You are on page 1of 24

383

BR GZELLK VE SEVG FELSEFES:


PLATONUN LEN DYALOU LE
FUZLNN LEYL VE MECNUN MESNEVSNN
KARILATIRILMASI

TADELEN, Vefa
TRKYE/

ZET
Platonun Sempozyum diyalou, gzellik ve sevgi konusu zerine
yazlm ilk ve en nemli almalardan biridir. Platon bu diyalounda
gzelliin ve sevginin kaynan aratrm ve insan varoluu zerindeki
byk etkilerinden sz etmitir. Buna gre insan, gzellie ve sevgiye
eilimli bir doaya sahiptir. Sevginin klavuzluuna giren kii greli
gzellikten balayan bir varolusal aamalar sistemi iine girer. Greli
gzellikten dnce gzelliine, dnce gzelliinden davran
gzelliine, davran gzelliinden bilgi gzelliine, oradan mutlak
gzellie geerken, sevginin byk gc ile kendini de gzelletirir, eitir
ve terbiye eder. Bu abas, aslnda lmszlk isteinin bir ifadesi olarak
ortaya kar. Benzer bir yaant, Fuzulnin Leyl ve Mecnun mesnevsinde
de grlr. Orada da, greli gzellikten mutlak gzellie doru gelien
bir sevgi deneyiminden ve bu deneyimin kiiye kazandrd erdemlerden
sz edilir. Bir Gzellik ve Sevgi Felsefesi baln tayan bu bildiride,
Platonun len diyalogu ile Fuzulnin Leyl ve Mecnun mesnevsi
karlatrlacak, iki sevgi deneyimi arasndaki benzerlik ve farkllar
zerinde durulacaktr.
Anahtar Kelimeler: Platon, len, greli gzellik, dnce gzellii,
davran gzellii, bilgi gzellii, mutlak gzellik, Fuzul, Leyl ve
Mecnun.
ABSTRACT
Platos Symposium dialogue is the first and one of the most important
work has been written on beauty and love so far. Plato inquired the sources
related to beauty and love in this dialogue, and told about their great effects
on human being. According to this, human nature tends to be beauty and
384

full of love. The person being guided by love enters the progressive system
of existential sphere. While passing from relative beauty to beauty of
thought, from beauty of thought to beauty of behaviour, from beauty of
behaviour to beauty of knowledge, and then to absolute beauty, he/she
makes himself/herself beauty, and also educates himself/herself. This effort
of person comes into existence as an expression of his/her immortality
desire. This type of an experience is also seen in Fuzulis mesnev of
Leyl and Mecnun. In this mesnevi, love experience being developed from
relative beauty to absolute beauty and wisdoms being gained by person
through this experience is addressed. In this paper named An Beauty
and Love Philosophy, Platos Symposium dialogue is being compared to
Fuzuls Leyl and Mecnun mesnev according to their similarities and
differences.
Key Words: Plato, Symposium, relative beauty, beauty of thought,
beauty of behaviour, beauty of knowledge, absolute beauty, Fuzl, Leyl
ve Mecnun.
Giri
nsanlar, bilinen ilk yklerinden bu yana gzellie tutkun ve eilimli
olmulardr. Bunun balca nedeni, gzellikteki etkileme gc ve insandaki
etkilenme eilimidir. ster doal, ister sanatsal, isterse insan gzellikler
olsun, etkilemek gzelliin, etkilenmek de insann doasnda vardr.
nsanlar sevmekle, gzellikten etkilenmekle kalmamlar, gzellii ve
sevgiyi anlamaya da almlardr. Bu nedenle, yzyllardan beri, hayata
ve lme dhil olan dier varolusal temalarn yannda, gzellik ve sevgi
konularnda da dnlmler, gzelliin ve sevginin esiniyle lmsz
eserler ortaya koymulardr. Yalnz iirlerde, trklerde, masallarda, efsane
ve romanlarda deil, kltr ve uygarln hemen her alannda bu esinin
izleriyle karlaabiliriz.
Dnce tarihinde, gzellik ve sevgi konusunda eitli yaklamlar
vardr. Bunlardan biri, gzelliin ve sevginin akn bir evrende kaynan
bulduu ynndedir. Tek tek bedenlerde cisimleen bu bir ve tek olan
gzelliin yansmasdr. Bu yansmann izini srdmzde, aama
aama gzelliin kaynana doru ilerleriz. Bu ilerleme duygu, dnce
ve davran biimi asndan varolusal dzlemde nemli deiikliklere
neden olur. Bu tr bir yaklamn hakl gerekeleri olabilir. Zira sevgi,
insann yeryznde yaayabilecei en st ve en etkileyici tecrbelerden
biridir. nsanlar yalnz kendi aralarndaki kimi ilikileri aklamak iin
deil, kozmosun oluumu, birey ve Tanr ilikisi gibi konular aklamak
385

iin de bu tecrbeye bavurmulardr. Platon, Plotinos, bn Sina, bn Arab,


bn Hazm, Mevlna, Kierkegaard gibi pek ok filozof, bu anlayla eserler
kaleme almlardr.
Platon (M.. 427-347), Symposion diyalou ile bu grn ilk, en gl
ve en ileri rneini vermitir. Bu diyalogda gzellik idesine, gzelliin
zne, mutlak gzellie (auto tu kalon) giden bir sre, bir aamalar zinciri
vardr. Sevginin klavuzluunda, greli gzellik (pros ti kalo) aamasndan
balayan sre, sras ile dnce, eylem ve bilgi gzelliklerinden geerek
gzelliin zne kavuur. Bu mutlak gzellik aamasdr. Symposion
diyalounda sz edilen mutlak gzellik, Fuzlnin (1495?-1556) Leyl
ve Mecnun mesnevsinde Tanr gzelliine karlk gelir. Ona gre, tek
tek gzellikler, Tanrsal gzelliin bir bedendeki, bir varlktaki tezahr,
mas ve yansmasdr. Bu ma aile yokluk varla gelir, yokluktan
kp varla kavuur. Ima, yalnz varlktaki gzellik deil, kusursuzluk
ve mkemmelliktir de (Fuzl, 2006: 337). Varlktaki gzellik, tanrsal
gizin, grkemin masdr, tezahrdr (Fuzl, 2006: 49). Bu yansma,
varln her zerresindedir. Her var olan, salt gzelliin znden iz tar.
Fuzl, Leyl ve Mecnun mesnevisinin nsznde (dibce), gzelliinin
ortaya knn sevgiye sebep olan, sevgisi ile kinat binasn mrl klan
Tanrya yakarla balar. Niyetinin mecaz yolu ile gereklere ulamak,
hikye sylemek bahanesi ile gizleri aklamak olduunu belirtir (Fuzl,
2006: 25).
Diyalog, felsefi sylem biiminin ortaya kmasna imkn tanyan bir
tarzdr. Bu tarzn kukusuz en iyi bilinen rnei, Platonun diyaloglardr.
Mesnev ise ncelikle felsef deil, daha ok edeb bir tarzdr. Bu tarzda
metaforik anlatm n plandadr. iirin ve dz yaznn bir bilekesi gibidir.
Dz yaz gibi bir yky, bir konuyu anlatr, ama anlatmn iirsel
tarzda, iir formunda yapar. Anlatt hikyeler, getirdii mesellerle,
anlattnn tesinde bir anlama iaret eder, ifade gl olan kimi
konular varolu evreninden sunduu fragmanlarla rnekler. Bununla
birlikte metafora, yklemeye, rneklemeye uygun bir tarz olduundan
felsefi sylemin oluumuna da imkn tanr, hatta yaln ve anlalabilir
anlatmyla, Mevlnann Mesnevsinde olduu gibi, felsefi sylem iinde
bir zenginlik oluturduu bile sylenebilir. Leyl ve Mecnun, mesnev
olarak, ncelikle bir sanat eseridir. Bir yky anlatr. Pek ok sz sanatn
ve syleyi gzelliini kendi iinde barndrr. yk etrafnda ekillenen
metaforik sylem, ona felsefi bir derinlik kazandrarak dncenin, zengin,
arm bol ve sanatsal bir tarzda ifadesine imkan tanr. Felsefi ierii
386

bu edeb kurgu iinde varlk kazanr. Leyl ve Mecnun, sanatsal bir yapt
olduu iin, iinde tek tek gzellikler, tek tek varlklar, olaylar ve nesneler
anlatlr. len diyalounda ise gzellik, bir kiinin gzellii olarak, tek
tek varlklarn gzellii olarak deil, kavramsal olarak, gzelliin kendisi
olarak irdelenir.
Bu almada, gzellik ve sevginin felsefe ve sanat tarihindeki bu iki
st dzey parlamasndan, iki zirve rneinden sz edilecek, Platonun
Symposion diyalou ve Fuzlnin Leyl ve Mecnun mesnevsi temelinde
bir gzellik ve sevgi aratrmas yaplacaktr. Bylece, Symposion ile
Leyl ve Mecnun rneklerinde insann yeryzndeki gzellik ve sevgi
deneyiminin felsefi bir dille yeniden kuruluu denenecektir.
1. Gzellik ve Sevgi
len diyalou, sekin bir topluluun sevgi zerine konutuklar,
tarttklar bir diyalogdur. len (Symposion), szck olarak bir
konuma, syleme, tartma biimi olduu iin, diyalogda tek bir grn
aklanmas ve temellendirilmesi yaplmaz, birok gr bir arada, tartma
iinde sergilenir. len diyalouna asl karakterini kazandran, Sokratesin,
sevgi zerine ne biliyorsam, ondan rendim. dedii Mantineial
Diotimann grleridir. Diotima lende yoktur. Sokrates onunla daha
nce arasnda geen konumalar nakleder. Nakledilen konumalarda,
Sokrates, kendisine sevginin ne olduunu soran Diotimaya -Agathonun
o anda orada dile getirdii gibi- sevginin, gzelliin sevgisi olduunu
syleyerek cevap verir: Sevgi, gzellik sevgisidir, gzelliin sevgisidir,
irkinlik sevgisi diye bir ey yoktur nk (Platon, 1995; 55). Bylece,
sevginin aklanmas konusunda kendisiyle ilgi kurulan ilk kavram gzellik
olur. Sevgi, gzelliin ve iyiliin dnda dnlmez.
Leyl ve Mecnunda da, gzellik ve sevgi arasnda bir iliki kurulur.
Bu husus, mesnevnin msralarnda u ekilde dile gelir: Kemal sahipleri
aka bilirler ki, gzellikle ak ikizdir. Ak dnyann btn gereklerini
gsteren bir ayna, gzellik ise onun cilasdr. Gzellik olmasa ak ortaya
kmaz, ak olmasa gzellik belli olmaz. Gzellik olmasa aktan ne
fayda?.. Ak sahiplerini, mauklar olgunlatrr. Ak olmasa gzellik hor
ve zelil olur, gzellik sahiplerinin pazar ak ile srm bulur (Fuzl,
2006; 401). Bir baka yerde de u ifadeler geer: Mecnunun kemali
Leyldan kaynaklanyor, ak Leylnn gzellii ile artyordu. Leylnn
gzellii de Mecnundan geliyordu. Gzellie olan ilgi aktand (Fuzl,
2006; 403). Seveninin sevgisinde sevgilinin gzellii aa kar. Sevgiyi
douran gzelliktir. Gerek gzelliin belirtisi, an ona meyletmesidir.
387

(Fuzl, 2006; 495). Btn bu ifadelerde aka dile gelen, gzellikle


akn bir arada olduu ve ontolojik olarak birbirlerini gerektirdikleridir.
Buna gre, her sevgi, bir gzelliin sevgisidir, her gzellik de bir sevginin
gzelliidir.
2. Dourma ve Yaratma Sevgisi
Diotima, Sokratesin, sevgi, gzelliin sevgisidir ynndeki
grn eletirir. Ona gre, sevgi, olmayan bir eyi ister. stedii bu ey
gzellik olduuna gre, bu durumda sevginin gzellikten yoksun olmas
gerekir. Oysa sevginin gzellik ve iyilikten yoksun olduu sylenemez.
Aksi halde kt ve irkin bir ey olurdu. Bu ise sevginin zne aykrdr.
Sevginin gzellikten ve iyilikten1 yoksun olduunu sylemek mmkn
olmadna gre, sevgiye baka bir tanm bulmak gerekir. Sevgi, gzellik
sevgisi olamayacana gre, neyin sevgisi olabilir? Diotima bu soruyu
dourmann, gzel iinde yaratmann sevgisi, diye cevaplar. Bu tanmda
da gzel (to kalon) kavram geer, ancak bu sefer ikincildir. Yine gzel ve
gzellik olacaktr ama ncelikli olan dourma ve yaratmadr. Gzel,
bu eylemin vesilesi, yaratmann ve dourmann nerede gerekleeceini
gsteren bir adres konumundadr. Sevgi, insann kendisini gzellik iinde,
yaratma ve retme eyleminde verimli klmasdr. nsan gzellik iinde
dourmak ve retmek ister, irkinlik iinde dourgan ve yaratc olamaz
nk. irkin (to aiskron) sevgiyi oluturmaz, yaratma ve dourma gcn
verimli klmaz. Gzellik her dourann beii ve kundadr. Poiesis
(yaratma) eylemi, ancak gzelliin beiinde bereketli rnler verebilir.
Yaratma gcyle ykl bir varlk, gzele yanat m, ferahlar, geniler,
sevinten taar, dourur ve oalr. irkine de rastlad m, tersine kasvet
basar iini, tkanr, duraklar, bzlr, douracak yerde iinde kalan yk
tamann derdine der (Platon, 1995; 63).
Diotimann sevgiyi, dourma, gzel iinde yaratma sevgisi olarak
tanmlamasnn temelinde varolusal bir anlam vardr. Diotima, sevginin,
neden dourma ve yaratma sevgisi olduunu u ekilde aklar: nk
dourma, sonsuzlua gtrr, lmly, lmsz eder (Platon, 1995;
63). Burada, Tunalnn deyii ile, lmszle kar duyulan derin
existential istek vardr (Tunal, 1983; 32). nsan, yeryznde sergiledii
gzeli arama, onunla birlikte olma eilimi ile, dnyasal varlnn fanilii
iinde, sonsuzluk ve lmszlk zlemini yanstr. Bu g onun doasnda
1
Gzel ve iyinin bu ontik ball, Platondan da geerek btn Grek felsefesinde etkili olacak bir dnce-
yi gsterir: Kalokagathia (Tunal, 1983; 24). Gzel, ayn zamanda iyi, doru, faydal, ho szckleri ile tanm-
lanr (Platon, 1989; 49, 52). Bunlarn hepsi, bir ve ayn eydir. Gzel olan bir eyin kt, yanl ve yararsz ol-
mas dnlmez.
388

vardr. Zaman geldiinde gzellii bulmak, iindeki dourma ve retme


gcn aktif hale getirmek iin yola kar. Bu durum, lende u ekilde
dile gelir: Bu insanlardan biri ta gen yandan beri iinde bu deerlerin
tohumunu bir tanr gibi tayorsa, olgunluk anda can dourmak,
yaratmak arzusuyla yanar. te asl o zaman saa sola bavurup, hangi
gzellik iinde douracan aratrr. irkinlik iinde douramaz hibir
zaman. Bu arzuyla ykl olduka irkin bedenlerden ok gzel bedenlere
ynelir, onlar arasnda gzel, cmert, soylu bir cana rastlad m, bu iki
gzellie birden vurulur, byle bir varlk karsnda dili zlp, ona
erdemi, iyi insann nasl olacan, neler yapacan anlatr, ksacas onu
gelitirmeye alr. Gzelle dp kalkma, ona oktan beri cannda tad
tohumu gelitirme, filizlendirme olanan verir; yannda, uzanda hep
onu dnr (Platon, 1995: 65).
3. Sevginin Ortaya k Biimi
Diotima, lmszlk isteine bal olarak, dourma ve yaratma
konusunu iki farkl adan ele alr. Bunlardan ilki, bedeninde bereket
tayanlarn sevme, dourma, kendi canlarndan yeni canlar dnyaya
getirme biimi, biyolojik olarak reme tarzlar, dieri ise cannda bereket
tayanlarn kendi lmszlklerini eserde, ite, eylemde ve erdemde oraya
koymalardr. Leyl ve Mecnunda bu aamalar, olgunlama olarak ifade
bulur (Fuzl, 2006: 401). Mecnuna babas yle der: Genler iin ak
bir marifettir, olgunlua gtren bir klavuzdur (Fuzl, 2006: 379). Bu
klavuz sayesinde kii, kendi gcne sevginin gcn ekleyerek insanlk
yolunda byk bir avantaj elde eder. Bu gten yoksun olan kii, sradan
bir yaam srer. Mevlna, Mesnevde, Kimin aka meyli yoksa kanatsz
bir ku gibidir, vah ona der (Mevlna, 1988; 3) Bu konu Fhi Mfihte de
ifade bulur. Mecnunun dilinden u rivayetlere yer verilir: Ben Leyly
d gzellii ve grn bakmndan sevmiyorum. O, grnnden
ibaret deildir. Leyl benim elimde bir kadeh gibidir. Ben o kadehten
arap iiyorum ve bu araba am. (Mevlna, 1990: 113). Bylece sevgi
yaants, bir gelime ve olgunlama sreci olarak ortaya kar.
Leyl ve Mecnunda, len diyalounda dile gelmeyen farkl bir
durum, farkl bir deneyim sz konusudur. Bu farkl durumu ak acs
kavramyla ifade edebiliriz. Sevgi yolu, ile ile, ac ekerek yrnen bir
yoldur. Sevgide mutluluk deil, strap vardr. Olgunlama, acnn insan
ruhunu terbiye etmesidir. Gam ve hzn, olgulatrc bir gtr (Fuzl,
2006: 117). Tanrnn, ak derdini artrmas, bir ihsandr. Bu nedenle,
Mecnun, kendisini ak acsndan uzak tutmamas iin yakarr (Fuzl,
389

2006: 217). Olgunlamann, aamalardan gemenin, ak acs ile olaca


aka grlr. yle ki, akn verecei mutluluktan bir kanma ve kedere,
ayrla, straba doru eilim duyma sz konusudur. nsanlk yolundaki
olgunlamann bu sayede olaca varsaylr. Bunu Leylnn dilinden
sylenen bir gazelden anlayabiliriz: Felek barm kan etmeden, gnlm
alp serpilmedi,/ Beni byle alatp inletmeden sevindirmedi./ Klmadan
zulm ile yz para u yaral gsm,/ Bu bahede, gl gibi, bir anlk bile
gldrmedi (Fuzl, 2006: 473). Leyl gam kknde alar, Mecnun ak
vadisinde babo dolar. Sevginin erdemi ac ekmekle olgunlar. Ak
buna yneliktir. stenen budur. Mecnunun, normalde, seven biri olarak,
Leylnn babasnn, davranlarn dzeltmesi, akln bana devirmesi
halinde Leyly kendisine verecei vaadi karsnda, kendisinden
istenileni yapmas, Leylya kavumak iin aknl bana toplamas
gerekirdi. Fakat o, bu beklentinin aksine hareket eder ve ak delisinin
akllanmayacan syler. te burada yk farkl bir boyut kazanr. Artk
kavuma deil, kavumama istei ne kar. Sever ama bu sevgi kavuma,
birlikte olma amacna ynelik deildir. Sevgi neredeyse kendi bana bir
deere kavuur: sevgi iin sevgi, ak acs iin ak. Mecnun, amacnn
akn zevk ve sefasn srmek olmadn, kendisinde akl olsayd bunu
nceden yapabileceini syler. Sevgiden gelen strab ila olarak grr.
Rahat ve huzuru bir yana brakr. Akn gam ve acsn tercih eder. Sevgiyi,
yalnzca ac ekmenin, yanmann ve bylece olgunlamann bir vesilesi
olarak grr. Akn kaderi, yazgs Leylnn dilinde u ekilde ifade bulur:
Bell klar gngrmezler. (Fuzl, 2006: 249). Mecnun da acnn
zevkinden sz eder (Fuzl, 2006: 419). O aka deil, akn verdii acya
taliptir. Sevgiliye deil, sevgiliden gelecek atee taliptir. Gam ekmeye
mptela isen ey peri yzl gzel; gam ekmek iin, hep perde arkasnda
kalarak, daima gizlenmeyi adet edinmen yeterlidir. (Fuzl, 2006: 487).
Fuzlnin Leyl ve Mecnun mesnevsinde verdii ncelikli mesaj, akn
hakikatine, ak tensel haz arac hline getirerek deil, bel vadisinden
geilerek ulaabilecei ynndedir. Akn hakikatine, akn erdemine
ulaabilmek iin, ondan gelebilecek strab sahiplenmek gerekir. Akn
daha ilk admnda bir yol ayrm vardr. Yollardan biri tensel, dieri tinsel
yaama gider. Tensel yaam seenler, akn kiiye kazandrabilecei
erdemlere, gzelliklere ve manevi olgunlamaya eriemezler. Sevgiyi tinsel
yoldan yaayanlar ise zorlu srelerden geerler. Bu nedenle, Mecnunun
ad Kays iken Mecnun olur. Kendi iinde byk deiimler geirir,
krlmalara urar. Mesnevden kan sonuca gre ak, bir bel vadisine
dmek ve orada kendinden gemi hlde akn akn dolamak, akldan
uzaklamaktr. (Fuzl, 2006: 513).
390

3.1. Biyolojik lmszlk Arzusu: lmszlk arzusu, kendisini


biyolojik reme eklinde ortaya koyar. Biyolojik reme, soyun devamn
salamaya yneliktir. Bu istek yalnz insanlarda deil, hayvanlarda da
grlr. Her canl, kendi varlndan yine kendisi gibi bir canl tretmek
ister, bunun iin yanar tutuur. Hayvanlar bile kendi doalarndan gelen bir
gle, bin bir zahmeti katlanarak remeye alrlar. Diotima bu durumu
yle aklar: Burada da, lml varlk, elinden geldii kadar sonsuz,
lmsz olmaya alr. Bunun iin de yapabilecei tek ey var: Dourmak,
eskiyen bir varln yerine durmadan yenisini koymak Btn o emekler,
sevgiler hep lmszlk urunadr (Platon, 1995: 64).
Biyolojik lmszlk fikri, Leyl ve Mecnunda birka yerde geer.
Buna gre, insan gnl sahibi ve olup biteni anlama yetenei olan bir
varlktr (Fuzl, 2006: 39). nsan hayat, bir yokluktan varla geitir.
Daha nce yok iken, zamann ve meknn bir noktasnda varolua gelir.
Ancak bu varlk, srekli varolma zellii ile deil, geicilik (fnilik)
zellii ile vardr (Fuzl, 2006: 55-57). Bu nedenle hayat batan sona lm
dncesinden ibarettir (Fuzl, 2006: 41). nsann fnilii ama ynnde
yapt eitli hamleler vardr. Bunlardan biri, biyolojik olarak remek,
neslini devam ettirmektir. Zira Oulsuz insan telef olmu saylr. Evlat,
can mcevherinin bedelidir. Dnyada evlat brakan, adn ebediletirir
(Fuzl, 2006: 113). nsan lmsz klan, ardnda brakt ocuklardr.
Soyun biyolojik olarak devam salanmadnda, fnilik duygusu ar basar.
Sahip olunan an, hret ve zenginliin de bir anlam olmaz. Bunlar ancak
biyolojik lmszln vesilesi olan gelecek kuaklara aktarldnda
bir anlam ifade eder. Leyl ve Mecnunda biyolojik tarzda ortaya kan
lmszlk arzusu, bir fikir olarak vardr. Ancak Leylnn ve Mecnunun
yksnde olumaz; ykde, soy kesintiye urar.
3.2. Tinsel lmszlk Arzusu: Tinsel yolda ortaya kan lmszlk
arzusu gzel eserler verme, iyi bir n brakma, kamu ilerinde nemli
hizmetlerde bulunma eklinde kendini aa vurur. Byk eserler vermek,
iyi eylemlerde bulunmak, gzel iler baararak iyi bir n brakmak tinsel
lmszln gerekleridir. Canlarnda bereket olanlara gelince; nk
byleleri de var onlar, bedenden ok daha bol verirler can rnlerini. Nedir
cann rnleri? Dnce ve daha ne varsa. te btn yaratc airler ve
sanatlarna yenilik getiren iiler bu can bereketli insanlardr. Dncenin
en gzel, en stn ekli kk, byk insan topluluklarnn dzenini kuran
dncelerdir: Ona da l ve doruluk derler. Kim olsa, bylesi varlklar
yaratmay ocuk yetitirmekten stn grr, bir baksa yeter Homerosa,
Hesiodosa, btn byk airlere. Onlarn brakt lmez ocuklar kim
391

kskanmaz? Bu trl ocuklar, babalar iin tapnaklar kurdurmutur.


Bedenden doan ocuklarn hangisi bunu yapabilmitir? (Platon, 1995:
66). Tinsel deerde olan eserler, biyolojik remeden daha deerli ve
daha lmszdr. Diotima, lmszlk istei balamnda tensel sevgiyi,
biyolojik olarak dourma ve yaratma, tinsel sevgiyi de eser verme (Homeros
ve Hesiodos rneini verir), ynetimde ve kahramanlkta yetkin rnekler
sergileme (kanun yapc Solonu ve Lakedaimonu kurtaran kahramanlar
rnek verir.) gzel ve hayrl iler yapma, insanln geliimine dnce
ve eylem olarak katkda bulunma anlamnda ele alr. ki sevgi biimi
arasnda bir tercih yapma durumunda ise tinsel sevgiyi yeler. nk
tinsel sevginin rnleri, zamana gsterdikleri direnle insanlk zn daha
derinden yanstrlar.
Leyl ve Mecnun mesnevsinde de n, kahramanlk, adaletli ve erdemli
yneticilik gibi kavramlara vgl atflar vardr. Szgelimi Nevfelin
kahramanl, adalet ve erdem iin mcadelesi vlr. Btn bunlarn
yannda olgunlama yolunda kiinin kendini gelitirmesi de sevginin
salayabilecei erdemler arasndadr. Ama yalnz bunlar deildir sevginin
rnleri, eser verme eklinde bir yaratclnn olduu da sylenebilir. Bu
tinsel retim balca Mecnunun ve Leylnn okuduu temiz sluplu,
yakc szleri olan iirlerde de (gazel ve murabba) ortaya kar. Nkteli
szlerin ince anlamlarna vakf, iirden anlayan, zarif tabiatl, ll biri
haline gelen Mecnunun syledii iirler ylesine nlenir ki, dillerde
dolamaya balar, Leylnn kulana gider (Fuzl, 2006: 267), Nevfelin
meclisinde okunur (Fuzl, 2006: 275). Btn bunlar, erdem ve adalet
duygusunun yannda, tinsel yoldan lmszle iaret eden deerler
olarak grlebilir.
4. Gzelliin ve Sevginin Aamalar
Diotimann dediine bakacak olursak, sevginin klavuzluu insan
eitli aamalardan geirir. Bu aamalar, sevginin hareket ettirici gcn
kendi iinde hisseden insann yeryzndeki tm varolu biimlerini yanstr.
Bu varolu biimleri, etkisi hissedilen gzellik trlerine gre farkllklar
gsterir. Sevginin klavuzluuna kendisini brakan kii, aamalar sras ile
yaar, srlara yolunca erer, btn aamalar sevginin ve gzelliin kaynana
ve zne doru giden yolda yaayp geer. Buradaki gzellik sralamas,
kendi iinde bir hiyerari ortaya koyar. Sevginin klavuzluuna giren kii,
bu hiyerari iinde sra ile ilerleyecek, tm gzelliklerin kayna olan
gzelliin zne doru adm adm yryecektir. Bu yry, sevginin,
olgunlama yolunda insan gelitiren bir duygu olduunu gsterir.
392

4.1. Greli Gzellik Aamas: Gzelliin ilk aamasn, tek tek


bedenlerde cisimleen greli gzellik (pros ti kalo) oluturur. Bu gzelliin
karakteri, kiiden kiiye, zamandan zamana deimesidir. Szgelimi,
bir kii iin gzel olan bir yz, bir bakas iin gzel olmayabilir, bugn
gzel olan bir kii, ihtiyarlaynca gzelliini kaybedebilir. Greli gzellik,
kiiye ve zamana bal bir gzelliktir. Herkes iin geerli deil ve tm
zamanlar iin sreklilii yoktur. Kii, bir bedende cisimleen bu gzellik
tarafndan etkilenir. Gzelliin bedendeki mas, sevme gcn etkin
hale getirir. Gzellii kendi yreinde hisseden kii, ona yaklamak ve
onunla birlikte olmak ister. Bu yaknl salayabilmek iin kendini de
gzelletirmeye, gzel szler sylemeye, gzel dnceler edinmeye ve
erdemli davranlarda bulunmaya alr.
Greli gzellik aamas, Leyl ve Mecnunda da ifade bulur. Greli
gzel, Leyldr. Mecnun, onun gzellii ile iindeki sevgi gizilgcn,
klk istidadn aktif hale getirir (Fuzul, 1985: 56), kendini Leylnn
yzndeki gzelliin tarafndan harekete geirilmi hisseder.
Kavumalar engele uraynca, evresindekiler Mecnuna, Leyldan daha
gzelini bulacaklarn sylerler. Fakat onun iin gzel olan, Leyldr.
Leylnn gzellii dierleri iin farkllk gsterir. Bu husus, bir baka
mesnevde, Mevlnann (1207-1273) Mesnevsinde u ekilde yer alr:
Halife Leylya dedi ki, Sen o musun ki, Mecnun, senin akndan perian
oldu ve kendini kaybetti. Sen baka gzellerden daha gzel deilsin. Leyl,
Sus, nk sen Mecnun deilsin diye cevap verdi (Mevlna, 1988: 33).
Mevlna, Fhi Mfihte ise u hikyeye yer verir: Rivayet ederler ki; bir
padiah Mecnunu arp ona: Sana ne oldu ve neyin var da kendini byle
rsva ettin, aileni terk ettin, harap oldun. Leyl da ne oluyor, sanki ne
gzellii var? Gel sana gzelleri, sevimlileri gstereyim, onlar sana feda
edeyim, balayaym dedi. Mecnun, bu neri karsnda tepkisiz kalr
ve Leylnn sevgisinden dnmez. Mevlna, Sevilen kimse gzeldir.
dedikten sonra greli gzellie bal sevgi durumunu ve greli gzellik
yoluyla amalanan tinsel olgunlamay, bu metaforik anlatmlarla ortaya
koyar (Mevlna, 1990: 81, 113).
4.2. Dnce Gzellii Aamas: Greli gzellik aamasnda, gzellik
karsnda sylenen gzel szler, yeni bir aamann kapsn aralar. Bu
aamada, bedendeki gzellikten dncedeki gzellie geilir. Ancak
bu gei, gerekten birinci aamay yaayanlar iin sz konusu olabilir.
Bu aamay yaamayanlar ikinci aamaya geemezler. Dorudan ikinci
aamadan balamak da sz konusu olmaz. lk nce bir bedende cisimleen
393

gzellii sevmek, ona k olmak gerekir; onu vmek, onu gelitirecek


ve mutlu edecek gzel szler sylemek gerekir. Gzel szler, ancak
dncedeki gzelliin rn olarak ortaya kabilir. Dnce gzellii
aamasnda, bedensel gzellie olan dknln almas sz konusudur.
Bu aamaya gelen kii, anlar ki, u bedende grd gzellik bu bedende
grdnn eidir, kardeidir. Bunu iyice anlad m, btn gzel bedenleri
sever, bir tekine olan dknl gever, nk artk byle bir dknl
kmser, hie sayar. Bundan sonra yapaca ey, can2 gzelliini beden
gzelliinden stn grmektir. Deerli bir can, bedendeki prlts snk
de olsa, sevgisini coturmaya yetmeli; ona kendini verip genlerin
ykselmesi iin sylenecek en gzel dnceleri aramal, bulmaldr
(Platon, 1995:67).
Leyl ve Mecnunda ortaya kan olgunlama sreci, eitli aamalardan
geer. Bunlardan biri duygu ve dncelerdeki arnma ve temizlenmedir.
Mecnunun ldeki yaants, bir temizlenme ve arnma srecidir. Bunun
sonucunda, ii d ar duru olmu, insandan hayvana tm varlklara sevgi
duymay, iyilik dnmeyi ve iyi eylemlerde bulunmay renmitir. Yine,
insan dnyasnn bir zulm ve iddet dnyas olduu fikrine ulamtr.
Sevgiyi, kendi toplumlarndan srmeye alanlar, dnyay bir zulm ve
iddet dnyas haline getirmilerdir. Sevgi, Mecnuna insanl, drstl,
sadakati, fedkrl, efkati bir insanlk deeri olarak retmitir. Ayn
zamanda dnyann fniliini de retmitir (Fuzl, 2006: 387). Sevgi ile
fnilii tanm olan Mecnun, bu fniliin stesinden gelmenin yolunun
yine sevgi ile olduunu kefetmi ve bunu insann zn gelitiren
erdemlerde bulmutur.
4.3. Eylem Gzellii Aamas: Dnce gzelliinin, salt dnce
gzellii olarak fazla bir deer tamad kansna varan kii, gzel
dnceleri gzel yaantlara evirmek ister. Burada eylem gzellii
ortaya kar. Bu durum, lende u ekilde dile gelir: Bylece gzellii
ister istemez yaay, davran yollarnda grecek, hepsindeki gzelliin
2
Abadan ve Meray evirisinde ruh olarak geiyor: Zira artk ruhun gzelliini grecek ve bu gzelliin v-
cut gzelliinden daha kymetli olduunu tasdik edecektir (Platon, 1937: 62). ngilizce eviride soul (tin,
ruh)la karlanyor (Plato, 1989; 562). Antik Yunan kltrndeki ruh anlay, nemli lde dinlerin anlam-
landrd ruh anlayndan farkldr. Dinler, ba ve sonu olan bir zaman iinde, hesap gnne (maher, eskaton)
doru ilerleyen, Tanr huzurunda gerek konumuna kavuan ruhtan sz ederler. Bu ruh, sonsuz bir ruhtur, l-
m sz konusu deildir. Yunan kltrnde ise, dinlerdeki gibi bir hesap gn yoktur. Srekli yineleni iin-
de, ruh gyle (palingenesa) dnyaya gelip gitmeler sz konusudur. Dinlerde doum, lm, maher gibi ie-
rimleriyle ruh biriciklie sahiptir ve bireye zgdr. Antik Yunan kltrndeki orfeizm inancnda bu niteliklere
sahip bir ruh anlay yoktur. Ruh, farkl bedenlerde tekrar tektar cisimleir. Sonsuzluk ise, ba ve sonu olma-
yan bir snrszlktr. Bu snrszlk iinde olup biten ey, srekli yinelenitir. Bu anlamda, psyche yaamn ne-
fesi, can, canllk, yaamsal ilke, tin gibi anlamlara gelmesine karn (Peters, 1976; 166), dinsel bir ierie sa-
hip olan ruhtan farkldr.
394

aslnda hep ayn gzellik olduunu fark edecek ve bylece beden


gzelliine fazlaca kaplmamay renecek (Platon, 1995: 67). Eylem
gzellii, ahlaksal gzelliktir. Dnce gzellii iyi niyeti, kiinin dnce
olarak erdemli yaama hazrln, eylem gzellii ise bu iyi niyetin
erdemli yaama dnmesini, eylemlerde somutlamasn, dncenin
eyleme aktarlmasn ifade eder. Fuzl, Leyl ve Mecnun mesnevsinde,
Mecnunun ahlak gzelliinden sz eder. Sevgi onu berraklatrm, ar
duru birisi haline getirmitir. nsanlk deerini dren duygulardan,
hrslardan, tutkulardan arndrm, iinde kendi safln bozacak bir
duygu ve istek brakmamtr. Ac ve ayrlk hali ile olgunlam, terbiye
olmutur. Bu yle bir arnmadr ki, ktlk alanndan uzaklam, yalnzca
iyilie duyarl hale gelmitir. Sevgisi sayesinde, kendi safln bozacak,
berrakln bulandracak dnyasal ilgilerden uzaklamtr. Karakterdeki,
ruhtaki arnma ile fiziksel, maddi deer arnmas bir arada olur. ylesine
arnmtr ki, zerindeki elbiseleri bile bir ceylan yavrusunu kurtarma
karlnda avcya vermitir. stedii her trl gzellie sahip olabilecek
iken, bunlardan kanm, zenginlikten, hretten, makam ve mevkiden
uzak durmay tercih etmitir. Sadece Leyly istemitir. Ama isteye
isteye onu da istememeyi renmitir. Kendi safln bozacak hibir
dert kalmamtr zerinde, ne alk, ne yokluk derdi. Btn korkulardan,
endielerden arnmtr. Bu arnma ylesine ileri bir noktalara ulamtr
ki, Tanrya yakn hale getirmi, makam yaknlk saray olmutur.
Bylece, Manev saflk kazanm, mecazdan hakikate gemitir (Fuzl,
2006: 503).
Mecnun, le kap gitmesinin nedenini, insanlarn erriyle aklar
(Fuzl, 2006: 499). nsanlardan yle usanmt ki, kendi glgesi ile bile
yolda olmak istemez (Fuzl, 2006: 233). le giderken, insanlarn iinde
ktl oalttklar dnyadan kaar. Bylece tabiatla btnleme arzusu
gder. Burada yle bir soru sorulabilir: nsan dnyada saflamann ve
arnmann nnde engeller mi vardr? Mecnun bunun byle olduunu
dnr. nsan dnyas, ktln ve zulmn dnyasdr. nsan dnyasndan
hayvanlarn dnyasna kaarken, sevgiyi de beraberinde gtrr. nsanlar,
sevgiyi de onunla birlikte srgn etmilerdir. Orada vah hayvanlar
arasnda olmas, yle gizil bir mesaj da verir: nsanlarn, birbirlerini
sevmeyerek, sevenlerin sevgisine sayg gstermeyerek, sevenleri, erdem
adna rettikleri deerlerle knayarak, birbirlerinden ayrarak insan
dnyadan srgn ettikleri sevgi, doada, vah hayvanlar arasnda bile
bir ie yarar. Bu nedenle, vah hayvanlarn kavgas ve iddeti biter, fakat
insanlarn dnyasnda iddet ve zulm bitmez. Hayvanlar dnyasnda,
395

sevginin oluturduu dostluun rnekleri vardr. Sevgi bir uzla ve birlikte


yaama alkanl oluturur. Av ve avc bir arada yaar, ceylan yavrusu,
aslandan st emer. nsanlar sevgiyi kendi dnyalarndan kardklarnda,
bir arada dostluk iinde yaamann imknn da yitirirler. Sevgiyi kendi
ilerinden atarak seveni ve sevileni knamaya, ayplamaya balarlar. Peki,
bunun sonucunda ok mu erdemli olular? Bu sorunun cevabn, Mecnunun,
le kanda bulabiliriz.
Mecnun, lde geirdii dnmle toplumdan, insanlardan uzaklar.
Buna bir tr arnma da diyebiliriz. Toplumsal dnyann iktidarndan,
zulmnden, insan olmann zaaflarndan arnma ile hrs, tamah, gurur, kibir,
kskanlk, yalan, ikiyzllkten de uzak durur. Doa ile bir olma; bilinten
arnma, ben bilincini yitirme deil, insan zne doru bir saflamadr. Bu
z kendi iinde bir potansiyeldir. Aktif hale geldiinde, normalde insan
olmann tm niteliklerine batacaktr. Doal olarak bu insanlk z, dnyadan
arnmadr. Manev bir yolculuktur, bir olgunlama yolculuudur. Ama
u soru hep sorulabilir: Olgunlama, dnyadan ekilmeyi mi gerektirir,
insani niteliklerden arnmay m gerektirir? Leyl ve Mecnun, insann
toplum iindeki deil, daha ok kendi iindeki yolculuunun yksdr.
Bu ykde ktl ve zulm yeryzne getirenlere kar bir tepki vardr.
le ekilme ve insanlardan uzaklama, bunu anlatr.
4.4. Bilgi Gzellii Aamas: Dnce ve eylem gzelliine ulatktan
sonra, dncedeki ve eylemdeki yaant ile bir takm yksek bilgilere de
ulaacak, bylece bilimlerdeki/bilgilerdeki3 gzellie de sahip olacaktr.
Bu bilgiler sradan bilgiler deil, varln ve gzelliin zne ilikin
bilgilerdir. Bu, tek bana var olan salt gzellie varmaktan, asl gzelin
zn tanmaktan baka bir ey deildir. Btn bu aamalar, onu duygusal,
zihinsel ve kiilik olarak gelitirecek, olgunlatracaktr. Davran, yaay
yollarndan bilimlere geip, oradaki gzellii de grecek. Gzleri bylece
daha geni bir gzele erdii zaman, artk bir tek varla balanmayacak,
bir delikanlnn, kim olursa olsun herhangi bir adamn, u ya da bu
davrann kulu klesi olup, incir ekirdei doldurmaz laflar etmeyecek.
Dncedeki, eylemdeki ve bilgideki gzellie ulaan bu kii, sevgiyi ve
gzellii sras ile yaam, grm geirmi bir kiilik olarak olgun bir
benlie kavuacak, nne serilen engin gzellik denizi karsnda ii
dolup taacak, en gzel, en yce szlerle, sonsuz bilgi zleminin yaratt
engin dncelerle. Ve ite o zaman gc kuvveti arttka artacak, bir tek
bilgiye, imdi anlatacam gzelin bilgisine erecek (Platon, 1995: 66-67).

3
Abadan ve Meray evirisinde ilim olarak geiyor (Platon, 1937: 63). ngilizce eviride ise science gei-
yor (Plato, 1989; 558).
396

Bilgi gzellii aamas, Leyl ve Mecnunda birlik aamas olarak


ifade bulur. Mecnunun lde geirdii srete iyinin ve ktnn,
gzelin ve irkinin, varln ve yokluun bilgisine de erimi, sevginin ve
zulmn farkna da varmtr. l, errin ve zulmn ulaamad, insann
zndeki iyiliin korunduu bir yer olarak ona bu bilgiyi vermi, insan
dnyasndaki erden uzak tutmutur. l, bir ayrlk yeridir, bir yalnzlk
yeridir. Ama orada saflama ve arnma sayesinde evrendeki birlik de
kefedilir. Eer evrende canl ve srekli yaanan, temelinde sevgi olan bir
birlik varsa, o zaman ayrln da olmamas gerekir. Dolaysyla, bilgideki
gzellik aamas, Mecnun iin, evrendeki birliin algland, hissedildii
ve yaand bir aamadr. Birlik, Mecnuna Leyldan ayr olmadn,
evrendeki birlik iinde ayr deil, bir olduklar duygusunu verir. Bu birliin
ruhunu oluturan ey, sevgidir. Birlik, sevgi iinde oluur, sevgiyle oluur.
Bu sevgiyi duymayanlar, varlktaki birlik ve btnl de hissedemezler.
Sevgi, ayr ayr bedenleri ve canlar birletirir, bir can haline getirir.
Seven ve sevilen arasndaki sen ve ben snr ortadan kalkar. Bu husus,
Leyl ve Mecnunda Bizim iin gerek birdir. Birlikte iki ayr grnt
bulunmaz. diye ifade bulur. Bu btnlkte klar ten, sevgili ise candr.
Ten gzle grnen, can ise tende gizli olandr (Fuzl, 2006: 403). Birlik
aamasnda, grnr gzellie olan ballk sona erer. Fiziksel varla,
grnr gzellie dknlk zayflar. Sevgilinin fiziksel gzelliine
meyleden, gnl alc sevgilinin yanandan holanan, candr... Benim
canma yazklar olsun ki, beni terk edeli ok oldu, cismimde artk bir
baka can bulunuyor. Tenimdeki can, gzmdeki nur ve cierimdeki kan
sensin... Sen beni benden kurtardn, ben seni kime ikyet edeyim. Daima
sen bende tecelli ediyorsun. Ben senden bakalar ile iliiimi kesmiim.
Eer ben ben isem sen nesin ey yar? Ve eer sen sen isen, ben zavall neyin
nesiyim? (Fuzl, 2006: 485).
Greli gzellik yerini tinsel gzellie brakr ve sevgilinin fiziksel
varlna olan ballk zayflar. Onu kendinde, kendini onda grr. Ben
ve sen kalkar, benin ve senin birlii oluur. Bu, sevginin olgunlamasnn
gstergesidir. Kmil ak isteyen ekil gzelliinden saknr. nk ekle
balanmak, olgunluk sahibi klmaz. ekilcilik ak ehlinin cehaletine
delildir, hlbuki akll olan bir gn ayrlacak olanla birlemez. Ama bunun
iin kalbin sevgiyle temizlenmesi, arnmas gerekir. Birlik aamas, artk
unun ya da bunun gzelliinin sz konusu olduu bir aama deil, tek tek
gzelliklerin kendilerini gzelliin znde kaybettikleri bir aamadr. Zira
Tevhit ehli idrak sayfasna zlften ve benden nak ekmez... Mana ehli
ekil iin iradesini asla kaybetmez. Hakikat cevherini mecaz cahilliine
397

inetmez. Gnl ehli olan suret ehlinin hilesine balanmaz (Fuzl,


2006: 489). Mecnunun Leyly, Leylnn Mecnunu tanmamas,
fiziksel varla balln ortadan kalktn da gsterebilir. Mana leminde
bulumak, grne deer verme, fiziksel ve duyusal gzellik alannda
kalmaktan tedir. Mana leminde birleenler, ak orada yaayanlar, orann
havas ile kendisini terbiye edenler, grne, ekle, oluup bozulana
deer vermekten, ona baml olmaktan kurtulurlar. Birlik, byle bir varlk
yaps gsterir.
4.5. Mutlak Gzellik Aamas: Diotima, gzelliin ve sevginin son
aamasna gelince, iyice coar: imdi can kulayla dinle beni diye
Sokratesi anlataca dncelerin nemi konusunda uyarr. Bu uyarnn
hakl bir gerekesi vardr: Artk, gzellik aamalarnn sonuna, tm
gzelliklerin kendisinden pay ald ana gzellie, mutlak gzellie,
gzelliin zne gelmitir sra. Sevginin imdi vardmz yerine kadar
gtrlen adam, btn gzel eyleri birbiri ard sra ve gerekli dzen
iinde grdkten sonra, girdii yolun sonuna ulaarak, birdenbire esiz bir
gzellikle, gzelliin zyle kar karya gelecek. te buna ermek iindi
btn emekleri. Bu gzellik artk hep var, doumsuz, lmsz, artmaz,
eksilmez bir gzelliktir, bir bakma gzel, bir bakma irkin, bugn gzel,
yarn irkin, una gre gzel, buna gre irkin, bir yerde gzel, bir yerde
irkin bir gzellik deildir. Bir gzellik ki, kendini bir yzle, elle, ayakla,
bedene bal hibir eyle gstermeyecek, ne bir sz olacak, ne bir bilgi, bir
canlda, belli bir varlkta bulunmayacak, ne canlda, ne yerde, ne gkte,
hibir yerde, kendi var, kendinden var, kendisiyle hep bir rnek. Btn
gzellikler ondan pay alr; kendisi onlarn parlayp snmeleriyle ne artar,
ne eksilir, ne de bir deiiklie urar (Platon, 1995: 68).
Gzelliin bu aamasnda, sevgi de en st seviyeye kavuur. Birdenbire
gzelliin z ile kar karya gelen kii, o anda, bir mr dolduracak,
bir hayat yaanmaya deer klacak bir sevin ve mutluluk yaar. nsann
salt gzellikle kar karya geldii o an yok mu, sevgili Sokrates, ite yalnz
o an iin insan hayat yaanmaya deer! dedi Mantineial yabanc kadn.
Gnn birinde onu grrsen hie sayarsn artk altnlar, ssleri psleri, o
imdi akln bandan alan, hep yanlarnda kalmak, yzlerine bakmak iin
seni de herkes gibi yemekten imekten eden sevgilileri. Dn ne olur,
bir grebilirse insan gzelliin kendini, her eyden soyunmu, arnm,
katksz! nsann tenine, bedenine, rengine, daha bir sr vr zvrna
bulanm gzellii deil, bir tek grnyle tanr gzelliini! Byle bir
gzellie gzleri kaldrp bakmann, onunla kaynamann yolunu bulann
398

hayatn kmseyebilir misin? Ancak orada gzeli, yalnz gzeli grecek


gzle bakan, erdem taslaklar deil, gerek erdemler yaratabilir: nk
taslaklara deil, gerein ta kendisine balanmtr. Yalnz gerek erdemi
yaratan ve besleyen tanrnn sevdii bir insan olabilir, yalnz o insanlar
arasnda bir insann erebilecei lmszle erer (Platon, 1995: 69).
Leyl ve Mecnun mesnevsinde de, Platonun len diyalounda
sergiledii mutlak gzellik anlayyla benzerlik gsteren bir mutlak
gzellik anlay vardr. len diyalounda ifade bulan mutlak gzellik,
kendisini bir elde ayakta cisimlendirmez. Kendinde ve kendiliinden
vardr. Var olmak iin baka bir varla ihtiya duymaz. Grnr ve
alglanr gzelliklere kaynaklk eder. Bir zaman ve mekn snrlamas
iinde deildir. Leyl ve Mecnunda da benzer zelliklerden sz edilir:
nszde (Dibace), Tanr gzelliinin, btn gzellik ve sevgilerin
kayna olduu sylenir. O yle bir Tanrdr ki, gzelliinin ortaya k
sevgiye neden olmu, kinat binasn mrl klmtr. Gzellii yaratan
da, insana akl verip kavramaya, gnl verip sevmeye eilimli klan da
Odur. Leyl, ondan gelen gzellikle gzellemi, yznde onun
parlamtr (Fuzl, 2006: 47). Fuzlnin bu yaklam, bn Arabnin
Fussta ortaya koyduu bir dnce ile badar. Buna gre, Tanr
gzellii, en iyi bir kadnn yznde tecelli eder (Arab, 1981: 230). Leyl
ve Mecnunda, Tanr gzellii, Leylnn yznde mtr. Artk Leyl,
Tanr gzelliinin, Tanr sfatlarnn ifadesinin bir vesilesidir. Leylnn
yz, Tanr gzelliinin kantdr. Leylnn gzelliini vmek, Tanr
gzelliklerini vmek olacaktr. Leyl bir simge, bir rumuzdur (Fuzl, 2006:
25). Mecnun, sevmeye istidatl ve eilimli bir kii olarak bu gzellie k
olur. Bu sevgide, greli gzellikten, gzelliin ilkesine, tm gzelliklere
gzelliini veren mutlak gzellie doru bir yneli vardr. Daha ilk
aamadan, greli gzellik aamasndan itibaren bu yneliin izleri vardr.
Leylnn gzellii Mecnuna mutlak gzellie kadar klavuzluk eder.
Ne var ki, bu sre, Leyl ve Mecnun mesnevisinde farkl bir tarz kazanr,
ac ve strabn zirveye ulat bir sre olarak da ortaya kar. lende
ortaya kann aksine, gzellik yolundaki yolculuk, farkl bir yoldan mutlak
gzellie doru gider. Bu alternatif yol, sevginin bir ile, ac ve strap
olarak yaand bir yoldur. Bunun neden byle olduu sorulabilir. Ama
bu yol, yknn yoludur, airin tercih ettii yoldur. Bu durum, Leylda
cisimleen gzelliin, dnyasal ilgilerin dnda tutulmas, szgelimi tensel
ieriinin dnda alglanmas sonucu olabilir. Istrap ve ac, gzellie, bir
bedende sahip olamama konusunda koruyucu rol stlenir. Bu ise akld
399

bir tutumdur. Rasyonel olan, sevginin bedensel olarak da yaanmas ve


rnlerinin ortaya kmasdr. Oysa bu deildir sz konusu olan, yalnzca
strap istenmektedir, ayrln ve kavumamann strab. Bu nedenle,
Leyl ve Mecnundaki sevgide akl dlk vardr. Ne var ki, akld, onlar
bir birlik ver btnlk iinde bir araya getirmitir bile. Onlar ayn btnn
iinde yer alrlar. Bu ise iki varln birlemesinden de te bir olmasdr.
Bu akldnn kavumasdr. Fuzl, tanrsal madaki dzeni ve ihtiam
anlamada akln yetersizliine sk sk vurgu yapar. Akl bu aba iinde m
ve garip bir kii gibidir (Fuzl, 2006: 41).
5. Aamalarn deerlendirilmesi
lende, alanlar arasndaki geite yadsyc bir tavr vardr. Her aama
kendisinden ncekini yadsyarak varlk kazanr. Bir aamann ortaya
kabilmesi iin, iinde bulunulan aamann yaanmas, tketilmesi,
yetersiz grlmesi ve kmsenmesi gerekir. Bu yadsyc tavr, alanlar
arasndaki geii salar: Dnce gzelliine gei greli gzelliin,
eylem gzelliine gei dnce gzelliinin yadsnmas ile olur. Bilgi
gzelliinde ise bu gzelliklerin asllar ve zleriyle bilinmesi sz
konusudur. Mutlak gzellik aamas, tm gzellikleri kucaklayan bir
btnle kavuur. Greli gzellik ve dnce gzellii aamalarndaki
yadsyc tavr, ileriye doru alanlar arasndaki geii salad gibi, geri
dn engelleyen bir tampon grevi de grr. Bilgi gzelliinde artk
bir geri dn sz konusu deildir. Gzelliin bilgisi tannm, kii,
gzelliin bilgisi ve gerei ile olgunlamtr. Burada yadsyc bir tutuma
gerek yoktur. Mutlak gzellik aamas, bu bilgi gcyle gelir, yadsma ile
deil. Mutlak gzellik aamas, bir bakma, btn aamalar, aamalara
ait gzelliklerin zn kendi iinde toplayan temel kaynak durumundadr.
Leyl ve Mecnunda ise btn aamalar, ilk aamann almdr, ondan
kar. Hibir aama kendisinden ncekileri yadsmaz, kmsemez. Btn
aamalar, insann kendi iindeki olgunlamasnn halkalar olarak bir arada
bulunur. Bunun bir sonucu olarak, Mecnunun Leyl ile olan ba sonuna
kadar kesilmez: Mecnunu ancak Leyl, Leyly da ancak Mecnunla
aklayabiliriz. lende olduu gibi, dnce ve eylem gzellii
aamalarnda, greli gzellik kmsenmez, hor ve hor ve hakir grlmez
(Platon, 1937: 63). O, hep zel olmaya devam eder. Eer Mecnun, ondaki
gzellii, dier gzelliklerin kardei ve benzeri olarak grm olsayd,
kendisine nerilen gzellerden biri ile evlenirdi. Oysa bu olmaz. Mecnunda
Leyl sevgisi tek ve benzersizdir. Gzel odur, ak ona duyulur. Bu, greli
gzellik (pros ti kalo) aamasdr. Leyl ve Mecnundaki akn evreleri, ilk
400

aamadakine, en batakine, yani bir bedende cisimleen gzellie bal


olarak geliir. Sevginin btn evreleri ondan kar ve ona bamldr. Bu
ontolojik ba yle sk bir ekilde korunur ki, Leyl ldnde mecnun
da lr. Mecnunun fiziksel varl bile onun dnyadaki varlna badr.
lende ise greli gzellik dnce gzelliini, dnce gzellii de
eylem gzelliini dourur. Bilgideki gzellik ise bunlardan sonra gelir.
Her evre, kendisinden nceki evrelerin iinden kar, onlarla balantldr.
Leyl ve Mecnunda greli gzellik, hem dnce gzelliini, hem eylem
gzelliini, hem bilgi gzelliini, hem de mutlak gzellii sonu olarak
ortaya karr. Ama lende durum farkldr. Greli gzellik dnce
gzelliine, dnce gzellii eylem gzelliine, eylem gzellii mutlak
gzellie gider. lende piramit ya da merdiven, Leyl ve Mecnunda
ise emsiye ya da aa modeli vardr. Aacn gvdesini greli gzellik
oluturur. Bu gvdeden dier gzellikler kar. Aacn btn ise birlik
ya da mutlak gzellik aamasdr. Ama her ikisinde de ortak olan ey, son
aamadaki mutlak gzelliin, aslnda ilk bataki greli gzellii de iermesi,
greli gzelliin gzelliini mutlak gzellikten almasdr. Bir baka ortak
yn, mutlak gzellie ulamak iin, onun bir bedendeki yansmasndan,
masndan hareket etmek lazm geldii, bu srecin adnn da sevgi veya
ak olduudur. Mutlak gzellik, ontolojik bir bala kendisine bal olan
greli gzellii kendi tml iine alr.
lende sevginin ifadesinin nnde engeller yoktur. Leyl ve Mecnunda
ise toplumsal, kltrel ve trel engeller sz konusudur. lende sevgili ile
bir olmak, ona syleyecek gzel szler bulmak, bilin olarak gelimesine
katk salamak esastr. kinci aama, pros ti kalonun yadsnmas ile balar.
Leyl ve Mecnunda, greli gzelliin, fiziksel yaknla dnmesinin
nnde gl engeller vardr. Bu da sevginin ifadesini gletirmektedir.
Burada fiziksel gzelliin yerini, d gzellii alr. Bu ylesine gl bir
duygudur ki, d gerekten daha gerekmi gibi grnr. bn Arab bu
konuya deinerek, Mecnunda, Leylnn hayalinin, gereinden daha
kuvvetli olduunu syler (Arab, 1988: 98, 169). lk nce Leylnn fiziksel
varlna tutulur. Daha sonra onun yerini, dncesi ve hayali alr. Fiziksel
varlndan kopup, dncesini ve hayalini sevmeye balar. Fiziksel
varlk zihne tanr. Zihinde idealletirilir. Dnce ve hayal gzelliine
eritii zaman artk fiziksel gzellii istemez olur. Fiziksel gzellii kendi
iinde, kendi imgelem evreninde mkemmelletirir, bir ide haline getirir.
Bylece onun dncesine k olur. Eer gam deil de tensel hazz
istemi olsayd, fiziksel gzellikten kopmas ve ideal gzellie ynelmesi
zor olurdu. Greli gzellii idealletirmekle, yolu kendi iine evirmi ve
401

mutlak gzellie giden yola girmi olur. Pros ti kalo, mutlak gzellie
giden yoldaki sert kayay krmak iin gl bir enerji gibidir. Bu enerjiyi
kendi iinde toplayan kii, onu datmadan, bu sevginin klavuzluunda
mutlak gzellie doru yol alr. Mecnun, kendini bu dnce ile ylesine
mutlu, ylesine varlkl grmektedir ki, yle der: Onun kvrm kvrm
sa ve hilal kann hayaliyle ne keyifteyim gr! Sanrsn ki, hamet iinde
bir kisraym, deer ve kymete padiahlar ahym (Fuzl, 2006: 179).
Sonu
len diyalou, Platonun olgunluk diyaloglar arasnda yer alr.
Platon bu diyalogda, gzelliin kaynan, zn, idesini sorgular. Bu
sorgulamadan kan sonuca gre, gzellik, yalnz tek tek var olanlarda
ortaya kan biimsel bir grnm deil, dncede, eylemde, varlkla
olan uyumda, evrenle olan birlikte ve giderek varl var klan gte
somutlaan var edici bir ilkedir. Varlktaki iyiliin kayna ve zdr,
varln kendisidir. Gzellie tutulmak, sevginin klavuzluuna girmektir.
Bu klavuzluk sayesinde, kii, en at basamaktaki greli gzellikten en st
basamaktaki mutlak gzellie kadar aama aama ilerler, geliir, varl
batan sona tanyarak olgunlar. Bu eiten, terbiye eden, arndran, duygu,
dnce, eylem ve bilgi asndan gelitiren bir sretir. Sevgi deneyimi,
insann yeryznde grp geirebilecei en etkili, en sarsc deneyimdir.
Bu deneyimle kii, kendini gerekletirir, olgunlama srecinde ilerler.
Bylece sevgi en etkili enerji, en motive edici g olarak belirginlik
kazanr. lgi ekici olan bir baka husus da, bu byk gcn, insann
yeryzndeki en zayf, ama kanlmaz olan fnilik zne kar, bu fanilik
zn yok etmeye ynelik varlk kazanmasdr. Bylece sevgi, insann
kendi fniliinin stesinden gelmeye yarayan, onu ebedilie ynelten bir
simya ilemi gibidir. Bu ilemle insann fnilik z ebedilie kavuur, ham
ve gelimemi varl olgunlar, incelir, terbiye olur, varln z olan
gzellikle arnr, ycelir. Sevgi deneyimi eitici, olgunlatrc bir sre
olduu kadar, varlktaki gzellii alglayabilme yetkinliine eriebilme
ynnde gl bir hamledir de.
Fuzulnin Leyl ve Mecnun mesnevsinde de benzer bir deneyimden
sz edilir. Leyl ve Mecnun, insann arnma, varln zn ve esasn
tanma, duygu, dnce ve eylem asndan olgunlama srecinde,
sevginin byk gcn kendi gcne katma giriiminin yksdr. Bu
ykde de kii kendi faniliini biyolojik yolla ve yce erdemler vastasyla
yenmeye alr. Greli gzelliin na kaplarak mutlak gzellie, tm
gzellikleri gzel klan ilkeye doru yolculua kar. Bu, ac ve ile dolu
402

bir olgunlama srecidir. Sonunda fiziksel gzellikten geilerek daha st


bir birlikte, daha st bir varlkta yaamann, kavumann ve sonsuzlua
ermenin sevincinden sz edilir. Bu st birlik ve varlk alan da, tm varln
yaratc ilkesi, mutlak gzellik ve iyilik olan Tanrdr. Bylece Leyl ve
Mecnunda da, mutlak gzellik, bir birlik ve btnlk ilkesi olarak varln
kayna haline gelir. Bu yaklamda estetik ontoloji anlay ortaya kar.
Bu anlaya gre evren temelde gzel ve iyidir. nk var edici ilke gzel
ve iyidir. Zulm ve ktlk insan dnyasna aittir. Mecnun le, vahi
hayvanlarn arasna snrken, insann bu iyi ve gzel evrene egemen
kld erden, ktlkten ve irkinlikten kaar. Bylece varlktaki gzellik
ve iyilik zn korumaya, temsil etmeye ve yaatmaya alr. Bu, kolay
olmaz, bir mrlk mcadeleyi gerektirir. Bu sayede, evrendeki gzellii,
iyilii, birlii hissederek varlkla, varlktaki birlikle uyumunu canl bir
diyalog iinde salayabilir. Bu da Leyl ve Mecnun mesnevsine bir hzn,
elem, keder ve yas dknl olarak yansr.
Bu anlamda, Platonun diyalounda hayatn iine doru bir olgunlama,
Fuzulnin mesnevsinde hayatn iinden dna doru bir tecrit vardr.
Ama her ikisinde de insann kendine doru yolculuu sz konusudur.
Bu bir yalnlama ve arnma yolculuudur. Platonda gzel estetik, etik,
epistemolojik, ontolojik nitelik tar. Buna gre ontolojik temelde, gzel,
varln nedenidir ve bu nedenle varlk da gzeldir. Salt gzellik, varl
var eden ilkedir.4 Sevgi ilikisi, giderek bir birey tanr ilikisine dnr.
Bu yaklama gre, birey tanr ilikisi, akla kurulan bir ilikidir. Birey ve
Tanr arasndaki yol, sevgi ile yrnen bir yoldur. Bundan kan sonuca
gre, birey ve Tanr arasndaki iliki dorudan anlatlabilecek bir iliki
deildir. Bu ancak mecaz yolu ile anlatlabilir. Mecaz bize bir dnyann
kendisini deil, benzerini, gibi sini sunar. Biz bu benzerden hareketle
asl olana ulamaya alrz. Tanr ve birey arasndaki ilikiyi de en ileri
derecede sunabilecek, temsil edebilecek en ileri duygu ve yaant, sevgidir
(Fuzl, 2006: 25).
len diyalou, iinden kt kltrn izlerini tar. nsan ilikilerinde,
sevginin yaanma biiminde, cinselliin alglan tarznda, kltrel
etki belirleyicidir. Antik Yunan kltrnde, cinsellik bir tabu deildir.
Kierkegaardun deyiine baklrsa bu paganist toplum, cinsellii henz
kefetmemi, bilin dzeyine karmamtr bile. Bunun nedeni ruh
anlayndan yoksun olmalardr (Kierkegaard, 1983: 63). Ruh anlay
4
Yunan kltrnde ve felsefesine, yoktan var edici bir tanr anlay sz konusu deildir. Bu anlay tek Tanr-
l dinlere zgdr. Platonda iyi idesi (ayn zamanda gzel idesidir), en yksek idedir. Varlktaki iyilik ve g-
zellik, varln ona borludur.
403

Hristiyanlkla birlikte Bat kltrne girmi, ruh da cinsellii tespit


etmitir. Bu nedenle, cinsel bir figr olan Don Juan, ortaa Hristiyan
kltrne ait bir figrdr (Kierkegaard, 1992: 72, 97). Cinsellik algsndaki
bu zayfla karn, Platonun diyalounda gzellik ve sevgi en st
ifadesine kavumu, hatta din kaynakl sevgi ve gzellik anlaylarnn
geliimine, birey ve Tanr ilikisi zemininde ortaya kmasna katk
salamtr. Sylenebilecek bir baka ey de udur: Diotima her ne kadar
sevginin gzel sevgisi olduunu kabul etmese de, diyalogtan kan
sonu, sevginin gzeli sevme ii olduu ynndedir. Gzellii sevme de,
aama aama, dnceden eyleme, eylemden bilgiye doru bir gzelleme
gzelle bir olma eylemidir. Varln ilkesinin, varl var klan arkenin,
kt ve irkin deil, gzel ve iyi olmas, tm varln batan sona gzel
ve iyi olduu anlamna gelir. Varlktaki ktlk ve irkinlik greli ve gelip
geicidir.
Leyl ve Mecnun da iinden kt kltrn izlerini tar. Bu kltr,
cinsel duygunun, toplumun oluumunda belirleyici olduu ve cinsler
aras ilikilerin, cinsel tabulara gre dzenlendii bir kltrdr. Bu
kltrde sevginin yce bir anlam vardr. Ama bu teorik dzeyde byledir.
Toplum iinde sevginin ifadesi ve yaanmas, her zaman cinsel tabulardan
kaynaklanan engellerle snrldr. Bu snrlama, toplumsal bilincin birey
zerindeki etkisi eklinde ortaya kar. Bu etki knayc, ayplayc, varoluu
snrlayc bir gce sahiptir. Dolaysyla sevginin ifadesi ve yaanmas
nnde gl engeller vardr. Bu da sevgi yolunun bir nee ve sevin yolu
deil, bir ac, ile ve strap yolu olarak ortaya kmasna neden olur.
Grld gibi, len diyalou ile Leyl ve Mecnun mesnevsi arasnda
benzerlikler vardr. len diyalou kuramsal, Leyla ve Mecnun mesnevsi
edebi bir dille benzer grleri dile getirmektedir. Bu benzerliin
nedeni ne olabilir? Fuzulnin, Arapa evirileri vastasyla Palatonun
grlerinden haberdar olmas muhtemeldir. Platon felsefesinin slam
felsefesi zerindeki byk etkisinin dolayl yollardan Fuzulye etki etmi
olmas da muhtemeldir. te yandan, slam felsefesi iinde gzellik ve
sevgi konusunda bir dnme geleneinin olduunu da sylemek gerekir.
Szgelimi bn Sina (980-1037), Akn Mhiyeti Hakknda Risle (Risle
f Mhiyat al-Ik) adl eserinde5 sevgiyi, varln nedeni olarak (bn
Sina, 1999: 48), bn Hazm (994-1064), Trkeye Gvercin Gerdanl:
Sevgiye ve Sevenlere Dair adyla evrilen eserinde gzellik karsndaki
etkilenmeyi, insan ruhunun bizzat gzel oluuyla (bn Hazm, 1985), bn
5
Bu risle, 1952 ylnda, Ahmet Ate evirisi ile stanbul niversitesi Edebiyat Fakltesi yaynlar arasndan
km, 1999 ylnda Seyir Estetik ve Sanat Dergisinin 10. saynnda yeniden yaymlanmtr.
404

Arab de (1165-1240), evreni, Tanrnn gzellii olarak aklarken (Arab,


1988: 135) bu dnce geleneinin rneklerini veririler. Fuzuli de, bu
gelenein bir devam olarak eserini yazm olabilir. len diyalou ile
Leyl ve Mecnun mesnevsi arasndaki benzerlii, dorudan etkilenme
kavram ile deil, sevginin doasndan km benzer grler olarak
aklamak da tutarl bir yaklam olacaktr.
almamzn sonunda unu syleyebiliriz: Bugn sevgi ve gzellik
zerine yazlan bu eserlerde verilen mesajn anlalmaya her zamankinden
daha ok ihtiyac vardr. Sevgiyi kendi dnyalarndan kovanlar, insanln
yaayabilecei gerek evreyi de yok ettiklerini unutmamaldrlar.
iddetin, savan, gzyann tm insanlk deerlerini aalad bir ada,
konumay Sokratesin u sz ile bitirmek anlaml olabilir: Sevgiyi ba
tac etmek herkesin boynunun borcudur. (Platon, 1995: 69).

KAYNAKA
Fuzl, (2006). Leyl ve Mecnun (Hazrlayan: M. Nur Doan). stanbul:
Yap Kredi Yaynlar.
Fuzl, (1985). Fuzl Dvn (Hazrlayan: Abdlbki Glpnarl).
stanbul: nklp Kitabevi.
bn Arab (1981). Fuss l-Hikem (eviren: M. Nuri Gencosman).
stanbul: stanbul Kitabevi.
bn Arab, (1988). lah Ak (eviren.. Mahmut Kank). stanbul: nsan
Yaynlar.
bn Hazm, (1985). Gvercin Gerdanl: Sevgiye ve Sevenlere Dair
(eviren: Mahmut Kank). stanbul: nsan Yaynlar.
bn Sina, (1999). Risle f Mhiyat al-Ik (eviren: Ahmet Ate), Seyir
Estetik ve Sanat Dergisi, 10, ss. 48-56.
Kierkegaard, S. (1992). The Concept of Anxiety (Trans.Reidar Thomte).
Princeton: Princeton University Press.
Kierkegaard, S. (1992). Either / Or (Trans. Alastair Hannay). London:
Penguin Books.
Mevlna, (1990). Fhi Mfih (eviren. M. lker Anbarcolu). stanbul:
MEB Yaynlar.
Mevln, (1988). Mesnevi I (eviren. Velet zbudak). stanbul: MEB
Yaynlar.
Peters, F. E. (1976). Grek Philosophical Terms. New York: New York
University Press.
Platon, (1989). Gorgias (eviren: Reyan Erben). stanbul: Milli
Eitim
405

Platon, (1995). len (eviren: A. Erhat-S. Eybolu). stanbul: Remzi


Kitabevi.
Plato, (1989). Symposion (Trans. Michael Joyce). In Collected Dialogues
of Plato (Ed. E.
Hamilton H. Cairns). Princeton University Press, pp. 526-574.
Platon, (1937). Ziyafet Yahut Ak (eviren. aziye Berin Kurt).
stanbul.
Tunal, . (1983). Grek Estetiki. stanbul: Remzi Kitabevi.
406