You are on page 1of 170

Sanat ve Kuram Dizisi

A y r n t Y a y n la r
ngiliz akademisyen Peter De Bolla Cam bridge niversitesi K ing's Collegeda ngiliz
dili dersleri vermektedir. A rt M atters'dan baka H arold B loom , The Education o f the Eye
v e The Discourse o f the Sublime balkl kitaplarn da yazandr.

P e t e r de B o l l a
Sanat ve Estetik
Ayrnt: 484
Sanal ve turam dizisi: 20
Sanat ve Estetik
Peter d e Bolla
ngilizceden eviren
Kubilay Koj
Yayma hazrlayan
Ergl Ergin

Son oknma
AyyenazK o;
Kitabn zgn ad
A r Matters
Harvard University Press/2001
basmndan evrilmitir.
Harvard University Press 2001
Bu evirinin Trke yayan haklan
Ayrnt Y aym lan'na aittir.
Kapak resmi
Barnett Newman, nemeni 1
Kapak dzm i
D efne Kaya
Dzelti
Alev Ozgner
Bask v e cilt
Sena Ofset (0 2 1 2 )6 1 3 3 8 4 6

Birinci basm 2006


Bask adedi 2000
ISBN 975-539-464-8

AYRINTI YAYINLARI
www.ayrintiyayinlari.com.tr & info@ ayrintiyayinlari.com.tr
Dizdariye emesi Sk. No.: 23/1 34400 emberlita-Ist. Tel.: (0212) 518 7 6 1 9 Faks: (O 212) 516 45 77
Sanat ve Estetik

P e t e r de B o l l a
S A N A T V E K U R A M D Z S

POSTMODERN EDEBYAT KURAMI KATLLER, SANATILAR V E TERRSTLER


Giri Frank Unricchia & Jody McAiffe
NiallLucy
GRLTDEN M ZE
KES YAPITIR Mziin Ekonomi-Polilii zerine
Kltr, Kimlik ve Karayip M iizii Jacques A ttali
Dick Hebdige
GZELLK SEMPTOMU
EYTAN Frcmcetle Pactcau
Y z Olmayan Maske
RABELAIS V E DNYASI
Luther Link
Mihail Bahtin
KUTSAL RUH
SA N A TV E SORUMLULUK
Michel Toumier
lk Felsefi Denemeler
BLUES TARH Mihail Bahtin
eytan'm M zii
SA N A TV E ESTETK
Giles Oakley
Peter de Bolla
TANGO
Tutku'mm Ekonom i Politii
MartaE.Sangano H A Z I R L A N A N K T A P L A R

SANATIN CADI FLAMENKO


Bir Kltr Tarihi Ttku, Politika ve Popler Kltr
LarryShin William Washabaugh

SA N A TV E PROPAGANDA
ARAP DNYASINDA M ZK
Kitle Kltr anda Politik mge
Tarab Kltr ve Sanatl
Toby Clark
AJ. Racy
FOTORAF
erevedeki Gizem
Marj Price

MONA U S A KAIRILDI
Sanatn Bizden Gizledikleri
Dorum Leader

EDEBYAT KURAMI
Giri / Geniletilmi 2. basm
Terry Eagieton

EDEBYAT V E KTLK
Georges Bataille

ZAM AN TNEL
Denemeler ve Notlar
John Fowles

KORKUNUN GLER
renlik zerine Deneme
Julia Kristcva
E.C. D e Bolla ve
Christine A dam s'a
RESMLER

Resim 1. Marc Quinn, Self, kan, paslanmaz elik, perspeks ve soutma


ekipman, 1991.

R esim 2. Marc Quinn, Self, ayrnt.

Resim 3. Barnett Newm an, nem em I, tuval zerine yalboya


27 1/4 " x 16 1/4", 1948.

Resim 4. Barnett Newman, Vir H eroicus Snbmis, tuval zerine yalbo


ya T 11 3/8" x 17' 9 1/4 " , 1950-1951.

Resim 5. Mark Rothko, R ed, Brown an d Black, tuval zerine yalboya,


8' 10 5/g" x 9 ' 9 1/4", 1958.

Resim 6. Barnett Newm an, Concord, tuval zerine yalboya,


9 0 " x 5 4 " , 1949.

Resim 7. Barnett Newman, C athedra, tuval zerine yalboya v e magna,


9 6 " x 2 1 3 " , 1951.

Resim 8. Bamett Newman, A rgos, tuval zerine yalboya,


3 3 " x 7 2 " , 1949

R esim 9. Bamett Newm an, D ionysius, tuval zerine yalboya,


6 9 " x 4 8 " , 1949.

Resim 10. Bamett Newman, W hos A fraid o f R ed, Yellow an d Blue IV, tu
val zerine akrilik, 108" x 2 3 8 " , 1969-1970.

Resim 11. Mark Rothko, B lack o ver R eds tuval zerine yalboya,
95 1/2 " x 81 1/2", 1957.
indekiler

I. GR: ESTETK DENEYM................................................................... 13


E. DNGNLK: BARNETT NEWMANDAN
VIR HEROICUS SU BU M IS..................................................................... 33
m . BERRAKLIK: GLENN GOULDDAN GOLDBERG (1 9 8 1 )...........64
IV. ILIMLILIK: WORDSWORTH T E N BZ YED KARDEZ........... 100
V. KIRILGANLIK: HAYRANLIIN MMARS...................................131

Kaynaklar.................................................................................................. 148
D izin............................................................................................................150

9
TEEKKR
Bu kitabn baz blmleri uzun bir sredir dnlyordu: Wordsworthiin We are Seven [Biz
Yedi Kardeiz] iiri zerine yazlan ilk ksm biraz farkl bir biimde de olsa 1986-1987 ylla
rnda tamamland. Ingiltere. Kta Avrupas ve Kuzey Amerika'da niversitelerde bildiri olarak
sunuldu. Son olarak da 1999da Kopenhag niversitesinde sunuldu. Bundan sonra Bamett
Newman ile ilgili blm ekillenmeye balad ve bunun baz blmleri yine biraz faikl bir bi
imde Politics and Aesthetics in the A rts'tz (Cambridge. ngiltere: Cambridge University
Press. 2000, yay. haz. Salim Kemal ve Ivan Gaskell) yaymland. Bu blmlerin yeniden ba
slmasna izin verildii iin teekkr ederim. k blm, yine biraz farkl bir biimde hem
Central England (1997) hem de Southampton niversitelerinde (1998) bildiri olarak sunuldu.
Glenn Gould ile ilgili blm bir kez 1997'de Cenevre niversitesi'nde. bir kez de 1998'de
Dulwich Collegeda olmak zere iki kere sunuldu. Zekice yorumlar nedeniyle btn bu etkin
liklere katlan izleyicilere ve beni davet etme nezaketini gsteren aadaki kiilere minnetta
rm: Jonathan Ara, Pittsburgh niversitesi: Isobel Armstrong, Birckbeck College. Londra:
Gavin Budge. Central England niversitesi: Wlad Godzich, Cenevre niversitesi: Paul Ha
milton. Oxford niversitesi: Peter Hughes, Zrih niversitesi: Cora Kaplan ve Stephen
Bygrave. Southampton niversitesi: Jan Piggott. Dulwich College ve Chris Prcndergast, Ko
penhag niversitesi.
Farkl blmler bir araya geldiinde kitap tamamlanm olarak ilk km 1998'dc.
A rts Wonder" [Sanatn Harikalar] bal altnda verdiim bir dizi konferans srasnda
Cambridge Ingiliz Dili Fakltesinde yap. zellikle oradaki izleyicilere teekkr etmek isti
yorum. nk tartmamn tamamm anlatmak im bulduum ilk frsat buydu.
Her ne kadar o tarihle ne onlar ne de ben bunun farkndaysak da bu kitabn kuramsal da
yanann byk bir ksm, Unofficial Knowledge" (Resmi Olmayan Bilgi] balkl bir ara
trma projesinde altm arkadalanmla birlikte 1992-1997 tarihleri arasnda hazrland.
Toplantlarmzda tevik eden ve zevk veren yaratc tartmalar gerekleti. Jonathan Burt,
Maud Ellmann. John Forrester ve Simon GoldhiU'e ibirliine ak katklar, eksilmeyen ve
belki de allmam cmertlikleri iin minnetanm. Ayn zamanda King's College Aratrma
Merkezi'nin o zamanki gen katlmclar ve yneticileri Martin Hyland ve'Alan MacFarlanee
de projenin gereklemesini salayan maddi ve kurumsal destekleri iin teekkr etmek iste
rim.
Taslak almam, eitli aamalarnda aadaki kiiler okuduu iin ok anslym: Jo
nathan Burt, John Butt, Maud Ellmann, John Forrester, Simon Goldhl, John Henderson.
Frank Kermode, Eric Mechoulan. Ian Patterson. Greg Polletta, Chris Prendergast. David Ward
ve Rick Waswo. ahmam okuyan btn bu kiilerin, yapm olduum iin gl ve zayf
yanlarn grmemde olaanst yardmlar oldu. Umarm yaymlanan bu versiyonda gl
yanlan zenginletirebilmi ve elimden geldii lde de zayf yanlan ortadan kaldrmay ba
arabilmiindir. Taslak almam byk bir dikkatle okuyup pek ok zekice yonmla katkda
bulunan Greg Polletta' ya zellikle teekkr etmek isterim, yle ki yazdklarmn ne kadannn
bana ait olduunu ben bile merak ediyorum. Her hal krda bu son versiyonun bana sunulmu
arkadalklarn karlm vermesi mmkn deil.
Yaynevinden Lindsay Waters projeme bandan beri ilgi gstermi ve kitabn baslmas
na kadorki uzun srete desteini hibir zaman esirgememitir.
Bu kitap, benim neden hayranlk fikriyle ilgilendiimi anlamama kendi faikl tarzlannda
yardmc olmu iki kiiye adanmtr. Be yanda bir ocukken Londra Milli Galeri'deki ko-
lcksiyonlan grdmde duyduum ilk heyecan ve o zamanki rehberim olan annemin nasl
sabr gsterdiini hl anmsyorum. Bunun zerinden yirmi yla yakn zaman getikten son
ra, Christine Adams, o zaman ne onun ne de benim baslacan tahmin edebileceim bu kita
b, okuma, bakma ve dinleme etkinliklerim srasnda neyin peinde olduum hakktndaki ince
fakat srarl sorgulamalaryla ortaya karmaya balad. Bundan yaklak yirmi yl kadar son
ra bugn bu i aa ktnda da, yalnzca kendisinin bilebilecei ekillerde bu kitab ortaya
karmaya devam ediyor.
Resim 1. Marc Quinn, Sell [Kendi], kan, paslanmaz elik, perspeks
ve soutma ekipman, 1991. Saatchi Galerisi. Londra. sanat.
I
Giri: Estetik deneyim

Gen ngiliz sanat Marc Quinn, Kuzey Londradaki Saatchi Ko


leksiyonunda sergilenen, Self [Kendi] (Resim 1) adl heykeli yapa
bilmek iin be aylk bir srete vcudundan drt buuk litre kan
aldrd. nsan vcudunda bulunan toplam kan miktarna eit miktar
daki bu kan, sanatnn bann dii alsndan yaplm kalbna
boaltlarak donduruldu. Kat formunu koruyabilmesi iin kalp,
kann scaklm eksi alt derecede sabitleyen bir soutucu kabine
yerletirildi. Resim 2de grld gibi, heykelin d yzeyi ince
bir buz tabakas ile kapldr ve bu tabaka, heykelin krlganlna ait
belli imleri yzeyin altndaki daha ok donmu kan sergileyen at
laklar halinde ortaya koyar. Ba, ierdeki sy koruyan ince bir
plastik kbn iine yerletirilmitir ve soutma nitesini ieren
13
paslanmaz elikten bir kaide zerine oturur. Heykel, yaklak omuz
yksekliinde sergilenmektedir; az ve gzler kapaldr, yz hatla
rnn bir eit huzur ifade edip etmediini sylemek gtr. Sanki
sanatnn duyulan ie ynelmitir, bilincin (ya da korkunun) sesi
ne ya da grltsne dikkat ediyormu, sanki dnyay bilinten
ayrma giriimi baansz olacakm gibidir. Grlebilecek olann
korkusu yznden heykel ayn anda, hem bakmayn" hem de ii
nize bakn der gibidir.
Byle bilimsel ve ilk izlenime edebi bir anlam katmaya al
makszn betimlendiinde, heykel souk bir biimde grlebilir.
Aka yaam ve lm, sanatn kalcl ya da krlganl, temsil
edimi ya da biimleri -aslmda temsil olgusu- zerine birok ey
ortaya koyar. Ama ksmen malzemenin scaklk derecesinin yol a
t bu soukluk yalnzca bir yzey, kolayca delinebilir bir stderi-
dir; bu yzden de izleyiciyi dnselletirme srecinden daha do
al bir eyle doldurur. Bu kitap ite o ey ile ilgilidir.
S e lf i ilk kez grdklerinde duyumsadklarn, omurga boyunca
yaylan, rpermeye yakn, bir eit ar heyecan duygusu ya da tu
haf bir titreme, ngilizcede birisinin mezar stnde yrmek di
ye anlatlabilecek bir tr bedensel kaslma olarak tanmlayan kii
lerle karlatm. Bazlarnda bu ani bedensel tepkiler, insan ba ya
da yznn benzer sunumlarna ilikin eitli dncelerin abucak
domasma yol aabilir: lm mask, balmumu heykeller, cenaze
heykeli, mumyalanm vcut ya da anatomi modeli. Bu olduu za
man, fiziksel karlamann ilk heyecan hzl bir biimde karmak
dnceler ynna dnr; sanki ani bir istek-isterseniz buna bir
etkilenme kvlcm deyin- kar karya geldii her trl geirgen
yzeyde izlerini brakan bir tepkiler zincirini harekete geirir. Baz
izleyiciler iin bu yzey duygu olarak tanmlanabilirken dierle
ri iin daha ok muhakemedir. rnein baz insanlarn heykelle
ilk karlatklarnda yzlerinin kzardna, bazlarnn da bo bir
ifadeyle dnp gittiklerine tank oldum. Bana gre bu deneyim,
Wordsworthn sze dkt bir tanmlamada yatar - o bu dn-
me-duyumsama durumunu gzya dkmek iin fazlasyla derin
de yatan dncelere sahip olmak diye nitelerdi- nk ben ala
14
mak iin duyulan ani istemsiz bedensel itkiyi, neredeyse buna e
deer dzeyde istemsiz olan dnselletirme alkanlyla bast
rlm olsa bile saptayabilirim. Kiinin esnemesini bastrmas gibi
burada da dnce duygunun davurumunu bastrr.
Ksmen fiziksel, ksmen zihinsel, duygusal dzeyde olup, yine
de yksek dzeyli zihinsel etkinlikler erevesinde aka dile ge
tirilen ya da potansiyel olarak dile getirilebilir olan bu arada bu
lunma durumu, hayranl betimlemenin bir yoludur. Bu kitapta
biraz daha farkl yollar ne sreceim ama asl ama ya da hedef
kitap boyunca deimeyecek. Daha basit bir anlatmla benim gre
vim. bir sanat yapt tarafndan derinden etkilenmenin ne demek ol
duunun daha iyi anlalmasn salamak. Bu ie, aada sralaya
cam nedenlerden tr, rnek zerinde, yani her biri farkl or
tamlardan alnm yaptla yaanan deneyim ya da karlama
zerinde alarak giritim. Ben bu tr deneyimleri duygulanmla
ilgili [affective] ya da estetik olarak nitelendiriyorum ve tart
mamn byk bir ksmn da belirli duygulanm tepkilerinin ayrn
tl bir biimde incelenmesi oluturacak. Ancak bu incelemeler,
hem bu tarz tepkilerin doasyla ilgili genel inanlar hem de kita
bn genel konusu tarafndan verilen zgl bir balam, yani sanatn
harikal erevesinde ele alnacak: Bu kitab yazma nedenlerim,
hayran olma deneyimini ya da harikuladeliin poetikasm daha iyi
anlamaya ynelik duyduum arzuyla derinden ilintili. Bu konuda
merak duymama yol aan ey ise, metnin ana bnyesinde sunulan
yaptla yirmi be yl akn bir srede gerekleen ilk karlama
larmda bulunan ortak bir zelliin farkna varmamdr. Bu zellie
ben suskunluk, yani dilin tutulmas diyorum
Estetik aratrma gelenei erevesinde bu aka dile getireme
me durumu trl yorumlara yol amtr: Baz yazarlar, bu durumu
estetik deneyimin ayrt edici zellii olarak dierlerinden ayrm
lardr. Dierleri ise sanat ve estetikle ilgili her tr tartmann mer
kezinde yer almas gerektiini dndkleri baka birtakm konu
lar nedeniyle, bu konuyu ikinci plana itmilerdir. Aada bu ko
nuyla ilgili tartmalara daha ayrntl deineceim, ancak imdilik
ilk gzlemlerimden sz etmek istiyorum. Suskunluk tepkisinin,
15
syleyecek sz bulamama ya da sanat yapt karsnda konumaya
nasl ve nereden balayacan bilememe duygusunun, sanat yapt
larna verilen en yaygm ilk tepki olduuna inanyorum. Dolaysy
la, bu durumu fark etmek nemli bir zgnlk iermiyor. Neredey
se ayn derecede yaygm olan bir kam da sanat yapt karsnda his
sedileni dile getirmeye ynelik hemen her abann, deneyimi zayf
lataca, hatta tamamen yok edecei fikridir. Gerekten de, ok de
erli olduklarna inandklar bir eyi kaybedecekleri korkusuyla
tepkileri hakknda konumaktan kaman pek ok renciyle kar
latm (bu korkunun. Cambridge idare sisteminin gnlk sradan
dinamiklerinden de kaynaklanyor olabileceini belirtmeliyim). Es
tetik hakkndaki teknik literatr kapsamnda bazen, suskunluk
tepkisine ynelik bir gereke sunulur. leri srld zere, duygu
lanm deneyimleri [affective experiences] bili dzeyinde ortaya
kmad iin, sanki bildik anlamda sylenecek bir ey yoktur. Uy
gun olabilecek tek dil, nlemlerin dili -aknlktan a! demek- ola
bilir. Bu gzlem bazen sanat kavramnn kuramsal incelemesiyle
ilintilendirilir. Bu bak asna gre sanatn kendisi, aka dile ge-
tirilemezlik zelliiyle balantldr.
Ancak ya asl durum bundan farklysa? Ya "suskunluk dedii
miz ey yalnzca dilimizdeki bir kusurun, byle deneyimleri ifade
eden bir sz daarcnn bulunmaynn sonucuysa ve bir katego
ri olarak sanatn kurucu bir ynyle ilgili deilse? Duygulanm de
neyimlerini ifade edecek ok az szcmzn olmas ya da hi ol
mamasyla ilgili gzlem don olsa bile, bu gzlem byle bir da
arcn icat edilemeyecei anlamna gelmez. Baz yazarlar, sanat
yaptyla karlamann bu zelliine dikkat ekse bile, aada s
ralayacam nedenlerden tr estetik sorgulamann bu ynnn
ihmal edildiini sylemek mmkn. te yandan daha esnek ve in
celikli bir sz daarc oluturma giriiminin baarszla uraya
cana kesin gzyle bakmak yanl olur. Aslnda elinizdeki kitap,
bu eksiklii ifade etmek iin yaplan bir g birlii ars olarak
anlalmaldr. ekici grnsn ya da grnmesin, bu arnn, ok
sayda varsayma dayanmas nedeniyle bazlar tarafndan deer
lendirme yaplmakszn kabul edilemeyeceinin ve bazlar tarafm-
16
dan da kukuyla karlanacann farkndaym. En azndan bu var
saymlarn gn na karlmas gerekiyor.
Estetik deneyim nedir? Bir insan byle bir deneyim yaayabil
mek iin ne yapabilir? Bu deneyim, dier deneyim trlerinden ayrt
edilebilir mi? Byle bir deneyim nasl olur? Bu deneyimi estetik
alannda tutan ya da onun dier ifade biimlerine veya deneyimle
re ak olmasna izin veren (ya da onlardan ayran) ey nedir? B
tn bu sorulara yant bulunduunu varsaysak bile, byle bir dene
yimin kendime ya da bakalarna ifade edilebilmesi mmkn m?
Bu son soru, bu kitabn byk bir ksmnda, rneklerden yararlan
larak yantlanmaya allacaktn.
te yandan birinci sorum ksmen, estetik niteleme szc
nn zel anlam hakkndadn. Buradaki zorluk, bu szcn genel
likle farkl amalar ya da niyetlerle ve bu ama ya da niyetler belli
edilmeksizin ok eitli ekillerde kullanlyor olmasndan kaynak
latn. Gnlk konumada rnein, sanki X kiinin ayrt edici bir
zelliiymi gibi o bireyin estetikinden sz edilebilir. Burada an
latlmak istenen, kiinin beenisi gibi bir eydir, ancak bu terimin
olumsal ve kendine zg ynleri estetik kategorisinin evrensel s
nrlarna riayet edebilmek iin gz ard edilir. Terim bir sanatyla
ilgili olarak kullanldnda genellikle sanatnn ilkeleri ya da sa
nat yapm sreci gibi bir ey anlatlmak istenir. Terimin felsefe ya
da dnce tarihinde de deeri vardn. Bu balamda, filozoflar ve
dnsel tarihiler tarafndan ska anlatld ekliyle, XVIII. yz
ylda Baumgartenin szc ilk defa kullanmasyla (Yunancadan
tretilen szcn duyu alglamas anlam en bata gelen kulla
nmdr) balayan bir estetik geleneinden sz edilir. Bu gelene
e farkl aklamalar getirilir, farkl balamlara oturtulur. Fakat pek
ok kii bu gelenein, ne bir eyi sanat yapt yapan dierini yap
mayan sanat meselesi ile balantl yaln sanat konusu, ne de
sanat yaptlarnn genellikle estetik zellikler diye adlandrlan
kendine has zellikleri zerinde odakland gzlemiyle hemfikir
olacaktr. Bu gelenek, yalnzca sanat yaptlaryla karlatmzda
ortaya kan zgl deneyim biimlerinin zmlemesi ya da tart
masna da adanm deildir. rnein, Kant gzelliin, insan elin-
F2N/Sanat ve Estetik 17
den km olanlar kadar, doal biimleriyle de ilgilidir. rnein,
bazen bu alann, estetik ile etik gibi baka yarg biimleri arasnda
ki balara ya da eitli gzel sanatlarn birbiriyle ilikilerinin ayrn
tl tartmasna terk edilmi olduunu da grrz.
Bununla birlikte estetik teriminin bir baka kullanm, terimin
sanat felsefesi terimiyle dnml olarak kullanld profesyo
nel felsefe alannda grlr. Ama burada bile nanslar ya da vurgu
farkllklar vardr. zmleyici estetik olarak bilinen zmleyici
ekolle ilikili sanat akmlaryla ilgilenen ada felsefe dal kapsa
mnda u tr somlarla karlalabilir: Sanat nedir? Sanat yapt
n anlamak ne demektir? Sanatn deeri nedir? Burada estetik
szc ou kez bir sanat kuramna gnderme yapmak iin kulla
nlr, nk bu soruturmann birincil amac bir eyin sanat yapt
saylabilmesi iin gerekli ve yeterli koullarn belirlenmesidir. An
cak, Sanat nedir? sorusunu kt formle edilmi, yantlanamaz
ya da yararsz olarak nitelendiren baz filozoflar vardr. Bu yazarla
ra gre sanat meselesi tek bana anlalamaz; yalnzca estetik
deneyimle ilikilendirildiinde anlam kazanr, nk bir sanat ya
ptnn ne olduu ancak ve ancak estetik ad verilen zel bir de
neyim yoluyla kavranabilir. u durumda, estetik sanat kuramclar
iin sanat kuram" ile estetik kuram arasnda kesrn bir fark var
demektir: aslnda ilki kincisine baldr. Bu gr am benimse
yen filozoflar sanat bir estetik deneyim arac olarak grrler ve
ska yle somlar formle ederler: Gzellik duyumunu uyand
ran nedir? ya da Gzel nesnelerin doasnda, byle tepkiler
uyanmasna neden olan zgl nitelikler var mdr?
Genelde kuram diye sz edilen ada sorgulamann baka
bir nfuz alannda estetik ou zaman en nemli dnrnn
Immanuel Kant olduu varsaylan estetik kuram'm iaret eder.
Ancak burada da estetik terimi zerinde bir uzlam bulunmama
sndan dolay, iler eit derecede karmaktr: Kantn olduka net
bir biimde aklad belirleyici yarg ile estetik yarg arasmdaki
fark, baz yazarlar tarafndan estetikin tanmm yapmakta kulla
nlr. Dier kuramclar ise terimin daha geni anlamlar kazand
Kant-sonras gelenek erevesinde younlar. Bu terimin daha
18 F2ARKA/Sami ve Eatciik
sonra geri tretilmesi'yle iler daha da karmaklar ki bununla
sonraki kullanmlar standart olarak btn tartmaya temel metin
olarak kabul edilen Critique o f Judgment [Yarg Gcnn Eletiri
si]* iinde geriye giderek yorumlanr. Bylece bir estetik kuram,
baz ellerde sanatn her durumundan bamsz hale gelir. Bu ekli
alan kuram, tek tek sanat yaptlaryla ilgilenmez; bir estetik kura-
mnn balangta sanat yaptlar iin yararl olabilecei dnl
mtr. Onun yerine kavramn tarihselliinin aklamalar (yani,
yce gzellik, beeni, ahlk kuram, sz sanat, gzel sanatlar, eko
nomi ve kamusal alanla ilgili Aydnlanma sylemlerinin kendine
zg ilintilendirilmesinin kkeni) bulunur ve bu tarihsel boyut, ta
rih ya da ideolojinin ipotei altnda olmakszn s a f bir estetik
dnyasnn var olabilecei dncesine bal olarak ou kez kesin
kabul edilir. Bu dnce ekline gre sanat kategorisi, yalnzca
buna ncl, estetik kavramyla ilikilendirilerek anlalabilir;
Sanat yaptlar, kii ancak estetik kavramn tamamyla anlad
nda grnrlk kazanr. Sonu olarak, sanat kategorisi, este
tik kavramnn tarihsel biimlenmesinde rol oynayan ideolojik
karlar tarafndan eit derecede bozulmaya uram olmaldr. Bu
yzden sanat yapt iin estetik kavramnn tarihselliinin kirlili
inden arndrlm bir dnyann olamayaca sylenebilir, nk
ilk kategoriyi tanmlayabilmek iin kincisine ihtiya vardr. Baz
aklamalarda bu yorum geniletilerek sanat yaptlarnn doas, di
er bir deyile estetik kavramn kuran ideolojileri temel almala
r zerine-genel bir nerme biimini alr. Sklkla bu, moda deyim
le saat yaptlarnn, ideolojinin sadece klk deitirmi hali oldu
u ifadesine dnr. Aada sanat ve estetik arasndaki ili
kinin bu ekilde kavranmas hakknda grlerime yer vereceim.
Sze, bu kitabn hedefinin duygulanm deneyimini irdelemek
olduunu syleyerek balam olsam da, tartmada imdiye kadar,
sanki estetik ve duygulanm terimleri birbirinin yerine kullan
labilirmi gibi bir anlam kaymas var. Genelde duygulanm dene
yimi sanat yapdan tarafndan uyandnlan deneyimleri iermekle
birlikte, yalnzca sanat nesnelerine gre tanmlanmazlar, dier bir
* Bkz. Yarg Gcnn Eletirisi, ev.: Doan zlem, nklap Kitabevi. 1996.
19
deyile kiinin duygulanm yaamnn yalnzca estetikten iba
ret olmad dnlr: Duygular ve duygusal yaammz ok daha
geni bir deneyim yelpazesine dayanr. Bununla birlikte, bu kitap
boyunca duygulanm tepkisi ya da deneyimlerinden sz ettiimde
demek istediim yalnzca sanata verilen tepkilerdir. Fakat, bu e
kilde dier duygulanm tepki trlerini darda bnakmak istemiyo
rum. Bu karlamalar iin, somut anlamyla estetik terimini kulla
nacam ve bu yzden bunlara estetik deneyimler diyeceim; este
tik szcn italik kullanmamn nedeni szc kstl anlamyla
kullandm gstermek. Bu yntem biraz hantalca olsa da gerekli
nk iaret ettiim gibi estetik szc bir dizi olguyu anlatmak
iin kullanhr ve birok farkl kuramsal ve kavramsal tasary kap
sar.
Duygulanmla ilgili ya da estetik deneyimleri dierlerinden ay
ran zellik, bu deneyimlere sanat yaptlaryla olan karlamalarn
neden olduu gereidir. Bu durum, karlkl bir tanmlamay ifa
de eder. Estetik deneyime yol aan ey sanat yaptdr ve ayn za
manda sanat yapt estetik deneyimi oluturan bir nesne olarak ta
nmlanr. Bu karlkllk dairesel mant ierdii gerekesiyle, ba
zen bir sav iin ykc olabilir, fakat byle olmak zorunda deildir.
Pek ok sav, balangtaki nermelerine daha ok netlik kazandr
mak iin geribildirime bel balar. Buradaki kesin kstas, epistemo-
loglann kantsal ncelik [evidential priority] adm verdikleri ey
dir. Tanmlamaya yol aan ey, bu durumda estetik bir karlama
nn kantdr: Bu hem mantksal hem de zamansal olarak ilk srada
dr ve yalnzca, bunu anlamam salayabilecek olan bir sanat
kavramna ulamam iin gerekli grdm deneyimin ardndan ge
lir. Doal olarak bu, deneyimin kantTnn nelerden oluaca so
rusunu gz ard eder ki bu konuya aada dneceim.
Sanat kavramnn tanm rm bu ekilde yaklamann kullan
l bir yol olmadm sylemek yanl olmaz ve birok filozof sana
tn tanmna bu ekilde yaklamann sorunlu doasna dikkat ek
milerdir (ve bu defa tartma dairesel(h). Dahas baz yazarlar,
genel bir sanat kavram tanmndan haberi olmayanlarn, sanat
yaptlarna ynelik duygulanm deneyimlerini yaamalarnn ola-
20
nakz olduunu ileri sreceklerdir; ama ben bundan, Immanuel
Kantm tam da a priori kavramlar olmayan eyleri nasl anlad
mz aklamak iin kulland nc Eletirisindeki projesine
olan yanl inan gstermek iin yararlanacam. Yani Kantm
balang noktas udur; Baz eyler -bunlara sanat yaptlar deyin-
genel bir kavramdan yola kp o kavramn zel bir durumuna ge
erek anlalmaz. Kantn saptad bu sorun iin bulduu zm
se, kendi deyimiyle belirleyici yarg" (ki bu, kavramn genelinden
zeline geitir) ile estetik yargy birbirinden ayrmaktr. Bu
kincisinin pek ok zellii bulunsa da bu aamada ben bunlarn
yalmzca ikisini kullanmak istiyorum; Estetik deerlendirmeler hem
znel hem de evrenseldir.
Birok insann farkl pek ok durumda benzeri temellere daya
narak tek bir yargy paylat gereini gz nnde bulundurur
sak, Kant bu tr yarglar zneldir derken, yarglar bireysel olmak
zorundadr demek istememitir. Dier bir deyile znel bir yarg
herkese ak olabilir ve yargya sahip herkes iin znel olarak kala
bilir. Bu yarglarn evrensel olduunu ileri srerken Kant, bir top
lulua ait olmann bu tr yarglan gerektirdii gereine iaret et
mitir. Nesnellik illzyonu yaratan bu znellik, bu allmam ka-
nm, estetie ayrcalk katar. Daha sonra bu durumdan, bir duygu
lanm tepkisinin sanal etkisi olarak sz edeceim. Gelgelelim, bu
terminolojiyle ilgili sorunlar da vardr; en nemlisi yarg szc
, gndelik kullanmda ayrmclk, deer bime anlamlan da ie
rir. Bu yzden sanat yaptlanyla ilgili olarak kullanldnda, deer
bime yan her zaman araya girer gibi grnr. Ancak yarg Rant
anlamda anlay ve mantk arasnda arabuluculuk etme yntemi
mize de iaret eder. Kantn metinleri, deer bimeyi ie kartr
makszn nasl baz eyleri anlayabileceimizle ilgilidir. Sorunun
nedeni, pek ok insann estetik yarg dendiinde, bir eyin, este
tiin koullaryla ya da estetik temelinde yarglanmasn anlamas
dr. Yine de estetik alglama" gibi bir kavrama gnderme yapmak
iin de kullanlabilmektedir; bu durumda da Kantn anlamlarndan
kincisi, kullanmda ilk srada gelir gibi grnr. Kafa karklna
neden olmamak iin yarg terimini btn kitap boyunca yalmzca
21
ayrt edici anlamnda kullandm. Bununla birlikte, terimin Kant ta
rafndan tanmlanan allmn dndaki zelliini -yani estetik
yargnn znel ancak evrensel olma niteliini- de estetik deneyimi
aklarken sakl tutmak isterim. Dier bir deyile estetik teriminin
kendi kullandn tanmm biimlendirirken Kantm estetik yar
g ile ilgili sylediklerini esas aldm.
Sanat rneine dnecek olursak Kant formlasyonun, sanatsal
uygulamann rktc verimliliinden anlam karmamza nasl
yardmc olduunu grebiliriz. Bu bak asna gre, kategorinin
zgl rneklerinden, dier bir deyile her bir sanat yaptndan an
lam karmakszn formle edebileceimiz genel bir sanat kavra
mnn varlndan sz edemeyiz. Bunun sonucu, sanat yapdan ile
sanat olmayanlar arasnda ayrm yapabilmek iin gerekli olan, n
ceden kestirilebilir kstaslann bulunmamasdr. Filozof Morris We-
itzin terimiyle, sanat ak bir kavramdr ve deiim, byme ya
da yenilik olaslklarm srekli olarak bnyesinde banndrmaldr.
Bylece, Sanat nedir? sorusunu yantlama takntsndan, sanat
kavramnn etkisel deneyim iin bir nkoul olduu konusundaki
srarc tutumdan vazgeilirse, biim, yap ve temsil ierii bakmn
dan sanatn olaanst bir eitlilie sahip olduu grlr. Bu onun
kendi kendini sorgulamasn da kapsar. Dahas, bu olaslk sanat ya-
pannn bazen bugne kadar kullanlmam biim ya da yaplarda
yaratlabilmesi, bazen de farkl zaman ve koullarda uygunsuz ya
da sanatsal ifadenin tesinde saylabilecek temsil ieriine sahip
olabilmesi eklinde kendim gsterir. Aka belirtmek gerekirse,
sanat kuramnn ak kavram olmas dncesi, sanat kategori
sinin, sanat yaptlarm sanat olmayanlardan ayracak kavramsal
tutarlla sahip olmas gerektii grn savunan baz Filozoflar
tatmin etmeyecektir. Bu yazarlar iin deneyim kavram salam ol
mayan temeller zerine kurulmutur.
Estetik deneyimimiz hakknda konumak iin sanatn kesin bir
tanmnn nkoul olduu grnn tersine, bu kitap boyunca,
sanat kavram zerine bir tartmann en iyi balang noktas de
ilse de, en yararl balang noktasnn, estetik deneyimin kendisi
olduu grn savunacam. Elbette byle deneyimler, yaad
22
mz dnyada bizi bir birey olarak biimlendiren sosyal, politik ve
ideolojik alkanlklarn iinde gizlidir. Ancak bu, birazdan akla
yacam trden deneyimleri yaam olduum gereini deitir
mez. Nitelik asndan farkl olan byle deneyimlere kar direnip
direnmemenin bana kalm bir ey olduunu kabul ediyorum. Bu
tr deneyimlerin estetik ideolojinin maskelenmesinden baka bir
ey olmadna ve aslnda, yalnzca sanat kavramnn temel ide
olojisinin yinelemeleri olduuna inanrsam, gerekten de bu dene
yimlerin ortaya kmasn engellemeye almak mmkndr. Ama
ben bunlara inanmyorum. Ben ok daha farkl bir eye inanyo
rum. yle ki (zannedildiinden ok daha nadir olan) estetik dene
yimin bu anlarnn nitelik asndan dier deneyim trlerinden ay
rldna inanyorum. Onlar byle yapan ey ise, tam da onlarn es
tetik doalar. Bu deneyimler kolay yaanmazlar; istesek de ortaya
kmayabilirler. Bizim onlar zerinde almamz ve berraklatkla
rnda onlar zmemiz gerekir. Ortaya ktklarnda onlar tanya-
mayabiliriz ya da daha sk rastland zere onlarla ne yapacam
z bilemeyebiliriz.
Kesin olan udur ki bu deneyimlerden bir eyler renirim. Es
tetik deneyimin youn anlarnda insan, bu anlar sanki bilmenin y
rngesindeymi gibi hisseder; sanki ok hafif bir sesle bir ey fsl
danm. yine de bu ses bir ekilde duyulmu gibidir. Bununla bir
likte rendiim eyin dikkatlice ve sabrla, deneyimin iinden
ayklanmas gerekir. Belki de bunun farkna, rnein deneyimi or
taya karan nesneyle pek ok kez yeniden karlatmda ya da
deneyimin zerinden uzun bir sre getiinde varnm. Dier bir
deyile bu deneyimler ou kez, oktan beri bildiim ama yine de
kendime bilgi olarak gstermem gereken eyi tanmlamamda yar
dmc olur. Bildiimin snrlarna dikkat ekerler, bylece bilinme
yen ya da bilinemez olan gzle grnr klarlar. Bu durum gerek
letiinde bilinmeyen ya da bilinemez olan bilgiyi nesneye yanst-
nn: Sanat yaptnn, ortaya karmaya ya da kendime mal etmeye
abaladm bir ey ierdiini sezerim. Bu trdeki deneyimler, bu
nu bilmemi salar. Bu yzden, dz bir mantkla bilisel bir deeri
olduu sylenebilir. Ancak bu deneyimler ok daha karmak ve
23
dolayl bir biimde yapsal bilile balantldr.
Sonu olarak byle bir bak asyla. (estetik tepki uyandran)
herhangi bir sanat yapt, uyandrm olduu estetik deneyimin ke
sin doas zerinde dnmeye sevk eder bizi. Bu nedenle, sanatla
olan btn karlamalar daha geni ya da dar kapsamyla u soru
ya yant arar: (Bu) estetik deneyimin doas nedir? Biraz farkl
ekillerde de olsa bu soruyu ilerideki blmlerin lier birinde sora
cam. Bu, sanatla olan her karlamann estetik olaca ya da es
tetik karlamalarn dierlerinden daha iyi, daha nemli, yararl ya
da keyif verici olduu anlamna gelmez. Bir resme verilen tepkiler
rnein politik ya da ekonomik ierikli olabilir, rnein bir yk
y ya da onun sosyal anlamlarm sunu biimi zel olarak dikkat
ekebilir. Ama bu tepki trleri, kavram somut anlamyla alrsak,
estetik deildir. Bu yzden de, o eserin sanat unsuruna verilen
tepkiler deillerdir, nk sanat unsuru uyandud estetik tepki
asndan tanmlanr. Sanat yaptlarnn d dnyada etkileri vardr,
anlamlan kodlar ya da retirler, takas ekonomisinde maddi deer
leri vardr. Zaman zaman kltrel deerlere dayanan youn bir a
tmann merkezi olurlar. Sanat yapt dediimiz nesnelerin bu ve
baka ynleri, farkl zamanlarda ve farkl niyetlerle, en az estetik
tepkiler kadar nemli addedilir. Yaklak otuz yldu estetik temele
dayanmayan bu sanat deerlendirmeleri pek ok akademik al
mann merkezinde yer almtn. Buna karn (Maurice Merleau-
Ponty, Mikel Dufrenne, Theodor Adomo, Hans Georg Gadamer,
Grard Genette ve Richard Shustermann aralarnda bulunduu)
baz yazarlarn konu olarak kendilerine estetik tepkinin doasm,
biimlerini, ekil ya da hatlarn setii sylenebilse de. hl daha
pek ok insanda, derinden etkilendii bir anda att nlemler belli
bir utan duygusuna neden olmaktadr. Bu dunm, byle anlarn de
rinden duyumsand, zerlerine titrendii ve kiisel geliimi bi
imlendiriri olduunun anlald zamanlarda bile geerlidir. Bu
nitelikler, duygulanm yaamlarmzn doasm ayrntl bir biim
de incelemekten neden ekindiimizi aklamay kolaylatrr:
Byle anlann zel kalmasn yeleyebiliriz. Byle olduunu kabul
etsek bile ben. bu azgelimiliin bir baka nedeni daha olduuna
24
inanyorum. Bu neden, (estetik deneyime sahip olma glyle
ayn anlama gelen) estetik deneyim'm ayrcalkl konumunu tanm
lama gldr. Bu zorluun bir ksm kesinlikle, deneyim kav
ramnn kendi iindeki karmaklndan kaynaklanmaktadr.
Bir deneyime sahip olur muyuz ya da baz yazarlarn ne s
recei gibi ayn zamanda (veya yalnzca) o deneyimi yaratr m
yz? Eer bu mantkl bir ayrmsa, yarattmz deneyimler sahip
olduklarmza oranla bizim iin daha kolay elde edilebilir, daha be
lirgin ve daha sorunsuz bir biimde bize ait, bizler tarafndan sahip
lenilen ve belki de sonuta daha derinden duyumsanan deneyimler
midir? Bu sorularn biiminin tam olarak anlalabilir olduundan
emin deilim, nk bana yle geliyor ki, tuhaf bir ekilde bizler
hibir zaman herhangi bir eyi, baka bir eyle aracsz bir temasa
girme anlamnda, deneyimlemeyiz. Deneyim hem nachtrag-
lich'r, yani gerek olutuktan sonra bizim tarafmzdan bilinir;
hem de dnyay ve kendimizi anlama srecinde alglarken kullan
dmz saysz filtre tarafndan kirletilmitir. Bu demektir ki, dene
yimle ilgili kstl ve zel bir kant durumu, yani kiinin (bir) dene
yim yaadnn kant sz konusu deilse, ben kant olarak deneyi
me dncesizce gvenemem. Bu konu 4. Blmde tartlan iir
iin en nemli konulardan biridir.
Eer deneyim iin bu genel anlamda doruysa, estetik deneyim
iin neler sylenebilir? lk anda, kiinin bu tr deneyimlere sahip
olduu ya da onlar yaratm sylemenin, bu terimin ya da
kavramn kullanmna uygun olmadm dnyorum. Estetik de
neyimden, birilerinin kendi eyalarymasna sahip olabildii ya
da alglayan zne tarafndan yaratlan bir ey olarak deil, bal ba
na yaanan bir ey olarak sz etmek daha akllca olur. Deneyim
insan etkiler, bu da onu dier tr deneyimlerden daha az elle tutu
lur klmaz; bir sresi, biimi ya da yalnz o kiinin bilebilecei,
ama yine de aym zamanda o kiiyi bir toplulua balayan bir ekli
vardr. Estetik'e zg bu nitelik, onun sanal bir etki retmesidir;
bylece tamamen kiisel bir deneyim yaayan zneye dayal bir ey
(estetiin znel temeli) nesnelliin (yani hem gerekli hem de evren
sel olmann) yanltc niteliini stleniverir. Bununla birlikte, bura
25
dan byle deneyimler hakknda konuamayacamz ya da bunlar
karlatramayacamz ve kartlatramayacamz, hatta deer-
lendiremeyeceimiz sonucuna varmak yanl olur. Wittgensteinn
apcrMsn* benimsersek: Bakasnn dncesini dnemem de
mek. bakasnn eldivenini giyemem demeye benzer. Bu kitabn ge
ri kalan blm tam da bunun nasl yaplacam gstermeye al
acaktr. Bana gre sanatn yce deeri onun bizleri, deneyimleri
mizi. dnyalarmz, inanlarmz ve farkllklarmz paylamaya
sevk etmesinde yatar. Sanat karsndaki duygulanm deneyimleri
miz. zerinde bu tekil dnyalarn, inanlarn ve farkllklarn yer
letirilebilecei bir alan salar.
Sanata verilen estetik olmayan tepkilerle ilgili ne srdm
bak asnn tam tersini savunduklarndan, bazlar iin duygula
nm deneyimine bavurmann olanaksz olduunun farkndaym.
Onlar duygulanm ya da estetik olann politika veya ideolojiden
ayklanamayacana inanrlar: Sanat yapdan kanlmaz olarak
politika ve ideolojinin dnyevi ana taklrlar. Bu tanya katlyor
olsam da ben ayn sonucu karmyorum nk sanat yapt olarak
adlandrdmz nesneler bu dnyaya aittir. Fakat sanat nesneleriy
le olan deneyimimiz de politik, sosyal, ekonomik vb batakla sap
lanan bu dnyalm ayn derecede parasdr diye, onlann yalmzca
dnyevilikleriyle ilgileneceimiz anlam kmaz. Bir nesneyi fark
l alardan grmeyi tercih edebiliriz (genellikle tm boyuarm,
niteliklerini ve glerini grmek daha iyidir), ayn zamanda da bu
bak alarnn tarafl ve ksmi olduunun farknda olabiliriz. Fark
l zamanlarda, farkl nedenlerden dolay, bile bile bu bak alarn
dan birine direnebilir ya da herhangi bir grn tarafllna kar
koymak iin bir dizi farkl bak asndan yararlanabiliriz. Ayn e
kilde, farkl bir biimde grmeye ne kadar urasak da, yalmzca
belli bir tip mercek araclyla grebiliyor da olabiliriz. lerleyen
blmlerde, yapt estetik bak as araclyla olabildiince
birbirinden ayr olarak alglamaya alacam. Bunun bir nedeni
kendimde ve bakalarnda, bir duygulanm tepkisini szcklerle
ifade etme konusundaki genel bir eksiklik diye adlandrlabilecek
* D grntnn atlnda yatan anlamayla ilgili alg, anlay, (y.h.n.)
26
bir durumun farkna varm olmam, dier nedeni de balangta de
indiim hayranlk duygusunu biraz daha derinden ele almak iste-
memdir.
Bu tarz bir uygulamann eksikliine, I.A. Richards uzun bir za
man nce 1929da, benim al szlerimi anmsatan bir biimde
iaret eder. Practical Criticism adl kitabnda Richards, iirin anla
m hakknda konumak, bunlar betimlemek ve zmlemek iin
dolu bir cephanenin yan bamzda kullanmmza hazr bekledii
yorumunu yapmtr. Bir iire vereceimiz duygulanm tepkisi sz
konusu olduunda ise, o derece iyi bir donanma sahip deilizdir;
onun szleriyle:

Duygulan ele almak iin elim izde karlatracak hibir ey yoktur. l-


gzlem , duygulan anlatan birka hantal betim leyici isim , oka estetik
sfat ve iirin dolayl kaynaklan, yalnzca birka kiinin istisnai saat
lerde kullanlmak zere emrine verilmitir. gzlem , dnsel v e du
yumsal rnler ve sreler sz konusu olduunda bile kullanlan bey
lik bir szck oldu; duygular iin kullanldnda ise o k daha az g
venilir, nk bir fikir ya da im geye gre bir duygu, dikkatimizi ona
ynelttike daha fazla kaybolma eilimindedir. O kaarken kuyruu
nun ucundan tutup onu yakalamamz gerekir. Dahas yakalamakta ks
men baar salasak bile hl daha onu nasl zm leyeceim izi bil
miyoruz.1

zleyen blmlerde, sanat yaptlarna ynelik duygulanm tepkisini


ayrntlaryla ele alma iine, akademik sanat tartmalarnn oun
da yeterince kullanlmayan bir sz daarc, yani duygu ya da he
yecan anlatan szckler zerinde zellikle durularak balanacaktr.
zerinde zellikle durmak szn kullanyorum nk bunun,
estetik deneyim konusundaki incelememi anlalmaz ya da dile ge
tirilemez bir duyguya, hatta s ya da duygusal bir tepkiye dn
trmeyi kabul etmeyiimin bir iareti olarak anlalmasn umuyo
rum. Yazn eletirisi tarihi, dier gzel sanatlar alanlarndaki izah
ve tenkitler gibi, duygusal olann hem daha sert hem daha yu
muak versiyonlarn ierir. Gerekten de, bu izgideki almala-
1. I.A. Richards, Practical Criticism: A Study of Literary Judgment (New York:
Harcourt, Brace, 1929), s. 217.
27
rn zel bir biimi olan kiisel eletiri yazn ve daha genel anlam
da sanat alanlarnn akademik tartmalarnda yakn bir gemite
ortaya kt. Ancak bu kitap, bu konuda bir katk yapma niyetiyle
yazlmad. Duygu diye tanmlayabileceim bir yerden ie bala
m olsam da bu, yalnzca daha ayrntl irdeleme ve yorumlamalar
iin bir zemin hazrlamak iindir. Bu tanmlama, burada anlatla
caklar iin bir son nokta deildir. Bu yolda ilerlerken, kendi dene
yimimin bir haritas ya da mimarisi ortaya kmaya balayacak ve
zellikle kendi tepkilerimin estetik ynleri diye ele aldm ey da
ha belirginleecektir. Sanat yaptlarnn ayrt edici bir biimde de
erlendirilmeleri, bu tepkilerin betimlenmelerine dayanlarak
mmkn olabilir: Eer bir yapt bende ayn tarzda, tekdze, cltz-
duyumsanan ya da sradan bir tepki uyadnyorsa, deiken, ban
dan sonuna kadar gcn koruyabilen, oksesli ya da derinden du
yumsanan bir tepki uyandran yapta oranla o yapta daha dk bir
estetik deer atfetmekten saknmam.
Bu kstas bu tr deerlendirme yarglarnn temeli olarak ala
rak, bir yaptn estetik deerini, yaratt tepkinin niteliiyle bir
tutuyorum. Bu balanty kurmakta bir saknca grmyorum nk
bir sanat yaptndaki sanat, nesnenin estetik adan anlalabilen
zgl unsurunu, yalnzca ona verdiimiz tepki sayesinde anlayabi
liriz. Aslnda tepki, sanat yaptnn maddeselliine edeerdir; bir
sanat yaptnda sanat bileeni olarak tanmlayabileceimiz eyin
ta kendisidir. Bu bak as, bir sanat yaptna verilebilecek tepki
nin, ayn zamanda o yaptn maddeselliinin dier bileenleriyle de,
rnein politik ya da ideolojik motivasyonu, anlam veya etkile
riyle de ilintili olabilecei gereini kabul eder. te bu nedenledir
ki ben, sanat yapt olarak adlandrlan nesnelerin, uyum, btnlk,
younluk gibi niteliklerini estetik nitelikler olarak tanmlama gi
riimlerini yararsz bulmaktaym nk bu tr giriimler, kiinin
dikkatinin, sanat yaptnn yaratt deneyimden ok, yaptn kendi
sine ynelmesi gerektiini ne srerler. Bu anlam kaymas ya da
benim asl dikkat edilecek unsur diye tanmladm kavramdan
uzaklama, sanat bileeninin konumunu kartrmaktadr, nk
sanat," nesnenin iinde yer alan bir ey deil, estetik deneyimin
28
esiz biimde bir zelliidir; bu deneyimi anlamak iin kulland
mz aralar-ber ne kadar izleyici'ye o nesnenin iindeymi gibi g
rnse de, bu grnt bizim duygulanm tepkimizin rn olan bir
yanlsamadr. Bununla birlikte, tepkiye ulamann bir yolunun da,
dikkati nesnenin uyum, btnlk gibi biimsel zelliklerine ynelt
mek olduunun farkndaym. Fakat u da anlalmaldr ki bu, sre
cin bir aamas, estetik deneyimi yaama hedefine ulamann bir
aracdr. Bu konuyu 3. Blmde daha ayrntl olarak ele alacam.
Bir yaptn sanat bileeninin o yaptla olan estetik karlama
nn bir fonksiyonu olduu laykyla sylenebilse, o zaman her nes
nenin bir sanat yapt saylabilecei sonucuna ulalr, nk da
ha nce belirttiim gibi sanat olma nitelii her bakmdan betim
leme ya da zmlemenin etkisi altnda kalan nesnede deil, onun
uyandrd tepkide yatar. Bu gzlem, bazen bana gre hatal bir bi
imde. herhangi bir ey sanat olabildiine gre, her ey bir dieri
kadar iyidir dncesini desteklemek iin kullanlr. Bu iddiaya g
re sanat yapdan arasndaki ayrm, birbiriyle rekabet halindeki be
enilerin, sabit fikirlerin ve nyarglarn birbirleriyle itiip kak
masndan ibarettir. Gelgelelim, estetik deeri, tepkinin nitelii be
lirler: Eer belli bir nesne gl ya da derin diye tanmlanabi
lecek bir tepki uyandnyorsa, nesnenin kendisi ne kadar basit, sade
ya da kabaca ilenmi olursa olsun, yksek bir estetik deer tad
ileri srlr. Ancak tepkinin ne kadar gl olduunu belirleye
bilmek iin kiinin, o tepkiyi kendisine olduu kadar bakalarna da
ak bir dille ifade edebiliyor olmas gerekir. Bu yzden dikkatimi-
zi suskunluk duyumuna yneltmek zorundayz. phesiz g
ve derinlik kavranlan deiken niteleyicilerdir: Bana gre gl
olan bakasna gre zayf olabilir; benim iin orijinal olan bir ey
bakas iin klie olabilir. Estetik deneyimlerin doas stne sy
lediklerimin, yani byle deneyimlerin hem znel hem de evrensel
olduklan gerei nda, bu saptama hem doru hem de kanl
mazdr. Benim iin gl olan senin iin de gl olmaldr" bii
mini alrlar. Ancak i burada bitmez, eer bitseydi estetik deneyim
lerin olaanst deerini anlama yolunda bir adn bile ilerleyeme-
mi olurduk. Bu deneyimlerin nas, gl, sradan veya baka bi
29
imler alabileceini aklama grevi imdi bana dyor. Kltr,
altyap, alnan terbiye, eitim ve u zm an lk alanlar gibi farkllkla
rmz ortak bir platform zerinde ortaya serdiimizde bir ortaklk
hissi, paylalan bir deneyim ortaya kar; bu, sanat yaptlarn de
erlendirmemize yol aan duygulanm deneyimidir.
Bir sanat yaptyla olan her duygulanm karlamas, zorunlu
olarak dier karlamalar ve dier nesnelerle ayrm yapmay ge
rektirir. Baz sanat yapdan bize dierlerinden daha iyi grnr.
Dolaysyla bu trden deerlendirmeleri yaparken kullandmz
kstaslar ayrntl bir biimde ele alma ihtiyac doar. Son yllarda
baz sanat eletirmenleri, sanatla olan karlamalarn deerlendir
meye dayal olmasndan rahatszlk duydular ve yarglama kstasla
rn yaptn yalnzca estetik olmayan yn ya da balam zerine
oturtmaya altlar ve bylece sanatn kendine zg deerini orta
dan kaldrdlar. Dier eletirmenler de, yalnzca sanat yaptlarna
zg zellikler olmasa da genel olarak sanatn deerine sahip kan
hmanist konumlara snmaya abaladlar. Bu iki konumdakiler
artk pek oklarnn sarlar diyalogu diye adlandraca bir biim
de. yirmi yldan fazla sredir birbiriyle atmaktadr. Bu tuhaf gir
daba girme riskini gze alp, sanat yaptlarnn estetik bileenleri
hakknda ya da estetik deneyimin, tam da bu kendine zg biimi
ne dayanan deerlendirme yarglarna nasl yol at konusunda
henz yeterince eyin sylenmediini kendi adma belirtmek iste
rim. Bu yorum, yaptn kendisini ve bizim onu estetik olmayan
ynlerden deerlendirmemizi de etkileyen, estetik olmayan nitelik
lerin baml doasnn doru bir ekilde zmlenmesine dein
mez. Bu konu hakknda bylesine az konuulmu olmasnn nede
ni balangta sz ettiim suskunluktur.
Bu sorunu ifade etmenin en iyi yolunun dikkati, duygulanm de
neyiminin belli rneklerine yneltmek olduunu yukarda belirt
mitim. lerleyen blmlerin de konusu bu olacaktr. lk nce gr
sel bir sanat yaptn, soyut davurumcu ressam Barnett New-
manm bir resmini, dala sonra da mzik rneine geerek Kanada
lI piyanist Glenn Gouldun yorumlad J.S. Bachn Goldberg Va-
riations [Goldberg Varyasyonlar] adl yaptnn ikinci kaydn ele
30
alacam. Son rneim ise yazn alanndan: Wordsworthn We Are
Seven [Biz Ye'di Kardeiz] iiri. Bu okuma bir tr yolculuk de
neyimidir; bunlar benim sregiden estetik eitimimin nemli anla
rdr. Bu eitimin tarihsel ya da kronolojik ynlerine dair bir ey an-
latmamakla birlikte (son rnei uzun sredir -onlarca yldr- bili
yorum). bu rnekler kendi duygulanm deneyimimin doasm daha
iyi anlamam salayacak ekilde birbirleri zerine kurulmulardr.
Bu giri blmne kendi dnya deneyimimin niteliksel farkllna
iaret edeceini dndm bir rnekle, Marc Quinnin S elf i ile
karlama deneyimiyle balamtm. Bu deneyim bende deiik bir
uyarlma ve meraklanma duyusu ya da duyumu uyandrr ve ite
aratrmama balamak iin vurgulamak istediim duyu ya da du
yum budur. Bir sonraki blme Vir Heroicus Sublimis [Kahraman
Yce nsan] ile balyorum, fakat oradan -yani bir duyu ya da du
yumdan- balama gereksinimi mzikle ilgili olan 3. Blm'de bi
raz azalyor. Bu blm sanat yaptlarmm alglanma ve almlanma
srelerinde ortaya kan uzaklk kavram ve sanat yaptlarnn bu
uzaklk sorunuyla bizim yzlememizi istediinin farkna varlma
s fikri zerine kuracam. 3. Blmdeki tartmadan devam ede
rek 4. Blme iir tartmasyla, yani sanatla olan karlamalarm
da yalnzca estetik olana zg, aka odaklanm olduunu umdu
um bir aklamayla balayacam.
Sunuum, kanlmaz olarak birbiri stne kurulan tartmalar
dan oluuyor, ancak bu almann, dorusal bir yapda olmasn
amalamadm, dier bir deyile her bir blm bir nceki blm
okunmadan anlalamaz anlamna gelmiyor. rnein Gouldun
Goldberg'i, yalnzca Nevvmanm Vr Heroicus Sublimisi ile ilgili
aklamayla balantl olarak anlalabilir diye bir ey yok. Aksine,
rneklerim belli sanat yaptyla olan farkl karlamalar olarak su
nuldu. Bu boyutuyla, pein hkm tamamas amacyla her bir b
lm kendi bana bir alma olarak alnabilir, fakat bu durum so
nu blm iin geerli deildir. Ancak daha nce de belirttiim gi
bi bu rneklerin benim sregiden estetik eitimimde rol aldklar da
anlalmaldr. Bu durum zorunlu olarak onlara farkl bir boyut
katar ve benim onlar kendi ilerinde ve birbirleriyle karlatrma
31
l olarak yorumlamam gerektirir.
Geriye bir sanat yaptm deneyimleyenlerin yeterlilikleriyle il
gili bir soru kalyor: Bir kii romantik iir, barok klavye mzii ve
soyut resim hakknda ayn derecede bilgiye sahip olabilir mi? Ola
bildiince kibire kamadan, sanat yaptlarn alglayabilme yetene
inin sanki grmek iin yalnzca bakmak yeterliymiesine kolay
bir ekilde kazanlmadnn anlalmas gerektiini dnyorum.
Baz yaptlar tam olarak anlayabilmek iin uzun yllar sren sabr
l uygulamalar gerekebilirken, dierlerindeki sanatsal yanla uyum
salayabilmek iin nce zel birtakm bilgiler edinmek arttr. Bu
yzden, rnein belli bir yaptn deerini anlamaya balamak iin
neri balanmda, neleri bilmek gerekir sorusu bana gre yerinde
bir somdur. Buna ek olarak kiinin, inanla grmeye, duymaya ya
da okumaya balamadan nce, bu tr biimlerle karlam olma
anlamnda, benzer yaptlar da bilmesi gerekebilir. Ancak buradaki
som, kii ne kadarn bilmelidir, sorusudur. Byle eyleri biliyor ol
mann kiiyi grmekten, duymaktan ya da okumaktan ne kadar al
koyaca konusu da ayn derecede nemlidir.
^Gz ya da kula eitmenin olduka yararl olabileceine inan
mama karn, yine de kitap boyunca, bu eitimin kapsam ya da
ierebilecei eylerin byk lde yaptn kendisi tarafndan be
lirlendii konusunda direterek bu gzlemi yumuatmaya alaca
m. Burada ve daha nce belirttiim gibi, yapt ancak, onunla ya
admz duygulanm deneyimi araclyla anlayabileceimiz
gereinden yola karak, bu anlayn aslnda bizim sanat yapty
la olan estetik karlamamzdan kaynakland sonucuna varabili
riz. Dier bir deyile, yalnzca duygulanm tepkimize dikkat ederek
altyap ya da uzmanlk, kulak eitimi ya da baka eyin sanat ya
pdan konusunda ne derece yararl olabileceini bilebiliriz. Elbette
deerlendirmelerimizin, zamanla ve farkl koullar altnda deiik
lie uramas mmkndr. Bu yzden, bu tr karlamalarn tarih
sel boyutunun olduunun da tamamyla farknda olarak sanat yapt-
lanyla olan belirli karlamalar zerine younlaacam.

32
D inginlik: Bam ett N ew m andan
Vir Heroicus Sublimis

29 Ocak 1948de New YorkIu ressam Bamett Newman, elli n


c doum gnnde, sonradan ilk resmi olarak anlacak yapt
tamamlad. Bu, 27* x 16* boyutundaki bir tuval zerine yaplm
yalboya tablo idi. Ortasndan, yaklak olarak tablonunkinin yir
mide biri geniliinde kabaca boyanm portakal rengi bir erit ge
en. krmzya alan kahverengi, sradan bir dikdrtgene benziyor
du. Newman tabii ki daha nce de resim yapmt. Aslmda, bundan
yirmi alt yl nce, 1922de Arts Students Leaguee [Sanat ren
cileri Birlii] kaydolmu, sanat eitimine balam ve bundan do
kuz yl sonra, otuz alt yanda New York lise sisteminde tam za-
*Yaklak 41 cm x 70 cm. (.n.)
F3N/S*ut ve E d e d k 33
manii yedek resim retmeni olmutu. Ancak 1940 ylnda sanatsal
retimini neredeyse tamamen sonlandrm ve yeniden resim yap
maya balamas iin drt yl kadar bir srenin gemesi gerekmiti.
lk resmini kefetmesi iin bir drt yl daha geecekti.
Elli nc doum gnnde, o resmi tamamlarken ne yapm
olduunun farknda deildi. Tuval, nceki almalarna gre daha
az duygudurum retiyor grnyordu ki bununla, resmin d
doadan konu olarak hibir ey almadm anlatmak istemiti.
Kendi deyimiyle bu ismi henz konmam resim, onun, ilk defa,
kendi yapt bir eyle kar karya kaldm... anlamasn1sala
mt. Tam olarak ne yapm olduunu anlamas iin resimle birlik
te sekiz dokuz ay geirmesi gerekti.
Sekiz dokuz ay.
Bu youn dnemin sonunda yapm olduu eydeki gizli an
lamlar grmeyi baard. Resim yapmann arl ve snrlandrma
sndan kendini kurtarp, Onement r (Resim 3) adn verecei bu re
simde kendi sanatndaki mucizeyi kefetti.
Resim sanatyla ilgili bir yn soruyu arka arkaya sralamadan
nce bu anekdotla balamay yeledim. Bu ykde olduu gibi, bir
sanat yapt onu yapan sanat tarafndan bile hemen anlalamaya-
bilr. lk sorum bu konuyla ilgili: Kii kendini sanata nasl hazrla
yabilir, onu kabullenmeye nasl hazr olabilir? Kendisini, resmin
mevcudiyetine nasl hazrlar? Soruyu bu ekilde ifade ettim, nk
resme bakma edimi, bakan kiinin mevcudiyeti, yani kiinin bakma
edimi srasnda buradaym diye hissetmesi ile resmin kendisinin
mevcudiyeti arasnda bir tr uzla gerektirir. yleyse soruma
yaklamann bir yolu da, mevcudiyetin potansiyel olarak rekabet
halindeki iki ifadesini uzlatrmann gerekliliine iaret etmek ola
caktr. Resim iin hazrlk, bu koullarda bu gereklilii kabul etmek
demektir. Tartmann ilerleyen blmnde bu kabullenmeyle ne
demek istediimi, grsel bir sanat yaptyla olan bir deneyimimi
ayrntl bir biimde irdeleyerek anlatacam. Fark edilecei zere,

1. Barnett Newman, Selected Writings and inten/iews (Berkeley: University of


California Press, 1990), s. 256.
* ngilizcede Birlik", Ben" anlamlarna gelebilecek tretilmi szck, (.n.)
34 F3ARKA/Sanal ve Etlctik
aslnda bu deneyimle sanat yaptnn malzemesi arasnda bir analo
ji var. Sanat asndan yapt hakknda bileceimiz tek ey budur,
nk bu malzme, bir sanat yaptyla kar karya olduumuzu
gsteren duygulanm tepkisidir. Bu maddesellik nadiren, izleyen
znenin bir zellii, yani izleyicinin iinden gelen bir ey olarak al
glanr. Yalnzca bir duygulanm deneyimi sreci sayesinde bunun
bilincine vardmz gereinden yola karsak, byle olmas ge
rektii de savunulabilir.
Aslnda farkl ynlerde ilerleyen ama birbirini tamamlayan bu
iki duyum genellikle grsel sanat deneyimine elik eder. Bir yan
dan sanat yaptnn sanki zerimize geldiini hissederiz, yle ki
orada bir eyin alglandm hissetmemiz, izleme deneyimi iinde
bir eit iz brakr. Bu neredeyse hayalete benzeyen, grnt sonra
s bir imgedir. Bunun nda, sanat yaptm, yalnzca allmam
bir fotoraf negatifi biiminde kendisine eriebileceimiz bir tr iz,
yani bir duygulanm tepkisi olarak betimleyebiliriz. Dier yandan
duygulanm deneyimimiz, sanat yaptyla aramzdaki uzakl ka
patarak onunla ok yakn bir iliki iine giriyormuuz duyumunu
verir. Zaman zaman bu duygu yle youn bir hal alr ki kendimizi
sanat yaptyla zdeletirir, onu smrgeletirir ya da kendimize
mal ederiz. Karlamann, biri izleyiciye (izleyicinin duygulanm
yaamnn iine), dieri nesneye (sanat yaptnn derinliklerine)
doru ilerleyen bu iki yrngesi, sanat yaptna verilen her tr
duygulanm tepkisini ierir ve benim estetik deneyimimin madde
sel dzeyi zerinde etki brakr.
Sanat yaptnn maddeselliine ilikin bu farkl yoruma, sanat
yaptlarnn genelde gerek bir mekn kapladklar ve yaptn ger
ek malzemesinin-ta, tahta, tuvaldeki boya vb - bizim ona verdi
imiz tepkiyle bir ilgisi olmad dncesine dayanarak kar k-
labilir. rnein resim, kendi meknna sahip kar ve mevcudiyeti
ni kesin bir dille belli eder. Israrc bir biimde buradaym diye hay
krr ve byle yaparken de izleyiciden, oradaki sunumunun katilii
ne konsantre olmasn ve onunla ilikiye girmesini talep eder. Da
has, resim ei benzeri olmayan bir fiziksel btnlktr; mekanik
yeniden retim anda bile mevcudiyeti kopya edilemez. Bu tuval,
35
bu boya, bu duvar, bu mze, bu mekn herhangi bir resme nasl
konsantre olacamz belirler. Benzer maddesel etkenler dier gr
sel sanat yaptlarna verdiimiz tepkiler iinde geerlidir. Farkl sa
nat biimleri zgllk dncesiyle doal olarak farkl ekillerde
uyuur, ancak grsel sanat konusunda mevcudiyetin bsbtn ar
lyla ilgili ayr bir ey vardr ki bu, resmin (ya da aslnda heyke
lin) fiziksel rtsdr. Ben mevcudiyetin bu arln, resme ya da
heykele verdiim tepkileri dierlerinden farkl klan eylerden biri
olarak grr ve kanlmaz olduunu dnrm. Bundan dolay
bir resme bakmann uyandrd duygulanm deneyimini kefetme
giriimlerim, hem Fiziksel nesne, yani gerek maddesellik diye
adlandnlabilen ey, hem de sanat yaptnn maddesellii, yani be
nim duygulanm deneyimlerim sayesinde ulaabildiim, yapttaki
sanat zerine olacaktr.
Sanat yaptlarnn deeri ve baz yaptlar nasl daha deerli bul
duumuz ile ilgili tartmamn bir blm, sanat yaptna olan yak
lammz, yaptn kendisinin ynlendirdii gzlemine dayanr:
Resim, bir noktaya kadar bize nasl baklacam, mzik nasl din
leneceini, iir nasl okunacan retir. te sanat yaptm almla-
ma ve anlamaya ynelik bu tarz ve kipleri yine yaptn kendisinin
nerdii dncesi, benim sanatn sanal etki diye adlandracam
eye, yani duygulanm deneyimimize isel olan eyin yaptn iin
de olann bir yansmas ya da ona verilen bir tepki olduu hissine
baldr. Bu, duygulanm tepkisinin bir yan rn, sanal etki dedi
imiz eydir, nk ayn zamanda biliyoruz ki yaptn i derinlik
lerini ya da estetik felsefesi terimleriyle isel niteliklerini algla
mamz tamamyle yaptla olan karlamamza baldr. Gerekten
de uras ak ki yalnzca sanata zg olan eyin, yani sanat yap
tndaki sanatn farkna, onunla yaanan bir karlama aracly
la varyoruz.
Bylece deerlendirmelerimiz znel olduklar halde, bize, yap
tn nesnel niteliklerine dayanyor ve bunlar tarafndan zorunlu kl-
myormu gibi grnr. Bu nesnel nitelikler bazen sanat yaptlarnn
biimsel zellikleri denilen eyle ilikilendirilmitir: fra vurula
rnn tanm ve zmlemesi, boya maddesinin tr, uygulama yn
36
temi, destek, ereve ve resmin ieriiyle olan etkileimi vb. Bun
larn hepsi bir yaptn yol at duygulanm tepkisi zerinde yo
unlamaya yardmc olur. Buna ve dier biimsel zelliklere dik
kat ederek yaptn, benim duygulanm tepkimle nasl etkiletii ko
nusunu amlayabilirim. Byle bir etki, ne bu ne de baka herhan
gi bir biimsel zellik tarafndan oluturulabilir, ne de bu zellikler
tarafndan ierilirler, nk her ne kadar resmin retimi iin byk
oranda sanat yetenek anlamnda gerekli olsa da, sanat yaptnda
ki sanat boya maddesinde, uygulama ynteminde, imgenin ger
ee yaknlnda vb deildir. Sanat yaptyla olan bir karlama
nn sanal etkisi onun tekilliinin kabul grmesidir. Bu yzden her
duygulanm deneyimi, hem nesnenin kendisinin hem de bizim
onunla karlamamzn zel olmas sonucunda ortaya kar grn
mektedir.
Ancak bu karlamann zamana ve mekna, belli bir kltrel
altyapya, gzn eitimine vb zgii olmas, dorudan duygulanm
tepkisine yol atn dndmz yaptlarn bize ayn derecede
balayc grnecei anlamna da gelmez. Burada, nmzde du
ran sanat yaptnn tek olduu, nedenleri bilinmeyen retim ve
almlanma srecinin uurlarn amakta olduu duygusunu kastedi
yorum. Bu snrlar ama duygusu da sanal olmaldu, nk sa
nat nesnesinin, btnyle grme, deerlendirme, sanatsal retim ve
benzeri balamlarn kendine zgl iinde yer aldm ve bunlar
tarafndan retildiini biliyoruz. Ama bunu biliyor olmamz, duy
gularm deneyimini engellemek durumunda da deildir. Aslnda
genellikle byk sanat yaptlar olarak addedilen yapdan ele
alusak. hangi balamda yerletirilmi olurlarsa olsunlar, izleyici
eitimli ya da eitimsiz olsun, benzer kltrel balamdan gelsin ya
da gelmesin, bu yaptlarn gl duygulanm tepkileri uyandrabil-
me kapasiteleri ve onlardaki snrlan ama duygusu ou kez ol
duka fazladr. Burada sz geen, yaptn uyandrd snrlan a
ma duygusu, sanat yaptlanyla olan estetik karlamalanmzn di
er bir zelliidir ve kendimizi tuhaf hissedip utanacamz bir
duygu deil, kabullenip incelememiz gereken bir eydir. rnein
Michelangelonun Rondanini Piet's bende, yaptn zamana s-
37
madii hissini uyandrr, nk ondaki gzellik, sanki paylat
mz kltrn, ortak insanlk mirasmzn temel yaptalanndan biri
ni oluturuyormuasna doal grnr. Bu doal gzellik duygusu
adeta yaptn kendisi tarafndan zorunlu klnyormu gibidir, yle
ki. yaptla karlaan herkes, benim yaptn snrlar aan gc ola
rak algladm eyin farkna varmalym gibi gelir bana. Bence
byle yaptlar ve onlann snrlar aan sanal etkilerini; bir sanat ya
ptyla olan her karlamann zaman, mekn, kltrel gelenek ve
bunun gibi eylere zg olaca ve bir nesneyi dierinden daha faz
la inceleme konusu yapan eyin eit derecede balam, gelenek ve
kltrel pratiklere ait rastlantlar tarafndan saptanaca bilgisinden
feragat etmeden de deneyimlememiz mmkndr.
nce bir beeni geleneinde yok olup, sonrasnda deien bir
almlama balamnda yeniden yaam bulan ve yksek deer biilen
pek ok yapt vardr. Gc, nemi, dehas ya da stnl tama
myla kendi almlanma tarihelerindeki ana bal olarak, yarlanma
mrleri nemli derecede uzatlan ve rnein bu deerlendirmenin
yapld bugne dek ulaan yaptlarn says da bunlardan aa de
ildir. Bunlardan birincisine Eliotm Dantenin deerini anlamas.
kincisine de XVIII. yzylda ortaya kan lgn Shakespeare hay
ranl rnek gsterilebilir. Ancak bunlardan herhangi birini biliyor
olmak estetik karlama iin bir nkoul deildir. Aslnda ou za
man byle bir bilgi, duygulanm deneyimini perdeler ya da engel
ler, sanatn fsldayan alak sesini bastrp iitilmesini nler. Bura
daki can alc nokta estetik olmayan tepkilerin estetik deneyimi na
sl nleyecei deil, nasl mmkn klacadr.
Bu blmn geri kalannn ana konusu olan, Newmanm Vir
Heroicus Sublimis balkl resmi (Resim 4) birtakm n bilgiyi ge
rektiriyor. ncelikle belirtmek gerekirse, yapt bir yksek sanat
eseridir, tuval zerine yalboya bir resimdir ve ada sanatn ger
ek bir mabedi olan New York Modem Sanatlar Mzesinde (Mo-
MA) asldu. Biimsel olarak tr, vale zerinden yaplan ya
lboya resimdir. Sergilendii yer de mzenin -sradan herhangi bir
mze deil, dnyann en saygn mzelerinden birinin- yetkili bir
kuruluudur. ok ak bir biimde grlyor ki resme bu temel re
38
ferans erevelerinden arnm olarak yaklamak olanakszdr. Da
has, resmin hem biimsel tarznn hem de sergilenme balamnn
tariheleri vardr ve bu tariheler zorunlu olarak bu tr bir sanata
(soyut, XX. yzyl. Amerikan) ve bu tr bir kurulua (kendine z
g edinme, sergileme ve himaye politikalar olan) has eitli ide
olojik durular kodlar ve bunlarn iine yerleir. Sonuta, birey
olarak izleyiciler, bu resme, kendilerine zg tepkileri ve bu ideolo
jik ykn eitli biimlerini yanlarna alarak bakacaklardr. Dier
bir deyile, farkl izleyicilerin kendi izleme deneyimlerinin potasn
da eitli boyutlarda, kendi zevklerine gre biimlendirecekleri
farkl eilimleri, farkl beenileri olacaktr. Bu yzden diyebiliriz ki
kii yalnzca gzlerini ap benim setiim resme bakamaz, n
k bir noktaya kadar kiinin gzleri oktan almtr: Resim bir
noktaya kadar zaten grlmtr.
Belki de bu resme verilen en yaygm tepki aknlktr. Ne anla
ma geliyor, neyi temsil ediyor? Ne demek istiyor? Soyut davu
rumcu sanat ya da renk alan resmi diye bilinen eyle har neir
olan izleyiciler bile bu tuvali kendi iine almayan, ar souk, a
r dnsel bulabilirler. Durum byleyse, aknlk yerini abucak
hayal krkl, sklma ya da kzgnlk gibi daha gl olumsuz tep
kilere brakabilir. Rothko'nun 1950den sonra yapt resimlerle,
rnein yine New York Modem Sanatlar Mzesinde sergilenen
Red, Brown, and Black [Krmz, Kahverengi ve Siyah] (1958) ad
l tablosuyla (Resim 5) karlatrldnda, Newmanin devasa res
mi baka bir dnyada yayor gibidir. Ancak ilk bakta, izim, di
zisel perspektif, kompozisyon, anlatm, geree uygunluk gibi Ba
tmn gereki resminin temel yaptalarn ak bir ekilde resim
den karmas bakmndan, Rothkonun renk alan resimleriyle
belli yzeysel benzerlikler tad grlr. Pek ok izleyici Roth
konun resimlerini, eer yomcu bulmuyorsa, duygusal adan eki
ci (ki bu ekicilik elbette ressamn yaam ve sonunda intihar ede
rek lmesi hakkndaki bilgiyle desteklenir), iten, tutkuyla dolu ve
hepsinden nemlisi izleyiciye ak bulur. Grnt asndan bu re
simler. Newmanin tuvallerinden fazla farkllk gstermiyor olsalar
da, aralarnda maddesel bir fark vardr. Rothkonunkilerde boya d-
39
zesiz olarak uygulanmtr, younluu deiir; boyann tuvale uy
gulanmas hl daha onun maddesel sunumunun bir parasdr.
Nevvmanda ise boya yeknesaktr. Boya ve destek arasnda grn
mez bir birleim varm, sanki burada malzeme rengin kendisiymi
izlenimi verir. Rothko boyama abasnn resim araclyla grn
mesine izin verirken, Newman zorlu retim srecini yumuatr.
Bunlarn hibiri bir resmi dierinden daha az deerli klmak zo
runda deildir; bu tarz biimsel farkllklara dikkati ekerek yalnz
ca. bu iki byk sanatnn yol at birbiriyle elien tepki kayt
larn daha hassas bir biimde yakalamak istiyorum. En azndan ilk
karlamada, Rothko gz iin izerken, Newman yine ilk bakta
akl iin izer. Rothkonun youn ve iirsel renk katmanlar, duy
gusal yaamlarmzn tutkusuyla dank bir biimde fkrrken.
Newmanin bilimsel renk kesitleri soyut dncenin nerme dilini
konuur. Belki de bu nedenle Newmanin gizemli diye adlandrlan
resim, heykel, izim ve basklan, kendi evrelerine bir duvar r
yor gibi grnr, sanki yapt yakalamadan nce bilmek^ onun
ritmini anlamak, imgesel dnyasna girmek ve sunumunun youn
luunu duyumsamak zorundaymz gibidir. Tuhaf bir ekilde
Newmanin tuvalleri bizden, bu sanatla ilk karlatmz anda ya
admz krlk duygusundan yola kp igrye doru ynelme
mizi istemektedir. Kendi suskunluk deneyimimizle ibirlii yap
mamz gerekir, onunla savamamz deil.
Ancak bu ekilde ie balamak hataldr. En iyi Newman eletir
menlerinin dikkat ektii gibi, benim ileri srdm -ne anlama
geliyor, neyi simgeliyor, ne anlatmaya alyor?- tarzda sorular
onun resmi hakknda sorulacak yanl sorulardr. Harold Rosen-
bergin 1972de New Yorkerda kan makalesi daha anlaml bir
balang sunar: Onun resimlerinden hibiri kesin bir eyi simge
lemez; Onlar birer sembol ya da amblem deildir, sadece resim
dir.2 Bu yzden daha uygun bir hareket noktas u soru olacaktr:
Bu resim benim ona gstereceim konsantrasyonu nasl belirler ve

2. Makale u kitapta yeniden basld: Abstract Expressionism: A Critical Reader,


yay. haz. David Shapiro ve Cecils Shapiro (Cambridge, ngiltere: Cambridge Uni
versity Press, 1990), s. 346-347.
40
bunu yaparken bu konsantrasyon benim iin ve resim iin ne ya
par? Bu hazrlk sorusundan sonra yle devam edilebilir: Benim
nasl hissetmemi salar, ne hissetmemi salar? Benim duygulanm
tepkim neyi ierir? Bu sorularn arkasnda, btn byk sanatlar
la ilgili o srarl sylenti, yaptn kendisine bir eyler saklad, en
son zmlemede bile eriilemeyecek, bilinemeyecek bir eyler
ierdii yolundaki rahatsz edici dnce yatar. Bu nedenle sessiz
ce fakat srarl bir biimde aadaki speklasyonlarn iine gizle
nen soru udur: Bu resim ne biliyor?

Bu resme ynelmenizi belirleyen ilk ve en belirgin zellik onun bo


yutlardr. Tuval zerine yalboya resimlerin boyutlaryla ilgili s
nrlamalar uzun zamandan beri bilinir. Tuvali uzun bir mesafe bo
yunca gerebilmek, fiziksel olarak rahatsz konumlarda yzeyi bo
yamak, bitmi resim zerinde oynamak ve sonuta sergilenecei
uygun yerleri bulmak gibi sorunlar, XIX. yzyl balarnda Ameri
kan manzara ressamlar, XVIII. yzylda ngiliz tam boy portre res
samlar, XVI. ve XVII. yzylda Avrupa saray sanatlar ve hep
sinden nce byk lde Batnn gereki resim geleneine dili
ni kazandrm olan XV. yzyl talyan sanatlar (Quattrocento) ta
rafndan bilinen eylerdi. Ancak boyutsal byklk, sylendii gi
bi her ey demek deildir. Bize yalnzca, sunumun aurasna ilikin
ipular verir. Bununla birlikte, Vr Heroicus Sublimis iin boyut iyi
bir balang noktasdr, nk resmin en belirgin, en net fark edi
lir zellii budur. Tuval 2 m 42,25 cm x 5 m 41,66 cm dir. Ortala
ma bir insan admnn 90 cm kadar olduu dnlrse, resmi boy
dan boya gemek iin be tam adm atmak gerekir. Sanrm bu du
rum, resmin kurduu ve gerektirdii optik dzen hakknda bir ey
ler anlatr. yleyse karlatmz ilk eylerden biri boyutsal b
yklktr; resme yaklammz o dzenler.
Resmin bir sonraki en belirgin zellii, onun temsil etmeye da
ir ierikten yoksun oluudur; imge soyuttur, dier bir deyile,
belki renk dnda hibir ey resmetmez. Eer Bat geleneindeki
ressamlarn birincil kayglarnn dnyaya ayna tutmak ve onun ye
41
niden sunumunu/temsilini gerekletirmek olduu sylenirse, bu
tuval, en azndan ilk bakta o gelenein btn izlerini silmi, bo
yayla rtm demektir. Dnyay bizim grdmz biimiyle res
metme abasndaki Bat sanatnn, yzyllar boyu sren evrimi bo
yunca oluan izn sistemlerine gre dzenlenmi geleneksel
normlar yoktur bu resimde. Yalnzca evremizi saran nesneler an
lamnda dnya deil, ayn zamanda insan figr de soyutlanm
tr. Belki de bu yzden resme verilen pek ok ilk tepki onu souk,
neredeyse insanlk d, belki de zalim bulmaktr.
1950de Newman tuvali boyadnda, byle bir soyutlama ya da
figratiften ka yeni bir ey deildi: Kbizmin, gerei temsil
etmeye dayab Bat resmi geleneiyle ilgili lgn deneylerinin ar
dndan Delaunay, Leger ve belki de hepsinden ok Mondrian gibi
sanatlar 1920lere gelindiinde, tasarm ve renkten baka bir ey
iermeyen tuvaller yaratmlard. Bu ve baka sanatlar tarafndan
yaratlm resimlerin, Newmanm krmz dikdrtgeninden daha
fazla hareket ierdikleri ve ok daha kk lekli olduklar syle
nebilir, ancak hepsinde temsil etmeye dair ierik boaltlmtr. Sa
nat tarihi kapsamnda soyutlamaya doru yaplan bu yolculuk, mi-
nimalizme ynelen yksel bir izgide ele alnmtr: lknce gele
neksel temsilin standart biimleri arptlr, sonra btn temsil id
diasndan vazgeilir. Bundan sonra, resmin yaptalar tam da hak-
ettikleri biimde incelenmeye balanr: tasarm, fra vuruu, renk,
doku, destek yzeyinin zellii, boya maddesi, ereve, aslaca
yer vb. Bir kere resimle ilgili bunlar ve dier saysz malzeme baz
l zellik olduka youn incelemelerin ve aralksz deneylerin ko
nusu oldu mu, elimizde sadece bo tuval ya da maddi olmayan sa
nat yapt kalr ki bu durumda kavramsallatrmann zaman gelmi
demektir. Robert Hughesun deyimiyle Newmanm tuvalleri genel
likle bu anlat tabanna. New York Okulunun dini kanaduun re
simleriyle birlikte oturtulur ve Hughesun hafife alan yarglamas
na gre, bozguncu, yrtc ve suskun grnrler.3
yi bilindii zere Newman, kendi sanat ve soyut davurumcu
3. Robert Hughes, The Shock of the New (Londra: Thames and Hudson, 1991),
s. 314, 318. Dini kanafn dier yeleri Clyfford Still ve Mark Rothkodur.

42
ressam meslektalarnn yaratt sanat eserleri zerine pek ok
sav ileri srmtr. Ancak bu savlar ada resmin kltrel tarihi
asndan ilginelsalar da, resmin kendisinin ileri srdklerinin ya
nnda hibir eydir. Hughes bu iddalara kulaklarm tkamtr; sa
natlardan ara sra gelen atafatl demeler ve destekleyen yorum
culardan gelen eletiri yk karsnda dikkati dalmtr. Bu de
meleri, zellikle Newmanin kendi sanatsal uygulamasyla ilgili
aklamasn tamamyla grmezden gelmek yanl bir davran gibi
grnse de (ki ben byle yapmayacam), bu tutarsz savlar yine de
resimlerin kendilerine baklarak deerlendirilmelidir. Hughes ve
dier Newman eletirmenlerine gre sanatnn aklamalarna du
yulan ei grlmemi ilgi tuvalleri hareketsiz klar; ilgiyi bu resim
lerle birlikte olmann kendine has zelliklerinden uzaklatrr ve
onlarn grkemli titreimlerini almlamamz engeller. Gelgelelim
Newmanin sanatna, bu youn ressamlk kokan yaptlar aracly
la bakmaya alrsak, Hughesun nitelemesinin ne kadar gerekten
uzak olduunu grmeye balarz.
Hughesun Newmanin resmine vurduu ilk damga bozguncu
olur. Ben bunu, Newmanin gereki Bat sanatnn geleneklerini
yktn sylemek olarak alyorum. Dnyann nesnelerini soyuyor,
insan biimini siliyor. Renk ve ara ara geen, ressamn imzas olan
dikey renk izgileri -Newmanin deyimiyle fermuarlar- dnda
geriye hibir ey kalmyor. Belki onlan Hughes iin hem yrtc
hem de suskun yapan ey, kendi resim meknlarna ya da imge
sel dnyalarna ulatracak kolay bir yol sunmamalar gereiydi:
Bazlar, bana gre yanl bir ekilde, onlarn temsilin sfr noktas
na yaklatm syleyebilir. Belirtildii gibi, Newman'm sanatna
ynelik bu bak as, XX. yzyl Bat sanatnn tek bir yne, mi-
nimalizme (ve daha tesine) gittiini syleyen egemen anlat tara
fndan deerli bulunabilir. Ancak aada inceleyeceim nedenler
den dolay, bu bak as bu resimleri yanl yere koyar, yanltc
bir anlat iine yerletirir ve salam olmayan temeller zerine otur
tur.
Boyanan tuvallerin boyutlarn belirleyen tek olgu teknik etken
ler deildir; aslnda, aka grlecei gibi optik ve resme ait ne
43
denler de vardr. rnein bunlardan biri resmin kullanld alandr;
bu olgu, neredeyse banal derecede aksa da ben konuya buradan
balamak istiyorum, nk kullanm alan bize tuvalin, zgn re
tim ve almlanma balamyla ilgili bak dzenleriyle kesien yn
leri hakknda bir eyler syler. Bir tuval 61 cm x 91,5 cm boyutun
da olabilir, nk zel bir odada aslmak zere, diyelim ki belli ki
iler -aile bireyleri ya da yakn dostlar- belli zamanlarda belli bir
biimde baksn diye yaplmtr. Tamamyla temsili resimlere bak
mak balamnda kullandm byle bak dzenlerinin says ok
deildir. Gerekte, Bat geleneinde drt ana dzen fark edilir: ba
detle ilgili, hayranlk uyandran, kendi kendini ycelten, sahiplikle
ilgili ki bunlar (tam ve kesin olmamakla birlikte) kutsal, tarihsel,
alegorik ve portre olmak zere drt farkl resim trne karlk ge
lirler. Ancak bu drt dzenin hepsi de tuval karsnda izleyicinin
konumuyla ilgili olarak, tek izgisel perspektif gelenei kapsamn
da ortak bir dizi optik varsaym kabullenir. Bu varsaymlar izleyi
cinin durumuyla ilgilidir ve izleyen zneyi, farkl yollarla olsa da
hem kurar hem de yanstrlar. Dier bir deyile, farkl resim trleri
araclyla, zellikle de uzun tarihsel sreler boyunca, izleyen z
ne iin birbirinden ayr biimlerin olumasn talep eder ve buna
yardmc olurlar. Bu yzden de znellik kavramnn kendisini, fark
l yntemlerle deitirirler ve bu farkllk bazen olduka belirgindir.
Ancak bu bak dzenleri, izleyiciyle tuval arasndaki ilikinin or
tak bir biimde kavramsallatrlmas ilkesine dayanr. zleyici tek
izgisel perspektifin belirledii doru gr noktas zerindey
ken, tuval bir tek mekn, temsil dzlemini kaplar. zlemeye gelen
zne farkl biimlerde tanmlanabilir, resme kar farkl yaklam
lar benimseyebilirse de (ki bu, en belirgin bir biimde ibadetle ve
sahiplikle ilgili tarzlar aras aynmda gze arpar) izleme ve gnne
deneyimi yoluyla oluan meknsal iliki drt dzen iin de ortaktr.
Farkl beklentileri, amalar ve hedefleri olan farkl zneler Ba
t sanatnn baskn resim geleneklerinin harekete geirdii ayn op
tik alanlara girerler. Bakan zne ile temsil dzlemi arasndaki by
le meknsal ilikiler, izleyicinin kendi znellik duygusunu, en azn
dan resmin temsili ierii kadar glendirirler. Meydana gelen bak
44
ma edimi en iyi ekilde zdeletirme olarak -B en o dnyadaym,
bu resmin dnyas bana ait- tanmlanabilir ve bu durum resim, fi
gratif temsilin geleneksel normlarm ieriyor olsa da olmasa da,
geerlidir. Bat geleneinde baskn olan figratif resim olsa da. fi
gratif resmin, izleyen znenin kendi benlik duygusunu imgeleme
yollarndan yalnzca biri olduuna dikkat ekmekte yarar var. r
nein aada tartacam dier temsil kipleri -soyutlama gibi
zdeletirme abasndan dlanmamtr.
Standart XX. yzyl Bat sanat anlatsnda, soyut resmin bu
meknsal ilikileri knp paralara ayrd varsaylr: lk olarak, yu
karda belirtildii gibi btn figratif izleri yok eder, sonra da tu
valle grme noktas arasnda yeni figratif ilikiler kurar. Gerei
temsil etmeye dayal sanata yakn baz izleyicilerin, soyut sanat
insanlk d, giri noktasndan yoksun ya da Hughesun deyi
miyle yrtc olarak tanmlamalarnn sorumlusu bu yeniden d
zenleme iidir. ada zneyi paralara ayrmaya dayanan genel
bir felsefi aklamaya gre, soyut sanat, ada dnyadaki yaban
clamay yeniden sunar/temsil eder, yani bu sanatn ierii soyut
olarak kabul edilmelidir. Gelgelelim, bu yaklam ar basit ve
hantaldr. Newman rneinde geerli olan ise bunun tam tersidir:
Soyutlama resmin temsili ierii deil, yalnzca Newmanin boyar
ken kulland biimsel dildir.
Sonuta demek istediim. Vr Heroicus Sublimis'in, New
manin mihenk ta olarak aldm ileri srd nl sanat yaptla
ryla ayn bak dzenini -ibadetle ilgili- paylatna olan inan-
cmdr. Boyut tuvale kar konsantrasyonumuzu belirleyebilirse de,
duygulanm tepkimizin temelini yalnzca resmin fiziksel boyutu
oluturmaz. Boyut, aslnda lekten ok daha az neme sahiptir.
Vr Heroicus Sublimis'u Newmanin daha nce yapt bir tuvalle,
1949 tarihli Concord (Resim 6) ile karlatracak olursak, resmin,
Newmanin kendi deyimiyle nasl lek uruna bykln snr
larn amaya4 altn grebiliriz. Bu tuval 227,97 cm x 136,21
cm boyutundadr ancak yine de katndan daha byk olan Vir
Heroicus Sublimis ile ayn bak dzenini artrr. 1966da, o za-
4. Newman, Selected Writings, s. 183.
45
man Washington Post'un sanat eletirmeni olan Andrew Hudsonla
bir syleisinde Newman yle der:

1950de tm ynleriyle lek sorunuyla gerekten baa kp kama


yacam snamak, byk renk ktleleri tarafndan ayartlabileceim
dncesine kar kendi kendim e meydan okuyabilmek iin olduka
dar olan 3,8 cm lik bir resim yaptm. Sanrm im diye kadar yapm o l
duum daha byk herhangi bir resmim kadar iyiydi. Sorun lek so
runudur ve lek hissedilen bir eydir. Bir resmin paralarn birbiriy-
le ilikilendirerek ya da resmin ne kadarnn resim olduuna karar v e
rerek yaplan ya da gelitirilen bir ey deildir. Bir resmin lei so
nuta sanatnn mekn duygusuna v e resmi, iinde bulunduu ortam
dan anndrabilme baarsna dayanr.5

Burada anlatlmak istenen, minyatr bir portre, tam boy bir portre
nin yzde biri boyutunda bile olsa, boyutlarnn lei ile pek az
ilintili olduudur. Benzer bir ekilde, ge XX. yzyl Amerikan sa
natnn, insan tesi etkiler yaratt farz edilen dev yaptlar da, dev
bir lekle yakndan ilikili olmak zorunda deildir. Pek ok -yapt
fiziksel olarak ok byk, ancak lek olarak minyatrdr ki buna
Claes Oldenburgun sevecen ve ayn zamanda absrd bir hassasi
yetle byterek yapt gnlk nesneler arasnda Clothespin, Phila
delphia (1976) adl yapt iyi bir rnektir." Vr Heroicus Sublinisi
boydan boya gemek iin be ya da daha ok adm atmak gerekir,
ama bu ekilde ve ayn birimlerle onun leini belirlemek olanak
l deildir. Bu resim, kahramanl esinler ve ondaki kahramanlk
hem Michelangelonun Davuduyla hem de Holbeinm Erasmus
portresiyle tamamen ayn lektedir. Dahas, sunulu asndan Ba
t sanatnn bu ikonlarnn kip ve kipliklerine uygundur; New-
mann tuvali, grme ediminin Bat geleneindeki kavramsallatr-
masn tuzla buz etmek yle dursun, onu desteklemeye alr, ona
yeni bir yz verir belki, ama ne olursa olsun yine de ayn biimde
dir. Hzl bir gz atmayla, krmz dnda hibir ey grlmeyebi
lir, hafife alan bir gz, boyutunun saldrsna uram gibi hisseder
5. a.g.y., s. 272.
" Sanatnn, yaklak 14 m uzunluunda bir mandaldan ibaret olan heykeli,
(y.h.n.)

46
kendisini; ancak bakma edimi kefedilmeye balandnda, imge
nin gze rehberlik etmesine izin verildiinde, onun leiyle ilgili
farkl bir duyu ve alrnda resim tarihindeki atalar grnmeye ba
lar.
Bu beni tekrar, kullanm konusunu anlama abasna geri gt
rr. Bu sanat yapmann ardndaki ama ne olabilir? Byle bir tuval
nerelerde kullanlabilir? Newman 5,5 m lik resimlerini yapmaya
baladnda, bunlara yer verecek ticari galeri m e kn olmadn
dan, almalar stdyo dnda gsterilememiti. Buradan, byle
resimlerin grlebilecekleri meknla ilgili olarak bir fikir kmak
tadr ki, her ne kadar rnein bir Rnesans saray yetecek byk
lkte alan salayabilirse de, bu alann zel bir konut meknndan
ok, halka ak bir mze ya da galeri tarz bir ortam olmas akla da
ha yatkndr. Belki daha da ileri gidip, byle devasa resimleri barn
drabilecek belli bir tr kamusal galeri meknnn, kk lekli ti
cari galerilerden ok, halka ak balca koleksiyon meknlarna,
resmin asl olduu New Yorktaki Modem Sanatlar Mzesindeki
gibi meknlara benzeyecei sylenebilir. Bu nedenle, mantkl ola
rak bu resm in kendi izlenme alanm, grlecei yeri, kamusal ve
toplumsal bir mekn olarak imgeledii sonucunu karabiliriz. So
nu olarak resim, grmenin toplumsal edimini sorgular: Sanat ese
ri grme edimi srasnda kamusal bir mekn nasl paylalr? Tuva
lin nnde izleyici hangi noktaya kadar kendi zel meknlarm bul
maya ya da oluturmaya yetkilidir? Kamusal olan zelden ayran
derece nedir? Bu ikisi arasndaki snr hakknda nasl, nereye ve ne
dereceye kadar pazarlk yaplabilir? Bu imge, bir topluluk ve pay
lalm bir mekna ait olma hissini, toplumsal bir deneyim yaama
duygusunu ne ekilde zendirir?
Bu sorular lekle balantl olarak ileri srdm dier bir ko
nuyu, insan figrnn resim dzleminden karlmas konusunu et
kiler. Bana gre, bu karlma, tamamen silmekten ok bir tr yer
deitirmeye, grme ediminden doan zdeleme hissini olutur
mak ve aslnda glendirmek iin bir yeniden konumlandrma ha
reketine benziyor. Byle bir grme edimini de gerei temsil etme
ye dayal Bat resmine tepki olarak gelitirilmi en yaygn biim
47
olarak nitelemitim. Aslnda, resmedilmi insan biimi, resim dz
lemindeki yerinden, yalnzca dier tarafa, tuvalin nndeki mekn
da ortaya kmak zere asl olduu yere alnr. Bu yerinden etme
yalnzca bu resme ya da soyut davurumcu resme zg deildir;
resmin trne, kullanm alanlarna vb gre hafif farkl biimler al
sa da, Bat geleneindeki bir dizi resimde buna rastlarz. rnein
Hogarthm Bedlam resimlerini ya da belki locus classicus'um, Ve-
lzquezin Las Meninas'm [Nedimeler] dnyorum. Buradaki
asl konu, yeterince merak uyandracak bir biimde, bu soyut res
min, temsil edilen insan biiminin mevcudiyetini, dnebildiim
herhangi bir baka resimdeki kadar youn olarak hissettirmesidir.
Bunun nda, herhangi figratif bir resmin yapt ya da yapabi
lecei kadar, belki de sanatsal uygulama tarihindeki amacmz ad
na, inam daha gl bir biimde temsil ettii (onu resim dzle
mindeki yerinden karmak, yoluyla olsa da) sylenebilir.
Elbette kart grn daha yaygn olduunun farkndaym; fi
gratif denebilecek herhangi bir eyin, resim dzlemindeki yoklu
u, resmin boyutuyla da birleince, onu insantesi klmakta ya da
balmzdan yardm alrsak insanst yapmaktadr. Baz eletir
menler. byle bir tepkinin, izleyicinin resme gre fiziksel konumu
na bal olarak younlatna inanyorlar: Tuval o kadar byk ki
uygun uzaklk dncesini buhrana dntryor ve bylelikle
grme edimini rahatszlk verici bir duruma sokuyor, sanki resim
boyunca hareket etmemiz, uzaklamamz, yaklamamz, kamamz
gerekiyormu gibi. Sonuta edindiimiz uzaklk ile balantl de
vingenliin, kendini rahatsz, az ya da kt donanml hissetme
duygusunu vurgulamaya yarad varsaylyor; sanki resim bizim
kendi dnyamza smay reddediyormu hissine kaplyor; bura
dan baklmak, seyircinin gzleri nnde tutulmak iin ar byk
grndn dnyoruz. Ancak ben resmin bu ekilde nitelendi
rilmesini ve bunun bakma edimi zerindeki etkilerini eriilmez, be
nim grme deneyimimin fazlasyla uzanda gryorum. Belki de
resmi bu ekilde betimleme abalar, belli bir tr gren zneyi ko
rumaya ynelik tasarlanmaktadr ki bu izleyicideki hkim olma ar
zusu, onun optik bakma devrelerini nasl alglayacam da belirle
48
mektedir. Ben bu arzunun hedefini, izleyen zneyi bakma edimi s
rasnda kendi kendisiyle yzlemekten, kendisini pasif bir ekilde
izlemekten korumak olarak alyorum. Bu insantesi ya da insans
t duyguya kar benim bulduum daha kapsaml, aslnda toplum
sal ve paylalabilir baka bir ey var ve bu, kiiyi rahatsz eden
sunma, mevcut klnma sraryla da balantl. Bana gre Vr Hero-
icus Sublinis izleyiciden onun belli bir tr bak biimine direnme
sini, dnerek kendi iine bakma biimine gemesini, sunumun
plaklnn talep ettii gibi, ortak olarak kurulmu bir mevcudiyet
erevesinde burada olma duygusu ile yzleerek paylalm bir
mekna girebilmek iin bakmasn istiyor; burada, paylalm bir
dnyann sessiz yceliinde. Bu, belki de resmin neyi bilebilecei
ya da dala dorusu, bildiklerinin neler olabilecei hakkndaki ilk
ipularn verir.
Yalnzca bu tuvalin, resmi bu ekilde dnmeye ynelttiini
sanmyorum; dala nce belirtildii gibi, bu resmin gerektirdii ba
k dzeni, figratif resmin Bat geleneindeki en etkili dzenlerin
den biriyle, ibdetle ilgili olanla uyumaktadr. Bu yzden, Vr He-
roicus Sublimism kendini, pek alk olmadk bir biimde ibadetle
ilgili ya da kutsal bir resim olarak gsterirken, kendi nceli diye ta
nd resim geleneini kaldrmaya, kumaya ya da paralamaya a
ltm sanmyorum. Grme edimindeki tek noktay, ok ufak bir
noktay, yani tek izgisel perspektife dayal temsiliyet iin gren
zneyi alp uzatyor; sanki gz bedenin tm yzeyini iine alacak
ekilde bymesine gzbebeini bir delikten etkin bir biimde
yzeye dntryor. Bylece fiziksel bedene ait bu klf, grsel
olana kar hassasiyet kazanyor. Gz, aslnda grmeye devam edi
yor ancak, grmenin optik devreleri deimeden kalyor. lk bata
gren zne, tuvalin nnde bir dizi noktada yer deitirmek zorun
daym gibi grnse de -sanki bir dizi grntnn alnabilecei ko
numu bulmak iin resim boyunca yrmek ya da bir utan dieri
ne bir a izmek gibi- bu duygu, grnt karsndaki bedensel
varlk tam olarak fark edildiinde kayboluyor. Tek nokta perspekti
fin tekillii, grme organnn bedenin tamamm kaplayan bir klf
m gibi eretilenmesi ve grmenin odak noktasnn ksaltlmas sa-
B4N/Sanal vc Ea tetik 49
yesinde salanyor. Bylece de beden ve yalnzca benim bedenim
deil, genel anlamda fiziksel beden, kamusal alanda grme edimi
srasnda kurulan toplumsal beden grntye sunuluyor. Bu neden
le, birden fazla zne ieren bu gren zne, benzerlerine, rnein
Rembrandtm oto-portresini gren zneye oranla grme eylemi s
rasnda daha az mevcut, bir anlamda daha az insani deildir. Kar
latrma yapmak ille de gerekliyse, daha ok mevcut ve daha in
sancldr. yleyse lek, izleyiciyi resimle birletirir, sanatn pay
lalan dnyasna girme noktasn bulmas iin ona yardm eder.

Vir Heroicus Sublimis'i izlerken krmznn egemenliini grrz.


Ancak renk alan iinde noktalar, Newmann farkl renkten fer
muarlar dedii izgiler ya da eritler vardr. Bu fermuarlar tuvale
canllk katar, baka zaman yerletirir ve grme deneyiminin za-
mansallatrlmasna yardmc olurlar. Aslnda fermuarlar, o resmin
tkr tkr ileyen saatidir. Hem engin tekdze kzll yarma girii
mi hem de onun yzeyine braklm iaret ya da izgilerdir. Hem
sunumun arkasndakine ulamamza yarayan bir yol ap, kzlln
altndakini aa kararak resmin derinliini aa vururlar, hem
de rengin nfuz edilemezliine iaret eder ya da tank olurlar. N
fuz edilemeyen krmz yzeye noktalar vurup bakmzn ulaabi
lecei son noktay gsterirler. Fermuarlar fiziksel olarak daha ya
kndan incelendiinde, Nevvmanm tuvale selobant yaptrd ve
zerini boyad grlr ki bu da fermuarn fiziksel olarak tuvalde
krmz alandan daha derin bir katmam kaplad anlamna gelir.
Bununla birlikte, optik olarak fermuar, bir dilimle bir katman ara
snda bir yere denk gelir ve bylelikle resmin arkasnda olan
hem gizler hem de aa vurur. Bu, Newmanm resimlerine bakma
deneyimi iin yzeyle derinlik arasnda dallanp budaklanan bir tr
salnm balatr. Bu salnm, hareket ve zamansallk duyumu yara
tr; bir zaman duygusunu iin iine katar ve temsili sanatn arka
plan, n plan ve orta mesafeleri ele al zerine modellenmi bir
yar-anlat yapsn, bak srecine kazandrr.

50 F4A RK A /Suut ve E ilek


Bu duygu, resmin ierii tarafndan renklendirilir. Bu, dier
Newman yaptlarnda da rastlanan farkl grme deneyimleri sra
snda da var olan J)ir olgudur. Bylece, rengin, bakma zamanna
bal olarak bir tr bask yaratt dnlebilir: Bu yzden bende-
ki zaman duygusu, bakma eyleminin geiciliine kar hassasiye
tim. farkl resimler karsnda farkldr. Genellikle Vr Heroicus
Sublimis'e yakn bir eser olarak kabul edilen Cathedra't (Resim
7) rnein, ilgin bir kartlk belirir. Tpk resimdeki blgelerin
dzeni ve bunlarn geometrik ilikileri gibi tuvalin boyutlar da Vr
Heroicus Sublimis'inkiyle neredeyse ayndr (ykseklii ve geni
lii yaklak 6 mm kadar ksadr): Vr Heroicus Sublinis'teki mer
kez panel beyaz fermuarla aynlan iki kare olarak kopya edilmitir.
Olduka beligin bir biimde deien ey ise renkti ve renk benim
bakma zamanna olan hassasiyetim zerinde bask uygular. Belli
renklerin artrd anlamlar zerine -mavi melankoliyle, krm
z kzgnlkla balantldr gibi- birtakm metafiziksel speklasyon
lar ortaya atmak istemiyorum, nk bu armlar bakma sre
cinde etkili olabilirse de benim bu resimlere olan tepkim, rengin
anlamna ilikin bir armdan kaynaklanmyor. Onlarda var olan
ey beni, metaforik okumalar onaylayacak trden speklasyonlar
yapmaya yneltmiyor. Bunun nedeni, bu tuvallerin aslnda rengi
deil, rengin yol at bakma zamanm, rengin zamanm ieriyor
olmasdr. ki tuvalin karlatrlmasnda ak olan ey her birine
ait ayn bir zaman lei olmas, zaman iaretlemek iin iki farkl
yolun kullanlm olmasdr. V7r Heroicus Sublimis akan zamanda
izlerini brakr, zamanna uygun grnr, Cathedra ise zamann ile
riye dom akn durdurur; ortasndaki beyaz erit, iki mavi kare
arasndaki dayanak veya destek noktas, zaman saatin tik taklarna
ayrr. Vr Heroicus Sublimis ile zaman grebilirken, Cathedra ile
onun vurularm duyabilirim.
Bakma eylemi uasndaki zamann basks dediim eyi, sanat
tarafndan uygulanan bilinli -bu basky gstermek ve aktarmak
niyetinde olma anlamnda bilinli- bir stratejiyle ilikilendirerek
* Piskoposun resmi krss veya alma yeri, katedral anlamna gelen Latince
szck, (y.h.n.)
51
anlayamayz. Sanat resmin ne yaptnn farknda grnmektedir.
Aadaki yorumdan anlalaca gibi sanki Newman bunu bilir :
Resimlerim meknn maniplasyonuyla ve imgeyle deil, zaman
duyumuyla ilgilidir.-6Ancak bu zaman duygusunun bir dier tarih
sel boyutu vardr ki Newman bu boyutun da fazlasyla farkndadr.
Tm projesi kendi kendisini ortaya koymutur, elbette tam da za
manna uygun olarak. Bir dizi deneme, eletiri, mektup ve katalog
lara giri blmleri yazarak Newman, dnyay ve kendisini, elli
nc doum gnnde rtsn kaldraca resme hazrlamtr.
Bu yazlardan biri ilk kez 15 Aralk 1948de, Newman Onenentl
adl yaptn yapmadan bir ay kadar nce The Tiger's Eye'&&yaym
lanm, The Sublime Is Now [Yce Olan imdidir] balkl bir
denemedir. Bu denemede Newman, resminin zamanna uygunluu
konusunu ilgin bir ekilde gndeme getirmitir.
Deneme, Longinustan balayp Burkee, oradan da Kant ve He-
gele kadar srdrlen byk lde ksaltlm bir ycelik tart
masyla balar. Bu ksm denemenin ilk iki paragrafm kapsar; son
raki paragrafta Newman, Rnesans yce ile gzel arasndaki re
kabet asndan yorumlayarak resim gelenei zerinde durmaya
balar. Newmana gre ada sanat, Michelangelonun belirledii
standartlar izlemekte yle zorlanr ki sonunda gzellii yok etme
arzusu gelitirir. Ancak, ycelik duygusuyla karlkl bir iliki ku
ramayan ada sanat, yalnzca gzellik sorusuna takl kalm
tr; en basit biimiyle, Sanat nedir? yani Bir eyi sanat yapt
-gzel- yapan, dierini yapmayan nedir? sorusunu taknt haline
getirmitir. Newmanm iddiasna gre, bu taknt yznden, gzel
likle ilgili dnceler her zaman, yce olan deneyimlemenin yeni
bir yolunu gerekletirme abasnn yerini almtr. Michelangelo
ycelikle ilgili standard belirlemi olsa da, bu standarda ulamak
ondan sonra gelenlere der. Gelgelelim Newman'in syledii gibi,

... ada sanat, yce bir ierikten yoksun olarak yakalandnda yeni
bir yce im ge yaratmaktan cizdi. Geometrik biimselliklerin bo dn-
6. Jean Franois Lyotardn Newman: The Instant" isimli makalesinden alntlan-
mtr, The Lyotard Reader, yay. haz. Andrew Benjamin (Oxford: Basil Blackwell,
1989), s. 247.
52
yas uruna, Rnesansn figr ve nesne imgelerini arptmak ya da ta
mamyla yadsmak dnda onu aamyordu. Soyut matematiksel ba
lantlarn sa lt retorii, gzellik doada olsun ya da olmasn, gzelliin
doasyla ilg ili mcadelenin ortasna dmt.7

Bu rekabet, Newman'a gre, Amerikal sanatlarn en azndan ba


zlarm, New York Okulundaki arkadalaryla ilikilendirdikleri
kahramanca bir durua yneltmitir. Aslnda, bu dum Amerika'nn
bir tarihi olmamas, baka bir deyile, Avrupa kltrnn arl
ndan bamsz olmas gereiyle yetkinlik kazanr. Bylece
Amerikal sanatlar iin yce ierikten yoksun bir yce sanat ya
ratmay tasarlamak mmkn olmutur. Bu yce ierik, gemite an
latmsa!, tarihsel ya da ibadetle ilgili olsun, sanatn nemli konu
malzemesini oluturmutu. Bu durum Newmani u soruyu sorma
ya ynlendirdi: imdi ortaya kan nasl sorusudur; yce olarak
adlandrlabilecek efsane ya da mitlerden yoksun bir ada yayor
sak, saf ilikilere herhangi bir yceltmenin girmesini kabul etmi
yorsak, soyut bir dnyada yaamay reddediyorsak, nasl yce bir
sanat yaratabiliriz?8 Yant, gemiin ykn geride brakma, u
anda olma, am tm varlyla hissetme arzusu ya da niyeti biimin
de ortaya kar. Bazlar metafizik ya da mistik sz daarcnn bu
kadar aka kullanlmasndan biraz rahatszlk duyabilir, fakat
byle armlar Newman bizzat ve etkin bir biimde aramtr.
Kendi yaptlarna verdii adlarda -burada, Onement- bu aka
grlmektedir aslnda. Zamanna uygun olma duyumu, o anda bu
lunma, imdide olma, hem unutuun hem de bir tr zgrlemenin
bir biimi olarak nitelendirilir. Newman yle yazar:

Modas gem i v e ad bir efsanenin kullanlmayan desteklerine


ihtiyacmz yok. Gereklikleri besbelli, modas gem i imgeleri a
rtran destek ve koltuk deneklerinden arnm, hem yce hem de g
zel im geler yaratyoruz. Kendimizi Bat Avrupa resminin aralar ola
gelen bellek, arm, nostalji, efsane, mit ya da her ne derseniz deyin,
o engellerden kurtaryoruz.*

7. Newman, Selected Writings, s. 173.


8. a.g.y.
9. a.g.y.
53
Kendini gemiten bamsz klma, ada sanatnn kendi dene
yimlerine dayanarak sanat yapmasna, imdiki ann imge yaratma
paras olmasna olanak verir ve ycelii imdinin bilinmeyen de
nizlerine teslim eder. Bu yzden, Newmana gre yce olan artk
ne eski tarz sunumlara ne de temsiliyetin modas gemi biimleri
ne aittir, hele hele temsiliyetin ieriinde hi yer almamaktadr. De
nemenin balnda belirtildii gibi: Yce olann zaman imdidir.
Eer sanat bu ana eriebilirse, imdinin sanatn yapld ana
gemesine izin verirse Newmanin akimdaki imgeler -rnein
Rothko, Pollock, Gottlieb ya da Still tarafndan resmedilenler-*- Ba
t geleneinin herhangi bir bayaptndan daha ok (ya da az) rahat
sz edici olmaz. Bylece Newman denemeyi yle sonulandrr:
saya, insana ya da yaama dayanarak katedraller yapmak yeri
ne, [onlar] kendimize, duygularmza dayanarak yapyoruz. Yarat
tmz imge ak bir vahiy; tarihin nostalji gzlklerini takmadan
bakan herkes tarafndan anlalabilecek derecede gerek ve somut
tur.10
Yce olan imdidir bildirisi, yapt aka zaman, zamana uy
gunluunu sorgulamaya iterken ayn zamanda da yce olann ayn
anda oluunu vurgulamaktadr. Yce olan imdi diye tanmlan
maktadr. Byle zamanna uygunluk, o an iin doru, o anda doru
olmak, elbette zamana uygunsuzluun ya da zamanszln da bir
biimidir. imdide olmak zamann ileri doru hareketine kar
bir direni biimidir; hem gelecee kar bir tedbir hem de iinde
bulunulan ann kanlmaz bir biimde gemiin iinde erimesine
kar yaplan bir hcumdur. Zamana uygunluk, hem zamann iin
de hem de dnda olmak demektir. Eer Newman kendisinin ve sa
nat arkadalarnn yaptlarm byle nitelendiriyorsa, benzer usul
ler imgeyi anlamak isteyen izleyicinin de zerine gider. Drtsel
bir ey Newmanm yaptlarn grme deneyimini kuatr; bu, kii
nin kendi varlm, sanat yaptnn zaman-dnyasnda, yce olann
annda kapatlp kalm olarak hissetmesine yol aan bir itici g
tr.
inde bulunulan ann, hem izleyici hem de yaptn kendisi tara
10. a.g.y.
54
fndan hissedilen duyumu, Newmanm en grkemli resimlerini ve
heykellerini kuatmak iin devreye girmitir. Newman, kendi deyi
miyle izleyiciyi mevcut klma fikrine tekrar tekrar dnmtr.
Bana yle geliyor ki kiinin orada olmann basksn kabullenmeyi
renmesi gerekmektedir; dier bir deyile, bu, en azndan ilk ba
ta doal bir biimde ya da kesin olarak hissedilmez. Bu blmn
banda, resim yapmaya hazrlanrken, mevcudiyetin potansiyel
olarak rekabet halindeki iki ifadesini uzlatrma ihtiyacn kabul
lenmek gerekir derken bunu kastetmitim. Belki de birok izleyici
nin, Newmanin tuvalleri karsnda, yaptlarn kendilerinden talep
ettii eyleri fark edince belirgin bir rahatszlk duymalarnn nede
ni budur. Grkemli sanat yaptlar karsnda ilk bata duyulan ra
hatszlk duyumu ender rastlanan bir ey deildir ve bu ksmen,
byle yaptlarn ilan ettii srarl bir biimde mevcut olma istein
den kaynaklanr. Mevcudiyetin basksm kabullenmeyi renme
nin bir yolu, belki de tek yolu, grkemli sanat yaptlarnn uyandr
d rahatszlk duyumuyla tekrar tekrar karlamaktr. Bu gerek
letiinde, yani rahatszlk duyumu daha az can skc bir nitelik ka
zandnda -ben bu durumu bu anda olma istei diye adlandr
yorum- bu istek hem beni kendimden uzaklatrr hem de ayn za
manda, daha byk bir tamlk ve z-mevcudiyet duyumuna ynel
tir. Byle yaptlar karsnda hibir zaman rahat olacakmm gibi
gelmiyor bana, bu adan bakddnda rahatszlk her zaman ola
caktr. Ancak arma durumunun balamasna yol aarak benim
merakm uyandran ey tam da bu tortunun kendisidir. Vir Hero-
icus Sublimis sz konusu olduunda aklma gelen en iyi terim din-
ginlik'tk.

Sanat eletirmeni Davis Sylvester ile 1965 ylnda yapt bir ko


numada Newman yle demitir:

... yaptmla ilgili olarak im diye kadar sylenm i en gzel eylerden


biri sizin, resimlerimin karsnda durduunuzda kendinize ait bir l
ek hissi duyduunuzu sylemenizdi. Sannm demek istediiniz ey
11. Lyotard, Newman: The lnstanttan alntlanmtr, s. 247.
55
buydu ve benim yapmaya altm da bu: Resmimin nnde ona ba
kan kii kendisinin de orada olduunu bilmeliydi. Bana gre, bulun
duun yeri hissetm e duyumu yalnzca gizemli deildir, o aym zaman
da metafizik gereklik duyumunu da ierir.15

Kendisinin orada olduunu bilmek duyumu imge ile yakalanan


bir ey deildir, yani onun ierii olarak adlandrlamaz. Daha ok,
izleyici ile yaptn karlamas srasnda ortaya kar. Konuyu by
le ele alyorum, nk bu sanat yaptyla olan kendi deneyimimin
tamamen grselliin snrlan iinde kalmad konusunda srarl
ym. Bu yapt duyumsamam tmyle bakma etkinliini -en azn
dan bu etkinliin genel anlamda anlald biimiyle- ilgilendiren
bir ey deildi. Ben Newmanin, daha ak bir felsefi dzeyde, yan
k bulmu -knlm a uram-, duygulanm ve bilile ilintili tepki
ler iin bir aralk brakmay hedeflediine inanyorum; sanki gzle
ilgili olan varlkbilimsel olana dntrlebilirmi, varln gzy
le grlebilirmi gibi. Bylece mevcut olmann fiziksel gerei, ya
ni bakn bu annda burada olmak, var olmann metafizik duyumu
nu rtecektir. Newman'm sanatyla olan deneyimim -hem duygu
lanm hem de bili asndan- bana var olmak duygusunun nasl bir
eye benzediini hissettirdi ya da daha doru bir biimde, var oldu
umu hissetmeme yardm etti; bu, sanki parmaklarmn arasnda
ovalayabileceim, kalnln lebileceim, yzeyini hissedebile
ceim bir eydi. Bakmann, Vr Heroicus Sublimis ile olan karla
mamn yalnzca bir blmn oluturduunu ileri srerek demek
istediim buydu. Bu deneyim, genel anlamda yalnzca optik snr
lar iinde kalmann ok tesindedir. Newman bunu yle aklar:
... umarm hem heykel hem de resim, bakan kiiye bir yer duyu
mu, bir orada olma duyumu verir.13Ancak kendisinin orada oldu
unu bilmek ne demektir? Nasl bir bilme olabilir bu? Newman
sz konusu olduunda, bilmek yalnzca grlen eylerle ilgili de
ildir, nk izleyicinin herhangi bir grsel etkinlii aym etkiye sa
hip olacaktr. Aslnda, grsel duyulara ek olarak, kiinin duymak,
hissetmek, yani sinir sisteminin uyarldn fark etmek ile bilmek
12. a.g.y., s. 257.
13. a.g.y., s. 273.

56
arasndaki fark anlamas gereklidir. Dier bir deyile, insan bir e
yi bilmenin nasl bir duygu olduunu anlayabilmeli ve duygulanm
ile biliin bulunduu aral hissedebilmelidir. Bu anlamda bak
mak, kiinin kendisini metafizik olarak imdiklemesi duyumuna
yakndr. Orada olma duyusu hem fiziksel hem de fiziksel olma
yan duyulann uyarlmasyla elde edilir.
Yukanda sz edilen dncelerin nda Vr Heroicus Subli-
mise yemden dnmek istiyorum. Bu tuvale bakmak gerekten de
inam farkl hissettirir; bu yalnzca, bu imgeye zg olmaktan uzak
olan bakma etkinliinin byk lde bilincinde olmamdan kay
naklanmaz; etkinliin gerekletii meknn (hem gerek fiziki
mekn, yani New York Modem Sanatlar Mzesinin kamusal orta
m, hem de tuvalin kendisinin yaratt resimsel mekn) olduka
ykl olmasndan da kaynaklanmaz. Bu iki ey de, odaklanmaya
altm, grme ediminden ok, tank olma edimine benzeyen
duyguya katkda bulunur. Aslnda bu imgeyi grebilmeye balama
dan nce bakmakta olduum eye tank olmak zorundaym; bu an
lamda bakmak hi de grsel bir etkinlie benzemez, daha ok var
ln ya da varlk duygusunun fark edilmesine benzer. Neredeyse
bir ey grsele ait olan alandan karlm, her zamanki yerinden
alnp bilinmedik baka bir yere gtrlm gibidir. O ey benim
kendi mevcudiyetimi saptamamdr. Orada olduuma, grme yetisi
nin onayyla deil -bir aynann nnde durmuyorum-, ancak gr
me duyusunun baka bir duyu (Aydnlanma dnrlerinin isel
duyu ya da beeni dedikleri ey) iinde zlmesi sayesinde tank
lk ederim. Bu, zorunlu olarak gr iinde bir dokunma duyumu
uyandm, sanki dokunma duyusu grme yetisine dahil olmu gibi
dir. 1962 ylnda yaymlam, Dorothy Gees Seckler ile yaplan bir
syleide Newman bunu yle anlatr: Benim resimlerimin nn
de duran herhangi bir kii, dikey kubbeye benzer tonozlarn kendi
sini kuattn hisseder ve varlnn mekn btnl duyumun
da canl olduunu fark eder. Bu, bir evre yaratmann kartdr.
evre resimden ayrdr.
Syleinin bu blmnde Newman, resimlerinin, iinde sergi
14. a.g.y., s. 250.
57
lendikleri evreye kar bir eit saldrganlk besledikleri ve doru
bir biimde grlmek zere kendi evre"lerini yarattklar dn
cesini yantlyordu. Newman, kendi imgelerinin bir mekn duyusu
yarattna iaret ederek buna kar kyordu. Benim gelitirdiim
terimlere gre mekn duyusu, imgeye ulamak iin katedeceimiz
uzaklkla balantldr. Newmanm tuvalleri, byk ya da kk ol
sun, uzaklk sorusunu zellikle ilgin yollardan ortaya srerler,
nk boyut, imgeyi grmek iin gerekli konumu belirlemede iyi
bir l deildir. Ksa bir anekdot bu noktay daha iyi aydnlatr. Vr
Heroicus Sublimis'i en son 1999 ylnda, New York Modem Sanat
lar Mzesi'ndeki Jackson Pollockun retrospektif sergisi srasmda
grmtm. Bu olduka geni kapsaml gsteri iin, genelde sabit
koleksiyonlarn bulunduu odalar kullanlmt, bu yzden baz sa
bit koleksiyonlar dnml sergiler iin ayrlm olan bodrum ka
tma indirmek gerekmiti. Bu yaptlarn arasnda Newmanm tuvali
de vard ve merdivenlerin bitiminde yer alan olduka uzun bir oda
nn sonundaki duvara aslmt. Bu nedenle uzun bir mesafeden tu
vale doru yaklamak, daha ok bir nesnenin zerine zum yapan
kamerann yarataca duyuma benziyordu. Bu olduka uzak ko
numdan bakldnda, tuval hareketsiz grnyordu. Mzenin me
knna eklenen bir renkten ibaretti ve tuhaf bir biimde boyutu,
onun bizi ona bakmaya ve onunla birlikte olmaya zorlamasna ili
kin duyguyu azaltyordu. Newmanin kendisi de byk resimleri
nin bu zellii hakknda yorumda bulunmutu: Byk resimlere
uzaktan bakmak gibi bir eilim vardr. Bu sergideki byk resimle
rin yakndan grlmeleri planlanmtr.15
Newmanin resimleri uzaklk sorusunu ak bir biimde ortaya
atar; izleyicinin, kendisini, yapta tanklk etme edimi olarak lek-
lendirmesini ister. Bu da mevcudiyetin potansiyel olarak rekabet
halindeki iki ifadesini uzlatrmann gereklilii dediim eyi izleyi
cinin kabul etmesini ister; bu iki mevcudiyet ifadesinin biri imge
tarafndan oluturulur, dieri de izleyici tarafndan ilan edilir. Bu
iki konumun uzlatrlmas srasnda bakan kii ile tuval arasndaki
uzaklk neredeyse silinir, nk en uygun grme noktas, tuvalin
15. a.g.y., s. 178.

58
kendisinin resmi grmek iin gerekli mekanizmann bir paras ol
duunu ileri srercesine, imgenin kaplad meknla zdeleir.
Burada grme, optik alanda tekrar tekrar yaplan denemelerin bir
fonksiyonudur. Grdm ey, ancak imgenin gr alanna sun
duklarnn, grmeme izin verdii eylerin himayesinde grlebilir.
Gerekte yle de sylenebilir; benim onu grdm kadar resim
de beni grr ve bu kesinlikle uzakln bir fonksiyonudur. By-
lece optik olan o derece rtlr ki rengin zaman, deneyimi kuat
maktayken bile izleyici sanki bir renkkrne dnr.
Bu zaman duygusu, benim geleneksel ibadetle ilgili poliptikle-
rin bir yanks ya da onlardan sonra oluan bir imge olarak dn
dm Vr Heroicus Sublimis'in biiminin, yceltilmi anlatya da
yanan yaps tarafndan glendirilir. Bu durum Newmanm Argos"
(1949; Resim 8) ya da Dionysius"' (1949; Resim 9) gibi resimlerin
deki yatay fermuarlarm neden daha az zorlayc bulduumu ks
men aklar. Bu resimler, grme deneyimini yanl eksen boyunca
bler, sanki yataylk eylerin maddeci dnyasnda an sradan bir
olgu gibidir ve deneyimi ok sk bir biimde optik ya da fiziksel
duyulara balar. Sanki yatay fermuar, neredeyse bir eit izgi ola
rak okunmal ya da yorumlanmalym gibi orada durur. Doal ola
rak bu imgeleri daha az baarl ve tatmin edici bulurum; dikey fer-
muarl olanlar kadar ykselemez gibi grnrler. Tuhaf bir biim
de bunun tersi, dikeyleri hareketsiz, yankdan yoksun, yataylan ha
yat dolu, kar konulmaz grnen Rothko iin geerlidir. Bu yz
den eer Vir Heroicus Sublimis, derinde bir yerde ya da bilinalt
dzeyinde poliptik resmin biimsel dzenini yceletirmise, d
paneller hareketsiz klnp fiziksel dayanak tuvalin yzeyinde bir iz
ya da izgi haline geldiinde, bu duruma nasl bir anlam yklene-
* Poliptik: Avrupa sanatnda ten fazla sayda birbirine bitiik resim levhasn
ieren dinsel ierikli sanat yaptlarna verilen genel ad. (.n.)
** Argos: Yunan mitolojisinde bazen Inakhos, Agenor ya da Arestorun olu, ba
zen de yerli bir kahraman olarak tanmlanan figr. Bann ya da bedeninin her
yanna dalm 100 gznden dolay Panoptes [Hepgzj diye adlandrlmtr;
Yunanistanda Peloponisos Yarmadasfnn kuzeydousunda Argolis Krfezi ya
knlarnda bir blge, (.n.)
Dionysius: 22 Temmuz 259-26 Aralk 268 tarihleri arasndaki papa.

59
bilir? mgenin zorunlu olarak ortaya koyduu, kalc olarak izleme
ye at ey nedir?
Ben bunu, sunumun plaklnn -burada krmznn- d pa
nellerin imgenin merkezi zerine kapatlamayaca gereiyle g
lendirilmesi olarak alyorum. Sonuta, grme deneyiminin iinde
ifrelenmi, kiinin gzn kapamas iin belli bir emir vardr; po-
liptiin d panellerinin hareket edemezlii neredeyse bunun yerine
baka bir hareket biimini zorunlu klar ki o da gr alannun ka
patlmasdr. Bu durum gerekletiinde, kiinin daha iyi grmek
iin gzlerini kapatmas kt bir yntem deildir. Her durumda g
rntnn gidip gelmesi, resmin dzlemine olan yaknlk duygumu
younlatrr, yle ki kendi meknm, imgenin haykrmakta oldu
u tek bir renkle sarlm bir biimde hissetmeye balarm. lknce
bakarm, sonra gzlerim kapalyken bir imge sonras berraklyla
grmeye balarm. lknce kendimi imgeye sunar, sonra da kendi
mi ona iyice yaknlam, neredeyse onun bedeninde nefes alyor
mu gibi hissederim. Burasyla oras arasndaki salnmda, gzle
rim gittike daha da alr, daha iyi grmeye balarm. Yeniden u
soruyu sormaya yneltilirim: Bu sanat yapt ne biliyor? Bunun ne
redeyse anlatlamaz olduu gereinin nda soruyu yle dei
tiriyor, yani soruyu u ekilde sormann daha iyi olacana karar
veriyorum: Onun bilme yolu nedir? Ama bu, gl bir biimde
hissettiim, yapta daha da yaknlam olma duygumu -daha yak
nmdr ama bu yaknlk yeterli deildir- eksiltmez. Bu bende yap
tn derinliiyle ilgili sanal bir etki brakr; bu, onun iinde yer alan
ve henz kavrayamadm bir ey, belki de iinde li bulunmad
m bir mekndr.
Bu ibadetle ilgili bir resimdir. Bende, Piero della Francescamn
Madonna del Pano sunun uyandrd hayranlk duygusunu uyan
drr. Benim mevcut olma isteimi iine eker. Bu duyuma daha da
yaklamann bir yolu, benim bu tuvale verdiim tepkileri Nevvman
ve baka ressamlar tarafndan yaplm dier tuvallere verdiim
tepkilerle karlatrmaktn. rnein, bu tepkinin, Cathedra'am
bende uyandrd tepkiden ne fark vardr? Ya da Rothko'nun ben
zer soyut tuvallerinin uyandrdklarndan fark nedir? Vr Heroicus
60
Sublimisin karsnda duyduum en gl etki dinginliktir. mge
beni dinginletiriyor, bir eit huzur veriyor, kendimle ba baa kal
mam salyor gibidir. Bu sakinlik, dinginlik duygusu, dncele
rin rahatlamasna izin verir. Bu durumdayken baka trl grrm;
aslnda, baka durumdayken bilgi olarak ulaamayacam eyleri
bildiimin farkna varrm. Bu resme bakmak, benden baklarm
sustumay renmemi ister; bu, Newmanin New York Okulun-
dan ressam arkada Jackson Pollockun damla resimlerinin iste
dii bak tarznn tam tersidir. Bu sakin, dingin, huzurlu mekn be
nim duygulanm tepkimin malzemesidir ve bu duygu, szde benze
ri olan Cathedra tuvalinin uyandrd duygudan olduka farkldr.
Cathedra'mn mavi ifadesinde, dinginlikten ok kendine hkim ol
ma ya da zarafet gibi bir ey bulurum. Cathedra'mn geometrik d
zeninin bir arl, amal bir ciddiyeti vardr. Biimsel olarak eit
derecede dzenli olan Vr Heroicus Sublimis gibi bir imge, dingin
lie yneltse de. Cathedramn genel etkisinin kusursuzluundan
yoksundur.
Farkl bir mek olarak 1952 tarihli Achilles'i* [Akhilleus] ele
alrsak-, Achilles't e merkezdeki krmz panelin trtld kenar, gz
dinginlik duyumu denebilecek her eyden uzaklatrr. mge, Vir
Heroicus Sublimis'teki sakinlik ve huzurdan yoksundur: Benim al
glama deneyimimi rahatsz eder, retinamn yanmasna neden olur,
beni talepkr, huzuru kam, an heyecanl ve kendini kaybetmi
bir halde brakr. Elbette renkteki farkll hissediyorum; Who's Af
raid o f Red, Yellow and Blue IV (1969-1970; Resim 10) [Kim Kor
kar Krmz, San ve Maviden IV], kar karya duran krmz ve
san kareleriyle Achilles'te n daha ak, neeli ve gvenli hissettirir.
Newmanin 4 Temmuz 1970teki lmnden nce yapt son re
sim olan bu tuval, neredeyse ressamlara zg bir inanla kurum
satmaktadr. Adndan da anlalaca zere, hibir ey ondaki sunu
mun gcn aabilecek gibi grnmemektedir. Yine de onun bu s
tnl zerimde bask oluturmaz; onun gururlu gveninde yk-
selirim; onun kendine olan grkemli inanc beni yetkilendirse de bu
* Achilles: Akhilleus ya da Ail olarak da bilinen. Yunan mitolojisinde bir kahra
man, Troya Sava'nda Agamemnon ordusunun en yiit, en yakkl ve en b-
yOk savasdr, (.n.)
61
inan karsnda dilim tutulur. Bu tuvalin karsnda hem duygula
nm hem de bilisel adan burada, bu sunumda olmann nasl bir
ey olduunu hissederim.
Newmanin dnsel dokunuunu, ok daha fiziksel olan Roth
ko nun tuvalleriyle, diyelim ki, Vr Heroicus Sublimis ile benzer,
neredeyse aym renk yapsndaki i/acfc over Reds (1957: Resim 11)
[Krmzlar stnde Siyah] gibi bir tuvalle karlatracak olursam
baka farklar da bulabilirim. Rothkonun imgesinde, renk deerle
rinin katmanlar halinde srlmesiyle oluturulan derinlik perspek
tifindeki deikenlik, izleme deneyimine bir dalgalanma verir.
Rothko'nun resmi, uzakl -izleyicinin konumu ve ayn zamanda
imgenin derinlii bakmndan- Newmaninkinden olduka farkl
bir biimde ifade eder. Resme yaklatmda, ilk bata siyah panel
tarafndan verilen derinlik duyumu olarak algladm ey bir yze
ye dnr; uzaklatnnda ise krmz glgelerin basamaklar da
ha az belirgin hale gelir. Ama renklerin kavgasnn titreimlerini ya
kalayabilmek iin hareket etmeli, yaklamal ve uzaklamalym.
Newman, Clement Greenberge de belirttii gibi, renk yaplaryla
oynamamtr. Ondaki renk saftr, sanki daha byk bir enginlikten
gelen bir kalptr, bir lekeden ok bir damgadr. Renk karsnda
ki bu tutum, Newmanm onun parlamasna ya da nefes almasna
izin vermesi, izleyicide. Rothkonun yaptnn yol atndan ok
daha farkl bir duygu uyandrr. Bu farkllk ksmen uzakln bir
fonksiyonudur. Newmanm yaptyla ok yakn olmak gerekte
olanakszdr; bakmak, onun sunumunu paylaarak imgeyle birlikte
olmaya dnmek zorundadr. Bu yzden. Vr Heroicus Sublimis'm
yol at duygulanm tepkimi anlatmak iin dinginlik szcn
uygun bulurken, Black over Reds'&(1957) olan tepkimi ifade ede
bilmek iin baka bir szce gereksinim duyuyorum: seslilik.
Rothkonun bu tuvaline bakmak bir yanklanma duygusu uyandr
makta, hem resim, hem benim onunla olan estetik deneyimim, dn
yayla birlikte yanklanmaktadr.
Bu blm boyunca. Bu sanat yapt ne biliyor? sorusuna veri
lebilecek yantn ne olabileceini, birbirinden biraz farkl olan bi
imlerde ifade etmeye altm. Dinginlik terimini kullanmaktaki
62
dayanak noktam. Vr Heroicus Sublimistek sanat unsurunun ieri
ini betimlemekti. Bu ierie, ancak Newmann tuvalinin bende
yaratt duygulanm tepkisiyle ulalabileceinden, sz konusu
ierik ayn zamanda bu tepkinin ierii olarak da alglanabilir. Bu
ikisi birbirine bamldr; her biri yalnzca bir dieri sayesinde g
rnr klnr. Ama bu durum, dinginlik duygusunun ortaya karl
mas ya da tanmlanmas olarak anlalmamaldr. Byle bir duygu.
estetik tepkinin ayrlmaz bir parasdr ve dikkati doru yere y
neltmeye yardmc olsa da, tam manasyla, tepkinin bir yan etkisi
ya da ondan kalan bir tortudur. Dier bir deyile, benim dinginlik
duygum, bu tuvale olan estetik tepkime elik edebilir de etmeyebi
lir de. rnein, baka birinin bu resim karsnda olduka faikl bir
ey hissedip, yine de yapttaki huzuru alglayabilmesi tamamen
olasdr.
Sormu olduum soruya, yani Vr Heroicus Sublinis ne ekil
de bilir? sorusuna yant verebildiim lde, kendi duygulanm
tepkimin ieriine bavurdum. Ancak duygunun orada karlat
m tek malzeme olmadn da vurgulamak istiyorum. Aslmda, be
nim duygulanm ya da estetik deneyimim, duygulardan daha an bir
ortamda, duygusallkla bili arasnda bir yerde durur. Kendi kendi
me, bilmek sorusunu sorarm, nk byle yaparak dikkati yalnz
ca duyulara yneltmekten kanm olurum. Bilmek sorusu bana
yaptn kendisinin bir nitelii gibi gelir. Tuvalin kendisi iin sakl
yor grnd ey bana yine de dinginlik sunar. Bunu yakaladm,
ona ulatm zaman, gizemli bir ekilde titreimlerini almaya ba
ladmda, hi olmadm kadar derinden etkilenirim.

63
Ill
Berraklk: Glenn G oulddan Goldberg (1981)

Mzik sanatna nasl yaklalmaldr? Burada yalnzca dinleme et


kinliinin fiziksel doasn, yani bedenin mzikle ilikisini nitele
yen dikkatle dinleyen kula ve gergin vcudu deil; ayn zamanda
da mzii kabullenmek iin gereken zihin hazrlm da sorgula
mak istiyorum. O zaman soru yle de sorulabilir: nsan kendini
mzie nasl haznlayabilir?
Konuyu bu ekilde dnmek mzikle dier sanatlar arasndaki
farklarn altm izer; sanki bakmaya hazn olmak, grsel olana yak
lamalm gerekli bir nkoulu deil de yalnzca bir biimiymi gi
bi, hi beklemediimiz bir anda bizi etkileme kapasitesine sahip
olan grsel sanatlarn tersine, mzikte ilknce mzik olarak sesi
duymamz gerekir. Doal olarak bir ses de bizi etkileyebilir, hazr
64
lksz yakalayabilir. Mzik bizi artmak iin pusuya yatm da
olabilir; ancak bu durumun gereklemesi iin zaten o anda mzik
le birlikte dinliyor olmamz gerekir. Grsel sanat bizi artmaya
daha yatkndr, nk grsel sanattaki zamanlama kipleri anlk al
glamaya izin verir, oysa mzik, sre, sreklilik ve ardkla da
yanan zaman dnyasnda yer alr. Mzikteki zamanlama kipleri,
mzik ilerledike ona ayak uydurarak ya da uydurmayarak kendi
mizi altrmamz gerektirir ve bizi zamann iinde dinlemeye yn
lendirir. Sonuta, mziin zamansallkla kanlmaz olarak karma
k bir ilikisi vardr. Ben zamann iinde almak kavramn ve za
man tkenir gibi grnrken, zam a n n sonunda dinlemenin ne de
mek olabileceini amaya baladka, bu iliki daha da nemli rol
oynayacaktr. Zamansallkla olan bu karmak iliki, mzie, gr
sel saatlarki gibi birdenbire yaklama olgusundan sz etmeyi bi
zim iin olanaksz klyor. Bu yzden ben, mzie nasl hazrlan-
labilir sorusuyla balyorum.
Mzik sanatn tanmlamaya alrken, mzikle ses ya da g
rltyle dzenli ses arasnda var olan olduka belirgin bir farkla
karlarz. Bu durum, mzii byle farklarn ok belirgin olmad
dier sanatlardan, rnein snrn daha az fark edildii grsel sa
natlardan ayrr gibi grnmektedir. Ancak mzikte, sesin tasarm
l bir yaps yoktur, baka bir deyile tasarlanm biimden yoksun
olan ses, mzik olarak duyulamaz. Mzik, dnyann sesini uzak tu
tar. Buradan, dnyann sesinin mzikle ya da en azndan belli m
zik trlerinin bir ksmyla dzenlenemeyecei anlam kmaz. G
rlt, mzikle sarlabilir ya da en azndan Karlheinz Stockha-
usenin Helicopter Quartetindeki gibi kontrpuan olarak kullanla
bilir. Fakat bu durum bizi, mzik olarak duyduumuz seslere kar
taknmamz gereken temel tavrlar zmlemeye yneltir: Dinle
mekte olan kulak, yap ya da dzen benzeri bir eyi ve bylece se
si dzene sokmak iin yaplan bir giriimin izini tanmak zorunda
dr. O biim ya da yapy dinlemek zorunda deilizdir; aslnda
onunla birlikte dinliyor olsak da neredeyse dikkatimizi ona verme
yiz. Bu anlamda, mzii duymak mzik dinlemekten ayrlmaldr.
rnein, dnyann sesini duyuyorum deseydim tuhaf kaard; eer
P5N/Su vcH*tetik 65
kendi varlmn sesinden uzaklamaya alp sanki srekli kendi
nefes almn ya da kalp atmn sesinin farkna varrsam byle bir
ey syleyebilirim. Ancak dnyann sesini dinliyorum dediimde
tuhaf ya da sama olmazd. Burada belli bir dikkat biiminin mzi
e hazrlanrken bize elik ettiini gryoruz: mzii duymamz
salayacak dikkatli bir kip gelitirmeyi zendiriyoruz ve benim za
man iinde dinlemeye hazrlanmak olarak aldm ey ite bu kip
tir.
Bir eyi dinlemek, maksatl bir etkinlie dayanr; bu etkinlik
iinde, dikkatin yneldii nesne maksatl edim ile balantlanr.
Oysa bir eyi duymak daha dikkatsiz bir ekilde ilerler, sanki kii
bir eye ynelmeden, maksatsz bir biimde dinliyor ve bylece ku
lan yol gsterici doasnn farkna varyor gibidir. Dahas, mzi
i duymak srekli deildir, nk dikkatin kendisi alr ve kapa
nr, duyargalarn etrafnda ordan oraya atlar, bir an basa ynelip,
sonra kemana, nce sola, sonra saa dner. Bununla birlikte, dikka
tin bu yanardner zellii neyi dinlediimizi, neyi duyduumuzdan
ayrmaya yardm eder.
Bu durum, mziin baka bir zelliine, yani mzii yaln ses
ten ayrmamz salayan, hem sesi hem de sesin duyulduu dikkat
li durumu ieren zamasal klfa iaret eder. Bu klfn bir yaps, ta
nmlanabilir bir biimi ya da ekli vardr, nk mziin varl za
man iinde yer alr. yleyse mziin maddesellii iki eyin birle
mesinden oluur: ses ve zaman. Btn sanat biimlerinde olduu
gibi, mzik bir dereceye kadar kendi maddeselliini sorgular. M
zik, zamann sesi ve sesin zamannn bir sorgulamasdr: Mzii sa
nat yapan sav budur. Byle bir sorgulama, mziin varln belir
leyen ve kendi zamansall iinde onu blmlere ayran zamann
zgl niteliklerini aratrmakla ilintilidir. Her ne kadar mzik ara
clyla zaman hakknda konuabilsek de, burada mziin zaman
belirtmediine dikkat etmekte yarar var. Zamansalln bu ikilii
nin, dier bir deyile mziin alnd gerek zaman ile mziin
zaman arasndaki gerilimin farkna varyor olmamz, benim sanat
tartmas olarak adlandrdm eyi bir an iin de olsa grebilme
mizi salar. te mzikle karlamamzn yol at, zamansallk
66 FSARKA/Sanat ve Estetik
zerine bu ikili bak as, bizi sanat yaptnn dnyas hakknda
bir eyler dnmeye iter.
Zamansall mzikle ilikisi asndan anlayabilmek iin dinle
me etkinliini, bir nceki blmdeki grme tartmasna kout ola
rak ele almak yararl olacaktr. Biraz nce nitelediim dinleme t
r, yani dinleyicinin etkinlii ile ounlukla dikkatini kard se
se ynelten icracnn ya da mzisyenin dinleme deneyimi birbirin
den ayr olarak ele alnmaldr. Bunun nedeni, mzik yapmak iin
gerekli olan konsantrasyonla, icra etmeksizin yalnzca mzik dinle
mek iin gerekli olan konsantrasyonun ayn ey olmamasdr. Da
has, icra etmeyen birinin dinleme etkinlii sonucunda oluan kon
santrasyon. dinleme etkinliini daha nce belirttiim mzii duy
ma etkinliine dntrdnden, bir icracnn konsantrasyonun
dan olduka farkldr. Hem icraclar hem de dinleyiciler iki kon
santrasyon biimine de sahip olabilirler, ancak dinleyicilerinki da
ha dikkatsiz bir konsantrasyon kipidir. lerde de grlecei gibi, her
ne kadar Gouldun mzik yaparken yeledii kip kincisi olsa da,
bu, icra edenler iin allm bir kip deildir.
Mzii duymada genellikle duygulanm deneyimini duygu
asndan betimleriz. Her ne kadar grsel sanat, yazn ve benzeri
sanat biimlerinde de byle betimlemelerle karlaabilirsek de
mzikte bu durum dier sanat biimlerine oranla daha yaygndr.
yleyse mzik iin hazrlanmak, belli bir duygu tr iin bir hazr
lk ya da belli bir duyguyu tatma istei olarak anlalabilir. ou
zaman bu duyumun doas gizemli ve ulalmazdr, nk sesin an
lamsal bir kaydnn olmamas duyguyu betimlemeyi olanaksz
klmaktadr. Baz mzik trleri, rnein program mzikleri, kullan
dklar perde ya da ezgiler sanki dilin alanna giriyormu gibi, ba
zen anlamsal terimlerle tartlsalar da bu srad bir durum olarak
grnr. Gelgelelim, sesin duygularla balants konusundaki du
yum, mzii duymann bir paras kabul edilirken, mziin yol
aaca duygulanm tepkileri hakknda konumak, onlar aratr
mak ve zmlemek iin sahip olduumuz sz daarcnn kstl
l olduka artcdr. Giri blmnde belirttiim gibi, byle du
yumlar szcklere dkmek iin yaplacak her giriim, tepkiyi yok
67
etme riskini de beraberinde tar. Ancak bu duyguyu dierlerine
iletme, onlarla paylama arzusu ya da gereksinimi de ounlukla
duygunun kendisine elik eder. Bu olduka youn itepi, ou kez,
sanki mzik karsndaki bedensel mevcudiyetimiz, duyduumuz
sesle birlikte yanklanan bir eit ses yanstcsna dnyormu-
asma, fiziksel davurumla ortaya kar. yleyse deneyimledii-
miz duygunun ounlukla fiziksel bir unsuru olacaktr; aslmda din
leme etkinliini fzikselletirmemiz, zamann iinde dinlemenin
bedensel sunumu, bu durumda duygumuzun kant olarak grlebi
lir. Bu, biz dinleyicilerin, mziin kendisiyle ayn zaman ve mek
n paylatmzn, onun habitus'unun, ses dnyasnn bir paras
olduumuzun bir kam tidir.
Duyduumuz sesin mzik olduunu anladmz andaki dn
me hazrlanmak iin ne tr bir isel kulak altrmas yapmamz
gerekir? Bunu, en azndan ilk aamada, mzik eitimiyle ya da m
zik diye adlandrdmz sesler silsilesini duyarak kazanlan yeter
likle ilintili bir soru olarak grmyorum. Byle bir eitimin phe
siz kula eitmekte bir rol olacaktr. Hi ada klasik mzik din
lenmeden, diyelim ki Cagein yaptlar dinlenmeye kalklrsa, ya
ptlarn ses dnyalaryla hemen yaknlk kurulmas pek olas deil
dir. Ama bu eitim yukarda gnderme yaptm andan sonra gelir;
dinleyicinin duyduu ey karsndaki ilk konumunu glendirir,
bylece, en etkin bir ekilde mzikle ses birbirinden ayrlabilir. Bu
konum, en verimli biimde, dinleme etkinliine verdiimiz dikka
tin biimleri asndan incelenebilir ve bu yzden imdi dikkati g-
rngbilimsel ynden ele almaya balyorum.

Dikkatin bir yn, izledii bir rotas, bir maksad vardr. Bunu bili
yoruz, nk dikkat srasnda bir eye doru dikkatimizi veririz. Bu
gerein nda, dikkatimizi bir eye doru yneltirken ayn anda
evredeki dier her eyi grmezden geliriz. Dikkati bir eye doru
' Habitus: renilmi davranlar, yetenek, alkanlk, tarz vbnin tm. Yaam
tarz. Kltrn bedende ald biim diye de adlandrlabilir. Pierre Bourdieu,
habitus!u toplumsal gcn, kiide kendini temel alkanlklar ve yetiler eklinde
gstermesi olarak tanmlar, (.n.)
68
yneltmek, onu elle tutulur klmann bir yoludur, alglamamzn s
nrlan dahilinde, rnein duyma menzilinde, bir eyi tutmaktr. Bu
durumda zorunlu olarak alglama alanndaki dier her ey dikkatli
bir ekilde duyulabilirlik snrnn altnda, duyma menzilinin te
sinde olacaktr. Dikkat burada nesneyi doru uzaklkta, yani doru
odak u za k l ya da duyulabilirlik snrlar iinde tutmak gibi bir
eydir. Dikkatin yneltildii ey ise, en azndan ksmen, nesneyi o
uzaklkta tutma dinamikleridir. Net olarak duyamadmz zaman,
rnein, Yalana gel yerine, Yksek sesle konu deriz, ancak
aslnda iki ekilde de ifade edilebilir. Bu durum, uzakln, dikka
tin kanlmaz bir unsuru olduunu vurgular; bir odak uzaklnn
sz konusu olduunu syleyebiliriz ve bu sayede ok yakn ya da
ok uzaktaki nesneler dikkatsizliin alanna indirgenirler. O zaman
al sorum u ekilde yeniden sorulabilir; Mzie kar hangi
uzaklkta durmak dorudur? Bir eyi doru uzakla getirdiiniz
de, dier her ey farkl uzaklklara gnderildii iin, dikkat her za
man dikkatsizliin yan bandadr. Ancak bu eyler, dikkai kulak
ya da gzle doru uzaklkta olmadklarndan m bizim iin daha zor
ulalt ve daha az bilinen eylerdir? Buradaki asl som, dikkatsiz
ken neyi fark ettiimizdir.
Bu som ne kadar ok yantlanmaya allrsa, dikkat edilen e
yin bilinecei dncesi o kadar ok tuhaf grnmeye balar. Dik
katimi, dinlemeye, bu srecin kendisine ynlendirebilir miyim?
Neredeyse gerekte duyuyor olduumu anlamak iin dikkatimi
baka bir eye yneltmeliymiim gibi gelir. Dikkatimi srece deil,
seslere ynelterek bunu anlayabilirim. Dnyann sesinden, bedeni
min dndaki grltden bilirim ki duyuyorum, ama bunu bilme
min nedeni dikkatimi etkinliin kendisine yneltmem deildir.
Dikkati etkinlie ynelterek dinlemek daha ok, bir sesin ya da ses
takmnn iinde hapsedilmi olma, dnyaya yaklamak ya da on
dan uzaklamak yerine dnya tarafndan transa geirilmi olma his
sini verir. Dinleme etkinliine kar kaytszm, aslnda duyduumu
gerekten fark edebilmek iin byle olmak zorundaym. Buradan,
dikkatin griingbilimselliinden aslnda tek bana sz edile
meyecei ortaya kar; her tr griingbilimsel aklama daha do
69
ru bir biimde bileik dikkat-dikkatsiziik terimi zerinde odak-
ianmaldr, nk biri her zaman dierine elik eder.
yleyse dikkatsizlik kavramm grngbilimsel adan netle
tirmek iin incelemeye nasl balanmaldr? Balang olarak, biraz
nce dikkatin bileik niteliiyle ilgili yaptmz saptamay peki
tirmek yararl olacaktr. Dikkatsizlik, dikkatin kart deildir; ger
ekte dikkat dikkatsizlii ierir. Dikkat ortaya kar; bu da, dikkat
dnyayla etkin bir iliki iindedir, dikkat, maksad olan zneyi dn
yaya sunar demektir. Sonuta dikkati bir eye doru ynelterek, as
lnda imdiyi mevcut klann ve byle yaparken de kendimi dikka
tin nesnesi iin mevcut klnm olarak deneyimlerim. Heideggerci
sz daarcnda buna, varlmn, elimin altnda hazr olduunun
fark edilmesi denebilir. Dikkatin kart, dikkatin dalmasdr; bel
li bir eye odaklanamamak ve ardndan dikkatin ok geni bir alan
zerine yaylmasdr: Birbiri ardndan gelen alg nesnelerine odak
lanmak ve yeniden-odaklanmak. sonuta da dikkatin bunlarn hi
biri tarafndan ekilememesidir. Dikkat amaldr, dikkat dankl
nn ise amac yoktur. Bununla birlikte, dikkatimin dalmasn is
teyebilirim; diyelim ki dikkate direnmek iin hem bir eye dikkat
etme, yani dikkatin dalmasna dikkat etme, hem de dier her e
ye dikkat etmeme bilincim ykselir.
Belli bir adan dikkatsizliin bir grngbilimi de olanaksz
dr, nk dikkatimizi dikkat edilmeyene yneltmek iin, normalde
dikkat ettiimiz eyi dier eylerden ayrrken dikkatimizin nesne
sini dikkate hazr klarz. lk bakta bu, dikkatsizliin grngbi
limi hakknlaki bir gerei anlatyor gibi grnse de bir kez dala
dnldnde u som ortaya srlecektir: Sanki dikkati bir eye
yneltmek dikkate davet etmekle edeermi de o eyin kendisin
den dikkat etmesi, dikkatini toplamas istenebilirmi gibi, dikkati
mizi bir eye ynelttiimizde o eyi dikkate hazr klmamz m ge
rekir? Bu aamada, o eyin kendisi ona doru yneltilen dikkate
kar adeta etkin bir tepki verebilirmi gibi, tuhaf bir biimde dik
kat edebilir denebilir.
Dikkatimizi hilie ekebiliriz, byle yaptmz anda dnce
lerin ve kendilerine dikkat edilmeyen eylerin aknna urarz. An
70
cak bu dikkat edilmeyen, dikkatin iinde var olan dikkatsizlikle ka
rtrlmamaldr. Yani dikkat edilmeyen'e kar dikkatsizlik duru
munu koruyabilir ve bylece amalamadan bir eye dikkat etmi
olabiliriz. Dikkatsiz kalarak amalamadmza dikkat ederken, da
ha nce dikkatimizin uzanda tutmu olduumuz eyi uyandrp
onun bize, dikkatli bakmza bakmasn salarz; bize dikkat et
mesini isteriz. Sonuta, dikkat edilmeyen Iakkmda yaplan bir ara
trma kesinlikle dikkatsizlik durumunun aratrlmas deildir; dik
kat edilmeyeni dikkatin nesnesi yaparken daha nce gzden kar
m olduumuza dikkat ekeriz. Dikkatsizlik hakknda yaplacak
bir aratrma, dikkatin kendisine dikkat ekmelidir. Dier bir deyi
le. dikkatsizliin bir grngbilimine balama noktas dikkat olma
ldr; dikkatsizdeki siz ekinin neye iaret ettiini sorarak ie ba
lanmaldr.

Dzenli olarak dikkatsizliin alanna giren belli nesne ya da biim


ler var mdr? Bunlar her gnk, sradan, gzden karlan, duyul
mayan, anmsanmayan, fark edilmeyen, fark edilemez olanlar m
dr? Acaba bu eyler an yakn, grlemeyecek derecede dikkatin
yaknnda olduklan iin mi doal olarak dikkatsizliin alanna
girerler? Bylece bir kez daha yaknlk sorusuyla, bir sesin kar
snda durulacak doru uzaklk ya da taknlacak dora tavr soru
suyla kar karyayz. Her gn olan, olaan olan ve buna benzer
eylerde ou kez, yaknlklarnn gizemi diyebileceimiz, dikkatin
arkasna szmay salayan tuhaf bir g vardr. Nerdeyse, nnde
dikkatin m yakt bir ekran, stne ne yansdm grmek iin
bakmak zorunda olduumuz yzeysel bir gemi olutururlar; by
lece ekrann kendisi hem kanlmaz olarak grnr, hem de ayn
zamanda grnmez olur. Sradan olan, fark edilmez olma becerisi
nedeniyle sraddr. Bylelikle daha iyi fark edilebilir, nk do
al yaam alanmzn gnlk sradan eylerin alan dahilinde kal
madnn. en azndan ou zaman kalmadnn, bizlere srekli
olarak ammsatlmasna gereksinim duyanz. Belki gnlk ya da far-
k edilemez olana duyduumuz zlemin nedenini bu bize aklar.
71
Sz konusu olan, sanki bu alan sorgulamay, fark etmeyi nemse-
miyormuuz gibi ona dikkat etmememiz deildir. Hayatta kalmak,
bir habitus bulmak iin bir dikkatsizlik kipi ya da duygudurumu
kurmak, dikkatin ulaamayaca kadar yakn bir alan yaratmak ih
tiyacndayz; bu alan ylesine iednk, gizli, ylesine rahatsz edi
ci bir biimde maksatldr ki dikkatli bakmzn derinliklerine in
diimizde kendini tanma ya da kendini sergilemenin acsyla y
zmz kzaracaktr adeta.
Dikkatimizin bir konuda tutulmasndan sz ederken, ou za
man, dikkati srekli kpr kpr, hareket halinde bir eymi gibi d
nr, hareketin kesilmesini de bir durgunluk olarak betimleriz.
Dikkatimizi bir konuda tuttuumuzda, dikkatsizliin durgunluu
devreye girer, neredeyse dikkatin zerindeki bask, dikkatsizliin
serbest braklmasn zorunlu klmaktadr. Bu derece tek ama g
dlerek baklan, net bit biimde zerinde odaklanlan, dinlenen ey,
dikkatsizlik durumunda odam salverilmesine neden olur. Mzi
in sesi zerimizden alar. Dikkat hibir zaman durmaz, srekli
dolar, asla sabitlemez; bu yzden dikkatle baktmz zaman
kendimizi dikkat etmeye ve dikkat iin Hazr olarak sunarz. Bu an
lamda dikkat durumunda olmak, bir eye dikkat etmek iin, dikkat
iinde olmak iin bir hazrlktr. Ancak kendimizi dikkatsizlie na
sl hazrlarz? Akln sesini susturmak, bilinci durdurmak dikkat iin
bir hazrlksa, bunun tam tersi, dnyann ve dier eylerin grlt
sne kaplar amak dikkatsizlik iin bir hazrlk olabilir mi? Bo
grndmde kendimi dikkate sunarken, bir eyle megulm gi
bi grndmde de dikkatsizlie sunarm; aslnda gzleri ve
kulaklar drt ama durumu dikkatsiz olua hazrlanmadr. Bu
durum, mzik dinleme (ve resimlere bakma) etkinliine nasl hazr
lanlaca hakknda bir fikir verir ve konser salonlar ya da galeri
lerde sklkla rastlanan, kendinden gemi dikkatin bedensel izleri
nin, dikkatsizliin gstergeleri olduunu ileri srer.
Bu ksmda, bir dikkat grngbiliminin, balangtaki sorumu
daha net bir biimde sorabilmeyi salamak zere, nasl bir mantk
* ngilizcede dikkat iinde olmakla, dikkatsiz olmak ayn kelimeyle ifade edilebilir
(in-attention). Bu cmlede yazar bu szc kullanarak, hem dikkate hem de dik
katsizlie iaret ediyor, (y.h.n.)
72
izleyebileceini ana hatlaryla anlatacam. Artk altaki sorum
u satrlarla yantlanabilir: Mzie hazrlanmak iin kendimizi dik
katsizlie hazrlamalyz. Bu iki eyin zde olduunu ileri srmek
istemiyorum, ama dikkatsizlik durumu olmasayd mzik yzeye
kmak iin olduka zorlanrd. Bunu bir nerme, kuramsal bir in
celeme olarak bilmekle, deneyimin bir biimi, sesi mzik olarak
duyma etkinliinin bir gereklii olarak bilmek arasnda byk
fark vardr. Bu dnceleri aratrmak iin imdi bir sanat yaptnn
bende oluturduu duygulanm tepkilerinden birine dnmek istiyo
rum.

Kanadal piyanist ve yaync Glenn Gould hakknda, hayattayken


ve 1992deki lmnden sonra imdiye kadar pek ok ey yazld.
Geoffrey Payzantm Glenn Gould Music and Mind, Otto Fried-
richin Glenn Gould: A Life in Variations ve daha yakn bir zaman
da kan Peter F. Ostwald'in Glenn Gould: The Ecstasy and Tra
gedy o f Genius adl kitaplarnda ve Edward Saidin Musical Elabo
rations adh yaptndaki Performance as an Extreme Occasion ad
l denemesinde daha kolay bulunabilecek olan bilgileri burada yi
nelemek gereksiz grnyor, ama yine de bu literatrde gze ar
pan birka noktay burada zetleyeceim. Gould olaanst bir in
sand. Bazlar onun alagelmiin dnda bir insan olduunu ile
ri srerken, dierleri bu allmamln yalnzca, onun gerek de
hasnn da yansmas olduunu sylyordu. Gouldun hatr say
lr miktardaki plak listesi hakkndaki fikirler de farkl farkldr: Ba
zlarna gre kaytlarnda bulunan, zaman zaman yorucu, zgn
mzik yaklamlar dinleyiciyi akna evirip dikkati Bach ya da
Mozartn mziinden uzaklatrrken, dierlerine gre ise Go
uldun yaklamnn bu zellikleri, bu dinleyicilerin, Bach ya da
Mozartn yaptlarm yeniden, farkl bir biimde duymalarm ve da
ha dikkatle dinlemelerini salamtr.
Burada rnein, Bachm yaptlarnn ada bir piyano ile ya da
hatta herhangi bir piyano ile alnp alnamayaca ya da Mo
zarttan Beethovena kadar uzanan konerto repertuarnda solo bir
73
alg olan piyano ile orkestra arasndaki iliki hakknda mzikolo-
jik tartmalara girilebilir. Gouldun bunlarla ve bundan baka m
zik hakknda saysz konuyla ilgili olduka kesin olan fikirleri, h
kim olan profesyonel uzlamdan ayrlmaktadr. Belki de onun en
allagelmiin dnda fikirleri mziin canl alnmas zeri
neydi: ou kiinin bildii gibi Gould konser icrasnda zirveye
ulam, tm dnyada aranan, Moskova'dan San Fransiscoya ka
dar birok seyirci kitlesinden alk alan biriyken, kariyerinin bek
lenmedik bir noktasnda konser platformlarndan emekli olmu ve
yaamnn son on sekiz yln klavye banda ve ok eitli radyo ve
televizyon programlan iin, rnein belgesel, drama, sylei ve
performans programlan iin kayt yapmakla geirmiti.
Gould, kendi deyimiyle ada konser salonlannn, gladyatr-
vari ortamn sevmemi, virtzlk yapmalar iin solistlerin omuz
larna bindirilen ykten de nefret etmiti. Ayn nedenle romantik
konerto repertuan hakknda da olduka olumsuz grlere sahip
ti. crann kendi hatr iin ve bakalarm etkilemek adna yaplan
bu cesaret gsterisinin, zgnl belli bir biimde bozduunu ve
hem mzie hem de mzisyene zarar verdiini dnyordu. Bir
konser salonuna gidip, bir yapt kayttan dinlemenin nasl bir ey
olacam zihnimizde canlandrrsak, ada mzik icras kltr
nn tuhaflklar hakknda bir fikir sahibi olabiliriz. Mzik, besteci
nin yazd notalar balanmda konser salonu deneyiminde ak bir
rol oynasa da, asla deneyimin tek ya da en gl unsuru deildir.
Bu konular, tabii ki, Batmn konser performans tarihinin iinde
-Gouldun tamamen bertaraf etmedii, ancak etkilerini en aza in
dirmeyi tercih ettii, icra kltrnn sosyal, ritel ve politik vurgu
lar iinde- olduka karmak bir biimde i ie gemitir.
Gould, canl icrayla karlatrldnda, ada kayt stdyosu
nun. mzisyene son rn, yani duyulan ses zerinde ok daha faz
la denetim olana saladna ve canl icrann tm kusurlaryla,
hzla belleklerden silineceine inanyordu. Bu son konuda yanld
aktr, ancak ilkiyle ilgili olarak gerekletirmeye alt m
zii en iyi ekilde ifade ettiine inand, birok alntdan meydana
gelen bileik kaytlar oluturmak iin elinin altndaki teknolojiyi
74
kural tanmakszn kendi yararna kullandn syleyebiliriz. By
le bileik kaytlar bugn yaygndr ama Gould'un gelimekte olan
kayt stdyosu teknolojisinden yararlanmaya balad 1960'larda
pek ok alnt, ek, hatta st ste kaytlardan yapay bir biimde ta
mamlanm bir kayt oluturma fikri yeni yeni kabul grmeye ba
lyordu. Bununla birlikte. Gould'un rakiplerini kzdran ey, onun,
kaytlarnda birok ayr alnt yapmas deil, bitmek tkenmek bil
meyen bir arzuyla kayt teknolojisini kendi yararna kullanmas ve
sonuta konser platformunu ktlemesidir. Gould, kaydn canl ic
radan daha iyi ve daha mzikal olduunu ileri sryordu.
Gould iin kayt stdyosu ve onun gelien teknolojisi, mzik
retiminin, sanat yapmann en saf ve en etkili ortamm temsil et
mekteydi. Mziin ruhunu yakalam ya da bestecinin yaptm
daha uygun bir biimde gerekletirmi, bundan daha iyi ya da
daha byleyici canl zel konser olamazd. Ona gre yanllan d-
zeltebilme yetenei adna zgnlkten dn verilmezdi. Sonuta,
Gould'un kaytlarn dinlerken, onun bir yapt mzik sanatna d
ntrme duyusuna yaklaabileceimiz kadar yaklarz. Mzik ko
nusunda mek olarak Gouldun ikinci Goldberg kaydm sememin
bir nedeni budur: Gould sz konusu olunca bu mek, sanatsal ko
numu asndan, Bachm bu yaptnn herhangi bir canl icrasndan
daha zgndr.
Dier bir temel neden de udur: Mzikal zmleme yaplma
d takdirde, mzik sanat hakknda konumak iin, zorunlu olarak
daima belli bir parann belli bir gerekletirilmesi ele alnmaldr.
Kendi kendimize mzik almak, sese ulamann tabii ki bir yolu
dur; canl konserler ve kaytlar da dier bir yoldur. Bu ses, mziin
yol at duygulanm tepkisi zerine yaplabilecek her tr incele
menin temel malzemesini oluturmaldr. Her durumda sesin ortaya
kt zgl ortam, konser salonu, prova odas ya da evdeki otur
ma odas olsun, zorunlu olarak nasl duyduumuzu ve ne dinledii
mizi etkiler. Bu nedenle, canl kaytlarn, icray olduu gibi yakala
yamadnn farkna varmak iin zen gstermeliyiz: Bu kaytlar,
canl olaydan farkl bir dinleme deneyimi trne aittirler ve yine
stdyo kaytlarndan farkldrlar. Dahas konser salonunun sosyal
75
ortamyla evin zel ortam kesin bir biimde ayrt edilmelidir. Din
lemek, rnein kulaklkla dinlemek, hoparlrden dinlemekten fark
l olmakla kalmayp gnlk zel yaantnn iinde ayr bir yere sa
hiptir. Yalnzca sesin kayna kulaklara yakn olduu iin deil, ay
n zamanda kulaklk dier btn sesleri etkin bir biimde engelle
dii iin, derin bir isellik yanlsamas, yaptn zel dnyasna ka
panmlk ok daha fazla hissedilir.
Gould, hem konser salonunun ritelletirilmi kamusal ynleri
nin (ki bunlardan nefret ediyordu) hem de deien kayt ve pleybek
teknolojisinin, mzik eitimini ve elence alkanlklarn deitir
diinin olduka farkndayd. Bu ynden, onun bu yoldaki belki l
gnca da olsa kararll, rnek oluturur. Kayt srecinin metirsel
doasm anlam ve son metni ekillendirmek ve elinden geldiin
ce sk bir biimde denetleyebilmek zere yola kmt. Stdyonun
teknolojisi bu yzden, mzikal amalar ve niyetler iin yararlanl
mak zere hazr bekliyordu: Gould ve birlikte alt teknisyenle
rin dinleme deneyimi iin olabildiince doru bir metin yaratmala
rm bu teknoloji salamt. Gould konser platformunu terk ederek,
canl icrann zor, sert ve affetmeyen disiplininden kap kolay
zmleri ve stdyonun sakin hayatm semi olmuyordu. Ama ken
di yaamm, mzik yapmann, sanat yaratmann zorluklarna kar
daha ok sorumlu, daha ok hesap verebilir klyordu. yleyse Go
uld iin, konser sahnesinden emekli olduktan somaki kaytlan, n
ceki canl icra kaytlarna oranla daha az zgn ya da daha az m
zikal deildi; aksine, mzik sanatnda yeni bir r a temsil edi
yordu.
Baz eletirmenler ve konser izleyicileri iin, Gouldun emekli
lii bir rahatlama yaratmt, nk bylece, kendisine zg iaret
ve davranlar artk icralarnn ierii haline gelmi, bylesine
kendine has bir icrac seyircilerin alanndan ayrlmt. Aka be
lirtmek gerekirse, al biemi ya da teknii, yani duruu, dmdz
parmaklan, gln derecede alak sandalyesi, mrldanmas ve
kendini ynetmesi, izleyicilerin dikkatlerini nlerindeki iten, yani
mziin gerekletirilmesi ve deerinin bilinmesinden baka yn
lere ekiyordu. Dierlerine gre ise, allagelmiin dndaki bu
76
davranlar yalnzca Gouldun konserlerdeki grnmnn by
ve gizemini artryordu. lk bata, kayt stdyosuna kapanmann,
dinlemenin nndeki bu engelleri kaldrd ve bu sayede dinleyi
cinin dikkat danklm dikkate dntrmesini salad d
nlebilir. Ancak bu bak asyla, mevcut olma hissinin mzii
duyma deneyimiyle olan ilikisinin byk nemi gz ard edilir.
Bununla balantl olarak, Gouldun klavyenin bandaki mevcudi
yeti. bana gre onun mzik yapma yaklamndaki en can alc ve
olaanst niteliklerden biridir. Doal olarak da, onun alm na
sl duyacamz belirleyen unsurlardandr.
Elbette klavyeli bir alg alan her kii, algy fiziksel olarak
konumlandrmahdr. Baz durumlarda, belli bir konumun duyduu
muz ses zerindeki etkisini en aza indirmek iin aba gsterilir.
Durum byleyse, icrac, olaanst bir incelikle, kendisini kompo
zitrn szlerinin, yani orkestrasyonu yaplm notalarn etkisi alt
na alarak, olabildiince hafif bir ekilde mzie dokunmak iin
yola kar. cracnn mevcudiyetini silmek iin yaplan byle giri
imler, icrann amacnn, saydamla ulamak olduu dncesiyle
el ele gider; buna gre, icra, kompozitrn szlerinin seyirciyle
olan dorudan iletiiminde elverdiince grnmez olacaktr. craya
kar byle bir yaklamla balantl olarak, ou kez icracnn elin
den geldiince yapta sadk kalmaya almas gerektii dn
cesiyle de karlalr. Bu gre bal kalan icraclar, yalmz ve yal
nz kompozitrn yazd notalarn alnmas gerektii konusunda
diretirler; hibir ekilde sslemek, mzii cisimletirmek uygun
grlmez.
craya byle kat ve priten bir biimde yaklamak kredelim
ki olduka nadir rastlanan, bazlarna greyse olanaksz bir durum
dur. Her zaman olmasa da ounlukla profesyonel icraclar klavye
nin bandaki kendi varlklarm silmenin olanakszlm fark eder
ler ve bunu bir erdeme dntrrler: Bir imza ya da ticari marka
oluturulur ve sesin kendisi fiziksel varln bu iaretini tamaya
balar. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, bir al bieminden
ya da piyanistlerin zelliklerinden sz ediyor olmaymdr. Burada
bir icracnn, bir yapt nemli derecede farkl mzikal biimlerde
77
almasna yol aan yorum" kararlarn da kastetmiyorum; bu du
rum zellikle yaptn, icra edenin kendi ssleme yorumlarn kat
mas iin ak brakld barok klavye mziinde ok belirgindir.
Benim szn etmek istediim icracnn bu mhr deil, daha te
mel, hatta sklp atlamayacak bir ey. yani klavye bandaki ger
ek fiziksel varlkla retilen ses arasndaki ilikidir. rnein Ame
rikal byk caz piyanisti McCoy Tyner. yle benzersiz bir kuvvet
le alar ki sesin iinde onun fiziksel gcn duyabiliriz. Bununla,
klavye banda kartmay baard yksek sesi kastetmiyorum. s
ter tular krarcasma grltyle alsn, ister yumuak bir biimde
azalan sesgeitleriyle alsn, ses, fiziksel bir mevcudiyetin izini ta
maktadr ve bu mevcudiyet ounlukla kendi gc, arl, kuv
veti ve dayankllyla nitelendirilir.
Mevcudiyetini hissettirmesi ynnden olduka farkl bir icrac
da, sesin zerinde gerilimin en u noktalarna doru gidip gelen fi
ziksel bir etki brakan Alfred Brendeldir. al biimi, en ciddi
mzik yaptlarnn bile akac, hatta gln bir ynn ortaya ko
yarak onlarn nefes almalarm salar. Bu durum ylesine gergin pa
sajlar yaratr ki ou kez gerilimin sona ermesi iin can atanz. Bir
kez daha, duyduumuz sese mhrn basan algcnn fiziksel ko
numunun altn izmek isterim. Brendeki szcn bilinen anla
mnda gergin bir icrac olarak nitelemek istemiyorum. Pek ok
adan o, bugne kadar kayt yapm en entelektel piyanistlerden
biridir. Ama amacm bunun zerinde durmak deil, mziin iinde,
mutlak gerilim ve onu izleyen rahatlama arasndaki nabz at ola
rak duyduumuz eyin, yani bir icracnn mzie dnsel yak
laanlar yaratmak iin kullanabilecei aralardan birinin temelinin
fiziksel yerleimde olduunu gstermektir. rnein, Schubertin
Impromptus [Doalamalar] p. 90 D. 899 adl yaptnn en st d
zey dnsel yorumlan, ilk doalamann do minrle grkemli a
lndan, drdncnn zarife sslenmi la bemol alna geer
ken derin huzur anlar ile akac bir zek ierir ve yalnzca dn
ce ya da konsantrasyon younluuyla deil, ayn zamanda, par
maklar iin fiziksel altrmalar da ieren, ama yalnz bununla s
nrl olmayan fiziksel eitim sayesinde de gerekletirilir. Bu fizik
78
sel eitim, Brendel'in bu mzikte hem yaratt hem de ilettii du
yuyu daha ince bir biimde iletmek iin, gerginlik hissi", yani be
denin gerilip rahatlamas olarak da adlandrlabilir. Dinlemeyle olu
an duygulanm deneyimi, mzik sanatnn derinliklerine girmemi
zi, mzikle birlikte zaman iinde var olmamz salarken, olaa
nst yetenekli bir icracda, dikkatsiz kulamza bir ey bildiren
ite bu fiziksel konumdur. Fiziksel olann izi bize rehberlik eder,
dinleyen kula mziin zamansa! olarak ortaya k ile uyum
iinde olmaya ynlendirir, dinleyiciye bir anda mziin dnyasna
girmi olduu duygusunu hissettirir. Fiziksel varln bylesine bi-
lind duyumu, kiinin kendi fiziksel mevcudiyetini bilinli bir
ekilde duymasna yol aar ve bu gerekletiinde dinleyen kulak
kendini tam da baka bir bedenin yaknnda duyumsar, belki de o
bedenin mekn?v m bir suretinde yaar. Bir kez daha uzaklk soru
sunun can alcl ortaya kar: Hangi yaknlk fazlasyla yakndr,
ne kadar uzakta olmak uygundur? Bu soruyu nasl yantlarsak ya
ntlayalm, bana gre ounlukla dinleme deneyimini niteleyen fi
ziksel tepki, bizim duygulanm anlamda etkileniyor olmamzla
dorudan balantldr. Bu yzden bazlar mzie verilecek en uy
gun tepkinin dans olduunu sylerler.
Glenn Gould rneinde byle bir fiziksel konum, belki gerein
den ok fark edildi. Yalnzca komik derecede alak ykseklie
ayarlanm, hurdas km eski bir sandalyeyi kullanmakta srar et
mez, ayn zamanda klavyenin banda bir eli boaldnda kendi
kendini de ynetmeye alr ve genellikle yerinde durmadan hare
ket ederdi ki bunlarn hepsi balangta pek ok izleyici tarafndan
olduka dikkat datc bulunmutu. Ancak mzii konser platfor
munun dma ktnda, kaytlarnn sesinde srp giden bedensel
yanklanmasnn artk deiik bir havas vardr: Gould hem kendi
yapt sesin iinde youn bir coku iindeymi, hem de ayn za
manda. baka bir yere dikkat ediyormu, sanki kendi aldna dik
kat etmiyormu gibi grnr. stelik gereinden fazla duyulan vo
kal elik de sz konusudur. Ancak en az bunun kadar allmn d
ndaki ey phesiz, klavyeye gre fiziksel konumunu bu derece
acmaszca ve, bana gre, bu derece etkin kullanm ok az -eer
79
varsa- sanatnn olmasdr. Cazn en byk ve zgn isimlerinden
Thelonious Monk dnda, rettii ses zerindeki fiziksel etkisi bu
kadar seilebilir olan baka bir icrac tanmyorum. Yine burada,
seslendirmesini deil, klavye bandaki bedensel varln kastedi
yorum. Neredeyse tm kaynaklara gre Gould, kiilik olarak ina
nlmaz derecede sinirli biriydi. Onun allagelmedik davranlar,
scaklkla, elleri, genel salk durumu ve mutluluuyla ilgili takn
tlar, hibir zaman d grnten teye gemedi. Dostlarnn ve
tandklarnn sylediine gre gln, ince ve nazik olabilse de, fi
ziksel olarak gergin biriydi. Arkadalklarm tamamyla telefon
zerinden srdrmeyi yelemesi herhalde bir para bu durumdan
kaynaklanmaktadr. Bununla birlikte, klavye bandaki grnts
n videodan izlerken, mzikle tamamen ilidl olmu birine, onun
mzik iinde varoluuna tanklk ederiz: Onun fiziksel varl ya
ratt sesin paras'dr. Sanki sandalyenin tuhaf ykseklii ve
dmdz parmaklan, bedeninin mekn duygusunu korumaya ve
kendi fiziksel mevcudiyetini yaratt sese sunmaya zellikle al
yor gibidir. Bu elbette, Gouldun kendi imzasdr; duyduumuz ses
karsndaki fiziksel konumunun kendine zg biimidir.
Belki burada bir heykel metafonnun yarar olacaktr: Gould
klavyeye sanki bir eye biim veriyormu, elle tutulur bir sanat ya
pt yaratyormu, rnein elleriyle amuru ekillendiriyormu gibi
yaklar. Aslnda bir bakma yledir de, sese biim vermektedir.
Ancak dokunuu, bir nefes gibi, ylesine hafiftir ki, byle kat bir
benzetme olduka kaba kamaktadr. Daha yararl olabilecek baka
bir imge akla geliyor: Jackson Pollockun 1940larn sonlarnda
yapmaya balad, yere gerili tuval zerinde ellerini, kollarn, v
cudunu sallayarak ortaya kard damla resimler. Pollockun
tuvalin zerindeki bu baletvari devinimleri, damlalar biiminde iz
ler brakyordu. Pollock, tuvalin stndeki meknda ilk olarak var
olmu olan sanat yaptnn ikinci aamasnda, tuvali gm rengin
de bir jelatinle kaplamt. Gouldun fiziksel izi de ayn ekilde ha-
yaletvari olmakla birlikte pek samimidir: Neredeyse dayanlmaz
bir hafiflii vardr. Ama yine de, pek ok durumda, arlm kay
betmi, madde tabanndan koparlm gibi grnen rettii sesin
80
Resim 2. Marc Quinn. S//[Kendi], ayrnt. Saatchi Galerisi. Londra.
Resim 3. Barnett Newman, nemem /[Birlik Ben], tuval zerine
yalboya, 2 7 '" x 16'4", 1948. Modern Sanatlar Mzesi, New York.
Annalee Nowman'in armaan. ARS, NY ve DACS. Londra, 2001.
Fotoraf 2001 Modern Sanatlar Mzesi.
Resim 4. Barnett Newman, V ir Heroicus Sub/im /s[Kahraman Yce insan], tuval
zerine yalboya. T 11 " x 17' 9 1 9 5 0 - 1 9 5 1 . Modem Sanatlar Mzesi, New
York. Bay ve Bayan Heller'in armaandr. sanat. Fotoraf 2001 Modern
Sanatlar Mzesi.

Resim 5. Mark Rothko, Red, Brown and Black [Krmz. Kahverengi ve Siyah], tuval
zerine yalboya, 8 10s x 9' 9 ", 1958. Modern Sanatlar Mzesi, New York.
Bayan Simon Guggenheim Fonu. sanat. Fotoraf 2001 Modern Sanatlar
Mzesi.
Resim 6. Barnett Newman, Concord, tuval zerine yalboya, 90" x 54".
1949. Metropolitan Sanat Mzesi. New York. George A. Hearn Fonu. 1968.
sanat. Fotoraf 1997 Metropolitan Sanat Mzesi.
Resim 7. Barnett Newman, Cathedra, tuval zerine yalboya ve magna.
96" x 213, 1951. Stedelijk Mzesi, Amsterdam. ARS, NY ve DAC, Londra. 2001.

Resim 8. Barnett Newman. Argos, tuval zerine yalboya, 33' x 72". 1949. Barnett
I
Newman Vakf, New York. ARS. NY ve DACS, Londra. 2001.
Resim 9. Barnett Newman, Dionysius, tuval zerine yalboya, 69" x 48". 1949. Milli
Sanat Galerisi, Washington. D.C. Annalee Newman'in armaandr. ARS, NY ve
DACS, Londra. 2001. Fotoraf 2001 Mtevelli Heyeti. Milli Sanat Galerisi.
^esim 10. Barnett Newman, W ho's A fraid o f Red, Yellow and Blue /l/[Kim Korkar
<rmz, Sar ve Maviden IV], tuval zerine akrilik. 108" x 238". 1969-1970,
taatliche Museen zu Berlin - Preussischer Kulturbesitz Natioalgalerie. ARS, NY
re DACS, Londra, 2001.
Resim 11. Mark Rothko. Black over Reds [Krmzlar stnde Siyah], tuval zerine
yalboya, 95 x 81'", 1957. Baltimore Sanat Mzesi, Baltimore. Maryland
sanat.
iinde, bu izi gr ve net bir biimde duyarz; mziin havai inceli
i iinde sese tempo veren ey de budur. Ancak ayn zamanda bu
ses. ilgin bir biimde Gouldun mzik yeteneinden artakalan bir
telve gibidir; daha ok Pollockun tuvallerindeki gibi, Gouldun
varl ortadan kalktktan sonra kalan izdir. Dinleme deneyimi, al
glama mekanizmamz zerinde izler brakan hava dalgalarnn fi
ziksel bir titreimiyle, Gouldun oluturduu sesle balar. Ancak
nmzde alan mzii zaman iinde dinlemeyi renebilirsek,
deneyimin gksel bir niteliini hissetmeye balarz. Bazen buna
maddesellikten arnmann, bir tr maddi olmayan mekna, bir ha
yal meknna girmenin cokusu da eklenir ve Gould neredeyse bir
trans durumunda bu mekn canlandrrken, malzemeyi olaanst
gzellie, sesi sanata dntrrken grlr. Bu mziin zaman
iindeyken bedeni, yaratt sanatla birlikte, olduka duyulabilir bir
biimde yanklanr. Sonuta duyma onuruna eritiimiz ey, kendi
benliimizin yannda olmann sesidir, sarho edici bir hazdr. Sana
tn harikaldr.
cracnn fiziksel izi dediim ey, ou zaman biraz farkl anla
lmaktadr. Aslmda, ou kez aklma gelen, kzaran kablo ya da
paratoner metaforudur: Enstrman alan kii sanki grnmez bir
biimde kendi ahsn, hem retilen ses hem de algnn kendisiyle
btnletirmek ister, bylece bizimle yani, dinleyiciyle yapt ara
snda iinden akm geen bir canl tel grevi grr. Neredeyse ic
racnn bedeni sanki mziin gereklemesine yardm eden bir
enstrmana dnr. Bu zellikle flemeli ya da yayl alg alan
larda fark edilir. Bu yolla, icrac adeta kompozitrn szleriyle bir
likte yanklanr ve, aksi takdirde, notalarda kalacak olan eyi sese
evirir. Bizim duyduumuz ey o zaman, ounlukla icracnn duy
duu mzik olarak anlalr. Aslmda, icrac kendi duyduuyla izle
yicilerin duyduu ey arasndaki fark olabildiince aza indirgemek
iin yola kar: Mziin, kompozitrn hayalindeki ses dnyasn
dan dinleyicinin dikkai kulana, en etkin bir biimde tanmas
nn nne hibir ey kmamaldr. Fakat, tm varl derin bir bi
imde mzikal olan Gould ile duyduumuz ey bir ekilde farkl
dr; sanki Gouldun varl yapttaki notalarla onlarn klavyede ses-
F6 N/Sawt ve Estetik 81
lendiriliinin arasna girer ve varln bu ekilde sunulmas, sesin
iinde youn bir biimde dokunulabilir olmad takdirde hibir
eydir. Yine belirtmek isterim ki bu yalnzca onun piyanist olarak
olaanst yeteneinin ya da sradlklannm bir rn deildir,
dahas onun bazen, belli mzik yaptlarna getirdii fark edilir bi
imde allmadk ve hatta yabanl yorumlarn bir yn li deildir.
Beni, Bu mzik, yani Gouldun Goldbergi (1981) karsnda du
rulacak doru uzaklk nedir? sorusunu sormaya iten ey ite bu
farkllktr. Acaba bu uzaklk Gouldun klavyenin bandaki fizik
sel konumunun doal bir sonucu mudur?

Semi olduum rnekte Gouldun J.S. Bachn mziini almas


bir tesadf deildir; aslnda kompozitrle icracnn mzik zeklar
arasndaki esrarengiz uyunVu ilk fark eden de ben deilim.
1957de Moskova ve Leningradda verdii konserlerden sonra.
Sovyetler Birliindeki izleyicilerin belirttikleri gibi Gould,
Bachn iki yz yandaki rencisi gibi almtr. Gould, yalnzca
dnyay oksesli olarak duymam, ok sayda melodinin ayn za
manda alndn da dnmtr. Bu yzden onun XVIII. yzyl
sonu ve XIX. yzyl repertuar yorumlan, rnein Beethoven yo
rumlar, kulaa olduka tuhaf gelir. (Beethovenin altnc senfoni
sinin bir Liszt transkripsiyonunu kaydetmi olsa da gerek roman
tik" bestecileri sevmemitir.) Kendi mziksel varlnn duyduu
eyle arasna girmesini engelleyememitir. Yine de Brahms ya da
Beethoven'de duyduu o kadar temel bir biimde mzikaldi ki
onun aldklaru yalnzca ya da kasten allagelmiin dnda di
yerek reddetmek olanakszdr.
Belki de onun alndaki en ayrt edici nitelik berraklkt; d
ncesinin, dzeninin, sergilemesinin berrakl. Onun alnda
duyduumuz neredeyse baka bir dnyaya ait olan berraklk, n
mze serilen mziin mimarisidir: Sesin maksatl dzenini ve bi
imsel yapsn, sesin mzik sanatna dnt zamansal srece
yakndan tank olma duyumunu destekleyen, bas temelli bir melo
di olarak duyarz. Sonuta, Gouldun icralar, bir parann kusurla-
82 FARKA/SMut ve Estetik
nn stn yanlaryla birlikte aka ortaya serdiinden, balama
dan fazlasyla yoksun olabilir. Bazlan, onun bu kusurlar tempo,
seslendirme ve benzerleriyle ilgili verdii srad kararlar aracl
yla ortaya srdn savunabilirler. Ancak ben byle yorumlann
Gouldun alyla ilintili bir noktay gzden kardm dnyo
rum: Bunlar, sanki mzik bu sslemelerden ve yorumlama karar
larndan aynym ya da onlann gerisinde kalyormu gibi, alan
kiinin belli biemleri ekleyip karabileceini, belli tempoda
almaya karar verebileceini varsayarlar. Ama Gouldda, her ger
ek drst algcda olduu gibi, rettii ses ile mzii duyuu ara
snda dorudan bir iliki vardr. rnein, Gouldun genelde en ba
arsz bulunduu. Mozartn piyano sonatlarnn kaytlannn - ina
nlmaz bir hzda, hem la minr (K. 310) hem de do majr (K. 330)
alarken la majr (K. 331) alm o kadar durarak almtr ki bu
ancak, tereddt kavramnn mzikal adan incelenmesi olarak an
lalabilir- kabul edilebilirliin tesinde srad olduu sylenir:
Bunlar kulaa Mozart gibi gelmez. En azndan herhangi baka bir
Mozart kaydna da benzemez. Ancak Gould, erken Mozart yaptla-
nn ok sevdiini itiraf etse de, Mozartn sonraki yaptlarnn, yak
lak on sekiz yandan sonra rettii yaptlarnn teatral olduunu
dnrd. Bu yaptlar o byle duyuyordu, teatral olana kar duy
duu honutsuzluk da phesiz alma yansyordu. Gould ile, ne
duyduunuzu anlarsnz ve duyduunuz ey onun mzik zeksnn
damgasdr.
Bu zeka, phesiz olarak, dn biimine ve bedenin disipli
nine dayanyordu ki pek ok icrac buna yalnzca yaknlaabilir.
Gould alfabeden nce mzii okuyabiliyordu ve onun mzik belle
i o kadar olaanst, o kadar kusursuzdu ki uzun ve karmak m
zikal yaptlarn, rnein, piyano ve orkestra iin bir konertonun,
yalnzca piyanoyla ilgili blmn deil, tamamn anmsayabili
yordu. Gould, duyduunu zihninde canlandrma yeteneine sahipti
ve dahas bunu on alt paraya kadar yapabiliyordu. Daha az yete
nekli insanlar bir seferde yalnzca bir ey duyabilirken Gould, san
ki snrsz sayda eyi duyabiliyordu. Bu yzden, onun zel mzik
zeks, oksesli ve kontrpuanl mzik iin son derece uygundu ve
83
Bach alndaki inanlmaz berraklk sesin nne geiyordu. Kula
n byle ilgin bir ekilde terbiye edilmesi, onun Bach ve dierle
rinin kontrpuanl mziini, kendi mzikal bamszlna sahip her
bir eliyle deil de her bir parmayla almasn salayan. Edward
Said'in deyimiyle gerekten az rastlanr parmak mekanizmasy
la1birlemiti. Said'in syledii gibi, saylar az da olsa byle tek
nik yeteneklere sahip baka piyanistler de vardr. Ancak aralarnda
ok az, bu yeteneklerini bu kadar katksz kullanrlar. Gould klav
yenin banda her eyi yapabilirdi; Gibbonstan Schoenberge. ez
berden alabilecei yle engin bir klasik klavye repertuar vard ki
kendi kariyerlerinde kstl bir repertuarda uzmanlamay tercih
eden ada konser piyanistleri arasnda az rastlanr bir marifettir
bu. Bu mzii iinden ynetmenin, bu mzii ezbere bilmenin
yan sra hemen hemen her eyi notasz da alabiliyordu ve iste
seydi ald her eyin herhangi baka bir ey gibi alglanmasn.
salayabilirdi. Bu artc mzikalite, onun icralarnda n plana
kar ve Gouldun, duyduunu gerekten olaanst bir berraklkla
almam salamtr.
Gould, duyma tarz hakknda sonradan piyanistler zerine yazl
m literatrde sklkla yinelenmi bir hikye anlatmtr. Gould
1946 ylnda Mozartn bir fgn,* K. 394 prova ederken hiz
metisi elektrik sprgesini altm. Sprgenin sesi piyanonunki-
ne karr, ki bu da, Gouldun alma duyumunun her zamankinden
daha ok dokunulabilir olana dayand anlamna gelir. Ona gre
bu etki hi de zararl olmamtr. yle der: Elbette hissedebiliyor
dum, kendine zg akustik armlarla ykl klavyeyle olan do
kunsa! ilikiyi hissedebiliyor ve ne yaptm tasarmlayabiliyor
dum ama gerekte duymuyordum.2 Byle dikkat datc bir eyin
duyma yeteneini engellemekten ok artrdm kefeder. Sonra
lar, yeni bir yaptn ne hissettirdiini abucak anlamaya gerek duy
duunda, tamamen zt grltleri, algnn olabildiince yaknna
1. Edward W. Said, Musical Elaborations (New York: Columbia University
Press,1991), s. 25.
* Fg: oksesli mzikle beste, (.n.)
2. Tha Glenn Gould Reader, yay. haz. Tim Page (Londra: Faber and Faber, 1987),
s. 7.

84
yerletirerek elektrik sprgesine benzer bir etki olutururdu. Te
levizyon, Beatles plaklar ya da elde ne varsa yeterli olurdu, nk,
Mozartla elektrik sprgesinin tesadfen bir araya gelmesi yo
luyla renmeyi baardm ey, hayal gcnn isel kulann her
hangi bir younluktaki d gzlemden ok daha gl olduudur*
derdi. Dier bir deyile, dikkatsiz dinlemenin deerini anlamt.
Eer Gould byle duyuyorsa al nasl olacaktr? Genelleme
ler burada zellikle yardmc olmayacaktr nk tm dier icrac
lar gibi Gould da her paraya ayn ekilde yaklamamtr. Gelge
ldim onun Goldberg Variations Tn ikinci kaydna gemeden nce,
birka ortak zellik belirlenebilir. Belki de Gouldun alnn en
belirgin nitelii, onun piyanist olarak yetenekleri deil, vokalizas-
yonu, alma elik eden mrlt ve arklardr. Gould alarken ar
k syleyen ilk konser piyanisti deildi - aslnda pek ok icrac
klavye banda kendiliinden sotto voce eliinde balar: ada
piyanist Keith Jarret buna iyi bir rnektir. Caz ya da ada doa
lamada, bu ikincil ifade biimi genelde ho grlr. Bunlar ender
olarak eitimli seslerden gelir. Ancak klasik repertuarda mrldan
ma 7 a da vokal ifadeler, ounlukla dikkati mzik aletinin sesinden
uzaklatran unsurlar olarak kabul edilirler. Bununla birlikte, Go
uldun icralar srasnda, bedeninden yaylan seslerden dolay bir
sknt yoktur; bu sesler onun yapt mziin ayrlmaz bir paras
dr. Gould, kendisiyle kompozitr arasnda geen hayali bir diyalo
ga yer verdii Mozart Sonatlarnm kaydndaki notlarda, bu konu
hakkndaki yorumuna yer vermiti. yle yazar: Siz sormadan n
ce syleyeyim, piyano alarken srekli sesimle elik ederim. Bana
gre bu geer ake deil, yalnzca her zaman benle birlikte olan ka
nlmaz bir ey. Bir trl bundan kurtulmay baaramadm."'
yleyse Gould iin, bedenden gelen tuhaf ses yalnzca kanl
maz olan, mzikle birlikte ilerleyen bir eydi ama, dinleyici bu g
rltlerle ne yapmak? Bach alnda rnein, genellikle sanki
kasten belli bir sese tim ekliyor ya da bir paray belli bir tavr ya
3. a.g.y.
* ok yumuak, pas tonda ses. (.n.)
4. Mozart, The Complete Piano Sonatas, Fantasias, K. 397 ve K. 475, Sony
Classical, SM4K52627 CD Notlar.
85
da biemde alna dikkat ekiyor gibidir. Adeta enstrman hem
tulu hem de flemeliymi gibi nefesinin sesini de ie katar. stem
siz olarak eklenen ses, sanki mzik yapmann kanlmaz bir kou
lu gibidir, sanki insan sesinin mzik iin gerekli olduu ynndeki
felsefi tezi destekleyen bir unsurdur. Goldberg Variations'm 1981
kaydnda, bu seslendirmenin, ruhun sesini tad, rnein 2. ya da
4 numaral varyasyonlarda olduu gibi, bir ok an vardr. Baka du
rumlarda, sanki parmaklarn yayl bir alg zerinde gezdiriyor-
muasna, seslerde neredeyse bir elle lutulurluk sz konusudur.
Bunun etkisi bir kez daha, dinleyicinin fiziksel mevcudiyet duyu
munu glendirmek iindir: Gould. somut bir biimde, mzik yap
t enstrman sarsmaktadr ve o enstrman yalnzca piyano deil,
ayn zamanda kendi bedenidir. Ara sra sanki boulmann nne
gemeye, nefes almaya abalyormu gibi duyulur; baka zaman
larda ise sesi ya da nefesi daha gl kar; adeta kendi mzik ze
ksna el srmekten youn bir zevk alyor ve esrik aln yeni do
ruklarna kmak iin, kendi kendini uyaryor gibidir. Baz dinleyi
ciler iin, kendilerini Bachm yaptm kavramaktan alkoyan ey
onun icrasndaki onanizmin ta kendisidir.
Baka zamanlarda, Gould'un vokal elii, onun mzikle ve
enstrmanla ba baa kendisi iin alyormu izlenimini uyandrr
ve biz dinleyicilerde oluan duyum ise zel bir eye kulak misafiri
olmaya benzer. zel bir yerde, byle fark edilmeksizin ya da hatta
davetsiz olarak bulunma duygusu, Gould'un nerdeyse tam bir inzi
vada yaanm bir haya noktalamak iin gittii kayt stdyosu zi
yaretlerinde. gittike artarak kendini gsterir. Son kaytlarndan ba
zlarnda rnein. Ekim 1980le Mart 1981 arasnda yapt
Haydnn son dnem 58-62 numaral sonatlarnda, bu nitelik olduk
a belirgindir; sanki akllara yer edecek kadar zel, tuhaf ve gizem
li, hatta simyasal bir eye kulak misafiri oluyormuuz gibidir. Ger
ekten de oluruz: Yaplmakta olan mzie kulak misafiri oluruz,
kendinden geiin sesine ularz. Bu, Gouldun kendisinin, zgn
mzik deneyimini tanmlamak iin kulland terimdi. Sonuta din
leyici, sesin mzie, becerinin sanata dnmnn mahremiyeti
ne kulak misafiri olarak bazen neredeyse kulakla yaplan bir dikiz
86
cilie zorlanr. Buradan balangtaki soruya dnersek, mziin
karsnda, bu mziin karsnda alnacak doru konum nedir?
Uygun bir biimde nasl dinleyebilirim?
Sorumun yeterince yaygn yant, kulaklarn a olacaktr! Ama
ilgin bir ekilde, tamamen tersine ihtiya vardr. Gzlerimizin ak
sine, kulaklarmz asla isteyerek kapatamayz ve bu, bize dnyann
seslerine kaplar kapamay, i dnyanuz dinlemeyi renmek
hakknda bir ipucu verir. Mzik sanat, bu yetenei renmemizde
yararl, kulaklarmz kapatma giriimlerimizde yardmc olabilir.
Sezgisel olmayabilir ama onun yararll dikkat-dikkatsizlik hak-
kndaki grngbilimle ilgili dncelerime bakarak aratrlabilir.
Bir mzik parasna, rnein Gouldun Haydnn son dnem piya
no sonatlarn seslendiriine dikkatimizi vermek istersek, dikkatsiz
bir biimde dinlemeyi renmemiz, yani dikkatimizin bizi evrele
yen iitsel dnyada herhangi bir eye taklmasn nlememiz gere
kir. Bu, duyduumuz sese youn bir ekilde konsantre olmak, di
erlerini dlayarak tm dikkatimizi tek bir sese yneltmek gibi his-
sedilebilir, ancak byle bir dikkat ekli mzii engeller, ortaya k
masna izin vermez; dikkatimizi datr, nk dikkatimiz yanl
yere ynelmitir. Mzii hissederek duyabilmek iin o anda iinde
bulunduumuz fiziksel meknn dnda durmalyz. Aslnda, ku
laklarmz kapatmaya ylesine dikkat etmeliyiz ki. i dnyamz
dikkatsiz bir ekilde duymaya balayabilelim. Bu, dinleme edimini
temizlemek, mzie yer amak iin duyduumuz bir sesi reddet
mek gibidir. Bu boaltma ilemi, Gouldun almda iitilebilen
arlksz olma duyumuyla balantldr; sesin kendine ait mekn
na girmesine, yapld maddeden kurtulup serbeste salnmasna
izin veriyor gibidir.
Dikkati mziin estetik deneyimine ynlendirme giriimlerim
de, hazr olan daha net duyabilmek iin kullandm her zamanki
dinleme alkanlm bir kenara brakman gerektiini fark ettim.
Bylece isel kulam, mziin zaman iinde ortaya kyla bir
likte dinlemeyi renerek, mziin sessiz ama srarl nefes aln
duyabilir. Daha nce belirtildii gibi, bu zaman ve zamann iinde
dinleme duyumu, mziin temel yaptalarnn birinden, yani za-
87
mansallm ak ifadesinden tretilmitir. Aslnda biraz daha ileri
gidersek, mzii duyarken mzikle aramzdaki uzakl azaltt
mzdan ve bylece kendi varolu duyumumuzla mziin zaman
iinde varlm ayn yrngeye oturttuumuzdan sz edebiliriz.
Byle deneyimler enderdir, bunlar iin almak, hazrlanmak ge
rekir. Her istediimizde de gelecekler diye bir koul yoktur. Yine de
byle deneyimleri ararken, bu deneyimlere belli yaptlarda dierle
rinden daha nce ulaabiliriz -bazlarna nlerinden, dierlerine ise
sahip olduklar belli niteliklerden dolay- ve benim iin Gouldun,
Bachn Preld ve Fg BWV 895 kayd buna bir rnektir. Bu kayt,
onun dier pek ok Bach kaydyla birlikte, benim dikkatimi kendi
duygulanm deneyimime yneltmeme yardm eder, nk Go
uldun fgl yaplar bu derece gayretli gerekletirmesi, mziin
zamanm, yani saatin gsterdii zamandan ve yaptn nota kdn
daki zaman iaretinden farkl bir zaman n plana karr. Byle ya
parken, Gould mziin zamansal maddeselliini vurgular, bu saye
de dinleyicinin, icracnn yaratt esrik mekna girmesini salar;
bu durum da, saatin zamanyla mziin zaman arasndaki uyum
suzluun fark edilmesine yol aar. Bylece orada, mziin iinde,
Bach/Gould ile birlikte olmak iin, dinleyici, burada, dinleme ann
da olma duyumundan feragat edecektir. Bu yzden, bizi kendimiz
den geiren mzik dinleme deneyimlerinde, kendimizi dnyadaki
zaman terk etmi gibi duyumsarz -mzikle ba baa olma, onun
la birlikte hareket etme, onun kendi meknnda yaama, mziin
harikalndan bir nefes uzakta olma duyumu- ve farkl bir tr za
man deneyimine geeriz.
Bu iednk kulakla dinleme srasnda, sre ile geen zaman
arasnda ilgin bir iliki vardr, nk dnyann zamanyla, yani sa
atin gsterdii zamanla ilgili duyumumuz, zamann iinde, mzik
le birlikte dinleme deneyimimizle atr. Ben bunu en youn ola
rak Gould'un Goldberg'in 14 Numaral Varyasyonunu yorumla
masnda duyuyorum. Ayn parann Andras Schiffe ait 1983 Dec-
ca kaydnda ise, Schiffin Bachm kat biimselliine olan daha
gevek ve yumuak, bazlar iinse daha etkileyici yaklamnn
iinde mziin nabz kaybolmaktadr, halbuki Gouldun yorumu
88
duygulardan arnm ve souktur.5Ancak bu soukluk, mziin za
mannn iinde dinleme deneyimimin olaanst duyumunun ze
rine hibir glge drmez. Zaman tkenip baka bir eye, rnein
berrak a dnrken, bir an iin burada, zamann sonunda al
ma ve dinleme duyumunun nasl bir ey olduunu grrm.
Bu, zaman ve mziin doasyla ilintili bir dizi soruyu da bera
berinde getirir. Mzikte zaman/tempo tutmak nedir? Basite her bir
mzik sunumunu, yapanlar ya da katlmclaryla bir hizaya sokma
meselesi, yani yalnzca notalarn doru anda seslendirilmelerinin
bir fonksiyonu deildir. Yalnzca zamana/tempoya ayak uydurma
nn, dzenli ritimle almann bir fonksiyonu da deildir. Mzik
yapan herkes iin bunlarn hepsi bildik eylerdir, ancak sylemek
istediim bunlarn tesinde, mzik sanatnn doasna daha yakn
bir eyin var olduudur. Bu daha ok, mzikte zaman tutmanm fel
sefi yn, baka bir deyile zaman ve varolu arasndaki ilikiler
zerine mziin ortaya koyduu felsefi tartmadr. Zaman tut
mak, bir eyi yaknda tutma anlamm da iermektedir, sanki za
man paha biilmez, ok deerliymi gibi. Zaman, mziin yaratl
d z bnyesinde barndrd iin gerekten de deerlidir. An
cak ayn zamana ayak uydurmak, doru admda olmak anlamm da
iermektedir. Zaman burada mziin kendisidir; mziin dnya
nn zaman, yani saatin gsterdii zaman zerindeki zel kazanc
dr. Mziin kendine zg zamansall vardr; mzik, mziin n
koullarndan biri olan ardk sesler dizisi, yani dorusallkla, ri
tim, uyum, perde fark vb arasndaki ilikiler zerine kurulmu di
key mimari, yani mzikal yap arasnda bir yerde bulunur. Bu a
tmada, kendine zg bir sreklilik ve hz, bir incelik, tekrar, dur
gunluk ve hareket duyumu olan bir zaman dnyas retilir. Sonu
ta, mzik zaman belirtmez, zamann nasl olmas gerektiini belir
tir.
Bu zaman dnyasnn, saatin gsterdii zamanla bir ilikisi ol
duu aka bellidir, ancak onunla uyumlu deildir. Gould, belirli
mzik paralarnn belirli zamanlan olduuna inanyordu ki bunun
la nota kdndaki zaman iaretini kastetmiyordu. Bu yzden,
5. Andras Schiff, The Goldberg Variations, Decca417 116-2.

89
ikinci Goldberg kaydnda tm varyasyonlar sanki onlar ayn za
man dnyasnda yayorlarm gibi almaya almt; onun kul
land terimle, bu varyasyonlarn ortak bir nabz atlar vard. Bu
nun etkisiyle varyasyonlar arasndaki zaman/tempo fark, parann
tm yaps iinde daha fazla berraklk kazanmak iin en aza indir
genir. Byle almak bazen saatin gsterdii zamanla mzikal za
man arasndaki gerilimi, bir eit zamana kar almay ortaya
karr. Bana gre, Gouldun klasik klavye repertuarnn ok sevilen
belli bestelerini gz dnm bir hzla alnda da bu grlebilir;
sanki saatin zamanyla mzikal zaman ayn zaman kresinde, ay
n saat diliminde bir araya getirmek iin alarken, zaman yakala
mak ister gibi grnmektedir. Benzer nedenlerden tr, Gould,
genellikle tabir edildii gibi, abartl zamanlamalar semitir; baz
paralar artc derecede hzl, dierlerini de o derece yava alar
ki sanki para paralanmann eiinde titrer, nk Gould. vcut
bulmakta olan mziin sesini bir kalp atna denk gelecek biim
de yavalatmak ister. Bylece Gould, kendi sanatnn farkna daha
fazla varabilmek iin zamansal klf en u noktalara iter ve bu da
dinleyicinin, sanatn vcut bulmasna ayak uydurmasn, mziin
varoluuyla birlikte zamann iinde nefes almasn salar.
Kontrpuanl mzik, byle bir dinleme deneyimi yaratmak iin
idealdir, nk bu tr mzikte dikkat srekli olarak dikkatli-dikkat-
siz durumlar arasnda gidip gelir; blmler arasndaki ou kez
hzl etkileimleri dinleriz ve ayn anda iki, ya da bazen daha
fazla sesi duymann sonucunda ortaya kan duyum, dikkatimizin
dalyor olduu duygusunu glendirir. Bat klasik geleneinin di
er biimleri de ayn etkiyi ya da benzer etkileri yaratrlar, ancak J.
S. Bachm klavye mzii, mzikal dikkatliliin bu niteliini srek
li kullanr. Bu repertuarda. Goldberg Variaions'n zel bir yeri var
dr, nk mzikal yaplar, dz melodik varyasyondan ok,
Bach'n deyimiyle bir dizi Vernderungen e, -szlk anlam dei-
ikliktir- baldr ve bunlar. Bat klasik mzik geleneinin temel
yaptalar arasnda yer alan ritim ya da zaman dzeni ve aralk ya
da perde ilikilerine dayanr. Dahas parann tm yaps dikkatlice
dzenlenmitir: Otuz iki l aryay otuz varyasyon izler ve en so-
90
nunda da bataki arya tekrarlanr ve toplam otuz iki paradr. Her
parann temel uzunluu, aryann otuz iki lsne uyar; drt kez
(3, 9, 21 ve 30 numaralar) bu. on altya drlr ve bir kez Uver
tr' de (16 numara) krk sekize karlr. Turun iinde yaptn orta
sna doru, yani Uvertr'de, baka bir alt blm vardr ve bu yap
ierisinde sonuncusu bir kanon olan ilk parann grupland
baka bir dzen fark edilir. Pe pee gelen her kanonun benzer seri
biimine balanarak belirlendii bu aralkl dzen batan sona izle
nir (bylece 3,6,9 ,1 2 ,1 5 ,1 8 ,2 1 ve 27 numaral varyasyonlar ben
zer ekilde kanon biimindedir); 3 numara kanonu birinci perdeye
yerletirir. 6 numara kanonu ikinci perdeye ve sonuncu dokuzuncu-
ya yerletirir, yani serinin dokuzuncu kanonu olan sonuncuya kadar
byle devam eder.
te yaptn kurulmasnda dzen yaratmaya gsterilen bu zenli
dikkat. Gouldun yapt mzikle vurgulamak istedii eydir ve
mziin yapm dier pek ok icradan daha berrak duymamza yol
aar. [Bu icralar arasnda] Rosalyn Tureckinki bir istisnadr; asln
da Tureckiri hassas ve titiz Bach icralar Gouldun kendi yorumla
r zerinde de etkili olmutur. [Gouldm yorumlarnda] sesin dze
nini yalnzca zihnen gzmzn nnde canlandrmayz, ayn za
manda grsel dzeni de duyarz. Bu, Gouldun The Well Tempered
Clavier'nin [yi Ayarlanm Klavye] birinci blmn icrasnda da
ar derecede belirgindir. Vurgulamak istediim yalnzca bu yap
duygusu deildir. Aslnda yapy duymak, dinleme deneyiminin u
noktas iin sadece bir yardmcdr. Vurgulamak istediim, Go
uldun klavye bandaki virtzlnn ayn zamanda bu mziin
zaman dnyasna girmemize nasl yardm ettiidir. Onun virtzl
. bizim sanata ulamamz, duyduumuz mziin iinde olmam
z salar ve bu da. kendinden gemi bir yer deiimi srecinde bu
rada olma duygusunu daha iddetli hissetmemize yardm eder. Be
timlemeye altm ey, mzik tarafndan ieri alnmak, onun
dnyasna kabul edilmektir. Dinleyicinin aldatlma riskini, baka
bir anlamda ieri alnma riskini gze almas da. sanatn gzelli
ine tutunmamz karlnda dememiz gereken bedeldir.
Bu yzden Gouldun al etrafa bir mevcudiyet duygusu ya
91
yar; bu, yalnz klavye banda, bedenen kendi mevcudiyetinin de
il, ayn zamanda sanatn mevcudiyetinin duygusudur. Onun btiin
yaam, mucizenin ya da onun deyimiyle kendinden gemenin
peinde gemitir. Byle yaam boyu sren projelerin kendine has
tehlikeleri vardr; rnein gsteriilik bazen Gouldun yazlarnn
evresinde dolap durur. Ancak alndaki mutlak teslimiyet, gs
teriin btn izlerini siler. Bu anlamda Gould, kendi denetimi altn
da, yaplandrlm ve bir amac olan kendinden geme ile yine,
o sz konusu olduunda, zeknn yerini brakmas anlamna gelen
teslimiyet arasndaki yolu belirlerken dikkatliydi. Tam bir teslimi
yet iinde alanlar, duyduklar mzie gereinden ok ey brakr
lar. Mziin gc ya da etkisine teslim olma, bir varlk silinmesine
yol aar; sanki icrac, kiiyi, bu kiinin fizikselliini, bu icracnn
bedenini, mzie yol amak iin yok etmek istemektedir. Bu duru
mun yalnzca mziin sesini engellediini Gould igrsyle kav
ramt. Gould alarken, denetleyici bir zek her zaman i banda-
du, aslnda bu onun imzalarndan biri olarak kabul edilebilir. By-
lece bir anlamda, ister konser sahnesinde, ister kayt stdyosunda
olsun, varlm icralarnda srekli olarak hissettirirken, baka bir
anlamda da dikkati sanki kendi sunuu dnda herhangi bir eyde
odaklanmasna, ilgin bir ekilde ortada deildir. Yakn zaman
kayt tarihesinin hem en frapan, sinir edici bir biimde gsterili,
hatta bencil, klasik icraclarndan biridir, hem de ayn zamanda en
az benmerkezci olandu.
Elbette her konser piyanistinin, icras srasnda ok youn bir
konsantrasyon dzeyine gerek duyduu sylenebilir ama icrac,
szcn genel kullanm anlamnda, dikkatli olmak zorunda deil
dir. Her ne kadar bir icracnn konsantre olmas ve kendisinin m
zie kaplp gitmesini engellemesi gerekiyorsa da, klavyede ger
ekletirilen eye, yani retilen sese konsantre olmamas gerek
mektedir. Gouldun olaanst teknii, gereken fiziksel denetimi
srekli ve tam olarak, ayn zamanda da grece daha kolaylkla yap
nasm salyordu. Bu denetim onun dikkatinin dikkatsiz duruma
gemesine izin veriyor, bylece bizim onunla birlikte duyma, ya
plmakta olan mziin sesine kulak misafiri olma olaslmz or
92
taya karyordu. Elektrik sprgesi anekdotunun da gsterdii gi
bi bu dikkatsizlik baka trl, baka bir yerde dinlemeye neden
olur. Gould videoda, hem tm dikkatini younlatrm, iddetle
mevcudiyetini hissettirirken, hem de ilgin bir biimde neredeyse
orada deilmi gibi grnr. Hem baka bir yerde dinliyormu hem
de duyma yeteneinden yoksun, neredeyse yapt sese sarm gi
bi grnr: Harikalar dnyasnda kaybolmutur. Hem sesinin hem
de kollarn sallayarak ve enesini oynatarak bedeninin canl ve ol
duka srekli bir biimde elik etmesi, rettii sese kar olan de
rin ilgisizliinden kaynaklanyor gibidir. Bu nedenden tr, ald
enstrmann ses'ine de benzer ekilde ilgisizdi, bunun yerine
klavyedeki harekef in nemini vurgulard. Sanrm Gould'u, kendi
deyimiyle, kendi seslerine gereinden fazla taklan dier icraclar
dan belirgin bir biimde ayran ey buydu: Onlar dikkatlerini yan
l eye ynlendiriyorlard. Goulda gre, virtz narsislii bu yz
den sau ediciydi. Bu narsizm. mzie dnmekte olan sesin sa
kin, ritmik nefesine stn geliyordu. Gouldun 1981 kaydn, rne
in Andrey Gavrilovunkiyle (DG 435436-2) karlatrn. Gavri-
lov-un kaydnda, yaptn notalarna gereinden fazla sayg vardr,
sanki Gavrilov, Bachn mziine dokunmaktan korkuyor gibidir.6
Notaya yaklamndan belli olan, bir tr sayg, aradaki mesafeyi
koruma aldr bu; sanki gizlice, neredeyse korkarak, mzie ken
di zaman ya da varln vermenin korkusuyla sessizce notaya yak-
lamaktadu. Parmaklarnn dokunuu artc biimde hassas ve
tuu buakmakta isteksizdir; yaklam fazla kibardr, bu da, bana
gre mziin olmas gerekenden ok uzanda bir sese yol aar.
Baka bir deyile, duyduum mzik artc bir ekilde hareketsiz
dir.
Gouldun ikinci Goldberg kaydnda benim duyduum ey ber
rakln, akla, ak bir mekna giriin sesidir. Zaman zaman
saduyu, ufkun almas ve farkna varma duygulan da bu deneyi
me elik eder. Bu durum gerekletiinde. Gould'un alnn san
ki benim dncelerimi berraklatrdn hissederim. Ancak bu
6. Ardrei Gavrilov, The Goldberg Variations, Deutsche Grammophon, DG
435436-2.
93
duygu, benim duygulanm deneyimimin bir uzantsdr ve sanat ya
ptnn iinde olduunu sezdiim bir eyi, onun malzemesini n
me serer. Bu dunm iin bulabildiim en uygun szck berrak-
lk'tu. Haydn'n son alt sonatnn Goulda ait kaytlarnda da ben
zer ama farkl bir ekilde, canllk olarak adlandrabileceim bir
duygulanm tepkisi kefettim. Mozart'n ilk alt piyano sonatn yo
rumlamasnda ise saydamlk gibi bir eye rastladun. Btn bu du
rumlarda kullandm terimler, kendime ait duygularla yaptlarn
isel dnyasna ait olduunu dndm eyler arasnda ne bulun
duunu betimleyebilmek iindir. Saydamlk adeta, Gouldun. Mo
zart'n ilk alt piyano sonatn yorumlamasnda bilinen eyi bilme
nin bir yoludur. Olduka tuhaf bir biimde, bilmenin bu eidi - r
nein saydamlk- onun biliyor olmasnn nerme bilgisine evrile
meyecei gereine ilgin bir ekilde kaytsz kalr. Bunu fark
ederken, baka bir yoldan bilirken, ayn zamanda bu bilmenin pay-
lalabilir, bakalar tarafndan da bilinebilir olduunu hissetmeyi
srdryorum.
Berraklk dediim ey elbette, hem Bachn besteledii mzikle
-srekli olarak birbiri zerine satrlar dokuyan, sesin kontrpuanl
dzeni- hem de Gould'un gerekletirdii ve yaratt mzikle
balantldr. elikili bir biimde, dikkatim bir dizi mzikal unsur
karsnda dalsa bile, berraklk ortaya kar. Bu unsurlar; tm par
ann yaps, btnn iinde yer alan belli blmlerin yaps, sat
rn soldan saa ve geriye hareketi, farkl zamanlamalarn yaratt
gerilim, yani aslnda Bachm yaptnn tamamen zamansal adan
grnmdr.
Btn bunlar yle bir tr genel dikkat ister ki ayn anda birden
fazla eyi duyabilirim; yalnzca ana melodik satr deil, aym za
manda fglerin yer deitirmelerini ya da armonik varyasyonlar vb
eyleri de duyabilirim. Bylece bu mzii duymay renmem ne
redeyse tm bedenimle hazr bulunmam gerektirir: Kulaklarmdan
daha fazlasn kullanarak dinlemeyi renmeliyim -bu yzden Go-
uld'u Bach alarken dinlediimde youn bir grsellik hissederim-,
aslnda Gouldun yap mzii duyabilmek iin bedenimi bu sese
sunmal, mziin onda yanklanmasn hissetmeli, onu ok daha
94
yaknma gitmeye zorlamalym. Sanki dikkat kesilmi kulam
ynlendirebileceim tek bir yer yokmu gibi, byle bir dinleme bi
imini, dikkatin genel bir tr olarak ifade edebilsem de gerekte
pek yle deildir, nk sesin yalnzca bir ynn takip etmek iin
srekli olarak batan karlmakta olduum duyumunu gl bir bi
imde hissederim. Sanki kulaklarm bir satra ve onun varyasyon
larna kitlenmi ve ben, ritim, melodi, armoni ya da baka bir ey
olsun, ona kar duran her eye ramen onu duyuyormu gibiyim-
dir. Ancak burada da, yani tek bir satr birliinin aa kmasnda,
dikkatimin, neredeyse benim isteim dnda baka bir yne ekil
diini fark ederim. Dolaysyla, kulam kendini srekli yeniden
ayarlamal ve sonuta bu bestenin kapsaml ses yapsnda birbiri
iinde rlm farkl sesleri alglamaldr. Dikkatin bu hareketi, ya
ni dinleme frekansun srekli yeniden ayarlamas, dikkatli, yalnz
ca bir yne ynelmi bir dinleme etkinliinin gelimesini engeller.
Bu sanki baka bir eyi duyabilmek iin duyduklarm boaltmak,
mziin girmesine izin verdiimde oluabilecek nefes kesici muci
zeyi alglayabilmek iin kendi bedenimin sesini, i ekiin yeterin
ce rtlm ritmini susturmak gibidir. O zaman bu mzikle aram
daki gerekli uzaklk, ong^elabildiince yakn olmaktr.
Saurm bu al, felsefi bir tartma olarak anlalabilir: zel
bir varolma biimini, yani varla zel bir yaknlamay ortaya ko
yar. Varolmann akln sunduu da sylenebilir. Gouldun btn
varyasyonlar, kendi deyimiyle ortak bir nabza uygun olarak al
ma karar, ses aralnn iki ucunda da abartl bir hz etkisi yap
maktadr: Baz blmler yle bir younluk, ustalk ve beceriyle a
lnr ki diemekte olan kulak ayak uyduraym derken nefes nefese
kain. Dier yandan da bazlar, mziin ortaya kmas iin gere
ken ilerlemeyi durdurma riskini de iinde barndran ritmik bir i
eki dzeyinde yava alnr. Rosalyn Tureck dndaki herhangi
bir icrac eer byle bir eye kalksayd, mziin paralanma ris
ki ok byk olurdu; mzik neredeyse tek bir ses olarak, tpk don
mu bir film karesi gibi, parampara olmu btnn krk bir par
as eklinde kaybolurdu. Ancak Gouldun derin Bach anlay, ya
ni dijital yetenei ve klavyenin teknik mekaniklerini tm ayrntla
95
ryla biliyor olmas, stelik Bat mzii geleneinin muhteem par
alarn ezbere bilmesiyle, kendi abartl mzikalitesiyle de birle-
ince, onun bu olduka tehlikeli olabilecek olasl uyarlamasn
salad. B ylece Goldberg tarafndan sunulan felsefi tartmaya ye
ni bir vurgu eklenmesine, mziin zamann iinde varoluunun de
rin yapsnn aa karlmasna yol at.
Burada Gouldun 1981 kaydndan pek ok rnek verilebilir, an
cak ben yalnzca bir tanesini seeceim. Yaptn en bandaki arya
ayn zamanda btn varyasyon dizisinin kapann da yapar ve Go-
uld cesurca fakat muhteem, ince bir ayrmla tartma yolunu aar.
lk dikkati eken nokta, Gouldun almak iin setii hzdr - d =
60, saniyede bir vuru hznda, bir anlamda ritmik do hzna ede
er- nk bu, tm varyasyonlar iin grlmedik bir yavalkta hz
demektir. Gouldun 1955 kayd rnein, 1981 kaydnn yarsndan
biraz uzun srer. Arya sol notasyla balar ve sol majr anahtann-
dadr; bu sol ayn zamanda hem aryann hem de son nota olarak
tm parann sonudur. Mzik sakin, vurgusuz bir biimde balar.
Gouldun 1955 kaydm bilen dinleyiciler, annda sesle ilgili bir
farkllk sezerler. Bachm yapt sonra, on birinci lde, bir grup
notann hzl ve kesik [arpej] alnacan gsterir, aslnda tm par
a iindeki bu tr tek iaret budur ve yaygn olan klavye gelenek
lerine gre norm, notalar ykselen bir dzende seslendirmektir.
Gould byle yapmaz; bataki sol notasn daha alaktaki mi, si ve
sol notalarna gemeden nce yaltr ve bunu yaparken de destek
pedalna basarak telleri ak tutar. Bunun anlam, grubun nc ve
aknc aralklarnn seslendirilmesi zerine kumlan armoni, Go
uldun tulara dokunmasyla oluurken, bataki nota zerinde bir
duraklat hissi yaratmaktr. O anda mziin nabz durur ve yaptn
tm rgsnn bu yanklanma annda yakalanabilecei olasl
hissedilir, sanki parann tamam szlp bu tek sese dnebilir
mi gibidir. Zaman hem hareketsiz durur hem de ayn anda sol no
tas evresindeki armonilerin snmekte olan yanklanmalarna do
ru uzatlr. Adeta bu ses kendi iinde btnn bir etkisini, izini ya
da belleini tayor gibidir. Bana gre bu duraklatn ok youn bir
grsel yan vardr ve sanki iitsel olan burada birden renge dnr.
96
Bunu ifade etmenin bir baka yolu da, kiinin kendisini olduka be
lirgin bir fiziksel mevcudiyet ieren iitsel bir dnyada bulmas du
yumuna dikkat ekmektir; ben bu yeri, bir ses grubunun ve onun ar
monik yanklanmasnn sonundaki bir aklk, zamann sonundaki
berrak k olarak nitelendiriyorum.
Gould tannmaya baladnda, baka icraclar da arpej yorumu
nu ayn ekilde yapmay semi olsalar da -bu bir tr mini uzlam
olabilir- Gouldunki dnda bataki sol desteine bylesine hassas
bir gzellik katabilmi bir kayda rastlamadm. Gouldun 1955te
CBS iin yapt kaytta ve 1959da Salzburg Festivalindeki canl
icrasnda (Sony, Glenn Gould Edition. SMK52 685) onu alalan bir
arpej alarken grrz, ancak bu, duygulanm asndan bana ay
nym gibi gelmez.7 Bu ksmen hem arpejin hem de Gouldun tm
varyasyonlar alarken setii temponun hzndan kaynaklanr, ama
yalnzca ksmen. Bence Gouldun, arpeji byle almay seerek ya
ratmak istedii etki olduka aktr; yapt, bir gelenein dn
meden yaplan bir tekrar deildi. Bu grm, varyasyonlarn ka
pannda bu nota grubu ikinci kez tekrarlandnda, onun balan
g aryasnda ykselen bir arpej alma kararyla da desteklenmek
tedir. Her ne kadar yakn zamandaki kaytlarda yaplan hzl bir ta
rama bu nota grubunun nasl alnacana dair bir uzlama olmad
m gsterse de -1993 teki kaydnda'Andrey Gavrilov arpej boyun
ca ykselirken, Andras Schiff 1983teki ve Rosalyn Tureck
1988deki kaytlarnda alalyordu- dikkate deer bulduum tek
nitelik Gouldun alalma karan deildi.8Aslnda bataki sole verdi
i zel yanklanma da ayn derecede anlamlyd. Burada Tureck ile
yaplacak bir karlatrma yararl olacaktr, nk bataki notay
hi yaltmamasna karn Gouldun icrasna en yakn olan onunki
dir.
Btn bunlar olduka bilinli bir ifadeye, Bachm yapt zerin
de kastl bir vurgulamaya iaret eder. Benim anladm kadanyla
bu vurgu, bir sanat biimi olarak mziin temel mimarisinde yer
alr. 1981 kaydnda Gouldun imzas her yerdedir, ancak kendinden
7. Glenn Gould Edition [Glenn Gould Serisi], Sony SMK52 685.
8. Rosalyn Tureck, Goldberg Variations, Vai Audio VAIA1029.

F7 N /Suul ve Estetik 97
gemi bir varolu hali iin yapt ar, hibir yerde aryann on
birinci lsnn balangcndan daha belirgin deildir. Burada
mzik sanatnn yaratl, klar saan bir gzellikle ortaya kar
ve zc bir biimde yava yava yok olur.
Bu blm, Gouldun, Bach'n yaptn yorumlaymn son da
kikalarm aklamaya alarak bitirmek istiyorum. Son birka var
yasyonda, kaslarn sanki mzik daha da zorlayormuasna kulla
nldn hissederim. Bu durum isel kula uyarr ve dinlemesini
salar. Duyma etkinliinin kendisi adeta gergin bir bekleyie dn
r. Bu durum, sesin bastrlm bir enerjiyle kabard, neredeyse
bir eit rahatlama iin yalvard, 26 numaral varyasyonda zel
likle belirgindir. Dinleyicide yaratlan etki, beklentinin artmas, ser
best kalmak iin duyulan arzunun glenmesidir ve kendi iimizde
geici bir kesilmeye, nefes aln anlk olarak durmasna neden
olur. Bu durum, son bir insanst aba sarf etmeden nce nefesini
tutma anna benzer, suya dalmadan nceki anda olduu gibi. Son
raki varyasyonda, arzulanan rahatlama salanr ve yeniden rahata
nefes alnmaya balanabilir; benim bu blmde hissettiklerim, sa
nat yaptnn derinliklerinden hava almak iin yzeye kmak gibi
bir duygudur. Soma, bu nefesi aldm anda, nceki varyasyonun
almakta, incelikle ilenmekte ve daha engin bir biimde sunul
makta olduunu fark ederim. Sonra, mzie bu kadar yaklam
ken, Gould tarafndan seslendirilen mzie geri dnm olan nefes
al sesini glkle alglann. 29 numaral varyasyonda, ekingen
ve hafif rkm bir halde hava aray kaybolmutur; onun yerini,
bir ustalk, mziin temposunu tutmakta olan ritim duygusu alr.
Ses kesinlikle kendine gvenlidir, bir olmann sesidir; Burada, bu
mziin iinde olmak, gl bir berraklk duyumu salar ve ben
kendimi, harikalar diyarnda bulurum.
Bachn yapt henz tam olarak ortaya kmamtr, ama al
taki arya biimsel yapy uyum iinde tamamlamak iin geri dner.
Bu durum, bir tr ruhani yumuamadr; otuz varyasyon iin harca
nan emek bu dnce anna, sessiz bir yatmaya gerek duyar. Bu
rada beden, bu abann yaratt acy hissetmeyi renir; mzik
yumuaktr, yattrr, sakinletirir, strab azaltmak, dikkati yeni-
98 F7ARKA/San*l ve Estetik
den ritmik nefesin dikkatsiz, maksatsz etkinliine odaklamak iin
oradadr. Yaptn ana yaps iinde bu mzikle birlikte olmak, b
yk, bitkinliin yol at zindelik gibi hissettirir; varyasyonlarn
pek ou neredeyse nefes kesecek harikalktadr. imdi sonuna ge
lindiinde. bitkinliin eiindeki kulak ve beden zaten bildikleri bir
eyi renmek iin can atarlar: kendi nefeslerinin sakin sesini. Ar
tk btn dikkat harcanm, btn nefes solunmutur, ama yine de
benim duyduum, nefes aln yava ve dzenli sesidir. ime ek
tiim, sonra da dar verdiim havadaki dnmn youn bir e
kilde farknda olarak nefes alma, sanatn dntrc gcne fi
ziksel bakmdan uyarak dikkat ederim. imdi bu mzie, kendi ne
fesime olduum kadar yaknm. Gould ve Gould araclyla Bach,
bana, mzik olarak adlandrlan bu sanatla olan deneyimime nasl
yaam soluu fleyeceimi retirler. Bir anlamda bunu yalnzca
ben deneyimleyebilirim, yalnzca dinleyici kendisi iin deneyimle-
yebilir ve bu nefes kesici bir eydir.

99
IV
Ilm llk: W ordsworthten Biz Yedi K ardeiz

Bu blm, bir yazn yaptnn yol at duygulanm tepkisini ince


lemek zere yola kyor. Yaznsal sanat yaptlarna verilecek bir
tepki hakknda konumadan nce, onlar okumamz gerektiine
dikkat ekmek banal grnebilir. Ancak bu gerek, ciddi ve karma
k sonular dourur, nk duygulanm tepkisi, yaptn yaratlma
syla ayn anda belirebilir (yaznsal sanat yaptlar okuma eylemi s
rasnda yaratlrlar). Bu yzden, karde eylemler saylan dinleme ve
bakma eylemlerine oranla, okuma ok daha mdahelecidir: Hou
muza gitsin ya da gitmesin okuma, zorunlu olarak anlam karma
y da kapsar. Bir metne verilecek estetik tepkiye younlamadan
nce o metni okumak mantkl gibi grnse de, aslmda okumak ve
tepki vermek birbiriyle etkileimli eylemler olduundan bu, ola
100
nakszdr; dier bir deyile biri dierinin glgesinde ve ona ayak
uydurarak geliir. Metinlerle yaanan duygulanm deneyimlerinin
incelenmesi bu yzden, bir okuma ya da yorumlama eyleminin
retilmesi ya da sunulmasyla birlikte ele alnmaldr.
Bu ler zaman kolay bir i deildir. Okuma biimi oluturmak
hem zaman alc hem de zor olabilir. Yazn metinleri zerine yap
lan yorumlarn ounun bir okuma biimi sunmaktan teye gide
medikleri ya da genellikle bir okuma biiminin oluturulduu nok
tada tkenerek durduklar dorudur. nl baz metinler iinse bu
durum, bir beklentiden ok. bir umuttur. Bunun aksine ben bu b
lmde, bir metinle yaanacak estetik bir deneyimi amak iin oku
mann tesine gemeye ya da okumayla yan yana gitmeye alaca
m. Yme de bu. bir okuma sunumunu gerektirecektir.
zellikle bir metne verilecek estetik tepkiyi irdelemeye kalk
rken okuma sreci boyunca belli sorularn -y a da notlarn- dier
lerinden daha ok ie yarayacan unutmamak gerekir. rencile
rime. kendi tepkilerini incelerken nasl ilerlemeleri gerektiini
retirken, Kendi kendinize ne soruyorsunuz? sorusunun, okuma
nn duraksamasn ou kez nlediini ya da eer duraksarsa yeni
den balamasna yardm ettiini fark ettim. Elbette bir metne hangi
sorularn ya da soru biimlerinin uygun deceini bilmek gerekir.
Ona ne sorabiliriz? Ne yazk ki belli tepkilerin nasl cevaplar kadar
kesin bir biimde anlalr olup olamayaca konusu dnlmeye
balandnda bu i bir anda karmak bir hal alr. Dier bir deyi
le, belli bir metne kar alacamz konumu aratrmamz gerekir;
yani herhangi bir konumun uygunluunu ve bu uygunluun kayna
n aratrmak zorundayz. leride grlecei zere, gnmzde
yaznsal mehillerin okunmas ya da yorumlanmasyla ilgili pek ok
anlamazln merkezinde aslnda uygunluk konusu yer almaktadr.
Dahas, bazlarna gre bu anlamazln asl nedeni uygunluk
kavramnn varsaylan geerliliinde yatar: Bu tr okurlar, yazarla
rn okumalarmz zerinde hibir haklan olmad grndedirler.
Okuduklar metinler sonsuz farkl ekilde okunabilir ve uygun
luk dncesi, okurlar yazarlarn niyetlerinden daha fazla bala
maz. Buna ek olarak, uygun" olma dncesine dayanldnda.
o
ideolojik anlamda bir dizi beklenti ve inanca yle bir saplanp kal
nr ki her trl okuma temel alman ideolojiyi yalnzca tekrarlar. Bu
savn aksine ben, uygunluk konusunu kullanmay yararl buluyo
rum, nk bu. sz geen metnin zgnln salam bir ekilde
korur, yle ki benim okumam hem harekete geiren hem de snr
layan eye dnmeme yardm eder. Bu metinle ilgili olarak doru
hissettiren ey nedir? sorusunu yantlamak iin tutunacak bir nok
ta verir.
Okumak ounlukla sanldndan ya da kabul etmek istedii
mizden ok daha riskli bir itir. Fakat sylendii gibi, risk olmayan
yerde genellikle dl de yoktur. Dndm riskler kendimizi bir
metne ama yeteneimiz ya da istekliliimizle ilgilidir -elbette bu,
kendimizi baka birine amak kadar riskli olabilir-, yani metnin
henz bizim bilmediimiz ya da bilemediimiz bir eyi bildiini ve
bunu bilmenin (bunu kabullenmenin) bizim iin yararl ya da zarar
l (ya da ayr zamanlarda ikisi birden) olabileceini kabullenmekle
ilgilidir. Bu kitap, byle bir kabullenmenin yalnzca metinle yaa
nan estetik bir deneyim sonucunda ortaya kabileceini ileri srer
ve bir iirin bir okumasn geride brakarak bir duygulanm kar
lamasn aa karmaya alr. Bu sylemi biraz deitirecek
olursak, kitap, bir yorumlama ediminden, onun iin teki ve ora
daki olan ya da, daha nceki bir.metaforu kullanrsak, kenaruda,
kysnda rettii eyi ne olarak kavradm ortaya karmasn is
ter.
Setiim metin William Wordsworth'ten; bu yzden aratrma
nn bir ksm, bir Wordsworth metni yorumlamasnn, kendine z
g doasna da sahip olacaktr. Burada, bu kendine zgl ince
lemeye balarken, bir kaygya parmak basmak isterim; bu kuku,
bir Wordsworth iiri zerine yaplan almann aynt edici bir ey
ierecei, Wordsworth yorumlamasnn farkl olaca dncesiyle
ilgilidir. Benim burada sorgulamak istediim, zel bir metinsel du
yarlln. Wordsworth Wordsworth tarznda okuyabilmek iin
gerekli olup olmaddr. Bu kayg soruyu tam olarak yerine oturta
mam olmamdan kaynaklanyor: Wordsworthe zg bir yan zel
bir yorum biimini gerekli klyor mu, yoksa bu aync zelliin
102
kendisi de bir yorumlamann rn m? Sonu olarak ben de
Wordsworth tarznda okumann ne anlama geldiini henz kavra
yabilmi deilim, nk bunu bilmek bir Wordsworth metni oku
mu olmama bal gibi grnyor. Byle olmasayd ya da yalnzca
buna bal olmasayd, elbette daha faydal olurdu, nk bu, dolay
l olarak, sanki bir metin iin alman konumun tarz, dierleri iin de
geerli olabilirmi gibi, dier metinlerin de Wordsworth tarznda
okunabilecei anlamna gelirdi. Bu karsama, uygunluk konusuna
dnmeme neden olur: Bu ekilde okumakla ilgili dnrken uyul
maya allan nedir ve byle kurallara uymama yolu seilirse (ve
bu nereye kadar bir seim sorunudur?) bunun sonulan ne olur?
Dahas, okumaya koyulmak eylemi zerine bu ekilde dnrken,
uygunlukla ilgili, yani bir metinden neyin istenip neyin istenmeme-
sinin uygun olacayla ilgili seimlerin, eninde sonunda kiinin
kendi kendinden ne istemeyi uygun greceiyle ilintili olduu gz
lemini akla getirmekten sz ediyorum. Metinlere sorulan somlar,
bu sorularn ya da kendi kendimize sorduumuz benzer sorularn
sorulmasna kar bir eit savunma ya da direnme biimleri olsa
bile, bu durum geerlidir.
Bu ekilde balayarak una iaret etmek istiyorum. Sanki duy
gulanm deneyiminin kendisi, neredeyse som biiminde dile getiri
len istek ve arzularn arasnda bir yerde nitelenebilirmi gibi, oku
yacam metinle olan ve duygulanm ieren karlamamn, sorgu
layc bir duygu durumunda kalddr. Aadaki tartmada belli
konulan yerli yerine oturtmak iin uzun uzadya srdrlen, kap
saml giriimlerden sonra bile bu durum devam edecektir. leride de
tartacam gibi eminim ki bunun nedeni, sorduu somya verile
cek yantn nasl grnebileceini bilmenin eiinde tereddt eden
iirin ta kendisidir. Dier bir deyile, soruyu formle ederken iste
diimiz yant bizim iin her zaman bir yant olarak anlalr olma
yabilir, yani formle ettiimiz somlarla, istediimiz zel yant ara
snda uyumsuzluk ortaya kabilir.
Aadaki okuma, metinlere sorabileceimiz somlarla onlardan
isteyeceimiz yantlar arasnda bir mesafe olduu ve bu mesafenin,
d grnnn altnda, kendi kendimize soramadklanmzn ve
103
sormadklarmzn bir iareti olduu gereiyle yzlememizi, bu
gerei kabullenmemizi salayacaktr. Bunun nda, okuma edi
mi srekli olarak bizim aydnlanma arzumuz ve bilme korkumuzla
saklamba oynamaktadr. Aadaki tartmada, okumaya zg risk
olarak adlandrdm bu eyi daha belirgin klabilme umuduyla bu
arzuyu, bu korkuyla yzletirmeye kalkacam.
Bunu daha da ak bir hale getirmek ve kafa karkl ihtima
lini nlemek amacyla: Metin, Wordsworth metni olduu iin ona
zel, uygun bir okuma yaplmas gerektiini iddia etmiyorum. Bu
nun yerine, bir yorumun kanlmaz olarak kapanmasn ya da tu
tarl bir hal almam engellemek iin, metne kar kendi okumam
snarken -bir yandan da okumamn yerindelii konusunda pheci
kalrken- uygunluk konusunu aklmda tutmaya alacam. y
leyse, dier rneklerimde olduu gibi burada da, sanat yaptnn, bu
blmde bir iirin, kendine zg niteliklerinin var olduu konusun
da srar edip, bu niteliklere tepki vermeye abalayacak, kendi isel
okuma sesimin zerinde metnin sessiz mrltsn duymaya ala
cam. Bundan dolay, bir Wordsworth iiri karsnda benimsenen
konumun kipini snayabilmek iin sklkla uygunluk sorusunu akla
getireceim. Bir yandan okuma ediminin hem bu edim hem de el
deki zel metne gre konumlanm ya da kendini konumlandrm
bir kii tarafndan gerekletirildiini kabullenirken, dier yandan
metnin kendi varoluunu, onun bir Wordsworth metni olduunu
hissetmeyi nasl srdrebilirim? Sannm bu konuda bir denge kur
mak gerektii ak. Aadaki sorgulamann baan ya da baarsz
lnn bir blm de bu dengenin nasl kurulacana bal olacak
tr. Ancak bu baar ya da baarszlk, ayn zamanda benim duygu
lanm deneyimimi amak iin bu okumay geride brakmakla ilgili
daha geni anlamdaki hedefime gre de deerlendirilecektir.
Burada olas bir karkl nlemek istiyorum: Btn bunlardan
benim baka bir yorumlama modeli, Wordsworth metinlerini oku
mak iin baka bir yntem nerdiim sanlabilir. Byle bir yntem,
kukusuz halihazrda sahip olduumuz saysz okuma kipi ve yo
rumlama stratejisinin (bunlar yeni eletirel ve biyografik olanlar
dan yapsalc ve post-yapsalc olanlara, tarihselden yeni-tarilsele
104
geni bir yelpaze olutururlar) yannda yer alrd. Ancak bu, benim
vurgulamak istediim noktay gzden karmak anlamna gelirdi,
nk Wordsworth okumak iin yeni bir yorumlama modelini in-
celemektense, bu metni yommlaymdaki duygulanm tepkimi ba
na daha grnr klan eyin ne olduunu sormay yelerim. Bu
yzden benim okumam yalnzca arasa! olacaktr; hayranla giden
yolda baka bir yere ulamak iin kullanlacaktr.
Okumamn, yol boyunca karlalacak baz metinlere ait ses ya
da sesleri ierden sylemekten baka bir ey yapmayaca sylene
bilir. Birazdan zerinde duracam bir nokta, bu ierden konuma
ediminin elbette Wordsworthe zg olduudur. Eer Words-
vvorthe zg bir yorumlama biiminden sz ediliyorsa, bunun ne
eksik ne de fazla, tam bir ierden, karndan konuma, bakasnn
sesiyle konuma edimi olduu dncesi akla gelir. Bu metinlerin
ilki Wordsworth'e deil, ada Amerikal filozof Stanley Ca-
velln ait. Cavelln Hollywood Comedies of Remarriage
[Hollywood Yeniden Evlilik Komedileri] diye adlandrd,
1930lu ve 40l yllarda evrilmi bir dizi Hollywood filminin tar
tlmas suasnda, yorumlamada arya kamak ile ilgili ik
yetlerin belli bir zelliinden sz eder. yle yazar;

Bir metinden fazladan anlam karmak, sanki orada olmayan bir eyi
metnin iine yerletirmek gibi bir eyi canlandrr. Sonra orada ne
olduunu sylersiniz v e metinden baka bir ey olm ad anlalr...
Ancak metnin satr aralarn okumak, bir eletiri terimi olarak, o l
duka dikkate deer bir eyi, gerek bir iz zerinde bile olsa arya
kamak gibi bir eyi ortaya atar. yleyse sorulacak soru, ou kez fel
sefi bir soru olan, okumann nasl sonlandnlaca sorusudur. Bu du
rum, eletiriye dardan yaplan bir eletiri olarak deil, eletirinin bir
i sorunu olarak grlmelidir. Benim deneyimlerime gre, satr arala
rm okumaktan ya da fazladan anlam karmaktan ya da arya ka
maktan kayglanan insanlar genellikle balamaktan, olduu gibi oku
maktan korkarlar ya da korkmulardr, sanki o metinlerin -insanlar g i
bi, yerler ve zamanlar g ib i- baz anlamlar olmasndan v e dahas bun
larn bilinenden daha fazla olmasndan korkarlar.1

1. Stanley Cavell, Pursuits of Happiness (Cambridge, Mass.; Harvard University


Press, 1981), s. 35.
105
Bu alntyla balyorum, nk yorum srasnda ne kadar ileriye gi
dilebilecei ve aslnda halihazrda ne kadar ileriye gidildii, sona
ya da bir duraklamaya ulaldnn farkna varlp varlmad ko
nusu, benim okuma srecimi birden fazla defa kesintiye uratacak
tr. te setiim metin:

Biz Yedi Kardeiz

Saf bir ocuk, kardeim sevgili Jim,


Usulca ekiyorken nefesini.
Hissediyor her uzvunda bir dirim.
Nerden bilsin lm meselesini?

Sayfiyede grdm kk bir kz,


Sekiz yandaym dedi;
Sk ve kvrm kvrmd salar
Toplanp sarm ban evresini.

Sade bir kr havas vard onda


Ve yabanl asice giyinmiti;
Gzleri gzeldi, hem de olduka,
- Gzellii beni bylemiti.

Kz ve erkek kardelerin, kk kz.


Toplam ka kardesiniz acaba?
Ka m? Toplamda yedi" dedi kz.
Ve bakarak bana yle merakla.

Ve neredeler yalvarrm syle?


Hepimiz yedi kardeiz" dedi kz
Ve ikimiz yayor Comvayde
Ve de denize gitti ikimiz.

106
kimiz kilisenin bahesinde,
Ablam ve yannda aabeyim.
Ve kilise bahesindeki evde.
Onlara yaknz ben ve annem,

Diyorsun ki ikiniz Comvayde,


Ve de denize gitti ikiniz,
Yine de yedisiniz; nolur syle
Bu nasl olabilir, sevimli kz?

Yantlad sonradan bu kk kz,


Yedi kardeiz biz ve de
Kilisenin bahesinde ikimiz.
Bahedeki aacn dibinde.

Koup oynuyorsun sen sevgili kz,


Capcanl yerinde bak uzuvlarn;
Kilise bahesindeyse ikiniz,
Yalnzca be kardesiniz o zaman.

Mezarlar yeildir, grlebilir,


Annemin kapsndan dedi bana,
On iki ya da daha ok admda,
Ve de onlar orada hep yan yana.

oraplarm orda rerim hep.


Dikerim mendilimin kenarn;
Ve de orada yere melip,
Onlara sylerim arklarm.

Ve gne battktan sonra da Baym,


Ak aydnlk iken hava daha
Kk sefertasm alrm.
Ve yemeimi yerim orada.

107
lknce giden kk Jane idi;
nleyerek uzanrd yatakta.
Tanr sonra acsn dindirdi.
Ve sonra o gitti uzaklara.

Yatt kilisenin bahesinde.


Ve btn o kurak yaz boyunca,
Mezann orda oynadk birlikte
Oynadk yannda abim John Ta.

Ve toprak karla kaplandnda.


Ve koabilir kayabilirken ben.
Gitmek zorunda kald abim John da
Ve yayorlar yan yana o ve Jane.

Dedim ki, Ka kardesiniz yleyse.


Eer ki cennette ise ikiniz?
Ve kk kz yantlad yle,
Ah Efendim! Yedi kardeiz biz.

Ama ld onlar, ikiniz l!


Ruhlan artk cennete gitti!
Szckler bouna yankland
Kk istediini alacakt
Hayr, biz yedi kardeiz! dedi.

Bu iiri fazlasyla duygusal ya da nemsiz bulan okurlara rastla


dm. stelik betimlenen karlamann zgnl hakknda duy
duklar derin kukulan deil, ounlukla iirin zorlayc gc ola
rak alglanan eye kar olan kzgmlklann dile getiriyorlard. iiri
okurken insan neredeyse kahramanlardan birinin, genellikle yeti
kin olann tarafn tutmaya zorlanyor gibidir. Byle tepkileri ben
tuhaf buluyorum, sanki tepkinin dier yanm, yani nce bir taraf,
sonra da br taraf grme tarafszlna ak nemsiz ve uadan
olan, sonunda da nemsiz olan daha derin, hatta dokunakl bir e
108
ye dntren yan desteklemeyi reddediyorlar. Byle bir tarafsz
lk, iirin saysal yaps ve aykm ile dzenli arasndaki salmmn
yaratt gerilim tarafndan yanstlyor gibidir: Ktalarn dize say
s (be dizelik sonuncu kta dnda hepsinde drt dize vardr); di
zelerin uzunluu (on bir ile on hece arasnda deien kesin lye,
can alc dizelerde uyulmamaktadr, rnein: Yedi kardeiz biz ve
de [8] ve Sekiz yamdaym dedi [8]); ailenin byklne ili
kin rakamn doruluu (7 mi 5 mi?); kzn ya (8); kapdan adm
larn says (12 - bele yedinin toplam).
Bu gerilim, iirin evreninde kk kzn, szcklerin arln
dan yetikinlerin kard anlam kabullenmesi demek olan son
zme ulamadaki zorluu dramatize etmektedir. Bu iiri duygusal
bulanlarn tersine ben, iirin, adlandrma ve numaralandrma ile il
gili, yani kiinin bizzat bu dnyann paras olarak kendini adlan
drmas ve numaralandrmas ile ilgili derin sorular ne srdn
dnyorum. Bir dereceye kadar bu iire verdiim tepki, kendime
bu tr somlar sormama neden oluyor (en azudan bu somlarla yz
lemenin bir yolunu bulmalym). Beni iirin iinde anlalamaz bir
bilmilik sezmeye ynelten eylerden birisi, tam da kendi tepkim
de fark ettiim bu kendi kendini sorgulama drts ve iirde ocuk
su bir gzellii hissetmemin nedeni de -siz buna lmne gsteri
ten yoksunluk deyin- ksmen, byle somlan hl kendim iin -
zmleyememi olma duygusundan kaynaklanyor. Yetikin kesinli
inin ve bilgisinin dzenli dnyasna annda evirdiim, Nerden
bilsin lm meselesini? cmlesi teki taraftan, yani aykm evren
den gelen bir t gibi hissedilir. Ama bunu yaparken de iinde ya
adm dnyayla baka bir yer -Wordsworth'n (Milton tarznda
ki) baka bir iirinde ller diyar dedii, llerle canl kiilerin
birbirlerinin mevcudiyetini fark edebildii bir yer- arasnda bir s
reklilik olduu yolundaki aykr dncenin brakt hayali izleni
mi grmezden de gelemem. Bu dnce sanki, iirdeki kk kzn
betimledii dnyay bilme -rnein orda yaama- dncesinden
daha aykr grnmyor (iide air figr iin bildik olan ve oku
ma etkinliinin birincil varsaymlarndan birini oluturan ve bu
yzden okur iin de bildik bir dnce). Artk dnyada olmayan ki
109
ileri hl varlarm gibi hissedebilirim, bu benim deneyimimin de
bir parasdr ve bu, zaman zaman ve ounlukla en masum, ma
sum olduu iin de youn bir duygulanm iinde olduum anlardr.
Neredeyse, sanki ok zlenen ve derinden sevilen bir kii giderken
arkasnda bir glge, glmseme ya da kahkala brakmtr. Bunu
kabullenmek, sonunda bu iiri bir anlamda anlayabileceimi syle
mekle edeerdir, yle ki onun bilgisi sanki kendim iin, belki de
kendimi rahatlatmak iin tutabileceim bir eya gibidir. Bu yzden,
bana gre iir, nemsiz olmaktan te, belki de gzya dkmek iin
bile fazlasyla derin bir iirdir.
iirin kendisi nasl bu derinliklere inebileceimizle ilgili ipula
r verir. Aslnda iirin dramatize ettii sz atmasn anlamann bir
yolu, onu kendi yorumu iin bir model ya da anahtar olarak gr
mektir. Bunun nda, her okuma kendi hedefinden ayrlp metnin
iinde sakl olan ortaya karma giriimine ynelik bir gereinden
fazla okuma "dr. Byle bir ey, iirin kendisinin fazla okunma's-
n aa vurma ya da kabul grme arzusu olarak adlandrlabilir.
Fazla okumamn bu ekilde kabul grmesi, Wordsworlh'n dilin
de salam bir temele oturur: rnein, The Prelude [Preld] gibi, bir
iirin saaltc gcnn ortaya karlmasna yardm eder, bununla
demek istediim iirde hissedilen saaltm gcdr; sanki yazmak,
deneyim iin bir tedavidir, ya da tedavi yazmaktr. Bu, o iire ikir
cikli avunma zelliini, onun diriltici gcn kazandracaktr. Eli
mizdeki iirde hafif nanslarla birlikte benzer bir eye rastlarz.
Ben, metin kendini kendisine aa kardka burada aklanan ve
sohbete -nk air/sorgulayc ile kk kz arasndaki sz alve
riini byle tanmlayacam- drama, aciliyet, orada bir eyin tehli
kede olduu hissini veren bu eye iirin ana fikri diyeceim. Daha
s, iirin ana fikrinin metnin kendini kendisine amas olduu d
ncesini ciddiye almak Wordsworth iirinin ortak bir zelliidir.
Burada aklma To the Clouds [Bulutlara] ya da Composed by
the Side of Grasmere Lake [Grasmere Glnn Kysnda Yazl
d] gibi iirler geliyor.
Eer bu bir sohbetse, konuan iki kiinin farkl nitelikleri neler
dir? rnein, yetikin, adeta bir sorgulayc gibi ortaya kar. Top-
o
lumsal, bir eit kstlayc anlan kuramnn istek ve gereksinimle
rine dayanan bir anlam kuramna uyan ve onu onaylayan bir sesi
vardr; bu kuram erevesinde, biz yedi kardeiz eklindeki be-
timleyici ifadesi yalnzca orada bulunan ya da yaayan, sohbet nok
tasyla ayn sreci paylaan varlklara gnderme yapabilir ya da
yapmaldr. ocuk ise bunun aksine, saf ya da eitimsiz olarak i
zilmitir; sesi, dilin yaam deneyimine boyun emesi isteini dile
getirir. Sonuta, ona gre, biz yedi kardeiz ifadesinin anlam,
konumann mevcut toplumsal balamnn dnda, yani imdinin
buradalmda seslendirilmesinin dnda aranmaldr. Konumala
rn farkllna dair bu nitelendirmeler, dier bir deyile iirin dra-
mas, Geoffrey Hartman'n iir zerine 1964 tarihli aklamasnda
da olduu gibi, bu yzlemeyi toplumsal olanla bireysel olan ara
sndaki uzaklklar olarak gren pek ok okurun gzlemiyle uyuur.
Dilin doasyla ilgili farkl varsaymlar ve dilin deneyimle olan ili
kisi zerindeki kargaa artar; bu durum da Wordsworthn, dilin ya
da anlamn doasndaki ve onun dnyayla olan ilikisindeki bir bu
nalma olan inancnn yansmas olarak alglanr. Bu tasar Lyricai
Balladsm [Lirik Baladlar] nsznde yer alr. Ancak ben. toplum
sal olanla kzn dil ve dnyayla ilgili deneyiminin zgnl
zerindeki bu vurgunun, iirin bilmi tarz olarak aldm eyi gr
mezden geldiini, onun yerine dikkati karlamann henz zl
memi doasndan uzaklatrdm dnyorum.
Bu bilmi tarza, ocuk eer yetikinin dzeltmesini kabul etmi
olsayd neyin deieceini sorarak yaklamak istiyorum: ocuk
eer toplumun isteklerine raz olsayd, yani ocuka eyleri bir ya
na itip dnyann nasl olduuyla, dnyada var olmayla ilgili yeti
kin tanmlamasn, sanki bir matem elbisesi giyer gibi benimsesey-
di ve bylece yetikinin dnyayla ilgili szlerinin kendisininkiler-
den daha doru (kantlanabilir ve sonuta inanlabilir?) olduu
inancna gnlszce ses karmadan boyun eseydi ne deiirdi?
ocuk iin yetikinin szleriyle konumak ne anlama gelirdi? o
cuklarn bymesirii, yani yetikin gibi konumalarn, bylelik
le kzu, biz yedi kardeiz diye diretmesiyle ifade bulan, konu
ma ile dnya ve anlam ile deneyim arasndaki yaknl -burada ay-
111
m anda varolularm- reddetmelerini ya da silmelerini isterken na
sl bir korku dile getirilmektedir?
Bu gr elbette, dnyann nasl olduu hakkndaki yetikin be
timlemesinin ocuk tarafndan aslnda anlalabilir olduunu var
sayar. Burada Wordsworthe zg bir nerme ya da ana fikrin g
lne, yani ocuun aslnda adamn babas olmas gerekliliinin
kabulne dikkat ekmek isterim. Byle bir Wordsworth nermesi
ayn zamanda farkl bir habitus, Emersonn habitus'u iinde de
bulunur; bu habitus' ta bir yaam felsefesi, bir yaam dilbilgisi kur
ma sorunu, Emersonm deyimiyle, ocuktaki cevheri bulmakla ya
landan ilintilidir. Kurmak ve bulmak, bu iirdeki ocukla ilgili his-
setiklerimizin ylesine bir zelliidir ki ocukluktan yetikinlie
ilerleyiimizin bir ilerleme ya da bymeden ok bir unutu ve red
dedi olduu fikrinin airin gr olduu dnlebilir. Bu algla
ma kesinlikle gemie duyulan bir zleme yol amaz, nk yeti
kin, ocuk olmann nasl bir ey olduunu, ocuklukta bilginin ya
da bilmenin ne olduunu anmsayamamaktadr. Elbette iirin ele al
d en nemli zorluklardan biri, ocuklarn, biz yetikinlerin bile
meyecei eyleri bilebildii dncesidir, ama ayn zamanda bilgi
nin ne olduunu, dier bir deyile bilginin nasl adlandrldn
bilmemiz iin kendi kendimizi bulmamz/kurmamz gerekir. Bu
durum, iirin dilinde, hem kendimize hem de dnyaya bir isim ko
yabilme, dnyann bize salad kant iin kendimize gvenebilme
gerekliliiyle edeerdir. Bylece u dnce ortaya kar: Benlii
kurmann, adlandrma ve numaralandrmann bir olarak ifade edil
mesinin gerekliliine edeer olmas yalnzca bu duruma m zel
dir? Ya da bu daha ok, duyularmzn doruluu konusunda ken
dimize ne kadar gvendiimizle ilgili genel bir gereklilik midir?
Ben bunu hem felsefi bir genelleme sorunu hem de ele aldm i
iri okumann ynlendirdii zel bir aratrma olarak alyorum. Bu
okuma benim, sorunun basksn zerimde hissetmeme neden olu
yor - sanki duygulanm deneyimim, kendimi byle bir felsefi ge
nellemeye amam gerektiriyor ve aarken de ayn zamanda soru
yu kendi kendime sormu olmamn sonularndan da kaamyo
rum. Hissettiim ey, yleyse hem kanmann beceriksizlii hem
112
de kabullenmenin belirmesidir - say ile ilgili soruyu kendime sor
maktan kanma ve kendini bir olarak adlandrma ile numaralandr
ma gerekliliini kabullenme. Belki de bu yzden baz okurlar bu i
ir karsnda kvranyor ya da olumsuz tepki veriyorlar - au srar
l bir ekilde kanmann basksn, yani yantm bulmak iin olduk
a uzun bir sre beklemesi gerekebilecek bir soruyla (elbette eer
sonunda yantlanabilirse) yzlemenin korkusunu hissediyorlar.
Byle okurlar iin, yorumlama konusunda belki de daha imdiden
-gereinden fazla olmasa da- yeterince ileriye gittim.
Biz Yedi Kardeiz'in bende uyandrd duygulanm tepkisini ir
delerken bu basky sadece bir ilk adm olarak ele alyorum ve i
irin dramatik amacnn bir paras olarak grdm bilgi ile kabul
lenme arasndaki aynm daha da irdeleyerek yorumlamay srdr
mek istiyorum. ocuun, bilgiyi yetikinin alglad biimde ka
bullenmeyi reddetmesi ya da yetikinin bak asyla alglamay
becerememesi bu tartmann asln oluturuyorsa, iirin ana fikri
nin kendi anlamm ortaya karan ey de kabullenmenin niteliin
deki bu farktr. Daha ematik olarak aklamak gerekirse, iirin s
rarla kendinden istedii ey, aa kard ya da kabullendii e
yi kendisinin de kabullenmeye hazr olmasdr. Bu nedenle, bu i
irin bilmek istedii, Nerden bilsin lm meselesini? satrnda ifa
de bulan ve insan yaarken lm de kabullenir anlayyla ean
laml grnen yetikin inannn bilgisi deil, iirin kendi iinde
bilgi olarak yorumlanan eydir. iir, bir eyin, yani bir szck bi
iminin, nasl olup da bir bilgi, dnyann gereklerini bilmenin bir
yolu yerine geebileceini renmek ister ve bu, biz yedi karde
iz cmlesinin ne anlama geldiini, asl gsterilenin ne olduunu
anlamak anlamnda, bilmeyi istemekle aym kapya kmaz.
iir bu istei ve eksiklii -onun yokluunu- dile getirirken, yo
rum ve kabullenmenin aka grnmesini salamak iin szck
lerle dnya arasndaki ilikide var olan bir yanll dramatize
eder. Bylece ocuun kulland szcklerin hafifliini aa vur
mak yetikin aire der. Bunu yaparken de, szcklerin arl
konusunda diretir ve bu szcklerin, kendisinin ve, varsayd gibi,
toplumun kard, bildii ya da kabullendii anlama edeer bir
rSN/Sanat ve Esletik 113
anlama gelmesini ister. ocuun farkl bir bak asndan bakarak,
olaylarn yetikinlerce yaplan betimlemesini reddetmesi, onun ol
gular gerekte olduklar gibi grememesi anlamna gelmez; gr
n varolua gre nemsizmi gibi, ocuun yalnzca d grn
grd anlamna da gelmez; bu reddedi, olgularn yetikinlerce
yaplan betimlemesinin olgunlamam bir yansmas olarak da al
glanmamaldr. Daha ok olgularn bir yorum'u olarak ele alnma
ldr. Dnya ocuk iin byledir, ona byle grnmektedir. O da
kendi adna, yetikinden ve onun uzantsnda okurdan bir kar ta
lepte bulunur: O, kzn betimlemesini ya da en azndan hem yeti
kin hem de ocuk iin bilinmez olan bilmenin bir yolunun, bu du
ruma zg sz alverii mekaniklerinden etkilenmeyen bir bilme
biiminin olabileceini kabul etmelidir. Byle bir bilme biimi, bu
yzden yaygn bir zellik olamaz. Ancak bunu anlamakla birlikte,
eer bu bir bilme biimiyse, ayn zamanda bilinebilir eylerin y
rngesi iinde yer almal ve bu yzden dierleriyle paylalabilir
olmaldr dncesinden de midi kesmi deilim. Buna, sanatn
aa kard ana fikir ya da estetik olann ayrt edici zellii de-,
nebilir. Bu anlamda, biz yedi kardeiz szcklerinin mecazi an
lamda kullanm zerindeki bask -yetikin elbette, bu szcklerin
gerek anlamnda kullanlamayaca konusunda diretir- mecazn
stne gerein oturtulmasna yol aar; bu, bir yorumlama ya da
kzn szlerinin olgularn gerekte olduu biimine uymasn iste
me, yani grnenin (tpk ocuun varoluu yorumlamas gibi) g
rlenle e ya da ondan nemsiz saylmasn isteme biimidir. Ben
bunu onuncu ktann gc olarak alglyorum: Grlebilir szc
(-ir) yalnzca dizenin bir nceki szcyle uyakl kullanlm
tr (yeild-ir). D grnn aldatc dnyasnda grmek iin uy
gun bir uyak yoktur, nk her ey numaralandrma ediminin ya
ratt bir sreklilik iinde yer alr.
Baka bir sylem balamnda, yle bir boyun edirme srarnn
ayn zamanda da bir yceltme, var olmann arlyla yzleip ye
tikinlerin kesin kurall dnyasna ekilmi olmann bir iareti ol
duuna dair duyguya nasl kar konabilir? Her durumda, bu istem,
nolur syle? szckleriyle verilmekte ve ilknce yerle ilgili Ve
114 FSARKA/Satt ve Estetik
neredeler? sorusuna balanmaktadr: bundan sonra da sorgulayc
yetikin ile saf kz arasndaki konumann dnm noktasna varlr:
Yine de yedisiniz. Nolur syle ifadesindeki nezakette ne giz
lenmitir? Yakar, yani dua.* dua tarafndan bilinen, ancak baka
hibir yerde bilinemeyecek bu tuhaf bilme kipinin baka bir biimi
olabilir mi? Dualar herhangi bir biimde sylenebilir mi? Dier
lerine aktarlabilir mi? Elbette dualar ou zaman toplumun ortak
maldr ve paylalm, paylalabilir bir dnyaya, bizleri birbirimi
ze balayan toplulua aidiyetimizin gstergesi olarak tasarlanm,
ritellemi bir eylemde yksek sesle okunurlar. Yetikinin kibarl
nn nceden tasarlanm resmiyeti (bu sz atmasnda, gcn ka
nlmaz olarak kendisinin ocua yukardan konuan konumunda
olduunu gstererek kz zorlamaya almasnn bir iareti) bura
da duadan renilebilecek olanla konumada kabullenilecek olan
arasndaki, duadaki arzuyla konumadaki duygular gizleyi arasn
daki uzakl ortaya serer. O zaman sylemek, yetikinin ricasnda
ak konuulmas, olduu gibi sylenmesi iin bir istem ifade eder.
Halbuki ocuk iin sylemek baka bir anlama, yani hayal gcnn
gereklii anlamna gelir.
Ancak hepsi bundan ibaret olsayd, iir, kartlarn salam bir bi
imde bilge yetikin lehine, bireye kar toplumsaln lehine kanld-
basit bir kssadan hisse yks olmaktan teye gidemezdi. Ne
var ki durum bundan daha karmaktr. lk aamada bir iletiim ek
siklii dramatize edilmekte gibidir. Sanki her ses kendi szckleri
ni yine kendi zerine yanstmaktadr, yle ki ocuun szckleri al
glamas ve onlara ykledii deer sanki bir ses yanstcs grevi
grr ve kzn, dnyann ya da olgularn durumunun dnyay be
timlemek iin kullanlan szcklerden ok daha nce var olduu
yolundaki inancn destekler. Kza gre deneyim dilden nce gelir;
halbuki yetikinin kendi szlerini, onlarn arln ya da anlamn
alglamas, onun bir isteinde yanstlmtr: Yetikin, syledii
szcklerin kendisinin bildii, herkesin kabul ettii gerek dn
yay anlatmasn istemektedir. Ona gre deneyim ve dil birbirinden
ayrlamaz. Szcklerin arlm fark edebilmek ve szcklerin bo-
' Yalvarmak ve dua etmek ngilizcede ayn szckle ifade edilir, (y.h.n.)
115
a harcanmasnn ne elemek olduunu anlayabilmek iin bunun his
sedilmesi nemlidir. Bu anlay edinmeye balarken, yaptmz
bu okumadan kendi szcklerini tartmasn istemek zorunlu bir hal
alr; en azudan iiri yorumlamapn bir yntemi olarak bu szck
lerin uygunluu hakknda bir deerlendirme yaplmaldr.
Aslnda, bu tereddtl kar eletiri, iirin dramas iinde zaten
mevcuttur. Yetikin, kzn szlerini arl yokmu gibi deerlen
dirilerek aslnda kzn szlerinin bir anlamda yetikin bak asn
dan yorum'unu yapmaktadr; bu da kzn bilgi eksikliini kabullen
mek ve onun lm ya da orada olmayan kiilerin, yaayanlar ve
orada olanlarla ayn sreklilikte, ayn zaman ve meknda var ol
duklarna dair inancnn hatal ya da yanl olduunda diretmek de
mektir. Bu ekilde, ayn szcklerin, biz yedi kardeiz szckle
rinin kz tarafudan yinelenmesi, iirin kendi kendisine gsterdii
eyi kabullenmesi gerektiini yine iire anmsatan bir unsur olarak
bulunur, sanki iirin btn ii sonu gelmeyen bir taklitten ibaretmi
gibidir. Dier bir deyile, bu yineleme, yorumda yer alan eyin, ya
ni yorumun kendi iinde olan eyin, baka bir szck grubu, bir
aklama ya da baka szcklerle anlatma olmadn, ancak ayn
szckler iin baka bir dizi referans noktas olduunu anmsatmak
iin kullanlmtr. yleyse, bir anlamda iir, yorumlamann ola
nakszlm dramatize, eder ya da baka bir ekilde ifade edersek bir
yorumlama ediminin ortak bir anlaya varmakta nasl baarsz ol
duunu gsterir. Yetikinin bak asndan bakldnda yorumla
mak, d grn var olmakla eit dzeye getirmek, yaratc ya
amlarmzdaki sankileri gereklerle uyuacak biimde dzelt
mek olarak anlalr. Ama kz buna kar koyar ve bunu yaparken
de etkin bir biimde, airin yaad her gnk dnyayla kendi ya
ad harikalar dnyas arasndaki kyaslanamazlk zerinde dire
tir. Yaayanlarn ve llerin dnyasn birletirip hangisinin nerede
balayp nerede bittiini grlmeyen bir sreklilie dntren
gl yineleme itepisi kza olaan grnr; Ah Efendim! Yedi
kardeiz biz. Sanki kz, yedi kardeiz biz cmlesinin tekrarnda
kulland szcklere arlk kazandrarak bu szcklerin, dnya
nn nasl olduuna dair alntlarn ya da byl ve mucizevi sz
116
cklerin gcne erimesini salamak istemektedir. Kz (yetikin
dnyasndaki) anlama srtn dnerken neredeyse yorumlamann
olanakszlm gzler nne sermektedir. Eer kzn tekrarlan,
dnyay olduu gibi anlatan alntlar olarak ele alnrsa, bu tekrar
lar yorumlamay hangi adan reddedebilir ya da nleyebilirler?
Eer bu alntlar artk yorumun bir balam ya da onun bir blm
olarak ilev grmyorsa nereye aittirler? Eer alntlama, syleme
nin, eylerin nasl olduunu bilmenin, dua ile vahiy arasnda yer
alan bir bilme trnn baka bir biimiyse?
Bu kurgular yantlamaya alrken, en bata unu belirtmek is
terim: Ne okur ne de air, biz yedi kardeiz cmlesinin kz iin
ifade ettii eyin, bizim (yetikin kesinliini ve anlamm savunan
lar) iin de ayn anlama gelip gelmediini yarglayabilecek konum
dadr. Kar ktmz nokta, biz yedi kardeiz szcklerinin ya
ayan kiilere gnderme yapmas gerektiidir; szcklerin gster
dii ey budur. Aslnda bu anlam tam, apak bir berraklkla kzca
biliniyor olabilir, ancak ayn zamanda kz, yalnzca basit bir hata ya
da kendi gl arzusu yznden kardelerinin lmnn ardndan
dnyann doasm yanl anlyor ve onu betimlemeyi artk duruma
uygun olmayan bir biimde srdryor da olabilir. Ne var ki. biz
yedi kardeiz szcklerinin tekrarland bir sz atmas sergile
yen iir iin durum byle grnmez ve farkl yorumlar ierir. Asln
da ayn szck biimleriyle ifade edilen farkl armaanlar vardr:
Kz kendisini anlamayan, belki de kaln kafal sorgulaycsna bir
armaan sunar, yetikin de buna karlk kza aklc kesinlik arma
anm verir; bunlar ayn pakette sunulmalarna karn kesinlikle
farkl armaanlardr. Gerekte atmadaki drama ksmen, cmlenin
yetikin tarafndan yorumlanamama olaslndan kaynaklanr. So
nuta. kzn yinelemeleri yetikin tarafndan yeniden dile getirildi
inde - Yine de yedisiniz- cmle bir aklama ister hale gelir. Bu,
derinde bir yerlerde her tr yorumlama gerekliliinin yadsnma
s ya da en azmdan yorumlamann olanakszlnu kabullenilme-
siyle aym kapya kar. Elbette kahramanlardan birisi iin nemsiz,
kurallara uygun olan ey, dierinin hayatnn kararmas anlamua
gelebilir. Bu nedenle, bu iki dnya ve birbiriyle tamamen ayr d
117
en bu dnyalarda adlandrma ve numaralandrmalarn badamas
gerektii zerine kodlanm beklentiler, birbiriyle uyumaz. Kesi
tikleri noktalar olsa da sonuta uyumazlar; adeta biri iin doru
olan teki iin yanltr. Yine de bu karlamada acma duygusu
uyandran unsur yetikinin, sanki basit bir toplama ileminde do
ru sonucu bulmaya alyormu gibi, sanki kza szlerini dzelt
mesini syler gibi, saymas ve yeniden saymas ve iki ayr dnyay
birbiriyle badatrma konusunda srar etmesidir: Kilise bahesin
deyse ikiniz, yalnzca be kardesiniz o zaman. Ama aka grl
d zere ne zaman air kzdan konumasn ya da yeniden say
masn istese (n'olur syle") kz bunu numaralandrma iin bir ri
ca olarak alglar.
Burada szcklerin ya da olgularn anlam, ocuk eer onun
szcklerini tekrarlarsa yetikinin tatmin olaca bir yank klna
brnr ve bu durum iki ayr dnyann kendi ilerinde yaltlml-
m gzler nne serer. Her iki kahraman da kendi bildikleri ekil
de yank ile alnt arasndaki uzakl artrr ve belki daha etkili bir
biimde bu uzaklklarda ortaya kan zgnlk sorununu ortaya se
rerler. Bu aslnda, kendinden alntlama olaslnd iirsel zgnl
n tek garantr olarak ortaya kt bir Wordsworth mpoyudur
- airin kendi iir yaratma iradesine el koyan Milton'n, Yol gs
teren elini uzat biraz ileri dizesiyle balayan iirinde de grlebi
lir bu. Gelgelelim, yankyla ilgili sorun, geri yansyan sesin yank
lanmay balatan sesle tam olarak ayn olmamasdr. Yank ile aln
t arasnda, iir ya da iirsel ses bulunur ve bu sesin zgnln
snamak Wordsworth'e zg /oposun grevidir. Bu arada olma du
rumu, sesin uyarlanmasna, yazya evrilmesine ya da iir yapt di
ye adlandrlabilecek bir biimde kaydedilmesine izin verir. Bence,
yetikinin szcklerin uygun arla sahip olmas yolundaki iste
i, sesin uygun bir biimde yazya evrilebilmesi iin bir yalvarma,
airin bir umudu ve arzusudur. Ama bu uygunluk nerede yatmakta
dr?
Burada Wordsworth'n rehberliini izleyecek olursak, uygun
luk sorusu, hem sorunun yantlanma olaslndan korkan hem de
* Topos: Yunanca yer, lke, (.n.)
118
onu ho karlayan air iin zellikle etkili bir biimde ortaya kar.
Daha basit bir ekilde anlatmak gerekirse, iire metin olarak ekle
nen sesin kendi sesi olup olmadm insan nasl anlayabilir? Bu
Wordsworthiin en nl izdmsel kimlii olan Boy of Winan-
dern [Winanderli Olan] yz yze geldii sorundur. We Are
Seven'da, szcklerin arln korumas ya da arlk kazanmas
istemine dnen soru biraz farkl bir biimde karmza kar. Bu
durumun gerektirdii de, ocuk tarafndan yanknn yanllyla
balantl olarak fark edilemeyecek olan eyin, yetikin iin yeti
kinin kza ektirecei ac olduunun anlalmasdr, bu ac, yetiki
nin iyi niyetli olduu varsaylrsa daha da keskinleir. Yetikin bu
niyetini dilin ayartmalarna, kt yola sapmaya kar direnme aba
syla sergiler, sanki kzn szcklerinin brnd kl kabullen
mek inam istemedii bir yere gtrecektir. Ancak kt yola sap
mak elbette yetikin iin sadece bir tehdit deildir; ayn zamanda,
tamamyla dilin oyunlarna yakalanm kzn iinde bulunduu zor
durumu betimlemenin de bir yoludur. Bu, hem sanafu tehlikesi
hem de ekici yandr. Bu yzden kz, lm daha yumuak sz
cklerle tanmlar -lknce giden kk Jane idi, onu gitmek zo
runda kalan John izledi- ve yetikinin ak ak konuma (ld
onlar) istemini uyakl szcklerle yantlar. Yetikin iirin kavram
sal uyakl yaps iinde, lmn gitme ile ayn anlamda kulla
nlmasn reddetmekte ve uya bozmaktadr.
Bu iir aym zamanda, sesin yazya uyarlanmasn gzler nne
srer, bu iir sanatdr. Bunu karmza yle kanr ki kendimizi
onun dngs iinde buluruz. Sanrm Wordsworthiin iir yazarak
baarmak istedii ey de buydu; bu yzden Lyrical Ballads' n n
sznde aire, airin oturduu dnlen ykseklerden inmesi ve
kendisini dier herkesin yapt gibi ifade etmesi ynnde yol
gsteriyordu. iir, ay zamanda, bu szcklerin iir sanatna uyar
lanmasnn ya da sz sanat diye adlandrlabilecek olan eyin, tu
haf bir biimde sz ssleme ediminin gcn yok ettiini ileri s
rer; en azndan iir sanatnn kendisinin dile getirdii ve gsterdii
gereksinimi karlamaktan ciz olabileceine dair rahatsz edici d
nceyi ortaya atar. Bu durum, iirden kendi gcn kabullenmesi
119
ni ya da aa karmasn istemekle: kendisini oluturan szckle
rin yansmalar, yanklar, uyarlamalardan baka bir ey olmadn
bildiimiz halde iirden o gcn kaynan istemekle ayn eydir.
iir hakknda byle dnmek, yani dikkati, sz alveriinin ba
nda dile getirildiini dndm kanma duygusuna, dier bir
deyile ad yerine numara sorununa yneltmek kendi duygulanm
deneyimimin baka bir ynn saptamam sahyor; nk bu kar
lamadaki rakipler arasnda hibir srtme olmaym biraz kafa
kartrc ya da en azndan tuhaf buluyorum. Bir adan bakldn
da, bu iir bende buz gibi bir etki brakyor, nk iki kahraman
birbiriyle konuturmann ve birbirini dinlemelerini salamann bir
yolu yokmu gibi grnyor. Duygulanm deneyimimin dier bir
noktasnda da, kanlmaz olann karsnda bir hayal krkl ya da
kadere boyun eme gibi bir eye rastlyorum. Belki de bu, felsefe
nin kendine aklayaca bilgiyi bilemedii zaman karlat ha
yal krklna benziyor; iirde, iirin er ge renecei eyle ilgili
olan bu hayal krkl duygusu yerini, yetikinlie adm atmann
ocuk olmann ne olduunun, yani kiinin temelinin unutulmas ol
duuna dair yetikinin inancna brakr. Bu adan sorgulaycnn
iiri yantlanamayacak bir soruyla amas anlamldr; byle bir so
ru kzn kafasndaki dnya resminin yetikininkine dntrleme-
yeceinin habercisidir. yleyse yetikinin kza gerei sylet
mek iin gsterdii abalar, kendi efendisinin sesinin uyarlamas
olmaktan, yani kz, taklit etmenin gcn ve ikiyzlln ekici
liini renmeye armaktan teye gitmemektedir. Ancak sonu
ta, hem yazar hem de okur iirin kendisinin ortaya att soru kar
snda aresiz kalmaktadrlar; Nerden bilsin lm meselesini? Bu
yzden sz atmasn, bilgi ile kabullenme arasndaki karlama
ya ait birbirine zt duygularn bir yzlemesi olarak ya da aka,
iirde szcklerin bir kenara atlmas biiminde bize sunulan kabul
lenmekten ka olarak nitelendiriyorum. Dahas bunun arkasnda,
daha karanlk, daha tuhaf bir duygunun, iirin zararl olduu ve is
tedii eylere zm getirip geride kalanlar zmsz braktna
dair bir duygunun iirdeki varln kefediyorum. Bana gre bu
duygu en azndan iirin ikircikli sonu ksmnda gze arpyor.
120
kirciklenme, aklama ars, yani Ka kardesiniz yleyse?"
ars bir kez daha bertaraf edildiinde, bu arya direnildiinde
ya da ar geri evrildiinde ortaya kar; bir kez daha kzn yant
veren sesi, kardelerinin saysn dile getirii, airin anlayamad,
duyamad bir yk gibi grnr. air yardm etmeye alsa da.
biz yedi kardeiz szcklerinin tekrarnda, sanki acy duyar. Bu
nedenle, sorgulaycnn aklama arsnda acma duygusunun
ynlendirdii youn bir ironi vardr. Buna benzer youn bir ironi,
Wittgenstein'in yinelenen aklama arsnda vardr; bylece fel
sefe. kendi sebep olduu hastal iyiletirebilecektir. Bu ironinin
duyulmas, her durumda, iirin yantlayamayacan bildii, dile
getirmekten korktuu bir soru karsnda duyduu aknlk ya da
merak duygusuna ekil verdiini syleyebileceimiz belli bir me
safeye tanklk eder. Ayn zamanda da bu, iirin yazl, kendisine
emek verilii srasnda gzler nne serdii, dildeki bir acnn zor
lukla duyulabilen sesini duymu ya da fark etmi olmann bir izi
dir; tehis etmeyle iyiletinnenin tamamen iirin grevi olmasnn
da nedenidir. iirin bulup iyiletirmeye alt acnn kkeninde
yine iirin kendisi yatmaktadr; yukarda szn ettiim acma duy
gusu da ite buradan kaynaklanr. Bu adan Lyrical Ballads tasar
snn (ikinci baskya eklenen nszde gemie dnk olarak adlan
drlmsa da) ak ak gerekten konuulan dili kullanarak yola
kmas kesinlikle dikkate deerdir; szcklerin gnlk kullanm
larnn dile getirilmesi Wittgenstein m olduu kadar Words-
vvorthn de projesidir.
Buraya kadar kahramanlar arasndaki sz atmasn analiz et
tim ve sohbetlerinin belli ynlerini vurguladm. Ancak bu atma
nn malzemesine ok yakn durarak belki de uygunsuzca davran
dm - bu okur, zel bir sohbeti gizlice dinleme abasnda, sanki
atmaya kulak misafiri oluyormu gibidir. Belki de her iir ayn
olasla davetiye karr ve kanlmaz olarak halka ak konu
mayla kiiye zel dua arasna den glgelerin cazibesine kaplr.
Biz de srekli kendimizi bir konumann ya da bir tr metinsel s
recin kysndaym gibi hissederiz. Belki de herhangi bir okuma ya
da tm okumalar zorunlu olarak davetsiz bir kulak misafiri olmaya,
121
haber vermeden duymaya yol aar. iir sanatyla olan tm karla
malarn genel bir zellii olsun ya da olmasn, elimizdeki iirin
retimindeki maddesel koullara yakn olan bu durum, yanknn ra
hatszlk verici alkanln, benim okumam nitelendiren i ko
numaya ynlendirir.
Bu maddesel koullar, dizelerin oluumundaki yky hatrla
yarak aydnla kavuturulabilir. Her zaman ona elik eden kz kar
dei Dorothy ve Coleridge ile birlikte bir gn otururlarken iiri he
nz bitirmi olan Wordsworth, giri ktasn dierlerinin oluturma
sn ister. Wordsworth. Fenwicke dikte ettirdii iirleriyle ilgili
notlarndan birinde yle yazar:

Hepsi bittikten sonra gelip iiri Bay Coleridge'e ve kz kardeime


okudum ve yle dedim: Giri niteliinde bir kta eklenm eli ki ben de
grevim i tamamlam olmamn verdii mutlulukla gelip bu ay
ikramna katlaym. fade etmek istediim eyin zn syledim ve
Coleridgein azndan ilk kta bir anda dklverdi:

Saf bir ocuk, kardeim sevgili Jem,

- kardeim sevgili Jem, gln oluyor diye ben uyaa itiraz ettim,
ancak genellikle Jem diye anlan, dostumuz James Tobinin adn ie
kartrma esprisi hepimizin houna gitmiti...1

Burada benm ilgimi eken ey ilk ktann en son yazlm olmas


deil, iirin anlaty ereveleyen ya da onun balamm yaratan bir
nc kiiye yaplan bir jestle alyor olmasdr. air son bir giri
ktasn kaleme alma zorunluluu hissediyor gibidir. Her ne kadar
biimsel kayglardan kaynaklanmyor olsa da bu durum yine de,
kafa kartran. iir ne zaman tamamlanr? sorusunun sorulmas
na yol aar. Sanat yaratma srecinde grevin tamamland nasl
anlalr? Bu anekdot aslnda iiri tamamlayann Wordsworth olma
d gereine mi dikkat ekiyor? Ve onun adna bu ii Coleridgein
tamamladna m? Burada uygunluk meselesinden nasl sz edile
bilir? Wordsworth'n grubundaki dier kiilerin de yaratma sreci
2. The Poetical Works of William Wordsworth, yay. haz. E. de Selincourt ve He
len Darbyshire, 5 cilt (Oxford: The Clarendon Press. 1949), Cilt I, 440.
122
ne ak bir biimde katldklar iirin oluturulma ortamna yakn
latka nelere dikkat edilmelidir? Bu somlarla balantl olarak,
Wordsworth'iin bile bile iinde iirin tm (Iramasnn oynand bir
tr yank odas, bire bir alntlarn yapld bir salon oluturmu ol
duunu akla getirmek nemlidir. Dahas icra ve oluturma srecin
de bir anda ortaya kan balamn, espriden holanarak minnet
tarlklarm ifade eden Wordsworthn yakn evresini de iine ald
m unutmamalyz. Bu tepkide, en azndan bana biimsiz gelen,
rahatszlk veren bir durum vardr: Glme -eer orada gerekten
glndyse -daha canl hissedilen bir eyin yerini alr ya da onun
stn rter.
iirin kendisi byle bir duygulanm tepkisinin -rahatszlk-
kaynan sorgulamaktadr ve bu sorgulama, Wordsworthiin sz
cklerin deeri konusundaki basmakalp bir dnceye, iirin iyi
letirici dnyasna ballyla yalandan ilintilidir. Bu tasarnn ay
rcal, daha nceden betimlediim, metnin Wordsworthe zg
olmasndan kaynaklanan farkl bir duyarll gerektirmesidir. Eli
mizdeki iirde sanrm byle bir duyarllk, iirin iinde pek fazla
yer. almayan ya da iir tarafndan sorulmayan, ancak iirin ok ya
knnda, irdelemekte olduum tepkinin iinde yatan bir soruyu dile
getirmeye yardmc olur. Bu soru, sanat yaptnn bildiiyle, yani
bu duygulanm deneyiminin bildiiyle ilgilidir: Metin nereden bil
sin lm meselesini? Somnun kendisini iirin dnda olarak algla-
sam da yine de ondan yardm alabiliriz. Bu yardm bir tr farkna
varma biimindedir; yle ki ocuk, biz yedi kardeiz cmlesiy
le iirde sz edilmeyen ya da en azndan sesin uyarlamasua. yani
iire evrilemeyecek olan bir ey sylemeyi amalar. Benim sorum
da yledir: Metin bunun hakknda ne biliyor, okurun (henz) bil
medii ya da bilemeyecei neyi biliyor? Bu kitabn gstermeye a
lt gibi, bu yalnzca bu iiri ilgilendiren bir som deil, genel ola
rak tm sanat yaptlar iin geerli olan bir somdur.
iirin sunduu delillerden yola karsak, kz bu cmleyle ne de
mek isterse istesin -bir varolu durumunun, yedi kii olmann ak
a sylenmesi mi. yoksa saylara akimn erdiini, sayabildiim ka
ntlamak m?-, bunun air ya da sorgulaycnn demek istediiyle
123
ayn ey olmad aktr; belirtildii gibi, iirdeki drama giriten
balayp dilin kurallarna uyulmayan bu blmlere kadar geniler.
air, dilin olayla, kiiyle, varolula ilikisini yetikinlere uygun bir
anlamda ocua vermeye alr grnrken, dier yanda ocuk
dikkate deer bir biimde air/sorgulaycnn dzeltici gerekliin
den kendi adna rahatsz olur. ocuk tek bir dil konuup, yineleme
yoluyla defalarca prova edilmi bir tek ey sylemek isterken, di
er yanda air pek ok dil duyar; kendi demek istediini duyar, an
cak ocuk tarafndan sylenen szcklerdeki olas dier anlamlar
da fark eder. Buna karlk ocuun sesinde bozukluk olarak algla
d eyi iyiletirmek iin de kendi sesinde ve kendi sesi aracly
la, bu szckleri ocua yineler, armaan geri verir - Yine de ye
disiniz. Ancak kz da aradaki fark anlyor mu? Eer anlyorsa, l
m kardeleri hakkmdaki yetikinin betimlemesini reddedii, a
irin ve de bizim lm hakknda bildiklerimize kar bir direnme
olarak alglanabilir mi? Eer yleyse, airin sorduu ilk soru
- Toplam ka kardeiniz acaba?- daha karanlk, zorlayc bir an
lam kazanr, nk burada kaybedilecek olan ey herhangi bir say
sorusunun ok daha tesindedir.
Bunun zerinde dnrken, byle bir soruyu insann kendi
kendisine nasl yantlayabileceim ve bunu kendi kendisine sor
maktan nasl kanabileceim merak etmeye balyorum. air/sor
gulaycnn saylarla ilgili kaygsnn kamlmazlm anlarken bi
le onun gdleri hakknda hissettiim huzursuzluun kayna bel
ki de budur. Bununla birlikte, ilknce ka karde olduklarn sorma
s doal bir davran olarak alglanamaz, yani byle bir durumda
genellikle isimle ilgili bir soru sorulmas daha yaygndr; Senin
adn ne kk kz? gibi. Bunun nda, iirdeki saylar zerinde
ki srar, szcklerin kendisi, belki de isimlerin sahip olmad bir
arlk kazanmaya balar. Adlandrma, ocuk iin evresinde his
settii mevcudiyetin bir uzantsdr; bir eye ad koyma onu varolu
a, yaama getirir. Ama numaralandrma da onun iin ayn ilevi
grr. Kavramsal bir ilem olarak numaralandrma yalnzca hazr
bulunan eyleri deil, orada olmayanlar da sayabilme yeteneini
gerektirir; bu yzden kzn doru sayma yetenei bir dereceye ka
124
dar yetikin tarafndan anlalabilir. Ancak yetikine gre llerin
yaayanlarla ayn ekilde adlandrlp numaralandnlmalan dilin
temsil gcn yaralar. Adlandrma ve numaralandrma, kendi fark
l tarzlarnda, insann habitus'u, yani kendini dnyada nasl konum
landrdna dair hissettikleri hakknda ipular verir. eyleri adlan
drmak onlar yorumlamak deildir ama Wittgensteinm dedii gi
bi, bir ey sylemek iin yaplan bir hazrlktr. Bununla birlikte, i
irde saylarn ifade ettii gereklerin doru yorumlanmas ve bu
gereklerin adlandrma edimlerinden bamsz kalmas ama onlar
la uyumas, yani uygunluklarnn kabul edilmesi bu iirin ekime
noktasdr. Buradaki sorun, kzn saymay bilip bilmemesi deil,
tm saydklarn adlandrp adlandramayacadr - kzn saymas
adlandrmaya bir giri ya da adlandrma yerine geen bir ey mi, bir
kabullenme ya da yorumlama edimi midir?
Adlandrmayla numaralandrma arasndaki bu fark, yani bu
kavramsal ilemlere yaklammzdaki farkllk, iire enerjisini ya
da varolma azmini verir ve bu nedenle benim bir sanat yapt ola
rak iirin zorlayc gc diye algladm eye katkda bulunur. Da
has, kk kzn adm hibir zaman bilemeyecek olmamz, hem
air iin karlamann duygulanmla ilgili acma ynne katk yap
ar hem de iirin her okunuuna bir gizem ya da bitmemi bir yapt
havas alar. Wordsworthn kendisi de iirdeki bu hznl uyu
mun farkndayd ve Femvicke dikte ettirdii notta yle yazyor
du:

... 1841 ilkbaharnda Goodrich K alesini yeniden ziyaret ettim. Kk


kzla karlatm 1793ten beri W yein o blgesini grmemitim. Ya
kndaki kk kyde, ilgim i bu kadar ok ekm i olan kiinin izini bu-
labilseydim ok mutlu olurdum; ama bu olanakszd, nk ne yazk ki
kzn adn bile bilmiyordum.3

Belki konumuzun dnda ya da uygunsuz olacak ama air, kzn


ikisinin de ad iirde verilen kardelerini bulmaya alsayd, lm
olduklar iin ayn zorlukla karlaacakt. Bu uygunsuzluk zerin
deki bir glge, lm iki kardein de adun J harfi ile baladnn
3. a.g.y., Cilt I, 43a
125
-kabul edilmeyen Jem adyla ortak ynleri- gzlenmesiyle ay
dnlanr. 1793'teki gezi ve ondan sonra iirin yazlmas srasnda
Wordsworthiin kendi kardei John henz yayordu: 1841 ylma
gelindiinde ise otuz alt yldr lyd. Biz Yedi Kardeiz iirinin,
John Wordsworthn 1805 ylnda denizde gerekleen lmn
nceden kestirdiini sylemek zor. air 1793te byle bir olay na
sl ngrebilirdi ki? Bunu biliyor olsak bile, nceden bilinmi bir
lmn hayelete benzer bir glgesi iirin zerinde bir kar-mnlt
gibi dolanr: Srala. Hadi Srala! Gelgelelim. bu sorunun uygun
luu ya da ona bir yant istemenin uygunluu, bir ekilde kukulu
grnr; bunun nedeni belki de yantnn, yalnz benim iin deil,
okur iin de bilinemez olmasdr.
Ancak Biz Yedi Kardeiz iiri, aka, lme ve llere kar tu
tumumuz konusunda yazlm bir iirdir; kendi kendisine bu uy
gunluk sorusunu sorar. iir, genellikle ok yakndan tanmadmz,
hatta yabanc biri bize bir dostunu, akrabasn, kardeini, ebeveyni
ni ya da sevdii birini kaybettiini sylediinde hepimizin kar
karya kald en basit, en plak sorulan sormaktadr. Bu tr du
rumlarda hangi szckler uygundur ve daha da nemlisi, nce kay
bn anlamaya, sonra da acsn hafifletmeye ya da empati yoluyla
acsn paylamaya alacamz konutuumuz kii tarafndan an
lalabilirdir? Bana yle geliyor ki bu iirde tehlikeye atlan ya da
sorun olan ey budur; benim iirin kabullenmek isteyen ama yorum
lamak istemeyen bilgisi olarak niteleyeceim ey budur. Bunu her
hangi basit bir anlamda kullanmak ve iirin, gitmi ya da lm bi
rini geri getirmekle ilgili olduunu sylemek istemiyorum. Ancak
iirin, bu lm, bakasnn lm hakknda neler hissedilebilece-
i konusunu ele alm basite indirgemek de istemiyorum. Aksine,
bu dncelerin nda, estetik deneyimimin kendi sorusunu for
mle edebilmesini salamak iin ya da baka bir deyile, o somnun
formle edilip duyulmasn salamak iin bu gzlemlerin tesine
gemek boynumun borcu gibi grnyor. Bu yzden, btn bu tah
minlere yol aan sorgulamaya geri dnyorum: Metin ne biliyor?
Bu sorunun, imdi bile glkle anlalabileceini ve biraz ol
sun berraklk kazanabilecei tek yerin de estetik deneyim olduunu
126
grmek nemlidir. Buradaki duygulanm tepkisi sanat yaptnn
maddesel zelliklerine edeer olduundan, iiri soruyu kendisine
yneltiyormu. kabullenmeye alt bilgiyi kendisinde aryor
mu gibi nitelemek mantkldr. Bunun, iirin anlam olmadm
vurgulamak isterim; aslnda bu. hibir geerli anlamda iir ya da
onun bir zellii hakknda somlan bir som deildir, nk som yal
nzca benim duygulanm tepkimde yer alr. Benim estetik deneyi
mime bir ad ya da ehre vermenin bir yoludur. Wordsworthe zg
bir imge burada akla gelir: Duygulanm tepkim boyunca hissetti
im aydnlanma duygusu, daha ok bulutlarn alarak yldzlarn
Composed by the Side of Grasmere Lake iirindeki Grasmere
Glmn yzeyinde belirmesi gibidir. Farkl bir sz daarc kul
lanrsak diyebiliriz ki bilme ya da bilgiyi kabullenme sorunu anlam
meselesi, yani anlam karma ya da anlam kavrayabilme ile ilinti
lidir. O zaman soru yle de sorulabilir; nsan dnyadan nasl an
lam karabilir, insan nasl anlar? Soruyu bu kadar ak bir ekilde
dile getirmek, en azndan benim iin, onun gcn ya da vuruculu-
unu hafifletmez. Anlam szcnn dikkat ekiyor olmas da
Wordsworth tasars iin bu szcn nemini azaltmaz. Aslnda
Biz Yedi Kardeiz iirinde dramatize edilen karlamadaki acma
duygusu ksmen, bu tasannm anlamn duyumuyla ilikilendirdii
zel baskdan kaynaklanmaktadr. Bu ocuk anlyor mu, yani onu
ynlendiren, iinde bulunduu anlamlar kendisi iin ve kendi iin
den kurabiliyor mu? Eer kurabiliyorsa, ben, yani iirin okuru bun
dan (anlamak anlamnda) bir anlam karabilir miyim? Duyumun
-anlam karma, anlama, hissetme, yorumlama, duyma, alglama-
kendi iinde anlam kargaas yaratyor olmas elbette ki Words-
worth'e zg bir topos'tur (The Structure o f Complex Words'
[Karmak Szcklerin Yaps] William Empson tarafndan dhiya
ne bir biimde ele alnmtr) ve zgn bir igr olarak iddia edil
mesi ok zordur. Bununla birlikte, buraJa iirdeki mevcudiyeti be
nim duygulanm tepkimin alntsal ya da i konumayla balantl
biiminin ortaya kmasna yol aar. Burada bu irdeleme szckle
rinin alntsal konumuna parmak basmak istiyorum. Bu szckler
bir okuma metniyle bir aklama yazs arasnda bir yerde ya da
127
blgede yer alrlar; neredeyse kendileri izlenecek bir yol program
olutururlar, bir yere gidiyorlarm gibidirler. Ben bu yol program
n. iirin bildii bilginin hibir zaman kimse tarafndan bilinemeye
ceinin kabul edilmesi olarak niteliyorum. Ancak insan eninde so
nunda bunun kendisi iin ne anlama geldiini anlayacaktr.
yleyse sonunda varlacak olan yer belirsiz (elbette bakalar
iin) ama yine de somut bir biimde yakn (kiinin kendisi iin) bu
yer olacaktr. Hem neyi bildiimden emin olmadm hem de ayn
zamanda bu belirsizlikten kayg duymakszn kendimi evimde his
settiim bir yer, yerletiim bir yerdir oras - belki bir baka sz da
arc burada devreye girmelidir: yerleme, bina, dnme. Ilm
llk bu deneyimin kalbinde yer alr; ya da daha doru bir ekilde
sylemek gerekirse lmllk, bu estetik karlamay deneyimleme-
ye verdiim ad ve ehredir: Bilmenin bir yolu olarak hissettiim
ey bir eit sessiz vazgeme ya da bilginin snrlarn metanetle ka
bullenmedir.
Wordsworth bunun iin baka terimler ya da buna yakn ifade
ler kullanmt: rnein sakinlik ya da ounlukla Tintern Abbey
[Tintem Manastr] olarak bilinen iirinden bir deyim, daha derin
den yaylan bir duygu." Ben bunu gzya dkmek iin fazlasyla
derinde olan dnceler olarak ele alyorum; iir sanatnn, iirin
Wordsworth'n dilinde kendi kendini alglamasnn, Words
worthn gerek olarak adlandrd eyin iinde bulunan dn
celere benzetiyorum. iirin kaderi -sanatn kaderi- i dnyalar ir
delemeyi srdrmektir. Wordsworthe gre iir sanat kendi gerek
liinden ne vazgeebilir ne de bu gereklie teslim olabilir, bu ne
denle sknt eker ya da beklenen bir arzuyla avunur. Bu yzden
anlam szc Wordsworthn topografyasnda bylesine ya
ratc bir rol oynar, nk eer daha kesin anlaml ya da kendine z
g arlktan yoksun bir szck kullanlm olsayd bu durum bizim
ya da iirin tkendiinin, yani sonumuzun gelebileceinin, bizlerin
ya da iirin yolun sonunda olduunun bir iareti olacakt. Bu ise i
ir sanatnn henz balamadn kabullenmekle ayn anlama gelir.
Wordsworth byle bir durumla yzleemez ve onun kyl kz, So
litary Reaper'Ski [Yalnz Orak] yalnz yaayan gen kadn gibi
128
ve Wordsworth'n pek ok dier izdmse! kimlikleri gibi iirin
sonunun gelebileceini ve iir ne biliyor? sorusuna, tam olarak
olmasa da belli bir sre iin bizi tatmin edebilecek bir yant verile
bileceini anmsatmak ve bu dnceyle avunan WordsworthU
azarlamak zere ordadr.
Sanrm Biz Yedi Kardeiz iirindeki dramann, sona gelme, hu
zura erme sorununun etrafnda yaplandrld aktr. Belki de
kendisi iin olduu kadar bizler iin de bir sona varmann ne anla
ma geldiini bulmas gerekmektedir. Burada, yetikinin arzusu, ya
ni ocua verecei hediye olarak dnlen aklamay sonlandr-
mann ne olabileceini; dier bir deyile, ocuun sorgulaycnn,
biz yedi kardeiz szcklerinden kard anlam, yani yetiki
nin armaan ettii anlam kabul etmi olmas durumunda gerek
lemesi beklenecek olan eyin, yani szcklerin aklamayla me
zarlarna gitmelerini kabullenmenin ne olabileceini bulmas ge
rekmektedir. nat konumac figr aire unu anmsatmak iin
oradadr: Szcklerin -varolua giri olarak- aklamayla huzura
ermesi durumunda, byle bir huzur ya da sonlanma, anlamn ya da
duyumsamann elden gittiine iaret edecei iin belli bir kayp ya
da znt yaanacaktr. Bu yzden yetikinin anlad anlamda
sonlanma, anlamn sonlanmas, kendisinin en nemli sanat yapt
olan The Prelude [Preld] yaymlayabilmek iin bu duyguyu
kendi iinde bulamayan air tarafndan lanetlenmitir. Words
worth'e gre iir srekli olarak kendi kendine ne bildiini sormal,
aklamakta zorluk ekse de bildii gerei irdelemekten asla ka
nmamaldr. Bu sre sona eremez, yetikin kesinliinde barna
maz. bylelikle de Wordsworth'e zg yazma ve sonuta varolma
kavramnn aksiyomlarndan birini oluturur: Sanattan alacamz
t, yalnzl kabullenmeyi, bu bilgiyle mutabk olmay, onu
lml bir biimde karlamay renmektir. Bu nedenle, baz d
ncelerin gzya dkmek iin fazlasyla derinde olduu dnce
si, Wordsworthn iiriyle her karlamanuzda karmamz gere
ken derslerden biridir.
Sonu olarak, tartma boyunca zihnimi srekli kurcalam olan
soruya geri dnmek istiyorum. Dier pek ok eyin yannda Biz Ye
TON/Sanal ve Hatetik 129
di Kardeiz iirinin, dilin deneyimle, szcn dnyayla olan ili
kisi zerine iki kart gr dramatize ettiini ve biz yedi karde
iz" szcklerinin, artk gereklerle, dnyann olduu haliyle v bu
szcklerce adlandnld ekliyle uyumadm gsteren bir dene
yimin zgnln sorgulamay kendisine grev edindiini ileri
sryorum. Temelde sanatn dnyayla ilikisini, onun bilgisini
aratran bu sorgulamann, bizi iirsel sesin gerek olmayabilecei,
dier bir deyile bilgi olarak deerlendiremeyeceimiz eyleri a
a kard sonucuna ynlendirmesi olasdr. Bu durum, Words
worth tarafndan dilde bir ac. iyiletirmek iin yola karken yara
layan bir unsur olarak betimlenir. Ben bu acya bir isim verdim: Biz
Yedi Kardeiz ve biz yedi kardeiz' in adlandrma ile numaralan
drma arasndaki karlamaya tanklk etmesi iin air/sorgulayc
tarafndan yinelenen yakar. Buradan yola karak. Wordsworthe
gre iirin kayna ya da kkeni olarak sergilenen ya da aa ka
rlan ey. bu acnn ta kendisidir; bu ac, bu iirde ve Lucy iirleri
olarak bilinen bir grup iirde, dildeki acyla birlikte lm olarak
karmza kar. Bu nedenle bir ikilem oluur: iirin kkeni, dene
yime dayanmayan anlamnda gerek olmayan" ise air bunu nasl
tedavi edebilir ve sesi, zerinde durduu temeli tedavi edecek e
kilde bir kez daha metne nasl ekleyebilir? Bu yzden ses. Words-
worthUn yazlarnda bylesine derin bir topostur - hem iir sana
tn yaratr hem de ayn zamanda o iirin doruluunun snand,
saptand, yargland bir aratr. Biz Yedi Kardeiz iiriyle de ko
laylkla anlatlaca gibi bu. kazanma olaslnn yannda bir de
maliyet getirir. Yetikin kesinliini reddetmenin maliyeti yargdan
vazgemektir; kzn yantn srdrmesinin dl ise iirsel bilgi
nin bilinemez gerekliidir. Bylece bu. iirin dnyay mecazlatr-
masnn bir deneyimi deilse, dnya'y deneyimlemenin nasl bir
ey olduunu soran Wordsworthn ilgin dehasdr. Ona gre, eer
dnyay deeyimlemek iirsel olarak ya da iirde betimlenmezse o
zaman, dnya zerinde, dnyevi olmak, iir sanatnn hnerinin d
nda kalmak, bir lde, rahatlk iin fazlasyla insana ait olmak
demektir.

130 F9 ARKA/Sanat ve Estetik


V
Krlganlk: Hayranln mimarisi

Bu blmden nceki blmn bir estetik eitiminin paralan ol


duunu dnyorum. Bu blmler bir araya geldiklerinde, duygu
lanm deneyimimin ayrntlarm oluturan anlk grntler sunar.
Ancak aada belirteceim nedenlerden tr, byle ayrntl bir
haritanu tutarll ya da anlalabilirlii, her bir tepkide sklkla
rastlanan birtakm zellikler yznden zorlar. ncelikle, her
yk de sanki kendi deneyimlerimi kda dkerken onlarn kapa
nn yapmm ya da onlara son biimlerini vermiim gibi, ka
nlmaz bir biimde tamamlanm ya da bitmi grnr. kinci ola
rak. bu deneyimleri kitap haline getirirken, onlarn kolayca ortaya
kabildii ya da benim iin annda estetik karlamalar olarak fark
edilebilir olduklar gibi bir izlenim vermi olabilirim. Belki de on-
131
lar bu ekilde grebilmek iin gerekli olan emek, anlatrken yine
kanlmaz olarak, bir dereceye kadar kaybolacaktr. Dahas bu de
neyimlerin etkileri, hem neden olduklar rahatszlklar hem de ke
yifler anlamnda, tartmamn arka plannda bir yerlerde durur, n
k deneyimler ve onlarn etkileri ile yazya dklm bu dnce
ler arasna belli bir mesafe koymak, betimlemelerimi doru klma
ya almamn kanlmaz bir sonucudur. Bununla birlikte, dilsiz
olann bir eyler ifade etmesini salamaya almak, bu blmlerin
rahat aknn akla getirebileceinden ok daha farkl ve bazen e
tin bir i oldu. Sunduum tepkiler yalnzca, kabuklarndan syrlp
daha da alabilecek ya da bir anda durabilecek, devam eden bir s
rete verilmi yalnzca geici kaytlar olabilir. Bu deneyimlerin, be
nim iin zor kazanlm deneyimler olduunu belirtmek isterim.
Bu noktada, bu deneyimleri daha iyi anlamama, daha yakndan
tanmama, onlardan daha iyi yararlanmay renmeme neyin yar
dm edebileceini artk sorgulayabilirim. Bu gereksinimin, bir tr
kuramsal ve kavramsal incelemeyle, sunumlarmn mek niteliin
deki unsurlarndan karlabilecek bir kuramla karlanabileceini
dnmek elbette ki ok cezbedici. Eer durum byleyse, uygun
bir kalp bulamamm demektir, nk bu estetik karlamalar ir
delemeye zg zorluklar, onlarn radikal tekillikleriyle balantl
dr. Sonuta gerekli olan ey. bu deneyimlerde biraz daha ayrntl
bir inceleme yapmaktr, isterseniz buna kuramsal aklama da diye
bilirsiniz. Bana yle geliyor ki bu neredeyse kesin bir biimde, kav
ramsal ya da kuramsal olan farkl olarak dnmeyi gerekli klar.
Ya da en azndan, bu radikal tekil deneyimlerle ne yaptmz, on
lar nasl kullandmz, nasl yerletirdiimiz, onlardan ne ren
diimiz konusu, sanatn ya da estetik deneyimin kavramsal dayana
konusunda dnmek ya da bunu aklamak iin farkl bir dizi
protokol gerektirir. Anlam karmak burada daha ok, ne olduunu
tamamen anlamadan sanat yaratmak gibidir. Anlam karmak iin
kullandm terim, hayranlk deneyimidir.
Buradaki rnekle ilgili genel bir deerlendirme yapmann ca
zibesinin farknda olduumu sylemitim. Byle bir deerlendir
meyle, somadan sanat yapt ya da estetik kavram karsnda tak-
132
mlan bir tr genel tutumun iinde birleecek olan ortak ynler or
taya kabilir. Yaptlarla ilgili ortak temalar ya da yaklamlar ele
alnu olduum yeterince ak sanrm: Konumlandrma sorunu ve
estetik bir karlama iin gerekli olan hazrlk byle bir temadr.
Mesafenin nitelii ise bir baka temadr. Benim karlamalarm,
rnein, sanat yaptlarnn, en azndan ilk bata, tuhaf ve rahatsz
edici yollarla bize kendi mevcudiyetlerini hissettirdikleri dnce
sinde younlar; zaman kavram tartmas da birden fazla yaptta
nemli bir rol stlenmitir ve dier bir ilgi alandr. Ancak bu tema
lar ya da konular ok nemli iki nedenden dolay asla evrensel bir
konum kazanamazlar: lk olarak onlar, benim tepkilerimin zellik
leridir; bakasnn deil, benim zihnimi kurcalarlar. kincisi, bu or
tak ynler yalnzca benim eldeki yaptlara olan tepkilerimi amaya
ynelik, benim iime yarayan yntemlerdir. Kendi estetik tavrmn
zellikleri, sz konusu olan sanat yaptlarn daha iyi grmemi sa
layan merceklerdir. Ama ite estetik deneyimin radikal tekilliinin
kt sonucu da burada; bu temalar ve yaklamlar bana yaptlarn
kendi nitelikleri olarak grnrler. Dier bir deyile, yalnzca bu
zgl yaptlara genellikle nasl yaklaacam sylemezler, ayn za
manda da onlarn isel olarak algladm nitelikleri hakknda bilgi
verirler. Bu ikinci alglamann nda, bu niteliklerin, dierleri ta
rafndan da alglanabileceine inanyorum.
Her ne kadar sz geen ortak temalar ya da yaklamlar benim
rneimi birbirine balyormu gibi grnse de, bu yaptlar bu
nun iin semedim. Bir anlamda onlar beni seti. Bunlar sevdiim,
benim merakl bakma tekrar tekrar yant veren, henz onlarla ii
min bitmedii yaptlardr. Bir sanat yapt tarafndan derinden etki
lenmenin nasl bir duygu olduunu aratrmak iin yola karken,
betimlemekte glk ektiim duygulanma zg duyumu hareke
te geirmekte dierlerine gre daha gl ve daha gvenilir olan
sanat yaptn semi olmam fazla artc deil. Ancak dierlerini
deil de bunlar seerken, nemli bir eyin aa karldnn, g
rlebilir ve halka ak klndnn fazlasyla farkndaym. Bylece
sizin de seveceiniz bir i olacaktr bu. Yaptlar hakknda olduu
kadar elbette benim, seimlerim ve betimlemelerim hakknda da
133
konuulaca gerei karsnda fazlasyla hassasm. Belki bu du
rum. giri blmnde kendi estetik deneyimlerimizin sessizliiyle
yzlemeye kar genel bir isteksizlik olarak betimlediim eyi
aklamaktadr: Kendi zel i yaamlarmz fazlasyla amaya kar
direniriz.
Estetik zerine yaplan aratrmalarn tarihesi, ada znellik
kavramlarnn geliiminin tarihesine verimli bir biimde koutla-
trlabilir. Bu koutlatnlm tarihenin bir blmn nceki kita
bmda incelemitim; ancak bu kitap, bu yaklama yalnzca ksaca
deiniyor. Yine de estetie olan zel ilginin terk edilmesi ve psiko
lojinin ykselii hakknda ok ey sylenebileceini dnyorum:
nasl olduu henz tam olarak incelenmemi bir biimde, psikana
lizle birlikte ve psikanaliz iinde gelitirilmi znellik kuramlar,
psikanaliz ncesinde sanatn saaltc gcnn ne olduunu ren
meye ynelik kapsaml bir aratrma gereksinimini azaltmtr. Ay
dnlanmann rasyonalize edilmesinde. Tanrnn brakt boluu
bazen sanat ya da estetiin doldurduu sylenirken, sanat adma
bulunulan insan snrlarm ama iddialar hakkmdaki incelemelerin
yerini psikanalizin doldurduu ileri srlebilir. Eer durum byley-
se. benim sessiz olan duyulabilir klma arzum da Freudun konu
ma tedavileri srasnda duyulabilecek bir kar-sese dnn iare
ti olarak alglanabilir.
Burada semi olduum her sanat yapt rneinin de yk
sek" sanat, itibar edilen sanat rnleri olduu gereinden de bir
anlam karlmas kanlmazdr. Ayn derecede kesin olan bir ey
de. baz okurlarn bu seimi, yeterlik, eitim, terbiye, bee ya da
uzmanlkla ilgili politik bakmadan tatsz bir dizi iddiaya dayandrl
m olarak grecekleridir. Ancak eit dzeyde tatsz bir harekete,
yani yaptlar yalnzca politik doruluk adna ya da gndemde ol
mak amacyla dahil etmeye direndim. Duygulanm deneyiminin,
sanat yaptlarna verilen estetik tepkilerin malzemesini kefetmek
iin yelken aarken, doal olarak baz kantlara ihtiyacm vard; bu.
byle bir deneyim tr olarak tanmlayabileceim, ayrntl bir in
celemeye kar yeterince dayana olan ya da ayakta kalabilecek
bir eydi. Burada nemli grnen ey. estetik tepkinin derinlii ya
134
da gcdr. Sanatla olan duygulanm karlamalarmza ou za
man elik eden suskunluk" ile ilgili ilk nermemin nda, bu
gl rnekler, suskun olan duyulabilir klmak iin bir yol bulma
giriimlerimde en uzlamaz olanlardr. Bu nedenle, bulabileceim
en iyi deneysel rneklerdir. Ancak uras da anlalmaldr ki bu ya
ptlar hakknda konuma riskini almaya hazrm, nk bunlar
nemsediim yaptlardr.
Bana yle geliyor ki bu konu hakknda, bir sanat yaptn nem
semek hakknda, bunun gerektirdikleri ve dahas bunlarn neden
nemsediim yaptlar olduu hakknda sylenecek daha ok ey
var. Ancak otobiyografik unsurlar ierse de projemin, basit anlam
da bir otobiyografik ya da kiisel bir proje olmadnn imdiye ka
dar aa km olmas gerekir. Bu tarz yaklamlar bile bile bir
kenara braktm, bunun nedeni beni amacmdan saptrmalar, dier
bir deyile, sanki estetik deneyimin tekilliinin tek aklamas be
nim eilimlerimde, arzularmda, beenilerimde, formasyonumda
yatyormu gibi, sanki bunlar daha basit bir anlamda znel dene
yimlermi gibi sorduum tuhaf sorular ar kolay bir biimde ya
ntlamama izin vermeleri. Bunun tersine benim iddiam, bu dene
yimlerin yalnz bununla snal kalmayp ok daha fazlasu ierdi
ini, belki ulalmas daha tuhaf ve zor olan ama yine de ortaya
karmak iin ciddi aratrma yapmaya deecek baka bir eyi ierdi
ini ileri srmek.
Ayn nedenle, bu yaptlarla ilgili estetik olmayan dnceleri de
bile bile bir kenara ittim. Aslnda kendi tepkimi inceleme srecin
de yaptn beni ynlendirmesine izin vererek her bir yapt tek ba
na ele aldun. Benzer nedenlerle, yapt ya da benim onlara ver
diim tepkiler arasndaki ilikileri de (bu ilikiler her neredeyse)
esas olarak grmezden geldim. Tm bu kararlar stratejik kararlar
d; sanat yapt ve bu yapta verilen tepkinin estetik yn olarak dar
bir anlamda tanmladm eyi salam bir biimde kavrayabilmek
iin alndlar. Btn sanat yaptlar bir balam iinde yer alr, tpk
onlara verdiimiz tepkilerin, kimliimiz, nereden geldiimiz, bir
karlamadan ne almak istediimiz vb ile balantl olarak gelme
si gibi. Ancak eletirmen Clement Greenberg'in gzlemledii gibi,
135
estetik bir balamla estetik olmayan bir balam arasnda, alacak
derecede byk bir fark vardr. Estetik balama sk skya bal
kalmaya altm ancak ayn zamanda estetik olmayan balamm da
kanlmaz olarak srece davetsiz bir ekilde dahil olacamn far-
kndaydm. Bir yaptn estetik balam'vat tanmlayabilmenin ya da
belirleyebilmenin tek yolu onunla yaanan duygulanm karla
masndan geer.
alma yntemim, kendi tepkilerimin konumunu sorgulamay,
onlarn ne yaptklarm irdelemeyi, dier deneyim trlerinden farkl
ynlerini daha dikkatli aratnabilmek iin bu farkllklar koruma
y ya da glendirmeyi kapsyordu. Bu da beni -etki ve bilgi ara
sndaki mudak blnmeye bile bile direnerek- bu deneyimleri bi
lisel bir unsuru varm gibi varsaymsal olarak kavramsallatrma-
ya yneltti, bylece bu varsaym snayabilecektim. Bu yzden tep
kilerimin bana herhangi bir bilgi verip vermediini ve eer veriyor
sa neyin bilgisini verdiini sordum. Bu sorulara verdiim yantlar
imdiye kadar, byle bir bilginin estetik karlamann bir yanlsa
mas ya da sanal etkisi olduu dncesini destekledi, nk bu bil
gi, nerme bilgisinin ya da edinilen bilginin tanmlarna ak bir e
kilde uymuyordu. Bu da beni hatann, bilgi kategorisinin an s
nrl bir biimde anlalmasnda yatp yatmad sorusunu sormaya
itti. yleyse gerekli olan, bilginin alglanmasnda kkten bir dei
iklik yaplmas olabilirdi. Bu tr bir bilgi, yalnzca bir kiinin ma
l olan, benim sahip olduum ya da aina olunan bir ey olamazd.
Ayn zamanda sanat yaptnn iinde, adeta onun bildii bir ey ol
malyd. Bundan, bir tr nerme bilgisi olarak sz etmek bir anlam
ifade etmese de, estetik bir karlamada benim iin grnr klnan
bilme duygusunu reddetmek de eit derecede yetersizdir. Ben bunu
bilgi yerine, bilme olarak adlandrmak istiyorum, nk bu bir bil
gi unsuru olmaktan ok bir ruh durumudur. Bu duruma ben. hay
ranlk diyorum.
Estetik zerine yazlm literatr, sanat ve estetik deneyimin bi
lisel boyutlarn da ierir. rnein, sanat yaptlarnn estetik ve
etik zelliklerinin yan sra bilisel boyutunun da bulunduu olduk
a sk vurgulanr. Ancak ben konuyu, bir romann bir yer ya da bir
136
ey hakkndaki bilisel dorulan ya da insan motivasyonuyla vb
eylerle ilgili etik dorulan ortaya sermesi gibi, bir yaptn ortaya
koyduu bilisel iddialar asndan ele almak istemiyorum. Aynca
estetik alglamann bilisel unsuru zerine greceli olarak ok ak
lama var. Burada estetik alglamaya zg niteliin, kiiye, yaptn
estetik zellikleri denen eyleri kavray yetisi kazandrmasnda
yatt sylenir. Ama bu tarz bir inceleme, benim burada ilgilendi
im konulara da yakndr. Duyguiar ve onlann bilile ilikileri ze
rine son zamanlarda oka yaplan almalar, yneldii konular
balonundan benim buradaki almama yakndr, ancak yle olsa
bile, betimlemi olduum deneyimler szcn basit anlamyla
duygusal olarak nitelendirilemeyeceinden, arada tam bir uyum ol
duundan sz edilemez. Bir eyi hissetmek ya da duyumsamaktan,
bir estetik deneyimi tanmlamann bir yntemi olarak sz ettim.
Ancak ayn zamanda da aratrdm -huzur, berraklk vb szck
lerden oluan- sz daarcnn iimdeki bir duyguyu deil de, ya
ptn bir niteliini adlandrmak iin kullanldn (daha nce de be
lirttiim gibi her ne kadar bu duygu duygulanm tepkisine elik
edebilirse de) gstermeye de byk aba harcadm. Daha kesin bir
biimde sylemek gerekirse, bu sz daarc, nesneyle benim onu
takdir ediim arasmdaki meknda yer alan, yaptn sanal bir niteli
ini adlandrmak iin kullanlmtr. Daha nce de belirtildii gibi,
onu yalnzca yaptta hissederiz -bu onun kendine zg estetik nite
liidir-, nk ak bir biimde bizim iimizdedir. Burada dikkati
ekmek istediim nokta, kendi tepkimin bir zelliinden ok, sanat
yaptnn kendine zg bir zellii, onun sanat-salldr. Burada
ki zorluk ise byle bir zelliin yalnzca kendi tepkimin iinde ba
na grnmesidir.
Buna baka bir adan bakmak iin giri blmnde sorduum
soruya dnelim: Estetik bir deneyim neyle ilgilidir? nceki
blm boyunca bu soruyu yantlama abalarm, bilmenin -huzur,
lmllk vb- farkl ruh durumlarn tanmlama biimindeydi. Bu
ruh durumlar ksmen benim tepkimin bir nitelii -duygulara ben
zemeleri anlamnda-, ksmen de sanat yaptnn bir zelliidir. Be
nim anladm anlamda duygulanma deneyimlerinin, bir duyguyu
137
yaamak ya da bir duyguya mimiz kalmakla ayn ey olmadnn
anlalmas nemlidir: Sanat yapt, insann kendisini zgn, nee
li. huzurlu ya da baka bir biimde hissetmesini salamaz. Her ne
kadar sanat yaptlarn bu amala kullansak da, rnein her ne ka
dar ben bu gece Beethoven'in numaral piyano konertosunu
bildik bir ey hissetmek, diyelim ki coku duymak iin dinlesem
de, byle yaptmz zaman onlara, en azndan terimi imdiye ka
dar kullandm anlamda, estetik bakmdan tepki vermeyiz. Giri
blmnde de belirttiim gibi, bir duygulanm karlamasn ince
lemek iin duygular iyi bir balang noktas olsa da. bu yalnzca
bir estetik deneyimin malzemesine ulamak iin ilerlerken yararla
nabileceimiz bir aratr.
yleyse, benim iin gnlk yaamda karmza kan duygu ile
benim kullandm anlamda duygulanm deneyimi arasnda belirli
bir mesafe vardr. Bu ayrlk, sanat yaptlarnn uyandrd duygu
larla doal nesnelerle karlatmzda ortaya kan duygular ara
sndaki farka dikkat ekerek gsterilebilir. Burkeden gnmze
kadar estetik zerine yazlm literatr genellikle bu iki eyi birle-
tirse de, ben onlar farkl alglyorum. kisi arasndaki temel fark,
benim anladm ekliyle estetik deneyimin yalnzca bir sanat yap
tyla ilgili olabilecei gereinde yatar, nk bu deneyim, sanat
yaptnn iinde oraya bile bile konmu bir eyin bulunduunu sez
meme yol aar. Sanki bu ey, sanat yapt tarafndan bilinir de be
nim onu bulup karmam gereklidir. Dalar amal bir etkinliin
sonunda olumazlar, bu yzden bir daa ve bir meme verdiim tep
kilerde benzerlikler olduunu fark etsem de, dan benim bulmam
gereken bir eye sahip olduunu dnmem: Deneyim kesinlikle
benim iimdedir: dnyada bulunan bir nesneyle olan karlamama
verdiim tepkidir. Estetik tepkilerle ilgili sorun ise onlarn da buna
benzemekle birlikte tamamen de byle olmaydr. Onlar baka bir
ey de hissettirir. Bu beni estetik tepkinin radikal tekilliine geri
gtrr. Da rneinde, doal biimlere verilecek tepkilerin top
lumsal uygulamalar yoluyla nasl kurulduunu grmek kolaydr ve
bu, tepki normlarnn ortaya kmasna yol aar. Belli biimlerde
tepki gstermemiz ve bu normlara gerektii gibi uymamz (ya da
138
duruma gre uymamamz) gerektiini biliriz. Sanat yaptlaryla ya
anan deneyimler, ritellemi toplumsal detler erevesinde de
yer alrlar; bu detler yapt nasl deneyimleyeceimiz konusunda
belirleyici olabilirler - ve belirleyici olurlarsa, sonuta yaayaca
mz deneyim de doal biimlere verdiimiz tepkilerin tpatp ayn
s olabilir. Fakat sanat yaptlar iin bu durum her zaman ya da ta
mamyla geerli deildir. Kant'm belirttii gibi, estetik, deneyimler
znel a priori' ye dayanr; kkten bir biimde tekildirler.
Tekillik byle deneyimlerin znel doasndan kaynaklanr; bu
deneyimler radikaldir, nk alglayan kiiye iem evrensel hem de
gerekli grnen yarglamalara yol aar. Deneyim benim iin tektir,
ancak benim dndm gibi dnmek zorunda olan bir toplulu
un yesi olduum dncesiyle sarmalanmtr. Bu. kesinlikle es
tetik deneyimin bildii eylerden biridir, bu yzden bir dereceye
kadar sanat yaptlarnn bize salad kendine zg bir bilgi ola
rak adlandrlabilir. Ama sanat eserleri bundan fazlasn yapar. Her
bir deneyim, hem her bir izleyici, hem de her bir yapt iin tekildir.
Estetik bir deneyim kendi tekilliinin rndr. Bu yzden farkl
bir sanat yaptyla her karlamamda tekrar tekrar yinelenen tek bir
estetik deneyime sahip deilim. Tepki, nesnedeki sanat unsuru
nun kendine zgl tarafndan belirlenir. Bu gzlem, sanat yap
tnn farkl ynleri -yaplm olduu malzeme, toplumsal ya da po
litik aklamalar vb- sanat-sallk ats altnda birletirildii za
man ortaya kan karkl gidermek amacndadr. rnein bir
sandalye alp onu sanatsal bir balama -diyelim bir mzeye- yer
letirdiimde sanat unsuru, nesneyi byle bir balama yerletir
me etkinliinin iinde yatmaktadr. Byle bir yapt yaratmaktr bu.
Sonra eer ayn balama bir elektrik sprgesi koyarsam, her ba
kmdan ayn niyetlerle ve amalarla ayn" yapt yaratm olurum.
Burada benim estetik tepkim ki anmsayn sanat unsuruna verilen
bir tepkiydi, ayn ya da birbirine ok yakn olacaktr. Dier yandan
estetik olmayan tepkim byk olaslkla sandalyelerle elektrik s
prgeleri arasndaki farklarla -farkl ilevleri, toplumsal anlamlan,
retimleri srasnda kullanlan becerilerle balantlar vb- megul
olacaktr. O zaman dikkat ekmek istediim nokta, estetik tepkile-
139
rimizinkendine zglkleridir ve bunlar kesinlikle, bir duygulanm
tepkisinin maddesellii araclyla karlatmz saat-sallkta-
ki farkllklara baldr.
imdi kendi karlamalarnm sunulduu biime dnmek isti
yorum. Her ne kadar betimlenen ey sonradan yeni aklamalar ge-
rektirse de yaptla ilgili tartmamn betimleme eklinde ilerledi
i ak ve nettir. Betimlemenin dili, betimledii nesneleri, tarafsz
bir biimde renklendiren ya da giydiren sa f bir biime ulamay
amalayabilir. Deer yarglarndan arnm byle bir betimleme di
li, elbette olsa olsa yalnzca bir amatr: En yaln betimleyici ifade
bile deerlendirici kstaklar kodlar. Bu yzden, bunu daha somut
latrmak iin Gould'ut Golclberg'iyle olan duygulanm karla
mam betimleme giriimlerim, bir dizi dolayl deerlendirici tutum
ve dncelerle sarmalanm olarak sunulmutur. Ancak tarafsz bir
betimleme dili olabilseydi bile, benim berraklkla ilgili aklamam
diyelim ki baka bir dinleyiciyi bu niteliin Gouldun Bach'n m
ziini yorumlaymda bulunduuna inandrm olsayd bile, yine de
bu, byle bir dinleyicinin ayn duygulanm deneyimini yaayaca
anlamna gelmezdi. Dier bir deyile, bakalarna, yaptn onlarn
gzden karm olabilecekleri zelliklerini, tpk onlarn bana atla
dm yerleri gsterebilecekleri gibi gsterebilsem de, elimden ge
lenin en iyisi bu nitelikleri gstererek onlarn benim duygulanm
tepkimin ieriini alglamalarm umut etmektir. Ama asl glk,
bu tr zellikleri gstererek ne benzer bir tepkiyi ne de deer yar
gsn zorunlu klamaymdr. Estetik zerine yazan baz yazarlara
gre bu, betimleyici ifadelerin sanki motivasyonlar yokmu gibi
ele alnmas yanlna dikkat eker. Bu bak asna gre herhangi
bir betimleyici ifade ncl bir deerlendirmeye ilevsel ynden
baldr ve dahas, deerlendirme dorulama amal bir betimleme
ye indirgenemez, nk adil ve doru bir ifade olarak betimlemey
le hemfikir olunabilir, ancak yine de zde bir deerlendirmeye va-
rlmayabilir.
Bu sorun, estetiin Kant zmlemesinde yer alan yarg te
riminin belirsiz doasndan kaynaklanr. Terim, bir yandan fark g
zetme anlam tarken, dier yandan kurallar kavrayarak eyleri
140
anlama yollarndan birine gnderme yapar. Kant buna ierme
der; yarg yasalar ierme yetisidir. Bu nedenle estetik yarg
hakknda konuulurken ou kez bu iki anlamn birden geerli olup
olmad ak deildir. Baka bir sorun da, Kantn estetik yargnn
kavramsal olmayan temeli hakkmdaki savndan kaynaklanr. Bu,
terimin ikinci anlamyla ilikili olabilir, ancak ncl bir kavrama
dayanmyorlarsa, fark gzetme anlamndaki yarglara nasl varla
bileceini grmek ok zordur. Bir kez daha estetik eliki kendisi
ni gsterir. Estetik hem kavramsaldr hem deildir, hem tekil hem
evrenseldir, hem deerlendirici hem de betimleyicidir. Ne var ki
ben bu zorluklar ve elikileri, estetik kategorisinin kendine zg
doasm snrlandrma giriimlerinden baka bir ey olarak grm
yorum. te tam da bu eliki ve zorluklarn daha derinlemesine
aratrlmas ve irdelenmesi gerekir.
Bylece duygulanm karlamasnn tekilliini kabul ediyor ve
bana zel olmas anlamnda znelliini biliyorum; ayn zamanda
deneyimle ilgili (ve dolaysyla yaptla ilgili) fark gzetme anla
mnda bir yargya da varyorum. Bu yarg bana doru gibi geliyor;
sanki benim yaptta grdm baka bir izleyici, okur ya da din
leyici de grebilecek ve bylece benzer bir deerlendirmeye vara
cakm gibi hissettiriyor. Bu adeta estetik yarg kavramnn gra
meridir. Bunun sonucu olarak, deneyimin maddesi ya da malzeme
si benim iimde deil, yaptn iindedir ve bundan dolay bakalar
tarafndan da ulalabilirdir. Bu yzden ben farkl estetik deneyim
ler yaayabiliyorum. Yeni ve farkl sanat yaptlaryla kar karya
gelerek -y a da unuttuum veya yanl deerlendirdiim, hatta ok
iyi bildiim ama yeni ve farkl biimlerde yaklatm baz yapt
larla yeniden karlaarak- hayranlk anlarn aryorum, bu anlan
yreklendiriyor ve artryorum.
Bana yle geliyor ki yaanan her estetik deneyim bir dierini
besler. Bylece estetik deneyimleri daha iyi anlayacam demek
deildir bu. ancak onlar deneyimleme olaslm artrabilirim. En
nemlisi, byle deneyimlerin nasl hissettirdiini ya da beni nasl
etkilediini daha kolay anlamaya balayabilirim. Bunu s>lerken
yine de karlatm tm sanat yaptlarnn teker teker bana ayn
141
soruyu sorduunu biliyorum: Bu sanat kabullenmeye nasl hazrla
nabilirim: kendimi nasl bu yapt kabullenmeye hazr klabilirim?
Burada estetik deneyimin radikal tekilliine geri dnlr; yaad
mz estetik deneyimler bizi kusursuzlua ulatrmaz. Bir sanat ya
ptyla ne zaman yzlesem, bir metne, resme ya da mzik paras
na kendimi ama srecinin getirecei riskleri de dnmeye bala
mak zorundaym. Yaptn bilme yntemiyle yaknlamak istiyor
sam, nmdeki belirsizliklere kar elik gibi sert durmam gerekir.
Basit bir anlamda, ne kadar uygulama yapsam ya da eitim alsam
da burada bana bir yarar salamayacaktr. Yani estetik'in kavramsal
yapsnn elikili doas, zaman iinde ve gerekli riskleri alarak
yaknlamakta olduum (bu kendimi rahat hissettiim anlamna
gelmiyor) sanat yaptlaryla gerekleen tekrar tekrar karlama
larm yoluyla bir kez daha kendisini hissettiriyor. Bu risklerden bir
tanesi de, estetik bir deneyim araclyla deiime urama olasl
dr ve kayda deer lde kayg uyandran bir sonutur. Belki de bu
durum, derin estetik deneyimlerin nadiren yaanmasnn nedenini,
en azndan bana, aklamaktadr.
En derin estetik deneyimler, dnyay alglama eklimizi deiti
rirler. Bu deiim bazen ok kk, bazen ok byk orandadr.
imizde, estetik deneyimle birlikte gelen birtakm farkl duyumlar
-nee, korku, dehet- uyandrrlar. Ama bu duyumlar, hayranln
iinde kaybolmann verdii farkl, esrarengiz zevklerle kartrl
mamaldr. Marc Quinnin elfine- yeniden dnmeden nce, bu
zevkin doasm ksaca incelemek istiyorum.

Hayranlk durumu, bizleri rahatsz edip huzurumuzu karabilecek


olan huudan daha hogrldr, ancak ve tm benlik duygusunu
silip sprecekmi gibi grnen kendinden geme kadar bilinli bir
durum deildir. Hayranlk, baz eyleri anlamak olanaksz hale gel
diinde smabileceimiz bo bir delik gibidir. Rahatlk ya da g
venlik duygusunun bir tortusunu tar. Hayranlk, ou kez bir be
lirti ya da balang olarak kendisine elik eden aknlktan farkl
dr. Burada nemli bir fark vardr; hayranlk duygusunun iinde ka
142
labilirim. iinde var olabilirim, fakat aknln yapsal oluumu,
bu duygunun neredeyse ortaya kar kmaz yok olmasn gerekti
rir. Hayranln tanmlanabilir bir mimarisi vardr; iinde bylen
me ve meraktan kp beeni araclyla en alt dzeylerdeki adeta
uyuukluk ya da sersemlik blmlerine geerek -b u hayranln
bittii andr, bylenmenin tm enerjisinin tkendii andr-yaad-
mz, deiik odalardan oluur.
aknlk, sanatn bende uyandrd duygulanm tepkilerinin
ok tekrarlanan bir unsurudur, ancak yaptla ilgili deneyimim bu
tepkiyle snrl kalrsa ilgimi ok abuk kaybederim: aknlk ge
nellikle daha zorlayc olan hayranlk gibi bir duyguya dnmek
te baarsz olur. Bu yzden ok edici sanat yapdan, yaratclan
byle bir tepkiyi kkrtmak iin yola ksnlar ya da kmasnlar,
bizlere zayf estetik deneyimler salar: Aniden yar yolda brakl-
nz, yeni ve hazrlksz olduumuz bir eyle yz yze geliriz, ama
er ya da ge (ve ou zaman da ok erken) yeni olana uyum sala
mann ve okun gcn nemsiz klmann yolunu kolaylkla bulu
ruz. Dahas, genellikle bir ey ilk bata ne kadar ok ediciyse, uyum
sreci de o kadar hzl ve kolay olur. Wordsworth bunun iin daha
uzun, iyi bir deyim kullanr; buna, hafif aknln oku der ve
aknlk ne kadar hafif olursa, genellikle ok o kadar uzun srer.
Bana gre bu duyumu davet eden sanat yaptlar, beni artarak ie
balayp, daha sonra bambaka bir eye ynelten, rnein hayran
brakan yapara oranla ou kez daha az zorlayc ya da ilgintir.
ada grsel sanatn pek ok rnei belleklere kaznacak denli
ok edici olabilir: 1998de Royal Academy Sensation [Sezi]
gsterisinde sergilenen Saatchi Koleksiyonundaki pek ok yapt
aknln nasl havasnn sndne, ekiciliini yitirdiine ve
ok olmann bildik duyumu iinde eridiine iyi birer rnek olabilir
- insan bedeninin biimini bozarak cinsel organlarn yerini deiti
ren Chapman kardelerin heykelleri akla geliyor. Sergilenen yapt
larn ounda benzer yapdaki tepkinin sklkla yinelenmesi yzn
den. bu gsteriye olan ilgimi hzla kaybetmitim.
Adam Smith, kendimizi yeni ile bildik olan uzlatramaz bir
durumda bulursak, aknln bizi hayranla gtrebileceinden
143
sz etmitir, ama bir kez daha aknlk ne kadar hatif olursa uzla
mak o kadar zor olacaktr. Hayranlk estetik bir durumdur, yalnz
ca dikkati bir ekilde databilmek iin akl tmyle igal eder.
Hayranlktan soluu kesilmek bir dikkatsizlik biimidir. Kendimi
hayran kalm bir durumda bulduumda, orada kalmaya, o durum
da kprdamadan durmaya, beklentinin ya da rahatlama annn ba
lamasn bilerek ertelemeye abalarm. Tm dikkatimi verdiim
halde bu younlamann kaynana dokunamadm, farkmdalk
ve yksek bir alglama durumunda olduum halde odaklanamad-
m duyumsarm. Sanki benliim neredeyse tutarllk ya da kesin
likten uzaklamtr. Hayranlk durumu, ama veya nesneden yok
sun bir tr derin dnceyle izleme hali, dikkat eden dikkatsizlik
durumunda kaltr; aym zamanda hem tm dikkatimi veririm hem
de dikkatim dalr. Bu ekilde bir hayretten dilin tutulmas duru
mu, hayranla yol aan nesnenin karsnda yetersizlik duygusuna
neden olabilir, sanki alglama glerimin snrlarn fark etmeye
zorlamyormuum gibidir. Ancak bu duygu da ounlukla yerini,
benliin younlaan mevcudiyetine brakr. Hayranlk durumu, o
zaman, aym anda hem zorlayc hem de gten drcdr: Beni
daha fazlasn istemeye iter, ama o an getikten sonra da hafif ra
hatlarm. Byk sanat yapdan karsnda bylenmemizin, bilme
nin bu hem iten hem de eken durumundan kaynaklandna emi
nim. Hem estetik izleme ve dnmenin gizemli glerini ister ya
da ararz hem de aym zamanda hayranlk annda aa kabilecek
olan eyler hakknda hafif kayg duyarz. Baka bir deyile, biraz
zaman ve abayla (ya da bazen yalnzca ans eseri) zerine titredi
imiz sanat yaptlarnn zne inebileceimizden eminizdir, ama
hibir zaman bildikleri eyi tamamen teslim etmeyecekleri iin
zerlerine titrediimizi de biliriz.
Estetik deneyimi dier deneyim biimlerinden farkl klan ey
onun gnlk, sradan olandan mutlak olarak ayrlmasdr. Yine de
tuhaf bir biimde, allm olana dikkat etmeme durumu, duygula
rm deneyimiyle ilgilidir; hayranlk, sylediim gibi, bir eit dik
kat dankldr. Ayn zamanda, sanki bilgiden nce geliyormu
gibi duyumsanr, nk Sokratesin belirttii gibi hayranln birin
144
cil motivasyonu bilgisizliin kabul edilmesidir. Hayranlk bizden
bilmediklerimizi ya da hibir zaman bilemeyeceklerimizi, bilginin
uurlarm kabullenmemizi ister. yleyse bu, dnyayla ya da olgu
larn durumuyla ilgili kesin gereklere ya da dorulara gtrmeyen,
farkl bir bilgi tr, bir bine biimidir. Bu, k olduumuz za
manlardaki gibi, bildiimizi bildiimiz her eyi renklendiren bir
ruh hali, dnyayla ve kiinin kendi benliiyle birlikte olmas duru
mudur. Bu zaman zaman, elbette mucizebilim [thaumatology], ya
ni harikalar ve mucizelerle ilgilenen bilim ya da reti gibi grne
bilir.

Sonu olarak, bu kitaba balarken yer verdiim yapta, Sensation


gsterisinde sergilenen bir heykele dnmek istiyorum: Marc Qu-
inn'in S elf ine. Daha nce belirttiim gibi, baka hibir yapt, sa
natnn kendi kanndan yapt bu olaanst gzellikteki dkm
kadar beni etkilememitir. Kendi tepkimde, hem dnselletirme-
nin souk duygusunu fark ediyor -bu yapt lmllk, AIDS an
da sanat yapmak, sanatn zamana kar mcadelesinin bounal
ile ilgilidir- hem de gzelliin varl karsnda daha isel, daha
doal bir varolu duyumunu hissediyorum. Bazen, gzyalar, bel
ki de kandan gzyalar, yaptn souk grkemine verilebilecek en
uygun tepkiymi gibi geliyor. Se//biimsel olarak bir heykelin, as
lnda her ne ekilde yaplrsa yaplsm, bir sanat yaptnn olabilece
i lde kusursuz. Zamann iindeki varlm, yalnzca kendi
elektromekanik yaam ba, yani kam kat halde tutan soutma bi
rimi sayesinde srdryor. Bu teknoloji bile bam ypranmasna
engel olamayp, klasik bir bronz heykelin yzeyindeki tabaka gibi
sadece nesnenin dokunakl grntsne katkda bulunuyor.
Ancak en sonunda bu sanata hayranl oluturan ya da ieren
ey. yaptn anlamsal ierii deildir; onun bilen krlganldr. Her
ne kadar nesnenin maddeselliinin belli yanlan ilgimi ekip, mera
km uyandrsa da, onun gerek anlamdaki knlabilirliinden sz
etmiyorum burada. Bu nesneye dokunmak, onun ssn hissetmek,
kann kokusunu almak istiyorum. Elbette ki tepkimdeki fiziksel ya
FlON/Sanat ve Estetik 145
n hissediyorum - neredeyse beden kendi kurallaryla kendi adna
tepki veriyormu gibi. Bu yzden, bir an deri ve kemiklerin yoklu
unun iddetle farkna varyorum -sanki nmde duran kafann de
risi yzlm gibi geliyor- dier bir anda ise sanatnn duruu,
heykeli ya da dkm bir biim olarak idealize eden bir dizi yank
lanmay benimsermi gibi grnyor. Byle anlarda S elf i, yontma
ya da dkm yntemiyle yaplan eserlerin tarihesinde grmek is
tiyorum: Giacometti'nin balarnn sarp hainlii ya da Gaudier
Breszkann papaz banda bulduum ekil ve biimin basit safl
ya da Henry Mooreun gz kamatrc konturlarla insan vcudu
nun morfolojik biimini deitirmesi aklma geliyor. Bunu yapt
mda. donmu kan farkl malzeme biimlerine, bronz ya da taa
dnm gibi geliyor. Sonra kendimi sanatnn tavrn anlamaya
alrken buluyorum, eer buna gerek anlamda bir tavr denebi
lirse. Bu, Shelley'nin iirindeki gibi souk iradedeki kmse
me, sanatn souk ama sonuta kum bir zaferi mi. zamana kar
verilen eninde sonunda kaybedilecek mcadele mi? Ya da bu yenil
gi karsnda, yani zaman geldiinde herkesin insanln elverdii
lde bir incelikle tek bama olduu gereini kabullenmekten
baka bir ey yapamayaca bilgisi karsnda bir vazgeme, lml
olma durumu mudur?
Bazen bu, dua eden birinin duruuna benzer ve byle hissetti
im zaman iimde buna karlk gelen bir duygu uyanr: dua etme
nin verdii sakin, iednk heyecan duygusu. Ama sonra bu duru
yeniden cansz, anlayn yaama gc veren desteinden yoksun
mu gibi grnr. nmde hareketsiz, donmu, hem kr hem sar,
baka trl bilmenin karanlk, isel gizeminin bir anmsatcs,
ermesel bilgiye direncin ssz bir ileri karakolu, yani sanatn ola
anstlnn bir ant olarak durur.
Ancak bu yolun sonuna geldiimde bulduum duygu saygnlk
tr: nsan olmann lml doasn cesaretle karlarm. Bu yapt
bana derin bir biimde, saygnln deerini, yalnzl kabullenme
nin yava ama sonunda arpc bir biimde gereklemesini retir.
Daha sonra btn bunlarn ardnda ya da yan banda krlganl
duyarm: Buna estetik tepkimin bilisel unsuru diyebiliriz. Bu du
146 FlOARKA/Sanal ve Estetik
rum neden bu heykel karsnda derinden etkilendiimi anlamama
yardmc olur: Onun krlganl, olduka ak bir biimde, sanatn
harikalnn yaralanmaya ak olmasyla, yava yava yitip gitme
siyle, bilgiyi yalnzca ben bilebilirmiim gibi kendime saklama
duygumla ve bununla birlikte paylalm bir bilgiyi barndrma y
nndeki basky hissetmeyle ayn anda yanklanr. Bu noktada, ken
dimi, yalnzln kabullenilmesi sonucu ortaya kan hayranla, en
azndan onaylama anlamnda, yakn hissederim. Bunu, S e lf in var-
lmda, sanat beni hangi derinlie kadar gtrebilirse o derinlie
kadar bilirim.

147
Kaynaklar

1. Blm: Giri: Estetik Deneyim

Estetik zerine yazlm genel literatr ok genitir. Bence balang iin en gncel a
lma Noel Carrol' in P hilosophy o f Art: A Contemporary Introduction (Londra: Routled-
ge, 1999) adl yaptdr. Ancak ayn zamanda Geotge Dickie, Introduction to Aesthetics:
A n Analytic Approach (Oxford: Oxford University Press, 1997); George Dickie. The
Century o f Taste (Oxford: Oxford University Press, 1996) vc Peter Kivy, Philosophies
o f Arts: A n Essay in Differences (Cambridge, Cambridge University Press, 1997) refe-
ransl yaptlar da okunabilir.

Profesyonel felsefe literatr de ayn derecede genitir ama Stephen Davis tarafndan
yakn zamanda yazlm D efinitions o f A rt (Ithaca, N.Y.: Cornell University Press, 1991)
konu stne daha fazla okuma yapmak iin iyi bir balang noktas saylabilecek uzun
bir bibliyografya iermektedir. Robert Sleeker 'in Artworks: Definition, M eaning, Value
kitab da okunabilir.

Tm bir bibliyografik deneme Kantn Critique o f Judgm ent' zerine yazlm literat
r gereince yanstamayacaktr. Aadaki gncel yaynlan olduka yararl ve fikir veri
ci buldum: Thierry de Duve, Kant after Duchamp (Cambridge, Mass.: MIT Press, 1996);
Gerard Genette, The Aesthetic Relation (Ithaca, N.Y.: Cornell University Press, 1999) ve
Jean Marie Schaeffer, A rt o f the M odern Age (Princeton, N.J.: Princeton University
Press, 2000).

2. Blm: Dinginlik

Newman zerine yaztlm literatrn ou sergi kataloglarnda yer almaktadr ve aa


daki almalan iermektedir: Thomas B. Hess, Barnett Newman (New York: The Mu
seum of Modem Art, 1971); Yves-Alain Bois, Barnett Newman: Paintings (New York:
The Pace Gallery, 1988); Harold Rosenberg, Barnett Newman (New York: Harry N. Ab
rams, 1978); The Sublime Is Now: The E arly Work o f Barnett Newm an (New York: The
Pace Gallery, 1944).
Newmanin yazilanndan bir seki Barnett Newman: Selected Writings and Interviews
(New York: Knopf, 1990) adl kitapla toplanmtr.

148
3. Blm: Berraklk

Gould zerine yaplan almalarn says gn getike anmaktadr. rnein Otto Fried
rich, Glenn Gould: A Life and Variations (Londra: Octopus, 1990); Edward Said, M usi
cal Elaboration (New York: Columbia University Press, 1991); Kevin Bazzana, Glenn
Gould: The Perform er in the Work (Oxford: Oxford Clarendon Press, 1997); Peter F.
Ostwald, G lenn Gould: Ecstasy and Tragedy o f Genius (New Yoik: W.W. Norton and
Company, 1997) grlebilir.
Gould'un yazlan ve syleileri The Glenn G ould Reader, yay. haz. Tim Page (New
York: Knopf, 1984) ve Jonathan Cott, Conversations with Glenn G ould (Boston; Little,
Brown and Company, 1984) adl kaynaklarda yaymlanmtr. Glenn Gould: Selected
L etters' da (yay. haz. ve der. John P.L. Roberts ve Ghyslaine Guertin (Toronto: Oxford
University Press, 1992]) baz mektuptan yer almtr.
Bach zerine yazlm ok geni bir literatr vardr; The Cambridge Companion to Bach
(yay. haz. John Buu [Cambridge: Cambridge University Press. 1997]) adl yapt iyi bir
rehberdir.

4. Blm : Ilm llk

Wordsworth zerine geni kapsaml bir ikincil literatr vardr. An Annotated Critical
Bibliography o f William Wordsworth (yay. haz. Keith Hanley, yard. David Barron (Lon
dra: Prentice Hall. 1995]) adl yapt, gncel bir rehberdir. Bu literatrde bulunabilecek.
We Are Seven ile ilgili pek ok tartmadan birini, kendi tartmam kaleme almadan n
ce okumu olmay dilerdim: Francis Fergusonun Solitude and the Sublim e (Londra:
RoutJedge, 1992).

149
D izin

A Delaunay, Robert 42
Achilles [Akhilleus] 61 dikkat 14, 16,20,23,24, 2 7 ,2 8 ,2 9 ,3 0 ,
ak kavram 22 3 2 .3 7 .4 0 ,4 3 ,4 5 ,6 3 ,6 4 ,6 5 ,6 6 ,6 7 .
Adorno, Theodor 24 68,69,70, 71, 7 2 ,7 3 ,7 6 ,7 7 . 79, 81,
Argos 59 8 5 ,8 6 ,8 7 ,9 0 ,9 1 ,9 2 ,9 3 ,9 4 .9 5 ,9 6 ,
Arts Students League [Sanat rencileri 97,9 8 .9 9 , 100,105, 111,112,120,
Birlii] 33 121,122,123, 124, 127, 136.137.
138, 140, 144
B dikkatsizlik 67,69', 7 0 ,7 1 ,7 2 ,7 3 , 79, 85,
Bach. J. S. 3 0 ,7 3 ,7 5 ,8 2 , 84. 85, 86,88, 8 7 ,9 0 ,9 2 ,9 3 ,9 9 ,1 4 4
90,91,93, Dionysius 59
9 4 ,9 5 ,9 6 ,9 7 ,9 8 , 99,140
Baumgarten 17 Dufrenne, Mikel 24
Beethoven, Ludwig van 73, 82, 138 duygulanm deneyimi 16, 1 9,20,26,30,
Black over Reds [Krmzlar stnde 3 1 ,3 2 .3 5 ,3 6 , 3 7 ,3 8 ,6 7 ,7 9 , 88,94,
Siyah] 62 101,103,104, 112, 120,123, 131,
Brahms, Johannes 82 134, 137, 138, 140, 144
Brendel, Alfred 78,79 duygulanm tepkisi 1 5 ,2 0 ,2 1 ,2 6 ,2 7 ,2 9 ,
Breszka, Gaudier 146 3 2 .3 5 .3 6 ,3 7 ,4 1 ,4 5 ,6 1 ,6 2 ,6 3 , 67.
Buike, Edmund 52,138 7 3 ,7 5 ,9 4 , 100,105,113,123,127,
137, 140
c
Cage 68 E
Cathedra 51,60. 61 Eliot, T. S. 38
Cavell, Stanley 105 Emerson 112
Chapman 143 Empson, William 127
Clothespin, Philadelphia 46 estetik alglama 21, 137
estetik deer 28,29
D estetik deneyim 13,15, 17, 18,20,22.23,
Dante, Alighieri 38 24,25, 27,28, 29,30,35,38, 62, 63,
87,126, 127, 132, 133, 134, 135,

150
136,137, 138,139, 141,142. 143, K
144 Kant, Immanuel 17,18, 21, 22, 52, 139,
estetik kuram 18, 19 140, 141
estetik tepki 24,63, 100, 101,134, 138. Kiibizm 42
139.146
estetik yarg 18,21.22,141 L
Ixts M eninas [Nedimeler] 48
F Leger, Fernand 42
Fenwick, Isabella 122, 125 Liszt, Franz 82
Francesca, Piero della 60 locus classicus 48
Freud, Sigmund 134 Longinus 52
Friedrich, Otto 73 L yrical B allads [Lirik Baladlar] 111, 119,
121
G
Gadamer, Hans Georg 24 M
Gavrilov, Andrey 93, 97 M adonna del P arto 60
Genctte, Grard 24 Merleau-Ponty, Maurice, 24
Giacometti 146 Michelangelo, Buonarroti 37,46, 52
Gibbons, Orlando 84 Mondrian, Piet 42
Glenn Gould M usic a nd M ind 73 Monk, Thelonious 80
Glenn Gould: A L ife in Variations 73 Moore, Henry 146
Glenn Gould: The E cstasy and Tragedy o f Mozart, Amadeus 7 3 ,8 3 ,8 4 ,8 5 , 94
Genius 73- M usical Elaborations 73
Goldberg Variations [Goldberg
Vaiyasyonlan] 30, 85, 86,90 N
Gottlieb 54 New York Modem Sanatlar Mzesi 38,
Gould, Glenn 31.34, 64, 67,73 ,7 4 .7 5 . 39,57,58
7 6,79,81,82-99, 140 New York Okulu 42,53.61
Greenberg. Clement 62, 135 Newman, Barnett 30, 31,33, 38,39, 40,
4 2 .4 3 ,4 5 ,4 6 ,4 7 , 50, 5 1 ,5 2 ,5 3 ,5 4 ,
H 5 5 .5 6 ,5 7 .5 8 .5 9 . 60,62, 63
Hartman, Geoffrey 111
Haydn, Josef 86. 87, 94 o
Hegel, G. W. F. 52 Oldenburg. Claes 46
Heidegger 70 Onement / 34,5 2 ,5 3
H elicopter Q uartet 65 Ostwald, Peter F. 73
Hogarth, William 48
Holbein, Hans 46 P
Hudson, Andrew 46 Payzanl, Geoffrey 73
Hughes. Robert 4 2 ,4 3 ,4 5 Piet 37
Pollock, Jackson 54, 5 8 ,61.80.81
I-J Practical Criticism 27
Impromptus [Doalamalar] 78
Janet, Keith 85

151
Q-R W
Quinn, Marc 13,31,142, 145 We Are Seven 31,119
Red. Brown, and Black [Kumrzi, Weitz, Morris 22
Kahverengi ve Siyah] 39 W ho's Afraid o f Red, Yellow a n d B lue IV
Rembrandt, Harmenszoon van Rijn 50 [Kim Korkar Krmz, San ve
Richards. I.A. 27 Maviden IV] 61
Rosenberg, Harold 40 Wittgenstein, Ludwig 26,121, 125
Rothko. Mark 3 9 .4 0 ,5 4 .5 9 , 60,62 Wordsworth 14,30,31,100, 102, 103,
Royal Academy 143 104, 105, 109, 110, 111, 112, 118,
119,121,122,123,125, 126, 127,
s 128, 129,130, 143
Said, Edward 73,84
sanat felsefesi 18 Y
Schiff, Andras 88, 97 Yarg Gcnn Eletirisi 19
Schubert, Franz 78
Seckler, Dorothy Gees 57
Se//[Kcndi] 145, 146,147
Shakespeare, William 38
Shelley 146
Shoenberg, Arnold 84
Shusierman. Richard 24
Smith, Adam 143
Solitary Reaper [Yalnz Orak] 128
Still. Clyfford 54
Stockhausen, Karlheinz 65
suskunluk 1 5 ,1 6 ,2 9 ,3 0 ,4 0 , 135
suskunluk tepkisi 15,16
Sylvester, Davis 55

T
The P relude [Preliid] 110, 129
The Structure f Com plex Words
|Karmak Szcklerin Yaps] 127
The Well Tempered Clavier [lyi
Ayarlanm Klavyel 91
Timern A bbey [Tintem Manastn] 128
Tureck, Rosalyn 91,95,97
Tyner, McCoy 78

V
Veldzquez, Diego Rodrigez de Silva 48
Vr Heroicus Sublim is [Kahraman Yce
nsan] 3 1 ,3 3 ,3 8 ,4 1 ,4 5 ,4 6 .4 9 ,5 0 ,
51,55,56, 57-63

152
Terry Eageton
Edebiyat Kuram
G R
Sanat ve kuramJeviren: Tuncay Birtan/304 sayfaJlSBN 975-539-412-5
Edebiyat kuram, nkleer fizik kadar anlalmaz bir ey midir? Sadece
edebiyat metinlerini ieren ve sadece onlara uygulanabilen bir edebi
yat kuramndan sz etmek mmkn mdr?
Eagleton, edebiyat almalarnn neden nkleer fizikten farkl olduu
nu, edebiyatn herkese ulaabilecek sradan bir dile sahip oluuyla
aklyor; ii, avukat, antropolog, renci yani hemen herkes edebi
yat okuyabilir, anlayabilir ve zevk alabilir. Ama bu, demokratik bir
yaklam benimseyen, belirli bir tarihsel dnemde ortaya km belir
li bir edebiyat kuramnn tezidir.
Eagleton, Edebiyat Kuramnd& temel olarak, kendinden menkul ede
biyat kuram diye bir eyin olmadn ve olamayacan; bu kuramn,
kimi insani bilim alanlarndan kp onlarla srekli flrt halinde haya
tna devam etliini sylyor. Yazar, Edebiyat Nedir? gibi temel ama
cevaplandrmas da bir o kadar zor bir soruyla yola kyor. Bu soru ve
evresinde konumlanan kurmaca, hayal gc, edebi dil, edebi
aygt gibi kavramlara dair sorulara, Marksist ve tarihsel bir yaklam
la, kimi zaman ok sevimli ve hnzrca denebilecek rneklerle cevap
lar aryor.
Kitabn ilerleyen blmlerinde fenomenoloji, yorumbilgisi, almlama
kuram, yapsalclk, gstergcbilim, postyapsalclk ve psikanaliz du
raklarna urayarak, bunlar salt tarif etmekle yetinmeyip her biri iin
politik, tarihsel, eletirel balama oturan arpc tartmalar yapyor.
Edebiyat kuram gibi ask suratl olabilecek bir meseleyi kimi zaman
glmseyerek, hatta bazen yksek sesle glerek okuma zevki veren bu
kitap sadece edebiyat eletirmenlerinin ya da rencilerinin deil, ede
biyat seven, okuyan herkesin ilgisini hak ediyor.
Geniletilmi yeni basmnda yer alan sonszdeki samimi Marksist ku
ram zeletirisine; feminist ve postyapsalc kuramlarla ilgili 90l yl
larda yaplan en taze tartmalara; kltrel incelemeler, postmodern
kuram, yeni tarihseldi ik, postkolonyal kuram gibi yakn tarihli tart
ma ve eletirilere, aynca tm bunlarla ilgili verilen kapsaml okuma
listelerine de zellikle dikkat!

Edebiyat almalar alannda son elli yln en ilgin ve artc eilimleri konusun
da zl bir rehber.
The N ation
Toby Clark
Sanat ve Propaganda
KTLE KLTR AINDA POLTK MGE
Sanat ve kuramjevircn: Esin Hosucu/240 sayfa/SBN 975-539'404-4
Sanat ve "propaganda szcklerinin yan yana gelmesi ilk baktta
elikili bir etki yaratyor Sanat, zgrl, zgnl, estetik kay
gy artrrken, propaganda etkileme, sindirme ve yanltma yn
temlerini akla getiriyor.
Yzyln banda, sanat ve sanatnn toplumsal ve politik sorunlarla
ilikisine dair yaplan tartmalar gnmzde yerini baka sorulara
brakt: Sanat ve propagandann ibirlii, mesajm estetik kaygy geri
plana itmesine mi neden olur? Estetii deerlendirirken bavurulan l
tler ideolojik deerlerden ne kadar ayrlabilir? Sanat ne zaman pro
pagandaya dnr? Politik ierik, sanat lekeler mi, snkletirir mi,
yoksa yceltir mi?
Bu kitabnda Toby Clark, sanat ve propagandann politik imgeleri yo
rumlama biimlerini inceliyor. Sanatsal almalarn da politik bir
amacnn olabileceinin altn izerken, politik amalarn sanat akm
larn nasl kendi dnce sistemlerini yayma aracna dntrdkleri
ni gsteriyor. Modem propaganda tarihi ile kitle kltr arasndaki
balanty mercek altna alrken, kitle kltrn sadece otoritenin
kontrol etmediini, bu kltrn aym zamanda radikal alt kltrleri de
ifade edebildiini belirtiyor.
Kitap ie, yzyln banda ortaya kan sanat akmlarndan balyor.
Sanat ve toplumsal deiim temasn temel alan Marksist dnceden
yola karak, kadnlarn politik haklar iin verdii mcadeleyi aktar
yor. Feminist sanatn ilk rneklerini ve avangard hareketlerle balar
n gzden geiriyor. Ardndan Nazi Almanyas, Faist talya ve Stalin
dnemi Sovyetler Birliinde devlet propagandasnn kitlelere ula
mak iin sanata ve sanatya nasl baktn, dneme ait sanat rnle
riyle rnekliyor. Yazar ilerleyen blmlerdeki zmlemelerinde, as
ker toplamak iin kullanlan afilerdeki grsel teknikleri yorumlayarak
Bat demokrasilerinde sava propagandalarnn militarist karakterine
ve dmanlarn temsil ediliindeki rkla da dikkat ekiyor. Vietnam
Sava ve AIDS balamnda bakaldr sanat meselelerine de eiliyor.
Clark aralarnda Delacroix, Goya, Kollwitz, Brecht, Picasso, Godard
gibi birok nemli sanatnn resim, afi, fotoraf, film, heykel, hap
pening ve/veya enstelasyonlanmn da yer ald geni bir meklem
sunuyor.
John Fowles
Zaman Tneli
Sanat ve kuramieviren: Siha SertabiboIu/480 sayfa/SBN 975-539-389-7
ada Ingiliz edebiyatnn usta kalemi John F ow les, birer baya
pt olan romanlar F ransz Temenin K adm , Yaratk, K oleksiyon
cu v e M antissamn ardndan, bu k ez dzyazlaryla karmzda.
F ow lesun gzden kam son derece kiisel yazlarn toplad
Zaman Tneli, hemen her konuyu merak eden, bu merakn okuru
na da bulatrmak isteyen bir yazarn yirminci yzyla kiisel bak
n gzler nne seriyor. B ylelikle, bu dil v e kurgu ustasnn zih
ninin corafyasn ortaya koyan yazlarn yeni ufuklar ama konu
sunda romanlarndan geri kalmadn da gryoruz.
Fow les denem e, edebiyat eletirisi, yorum, an, dnce ve otobi
yografik notlarndan oluan bu yaptnda, yaam boyunca kafasn
kurcalayan, onu dndren v e elendiren konulara deinerek, bir
anlamda zihninin kara kutusunu okurlarna ayor.
Zaman Tneli drt blmden oluuyor: Yazmak v e Kimlik, Kltr
ve Toplum, Edebiyat v e Edebiyat Eletirisi, D oa v e Doann D o
as. F ow les 1963 ylndan bugne dek kalem e ald, bu drt ana
balk altnda toplanan yazlarnda, kurmaca sanat, edebiyatla ha
yat ve lm szlk arasndaki iliki zerine dncelerini ifa eder
ken; edebiyat, sanat, kimlik, kltr, estetik, toplum ve doa gibi
konularda kafa yoranlar iin de verimli ve dndrc bir aydn
lanma alan oluturuyor. Bu arada okur, am zn en byk edebi
yatlarndan birinin romanlarn yazmaya balamadan nce yapt
hazrla, karakterleriyle kurduu ilikiye, zellikle de kadn ka
rakterleriyle yaad aka, bir tanrclk oyununa benzettii roman
yazma sanatnn ona sululuk duygusu veren ktcl zevklerine
tank oluyor. F ow lesun romanlarnn bysne kaplanlar, eminiz
ki onun zihnine alan bu pencereden ieri szp romanlarnn
yaratl srecini takip etme frsatn karmayacaklardr.

Fransz Temenin Kadn ve Byc gibi romanlar bilen herkes, Fowles'un sez
gisi gl ve zeki bir yazar olduunu biliyor, fakal bu derleme, romancnn ayn
zamanda, byleyici ve elendirici bir deneme yazar olduunu da gsteriyor.
H am p stead & H ighgate E xpress
Mary Price
Fotoraf
E R E V E D E K G Z E M
Sanal ve kttram/eviren: Ayenaz-Kabilay Ko$l256 sayfalISBN 975-539-405-2
Grlen her ey fotoraflanabilir ve farkl balamlarda farkl anlamlar
yklenerek sonsuz sayda oaltlabilir. Gnlk gazetede yer alm bir
haber fotoraf daha sonra bir mzenin duvarnda sergilenebilir. Ancak
grsel ierii deimedii halde artk haber olarak grlmek yerine ta
rihsel, toplumbilimsel veya sanatsal adan betimlenecek ve yle g
rlecektir. Bunun da tesinde aslnda hi var olmam fotoraflar ro
manlarda betimlenir ve yazarn istedii ekilde grlr. Bir fotorafn
anlamm tamamlamak, fotoraf grsel bakmdan yorumlayabilmek
iin betimleme gerekir. Betimlemeyi yapacak olan ise fotorafa bakan
kiidir. Grme edimini salayan betimleme edimidir.
Fotoraf makinesi gz ile karlatrlabilir. Ancak fotoraf makinesi
dnmez. Yarglama, seme, dzenleme, dahil etme, dlama ve ya
kalama ile ilgili her ey fotoraf araclyla olmak zorundadr. D
nen ve gren fotorafyla, kaydetme arac olan fotoraf makinesf
arasndaki ayrmdan dolay, fotorafa bakan kii iin herhangi bir fo
torafy yaratc olarak nitelendirmek, dier grsel sanat dallaryla
uraanlar nitelendirmekten daha zordur.
Fotoraf zerine youn dncelerden oluan bu kitapta Price, foto
raf, tarih, toplumbilim, gstergebilim, ahlklk alarndan ele alr
ken edebiyat yaptlarnda da fotorafn kullanmm inceliyor. Btn bu
sre boyunca W. Benjamin, S. Sontag, R. Barthes, M. Proust, R. Lo-
wel ve R. Musil gibi yazar ve dnrlerin grlerine de yer veriyor,
hatta bu servende onlarla tartmaktan kanmyor.
Fotoraf-erevedeki Gizem konusunda hem kuramsal hem de uy
gulamaya ilikin dndrc, fotorafla dorudan ilgisi olmayan
okurlarn da byk lde ilgisini ekecek bir kitap. Hayatmzda ok
a yeri olan fotoraflara bakmza derinlik kazandracak bilgi ve a
rmlarla ykl, benzerlerinden bir adm ne kan son derece zel bir
alma.
Julia Kristeva
Korkunun Gleri
RENLK ZERNE DENEME
Sanat ve kurameviren: Nilgn Tutal/304 sayfaJlSBN 975-539-430-3
Dehet, irenlik, pislik... Uzakta tutulmaya allan, dlanan, bastrlan
ama geri dnen; bir tokat gibi suratmzda patlayan; bedenimizi istila eden;
ryalarmz, bilincimizi ve bilindmz belirleyen, silinmeyen damga.
Binlerce yllk bir hafzada, mitlerde, dinlerde ve nihayet edebiyattaki iziy
le dehet. te Kristeva'nn KorAunnn Gleri'nde disiplinleraras bir yak
lamla, psikanalizden dilbilime, semiyotikten edebiyata uzanarak gzler
nne serdii ana tema.
Yakndan bakldnda tm edebiyatn konusudur neredeyse kyamet''. Ve
tarih boyunca, o layam efi yaayanlarn varoluu artk kimliksiz, hetero
jen. hayvani, bakalam ve krlgan bir snrda kendini gsterir borderli-
ne yani snr kiilikler, travmann kalcl...
Kristeva, dehetin anlamnn ve gcnn hangi evrensel znellik mekaniz
malarna yaslandn gstermeye alrken, bu konuda ayrcalkl yeri
edebiyata verir. Hem de bylesi bir edebiyatn en derin, en mahrem kya
metlerimizin oda olduuna vurgu yapar.
Baudelaire. Lautramont, Kafka, Bataille, Sartre araclyla, kimliin ce
henneme iniine elik ettiimize vurgu yapan Kristeva, asl Cline zerin
de durur. O, kinci Dnya Sava gibi bir faciann ortasnda, irencin y
rngesindeki hibir eyi balamaz. Ne ahlk, ne politika, ne din, ne este
tik, ne de znellik ya da sz... Cline, bir ttlr nihilizmin gidebilecei en u
noktaya iaret ederken, dehetin bu blgesinin herkesi byleme gcn
de gzler nne sermektedir. Dev bir kahkaha, lk, alaydr Cline, b
tn insanlkla dalgasn geer.
Psikanalitik boyutta, zellikle din tarihinde irenmenin konusu olan anne
nin, kadnn eytani kabul edilii zerinde duran Kristeva, bu eytanili-
in kendi varlmzn ayrlmaz bir paras oluunun, srekli bir katarsis
ediminin iinde yaaymzn ifadesini yine edebiyatta bulur. Farkl pers
pektiflerin kesitii Korkunun Glerinde, iren temasna fenomenolojik
bir bakn ardndan Kristeva semiyolojik dncelerini ana kutup ze
rinde odaklar: Analitik teori (fobi), dinler tarihi (gnah, murdar), ada
edebiyat deneyimi (Cline).
Korkunun Gleri, acl ve esritici deneyimlerin emberinden gemi olan
lara hitap ediyor. renmekten duyulan acdan, kendini ve tekini sevmeye
gtren bir yolun kitab...
Mihail Bahtin
Rabelais ve Dnyas
Sanal ve kuramleviren: iek ztek/527 sayfa/SBN 975-539-431-1
Karnaval, sanat ile hayat arasndaki snrda bulunur, sahne nedir
bilmez; orada aktrlerle seyirciler birbirine karr, o, herkesin davetli
olduu bir enliktir. XX. Yzyln nde gelen kltr ve edebiyat ku
ramclarndan biri olan Mihail Bahtinin kitab da yle...
Bahtin Rabelais ve Dnyas'nda, ortaa ve Rnesans dneminde gn
delik hayatn her kesine nfuz eden ve sokaktan saraya kadar btn
insan ilikilerini belirleyen popler enlikli biimlerden ve bunlarn te
melinde yatan karnaval ruhundan sz eder. Ancak karnaval ruhunu,
halkn senede bir, ll bir ekilde elendii ve ehliletirilmi bir gl
me ile geitirdii modem karnavallarla kartrmamak gerekir. Bahtin
iin karnaval, her eyi ters yz edebilen gc, verken yeren dili ve
birbirine zt iki anlam ayn anda banndrabilen imgeleriyle varoluun
ta kendisidir. Duraan, ksz ve kendini ciddiye alan her eyi bir ham
lede alaa eder. Karnaval, mutlaklk iddiasyla ortaya kan her trl
otoriteye meydan okuyan uzun ve grltl bir kahkahadr. Bu, glen
kiiye de ynelen, mphem, evrensel bir gltr; kendini alay nesne
sinin yukarsnda bir yere yerletiren modem yergicinin olumsuz, kii
sel glnn aksine, tm bir dnya grn temsil eden, halkn en
lie zg gl...
Rabelais ve Dnyas salt bir tarih veya dil ya da edebiyat zmleme
sinin snrlarn aan, yeni bir popler kltr, hatta daha genel anlam
da kltr zmlemesi ve tarih; metodolojisi olarak kucaklanan engin
bir kitaptr. Bahtin, biimler, trler, imgeler arasnda ok zengin, ar
tc balantlar kura kura ilerledii her blmde karmza yava yava
btnsel bir resim karr; bu neeli, rengrenk, mphem imgeler sis
temi bizi, sayfalar evirdike, yallk biyolojik insan fikrinden, somut
ve gereki bir tarihsel farkmdalk iinde olan lmsz insanolu fik
rine doru yava yava tar...

Mihail Bahtin, insan bilimleri alanndaki en nemli Sovyet dnr ve yirminci


yzyln en byk edebiyat kuramcsdr.
Tzvelan Todorov
Bahtin'in yaptlar, dilbilim, edebiyat ve kltr alanlannda, kendisinden habersiz,
hatta kendisinden sonra gelitirilmi kuramlara yant olarak okunabilir. Gnmz
de bu alanlarda Bahtin'e deinmeden ilerleyen bir tartma bulmak zordur. Dilin ve
edebiyatn somut gereklikle balarn vurgulayyla, szn yaama dokunduu
ann yazardr.
Sibel la ik
M ihail Bahtin
Sanat ve Sorumluluk
Sanat ve kuramlCem Soydemir!368 sayfailSBN 975-539-475-3
Bahtinin erken dnem denemelerinin bir araya getirilmesinden oluan
Sanat ve Sorumluluk, yzyln en nemli edebiyat kuramclarndan bi
ri olan yazarn daha sonraki eserlerine k tutmas asndan ok
nemli bir almadr.
Bahtin daha sonra detayl bir ekilde yeniden ele alaca yazar-kahra-
man ilikisine dair dncelerini ilk kez bu denemelerde dile getirmi
ve gelitirmitir. Bahtine gre, yazarn yaratt karakterle kurduu
iliki, bir znenin kendinden baka bir zneyle, yani benin teki
ile kurduu ilikidir. Dolaysyla yazar ve kahraman arasndaki ili
kiyi ele alrken, bir yandan estetik algnn dinamiklerini ortaya koyar,
bir yandan da ok daha genel bir zne teorisi gelitirir Bahtin. Ben na
sl kendi deerimi benim dmdaki bir zne ile ilikimden bamsz
olarak belirleyemiyorsam, yazar da kendi btnln yaratt kahra
mandan bamsz olarak kuramaz; kendini yalnzca ieriden deneyim
ler ve hep eksik kalr. Estetik algy yaratan ve yazarn varoluuna bir
anlam kazandran, yalnzca teki ile -yani kahramanyla- kurduu
iliki, onunla yrtt diyalogdur.
Bahtinin ge dnem eserlerindeki birok temann arkasnda yatan ve
felsefesinin temellerini oluturan sorumluluk fikri de, bir kilit kav
ram olarak bu eserde karmza kar. zneyi, yalnzca etik deil, es
tetik bir varlk olarak da tanmlarken Bahtin, varoluun sorumluluu
nu sanatla birletirir. Bahtine gre eyleyen bir zne, ayn zamanda ya
ratan bir znedir. Sorumluluk, kltre dair btn faaliyetlerin gei-
kenliini ve i ieliini fark etmek, insann bu faaliyetlerin merkezin
de durduunu kabul etmek ve zne olmann gereklerini yerine getire
rek bu faaliyetlerde aktif olarak rol almaktr.
nsana ve onu yaratt kltre dair bu kapsaml bak as dnld
nde, Sanat ve Sorumluluk yalnzca edebiyat kuramyla uraanlar
iin deil, zne felsefesiyle ilgilenen okurlar iin de heyecan verici bir
eser olarak karmza kyor.

Bahtin'in yaptlar, dilbilim, edebiyat ve kltr alanlarnda, kendisinden habersiz,


hatla kendisinden sonra gelitirilmi kuramlara yant olarak okunabilir. Gnmz
de bu alanlarda Bahlln'e deinmeden ilerteyen bir tartma bulmak zordur. Dilin ve
edebiyatn somut gereklikle balarn vurgulayyla, szn yaama dokunduu
ann yazardr.
Sibel Irzk
Larry Shiner
Sanatn cad
BR KLTR TARH
Sanat ve kuramleviren: smail Trkmen:496 sayfa/SBN 975-539-366-8
Sanatn icad, modernliin yerleik kurumlanndan biri olan sanatn
soyktn karan, sanat ve etrafnda kurulu ttim kavramlar sistemi
ni yapskme uratan bir kitap. Son yllarda teori ve felsefede yaa
nan dnmler, yaadmz toplumun hibir kurumunun kendinden
menkil yaplar olmadm bize gsteriyor. inde yaadmz klt
rn tm unsurlarnn bir tarihsel matris iinde gerekletiini ren
mek kimsede aknlk uyandrmyor. Eski tarih yazm yntemlerinin
bir kenara braklmas ve tarihin yeniden yazlmas gereinden daha
sk sz ediliyor. Sanat tarihini sanat yaptlarnn tarihi olarak ele alan,
Bat d kltrleri Batl kategorilerle ete alan yaklam da bu sorgu
lamadan daha fazla kaamayacak hale geldi!..
Larry Shiner, ncelikle, Batnn dier toplumlara ve hatta kendi ge
miine baknn, son iki yzyl iinde kurumsallam olan sanat ve
zanaat ayrmna gre biimlendiini gsteriyor. lk bakta toplumsal
alann atmalarn iermedii dnlen sanat kavramlarnn ou
nun, batan aa rklk, cinsiyetilik, Avrupamerkezcilik, smrge
cilik ve snfsal ayrmclktan beslendiini aklyor. Daha sonra, el
emei zerinden kurulan usta ve ustalk kavramnn gittike gzden
drlerek; yerine eserinin bamszlk halesini korumak adna ha
yattan kopmu sanat ve sanat" kavramnn yceltilmesinin ve este
tik deerin her eyin nne gemesinin hikyesini anlatyor. Gemiin
sanat ve zanaat, sanat ve hayat ayrmlarm iermeyen sisteminden mo
dem gzel sanatlar sistemine gei srecinde yaanan blnmeleri a
ma ynndeki kuramsal ve sanatsal deneyimleri rnekleyerek gn
mz sanatndaki alternatif araylara balyor hikyesini.
Sanatn cad'm kaleme alrken ada Fransz dncesinden, zel
likle Michel Foucault ve Paul Ricoeurdan etkilenen Shiner, her tr
okurun zevkle okuyaca, allmadk bir sanat kitab yazm. Yalnzca
sanatseverlere deil, modem toplumun kurulma srelerini ve ada
dncenin hayat yorumlama gcnn katettii mesafeyi merak eden
lere gre bir kitap.

Bu kitap sanata dair kavramsal anlaymza olaanst bir katkda bulunuyor.{...)


Bilge, sabrl ve konusuna hkim bir yazarn elinden kan bu kitabn gelecekleki
tm tartmalarda vazgeilmez olaca kesin.
Arlhur C. Danto