
mtr. Avrupa da nce Fleischerin, sonra Yon Diez in dikkatini ekerek ksmen de
terceme edilen bu eser hakknda W. Barthold da ksa bz mlmt vermektedir (bk.
Encyclopedie de l'Islam, Ghuzz maddesi). Azerbaycan, Bayburt, Grcistan shasnda,
yn Azer lisn diresi dediimiz Dou Ouz shasnda yaayan Trklere it olduu
iindeki has-isimlerden anlalan bu kymetli menkabeler mecmuas, lisan ve tarih uzun
bir tedkike muhtatr. Ozanlarn asrlardanberi kopuzlarla syledikleri bu halk menka-
belerinden bzlarmn -mesel Bey Beyrek hikyesinin- dier nshalar mevcut ol
duu gibi, Tepegz gibi ir birou da halk arasnda hl yaamaktadr. Azerbaycan da,
Trkmenler arasnda, Sr-Dery sahasnda hl bu Dede Korkut'nn htrasna rastla
nlyor; bir menkabeye gre, slm dinini anlamak zre Cezretl-Arab a gelen ve Haz
ret-i Eb Bekirle grerek Mslman olan bu vel, nostransefin zann gibi tarih bir
ahsiyet olmayp, tammiyle menkanev bir simadr. Radloffun nerettii Uygurca
Ouz menkabesi'ndeki Ulug Trk ile Reldd-Dndeki irkil Ata ve bu Dede Korkut,
bize gre, ayni timslden ibret olup ozanlarn eski Trk cemiyetindeki din-bedi yerini
vuzuhla grmektedir. Son sz olarak, Kitb- Dede Korkut hikyeleri tarz ve slbunda,
yni yle bir nevi' mevzun nesir ile yazlm hikyelere Ouzlardan baka Trklerde de
rastladmz syleyelim.
108 eyh Sleyman Efendi agatay-Osmanl Lgati'nda ozan kelimeleri ve ozanc
hakknda u bilgiyi veriyor : Ozan; mni tarznda vezinsiz bir name ve ternedir ki
Kara Han ve Ouz Han hikye ve destamnda sylerler. - Ozanc: Davul ve def alarak
ozan yni mni ve ark okuyan adam . Pete Akademisindeki agatay-Fars lgatinin
izah da bu tarzdadr <3U-- ja c i]\j>! ^ - i - j i j )
. Mehur Pavet de Courteille, Dictionnaire Turk-Oriental (Paris, 1870)in-
de bunu naslsa yanl anlayarak, Bunun cd Ouz Han ve Kara Han a isnad edilir
diyor ki, yanltr. Vambfirynin aatay Lgati'nde bulunmayan bu kelime, lisn
mhiyeti bakmndan Yakutlarda aman mnasna gelen oymla ayni ey gibi gr
nyor; bununla berber, her ne olursa olsun, Sleyman Efendinin verdii izahlar,
ozanlarn, bilhassa Ouzlarn destann terennm etmekle tannm olduklarm ve o
destann mni tarznda vezinsiz bir name ve terne olduunu gsteriyor ki hakikaten
Dede Korkut hikyeleri de byledir.
YNUS EM REYE KADAR ANADOLU DA T R K E D E B Y A T I 253

bu mterek mahsller, Anadoluda alplk hislerinin hkm srd


o zamanlarda, tabi, hrikalara baydan, ibtid ruhlu insanlar fev
kal'de alkadar ve mtehassis ediyordu. Yzyllardanberi sregelen
o eski theme'ler deimemekle berber, zaman ve yer bakmndan men-
kabelerde vcde gelen bz zarr yenilikler, daha ok tecesss d'vet
etmekte ve zten pek eskidenberi onun Zevkini alm olan halk ze
rinde daha iyi bir tesir yapmakta idi. O devre it btn o halk eserleri,
yhut din-ahlk mev'za ve hikyeler, Battl Gz gibi kahramanlk
menkabeleri, Dede Korkut hikyeleri yannda ok snk ve tesirsiz
kalyordu. Bir cmle ile hulsa etmek istersek, alplar devri Anadolu
sunun btn zevk ve ahlk hussiyetlerim en gze arpar bir ekilde
bu eserde grmek mmkn olduunu syleyebiliriz. Ouz-Nme ad ile
anlan bu hikyelerden bzlar, mesel ilerinde en ok dikkati eken
-ve eitli Avrupa limleri tarafndan da Yunan estirindeki siklop
(Cyclops)larla byk bir balants grlen - o mehur Tepegz menka-
besi, hl Anadolunun bz kylerinde yaamaktadr.

43. Netice:

Ynus Emreden nceki Anadolunun mnev ve edeb hayatn


umm, lkin ak hatlarla gstererek onun nasl bir muhitte yetitiini
aldatmak iin verdiimiz bu uzun hulsadan sonra, meseleyi okuyucu
larmza daha ksa ve terkib bir srette aklayabiliriz. Yukardanberi
verden bilgiden anlalyor ki, Anadolu Trklerinde balca din hislerle
kahramanlk hisleri galeyan hlinde idi. Ekseriyetle tasavvuf ekider
altnda da tecell eden bu dn hisler, Anadolu Trklerini tekkelerde,
yhut mescidlerde kapayarak sosyal bnyeyi felce uratacak bir mhi
yette olamazd; nk birok kere Hallar istilsn gren ve o tehlikeyi
dim gznnde bulunduran Trkler, Anadoludaki coraf vaziyet
lerinin kendilerinden bekledii cengverlik vasflarm, pek eskidenberi
hiz idder. Cenk, essen bir dn emr olduu iin, Ortaada dn muha
rebeleri yapan baka midetlerde olduu gibi, Trklerde de, dn hisler
ile kahramanlk hisleri biribiriyle mkemmelen kaynayor ve hatt
biribirini tamamkyordu. Bu alplar devrinde yetien mutasavvflarn
menkabeleri biraz aratrbrsa, bu cihet pek iyi anladr : Tahta kl
larla kfirlere kar harbeden, maiyyetindeki bir avu mrd ile yzbin-
lerce kiilik dman ordularm ezen, kal'alar alan, kfr diyrnda kl
254 YNUS EM REYE KADAR ANADOLU DA TRK E D E B Y A T I

kuvvetiyle slmiyeti yayan bu mebid Trk mutasavvflar ile109,


tekkelerde skin ve donmu bir bayat geiren Arap ve Acem mutasav
vflar arasnda byk bir ayrdk vardr. Alplar devri'nin erenleri, k
Paanm ok doru bir ta'biriyle, alperenler'di.

u ksa aklamalardan sonra, bu devirdeki Anadolu edebiyatm


tekil edecek bedi unsurlar kendi kendine anlalyor; nk, bu dn -
kabramnne bayatn ihtiyalarn giderecek eserler de, tabi, bu bir-
biriyle kaynam iki nevi' hissiyytm, yni din hislerle kahramanlk
hislerinin terekkbnden husle gelecekti. Hakikaten de yle oldu :
Bu devir mahslleri, mill bir mhiyet alm din kahramanlarn, yhut
slm bir ekle girmi mdl kahramanlarn menkabelerinden, din
dba it didakdik propaganda eserlerinden, biraz da tasavvuf iir
lerden mrekkeptir. Snr, yava yava batya doru ilerleyerek Dou
shalar emn bir hl aldktan ve sava meydan mhiyetinden kurtul
duktan sonra, o alanlarda Acem edebiyatn taklid ve terceme de u
raan limler, tekkelerinde derin bir sfiyne vecd iinde yaayan skin
mutasavvflar yetimee balad; lkin snrlarda yine alp-erenler, yni
cihadla uraan derviler yetiiyordu. O kadar ki, siys merkeziyetin
bozulmas, Anadolunun derin bir anari iinde kalmas ve bu kark
lklar arasnda tasavvuf perdesi altnda birtakm btm ayaklanmalar
nn meydana kmas bile onu engelleyemedi; Osmanllarn ilk kurulu
devirlerinde tahtadan kllaryle kal'alar fetheden, ordulara rehberlik
eyleyen alp-erenler'in menkabev htras tarihlerimizde tesbit edil
mitir uo.

109 Bekta an'anesini tekil eden -pek eitli kaynaklardan gelme- birok men-
kabeler bu hususiyeti pek ak gsteriyor : Mesel, Sar Saltk yle herhangi bir dervi
deil, tahta klciyle lkeler fetheden bir kahraman, bir din yaycsdr.

110 Mesel mehur Geyikli Baba, Bursay kuatan ordunun nnde bir gazle
binmi ve eline altm okkalk bir kl alm olduu hlde harbetmiti; bunun gibi,
Abdal Murad drt arn uzunluunda tahta klciyle birok kahramanhklar gstermiti.
Hammer, Geyikli Baba y Osmanllarn Saint Georges, veya Bat edebiyatlarnda
birok kahramanlk iirlerine mevzu' olan Hiddetli Roland addediyor ki, pek iyi bir
benzetitir. Knn Sleyman onun klcnn te-birini kesip, Hazne-i humyn a
koydurmak suretiyle bir sayg eseri gstermitir (Bunlar hakknda tafsilt iin Hammer'-
m ilk cildine, akyk Tercemesi ne, Tcii't-Tevrih'e k Paazade Tarihi'ne, Gl-
deste-i Riyz- rfn'a, l'ye, Ner'ye Lmi'nin Mnzara-i Bahr- it'sna ve
Bursaya it yazlan huss tarihlere baknz).
YNUS EM EE YE KADAR ANADOLU DA TRK E D E B Y A T I 255

X III. asr esnsnda, eski dn-mill kahramanlk menkabeleri ya


nnda, dnyann fniliinden, Vahdet-i Vcud felsefesinden sz eden
birtakm tasavvuf iirler de oalmaa balamt. Bunlar yazan mu
tasavvf irler, ekseriyetle, akidelerini halk arasnda yaymak gyesini
gzettiklerinden, halka yabanc olan bu felsef unsuru onun zevkine
uygun bir ekle sokmaya alyorlar ve bunun iin o fikirleri lisan, ed,
ekil ve vezin bakmndan, mill bir kisveye sokmaa gayret ediyorlard.
Arz vezni, yni Acem tesiri henz derinleemedii gibi, halk kitlesi
arasna da giremediinden bu i nisbeten kolayd; sonra, o eski devir
irlerinin nnde Ahmed Yesev ve takipilerinin Hikmetleri gibi bir
takm rnekler de vard; bu yzden Acem harsna malp medrese d-
nimendleri klsik Acem eserlerini terceme ile megl olurlarken, halkn
zevkine daha yakn birtakm mutasavvflarn kendi akidelerini mill
bir ekil altnda halka srmek istemeleri ok tabi idi. Mesel, eyyad
Hamza gibi birtakmlar bu ie teebbs ettiler. Muvaffakyyet iin
lzm gelen muhit ve yaratlacak yeni san'at tarznn unsurlar hemen
kmilen hazr olmakla berber, onlar biribiriyle kaynatracak deh
mefkudtu. te, Ynus Emre, bu yabanc felsef unsuru Trk zevkinin
huss dehsna gre mill unsurla birletirdi ve zevk bakmndan Acem
tasavvuf eserlerinden tammiyle ayr bir mhiyette, halkn zevkine
uygun bir Trk tasavvuf edebiyat vcde geldi. Milletin sinesinde yz-
ydlarca kuvvetle yaayan ve kkn de ondan alan bu ahs edebiyatn
domasnda Ynusun rol, muhitin ihtiycn mill bir san'atkr deh-
siyle anlayarak asrlarn hazrlad birtakm eitli unsurlar en byk
bir baaryla telif ve terkip etmekte ve bylece, uzun asrlar arasnda
mill zevki temsd eyleyebilmektedir.
VIII. B lm

YNUS EMRENN HAYATI

44. Bekt An' anesi :


Anadoluda yetien dk byk mutasavvflarn hemen hepsini Hac
Bekta Vel mrd ve mu'tekdi eklinde tantmak isteyen Bekt
an'anesinde, Ynus Emre hakknda yeter derecede tafsilta rastlanr;
bu yzden, Ynusun hayat hakknda tarih bilgi vermeden nce,
Bekt an'anesinin ona verdii smy aynen gstermek faydasz de
ildir. Bekt an'anesi X V . yzydda -deta biraz zork bir srette- te
ekkl ederek, yine o zaman tesbit edildii iin tarih hakikatle ekseriya
byk bir tezad gsterirse de, cidd ve kuvvetli bir tarih tenkide mruz
braktktan sonra ondan da bz tarih neticeler kardmas dima
mmkndr.
te bu Bekt an'anesine gre, Hac Bekta Vel, Bm diyrna
geldii srada, orada Seyyid Mahmud Hayrn, Celled-Dn Bm,
Hac brhim Sultan1 gibi birtakm byk mutasavvflar arasnda,
Emre adl kuvvetli velyet shibi bir eyh var idi 2. Hac Bektan

1 Bekt an'anesinin mhiyeti, teekkl zaman ve tesbiti hakknda yukarda


epeyice bilgi vermitik (s. 93-95). Bektler Seyyid Mahmud Hayrn, Hac brhim
Sultan, Mevln gibi X III. asrda Anadolu da hret kazanm tarih ahsiyetleri de
kendi menkabelerine kartrmak sretiyle ona daha fazla bir kymet vermek istemi
lerdir. Velyet-Nme'lerde buna dir birok menkabeler olduu gibi, Muhyid-DInin,
H. 880 (M. 1475-76)de yazd Hzr-Nme adl uzun bir manzum eserinde de bu al
kalardan sz edilmektedir. Seyyid Mahmud Hayrnnin H. 655 (M. 1257-58)de ve Hac
brhim Sultann da H. 665 (M. 1266-67)de tanzim edilen vakfiyeleri bu gn mevcut
ve yrrlkte olduu iin, bu ahsiyetlerin tarih mhiyetleri ve zamanlar pek iyi
bilinmektedir. Yalnz uras bilhassa dikkate deer ki, Bekta Vel ile alkas zikredilen
mutasavvflardan tarih bir varla mlik olanlar, ya X III. yzylda, yhut XIV. asrn
ilk senelerinde yaam adamlardr.
2 Bu emre kelimesi hakknda imdiye kadar yaplan lisan tedkikleri ne yazk ki,
o kadar kesin bir neticeye varamamtr; yalmz, bu hususta ileri srlen eitli fikirleri
aklayarak kendimizin hangisine tarafdr olduumuzu gsterelim. Hammer, nl
Er- Osmaniye Tarihi'nde bu kelimeyi imre tarznda okuyarak Macarcada k
mnasna gelen ayni kelime ile birletirmek istemitir ki, onu Almanca emmerich ile
terceme etmesi de bunu gsterir. Necib Asm Bey, Trkede amrak, emre, Macarcada
imre eklinde kullanlan bu kelimenin k demek olduunu sylyor; Riza Tevfik Bey
F . 17
258 Y N U S E M R e n N HAYATI

da'veti zerine, btn Rm-erenleri onun yanma geldikleri blde, bu


eyh, her nedense, da'vete icabet etmedi. Dier Rm-erenleri onun
gelmek istemediini Hac Bekta Velye haber verdiler; o da, daha nce

de : mre bhesiz k yni ir demektir; baka mnalar gelii-gzel yaktrlm


eylerdir ki kolayca reddolunabilir. (Byk Duygu, nu. 10-13, s. 178) diyerek, tam
miyle Hammerin fikrini kabl ediyor; lkin Kari Foym pek hakl olarak i'tiraz ettii
gibi, bu, hibir delile dayanmayan ok hyl bir tevildir (Die altesten Osmanischen
transcription - texte in gothischen leltern, MSOS, 1905, c. V., s. 237). Essen Foyun da
pek doru olarak yazd gibi, eski harekeli metinlerin hepsinde emre veya emrem ekil
lerine rastland hlde, imre tarznda okunuuna daha hi rast gelinmemitir. Dr. J.
Mordtmann da bu fikirde olup, bu hususta u dikkate deer bilgiyi veriyor : Emre
kelimesinin tam sarih mnas mlm deildir. Bendeki Biyanki lgati'nin eski shibi,
kelimenin yanma eski Trkede birader mnasna geldiini kaydetmise de, misal zik-
retmemitir; lkin ben misl de gsterebilirim : Gz Evrenos Beye verilen ve Diez
tarafndan neredilen fermann mukaddimesinde karde mnasnda zikredilmi bulu
nuyor (yukarda ad geen eser, ayn cilt, s. 168). J. Mordtmann, ayni yerde bu
fermann eitli nshalarnda bu kelimenin deiik ekillerde mesel emrem, emirem,
emir, emre ekillerinde yazldn da sylemektedir. Gerekten, bu fermann Feridun
Bey Mnetindaki nshasnda bu kelime emre eklinde (Mnet-, Feridun Bey c. I.,
s. 87); huss ktphnemizde mevcut olup Hicr X I. asrda istinsah edildii anla
lan yazma bir nshada emr eklinde, Berlin Ktphne-i Kralsindeki F. Krelitz
tarafndan neredilen beratta ise emrem eklindedir ( Tarih-i Osmn Encmeni Mec
muas, nu. 28, s. 246). F. Krelitz haiyesinde bu kelimeyi emiremden galat olarak gs
termekte ise de, bu da pek ind bir tevildir. Bizim eski yazarlarn bu husustaki fikir
lerine murcaat edersek grrz ki, Mir'at'l-Kint mellifi, emre kelimesinin byk
birder mnasna geldiini syliyerek, J. Mordtmannn fikrini kuvvetlendirmektedir;
bence, Bursal eyh Ism il Hakknn bu husustaki fikri, belki en ok hakikate ya
kndr : Emre zhir budur ki Trkde elkb- medihdendir. Etrk arasnda Atabeg ve
Rmiyn meynmda lala ve emsli gibi (erh-i Rumzt-i Ynus Emre, huss ktp-
hnemizdeki nshadan). Emre kelimesinin bu tarz izah, Evrenos (Evren-uz) Bey
Bertndaki emrem kelimesinin atabeg-i devlet yerinde kullanldn*ve kelimenin essen
byk karde mnasna geldiini olduka ak bir srette gsteriyor. Trk eyhlerine
ata, baba gibi nvanlarla berber, bilhassa o asrlarda karde mnasna ah denildiini
de biliyoruz; emre, emrem kelimesi de, pek muhtemeldir ki, ah, ah lakablarnm Trke-
lemi birer karl olsun. imdiye kadar btn aratrmalarmza ramen, ne o devir
lere it Kitb'l-ldrk Li-lisni'l-Etrk, Tercemn-i Trk ve Arab, Et-Tuhfet'z-Zekiyye
Fi l-Lugati't-Trkiyye gibi balca lisn kaynaklarda, ne de Dvn-i Lugti't-Trk'de
bu mes eleyi daha fazla aydnlatmaa yarayacak bir eye rastladk. X III. ve XIV. yz
yllara it olarak bugn elimizde bulunan Anadolu eserleri uzun ve dikkatli bir lisn
tahlille kar karya braklr, yhut o devirlere it yeni ve kymetli vesikalar mey
dana karlrsa, belki, dier birok meseleler gibi, bu kk lisan meselesi de daha
kesinlikle zlebilir. Bugnk bilgimize gre, ileri srdmz fikirler en fazla md
faas mmkn olandr.
Y N U S E M R e n N H A Y A T I 259

Karaca Ahmed ile 3 berber yanna gelmi olan Sar sn'l4 ismindeki
derviini gnderip Emreyi yanna artt ve gelmemesindeki hikmeti
sordu. Emre, perde arkasndan kan bir elin kendisine nasib verdiini,
hzr bulunduu o erenler bezminde Hac Bekta adl kimse hi grme
diini syledi. Hac Bekta Veli, o elin bir ireti olup olmadn so
runca, ayasnda yeil bir ben grdn syledi; o vakit Hac Bekta
elini uzatt; ayasndaki yeil beni hayretle gren Emre, kendisine evvelce
el veren mrd karsnda bulunduunu anlaynca, tamam kerre
hayretle Taptuk Padiahm! dedi5 ve ismi ite o zamandan bala
yarak Taptuk Emre oldu 6.

3 Karaca Ahmed, Bekt Velyetnmeleri'ne ve Hzr-Nme'ye gre Hac Bekta


Vel den feyz alan byk Rm-erenleridendir. akyk, Orhan devri ricli arasnda
bundan da sz etmektedir. Oradaki bilgiye gre, babas Acem diyar mlknden imi;
kendisi cezbe galebesi ile Rm diyarna gelmi, Akhisar civarnda skin olmu ve orada
veft ederek mezar halk arasnda hastalara if vermekle n kazanmtr (akayk
tercemesi, c. I., s. 33). Ali de, Bekt an'anesinden naklen, onun ehemmiyetini anla
tyor : Ol tarihte Rm-erenlerinin kutb- nm-dr Karaca Ahmed Sultan idi; Sivri
hisarda skin Seyyid Nured-Dn nm umde-i vsln terbiyesiyle seccde-nin ol
mutu, asrnda elliyedi bin mrid-i hidyet-nvd, Karaca Ahmed Sultann taht-
hkmnde bedd idi. (Knh'l-Ahbr, c. V., s. 55). Alnin bu ilk devir eyhlerihakknda
verdii bilginin doruluu hakknda hakl bir bheye den Gibb, eer bunlarn Bekt
Velyetnmeleri''nden alndm bilse, tabi hi inanmyacakt.
4 Sar sm'il, Bekt an'anesinde pek mehur bir kimse olup, Hac Bektan
balca halfelerindendir. Velyetnmeler'de ona it birok menkabelere rastlanrsa da,
tarih varl hakknda ne yazk ki hibir bilgimiz yoktur; ancak, Bekt an'anesinin
nasl mevcut menkabeleri biribiriyle kaynatrarak teekkl ettiini dnrsek, X III.
yzylda veya XIV. asrn ilk senelerinde Bat-Anadoluda bu isimde bir dervi yetimi
olmas imkmn teslim edebiliriz.
6 Bu devirler iin en mhim lisn kaynak olan El-drk, Tuhfet'z-Zekiyye, Ter-
cemn-i Trk ve 'Arab gibi lgatlerin bu hususta verdii aklamalar undan ibrettir :
Tapmak: Bulmak. - Tapmak: Bulumak; grmek. - Taprmak: Buluturmak,
grtrmek. - Tapu, tabu: Hizmet; ibdet, ubdiyyet. - Tapu eylemek: Hizmet ey
lemek. Tapuci, tabuc: Hizmeti mnalarna gelir. Bugn, bdet etmek, peresti
etmek mnalarna da kullandmz bu kelimenin muhtelif zamanlarda ald mnalarn
tedric safhalar pek sarih olarak grnyor : nce, srf arayp bulmak yerinde kul
lanlan bu kelime, yava yava Ma'budu arayp bulmak, ona erimek, ona peresti
ve ibdet etmek mefhumlarn da ifdeye balamtr. Bursal Thir Bey, Erzurum
havlisinde Tapdak kelimesinin, Dz, rzasz mnasnda kullanldn bildiriyor
(Osmanl Mellifleri, s. 194). Tapduk un o zamanki mnasn yukarki izahlar yeter
derecede vuzuhla gsteriyor.
6 Velyetnme-i Hac Bekta Vel, varak 30 (Huss ktphanemizde mevcud
nshadan). nce Firdevs tarafndan mensur olarak yazlp, daha sonra Nihn mahlsh
260 Y N U S E M R E N N HAYATI

O civar karyelerinden birinde Ynus isminde renberlikle geinir


ok fakir bir adam vard. Bir sene ktlk oldu; Ynusun fakirlii bs
btn artt. Nihyet, birok kermet ve inyetlerini duyduu Hac
Bekta Velye gelip yardm istemek fikrine dt. Srnn stne bir
miktar al koyup dergha geldi; prin ayana yz srerek hediyesini
verdi ve kendisine bir mikdar buday istedi. Hac Bekta Yeli, ona
ltf ile mumele ederek, birka gn derghta misfir etti. Ynus geri
dnmek iin acele ediyordu. Derviler, pre, Ynusun acelesini anlat
tlar; o da Buday m ister, yoksa erenler himmeti mi? diye haber
gnderdi. Gfd Ynus buday istedi. Bunu duyan Hac Bekt tekrar
haber gnderdi : isterse, o alcn her dnesine nefs edeyim dedi.
Ynus budayda srar ediyordu. Hac Bekta nc def'a yine haber
gnderdi : sterse, her ekirdek saysnca himmet edeyim dedi. Ynus
tekrar budayda srar edince, artk emretti, buday verdiler, Ynus da
derghtan ekilip gitti, lkin, biraz yrdkten sonra, iledii hatnn
bykln anlad; ok pimn oldu; derhl geri dnerek kusrunu
i'tiraf etti. O vakit, Hac Bekta, onun kilidini Tapduk Emreye verdi
ini, bu yzden, isterse ona gitmesini syledi. Ynus bu cevb alr almaz
derhl Tapduk derghna koarak bana geleni aidatt; o da, Ynusu
derghnn odunculuuna ta'yin etti. Fedakr dervi, tamam krk yl
bu hizmette bulunduu hlde eri ve ya odun getirdii hi grlmemiti.
Byle uzun senelerden sonra, birgn, bir erenler meclisi kuruldu; orada
eyhi ile berber oduncu Ynus hazr olduu gibi, Ynus- gyende adl
pek tannm bir ilhci de vard. Mecliste Tapduk Emreye vecd-u hl
geldi; evkimiz var, haydi, sen de biraz terennm et! diye Ynus-
gyendeye hitb etti; lkin bunu birka def'a syledii hlde, ondan
hibir ses kmad. Nihyet, oduncu Ynusa dnerek : Haydi dedi;
artk zaman geldi; kdidin ald; Hac Bekta Vel sz yerine geldi;
durma syle! . Bunun zerine Ynusun hicb ref' olarak kilidi ald;
derhl beli ve rifne nutuklar, ilhder sylemeye balad7.

acemi bir irin Hac Bekta neslinden Feyzullh Efendi tevikiyle yazd tahminen
alt bin beyitten mrekkep manzum Velyelnme nshasnda, ol-J j i
tS j-i CjJU-l; jj balkl faslda da bundan bahis vardr. Nitekim
mverrih Al de, Velyelnme'den naklen, bu menkabeyi tarihinde zikretmektedir
(Knh'l-Ahbr, c. V., s. 56).
7 Nihnnin manzum Velyelnme'sinden y ili* j> L> j j *>
oy\ J-ukj \j o balkl ksmndan naklen. Tarihi l de, Ynus Emre hiz
Y N U S E M R E N N H A Y A T I 261

45. H a y a t :
Menkabeyi bir tarafa brakarak Ymsun bayatn ve ahsiyetini
srf tarih ve msbet bakmdan tedkik edecek olursak - ksmen yok edil
mesi imknsz - birtakm byk mkiller ile karlaacaz; nk ilk
tarih kaynaklarn ona dir verdikleri bilgi ok eksik ve hatt biribirini
yalanlayc mhiyette olduu gibi, hatt biraz da menkabelerle kar
mtr. Hakikaten Ynusun eserlerinde kendi hayatna dir pek az
birtakm mhim m ve iflar mevcut ise de, Divn hakknda gelecek
blmde vereceimiz bilgiden pek iyi anlalaca gibi, bunlar da
byk bir ihtiyatla kullanmak icabediyor. Btn bu az ve biribirini
tutmayan eyler karsnda, Ynusun hayat hakknda vereceimiz
bilginin tammiyle msbet saylamyacan daha nceden i'tiraf mec-
briyetindeyiz.
Ynus Emre, yhut iirlerinde ekseriy kulland gibi Kul Ynus,
k Ynus, veya Ynus Emrem 8, X III. yzydm son yars ile, XIV.
yzyln balarnda yaam basit bir dervitir. Bz hl-tercemesi ki
taplar lm tarihini Glen-i tevhid ( jl>-Ji ^-i?) terkibinin ifde et
tii gibi H. 843 (M. 1439-40)e kadar karyorlarsa da, gerek bu iddia

met-i llerinde iken terbiyetini Tapduk Emreye bunlar buyurmulardr cmlesiyle


Velyetnme'nin bu rivyetini ksaca kaydediyor (s. 57). Mensur Velyetnme'de bu
hususta bz ufak-tefek tafsilt daha vardr ki, nazm ekline geirilirken ihml olun
mutur. O bilgiye gre, Ynus, Sivrihisarn imlinde Sar-gl denen bir yerde ift
srp ekin ekmekle megl imi, ve Tapduk Emrenin hizmetine geldikten sonra, tamam
krk yl dergha arkasyle odun tam ( Velyetnme, varak 68 ).
8 Ynusun manzmelerinde daha bunlardan baka Miskin Yunus, Dervi Ynus,
Koca Ynus, vey sdece Ynus mahlslarma da rastlanr ki, bunun benzerine, yni
bir irin kendi mahlsn birok ekillerde yazmasna Ahmed Yesev de de rast gel
mitik. Ynus Emrenin k Yunus adl bir de halfesi olduu hakkndaki rivyetlere
tarih bir mhiyet verilemez; basl Dvn'n banda tesdf olunan bu kaydn nereden
ktn, aada Ynusun medfen ve makamlarndan sz ederken syleyeceiz. Rus
Msteriki Melioranskynin, Ynus Emre mridi olarak bir de k Yunustan bahset
mesi, Dtarandaki o kayd tedkik ve tenkid etmeksizin kablnden ileri geliyor (P.
Melioransky, Trk lisnnda elebi, eleb, alab kelimelerinin mna ve mene'leri
mes'elesine dir risale, Petersburg, 1903, Rusa). Emre'm kelimesinin sonundaki mim
(|), Paa'm, Hacim gibi kelimelerin sonunda da rastlanan mlkiyet zamiri olup, keli
menin aslndan deildir. Gerekten, o devir mutasavvflarnn isimlerine byle ilveler
yapldm muhtelif misller ile biliyoruz : k Paa-zde, k Paam ile, Koum
Seydden bahsettii gibi (s. 199). Hac Bekta Vel halfelerinden olup, birok menkbi
mazbut ve hatt baslm olan Hacm Sultan da mehurdur.
262 Y N U S E M R E N N HAYATI

gerek akyk sahibinin onu Yldrm Bayezit devri eyhleri srasnda


gstermesi bi de doru deildir 9; Melioransky gibi bz yeni limlerin
bu gibi fikirlere dayanmalar, bugn elimizde mevcut olan yetersiz
vesikalarla bile pek kolay reddolunabilir 10. Bir def'a, Bekta an'anesi
bu hususta ok kuvvetli bir delildir : Eer Ynus Emre, yle iddia
olunduu gibi 843de lm, yhut Yddrm Byezidin ilk senelerine
yetimi olsayd, hemen btn X III. yzyln son yarsna ve XIV.
yzyln ilk senelerine it mutasavvflar iine alan Bekt an'anesi,
onu kendisine mal edemezdi; her hlde X IV . yzyln sen, yhut XV.

0 akyk- Nu'mniyye, bn Hallikn hiyesi'nde baslm olan drdnc tabaka


ricli srasnda, s. 119. - akyk terceme ve zeyli (c. I., s. 78).

10 arkiyat Gibb, Ynusun Drnnda mevcud olup, nce Veled elebnin


dikkatini eken Tarih dahi yediyz yedi idi * Yunus can bu yolda kod idi beytine
dayanarak, onu yedinci asrn son ve sekizincinin ilk senelerinde yaam bir mutasavvf
saymaktadr (A History o f Ottoman Poetry, c. I.). Bursal Thir Beyle Necib Asm Bey
de bu fikri kabl ediyorlar (Thir Bey, Aydn vilyetine mensup riclin tercim-i ahvli,
Ynus faslnda; Osmanl Mellifleri, c. I., s. 193. - Necib sim Bey, Mill Arz, st.,
1329, s. 7). Gibb ile Kari Foy ve J. Mordtmannm, Ynus hakkndaki tedkiklerine vkf
olan ve ayrca akyk'la Kmus'l-A'lm'a da ba vuran Melioransky, Ynus hakknda
akyk'n verdii bilgiyi mdfaa ve Gibbi reddetmek iin u fikri yrtyor : Bay
Gibb, bu beyitlere bakarak Takprzdenin gsterdii tarihin yanllna ve Ynus
Emrenin mezkr tarihten yz sene daha evvel yaadna hkmediyor; lkin bize,
byle bir istidll esassz gibi grnyor. Mesele urada ki, bu beyitlerden biraz evvel
doruluu medh eden beyitler bulunuyor; binenaleyh bize gre, bu beytin ifde ettii
ey, Ynus Emrenin Takpr-zde tarafndan Shib-i ird tesmiye olunan Tapduk
Emre mridleri 'iddna dhil olmasndan ibrettir demekte tammiyle haklyz. Bu
tarke slk ettii zaman Ynusun ya nekadar olabilirdi? Buna dorudan doruya
cevap veremem; lkin Orta-Asya sfilerinin tarkate pek gen yalarnda slk etmeleri
dikkate deer. Mesel Gibbin de kaydettii vehile, Yunus Emre ile aralarnda bz
mterek noktalar bulunan mehur Hoca Ahmed Yesev, eyh Arslan Bahann hizme
tine yedi yanda slk ettiini birka kerre sylyor. te bu sretle, bizim elimizde
Ynus Emrenin yediyz yedide tarkate girdii zaman ocuk olduuna hkmetmek iin
bz esaslar bulunuyor. Bu hlde, phesiz, Sultan Byezid in saltanatnn balarna
kadar yaayabilirdi. Bu 707 tarihinin sdece Ynus Emrenin tarih-i vildetinden ibret
olduunu bilhire rensek, biz ahsen, zerrece mtahayyir olmyacaz. (Melioransky,
ayn eser). Hammerin bu hususta verdii bilgi ok kark ve yanltr : Kitabnn bir
yerinde, onu, kaynak gstermeksizin Sleymn- Muhteem (M. 1520-1566) zaman
irlerinden olarak yazd gibi, dier bir yerinde XVII. asr irlerinden olarak gster
mi, bunun gibi, isimler fihristinde bu iki Ynus Emre nin ayni ahs olduunu yazmakla
berber, zaman hakknda hibir ey sylememitir. Flgel de, onu Hicr X . asr ir
lerinden saymtr (J. Mordtmann, ayni makale).
Y N U S E M R E N N H A Y A T I 263

yzyln ilk senelerinde zabt ve tesbit edilen Bekt an'anesine bu s


retle girebilmek iin, Ynusun daha nceki zamana it bulunmas ve
tarih mhiyetinin o srada az-ok unutulmu olmas cabederdiu .
kincisi, bu ilk devirlerdeki eyh ve limler hakknda -mesel Hac
Bekta Yel hakknda - pek doru ve salam bilgi veren k Paa-zde,
Ynus Emreyi k Paa, Ah ren, Karaca Ahmed, Geyikli Baba gibi
mutasavvflarla ayn zamanda yaam sayarak, bunlarn Orhan devri
ileri gelenlerinden olduklarm ve hatt birksmmn Murad I. zamanm
da idrk eylediklerini yazyor12. k Paa ile ada saylan Ynusun,
her hlde X III. yzydm son yarsnda yetitii, 843de lmesinden daha
akla yakndr. ncs, Cmi'n-Nazairde k Paanm birok
iirleri, Ynus Emreye nazire olarak kaydedilmek suretiyle, Ynusun
zamanca ondan nce olduu gsteriliyor13. Drdncs, 842 veya
841 (M. 1438) tarihlerinde Trkler eline esir derek yirmi sene kadar
Edirne, Bergama, Bursa, Sakzda yaadktan sonra tekrar memleketine
dnen Mulbahl bir ecneb, Ynusun iki lhisini Gotik harflerle istinsh
ve Latinceye terceme etmitir ki, eer Ynus Emre hakikaten X IV-XV .
yzydara it bir adam olsa, eserlerinin daha o zamanlarda bu derece
yaylmas mmkn olamazd; yle grnyor ki, Ynus X IY. yzyln
ancak ilk senelerini idrk etmi ve Mulbahlnm esirlii zamanna kadar
lhleri Anadolu ve Rumeli shasnda yaylmtr u . Artk, bu kadar

11 Velyelnme ve Hzrnme gibi eserlerle zabt ve tesbit edilmi olan bu an'anede,


hakikaten, hep X III. asr mutasavvflarndan sz edilmitir. Onlardan Karaca Ahmed
ve Ynus Emre gibi birka tanesi XIV. yzyla yetiebilmilerdir. Bence Ynusun
zamann ta'yin hussunda, Bekt an'anesinin bu delleti pek kymetli ve inanlmaa
deer.
12 k Paa-zde Tarihi (s. 199-200).
13 Eer dier deliller olmasa, bu, yalnz bana hibir ey ifde etmezdi; nk
Cmi'n-Naz'ir'de ara-sra, nceki bir irin, kendinden sonra gelen baka bir ire
nazire syledii de yanllkla yazlmtr; lkin dier delillere eklenince, Hac Kemalin
bu husustaki hitlii de ayrca kymet kazamyor.
11 Kari Foy, ayn eser (Berlin Elsine-i arkyye Semineri Kiilliyyt, 1901). c. IV.,
XV. yzylda meydana kp XVII. asra kadar pek ok krie mlik olan ve birok
basmlar bulunan Traclat adl eserde, Trklere it bz mteferrik bilgi arasnda,
Ynus adl bir irin Gotik harflerle yazlm iki lhsinin metni ve onlarn Ltince
tercemesi vardr. Kari Foy tarafndan uzun uzun tedkik edilerek lisan tarihi bakmndan
da hakknda uzun aratrmalar yaplan (ayn eser, c. IV, V.) ve ayrca J. Mordtmann,
M. Hartmann, Brockelmann ve Houtsmann da dikkatlerini eken bu lhler, Kari
Foyun kabl etmemesine ramen, Mordtmann ve Hartmannn da teslim ettikleri gibi
264 Y N U S E M R E N N H A Y A T I

tarih delillere kar, Ynus Emrenin bizim tahminimizden daha sonraki


bir zamana it olduu hakknda Melioransky tarafndan ileri srlen
fikir kolay kolay savunulamaz zannndayzs.

ancak, Ynus Emre ye it olabilir. IX . blmde yaynlayacamz paralarn lisan ve


ed bakmndan ancak Ynus a isnd edilebileceini, Ynusun eserleriyle biraz nsiyeti
olan herkes teslim eder. Ondan baka, o zamanlarda Ynus Emreden ma'ad, dier
Ynus adl bir ir mutasavvf yoktur ki, o eserleri ona isnd mmkn olsun. Henz
obne-onalt yanda iken Mulbah kal'asnm Osmanllar tarafndan zabt zerine esir
olan ve onyedi def'a satlarak tamam yirmi sene Trkler arasnda kalan bu ismi bilin
meyen yazar, Trk lisan ve edebiyatm ok iyi bildiinden ve hatt Trk hocalarnn
kendisinden ders aldklarndan sz etmektedir. Anadolu nun bir kesinde yetien
Ynus Emre, eer H. 843 (M. 1439-40)de yni Mulbahlmn esretinden bir yl nce
lm olsayd, eserlerinin, onca mlm olacak ve bu tarz baka eserlere tercihle zabt ve
terceme edilecek derecede, yaylm ve mehur bulunmamas cbederdi. Bizim kabl
ettiimiz izah tarzna gre, bu mesele pek kolay zlebilir : Melioranskynin tahmi
ninden bir asr nce yaayarak, menkabeleri Bekt an'anesine girecek kadar n ka
zanan, tarih ahsiyeti unutulan, eserler her tarafa yaylan Ynus Emrenin lhleri,
pek tabi olarak, ir bu cins eserlere tercihle Mulbahl tarafndan zabt ve terceme
olunmutur. Bu, bir bakma Ynusun o esndaki hretini gsterdii gibi, dier
bakmdan da Mulbahlnin o devir Trklerinin edebiyatn her hlde iyice bildiini kuv
vetlendiriyor. Hammer de, Mulbahhnn esretinden ve onun nce 1530da baslan
eserinden sz eder (Hammer tercemesi, c. II., s. 205 ve 350).
15 Ynus Emre Dvn mn yazma ve basma eitli nshalarnda mevcut bz man-
zmelerde, mesel Hac Bayram Vel, yhut Emir Sultan gibi zaman bakmndan
Ynus Emreden sonra bz byk mutasavvflar hakknda tekrm ve tebcillere, yhut
bz imlara rastlanlr. Mesel : Bize derviler geldi nakaratl ilh'de, Hac Bayram
Velden sz edilmektedir :
Hac Bayram-tlinde Bergzr var elinde
eker damlar dilinde Bize derviler geldi
Hlbuki Hac Bayram Velnin lm H. 833 (M. 1429-30)dedir. Bunun gibi,
yine ayni senede len Emr Sultan ad ile tamnm eyh emsed-DIn Muhammed b.
'Al Hseynl-i Buhr vasfnda da Ynus Dvn'nda bz paralara rastlanyor.
Bahr-i isyandan hals olma iin ihls ile
Sdk ile Sultan Emr'in eteini ttahm
#
Ynus Emre syler sz, k olmu gnl gz
Unutman dudan bizi Emr Sultan Trbesi'nde
yt
tC
Ynus sana candan tutmutur z
Hem mbrek rhuna srer yz
Efendim ceddine ulatr bizi
Yeil tonlu Emr Sultan merhaba
Y N U S E M R E N N H A Y A T I 265

Ynus Emre X III. yzyln son yarsnda Sivrihisar civarnda,


yhut Bolu mlhaktmdan Sakarya-suyu civrndaki karyelerden
birinde yetimi bir Trkmen kylsyd16. Dvremdaki eserlerinden
anlaldna gre, uzun mddet Hak yoluna erimee alm, fakat
bu emeline ancak Tapduk Emreye mrd olduktan sonra muvaffak
olabilmitir17. k Paa-zdenin yanl olarak Sultan Orhan ve akayk

beyitleriyle biten manzmeler gibi. ir Ahmed Paamn Ey lem-i Velayete Sultn w o-


lan Emr * Ve'y mlk-i Rm'a Rahmet-i Rahmn ^ olan Emir bendini muhtevi mehur
medhiyyesini adn yazd bu Emir Sultandan baka, zmir de, skbte gml
dier Emir Sultanlar daha varsa da, Ynus jDtnndaki manzmelerin asl mehur
Emir Sultan a it olduu anlalyor. Yunusun 833de len bu mutasavvflar hakknda
iirler sylemesi, onun, 707de doduu hakknda Melioransky in ileri srd fikri
deil, hatt 843de ld hakkndaki gr kuvvetlendirmez mi? IX . blmde Ynus
Dtnndan sz ederken geni lde anlatacamz gibi, bugn elimizde bulunan Dvn
tammiyle Ynus a it paralardan mrekkep deildir; ona daha sonraki birtakm
irlerin - hatt Yunus mahlsl dier irlerin - eserleri karmtr. Bu bakmdan,
gerek Bayram Velye, gerek Emir Sultan a it paralarn Ynus a it olmadna ke
sinlikle hkmedebiliriz.
Sivrihisarl olduu Bekt an'anesinde aka sylenir. Bolulu olduunu a
kayk mtercimi yazyor (s. 78); hlbuki akyk shibi nereli olduunu hi tasrih et-
miyerek, yalnz Tapduk Emre ashbndan olduunu sylemekle iktif ediyor (tbn
Hallikn hiyesi'nde, c. I., s. 119). emseddin Sm Bey in, onu Sakarya ve Porsuk
nehirlerinin birletii yerde yaam olarak gstermesini, Melioransky kabl etmiyerek,
bunun, Takpr-zde tarafndan Tapduk Emre hakknda verilen bilginin deitirilme
sinden ibret olduunu iddia ediyor; hlbuki Kmsu'l-A'lm'n bu ifdesi, Lmi'nin
Nefaht tercemesine yapt zeyillerde Ynusun mezar hakknda verdii bilgiden aln
mtr (Nefaht tercemesi, s. 691). Mezar hakknda aada uzun bilgi vereceimiz iin
burada o meseleden sz edecek deiliz. Yalnz urasn syleyelim ki, Ynusun nereli
olduu hakknda kesin bir fikir ileri srmek kbil olmamakla berber, onu Bolu evre
sinde bir yerde domu saymak pek yanl saydamaz.
17 Ynusun eserlerinde bunu gsteren epeyice paralar vardr. Mesel, mutasav
vflar arasnda pek nl olan, ktm erik dalma anda yidim zm * Bostan s kakyb
der ne yersin kozumu manzmesine yazd erhte eyh Muhammed Niyz Msr de,
bu fikri kuvvetlendiriyor : mdi Azz in bu beyitten muradlan, mridsiz ben ar'at
ve tarikat ve hakikati kendi bildiimin ile indce slk edb vsd- Hak olurum diye
sa'y edenlerin ahvlini temsil tarkiyle beyn etmektir. Yni, byle eden kimsenin
hl- m, kang meyve ne ecerden bittiin bilmeyib, gnl zm istedikte, erik aa
cndan biter diye erik aacndan arayan, gnl erik istedikte ceviz aacndan erik biter
diye ceviz aacna kan b-akl kimseler gibi olur. Mesel, a'm olan kimse cmle renkleri
siyah sand gibi.. Aziz, bu hli kendisine nisbet eylese cizdir; bir zaman byle mr-
dsiz alb birey hsl edemeyib, sonra mrd-i kmile mukrin olmu ola (Dvn-
Ynus haiyesinde baslan erhten).
266 Y U N U S E M R E N N H A Y A T I

shibinin de Yldrm Bayezid devri ileri gelenlerinden olmak zre


gsterdikleri bu adam, Bekt an'anesinden de anlaldna gre,
X III. yzylda Anadoluyu dolduran o tannm eyhlerden biriydi ve
Sakarya evresindeki bir kyde mnzev olarak yayordu18. Bunun
Kdir tarikatna mensup kr bir eyh olduu hakkndaki menkabev
rivyetler hibir tarih delde dayanmamaktadr19. Anadolunun o de
virde tasavvuf hayat hakknda verdiimiz bilgi, Tapduk Emrenin
Kdir deil, fakat Baba tarkatine mensup olmas ihtimlini artrd
gibi, ondan feyz alan Ynusun i'tikad sisteminde er'at ehlinin ho
gremiyecekleri birtakm hussiyetlere rastlanmas da bunu kuvvet
lendirebilir; bununla berber, IX . blmde de geni lde anlataca
mz gibi, Ynusun sfiyne ahsiyetini yalnz Tapduk Emre tesiri
altnda teekkl etmi saymak doru olmamakla berber, onu bsb
tn o tesirden kurtulmu saymak da o kadar yanltr. X III. yzyl
Anadolusundaki tasavvuf cereyanlarn mhiyetiyle, Ynusun ahsi
yeti gznne alnnca, Tapduk Emrenin mnev sms da az-ok
aydnlanabilir. Onun, Cengiz istils zerine Buhra tarafndan Ana
doluya gelmi Sinan Efendi, yhut Sinan Ata adl Orta-Asyal bir Trk
eyhi tarafndan ird edildii hakknda Anadolu dervileri arasnda
eskidenberi mevcut bir an'ane, Ynus zerindeki Ahmed Yesev tesirle
rini de pek iyi aklamaktadr 20.

18 Ak Paa zde Tarihi, s. 200.; akyk, s. 119.; akyk tercemesi, c. I., s.


78.; Tc't-Tevrh, c. II., s. 429. Bursal eyh sm'il Hakk, gerek Taptuk Emrenin
gerek Ynus Emrenin Anadolu da Keiborlu nm kasaba kurbnde olan gadr-i
azm in cnib-i arksinde olan pute tarafnda bir karyede nev- nevm bulduklarn
sylyor (ktm erik dalma manzmesine yazd erhten, huss ktphanemizdeki
yazma nsha, varak 12). Aada Yunusun mezar ve makamlar hakknda bilgi verirken
bu meseleden sz edeceiz.
19 Bu, derviler arasnda yaylm menkabev bir rivyettir ki, tarih bir kymeti
yoktur. Ynus Dvn nda mevcut, Abdil-Kdir gibi bir er bulunmaz ve Meded et Sul
tnm eyh Abdl-Kdir nakaratl bir-iki lh, yle sanyorum ki, gerek Ynusun
gerek eyhinin Kdir saylmasna sebebiyyet vermitir (Bursal Thir, Osmanl Mellif
leri, c. I., s. 192); hlbuki o devirde Anadolu da Kdirlikin yaylm olduunu hi
bilmiyoruz. Eer bunlarn Rf' olduu iddia edilseydi, Anadolu da o srada Rf'
tekkeleri mevcut olmasna gre, daha akla yakn olurdu. IX . blmde, Ynusun
Dvn hakknda vereceimiz tafsilttan anlalaca gibi, essen bu lhlerin Ynus a
it olmad da muhakkak gibidir.
20 Bursal eyh sm'il Hakk, bu hususta u mhim bilgiyi veriyor : Nezl oldu
um Bursadan bitarkl-hac Antakya tarafna sevk- esb-i azmet edib kasaba-i
Y N U S E M R E N N H A Y A T I 267

akyk- Num'nye mterciminin ifdesine gre, Mddet-i m


rnde halk leminden uzlet ve inkta' zre olup silh- salh ile habl-i
alkay kat'etmi ve me-i kerme-i aktb zre seccde-i irda cls
eyleyib, kermt- liye izhar eylemi olan Tapduk Emre, btn
Sakarya evresinde byk bir mnev nfz kazanm mehur bir mu
tasavvft. Bilhassa Seluklularn inhitat devirlerine rastlayan o kark
zamanlarda, mutasavvflarn halk zerindeki nfzlar bir kat daha
artmt. Ynus, o devrin bu umm ruh hline tbi' olarak ona slk
ettikten sonra, uzun bir ille-kelik mddeti geirdi; slk tamam
lamak i'in, dervilere has bir ibdet heyecn ile senelerce alt. Sa
karya ormanlarndan yaz k dergha odun tayordu. Ynusun byle,
dalarda odun toplamakla megl olmas, halk arasnda tabi birok
hikyelerin meydana gelip yaylmasna sebebiyet vermi ve ite bu
menkabeler, t zamanmza kadar gelmitir. Rivyete gre, birgn
Tapduk Emre, Ynusun getirdii odunlara bakarak hepsinin dz ve
kuru olduunu grnce, Dada hi eri odun kalmam m? sulini,
bilmezlikten gelerek sormu; Ynus da : Dada eri odun ok; lkin
senin kapnda odunun bile erisi yakmaz! cevbm vermi 21. Her

mezbre nevhsinden mrurumda orada mder-zd olan ehl-i tarkatten birine mlk
oldum. Kavl-i mervrid-vrm bu vehile vlze-i gum eyledi ki : Mukaddem Buhra
cnibinde istil-y etrktan sarsar- ztrb ve bd- ihtill vezn oldukda berk-i vcud-i
evliy glen sary- ikmetlerinden cd ve perian oldukda ez-cmle eyh Sinan
Efendi nm bir 'azz-i enm sahr neverd-i sefer olarak eyh Ynus Emre karyesine
firke edib Tapduk Emreyi ird eylemi, ba'dez-zaman Yunus Emre zuhr edib
ol dahi zhiren ve btmen Tapduka tapu kdm ve yedinden cm-i ser-r- feyz n
etmi, nitekim buyurur : Ynus bir doan idi * Kondu Taptuk eline * Av ve ikre geldi *
Bu yuva kuu deil (ayn gazel erhi, ayn varak). ki asr nce zabtedilmi olan bu
dervi an'anesine baka vesikalarda rastlanlamamsa da, her hlde bu tesdf ede
memek onun ehemmiyetini yok edemez. Cengiz istils zerine Anadolu ya g eden
Buhral eyh Sinann var zaman ile, Tapduk Emre nin yaad zaman tarih bak
mndan pek iyi uyar. Yesevlikin yaylmas hakknda kitabmzn ilk ksmnda verdi
imiz tafsilta gre, bu eyhin bir Yesev dervii olmas pek muhtemeldir. Ynus Em
renin eserlerinde sk-sk rastlanlan Ahmed Yesev te sirlerini ksmen de bu hdiseye
isnad etmek kolayca reddedilebilir bir fikir deildir.

21 akyk mellifi de bilhassa bunu kaydediyor : ^ ,\ .. j&-y jl j


. i_jUI f- j J j V JUi jy-iJI <JLi (ayn eser., ayni sahife). M
tercim de bunu ayrca doruluun faydalarndan sz eden Farsa bir kta ile ssliyerek
naklediyor. Bekt an'anesine kadar bu odun hikyesine benzer eylere tasavvuf tari
hinde ekseriy rastlamlmaktadr. Bz Yesev eyhlerinin menkabelerinde dergha
268 Y N U S E M R E N N H A Y A T I

hlde, tarikat erbb arasnda, Ynus, asrlardanberi, mridine tam


bir ballk gstermek sretiyle en yksek mertebelere erebilmi bir
dervi timsli olarak tannmtr. Divn'1nda Tapduk Emreye kar
besledii derin ve ok samim sevgi ve ball gsterecek paralara
sk-sk rastlanmaktadr 22.
Ynusun Tapduk Emreye intisbndan sonraki btn hayat saf
halar, derin bir karanlk iindedir. Menkabeye gre, eyhine tamam

odun tamak sretiyle irad rtbesine eritikleri yazl olduu gibi (Cevhirul-Ebrr
min Emvci'l-Bihr s. 279), dier mutasavvflarn menkabelerinde de buna benzer
eyler vardr : eyh Ebl-Gayb Cemll-Yemeni sahraya odun toplamaa gittii es
nda merkebini bir arslan yemi, o da odunlar bir cez olmak zre arslana ykletip
getirmiti (Nefaht tercemesi, s. 641); bunun gibi, Seyyid Ahmed El-Buhr mehur
llh-i Simvi derghnda odunculuk ederdi (ayn eser., s. 466).
22 Mesel, Dvn'n eitli nshalarnda rastladmz muhtelif paralar g ib i:
k Ynus girdi yola * Urad Tapduk Emre'ye * Her dem cier kan ile * Vasf- hlim
yazar oldu ; Ynus eydr azklym* Tapduk'umuz dost yzdr* Itebusze inanmayan
* Bunda bulsun ettiini ; Ynus Emre'm sen tek otur * Da'vy mnay bitr * Tapduk'-
leyin bir er getr * Cana baa kalmaz ola ; Ynus sen Tapduk'a klgl dalar * klar
meydn ar'dan uludur ; Miskin Ynus bu sz can iinde syledi * Syleyen de b-ha-
ber Tapduk Emre krdr ; Ynus sen Tapduk'una kl dular * me sen zehr-i ktil ak
elinden ; Ak sultn Tapduk'tur, Ynus ged ol kapuda * Gedlara lfteylemek kaidedir
Sultana ; Ynus'tur bunu syleyen * Tapduk'a kulluk eyleyen * Din yoksulun bay
eyleyen * Ol Subhna'llh deil mi ; Ynus yine srd Tapduk yzn grelden * Meer
nn elinden bir cur'a erbet imi ; Miskin Ynus bilieli * Cn- gnl verieli * Tap-
duk'uma erieli * Gizl rzm aar oldum ; Sorun Tapduk'lu Ynus'a bu dnyadan ne
anlad * Bu dnyann karr yok, sen ne imi, ben ne imi ; Yunus esryiben dt
sokakta * arr Tapduk'una r gerekmez ; eyh- dnimend- vel * Cmlesi birdir
er-yoli ; Ynus'tur derviler kulu * Tapduk gibi serveri var ; Aktr bunca vzlar *
Dediim mna szler * Tapduk Ynus'u gzler * Bu vilyet iinde ; Isrfil Sr'in
urcak * Her bir sret nefsim diye * Ben anmaym hi Ynus'u * Tapduk kle oldum dile ;
Emre'm bir doan idi kondu Tapduk daline * Av ve ikre geldi, bu yuva kuu deil .
Bursal eyh sma il Hakk, Muhammedye er/undeki bir mnsebetle bu son beyti
naklettii srada, onu u sretle erh ediyor : o_,So ^ j J <JjUl JUu
yni Arifi-billh olan Hak Tel kemend-i cezbe ve dm- muhabbet ve dne-i esrr
ile sayd eylemitir. Pes ol ki Sayyd- Ezelin ikrdr, na baka ikr olmaz. Sul
olunursa ki, Mesnev'aia ve Ynus Emrenin bu beyitlerinden mrad nedr ki buyu-
rurlar : cl-bi <JU_j * ~--U j! fl. JVL^- ^ Ynus bir doan idi. . .
v.s. Cevb budur ki, haylt ile murd, mevcdt- hriciyyedir ki, Sft- Hakkn
aksi ve eseridir, evliy ve urefya dm olduu budur ki, her biri bir ismin ve bir
sftn mazhar olmala, basiret ehli na nazar eylese bir nevi' uhd saydeder. Pes
'arifin bu sayd ikr etmesi hakikatte kendinin sayd-i Hak olduundandr. (Muham-
mediye erhi, Bakyye-i Cild-i evvel, Bulak basks, 1252, s. 111).
Y N U S E M R E N N H A Y A T I 269

krk yl hizmetten sonra slk tamam ederek - nk krk yldan nce


slk devresini bitirmek mmkn deildir 23 ird mertebesine erimi
ve o zamandan balayarak ilhderini yazmtr. Dier bir menkabe de,
eyhinin emriyle krk yl diyar diyar dolatktan sonra, ancak o rtbeye
eritiini bildiriyor24. Her ne olursa olsun, Divnndaki bz iirler,
gerek Mevlnnm ve gerek eyhi Emre Sultanm kendisinden nce
ldn25, bir arabk mridinin emri ile ama gittiim ve Antebe

23 Bursal eyh Ism'il Hakk, Muhammedye shibinin bir beytini erhederken


diyor k i : Nzmn kelmnda iret vardr ki, o Jl j T, r, o -f" mazmunu zre
bu yolun yetimi ola. Sul olunursa ki, eyh Hac Bayram Yeli irdn bulan nice yetim
olur ve Uveys-mereb kalur, cevb budur ki slik ol slkten krk sene gayetine dek
terbiyeye muhtatr. Hac Bayramn terbiyesi ise bu gyete reide olmamtr. Nitekim
eyh ftde-i Bursav dah eeri sekiz sene kadar Hzr Dede ile sohbet etmitir ve
lkin Hzr Dedenin veftndan sonra ser-menzil-i murda erince ne zahmetler ek
mitir ve kezlik eyh Hdy dahi mezkr tfdenin veftndan sonra bisyr ibtil
grmtr. Nitekim bz niyz sretinde rd ettii ilhiyytndan mnfehimdir. Elhsd
erbb- slkn ekseri yetm kalmtr ve lkin mereb-i pk ehlinden cr'a-n ol-
mala ird-i Hakk a mazhar olub ^ jil ,l j l te dbi mazmnu zre mah
rum kalmamlardr. (Muhammedye erhi, Bakyye-i cild-i evvel, s. 255). Grlyor
ki Ynus bu hususta talihli km ve eyhinin yannda krk sene slk mertebelerini
tamamlamaya muvaffak olarak yetm kalmamtr.
24 Ynusun birok manzmelerinde yle diyar diyar dolatn gsteren para
lara rastlanyor. Mesel : Gel ey Ynus- bre * Var derdine eyle re * Gezin yle
ardan ara * Yoktur garib benciliyin" parasnda olduu gibi. Ummiyetle mutasav
vflar arasnda, uzlet ve inzivy tercih edenler mstesn olmak zere, eitli yerleri
gezip dolamak, gurbete kmak pek eski bir dettir. Anadolu da halk arasnda Ynus a
it pek yaylm bir menkabe vardr : Gy eyhi ona her nedense krk yl seyahat et
mesini emretmi, o da tamam krk sene gezip dolatktan sonra tekrar eyhinin derg
hna gelmi; Ana Bac y, yni eyhinin zevcesini bularak, eyhinin kendi hakkndaki
fikrini sormu. O da demi ki, Yarn, sabah namaznda eyhin yolu zerine uzan yat.
eyh senin kim olduunu tabi' bana soracak. Ben de ona Ynus diyeceim. Eer bizim
Ynus mu? diye soracak olursa, anla ki artk illen dolmutur . Ertesi sabah Ynus bu
nasihata kulak vererek yola uzanr, eyhi de Bizim Ynus mu? d'iye sorunca, artk
illesini doldurduunu anlyarak teekkr iin, eyhinin ayaklarna kapamr ve ite,
o gnden balayarak da, eyhin emir ve msadeleri ile o mehur lhlerini sylemeye
balar. Kitabmzn ilk ksmnda Zeng Ata ile Seyyid Ata arasndaki eski bir menkabeyi
pek hatrlatan (s. 78) bu menkabe ile 221. sahifedeki Bekt menkabesi, Ynusun iir
lerini temmyle lh bir kaynaktan km gibi gstermekte birleir.
25 Hakikat erenleri gitti dnydan her biri
Konya'da Mevln Hudvendir yatur
Ynus sen de lrsn, kara yere girersin
Mridlerin ulu'su ol Emre Sultan yatur
270 Y U N U S E M R E N N HAYATI

urayarak orada birtakm nutuklar sylediini26 gstermektedir;


hatt K'beye gidip ziyret ettiini gsteren bz manzmeler de
Divnnda vardr27. yle grnyor ki k Ynus, eyhinin tekke
sinde senelerce mnev olgunluluk elde etmeye alp pitikten ve
kermet menkabeleri halk arasnda yayldktan sonra, tabi Tapdukun
izniyle oradan ayrdm, eitli memleketleri gezip dolam ve sonra
-kuvvetli bir ihtimle gre - eyhinin zviyesinden baka bir yerde
seccde-nin olmutur. Divnndaki bir manzme, Tapduk derg
hndan ayrlarak baka illere gittiini m ettii gibi 28, dier bir man-
zmede de, eyhinin memleketinden kendisine derviler geldiini
sylyor29. Bunlardan anlaldna gre, Ynus Emre, eyhinin en
tannm halfesi idi ve eyhinin lmnden sonra, onun dervileri,
Ynusun etrafna toplanmlard. Daha salnda menkabeleri btn
Anadoluya yaydan Ynus Emre, bylece epeyi bir zaman yaayarak,
birok ilhder, nutuklar yazdktan ve onlarn halk arasnda yaylmasn
grdkten sonra, H. 707 (M. 1307-1308) tarihini ta'kip eden seneler

28 Emr-i mrd ile oldum am'a revne


Ne mmkindir gide m*a byle dvne
Murd olan Anteb imi kt beyne
Ynus bir nutuk syledi Anteb*de (? !. .)

27 Mesel, Rm'dan ktm yrdm, mum olup szdm eridim * kr Hakk*a


yzler srdm ne gzel K(be yollar ve Edb niyyet gittik Kcbe iline * Vardk tavaf
ettik El-hamd Wilh * Ol cennetten kan Hacer (-i) esved*e * Yzmz srdk El-ham-
hammd IVllh beyitleriyle balayan manzmelerinde olduu gibi. . Ancak, ileride
aklayacamz zre, bunlarn Ynus Emreye it olmamas ve bu yzden, Ynus un
Kbeye gitmemi bulunmas ihtimli de dima vardr.

Vardmz illere, ol safl gllere


Baba Tapduk mnasn aldk El-hamd IVilh
Aduk evi kladk ok hayrlar iledik
bahar oldu geri gtk El-hamd W ilh
Derildik pnar olduk, ayrldk rmak olduk
ol akar sular olduk kr El-hamd IVilh
Tapduk*un tapusunda, kul olduk kapusunda
Y n u s miskin i idik, pitik El-hamd IVllh

Dost bacesi glnden, kr nn dilinden


Y n u s eyhin ilinden bize derviler gelr
YNUS E M R E N N H A Y A T I 271

esnasnda ld30. Elimizdeki vesikalara gre, veft tarihini, ak bir


srette ta'yin edebilmek, ne yazk ki mmkn deildir.

46. Y n u sun m m li i:
Bugn elde bulunan btn vesikalara gre, Ynus Emreyi mm
bir dervi saymak cabediyor. akayk mtercimi : Zhir-i hlde oku
maa dili varmayb, hme gibi hurf- teheccnin edsmda ksr oldu
unu syledii gibi, k eleb de Okumak kasdettii hlde, hurf-i
teheccyi ikmle dili dnmedii ni iddia etmektedir31. Gibbin kendi
liinden hibir ey eklemiyerek aynen kaydettii bu mmlii, Melio
ransky bir trl kabl etmiyor ve Ynusun her hlde okumak yazmak
bildii iddiasnda bulunuyor32. Tasavvuf tarihindeki buna benzer hdi
seleri ve tasavvuf ehline gre, mmliin mna ve mhiyetini lykyle
aratrmadan nce, bu meseleyi zah mmkn deildir.

30 Ynus Divni nin ba tarafndaki uzun bir mesnevide buna dir iki muhtelif
kayd var ki, Ynusun her hlde o tarihten sonra ldne kesin bir delil saylabilir
(Ktphanemizdeki yazma nshadan).

Sze tarih yediyz yedi idi Ynus cn bu yolda fedyidi

Ynus can dorulua kld kod nn in trihi yediyz yedi

31 Egeri mmdir amm debistn- kuds sebak-hndr, lisn- kli, lisn-i hle
tercemn etmi abdal ve ebrrdandr ve lisn- ayniyle, izhr- ma-fiz-zamr eden
ashb- esrardandr. Mervdir ki her br ki okumak kasdetmi, hurf- teheccyi ikml
etmeye dili dnmemi ve yne-i kalbi kdrt- nuk- hutt ile dolmu. Bedheten
bu beyti demi : Nazar eyle itir, bazar eyle gtr * Yaradlan ho gr, Yaradan'dan
tr" (k elebi Tezkiresi, Ynus fasl). akayk mtercimi de, Zhir-i hlde oku
maa dili varmayp, hme gibi hurf-i teheccnin edsnda ksr idi; amm debistn-
kudsn hurf-i marif-i lednnlyesinde mhir idi. (s. 78) diyerek bu fikirde bulunuyor;
hlbuki bu mmlik iddias ne akykm Arapa aslnda, ne de ekseriyetle ondan
nakillerde bulunan- Sa'de d-Din de vardr (Tct-Tevrih, c. II., s. 429). Bu iddinn
menkabev mhiyyetine, bu da dier bir delildir; bununla berber, Dvnda bu mmlik
iddisna sk-sk rastlamyor; u manzmede olduu g ib i:

Ol dost bana mm demi, hem dm mm komu


Dilim eker, gvdem kam, bu syleyen nemdir benim
mm benem Ynus benem, dokuz atam drttr anam
Ak oduna db yanam sk-u bzar nemdir benim

32 A History of Ottoman Poetry, ve Melioranskynin ad geen risle si.


272 Y N U S E M R E N N H A Y A T I

Mutasavvflar nazarnda ilim ikiye ayrlr : Zhir ilmi veya er'at


ilmi, btn ilmi veya hakikat ilmi. Bunlardan kincisine mutasavvflar
bilhassa irfn derler. lmin birinci ksmnn, yni asl ilmin vstas
his veya akl ve nakildir; hlbuki irfnn kayna ilhamdr. Medreseler,
zhir ilmi veya er'at ilmi mahallidir; hlbuki asd irfn mahadi tekkeler
olup, mrdlerden ilham yolu ile elde edilir. Ehl-i era'te, ehl-i kl
ve ehl-i hakikate, ehl-i hl denmesi bundan dolaydr S3. Herhangibir
adam er'ati vey hakm olmakla, ehl-i irfan yni vecd ve zevk ehli
olmad gibi, okuyup yazma bilmemesine ramen de trif-i billh
olabilir. Ayni zamanda limlerden olan bz mutasavvflarn, zhir
ilmini, btn ilmi iin zarr bir esas eklinde gstermek istemelerine
ramen34, btn byk mutasavvflar dima ehl-i kl aleyhinde

33 Mutasavvfeye gre, sliklerin, zhiren lim olsa bile btnda mm olmalar


lzmdr. Onlarn zhirde ilimlerinin eseri er'at ahkm ile 'ameldir, btnda mmlik
lerinin hkm ise, Cenb- Haktan bil-vsta olan ilmi ahzetmektir; nk, btnda
sde-dil olmadka, gnl kitab lh tecellilere mazhar olamaz; bundan dolay, lim
lerin slku daha glkle olur. Hazret-i Peygamber e hem mm hem lim denmesi
bundan dolaydr; mm olduu hakikate ve lim olduu er'ate gredir; nk hakikat
ilmini kimseden renmedii hlde er'at ilmini Cibrilden ahzeylemitir. Bil-vsta
olan ilimle, bil-vsta olan ilim arasnda fark vardr. Bil-vsta olan, ilm-i ibret ve
ilm-i irettir. Hazret-i Msnm, Hzrdan rendii ilm-i irettir. Bil-vsta olan
haklkat-i srfa dr. Bu sebeble slikler ilm-i ibret i std- zhirden yni mderristen,
ilm-i ireti de std-i btn dan yni mridden alp renmek mecburiyetindedirler.
34 Mesel, Bursal eyh Ism'il Hakk, Hazret-i Peygamber in er'at ilmini Cibril
den ahzetmesini misl gstererek, zhir stadlarn yni limleri hor grmemek lzm gel
diini sylyor : . . . Yalnz mescid ve medresede olan t'at ve ibdet ile vcud kl ol
maz ve gnl te'ayynttan fen bulmaz. Bil ki insn- kmil sohbeti ve dilde zevk-
mahabbet hleti lzmdr; amm ol ki bu zamanede bz mmler ilm-i zhire mteallik
zebn-drzlk ederler, yerinde deildir; bil ki hat-y mahzdr. Kiinin zhiri lim ve
btn mm gerektir. Ol mnaya ki levh-i dil cmle nuktan sde olmadka, esrr-
ilhiyyeye mahal olamaz. te, bu bidyet hlidir, nihayette ise zhir ve btn btn
ilim olur (Muhammedye erhi, Bakyye-i cild-i evvel, s. 114). Yine ayni mellif, kl
( Jli ) aleyhinde bulunanlarn szlerini u sretle tefsir ediyor : Nzmn bu mnay
kl' terk ile emirden sonra zikrettiinin vechi budur ki, kl'de emr-i er' dhil deildir.
Bil ki emr-i er' hl denilen mnya vusle vesiledir. Vesile dahi maksda mlhaktr.
Pes kang sf sretin ki zhirinde emr-i er' riyeti olmaya, elbette hl-ehli olmaz
(ayn eser., aym ksm, s. 216). Eski mutasavvflardan Eb Abdullh Muhtar b. Mu
hammed b. Ahmed El-Herev, 'Ubdiyyetin asl oldur ki, zhirde yle olasn ki
senden cemi' er' zhir ola ve btnda yle olasn ki, zikrin gayr nda smaya de-
mtir (Nefaht tercemesi, s. 391); hlbuki, asl vecd ve hl-ehli panteist mutasavvflar,
bu kadar fazla zevhir-perest deillerdir.
YNUS E M R E N N HAYATI 273

bulunmaktan bi geri durmamlardr ss. Essen tasavvuf taribi tedkik


edilecek olursa, mmdik le n kazandklar blde, yine irfan gsteren
birok byk mutasavvflara rastlanr ki, bu saysz misaller, Ynusun
kendi nev'inde bir mstesn olmadn pek iyi isbta yeterbdir 36.
Bir manzmesinde Ynus Emrem oldu fakir * Ecel fkesini dokur
* Gnl kitabndan okur * Eline kalem almad diye mmliini nr-
cesine ifde ederken, dier bir lhsinde, Erenlerin sohbeti artrr
ma'rifeti * Chilleri sohbetten her dem sresim gelr" tarznda, kl-
ehli ne kar besledii mmdik gurrunu gsteren Ynus Emre, haki
katen Hurf- teheccyi ed edemiyecek kadar mm bir dervi
miydi? Hi okumak yazmak bilmiyor muydu? Biz, Ynusun eline
kalem almad hakkndaki i'tirfn ve eski kaynaklarn bu husustaki
ifdelerini aynen ve sarhaten kabl edemiyoruz. Tam mnasyle mm
bir dervi, ufak nefesler ve ilhder yazsa bile - Ynus Divn'tnn ban
daki hemen hemen beyz beyti aan uzun bir mesnev parasn,
mmkn deil, yazamazd; lkin, onun hurf-i hecy telffuz edeme
mesi iddis nasl bir ifrat eseri ise, bu saf dervii tam mnasyle okumu,
medrese grm bir adam saymak da bir tefrit eseridir. IX . blmde
aklayacamz gibi, onun eserlerinde evliy ve enbiy menkabelerini,

35 Mevlnda, Hfz da, Cmde ve mutasavvf irlerimizde buna yzlerce hatt


binlerce misl bulunabilir.
3* eyhl-lslm Herev, Harknden naklen, mehur mutasavvf Hoca Hayrca -
nn El-hamd li'llh diyemiyecek derecede mm olmakla berber, gavs-i rzgr
olduunu syler (Nefaht tercemesi, s. 378); bunun gibi, birok eserleri ile mehur olan
eyhl-lslm Eb Nasr Ahmed El-Cm mm idi. Yirmi iki yanda dalara ekilmi
ve onsekiz sene riyzetten sonra, gelip halk arasna kart vakit, ilm-i lednn kaplan
artk na almt (ayn eser., s. 392). eyh Berke-i Hemedn de, Ftiha ile birka
sreden gayri birey bilmez, hatt onlar da artlarna uygun okuyamazd; lkin me
hur Aynl-Kuzt Hemedn kale yakl nedir bilmeyen bu derviin hakyk- Kur'-
niyye'yi kendisinden ok iyi bildiini ve bu hususta ondan pek ok istifde ettiini
i'tiraf ediyor (ayn eser., s. 473). Mehur eyh Sadred-Dnu-irvn de, tammiyle
mm bir adam olup, ulhahk ederdi (ayn eser., s. 572). Asd hakim nvnna ms-
tehak olanlar, ite bu mm riflerdir. i.S^A-1 UaT jJ j " de, hikmetten murd
ne olduunu ta'yide ulem ihtilf etmilerdir; mutasavvflara gre hikmet, hakyk-
eyya muttali* olub muktezsyle amel etmektir ve Eceli-i ey olan Cenb- Hakk
ilm-i lh ile bilmektir. Bir kimse her eyi bilse, fakat Cenb- Hakk ilm-i lh ile
bilmese, ona hakm denilemez; hlbuki rif-i billh olanlar ulm-i resmiyye ve zhiriy-
yeden b-haber bile olsalar, bu vasfa mstehaktrlar. Mesel ibn SIn, akl yoluyle vusle
altndan dolay, mutasavvflar onu hakm saymazlar.
F. 18
274 Y N U S E M R E N N HAYATI

eski ran mitolojisini, hatt o devir ilminin umum telkkilerini pek iyi
bildiine dir ok ak iretler vardr. Ynus Emre, Arap ve Acem
edebiyatna, medrese ilimlerine derin bir srette nfz etmi deildi.
Onda ne Celled-Dn Rmnin Acemne belgati, ne de k Paanm
derin vukfu vard; lkin, Mescid ve medresede ok ok t'at klmam *
A k od'una yaruben ndan ben kVe geldim diyen bu ok sde Trk
dervii, ran edebiyatndaki belgat kaidelerine pek vkf olmamakla
berber, her hlde Mevlnnm Farsa iirlerinden zevk bulacak kadar
Acem edebiyatm tamyor idi. Baka trl, eserlerinde Mevln tesiri
bu kadar kuvvet ve vuzuhla gze arpamazd. Zamannda Anadoluda
hkm sren tasavvuf felsefesini Celled-Dn Rmden hibir sretle
aa saylamayacak bir mnev kbiliyyct ile kavrayan ve onu esiz bir
kudretle en basit ekiller altnda ifdeye muvaffak olan bu adam, her
hlde hurf-i teheccyi eddan ksr deildi. akayk mtercimi ile,
k eleb, onun mnev mertebesini bir kat daha ykseltmek iin,
halk muhayyelesinin dourduu bu rivyeti tam bir safvet ve kanatle
nakleylemilerdir; nk, bu takdirde onun iirleri bsbtn lbt bir
kaynaktan km saylabilir37.

47. Me df e n ve Mak am :
ld zaman ve yer hi bilinmeyen Ynus Emrenin medfeni
hakknda da ok byk bir anlamazlk vardr. slm memleketlerinde,
yalnz Ynus gibi ldkleri yer belli olmayanlarn deil, medfenleri pek
belli olan byk zatlarn bile eitli medfen vey makamlar bulunur.
Her yer halk, evrelerinde ruhniyyet ve kudsiyyetinden yardm bek
lenilecek byk mutasavvflar bulunmasn istediklerinden dolay,
Douda, bu medfen ve makam ihtilflarna pek ok rastlanmaktadr.
Anadoluda Ynus Emreye isnd edilen medfen ve makamlar balca
unlardr :
1 Bursada eleb Sultan Mehmed ile Emr Sultan arasndaki
ibl mahallesinde Sa'd tarikatndan Abdur-Razzk derghnda Ynus

37 Ynus Emre vadisinde yazd lhlerle mehur olan Halvetlye tarkati kolla
rndan Sinniyye kolu kurucusu nl mm Sinan, essen bir lim adam olduu hlde;
grd bir ry zerine bilhassa mmi takma-adm almt; H. 958 (M. 1551-52)de
len bu mehur mutasavvftan baka, yine Halvetiyyenin Yiit Ba u'besinden
- Niyz Msrnin mridi - Elmald eyh Muhammed Sinan da, Sinan- mm lakabiy-
le tannmtr. Bu mutasavvf irin veft da H. 1075dedir. (M. 1664-65)dedir.
Y N U S E M R E N N H A Y A T I 275

Emre ve k Ynus, Abdur-Razzk adna mezar ve bir de kitbe


mevcuddur. eyh Ahmed zz-zde Seyyid Abdul-Latf, HulsatiVl-
Vefeyyt adl eserinde bundan ksaca sz ettii gibi38, Riz Tevfik Bey
de, bu trbeyi ziyret ederek, ona it tafsilt vermitir39. nce Niyz
Msr tarafndan - mnev bir irete dayanlarak - ta'yin edildii rivyet

38 Bu ztm, akyk, Gldeste-i Riyz- 'Irfr, Baldr zde, Zeyl-i Riz ve yine
kendisine ait Ravzat'l-Mflihn adndaki eserlerden faydalanarak yazd Bursaya it
Hulsat'l-Vefeyyt'da, trbeler srasnda u tafsilta da rast gelinir : Yunus'lar:
Emr Sultan yolunda ibl nne karib mahalle arasnda zat- mehrun merkd-
aliyyeleri ziyret olunur. Evvelki Ynus Emre, k Yunus ikinci, nc Abdur-
Razzk Ser-blend deyu ta'riflerinde uardan biri ebyt ind edb, trbe kaps
zerinde nak olunmutur. (Merhum Him Paa Ktphanesindeki yazma nsha
dan). Bursal Thir Bey de Ynusun bu makmmdan ksaca sz etmektedir (Aydn
Vilyeti'ne mensup riclin tercim-i ahvli ile Osmanl Mellifleri'nin Ynus Emre fas
lnda).
39 .. .Emr Sultan Cmi'ine varmadan saa sapmca bir kk sokaa girersiniz
ve hemen bir ufak meydanca gelirsiniz ki, oras Kara Abdr r-Razzk mahallesidir.
O meydanckta sa tarafta bir viran hne var; o evin bahesini ksmen gsterecek s
rette dvarda bir de ufak pencere var ki, demir parmaklkla mcehhezdir. te, o avlnn
kar tarafnda Koca Ynus Emre iki arkadayle berber medfundur.. Pencere ze
rindeki kitbeyi dikkatle okuyub defterime istihsh ettim. Orada Ynus Emre ve k
Ynustan baka, bir de Abdr-Razzk ismi zikrolunuyor ki, o mahalleye ismini veren
Kara Abdr-Razzk bu zttr. Kitbeyi, ite aynen veriyorum :
Asl- stde gevher'l-Hak Yedekci-zde
Cd- keremle yekt zt-i cihn-pesendi
Rabet edb bu cy ihyya kld hikmet
ler makmm icr etti gren beendi
Evvelki Ynus Emre, Ak Ynus ikinci
nc Abd'r-Razzk Uk- ser-blendi
Hayrt- pki olsun makbl-i kurb-i Bri
Ola ef'atiyle bnsi behre-mendi
llhm w olundu geldi bir zt dedi trih
kabri kld ma'mr li-llh Al Efendi
Aka anlalyor ki Yedekci-zde Ali Efendi adnda bir hayr shibi bu muhterem
adamn kabirlerini ta'mir ve ihy eylemi imi. Bu tam trih, ebced hesab zre 1252
(M. 1836-37)yi gsteriyor; bir de ta'miye'si var ki 1253 senesinde, yni bundan yzon-
drt sene nce ta'mir olunmu demek oluyor. Aratrmalarmza gre, Ynus Emrenin
mezar bir zamanlar btn btn harap olmu ve yeri belli olmyacak srette dz
kalm imi; mehur Niyz-i Msr, bilhassa takayyud etmi ve mezarn hakik yerini
ta'yn eylemi imi. (Rz Tevfik, Peym ilve-i edebiyyesi, 19 Haziran, 1329, Yunus
276 Y N U S EM RF. N N HAYATI

olunan bu medfeni, Ynusun bakik medfeni olarak kabl etmemek


iin birok sebepler vardr. Birincisi, Niyz Msrden nce, Bursada
gml kimselerden ve oradaki trbelerden sz eden Evliy eleb,
Belg, Lrni' gibi eitli mellifler byle bir trbeden hi bahsetmiyorlar.
Bundan baka, Ynusun Bursa fethinden nce veft ettii muhtemel
olmakla berber, Bursa fethinde bulunduuna, vey fetihten sonra
geldiine dir hibir kayd yoktur; hlbuki, Bursada fetihten sonra ilk
devirlerde yaayan eski mutasavvflar pek iyi bdiyoruz. Eer Ynus
gibi ok tannm bir mutasavvf orada yaam ve lm olsayd, ilk
tarihilerimizle berber, zikrettiimiz mediflerin de ondan sz edecek
leri pek tabi idi. Bundan baka, Ynus Emrenin, k Ynus adk
dier bir halfesi olduu rivyeti de, eski tarih kaynaklarda buna dir
hibir tarih kayda rastlanlmadndan, hibir tarih kymeti olma
yan -ve nihyet bir asrdanberi halk arasnda yaydm zayf bir
rivyettir 40.
2 Manisa Vilyetinin Kula ve Slihli kazlar arasnda Emre
adl yetmi evli bir kyde krgir bir trbe vardr ki, trbe iinde Tapduk
Emre ile ocuklarnn ve torunlarnn, kap eii nnde de k Y
nusun mezar bulunur; mezar talarnn hibirinde yaz olmayp, yalnz
Ynusun tanda ufak bir balta resmi kazldr41. Bu mezar ziyret

Emre'yi ziyret makalesinden). Biz, Ynusun bu makamm Niyzi-i Msrnin kefetti


ine dir Bursada tarikat erbb arasnda yaylm olan bu rivayetin asd ve ess ol
mad kanatindeyiz; zir tpk Niyz gibi, Ynusun eserlerine kar byk bir hrmet
besleyen eyh tsm'il Hakk, Niyznin lmnden on sene sonra, yni H. 1118
(M. 1706-1707)de yazd erh'te, Ynusun Bursadaki mezarndan hi sz etmiyerek,
onu Kiiborlu civrnda bir kasabada gml gstermitir. Eer Niyz-i Msr hakika
ten bu yeri kefetmi olsayd, sm'il Hakk, kabl etsin etmesin, her hlde bundan
sz edecekti.
40 Kitabmzn, VIII. blmnn 7 numaral notunda, Ynus Emre halfesi olarak
bir de Ak Ynus bulunduu hakkndaki rivyetin tarih bir essa dayanmadm sy
lemitik. Bu rivyetin menei, hibir tarih kymeti olmayan bu Bursadaki topu topu
bir asrlk mezarlardr. Dvn basld zaman, tabi bunun te siriyle, ayrca bir de k
Ynustan bahsolunmutur. Ka asrdanberi yazdm eitli tarih kaynaklarda hi yer
almayan bu bir asrlk yeni rivyetin, hatt Niyz-i Msr zamanna kadar bile gtrle-
myecei anlaldktan sonra, tabi, buna tarih ve msbet bir mhiyet isnd olunamaz.
arkiyat Melioransky ile Rz Tevfik Beyin bu husustaki yanllklar, her grdkleri
rivyeti, aratrmakszm kabl etmelerinden ileri gelir.
41 Bursal Mehmed Thir Beyin, Aydn Vilyetine Mensup Ricalin Tercim-i
ahvli ile, Osmanl Mellifleri'nde Ynus a it ksm.
YNUS E M R E N N H A Y A T I 277

etmi olan Bursal Thir Bey, bu tan nihyet elli-altm senelik birey
olduunu sylyor ki, bizce, zerindeki balta resmi, yukarda zikretti
imiz mehur odun menkabesine it bir timslden ibrettir. Ky halk
arasnda yaylm rivyete gre, eyhine pek ok sevgi ve sayg gsteren
Ynus, mahsus, kap eiine gmlmesini vasiyet etmi ki, eyhi ziyret
edecekler onun mezrma basp geebilsinler. Bu medfenin hakkaten
Ynusun eyhine, vey Ynusa it olduu hibir sretle iddia eddemez.

3 Erzuruma birbuuk saat uzakta bulunan Palandken dalar


eteinde arktan Erzurum ovasna bakan Dutcu kynde Tapduk
Emre ile Ynus Emrenin trbeleri vardr. Duvarla mahfuz ve kaim
odun parmaklkla mcehhez olan bu trbenin bulunduu bu ky ve
evresindeki yerler, Al Baba derghna vakfedilmitir. Dutcu kynde
her namazdan sonra Ynusun rhuna Ftiha ithf ederler ve yazn
Erzurumdan birok adamlar onun ziyretine gelerek, Yemen illerinde
Veysel-Karn lhsini okurlar 42; lkin Ynusun o yerlere gidip yer
letiine dir elimizde tarih hibir kayd bulunmad gibi, Tapduk
Emrenin de Sakarya havlis inde mnzev olarak yaadm bildiimiz
iin, bu makam da Yunsun hakki medfeni saymak mmkn deildir.

4 Bursal eyh Ism'il Hakknm rivyetine gre, Ynus Emre


ile eyhi Tapduk Emrenin ve onun eyhi Sinan Efendinin kabirleri bir
kubbe altnda Kiiborlu kasabas kurbndeki gadr-i 'azmin cnib-i
arksinde olan pute tarafnda bir karyede 43 dir. Dier tarih kay
naklarda bulunmayan bu rivyet, yle birdenbire kable deer sayla
maz. Tarih bakmdan bunu kuvvetlendirecek dier bir delile de mlik
deiliz.
u hlde beinci ve son olarak Lmi' elebinin Nefaht terceme ve
ZeylVndeki rivyetini tercih ederek, Ynusun, Porsuk-suyunun Sa
karyaya kart yerde gml olduunu kabl etmek kalyor ki, bu da
tammiyle msbet olmamakla berber, dier rivyetlere gre her hlde

42 Erzurumlu bir talebemin, bana vermi olduu bu bilgiyi, Rz Tevfik Bey de,
Peyamdaki maklesinde Erzurumlu bir dostundan naklen kuvvetlendiriyor. Erzurumlu
ihtiyar bir sahaftan aldm bilgiye gre, bu trbede eski ve ok byk bir Ynus
Dvn da meveut imi; Ynusun eserleri ve menkabeleri btn o yerlerde pek tannm
ve yaygn bulunuyormu.
43 Bursal sm'il Hakk, yukarda ad geen yazma erhinden.
278 Y N U S E M R E N N HAYATI

daha akla yakm grnyor44; bununla berber, Ynusun eyhinden


ayr bir yerde bir zviye kurmu olduunu dnecek olursak, Lmi'nin
ta'yin ettii yerde Tapduk Emrenin ve Ism'd Hakk tarafndan tasrih
edilen yerde de Ynus Emrenin gml olmalar ihtimli de kuvvet
lidir. eyh ile mridi arasndaki mnsebetin samimilii, halk muhayye-
lesinin mutlak ikisini biribirinden ayrmayarak medfenlerini bile ayn
yerde saymaktan kurtulamamasn intc etmi olabilir. Her hlde,
Anadolunun geni shasnda Ynusun bu kadar baka baka yerlerde
makamlar olmas, halkn ona nasl kudsiyet verdiini gstermek bak
mndan pek mnaldr. Bursal Thir Bey, btn bu tafsilta ek olarak,
ayrca bir de Karamanda Ynusun bir medfeni olduunu sylemekle
berber, bu hususta hi tafsilt vermiyor45.

48. h re t i :
Ynus Emre ldkten sonra, kendiyle ada, yhut kendisinden
Zaman bakmndan nce dier birtakm halk mutasavvflar gibi az
zamanda unutulup gitmedi; aksine, n btn Anadolu ve Rumeli
shalarna yaylarak btn halk snflar arasnda yzydarca yaad.
Bu bakmdan, phesiz, Trk dehsnn temsilcilerinden sayabileceimiz
bu byk halk irinin edebiyatta nasd yeni bir tarz yarattn, daha
dorusu, eski bir tarz kendi ahsiyetiyle nasd meze ve iby ettiini
onuncu blmde aklyacaz; bu yzden, burada, edeb tafsilt giri-
meksizin Ynus Emrenin ldkten sonra eitli halk snflar arasnda
nasd bir telkkiye mazhar olduunu, hretinin derecesini ve yayld
yerleri - elimizdeki pek az vesikalar nisbetinde - gstererek, onun ese
rinin dhili ve edeb tahliline bir zemin hazrlamak istiyoruz. Bunun iin,
nce mutasavvflar arasndaki hret derecesini, sonra o mutasavvflarn
dorudan doruya tesiri altnda kalan halk kitlesi arasndaki hretini,
daha sonra da Acem mukallidi klsik irlerin onun hakkndaki telkki
lerini tedkik edelim.

Daha X IV . yzyldan balayarak k Paa, Kaygusuz Baba gibi


birtakm byk ve kymetli takipiler bulan Ynus Emrenin hreti,

41 Nefaht tercemesi, s. 691; Eskiehir-Ankara yolu zerindeki istasyonlardan


Sarky istasyonunda bu zt adna bir ziyret-gh vardr ki, Lmi' elebnin beyan
ettii yerdir (Osmanl Mellifleri, s. 194).
t5 ayn eser, gst. yer.
Y N U S E M R E N N H A Y A T I 279

mutasavvflar arasnda, X V. yzylda da ayni kuvvetle srd; bu asrda


tesbit edilmi olan Bekt an'anesinde ona nekadar mhim bir yer
verildiini Velyet-Nme'lerden naklen yukarda anlatmtk. Yine ayni
an'aneyi zabt ve tesbit eden Hzr-Nme'de de Ynus Emrenin Bek
t bykleri arasnda zikredildiini gryoruz46. X V I. yzyldan
i'tibren yazlmaa balanan A k Paa-zde gibi tarihlerden bala
yarak, akyk'ta, T'ciVt-Tevrih1te, Nefaht tercemesinde, Knhl-
Ahbrda ve daha sonraki tarih ve hl-tercemesi kitaplarnda Ynus
byk bir mutasavvf sfatyle dima zikredilmi, hatt akayk shibi
Bekt an'anesine geen mehur odun menkabesini bile zikirden kendini
alamamtr; bununla berber, bu ehdetler nekadar kymetli olursa
olsun, yine asl mutasavvflarn dorudan doruya yrttkleri fikirler
kadar ehemmiyetli saylamaz. Mesel, Vk't- ftdedeki garip bir
rivyet, onuncu asr mutasavvflar arasnda Ynusun ne byk bir
ehemmiyeti olduunu gsteriyor: Gya Celled-Dn Rm, mertib-i
mneviyyeden herhangisine terakk eyledim ise u Trkmen kocas
Ynus nme kt! diyerek onun eritii yksek mertebeyi tasdik
etmi 47. Bu menkabe, tarih bakmdan, tabi kable deer olmamakla

46 Hzr-Nme'de, Beyr- seyrn- dern-i bahr ve 'acyibh-y o ve mushabet-i


mahlkt ki der ka'r- dery s be-s balkl ksmda Ynus un u sretle zikri geer :
Geldi erenler cem' ile gsterdiler ucdan uca
Tapduk Sar Saltuk bile gsterdi hem ucdan uca
Hem Ynus Emrem geldiler n bir yire ilettiler
Bir ak denize attlar gsterdi hep ucdan uca
Bundan sonra gelen Beyn-1 cem'iyyet-i kbr ve sohbet-i heme evliy faslnda da,
Hac Bekta Veli, Seyyid Mahmud Hayrn, Sadred-DIn Konev, Mevln, Sultan
Veled, Fakih Ahmed, ems Tebrlz, Salhad-DIn Zerkob, Resl Baba, Seyyid Battl
Gz, Sultan uc, Melik Gz, Ah ren, Sar Saltuk, Emir Seyyid ve daha bunlar gibi
bir ksmn bilmediimiz birtakm eski mutasavvflar arasnda da Ynusun adna
rastlyoruz :
k Bee Tapduk Bee geldi Kl Abdal bile
Hem Ynus Emrem de bile bir gine grsem yzlerin
47 H. 978 (M. I570-71) de len Celveti eyhi Bursal eyh Mehmed Muhyid-DIn
ftde nin szleri, halfesi eyh Hd tarafndan zabt olunmutur ki, ite bu byk
Arapa esere Vkit- Uftde derler. Bz paralan Trkeye de evrilmi olan bu eserin
Hd Dergh, Atlama Ta, Byezid Cmi'i ve Cmi-i Kebir ktphnelerinde ve
daha baka yerlerde yazma nshalar vardr. Mevln mn lm tarih dnlecek
olursa, bu szn tarihe kabl edilemiyecei ve nihyet menkabev bir rivyet derece
sinde kalaca anlalr.
280 Y N U S E M R E N N H AYATI

berber, pek mnaldr; bununla berber, Vk't'taki rivyetine gre,


eyh Muhyid-Dn Arab tesiri altnda kalmakla berber, zhid ve
muttaki bir adam olan eyh ftde, Ynusun birtakm geni ve serbest
telkkilerine ekseriy murz bulunurdu48. H. 1066 (M. 1655-56)da
len Dil-i Dn shibi mehur Olanlar eyhi brhim Efendi de Y
nusun takdirkrlarmdand; Lisn- kadm zre mna icr eylemi er,
Ynus Emre Hazretleridir. derdi49. Bunun gibi, Halvetye tarka-
tinden Msryye kolunun kurucusu olup, H. 1105 (M. 1693-94)de len
mehur Niyz Muhammed Msr, bz iirlerinde Ynus hakknda
takdir ve tebciderde bulunduu gibi 50, ayrca da onun, ktm erik
dalma anda yedim zm * Bostan s kakyub der ne yersin kozumu
matla'l mehur dhisini erh etmitir 81. Niyzden sonra gelen sfiyye
mediflerinden Bursal eyh Ism'il Hakk da, Muhammedye erhi1nde,

48 eyh Ism'il Hakk nm bu hususta verdii bilgi yeter derecede mnaldr :


ve bu makle kelimt ekser esn-i evk ve galebe-i hlde sdr olmala kadh ve cerhe
slih deildir; zr shibi ma'zurdur ve lkin mmkn olduka ibrette edebe riyet
etmek gerektir. nn iin Ynus Emrenin bu maklesini ki buyurur : Cennet cennet
dedikleri birka kle birka hri * steyene versin n bana seni gerek seni. Afdall-m-
teahhirn ve emsell-mteeddibn eyh ftde ho grmeyib, hakknda , j j ; ; Lf"
buyurmulardr ve nice mftiler dahi cenneti istihkr tarkiyle bu kelimt oku
yan cehele-i sfiyyeyi ikfr etmilerdir. (Muhammediyye erhi, Bakyye-i cild-i ev
vel, s. 75). Hakikaten, herhangi bir zhid, yhut mutasavvflar krkrne bir bhe
ile gren medrese adamlar, bu gibi serbest telkkilere kar tekfir silhm kullanmaktan
hibir zaman geri kalmamlardr.
49 brhim Efendi halifelerinden Gayb, mridinin mutasavvfne szlerini top
layarak Sohbet-Nme-i Gayb isimli eserini yazmtr. Orada, Ynus Emre hakknda u
fikirlere tesdf olunur : Lisn-i kadm zre mna icr eylemi er Ynus Emre Haz
retleridir ki bu siyakta bizim bu sulimize k i : Dervi dilinde syleyen kim idigin bilir
misin * Ya kulanda dinleyen kim idigin bilirmisin kelmdr ki nlann * Bu dilimde
syleyen kendisidir va'llhi * Kulamda dinleyen kendisidir va'llhi * Grdm ki demdir
biri sen ve biri ben * Hakikatte sen ben yok kendisidir va'llhi' kelm muvfk- cevab
dmtr, buyurmulardr (Sohbet-Nme-i Gayb, Him Paa Ktphanesindeki
yazma nshadan).
50 Mesel, Drranda rastladmz u beyitte olduu gibi : Basz kabak gibi sen
tekerleme sz ile * Ynus'leyin Niyz irfn arzularsn . Bu Dvn, mutasavvflar ara
snda pek yaygn olup, muhtelif basmlar varsa da, en i'timda deeni 1254de, Msrda
basdan nshadr.
61 Bu erhin birok yazmalar olduu gibi, Ynus Dvn'n i n hiyesinde de bas
ldr. Niyz bu erhte Ynus hakknda byk ve samim bir hrmet ve mababbet
hissi beslediini gstermektedir.
Y N U S E M R E N IN H A Y A T I 281

bir mnsebetle, Ynusun birok beyitlerini nakl ve erh ederek hak


knda birok takdirlerde bulunmu52, ayrca da Niyznin eserine
uyarak, Ynusun lhsini ayr ayr erh eylemitir53. te, btn bu
vak'alar Ynus Emrenin daha XIV. yzyldanberi mutasavvflar
arasnda pek byk bir n kazandn ve unutulmak yle dursun,
bunun aksine, her zaman daha fazla itiyakla tebcil ve takdir edddiini
gstermektedir.
Ynus Emrenin mutasavvflar arasndaki bu byk n, ekseri
yetle onlarn dorudan doruya tesiri altnda kalan halk kitlesi ara
snda da, X IV . yzyldanberi hi eksilmeksizin yaayan bir hrete
mlik olduunu aldatyor. Gerekten, Anadolunun eith yerlerinde
makamlar olmas ve birok menkabelerinin halk arasnda asrlardanberi
yaylm bulunmas, bu fikirlerimizi tammiyle kuvvetlendirebilir.
Ynus lhlerinin halk zerinde ne kadar tesirli bulunduunu anlamak

52 Ism'il Hakk, akl ile Hakka ermek mmkn olamyacandan bu gibilere - bn


SIn bile olsalar- hakm denilemiyeceini iddidan sonra, Ynus Emreyi bir hakm-i
rif olmak zre ileri sryor : Diyr- Rmda Anadolu da medfun olan Ynus Emre
demekle hret-yb olan byle deil iken yine Lisnl-Gaybdr ve nn nazmettii
maarif, Lisn- Trk zre kimseye makdr olmamtr ve cmle ndan sonra gelib
nazm- marif edenler mn midesine tufeyli olmutur. Jls Ynus
Emrem oldu fakir * Ecel ksesini dokur * Gnl kitbmdan okur * Eline kalem almad.
Pes bu makleye hakikatta hakm denilir; zir ecell-i marif ile muttasftr. Felsifenin
hikmet tesmiye ettii maklt, hakikatte hikmet deildir; zr mmn ve kfir anda
msvdir ve fet-i vehm- hayl evibinden hl deildir. Bir mna ki kesb-i fikir
ile hsl olmu ola, zanndir ve bir emir ki kef-i Hakla vcud bulmu ola, kat'dir.
Vahyillhi nice mevhibe-i enbiy ise, hikmet dahi mevhibe-i evliydr. (Muhammedye
erhi, cild-i evvel, s. 82). Grlyor ki eyh Ism'il Hakk pek, hakl olarak, Ynus
Emreyi bizdeki mutasavvf halk irlerinin en by ve yol gstericisi olarak tan
maktadr.
53 Bu erhlerin birisi, Niyz- Msrnin de nce erhettii, ktm erik dalma nda
yedim zm lhsinin erhidir ki, 1118 (M. 1706-7)de yazlmtr; dieri, ktm bdem
dalma nda yedim zm lhsinin erhi olup, 1123 (M. 1711-12) de yazlmtr. Bunlar
dan her ikisi de baslmamtr. Thir Bey, Ism'il Hakk mn eserleri arasnda yalnz Y
nusun bir gazelinin erhini zikrediyorsa da (Osmanl Mellifleri, c. I, s. 29), smail Hak
k, arzettiimiz gibi, iki gazeli ayn ayn erhetmi olup, birer yazma nshalar da huss
ktphanemizdedir. tsm'il Hakk, ikinci gazel erhinin sonunda, Kul almadan uyandm
hem alarm sazm msra'nn zh srasnda, Ynusun kemlini u sretle anlatyor :
ve bundan, eyh-i mezbrun ekmil-i nstan olduu bhir oldu. nn iin kelimt,
kemle dirdir; yoksa beynel-Ceml vel-Cell mtereddid deildir, ir kelimt-
uak gibi .
282 Y N U S E M R E N IN H A Y A T I

iin, eski mecmualar, cnkleri biraz kartracak olursak, deiik devir


lere ve eitli seviyede insanlara it olan bu mahsllerde mutlak Y
nusun iirlerine rastlarz 54. Mulbahl esirin XV. yzyla it ehdeti,
Ynus lhlerinin daha o zamandan balayarak halk arasnda tutun
mu olduunu gsterdii gibi, X V I. asrn ilk senelerine it olan Cmin-
Nazir de, bu eserlerin XVI. yzyldaki ehemmiyetini anlatmaktadr.
Trklerin mill zevkini okayan birtakm san'at unsurlarn iine almak
bakmndan ok asl bir mhiyeti hiz sayabileceimiz Ynusun
eserleri, ihtiv ettii geni ve serbest tasavvuf felsefesi dolaysiyle Bek-
tler zerinde ok byk bir tesir yapt gibi, Kzlba Trkmenler
arasnda da eskidenberi ehemmiyetle telkki olunmutur. Hatynin
bir manzmesi, Ynusun daha o zaman bu saf Trkmenler zerindeki
mnev nfzunu sarih bir srette aa vurmaktadr 5S.

54 Eskiden az-ok bir edeb zevke mlik ve muhtelif sosyal snflara mensup her
kesin mecmualar, cnkleri vard. Cnk, sefine mnasna olup tln alan mecmualara
denilir. Bu mecmualar, shiplerinin zevkine gre, trl trl iir paralarm, mektuplar,
gzel tleri, hezeliyt ve daha buna benzer bin trl muhtelif eyi iine alr. Bu
mecmualar arasnda biroklar srf dervilere it olan birtakm lhlerden mrekkebtir.
ite, shiplerinin sfiyne merebini gsteren bu cins mecmualardan hemen hibiri
yoktur ki, Ynus Emrenin manzmelerini iine almasn.

55 Mihr- vef biribirinden azd


Behll baykuleyin viranda gezdi
Seyyid Nesmiyi zhidler yiizdi
ncinmedi Hak'tan gelen cefya

Bu ilerin cmlesini Hak etti


Tabduk bahr olub ummna batt
Ynus krk gn balk karnnda yatt
ncinmedi Hak'tan gelen cefya

(Haty mahlasl h Ismil Safevnin kendi tarikatinin db ve erknn yayma


maksadiyle yazd Menkb'l-Esrr, Behcet'l-Ahrr adl eserin huss ktphane
mizdeki tek nshasndan). British Museumda mkemmel Trke bir Dvn' bulunan
(Rieu, Trke Yazmalar Katalogu, nu. 205) h Ism ilin bu eseri, imdiye kadar hi
bilinmiyordu; Kzdbalk akidelerini iine almas ve din tarihimiz bakmndan pek
kymetli olan bu eser, ah smilin ve ondan nce gelen bz Kzlba irlerinin
kemmiyet i'tibriyle de olduka ehemmiyetli hece vezni ile iirlerini ihtiv ettiinden
dolay edebiyat tarihimiz iin de ok mhim bir kaynaktr. Menkb'l-Esrr Behcet'l-
Ahrr'n h smil Safevye it olmadm, o eserin dikkatli tedkiki neticesinde
kesin olarak anladk; bununla berber, bu cihet onun ehemmiyetini hibir zaman azal
tamaz. Anadolu din tarihi hakkndaki tedkiklerimizde bundan pek ok faydalandk.
Y N U S E M R E N N H A Y A T I 283

Ynusun hece vezniyle yazd dhilerin halk arasnda byk bir


zevk ve lezzetle okunduunu gren Acem taklitisi irler, onun eser
lerine kar kaydsz ve kmser davranmak, yhut, onlar iir diresi
dnda saymak sretiyle intikam almak istediler, ilk edebiyat tarihi
lerimiz demek olan u'ar tezkiresi shiplerinin birksm - mesel Seh
Bey, Latf - arz vezniyle yazan ir birtakm eyh ve mutasavvf
lardan sz ettikleri hlde, Ynus Emreden bahsi lzumsuz saymlar,
k eleb ise - akayk shibine uyarak ona yedi-sekiz satr ayrmakla
berber, eserlerini iir olmaktan ok tasavvuf lhler saymaktan ken
dini alamamtr. Eskilere gre pek tannan bir tasnif, ?irle k';
yni, l-din mevzu'larla megl san'atkrla, ilhmm dinden ve tasav
vuftan alan san'atkr biribirinden kuvvetle ayrd iin 5S, Ynusun

5* slmiyetin zuhrundan nce Chiliyye irlerinin halk zerinde sihr-din m-


hiyyette ve ok hyk nfuzlar olduundan, Kur'n-i Kerm, onlarn bu nfuzunu
krmak iin tabiatiyle iir ve irler aleyhinde birtakm hkmleri ihtiv etmektedir;
bununla berber, iir ve belgatin Arap hayatnda ok ehemmiyet kazanmas sebebiy
le (Mzehher, Blgu'l-Erb, E l 1kclii'l-Ferid gibi kaynaklardan naklen Mediniyet-i
Islmiyye Tarihi, c. III., s. 49. - Brockelmann ve Huartn Arap Edebiyat Tarihleri'ne
de baknz), Hazret-i Peygamber, slmiyeti kabl etmi olan irler hakknda pek
byk iltifatlarda bulunur, huzrunda iirler okutur, hatt Hassan b. Sbit i mrikler
hakknda hicviyye yazmas iin tevik ederdi; bir def'a K'b b. Mlik, kffrm hicvi
ciz olup olmyaca hakknda ne dnldn sormu ve Hazret-i Peygamberden,
Kffr hicv, onlara lisanla ok samak mesbesinde olduu iin cihd fi sebilillh
hkmndedir. cevbn almt (Surr, Bahr'l-Ma'rif htmesi, huss ktphane
mizdeki yazma nshadan. - Nev'nin mehur mektubunda ve bilhassa k elebi Tezki
resi mukaddimesiyle Hamet in Senedii'-uar'snda - hususi ktphanemizdeki yaz
ma nsha - iirin ciz olup olmad ve faydalan hakknda pek mhim tafsilt vardr).
Sonralar, iirin bu sretle makbl oluu ser'atiler ve mutasavvflar tarafndan tevhid,
na't, ahlkyyt gibi vdllere tahsis edilerek, onun dnda kalan l-din iirler uzun
mddet fen nazarla grlmtr. Mutasavvflar kendi mevzlarm tekil eden hakik
ak ile, dier irlerin terennm ettikleri madd ak biribirinden ayrmak iin bundan
yararlanarak, klarn yni mutasavvflarn i'riyle, irlerin iirlerini biribirinden
ayrddar. Yukarda, Sultan Veled in - mutasavvflarn bu eski telkkisine uyarak - i'r-
kla ir-i iri biribirinden ne sretle ayrdm grmtk; Sinan Paa da, Tezkire-
Evliya'snda uzun uzun irlerin aleyhinde bulunduktan sonra, mutasavvflarla bun
larn farkn anlatyor : . . . Amm sakn bu szden Hoca Attr, eyh Irk emslini
ir sanma, Hazret-i Mevln gazeliyytn bu kabilden addeyleme; nlann kelimt
derd-i dildir ki sylerler ve nlar gazellerini harret-i akla takrir eylerler. nlarn
Dvan'lan dde-i saf - v dd ile tahrir ve tertib olunubdr ve nlann mecmualar
tla-y hsn-i i'tikd ile tasvir ve tezhib olunubdur. nlarn szleri ak meclisinin saz
olur ve nlann nedelerinin bir drl vz olur ( Tezkiret'l-EvliyBayezid Umum
284 Y N U S E M R E N IN H A Y A T I

mutasavvflarca byk bir k tannmas ok ibtiramkr bir telkkidir;


lkin, Acem mukallidi irlerin buss telkkilerine gre, bunda biraz
kmseme mevcut olduu gibi, birok tezkirecilerin ondan mutasavvf
sfatiyle bile sz etmemeleri de, eski irlerin Ynus hakknda pek iyi
fikirler beslemediini izaha yeterlidir. Dih-mrg-Nme shibi, eserleri
tasavvuf fikirlerle dolu bir ir olmasna ramen, Ynus Emre hakknda
hrmetkr bir lisan kudanamam57, bunun gibi Vehb de onun lh
lerinden deta bir alay lisan ve tahkir ile sz etmitir58; lkin, eitli

Ktphanesindeki nsha). Tezkire shibi Latlf, serlerinde hibir sfiyne mhiyyet


bulunmayan irlere bu sretle de kymet vermek iin, l-din mevzu'larm bile mutlak
birer sfiyne mnas olduunu iddia ediyorsa da (s. 10 - 12 ), bu iddia hibir sretle
hakikate uygun deildir; bu yzden, Latlf ve Nev gibi melliflerin (Mahbub'l-Kulb,
s. 30-33), btn irleri mutasavvf saymak hussundaki iddialarna ramen, mutasav-
larn k ve ir tasnifini kabl mecbriyetindeyiz.
57 Dih Mrg-Nme, Yavuz Sultan Selim devri irlerinden Ik ( jjil ) ems,
vey Dervi ems ad ile tannm - k eleb ile Haan elebye gre Iranl, La-
tfye gre Sivrihisarl- bir irin H. 919 (M. 1513-14)da yazp, bu pdiha takdim
ettii manzum bir eserdir ki, Mantku't-Tayr tesiri altnda yazlmtr (Bu ir hakknda
bakmz : Latf, s. 209. k eleb, v : 42. Haan eleb 112; Latfnin bunu, Sultan
Selim devri sonlarnda lm gstermesi yanltr; nk Sultan Sleyman Knn
devrini idrk ettiini kendi eserinde sylyor). Bu eserin l_, o*- j LiijS
balkl ksmnda, o devir mutasavvflarnn, Ynus Emre lhlerini dillerinden dr
mediklerini gsteren u para pek dikkate deer :
Sfidir yni kuun benden kaar
yle zhiddir ki saldurmaz geer
Gnde halk iinde atka dehn
Kendden gayr Mslmn yok hemn
Ynus Emre szlerin tekrr ider
Subh olunca n-bedd olur gider
Dim kavli bufdur sflerin
Zhd yoktur imdiki sfilerin
58 Vehb, mehur Lutfiyye'sinde, dilencilerden sz ederken der k i :

Bed-sad byle dilenciye tamm


Har ged der zuref-yi a'cm
Bz cerrr da ir geinr
Cerr-i eskalda mhir geinr
Dadr halka mzeyyef tarih
Olarak lyk- levm- tevbh
iten Ynus^ilhsi sanur
Bu edsn gren^dem usanur
YNUS E M R E N N HAYATI 285

asrlara it olan bu gibi alay ve tahkirler bile, Ynusun halk arasndaki


sarslmaz hretini gstermek i'tibriyle tarih bakmdan ok mnaldr.
te, elimizdeki vesikalarn yetersizliine ramen, pek iyi anla
lyor ki, Ynus, Anadolu ve Rumeli shasmdaki, hatt Azerbaycandaki
Trkler zerinde yzydardanberi byk bir nfz icr etmi ve hreti
zamannn btn inklblarma galebe ederek bugne kadar yaamtr.
X . blmde btn sebep ve neticeleri ile gstermee alacamz bu
nfz, yalnz bir devre, bir muhite, yhut belli bir snfa inhisr etmi-
yerek, en yksek fikir ve Zevk seviyesinde bulunanlardan, en aadaki
lere kadar siryet etmi olduu iin, asrlardanberi yetien saysz Trk
irleri arasnda -Ahmed Yesevden sonra- Ynus Emreyi en tannm
ve eserleri en fazla yaam Trk iri olarak kabl etmek zarrdir.
Ynusla arasndaki mnsebet ve benzerlik noktalarn bundan sonraki
sahifelerde gstereceimiz Ahmed Yesevnin Dou Trkleri ve onlarn
tasavvuf halk edebiyat zerindeki nfzu ne ise, Ynusun Anadolu
Trkleri ve onlarn tasavvuf halk edebiyat zerindeki nfzu da ayni
mhiyet ve kuvvettedir. stanbul ve Anadolunun fakir ve tenh sokak
larnda ekseri akamlar garip, hznl bir mell ed ile ykselen Ye
men illerinde Veyse'l-Karn nids, mahalle mekteplerinin demir par
maklkl iri krk pencerelerinden dklen, tekyelerde, Mevlid meclis
lerinde huss bestelerle dima sylenen birok sde ve gzel ilhder,
Yunusun halk arasnda hl kuvvetle yaadn, hl halkn rhuna
hkim olduunu gsteriyor. Halk vezni ve halk dili ile halkn Zevkine
gre iir yazd iin, san'at taklid ve tasannu'dan ibret sanan tezkire-
cilerimizin, ehemmiyetini takdir edemedikleri bu mutasavvf halk iri,
hakikatte, edebiyatmzn en tedkike deer bir smsdr. Eserlerini
altyz senedenberi hl ak ve heyecan de memleketin her tarafnda
her snf halka okutan bir adam, her hlde, mill zevkin pek az rastla
nlan temsilcilerinden saylabilir9.

59 lk Mutasavvflar'm 1. defa yaynlamndan bu yana geen 56 ylda, Yunus


Emre iin pek ok ey yazlm, hatt 1970 Eyllnde stanbul da milletler aras
bir seminer de dzenlenmise de bugn bile, teferruata it bz hususlar hari,
Kprlnn izdii kadrodan pek fazla ileri gidilememitir.
Yunus Emre ve Divan' hakknda yeni yaynlar iin bk. Faruk K. Timurta,
Yunus Emre Divan, stanbul 1972, s. 38 - 42],
IX . B lm

YNUS EMRENN ESER

49. Y n u s un Es eri :

Ynus Emrenin tek eseri, birok gazellerini, lhlerini hurf-i


hec tertibiyle iine alan nl Divndr. nce 1302de, sonra da 1320de
tabasmasiyle yaynlanm olan bu nshann tedkikine girimeden
evvel, onun ne dereceye kadar i'timda deer olduunu ve eer byle
ise, Ynusun ondan baka eserleri olup olmadn anlamak mecbriye-
tindeyiz. Nitekim yukarda, eskidenberi Ahmed Yesevye isnd edilen
Divn- Hikm etin mhiyeti hakknda yaptmz tedkikler, imdiye
kadar gelen aratrclarn det muterife saydklar birtakm eylerin
yanlln meydana karmt (29. Divn- Hikmet); ancak, Ynusun
eseriyle hemen ayni zamana it lisn ve edeb mahsderin mevcdiyeti,
bu aratrmamz hayliden hayliye kolaylatrmaktadr.

Tpk Divn- Hikmet gibi, Ynus Divninin yazma nshalar da


pek oktur; lhileri Anadolu ve Rumelinin en hcr kelerine kadar
geerek halk arasnda yzyllarca yaam bir ir iin bundan daha
tabi birey olamaz. Ancak, btn aratrmalarmza ramen, bu Divn'm
XIV. veya XV. asrlarda yazlm eski bir nshasna rastlamak mmkn
olamad. Eldeki nshalar nihyet nihyet son asrlarn mahsldr.
Biz bunun sebebini, Ynus D iv n i nm kendisinden yzyllarca sonra,
ona ok bal bir dervi tarafndan tertip ve tanzim edilmesinde
buluyoruz1.

1 Bu hususta elimizde sarih bir vesika yoksa da, Dvn nshalarnn hep son asr
lara it olmas bizi bu fikri kable sevkediyor. Aksi takdirde, eserleri o kadar yaygn
ve tannm olan bu eski irin XIV. veya XV. yzyllarda yazdm eski bir Dvn'm
mutlak bulacaktk. Dvn't mevcd olmamas, eski zamanlara it mecmualarn,
cnklerin Ynus lhleriyle dolmasna sebep olmutur. Kendilerinde san'at endiesi,
hret arzusu olmayarak srf kuds bir gye urunda terennm eden hakik mutasavvf
larn dvan tertibi gibi kaydlardan uzak olduunu ve hatt Dvan- Hikmet'in de Hoca
Ahmed Yesevnin lmnden ok sonra harretli bir mrd tarafndan toplamp tertip
edildiini yukarda sylemitik. Grlyor ki, Ahmed Yesev ile Ynus Emre arasnda
bu hususta da bir benzerlik vardr.
288 Y N U S E M R E N N E S E R

Bizim bildiimize gre Ynusa mensup olan en eski metin, Mul-


bahbnm yaynlad lhlerdir 2. XV. yzyln ilk yarsna it olan bu
ilhderden sonra, Cmic n-Nez>ir sbibi Eridirli Hac Kemlin zabt
ve tesbit ettii birka ilhyi Ynus Emreye mensub en eski metin

2 Mulbahhnn yaynlad iki metin hakknda uzun birtakm lisn tetkiklerde


bulunan Foy, onlar Arap harfleri ile u ekilde naklediyor ki Ynusa it eski metin
olmas bakmndan - transcrition'da lzum grdmz biraz deiiklikle - buraya
naklini yararl saydk :

Gafil olma a gzn Hline bak olan gr


Ktlk etme dnyada Yazuklarn dileni gr
Niceler yatur dben Kurm ( j f ) ilan, iyan ben
Smklere kben ryen ovulan gr

Kim h edb klr zr Gffahdur lemde var


Gm yatr pir u kar Miskinleri gleni gr
Sorma hlin kimsesine Var j
Kim sn gvdesine Alup giden ylan gr
Hane Muhammed Mustafa Hkm etti Kaf'tan K a fa
Dny kime kld vef Aldanben kalan gr
Aldanma mala davara Kulluk eyle Hakk'a yara
Sevik eyle bile vara Bk yolta olan gr
Ynus bu szleri atar Halka marifler satar
Kendisi nekadar dutar Syledii yalan gr
Yanar iim gner zm Ben lm ancak
lm endesi ne ho Ululara danag
Oliseriz belli beyan Kii gm olur o n
Teneir stne konan Halk nnde yuniag
Hi bilmem ben nice yidem Hangi yana sefer idem
Yakasz ton giyem gidem Basz ata binicek

Gele bana kamu karda Ola sinedeki yolta


Kim oliser bana halta Ben sinimde kalag
Kalam ben 'amelim ile Her niceyse hlim ile
Gide kamu gle gle O'dan yana dnicek

Sana aydram a paa Neler geliserdur baa


Kim sden bar pie Kim araba kanag
Yarn saylser durle Cmle hal'k dirile
Kim emr syevn birle Kim sden yanag
Y N U S E M R E N N E S E R 289

sayabiliriz 3. Bunlardan sonra muhtelif asrlara it eitli mecmralarda


Ynus adna kaydedilmi ilhdere tesdf edilir ki, ite, Dvn' sonralar

Amel verir onda cevab Amelsize olur itab


ol bizce ya olmas azab Bunda azad olag
Ey Ynus imdi kl yarak Utanmayasn doru bak
Cmle hala'k dirile Adl adiyle sayla

Bu metinlerin dili, eskiliini pek iyi gsteriyor. Mesel Sultan Veled in, Yo idi
mlm tavrm kim virem msramdaki mal davar mefhmuna, burada aldanma mala
davara msranda rastlyoruz. Sonra, geliben, kaliben, geliser, kalser gibi Trkesinin ilk
devirlerine it - Sultan Veledde, Ak Paada, Glehrde mevcud - zarf-fiillere rastge-
liyoruz. Bunun gibi, Ben sin'imde kalag msramdaki sin , kabir mnasndadr ki,
daha Divn- Lugti't-Trk'de bu kelimeye rast geliyoruz (e. III., s. 101). O devre it
Tercemn- Trk ve Arabi'de de bu kelime kabir ve heykel mnalarna mevcuttur; bu
heykel'in eski Trklerde mevcut olan mehur dete gre, mezar stne konan heykel
olmas ihtimli pek kuvvetlidir. Foyun lisn izahlarnda tenkide muhta grdmz
birok cihetler var ise de, burada onlardan bahsedecek deiliz. Her hlde bu metinler,
Foyun aksini iddia etmesine ramen, mutlak srette Ynus Emreye ittir. Ynusun
buradaki ikinci manzumesinde - en eski halk iirlerimizde ve Ahmed Yesev de grd
mz - bir hussiyet daha vardr ki, o da nakarat hkmnde olan drdnc msra'-
lann asl manzme msra'lanndan dima birer hece eksik olmasdr; yni asl manzume
4 + 4 ile yazld hlde, nakaratlar 7 hecelidir (Bu hususta, V. blmdeki 38 ve 39 nu
maral notlara baknz).
3 Eridirli Hac Kemal in H. 918 (M. 1415-16) de toplayp tertip ettii Cmi'n-
Nez'ir'de Ynusun birtakm manzmelerine rastlanlr ki, onlarn lisn mhiyeti
hakknda bir fikir vermek iin bir tnesini aynen naklediyoruz :

Dmem elden ay h-u Sultnm meded


Dertliyem geldim kapn derde dermanm meded
Sen hakikat server ben bir kemine kul senin
Hizmete geldim kabl w et ben kulun Hn'n meded
endedir mhr- Sleymn sna fermn ins- cn
Yeryzn tuttu dvler ey Sleyman'm meded
Fikr- zikrindir heme gnlmn elencesi
Kimse yr olmaz ban hi tendeki cnm meded
Ynalidan nra barm akm Ceyhn gibi
Durmaz^kar gzlerimden y ile kanm meded
Kafileden ayr dtm ey Emir Hc'm benim
'si hurma herkesinde kald krvnm meded
Ak ile geldi kapn Tapduk'm Ynus senin
Gice gndz endiem Tapdk'um- cnm meded
F. 19
290 YNUS E M R E N N E S E R

tertip eden kimse, bunlardan faydalanmtr. Bu fikir kabl edilince,


elimizdeki basl Ynus Divnim, ybut daha sonraki tarihlere it
eitli yazma nshalar tammiyle Ynusa isnd edemiyeceimiz,
yhut Ynusun onlardakinden baka lhler yazdn reddedemiye-
ceimiz ortaya kar. Basl Dvn ylece bir tedkik etmek bunu anla
maya yeter. Tahminen on-onikibin msra'dan meydana gelen bu Divn-
da, hatt Ynusa it olmayan birok paralar bulunduu gibi4, Y
nusa it olduunu kesinlikle bildiimiz - mesel Mulbahlnm yaynla
d paralar gibi - birok eyler de orada yoktur. eitli yazma nshalar
arasndaki fark da, gvenilir eski bir nshann yokluundan dolay,
herkesin, kendi kavrayna gre, rastlayabildii manzmeleri oraya
dhil etmesinden ileri gelmitir. Anlalyor ki, Ynus - bir Divn tertibi
maksadm gtmiyerek - birok lhler sylemi 5 ve ayr ayr mecma-
larda azok birtakm farklarla tesbit edilmi olan o ilhderden Divn
tertip edilmitir. Ayn lhnin eitli yerlerde biribirinden ok farkl

Basl Dvnda. bulunmayan bu gazel, huss ktphanemizdeki yazma bir nshada


epeyice mhim tahrifler ile mevcuttur.
4 Ynus Dvnmn basma ve yazma nshalarnda Ynusa it olmayan birok
eyler bulunduu kuvvetle iddia olunabilir. Mesel : Ynus idi previmiz k Paa
Ktermiz * Ol demde oku smail Miskin niymmda idi beyti ki, Ynusun daha nce
k Paa ile eyh Kternin ondan sonra olduklarm gsterir - smil adl bir ir -
mutasavvf tarafndan yazld mahlasndan aka grnrken, onu iine alan lh
asl Ynus a isnd olunamaz. Bunun gibi, Emr Seyyid mahlsl bz lhler de ona
it deildir. Bunlardan baka Ynus, k Ynus, Dervi Ynus, Miskin Ynus, Kul
Ynus, Ynus Emrem mahlasl lhlerden hepsini ona isnd etmek de pek doru sayla
maz; yukarda Ahmed Yesev den bahsederken sylediimiz gibi, Ynus mahlasl
mechl birtakm dervilerin kendilerince kuds bir mhiyeti hiz olan Ynus Em
re nin eserlerine yazdklar nazireler de o arada karm olur. Yine bunun gibi, baka
larna it lhler de, mecmuadan mecmaya geirilirken, hretinin genilii bak
mndan Ynus a isnd edilmi olabilir. Mesel Ynus a it gsterilen mehr Abdul-
Kadir gibi bir er bulunmaz lhsi, bendeki eski bir mecmuada Eref-Olu adna yazdrd.
Bunlarn, ne gibi miller sebebiyle meydana geldiini, nce Ahmed Yesev nin Dvn-
Hikmetinden sz ederken uzun uzun anlatmtk.

5 Derviler arasnda Ynus lhlerinin okluunu gsterecek birtakm hurfe ile


karm an'anelere tesdf edilir. O an'anelere gre Ynus durduu yerde irticlen
lahler - yhut dier bir mehur ta'bir ile nutuklar sylermi ve onun lhleri o kadar
okmu ki, birksmm hayvant, birksmm insanlar, birksmm da melekler terennm
ederlermi. Bu gibi an'aneler de, Ynusun halk arasndaki yerini ve nfzunu gster
mek bakmndan pek mnaldr.
Y N U S E M R E N N E S E R 291

olmas bundan dolaydr6 ve yine bundan dolay, elimizdeki basma


veybut yazma Dvn' lisan taribi bakmndan gvenilir bir vesika
sayamayz. Ynus un lisan ve edebiyat taribi bakmndan gvendir bir
Divn'n tertip edebdmek iin, yukardanberi belirttiimiz esas nok
talar gzden ayrmayarak, eitb yazmalar ve muhtelif mecmualar
daki dank paralar toplamak, sonra o devir dil mahsderinin - yni
o devirdeki Anadolu Trkesinin - hussiyetlerine gre o metinleri kuv
vetli bir lisn tenkidle kar karya brakarak Reconstitution philologi-
que sretiyle yeni bir nsha meydana getirmek gerekir; bununla ber
ber, edebiyat tarihi noktasndan herhangi basit bir tarih tenkid, Ynus
Emrenin edebiyatmzdaki yerini ve eserlerinin edeb mhiyetini anla
mak iin yeterlidir diyebibriz7.

6 Mesel yukarda Cmin-Nezir'den naklen yazdmz lh, huss ktp-


hnemizdeki yazma nshada u ekildedir :
Dm(em) elden ay h(u) sultnm meded
Dertlym geldim kapn derde dermnm meded
Sen hakikat severisin ben kemine kemterin
Kullu geldim kapn ben kul hnm meded
endedir mhr-i Sleymn sna fermn ins- cin
Yir yiizini tutt dvler hey Sleyman'm meded
Ynaldanberi barm akm Ceyhun gibi
Durmaz w kar gzlerimden y ile kanm meded
Kafileden ayr dtm ey Emr Hc'm benim
'Asi hurma herkesinde kald krbnm meded
Kullu bel balayub Tabdk'a Ynus (? ! ) gibi
Gce gndz endiem sen cna cnanm meded
Bundan baka, ayni lhnin, biribirinden ok farkl bir hlde - ou biribirine ka
rtrlarak - bir Dvn'n eitli yerlerinde bulunduu da grlr.
7 Ynus Dvnmn yazma nshalar pek oktur : Galata Mevlev-hnesi Ktp
hanesinde (Nu. 608), tf Efendi Ktbhnesinde de (Nu. 1047) ve daha baka ktp
hanelerde bu Dvn'a, Avrupa ktphnelerinde de bol bol rastlamr; Viyana da Flgel
Katalogunda, Berlinde Pertsch Katalogunda ve dier byk ktphanelerde, yalmz
Dvn'a deil, Ynusun eserlerini iine alan mecmalara da ok tesdf olunur : Hu
ss ktphanemizdeki iyice bir yazma nshadan baka, huss ellerde de be-alt aded
Dvn nshasn grp tedkik edebildik. Es'ad Efendi Ktphnesindeki bir mecmuada
Ynus un birok lahleri besteleyenlerinin ismiyle mevcuttur. Huss ktphnemzde
de Ynusun eserlerini iine alan birok mecmualar vardr. Herhlde Ynus Dvn
hakknda lisn tedkiklerde bulunmak isteyenler daha bu gibi birok nsha ve mecmua
lar elde edebilirler.
292 Y N U S E M R e n IN E S E R

50. Li sn M h i y e t i :
Ynus Divninin mhiyeti hakknda verdiimiz bilgiler, onun
zerinde lisn bir tedkik yapabilmek iin ne uzun hazrlayc almada
bulunulmas icbettiini gstermitir. Ancak, eserimiz dorudan do
ruya bir lisan tedkiki mhiyetinde olmad iin, Ynus D iv n i nin
lisan bakmndan kymeti ve hangi lehe diresine girdii hakknda
yle umm bir fikir verebilmek iin lzm gelen bilgiye mlikiz. eyyad
Hamzann, Sultan Veledin, Glehrnin, k Paanm ve daha baka
o devir eserlerinin mlik olduu dil hussiyetlerini Ynusun eserlerinde
de tammiyle grdmz iin, onu en eski Anadolu eserlerinden sa
yabiliriz. Ses ve lugt ekilleri yni fonetik ve vokabler bakmndan
bu eserlerin lm bir tahlili imdiye kadar yaplamamakla berber,
zer lehesiyle byk bir yaknlk ve benzerlii olduu birdenbire gze
arpan8 bu eski Anadolu Trkesi, eski Ouzcanm daha sonraki ve
gelimi bir eklinden baka birey deildir9. Daha ok eskidenberi bir
yaz dili mhiyeti alm olan Ouzca, Trkler Anadoluda yerletikten
sonra evrenin ve daha baka birtakm millerin te siri altnda bz
deimelere uramakla beraber - yaz dili hlinde devam etmi ve v
cde gelen mahsllerden yukarda zikrettiimiz - pek az birksm ve
birtakm kitaplar bize kadar gelmitir ki, onlar syesinde, Anadolu
Trkesinin X III.-X IV . yzyldaki eklini lykyle biliyoruz. Anadolu
Trkesinin daha sonra, stanbulun fethinden sonra ald ekilden
epeyice ayn olan bu ilk devirlere has dil hussiyetleri, aynen Ynus
D iv n i nda da bulunduu iin, onu da bu direye sokmak tabidir.
Onunla ayni devirlere mensp olan baka eski eserler arasnda ufak-tefek
bz mahall ayrlklar bulunmas ihtimli varsa da, bu cihetin ara
trlmas, nce de sylediimiz gibi, Ynus Divn metninin yeniden
- en eski ekline gre - tertip ve canlandrlmasna muhtatr. Essen
byle bir alma, edebiyat tarihinden ok dil tarihi iin kymetli ola
bilir. Her hlde Ynusun lisn, baka o devir Anadolu eserleri gibi,
biraz archaic olmakla berber, sf Anadolu Trkesi dir10.

8 zer lehesiyle eski Anadolu Trkesi arasndaki sk mnsebeti anlamak iin


bk. F. Kprl, slm Ansiklopedisi, zer Edebiyat maddesi.
9 Yukarda Ahmed Yesev nin hangi lehe ile yazdn gstermek iin X I. asrda
Trk lehelerinin tasnifi hakknda verdiimiz uzun tafsilta baknz.
0 Gibb, Ynus Emre ile Sultan Veledin lisnn karlatrarak u hkm veri
yor : Bu iirlerdeki lisan, vka uzun zamanlardanberi kullanlmayan ve unutulmu
Y N U S E M R E N N E S E R 293

51. E d e b M h i y e t i :
Ynus Emrenin Dvn' biri mesnevilerden, dieri gazel ve musam-
matlardan mrekkeb olmak zre ekseriyetle hece vezniyle yazdm
olan on-onikibin msra'dan ibret bir btn tekil eder. Bu btnn
pek ufak birksmm tahminen 1200 il 1300 msra'n tekil eden ve
Dlvn'm banda ufak bir mensr mukaddimeden sonra gelen11 M es-
neviyt, deta bir kl tekil eder ki, u ksmlara ayrlmtr : Dstn-
rh ve nefs ve m yete'allaku bihim mine'l-ahvl, Dstn- kanat,
Dstn- gazab, Der-beyn- ahval-i sabr ve hikyet-i Y su f Aleyhi' s-selm,
Der-beyn- hlet-i buhl, Der-beyn- ahvl-i Krn, Der-beyn- dstn-
akl. Ruh ve nefs ahvlinden, buhl ve kanat, sabr ve sehvet gibi ahlk
meselelerden sz eden bu Mesneviyt, tasavvuf ahlk kaidelerinden
mlhemdir ki, bunlarda Attr, Sen, Mevln te sirleri birdenbire
gze arpar. Ynus burada mutasavvflar arasnda pek tutunan kinyeli,
sembollerle dolu bir ifde ile akl ve mnn tasniflerinden, ansr-
erba'anm mhiyetinden, gnl cihnnda hkm sren Rahmn ve
eytn kuvvetlerden, nefsin igvlarmdan, kanat ve sabrn ehemmi
yetinden bahseder. Arasra, mevza bir kat daha iddet ve kesinlik
vermek maksadiyle, mesel Krnun cimrilik mcerlarn, Ysufun
kuyu iindeki sabrl tevekkln basit bir hikye slbu ile anlatarak

kelimeler ve ekillerle dolu ise de, Rbb-Nme'dtki iirlerden daha fazla Osmanh ive
sine uyar. Herhlde Ynusun Dvn, Rbb-Nmeden daha ziyade Osmanldr. Bu
gazellerin Osmanl ivesine bu kadar yaknl, ihtiml ki birok mstensihlerin icr
etmi olduklar tashihlerden dolay ise de, herhlde, mellifin Kuzeyli bir Trk oldu
una atfedilmesi daha doru olur. (A History o f Oltoman Poetry, I). Biz, Sultan Ve
led in eserleriyle Ynus Emrenin eserleri arasnda dil bakmndan bu derece byk
bir fark olduu fikrini kesinlikle kabul etmiyoruz; eer Ynus Divn nm dil tarihi
bakmndan gvenilir eski bir nshas elimizde olsa, bu iddiamz ok kolaylkla isbat
edebilirdik; lkin byle bir nshaya mlik olmadmz hlde bile, o devirlere it dier
Anadolu eserleri syesinde, Ynusla Sultan Veled arasnda mhim bir fark olmadn
morfoloji ve fonetik bakmndan Sultan Veled in iirlerim de ayni lisan diresine
sokmak icbettiini kuvvetle iddia edebiliriz. Gibbin, kendi iddiasna hibir delil getir
memesi de, onun za'f derecesini gsterir. Eer Gibb, o devir eserlerinin eski nshalarn
grse, Sultan Veledin eserlerine byle ok fazla bir ayrlk isndmdan vaz geerdi. Bu
iddiamz icabnda birok delillerle kuvvetlendirebiliriz.
11 Basd Divn'da ve ekseri yazm