You are on page 1of 80

Paradigma'nn Gndemindekiler

Kant, Saf Akln Eletirisi


N. Berdy.ev, Ruh ve zgrlk
G. Steiner, Babil'den Sonra: Dilin ve Tercmenin Boyutlan
Joseph Rouse, Bilgi ve ktidar/Bilimin Politik Felsefesine Doru
M. Sheikh, slim Felsefesi Terimleri Szl
Hugh J. Silveman, Tekstaliteler
S. Priest, Zihin Felsefesine Giri
S. Z. Hnler, Spinoza'nm Hayat
W. T. Jones, Bat Felsefesi Tarihi (il!, iV ve V. Cilt)
Dermot Morn, Fenomenolojiye Giri
Martin Heidegger


DUUNMEK
NE DEMEKTiR?
1951/52 K Dnemi Ders Notlar

(I) Paradigma
Dnmek Ne Demektir?
Martin Heidegger

zgn Ad
Was Heisst Denken?

eviren
Rdvan r:n tiirk

Editr
Ekrem Ayyldz

Bu kitabn Trke yayn haklan K. G. Saur Verlag - Waller de Guyer Gmbh &:
Co. KG' den alrunhr ve Paradigma Yayclk'a aittir; hibir blm yaymann iz
ni olma!<szn fotokopi ve kompter dahil hibir elektronik ya da mekanik arala
yeniden retilemez, oaltlamaz ve yaynlanamaz.

2. Bask, Eyll 2013

Dizgi-Mizanpaj
Hlya Akn Bilen

Kapak
Bak Grrfik

Bask
Emre Marlaa Mcellit San. Tic. Lld. ii.
Davutpaa Cad. Gvr:n San. Si. C Blok K.1 No. 271 Toplwp,/istanbul
Sertifika No: 27170 Tel: (O 212) 612 04 93

JSBN: 978-975-7819-61-5

87. Paradigma kitab

Paradigma Felsefe: 49

PARADiGMA YAYINCILIK
Alemdar Mah.Ticarethane Sok.
pmar Han No: 21/1 - 34110
Caalolu/ STAN BUL
Tel: (O 212) 528 19 28
Faks: (O 212) 526 81 52
www.paradigmakitap.com
info@paradigmakita p.com
Martin Heidegger


DUUNMEK
NE DEMEKTiR?
1951 /52 K Dnemi Ders Notlar

Trkesi
Rdvan entrk

(I) Paradigma
stanbul 2013
I

Dnmenin ne demek olduunu ancak, bizzat kendimiz


dnrsek anlayabiliriz. Bylesine bir abann muvaffa
kyeti, dnmeyi renmek iin hazr olmamz gerekti
rir.
Ne ki, bu renmeye yanamamzla birlikte, henz
dnmeye muktedir olamadmz da itiraf etmi olu
ruz.
Oysa insan, dnebilen demektir; stelik buna
tam selahiyetli olarak. Zira o, akll bir yaratktr. Akl,
rasyo, dnmede inkiaf eder. Akll bir yaratk olan
insann, istedii takdirde, dnebilmesi gerekir. Fakat
belki de insan, dnmeyi istemesine ramen, dn
meye muktedir olamyor. Belki de o, bu dnme irade
sinde ok eye ulamak istiyor ve bu yzden istediin
den ok azna ancak muktedir oluyor. nsan, gerekli im
kana sahip olduu srece, dnebilir. Fakat sadece bu
imkan, bize, dnmeye muktedir olmay garantileme
ye yetmez. Zira biz ancak, kendisinden holandmz
eye muktedir olabiliriz. Fakat te yandan biz hakiki an
lamda sadece, kendisi bizim kendimizi, stelik varl
mzn zndeki kendimizi sevenden holanrz. Nitekim
2 Martin Heidegger

o bizden holanan, varlmzn zne, bizi zmzde


tutan olarak teselli verendir. Tutmak ise esasen koru
mak, obanlk etmek, sry meraya salp atlatmaktr.
Bizi zmzde tutan, bizi ancak, biz onu bizi tutan ey
olarak muhafaza ettiimiz srece tutar. Biz onu, hafza
mzdan silmediimiz takdirde muhafaza edebiliriz. Ha
fza, dnmenin toplanmasdr. Fakat neyin dnce
si? Kendisini nazar itibara aldmz srece bizi tutan
eyin dncesi elbette. nk O, srekli olarak kendi
hakknda dnlmesi gerekendir. Nazar itibara alnp
tefekkr edilen, holandmz iin hediye olarak bir ya
digar verilendir. Yalnzca, kendisini dnmemiz gere
ken eyden holandmz takdirde, dnmeye mukte
dir olabiliriz.
Dnmeye muktedir olmak iin, renmenin ne ol
duunu renmemiz gerekir. nsan, eylemini ve eyleme
yi terk ediini, her defasnda kendisine verilen en asli ola
na ilikin teselliye uygun kld srece renir. Dn
meyi ancak, kendisi hakknda dnlmesi gerekene
zenle dikkat kesildiimiz takdirde renebiliriz.
Konutuumuz dil rnein, dostun tabiatn dostane
olan olarak vasflandryor. Buna uygun olarak biz de
imdi, kendisini dnlmesi gereken ey olarak sunan
eyi vasflandralm: Her kayg verici olan, kendini d
nlecek ey olarak sunar. Fakat bu sunu daima, kayg
verici olan zat itibariyle hakknda dnlmesi gereken
ey ise vuku bulur. yleyse imdi ve bundan sonra, s
rekli, eski zamanlardan beri ve hereyden nce dnl
mesi gereken ey olarak kalan, yle vasflandryoruz:
En kayg verici. En kayg verici olan nedir? inde bulun
duunuz kayg uyandran zamanda o nasl tezahr edi
yor?
En kayg verici olan, bizim hala dnmememizdir; hala,
stelik dnyann durumunun gittike daha kayg verici
olmasna ramen. Grne baklrsa bu gidiat insan
gecikmesizin, ne olmas ve ne yaplmas gerektii husu-
Dnmek Ne Demektir? 3

sunda saf hayaller kurmaktan, konferans ve kongrelerde


konumaktan ziyade, eyleme davet ediyor. Binaenaleyh
eksik olann dnmeden ziyade eylem olduunu syle
yebiliriz.
Yine de -belki de insan imdiye kadar, yzyllardan
beri fazlasyla eylemde bulundu ve ok az dnd. Fa
kat gnmzde, felsefeye duyulan ilginin her yerde can
lln koruduu, hatta srekli artt ve neredeye herke
sin felsefenin bu durum karsnda nemli ne syleyebi
leceini merak ettii bir dnemde, kim bizim daha henz
dnmediimizi iddia edebilir? Filozoflar "gerek" d
nrlerdir. Dncenin esasen felsefede cereyan etmesi
dolaysyla onlar bu ekilde vasflandnlrlar.
Gnmzde felsefeye ilgi duyulduunu kimse inkar
edemez. Ancak, gnmzde insann, ilgi duymaktan an
lad biimiyle, henz ilgilenmedii bir ey kald m ki?
lgi-lenmek (enter-ese) demek eylerin ilerinde ve
aralarnda olmak, bir eyin, hadisenin tam ortasnda ol
mak ve orada kalmaktr. Yalnzca gnmzde geerli
olan ekliyle ilgiyi, sadece ilgin olan ekmektedir. Bu il
gilenme anlay, nce ilgin bulduuna sonraki bir anda
kaytsz kalmaya, yerine kiinin ancak bir nceki kadar
ilikin olduu baka bir ilginin ikame edilmesine izin ver
mektedir. Gnmzde genellikle, bir eyi ilgin bulmak
la, o eye zel kymet verildii zannediliyor. Hakikatte
ise, ite bu yarg dolaysyla, ilgin olan daha balangta
kaytszla ve hemen sonra yeknesakla itilmi oluyor.
Felsefeye ilgi duyulmas, dnmeye hazr olundu
unu gstermemektedir. phesiz her yerde felsefe ve
sorularna ilikin ok ciddi almalar bulunmaktadr. Bi
lim adamlarnn felsefe tarihinin aratrlmasna ynelik
olarak gerekletirdikleri vgye deer zahmetli alma
lar var. Bu alanda olduka faydal ve takdirle karlana
cak vazifeler olumaktadr. Bu vazifelerin icra edilmesi
iin, yalnzca en iyi aratrmaclar, bilhassa byk dn-
4 Martin Hejdegger

menin rneklerini gzler nne serdiklerinde, ancak ye


terli gelmektedirler. Fakat, yllar boyunca byk d
nrlerin aratrmalar ve yazlar ile enerjik biimde me
gul olduumuz gereinin kendisi bile, bizim bizzat d
ndmze veya sadece dnmeyi renmeye hazr
olduumuza dair kefil olmamaktadr. Tam tersine: Felse
feyle megul olmak, bilakis bizim mtemadiyen "felsefe
yapyor'' olmamz dolaysyla, dnyor olduumuz
zannna kaplmamza sebep olmaktadr.
Fakat yine de, kayg uyandran zamanmzda en kay
g verici olan, bizim daha henz dnmemernizdir bii
minde bir iddiada bulunmak tuhaf geliyor ve kstahlk
gibi grnyor. Bu sebeple bizim bu iddiay ispatlama
mz gerekiyor. Belki de daha iyisi, bu iddiay ncelikle
aklamamz gerekiyor. Zira bylece, iddiann ifade ettii
ey yeterince aydnla kavuunca, delil talebi de pekala
gcn yitirebilir. ddiamz uydu:

Kayg uyandran zamanmzda en kayg verici olan, bizim


hala dnmememizdir.

"Kayg verici" 1 szcnden ne anlalmas gerekti


ine dair daha nce imada bulunmutuk. O kendini bize
dnlmesi gereken bir ey olarak sunandr. imdi bu
cmleyi iyice mlahaza edelim ve kelimeye kendi arl
n korumas iin izin verelim. yle eyler vardr ki, bi
ze kendisini, kendiliinden, adeta kendi evinden d
nlmesi gereken olarak sunar. Yine yle eyler vardr ki,
bize hitap ederek, kendisini muhakeme etmemizi, d
nerek kendisine ynelmemizi ve onu dnmemizi ister.

Almanca aslnda geen "das Bedenklichste" kelimesi ngilizce tercme


metninde "provoke edici/ en provoke edici", yam kkrhc, tahrik edi
ci olarak karlanmaktadr. Fakat bu karlk metnin aslnda kastedilen
anlama olduka uzak dmektedir. Kald ki Almanca'da "dnmek"
anlamna gelen "denken" kelimesinden farkl olarak "Bedenken", (ye
niden) mtalaa ve muhakeme etmek anlamlanna daha yakn durmak
tadr. (ev .)
Dnmek Ne Demektir? 5

Kendisini bize djinlmesi gereken olarak sunan


kayg uyandran ey, bu durumda asla bizim tarafmz
dan tesbit edilen, ilk defa bizim tarafmzdan tesis ve tek
mil edilen yahut sadece hayal olarak kurduumuz bir ey
deildir. Sz edilen iddiaya gre, kendisini en fazla, d
nlmesi gereken olarak sunan en kayg verici :,;ey, bi
zim hala dnmememizdir.
Bu durum ise bize unu sylemektedir: demek olu
yor ki biz henz, kendisinin en hakiki anlamda dnl
mesini isteyen eyin nne gelip onun alanna girmi de
iliz. Bu durum muhtemelen, biz insanlarn, dnlme
yi isteyen eye yeterince ynelmeyiinden kaynaklan
maktadr. yleyse, hala dnmememizin sebebi sadece
ihmalkarlktan, dncedeki duraksamadan veya dahas
insann ge kalmasndan kaynaklanyormu gibi bir anla
ma gelmektedir. Dolaysyla bu trden bir insani ihmal
karla ve batan savmacla, uygun tedbirler alnarak
are bulunabilecei sylenebilir. Geri bu insani ihmal
karlk zerinde dnlmesi gereken bir ey, fakat sade
ce arzi olarak. Bizim hala dnmememiz, geri kayg
uyandrc, fakat yine de, bu gnmz insannn geici ve
ortadan kaldrlabilecek durumu itibariyle asla en kayg
verici olarak vasflandrlamaz. Fakat biz yine de byle
vasflandryoruz ve bylece una iaret etmi oluyoruz:
Hala dnmememiz, asla insann, znde dnlmesi
gereken olarak kald iin, kendi bulunduu yer itibariy
le dnlmeyi isteyene yeterince ynelmemi olmasn
dan kaynaklanmamaktadr. Bizim hala dnmememiz,
esasen daha ok, bu dnlmesi gereken eyin kendisi
nin insandan yz evirmesinden, oktandr yz evirmi
olmasndan kaynaklanmaktadr.
imdi hemen, bunun ne zaman vuku bulduunu bil
mek istiyoruz. Fakat biz bundan da nce ve ok daha ar
zulu olarak, b trden bir hadiseyi nasl esasen bilebiliriz
sorusunu ynelteceiz. Pusuya yatm bu trden sorular,
aynca unlar da sylediimizde, faslasz birbirini takip
6 Martin Heidegger

ederek bsbtn ylyorlar: Bize kendini dnlmesi


gereken olarak sunan ey, tarihin tespit edilebilir hibir
dneminde insandan yz evirmedi, bilakis: asl d
nlmesi gereken ey ezelden beri bu yz evirme srecin
de bulunmaktadr.
te yandan tarihimizin insan her zaman herhangi
biimde dnd; hatta o en derinde olan dnd ve
hafzaya gven duydu. O bu ekilde dnen olarak kal
d ve dnlmesi gereken ile olan ilikisini srdrmeye
devam ediyor. Fakat ayn zamanda insan, dnlmesi
gereken kendisinden uzaklap gittii srece, aslen d
nmeye muktedir olamad.
Eer biz artk, imdi burada olduumuz gibi, kendi
mize maval okutmayacaksak, o zaman imdiye kadar
sylenmi olan, bo iddialardan oluan yegane zincir
olarak reddetmemiz ve ayrca, ileri srlen iddialarn bi
limsel bilgiyle alakasnn olmadn aklamamz gere
kir.
Sylenene kar mmkn olduunca savunma du
rumuna geerek sebat etmemiz aslnda iyi olur; zira an
cak bu ekilde bir saldr hamlesi iin gerekli olan mesa
fede kendimizi tutabilir ve bylece belki, bu mesafeden
dnmeye doru birka srama gerekletirebiliriz.
Evet, gerekten de, buraya kadar sylenenlerin ve takip
eden mlahazann tamamnn bilimle bir alakasnn ol
mad doru, bilhassa, ayet mlahaza bir dnme
olabilecekse. Hal ve keyfiyet itibariyle bunun sebebi, bi
limin kendisinin dnmemesi ve dnememesidir.
Geri bu durum bilim iin, kendine ait tespit edilmi
olan yryn emniyete alabilmesi bakmndan bir
anstr. Bilim dnmez. Bu olduka yakksz bir cm
le. Ek olarak, bilimin yine de srekli olarak kendisine
zg bir tarzda dnmeyle ilikili olduunu sylesek
bile, bu cmle yakksz bir karaktere sahip olmaktan
kurtulamyor. Bu tarz dorusu, dnme ile bilim ara
snda mevcut olan ve stelik zerine kpr kurulmas
Dnmek Ne Demektir? 7

imkansz bir uurum grnr hale geldiinde, ancak


hakiki ve netice itibariyle verimlidir. Burada hibir kp
r yok, sadece srama var. Bu yzden, gnmzde d
nme ile bilimler arasnda rahat bir pazar faaliyeti tesis
etmek isteyen btn ereti kpr ve hafza rehberleri
nin tamam mnasebetsiz ve ktlk sayor. Bu sebep
le bizim imdi, bilimlerden hareket ettiimiz srece, d
nmenin yakksz ve tuhaf olanna tahamml etme
miz gerekiyor, tabii ki dnmeyi renmeye hazr ol
mamz artyla. renmek demek, eylemlerimiz ve ey
lemeyi terk ediimizi, her defasnda bize verilen en asli
olana ilikin teselliyle uygun hale getirmemiz gerekiyor.
Bu getirme iine muktedir olabilmemiz iin, ncelikle
yola kmamz gerekiyor. Eer dnmeyi renmek is
ti yorsak, hereyden nce, bu arada yrmeye balad
mz yolun zerinde bize sknt veren sorular aceleyle
grmezden gelmememiz, bilakis, hibir icat ile buluna
mayacak olan eyi arayan sorulara yanamamz gereki
yor. Bu zamann insanlar olarak biz ancak, rendikle
rimizi srekli olarak ayn anda unuttuumuz takdirde
renebiliyoruz. Bizi ilgilendiren durum itibariyle ko
nuursak: Biz ancak, dnmenin gnmze kadar
olumu olan varln temelden unutmamz artyla
renebiliriz. Fakat bunun iin ayn zamanda, dnmeyi
tanmamz gerekiyor.
yle sylemitik: nsann hala dnmemesinin se
bebi, asl dnlmesi gereken eyin kendisinden yz e
viriyor olmasdr; dnmemesinin biricik sebebi asla, in
sann dnlmesi gerekene yeterince ynelmemi olma
s deildir.
Asl dnlmesi gereken ey insandan yz evir
mektedir. O insandan uzaklamaktadr. Fakat bylesine,
ezelden beri uzaklaan bir eyi azck da olsa nasl bilebi
liriz yahut onu sadece vasflandrabiliriz? Kendisini
uzaklatran, geliinden mahrum brakmaktadr. Sadece
uzaklamann kendisi bile bir ey ifade ediyor. Uzakla-
8 Martin Heidegger

ma, hadisedir. yle ki hatta, kendisini uzaklahran ey,


insan, kendisine isabet eden ve mteallik olan btn
mevcudattan ok daha esaslca ilgilendirebilir ve talep
edebilir. Gerek sebebiyle mteessir olmak, genellikle,
gerek olann gerekliini belirleyen bir kstas olarak ka
bul edilir. Fakat gerek sebebiyle mteessir olmak, insan
tam da, kendisini belirli esrarengiz bir tarzda ilgilendiren,
kendini uzaklatrmak suretiyle insandan kaan eye kar
kuatarak kapatabilir. Uzaklama hadisesi, her eyde
imdi hali hazrda olanlarn en hali hazrda olan olabilir
ve bylece, btn aktel olanlarn aktelliini sonsuzca
glgede brakabilir.
Bizden uzaklaan ey, fark etsek te, etmesek te, bizi
de beraberinde ekip gtryor. Bu uzaklamann ekim
alanna girdiimizde, gmen kulardan farkl olarak biz,
uzaklarken kendisine doru eken eye ynelmi olu
yoruz. te bu ekilde ekilmiler olarak, bu bizi kendisi
ne doru ekene yneldiimiz andan itibaren, varlmz
bu yneli tarafndan nakediliyor. Kendisini uzaklatra
na ynelmi olmakla, bizatihi kendimizle bu kendisini
uzaklatrana iaret etmi oluyoruz Biz, o yne iaret etti
imizde, biziz; sonradan ve ereti (bir ilgi) deil de, bila
kis bu belirli bir eye ynelme, kendisini uzaklatrana as
li ve bu sebeple daimi bir iaret etmedir. Zaten bu belirli
bir eye ynelme, kendisini uzaklatrana iaret ediyor
halde olmay ifade ediyor.
nsan bu ekimde olduu srece, kendisini uzakla
trana doru g edip giden olarak tezahr ediyor. Belir
li bir yne iaret eden olarak insan, gsterendir. Bununla
birlikte insan yine de ncelikle insan, sonra ve ayrca ara
sra bir gsteren deildir, bilakis: Kendisini uzaklatrana
ynelmi, onun ekiminde olan ve bylece ekilmeye ia
ret eden insan hereyden nce insandr. Onun z ite
byle bir gsteren olmaya baldr. z itibariyle gste
ren olan eyi biz iaret olarak isimlendiriyoruz. Kendisini
uzaklatrann ekiminde olan insan bir iarettir. Bu ia-
Dnmek Ne Demektir? 9

ret, kendisini uzaklatrana iaret etse de, bu onun oun


lukla orada ekip giderek uzaklamakta olana delalet et
tii anlanuna gelmez; o daha ok uzaklap gitmenin bir
alametidir.
Hlderlin, ilahilerinden biri iin hazrlad taslakta
yle diyor:
"zahsz bir iaretiz biz... "

air, u iki msra ile devam ediyor:


"Sancszz biz ve neredeyse
dili gurbette kaybettik"

Bir ilahi iin yazlan bu taslan, "Ylan", "aret",


"Tabiat lahesi' gibi balklarn yannda bir de "Mne
mosyne" bulunmaktadr. Bu Yunanca kelimeyi hafza
olarak tercme edebiliriz. Dilimiz hafza diyor, fakat ayn
zamanda, bu kelimenin idrak, salahiyet ve yine mezar,
vaka anlamlarn ifade ettiini sylyor. rnein Kant
kendi dilinde, "Mnemosyne" kelimesine uygun decek
idrak kelimesini bazen diil bazen de eril artikelle birlik
te kullanyor. Bu yzden biz, fazlaca zorlamakszn, Yu
nancadaki diil artikele uygun biimde "Mnemosy
ne/MlJTJoomn" kelimesini diil artikelli "Hafza" olarak
tercme edebiliriz.
Hlderlin, Yunanca kelime "Mnemosyne/Ml!lJoo
uur]''yi Titanlarn soyundan gelen, mitolojiye gre yery
z ve gn kz olan bir ilahenin ad olarak anlamland
ryor. Mitos, syleyen sz demektir. Yunanllar iin sy
lemek, izhar etmeyi, grnmesini temin etmeyi, zahirde,
grnmesinde oluan ifade eder. M'8o/Mitos kendi ef
sanevi deyii iinde olumakta olan, bu ise, kendi salahi
yetinin na-mahremiyetinde grnendir. Mi8o;/Mitos
btn insan yaratn hereyden nce ve temelden ilgi
lendiren salahiyettir, ki bu salahiyet, grnen ve olu
makta olan dndrr. \6yo;/Logos ta ayn eyi ifade
1 O Martin Heidegger

etmektedir; 8o/mitos ve A6yo/logos, mutat felsefe


tarihinin iddiasnn aksine, felsefe dolaysyla asla bir zt
lk olarak kar karya gelmezler, bilakis ilk Yunan d
nrleri (Parmenides gibi) eo/mitos ve A6yo/logos'u
ayn anlamda kullanyorlar. M8o/mitos ve A.6yo/lo
gos ilk defa, nceleri sahip olduklar zlerini muhafaza
edememeye baladklar andan itibaren kar karya ge
liyor ve ztlayorlar. Bu Eflatun'da vuku bulmu bir ey
dir. Platonculuk temeli zerinde Yeni a aklcl tara
fndan kabul edilmi olan tarihin ve filolojinin bu nyar
gsna gre mitos, logos tarafndan berteraf edilmitir.
Oysa dini olan asla mantk ile bertaraf edilemez, bu da
ima ancak Tanr'nn uzaklamasyla mmkndr.
Yeryz ve gn kz Mnemosyne, Zeus'un nian
ls, dokuz gecede Muselerin (sanatlar korumakla grev
li ilahelerin) anas oluyor. Oyun ve mzik, dans ve iir
Mnemosyne'nin, hafzann kucana aittirler. Belli ki bu
kelime, yalnzca, gemi olan tasavvurda muhafaza ede
bilmeyi salayan psikoloji tarafndan tesbit edilebilir bir
kabiliyetten baka bir eyi ifade ediyor. Hafza, dnl
m olan dnyor. Fakat, Muselerin anasnn ismi ola
rak "hafza" herhangi bir dnlebilir olan hakknda s
radan bir dnceyi ifade etmiyor. Hafza, dncenin,
her yerde ve nceden dnlm olmay isteyen ey
hakknda toplanmasdr. Hafza, hatrann toplanmasdr.
Hafza, etkin olan ve kendisine, oluan, olumu olan ola
rak teselli veren her eyde nceden dnlmesi gereken
ne varsa, emniyete alr ve mahremiyeti iinde gizler: Ha
fza, Muselerin anas: Dnlmesi gerekeni hatrlama,
iir yazmann kaynakland sebeptir. Bu yzden iir yaz
ma, hatra olarak dnmeye ulancaya kadar geriye,
kaynaa doru akan sudur. Elbette, mantn bize dn
menin ne olduunu izah edebileceini zannettiimiz s
rece, iir yazmann ne derece hafzaya isnat ettiini mu
hakeme edemeyiz. Nazm edilen herey hatrlamann vec
dinden neet eder.
Dnmek Ne Demektir? 11

Mnemosyne bal altnda Hlderlin yle diyor:

"zahsz bir iaretiz biz... "

Kimiz biz? Biz, bugnn insanlar; kendisi iin tari


hin hibir zaman lmnn tek bir kstas bile getireme
dii uzunlukta sregelmi ve daha gelecek olan bir g
nn insanlar. Mnemosyne balkl ayn ilahide Hlderlin
yle diyor: "Uzun olan/Zaman" - yani, iinde bizim
izahsz bir iaret olduumuz zaman. Bizim iaret ve ste
lik de izahsz oluumuz, dnmek iin yeterince sebep
tekil etmiyor mu? airin bu ve takip eden szlerinde ifa
de edilen, belki de, en kayg verici olann kendisini bize
ne ile gsterdii sorusuyla, kayg uyandrc zamanmz
hakknda iddia ettiimiz ve dnmeye altmz en
kayg verici olanla ilgili bir eydir. Belki bu iddia, eer
onu yeterince mlahaza edebilirsek, airin szlerine bi
razck k tutabilir; belki yine Hlderlinin sz, nazm
eden olduu iin, bizi daha salahiyetli ve dolaysyla da
ha iaret eder vaziyette en kayg verici olan mlaha:>:a
eden dncenin yoluna arabilir. Fakat yine de, Hl
derlin'in szne iaret etmesi gereken eyin ne olduu
karanlkta kalyor. Hangi hakla bir airin dnmeyi de
nedii yolda bulunduumuz, stelik byle bir eyi an
lamlandrdmz sorusuna verebileceimiz cevap phe
li kalyor. Yine ayn ekilde, airane olana ynelik yaplan
iaretin hangi zeminde ve hangi snrlar iinde bulunma
s gerektii sorusu izahsz kalyor.
il

Peki, dnmenin ne demek olduunu bilmediimiz ve


dolaysyla iir yazmann ne olduunu mlahaza edeme
diimiz srece, dnme ile r yazma arasndaki o ok
a bahsedilen ilikiyi nasl muhakeme edebiliriz? Bug
nn insanlar olarak bizler muhtemelen, Yunanllarn
kendi byk iirlerini nasl dnerek nazmettiklerini ve
dier sanat eserlerini nasl dnerek tecrbe ettiklerini,
hayr, tecrbe deil, bilakis mann huzurunda kaim kl
dklarn birazck olsun muhakeme edemiyoruz.
Bylece sanyorum, Hlderlin'in szn burada, d
nmenin yrd orak yolu canlandrmak ve ssle
mek iin yaplan airane ifadelere ait bir iktibas olarak
zikretmediimiz anlalyordur. Bu airane szn aa
lanmas olurdu. O'nun ifadesi, bizzat kendi hakikatine is
nat etmektedir. Bu hakikat, gzellik demektir. Gzellik,
hakikatin znn bir marifetidir, ki bu balamda haki
kat, gizlenenin meydana karlmasdr. Gzel, houmu
za giden deil, bilakis hakikatin marifetine tabi olandr.
Bu ise ancak, ebediyyen gze arpmayan ve bu yzden
grnmeyenin, en yksek dzeyde tezahr eden maya
nail olmasyla vuku bulur. Biz, nazmeden sz kendi ha-
14 Martin Heidegger

kikati ve gzelii iinde brakmak gerektii hususuna ri


ayet ediyoruz. Bu bir tecrit deil, bilakis bizim bu nazma
den sz dndmz anlamna gelmektedir. Hlder
lin'in szn bilhassa dncenin alanna tadmzda,
Hlderlin'in airane biimde sylediini, bizim 'en kayg
verici olan' bal alhnta dnmeye baladmz eyle
ihtiyatszca bir tutmaktan elbette kanmalyz. iir olarak
sylenenle dnerek sylenen hibir zaman ayn deil
dir; fakat bazen, bilhassa iir yazma ile dnmek arasn
daki uurum effaf ve kati biimde aralk kaldnda, iki
si de ayndr. Bu ancak, nazmedilen iir yksek ve dn
ce derin ise vuku bulabilir. Hlderlin'in bu hususta dahi
bildii eyler vard. Bunu, 'Sokrates ve Alcibiades' bal
alhnda yazlan u iki ktadan anlyoruz:

"Ey aziz Sokrat, neden hrmet ediyorsun


bu delikanlya srekli? Daha ycesini tanmyor mu
sun?
Neden sevgiyle bakyor,
Tanrlara ynelmi gibi, gzlerin ona?"
(Cevab ikinci kta veriyor:)
''Kim en derin olan dnrse, sever en canl olan.
Yce genlik anlyor, dnyaya kimin baktn,
ve hikmet sahipleri meylediyor,
genellikle sonunda gzel olana ."

Burada bizi u msra ilgilendiriyor: "Kim en derin


olan dnrse, sever en canl olan." Fakat bu msrada
kolaylkla, asl sz syleyen ve anlam tayan kelimele
ri, yani fiilleri iitmiyor, gzden karyoruz. Fiilleri an
cak, sradan kulaklara allmam, baka biimde vurgu
ladmzda iitiyoruz:

"Kim en derin olan dnrse, seuer en canl olan."


Dnmek Ne Demektir? 15

Bu iki fiilin birbirini takip eden yaknl, msrann


merkezini oluturuyor. Holanmak dnmeye istinat
ediliyor. Sevgiyi dnce ile temellendiren aknlk
uyandrc bir aklclk. Hissi olmaya yatkn fena bir d
nce. Hayr, bu msrada btn bunlardan bir iz bile bu
lunmuyor. Bu msrann ne dediini, ancak dnmeye
muktedir olduumuzda takdir edebiliriz. Bu yzden so
ruyoruz: Dnmek ne demektir?
rnein, yzmenin ne "demek' olduunu, asla yz
mek zerine yazlm bir makale ile renemeyiz. Yz
menin ne demek olduunu, bize ancak nehire atlamak
syleyebilir. "Dnmek ne demektir?" sorusunu, d
nme zerine kavram belirlemeyi, tanmlamay ne alp
muhtevasn itinayla genileterek asla cevaplayamayz.
Biz burada dnmek zerine dnmyoruz. Biz bu,
dnmeyi kendi nesnesi yapan saf refleksiyonun dn
da kalyoruz. Byk dnrler, nce Kant ve sonra He
gel gibi, bu refleksiyonun verimsizliini tandlar. Bu se
beple onlar, kendilerini bu refleksiyonun dna yanst
may denemek zorunda kaldlar. Onlarn bu abalarnn
sonunda ne lde yol ald ve nereye kadar geldikleri
sorusu, bizim yolumuzun uygun yerinde olduka fazla
dnmemizi gerektirecek. Dnme zerine dn
mek, Bat'da mantk olarak inkiaf etti. Mantk, dnme
nin belirli bir tarz zerine hususi bilgileri bir araya getir
di. Mantn bu bilgileri ok yakn bir gemite bilimsel
anlamda, stelik kendini "lojistik" olarak isimlendiren is
tisnai bir bilim erevesinde verimli hale getirildi. Bu bi
lim dal, hususi bilimler arasnda en hususi olandr. G
nmzde lojistik birok yerde, bilhassa Anglosakson l
kelerinde imdiden, kat felsefenin biricik mmkn bii
mi olarak geerlilik kazanmtr, nk onun neticeleri ve
metodlar, teknik dnyann inasnda dorudan gvenli
faydalar salamaktadr. Bu sebeple lojistik bugn, Ame
rika ve dier lkelerde, gelecein biricik felsefesi olarak
ruhu tahakkm altna almaya balam bulunmaktadr.
16 Martin Heidegger

Lojistiin kendini uygun bir tarzda modern Psikoloji, Psi


kanaliz ve Sosyoloji ile kaynatrmas dolaysyla, gelen
felsefenin birleik iktidar yaps kusursuz olmaktadr. Fa
kat bu muhasara, asla insann eseri deildir. Bu disiplin
ler daha ok, gemii eskiye uzanan ve belki de Yunanca
(tOLTJOL/Poesi) ve (TEXVTJ/Teknik) kelimelerine uygun
den bir iktidarn maharetiyle kaim oluyorlar, farzede
lim ki, biz dnenlere dnlmesi gereker eyi isim
lendiriyarlar.
111

Dnmenin ne demek olduunu renmeye alrken,


dnme zerine dnen refleksiyon iine derek kay
bolup gitmez miyiz? Fakat yine de, bu tehlikeye ramen,
yrdmz yolda srekli dncemize bir k d
yor. Ancak bu k, ilkin refleksiyonun fenerleri vastasy
la dnceye getirilmi deil. Ik, dncenin bizzat
kendisinden ve yalnzca ondan gelmektedir. Bir eyin
kendisinin bizzat kendisine ait a tanmas bir muam
madr ve bu dnmeye, tabii ki sadece hakikaten d
nme olduu ve srarla akl ktlemekten kendisini
uzak tuttuu srece, uygun dmektedir.
Dnce, en kayg verici olana muvafk olduu tak
dirde dnr. Kayg uyandran zamanmzda en kayg
verici olan kendini, bizim hala dnmememizde gster
mektedir. Bu cmlenin ifade ettii ey, ncelikle bir iddia
olarak kalyor. Bu iddia, imdi zerine eileceimiz bir
ifade formuna sahiptir. fadeyi ncelikle iki trl muha
keme ediyoruz: ddiann neyi vurguladn ve ifade ka
rakterini.
ddia uydu: Kayg uyandran zamanmzda en kay
g verici olan, bizim hala dnmememizdir.
18 Martin Heidegger

rnein, ar hasta olan birinin kayg uyandrc du


rumu bizi tasalandrr. Emin olmayan, karanl, tehdit
eden eyi, zulmeti ve genellikle aykrl kayg verici bu
luruz. Kayg verici olandan bahsettiimizde, mutat ve ay
n zamanda mahzurlu ve nihayet olumsuz bir eyi kaste
deriz. Kayg uyandran bir zamandan ve hatta en kayg
uyandrc olandan bahseden bir ifadenin, bu mlahaza
ya uygun olarak ncelikle olumsuz bir vurgu zerine ku
rulmu olmas gerekir. Bu ifade, an olduka aykr ve
hi mit vermeyen ehresine iaret eden bir bak sergile
mektedir. fade, an kymetsiz ve batl olan ne varsa ta
lep eden nihilist tezahrlerine tutunmaktadr. O, bu teza
hrlerin kaynan zorunlu olarak bir noksanlk ta, cmle
mize gre sylersek, dncenin mahrum kald eyde
aramaktadr.
Bu vurgu, iinde bulunduumuz an yarglanmas
balamnda yeterince tannmaktadr. Bir nesil nce "Ba
t'nn k" 1 nden bahsedildi. Gnmzde 'Merkezin
Koybolmas'2ndan bahsediliyor. Her yerde k, ta
bat ve dnyann tehlikeli boyutlarda yok edilmesi takip
edilmekte ve kaydedilmektedir. Her yerde, sadece k
ve bunalmlar eeleyerek tahrik eden pek hususi bir ro
man trne rastlanmaktadr. Bu edebi tarz bir yandan,
esasa mteallik olan ve hakikate uygun biimde dnl
m olan sylemekten ok daha kolay; te yandan ede
biyatn bu biimi oktandr bkknlk vermeye balam
tr. Dnyann sadece dzeninden kmakla kalmad,
bilhassa anlamsz olann hiliine doru yuvarland ka
bul edilmektedir. Nietzsche, en yksek zirve noktasndan

1 Oswald Spengler: Der Untergang des Abendlandes, Umrisse einer


Morphologie der Weltgeschichte 2 Bde. (1. Aufl. ), 1. Band: Gestalt und
Wirklichkeit, Wien und Leipzig 1918. 2 Bd. Welthistorische Perspekti
ven, Mnchen 1922/23. (ev.)
Hans Sedlmayr, Verlust der Mitte/Merkezin Kaybolmas, Salzburg
Wien 1948. (ev.)
Dnmek Ne Demektir? 19

ok daha uzaklar nceden grerek, geen asrn3 seksenli


yllarnda, ok dnlm olduu iin basit bir ey sy
lyor: "l byyor". Bu sz bize ln genilediini
sylemek istiyor. lleme, tahrip etmekten ok daha
fazla bir ey. lleme, yok etmekten daha korkutucu.
Tahrip, yalnzca imdiye kadar gelimi ve ina edilmi
olan ortadan kaldryor, fakat lleme gelecekteki geli
meye meydan vermiyor ve her trl ina imkann engel
liyor. lleme, sadece yok etmekten daha korkutucu.
Yok etmek de esasen ortadan kaldrmay ve dahas hii
ifade ediyor, fakat lleme engel olmay ve imkanszl
ngryor ve yaygnlatryor. Afrika'nn Sahra l sa
dece lllerin bir tr. Yeryznn llemesi, en yksek
hayat standardna eriilmesine ve yine ayn ekilde btn
insanlarn tek tip bir refah dzeyine ulaabilmelerini
mmkn klacak bir organizasyona paralel olarak gelie
bilir. lleme, her iki durumda da kendisi olabilir ve
korkutucu bir tarzda, kendini gizlemek suretiyle her yer
de dolaabilir. lleme, basit bir kumlama deildir.
lleme, Mnemosyne'nin en yksek dzeyde srgn
edilmesidir. "l byyor" sz, zamanmzn sradan
yarglarndan farkl, baka bir yere ait. "l byyor" s
zn Nietzsche gnmzden 70 yl4 nce sylemiti ve
unu eklemiti: "Vay, llere gebe olann haline!"
imdi, kayg uyandran zamanmzda en kayg veri
ci olan, bizim hala dnmememizdir iddias da sanki,
gnmz Avrupa'sn hasta ve iinde bulunduumuz a
k olarak kavrayarak ktleyen seslerin konserine
katlm gibi grnyor.
Daha dikkatli dinleyelim! ddia, en kayg verici olan,
bizim hala dnmememizdir diyor. Yoksa iddia, ne ar-

3 Burada Heidegger, metni yazd asra nisbetle, Nietzsche'nin 1880'li


yllanru kasdetmektedir. (ev.)
4
Gnmz esas alndnda, Nietzsche'nin bu sz yaklak 140 yl n
ce sylediini belirtmemiz gerekiyor. (ev.)
20 Martin Heidegger

hk dnmediimizi, ne de bizim esasen hi dnmedi


imizi sylyor. ok iyi muhakeme edilmi olarak syle
nen 'hala' szc, bizim muhtemelen ok nceden beri,
dnmek zere yola koyulduumuza, stelik sadece
gemite denenmi bir tavr olarak dnmeye ynelme
diimize, bilakis dnmenin iinde, dnmenin yolun
da yrdmze iaret etmektedir.
Bu balamda iddiamz, sadece dnyann bana her
hangi bir yerden bela olarak gelmi gibi grnmeyen, bi
lakis insanlar tarafndan srklenerek getirilmi olan l
lemeye bir mit tutmaktadr. Dorusu iddiamz,
iinde bulunduumuz zaman kayg verici olarak vasf
landrmaktadr. Bu vasflandrma ile, anlam kaydrabile
cek herhangi bir yan vurgu yapmakszn, bize dnl
mesi gerekeni sunan, yani dnlmeyi isteyen eyi kas
tediyoruz. te bu ekilde anlalan ''kayg verici olan'n,
kayg uyandrc veya artc bir ey olmaya asla ihtiya
c yoktur. Zira sevindirici, gzel, esrarengiz ve ltufkar
olan da bizi dnmeye sevk etmektedir. Belki de bu zik
rettiklerimiz, bizim genellikle hakkyla dnmeden
"kayg verici" olarak vasflandrmaya itina gsterdiimiz
dier eylere nispetle ok daha kayg vericidir. Bu zikret
tiklerimiz, sevindirici, gzel, esrarengiz ve ltufkar ola
nn yalnzca his ve tecrbeye mahsus klnmas ve dn
cenin cereyanndan uzak tutulmas gerektiini kabul et
mek suretiyle bizim bu hediyeyi reddetmediimiz takdir
de, bize ancak kendilerini dnlmesi gereken ey ola
rak sunarlar. lkin, esrarengiz ve ltufkar olanla dnl
mesi gereken olarak megul olmaya baladktan sonra,
ancak ktnn kt niyetli oluu hakknda ne dnme
miz gerektiini muhakeme edebiliriz.
En kaygc verici olan, bu balamda yksek bir ey,
hatta belki de insan iin mevcut en yce ey olabilir; tabii
insan, dnd, znn hafzaya istinat etmesi dolay
syla dnlm olann hitabna muhatap olduu sre
ce, ne ise yle kalan bir varlksa. En kayg verici olann,
Dnmek Ne Demektir? 21

eer bilhassa en yce ey ise, ayn zamanda en tehlikeli


olmay dlamas gerekmemektedir. Yoksa insan, rnek
olarak zikredebileceimiz hakiki, gzel, merhametli ola
nn zn hibir tehlikeye maruz kalmakszn azck da
hi olsa soluyabilir mi?
iste bu yzden, iddiamz, kayg uyandrc zaman
dan ve en kayg verici olandan bahsettiinde, asla esasen
karamsarlk ve mitsizlii vurgulamamaktadr. ddi
amz, kendisinin olabileceklerin en ktsne doru gz
kapal srklenmesine izin vermemektedir. O ktmser
deildir. Fakat iddiamz bir o kadar az iyimser. ddiamz
yle, en iyinin gerekleebileceine dair sahte mitlere
kaplarak kendini hemen avutmak istememektedir. Geri
ye daha ne kalyor? Bu ikisinin arasndaki kararszlk?
Farkszlk? Bu hi deil. Zira belirsiz olan, daima farkla
rn birbirinden ayrt edilememesinden beslenir. Ayrca
biri, iyimserlik ve ktmserliin tesinde veya berisinde
yargda bulunabileceine inansa bile, onun esasen iyim
serlie ve ktmserlie ynelmi olarak, sadece farkszl
n deiik bir tarzna tutunduunu syleyebiliriz. Fakat
ktmserlik ve iyimserlik, her ikisi de, birlikte besledikle
ri farkszlk ve onun eitli tarzlar, insann tarih olarak
isimlendirdiimiz eyle olan istisnai ilikisinden meyda
na gelmektedir. Bu ilikiyi kendi hususiyeti iinde kavra
mak olduka zor. Bu zorluk, ilikinin ok uzaklara uza
masndan deil, bilakis bizim iin gnlk ve mutat bir
ey olduu iin. Anlalan, bizim iddiamz bile belirli bir
tarih ilikisini ve insani durumu ngrmektedir. Pekii, bu
ilikilerin hangisi? Bylece, iddiamz balamnda muha
keme etmemiz gereken eylerin ikincisine gelmi bulunu
yoruz.
IV

Birincisi: ddiamz, dikkatlice dinlenilmedii takdirde ko


laylkla zannedilebilecei gibi, hibir olumsuz vurguyu
ihtiva etmiyor. Cmle, nasl biimlendirilmi olursa ol
sun herhangi bir aalayc dnce tavrndan neet et
miyor. kinci husus, iddiann ifade karakterinin ne oldu
u sorusuyla ilgilidir. Elbette iddiann esasen ne syledl
ini muhakeme edebilmeye muktedir olduumuz takdir
de, ancak iddiamzn kendini ifade edi tarzna yeterince
imada bulunabiliriz. Bu imkan, sanrm, en iyimser bir
tahminle bu derslerin sonunda veya ok daha sonra orta
ya kabilir. Hatta pek muhtemeldir ki, bu muvafk hadi
se daha uzunca bir sre vuku bulmayacaktr. Bu sebeple
imdi dikkatimizi, iddiann ifade tarzn mtalaa ettii
mizde ne kan mesele zerine younlatrmamz gere
kiyor. Biz tarz szcnden, biim ve mods anlamnda
kullanlan tarzdan baka bir ey anlyoruz. Biz burada
tarz szc ile melodi, ses ve ifadenin sadece sese ka
vuturulmasna yaramayan vurguyu kastediyoruz. fa
denin tarz, ifade edilenin ancak kendisiyle ahenk buldu
u vurgudur. Bylelikle, iddiamzn vurgusuna ve ifade
karakterine ynelik iki sorunun birbirine bal olduuna
iaret ediyoruz.
24 Martin Heidegger

Kayg uyandran zamanmzdan ve en kayg verici


olandan bahseden iddiann, iinde bulunduumuz a
yarglad, grne baklrsa, pek inkar edilemez. im
diki zamann bu ekilde yarglanmas ne demektir? Bu
yarglar amz, rnein harap, hasta, km, 'merke
zin kaybolmas'yla yklm olarak tasvir ediyorlar. Fakat
bu yarglarda belirleyici olan, onlarn her eyi olumsuz
olarak takdir etmeleri deil, bilakis esasen takdir etmele
ridir. Onlar, adeta an ait olduu fiyatlarn durumunu
takdir edercesine deeri belirliyorlar. Bu tr deer bime
ler kanlmaz ve zaruret olarak kabul gryor. Bu yarg
lar, her eyden nce hakl olduklar intibam uyandryor
lar. Bu yzden onlar, en azndan bu yarglara uygun d
en belirli zaman srelerinde, ou kimsenin tevecch
ne mazhar oluyorlar. imdi bu sreler gittike ksalyor.
yle ki gnmzde Spengler'in "Bat'nn k" ner
mesinin yeniden ve daha ok tasdik edilmesinin sebebi,
birok zahiri saiklerin yannda, Spengler'in cmlesinin
yalnzca menfi, fakat Nietzsche'nin 'l byyor' sz
nn doru bir karsamas olmasdr. Nietzsche'nin bu
ifadesinin, dnlm bir sz olduunu vurgulamtk.
O, hakiki bir szdr.
Fakat, su yzeyine kan dier a yarglayan ifade
ler de pek yle hakszm gibi grnmyorlar. Bunlar
gerekten, doru olduklar srece, yleler de. Zira bu yar
glar, kendilerine delil olarak ulalabilecek ve eitli ya
zarlardan yaplan maharetli biimde ayklanm iktibas
lara dayanarak belgelendirilebilecek vakalara yneliyor
lar. Nesnesine tevakkuf eden tasavvuru biz doru olarak
isimlendiriyoruz. Uzun sreden beri tasavvurun doru
luu hakikate e tutulmakta, yani hakikatin z, tasavvu
run doruluundan hareketle belirlenmektedir. Bugn
Cuma dediimde, bu ifade dorudur; zira bu ifade, ta
savvurumu haftann gnlerinin sra takibine yneltmekte
ve bugnk gne isabet etmektedir. Yargda bulunmak:
doru tasavvur etmektir. Bir ey zerine yargda bulu-
Dnmek Ne Demektir? 25

nurken, rnein, "uradaki aa yeeriyor" dediimizde,


tasavvurumuzun nesneye, yeeren aaca ynelie riayet
etmesi gerekir. Fakat bu yn tutma daima, ya bu ynelie
hakim olmak veya onu kaybetmek ihtimaliyle evrelen
mi durumdadr. Bylece tasavvurumuz istikametsiz de
il, fakat nesne ile olan ilikisi bakmndan doru olmu
yor. Tam olarak sylemek gerekirse, yargda bulunmak,
doru ve dolaysyla muhtemelen doru olmayan bir ta
savvur etmedir. imdi, iinde bulunduumuz aa mte
allik olan iddiamzn hangi ifade karakterine sahip oldu
unu grebilmemiz iin, yarglama, yani doru ve doru
olmayan tasavvurun nasl bir ey olduunu daha ak bi
imde gstermemiz gerekiyor. Buna uygun biimde mu
hakeme ettiimizde, kendimizi u sorunun tam da orta
snda buluyoruz: Nedir bu, tasavvur etmek?
Tasavvur etmek? Tasavvur etmenin ne demek oldu
unu kim bilmez ki? Bir eyi, rnein filolojik bir metni,
sanat tarihinde yeri olan bir resim eserini, Kimya bilimin
de yanma hadisesini tasavvur ettiimizde, zikredilen b
nesnelerin her birine dair bir tasavvura sahip oluruz. Pe
kii, sahip olduumuz bu tasavvur nerede? Kafamzn
iinde. uurumuzda. Ruhumuzda. Tasavvurlara, nesne
lerin tasavvurlarna iimizdeki derinliin bir yerinde sa
hibiz. Fakat Felsefe, birka asrdan beri araya girip kara
rak, iimizdeki tasavvurlarn dmzdaki herhangi bir
gereklie uygun dp dmedikleri hususunu mp
hemletirdi. Bu hususta kimi evet, dier biri hayr diyor.
Yine baka birileri, bu hususta karar verilemeyeceini, sa
dece dnyann, gerek olann btnl anlamnda, an
cak tasavvur edildikleri nispette var olduunu sylyor
lar. "Dnya benim tasavvurumdur". Yeni felsefenin d
ncesini Schopenhauer, bu cmle iinde toplayarak
zetliyor. Schopenhauer' burada zikretmemiz gerekiyor,

de tasarm. (ev.)
26 Martin Heidegger

nk O'nun "rade ve Tasavvur Olarak Dnya" balkl


ana eseri, basld tarih olan 1818'den beri, 19. ve 20 as
rn btn dncesini, dorudan gndeme gelmedii ve
hatta nermesine kar gelindii yerlerde bile derinden
belirlemitir. Bir dnrn, tasvip edildii deil, kendi
siyle kavga edildii yerlerde daha esasl biimde tesirli
olduunu ok kolay unutuyoruz. Nietzsche bile, Scho
penhauer ile kapmadan edemedi. O dahi, aksi yndeki
irade tasavvuruna ramen, Schopenhauer'in temel ilkesi
ne bal kald: "Dnya benim tasavvurumdur". Schopen
hauer kendisi bu cmle iin, ana eserinin ikinci blm
nn banda yle diyor:

"- Dnya benim tasavvurumdur- cmlesi, klid'in


aksiyomlarna benzer bir eydir. Bu, onu anlayan herke
sin, hakikat olarak tanmas gereken bir cmledir; her ne
kadar bu, herkesin ilk iittiinde anlayabilecei bir cm
le deilse de. Bu cmleyi uura tam ve ideal ve gerek
olan, yani kafamzn iindeki ve dndaki dnya arasn
daki nispet sorusunu ona balam olmak, ahlaki zg
le ilikin problemin yannda, ayn zamanda son d
nemlerde ortaya km olan felsefenin dierlerinden far
kn ortaya koyan karakterini belirlemektir. Zira, binlerce
yl boyunca gsterilen basit nesnellik erevesinde felsefe
yapma abasndan sonra ilk defa, bir ok eyin yannda,
dnyay esasen neyin ilkin ve daha sonra byle esraren
giz ve pheli kld, ne kadar muazzam ve masif olsa
da, varlnn sadece incecik tek bir ipe asl durduu ke
fedildi: te bu, kendisinde dnyann varln srdrd
her zamanki uurdur."

Tasavvurun z itibariyle ne olduu sorusu zerinde


felsefenin anlay birlii kuramamas muvacehesinde, an
lalan karmza tek bir k yolu kyor. Felsefi spek
lasyonlar alan terk ediliyor ve canl yaratklarda, bilhas
sa insan ve hayvanlarda vuku bulan tasavvurlarn esasen
ne olabilecei sorusu ncelikle itina ile ve bilimsel olarak
Dnmek Ne Demektir? 27

inceleniyor. Dier bilim dallarnn yannda psikoloji ite


bu tr aratrmalarla megul oluyor. Gnmzde psiko
loji, iyi tanzim edilmi ve geni kapsaml bir bilim olmu
tur ve deeri yldan yla giderek artmaktadr. Fakat yine
de biz, psikolojinin, "tasavvur" diye isimlendirdii ey
zerine yapt aratrmalarn neticelerini bir tarafa bra
kalm. Bunun sebebi, onlarn yanl veya nemsiz olmala
r deil, bilakis bilimsel olmalardr. Zira onlarn, bilimsel
ifadeler olarak, daha nce zikrettiimiz, psikoloji iin de
geerli olan dier tarafta kalmalar gerekmektedir. te bu
yzden, tasavvurlarn tasnif edildii eyin, psikolojinin
snrlar iinde hibir ekilde izaha kavuturulamamasna
armamak gerekir: Nitekim, canl varln organizmas,
uuru, ruhu, uur-d, btn derinlikleri ve tabakalar
psikolojinin alan iinde kademelendirilerek tanzim edil
mektedir. Burada her ey phe uyandryor; fakat yine
de bilimsel neticeler doru.
Eer imdi burada, tasavvurun ne olduu sorusun
da yine de bilime bal kalmyorsak, bu daha iyi bilmenin
kstahlndan deil, hi bilmemenin gerektirdii ihtiyat
sebebiyledir.
Biz bilimin dnda kalyoruz. Onun yerine, rnein,
yeeren bir aacn nnde duruyoruz - ve aa nmz
de duruyor. O bize kendini takdim ediyor. Orada duran
aa ve onun nnde duran biz, karlkl olarak kendi
mizi takdim ediyoruz. Birbirine kar ve biri dierinin
nnde biimindeki bir iliki iindeki duruumuzla, biz
ve aa, varz. Demek ki, bu bir eyin kendini takdim et
mesinin, kafamzn iinde vzldayp dolaan tasavvurla
bir ilgisi bulunmamaktadr. Bu arada imdi, bir srama
ncesinde ve sonrasnda nefesimizi iimize ekip tutma
mz gibi duralm. Zira biz imdi, bilimlerin genel kabul
gren alannn ve hatta grlecei gibi, felsefenin dna
sram bulunuyoruz. Pekii ama nereye sradk biz?
Dipsiz bir uuruma doru olmasn? Hayr! Daha ok bir
zeminin stne. Bir zeminin? Hayr! Eer kendimizi al-
28 Martin Heidegger

datmyorsak, zerinde yaadmz ve ldmz zemi


ne sradk. Esasen zerinde bulunduumuz bir zemine
ncelikle sramak zorunda kalmz, gerekten ok tu
haf veya en azndan rktc bir ey. Byle, bu srama
gibi bir tuhafln gerekli olmas iin, bizi dnmeye
sevk edecek bir eylerin mutlaka vuku bulmu olmas ge
rekiyor. Her birimizin bir kere olsun yeeren bir aacn
karsnda durduu gerei, bilimsel anlamda, dorusu
dnyann en nemsiz bir hadisesi olarak yarglanr. Bura
da olan nedir ki? Biz bir aacn nne geiyor, karsnda
duruyoruz ve aa kendisini takdim ediyor. Burada esa
sen kim takdim ediyor? Aa m, yoksa biz mi? Yahut her
ikimiz de mi? Veyahut hibirimiz? Biz kendimizi yeeren
aacn huzurunda, sadece kafamzla veya uurumuzla
deil, naslsak yle takdim ediyoruz ve aata kendisini,
kendisi olarak takdim ediyor. Yoksa aa, bizden ok da
ha nce davranm olmasn? Acaba aa kendini bize, biz
onun huzuruna gelelim diye mi, daha nce takdim etti?
Burada, biz aacn karsnda bulunurken ve aa
kendini bize takdim ederken vuku bulan ey nedir? 13u
takdim, yeeren bir aacn karsna geip nnde durdu
umuzda, nerede cereyan ediyor? Acaba kafamzn iin
de mi? Beynimizin iinde baz eylerin cereyan ettii mu
hakkak, tabii eer belirli bir tarzda durur ve yeermekte
olan aac btn ldama ve gzel kokusuyla birlikte
nmzde hazr olduu halde idrak edersek Gnmz
de hatta kafamzn iindeki srelerini, uygun tranfor
masyon ve glendirme aletlerinin yardmyla beyin dal
galarnn akustii olarak dinlemek ve seyrinin eri izgi
ler halinde kopyasn karmak mmkn olmaktadr.
Mmkndr muhakkak! Gnmz insannn yapamad
ne var ki? Hatta o bu kabiliyetiyle, ksmen yardm da
edebilir ve her yerde iyi niyetle ediyor da. Mmkn.
Muhtemelen hibirimiz, insann yakn gelecekte bilimsel
olarak daha neler yapabileceini nceden sezemiyoruz.
Fakat, kendimizi mevzuumuzla snrlandracak olursak,
Dnmek Ne Demektir? 29

yeeren aa, bu bilimsel olarak kayt edilebilir beyin dal


galarnn neresinde kald? imenlik nerede kald? nsan
nerede kald? Beyin deil, bilakis, belki yarn lp gide
cek ve vaktiyle bize doru yaklam olan insan? Aacn
kendisini takdim ediini ve insann da aacn huzurunda
duruunu ihtiva eden tasavvur nerede kald?
Bahis mevzu edilen bu tasavvura gre muhtemelen,
uurun tesir dairesi olarak tasvir edilen ve ruhi olan ola
rak telakki edilen yerlerde dahi baz eyler cereyan edi
yor. Fakat aa "uurda" m, yoksa imenlikte mi duru
yor? imenlik, tecrbe olarak ruhta m, yoksa yaylm
biimde yeryznde mi bulunuyor? Yeryz bizim kafa
mzn iinde mi? Yoksa biz, yeryznde mi bulunuyo
ruz?
Buna yle karlk verilebilir: Bu hal ve keyfiyete y
nelik sorular niye? Bizim yeryznde bulunduumuz ve
seilen bu rnee gre, bir aacn huzurunda durduu
muz gn gibi aikar olduundan, herkes bunu hemen ko
laylkla itiraf edebilir. Yine de biz, bu itirafa aceleyle mu
amele etmeyelim, bu gn gibi aikar olmay hafife alma
yalm. Zira hi beklenmedik biimde, fizik, fizyoloji ve
psikoloji, bilimsel felsefe ile birlikte, belge ve delillerden
oluan btn ihtiamlaryla, bizim aslnda aa deil, bi
lakis esasen, iine azbuuk, urasna veya burasna, b
yk bir hzla ileri-geri vzldayan elektrik yklerinin sa
ld bir boluu idrak ettiimizi izah ettiklerinde, her
eyden feragat edebiliriz. Acele ile yalnzca bilimsel an
lamda nezaret edilmeyen anlar, yani tabii ki yeermekte
olan bir aacn karsnda durduumuzu kabul etmemiz,
hemen bir sonraki anda, nesnelerin bilimsellik ncesinde
ki kavran biimlerini vasflandrmas dolaysyla bunun
yalnzca safdil bir gr olduunu teyit etmemiz yeterli
gelmemektedir. Bu teyitle birlikte, tesirinin gcn nere
deyse hi hesaplayamayacamz bir eyi, yani yeeren
aata neyin gereklik olarak geerli olup olamayacana
ancak zikredilen bilimlerin hkmedebileceini itiraf et-
30 Martin Heidegger

mi oluyoruz. Nereden kaynaklandklar kendilerine


mehul olmas gereken bu bilimler, bu tr yarglar iin
gerekli olan selahiyeti nereden alyorlar? Bilimler, insann
bulunduu yeri belirleme ve kendilerini bu belirlemele
rin kstas olarak dayatma hakkn nereden alyorlar? Fa
kat, aa karsndaki duruumuzun, 'aa' olarak isim
lendirdiimiz eyle sadece bilimsellik ncesi olarak telak
ki edilen bir iliki olduu yargsna ses karmakszn kat
lansak bile, ite bu gerekleiyor. Hakikatte ise biz gn
mzde daha ok, daha yksek olduklar farzedilen fizikal
ve fizyolojik anlaylarn fayda salamalar iin yeeren
aactan vazgemek eilimindeyiz.
Yeeren bir aacn kendisini bize, karsna geip hu
zurunda duruumuzu mmkn klacak biimde takdim
etmesinin ne demek olduu hususunu muhakeme ettii
mizde, hereyden nce ve nihayet, yeeren aatan vaz
gemememiz, bilakis onu durduu yerde brakmamz ge
rekiyor. Pekii neden 'nihayet' diyoruz? nk dnce,
onu imdiye kadar hi orada, durduu yerde brakmad.
Fakat, Bat dnce tarihinin bilimsel aratrmalar
bize, Aristo'nun, kendi bilgi kuramna nisbetle yarglan
dnda, bir gereki (realist), d dnyann mevcudiyeti
ni ve idrak edilebilirliini kabul eden bir adam olduunu
haber veriyor. Gerekten de Aristo, d dnyann mevcu
diyetini inkar edici dncelere hi kaplmad. Ayn e
kilde ne Platon, ne Heraklit ne de Parmenides byle bir
dnceye kapld. Bu dnrler, d dnyann hali ha
zrda bulunuunu elbette hibir zaman kendilerince ne
kabul ettiler ne de ispat ettiler.
V

Dnmek ne demektir? ncelikle kendimizi, bu soruya


aceleyle foml biiminde bir cevap bulmak isteyen kr
hrsa kaplmaktan koruyalm. Sorunun kendisinde kala
lm. Sorunun kendisini soru tarzna dikkat edelim: "D
nmek ne demektir?"
Anne, eve gelmek istemeyen erkek ocuuna yle
sesleniyor: -"Bekle, sana itaat etmenin ne demek olduu
nu reteceim". Anne burada oluna, itaatkar olmaya
dair bir tanmlama yapma sz m veriyor? Hayr. Aca
ba ona ibret dersi vermek istiyor olabilir mi? Eer o kadn
hakiki bir anne ise, bu da deil. O daha ok oluna itaat
etmeyi anlatacaktr. Veya en iyisi, bunun tersini yapacak
tr: olunun bizzat kendisinin itaat anlayna ulamasn
salayacaktr. Anne ocuu ne kadar ender azarlarsa, bir
o kadar srekli ve tesirli bir muvaffakiyet kazanmaktadr.
Anne olunun, sz dinleme anlayna ulamasn ne ka
dar dorudan temin ederse, bir o kadar kolay baar elde
eder. Bylece ocuk ncelikle, zoraki sz dinlemek zorun
da kalmak yerine, bilakis dinlemeyi istemekten vazgee
mez hale gelir. Niin vazgeemez? nk o artk, znn
ait olduu eye tabi olmutur. Bu yzden renmek asla
azarlama yoluyla husule getirilemez. Fakat yine de biri-
32 Martin Heidegger

nin, retirken ara sra sesini ykseltmesi gerekir. Hatta


o, dnmenin renilmesini salamak gibi skunet iste
yen bir ey hakknda olsa bile, lk stne lk atmak
zorunda kalabilir. En sessiz ve mahcup insanlardan biri
olan Nietzsche, bu zorunluluu biliyordu. O, lk at
mak zorunda kalmann verdii shraba katland. Dnya
da insanlarn yaklamakta olan dnya savalarna dair
henz hibir ey bilmedii, 'ilerleme'ye olan inancn, si
villetirilmi halklarn ve devletlerin neredeyse dini oldu
u bir dnemde Nietzsche ln kopard: "l by
yor... " Bu lkla birlikte Nietzsche, insanlara ve bilhassa
bizzat kendine u soruyu yneltti: Sizin, gzlerinizle ii
tebilmenizi salamak iin, nce kulaklarnzn patlatlma
s m gerekiyor? Davul almaya benzer biimde ve ceza
vaizleri gibi takrdamak m gerekiyor?5 Fakat sr stne
sr! Bir zamanla lk olan "l byyor... " sz, geveze
lie dnme tehlikesiyle kar karya. Bu tersine dn
n tehditkar oluu bizi, dierleri gibi, dnmeye sevk
ediyor. Burada bizi tehdit eden, gnmzn belki de
zerinde en dnlm olan sznn, yarn bir geces
tne sadece bir konuma tarz olmas ve konuma tarz
biiminde yaylp dolamaya balamasdr. Konumann
bu tarz, dnyann bugnk durumunun en gze arpan
tasvirlerinde etkin biimde ilerlik kazanyor. Bunlar z
itibariyle tasvir edilemez olan tasvir ediyorlar. Zira o, bir
tr ar olan ve bu yzden bazen la dnmek zo
runda kalan dncede muhakeme edilmek istemekte
dir. Yazl metinde lk bouluyor, ayet yaz sadece
tasvirlerle uzayp duruyor, sadece tasavvuru megul et
meyi ve ona her defasnda yeniden malzeme sunmay he
defliyorsa, tamamen kesiliyor. ayet yaz, yazlann ken
disinde dncenin bir yry olmaya, bir yol olarak
kalmaya muktedir olamazsa, o zaman dnlm olan,
yazlan eyde kaybolup gidiyor. Takriben, "l by-

Byle Buyurdu Zerdt (Alsa Sprach Zarathustra), Takdim n. 5


Dnmek Ne Demektir? 33

yor ..." szn kaleme ald yllarda Nietzsche, not defte


rine unlar yazyor: "Kendisi iin btn kitaplarn nere
deyse yzeyselletii, gemite yaam birka insann
nnde, onlarn bildiklerini yazmamalarn gerektirecek
derin bir ferasete sahip olduklarna dair inancn hala ko
ruyan bir insan. "6 Fakat Nietzsche'nin lk atmas gere
kiyordu. Ve bunun iin O'nun nnde yazmaktan baka
seebilecei bir yol yoktu. Dncesinin bu yazlm
l bir kitapt ve Nietzsche ona "Byle Buyurdu Zerdt"
baln koymutu. Kitabn ilk blm 1883 ve 1884
yllan arasnda yazld ve yaynland. Drdnc blm
1884/85 ylnda yazld, fakat sadece yakn arkada evre
si iin basld. Nietzsche'nin bu eseri, dnrn yalnz
ca bir dncesini dnyor. Ayn olann ebedi devera
n dncesini. Her dnr sadece tek bir dnceyi
dnr. Dnceyi bilimlerden esasl biimde ayrt
eden hususlardan biri de budur. Aratrmac srekli ola
rak yeni keiflere ve ilhamlara ihtiya duyar, aksi takdir
de bilim duraksar ve yanla der. Dnr sadece tek
bir dnceye ihtiya duyar. Dnrn zorluu, bu bi
ricik, bu tek bir dnceyi, yalnzca kendisi iin dnen
olarak skca tutmak, bu teki ayn ey olarak dnmek
ve bu ayn olan eyden uygun tarzda bahsetmektir. Fakat
ayn olandan uygun tarzda bahsetmemiz, ancak ayn ola
na ilikin daima ayn eyleri sylediimizde ve stelik
bizzat kendimizin bu ayn olan ey tarafndan talep edil
diinde mmkndr. te bu yzden, dnce iin ayn
olann snrszl en keskin snrdr. Nietzsche, dnr,
eseri "Byle Buyurdu Zerdt" u alt balkla birlikte
tavsiye ederek, dnmenin bu gizli kaderine imada bu
lunuyor: "Herkes ve hi kimse iin bir kitap". Bu cmle
deki 'herkes iin' ifadesi, keyfi olarak belirlenebilecek s
radan kiilere deil, insan olarak btn insanlar, bilhassa
znde dnceye itibar eden, z itibariyle zikretmeye

6 GesammelteWerke XlV, s. 29, Aforizma 464, 1885


34 Martin Heidegger

deer insanlara iaret etmektedir. Bir sonraki 'hi kimse


iin' szc ise, dnmenin yoluna koyulmak ve her
eyden nce kendisini bu yolculukta pheli klmak yeri
ne, bu kitabn sadece paralarna ve cmlelerine hayran
lk duyan ve dili iinde gz kapal saa sola yalpalayan,
her yerde mevcut olan insanlarn hibiri iin olduuna
iaret etmektedir. "Byle Buyurdu Zerdt. Herkes ve hi
kimse iin bir kitap". Bu eserin alt balnn doruluu,
basld tarihten 70 yl7 sonra ne kadar da rktc bi
imde ortaya kt, -fakat tam da aksi ynde. Eser, herkes
iin bir kitap oldu ve dnen hi kimse, bu kitabn temel
dncesi ve karanlyla yzleecek olgunlua erieme
di. 'l byyor... ' szn Nietzsche, bu kitabn drdn
c ve son blmne yazd. O bu sz ile bildii her eyi
ifade etti. Zira bu sz, Nietzsche'nin bulutlarla kapl,
nemli, kasvetli Eski-Avrupa'nn en uzanda bulunduu
srada yazd bir manzumenin baldr. Szn tamam
yledir: "l byyor: Vay, llere gebe olann haline!"
Bu 'vay' kime sylenmi olabilir? Acaba Nietzsche bunu
sylerken kendini mi dnd? Fakat O, dncesini!',
ortasnda, urasnda burasnda bir gn vadilerin yeere
cei ve kaynak sularnn fkraca llemeyi beraberin
de getirmesi gerektiini nceden bilseydi, bu nasl olabi
lir? Eer O, nceye ve sonraya iaret eden ve bu yzden
her yerde mphem olan, stelik gei anlamnda ve tar
znda geici bir geit olmas gerektiini nceden bilseydi,
bu nasl olabilirdi? Btn mlahazalar, O'nun byle ol
duu, bunu Nietzsche'nin bizzat kendisinin nasl bildii
ve niye O'nun bu yzden sr dolu szcklerle konutuu
hususunda birleiyorlar. Ayrca ite bu yzden, O'nun ile
yaplan dnen konuma devam ettirilerek baka bo
yutlara tanyor. te bu yzden, btn formller ve ba
lklar, belirli bir anlamda, O'nun dncesi karsnda
muvafk olamyorlar. Bu, Nietzsche'nin dncesinin,

7
Gnmz itibariyle yaklak 130 yl sonra. (ev.)
Dnmek Ne Demektir? 35

kendisine her an yeniden dnebileceimiz, iaret ve re


simlerden oluan bir oyun olduu anlamna gelmiyor el
bette. O'nun dncesinin dnd ey, ylesine ak
ki, bir ey ancak bu kadar zahir olabilir. Fakat zahir olan,
ok gzl, i ie gemi odalardan oluan bir mekanda
bulunuyor. Bunun sebebi, Bah dncesinin btn motif
lerinin, dnm olmak artyla olduka hnerli bir bi
imde Nietzsche'nin dncesinde toplanmasdr. Bu
yzden O'nun dncelerinin, tarih itibariyle ne arahr
rnas, ne de bir baka eyle karlahrlarak muhasebesi
yaplabilir. Esasen bir geit olan Nietzsche'nin dncesi
ne ancak, setii yolla geii hazrlayan iki ynl bir dil
uyum salayabilir. Bylesine bir geitte tabii ki, Nietzsc
he'nin dncesi btnyle bir tarafta durmaya doru
hareketlenirken, geitin kendisinin de bu taraftan uzakla
arak br tarafa doru ynlenmesi gerekiyor. Genilii
ve tarz itibariyle bambaka olan bu geiti burada mna
zara edecek deiliz. Bu mlahaza yalnzca, geni bir alan
da gerilmi ve farkl biimde tekil edilmi olan bu gei
tin bir taraf brakmak zorunda kalsa bile, onu ihmal etme
anlamnda kar tarafa geemeyeceine iaret ediyor. Ni
etzsche'nin dncesi, Bat'nn btn dncesi bu geit
te btn asli hakikatiyle birlikte benimsenmitir. Fakat bu
hakikat, asla gn nda apak ortada olan bir ey de
ildir. Nietzsche balamnda biz, O'nun dncesine y
rd yolda nn aydnlatan biricik asli olan eyi an
lalabilir klmakla yetinmek istiyoruz. Daha sonra bura
dan, "l byyor: Vay, llere gebe olann haline!" s
znn, O'nun dncesinin hangi srecine tekabl ettii
ni anlayabiliriz.
Fakat imdi, Nietzsche'nin dncesiyle genel an
lamda karlaabilmek iin, onu nce bulmak zorunda
yz. Ancak onu bulmada baarl olduumuz takdirde, bu
dncenin dnd eyi tekrar kaybetmeyi deneye
biliriz. Bu, kaybetmek, bulmaktan ok daha zor bir ey
dir. Zira byle bu durumda 'kaybetmek' demek, bir eyi
36 Martin Heidegger

ylesine drmek, arkada brakmak ve terk etmek deil


dir. Kaybetmenin buradaki anlam udur: Nietzsche'nin
dncesinin dnd eyden hakiki anlamda kurtul
makhr. Fakat bu yalnzca, kendimizden hareketle ve ken
dimizi bu dnlen ey hakknda dnmek zere, o
eyin asli muhtevasnn aklna salverdiimiz ve onu
bylece kendiliinden ait olduu yerde braktmz tak
dirde mmkndr. Nietzsche, bu kefetmek, bulmak ve
kaybetmek arasndaki nispeti biliyordu. Nietzsche bu
nispeti, yrd yol boyunca srekli daha net biimde
anlad. Anlalan o ki, Nietzsche bu nispeti ancak yolu
nun sonunda rktc bir netlikte ifade edebildi. Ni
etzsche'nin bu hususta ayrca sylemek istedii ey, 4
Ocak 1889' da cadde ortasnda uurunu kaybedip yere
dt ve cinnet geirdii gnlerde arkadalarna gn
derdii kat paralarnda bulunmaktadr. Bu kat par
alar daha sonra 'cinnet notlar' olarak isimlendirildi.
Tbbi ve bilimsel anlamda takdim edildiinde, bu vasf
landrma dorudur. Fakat yine de, dnce iin yetersiz
kalmaktadr.
Bu notlardan biri, 1888 ylnda Kopenhag'da Nietzsc
he zerine ilk defa halka ak seminerler veren Danimar
kal Georg Brandes' e gnderilmitir:

Posta mhi.i, Torino 4.. 1.89

Dostum Georg' a.
Beni kefettikten sonra, hi de yle hner isteyen bir
ey deildi bulmak: zor olan imdi, beni kaybetmektir...
armha Gerilen.

Acaba Nietzsche, kaybedilmesi imkansz olan eyin


kendisi ile birlikte ifadeye kavutuunu biliyor muydu?
Dncenin mtemadi yen, dndke kendisine geri
dnmek zorunda kald o kaybedilmesi imkansz olan
Dnmek Ne Demektir? 37

eyi? O, onu biliyordu. Zira iki nokta ile kendisine bala


nlan belirleyici cmlenin muhatab yalnzca, bir kat
parasnda ifade edilen notun gnderildii kii deildi.
Dorusu cmle, ustaca kurulmu bir nispeti ifade ediyor
du: "Zor olan imdi, beni kaybetmektir ... " Bu zorluk im
di, herkes ve gelecek iindir. te bu yzden biz cmleyi,
hatta notta yer alan tm ifadenin mahiyetini, sanki not bi
ze yneltilmiesine okuyoruz. Bu arada geen, hi deil
se bile kabaca hlasa edebildiimiz altm 8 yldan son
ra, tabii ki, her ne kadar kefedilmi olsa da, yani, bu d
nrn dncesinin vuku bulmu olduu biliniyorsa
da, Nietzsche'yi ilk elden bulmamzn bizim iin hala zor
olduunu kabul etmemiz gerekiyor. Bu bilinmilik sebe
biyle, O'nu aramaktan muaf tutulduumuzu zannettii
miz iin, ok daha byk bir Nietzsche'yi bulamama t e h
likesiyle kar karya bulunuyoruz. Nietzsche'nin d
ncesinin bulunduu zannn bir tarafa brakalm, yarm
yzyldan9 beri Nietzsche zerine yazlm olan bir yn
edebiyat dolaysyla aldanmayalm. Nietzsche sanki bu
nu dahi nceden grm gibidir; aksi takdirde Zer
dt'n bouna syletmezdi: "Herkes benden bahsedi
yor, . . . Fakat kimse -beni dnmyor." Bir eyi dn
mek, ancak dncenin olduu yerde mmkndr. Biz
eer hala dnmyorsak, Nietzsche'nin dncesi ze
rine nasl dnmeliyiz? Nietzsche'nin dncesi elbette
yalnzca istisnai bir insann abartl grlerini ihtiva et
miyor. Bu dncede dile gelen, bilahare daha kati biim
de oluacak olandr. Zira "Yeni a" kesinlikle henz son
bulmu deil. O daha ok, muhtemelen uzun srecek
olan tekamlnn henz banda bulunuyor. Peki ya Ni
etzsche'nin dncesi? O, henz bulunmam olann
uyandrd kaygya aittir. En kayg verici olan, bizim,
bulunmu olan, yalnzca zerinden atlayp gemek veya

8 Gnmz itibariyle yaklak 130 yl. (ev.)


9 Yaklak 130 yldan beri. (ev.)
38 Martin Heidegger

dolamak yerine, btnyle ve tm hakikatiyle kaybet


mek iin hibir hazrlmzn olmamasdr. Bu dolama
ou zaman zararsz bir biimde, yani Nietzsche'nin fel
sefesinin genel olarak tavsif ve tarif edilmesi suretiyle
gerekleiyor. Hem de sanki zorunlu olarak en son as
na varncaya kadar tabir ve tevil etmeyen bir tavsif ve ta
rif mmknm gibi. Sanki bir tavr almaktan yahut bir
terkip cmlesiyle bile st rtl biimde reddedilmek
ten ve rtlmekten kanabilen tevil varmasna. Fa
kat bir dnr asla bakasnn onu rtmesi ve onu
rtmeye ynelen edebiyatn st ste ylmas dolaysy
la kendine hakimiyetini kaybetmez. Bir dnrn d
nd ey, ancak, dndklerinde dnlmemi
olann asli hakikatine geri dndrlmesiyle hazmedilebi
lir. Fakat yine de bu durumda, dnrle hasbhal etmek
kolay olmaz, bilakis konuma ncelikle tartmann s
rekli artan bir keskinliine maruz kalr. Fakat nedense
Nietzsche hala maharetlice rtlyor. Bu alverite bu
dnre, daha sonra grlecei gibi,abucak, onun esa
sen dnd ve nihayet dncesini kemiren eyin
tam da tersi isnat edildi.
VI

Nietzsche, asli dncenin alannda amann zorunlulu


unu ve bylece, kendisinden nceki insann inatla o za
mana kadarki varlnn sadece st ve n yzeyine inti
bak etmesi ve bu yzeylerin sln yeryzndeki ika
metinin yegane mekan olarak geerli klmas dolaysyla
oluan tehlikeyi kendisinden ncekilere gre ok daha
net gryordu. Tarihi bir anda tehdit ettii nispette by
yen bu tehlikeyi herkesten nce Nietzsche apak tanm
ve imdiye kadar geen sre iinde yalnzca O, metafizik
adan btn kapsamyla tetkik etmiti.
Nietzsche u soruyu soran ilk kiiydi: imdiye kadar
ki varlnda insan olarak sregelen insan bu hkmranl
stlenmeye hazrlkl m? Eer deilse, yeryzn/tabi
ah "tebaa"lahrmas, kendine tabi klmas ve bylece Eski
Ahit'in szn tahakkuk ettirmesi iin imdiye kadarki in
sana nasl bir muamele yaplmas gerekiyor? Nietzsche, bu
imdiye kadarki insan dncesinin ufkunda "son insan"
olarak isimlendiriyor. Bu isim, bu ekilde isimlendirilen in
sanla birlikte insan varlnn sona erdiini ifade etmek is
temiyor. Son insan esasen, kendisinden teye bakabilmeye
ve ncelikle kendisinin dnda ve stndeki vazife daire-
40 Martin Heidegger

sine ykselmeye ve nihayet anu, varlk asliyetine muvafk


biimde taahht etmeye muktedir olamayandr. imdiye
kadarki insan, buna muktedir deil. nk o henz kendi
btn asliyetine nfuz edebilmi deil. Nietzsche akl
yor. nsann bu z birazck olsun tespit edilmi deil, ya
ni ne bulunmu ne de sabitletirilmitir. te bu yzden Ni
etzsche yle diyor: 'insan daha henz tespit edilmemi
hayvandr." Cmle tuhaf gelebilir. Yine de o sadece Bah
dncesinin balangtan beri insan hakknda dnd
eyi ifade ediyor: nsan an.imal rasyonel, akdl hayvan
dr. Akl sayesinde insan hayvan aarak ycelir. Fakat bu
nu yaparken insan mtemadiyen hayvana tepeden bak
mak, onu kendine tabi klmak, onunla ba etmek zorunda
dr. Biz, hayvani olan cismanilik olarak isimlendirelim ve
akl gayr-i cismani ve cismanilik st olarak ereveleye
lim. Bu durumda insan, anirnal rasyonel, cismani- cismani
lik st varlk olarak tezahr ediyor. Cismanilii, gelenee
uyarak, fizikilik olarak isimlendirdiimizde, bu defa akl,
cismanilik st kendini cismani, fiziki olann tesine geen
ey olarak gsteriyor. Yunanca teye gemek m'; na
t:c'ct>umxc', fiziki, cismani olann stnden teye anlamna
gelmektedir. Yani cismanilik st fiziki olann stnden
teye geiinde metafizik olandr. Animal rasyonel olarak
tasavvur edildii srece insan, fiziki olan aan fizikilik
olarak kyor karmza. Ksaca sylersek: Animal rasyo
nel olarak insann znde te, fiziki olandan gayr-i cisma
ni ve cismanilik st olana doru toplanmaktadr: nsan
bylece metafizik olann kendisi oluyor. Fakat netice itiba
riyle ne insann fizi.kilii, cismanilii, ne beden, ne de gayr
i cismani olan, akl yeterince tasavvur edildiinden, Ni
etzsche iin insan, imdiye kadar yaplan tarifinde henz
tahayyl edilmemi ve dolaysyla henz tespit edilmemi
hayvan olarak kalyor. Psikanaliz gibi Nietzsche'nin klli
yabn evkle smren Antropoloji bu cmleyi temelden
yanl anlam ve ifade ettii kapsam hi idrak edememi
tir. nsan, henz tespit edilmemi hayvandr; animal rasyo-
Dnmek Ne Demektir? 41

ne] henz btn varlyla yzlememitir. Fakat, imdiye


kadarki insann zn ncelikle tespit edebilmek iin, im
diye kadarki insarun kendini amas salanmaldr. imdi
ye kadarki insan, kendine tabi olmaya/kendisiyle yzle
meye ve imdiye kadarki trnn aall<lanru aalama
ya, isteksiz deil de, muktedir olmad iin son insandr.
Bu sebeple, imdiye kadarki insan iin, kendisini amasn
temin edecek bir nakil imkannm aranmas ve dolaysyla,
imdiye kadarki ve son insan aan imdiye kadarki insan
olabilecek varla uzanan kprnn bulunmas gerekmek
tedir. Nietzsche, bu kendisi tarafndan kefedilen, kendisi
ni ap teye geen insann tabiatn ncelikle Zerdt fig
rnde tekil ediyor. Nietzsche bu kendisini ap teye ge
en ve bylece kendisinin zerinde konumlandran ve
kendisini ncelikle byle tespit eden insan iin ok kolay
yanl anlalabilecek bir isim seiyor. Nietzsche, imdiye
kadar olan ap teye geen insan "st-insan" olarak
isimlendiriyor. Bu isimle Nietzsche imdiye kadarki srf
azmanlatnlm bir insan kastetmiyor tabii ki. Aynca bu
rada, "humane/ insanilii" bir tarafa atan ve keyfilii ka
nunilie ycelten ve devasa bir azgnl kural haline geti
ren bir insan tr de kastedilmiyor. st-insan, imdiye ka
darki insann zn nce hakikatine sevk eden ve bunu ta
ahht edendir. z itibariyle bu ekilde tespit edilen im
diye kadarki insann bylece, gelecekte yeryznn efen
disi olabilecek, yani insani eylemin ve yeryznn teknik
istihalesinin tabiatndan uhdesine den saltanat imkanla
rn daha yce bir gayeyle idare edebilecek bir konuma ge
tirilmesi gerekmektedir. Bu insann, hakkyla dnlm
st- insann ahsiyeti yle azgnca, soysuz ve bolua sald
ran bir fantezinin riin deildir. Fakat bu, modem an
tarihi tahlili esnasnda yolda bulunmu bir figr de deil
dir, bilakis: st-insan'n ahsiyeti, Nietzsche'nin metafizik
dncesine zgdr. nk O'nun dncesi, Bat d
ncesinin nceki marifetine intibak etmeye muktedir ol
mutur. Bu figrn ne olduu Nietzsche'nin dncesinde
42 Martin Heidegger

geri dile geliyor, fakat mutat muhayyile iin tannmaz


halde duruyor. Bu yzden, st-insan'n, her ne kadar halk
iin grnmez kalsa da, burada ve urada varln srdr
dn tahmin edebiliriz. Fakat st-insan'n ahsiyetini
asla, n planda tutulan ve yanl anlamlandrlan "Kudret
radesi"nin eitli organizasyon biimlerinin bana getiri
len lider kadrosu olarak beliren figrlerde arayamayz.
Ayrca st-insan, insanl yeryznde cennet saadetine
doru ynlendirecek bir sihirbaz da deildir.
"l byyor: Vay, llere gebe olann haline!" Bu
'vay' kime sylenmi olabilir? O, st-insandr. Zira teye
geen, zeval iinde olmak zorundadr; st-insan'n yolu
nun balangc, O'nun zevalidir. O'nun yolu ite bylesi
ne bir balangla belirlenmitir. Yeniden vurgulamamz
gerekiyor: -Kayg uyandran zamanmzda en kayg veri
ci olan, bizim hala dnmememizdir- cmlesinin, Ni
etzsche'nin "l byyor" szyle balantl olmas ve
bu szde st-insan'n dnlm olmas dolaysyla,
st-insan'n zn yolumuz talep ettii mddete izah
etmeyi denemek zorundayz.
imdi, "st-insan" kelimesi iin yaplan mutat an
lamlandrmalara uygun decek yanl ve artc tonla
r kendimizden uzak tutalm. Bunun yerine, tekellf sz
ce dnlm "st-insan" szcne kendiliinden ya
kn decek basit keyfiyete dikkat kesilelim:

1- teye gemek.
2- Nereden teye geiliyor?
3- teye geme nereye yneliyor?

st-insan, imdiye kadarki ve dolaysyla son insan


ap teye geiyor. nsan, imdiye kadarki insan trnde
taklp kalmad takdirde, bir geittir; o bir kprdr; o
bir "hayvan ile st-insan arasnda balanm bir iptir."
te bu, titiz dnldnde denilebilir ki, teye geenin
kendisine yneldii insan suretidir. Zerdt henz st-in
san'n kendisi deildir, bilakis O'na doru teye geen,
Dnmek Ne Demektir? 43

oluan st-insan'dr. Burada eitli sebeplerden dolay m


talaamz st-insan'n bu geici suretiyle snrlandryoruz.
ncelikle bu teye geii nazar dikkate almamz gereki
yor. Daha sonra ikinci hususu, yani teye geenin nereden
yola kbu iyice muhakeme etmemiz gerekiyor. Zira bu,
imdiye kadarki, son insann durumunu gsteren surettir.
nc husus olarak, teye geenin nereye yneldiini,
yani teye geen insann hangi durumda geiini tamam
layp durduunu muhakeme etmemiz gerekiyor.
Bizim iin ilk zikredilen, teye gei, ancak ikinci ve
nc husus, teye gemekte olan ve teye geite ta
havvl eden insann nerden nereye getiini muhakeme
ettiimiz takdirde izaha kavumu olacaktr.
teye geen insann kendisinden uzaklat insan,
imdiye kadarki insandr. Nietzsche onu, imdiye kadar
ki varlk keyfiyetini hatrlamak istedii srece, henz
tespit edilmemi hayvan olarak vasflandryor. Bunun
sebebi udur: homo est animal rationale. 10 Animal szc
yle basite canl anlamna gelmemektedir; nk
bitki de canldr. Bu yzden insann akll bir vejetasyon
olduunu syleyemeyiz. Animal, hayvan demektir, ani
maliter szc (rnein Augustinus'da da) "hayvani"
anlamnda kullanlmaktadr. nsan akll hayvandr.
Akl, bir eyin ne olduunu ve yine daima ne olabilece
ini ve olmas gerektiini sorgulamaktr. Sorgulama, ka
demeli olarak unlar ihtiva etmektedir: Kayt (fark) et
mek, kabul etmek, teebbs etmek ve esasl surette m
zakere etmek anlamna gelen ilemek (okumak). Latince
mzakere etmek, Yunanca EL'Q w (rethorik) kelimesiyle

o Bu sz mehur eden, 950 ve 1022 yllar arasnda Gallen'de yaam


olan Notker Labeo (Notker Teutonicus veya Notker der Deutsche) is
miyle bilinen Alman bir rahiptir. Orta a'daki ilk Aristo yorumlay
as olan Notker Labeo bu cmleyi De Definitione adl eserinde zikredi
yor: "homo est animal rationale, mortale, risus capax. Ter mennisro ist
ein ding libhafte, redohafte, totig, lachennes mahtig/insan akll (ko
nuabilen) hayvan, lml ve glmeye muktedir bir eydir." (ev.)
44 Martin Heidegger

karlatrlabilir olan reor demektir. Bir eye teebbs et


me ve ileme (okuma) istidadr ratio. Animal rationale
zikredilen tarzda sorgulayarak yaayan hayvandr. Akl
da hkm sren sorgulama kendine hedefler tayin edi
yor, kurallar tesis ediyor, vastalar hazrlyor ve onlar ey
lem biimlerine uygun hale getiriyor. Akln sorgulamas,
her yerde ve her eyden nce tasavvur demek olan ok
eitli tanzimler biiminde inkiaf ediyor. yleyse imdi
yle de diyebiliriz: homo est animal rationale: nsan, ta
savvur eden hayvandr. Basit bir hayvan, rnein bir k
pek, asla tasavvur edemez, bir eyi asla (gz) nne geti
rip yerletiremez; bunun iin onun, hayvann kendini
sorgulayabilmesi gerekirdi. O ben diyemez, o hibir ey
syleyemez. te yandan insan, metafizik retiye gre,
konuabilmenin kendisine zg olduu tasavvur eden
hayvandr. te bunun, insann zne dair tabii ki asln
muhakeme etmeksizin yaplm tespitin zerine daha
sonra, insann person (ahs/kimse) olarak retisi ina
ediliyor ki bu neticede teolojik adan tasvir ediliyor. Per
sona, oyuncunun vasta olarak kulland ve szn iin-
den geirerek seslendirebildii maske anlamna geliyor.
Sorgulayan olarak bir eyin neliini sorgulad srece
insan, persona, varln maskesi olarak dnlebilir.
Nietzsche son insan, imdiye kadarki insan keyfiye
tini adeta kendi iinde kaskah biimde sabitletiren im
diye kadarki insan olarak vasflandryor. Bu sebeple
dorusu son insan, kendini ap teye geme ve bylece
aadaki kendine sahip olma imkanna en uzak duran
dr. Bu yzden son insan trnde akl, tasavvur etme,
kendine mahsus bir biimde gebermeli ve adeta kendi
iinde keelemelidir. Bu insan trnde tasavvur her de
fasnda sadece nne ve yan bana konana riayet edi
yor, stelik bu nne yerletirme insani tasavvurun ile
yiinde ve arzusunda tanzim ediliyor, genel anlalabilir
lik ve faydalanabilirlie gre kararlahrlyor. Nesne ve
ya durum olarak (gz nne) yerletirilen ve bylelikle il-
Dnmek Ne Demektir? 45

kin izin verilen bu sessizce szleen tasavvur vastasyla


ne varsa her ey grnr hale geliyor. Son insan, imdiye
kadarki-insann nihai tr, kendini ve ne varsa her eyi
tasavvur etmenin hususi bir tr ile standa getiriyor.
Fakat imdi Nietzsche'nin bizzat kendisinin Zer
dt'e son insan hakknda ne sylettiine kulak verelim:
"Byle Buyurdu Zerdt"n nsznde11 O'nun hakkn
da ok az ey zikredildii syleniyor. Zerdt nszn
dalardan inerek henz geldii ehrin pazarnda okuyor.
ehir "ormanlarn kenarndayd." Orada, bir ip cambaz
nn, dorusu bir teye geenin grlecei sz verildii
iin, birok insan toplanmt.
Bir sabah Zerdt, aadaki insanlara tevecch et
mek iin, on yldr ikamet ettii dadan ayrld. Nietzsc
he yazyor: ''Ve bir sabah, tanyeri aarrken kalkt ve g
nein karsna geip yle dedi:

"Ey, sen byk yldz! Aydnlattklarn olmasayd,


ne olurdu mutluluun?
On yldr buraya maaramn stne ykselir durur
sun: ndan ve yolculuundan bkardn ben olmasay
dm, kartalm ve ylanm olmasayd."

Tarihsel olarak Eflatun metafiziinin ortalarna ka


dar uzanan ve bylelikle tm Bat dncesinin kalbine
isabet eden bu kelimelerde Nietzsche'nin kitab "Byle
Buyurdu Zerdt"n anahtar sakl durur. Zerdt da
dan tek bana iner. Fakat O ormanlarn iine girdiinde,
orada "kutsal kulbesini terk etmi" yal bir mnzevi ile
karlar. Zerdt, ihtiyar adamla konumasndan sonra
tekrar yalnz kaldnda, kalbine konuur: ''Bu mmkn
olabilir mi? Bu yal aziz ormanda, Tanr'nn ldne
dair hibir ey duymad m? 1 2 ehirdeki pazara vardn-

11 Nietzsche, Byle Buyurdu Zerdt, 1883, nr. 5


12 Nietzsche, Byle Buyurdu Zerdt, 1883, nr. 2
46 Martin Heidegger

da, Zerdt halka dorudan "st-insan" yeryznn an


lam olarak retmeyi dener. Halk Zerdt'e sadece g
ler. Bu durumda Zerdt zorunlu olarak, byle hemen ve
dorudan en yce ve gelecek olana dair konumann ne
uygun bir tarz ne de zaman olduunu, ancak dolayl ve
sonra hatta sadece ztlklara dair konumann mnasip
olacan anlar.
"yleyse sizinle en fazla hor grlmesi gereken hak
knda konuacam: Fakat bu son insandr." Son insan
hakkndaki bu konumadan, Zerdt'n esasen yapt
"konumann" nsznden sadece birka cmle duyuyo
ruz ve bylece, teye gemenin gereklemesi iin alma
s gereken insan varlnn suretinin neden ibaret olduu
nu anlyoruz.

"Ve Zerdt halka yle konutu:

Yazk! nsann itiyak okunu insan tesine atamaya


ca ve yay kiriinin vnlamay unutaca zaman geliyor!

Yazk! nsann bir daha yldz douramayaca za


man geliyor. Yazkf nsanlarn en hor grlmeye layk
olannn, kendini artk hor gremeyenin zaman geli
yor.
Bakn ite son insan gsteriyorum sizlere. 'Ak ne
dir? Yaratma ne? Hasret nedir? Bir Yldz ne?' -Byle so
rar son insan ve gz krpar.
Yeryz o zaman klm olacak ve stnde her
eyi klten son insan srayacaktr. Toprak piresi gibi
soyu kurutulmaz onun; son insan en uzun yaayandr.
'Biz mutluluu bulduk' - derler son insanlar ve gz
krparlar."
VII

yi dinleyelim: "Son insan en uzun yaayandr." Bu ne


demektir? Bu bizim, son insann imdi zuhur eden h
kmranl ile birlikte yaknlaan bir sona ve kyamete
doru ilerlemediimiz, bilakis son insann tuhaf bir daya
nklla ve sreklilie sahip olduu anlamna gelmekte.:
dir. Peki, bu nereden kaynaklanabilir? Bu, biim ve tarz
itibariyle her eyin nasl olduunu ve vcut bulan olarak
nasl geerlilik kazanacan belirleyen tabiatndan baka
bir ey olamaz.
Bu tabiat, ne varsa her eyi kendi nesneleri ve kendi
zel durumlar olarak durduran, nne (dzenek) yerle
tiren ve bu dzenee kuatc artlar olarak intibak eden
tarzyla animal rationale (akll hayvana) mnasip duru
yor. Fakat imdi hangi tasavvur biimiyle son insan hare
ket ediyor? Nietzsche bunu aka sylyor, fakat syle
neni imdi ifade ettiimiz bu soru ynnde mtalaa etmi
yor: son insanlar hangi tasavvur biimi ile kendilerini
evreliyorlar? Son insanlar gz krparlar. Bu ne demek?
Gz krpmak, prldamak, parldamak, k vermek ile
balantl bir ey. Gz krpmak, yani: k vermek ve bir
grn aktarmak ve hangi grnle itibarl biri olarak
48 Martin Heidegger

szleildiini tebli etmek, stelik bunu, tebli edileni


fazla aratrmamak zere, asla szl olarak ifade edilme
mi karlkl bir anlayla yapmak. Gz krpmak: zerin
de szleilen ey ve nihayet szlemenin kendisi, insann
kendisiyle her eyi ilettii ve takdir ettii yegane geerli
ve muteber olan eylerin nesnel ve durumsal st ve n
yzeylerinde kendini takdim etmeye ihtiya duymuyor.
VIII

st-insan, imdiye kadarki insandan uzaklap, teye ge


endir, fakat teye nereye? imdiye kadarki insan son in
sandr. Fakat eer insan varlnn tr, yeryznn hay
van ve bitki gibi dier canl varlklardan farkl olarak, sor
gulama ve muhasebe, esasen tasavvur demek olan rasy,
"rasyonel"lik ile vasflandrlyor ise, o zaman son insa
nn bu tuhaf tr tasavvur etmenin tuhaf bir trne isti
nat etmek zorunda. Nietzsche bu tr, tasavvur etmenin
tabiatyla ilikilendirmeksizin, tasavvur etmenin varlk
alann ve ncelikle kaynan soruturmakszn sarih bi
imde gz krpmak olarak vasflandryor. Fakat yine de,
Nietzsche tarafndan bu tasavvur etme iin kullanlan
gz krpma isminin nemini kmsememeliyiz. Gz
krpmay basite zahiren bakp tali bir gz krpma ile bir
tutamayz. Bu anlamdaki gz krpma ile, hususi durum
larda kendimizi, sylenen ve planlanan, genel olarak vu
ku bulan bir eyi esasen ciddiye almadmz anlalr k
larz. Bu gz krpmann yaygnlamasnn sebebi, zaten
btn tasavvur etmenin gz krpmann karakterine haiz
olmasdr. Bu tasavvur sadece gz krpan, n ve st y
zeyi aydnlatmann k verenini takdim ve tebli ediyor.
Yalnzca bu ekilde takdim edilen ve her defasnda smar-
50 Martin Heidegger

!anan eyler itibar gryor. Tasavvur etmenin bu tr


gz krpma dolaysyla meydana gelmiyor, tam tersine:
Gz krpma, nceden beri hakim olan tasavvurun bir ne
ticesidir. Hangi tasavvurun? Yani a'n dnya yann
metafizik temelini belirleyen bir tasavvurudur (gz n
ne getirmedir) bu ve bu a, kendisinde hkm sren
varlk (varlk/ olu), eer imdi vcut bulann ngrlen
btnlne doru inkiaf ediyorsa, sona ermekten ziya
de daha yeni balamaktadr. Yeni a'n metafizik teme
lini bir-iki cmle ile izah etmek mmkn deildir. Bunun
iin 1938 ylnda bu krsden yaptm ve "Holzwege/
Yanl Yollar, s. 69-104" kitabmda "Die Zeit des Weltbil
des/Dnya Tablosunun/ Tasavvurunun Zaman" bal
altnda yaynlanan konumama atfta bulunuyorum.

'Biz mutluluu bulduk' - derler son insanlar ve gz


krparlar."
Her ynden, Sosyolojinin, Psikolojinin, Psikoterapi
nin ve dier birka vastann yardmyla yaknda btn
insanlarn hep birlikte ve ayn tarzda ayn mutluluk sevi
yesine ulatrlmalarn, refah eitliinin herkes iin ga
rantilenmesini temin etmeye alyoruz. Fakat bu mutlu
luk icadna ramen insanlar bir dnya savandan dieri
ne srlyorlar. Barn, sava ortadan kaldrmak oldu
u ima edilerek halklara gz krplyor. Bununla birlikte
ayrca, sava ortadan kaldran barn, yalnzca savala
muhafaza edilebilecei syleniyor. Bu savan salad
bara kar sonra tekrar, saldrlar hi te barl olarak
kabul edilemeyecek bir bar hcumu balatlyor. Sava:
Barn emniyeti; fakat bar: savan ortadan kaldrlma
s. Bar, kendisi tarafndan yok edilen bir eyle nasl mu
hafaza edilebilir? Burada en derinden, temelde bir eyler
tutarszlat veya belki de hibir zaman tutarllk iinde
olmad. Bu arada ama "sava" ve "bar", vahilerin s
rekli birbirine srterek ate kardklar iki odun paras
gibi duruyorlar. Bu esnada son insan, modern insann
Dnmek Ne Demektir? 51

kendisinin st ve tasavvur etme biiminin dn grme


sini engelleyen tuhaf zekann bir neticesi olarak, kendi
siyle hereye sadece gz krplan ve gz krpmaktan ba
ka ie yaramayan bir tasavvur/hayal iinde yaamak zo
runda kalyor. Bu sebeple o mecburen kendi tasavvur bi
imi (gz krpma) iinde, bir dnya dzeni kurmas gere
ken tedbirler formunu aryor. Kongreler, konferanslar,
kurullar, yan kurullar, pusu kurmann ve gvensizliin
gz krpan ibirliinin gz krpan organizasyonlarndan
baka eyler mi? Bu tasavvurun ald her karar tabiat
gerei ok ksa srelidir. Fakat insan elbette kararszlk
iinde kendini grnrde bir skunete ve emniyete sala
maz. Bununla beraber insann bu paralanmlnn se
bebi tuhaf bir dnya akbetinin glgesinde gizlenmi du
ruyor. Bu gizlenmilik kamusalln hakim gc dolay
syla ayrca perdeleniyor, yle ki, sayszca insann yk
lendii onca ifadenin kifayetsiz kald acya, feryada
ramen paralanmln oluturduu derin yark insana
z itibariyle henz ulam deil. Mevcut yarktan yk
selen ac ve feryat insana z itibariyle henz ulam de-
il. Bu dersin ilk saatinde ne demitik "Sancszz biz ... "

Btn bu sylenenlerden sonra bu gz krpan tasav


vurun kendisi sakn insann basit keyfiliinin veya tam
bir umursamazlnn dnda bir yerde bulunuyor olma
sn? Bu tasavvurda kendine mahsus, insann zerinden
teye uzanan bir nispet var olana stn m geliyor yok
sa? Sakn bu nispet tr, insana varln kendi znde
olumasna mani olmasn?
Yoksa bu tasavvur her defasnda var olan ve olua
n kendi nne yerletirmesine ramen, esasen her eyin
ne ve nasl olduuna mukavemet ediyor olmasn? Bu ta
savvur kendini takdim eden her eye, onlar aalamak
ve inhilale maruz brakmak iin tuzak kuruyor olmasn?
Her eyi ne yerletiren, fakat esasen her eye bylece tu
zak kuran dnce tarz hangisi? Bu tasavvurun ruhu
52 Martin Heidegger

hangisi? Bu ne tr bir dncedir ki her eyi byle mla


haza ediyor? imdiye kadarki insann mlahazas hangi
trden?
Nietzsche, bu bizim son insann tm gz krpmalar
na balangtan itibaren tamamen hakim olan tasavvura
ynelttiimiz sorulara cevap veriyor. Bu cevap "Byle
Buyurdu Zerdt, (1883)"n ikinci blmnde "Kurtulu
hakknda" balnn altnda yer alyor. yle diyor Ni
etzsche:

"ntikam ruhu: Dostlarm, insann imdiye kadarki


en iyi mlahazasyd bu: ve nerede ac varsa, orada her
zaman ceza olmal."

ntikam, almak, misilleme yapmak, sktrmak ve


bastrmak: itip kakmak, srmek, takip etmek, tuzak kur
mak demektir. imdiye kadarki insann mlahazasn, ta
savvurunu belirleyen intikam ve tuzak kurmaktr. Fakat
Nietzsche, imdiye kadarki insandan ve onun tasavvu
rundan uzaklap teye, daha baka ve daha yce insana
gemek istiyorsa eer, bu teye gemenin yoluna uzanan
kpr hangisi olabilir? Nietzsche, son insandan uzaklap
teye geerek st-insan' a ulamak iin bu kpry arar
ken, neyi dnyor? Peki, bu dnrn, her frsatta ve
her defasnda ayn biim ve tarzda ifade etmese de, esa
sen hep dnd yegane ey nedir? Nietzsche bu soru
muza cevab, "Byle Buyurdu Zerdt"n ikinci bl
mnde "Zehirli rmcek Hakknda" balnn altnda
veriyor. Burada Nietzsche, Zerdt'e yle syletiyor:

"yle ki insan intikam almaktan kurtulmu olacak


Bu benim iin en yce umuda uzanan kpr ve uzun s
ren kasrgadan sonraki gkkuadr."
IX

Nietzsche'nin dncesi, intikam ruhundan kurtulua


byk nem atfetmektedir. O'nun dncesi, intikam
hrsndan kurtulmu, her trl basit kardeliin/eitli
in, fakat ayn zamanda yalnzca cezalandrmak isteme
nin, btn bar abalarnn ve her trl sava kartc ta
vrlarn, bar bar anlamalaryla temellendiren ve ko.:
rumak isteyen ruhun nnde duran zgr bir ruhu n
grmektedir. ntikamdan kurtulmu bu zgrlk alan
her trl pasifizmin olduu kadar iddet politikasnn da
nndedir. Bu alan yine, her eyin naslsa yle akp git
mesine msaade eden iradesizliin, fedakarlktan kan
mann ve her trl bedeli demeye hazr kr pazarln
nnde durmaktadr. ntikamdan kurtulmann ve zgr
olmann alannda st-insan'n zn grmektedir Ni
etzsche. teye geen bu alanda st-insan'a, "sa'nn kalbi
ni t ayan Sezar"a doru yrmektedir.
ntikamdan kurtulmu zgr ruh, Nietzsche'nin sz
de zgr (kak) dncesi olarak deerlendiriliyor.
O'nun dncesinin ana hatlarna yaklak olarak dahi
itibar etsek, zorunlu olarak Nietzsche'nin, sradan zanni
yarglara perinlenmi imdiye kadarki resminin inhilale
maruz kaldn grrz
54 Martin Heidegger

Biz, teye geenin yolunu ve bylece son insandan


st-insan' a geii vasflandrmaya alyoruz. Birinden
dierine uzanan kprye sorular yneltiyoruz. Nietzsc
he'nin bizzat kendi szne gre kpr, intikamdan kur
tulutur.
imdi, intikam ve ondan kurtulmaya ilikin sorunun
ahlakn ve ahlaki eitimin hususi bir meselesi olduu
sylenebilir. ntikam ihtirasn ve imdiye kadarki insa
nn ve dncenin asli vasfn kendi unsurlarna ayrt
rarak tahlil etmenin 'psikoloji'nin bir vazifesi olduu zan
nedilebilir. Gerekten de Nietzsche'nin mtalaa ve mla
hazalarnn, lafz ve hatta balklar itibariyle psikoloji ve
ahlakn tevars edilen tasavvur alanlarnda hareket ettii
grlmektedir. Fakat Nietzsche meselenin keyfiyetini,
'ahlak' ve 'psikoloji' bal altnda toplanabilen her eyi,
her yerde esasen metafizie nispetle, yani vcuda gelenin
varlnn kendini btn olarak nasl belirledii ve insana
taalluk ettii sorusunu nazar itibara alarak dnmekte
dir. 'Ahlak' ve 'psikoloji' metafiziin iinde temellendiril
mektedir. nsan varlnn kurtuluu gayesine ynelik
olarak psikolojinin ve psikoterapinin kendi bana yapa
bilecei bir ey yok. ayet insan daha nce varlkla arasn
da farkl bir temel nispet kurmaya muvaffak olamazsa,
eer insan kendiliinden, tabii bu kendi inisiyatifine bra
klabilirse, varlk ona sarahaten teselli verse de, yahut
onu sancszlatrmak suretiyle dilsizletirse de, zn
varln asli nispetlerine ak tutmak zere yola kmaz
sa, o zaman ahlak sadece bir reti ve talep olarak hibir
eye muktedir olamaz. Fakat zaten, eer biz bu 'dilsiz ve
sancsz oluumuza' katlanabilir ve sebat edebilirsek, an
cak zmzde varln talebine ak olabiliriz. Fakat bu
varlk iin dnceyi hazr hale getirebilecek aklk bile
insan kurtarmaya muktedir deildir. Bunun iin varlkla
kurulan mnasebetin asli akl zorunlu olsa da, asla
yeterli bir art deildir. Bilakis dnce, vcut bulmakta
olana karlk gelen sis perdesini yrtp ama cehdinde se-
Dnmek Ne Demektir? 55

bat etse bile, ayn zamanda te yandan yrtn/ an ka


panmamasna dikkat etmek zorundadr. Hegel bunu, her
ne kadar sadece metafizik bak as ve boyutlarda olsa
da, vaktiyle yle ifade etmiti: "Yamanm bir orap, yr
tk olandan daha iyidir; ben-uuru ise yle deildir." Fay
daya ynelen salkl insan akl, yerini 'yamanm' orap
tarafnda almaktadr. Fakat vcuda gelenin kendini gs
terdii alann idrak edilmesi ise, ki bu alan Yeni a fel
sefesi iin znelliktir, yerini yrtlmln yani uurun ta
rafnda yer almaktadr. Bu yrtlm olan, sahip olduu
yrtk ile mutlak olann ieriye alnmasna ak durmakta
dr. Dnce iin, yrtlmln, metafizie uzanan yolu
ak tutmas nemlidir.
Metafiziin u snrlarnda dolarken, Nietzsche'nin
intikam ve intikamdan kurtulu zerine dncesinin ye
rini nceden deitirmeli, hatta onu metafizik alann mer
kezi bir muhitine yerletirmeliyiz. Bu durumu gsteren
bir iaret zoraki de olsa kabaca durmal ve byyen l
szne daimi bir nispet kurmalyz.
Bu yaplan ima ile elbette biz adm adm, yani her
cmlede biraz daha zorlaan, l kavramlarn ve asldan
uzaklaan tecritlerin neredeyse havasz mekanlarnda
pek de yle kenarda bir yerde durmayan bir blgeye yak
layoruz. Bu blge, zemininde modern amzn btn
hareketlerinin cereyan ettii bir lkede bulunmaktadr.
lke bir yana, bu zeminin bile grlmemesi, daha iyi ifa
de etmek gerekirse, grmek istenmemesi, onlarn mevcut
olmadnn bir delili deildir.
Nietzsche'nin ne denli intikam ve intikamdan kurtu
luu batan itibaren metafizik anlamda, yani varoluan
her eyi belirleyen varlktan hareketle dndn tes
pit etmek iin, varoluann varlnn Yeni a dnemin
de hangi karakter hususiyetiyle tezahr ettiine dikkat
etmemiz gerekir. Varln kastedilen karakteristik hususi
yeti, Schelling'in 1809 ylnda "nsani zgrln Tabiat
ve Bununla Balantl Nesneler zerine Felsefi Mlaha-
56 Martin Heidegger

zalar" balyla kaleme ald yazsnda birka cmleyle


klasik bir biimde dile geliyor. Takip eden cmlenin
ncekilerle olan fark metinde tire ile belirtilmi ve byle
ce asli anlamna biraz daha vurgu yaplm. Cmleler
yle:

"En son ve en yksek merci itibariyle iradeden baka


bir varlk yoktur. rade en asli varlktr ve yalnzca buna
(yani iradeye) onun (yani asli varln) btn vasflar
uyar: Temelsizlik, ebedilik, zamandan bamszlk, ken
dini tasvip etme. Btn felsefe sadece ite bu en yksek
ifadeyi bulmak iin abalamaktadr."n

Schelling, metafizik dncenin eskiden beri varla


isnat ettii yklemleri, istemenin en son, en yksek ve
bylece mkemmellie ulam suretinde bulmaktadr.
Bu istemenin iradesiyle tabii ki burada insan ruhunun
kudreti kastedilmiyor, bilakis "irade" kelimesi burada
btnlk iinde oluann varln ifade etmektedir. Her
oluan ve oluan belirli bir ey btnlk iinde varlnn
kudretine iradesinde ve iradesi vastasyla maliktir. Bu
bize tuhaf geliyor; Bat metafiziinin asli ve basit dn
celeri bize yabanc kald, yani, dnceler zerine d
nmediimiz, aksine onlar hakknda sadece bilgi verdi
imiz srece tuhaf kalacak. rnein Leibniz'in oluann
varl hakknda beyan ettii ifadeleri tarihi adan tama
myla tespit edebiliriz, fakat O'nun, oluann varln
monadlardan hareketle ve onlar da perceptio ve appeti
tus, yani tasavvur etme ve elde etme arzusuyla abalama
nn birlii olarak tespit ettiinde ne dndn biraz
ck olsun bilemeyiz.
Leibniz'in burada dnd ey, Kant ve Fichte'de,
Hegel ve Schelling'in her birinin kendisince mlahaza et
tii akl iradesi olarak dile geliyor. Schopenhauer, dnya-

13 WW. Blm I, Bant VII, 350 Son.


Dnmek Ne Demektir? 57

y irade ve tasavvur olarak dndnde ayn eyi isim


lendiriyor ve kastediyor. Nietzsche de, oluann asli var
ln kudret iradesi olarak tespit ettiinde ayn eyi d
nyor. Oluann varlnn byle her yerde irade olarak
tezahr etmesinin sebebi, baz filozoflarn varln kendi
sinden edindikleri grler deildir. Varln bu irade
olarak tezahr ediinin ne anlama geldii, hibir bilginlik
ile kefedilemez. Bu sadece dncenin sorarak renebi
lecei bir eydir ve yalnzca dnerek onu btn phe
ekicilii iinde ancak takdir, yani dnlen bir ey ola
rak hafzada muhafaza edebiliriz.
Oluann varl Yeni a metafizii iin irade olarak
tezahr etmektedir. Fakat insan, z itibariyle dnen
hayvan, tasavvur eden bir tarzda varlkta oluana ynel
mi olarak ve bylece ona isnat edilerek varla nispetle
belirlendii takdirde, bu varln (yani imdi iradenin) in
sann zne nispet edilmesine uygun olarak, insan varl
nn da vurgulu bir biimde irade olarak tezahr etmesi
gerekmektedir.
Peki, Nietzsche intikamn zn metafizik anlamda
nasl dnyor? Bu soruyu u takip eden soruyla izah
edelim: her eyi tasavvur ve tanzim etmek, ayarlamak
olarak tespit edilen intikamn belirleyici vasf nedir? Ta
savvur, var olan neyse onu tebli eder. O, olan olarak ge
erli olabilecek ne varsa onu tehis ve tespit eder. Var ola
nn tespiti, belirli bir tarzda, kendi tarzna gre tesis ve
tekil etmek ve dayankl klmak iin her eye pusu kuran
tasavvurun tahakkm altndadr.
Eskiden beri bir ey, neyse o olarak mevcut telakki
edilir. Fakat belirli bir biimde artk olmayann ve yine de
olann tasavvuru nedir? Olmu olann tasavvur edilmesi
ne demek peki? Tasavvur ve arzusu "olmu olan"da ar
pr. "Olmu olan" karsnda arzunun tertipleyecei
hibir ey yoktur. "Olmu olan" her ey karsnda arzu
nun smarlayabilecei bir ey yoktur. Bu "olmu olan",
zikredilen iradenin arzusuna kar koymaktadr. "Olmu
58 Martin Heidegger

olan", her trl arzunun toslad kayaya dnmekte


dir. O artk, iradenin yuvarlayamayaca bir kayadr.
Bylece bu "olmu olan", mtemadiyen ileriye doru y
nelmek isteyen ve tam da bunu gemite geriye kalp sa
bitleen karsnda gerekletiremeyen her iradenin sefa
leti ve di gcrdamasna dnmektedir. te byle, "ol
mu olan" her iradeye muhaliftir. Bu yzden bu muhalif
olu muvacehesinde iradenin kendisinde "olmu olan"a
kar ikrah olumaktadr. Bu ikrah vastasyla ama, mu
halif olan iradenin bizzat kendisine yuvalanmaktadr.
rade bu kendisinde muhalif olan zor tamaktadr; bu
muhalif olu, yani bizzat kendisi sebebiyle zdrap ek
mektedir. radenin bizzat kendisi bu olmu ve gemi
olan dolaysyla ekilen zdrap olarak tezahr etmekte
dir. Fakat bu gemi olan geip gitmeden neet etmekte
dir. rade, geip gitme dolaysyla zdrap ektii srece,
ki bu zdrap esasen kendisi, yani iradedir, kendi arzusu
iinde geip gitmeye tevdi edilmektedir. Demek ki irade,
geip gitmenin kendisini istemektedir. Bylece o, ektii
zdrabn ve dolaysyla kendisinin geip gitmesini iste
mektedir. "Olmu olan" her eye kar duyulan ikrah, ge
ip gitme iradesi olarak tezahr ediyor, irade, her eyi de
erli klan geip gitmeyi arzuluyor. radede husule gelen
ikrah bylece, geip giden, yani vcuda gelen, oluarak
belirli bir durula sabitleen ve varln srdren her e
ye kar bir iradeye dnyor. yleyse irade, aala
mak ve nihayet inhilale maruz brakmak iin her eye, ne
gidiyor, ne duruyor ve ne geliyorsa hzak kuran bir ta
savvurdur. radedeki bu ikrah, Nietzsche'ye gre intika
mn zdr.

"Bu, evet yalnzca bu intikamn kendisidir: rade za


mandan ve zamann "gemi" olanndan ikrah eder."14

14 Byle Buyurdu Zerdt, 2. Blm, Kurtulu Hakknda.


Dnmek Ne Demektir? 59

Fakat intikam, kendini asla kendi ismiyle isimlendir


mez, bilhassa intikam ald yerlerde. ntikam kendini
"ceza" olarak isimlendirir. O bylece hasmane tabiatn
hakkaniyet grntsne brndrr. O gnlsz tabiat
n, hak etmi olmann grntsyle gizler.

"Ceza olarak isimlendirir kendini intikam: Yalan sy


leyerek, iyi bir vicdana sahipmiesine sahte tavr tak
nr."15

Nietzsche'nin bu intikam ve ceza, intikam ve sanc,


intikam ve intikamdan kurtulu hakknda syledikleri
nin arkasnda ne denli dorudan Schopenhauer ile ve
dolayl olarak dnyann varln inkar eden zihniyetle
giritii hesaplamalarn bulunduunu burada mzake
re etmemiz mmkn deil. ntikam dncesinin tesir
alann ihata edebilmek ve buradan hareketle Nietzsc
he'nin intikamdan kurtuluu esasen nerede aradn
tespit edebilmek iin dikkatimizi baka bir eye ynelt
memiz gerekiyor. Bylece, Nietzsche'in iinde intikam
dnd snrlar daha da belirginleiyor. Bu sayede
O'nun dnce alan btnyle izaha kavuuyor. Bu du
rumda Nietzsche'nin, intikamdan bahsederken, oluann
varln ne dereceye kadar btnyle mlahaza ettii
anlalmas gerekir. Nietzsche'nin, intikam ruhunu ve in
tikamdan kurtuluu mlahaza ederken, oluann varl
ndan baka hibir ey mlahaza etmediinin grlme
si gerekir. Bu tamamyla byleyse, Nietzsche'nin intika
ma dair ynelttii soru, hakkyla dnldnde bizi,
O'nun dncesinin temel tavrna, yani metafiziinin
ana blgesine yneltiyor demektir. Yneldiimiz ve ni
hayet geldiimiz bu yer, "l byyor . . . " sznn sy
lendii alandr. Fakat intikam ruhu eer btn imdiye
kadarki z itibariyle tasavvur olan dnceyi belirli-

15
Byle Buyurdu Zerdt, 2. Blm, Kurtulu Hakknda.
60 Martin Heidegger

yorsa, o zaman buradan hareketle gr amzn tasav


vur etmenin zne doru genilemesi gerekiyor. Bak
mz hibir snrlamaya maruz kalmakszn imdiye ka
darki dnceye ve dahas Nietzsche'nin dncesine
yneliyor.
Nietzsche'nin intikam dncesini metafizik bir yk
olarak nereye kadar tadn, veya daha iyi bir deyile,
tandn grmek iin, O'nun intikamn zn nasl an
ladn ve belirlediine dikkat etmemiz gerekiyor. Ni
etzsche yle diyor:

"Bu, evet yalnzca bu intikamn kendisidir: rade za


mandan ve zamann "gemi" olanndan ikrah eder."

ntikamn naholuk ve serkelikle vasflandrlmas


ve bylece ikrah olarak vurgulanmasyla mevzu yeterin
ce etrefilleiyor. Fakat Nietzsche dnmeye devam edi
yor. O basite, bizim kin ve nefreti serkelik ve kmse
yicilik olarak vasflandrmamz gibi, intikamn ikrah ol
duunu sylemiyor. Nietzsche intikamn, iradenin ikrah
olduunu sylyor. Bu arada, iradenin Yeni a metafi
ziinin dilinde sadece insani bir arzu anlamna gelmedi
i, bilakis "irade" ve "arzu"nun btnlk iinde oluann
varlnn ismi olduu dikkatimize sunuluyor. Nietzsche
intikam "iradenin ikrah" olarak vasflandrarak, onu
oluann varl ile irtibatlandryor. Bunun gerekten
byle olduu, iradenin ikrahnn neye karlk olarak te
zahr ettiine dikkat ettiimizde tamamyla ortaya k
yor: "rade zamandan ve zamann "gemi" olanndan
ikrah eder."
ntikamn znn bylece tespit ediliini birinci,
ikinci ve nc defa okuyuta, iradenin "zaman" ile ir
tibatlandrlmas artc, anlalmaz ve nihayet keyfilik
olarak kabul edilecektir. Hatta bu zorunludur da. Bu va
sflandrmann bu ekilde kabul edilmesi, ncelikle "ira
de" szcnn nereye iaret ettii ve sonra "zaman"
Dnmek Ne Demektir? 61

isminin burada ne ifade ettiine dikkat edilmedii sre


ce zorunludur. Fakat Nietzsche bu zamann zn ken
disinin nasl dnd sorusunun cevabn veriyor:
"rade zamandan ve zamann "gemi" olanndan ikrah
eder." Nietzsche'nin bu cmlesini burada adeta Aristo
teles'in bir cmlesi nmzdeymi gibi itina ile tetkik
etmeliyiz. Ve hatta Aristoteles'in zamann znn tespit
edilmesine dair bir cmlesi nmzde duruyor. Tabii ki
Nietzsche cmlesini yazarken bunu hatrlamamtr. Bu
nottan, Nietzsche'nin Aristoteles'e baml olduu da
anlalmamal. Bir dnr baka bir dnre deil,
dndnde, dnlene (kendisini dnlmesi
gereken olarak sunana) varla baldr. V e o varla
bal olduu nispette, dnrlerin daha nce dn
dklerinin kendisine nfuz etmesine msaade edebilir.
Dolaysyla kendisini tesir altnda bulundurma, sadece
byk dnrlere mahsus bir imtiyazdr. Kkler ise
yalnzca, orijinalitelerinin engellenmesinden dolay ac
ekerler ve bu yzden uzaklardan gelen tesire kendileri
ni kapatrlar. Nietzsche, irade "zamandan ikrah eder . . . "
diyor. Bu, zamani olan bir eylerden, zamann hususi
bir karakterinden deil, dorusu zamandan ikrah etmek
demektir. Ne var ki daha sonra hemen baka kelimeler
diziliyor: "zamandan ve zamann "gemi" olanndan."
Bu u demektir: ve zamanda 'gemi' olandan. Zamana
sadece gemiin, "olmu olann" deil, gelecein, "ola
cak olann" ve "imdinin" de ait olduuna dikkat ekili
yor. phesiz. Sadece gemi deil, gelecek ve imdi de
zamana aittir. Demek ki Nietzsche, "gemi olan"a vur
gu yaptnda, belirli bir ynyle ele alnan zaman kas
tediyor, asla 'belirli' bir zaman deil. Fakat zaman na
sl anlamalyz? O, iinde gemi, gelecek ve imdiyi sa
dece bir arada tutan paket olamaz. O, 'imdi artk deil',
'henz deil' ve 'imdi'nin birlikte hapsedildii bir al
da olamaz. Peki zaman nasl bir ey? Zaman, giden bir
eydir. Ve zaman, getike giden bir eydir. Zamann
62 Martin Heidegger

gitmesi elbette bir gelitir, fakat getike giden bir geli


tir. Gelmekte olan zaman asla kalmak iin gelmez, onun
gelii gitmek iindir. Zamann gelii, daima urayp git
me ve geip gitme alameti ile iaretlenmitir. Bu yzden
zamanilik, gelip-geicilik olarak kabul edilir. Dolaysy
la "gemi", sadece dierlerinin yannda zamann bir di
limini deil, zamann bahettii ve geride brakt asli
drahomay, geip-gitmi olan da ifade etmektedir. Za
man sadece malik olduu eyi baheder. Ve o yalnzca,
zati itibariyle ne ise ona maliktir.
Demek ki Nietzsche, intikam "radenin zamandan
ve zamann "gemi" olanndan ikrah etmesidir" dedi
inde, 'gemi' szc ile zamann mnferit bir kayd
n vurgulamyor, bilakis zaman btn keyfiyetini tak
dir eden eye nazaran vasflandryor. Bu geip gitme
dir. "Zamandan ve zamann 'gemi' olanndan" ifade
sinde kullanlan 've' Nietzsche'nin cmlesini basite hu
susi bir eyin eklentisine sevk etmiyor, bilakis bu 've'
burada 've bu u demektir' gibi bir anlama geliyor. nti
kam, iradenin zamandan ikrah etmesidir ve bu iradenin
geip gitmeden ve bunun geip gitmi olmasndan ikrah
etmesi demektir.

Zamann bu geip gitme, ard ardna olann akp git


mesi, her 'imdi'nin "henz 'imdi' deil"den "artk 'im
di' deil" e yuvarlanp gitmesi ve netice itibariyle zamani
liin gelip geicilik olarak vasflandrlmas, btn bunla
rn hepsi birden Bat'nn tm metafiziindeki allm
"belirli" bir zaman tasavvurunu biimlendirmitir.
X

Fakat bu eskiden beri allm, zaman geip gitme, za


manilii de geip gidicilik olarak tasavvur etme nereden
kaynaklanyor? Zamann bu ekilde vasflandrlmas
mutlak bir ey gibi gkten mi indi? Bunun kendiliinden
anlalr olmasnn sebebi uzunca bir sredir allm ol
mas mdr? Peki ama bu tasavvur nasl oldu da geerlilik
kazanp yayld? Nasl oldu da bu, Bat dncesinin de
veranna ulap dahil oldu?
imdi zaman, zamann bu keyfiyetini ve bunun ne
reden kaynaklandn nihayet muhakeme etmenin ve
bylece, her metafizikte asli olan bir eylerin, dorusu
zerine ina edilen temelin esasen dnlmemi olarak
kaldnn anlald snrlara ulamann artk zaman
geldi. te bizi, yalnzca metafizik adan dndmz
srece, henz esasen dnm saylmayz demeye mec
bur eden sebep ite budur. Metafizik zamann zne so
ru ynelttiinde, sorusunu muhtemelen ve dorusu mec
buren kendi soru sorma tarzna uygun bir biimde sora
caktr. Metafizik t u 16 diye soruyor; (Aristoteles): Olu-

16 Yaklak olarak, oluta (deimeyen) Bir/ey/Varlk nedir? anlamna


geliyor. (ev.)
64 Martin Heidegger

an, vcut bulan nedir? diye soruyor. Oluandan, vcut


bulandan hareketle metafizik, vcutda gelenin varlna
yneltiyor soruyu. Vcut bulanda oluan nedir? Vucuda
gelenin varl oluun neresinde duruyor? Zaman ilikisi
iinde bu u demektir: Zamanda esasen vcut bulan ne
dir? Bu soruda zaman var olan bir ey, vcut bulan bir
ey olarak tasavvur ediliyor ve bylece varl soruturu
luyor. Bu soruyu Aristoteles "Fizik" !J. 10 -14 kitabnda
klasik bir tarzda gelitirdi. Zamann zne dair kendisi
nin ynelttii bu soruya cevab Aristoteles'in kendisi ve
riyor ve dahas Nietzsche'nin zaman tasavvurunu da be
lirliyor. Yunan dncesinde nceden resmedilmi olan
bu Aristocu temel zaman tasavvuru, kendisinden sonraki
btn zaman anlaylarnn zeminini tekil ediyor. Bu,
Plotinus, Augustinus, Leibniz, Kant, Hegel ve Schelling
gibi dnrleri de ieren ve her birinde, ayn keyfiyetin
deiik yorumlama biimleri olarak geerlilik kazanan
bir durumdur. Zaman meselesini nasl anlamalyz? Za
manda vcuda gelen nedir? Metafizik dnce bu soru
yu ynelttiinde, onun "vcut bulan" kavramndan ne
anlad, "olmak" szcn hangi anlamda dnd
hemen belli oluyor: "Vcut bulan", hal-i hazrda bulu
nan, mevcut olan demektir. Vcut bulan, ne kadar hal-i
hazrda mevcut ise, o denli vcut bulandr. Kalcl ve
bu kaln e zamanll srdke, hal-i hazrdaki mev
cudiyetini salamlatrandr o. Peki, zamanda mevcut
olan ve bylece hal-i hazrda bulunan nedir? Zamanda
hazr bulunan her defasnda yalnzca "imdi"dir (vuv,
nunc). 17 Gelecek "henz imdi deil", gemi ise "artk
imdi deil"dir. Gelecek henz mevcut olmayan, gemi
ise nceden namevcut olandr. Vcut bulmakta olan: Za
manda mevcut olan her defasnda sadece kakn, "henz
imdi deil"den (vaktine) yaklaan ve "artk imdi de-

17
Elan, u an. (ev.)
Dnmek Ne Demektir? 65

il"e doru ekip giden "imdi"nin incecik bir uurum


kenardr. Gnmzde sporda mesela saniyenin onda bi
ri, fakat modern Fizikte saniyenin milyonda birinin hesap
edilmesi, bizim zaman kesin bir biimde yakaladmz
ve bylece yakaladmz anlamna gelmemektedir. Bila
kis bu hesaplama, asli zaman kaybetmenin, yani srekli
daha az zamana "sahip olma"nn en emin yoludur. yice
dnldnde, srekli artan zaman kaybna, zaman
bu ekilde hesaplamann sebep tekil ettii deil de, tam
tersine zaman bu ekilde hesaplamann, insann artk za
mana sahip olmadnn aniden farkna vararak panie
kapld bir anda baladn syleyebiliriz. te bu an
Yeni an balangcdr.
Zamanda vcut bulan, mevcut nedir? Her defasnda
bir "imdi". Fakat imdiki "imdi", geip gittike ileyen
ve tesir eden bir eydir. Gelecek ve gemi olan mevcut
olmayandr, yle ki, basite onlarn iledikleri ve tesir et
tikleri sylenemez. Bu yzden gelecek ve gemi olan
Aristoteles'e gre bir l'] u n dir, yani oixv deildir, as
la tamamen hi-olan deil, fakat hal-i hazrda bulunuu
itibariyle noksan olandr. Ayn eyi Augustinus rnein
38. Mezmur'un aklamasnda sylemektedir: quod futu
rum est transiturum exspectatur. 18 Ve sonra ayn yerde,
neredeyse kelimesi kelimesine Aristocu bir zaman anlay
na rastlarz: et est et non est. 19 Burada zamann z, var
la nispetle tasavvur ediliyor ve stelik dikkat ekici
olan, bunun "varlk"n pek hususi bir yorumundan, yani
mevcudiyet olarak kabulnden hareketle yaplmasdr.
Varln bu ekilde yorumlanmas oktandr altmz
kendiliinden anlalr bir ey oldu.
Bat dncesinin balangcndan itibaren varln
her trl metafizik iin mevcudiyeti ifade etmesi dolay-

18
Gemi olandan hibir ey geri anlmaz, gelecek olan ise urayp ge
ecek olan olarak beklenir.
1 yledir ve deildir. (Opp. ed. Migne IV, 419)
66 Martin Heidegger

syla, varln, eer en yksek derecede dnlecek


olursa, saf bir hal-i hazrda bulunma, yani hal-i hazrda
bulunan mevcudiyet, kalan imdiki zaman, daimi durak
l/kararl "imdi" olarak dnlmesi gerekiyor. Orta
a dncesi yle diyor: nunc stans.20 Fakat bu ebedi
liin keyfiyetinin yorumlanmasdr.
Bir an iin imdi, Schelling'in "irade en asli varlktr"
szne ekledii izah dnelim. Orada, asli varln va
sflar olarak, dierlerinin yannda "ebedilik, zamandan
bamszlk" ifade ediliyordu.
ayet varlk her trl metafizikte ebedilik ve zaman
dan bamszlk olarak dnlyorsa, bu, olumakta
olann kendi varlnda geip-gitme olarak tasavvur edi
len zamandan bamsz olduunu sylemekten baka bir
ey deildir. Geici olan, ebedi olann temeli olamaz. Ge
ip-gitme anlamna gelen zamandan bamszlk kendi
varlnda esasen oluana aittir. Fakat burada, daha fazla
muhakeme edilmemi varln kendisinin mevcudiyet,
dahas hal-i hazrda bulunan, ileyen ve tesir eden mev
cudiyet olarak tespit edilmesi nasl olacak? Kendisine nis
petle zamann geip-gitme, hatta ebediliin hal-i hazrda
bulunan "imdi" olarak tasavvur edildii mevcudiyet,
varlk ne olacak? Varln bu ekilde tespit edilmesinde
mevcudiyet, hal-i hazrda bulunma, ksaca zaman ve s
telik bizim elbette asla tevars edilen zaman kavramlar
nn yardmyla deil dnmek, aklmzn kenarndan
dahi geiremeyeceimiz, sezemeyeceimiz bir zaman
keyfiyeti anlay hkm srmyor mu? Bu durumda
varln ve zamann hakikati nasl anlalacak? Biri veya
dierinin, tpk bazen zaman gibi varln da yahut her
ikisinin aralarndaki nispet iinde ncelikle pheli ve ne
tice itibariyle phe uyandnc olmalar gerekmiyor mu?
Peki ama btn Bat metafiziini belirleyici tespitin en

20 Ebedi an. (ev.)


Dnmek Ne Demektir? 67

zndeki ekirdee bakldnda, varln znde asli bir


eylerin dnlmemi olarak kald grlmyor mu?
"Varlk ve Zaman"n sorusu her trl metafizikteki d
nlmemi olana iaret etmektedir. Metafizik ite bu d
nlmemi olan zerine ina edilmitir. Bu ondaki d
nlmemi olan metafiziin eksiklii deildir. Yine me
tafizik, bu dnlmemi olana dayand iin yanl ilan
edilemez veya sapk bir yol, hareket olarak reddedilemez.
Nietzsche iin intikam, iradenin zamandan ikrahdr.
Bu imdi u demektir: ntikam, iradenin geip-gitmeden
ve onun geip-gitmi olanndan, zamandan ve onun ge
mi olanndan ikrah etmesidir. Burada sadece yle geip
gitmeden deil, gemi olan gemi olduu srece, onu
bu kesinliin donukluunda donduran geip-gitmeden
ikrah ediliyor. ntikam, her eyi "gemi olan"a kartr
d ve bylece yry, geip-gidie dntrd s
rece zamandan ikrah ediyor. ntikamn ikrah yle basit
e zamann gidiine deil, bilakis gidii gemite geip
gitmeye, dntrmesine, "gemi olan"a yneliyor. nti
kamn ikrah bu "gemi olan"a zincirlenmi duruyor;
tpk her kinde, esasen kendini mtemadiyen bamsz
klmak istedii, asla baaramad ve kini arttka daha az
baard eye sonsuz derin bir balln gizlenmesi gibi.
Peki ama, eer insann intikam sabitlemi bir ge
mie zincirlenmise, ondan kurtulmak ne anlama geli
yor? Kurtulu, intikamn ikrahna muhalif olandan kur
tulmaktr. ntikamdan kurtulu genel olarak iradeden
kurtulmak deildir. Bu durumda kurtulu, iradenin var
lk olmas dolaysyla, istemenin tamamen ortadan kald
rlmasna, hkmsz bir hilie yola aar. ntikamdan
kurtulu, iradenin nihayet irade olabilmesi iin, ilkin mu
halif duran eyden kurtulmasdr.
Peki bu iradeye muhalif duran "gemi olan" ne za
man ortadan kalkm olur? Geip-gitmenin vuku bulma
d bir zamanda deil elbette. nsan iin zamann orta
dan kaldrlmas mmkn deildir. Fakat pekala muhalif
68 Martin Heidegger

olan, geip-gitmi olan srf gemite donmad ve kaska


h kesilip hareketsizce iradeye inatla bakmad takdirde,
irade karsnda klerek geri ekilir. ayet geip-gitme,
gitmi olann "gemi olan" zamana gmld ylesine
bir geip-gitmeye izin verme deilse, muhalif olan kaybo
lup gider. rade, eer irade olarak serbest olabiliyor, yani
geip-gitmede serbeste gitmeyi seebildii takdirde,
muhalif olandan bamszlar. Fakat bu seilen gitmenin
kap-gitmek yerine, iradeye, gitmi olanla beraber tekrar
gelmesi gerekir. rade, eer ncelikle gitme ve gelmeyi,
bilhassa belirli bir gitme ve gelmeyi mtemadiyen isterse,
zamandan ve onun sadece geip-gitmi olanndan ikrah
etmekten kurtulur. rade, ayet "gemi olan" her eyin
daimi deverann arzularsa, "gemi olan"n muhalefetin
den kurtulur. rade, ayet ayn olann daimi deverann
arzularsa, ikrahtan kurtulmu olur. Bu durumda irade ar
zu edilenin ebediyetini ister. radenin istedii bizzat ken
disinin ebediliidir. Var oluann asl/ ezeli varl, ayn
olann ebedi deverannn ebediyen deveran eden arzusu
olarak iradedir. Ayn olann ebedi deveran, ebediyen
kendi istemini arzulayan irade metafiziinin en byk
zaferidir. ntikamdan kurtulu, iradenin zamandan ve
onun gemi olanndan ikrahndan teye, ayn olann
ebedi deverann isteyen ve bu istemde kendisini kendisi
nin sebebi olarak arzulayan iradeye geitir. ntikamdan
kurtulu, btn olumakta olann asli/ezeli varlna ge
itir.
imdi burada sadece ihtar olarak kalmas gereken bir
arasz sylemek zorundayz. Ayn olann ebedi deveran
olarak irade geri dnmek isteyebilir. Zira o bu durumda,
artk arzulayamayaca sabit duran bir geip-gitmi ola
na asla tesadf etmez. Ayn olann ebedi deverannn ira
desi, arzuyu muhalif olana toslama ihtimalinden uzak tu
tar. Zira ayn olann ebedi deverannn iradesi nceden
beri ve tamamen geriyi, yani geriye dn ve deveran
ister. Hristiyanln iman retisi, "gemi olan"n geri-
Dnmek Ne Demektir? 69

ye dnmek isteyebilecei baka bir tarz tanyor, ki bu pi


manlktr. Fakat bu pimanlk ancak, eer tabii z itiba
riyle gnahn balanmasna bal kalyor, bsbtn ve
ncelikle gnaha ilikin ise, nasl olmas gerekiyorsa y
lece "gemi olan"dan kurtulua tayor. Fakat gnah as
len ahlaki bir sutan baka bir eydir. Gnah yalnzca
iman alannda mevcuttur. Gnah imanszlk, kurtarc
olarak Tanr'ya isyandr. ayet pimanlk, gnahn ba
lanmas ile birleiyor ve ancak byle geip-gitmi olan ge
ri dnmeyi isteyebiliyorsa, demek ki pimanln bu geri
ye dnmeyi istemesi, dnce asndan tasavvur edildi
inde metafizik olarak belirlenmi bulunuyor ve bu zaten
ancak byle mmkndr, yani sadece kurtarc Tann'nn
ebedi iradesine nispet sayesinde. Fakat Nietzsche'nin pi
manln Nasrani yolunda yrmemesi, O'nun Hristi
yanlk ve geleneini yorumlamasyla alakal bir eydir.
Yine de bu yorum, Nietzsche'nin intikam ve onun tesir
alann kavraynda her trl tasavvurun temelini olu
turuyor. Fakat Nietzsche'nin intikam yorumunun temeli
ni, her eyin irade olarak kabul edilen varla nispeti ba
kmndan dnlmesi oluturmaktadr.
ntikamdan kurtulu, teye geenin zerinde yr
d kprdr. Peki nereye gidiyor teye geen? O, ge
ip gidenden ikrah eden intikama hibir imkan tanma
yan eye doru gidiyor. teye geen, ayn olann ebedi
deverann arzulayan, btn olumakta olann asli/ezeli
varl olan iradeye yneliyor.
st-insan, kendinden baka hibir eyi arzulamayan
ayn olann ebedi deverannn iradesi olan varlkla iliki
ye girdiinde, imdiye kadarki insann tesine geiyor.
st-insan, znn kayna olmas dolaysyla ayn olann
ebedi deveranna yneliyor. Nietzsche, st-insann z
n, Zerdt figr ile tekil ediyor. Zerdt kimdir? O,
ayn olann ebedi deverannn reticisidir. Ayn olann
ebedi deveran anlamnda, olumakta olann varlnn
metafizii, "Byle Buyurdu Zerdt" kitabnn tayc te-
70 Martin Heidegger

melidir. Henz kitabn IV. Blmnn ilk taslaklarnda


ve 1883 basksnn sonunda Nietzsche aka belirtiyor: 21
"Zerdt, avdet retisini ilan ediyor." "Zerdt, st-in
san'n mutluluundan hareketle, her eyin geri dn
nn smn anlatyor."
Zerdt, st-insan retisini retiyor, nk O, ay
n olann ebedi deverannn reticisidir. Zerdt, her iki
retiyi de "birlikte" retiyoru, zira her ikisi de z itiba
riyle birbirlerine aittir. Peki ne diye birbirlerine aitler?
ok istisnai retiler olduu iin deil, bilakis her iki
retide de bir aradaln dnlm olmas, balangta
birlikte olann kanlmaz olarak birlikte dnlmesi
dolaysyladr: Vcuda gelenin varl ve insann zyle
olan nispeti.
Fakat bu, yani varln insan varlna nispeti, zn
varlkla ilikisi olarak, z ve znn kayna asndan
henz mlahaza edilmemitir. te bu yzden, her eyi
yeterince ve hkmnce isimlendirmeye muktedir deiliz.
Fakat, madem ki varlk ve insan varl arasndaki iliki
her eyi tayor, o halde bu iliki, varln tezahrn tp
k insan varlnn z gibi aa karld nispette, Bat
metafiziinin balangcndan itibaren dile getirilmesi ge
rekir. Bu iliki, Permenides ve Heraklit'in syledii temel
cmlelerde ifade ediliyor. Onlarn ne dedii sadece ba
langta durmuyor, ayn zamanda bu szler Bat dn
cesinin, bizim hala ziyadesiyle tarafszca ve hi dokun
makszn sadece tarihi adan tasavvur ettiimiz balan
gcn oluturuyor. Nietzsche'nin ayn olann ebedi deve
ran ve st-insan retisini, her iki retiyi zerine birlik
te ina edildikleri phe ekici temelden itibaren muha
keme edebilmek iin, varln insan varlyla ilikisi iin
de yeniden dnmek zorundayz. Bylece ilk defa bura-

21 XII. Blm, 400f., karlahr: 397.


22 XII. Blm, 401.
Dnmek Ne Demektir? 71

da, Nietzsche'nin intikamn zn yorumlaynn meta


fizik olmasnn ne demek olduunu tamamyla takdir
ediyoruz. rade ve geip-gitmeden ikrah olan intikamn
z, asli/ ezeli varlk olan, ayn olann ebedi deveran ola
rak kendisini ebediyen arzulayan iradeye nispetle d
nlmektedir. te bu dnce, "Byle Buyurdu Zerdt"
eserinin i akn salamakta ve belirlemektedir. Eser s
rekli artan tereddt ve tehir slubuyla ilerliyor. Bu slup
edebi bir enstrman deildir; o dnrn olumakta
lann dile gelmesi zorunlu olan varlyla ilikisinden
baka bir ey deildir. Nietzsche, ayn olann ebedi deve
ran fikrini daha nce, 1882 ylnda yaynlanan kitab
"en Bilim"i yazdnda dnmt. Sondan bir nceki
341 numaral blmde "En Byk Arlk" bu dnce
ilk defa ifade ediliyor; son blm olan "Incipit Trago
edia/Trajedi Balyor" bir sonraki yl yaynlanan "Byle
Buyurdu Zerdt" ilk blmnn balangcn ihtiva edi
yor. Bu kitapta tayc fikir ilkin 111. Blmde ifade edili
yor, fakat bu Nietzsche'nin bu dnceleri L Ve il. b
lmde dnmedii anlamna gelmiyor. Ayn olann ebe
di deveran dncesi III. Blmde, ok iyi bir bal
olan 2. parann hemen banda ifade ediliyor: "Yz ve
Bilmece". Fakat nceki il. blm "En Sessiz Saat" balkl
parayla son eriyor. Orada yle deniyor: "Bana tekrar
sessizce syledi: 'Neyin var, Zerdt! Szn syle ve
paralan!". Nietzsche'nin, ayn olann ebedi deveran d
ncesinin en zor dnce oluunun iki anlam var: o,
dnlebilecek en zor dnce ve en byk arla sa
hip. Bu tanamayacak kadar ar bir dnce. Nietzsc
he'nin bu en ar dncesini hafife almamak iin her a
dan kendimizi ne kadar saknsak ta, unu sormadan ede-
miyoruz: Ayn olann ebedi deveran dncesinin ken
disi intikamdan kurtuluu temin edecek mi?
1885 veya en ge 1886 ylnn balangcna ait el yaz
lan arasnda "Recapitulation/Yeniden Teslim Olmak"
balyla alt izili bir not bulunmaktadr. Bu metafiziin
72 Martin Heidegger

tekrar edilen zeti 617 numara ile "Kudret radesi"nde


bulunmaktadr. Orada yle denmektedir: "Her eyin de
veran etmesi, olu dnyasnn varla en radikal biimde ya
knlamasdr: - Mtalaann zirve noktas."
Fakat bu zirve, net ve sabit evre izgileriyle effaf
esirin (eterin) aydnlna ykselemiyor. Zirve, sadece bi
zim ii deil, bilhassa Nietzsche'nin kendi dncesi iin
de youn bulutlarla rtl duruyor. Bunun sebebi, her ne
kadar ayn olann ebedi deverannn btn oluun varl
olduunu eitli biimlerde ispatlamaya alrken sapa
yollara srlse de, Nietzsche'nin iktidarszl deildir.
"Ayn olann ebedi deveran" balyla isimlendirilen
mesele, Nietzsche'yi bile rkten bir karanla brl
dr. "Byle Buyurdu Zerdt"n IV. blmnn en eski
n almalarnda, Nietzsche'nin Zerdt'ten sonra ya
ynlad yazlarn tarzn belirleyen sz ihtiva eden bir
not bulunuyor.
yle deniyor bu notta: En etin dnceyi meydana
getirdik, - gelin imdi kendimize bu dncenin hafif gele
cei ve mutluluk verecei bir yarat meydana getirelim!. .
Gelecei kutlayalm, gemii deil. Gelecein mitosunu
nazmedelim! Umutla yaayalm! Mesut anlar! Ve sonra
yine perdeyi ekelim ve dnceleri sabitletirerek bir sonra
ki hedefe ynelelim!"23
Ayn olann ebedi deveran dncesi rtl kalyor,
fakat bunun sebebi perde deildir. Fakat Bah metafizii
nin bu son dncesinin karanl bizi bahaneler bularak
kanmaya sevk etmemeli. Esasen iki tane bahaneden bah
sedilebilir: Nietzsche'nin bu aym olann ebedi deveran
dncesinin bir tr mistik olduu ve dncenin alanna
ait olmad sylenebilir. Veya bu d ncenin ok eski ol
duu netice itibariyle devri dnya tasavvurunu ngrd
, bunun da dierlerinin yannda Heraklit'in fragmanla-

23 XII, 400
Dnmek Ne Demektir? 73

nnda belgelenebilecei sylenebilir. Bu ikinci malumat,


dier btn ayn tr malumatlar gibi, esasen hibir ey
sylemiyor. Zira bir dncenin "daha nce" Leibniz, hat
ta Platon'da mevcut olduunu tespit etmenin, eer bu Le
ibniz ve Platon tarafndan dnlen, hpk ylesine yap
lan ahflar dolaysyla izah edilmi olarak kabul edilen d
nceler gibi ayn karanlkta braklyorsa ne faydas var!
Nietzsche'nin bu ayn olann ebedi deveran dn
cesinin fantastik bir mistik olduu syleyen ikinci baha
neye gelince, bu, modern tekniin aslyetinin aydnlahl
mas durumunda, pekala yaklaan zaman olabilir: Ayn
olann srekli devreden deveran, dnrlerin asli d
ncelerinin, onlar dnmeye ara verilse bile, hakikat
lerinden bir ey kaybetmeyecei hususunda insana ge
rekli dersi vermi olmal.
Ayn olann ebedi deveran dncesinde Nietzsche,
Schelling'in syledii, btn felsefenin, irade olan en asli
varlk iin en yce ifadeyi bulmak gayesiyle abaladn
dnyor. Elbette bir ey her dnr iin daha d
nlmesi gereken olan kalyor. Nietzsche'nin vcuda gele-
nin varln dnme abas, biz bugnn insanlarna
taciz edici bir tarzda, her eyi dnmenin, yani varla
istinat etmenin ne denli etin olduunu gsteriyor. Aris
toteles bu yorucu ii u ekilde vasflandryor: rool'tEQ ya.Q
ta TWV VUKTEQLE 6..ata 1tQ : <t>lyyo EX, EL : .n'
.EQffU , oihw cal : .ETEQU \J'ux o vo llQ :a :fj
<l>uoEL <t>avEQlina:a24 "Bizim varlmza mahsus mahe
demizin, kendi varlnn (mevcudiyetinin) gerei her e
yin en grneni (btn hazr bulunanlarn asl mevcudiye
ti) olana kar taknd tavr, tpk gece kularnn gzleri
nin gndzn gn.inen karsndaki durumu gibidir."
Vcuda gelenin varl en fazla parldayan, grnendir; fa
kat biz onu mutat olduu zere hi gremiyoruz; bu biraz
ck mmkn olsa bile, sadece zahmetle gerekl eebilir.

24 Aristoteles, Metafizik il, 1. Blm, 9-11, 993b.