You are on page 1of 260

T.C.

MARMARA ÜNĐVERSĐTESĐ
TÜRKĐYAT ARAŞTIRMALARI ENSTĐTÜSÜ
TÜRK TARĐHĐ ANABĐLĐM DALI
CUMHURĐYET TARĐHĐ BĐLĐM DALI

TÜRKĐYE’DE “KÜRTÇÜLÜK”
(1950-1984)

DOKTORA TEZĐ

BARIŞ ERTEM

ĐSTANBUL 2012

T.C.
MARMARA ÜNĐVERSĐTESĐ
TÜRKĐYAT ARAŞTIRMALARI ENSTĐTÜSÜ
TÜRK TARĐHĐ ANABĐLĐM DALI
CUMHURĐYET TARĐHĐ BĐLĐM DALI

TÜRKĐYE’DE “KÜRTÇÜLÜK”
(1950-1984)

DOKTORA TEZĐ

BARIŞ ERTEM

TEZ DANIŞMANI:
YARD. DOÇ. DR. ALĐ SATAN

ĐSTANBUL 2012

ĐÇĐNDEKĐLER

ÖNSÖZ .............................................................................................................. III

ÖZET .............................................................................................................. VII

ABSTRACT ..................................................................................................... VIII

KISALTMALAR .................................................................................................. IX

GĐRĐŞ ................................................................................................................. X
BĐRĐNCĐ BÖLÜM:
ĐKĐNCĐ DÜNYA SAVAŞI VE TÜRKĐYE’DE GELĐŞMELER (1942-1950) .................................. 1
1.1. ĐRAN’IN ĐŞGALĐ VE ĐŞGALĐN ĐRAN KÜRTLERĐNE ETKĐSĐ.................................................................. 1
1.1.1. Đran’da “Mahabad Kürt Cumhuriyeti’nin Kuruluşu ........................................................... 4
1.1.2. “Mahabad Kürt Cumhuriyeti”nin Türkiye’ye Etkisi ........................................................... 6
1.2. TÜRKĐYE’DE DEMOKRASĐYE GEÇĐŞ VE SĐYASÎ PARTĐLERĐN DOĞU-GÜNEYDOĞU ANADOLU’DA
TEŞKĐLÂTLANMALARI ......................................................................................................................... 9
1.2.1. CHP’nin Doğu ve Güneydoğu Anadolu’ya Yönelik Politikaları ........................................ 10
1.2.2. DP’nin Doğu ve Güneydoğu Anadolu’ya Yönelik Politikaları .......................................... 16
ĐKĐNCĐ BÖLÜM:
ÇOK PARTĐLĐ DÖNEM VE KÜRTÇÜLÜĞÜN SĐYASALLAŞMA ÇABALARI(1950-1958)..19
2.1. MECLĐS’TE KÜRTLERLE ĐLGĐLĐ TARTIŞMALAR ............................................................................ 19
2.1.1. Orgeneral Mustafa Muğlalı Olayı ve Davası .................................................................... 22
2.1.2. Umumî Müfettişliklerin Kaldırılması................................................................................ 31
2.2. BASINDA BÖLGE VE KÜRTLERLE ĐLGĐLĐ TARTIŞMALAR .............................................................. 36
2.2.1. Muğlalı Olayının Tekrar Gündeme Getirilmesi ................................................................ 44
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM:
IRAK VE TÜRKĐYE’DEKĐ DARBELERĐN KÜRTÇÜLÜĞE ETKĐSĐ(1958-1960) ................... 49
3.1. IRAK’TA ABDÜLKERĐM KASIM DARBESĐ VE YENĐ ANAYASADA KÜRTLER................................... 49
3.1.1. Mustafa Barzani’nin Irak’a Davet Edilmesi ..................................................................... 50
3.2. MUSTAFA BARZANĐ HAREKETĐ, KERKÜK’TE TÜRKMEN-KÜRT GERGĐNLĐĞĐ VE TÜRKĐYE’YE
YANSIMASI ....................................................................................................................................... 51
3.3. YASADIŞI “KÜRT ĐSTĐKLÂL PARTĐSĐ VE “49’LAR” OLAYI ............................................................ 60
3.4. 27 MAYIS 1960 ASKERÎ MÜDAHALESĐ ........................................................................................ 63
3.4.1. Sivas Kampı ve “55’ler” Olayı ........................................................................................ 64
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM:
KÜRTÇÜLÜĞÜN SOL ÖRGÜTLER ĐÇERĐSĐNDE GELĐŞĐMĐ(1961-1974) ............................. 73
4.1. 1961 GENEL SEÇĐMLERĐ VE PARTĐLERĐN DOĞU-GÜNEYDOĞU ANADOLU POLĐTĐKALARI.............. 73
4.1.1. “55’ler” in Bölgeye Geri Dönüşleri ................................................................................. 75
4.2. TÜRKĐYE ĐŞÇĐ PARTĐSĐ VE SĐYASÎ KÜRTÇÜLÜK............................................................................ 81
4.3. YASADIŞI “TÜRKĐYE KÜRT TALEBE CEMĐYETĐ” (23’LER OLAYI) VE TĐP ..................................... 84
4.4. ĐÇĐŞLERĐ BAKANI BEKATA ĐLE SAĞLIK BAKANI AZĐZOĞLU’NUN KÜRTÇÜLÜK TARTIŞMASI ......... 89

I

4.5. “KÜRT MESELESĐ” TERĐMĐNĐN TĐP ARACILIĞIYLA SĐYASÎ LĐTERATÜRE GĐRĐŞĐ ............................ 93
4.6. 1965 GENEL SEÇĐMLERĐ VE TĐP’ĐN MECLĐS’E GĐRĐŞĐNĐN KÜRTÇÜLÜK FAALĐYETLERĐNE ETKĐSĐ .. 94
4.7. MUSTAFA BARZANĐ ĐLE ĐLĐŞKĐLĐ YASADIŞI “TÜRKĐYE KÜRDĐSTAN DEMOKRAT PARTĐSĐ” ............ 97
4.8. TĐP’ĐN KÜRTÇE YAYIN YAPAN YENĐ AKIŞ DERGĐSĐ .................................................................... 99
4.9. KÜRTÇÜLÜĞÜN BÖLGEDE TABAN GENĐŞLETME ÇALIŞMALARI: DOĞU MĐTĐNGLERĐ VE TĐP ...... 102
4.10. CHP’NĐN DEĞĐŞEN BÖLGE POLĐTĐKASI VE GENEL SEKRETER ECEVĐT’ĐN DOĞU GEZĐSĐ (1967) . 108
4.11. TÜRKĐYE’DEKĐ KÜRTÇÜLÜK HAREKETĐNDE BĐR DÖNÜM NOKTASI OLARAK DEVRĐMCĐ DOĞU
KÜLTÜR OCAKLARI ........................................................................................................................ 115
4.12. DDKO’LARIN TĐP ÜZERĐNDEKĐ ETKĐSĐ: DÖRDÜNCÜ BÜYÜK KONGREDE ALINAN KÜRT
KARARI” VE KAPATMAYA GĐDEN SÜREÇ ........................................................................................ 128
4.13. 12 MART 1971 ASKERÎ MÜDAHALESĐ VE KÜRTÇÜLÜĞE KARŞI ALINAN ÖNLEMLER ................ 132
4.13.1 DDKO’ların Kapatılması.............................................................................................. 133
4.13.2. TĐP’in Kürtçülük ve Bölücülük Faaliyetlerinden Dolayı Kapatılması ........................... 134
BEŞĐNCĐ BÖLÜM:
BÖLÜCÜ TERÖRE GEÇĐŞ SÜRECĐ (1974-1984) ..................................................................... 140
5.1. 1974 GENEL AFFI VE KÜRTÇÜLÜK FAALĐYETLERĐNE ETKĐSĐ ..................................................... 140
5.2. 1974 AFFI SONRASI KURULAN KÜRTÇÜ ÖRGÜTLER.................................................................. 146
5.2.1. “Türkiye Kürdistanı Sosyalist Partisi” (TKSP) .............................................................. 147
5.2.2. “Rızgari” (Kurtuluş) ve “Ala-Rızgari” (Kurtuluş Bayrağı) ............................................ 148
5.2.3. Kürdistan Ulusal Kurtuluşçuları (KUK)......................................................................... 149
5.2.4. Devrimci Doğu Kültür Dernekleri (DDKD) ................................................................... 150
5.2.5. “Kawa”......................................................................................................................... 150
5.2.6. “Kürdistan Đslâm Partisi” ............................................................................................. 151
5.3. PKK TERÖR ÖRGÜTÜ’NÜN KURULUŞ SÜRECĐ........................................................................... 151
5.3.1. Örgütün Suriye’de Geçirdiği Dönem (1979-1982).......................................................... 157
5.3.2. Örgütün Kuzey Irak’a Taşınması ................................................................................... 160
5.4. BÖLÜCÜ TERÖR EYLEMLERĐNĐN BAŞLAMASI: ŞEMDĐNLĐ VE ERUH SALDIRILARI ....................... 162
SONUÇ.......................................................................................................................................... 165
BĐBLĐYOGRAFYA ...................................................................................................................... 172
EKLER

II

Bu görüşlerden birisi. Ancak. 1980’li yıllarda nasıl ayrılıkçı. Kürtlere Türk olduklarının dayatılması ve Kürtlerin yok sayılması gibi nedenler yer almaktadır. Bu bakış açısında ayrıca. ayrımcılığa uğradıklarını hissetmeleri. Kürtler. Kürt meselesi hakkında bir başka bakış açısına göre ise sorunun oluşumunda Kürtlerin aşağılanmışlık duygusu içerisinde bulunmaları. Cumhuriyet rejiminin uyguladığı bu etnik homojenleştirme politikasına direnmiş ve bunun sonucu olarak ortaya “Kürt sorunu” ve ayrılıkçı şiddet ortaya çıkmıştır. Bu büyük meselenin Cumhuriyet’in yaklaşık ilk 20 yılını kapsayan 1925-1938 süreci ve bölücü terör örgütü PKK’nın 1984 yılındaki Eruh saldırısıyla başlayan son 28 yıllık sürecini ayrıntılı olarak inceleyen pek çok akademik çalışma yapılmıştır. ayrı bir çalışma olarak neredeyse hiç ele alınmamıştır. Sorunda yabancı kışkırtması olduğu iddiaları ise gerçekçi değildir. Bu son 30 yıllık süreçte meydana gelen bölücü terör olaylarının Türkiye’ye maliyeti. meselenin bu iki dönemi arasında kalan ve Doğu- Güneydoğu Anadolu Bölgelerindeki isyan hareketlerinin 1980’lerde bölücü teröre dönüştüğü yaklaşık 40 yıllık süreç için aynı şeyi söyleyebilmek mümkün değildir. Irak’taki Molla Mustafa Barzani hareketinin Türkiye’ye etkisi. 1925 ile 1938 yılları arasında ayrılıkçı. onbinlerce vatandaşının hayatını kaybetmesi ve yüz milyarlarca dolarlık harcamalar olmuştur. Kürtçü bir teröre dönüştüğü ya da dönüştürüldüğü konusu. devam eden tek bir süreçmiş gibi inceleyen ve farklı açılardan bakan çalışmalar ve görüşler mevcuttur. bu amaçla Ermenilere tehcir.Buna göre. daha çok yeni Cumhuriyet rejiminin lâik politikalarına. Konuyu dönemlere ayırmadan. Doğu ve Güneydoğu Anadolu meselesi ya da daha gerçekçi bir ifade ile Kürtçülük meselesi. Kürtçü. Türkiye’nin ulus devletler çağında ulusal olarak yeniden örgütlenmek. bölücü. toplumda türdeşlik sağlamak için bir etnik homojenleştirme yöntemini seçerek. etnik bir karakter taşımayan. Rumlara mübadele ve son olarak Kürtlere tedip ve tenkil uyguladığı tezini öne süren görüştür. Türkiye anayasalarındaki “etnik vatandaşlık” vurgusu. III . ÖNSÖZ Kürt meselesi. özellikle son 30 yıldır Türkiye’nin gündeminde en üst sıraları işgal etmektedir. idarede merkezileşme ve otorite kurma çabalarına ve genel olarak bölgesel geri kalmışlığın bir tür yansıması olarak bölgede meydana gelen olayların.

Türkiye’deki Kürtçü faaliyetler için yeni bir dönüm noktasıdır. Ancak ana tema bu görüşlerle paraleldir. Bunlardan Devrimci Doğu Kültür Ocakları. demokrasinin sağlamış olduğu siyasî hak ve özgürlükleri de suiistimalederek bu yıllar boyunca siyasallaşmış ve tabanını sürekli genişleterek güçlenmiştir. Biz ise bu tezde mevcut görüşlerin dışında şu değerlendirmeyi öne sürüyoruz: 1925 ile 1938 yılları arasında Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde meydana gelen 20’ye yakın olay. Cumhuriyet rejiminin merkezileşme politikasına karşı statüsünü kaybetmek istemeyen aşiret reisleri ya da ağaların bu politikaya direnmeleri. Yukarıdakibakış açılarına ilişkin çok sayıda çalışma yapılmıştır.bölgesel geri kalmışlık ve feodal yapının Kürtlerin yenileşmesini engellediği gibi etkenler de yer almaktadır. yeni rejimin laik uygulamalarına sıcak bakmayan yerel dini liderlerin tepkileri ya da bölgesel geri kalmışlığın birer sonucu olarak ortaya çıkmışlardır. Türkiye’nin demokrasiye geçişiyle faaliyetlerini siyasallaştırma imkânı bulan bu grup hem doğrudan siyasete girmiş. 1958 yılında Irak’taki Kasım darbesiyle birlikte başlayan Molla Mustafa Barzani hareketi. kültürel talepleriyle değil siyasî talepleriyle IV . Aynı yıllarda Sovyetler tarafından benzer politika Türkiye’deki Kürtler üzerine de uygulanmış ve 1950’li yıllara girilirken üniversite mezunu. küçük ama etkin bir sosyalist Kürtçü grup oluşmuştur. bölücü. Sovyetler’in Đran’ı işgali sonrasında 1946 yılında “Mahabad Kürt Cumhuriyeti”ni kurdurması Kürtçülük için en önemli kırılma noktası olmuştur. hem de partilerin oy kaygılarını kullanarak önemli bazı Kürtçüleri milletvekili olarak Meclis’e gönderebilmişlerdir. buna benzer süreç 1840’larda Osmanlı Devleti’nde başlayan merkezileşme ve reform politikalarına karşı aşiret reislerinin direnmesiyle de yaşanmış ve bu dönemde bölgede bazı ayaklanmalar meydana gelmiştir. 1960’lı yıllarda güçlenen sol hareket içerisinde özellikle Türkiye Đşçi Partisi kanalıyla kendine önemli bir yer bulan Kürtçü hareket. Nitekim. ayrılıkçı karakter taşımayıp. Đkinci Dünya Savaşı’ndan sonra büyük güçlerin Ortadoğu’ya ve Ortadoğu’da yaşayan etnik unsurlara ilgileri artmış. özellikle Sovyet Birliği bölgenin etnik yapısı üzerine yoğun bir politika uygulamıştır. Türkiye’deki Kürtçülük açısından kilometre taşları sayılabilecek olan Doğu Mitingleri ve Devrimci Doğu Kültür Ocakları bu sürecin birer ürünüdür. Kürtçü.

öne çıkmışlar ve siyasî bir hareket olarak var olmuşlar. 12 Mart 1971 tarihindeki askerî müdahalenin meydana getirdiği siyasî atmosfer ile Kürtçü hareket durma noktasına gelmiş ve birçok önemli Kürtçü tutuklanarak ya da mahkûm edilerek etkisizleştirilmiştir. Cumhuriyet Senatosu ve Millî Birlik Komitesi Genel Kurul Toplantı tutanakları oldukça verimli bilgiler sunmuştur. bu yöntemlerle şiddet ve terör eylemleri gerçekleştirmişlerdir. özellikle Türkiye Đşçi Partisi’nin politikalarında önemli bir rol oynamışlardır. Cumhurbaşkanlığı Arşivi’nde ise konuyla ilgili belge olup olmadığı öğrenilememiştir. bu sürecin bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. bu kez artık milliyetçi taleplerini karşılamayan Türk solundan ayrılarak kendi Kürt milliyetçisi. Bu arşivlerde dilekçe yoluyla ya da farklı bir başvuru şekliyle “normal araştırmacıların” çalışma yapmalarının mümkün olmadığı ve tasnifin de buna uygun düzenlenmediği yetkililer tarafından tarafımıza sözlü ve açık bir ifadeyle bildirilmiştir. Emniyet Genel Müdürlüğü ve Đçişleri Bakanlığı Arşivleri için de durum farklı değildir. Kürtçülük konusunda bu tez çalışmasına katkı için arşiv belgesi bulmak oldukça zor olmuştur. Deng gibi kısa süre sonra kapatılmış olan süreli yayınlara ulaşmak da mümkün olmamıştır. Dönemin gazeteleri ayrıntılı olarak taranmış. aynı yıllarda Vietnam ve Kamboçya gibi ülkelerdeki gerilla savaşı taktiklerini benimsemiş. olay tarihleri ve yer adları ile yapılan ayrıntılı taramalar sonucunda çalışmaya katkı sağlayabilecek ve bir doktora tezi çalışmasında kullanılabilecek nitelikte ancak üç arşiv belgesi bulunabilmiştir. Çünkü başvuru dilekçemizi yazmamızın üzerinden aylar geçmiş olmasına karşın olumlu ya da olumsuz herhangi bir cevap elimize ulaşmamıştır. teşkilat ya da örgütlerin çıkarttıkları Yeni Akış. “Kültürel Kürtçülük” ise ancak 1990’lı yıllarda belirgin olarak ortaya çıkacaktır. Ancak 1974 yılında ilân edilen genel afla yeniden serbest kalan bu Kürtçüler. araştırmaya konu olan örgütlerin ulaşılabilen yayın organları incelenmiştir. ayrılıkçı ve bölücü örgütlerini kurmuşlardır. Çalışmamızda Türkiye Büyük Millet Meclisi. Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi’nde şahıs isimleri. Konuyla ilgili Türkçe-Đngilizce literatür ile V . Dünya’nın en kanlı terör örgütlerinden biri olan bölücü PKK Terör Örgütü de. 1970’li yılların anarşi ve şiddet ortamı içerisinde kısa sürede silahlanan bu bölücü örgütler. Çalışmada incelenmiş olan çeşitli kuruluş.

Çalışmanın başlığında ve içeriğindeki bölümlerde kullanılmış olan “Kürtçü” terimi ise Kürt etnisitesi üzerinden legal ya da illegal siyasi faaliyette bulunan örgüt. Barış ERTEM Đstanbul. tamamen alıntı yapılan kişi ya da kurumlara aittir. 2012 VI . teşkilat. teşkilat. Kişi ya da kurumların çalışma açısından önemli olarak değerlendirdiğimiz ifadeleri aynen alıntılanarak tırnak içerisinde verilmiş. Doç. yapı. geri kalan kısımları ise içeriği değiştirilmeden ve yorum katılmadan özetlenerek alıntı yapılan kaynak dipnotla gösterilmiştir. tez danışmanım Yard. Dr.çeşitli kurum ve kuruluşların yayımladığı raporlar incelenip değerlendirilmeye çalışılmıştır. bu örgüt. Çalışmada. yapı. kuruluş ya da kişilerin Kürtçülük faaliyetleri ve bu faaliyetlerin ayrıntıları önemli bir yer tutmaktadır. kuruluş ya da kişileri ifade etmektedir. Ali Satan’a teşekkürü bir borç bilirim. Bu alıntılar ve özetlerdeki görüş ve fikirler. Bu çalışmada yardımlarını gördüğüm tüm aile fertlerime ve değerli hocam.

PKK VII . Türkiye Kürtleri. 1950’li yıllardan itibaren Kürtçülük faaliyetleri başlamıştır. 1970’li yılların ortalarından itibaren artık Kürt milliyetçisi ve bölücü bir nitelik kazanan hareket. Kürtçülük. Türkiye’de 1980’li yıllardan beri kanlı terör eylemleri gerçekleştirmektedir. Bu faaliyetler. Anahtar kelimeler: Kürt sorunu. ÖZET Genellikle Kürt meselesi olarak adlandırılan sorun. Türkiye’de bölücü terör. özellikle son 30 yıldır Türkiye’nin gündemindeki en önemli konulardan birisidir. 1980’li yılların ortalarında başlayan saldırılarla birlikte artık bölücü terör ile birlikte anılan bu sorunun 1950’li yıllara kadar uzanan yaklaşık 60 yıllık bir arka planı bulunmaktadır. Irak’ta 1958 yılında başlayan Molla Mustafa Barzani hareketiyle hızlanmış ve 1960’lı yıllarda sol örgütler içerisinde kendine yer bularak siyasileşerek büyümüştür. Vietnam ve Kamboçya’daki gerilla taktiklerini benimseyerek silahlanmış ve bölücü terör eylemlerine başlamıştır. Đkinci Dünya Savaşı’ndan sonra galip güçlerin Ortadoğu’daki Kürtler üzerine uyguladığı etnik politikadan payını alan Türkiye’de. Bu sürecin bir sonucu olarak ortaya çıkan PKK Terör Örgütü.

especially in the last 30 years. Separatist terror in Turkey. Kurdism. ABSTRACT The issue. PKK VIII . At the same time. Armed and started to the separatist terrorist acts. This issue dates back to the early 1950’s and has a background in nearly 60 years. has gained the Kurdish nationalist-separatist character in the mid-70’s. Victorious powers of the World War II. Has adopted the guerilla tactics from Vietnam and Cambodia. The PKK Terrorist Organization that emerged as a result of this process. have implemented an ethnic politics on the Kurds in Middle East. Kurds in Turkey. These activities have accelerated the movement of Mullah Mustafa Barzani in Iraq. “Kurdism” activities started in Turkey in 1950’s. The Kurdism movement in Turkey. which began in 1958 and politicized left-wing organizations and grew up in the 1960’s. Keywords:Kurdish question. often referred to as the Kurdish problem is one of the most important issues on the Turkey’s agenda. PKK realized terrorist attacks in Turkey since the 1980’s.

KISALTMALAR ADYÖD Ankara Demokratik Yüksek Öğrenim Derneği ASALA ArmenianSecretArmyforLiberation of Armenia AYM Anayasa Mahkemesi BCA Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi CHP Cumhuriyet Halk Partisi CKMP Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi CSTD Cumhuriyet Senatosu Tutanakları Dergisi DDKD Devrimci Doğu Kültür Dernekleri DDKO Devrimci Doğu Kültür Ocakları DP Demokrat Parti FKF Fikir Kulüpleri Federasyonu I-KDP Irak Kürdistan Demokrat Partisi Đ-KDP Đran Kürdistan Demokrat Partisi KYB Kürdistan Yurtseverler Birliği MBK Millî Birlik Komitesi MBK-GKTT Millî Birlik Komitesi Genel Kurul Toplantısı Tutanakları MEH Millî Emniyet Hizmetleri MĐT Millî Đstihbarat Teşkilâtı MMTD Millet Meclisi Tutanak Dergisi MSP Millî SelâmetPartisi PKK “Kürdistan Đşçi Partisi” TBMMZC Türkiye Büyük Millet Meclisi Zabıt Ceridesi TĐP Türkiye Đşçi Partisi TKDP “Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi” TKSP “Türkiye Kürdistanı Sosyalist Partisi” TMTF Türkiye Millî Talebe Federasyonu YTP Yeni Türkiye Partisi IX .

7.bsk). Kafkasya dahil 1 Ali Tayyar Önder. Rus bilim adamı Vladimir Minorsky’yeaittir. bilimsel dayanaktan tamamen yoksundur. Bu tez. dağlı bir kavim oldukları iddia edilen Karduklardan geldiğini öne sürmektedir. GĐRĐŞ Türkiye nüfusu içerisinde önemli bir kitleyi oluşturan Kürtlerin kökenleri ve geçmişleri konusunda. 32. s. Kürtlerin yaşadıkları bölgelerde tarih boyunca meydana gelen pek çok göç ve istila olayı gibi nedenlerle bu araştırmaların çoğu birbiriyle çelişen ve varsayımı aşmayan tezler olarak ortaya çıkmışlardır. Kürtler ile Karduklar arasında maddî ya da tarihî bir bağ bulunamaması nedeniyle geçersiz kalmıştır. yüzyılda. 7 ve 6. Bu tezlerden ilki.Ö. Hatta denilebilir ki. 2007 (Gen. Đran merkez olmak üzere güçlü bir devlet kurmuş ve M. son derece çevik ve savaşçı. büyük bir dünya uygarlığının kurucusu olarak gösterme kompleksiyle yazılmış.Ö. Dicle Nehri’nin sol tarafı ve Cudi Dağı arasındaki bölgede yaşamış. yüzyıllarda. Kürtlerin kökenleri ile ilgili genel olarak 4 tez çevresinde toplanmıştır. kuzeyden Asya’ya gelmiş ve M.Ö. 5 ya da 4. Üçüncü tez ise “Med-Đskit tezi”dir. Kürtleri. Ankara: Fark. Kürtlerin kökeninin Guti ve Önasya kavimlerinden geldiği doğrultusundadır. bir kısmı ticarî amaçlı bu tür kitaplardaki bu iddialar. Kürtlerle ilgili yapılan araştırmalar. Đskitler (Sakalar) ise M. özellikle 20.Ö.1 Bununla birlikte. verilerin yetersizliği.Ö. Kürtlerin kökeniyle ilgili ikinci tez ise “Kardutezi”dir. Türkiye’nin Etnik Yapısı: Halkımızın Kökenleri ve Gerçekler. bu yüzyılda hiçbir topluluk Kürtler kadar araştırma konusu olmamıştır. Batılıların Kürtlüğe gösterdikleri bu yoğun ilginin en başta gelen nedeni ise bu yüzyılda büyük jeopolitik öneme ve enerji kaynaklarına sahip Orta Doğu’da kendi çıkarlarına hizmet edebilecek yeni bir etnik unsur oluşturma çabalarıdır. Bu tez. 401 yılında Đran’dan dönen paralı Yunan askerlerinin komutanlarından Ksenofon’un yazdığı Anabasis (Onbinlerin Dönüşü) isim hatırata dayandırılan bu tez. çalışmaların taraflı olması. Medler. 550’li yıllarda Persler tarafından ortadan kaldırılmış bir kavimdir.151 X . yüzyılın başlarından itibaren pek çok araştırma yapılmıştır. Kürtlerin kökeninin M. yüzyılda kuzeyden gelmiş ve bir ara Medleri yıkarak bölgede 29 yıl hüküm sürmüş güçlü bir Türk-Asya kavmidir. M. dünyanın en eski ve en saf halklarından birisi.

Minorsky’nin tezinin çıkış noktasını. özellikle 1071 tarihinden itibaren 900 yılı aşkın süredir devam etmektedir.2 Kökenleri ile ilgili tartışmalar bir yana bırakılırsa. 24 Oğuz boyundan birisi olan Peçeneklerdeki oymak. yüzyıldan itibaren bölgeye gelmeye başlayan Türkler arasındaki kaynaşma. Đskitlerin Kafkasya’nın kuzeyinden gelip Doğu Anadolu Bölgesi ve Van’ın bir bölümünü işgallerinden sonra ortaya çıktıkları görüşüne dayanmaktadır. urug ve boyun Türk olmaları. Ancak Minorsky. kendilerinden hiçbir kalıntı bulunmayan ve dilleri bilinmeyen Medlerle Kürtler arasında hiçbir sağlıklı maddî belgesel bir kalıntı kuramamış. dolayısıyla Medleri Kürtlerin ataları olarak kabul etmek mümkün değildir. temelde Đskitlerin Türk olduğu ve Kürtlerin. Türkiye’de devletle Kürtler arasındaki ilk büyük gerginliklerin tarihsel arka planı ise XIX. Karadeniz’in kuzeyinde yaşayan Kürt isimli bir boyun olduğu ve bu boyun Türk olduğunu gösteren belgelere. 830 yılına ait.. Kendilerinden hiçbir karşılaştırılabilir veri kalmamış olan Medlerle bugünkü Kürtleri ilişkilendirmek. Bizans arşivlerinde mevcut. Orta Asya’da. Fahrettin Kırzıoğlu ortaya atmıştır. Ali Tayyar Önder. Osmanlı modernleşme hareketiyle birlikte yeni bir merkezî yönetim sistemi oluşturmak 2 Bu tezlerle ilgili ayrıntılı bilgi için bkz. yüzyılda hız kazanan Osmanlı modernleşme sürecine dayandırılabilir. bütün Doğu ve Güneydoğu Anadolu’yu ele geçirmişlerdir. Kürtlerin kökeniyle ilgili dördüncü tez ise “Kürtlerin Türklüğü tezi”dir.e. kişi ve köy adlarıyla Doğu Anadolu Bölgesi’nde mevcut yerleşim birimleri gibi bilgilere dayandırılan bu tez halen tartışılmaktadır. Đskitleri ise iyi araştırmamıştır. Doğu Sibirya’da.Çin’den Tuna’ya kadar hakimiyet kurmuşlar. a.g. Kürtler ile 8. bu bölgelerde Kürt isimli ya da Kürt bilinen birçok tire.s. Bu tezi ilk olarak “Kürtlerin Türklüğü” adlı eserinde Prof.185-202 XI . Dr. Bu tez. Kafkas-Hazar bölgesinde halkı Türk olan Kürt isimli yerleşim birimlerinin bulunması. Kürt denilen toplulukların Med ve Đskit çöküntüsünden sonra ortaya çıkmaları ve bugünkü Kürt coğrafyasının Med ve Đskitlerce paylaşılmış olması oluşturmaktadır.

Vermek zorunda oldukları vergiyi çok ağır bulmuşlar. Kürtleri bir etnik topluluk olarak düşünmemiş. s. devletin sınırları içerisindeki birçok unsur gibi Kürtlerde de memnuniyetsizliklere yol açmıştır. 1850’li yılların başlarından itibaren. Kürtlerin yaşadığı bu alanlar Osmanlı Devleti’nin 18 eyaletinden birisi olmuştur. Böylece. ayrımcılığa gitmemiş. Osmanlı yöneticileri. onları ne Kürt ne de Türk olarak görmemişler. Kürt tebaanın yoğun olarak yaşadığı. 2011. Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA). Osmanlı Devleti’nin politika yapıcıları. Ankara: Siyaset.3 Osmanlı yöneticileri. Đstanbul’un otoritesini devletin doğu sınırlarına kadar genişletmeyi amaçlamışlardır. Şark Meselesinden Demokratik Açılıma Türkiye’nin Kürt Sorunu Hafızası.37 XII . 1836 yılından itibaren.Soran. yüzyılda devletin daha fazla yetkiyi elinde toplamasıyla birlikte. Bölgedeki Kürt aşiretleri devletle olan ilişkilerinde genellikle kendi hallerine bırakılmak istemiş ve devlete karşı güvensiz bir tavır sergilemişlerdir. aralarında Kürtler de olmak üzere hâkim oldukları bölgelerde sorunlara neden olan bölgesel liderlere karşı daha etkili önlemler almaya ve hepsini merkezi yönetimin sıkı kontrolü ve mutlak otoritesi altında tutmaya karar vermişlerdir.amacıyla başlatılan politikalar. merkezî yönetimin güçlenerek bölgedeki otoritesini güçlendirmesi de hem Kürtlerle devlet arasındaki gerginliği tırmandırmış hem de Kürtlerin zaman içerisinde devlete yabancılaşmalarına yol açmıştır. Bu bağlamda. Baban. Devletin Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı bu bölgeler üzerinde merkezî otorite kurmak istemesi ise nedensiz değildir. Bunlarla birlikte. yalnızca merkezî otoriteyi güçlendirerek devletin parçalanmasını engellemeyi amaçlamışlardır. merkezileşme çalışmalarının bir parçası olarak. XIX. devletin parçalanma tehlikesi nedeniyle merkezileşme politikası ve aynı zamanda bir Batılılaşma projesi benimseyerek bu konuda çeşitli düzenlemelere gitmişlerdir. bu uygulamaya giderken herhangi bir etnik amaç gütmemiş. Bedirhan gibi yerel Kürt aile ve liderlerinin kontrolü altında bulunan ve genellikle “beylik ya da emirlik” olarak anılan bölgeler bir Osmanlı eyaletine dönüştürülmeye başlanmıştır. Osmanlı sınırlarında dört yüz yıldır özerke yakın bir yaşam sürdürmüş olan Kürt aşiretler 3 Hüseyin Yayman. bölgelerindeki Osmanlı yöneticilerinin rüşvet yedikleri ya da fiyatların çok yüksek olduğu gibi şikâyetlerle zaman zaman devlete karşı küçük çaplı isyan ya da direniş hareketlerine girişmişlerdir.

huzursuz olmuştur. Özellikle dağlık bölgelerde yaşayan Kürt aşiretleri, zorunlu askerlik
uygulamasını ve silahlarına el konulmasını istememişlerdir.

Bu yüzyılda, aşiretlerinin üyeleri kadar Kürt aşiret reisleri ve beyleri de
merkezin otoriteyi tekelleştirmesinden rahatsızlık duymuşlar, eski statülerini
4
sürdürmeyi istemişlerdir. XIX. yüzyıl başında yalnızca yarı bağımsız konumda
bulunmayıp, hükümetin işlevlerini de üzerine almış, fiilen bağımsız derebeyleri haline
gelmiş olan5 Kürt aşiret reisleri ve beylerinin, devletin merkezileşme politikasına karşı
ilk refleksleri, bu statülerini korumak için direnmek olmuştur.

Bu Kürt liderlerin arasında en çok öne çıkan isim Bedirhan Bey’dir. Cizre
merkez olmak üzere Diyarbakır, Musul ve Đran sınırındaki Urumiye arasında kalan
bölgeyi mütesellim ünvanıylafiilen yönetmekte olan Bedirhan Bey, yönettiği yerlerde
kesin bir otoriteye sahiptir ve seçkin askerlerden oluşan kalabalık ama düzenli bir silahlı
gücü bulunmaktadır. Hâkim olduğu bölgede vergi topladığından dolayı ekonomik
açıdan da oldukça güçlenmiştir.

Bedirhan Bey, 1830’lu yılların sonlarına kadar Osmanlı Devleti’ne sadık bir
görüntü vermiştir. 1838 yılının Mayıs ayında, merkezileşme ve modernleşme
politikalarına direnen ve ayaklanan pek çok Kürt liderden birisi olan Sait Bey’e karşı
devletin başlattığı askerî harekâta destek vermiştir.

1839 yılında ise bu kez Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa tarafından gönderilen ordu
ile Osmanlı Ordusu arasında Nizip’te gerçekleşen savaşa katılmış ve Osmanlı
Ordusuyla birlikte büyük kayıplar vermiştir.

Osmanlı Ordusunun Nizip’te yenilgiye uğraması ve bölgedeki otoritesinin
zayıflaması, Bedirhan Bey ile devlet arasındaki ilişkilerin değiştiği bir başlangıç noktası
olmuştur. Bu döneme kadar devlet ile iyi ilişkiler içerisinde olan Bedirhan Bey, bu
ilişkileri sayesinde gücünü pekiştirmiş ve Osmanlı Ordusunun yenilgisinden sonra
bölgede tek otorite haline gelme planları yapmaya başlamıştır. 1842 yılında kendi adına
para bastırmıştır.

Bu sürecin ilk sonucu, Bedirhan Bey kuvvetleri ile bölgede yaşayan Hristiyan
Nasturiler arasında 1843 yılında başlayan silahlı çatışmalar olmuştur. Çatışmanın en

4
Metin Heper, Devlet ve Kürtler, Đstanbul: Doğan Kitap, 2008, s.74-77
5
Martin vanBruinessen, Ağa, Şeyh, Devlet, Đstanbul: Đletişim, 2010 (6.bsk.), s.269

XIII

önemli nedeni, daha önce Bedirhan Bey’e düzenli olarak vergi ödeyen Nasturilerin,
bölgede faaliyet gösteren Hristiyan misyonerlerin kışkırtmasıyla vergi vermekten
vazgeçmeleri olmuştur. Hristiyan devletlerin misyonerleri aracılığıyla bölgedeki
Nasturilerle yakın ilişki kurmasından uzun süredir rahatsız olan Bedirhan Bey, bu son
gelişme üzerine devlete danışma gereği duymadan, silahlı kuvvetlerini Nasturilerin
üzerine göndermiştir. Bedirhan Bey kuvvetlerinin Nasturiler üzerine düzenledikleri
saldırılar aralıklarla 1845 yılı sonlarına kadar sürmüş ve pek çok Nasturi hayatını
kaybetmiştir. Çeşitli kaynaklar, bu süreçte hayatını kaybeden Nasturî sayısını 10 bin ile
20 bin arası olarak vermektedir.

Hristiyan Nasturilerin öldürülmesi kısa sürede Avrupa’da duyulmuş, özellikle
Đngilizler ve Fransa bu saldırısından dolayı Bedirhan Bey’in cezalandırılması için
Osmanlı Devleti’ne baskı uygulamaya başlamışlardır. Devlet, Bedirhan Bey’e karşı
önlem olarak hem askerî bir harekât tasarlamış hem de Bedirhan Bey’in gücünü kırmak
için hâkim olduğu bölgeyi ikiye ayırarak Diyarbakır ve Musul Vilâyetleri arasında pay
etmeyi planlamıştır.

Devletin kendisine karşı planladığı bu önlemleri haber alan Bedirhan Bey, tüm
girişimlere rağmen geri adım atmamış ve isyan hareketi başlatmıştır. Bunun üzerine
devlet, Urfa’dan Harput’a, Bağdat’tan Erzurum’a kadar birçok yerden topladığı
kuvvetlerle yaklaşık 50 bin kişilik bir ordu kurarak Müşir Osman Paşa ve Ferik Ömer
Paşa komutasında Bedirhan Bey’in üzerine göndermiştir. Bedirhan Bey’in kuvvetleri,
devletin gönderdiği bu güçlü ordu karşısında direnememişler, bazıları kaçmış, bazıları
ölmüş, bazıları teslim olmuş ya da Bedirhan Bey’in yeğeni Đzzettin Şer (Yezdan Şer)
gibi Osmanlı tarafına geçmişlerdir. Son olarak yanında kalan yaklaşık 500 adamıyla
birlikte Oruh Kalesi’ne çekilen Bedirhan Bey, burada da fazla direnememiş ve 14 Ekim
1846 tarihinde kayıtsız şartsız teslim olmuştur.

Bedirhan Bey, teslim olduktan sonra önce Đstanbul’a götürülmüştür. Daha sonra,
ailesiyle birlikte Girit’e sürgüne gönderilmesine karar verilmiştir. 7 Haziran 1847
tarihinde 4 eşi, 21 erkek ile 21 kız olmak üzere 42 çocuğu, 10 torunu ve
hizmetçilerinden oluşan 62 kişilik ailesiyle birlikte sürgün edildiği Girit’e varmıştır.

Bedirhan Bey’e sürgünde 19000 kuruş maaş bağlanmıştır. Sürgünde bulunduğu
süre içerisinde Girit halkıyla iyi ilişkiler kurması, kendini sevdirmesi ve yararlıklarının
görülmesi nedeniyle 1858 yılında kendisine mirimiranlık (paşa) ve Girit’ten ayrılma

XIV

izni verilmiştir. Đsyandan önce hüküm sürdüğü Cizre ve çevresine dönmesi
yasaklandığından önce Đstanbul’a daha sonra da Şam’a yerleşmiştir. 1870 yılında burada
ölmüş ve Salihiye yakınlarına defnedilmiştir.6

Bedirhan Bey’in isyanı Kürtçülük davası ya da herhangi bir etnik gerekçeyle
değil, devletle giriştiği otorite mücadelesi ve kazanmış olduğu statüyü koruma isteği
sonucu başlamıştır. Bilal Şimşir’in de üzerinde özellikle durduğu gibi7, Bedirhan Bey’in
devletin merkezileşme ve reform politikalarına karşı statüsünü kaybetmemek ve gücünü
korumak için başlattığı isyan hareketi ile yaklaşık 75 yıl sonra Cumhuriyet idaresinin
uyguladığı merkezileşme ve reform politikalarına karşı patlak veren Şeyh Sait
ayaklanması arasında dikkat çekici bir paralellik bulunmaktadır. Güçlü bir merkezî
yönetim ve reform uygulamalarının başlatıldığı dönemlerde, Kürtler başta olmak üzere
Doğu ve Güneydoğu Anadolu halkıyla devlet arasında gerilim yaşanmıştır.

Bedirhan Bey’in isyan hareketinde Kürtçülük davasının etkisinin olmamasına
karşın, ailesinin sonraki kuşaklarından birkaç üyesi Kürtçülük davasını benimsemiştir.
Bedirhan Bey’in 21 oğlundan birisi olan Mehmet Emin Ali Bey ve onun oğulları
Kamuran ve Celadet Bedirhan bunların başında gelmektedir. Bedirhan ailesinin bu
üyeleri, benimsemiş oldukları Kürtçülük davasını, toplumsal destek ve tabandan
yoksun, küçük, elit ve entelektüel bir grup olarak yaklaşık 100 yıl boyunca, Türkiye
içinde ve dışında çeşitli faaliyetlerle sürdürmüşlerdir.8

Bedirhan Bey’in sürgün edilmesinden sonra yerine yeğeni Đzzettin Şer (Yezdan
Şer) geçmiştir. Yaklaşık 5 yıl sonra, 1854 yılında bu kez de Đzzettin Şer’in ayaklanması
patlak vermiştir. Bölgedeki son derebeylikleri de ortadan kaldırarak merkezi yönetimi
tam anlamıyla yerleştirmek isteyen Osmanlı yönetiminin, yetkilerini sınırlandırması
nedeniyle ayaklanan Đzzettin Şer, isyanın ilk dönemlerinde Mardin, Midyat, Nusaybin,
Bitlis ve Siirt çevresini kontrol altına almıştır. Daha sonra Osmanlı kuvvetlerinin
harekatına direnememiş ve teslim olmuştur. Vidin’e sürülen Đzzettin Şer’le birlikte
Bedirhan ailesinin bölgedeki hakimiyeti sona ermiştir.9

6
Bilal Şimşir, Kürtçülük (1787-1923), Ankara: Bilgi, 2010 (4.bsk.), s.95-103; Ahmet Özer, Beş Büyük Tarihi
Kavşakta Kürtler ve Türkler, Đstanbul: Hemen Kitap, 2010 (2.bsk.), s.188-207; Martin vanBruinessen, a.g.e.,s.268-
278
7
Bilal Şimşir, a.g.e.,s.97
8
Bedirhan Ailesi ile ilgili ayrıntılı bilgi için bkz. Mahmut Çetin, Kart Kurt Sesleri, Đstanbul: Emre, 2007; eserde
Emin Ali Bedirhan ile ilgili bölüm için bkz. s.71-76, Kamuran Bedirhan ile ilgili bölüm için bkz. s.83-88, Celadet
Bedirhan ile ilgili bölüm için bkz. s.88-93.
9
Altan Tan, Kürt Sorunu, Đstanbul: Timaş, 2010 (5.bsk.), s.93-94

XV

Đzzettin Şer’in ayaklanmasında, merkezi otoriteye tepkinin yanında Rusların
faaliyetlerinin de etkisi vardır. Ruslar, 1800’lü yılların başlarından itibaren Türkiye’nin
Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleriyle ilgilenmeye başlamışlardır. 1805 yılında
Kürt aşiretleriyle temas kuran Ruslar, 1828-29 ve 1853-1856 Osmanlı-Rus harplerinde
bu ilişkilerini daha da geliştirmişlerdir. Đzzettin Şer isyanı patlak verdiğinde devam
etmekte olan Kırım Harbi’nde de Ruslar, temas kurdukları Kürtlerden iki alay teşkil
ettirmişlerdir.10

Öte yandan, Rusların bölgedeki Ermenilerle de yakın ilişkiler içerisine girmeleri
ve Kürtlerin yoğun olarak yaşadıkları yerlerde bir Ermeni devleti kurduracakları
söylentileri, Kürtlerin bazılarını da Ruslara karşı Osmanlı Devleti’ne yaklaştırmıştır.

Şemdinli’de yaşayan önemli bir Kürt din adamı ve büyük bir ailenin lideri olan
Şeyh Ubeydullah Nehri de bu dönemde Osmanlı Devleti’yle yakınlaşan Kürt
liderlerdendir. Ubeydullah, Diyarbakır, Hakkari, Urumiye ve Van’dan topladığı
yaklaşık süvarilerle 1877-1878 Osmanlı-Rus Harbi’nde (93 Harbi) Osmanlı Devleti’nin
yanında yer almış ve Ruslara karşı savaşmıştır.

Savaşın Osmanlı Devleti’nin yenilgisiyle sonuçlanması, ülkenin diğer bölgeleri
gibi Doğu Bölgelerinde de büyük sıkıntı ve karışıklıkların çıkmasına neden olmuştur.
Aynı dönemde Đran’da yaşayan Kürtlerle Đran Devleti arasında da büyük bir gerginlik
yaşanmaktadır. Đran’daki büyük Kürt aşiretlerinden olan Mungur Aşireti, devlete vergi
vermeyi reddederek 1880 yılında ayaklanmış ve Şeyh Ubeydullah’tan destek istemiştir.
Osmanlı Devleti’nin 93 Harbi’ndeki yenilgisinden dolayı bölgedeki otorite boşluğunu
değerlendiren Ubeydullah, oğlu Seyid Abdülkadir ile birlikte yaklaşık 20 bin kişilik bir
kuvvet toplayarak Đran sınırını geçmiştir. Piran Aşireti’nin de destek vermesiyle birlikte
Đran’da ilerleyen Şeyh Ubeydullah, Eylül sonlarında Mahabad’ı ele geçirerek Tebriz’e
dayanmıştır.

Ubeydullah’ın hareketinin yayıldığını gören Đran Devleti, 1881 yılının Mart
ayında geniş bir askeri harekat başlatmıştır. Đran birlikleri karşısında direnemeyen
Ubeydullah geri çekilerek Osmanlı Devleti’nde sığınmıştır. Bölgede daha fazla
karışıklığa neden olmaması için Sultan II. Abdülhamid tarafından Đstanbul’a çağırılan
Şeyh Ubeydullah, 1881 yılının Temmuz ayında Đstanbul’a ulaşmış ve bir yıl kadar

10
Đsrafil Kurtcephe-Suat Akgül, “Rusya’nın Birinci Dünya Savaşı Öncesinde Kürt Aşiretleri Üzerindeki
Faaliyetleri”, OTAM Dergisi, no.6, 1995, s.249

XVI

burada kalmıştır. Daha sonra devletin izni olmadan Hakkari’ye geri dönen Şeyh
Ubeydullah, burada gizlice adam topladığı ve silahlandığı duyumu üzerine askerî
birlikler tarafından tekrar teslim alınmış, bu kez oğlu Seyid Abdülkadir ile birlikte
Mekke’ye sürülmüş ve 1883 yılında burada ölmüştür.

Şeyh Ubeydullah Nehri’nin isyan hareketi de, bu dönemde bölgede meydana
gelen diğer benzer hareketler gibi etnik ya da ayrılıkçı talepleri olmayan bir harekettir.
Bu isyan olayları, dinî bazı hassasiyetlerle birlikte vergi vermemek ve kendi bölgelerini
kendi uygun gördükleri gibi yönetmek gibi nedenlerle meydana gelmiş hareketlerdir.
Hatta bir değerlendirmeye göre bunlar isyan bile değil “sivil direnişler”dir.11

Ubeydullah’ın 1883 yılında Mekke’de vefat etmesinden sonra oğlu Seyid
Abdülkadir’in Đstanbul’a dönmesine izin verilmiştir. Seyid Abdülkadir, 1896 yılına
kadar Đstanbul’da kalmış, bu süre içerisinde siyasete atılarak Đttihad ve Terakki
Cemiyeti’nin kurucuları arasında yer almıştır. 1896 yılında Sultan II. Abdülhamid’e
karşı komplo girişiminde yer aldığı gerekçesiyle Medine’ye sürgüne gönderilmiştir.

Sultan II. Abdülhamid, dağılma tehlikesiyle yüz yüze bulunan devleti bir arada
tutabilmek için merkezî yönetim politikasını devam ettirmenin yanında bir “Đslâm
birliği” ya da “Đslâmcılık” politikası da uygulamıştır. II. Abdülhamid, bu politika ile
nüfusunun büyük çoğunluğu Müslüman olan devleti Đslâmî değerlerle parçalanmaktan
kurtarmanın yanında, ayrılma eğilimi göstermeye başlayan Müslüman Arnavut ve
Arapları da devlete bağlı tutmayı amaçlamıştır.

II. Abdülhamid’in Đslâm birliğine dayalı bu politikasının, Müslüman Kürtler
üzerinde olumlu bir etkisi olmuştur. Bu dönemde devletle Kürtler arasındaki gerginlik
azalmış ve ilişkiler güçlenmiştir. Devletle Kürtler arasındaki bu yakınlaşmanın en
belirgin sonuçlarından birisi ise Doğu Anadolu’daki aşiretlerin katılımıyla Hamidiye
Alayları adı altında kurulmuş olan hafif süvari birlikleridir.

Eski bir diplomat olan ve Anadolu’da başlatılan ıslahat hareketlerinde önemli
hizmetleri bulunan Yaver-i Ekrem Ahmet Şakir Paşa, Rusya’da görevli olduğu
dönemde Rus Kazak Alaylarından etkilenmiş ve Sultan II. Abdülhamid’e benzerlerinin
Osmanlı Devleti tarafından da kurulmasını tavsiye etmiştir. Padişahın onay vermesiyle
alayların kurulması çalışmalarına başlanmıştır.

11
Metin Heper, a.g.e.,s.77

XVII

Devlet. daha sonra özellikle Đngiltere’nin Rusların bölgede elde edeceği kazanımlardan kaygılanarak girişimlerde bulunması sonucu değiştirilmiştir.12 Bölgede güvenlik ve nizam sağlayacak bir teşkilât olarak kurulan Hamidiye Alayları. Abdülhamid’i görme talebiyle IV. Yürütülen çalışmalar sonunda. kurulan alayları eğitecek olan subaylar da Đstanbul da seçilerek Doğudaki görev bölgelerine gönderilmişlerdir.g.175-176 XVIII . Alayların kuruluşunda askerî açıdan yararlar düşünüldüğü kadar. alayların varlığından rahatsız olduklarının göstergesi olarak değerlendirilmektedir. Bilal Şimşir. Kürtlerin yaşadıkları topraklarda bir Ermeni devleti kurulacağı yönündeki kaygıları artmıştır. bu aşamada daha önce kanun ve nizamları ihlâlden dolayı kovuşturmaya uğrattığı aşiret mensupları için af çıkartmıştır. Đstanbul: Eren Yayıncılık. Böylece Kürt ve Ermeni ifadeleri ilk kez doğrudan bir uluslararası antlaşmada kullanılmıştır.173-175 14 a. II. Hamidiye Alaylarının Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde kurulmasıyla ilgilenme görevi ise IV.13 Kısacası.. bölgedeki aşiretlerin devletin kanun ve nizamları dairesinde hayat sevilerinin yükseltilmesi de amaçlanmıştır. Abdülhamid’in bu uygulaması. 1891 yılında bir nizamname hazırlanarak aşiretlerden alay teşkili uygulaması yürürlüğe girmiştir. Đstanbul’a giderek II. Mabeyn’e müracaat ederek aşiret reislerinin Đstanbul’a gelmelerine müsaade verilmesini istemiştir. Bunun üzerine. Bu antlaşmayla birlikte Osmanlı Devleti üzerinde yaşayan Kürtler ile Ermeniler arasındaki gerginlik tırmanmış.maddede yer almıştır. Anadolu Islahatı ve Ahmet Şakir Paşa (1838-1899). Kürtçülük (1787-1923). Ermenilerin kanunsuz hareketlerinin engellenmesi. Daha sonra 13 Temmuz 1878 tarihinde 6 büyük Avrupa ülkesi ve Osmanlı Devleti tarafından imzalanan Berlin Antlaşması’nda da bu madde değiştirilmemiş ve “Babıâli. s. Bu hususta alınacak önlemleri [büyük] devletlere bildirecektir ve bu devletler de alınan önlemlerin uygulanmasını denetleyeceklerdir” şeklindeki 61. Bu antlaşma. Ermeni isyanları önlenip bölgede güvenlik sağlanacaktır. Çerkez ve Kürtlere karşı Ermenilerin huzur ve güvenliğini sağlamayı yükümlenir. Bu ilgi üzerine Zeki Paşa. aynı zamanda aşiretlerin kanunsuz davranışlarına karşı da kullanılmışlardır. aşiret reisleri tarafından büyük bir kabul görmüştür. s. Bölgedeki pek çok aşiret reisi. Aynı günlerde.14 12 “93 Harbi”nin ardından 3 Mart 1878 tarihinde Rusya ile Osmanlı Devleti arasında imzalanan bir ön antlaşma olan Ayestefanos Antlaşması’nın 16.e. Müşiri Zeki Paşa’ya verilmiştir. aşiret reisleri ile birlikte her alay için en fazla iki kişinin Đstanbul’a gelmelerine izin verilmiştir. 1993. 13 Ali Karaca.141-153. Hamidiye Alayları kurulurken bölgede düzenin sağlanması. Ordu Karargâhı’na başvurmuştur. Yine bu birlikler sayesinde Rusya sınırı emniyet altına alınacak.s. Rus sınırının güvenliği ve Kürt aşiretlerinin devlete bağlanarak kontrol altına alınmaları amaçlanmıştır.maddesine göre Osmanlı Devleti “Kürtler ve Çerkezlere karşı Ermenilerin güvenliğini sağlamayı” kabul etmiştir. Alayların kurulması üzerine bazı Ermenilerin Rusya’ya göç etmeleri.

Çalışmalar sonunda. a. XIX .s.e. Bir Türk aşireti olan Karapapak Aşireti dışında.16 Hamidiye Alaylarının kuruldukları aşiretler. yedi ayrı livada toplam 56 alay oluşturulmuştur. Merkezler ve Numaraları Birinci Liva (Karakilise) Alay Numaraları Zilan Aşireti 3 4 5 Karapapak Aşireti (Sivas’a bağlı) 6 Adamanlı Aşireti 9 10 Haydaranlı Aşireti 11 12 Celali Aşireti 37 38 Sazili Aşireti 57 Đkinci Liva (Hınıs) Camadanlı Aşireti 8 Çiranlı Aşireti 31 32 33 Zirikanlı Aşireti 34 35 Cibranlı Aşireti 36 Üçüncü Liva (Malazgird) Sipikanlı Aşireti 1 2 Karapapak Aşireti (Sivas’a bağlı) 7 Hüsnanlı Aşireti 26 27 28 29 30 Dördüncü Liva (Erciş) Leyuli Aşireti 13 14 15 16 Haydaranlı Aşireti 21 22 23 24 25 Beşinci Liva (Başkale) Mukari Aşireti 17 Milan Aşireti 18 Şemsiki Aşireti 19 15 Martin vanBruinessen.s..182 17 a.e.g.g.g.e.s.179-181’den derlenmiştir.286 16 Ali Karaca.. bağlı oldukları livalar ve alay numaraları ise şöyledir: 17 Tablo 1: Hamidiye Alaylarının Bağlı Oldukları Livalar..15 Sivas çevresinde yaşayan Karapapak Aşireti’nden kurulmuş olan alay ise hiçbir livaya bağlanmamış ve Sivas’taki süvari bölüğü ve Sivas kumandanının sorumluluğuna verilmiştir. tüm alaylar Kürt aşiretlerinden kurulmuştur. a.

Miran Aşireti’nden Mustafa Paşa ve Milan Aşireti’nden Đbrahim Paşa gibi isimler büyük güç kazanmışlar ve yeni yöresel Kürt liderleri olarak ortaya çıkmışlardır. Bu durum. Ancak bu politika zamanla bazı olumsuzluklara neden olmuştur.e.. Abdülhamid’e yakınlıklarından dolayı Hamidiye Alayları uygulaması sona erdirmiş ve Kürt aşiret reislerinin düzenli orduda subay olmuş çocuklarının 18 Martin van Bruinessen.e. zamanla Hamidiye mensubu olan aşiretlerle olmayanlar arasındaki husumet büyümüş ve aralarındaki kan davaları artmıştır..19 Hamidiye Alayları uygulaması.286. Bu durumun bir sonucu olarak.73 19 a. 1908 yılında iktidara gelen Đttihad ve Terakki Fırkası yöneticileri. Öyle ki. Şukufti Aşireti 20 56 Takuri Aşireti 39 Altıncı Liva (Mardin) Milli Aşireti 41 42 43 44 Karakeçi Aşireti 45 46 Tay Aşireti 47 Miran Aşireti 48 49 Artuşu Aşireti 50 Yedinci Liva (Urfa) Kays Aşireti 51 52 Berazi Aşireti 53 54 55 Hamidiye Alayları uygulaması.s.. Metin Heper. II. hasımları ya da komşuları karşısında normalde sahip olduklarından çok daha fazla güç kazanmışlardır. Kürtler arasında memnuniyetle karşılanmış ve devletle Kürtleri yakınlaştırmıştır. Aynı dönemde.e. bu dönemde Kürtler II. Abdülhamid’in iktidardan düştüğü 1908 yılına kadar devam etmiştir. Hamidiye mensubu aşiretlerin diğer aşiretlerle pek çok anlaşmazlıklarını kendi çıkarlarına uygun olarak çözebilmelerini sağlamıştır.287 XX . a.18 Hamidiye Alayları kurulurken. Abdülhamid’i kendileri için “sultanların en iyisi” olarak görmüşler ve kendi aralarında ona “Bave Kurdan“ (Kürtlerin babası) demişlerdir. a.g.g. hasımlarının üstün gücü karşısında denge sağlanması amaçlanmıştır. Alayların oluşturulduğu aşiretler. Bu aşiretlere verilen daha iyi silahlar ve askeri eğitimle.s. s.g. II. aşiretler arasındaki dengenin sağlanması için zayıf aşiretler tercih edilmiştir.

ikinci başkanlığa ise Müşir Ahmet Paşa getirilmiştir. Türkiye’de Siyasal Partiler. dernek ya da bugünkü adlarıyla 20 Tarık Zafer Tunaya.20 Đstanbul’un Vezneciler Semti’nde kurulan Cemiyetin diğer önemli kurucuları ise Emin Ali Bedirhan. 2011 (Genişletilmiş 4. • Aşiretler arasındaki bazı anlaşmazlıkları ve nefreti gidermek. Kürtlerin büyük halifelik makamı ve yüce sultanlığa olan güçlü bağlılıklarını sağlamlaştırmak. Cilt 1: Đkinci Meşrutiyet Dönemi.435-439 XXI . Osmanlı vatandaşları olan Ermeni.bsk. kısa sürede irili ufaklı pek çok parti. Đkinci Meşrutiyet’in ilanı üzerine Osmanlı toprakları üzerinde. s. Ferik Şerif Paşa. Milan Aşireti’nden Đbrahim Paşa gibi. Tarık Zafer Tunaya. Nasturî ve diğer Osmanlı kavimleri ile iyi geçinip uyuşmalarını bir kat daha güçlendirmek ve arttırmak. s. • Kürtlerin. Damat Müşir Ahmet Zülkif Paşa.rütbelerini de indirmişlerdir. bu ayaklanmalar büyük çaplı olmamış ve kısa sürede bastırılmışlardır. Kürtçe bilinmiyorsa başka bir yabancı dile hâkim olmak şartı bulunan cemiyetin nizamnamesine göre kuruluş amacı şudur: • Đslâm’ın ulu hükümlerine uygun ve milletin mutluluğu ile vatanın selametine kefalet eden anayasanın yararlı kurallarını bu gerçekleri bilmeyen birtakım Kürtlere anlatmak. Cilt 1: Đkinci Meşrutiyet Dönemi. Dr. • Osmanlılığın yüce vasıflarını daima korumakla beraber din ve devletin ilerleme ve yaşamasının biricik aracı olan meşrutiyet ve meşveret düzeni korunup sürdürüldükçe.430 21 Cemiyetin nizamnamesi için bkz. Türkiye’de Siyasal Partiler. Babanzade Zihni Paşa. 1908 yılında Kürt Teavün ve Terakki Cemiyeti’nin kurulmasına öncülük etmiştir. Yönetim kuruluna üye olabilmek için Türkçe ve Kürtçe okuyup yazabilmek.). Bunların yerine düzenli orduya daha bağlı yeni milis güçleri kurarak Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki dağlık araziyi kontrol etmeye çalışmışlardır. alayları dağıtılan aşiret liderlerinden bazıları ayaklanmışsa da. Đstanbul: Đletişim. Mehmet Şükrü (Sekban) ve Naim Baban yer almaktadır. Đttihad ve Terakki Fırkası’nın iktidara gelmesinden sonra Đstanbul’a dönmüştür. Đstanbul’da siyasi faaliyetlerine devam eden Seyid Abdülkadir. tümünün bir meşru merkez birliğinde ilerlemek için el ele vermelerinin araçlarını sağlamak. 1896 yılından beri Medine’de sürgünde bulunan Seyid Abdülkadir. Başkanlık görevine Seyid Abdülkadir. 21 Bilal Şimşir’in de işaret ettiği gibi.

s.22 Kürt Teavün Cemiyeti’nin kurulmasında. s.sivil toplum kuruluşu ortaya çıkmıştır. maddeye göre cemiyet. Kürt Milliyetçiliğinin Kaynakları ve Şeyh Sait Đsyanı. Kürt Meselesi. Doğu bölgelerine kaliteli valilerin atanması.25 28 maddeden oluşan nizamnamenin 12 ve 13.251 23 Robert Olson. Ankara: Öz-ge.300 XXII . Arapların El-Muntedaul Edebi ve Arnavutların Başkim adlı teşkilatlarının varlığı da etkili olmuştur. (çev. genellikle “anayasal hakların. Nevzat Kıraç. sancak ve kazalarda şubeler açacaktır. Ankara: Kon. 22 Bilal Şimşir.37-38 24 Mehmet Şükrü Sekban.23 Đkinci Meşrutiyet’in ilanından sonra Kürt aydınları tarafından kurulan diğer dernekler gibi. Kürt Teavün ve Terakki Cemiyeti de doğrudan ayrılıkçı olmayıp. aşiret reislerinden yararlanılmaya çalışılacaktır. s. Kürtlerin yaşadıkları vilayet. ulema ve şeyhlerden.bsk. Kürtçülük (1787-1923). Kürtlerle Ermeniler arasındaki ve Kürt aşiretlerinin kendi aralarındaki anlaşmazlıkları gidermek için bölgeye uygun kişiler gönderecektir. 15. 1992. 17. bu haklardan haberi olmayan Kürtlere tanıtılması” ya da “Đslam birliği içerisinde Osmanlı Devleti çatısı altında yaşama” fikirleri paralelindedir. mahkemelerin durumunun iyileştirilmesi ve yol yapılması gibi istekler de dile getirilmiştir. girişimlerde bulunacaktır. 24.). 1979. Ankara: 1996 (4. Bütün şubeler Đstanbul’daki merkezden yönetilecektir.28-29 25 Abdülhaluk Çay. Bunun için gereken yerlerde rüştiye ve idadiye okullarıyla yüksek okullar açtırmak için Maarif Nezareti’ne başvurularda bulunulacaktır. s. kısa sürede ortaya çıkmış bu siyasi derneklerden olan.24 Kürt Teavün ve Terakki Cemiyeti’nin nizamnamesi de Kanunu Esasi’ye ve Osmanlılık fikrine uyacak şekilde hazırlanmıştır. Bülent Peker). Her Yönüyle Kürt Dosyası. adliye işlerinin iyi yürütülmesi ve adaletin sağlıklı uygulanması. maddeye göre cemiyet. resmi dil olan Türkçeyi okullarda ve Kürtler arasında öğretmek için çalışacaktır. Her şubenin danışma ve yönetim kurulları olacaktır. Bu alanda yerel makamlardan. maddelerine göre cemiyet. maddeye göre ise Kürtlerin yaşadığı Osmanlı vilayetlerinde ahaliden herhangi birisi zulüm görürse ya da Kürtler başka unsurlara zulüm yaparsa bunların giderilmesi için cemiyet. Bunun yanında.

Đkinci Meşrutiyet’in ilanından sonra Kürt aydınların kurduğu diğer bir cemiyet ise Kürt Talebe-Hevi Cemiyeti’dir. Lozan’da Kürt Talebe Hevi Cemiyeti’nin bir şubesini açmıştır.bsk. Aynı doğrultura. Türkiye’de Siyasal Partiler. BabanzadeĐsmai Hakkı.bsk. cemiyetin adını taşıyan bir de haftalık gazete çıkartılmıştır. daha sonra devam ettiği Diyarbakır Askeri Đdadisi’nden 1908 yılında mezun olmuştur. s. 2011 (Genişletilmiş 4. Ermenilerle olan ilişkilerini geliştirmeye çalışmıştır.e. Bu şube. (2. Başyazarlığını Süleymaniyeli Tevfik’in yaptığı gazetede Said-i Nursi. Seyid Abdülkadir ile Bedirhanlar arasında görüş ayrılıkları ve küçük çekişmeler meydana gelmiştir. s. Yemen Vilayeti Merkez Mutasarrıflarından Diyarbakırlı Ahmet Cemilpaşa’dan gelmektedir.. Đngiliz Đstihbarat Subayı Edward Noel ile birlikte Sivas Kongresi’ni sabote etme girişimine karıştığı için kapatılmıştır. Kürt aydınlar arasında o yıllarda genel olarak kabul gören “Kürtlerin Türklerle olan ilişkilerinden çok Ermeniler ve diğer Hristiyanlarla olan ilişkilerine önem verme”26 düşüncesine paralel olarak Kürt Teavün Cemiyeti. Ekrem 26 Martin vanBruinessen.432 30 Cemilpaşazade Ailesi’nin kökeni. 1901 yılında Diyarbakır’daki Askeri Rüştiye Mektebi’ne başlamış.g. Faaliyet gösteremez duruma gelen cemiyet. Seyid Abdülkadir. s. 1913 yılında Đsviçre’ye giderek pedagoji öğrenimine başlamış. a.29 Bilinen kurucuları ise Kadri Cemilpaşazade30.27 Nizamnamede Kürtlerin eğitim seviyelerin yükseltilmesiyle ilgili yer verilen amaçlar doğrultusunda ise cemiyete bağlı olarak “Kürt Neşr-i Maarif Cemiyeti” kurulmuş ve Đstanbul’da bir okul açılmıştır.e. a. Birinci Dünya Savaşı’nda Doğu Anadolu ve Karadeniz Bölgelerinde görev yaptıktan sonra gönderildiği Filistin’de Đngilizlere esir düşmüş ve Đskenderiye’de esir olarak tutulmuştur. 1925 yılında XXIII .28 Cemiyetin kurulmasının üzerinden henüz bir yıl geçmeden. Nevzat Kıraç). 9 Ağustos 1912 tarihinde Đstanbul’un Sirkeci Semti’nde kurulmuştur. Đslam birliği düşüncesiyle Osmanlı Devleti çatısı altında birlikte yaşama fikrine yakın duran Seyid Abdülkadir ile milliyetçi ve ayrılıkçı bir çizgide bulunan Bedirhanlar arasındaki bu sorunlar kısa süre içerisinde büyümüş ve derneğin dağılma noktasına gelmesine neden olmuştur.137- 138 27 Abdülhaluk Çay. 21 yaşına kadar ailenin Diyarbakır’daki konağında yaşayan Kadri Cemilpaşazade. Đstanbul: Đletişim. Süleyman Nazif gibi isimlerin yazıları yayımlanmıştır. Kürdistan Üzerine Yazılar. Okulun müdürlüğüne ise Kürdizade Ahmet Ramiz getirilmiştir. Kürdistan Teali Cemiyeti’nin Diyarbakır şubesini kurmuştur. 1909 yılının sonlarında kapatılmıştır. Cilt 1: Đkinci Meşrutiyet Dönemi. Cemiyet.136 29 Tarık Zafer Tunaya. Uzun bir devlet görevinden sonra 1902 yılında Diyarbakır’da ölen Ahmet Cemilpaşa’nın torunu olan Kadri Cemilpaşazade. 1891 yılında doğmuştur. s. (çev.g..Đstanbul: Đletişim.301 28 Altan Tan.).). cemiyet tarafından Đstanbul Kürt Kulübü’nde Ermeni ve Kürt liderlerin katıldıkları “Kürt-Ermeni Dostluk Geceleri” düzenlenmiştir. Mondros Mütarekesi’nden sonra serbest kalan Kadri Cemilpaşazade. 1911 yılında Đstanbul’daki Ziraat Yüksekokulu’nda yükseköğrenime başlamıştır. 1993. 1912 yılında Kürt Talebe Hevi Cemiyeti’nin kurucuları arasında yer almıştır. Nizamnamenin bazı maddelerine de yansıyan bu amaca yönelik olarak.

Mahkemenin verdiği kararla serbest bırakıldıktan sonra Burdur’a zorunlu iskana gönderilmiştir. Ömer Cemilpaşazade. Mustafa Şevki. Uğur Işık. Salih. s. • Kürt dilini ve edebiyatını düzenleyip kitaplaştırarak geliştirilmesine çalışmak. dersler. Necmettin Hüseyin. 27 Kasım 1973 tarihinde burada vefat etmiş ve toprağa verilmiştir. Cemiyetin Diyarbakır şubesinin kurulmasının ardından Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki teşkilatlanması hızlanmıştır. 1929 yılında Suriye’ye sığınmış. • Cemiyetin amaçları ise kurucuları tarafından şu şekilde ifade edilmiştir: • Kürt öğrencileri birbirine tanıtarak aralarında ilişki. Faaliyetleri (1891-1973). Cerrahzade Zeki. Atatürk Đlkeleri ve Đnkılap Tarihi Bilim Dalı. Ziya Vehbi. Bunun yanında. Aziz Baban. Asaf Bedirhan. Cemilpaşazade Ailesi ile ilgili ayrıntılı bilgi için bkz. • Đstanbul’a gelecek Kürt öğrencilerin okullara girişinde yok göstericilik yapmak. Dr. Hattın Dört Yanında Cemilpaşazadeler. Cemalettin Canlı-Halil Đbrahim Uçak. Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi. Mustafa Reşad. 2010. Abdurrahman Rahmi ve Mihri’dir.Cemilpaşazade. s. kardeşlik ve birlik sağlamak. Diyarbakırlı Cemilpaşazade Ailesi’nden Kadri Cemilpaşazade’nin Hayatı..11-94. Müküslü Hamza. okullar açmak. Ankara: Dipnot. Türkçe ve Kürtçe dergi yayımlamak. 1918 yılında Đngiltere’nin kurdurduğu Kürtçü Azadi Örgütü’nün Diyarbakır’daki şubesini açmıştır. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü. Tayip Ali. 2012 31 Altan Tan. Đngiliz ve Fransız destekli Kürtçü Hoybun Örgütü’nün yönetim kurulunda görev almıştır. a. Şefik Ervasi. Memhud Selim. Savaş yıllarında ise cemiyet üyelerinin savaşa katılmaları ya da çeşitli imkânsızlıklar nedeniyle çıkış aralıkları uzamış ve sayıları azalmıştır. pedagoji öğrenimi görmek amacıyla Đsviçre’ye giden Cemil Paşazade tarafından teşkilatın Lozan’da da bir şubesi açılmıştır. HetaviKurd.e. Araplar konusunda Fransızlarla anlaşmazlık yaşadığı için 1937 yılında yine Suriye’de Tüdmür Şehri’ne sürülmüştür. FuadTemo. Şeyh Said Đsyanı’ndan sonra 7 Cemilpaşazade ile birlikte tutuklanarak Đstiklal Mahkemesi’nde yargılanmıştır. Jin Dergisi. 1946 yılında “Suriye Kürt Demokrat Partisi Temsilcisi” sıfatıyla Đran’a geçerek Mahabad’da kurulan otonom Kürt yönetiminde kısa süre görev yapmış ve burada Molla Mustafa Barzani ile birlikte çalışmıştır. Kemal Fevzi.g. tartışmalar. Bu derginin kısa süre sonra hükümet tarafından kapatılmasının ardından cemiyet. Abdülkadir.31 Genel olarak Kürtlerin öğrenim düzeylerini yükseltmeyi ve yüksek öğrenim görmelerini sağlamayı amaçlamış olan cemiyetin ilk yayın organı ise “RojiKurd” (Kürt Günü) adlı dergidir. • Ekonomik durumu iyi olmayanları uygun okullarda okutmak. Mahabad’daki Kürt yönetiminin yok edilmesinden sonra Suriye Kürdistan Demokrat Partisi’ne katılan Kadri Cemilpaşazade. “Hetavi Kurd” (Kürt Güneşi) adlı dergiyi yayımlamaya başlamıştır. Baas Partisi Suriye’de iktidara geldikten sonra varlıklarına el koyulduğu için Şam’ın Rukneddin Mahallesi’ne taşınmış. FuadBero. Cemiyetin diğer iki yayın organı olan Jin (Yaşam) ve Yekbun (Birlik) ile birlikte Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasına kadar düzenli olarak yayımlanmıştır. Dr.138-139 XXIV . Abdülkerim. tiyatro oyunları düzenlemek. Đstanbul: Marmara Üniversitesi. Dr. Şükrü Mehmed. • Bu amaçlarla vilayetlerde şubeler açmak.

Kürtçülük (1787-1923). Kolordu. 1909 yılında faaliyetlerine sonra verilen Kürt Teavün ve Terakki Cemiyeti’nin devamı olarak nitelendirilebilecek Kürdistan Teali Cemiyeti.g. Mustafa Kemal Paşa’nın Kürtlerle kurduğu bu yakın ilişkiler. Đstanbul: Tarihçi. bu ordunun 1916 yılı başlarında Diyarbakır’a sevk edilmesiyle birlikte yaklaşık 2 yıl kadar önce XVI. Kürtler.267-270 34 Mehmet Saray. Bölgede bulunan 9. Fırkaların subaylarıyla askerlerinin ya tümü ya da büyük çoğunluğu Kürtlerden oluşmuştur. Kolordu’nun komutanlığına atanmış. gerek Kürtlerin ezici çoğunluğunda ayrılıkçı bir fikir kabul görmediği için gerekse Đslâm birliği düşüncesi Kürtleri devletle ve diğer Müslüman Osmanlı unsurlarıyla birleştiren çok önemli bir bağ olduğu için.. 11 ve 12.32 Mustafa Kemal Paşa da.Kürdistan Teali Cemiyeti tarafından yeniden yayımlanmaya başlanmış ve 1919 yılının sonlarına kadar yaklaşık 25 sayısı basılmıştır. yine Seyid Abdülkadir’in öncülüğünde.34 Birinci Dünya Savaşı yıllarında durma noktasına gelen Kürt siyasi hareketleri. savaştan sonra tekrar faaliyete geçmeyi denemişse de etkisiz kalmış ve 1922 yılında tamamen kapatılmıştır. Ana Hatlarıyla Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun Sorunları ve Çözüm Yolları. Kürtlerle yakınlık kurmasına yardımcı olmuştur. Mondros Mütarekesi’nden hemen sonra yeniden canlanmaya başlamıştır. sonra da II. Ordu Komutanı olarak Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da görev yapmıştır. Ordu Komutanlığı’na atanmıştır.33 Mustafa Kemal Paşa’nın bölgede kazandığı bu başarılar. Burada Kürt milislerden oluşan birliklerden de yararlanan Mustafa Kemal Paşa. s. başta 3. Birinci Dünya Savaşı’nın başlaması ve Osmanlı Devleti’nin savaşa katılması ile birlikte faaliyetleri azalan ve hükümet tarafından da birkaç kez kapatılan cemiyet. 2011.e. Ağustos ayında Bitlis ve Muş’u işgalden kurtarmış ve 1917 yılının Mart ayında II.s. Birinci Dünya Savaşı yıllarında.153 33 Bilal Şimşir. 32 a. 10. Çanakkale’deki görevinin hemen ardından karargâhı Edirne’de bulunan XVI. s. Kürtlerin büyük çoğunluğu Osmanlı kuvvetlerinde görev almışlar ve tüm cephelerde Türklerle birlikte savaşmışlardır. Kürtlerin Milli Mücadele’ye destek vermelerinde önemli bir unsur olmuştur. Ordu olmak üzere Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki Osmanlı kuvvetlerine önemli bir insan gücü sağlamışlar ve Sarıkamış’ta Türklerle birlikte büyük kayıplar vermişlerdir.38-39 XXV .

Abdülhamid’e bildirdiği iddia edilen Şerif Paşa.215-218 38 Şerif Paşa. Cemiyet kurulduktan kısa süre sonra Malatya.334-335 37 Cemiyetin nizamnamesi için bkz. Türkiye’de Siyasal Partiler. Şefik Bey. Koçgiri. Tunaya’nın verdiği tarihinin genel olarak doğru kabul edilmesinin yanında. Đstanbul: Đletişim. cemiyetin 1919 yılının Mayıs ayında kurulduğu bilgisini vermektedir. Arapkir. Cilt 1. 1909 yılında görevinden alınmıştır. temas halinde bulunduğu Stockholm eski Büyükelçisi Şerif Paşa’yı38. “a. Ankara: Türk Tarih Kurumu. maddeye göre ise cemiyet amaçlarına uygun olarak her dilde günlük gazete. Cemiyetin tespit edilen yaklaşık 200 üyesinin tam listesi için bkz. 2010 (Genişletilmiş 4. Hamdi Paşa. Salahi R. Mütareke Dönemi (1918-1922).37 Cemiyetin dikkat çeken faaliyetlerinden birisi.17 Aralık 1918 günü Đstanbul’un Cağaloğlu Semti’nde kurulmuştur. Abdullah Cevdet gibi isimler de cemiyetin üyeleri arasındadır.). Diyarbakır. 1995. Aynı amaç için faaliyet gösteren diğer cemiyetlerle de işbirliği yapılacaktır. gece dersleri ve konferanslar verecektir. Cilt 2. 1898- 1908 yılları arasında Stockholm Büyükelçisi olarak görev yapmıştır. Sonyel.m. Emin Ali Bedirhan.bsk. Hoca Ali Efendi ve Dr. 1998. Aynı konferansta Ermenileri temsilen bulunan BoghosNubar Paşa’nın 12 Şubat 1919 tarihinde Kürtlerin yoğun olarak yaşadıkları Van. nizamnamesinin birinci maddesinde “Kürtlerin menfaatlerinin sağlanması ve yaşamlarının kolaylaştırılması” olarak ifade edilmiştir. Babanzade Abdülaziz. s. Miralay Halid Bey. zaten 1878 Berlin Antlaşması’ndan beri olumsuz olan Kürt- 35 Tarık Zafer Tunaya. 3. maddeye göre ise ahlak dışı davranışlarda bulunmamış ve bu nedenle suçlanmamış olan. s. Cemiyetin amacı. Tarih ve Toplum. s. “Yeni Belgelerin Işığında Kürdistan Teali Cemiyeti”. Bitlis. Aynı yıl Paris’e giden Şerif Paşa.330. Görevde bulunduğu dönemlerde Jön Türklerin Avrupa’daki faaliyetlerini inceleyerek II. s. Mehmet Şükrü Sekban’dır. dergi ve kitaplar yayımlayacak.35 Cemiyetin yönetim kurulu ve önemli üyeleri ise Babanzade Mustafa Zihni Paşa. no. Türkiye’de Siyasal Partiler. Süleymaniyeli Fuad Paşa. XXVI . s. Kürt ya da Kürt olmayan herkes cemiyete üye olabilecektir. Maraş. Cilt 2. Paris Barış Konferansı’nda “Kürtleri temsilen” bulunmuştur. eski Hariciye Nazırlarından Süleymaniyeli Said Paşa’nın oğludur. Birinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinin ardından toplanan Paris Barış Konferansı’na Kürtleri temsilen göndermesi olmuştur.29 36 Oğuz Aytepe. Tarık Zafer Tunaya. Aynı maddeye göre bu amaçların gerçekleştirilmesi için Kürtlerin yoğun olarak yaşadıkları bölgelerde ve gerek duyulursa diğer vilayetlerde şubeler açılacaktır.g. Haziran.174. Elazığ. Diyarbakır ve Erzurum’la birlikte Trabzon. Seyid Abdullah. Türk Kurtuluş Savaşı ve Dış Politika. 1951 yılında ölmüştür. Salahi Sonyel. Mütareke Dönemi (1918-1922).”. Hozat ve Muş’ta açılan “Kürt Kulüpleri” ile teşkilâtlanmıştır. 2.198. Kozan ve Adana’yı da içine alan bölgeyi bağımsız bir Ermeni devleti için talep etmesi. 1865 yılında doğan Şerif Paşa.36 Emin Ali Bedirhan’ın oğlu Kamuran Bedirhan ve Dr. okul ve matbaalar açacak.

Đngiltere’nin girişimleri sonucu anlaşmış ve 20 Kasım 1919 tarihinde bir “Ermeni-Kürt ortak muhtırası” imzalamışlardır.39 Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı petrol bölgesini ele geçirmek için harekete geçen ve 1917 yılının Mart ayında Bağdat’ı işgal ederek kuzeye doğru ilerleyen Đngiltere. burada kurulacak bir Ermeni devletinde. Bu muhtırada Ermeni taleplerini aşırı ölçüde emperyalist olarak tanımlayan Şerif Paşa.161. Doğuda ise Revandiz. bu bölgede Kürtlerin nüfusunun Ermenilerden çok daha fazla olduğunu.e. Sincar tepeleri. Taraflar ayrıca büyük devletlerden birisinin koruması altında bağımsız bir Ermenistan ve bir Kürt devletinin kurulmasını ve bütün büyük devletlerin kendilerine yardım etmelerini istemişlerdir. Paris Barış Konferansı’nda Kürt ve Ermeni taraflarını temsil eden BoghosNubar ve Şerif Paşalar üzerinde başarılı olmuştur.Ermeni ilişkilerini daha da germiştir. Erbil. Kürtçülük (1787-1923). Bu muhtırayla kendilerinin “yüksek ırka” mensup olduklarını ifade eden taraflar.304-306 40 Altan Tan. Telafer. Arapkir. 307 XXVII . Türkler ve Kürtlerin soy ve din olarak kardeş oldukları. 22 Mart 1919 tarihinde konferansa “Kürt halkının talepleri hakkında bir muhtıra” sunmuştur. Divriği’ye. s. bu coğrafyayı elinde tutabilmek için bölgede çoğunlukta olan Kürtlerle Ermenileri barıştırmaya çalışmıştır. Bilal Şimşir. Batı yönünde Erzurum. Kürtçülük (1787-1923). Sinna’ya. bağımsızlıktan başka bir amacı olmayan “iki milletin” emellerini konferansa sunmakla onur duyduklarını belirtmişlerdir. Güneyde Haran. bölgedeki Kürt nüfusunun Wilson Prensipleri gereğince bir Kürt devleti kurmaya haklarının olduğunu ifade ederek bağımsızlık talep etmiş ve kurulacak Kürt devletinin sınırlarını çizmek üzere uluslararası bir komisyon görevlendirilmesini istemiştir. Kürtlerin Kuzeyde Kafkas sınırında Ziven’den. 39 Bilal Şimşir. Bunun üzerine Şerif Paşa. s. Erzincan. Vezirkale yani Đran sınırına kadar uzanan bölgede 13 yüzyıldan beri var olduklarını. kendilerine zulüm etmiş olan Đttihad ve Terakki Hükümetlerinin boyunduruğundan tamamen kurtularak. a. Behismi. özgürlüklerine düşkün olan Kürt nüfus ile Ermeniler arasında sorun çıkacağını.40 Paris Barış Konferansı’ndaki BoghosNubar Paşa-Şerif Paşa anlaşması.g. Kemah. Kürtlerin tepkisine neden olmuştur. Kerkük. Toprakların paylaşılması konusunu ise “konferansın iyi niyet ve adalet duygularına” bırakmışlar ve verilecek kararın adil olacağına inandıklarını eklemişlerdir. BoghosNubar ve Şerif Paşalar. s. çıkarlarının ortak olduğunu.. Başkale.302. Süleymaniye. Đngilizlerin bu girişimleri.

maddeye göre. 2012. Fransız ve Đtalyan Hükümetleri tarafından görevlendirilecek 3 üyeli bir komisyon Đstanbul’da toplanacak ve bir tasarı hazırlayacaktır. Suriye sınırlarının kuzeyinde yaşayan Kürt çoğunluğunun bulunduğu bölgenin yerel bağımsızlığı için antlaşmanın yürürlüğe girmesinden itibaren 6 ay içerisinde Đngiliz. 63 ve 64. 63. Said-i Nursî. Paris Barış Konferansı’nda Kürtlerle ilgili yapılan tartışmalar. o dönemde Şerif Paşa’ya destek vermek amacıyla Kahire’de “Kürdistan Bağımsızlık Komitesi”ni kuran Süreyya Bedirhan ve cemiyet içerisindeki diğer ayrılıkçı Bedirhanlarla fikir ayrılığına düşmüştür. Ahmed Arif ve Babanzade Naim Bey gibi etkili isimler de yer almıştır.41 Şerif Paşa’yı kınayanların arasında Kürdistan Teali Cemiyeti Başkanı Seyid Abdülkadir. bu nedenle Hristiyan unsurlarla anlaşıp Türklerle ayrılmanın doğru olmadığı yönündeki eleştiriler ağırlık kazanmıştır. 64. Kürt kitlelerden gelen bu tepkilere daha fazla direnemeyen Şerif Paşa. maddeye göre ise antlaşmanın yürürlüğe girmesinden bir yıl sonra bu bölgelerde yaşayan Kürtlerin çoğunluğu bağımsız olmak isterler. Bölümünün 3. Kürtçülük (1787-1923). 10 Ağustos 1920 tarihli Sevr Antlaşması’nın 3. s. Ayrıca bölgede yaşayan Suryaniler gibi etnik ve dini azınlıkların da güvenliklerinin sağlanması için gerekenler yapılacaktır.Đslam’ın fedakar ve cesur taraftarı olarak yaşadıkları ve dini geleneklerine bağlılıklarını gaye bildikleri. gelecekte belirlenecek olan Ermenistan sınırının güneyinde ve Türkiye.165-166 XXVIII . Cemiyetin başkanı Seyid Abdülkadir. s. 5 Mayıs 1920 tarihinde konferanstan ve Kürtlerin temsilciliği görevinden çekilmiştir. bu isteklerini Cemiyet-i Akvam’a bildirirler ve Cemiyet-i Akvam da Kürtlerin bu taleplerini uygun görürse. maddelerine yansımıştır. ısrarla bu zor dönemde Türklerden ayrılmanın ve onları terk etmenin doğru olmadığını savunurken42. Kürt Kimliğinin Oluşum Süreci.308-311 42 Naci Kutlay. Kesiminin 62. Osmanlı Hükümeti bu komisyonun kararlarını üç ay içerisinde uygulamak zorundadır. Bu dönemde Kürtlerin en önemli temsilcisi konumundaki Kürdistan Teali Cemiyeti’nde bile tam bir bağımsızlık ve etnik kimlik bilinci bulunmamaktadır. maddeye göre Fırat Nehri’nin doğusunda. Bu durum. Kurulacak olan komisyon üyeleri bölgede incelemeler yapacaklar ve gerek görürlerse sınırlarda düzenleme yapabileceklerdir. 62. Ankara: Dipnot. Irak. Osmanlı Devleti bu karara aynen uyacak ve bölgede üzerindeki tüm 41 Bilal Şimşir. cemiyetin giderek etkisini kaybetmesi ve 1922 yılının ortalarında dağılmasıyla sonuçlanmıştır.

haklarından vazgeçecektir. s.s. s.e. Cilt 1. Müslümanlarla Müslüman olmayanların savaşında bir kez daha Müslüman Türk kardeşlerinin yanında yer almışlardır. Nisan ayının ortalarında harekata başlayan Nurettin Paşa. önce 10 Mart 1921 tarihinde isyan bölgesinde sıkıyönetim ilan etmiş. müttefik devletler bu talebe herhangi bir itirazda bulunmayacaklardır. Metin Heper. 1953. Ankara: Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi. s. Mehmet Saray. Türk askeri birliklerinin bölgeden çekilmesi gibi taleplerle ortaya çıkmış bir isyan hareketidir.180.45 Kürtler ve Türkler arasındaki bütünlük. Kürtçülük (1787-1923). Devletlerarası Hukuku ve Siyasî Tarih Metinleri: Osmanlı Đmparatorluğu Andlaşmaları. Hilafet ve saltanat makamının tecavüz ve ihanete uğradığını düşünen Kürtler. a.e.g. Nisan ayının sonlarında isyanı bastırmıştır. Đstanbul: Tarihçi.e. a. Milli Mücadele’nin kazanılmasından sonra Lozan’daki barış konferansında da devam etmiştir.. Bilal Şimşir.551-553 44 Koçgiri Đsyanı ile ilgili ayrıntılı bilgi için bkz. Sevr Dosyası.259-282 45 Metin Heper. Đsyancıların çoğu yakalanıp mahkemeye sevk edilirken.428-429. Özetle Kürtler. Cilt 6.139..g. Konferansta Türkiye’yi temsil edecek olan delegasyon hareket etmek üzereyken bazı Kürt milletvekilleri delegasyon üyelerine Türkler ve Kürtler arasındaki güçlü bağlardan söz etmiş ve görüşmeler 43 Cahit Kayra.189 XXIX . 1974. Osmanlı Devleti. 2011.g. Daha sonra Musul Vilâyeti üzerinde yaşayan Kürtler. Alişir kaçmayı başarmıştır. s.46-48.43 Kürtlerin ezici bir çoğunluğu Sevr Antlaşması’ndaki bu hükümleri kabullenmemiş ve Birinci Dünya Savaşı’nda olduğu gibi Milli Mücadele’de de Türklerle birlikte düşman kuvvetlerine karşı savaşmışlardır. bu hükme uyacağını şimdiden kabul etmektedir. s. Türk Đstiklal Harbi: Đstiklal Harbi’nde Ayaklanmalar. bu bölgelerde kurulacak olan Kürt devletine katılmak isterlerse. Bağımsızlık ve ayrılma amaçlı bir hareket değildir. Sivas ve çevresindeki 150 kadar köye yayılmış bir aşiret olan Koçgiri’den Alişir’in emrindeki 150 kişilik bir grupla başlattığı isyan hareketinin büyümesi üzerine Ankara Hükümeti.s. Sevr Antlaşması’nın hükümleri doğrultusunda Kürtlerin yaşadıkları bölgelere çeşitli haklar verilmesi. Nihat Erim.. bu durumun düzeltilmesi ve bağımsızlığın kazanılması için son damla kanlarına kadar direnmeye yemin ettikleri gibi ateşli telgraflarla Milli Mücadele hareketine destek vermiş ve katılmışlardır. Ankara: Genelkurmay Başkanlığı. sonra da Merkez Ordusu Komutanı Nurettin Paşa’yı isyanı bastırmakla görevlendirmiştir. Milli Mücadele sürecindeki bu genel durumun tek istisnası Koçgiri 1920 yılının Ekim ayında Erzincan Kemah’ta patlak veren Koçgiri Đsyanı’dır.44 Koçgiri Đsyanı. a.

Mahmud dönemindeki reform ve merkezileşme sürecine benzer bir etki yapmış.46 Lozan’a giden heyette Kürt kökenli Diyarbakır Milletvekili Zülfü Tiğrel de yer almıştır. Konferans sırasında da pek çok Kürt din adamı.181-182 47 Lozan Barış Konferansı: Tutanaklar. TBMM’nde pek çok Kürt milletvekilinin yer aldığını.sırasında bu gerçeği unutmamalarını istemişlerdir. 1840’lı yıllarla 1880’li yıllar arasında bölgede meydana gelen olayların bir tekrarı gibidir. (çev. Cilt 1. Kürtlerin bir azınlık olmadıklarını ve Ankara Hükümeti’nin hem Türklerin hem de Kürtlerin hükümeti olduğunu söylemiştir. bu talebini destekleyen iddialarından birisi de. s. Musul’un Türkiye’ye bağlanmasını gerektiğini savunurken. bu iddianın doğru olmadığını.47 Musul konusunda ise. Ankara: Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi. Musul’un Türkiye’ye bırakılmayıp kendi kontrolü altındaki Irak’a bağlanmasını amaçlayan Đngiliz tarafının. aşiret reisi ya da aydını Türklerle birlikte yaşamaktan memnun olduklarını beyan ederek konferanstaki heyeti desteklemişlerdir. Đsmet Paşa. 35 bininin ise Türk olduğunu söylemiştir. Kitap 1. bölgede merkezî otoritenin güçlendirilmesi.48 Milli Mücadele’nin kazanılması ve Cumhuriyet’in ilân edilmesinden sonra başlayan merkezileşme politikası ve reform süreci.348 48 Bilal Şimşir. bölgede yine tepkiler ve isyan hareketleri başlamıştır. Seha L. 1973. bölgenin demografik yapısıyla ilgili verilere de başvurmuş ve Musul’daki 216 bin kişinin 104 bininin Kürt. Türkler ve Kürtlerin Türkiye’nin ana unsurları olduklarını. Görüşmeler sırasında Avrupalı devletlerin. Bu durum Lozan Konferansı’na da yansımıştır. Kürtler. Kürtçülük (1787-1923). reformlar ve lâik politikalara karşı yine tepki göstermişlerdir. Kürtler üzerinde II. Ancak Lozan’da Đngilizleri diplomasi yoluyla Musul’dan çıkartmak mümkün olmamış ve bu konu daha sonra çözülmek üzere ertelenmiştir..e. Kürtlerin azınlık oldukları konusundaki ısrarlarına karşılık Đsmet Paşa. Meray). 46 a.g. Konferansta “Kürdistan” kelimesinden hiç söz edilmemiştir. dolaylı olarak söz konusu olmuştur.497-503 XXX . Kürtler ise konferansta azınlıklar konusu konuşulurken ve Musul sorunu tartışılırken iki kez. Bu hareketler. Kürtlerin Milli Mücadele’ye büyük destek ve katkı sağladıklarını ve bu nedenle Đngiliz uçaklarının Kürt köylerini bombaladıklarını ifade etmiştir. s. Buna karşılık olarak Türk tarafı. Belgeler. Kürtlerin Türklerle birlikte yaşamak istemedikleri olmuştur.s.

Koçuşağı Ayaklanması (7 Ekim-30 Kasım 1926) 7. dolayısıyla Kürtçe konuşan halkı “öteki” olarak kabul etmesi gibi nedenlerle. Ağrı Harekâtı (7-14 Eylül 1930) 16. Đstanbul: Đletişim. Kürt kökenli Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının yoğun olarak yaşadıkları Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde 20’ye yakın isyan. Savur Tenkil Harekâtı (26 Mayıs-9 Haziran 1930) 13. (der. Mutki Ayaklanması (26 Mayıs-25 Ağustos 1927) 8. Millî Mücadele’nin bitip Cumhuriyet’in ilân edilmesinden sonra ise. Bicar Tenkil Harekâtı (7 Ekim-17 Kasım 1927) 10. Kürtlerin Millî Mücadele bittikten sonra Kürt milliyetçiliğine sarıldıkları ve ayaklandıklarını öne süren tezler mevcuttur. Ağrı Ayaklanması (16 Mayıs-17 Haziran 1926) 6. 1925 ile 1938 yılları arasında. Asi Resul Ayaklanması (22 Mayıs-3 Ağustos 1929) 11. Türkiye Cumhuriyeti’nde Ayaklanmalar (1924-1938).) Erik Jan Zürcher. ayaklanma ve şiddet olayı yaşanmıştır. Zeylan Ayaklanması (20 Haziran-Eylül 1930) 14. Oramar Ayaklanması (16 Temmuz-10 Ekim 1930) 15. 1972. “Türkiye’de Kürt Milliyetçiliği: Zımnî Sözleşmeden Ayaklanmaya (1919-1925)”.50 Benzer tezlere göre Cumhuriyet’ten önce devlete karşı 49 Reşat Hallı. yeni rejimin egemen doktrininin Đslâm kardeşliği değil “Türk milliyetçiliği” olması ve Türkçenin “ulus ile ötekiler” arasında ayrıcı bir sınır olarak kabul etmesi. s. Genelkurmay Başkanlığı tarafından 1972 yılında yayımlanan “Türkiye Cumhuriyeti’nde Ayaklanmalar: 1924-1938” adlı kitapta “ayaklanma” olarak sınıflandırılan bu olaylar. III.1- 7 50 Hamit Bozarslan. Tendürük Harekâtı (14-27 Eylül 1929) 12. Nasturi Ayaklanması (12-28 Eylül 1924) 2. Pülümür Harekâtı (8 Ekim-14 Kasım 1930) 17. Şeyh Said Ayaklanması (13 Şubat-31 Mayıs 1925) 3. 2006 XXXI . Ağrı Harekâtı (13-20 Eylül 1927) 9. Tunceli (Dersim) Olayları ve Tedip Harekâtı (1937-1938)49 Millî Mücadele sırasında Đslâm kardeşliği ve gayrimüslim düşmanla savaşıyor olmak gibi etkenlerle Kürt milliyetçiliğinin Kürtler arasında gerçek anlamda etkili olamadığı. Raçkotan ve Raman Tedip Harekâtı (9-12 Ağustos 1925) 4. Ankara: Genelkurmay Başkanlığı. Đmparatorluktan Cumhuriyet’e Türkiye’de Etnik Çatışma. I. II. tarih sırasına göre şunlardır: 1. Sason Ayaklanmaları (1925-1937) 5.

Đngilizlerin kurduğu Azadi ya da Fransızlarla birlikte kurduğu Hoybun gibi Kürtçü örgütlerin yoğun çabaları bile bölgede o yıllarda Kürtçü ve ayrılıkçı bir eğilimin oluşmasına yetmemiştir. Fransız Belgeleriyle Sevr-Lozan-Musul Üçgeninde Kürdistan. Kürtçü isyanlar olduğunu söylemek mümkün değildir. Sema Kılıç. Devlet. Đstanbul: Tarihçi. Bölgenin ekonomik geri kalmışlığının.140-141 54 Azadi (Özgürlük) adlı örgüt. etnik özellikler taşıyan. 2005. Đngilizlerin kurdurduğu ve desteklediği “Azadi” adlı Kürtçü örgüt54 tarafından kışkırtılarak bölgesel bir isyan hareketine dönüşmüştür. 1923 yılının ortalarında Đngiliz mandası altındaki Irak’ta.). Kürtçülük ve Ayrılıkçı Terör. (çev.bsk).411-419 XXXII .bsk. Hilafetin kaldırılmasına karşı bölgede gösterilen tepki. Đstanbul: Timaş. Hasan Yıldız. 2007 (2. s. Ayrıntılı bilgi için bkz. Ümit Aydoğmuş.bsk.) Fahriye Adsay.53 1925 yılında Bingöl’de başlayan Şeyh Said Ayaklanması. örgütün Türkiye’deki merkezi ise Erzurum’da kurulmuştur. s.227-228 52 Hasan Celal Güzel.51 Bu tezlere karşın. merkezden kopuk otonom yapısının ve az gelişmişliğinin de bu olaylara katkısı olmuştur. altyapı eksikliğinin. ayrılıkçı. Örgüte sonradan katılan Şeyh Said de CibranlıHalid’in eniştesidir. Ağa. Birinci Dünya Savaşı’nın hemen sonrası gibi “bağımsız Kürdistan” emelinin gerçekleşmesine son derece uygun bir dönemde bile birkaç istisna dışında Kürtlerin çoğunun böyle bir talepte bulunmak konusunda isteksiz oldukları ve olgunlaşmış bir Kürt milliyetçiliği söz konusu olmadığından bu yönde herhangi bir hazırlıklarının da bulunmadığı anlaşılmaktadır. devlete asker vermeyi ve vergi ödemeyi reddeden aşiret liderleri ya da yeni rejimin lâik politikalarına tepki gösteren yerel dini liderlerin başlattıkları silahlı şiddet olaylarıdır. s.bsk. Cumhuriyet rejiminin kendilerine karşı olumsuz tavırları nedeniyle direnişe geçmişler ve böylece Kürt milliyetçiliği.) Banu Yalkut. Örgütün ilk kongresi 1924 yılında yapılmış. Ankara: Avesta. s. 1992 (3. (3. Kuzey Irak. s. Türkiye’deki eylemlerinin başında Türk Ordusundan firar etmiş bir subay olan CibranlıHalid bulunmaktadır. 2010.52 Daha önce de belirtildiği gibi.). Đngiliz Yıllık Raporlarında Türkiye: 1920.89-121. s. Hatta 1920 yılı Đngiliz Yıllık Raporlarına bakılırsa. bu olaylar genellikle yeni Cumhuriyet rejiminin merkezî otorite kurma çabalarına tepki gösteren. örgüt içerisinde Türk Ordusunda görev yapan subayların yönettiği en az 18 kol bulunmaktaydı. Yine Azadi üyesi firari bir subay olan Đhsan Nuri’nin Đngilizlere verdiği bilgiye göre.28 53 Ali Satan. Kürt Milliyetçiliğinin Kökenleri. Cumhuriyet’in ilk 15 yılı içerisinde. Martin Van Bruinessen. o dönemde meydana gelen diğer olaylara benzer şekilde Kürtçü bir ayaklanma ya da bir “Kürt ayaklanması” değildir. 2010 (6. ayaklanma kararı da bu kongrede alınmış ve tarihi de 1925 yılının Mayıs ayı olarak belirlenmiştir. (çev. Đstanbul: Đletişim. Đstanbul.192 51 Abbas Vali.).ayaklanmamış olan aşiretler. aşiretler kanalıyla genişlemiştir. Teşkilâttaki diğer bir önemli isim ise TBMM’de Bitlis milletvekili olarak görev yapmış olan Yusuf Ziya Bey’dir. Şeyh. Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerde meydana gelmiş bu isyanların Kürt milliyetçiliğine dayalı.

mahkemedeki savunmasında “Kürtçülük için değil Đslâm Şeriatını getirmek için ayaklanmaya katıldığını.bsk. Hilâfetin kaldırılmasına tepki olarak başlayan dinî bir hareket olduğunu ve kesin deliller bulunmasa da Đngilizler tarafından kışkırtıldığını gösteren pek çok ipucu bulunmaktadır: • Đsyanın devam ettiği günlerde Büyük Millet Meclisi’ne konuyla ilgili bilgi veren Başvekil Ali Fethi (Okyar) Bey. Şeyh Sait Ayaklanması ile ilgili “Türklerin Halifeliği kaldırarak kendi bindikleri dalı kesmelerinin Đngiltere açısından mükemmel bir gelişme olduğu ve kendilerinin de bu yeni gelişmeden yararlandıkları” şeklindeki değerlendirmesini üstlerine göndermiştir. Đngilizlerin Ortadoğu’daki tüm bu çabalarına karşın. Devre 2.57 • Musul’da görev yapan bir Đngiliz Dışişleri görevlisi. Đsyanın Kürtçü bir isyan değil. s. s. Hilâfet. Şeriat. “Osmanlı’dan Günümüze Türkiye’yi Bölme Çabaları”. Hatta isyancılar zaman zaman Kürt aşiretleriyle de çatışmalara girmişlerdir. olayın “padişahlık. Đsyan sayesinde 55 TBMMZC. Türk-Đngiliz Đlişkileri (1919-1926). 1978. Ankara: Genelkurmay Başkanlığı. s.55 • Şeyh Said. Behçet Cemal.59 • Şeyh Sait Đsyanı. Đstanbul: Tekin. 1955.2.103. Đstanbul: Sel. ele geçirilen isyancıların üzerinde bulunan birçok belgede. • Đsyanın başlamasından birkaç gün sonra. Ankara: Ankara Üniversitesi SBF.307 56 Uğur Mumcu.83 XXXIII .56 • Kürt aşiretleri ayaklanmaya katılmamışlardır. 1996.).137 58 Ömer Kürkçüoğlu. Đngiliz silah şirketleri tarafından Şeyh Sait’e silah katalogları gönderilmiştir. Đstanbul: Tarih Vakfı Yurt Yayınları. Türkiye’nin “Türklerle Kürtlerin bir arada sorunsuz olarak yaşadıkları” tezini zayıflatmış ve Musul meselesinin Đngilizlerin istediği gibi sonuçlanmasına yardımcı olmuştur. Cilt 14.66-121 57 Mete Tunçay. s. Kürt-Đslam Ayaklanması (1919-1925). 2005 (4. 25. s. Abdülhamid’in oğullarından birinin saltanatını temin gibi irticakâr” nedenlere dayandırıldığını söylemiştir. Beşinci Askeri Tarih Semineri Bildirileri. 1991.290 59 Hasan Köni.1341 (1925). Türkiye Cumhuriyeti’nde Tek Parti Yönetiminin Kurulması. hiçbir zaman Kürtçü amaçlar taşımadığını” söylemiştir. Cilt 1. Şeyh Sait Đsyanı. s.58 • Yine Đngiliz diplomatik belgelerinde “Kürt milliyetçiliğinin Đngiliz politikasının çocuğu olduğu” gibi ifadeler yer almaktadır. Kürtçü örgütlere katılan Arapların sayısı 200 kişiyi geçmemiştir.

Toplantının ev sahibi ise Đngilizlerin Revanduz Kaymakamı Seyyid Taha’dır.61 Đsyan hareketi. Silvan. 2007.3. Palu ve Urfa’ya yayılmıştır. Lübnan’da. Toplantıda şu kararlar alınmıştır: 60 Mim Kemal Öke.279-280 62 Martin van Bruinessen. s. Đstanbul: IQ. yerine kurulan Đsmet Paşa (Đnönü) Hükümeti 4 Mart 1925 günü güvenoyu alarak göreve başlamıştır. Đstanbul ve Diyarbakır’da Đstiklal Mahkemeleri kurulmuştur. Çermik. Bu kez başrolde. Bingöl. Güneydoğu ve Musul Üçgeni (1918-1923).97 61 Yaşar Ertürk. yabancı örgütlerin Kürtçülük kışkırtmasıyla desteklenmiş ve genişletilmiş olaylardır. Đsyanı bastırmak için gönderilen askerî birliklerin yetersiz kalması sonucu. Mart ayının sonlarında isyancılara karşı geniş çaplı askerî harekât başlatmış ve 15 Nisan 1925 günü isyan bastırılmıştır.1341 (1925). 13 Şubat 1925 günü62 Piran Köyü’nde Şeyh Said’in yanındaki iki kişiyi askere almak isteyen jandarma birliklerine direnmesi ve silahlı çatışmanın çıkmasıyla başlamıştır. Hoybun Örgütü 1927 yılının Şubat ayında. Şeyh Said Đsyanı’ndan yaklaşık bir yıl sonra başlayan Ağrı Olayları da. Belgelerle Türk-Đngiliz ilişkilerinde Musul ve Kürdistan Sorunu: 1918-1926. Tunceli. Siirt.63 Đsyanın bastırılması ve düzenin sağlanması için hükümete olağanüstü yetkiler veren Takrir-i Sükûn Kanunu’nu da Meclis’te aynı gün kabul edilmiş. pek çok kaynakta 13 Şubat 1925 olarak verilen Piran’daki olayın tarihini 8 Şubat 1925 olarak vermektedir. Đsmet Paşa Hükümeti. Uğur Mumcu. Şeyh. isyan hareketi Genç.60 Böylece. Ağa. Kürt-Đslam Ayaklanması. Cilt 15. yaklaşık 1 aydır genişleyerek devam eden isyan hareketini bastırmakta yetersiz kalınca istifa etmiş. Ekrem Cemilpaşazade. Martin van Bruinessen. Ali Fethi Bey Hükümeti. Yakalanan Şeyh Said.159-165. Celadet Ali Bedirhan. Çemişgezek. 1992. Đstiklâl Mahkemesi tarafından yargılanarak idam edilmiştir. Đngilizler. Kadri Cemilpaşazade ve Van eski milletvekillerinden Vahan Papazyan’ın katıldığı bir toplantıyla kurulmuştur.127-129 XXXIV . tanınmış Kürtçülerden Kamuran Bedirhan. 5 Haziran 1926 tarihinde Ankara’da imzalanan antlaşma ile Musul meselesi Đngilizlerin istediği şekilde sonuçlandırılmış ve Musul Đngiliz hâkimiyetinde kalmıştır. Türklerin savunduklarının aksine “Kürtlerin Türklerle bir arada yaşamak istemedikleri” tezini Milletler Cemiyeti’ne kabul ettirmişlerdir. Devre 2. Büyük Oyunun Eski Perdesi: Doğu. Devlet. s. Fransız mandası altındaki Suriye’de kurulan Hoybun Örgütü vardır. 4. Toplantıyı Đngiltere’nin Irak Olağanüstü Komiser Yardımcısı Edmons organize etmiştir. Diyarbakır. Đstanbul: Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü. s. s. Ekazığ. s.422 63 TBMMZC. Muş. Ergani.

2. bu amacını gerçekleştirmek için “Bağımsız Kürdistan” hayali taşıyan Kürtçüleri kullanması sonucu ortaya çıktığı ileri sürülmektedir. s. Van ele geçirildikten sonra başlayacaktır.bsk). Kıbrıs’ın Dünü Bugünü Uluslararası Sempozyumu Bildirileri (28 Ekim-2 Kasım 1991). Nasturiler.g. Kuzey Suriye’ye yerleştirilerek Türkiye’ye karşı eylem yapmak için eğitilen ve Fransızlardan destek alan Ermeni-Kürtçü çetelerin silahlı eylemleriyle büyüyerek kısa sürede isyana dönüşmüştür. Đsyan Şemdinli ve Yüksekova’dan başlayacak. Đngilizlerin para ve silah yardımı. faaliyetlerine Ağrı’da 16 Mayıs 1926 günü. Kürt kıyafetleriyle Kürtlerin yanında isyana katılacaklardır. Karakteri. Hoybun kelimesinin. 66 Abdulhaluk Çay. 1972.1993.1992. Şark Meselesi Işığında Şeyh Sait Olayı. s. “Bağımsız bir Kürdistan” kurulmasının amaç olarak benimsendiği kongrede.. Dönemindeki Đç ve Dış Olaylar.69 64 Abdülhaluk Çay.68 Ağrı’da hayvan kaçakçılığı yapan çetelerle güvenlik güçleri arasında yaşanan küçük çaplı çatışmalar.e. Karakteri. Bu yeni ortaklığın.168 69 Azmi Süslü. Çay’ın alıntı yaptığı kaynak: Yaşar Kalafat.65 Hoybun Örgütü’nün kuruluş kongresi ise 5 Ekim 1927 tarihinde Lübnan’daki Bihamdun adlı kasabada gerçekleştirilmiştir.134-135 65 Yaşar Kalafat. 1996 (4.. s. s. örgütün başına Vahan Papazyan’ın getirilmesine karar verilmiştir. Ankara: Boğaziçi.1992.332.146-148 XXXV . a. Şark Meselesi Işığında Şeyh Sait Olayı. Dönemindeki Đç ve Dış Olaylar.67 Hoybun Cemiyeti. Ankara.137 68 Reşat Hallı..g. Şeyh Sait Đsyanı’ndansonra Đran’a kaçan subaylardan Đhsan Nuri ile Şeyh Said’in oğlu Ali Rıza’nın katıldığı bu toplantıda.135. Ankara: Boğaziçi. Her Yönüyle Kürt Dosyası. Süreyya Bedirhan ve Kamuran Bedirhan da örgütün merkez yönetimine getirilmişlerdir.e. Celadet Bedirhan genel sekreterliğe. Đngilizler Kürtlere para ve gerekirse silah yardımı yapacaklardır.333 67 Yaşar Kalafat.s. “Rum-Ermeni-Hoybun Đşbirliği ve Anadolu’daki Toplu Mezarlar”. s.e. a.64 Đngilizlerin destek ve organizasyonu altında Ermeni ve Kürtçülerin birleştirilmesiyle oluşan örgütün ikinci toplantısı 1927 yılının Mart ayında yapılmıştır. bölgede sürekli yaşanan hayvan hırsızlığı olaylarından birini provoke ederek başlamıştır. 3.s. Kürtçe “benlik” anlamına gelen “Hoybon” ve Ermenice “Ermeni toprağı” anlamına gelen “Haypun” kelimelerinin birleştirilmesiyle ortaya çıktığı söylenmektedir. “Büyük Ermenistan” hayalini gerçekleştirmek isteyen ama yeterli imkânları bulunmayan Taşnak Örgütü mensubu Ermeniler’in.66 Hoybun Örgütü çatısı altında Kürtçülerle Ermenilerin bir arada çalışmaları dikkat çekici bir gelişmedir. a. örgütün adının Hoybun olmasına karar verilmiştir. Van ele geçirilecektir. Ankara: KKTC Doğu Akdeniz Üniversitesi.g. 1.

73 Sağ kalan isyancılar eşya ve hayvanlarını geride bırakarak kaçmışlardır. Gareth M. 1983. Đsmail Soysal. Devlet bölgedeki gelişmeleri.122 73 Kemal Kirişçi. Winrow.. a. Đhsan Nuri liderliğinde ayaklanma hareketini sürdürmekte olan isyancılara karşı üçüncü ve son bir harekât düzenlemiştir. s. Ankara: TTK. Bu protokol ile Đran.349-350 75 Abdulhaluk Çay.343 XXXVI .75 Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde 5 yıl içerisinde Şeyh Said ve Ağrı Đsyanları gibi iki büyük çaplı isyan hareketinin meydana gelmesi.106 74 Reşat Hallı.e.bsk.s. arazinin elverişsiz yapısı ve eylemcilerin Đran’a kaçmaları nedeniyle başarısız olmuştur.120 72 a. 2007 (5.276 71 Mehmet Saray. (çev. Đstanbul: Tarih Vakfı Yurt Yayınları. kısa bir süre sonra serbest bırakılmış. Artan isyan hareketini bastırmak için 13 Eylül 1927 tarihinde başlatılan ikinci askerî harekât ise bölgedeki olumsuz kış şartları nedeniyle kesin başarıya ulaşamamıştır. dahası Đran Ordusunda görev almıştır. Türk-Đran Đlişkileri. Ankara: Atatürk Araştırma Merkezi.s.g. yeni isyanların çıkmasının önünü almak için 70 22 Nisan 1926 tarihli Türkiye Đran Emniyet ve Muhadenet Mukavelenamesi için bkz. Kürt Sorunu: Kökeni ve Gelişimi.e. Genelkurmay Başkanlığı’nın açıklamasına göre.s. s. aşiret yapılarını.).. 7 Eylül 1930 tarihinde başlatılan harekât ile isyancılar temizlenerek ayaklanma hareketi 14 Eylül 1930 tarihinde bastırılmıştır. devletin bölgeye olan dikkatini arttırmıştır. Đran Hükümeti tarafından tutuklanan Đhsan Nuri. Tarihçeleri ve Açıklamaları ile Birlikte Türkiye’nin Siyasal Antlaşmaları.71 Đmzalanan bu protokolle isyancıların Đran’dan aldığı desteği keseceği garantisini alan Türkiye. s. a. Cilt 1. harekât isyancıların kesin yenilgisi ile tamamlanmış ve birçok isyancı lider öldürülmüştür. Ahmet Fethi).. Đsyan hareketinin daha fazla genişlemesini engellemek amacıyla 16 Mayıs-17 Haziran 1926 tarihinde gerçekleştirilen birinci askerî harekât. iktisadî ve sosyal olayları yakından izlemeye almış.e. Harekâtta yaklaşık 45 bin asker görev almıştır. Bölgenin dağlık yapısı ve kış şartlarının harekâtları zorlaştıran etkilerinin üzerine Đran’ın da isyancılara sınırı açarak yardım etmesi Türkiye’nin tepkisine neden olmuş ve bu tepkilerin bir sonucu olarak 15 Haziran 1928 tarihinde iki ülke arasında 1926 yılındaki antlaşmaya ek yeni bir protokol imzalanmıştır. Đran. Türkiye’de düzeni bozan silahlı gruplara yardımda bulunmayacağını taahhüt ettiği bir anlaşmaya70 imza atmış olmasına rağmen bu eylemcilerin topraklarına girmesini engellememiştir. Đran’ın sınırları içerisindeki isyancılara karşı askerî bir operasyon düzenleyerek 300 kadar isyancıyı temizlediği günlerde72.g.g. 2006. “isyancı Kürtlere her türlü yardımı durduracağını ve Türkiye ile ilişkilerini her alanda geliştirmeyi arzuladığını” beyan etmiştir.74 Sağ kalan isyancılardan Đhsan Nuri ise yine Đran’a kaçmıştır.

2.g. zorunlu iskân uygulanmalı.bölgedeki aşiretlerin elindeki silahları toplamanın gerekli olduğunu düşünmüştür. Dersim’in her şeyden önce 18-20 bin civarındaki silahtan arındırılması ve aşiret reislerinin bölgeden uzaklaştırılmaları gerekmektedir. geri kalanlardan en tehlikeli olanlar uzak ovalara sevk edilerek Türk köylerine dağıtılmalı. XXXVII . Silah kuvvetini ve adamlarını arttıran Seyit Rıza hakkında kesin bir tedbir alınmazsa.77 3. Dersim’in yollarla öteki kentlere bağlanması. raporunda özellikle Seyid Rıza üzerinde durarak ileride bölgede bir lider konumuna ulaşacağı ve devlet açısından sorun yaratabileceği konusunda uyarıda bulunması dikkat çekicidir. bölgeye yönelik çeşitli araştırma ve raporlar hazırlanmasını istemiştir. 4. Dersim halkının şehirlerle temasını kolaylaştıracak ve fikren de gelişmesine hizmet edecektir. fakirlik ve geçim darlığı içerisinde hayatlarını devam ettirmeye çalışmaktadırlar. asırlarca nüfuz edilememiş. Şükrü Kaya’nın üzerinde durduğuen önemli konu bölgede meydana gelebilecek yeni bir isyanın önüne geçmektir: 1. 1931 yılında hazırladığı raporun Dersim’le ilgili bölümleri şöyledir: 1. s. 2. 5. a. doğudan batıya yolların yapılması. Yapılan tedip harekâtları bir sonuç vermemektedir. kesin bir sonuç almayı engellemektedir. eşkıyalığı alışkanlık haline getirmiş mütecaviz ve soyguncu bir muhittir. Dersim’de hükümet ve devlet otoritesi zayıftır. bey ve ağalar bir daha dönmemek üzere Batıya gönderilmeli. Raporun hazırlanmasından yaklaşık 6 yıl sonra Dersim’de meydana gelecek olan isyan hareketinin liderliğini Seyid Rıza yapacaktır. reis. iyi yetişmiş idealist memurlar bölgeye tayin edilmeli. 76 Hüseyin Yayman. silahlar toplanmalı. Dersim. Doğal koşullar ve arazi yapısı. Kürt kökenli memurlar bölgeden çıkartılmalı..105 77 Şükrü Kaya’nın. Türklük telkini yapılmalı ve Kürtçe yerine Türk dilinin yerleştirilmesi için gereken önlemler alınmalıdır. idarî yapı yeniden düzenlenip iyileştirilmeli. Dersim’de ana yollar yapılmalı.e. hükümete önemli sorunlar çıkartmış. Dersimliler yoksul olup. 3. Bu çerçevede Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak’ın.76 Đçişleri Bakanı Şükrü Kaya’nın 18 Kasım 1931 tarihinde Başbakanlığa sunduğu raporunda da Dersim ve çevresi ön plandadır. Kuzeyden güneye. Devlet. gelecekte Dersim için bir şef olacağı açıktır. ıslahı için önemli bir adım olacaktır.

Bu sıfatı taşıyan kişilere bu sıfatlara ait olarak verilen tüm taşınmazlar da hazineye devredilecektir. Kanunla bu bölgelere yerleştirilecek olanlar en az 10 yıl burada yaşamak zorundadırlar.Tertip. a. Askerî harekâtı ciddi bir idarî ıslahat takip etmelidir. yasal düzenlemeler izlemiştir. Özellikle iç bölgelere ulaşım zordur.6. s. Cilt 15. 5. Devre 4. şeyhlik.e. Gezilen bütün illerde fakirlik.bsk). Birinci bölge Türk kültürlü nüfusun yerleştirilmesi istenen bölge.41-51..1934.79 Toplam 52 maddeden oluşan kanunla Türkiye üç bölgeye ayrılmıştır.140-160. Ağrı. 3. 21 Ağustos 1935 tarihli raporunda Đsmet Đnönü. Kanun ancak 14 Haziran 1934 tarihinde kabul edilmiş ve 2510 sayıyla yürürlüğe girmiştir. Bitlis.1157-1171 XXXVIII . Muş. 10 yıl sonra başka bir bölgeye yerleşip yerleşemeyeceklerine ise Bakanlar Kurulu karar verecektir. s.s.110-116 79 Meclis’te kanunla ilgili tartışmalar için bkz. Kanun metni için bkz. ağalık gibi sıfatları da kaldırmıştır. iskân sorunları ve sıtma. Düstur. Altyapı ve hizmet yetersizdir. Üçüncü bölge ise iskâna kapatılacak bölgelerdir. Kürt Dosyası.78 Özellikle Dersim ve çevresine dikkat çeken bu raporları. Dersim’in ıslahı acil ve zaruridir. 1932 yılının bahar mevsiminde askerî bir harekâta başlanması uygundur. ikinci bölge Türk kültürü kazanması istenilen nüfusun nakil ve iskânına ayrılan bölge olarak tanımlanmıştır. 78 Uğur Mumcu. 4. Erzurum ve Erzincan’da incelemelerde bulunan Đnönü. s. Seyahatinde Malatya. bölgedeki aşiret reisleri zorunlu olarak Batıya gönderilmelidir. Doğu ve Güneydoğu Bölgelerine yaptığı seyahatten sonra bölgedeki illere yönelik değerlendirmeler yapmış ve alınması gereken önlemlerle ilgili tavsiyelerini sunmuştur. Van. 14. Kanun ayrıca. Diyarbakır. TBMMZC. Elazığ. Mardin. Hüseyin Yayman. Aynı dönemde Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri ile ilgili hazırlanan diğer bir rapor ise Đsmet Đnönü’ye aittir. Cilt 23.g. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 1932 yılında Đskân Kanunu tartışılmaya başlanmıştır. Kars. Silahlar toplanmalı. Siirt. 6. aşiret reisliği. 2006 (32. 7. trahom gibi hastalıklar yaygındır. Geciktirilmesinde devlet açısından zarar vardır. raporunda şu noktaları vurgulamıştır: 1. Ankara: UMAG Vakfı.

Bitlis. Saygı Öztürk. Bu nedenle Bitlis.. Van Gölü kıyısında bulunan bölgelerin nüfusunun çoğu Türk’tür.e. 9. 2. 260 bin nüfuslu Mardin’de neredeyse hiç Türk yoktur.124-132. Erzurum. Bölgede ihmal ve kötü yönetim hâkimdir.s. 11. Erzincan’a sürekli ve yoğun bir Kürt göçü yaşanmaktadır. Sağlam bünyeli bir Van Şehri.g. Ehil olmayan devlet memurları ve idarecilerin keyfî kararları sorunların çözülmesinde yeterli olmamaktadır. 7. raporunda ayrıca Dersim ve çevresini kapsayan yeni bir umumî müfettişlik kurulmasını da tavsiye etmiş ve rapordaki tüm öneriler Bakanlar Kurulu 80 Đsmet Đnönü. Kısa zaman içerisinde Erzincan’ın bir Kürtlük merkezi olmasıyla “Kürdistan”ın kurulması gibi korkunç bir sonuçtan kaygı duyulmalıdır. Hüseyin Yayman. a. Uğur Mumcu. Erzincan gibi büyük illerin Türkleştirilmesi önem arz etmektedir. 10. 8. bölge yönetiminde istikrar ve devamlılığın sağlanamamış olmasıdır. Bölgede Bitlis olmasaydı. Devletin gücünü göstermek için bölgedeki askerî birliklerin ihtiyaçları giderilmeli. 2007. geri kalan kısmı da Araptır. Bölgede. Şark Seyahati Raporu. s.73-83 XXXIX . devlet tarafından mutlaka korunmalı ve geliştirilmelidir. Kürtleşmiş köylerin halkına Türklük bilinci kazandırmak açısından bölgedeki ilköğretim ve öğretmenler çok önemlidir. 1935. Đskân politikası devlet açısından önemlidir. donanımları yenilenmelidir. 3. Devletin en büyük sorunu. Sınıra yakın yerlerin ve Elazığ. bölgede Cumhuriyetin önemli bir temeli olacaktır. Đstanbul: Doğan Kitap. büyük çoğunluğu Kürt nüfustan oluşan Hizan ve Mutki arasında kalan bir Türklük merkezi ve kalesidir. Diyarbakır. halkın dışında ve üst perdeden bir yönetim anlayışı hâkimdir. Van’a 12 yılda 13 vali atanmıştır. devletin bir “Bitlis yaratması” gerekecekti. Hükümet ve devlet halka inememektedir. Kürt Dosyası. kuvvetli bir Türklük merkezi olarak devletin tedbirlerini yürütebileceği olgunlukta bir yerdir ve gelişmesi sağlanmalıdır. Ayrıca Diyarbakır Halkevi’ne yardım yapılmalıdır. 6.80 Đnönü. Đsmet Paşa’nın Kürt Raporu. Bölgede eğitime ilkokullardan başlanmalıdır. 5. Ankara: Başvekâlet. Nüfusun çoğunluğu Kürt. 4.

175-182. 2884 sayılı Tunceli Vilâyetinin Đdaresi Hakkında Kanun da bu düzenlemeye dayanılarak aynı gün Meclis’te kabul edilmiştir. 25.232 XL . no.g. 84 Kanunla ilgili Meclis’teki tartışmalar için bkz.125 82 Kanunla ilgili Meclis’teki tartışmalar için bkz. Mardin.12. Çemişkezek Kazalarından teşekkül etmek üzere Tunceli Vilâyeti kurulmuştur. TBMMZC. Orta Anadolu’nun doğu kısımlarında ve özellikle Dersim çevresinde idare ve inzibat işlerinin tanzim ve Hükûmet görevlerinin daha iyi yerine getirilmesini temin için yeniden kurulacak Bingöl ve Tunceli ile Birinci Umumi Müfettişlik mıntıkasından ayrılacak Elâziz Vilâyetlerini ihtiva edecek şekilde 6 Ocak 1936 tarih ve 2/3823 sayılı kararname ile kurulmuştur. Resmi Gazete. Umumî Müfettişlik uygulaması 1928 tarihinde başlatılmış bir uygulamadır. Bu kişiye idam cezalarını onaylama yetkisi de verilmiştir. Birinci Umumi Müfettişlik. Diyarbakır merkez olmak üzere Bitlis. no.85 Tunceli Valiliği ve müfettişlik görevine ise 10 Ocak 1936 tarihli kararname ile Sekizinci Kolordu Komutanı Korgeneral Hüseyin Abdullah Alpdoğan atanmıştır. Kanun metni için bkz.e. 2003.3197 83 Korgeneral düzeyindeki askerî yetkili. Cilt 7.82 Genellikle “Tunceli Kanunu” olarak anılan. no.1935. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 25 Aralık 1935 günü kabul edilmiştir. Kanunun birinci maddesine göre. s. Đstanbul: Đletişim. Siirt. a. Mazgirt.86 Bununla birlikte. Hakkari. 4 Kanunusani 1936. Kanun metni için bkz.3207 86 Cemil Koçak. Umumi Müfettişlikler (1927-1952). Bu kanunun altıncı maddesiyle. Vali ve Müfettiş görevindeki kişinin ayrıca. Resmi Gazete. Hozat. 16 Kanunusani1936. Ovacık. Erzincan’ın Pülümür Kazası ve Elaziz Vilâyetinin Nazımiye.172-175. Urfa ve Van illerini kapsayan bölgeden sorumlu olarak. 1 Ocak 81 Hüseyin Yayman. 2 Kanunusani 1936.12. Ağrı. TBMMZC.84 Dördüncü Umumi Müfettişlik. vilâyet sınırlarında yaşayan halktan gerekli gördüğü kimseleri başka yerlere nakletme yetkisi de bulunmaktadır. Cilt 7. Devre 5. Elazığ. s. “korkomutan”83 rütbesinde bir zat vali ve kumandan olarak seçilerek Milli Savunma Bakanlığı’nın onayıyla Tunceli Valiliği ve Dördüncü Umumî Müfettişlik görevlerine atanacaktır.3195 85 Resmi Gazete.1935. 25.tarafından kabul edilmiştir. Pertek. s.81 2883 sayılı Yeniden Dokuz Kaza ve Beş Vilâyet Teşkiline ve Bunlarla Otuz Đki Nahiyeye Ait Kadrolar Hakkında Kanun. Devre 5. s. Dersim bölgesi ve çevresini kapsayan Dördüncü Umumî Müfettişlik ve Tunceli Vilâyeti. Đsmet Paşa’nın raporuna uygun olarak kurulmuşlardır.

92 Resmi Gazete. Beşinci Genel Müfettişlik.90 Resmi Gazete’de aynı gün yayımlanan 2/3200 sayılı kararnameyle. Bakanlar Kurulunun 24/6/1947 tarihli toplantısında kararlaştırılmıştır” şeklindeki 5994 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla kurulmuştur. Dr. Trabzon.2640 89 Cemil Koçak. 1935 yılında Üçüncü Umum Müfettiş olarak görevlendirilmiş. 88 Resmi Gazete. Gaziantep ve Maraş illerinde idarî. Ancak faaliyete geçemediğinden dolayı genellikle dikkatlerden kaçmış ve bu konuda yapılmış çalışmaların çoğunda kendine yer bulamamıştır. Mülkiye mezunudur. “Đçel.1928 tarihinde kurulmuştur.89 Üçüncü Umumi Müfettişlik. bütçesi hazırlanmış ama faaliyete geçememiş olan bir de Beşinci Umumi Müfettişlik (kuruluş kararnamesindeki adıyla Beşinci Genel Müfettişlik) vardır. bu görevdeyken 1939 yılında ölmüştür. tarımsal ve sosyal işlerin esaslı bir birlik içinde ahenkli olarak tanzim ve idaresi için merkezi Adana olmak üzere bir Beşinci Genel Müfettişlik teşkili. Umumi Müfettişlikler (1927-1952). s. 1952 yılında Đstanbul’da ölmüştür.3103 91 Hasan Tahsin Uzer. ekonomik. 1927 yılında Birinci Umum Müfettiş olarak görevlendirilmiştir. resmî olarak kurulmuş. 1983 yılında Askeri Tıbbiye’den mezun olmuştur. “Edirne. 30 Haziran 1947. Trablusgarp. Balkan ve Çanakkale Savaşlarında görev yapmıştır. Üçüncü Umumi Müfettişliğin başına Erzurum Saylavı olarak görev yapmakta olan Tahsin Uzer91 getirilmiştir.509.129 90 Resmi Gazete. Kars Gümüşhane. 1878 yılında Selanik’te doğmuştur. Erzincan. Erzurum ve Konya Milletvekilliği yapmıştır. Seyhan..92Müfettişlik görevine ise Hatay Valisi 87 Bilal Şimşir.g.s. Tekirdağ ve Çanakkale mıntıkalarında Nafia ve Đskân Đşlerinin esaslı bir surette tanzim ve idaresi için 1164 numaralı kanunun hükmüne göre mezkûr mıntıkada Trakya Umumi Müfettişliği namıle ikinci bir Umumi Müfettişlik teşkili kabul edilmiştir”şeklindeki 19 Şubat 1934 tarih ve 2/150 sayılı kararname ile kurulmuştur. Kırklareli. 1875 yılında Đstanbul’da doğmuştur. 2003. Birinci Umumi Müfettişlik görevine ise Diyarbakır Milletvekili Đbrahim Tali (Öngören) getirilmiştir. 11 Eylül 1935. Đstanbul: Đletişim.6645 XLI .87 Đkinci Umumi Müfettişlik (Trakya Umumi Müfettişliği). “25 Haziran 1927 tarih ve 1164 numaralı kanunun birinci maddesi mucibince ve Erzurum. Çoruh.e. Batum ve Varşova’daki diplomatik görevlerinden sonra 1926 yılında Diyarbakır Milletvekili olarak seçilmiştir. no. Ağrı Vilâyetlerini ihtiva etmek üzere üçüncü bir Umumi Müfettişlik kurulması tensib edilmiştir” şeklindeki 11 Eylül 1935 tarih ve 2/3199 sayılı kararname ile kurulmuştur. no. a. 1927 ile 1936 yılları arasında kurulmuş olan bu dört Umumi Müfettişliğin yanında. Hatay.88 Müfettişlik görevine ise Đzmir Valisi Kazım Dirik atanmıştır. no. Malta’daki sürgün döneminden sonra Ardahan. 27 Şubat 1934. Đbrahim Tali Öngören.

bölge halkı topyekün cezalandırılmamalıdır. faaliyette oldukları dönemde bu kurumların Kürtlerin yaşamları üzerinde önemli etkileri olmuştur. Ağrı. Genel olarak ifade etmek gerekirse. 93 Cemil Koçak. Şarkta yeterince anlaşılamamıştır. Devlet memurları bu konuda atalet içerisindedir. Malatya illerini kapsayan ve 21 Ekim 1936 günü biten seyahatinden sonra kaleme aldığı raporunda şu noktalara dikkat çekmiştir: 1.273 94 Hüseyin Koca. Bayar. 2. s. bölgeye yerleşememiştir. 5. Konya: Mikro. Devlet. Siirt. Bunu sağlayacak idarî yapılanma sağlanmalı ve bu vatandaşlar anavatana bağlanmalıdır. 3. Cumhuriyet. 11 Eylül 1936 günü başlayan.94 Đktisat Vekili Celal Bayar’ın Doğu ve Güneydoğu Bölgeleri ile ilgili hazırladığı ve 10 Aralık 1936 günü Başbakanlığa sunduğu raporda da bölge hakkında ayrıntılı değerlendirme ve öneriler yer almaktadır. Cumhuriyet dönemine kadar hâkimiyet altına alınamamıştır. Diyarbakır. 1998. Muş. Van. üretim imkânlarını geliştirmek için kredi kolaylıkları sağlanması ve ürünleri satabilecekleri mekanizmaların kurulması onları anavatana bağlayacaktır. s. Umumi Müfettişlikler. Yakın Tarihimizden Günümüze Hükümetlerin Doğu ve Güneydoğu Anadolu Politikaları. kaçakçılık ve güvenlik konuları işgal etmiştir. Bölgedeki vatandaşların toprak sahibi yapılmaları. 1930’lu yıllar boyunca Umumî Müfettişliklerin gündeminde en üst sıraları siyasî Kürtçülük.Nizameddin Ataker atanmıştır. Doğu illeri. Bölgedeki isyancılar cezalandırılmalıdır.93 Umumî Müfettişliklerden üçünün görev ve yetki bölgesi doğrudan Kürtlerin yoğun olarak yaşadıkları bölgeler olduğundan. Ancak suçlu suçsuz ayrımı yapılmadan. 4. Devletin bölgede dayanacağı en önemli kuvvet ordu ve jandarmadır.532 XLII . Bu iki kuvvet disiplinli ve modern zihniyette olmalıdır. Kars. 6. Bu vatandaşları anavatana bağlamak için nasıl bir yol izleneceği de bilinmemektedir. Erzurum. Kürt oldukları için bir kısım vatandaşlar okutturulmamakta ve devlet işlerine karışmaları engellenmektedir. Bu zamana kadar hâkimiyet altına alınıp düzenin sağlanamadığı bölgenin disiplin altına alınmak istenmesi sorunlara neden olmuştur. Elazığ.

1997.e. Yenilenmeleri gerekmektedir. elçiler ile aşiret mensupları arasında tartışmalar meydana gelmiştir.g.96 Bunların içerisinde en öne çıkan isim ise Zaza kökenli Seyid Rıza’dır.97 Devlet güçleri ile aşiretler arasındaki bu gerginlik.. Kurulacak beşinci şeker fabrikası Doğu vilâyetlerinden birine kurulmalıdır ve Sivas-Erzurum Demiryolu tamamlanmalıdır. Dördüncü Umumî Müfettiş Korgeneral Abdullah Alpdoğan’ın aşiretlere elçiler aracılığıyla ilettiği silahlarını teslim etmeleri isteğine aşiretler tarafından olumsuz yanıt verilmiş. silahların toplanmaması ve vergi toplama işleminin karşılıklı pazarlık usulüyle yapılması şeklindedir.s. Đstanbul: Der. Seyid Rıza’nın emriyle Sin Bucağı’nda 95 Hüseyin Yayman. şeyh ve seyidler. yoğunlaşan ıslah-inşaat faaliyetleri ile devlet otoritesinin bölgeye hâkim olmaya başladığını gören ve kendi otoritesini kaybetmek istemeyen bazı aşiret liderleri. ağa. s.).140-148.s. 2009 (2. Dersim bölgesinde devlet güçleri ile bazı aşiretler arasındaki ilk çekişmeler 1937 yılının başlarında silahların toplanması konusunda yaşanmıştır. bölgeye karakolların yapılmaması. a. Şeyh Said ve Ağrı Đsyanlarından sonra Türklük ve Kürtlük ihtirasları bölgede karşılıklı olarak tırmanışa geçmiştir.95 Dersim ve çevresinde bölgeyle ilgili yapılan bu yasal düzenlemeler. Celal Bayar. Celal Bayar: Başbakanlık Dönemi (1937-1939). 11. Bölgenin. Bölgeye iyi yetişmiş idareciler gönderilmelidir. (sadeleştiren Nejat Bayramoğlu). Yakın Tarihimizde Dersim Đsyanı ve Gerçekler. 21 Mart 1937 tarihinde Tunceli-Erzincan yolu üzerinde. Ardından. Pah Bucağı’nı Kahmut’a bağlayan Harcık Deresi üzerindeki bir köprünün yakılması ve Pah’daki jandarma karakolunun basılmasıyla bir isyan hareketine dönüşmüştür.g. Aşiret reisleri devletin bölgedeki faaliyetlerinden huzursuzdur ve devletin bu faaliyetleri durdurmasını istemektedir. a.103 XLIII .bsk. köprü-yol inşaatlarının durdurulması. Bölgenin ekonomik bakımdan en büyük sorunlarından birisi de ulaşım ve nakliyat sorunudur. Bölgedeki hükümet binalarının durumu kötüdür. Aşiretlerin talepleri. 9. 8.. Đstanbul: Kaynak. Nurşen Mazıcı.153- 230 96 Suat Akgül. 10. ülkenin diğer bölgeleriyle kaynaşması. 7. s. Şark Raporu.e. devletin bu girişimlerine karşı tepki göstermeye. 1992.55 97 Akgül. yakınlaşması ve ekonomisinin gelişmesi için ulaşım ve nakil imkânlarının geliştirilmesi gerekmektedir. eylemler geliştirmeye başlamışlardır. Đstanbul: Boğaziçi.

bulunan jandarma karakoluna saldırı düzenlenmiştir. Đsyan hareketi, 26 Nisan gecesi bir
süvari birliğine saldırı düzenlenmesi ve 1 Mayıs gecesi Mazgirt-Sabit Jandarma
Karakolu’nun basılmasıyla büyümüştür.98Seyid Rıza liderliğinde başlayan isyana
Haydaran, Abbasuşağı, Yusufanlı, Bahtiyar ve Demenanlı Aşiretleri katılmışlardır.99

Đsyan hareketinin büyümesi üzerine 3 Mayıs 1937 tarihinde yaklaşık 25 bin
askerin görevlendirildiği bir harekât başlatılmıştır. Harekâta havadan da destek
verilmiştir. Harekâtın büyüklüğü isyana katılan aşiretleri kaygılandırmış, isyanın önemli
isimlerinden Demenanlı Cebrail, Seyid Rıza’yı teslim olmaya ikna etmeye çalışmıştır.
Ancak Seyid Rıza, Munzur Suyu kenarındaki Halvori’de aşiretler arasında yapılan
toplantıda teslim olmayı reddetmiş ve aşiretleri de isyana devam için ikna etmiştir.
Bunun sonucu olarak hem isyan hareketi hem de askerî harekât tüm şiddetiyle devam
etmiştir.100

Askerî harekât, 1937 yılının yaz aylarında isyancılar üzerinde etkili olmaya
başlamış; önemli asilerden Demenanlı Cebrail, Roznaklı Kamer, YusufanlıAğdatlı
Kamer ve Bahtiyar Aşireti’nden Şahin yakalanarak mahkemeye sevk edilmişlerdir.
Gittikçe sıkışan Seyid Rıza, önce bölgedeki mağaralara sığınmış, sonra da 10 Eylül
1937 tarihinde iki adamıyla birlikte silahsız olarak teslim olmuştur.

Đsyancıların yargılanmalarına Tunceli Ağır Ceza Mahkemesi’nde Ekim ayında
başlanmış ve hüküm 15 Kasım 1937 günü verilmiştir. Đdama mahkûm edilen 11 kişiden
Seyid Rıza, Seyid Rıza’nın oğlu Resik Hüseyin, ŞeyhanAşireti Reisi Seyid Hüseyin,
Yusufanlı Aşireti Reisi Kamer’in oğlu Fındık, Demenanlı Aşireti Reisi Cebrail’in oğlu
Hasan, Ulukiye oğlu Hasan ve Mirza oğlu Ali’nin cezaları aynı gün infaz edilmiştir.
Đdama mahkûm edilen diğer 4 kişinin cezaları ise yaşlarının ileri olması nedeniyle
otuzar yıl hapis cezasına çevrilmiştir. Yaklaşık 6 ay süren isyan hareketinde 1 subay ve
28 er şehit olmuş, 3 subay ve 46 asker yaralanmış, 265 isyancı öldürülmüş, 20 isyancı
yaralanmış, yaklaşık 900 isyancı ise yakalanmış ya da teslim olmuştur.101

Đsyanın bastırılması ve yargılamanın sonuçlanması bölgedeki gerilimi tümüyle
bitirmemiş, devletin bölge halkına baskı uyguladığı şeklindeki provokasyonlar devam
etmiştir.102 Bu provokasyonların sonucu olarak 1938 yılının Ocak ayında tekrar şiddet

98
Bilal Şimşir, Kürtçülük II: 1924-1999, Ankara: Bilgi, 2009 (2.bsk.), s.397; Reşat Hallı, a.g.e.,s.380-386
99
Abdülhalük Çay, a.g.e.,s.345
100
a.g.e.,s.346
101
Bilal Şimşir, a.g.e.,s.412-415
102
Akgül, a.g.e.,s.150

XLIV

olayları başlamış, karakollar basılmış ve bazı birliklere saldırılar düzenlenerek askerler
şehit edilmiştir.

Olayların daha fazla büyümemesi için tekrar askerî harekât başlatılmış,
aralıklarla Eylül ayına kadar süren harekât 6 Eylül 1938 tarihinde tamamlanmış ve
bölgede düzen sağlanmıştır.103Bazı kaynaklardaki iddialara göre Dersim olaylarında on
binlerce kişi hayatını kaybetmiştir.104 Dördüncü Umumî Müfettişlik raporlarına
dayandırılan ve daha kesin rakamlarla ortaya atılan bir başka iddiaya göre ise 13160
sivil hayatını kaybetmiş, 2158 haneden toplam 11818 kişi zorunlu iskâna tâbi
tutulmuştur.105

Dersim’deki isyan hareketinin bastırılmasından sonra, bölgede yaklaşık 15 yıldır
devam eden olaylar son bulmuş ve güven ortamı sağlanmıştır. Ancak, bu kez de Đkinci
Dünya Savaşı sırasında Đran’da meydana gelen gelişmelerle birlikte yeni bir dönem ve
yeni sorunlar başlamıştır.

103
Hallı, a.g.e.,s.409-410
104
Ahmet Özer, a.g.e., s.318
105
“Dersim 1938 Gerçeği”, Sabah, 19 Kasım 2009

XLV

BĐRĐNCĐ BÖLÜM:

ĐKĐNCĐ DÜNYA SAVAŞI ve TÜRKĐYE’DE GELĐŞMELER

(1942-1950)

1.1. Đran’ın Đşgali ve Đşgalin Đran Kürtlerine Etkisi
Đran, Đkinci Dünya Savaşı devam ederken, Türkiye’nin tarafsız kalması
nedeniyle Boğazlar üzerinden yardım alamayan Sovyetler Birliği’ne yardım
ulaştırabilmek amacıyla, Đngiltere ve Sovyetler Birliği arasında yapılan bir anlaşmayla,
25 Ağustos 1941 tarihinde bu iki ülke tarafından işgal edilmiştir. 1 Böylece savaş
boyunca Müttefikler tarafından Sovyetler Birliği’ne Đran üzerinden askerî yardım
ulaştırılabilmiştir. SSCB ve Đngiltere tarafından işgal edilen Đran’ın ordusu dağılmış ve
ülkede otorite boşluğu meydana gelmiştir. 2 Bu ortamdan yararlanarak Đran üzerinde
kalıcı bir nüfuz oluşturmak isteyen Sovyetler Birliği, savaşta işgal ettiği diğer ülkelerde
yaptığı gibi burada da iç unsurlarla temasa geçerek kendisine bağlı uydu yönetimler
kurmaya çalışmıştır. SSCB’nin amacı; Đran Azerbaycanı’nda bağımsız bir komünist
yönetim kurarak ve bu yönetimi Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerde kurulacak
Sovyet yanlısı özerk yönetimlerle birleştirmektir. Bu doğrultuda; işgalin hemen
ardından Đran’daki Kürt aşiretleri, bölgedeki Kürt ileri gelenlerinden Muhammet
Reşit’in liderliğinde, 15 Eylül 1941 tarihinde Tahran yönetimine karşı büyük bir isyan
hareketi başlatmışlardır. Aynı günlerde, bölgede nüfuz sahibi olan bazı Đranlı Kürtler,
Sovyet devlet adamları tarafından Bakü’ye davet edilmiş ve bağımsızlık talebini de
içeren istekleri dile getirilmiştir. Bakü’ye davet edilen bu Kürtler arasında, ileride ilân
edilecek “Mahabad Kürt Cumhuriyeti”nin başkanlığına getirilecek olan Kadı
Muhammed de vardır.3

Sovyet işgali altındaki bölgede başlayan isyan kısa sürede Tebriz-Serdaşi,
Rumiye 4 ve Đran Azerbaycanı bölgelerine doğru yayılmış, yüksek rütbeli bir Đran
generali öldürülmüş, Đran Azerbaycanı Eyaleti’nin valisi esir alınmış, bölgenin merkezi
Tebriz isyancılar tarafından ele geçirilmiştir. Şah Rıza Pehlevî, isyanın başlamasından
1
Mehmet Saray, a.g.e., s.128; Kürt Sorunu ve Devlet: Tedip ve Tenkil Politikaları: 1925-1947, (der.) Tuğba
Yıldırım, Đstanbul: Tarih Vakfı Yurt Yayınları, 2011, s.113
2
Müttefik işgali sırasında dağılan Đran Ordusunun asker sayısı, 1960’lı yıllarda ancak 200 bine ulaşabilmiştir.
Gökhan Çetinsaya, “Türkiye-Đran Đlişkileri: 1945-1997”, Çağdaş Türk Diplomasisi: 200 Yıllık Süreç, Ankara,
Türk Tarih Kurumu, 15-17 Ekim 1997, Sempozyuma Sunulan Tebliğler, (ed. Đsmail Soysal), Ankara: Türk Tarih
Kurumu, 1999, s.508
3
David McDowall, Modern Kürt Tarihi, (çev. Neşenur Domaniç), Ankara: Doruk, 2004, s.321
4
Bazı kaynaklarda bölgenin adı “Urmiye” ya da “Urumiye” olarak da yer almaktadır.

1

iki gün sonra iktidardan düşmüş ve önce Maurius Adası’na, sonra da Güney Afrika’ya
gitmek zorunda kalmıştır. Yerine genç ve deneyimsiz oğlu Muhammed Pehlevî
geçmiştir. 5 Tahran’dan isyanı bastırmak için gönderilen Đran askerî birlikleri ise
başarısız olmuştur. Ayaklanan Kürt aşiretlerine Rıza Şah döneminde gördükleri baskı
nedeniyle Tahran’a tepkili olan muhalif Đranlıların da katılmasıyla isyan daha da
genişlemiştir. Đsyan eden Kürt aşiretlerini destekleyen ve silâh yardımı yapan Moskova,
aynı zamanda yine kendisinin destek ve girişimiyle 1941 yılında kurulmuş olan
Komünist Tudeh Partisi’ni de 6 kullanarak Đran’daki siyasî etkisini güçlendirmeye
başlamıştır. Moskova, aynı dönemde Irak’ta da benzer bir politika uygulamış, Irak’ta
Đngiliz yanlısı hükümete karşı Kürt Aşiret Reisi Molla Mustafa Barzani7 ve diğer bazı
Kürt aşiretlerini desteklemiştir. Böylece, aynı dönemde Đran’da geniş çaplı bir Kürt
ayaklanması yaşanırken Irak’ta da Kürtler hareketlenmeye başlamıştır. Bu hareketlenme
sonucunda, 1945 yılının Ağustos ayında Molla Mustafa Barzani, Irak Ordusu ve Irak
Ordusu’nu destekleyen Đngiliz birlikleriyle çatışmaya girecektir.

Đran’daki bu gelişmeler Batılı devletler tarafından da yakından takip edilmiştir.
Almanya’da, 3 Nisan 1942 tarihli bir radyo yayınında “Yakın Şark’ta Ruslar’ın
giriştikleri Bolşevikleştirme ve inhilâl ettirme işleri neticesinde Đran Azerbaycanı’ndaki
Rumiye’de bir Kürt Cumhuriyeti kurulmuştur” 8 haberi yayınlanmıştır. Propaganda
amaçlı ve henüz gerçeği yansıtmayan bu haberin ardından, aynı radyoda 5-6 Nisan 1942
tarihinde, bu kez Türkçe olarak şu haber yayınlanmıştır:

“Selâhiyyettar bir makamdan alınan bir habere göre; Sovyetler bugün bütün
Đran’ı işgal etmektedirler. Sovyetler, Đran’daki Kürtleri ayaklandırmışlardır. Maksatları

5
Kamuran Gürün, Dış Đlişkiler ve Türk Politikası, Ankara: Ankara Üniversitesi SBF, 1983, s.306. 26 Ekim 1919
tarihinde Tahran’da doğan Muhammed Rıza Pehlevi, 1941-1979 yılları arasında iktidarda kalmıştır. Đslam Devrimi
sonucu 16 Ocak 1979 tarihinde Đran’ı terk etmiş ve 27 Temmuz 1980 tarihinde Kahire’de pankreas kanserinden
ölmüştür.
6
Tudeh Partisi, Đran’da SSCB’nin girişimleriyle 1941 yılında kurulmuş ve 1942 yılında Tahran tarafından
tanınmıştır. Rıza Pehlevi’ye karşı ayaklanan Đran Azerilerinden Süleyman Muhsin Đskenderi’nin ilk genel
sekreterliğini yaptığı parti, Đslam Devrimi’nden sonra bölünmüş ve 1983 tarihinde Humeyni tarafından kapatılmıştır.
Partinin tarihiyle ilgili ayrıntılı bilgi için bkz. Yassamine Mather, “Iran’s Tudeh Party: A History of Compromises
and Betrayals”, Critique: Journal of Socialist Theory, vol.39, no.4, December 2011, s.611-627
7
Molla Mustafa Barzani, 14 Mart 1903 tarihinde Irak’ın Barzan bölgesinde doğmuştur. 1943 yılında Bağdat
yönetimine karşı isyana başlamış, başarısız olunca Đran’a geçerek “Mahabad Kürt Cumhuriyeti”nin “savunma
bakanı” olmuştur. Bu yönetimin de 1946 sonlarında yok edilmesinden sonra Moskova’ya sığınmış ve 12 yıl burada
kalmıştır. Irak’ta 1958 yılında gerçekleşen General Kasım darbesinden sonra Irak’a dönmüş ve Irak Kürdistan
Demokrat Partisi’nin başına geçmiştir. Bağdat yönetimiyle arası yeniden açılan Mustafa Barzani, 1960 ile 1975
yılları arasında Irak’ta geniş bir Kürt isyanı yürütmüştür. 1975 yılında yenilerek isyanı bastırılan Mustafa Barzani, bu
kez Amerika Birleşik Devletleri’ne gitmiş ve burada 1979 yılında ölmüştür. Mustafa Barzani’nin Irak’ta 1960-1975
yılları arasında yürüttüğü ve Türkiye’yi yakından ilgilendiren isyan hareketi, çalışmanın sonraki kısımlarında
incelenecektir.
8
Kürt Sorunu ve Devlet: Tedip ve Tenkil Politikaları: 1925-1947, (der.) Tuğba Yıldırım, Đstanbul: Tarih Vakfı
Yurt Yayınları, 2011, s.118

2

Sovyetler’e bağlı bir Đran Kürdistanı vücuda getirmektir. Daha şimdiden Şam’da,
Bağdat’ta, Beyrut’ta komiteler kurulmuştur.”9

Nazi Almanyası; Đran’da kendisine bağlı bir Kürt yönetimi kurmak, böylece bu
ülke üzerinde nüfuz sahibi olabilmek ve Türkiye’yi yaklaşık 1100 km’lik bir sınır
boyunca baskı altına almak isteyen Sovyetler Birliği’ne karşı Türkiye’yi kışkırtmak ve
kendi tarafında savaşa çekmek istemektedir. Aynı günlerde, SSCB yönetimi altındaki
Erivan’da “24 Nisan 1942 gününden itibaren radyoda Kürtçe yayın yapılacağı” haberi
verilmiştir.10 Radyo, duyurduğu gibi 24 Nisan’dan sonra Kürtçe yayınlara başlamıştır.
Böylece, Beyrut Radyosu’yla birlikte Erivan Radyosu da Kürtçe yayınlara başlamıştır.

Bu gelişmelerin hemen ardından, 3 Mayıs 1942 günü Fransız Le Journale
Gazetesi “Türkiye, Đngiliz-Rus siyasetinden endişe ediyor, Yakın Şark’ta Kürt meselesi
yeniden zuhur etmektedir” başlığıyla verdiği haberde; Sovyetler ile Đngiltere’nin Đran
Kürtlerine tatbik ettikleri siyasetten Türkiye’nin endişe etmekte olduğunu, çünkü
Rusların Türkiye, Đran ve Irak üzerinde bir “Kürt Cumhuriyeti” kurmak niyetinde
bulunduklarını, Đran’daki Kürt kabilelerinin müttefiklerin bayrağı altında askere
alınmalarına karşılık olarak bunlara Đran Türkleri zararına olarak bazı ayrıcalıklar
verilmesinin uygun bulunduğunu ve Türkiye’nin bu siyasetten dolayı Türkiye
Kürtlerinin isyana sevk edilmeleri ihtimalinden endişe duyduğunu yazmıştır.
Gazetedeki yazıya göre SSCB’nin bu Kürt politikası, Đkinci Dünya Savaşı’yla birlikte
tırmanışa geçmesine karşın, yeni bir politika değildir.

Habere göre, son zamanlara kadar, Kürtlerin kendilerine özel bir dil ve
edebiyatları olmakla birlikte alfabeleri yoktur. Yirmi yıl önce Sovyet Ermenistan
Hükümeti Kürtlere özel olarak Lâtin harfleriyle yazılmış bir alfabe hazırlayarak
birtakım okul ve ders kitapları basmıştır. Bu Sovyet girişimi sayesinde yeni Kürt nesli,
millî dilleri olan Kürtçeyi okuyup yazmasını öğrenmişlerdir. Ermenistan’ın merkezi
Erivan’da açılmış bir lise ile bir de öğretmen yetiştirme amaçlı okuldan aydın bir Kürt
tabakası yetişmiş ve Ortadoğu’da dağınık bir halde bulunan Kürtlerin birleşmelerini
temin için bunların içinden mükemmel propagandacılar seçilmiştir.”11

9
a.g.e., s.118; “Kürdistan” ifadesi alıntı yapılan kaynakta kullanılmıştır.
10
a.g.e., s.119
11
a.g.e., s.123

3

Irak’taki isyan hareketi başarısızlıkla sonuçlanan Molla Mustafa Barzani de. no. The Middle East Journal. 2005 16 Đsmail Soysal.) Ekber N. “The Kurdish Republic of Mahabad”. s.1. ayrışma da yaşanmamıştır. Soğuk Savaş Dönemi ve Türkiye: Olaylar Kronolojisi (1945-1975).g. 1. Mahabad’daki Kürt hareketinin Sovyet destekli bir bölünmeye doğru gittiğini ve Sovyetlerin askerî güçlerini Đran’dan çekmeye istekli olmadığını gören Tahran Hükümeti.15 Azerbaycan Millî Hükümeti’nin ilân edilmesinden yaklaşık bir buçuk ay sonra. s. 13 Babası gibi Mahabad Kadısı olarak görev yapmakta olan Kadı Muhammed. Soğuk Savaş’ın Đlk Çatışması Đran Azerbaycanı. a. Cemil Hasanlı.e. 1997. Necef. SSCB’nin Đran’ı işgal ederken yapmış olduğu anlaşmaya uymayarak savaşın bitmesinin üzerinden 6 aydan fazla zaman geçmesine karşın Đran’dan çekilmemesi ve Đran’da kendi kontrolünde otonom yönetimler kurması Amerika Birleşik Devletleri’ni rahatsız etmeye başlamıştır.16 Bu gelişmelerle birlikte. geri çekilen peşmergeleriyle birlikte Đran sınırını geçmiş ve Mahabad’a yerleşmiştir.1. ABD Dışişleri Bakanı Byrnes. s. Đstanbul: Đsis.254.. Đngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri’ne başvurarak duruma müdahale etmelerini istemiştir. s. bu partinin adı “Đran Kürdistan Demokrat Partisi” (Đ-KDP) olarak anılmaktadır.g. 22 Ocak 1946’da ise Mahabad Bölgesinde “Mahabad Kürt Cumhuriyeti” ilân edilmiştir. nüfuz sahibi Kürtler bir kez daha Bakü’ye davet edilmişler ve burada Azerbaycan Başbakanı ve SSCB Komünist Partisi Politbüro üyesi olan Cafer Bagırov’la görüşmüşlerdir. 19 Kasım 1945’de.1. Vol..e. Daha sonra Irak’ta ve yasadışı olarak Türkiye’de de birer “Kürdistan Demokrat Partisi” kurulacağından.12 Aynı günlerde.16 15 a. Đran’da “Mahabad Kürt Cumhuriyeti’nin Kuruluşu Đran’daki Kürt isyanının genişleyerek devam ettiği 1945 yılının Eylül ayında. 14 Đsmail Soysal. Ancak. “Başkanlığına” Kadı Muhammed. Konuyla ilgili ilk uyarı ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan gelmiştir.15. (çev. “Savunma Bakanlığına” ise yaklaşık 3 bin silâhlı adamı olan Molla Mustafa Barzani getirilmiştir. Molla Mustafa Barzani ile Kadı Muhammed13 arasında güçlü bir işbirliği gerçekleşmemiştir.14 Moskova’nın buna yanıtı ise 12 Aralık 1945 tarihinde Đran-Azerbaycanı’nın merkezi Tebriz’de Komünist Tudeh Partisi’nin desteğiyle “Azerbaycan Cumhuriyeti” ya da “Azerbaycan Millî Hükümeti”nin ilân edilmesi olmuştur. Bazı kaynaklarda “21 Azer Hareketi” olarak da yer alan sürecin ayrıntıları için bkz. Đstanbul: Bağlam.19 4 . bu bölgede nüfuz sahibi bir din adamıdır. Bu görüşmeden bir ay sonra “Kürdistan Demokrat Partisi” kurulmuştur. 18 Şubat 1946 tarihinde yaptığı bir açıklamada “Amerika Birleşik Devletleri’nin Sovyet Rusya’ya karşı azimli bir politika gütmesi gerektiğini ve saldırıyı önlemek için harekete geçmeye 12 Archie Roosevelt.3.

e. 21 Anlaşma imzalandıktan sonra çekilmeyi hızlandıran SSCB. Philipp Rosenberg. s. no. Molla 17 a. 19 Đsmail Soysal. 22 Đsmail Soysal.. s. “1905-1906 Meşrutiyet Devrimi” sırasında bu adı almıştır. s.g.22 20 Yabancı kaynaklarda adı Ghavam os-Saltaneh ya da Ahmad Qavam olarak verilen Gavam us-Saltana. 1876 yılında Tahran’da doğmuştur. no. s. 21 Fahir Armaoğlu.425.. s. (Aug. 1984 (2.22 Mahabad’daki otonom yönetimin lideri Kadı Muhammed yakalanarak 31 Mart 1947 tarihinde idam edilmiştir. Wisconsin Magazine of History. 1975. Mahabad’daki otonom yönetimin yok edilmesinden sonra Irak’a geçmiş. Đran’da çıkartılacak petrolün %51 işletim hakkını elde etmiştir.Yüzyıl Siyasi Tarihi (1914-1980). “The Cheshire Ultimatum: Truman’s Message to Stalin in the 1946 Azerbaijan Crisis”. 6 Mayıs 1946 tarihinde.23 Tebriz’deki otonom yönetimin lideri Seyyid Cafer Pişaveri ise Sovyetler Birliği’ne kaçmıştır. vol. 18 General Bedell.e. Direnişe karşın fazla zorlanmadan Tebriz ve Mahabad’a giren Đran birlikleri. “Mahabad Kürt Cumhuriyeti”nin diğer önemli ismi olan Molla Mustafa Barzani ise Đngiltere- SSCB ve ABD arasında çekilmeyle ilgili anlaşmanın sağlandığı dönemde.e.19 5 .34 23 a. burada uzun süre kalamamış ve son olarak 500 peşmergesiyle birlikte SSCB’ye yerleşmiştir.bsk).g. Moskova. çekilme sırasında Đran Hükümeti’yle de pazarlık etmiş ve 4 Nisan 1946 tarihinde Đran Başbakanı Gavam-us-Saltana 20 ile çekilmenin daha hızlı olması karşılığında bir anlaşma imzalayarak. SSCB’nin çekilmesinden sonra ABD ve Đngiltere’nin desteğini kazanan Đran. Bunun üzerine 23 Mart 1946 günü ABD Başkanı Truman. a.. s.1..g. mesajı aynı gün ulaştığı Moskova’da Stalin’e iletmiştir. 20. işgal kuvvetlerinin ülkeden çekilmesinden hemen sonra Amerika Birleşik Devletleri ve Đngiltere’nin askerî desteğini alarak yalnız kalan Tebriz ve Mahabad otonom yönetimlerine askerî operasyon düzenlemiştir. Aralık 1946’da hem “Azerbaycan Millî Hükümeti” hem de “Mahabad Kürt Cumhuriyeti”ni yok ederek ülkedeki isyan hareketini bastırmışlardır.17 2 Mart 1946 tarihinde SSCB-Đngiltere ve ABD arasında işgal kuvvetlerinin Đran’dan çekilmesi konusunda anlaşma sağlanmıştır. Moskova’ya yeni atadığı büyükelçisi General Walter Bedell Smith aracılığıyla SSCB Lideri Stalin’e sert bir ültimatom vermiştir.. güvendiği bir adamını Irak’a göndererek bu ülkede “Irak Kürt Demokratik Partisi”ni kurdurmuştur.hazır olduklarını” söylemiştir. Mark. a. Đran Hükümeti.59. “Allied Relations in Iran. Anayasanın hazırlanmasına katkısı olmuştur. ertesi gün kuvvetlerini Đran’dan çekmeye başladığını resmen duyurmuştur.41. Ancak Mart ayının sonuna gelinmesine karşın SSCB kuvvetlerini çekmeye başlamamıştır. 1946 yılındaki son başbakanlığı 1948 yılında sona ermiş ve 1955 yılında Tahran’da ölmüştür. 1979). Eduard M. The Journal of Politics.936-937. vol. Đran’da kurdurduğu “Azerbaycan Milli Hükümeti” ve “Mahabad Kürt Cumhuriyeti” yönetimlerini yalnız bırakarak Đran’ı tamamen terk etmiştir. Ankara: Türkiye Đş Bankası.21 18 J.g. anlaşmanın hükümlerine uymamıştır.19 Sovyetler.63.e. s.3. 1941-1947: The Origins of a Cold War Crisis”.

24 Ayrıca.30.503-504 29 Adrew Mango.978 6 . Yapımında Musa Anter’in kişisel girişimleri ve Doğu-Güneydoğu Anadolu Bölgelerindeki belediyelerin önemli katkıları olmuştur. Irak’la yapılan işbirliği sonucu önlenmiştir.160. Kürt kökenli öğrencilere ayrılıkçı fikirler aşılanmıştır. “Mahabad Kürt Cumhuriyeti”nin Türkiye’ye Etkisi Türkiye. Kürtçü yayınların Türkiye’ye sokulması önlenememiştir. 25 1947 yılının Mart ayında Türkiye’nin Đran sınırına yalnızca 40 km mesafede Đran birlikleriyle çatışmakta olan Barzani ve Bahadori Aşiretlerinin 3 binden fazla silâhlı adamlarının olduğu 26 dikkate alınırsa.1. s. Suriye ve Irak’ta basılan ayrılıkçı. Silâhlı Kürt gruplarının Türkiye’ye sızması önlenmiş. Mustafa Barzani’nin Irak’a dönüşü. s.g.133 27 Dicle Talebe Yurdu.Ordu Müfettişliği’nin izni ile Đstanbul’da yükseköğrenim gören Doğu ve Güneydoğu Anadolulu öğrencilerin barınmaları için 1938 yılında açılmıştır. Türkiye’deki Kürtçülük hareketleri için bir dönüm noktası olacaktır. General Abdülkerim Kasım’ın darbesinden sonra dönebilecektir. bu işbirliğinin önemi daha net anlaşılabilir.336 26 Ayın Tarihi.g. aileleri mecburî iskâna tâbi tutulmuş olduğu için zorunlu olarak Đstanbul’da bulunan bu Kürt kökenli öğrenciler. bu dönemde Kürt milliyetçiliği için bir ev sahibi konumundadır. 3.. Petrol Çerçevesinde Musul Sorunu: 1926-1955. Suriye ve Đran üzerinden gizli olarak Türkiye’ye sokulmuş ve özellikle Đstanbul’daki Dicle Talebe Yurdu’nda 27 üniversite öğrenimi gören Kürt kökenli öğrencilere ulaştırılmıştır.1994). SSCB’de yaklaşık 12 yıl kalacak.347 25 Nevin Yazıcı. Middle Eastern Studies. 1950’lerin ortalarına kadar açık kalmıştır. s. burada yükseköğrenim görecek ve partisinin bulunduğu Irak’a ancak 1958 yılında. bu yurtta geceleri Kürt kökenli öğrencilere yönelik siyasî Kürtçülük toplantıları bile düzenlenmiş.Mustafa Barzani. Mahabad’daki Kürt hareketinin Türkiye’ye en olumsuz etkilerinden biri. Đstanbul: Ötüken Neşriyat. Kısa süre sonra Kürt siyasetinin önemli isimlerinden olacak Mustafa Remzi Bucak’ın yöneticiliğini yaptığı ve “Dicle Kaynağı” adlı 15 günlük bir yayın da çıkartan yurt.e. Đran’ın işgal edilmesinin ardından bu ülkeyle diplomatik ilişkilerini kestiğinden ve Đkinci Dünya Savaşı’nın hassas dengeleri nedeniyle Đran’a doğrudan yardımda ya da müdahalede bulunamamış. Hatta bazı iddialara göre. s.4. 28 Bilal Şimşir.e. “Turks and Kurds”. Türkiye’de 1950’li yıllarda şekillenmeye başlayıp daha sonra politik 24 Kamuran Gürün. Çoğu Sovyetler Birliği tarafından basılan bu yayınlar. no.2. bu krizi büyük endişe ile izlemiş ve “manen” Đran’ın yanında olmuştur. (Oct. s. a. a. ancak Đran. no.29 Bazıları. Đkinci Dünya Savaşı boyunca Ermenistan.. ülkeye gizli olarak sokulan bu yayınların özellikle Kürt kökenli üniversite öğrencisi gençlere ulaştırılması olmuştur. 2010. 28 Dicle Talebe Yurdu. 1. Mahabad’daki Kürt oluşumunun dağıtılmasıyla başıboş kalan silâhlı Kürt grupların Türkiye’ye sızması. vol.

Kendi kültürlerini yaşatıyorlardı. 2009 (2. Nejat Cemiloğlu gibi yurtta kalan Kürt kökenli öğrencilerin bir kısmı mecburî iskânda bulunan ailelerin çocukları olduklarından. Çok sempatik buluyordum. Dicle Talebe Yurdu’ndaki bu Kürtçü atmosferden çok etkilenen Ekinci.yaşamda kendine yer bulacak olan Kürt siyasetinde ve Kürtçülük hareketlerinde legal ya da illegal olarak çok önemli roller oynayacaklardır. Đstanbul: Đletişim.44 46 7 . Üniversite öğrencisiyken kendisi de bir süre Dicle Talebe Yurdu’nda kalmış olan ve Kürt siyasetinin en önemli isimleri arasında yer alan Tarık Ziya Ekinci. (. yurttaki genel görüşe uygun olarak dönemin hükümetine muhalif bir siyasî çizgiyi benimseyen Ekinci. Faik Bucak’ı yakından izlemekte. henüz üniversite öğrencisi olduğu yıllarda Mahabad’daki Kürt hareketi ile ilgili şunları yazmıştır: 30 Şehymus Diken. Sonraki yıllarda. Bu beni çok cezbediyordu. Ama ben bunun henüz bir çeşit milliyetçilik olduğunun farkında değildim. Đçlerinden bazılarının Kürtçülük eğilimi. s. Yusuf Azizoğlu. Amidalılar Sürgündeki Diyarbekirliler.” 30 Dicle Talebe Yurdu’nda kalan Kürt kökenli üniversite öğrencilerinin faaliyetleri. Kendi aralarında millî oyunlar oynuyorlardı.bsk).) Üniversiteye gittikten sonra o bilinç oluştu. kendi aralarında sürekli Kürtçe konuşuyorlardı. mağdur olan arkadaşlarının davalarını desteklemek ya da “millî oyunlar” oynayarak örf ve âdetlerini yaşatmakla sınırlı değildir. yurtta diğer kalanlarla birlikte bu arkadaşlarının “davalarına sahip çıkmaya başlamıştır.. Bedirhanilerden Celadet Bedirhan’ın çıkarttığı ve yurda kaçak olarak sokulan “Hawar” adlı Kürtçe dergiyi Türkçeye çevirmiştir. Zaten onlar da birşey söylemiyorlardı. Dicle Talebe Yurdu’ndaki insanlar. Memleketin örf ve âdetlerini unutmamışlardı. o yıllarda Đran’da devam etmekte olan ayrılıkçı Kürt ayaklanmasını haklı görerek destekleyecek. hatta “gönüllülerden oluşan bir ordu kurarak Mahabad’daki otonom Kürt yönetimi için savaşmayı düşünebilecek kadar ileri bir seviyededir. Dicle Talebe Yurdu’nun beni etkilemesinden söz etmeliyim.. Dicle Talebe Yurdu’ndaki atmosferi şöyle anlatmaktadır: “Aslında ben Đstanbul’a gelinceye kadar Kürt kimliği hakkında hiçbir bilgiye sahip değildim. yurttaki hafta sonu toplantılarına düzenli olarak katılmaya başlamıştır. Sadece öyle yaşıyor ve yapıyorlardı. Molla Mustafa Barzani ile işbirliği yaparak Türkiye’de gizli bir Kürtçü örgüt kurmakla yargılanacak olan Hasan Akkuş.

ülkede seferberlik durumuyla birlikle güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkmıştır. Daha 1947’de. kahraman Mahabad Cumhuriyetinde bin ümidimize daha kıyılırken. Humeyni’nin bu tavrı üzerine Đranlı Kürt grupların bazıları askerî noktalara saldırmışlar. Đstanbul: Fırat. ülkede önemli bir Kürtçülük faaliyetinin gerçekleşmesine izin vermemiştir. bu tarafında da bayram samimiyeti yarattı. sadece Kürdistan’ın o tarafında değil. Tahran Sarayında beslenmiş aygırlar Şarkî Kürdistanı çiğner. Ankara ve Đstanbul Üniversitelerinde okuyan Kürt gençleri.) Mahabad’da genç ve kahraman Kürt Cumhuriyeti kurulurken. Türkiye’nin Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ni ise “Kuzey Kürdistan” ya da “Türkiye Kürdistanı” olarak ifade etmektedirler. göz bebeğimiz Barzani’nin muzaffer yurda dönüşü. “(.) Millî liderimiz. Suriye ve Türkiye’de Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerden oluşan 4 parçalı. Ancak. 1979 yılında Şah Rıza Pehlevi’nin yönetimden düşürülmesiyle sonuçlanan Đran Đslam Devrimine katılmışlardır. (.. genç. Humeyni’nin Kürtlere herhangi bir özerklik ya da özel statü tanımamasıyla kısa sürede hayal kırıklığına dönüşmüştür. s. 1980 yılının Eylül ayında Irak’ın Đran’a saldırmasıyla Đran-Irak Savaşı başlamış. “Doğu Kürdistan”.. üst düzey güvenlik önlemlerinin alındığı bu ortamda bir yıl içerisinde bastırılmıştır. bu satırların yazarı ile birlikte 8-10 bin kişilik bir gönüllü ordusu ile Mahabadlı arkadaşlarımıza yardım imkânlarını hararetli bir tarzda münakaşa ediyorlardı. Türkiye Kürdistanı adeta kış uykusunda idi. Alıntıdaki “Türkiye Kürdistanı” ifadesi alıntı yapılan kaynaktan alınmıştır. 1945 yılında kurulan ve Mahabad’daki özerk yönetimin tarihe karışmasından sonra yer altına çekilen Đran Kürdistan Demokrat Partisi ve ülkedeki Kürtlerin bir kısmı. 1994. Irak. Ortaya çıkan otorite boşluğundan yararlanma düşüncesi ve devrimle işbaşına gelecek yeni yönetimin Kürtlere bir özerklik tanıyacağı umuduyla verilen bu destek. 49’lar Dosyası. 8 .. Kürtçüler.87-88.. Şah Rıza Pehlevi’nin elindeki askerî güç ve istihbarat teşkilâtı SAVAK. Đran. Yazarın “Şarkî Kürdistan” olarak ifade ettiği bölge ise Đran’ın Mahabad-Urumiye Bölgesidir. hayalî “Büyük Kürdistan”ın doğusundaki bölgedir. bazıları farklı silâhlı eylemlere girişmişler ve 1979 Mart ayının sonlarından itibaren yeni bir Kürt isyanı başlatmaya çalışmışlardır.”31 Đran’da. Mahabad’da kurulan otonom Kürt yönetiminin yok edilmesinden sonra 1979 yılına kadar önemli bir Kürtçü hareket gerçekleşmemiştir. 31 Naci Kutlay. Kürt gruplarının silâhlı eylemleri de.

Damadı Metin Toker’e.maddesi dışında doğrudan bölgeyle ilgili bir madde bulunmamaktadır.e. a. Đkinci Dünya Savaşı’nın bitmesiyle birlikte güçlenen demokratik eğilimler Türkiye’yi de etkilemiş ve Demokrat Parti’nin kurulmasıyla birlikte çok partili sistemin ilk günleri başlamıştır. s. 1.g. 32 Metin Toker’e göre Celal Bayar. Bayar. Demokrat Parti’nin kurulması aşamasında Đsmet Đnönü ile Çankaya’da birkaç kez bir araya gelerek yeni parti meselesini görüşmüştür. buna karşılık partilerin Doğuda daha dikkatli davranabileceğini” söylemiştir. Đstanbul: Milliyet.2.141 33 Đsmet Đnönü. yeni partinin bu bölgelerde teşkilatlanmasına karşı olduğunu söylemiş ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin bölgedeki teşkilâtlarını lâğvetmesi karşılığında Demokrat Parti’nin de bölgede teşkilât kurmamasını istemiştir. Milliyet. Bu görüşmelerden birinde. 26 Ekim 2007 34 Metin Toker.. Gülünç ve Hazin!”. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki Kürt kökenli vatandaşların eğitimi ve okutulmaları konusuna 1936 hazırladığı raporunda da özellikle 32 Metin Toker. 1970. Tek Partiden Çok Partiye. s. bu bölgeye çok partili yeni dönemde de başka sınıf vatandaş muamelesi yapılmasının doğru olmayacağını. Demokrat Parti’nin programında “Doğu bölgelerinde her derece ve şubede okulları ve nihayet fakülte ve enstitüleri ile bir kültür merkezi yaratmak lüzumuna inanıyoruz” şeklindeki 42. Hasan Cemal.34 Yöneticilerinin Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da teşkilatlanma konusundaki ısrarlarına karşın. Celal Bayar. Đnönü’ye “Doğunun zaten özel kanunlarla yönetildiğini. daha Cumhuriyet kuruluşuyla birlikte “bu Kürtler ile ne yapacağız” diye düşünmeye başladığını söylemiş. bölge halkının “vuruşkan ve ateşli” kimseler olduklarından particiliğin bölgedeki millî birliği bozmasından endişe duyduğunu ifade etmiştir. Türkiye’de Demokrasiye Geçiş ve Siyasî Partilerin Doğu-Güneydoğu Anadolu’da Teşkilâtlanmaları Türkiye dışında bu gelişmeler yaşanırken. Celal Bayar. “CHP teşkilâtını lâğvetse bile bölgede hâkim olmaya devam edeceği ve etkisini sürdüreceği. Đsmet Đnönü. buna karşılık yeni partinin bölgede teşkilâtı olmazsa tamamen etkisiz kalacağı” düşüncesiyle Đsmet Paşa’nın teklifini geri çevirmiştir. Daha Cumhuriyet’in kuruluşuyla birlikte “bu Kürtler ile ne yapacağız diye düşünmeye başlayan”33 Đsmet Đnönü’nün Bayar’a yanıtı ise “peki” olmuştur.142 9 . partilerin Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da teşkilâtlanması konusu da açılmıştır. “Yüzeysel. Đnönü. bu durumun onları üzeceğini.

e. seçimlerden sonra Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki illeri de kapsayan bir yurt gezisine çıkmıştır. Mardin.g.169. Malatya. Bitlis. 61’ini ise DP’nin kazandığı seçimlerde. 37 Cumhuriyet Halk Partisi’nin bölgedeki teşkilâtları ise ya kapatılmış ya da ilgisizlik. siyasî partilerin Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerine yönelik politik faaliyetleri de artmıştır. 21 Temmuz 1946 tarihinde Türkiye’nin ilk tek dereceli seçimleri yapılmıştır.g. bölgedeki teşkilâtlarını yenilemeye başlamış. DP’nin teşkilâtı bulunmadığı için Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da seçime katılamadığı iller. Metin Toker.g. s. Bingöl.3168. parti tüzüğünde üyelik için aranan şartlar arasında “Türk kültürünü kabul etmek” şartına yer verilmiştir. Đsmet Đnönü’nün Bayar’a ilettiği bu talebi halka açıklamış ve Doğu vilâyetlerinde ve hudut vilâyetlerinde teşkilât kurmamaları ve köylere asla uzanmamaları şeklinde telkinler aldıklarını söylemiştir. Siirt ve Van’dır.maddesi için).36 Bununla birlikte. Kars.76-78. yayın no. Ancak.2. Cumhuriyet Halk Partisi. a. bölgede görev yapan kamu görevlilerinin çoğunun CHP’ye yakın duruşu. s.72 (tüzük maddesi için) 36 a. Ağrı. s. Demokrat Parti’nin kurulması ve Đsmet Đnönü’nün hızla genel seçimlerin yapılması kararını almasıyla gerçekleşen 21 Temmuz 1946 Genel Seçimleri sırasında iki partinin de Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da etkili teşkilâtları yoktur.38 Bu 74 vekilliğin tümünü CHP kazanmıştır. CHP’nin Doğu ve Güneydoğu Anadolu’ya Yönelik Politikaları 1946 Genel Seçimlerinin ardından.89 38 Türkiye Đstatistik Kurumu Milletvekili Genel Seçimleri Đstatistikleri (1923-2007). Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki illerin çıkarttığı vekil sayısı 74’dür. bakımsızlık gibi nedenlerle etkisiz durumdadır..e. CHP’ye bölgede avantaj sağlamıştır.g. Bununla birlikte. 35 Adnan Menderes.vurgu yapmıştır. Tek dereceli seçimlerin uygulandığı çok partili sistemde CHP’nin mevcut yapısını değiştirerek yeniden yapılanması gerektiğini anlayan Đsmet Đnönü. 2004. Ankara: Türkiye Đstatistik Kurumu.1.e. s. Toplam 465 milletvekilliğinden 397’sini CHP’nin. Türk Siyasi Tarihinde Demokrat Parti (1946-1960). s. Demokrat Parti. 1. s. 1946 Genel Seçimleri için 17 Temmuz günü gittiği Aydın’da.. Albayrak.e.605 (programın 42.87-88 37 a. 2008. 35 Mustafa Albayrak. Hakkari. a. Diyarbakır. hızlı bir teşkilâtlanma süreci yaşamasına karşın henüz 7 ay önce kurulmuş olduğundan bölgede teşkilâtlanamamıştır. Ankara: Phoenix.. s.. Muş. bölgeye yönelik yeni raporlar hazırlatmış ve iktidar olmanın avantajını kullanarak bölge halkının sempatisini kazanacak yasal düzenlemeler yapmıştır.7 10 .

Bu illerdeki CHP teşkilâtlarını denetleyen Đnönü. ev denemeyecek barınakların teşkil ettiği. kısmen yer altına gömülmüş. s. Ankara. Raporda özetle şu noktalara dikkat çekmektedir: 1. 2009. On seneden beri sükûnete kavuşan bölgelerimiz. s. kolaylıkla bir partiler meselesi olabilir ve ortada inanılacak bir müessese de olmayınca meselede hakikatin ne olduğunu bulmak mümkün olmaz. “Kürt Açılımının Önünü Bir Maliye Müfettişi Açmıştı”. devletin diğer kurumlarının bölgeye ve Kürtlere bakışında da benzer bir değişim dikkat çekmektedir. Böyle bir ruh hâleti. hudut ötelerinden gelebilecek tesirlere. Rapor. temiz bir vatanseverlikle karşı gelmektedir. etrafı insan ve hayvan pisliği ile dolu toprak yığınlarıdır. Nüfus gayet dağınık ve fakirdir.5-7 40 Cemil Ertem. daha önce bölge ile ilgili hazırlanan diğer raporlara göre daha ılımlı bir çerçevede hazırlanmıştır.78 11 . En az on vilâyetin karşılıklı siyasi teşekkülleri ve şahsiyetleriyle temas ettim. hesapsız insan. parti teşkilâtlarının birbirine hiç inanmayan feryatlarını götürmekten sakınmalıyız.” 39 Đsmet Đnönü’nün. mal ve para kaybettik. bazı Doğu bölgelerimizde herbiri bir sefer sayılabilecek on kadar hareket olmuştur. Daha çok çobanlıkla geçinmekte ve aşiret hayatı yaşamaktadır. CHP’nin 1947 yılında düzenlenen 7. Şimdi siyasî partilerin Doğu bölgelerinde çalışmalarına karşı çok daha sakin ve huzurlu durumdayım. Eskiden gelen ve türlü anlaşmazlıklar yüzünden yeniden çıkan bu olayların her birinde. Şimdi bu hududa. bu değişimin önemli bir örneğidir. köstebek yuvasını andıran. Maliye Müfettişi Burhan Ulutan’ın bölge hakkında hazırladığı ve aynı yıl içerisinde Maliye Bakanlığı’na sunduğu “Cenup Şark Anadolu Hakkında Bazı Notlar” başlıklı rapor. Kürtçe konuşan Kürt vatandaşlar yaşamaktadır. CHP’nin Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki CHP etkinliğinin arttırılması ve partinin bölgedeki teşkilâtlarının geliştirilmesi düşüncesini açıkladığı 1947 yılında. Bu ihtimaller beni ciddi olarak kaygılandırdı. 1947. tepelerinde ufak bir delikten başka ışık ve hava alacak yeri olmayan ve dışarıdan bakıldığı vakit her tarafından siyah dumanlar sızan. herhangi bir dağ başında vukua gelecek hâdise. Yeni Aktüel.40 39 Cumhuriyet Halk Partisi Yedinci Büyük Kurultayında Genel Başkan Đsmet Đnönü’nün Söylevi. Köyler. Geçmiş hadiselerin ve Đskân Kanunu’nun kırgınları içinde. Yerinde tetkikler yapıp kendimce ehemmiyetli saydığım tehlikeleri önlemek çarelerini aramak istedim. bölgedeki teşkilâtların yeniden kurulması ya da iyileştirilmeleri gerektiği yönündeki değerlendirmesini. Kurultayı’nda ifade etmiştir: “Yalnız Cumhuriyet devrinde. Tüm bölgede. hudut bölgelerimizin iç ve dış her türlü emniyetini tehlikeye düşürecek şartları hazırlar.

genellikle kâtiplerin vekâlet ettiği kaymakamlık. yarın acı bir ihtimalle karşılaşmak istemiyorsak. 4. 42 Cemil Ertem. Cumhurbaşkanı Đsmet Đnönü’nün ya da diğer politika yapıcıların önüne gelip gelmediği bilinmemektedir. yeni bir sistem ve düzen getirmek durumundayız. köylüyü kalkındırmak ve kendimize bağlamak hedefimiz olmalıdır. daha önce Doğu-Güneydoğu Anadolu Bölgesi ve Kürt kökenli vatandaşlarla ilgili olarak hazırlanan birçok rapora da ancak 41 Hüseyin Yayman.s. Mahkemesiz.m. 2. yolsuz. iyi idare.160-162. okulsuz. 5. bunları bertaraf etmeye çalışarak vazifeye başlamak hedefimiz olmalıdır.e. hâkimsiz. Yalnızca kalabalık jandarma ve güvenlik görevlisi kadrolarından. diğer taraftan halkın kalbini ve menfaatini kazanarak ağanın hâkimiyetini etkisiz kılmaya çalışmak tek akılcı ve kesin yoldur. Şiddet siyasetine artık son verilmesi kesin bir zorunluluktur. kendi kardeşlerimiz arasında adeta bir müstemleke devleti gibi yaşamamızın. Hakikatleri açıkça görmek ve ifade etmek yöneticilerin en önemli görevidir. yerli halkla anlaşmak ve onları bağrımıza basmak ve aramıza karıştırmak mecburiyetinde bulunduğumuzu hatırlarımızdan çıkartmamalıyız. Aynı şekilde. Devlet olarak.42 Burhan Ulutan’ın 1947’de hazırlayarak Maliye Bakanlığı’na sunduğu bu raporun o yıllarda incelenip incelenmediği. birkaç bin kişilik jandarma ve ordu mevcudiyeti ile buraya hâkim olunamayacağını. hastanesiz. ziraat teknisyensiz. bu bölgeye çeşitli yatırımlarda bulunduğumuz takdirde. 3. s. raporu hazırlayan Burhan Ulutan’dan bir söyleşi sırasında temin edilmiştir. “a.”. Kendi vatanımızda.g.41 6.. bilgisiz.g. Doğu Anadolu’da yeni bir anlayışla işe başlamak.79 12 . mal müdürü ve tahsildarlardan oluşan bir devlet teşkilâtının ülkeye faydalı olacağını beklemek iyimserlik olur. en kötü niyetli aşiret ağasına dahi iyi muamele etmekle beraber şımartmamak. a. veterinersiz. Devlet olarak her yıl bütçeye 10 Milyon Lira koyduğumuz takdirde. silâh kuvvetiyle halka hâkim olmaya çalışmamızın sebepleri üzerinde ısrarla durmak. Adalet. doktorsuz. ölümünden kısa süre önce. Bu nedenle. üstelik “hırsız memurlu” bir idare halkın kalbini kazanamaz. “yeni bir vatan” kazanırız. Çünkü rapor Devletin arşivlerinden değil.

Bu. 44 1947 yılında. Doğu ve Güneydoğu ile ilgili yaşanan diğer bir önemli gelişme ise “Mecburî Đskân Kanunu” olarak anılan.1927. 3. Müthiş birşey. Bir de bir Burhan Oltan43 var. Bir Hilmi Uran Raporu var. Kazım Orbay’ın raporu. 43 Burhan Ulutan’ın soyadı. binlerce kişinin aileleriyle birlikte Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki evlerinden. Cilt 1. (Bravo sesleri) Haklarında bu kanun hükümleri tatbik edilen vatandaşlardan yurtlarına dönmeleri mümkün görüleceklerin peyderpey ihtiyari olarak memleketlerine gitmeleri konusu üzerinde incelemeler yapılacaktır. s.1946. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel. Ama ülkenin diğer kesimlerinde gelir imkânları daha fazladır. maliye müfettişi bir adamdır. yoksulluk ve imkânsızlıklar. bu raporu okuduğun zaman tüylerin diken diken olur. O günkü Türkiye. çok önemli bir rapor. 44 Fikret Bilâ. TBMMZC. Van’a. 19 Haziran 1927 tarih ve 1097 sayılı “Bazı Eşhasın Şark Menatıkından Garp Vilâyetlerine Nakillerine Dair Kanun” ile ilgilidir. Demirel’e göre. Türkiye Cumhuriyeti’nin 9.8. Burada Doğu’nun o günkü hâlini çırılçıplak görüyorsunuz. Devre 2. Cilt 8.45 Başbakan Recep Peker. Şimdi. huzursuzluğun çok önemli bir faktörüdür. s.. 14 Ağustos 1946 günü Meclis’te okurken. 45 Kanunun metni için bkz.”46 Hükümet. Ancak. 14. Hükümet’in programını. bu raporlar bu şekilde yayımlanabilmiştir. Dönem 8. bu konuyla ilgili şunları söylemiştir: “Devletin arşivinde bir Dersim Raporu var. ülkenin her köşesinde aynı sıkıntılar yaşanmaktadır.bsk. Cilt 33.Tertip. politika yapıcıların 1990’lı yıllarda bu raporlardan bazılarını inceledikleri anlaşılmaktadır. 21.kişisel arşivlerden ulaşılabilmiş. o dönemde yalnızca Doğu ve Güneydoğu Anadolu değil. 1947’de. Ankara: Detay.847-848.156-157 46 TBMMZC. programının yukarıda verilen bölümü gereği. 2007. Çok önemli bir rapor. s. Bölgedeki fakirlik. “Đçişleri üzerindeki görüş ve düşüncelerimiz” başlığı altında şunları söylemiştir: “Vatandaşları bir taraftan diğer tarafa nakle ait kanunların hükümete verdiği yetkiyi kullanmayacağız. Bu maliye müfettişiyken.33 13 . O günkü Doğu. Komutanlar Cephesi. 18 Haziran 1947 tarihinde Meclis’e sunmuştur. alıntı yapılan kaynakta “Oltan” olarak yazılmıştır. parlak bir adamdır.6. Hilmi Uran. bir daha geri dönmemek üzere Batı’daki bölgelere zorunlu olarak nakledilmelerini düzenleyen 1097 sayılı kanun ve bu kanun temel alınarak çıkartılan benzer iskân kanunlarının hükümlerini kaldıran bir yasa teklifini. 3. Düstur. Bir rapor yazmış. Bundan sonra Hazine Müdürlüğü yaptı 1950’de. Hakkari’ye oralara gitmiş.280-281. s. 18.

413 49 TBMMZC. II. Arapça ve Farsça bilen Sağıroğlu. no. CHP ve Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası kurucu üyesidir. 48 Erzincan Milletvekili Sabit Sağıroğlu’nun konuşmasından sonra kanun teklifi Meclis’in oyuna sunulmuş ve teklife eklenen geçici maddeyle “bu kanunun yürürlüğe girmesinden önce Bakanlar Kurulu kararıyla nakledilmiş olanların mürettep yerlerinde oturma mecburiyetiyle haklarındaki bütün kayıtlar kaldırılmıştır.1947. VIII ve IX. Bu da şayanı şükrandır. 16 Ocak 1960 tarihinde ölmüştür.”49 Böylece. Meclis ve hükümetin. s. herkes yerine geliyor. Çoğu maddî açıdan mağdur. zorunlu olarak göç ettirilen Kürt vatandaşların yaşadıkları sıkıntıları ve bazılarının uğradıkları haksızlıkları özetlerken. sonra değerinin çok üstünde satılarak haksız kazanç elde edilmiştir.” Sağıroğlu’na göre.6.Kanun tasarısı görüşülürken söz alan Erzincan Milletvekili Sabit Sağıroğlu’nun 47 sözleri. 1990. şeyh gibi unvanlar taşıyan. Dönem 8.1947 Tarih ve 5098 Sayılı Đskân Kanununun Bazı Maddelerinin Kaldırılmasına. Bu vatandaşların. “Osmanlı Đmparatorluğu’ndan Günümüze Nüfusun Zorunlu Yer Değiştirmesi ve Đskan Sorunu”. Böylece zorunlu göçe tâbi tutulan vatandaşlar büyük zarara uğramışlardır. s. yeniden evlerine dönecek olan vatandaşların yeni birtakım haksızlıklarla karşılaşmalarına da engellemelidir. nüfuz ve servet sahibi bu kişiler.50. evlerine davullu-zurnalı kutlamalarla geri dönmüşlerdir. 18.1947. evlerine geri dönme hakkını kazanmıştır.413-416. “mecburi iskâna” tâbî tutulan herkes.6. 18. Bu durum zaman aşımına uğradığından. bu konuda önlem alması. hükümet bu haksızlıkları giderirken. mağduriyetleri ve ekonomik kayıpları nedeniyle bazı yasadışı işlere girişmeleri tehlikesi vardır. doğdukları bölgelerde itibar. Bu kişilerden çoğunun el konulan malları.50 Birçoğu ağa. 24 Haziran 1947. varlıklarının büyük bölümünü yitirmiş olmalarına rağmen 47 Sabit Sağıroğlu 1881 yılında Kemah’da doğmuştur.6640 50 Đlhan Tekeli. Fakat bunları yaparken o civar halkından birçok kimseler de tehcir edilmişti. Cilt 6. 18. no. Cilt 6. Toplum ve Bilim. Dönem 8. Değiştirilmesine ve Bu Kanuna Yeniden Bazı Madde ve Fıkralar Đlavesine Dair Kanun. bu sıkıntıların ve haksızlıkların tekrar yaşanmaması için belli bir hassasiyetin geliştiğini de göstermektedir: “Hakikaten Hükümet bir takım isyan mıntıkaları olan yerlerde güzel icraat yaptı ve oralarını hakikaten temizledi.64 14 . s.dönem Elazığ Milletvekili olarak görev yapmıştır. bu vatandaşların mağduriyetlerinin giderilmesi gerekmektedir. Kanun metni için bkz. Bu hataların bundan sonra tekerrür etmeyeceği hakkında Hükümet teminat veriyor. 4128 hanede yaşayan 22516 kişi evlerine geri dönmüştür. yasal olmayan yollarla değerinin çok altında satın alınmış.dönem Erzincan. Resmi Gazete. 48 TBMMZC. mallarına el konulan vatandaşlar mağdur durumdadır.6. Bu bir haksızlıktı. VI ve VII. Lâkin şimdi bu kanunla bu hatalar tashih ediliyor. Kanunla.

içinde yetiştikleri kültürden farklı bir kültür ve etnik yapı içerisinde “öteki” olarak yaşamak zorunda kalmışlardır. Toplum içerisinde aydın statüsüne ulaşan bu Kürt kökenli kişiler. iç ve dış etkenlerle de birlikte değişip büyüyerek Türkiye’nin tamamını yarım yüzyılı aşkın süredir etkileyen. hukuk.bölgede yaşayan insanlar üzerinde halen nüfuz ve itibar sahibidirler. Partilerin bölge oyları için giriştikleri rekabet. çoğu zaman Cumhuriyet rejiminin lâiklik politikasına bir tepki ya da yeni rejimin kurmaya çalıştığı merkezî otoriteye karşı etkilerini kaybetmek. mecburî iskâna tâbî tutuldukları dönemde tıp. 1920’li ve 30’lu yıllarda. 20 yıldır mağdur durumda. dolayısıyla etnik kimliklerini savunma refleksi göstermişlerdir. Türkiye 1950 yılında yapılacak seçimlerin atmosferine bu gelişmeler ile girmiştir. Göçe tâbi tutulan bu kişiler. asker vermek istemeyen bölgesel güç sahiplerinin bir başkaldırmasından ibaret sayılabilecek 15 yıllık süreç. 14 Mayıs 1950 tarihinde gerçekleştirilecek seçimlerde yaklaşık 1 buçuk 15 . bu süreci daha da hızlandıracaktır. dahası uluslararası boyutta bir konuya. içlerinden siyasete girenler ve özellikle milletvekili seçilenler ise bu “Kürt siyasetini” Türkiye’nin siyasi yaşamına sokmayı ve canlı tutmayı başarmışlardır. Bu nedenle. aldıkları bu eğitimin sağladığı avantajlar ve öne çıkarttıkları etnik kimliklerinin etkisiyle. Başlarında bulundukları onbinlerce nüfuslu aşiretleri ve bölgedeki Kürt kökenli vatandaşları yönlendirebilmektedirler. mülkiye gibi bölümlerde yükseköğrenim görme imkânı bulmuşlar. bu özellikleri. Türkiye’nin 1946’dan itibaren içinde bulunduğu çok partili siyasî sistemde. evlerinden uzak yaşamak zorunda kalan bu kişiler. yıllar içerisinde legal ya da illegal örgütler kurmuş. devlete vergi ödemek. başka bir deyişle “siyasî Kürtçülük”ün önemli isimlerinden olmuşlardır. yeni siyasî düzende kısa sürede itibarlarını yeniden kazanacaklar ve eskisinden de güçlü bir konuma sahip olacaklardır. Böylece. yeni ve bilinçli bir “Kürt siyaseti”nin. yaşam alışkanlıklarını. “Kürt sorununa” dönüşmüştür. bu kişilerin çoğu yaşamak zorunda kaldıkları yeni yerlerde kendi kültürlerini. Bu etnik reflekslerle yaşayan kişilerin doğal olarak aynı etnik reflekslerle yetişen çocuklarından bazıları. 20 yıl uygulanan zorunlu göç-mecburî iskân politikasının başka sonuçları da olmuştur. doğdukları yerlerden uzakta. onları partilerin gözünde “oy deposu” önemli kişiler haline getirmiştir.

Diyarbakır. Bitlis. adayların seçim bölgelerinden en az %50 net çoğunluk sağlayacak kadar oy almaları gerekiyordu. Resmi Gazete. parti binalarını yenilemiş. son zamanlarda yaptığı reformlarla bölgedeki üstünlüğünü koruyabileceğini düşünen Cumhuriyet Halk Partisi açısından beklediği gibi olmamıştır. şeyh ve aşiret reislerinin evlerine geri dönmelerini düzenleyen kanunu çıkartmış ve yeni raporlar hazırlatarak bölgeye karşı daha ılımlı bir politika geliştirmiştir. “mecburî iskândaki” ağa. 16 Şubat 1950 tarih ve 5545 sayılı Milletvekilleri Seçim Kanunu için bkz. son seçimlerde 74 vekil çıkartan CHP’nin ise 37 vekilliğe düşmesi.2. 21 Şubat 1950. 1. Bir bağımsız aday da Mardin’den Meclis’e gönderilmiştir.milyon kayıtlı seçmeniyle 81 milletvekili çıkartacak olan51 Doğu-Güneydoğu Anadolu Bölgesinin ve bölge oylarının önemi artmıştır. Buna karşılık. Malatya. 1946 Seçimlerinde bölgeden hiç vekil çıkartamayan DP’nin 43 vekil çıkartması. Mardin. Ağrı. Ancak.29-95’de yer alan resmi verilerden derlenmiştir.7438 16 .2. no. Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerindeki seçim sonuçları. bölge oylarının Demokrat Parti’ye doğru kaymaya başladığının göstergesidir. 1946 yılında teşkilâtları olmadığı için seçimlere katılamadığı bölge illerinde teşkilâtlar kurmuş ve bölge halkıyla temas ederek desteklerini kazanmaya çalışmıştır. 52 Bu uygulamada. yukarıda da belirtildiği gibi bölgedeki teşkilâtlarını yeniden düzenlemiş. bölgeden 43 milletvekili çıkartırken CHP ise 37 milletvekilliği kazanmıştır. Demokrat Parti ise 1946 seçimlerinde teşkilâtları hazır olmadığı için seçimlere katılamadığı bölgede teşkilâtlarını kurmuş. Türkiye Đstatistik Kurumu Milletvekili Genel Seçimleri Đstatistikleri (1923-2007). çalışmalarını hızlandırmıştır. Siirt ve Van’da teşkilâtlarını kurarak bu illerde seçime katılmıştır. Teşkilâtı olmadığı için 1946 Seçimlerine katılamadığı Kars. DP. DP’nin Doğu ve Güneydoğu Anadolu’ya Yönelik Politikaları Cumhuriyet Halk Partisi. Cumhuriyet Halk Partisi’nin bölgede aldığı toplam oy Demokrat Parti’nin aldığı oydan 20 bin kadar fazladır. Bingöl. seçimde uygulanan “liste usulü çoğunluk sistemi” nedeniyle bu fazlalık milletvekili sayısına yansımamıştır.52 1950 Genel Seçimlerinde Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde partilerin aldıkları oyların ve çıkarttıkları milletvekili sayısının illere göre dağılımı ise şöyledir: 51 Kayıtlı seçmen ve milletvekili sayıları.8 ve s. s. Muş.

(DP) 3 BĐNGÖL 35469 2 15700 8341 2 - BĐTLĐS 30505 2 16025 7989 2 - DĐYARBAKIR 114487 7 48000 53691 . 2 URFA 122703 7 51924 55959 1 6 VAN 51500 3 20653 16785 2 1 TOPLAM 136222 81 560904 544222 37 43 2 Doğu ve Güneydoğu Anadolu açısından. 5 ERZĐNCAN 78947 5 38631 25311 5 - ERZURUM 175124 10 49219 88711 . 53 Tablo 2: 1950 Genel Seçimlerinde Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi Oylarının Dağılımı Kayıtlı Toplam Alınan Alınan Kazanılan Kazanılan Đlin Adı Seçme Milletvekili Oy Sayısı Oy Sayısı Milletvekilli Milletvekilliği n Sayısı (CHP) (DP) ği Sayısı Sayısı AĞRI Sayısı 57424 3 18664 34115 (CHP) . 7 ELAZIĞ 86636 5 32972 37983 .29-95’de yer alan resmi verilerden derlenerek hazırlanmıştır. taleplerini. 17 . bölge halkının oylarını çekebilmek için geçmiş dönemlerden farklı olarak bölgeden gelen Kürt kökenli isimleri aday göstermişlerdir. 1950 Seçimlerinden sonra Meclis’te daha fazla temsil imkânı bulmuşlar. bölgeden seçilen vekillerin bölgede doğmuş kişiler ya da mecburi iskânla Batı’ya nakledilmiş bazı ailelerin mensupları olmalarıdır. s. fikirlerini ve siyasî düşüncelerini zaman zaman etnisite üzerinden de 53 Tablo 2. 10 HAKKARĐ 19302 1 12384 . 4 TUNCELĐ 41096 2 9209 13089 . 1950 Seçimlerini tek partili dönemde yapılan seçimlerden ayıran önemli bir nokta. Böylece Kürtler. Partiler. 1950 Seçimlerinde bölgeden Meclis’e gönderilen 81 vekilden yalnızca 13’ü bölge dışındandır. Türkiye Đstatistik Kurumu Milletvekili Genel Seçimleri Đstatistikleri (1923-2007). 2 SĐĐRT 55570 4 15363 22144 . ∗ Mardin’den 1 bağımsız aday milletvekili seçilmiştir. 1 - KARS 156502 10 76561 54112 10 - MALATYA 194512 11 94677 64834 11 - MARDĐN∗ 104553 7 44882 45078 3 3 MUŞ 37892 2 16040 16880 .

Meclis’e taşıyabilmişlerdir. meslekleri. 1958 ve 1959 yıllarında belirginleşmeye başlayacaktır. Türkiye’deki siyasî Kürtçülük hareketinin önemli dönüm noktalarından birisi olmuştur. doğum yerleri. 1950 Genel Seçimlerinde Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nden Meclis’e gönderilen milletvekillerinin seçildikleri iller. öğrenim durumları ve partilerini gösteren tablo ekler kısmındadır. 18 . Bu dönüm noktasının sonuçları. Meclis ve basındaki yedi-sekiz yıllık bir tartışma-olgunlaşma sürecinden sonra. yaşları. Bu.

Kürtçülük 54 TBMMZC.1950. ĐKĐNCĐ BÖLÜM: ÇOK PARTĐLĐ DÖNEM ve KÜRTÇÜLÜĞÜN SĐYASALLAŞMA ÇABALARI (1950-1958) 2. Kars’taki 10 milletvekilliğinin hepsini Cumhuriyet Halk Partisi kazanmıştır. Celal Bayar’ın ise Türk olduğu için seçimleri kazanırsa Kürtleri keseceği ve süreceği” şeklinde propaganda yaptığını iddia etmiştir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin Kars’ta seçimlerden önce “Đnönü’nün kendisi Kürt olduğundan daha önce sürülmüş olan Kürtleri yerlerine geri getirdiği. 4. Dönem 9.55 Seçimler bittikten hemen sonra etnik-merkezli bir tartışmanın Meclis’e taşınması. 1950 ve 1958 yılları arasındaki dönem. bölgenin ve Kürtlerin siyasette daha fazla yer bulacağının habercisidir. Seçimlerden hemen sonra. S.1. Demokrat Parti’nin Kars Đl Teşkilâtı’nın Başkanı Đsmail Hakkı Alaca. s. yalnızca söylenti niteliğinde olduğuna ve seçilen adayların vekilliklerinin onaylanması gerektiğine karar vermiştir.49-50 19 . s. Alaca.1950. Bunun üzerine Meclis. 1958 yılının ortalarına kadar bu politikayı sık sık uygulayacak ve tartışmalar bir süre sonra basına da yansıyacaktır.5’dir. Đtiraz dilekçesinde yer alan nedenlerden birisi diğerlerinden farklıdır. 4. Yüksek Seçim Kurulu’na bir dilekçe göndererek Kars’taki seçim sonuçlarına itiraz etmiştir.12.54 Yüksek Seçim Kurulu’nun konuyla ilgili rapor ve tutanakları 22 Haziran 1950 tarihinde Meclis’e göndermesiyle Meclis gündemine giren iddia.Sayısı: 9.12. Demokrat Parti. CHP’nin bu ilde aldığı oy oranı ise %58. Cumhuriyet Halk Partisi iktidarının Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki uygulamalarını eleştirme politikasını benimsemiştir. Toplamı bir buçuk milyona yakın olan bölge oylarının 1950 Seçimlerinde kendisine doğru kaymakta olduğunu gören ve bu gidişi hızlandırmak isteyen Demokrat Parti. Meclis’te Kürtlerle Đlgili Tartışmalar Seçim sonuçlarıyla ilgili öne çıkan ilk tartışmalardan birisi Kars’ta yaşanmıştır. Dönem 9.2 55 TBMMZC. Tutanakları Đnceleme Komisyonu tarafından incelenmiş ve dilekçede yer alan iddiaların kesinliğinin olmadığı. Cilt 3. Cumhuriyet Halk Partili 10 milletvekilinin vekilliklerini onaylamıştır. 20 Mayıs 1950 tarihinde. Öte yandan. Bu eleştirilerin bazıları 1950’li yıllar için aşırı ve Kürt kökenli vatandaşlar için kışkırtıcı olabilecek niteliktedir. Cilt 3.

TBMMZC. Meclis’te bu dönemde bölge ve Kürtlerle ilgili yaşanacak tartışmaların ilk örneklerinden biri. Doğu ve Güneydoğu Bölgesi’ni önemsememiş. Sayın Bakanın da buyurdukları gibi Van’a maksur ve munhasır değildir. Bu zat. Cumhuriyet Halk Partisi Hükümetleri. yalnız teşekkürle iktifa edip kürsüyü terk ederim. Bu sözler. (... Milli Eğitim Bakanlığı’nın 1951 yılı bütçesiyle ilgili görüşmelerde yaşanmıştır. (Doğru sesleri) (.faaliyetleri açısından hareketsiz bir hazırlık dönemidir. Cumhuriyet Halk Partili bir bakanın. tek partili dönemde her alanda olduğu gibi eğitim-eğitim alanında da ihmal edilmiştir ve bu ihmal “bir zihniyetin” ürünüdür.11.) Muhterem arkadaşlarım.. Cilt 2.) Arzettiğim bu hazin manzara. bölgedeki vatandaşların kültürünü. Doğu illerindeki kuraklık dolayısıyla bir bakana müracaat ediyor. Halk Partisi iktidarının Doğu-Güneydoğu Anadolu ve Kürtler için nasıl bir zihniyet taşıdığının ifadesidir. Zafer Gazetesinde neşrettiği istifanamesinde aynen şöyle diyor.. vatandaşları bir müstemleke muamelesinden başka birşey tatbik edilmemiş ve reva görülmemiş bir bölgenin çocuğu olmasa idim.) Arkadaşlar.. Dahası. Meclis’teki bazı tartışmalar ve basında yer alan yazılar dışında bu dönem Kürtçülerin.177-178 20 . Cumhuriyet Halk Partisi iktidarının Doğu ve Güneydoğu Anadolu’ya “sömürge muamelesi” yaptığını söylemiştir.. Maalesef bütün Doğu illeri aynı ıstırap. Dönem 9. s. yine Cumhuriyet Halk Partisi Tunceli Milletvekili Necmettin Sahir Sılan’a. Demokrat Parti Gümüşhane Milletvekili Kemal Yörükoğlu. 20. o bakanın Necmeddin Sahir Sılan’a verdiği cevap şudur: Senin Kürtler mi. ölsünler!” Yörükoğlu’na göre Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi. seviyesini yükseltmek için gereken tedbirleri almamıştır. kendi partilerinin kıymetli adamı olarak kabul ettikleri ve Đnönü’nün de yakın dostu bulunan Necmeddin Sahir Sılan. “Kürtler ölsünler” dediğini ileri sürmüştür: “(. Tek partili dönemde gereken bu tedbirlerin alınmamasının nedeni ise dönem hükümetlerinin “Kürtler ölsünler” zihniyetidir. Kısaca temas ediyorum.1950. 56 56 Kemal Yörükoğlu’nun Meclis’teki konuşması ve konuyla ilgili yorumu için bkz. aynı hazin manzaranın içindedir. milletvekilliğinin ve partilerin sağladığı imkanlar ve çok partili yeni düzendeki acemiliklerden yararlanarak çalışmalarını genişletip taban bulmaya başladıkları sessiz bir dönem olmuştur. yıllarca sabık Halk Partisi iktidarının zulüm ve itisafına uğramış bulunan.

istifasının nedeninin CHP’nin Kürtlere karşı olumsuz tavrından çok seçimlerde yeniden aday gösterilmemesi olabileceği izlenimini vermektedir. Demokrat Parti Çorum Milletvekili Ahmet Başıbüyük’ün Batıda görev yapan öğretmen ve memurları “yollu yolsuz birçok fırsatlardan yararlanarak apartman yaptıran kişiler” olarak tanımlarken.) Tuba Akekmekçi. kendisini “sen bu Kürtlerin işleriyle uğraşma” şeklinde terslediğini ifade etmektedir.” Ahmet Başıbüyük’ün bu soruna önerdiği çözüm ise Doğu ve Güneydoğu’da görev yapan memurların. istifa mektubu 14 Mayıs 1950 tarihlidir. istifa mektubunda ayrıca zorunlu iskânda bulunan Kürt kökenli vatandaşların bölgelerine dönebilmeleri için yardım talebinde bulunduğu CHP Başkanvekilinin. bölgenin şartlarının ya da bölgede yaşayan vatandaşlara verilen kamu hizmetlerinin iyileştirilmesi gibi uzun vadeli bir çalışma değildir. Buna mukabil Beytüşşebab’da. gerekse diğer memurlar memleketin en iyi yerlerinde bilhassa Đstanbul. CHP eski Tunceli Milletvekili Sılan. (der. Konuşma. Adana gibi güzel yerlerinde yerleşmiş burada emlak ve akaar sahibi olmuş ev bark edinmiş ve hatta yollu-yolsuz birçok fırsatlardan istifade ederek han. bir milletvekilinin o dönemde bölgeye ve bölgede görev yapmakta olan kamu görevlilerinin içinde bulunduğu duruma bakışını göstermektedir: “Arkadaşlar. Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı olarak görev yapmakta olan öğretmenlerin görev yerlerini ve tayinlerini düzenleyen maddeler tartışılırken. gerek muallimler. 2010. apartman yaptırmış.57 Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile ilgili başka bir tartışma ise bölgede görev yapmakta olan öğretmenlerin durumu ile ilgili yaşanmıştır. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da görev yapan öğretmen ve memurları da “Şark bölgelerinde inim inim inleyen ve oralardan alınıp başka yerlere nakledilmek için feryat eden. Hakkari’de. Đstanbul: Tarih Vakfı Yurt Yayınları. mektup yazan bahtsız kişiler” olarak tanımlamıştır. Buna karşın. Đzmir. bizim gibi birçok bahtsızlar senelerce çoluk çocuk ile perişan bir vaziyette hasta bir durumda olmamıza rağmen feryatlarımızı dahi dinletememiş idik. medeniyetin bütün nimetlerinden istifade etmiş. Daha yüzeysel ve dolayısıyla basittir: 57 Doğu Sorunu: Necmettin Sahir Sılan Raporları (1939-1953). s. 21 .389. Sılan’ın istifa mektubunu vermek için seçimlerin başlayacağı güne kadar beklemesi. çoluk çocuğunu okutmuş ve böylece müreffeh bir vaziyete gelmiş olmalarına mukabil memleketin Şark bölgelerinde inim inim inleyen on binlerce memurun ıstırabına ve inlemelerine alâka gösterilmemiştir. Mersin. Ankara. Muazzez Pervan. Necmettin Sahir Sılan’ın istifa nedeni olduğunu iddia ettiği olaylar 1947-1949 yılları arasında gerçekleşmiştir.

Aslında. Orgeneral Mustafa Muğlalı Olayı ve Davası 1950 Seçimleriyle Meclis’e giren Kürt kökenli milletvekilleri. Özalp Kaymakamı Hilmi Tuncel. s.”59 Yukarıda da belirtildiği gibi. Van’ın Özalp kazasında meydana gelmiştir. köy öğretmenleri mesleki bilgilerini unutmakta ve çile çekmektedirler. Bir müddet için şehirdeki öğretmenleri köylere. Bu çeteyi kurma fikri ise. Đddiaya göre. Meclis gündemine ilk olarak 1948 yılında getirilmiş olan ve yargı süreci devam ettiği için o tarihten sonra tekrar tartışılmayan Mustafa Muğlalı Olayı. “Şarklıların büyük derdi ve ıstırabıdır. Mahabad Bölgesinde genişlemekte olan bir Kürt ayaklanması vardır.476 59 TBMMZC. 31. Sovyet destekli bir Kürt otonom yönetimi kurma girişimleri devam etmektedir. Cilt 13. Van-Özalp. Ancak.393 22 . 1943 yılında Sovyet-Đngiliz ortak işgali altında bulunan Đran’da. 15. s. bu bölgede herhangi bir olumsuz olayın yaşanmaması için büyük çaba göstermektedirler. 1943 yılında bu bölge Türkiye’nin güvenliği açısından çok hassas bir noktadır. yargı süreci devam etmekte olan Orgeneral Mustafa Muğlalı Davası’nı da tekrar Meclis’e taşımışlardır. istihbarat-karşı istihbarat amaçlı faaliyetler ve kaçakçılık olayları meydana gelmektedir. 1943 yılının Temmuzunda. Emniyet kuvvetleri. Diyarbakır Milletvekili Mustafa Ekinci’nin 1956 yılındaki deyimiyle. Dolayısıyla. bu olayda Van-Özalp’ten Kürt kökenli 32 vatandaşın yargısız olarak öldürülmeleri emrini vermekle suçlanmaktadır. bu gelişmelerin yaşandığı bölgenin sınırında bulunmaktadır. Dönem 9. “Maarif Vekiline diyeceğiz ki.1. köydekileri de şehirlere alalım.8. Dolayısıyla sıcak bir bölgedir ve bölgede sık sık sınır ihlâlleri. Orgeneral Muğlalı. bu çetelerden birisi. bunların yanında sınırdaki kaçakçılık hareketlerine kaçakçılıkla misilleme yapan bazı “çeteler” de bulunmaktadır.1. Gerçekleştiği dönemden beri Kürt siyasetinin en önemli tartışma konularından birisi olan ve güncelliğini koruyan bu olay.”58 2.1951. dönemin Đçişleri Bakanı Recep Peker’in de onayı alınarak kurulmuş ve silâhları jandarma tarafından verilmiştir.1956. Türkiye sınırına yakın bir bölgede. Özalp Jandarma Kumandanı Yüzbaşı Vasfi Bayraktar ve Hudut Tabur 58 TBMMZC. Cilt 4. Devre 10.1.

Türkiye’ye kaçırılan hayvanlarının kendisine iade edilmesini istediğini. 1943 yazında bir grup kaçakçının Đran sınırından Türkiye sınırına girerek otlamakta olan hayvanları Đran’a kaçırmasına misilleme olarak. “Muhtelit Tahkikat Encümeni Raporu”. hatta kendisine “gelip karını da koynundan alacağız”62 şeklinde bir yanıt gönderilmesi üzerine Mehmedi Misto. Bu çete. bir kısmı da Türkiye’de bulunan Kürt aşiret reisi Mehmedi Misto’ya aittir. olayı komutanlarına aynı şekilde rapor etmiştir. bölgedeki diğer birkaç Kürt aşiretinin de desteğini alarak. Türk dostu olarak bilinmektedir ve aşireti de Birinci Dünya Savaşı’nda Ruslara karşı Türklerin yanında savaşmıştır. 15. Mehmedi Misto. hatta olayın daha da saptırılarak rapor edildiği. Kalabalık bir Kürt aşireti olmasına karşın bu aşiret.5 km mesafede otlamakta olan 406 baş hayvanı Đran’a kaçırmıştır. s. Cilt 13. “Muhtelit Tahkikat Encümeni Raporu”. sınır güvenliğinden sorumlu görevlileri telâşlandırmıştır.61 Bu talebinin kaymakam tarafından ciddiye alınmaması. 4 Mayıs 1958 61 TBMMZC.5 km mesafedeki hayvanları kaçırması.1956. 4 Mayıs 1958 23 . aldığı emri yerine getirmemiştir. “Muhtelit Tahkikat Encümeni Raporu”. Ancak. çıkarı olan Hilmi Tuncel. “daha önce Türkiye’den kaçırılan hayvanları kendisinin kaçırmadığını.8. kendisinin Türkiye’nin dostu olduğunu ve hayvanlarının iade edilmesi ricası kabul edilmezse hayvanlarını kendisinin alabilecek gücünün olduğunu ama bu hareketinin Türk Hükümeti’nin itibarına zarar vereceğini” ifade eden bir mektup göndermiştir. Binbaşı Şükrü Tüter de. Meclis Tahkikat Komisyonu Raporunda yer almaktadır. olayı saptırarak Van Valiliği’ne “Rus birliklerinin sınırı ihlâl ederek Özalp yakınlarına kadar geldiklerini” rapor etmiştir. bazı bilgilere göre ise 1500-2000 baş hayvanı kaçırarak Türkiye’ye getirmiştir.Kumandanı Binbaşı Şükrü Tüter’e aittir. o yıllarda Đran’da devam etmekte olan Kürt ayaklanmasına da katılmamıştır. Özalp Kaymakamı Tuncel’e. Üstlerinin Hilmi Tuncel ve Şükrü Tüter’in bu raporlarına inandıkları. 6 Temmuz 1943 günü sınır karakollarını aşarak Türkiye topraklarına girmiş ve Özalp kaza merkezine 1. Zafer. 4 Mayıs 1958 62 Đfade.385-386. Devre 10. Đran’da yaşayan ve aşiretinin bir kısmı Đran’da. emekli General Kenan Esengin’in yıllar sonra yazdığı kitabında bu olayı “Bir Rus topçu yüzbaşısıyla 4 60 Zafer. Bu hayvanlar. Đran sınırından 6 km kadar içeri girmiş ve bazı bilgilere göre 400-500. hayvanlarının geri verilmemesi. Mehmedi Misto’nun sınırdaki karakolları aşarak Özalp’e 1.60 Hilmi Tuncel’e bu çetenin dağıtılması emri verilmiştir. Hayvanlarının bu çete tarafından kaçırıldığı bilgisine ulaşan Mehmedi Misto. Bu durumu üstlerine açıklayamayacaklarını bilen Kaymakam Hilmi Tuncel ve Binbaşı Şükrü Tüter. Zafer.

olayın bu suretle sonuçlanacağını daha evvel tahmin etmemişlerdi. 1974. sorgularını yapacak ve suçlu olanlarını ağır cezaya vereceğiz dedi. Askerî gazinoya girince bu olayın ne olduğunu sordu.. Valinin izin vermesi üzerine bu 40 kişiden 38’i gözaltına alınmış ve Özalp Sulh Mahkemesi’ne sevkedilmişlerdir.”65 Bu sırada gözaltına alınan 38 kişi mahkemeye çıkartılmış. s. s. Devre 10. Đstanbul: Yenilik. “Muğlalı Olayının Đki Tanığı Konuşuyor”. Cilt 13.1956. ilk defa bu sırada toplatılma olayını öğrenmiş oluyordu. hepsini öldürtün.64 Aynı günlerde Genelkurmay Başkanlığı. bazı arazi ihtilâfları ve kişisel sorunlar yaşadığı Mehmedi Misto’nun uzak-yakın 40 akrabasını ihbar etmiştir. Muğlalı. olayı bu şekilde rapor ettikten sonra hem Mehmedi Misto’nun sınırı geçerken Türkiye’deki akrabalarından yardım aldıklarını düşündükleri hem de olayı daha da saptırarak kendi suçlarını örtebilmek için Mehmedi Misto’nun Özalp’teki birkaç akrabasını gözaltına almaya karar vermişlerdir. 24 Temmuz 1943 günü Özalp’e gitmiştir. toplatılanların kadınları ve kızlarıydılar. sonraki gelişmeleri şöyle anlatmıştır: “(. diğerlerine ders olur dedi. Vali kendisine izahat verdi ve bunlar çapulculara yataklık yapan ve sürülerimizin kaçırılmasına yardım eden kimselerdir.385 65 Reşit Ersezer.askerinin Türk sınırını geçmek isterken çatışmada vuruldukları” şeklinde yazmasından anlaşılabilmektedir. Kendilerini toplattık. Bunlar. Van Valisi 63 Kenan Esengin.63 Kaymakam Hilmi Tuncel ve Binbaşı Şükrü Tüter. Muğlalı. Muğlalı otomobilden iner inmez etrafını köylü kadınlar alarak dilekçeler verdiler. Milliyet.)Đki gün sonra Mustafa Muğlalı geldi. Muğlalı. Đnceleme emrini alan Mustafa Muğlalı. 15.28 64 TBMMZC. Kaymakam Hilmi Tuncel. Bu sırada olayı öğrenen ve durumdan yararlanmak isteyen Arzuhalci Rıfat adındaki bir şahıs. olayla ilgili olarak 33 kişinin tutuklandığını bu kişilerin yakınlarının kendisinden yardım istemesi sonucu öğrenmiştir. Bunlar.. Orgeneral Muğlalı Olayı ve 33 Kişinin Ölümü.8. Kaymakam ve vali göz göze bakıştılar ve ne yapacaklarını düşünmeye başladılar. O dönemde Van’da görev yapmakta olan ve Muğlalı’yı Özalp’te karşılayanların arasında yer alan Doktor Binbaşı Reşit Ersezer. Hilmi Tuncel ve Şükrü Tüter tarafından verilen raporları dikkate alarak Van’ın Özalp kazasında sınır güvenliğinin kalmadığı sonucuna varmış ve Erzurum’da bulunan 3.Ordu Komutanı Orgeneral Mustafa Muğlalı’yı durumu incelemesi için görevlendirmiştir. 7 Mart 1974 24 . bunun üzerine sorgu ve mahkeme de ne oluyormuş. mahkemenin 5 kişi dışında diğerlerini suçsuz bulması üzerine 33 kişi serbest bırakılmıştır. bu 40 kişilik listeyi Van Valisi Hamit Onat’a bildirerek tutuklanmaları için izin istemiştir.

Çavuş ve onbaşıların hepsi Hasankaleli idi. 30 Temmuz 1943 sabahı bu şahıslar. Emir gereğince. Vahdet Yüzgeç’in son anda hastalık bahanesiyle gelmemesi yüzünden. diğer 32 kişi güvenlik kuvvetlerinin nezaretinde Đran sınırına götürülmüşlerdir. 8 Mart 1974 25 .”67 Jandarma Karakol Komutanı Gedikli Çavuş Ali Saber’den. Emrin metni için bkz. Bölüğümüzün mevcudu 80 kadardı. Teğmen Necdet Bilgez ve Asteğmen Seyit Bilal Bali tarafından 30 Temmuz sabahı saat 3. 5 Mayıs 1958 67 Seyit Bilal Bali. Milliyet. Muğlalı tarafından verilmiş olan emri doğruladıktan sonra 32 kişinin sınıra götürülmesini şöyle anlatmıştır: “Bölük komutanımız Üsteğmen Hasan Tuncay. ben bu emri yüksek yerden aldım. Muğlalı’nın sözlerinden paniğe kapılarak Diyarbakır’da bulunan Umumi Müfettiş Avni Doğan’ı aramış ve Van’a gelmesini rica etmiştir. “a. icap ederse seni bile yok ederim” diyerek bu kişilerin tekrar gözaltına alınmalarını istemiştir.K. Bilal Bali. “Muğlalı Olayının Đki Tanığı Konuşuyor”. Muğlalı. Zafer.g. bu tutuklu olan şahıslar Yzb. T.Takım Komutanı olan arkadaşım Teğmen Necdet Bilgez’e verilmişti. Mehmedi Misto’nun kızı Zühre serbest bırakılmış. Avni Doğan.30’da teslim alınan ve birisi serbest bırakılan bu 32 kişinin sınıra götürülmesinin ardından. Yzb. Muğlalı’ya müdahale etmek istemişse de Mustafa Muğlalı. “Muhtelit Tahkikat Encümeni Raporu”.66 Bunun üzerine. gözaltına alınacak tutukluların tabur tarafından emniyetten teslim alınarak sınıra götürülmelerini emretmiştir. “sen bu işe karışma. daha bölük Van’da iken izin olarak ayrılmış bulunduğundan. yine 30 Temmuz 1943 akşamı Hudut Tabur Komutanı Şükrü Tüter tarafından Özalp Kaymakamlığı’na gönderilen yazıdaki bu 32 kişinin sınırda çıkan çatışmadan yararlanarak kaçmaya çalıştıkları ancak iki ateş arasında kalarak öldükleri bilgisi 66 Reşit Ersezer. serbest bırakılmış olan 33 kişi tekrar gözaltına alınmıştır. ayrıca Tümen Komutanı Tümgeneral Rasim Saltuk’a. şayet kaçmaya teşebbüs ederlerse üzerlerine ateş açılacaktır mealinde idi. Gözaltına alınmış olanlardan yalnızca birisi. Bize verilen yazılı emirde. tarafından verilen emir üzerine ben ve Teğmen Necdet Bilgez tarafından kaymakamlıktan teslim alınarak emniyet tertibatı alınmış bulunan Çilli mevkiine götürüldüler.m. bölüğün sevk-idaresi 1.Hamit Onat da. O dönemde askerlik hizmetini Asteğmen olarak yapmakta olan Bilal Bali de bu 32 kişiyi sınıra götüren görevlilerin arasındadır. Vahdet Yüzgeç tarafından kaymakamlıktan teslim alınacak ve Hasankaleli çavuş ve erlerden kurulu iki manga refakatinde Çilli mevkiine götürülüp gizli giriş ve çıkış yerlerinin tesbiti istenecek.”.

Đran’dan Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gönderdiği dilekçede bu raporların gerçeği yansıtmadığını iddia etmiştir.1. olaydan sonra Erzurum’a gittiği ve Orgeneral Mustafa Muğlalı’yla bir araya gelerek “Muğlalı Şarkın kralıdır. Hatta Đsmet Đnönü’nün. Binbaşıdan yazılı emir istiyor.”72 32 kişiyi teslim alan taburda doktor olarak görev yapan Binbaşı Reşit Ersezer de bu 32 kişinin öldürülmek amacıyla teslim alınarak sınıra götürüldüğünü. Yazılı bir emir vermesine imkân yoktur. Milliyet. Fakat. “Muhtelit Tahkikat Encümeni Raporu”. 20. 19.69 Bu raporlara göre olay. tümenden aldığı emir üzerine. bu emri yapabilecek iki kişi 68 Zafer.1949. “Muhtelit Tahkikat Encümeni Raporu”. sınıra götürülen kişilerin “yolsuz emir üzerine kurşuna dizilmek suretiyle öldürüldükleri” ifade edilmiştir. Kumandanı Yüzbaşı Vahdi’yi çağırıyor ve tutukluların hududa götürülerek öldürülmelerini emrediyor. Dönem 8. Binbaşı da tecrübelidir. Türk birliklerinin ateşe karşılık vermesi ve bu sırada askerlerin hayvanlarıyla Đran’a kaçmaya çalışan bu 32 kişinin iki ateş altında kalarak öldüğü şeklinde açıklanmışsa da. “Muhtelit Tahkikat Encümeni Raporu”.147 71 Zafer. Fakat Vahdi Yüzbaşı tecrübeli bir askerdir ve Askerî Ceza Kanunu’nda kanunen suç olan emirler yapılamaz diye bir madde vardır. Ben onun burada bulunması sayesinde müsterih ve rahat uyuyorum” dediği iddia edilmektedir.1943 tarihinde Meclis’e gönderilen bu dilekçede. emrin Muğlalı’dan geldiğinin de taburda bilindiğini iddia etmiştir: “Bu kez toplatılan 33 kişidir.Bl. 72 Bilal Bali. olayı şöyle anlatmıştır: “11 ve 21 kişilik iki kafile halinde Đran hudut taşı üzerinde Bölük K. “Muğlalı Olayının Đki Tanığı Konuşuyor”. sınıra götürülen 32 kişinin burada kaçakçılık için kullanılan gizli yolları gösterirken sınırın diğer tarafından ateş açılması. Seyit Bilal Bali. 7. sınıra götürülen bu 32 kişiden yaralı olarak Đran sınırına geçmeyi başaran Đbrahim Özay. adı geçen komisyon raporunda yer almaktadır.71 Raporlarda adı geçen Seyit Bilal Bali’nin iddiası da bu kişilerin çatışmada değil kurşuna dizilerek öldürüldüğü yönündedir.68 Mustafa Muğlalı da olayı Genelkurmay Başkanlığı’na aynı şekilde rapor etmiştir.verilmiştir. 6 Mayıs 1958. 6 Mayıs 1958 70 TBMMZC. 8 Mart 1974 26 .Vekili Teğmen Necdet Bilgez’in (gerek mahkeme ve gerekse tahkikat dosyalarında mevcut zabıtlarda da belirtilmiştir) konuş komutanı Teğmen Ekrem’in yanında hâkim bir tepeden kılıçla verdiği ateş emri üzerine. Cilt 15.12. 70 Ancak yaklaşık 5 yıl boyunca bu dilekçeyle ilgili herhangi bir işlem yapılmamış ve Dilekçe Komisyonunda bekletilmiştir. Tabur komutanı. 5 Mayıs 1958 69 Zafer. Đsmet Đnönü’nün Mustafa Muğlalı’ya yönelik olarak kullandığı “Muğlalı Şarkın kralıdır” ifadesi. her iki manga tarafından çapraz ateş ile öldürüldüler. s.

Dönem 8. s. Bunlar henüz kanuna. Emrin de Muğlalı’dan geldiğini biliyorlar. Dönem 8. Böyle bir hâdisenin vuku bulup bulmadığının. kitle halinde kurşuna dizilmiş oldukları. 75 1950 Seçimleri yaklaştıkça. olayın gerçekleştiği yıl bile doğru olarak verilememiştir. mala. Sayısı: 84) 27 . nizama vâkıf değillerdir. Meclis’e konuyla ilgili şu soru önergesini sunmuştur: “1942 yılında. 1949 yılının Ocak ayında. maddelerini hatırlatarak sözlerine başladıktan 73 Reşit Ersezer. Eziyet. Asteğmen Bilal Bali ve Asteğmen Durmuş Özbek. mahkeme kararı olmadan. 3. Dönem 8. Demokrat Parti. Olayı Meclis gündemine tekrar taşıyan soru önergesinde. “Muğlalı Olayının Đki Tanığı Konuşuyor”.12. 1924 Anayasası’nın “Cana.155 (S.7-8. s. 76 Meclis’in 19 Ocak 1949 tarihli birleşiminde sunulan rapor üzerine söz alan Demokrat Parti Kayseri Milletvekili Fikri Apaydın. Cilt 14. Yüksek Meclise vâkî şikâyetlerden anlaşılmıştır. sonradan da hududa sevkolunan bu şahısları Özalp Kaymakamı ve Jandarma Komutanı tarafından. Demokrat Parti’nin Muğlalı Olayına olan ilgisi de artmıştır. yaklaşık 5 yıl sonra 3 Aralık 1948’de Demokrat Parti Eskişehir Milletvekili Đsmail Hakkı Çevik tarafından gündeme getirilmiştir. konuyu Meclis’e taşıyan dilekçeyle ilgili Dilekçe Komisyonu Raporu tamamlanmıştır. zoralım ve angarya yasaktır” şeklindeki 71 ve 73. Cilt 14. olay askerî şahısları ilgilendirdiğinden olay hakkında askerî makamlar tarafından soruşturma başlatıldığını ve soruşturmanın sonuçlanmasının ardından gereken hukukî işlemlerin yapılacağını söylemiştir.”73 1943 yılında Meclis’e dilekçeyle bildirilen olay. 1950 Seçimlerinden sonra ise bölgeden 43 milletvekilliği kazanan DP’de konuyu Meclis’e Kürt kökenli milletvekilleri taşıyacaklardır. Cilt 16.1949.12. Çevik. Đtirazsız emir yerine getiriliyor. 7 Mart 1974 74 TBMMZC. vardır. TBMMZC. ırza. 3.1948. 1946 Seçimlerinde Doğu ve Güneydoğu Anadolu’dan vekil çıkartamadığı için konu gündeme bölge dışından bir vekil tarafından getirilmiştir.8 76 Raporun metni için bkz.1.”74 Đsmail Hakkı Çevik’in sorusunu yanıtlayan Millî Savunma Bakanı Hüsnü Çakır.maddesi hükmüne dayanılarak gözaltına alındıkları. Milliyet. 19. Demokrat Parti’nin 5 yıldır komisyonda bekletilen bu konuyu gündeme getirmesinde. 33 Türk vatandaşının Polis Vazife ve Selâhiyet Kanunu’nun hâlen mülga 18. s.1948. 75 TBMMZC. konuta hiçbir türlü dokunulamaz. Özalp’in sınır bölgesinde 32 kişinin ölümü ile sonuçlanan böyle bir olayın gerçekleştiğini doğruladıktan sonra. yukarıda da belirtildiği gibi çok partili sistemde bölgedeki Kürt oylarının önem kazanmış olmasının etkisi büyüktür. vuku bulmuş ise fâilleri hakkında ne gibi bir muamelenin yapılmış olduğunun Sayın Başbakan tarafından sözlü olarak cevaplandırılmasını arz ve teklif ederim.

ilerisi için memleketin selâmeti ve milletin menfaati namına hareket hattımıza bir veçhe ve istikamet vermek bakımından da dikkate değer bir keyfiyettir. olayı “Bir devrin tek parti sisteminin taşıdığı zihniyetin karakteristik bir misali olmak üzere arza şayan bir hâdise” olarak tanımlamış olması.1. tek parti sisteminin taşıdığı zihniyetin karakteristik bir misali olmak üzere arza şayan olarak bu hâdisenin üzerinde ne kadar durulsa yeridir. 32 kişinin ölümüyle sonuçlanan bu olayda beş yıl boyunca hareketsiz kalmalarına bir anlam veremediğini ifade eden Apaydın. Bunun üzerine komisyon. 19. Dönem 8.Ordu Komutanlığı tarafından Genelkurmay Başkanlığı’na rapor edildiğini ve Genelkurmay’ın bu raporu inceleyerek 77 TBMMZC.148 28 . sırası geldiğinde en heyecanlı ve millî hislerle dolu olarak vakit geçirildiğini nazarlarınızda canlandırmak.sonra Dilekçe Komisyonu Raporundan komisyonun olayı yeterince ciddiye almadığının. konuşmasını “yoksa öldürülen bu insanlar vatandaş değiller miydi” diye sorarak tamamlamıştır” 77 Fikri Apaydın’dan sonra söz alan Dilekçe Komisyonu Sözcüsü Asım Aksoy ise. yine de kalp ve vicdan huzuru içerisinde.1949.” Apaydın. Adalet Bakanlığı. konuşmasında Anayasa ile hayat hakları emniyet altına alınmış olan vatandaşların can güvenliklerinin bulunmadığını gösterecek derecede ve ihmal sınırlarını aşan bu olaylar karşısında CHP Hükümetlerinin duyarsızlığına vurgu yapmıştır. olayı kısaca özetledikten sonra komisyonun olayın üzerinde hassasiyetle durduğunu. Đçişleri Bakanlığı da. s. konunun kendilerine intikal etmediği ve olayın sivil yargının alanına girmediği yanıtını vermiştir. Apaydın’ın. gerekli araştırmaların yapılmadığının ve konunun gerekli makamlardan sorulmadığının anlaşıldığını iddia ederek Türkiye Büyük Millet Meclisi Đçtüzüğü’nün 177. olayla ilgili Đçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı’ndan yazılı olarak bilgi talep edildiğini söylemiştir. Vatandaşın hayat hakkının bahis mevzuu olduğu bir meselede keyfiyete ıttıla edildiği halde nasıl sâkit ve samit kalmak suretiyle. Milli Savunma Bakanlığı ise cevabında olayın 3. yanıtında benzer bir şekilde konunun Milli Savunma Bakanlığı’nı ilgilendirdiğini yazmıştır. Demokrat Parti’nin Doğu ve Güneydoğu Anadolu politikasının tek parti döneminden farklı olacağının ve tek parti döneminde yaşanmış benzer olayların “hesabının sorulacağının” bir vurgusu olarak önemlidir: “Bir devrin. Cilt 16. maddesine dayanarak Meclis soruşturması başlatılmasını talep etmiştir. Milli Savunma Bakanlığı’ndan yazılı olarak bilgi istemiştir. En basit suçlarda bile 24 saat dolmadan harekete geçerek gereken tedbirleri almakla görevli olan yetkililerin.

Genelkurmay Askerî Mahkemesi tarafından yargılanan Muğlalı. Hakkındaki idam kararı daha sonra 20 yıl ağır hapis cezasına çevrilmiştir. Dilekçe Komisyonu raporu ise kabul edilmiştir. konunun gelecek birleşimde tekrar görüşülmesini talep etmişlerse de. tedavisinin tamamlanması için mahkemenin 6 ay etelenmesine ve Muğlalı’nın tahliyesine karar verilmiştir. mahkemenin verdiği vazifesizlik kararını 9 Ocak 1950 tarihinde bozmuştur. Olayla ilgili olarak Milli Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı tarafından yürütülen soruşturma sonucunda Orgeneral Mustafa Muğlalı’nın suçlu olduğu sonucuna varılmış ve hakkında yasal işlem yapılarak yargı süreci başlatılmıştır. Komisyon ise bunu yeterli bulmamış ve Genelkurmay’dan konunun soruşturulmasını ve suçlular hakkında gerekli işlemlerin yapılmasını istemiştir. yapılan oylamalar sonucunda bu talepleri reddedilmiştir.149-150 79 Zafer. Cilt 16. Bu arada Adnan Menderes ve Hasan Polatkan. s. 6 Mayıs 1958 29 . mahkemenin ertelendiği dönemde Demokrat Parti’nin çıkardığı afla 6 yıl 8 aya inmişse de iyileşememesi nedeniyle yine infaz edilemeyecektir. Bunun üzerine Muğlalı tekrar tutuklanarak cezaevine gönderilmiş ve 2 Mart 1950 tarihinde idama mahkûm edilmiştir.78 Asım Aksoy’un verdiği bilgiye göre komisyonun bu talebi üzerine Milli Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı tarafından olay hakkında soruşturma başlatılmıştır. 78 TBMMZC. 19. Ayrıca yine oylama sonucu olayla ilgili Meclis soruşturması açılması talebi de reddedilmiştir. Ancak bu 6 aylık sürede de Muğlalı iyileşmeyecek ve mahkeme yine ertelenecektir. Karar aleyhine müracaat edilmesi üzerine inceleme başlatan Askerî Yargıtay. Muğlalı’nın 20 yıllık hapis cezası. “Muhtelit Tahkikat Encümeni Raporu”. Dönem 8. Dilekçe Komisyonu. mahkemenin 23 Kasım 1949 tarihinde verdiği vazifesizlik kararı sonucu tahliye edilmiştir.1.1949. 6 ay sonunda Muğlalı’nın durumunda düzelme olmamış ve mahkeme 6 ay daha ertelenmiştir. olayla ilgili Meclis soruşturması başlatılabilmesi için önce suçluların belirlenmesi gerektiğini öne sürerek Meclis soruşturması açılması talebine karşı çıkmıştır.olay hakkında takibata gerek görmediğini yazmıştır.79 Aynı zamanda Demokrat Parti Ankara Milletvekili olan avukatı Hamit Şevket Đnce’nin temyiz başvurusu sonucunda 27 Eylül 1950 tarihinde ileri derecede bunaklık nedeniyle Muğlalı’nın aklî dengesinin yerinde olmadığı saptanmış. 1 Eylül 1949 tarihinde tutuklanarak askerî cezaevine gönderilmiştir.

Yargı süreci bu şekilde sürerken. babasının yatağında hareket bile edemediğini. s.g.1951. Adalet Bakanı Halil Özyörük ise cevabında Muğlalı’nın aklî dengesinin yerinde olmadığı yönünde düzenlenen rapor nedeniyle Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 253 ve 399.2.6-8 81 TBMMZC.” (Sağdan bravo sesleri)”81 Muğlalı’nın gerçekten hasta olup olmadığı tartışmaları sürerken iddialara cevap veren kızı Özkan Aslaer. tek bir kelime söyleyemediğini ve olaydan siyasî çıkar elde edilmek istendiğini iddia etmiştir. 83 Özellikle kritik seçim dönemlerinde Mustafa Muğlalı Olayını gündeme getiren Demokrat Parti.60 83 a. Bu husus. 2.82 Olayla ilgili tartışmalar. aciz ise Darülaceze’ye ve eğer zinde ise (ki öyle iddia ediliyor) o takdirde hapishaneye gitmesi lazımdır. Muğlalı ile ilgili düzenlenen raporun gerçeği yansıtmadığını ve kendisine bazı kimselerden gönderilen mektuplara göre Muğlalı’nın “zinde olduğunu” iddia etmiş ve çözüm önerisini sunmuştur: “Delidir raporu almak suretiyle muameleye tabi tutulmuş ve serbest bırakılmıştır. Cilt 5. Cilt 5.g.64 30 . mahkemenin sürekli ertelenmesi ve Muğlalı hakkında verilmiş olan mahkûmiyet kararının uygulanamaması. Bütün herkes ve bilhassa zabitandan ve mütaaddit kimselerden aldığım mektuplar zinde olduğunu bildirmektedir. s. maddelerindeki “Akıl hastalığına tutulan mahkûmlar hakkında hürriyet bağlayıcı cezanın infazı iyileştikten sonraya bırakılır” hükmü gereğince tahliye edildiğini ve benzer nedenle tahliye edilen çok sayıda mahkûm olduğunu söylemiştir.Yani eğer bu adam hakikaten deli ise tımarhaneye.1951. s. efkârı umumiyede bir ukdedir.e. Mustafa Muğlalı’nın Gülhane Askeri Hastanesi’nde 11 Aralık 1951 günü vefat etmesiyle geçici olarak kapanmıştır. 1950 Seçimlerinde Meclis’e giren Demokrat Parti Diyarbakır Milletvekili Mustafa Ekinci tarafından 2 Şubat 1951 günü Meclis gündemine getirilmiştir. yaklaşık 5 yıl sonra. Dönem 9.e.80 Bunun üzerine tekrar söz alan Ekinci. a. Ekinci’nin merak ettiği ve Adalet Bakanlığı ile Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı’nın bilgi vermesini istediği konu ise Mustafa Muğlalı’nın toplam kaç gün hapiste kaldığı ve Muğlalı dışında kaç mahkûmun sağlık raporu dolayısıyla tahliye edildiğidir.8 82 Kenan Esengin. s.. Dönem 9..2. 80 TBMMZC. 2. 6-7 Eylül Olayları ve etkisini gösteren ekonomik sıkıntılar nedeniyle yıpranmış olarak 1957 Seçimlerine yaklaştığı kritik bir dönemde konuyu tekrar Meclis’e taşıyacaktır.

Devre 2. Siirt.1927.2.1. 2. Umumi Müfettişlik uygulamasının başlatılmasında 25 Şubat 1925 tarihinde Ali Fethi (Okyar) Bey Hükümeti tarafından Elaziz. Demokrat Parti Diyarbakır Milletvekili Mustafa Ekinci’nin Mustafa Muğlalı Olayını Meclis gündemine getirmesinden bir yıl sonra. s. 25. s. Bitlis. Cilt 33. 3.6. içtimaî ve coğrafî noktai nazardan yekdiğeriyle alakadar bir takım menatıka münkasem olduğu ve bu mıntıkaları teşkil eden vilâyetler arasında umumî ve müşterek bir takım menfaatlerin mevcut olduğu tezahür eder. 25. Muş.2.Tertip.685-687 86 TBMMZC. Umumi Müfettişliklerin görev ve yetkileri ise 27 Kasım 1927 tarih ve 5858 sayılı Umumi Müfettişlik Vazife ve Selâhiyetlerine Dair Talimatname ile belirlenmiştir. Düstur. Hakkari. Urfa. Mardin. Düstur. Ancak daha sonra bu uygulama 84 TBMMZC. TBMMZC. Malatya ve Kiğı’da ilân edilen sıkıyönetimin 86 süresinin 23 Ekim 1927’de sona ermesinin büyük etkisi vardır. Van. Sıkıyönetimin kaldırılmasıyla oluşacak otorite boşluğunun Umumî Müfettişlik uygulamasıyla doldurulması amaçlanmıştır. Umumî Müfettişlikler. Ergani. s. s. Cilt 6. Daha sonra kurulmaları süreci başlamıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 25 Haziran 1927 tarihli birleşiminde “Elyevm mevcut altmış üç vilâyetimiz umumî bir nazarla tetkik edildiği takdirde bu vilâyetlerin iktisadî. Đşte işbu müşterek menfaat ve ihtiyaçların mahallerinde şamil bir nazarla tetkik ve bunların temin ve tanzimi hususunda nazım olmak ve aynı zamanda vilâyatı da sıkı bir teftiş ve mürakabe altında tutarak ihtiyacat-ı idariyenin lüzum gösterdiği hususatı icra etmek üzere Müfettişi Umumilik teşkilâtının icrasına lüzum ve zaruret hâsıl olduğu”84 için kabul edilen 1164 Sayılı Umumî Müfettişlik Teşkiline Dair Kanun’a 85 dayanılarak kurulmuştur. s. Siverek.Tertip. Devre 2.6.1927.1341 (1925). 1950 Seçimlerinde Diyarbakır’dan seçilen diğer bir milletvekili olan Mustafa Remzi Bucak. Dersim. Diyarbekir.288. Hınıs. Cilt 8. 23. Umumî Müfettişliklerin Kaldırılması Aynı günlerde Demokrat Parti’nin gündeminde Kürtleri yakından ilgilendiren diğer bir konu ise Umumi Müfettişlikler konusudur. Cilt 14.1005. Cilt 33. Zaten kurulan ilk Umumî Müfettişliğin görev bölgesi de sona eren bu sıkıyönetimin bölgesidir. Devre 2.682-683 85 Kanun metni için bkz.109 31 . Umumî Müfettişliklerin kaldırılması konusunu Meclis’e taşımıştır. 3. Genç.

s.508 32 . 1164 sayılı kanunun hedef ve maksadına uygun görmediğinden Beşinci Umumî Müfettişliğe ait kadro ödeneklerini 1948 yılı bütçesinden çıkartmıştır. Umumi Müfettişliklerin varlığının yıpratıcı olduğunu” ifade etmiştir.179 88 Cemil Koçak. CHP Gümüşhane Milletvekili Ahmet Kemal Varınca. Devre 8. “Umumî müfettişler. bunların Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki bazı olağanüstü olaylar nedeniyle kurulmuş geçici kademeler olduklarını ve bu olağanüstü durum sona erdiğinden. Ayrıca diğer dört Umumî Müfettişliğin de faaliyetlerinin devamını zorunlu kılacak sebep ve şartların olmadığının anlaşılması ve mevcut haliyle 87 Mete Tunçay. bu tartışmanın en çok yapıldığı dönem olmuştur. Đstanbul: Tarih Vakfı Yurt Yayınları. Başbakan ve Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Đsmet Đnönü tarafından 18 Haziran 1936 tarihinde yayımlanan bir beyannameye göre. Devre 8. ekonomik ve siyasî alanlarda yaklaşık 20 yıl faaliyet göstermişlerdir. Cilt 8. Yeni kurulan Beşinci Umumî Müfettişliğin bütçesinin de belirleneceği 1948 yılı bütçe çalışmaları. Umumî Müfettişliklerin “Merkez ile iller arasında talî ve fuzulî bir uzuv olarak telâkki edildiğini. Đstanbul: Đletişim. sosyal.12.bsk. 2009 (2. tarımda verimin arttırılması. “Devlet bünyesi içerisinde kuruluşları itibariyle hiçbir faydalı işe yaramayan ve sadece bütçeye bir yük teşkil eden Umumî Müfettişliklerin kaldırılmalarında isabet olduğu mütaalâsındayız” 89 derken.90 Sonuçta Đçişleri Bakanlığı Komisyonu. 28. eğitim imkânlarının iyileştirilmesi gibi görevlerinin yanında siyasî görevleri de vardır.111 89 TBMMZC. Geçmişiniz Đtinayla Temizlenir.402 90 TBMMZC. s. s.başka bölgelerde de yaygınlaştırıldığından ilk kurulan müfettişliğe Birinci Umumî Müfettişlik adı verilmiştir.”88 Umumî Müfettişlikler bu şekilde başta Doğu ve Güneydoğu Anadolu olmak üzere tüm ülkede idarî. ekonomik ve sosyal işlerin düzenli bir biçimde yürütülmesi. s. Demokrat Parti Sinop Milletvekili Suphi Batur.1947. parti faaliyet ve teşkilâtının da yüksek murâkıp ve müfettişidirler. 28. Ancak Beşinci Umumi Müfettişliğin kurulduğu 1947 yılında.87 Umumî müfettişlerin sorumlu oldukları bölgelerdeki idarî. Tartışmalarda Umumî Müfettişliklerin artık gerekli olmadıkları ve kaldırılmaları durumunda bütçede büyük tasarruf sağlanacağı düşüncesi ağırlık kazanmıştır.1947. mıntıkaları dâhilinde bütün devlet işlerinin olduğu gibi. bu kurumların gerekli olup olmadıkları artık tartışılır duruma gelmiştir. Cilt 8. 1999. Türkiye Cumhuriyeti’nde Tek Parti Yönetiminin Kurulması.12.).

503-504 33 . Bütçe Komisyonu Raporu. s. Cilt 8. Đngiltere’nin sömürgesi Hindistan’da kurduğu Hindistan Genel Valiliği’ne benzetmiş ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bölge ve bölge halkını sömürge gibi yönettiğini iddia etmiştir. s. a. bilâkis. Bu bakımdan. tesis ve kuruluş gayesiyle kabili telif en ufak bir umran eserine tesadüf edilmemekte. Bazı iddialara göre.93 Bucak’ın önergesinde dikkat çeken nokta gerekçe bölümüdür. Bucak. 92 Böylece 1927 yılından beri özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da faaliyette olan Umumî Müfettişlik kurumuna. hatta aksine bir hedef takip ederek. kadroları ve bütçeleri olmayan ve yalnızca resmî olarak varlıkları devam eden bu kurumların resmî olarak da kaldırılmaları ise Meclis gündemine yine Demokrat Parti Diyarbakır Milletvekili Mustafa Remzi Bucak tarafından 1952 yılında getirilmiştir. Diyarbakır Milletvekili Bucak’ın gerekçesinde buna benzer birçok kışkırtıcı ifade yer almaktadır: (. adı ancak iğrenti ve ürperme ile 91 TBMMZC.5 92 TBMMZC. daha sonra siyasete atılan bu öğrencilerin desteğiyle milletvekili seçilmiştir. idarî ve siyasî tarihimize. Mustafa Remzi Bucak. adı geçen idareye tabi tutulmak betbahtlığına düçar olmuş vilâyetlerimizde. Bucak burada ülkeye kaçak olarak sokulan Kürtçe yayınların talebe yurduna girmesini.lüzumsuzluklarına kanaat getirilmesi nedeniyle bu Umumî Müfettişliklerin de teşkilâtlarına ait ödenekleri kaldırılmış ve kadroları (L) cetveline alınmıştır.g. tesis ve teşekkül gayesinden tamamen ayrılarak. Cilt 8. Kürt kökenli öğrenciler tarafından okunmasını sağlamış ve bu öğrencilere bölücü fikirler aşılamıştır. hemen her köşesinden Hindistan Valiiumumiliği idare tarzı ve kokusu gelmektedir.e. s.345 93 Bilal Şimşir. Bu sebeple. Umumî Müfettişlikleri. ne garip ve acı bir hakikattir ki. Faaliyette bulunmayan.) Lâkin..12. Umumi Müfettişliklerin ihdasından lâğvına kadar geçen zamana şöyle bir nazar atfettiğimizde. iğrenç ve korkunç kanlı sahifeler ilâve etmekten başka bir vazife görmemişlerdir. Meclis’e 24 Ocak 1952 tarihinde sunduğu ve Đçişleri Komisyonu’ndan geçtikten sonra 19 Haziran 1952 tarihli birleşimde Genel Kurul’da tartışılan önergesinde Bucak. Savaş yıllarında Đstanbul’da üniversite öğrenimi gören Kürt kökenli öğrencilerin bir arada kaldığı Dicle Talebe Yurdu’nun müdürlüğünü yapmıştır. resmî olarak değilse de fiilen son verilmiştir. Devre 8..91 Bu kararla 1948 yılı bütçesinde 1 milyon 200 bin liralık tasarruf sağlanmıştır. 26. Türkiye’de Đkinci Dünya Savaşı sonrasında gelişmeye başlayan yeni Kürt siyasetinin önemli isimlerindendir. Devre 8.. Umumi Müfettişlikler. asgari on altı vilâyetimizde.1947.

demokratik anlayışla hareketi prensip edinen Hükümetin bu kanunun kalkmasında hiçbir mahsur görmediğini beyan etmesi üzerine. s.97 Umumî Müfettişliklerin yararlı hizmetlerde bulundukları.”96 Önerge ve gerekçenin okunmasından sonra Meclis’te söz isteyen olmamış. Cilt 16. a. Türk’e küfretmeyi marifet sayan çirkin papazların kullandıkları dile benzemektedir. no.95 Đçişleri Komisyonu ise aynı fikirde değildir. hatırlanabilen bu Umumi Müfettişlik müessesesinin tarihî rollerini ikmal ettikleri artık bir vakıadır” Diyarbakır Milletvekili Mustafa Remzi Bucak ayrıca. 94 Bilal Şimşir’e göre Mustafa Remzi Bucak’ın önergesi.Sayısı: 224 95 Bilal Şimşir. 3 maddelik kanun teklifinin tüm maddelerinin tek tek oylanmasına geçilmiş ve teklifin tüm maddeleri kabul edilmiştir. S. 19. Karar no.e.8270 34 . o günün şartlarına uyarlanarak yaşatılmalarının mümkün ve gerekli olduğu.25 97 Resmi Gazete. Dönem 9.6.1952. Böylece.504-508 96 TBMMZC.. 1948 yılından beri faaliyette olmayan. Kanun teklifinin tümü hakkında oylama ise Meclisin 21 Kasım 1952 tarihli birleşiminde yapılmış ve kabul edilmiştir. “bir bölücünün kanun teklifi ve şaşırtıcı gerekçesi”dir. Komisyon. korkunç.g. tümüyle kaldırılmalarının yanlış olduğu ve kaldırılmalarının bölgelerinde. Hepten yalandır. S. 5990 sayılı 3 maddelik kanunla resmî olarak da lâğvedilmişlerdir. gerekçedeki mucip sebepleri yerinde görerek. “hükümet temsilcisinin. varlığı yalnızca resmî olarak devam eden Umumi Müfettişlikler. o yıllar için görülmemiş ifadelerdir. Umumi Müfettişliklerin geçmişinin kanlı ve korkunç olduğunu iddia ettikten sonra Umumi Müfettişlikler Kanunu’nun halen kanunlarımız arasında yer almasından büyük endişe duyduğunu söylemiştir. Đçişleri Komisyonu Raporu. 21 Kasım 1952 tarihinde. Gerekçe kısmında yer alan “iğrenç. Türkiye Büyük Millet Meclisi tutanaklarına bu şekilde geçirilmiş olması. 19. Cilt 16.6. Buna 94 TBMMZC. 29 Kasım 1952.1952. kanuna vuzuh vermek ve tatbikatta da kolaylık sağlamak maksadiyle” metinde yapılan değişiklikle teklifi oy birliğiyle kabul edilmiştir. özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da ciddi bir otorite boşluğuna neden olduğu şeklinde görüşler vardır. Dönem 9. düzeltilmesinin istenmemesi hatadır. kanlı” gibi ifadeler.Sayısı: 224.

Umumi Müfettiş Tahsin Uzer’in Bazı Önemli Faaliyetleri”. Örneğin Üçüncü Umumi Müfettişlik.7-8 100 Bu isyanlar ve ayrıntıları için bkz. Doğu ve 100 Güneydoğu Anadolu’da 11 ayaklanma gerçekleşmiştir. yol. Umumi Müfettişlikler. Mayıs-Kasım 2004.g. s. 1937 yılına kadar her kurulan müfettişlikten sonra yeni bir ayaklanma gerçekleşmiştir. Đnhisarlar Başmüdürlüğü. s. Bu nedenle umumi müfettişliklerin uygulamaları. 1972 35 . Umumî Müfettişliklerin faaliyetlerinin sona erdirildiği 1948 yılı ile tamamen kaldırıldıkları 1952 yılları arasında Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da herhangi bir ayaklanma ya da büyük asayişsizlik olayı yaşanmamıştır. master planlarını hazırlatmış ve kanalizasyon. otel. Bu yıllar içerisinde.33-34. Erzurum’u imar planı hazırlatmak için ünlü şehir planlamacısı Prof. halkevi. Bu durum. Umumi Müfettişlikler sorumluluk bölgelerinde asayişi sağlamakla görevli olduklarından ve bunun için güç kullanma yetkisine sahip bulunduklarından. Umumî Müfettişliklerin faaliyette olduğu yıllar için ise aynı şeyi söyleyebilmek mümkün değildir. Ankara Üniversitesi Türk Đnkılap Tarihi Enstitüsü Atatürk Yolu Dergisi. gazino. görev bölgelerinde güvenliği sağlamak dışında altyapı yatırımları. bölgede yaşayan Kürt kökenli vatandaşları doğrudan etkilemiştir. “Üçüncü Umumi Müfettişliğin Kurulması ve III. hatta elektrik üretimi için bir hidrolik santral planı bile hazırlamıştır.göre bölgelerinde Kürtçülere. Bu 10 yıl. no. meydan bölücüye. eşkıyaya göz açtırmayan Umumî Müfettişliklerin kaldırılmalarıyla. eşkıyaya kalmıştır. apartman evler ve okuldan oluşan bir yaşam merkezi yapımına girişmiş. inşaat işleri. Bu döngü içerisinde Doğu ve Güneydoğu 98 Bilal Şimşir. 1952 yılından 1970’li yılların ortalarına kadar da geçerlidir. bölge halkının bir kısmı tarafından “kendilerine baskı uygulayan merkezi hükümetin temsilcileri” olarak görülmüş ve tepkiyle karşılanmışlardır. Reşat Hallı.98 Faaliyette bulunmuş olan dört umumi müfettişliğin üçünün görev bölgeleri Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki illerdir. bölücülere. Yeni müfettişliklerin kurulması ise ayaklanma hareketlerini engellememiş. bahçe ve park gibi altyapı birimlerini projelendirmiş. Türkiye Cumhuriyeti’nde Ayaklanmalar (1924-1938).e. lokanta. 99 Öte yandan.. Ankara: Genelkurmay Başkanlığı.513 99 Erdal Aydoğan. Lambert’i birkaç kez Erzurum’a getirmiş. a. eğitim ve sağlık hizmetleri gibi pek çok alanda faaliyet göstermişlerdir. Kürtçüye. Erzurum’da posta ve telgrafhane. yeni ayaklanma hareketlerinin başlaması nedeniyle yeni müfettişliklerin kurulması ve yeni müfettişliklerin kurulmasından sonra yeni ayaklanma hareketlerinin başlaması şeklindeki bir döngüyle geçmiştir.

Bazı Demokrat partizanlar. tarım. Dünya. iktisat. yalnız eski iktidar partisi aleyhine olacağı sanılan siyasî cereyanları şuurlu ve ya şuursuz. adalet ve eğitim alanlarında iyileştirmeler yapmak olması gerektiğini vurgulamıştır. Demokrat partizanların hatırlarına gelmeyen bir nokta vardır. Bunlardan biri Doğu vilâyetleri meselesidir. 101 Bu yazının üzerinden bir hafta geçmeden. Falih Rıfkı Atay. geçmişi kullanarak devlete karşı yeni kin ve intikam hisleri aşılamak değil. Eski haksızlıkları müdafaa etmek ne kadar doğru değilse. 1940’lı yıllardan beri bölgeye fazla ilgi göstermeyen gazetelerde 1952 ve 1953 yıllarında bölge ve Kürtlerle ilgili bazı yazı ve tartışmalar yer almıştır. partiler tarafından oy kaygısıyla kullanılmasının olumsuz sonuçlara neden olabileceğine dikkat çekmiştir: “Vatanlarını seven ve politikayı vatana ve halka hizmet vasıtası olarak sayan Türkler için partiler üstü tutulmak lâzım gelen üç mesele vardır. eskiden istenerek ve bilinerek yalnız haksızlık yapılmış olduğu gibi bir hava yaratarak ve üçü de Türkiye’nin siyasî ve coğrafî bütünlüğüne karşı birer suikast olduğuna şüphe olmayan isyanları haklı göstererek vatan düşmanlarına fırsat vermek ondan bin defa beter bir hatadır. Basında Bölge ve Kürtlerle Đlgili Tartışmalar Umumî Müfettişliklerin kaldırılmasıyla aynı günlerde basının bölgeye olan ilgisinin artmaya başladığı görülmektedir. Üstündağ. bütün Türkiye aleyhine çevirebilir. Ekrem Hayri Üstündağ. 2.” Atay. Alttan alta tahrikler. bu bölgelerde ancak nifakçı ve fesatçıların faydalanacakları tertiplere ve hazırlıklara göz yummaktadırlar. 18 Ağustos 1952 36 .Anadolu’da onbinlerce vatandaş yaşamını yitirmiş. Bu gidiş onları ister istemez daha kötü niyetli olanlarla yarışma haline sokar. Van’da yaptığı bir konuşmayla gündeme gelmiştir. yazısında Demokrat Parti iktidarının Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi halkını kendine bağlamak için yürüteceği politikanın. evlerini terk etmek zorunda kalmıştır. 13 Ağustos 1952 günü Sağlık Bakanı Dr.2. başyazarı olduğu Dünya Gazetesi’nin 18 Ağustos 1952 tarihli sayısında Doğu illeri sorununa dikkat çekmiş ve bu sorunun “partiler üstü” olarak ele alınması gerektiğine. Doğu vilâyetleri halkını eski iktidar partisi aleyhine istismar etmek için unutturulmak gereken hâdiselere dönerek kin ve intikam hislerini tutuşturduktan başka. birçok benzerinde olduğu gibi özel bir bölümü tek parti hükümetlerinin Doğu 101 Falih Rıfkı Atay. “Partiler Üstü Meseleler”. maddî zarara uğramış ya da yaşadıkları bölgeleri.

çalışmak kabiliyetleri yıkılmış. imha ve tahrip de olunmuş. su. şahsî mütalâalar yüzünden buraları anavatandan âdeta tecrit edilerek iktisadî. Bura halkı kendi hallerine terkedilmiş. ışık bulamadık. Bulduğumuz şey. yetiştirilmemiş. Halk kendi hallerine bırakılmış.. manevî kuvvetleri zedelenmiş.” Yazıda. canlarından bezdirilmişlerdir. idarî. Zulüm ve haksızlıklar buralarda emniyet ve huzuru da kökünden yok etmiş. bunları “imha ve tahrip” olarak yorumlamanın 102 Zafer. Cumhuriyet’in bir Sağlık Bakanı. Ağrı ve Dersim’deki olayların birer isyan olduğu. Bitlis’te. maddî. yüzer yataklı dört devlet hastanesi yaptırıldığını söylemiştir. emniyet ve huzuru kökünden yok etmiştir. ezilmiş. bunların dışında bölgedeki hastanelerin sağlam insanların bile girmesine izin verilemeyecek derecede harap durumda olduğunu. Demokrat Parti yönetiminin bu durumu iyileştirmek için çalışmalar yaptığını.ve Güneydoğu Anadolu ve Kürtlere yönelik politikasını eleştirmeye ayrılmış olan konuşmasında şunları söylemiştir: “(. hatta buralar için idarî ve adlî istisnaî kanunlar tatbik olunmuştur.. Bu güzel ve zengin vatan parçası asırlar boyunca haktan. Muş’ta ve Van’da birer milyondan fazla maliyetli.” Sağlık Bakanı Üstündağ. adlî sahalarda tamamıyla ayrı ve hususî kanunlar ve usuller tatbik edilmiştir. siyasî ve teknik bakımlardan perişan bir seviyede bırakılmış. ne mantıkla ve ne devlet ve medenî hukukla izahı mümkün olmayan bir takım siyasî sebepler ve gelişi güzel. sağlık müesseseleri. Şeyh Said’in devlete isyan ettiği için cezalandırıldığı. Biz iktidara geldiğimiz zaman buralarda yol. 102 CHP’nin yayın organı olan Ulus Gazetesi.Buralar yalnız ihmal değil. (…) Buraları ihmal edilmekle kalmamış. adaletten. esir ve köle muamelesi görmüştür. zulüm ve haksızlık. insan ve vatandaş haklarından mahrum kalmış. bunun neticesi iktisadî çöküntü başlayarak toprak kıymetini kaybetmiştir.) Şimdiye kadar Doğu anavatandan sayılmayan bir toprak parçası gibi idi. üstelik imha ve tahrip edilmiş. 14 Ağustos 1952 37 . Cumhuriyet Hükümetinin bir Sağlık Bakanı olarak bunları nasıl söyleyebildi? Demek ki bunu da görecekmişiz. devir boyunca bu bölgeler lâyıkı veçhile benimsenmemiş. okutulmamış. mektep. kalkınmasına meydan verilmemiş. Siirt’te. asayişsizliğin ve emniyetsizliğin ıstırabı idi diyebilecekmiş. 23 Ağustos 1952 tarihli sayısında Üstündağ’ın tek parti hükümetlerinin bölgeyle ilgili uygulamalarını eleştirdiği konuşmasına “Şeyh Said’in Hayranları” başlığıyla şu şekilde yanıt vermiştir: “Ekrem Hayri Üstündağ. buraları ana vatandan tecrit edilmiş. içtimaî. manevî huzursuzluğun. 1925’de Şeyh Said’in isyan bayrağı açtığı yere gidip.

hastane ve karayolu yapmadığı eleştirilerine de yanıt veren Erim. Ayrıca. Đkinci Dünya Savaşı’nın bitmesinden sonra. Malatya-Tatvan demiryolunun yapımının 1950 yılından önce başladığını ve Malatya-Diyarbakır-Kurtalan demiryolunun planlarının da yine tek partili dönemde tamamlandığını hatırlatmıştır. Muş-Erzurum ve Van-Ağrı karayollarının da bulunduğu 12 karayolunun yapımına başlandığını. bölgede 1949 yılında aralarında Gaziantep- Diyarbakır. Üstündağ’ın. Kayseri ile Erzurum’u bağlayan demiryolunun yalnızca 180 milyonluk bir bütçeyle yapıldığını. Üstündağ’ın. bir Türk olarak insanın tüylerinin ürpermemesi kâbil değildir.o harekâtlarda ölen Türk çocuklarına hakaret ve haksızlık olduğu ifade edilmiştir. Bu zatın gezisi esnasında söylediği sözlerden bazılarını görünce. 23 Ağustos 1952 38 . duyuyoruz. yalnızca Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri için değil tüm ülke için daha sağlıklı ve hızlı çalışma imkânlarının doğduğunu. Ulus. Erim. Anadolu Ajansı ve Devlet Radyoları ile yayınlanan konuşmasında. devletin ilk bütçesinin 140 Milyon Lira olduğu düşünülürse. CHP Hükümetlerinin bölgeye okul. bu bölgede arka arkaya meydana gelen isyanlar nedeniyle tek partili dönemin hükümetlerinin her şeyden önce ülkenin bütünlüğünü korumak ve asayişi sağlamak zorunda kaldığını. Mardin-Şırnak. Üstündağ’ın suçlamalarının ne kadar insafsız ve gözü kapalı yapıldığının daha iyi anlaşılacağını vurgulamıştır. Siirt-Hakkari. eski iktidara ağır hücumlar ve çok haksız ve insafsız suçlamalar vardır. bunların üç yıl içinde bitirilmesinin 103 “Şeyh Said’in Hayranları”. bu isyanlar bastırılmasının üzerinden iki yıl geçmeden Đkinci Dünya Savaşı’nın başladığını ve bu nedenle 1925 ile 1945 yılları arasında kalan 20 yıl boyunca bölgeye gereken yatırımları bütünüyle yapmanın mümkün olmadığını ifade etmiştir.” Erim. Sağlık Bakanı Bay Dr. Dersim’e düzenlenen harekâtların bir bölümünde başbakanın Celal Bayar olduğu ve harekât kararlarıyla birlikte olaydan sonra verilen mecburî iskân kararlarında da Celal Bayar’ın imzasının olduğu hatırlatılmıştır. Tüm bunların dışarıdan borç almadan yapıldığını ifade eden Erim. 103 CHP’li eski milletvekili ve Başbakan Yardımcısı Nihat Erim de gazetenin aynı sayısında Üstündağ’ın iddialarını uzun bir yazıyla yanıtlamış ve tek partili yıllarda bölgeye götürülen hizmetlerden bazılarını sıralamıştır: “Bakanlar Kurulu üyesi olan bir zatın son günlerde yurdumuzun Doğu bölgesinde dolaştığını okuyoruz.

Mehmetçiğin kafasını kesip telefon direğine asanlara kahraman diyenler hakkında vatana ihanet davası açılması bekleniyor. 105 104 Nihat Erim. Erim’e göre. 1927-1950 yılları arasında bölgeye yapılan kamu yatırımlarıyla ilgili ayrıntılı bilgi için bkz. Yazıda ayrıca Demokrat Parti’nin başındaki yöneticilerin gözlerine inmiş bir “gaflet perdesi” olduğu ve bu perdenin bir an önce sıyrılıp atılmazsa üç beş oy için ülkenin başına büyük felâketler gelebileceği uyarısına yer verilmiştir. Đkinci Dünya Savaşı yıllarındaki imkânsızlıklardan yakınması ve bu imkânsızlıklara rağmen hükümetin bölgeye altyapı ve ulaşım yatırımları yapmaya devam ettiği yönündeki ifadeleri haksız değildir.planlandığını ama Demokrat Parti iktidarı döneminde bu yolların yarısının bile bitirilmediğini ifade etmiştir. Bu yazıda CHP iktidarı kötülenirken aynen şöyle denilmektedir: Dersim muharebesinde yüzbinlerce kahramanımızı öldürten. karılarını. Ankara: Atatürk Araştırma Merkezi. Metin Kopar. 104 Ekrem Hayri Üstündağ’ın Van’daki konuşmasından üç gün sonra. 23 Ağustos 1952. Dersim muharebesinde yüzbinlerce kahramanımızı öldürten Halk Partisi değil midir? diyor. “Dersim muharebesinde yüzbinlerce kahramanımızı öldürten Halk Partisi değil midir?” diye sormaktadır: “Bir Urfa gazetesi. kızlarını süngüden geçirten. Cumhuriyet Halk Partisi Döneminde Doğu Anadolu’ya Yapılan Kamu Harcamaları ve Yatırımları (1927-1950). Ankara: Atatürk Araştırma Merkezi. Gazeteye göre bir Urfa gazetesi. parti rekabeti maskesi altında bölgede korkunç işler çevirmek isteyen bir zümrenin olduğunu ve yayımlanan bu yazının bölgedeki isyan hareketlerini tekrar başlatmak amacı taşıyan bu zümrelerin harekete geçmek için imkân bulmaya başladıkları iddia edilmiştir. “Doğu Đllerine Dair”. 25 Ağustos 1952 39 . Savaştan sonraki 1946-1950 döneminde ise bölgeye yapılan bayındırlık yatırımları 50 milyar TL’nin üzerindedir ve tüm ülkeye yapılan yatırımların yaklaşık %29’unu oluşturmaktadır. Bu rakam. Ulus. Demokrat Parti’nin açtığını ya da açacağı vaadinde bulunduğu yol ve hastanelerin tümünün temelleri tek partili dönemde atılmış hatta çatıları örülmüştür.2 milyar TL’nin üzerindedir. Nihat Erim’in. Sait Aşgın. tüm ülkeye yapılan yatırımın yaklaşık %25’ini oluşturmaktadır. Demokrat Parti döneminde bölgeye yapılan yatırımlar ile ilgili ayrıntılı bir çalışma için ise bkz. Dünya. 2009. Örneğin savaşın devam ettiği 1943-1945 yılları arasında bölgeye yapılan bayındırlık yatırımları 1.Urfa’da yayınlanmakta olan Demokrat Urfa ismindeki bir gazetede çıkan bir yazı Ankara basınına intikal etmiş ve efkârı umumiye üzerinde bir bomba tesiri yapmıştır. milyonlarca yavruları toplayarak ateşte yaktıran CHP değil midir?” Haberde. 25 Ağustos 1952 tarihinde Dünya Gazetesi bu kez “Hortlamak Đsteyen Korkunç Bir Zihniyet” manşetiyle çıkmıştır. bunların bile tümünü değil ancak bazılarını tamamlayarak hizmete açabilmiştir. 2000 105 “Hortlamak Đsteyen Korkunç Bir Zihniyet. Demokrat Parti. Cumhuriyet Döneminde Doğu Anadolu’ya Yapılan Kamu Harcamaları.

3 Kasım 1952. 107 Mehmet Metin Öneralp. bazı bölümler TBMM tutanaklarından alınmıştır. Cilt 18. Cilt 20. Đşte özlenilen yeni vatanın adı. dışa kapalılığından ve insanlarının çoğunun Türkçe bilmemesinden duyulan rahatsızlık anlatılmıştır.2. Ankara’nın gözünden uzakta cereyan eden bu komedyanın nihayet bulması için hadiseyi bütün tafsilâtiyle vatanperverliklerine tam bir itimadımız olan Đçişleri Vekili Etem Menderes ve Adalet Vekili Osman Şevki Çiçekdağ’ın dikkatine arzederiz.12. Zelihaların memleketi: Kürdistan!” 107 Basında 1952 yılında yoğunlaşan tartışmalar 1953 yılında da devam etmiştir.1953.98-99. Şanlıurfa’nın güneydoğusunda yer alan bir gölün adıdır. 106 Ankara’da çıkan Đstiklâl Gazetesi ise Urfa Gazetesi’ndeki bu şiirleri farklı bir açıdan değerlendirmiş ve 18 Kasım 1952 tarihinde “Urfa’da Kürtler ihtilâle davet ediliyor” başlığıyla yayımlanmıştır: “Urfa Gazetesi Kürt devletinin hasretiyle ihtilâl türküleri söylüyor. 18 Kasım 1952. Urfa’da ortaokul öğretmeni ve Çalışma Bakanlığı’nda memur olarak görev yapmış olan Halim Yağcıoğlu adlı bir kişinin yazmış olduğu bu şiirlerde. Anzelha. Demokrat Parti Diyarbakır Milletvekili Mustafa Ekinci’nin 26 Aralık 1952 günü Meclis’e sunduğu “Devrisabıkta Şark vilâyetlerinde yaşayan insanları kapkara göstermek arzu ve gayesiyle takip edilen kötü ve sakim siyaset icabı olarak zamanın umumî müfettişi Abidin Özmen’in 1936 senesinde öldürttüğü vatandaşlar için Hükümetin ne düşündüğünü öğrenmek isterim”108 şeklindeki sözlü sorusunu “Kanunsuz bir şekilde öldürülen vatandaşlar” manşetiyle gündeme getirmiştir: “Adalet Bakanı Osman Şevki Çiçekdağ ile Diyarbakır Milletvekili Mustafa Ekinci. genel olarak Urfa’nın ve diğer bölge illerinin geri kalmışlığından. “Anzelha III”. 4. Yoklamayı müteakip. s. 108 TBMMZC.1953. Dönem 9.5. Đstiklâl. 20 Ekim 1952. Cilt 22. “Anzelha II”.. “Urfa’da Kürtler Đhtilale Davet Ediliyor”. Anzelha. 26. s. Her nüshasında büyük bir ehemmiyetle.. TBMMZC. Nizamın bekçisi Urfa Cumhuriyet Savcısı.) Biz bu muhteşem komedinin facia ile biteceğinin farkında değiliz. Gazetenin ulaşılan sayısının büyük bölümü okunamaz durumda olduğundan. Urfa. TBMMZC. Dönem 9. Diyarbakır Milletvekili Mustafa Ekinci’nin 1936 senesinde öldürülen vatandaşlar dolayısıyla müsebbipleri hakkında yapılan tahkikatın ne safhada olduğuna ve hükümetin bu hususta ne düşündüğüne dair sözlü sorusunu Adalet Bakanı Osman Şevki 106 “Anzelha I”. bu dünyadan bihaberlik ne? Dört gündür posta kutusuna ardı ardına bir ceridecik gelmekte. Bu tartışmaların üzerinden henüz iki ay geçmişken yine Urfa’da çıkan yerel bir gazete olan Urfa Gazetesi.(. Urfa. 16 Ekim 1952. özlenilen yeni bir vatanın ihtilâl tohumları önümüze sürülmekte. Demokrat Parti’nin yayın organı Zafer Gazetesi. Urfa. 20 Ekim ve 3 Kasım 1952 tarihlerinde “Anzelha” adlı bir dizi şiire yer vermiştir.432-436 40 . eski iktidar zamanında öldürülen vatandaşlar hakkında izahat vermişlerdir. 1936 yılında. Dönem 9.1952. 16 Ekim. s. 7.105.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu konusunda bir kutuplaşmanın başladığını. Dava. Ekinci’nin konuşmasında verdiği tek isim ise Abidin Özmen’dir. Mardin’de 103 vatandaşın ayrı ayrı öldürüldüğünü.110-113 41 . Aralık 1952. ancak “cani yürekli” müfettişlerin buna izin vermediğini. öldürülenlerin aynı yerde hiçbir dinî gerekliliğe uyulmadan gömüldüklerini. Simavi’nin yazısı. zaman zaman müteaddit insanların hiç yere. dava bir şahsın alelıtlak ölümü ve ya ölümüne sebebiyet verilmesi gibi basit bir iş değildir. keyfe müyeşa kurban edilmesi gibi. 109 Sedat Simavi. soru sahibi Mustafa Ekinci.229. bunlardan hesap sorulmadığını iddia etmiştir. Zafer. Çiçekdağ cevaplandırmıştır.” Haberde. kutuplar arasındaki görüş farkını ve dönemin önemli gazetelerinde köşe sahibi olan bazı yazarların “Kürt” algısını yansıtmaktadır: 109 “Eski Đktidar Zamanında Diyarbakır ve Havalisinde Kanunsuz Bir Şekilde Öldürülen Vatandaşlar”. Ayın Tarihi. aradan uzun zaman geçtiğini hesaba katarak yüksek huzurunuza asla getirmezdim. küçücük çocuklar ile 85 yaşındaki ihtiyarların fecî bir şekilde zorla sürüldüğünü. meselenin ehemmiyet ve dehşetini Bakan’ın da kabul ettiğine işaret ettikten sonra. ailelerine muhitlerine ve nihayet bütün yurtta hâkim olan âmme vicdanına sirayet etmiş ve pek derin izler bırakmış faciaların muhasebe davasıdır. Ekinci ayrıca bu öldürülen kişilerin annelerinin çocuklarının cenazelerini almak için umumî müfettişlere geldiklerini. Mustafa Ekinci’ye tepkisini dile getirmiştir. bölge halkının uzun yıllar boyunca huzurdan ve emniyetten uzak olarak gözyaşı döktüğünü. Fakat. şunları söylemiştir: Eğer mevzu tek bir vatandaşın ölümünden ibaret olsaydı. Diyarbakır Milletvekili Mustafa Ekinci’nin Meclis’teki konuşmasına geniş yer verilmiştir. 3 Ocak 1953 tarihli Hürriyet Gazetesi’ndeki köşesinde “Kurşuna Dizilenler!” başlığıyla. bu yıllar boyunca umumî müfettişlerin istediği kimseleri jandarmadan teslim alıp öldürttüğünü. no. 27 Aralık 1952. tek partili dönemde Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde büyük cinayetler işlendiğini. buna rağmen bu olayların sorumluları hakkında hiçbir mahkûmiyet kararı olmadığını. Cumhuriyet Halk Partisi yönetiminin bölge halkına yönelik uygulamalarının Engizisyon zulmünden bile daha ağır olduğunu da eklemiştir. s. Ekinci konuşmasında. Adalet Bakanı’ndan sonra.

Unutmamalı ki. “1936 senesinde Türkiye hudutlarının birinde bir eşkıya tedibi yapılmış. şeyhler ve toprak derebeyleri hâkimiyeti yanında silik ve sönüktür. o zaman memleketimizin içinde casusluk yapanlar. (. Ruslar. Bu bölgeler silâhlıdırlar. Şimdi gel gelelim Diyarbakır Mebusu Mustafa Ekinci adında biri düşünmüş taşınmış ve devletin başına bir iş çıkartayım demiş ve bu eski eşkiyalık hikâyesini ortaya atmış. tekrar aynı yumruğu onların beynine indirmekle vazifelidir. Kanun hâkimiyeti. ocakları söner. gerekirse tank ve topların gölgesi altında. ancak kendi işaret ve emirleri ile ateşlenecek isyanların komando takımlarını yetiştirmektedirler. çok partili sistemin oy kaygılarının da etkisiyle Batı bölgelerinde mecburî iskâna tâbi bulunan Doğu ve Güneydoğulu ağa ve şeyhlerin evlerine dönmelerine izin vermiştir.. “Kurşuna Dizilenler!”.. Doğu bölgelerinin bu kısımlarında istikbali hiç görmemektedirler. 3 Ocak 1953 42 .. O da Kürtlük meselesidir.. Dünya Gazetesi’ndeki yazısında bu konuya vurgu yapmış. Falih Rıfkı Atay. (. Rusların bölge halkını Türkiye’ye karşı ayaklandırmasıyla sonuçlanabileceği uyarısında da bulunmuştur: “Doğunun bazı bölgelerinde yeniden kabile ve aşiret ve derebeylik rejimine dönülmüştür. (. hususî talimgâhlarda. kız ve oğlan çocukları eğitimden geçiren müsbet ilim ocakları. zorla yeniden yatırılmışlardır. Maziyi kolay tenkit edenler. Hürriyet. ayrıca tek parti döneminin bölgedeki uygulamalarını şiddetle eleştirmenin. Adnan Menderes Hükümeti bu memleketin selâmeti için birkaç eşkiyanın öldürülmüş olmasını bir devlet meselesi yapacak kadar gafil değildir. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yeniden kabile. aşiret ve derebeylik rejimine dönüldüğünü iddia etmiştir. Bu tedip hareketinde methaldar olanlar kurşuna dizilmişler. ecnebi parasıyla Türk benliğini ortadan kaldırmak isteyenler bulunmuş ve bunlara karşı Türk Hükümeti de vazifesini yapmıştır. O zamanın Başvekili ve halen Reisicumhurumuz olan Sayın Celal Bayar’ın hükümet erkânı bu sebeple şimdi Divanı Aliye verilecekmiş. Büyük halk yığınları ıstırap çekmektedirler ve ne zaman uyanılacağı bilinmez bir uykuya. bugün dahi yine birkaç Kürt aynı eşkiyalığa ve ortalığı bulandırmağa kalkacak olursa Türk milletinin selâmeti için aynı kol.”110 Yukarıda da ifade edildiği gibi Cumhuriyet Halk Partisi..) Unutmayalım ki. Fakat yeniden nice vatandaşların kanları dökülür. 1950 yılında iktidara gelen Demokrat Parti’nin de aynı CHP gibi oy kaygısıyla bu kişilere yakın bir politika izlemesi.) Bizim her gün 110 Sedat Simavi.. Bu havadisten ben şunu anlıyorum ki. bahsettiğimiz bölgelerin her köşesinde kurulmak lâzımdır.) Kanun otoritesi ve halk yığınlarını Đlk ve Ortaçağdan yeniçağa kanatlandırıp uçuracak sivil mektep. Falih Rıfkı Atay. ağalar.. Herhangi bir isyanı ordu hiç şüphesiz bastırabilir.) Ben zannediyorum ki. Birkaç Kürdün gönlü olsun diye koskoca Türk milletinin suratına şamar atmağa hakkımız yoktur. ağa ve şeyhlerin bölgede tekrar güç ve nüfuz sahibi olmalarını sağlamıştır.(.. Adnan Menderes’i tahrik eden kuvvetler arasında başka bir mesele daha vardır.

1953. Doğu illerine hizmet götürülmesi için zorunlu hizmet kuralını Cumhuriyet Halk Partisi iktidarının koyduğunu ve tek partili yıllarda bölgeye yol ve okulla birlikte kanun ve asayişin de götürüldüğünü iddia etmiştir.11. 25 Nisan 1953 112 TBMMZC. yazısında ayrıca Cumhuriyet Halk Partisi döneminde Doğu illerine demiryolunun ulaştırıldığını. yataklı vagonun Erzurum’a kadar götürüldüğünü. s. Cilt 25. Atay’ı “tahrikâmiz ve memleket birliğini bozan” yayın yapmakla suçlayarak Adalet Bakanı’na bu yayınlar hakkında bir tahkikat yapılıp yapılmadığını sormuştur. 111 Falih Rıfkı Atay. Devlet otoritesi denen şey gittikçe erimektedir. Dünya.112 Gazetecilik yanında Cumhuriyet Halk Partisi Kars Milletvekilliği görevi de yapan Hüseyin Cahit Yalçın. Her türlü vatandaşlık yoğuruluşu gayretleri durmuştur. Kürtler. Dönem 9. Türkiye’de. 111 Demokrat Parti Diyarbakır Milletvekili Dr. Moskoflar öteden beri bir Kürtlük dâvası yaratmaya çalışmakta ve Türk vatanını biraz daha küçültmek ve zayıflatmak ve kendi hâkimiyetlerini biraz daha genişletmek sevdasındadırlar. Ankara ile Đstanbul arasında bile düzenli bir yol yokken Mersin’den Dersim’e kadar büyük bir yolun yapımına başlandığını.261 43 . Yusuf Azizoğlu. Neden bütün memleketin içinden Doğu illeri bilhassa ayrılmış da ihmal edilmiş? Böyle söylenerek Doğu illerindeki vatandaşları kışkırtıp sinirlendirmekte ne fayda umuluyor? Hep biliyoruz ki. almakta olduğumuz haberler hoş değildir. Demokrat Parti’nin sık sık tek parti hükümetlerinin Doğu ve Güneydoğu Anadolu ve Kürt politikasını eleştirmesine. Amerika Birleşik Devletleri’nden uzmanlar getirilerek başta Doğu illeri ve tüm ülke için bir yol şebekesi programı hazırlandığını. Türklerin kendilerine aşağı ve düşman muamelesi yaptıklarına onları kandırmakla olur. dâhil bulundukları memleketlerden ayrılıp yalnız kalmalı ve birleşmelidirler ki. Kürtlerin iktidar tarafından bu şekilde kışkırtılmaya devam edilmeleri durumunda Ruslar tarafından ayaklandırılabileklerini iddia etmiştir: “Halk Partisi Doğu illerini yirmi yedi seneden beri ihmal etmiş. Türk vatandaşı olan Kürt unsurunu Türkiye’den ayırabilmek için en birinci şart. iki kardeş arasında bir ayrılık. “Bazan Uyanmak Đstesek de Akşam Olmuş Olur!”. Bu da. uzaklık ve düşmanlık hissi yaratmak olduğu aşikârdır. Bir Türk münevveri ve Devlet Bakanı. 24 Eylül 1953 tarihli Ulus Gazetesi’ndeki başyazısında tepki göstermiş ve Falih Rıfkı Atay gibi. Moskoflara bir peyk teşkil edebilsinler. Falih Rıfkı Atay’ın yazısına Meclis’ten tepki göstermiş. Đran’da.” Hüseyin Cahit Yalçın. 16. Irak’ta bir geniş nisbette bir Kürtlük dâvası Moskofların elindeki tahrik ve tecavüz silâhlarından birini teşkil ediyor. Kim söylüyor bu lâkırdıyı? Bir Moskof propagandacısı mı? Bir Kürt ajanı mı? Hayır.

2. Cumhuriyet Halk Partisi yönetimine atılan bu iftiraların kaynağında. Demokrat Parti Van Milletvekili Kemal Yörükoğlu 116 . 113 Hüseyin Cahit Yalçın.304 115 Türkiye Đstatistik Kurumu Milletvekili Genel Seçimleri Đstatistikleri (1923-2007). “Đhmal Edilen Doğu Đlleri”.1953. 33 vatandaşın öldürülmesinden iki sene geçmiş. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 15 Ağustos 1956 tarihli birleşiminde Mustafa Muğlalı Olayında dahli olanların suç derecelerini tespit etmek amacıyla Anayasa ve Adalet Komisyonlarının katılımıyla karma bir komisyon oluşturulmasını gündeme getirmiştir. Yalçın’a göre. 113 Hüseyin Cahit Yalçın’ın bu yazısı üzerine. 6-7 Eylül Olayları gibi nedenlerle zor bir yıl geçiren ve kamuoyu desteğinin azalmaya başladığını gören DP’li milletvekilleri.. tek partili dönemde güçlerini kaybeden şeyhler. olayla Đsmet Đnönü’yü ilişkilendirmek ve 6-7 Olaylarının kamuoyu üzerindeki olumsuz etkisini silmek olduğu.. Ulus.1. Demokrat Parti Ağrı Milletvekili ve Devlet Bakanı Celal Yardımcı.115 Ancak. ağalar ve derebeylerin iftiraları ve bunlardan destek almak için kör ve düşüncesizce propaganda yapan Demokrat Partili yöneticiler vardır. Demokrat Partili vekillerin hedefinde bu kez Mustafa Muğlalı değil. Yörükoğlu’nun konuşmasında Đnönü’ye ayırdığı bölümlerden anlaşılabilir: “(. Hüseyin Cahit Yalçın’ı konuyu görüşmek için “hiç uğramadığı” Meclis’e çağırmıştır. Ancak. 1955 yılında ekonomik sorunların başlaması. 1956 yılında. 24 Eylül 1953 114 TBMMZC. kemikleri henüz çürümemiş. daha önce de bazı kritik dönemlerde yaptıkları gibi Mustafa Muğlalı Olayını tekrar Meclis’e getirerek gündeme taşımışlardır. Muğlalı Olayının Tekrar Gündeme Getirilmesi Bu tartışmalarla girilen seçim sürecinde Demokrat Parti.114 2. Van’a geliyor. s. bu görevdeyken olayın sorumluları ile ilgili bu kadar “hassas” davrandığını söylemek zordur.) Sene 1945. 44 . 18. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da da oyunu arttıran Demokrat Parti. Mustafa Muğlalı Olayının gerçekleştiği dönemde Van Cumhuriyet Savcısıdır. 2 Mayıs 1954 Genel Seçimlerinde %58.4 oranında oy alarak en büyük seçim başarısını kazanmıştır. Cilt 25.11. DP’li yöneticilerin bu önerilerindeki amaçlarının olayda dahli olanları ortaya çıkartmaktan çok. Mustafa Muğlalı’yı koluna takarak Van’a geliyor. olayın gerçekleştiği dönemin Cumhurbaşkanı ve 1956 yılının muhalefetteki lideri Đsmet Đnönü vardır.9 116 Kemal Yörükoğlu. bu bölgedeki illerden toplam 68 milletvekili çıkartmıştır. kanlarının kızıllığı Özalp ve Van ufkundan henüz silinmediği bir sırada Đnönü ziyarete geliyor. Dönem 9. s.

icabederse 33 vatandaşın daha öldürülmesinde mahzur yoktur manâsını tazammun eder.392 119 Resmi Gazete.”118 Olayda dahli olanların araştırılması için karma komisyon kurulması önerisi aynı gün Meclis’te oya sunulmuş ve kabul edilmiştir. bu hâdiseden zamanın Devlet Reisinin haberdar olduğudur. Demokrat Parti’nin bu girişimin özellikle Kürtleri ilgilendiren bir boyutu da vardır. s. Ben nihayet bir ordu kumandanıyım. Reisicumhur. bir fatih gibi koluna takarak Van’a geliyor! Bu hareketin büyük bir manâsı var. hudutta vukua gelen bir kaçakçılık hâdisesinde neden dolayı adamları öldürteyim? Mustafa Muğlalı. Demokrat Parti yöneticileri. Bu kürsüde yemin ediyor! Vatandaş hak ve hürriyetini arayacağına yemin eden Reisicumhur Đnönü. Bunun kim olduğunu öğrenmek istedim. bir katili. Anayasa ve Adalet 119 Bakanlıkları’ndan oluşan Karma Soruşturma Komisyonu kurulmuştur.8.9385 45 . Mustafa Muğlalı’nın yargılandığı davaları izlemiş olan ve Muğlalı’yla da konuşma imkânı bulan Demokrat Parti Çankırı Milletvekili Kenan Çığman şunları söylemiştir: “Mustafa Muğlalı dedi ki. Devre 10. müdafaa için tevessül edin diye.1956. (. doğrudan doğruya Reisicumhur olarak Đnönü bunların imhası için kendisi emir vermiştir. “Van Vilâyetinin Özalp Kazasından 32 vatandaşın bilâmuhakeme öldürülmesi hadisesinde dahli olanlar hakkında tahkikat icrasına dair” 2027 sayılı kararla. cevap vermedi. 15. CHP.383-388 118 TBMMZC. Anladığıma göre bana Đnönü olduğu manâsını verdi ve öyle anladım ki. s. 18 Ağustos 1956. işi yaptıran zâta iki defa mektup yazdım. fatih gibi. Cumhuriyet Halk Partisi’nin Doğu ve Güneydoğu’daki desteğini de azaltacaktır.. Bu.1956. Böylece. bu hadisede seni göreyim diye emir veren.8. dedi. Katili cezaevine göndereceği yerde.) Kanaatim arkadaşlar.”117 Konuyla ilgili konuşan diğer Demokrat Partili milletvekilleri de aynı şekilde Đsmet Đnönü üzerinde durmuşlardır. 15. millî bir kahraman gibi koluna takarak Van’ı geziyor. Devre 10. no. 1943 yılında Van’da gerçekleşen ve Kürt kökenli 32 vatandaşın ölümüyle sonuçlanan olayla CHP’nin Genel Başkanı Đsmet Paşa arasında doğrudan bir bağlantı kurulması. Cilt 13. bu girişimleriyle 1951 yılında 32 kişiyi öldürmekten mahkum edilen Mustafa Muğlalı ile Đsmet Đnönü arasında bir bağlantı kurarak muhalefeti güçlenmeye başlayan CHP’yi ve CHP’nin Genel Başkanı Đsmet Đnönü’yü yıpratmayı amaçlamışlardır.. Bu fiili ve hareketi bir Reisicumhur yapıyor. 1950 ve 1954 yıllarında yapılan seçimleri kaybetmiş olmasına karşın 117 TBMMZC. Cilt 13.

Ordu Müfettişi olarak fevkalade selâhiyetli bir Hükümet Komiseri rolünde hareket edebilmenin imkân ve cesaretini Đnönü’den almıştır. raporda Đsmet Đnönü’yü doğrudan olayla ilişkilendiren özel bir bölüme yer verilmiştir. Suçlu sanılanların muhakemesiz öldürülebileceklerine ve bunun hiçbir takibe tabi tutulmayacağına. Demokrat Parti’nin bölgeden çıkarttığı milletvekili sayısı ise 41’e düşmüştür. Öyle ki. s. Kars’tan 10.10 46 . Komisyon raporu. bölgeden aldığı oylara da yansımış ve CHP Doğu-Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nden 66 milletvekili çıkartmıştır. Muğlalı 3. raporunu verilen süre içerisinde tamamlayamadığından tekrar tekrar ek süre istemiştir.9 121 Türkiye Đstatistik Kurumu Milletvekili Genel Seçimleri Đstatistikleri (1923-2007). Bir kere kendisi Muğlalı’nın çok önem verdiği Şark mıntıkasına gönderilmesine ilk amildir. Malatya’dan 12.121 Yaklaşık bir buçuk yıldır tamamlanamayan Karma Tahkikat Komisyonu raporu çalışmaları. Tek partinin lideri ve Türkiye’nin şefi ise Đsmet Đnönü’den başkası değildir. 1957 Seçimlerinden hemen sonra hızlanmış ve 6 ay içerisinde tamamlanarak 1958 yılının Mayıs ayında Meclis’e sunulmuştur. 27 Ekim 1957 tarihinde yapılan Genel Seçimlere de yetiştirilememiştir. “Belli Olan Suçlar ve Maznunlar” başlıklı bölümde Đsmet Đnönü ile ilgili şu değerlendirmelere yer verilmiştir: “Đsmet Đnönü’nün Özalp hâdisesi karşısındaki durumu birkaç yönden dikkati çekmektedir. bendi gereğince şahsî fiilinden dolayı itham etmek mümkün müdür?” 120 Erzincan’dan 1.120 Karma Tahkikat Komisyonu kurulmuş ve çalışmaya başlamış olmasına karşın. Acaba Đsmet Đnönü Mustafa Muğlalı’ya adam öldürme cesaretini vermiş midir? Başka bir deyimle Reisicumhur Đsmet Đnönü’yü Teşkilâtı Esasiye Kanunu’nun 41. CHP’nin Türkiye genelinde yalnızca 31 milletvekili çıkartabildiği 1954 seçimlerinde. 1957 Genel Seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi’nin Türkiye genelindeki oy artışı. icabında böylesine hareketin hatta vatanî vazife sayılacağına dair Muğlalı’da mevcut zihniyet temelini (tek parti-tek şef) düsturunun imkânlarından almaktadır.Doğu ve Güneydoğu Anadolu’dan oy almaya ve milletvekili çıkartmaya devam etmiştir. maddesinin 2. s. Meclis’te komisyonun kurulması aşamasındaki konuşmalara bakılarak da anlaşılabileceği gibi. Türkiye Đstatistik Kurumu Milletvekili Genel Seçimleri Đstatistikleri (1923-2007). Tunceli’den 2 milletvekili. aradan yaklaşık 1 buçuk yıl geçmiş olmasına karşın. kazandığı bu 31 vekillikten 25’i Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki illerdendir.

ben varım arkanda” sözleri. Komisyona göre ortaya çıkması beklenen kişi Đnönü’dür.122 3. ben onun burada bulunması sayesinde müsterih ve rahat uyuyorum” demesi. komisyon tarafından olaydan Đnönü’nün sorumlu olduğuna işaret olarak yorumlanmıştır.Komisyona göre. Buna göre.Muğlalı’nın kızları. “babamıza bu işi yaptıranlar ortaya çıksınlar” şeklinde etmişlerdir. 2. Bugün de verse yine yaparım” sözleri. 5. Đsmet Đnönü’nün olaydan sonra Van’a giderek burada Muğlalı’nın koluna girerek bölgeyi gezmesi. komisyon tarafından Đnönü’nün Muğlalı ile suç ortağı olduğu şeklinde yorumlanmıştır. Buna karşın. Muğlalı’ya Đnönü tarafından verilmiş böyle bir yazılı emir ya da belge bulunmamaktadır.Özalp’teki olaydan sonra Erzurum’a giden Đnönü’nün burada Muğlalı’nın sırtını sıvazlayarak “Muğlalı Şark’ın kralıdır. Şark’taki şekaveti önle. 4. 6. hudut hâdiselerini hallet” şeklinde özel bir emir vererek Muğlalı’yı Kürt vatandaşları öldürtmesi konusunda cesaretlendirmiştir. başkumandanımın verdiği her emri yaparım.Aynı şekilde. Karma Tahkikat Komisyonu.Muğlalı’nın tutukluluğu sırasında hasta olarak yattığı hastanede söylediği “ben askerim. Buna karşın. komisyon raporunda yer almaktadır.Đsmet Đnönü’nün Cumhurbaşkanlığı boyunca Özalp hâdisesinin ısrarla gizli tutulmağa çalışılması. Ne yaparsan yap. 1. 47 . Demokrat Parti’nin yaklaşık 10 yıldır yoğun bir karalama kampanyası yürüttükleri Mustafa Muğlalı ile Đsmet Đnönü arasında bir bağlantı kurarak “Kürt katili Đsmet Đnönü” imajını oluşturabilmek için çoğu birbirinden zorlama 10 madde sıralamıştır. Muğlalı’nın başkumandan olarak Đnönü’yü işaret ettiği. Đnönü’nün Muğlalı’ya söylediği “ordu içinden seni seçtim. 122 Đsmet Đnönü’nün Mustafa Muğlalı’ya yönelik bu yorumu. Senin gibi demir bir adam oraya giderse o havaliye salâh gelir. dolayısıyla Muğlalı’ya 32 Kürt kökenli vatandaşı öldürme emrini Đsmet Đnönü’nün verdiği şeklinde yorumlanmıştır. olay yine Đnönü’nün Cumhurbaşkanlığı döneminde. 7. Đnönü tarafından Muğlalı’ya verilmiş bir öldürme iznidir.Đsmet Đnönü Muğlalı’ya “Şark’a git. Đnönü’nün “Kürt katili” Mustafa Muğlalı’yı bu fiilinden dolayı kutlaması şeklinde yorumlanmıştır.

Genel Kurul gündemine getirilmemiş ve Meclis’te tartışılmamıştır. bu mektupların içerikleri de bilinmemektedir. bu gergin ortamda Türkiye’deki Kürtleri tahrik edebilecek bu raporu gündeme getirmenin riskine girmemişlerdir.9. Soruşturma Komisyonu’nun iki yıllık çalışma sonucu tamamlayabildiği bu rapor. bu söylentileri destekleyebilecek belgelere yer vermeyen komisyonun güçlü sayılabilecek tek iddiası.1949 ve 26.2. Türkiye’deki Kürtçülük faaliyetleri açısından yeni bir dönem başlamıştır. 6 Mayıs 1958 48 . 1958 yılıyla birlikte. Ancak.1949 tarihlerinde iki kez mektup yazmış olmasıdır. 123 Zafer. “bana bu işi yaptıranlara iki defa yazdım” diyen Muğlalı’nın yargılandığı dönemde Cumhurbaşkanı Đnönü’ye 19.1948 yılında Meclis gündemine gelmiştir ve o tarihte konuyla ilgili bir soruşturmanın devam etmekte olduğu açıklanmıştır. 14 Temmuz 1958 tarihinde Irak’ta gerçekleşen darbenin Irak’taki Kürtler gibi Türkiye’deki Kürtleri de etkileyebileceğini gören Demokrat Parti yöneticileri. 123 Tüm iddiaları zorlama yorumlara ve söylentilere dayanan. Ancak. “Muhtelit Tahkikat Encümeni Raporu”. Çünkü raporun tamamlanmasından 2 ay sonra.

Araplar ve Kürtler eşittir. Cuntanın amacı ise özetle Irak’ı Đngiliz etkisinden kurtarmak. Đstanbul: Đletişim. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: IRAK ve TÜRKĐYE’DEKĐ DARBELERĐN KÜRTÇÜLÜĞE ETKĐSĐ (1958-1960) 3. iki numaralı adamı ise Albay Abdüsselam Arif’tir. 2008. Kürt Milliyetçiliğinin Tarihi Kökenleri ve Gelişimi. General Abdülkerim Kasım. Hürriyet. 1956 yılının ortalarında “Hür Subaylar” adı altında bir cunta oluşturmuşlardır.552. (çev. Kısa süre içerisinde sayıları 200’ü geçen bu cuntanın başında 15 kişilik yönetim komitesinin başı General Abdülkerim Kasım. General Abdülkerim Kasım ve Albay Abdüsselam Arif’in komutasındaki askerî birlikler. 29 Temmuz 1958 49 . General Kasım’ın darbesin Moskova’yı son derece memnun etmiş. Irak’ta yaşayan Türklerle ilgili hiçbir ifadeye yer verilmemiştir. özellikle Đngilizlerin etkisi altında olmasından rahatsızlık duyan bir grup Iraklı subay.) Đsmail Çeken. hükümetten gelen emir doğrultusunda ülkenin doğusundan batısına nakil sevkedilirken. 14 Temmuz 1958 gecesi darbe hareketini başlatmış ve Kraliyet Sarayına baskın düzenlemişlerdir.1.124 Araplar ve Kürtlerin eşit olduğu ve haklarının Irak tarafından tanınacağının vurgulandığı bu anayasada. 124 Wadie Jwaideh. iktidarının ilk günlerinde Kürtlerin desteğini kazanabilmek amacıyla bazı çalışmalar yapmıştır. Bağdat’tan geçişleri sırasında. Alper Duman. Irak’ta Abdülkerim Kasım Darbesi ve Yeni Anayasada Kürtler Mısır’da iktidarda bulunan Sovyet yanlısı Abdülnasır’ın milliyetçi fikirlerinden etkilenen ve Irak’ın Batılı devletlerin. 27 Temmuz 1958 tarihinde yürürlüğe giren geçici anayasanın üçüncü maddesinin “Araplarla ve Kürtlerin işbirliği esastır. Hür Subaylar Cuntası. s. Baskın sırasında Kral Faysal ve amcası Prens Abdülilah öldürülmüştür. Böylece Irak’ta monarşi sona ermiş ve General Abdülkerim Kasım iktidarı ele geçirmiştir. Sovyetler Birliği’ne yakınlaşmak ve Arap milliyetçisi bir iktidar oluşturmaktır. Batılı devletleri ise telâşlandırmıştır. Bunların ilki. hakları Irak çerçevesinde tanınır” şeklinde düzenlenmesi olmuştur. yaklaşık iki yıl sonunda Irak’ta bir darbe yaparak Haşimi Monarşisi’ni yıkabilecek güce ulaşmıştır.

Sayı 1.125 8 Ekim’de General Kasım’la bir araya gelen Molla Mustafa Barzani’nin. Ancak Türkiye. Bu görüşmeler sonucunda gerekli ilerlemeler sağlanmış ve Kasım.1. Irak’taki Kürtlerin ve Sovyetler Birliği’nin desteğini almak için Barzani’yi Irak’a getirten Kasım. Mustafa Barzani’nin Irak’a Davet Edilmesi Kürtlerle birlikte Sovyetler Birliği’nin de desteğini kazanarak iktidarını sağlama almak isteyen Kasım’ın bir sonraki hamlesi. Mustafa Barzani’nin silahlı gruplarının. ilk birkaç yıl Barzani’ye büyük destek ve tavizler vermiştir.40 127 Milliyet. “Emperyalizmin Kürt Kartı”. Cilt 1. Irak’taki yeni rejimi Amerika Birleşik Devletleri ve Đngiltere’nin 127 ardından. Mustafa Barzani. Barzani’nin Irak’a 125 Đhsan Şerif Kaymaz. s. Türkiye. bu destek ve taviz sürekli arttırmıştır. bu dönemde kendisine verilen destekle sürekli güçlenmiş ve kısa süre sonra Türkmenlerin yoğun olarak yaşadığı petrol bölgesi Kerkük’ü bir Kürt şehri yapmak için harekete geçmiştir. Demokrat Parti Hükümeti’ni tedirgin etmeye başlamıştır. Molla Mustafa Barzani.169-170 126 Saad Jawad. Iraq and the Kurdish Question (1958-1970). Aslında Türkiye. General Eşref’in giriştiği karşı-darbe denemesini Barzani’nin sayesinde püskürten Kasım. London: Ithaca. 4 Ekim 1958 tarihinde. General Kasım’ın davetine olumlu karşılık veren Molla Mustafa Barzani. Prag ve Budapeşte gibi Sovyet yönetimi altındaki büyük kentleri de dolaştıktan sonra.1. hem Mustafa Barzani’nin Irak’a dönmesinin Türkiye Kürtleri üzerinde olumsuz bir etki ve kışkırtmaya neden olabileceğinden hem de Irak’ta gerçekleşen darbenin Sovyet yanlısı bir darbe olmasından dolayı kaygı duymaktadır. 1981. 3. Irak’a dönüşünden kısa bir süre sonra hem Irak’taki Türkmenler için hem de kazandığı güç nedeniyle iktidardaki Abdülkerim Kasım için büyük bir tehdit haline gelmiştir. Barzani’nin yanında. Molla Mustafa Barzani’nin henüz 1946 yılında Đran-Mahabad’dayken güvendiği bir adamını Irak’a göndererek bu ülkede kurdurduğu ve 12 yıldır uzaktan izlediği Irak Kürdistan Demokrat Partisi (I-KDP) ile temaslarda bulunmak olmuştur. 31 Temmuz 1958 tarihinde tanımıştır. Bağdat’a ulaşmıştır. Gazi Akademik Bakış. “Irak’ın Kürtlere tanıdığı hakların Đran ve Türkiye’ye örnek olmasını istemesi” gibi126 gelişmeler ile birlikte Molla Mustafa Barzani’nin Kürt hareketinin Irak’taki yeni düzende güç kazanması ve bu durumun Türkiye’deki Kürtleri de etkilemesi riski. Kış 2007. s. 12 yıldır Sovyetler Birliği’nde bulunan ve Irak’a dönemeyen Molla Mustafa Barzani’yi Irak’a çağırmıştır. 1 Ağustos 1958 50 . Rusya’da askerî eğitim almış 2000 peşmerge de bulunmaktadır.

Tümeninin Komutanı Nazım Tabakçalı’nın da gündemindedir. darbeden hemen üç gün sonra Amerika Birleşik Devletleri’ne başvurmuş. artık Irak’taki Türkmenlerin güvenlikleri için de endişe etmek durumundadır. Türkiye’nin Irak’a müdahalesini engellemiştir. Mustafa Barzani’nin onbinlerce Iraklı Türkmen’in yaşadığı Kerkük’e yönelmesiyle. Moskova. Tabakçalı ayrıca.dönmesinden de önce. Bu ziyaret sırasında Mustafa Barzani’nin silâhlı grupları ile Iraklı Türkmenler arasında çatışmalar yaşanmış ve çok sayıda Iraklı Türkmen hayatını kaybetmiştir.. Irak Ordusunda görev yapan bazı Kürt kökenli subayların Bağdat’tan da destek görerek Kerkük’te bazı Türkmenlerin evlerini aradıklarını. s. Irak’taki Kürt hareketinin kendi topraklarındaki Kürtleri etkilemesi riskiyle zaten tedirgin olan Türkiye. Kerkük’te Türkmen-Kürt Gerginliği ve Türkiye’ye Yansıması Türkiye’nin kaygıları.513 51 . Mustafa Barzani Hareketi. Bu olay. Irak Kürdistan Eğitim Müdürlüğü’nün merkezinin Kerkük’te kurulmaması ve Kerkük’te görev yapacak olan eğitim müdürünün mutlaka Arap olması gerektiği konularında Kasım’ı uyarmıştır. Ancak Türkiye’nin bu girişimi. politik ortamı iyice germiştir. Sovyetlerin bu girişimi. Tabakçalı.g. Türkmenlerin yeni rejime muhalefet etmelerine neden olmuştur. a. darbeyi bastırmak için Irak’a müdahale etmeye kararlı olduğunu bildirmiş ve Amerika’dan kendisini maddî ve manevî olarak desteklemesini istemiştir.2. Irak’taki durumdan son derece memnun olan Sovyetler Birliği’ni harekete geçirmiştir. Türkiye’ye verdiği bir muhtıra ile bölgede silahlı bir çatışma başlatmanın getireceği ağır sorumluluklar konusunda Türkiye’yi uyarmış ve Güney Rusya ile Bulgaristan’da askerî manevralar başlatmıştır. Mustafa Barzani’yi ve Kürtleri destekleyen General Kasım yönetimiyle Iraklı Türkmenlerin arasını açmış. bu durumun bölgede 128 Fahir Armaoğlu. Kerkük halkının Kürt olmadığı halde Kürdistan bölgesine dahil edilmesinin büyük sorunlara neden olduğu. 8 Ekim günü General Kasım’la görüşen Molla Mustafa Barzani’nin Kerkük’ü ziyaret etmeye karar vermesi. Irak’taki Türkmenlerin zarar görmesi. Mustafa Barzani’nin ilgisinin Kerkük üzerinde yoğunlaşmaya başlamasıyla birlikte yeni bir boyut kazanmıştır. bu konu ile ilgili General Kasım’a gönderdiği raporlarda sık sık. merkezi Kerkük’te bulunan Irak Ordusu 2.128 3. General Kasım yönetiminin Kürtlere yakın duruşunun Kerkük’teki Türkmenler üzerindeki bu olumsuz etkisi.e. Türkiye’de başta milliyetçi kesimler olmak üzere tüm kamuoyunda büyük tepkiye neden olacaktır. Dahası.

129 Ancak.221-223 130 Milliyet. 12 Mart 1959 132 Milliyet. tüm bu uyarılara rağmen Bağdat yönetimi gerekli önlemleri almamış. Tabakçalı tarafından Kürtlerle Türkmenler arasında Kerkük’te yaşanan gerginlikle ilgili Kasım’a verilen diğer bir bilgi ise Mustafa Barzani’nin. Musul. Bağdat ve Habbaniye’de hayat normale dönmüştür. Kerkük.132 Ayaklanmanın bastırılması sırasında ölenlerin arasında çok sayıda Türkmenin de olması. Basra. Irak Hava Kuvvetleri’nin Musul’u yoğun şekilde bombalaması ve karadan hızlı bir operasyon gerçekleştirilmesi sonucu 2 gün içinde kanlı bir şekilde bastırılmış. Asım Eren’in önergesinde Irak’ta Türklere yapılanlara karşı “mukabele-i bilmisil” düşünülüp düşünülmediğini sormuş olmasıdır. Tarihten Günümüze Irak Türkmenleri.Tümende görev yapan Kürt kökenli subayların sayısının mutlaka azaltılması gerektiğini de Kasım’a iletmiştir. ayaklanmaya katılanların evleri basılmış ve öldürülenler “ibret olsun” diye sokaklarda teşhir edilmiştir. 8 Nisan 1959 tarihinde Hariciye Vekâleti’nin yanıtlaması için “Irak’ta mukim Türklerin durumuna dair” bir soru önergesi sunmuştur. Bu sürecin bir sonucu olarak 8 Mart 1959 tarihinde. Đstanbul: Ötüken. Türk-Irak Hudut Tümeni’ne de komuta etmekte olan Kerkük Tümen Komutanı General Nazım Tabakçalı’nın ve Iraklı Türkmenlerin de katıldığı bir ayaklanma başlamıştır. Cumhuriyet. s. bu haberlerin bazı Komünist yayın organları tarafından Türkiye ile Irak arasındaki ilişkileri bozmak amacıyla üretildiği ifade edilmiştir. Cumhuriyet Halk Partisi Niğde Milletvekili Asım Eren. Albay Şevvaf ve yanındakiler öldürülmüş. çoğunluğu Türk olan Kerkük’ü Kürtleştirmek ve çevre bölgelerdeki Kürtleri bu şehirde toplamak amacında olduğu ve bu girişimin önlenmemesi durumunda daha da vahim sonuçlarının olacağıdır. bir grup Kürt 129 Suphi Saatçi. ilk bakışta Irak’taki olayların acısını Türkiye’deki Kürtlerden çıkartmak şeklinde yorumlanabilecek bu sözleri Kürtlerin tepkisini çekmiştir. 11 Nisan 1959 tarihinde. 2003. Burada dikkat çekici nokta. Ayaklanmaya katılan 3000 kadar Iraklı’nın Türkiye’ye iltica ettiği yönündeki haberler ise Dışişleri Bakanlığı tarafından yalanlanmış. 11 Mart 1959. Kuzey Irak’ta. Türkiye’de kısa sürede yankı bulmuştur.gerginliğe neden olduğunu ve 2. 12 Mart 1959 52 . Kerkük’te Türkmenlerle Kürtler arasındaki gerginlik sürekli tırmanmış ve Kerkük’te huzursuzluk artmıştır. Musul Garnizon Kumandanı Albay Abdülvahap Şevvaf liderliğinde. Asım Eren’in.131 Ayaklanmaya katılan 60 subay ve birçok sivil kurşuna dizilmiş. 9 Mart 1959 131 Hürriyet. 130 Ayaklanma.

13 Nisan 1959 135 Milliyet. Yakalarında çeşitli üniversitelerin rozetleri bulunan gençler. Gazete. Bu çirkin tahrikin asıl kaynağının Moskova olduğu muhakkaktır. Bu komisyon. Her iki telgraf da epeyce uzundu. MTTB Genel Yönetim Kurulu. esmer yüzlü ve siyah saçlı idiler. Memuru hayretler içerisinde bırakan imza ise şuydu: Yüksek Tahsilde Bulunan Kürt Gençleri.136 15 Nisan 1959 tarihli Akşam Gazetesi. bu kez Millî Türk Talebe Birliği’nin Irak’ı protestosu basında yer almıştır. her zaman yaptığı gibi kalemini eline aldı ve kelimeleri saymaya başladı.133 Tepkiler nedeniyle açıklama yapma gereği duyan Asım Eren. 134 Tercüman. Kerküklü Türklerin durumunu inceleyecek bir komisyon oluşturmuştur. 14 Nisan 1959 53 .134 Türk milletinin en haksız tecavüzlere karşı bile Birleşmiş Milletler’in kaideleri içinde mukabele edeceğini söylemiş ve sözlerinin çarpıtılması konusunda Moskova’yı işaret etmiştir: “Sözlü sorumda hükümetimizden sorduğum Irak’taki Türk kardeşlerimize yapılan baskılara karşı ne gibi tedbirler düşünüldüğü konusunda kullandığım gerekirse mukabeleibilmisil tâbirimin kasten bazı kaynaklarca vatandaşlarımızı tahrik gayesinde kullanıldığını esefle gördüm. hazırladığı raporları Birleşmiş Milletler’e gönderecektir. 13 Nisan 1959 136 Milliyet. önergesinde yer verdiği “mukabele-i bilmisil” sözünün Cumhuriyet Halk Partisi’ni yıpratmak için kasıtlı olarak kötü anlamda kullanıldığını.üniversite öğrencisi. haberde protestocu öğrenci sayısını 77 olarak vermiştir. 12 Nisan 1959. Memur.” 133 Milliyet. Akşam’ın manşetine göre “102 üniversiteli Kürtlük iddiasında bulunmuştur” ve bu öğrencilerin telgraflarında “Đstanbul’da yüksek tahsilde bulunan Kürt öğrenciler” imzası yer almaktadır: “Şehrimiz postahanelerinden birine giden birkaç genç. diğer ise 219 kelime idi. Irak’ta Türklere son zamanlarda tatbik edilmekte olan sindirme hareketini protesto etmiş ve davayı “Birleşmiş Milletler’e götürmeye” karar vermiştir. Memur. Kürt kökenli öğrencilerin Asım Eren ve Cumhuriyet Halk Partisi’ni protestosuna diğer gazetelerden farklı bir üslupla ver vermiştir. telgrafların imza yerindeki 6 kelimelik yazıyı görünce gayri ihtiyarî karşısında sabırsızlıkla bekleyen gençlere hayretle baktı. Telgraflardan biri 176. Birlik.” 135 Ertesi gün. üzerinde telgraf yazılı bankonun önünde durdular ve daktilo ile yazılmış iki kâğıdı memura uzattılar. Asım Eren’e ve Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanlığı’na çektikleri telgraflarla durumu protesto etmişlerdir.

Asım Eren’e çektikleri telgrafta. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki temsilinde büyük katkısı olan Kürtlere tercih ettiği iddia edilmektedir. Asım Eren’in Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne vermiş olduğu sözlü soru önergesinde “mukabelei bilmisil” ifadesini kullanmasını protesto etmektedir. Bu nedenler Cumhuriyet Halk Partisi’nden besledikleri umudun kırıldığını söyleyen Kürt asıllı gençler. Gençlere göre. önergesini destekleyen telgraflar da aldığını. namus ve dindarlığı Asım Eren’inki ile karşılaştırılamayacak derecede güçlüdür. Đçişler Bakanı Müsteşarı Revoi Türeli de böyle bir telgraftan haberleri olmadığını ve Asım Bey’in bu konuda kendilerine bilgi vermediğini ifade etmiş. Asım Eren. Türkiye Kürtlerinin hassasiyeti. telgraf kendisine ulaştıktan sonra yaptığı açıklamada. eğer bu gençlerin millî birlikten kendilerini ayırmak gibi bir eğilimleri varsa mutlaka meselenin üzerine eğileceklerini söylemiştir. Asım Eren’i. diğeri ise Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanlığı’na yazılmıştır. Konuyla ilgili görüşü sorulan Adalet Bakanı Esat Budakoğlu ise henüz böyle bir telgrafla ilgili bilgilerinin olmadığını ve telgrafta gerçekten Türklük ve Kürtlük ayrımına gidilmişse gereğinin yapılacağını söylemiştir. Eren’in Türkiye Kürtlerine karşı insanî olmayan bir anlayış beslediğini iddia etmekte. gençlerin gönderdikleri telgraflardan biri Cumhuriyet Halk Partisi Niğde Milletvekili Asım Eren’e. Milletin menfaatlerini herşeyden üstün tutmaktadırlar ve Türkiye’nin istiklâl ve bütünlüğünde büyük hisseleri vardır. Akşam Gazetesi’nin haberine göre. “Türkiye’de bugüne kadar devam eden ve çok korkunç safhalar geçiren Kürt düşmanlığına artık son verilmesi gerektiğini” hatırlatarak telgraflarını sonlandırmışlardır. Kürt asıllı gençlerin göndermiş olduğu telgrafı 54 . Bu 102 Kürt kökenli öğrenci. Kürt olduklarını ve Đstanbul Üniversitesi’nde okuduklarını söyleyen gençler. dokunulmazlık zırhı altında memleketin bütünlüğünü bozabilecek davranışlarda bulunduğunu öne sürmektedirler. bu “mel’un zihniyet” karşısında bütün varlıklarıyla mücadele edeceklerini ifade ederek. Cumhuriyet Halk Partisi Grubu’na çekilen telgrafta ise Eren’in Kürt vatandaşları tehdit eden ifadeleri karşısında partinin tepkisiz kalmasının hayretle karşılandığı ifade edilmekte ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin.

5442 sayılı Đl Đdaresi Kanunu’nun ikinci maddesinin (D) fıkrasını “Türkçe olmayan ve iltibasa meydan veren köy adları.1959.10210. Kerkük’te yayın yapan Türkmen gazeteleri kapatılmış ve bu gazetelerin yazarları ile birlikte Kerkük’te nüfuz sahibi birçok Türkmen sürgüne gönderilmişlerdir. s. Demokrat Partililer. Akşam. Irak’taki Türkmenlerin durumu her geçen gün daha da kötüye gitmekte. 11. ülkede yavaş yavaş artmaya başladığını gördükleri Kürtçülük hareketlerine bir tepki olarak aldıkları açıkça belli olan bu karar. Asım Eren’in Nisan’da sunduğu soru önergesi Aralık ayında Hariciye Vekâleti’ne gönderilmiş ama hiç yanıtlanmamıştır. 14 Temmuz 1959 tarihinde yapılan General Kasım Darbesinin birinci yıldönümü kutlamalarında Mustafa Barzani güçleriyle Türkmenler arasında Kerkük’te çıkan çatışmalar sonucu 100 kadar Türk’ün öldürüldüğü ve Türkmen aşiretlerine mensup 10 kişinin cesetlerinin sokaklarda sürüklendiği haberleri141 gerilimi iyice tırmandırmıştır. 11. 20 Temmuz 1959 55 . alâkadar vilâyet daimî encümeninin mütalâası alındıktan sonra en kısa zamanda Dahiliye Vekâletince değiştirilir” şeklinde değiştirmiştir.1959. Devre 11. 9 yıldır Demokrat Parti açısından herhangi bir iltibasa meydan vermemiş olan birçok Kürtçe yer adının değiştirilmesine karar verilmiştir. 16 Nisan 1959 139 TBMMZC. Asliye Mahkemesi’nin Savcılık Basın Bürosu aracılığıyla gazeteye gönderdiği 1959/206 sayılı yazı için bkz. bu gençlerin hareketlerinden gizli bir örgütün üyeleri olduğunun anlaşıldığını ve bu hareketlerin Moskova’nın desteklediği Molla Mustafa Barzani tarafından kışkırtıldığını söylemiştir.polemik konusu yapmayacağını. no.333. TBMMZC. s. üzerlerindeki baskı artmaktadır. 15 Nisan 1959 138 Đstanbul 3. Dönem 11. 137 Akşam Gazetesi’nin bu yazısından sonra ortamın daha da gerilmesini engellemek için gazetenin Kürtçülük konusunda daha fazla yayın yapmasını ertesi gün yasaklayan 138 ve Asım Eren’in soru önergesine vereceği yanıtı askıya alarak Genel Kurul’a gelmesini engelleyen139 Demokrat Parti yöneticileri.5.12. 140 Böylece. Türkçe olmayan yer isimleri ile ilgili bir düzenlemeyi Meclis’e getirmiştir. Cilt 10. 137 “102 Üniversiteli Kürtlük Đddiasında Bulundu”. Cilt 9. Üstelik Türkmenleri katledenlerden 28’i hakkında idam kararı verilmiş olmasına karşın bu katillerin infazları gerçekleştirilmemiştir. Demokrat Parti yöneticilerinin. 21 Mayıs 1959. 140 Resmi Gazete. Akşam.66 141 Milliyet. 11 Mayıs 1959 tarihinde. Irak’taki Kürt hareketinin başlamasından beri yaklaşık bir yıldır devam eden gerginliği ve artan Kürtçülük faaliyetlerini sona erdirmeye yetmemiştir.

1961 yılının sonlarında Irak’ta Kürt ayaklanması başlamıştır. Đstanbul: Timaş. Đstanbul. birlikte “Sovyetler Birliği’nin ve Rus halkının şerefine” kadeh kaldıracak kadar yakındırlar.e. “a. Rusların Gözüyle Ortadoğu. Baas yönetimi adına Saddam Hüseyin yürütmüştür. Barzani Dosyası. 1966 yılında Celal Talabani Irak 142 Ordusu ile anlaşarak Barzani’ye karşı savaşmıştır. Ayaklanma 1960’lı yıllar boyunca sürmüş. 6 sahra topu.144 Irak Devleti ile Barzani arasındaki çatışmalar devam ederken. s. ikilinin ilişkileri bozulmaya başlamıştır. 20 uçaksavar. Irak Kürdistan Demokrat Partisi’nden ayrılan Talabani.170 144 Hulusi Turgut. Barzani ve Primakov. 142 Yevgeni Primakov. Moskova. bir süre sonra Kasım’ı kaygılandırmış. 1 tank. ilk yıllarda Kasım ile Barzani arasındaki ilişkilerin iyi yürümesini sağlamıştır. a.g.388. Irak Kürdistan Demokrat Partisi..120 145 Primakov. hatta “Parastin” adlı kendine ait gizli bir istihbarat örgütü kurarak Irak içerisinde faaliyete bile geçirebilmiştir.m. Bununla birlikte. 60 bin tüfek ve emrinde silahlı 30 bin adam bulunmaktadır. Molla Mustafa Barzani’nin 1960 yılının sonlarında Rusya’yı ziyaret etmesi ve Kremlin’den Kasım’a karşı gerçekleşebilecek bir darbe sonrasında Kürtlerin güvenliği için destek istemesi sonucu. Olga Tezcan). 1969. 143 1968 yılında Mustafa Barzani’nin elinde 1 helikopter. 11 Mart 1970 tarihinde Irak Devleti ile Molla Mustafa Barzani arasında anlaşma sağlanmıştır. daha sonra “Kürdistan Yurtseverler Birliği” (KYB)’ni kurmuştur.”. 1968 yılının Haziran ve Temmuz aylarında gerçekleştirilen iki darbeyle iktidarı kesin olarak ele geçiren Baas yönetimi. Mustafa Barzani-Abdülkerim Kasım ilişkileri kopma noktasına gelmiştir. Molla Mustafa Barzani’nin Abdülkerim Kasım’a Iraklı Kürtlerin desteğini sağlaması ve bir Kürt isyanını engellemesi. Ancak. 2009. (çev. 7 yıldır süren çatışmalarda büyük güç kazanmış. 56 . Soğuk Savaş’ın bitmesinden sonra Rusya Federasyonu’nun Başbakanı olacak Primakov.g. Kasım. s. s. Irak’ta uzun süre gazeteci görüntüsü altında Sovyetler adına diplomatik faaliyet yürütmüştür. Baas yönetimi ile Barzani arasındaki görüşmelerde Sovyetler Birliği arabuluculuk yapmıştır. Barzani’nin aşırı güçleniyor olması ve sağladığı Sovyet desteği. Görüşmeler sonucunda. arabuluculuk işi için o dönemde Pravda Gazetesi’nin editörü olan ve Barzani ve oğullarıyla yakın ilişkileri bulunan Yevgeni 145 Primakov’u görevlendirmiştir. 1970 yılının başından itibaren Barzani ile Kürt isyanını sonlandırmak için görüşmelere başlamıştır.386 143 Đhsan Şerif Kaymaz. s. Görüşmeleri. Rusya’dan dönüşü sonrasında Barzani’nin görüşme taleplerini reddetmiş ve sonuç olarak.

715-735 57 .bsk. • Irak’taki tüm okullarda.147 Irak’taki Barzani ve Kürt hareketinin Moskova tarafından desteklendiğini bilen Baas yönetimi. 1972 yılının Nisan ayında Irak ile Sovyetler Birliği arasında 15 yıllık bir dostluk anlaşması imzalanmıştır. 2007 (6. • Kerkük’te bir Kürt televizyon kanalının kurulması. Đbrahim H.). 2002 (6..). 389 148 ABD. London: Zed Books. hatta Ortadoğu’nun Moskova’nın kontrolüne 148 girdiğini gören Amerika Birleşik Devletleri’nin bu dönemde Molla Mustafa 146 Ismet Sheriff Vanly “Kurdistan in Iraq”. Henry Kissinger. Türk Dış Politikası. Gerard Chaliand (ed. anlaşmayla birlikte Irak Başkan Yardımcılığı ve beş bakanlığa Kürtler getirilmiştir. • Kürtlerin Kuzey Irak’ta yoğun olarak yaşadıkları bölgelerde özerk yönetime sahip olmaları. (ed. 1980. a. Ömer Kürkçüoğlu. Đstanbul: Đletişim. Ayrıca. Bu dönemde Irak’tan istediklerini alan Sovyetler Birliği. • Kürtçenin Arapça ile birlikte resmî dil olması. Baskın Oran). (çev. 4 yıl sonra. bu anlaşmanın hemen ardından Irak petrollerini millileştirerek Sovyetler Birliği’ne büyük petrol imtiyazları sağlamıştır. • Kürtlerin Irak merkezî yönetiminde temsil edilmeleri ve Irak’ın başkan yardımcılarından birisinin Kürt olması. Irak Devleti ile Molla Mustafa Barzani arasında imzalanan anlaşma metninde. Baas yönetimi. s.bsk). Barzani’ye olan desteğini büyük oranda kesmiştir. bu dönemde Sovyetler Birliği’nin bölgedeki etkinliğini azaltmak için büyük diplomatik çaba içerisindeydi. Barzani ile anlaşma imzaladıktan hemen sonra Moskova’ya yönelmiş ve ilişkilerini geliştirmiştir. askerî okullarda ve polis okullarında öğretim dili olarak kabul edilmesi maddeleri yer almıştır.155-156.787 147 Primakov. • Kürt isyanı sırasında mahkûm olan Kürtler için af çıkartılması.g. Diplomasi. Ayrıntılı bilgi için bkz. Irak’ın ve Irak petrollerinin.146 Anlaşma. 11 Mart 1974 tarihinde resmen yürürlüğe girecektir. s. “Ortadoğu’yla Đlişkiler”.e. s. Đstanbul: Đş Bankası. Cilt 1. Kurt). • Kuzey Irak’taki üç petrol bölgesinin denetiminin Kürtlere bırakılması. Atay Akdevelioğlu. • Iraklı Kürtlerin kurucu unsur olarak tanınması. The Kurds and Kurdistan.

“a.Barzani’ye olan ilgisi artmıştır.g. Aynı dönemde Barzani’nin Đsrail’le olan ilişkileri de güçlenmiş. Đran ise Molla Mustafa Barzani’ye destek vermemeyi ve Kürt ayaklanmacılara topraklarını kullandırmamayı taahhüt etmiştir. Barzani. Anlaşmayla Irak. zaten daha önce de var olan Barzani-ABD ilişkisi güçlenmeye başlamıştır. anlaşmayı yürürlüğe sokmayı reddetmiştir. Irak Devleti ile Kürtler arasında Mart ayından itibaren yeniden çatışmalar çıkmış ve Irak’ta yeni bir Kürt isyanı başlamıştır. Irak’la büyük anlaşmazlıklar yaşayan Đran’ın ve Amerika Birleşik Devletleri’nin desteğini alan Molla Mustafa Barzani. a. Yüzbinlerce Iraklı Kürt mülteci olarak Đran’a sığınmak zorunda kalmış. 6 Mart 1975 tarihinde Cezayir’deki OPEC Zirvesinde anlaşma imzalamışlardır. s. Molla Mustafa Barzani’den sonra Irak Kürdistan Demokrat Partisi’nin başına. Tel-Aviv’e geziler düzenleyen Barzani. Öte yandan. oğlu Mesud Barzani geçmiştir.g. Molla Mustafa Barzani ise uğradığı yenilgiden kısa süre sonra hastalanmış ve tedavi için gittiği Amerika Birleşik Devletleri’nde. 149 Barzani ile Irak Devleti arasında 1970 yılında imzalanın anlaşmanın yürürlüğe gireceği 11 Mart 1974 tarihinde. 391 150 Đhsan Şerif Kaymaz. Irak’a karşı Barzani’ye verdiği desteği çekmiştir. Bunun üzerine. 1 Mart 1979 tarihinde kanserden ölmüştür.171 58 . 1974 yılına doğru. Đsrail’den maddi destek almıştır. Đran da ABD ile birlikte Barzani’ye verdiği desteği kesmiş ve Đran’la Irak. Sonuç olarak. Baas yönetiminin son 5 yılda Irak’ın kara ordusunu güçlendirmiş olması ve Moskova’dan aldığı destek.e. ABD’nin girişimiyle. Irak Ordusu’na karşı direnememiş ve Irak’taki Barzani Đsyanı kısa sürede bastırılmıştır. Đran’ın Şattülarap Su Yolu ile ilgili taleplerini kabul etmiş.. Barzani’nin silahlı gruplarını Irak Ordusu’na karşı etkisiz kılmıştır. Baas Partisi’nin Kürt ayaklanmasıyla 149 Primakov.150 Đran ve Amerika Birleşik Devletleri’nin Irak’a karşı yalnız bıraktığı Molla Mustafa Barzani. buna rağmen Irak Ordusu’na karşı üstünlük sağlayamamıştır.m. Molla Mustafa Barzani’nin Irak Ordusu’na karşı üstünlük sağlayamayacağını gören. Barzani’nin Sovyetler Birliği’nden aldığı desteği kesen Baas yönetimi. aynı dönemde Đran’dan da silah yardımı görmüştür.”. Đran ile Irak arasında doğrudan bir savaşın başlamasından ve Ortadoğu’daki dengelerin tümüyle Sovyetler Birliği lehine değişmesinden çekinen Amerika Birleşik Devletleri.

Kerkük’te Molla Mustafa Barzani’nin silahlı grupları tarafından Iraklı Türkmenlere yapılan katliamla aynı günlerde. Bu nüshayı ele geçirebilen bir Đstanbul gazetesi. 6 Eylül 1959 152 Milliyet. Bu etki. Irak’ta 1959 ile 1974 yılları arasında 15 yıl devam eden Molla Mustafa Barzani hareketi. bu hassas ve gergin dönemde Diyarbakır’da Kürtçe gazete yayımlanmasına ilk tepki olarak Diyarbakır Valisi Niyazi Toker’i. aynı dönemde Cumhurbaşkanı ve Devrim Komuta Konseyi Başkanı olarak Irak’ta yönetimi ele geçirmiştir. yalnızca Diyarbakır’da çıkan ve çok az sayıda basılan bir gazete olduğundan. Đnsaf edelim! Bu Doğu ili Đstanbul değil ki 20-30 gazete çıksın da insan meşgul bir gününde hepsine birden bakamasın. Aynı nüshadaki bir başka yazısında da müphem birçok manalara gelebilecek cümleler var. zaman zaman doğrudan Barzani’nin girişimleriyle gerçekleştiği gibi. “Kendi Kendimizi Tenkid” isimli bölümde “Biz yazıp biz mi okuyacağız” başlıklı bir yazıyla tüm ülkeye duyurulmuştur: “Doğu illerimizden birinin merkezinde çıkan bir gazete.mücadelesinde önemli rol oynayan Saddam Hüseyin de. tırmanan gerginlik doruğa ulaşmıştır. 8 Ekim 1959 59 . Đleri Yurd Gazetesi.152 151 Cumhuriyet. Aldığı cevaba göre bu zat gazeteyi görmemiştir. bu Kürtçe şiirin farkına hemen varılamamış ve 6 Eylül 1959 tarihli Cumhuriyet Gazetesi’ndeki. bahis mevzuu Doğu iline telefon ediyor ve karşısına çıkan en büyük idare adamlarından birisine meseleyi soruyor. Sonra haydi kendisi bakamadı. adliyesi yok mu? Bunlar en büyük idare adamlarını günlük hâdiselerden haberdar etmezler mi?”151 Demokrat Parti Hükümeti. bir süredir Diyarbakır’da Abdurrahman Efem Dolak tarafından düzensiz aralıklarla çıkartılmakta olan “Đleri Yurd” adlı yerel gazetede 31 Ağustos 1959 günü “Kımıl” adlı Kürtçe bir şiir yayımlamasıyla. adı daha sonra Kürt siyasetinde sıklıkla duyulacak olan Musa Anter’in. anlaşılmaz sebeplerle Kürdce bir şiir neşrediyor. Çalışmanın kalan kısımlarında da ayrıntılarıyla inceleneceği gibi. Türkiye’deki Kürtçü grupların Barzani hareketinden etkilenip cesaret alarak faaliyete geçmeleriyle de meydana gelmiştir. 7 Ekim 1959 tarihinde görevden alarak merkeze çekmiştir. Irak’taki Kürtçü isyan hareketinin bu etkileri. Türkiye’de henüz ilk yılında kendini göstermiştir. o il merkezinin zabıtası yok mu. Türkiye’deki Kürtçülük faaliyetlerini derinden etkilemiştir.

g.155 Sözü edilen tahkikatın sonucunda Kürt asıllı 40 kişi. s.. Türkiye’deki Kürtçülük hareketinin ve bu hareketi yürütenlerin niteliklerinin.e. Naci Kutlay. 18 Aralık 1959 tarihli gazetelerde “Millî menfaatler aleyhinde bulunan siyasî maksatlarla toplantılar tertip eden gizli bir teşkilât hakkında tahkikat yapıldığı” haberleri yer almıştır. yargılama sürecinde 2 kişi daha eklenmişse de.515. 18 Aralık 1959. s..g. a.356.1959 tarih ve 959/141 sayılı kararıyla yayın yasağı getirildiği için o günlerde basında hakkında bilgi verilemeyen bu örgüt. Bilal Şimşir. Đstanbul: Fırat. Her Yönüyle Kürt Dosyası.bsk). s. soruna çözüm bulabilmek ümidiyle Millî Emniyet Hizmeti Riyâseti (MEH)’nden konuyla ilgili bir rapor istemişlerdir. Diyarbakır valisini görevden almanın yeterli olmayacağını bildiklerinden. olay bu isimle anılmıştır. 17 Aralık 1959 tarihinde. 154 Ankara Birinci Sulh Ceza Mahkemesi’nin 16. MEH’nin 12 Aralık 1959 tarihinde hazırladığı 94818 numaralı raporda. Olayda tutuklanan ve yargılananların öğrenim durumları ve meslekleri.e.3. 14 Temmuz 1958 tarihinden sonra Türkiye’deki Kürtçülük faaliyetlerinde büyük bir artış olduğuna dikkat çekildikten sonra. Ulus. ne kadar farklı bir 153 Naci Kutlay.g. s. 1958 yılında kurulmuş olan yasadışı “Kürt Đstiklâl Partisi” dir. “yabancı devletlerin müzahareti ile Türkiye’yi bölmek ve devletin hâkimiyeti altındaki topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya matuf fiil işlemek” suçlamasıyla Ankara ve Đstanbul’daki evlerine ve işyerlerine düzenlenen operasyonlarla tutuklanmışlardır.e.153 MEH’nin raporundan bir hafta sonra. Dicle Talebe Yurdu’ndan beri yaklaşık 15 yılda ne kadar olgunlaştığının.. a. 3. 18 Aralık 1959 155 Abdülhaluk Çay.5 60 . 1994.g.12.355 156 Abdülhaluk Çay. daha sonra farklı aralıklarla tutuklanan 10 kişinin daha eklenmesi ve aralarından birisinin ölümüyle sayılarının 49 olması nedeniyle bu olaya “49’lar Olayı” denilmiştir. çözüm olarak Kürtçülük faaliyetleri içerisinde oldukları bilinen 40-50 kadar kişinin gözaltına alınarak durum hakkında daha fazla bilgi edinilmesi önerilmiştir. Molla Mustafa Barzani ile irtibatlı oldukları iddia edilen bu 40 kişiye. Yasadışı “Kürt Đstiklâl Partisi ve “49’lar” Olayı Đktidara geldiği ilk günlerden beri Doğu-Güneydoğu Anadolu ve Kürtlerle ilgili yürüttüğü kışkırtıcı politikanın sonuçlarının bölgede Kürtçülük faaliyetleri olarak yavaş yavaş kendini göstermeye başladığını ve muhalif basının da kendisine bu konu üzerinden yüklendiğini gören Demokrat Parti yöneticileri. Ankara.156 Bu 49 kişiye. 1996 (4. a. a.e. s.231 154 Cumhuriyet.

Yakalananların içinde Dicle Talebe Yurdu’nda kalmış çok sayıda kişinin bulunması. Faik Savaş (Đstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi) 20. Örfi Akkoyunlu (Fabrikatör) 13.sürece doğru gidildiğinin ve Kürtçülük faaliyetlerinin taban bulmaya başladığının bir göstergesidir. Yavuz Çamlıbel (Yedeksubay) 6. 158 Bu kişinin adı. kısa bir süre açık kalmış olan bu yurdun Kürtçülük faaliyetlerindeki önemli yerini bir kez daha göstermektedir: 1. Haydar Aksu (Stajyer avukat) 21. Ali Karahan (Avukat) 4. Şevket Turan (Subay. Medset Yas (Đstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi)158 11. Sait Elçi (Muhasebeci) 17. 61 . Naci Kutlay’ın anılarında Koço Elbistan olarak geçmektedir. Sait Kırmızıtoprak (Tıp Fakültesi öğrencisi) 18. Esat Cemiloğlu (Yüksek ziraat mühendisi) 25. Yusuf Kaçar (Đnşaat Tekniker Okulu öğrencisi) 8. Ferit Bilen (Tüccar) 157 Bu kişinin adı. Paris Hukuk Fakültesi’nden ayrılmış) 12. Hasan Akkuş (Đktisat Fakültesi öğrencisi. Naci Kutlay (Doktor) 3. Mehmet Ali Dinler (Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1. Selim Kılıçoğlu (Subay. Nurettin Yılmaz (Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi son sınıf öğrencisi) 9. Halil Demirel (Asteğmen) 24. Fadıl Budak (Đstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi) 23. Yaşar Kaya (Đstanbul Üniversitesi Đktisat Fakültesi öğrencisi) 19. Naci Kutlay’ın anılarında Medet Serhat olarak geçmektedir. Sıtkı Elbistan (Doktor) 157 5. Personel Üsteğmen) 15. Ziya Acar (Đstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi) 22. Şahabettin Septioğlu (Ziraat Mühendisi. Binbaşı) 2. Durdu Akkoyunlu (Tüccar) 14. Levazım Asteğmen) 16.sınıf öğrencisi) 7. Ziya Şerefhanoğlu (Avukat) 10.

160 Bu kişinin adı. Emin Kotan (Muş Belediyesi’nde elektrikçi) 39. Canip Yıldırım (Avukat) 38. Mehmet Bilgin (Emekli binbaşı. Feyzullah Demirtaş (Ziraat teknisyeni) 47. Mehmet Aydemir (Đstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi) 35. öğrencisi. diğer tutuklu Sıtkı Elbistan’ın oğlu) 43. öğrencisi. Hukuk Fakültesi öğrencisi) 42. tutuklu Nazmi Balkaş’ın kardeşi) 48. Đsmet Balkaş (Đ. tutuklu Nazmi ve Cezmi Balkaş’ın kardeşi)160 50. Đleri Yurt Gazetesi’nde yazar) 37. Tıp Fak. Hüseyin Oğuz Üçok (Đstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi) 32.Ü. Mustafa Nuri Direkçigil (Đstanbul Đl Milli Eğitim Müdürlüğü’nde müfettiş) 27. Bilal Şimşir’in kitabında Nazmi Balkaç olarak geçmektedir. 62 . Mehmet Özer (Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi) 46. Orman Fak. Ökkeş Karadağ (Çiftçi) 40. Şerafettin Elçi (Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi) 44. Fevzi Kartal (Yedeksubay) 34. tüccar) 159 Bu kişinin adı. Hasan Ulus (Müteahhit) 30. Necati Siyahkan (Đstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi) 29. Đleri Yurt Gazetesi’nin sahibi) 36. Muhsin Şavata (Hayvan tüccarı) 41. Mehmet Nazım Çiğdem (Dekoratör) 33. ecza deposu memuru. 26. Nazmi Balkaş (Đstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi öğrencisi)159 31. Fevzi Avşar (Đstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi) 28. Halis Yokuş (Đstanbul Teknik Üniversitesi Makine Fakültesi öğrencisi) 49. Abdurrahman Efem Dolak (Gazeteci. Sait Bingöl (Đstanbul Üniversitesi Đktisat Fakültesi öğrencisi) 51. Sıtkı Elbistan (Ankara Ü. Hukuk Fak. Turgut Akın (Etibank’ta maden etüt memuru ve Ankara Ü. öğrencisi. Mustafa Ramanlı (Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi) 45. Cezmi Balkaş (Đstanbul Ü. Musa Anter (Lise mezunu. Bilal Şimşir’in kitabında Samet Balkaç olarak geçmektedir.

e. Gareth M. Aynı konuyu.262 163 Baskın Oran. bu konuda henüz olumlu bir gelişme olmadığını ifade ettikten sonra çözüm olarak 63 . O adlar. (haz. yöre halkı tarafından yüzyıllar öncesinde konmuş ve benimsenegelmiştir. Bu iddiaya genellikle hatıratlarda yer verilmiştir. vol.11. Öyle ki.150. şu eserlerdeki isimlerden derlenerek elde edilmiştir: Naci Kutlay. 2010 (5. Can Dündar. s. Kürt Sorunu. Đbrahim Sirkeci. 1997 yılında TÜSĐAD için hazırladığı “Türkiye’de Demokratikleşme Perspektifleri” başlıklı raporun “Kürt Sorunu” başlıklı bölümünde bu konuya temas etmiştir. yerleşim yerlerinin adları her ülkenin kültürel malvarlığı ve mirası demektir. a. daha da ileri götürmüştür. duruma çözüm olarak ise ilgili kanundan “Türkçe olmayan ve” ifadesinin çıkartılarak halkın vermiş olduğu isimlere geri dönülmeye çalışılmasını önermiştir.e.164 27 Mayısçılar ayrıca. 27 Mayıs 1960 Askerî Müdahalesi Demokrat Parti iktidarı.56. Bülent Tanör. Millî Birlik Komitesi döneminde hazırlanarak 18 Nisan 1961 tarihli Millî Birlik Komitesi Bakanlar Kurulu Toplantısında kabul edilen bir raporun birçok kısmında “kendilerini Kürt sananlar” 163 ifadesi yer almaktadır.340. Demokrat Parti yönetiminin 1959 yılında başlattığı ve 27 Mayısçıların devam ettirdiği Kürtçe yer adlarının değiştirilmesi uygulaması 2000’li yıllara kadar tartışılmıştır. Tanör. Cemal Gürsel’e ait olduğu iddia edilen bu sözlere rastlanmamıştır. Yapılan basın taramasında. Fetullah Kakioğlu (Öğretmen)161 3. Kürdüm diyenin yüzüne tükürürüm” dediği iddia edilmektedir. s. 22 Ocak 2008 164 Altan Tan.e. 16. Demokrat Parti’nin son iki yıl içerisindeki Kürt politikasını kaldığı yerden devam ettirmiş. Çünkü ülke yönetimini eline almış olan Millî Birlik Komitesi (MBK). 2006 yılında bu kez Zafer Üskül değerlendirmiş. Darbenin ardından serbest bırakılacaklarını umut eden 49’ların umutları kısa süre içerisinde boşa çıkmıştır. “49’lar”ın yargılama süreci başlamadan.165 161 Liste. Darbeyle devrilen Demokrat Parti ile onu deviren Millî Birlik Komitesi’nin aynı çizgide oldukları belki de tek konu Kürt kimliği algısı olmuştur.4.1953. Tanör’e göre. a. s. Demokrat Parti Hükümeti’nin 11 Mayıs 1959 yılında yaptığı düzenlemeyi genişleterek.128.g.bsk). Kürtçe yer adlarına Türkçe isimler verilmesine de devam etmişlerdir.356 162 Demokrat Parti Aydın Milletvekili ve Đçişleri Bakanı Etem Menderes’in ifadesi. 27 Ocak 2008. Cumhurbaşkanı olduktan sonra gittiği Diyarbakır’da yaptığı bir konuşmada “bu memlekette Kürt yoktur. Đstanbul: TÜSĐAD. “Exploring the Kurdish Population in the Turkish Context”.g. s. Hatta MBK Başkanı Cemal Gürsel’in. 52.e. s. Dönem 9. millî kültür patrimuvanına (nesilden nesile geçen değerler bütünü) da saygısızlıktır. Türkiye’de Demokratikleşme Perspektifleri. Bülent Tanör). “Kendini Kürt Sananlar Raporu”.g.516. Journal of Population Science (GENUS). s. Merkezî kararlarla bunların değiştirilmesi.1-2. Milliyet. 165 Kemal Kirişçi. Demokrat Parti yöneticileri iktidardayken “bizim için ve hakikatte de memleketin ne şarkında. Đstanbul: Timaş. Cilt 25. 27 Mayıs 1960 tarihinde gerçekleşen askerî müdahaleyle devrilmiştir.g. ne garbında ne de şimal ve cenubunda Kürt diye bir vatandaş kitlesi. 1997. a. Radikal. s. (Çalışmanın sayfaları numaralandırılmamış). zümre ve ya unsuru mevcut değildir” 162 derken. a. Bilal Şimşir. Winrow.7-12. TBMMZC. no... “Ecevit’in Arşivinden Çıkan Şok Belge: Kürt Sorununa Hicret Planı”. Abdülhaluk Çay.

2006. sözlerinin devamında Demokrat Parti yönetiminin bu Kürtçüleri ve ayrılıkçı hareketleri “tahrik ettiğini” ve DP’lilerin bu bölgede Kürtlere bağımsızlıklarının verilebileceğini kabul ettiklerini ve Kürtçü faaliyetlerde en çok bulunanların DP tarafından en önemli bakanlıklara getirildiklerini söylemiştir: “Sakıt DP Hükümeti bu kaynaşmayı tahrik ediyordu. Doğu illerinde “Millî inkılâp hareketi aleyhtarı” 83 kişi tutuklanarak Sivas’a gönderilmişlerdir. 166 Sivas’ta kurulan askerî bir kampta tutulan Kürt asıllı ağa.1. Sivas Kampı ve “55’ler” Olayı 27 Mayıs’taki müdahalenin üzerinden henüz iki hafta geçmeden.3. “The Kurdish Problem in Turkey”. Toplantıda. Rusların bu amaçla Paris’te. Đstanbul: TÜSĐAD. 3. s. (haz. 64 . 169 Cemal Gürsel’in sözünü ettiği kişiler “49’lar” dır. yapılacak son 168 tutuklamayla birlikte 485’e ulaşacaktır.42. no.169 Gürsel. Yıl Güncellemesi. onların Şarkta istedikleri gibi Rus emellerine göre çalışmalarına yardım etmişti. Dr. Hatta Şarktaki Kürtlere istiklallerinin Bülent Tanör’ün önerisini tekrarlamıştır. bunların bir kısmının henüz eyleme başlamadan yakalandıklarını ve halen tutuklu bulunduklarını söylemiştir.4. askerî bir uçakla Diyarbakır’dan Sivas’a götürülen 9 yeni tutukluyla 167 birlikte 22 Haziran 1960 tarihinde 100’ü aşmıştır. Gürsel. parti yöneticisi ve diğer kişilerin sayısı. Sivas’ta bulunanlardan ağa ve şeyh ünvanını taşıyanlarla birlikte toplam 4 binden fazla kişinin (401 ailenin) zorunlu olarak Batıya nakledilmeleri tartışılmış ve bunun için hazırlanan kanun tasarısı üzerinde durulmuştur.391. Tutuklanan bu 485 kişi hakkında ne yapılacağı konusu ise Milli Birlik Komitesi’nin 11 Ekim 1960 tarihli Bakanlar Kurulu toplantısında görüşülmüştür. Türk Demokrasisinde 130 Yıl (1876-2006): Prof. basında son tutuklamanın hangi tarihte yapıldığı bilgisine ulaşılamamıştır. Buna karşılık. Bunların elebaşlarını kendisine bağlamış ve mütemadiyen onlara evler vererek. toplantıda bu kanun tasarısının en kısa zamanda tamamlanarak yasalaşmasını istemiş. 12 Haziran 1960 167 Milliyet. 1998. Bonn’da ve hatta Amerika Birleşik Devletleri’nde teşkilatlar kurdurduğunu. Gunter. The Middle East Journal. Summer. 485 kişinin tümünün Haziran ayında tutuklandığı bilgisini vermiştir. Zafer Üskül). bu kanun olmadan “Şark meselesinin” çözülemeyeceğini iddia etmiştir. Cemal Gürsel. başlangıçta bir ayrılık düşüncesi olmayan Kürtlerin bu kışkırtmalar sonucu ayrılıkçı hareketlere başladıklarını. Bu sayı. Doğudaki Kürtlerin Türkiye’den ayrılmak için Ruslar tarafından kışkırtıldığını. Gunter. vol. Bülent Tanör’ün Anısına “Türkiye’de Demokratikleşme Perspektifleri” 10.198-199 166 Milliyet. 22 Haziran 1960 168 Michael M. s. şeyh.

Resmi Gazete. 171 Millî Birlik Komitesi Genel Kurul Toplantısı Tutanakları (MBK-GKTT). Bunların avdetinin kendileri için büyük tehlikeler yarattığı bize tevcih edilen sualleriyle belirtildi. verilebileceğini kabul etmiş gibiydiler. şikâyetçi olduğunu ve o bölgelere tekrar dönmelerini istemediğini söylemişlerdir: “Ersü Vehbi-∗ (. 25 Ekim 1960. Bunlar hakkında çok büyük bir endişe mevcuttur. (der. (. vatandaşlarımızın. 170 27 Mayıs Bakanlar Kurulu Tutanakları. 13 yıl sonra Millî Birlik Komitesi tarafından tekrar başlatılmıştır.. halk topluluklarının ağa.1960. 17.”171 Toplantıdaki tartışmalar sonucunda zorunlu göç-mecburî iskân uygulamasına karar verilmiştir..) Ben Kara Kuvvetleri Komutanıyken bunun bir tehlike olacağını kendilerine duyurmuştum.555-556 ∗ Millî Birlik Komitesi toplantı tutanaklarında. 2010.4 172 2510 sayılı Đskan Kanunu’na ek 105 sayılı Kanun’un metni için bkz.) “Umumî olarak. Bunlardan ön planda olanlar.. Toplantıda söz alan üyeler.) Cemil Koçak. on beş sene sonra tamamıyla elimizden gitmesi ihtimaline bu kadar lakayt kalmışlardır. s.10. Đstanbul: Yapı Kredi. Cilt 1 (2 Haziran 1960-6 Ocak 1961). bu kanun “memleketin yüksek menfaatlerine aykırı. Cilt 2.”170 Gürsel’in emrettiği gibi. ayırıcı faaliyetleri görülenlerin ve yakınlarının başka mahallere nakilleri suretiyle itiyat edindikleri fenalıkların önlenebileceği” gerekçesiyle. 2510 sayılı kanun tekrar masaya konmuş. Oranın on. Küçük Sami.10638 65 . şeyh ve mütegallibeler hususunda sordukları soruları size arz etmek isterim. 17 Ekim 1960 tarihli Millî Birlik Komitesi Genel Kurul toplantısında gündeme getirilmiştir. Bu adamlar. bu memleketin maarif ve adliye gibi en hayati vazifelerini deruhte etmişlerdi. tutuklanan Kürt asıllı kişilerden ağa ve şeyh ünvanı taşıyanların üzerinde özellikle durmuş. elde edilen mahsulü de kendilerine alıp. kanun metnine “her ne suretle olursa olsun” şeklinde bir kısım eklenmesi yoluyla genişletilmiştir. Recep Peker Hükümeti tarafından 1947 yılında son verilen Doğudan Batıya zorunlu göç-mecburî iskân uygulaması. Fakat onlar bununla da iktifa etmemişler ve Şarkta bu beyler ve şeyhler vasıtasıyla rey almak emeli peşinde bulunmuşlardır. geriye bıraktıkları kısımlarla da burada çalışan insanlar çoluk çocuğunu besleyememektedir.. Bunların bir daha geri gelmemesi temin edilmelidir. Doğu ve Güneydoğu Anadolu halkının bu kişilerden büyük zarar gördüğünü. Sivas’taki tutuklulardan bazılarının Batıya zorunlu nakillerini düzenleyecek kanun tasarısı. s. birçok araziyi gayrikanunî olarak ellerine geçirmiş. Şikâyetler hep bu mütegallibelerden ileri geliyordu.172 Böylece. üyelerin soyadları adlarından önce yazılmıştır.Biz de şeyh ve ağaların hükümferma olduğu mıntıkalara seyahat yaptık. no. orada yaşayan insanları esir gibi çalıştırmakta.

Reşit Çeçen. Hacı Topo Aktoprak. Ali Abik Bucak. Mithat Bucak. Şanlıurfa 2. Muğla. Mehmet Cemal Bucak. Şanlıurfa 9. Burdur. Mardin 18. Zonguldak. 2510 sayılı Kanun’daki değişikliğin yürürlüğe girmesiyle. Şanlıurfa 11. Çorum. Isparta ve Eskişehir’dir. Şanlıurfa 5. Şanlıurfa 7. Şanlıurfa 6. Mecburî iskâna tâbi tutulacakları yerler ise Kayseri. s. Ağrı 4. Abdurrezzak Ensarioğlu. Bahattin Erdem. biri ise Cumhuriyetçi Köylü Millet Partilidir. Kırklareli. Kürt asıllı 55 ağa ve şeyhin aileleriyle birlikte zorunlu göçe tâbi tutulmasına karar verilmiştir. Cilt 2 (1941-1960). Zeki Bayar. Amasya. Abdülkadir Ekinci. Antalya. Van/Başkale 16. Van/Başkale 17. Balıkesir.382 66 . Niğde. Bu 55 aileden 14’ünün topraklarına Hazine’ye ait oldukları gerekçesiyle doğrudan ya da bir miktar para ödenerek el koyulmuştur. Faik Bucak. Mersin. Denizli. Bu 55 kişinin 54’ü eski Demokrat Partili. Đzmir. Diyarbakır/Dicle 20. Đsmail Hakkı Bucak. Diyarbakır/Dicle 3. 2005 (5. Mehmet Dal 14. Erzurum/Hınıs 173 Milliyet. Sait Ensarioğlu. Erzurum/Hınıs 21. Hasan Abik Bucak. Ağrı/Eleşkirt 13. Bursa. Bekir Bucak. Hacı Ali Bucak. Đstanbul: Yapı Kredi.bsk). Şanlıurfa 12. Şanlıurfa 10. Đbrahim Abikoğlu. Sakarya. Mahmut Ertaş. Cumhuriyet Ansiklopedisi. Şeyh Ali Rıza Fırat.173 2510 sayılı Kanun’la mecburî iskânlarına karar verilen 55 kişinin isimleri şunlardır: 1. Abubekir Ertaş. Sinop. Şanlıurfa 8. Diyarbakır/Dicle 19. Şeyh Selahattin Fırat. Bilecik. Diyarbakır/Dicle 15. 17 Aralık 1960. Çanakkale.

Şeyh Ahmet Fırat. Gıyasettin Gül. Ağrı/Tutak 44. Abdullah Öztürk. Mehmet Kayalar. Diyarbakır 39. Erzurum/Hınıs 29. Cemil Küfrevi. Erzurum/Hınıs 25. Ferzende Öztürk. Derviş Yakut 51. Osman Öztürk. Mehmet Fuat Fırat. Hüseyin Đleri. Gıyasettin Fırat. Ağrı/Diyadin 45. Ağrı/Tutak 41. Bitlis 32. Bitlis 31. Cafer Yağızer. Abdulbaki Kartal. Halil Fırat. Mustafa Işık. Van 37. Şamil Peker. Batman 46. Iğdır 38. Sait Ramanlı. Şeyh Abdulbaki Karadeniz. Faruk Fuat Fırat. Van 34. Van 36.22. Erzurum/Fırat 23. Hamit Kartal. Adıyaman/Kahta 48. Zeynel Turanlı. Ağrı/Tutak 43. Bitlis 67 . Van 33. Van 49. Mehmet Emin Fırat. Süleyman Yıldırım. Erzurum/Hınıs 30. Mecit Yalçın. Van 35. Kazım Yıldırım. Feyzullah Keskin. Ağrı/Tutak 42. Ağrı 50. Kinyas Kartal. Hınıs 54. Ağrı/Tutak 52. Diyarbakır 40. Ömer Fırat. Erzurum/Hınıs 28. Zeynel Abidin Đnan. Elazığ 47. Ağrı 53. Kutbettin Septioğlu. Erzurum/Fırat 24. Bala Kartal. Erzurum/Hınıs 27. Şeyh Gıyasettin Fırat. Köroğlu Öztürk. Erzurum/Hınıs 26.

Muş. Đlk nakledilenler Vanlı Bala Kartal. Haberde Mahmut Ertaş’ın ismi Mahmut Ertüs olarak verilmiştir. 17 Aralık 1960. Başlıkla birlikte haberin içeriği de. bir vagon kiralayalım. 5 grup halinde ve aynı gün mecburi iskâna tâbi tutulacakları yerlere gönderilmişlerdir. Sivas’ta bulunanlar için artık “ağalık. 16 Aralık 1960 tarihinde başlamıştır. Lokanta vagonu da kiralayalım. onu ahırında yatıp kalkmakta mecbur etmekte bir mahzur görmemiş! Erler. s. Bu yüzden aslında 54 ismin olduğu liste 55 kişilik olarak verilmiştir. 68 . doğu postasına ilâve edilen kara bir vagona doğru yürümekte olan şeyhlerden. yalnızca Doğu ve Güneydoğu Anadolu halkını incitmekle kalmayacak. mal mülk sahibi. Diyarbakırlı Şeyh Abdürrezzak Ensarioğlu. Gıyasettin Fırat Bilecik’e. Bu listede eksik olan isim ise Zeki Cemil Küfrevi’dir. Diyarbakır ve Bitlis valileri ile birlikte yaptığı konuşmanın ardından tahliye edilmesinden 175 1 ay kadar sonra.233-234. Van-Erciş’in eski Demokrat Partili Belediye Başkanı Mahmut Ertaş. Kürt asıllı ağa ve şeyhlerin nakillerine “Kara ruhlular kara vagonda” şeklindeki bir başlıkla geniş yer vermiştir. Çiçek’in verdiği listedeki sıra numaraları 13’den 15’e atlamaktadır. sırtlarında yatakları. Zeki Cemil Küfrevi174 55 kişi dışındaki tutukluların Đçişleri Bakanı Muharrem Đhsan Kızıloğlu’nun Sivas. Yataklı vagonda seyahate alışığızdır. Şeyh Abdürrezzak Ensarioğlu ve Şeyh Süleyman Yıldırım Antalya’ya. 175 Akşam. Đçişleri Bakanı Kızıloğlu yaptığı konuşmada. kalan 55 kişinin nakilleri. kara vagona kara oğlan adını takmışlardı. Bu kişilerin aileleri ise bir süre bekletildikten sonra yanlarına gönderilmiştir. 176 Hürriyet. doğu postasına eklenen kara vagonun önünde. Osman Öztürk. 22 Kasım 1960. Milliyet Gazetesi. 55. Fakat yaşadıkları yerlerde bir çivi bile çakmamışlar. dönemin gazetelerinden bazılarının bu konuya. Ama Đstanbul’da apartmanları var. Bala Kartal ve Mahmut Ertaş Bursa’ya. Şeyh Ömer Fırat ise Burdur’a nakledilmişlerdir. ağalardan acaba hangisi bir mektep yaptırmış? Hepsi de zengin. şeyhlik ve parti başkanlığı döneminin bittiğini” özellikle vurgulamıştır. bu bölgenin halkıyla askeri de karşı karşıya getirebilecek. üstelik zaman zaman alaycı bakışını yansıtmaktadır: “Sivas’ın soğuk akşamında ellerinde çıkınları. Şeyh Sait’in torunu Gıyasettin Fırat. Konforsuz 174 Nevzat Çiçek. Đstanbul: Lagin. Sivas garında. Ucu bucağı görünmeyen araziye sahipler. Hayvanlarının sayısını bilmiyorlar. ağalardan Bala Kartal işte böyle diyordu. Ağrılı Şeyh Süleyman Yıldırım ve Şeyh Ömer Fırat olmuştur. Yataklı vagondan başka vagonda seyahate alışık değilmiş ağa! Ama bütün şarkı ve halkını köle olarak çalıştırmakta. “bölgenin şeyh ve ağalarını süren asker” görüntüsü vererek intikamcı duygulara neden olabilecek. Biz parayı verelim. 2010. Ağrı.176 Toplam 55 kişi. Erzurum. yataklı olsun. 27 Mayıs’ın Öteki Yüzü: Sivas Kampı. Sivas’tan hareket eden yolcu trenlerine birer “kara vagon” eklenmesiyle. Van.

1930 ve 1937 yıllarındaki olayları tekrar başlatmayı ve yabancı ideolojilere bürünerek bölgeyi kana bulamayı planladıkları iddia edilmektedir. Fakat ağalara.179 Sanıklardan birisi olan Naci Kutlay’ın anılarına göre. 4 Ocak 1961 69 . 4 Ocak 1961 179 Cumhuriyet. Haberde ayrıca. Đçinde kaloriferi var. Yassıada’da bulunan Halis Öztürk ve 55’lerden olan Köroğlu Öztürk’ün suçüstü yakalandıkları. Bu kişilerin el konulan mallarının.178 Cumhuriyet Gazetesi ise doğrudan “Kürtçülük propagandası yapan 49 kişi” başlığıyla verdiği haberde. “Kara Ruhlular Kara Vagonda. yargılanan 49 kişiden 39’unun tutuklu olarak yargılandıklarını yazmıştır. Milliyet Gazetesi. 3 Ocak 1961 günü. 18 Aralık 1960 178 Milliyet. 1959 yılının Aralık ayında yasadışı “Kürt Đstiklâl Partisi” ni kurdukları ve Kürtçülük propagandası yaptıkları iddiasıyla tutuklanan “49lar”ın Ankara Garnizon Mahkemesi’ndeki yargılanmalarına başlanmıştır. ∗ Atatürk ve Đnönü’nün Cumhurbaşkanlıkları sırasında trenle seyahatlerinde kendilerine tahsis edilen özel vagon. Rahat oturacak yerler mevcut. bu kişilerin soyadlarını “Şeyh Saitoğulları” olarak değiştirecekleri ve Demokrat Parti iktidarının da bu kişilere silah dağıtarak ülkeye ihanet ettiği ileri sürülmüştür. yargılananların kimlik tespitleri yapıldıktan sonra suçun devletin emniyeti ve bütünlüğüyle çok yakından ilgili bulunmasını dikkate alarak Askerî Mahkeme Usulü Kanunu’nun 161. Demokrat Parti’nin 1961 yılına kadar iktidarda kalması durumunda bu 55 ağa ve şeyhin 1925. Gazete. tutuklu olarak yargılananların sayısı Cumhuriyet Gazetesi’nin verdiği gibi 39’dur. da sanılmasın. bölgede ayaklanmak isteyen bu ağa ve şeyhlere Demokrat Parti iktidarının silah dağıttığı.maddesi gereği duruşmanın kapalı olarak yapılmasına karar vermiştir. şeyhlere bu rahat kâfi gelmiyormuş! [Erler] gülerek onlara sesleniyorlardı: Beyaz vagonu mu∗ getirtelim?” Milliyet Gazetesi’ndeki haberin devamında. “yurdumuzun Doğu bölgelerinde ırk ayrılığı gözeterek millî hisleri zayıflatmaya ve yok etmeye çalıştıkları iddiasıyla” yargılanan 49 kişiden 27’sinin tutuklu. Hakim. topraklarının ve sürülerinin ise satılmayarak devletin elinde tutulması tavsiye edilmiştir. haberin başlığında “ırk ayrımından sanık 49 kişi” ifadesini kullanmıştır. 22’sinin ise tutuksuz olarak yargılandığını yazmıştır. 177 Kürt asıllı 55 ağa ve şeyhin Sivas’tan Batı bölgelerine mecburî iskâna gönderilmelerinden 2 hafta kadar sonra. Milliyet. 177 Ömer Sami Coşar.

g.14-191 70 . yazmak. yeni anayasada “milliyetçilik” kelimesinin yer alıp almayacağı olmuştur.. bunları tercüme etmek ve yaymak. • Kürtçülük propagandası yapmak. • Molla Mustafa Barzani’nin posterlerini bulundurmak. Naci Kutlay. • Niğde Milletvekili Asım Eren’e çekilen “Kürt öğrenciler” imzalı telgrafı hazırlamak. bu otonom yönetimin hayattaki yöneticileriyle temas etmek. bu gazeteye matbaa makinesi ve malzeme sağlamak ve bu gazeteye abone kazandırmak. • Evinde Kürtçe yayın bulundurmak. Millî Birlik Komitesi. • Đran Mahabad’da 1946 yılında kurulan ve 1947 yılında dağıtılan otonom Kürt yönetimiyle ilgili yasadışı doküman bulundurmak. • Yurtdışından ülkeye kaçak Kürtçe yayın sokmak. Kürt asıllı 55 ağa ve şeyhin zorun iskânda bulundukları ve 49 Kürt asıllı aydının yargılanmalarının devam ettiği günlerde.180 Daha sonra yargılanmalarına tutuksuz olarak devam edilen sanıklarla ilgili karar ise 24 Eylül 1965 tarihinde verilecektir.e. s. a. Millî Birlik Komitesi Başkanı Orgeneral Cemal Gürsel’in de zaman zaman katıldığı çalışmalardaki tartışma konularından birisi. bu dokümanları yaymak. Türkiye’nin yeni anayasasını hazırlamaktadır. • Türkiye’deki Kürtleri devlete karşı ayaklandırmak. 180 Dosya ve delil numaraları ile birlikte sanıkların yargılandıkları suçlar ve savunmaları için bkz. • Kürt asıllı öğrencileri ve gençleri Kürtçülük davasına yönlendirmek. • Müstakil bir Kürt devleti kurmak amacıyla Iraklı diplomatlarla görüşmek. “49’ların” yargılandıkları suçlar özetle şunlardır: • Yasadışı Kürtçü örgüt kurmak. • Diyarbakır’da Kürtçe yazılara yer veren Đleri Yurd Gazetesi’ni yayımlamak. imzalamak ve göndermek. bu otonom yönetimin idam edilen başkanı Kadı Muhammed’in posterlerini bulundurmak. bu gazetede yazı yazmak.

Avrupa milliyetçilik davasını 1 buçuk asır evvel halletmiştir. Cilt 6. anayasada milliyetçilik kelimesinin yer almaması gerektiğini savunmuşlardır. Milliyetçiliği anayasaya koyalım. Tartışmalarda söz alan Millî Birlik Komitesi üyeleri. Biz milliyetçiliği kaldırıyoruz desek bize mi dönecekler? Biz buna dayanacağız.1961. Anayasanın giriş metninde Türk milliyetçiliğinden ilham alındığı vurgulanırken. Türkiye Türk olmalıdır! Bugün biz bunu kaldırırsak. 1961 Anayasası’nın “Kürt meselesi” açısından en çok tartışılan yönü bu 181 MBK-GKTT. vatandaşlığı düzenleyen 54. yaklaşık bir yıldır ülke yönetimini elinde bulunduran Millî Birlik Komitesi’nin Türkiye’deki Kürtler konusuna bakışını da yansıtmaktadır: “Hakikaten. Sonra. Cilt 6. Fakat biz milliyetçilik mefhumundan mahrum olduğumuz için Garptan alıp o mıntıkaya yerleştirdiğimiz cengâver unsurlar o pota içerisinde eriyip gitmişlerdir. milliyetçilik kelimesinin ve Türk milliyetçiliği tanımının yeni anayasada yer almasına karar verilmiştir. s. Bunu yürütelim. başka unsurlar kendi maksatlarına göre buna dayanarak ayrılmayı düşünürler diyorlar. Biz şunun bunun nazariyesi yüzünden Türklüğümüzü ve milliyetçiliğimizi kaybedecek bir yola gitmeyelim. 17.5 183 MBK-GKTT. Fakat biz öyle miyiz? Anadolu’nun bir köyüne gidin. Evvelâ milletimizi Türk milleti haline getirelim! Ben asla kelimenin anayasadan kalkmasına taraftar değilim. milliyetçilik fikrinin modern anayasalar bakımından “biraz ilkel” ve biraz basit kaldığını. 50 sene sonra Türkiye’de Türküm diyecek insan kalmayacaktır. Memlekette Türklük şuuru uyandıktan sonra bunu çıkartalım. Türkiye’de Kürt denen unsur 70-80 bini geçmez. anayasada yer almasına karar verilen diğer bir kavram olan “sosyal” kelimesiyle aynı yerde olursa “nasyonal sosyalist” gibi algılanabileceğini ve iç politika açısından da azınlıkların bu kelimeye tutunarak Irak’taki Kürt yapılanması gibi ülke içerisinde küçük küçük devletler kurmak isteyeceğini öne sürerek.1961. Zaten düşünüyorlar! Bugün Kürtçülükle yaptığımız mücadeleyi biliyorsunuz. vatandaşa sorun. bu konuda aynı fikirde değildir.181 Ancak.) Şunu söyleyeyim ki. bu sırada salona giren ve diğer MBK üyeleri tarafından tartışma kesilerek ayakta karşılanan Orgeneral Cemal Gürsel. Türküm demez. 6-7 Eylül Olayları benzeri olayların meydana gelmesine neden olabileceğini. milliyetçilik kelimesinin yeni anayasada mutlaka yer alması gerektiğini söylerken kullandığı ifadeler..8 71 .5.182 (. Cilt 6. nesin deyin. Daha bu şuur uyanmamıştır. genellikle Dünya anayasalarında milliyetçilik diye bir ifade olmadığını. s.1961. 17.5. 17.5.maddede Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkesin Türk olduğu ifade edilmiştir.. bunun dış politika açısından sakıncalı olacağını.4 182 MBK-GKTT.”183 Orgeneral Cemal Gürsel’in bu çıkışı üzerine. Gürsel’in. s. Müslümanım der.

Hatta bu formülün “Türk olmayı” bir hukukî bağ ile. bu yoldaki yorumlara ve eleştirilere katılabilmenin imkânsız olduğunu ifade etmiştir. Bu ifadenin “Kürtleri yok sayan ve zorla Türkleştiren ırkçı” bir ifade olduğu eleştirilerine karşın Bülent Tanör. kültürel ya da etnik bir anlam çıkartmak doğru değildir.madde olmuştur. yani vatandaşlık ile ilişkilendirmesi ve yalnızca bu kadarıyla yetinmesi demokratik bir tavırdır. 72 . Tanör’e göre bu. (haz. sadece vatandaşlık tanımıyla ilgili hukukî bir formülasyondur. bu ifadeden Türkiye’de herkes Türktür” ya da “Türkiye’de Kürt yoktur” anlamının çıkartılamayacağını. Anayasadaki bu ifadenin etnik bir vurgu olduğu ve Kürtleri yok sayarak onları Türk olarak kabul ettiği yönünde çeşitli yorum ve eleştiriler yapılmıştır.184 184 Türkiye’de Demokratikleşme Perspektifleri. Bülent Tanör). Bundan. “Kürt Sorunu” başlığı altında “Vatandaşlık” bölümü.

Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi ve Millî Birlik Komitesi’nde Maliye Bakanı olarak görev yapmış olan Ekrem Alican tarafından 1961 yılında kurulan Yeni Türkiye Partisi’dir. 186 YTP’nin Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da bu başarıyı elde etmesinde. 185 Türkiye Đstatistik Kurumu Milletvekili Genel Seçimleri Đstatistikleri (1923-2007). 5 Şubat 1961 73 . DÖRDÜNCÜ BÖLÜM KÜRTÇÜLÜĞÜN SOL ÖRGÜTLER ĐÇERĐSĐNDE GELĐŞĐMĐ (1961-1974) 4.185 Seçimlerde bölgeyle ilgili en çok dikkat çeken sonuç ise Yeni Türkiye Partisi’nin aldığı yüksek oy olmuştur. Cumhuriyet Halk Partisi’nin çıkarttığı vekil sayısı 31.11’den derlenmiştir. Yeni Türkiye Partisi. Cumhuriyet Halk Partisi. 187 Milliyet. Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi’nin ise 7’dir. s. Yusuf Azizoğlu gibi bölgede sevilen Kürt aydınlarını ve bazı aşiret liderlerini aday göstermesinin etkisi büyüktür. Genelkurmay Eski Başkanı Ragıp Gümüşpala tarafından 1961 yılında kurulmuş olan ve Demokrat Parti’nin halefi olarak kabul edilen Adalet Partisi. daha sonra Sağlık Bakanlığı görevinde de bulunacak olan Dr. Bu seçimlerde Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nden çıkacak olan milletvekili sayısı ise 73’dür. bölgeden 492868 oy alarak 29 milletvekili çıkartmıştır. s. Seçimler sonucunda.29-94 ve s. 1957 Genel Seçimlerinde 610 olan toplam milletvekili sayısının 1961 Genel Seçimlerinde 450’ye indirilmiş olması nedeniyle son genel seçimde 107 milletvekili çıkartan Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerinin vekil sayısı bu seçimde 73’e düşmüştür. Yeni Türkiye Partisi’nin programında “ırk farkları tanımayan bir anayasa düzeninin” hedeflenmiş olması da 187 . Ayrıca. 1961 Genel Seçimleri ve Partilerin Doğu-Güneydoğu Anadolu’ya Yönelik Politikaları Millî Birlik Komitesi’nin ülkeyi yaklaşık bir buçuk yıl yönetmesi ve 1961 Anayasası’nı yürürlüğe sokmasının ardından yapılan 15 Ekim 1961 Genel Seçimlerine dört parti katılmıştır. Adalet Partisi Demokrat Parti’nin Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da aldığı oy sayısının çok gerisinde kalmış ve bölgeden 6 milletvekili çıkartabilmiştir.11 186 Türkiye Đstatistik Kurumu Milletvekili Genel Seçimleri Đstatistikleri (1923-2007). Bunlar. Kürt kökenli vatandaşlar tarafından olumlu karşılanmıştır.1.

Cilt 1.188 27 Mayısçılar. s. Raporda. • Bölgede kalanların çoğunluğunun dağıtılması için bölgenin sistemli bir şekilde iskân sahalarına ayrılması. Can Dündar. • Bölgede dinlenebilen radyolarda Türkçe sözlü şarkılar çalınması ve bölgesel radyoların propaganda uzmanları tarafından hazırlanacak programları yayınlaması gibi “acil işler” sıralanmıştır. 27 Mayıs’taki müdahaleden sonra. Türkiye Büyük Millet Meclisi Zabıt Ceridesi. 2008 (2. Đstanbul: Yapı Kredi. 20. • Bölge halkından toprak istimlâk edilerek bir kısmının yine bölge halkına. (der. Ecevit ve Gizli Arşivi. Đddianamede. Millî Birlik Komitesi’nin benimsemiş olduğu Kürt politikasının yeni hükümet tarafından da benimsenmesini istemişlerdir. Rapordaki “kendilerini Kürt sananlar” ifadesine benzer bir ifadeye aynı günlerde yargılamaları devam eden “49’lar”ın iddianamesinde de rastlanmaktadır. iskân ve toprak işleri” başlığı altında: • Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki nüfus yapısının “Türk lehine çevrilmesi” için Karadeniz’den bölgeye nüfus yerleştirilmesi ve Doğu- Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki insanların da bölge dışına çıkarılması. s. Seçimlerden önce MBK Bakanlar Kurulu’nun 18 Nisan 1961 tarihli toplantıda kabul etmiş olduğu “Devletin Doğu ve Güneydoğu’da Uygulayacağı Kalkınma Programının Esasları” başlıklı Devlet Planlama Teşkilâtı Müsteşarlığı raporunun. Millet Meclisi Tutanak Dergisi adını almış ve 1983 yılına kadar bu isimle yayımlanmaya devam etmiştir. • Bölgeye kadastro mahkemelerinin sevk edilmesi. s. Cilt 2 (6 Ocak 1961-16 Kasım 1961). 189 27 Mayıs Bakanlar Kurulu Tutanakları.) Cemil Koçak.113-114. Seçimler sonucunda Đsmet Đnönü tarafından Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk koalisyon hükümeti olan CHP-AP Koalisyon Hükümeti kurulmuş ve Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel’den onay alarak göreve başlamıştır. yeni hükümetin Çalışma Bakanı olan Bülent Ecevit’e sunulması bunun bir göstergesidir. 2010. Ankara: Đmge.1063 190 Rıdvan Akar. Zabıt kâtipleri ve stenocular alınmadığı için tutanaklarına ulaşılamayan bu toplantıda 189 kabul edilen ve ancak Bülent Ecevit’in kişisel arşivinden temin edilebilen 2400 sayılı raporun “muhaceret.190 188 Millet Meclisi Tutanak Dergisi (MMTD). Dönem 1. “Şarkî Anadolu’da yaşayan ve Türkçe ile Farsça’nın karışımından husule gelmiş ayrı 74 . bir kısmının da bu bölgeye yerleştirilecek kişilere dağıtılması.90-103.11. bölgenin hava fotoğraflarının çekilmesi.bsk).1961. bölge halkı “kendilerini Kürt sananlar” şeklinde tanımlanmıştır.

bir lehçe arzeden lisanla konuşan ve aslında Türk olmalarına rağmen kendilerini Kürt olarak tavsif ve tefrik eden zümre” ifadesi yer almaktadır. Değişiklik. Mecburî iskânda bulunan 55 kişinin mallarına el koyulmuş ve bu mallar resmî tasfiyeye tâbî tutulmuştur.1. “55’ler” in Bölgeye Geri Dönüşleri Ancak. 1961 Anayasası’nın getirdiği ana hak ve hürriyetlerle ters düşmektedir. a. yeni hükümet kurulduktan henüz bir ay sonra. Kürt asıllı 55 kişinin mecburî iskâna tâbi tutulmaları için çıkartılmış olan 2510 sayılı Đskân Kanununa ek 105 sayılı Kanunun yürürlükten kaldırılması ve bu 55 kişinin evlerine geri dönmelerine izin verilmesi için Meclis’e birer kanun teklifi sunmuşlardır. s. CHP Erzurum Milletvekili Gıyasettin Karaca ve YTP Mardin Milletvekili Esat Kemal Aybar. Meclis’in büyük çoğunluğu tarafından desteklenmiştir.191 Teklifler üzerine Đçişleri. Maliye ve Bütçe Komisyonları birer rapor hazırlamışlardır.275 75 . 10 Eylül 1962 tarihinde Meclis’te tartışmaya açılmıştır.1961. • 1961 Anayasası’nın 35.12.maddesiyle büyün vatandaşlara tanınmış olan mülkiyet hakkı. 13 Aralık 1961 tarihinde. 105 sayılı Kanunla ihlâl edilmiştir. 105 sayılı Kanunla ihlâl edilmiştir. Đmar ve Đskân. Değişiklik teklifini Meclis’e sunan YTP Mardin Milletvekili Esat Kemal Aybar’ın Kürt asıllı 55 kişinin aileleriyle birlikte mecburî iskâna tâbi tutulmalarına itiraz ettiği noktalar şunlardır: • 105 sayılı Đskân Kanunu.. • 105 sayılı Kanun.g.1. Cilt 1.12 191 MMTD. • 1961 Anayasası’nın 18. Mayıs ayında tamamlanan raporların Genel Kurul’a gönderilmesinin ardından 55 kişinin aileleriyle birlikte evlerine dönmelerini sağlayacak kanun değişikliği. s.e. hem belirli bir ilde yaşamaya mecbur edilmiş hem de belirli yerlere seyahat etmeleri yasaklanmıştır. seçimle göreve gelmiş olan yeni hükümet ve Meclis. hükümetin “mütekeffil ve mütaahhit olduğu” Đnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ne aykırıdır. Naci Kutlay. Bu 55 kişi. Dönem 1. 4. Kürtler konusunda 27 Mayısçılarla aynı fikirde değildir.maddesiyle bütün vatandaşlara tanınmış olan yerleşme ve seyahat hürriyeti. 13. Bu kişilerin gayrimenkullerine el koyulduğu gibi menkullerini de gittikleri yerlere götürmelerine izin verilmeyerek tekrar mağdur edilmişlerdir.

9. Hangi ihtiyaca yanıt verdiğini gösteren bir gerekçesi yoktur. • 105 sayılı Kanunun tayin ettiği ceza sürgün cezasıdır. • 105 sayılı Kanun’da. böyle bir uygulamayı asla kabul etmemektedir. 76 . “Bu kanun yalnız 19 Şark vilâyetinde tatbik edilmek cihetine gidilmiştir” ifadesiyle “bu kanun yalnızca Kürtlere uygulandı” demek yerine alternatif bir söylem geliştirmiştir. Ceza hukuku.1962. • Bu 55 kişinin işlemiş oldukları iddia edilen suçlardan dolayı. bir vatandaşın işlemiş olduğu bir suçtan dolayı başka bir vatandaşın cezalandırılması demektir ve 1961 Anayasası’nın “cezaların şahsiliği” esasına aykırıdır ve ceza hukukuna da kesinlikle uygun değildir. kardeşleri. • Bu 55 kişinin işledikleri iddia edilen suçlar. Mardin Milletvekili Esat Kemal Aybar. haklarından verilen karardan haberdar olmamışlardır. Bu durum. 105 sayılı Kanunun yürürlükten kaldırılması teklifinin nedenlerini sıraladıktan 192 MMTD. Niçin kabul edildiği belirsizdir. Bu 55 kişiye verilen sürgün cezasının ise süresizdir. Bu 55 kişi. • Kanun çıkartıldığı zaman bütün Türkiye’de uygulanabilecek nitelikte olmasına karşın. bu kanunu ihlâl edecek fiillerin neler olduğu anlaşılır ve açık şekilde belirtilmemiştir. 192 Esat Kemal Aybar’dan sonra söz alan CHP Erzurum Milletvekili Gıyasettin Karaca. Hatta haklarında yargı süreci bile yürütülmediğinden bu kişiler. Đcra Vekilleri Heyeti’nin kararıyla yalnızca Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki 19 ilde uygulanmıştır. en fazla üç yıldır. belirli bir tarihten sonra suç olarak kabul edilmiş ve ceza uygulanmıştır. kanun tekniğine uygun olarak hazırlanmamıştır. Bu uygulama. s. kapalı ve geniş tutulan ifadelere dayanılarak cezalandırılmış ve savunmaları alınmamıştır. 1961 Anayasası’nın 33. eşleri. Türk Ceza Kanunu’nda. Belirli bir tarihten önce gerçekleşen bir olay. 10. yakın akrabaları ve hatta herhangi derecedeki bir akrabalıklarının bulunduğu kişiler de sürgüne tâbi tutulmuşlardır. Bu süre. en tehlikeli sürgün cezaları için bile bir süre belirlenmiştir. Cilt 6. Dönem 1.387-389. Partiler. bu suçlar işlendikten sonra suç olarak kabul edilmiştir.maddesindeki “cezaların kanuniliği ve şahsiliği” esasına aykırıdır. • 105 sayılı Kanun. 1960’lar boyunca Kürtlerle ilgili konularda bu alternatif söylemi kullanmaya özen göstermişlerdir.

1962. Sovyetler Birliği. Zira bu kanunla yapılan tasarruflar Anayasa ve insan haklarına taban tabana zıt hükümleri ihtiva eylemektedir. Karaca. Ne yazık ki. 1926’da Şeyh Sait Đsyanı vesilesiyle yapılan umumî tenkil ve onu takibeden yıllarda seçim endişesiyle yapılan kısmî iskân kanunları iyi netice vermemiş. Türkiye bir bütündür. yuvalarından öteye sürülerek mecburî iskâna tâbi tutulan bu vatandaşlarımızın çoğu halen aç olup. günlük ekmek parasına muhtaç. topyekûn bir bölgeyi. dolayısıyla Kürtleri ilgilendirdiğini söylemiştir: “Müzakere mevzuu olan 105 sayılı Kanun. O zaman eski Millî Birlik üyelerinde birkaç zat. kader bu bahtsızların gurbet elde ölüm döşeğine. parçalanamaz!”194 YTP Urfa Milletvekili Celal Öncel de. s. Mâruz bırakıldıkları bu muameleler sebebiyle karılarından. Đçimizde mevcut gizli kuvvetler bizi her bakımdan parçalamak ve bütünlüğümüzü bozmak isterler.394-395. Gıyasettin Karaca gibi. 77 . bilâkis bu bölgenin halkı üzerinde menfi tesirler 193 Bu yıllarda sıkça dile getirilen komünizm ile Kürtçülük faaliyetleri arasında bağlantı olduğu ve Rusya’nın Türkiye’deki solcu çevreler aracılığıyla Türkiye’deki Kürtleri kışkırtarak bölücü bir tehdit oluşturabileceği kaygısı yersiz değildir. gerçeğe aykırı. ayrıca bölücülük tehlikesini de vurgulamış ve Türkiye’yi bölmek isteyen gizli güçlerle komünizm arasındaki ilişkiye dikkat çekmiştir:193 “Basında 55’ler ve ağalar diye sınıflandırılan bu kişiler aslında mağdur kimseler arasındadır. Ayıca henüz yeni kurulan Türkiye Đşçi Partisi’nin de Kürtçü söylemleri artmaktadır. Dahası. mâsum yavrularından.9. Türk milleti dimdik ayaktadır! Komünizm Türk dünyasının en büyük düşmanıdır. sürgüne gönderildikleri günlerde gazetelerde çıkan haberlerde iddia edildiği gibi zengin olmadıklarını. asılsız ve cılız malûmatlara istinaden çok ağır suçlarla itham edilmişlerdir. hatta sürgünde aileleriyle birlikte bir ekmek parasına muhtaç ve hasta durumda olduklarını ifade etmiştir. Vatandaşlar arasında tefrik yapmak isterler. mübalâğalı rakamlar ileri sürmüşler. Cilt 6. Irak’ta devam eden Molla Mustafa Barzani hareketi Sovyetler Birliği tarafından desteklenmektedir. sürgünlerin yalnızca Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da uygulanmış ve başka hiçbir bölgede uygulanmamış olduğuna dikkat çekmiş ve konunun yalnızca sürgün edilen 55 kişiyle ailelerini değil tüm Doğu-Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ni. hatta Şark meselesinin rejim davasından önce ele alınmasını yazmışlardır. Bu.sonra mecburî iskâna tâbi tutulan bu vatandaşların yaşadıkları zorluk ve mağduriyetlere dikkat çekmiş ve bu kişilerin hepsinin. Dönem 1. Bu vatandaşlar kulaktan dolma. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ni ilgilendiren ehemmiyetli bir mevzudur. 10. 1946 yılında Đran’da otonom bir Kürt yönetimi kurarak Đran’ı bölmüştür. sadece 55 kişiyi ve onların efradı ailesini ilgilendiren bir mevzu değildir. bir kısmı ise bu zaruretlerin tahtında gıdasızlıktan verem hastahanelerinde inlemektedirler. Bu kanunun tatbikatında hâkim olan fikir meydandadır. 194 MMTD. masum ve öksüz yavrularını da ölümle korkunç bir ızdıraba sevketmiştir. bu bölgede sathî ve mevziî bir seyahatten sonra malûm bazı gazeteciler Doğu için realiteye uygun olmayan.

446 78 . Aynı zamanda iskân kelimesinin lügatimizden silinmesini ve her kötü vesile ile Demokles’in kılıcı gibi başımızda asılı durmamasını istiyoruz. “Tabii Senatör” ve “Cumhurbaşkanlığı Kontenjan Senatörü” olarak Cumhuriyet Senatosu’na ömür boyu üye olma hakkını kazanmışlardır. s. Cilt 6.) Bendeniz bu 55 ağa ile 27 Mayıs’tan sonra beş buçuk ay Sivas Kampı’nda bulundum. Oylamada ret oyu verilmemiş.. kısa süre sonra serbest bırakılmışlardır. Cilt 6. “55’ler” ise daha sonra. icra etmiş ve çalışma güçlerini sıfıra indirmiştir. Kanunun tümü hakkındaki oylama ise 12 Eylül 1962 tarihinde yapılmış ve 105 sayılı Kanun.9. biz sadece 55’lerin mahallerine iadelerini istemiyoruz.198 105 sayılı Kanunu kaldırarak Kürt asıllı 55 kişinin aileleriyle birlikte evlerine dönmelerini düzenleyen ve Millet Meclisi’nde kabul edilen kanun tasarısı. 197 MMTD.”195 YTP Bingöl Milletvekili Sıddık Aydar ve YTP Erzurum Milletvekili Turhan Bilgin de kanunun kaldırılarak 55 kişinin aileleriyle birlikte evlerine dönmelerine izin verilmesini desteklemiş ve kendileriyle Sivas’taki kampta tanıştıklarını ve bu kişilerin gazetelerde yazıldığı gibi ya da Millî Birlik Komitesi üyelerinin söyledikleri gibi bölücü. 10.”197 Milletvekillerinin konuşmalarının ardından kanunun maddeleri oylanmıştır. basit bir vatandaş. 292 oyla yürürlükten kaldırılmıştır. 55 kişiyi aileleriyle birlikte 195 MMTD.) Muhterem arkadaşlar. 4 çekimser oy kullanılmıştır. millî bütünlüğümüzü sarsacak mahiyette olup hatta Türkiye’yi harice satacak iddialarına kadar ileri gitti. şeyh vasfını. 1963 yılında ilan edilen genel aftan yararlanmışlardır.9. Cilt 6. bu kez “yüksek meclis” statüsünde bulunan Cumhuriyet Senatosu’na sunulmuştur. 10. Dönem 1. bey vasfını taşımayan basit bir terzi çırağı. Dönem 1.9. Bu isnatların hemen hepsi. ülke bütünlüğüne tehdit oluşturacak ya da vatan haini kişiler olmadıklarını söylemişlerdir. Dönem 1.1962. bu kişilerle ilgili şunları söylemiştir:196 “(. Haklarında herhangi bir mahkumiyet kararı olmadığından siyasete girebilmiş ve milletvekili seçilebilmişlerdir. 1961 Anayasası gereğince. hiçbir politik mevzuu olmayan insanlar mevcuttu.1962.414 198 MMTD. (. Bunların içerisinde ağa vasfını.. Sivas’taki kampta Kürt asıllı bu 55 vatandaşla birlikte tutulan CHP Erzurum Milletvekili Turhan Bilgin.396 196 Sivas Kampına gönderilen ve “55’ler” dışında kalan yaklaşık 450 kişi. 27 Mayıs 1960 tarihindeki darbe hareketini gerçekleştiren MBK üyelerinin çoğu. yani muhterem bir vatandaşımızdan tutun da kendi halinde.1962. 12... s. Bu arkadaşlar hakkında binbir türlü isnatlarda bulunuldu. s.

realiteler bu kadar acıdır.sürgüne gönderen 105 sayılı Kanunu hazırlayan ve çıkartan 27 Mayısçılar da bu senatörler arasında olduğundan. toplum düzenine denge sağlayan ve hakiki demokrasinin vücut bularak halk kütlelerine inmesini ve onların malı olmasını temin eden. bölücü ve muzır faaliyetlerde bulunanlar varsa.199 Sami Küçük. Dönem 1. 18. 200 Cumhuriyet Senatosu Tutanak Dergisi (CSTD). Ayrıca.1962. bunları bu faaliyetlerine daha serbestçe devam etmeleri için yerlerine iade edecek miyiz?”200 Söz alan diğer tabii senatör ve Cumhurbaşkanlığı kontenjan senatörleri de. ülkeyi bölücü faaliyetlere karşı koruduğunu. 105 sayılı Kanunla bulundukları bölgelerde ikâmetleri men edilenler arasında yukarıda vasıfları çizilen ağalar. her türlü istismar ve mütegallibe zihniyetini reddederek onları tarihin karanlığına gömmek isteyen tasarruflardan birisini daha kaldırmayı hedef tutan bu tasarıyı müzakereye başlamış bulunuyoruz. benzer şekilde. ne kadar mütegallibe. çalışmanın ilgili kısmında verilmiştir. s. Hangi bölgede ve ne kisvede olursa olsun ağaların ne kadar sömürücü. 105 sayılı Kanunun çıkartılması teklifini Millî Birlik Komitesi Genel Kurulu’na sunmuş olan MBK üyelerinden birisidir. kendi çocuklarını yüksek okullarda okuttukları halde halkın cahil kalması için ne kadar gayret sarf ettikleri ve Cumhuriyet aleyhine faaliyetleri ve bölücülerin Türkiye’nin birlik ve bütünlüğüne kast eden çabaları. Hal böyle iken. 105 sayılı Kanunun Anayasa ve insan haklarına aykırı olmadığını. devrimlerin ne kadar düşmanı. Bu muhalif tepkilerin en belirgini Tabii Senatör Sami Küçük’ten gelmiştir. bu kişilerin evlerine geri dönmelerine izin verilmesinin bölgede huzursuzluğa neden olacağını. komisyon ve umumi toplantılarda misaller de verilmek suretiyle izah edilmişti.498-499 79 . Senato kürsüsündeki sözlerine 105 sayılı Kanunun “gerçek demokrasinin halk kitlelerine inmesini temin etmek” için çıkartılmış bir kanun olduğunu iddia ederek başlamıştır: “Bugün burada. 55 kişinin mecburî iskâna tâbi tutulması ile ilgili yaptığı konuşmadan bir bölüm. Cilt 5. Küçük. Đşte sayın arkadaşlar. bu 55 kişinin evlerine dönmelerini sağlayacak kanun tasarısı. bu kişilerin bölge halkını sömürmeye devam edeceklerini ve bu kanunun kaldırılması yerine tekrar gözden geçirilerek düzeltilmesi gereken maddeleri varsa düzeltilmesinin daha uygun olacağını savunmuşlardır. 18 Ekim 1962 tarihinde görüşüldüğü Cumhuriyet Senatosu’nda muhalefetle karşılaşmıştır. şeyhler. kanunun kabul edildiği 17 Ekim 1960 günü bir konuşma yaparak. 199 Sami Küçük’ün 17 Ekim 1960 tarihinde.10. sürgüne gönderilecek olan kişilerin evlerine tekrar dönmelerinin yasaklanması gerektiğini söylemiştir.

bu uygulamanın bir ceza değil tedbir olduğunu savunmuş ve Đmar ve Đskân Bakanı Fahrettin Kerim Gökay’a “Acaba. yalnızca Doğu ve Güneydoğu’da uygulandığı için Kürtleri hedef aldığını ve sınırsız bir sürgün cezası getirdiğinden ceza hukukuna da aykırı olduğunu ifade ederek yürürlükten kaldırılmasını talep etmişlerdir.201 Tartışmaların sona ermesinin ardından kanun tasarısının oylamasına geçilmiştir. Kanunla. hükümet bir ceza olarak mı telâkki ediyor?” diye sormuştur. Dönem 1.202 Böylece. Cumhuriyet Senatosu’na seçimle gelmiş partili senatörler ise Millet Meclisi’nde olduğu gibi bu yasanın antidemokratik ve insan haklarına aykırı olduğunu. bu kanunun derpiş ettiği tedbirlerin tatbikini. Partili senatörler.1962. sürgüne gönderilenlerin el konulan menkul malları ve 5000 dönüme kadar olan kamulaştırılmış gayrimenkullerinin kendilerine iade edilmeleri kararlaştırılmıştır.519 202 CSTD. Dönem 1. 6 tabiî senatör ve 5 kontenjan senatörü ise oylamaya katılmamıştır. Buna karşı söz alan Cumhurbaşkanlığı Kontenjan Senatörü Esat Çağa. Cilt 5. Cilt 5. bu kişilerin sürgünde iken satılmış olan 201 CSTD.10. 55 vatandaşın mecburî iskâna aileleriyle birlikte tâbi tutulduklarını hatırlatarak bir kişinin işlediği suçtan dolayı ailesinin ya da bir başkasının cezalandırılamayacağını ifade etmişlerdir. Kürt asıllı bu 55 vatandaş ve ailelerinin mecburî iskâna tâbi tutulmalarının bir ceza olup olmadığı konusundaki kısa süreli bir tartışma ise. Anayasaya ters olduğunu. mülkiyet ve seyahat haklarını ihlâl ettiğini. 27 Mayısçılardan oluşan tabiî senatörler ve Cumhurbaşkanlığı kontenjan senatörleri ile Senato’ya seçimle gelmiş partili senatörlerin Kürt politikaları ve bölgeye bakışları arasındaki derin görüş ayrılığını göstermektedir.1962. Ancak. 105 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmıştır. tabiî senatörler ve Cumhurbaşkanlığı kontenjan senatörleri neredeyse blok olarak ret oyu kullanmışlardır. 18. 17 Ekim 1960 tarihinde Millî Birlik Komitesi’nin çıkarttığı kanunla aileleriyle birlikte sürgüne gönderilen 55 Kürt asıllı vatandaşın evlerine geri dönmelerine izin verilmiştir.527-529 80 . Vatandaşları yerlerinden eden icraî tasarruftur. Fahrettin Gökay ise bu soruya “Bu kanunla bu vatandaşlar 1 yıl 8 ay gibi bir zamandan veri ceza görmüşlerdir. kanundur.10. yine kanuna göre. s. s. Oylamada. Oylamaya katılmayan birkaç partili senatör dışında tüm partili senatörlerin kabul oyu kullandığı oylama sonucunda 17 ret oyuna karşı 101 kabul oyuyla. 18. Millî Birlik Komitesi’nin çıkardığı kanunları kanundan saymayacak mıyız?” şeklinde cevap vermiştir. Demin izahına çalıştım.

Bunun üzerine yargıya başvuran ama olumlu sonuç alamayan Ensarioğlu Aşireti’nin. Rekabetin üzerlerinde en çok kızıştığı bölge ve isimler ise Diyarbakır’da Abdürrezzak Ensarioğlu ve Zeynel Abidin Đnan. 1960’lı ve 70’li yıllar boyunca tepkisel olarak Kürtçülük hareketlerine yaklaşacak. Bölgelerinde nüfuz sahibi olan.204 Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu’nda Kürt asıllı 55 vatandaş ve ailelerinin evlerine dönmeleri için yoğun çaba harcayan siyasî partiler. Karşılama hazırlıkları. Yeni Türkiye Partisi ve Adalet Partisi. karar Millet Meclisi’nden geçtikten hemen sonra başlamıştır. no. 203 Bu durum. ailelerin evlerine dönmeleriyle birlikte büyük sorunlara neden olmuştur. Türkiye’deki Kürt siyasetinin önemli dönüm noktalarından birisidir.menkul ve gayrimenkulleri iade edilmeyecektir. 15 Eylül 1962 81 . Türkiye Đşçi Partisi ve Siyasî Kürtçülük Adalet Partisi ve Yeni Türkiye Partisi’nin Kürtlere bu yakın politikalarına karşın. Erzurum’da Hüseyin Fırat. 23 Ekim 1962. Bu iki parti arasında bölgedeki aşiretleri yanlarına çekebilmek için büyük rekabet yaşanmıştır. sürgüne gönderilmeden önce yaşadığı üç katlı evinin ve geniş arazisinin yokluğunda hasımları tarafından işgal edildiğini görmüştür. ev ve arazisini silâha başvurarak geri alması ihtimali doğmuştur. Kürt aydınlarının ve Kürtçülerin 1960’lar boyunca Türkiye’de en çok ilgi 203 Kanun metni için bkz. 4. Bölgede çok sayıda can kaybı yaşanmasına ve büyük kan davalarının doğmasına neden olabilecek durum. bu hareketlere destek verecek ve legal ya da illegal olarak Kürtçülük hareketlerinin içinde önemli roller oynayacaklardır. saygı gören.205 “55’ler Olayı” olarak anılan bu olay. Urfa’da Ali Fettahoğlu ve Mardin’de Demokrat Parti eski Milletvekili Bahattin Erdem olmuştur. Van’da Bala Kartal. Adalet Partisi ise büyük aşiretlerin desteğini alarak bölge oylarını kazanmayı amaçlamaktadır. bölgede kazandığı destek ve oyları korumayı. sürgünden dönen aileleri davullu zurnalı törenlerle karşılamışlardır.2. Resmi Gazete. 10 Mayıs 2000 205 Cumhuriyet.11239 204 Hürriyet. Yeni Türkiye Partisi. yüzbinlerce kişiye hükmeden bu büyük aileleri yanlarına çekebilmek için çalışmışlardır. Örneğin. Meclis dışında da. evin ve arazinin mahkeme kararıyla Ensarioğlu Aşireti’ne geri verilmesiyle tatlıya bağlanmıştır. Diyarbakır’dan Antalya’ya sürgüne gönderilen Abdurezzak Ensarioğlu. kitleleri etkileyebilen ve çoğu 27 Mayıs’tan önce yasal zeminde siyaset yapan bu kişilerden bazıları.

“Kurdish Politics in Turkey: Ideology. kurulduğu günlerden itibaren Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin az gelişmişliği ve ekonomik açıdan geri kalmışlığı gibi olgular206 dışında (Kürtlerin Türkiye sınırları içerisinde yaşayan ayrı bir millet olduklarını kabul ederek) milletlerin kendi kaderlerini tayin hakkını savunmak ve sol ideoloji üzerinden “devletin ve ağaların ezdiği Kürtleri sahiplenmek” söylemiyle bölge oylarını devşirebilmeyi amaçlamıştır.”207 Ekinci. Şayak Fabrikası’ndan.. Türkiye Đşçi Partisi ve Kürtler. Tarık Ziya Ekinci. 2010. 60’lı yıllar boyunca Kürtçülük hareketlerinin gelişip yaygınlaşmasında. Tekel’den sendikacı arkadaşlar vardı. Kürt gençlerinin tümü basındaki sol ve sosyalist yayınları izlemeye başladılar. Belediye-Đş’ten.56 82 . Kürt aydınları TĐP’te aktif siyaset yaparken. TĐP. Đldeki sendika temsilcileriyle görüşmeler yaptık. Artık sosyalizm. June 2009.. 49’lar da dâhil olmak üzere Kürt aydınları arasında ilgiyle izlenen bir ideolojiydi. no.2.e. Kimi Kürt aydınlarının TĐP’e katılmaları ve partinin ön saflarında görev almalarıyla birlikte Kürt aydın hareketi 49’ların temsil ettiği romantik milliyetçilikten daha gerçekçi bir evreye giriyordu. Bu süreçte Türkiye Đşçi Partisi (TĐP) kuruldu. Türkiye Đşçi Partisi’nin önce Diyarbakır ve daha sonra diğer Doğu- Güneydoğu Anadolu illerinde teşkilâtlanmasını ve bu teşkilâtlanmada Kürt aydınlarının rolünü ise şöyle anlatmaktadır: “Bizlerde de işte o tarihlerde CHP’den ayrılıp Diyarbakır’da TĐP teşkilâtını kurmaya giriştik. Identity and Transformations” Ethnopolitics. (. s. Elazığ.g. Birçoğu heves ve istekle yaklaştılar. sol ideoloji yoluyla kitlelere ulaşmasında. Diyarbakır TĐP Teşkilâtını tam teşkilâtlı hale getirdik.8 208 Şehymus Diken. kurulduğu günlerden itibaren TĐP’e ve sol ideolojiye gösterdikleri ilgiyi şöyle anlatmaktadır: “1961 Anayasası’yla oluşan görece demokratik ortamda Türkiye’de sol düşünceler tartışmaya açıldı. s. Đstanbul: TÜSTAV.gösterdikleri parti Türkiye Đşçi Partisi olmuştur. TĐP.) Diyarbakır’da il örgütünü kurduktan sonra Doğu ve Güneydoğu’da daha etkin çalışmaya girdik. TĐP.”208 206 Cengiz Güneş. Sonra Tunceli. Parti örgütü önce sola yatkın Kürt aydınları tarafından Diyarbakır’da kuruldu. a. Başta cezaevindeki 49’lar olmak üzere.256 207 Tarık Ziya Ekinci. taban kazanmasında ve Meclis’te temsil edilmesinde çok önemli bir rol oynamıştır. s. bu politikasıyla. öğrenci gençlik de bununla aynı paraleldeki Fikir Kulüpleri Federasyonu (FKF)’nda çalışıyordu.8. 1965 yılında Türkiye Đşçi Partisi’nden Diyarbakır Milletvekili olarak seçilen Dr. Kürt aydınlarının.. Muş ve Van’da Türkiye Đşçi Partisi teşkilâtlarını kurduk. Kürt gençlerinin ilgi odağı haline geldi. Bingöl. Siirt. kasıtlı ya da farkında olmadan. Vol.

meselenin aydınlanmasında faydalı olmuştu. derginin arka kapağında geçen bir cümle suç olarak görülmüş ve derginin yazı işleri müdürü Yaşar Kaya basın suçundan tutuklanmıştır. partilerin bölge oyları konusunda rekabeti de kızışmaya devam etmiştir. Yaşar Kaya cezaevine gönderilmiş. bir kısmı Kürtçe olarak yayınlanan “Deng” adlı dergi hakkında soruşturma başlatmıştır. Derginin yazı işleri müdürü Tevfik edildi. Tutuklanarak cezaevine gönderilen Yaşar Kaya aynı zamanda TĐP üyesi olduğundan. Soruşturma kapsamında. derginin Yazı Đşleri Müdürü Yaşar Kaya ve “49’lar Davasında” da yargılanmakta olan Genel Yayın Müdürü Medet Serhat tutuklanmışlardır. 27 Mayıs gününe kadar açıkça konuşulup tartışılması tabu olan bu konu.1963 yılının Nisan ayında. bu yayınların Kürtçe yazılar içerdiği için kapatılmasının Anayasa ve diğer kanunlara uygun olup olmadığını araştırdığı. Medet Serhat ise 2000 Lira kefaletle serbest bırakılmıştır. CHP’li Đçişleri Bakanı Hıfzı Oğuz Bekata. Bakan ve savcıların ortak incelemeleri sonucu. Haberde. Bu meselenin konuşulmasına bile karşı çıkanlar. Partinin yayın organlarından Sosyal Adalet Dergisi. olaya en çok tepki gösteren parti de Türkiye Đşçi Partisi olmuştur. Söz olarak kabul edilen cümlenin yazarı olan “doğulu” (haberde Kürt kelimesi yerine bu kelime tercih edilmiştir) Medet Serhat da ertesi gün tutuklanmış. olaya şu şekilde yer vermiştir: “Türkçe ve Kürtçe çıkan Deng için tahkikat açıldı. 27 Mayıs’tan sonra gün ışığına çıkan sayısız meselelerimizden birisi Doğu Anadolu’nun feci durumu olmuştu. 83 . tek parti devrinin kafasını hâlâ değiştirememiş olanlardı. Bu arada Doğulu aydınların kendi dar imkânlarıyla çıkardıkları yayınlar. Belediye seçimlerinin yapılacağı 1963 yılında. Fakat özellikle sömürücü ve gerici çevreler halk efkârında başlayan bu hoşgörü havasını zehirlenmekte gecikmemişlerdir. Genel yayın müdürü kefaletle salıverildi.” Dergideki haberde hükümetin özellikle “Deng” gibi yarısı Kürtçe olarak çıkan yayınlara baskı yaptığı. daha sonra 2000 Lira kefaletle tahliye edilmiştir. zamanla bu dokunulmazlığını kaybetmişti. Çeşitli baskı ve tahriklerle Doğu meselesinden büyük tehlikeler çıkarmaya çalışmışlardır. Kendilerini Türkiye meselelerinin hangilerinin konuşulup hangilerinin ayağa düşürülmemesi gerektiğinin uzmanı bilen bu kişiler. Kısaca Doğu meselesi olarak sözü edilen konu birçok meseleyi içine alıyordu. Tercümelerin tamamlanmasının ardından. Doğu meselesinin sözünü etmek isteyen her insana saldırır oldular. kapatılmalarının uygun olmayacağı sonucuna vardığı için Đstanbul Basın Savcılığı’nı devreye sokarak yazıları tercüme ettirdiği ve suç unsuru bulmaya çalıştığı iddia edilmiştir. hazırlanan dosya Đçişleri ve Adalet Bakanlıklarına sunulmuştur.

29 Haziran 1963 günü. Burada isimlerini açıklamak istemediğimiz devletler. s. Edip Karahan tarafından 15 günlük olarak çıkartılan ve daha sonra kapatılan “Dicle-Fırat” adlı gazete de bunlardan birisidir.Yaşar Kaya’nın basın suçundan sanık olduğu halde Sultanahmet Cezaevi’ne kelepçeli olarak götürülmesi de protesto edilmiştir. son zamanlarda bütün gemi azıya alarak işi neşriyat safhasına bile döken mahdut bir zümre bizce malûm maksatlarla çalışmakta idi. Yasadışı “Türkiye Kürt Talebe Cemiyeti” (23’ler Olayı) ve TĐP Basında bu tartışmalar sürerken Milli Savunma Bakanı Đlhami Sancar. 29 Haziran 1963 84 . Bu faaliyetlerle ilgili açıklama ise Đlhami Sancar’dan değil Hıfzı Oğuz Bekata’dan gelmiştir. Bekata. Akşam. 7 Mayıs 1963. Yurdumuzun Şark bölgesindeki vatandaşlarımızı hedef tutan bir takım faaliyetler. Türkmen. Türkiye hudutları içerisinde Kürt diye ırk ayrımına gidenler de. 1950’lerin sonlarında hızlanan Kürtçülük faaliyetlerine paralel olarak. siyasî olayların gelişmesiyle orantılı olarak inkişaf ettirilmek istenmiştir.210 Bekata.5 210 “12 Komünist Kürt Tevkif Edildi”. bunun söz konusu bile edilemeyeceğini. ayırıcı. Türkiye Cumhuriyeti toprakları üzerinde bir Kürt devleti kurmak için yurtiçi ve yurtdışı. ırkî faaliyetlere girişen.8. Türk hudutları içerisinde ve hiçbir bölgede bu tarzda bir ayrılık emaresi ve düşüncesi mevzuubahis olamaz. Türkiye sınırları içerisinde Kürt diye ayrı bir unsurun olmadığını. Sosyal Adalet. kapatıldığı dönemde Kürtçe yayın yapan tek yayın organı değildir. açık ve kapalı faaliyet gösteren 12 Komünist Kürdün tutuklandığını ve bu faaliyetlerle ilgili çok sayıda belgenin ele geçirildiğini açıklamıştır. Özbek ve diğer kolları ne ise Kürt denilen Kürtlerin de aynı durumda olduklarını bilmektedirler. iç karışıklıklar 209 Türkçe ve Kürtçe Yayın Yapan Deng Đçin Tahkikat Açıldı”.3. 4. Kürt diye ırk ayrımı yapanların da Türkmenler ya da Özbekler gibi Türk olduklarını ifade ederek. özellikle 1961 yılından sonra Kürtçe yayınların sayısı hızla artmaya başlamıştır. ortaya çıkartılan bölücü Kürtçülük faaliyetleri ile ilgili şunları söylemiştir: “Ötedenberi Millî Emniyet tarafından gerek aşırı solculuk ve gerekse dışla irtibatları dolayısıyla kontrole tâbi tutulan ve dıştan gelen direktiflerle Türkiye’de Anayasamıza da aykırı. 209 “Deng” Dergisi. birkaç gün içerisinde ülke bütünlüğünü hedef alan kökü dışarıda bazı faaliyetlerle ilgili açıklama yapacağını duyurmuştur. no.

Dicle Fırat Gazetesi sahibi. • Musa Anter: Komünist Kürtçü. Ancak. TĐP üyesi. TĐP üyesi. Dışla irtibatlı. 211 Cumhuriyet. Avrupa ve Ortadoğu ile irtibatlı ve gizli bir Kürt teşkilatı kurma faaliyeti sanığı. ve ayrılıklar çıkartmak ve bütünlüğümüzü parçalamak için çalışmakta ve fırsatlar kollamaktadırlar. Dışla irtibatlı. Ticari Đlimler Akademisi öğrencisi. “Roja-Newe” adlı Türkçe ve Kürtçe gazetenin sahibi. Dışla irtibatlı. 85 . Dışla irtibatlı. Đçişleri Bakanı Bekata. Kürtçe ve Türkçe [Deng] Dergisi mesul müdürü. bu devletlerin Sovyetler Birliği ve Irak olduğunu açıkça göstermektedir. Đstanbul Tıp Fakültesi’nde beşinci sınıf öğrencisi. Dışla irtibatlı. yakalanan kişilerin Komünist olduklarının ısrarla vurgulanması ve bu kişiler içerisinde 2 Iraklı öğrenciyle bir Iraklı Kürt gazetecinin de bulunması. • Đbrahim Mahıdır: Irak tabiyetinde Kürtçü. Kürtçüler arasında “Fidel Castro” namıyla anılır. • Sait Elçi: Milliyetçi Kürtçü. 29 Haziran 1963. TĐP üyesi. • Gazi Dizey: Komünist Kürtçü. • Doğan Kılıç Şıhhesenanlı: Milliyetçi Kürtçü. Đstanbul’da serbest muhasebeci. Tunceli Kültür Derneği Başkanı. Türkiye’de bölücü faaliyetlere destek veren devletlerin adını söylememiştir. • Enver Ali Anagur: Kürtçü. Dışla irtibatlı.”211 Kürtçülük ve bölücülük suçlarından tutuklanan kişilerle ilgili ise şu bilgiler verilmiştir: • Ziya Şerefhanoğlu: Milliyetçi Kürtçü. • Yaşar Kaya: Komünist Kürtçü. Komünist Kürtçü. Avukat. Hukuk Fakültesi öğrencisi. • Mehmet Serhat: Komünist Kürtçü. Sosyal Adalet Dergisi idare müdürü. • Enver Aytekin. Dışla irtibatlı. Kürtçe ve Türkçe yayınlana hazır olarak ele geçirilen “Reya Rast” Dergisi’nin sahibi. • Edip Karahan: Komünist Kürtçü. Deng Dergisi yazı işleri müdürü.

• Iraklı Kürt öğrencilerin toplantılarında aldıkları karar suretleri. • Türk. planlar. Irak asıllı Ürdün pasaportlu gazeteci. “Irak Gizli Hür Gençlik Teşkilatı” Yayın ve Propaganda Komitesi Başkanı. • Washington’da yayınlanan Ortadoğu Haber Enstitüsü’nün yayınlarından bazılarının teksir edilmiş pasajları. • Berlin Komünist Kürtçü teşekküllerinden gönderilen yazılar. 29 Haziran 1963 86 . Đran ve Irak hudutlarını Kürtlerin hiçbir zaman tanımadıklarına dair yayınlanmak üzere hazırlanmış yazılar. notlar. • Kurulmuş olan gizli Kürtçülük cemiyetinin hücre faaliyetlerini gösteren broşürler. • “Reva-Rest” (ya da Reya-Rast) Dergisi’nin önce “Kürdistan” adıyla çıkartılması için yapılan hazırlıklar. • Abdülsettar Hemavendi: Milliyetçi Kürtçü.212 Ele geçirilen belgeler arasında ise şunlar yer almaktadır: • “Lisanı Kürdi” adlı Kürtçe gramer. • “Irak Đhtilali ve Kürtler” konulu yazılar. • Avrupa’daki Kürt Öğrenci Cemiyeti’nin tüzüğü. • Kürt liderlerinden Baytar Nuri Dersimi ile muhabere edildiğini gösteren mektuplar. • Komünist Kürtçü Kemal Fuat başkanlığındaki Avrupa Kürt öğrenci teşekküllerinden gönderilen talimatlar. broşürler. • Molla Mustafa Barzani’nin “Nidavul Alem” adıyla yayınladığı bildiri. Komünist faaliyetlerine dair yazışmalar. 212 Akşam. • Teksirle çoğaltılıp dağıtılan broşürler.

ortaya çıkartılan Kürtçü teşkilâtın Irak’taki Molla Mustafa Barzani hareketi ve bu hareketin Türkiye’deki uzantılarından olan “49’lar” ile bağlantılı olduğu belirtilmiş ve bu teşkilâtın geçmişi ile ilgili şu bilgiler verilmiştir: 1. Bu meyanda. Đstanbul’da bulunan ve durumları ötedenberi izlenmekte olan Avukat Ziya Şerefhanoğlu. Bu iki talebe de tevkif olunmuşlardır. 213 Akşam. Türkiye’de faaliyette bulunan bu gruba ilâveten aslen Iraklı olan ve daha önce Avrupa’daki Kürt teşekkülleri ile temasa geçmiş ve yetiştirilerek güya üniversite tahsili için Türkiye’ye gönderilmiş olan Đstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi son sınıf öğrencisi Đbrahim Mamhıdır ile Đktisadi ve Ticari Đlimler Akademisi öğrencisi Gazi Dizey’in Avrupa’daki Kürtçü teşekküller ile Türkiye’deki bu grup arasında mutavassıt vazifesi gördükleri Millî Emniyet tarafından tesbit edilmiş idi. Bu defa yapılan aramalarla bu keyfiyet kat’i şekilde ve dokümanter olarak meydana çıkmış bulunmaktadır. 29 Haziran 1963 87 . Edip Karahan. • Kürt haklarının korunması hakkındaki beyannameler. • Gizli Kürt teşkilâtı kurulması hakkındaki yazılar. Enver Aytekin. Sait Elçi. Duruşmaları henüz tamamlanmamış olan bu 49 kişinin o tarihten bugüne kadar neşriyat ve diğer yollarla ayırıcı faaliyetlere devam ettikleri bilinmekte idi.”213 Açıklamada. Doğan Kılıç Şıhhasenanlı. Ali Anagur adlı şahısların evlerinde ve işyerlerinde 4 Haziran 1963 günü yapılan kanunî aramada. Diğer taraftan. 2. bu yoldaki faaliyetlerini belirtir dokümanlar ele geçmiş ve bu kimseler tevkif olunmuşlardır. Medet Serhat. • Mutasavver Kürt devletinin sözde “harita ve bayrağı. Musa Anter. 1959 yılından önce Irak’taki Komünist Kürtlerin desteği ile Avrupa’da faaliyete geçmiş olan Komünist Kürtçü teşekküllerin bir ucu memleketimize kadar uzanmış olan çalışmaları ve tesirleri altına girdikleri görülen bazı kimseler o tarihlerde tevkif edilerek mahkemeye sevkedilmişlerdi. • Gizli teşkilâtların çalışma tarzlarını gösteren planlar.

Bekata”. Doğan Kılıç ile buluşmuş. faaliyete geçmek üzere planlar hazırladıklarını itiraf etmiştir. Millî Emniyetçe hudutlardan itibaren kontrole tâbi tutulan bu şahıs. mevcut faaliyetleri birleştirerek Türkiye’de gizli bir Kürtçülük teşkilâtı kurmak üzere planlar hazırlamıştır. TĐP ile arasında zaten var olan gerginliği daha da arttırmıştır. Kürtçülük faaliyetlerinde bulunmak suçundan tutuklanan kişilerle ilgili basına bilgi verirken. Tutuklananların kurdukları gizli Kürtçü örgütün adı ise “Türkiye Kürt Talebe Cemiyeti”dir. Musa Anter ve diğerleriyle temas aramış. Hıfzı Oğuz Bekata’nın “rejime leke olan bir bakan” olduğunu ifade ederek tepki göstermiş ve CHP Genel Başkanı ve Başbakan Đsmet Đnönü’ye bir protesto mektubu göndermiştir: “Đçişleri Bakanı’nın Kürtçülük isnadı ile tevkif edilen on iki sanıktan dokuzunun partili hüviyetini belirtmediği halde sanıklardan sadece üçünün Türkiye Đşçi Partisi üyesi olduklarını açıklaması ve bunların Komünist olduklarını ileri sürmesi. Türkiye Đşçi Partisi Merkez Yönetim Komitesi. mumaileyhin partimiz hakkında kötü duygu ve düşünceler beslediğinin ve partimizi halka şüpheli bir teşekkül olarak göstermek kast ve gayretiyle hareket ettiğinin açık ve yepyeni bir delilidir. no. Đçişleri Bakanı Bekata’nın. bu tarzda bir çalışma yaptıklarını. bu olay “23’ler Olayı” olarak da anılmıştır. 3. bu kişilerden üçünün TĐP üyesi olduğunu özellikle açıklaması.”215 214 Milliyet.214 Soruşturmalar sonucu tutuklananların sayısı daha sonra 23’e çıktığından. Abdülsettar Hemavandi de halen mevkuftur ve sorgusu derinleştirilmektedir. Bunlara ilâveten dış tesir ve tahriki açığa vuran yeni bir tevkif yapılmıştır.17. buna lüzum duymuş olması. 15 Mayıs 1963 tarihinde güney hudutlarımızdan yurdumuza giren Abdülsettar Hemavandi ismindeki aslen Iraklı fakat üzerinde birisi tahrif edilmiş olan iki pasaport taşıyan bir şahsın da dışarıdan talimatlandırılarak Türkiye’deki bu grupla temasa geçtiği görülmüştür. Ayrıca Doğan Kılıç. Türkiye’de Kürtçülük faaliyetlerinde bulunan Doğan Kılıç Şıhhasenanlı. 9 Temmuz 1963 88 . bölücü Kürtçülük faaliyetlerine verdiği destek konusunda suçüstü yakalanmış olmanın da gerginliğiyle. 29 Haziran 1963 215 “Rejime Leke Olan Bakan Hıfzı O. Sosyal Adalet.

Hıfzı Oğuz Bekata’nın Dr. 4. 2. Đnönü. kendisinin bu istifayı kabul ettiğini ve durumu Cumhurbaşkanına arz edeceğini söylemiştir. istifasını verirken “prensiplerinden vazgeçmeyerek mücadelesine devam edeceğini” söylemiştir.216 Bekata. Yusuf Azizoğlu’nun 1926 ile 1930 yılları arasında Ağrı’da meydana gelen ayaklanma hareketlerinde yargılanarak mahkûm edilmiş olan Demokrat Parti eski Ağrı Milletvekili Halis Öztürk’ü Ağrı Cezaevi’ne naklettirebilmek için Ağrı Valisi’ne baskı yaptığını da iddia etmiştir. aynı gün konuyu Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel’le görüşmüş ve Bekata’nın yerine Đçişleri Bakanlığı’na Vefik Pirinççioğlu’nun vekâlet edeceğini bildirmiştir. Đçişleri Bakanı Bekata ile Sağlık Bakanı Azizoğlu Arasındaki Kürtçülük Tartışması Hem Kürt aydınları hem de Türkiye Đşçi Partisi’ni karşısına alan Đçişleri Bakanı Hıfzı Oğuz Bekata. 4 Ekim 1963 günü Bekata’nın istifasını kabul etmiştir. Yusuf Azizoğlu’nu koymuştur. Yusuf Azizoğlu ile ilgili koalisyon hükümetinde krize neden olan iddiaları şunlardır: 1. daha sonra. mahkûm Halis Öztürk’ü Ağrı Hapishanesi’ne naklettirmek için Ağrı Valisi’ne tazyik yapmıştır. Kürtçülük hadiselerinde tehlikeli alâkaları bulunduğuna dair dosyaları mevcuttur. sonra TĐP’le ve son olarak YTP’li Sağlık Bakanı’yla tartışmaya girmesinin hem koalisyon hükümetini tehlikeye düşüreceğini hem de CHP’ye Doğu ve Güneydoğu Anadolu’dan gelen oyları azaltacağını gören Đsmet Đnönü. Bekata’nın önce Kürt aydınlarla. 1 Ekim 1963 tarihinde yapılan CHP Grup Toplantısında. 216 Milliyet. 217 Bekata. “Vatan haini ve eşkıya” eski Ağrı Mebusu. Yusuf Azizoğlu’nun bölücülük ve Kürtçülük faaliyetlerinde bulunan kişi ve gruplarla ilişkisi olduğunu iddia etmiştir. kısa süre sonra hedefine bu kez Diyarbakırlı Sağlık Bakanı ve Kürt siyasetinde önemli yere sahip bir Kürt aydını olan Dr. Bakanlar Kurulu toplantısından sonra gazetecilere yaptığı açıklamada Bekata’nın önceki gece istifasını verdiğini. YTP Diyarbakır Milletvekili ve Sağlık Bakanı Dr. 5 Ekim 1963 89 . Bekata.4. Đnönü. 2 Ekim 1963 217 Ulus.

3. sadece bir tezvir ve şantaj vasıtası olarak kullanılan çirkin bir taktiktir. Kendisinden yardım istenmesi üzerine Azizoğlu. Hıfzı Oğuz gibi kimselerin siyasî mücadelelerin aleyhine inkişaf ettiği anda ortaya attıkları ve müteaffin bir sakız halinde ağızlarında çiğnedikleri. (. bu milletin bütünlüğüne en büyük ihanette bulunduklarını ve bu ithamda bulunanların itham altında olandan daha suçlu olduklarını söylemiştir.. Ağrı Valiliği’nin nakle izin vermediğini öğrenen Azizoğlu.1963. Cilt 22.) Kürtçülük hadiselerinde tehlikeli alâkalarım olduğuna dair dosyaların bulunduğu hakkındaki iddia eski bir hikâyedir. Azizoğlu konuşmasında. fakat hakikî veçhesiyle bugüne kadar hiçbir kimsenin ortaya çıkartmak mertliğini gösteremediği. bu kez Ağrı Valisini aramış ve açıklama istemiştir. Azizoğlu’nun iddiasına göre. Azizoğlu. Doğup büyüdüğü ve yıllar boyu ihmal edilmiş olan bir bölgenin kalkınmasını savunmak gayretlerinin Kürtçülük ve bölücülük olarak gösterildiğini iddia eden Azizoğlu. Bölgecilik gayesiyle ve hatta tehlikeli amaçlar güden şahıs ve derneklere Sosyal Yardım Fonu’ndan para yardımı yapmıştır.208 90 .218 Yeni Türkiye Partisi Diyarbakır Milletvekili ve Sağlık Bakanı Yusuf Azizoğlu. 218 MMTD. Halis Öztürk’ün Ağrı’da çok sayıda hasmı olduğundan buradaki cezaevinin güvenlik açısından uygun olmadığı için nakle izin verilmediği yanıtını alan Azizoğlu. bu iddiada bulunanların.10. bu uygulamanın doğru olmadığını söyleyerek validen bir kez daha inceleme yapmasını istemiştir. Kürtçülük faaliyetleriyle ilgisi olduğu iddialarına da yanıt vermiştir. Hıfzı Oğuz Bekata’nın kendisine yönelik Kürtçülük iddialarına Millet Meclisi kürsüsünden şu şekilde yanıt vermiştir: “Eski Ağrı Mebusu mahkûm Halis Öztürk’ün Ağrı Hapishanesi’ne nakli için şefaat ettiğim doğrudur. s. Bunun için Ağrı Valisi’ni tazyik ettiğim yalandır. Diyarbakır Milletvekili Adnan Aral ve Ağrı Milletvekilli Kerem Özcan’la yaptığı bir görüşme sırasında. Kayseri’de cezaevinde bulunan ve daha önce Kürtçülük suçundan da mahkûm edilmiş olan Halis Öztürk’ün Ağrı’daki cezaevine nakil edilmek istediği ancak diğer mahkûmların istekleri kabul edildiği halde Öztürk’ün isteğinin kabul edilmediği bilgisini aldığını söylemiştir.. Dönem 1. 8. Siyasî hayatımın ilk adımı ile başlayan bu yadigâr. Adalet Bakanı’nı telefonla aramış ve bu durumun nedeni sormuştur. Ağrı Valisi bu görüşmeden sonra Adalet Bakanı’na özel bir yazı yazarak kendisine baskı yapıldığını bildirmiştir.

s. Muş. Tekrar eşkiyalığa başlayan Halis Öztürk. Derneklere yardım yaptığı iddialarına karşılık olarak da. gıyaben 32 yıl hapse mahkûm edilmiştir. Tunceli. asilerle doğrudan doğruya birleşmiş. Cilt 2. Cumhuriyet Senatosu Ankara Üyesi sıfatıyla konuşan Bekata.1963 (Birleşik Toplantı Zabıtları). Meclis’in 18 Ekim 1963 tarihli birleşik toplantısında gelmiştir. Bu sayede yolunda daha çok imkânlarla yürümüştür. 1950’de DP mebusu olmuştur. 8. Bundan sonra Halis Öztürk.10. bu derneklerin bölücü faaliyetler yürüttükleri konusunda kendilerine bir bilgi ulaşmadığını söylemiş ve Đçişleri Bakanı Bekata’nın zihniyetinin. Đşte Modern Kayseri Cezaevi’nden. bu fonlardan şahıslara doğrudan yardım yapmanın kanun açısından mümkün olmadığını söylemiştir. Urfa. resmen şaki ilân olunarak.. s. 219 Yusuf Azizoğlu’nun bu sözlerine Bekata’nın karşılığı. Hınıs. Dönem 1. önceleri kolaylıkla kaçtığı ve halen de rahatça kaçma imkânlarına fazlasıyla sahip bulunduğu son derece iptidaî Ağrı Cezaevi’ne nakline. ısrarla tavassut ettiği Halis Öztürk kısaca budur.”220 Yusuf Azizoğlu’nun. Kulp. Ergani.363-368 91 . Erzincan. Doğu- Güneydoğu Anadolu’daki tüm yüksek öğrenim ve kültür derneklerini bölücü dernekler olarak gören bir zihniyet olduğunu iddia ederek sözlerini tamamlamıştır. Dönem 1. Azizoğlu’nun valiyi tazyik ederek. yakınları tarafından jandarmaya tecavüz edilerek kaçırılmıştır. bu sefer de cezaevinden kaçmıştır. ayrıca Yusuf 219 MMTD. Türk vatanını ve Türk Devletini bölme yolundaki müfrit Kürtçülük faaliyetleri dolayısıyla daha 1927’de batıya nakledilirken. Azizoğlu hakkındaki Kürtçülük ve ihanet iddialarını daha da yüksek sesle dile getirmiştir: “(.10. soygunlara karışmış. Kürtçülük ve bölücülükten yargılanmakta olan “49’lar”la ve Avrupa’daki Kürtçü örgütlerle bağlantılı olduğunu ve “49’lar”dan Ali Karahan’a devlet fonlarından 40000 Lira yardım yaptığını da iddia eden Bekata.. Kürtçülük faaliyeti yürüten şahıs ve derneklere devlet fonlarından para yardımı yaptığı iddialarını da yanıtlayan Azizoğlu. gizli faaliyetlerine devam etmiştir. Siirt. Diyarbakır. erlerimizi yaralamış ve şehit etmiştir. Kilis. Bingöl.209-211 220 MMTD. Cilt 22. Gizli Kürt cemiyeti ile ve Molla Mustafa Barzani ile de temasa geçtiği ve ona adamlarıyla para yardımı yaptığı kanaati de mevcuttur. Mardin. Azizoğlu.) Halis Öztürk. 1934’de tevkif edilmişse de.1963. Erzurum. Siverek ve Van’da bulunan toplam 26 derneğe devlet fonlarından son iki yılda 400 bin Lira yardım yapıldığını söylemiştir. bu derneklerin Doğu ve Güneydoğu’daki illerde bulunan “yüksek öğrenim ve kültür dernekleri” olduğunu iddia etmiş ve Elazığ. 18. Đzaleî Şekavet Kanunundan faydalanarak dehalet etmiş ise de.

Türkiye’deki Kürtçü hareketin 1950’ler boyunca ne kadar geliştiğinin bir göstergesi olmuştur. Çünkü MBK üyeleri. bu imkânlar sayesinde fazla dikkat çekmeden tabanını ve faaliyet alanını genişletmeyi başarmıştır. kendi Kürtçü adaylarını milletvekili yapmayı ve Kürtçülük fikrini Meclis zeminine taşımayı başarmışlardır.Azizoğlu’nun Doğu’da görev yapan Kürt asıllı öğretmenleri “satın alarak” Doğulu gençleri sokağa dökmeye çalıştığını da iddialarına eklemiştir. 1950’li yılların sonlarına doğru Irak’ta meydana gelen General Kasım darbesinden sonra Molla Mustafa Barzani’nin bu ülkede başlattığı Kürtçü hareket.376-378 92 . 27 Mayıs 1960 tarihindeki askerî müdahaleyle ülke yönetime el koyan Millî Birlik Komitesi’nin Kürtçülük hareketlerine karşı aldığı önlemler de son derece yetersiz kalmıştır. 1950’li yıllar boyunca bu vekiller üzerinden Türkiye Büyük Millet Meclisi seviyesinde faaliyet imkânı bulan. yalnızca farklı partilerden iki milletvekilinin tartışmalarıyla sınırlı bir olay değildir.10. mühendis. Türkiye’de 1940’lı yılların ortalarından itibaren. Cilt 2. 1959 yılında ortaya çıkartılan yasadışı “Kürt Đstiklâl Partisi”ni kuranların nitelikleri. Yusuf Azizoğlu arasında yaşanan ve sonunda ikisinin de bakanlık görevlerinden istifa etmek zorunda kalmalarıyla sonuçlanan bu Kürtçülük ve bölücülük polemiği. üniversite öğrenimi gören Kürt öğrenciler arasında Kürtçülük fikrini savunan bir öğrenci grubu ortaya çıkmıştır. Türkiye’nin çok partili demokratik sistemdeki acemiliğinden ve siyasî partilerin yanlışlarından da yararlanarak. s. özellikle Sovyetler Birliği’nin girişimleriyle. 18. 221 Đçişleri Bakanı Hıfzı Oğuz Bekata ve Sağlık Bakanı Dr. siyasî partilerin teşkilâtlarından ve olanaklarından yararlanan Kürtçü hareket. yazar gibi sıfatlarla artık birer aydın konumu kazanan bu grup.1963 (Birleşik Toplantı Zabıtları). Demokrat Parti Hükümeti’nin. Dönem 1. 1950’li yıllarda toplumda doktor. bu faaliyetlerin Türkiye’ye zarar verebileceğini anlayarak önlem alma çabası geç kalınmış bir hamle olmuştur. çok partili demokratik sistemde bölge oylarının kendilerini iktidara ya da Meclis’e taşıyabildiğini gören siyasî partilerin kasıtlı ya da farkında olmadan Kürtçülük hareketlerine katkıda bulunacaklarını ve siyasî partileri 221 MMTD. Türkiye’deki Kürtçüleri de harekete geçirmiş ve bu tarihten sonra Türkiye’deki Kürtçülük faaliyetlerinde büyük bir artış olmuştur.

Bunun doğurduğu çetin meselelerle karşı karşıyayız. Bu toplantıda bir konuşma yapan Türkiye Đşçi Partisi Genel Başkanı Mehmet Ali Aybar. Meselenin birçok yönü var. Şimdiye kadar ihmal edildiklerini de göz önünde bulundurarak okulun. yolun en çoğu bu illerde açılmalıdır. “Kürt Meselesi” Teriminin TĐP Aracılığıyla Siyasî Literatüre Girişi Türkiye’deki Kürtler ve Kürtçülük tartışmaları. o yıllarda bir tabu olmasına karşın açıkça Türkiye’de bir “Kürt meselesi” olduğunu söylemiştir. tiyatronun. hem sürekli güçlenen ve siyaseti etkileme yeteneği kazanan Kürtçülük hareketinin ulaştığı noktayı. önlem olarak düşündükleri antidemokratik mecburî iskân uygulaması 1 yıl kadar sürebilmiş. Đkincisi. Türkiye Đşçi Partisi’nin yayın organlarından olan Sosyal Adalet Dergisi’nde koyu harflerle vurgulanarak yayımlanmıştır: “Kürt Meselesi: Bir büyük meselemiz var. tastamam bu yurttaşlarımıza tanınmalıdır. konuşmasında. Ama buna karşılık hak ettikleri yurttaşlık nimetlerinden gerektiği kadar yararlandırılmamışlardır. Doğu ve Güneydoğu illerimizde daha çok Kürtçe ve Arapça konuşan ve Alevî mezhebinden milyonlarca vatandaşımız yaşıyor.belli bir oranda yönlendirebildiklerini gören Kürtçü çevrelerin de bu durumu bir araç olarak kullanmakta olduklarını görebilecek vizyona sahip değildir. Doğu ve Güneydoğu illeri bir mahrumiyet bölgesi olmaktan kurtarılmalıdır. Her işte şevkle çalışmıştır. Anayasada herkese tanınan hak ve hürriyetler. bu yurttaşlarımıza eşit yurttaş muamelesi yapılmalıdır. yurt savunmasında kanını akıtmış ve emeğini esirgememiştir. 1963 yılında Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin iki bakanı arasında yaşanan polemik.5. Bu yurttaşlarımız bu güne kadar genel olarak Devlete vergisini ödemiş. tekrar iktidara gelen siyasî partiler sürgündeki bu kişileri bölgelerine geri getirmiş hatta davullu zurnalı törenlerle karşılamışlardır. Bu nedenle. TĐP’in 1963 yılının Mayıs ayında Gaziantep’te düzenlemeye karar verdiği Genel Yönetim Kurulu toplantısıyla Meclis dışında da devam etmiştir. 93 . Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yaşayan Alevî Kürtler ve Kürtçe gibi konuların da yer aldığı konuşma. Bir kere. hastahanenin. kütüphanenin. fabrikanın. 4. hem de bu hareketin Meclis’ten bürokrasiye doğru yayılarak yavaş yavaş bir kamplaşmaya neden olmaya başladığını göstermesi açısından önemlidir.

diğerleri ise beraat etmişlerdir. Şevket Turan Siirt’ten bağımsız milletvekili adayı. Sait Kırmızıtoprak. Hasan Akkuş. tastamam uygulanmasını ister. Hapis cezasına çarptırılan sanıklar şunlardır: Ali Karahan.”222 Genel Seçimlerin yapılacağı 1965 yılında. s. Medet Serhat. Memurun en iyisi. Canip Yıldırım. Selim Kılıçoğlu. bu mesele karşısında da Anayasanın eksiksiz. Fadıl Budak. 25 Eylül 1965 94 . Ali Karahan ve Ziya Şerefhanoğlu’nun dokunulmazlıklarının kaldırılması için fezleke hazırlanmışsa da sonuç alınamamıştır. no. Faik Savaş. Sait Elçi. sanıklardan Ali Karahan YTP Hakkari Milletvekili. Yaşar Kaya. Yargılanmalarına tutuksuz olarak devam edilen “49’lar”dan 16’sı birer yıl dörder ay hapis cezasına çarptırılmış. 14 Mayıs 1963. Abdurrahman Ethem Dolak223 Hapis cezasına çarptırılanlardan Ali Karahan 1965 Genel Seçimlerinde YTP Hakkari milletvekili adayı. Hasan Akkuş TĐP Urfa milletvekili adayı. Beraat eden sanıklar hakkındaki beraat kararı. Karara itiraz eden diğer sanıkların cezaları ise Askeri Yargıtay tarafından onaylanmıştır. 1961 yılından beri yargılanmakta olan “49’lar” hakkında ilk karar verilmiştir. 4.9. Ziya Şerefhanoğlu da Bitlis’ten bağımsız senatör olarak seçildikleri için dokunulmazlık kazanmışlardır. 1965 Seçimlerinde.6.maddesinden tekrar başlanacaktır. Musa Anter. Şevket Turan. Şahabettin Septioğlu. 223 Milliyet. Canip Yıldırım TĐP Mardin milletvekili adayı. daha sonra Askeri Yargıtay tarafından bozulacak ve yargılanmalarına Türk Ceza Kanunu’nun Kürtçülük suçunu da kapsayan 141. Örfi Akkoyunlu. TĐP. Meclis’e 72 milletvekili göndermiştir. Dr.8-9. toplam 1350231 vatandaşın oy kullandığı Doğu ve Güneydoğu Anadolu illeri. en insancılı ve yurtseveri bu illere gönderilmelidir. Asker sanıklardan Levazım Binbaşı Şevket Turan ve Yüzbaşı Selim Kılıçoğlu’nun ise orduyla ilişkileri kesilmiştir. 1965 Genel Seçimleri ve TĐP’in Meclis’e Girişinin Kürtçülük Faaliyetlerine Etkisi 10 Ekim 1965 tarihinde yapılan Genel Seçimlerde. Seçimlerden tek başına iktidar olarak çıkan Süleyman Demirel’in Adalet 222 Sosyal Adalet. Yavuz Çamlıbel. Musa Anter ise Mardin’den bağımsız milletvekili adayıdır.

1 HAKKARĐ . Doğu ve Güneydoğu Anadolu’dan 4 vekil çıkartmasına karşın TĐP’in Meclis’e giren tek Kürt kökenli milletvekili. 25 Eylül 2011 225 Tablo 3. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’dan da en fazla milletvekili çıkartan parti olmuş. Bölgenin Cumhuriyet Halk Partisi’ne olan desteği bu seçimlerde de devam etmiş ve CHP bölgeden 24 milletvekili çıkartmıştır. - MALATYA 2 3 . . “Đsmet Đnönü-Mihri Belli Kıskacında Sol”. . 13 milletvekilliği kazanan Yeni Türkiye Partisi’nin bölgedeki milletvekili sayısı.29-95’de yer alan resmi verilerden derlenerek hazırlanmıştır. - MARDĐN 1 2 1 . Tüm Türkiye’de 15 vekillik kazanan Türkiye Đşçi Partisi’nin Meclis’te grup kurabilmesinde224. - DĐYARBAKIR 2 2 2 1 . 1965 Genel Seçimlerinde Doğu ve Anadolu Bölgesi’ndeki milletvekilliklerinin il ve partilere göre dağılımı ise şöyledir: 225 Tablo 3: 1965 Genel Seçimlerinde Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi Milletvekili Dağılımı AP CHP YTP TĐP CKMP MP AĞRI 1 . - URFA 3 2 1 1 . . 1 . Meclis’te grup kurabilmek için yeterliydi. 95 . . . Türkiye Đstatistik Kurumu Milletvekili Genel Seçimleri Đstatistikleri (1923-2007). - VAN 1 2 1 . .Partisi. - KARS 3 3 2 1 . 1 - BĐNGÖL . - ERZURUM 5 2 1 . - ERZĐNCAN 2 1 1 . Diyarbakır’dan seçilmiş olan Dr. bölgeden aldığı oyların belirleyici bir rolü olmuştur. - ELAZIĞ 3 2 . . bölgeden 26 milletvekilliği kazanmıştır. . - TUNCELĐ 1 1 . 1 . Gündüz Vassaf. 2 - MUŞ 1 1 . 1 1 . 1961 seçimlerine göre yarı yarıya azalmıştır. s. Tarık Ziya Ekinci’dir. . - TOPLAM 26 24 13 4 4 1 224 O dönemde 15 milletvekili. . - BĐTLĐS 1 1 . . . Kurulduğu günden beri Kürtlerle ve özellikle Kürt aydınlarıyla yakın ilişkiler içerisinde olan Türkiye Đşçi Partisi ise bölgeden 4 milletvekilliği kazanmıştır. . 1 - SĐĐRT 2 1 1 . Radikal. . 1 .

bölücü terör örgütlerinin kurucularının çoğunu bünyesinde barındırmış olan Devrimci Doğu Kültür Ocakları da. TĐP’li vekiller. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki asayişsizlik sorunundan da devletle yakın olan ağaları sorumlu tutmuş ve ilgili bakanları sık sık eleştirmişlerdir. özellikle Meclis’te bulunduğu dönemde Kürtçülük faaliyetleri ile de yakın temas içerisinde olmuştur. TĐP’in parlamentoda konuya yaklaşımının ikinci ekseni ise bölgedeki vatandaşların. TĐP’in bölge ve Kürtlere yönelik politikalarında yönlendirici bir rol oynamış ve partinin ileride bölücülük faaliyetlerinden dolayı kapatılmasına neden olmuştur. basılması ve dağıtılması aşamalarında birinci sorumlu olarak yer almışlar. bu dönemde ortaya çıkan birçok yasak Kürtçü yayının üretilmesi. Türkiye Đşçi Partisi’nin Meclis’te bulunduğu dönemde kurulmuştur. Meclis’te temsil edilen bir parti olan TĐP’in girişimlerinin etkisi büyük olmuştur. Türkiye Đşçi Partisi. doğrudan TĐP’li yöneticilerin girişimleriyle gerçekleşmiş. Öte yandan Türkiye Đşçi Partisi. Kürtler ve Kürt meselesi konularını Meclis’te parti programı çerçevesinde ve genel olarak iki eksende ele almıştır. TĐP’li yöneticiler bu mitingler için gerekli izinleri almış. 1967 yılında düzenlenecek olan ve Doğu-Güneydoğu Anadolu Bölgesinde Kürtçü hareketlerin taban genişletmesine büyük katkıda bulunan Doğu Mitingleri. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki duruma ve bölgede yaşayan Kürt vatandaşlara yönelik bu sosyalist çizgideki bakışının yanında. 1970’li yıllarında ortalarından itibaren kurulacak olan Kürtçü. Meclis’te ağalık sisteminin tasfiyesi için köklü bir toprak reformu yapılmasının gerekliliğine vurgu yapmışlardır. Bölgede bu kadar geniş çaplı mitinglerin düzenlenebilmesinde. 96 . tertip komitelerini kurmuş ve TĐP’li vekiller de bu mitinglere katılarak konuşmalar yapmışlardır. bazı TĐP’liler de yasadışı Kürtçü örgütlere yakın durmuşlardır. Devrimci Doğu Kültür Ocakları. özellikle Kürt köylülerin devlete yakın olan ağaların baskısı altında bulundukları olmuştur. TĐP’in yönetici ve üyeleri. Türkiye Đşçi Partili vekiller. TĐP’li vekiller tarafından Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinin ekonomik ve sosyal açılardan çok geri kalmış durumda olduğu vurgulanmış ve bölgesel kalkınma programları çerçevesinde bölgenin kalkınmasının sağlanması için önlemler alınması istenmiştir.

Hikmet Buluttekin. a.42.g. no.e. The Middle East Journal.227 Đlk olarak Silopi ve Cizre’de faaliyet gösteren ve Kuzey Irak’taki Barzani hareketinden yönetilen oluşumun “genel sekreteri” Dr. Derviş Akgül ve Ömer Turhan tarafından 11 Temmuz 1965 tarihinde Diyarbakır Gazi Köşkü’nün bahçesinde kurulduğu da iddia edilmektedir. 226 Michael M. Mustafa Barzani ile Đlişkili Yasadışı “Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi” Aynı günlerde.. “49’lar”dan Nazmi Balkaş ve Hasan Yıkılmış’tır. Irak’taki darbeyle başlayan Molla Mustafa Barzani hareketinden cesaret aldığı açıktır. s. Diğer bazı üyeleri ise Dr. Siverekli Avukat Faik Bucak tarafından Irak Kürdistan Demokrat Partisi modeli üzerine kurulmuştur. Şerafettin Elçi. Türk Anayasası’nın değiştirilmesi.e. “Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi” adını taşıyan bu yasadışı örgüt. hatta cesaretlendirmiştir. kırk gün sonra ise yerine Faik Bucak getirilmiştir. 4. 1950’li ve 60’lı yıllarda siyasî partilerin yürüttükleri bazı politikalar da Türkiye’deki Kürtçülük faaliyetlerini kolaylaştırmış. Bazı kaynaklara göre TKDP. oluşumun başına ilk olarak Sait Elçi geçmiş. Molla Mustafa Barzani’nin Irak’taki Irak Kürdistan Demokrat Partisi’yle bağlantılıdır. a. Sait Kırmızıtoprak’tır. Şakir Epözdemir. Gunter.226 Diğer taraftan. Faik Savaş.. 1958’de Irak’ta gerçekleşen General Abdülkerim Kasım darbesinden sonraki 7 yıl içerisinde Türkiye’de ortaya çıkartılan üçüncü Kürtçü örgüttür. Kürt ve Türk terimlerinin Anayasada birlikte yer alması ve Türk Devleti’nin bu iki unsurdan oluştuğunun kabul ve ilân olunması. Buna göre.349-351 228 Abdülhaluk Çay. s.392 227 Altan Tan.359-360 97 . vol. Parlamentoya [Kürtlerin] kendi nüfusları oranında milletvekili verilmesi. Dahası. Summer. Türkiye’de faaliyet gösteren ve sayıları hızla artan illegal Kürtçü oluşumlara bir yenisi daha eklenmiştir. 1988. s. bu oluşumun Sait Elçi.3.g.228 1960’lardaki Kürtçülük hareketlerine paralel olarak Marksist-Leninist çizgide bulunan yasadışı “Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi”nin tüzüğünün başında yer alan “amaçlar” bölümü şöyledir: 1.7. 1965 yılında kurulduğu kabul edilen “Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi”. “The Kurdish Problem in Turkey”. 2. Türkiye’deki Kürtçülük faaliyetlerinin.

547 230 Milliyet. 3. 1970’lerin 229 Đbrahim Etem Gürsel. 4. toprak ağası ve aşiret reisi Kürtlerin ise Adalet Partisi’ne destek verdiği bir tablo oluşmuştur. 5. “Kürdistan” şehirlerine aslı Kürt olan idareciler yollanması. Molla Mustafa Barzani tarafından bu oluşumu kurmak için Türkiye’ye gönderilmiş olan Raşit Hamo adlı Iraklı bir şahıs izlenerek Gaziantep’ten Türkiye’ye giriş yaptığı belirlenmiş.. Đdil. “Kürdistan” olarak belirttikleri yerlere sarf edilmesinin gerçekleştirilmesi. “Kürdistan” olarak tanımlanan yerlere muhacir yerleştirilmemesi ve buradaki köy ve kentlerin isimlerinin değiştirilmesi. Türkiye’deki “Kürdistan” da resmî dilin Kürtçe olması. Kızıltepe. Örneğin. s. Solcu ve milliyetçi Kürtler ise 12 Mart 1971’deki Askeri Müdahaleden sonra TĐP’in kapatılması ve TKDP’nin dağılmasının ardından illegal Kürtçü oluşumlar içerisinde yer alacaklardır. Marksist-Leninist sol görüşlü Kürtçülerin TĐP’e.e. Ankara. 6 Şubat 1968 98 . yöneticisi Faik Bucak’ın 1966 yılının Temmuz ayında Urfa-Siverek’te uğradığı silâhlı saldırı sonucu ölmesi ve düzenlenen operasyonlarda çeşitli kademelerdeki yönetici ve üyelerinin tutuklanmasına karşın. Aşiret reisi ve toprak ağası “feodal” Kürtlerin Adalet Partisi’ne olan desteği 1980’lere kadar devam edecektir. a. Kürtçülük Gerçeği. 1977. [Kürtlerin] “Kürdistan” olarak tanımladıkları yerlerin kalkınması için malî ve iktisadî tedbirler almasını ve bunun için “Kürdistan” olarak bildikleri yerlerin sınırları içerisinde ağır sanayi yatırımlarının oluşturulmasını ve bölgeden çıkan petrol gelirinin %74’ünün. Kürtçe radyo ve televizyon kurulması ve Kürtçe kitap. 1971 yılına kadar faaliyetlerine devam etmiştir. Kürt milliyetçisi Kürtçülerin TKDP’ye. Bilal Şimşir.73-74. “Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi” (TKDP)’nin kurulmasından sonra. s. okullarda Kürtçe eğitim verilmesi.230 Oluşum. “Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi”nin faaliyetlerini uzun süre yakından takip ettiği anlaşılmaktadır. mecmua ve gazete neşrinin sağlanması. bu şahsın Nusaybin. Bu illegal oluşumlar.g. Silopi ve Mazıdağ’daki gizli temas ve faaliyetleri ortaya çıkartılmış ve bu şahıs 30 Ocak 1968 günü Diyarbakır’da düzenlenen bir operasyondan son anda kurtulabilmiştir. 6.229 Millî Đstihbarat Teşkilâtı (MĐT)’nın. Devletin.

Bu mücadele ise bölgeyi kısa sürede terör ortamına sürükleyecektir. Kürtlerin evrensel nitelikteki insan haklarına kavuşmalarının zamanı geldiği anlatılıyordu. TĐP’li vekiller Meclis konuşmalarında Kürt ve Kürt meselesi yerine “Doğu ve Doğu meselesi” ifadelerini kullanmaya özen göstermişlerdir. Tarık Ziya Ekinci. dil ve kültürlerinin yasaklandığı açıklanıyor. Bu durumun bir örneği. Kürt halkı ve aydınları elbette ki sosyalist parti ve kurumlarda yer alacaklardır [diyordu]. makale ve şiirlere de yer verilmiştir. s. bu uygulamanın çağdaş dünyada yerinin olmadığı belirtiliyordu. TĐP’in Kürtçe Yayın Yapan Yeni Akış Dergisi Türkiye Đşçi Partisi.şiddet ve anarşi ortamında kısa sürede silâhlanacak ve şiddetten güç devşirmeye çalışan. Derginin sahibi ve sorumlusu olan TĐP Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Ali Aslan ve Kürt siyasetinin önemli isimlerinden TĐP Tunceli Đl Başkanı Avukat Kemal Burkay’ın çalışmalarıyla yayına başlayan Yeni Akış Dergisi’nde. Türkçe’nin yanında Kürtçe yazı. o dönemde basında Kürtlerin hakları ile ilgili çıkan yazıları “sosyalist ve evrensel insan hakları ile ilgili yazılar”. O dönemde Türkiye Đşçi Partisi Diyarbakır Milletvekili olan Dr.231 ∗ Ekinci. millet (ulus) sorunu sosyalist açıdan inceleniyor ve Türkiye’deki Kürtlerin konumu değerlendiriliyordu. şoven-milliyetçi nitelikteki yazılara∗ ayrılmıştı. Birinci gruptaki yazılarda. Kürt kökenli yalnızca bir vekili bulunması nedeniyle “Kürt meselesini” Meclis’te fazla dillendirememiştir.) Yeni Akış. Đkinci gruptaki yazılar ise Türk basınında çıkan ırkçı. Türkiye Đşçi Partisi’nin Meclis dışında Kürtlerle yakınlığı artarak devam etmiştir. Doğu-Güneydoğu Anadolu’da hâkimiyet kurma mücadelesine girişeceklerdir. Bu ayrılıkçı-bölücü unsurlar zamanla kendi aralarında ve “Kürt davasına ihanet etmekle” suçladıkları AP’yi destekleyen toprak ağaları ve aşiret reisleri ile çatışacaklar. Artık Türkiye’de de Kürt sorununun tanınması. 231 Tarık Ziya Ekinci. 1966 yılının Ağustos ayında yayımlanmaya başlanan Yeni Akış Dergisi’dir. (. sosyalist açıdan her ulusun kendi kaderini tayin etmesi ilkesi işleniyor ve sosyalist dünyadaki uygulamalar örnek gösteriliyordu.. ayrılıkçı-bölücü unsurlar haline geleceklerdir. Dahası. Meclis’teki bu duruma karşın. Türklerle ilgili çıkan milliyetçi yazıları ise “ırkçı ve şoven” yazılar olarak nitelendirmektedir. 4. Yeni Akış Dergisi’ni Türkiye’deki Kürtler açısından şöyle değerlendirmektedir: “Yeni Akış’ın dört sayısında çıkan yazıları iki grupta değerlendirmek mümkündür. TĐP ve Kürtler. Özellikle.8.. Kürt sorununun çözümü için de Kürt halkına ve aydınlarına sesleniyordu. Cumhuriyet’in kuruluşundan beri Kürtlerin varlığının inkâr edildiği.32-34 99 .

dergide yayımlanan bir makalesinde Kürtçülük propagandası yaptığı iddiasıyla tutuklanarak Tunceli’den Ankara’ya gönderilmiştir. milletvekili. Böylece. partili ve senatör gibi sıfatlar 60’lı yıllar boyunca Kürtçülük faaliyetlerine büyük imkânlar sağlamıştır. 49’lar davasından sonra Kürt sorununu konu alan ve önemli bir işlev gören Yeni Akış Dergisi Davası da tarihteki yerini aldı. Milliyet. Iraklı eski bir 232 Yeni Đstanbul.35-37 100 . TĐP ve Kürtler. Kürtlerin varlığına vurgu yaparak dil ve kültür haklarının tanınmasını savundu. bu dönemde yurt içinde yayımlanan Kürtçü yayınlar kadar yurt dışından ülkeye sokulabilecek yayınlara karşı da tedbir almaya çalışmıştır. Tutuklanmaları parti üst yönetiminde de yankı yapmıştı. Dicle-Fırat ve Deng Dergilerinden sonra.” Başlangıçta. Dergideki düşüncelerin tümüne sahip çıktı. Bunun yanında. Yaptıkları bütün itirazlar reddedilmiş ve yasal olmayan bir biçimde cezaevinde kalmışlardı..234 Bu olay dışında. Kalabalık bir dinleyici topluluğu vardı. derginin sahibi ve sorumlusu Mehmet Ali Aslan ve derginin son sayısında mesul müdür olarak görünen Abbas Đzol.) Aradan altı ay gibi bir tutukluluk dönemi geçtikten sonra ilk duruşma yapıldı.) Kemal Burkay da aynı doğrultuda bir savunma yaptı. TĐP’liler. (... Örneğin.. 9 Aralık 1966 günü. Cezaevinde bulundukları süre içinde TĐP’li gençler ve Ankara’daki Kürt üniversite öğrencileri bu arkadaşlarımızla yakından ilgilenmiş. Đleri Yurt. hemen her hafta ziyaretlerine gitmiş ve ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmışlardı. sonraki gelişmeleri şöyle anlatmaktadır: (. Đlk konuşmayı sanıklardan M. TĐP’li yetkililerin tutuklularla görüşmelerine ilgili savcılık tarafından izin verilmemiştir. 27 Kasım 1966. s. Yeni Akış Dergisi’nin dördüncü sayısının yayımlandığı Kasım ayı içerisinde. 232 Bundan yaklaşık iki hafta sonra. 27 Kasım 1966 233 Milliyet.. bu durumu milletvekili sıfatlarını kullanarak aşmışlardır. Đzleyiciler arasında parti üyesi olmayan Kürt aydınlar ve öğrenciler de az değildi.A. Türkiye Đşçi Partisi Tunceli Đl Başkanı Kemal Burkay.) Üçü de TĐP üyesi olan arkadaşlarımız altı ay süreyle mahkemeye çıkmadan tutuklu kaldılar.. 1958- 1966 yılları arasındaki 8 yıllık dönemde yayımlanan ve Kürtçe yazıyla Kürtçülük propagandası yaptığı için kapatılan dördüncü yayındır.233 Ekinci. Devlet. Arkadaşlarımızın üçü de tahliye edildi. 10 Aralık 1966 234 Tarık Ziya Ekinci. yapılan operasyonlarda ve aramalarda basılmaya hazır birçok Kürtçü yayınla birlikte ülkeye kaçak olarak sokulmuş çok sayıda Kürtçü yayın da ele geçirilmiştir. Yeni Akış Dergisi. TĐP üyeleri çoğunluktaydı. (. Aslan yaptı. Kürtçülük propagandası yaptıkları gerekçesiyle tutuklanarak Ankara’ya gönderilmişlerdir. 26 Kasım 1966 tarihinde.

general olan Hasan Arfa’nın Londra’da Oxford Üniversitesi tarafından basılan “The
Kurds” adlı Đngilizce kitabının Türkiye’ye sokulması 7 Şubat 1967 tarihli Bakanlar
Kurulu kararıyla yasaklanmıştır. 235 Kürtçü yazı ve makalelere de yer veren ve Batı
Berlin’de yayımlanan Komünist çizgideki “Kurtuluş” adlı derginin Türkiye’ye
sokulması ise “mevcut düzeni kötüleyici ve yıkıcı bir ifadeyle Türk Milletinin itibarını
küçük düşürücü haber yayımladığı” gerekçesiyle, Đçişleri Bakanlığı’nın talebiyle
236
yasaklanmıştır. Bu 8 yıl içerisinde, hem Kürtçü oluşumlar hem de Kürtçe
yayınlardaki bu hızlı artış, Irak’taki Barzani hareketiyle doğrudan ilişkilidir. Bununla
birlikte, birçok Türk aydın ve akademisyen arasında 1990’lı yılların sonlarına kadar
hâkim olan görüş, Kürtçenin ayrı bir dil olarak kabul edilemeyeceği yönündedir. Kürtçe
ayrı bir dil oluşturabilecek zenginliğe ve yeterliliğe sahip değildir. Ancak, “bu dil dış
bölücülerin tarihteki olumsuz hâdiseleri anlatıp parçalayıcı propaganda yapabilmeleri
için yeterli olabilir. Onlar da bu yüzden bu çeşitli Kürt lehçelerinin yaşamasını ve
Türkçeden büsbütün ayrı hale gelmesini istemektedirler.”237 1960’lı yıllarda yapılan bir
değerlendirmeye göre ise Kuzey Irak’ta Kürtçe olarak basılan kitapların ise hiçbir
bilimsel değeri yoktur. Okullardaki Kürtçe eğitim ise çocukların en gerekli ihtiyaçlarına
bile cevap verememektedir.238

Irak’taki Barzani hareketi, Türk solu ve Türkiye’deki Kürtçülük faaliyetlerinin
bu derece iç içe olması, dönemin sağ eğilimli basınının da dikkatini çekmiştir. 26 Eylül
1966 tarihli Yeni Đstanbul Gazetesi, birinci sayfasına, Đsviçre Televizyonunda
yayınlanan sözde “Kürdistan haritasını” koymuş ve son zamanlarda Avrupa’da
Kürtçülük lehine yayınların hızla arttığına vurgu yapmıştır. Aynı haberde, Đsviçre
Televizyonunda 28 Ağustos 1966 tarihinde, Kürtçülük ve “Kürdistan” a dair özel bir
yayın yapıldığı ve bu yayında sözde “Kürdistan haritası”nın da gösterildiği ifade
edilmiştir. Habere göre, bu sözde harita, Adana, Maraş, Malatya, Diyarbakır, Siirt,
Bitlis, Van’ı kapsamakta ve Sivas’a kadar uzanmaktadır. Molla Mustafa Barzani,
Đsviçre Televizyonunda yayınlanan bu programdaki konuşmasında, özetle şunları
söylemiştir:

235
Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi (BCA), 030.18.01-203.9.13
236
BCA 30.18.01-241.74.17
237
Amiran Kurtkan Bilgiseven, Türkiye’ye Yönelik Etnik Đddialara Dayalı Bölücü Faaliyetler, Đstanbul: Bayrak,
1991, s.46
238
Şükrü Mehmet Sekban, Kürt Sorunu, Đstanbul: Belgelerle Türk Tarihi Dergisi Yayınları, 1970, (yayın no.3),
s.24-25

101

“Đstiklâl davamızı birgün muhakkak kazanacağız. Kürdistan haritasını ve Kürt
istiklâlini bütün dünya milletlerine kabul ettireceğiz. Irak’tan sonra ikinci mücadele
cephemiz Türkiye olacaktır. Fakat bu mücadele için zaman daha çok erkendir.”239

Aynı gazetenin ertesi gün yayımlanan sayısında ise Irak’ta bağımsız bir devlet
kurmak için çalışan Barzani’nin Moskova’dan destek aldığı, bu destek sayesinde elde
ettiği geniş malî imkânlarla Avrupa’da ve Türkiye’de sürekli artan bir Kürtçülük
propagandası yaptığına dikkat çekilmiş ve Kürtçülük ile Komünizmin aynı safta yer
aldığı ifade edilmiştir.240

4.9. Kürtçülüğün Bölgede Taban Genişletme Çalışmaları: Doğu Mitingleri
ve TĐP
1967 yılının yaz ayları, Türkiye Đşçi Partisi içerisindeki Kürtçülerin oluşturduğu
“Doğulular Grubu”nun çalışmalarını hızlandırdığı bir dönem olmuştur. Türkiye Đşçi
Partisi, bünyesindeki bu grubun etkisiyle, 1967 yılının yaz aylarında bir dizi miting
organize etmiştir. TĐP tarafından düzenlenen bu mitinglere Molla Mustafa Barzani
bağlantılı yasadışı Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi de destek vermiştir.
Türkiye’deki Kürtçülük hareketlerinde önemli bir yeri olan ve “Doğu Mitingleri” olarak
anılan bu mitinglerin ilki Ağustos ayında gerçekleştirilmiştir.

Birinci Doğu Mitingi Tertip Komitesinin 7 Ağustos 1967 tarihinde yayımladığı
bildiride, Silvan’da 13 Ağustos 1967 günü yapılacak olan mitinge Doğu ve
Güneydoğu’dan seçilmiş olan tüm milletvekili ve senatörler davet edilmiştir. Bildiride
şu ifadelere yer verilmiştir:

“44 yıllık Cumhuriyet devrinde kanunların bize tanıdığı haklardan hiçbir şey
gerçekleşmedi. Batı’da hergün yeni bir tesis açılırken, Doğu’nun bir fabrika bacası bile
görülmedi. Doğulular, yirminci yüzyıla çile doldurmaya gelmiş insanlardır.”241

Bildiride haber verildiği gibi, Birinci Doğu Mitingi Silvan’da, 13 Ağustos 1967
günü düzenlenmiştir. Bölgedeki tüm vekiller çağırılmış olmasına karşın, 72
milletvekilinden yalnızca TĐP Diyarbakır Milletvekili Tarık Ziya Ekinci mitinge
katılmıştır. Mitinge, Türkiye Đşçi Partisi’nin yanında, 1965 yılından beri faaliyette olan
yasadışı “Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi” de temsilciler göndermiş ve destek

239
“Barzani, Đkinci Hedefimiz Türkiye’dir Dedi”, Yeni Đstanbul, 26 Eylül 1966; Gazete, 14 Ağustos 1966 tarihinde
de Alman Die Welt Gazetesi’nde yayımlanan benzer bir “haritayı” birinci sayfasına koymuş ve Dışişleri Bakanlığı’nı
Kürtçülük propagandasına karşı pasif kalmakla suçlamıştır.
240
“Kürtçülük ve Komünizm Aynı Safta”, Yeni Đstanbul, 27 Eylül 1966
241
Milliyet, 8 Ağustos 1967

102

242
vermiştir. Ancak, TĐP’li solcu Kürtçülerle TKDP’li ayrılıkçı, milliyetçi Kürtçüler
arasında tartışmalar yaşanmıştır. Tarık Ziya Ekinci, bu durumu şöyle anlatmaktadır:

“Silvan mitingi, Doğu ve Güneydoğu’da bir yıl boyunca devam eden Doğu Uyanış
Mitinglerinin ilkiydi. Đlçe yöneticilerimizden Mehdi Zana, Niyazi Tatlıcı ve Đsmet Özcan’ın
başvurusuyla izin alınmış ve toplantı düzenlenmişti. Yapılan miting, TĐP’lilerle birlikte T-
KDP yandaşları ile demokrat Kürt politikacıların katıldıkları yığınsal bir protesto
hareketiydi. Mitingin yönlendiricileri arasında, daha sonra TĐP Genel Başkanı olan Av.
Mehmet Ali Aslan da vardı. Milletvekili olarak ben Genel Sekreterimiz Nihat Sargın’la
birlikte mitinge katılmıştım. Miting başlamadan önce T-KDP’liler Kürt olmayanların
konuşmasına itiraz etmişler. Miting için başvuruda bulunanlar TĐP yöneticileriydi.
TĐP’lilerden kendi genel sekreterlerinin konuşturulmamasını istemek son derece çirkin ve
mantıksızdı. T-KDP’lilerin mitinge sahip çıkarak onu yönlendirmek istemeleri akıl almaz
bir aymazlıktı.”243

Silvan’daki Doğu Mitinginde Doğu ve Güneydoğu’da yaşayan insanların
sıkıntılarına dikkat çekilmiş, bölgenin geri bırakıldığı ve bölge halkına “ikinci sınıf
vatandaş” muamelesi yapıldığı, bölgeye eğitim ve ekonomide fırsat eşitliği tanınmadığı
iddia edilmiş, ağalık düzeninin tasfiye edilmesi ve “devlet-ağa ittifakının” sona ermesi
gerektiği vurgulanmıştır. Bununla birlikte, Türkiye Đşçi Partisi, Meclis’te olduğu gibi
mitingde de Kürt kelimesinin kullanılmamasına özen göstermiş ve sonuç olarak
mitingde Kürt kelimesi kullanılmamıştır. Buna karşın TKDP’li milliyetçi Kürtçüler,
mitingde bölücülük propagandası yapmış, 10 yaşlarındaki bir çocuğa Kürtçe şiir
okutmuşlardır.

Birinci Doğu Mitinginin bildirisini hazırlayan TĐP Silvan Đlçe Başkanı Mehdi
Zana, Mahmut Okutucu ve Mahmut Yeşil, bildiriyi gazetelerinde yayımlayan Cemal
Özsönmez ve Nuri Baygın hakkında, 9 Eylül 1967 tarihinde “bölgecilik yaptıkları”
244
gerekçesiyle dava açılmıştır. Yargılanmalarına tutuksuz olarak devam edilen
sanıklardan Mehdi Zana bu suçtan mahkûm edilmiştir.

Birinci Doğu Mitingine yaklaşık 10 bin kişinin katıldığı iddia edilmektedir.245

242
Mustafa Akyol, Kürt Sorununu Yeniden Düşünmek: Yanlış Giden Neydi? Bundan Sonra Nereye?, Đstanbul:
Doğan, 2006, s.133
243
Tarık Ziya Ekinci, TĐP ve Kürtler, s.69-70
244
Milliyet, 10 Eylül 1967
245
Mustafa Akyol, a.g.e., s.133

103

Đkinci Doğu Mitingi, 3 Eylül 1967 tarihinde Diyarbakır’da, Belediye
Meydanında gerçekleştirilmiştir. Mitinge Van, Elazığ, Mardin, Siirt, Tunceli, Urfa,
Erzurum, Muş ve Bingöl’den temsilciler katılmıştır.

Bu mitingde de bir konuşma yapan Tarık Ziya Ekinci, miting aleyhine camilerde
vaazlar verildiğini ileri sürdükten sonra şunları söylemiştir:

“Bugün yurdumuzun doğu ve batı bölgeleri arasında her yönden derin bir uçurum
vardır. Asırlardan beri ihmal edilmiş Doğu’nun kalkınması, maalesef bugün politikacılar
arasında polemik konusu yapılmak istenmektedir.”246

Đkinci Beş Yıllık Planın Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne hiçbir katkı
getirmeyeceğinin vurgulandığı mitingde konuşma yapan Edip Karahan ise, dinleyicilere
“sevgili Kürt kardeşlerim” şeklinde seslenmiş ve Doğu-Güneydoğu Anadolu
Bölgelerinde faaliyet gösteren radyolardan Kürtçe şarkılar çalmalarını istemiştir.247

Mitingde, Cumhuriyet Halk Partisi Diyarbakır Đl Başkanı Behçet Nergiz de bir
konuşma yapmış ve Beş Yıllık Planda Doğu Bölgesi’ne gereken önemin verilmediğini
söylemiştir.

Diyarbakır’da düzenlenen Đkinci Doğu Mitingine 25 bin kişinin katıldığı iddia
edilmektedir.248

Üçüncü Doğu Mitingi, 24 Eylül 1967 günü Siverek’te düzenlenmiştir.
Mitingden bir gün önce Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki 19 il ve ilçenin Kültür ve
Yüksek Tahsil Öğrenci Dernekleri, Türkiye Milli Talebe Federasyonu (TMTF) ve iki
öğrenci kuruluşu ortak bir bildiri yayımlamışlardır. Bildiride “Bugün seni hayvanlarınla
aynı odada kalmaya mahkûm ettiler. Başlamış olduğun kalkınma savaşını, hakkının
savaşını sona erdireceksin!” ifadelerine yer verilmiştir. Bildiri, Ankara’da da
dağıtılmıştır.249 Ayrıca, siyasi partilerin liderleri de Miting Tertip Komitesine telgraf
çekerek desteklerini bildirmişlerdir.

Mitinge Türkiye Đşçi Partisi Urfa Milletvekili Behice Boran ve Diyarbakır
Milletvekili Tarık Ziya Ekinci katılmışlardır. Ankara Sosyalist Kültür Derneği’nden
Ahmet Kutan ve Türkiye Milli Talebe Federasyonu’ndan Davut Özcan Kürtçe şiirler

246
Milliyet, 4 Eylül 1967
247
Tercüman, 4 Eylül 1967
248
Mustafa Akyol, a.g.e., s.133
249
Akşam, 24 Eylül 1967

104

okumuşlar ve dinleyicilere Kürtçe seslenmişlerdir. Siverek Kaymakamı Mustafa Gedik,
okunan şiirleri tercüme ettirmiş ve Savcılık da soruşturma başlatmıştır.250

5 bin kişinin katıldığı mitingde Behice Boran da bir konuşma yapmış ve “Doğu
Mitinglerinin çeşitli yorumlara sebep olduğunu, aslında bu mitinglerin halkı uyarmak
amacı taşıdığını” söylemiştir. Boran, konuşmasına şu şekilde devam etmiştir:

“Birlik ve kardeşlik lafla değil, eşitsizlikleri, haksızlıkları ortadan kaldırmakla
olur. Doğu bölgesi mahrumiyet bölgesi olarak bırakıldıkça, memleketin dengeli kalkınması
beklenemez. Doğu ile Batı arasındaki eşitsizliğin kalkmasına çalışmak milli bütünlüğü
zayıflatıcı değil, aksine kuvvetlendirici bir hareket tarzıdır.”

Behice Boran’dan sonra konuşma yapan Tarık Ziya Ekinci ise “Doğuda yapılan
mitinglerin demokrasiyi yerleştirmek için girişilen demokratik bir hamle olduğunu” öne
sürmüştür.251

Mitingde yapılan diğer konuşmalarda ise genel olarak Doğu ve Güneydoğu
Anadolu Bölgelerinin geri kalmışlığı eleştirilmiş ve bölge halkının şerefine haysiyetini
uygun muamele edilmesi için mücadele edeceği vurgulanmıştır. Ayrıca, mitingde bölge
halkının “cehaletin, açlığın ve işsizliğin girdabında bugüne dek dayanabildiği ve buna
rağmen mücadele azmini yitirmediği” ifade edilmiştir.252

Üçüncü Doğu Mitinginin Komite Başkanı Mustafa Döşenekli ile Hamza Kaynak
ve Celal Karahan, 26 Eylül 1967 günü Siverek Asliye Ceza Mahkemesi’nin kararıyla
tutuklanarak cezaevine gönderilmişlerdir. Tutuklamalara gerekçe olarak, miting alanına
giren iki çocuğun ellerinde taşıdığı “Mezopotamya’nın asıl sahibi Kürtlerdir. Selahattin
Eyyübi’nin torunlarını kimse bu topraklardan kovamaz” yazılı dövizler üzerine
Savcılığın başlattığı soruşturma gösterilmiştir.253

Bununla birlikte, tüm Kürt dernekleri, öğrenciler ve kanaat önderleri, Doğu
Mitinglerini düzenleyenlerle aynı fikirde değildir. Mitingden iki gün sonra, 26 Eylül
1967 tarihinde, Erzurum, Kars, Van, Muş, Bingöl, Hakkari, Mardin, Siirt, Diyarbakır,
Elazığ, Erzincan, Sivas, Ağrı, Siverek, Hınıs ve Varto’daki Yüksek Tahsil Dernekleri
bir bildiri yayımlamış ve Üçüncü Doğu Mitingi’nden önce Doğu ve Güneydoğu

250
Tercüman, 25 Eylül 1967
251
Milliyet, 25 Eylül 1967
252
Akşam, 25 Eylül 1967
253
Akşam, 27 Eylül 1967

105

Bizi parçalamak isteyenlere. derdimiz ortakmış gibi görünüp. gönül gönüle. halkımızın uyanış ve kendi durumunun bilincine varışı karşısında tüm zavallılıklarıyla mutad davranışlarına başladılar. hangi kisve altında olduklarını ve hangi niyetle bu davranışta bulunduklarını gayet iyi bilmekteyiz. mitinglerde TKDP’li milliyetçi Kürtçülerle TĐP’li solcu 254 Akşam. önceki gün bizlerin adına yayınladıkları bir bildiri ile vermişlerdir. “Sömürülmek ve sömürmek edebiyatını yapanlara ve adımızı kullananlara karşı bir cevap vermeyi. adımızı kullanarak bildiri yayınlayanların. Adalet Partisi’ne yakın “feodal” Kürtlerle Türkiye Đşçi Partisi ve “Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi” taraftarı solcu ve milliyetçi Kürtçüler arasındaki büyük görüş ayrılığını da göstermektedir. Üçüncü Doğu Mitingi sonrası Kürtler arasında çıkan bu tartışmalar. Doğuda yaşasak da kalbimiz Edirne’de. bölücü. bizi parçalamak isteyenlere karşı başarabileceğimiz mutlaktır.Anadolu Bölgesi’nde bulunan 19 il ve ilçenin Yüksek Tahsil Öğrenci Derneklerinin yayımladığı bildiriyi eleştirmişlerdir. Bizlerin haberi olmadığı halde. ayrılmaz bir bütün olarak telakki ettiğimiz Türkiye’mizin gençliği olarak vazife saymaktayız. bunun bir diğer örneğini. ayrılmaz bir bütün olarak telakki ettiğimiz Türkiye’mizin gençliği olarak görev saymaktayız” şeklinde başlayan ve son zamanlarda yükselmeye başlayan Kürtçü. 27 Eylül 1967 255 Milliyet. Zonguldak’ta. kendilerini eleştiren bildirinin Adalet Partililer tarafından Kızılay’da dağıtıldığını öne sürmüşler ve bu bildirinin “menfur bir zihniyetin tecellisi” olduğunu söylemişlerdir. Doğunun vefakâr.”255 Dernek temsilcileri ayrıca. 28 Eylül 1967 106 .” Miting öncesi bildiri yayımlayan Doğulu 19 Yüksek Tahsil Derneğinin temsilcileri ise kendilerine yöneltilen bu eleştiriye tepki göstermişlerdir: “Yıllar boyu üniversal sömürücülerle işbirliği halinde kendi ulusunu sömüren şartlandırılmış yarasa tipi insanlar. sömürülmek ve sömürmek edebiyatını yapanlara ve adımızı kullananlara karşı bir cevap vermeyi. kendi siyasi emellerine ve siyasi istikballerine alet etmek 254 isteyenlere fırsat verme. Adana’da. cefakâr çocukları olan bizler. Herşeyi ele ele. Bunun yanında. Đzmir’de atmaktadır. ayrılıkçı fikir ve faaliyetlere karşı Doğu-Güneydoğu Anadolu halkını uyaran bildiri şöyle devam etmektedir: “Türkiye’mizin dertlerini her vesile ile istismar etmek isteyenler.

TĐP ve Kürtler. gösteriler yapmaktadır. 8 Ekim 1967 tarihinde Batman’da düzenlenmiştir. Doğu’nun etnik ve dini bazı özelliklerini istismar etmek isteyenler.71 258 Milliyet. Türkiye Đşçi Partisi başta olmak üzere siyasi partilerin Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde artan faaliyetleri ve buna paralel olarak bölgede artan hareketlenme. komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle tutuklanmıştır. Đstenilen. binlerce şehidin kanı ile çizilmiş Misak-ı Millî hudutlarımızın içindeki Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi halkının süratli bir kalkınma için çırpınışlarını.257 Mitingden bir hafta kadar sonra. Türkiye’mizin bu en geri kalmış ve fakir bölgesini millî birlik ve beraberliğin ötesindeki alet etmek için bu bölge halkının haklı isteklerini paravan olarak kullanma peşindedirler. 26 Eylül 1967 257 Tarık Ziya Ekinci.256 Dördüncü Doğu Mitingi. mitingde birer konuşma yapmışlardır. TĐP Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Ali Aslan. Kürt siyaseti ve Kürtçülük faaliyetleri parçalı fakat çok aktif bir görüntü vermektedir. Üçüncü Doğu Mitinginden sonra basının da ilgisini çekmiştir. Böylelerine karşı milletçe uyanık olmak durumundayız.258 Beşinci Doğu Mitingi. s. Mitinge TĐP Diyarbakır Milletvekili Tarık Ziya Ekinci ve TĐP Urfa Milletvekili Behice Boran. TĐP Diyarbakır Đl Başkanı Tahsin Ekinci ve TĐP Derik Đlçe Başkanı Davut Özcan katılmışlardır. Partiler arası bu yarışa paralel olarak Doğu ve Güneydoğu Anadolu halkı da bölgede mitingler. mitingde Nazım Hikmet’in bir şiirini okuyan TĐP Kurtalan Belediye Başkan Adayı Cemil Akgün. Bu dönemde. 12 Ekim 1967 107 . Türkiye’nin kalkınma çabalarında Batı’ya göre daha geri ve fakir kalmış olan Doğu’ya daha fazla ilgi gösterilmesi ve yatırım yapılmasıdır. Ne var ki. bir takım art niyetlerle istismar etmek isteyenlerin varlığı da gözden kaçmamaktadır. Tarık Ziya Ekinci ve Behice Boran. yalnız Türkiye Đşçi Partisi üyeleri tarafından ve TĐP Tunceli Đl Başkanı Kemal Burkay’ın önderliğinde organize edilmiş ve 15 Ekim 1967 256 Akşam.Kürtçüler arasında da tartışmalar ve görüş ayrılıkları yaşanmaktadır. Mitingden bir gün sonra 26 Eylül 1967 tarihli Akşam Gazetesi’nin baş sayfasında “Doğu Sorunu” başlığı altında. konuyla ilgili şu analize yer verilmiştir: “Siyasi partilerimiz arasında özellikle son zamanlarda Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun problemlerinin üzerine eğilme konusunda adeta bir yarış başlamıştır.

“Doğu Anadolu’daki tahriklerin bir siyasî parti tarafından tertiplendiği yolunda kanaat sahibi olmadıklarını.71 260 Milliyet. Hakkari.259 Doğu Mitingleri. 16 Ekim 1967 günü Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay’ın başkanlığında toplanan ve yaklaşık 10 saat süren Milli Güvenlik Kurulu’nun gündeminde de yer almıştır. TĐP Ağrı Đl Başkanı Naci Kutlay ve TĐP Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Ali Aslan birer konuşma yapmışlardır. TĐP Urfa Milletvekili Behice Boran. Đzinsiz 259 Tarık Ziya Ekinci. Altıncı Doğu Mitingi. s.10. Mitinglerde. s.260 Milli Güvenlik Kurulu’nda dile getirilen bu görüşlere karşın Doğu Mitingleri devam etmiştir. TĐP Tunceli Đl Başkanı Kemal Burkay. Kurulda bu açıklamaları yapan iki yetkilinin asker kanadından mı yoksa sivil üyelerden mi olduğu hakkında ise bilgi verilmemiştir. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun kalkınması için çalışılması ve bölgeye yatırımların yapılması gibi talepler yanında. Türkiye Đşçi Partisi. Ağrı ve Kars illerini kapsayan 10 günlük bir de “Doğu Gezisi” düzenlemiştir. TĐP Diyarbakır Milletvekili Tarık Ziya Ekinci. 5 Kasım 1967 tarihinde Lice’de düzenlenmiştir. Kurulda Doğu Mitingleri konusunda üyelere bilgi veren iki yetkili. 22 Ekim 1967 tarihinde Ağrı’da düzenlenmiştir. 17 Ekim 1967 261 Tarık Ziya Ekinci.günü Tunceli’de düzenlenmiştir.71 108 . TĐP ve Kürtler. Doğu Mitinglerinin yanında 1967 yılının Ekim ve Kasım aylarında Diyarbakır. Kürtçü ve zaman zaman bölücü görüşler de öne çıkmıştır. Mitinge TĐP Diyarbakır Milletvekili Tarık Ziya Ekinci. TĐP ve Kürtler. CHP’nin Değişen Bölge Politikası ve Genel Sekreter Ecevit’in Doğu Gezisi (1967) 1967 yılının Temmuz-Kasım ayları arasında düzenlenen Doğu Mitingleri. ancak partilerden bazı şahısların bu yolda faaliyet gösterdiklerini ve bu kişiler hakkında partilerin önlem alması gerektiğini” söylemişler ve Doğu Mitinglerinde kesinlikle bir tahrik olduğunu ifade etmişlerdir. Van. hem siyasi partilerin bölgeye olan ilgilerini ve bölgedeki rekabetlerini artırmış hem de bölgenin siyasi olarak hareketlenmesine neden olmuştur.261 Yedinci Doğu Mitingi ise Tarık Ziya Ekinci’nin kardeşi Avukat Yusuf Ekinci’nin girişimleriyle. 4. Siirt. TĐP Malatya Milletvekili Şaban Erik ve Adana Milletvekili Ali Karcı katılmışlardır. Mitingde TĐP Genel Başkanı Mehmet Ali Aybar.

Tarikatçılığın kuvvetli olduğu bu bölgede şeyhler kitleler üzerinde çok etkili olabilmektedir. gelecek Parti Meclisi toplantısını Diyarbakır’da yapmaya karar vermiştir. istismar edilebilecek özellikler bulunmaktadır. Türkiye’nin en fakir ve en geri kalmış yeridir. Bazı muhalefet partilerinin siyasî faaliyetlerini Doğu bölgesinde yoğunlaştırdıkları gözden kaçmamaktaydı. Bu faaliyetler kapsamında CHP. CHP’nin de yüzünü bu bölgeye çevirmesi ve bölgeye yönelik bu yoğun siyasi ilginin Kürtçü ve bölücü faaliyetleri arttırması tehlikesi ile ilgili bir analizi. Varlığını sadece bu bölgede koruyabilen YTP’nin yanında. Kabul etmek gerekir ki bu tür rekabetin çok zararlı sonuçları olacaktır. Doğu mitingleriyle birlikte. Yaklaşan 1969 Genel Seçimleri öncesinde bölgedeki desteğini diğer partilere kaptırmak istemeyen Cumhuriyet Halk Partisi. Doğu. yaklaşık iki hafta sonraki bir başka yazısında yine ısrarla siyasi partilerin bölgenin sorunlarına ilgi göstermeye başlamalarının olumlu olduğu.olarak Kürtçe şarkılar ve şiirler okunmasıyla birlikte bazı mitinglerde Kürt olmayan kişilerin konuşması engellenmeye çalışılmıştır. 24 Eylül 1967 109 . bu tehlikenin ilk işaretlerinin bölgede görülmeye başlandığını ifade etmiş ve partileri bu konuda uyarmıştır: 262 Abdi Đpekçi. Đktidar partisinin zayıf kaldığı bu bölgede. Kürtçülük akımının kolaylıkla gelişmesine yardım edecek niteliktedir. bölgeye bir gezi düzenlemiş ve uğradığı illerde konuşmalar yapmıştır. Ve nihayet etnik durum. Ayrıca. Genel Sekreteri Bülent Ecevit’in önderliğinde bölgeye dönük bazı siyasî faaliyetlere başlamıştır. Doğu Mitingleriyle birlikte partilerin Doğu-Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne artan ilgileri. Milliyet. TĐP’in ve bir dereceye kadar CKMP’nin de Doğu’ya özel bir önem verdikleri görülmekteydi. bu dönemdeki genel durumu da özetlemektedir: “Anlaşıldığına göre CHP Doğu’ya önem vermek ve önümüzdeki aylarda bu bölgedeki faaliyetini yoğunlaştırmak kararındadır. Genel Sekreter Bülent Ecevit. “CHP ve Doğu. Ayrıca CHP Meclisi’nin gelecek toplantısının Diyarbakır’da yapılmasının kararlaştırıldığı açıklanmıştır. Kürtçülük akımlarını teşvik ederek girişilecek siyasî faaliyetin oy sağlama hususunda ne derece yararlı olacağı bilinmez ama işin memleket yararı yönünden çok tehlikeli kışkırtmalar haline geldiği ortadadır. Abdi Đpekçi’nin. Cumhuriyet Halk Partisi’nin de bölgeye ilgisi artmıştır.”262 Abdi Đpekçi. ancak bölgede sürekli artan siyasi faaliyetlerin çeşitli istismarlarla Kürtçülük hareketlerini de artırarak daha büyük sorunlara neden olabileceği tehlikesi üzerinde durmuş. Bunun belirtileri görülmeye başlanmıştır.

30. BCA.”. Tunceli Senatörü Ali Demir. Son mitinglerde Kürtçe yapılan konuşmalar. böyle bir planın hazırlandığı söylentilerinin doğru olup olmadığını. 9 Ekim 1967 265 Ulus. 28 Ekim’e kadar sürecek olan seyahatinde Pasinler. 17 Ekim 1967 264 Ulus.265 Doğu seyahatinin önemli duraklarından olan Kars’a 15 Ekim günü ulaşan Ecevit. Tuzluca.00-53. Kars’ta yaptığı konuşmada. Fakat Doğu kalkınması için eskisinden çok daha fazla devletçi bir plan ve program uygulanması gerektiğine inanıyoruz. Sarıkamış. Kağızman. Muradiye. Diyadin. Aralık. Susuz. Posof. Arpaçay. Doğu kalkınması için gerekli değişiklikleri yapacağız.266 Bugünkü iktidar. bölgenin ekonomik açıdan geri kalmışlığı ve bu geri kalmışlığa çözüm önerilerine vurgu yapmıştır: “Doğu kalkınması için ayrı bir plan hazırlanmalıdır ve ya genel plan içinde Doğu kalkınması ayrı bir bölüm olarak yer almalıdır. Doğu Beyazıt. süratle yürürlükteki planı değiştireceğiz. Ama işin düşündürücü tarafı da vardır. “Doğu’ya Đlgi Đyi Ama.” 263 Doğu ve Güneydoğu Anadolu konusunda temelde Abdi Đpekçi’nin bu görüşleri ile aynı çizgide olan CHP Genel Sekreteri Bülent Ecevit. yazılı bir soru önergesiyle Başbakan Süleyman Demirel’e sormuştur.. Tutak. 264 Ecevit.320. Đkinci Beş Yıllık Planla.11 110 . Van. Horasan. Başkale ve Hakkari’yi ziyaret edecektir. Çıldır. Taşburun. Kürt aslından gelen vatandaşlarımızın yoğun olduğu bu bölgede siyasî faaliyetin zaman zaman milleti bölücü kışkırtmalar halini aldığını gösteren belirtiler vardır. Ecevit. Kürt meselesi ya da etnik konulara değil. Ardahan. Milliyet. Kars. meydanda miting yapılmasına vali tarafından izin verilmediği konuşmasını bir sinema salonunda yapmak zorunda kalmıştır. Milletvekilleri bölgeyi heyetler halinde bucak bucak dolaşmakta. Patnos. Bunlar sevinilecek olaylardır. Doğu kalkınmasını açıkça ihmal etmiştir. partisinin bölgede yoğunlaştırma kararı aldığı faaliyetler kapsamında 10 Ekim 1967 tarihinde başlayan bir Doğu seyahatine çıkmıştır. Erciş. “Son yıllarda Doğu bölgelerimizin sorunlarına gereken ilginin gösterilmediği konusunda yapılan tenkidlerin etkili olmaya başladığı görülmektedir. tehlikeli kışkırtmalar halini aldığından endişe edilmektedir.01. Mesele Kürtçülük davası ile ilgilidir. bu işin artık örtülü bir biçimde yürütülmesine lüzum duyulmadığını ortaya koymuştur. 8 Aralık 1965 tarihinde. Biz karma ekonomi taraftarıyız. 10 Ekim 1967 266 Bülent Ecevit’in sözünü ettiği “Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi için ayrı bir ekonomik plan yapılması” fikri 1960’lı yılların ortalarından beri politikacılar tarafından tartışılmaktadır. üst üste mitingler düzenlenmektedir. Bu gelişmeler karşısında kuşkuya kapılmamak zordur. Iğdır. Ağrı..” 263 Abdi Đpekçi. Doğu’da yoğunlaşan siyasi faaliyetin. Selim. Taşlıçay. Đktidara geldiğimiz zaman plan döneminin sona ermesini beklemeden.

kafaları sakat kafataşçılar. 267 22 Ekim 1967 günü yine Kars’ta konuşan Ecevit. tarikat farklarını. binlerce yıldır yaşayan insan” ifadelerini kullanmış olması ile “Türkiyelilik” vurgusu dikkat çekicidir: “Bu toprağa bağlı. şu zümreden yanayız diye zümreciliği tahrik ediyor. zümre zümre bölmeye çalışıyor. Doğu Mitinglerine göre ayarlanmıştır. Ecevit konuşmasında ayrıca. ırkçı. Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidara gelmesi durumunda Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki meraları genişleteceğini. Türk Milletinin kafatasına bakıp.. 111 .) Partiler geliyor. Bunların üstünde.(. Ecevit’in. Bizi bölmek isteyen düşmanlar kendi içimizde. 10 yaşındaki çocuklara Kürtçe şiirler okutulmuş ve açıkça bölücü propaganda 267 Cumhuriyet. işte biz bu zümreden yanayız. konuşmasında Türk ve Kürt kelimeleri yerine “900 yıl önce Orta Asya’dan gelmiş insan” ve “Bu topraklarda en eskiden. Politikacı geliyor. ümmetçi değil. Çünkü aynı derecede Türkiyelidir. ben falanca. bu kez millî bütünlüğe işaret etmiş. 23 Ekim 1967. bundan 900 yıl önce Orta Asya’dan gelmiş olan insan aynı derecede Türk’tür. Doğu Mitinglerindeki Kürtçü söylem ve eylemlerin etkisini azaltamamıştır. bu topraklara bağlı bütün insanların milliyetçiliğidir. bunu yapanların bizi bölmek isteyen düşmanlardan daha tehlikeli ve içimizde bulunduğu uyarısı. Mitinglerde zaman zaman Kürt kökenli olmayan kişilerin konuşması güç kullanılarak engellenmiş. sen değilsin diye hepsi Türküm diyen. ihtiyaç sahiplerine kolay kredi sağlayacağını ve daha dürüst bir kredi dağıtımı başlatacağını söylemiştir. 268 Bırakınız bu mezhep farklarını. binlerce yıl önceden beri yaşayan insanlarla. büyük bölümünü Doğu Mitingleriyle aynı şehirler ve tarihlerde düzenlediği Doğu ve Güneydoğu Anadolu gezisinde vurgu yaptığı bölge halkı arasında ayrım ya da “kafatasçılık” yapılmasının bölücülük olduğu. 23 Ekim 1967 269 Cumhuriyet. Bizim milliyetçiliğimiz kafatasçı. hepsi bu vatan uğrunda kanlarını akıtmış insanları ayırt ermeye kalkışıyor. hepimizi Türkiye’nin insanı olmak. Türklüğün şuuru içinde birleşen sizleri aşiret aşiret. o filanca zümrenin adayı. ona oy vermeyin bana verin diye sizleri. Ecevit’in 15 Ekim 1967 günü konuştuğu Kars’ta aynı gün Beşinci Doğu Mitingi düzenlenmiştir.. 16 Ekim 1967 268 Ulus. Demek ki bizi bölmek için düşmanlarımızın uğraşmasına hacet yok. Bir takım kafataşçılar çıkıyor. bu vatan benim diyen herkes Türk’tür. onun da üstünde insan olmak birleştiriyor. Kendi oylarımızla seçiliyor. tarım kredisi ve Et ve Balık Kurumu’nun avanslarını arttıracağını. Bu topraklarda en eskiden. Ecevit’in diğer bir durağı olan Ağrı’da konuşma yaptığı 22 Ekim 1967 günü ise Ağrı’da Altıncı Doğu Mitingi düzenlenmiştir. bölge halkına “Ortanın solu milliyetçiliğini” anlatmış ve “Türk halkını bölüp parçalamak isteyenlerin dış düşmanlardan daha tehlikeli olduklarını” söylemiştir.”269 Ecevit’in. sen Türksün. Ecevit’in Doğu ve Güneydoğu Anadolu seyahatinin güzergâhının bir bölümü.

Kürtçü Hoybun Cemiyeti’nin merkez komitesinde de bir süre görev yapmıştır.397-400 271 Kamuran Bedirhan. Irak ve Suriye’den 227 Kürt kökenli üniversite 270 öğrencisinin katılımıyla Avrupa Kürt Talebe Cemiyeti’nin “12. Ayrılıkçı Şiddetin 20 Yılı: PKK (1973-1992). 1970’li yılların ortalarından itibaren bölücü terör olarak kendini gösterecektir. 1895 yılında doğmuştur. 1993 (5. Bu kürsü. emekliye ayrıldığı 1970 yılına kadar yürüten Kamuran Bedirhan. Genel Kurul Toplantısı” düzenlenmiştir. zamanla büyüyerek 1960’lı yıllarda Paris Kürt Enstitüsü’ne dönüşmüştür.” 270 Avrupa Kürt Talebe Cemiyeti. 1922 yılında gittiği Almanya’da hukuk doktorası yapmıştır. Hannover. Kamuran Bedirhan ile ilgili bölüm için bkz. 1967 yılının Aralık ayında. Türk pasaportuna sahip bulunan ve Paris’te yaşayan Kamuran Bedirhan. 1978 yılında Paris’te ölmüştür. Đran. kardeşi Celadet Bedirhan’la birlikte hazırladıkları Kürtçe gramer kitabı. Bedirhaniler’le ilgili ayrıntılı bilgi için bkz. Türkiye’nin bugünkü yöneticileri bu gerçeği görmemekte ve inat etmektedirler.yapılmıştır. Doğu Mitinglerinden hemen sonra. s. Kart Kurt Sesleri. bu faaliyetlere bilimsel katkı yapmış. Kürtçü öğrencilere Avrupa’da burs ve yüksek öğrenim görme imkânları sağlamıştır. Türkiye. Gelecekteki faciaları önlemek kolaydır. Bir süre Lübnan’da kaldıktan sonra 1945 yılında Fransa’ya gitmiş ve Sorbonne Üniversitesi bünyesinde bir Kürdoloji kürsüsünün açılmasını sağlamıştır. 1963 yılında “23’ler Olayı” ile ortaya çıkan “Türkiye Kürt Talebe Cemiyeti”nin kurulması girişimi dışında Türkiye’deki Kürtçülük faaliyetlerine önemli bir etkisi olmamıştır. Stuttgart ve Münih’te üniversite öğrenimi görmekte olan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı 37 Kürt öğrenci. 2007. Gizli olarak düzenlenen ve 6 gün devam eden toplantılara Molla Mustafa Barzani de katılmış ve bir konuşma yapmıştır. Avrupa’nın farklı şehirlerinde düzensiz aralıklarla toplantılar yaparak kararlar yayımlayan örgütün. 1847 yılında Şırnak ve çevresinde bir ayaklanma başlatan Bedirhaniler’in lideri Bedirhan Bey’in torunudur. Ankara: Turkish Daily News. s. 271 “Türkiye’de Kürt diliyle öğretim yapan okulların açılmasının ve Kürt diliyle yayın yapan dergi ve gazetelerin yayınlanmasının hukuken kısıtlanamayacağını” söyledikten sonra şöyle devam etmiştir: “Türkiye’deki Kürt toplumunun haklarını çiğnemek ve kör milliyetçilik bataklığında çırpınmak gelecekte büyük facialara yol açabilir. Ayrıca. Toplantılara Berlin. Kürtçülük ve bölücülük düşüncesinin Doğu Mitingleriyle kazandığı yükselişle başlayan sürecin etkileri.83-88 112 . Kamuran Bedirhan. Avrupa’da okuyan Barzani sempatizanı Iraklı Kürt öğrencilerin girişimleriyle Stockholm’de kurulan Kürtçü bir örgüttür. Türkiye’de bu gelişmeler yaşanırken. Türkiye’ye gizli olarak sokulmuş ve Kürtçü faaliyetlerde kullanılmıştır. Kamuran Bedirhan. Belgrad’da. Bilgi için bkz. Yeter ki Kürt toplumuna da Türkler kadar haklar tanınsın. Örneğin. Türkiye dışındaki Kürtçülük faaliyetlerinde de artış vardır. “Türk delegasyonu” sıfatıyla katılmıştır. Son yıllarda yapılan en büyük ve en önemli Kürtçü toplantı olarak nitelenen kongrede “Türk delegasyonu” adına Kamuran Bedirhani bir konuşma yapmıştır. Đsmet Đmset. Đsveç dışında Almanya’nın çeşitli şehirlerinde de şubeleri vardır.bsk). Avrupa’daki Kürtçülük faaliyetlerinde önemli rol oynamış. Mahmut Çetin. Bu enstitünün başkanlığını. Đstanbul: Emre.

öteki altı kişinin kimliklerini açıklamamışlardır. Kürtçülük faaliyetlerinin tanzimi için yeniden teşkilâtlanma konusu tartışılmıştır. Diğer 3 sanık ise serbest bırakılmıştır. Ayrıca. Terzi dükkânına bitişik bir otel odasına yerleşen siyasî polis. Sofya’da yaklaşık iki aydır faaliyet göstermekte olan “Kürt Gizli Radyosu” da. Đstanbul’daki genel merkeze bağlı olarak çalışacaklardır. iletişimde şifre.272 Belgrad’da düzenlenen Kürtçü kongreden birkaç gün sonra. Abdurrahman Uçaman ve Şemsi Arıtıcı adındaki şahıslardır. 25 Ocak 1968 günü.275 272 Milliyet. Abdurrahman Uçaman. işaret ve semboller kullanılacaktır. 28 Ocak 1968 113 . 26 Ocak 1968 275 Cumhuriyet. Tutuklanan bu 6 kişinin isimleri Mahmut Sadık Gül. Sanıklar dükkâna yapılan bir baskın sonunda yakalanmışlardır. Türkiye’deki Kürtçülük faaliyetlerine destek için 8 kişilik bir Türkiye Komitesi kurma kararı almıştır. Mardin’in Kızıltepe ve Nusaybin ilçelerinde de eşzamanlı olarak yapılan operasyonlarda Kürtçülük ve bölücülük iddiasıyla 6 kişi gözaltına alınmıştır. Ankara. 23 Ocak 1968 273 Milliyet. Diyarbakır’da MĐT ve Polis tarafından gerçekleştirilen bir operasyonla. Gözaltına alınan sanıklardan üçü. Trakya’da aynı suçlardan sürgünde bulunan Sait Elçi hakkında da tutuklama kararı verilmiştir. Ayrıca. 26 Ocak 1968 274 Cumhuriyet. Şakir Özdemir. Şerif Isı. Uzun bir süreden beri Siyasî Polis tarafından izlenen sanıkların bir terzi dükkânında toplandıkları öğrenilmiştir. Đlgililer. “Türk delegasyonu”.274 Kürtçülük faaliyetinde bulunmak suretiyle gizli cemiyet kurmak ve Anayasa düzenini değiştirmeye teşebbüs suçlarından Diyarbakır’da gözaltına alınan bu kişilerden altısı. Türkiye’deki Kürtçülük faaliyetlerini destekleyecek olan “heyetin” sembolü ise “iki kılıç arasında bir hurma ağacı” olarak belirlenmiştir. dükkâna bir alıcı yerleştirerek sanıkların faaliyetlerini tespit etmiştir. komitelerin propagandasını yapacaktır. Kongrede.273 Ayrıca. Kürtçülük faaliyetlerinde bulundukları saptanan 9 kişi gözaltına alınmıştır. Şerif Isı ve Ömer Turhan’dır. Đzmir ve Diyarbakır’da da “merkez heyetleri” kurulacak ve bu heyetler. ilk sorgularından sonra tutuklanmışlardır. Şemsi Arıtıcı. Faaliyetler gizli olarak yürütüleceğinden.

Hüseyin Oğuz Üçok. Fevzi Kartal. 277 Bu gelişmelerden. Bu 6 kişiyle birlikte hakkında tutuklama kararı alınan Sait Elçi de. Mahkûm olan sanıklardan Koço Elbistan Almanya’ya kaçmış ve geri dönmemiştir. Esat Demiroğlu. Mehmet Ali Dinler. Irak’taki Molla Mustafa Barzani ve Suriye’deki Kürtçü oluşumlarla işbirliği yaptıkları. Ziya Acar. Fethullah Kakioğlu. Turgut Akın.276 Tutuklanan 6 kişinin. 4 Mayıs 1968. Nazmi Balkaş. 3 Mayıs 1968 tarihinde verilmiştir. Mustafa Nuri Direkçigil. operasyonun özellikle yasadışı “Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi” ve Molla Mustafa Barzani’nin Türkiye’deki uzantılarına karşı yapıldığı anlaşılmaktadır. 1 Şubat 1968. 1965 yılından beri faaliyette bulunan yasadışı “Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi” ile bağlantılı oldukları. Nazım Çiğdem. Kürtçülük faaliyetlerine olan büyük destekleri 1968 yılında da devam etmiştir. 276 Cumhuriyet. 278 “Kürtçülük Sanığı 23 Kişi Mahkûm Oldu”. Necati Siyahkan. 31 Ocak 1968 277 “Tutuklanan 6 Kişi Barzani’den Para Almış”. Koço Elbistan . Mehmet Bilgin. Milliyet.278 Başta Sovyetler Birliği olmak üzere Doğu Bloku ülkelerinin. 19 Ocak 1967 günü 13 sanığın hapis cezasına çarptırıldığı davada. Yusuf Kaçar. Bulgaristan Devleti. Emin Kotan. Genelkurmay Mahkemesi tarafından bu kez 23 sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. Molla Mustafa Barzani ile bağlantılı yasadışı “Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi”nin kurucuları arasındadır. Muhsin Şavata.maddesine göre haklarında 16’şar ay hapis ve 5 ay 10’ar gün gözetim altında tutulma cezası verilen 23 sanığın isimleri şunlardır: Naci Kutlay. 30 Ocak 1968 günü tutuklanmışlardır. Halil Demirel. Cezmi Balkaş. Bu 3 sanığın serbest bırakılmasına Savcılık tarafından itiraz edilmiş ve durumları yeniden incelenen sanıklardan Nusaybinli Şükrü Alpergin ve Kızıltepeli Molla Nezir Aydın. 1968 yılına gelindiğinde Türkiye’nin içinde ve dışında hızla artan Kürtçülük ve bölücülük faaliyetlerine karşı. 114 . bunlardan para yardımı aldıkları ve aldıkları bu paraları mahkûm durumda bulunan Kürtçülere dağıttıkları anlaşılmıştır. Buradan. Milliyet. devletin güvenlik birimlerinin önlemlerinin ve istihbarat çalışmalarının da arttığı ve bu Kürtçülük faaliyetlerine en hızlı şekilde karşılık verilmeye çalışıldığı anlaşılmaktadır. Kürtçülük propagandası yapmaktan ve yurtiçinde gizli cemiyet kurma teşebbüsünde bulunmaktan suçlu bulunan ve Türk Ceza Kanunu’nun 141/4. Halil Yokuş ve Sait Bingöl. Fevzi Avşar. Haydar Aksu. 1961 yılının Ocak ayından beri yargılanmakta olan “49”larla ilgili son karar.

Avrupa Kürt Talebe Cemiyeti üyeleri. Ayrıca. Kürtçe eğitim. Türkiye’deki Kürtçülük Hareketinde Bir Dönüm Noktası Olarak Devrimci Doğu Kültür Ocakları Yurt dışında bu gelişmeler yaşanırken. Bu aşamada. ayrıntılı hazırlıklar ve çalışmalar 279 Milliyet. festivale 142 ayrı ülkeden gelen 20 bin genç komünistten “Türkiye.”279 4. Avrupa Kürt Talebe Cemiyeti’nin ismini açıklamak istemeyen sözcüsü şunları söylemiştir: “14 milyon Kürt milletini ekseriyeti Türkiye’de. dergi. bu ocakların kurulması ve yapacakları çalışmaların belirlenmesi aşamasında görüştükleri tek kişi Tarık Ziya Ekinci değildir. TĐP’te hâkim görüş olan “Millî Demokratik Devrim” görüşüyle amaçlarına ulaşamayacakları düşüncesiyle ayrı bir örgütlenmeye gitme kararı almışlardır. kültürün serbest olmasını. lisan. Doğu Mitinglerinin de etkisiyle. Tarık Ziya Ekinci. Devrimci Doğu Kültür Ocakları’nı kuran Kürtçü kadroların. daha sonra kendi aralarında yaptıkları görüşmelerden sonra Ankara ve Đstanbul Devrimci Doğu Kültür Ocakları adı verilen teşkilâtları kurmuşlardır. Biz milletimizin yaşadığı toprakları değil. Irak ve küçük bir kısmı da Suriye’de bulunuyor. politik hakların verilmesini.280 Ekinci’ye göre bu gençler.77 115 . Üyeler. aydınlanmacı ve antifeodal bir çizgide örgütlenmelerini önerdiğini söylemektedir. s.13 kişilik Avrupa Kürt Talebe Cemiyeti heyetinin Ağustos ayında başkent Sofya’da düzenlenen Dünya Gençlik Festivali’ne katılmalarına ve festivalde sözlü-yazılı propaganda yapmalarına izin vermiştir. Đran ve Arap ülkelerinde yaşayan 14 milyon Kürdün hürriyetine kavuşması için yaptıkları mücadelenin desteklenmesini” istemişlerdir. festival boyunca dağıttıkları bültenler ve konuşmalarıyla Kürtçülük propagandası yapmışlardır. radyo ve televizyon yayınlarının yapılmasını istiyoruz. Kürtçe gazete. birçok Kürt siyasetçi ve aydını ile görüşülmüş. Đran. TĐP ve Kürtler.11. Türkiye Đşçi Partisi içerisindeki bir grup Kürt milliyetçisi genç. 1968 yılında yeniden örgütlenmeleri gerektiğine karar veren Kürt öğrenci ve gençlerinin kendisiyle istişare etmeye geldiğini ve kendisinin bu gençlere TĐP hareketiyle dirsek teması içerisinde kalarak. 7 Ağustos 1968 280 Tarık Ziya Ekinci. ayrıca Irak Devlet Başkanı’na da bir telgraf çekerek Irak’taki yeni rejimin Kürt halkını baskı altında tuttuğunu ileri sürerek protesto etmişlerdir.

Sait Elçi. Örfi Akkoyunlu. Sağlık Đdaresi Yüksekokulu öğrencisi. Muş doğumlu.. Gıyaseddin Emre. Bu çalışma ve toplantılar sonucunda bağımsız bir Kürt gençlik örgütlenmesi olarak Devrimci Doğu Kültür Ocakları (DDKO)’nın kurulmasına karar verilmiştir. s.e. Emin Kotan. Canip Yıldırım. Ali Ermiş. Emin Bozaslan. Muş doğumlu. Türkiye’deki ilk legal Kürtçü örgütler olan DDKO’ların kurulma süreci başlamıştır. Ayrıca Ankara ve Đstanbul’da Kürt öğrencilerin kaldığı yurtlarda birçok toplantı düzenlenmiştir. Ankara Devrimci Doğu Kültür Ocağı’nın kurucuları ve aktif üyelerinin isimleri. Sait Kırmızıtoprak.. Edip Karahan. Hukuk Fakültesi öğrencisi. Melik Fırat.yapılmıştır. Urfa-Suruç doğumlu. Yönetim kurulu başkanlığına ise Diyarbakırlı Yümnü Budak getirilmiştir. yine tanıdık isimlerdir: Yusuf Azizoğlu. 281 Ahmet Özer. Yüksek Teknik Öğretmen Okulu öğrencisi. Musa Anter. DDKO’ların kurulduğu ilk şehirler Ankara ve Đstanbul’dur. a. Medet Serhat. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi. Şereflikoçhisar doğumlu. Bingöl-Kığı doğumlu. M. Tutaklı Öztürkler. Ümit Fırat. Zeki Kaya.70 116 . Đhsan Yavuztürk. Yaşar Kaya ve Necati Siyahkan281 Bu kişilerle yapılan görüşme ve toplantılardan sonra Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki illerde örgütlenme ve adam kazanma çalışmaları başlamıştır.571 282 Gerard Chaliand. Böylece.e. Kemal Burkay. öğrenim gördükleri bölümler ve doğum yerleri ise şöyledir: Mümtaz Kotan. Faruk Aras. Đbrahim Güçlü. Fikret Şahin. Ağrı-Doğubeyazıt doğumlu. Devrimci Doğu Kültür Ocakları’nın ilki olan Ankara Devrimci Doğu Kültür Ocağı kurulmuştur. Kars-Kağızman doğumlu. Gazetecilik Yüksekokulu öğrencisi. a. Kasım Sever. Hukuk Fakültesi öğrencisi. 21 Mayıs 1969 tarihinde. Tahsin Ekinci. Devrimci Doğu Kültür Ocakları’nın kurulması ve yapacakları çalışmaların belirlenmesi amacıyla görüşülen Kürt siyasetçi ve aydınları. Ticari Đlimler Akademisi öğrencisi. Feki Hüseyin Sağnıç. s.g.282 1969 yılının Mayıs ayında Ankara Đktisadi ve Ticari Đlimler Akademisi Öğrenci Derneği’nde yapılan toplantıdan sonra. Mehmet Ali Aslan.g. M.

Diyarbakır-Lice doğumlu. Derneğin kurucu ve üyeleri arasında. Đrfan Özen ve Bedri Demir de yer almaktadır. s. M. Şerif Felekoğlu. Hukuk Fakültesi öğrencisi. Halit Çetinyalap. Siirt-Eruh doğumlu. Cimşit Bilek. Nazmi Onur. Dil. Orman Fakültesi öğrencisi. 27 Mayıs 1969 tarihinde Đstanbul Devrimci Doğu Kültür Ocağı kurulmuştur.283 Ankara Devrimci Doğu Kültür Ocağı’ndan bir hafta sonra. Derneğin diğer kurucu ve aktif üyeleri ise şunlardır: Mehmet Tüysüz. Yüksek Ticaret Okulu öğrencisi. Hukuk Fakültesi öğrencisi.g. Hukuk Fakültesi öğrencisi. Nezir Şemikanlı. Daham Keleş. Sabri Çepik.e.g.361. Gazetecilik Yüksekokulu öğrencisi. Ticari Đlimler Akademisi öğrencisi. Mahmut Fırat. Ferit Uzun.e. Hasan Acar. Ziraat Fakültesi öğrencisi. Hukuk Fakültesi öğrencisi. Şakir Elçi.e. s. Ahmet Kotan. Edebiyat Fakültesi öğrencisi. Jeoloji Mühendisliği öğrencisi. Erzurum-Tekman doğumlu. Dil. Salih Sıtkı. Sait Pektaş. Ticari Đlimler Akademisi öğrencisi. Mahmut Kılıç. Ali Yılmaz Balkaş. Hukuk Fakültesi öğrencisi. Elazığ-Karakoçan doğumlu. Mustafa Karadağ. Mustafa Karacadağ.. Tarih ve Coğrafya Fakültesi öğrencisi.573. Ali Beyköylü. s. Nusret Kılıçaslan. a. Mehmet Demir. Đsa Geçit. Niyazi Dönmez. Halil Dündar. Urfa-Siverek doğumlu. Mardin- Midyat doğumlu. Đhsan Aksoy. a. Hikmet Buluttekin. Mardin-Kızıltepeli. Adıyaman-Samsat doğumlu. Abdullah Soysal. Urfa-Siverekli. bu isimler dışında Kemal Cengiz.. 283 Ahmet Özer. Bingöl doğumlu. a. Diyarbakır- Ergani doğumlu. Diyarbakır-Lice doğumlu. Đbrahim Etem Gürsel. Tarih ve Coğrafya Fakültesi öğrencisi. Adıyaman doğumlu. Sait Aktaş.86-87 117 . Ağrı doğumlu. Abdulhaluk Çay.g. Đlk başkanı Urfa- Siverekli Necmettin Büyükkaya’dır. Nizamettin Barış.. Kars-Digor doğumlu. Hukuk Fakültesi öğrencisi. Nuri Bingöl. Urfa-Siverek doğumlu.

Ali Aslan.) Diyarbakır’daki olumlu hava çevremizdeki Kürt gençliğini de etkilemişti.. s. Naci Kutlay.) Derneğimiz kısa zamanda il merkezindeki ve çevreden gelen Kürt gençlerinin bir uğrak yeri olmuştu. Đbrahim Yüksekkaya. s. TĐP ve Kürtler. Ali Haydar Emre.) Yaptığımız görüşmeler sonunda TĐP’li olsun olmasın devrimci. a. Ahmet Özer. demokratik ve bir yığın örgütü kurulmasına karar verildi. Sait Bozgan. Đstanbul Teknik Üniversitesi öğrencisi. Şakir Elçi... Mehmet Can.78 286 a. Mehmet Balamir..e. Aydın Yümlü. Bunların arasında Dr. Tarık Ziya Ekinci.. Dr. 9 Kasım 1970’de Silvan. Eyüp Alacabey. Bingöl doğumlu.g.e. (.285 Diyarbakır Devrimci Doğu Kültür Ocağı’nın kurucularından olan Dr. Đbrahim Önen.. s. M. Abdulhaluk Çay.361-362. Sabri Ünlü. Orman Fakültesi öğrencisi. Diyarbakır örgütünde görev alan arkadaşların yönlendirmesi ve yerel TĐP üyelerinin öncülüğünde 13 Ekim 1970’de Ergani.g.. Tarık Ziya Ekinci. Leyla Ejder. Zeki Okçuoğlu. öğrenci gençlikle bağlarımızı korumak ve ilişkilerimizi sürdürmek için derneğimize Diyarbakır Devrimci Doğu Kültür Ocağı (DDKO) adını vermeyi uygun gördük.e. Fevzi Yardımcı.g.g.”286 284 Đbrahim Etem Gürsel. Ali Buran.. a. Kadir Çağlı. Her taraftan DDKO kurulması için çağrı alıyorduk.(.86. Diyarbakır DDKO’nun kurulmasına TĐP’li Kürt aydınlar ve siyasetçiler öncülük etmiştir.. s. antifaşist. Ömer Bakkal. Ocağın eğitim faaliyetlerini ise Musa Anter ve Đsmail Beşikçi yürütmüşlerdir.. Mustafa Doğan Özbay. Agah Uyanık. Diyarbakır Devrimci Doğu Kültür Ocağı. Salih Kaynak. 6 Ekim 1970 tarihinde kurulmuştur. Aziz Yılmaz. Mardin-Derik doğumlu. Nazım Sönmez ve Avukat Yusuf Ekinci gibi isimler yer almıştır.e. Kurduğumuz örgütün programı ve amaç maddesi değişik olduğu halde. 284 Đstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde öğrenci olan Abdullah Öcalan da Đstanbul Devrimci Doğu Kültür Ocakları üyesidir. 18 Kasım 1970’de Batman ve 28 Ocak 1970’de Kozluk DDKO’ları kuruldu. s. Hüseyin Azkan ve Đlhami Yaban da Đstanbul Devrimci Doğu Kültür Ocağı’nın çalışmalarına katılmışlardır. Kadir Akgüneş. Fazlı Can. ileri ve demokrat olan herkese açık.78-79 118 . Đstanbul ve Ankara’dan yaklaşık 1 buçuk yıl sonra. Bunların dışında. a.574 285 Tarık Ziya Ekinci. ocağın kurulmasının öncesini ve sonrasını şu şekilde anlatmaktadır: “(. Mehdi Bilici (Zana).

. Afrika’da bir takım halkların devlet olmak imkânı buldukları” belirtilerek. Abdulhaluk Çay. toplumsal muhtevalı bir misak-ı milli anlayışını hâkim kılmak amacını güder. a. Mahmut Okutucu.352-353 288 Ahmet Özer. Bahri Evliyaoğlu. insan hak ve hürriyetlerini savunmak. Kurucuları.. Mehmet Emin Tektaş. Kerim Ceyhan. a. Faaliyette olduğu yaklaşık 6 aylık dönemde birçok siyasi faaliyet gerçekleştirdiği gibi. halkımızın bütünlüğünü devrimci çizgide geliştirip yaşatmak. Abdulhaluk Çay.362 289 Ahmet Özer. Diyarbakır Devrimci Doğu Kültür Ocağı’nın kuruluş amacı. A.g. Kemal Vural.. Đnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ve Anayasamızın başlangıç ilkeleri ile 3.g. demokratik özlem ve inançlara cevap verebilecek kültürel ve siyasal faaliyetlerde bulunmak. Abdulhaluk Çay.. Abdulhaluk Çay. Tarık Ziya Ekinci’nin de ifade ettiği gibi. ayrı bir Kürt devleti kurma vurgusu yapılırken.e. Yusuf Kılıçer. Ömer Kan. a.g.288 Silvan Devrimci Doğu Kültür Ocağı.362 119 . Kurucuları ve üyeleri. Diyarbakır DDKO’dan sonra dört DDKO daha açılmıştır. Mustafa Gök ve Mehmet Sağlamoğlu’dur. ikinci maddesindeki amaçları arasında “demokratik özlem ve ihtiyaçlara cevap verebilecek kültürel ve siyasal faaliyetlerde bulunmak” yer almıştır. Cemiyetler Kanunu’na göre kurulmuş bir örgüttür.575.e. a. Silvan DDKO’nun kuruluş tarihini 9 Aralık 1970 olarak vermiştir.g. Akif Işık. s.maddesinin ışığında 12 ve 13. tüzüğünde şöyle ifade edilmiştir: Madde 1: Diyarbakır Devrimci Doğu Kültür Ocağı.e. Ocağın tüzüğünün ilk iki maddesi bile bu şekilde birbiriyle çelişirken. Muhterem Biçimli. siyasetle uğraşmadığı da doğru değildir. a. Ergani Devrimci Doğu Kültür Ocağı.g. Vedat Erkaçmaz. Örgüt siyasetle uğraşmaz.575. ırkçı şoven ve anti-demokratik akımlara karşı insani değerlere dayalı. ocağın kurucularının ve üyelerinin çoğu da TĐP içerisinde aktif siyaset yapan kişilerdir. 13 Ekim 1970 tarihinde kurulmuştur. Ergani DDKO’nun kuruluş tarihini 13 Kasım 1970 olarak vermiştir. 289 Açılışta yapılan mitingde “Đsrail’in bile bir devlet kurduğu. s. 9 Kasım 1970 tarihinde kurulmuştur. Madde 2: Dernek. Zeki Bozaslan ve Fikri Müjdeci’dir.maddelerinden esinlenerek.e. s.287 Tüzüğün birinci maddesinde “örgütün siyasetle uğraşmadığı” ifade edilirken. Mahmut Yeşil. s..e. duvarlara asılan afişler ve 287 Altan Tan. Cüneyt Ceylan. s.

Abdi Dizmen. 292 Ahmet Özer. Diğeri ise bu aramalarda köylülerin silâhları toplanırken ağaların silâhlarına dokunulmayarak.291 Kurucuları.575. jandarma birliklerinin Kürt köylülere kötü davrandıklarını.. DDKO’ların tümü 1971 yılının Nisan ve Mayıs aylarında kapatılmıştır.dağıtılan bildirilerde yer alan “Dökülen kanların hesabı sorulacaktır” sözleri.. küfür ettiklerini.g.e. DDKO’lar. Bu durum basının da ilgisini 290 Milliyet. Kurucuları ve üyeleri.293 Devrimci Doğu Kültür Ocakları’nın faaliyette oldukları dönemde en çok şikâyet ettikleri konu. bazı araştırmacıların “komando zulmü”294 . Sabri Yıldız.g. s. 18 Kasım 1970 tarihinde kurulmuştur. TĐP ve Kürtler.g.292 Kozluk Devrimci Doğu Kültür Ocağı ise 28 Ocak 1971 tarihinde kurulmuştur. Đrfan Bozgil. 2012. a. Alaaddin Baltaş. Sabahattin Saygılı ve Ubeydullah Aydın’dır. M. Mehmet Durmaz. Ahmet Özer Batman DDKO’nun kuruluş tarihini 18 Kasım 1971 olarak vermişse de. Halil Kaneş. s. Abdulhaluk Çay ise Kozluk DDKO’nun kuruluş tarihini 28 Aralık 1970 olarak vermiştir. Mehmet Asker ve Nasır Bağdu’dur.575 293 a.e. Tahir Birlik. Devrimci Doğu Kültür Ocakları’nın Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki köylerdeki örgütlerini genişlettiği 1970 yılının ortalarına doğru. A. Diyarbakır DDKO’dan sonra kurulmuş olduğundan bu tarihin 28 Ocak 1970 değil 1971 olması mantıklıdır. bu tarih yanlıştır. 16 Mayıs 1971 291 Tarık Ziya Ekinci. Abdulhaluk Çay. jandarma birliklerinin köylere düzenledikleri arama operasyonları da sıklaşmıştır. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki köylerde jandarma birlikleri tarafından yapılan arama operasyonları olmuştur. Tarık Ziya Ekinci ve Ahmet Özer. a. Kürt köylülerin çoğu AP’li olan ağalara boyun eğmesinin sağlanmasıdır. Yusuf Güzel. s. Bunlardan birincisi köylülerin Kürt kökenli olması ve mevcut hükümetin bölgedeki Kürtlerin Kuzey Irak’taki Barzani hareketine yardım ettiklerini düşünmesidir. Adalet Partisi bölgedeki ağalarla yakın ilişkiler içindedir.e. Mehmet Đnal. şiddet uyguladıklarını. Đstanbul: Hemen Kitap. Kozluk DDKO’nun kuruluş tarihini 28 Ocak 1970 olarak vermişlerdir. M.79.. s. Halim Dinler. Jandarma Đçişleri Bakanlığı’na bağlıdır ve dönemin Đçişleri Bakanı da AP’lidir. s. DDKO’lara göre bu “komando baskınlarının” iki temel nedeni vardır. aşağıladıklarını ve jandarmanın bunu köylüler Kürt olduğu için yaptıklarını iddia etmişlerdir. güvenlik güçlerinin dikkatini çekmiştir. Ancak Kozluk DDKO.33 120 .290 Batman Devrimci Doğu Kültür Ocağı.362 294 Ahmet Özer. Çözül(e)meyen Kürt Sorunu. Şirin Baltaş. Mehmet Yıldız. kendilerinin ise “komando baskını” şeklinde ifade ettikleri bu aramalarda.

Köylülere göre jandarmaların ettikleri küfürler dayaktan bile kötüdür. Komando subayı karşımıza geçti. jandarmaların dayağından dolayı sakat kaldığı iddia ettikleri bir kadının başucuna götürmüşlerdir. Bütün köylerde olduğu gibi. kimse cevap vermedi. 1971-1974 yıllarında Türkiye Gazeteciler Sendikası Đstanbul Şb. silahlar teslim edilmeyince çıplak köylüleri kadınların önünde tüfeklerinin dipçikleri ve sopalarla dövmüşlerdir. 296 Farklı bir köyde röportaj yapılan köylüler de benzer şeyler anlatmışlardır.çekmiştir. Bizim babamızı. Silâhsız buralarda yaşanmaz. Köy ağası ise kasabadaki evindeydi. jandarma birliklerinin aramalar sırasında köylülere kötü davrandıkları iddialarını doğrular niteliktedir: “Komando birlikleri köyü çevirmiş. Askerler tüfeklerini üzerimize doğrultmuşlardı. Sakladığınız yerden getirin.” Köylülerin Đsmail Cem’e anlattıklarına göre. gizledikleri silahları çıkartmalarını istemişler. evlerin damına çıkmıştı. Biz erkekleri yan yana dizdiler. 1974-1975 yıllarında da TRT Genel Müdürlüğü yapmıştır. Zaten biliyorduk niye geldiklerini. herkes bilir bunu. defol Barzani’nin yanına diyorlardı. 1940 yılında Đstanbul’da doğmuştur. Bu silâhları Barzani’ye kaçıracaksın. 24 Ocak 2007 tarihinde ölmüştür. jandarmanın arama yaptığı köylerdeki Kürt köylülerle röportajlar yapmış ve “Acılı Doğu” başlıklı ayrıntılı bir yazı dizisi hazırlamıştır. Başkanlığı. Arkadaş iki büklüm olup yıkıldı. jandarmalar daha sonra köydeki erkekleri soymuşlar. Daha sonra da köylüleri o durumda bırakıp gitmişlerdir. Başka köyde düşmanı vardı. 295 Đsmail Cem. bir şey yapmayacağız dedi. Kültür Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı görevlerinde bulunmuştur. Tekrar silâh sordular. Hepimizi sırayla dövmeye başladılar. Milliyet. 1963 yılında Lozan Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuştur. Bu sırada çocukların elinden tutarak getirdikleri kör bir köylü. işaret üzerine. Kadınlar küme olup yere oturdular. Đsmail Cem 295 . Bizden kimse bir şey demiyordu. 14 Haziran 1970 121 . Köyde birkaç silâh gerçekten vardı. 296 Đsmail Cem. Bizi sıraya koyarlarken. Köyünüzde silâh gizlendiğini biliyoruz. “Acılı Doğu”. jandarma operasyonları ve bu operasyonların bölgedeki etkilerini incelemek için bölgeye giderek durumu yerinde gözlemlemiş. Haberi öteki köylerden almıştık. jandarmaların kendisini bile dövdüğünü söylemiştir. Komando erlerinden biri. Dahası köylülere küfür etmişler ve kadınları da soymakla tehdit etmişlerdir. Kendi silâhlarını çoktan kaçırmıştı. Đstanbul ve Kayseri’den toplam dört kez milletvekilli seçilmiş. Đsmail Cem’le konuşan Kürt köylülerin anlattıkları. Kan davası güdeni vardı. Kimse ağzını açmaya cesaret etmiyordu. Buradaki köylüler Đsmail Cem’e evlerinin duvarlarındaki kurşun deliklerini göstermişler. dipçiğini en baştaki arkadaşın karnına indirdi. Anamıza babamıza sövüyorlardı. Sen Kürtsün. Küfür de ediyorlardı. amcamızı sen öldürdün diyorlardı. yavaş davranan arkadaşlarımız suratlarının ortasına yumruğu yiyordu. Nasıl desin? Silâh pahalıydı.

şikâyetlerini dilekçeyle resmi makamlara iletenler de olmuştur. 14 Haziran 1970. sürün talimleri yaptırılmış. Ramazan. her dokuz seferinde köylülere yat. Kadınların soyulduğu ya da dövüldüğü yönündeki şikâyetler tüm köylerden değil. Mardin Đli’nin Derik Đlçesi’ne bağlı Revşat Köyü’ne tam dokuz sefer baskın yapılmış. 297 Jandarma birliklerinden bu şekilde şiddet gördüğünü iddia eden bölge halkından. köy ve şahıs isimleriyle birlikte şunlardır: Diyarbakır’ın Bismil Đlçesi’ne bağlı Çelikdiz Köyü’nden Şehmuz Esen ve oğlu. Ama tüm köylerde erkeklerin dövüldüğü yönünde ortak ve benzer şikâyetler vardır. jandarmalar ellerindeki listede bulunan silahların tümünün teslim edilmemesi üzerine kadınları da soyarak dövmüşlerdir. Jandarma ayrıca evlere girerek insanları dışarı çıkartmıştır. 122 . Nevzat Keya. Diyarbakır’ın merkezine bağlı Düvel Köyü’nden Dursun Yanardağ. koca taşlar 297 Đsmail Cem. Hacı Yusuf ve isimlerini açıklamaktan çekinen diğer vatandaşlar. daha sonra topladıkları köylüleri dövmeye başlamış ve “kuyruklu Kürt defol Barzani’nin yanına” şeklinde küfür etmiş ve köylüleri Barzani’ye silah kaçırmakla suçlamışlardır. Jandarmalar daha sonra da diğer köylerde olduğu gibi erkekleri soyarak sopalarla dövmüşler ve gizledikleri silahları teslim etmelerini istemişlerdir. üstelik çocuklar dışarıda oynarken ateş açmışlardır. önlerine kim çıkarsa döverek kadın ve erkekleri iki grup olarak ayırmıştır. takla attırılmış. Çocukları korkudan şikâyet etmemişler ve köyü terk etmişlerdir.Köylülerin iddiasına göre. falakaya yatırıldıktan sonra ayaklarına su dökülerek dövülmüştür. dört gün sonra da ölmüştür. oğluna yapılan işkenceye dayanamayarak oğlunun kapanmış. Köylülerin iddiasına göre. Kafasına vurulan dipçiklerle komaya giren bu vatandaş. amcası Mehmet ve oğlu karşılıklı çırılçıplak soydurularak karıları ve gelinlerine teşhir edilmiş ve falakaya yatırılmıştır. bazılarından gelmiştir. Diyarbakır Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırılmış. köyün kenarında kalan evlerin duvarlarını hedef alarak. bunun üzerine kendisi de dövülmüştür. “Acılı Doğu”. bu dilekçelerde anlatılan olaylardan bazıları. Daha sonra köyü kuşatan jandarma birliklerinden bir kısmı köye girmiş. Milliyet. Jandarma. Silahları teslim etmezlerse hepsini öldüreceklerini söylemişlerdir. Kembelu Köyü’nden Ramaden. jandarma birlikleri güneş batmadan önce köye gelmişler. Basında verilen bilgilere göre. kalk. dayısı Raşit ve oğlu. Bu sırada yaşlı bir kadın dayak nedeniyle sakat kalmıştır.

sizi buradan kovuncaya kadar zulmedeceğiz. basın tarafından o dönemde Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da görev yapan bazı resmi görevli ve idarecilere de sorulmuştur. kardeşine yapılan işkencelerin acısına dayanamayan genç bir kadın kardeşinin üzerine kapanmıştır. kime giderseniz gidin. dayanamayarak Türkiye sınırlarını terk etmiştir. 15 Haziran 1970. “Siz Barzani uşaklarısınız. Cemiloğlu. toplu köy aramalarından sonra ildeki asayiş durumunun çok düzeldiğini.298 Đddiaların gerçek olup olmadığı. bölgedeki Kürtlerden Irak’taki Barzani hareketine yardım ve adam gönderildiği yönündeki iddialar da artmıştır. köylüden alınıp. Mardin Valisi Celal Kayacan. Görevliler. Milliyet. köylüler silâhlarını gönüllü olarak vermedikleri için jandarma birliklerinin bazen zora başvurmuş olabileceğini ama işkence ve dayak olaylarının gerçek olduğunu sanmadıklarını söylemişlerdir. genel olarak jandarma operasyonlarının bölgedeki güvenliği arttırdığını ve suç oranlarını düşürdüğünü söylemişler. Bu köyden 10 hane halkı. arama operasyonlarının faydalı olduğunu. operasyonlarda silahların eşit şekilde toplanması gerektiğini. arama operasyonlarının asayişe çok yardımcı olduğunu ifade etmiştir. Siirt’in Eruh Đlçesi’ne bağlı Sive Köyü’nde. Đsminin açıklanmasını istemeyen bir yetkili ise şikâyetçi köylülerin haklı olduğunu. operasyonlar sırasında köylüye dayak atılmış olabileceğini ama işkence yapıldığına inanmadığını söylemiştir. meydanda köy halkına işkence yapılırken. Aramaların sıklaşmasını 298 Đsmail Cem. bizde sizi öldürme emri var” denilmiştir. Diyarbakır Belediye Başkanı Nejat Cemiloğlu. Đşkence yapıldığını ise sanmadığını eklemiştir. beş cinayet olurken artık ayda en fazla iki cinayetin olduğunu söylemiş ve jandarma birliklerinin arama operasyonlarını müspet bir iş olarak nitelendirmiştir. ağalardan ya da nüfuz sahibi kişilerden alınmamasının hata olacağını ve aramalarda genellikle bu eşitliğe dikkat edildiğini eklemiştir. 299 Đsmail Cem. Milliyet. Bunun üzerine kadın da dövülmüştür.299 Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki köylere jandarma tarafından yapılan arama operasyonlarının sıklaştığı dönemde. 15 Haziran 1970 123 . Diyarbakır Savcı Yardımcısı Vedat Pak. Pak. tetkik edebildiği şikâyetlerde doğruluk tespit ettiğini söylemiştir.çektirilmiş. çırılçıplak soyundurulmuşlardır. Kadın çocuğunu düşürmüş ve kendisi de ölmüştür. “Acılı Doğu”. eskiden haftada dört. çünkü bu operasyonlarda silah toplandığını söylemiştir. “Acılı Doğu”.

16 Haziran 1970 124 . Türkiye’nin Güneydoğusundan Barzani hareketine gönderilen yardımın temelini yiyecek. Güneydoğunun on bir ilçesinde üç defa cihad ilân edilmiş. Gerçekten de son on yılda (1960- 1970) bölgedeki on bir ilçeden. Buna karşın. Ayrıca o yıllarda Sovyetler Birliği’yle yakın ilişkiler kuran Baas yönetimiyle sorunlar yaşayan Barzani’ye Đngiliz Đstihbaratı tarafından silah gönderilmiş. s. a. “gönüllüler” Irak’a davul zurnayla uğurlanmışlar ve Barzani’nin Baas 300 Molla Mustafa Barzani’ye gönderilen bu “gönüllüler” 1965 yılından beri faaliyette bulunan ve Barzani’nin Irak Kürdistan Demokrat Partisi’nin Türkiye uzantısı olan yasadışı “Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi” tarafından Irak’a gönderilmişlerdir. Ayrıca. kendileri buna ek yapıyor ve malları sınırdan geçirmekle görevli kimselere teslim ediyordu. Kızıltepe. Ayrıca. Ayrıca gönüllü de gönderilmişti. Yardımın temel kaynağı. Şirvan. Eruh ve Derik’tir. Yardımlar. Ancak. bölgede Irak plakalı arabalarıyla gezmekte ve bölgedeki önemli kişilerle görüşmeler yapmaktadırlar. bu silahların bir kısmı da Silopi. Đsmet Đmset. 60’lı yılların sonlarından itibaren Sovyetler Birliği’yle arası açılan ve Irak Hükümeti’ne karşı mücadele eden Molla Mustafa Barzani’ye Đngiltere tarafından silâh yardımı yapıldığı ve bu yardımın Barzani’ye Türkiye üzerinden ulaştırıldığı iddiaları da vardır: “Son on yıl içinde. Kürtçülük davasını benimsemiş büyük ağalardı. “Acılı Doğu”. kendilerinin de gitmek isteyenlere engel olmadıklarını” söylemişlerdir.bu yardım iddialarına bağlayan görüşler de vardır. Barzani’ye “gönüllü” gönderdiği bilinen kişiler ise “gitmek isteyenlerin olduğunu. Viranşehir. Şemdinli. iki tanesiyle ilgili olarak bizzat araştırma imkânını buldum. ağalar Barzani’ye gönüllü göndermişlerdi.300 Bu ilçelerin adını ve olayı çeşitli güvenilir kaynaklardan doğrulatabildim. yiyecek-giyecek ve silâh yardımı yapılmıştır. Çukurca. Đdil.. Đçlerinde Amerika’da yüksek öğrenim görmüş olanların da bulunduğu bu Iraklılar. Barzani’ye “gönüllü” gönderen merkezler ise Cizre. Bu ağalar köylülerden özel bir vergi topluyor.385 301 Đsmail Cem. Irak’taki Barzani hareketine üçer kez “gönüllü” gönderilmiş. Ayrıca Doğu-Güneydoğu Anadolu Bölgelerinden son on yıl içerisinde (1960- 1970) üç defa “gönüllü” toplanmış ve Barzani’ye gönderilmiştir. Çukurca ve Yüksekova üzerinden Irak’a ulaştırılmıştır.”301 Molla Mustafa Barzani’ye gönderilen yardımların toplandığı başlıca bölgeler ise Batman. Silopi. Şırnak. Beytüşşebap ve Yüksekova’dır. Milliyet.e. bu dönemde bölgede Molla Mustafa Barzani’nin Irak dışındaki bağlantılarını sağlayan Iraklı Kürtlerin faaliyetleri de artmıştır.g. bu bölgelerde biriktirilip Irak’a gönderilmiştir. giyecek ve silâh meydana getiriyordu.

“a. Bölgede son zamanlarda bu yönde artan davranışlar ise kendiliğinden oluşmamakta.g. adeta zorla “Kürtsem Kürdüm” dedirtilmektedir. idarecilerin bölgeye yönelik yanlış politikalarına bir tepki olarak ortaya çıkmaktadır. geleceğe yönelik değerli bir uyarı niteliğindedir: “Köylünün komando harekâtıyla ilgili yorumu açık ve kesindi: Biz Kürt olduğumuzdan bize bunu ettiler. köylüye.” 125 . Ayrıcalığı bir kez daha ciğerinde hissetmekte. Irak’takilere bakıp aynı şeyi biz de yaparız diye gözdağı veriyorlar şeklinde konuşuyordu. şiddet ve küfürlü operasyonlarla önlenmeye çalışıldığını düşünmektedirler. bunu 302 Đsmail Cem. Jandarma birlikleri. “beni vatandaştan saymayan bu devlet benim devletim değil” şeklinde bir izlenim yaratmaktadır. emniyet güçlerinin Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki köylere yönelik düzenledikleri arama operasyonlarında şiddet kullanmaları ve bölge halkına Kürt oldukları için hakaret etmelerinin bölge halkı üzerindeki etkisini de analiz etmiştir. Kimisi de. Komandoların silah aramada yöntemleri ve savurdukları söylenen küfürler. bölgedeki Kürt köylülerin genelinde Kürtçülük gibi eğilim yoktur. Kürt olduğu için baskıya hedef olduğuna inanmaktadır. Silâh toplamak işin bahanesi diyordu. 2. Dayağın ve özellikle “Kürt bu ülkeden defol” yolundaki küfürlerin sonucunda. Bölgedeki Kürt köylüler. 15 yıl sonra Türkiye’de yaşanmaya başlanacak olan bölücü terör olayları düşünüldüğünde. Ya da bu konuda var olan kuşkuları kuvvetlendirmiştir. jandarma operasyonlarının Kürt olmaları nedeniyle düzenlendiğine inanmakta ve Irak’taki Barzani hareketinin bölgedeki Kürtleri etkilemesinin bu şekilde. Đsmail Cem’in 1970 yılında konu ile ilgili yaptığı analiz. Köylü.yönetimiyle 11 Mart 1970 tarihinde yaptığı özerklik anlaşması bölgedeki bazı ilçelerde şenliklerle kutlanmıştır. tabiatıyla. arama operasyonlarındaki kötü davranış. kendi kurtuluşunu Kürtçü çözüm yollarında aramaya yöneltilmektedir. Kürt köylüler üzerinde şu etkilere neden olmaktadır: 1. Köylü. Diyarbakır Belediye Başkanı Nejat Cemiloğlu’na göre ise. bu izlenimin temel dayanağı olmuştur. Halk yönetime düşman olmaktadır.m. şiddet ve hakaret. 302 Đsmail Cem.” Đsmail Cem’in gözlemlerine dayanarak çıkarttığı sonuca göre. köylülerde.

Cumhuriyet. ayrıntılı yazı dizisinin sonuç ve çözüm önerisi kısmı da. jandarmayı yuhalamış. Eğer bu eğilimler daha da beslenir ve maceracılarla dış kuvvetlerin yararlanacağı bir ortam yaratılırsa. Bir kitlenin etnik kökeninden dolayı hakarete ve baskıya uğraması. Siirt’te maç bitince jandarma komando birlikleri her maçta olduğu gibi tribünlerin önünden sahayı çevirmiştir. operasyonlardan sonra ise yeni tanıdığı bir yabancıyla bile konuşmaktan çekinmeyerek açıkça Türklük Kürtlük ayrımından söz ettiğini” söylemiştir. Bu tür olayların daha da artmasından korkulabilir. Siirt’te yaşanan bu olaylar.) Ancak bizim söyleyeceğimiz.onur meselesi yapıp Kürtlüğe daha sıkı sarılmaktadır. özellikle yayımlandığı dönem açısından dikkate alınmaya değerdir: “(. bölücü ve ayrılıkçı eğilimlerin yaratılması olmuştur. 5 gün süren olaylarda asker ve sivil 10 kişi yaralanmıştır. Siirt olayları 303 bu gerçeğin belirtisidir. “Acılı Doğu”. bu şekliyle komando harekâtının mutlaka. Milliyet. Halk. Jandarma ve polisin silah kullanmasına karşın olaylar yatışmamıştır. kaçınılmaz şekilde. bunun üzerine jandarma komando ve polis araçlarını yakmıştır. 3. 4-8 Mayıs 1970 304 Đsmail Cem. Dolayısıyla. 126 . Ancak bölge halkı. komando birliklerine taş atmıştır. bir köyden ayrılırken Đsmail Cem’e “arama operasyonlarından önce köylerde bir Türklük Kürtlük meselesi olmadığını. Komando birliklerinin havaya ateş açması sonucu 16 ve 19 yaşlarındaki iki lise öğrencisi genç hayatını kaybetmiştir. Çıkan olaylarda iki kişi hayatını kaybetmiştir. Bölgede bazı şiddet hareketleri başlamıştır. komando birliklerini silâh elde hazır olarak karşısında görünce. Olaylar ancak diğer bölgelerden takviye birliklerin gelmesiyle kontrol altına alınabilmiştir. ama mutlaka durdurulması 303 “Siirt olayları” olarak anılan olay. Ayrıntılar için bkz. Cumhuriyet tarihindeki talihsiz örneklerde olduğu gibi tekrar kana bulanabilir. bölge halkıyla jandarma birliklerinin karşı karşıya geldiği ilk büyük çaplı olaylardır. birkaç kişi de taş atmıştır. şiddet unsurunun yer aldığı tepkiler yaratmaktadır. Güvenlik kuvvetleri ve devlet görevlileri ile bölge halkı arasında ciddi sorunlar olduğunu gösteren ilk işaretlerden olması açısından önemlidir. 3 Mayıs 1970 günü Siirt’te Siirt Gençlikspor ile Adana Millî Mensucat takımları arasında oynanan maçtan sonra çıkmıştır. köylünün bu gerçeği şüphesiz bildiğini. Güneydoğu Anadolu. Đsmail Cem’in bölgedeki köyleri birlikte gezdiği Kürt kökenli tercümanı. Jandarma operasyonlarının Doğu köylerinde yol açtığı gelişme. Kürtçü ve bölücü çözüm yollarına elverişli bir ortam oluşmaktadır.304 Yedi gün süreyle yayımlanan. tek kelimeyle özetlendiğinde.. duyduğu ya da yaşadığı olayları hatırlamış.. Maçtan sonra jandarma komando birliklerinin tribünlere doğru hareket ederek önlem almasına tepki gösteren halk. zaman zaman konuştuğunu ama günlük yaşantısına etkili olmadığından fazla önemsemediğini. hele yabancılarla bu konuyu asla konuşmadığını. 16 Haziran 1970. çok özlenen asayişi getirmek açısından faydalı olmasına rağmen.

Jandarma birlikleri. Đçişleri Bakanı Haldun Menteşoğlu’nun yazılı cevabı şu şekildedir: 1. Diyarbakır. Diyarbakır Đli Silvan Đlçesinin Ferudun ve Kale Mahallelerinde jandarma birliklerince toplu silah araması yapılmıştır.306 Jandarma birliklerinin bölgedeki arama operasyonlarını bir de Adalet Partisi Hükümeti açısından değerlendirebilmek için Đçişleri Bakanlığı’nın yanıtına aynen yer vermek faydalı olacaktır. yapıldıysa izin alınıp alınmadığı ve arama yapılan köylerdeki halka işkence yapıldığı iddialarının doğru olup olmadığı yönünde yazılı bir soru önergesi vermiştir. Kaş yapayım derken göz çıkartmak istemiyorsak.1970. Bakanlar Kurulu’nun 10 Aralık 1969 gün ve 6/12804 sayılı Kararnamesine atfen yapılmıştır. 305 Đsmail Cem. Hakkari. Ancak Silvan Đlçesine çok sayıda kaçak silah getirildiği istihbar edilmiş.833 127 . 30. görevin gerektirdiği kuvvet. Dipçikle ve küfürlerle girilen bir düşman toprağı değil. 17 Haziran 1970 306 Cumhuriyet Senatosu Tutanak Dergisi (CTSD). bu işkence harekâtına mutlaka son verilmelidir. Mardin. 3. “Acılı Doğu”. 2. aynı günlerde Cumhuriyet Senatosu’nun gündemine de gelmiştir.”305 Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki köylerde yapılan silah arama operasyonları. Muş. Arama. 8 Nisan 1970 Çarşamba günü.4. Bütün bir ilçenin kuşatılarak terör havası içinde toplu silah araması yapılması mutat değildir. bu aramayı. Cilt 57. lüzumunda. 4. gerektiğidir. çiçeklerle ve güllerle yaklaşılması gereken talihsiz ve yoksul bir bölgedir. s. TĐP Kocaeli Senato Üyesi F. Herhangi bir vatandaşa işkence yapılmamıştır. köylünün ileriye dönük sosyal mücadelesini ırkçı bir muhtevaya saptırmak istemiyorsak ve Türkiye’nin başına binlerce insanın öleceği yeni Siirt olayları açmak istemiyorsak. kanunun tayin ettiği usule uyularak yapılmıştır. Diyarbakır Silvan’da yapıldığı öne sürülen bir arama operasyonunun gerçekten yapılıp yapılmadığı. zaman lüzumlu tedbirler alınmış ve bu suretle müspet sonuca ulaşılmıştır. Yine DDKO’ların TĐP üzerindeki etkisinin bir sonucu olarak. Van. Bitlis. Siirt ve Bolu illerinde toplu silah aranmasını öngören. Hikmet Đşmen. Milliyet. Đçişleri Bakanlığı’na. Güneydoğu Anadolu.

dönem Van Milletvekili olarak seçilmiştir. 7 mavzer. Bilakis yurttaşlarımızın güvenliğini teminat altına almak için yapılmaktadır. bu konuyla ilgili şu önemli tespitte bulunmuştur: “Kürtlerle yıllarca iç içe yaşadım. Cilt 59. çeşitli makam ve kurumlara protesto telgrafları göndermek ya da Kürt meselesi ile ilgili seminerler düzenlemekle sınırlı kalmamıştır. Anayasamızın ve insan hak ve hürriyetlerinin korunması için yapılmıştır. Đstanbul: Doğan Kitap. adam yerine koyulmak. ülkemizin bütünlüğü bakımından büyük bir tehlike olarak görülmesinde. özellikle de halkta bir ayrılmak ve kendi başına başka yöne gitmek gibi bir istekleri yoktur. Nihat Erim Hükümetlerinde Maliye Bakanlığı yaptıktan sonra 1972 tarihinde Başbakanlık görevine getirilmiştir. 255 fişek. s.307 Dayak ve hakaret. 1970’li yıllardan itibaren Türkiye’nin “Kürt Sorunu” söyleminin değişmez bir parçası olmuştur. 3 Eylül 1988 tarihinde Ankara’da ölmüştür. 19 tabanca.178 128 . bilakis değerlendirme cihetine gidilmiştir.”309 4. 12’si de muhtelif suçlardan sanık olmak üzere) 54 kanun kaçağı. konuştum. tam manasıyla kanun ve nizamlar çerçevesinde. 2008. 4. jandarma operasyonlarını kınamak. Kanunlarımızın tayin ettiği usule uyularak yapılan toplu silah aramalarının. DDKO’ların TĐP Üzerindeki Etkisi: Dördüncü Büyük Kongrede Alınan Kürt Kararı” ve Kapatmaya Giden Süreç Devrimci Doğu Kültür Ocakları’nın faaliyetleri. afiş asmak. 1 cezaevi firarisi. Devlet ve Kürtler. 139 paket kaçak çay. dayak yememek. 15’i öldürme. Görevini kanunun tayin ettiği hudutlar içerisinde başarıyla yapan jandarma personeli hakkında bir soruşturma yapılması düşünülmemiş.12. 307 CSTD. broşür basmak ve dağıtmak. 1975 yılında tekrar Milli Savunma Bakanı olarak görev yapmıştır. Yapılan arama ve tarama. kanaatimizce isabet yoktur. 5. Đstedikleri. Bu yıllarda Milli Savunma Bakanlığı ve Başbakanlık görevlerinde bulunmuş olan deneyimli siyasetçi Ferit Melen308. 23’ü 6136 sayılı Kanuna muhalefet. IX ve XI. miting düzenlemek.1970. küçük düşürülmemek ve pastadan payını alabilmektir.6. üzücü bir gerçek olarak. Bunlarda (en aşırıları hariç). 1931 yılında Mülkiye’den mezun olmuştur. Kuruldukları günden beri çok yakın ilişkiler içerisinde oldukları ve organik bağ ile bağlı bulundukları Türkiye Đşçi Partisi’nin Kürt politikasının belirlenmesinde de çok aktif bir rol oynamışlardır. (4’ü gasp. Bu aramada. insan muamelesi görmek. En milliyetçisini de bilirim.227-228 308 Ferit Melen. s. 30 kilo kaçak tütün ele geçirilmiştir. 309 Metin Heper. 1906 yılında Van’da doğmuştur.

terör ve asimilasyon politikası uygulandığı” iddia edilmektedir. “Türkiye’de. TĐP ve Kürtler. Komisyonda belli bir çizgiden geriye adım atmaya olanak vermeyecek kadar etkiliydi. görevinden ayrılan eski Genel Başkan Mehmet Ali Aybar’ın yerine ağırlığı artan Behice Boran. Nitekim.. s. O günün somut siyasal koşullarında aşırı talepler içeren böyle bir önergenin benimsenmesi mümkün değildi. tarihe tanıklık etmek açısından. Yeni metin kabul edilebilir nitelikteydi. DDKO’ların TĐP’in Dördüncü Büyük Kongresi sürecinde nasıl bir baskı kurduklarını şu şekilde anlatmaktadır: “(. üye ve Kürt seçmen sayısının çokluğunu baskı aracı olarak kullanan bu baskı grubunun başını Devrimci Doğu Kültür Ocakları çekmiştir. kendi aralarında hazırladıkları bir önergeyi Kongrenin onayına sunmak istiyorlardı. Tüzüğünde “siyasetle uğraşmadığı” yazan Diyarbakır Devrimci Doğu Kültür Ocağı’nın kurucuları arasında yer alan Tarık Ziya Ekinci.) DDKO üyesi genç delegeler.. bu önergenin karar tasarılarını inceleme komisyonunda görüşülmesi düşünülebilirdi. Ancak. Kürt halkı üzerinde. baskı. TĐP’in 1970 yılındaki Dördüncü Büyük Kongresi yaklaşırken. partinin Kürt sorunu ile bu kadar iç içe görünmesinden rahatsızdır. baştan beri kanlı zulüm hareketleri. Boran’ın partiyi Kürtlerden uzaklaştıracağından endişelenen TĐP’li Kürtçüler (özellikle TĐP üyesi Kürtçülerden oluşan Doğulular Grubu). Dördüncü Büyük Kongre’de TĐP’in Kürt sorunu kararının çıkmasında DDKO’lu gençlerin belirleyici olduklarını ifade etmenin bir değerbilirlik olduğuna inanıyorum. Komisyonda orta yol sayılabilecek yeni bir metin hazırlanarak Genel Kurula getirildi. gençlerin önergesi MYK’nın hazırladığı karar tasarısı ile birlikte değerlendirilmek üzere ilgili komisyona sunuldu. Karar metninin Kürt sorunuyla ilgili bu altıncı maddesi şöyledir: 310 Tarık Ziya Ekinci. TĐP bünyesindeki Kürt delege. Kemal Burkay’la birlikte Kongre Başkanlığına sunulmasına karşı çıktık. Dördüncü Büyük Kongre’ye doğru Boran ve ekibi üzerindeki baskılarını arttırmışlardır. Bunun yok sayılarak MYK’nın tasarısıyla yetinmek mümkün değildi. burada. Ancak.”310 DDKO’lu gençlerin belirleyici olduğu ve Türkiye Đşçi Partisi’nin Dördüncü Büyük Kongresi’nde kabul edilen bu karar metninin “Kürt sorunuyla” ilgili altıncı maddesinin giriş bölümünde. Başını Muş Delegesi Avukat Ruşen Aslan’ın çektiği DDKO’lu gençler.79-80 129 . Kürt gençlerinin sunduğu önerge taslağı. Genel Kurulda itiraza uğramadı ve tek bir muhalif oya karşı ezici bir çoğunlukla kabul edildi. Kürt sorununa yeni ve gerçekçi bir açılım getirecek bir kongre kararı çıkartmak için aktif çaba içindeydiler.

no. durumun daha da ileri gitmesini engellemek için harekete geçmişlerdir. o dönem için siyasî intihar anlamına gelen böyle bir kararı kabul ettirebilecek kadar etkili olduğunu gören emniyet ve istihbarat birimleri. milliyetçi görüşlerinin ve tutumunun bir uzantısından başka birşey olmadığını.”311 Devrimci Doğu Kültür Ocakları’nın. terör ve asimilasyon politikasını uyguladıklarını. hâkim sınıfların faşist iktidarlarının zaman zaman kanlı zulüm hareketleri niteliğine bürünen. baştan beri. “6. partinin ideolojik mücadelesinin ve gelişmesinin temel ve devamlı bir davası olduğunu. Türkiye’de aktif siyaset yapan ve Meclis’te de milletvekili bulunan bir siyasî partiye. s. Kürt halkına karşı uygulanan ırkçı. Kürt sorununa işçi sınıfının sosyalist devrim mücadelesinin gerekleri açısından baktığını kabul ve ilân eder. Büyük Kongresi: Türkiye’nin doğusunda Kürt halkının yaşamakta olduğunu. Kürt halkının yaşadığı bölgenin. Türkiye’nin öteki bölgelerine oranla geri kalmış olmasının temel nedenlerinden birinin. 311 Resmi Gazete. Kürt halkı üzerinde. milliyetçi akımların amansız düşmanı olan partimiz tarafından desteklenmesinin olağan ve zorunlu bir devrimci görev olduğunu. faşist. bütün antidemokratik. sosyalistler ve bütün işçi ve diğer emekçi yığınlar arasında yerle bir edilmesini sağlamanın. Kürt halkının gelişen demokratik istek ve özlemlerini ifade ve gerçekleştirme mücadelesi ile işçi sınıfının ve onun öncü örgütü partimizin öncülüğünde yürütülen sosyalist devrim mücadelesinin tek bir devrimci dalga halinde bütünleştirmek için Türk ve Kürt sosyalistlerin parti içinde omuz omuza çalışmaları gerektiğini. bu bölgede Kürt halkının yaşadığı gerçeğini göz önüne alan hâkim sınıf iktidarlarının. burjuva ideolojisinin. baskıcı. Bu nedenle. Kürt halkının anayasal vatandaşlık haklarını kullanmak ve diğer tüm demokratik özlem ve isteklerini gerçekleştirmek yolundaki mücadelesinin. milliyetçi.14064 (Anayasa Mahkemesi Kararları. güttükleri ekonomik ve sosyal politikanın bir sonucu olduğunu. Türkiye Đşçi Partisi 4. hâkim sınıf iktidarlarının şoven. kapitalizmin eşitsiz gelişme kanununa ek olarak. partililer.11) 130 . Partinin. baskı. şoven. 6 Ocak 1972. (Doğu sorununu) bir bölgesel kalkınma sorunu olarak ele almanın. şoven.

17 Ekim 1970 313 Cumhuriyet. Nezir Şenlikanlı. Uzun süreden beri Devrimci Doğu Kültür Ocakları ve Dev-Genç’in ortak çalışmalarını takip eden emniyet ve istihbarat birimleri. tutuklananların sayısı 21’e ulaşmıştır. bu iki örgütün yurt dışındaki Kürtçü oluşumlarla ilişkisini tespit etmiştir. Fikret Şahin. Adana ve Erzurum’da da benzer operasyonlar yapılmıştır. Đstanbul DDKO’dan Zeki Tekeş ve Musa Anter de göz hapsine alınmışlardır. Yümnü Budak ve Dev-Genç Başkanı Atilla Sarp da yer almaktadır. 16 Ekim 1970 günü. DDKO’ların TĐP’in Büyük Kongresinde kabul edilmesi için yukarıda verilen kararı hazırladığı ve konunun parti içerisinde tartışıldığı dönemde. Diyarbakır ve Ankara’da eş zamanlı olarak yapılan operasyonlarda DDKO ve Dev- Genç üyesi 12 kişi tutuklanmıştır.314 Yine DDKO üyelerinden Zülküf Güler. Ankara Sulh Ceza Hâkimliği.maddesi uyarınca sanıkların tutuklanarak Ankara’ya getirilmelerine karar vermiştir. Bu sürecin sonucu olarak. 312 Akşam. Mehmet Çepik ve Zeki Tekeş’le birlikte. Türk Ceza Kanunu’nun 141. 312 DDKO’lar kurulurken kendisinden görüş alınan yazar Mehmet Emin Bozaslan da Đstanbul’da gözaltına alınmıştır. Kürtçülük faaliyetlerinin çok duyulan isimlerinden Canip Yıldırım. Faaliyetlerin sürekli derinleşip ciddileştiğini gören güvenlik birimleri. Erzurum. Mümtaz Kotan. Dev-Genç’ten destek almış ve özellikle üniversite çevreleri ile Doğu-Güneydoğu Anadolu Bölgesinde gizli faaliyetler göstermeye başlamıştır. Musa Anter. bu iki örgütün bağımsız bir devlet kurma çabaları hakkında yargı organlarını bilgilendirmişlerdir. Tarık Ziya Ekinci ve Yümnü Budak hakkındaki suçlama Kürtçülük propagandası yapmaktır. 17 Ekim 1970 314 Akşam. Salih Özgökçe ve Mustafa Özer isim şahıslar bildiri dağıtırlarken yakalanmışlar. Türkiye sınırları içerisinde bağımsız bir Kürt devleti kurmak amacıyla örgütlenen DDKO. Millî hisleri zayıflatıcı faaliyetlerde bulundukları ve ırkçılık amacıyla dernek kurdukları gerekçesiyle Ankara Sulh Hukuk Hâkimliği’nin verdiği kararla tutuklananlar arasında Tarık Ziya Ekinci. Ankara ve Diyarbakır’dan sonra Đstanbul’da devam etmiştir. tutuklandığı Diyarbakır’dan uçakla Ankara’ya götürülmüştür. Ekinci. 18 Ekim 1970 131 . Mehmet Demir. Zeki Kaya. Ayrıca.313 DDKO ve Dev-Genç üyelerine yönelik tutuklamalar. Servet Güneş ve M.

Kürtçülük gibi suçlamaların yöneltildiğini ifade eden Dev-Genç yöneticileri. Adalet Partisi iktidarının gizli faşist bir yönetimden açık bir faşizme yöneldiğini iddia etmiş ve tutuklamaları kınamıştır. no. halkın bir parçası haline gelen devrimcilerle halk arasında sunî bir çelişki yaratmak ve baskıları haklı göstermektir. bu iddiaları reddetmişlerdir: “Son günlerde yoğunlaşan baskıların anlamı.191. son günlerde Dev-Genç ve Devrimci Doğu Kültür Ocakları’na karşı bir baskı kampanyasına girişildiğini öne sürmüştür.13.41. Behice Boran. Kürt siyaseti ve Kürtçülük faaliyetleri üzerindeki baskı artmıştır.”318 Devrimci Doğu Kültür Ocakları’nın faaliyetleri ve üyelerine yönelik operasyonlar.Ali Cambaz da Kürtçülüğe ait eserler basan bir matbaayı izinsiz çalıştırmak suçlarından tutuklanmışlardır. 19 Ekim 1970 316 Cumhuriyet. 4. “Civil Society and the Transformation of Turkey’s Kurdish Question”. s. vol. Metin Toker. tutuklananlar arasında Kürt asıllı bazı vatandaşların da bulunduğunu ifade ederek.315 Bunlar dışında 17 kişi hakkında da gıyabî tutuklama kararı çıkartılmıştır. Tutuklanan diğer bir DDKO üyesinin adı ise Sabri Çekiç’tir. 12 Mart 1971 Askerî Müdahalesi ve Kürtçülüğe Karşı Alınan Önlemler 12 Mart 1971 Askeri Müdahalesi’nden sonra sol hareketler. 12 Mart 1971’de yapılan askerî müdahaleye kadar devam etmiştir. gizli teşkilât kurmak. 18 Ekim 1970 317 Nathalie Tocci. 2010. tutuklanan. Alper Kaliber. Security Dialogue. Bu süreç içerisinde.195 318 Cumhuriyet. gözaltına alınan ya da hakkında soruşturma başlatılan DDKO ve Dev-Genç üyelerinin sayısı 200’e ulaşacaktır. muhtıradan sonra Kürtçülük faaliyetleri üzerinde artan baskıyı ve yeni kurulan Erim Hükümeti’nin konuya bakışını şu şekilde değerlendirmiştir: 315 Akşam. Kürt siyasetinin önemli isimlerinden Ertuğrul Kürkçü getirilmiştir. Dev-Genç’in yeni seçilen Genel Başkan Ertuğrul Kürkçü ve merkez yürütme kurulu üyeleri. Dev-Genç’e ve Devrimci Doğu Kültür Ocakları’na Kürtçü damgasını vurarak ve şoven duyguları kabartarak.316 “Kürtçülük davasını” Devrimci Doğu Kültür Ocakları’yla birlikte savunan Dev- Genç’in 317 tutuklanan genel başkanının yerine. 19 Ekim 1970 günü bir basın toplantısı yaparak. Kendilerine. 20 Ekim 1970 132 .

bu kez Đstanbul Sıkıyönetim Komutanı Faik Türün’ün 2 no’lu bildirisiyle “Kuruluş gayelerinin tamamen dışında faaliyet gösterdikleri ve üniversitelerin boykot ve işgallerinde birinci derecede amil unsurları görülen Dev-Genç. ertesi gün bir bildiri yayımlayarak Ankara Devrimci Doğu Kültür Ocakları’nı kapatmak olmuştur. “Doğu Devrim Kültür Ocakları” şeklinde yanlış yazılmıştır. 27 Nisan 1971 tarihinde. Anarşistlerin üzerinde nüfuz sahibi bunlardır. Eski Ermeni komitecilerinin hedefi: Türk vatanının bütünlüğünü bölmek. Ama bunun tersi de vardır. Türk halkından değil. Devrimci Doğu Kültür Ocakları ile Ülkü Ocakları kapatılmıştır.13. Bu inançta bir devlet.) Kürt milliyetçileri.”321 Ankara ve Đstanbul’un ardından. Kürt halkı dedikleri Doğu insanlarını kendi davaları uğrunda malzeme diye kullanmak istemektedirler. anarşistlerini cüretlerini. isyancılara daima göstermişlerdir.. 26 Nisan 1971 tarihinde Ankara Sıkıyönetim Komutanı olarak görevlendirilen Orgeneral Semih Sancar’ın ilk işi. 133 . Türkiye halklarından bahsetmeleri bundandır. “Devletle şaka olmayacağı” gerçeğiyle kısa sürede yüzleşmişlerdir. Erim Hükümeti. Devrimci Doğu Kültür 319 Metin Toker.”319 4. Onların bir hedefleri vardır. en sert tarzda. Aynı bildiriyle. Bilinçli Kürt milliyetçisi gençler. Başlattıklarını durdurmazlarsa. onların ruhu duymadan kendi özel Kürtçülük davalarına hizmetkâr diye kullanmaktadırlar. yapılmasında kanuni zorunluluk bulunan toplantılar için Sıkıyönetim Komutanlığı’ndan izin alınacaktır. Đstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı’nın 2 no’lu bildirisinde Devrimci Doğu Kültür Ocakları. hem pek pahalı ödeyeceklerinden şüphe edilmesin. pek. eyleme geçti mi. onun eylemi etrafı toz eder. 25 Nisan 1971 320 Cumhuriyet. “1971’in Türkiye’sinden Çizgiler”. gösteri ve yürüyüşler yasaktır. Devletle şaka olmayacağını bu topraklar üzerinde. “(. Her türlü toplantı. üyeleri tutuklamış ya da gözaltına alınmıştır. özel bir takım ideolojilere kapılmış yaşıtlarını. Ancak. 1. 2. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e olmaz böyle vakalar diyerek doğrulan idareler.. Ankara’da faaliyet gösteren Dev-Genç ve Ülkü Ocakları Birliği de kapatılmıştır: Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı’nın 3 no’lu bildirisiyle. Ülkü Ocakları ve Devrimci Doğu Kültür Ocakları. süresiz olarak kapatılmıştır. 29 Nisan 1970.”320 Ankara’dan bir gün sonra. kısa süre içerisinde diğer DDKO’lar da kapatılmış. olmaz böyle vakalar demiştir ve kendisinden önceki iktidarla farkını başlatmıştır. Bugüne kadarki faaliyetleri ile Ankara halkının huzurunu bozan Dev-Genç.1 DDKO’ların Kapatılması Devrimci Doğu Kültür Ocakları. 28 Nisan 1971 321 Milliyet. Milliyet.

74 323 Milliyet. Kürt Dosyası. doğrudan Kürt kimliğiyle örgütlenebilen ilk legal kuruluş olması ve daha sonra kurulacak olan tüm Kürtçü legal-illegal örgütlerin.133 325 Ahmet Özer.e. Silvan Devrimci Doğu Kültür Ocağı’nın aranmakta olan kurucusu Muhterem Biçimli’nin kardeşinin arazisinde jandarma birlikleri tarafından yapılan aramada.e. Türkiye Đşçi Partisi ve yasadışı “Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi” arasında bağlantı bulunduğu yönünde fiziksel deliller ortaya çıkmıştır. Böylece.. s. şubeler halinde değil kuruldukları illerde bağımsız olarak örgütlendiklerinden 322 . s. a. Kürt Meselesi: Problemler ve Çözüm Önerileri. s. 2008. Anayasa Mahkemesi’nin. Hatem Ete.g. 4. Kürtlerle ilgili 6 no’lu kongre kararıdır. Devrimci Doğu Kültür Ocakları.. her sıkıyönetim bölgesinde ayrı ayrı kapatılmışlardır. Ankara: Siyaset. toprağa gömülmüş bir çuvalın içerisinde. s.g. Đstanbul: Cem Yayınevi. bu kuruluşların Türkiye’deki Kürtçülük hareketleri ve sonrasında başlayan bölücü terörde ne kadar önemli bir yeri olduğu açıkça anlaşılabilir.323 Devrimci Doğu Kültür Ocakları’nın. partinin Dördüncü Büyük Kongresinde DDKO’ların baskısıyla kabul ettiği. TĐP’in kabul ettiği 6 no’lu kongre kararı ile ilgili yorumu özetle şöyledir: 322 Rafet Ballı.13. Ayrıca.571 326 Taha Özhan.bsk). Anayasa Mahkemesi’nin açtığı davanın dayanağı. aynı çuvalda.2.DDKO’ların Türk solundan ayrı örgütlenmeyi hedefleyen. Kürt milliyetçisi ilk belirgin örgüt olmaları 325 ve Abdullah Öcalan ile birlikte bölücü terör örgütü PKK’nın kurucu kadrosunun da DDKO’lu olduğu 326 dikkate alınırsa. a. 16 Mayıs 1971 324 Mustafa Akyol.Ocakları. ister solcu ister Kürt milliyetçisi olsun Kürt kimliğiyle kurulacak olması324. yasadışı “Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi”nin tüzüğü ile teşkilatı ve pratiği hakkında hazırlanmış bir rapor ele geçirilmiştir. TĐP’in Kürtçülük ve Bölücülük Faaliyetlerinden Dolayı Kapatılması 12 Mart döneminde. Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA). toplu olarak kapatılma tehlikesine karşı.7 134 . Dev-Genç ve Devrimci Doğu Kültür Ocakları’nın yanında Türkiye Đşçi Partisi hakkında da kapatma davası açılmıştır. Molla Mustafa Barzani’ye yazılmış buluşma talepleri içeren bazı mektuplar da bulunmuştur. 1992 (3.

nedenleri. 1. “Kanlı zulüm olayları” adı adında. doğuda ya da batıda bir takım görevliler suç işlemiş ve cezalandırılmış olabilirler. zaman zaman kanlı zulüm olaylarına dönüşen bir baskı yapıldığı da doğru değildir. Bölge ve bölge insanına. Türkiye’nin geri kalmış her bölgesinde rastlanan bu durumun. yeniden ve gerçekten farklı olarak hatırlatılması. 2. Bu durum. o bölgede yaşayan vatandaşların tümü için geçerlidir. Egemen sınıfların faşist hükümetlerinin başlangıçtan beri bu yurttaşlar (Kürtler) üzerinde baskı. o bölgelerdeki yurttaşların sıkıntılarının nedeni. Bir kısım kişiler. devlet görevlisi bile olsalar suç işleyebilirler. Kürtçe konuşuyor olmaları değildir. Davaya temel tutulan en önemli belge. doğuda meydana gelen. Doğunun belli bölgelerinde yaşayan halkın sıkıntı yaşamasının nedeni. Bir ülkede bir takım haksız eylemlere rastlanması düşünülebilir. o bölgede yaşayanların bir kısmının ülke bütünlüğünden soğutulması ve ayrılması amacını taşımaktadır. Bu kararı yazanların ve kongrede benimseyenlerin ve kongrede kabul edildiği için tüm partinin kabul ettiği iddialar. Türkiye Đşçi Partisi’nin kararında iddia edildiği gibi. Her yerde görülebilen bu tür olayların. anadilleri ne olursa olsun. o bölgelerin ekonomik. gelişimleri ve sonuçları belli ve artık tarihe mal olmuş olayların. yalnızca doğuda işlenmiş gibi ele alınması yanıltıcı ve kasıtlı bir davranıştır. Türkiye’de Đç Anadolu ve Batı Anadolu Bölgelerinde de geri kalmış bölgeler bulunmaktadır. Đster doğuda ister batıda olsun. bu yurttaşların ülkenin bütünlüğünden soğutulması ve ayrılması amacına yönelmiş bir tutumdur. kültürel ve toplumsal yönlerden gelişmemiş olmasıdır. Dördüncü Büyük Kongre kararının altıncı maddesidir. Türkiye sınırları içerisinde. geri kalmış bölgelerde yaşayanların sıkıntı çektikleri de bir gerçektir. gerçeğe aykırı bir iddiadır. 3. yalnızca doğuya özgü ve doğuda yaşayan vatandaşların Kürt kökenli olmaları ve Kürtçe konuşmalarının bir sonucu olarak gösterilmesi. yıldırma ve asimilasyon politikası uyguladıkları iddiası. 135 . tümüyle gerçek dışı ve kasıtlıdır.

Türkiye Đşçi Partisi’nin bu iddialara karşı mahkemeye sunduğu yazılı savunma ise özetle şöyledir: 1. Kürtlerin. 1972. Ayrıca.327 Türkiye Đşçi Partisi’nin kapatılması davasında.111-115. Partinin bu iddiası da gerçeklere aykırıdır. Anayasaya dayanan yurttaşlık kullanma yolunda mücadele ettikleri ve ayrıca özlemini çektikleri ve varmak istedikleri bütün diğer demokratik amaçlara ulaşmak için çalıştıkları bildirilmiştir. Doğuda yaşayan vatandaşlarımızın %37’sinin anadili Kürtçedir. Anayasadaki milliyetçilik ideolojisinde. Anadili Kürtçe olan vatandaşların Türkiye’nin toplam nüfusuna oranı ise %7’dir.11-12 136 . Doğu bölgesi ve Kürt halkı sorunu.maddesinde. Kürtlerin. Kürt sorununu bir ayrılma ya da bölünme çerçevesinde tartışmamıştır. 4. no. ırk düşüncesi ve kökence farklı olan toplulukların ayrı tutulması anlayışı yer almamaktadır. s. Resmi Gazete. Partinin iddia ettiği bu istek ve özlemler. Anayasada öngörülen haklar dışında birtakım istek ve özlemleri bulunduğu ve bunlar için çaba gösterdikleri iddia edilmektedir. Devlet Đstatistik Enstitü'nün 1965 yılı nüfus sayımı istatistiklerine göre. Kararda partinin bu istek ve özlemleri destekleyeceğine yer verilmesi. Kürtlere karşı ırkçı bir ideolojinin uygulandığı iddiası da gerçeklere uygun değildir. Kürtçe konuşan bu vatandaşlara karşı özel bir politika izlenmesi akla uygun değildir. TĐP’in yönetici ve üyelerinin Devrimci Doğu Kültür Ocakları’ndaki çalışma ve konuşmaları ile DDKO’ların faaliyetleri de parti aleyhine kanıt olarak kullanılmıştır. dirençle ve tutarlı olarak 327 Anayasa Mahkemesi Kararları Dergisi. Türkiye Đşçi Partisi’nin Anayasa dışı ve ayrılıkçı bu eylemleri desteklediği anlamına gelmektedir.maddesinde.14064. Kongre kararının 6. Türkiye’de Kürt halkına karşı ırkçı. ülkenin bütünlüğünden kopmak ve ayrılmak demektir. milliyetçi ve bağnaz bir bu burjuva ideolojisi uygulandığı ileri sürülmektedir. Türkiye Đşçi Partisi. bu bölgede Kürtçe konuşanların sayısının çoğunlukta olduğu iddiası da asılsızdır. Türkiye çağında ya da bölge çapında bir çoğunluk durumu olmadığından. Sayı 9. s. (Anayasa Mahkemesi Kararları). Bu bakımdan. Bu ifadeyle. Türkiye Đşçi Partisi’nin kongre kararının 6. 6 Ocak 1972. 5.

2. Dördüncü Büyük Kongrede alınan karar bu görüşe dayanmaktadır. Türkiye Đşçi Partisi’nin söylemlerinde yer alan “milletler” ya da “milliyetler” kavramı. Partiye göre. Gerek Kürt sorununa. ayrı bir “Kürt halkı” ya da “Kürt ulusu” anlamında kullanılmamıştır. 5. Türkiye Đşçi Partisi ayrılıkçı. Kürt sorununda özerklikten yana değildir. “halk” sözcüğünü siyasi anlamda değil sosyolojik anlamda kullanmıştır. DDKO’larla TĐP arasında hiçbir ilgi ve bağlantı yoktur. gerekse çözüm yollarına. Kürtçülük iddiasıyla birçok davada yargılanmakta olan Musa Anter. Egemen sınıfların ve iktidarların Anayasada tanımlanan millet anlayışına aykırı olarak ırkçı bir milliyetçiliğe sapması. 4. bölücü bir parti değildir. Parti. TĐP. Đsmet Đnönü’nün Lozan’da “Kürt halkı” tanımını kullanmış olması. Emin Bozaslan gibi kişiler parti üyesi değillerdir ve parti ile hiçbir ilişkileri yoktur. iktidarlar yanlış tutum ve davranışlarıyla Türkler ve Kürtlerin bütünleşmelerini baltalamaktadırlar. özellikle Kürt şoven milliyetçiliğine kullanılacak malzeme hazırlamaktadır. 6. 3. bilime ve gerçeklere aykırı olduğu için de ayrılıkçı olamaz. Dördüncü Büyük Kongrede delegelerin yaptıkları konuşmalar partiyi bağlayacak nitelikte sayılamaz. Mahkeme tarafından. ayrılıkçı unsurlara. teorik bir araç olarak bilimsel sosyalizm açısından yaklaşılmaya çalışılmıştır. Yümnü Budak. ülkenin bütünlüğü konusu üzerinde özellikle durulmuş ve Anayasanın buyurucu kurallarının eksiksiz olarak uygulanması istenmiştir. bu tanımın bölücü bir özellik taşımadığını gösterir. Devrimci Doğu Kültür Ocakları ile Türkiye Đşçi Partisi arasında ilişki kurulmak istenmekte ve DDKO’ların faaliyetlerinden parti sorumlu tutulmaktadır. 137 . Hatta DDKO ve DDKO’larda görevli bazı kişilerle parti arasında birçok uyuşmazlıklar vardır. Anayasa çerçevesi içerisinde ortaya konmuş. Sadece yasalar emrettiği için değil aynı zamanda ırkçılık.

Türkiye Đşçi Partisi. partinin ve kendilerinin değil ayrılma hakkına. bölücülük suçlamasını reddetmekle birlikte. Türkiye Đşçi Partisi. 8. bu suçlamadan çekinerek bu konudaki görüşlerini açıklamaktan kaçınmamıştır. 1972.maddesinde yer alan “Bunlara uymayan partiler temelli kapatılır” hükmü ile 648 sayılı Siyasi Partiler 328 TĐP’in Kürtçülük iddiasıyla kapatma istemine karşı yazılı savunmasının tam metni ve Behice Boran’ın parti temsilcisi sıfatıyla Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı açıklama için bkz. 10. Bu nedenle TĐP. Kürtlerden söz etmenin derhal bölücülük suçlamasına yol açtığı dikkate alınırsa. 20 Temmuz 1971 tarihinde.maddesinde yer alan “Siyasi partiler. 9.328 Sonuç olarak. Kürt dilini ve ya kültürünü korumak ya da yaymak ve bu yollardan azınlık yaratmak gibi bir yol ve amaç benimsemiş değildir. Partinin Kürt sorunu ile ilgili bu görüşleri bilimsel araştırmalara dayanmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti ülkesi üzerinde milli ve ya dini kültür farklılıklarına yahut dil farklılığına dayanan azınlıklar bulunduğunu ileri süremezler. dil başkalığına karşı zorlama yöntemlerin uygulanarak ayrım gözetecek durumların gerçekleşmemesi gerektiğini ileri sürmüştür. Kürtlerden bir azınlık yaratma amacını taşımamaktadır. bugüne kadar uygulanan politikaların sorunu kalıcı bir çözüme ulaştırmaktan uzak olduğu anlaşılmaktadır. Siyasi partiler. Anayasa Mahkemesi Kararlar Dergisi. Türk dilinden ve kültüründen gayrı dil ve kültürleri korumak ve ya yaymak veyahut geliştirmek yoluyla Türkiye Cumhuriyeti ülkesi üzerinde azınlıklar yaratarak millet bütünlüğünün bozulması amacını güdemezler” hükümlerine aykırı davrandığına karar verilen Türkiye Đşçi Partisi. Yalnızca. devletin ülkesi ve milletiyle bölünmezliği temel hükmüne uygun olmak zorundadır” ve 646 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 89.5-8. Kürtlerin farklı bir dil konuştuklarını ifade ederken. Kürtlere azınlık statüsü verilmesine bile karşı olduklarını belirtmişlerdir. s.maddesinde yer alan “Siyasi partilerin faaliyetleri. 6 Ocak 1972. Anayasanın 57.87-100 138 . 7. Cumhuriyet’in kurucusu Atatürk de Milli Mücadele yıllarında birkaç kez “Kürt” kelimesini kullanmıştır. s. yine Anayasanın 57. Resmi Gazete. Sayı 9. Dördüncü Büyük Kongrenin karar tasarısını yazan komisyon üyeleri Hüseyin Ergün ve Necati Erer Yazıcıoğlu. Başsavcılık’a verdikleri ifadelerinde Kürtlerin azınlık haklarına sahip kılınmaları yönünde bir düşünceyi ileri sürmemişler ve Kürt sorununun çözümü konusunda “tabii asimilasyona” taraftar olduklarını.14064 (Anayasa Mahkemesi Kararları). no.

6 Ocak 1972.14064 (Anayasa Mahkemesi Kararları). Ancak bu durum. Devrimci Doğu Kültür Ocakları ve Türkiye Đşçi Partisi kapatılmıştır. s. 329 Resmi Gazete. 12 Mart rejiminin vermiş olduğu bazı olağanüstü güvenlik yetkilerinin de kullanılmasının etkisiyle Türkiye’deki Kürtçülük faaliyetleri durma noktasına gelmiştir.maddesinde yer alan “Parti genel kongresince ve ya merkez karar organı ve ya merkez yönetim organınca bu kanunun dördüncü kısmında yer alan maddelerin hükümlerine aykırı karar alınması ya da genelge ve ya bildiriler yayınlanması durumunda Anayasa Mahkemesi’nce siyasi partinin kapatılmasına karar verileceğini” bildiren hükmü uyarınca kapatılmasına Anayasa Mahkemesi tarafından karar verilmiştir. Naim Talu ve Ferit Melen Hükümetleri dönemlerinde. 1971 yılı bitmeden. 1974 yılı başlarından itibaren değişmeye başlamıştır. 1971-1973 yılları arasındaki Nihat Erim. bölücülük ve Kürtçülük faaliyetlerinde bulunmak ya da propagandasını yapmak suçlarıyla Türk Ceza Kanunu’nun 141. 329 Böylece. Bu kuruluşların yönetici ve üyelerinin çoğu. Türkiye’de Kürtçülük faaliyetlerinde bulunan ya da bu faaliyetlere destek veren Dev-Genç.maddesinden yargılanmışlar ve çeşitli cezalara çarptırılmışlardır.16 139 .Kanunu’nun 111. no.

bölücülük ve Devlete karşı işlenmiş çeşitli suçları düzenleyen 141 ve 142. Türk Ceza Kanunu’nun Kürtçülük... 27 Mart 1974 tarihinde Meclis’e sunduğu Genel Af Yasa Teklifi. partisini seçimlerden birinci parti olarak çıkartmıştır. 27. Anayasada yer alan “insan ana hak ve hürriyetleri. devlet kurma hakkının tanınması. 1974 Genel Affı ve Kürtçülük Faaliyetlerine Etkisi Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığı görevini Đsmet Đnönü’den devralan Bülent Ecevit. Biz Türkiye’de yaşayan Kürt milliyetinin kendi kaderini tayin hakkını her zaman savunduk ve savunmakta devam edeceğiz. Kürt halkına yapılan baskılar çekilecek gibi değildi.1-11 140 . Kürtçülük ve bölücülük suçlarının kanun teklifinde af kapsamına alınmış olmasına karşı koyduğu muhalefet şerhi.. Ancak.. Komünistler. kazandığı oy sayısı tek başına iktidar olmasına yetmediğinden koalisyon kurmak zorunda kalmış ve Necmettin Erbakan’ın Milli Selamet Partisi (MSP) ile koalisyon hükümeti kurarak başbakanlık görevine başlamıştır. MMTD.. Sayısı 25.. Tek çaresi. kanun teklifine Meclis’te gösterilen tepkinin özeti niteliğindedir. Kürt milliyetinin üzerindeki ırkçı baskı. Başbakan Bülent Ecevit’in. ırk ve mezhep ayrımına dayanarak Cumhuriyeti ortadan kaldırmak kastiyle kullanılamaz” hükmüne aykırı olduğunu ifade ettikten sonra. af kanun tasarısı kapsamına girenler arasında Kürtçülerin de olduğunu eklemiş ve bu Kürtçülerin ifadelerinden çeşitli örnekler vermiştir: “Misaller: Kürt milliyetinden halka ağır karşı ağır baskı ve zulüm uygulandı.. s.... BEŞĐNCĐ BÖLÜM BÖLÜCÜ TERÖRE GEÇĐŞ SÜRECĐ (1974-1984) 5. Cilt 2. Türkiye proleteryasının öncüleri olarak. Đmer.1. Türk ve Kürt halkının ortak kurtuluşunun silahlı mücadele yoluyla olan kurtuluşuna katılmakla ve bu mücadelenin içinde görev almakla şeref duyuyorum. 14 Ekim 1973 tarihinde yapılan Genel Seçimlerde 3 buçuk milyondan fazla oy alarak.3. CHP-MSP Koalisyon Hükümeti’nin çıkartmak istediği af kanununun.maddelerinden yargılanmakta ya da hüküm giymiş olanların da af kapsamına alınmasıdır.330 Demokratik Parti Konya Milletvekili ve Adalet Komisyonu Üyesi Kubilay Đmer’in. terör ve eritme politikasının kalkması.. Kanun teklifinin muhalefet tarafından büyük tepki görmesinin nedeni ise. Kürt 330 Bülent Ecevit’in af kanun teklifinin metni için bkz. Halkın demokratik iktidarı ile beraber Kürt milliyeti kendi geleceğini kendi hür iradesiyle tayin edecektir. S.1974. büyük tartışmalara neden olmuştur. Dönem 4..

5. Dönem 4. Bu. Sayısı 25.. Dönem 4. devleti ve milleti bölmek isteyenlerin affını içine alan bir affın gerçekleştirilmesini. Karma Komisyondan 141 ve 142. Doğu mitinglerini tertipleyen ve Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılan TĐP’in bölücülüğü ortaya çıkmaktadır. şu şekilde düzenlenmiştir: “Madde 5. Karma Komisyonun kanun teklifinde. 27.”333 331 MMTD..3. Proleteryanın devrimci ideolojisini kavramış bir Kürt olarak yine bilirim ki. Naklettiğim sözler.maddesinin 2. Kürtçülük suçunu kapsamına alan af teklifine karşı olduğunu ve bu affın bölücüleri de affetmek anlamına geleceğini söylemiştir: “(. Türkiye’nin Türk ve Kürt halkları hâkim sınıfların faşist diktatörlüğünü mutlaka yenecektir. Kürt halkının direncini kırmak mümkün olmayacak. kanun hükümleri dışında bırakılmıştır: A) Türk Ceza Kanunu’nun 141.ek. muhalefetin yoğun çalışmalarıyla. devlet yıkıcılarının.madde. Dönem 4. Sayısı 25’e 2.58-59 332 MMTD.9 (Karma Komisyonun Kabul Ettiği Metin) 141 . Diyoruz ki: Devletin bağımsızlığını. s.1974.1974. Kanaatimce bu hususları içine alan. Cilt 3.. bu kürsüden her milletvekilinin yapmış olduğu bir yemindir.”332 Sonunda.3. vatanın ve milletin bütünlüğünü koruyacağıma..maddesinin 1.maddeleri af kapsamı dışında bırakan bir af kanunu teklifi çıkartılmıştır. S. demokratik ve lâik Cumhuriyet ilkelerine bağlı kalacağıma ve halkın mutluluğu için çalışacağıma namusum üzerine söz veririm..fıkrasında yazılı suçlar. vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü bölmek ve devleti paramparça etmek gayelerini aramaya lüzum yok. buna bütün gücümüzle karşı çıkacağımızı huzurunuzda ifade eder. memleket parçalayıcılarının. Kürtçülük suçunu af kapsamı dışında bırakan 5. yani komünist ve anarşistlerin affını. s.maddesinin (B) bendinde yazılı fiiller ile Türk Ceza Kanunu’nun 414. 27. Bunlara yardımcı olmayacağımıza dair yemin etmişiz.) Çünkü bunların.363-364 333 MMTD. 149 ve Askerî Ceza Kanunu’nun 148. 142.1974.. hepinize saygılarımı sunarım. milletvekilliği yeminine uygun bulmadığımızı. Cilt 2.”331 Adalet Partisi Genel Başkanı Süleyman Demirel de konuşmasında. 14. ülke ve milletiyle parçalanamaz bütün teşkil eden Devletimizin temeline nasıl dinamit yerleştirildiğinin açık örnekleridir. s. milletin kayıtsız şartsız egemenliğine. 146.fıkrası ve 416. Bunun yöneticileri hakkında Sıkıyönetim Mahkemesinin verdiği kararın ne denli haklı bir davaya parmak bastığı meydana çıkmaktadır. Aşağıda yazılı bentlerde gösterilen suçlar. Cilt 2. S. halkının kendi kaderini Kürt işçi ve köylülerinin menfaatleri yönünden tayini için çalışırlar.

Halit Zarbun. Dönem 4. Karma Komisyonun Kürtçülük suçunu af kapsamı dışında bırakan 5. 13 Temmuz 1974 142 . 2 yıl önce TĐP’in kapatılmasına karar veren üyelerdir. 214 oya karşı 221 oyla kabul edilmiş ve teklif bu şekilde yasalaşmıştır. Ahmet Koçak (Üye). (Anayasa Mahkemesi Kararı). Akçayalıoğlu (Üye). Avni Givda. partinin önemli isimleri ise af kanununun bu şekilde kabul edilmesi nedeniyle CHP’nin koalisyon hükümetinden çekilebileceğini söylemişlerdir. Resmi Gazete. 2 Haziran 1974 337 Anayasa Mahkemesi’nin karar metni ve karara karşı çıkan üyelerin karşı oy yazıları için bkz. Genel Başkan Ecevit ile birlikte CHP’li 126 vekil imzalamıştır.335 Genel Başkan Bülent Ecevit. Şevket Müftigil (Üye). oy çokluğuyla kabul edilmiştir. 12 Temmuz 1974. 15 Mayıs 1974 336 Milliyet. Ecevit. devletin ulusal şahsiyetine karşı girişilen suçlardan çoğu af kapsamına alınmışken.5.maddeleri de af kapsamına dâhil etmiştir. Kani Vrana.1-13. Kararın yayımlandığı Resmi Gazete’nin normalden geç çıkması nedeniyle Ankara dışındaki şehirlerde tahliyeler ertesi gün başlayabilmiştir. Mahkeme. Şahap Arıç. CHP’nin koalisyon hükümetinden çekilmesine sıcak bakmamış. Kani Vrana (Üye). Ahmet Akar (Üye). Kanun metni için bkz. Halit Zarbun (Üye). 18 Mayıs 1974. muhalefetteki partilerin tüm vekilleri ve koalisyon ortağı Millî Selâmet Partisi’nin 20 milletvekilinin kabul oyu vermesiyle. Ahmet H. Lütfi Ömerbaş (Üye). 2 Temmuz 1974 tarihinde kararını vermiştir. Kararda imzası olan Anayasa Mahkemesi üyeleri şunlardır: Muhittin Taylan (Başkan). Muhittin Gürün. Đhsan Ecemiş.609. Şahap Arıç (Üye). s. verdiği kararla 141 ve 142. 6 üyenin karşı çıktığı karar. Boyacıoğlu (Üye). Cumhuriyet Halk Partisi. Cilt 3.337 Anayasa Mahkemesi’nin kararının yayımlanmasından hemen sonra Ankara’da tahliyeler başlamıştır. Resmi Gazete.14890 335 Milliyet. üstelik koalisyon ortağı MSP’nin 20 vekilinin de desteğiyle çıkması CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit’i rahatsız etmiştir. Nihat O. Dilekçeyi. no. Lütfi Ömerbaş ve Ahmet H. Şevket Müftigil.334 Af kanununun. Abdullah Üner (Üye). kendi teklifinden farklı olarak. no. CHP Parti Meclisi’ni olağanüstü toplantıya çağırmış. CHP’nin gerekçesi ise. Ahmet Salih Çebi (Üye). ancak af kanununun iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurmaya karar vermiştir.maddenin af dışında bırakılmasının Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olduğudur. 338 Tercüman. s. Đhsan Ecemiş (Üye). Kürtçülük suçunu kapsam dışında bırakacak şekilde. Boyacıoğlu. af kanununun iptali için 1 Haziran 1974 tarihinde Anayasa Mahkemesi’ne başvurmuştur.maddesi. Kürtçülük suçunu da kapsayan 141. Ahmet Akar.336 Cumhuriyet Halk Partisi’nin başvurusunu kabul eden Anayasa Mahkemesi. Avni Givda (Başkanvekili). Bu isimlerden Muhittin Taylan.1974. Yapılan oylama sonucunda.14943. Muhittin Gürün (Üye).madde ve 142.338 Đlk gün 334 MMTD. 14.

13 Temmuz 1974 340 Tercüman. Milliyet. Gece yarısı tahliye edilen Boran. Kürtçülük suçundan kapatılan Türkiye Đşçi Partisi’nin 15 yıl hapis cezası almış olan genel başkanı Behice Boran da vardır. kararı bir af olarak değil düzeltme olarak kabul ettiğini söylemiştir. Tahliye edilenler. çoğu Kürtçülük faaliyetlerinden yargılanmakta olan 99’u tutuklu 570 kişinin de aftan yararlandırılacakları belirtilmiştir. 49’lardan. 14 Temmuz 1974. TĐP üyesi.340 Ayrıca.339 Kürtçülük suçundan mahkûm edilmiş 28 siyasî hükümlü Diyarbakır Cezaevi’nden 14 Temmuz sabahı tahliye edilmişlerdir. 50 taksiden oluşan bir konvoyla Diyarbakır’ı gezerek gövde gösterisi yapmışlardır.tahliye edilenler arasında. “Diyarbakır’da Tahliye Edilenler 50 Taksi Đle Şehirde Tur Attı”. Devrimci Doğu Kültür Ocakları bünyesinde çeşitli faaliyetlerde bulunan Đsmail Beşikçi de aynı gün tahliye edilmiştir. 14 Temmuz 1974 143 . DDKO’larda eğitim faaliyetlerinden sorumlu Mehmet Emin Bozaslan: Silvan Devrimci Doğu Kültür Ocağı kurucularından Fikret Şahin: Ankara Devrimci Doğu Kültür Ocağı kurucularından Nusret Kılıçaslan: Ankara Devrimci Doğu Kültür Ocağı kurucularından Eyüp Sabri Çepik: Ankara Devrimci Doğu Kültür Ocağı kurucularından Mümtaz Kotan: Ankara Devrimci Doğu Kültür Ocağı kurucularından Zeki Kaya: Ankara Devrimci Doğu Kültür Ocağı kurucularından Đhsan Yavuztürk: Ankara Devrimci Doğu Kültür Ocağı kurucularından 339 Milliyet. 1974 Affı ile serbest kalan ya da yargılanmalarına son verilen önemli Kürtçüler arasında şu isimler yer almaktadır: Musa Anter Đleri Yurd Gazetesi yazarı.

Yümnü Budak: Ankara Devrimci Doğu Kültür Ocağı Yönetim
Kurulu Başkanı
Đbrahim Güçlü: Ankara Devrimci Doğu Kültür Ocağı
kurucularından
Nezir Şemikanlı: Ankara Devrimci Doğu Kültür Ocağı
kurucularından
Ali Beyköylü: Ankara Devrimci Doğu Kültür Ocağı
kurucularından
Đsa Geçit: Ankara Devrimci Doğu Kültür Ocağı üyesi
Ferit Uzun: Ankara Devrimci Doğu Kültür Ocağı
kurucularından
Hasan Acar: Ankara Devrimci Doğu Kültür Ocağı
kurucularından
Canip Yıldırım: 49’lardan, TĐP üyesi, DDKO’lar ile bağlantılı
Đhsan Aksoy: Ankara Devrimci Doğu Kültür Ocağı
kurucularından
Sait Elçi: 49’lardan, yasadışı Türkiye Kürdistan Demokrat
Partisi yöneticilerinden
Ali Yılmaz Balkaş: Đstanbul Devrimci Doğu Kültür Ocağı
kurucularından
Mahmut Kılıç: Đstanbul Devrimci Doğu Kültür Ocağı
kurucularından
Niyazi Dönmez: Đstanbul Devrimci Doğu Kültür Ocağı
kurucularından
Mehmet Tüysüz: Đstanbul Devrimci Doğu Kültür Ocağı
kurucularından
Sait Pektaş: Đstanbul Devrimci Doğu Kültür Ocağı
kurucularından
Cimşit Bilek: Đstanbul Devrimci Doğu Kültür Ocağı
kurucularından
Mahmut Fırat: Đstanbul Devrimci Doğu Kültür Ocağı
kurucularından
Đbrahim Halil Önen: Đstanbul Devrimci Doğu Kültür Ocağı üyelerinden
Ahmet Zeki Okçuoğlu: Đstanbul Devrimci Doğu Kültür Ocağı üyelerinden

144

Agah Uyanık: Đstanbul Devrimci Doğu Kültür Ocağı üyelerinden
Nizamettin Barış: Ankara Devrimci Doğu Kültür Ocağı
kurucularından
Ömer Bakkal: Đstanbul Devrimci Doğu Kültür Ocağı
kurucularından
Eyüp Alacabey: Đstanbul Devrimci Doğu Kültür Ocağı
kurucularından
Mehmet Demir: Ankara Devrimci Doğu Kültür Ocağı üyelerinden
Kemal Burkay: TĐP Tunceli Đl Başkanı, Tunceli Doğu Mitinginin
düzenleyicisi
Mehdi Zana: TĐP üyesi, Silvan Doğu Mitinginin
düzenleyicilerinden, Diyarbakır DDKO’larının
kurucularından
Ruşen Arslan: TĐP Muş Delegesi, DDKO üyesi, TĐP’in 4.Büyük
Kongresi’nde Kürtlerle ilgili alınan kararın metnini
kongre başkanlığına sunanlardan
Edip Karahan: Kürtçülük propagandası yaptığı için kapatılan
Dicle-Fırat Dergisi’nin sahibi, DDKO bağlantılı
Yusuf Ekinci: Diyarbakır DDKO kurucularından, Lice Doğu
Mitinginin düzenleyicilerinden
Tahsin Ekinci: TĐP Diyarbakır Đl Başkanı, DDKO bağlantılı
Naci Kutlay: 49’lardan, TĐP Ağrı Đl Başkanı, Diyarbakır DDKO
kurucularından
Tarık Ziya Ekinci: TĐP eski Diyarbakır Milletvekili, Diyarbakır
DDKO kurucularından
Nazım Sönmez: Diyarbakır DDKO kurucularından
Niyazi Tatlıcı: TĐP Silvan Đlçe yöneticisi, Silvan Doğu Mitinginin
düzenleyicilerinden
Vedat Erkaçmaz: Silvan Devrimci Doğu Kültür Ocağı
kurucularından
Yusuf Kılıçer: Silvan Devrimci Doğu Kültür Ocağı
kurucularından
Akif Işık: Silvan Devrimci Doğu Kültür Ocağı
kurucularından

145

Bahri Evliyaoğlu: Silvan Devrimci Doğu Kültür Ocağı
kurucularından
Fikri Müjdeci: Silvan Devrimci Doğu Kültür Ocağı
kurucularından
Mustafa Döşenekli: Üçüncü Doğu Mitinginin Komite Başkanı
Ömer Kan: Ergani Devrimci Doğu Kültür Ocağı
kurucularından
Mehmet Emin Tektaş: Ergani Devrimci Doğu Kültür Ocağı
kurucularından
Ubeydullah Aydın: Batman Devrimci Doğu Kültür Ocağı
kurucularından
Sabri Yıldız: Batman Devrimci Doğu Kültür Ocağı
kurucularından
Mehmet Yıldız: Batman Devrimci Doğu Kültür Ocağı
kurucularından
Mehmet Şirin Baltaş: Kozluk Devrimci Doğu Kültür Ocağı
kurucularından
Đrfan Bozgil: Kozluk Devrimci Doğu Kültür Ocağı
kurucularından

Abdülhamit Karakoç, Zülküf Bilgin, Faruk Araş, Zerruk Vakıfahmetoğlu,
Tayyar Alaca, Şeyhmus Aslan, Süleyman Atay, Fesih Şeşeoğulları, Süleyman Çelik,
Halil Ayçiçek, Abdurrahman Uçaman, Fikri Gürbüz Yıldızhan, Abdurrahman Dürre,
Feridun Yazgan, Mehmet Zeki Bozarslan, Abdurrahman Demir, Mehmet Sözer,
Mehmet Gemici, Ahmet Özdemir, Đbrahim Erbatur, Mehmet Sıdık Yıldız, Ahmet
Melik, Mehmet Nuri Sarmaşık, Kasım Kahraman, Ferah Kurtcebe Ozaner, Abdulselam
Basutcu, Ahmet Eren, Suat Yıldırım, Đbrahim Babaoğlu, Mehmet Emin Değer, Halil
Bülbül, Abdülkadir Özışıklar, Nadir Yektaş.341

5.2. 1974 Affı Sonrası Kurulan Kürtçü Örgütler
Kürtçülük faaliyetleri içerisinde önemli yere sahip ve örgütlenme yeteneği olan
bu kişiler, afla serbest kalır kalmaz faaliyetlerine yeniden başlamışlardır. Cezaevinden
çıkan bu kişiler, Türk solu içerisinde kendi Kürtçü amaçlarına ulaşamayacaklarını ve
341
Liste, Ahmet Özer, a.g.e, s.581-582’den alınmış, listede adı geçen kişilerin faaliyetleri ise çalışmanın ilgili
bölümlerinden derlenmiştir.

146

Türk solunun artık iyice ilerleyen Kürt milliyetçiliği taleplerine yanıt veremediğini
anlamışlardır. Sonuç olarak, eski faaliyetlerinden de daha ileri gitmişler, sınıf
mücadelesi temelindeki sosyalizm yerine Kürt milliyetçiliğini öncelik olarak
belirlemişler ve Türk solundan ayrı olarak kendi Kürt milliyetçisi örgütlerini
kurmuşlardır.

Bu Kürtçü örgütlerin çoğu bir süre sonra aşağıda incelenecek nedenlerle
silahlanarak şiddet eylemlerine başlamış ve böylece sol çizgide bulunan siyasî
Kürtçülükten, bölücü teröre geçiş süreci başlamıştır. “Kürdistan Đşçi Partisi” (PKK) da
bu terör örgütleri arasındadır. 1974 yılındaki genel aftan sonra kurulan Kürtçü örgütler
şunlardır:

5.2.1. “Türkiye Kürdistanı Sosyalist Partisi” (TKSP)
Aftan yararlanan Kemal Burkay ile bir grup TĐP ve DDKO üyesi tarafından
kurulmuştur. 1978 tarihinde kurulan bu yasadışı örgütün kurulma süreci, 1975 yılında
yine aftan yararlanan Kürtçüler tarafından yayımlanmaya başlanan ve yayımlandığı
yayınevinin adını taşıyan “Riya Azadi” (Özgürlük Yolu) adlı dergiyle başlamıştır.342

“Özgürlük Yolu” yayınları ayrıca, Đran’da görev yapmış Rus bir diplomat ve
bilim adamı Basile Nikitin’in, yine Rus bilim adamı N.J. Marr’a dayanarak Kürtlerin
M.Ö. 2000’li yıllarda Van Gölü ile Đran’ın Mahabad Bölgesi’ndeki Urumiye Gölü
arasında yaşadıkları kabul edilen Karduklar’dan geldiklerini öne sürdüğü “Kürtler” adlı
kitabının 1.cildini de yayımlamıştır. Nikitin’in bu kitabının ilk baskısı, Đran’da Sovyet
destekli Mahabad Kürt Otonom Yönetiminin kurulduğu 1940’lı yıllarda yapılmıştır.
Nikitin’in Đran’da görev yaptığı bölge ise, otonom Kürt yönetiminin kurulduğu Urumiye
Bölgesi’dir.343 Dergiyi çıkartan Kürtçüler, yasadışı faaliyetlerini yasal görüntü altında
yürütebilmek için, 1977 yılının Nisan ayında Devrimci Halk Kültür Dernekleri’ni
kurmuşlardır.

Devrimci Halk Kültür Dernekleri adı altında illegal faaliyetlerini hızlandıran
Kürtçüler, partileşme sürecini 1978 yılının Aralık ayında tamamlayarak yasadışı

342
Michael Gunter, “a.g.m.”, s.394; Gerard Chaliand, a.g.e., s.71
343
Nikitin ve kitabı ile ilgili bilgi için bkz. Muzaffer Özdağ, Millet Birliğimiz Vatan Bütünlüğümüz: Soydaş
Toplumlardan Kürtler, Kayseri: Erciyes Üniversitesi Yayınları, 1992, s.31

147

“Türkiye Kürdistanı Sosyalist Partisi” (TKSP)’ni kurmuşlardır. Örgütün genel
sekreterliği görevini Kemal Burkay üstlenmiştir.344

“Türkiye Kürdistanı Sosyalist Partisi”, Türkiye’deki Kürtçülük mücadelesini
Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde gerçekleştirmeyi, bölgede ilk olarak SSCB
modelinde “federe bir Kürdistan” kurmayı, eylem ve devrim hareketinin gerektirdiği
zaman ise Merksist-Leninist ideoloji doğrultusunda Irak, Suriye, Đran ve Türkiye’de
Kürtlerin yaşadıkları topraklarda bağımsız bir “Kürdistan devleti” kurmayı
amaçlamıştır.345

12 Eylül 1980 tarihindeki askerî müdahaleye kadar faaliyetlerini sürdüren
örgütün birçok üyesi darbeden sonra tutuklanmış ya da yurtdışına kaçmıştır. Partinin
başındaki Kemal Burkay da yurtdışına kaçmış ve daha sonra Đsveç’e yerleşmiştir.346

5.2.2. “Rızgari” (Kurtuluş) ve “Ala-Rızgari” (Kurtuluş Bayrağı)
Yasadışı “Türkiye Kürdistanı Sosyalist Partisi” gibi Rızgari adlı yasadışı Kürtçü
örgütün kuruluş süreci de bir dergiyle başlamıştır. Aralarında Avukat Mümtaz Kotan,
Orhan Kotan, Hatice Yaşar, Đkram Delen gibi isimlerin olduğu ve aftan yararlanan bir
grup eski DDKO üyesi, 1975 yılının başlarında Ankara’da “Komal” adlı bir yayınevi
347 348
kurmuşlar , bu yayınevinden “Rızgari” ve “Denge Komal” adlı dergileri
yayımlamaya başlamışlardır. Komal’ın kuruluş sermayesi ise 1974 yılında af ilân
edilmeden önce hapisten kaçırılması planlanan Kürtçüler için ayrılan paradan
sağlanmıştır. Đlk yöneticisi ise Orhan Kotan’dır. Komal Yayınevi, bu iki derginin
yanında Đsmail Beşikçi’nin dava ve savunmalarını kitaba çevirmiş ve yine Beşikçi’nin
Kürtlerle ilgili bazı kitaplarını yayımlamıştır.

Komal yayınevinin yayınları arasında ayrıca, Đran konusunda uzman bir Rus
diplomat olan Minorsky’nin, Kürtlerin Fars soyundan geldiklerini ve atalarının Ermeni
kavimleriyle ortak olduğunu, dolayısıyla Türklerden tamamen farklı bir medeniyet ve
geçmişe sahip bulunduklarını iddia ettiği “Kürtler” adlı kitabı da yer almaktadır. Kitabın
yaygın olan ikinci baskısının, Sovyetler Birliği’nin Đran’ı işgal edip burada Mahabad
Otonom Kürt Yönetimini kurduğu 1940’lı yıllarda yapıldığı ve Minorsky’nin de Basile
Nikitin gibi Đran’da Tahran ve Tebriz’deki Rus elçiliklerinde görev yapmış olan bir
344
Abdülhaluk Çay, a.g.e., s.363
345
Raşit Kısacık, Minareden Kandil’e PKK: Tarihi, Eylemleri, Stratejisi, Đstanbul: Ozan, 2012, s.18
346
Michael Gunter, “a.g.m.”, s.394
347
Raşit Kısacık, a.g.e., s.20
348
Gerard Chaliand, a.g.e., s.71

148

“Türkiye Kürdistanı Sosyalist Partisi” örneğinde olduğu gibi “Anti Sömürgeci Demokratik Kültür Derneği” adı altında yasal bir dernek kurmuşlardır.588 149 .e. derginin örgüte dönüşmesiyle sonuçlanmıştır. Rusların 1940’lardan başlayarak 1970’lere kadar bölge ülkelerinde yaşayan Kürtler üzerinde oynadıkları oyun açık bir şekilde özetlenmektedir.2. 12 Eylül 1980 Askerî Müdahalesinden sonra üyelerinin çoğunun tutuklanması nedeniyle etkilerini kaybetmişlerdir.g..3. sosyalist bir “Kürdistan”ı talep etmiştir. Rızgari Örgütü’nden 1978 yılının sonlarına doğru yaşanan kopmalar sonucu Ala-Rızgari ile birlikte bir de Tekoşin (Mücadele) adlı Kürtçü bir örgüt kurulmuş. yazı işleri müdürü ise Mehmet Uzun’dur. Dernek çevresinde legal görüntü altında illegal faaliyetlerini sürdüren örgütün amacı. a. Faaliyetlerini yasal görüntü altında sürdürmek isteyen Kürtçüler. bu örgüt de 1980 yılından sonra Türkiye’de faaliyet gösteremez duruma gelmiş ve üyeleri yurtdışına kaçmıştır. s. 5. 349 Minorsky ve kitabı hakkında değerlendirme için bkz. 1978 yılına kadar faaliyet gösteren örgütün üyeleri arasında. “Kürdistan”ın bir sömürge durumunda olduğunu savunmuş ve bağımsız. Kürdistan Ulusal Kurtuluşçuları (KUK) Parçalanmış olan yasadışı “Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi”nden ayrılan Mustafa Fisli ve yandaşları tarafından 1978 yılında kurulmuştur.32-33 350 Ahmet Özer. Muzaffer Özdağ.350 Zamanla Rızgari Dergisi’ne ilgi duyan bir kitlenin oluşması. s. Dergi.349 Komal tarafından yayımlanan Rızgari Dergisi’nin sahibi Hatice Yaşar. Irak’taki I-KDP- KYB arasındaki mücadelenin etkileri ve örgütlenme konusundaki görüş farkları dolayısıyla bölünme olmuş ve Rızgari’den ayrılan bir grup. Anti Sömürgeci Demokratik Kültür Derneği çevresinde “Ala-Rızgari” (Kurtuluş Bayrağı) adı altında ayrı bir örgüt kurmuştur. Kürtler ve Türkler. Yasadışı Rızgari Örgütü ve ondan ayrılanların 1978 yılının sonlarına doğru kurduğu yasadışı Ala-Rızgari Örgütü. Türkiye sınırları içerisinde bağımsız bir “Kürdistan”ın kurulmasıdır.diplomat olduğu dikkate alınırsa.

Sait Aydoğmuş. Zerruk Vakıfahmetoğlu. s. Devrimci Doğu Kültür Dernekleri’nden kopan ve liderliğini eski bir Đstanbul DDKO ve “Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi” üyesi olan Ahmet Zeki Okçuoğlu’nun yaptığı bir grup Kürtçünün 1976 yılının Şubat ayı başlarında kurduğu Kawa adlı yayınevi.2. a. “Kawa” “Rızgari” gibi “Kawa” Terör Örgütü’nün kurulma süreci de bir yayıneviyle başlamıştır. Örgütün amacı. “Kawa” Örgütü. Necmettin Büyükkaya. Cilt 7.. Millî Folklor. Türkiye.22-23 150 . “Denge Kawa” ve “Red Kawa” olarak ikiye bölünmüştür. a. kısa süre sonra yasadışı örgüte dönüşmüştür. “bağımsız bir Kürdistan” kurmaktır.354 Kawa. 1965 yılında kurulmuş ve etkisini kaybetmiş olan Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi çizgisinde. Efsanede Kawa adlı bir demirci Dahhak adlı zalim bir yöneticiyi yenmektedir.53. Đran. Her iki örgüt de 1980 351 Raşit Kısacık.351 5. 352 Zamanla yaşanan kopmalar ve bölünmelerle etkisini kaybetmiş ve dağılmıştır.g. 1975 yılında Ankara’da kurulmuştur.5. Gerçekte Pers olan Kawa’ya. s. a. s. sosyalist yapıda ve silahlı mücadele taraftarıdır.e. Nurettin Elhüseyni.e. bağımsız bir Kürt devleti kurmaktadır. Osman Aydın ve Şakir Elçi gibi Kürtçüler yer almaktadır. bu efsanede Kürt kimliği verilmiştir.. adını bir Đran efsanesinden almaktadır. Devrimci Doğu Kültür Ocakları ve Türkiye Đşçi Partisi çizgisinde. 5. s.g.595-596 353 Hayrettin Rayman. Kuzey Irak’taki Kürtçü yapılarla bağlantılı olan örgütün amacı.g.4. Kurucu ve üyeleri arasında Şakir Tural. Kawa’nın Dahhak’ı yendiği gün ise Nevrûz olarak kutlanmaktadır. Ömer Çetin.. Bahar 2002. görüş ayrılıkları nedeniyle 1979 yılı ortalarında üyelerinden Ferit Uzun ve Nurettin Elhüseyni tarafından “Denge Kawa” adlı ayrı bir örgütün kurulmasıyla.e.21 352 Ahmet Özer. “Nuvrûz ve Türk Kültüründe Renkler”. 1977 yılında Diyarbakır’da genel merkezi açılmıştır. 353 Örgütün diğer kurucuları arasında Mahmut Fırat. 12 Mart döneminde kapatılan Devrimci Doğu Kültür Ocakları’nın devamı olarak.11 354 Raşit Kısacık. Irak ve Suriye topraklarını bölerek Kürtlerin yaşadıkları toprakları içerisine alan bölgede Marksist-Leninist ideoloji doğrultusunda. no. Devrimci Doğu Kültür Dernekleri (DDKD) Devrimci Doğu Kültür Dernekleri. Yalçın Çakıcı ve Apoculardan Alişir Gözgöz yer almaktadır. Örgüt.2.

g.g.19 357 Uğur Mumcu. Doğu 355 Altan Tan. daha sonra PKK tarafından öldürülmüştür. 1966 yılında Ankara’da Tapu Kadastro Meslek Lisesi’nde yatılı olarak öğrenime başlamıştır.355 5. Đlkokulu Urfa’da okuyan Öcalan. Urfa’nın en fakir köylerinden biridir. s..3. Dr. 1947 yılında Urfa’nın Halfeti Đlçesi’nde doğmuştur.. Đran. s. a.e. Đslami esaslara dayalı. Türkiye’de Malatya merkez olmak üzere Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerinde faaliyet göstermiştir. Genel Başkanı Prof.e. Örgüt.357 Doğduğu köy olan Ömerli Köyü.357 356 Raşit Kısacık..e. PKK Terör Örgütünün kurucusu Abdullah Öcalan. bağımsız bir “Kürt Đslam Devleti” kurmak amacıyla 11 Aralık 1979 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri’nde kurulmuştur.356 5.358 Türkiye Đşçi Partisi’nin faaliyetleri. Ayrıca Đstanbul ve Ankara’da da faaliyetlerde bulunmuştur. a. Uğur Mumcu. PKK Terör Örgütü’nün Kuruluş Süreci Dünyanın en kanlı terör örgütlerinden biri olan PKK.2. ortaokulu okumak için Nizip’e gitmiş ve ortaokulu burada bitirmiştir.e. önemli kişilere yapılacak suikast eylemleriyle ülkeyi kargaşa ortamına sokup.5 358 a.g.5-6 151 . Irak ve Türkiye topraklarında Đslam’ı yaymak ve yaşatmak için her türlü eylemin meşru olduğu düşüncesiyle. s. Meslek lisesi öğrenimini 1968 yılında tamamlayan Öcalan.g. Kürtlerin yaşadığı Suriye. s. a. “Kürdistan Đslâm Partisi” “Kürdistan Đslâm Partisi.6.. Ortaokuldan sonra meslek öğrenimini tercih eden Öcalan. meydana gelecek kaostan yararlanarak silahlı halk ayaklanmalarıyla bir “Kürt Đslam Devleti” kurmayı hedeflemiştir. Diyarbakır’da bir buçuk yıl kadar çalıştıktan sonra. Muhammed Salih Mustafa’dır.yılından sonra etkisini kaybetmiştir. kadastro memuru olarak Diyarbakır Tapulama Müdürlüğü’ne atanmıştır. Öcalan’ın doğum yılını 1949 olarak vermiştir. 1970 yılının Kasım ayında buradan ayrılarak Đstanbul Bakırköy Tapulama Müdürlüğü’ne tayin olmuş ve 1971 yılında Đstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde yüksek öğrenime başlamıştır. Đstanbul Devrimci Doğu Kültür Ocağı üyesi üniversite öğrencisi Abdullah Öcalan ve bir grup Kürtçü arkadaşı tarafından kurulmuştur. Denge Kawa Örgütü’nin kurucularından Ferit Uzun da.

Öcalan. Kamboçya gibi ülkelerdeki silahlı çatışmalarda uygulanan yöntemlerden etkilenmiştir. PKK Terör Örgütü “gerilla taktikleri. 1973 yılının ortalarına doğru Ankara Çubuk Barajı’nda yapılan bir toplantıda bir grup arkadaşına açmıştır. Sıkıyönetim Mahkemesi tarafından verilen cezayla Mamak 2 No’lu Askeri Cezaevi’nde 7 ay hapis yatan Öcalan. Bu duruma karşı ürettiği “çözüm” ise gerilla yöntemleri ile bir ayaklanma başlatmaktır.Mitingleri ve DDKO’lardan etkilenerek Ankara’daki lise yıllarından itibaren Kürtçülük akımına yakınlaşmaya başlayan Öcalan. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun haberleşmesi ve ulaşımı zor. Örgüt.. Ankara Üniversitesi SBF Yönetim Kurulu’nun bu kararı sayesinde 1977 yılına kadar askerliğini erteletebilmiş ve terör örgütünü kurup büyütebilmek için zaman ve imkân kazanmıştır. köylü ayaklanması” ve Mao’nun “uzun süreli halk savaşı” olarak tanımladığı bir “kır terörü” ya da “kırsal terör” yöntemiyle eylemler gerçekleştirecektir. NATO üssünde görevli 3 yabancı teknisyeni kaçıran Mahir Çayan ve beraberindeki eylemcilerin Tokat’ın Kızıldere (Ataköy) adlı bölgesinde çıkan çatışmada öldürülmelerini359 protesto etmek amacıyla “şafak bildirisi” adı verilen afişi asarken 7 Nisan 1972 günü gözaltına alınmış ve 27 Nisan 1972 günü tutuklanmıştır. Öcalan’ın Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Yönetim Kurulu tarafından fakülteyle ilişiği kesilmemiştir. Hakkında mahkûmiyet kararı verilmiş olmasına karşın. a. 1970 yılında Đstanbul Devrimci Doğu Kültür Ocakları’na üye olmuştur. 152 . kapatılan Dev-Genç’in son genel başkanı Ertuğrul Kürkçü’dür.360 Cezaevinden çıktıktan sonra üniversiteye dönen ve kısa bir süre siyasi eylemlere karışmayan Öcalan’ın. kısa sürede silahlı ve bölücü bir terör örgütüne dönüşecektir. bu dönemde öne sürmeye başladığı fikir “Kürdistanın Türkiye’nin sömürgesi olduğu” dur. Bursu da 1974 yılının Kasım ayına kadar kesintisiz olarak devam etmiştir.g. Bu sayede askerliğini erteletebilmiş ve burs almaya da devam edebilmiştir. o dönemde solcu şiddet grupları arasında çok popüler olan ve Vietnam. s.12-13. burada 12 Mart Muhtırasından sonra cezaevine giren önemli Kürtçülerle tanışma fırsatı bulmuştur. köy baskınları yapacak ve bölge halkına “sizi kimse kurtaramaz. Ankara Üniversitesi’nde öğrenci olduğu dönemde. Bunun bir sonucu olarak. “halk savaşında” zorla “halkın desteğini” kazanmak için bölgede yaşayan insanlar üzerinde de terör uygulayacak.e. bizden başkasını adres ve ya otorite 359 Kızıldere’deki çatışmadan sağ kurtulan tek kişi. saklanacak ve yığınak yapacak alan bulmanın ise kolay olduğu dağlık ve kırsal fiziksel özelliklerini kullanacak olan örgüt. 1971 yılında ise Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne Maliye Bakanlığı bursu ile geçiş yapmıştır. Öcalan. 360 Uğur Mumcu. bu fikrini ilk kez. Öcalan.

Böylece. no. PKK: Tarihi. Đdeolojisi ve Yöntemi. s.34 363 Đsmet Đmset. Örgüt. PKK Terör Örgütünün kurulduğu toplantılar olarak da kabul edilir. kamp bulmak ya da teröristlerini eğitmek gibi konularda hiç zorluk çekmeyecektir. Ankara Demokratik Yüksek Öğrenim Derneği’nin kapatılmasından sonra faaliyetlerine herhangi bir derneğe üye olmadan devam etmiştir. Öcalan. Kürtler Türklerden farklı bir halk olduğunu ve Türk Devleti’nce siyasal.77 362 Ali Nihat Özcan. a. Örgütün yönetici kadrolarında yer alan teröristlerden Şahin Dönmez. Cilt 2. Diğer üyelerle girdiği tartışmalar nedeniyle Devrimci Doğu Kültür Ocakları’ndan ihraç edilen ve Ankara Üniversitesi bünyesinde solcu bir oluşum olan Ankara Demokratik Yüksek Öğrenim Derneği’ne (ADYÖD) üye olan Öcalan.361 Türkiye ile bölgesel rekabet içerisinde olan ve sınıraşan sular gibi nedenlerle sorunlar yaşayan ya da Soğuk Savaş çerçevesinde farklı kutuplarda bulunan ülkelerin destekleriyle silah ve patlayıcı temin etmek. 1. Kürtçülük faaliyetlerine başladığı yıllarda tüm önemli Kürtçülerin cezaevinde oluşu ve Tunceli Kültür ve Yardımlaşma Derneği gibi yasal Kürtçü kuruluşlarla olan yakınlığı Öcalan’ın işini 362 kolaylaştırmıştır. bu toplantılardan sonra “Apocular” olarak anılmaya başlanmıştır. s.g. “PKK Terör Örgütü: Tarihsel Süreç ve 28 Mart Diyarbakır Olayları Analizi”. Tunceli Kültür ve Yardımlaşma Derneği’nin yönetim kurulunda görevlidir ve dernekte Kürtçülük seminerleri düzenlemektedir. 1975 yılında örgütleşme çalışmalarına başlamıştır. ekonomik. 1970’li yıllardan itibaren PKK ile silahlı. Uluslararası Hukuk ve Politika Dergisi. s. Bu doğrultuda 1975 yılının Ekim ayında ve 1976 yılının Ocak ayında Ankara Dikmen’de gerçekleştirilen toplantılarda örgütlenme ve görev dağılımı gibi konular tartışılmış ve bazı kararlar alınmıştır.8. kültürel yönlerden sömürüldüklerini.olarak düşünmeyi aklınızdan bile geçirmeyin” mesajı vererek sindirmeye çalışacaktır. Apocular. Ankara: Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi (ASAM). Türkiye’de 1960’lı yıllarda genellikle Marksist-Leninist sol çizgide bulunan siyasî Kürtçü hareket.. bölücü bir terörist harekete dönüşecektir. 2007.32 153 . bu oluşumu kullanarak yandaş sayısını arttırmayı hedeflemiştir. 361 Đhsan Bal. Kendisine katılan elemanların yeterli sayıya ulaştığını düşünen Öcalan. 1999. Öcalan’ın faydalandığı diğer bir dernek ise Ankara’da bulunan “Tuzluçayır Güzelleştirme Derneği”dir. ayrılıkçı.e. 363 Bazı kaynaklarda “Dikmen toplantıları” olarak anılan bu toplantılar.

Kars.119 366 Emin Demirel. Antep. Örgütün faaliyet göstermek için çeşitli illere eleman göndermesi. Tunceli. Diğer örgütlerle girilen bu mücadelenin ilk önemli sonucu.366 Yaklaşık bir yıl süren faaliyetlerden sonra bölgeden dönen örgüt üyelerinin katılımıyla 1977 yılının başında Ankara Mimarlar ve Mühendisler Odası’nda yeni bir toplantı düzenlenmiştir. siyasal faaliyetlerin yoğunlaştırılması ve Muş. s. Siyasi Yapılanmalar ve Terör Grupları. Antep ise şehirde sanayinin gelişmesiyle son yıllarda yoğun göç almış olması açısından önemlidir. Siyasi Yapılanmalar ve Terör Grupları. Ağrı. bu illerde faaliyet gösteren diğer Kürtçü ve solcu şiddet gruplarıyla mücadeleye ve çatışmalara girmesine neden olmuştur. Diyarbakır ve Urfa’ya örgüt elemanlarının gönderilmesi kararlaştırılmıştır. Malatya. Urfa ve Antep dikkat çekicidir. birleşik bir sözde sosyalist Kürdistan kurmak olduğunu. s. Elazığ ve Gaziantep’i kapsayan bir gezi gerçekleştirmiştir. s. Elazığ. 2011. Hedeflerine ulaşmak için Doğu ve Güneydoğu Anadolu’ya gidip yöre halkına propaganda yaparak düşüncelerine inandırıp sözde ulusal bir mücadele başlatmaları gerektiğini” iddia etmektedirler. Öcalan. Ağrı. örgüt içerisinde önemli bir konuma sahip olan Haki Karer’in Gaziantep’te 18 Mayıs 1977 günü “Sterka Sor” (Kızıl Yıldız) adlı başka bir Kürtçü terör örgütü tarafından 364 Emin Demirel. Geçmişten Günümüze PKK ve Ayaklanmalar.bsk). Maraş. Adalet Partisi ve Cumhuriyet Halk Partisi’ni destekleyen “devlete yakın” aşiretlerle Kürt asıllı yoksul köylüler arasında sorunlar olması açısından. Toplantıda. 2005. 3.364 Toplantıda. Amaçlarının bu parçaları birleştirerek bağımsız. Đstanbul: IQ. Öcalan’ın bölgede örgütün faaliyet gösterdiği illere bir gezi düzenlemesine karar verilmiştir. Abdullah Öcalan ise Ankara kalacaktır. (9. Đstanbul: Renk. Urfa.422-423 154 . 2. 4. Diyarbakır. 1977 yılının Nisan ayında Kars.422 365 Emin Demirel.365 Örgütün ilk faaliyet alanı olarak seçtiği illerden olan Diyarbakır. Tunceli. Diyarbakır. Sözde Kürdistan dedikleri bölgenin Kürt bölgesi olduğunu ve en büyük parçanın da sözde Kuzey Kürdistan dedikleri Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi olduğunu. geçmişte birçok isyanda merkez konumunda bulunması açısından.

Aşiretin reisi ve aynı zamanda Adalet Partisi’nden Hilvan Belediye Başkanı olan Veysi Bayık. 9 Ağustos 1980 370 Ali Nihat Özcan. Bu toplantıda örgütten partiye geçiş kabul 367 Karer’in Türk kökenli olması ve örgütün yönetimi konusunda Öcalan’a rakip konumda bulunması nedeniyle öldürülmesi emrinin Öcalan tarafından verildiği iddiaları da vardır. 2 Aralık 1978 günü.g. Apocuların bölgedeki aşiretlerle girdiği ilk önemli çatışma. Bu aşiretle girdiği mücadelede bazı elemanlarını kaybeden örgüt. Parçalanan bu Kürtçü örgütlerdeki deneyimli elemanların katılımlarıyla güçlenen Apocular. 1978 yılının ilk aylarından itibaren bölgedeki aşiretlerle de çatışmaya başlamıştır. bundan sonra daha iyi çalışacağını” açıklayarak örgütle işbirliği yapmak zorunda kalmıştır. belediye hoparlöründen “şimdiye kadar hatalı yolda olduğunu. Bu karardan sonra. 1999..367 PKK ile diğer Kürtçü ve solcu terör grupları arasındaki bu güç mücadelesi. a. 1977 yılının sonlarında Diyarbakır’da yapılan toplantıda örgütün diğer önemli elemanlarıyla partileşme konusunu görüşmüş ve bu toplantıda bir “kongre” düzenlenmesi kararı alınmıştır.370 Diyarbakır’da yapılan toplantı doğrultusunda 26 Kasım 1978 gecesi Diyarbakır Lice’ye bağlı Ziyaret (Fis) Köyü’nde. Molla Mustafa Barzani’nin Irak Devleti tarafından yenilgiye uğratılmasından sonra büyük bunalım yaşayan Kürtçü örgütler kısa sürede parçalanmış ya da etkisizleşmişlerdir. düzenleyenlerin “birinci kongre” olarak adlandırdıkları bir toplantı düzenlenmiştir. s. 16 yaşındaki yeğeni Mustafa Hakkı Bayık ve 14 yaşındaki yakını 368 Nihat Bayar’ın otomatik silahlarla taranarak öldürülmesi üzerine başkanlık görevinden ayrılmak ve Urfa’yı terk etmek zorunda kalmıştır.39 155 . başka örgütlere katılanlar ya da örgütü terk edenler ajan ve hain ilân edilerek ölümle cezalandırılmışlardır.e. Urfa Hilvan’da devlete yakın olarak bilinen ve muhafazakâr çizgideki Süleymanlar Aşireti’yle olmuştur. Ankara: Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi (ASAM). Kendisine de silahlı saldırı düzenlenen Kemal Öcalan. Örgütle sorun yaşayan bir başka belediye başkanı olan Ceylanpınar Belediye Başkanı Kemal Öcalan’ın ise önce şoförü daha sonra da halası öldürülmüştür. Süleymanlar Aşireti’nin bazı mensuplarını da öldürmüştür. örgütten kopmaların engellenmesi amacıyla.öldürülmesi olmuştur. 368 Milliyet.369 Öcalan. bölgeyi kısa sürede terör ortamına sürükleyecektir. 3 Aralık 1978 369 Milliyet.

e.371 Aynı toplantıda. örgütün gizli birçok ilişkisini ve militanını deşifre etmiştir. Gaziantep ve Bingöl-Kars-Ağrı-Tunceli’yi kapsayan bölgelerden sorumlu “bölge hazırlık komiteleri” kurulmuş ve bir de eylem planı hazırlanmıştır. Adı artık PKK olan ama halen Apocular olarak bilinen örgüt. Emniyet ve istihbarat birimlerinin operasyonları sonucu birçok örgüt elemanı gözaltına alınmıştır. Eylem planına göre.269-270 374 Emin Demirel. bölgeden seçilmiş belediye başkanları. 371 Emin Demirel. Abdullah Öcalan. s. buradan Türkiye’deki örgüt üyelerine “etkili bir eylemle PKK’nın kuruluş bildirilerinin dağıtılması talimatını” vermiştir.g. milletvekilleri ve bölgedeki aşiret reisleriyle mücadele edilecek ve güvenlik kuvvetlerine karşı eylemler düzenlenecektir. 2000.. yeni kurulan partinin “genel sekreterliğine” Abdullah Öcalan getirilmiştir. Siyasi Yapılanmalar ve Terör Grupları. Đstanbul: Burak.372 Toplantıda ayrıca Şanlıurfa-Adıyaman-Diyarbakır-Elazığ. s. Đskenderun-Halfeti- Birecik.edilmiş ve bu yasadışı partinin adının PKK olması kararlaştırılmıştır. bölgedeki önemli kişiler korkutularak işbirliği yapmaları sağlanacak. Siyasi Yapılanmalar ve Terör Grupları. kurulma aşamasında olan PKK Terör Örgütü’nü oldukça sıkıntıya sokmuştur. oradan da Lübnan’a kaçmıştır.42 373 Atilla Şehirli.426 156 . a.423 372 Ali Nihat Özcan. Özellikle örgütün kurucu üyelerinden Şahin Dönmez’in yakalandıktan sonra yaptığı itiraflar. O güne kadar terör örgütü hakkında çok az şey bilen güvenlik güçleri. Öcalan. istihbarat birimlerinin dikkatini çekmiş ve Diyarbakır’da yapılan son toplantıdan yaklaşık 6 ay sonra. 1979 yılının Mayıs ayında. Gözaltına alınan örgüt üyelerinden yönetici kadrolarda bulunanların itirafları ile örgüt büyük ölçüde ortaya çıkartılmıştır. 26 Kasım 1978 günü Diyarbakır’da yapılan toplantıda kararlaştırılan plan ve “etkili bir eylemle PKK’nın kuruluş bildirilerinin dağıtılması talimatı” çerçevesindeki eylemini. s.374 Bunun üzerinde Temmuz ayında yeni bir toplantı düzenlenmiş ve toplantıda Abdullah Öcalan’ın yakalanma riskine karşı yurtdışına kaçmasına karar verilmiştir. terör örgütüyle ilgili birçok dokümanı ele geçirerek örgüt hakkında önemli bilgilere sahip olmuş. toplantıdan birkaç gün sonra Urfa üzerinden sınırı geçerek Suriye’ye.373 Örgütün sık sık yaptığı toplantılar ve artan faaliyetleri. Türkiye’de Bölücü Terör Hareketleri. s. eskiden beri Adalet Partisi’ne destek veren ve bölgenin en büyük aşiretlerinden birisi olan Bucak Aşireti’ne karşı gerçekleştirmiştir.

Suriye. bu sayede iktidarda kalabilmiştir. oradan da Abdullah Öcalan’ın da bulunduğu Lübnan’a kaçmışlardır. PKK ile Suriye Devleti arasındaki ilişkiler son derece planlı ve somut hedeflere dayanan bir ilişkidir. Örgütün Suriye’de Geçirdiği Dönem (1979-1982) PKK’nın bu eyleminden sonra Bucak Aşireti ile PKK arasında büyük çatışmalar yaşanmış. 2 saat süren saldırıda Mehmet Celal Bucak ve 6 kişi ağır yaralanmış.1. Marksist-Leninist çizgideki terör örgütlerine açarak Soğuk Savaş’ın en etkili araçlarından olan uluslar arası teröre ev sahipliği yapmış. Filistin Kurtuluş Örgütü’ne ait kamplarda eğitilmişlerdir. Soğuk Savaş’ta Sosyalist Blok içerisinde yer alan Suriye. 200’den fazla PKK’lı terörist önce Suriye’ye. Bu hizmetlerine karşılık olarak ise sosyalist ülkelerden silah ve para desteği almıştır. 1 Ağustos 1980 157 . ölü ve yaralı sayısının artmasını engellemiştir. Saat 21. 375 Milliyet. Teröristler tarafından odaya atılan el bombasının patlamaması. işgal altında bulundurduğu Lübnan topraklarını Sovyetler Birliği’ne yakın.30 sıralarında. Teröristler Lübnan’da. Bu dönemde. Duru Avcı’nın 8 yaşındaki torunu Đsmail Arıkan ile aileden bir kişi daha hayatını kaybetmiştir. Urfa Valisi Erol Tuncer. Bucak Aşireti’nin reisi ve Adalet Partisi Urfa Milletvekili olan Mehmet Celal Bucak. çatışmada öldürülen teröristlerden birinin Hilvan’ın Karacurun Köyü’nde ilkokul öğretmenliği yapan ve daha önce de Suruç’ta bir polis memurunun öldürülmesi olayında katil zanlısı olarak yakalanıp serbest bırakılan Salih Kangal isimli şahıs olduğunu açıklamıştır. Bekaa Vadisi’nde.3. 375 Terör örgütü PKK’nın kuruluş bildirisi. böylece Sosyalist Blok içerisinde kendisine verilen görevi yerine getirmiştir. bu dönemde PKK’nın varlığı açısından kilit bir rol üstlenmiştir. Devlet Başkanı Hafız Esad ve ekibi. iftar için CHP’li Hilvan eski Belediye Başkanı ve kayınpederi Duru Avcı’nın Hilvan Đlçesi Kırbaşı Köyü’ndeki evine gitmiştir. 30 Temmuz 1979 akşamı. ziyaretin gerçekleştiği eve PKK’lı teröristler tarafından otomatik silahlı ve el bombalı saldırı düzenlenmiştir. Aynı zamanda güvenlik güçlerinin de operasyonlarını arttırması ile birlikte örgütte büyük sıkıntı yaşanmış ve başta yönetici kadrolar olmak üzere teröristlerin yurtdışına kaçırılmasına karar verilmiştir. yüzlerce kişi hayatını kaybetmiş ve Mehmet Celal Bucak 60 korumayla Meclis’e gidip gelmiştir. saldırının yapıldığı bölgeye bırakılmış ve böylece örgütün kuruluşu “etkili bir eylemle” duyurulmuştur. 5.

Mardin’in Derik Đlçesi’nin Şikestun Köyü’nde 28 Mart 1980 günü bir yüzbaşı. Haseki ve Halep’te çiftlik ve evler tahsis ederek barınma ve eğitim imkanları sunmuştur. Birecik. s. Đki terör örgütü arasındaki bu yakınlaşmasının sonucu işbirliği olmuş ve PKK ile ASALA arasında 1980 yılının Ocak ve Nisan aylarında.376 Sözde “Ermeni Soykırımı”nın yıldönümü olan 24 Nisan’ın da içinde olduğu 1-28 Nisan 1980 tarihi. Şanlıurfa. Suriye ve Lübnan’daki kamplarda diğer uluslararası terör örgütleriyle temas etme imkânı da bulmuştur. kendi topraklarındaki kamplara ulaşımlarına kadar örgüte her türlü kolaylığı ve desteği sağlayan Suriye. PKK’nın Lübnan’da ASALA’dan sağladığı çıkar ise teröristlerinin ASALA tarafından gelişmiş patlayıcılar konusunda eğitilmeleri olmuştur. Suriye. 1998. Ayrıca. Halfeti. Đki örgüt tarafından 7 Nisan 1980 günü Lübnan’ın Sayda Kenti’nde yapılan ortak basın açıklamasında. PKK’nın Türkiye’de gerçekleştirdiği terör eylemlerine de katılmışlardır. Türkiye’ye karşı terör faaliyetleri içerisinde bulunan Ermeni ASALA (Armenian Secret Army for Liberation of Armenia) Örgütü’dür. eylem birliğinin ilân edildiği iki basın açıklaması yapılmıştır. Aynı 376 Milliyet. PKK’lı teröristlerin sınırdan Türkiye’ye sızmalarından. ASALA’dan bazı teröristler. Siverek. PKK Terör Örgütü. Ayrıca. “iki örgütün bundan böyle birlikte çalışacakları ve bağımsız Kürdistan ile Ermenistan’ı kurmak için mücadele edecekleri” açıklanmıştır. Aynı açıklamada. Türkiye’yle su kaynaklarının denetimi ve bölgesel rekabet alanlarında yaşadığı sorunlarda kullanmıştır. Yedekteki Taşeron: ASALA. Sosyalist Blok içerisindeki konumunun yanında. Türkiye’ye karşı eylemlerde bulunan terör örgütü PKK’yı destekleyerek.377 Suriye ve Lübnan’da ateşli silâh ve patlayıcılar konusunda eğitilen PKK’lı teröristler. Ankara: Ümit. bir astsubay ve bir erin şehit edilmesi ile sonuçlanan terör saldırısını da PKK üstlenmiştir. 1980 yılının ortalarına doğru Türkiye’ye sızmaya başlamışlardır. topraklarını açtığı ve destek sağladığı PKK’yı. Hilvan. Bu örgütlerden biri de. Suriyeli Kürtleri örgüte angaje etmek için yoğun çaba harcamışlardır. Gaziantep ve Ceylanpınar’da 30’dan fazla eylem gerçekleştirilmiştir. teröristlere Başkent Şam. 8 Mayıs 1980 377 Ercan Çitlioğlu. Suruç. PKK tarafından “kızıl hafta” ilân edilmiş ve bu günlerde örgüt tarafından Viranşehir. Türkiye’yi bu konularda taviz vermeye zorlamayı amaçlamıştır. Suriye istihbaratı da.103-110 158 . PKK.

Müdahalenin ardından yurtdışına kaçamayan 500’e yakın PKK’lı terörist yakalanarak Diyarbakır Sıkıyönetim Mahkemesi’nde yargılanmışlar ve çeşitli cezalara çarptırılmışlardır. cezaevi şartlarının yetersiz olduğu ve bu durumun devlete tepkiye neden olarak 12 Eylül 1980 sonrası örgüte katılımları arttırdığı yönünde iddialar mevcuttur. örgütün Avrupa ülkeleri ile olan ilişkileri de gelişmiştir. burada Filistin Halk Kurtuluş Cephesi ve Filistin Demokratik Halk Cephesi tarafından eğitilmişlerdir. güvenlik güçlerine örgütün yapısı ve faaliyetleri hakkında yeni veriler sağlamıştır. kalanların da yurtdışına kaçmak zorunda kalmasına neden olmuştur. Yakalanan teröristlerden elde edilen bilgiler. propaganda yapmaya başladığı ve eylem hazırlığı içinde bulunduğu dönemde gerçekleşen 12 Eylül 1980 Askeri Müdahalesi ve sonrasında uygulanan sıkıyönetim. örgüt elemanlarının askerî hazırlıklar yapması. Örgütün ortaya çıkan bu yeni ortamda nasıl davranacağını kararlaştırmak amacıyla. Çeşitli örgüt elemanları örgüte destek sağlamak amacıyla Avrupa’ya 378 Diyarbakır Cezaevi ile ilgili iddialara bazı örnekler için bkz. 60 kadar teröristin katıldığı bir toplantı düzenlenmiştir. “Birinci konferans” olarak da anılan bu toplantıda. Daha sonra Lübnan’a aktarılan PKK’lı teröristler. s. örgütün birçok teröristinin yakalanmasına. Aynı dönemde. 15-26 Temmuz 1981 tarihinde Lübnan’daki Helvi Kampı’nda.237-245 159 . “Birinci konferansın” ardından örgüt içerisinde siyasî ve askerî eğitim çalışmaları yeniden şekillendirilmiş. Diyarbakır Cezaevi’nde mahkumlara kötü muamele edildiği. PKK’nın 1980 yılının ortalarından itibaren Türkiye’ye sızmaya.dönemlerde ayrıca örgütün propagandasının yapılması amacıyla “PKK Bülteni” adlı broşürler hazırlanarak bölge halkına dağıtılmıştır. bu yeni eğitim çalışmalarının teröristler tarafından benimsenmesi için çeşitli kitap ve broşürler hazırlanarak teröristlere dağıtılmıştır. Minareden Kandil’e PKK. yakalanmadan Suriye’ye geçmişler ve askeri idare süresince Türkiye dışında kalmışlardır. siyasî ve askerî eğitim çalışmalarının başlatılması ve yeniden örgütlenme kararları alınmıştır. Lübnan’da bulunduğu bu dönemde. Raşit Kısacık.378 Askeri müdahalenin gerçekleşmesinden kısa süre önce eylemlerine son vermeleri ve Suriye’ye geçmeleri konusunda talimat alan 200’den fazla PKK’lı terörist.

42 380 Emin Demirel. 14 Temmuz 1982 tarihinde ise PKK’lı Kemal Pir.2. I- 379 Ümit Özdağ. 21 Mart 1982 tarihinde PKK’lı Mazlum Doğan kendini cezaevi hücresinde asmış. Hayri Durmuş. Türkiye. kısa süre içerisinde I- KDP ile mücadele edebilecek güce ulaşmışlardır. 379 PKK.380 Đlk PKK gruplarının Kuzey Irak’a nakilleri “ikinci kongre” ile aynı günlerde. her kesimin dikkatini cezaevleri ve örgütün üzerine çeken bu eylemlerle propagandasını yaparak Türkiye içerisinde başlatmayı planladığı eylemler için taraftar toplamayı amaçlamıştır. Örgütün Kuzey Irak’a Taşınması 1982 yılının ortalarında Lübnan’ın Đsrail tarafından işgal edilmesi nedeniyle. Bu nedenle. örgütün barınacak başka bir bölgeye taşınması gerekmiştir. Lübnan’da bulunan PKK’lı teröristlerin Kuzey Irak’a taşınmaya hazırlandığı günlerde. 20-25 Ağustos 1982 tarihinde Suriye’de gerçekleştirilen bu toplantıda PKK’lı teröristlerin Lübnan’dan Kuzey Irak’a nakledilmelerine karar verilmiş ve bu taşınma işleminin nasıl yapılacağı tartışılmıştır. Türkiye’deki cezaevlerindeki PKK’lı mahkûmlar da bir dizi eylemde bulunmuşlardır.427 160 . Akif Yılmaz başladıkları ölüm orucu sonucu ölmüşlerdir. Suriye Devlet Başkanı Hafız Esad’ın kişisel girişimleriyle PKK’nın Kuzey Irak’a yerleşmesi için I-KDP ile anlaşma sağlanmıştır. 1999. Toplantıda ayrıca. Ankara: Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi (ASAM).gönderilmiş. genellikle Tahran üzerinden gerçekleşmiştir. 18 Mayıs 1982 tarihinde PKK’lı Ferhat Kurtay. Ali Çiçek ve M. Avrupa’daki PKK faaliyetlerinin arttırılması ve teröristlerin eğitimlerinin bir yıl içerisinde tamamlanarak Türkiye’ye sızmaları ve terör faaliyetlerine başlamaları kararlaştırılmıştır.3. 5. Mamut Zengin ve Necmi Önen kendilerini yakmışlar. buradan kara yolu ile Kuzey Irak’a geçirilmişlerdir. teröristlerini Kuzey Irak’a taşımaya hazırlandığı bu günlerde “ikinci kongre” adını verdiği toplantıyı düzenlemiştir. Eşref Aynır. s. Kuzey Irak’ta eğitim ve lojistik açısından büyük imkânlara kavuşan PKK’lı teröristler. PKK. Ağustos ayı içerisinde başlamıştır. Hava yolu ile Tahran’a ulaştırılan teröristler. Teröristlerin Lübnan’dan Kuzey Irak’a geçişleri. I-KDP ile PKK arasında bir işbirliği anlaşması yapılmış olmasına karşın büyük çatışmalar yaşanmıştır. Kuzey Irak ve PKK: Bir Gayrinizami Savaşın Anatomisi. Örgüt. s. yine aynı dönemde Almanya’da örgüt tarafından bir dergi yayımlanmaya başlanmıştır. Siyasi Yapılanmalar ve Terör Grupları.

Yukarıda da belirtildiği gibi PKK.: United States Institute of Peace. cephane.71 161 .71 382 Milliyet. Bunun en son örneği. bölge vatandaşlarımızın çok ciddi ve haklı yakınmalarına neden olmuştur. Bir yıl içerisinde. Irak Türkiye’ye sızan teröristlerden bir grubun. 11 Mayıs 1983 383 Reluctant Neighbor: Turkey’s Role in the Middle East. Bu durum. 1996.).KDP ile sorun yaşadığı dönemlerde Irak’taki diğer Kürt lider Celal Talabani’nin başında olduğu KYB ile yakınlaşmıştır. s. Kuzey Irak’taki kamplarda eğitilen PKK’lı terörist sayısı 400’e ulaşmıştır. 1990. Bu doğrultuda iki ya da üç kişilik gruplar zaman zaman Türkiye’ye sızarak hem Doğu-Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde keşif yapmışlar.383 Dışişleri Bakanlığı. Lübnan ve Suriye’de bulunduğu süre içerisinde Suriye’den her türlü destek ve yardımı görmüştür. Uzun zamandır sürekli olarak hududumuzu geçen bu silahlı gruplar. hudut bölgesinde şerefli görevlerini yapan subaylarımıza ve erlerimize sürekli şekilde silahlı saldırılarda bulunmayı adet haline getirmişlerdir. sık sık hudut güvenliğimizi ihlal eden ve askeri birliklerimiz mensuplarına ateş açmaya ve onları şehit etmeye cüret eden hareketlerde bulunmuşlardır. Ayrıca bölgede yaşayan halkla da temasa geçmişler ve silah. bu süreçte Suriye gizli servisinin kendisine sağladığı lüks evlerde kalmış ve lüks arabalarla gezmiştir. Söz konusu gruplar. hem de Kuzey Irak’tan Türkiye’ye güvenli geçiş yolları saptamışlardır.381 PKK’lı teröristler Kuzey Irak’a geçtikten ve eğitim faaliyetlerine başladıktan sonra Türkiye’deki faaliyetlerine yönelik hazırlıklarına hız vermişlerdir. kışlaların. Washington. Öcalan. bölge halkımızı silahla tehdit ederek. Askerî birliklerin. iki hafta önce üç askerimizin şehit olmasına ve bir subayımızın ağır yaralanmasına sebep olan vahşi 381 Michael M. Henri J. vatandaşlarımızın mallarını ellerinden alıp götürmeye ve onları baskı altında tutmaya yeltenmişlerdir. Irak’la sınır güvenliği konusunda Şubat 1983 tarihinde yaptığı anlaşma uyarınca 27 Mayıs 1983 tarihinde Kuzey Irak’ta sınır ötesi bir operasyon gerçekleştirmiştir. 11 Mayıs 1983 tarihinde Hakkari Uludere’de bir askeri araca saldırması sonucu 3 asker şehit olmuştur. gıda ve barınma konusunda yardım sağlamaya çalışmışlardır. Barkey (ed. operasyonla ilgili şu açıklamayı yapmıştır: “Son zamanlarda Türk Irak hudut bölgesinde bazı silahlı gruplar. The Kurds in Turkey: A Political Dilemma. Colorado: Westview Press. Gunter. DC. s.382 Bunun üzerine Türkiye. kendilerine Türk topraklarında melce bulmaya ve yuvalanmaya çalışmışlar. karakolların yerlerini tespit etmişler ve buralara yönelik saldırılarda kullanılacak silah. cephane ve malzemenin saklanması için depolar hazırlamışlardır. PKK’nın Lübnan’dan Kuzey Irak’a taşınma süreci 1982 yılının sonlarına doğru tamamlanmıştır.

1984 Mayıs ayında 200’den fazla PKK’lı terörist. yayılması ve yayınlanması yasaklanmıştır. Đran ve Suriye üzerinden Türkiye’ye yönelik olarak düzenlenen sızma ve saldırı faaliyetleri. Toplantılardan sonra. Türkiye’ye yönelik silahlı eylemlere başlanması ve ilk eylemin ses getirecek bir eylem olması kararlaştırılmıştır.1983.76-81 162 . 19. Milli Güvenlik Konseyi’nde kanunla ilgili tartışmalar için Milli Güvenlik Konseyi Tutanak Dergisi.10. bölgede kaçakçılık faaliyetlerinde bulunan küçük silahlı gruplar üzerinde etkili olmuştur. bu yayınların Türkçeye tercümeleri yapıldıktan sonra. Ancak. 384 Milliyet. 19. kanun dışı içeriğe sahip oldukları anlaşılarak yasaklanmışlardır. Türk Devleti tarafından tanınmış devletlerin birinci resmî dilleri dışındaki herhangi bir dille düşüncelerin açıklanması. The Kurds in Turkey: A Political Dilemma.. özellikle 1990’lı yıllarda Kuzey Irak’a yapacağı çok sayıdaki büyük çaplı sınır ötesi operasyonların ilki olması açısından önemlidir. Kuzey Irak’taki PKK’lı teröristlerden çok. Bu toplantılarda. yönetici kadrolar tarafından da 1984 yılının Mart ayında birkaç toplantı düzenlenmiştir. Bu gelişmeler hakkında dost ve komşu Irak Hükümetiyle görüş alışverişinde bulunulmuştur.1983 tarih ve 2932 sayılı Türkçeden Başka Dillerde Yapılacak Yayınlar Hakkında Kanun’la. Cilt 2. Bölücü Terör Eylemlerinin Başlaması: Şemdinli ve Eruh Saldırıları Örgütün Türkiye’deki bu faaliyetleri hızla devam ederken. daha önce belirlenen yollardan Türkiye’ye sızmıştır. Bu harekât sırasında hiçbir mukavemete rastlanmamış ve planlandığı şekilde kimsenin burnu kanamadan amaç gerçekleştirilmiştir. Gunter. 5. 386 Bu tarihten önce yasaklanan Kürtçe yayınlar ise doğrudan Kürtçe oldukları için değil.) Mütecavizlerin ele geçirilmesi için mahdut amaçlı bir harekât yapılmıştır. bkz. Kuzey Irak. (.. s.18199.”384 7000 komando tarafından Irak sınırının 5 km kadar içerisinde gerçekleştirilen 385 operasyon . Türkiye’nin. Devletin bu dönemde artan Kürtçü faaliyetlere ve şiddet olaylarına karşı bir başka hamlesi ise aynı yıl yapılan ve doğrudan olmasa da dolaylı olarak içinde Kürtçenin de olduğu bazı dilleri yasaklayan yasal düzenlemedir.72 386 Resmi Gazete.10.4. 22 Ekim 1983. 28 Mayıs 1983 385 Michael M. toprakları üzerinde bölücü terör eylemleri arttıktan sonra. 1984 yılının ilk aylarında Hakkari ve Şırnak’tan başlayarak bütün Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne yayılmıştır. no. s. saldırılardır.

Bu saldırı. Teröristler. Her iki olay üzerine derhal incelemeye başlanmış ve her iki bölgeye sevkedilen takviye birlikler ile teröristlerin yakalanması için geniş bir operasyona başlanılmıştır. PKK. 6 er ve 3 sivil yaralanmıştır. Aynı gün akşamı. bir astsubay ve bir erimiz hafif şekilde yaralanmıştır. Amaçları. Yaralanan siviller arasında Anavatan Partisi Eruh Đlçe Başkanı’nın ve Ziraat Bankası Şube Müdürü’nün oğulları da bulunmaktadır.”387 Başlatılan operasyonda 150’ye yakın kaçakçı ve terörist yakalanmıştır.”388 Ancak. jandarma subay açık hava gazinosunu. Hakkari Đli Şemdinli Đlçesinde diğer bir ayrılıkçı terörist grup. 23 Ağustos 1984 163 . PKK Terör Örgütü’nün kanlı yol haritasının ilk aşaması olan “stratejik savunma” aşamasının başlangıcıdır. yapacağı bu ses getirecek eylem için hedef olarak Siirt’in Eruh ve Hakkari’nin Şemdinli Đlçelerini seçmiştir. 1989 387 Milliyet. 18 Ağustos 1984 388 Milliyet. 15 Ağustos 1984 gecesi bu iki ilçedeki iki karakol ve bir subay gazinosuna ve subay lojmanlarına eş zamanlı olarak saldıran teröristler. Örgüt. Bir bu oyunlara karşı oldukça dikkatliyiz. Ancak. subay lojmanlarını ve ilçe jandarma karakolunu otomatik silahlarla taramışlar ve burada da bir subay. saldırıdan kısa süre önce Eruh’un bazı köylerindeki camilerin hoparlörlerini kullanarak halktan devlete karşı ayaklanmalarını istemişler ve bildiri dağıtmışlardır. Süleyman Aydın adlı Erzincanlı bir eri şehit etmiş. sol ayrılıkçı örgütlere mensup bir grup silahlı terörist Siirt Đli Eruh Đlçesi jandarma karakol binasına karşı bombalı ve silahlı saldırıda bulunmuş ve ilçe halkı üzerinde baskı ve sindirme eylemlerine başvurmuştur. Olayla ilgili tatilde olduğu Bodrum’dan açıklama yapan Başbakan Turgut Özal ise “saldırıları Irak’tan sızmış ayrılıkçı unsur kalıntılarının düzenlemiş olabileceğini” söyledikten sonra. Bazı ayrılıkçı örgütlere mensup kalıntılar Irak’tan da sızabileceğini sandığım kişilerle bu saldırıyı düzenlemiş olabilir. Saldırıyı düzenleyen teröristlerden yedisi kadındır ve aralarında iki de doktor vardır.Söz konusu saldırı sırasında meydana gelen müsademede bir jandarma eri şehit olmuş. Genelkurmay Başkanlığı’ndan saldırılarla ilgili yapılan açıklama şöyledir: “15 Ağustos 1984 gecesi. “bu olayların çok önemli olmadığını” ifade etmiştir: “Bu olaylar çok önemli değildir. 9 asker ve 3 sivili yaralamışlardır. 15 Ağustos 1984 günü yapılan terör saldırısı. saldırıdan sorumlu olan PKK’lı teröristler ele geçirilememiştir. dönemin yöneticilerinin sandığı gibi önemsiz bir olay değildir. varolduklarını düşündürmektir.

Aynı dönemde Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yaklaşık 3500 yerleşim yeri boşaltılmış.e.. PKK terörüyle mücadelenin Türkiye’ye ekonomik maliyetinin ise 150 ile 400 milyar Dolar arasında olduğu iddia edilmektedir.390 389 Emin Demirel.56-62 164 . Katılan asker sayısı 5 bin ile 25 bin arasında değişen 25 sınır ötesi operasyon düzenlenmiştir.g. a. Siyasi Yapılanmalar ve Terör Grupları. s. 2006 rakamlarına göre 1 milyon 200 bin kişi bölgedeki evlerini terk etmek zorunda kalmıştır.425 390 Hüseyin Yayman.389 Bu kanlı süreçte Türkiye. s. Aynı süreçte öldürülen PKK’li terörist sayısı ise 40 bini aşacaktır. yaklaşık 30 yılda (1984-2012) şehit olan güvenlik kuvvetleri ve korucular dâhil 12 bine yakın vatandaşını kaybedecektir.yılında “stratejik denge” ve 1991 yılında da “stratejik saldırı” aşamalarına geçecektir. Yaygın olarak kabul gören rakam ise 300 milyar Dolar’dır.

Türkiye Kürtlerinin yoğun olarak yaşadığı Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde. Bu hareketler. ayaklanma. Tebriz ve çevresindeki Türkler ile Urumiye ve Mahabad çevresindeki Kürt unsurlar. 1942 yılından başlayarak Đran’daki bu etnik unsurlarla temasa geçmiş. Yeni rejimin merkezî otoritesini güçlendirme çabalarına. Sovyetler. SONUÇ Cumhuriyet’in ilânını izleyen 15 yıl içerisinde. reform hareketlerine. 1925 ile 1938 yıllarında Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da meydana gelen isyan hareketlerinin. Sovyetler Birliği. Đkinci Dünya Savaşı sırasında Đran’ın Đngiltere ve Sovyetler Birliği tarafından anlaşmalı olarak işgal edilmesi ve Sovyetler’in savaştan sonra Đran’daki varlık ve etkisini sürdürme hesapları. 165 . Bu olaylarda Đngiltere ve Fransa’nın desteklediği. Aynı dönemde Tebriz ve çevresinde de yine Sovyet kontrolünde “Azerbaycan Millî Hükümeti” ilân edilmiştir. lâiklik politikasına ya da genel olarak bölgenin geri kalmışlığı ve az gelişmişliğine bir tepki olarak meydana gelen bu olaylarda Kürt etnik kimliği ya da ayrılma talebi öne çıkmamıştır. onları Bakü’ye davet ederek toplantılar düzenlemiş ve Đran içerisinde bağımsız birer devlet kurmaları konusunda tahrik ve teşvik etmiştir. genellikle merkezî otoriteye karşı gücünü kaybetmek istemeyen aşiret liderleri. Sovyetler’in bu politikasının bir sonucu olarak 1945 yılının sonlarında Đran’da “Đran Kürdistan Demokrat Partisi” kurulmuş ve hemen ardından 1946 yılının Ocak ayında Đran üzerinde Mahabad Otonom Kürt Yönetimi ilân edilmiştir. Türkiye’deki Kürtçülük hareketleri açısından önemli bir dönüm noktası olmuştur. Türkiye dışında kurulmuş bulunan. Đkinci Dünya Savaşı’nın sonuna kadar bölgede herhangi bir yeni olay yaşanmamıştır. savaştan sonra Đran’dan kuvvetlerini çekmek zorunda kalacağını bildiğinden. reform hareketlerine tepki gösteren çevreler ya da yeni rejimin lâiklik politikasına karşı çıkan bölgenin bazı dinî liderlerinin başını çektiği hareketlerdir. kalkışma ya da isyan olarak ifade edilen yirmiye yakın olay gerçekleşmiştir. zaman zaman geniş çaplı askerî harekâtlarla bastırılmasının ardından. ülke üzerindeki etkisini devam ettirebilmek için Đran içerisindeki etnik unsurları kullanma politikası uygulamıştır. Sovyetler’in bu politikasındaki hedefleri olmuştur. Kürtçü ve bölücü Azadî ya da Hoybun gibi örgütlerin etkileri çok sınırlı olmuştur.

Türkiye’de çok partili sistemin başlamasıyla aktif siyaset yapmışlar ve Demokrat Parti’ye destek vermişlerdir. Bu olay. hukuk. Đran’daki Kürt hareketinin meydana geldiği yıllarda. başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere savaşın diğer galiplerinin baskıları sonucu. Oyların değerli olduğu çok partili sistemde Kürtlerin oylarını kazanmak isteyen DP. 1950’li yıllarda artık mühendis. Bu etkinin en yoğun olduğu yer ise yükseköğrenim için Đstanbul’a gelmiş olan Kürt kökenli gençlerin kaldığı Dicle Talebe Yurdu’dur. Đran’da Mahabad Kürt Otonom Yönetiminin kurulması. Mahabad’daki Kürt yönetimini ve Azerbaycan Millî Hükümeti yönetimini yalnız bırakarak bölgeden çekilmiştir. sürekli olarak siyasî Kürtçülük konusunda bilinçlendirilmişler ve Kürtçü faaliyetlere hazırlanmışlardır. Đran petrollerinden pay almasını sağlayan bir anlaşma imzalayarak. Türkiye’de yükseköğrenim görmekte olan Kürt kökenli üniversite öğrencilerini etkilemiştir. 166 . büyük güçlerin bölgesel çıkarları için Kürtleri kullanması ve yine çıkarları için yalnız bırakması politikasının anlamlı bir örneğidir. 1950’li yıllar boyunca Meclis’in ve partilerin imkânlarından yararlanarak faaliyetlerini geliştirme fırsatı bulmuşlardır. Mahabad Kürt Yönetimi’nin lideri Kadı Muhammed idam edilmiş. Amerikan ve Đngiliz destekli Đran Ordusu’na karşı yalnız kalan bu iki otonom yönetim. Đran’ın harekâtı sırasında pek çok sivil Kürt ve Türk hayatını kaybetmiş ya da mülteci durumuna düşmüştür. doktor ya da siyaset bilimci olarak toplumda aydın statüsü kazanan bu Kürtçü gençler. fazla direnememiş ve 1946 yılının Aralık ayında Đran Devleti tarafından yok edilmişlerdir. Sovyetler Birliği. Aralarında Dicle Talebe Yurdu’nun müdürü Mustafa Remzi Bucak gibi Kürtçülerin de olduğu bu vekiller. Dicle Talebe Yurdu’nun yönetimi. daha sonra sık sık tekrarlanacak olan. gençlere sistematik olarak Kürtçü fikirler aşılamış. genellikle Sovyetler Birliği tarafından basılan Kürtçe yayınları kaçak olarak yurda sokarak öğrencilere dağıtmış ve böylece 1940’lı yılların ortalarında Türkiye’de Kürt milliyetçisi bir grup üniversite öğrencisi oluşturulmuştur. Tıp. kendisini destekleyen Kürtçülerin istedikleri isimleri milletvekilliğine aday göstermiş ve 1950 Genel Seçimleriyle bu isimler Meclis’e girmişlerdir. siyasal bilgiler ve edebiyat gibi toplum üzerinde etkili alanlarda öğrenim gören bu Kürtçü gençler. “Savunma Bakanı” Molla Mustafa Barzani ise Sovyetler Birliği’ne sığınmış ve “Mamedov” soyadıyla 12 yıl SSCB’de yaşamıştır.

1950 ile 1958 yılları arası. 27 Mayıs 1960 tarihindeki askeri müdahaleyle Demokrat Parti’yi düşürerek ülke yönetimini ele geçiren Milli Birlik Komitesi. Bu dönemde daha çok Meclis’te bölge ile ilgili konuşmalar ve tartışmalar meydana gelmiş ve gazetelerde yazılar yer almıştır. Yaklaşık 10 yıldır bölgeye ve Kürtlere yönelik olarak uyguladığı yanlış ve kontrolsüz politikaların ne kadar tehlikeli sonuçlara neden olabileceğini “49’lar Olayı” ile anlayan Demokrat Partililerin bu konuda almaya çalıştıkları bir dizi önlem ise hem çok geç hem de çok yetersiz kalmıştır. son 10 yılda gelişen Kürtçülük faaliyetlerinin niteliği ve çapını kavrayabilmekten çok uzaktır. 1958 yılından sonra başlayacak ve 60’lı. Irak’taki Molla Mustafa Barzani hareketiyle birlikte hemen faaliyete geçmiş ve 1959 yılında Barzani ile bağlantılı “Kürdistan Đstiklâl Partisi” adı altında yasadışı bir örgüt kurmuşlardır. Kürtçü ve bölücü faaliyetlere karşı daha sert bir tavır almıştır. “49’lar Olayı” olarak da anılan bu olayda örgütün kurucusu 52 kişi aynı yıl yakalanmış ve yaklaşık 8 yıl süren bir yargılama sürecinden sonra çeşitli cezalara çarptırılmışlardır. uluslararası bağlantıları da olan bir “Kürt sorunu”. partilerin. Kürtçülük faaliyetleri açısından “milletvekilliğinin. Ancak 27 Mayısçıların vizyonu. Kürtçülük faaliyetleri açısından hareketli bir dönem değildir. Türkiye’de yaklaşık 10 yıldır hazırlanmakta olan Kürtçülük hareketi için büyük bir fırsat ve tetikleyici unsur olmuştur. Uzun zamandır böyle bir fırsat bekleyen Kürtçüler. Bu dönem. 10 yıllık bir süreç sonunda Türkiye’de. 1958 yılında Irak’ta gerçekleşen darbeyle iktidara gelen General Abdülkerim Kasım’ın Sovyetler Birliği’nin ve Irak’taki Kürtlerin desteğini kazanmak amacıyla Sovyetler Birliği’nde bulunan Molla Mustafa Barzani’yi Irak’a davet etmesi ve Barzani’nin 12 yıl sonra Irak’a dönerek uzun yıllardır uzaktan yönetmek zorunda kaldığı Irak Kürdistan Demokrat Partisi’nin başına geçmesi. 70’lı yıllarda sürekli artacaktır. Kürtçülük faaliyetlerindeki ilk önemli hareketlenmeler bu hazırlık döneminin ardından. siyasetin ve çok partili sistemdeki acemiliklerin sağladığı avantajlardan yararlanarak eyleme geçmek için hazırlık yapma” dönemi olarak değerlendirilebilir. Bölgelerinde etkili 55 Kürdün mallarına el koyarak ve onları Batı bölgelerine zorunlu göçe göndererek sorunu çözebileceğini düşünen 27 Mayısçılar. ilk genel seçimlerle iktidara gelen partilerin bu 167 . daha doğru bir ifadeyle Kürtçülük sorunu ortaya çıkmıştır.

Bu mitinglerle birlikte bölgedeki Kürtçü faaliyetler hız ve taban kazanmıştır. bu dönemde giderek büyümüştür.55 kişiyi tekrar evlerine göndereceğini öngörememişlerdir. küçük yaştaki çocuklara Kürtçe şiirler okutulmuş ve bölücülük propagandası yapılmıştır. Kürt Đstiklâl Partisi ve Türkiye Kürt Talebe Cemiyeti’nden sonra. Türkiye’de 1970’li yıllara kadar yoğun faaliyet göstermiş ve bu dönemdeki tüm Kürtçü hareketleri yönlendirmiş ya da bu hareketlere büyük destek sağlamıştır. 1965 yılında ise. 1967 yılının yaz aylarında ise sahneye yine TĐP çıkmış. 168 . bu yanlış politika sonucu gönderildikleri sürgünden sonra Kürtçülük fikrine daha yakın durmuşlar. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki bazı illerde “Doğu Mitingleri” adı verilen geniş katılımlı gösteriler düzenlemiştir. azgelişmişlik. Avrupa Kürt Talebe Cemiyeti’nin Türkiye’deki şubesi olan “Türkiye Kürt Talebe Cemiyeti” adlı yasadışı örgüt kurulmuş ve aynı yıl güvenlik güçleri tarafından çökertilmiştir. 6 yıl içinde Türkiye’de kurulan üçüncü yasadışı ve uluslararası bağlantılı Kürtçü örgüt olması. ne kadar farklı ve tehlikeli bir sürece girildiğini göstermektedir. Demokrasinin sağladığı siyasî hak ve özgürlükleri suiistimal eden Kürtçü hareket. TĐP’in Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki il başkanları tarafından organize edilip çoğuna TĐP’li vekillerin katıldığı bu mitingler zamanla Kürtçü gösterilere dönüşmüştür. Yasadışı “Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi” nin de destek verdiği mitinglerde Kürt kökenli olmayan katılımcıların konuşmaları milliyetçi Kürtçüler tarafından zorla engellenmiş. 1960 Askeri Müdahalesi’nden sonra tekrar demokrasiye dönüşle beraber kurulan Yeni Türkiye Partisi ile Adalet Partisi’nin bölge halkının oyları için rekabet etmeleri ve Türkiye Đşçi Partisi’nin sol bakışla “milletlerin kendi kaderlerini tayin hakkı. bu kez Molla Mustafa Barzani’nin Irak Kürdistan Demokrat Partisi’nin Türkiye uzantısı olan yasadışı “Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi” kurulmuştur. Aynı yıllarda Türkiye’de yayımlanan ya da yurtdışından kaçak olarak ülkeye sokulan Kürtçü yayınlarda da büyük bir artış yaşanmıştır. sömürü ve ekonomik açıdan geri kalmışlık” gibi ifadeler altında her türlü Kürtçü faaliyeti desteklemeleri siyasal Kürtçülüğün gelişmesine zemin hazırlamıştır. Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi’nin. Doğrudan Barzani tarafından yönetilen ve desteklenen bu örgüt. bölgedeki etki ve imkânlarını bu yönde kullanmışlardır. Bu 55 kişinin çoğu. 1963 yılında.

Diyarbakır. Devrimci Doğu Kültür Ocakları ile birlikte yasadışı Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi’nin de birçok üyesi yakalanmış. Kürtçü üyelerinin bazıları hapis cezası almış. Askeri müdahaleden sonra TĐP ile birlikte Devrimci Doğu Kültür Ocakları ve paralelinde Kürtçülük çalışmaları yapan Dev-Genç de kapatılmış. 1974 affından sonra yürütülen Kürtçü faaliyetler. Kozluk ve Batman olmak üzere yedi bölgede ayrı ayrı kurulan Devrimci Doğu Kültür Ocakları. Başbakan Bülent Ecevit’in Anayasa Mahkemesi’ne itirazı sonucu değişmiş ve Kürtçüler de af kapsamına alınmıştır. Muhalefetin tepkisi ve koalisyon ortağı MSP’nin 20 vekilinin hayır oyu sonucu Kürtçüleri kapsam dışında bırakarak çıkan genel af kanunu. Kürtlere yönelik kanlı bir asimilasyon politikası yürüttüğü”nün iddia edildiği bu karar. Ergani. Bu süreçte. Af uygulamasından yararlanan Kürtçüler. faaliyetleri ve bağlantıları deşifre edilmiştir. baskı yaptığı. 12 Mart 1971 tarihindeki askerî müdahaleden sonra Türkiye Đşçi Partisi’nin kapatılması kararına dayanak olarak gösterilmiştir. Kalan Kürtçüler ise genellikle yurtdışına kaçmışlardır. Ankara. Türk solunun artık milliyetçi taleplerini karşılayamayacağını anlayan milliyetçi 169 . “Türkiye’de devletin başından beri Kürtlere zulmettiği. 1973 yılında yapılan Genel Seçimlerden sonra kurduğu CHP-MSP Koalisyon Hükümeti ile başbakanlık görevini üstlenen Bülent Ecevit. çalışmaları. Tüm bu gelişmelerin sonucunda. hem Türkiye Đşçi Partisi’nin Kürt siyaseti üzerinde kışkırtıcı bir etki yapmış hem de 1974 sonrası Türkiye’de kurulacak olan bölücü terör örgütlerinin üyelerinin altında toplandığı bir çatı işlevi görmüştür. 1974 öncesinden de ileridir. Đstanbul. Doğu Mitingleriyle birlikte hızlanan Kürtçü faaliyetlerin bir sonucu olarak Türkiye’deki ilk yasal Kürtçü örgütlenmeler olan Devrimci Doğu Kültür Ocakları kurulmuştur. Başta PKK Terör Örgütü olmak üzere 1974 sonrası kurulacak olan tüm bölücü Kürtçü terör örgütlerinin kurucuları arasında Devrimci Doğu Kültür Ocakları’nın üyeleri yer alacaktır. 1974 yılından itibaren tekrar faaliyete başlamıştır. Silvan. 12 Mart döneminde Türkiye’deki Kürtçü faaliyetler durma noktasına gelmiştir. Devrimci Doğu Kültür Ocakları ayrıca Türkiye Đşçi Partisi’nin Dördüncü Kongresinde alınan kararın Kürtlerle ilgili olan bölümünün kabul edilmesini de sağlamıştır. bazıları ise tutuklu ya da tutuksuz olarak yargılanmıştır. 1974 yılı başlarında Meclis’e sunduğu genel af teklifinin kapsamına Kürtçüleri de dâhil etmiştir.

yöneticiler. Rızgari.Kürtçüler. kamu görevlileri ve aşiret liderlerine saldırmıştır. Türkiye’de 1960’lı yıllarda Marksist-Leninist sol çizgide bulunan siyasî Kürtçülükten. Devrimci Doğu Kültür Dernekleri gibi bu Kürtçü ve bölücü terör örgütlerinin içinde Türkiye’ye şüphesiz en çok zarar vereni Kürdistan Đşçi Partisi (PKK) olmuştur. artık dağılmakta olan Ermeni terör örgütü ASALA ile de işbirliği yapmıştır. eski bir Devrimci Doğu Kültür Ocakları üyesi olan Abdullah Öcalan tarafından kurulmuştur. Türkiye Kürdistanı Sosyalist Partisi. kısa süre içerisinde bölgede terör faaliyetlerine başlamış ve kendileriyle işbirliği yapmayan belediye başkanları. kırsal özelliklerinden yararlanarak güvenlik güçlerine ve bölge halkına karşı silahlı eylemlere başlamıştır. Vietnam ve Kamboçya’daki silahlı mücadelelerden etkilenen örgüt. bölücü. Örgüt. Filistin Kurtuluş Örgütü teröristleri tarafından eğitilmiş. Örgütün kuruluş tarihi olarak. Örgüt ayrıca burada. Örgüt. 1974 sonrası kurulan Kawa. Lübnan’ın 1982 yılında Đsrail tarafından işgal edilmesinden sonra. Mao’nun “uzun süreli halk savaşı”. Sonunda Türkiye’de sürekli terörist eylemlere başlayabileceğine karar 170 . Türk solundan ayrılmış ve Kürt etnisitesini ön plana koyan bölücü Kürtçü terör örgütleri kurmuşlardır. Diyarbakır’da örgüt üyeleri tarafından yapılan ve “birinci kongre” adını verdikleri bir toplantının günü olan 26 Kasım 1978 tarihi kabul edilmektedir. Örgüt. ayrılıkçı teröre geçiş anlamına gelmektedir. “gerilla taktikleri” ile “kır terörü” yöntemini benimsemiş ve bölgenin dağlık. terörist eylemlerine başlama sürecinde özellikle Suriye’den büyük destek görmüştür. PKK’lı teröristler Suriye ve Lübnan’da kendilerine tahsis edilen kamplarda Filistin Kurtuluş Örgütü üyeleri tarafından eğitilmişlerdir. daha sonra da Kuzey Irak’a geçmiştir. yine Suriye Devleti’nin desteğiyle Kuzey Irak’a taşınmış ve burada elde ettiği imkânlarla büyümüştür. Dünyanın en kanlı terör örgütlerinden olan PKK. Örgütün benimsediği bu silahlı terör yöntemi. Örgütün saldırdığı kişiler arasında Adalet Partisi Urfa Milletvekili ve Bucak Aşireti’nin lideri Mehmet Celal Bucak da yer almış ve saldırıdan ağır yaralı olarak kurtulmuştur. daha sonra Türkiye’den kaçan yüzlerce PKK’lı teröriste de ev sahipliği yapmıştır. Bu eylemden önce Abdullah Öcalan’ın kaçtığı Suriye.

1950’li yıllarda “Türkiye Cumhuriyeti Devleti Kürtleri sömürge gibi yönetti” diyen. Türkiye Cumhuriyeti Hükümetlerinin ürettikleri siyasi akıl ve çözüm yeterli gözükmemektedir. 15 Ağustos 1984 gecesi Eruh ve Şemdinli’deki askerî noktalara eş zamanlı olarak saldırmış ve bir eri şehit etmiştir. 1960’lı yıllarda Irak’taki Barzani hareketiyle ortak örgüt kurarak bölücü faaliyet gösteren. Hükümetler. diğer yandan bu bilince yaslanan ayrılıkçı. şehit olan güvenlik görevlileriyle birlikte yaklaşık 12 bin vatandaşımızın hayatına mâl olmuştur. Bölücü terörle mücadelenin Türkiye’ye ekonomik maliyeti ise çeşitli iddia ve hesaplara göre 150 ile 400 milyar Dolar arasındadır. 1970’li yıllarda ise silahlı olarak ayrılıkçı terör örgütleri kuran Kürtçü harekete karşı. Nitekim Kürtçülük akımı da küçük. dar bir kadro ile başlamış ancak geniş bir etki alanına ulaşmıştır. Hükümetler. 15 Ağustos 1984 tarihindeki saldırıyla başlayan ve bu çalışmada incelenen 35 yıllık sürecin sonucu olarak ortaya çıkan PKK terörü. Bu. iç ve dış etkilerle doğan ve gelişen Kürtçü etnik hareketi görmekten uzak kalmışlardır. Demokrasi içerisinde birlikte yaşama ve ortak gelecek tasavvuru için Kürt kökenli vatandaşlarımızın sağduyusuna güvenden öte fazla birşey yapılmamıştır. 171 . 1984-2012 yılları arasındaki yaklaşık 30 yıllık dönemde. Öldürülen PKK’lı terörist sayısı ise 40 binden fazladır. bir yandan etnik bir bilinç oluşmasına. bölücü terör hareketine zemin hazırlamıştır. Kürtçülüğü ya eşkıya hareketi ya da güvenlik ihlâli olarak algılamışlar ve ısrarla günlük politika içerisinde geçici tedbirlerle engellemeye çalışmışlardır.veren örgüt.

01-241. 2010 Telif Eserler Kitaplar AKAR.bsk) 391 Resmi yayın ve belgelerin cilt.9. Rıdvan.01-203.) Cemil Koçak. 172 .18. sayı. bilgileri ilgili yerlerde dipnotlarla gösterilmiştir. Can. Ankara: Đmge. DÜNDAR.b.01.74.18.00-53.C. devre. (der.11 Resmî Yayın ve Belgeler391 Anayasa Mahkemesi Kararlar Dergisi Ayın Tarihi Cumhuriyet Senatosu Tutanak Dergisi (CSTD) Düstur Millet Meclisi Tutanak Dergisi (MMTD) Millî Birlik Komitesi Genel Kurul Toplantısı Tutanakları (MBK-GKTT) Milli Güvenlik Konseyi Tutanak Dergisi T. 30.17 BCA. Đstanbul: Yapı Kredi. Resmî Gazete Türkiye Büyük Millet Meclisi Zabıt Ceridesi (TBMMZC) 27 Mayıs Bakanlar Kurulu Tutanakları. Cilt 2 (6 Ocak 1961-16 Kasım 1961). yıl v.13 BCA 30.320. Ecevit ve Gizli Arşivi. 2008 (2. BĐBLĐYOGRAFYA Arşiv Belgeleri Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi (BCA) BCA 030.

1992 (3. Mustafa. Kürt Dosyası. Şark Raporu. Littlefield Publishers. 2010 (6. Ankara: Genelkurmay Başkanlığı. Ankara: Türkiye Đş Bankası. Ankara: Detay. Sait. Türkiye’ye Yönelik Etnik Đddialara Dayalı Bölücü Faaliyetler. Iraq and Iran. Yakın Tarihimizde Dersim Đsyanı ve Gerçekler. 20. James.bsk) 173 .bsk.) CEMAL.sbk.) BĐLA. Đstanbul: Boğaziçi. Turkey’s Kurdish Question. Ankara: Atatürk Araştırma Merkezi. Fuller. Fikret. Đstanbul: Kaynak. Türk Siyasi Tarihinde Demokrat Parti (1946-1960).AKGÜL. Đstanbul: Sel. 1996 BĐLGĐSEVEN. 2000 BALLI. Ağa. Behçet. GRAHAM E. Komutanlar Cephesi. Rafet. Celal. 1998 BAYAR. 1991 BRUINESSEN. Đstanbul: Doğan.) Banu Yalkut. (çev. Henri J. Suat. Lanham: Rowman. Mustafa. Şeyh Sait Đsyanı. Cilt 2 (1941-1960).bsk. 1996 Cumhuriyet Ansiklopedisi. Şeyh. New York. Fahir. 1955 CIMENT.bsk. Đstanbul: Đletişim. Ankara: Phoenix.) BARKEY. Devlet. Cumhuriyet Döneminde Doğu Anadolu’ya Yapılan Kamu Harcamaları. 2007 (3. 2006 ALBAYRAK.) Beşinci Askeri Tarih Semineri Bildirileri. 2009 (2. Đstanbul: Cem Yayınevi. 2005 (5.bsk. Kürt Sorununu Yeniden Düşünmek: Yanlış Giden Neydi? Bundan Sonra Nereye?.. 1984 (2. 1992 AKYOL.Yüzyıl Siyasi Tarihi (1914-1980).) AŞGIN. Amiran Kurtkan. Martin van. Đstanbul: Yapı Kredi. (sadeleştiren Nejat Bayramoğlu). The Kurds: State and Minority in Turkey. Đstanbul: Bayrak. 2004 ARMAOĞLU.

2005 DEMĐREL. Geçmişten Günümüze PKK ve Ayaklanmalar. Yedekteki Taşeron: ASALA. 1998 DEMĐREL. 2009 (2. Türkiye Đşçi Partisi ve Kürtler. Mahmut. Đsmail Soysal). Đstanbul: Đş Bankası. Mahmut. Cilt 1. Đstanbul: Đletişim. Sempozyuma Sunulan Tebliğler. (ed. Ercan. Ankara: Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi. Đstanbul: Emre. Ankara: Ümit.) DĐKEN. (der. 2010 EKĐNCĐ. 1953 ERTÜRK. Şeyhmus. Đstanbul: IQ. 15-17 Ekim 1997. Emin.Cumhuriyet Halk Partisi Yedinci Büyük Kurultayında Genel Başkan Đsmet Đnönü’nün Söylevi. Devrimler ve Tepkileri: 1924-1930. Ankara. Ankara. Kenan. 2010 ERĐM. Đstanbul: Tarih Vakfı Yurt Yayınları.bsk) Doğu Sorunu: Necmettin Sahir Sılan Raporları (1939-1953). Siyasi Yapılanmalar ve Terör Grupları.bsk.) Tuba Akekmekçi. Büyük Oyunun Eski Perdesi: Doğu. Türk Tarih Kurumu. Đstanbul: TÜSTAV. 2010 ÇĐTLĐOĞLU.bsk) ÇETĐN. Kart Kurt Sesleri. 2007 ÇĐÇEK. Yaşar. 27 Mayıs’ın Öteki Yüzü: Sivas Kampı. Đstanbul: Renk. Güneydoğu ve Musul Üçgeni (1918-1923). Muazzez Pervan. 2007 174 . Her Yönüyle Kürt Dosyası. 1999 ÇAY. Đstanbul: IQ. Nihat. Orgeneral Muğlalı Olayı ve 33 Kişinin Ölümü. 1974 GOLOĞLU. Devletlerarası Hukuku ve Siyasî Tarih Metinleri: Osmanlı Đmparatorluğu Andlaşmaları. Emin. 1947 Çağdaş Türk Diplomasisi: 200 Yıllık Süreç. Ankara. Đstanbul: Yenilik. Abdülhaluk. 2007 ESENGĐN. PKK. Amidalılar Süngündeki Diyarbekirliler. Nevzat. 1996 (4. Tarık Ziya. 2011. Đstanbul: Lagin. (9. Ankara: Türk Tarih Kurumu.

Dış Đlişkiler ve Türk Politikası. Colorado: Westview Press. 2008 ĐMSET.GUNTER. Michael M. Đstanbul: Doğan Kitap. 1981 JWAIDEH. 1990 GÜRSEL. 1983 GÜZEL. Hasan Celal. Đstanbul: Timaş. Đstanbul: Eren Yayıncılık. 2005 HEPER. 2011 175 . Ankara: Turkish Daily News. 1993 KAYRA. 1935 JAWAD. Houndmills: MacMillan Press. Soğuk Savaş’ın Đlk Çatışması Đran Azerbaycanı.). (çev. 1992 KARACA. London: Ithaca. Kamuran. HALLI. 1993 (5. Sevr Dosyası. Kuzey Irak. Đbrahim Etem. Đsmet. Cahit. Karakteri. Ayrılıkçı Şiddetin 20 Yılı: PKK (1973-1992). Şark Meselesi Işığında Şeyh Sait Olayı. Ankara: Başvekâlet. The Kurds in Turkey: A Political Dilemma. Şark Seyahati Raporu..bsk) ĐNÖNÜ. Iraq and the Kurdish Question (1958-1970). 2008 KALAFAT. Metin. Reşat. Ankara: Genelkurmay Başkanlığı. Saad.) Đsmail Çeken. The Kurds and The Future of Turkey. 1977 GÜRÜN. Kürtçülük ve Ayrılıkçı Terör. Cemil. 2007 (2. Kürtçülük Gerçeği. Yaşar. Devlet ve Kürtler.) Ekber N. (çev. Đstanbul: Đletişim. Necef. Ali. Anadolu Islahatı ve Ahmet Şakir Paşa (1838-1899). Ankara: Ankara Üniversitesi SBF. Đsmet. Türkiye Cumhuriyeti’nde Ayaklanmalar (1924-1938). Ankara.bsk. Kürt Milliyetçiliğinin Tarihi Kökenleri ve Gelişimi. Ankara: Boğaziçi. Michael M. 1972 HASANLI. Wadie. Đstanbul: Bağlam. Alper Duman. 1997 GUNTER. Đstanbul: Tarihçi. Dönemindeki Đç ve Dış Olaylar..

WINROW.) KOCA. Geçmişiniz Đtinayla Temizlenir. Konya: Mikro. 2009 KOYLAN. Meray). Đstanbul: Đletişim. Cilt 1. Kürt Sorunu: Kökeni ve Gelişimi. 2012 KISSINGER. Đstanbul: Ozan. 1998 KOÇAK. Ankara: Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi. Nurşen. (çev. Kürtler ve Şark Đsyanları I: Şeyh Said Đsyanı. Eylemleri. 1997 176 . 1946 KUTLAY. (çev.bsk. Ömer. Naci. 1973 MAZICI. Minareden Kandil’e PKK: Tarihi. Đstanbul: Der.. 2012 KÜRKÇÜOĞLU. Ankara: Atatürk Araştırma Merkezi. Ankara: Dipnot.bsk) KĐRĐŞÇĐ. Belgeler. Kitap 1. Gareth M. Kürt Kimliğinin Oluşum Süreci. Hüseyin. Celal Bayar: Başbakanlık Dönemi (1937-1939). Ahmet Fethi). Đbrahim H. Seha L. Naci. 2007 (6. Hasip.KISACIK. Ankara: Kültür Bakanlığı. Cumhuriyet Halk Partisi Döneminde Doğu Anadolu’ya Yapılan Kamu Harcamaları ve Yatırımları (1927-1950). Diplomasi. Raşit. Stratejisi. Ankara: Ankara Üniversitesi SBF. Đstanbul: Tarih Vakfı Yurt Yayınları. Đstanbul: Đş Bankası.) Tuğba Yıldırım. Umumi Müfettişlikler (1927-1952). 2003 KOPAR. Kemal. Đstanbul: Tarih Vakfı Yurt Yayınları. 1994 KUTLAY. Đstanbul: Fırat. Metin. (çev. 49’lar Dosyası. 2011 Lozan Barış Konferansı: Tutanaklar. Kurt). Türk-Đngiliz Đlişkileri (1919-1926). 1978 Kürt Sorunu ve Devlet: Tedip ve Tenkil Politikaları: 1925-1947. Henry. (der. 2007 (5. Cemil. Đstanbul: Đletişim.) KOÇAK. Yakın Tarihimizden Günümüze Hükümetlerin Doğu ve Güneydoğu Anadolu Politikaları. Cemil.bsk. 2009 (2.

1992 ÖCAL. Millet Birliğimiz Vatan Bütünlüğümüz: Soydaş Toplumlardan Kürtler. 1992 ÖZDAĞ. Kazım Karabekir’in Eserlerinde Doğu Sorunu. 2008 ÖZTÜRK. Ankara: Fark. Đstanbul: Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü. 1991 NATALIE. Robert. Syracuse: Syracuse University Press. Ankara: Öz-ge. Ankara: Doruk. Đdeolojisi ve Yöntemi. Kürt-Đslam Ayaklanması (1919-1925). ETE. Denise. Neşenur Domaniç). Turkey and Iran. Đsmet Paşa’nın Kürt Raporu. 1999 ÖZER. Türkiye. Kürt Milliyetçiliğinin Kaynakları ve Şeyh Sait Đsyanı.McDOWALL. Ahmet. 2007 (Gen. 2010 ÖKE.bsk.) ÖZHAN. Türkiye’nin Etnik Yapısı: Halkımızın Kökenleri ve Gerçekler. Kuzey Irak ve PKK: Bir Gayrinizami Savaşın Anatomisi. Mim Kemal. 2005 OLSON. Ankara: UMAG Vakfı. 32. Đstanbul: Doğan Kitap. Nevzat Kıraç. 1992 ÖNDER. Uğur. Taha. Hatem. Çözül(e)meyen Kürt Sorunu. (çev. Ahmet. Ümit.bsk) MUMCU. 2010 (2. Saygı. Muzaffer. Beş Büyük Tarihi Kavşakta Kürtler ve Türkler. Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA). Bülent Peker). Enver Emre. 2006 (32. PKK: Tarihi. 2007 177 . 2012 ÖZER. Ankara: Siyaset. Đstanbul: Hemen Kitap. Kürt Meselesi: Problemler ve Çözüm Önerileri. Kürt Dosyası. (çev. Đstanbul: Đlgi Kültür Sanat. Đstanbul: Tekin. Modern Kürt Tarihi. Kayseri: Erciyes Üniversitesi Yayınları. 2004 MUMCU. Belgelerle Türk-Đngiliz ilişkilerinde Musul ve Kürdistan Sorunu: 1918-1926. Uğur. The Kurds and the State: Evolving National Identity in Iraq. Ankara: Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi (ASAM). Đstanbul: Hemen Kitap. 1999 ÖZDAĞ.bsk) ÖZCAN. Ali Nihat. Ali Tayyar. Ankara: Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi (ASAM). David.

Tarihçeleri ve Açıklamaları ile Birlikte Türkiye’nin Siyasal Andlaşmaları. 1997 SOYSAL.: United States Institute of Peace. Ankara: Türk Tarih Kurumu.PRIMAKOV. Đsmail. 1970 178 . Henri J. Đstanbul: Burak. Mehmet. 1980 TOKER. Kürt Sorunu. 1996 SAATÇĐ. Rusların Gözüyle Ortadoğu. Ankara: Bilgi. 1983 ŞEHĐRLĐ. Şükrü Mehmet. Altan. Đstanbul: Milliyet. Ana Hatlarıyla Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun Sorunları ve Çözüm Yolları. Olga Tezcan). ŞĐMŞĐR.. Đstanbul: Tarihçi. 2010 (5. Đngiliz Yıllık Raporlarında Türkiye: 1920.). Mehmet. Đstanbul: Timaş.bsk. Suphi. Mehmet Şükrü. Ankara: Türk Tarih Kurumu. Đstanbul: Timaş. Barkey (ed. Gerard Chailand (ed. Kürt Sorunu. Ankara: Bilgi.) TAN. Bilal. Đstanbul: Đsis. Soğuk Savaş Dönemi ve Türkiye: Olaylar Kronolojisi (1945- 1975). 2003 SARAY. 2011 SARAY. 2009 Reluctant Neighbor: Turkey’s Role in the Middle East. Washington. Đstanbul: Belgelerle Türk Tarihi Dergisi Yayınları. Ankara: Atatürk Araştırma Merkezi. Türk-Đran Đlişkileri.3). 1970 SEKBAN. 2010 (4. Türk Kurtuluş Savaşı ve Dış Politika.). (yayın no. Kürtçülük (1787-1923). 2009 (2. Cilt 1. Đstanbul: Ötüken. Metin. Atilla. Đstanbul: Tarihçi. Türkiye’de Bölücü Terör Hareketleri. Salahi R. (çev. Kürt Meselesi. Tarihten Günümüze Irak Türkmenleri. Tek Partiden Çok Partiye. DC. Bilal. Ali. Đsmail. 2000 ŞĐMŞĐR. 2006 SATAN.bsk) The Kurds and Kurdistan. Kürtçülük II: 1924-1999. Yevgeni.bsk.). 1995 SOYSAL. 2010 SEKBAN. 1979 SONYEL. London: Zed Books. Cilt 1. Ankara: Kon.

Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA). Türkiye’de Siyasal Partiler.) Türk Đstiklal Harbi: Đstiklal Harbi’nde Ayaklanmalar. Ankara: Siyaset.TUNAYA.) Fahriye Adsay. Bülent Tanör). 2005 YAYMAN. Đstanbul: Đletişim.bsk. Bülent Tanör’ün Anısına “Türkiye’de Demokratikleşme Perspektifleri” 10. Petrol Çerçevesinde Musul Sorunu: 1926-1955. Đstanbul: Đletişim. Devlet Söyleminde Kürt Sorunu. (der. Tarık Zafer. Hulusi.) TUNAYA. Türkiye’de Siyasal Partiler. 2010 YEĞEN. 1997 Türkiye’de Etnik Çatışma. Đstanbul: TÜSĐAD. 1974 Türkiye’de Demokratikleşme Perspektifleri. Cilt 6. Mete. Türkiye Cumhuriyeti’nde Tek Parti Yönetiminin Kurulması.bsk. Abbas. Cilt 1. Baskın Oran). (haz. 2009 (3. Sema Kılıç. 2011 (Genişletilmiş 4. Barzani Dosyası. Đstanbul: Avesta. Cilt 2: Mütareke Dönemi (1918-1922). Đstanbul: Đletişim. 2010 (Genişletilmiş 4. Ümit Aydoğmuş. Zafer Üskül). Đstanbul: Đletişim. Đstanbul: 1969 Türk Demokrasisinde 130 Yıl (1876-2006): Prof. 2002 (6. 2011 YAZICI. (ed.bsk. yayın no. Hüseyin.) 179 .3168. Yıl Güncellemesi. Türkiye’nin Kürt Sorunu Hafızası. 1999 TURGUT. Mesut.bsk. 2006 Türk Dış Politikası. Nevin.) Türkiye Đstatistik Kurumu Milletvekili Genel Seçimleri Đstatistikleri (1923-2007). Ankara: Genelkurmay Başkanlığı. Đstanbul: TÜSĐAD. Dr. (haz. Đstanbul: Tarih Vakfı Yurt Yayınları. (çev.bsk.) Erik Jan Zürcher.) TUNÇAY. Cilt 1: Đkinci Meşrutiyet Dönemi. 2005 (3. Đstanbul: Ötüken Neşriyat. Ankara: Türkiye Đstatistik Kurumu. Đstanbul: Đletişim. Tarık Zafer. Kürt Milliyetçiliğinin Kökenleri. 2008 VALĐ.

18 Aralık 1960 DÜNDAR. Erdal. Mayıs-Kasım 2004 BAL.75-89 BALĐ.YEĞEN. Seyit Bilal. Ankara Üniversitesi Türk Đnkılap Tarihi Enstitüsü Atatürk Yolu Dergisi. Falih Rıfkı. Can. “Üçüncü Umumi Müfettişliğin Kurulması ve III. 1992 (3. Đsmail. “Ecevit’in Arşivinden Çıkan Şok Belge: Kürt Sorununa Hicret Planı”. “PKK Terör Örgütü: Tarihsel Süreç ve 28 Mart Diyarbakır Olayları Analizi”.bsk) Makaleler ATAY. Ulus. 8 Mart 1974 CEM. Türkiye Cumhuriyeti’nde Đlk Teşkilatlı Muhalefet Hareketi: Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası. “Doğu Đllerine Dair”. Hasan. Dünya. 18 Ağustos 1952 AYDOĞAN. Milliyet. 7 Mart 1974 180 . 26 Ekim 2007 COŞAR. no.) YEŞĐL. Đhsan. 22 Ocak 2008 ERĐM. Fransız Belgeleriyle Sevr-Lozan-Musul Üçgeninde Kürdistan. Ömer Sami. Ahmet. Đstanbul: Đletişim. “Muğlalı Olayının Đki Tanığı Konuşuyor”. “Partiler Üstü Meseleler”.8. 2002 YILDIZ. “Yüzeysel. 25 Nisan 1953 ATAY. 23 Ağustos 1952 ERSEZER.bsk. s. no. Hasan. Uluslararası Hukuk ve Politika Dergisi. Gülünç ve Hazin!”. “Acılı Doğu”. “Muğlalı Olayının Đki Tanığı Konuşuyor”. 14-18 Haziran 1970 CEMAL. Cilt 2. Nihat. Milliyet. Đstanbul. Ankara: Cedit. Milliyet.33-34. Dünya. Umumi Müfettiş Tahsin Uzer’in Bazı Önemli Faaliyetleri”. Müstakbel Türk’ten Sözde Vatandaşa: Cumhuriyet ve Kürtler. Falih Rıfkı. Milliyet. “Kara Ruhlular Kara Vagonda. Reşit. Mesut. 2007. Milliyet. 2009 (3. Milliyet. “Bazan Uyanmak Đstesek de Akşam Olmuş Olur!”.

Hayrettin.975-997 ORAN.2.78-79 GUNTER. Gazi Akademik Bakış.389-406 GÜNEŞ. “Kurşuna Dizilenler!”. 18 Kasım 1952 ÖZTÜRK. Cengiz. “CHP ve Doğu. June 2009. “The Kurdish Republic of Mahabad”. “Kendini Kürt Sananlar Raporu”. vol. s.255-262 ĐPEKÇĐ. (Aug. Saygı. s. Bahar 2002. Đstiklâl. s. Kış 2007.”. Summer.4. no. Milliyet. no.. “Đsmet Paşa’nın Kürt Raporu: 21 Ağustos 1935”.. s. Identity and Transformations” Ethnopolitics. Radikal.. Archie. Vol. Philipp. “Nuvrûz ve Türk Kültüründe Renkler”. Cilt 1.933- 940 SĐMAVĐ. Mehmet Metin.ERTEM. “Urfa’da Kürtler Đhtilale Davet Ediliyor”.10-15 ROOSEVELT. 17 Ekim 1967 KAYMAZ.1994).1. “The Kurdish Problem in Turkey”. 1979). “The Cheshire Ultimatum: Truman’s Message to Stalin in the 1946 Azerbaijan Crisis”. The Middle East Journal. Millî Folklor.53.204. vol.. 3 Ocak 1953 181 .3. 24 Eylül 1967 ĐPEKÇĐ. Milliyet. Vol. Sayı 1. J. Baskın. no. no.42. no. Hürriyet. 1998. The Middle East Journal.247-269 ROSENBERG. 10 Eylül 1992 RAYMAN.155-193 MANGO. Hürriyet. “Kürt Açılımının Önünü Bir Maliye Müfettişi Açmıştı”.. Cilt 7. The Journal of Politics.3. no. s. “Emperyalizmin Kürt Kartı”. (Oct.8.3. vol. s. “Kurdish Politics in Turkey: Ideology. “Turks and Kurds”. 2009. “Doğu’ya Đlgi Đyi Ama. Abdi. s. Yeni Aktüel. Sedat. Đhsan Şerif.30. Abdi. s. Michael M. no. Middle Eastern Studies.41. Andrew. Cemil. 27 Ocak 2008 ÖNERALP.

Đbrahim. no.). Toplum ve Bilim. Alper.41. “Đhmal Edilen Doğu Đlleri”. “1971’in Türkiye’sinden Çizgiler”. s.56.139-194 YALÇIN.191-215 TOKER. Đlhan. “Civil Society and the Transformation of Turkey’s Kurdish Question”. Hüseyin Cahit. s. 1980. Ulus. “Kurdistan in Iraq”.SĐRKECĐ. 24 Eylül 195 Süreli Yayınlar Gazeteler1 Akşam Dünya Cumhuriyet Hürriyet Milliyet Tercüman Ulus Urfa Yeni Đstanbul Zafer 1 Gazetelerin tarih bilgileri ilgili yerlerde dipnotlarla verilmiştir. KALĐBER.1-2.149-175 TEKELĐ. s. vol. no. Milliyet. 2010. 25 Nisan 1971 VANLY.50. Journal of Population Science (GENUS). Metin. s. Gerard Chaliand (ed. “Osmanlı Đmparatorluğu’ndan Günümüze Nüfusun Zorunlu Yer Değiştirmesi ve Đskân Sorunu”.49-71 TOCCI. Security Dialogue. Nathalie. Ismet Sheriff. 182 . 1990. 2000. “Exploring the Kurdish Population in the Turkish Context”.191. vol. no. The Kurds and Kurdistan. London: Zed Books.

42.56. 1947 The Middle East Journal. Aug.204.9. no. no.41. vol. no. 7 Mayıs 1963 Sosyal Adalet. Summer 1998 Middle Eastern Studies. Cilt 2.1-2.3.3. Cilt 1. no.8. no.Dergiler Ankara Üniversitesi Türk Đnkılap Tarihi Enstitüsü Atatürk Yolu Dergisi Ethnopolitics. 14 Mayıs 1963 Sosyal Adalet. 2009 183 .41. July. vol. no. Oct. vol. no. vol. no. no. Vol. 1994 Security Dialogue.4.191. 2000 The Middle East Journal.2. 1979 Journal of Population Science (GENUS). June 2009 Gazi Akademik Bakış. Kış 2007 The Journal of Politics. Sayı 1.3. 2010 Sosyal Adalet. no. no.30.. 9 Temmuz 1963 Toplum ve Bilim.17. vol.50. 2007 Yeni Aktüel. no. no.8..1.8. Vol. 1990 Uluslararası Hukuk ve Politika Dergisi.

184 .

185 .

186 .

187 .

188 .

189 .

190 .

191 .

192 .

193 .

194 .

195 .

196 .

197 .

198 .

199 .

200 .

201 .

202 .

203 .

204 .

205 .

206 .

207 .

208 .

209 .

210 .

211 .

212 .