You are on page 1of 80

Kapitalizmin Diinu

ve Bugunii
MAURICE DOBB

iletiim Yayinlan
Kapitalizmin Dunu ve Bugunu
Capitalism Yesterday and Today
iletifim Y a yin la n Politika D izisi ISBN 9 7 5 -4 7 0 -0 3 4 -6

1. BASKI Sosyal Adalet Yayinlan, Ankara 1965


2. BASKI Iletifim Yaym ahk, ist. 1985
1. BASKI iletifim Yaym ahk, 1st 1990

KAPAK Bora (^etinkaya


KAPAK RESMI M eksikah ressam Diego Rivera'mn (1886-1957) Ulusal Saray
duvar resimlerinden (1929-1935) aynnti.
KAPAK BASKISI Ozdem ir OJset
i g BASKI $efik Matbaasi

Iletifim Yaymlan
Klodfarer Cad. ileti$im Han No. 7 Cagaloglu-iSTANBUL Tel: 516 22 60-61-62
MAURICE DOBB

Kapitalizmin Diimi
Bugunu
CEViREN Feyza Kantur
Yazarin Notu ............................................................................... 9
1. Kapitalizm N edir?................................................................... 11
2. Kapitalizm Nasil Olutu? ............................. 25
3. Rekabet ve Tekelcilik............................................................ 33
4. Azalan Kar Haddi ve Emegin P a y i...................................... 49
5. iktisadi K rizler........................................................................ 57
6. ikinci Dunya Savaindan Bu Y a n a ................................... 67
YAZARIN NOTU

Ruri kitap ilk giktigmda Marksist ve sol gevreler tica-


donlisiim (ya da iktisadi krizler) sorunu iizerin
de duruyorlardi. Bu durum 2. Diinya Savai sonrasi do-
nonide degi?iklige ugrayacakmiydi, yoksa balangigtaki
gecikmeden sonra eski ve billnen ?eklinde bir kere da
ha tekrarlanacakmiydi? Savas sonrasi donemde, 1930-
lardaki biiyiik krize benzer bir durumun meydana ge-
lecegini umut edenlerin sayisi oldukga kabarikti ve bu
na inam nlar krizin gok yakmda oldugunu sik sik vur-
guluyorlardi. Bu nedenle kitabin son boliimli, 1950'lerin
sonlarmda endiistriyel iiretimdeki ini giki^lari aynnti-
siyla tammlamak igin ayrilmisti. Bu boliimiin konusu ar-
tik gUniimlizde onemini yitirdiginden kitabin bu basi-
mmdan gikartildi.
Giiniimiizde tartima konulanmn degi?ik alanlara
kaydigim soyleyebiliriz. Giiniimuz koullannda, kapita
lizmin artik klasik fiyat du?iiu eklindeki krizleri ko-
layca atlatamayacagi herkesge kabul ediliyor. Aym ?e-
kilde, 1930larda oluan kriz tipinin yerini enflasyon
?eklindeki krizlere biraktigi konusunda herkes gorii?
birligi igindedir. Enflasyon krizleri kendileri de ulus-
lararasi geli?ki ve gerilimlerin ifadesi olan para siste-
mindeki ciddi krizlerle daha da agirlair. Bugiin 1970-
lerde, tarti?ma gok degi?ik bir dizi soru iizerinde odak-
la$mi$tir. Yalmzca, onemli olgiiye varan isizlikle birlik-
te bliyiiyen enflasyon som nu iizerinde degil, bunun ya-
mnda oldukga ileri bir aamaya ula?an ilerin tekeller-
de yogunla?masi ve tekelciligin ozellikleri Iizerinde tar-
tiiliyor. Tekelcilik kendini yonetimi ele gegirme, hile-
li para ilerini aile irketlerinin yuriitmesi, dev konsor-
siyumlarm olumasi ve son on yilin ozelligini oluturan
milli simrlari aan pek gogu uluslararasi irket h&li-
ne gelmi? firmalarm ortaya gikii $eklinde gosterir.
Bu agidan biiyiik olgiide yeni bir durumla kar?i kar-
?iyayiz. Bu olgu bir paragrafla agiklanacak bir ?ey de
gildir. Aym zamanda, yeni gelimelerin bu kitabm ilk 5
boliimtinde yazilmi? olanlan kokten degitirmeyecegine,
tam tersine onlan peki?tirecegine inamyorum. Buna
bagli olarak da, kitabm 1961 basimimn 6. bollimlinlin
son climlesini burada tekrarlayabilirim :
Tiim gizleme ve ortbas etme gabalanna karm ka-
pitalizmin 1 . boliimde tammlanan temel ozelliklerinin
varliklanni halen koruduklari sonucuna varmak igin her
tiirlU nedenimiz var.
Mart 1973
1. KAPlTALiZM NEDiR?

K apitalizm gliniimiizde sagci olsun, solcu olsun her-


kesin Iizerinde konutugu bir konu h&line geldi.
Ama haia konu?anlarm degiik anlamlar ylikledigi ve
sonugta anlatik zannedip gergekte anlaamadiklari bir
terim dummunda. Bu terime kesin ve agik bir anlam
verilebilecegini reddedenler bile var. Reddedenler bir
sistemi onu eletirenlerden korumamn en iyi yOlunun
sistem olarak bile adlandirilamayacagim savunmak ol
dugunu sanan oldukga kiigiik bir azinliktan olu?uyor.
Bazilari da kapitalizmden oldukga airtici bir bigimde
artik gegmite kalmi? bir ey olarak bahsediyorlar: Ar
tik varolmayan ya da baka bir eye donii?mekte olan
bir olaylar dizisi olarak.
Bu kitapgiga tam m lann san sikici tartimasiyla ba?-
lamak, okuyucuya daha ilk paragrafta kitabi elinden bi-
rak demek olur. B5yle bir tartimaya girmek istemiyo-
rum. Ama yine de kitabm konusunu olu?turan kapita
lizm terimiyle ne demek istedigimi mtimkiin oldugu ka
dar az kelimeyle anlatmaktan kendimi alamiyorum.
Eger bunu yapmazsam, pek gok okurun, beni sorumlu
tutacagmdan da eminim. Kapitalizm kelimesine verdi-
gim anlam diinya gaprnda sosyalistlerin ve igi hareke-
tinin yaklaik yiiz yildir kullandigi anlamla ayni oldugun-
dan agiklamam kolay olacak. Ayrica bu anlamin biiyiik
gogunlugun terime yiikledigi anlamla aym olduguna ina-
rayorum. Kapitalizm benim igin; tiretimin yapildigi arag
ve aletlerin, yapi ve hammaddelerin, ba?ka bir deyile
sermayenin, agirlikli olarak ozel ya da kiisel miilkiyet-
te olmasi demektir. Bireylere her ortagin hissesinin ay-
ri ayn bolundugii anonim irketler haline gelmi birle-
?ik ortakliklar da bu tamma dahildir. Kapitalizm bazen
daha gevek olarak 6zel teebbiis sistemi olarak da
tanimlamr. Biraz daha teknik bir dille soylemek gere-
kirse, Marks kapitalizmi iiretim araglarimn toplumda
ayrx bir sinif oluturan kapitalistlerin elinde bulundu-
gu bir Uretim tarzi olarak tanimlamitir.
Dikkat edilirse bu son tanimm, bizim bireysel miil-
kiyet sistemi eklinde yaptigimiz genel tammin otesin-
de bir ?eyler igerdigi goriillir. Her bir bireyin bireysel
miilk sahibi oldugu bir toplum diizeni olanaksiz degil-
dir. Buna benzer diizenler tarihte degi?ik yer ve zaman-
larda ktigiik koylii-giftgi ve zanaatk&r-iiretici toplulukla-
nnda gortilmtitiir. Bu topluluklarda sermaye-emek ay-
nm i yoktu. t aletlerinin (ve/veya topragm) sahibi olan
ki?i aym zamanda iiretimde bulunmak igin kendi gali-
tigindan sermaye-emek gati$masi da yoktu. Boyle bir
toplum yaratmak birgok iitopyacmm gergekten amaci
olmu?tur. Bazilari bunu iyiniyetle ve safga ozlemiler,
bazilan da, 'mlilkiyetli demokrasi diye siyasi aldatmaca
yapan Toryler 1 gibi arag olarak kullanmilardir. B5yle
bir diizen yaratmak, kolayca anlajilacagi gibi ancak iire
tim araglarimn kiigiik gapli ve ilkel oldugu bir top
lumda mtimkUndiir. Aynntili ve masrafli teknigiyle, iire
tim siirecindeki karma?ik uzmanlama ve makinala-
mayla modern toplumda her bireyin kendi Uretim sii-
recini tek bama yiiriitmesi imkslnsizdir. Uretime geg
mek igin yiiklii bir sermayesi olmayanlann kolay kolay

1) tn g ilte r e de M u h a fa z a k a r P a r tilile r e v erilen ad. (g.n.)


baaramayacagi olgiide bir para gerekmektedir. Ya da
en azrndan toplumsal ve iktisadi yonden, diger serma-
yedarlan ortakliga gagirabilecek durumda olmasi gere
kir. Herkesin bildigi gibi bir eyi olmayan insana giinii-
miizde hig kimse borg vermez.
Bu koullann sonucu; modern toplumlarda iiretim
araglarmin ozel miilkiyeti sistemi, boyle bir miilkiyetin
goreceli olarak daha az sayidaki ellerde toplanmasi ge-
regini ortaya gikarir. Miilkiyetin daha az sayidaki eller
de toplanmasi da, kendi karitligim getirir; yani diger-
lerinin -toplumun gogunlugunun- miilkiyet hakkinm
ortadan kalkmasini. Boylece bazilari iiretim araglarma
sahip olurken, bazilan da iiretim araglan sahipleri igin
galiirlar. Gergekten de gahmaya zorunludurlar, giinkii
higbir eyi olmayan, dolayisiyla iiretim araglanna sahip
olmayanlarin, geginmek igin baka bir segenegi yoktur.
Sermaye ile emek arasindaki gatimanm temeli burada
yatar. Bu, kapitalist toplumun boliindiigii iki smifm-ka-
baca miilk sahibi kapitalistlerle iicret kariligi galiarak
geginen igiler-arasmdaki gikar geki^mesi ya da kavga-
sidir. Sendikalan ve diger igi simfi orgiitleriyle, igi
hareketinin tarihsel temelini oluturan bu simf miica-
delesidir. Kapitalist bir toplumda zengin olmanm yolu
(yiiksek bir gelir elde etmek anlaminda) onceden ser-
mayenizin olmasidir. Ekonomik yonden ilerlemenin en
kisa yolu, bakalanm gali?tirabilecek sermayenizin ol-
masindan geger. Bu soyledigim genel ve tipik durumdur.
Qok az rastlanan ozel becerisi ve yetenegi olanlarla, top
lumsal gegmii ya da niifuzu geregi yiiksek iicret elde
edebilenler di?mda, bu durum gegerlidir.
Bu durumun siirebilmesi igin bana g5re iki koul
gereklidir. Ilk olarak, bir simf oluturan iiretim arag-
lan sahibi ve galimayan ki$ilerin (bu ki?ilerin hem ga-
liip hem miilkiyet sahibi olm alan burada onemli de-
gildir) para kazanabilmesi igin onlar hesabma gali?an-
lar iizerinde dolayli veya dolaysiz bir zorlayici etkileri
olmasi gerekir. Qlinkii galimadan higbir ey tiretilemez.
Daha once gordUgUmiiz gibi miilkiyetin bazi kimselerin
elinde toplanmasimn sonucu (belki de buna tamamlayi-
cisi ya da 6teki yuzU demeliyiz) ba?kalannm mUlkiyet-
siz kalmasidir. Durum boyle olunca, bu gergek, miilk
sahibi olmayanlar iizerinde, kendilerini miilk sahipleri-
ne kiralama, yani kapitalist igin Iicretli igi olma yontin-
de, iktisadi bir zorlama yaratir. Ikinci olarak bazilannm
miilk sahibi olarak hayatim siirdlirmesi (ve iyi bir ha
yat siirebilmesi) igin digerlerinin, Uretim etkinlikleriyle
aldiklan Ucretten gok daha fazlasmi Uretmeleri gerekir.
Bir baka deyi?le, toplumun i?ini gorenlerin Urettikleri-
nin toplammdan, toprak ve sermaye sahibine gelir ol-
mak lizere bir pay dtimek zorundadir. Ekonomi poli-
tigin babasi diye adlandinlan Adam Smithin sorunu or
taya kojmu boyledir. Sorunu baka ?ekilde koyacak
olursak, toplumun ilerini yapanlar, kendi kazanglann-
dan fazlasmi -Marks buna artik-deger diyordu- Uret-
mek zorundadir ki bir kaynak, mUlkiyete dayanan ge
lirin tek kaynagim saglayabilsinler (sermayenin kftr ve
faizi ve toprak ranti). O halde mUlkiyet geliri gergek
tireticilerin Urettiklerinin bir kismina el koymakla sag-
lanabilir.
Yukanda anlattigim iki ko?uldan birincisi iktisat-
gilarca ?imdiye kadar ciddi olarak ink&r edilmedi sam-
nm . Bu konuyu ytiz yildan fazla bir sUre 6nce klasik
iktisatgilar admi verdigimiz iktisatgilar aynntili olarak
ele almilardi Ama buglin onlann modem mirasgilan,
emegi oldugu yerde tutmak igin isizlige ihtiyacimiz

2) 19. y u z y ilin ilk y a n s m d a G ibbon W a k efie ld in k o lo n y a list


te o risin in te m e l f ik ri b u ra d a n alin m ig tir.
var gibi (dikkatsizce sarfedilmi? bir sbzle su yiizune
vurdugu zamanlar dimda) bu durumu ya unuttular ya
da gozardi ettiler. Ama ikinci koula kari gikildi. Bir-
gok iktisatgi bugiin hala yiireklilikle kari gikiyor. Bu
koulu, hem iicretleri artik-deger olarak tammlayip ters
yiiz edebilecek anlamsiz bir ifade, hem de iiretkenligi
yalnizca emege yiikleyip, bu arada sermayenin de emek
kadar iiretime katildigini inkar eden bir durum olarak
goriiyorlar. Giiniimiizde makinayla (kar?i gikari iktisat-
gilann sbziinii ettigi sermaye burada makina anlamin-
dadir) galian emegin makinasiz galiana oranla daha
iiretken oldugunu ya d a emegin iiretkenliginin teknik
diizeye bagimli oldugunu hig kimse inkar etmiyor. Ama
makinalarm iiretkenligi arttirdigi, iiretim araglari kimin
elinde olursa olsun degi?meyecek bir gergektir. Ureti-
min bir bolumiinii sermaye sahiplerine maletmek igin
ortada bir sebep yoktur. Bazi iktisatgilarin yaptigi gibi;
iiretkenlik tarti?masmda iiretimden sennaye sahiplerine
pay verilmesinin yanlihgi buradadir.
Bazi iktisatgilarin ise kari gikmak igin baka ne-
denleri vardir. Bu artik-tiriiniin b it b51iimii sermaye sa
hiplerine maledilebilir (derler), giinkii sermayelerini
kullanma izni vermeseler, soz konusu makinalar ve tek
nik ortaya gikamaz, ya da oncelikle yaratilmasi gereken
sermayenin birikmesi igin fedak&rlik yapilmasa, sabir-
la i'bekleyileri olmasa, yine iiretime olanak yoktur. Bu
galima iktisat teorisi tistiine bir yapit olmadigmdan ko-
nuyu burada aynntisiyla tartiamayiz. Yalmz bu agik-
lamanin ilk bigiminin (gblde ender bulunan bir kuyu
gibi) bir tiirden ihtiyag karilayan kaynak lizerindeki,
ondan vergi alma ya da ayncalikli miilkiyetine sahip ol-
ma gibi her tiirden tekel hakki durumunda gegerli oldu
gunu bilmekle yetinelim. Agiklamamn ikinci bigimini
(yani sermayenin insan gabasimn, fedak&rligin ya da
bekleyiin sonucu yaratildigini) ise, samrim herhangi
bir iktisat ekoliiniin pek az teorisyeni, sermaye iizerin-
den edinilen kari iridirim ya da artik-deger ile agik-
layan teoriye kari ciddi bir cevap olarak one siirebilir.
Tarihsel olarak diiiinecek olursak sermaye bu $ekilde
yaratilmiyordu. Ayrica bugiin yatxrimlanndaki paylan
yiiziinden aci geken ya da fedakarlikta bulunanlarm pet
rol krallari ve kodomanlan oldugunu kim soyleyebi-
lir? insan faaliyetleri ve ili?kilerinden gergekgi olarak
soz edildiginde yalmzca uretim siirecinde3 aktif olarak
gali?anlar kelimenin tam anlamiyla Uretime katilmi? de-
mektir.
Dogal olarak her eyin burada kisaca sergilendigi
gibi agik ve kesin olmadigi bilinmelidir. Miilkiyet sahi
bi olanlar da bazen uretimde aktif bir rol alabilirler
(iin iletmesi ya da yonetiminde) ve galianlar (tek ge-
liri maa ya da aylik olanlar) da bazi eylere sahip ola-
bilirler (hisse senedi, tahvil, bir ev gibi). Sosyal simf-
lar, sosyal kastlardan ayn olarak, kesin ve sabit gizgi-
lerle aynlmazlar, kenarlarda birinden digerine atlama
egilimindedirler ( 151k tayfmdaki renk gizgilerinin bir-
birine gegii gibi).
tJcretliler simfmda pazarlik edebilme giigleri, geli-
?en bir endiistri de avantajli bir konumda bulunmalan
ya da gok seyrek rastlanan ozel bir hiinere (siirekli ya
da siireksiz) sahip olmalan nedeniyle smifm diger iiye-
lerine oranla ayncalikli durumu olanlar bulunabilir. Di
ger yandan biiyiik kapitalistlerin yam sira kiigiik kapi-
talistler de olabilir ve bunlarm gikarlari bazi durumlar-

3) O re tim o lg u su n u g a y e t ak ilci b ir geni? gorugliiliikle, y a ln iz -


cti n e s n e le rin y a p im i o la ra k d eg il a m a b u n la rm y e r d eg ig tirm e
igi, ^ e re k tig in d e d e p o la n m a la n y a d a d iiz en len m e ve o rg iitle n -
m e diizeyi o la ra k d a y o ru m la m a k g e re k ir.
da, ve bir olgiide, aagida agiklayacagimiz nedenlerden
ottirii buyiik kapitalistlerle gati?abilir. Ne kapitalist ne
de iicretli-igi simfina girebilen, degi?ken orta tabaka di-
ye kotii ama yerinde bir isimle nitelenen bir grup da
vardir .4 Daha once belirttigimiz iveren-i?gi tipi iginden
bile hala ya?ayanlar vardir. tngiliz 'niifus sayimi verili-
rine gore kendi hesabma galian i$giler adini alan bu
grup niifusun % 5ini oluturmaktadir. Avrupanm di-
ger kapitalist ulkelerinde ve Amerikada bu simfin yiiz-
desi daha da fazladir.
Bir sistemin agirlikli olarak ki?isel miilkiyet ve
ozel te?ebbiise dayandigini soylemek, burada miilkiyet
haklarinm sinirsiz ve kisitlamasiz oldugu anlamma gel-
mez. Miilkiyet haklari degi$en oranlarda kanunlara ve
mali politikanm taleplerine bagimhdir. Ozel te?ebbiis de
degi?en oranlarda devlet kontroliindedir (sistemde bii-
tiin olarak tutarlilik ve sabitlik saglanmasi anlammda).
Biraz once soziinii ettigimiz genel ozelliklerinin di?inda
degi?ik zamanlarda, gelimesinin degi?ik evrelerinde, ge-
?itli iilkelerde kapitalizmin i?leyi?inin onemli degi?iklik-
ler gosterdigi goriilur. Bu nedenle kapitalizmi devletin
iktisadi hayat uzerinde higbir etkisinin olmadigi bir sis-
tem olarak tanimlamak yanli? olur. Turn devletler, de-
gi?ik yollardan ve degi?en oranlarda iktisadi hayat iize-
rinde denetim kurmaga galiir. Kapitalizmde bu dene-
timlerin gok ileri dereceye vardigi durumlara pek rast-
lanmaz; ama modem sava?m ortaya gikardigi durumlar-
da ya da sistemin 30lardakine benzer bunalim gegirdi-
gi devrelerde siki denetim kurulmu?tur (toplumun tii-
miinun gikarlanyla tek tek bireylerin ya da toplumun

4) A n d re w G ra n t y a k in la rd a y a y m la d ig i S osyalizm v e O rta
S im flar* k ita b in d a b u n la rin , n iifu su n % 17 - 18in i o lu g tu rd u g u -
n u b e lirtm ig tir.
degiik kesimlerinin gikarlanmn Qatiabilecegi dUrum-
lar unutulmamalidir). Daha sonra gorecegimiz gibi, ka-
pitalist sistemde devlet elinde olan sektorler de buluna-
bilir (devletle?tirilmi$ endiistri alanlari gibi). Devletle?-
tirilmi? endiistri alanlari sistemin Qali?masim bir dere-
ceye kadar etkilese de, bunlann varhklan kapitalizmin
asil karakterini degitirmez.
Bu ozellikleri gozoniine aldigimizda, kapitalizmin
asil ozellikleri ile ilgili yaptigimiz tamm gegerliligini ko-
ruyacakmidir? Kapitalizmi, toplumu miilkiyet sahipleri
ve mulksiizler eklinde 'kutuplamaya' iten, sermaye
mlilkiyetinin bazilannm elinde yogunlamasi sistemi
olarak tammladik. Kapitalistler goreceli olarak daha kii-
Qiik bir simf olu$tururken, igiler (Ingiltere gibi bir iil-
kede) niifusun gogunlugunu olu$turur. Kapitalizni ile il
gili tammimizm gegerliligini korudugu, gelir ve miilkiyet
dagilimmi gosteren istatistikler gozden gegirildiginde
agikga anla?ilacaktir, samnm. Miilkiyet dagiliminin sa-
yilanni vermek gelir dagilimmm sayilanm vermekten
daha zordur.
ingilterede en fazla bilinen ve en 50k yararlanilan
miilkiyet dagilimi istatistigi Daniel ve Campion tarafm-
dan 2. Diihya Sava$i oncesi yapilan ve 1936da Milli
Sermayenin Dagilimi adiyla yayimlanan istatistiktir.
Bu kaynak iki sava? arasinda sermayenin yansindan faz-
lasinin niifusun (25 ya ve daha yukansi) % l inin elin
de oldugunu gosterir. Sermayenin % 80 kadan ise, nii-
fusun % 5 -6 simn elinde toplanmi$ti. Gergekten de bu
yogunla?manin ta kendisidir!
Aym konuda sava? sonrasi donemi igin yapilan da
ha yeni bir ara?tirma aagida verilmitir. Bu ara$tirma
da 1946-47 yillannda sermayenin yarisimn hala 25 ve
yukarisi ya?taki niifusun % l'inin elinde oldugunu ve
sermayenin % 80inin niifusun % 10 una ait oldugunu
gosterir. Diger tarafta ise miilkiyetleri olsa da 100
poundun altinda, ortalama 60 pound kazanan, niifusun
iigte ikisini oluturan kitle vardir. Simfli toplumlanri
varligim yadsiyanlar tarafmdan siirekli reklam edilen
bu kiigiik miilk sahibi ya da - tasarrufgulardan oluan
kitlede, miilkiyetlerinden gelebilecek bir gelirle geginen-
lerin sayisi gok azdir. Bu kitlenin tumiiniin sermayesi,
ingilterenin genelinde 1 / 12 den daha az b ir oran tuiar.

1946 - 47de Ingiltere ve Gallerdeki sermaye grup-


larinin ve sermaye miktarlarmm dagilim tablosu:

S e rm a y e b u y iik liig u n e 25 ve u stii ya? G ru p igin d ek i ser-


g o re g r u p l a r : n iifus ifin d e k i m a y e d a rla rin serm a-
y iiz d e le r i: y e le rin in to p la m se r
m a y e ifin d e k i yiiz-
desi
100 p o u n d ve aagisi 60.62 4.16
100 p ta n 1 . 0 0 0 p a k a d a r 27.79 10.99
1.000 p ta n 5.000 p a k a d a r 8.87 21.59
5.000 p ta n 10.000 p a k a d a r 1.38 11.35
10.000 p ta n 25.000 p a k a d a r 0.90 16.43
25.000 p ta n 100.000 p a k a d a r 0.38 19.18
1 0 0 . 0 0 0 p u n iizerinde 0.06 16.80

T O PL A M 100.00 100.00

Gelir saglamamn tek yolu miilk sahibi olmak olma-


digmdan gelir dagxlimindaki eitsizligin sermayeye oran-
la daha iyimser bir tablo gizecegi tahmin edilebilir. Bu

5) K a th le e n L angley, O x fo rd "O niversitesi I s ta tis tik E n stitu sii


B iilteni, A ra lik 1950 sayisi, sa y fa 353, iib a t 1 9 5 J sayisi, say fa 44.
na ragmen, 50li yillann ortalarindaki rakamlarin gos-
terdigi gibi gelir dagilimindaki eitsizlik oldukga belir-
gin. Rakamlar, tiim kiisel gelirin 1/5inin gelir sahiple-
rinin 1 / 20sine, 1 / 10 unun ise 1 / 100tine dutiigunti gos-
teriyor.

Kiisel Gelir Datjilimi, 1954*:

T iim g e lirin y iiz - H e r g ru b u n g eli-


Y illik g e lir m i k t a r i : d esin e g ore g elir r in in to p la m g elir
s a y is i: ig in d ek i yiizdesi :

10.000'ptan y u k a n s i 0.05 1.6


2.000 ile 10.000 p. arasi 1.15 8.4
2.000 ile 1.000 p. ara si 3.50 9.9
1.000 ile 500 p. a ra si 29.00 41.0
500 p o u n d u n aagisi 66.00 38.7

Gergekte bu tablo kiisel gelir tizerine kuruldugun-


dan, irketlere (yani topluca kapitalistlere) tahakkuk
eden ama pay olarak bireylere boliinmeyen karlari iger-
mediginden degersiz sayilabilir. Kiisel gelirlere eger
dagilimi yapilmadan karlari da eklersek daha degiik
bir tablo elde ederiz. 1947 yilinm sayilanni gosteren tab
lo (bu konuda daha sonraki yillarda yapilan bir ince-
leme yoktur) gostermektedir ki toplam gelirin 1/5i ge-
lirlerin yalnizca % l'ine gitmektedir. Diger yandan ge
lir sahiplerinin duuk gelir elde eden yansi toplam ge
lirin yalnizca 1/4Unti almaktadir.

6) G. D. H. C oleu n tn g ilte re n in S a v a ; S o n ra si D u ru m u * k i-
ta b in in 223. sa y fa sin d a k i r a k a m la r a d a y a n ila ra k v erilm i tir.
1947de dagilan ki?isel gelirin ve dagilmami? k&rla-
n n birletirilmi yiizdeleri7:
Yiiksek
gelirlilerin % l'i vergisiz olarak toplam gelirin % 19'unu alm aktadir.
% 2,5'u % 25ini
% 5i % 31ini
% 10'11 i % 40'ini
% 25'i % 57sini
% 50si % 75ini
Diifiik
gelirlilerin % 50si % 25ini

Hem sermaye hem de toplam gelir konusunda son


yillarda a?iri eitsizlikleri hafifge azaltici yonde degi-
iklikler olmutur. Ama degi$ikliklere karm, az elde
toplanma ve kutuplamahin genel tablosu varligim ko-
ruyor. Zaten Mrs. Langleyin yaptigi aratirmadan aldi-
gimiz rakam lara gore 1946-47de Ingiltere ve Gallerde
25 ve yukan yataki mtilk sahiplerinin tistteki % l i top
lam gelirin % 50sine sahipti. Bu oran 1924 - 30 arasi yil-
lar igin toplam gelirin % 60i, 1. Dilnya Savai oncesi
donem igin % 70idir. Mr. Dudley Seersm ki?isel gelire
dagitilmami$ k&n ekleyerek yaptigi hesaplarda 2. DUn-
ya Sava?i oncesi ve sonrasi durum degi?ikligi pek belir-
gin degil: 1947de en list % l'in payi % 19, 1938deki
paylari % 20 imi?. Yine Ust % 5in sava? sonrasi % 31
7) D u d ley S eers, O x fo rd O n iv e rsite si I s ta tis tik E n stitu sii B iil-
te n i, E y liil 1949 sayisi, sa y fa 262. B u is ta tis tik te , dogal o la ra k ,
d ag itilm am ig k&rin, o r ta k la r a ra sin d a dag itilm ig g e lirle rle ay m
Sekilde boliigturulm iig o ld u g u v a rs a y ilm a k ta d ir. D agilm am ig kft-
r i n g e lire e k le n m e sin d e u ozelligi gozoniinde b u lu n d u rm a k g e -
r e k ir : E n flasy o n d e v rin d e b u k& rin b ir k ism i y e te rsiz a m o r-
tis m a n p a y in a k a tk id a b u lu n m a si igin re z e rv o la ra k k u lla m la -
b ilir A m o rtism a n p a y i g irk e tin k u ru lu g z a m a n in d a k i ma l h a r -
c a m a la n iiz e rin d e n h e sa p la m r.
olan payi sava 5ncesinde % 35 imi. Bu konuya daha
sonra yine donecegiz.
Kapitalizmin temel ozellikleri iistline sozlerimizi bi-
tirmeden 6nce, belirtilmesi gereken bir nokta daha var.
Kapitalistler tek tek ya da firma olarak istediklerini
yapmakta (belli smirlar iginde) serbesttirler. Istedikle
rini uretebilirler, sermayelerini istedikleri yerde ve iste-
dikleri ekilde yatirabilirler. Bu 8zelligiyle kapitalizm
plansiz bir sistemdir. tfretim anarisi dendiginde soy-
lenmek istenen bu durumdur. Uretim anarisi terimi
sistemin keyfince ve dlizensiz iledigini belirtmekten
gok, merkezi bir yonlendirme olmadan ilerledigi anla-
mina gelir. Uretimin giderek toplumsallaan ozelligi ile
bireysel miilkiyet arasinda biiyiiyen gelikiden soz eder-
ken Engels bu noktaya deginiyordu. Eger kapitalizm her
irketin ya da her iverenin en Ust dUzeyde k&r etmek
amaciyla istedigini yapmasma izin veren anari duru-
mundaysa, sistem olarak i?levinin ne olduguna bir agik-
lama getirilmelidir.
Bu durumun agiklamasi, boyle bir sistemin diizen-
leyici mekanizmasi olan piyasa ve piyasadaki fiyat ha-
reketleridir. Her iveren neyi, ne kadar iiretecegine, ne-
reye yatinm yapacagina, ne kadar igi galitiracagina, ne
kadar hammadde stoku yapacagina kendini ilgilendiren
alandaki piyasa fiyatlannm -maliyeti oluturan girdi-
nin geitli unsurlarimn ve uriiniin fiyati- iigmda ka-
rar verir (piyasadaki tahminler bile fiyatlann degiimi-
ne neden olur). Bu bireysel davramlann biitiinti fiyat-
lar iizerinde etkili olur ve boylece ortaya fiyat degiim-
leri gikar. Fiyat degiimleri sonucu her bir irket faali-
yetlerini yeniden dtizenlemeye gider. Bu degiimler ay-
rx ayn ve kiigiik birimler halinde almmi jriizlerce ka-
rar, aralannda dengeye vanncaya (ya da buna yakla-
mcaya) kadar stirer. Tabii boyle bir dengenin sagla-
namadigi ve fiyatlann siirekli dalgalanma gosterdigi du-
rumlar da vardir. ite bu nedenle sonug, tek bir bire-
yin ya da bir grup insamn bilingli olarak istedigi gibi
olmaz. Kapitalist piyasada olanlar pazar egilimine bagh
olarak geliir. Bu anlamda kapitalist sistem insan ira-
desinden bagimsiz olarak, nesnel giiglerce ya da de-
ger yasasi ile yonetilir diyebiliriz. Bunu soylemek ba-
zilarmin ileri stirdtigii gibi airtmaca yapmak degildir.
Kapitalizmin pazar sistemi ile galian bir diizen ol-
masmdan, burada yalniz ikisini ele almakla yetinecegi-
miz, sonuglar gikar. tlk olarak pazar dtizeni oldukga ge-
ni ve am fiyat dalgalanmalan gosterir. Bazi durum-
larda daha once soyledigimiz gibi bir denge noktasm-
da birlemeye egilim gosterir, ama bazi durumlarrt i da
siirekli degiken ve gittikge artan bir ozellik gc sterir.
Bu fiyat dalgalanmalan ve bunUn yamsira xirjedim ve
istihdamdaki dalgalanmalar gerek insani, gerekse ikti
sadi agidan maliyet ve israf anlaminda agir bir kayiba
yol agarlar. Boyle dalgalanmalar belli bazi mallar iize-
rinde, onlarin pazarlarmda olabilir. Belli bazi endiist-
rileri ve bolgeleri etkileyebilir. Ama aym zamanda kapi
talizmin tarihinin belirgin ozelligini tekil eden, toplam
tiretim, yatirim ve istihdamdaki siirekli tekrarlanan bu-
nalimlar ya da periyodik dalgalanmalarla ornekleyebile-
cegimiz gibi, sistemin butiiniinti kapsayacak bir gapta
da gergekleebilir. Bu konuya 5. boliimde tekrar done-
cegiz. Birey olarak kapitaliste ya da irketlere en iist
diizeyde k&r saglarken toplumun btiyiik bir kesiminin
gikarlariyla gelikiye duen bu durumlarda, ki bu du-
rum lann sayisi oldukga kabanktir, kapitalistler koru-
nurken toplumun geri kalan kismi gozden kagar. Bu-
nun sonucu ticret kariligi sistemin turn iini gSren yi-
ginlann refahi bir kenara itilir. Kapitalizm pazar dtize-
niyle galian bir sistem oldugundan, onemli olan neyin
iiretilecegine karar veren ve biiyiik lokmayi kapan i-
kin ciizdanlann guciidur.
Biitiin bu soylediklerimizden, kapitalizmin bir piya-
sa-sistemi bigimi, ya da Marksm ifade ettigi gibi meta-
iiretimi sistemi oldugu ortaya gikar. Marks meta soz-
ciigiiyle tireten tarafmdan dogrudan kullamlmayan pa-
zarda degi?-toku? amaciyla tiretilen mallari belirtmek-
tedir. Yukarda soylediklerimizden piyasa-sisteminin ya
da meta-iiretimi sisteminin tek bigiminin kapitalizm ol
dugu samlmamalidir. Tarihte kapitalist olmadan da (hig
degilse kismen) meta-iiretimine ve degi-toku?a dayali
olan ilkel toplumlar vardi (buna ornek olarak tiretim
araglarma tireticinin sahip oldugu kiigiik meta iireti-
mi bigimini gosterebiliriz). Sosyalist bir iktisat da piya-
sadan yararlanabilir, temelde planli bir ekonomi oldu-
gundan onun tarafmdan yonetilmese bile, meta-iiretimi
sisteminin yasalanndan etkilenebilir. Lenin, kapitalizm
emek:giiciinun kendisinin meta haline geldigi geli?mesi-
nin en yiiksek diizeyindeki meta-tiretim sistemidir de-
diginde aradaki ayrimi gayet kisa ve oz olarak koy-
mutur.
2. KAPITALIZM NASIL OLUSTU?

K apitalizmin yam sira, bir yonetici simfm galian ure-


ticilerin artik-emegi ya da artik iiriintiyle gegindi-
gi, baka simfli toplum bigimleri de v a rd ir: Ozellikle
kolelik ve serf sistemi. Profesyonel iktisatgilarin arasm-
dan, kole sahiplerinin kolelerinin asgari ihtiyaglarim
kariladiktan sonra geriye kalan artik-emege el koyduk-
larmi ya da ortagagdaki serf sahibinin, serflerin iirettik-
lerine ve emek-zamanlarina el koyarak, onlari somiirdu-
gii koullara (ahlaki yargi di?mda) onemli bir iktisadi
anlam verilebilecegini inkar edecek birinin gikacagim
pek sanmiyorum. Aslinda boyle bir nitelendirmeye git-
meden, insan bu tiir sistemlerin iktisadi oziinti nasil ta-
nimlar anliyamiyorum. Yine aym iktisatgilarin gogu, i-
ginin artik-emegini patronuna vermek igin higbir yasal
zorunluluk altmda olmadigmi, igilerin iizerindeki zo-
runlulugun daha once gordiigumtiz gibi yalnizca iktisa
di bir nedeni oldugunu ileri siiriip, yukardakine benzer
bir degerlendirmenin kapitalizm igin yapilabilecegini de
cesaretle inkar ederler.
Kendinden onceki simfli toplum (ortagag feodaliz-
mi) bigiminden kapitalizmin gelimesi siireci ye onceki
iiretim tarzmdaki serf emeginin, ticretli emege donti-
mesi siireci hem uzun hem de karmaiktir. Doniiumun
kesin tarzi ve a^amalan, burada degerlendirmesine gir-
meyecegimiz geitli tartimalara konu olmutur. Donii-
Umun gizgisi kesin gizilmi degildir. Bu donemlerde si-
nif yapismda ve devlet politikasinda onemli siyasal de-
gi?iklikler olmu?tur. Degiik iilkelerde yukaridan (ya-
ni toprak sahibi aristokrasinin bir boliimiiyle ibirligi
yapan biiyiik tiiccarlarm) yapilan ekonomik ve politik
devrim ile kiigiik tiretici saflanndan gelen kiigiik ka-
pitalistlerin liderliginde (feodal somiiriiye kari ayakla-
narak) aagidan yapilan devrimin, feodalizmin gokii-
iinde oynadiklan gorece roller uzun uzun tartiilmi-
tir (ornegin Prusya ve Japonya gibi iilkelerle Ingiltere-
nin izledigi wklasik gegi bigimiw arasmdaki zitlik ).1 Feo
dal toplumun erimesine neden olan ana giig ne olursa
olsun, bu gegi$te iki temel aama belirlenebilir.
Bu aamalardan birincisinde kiigiik Uretici kendini
feodal yukiimluliiklerden kismen ya da tamamiyle kur-
tardi. ikincisinde tiretim araglan iizerindeki miilkiyetin-
den ayrilmak zorunda kaldi (kiigiik arazi pargasmdan,
hayvanlanndan, ziraat ya da zanaat aletlerinden) ve ge-
ginmek igin emegini iicret kariligi satmak zorunda bi-
rakildi. Bu siireg, Marksm ilk birikim (ya da ba-
langig birikimi) diye adlandirdigi, proletaryanm olu-
tugu siiregtir. Ister dogrudan el koyma bigiminde (in-
giltere tarihindeki gibi arazinin ozel miilkiyete donUtu-
riilmesi ve koylii rengberlerin iledikleri topraklardan
siirulmesi> ya da yoksulluk ve borglar yiiziinden borca
kari el koyma bigiminde olsun, isterse (bazi bolgelerde
oldugu gibi) elverili topraklar iizerinde yeterinden faz-
la niifus artii bigiminde olsun, gegiin ozii degimez.

1) B u ta rtig m a ile ilg ili d a h a fazla bilgi iste y e n le r P a u l Sw eezy,


M. D obb, H. T a k a h a sh i, R o d n ey H ilto n , C h risto p h e r H illin k a -
tild ig i cF eo d alizm d en K a p ita li? m e Gegi k o n u lu sem p o zy o m u n
S cien ce a n d S o ciety isim li N ew Y o rk d e rg isin d e y a y in la n a n k o p -
y a s in a b a g v u ra b ilirle r (T iirk iy e b ask isi, M etis. Y ay. 1984).
Bu bigimlerin ilk ikisinde proletaryamn ortaya gi-
kii, birinci bolumde konutugumuz miilkiyetin azinligin
elinde toplanmasi olgusunun oteki yuziidiir. Her iki
grup da ortak bir siirecin pargalarmi oluturur. Bu ge-
li?menin can alici noktasi kiigiik iireticiler toplulugu-
nun sosyal ve iktisadi anlamda pargalanmasidir. Feodal
otoritelere olan bagimliliklanndan kurtulu?lan, koy pa-
zanndan daha geni? bir pazar igin iiretimin artmasi ve
sonug olarak para ile aliveri?in geli?mesi pargalanma-
lanm kolaylatirmi?tir. Bu pargalanma hareketi, bir
yandan zengin koyltilerin iist tabakasimn tarla iistiine
tarla alarak, kiigiik bir. sermaye biriktirip bu parayi ti-
carette ve tefecilikte kullanmalarmi saglarken, diger
yandan yoksulluk ve borglanma ytiziinden daha zen
gin bir komusu igin gali^mak, arazilerini rehine ver-
mek ve sonunda elinden gikarmak durumunda kalan
daha da fakirlemi bir alt tabaka yaratmi?tir.
Kapitalizmin yiikseli$inde doniim noktasi, mekanik
giicii (once su, sonra buhar giicii) iiretime ko?an bir
dizi teknik yeniligin, iiretim siirecini, ev ya da zanaat
atolyesinden fabrikaya aktardigi, bir ya da bir grup
insamn elle gali?tirilan alet ve makinalarla yaptigi iire-
tim yerine ilk once diizinelerce daha sonralan yiizler-
ce i?ginin ekip galimasma d 6nii$tiirdugu, endiistri
devrimiw denilen aamadir. Gttntimiiz Amerikan yazar-
lanm n giincel benzetmeler bulup, devrim sozciigiinii ha-
raretle reddederek endUstrilemenin kalki noktasi
olarak nitelendirdikleri ve ardmdan sermaye birikimi
ve iktisadi geli?menin kendi momeritlerine ulatiklan
canalici degi?im, i$te bu doniim noktasma tekabiil eder.
Bu doniim noktasi yalnizca teknik geli?menin so-
nucunda ortaya gikamazdi. Kapitalist onciilerin (bunlar
balangigta genellikle kiigiik sermayesi olan kiilerdir),
bu yenilikleri benimsemeye, onlari iiretim ve piyasanin
amaglarma gore uyarlamaya hazir olulan digerlerinin
de bunlan yaymakta tereddiit gostermemeleri 50k da
ha gerilere uzanan bir seri gelimenin olgunla?masi so-
nucu olmutur. On koullardan bir tanesi, sermayeleri
50k kiigiik olgekte de olsa, bunlan ticaret ve endiistride
kullanan bir sinifin varligiydi. Baka bir tanesi de kre-
di verebilecek ve dia agilabilecek oldukga fazla miktar-
da tiiccar sermayesinin birikmesiydi. Ustelik ticaret yol-
lan ve iletiim araglannin gelimesinin yarn sira olu-
mu pazarlar da gerekiyordu. Hepsinin otesinde (olduk
ga ucuz demesek de )kullamma hazir, hareketli bir
emek arzinin varligi zorunluydu.
Kapitalist iiretim ilikileri -ucretli emegin serma
ye ile olan ilikisini kastediyonim- gergekte endiistri
devriminden iki yiizyildan fazla bir zaman once olgun-
lamaya balamiti. Daha 16. yy'da bazi endiistri kol-
larinda fabrika olgiisiine yakla?an iiretim miktarina im-
k&n saglayan teknik gelimeler olmu?tur. Gelitirilmi
pompalar daha derinlerde maden kazilarina olanak sag-
liyor, boylece madencilik giriimlerine oldukga onemli
miktarlarda sermayeyle yatirim yapiliyordu (yine de bu-
giinkii anlaminda bUyiik m iktarlarda degil). Tuz elde
etmedfe, k&git yapiminda, ?eker rafinesinde uygulanan
yeni yontemler, barutun bulunu?u, ilkel fm nlarda de-
mir ve bakm eritme, tel yapimi alanlannda yeni yon
temler toplu iiretime yol agti ve binlerce pounda varan
sermayelerle yapilan yatinm lann temelini hazirladi.
Kralige 1. Elizabeth devrinin sonlannda su giiciine da-
yanan barut ve kagit fabrikalan, geni gapli bakir ileni-
?i ve tel yapimi ortaya gikmi?ti. Tekstil endUstrisinde
gok daha onceleri ortaya gikan girpici dibekleri de bir
yana. Yani daha kapitalizmin $afak vaktinde, onun he-
niiz temelde feodal olan, bir toplumun kabugu iginde
gelimekte oldugu donemde bile, iiretim giiglerinde
onemli degiiklikler vardi.
Ama yine de bu ornekler, genellikle emek yetersiz-
ligiyle sakatlanan (zaman zaman ozellikle madencilikte
hukumliilerin kullamlmasmda oldugu gibi baski ya da
zor altmda emege dayanan), toprak sahiplerince ya da
biiyiik tiiccarlarca yuriitiilen ve bazen de hukumdarin
(saraym istedigi etkiyi yaratmak igin verdigi) tekel hak-
larina dayanan istisna orneklerdir. Ozellikle tekstilde en
gok kullamlan iiretim bigimi, temelde el zanaatlariydi.
Bunun sonucu olarak iiretim, kiigiik iliklerde ya da h&-
1& tanm la geginip ek bir i olarak el zanaatim, segen
kiigiik toprak sahibi aiilelerin evlerinde yiirutiiluyordu.
Hammaddeyi saglayabilmek ve piyasayi (ve bazan da
iirtinu) diizenlemek igin dogal olarak sermaye gerekliy-
di. Bu para tticcar (daha sonra tticcar-imalatgi ismini
alacaktir) tarafmdan saglamrdi. Tiiccar, ii koylerde ya
da ticaret merkezi kasabalarin civarinda ya?ayan zanaat-
k^rlara dagitir, iiretimin ge?itli evrelerindeki iboliimu-
nii (egirme, dokuma, uruniirt son halini almasi gibi)
ayarlar, tamamlanmi? iiriiniin sati?ini diizenlerdi. Kapi
talizmin endiistri devrimi oncesi aamasindaki bu gok
ozgiin iiretim bigimini betimlemek igin aile ya da ev
endiistrisi veya di?ariya i verme (sipari iizerine
iiretim) terimleri kullamlmi?tir. Marks bu devre igin,
endiistri devriminin daha sonra getirdigi machinofac-
ture terimiyle karilatirmak iizere manufacture te-
rimini kullanmitir .2
O zaman bu iiretim bigiminde niye kapitalizmin bir
a?amasi olarak soz ediyoruz? Bu siralarda i?giler daha

2) M a n u fa c tu re : L a tin c e m a n u : El, f a c t u r e : O re tm e k a n la -
m m d a d ir. Y an i m a n u fa c tu re elle y a p ila n iire tim , m a ch in o fac -
tu r e ise m a k in a y la y a p ila n iire tim d e m e k tir. (c.n.)
proleterle?melerdi: Yani heniiz iiretim araglarmdarv
hattfi birgok durumlarda sahip olduklari arazi pargala-
nndan bile kopanlmamilardi. Uretim merkezi degil da-
gimkti, belli bir yogunla^ma olmamiti. Sermaye sahip-
leri genellikle tiretimi dogrudan denetleyemeyen ve tek
baina (ya da ailesiyle) emek veren ve (giderek azal-
makta da olsa) onemli olgiide bagimsxzliga sahip imalat-
gi zanaatk&rlann uzerinde kendi disiplinini kabul etti-
rememi? tiiccarlardi.
Bu ko?ullarda ya?anilan durumun gegi? ozelligi gos-
terdigi ve sermaye ile iicretli emek ilikilerinin heniiz
olgunlamami? oldugu dogru olsa bile, iicretli emek ni-
teleyici ozelligini almaya balamiti bile. Bu di?anya-i?
verme (sipari? iizerine iiretim) sisteminde, i?gi-i?veren
ili?kisi agikga goriilebilir. Evlerde ileri yapan zanaat-
k&rlarm iiriinlerinden aldiklan para da giderek, parga-
ba?i odenen iicrete benzeme egilimi gostermitir. ima-
latgi zanaatk&rlarin bagimsizliklarmi ve iiretim aletle-
rini ellerinde bulundurm alah sadece lafta kalmaga ba?-
ladi. Yukanda belirttigimiz kiigiik iiretim tarzi igindeki
goziilme siireci, evlerinde galian zanaatk&r tabakasi-
m da etkiliyordu. Iktisadi giigliige dii?en gogu zanaatkar
bagimsizligim yitirip yarx-proleter hale geldi. Daha zen-
gin olanlari sermaye biriptirip yoksul komulanna i?-
veren oldular; boylece giderek endiistriyi diizenleyen, fi-
nanse edenler (ve yeniliklere onciiliik edenler) temelde
tiiccarlar degil, iiretici saflanndan kapitalistlige ytikse-
len bu kiiler olmaya baladi. Daha karma?ik bir orgii
tezgahin icad edilmesini izleyerek 17. yym ikinci yari-
sinda (siradan biri igin almamayacak bu tezgah evle
rinde i? yapan zanaatkSrlara kiralandi. Bu amagla b ir
?irket bile kuruldu. 18. yyda tezgah kiralanndaki a?i-
n arti?larla zanaatkSrlarxn somiiriildiigU yakinmalan
duyulmaga balandi. Buna benzer bir durum kuma? do-
kuma alamnda da goriildu. Ya borg yiizlinden el konul-
masi ya da zanaatkarlar kendilerine bir tane alamayacak
kadar yoksul olduklarindan dokuma tezgahlari ivere-
nin elinde idi. Ceitli metal kollannda (givi ve alet ya-
pimi kollari dahil) bazi kapitalistler evlerinde uretmek
iizere i verecekleri yer de, zanaatkarlan kendi gatilan
altmda topladilar. 18. yyda demir tiretimi belirli yer-
lerde toplanmaga balamiti. Toprak mtilkiyeti ve gift-
gilikte tarim alamnda aym egilim goriildu .5
18. yy'in sonunda ve 19. yyda daha gok yaygmlaan
teknik yeniliklerle, iki ytizyili gegen bir stiredir devam
eden siireg hizlandi ve bir adim daha ileri goturuldii. Da
ha once olanlarla karilatinlinca gelimelerin temposu
oldukga hizliydi. Yine de uretimin yogunlamasi ve dof-
rudan iveren-sermaye/ucretli-emek ili?kisinin balama-
siyla fabrika endustrisine donuumlin hizini fazla abart-
mamak gerekiyor. D6niium oldukga inili gikiliydi ve
manufacture (elle iiretim) doneminin izleri 19. yyin
ikinci yansm a kadar goriildu. Ama 19. yym ortalannda
iiretim siirecinin bildigimiz modem kapitalist fabrika ti
pi tngiltere endiistrisine egemen olmaya ve genelleme-
ye baladi. Hizla biiyiiyen proletarya sinifim kismen top-
ragin ozel miAlkiyete gegmesi ve koy zanatlanmn yok ol-
masi nedeniyle kirsal kesimden gelen ntifus, kismen de
18. yym son geyreginde hizla artan, 19. yyin sonunda ge-
rileyen ntifustaki dogal arti olu?turdu. Bu sinif geni-
leyen endiistriye emek giicii, siirekli biriken sermayeye
de bir yatm m alam sagladi.

3) B u d o n em d ek i g elim elerin a y rin tis i igin, y a z a rin K a p ita -


lizm in G elim esi U zerin e ln c ele m e ler k ita b in in 1. v e 4. b o liim -
le rin e b a k ila b ilir.
3. REKABET VE TEKELCILtK

I* lkkarlann
adimlar atildiktan sonra, endiistriden saglanan
biriktirilip tekrar yatinm yapilmasiyla, ka-
pital birikimi siireci hizla gelime imkam buldu. Kapi-
tal birikimi ve yatinm lara paralel olarak teknikte de sii
rekli gelimeler oldu. Bu anlamda, iiretim yontemlerin-
deki siirekli degiimlerle, en hareketli devrinde kapita-
lizm tarihteki iiretim tarzlanndan 50k daha ile.ici bir
nitelik ta?iyordu. Ama en gelitigi donemlerde bile ka-
pitalizmin ulatigi biiyume orani son yillarda sosyalist
sektordeki planli yapimn ulatigi oranla karilatinldi-
ginda gok algakgoniillii kalir. 19. yym biiyiik boliimii bo-
yunca tek tek firmalar 50k kiigiik ve gok sayida oldu-
gundan (gogunlukla aile irketi ya da ortaklik bigimin-
deydiler) kapitalizm tam bir rekabet sistemi goriinii-
miirideydi. Bu firm alann higbirinin, kendi pazan iizerin-
de g5zle goriiliir bir etkinligi yoktu. Aralarmdaki fiyat
anlamalan, yerel pazarlarda hig bulunmamamn yanisi-
ra bugiinkii anlaminda yaygin degildi. Sloganlan serbest
ticaret ve serbest rekabetti. Her iadami biliyordu ki sii
rekli iininiinii ucuzlatacak yollar bulmazsa rakipleri ta-
rafmdan piyasamn diina atilirdi. Baarmm anahtari ye-
nilikler olmutu. Sermaye, yeniliklere para saglamak
amaciyla biriktiriliyordu. Aym zamanda teknikteki ye-
nilikler de sermaye igin yeni alanlar ve yollar sagliyor-
du. Hem de iicretli emek arzi, kapitalin birikimine ayak
uyduramazken bile.
Sermaye 19. yyda niifus arti oranindaki hizi geri-
de birakacak kadar hizli birikmise, o zaman emek ar-
zi uzerindeki rekabet, kar getiren ve artik-deger yaratan
bir sistem olan kapitalizmi zedeleyecek olglide iicret
(emek guciinun fiyati).artima neden olmadi mi diye so-
rulabilir. Bu soru 19. yy. kapitalistlerinin ve onlarin ik
tisadi danimanlarimn kafasinda belirmi? bir soruydu
ve onlari epey kaygilandirdl. Gergeklemeyen bu egili-
min kapitalizmin temel gelikisi oldugu soylenebilir.
Marks bu durum iizerinde oldukga fazla durmutur. Bu
egilimin higbir zaman pratige gegmemesinin nedenini,
isizler ordusunun endiistri igin bir rezerv oluturmasi-
na ve emegin payini azaltmaya dogru giden teknik ge-
limelerin gali?anlari bile siirekli digerlerinin yerini dol-
durmaya itmesine baglamitir, Gergekte bu egilimin
oluma bigimi kendi karitini iiretir : Sermaye birikimi
emek giiciiniin, dogal artiini gegerken, igiicli rezervini
tiiketti ve ucretleri artik-deger pahasina yiikseltti. Buna
karilik teknik gelimeler aym m iktarda uriinun ya da
daha fazlasimn daha az emekle iiretilmesine olanak sag-
ladi. Endiistriyel i giicii rezervi otomatik olarak tek-
rar imeye baladi. Boylece emek artik-arz durumunda-
ki bir meta olma, ozelligini kazandi. t?sizlik ya da iste-
digi ite galimama, sistemin miizmin hastaligi durumu-
na geldi. Kapitalizmin gegen boltimde bahsettigimiz ilk
a?amasmda bir yedekler ordusu kapitalin ilk birikim sii-
recinde yaratilmiti. Tam olgunlatigi devirde ise siirek
li gelien teknik ilerlemelerle bu durum korundu. Sis
temin ihtiyag duydugu bu durumun siirebilmesi igin tek
nik ilerlemelere ozellikle dikkat edildi..
Hizla artan sermaye birikimi ve buna paralel olarak
gelien teknik degiimlerle, daha once defalarca tekrar-
ladigimiz iiretimde yogunlama siireci bir adim daha ile-.
ri goturuldii. Bu, iki duzeyde oluan bir yogunlama idi.
Ilk olarak uretim-birimi diizeyinde yogunlama oldu.
Gittikge karmaiklaan makina teknigi ve beraberinde
getirdigi karmaik i boliimii, fabrika iginde farkli iire-
tim sureglerinin ve a?amalarimn aynmasxyla, daha bii-
yiik iiretim birimleri ihtiyaci dogdu. llkel demir imalat-
haneleri yerine modern maden eritme finnlari ve komp-
le maden eritme tezgahlari, k5miir ocaklari, gelik ve
hadde fabrikalari; i aletleri yapan atolyeler yerine mo
dern agir makinalar yapan fabrikalar olutu. imdi iire-
time balamak igin birkag bin yerine yuz binler hatta
milyonluk sermayeler gerekiyordu. Ayrica kiigiik kapita-
listlerin bagimsizhk alani daralma egilimi gosterdi. Ikin-
ci olarak irket ve ortakhklar diizeyinde yogunlama ve
merkezileme goriildii. ?ahsi mlilkiyetlerde sermaye da
ha fazla yogunlama egilimi gosterdi, ayn ayn sermaye
ler (Amerikada kendilerine verilen isimle) modern ano-
nim irketler ya da ticari ortakliklar olu?turmak tizere
birletirildi.
Ama kapitalizmin bu rekabetgi aamasi yogunlama
olgusunu beklerken, rekabetin varligim yoketti. En azin-
dan eski bigiminde kiigiik iletmelerin pazardan daha
fazla pay koparmak igin mallarmi siirekli ucuzlattikla-
n rekabet ekli yok oldu (bu durum daha sonra fiyat
rekabeti diye adlandinldi). Bu durumu sermayedeki yo-
gunlama, ge?itli bigimleriyle tekelin temelini hazirlaya-
rak yaratti. Aslinda tekel sozciigU bir malm tek saticisi
olma anlamina geliyorsa da, iktisadi baglamda tekel, bir
metanm a m ve dolayisiyla fiyati iizerinde gozle goriiliir
olgiide etkili olma giicii anlamma geliyor. Dogal olarak
bu bir derece sorunudur ve iktisadi y5nden onemli ol-
masi igin mutlak olmasi gerekmez. Eger kapitalist bir
irket iiretim politikasiyla pazar iizerinde ve dolayisiyla
piyasa fiyatinda belirli bir etkisi olacak kadar biiyiikse,
onunla rekabet eden fazla sayida kiigiik irketler olsa
da, belli olgiide tekel giicune sahiptir. Pazar tizerindeki
hakimiyet tekel gtictiniin olgutii olurken, yine bu olgu
tekellerin nihai amaglanna ulamalannda bir arag, bir
vesiledir. Ve kapitalizmin hareketlendirici ve itici giicii
k&r oldugundan, tekellerin amaci tiretimi kisip fiyati
ytikselterek k&rini artirm aktir.
Gttniimttzde piyasada hakimiyet saglama yollann-
dan en gegerli olam yeni bir bigim ya da modelde, yeni
bir etiket ya da markayla ozellikli iirtin yaratmaktir.
Tekeller bunu pazarlamacilikla ve reklamla (ya da sati?
temsilcilikleriyle ozel ve tercihli anlamalar yaparak her
ikisiyle birden), alicilan mallari almalari igin aldatarak
ve zorlayarak boylece tirtinleri igin tercihli pazarlar ya-
ratarak yaparlar. Piyasaya hakim olmanm bir baka yo-
lu da, piyasayi belli saticilann elinde korunmu? b61ge-
lere ayirmaktir. Bunu ya ilgili irketler arasmda ticari
anlamalar yaparak, ya da bir veya bir grup firma, bol-
gelerine giren digerlerini kaba yontemlerle dilayarak
saglarlar. Boylece kiigiik rekabetgiler bu pazarlardan
kendi iyilikleri igin uzak dururlar. Buna benzer bir du
rum, btiytik bir firmanm (ya da bir grup firmamn) kii-
giik firmalarla birlikte yaadigi piyasada fiyat onciilu-
gii denen olguda kendini gosterir. Aralannda agikga ya-
pilmi? bir anlama yoktur, kiigiik firm alar bagimsiz re
kabetgiler olarak kahrlar. Ama biiylik bir firm a (ya da
bir grup firma) m allanna kendilerine en k&rli geleh fi
yati koyma imkSnma sahiptir. Kiigiik firm alar da bu fi
yati kirmaz, kuw etli rakipleriyle fiyat savai yapacak-
lanna, piyasanm kendilerine biraktigi k&ra razidirlar.
Gortiyoruz ki tekelcilik kelimenin tam anlamiyla re-
kabeti dilamaz. Her biri tekelci olan ve paylanm artir-
mak isteyen biiyiik firmalar, ya da biiyiik firmalarla ku-
giik firmalar arasmda rekabet ve miicadele vardir. Bu-
rada iistlinde durulmasi gereken nokta rekabetin bigi-
minin degiik olmasidir. Tekelcilikte 19. yy fiyat reka-
beti yerine reklam sava?lan ve sati? kampanyalari var-
dir (ilk anda aklima i deterjan firm alannm savai ge-
liyor). TUketiciler kadar rakip firm alar da dagitimi ya
pan firm alann boykotlan ve baglayici anla?ma yapma
yontemleriyle i?in igine zorla girerler. Bu arada fiyat
kiran satici firm alann piyasa di?i kalmasim saglayan an-
lamalar oldugunu soylememize gerek yok. Son olarak
da, anla?malarda tercihli bir durum saglanmasi igin si-
yasi niifuz kullamlmasi ya da tilkedeki pazara herhan-
gi bir zarar gelmemesi igin mali koruma tedbirleri be-
lirtilebilir. Bu, higbir zaman fiyat indiriminin olmaya-
cagi anlamma gelmez.'Fiyat sava?inda, tarihte omegini
petrol tekellerinde gordiigiimiiz tiirde sapmalar olabilir.
Ama bunlar genellikle anla?malar arasmdaki gegi$ do-
nemlerinde meydana gelir.
Tekellemenin en ileri a$amadaki bigimi, rakip fir
malann tek firma haline gelmek igin birle?mesi ya da
katilmasi, ya da en biiyiik firmamn digerlerini yutma-
siyla oluur. Bundan daha geri a$amada olan diger
bir tekelle?me bigimi de firm alann ayn ayn kimlikle-
rini koruyarak birlemeleridir. Bu firm alar ya aralarin-
da hisse senedi degi$ toku? ederek, ya idare heyetleri ge
nellikle aym uyelerden olutugundan birlikte galian fir
malar halinde ya da ortak kazang topluluguw anla?ma-
si yaparak birbirlerine baglamrlar. Ya da holding firma-
nm diger uydu firm alar iginde onemli olgiide hissesi
olabilir. Bazan da bu sonucu soyledigimiz tiir birle?me-
ler, ana firmadan kiigiik bir sermaye aynlarak oluan
bir kii ya da bir grup i$adaminm ba?ma gegtigi firma-
mn, kendinden yiizlerce kat biiyiik sermayeye sahip fir
malar iizerinde denetim kurmasim saglayan piramitles-
me adi verilen bir yontemle birle?tirilerek kullanilir
(1929 mali bunalimmda felakete ugrayan Amerikan ban-
keri Instill'm orneginde oldugu gibi). Piyasa anlasmala-
riran daha gevek bigimleri de vardir. Bunlarda, firma
lar mallarini liretirken bagimsizdirlar ama pazarlama
aamasmda aralarinda belli olgiide bir koordinasyon
vardir. Bu tlirlin en yaygm bigimi kartellerdir. Kartel-
ler (ticaret birlikleri) iiye firm alann tiriinlerinin pazar-
lamasmi denetlemek ya da idaresini elinde tutmak uze-
re olu^turulmu? sati birlikleridir, fiyati korumak igin
her firmaya pay edilen bir tirtin kotasi vardir. Bu kota
ile arzu edilen minimum fiyatla firma iiretim niiktarimn
tutarli olmasi garanti edilir.
Eger iiretim m iktan sinniam rsa, iiretim donanimi
(fabrika ya da makinalar) da simrlandinlmak zorun-
dadir. Bu da o endlistride kurulan yeni firm alan engel-
lemek suretiyle yapilir. Yeni kurulan firmalar sayica
fazla olursa, tekellemi olanlarm durumu gok gegme-
den bozulur. Yani ortadan kaldirilmasi gereken sadece
fiyat indirimi tehlikesi degildir, yeni gelenlerin yiiksek
tekel karlarina ortak olma isteginden de gekinilir. Bazen
bu durum gergekleir. Ozellikle daha gevek tekelleme
anlamalarmda ve kiigiik ya da orta olgiide bir sermaye
ile i kurma ve pazara girmenin zor olmadigi endiistri-
lerde bu duruma rastlamr. Sonunda tekel fiyatmda
onemli bir indirim olmasa bile uzun vadede sonug, en-
dlistride higbiri tam kapasitede galimayan fazla sayi-
da firmanm ortaya gikmasi olur (yani hakim olan i?i-
rilmi? fiyatlarla ve kar hadleriyle smirlanmi pazar hac-
mine uyamazlar). Pek gok endiistride ise biiyiik olgiide
uretime girimemek iktisadi agidan miimkiin degildir
(teknik yontemlerin niteligi ve kurulmasi gereken mas-
rafli tesisler geregi). Bu ko?ullarda endiistriye giri?, zo-
runlu olarak gok fazla sermayesi olana nasip olabilir.
Kurulu olan irketlerin, yeni olanlara kar?i bu iistiin-
liikleri vardir. Bu yiizden kendilerini yeni olanlara kar-
1 giivencede hissederler. Ama kurulu olan irketlerin
yeni kurulan irketlere kari caydirici etkisi yalnxzca ku-
rulu aamasmdaki balangig giderleri degildir, ayrica
kurulu olanlarm arasmda yeniden kendilerine guvenceli
bir yer saglaymcaya kadar ugrayacaklari maddi zarar
riski de vardir.
Tekeller yeni rakiplerinin meydan okumalarina kar-
1 kendilerini giivencede hissederlerken bile ciddi bir so-
runla kari kariyaydilar. oyle ki; iiretim kapasitesi si-
mrlandigmdan, tekeller karlarm i kendi endiistrilerinde
tekrar yatirim olarak kullanamazlar. Oyleyse nereye ya-
tirim yapacaklardir? Tekelci endiistrilerdeki tekelci kar-
lar sermaye birikimini daha da fazlalatirmaya yararlar
ve tekelciligin giiniimiizde eritigi aamanm dikkat geki-
ci ozelligi, biiyiik miktarlardaki karin firma rezervi ?ek-
lindeki birikimidir. Yatirimlarin biiyiik boliimii topla-
nan bu ig birikimden saglanir. Boylece tekelci firma-
nin kendi alanmda olmasa bile baka alanlarda yatirim
yapma zorunlulugu ortaya gikar.
Bu, kapitalizmin tekelci aamasindaki en biiyiik ge-
liki olarak goriiniiyor. Biiyiik kur.ulular arasmda reka
bet siirdiigii, daha fazla biiyiime ve daha iistiin olma diir-
tiisii her eyden onemli sayildigi Siirece egilim, bu biri-
kimin endiistri iginde ya da tekelci sektoriin kendi ala-
mnda yatirim yapmasi $eklinde geliir. Bunun gergek-
leme derecesine gore, fazla iiretim kapasitesi tamamiy-
le faydaci yonde kullamlmaz. Bu durum, yiiksek kar
m arjm a 1 ragmen yatirilan sermayenin her pounduna

1) K a r m a rji b u ra d a iire tile n ya da sa tila n h e r b irim (y a da


h e r p a rc a m a l iiz erin d e k i k a r m ik ta ri a n la m in d a k u lla m lm i? -
tir. K a r m a rji; a ) T oplam k a r (iire tile n ya da sa tila n m a l m ik -
ta r m a b a g lid ir). b ) K a r h a d d i (y a tirila n se rm a y e y e o ra n la elde
e d ile n to p la m k a r d ir ) te rim le rin d e n a y rilir.
duen k&r haddini azaltir (giinkii sermaye m iktan bii-
ytirken, gergekleen toplam kar, piyasanm hakim olan
tekel fiyatlanyla kabul edecegi emtia miktarjna bagli
olarak simrlanir). Bu durum meydana geldiginde, en-
diistrideki tekelci sektoriin yatinm lan duraklama egili-
mi gosterir ve yerine baka yatinm alanlan bulma yo-
ntinde bir baski dogar.
Baka yatirim alanlari nerede bulunacaktir? Yati-
n m ilk elde, giriimin engelsiz ve goreceli olarak daha
kolay oldugu kiigiik olgekli endiistrilere yapilir. Bu da
endiistrinin soz konusu sektoriinde rekabeti kizitirir ve
buna bagh olarak karlar diimege balar. Karm dii?ii-
ii de o alanin yeni yatirimlar igin gekiciligini kaybet-
mesine yol agar. Buna ragmen, tekelci firmalarm bu en-
diistrileri (ya da bunlarin bir kismini) kendi miilkleri-
ne ekleyip, kattiklan durum lar da vardir. tkinci olarak,
ki bu sagladigi olanaklar agisindan daha yaygmdir, ser
mayenin dlinyanm iktisadi yonden geli?memi? iilkelerine
ihrag edilmesi durumu vardir. Bu durumlarda kar kad-
lerinin daha yiiksek olmasi miimkiindiir, bol ve ucuz i?
giicii vardir, hammadde kaynaklan geni?tir. Geli?memi
iilkeler somiiriiye agik el degmemi? alanlar olarak tekel-
le?me ko?ullan igin oldukga uygundur. Hele politik bas
ki ve denetim tekellerin iktisadi ayncaliklarim koruya-
cak yonde geliirse, iilkelerinde uyguladiklari yontemle-
rin aynismi yeni iilkelerde uygulamaya balarlar.
ileri kapitalist iilkelerde tekellerin geli?mesi ile bu
iilkelerin gelimemi? iilkeler iizerinde iktisadi ve siya-
si niifuz kazanmalan (sonunda tam bagimliliga yol agan)
arasmda baglanti kurmanm bir yolu da budur (tek yolu
demiyorum). Bu olguya modern emperyalizm diyoruz.
19. yym son donemi, Afrikanm payla^ilmasiw ile onem
kazamr. Bu donemde biiyiik giigler on yildan daha ki-
sa bir siirede kitayi somiirgeletirerek aralarmda boliis-
mulerdir. Aym donemde ozellikle ingiltere ve Alman-
yada, Qinde imtiyazlar ele gegirme arzusu, Almanya-
mn Balkanlari gegerek Ortadoguya hakim olma istegi
(Drang nach Oston - doguya atili?) yeniden canlandi.
Yiizyil sona ererken (tdolar diplomasisindeki ani ama
gecikmi? yiikselme goruldli. Bu da Latin Amerika ve Pa-
sifikte iktisadi ve siyasi niifuz kazanma istegine donii?-
tii. 1. Dunya Savaina gelindiginde, di tilkelerdeki in-
giliz sermayesi, tlim ingiliz kapitalist smifmm elindeki
sermayenin 1/4 - 1/3 kadanni olu?turuyordu. Buna gore
ingiliz kapitalizmi - ozellikle ingiliz tekelci kapitalizmi
igin Britanya Adalari.yayilmi? ve bagimli bir iktisadi ve
siyasi imparatorlugun ba?ehrinden ba?ka bir ey degil-
di. ingiltere dogal olarak, daha onceki bir evreye (kapi-
talizmin merkantilizm adi verilen ilk a?amasi) ait so-
mtirgesi Hindi standan vazgegmek niyetinde degildi.
imdi yalmzca Hindistana degil, Misir'a, Sudan'a, Dogu
ve Bati Afrikaya ve Uzakdoguya da ilgi duymaya ba-
lamiti.
Di ulkelere yapilan yatirimlar tabii ki yeni bir olay
degildi. ingilterede di ticaret konulari 19. yym ba?la-
rinda Londra sermaye piyasasi igin soz konusu olmaya
ba?lamiti. Bu ttir ileri, ehrin bu konuda uzmanla?mi
biiyiik tliccar - bankerleri destekliyordu. Di? ticaret i-
leri biiyiik olgtide hlikiimetin verdigi ya da kefil oldu-
gu borglarla yiiriiyordu. Rothschilds gibi, alacaklilann
borglulara bazi ko?ullar yiiklemelerine ragmen bu borg
vermeler borglular iizerinde doijrudan bir somiirii ve de
netim araci olmuyordu. ingiliz sermayesi 19. yym orta-
lannda Avrupa ve Amerikada do?enen demiryollarma
biiyiik olgiide finansman sagladi. Sonradan ortaya gikan
emperyalizm doneminde, sermayenin di?a agilmasinda
niteliksel bir fark vardir. Bu fark da emperyalizmin ma-
dencilik ve tanm da, kamu hizmetlerinde, daha sonrala-
n fabrikalarda dogrudan i yatirimlari yapmasmdan
gelmektedir. Koloni bolgelerinde kurulan irketler, gel-
dikleri iilkedekilerin karde irketi olmakta ve bulun-
duklan yerde tekellemenin getirdigi ayricaliklardan ya-
rarlanmaktaydilar.
Bu yeni tiir emperyalizm iizerine yazilmi? pek 50k
kitap vardir (J. A. Hobson, Leonard Wollf ve Rudolf
Hilferdingin gok bilinen eserleri dahil olmak iizere).
Ama diinya genelinde en yaygin etkisi olan kitap, Lenin-
in 1. Diinya Sava?i sirasinda yazdigi Emperyalizm : Ka-
t>italizmin En Yiiksek Aamasi adli eseridir. Bu kitap-
ta Leninin siraladigi emperyalizmin genel ozelliklerini
ozetle burada aktarm ak yararh olacaktir :
1 ) tJretim ve sermayenin, iktisatta belirleyici rol
oynayan tekellerin olu?masina neden olacak kadar faz
la yogunla?masi. 2) Banka sermayesinin endiistri ser-
mayesi ile birle?ip, bu finans kapital sermayesi teme-
linde finans oligarisinin yaratilmasi. 3) Emtianm ihra-
cindan ayri olarak giderek onem kazanan sermayenin
ihraci. 4) DUnyayi aralarinda boluen uluslararasi kapi-
talist tekellerin olu?umu. 5) Biiyiik kapitalist giiglerin
diinyayi aralarinda paylama siireglerinin tamamlanma-
si. (7. Boliim)
Somiirgelere sermaye ihraci oldugu, iilkenin biiyiik
i? gevrelerinin ve mali kurulularinin buralara dogru
dan yatirimda bulundugu ifadesi yanli anla?ilmamali-
dir. Emperyalizmin, somiirgeleri geli?tirme konusunda
ilerici bir rolii oldugu iddiasi sik sik yinelenir. Ama asil
vurgulanmasi gereken nokta bu yatirunlann gok biiyiik
bolUmiiniin iiretilepleri ihrag etme amaciyla, gok az bo-
liimiinlin ise ig pazar igin yapildigidir. tJretim oncelikle
yatm m yapilan madencilik, tanm gibi alanlann diina
tamisa, emperyalist iilke somtirgesinin iginde somiir-
genin ekonomisindeh gok, kendi ekonomisiyle baglanti-
si olan bir ada olu?turur (Veneziiella ve Ortadoguda-
ki petrol iilkeleri bu durumun en goze garpan iilkele-
ridir). Yabanci sermayenin biiyiik boliimiiniin ihrag en-
diistrisine kaydigi gergegi kendini 19. yyda ingilterenin
yaptigi yatirimlarda da gostermitir. Ama bu durum, en
gergekgi bigiminde Amerikamn iginde bulundugumuz
yiizyilda yaptigi yatirimlarda goriiliir (ornegin 1920ler-
de ve 1945den bu yana). Yapilan bir ara?tirma goster-
mektedir ki 1947 -1949 arasmda Amerikan di? yatirimi-
mn 9/10u dogrudan i? yatirimidir ve yaklaik 4/5i so-
miirge ve yari-somiirge iilkelere yapilmitir. Bu somlir-
ge ya da yari-somiirge iilkelerdeki yatirimlarin 9/10u da
petrol alanmda yapilmi?tir. 1940lar sonunda di?a yati
rim yapan tiim Amerikan sermayesinin yarisi geli?mi
kapitalist iilkelere, diger yarisi da geli?mekte olan iilke-
lere yapilmi?tir. Gelimekte olan iilkelere yapilan yati-
rimm 2/3ii ise dogal kaynaklari ileme endiistrisine ya-
tinlm i?tir ki bunlarm temel amaci ihragtir.
imparatorlugun merkezini oluturan esas iilkede te
kelci kapitalizmin geli?im sorununa geri donersek; bu
geli?melerin bir sistem olarak kapitalizm iizerindeki et-
kileri nasil agiklanir?
Tekelci gruplarm piyasa iizerindeki egemenliklerini
ve tekelci fiyat politikalanyla normal kazancm gok iis-
tiinde toplam kar sagladiklanm gordiik. Tekelcilerin ka-
zanci olan toplam kar, a?iri kapasite buyiimesi ile den-

'2V P ro f. R. N u rk s e n in cAzgeligmig tilk e le rd e K a p ita l O lugu-


m u n d a k i S o ru n la r a d h k ita b im n 82-83. s a y fa la n n a b ak im z. K i-
ta p ta y a z a r goyle y a z m a k ta d ir. Y abanci se rm a y e azgelim i iil-'
k e le rin ig ek o n o m isin i gelitirecegine, b u u lk e le rin h a m m a d d e
ve y iy ecek m a d d e le ri ih ra c i k o n u su n d a u zm an lag an siste m le rin i
k u v v e tle n d irir ve p ek ig tirir.* S ay fa : 84.
A y rica P a u l B a ra n in B uy iim en in E konom i P olitig i* a d h
k ilrtb in in 173-200 a ra si s a y fa la rin a b a v u ru la b ilir.
gelenmese, tekelci sektor sermayenin yatirilmi her
poundundan normal ya da ortalama kardan daha
yiiksek bir kar haddi elde edebilir. Burada u soru so-
rulabilir: Toplam artik-degerin bu biiyiik payi ne pa-
hasma saglanmaktadir?
Bu soruya hemen tekelle?mi metanm tiiketicilerin-
den cevabi verilebilir. Bu cevap bir anlamda dogrudur
ama biraz derine indigimizde yetersiz kaldigmi goriirliz.
Ciinkii tiiketici gruplarin reel gelirleriyle (yani satmal-
ma giicii miktarlariyla) yetinebilme koullari, hayat pa-
haliligi kar?ismda ticretlerinde arti? olup olmamasma
baglidir. Ornegin, igi sinifi reel geliri indiren ve buna
paralel olarak kendi karlarim yiikselten tekelci fiyat po-
litikasmdan oncelikle etkilenebilir. Ama bu durumun
gergeklemesi, igilerin kaybmi dengeleyecek iicret ar-
tiim isteyecek sendikanin giiciine ve miicadele azmine
baglidir (sendikalar iicret artii istediklerinde ise enf-
lasyonu koriiklemekle suglanirlar. Enflasyon da son yil-
larda sik sik goriildiigU gibi fiyatlarm siirekli tirmanma-
si demektir. Ciinkii enflasyon iicretleri otomatik ola-
rak a$agi geken mekanizmalardan biridir). Ama bu ko-
?ullarda asil yiikii, orgiitlenmi igi smifmin diijmda ka-
lan sabit gelirli ya da orgiitsiiz ve kendilerini komyacak
sosyal bir dayanaktan yoksun olan kesimin gekmesi
miihtemeldir. Yani ortaya da az iicretle gali?anlar, mes-
lek sahipleri ve orta smif dedigimiz diger kesimler.
Gergekte tekelci kapitalizm a?amasmda bu kesimler ara-
sindaki birlemenin iktisddi temeli, hem bu kesimlerin,
herri de orgtitlii igi simfinm tekelci fiyat politikasindan
aym ?ekilde etkilenmeleridir (ama diger kesimlerin so-
miiriildiiguntin bilincine varmasi, orgtitlii igi smifmin
bilinglenmesinden daha yava? olu?ur).
Ama bir ba?ka imkan daha v a rd ir: Tekelciler, en-
diistri iginden hala rekabetgi (ya da daha rekabetgi) sek-
torlerdeki kapitalistler pahasma para kazanirlar. Bir
baka deyile, kapitalizm tarafindan yaratilan toplam
artik-deger bir yeniden-dagilima ugrayabilir; kapitalist
sinif iginde tekelciler yararma bir dagilim. Rekabetgi ka-
pitalizmdeki sermaye iizerinde artik-degerin kabaca eit
oranda dengelenme egilimi3, tekelci ve rekabetgi sektor-
de dei$ik kar haddin hakimiyeti ile yer degitirir. Bu
arada rekabetgi sektoriin daha az pay aldigini da belirt-
mek gerekir. Burada gizdigimiz gok yalin bir tablo, giin-
kii gordiik ki rekabet ile tekelcilik arasmda gizilmi? ke-
sin bir gizgi yok. Tekel giicti sistemde bir derece soru-
nudur. Ama yine de bu basit tablo bir durumu somutla?-
tin y o r : Kar hadlerindeki degiiklikler, kapitalizmin bu
aamasinda kapitalist sinif iginde onemli gatlaklara ve
gelikilere neden olabilir.
Son olarak tekelci sektoriin yiiksek k&r haddine ne
den olan (ve bir anlamda biitiin olarak emperyalist iil-
kenin yiiksek kar haddine) bir baka oge de somiirge
bolgelerindeki iktisadi ili?kiler yoluyla elde edilen ek kar
(ya da siiper k&r)dir. Bu geit ilikiler ge?itli bigim-
lerde goriinebilir: Sermayenin orada daha yiiksek bir
k&r haddi elde etmek amaciyla ihraci; dogrudan somii-
rtt igin tekel haklan ve ayncalikli koullar bah?eden
imtiyazlarm ele gegirilmesi (Ortadogudaki petrol

3) B u o lg u n u n n e d e n i g u d u r : K a r h a d le ri a ra sm d a f a r k o ld u -
i g u siirece, se rm a y e k a r h a d d i az o la n d a n k a r h a d d i y iik sek o la -
n a d o g ru h a re k e t e d e c e k tir. S e rm a y e n in b u lia re k e ti d e b ir d e n -
g e o lu g tu ru r (y a n i se rm a y e n in b ira k tig i k a r h a d d i az o lan se k -
to rd e k a r h a d d in d e b ir y iik selm e g o riiliirk e n , se rm a y e n in h a r e
k e t e ttig i k a r h a d d i y iik sek olan se k to rd e k a r h a d d i diigm e e g i
lim i g o s te rir). A m a se rm a y e n in b u h a re k e ti, bazi e n d iistrile re
y en i se rm a y e g irig in in en g e lle n m e si b igim inde k isitla m a y a ta b i
tu tu lu rs a b u eg ilim iglevini k a y b e d e r, y a d a en az m d a n iglevini
ta m o la ra k y e rin e g etirem ez.
irketlerinde oldugu gibi); ticaretin avantajli bigimde
yiiriitiilmesini saglayan elveri?li ticari ilikiler (ucuza
satm ahp pahaliya satmak gibi)4 - somiirgelerden ihrag
edilen iiriinleri alip, somiirgelere (ya da yan somiirge
pazarlara) satan tekelci ticaret irketlerine ve/veya iil-
kedeki kapitalist firmalara yiiksek kar saglayan elveri-
li koullar bigiminde. Bu sofradan emperyalist iilkenin
igi simfma da kinntilar dii?er, bazan oldukga degerli
kirmtilar.
Genel olarak tekelciligin etkisi kisitlayicidir. Tekel
ciligin, fiyatlari korumak igin iiretimi smirlamak, piya-
sayi temizlemek igin fiyat indirimini durdurarak fazla
kapasite sorununu agirlatirmak, bu boliimun balann-
da tekelci rekabetin temel talarmdan biri olarak gor-
dufumiiz teknik yenilikler yoluyla iiriiniin siirekli daha
ucuza malolma yolunu kapatmak gibi sinirlayiciligi var
dir. Tekellerin teknik geli?meleri sabote ettikleri durum-
lar oldugu kolayca tahmin edilebilir (eskiyen yontemle-
re yatirilmi? sermayenin degerini korumak igin). Kul-
lammini baltalamak igin tekelcilerin patent satin aldik-
lan ve kullamma sokmadiklan durumlar bile vardir.
Ama ytizyilm geri kalan elli yilma genel olarak baktigi-
mizda, kapitalist iilkelerde teknik yeniliklerin hizim kay-
bettigi donemlere rastlamak pek miimkiin degildir. iki
diinya sava?i sirasmda ve sonrasinda teknik alanda gok
onemli yenilikler olmutur. Yeni endiistriler, Uriinler ve
siiregler ortaya gikmitir. Bazi iktisatgilar3, bu durumu
tekelciligin rekabetten daha az degil, tersine daha gok
yenilige agik oldugunun kaniti olarak kullamrlar. Qiin-
kii tekelcilik daha geni olgekli bir sermayeyi harekete-

4) E k o n o m i P o litik a d in d a k i S o v y et k ita b in in edeger ol--


m a y a n tic a re t d iy e a d la n d ird ig i b u d u r. S ay fa 301.
5) O zellik le Jo se p h S c h u m p e te r.
gegirebilir, riskleri daha biiyiik bir cesaretle goze alabi-
lir, biiyiik olgeidi oldugu igin ara?tirmalari ve sonuglann
uygulanmasim daha etkin bigimde diizenleyebilir, def
ier. Teknikteki onemli koklii degimelerin sava?in; dev-
let kontrolu ve sava? iktisadi ihtiyaglari nedeniyle sira-
dan kapitalist giidiilerin ailmasmin bir yan-tirunii oldu
gu ileri siiriilebilir. Bu, bir dereceye kadar dogru olabi
lir. Acaba bilmecenin basit cevabi teknik gelismenin, te-
kelcilik sayesinde degil ona ragmen geldigi olmaz mi?
Qiinkii tekelci kapitalizmin temelini olu?turan liretimde-
ki yogunla?ma olgusu (Engelsin belirttigi iiretimin git-
tikge artan sosyal niteligi) hizla degi?me egilimi goste-
rirken, kapitalist denetim ve giidiinun bir bigimi olan
tekelcilik bali bama ve sadece kisitlayici degil midir .6
Bu arada tekelciligin gok seyrek olarak butunliige (mii-
kemmellige) eritigini, durum geregi tekellerarasi reka-
betin biitiin hiziyla devam ettigini de hatirlamaliyiz.
Kapitalizm genelinde gliciin yogunla?masi demek
olan tekelciligin, toplum ve hukiimet politikasi iizerinde
giiglii ve siki bir siyasi denetim kurdugunu vurgulama-
dan gegemeyiz. Devletler yalmzca kapitalizmin ya da si
nif olarak kapitalistlerin gikarlarmi gozetmekle kalmaz,
kapitalizm igindeki hakim tekelci gruplarm gikarlarma
daha fazla onem verirler. Dahasi, diger kapitalist grup
larm aleyhine olsa bile tekelci gruplara yardimi siirdii-
riirler. Bu ozelligi, son bolumde ele alacagimiz devlet

6 ) T ek ellegm enin sonu g lari igin L e n in in c iire tim in sosyalleg


m e sin d e k i (y a n i sosyal n ite lig in d e k i) b iiy iik gteligme* v e te k -
n ik geligm e v e y e n ilik siireci sosyallegiyor g ekllndeki d e g e rle n -
d irfn e si h a tirla n a b ilir. A ym gekilde e m p e ry a liz m ag am asin d a b u
Ciiriime e g ilim in in k a p ita liz m in geligm e h iz in i ak sa ta c a g i ih ti-
m a lin i diig u nm ek yanlig o la c a k tir... k ap italizm h e r z a m a n k in -
d e n d a h a hizli biiyiiyor.* d e g e rle n d irm e sin i de. (E m p ery alizm ,.
1. v e 10. B o liim ler).
kapitalizminin geli?imi konusunda hatirlamamiz gere-
kecek. II. Diinya Sava$i oncesinde Amerikan Senatosu,
iktisadi giiciin yogunlamasi konusunu aratirmak tize-
re ozel bir komisyonu gorevlendirmiti. ik i iinlii Ame-
rikali ara?tirmaci Berle ve Means, sava? sirasinda Ame
rikan $irketlerinin bankalar diindaki varliklarinin ya-
nsim n 200 dev irket tarafmdan denetim altmda tutul-
dugunu buldular. Ayrica bu dev irketler korporasyonu-
nun diger korporasyonlara oranla iki veya iig kat daha
hizli geli?tigini gozlediler.7 Ara?tirmacilar gah?malarim
?u $ekilde sonuglandirdilar:
Modern irketler korporasyonunun yukselii, dev--
letle ayni giice sahip olan bir iktisadi giig yogunlama-
sma neden olmutur... hatta gelecekte bu giiciin sosyal
orgiitlenmenin hakim bigimi olarak onun yerine gege-
cegi bile duuniilebilir.

7) 1947d e y a p ila n A m e rik a n F e d e ra l T ic a re t K o m isy o n u a ra g -


tirm a s m a gore, 135 im a la tg i g irk e tin y a d a tiim irk e tle rin % 1
in d e n d a h a azih in , n e t se rm a y e v a rlig im n % 45in i d e n e tim a l-
tin d a tu ttu g u g o riilm e k te d ir (R ev iew of E conom ics a n d S ta tis
tic s K asim 1951 say isi).
4. AZALAN KAR HADDt VE EMEGtN PAYI

K apitalizmin gelecegi ile ilgili tahminlerin gikmadigi


ve buna bagli olarak da kapitalizmin iktisadi sistem
olarak gokecegini ve yerini sosyalizmin alacagmi diiun-
menin yanli? oldugu soylenir. Marks iicretlilerin hayat
standardlarmdaki ve sermayedeki kar haddinin du?u?u-
niin aynx zamanda olacagmi tahmin etmiti ki, iki olgu
da gergeklemedi.
Yuzyil once yaayan bir iktisatgimn, diinyanin gii-
niimlizdeki durumu igin tahmin ettiklerinin hepsinin
dogru gikmasi zaten a?irtici olurdu. Hatta tahminleri-
nin onemli bolumuniin gikmasi bile airtici ve anlam-
li goriinebilir. Marksm yaadigi devirde, diinyanm gU-
niimuzdeki durumu ile ilgili tahmin edemedigi ku?ku-
suz pek gok ey vardir. Bunlardan bazilan higbir ?ekil-
de tahmin edebilecegi iddiasmda olmadigi eylerdi. Di-
gerleri de deneyimlerine dayanarak gizdigi tablodaki
tahminlerinin, tarihin geli?imi iginde gikmadigi (ya da
kismen gikmadigi) durumlardir. Ama daha once sozii-
ntt ettigimiz iktisadi yogunla?ma, sinif miicadelesi ve or-
giitlU igi smifi hareketinin biiytimesi, sosyalizmin ta-
rih sahnesine iktisadi biiyiime konusunda kapitalizmden
daha biiyiik bir potansiyelle gikmasi gibi temel egilim-
lerinde ne kadar hakhdir! Gelecegi 19. yy ekonomistleri-
nin hepsinden daha iyi gormiitiir.
Azalan kar haddi konusuna gelince; 19. yym ba?la-
ri ve ortalarmda her ge?it akima mensup iktisatgilarin
sabit fikri, duragan durum diye adlandirdiklan bir
donemin yaklamakta olduguydu. Duragan durumda
k&rlar, daha fazla sermaye birikimi istegini tiiketecek
kadar dtiecekti. Bazi iktisatgilar da bu duruma gok ya-
kinda ulailacagini tasarliyordu .1 Iktisatgilann gogu,
emek talebi emek arzindan daha hizli artmadigi zaman
Ucretlerin gegim dlizeyinin altma inmesi egiliminin do-
gacagma olan inanglanndan dolayi karamsardilar (do-
gal olarak bu ki?iler sendikalann gok giigsiiz olduklan
ya da hig varolmadiklan donemde yaiyorlardi). Marks
o donemde gegerli olan goriileri bazi yonlerden payla-
arak, bu olgulann pek yakin bir gelecekte gergekle?e-
cegine inaniyordu. Ama Marks'm kfir hadlerinin dtitt-
u etjiliminden soz ettiginde, bu egilimin karitmi
olu?turan baka egilimleri de agik ve aynntili olarak
vurguladigi unutulmamalidir. Ozetleyecek olursak,
Marksm bu egilimin dogmasi igin gordiigli neden, tek-
nik gelimelerin depolanmi? emegin (fabrika ve ilet-
melerin) oranim ttretimdeki canli emege oranla daha
fazla yiikseltme egilimi gostermesidir. Buna kar?i olarak
geli?eceginden sSz ettigi egilimlerinden ikisi de; teknik
geli?melerin etkisiyle makina iiretiminin ucuzlamasi ve
artan verim nedeniyle her bir i?ginin belli bir zaman
igindeki iiretimiyle biflikte artacak olan artik-deger mik-
tandir.
Yaygm olarak, Marks'm kapitalizm geli?tikge reel
iicretlerde stirekli dii?ii? olacagmi tahmin ettigi ve bu
-tahmininde de yanildigi soylenir. Bu konuda bir yanli?
anlama olduguna inaniyorum. Marksm yazilan iginde
boyle olacagindan aynntili olarak Soz ettigi higbir bS-
liime rastlamadim. Fazlaca alinti yapilan gittikge artan
yoksulla$ma ve artan sefalet dyyimlerini kullandigi
1) B u n la rd a n b iri de, o d o n em d ek i b iiyiik dig y a tirim la rin b u
o lg u n u n gergeklegm esini en g e lle d ig in i diigiinen J o h n S tu a rt
M ill'di.
baglam iginde ise (Kapital I. cilt, XXV. boliimundeki,'
Birikimin Genel Yasasi balikli 3. ve 4. kisimlar. Tiir-
kiye baskisi Sol Yay. 1973) Marksm aklinda oncelikle
endiistride rezerv oluturan isizler ordusu ya da stirek-
li ii olmayanlann oldugu agiktir (dumii acizler ta-
bakasi). Ayriea, Marks bu insanlarm geginmelerinin
imkansizhgmin yanisira yaamlannda olabilecek, gtiven-
sizlik, toplumdaki yerlerini ve meslek gururlarim kay-
betme, zeka yonlinden geride kalma ve cehalet gibi
ogeleri de katmitir. Bu egilimin bile karit faktorleri
vardir, Marks Kapitalin bu sozunti ettigimiz boliimiin'in
3. kisminda sendikalann kapitalist iiretimin bu dogal
yasasimn smiflanndaki yikici etkilerini yok etme ya da
zayiflatma, yeteneginden ovgti ile soz eder. Baka bir
yerde Marks licretlerin devir yasasini reddeder (bu
deyimi yanli olarak Marksm buldugu soylenir, gergek-
te Lassalleye aittir). Sendikalann yalnizca bir zaman
igin emek giiciiniin piyasa fiyatim degerinin iistiine gi-
kartabilmekle kalmayip, degiik zaman ve yerlerde fark-.
lilaan sosyal ve tarihsel bir ogewnin bu degeri (ya da
normal dtizeyi) etkiledigini ve buna bagli olarak da de-
gerin tarihsel degiiklige ugrayan bir oge olmasim da
sagladigim vurgulami?tir.
Herhalde, Marks igin onemli olan bu egilimlerin ke-
sin olarak nasil ilediklerinden gok, bunlarin dogurdugu
zitliklar ve sosyal gatimalardj. Daha once soyledigimiz
gibi bunlar, gegen yiizyildan beri bigimlerini degitirmi?
olsalar bile yumuamamilardir. Tersine pek gok yon-
den daha da keskinlemilerdir. Gegen yiizyildan bu ya-
na ulusal gelirin iicretlerls kar arasindaki boliiiimu-
niin getirdigi smif miicadelesi daha yaygin ve daha sii-
rekli hale geldi. Giiglii ve azimli orgtitlerle desteklenme-
ye balandi. Piyasa rekabetindeki geteci gekimelere, bii-
yiik tekelci gruplarin daha sert ve daha oldliriicii sava?-
lari eklendi. Emperyalizm konusunda da, yiizyilin bam-
da insanlar tarafmdan yazilan ya da konuulan yeni do-
lar diplomasisi)) gUnlimiizde insafsiz atom diplomasisi
ne doniitii. Iki sava arasx donem imdiye kadar kayde-
dilmi? en derin ve en yikici ekonomik kriz ve gokiie ta-
mk oldu. Akademik iktisatgilar bu durum iizerine ikti
sadi durgunlugun etkin olacagi bir donemden soz etme-
ye baladilar. Gergekten sava? sonrasi 12 yillik buyiime
doneminde, tarihsel bir merak olarak 30lardaki bu dur-
gunluk doneminden soz etmek moda oldu. Ama bunla-
n n konuuldugu devirdeki olaylar - Amerika'da iktisa
di durgunlugun goriildugii, Amerikali sol kanat iktisat-
gisi Paul Sweezyin (Monthly Review, Haziran 1958 sayi-
sinda) yakla?an durgunluk diye nitelendirdigi donem
de - gegmi on yildan ne?eyle soz edilmesini en azindan
?tipheye dii?iiruyordu. insanin aklma hemen, 20lerdeki
Amerikan zenginligi doneminden soz edilmesinden
sonra neler oldugu geliyjr.
Ama bu tartiilan egilimlerle ilgili gergekler oldukga
agiktir. Ya da eh azindan elimizdeki istatistiklerin izin
verdigi, olgiide agiktir. Marksm azalan kar haddi oram
egiliminin dayanagi, daha once gordiigiimuz gibi degi$-
mez sermaye dedigi sabit sermaye ogelerinin (makina-
lar, vb.) emege oranla artmakta olmasidir. Bu gergek-
le?mi? bir durumdur. Ingilterede 1870 ile 1938 yillari
arasmda her bir i?giye dli?en reel sermayenin yakla$ik
iki katma giktigi hesaplanm istir: Eger tugla ve geligi
birim olarak alirsak, ortalama bir i?ginin gali?tigi do-
nanim 1870dekine oranla 1938de iki katma gikmi?tir.5
2) P ro f. E. H. P h e lp s B row n ve B e rn a rd W eber, E c o n o m ic
J o u r n a l, H a z ira n 1953, say fa 26fi. B u ra d a b ir n o k ta y i gozoniin-
d e b u lu n d u rm a k g e re k ir : H e r b ir iggiye dii$en u re tk e n lik payi
d a ay m o ra n d a a rttig i igin b u sa y in in i?gi b a?ina duen s e rm a
y e n in d e g e rc e a rttig i a n larm n a gelm esi gerekm ez.
Amerikada 1870den bu yana, 30lu yillan di?xnda bxra-
karak sermaye emekten stirekli daha fazla artmitir,
hattS bazi yxllarda iki katma ulamitir.3 Marksxn be-
lirttigi kar?i egilimler arasmda, emegin daha iiretken ol-
masina bagli olarak kendi deyimiyle goreceli artik-de-
ger arti?x (yani toplam verimdeki artxk-deger payi) var
dir .4 Emegin iiretkenligi hig kukusuz teknik ilerleme-
lere paralel olarak artmxtxr (arti 1870 -1938 yillan ara-
sinda yaklaxk iki katma gikmi?tir. 1924-37 yillan ara
smda ise imalattaki arti? % 40 olmu?tur). tJstelik bu ar-
ti? igiler tarafmdan tiiketilen e?yalara da biiytik olgii-
de yansimitir. Aym zajnanda, reel ttcretler 1870den iti-
baren yerinde saymami?, yiikselmi?tir; bunim ba?lica
nedeni igi sinifi 6rgiitlenmesinin gittikge gtiglenerek
yayginlamasidir (ama burada unlari da g6z6niinde bu-
limdurmak gerekir: a) Artan verimlilik ve onun nisbi
artik-degeri artirm a egilimi, kapitalizmin sennaye bi-
rikim stirecini geciktirmeksizin, arti?a emegin de katili-
mini saglamxtir. b) Bu tilkenin reel iicretlerindeki arti-
?m onemli boliimti s6mtirge ve yari-somiirgelerle kuru
lan iyi ilikilere baglidir. Bu ilikiler de ozellikle 1870
lerde ve 1880lerde ve iki sava? arasmdaki donemde, ta-
nm sal ithal maddelerindeki goreceli ucuzlamaya neden
olmu?tur).
19. yym son donemlerinde Amerikada, kftr hadle-

3) W. F e lln e r, T r e n d s a n d C y c le s in E c o n o m ic A c t i v i t y (N ew
Y ork, 1956.
4) Y iik sek v e rim k en d i iginde, iiriin iin d e g e rin i a z a ltir. B u r a
da soz k o n u su olan e tk in in olum asi igin, iiriin d e g e rin in u cu z -
la m asi ile b irlik te iggiler ta ra fm d a n tiik e tile n egy alar v e d o la -
y isiy la (re e l iic re tle rin sa b it tu tu lm a s i y a d a g o receli d a h a az
tu tu lm a s i ile ) iic re tle rin in d irilm e si g e re k ir.
rinde istatistiklerle belirlenen bir diiii g6riilmiitiir.5
Daha sonraki donemde ise ileri siirlilen goriilerde bir
geliki goze garpar; konuyla ilgilenenlerden biri" 1. Dun
ya Savai sonrasmdan itibaren bir arti? oldugunu ileri
siirerken, digeri7 1900den beri az da olsa siirekli bir
diiii oldugunu ileri siirer. Ingiltere'de endiistri sek-
toriindeki k&r oram 1870de % 16-17 iken 1. Dunya Sa-
vai oncesinde % 14e diimii, iki sava? arasi donemde
de % 11 civannda dola?mitir (bu donemin ozel koul-
lari olan bir donem oldugu unutulmamalidir).*
Mill! gelirde (yalmzca iilke igi iktisadm) iicretlerin
pay yiizdesine gelince; istatistikgiler bu yiizdenin 1870-
den beri gok az degi?tigini ortaya gikarmislardir: Bu
yiizde tngilterede 1870de % 38.6 dolaymda; 1913de %
36.6; 1939'da % 38.3; 1950de % 41.9 dolaymda olmu-
tur* Bowleyin toplam mill! gelir iginde iicretlerin pa-
5) B u ista tis tik le ri y ap m ak , san ild ig i k a d a r k o la y d eg ild ir.
A m aca u la g m a la n agisindan, gegerli p a y d e g e rle rin i b u lm a k igin
y alm zca gegerli v e rim m ik ta r im a lm a k yetm ez. C iinkii p az ar,
v e rim lilik te k i d egigim leri p a y d e g e rle rin e u y a rla m a k e g ilim in -
d e d ir. A m aca u lagm ak igin soz k o n u su k a r la r k a p ita lin o rijin a l
d e g e r y a d a m a liy e tin e b ag li o la ra k a lin m a lid ir. B u n u d a y a p
m a k k o la y d eg ild ir. Y ap ilsa b ile sonug y in e d e yaklag ik o la ra k
b u lu n u r.
6 ) Jo se p h G ilm an, * T h e F a llin g R a te o / P ro jil* sa y fa 55-57.
D r. G illm an se rm a y en in o rg a n ik birlegim inin* b iiy iim esin in d u -
rac ag m i v e 1920d en so n ra inige gegecegini b e lir tir (say fa 55-57
v e 78-81).
7) F elln e r, T re n d s C ycles in E conom ic A c tiv ity sa y fa 254-
256. 1870 v e 1900 a ra sm d a m iilkiyet g eliri n in se rm a y e sto k u n a
o lan o ra n in d a k i duuu % 15, 1900'den giinum iize k a d a r olani
d a y in e % 15 o la ra k h esap lan m ig tir.
8 ) P h e lp s B ro w n ve W eber, sa y fa 272. u v a r ki, b u diim e
e g ilim i b iitiin se rm a y e le r, y a n i h e m sa n a y i h e m d ig e r y a p i v e
d o n a n im ek illerin d ek i se rm a y e le r igin g oriilm em igtir.
9) P h e lp s B ro w n ve P. E. H a rt, E c o n o m ic s J o u r n a l, H az iran ,
1952, sa y fa 267.
yi igin verdigi rakamlar biraz degiik olsada aym durum
korunm aktadir: Pay 1880de % 37.5, yiizyilin sonunda
'{ 35-36, 1913te ise % 37,5tur. Pay yiizdesi ilk baki-
ta bu rakamlarda goriildugii kadar kati olmayabilir.
Ama ne olursa olsun bu rakamlar gostermektedir ki
payda gozle goriiliir bir arti? olmamitir. Elverili k'o-
ullarda bile, artan verlm iginde emegin nisbeten btiyii-
mesine ragmen kapitalizmin oldukga gtiglii bir direng
mekanizmasi vardir. Kapitalist sistemde artik-deger iize-
rinde Iicretlerin herhangi bir yiikseliine kari oldukga
kati bir tavan vardir.
Eger sermayenin emege olan oraru, verimliligi agi-
sindan emegin tiretkenligine boliintirse imdilerdo gok
sozti edilen sermaye-iiriin oram elde edilir. tstatj ;gilere
gore yine bu sayi da gegtigimiz yiizyil iginde kararli bir
egilim tablosu gizmez. Amerikada sermaye-iiriin 1. Dun
ya Savai'na kadar artm a egilimi gostermi?, ama 1950-
lere dogru azalmaya ba?lami? ve 1870lerdeki sayiyla
yaklaik aym diizeye inmi^tir." ingiltere'de ise 1870 ile
1890 arasmda du?tiikten sonra, 1. Diinya Savai oncesin-
de gok az jriikselmi?, 2. Diinya Savaindan sonra ise
1870lerdekiyle aym diizeye dii?mii?tiir (ama yine de
Amerikadakinden biraz daha yiiksektir).1* Bu istatistiki
sayilar belli bir gosterge olu?tururlar. K&r egilimlerini
gosteren karit fikirdeki bir istatistik 1. Diinya Savai
sirasmdaki donemi kriz donemi olarak gosterebilir. Ya
ni istatistiklerin bize gosterdigi sayilar kesin olarak dog
ru olmayabilir.

10) A. L. B ow ley, C h a n g e s in th e D is tr ib u tio n o f th e N a tio n a l


In c o m e , 1880-1913, say fa 25,
11) F elln e r, ay m eser, say fa 244.
12) P h elp s B ro w n ve W eber, ay m eser, say fa 266.
5. iKTISADi KRIZLER

I Boliimde, kapitalizmin en onde gelen ozelliklerin-


den birinin iiretimdeki anari (yani merkezi plan-
lama ve yonetim eksikligi) oldugunu belirtmitik. Bu da
e?itsizlik iginde bir gelime imkam yaratiyor, sistemin
bileenlerini olu?turan piyasa iliskilerinde periyodik
gatlaklara yol agiyordu. Bazi iilkelerde; ozellikle geli-
memi iilkelerde aralarmda koordinasyon olmasi gere-
ken birtakim birbirine paralel ve ezamanli olgularm
bir arada oluamamalarmm nedeni olarak iiretim anar-
?isi gosterilir. tJretim anarisi iktisadi durgunluk, hat-
ta diiue yol agabilir. Gelimekte olan iilkelerde ise pe
riyodik iktisadi krizlere neden olmaktadir.
Tarihsel geliimi iginde kapitalizm endiistri devri-
minden, belki de daha oncesinden beri yalmzca degiik
sektor ve bolgelerin degiik oranlarda gelimesi agism-
dan degil, ama biitiin olarak sistem iginde buytime pe-
riyodlan ile gecikme ve ktigiilme periyodlari arasmda
dikkat gekici bir uyum iginde gidip-gelmi?tir. Bu inili
Qikili degiimler o kadar periyodik hale gelmitir ki in-
sanlar 10 yilda bir oluan donemlerden soz etmeye ba-
lamilardir. Qtinkii 19. yyda kabaca her 10 yilda bir (1-2
yil eksik ya da fazlasx vardir) sistemde kugulme ve bii-
yiimeler olmutur. Bu donemlerin bir ozelligi de (bir-
kag istisna dimda) hepsinin kapitalist diinya iginde he-
men hemen her yerde birden goriilmeleridir.
Bu krizlerden 1929-1931 yillarm arasmda Amerika
da meydana geleni, pek gok yonden imdiye kadar kay-
dedilmi? en iddetli krizdir. Amerikada hizli ilerleme-
nin en ug noktasi olan 1929 yili ile 1932 yazi arasmda,
endiistrideki iiretim yari yariya azalmi?, isiz sayisi 13
milyona yukselmi$tir. Bu sayi tiim i? giiciA kaynagmm
1/4Une eittir. Kriz sirasinda endiistri sektoriindeki fab-
rikalar % 50 kapasite ile gali?iyorlardi. Bazi Avrupa iil-
kelerinin iktisadi durumlannda kismen yeniden silah-
lanma olgusunun yardimiyla, 30lu yillarm ortasmda ve
sonlannda az gok bir iyileme goriiliirken, Amerikada
iiretimin kriz oncesi diizeyine ulamasi 8 yil siirdii. He-
men ardindan 1937-38 yillarmdaki kotii gidile, yeniden
bir kriz ba?gosterdi. 1937deki kisa bir donem di?mda,
i?siz sayisi 1940a kadar 8 milyonun altma dii?medi. Ka
pitalizmin kronik durgunluk aamasi gelip dayandi-
gmda, Marksm kapitalist miilkiyetin iiretici gliglerin ge-
limesi iizerindeki engelleyici i?levi Uzerine soyledigi gok
bilinen sozlerinin fazlaca tarti?ilmasi hig de airtici de
gildir.
Kapitalizmin kar?ilatigi bu durumun nedenleri iize-
rine imdi burada incelemek istemedigim, gok geitli
teoriler iiretilmitir. Buradaki amacimiza uygun olarak
?u belirlemeyle yetinmek zorundayiz (bu belirleme iire-
tilen teorilerin hepsi tarafmdan olmasa bile birgogu ta
rafmdan gegerli kabul edilir): Periyodik hale gelen bu
donemler, sermaye birikimi siirecinde bir devir olarak
ele almmalidir, sermayenin birikimi ve yatinmi igin
olu?an siirekli zorlamalar, biiyiiyen sermayenin k&r et-
mesini saglayan durum lan a?tigi igin periyodik olarak
krizler olu?maktadir. Kapitalist iiretimin biiyiimesi ile
artik-degerin gikarirm ve gergekle?mesinin ko?ullanyla
gati?ma haline gelir dediginde Marksm kasdettigi ey
buydu.
Uretim olgusunun, toplumun tUmiiniin maddi ihti-
yaglari igin yalmzca sosyal amagli olarak diizenlenip yii-
riitUldUgtinU bir an igin varsayalim. Bu takdirde iireti-
min gok yonlii buyiimesinin, toplum isteklerinin tiimu-
niin karilanmasi agisindan sm in olamaz. Biiyiime ve
(teknik anlamda) gelime igin kaynaklarin ve emegin
yatirimi, iiretkenligin artii ve daha fazla iirtine yer ol-
dugu siirece devam edecektir. Bu noktaya ula?ilincaya
kadar, ya sati fiyatlanm duiirerek ya da iicretleri art-
tirarak her zaman igin daha fazla iiretim yapilabilecek
bir piyasa bulunabilir. Bu arada gozoniinde bulunduml-'
masi gereken oravlar vardir. Biiylimenin saptigi ya da
bazi yonlerde olaganiistii ilerlerken, bazi yonlerde hig
ilerlemedigi durum lan degerlendirirken gtigliiklerle kar-
ilaabiliriz. Bu da biiyttmenin dUz bir gizgiye ulama-
smda geride kalanlann onde olanlara yetimesi igin za
man ihtiyaci duymalarina neden olur. Bu arada bliyti-
me tamamiyle durmaz fakat yavalar.
Ama kapitalizmde yeni bir xiretime gegmek igin ya-
pilan sermaye yatinrm, belli bir kftr haddi dUuniilerek
diizenlenir. Biiyiimekte olan bir sektore yatirim yapil-
digmda duiiniilen kSr haddine ulailmazsa yatirim bU-
tiiniiyle gokebilir. Biiytime durdugimda ise yeni maki-
na, vs. gibi donanimlara duyulan ihtiyag durur. Makina-
lan ve sermaye mallarmi (iiretim araglan) Ureten en-
dlistrilerde isizlik ve kapasite altinda galima durumu
ortaya gikar. Bu da diger endtistrilerdeki iiretim arzi-
nin azalmasina neden olur ki; genel ve giderek buyiiyen
bir diiii demektir. Marks oyle d e r : Kapitalist Ure-
tim tarzi, Uretimin belli bir olgeginde engellerle kari-
lair... Sosyal ihtiyaglann karilanmasi ile degil, iiretim
ve k&rin gergeklemesi ile belirlenen bir noktada dv:-
rur.
Siirecin nasil iledigini gormek igin, siradan bir bii-
yiime sirasinda neler oldugunu yakindan inceleyelim.
Bunu yaparken Marksm endiistri kollan iginde yaptigi
boliimlemeye ba?vurmak yararli olacaktir. Marks en-
diistri kollarim, hem kendi hem de diger endiistrilerin
kullammi igin sermaye mall iireten endiistri kolu ve so
nunda tiiketicilerin almasi igin sunulan tuketim malt
iireten endiistri kolu olniak tizere ikiye ayirmitir. Bun-
lan sirasiyla Kol-1 ve Kol-2 diye adlandirmitir (bunlar
ku?kusuz alt kollara ayritmlabilir. Ornegin, Kol-li a)
imalat makinalan yapmak igin imalat makinalan yapi-
mi gibi Kol-1'in iginde kullanilan sermaye mallari iireten
kol, b) Egirme ve orme m akinalan gibi m akinalan Kol-
2 'de kullamlmak iizere sermaye m allan iireten kol gibi
alt kollara ayirabiliriz. Aym ekilde Kol-2de a) tJcret-
liler igin tiiketici m allan iireten kol, b) Kapitalistlere ve
onlann asalaklanna tiiketmeleri igin liiks mallar tire-
ten kol olmak iizere bOliimlenebilir). Ama bizim konu-
muz alanina girdigi ekliyle, endiistri kollanni ikiye ayir-
mak amacimiza uygun diimektedir.
Yatmmlardaki arti?m biiyiimesi ile Kol-lden iste-
nen iiriin talebi de biiyiir. Talebin fazlala?masi ile istih-
dam da geni?ler dogal olarak toplam iicretler ve toplam
k&r da. Bunlann gergekle?mesi her iki endiistri kolun-
da da iiriin talebinin artiim destekler. Ama yeni fabri-
kalarda ve donanimda kullamlmak iizere Kol-1 tarafm-
dan iiretilen sermaye m allan arttikga, her iki endiistri
kolundaki iiretim kapasitesi de artar. Arti? ne kadar
fazla olursa, biiyiimenin yogunlugu o kadar fazla olur.
Bu a?amada birtakim ?eyler olu?maya ba?layabilir. Bun-
lardan biri de iiretim kapasitesindeki artiin talep arti-
im a?masidir. Eger bu durum olu?ursa, k&r haddi (ya
ni yatm lan sermayenin her pound'una diien k&r) dii?-
meye balar. Yeni yatirimlarin k&r getirme durumu so-
na erince, yatirim gokmeye balar. Bu goku?le birlikte
Kol-l'den saglanan iirline olan talep de geriler. Bu e-
kilde, gerileyen talep, istihdam ve uriinle birlikte geriye
dogru gidi? balar.
Bu duruma er-geg ulailacaktir, giinku tliketicinin
talebi sonsuza kadar artamaz; bir yerde ?iddetini kay-
betmek zorundadir. Burada soziinu ettigimiz talep biiyii-
mesi, istihdama (artan iicret ve kara) bagli oldugundan
buyumenin sinirlan vardir. Bir a?amada tam kapasite
ile galima ve tam istihdamin tavanma garpacaktir. Bii-
yiimeler genellikle tam istihdama ulailmadan once so-
na erer .1 Ucretler artan emek talebine bagli olarak yiik-
selse bile, bu durum talep artimi destekledigi kadar
harcamalarm artmasma da yol agar. Bu da her ?eyin
ba?i olan karliligin yiikselmesini engeller.
$imdiye kadar anlattiklarimiz buyumenin durmasi-
ni saglayan durumlardan biri, belki de en sik rastlana-
mdir; Kol-2deki iiretim kapasitesinin bu koldaki iiriin
talebini a?masi. Bu durum bazen iiretim gticii tiiketim
gliciinu atigi igin biiyiime durur diye tanimlamr. Ama
buradaki tiiketim giicu eger (aileleriyle birlikte) bi-
rey olarak ucretlilerin, kapitalistlerin ve digerlerinin ki-
isel tiiketimi anlaminda kullamliyorsa, durum tam ola
rak agiklanmiyor demektir. Biiyiime bu ?ekilde sona ere-
bilir, gogunlukla da boyle olur (Amerikadaki 1929 bu-
nalimimn boyle geli?tigini dii?iinenler vardir). Ama bu,
ille de boyle olmasi gerekmez. Uretim gUciinun tiiketim
giicunii a?masi tammlamasi, tiiketim guciinii yukarida

1) M u tlak a iire tim k a p a site sin d e k i ya d a b e lirli bazi y e rle rd e -


ki ar7.1arda gegitli tiird e n darbogazlar goriin m ey e baglam azdan
once d eg ilse do...
talepten soz ettigimiz anlamda, yani her iki endiistri
kolunda birden iiriin talebi anlaminda aldxgimxzda tam
anlamina kavuur.a Ba?ka bir deyi?le, Kol-2'de neler ol-
duguna bakmanin yanisira Kol-1'de olanlarla da ilgi-
lenmeliyiz. Kol-lin biiyiimesi, Kol-2 ile yakindan etki-
lense de onunla simrlanmak zorunda degildir.
Sermaye m allan iireten Kol-1 ile ilgili iki soru so-
rulabilir: 1) Biiyiimeyi gergekleijtiren yatinmxn hepsi-
nin ya da gok biiyiik boliimiiniin Kol-le akxtxlip; Kol-2-
ye hig pay verilmeden ya da gok az bir pay verilerek,
boylece Kol-2deki iiretim gUciiniin bireysel tUketim ta-
lebini a?madigx, Kol-2de fazla iiretim olmadan biiyiime-
nin denetim altxnda tutuldiigu bir durum yaratxlamaz
mi?
2) Bu durumda yatxnm; biiyiimeyi sermaye malla-
nna talebi ve boylece Kol-ldeki istihdam ve faaliyeti
arttirm ak suretiyle koruyarak uzun siire diizgUnce de-
vam edemez mi? Eger Kol-ldeki istihdam iistiinliigiinii
korursa, burada gahanlann Kol-2de iiretilen m allar
igin tiiketim talebi bu kolun da iyi galx?masxnx saglar ve
gerilemenin ba?lamasx igin bir neden kalmaz.

buyumesi
2) ig le rin d e M a rk sm d a y e ra ld ig i b ir g ru p ik tisatp i <iiretici'
tiik etim * te rim in i K o l- ld eki ta le p i?in o ld u g u k a d a r, kigisel tii-
k e tim (K o l-2 d ek i ta le p ) igin de k u lla n m ig la rd ir. A m a tiik etim
guciinden soz e ttig in d e M a rk sm h e r b ag lam d a , k elim e y e ikfc
a n la m i b ird e n yiikledigi k u k u lu d u r.
Durum boyle konulabilir. Birinci soruda ilerin oy-
le yiiriidUguntt varsaydxk:
Ama soztinii ettigimiz ikinci durumda oyle oldu
gunu duiindiik:

Boyle bir siirecin sonsuza kadar surebilecegini dti-


Unmek imkansiz gibi goriiniiyor, ama bu tiir durumla-
n n bir siire devam edebilecegi ve biiyiime siiresinin uza-
masxnda etkili olabilecegi bir gergek. Biiytimenin uzun
slirmesi igin yatinm lann her yoniiyle Kol-li destekle-
mesi konusunda somut bir neden olmahdir : Kapitalist-
lerin biiytimenin slirmesi igin, sermaye mallarma olan
talebe bel baglamalan igin nedenleri olmasi gerekir. Ne-
denleri, Kol-ldeki liretimin gok kxsa zaman siiresi igin
de fabrikalarm donammini yenilikler ve teknolojik dev-
rimle degi?tirme imkanmi vermesi, bu yenilikler devam
ettigi siirece sermaye mallarma olan talebi kortikleme-
ieri olabilir. Ama Kol-le olan bu talebin kortiklenmesi
olgusunun uzun omiirltt olabilmesi igin bir tek yenili-
ge degil, devamh (ve gittikge gogalan) yenilik dizilerine
ihtiyag vardir. Sermaye mallarma bir defaya ozgli bir
talep olmamah, talepte devamli bir arti olmahdir. Bu
olmadigi takdirde bliyliyen Koldeki yatirim hemen bir
sinira ulair ve erimeye balar. Periyodik donemlerde-
Kol-lin kendini biiyiitmesinin kisa omiirlti bir etkisi ol-
masindan ote bir ?ansi olmadigi agiktir.
Rusyada Kapitalizmin Geli?mesi adli eserinin 1.
bolUmiinde Kol-lin buyiimesinin Kol-2ye olan taleple
simrli olmadigim, ama belli bir yere kadar Kol-2den ba-
gimsiz olarak ilerledigini, dahasi kapitalizmin teknik
alanda siirekli devrim yapma egilimi yiiziinden Kol-lin
Kol-2den daha hizli biiyiimesinin kapitalizmin genel ya-
sasi oldugunu ileri surdiigunde Lenin, bu ihtimalden
soz etmiti. 2. Dunya Savaini izleyen donemde olu$an
biiyiime hareketinde, bu durumlarm etkisini gelecek bo-
liimde gorecegiz.
Geni$ silahlanma programlarinin, buyumenin geli-
tigi donemlerde Kol-ldeki iiriinler igin talep yarattigmi
unutmamaliyiz. listelik, bu porgramlar ne Kol-lin ne
de Kol-2nin iiriin kapasitesini biiytitmeden, kiyim ve yi-
kimin kapasitesini biiyiitiirler. Bu nedenledir ki silah
lanma yarii ve sava? biiyiimenin siiresini uzatabilir, ti-
caretin normal doniiiim modelini bozabilir. Kamu hiz-
metleri ile ilgili program lann da silahlanmaya benzer
bir i$levi vardir. Ama bu program lann silahlanma prog-
ramlarma oranla daha simrli bir etkinlik alam vardir.
Hem de Kapitalist hiikumetlerin bu tiir program lan fi-
nanse etme istegi (eger olaganustii giiglti halk baskisi
ya da devrim tehdidi yoksa) daha azdir.
Yukanda anlattigimiz bigimde biiyiime siiresi uza-
tilabilirse de gok gegmeden ge?itli zorluklarla karila?i-
lacagi kesindir.
tlk olarak yatirim yapilan sermayeden Kol-2ye hig
pay duiilmemesi akla uygun gelmiyor. Yatmm yapilma
derecesine gore, buradaki iiretim kapasitesi yava$ da ol
sa artacak, bir a?amada da bireysel tiiketim talebini a$a-
caktir (bireysel tiiketim yeni iiriinlerin reklamini yapi-
larak, taksitli satilarla ve agikgbz saticilarla ne kadar
desteklenirse desteklensin dunim degimez).
ikinci olarak, yatinm , Kol-li biiyiitiirken kann el
de edilecegi toplam sermaye stogu da biiyiir. Eger ar
tik-deger buna bagli olarak artmazsa, k&r haddi bundan
olumsuz yonde etkilenir ve yapilacak olan yatinmlar
baltalanmi? olur. Niifus 50k hizli biiyilyorsa ve endiist-
rideki rezerv i?gi ordusu tiikenmez goriiniiyorsa, bu du-
rumun olu?masi m iim ktindiir: Fabrikalara daha fazla
emek gerektiren, daha fazla sayida makina yerletirilir
ve her yeni igi digerleri kadar artik-deger iiretir (bu
koullarda Kol-lin biiyiidiigii kadar Kol-2nin de biiyii-
me ansi vardir. Qiinkii Kol-2 artan iicretler ve ylikselen
toplam k&r sayesinde biiyiiyen tiiketici talebini ka^ila-
mak zorunda kalir). Ama bu, en azindan endiistrisi ge-
li?mi? olan iilkelerde kolay kolay gergekle?meye jek bir
durumdur, giinkii daha 6nce gOrdiigiimiiz gibi serma
ye birikimi, emek arzini a?arak biiylime egilimindedir.
Eger sermaye stogu yedek emek ordusunu a?arsa, bu
takdirde dogacak olan emek rekabeti iicret arti?ina ne-
den olur. Bu da sermayeden elde edilen artik-degerin
bir boliimline el koymalan demektir.
tJgiincU olarak, yukandaki ihtimali ortadan kaldir-
mak igin yeni sermayenin eskisinden daha gok emek ta-
sarrufu yapan bir donanima yatinm yaptigim varsaya-
lim. Bu durumda emek talebi sermaye donanim stogu-
na oranla gok daha az artacaktir. Her i?ginin elinin al-
tinda gok daha fazla sermaye donammi olacaktir. Ama
bu da yine, k&r haddinin degi$mezliginin yanisira her
i?ginin tiretkenliginin yeteri Olgiide artmasmi gerektirir.
Bu arada, bu iki olgunun yiiksek sermaye oranim emek
oranma dengelemek igin, sermayeye giden degerin payi-
m 3riikseltecek bigimde birle?mesi zorunludur.
Tamnmi? iktisatgilardan Kaldor bir keresinde bii-
yiimeyi atxn dort engelden birinde du?mek zorunda ol-
dugu garip engelli bir yaria benzetmi?ti. Son engele
kadar ya?amayi ba?arabilen ata pek rastlanmaz diye
belirtmi?ti.
Iktisadi krizlere dogru baki? agismin, onlari kapi
talizmin geli?en iiretim giigleri ile sermayenin karliligi
arasmdaki temel geli?kisinin kagimlmaz bir sonucu ola
rak gormek degil; kendini geitli bigimlerde gosteren bu
temel gatimanm bir ifadesi olarak gormek olduguna
inaniyorum. iktisadi geitli buyiimeler aym nedenle de
gil, degiik nedenlerle olabilir. Nedenin ne oldugunu, soz
konusu btiyiimenin somut ko?ullarmi ve olaylar dizisi-
ni inceleyerek meydana gikarabiliriz.
Bu boliim boyunca sanki di ticaret yokmu?, soz
konusu olan iilke ihracat igin. degil sadece tilkesindeki
piyasa igin iiretiyormu? gibi konutuk. Herhangi bir so
mut durumda, (hem Kol-1, hem Kol-2 igin) verimin bir
boliimu di? talebi kar?ilamak igin tiretilir. Yani di ti
caret biiyudiikge, talep de biiyiir. Ama unutulmamalidir
ki soz konusu iilkelerden mal alan tilkeler, kar?iligmda
daha fazlasim satmadan bu i?i fazla surduremezler. Di
ger iilkelere yapilan ihracat kredili ya da borg kar?iligi
yapilmazsa, btiyiimenin siirmesi igin yapilan destekler
gegici olmaktan oteye gitmez. Qiinkii siirekli ihracat-ar-
tik-degeri ancak tersi durumda mumkiindiir. Ne olursa
olsun, gizdigimiz basitle^tirilmi? tablo, genel olarak ka
pitalist diinyadan soz ettigimizde yanli? degildir.
6. iK lN C i DLJNYA SAVA$I'NDAN BU YANA

M odern sava, her tiirlli kaynagin seferber edilmesi-


ni, emek ve iiretim donammmin yer degi?tirmesi
igin yonlendirici kararlar verilmesini, normal piyasa me-
kanizmasmm altindan kalkamayacagi bir sava? endiist-
risinin kurulmasim gerektiren bir olgudur. Bunun sonu-
cu olarak finansmanm, emegin ve malzeme dagitimimn
devlet kontrolunda olmasi bigiminde bir devlet kapita-
lizmine neden olur. Devlet piyasada tek alici durumuna
gelir. Silahlanma ve sava? gerekleri igin, ordunun ve hat-
t& niifusun temel gida ihtijteglan igin anlamalar yapar.
Bu durum, 2. Diinya Sava?inda 1. Diinya Savaindakin-
den gok daha ileri bir dereceye ulami?tir.
Sava durumundaki her yonlii iiretim diirtiisii en-
diistrideki rezerv ordusunu tiiketir, ban? zamanmdaki
biiyiima devrinde bile kolay kolay eri?ilemeyen tam is-
tihdama ulailir. Bu koullann biiyiik iicret arti?lanna
yol agmasim onlemek igin devlet, sendikalar ve i?giicii
iizerinde grev hakkmi askiya alma, i?gi hareketini ve i?
d 0gi?tirmeyi onlemek gibi geitli kisitlamalar uygular.
Ama yine de bu ko?ullar altmda sinif ilikileri gergin-
letigi igin i?gi simfina ban zamaninda higbir ekilde
ho?goriilmeyecek onemli ayncaliklar verilir. Aym za-
mandan, biiyiik i gevreleri de endiistri iizerinde daha
yakm bir denetim saglarlar (maddelerin dagitimi ve i
yonetimi). Biiyiik tekeller normal koullarda yapamaya-
caklan ekilde kiigiik olgekli irketleri kendi denetim-
leri altina alirlar.
Bundan dolayi, i$gi smifmin pek gok iilkede 2. Diin
ya Savaindan oldukga kuwetlenmi? olarak gikmasi hig
de ?airtici degildir (ama hemen sonra planli olarak ya-
pilan politik ve endUstriyel boliimleme ve gatlaklarla za-
yrflatilmi$lardir). Diinya genelinde sosyalist sektoriin
gittikge biiyiiyen varligimn, kapitalist sektor iizerinde
oldukga belirgin bir vurucu etkisi vardir. Bazi iilkeler
de ozellikle Fransa ve Italyada) komiinistler, soguk sa-
vain artan baskilan ve geitli hilelerle uzaklatinhnca-
ya kadar, bakanliklar da elde etmek suretiyle sava son-
rasi hiikiimetlerde yeralmislardir. Ingilterede sava
sonrasi 1945 genel segimlerinde Igi Partisi hiikiimeti ba-
a gegmi?; 1918de 1. Diinya Savai sonrasmda oldugu
gibi sorunlan hasiralti etmemi?, sava? sonrasi yillanm
iktisadi kontrolii yeniden kurmakla harcamitir. Bu yil-
larda, igi smifi iizerinde 1305 sayih kararnameyle konu-
lan grev yasagi gibi yaptinm larla kontroller siirmiistiir
(1305 sayili kararname 1951de yiiriirliikten kaldirilmi?-
tir). t?gi Partisi hiikiimeti komiirii, demiryollarmi, ga-
zi, elektrigi, karayolu taimaciligim ve geligi, bunlann
yamsira Bank of Englandi (tngiltere Bankasi) devlet
letirerek devletin Ozellikle yatinm konusunda dogru-
dan kontrolde bulunabilecegi alani biiyiitmiitiir. Ama
yine de bu kontroliin kapsami abartilmamalidir. Qiinkti
iiretim olgusunda devletletirilen sektbr, ekonomideki
iiretimin ancak 1/5i kadar pay almaktadir. Burada asil
Onemli olan, devletin Ozellikle sermaye m allan konusun
da satici olarak agirligim koymasidir (sermaye mallan
agirliktadir, giinkii devletletirilmi sektOriin sava? son
rasi on yil boyunca geni yatinm program lan ve tiim
yatm m lar genelinde ezici bir payi vardir). Konut yapi-
mim da katarsak devlet sektOrii sava? sonrasi on yil bo
yunca toplam yatm m in yansm a sahipti. Eger bunlara
savunma giderlerini de katarsak, devletin yaptigi harca-
malar igin (bunlar genellikle yukarida sozunii ettigimiz
Kol-1 metalarma yapilir) milli gelirin 5te ya da 6da bi-
rine ula?an bir rakam elde ederim. Amerikada bile si
lahlanma harcamalari, devletin genel iktisadi durum
iginde onemli bir etkisi olmasma neden olur. Bu iilke-
de devletin mal alimlari ve resmi harcamalari toplami,
gayri safi milli hasila'nm 1/5ine, hatta bazi yillar 1/4
line p?ittir. Bazilan bunun sistemde daha dnce varolma
yan bir denge durumu yaratan bir ozellik oldugunu ile
ri siirmu?, devlet harcamalarmin ozel yatinmdaki dur
gunlugu kar?ilayacak bir degi$mez denge unsuru o)
dugu konusunu uzun uzun tarti?mi?lardir.
Bu son nokta iizerine ne dii?iiniirsek diiunelim,
devlet kapitalizminin geli?iminin 2. Dunya Sava$i ve
sonrasi donemin ba?ta gelen ozelligi oldugu rahathkla
soylenebilir. Bunu, bu gelimeyi yeni bir ?eymi? gibi
sunmak igin soylemiyoruz: Aym durum 1. Dunya Sava-
i sirasinda da soz konusuydu, krizin oldugu 30lu yil-
larda da devlet kontrolu vardi. Ama bu konuda 2. Dun
ya Sava?i bir gegi? donemi olarak almabilir. Bu durum-
dan soz ettigimizde, 3. boliim sonunda devlet konusun-
da soylediklerimizi hatirlamaliyiz; yani iktisadi giiciin
en yiiksek birikime ulatigi a?ama olan tekelci kapita
lizm a$amasinda devlet, hakim tekelci gruplann oyun-
cagi haline gelir, demi?tik. Bu nedenle Marksist yazar-
lar sadece devlet kapitalizmi terimini kullanmaz. Tekel
ci devlet kapitalizmi terimini tercih ederler. Bu anlam-
da durumun oldukga onemli bir degiim gegirdigi zan-
nedilm emelidir: Sava? aslinda, tekelci gruplar ile dev
let arasmda daha biiyiik bir yakmlik kurulmasim sag-
lami?tir. Downing Street'deki 1 t?gi Partisi bakanliklari

1) D o w n in g S tre e t : I n g ilte re de B abakanlik ve b a k a n lik la rin


b u lu n d u g u sokak.
ve hatta Avam Kamarasindaki igi Partisi gogunlugu
devlet mekanizmasmin, personelinin ve ona hakim olan
sinif gikarlarmm karakterini degi?tirmeye yetmez.
Ortada gelikili bir durum oldugu igin, burada ye
ni bir belirleme yapm akyerinde olacaktir. Devletin te-
kelcilerin oyuncagi oldugunu ve kapitalistler arasmda
anlamazliklara yol agmasma ragmen onlarm gikarlari-
m korudugunu soylemek; devletin genel olarak sistemin
ileyiini destekleyen bir politikasi oldugunu dilamak
anlamma gelmez (yani kapitalist iiretim tarzina denge
iginde ilemesini saglayici bir politikasi oldugunu). As-
lmda bu, sistemin en onde gelen gelikisidir. Bir yanda
turn sistemi gokiie goturebilecek ekilde karlarini en
list diizeye gikarmak isteyen grup gikarlari, bir yanda
da sistemin surebilmesi igin gabalar vardir. Devletin al-
digi onlemler sisteminin slirmesi amaciyla diizenlenir.
Devlet zaman zaman tarafsiz bir araci rolline biirii-
niir, grup gikarlari ile yonetici sinif arasmda arabulucu
olur. Hatta gerginle?en smiflar arasi anlamazliklari yu-
mu?atmak ve arabulucu olmak yine devlete diier. Ama'
bu iiretim tarzi koullarmda, bu gorevi yerine getirebil-
me olgiisii ve yapildigi takdirde ba?ari $ansi oldukga si-
mrlidir.
Kapitalizme diinya genelinde bakacak olursak sa-
va sonrasi donemde ikinci bir ozellikle karila?inz. Bu
ozellik daha once somiirge ya da yari-somiirge olan iil-
kelerin milli bagimsizlik bayragi altmda, kendilerini em-
peryalist baskidan kurtarip, siyasi ve iktisadi bagimsiz-
liklarmi kazanmalaridir. Sosyalist Bloka katilan (Jin,
bu durumun en onde gelen ornegidir. Geliijmemi? iilke-
ler olduklari halde kapitalist blokta kalan Hindistan,
Burma ve Misir da bu duruma oraek olarak gosterile-
bilir. iktisadi agidan bu geli?me, iilkelerin (hangi ko?ul-
larda olursa olsun) di sermayeye, devlet yonetimi ve
kontroliindeki gelime programlanna kari toplu bir
harekete giri?tikleri anlamma gelir. Tahmin edilecegi gi
bi, bu duruma eskiden beri kapitalist olan iilkelerden
sert tepkiler gelmitir. Kapitalist iilkeler iginde, di ya-
tinm dan ve endUstriyel mallar ihrag ederek kariligm-
da tanm iiriinleri ve hammadde alimmdan kar saglayan
ingiltere bu durumdan ozellikle rahatsiz olmu?tur. Ame-
rika ise (Cin ve Pasifikte olanlar di?inda) bu durumdan
ingiltereden daha az etkilendi. Yatirimlarmi ye deneti-
mini Amerika kitasmda Kanada, Orta ve Giiney Ameri-
ka iilkelerine; petrolii ve madenleri agisindan Ortado-
gu ve Afrikaya kaydirma egilimini gosterdi. Egilim gos-
terdikleri bolgeler daha once ingiltere tarafmdan pay-
la?ilmi, hatta onceleri Yeni Diinya diye nitelendirilen
kendileri tarafmdan daha zengin ve giiglii dolar emper-
yalizmi ile yikima ugratilmis bolgelerdi.
Hindistan ve Arap Cumhuriyeti gibi 3. Diinya tilke-
leri denilen iilkelerin ortaya giki?i baglaminda, kapita-
lizme kar?i geli?en Sosyalist Blokun etkisini, daha iyi
gorebiliriz. Bu iilkeler igin sosyalist iilkelerin planli ikti-
satlan yalniz endustrilemeye dogru ba?anli olmakta ve
daha once ulasilmamis bir hiz saglamak konusunda or-
nek oluturmakla kalmaz, aym zamanda teknolojik iler-
leme ve sermaye mallari konusunda gittikge genileyen
bir malzeme de oluturur. Bu agidan sosyalist iktisat,
bu iilkeler igin hem siyasi hem de iktisadi yonden ol
dukga gekici ve etkileyici bir alternatiftir.
Sava sonrasi donemin 3. ozelligi de, 1957ye kadar
12 yil boyunca iktisadi biiyiimelerin beklenmedik ekil-
de varliklanni siirdiirmeleridir (bu arada 1948-49da ve
tekrar 1952de ingilterede, 1953-54de Amerikadaki kii-
giik gapli krizler de vardir). ingilterede 1. Diinya Sava-
inm hemen sonrasmda ba?layan biiyiime 1,5 yil sonra
du-rdu; bunu 20lerin ortasmda bir iyileme izledi. Ame-
rikadaki biiyiime daha giigluydu ama sonunda 1929 kri-
zine gelindi. Bu bakimdan etkinligi, i alanlari yaratma-
si, yatirimlari ve ingilterede isizlik oraninm % 2 nin
altmda seyretmesiyle (Amerikada isizlik oram daha
yiiksekti ama yine de 4iin altmda seyrediyordu).
1945-57 arasi 12 yil 1. Diinya Savax sonrasi 12 yila oran
la biiyiik bir fark gosterir. Bu siirede endiistriyel iire-
tim ingilterede 1/3, Amerikada ise 1/2 oranmda art-
mi?tir. Ekonomideki biiyiime a$amalarinm siirelerinin
uzamasi iizerine krizlerin gegmi?te kaldigi ve kapitaliz
min kar getiren durum lan kalici yapmayi ogrendigi ko-
nusunda tarti?malar agilmitir.
Sava? sonrasi donemin kendine ozgti karakterini be-
lirlemek igin geitli agiklamalar getirebiliriz. Sava?in he-
men sonunda talep, sava$in e?i goriilmemi? yikimimn
onarilmasi ihtiyaciyla, tiikenen mal stoklarmm yenilen-
mesi, fabrika ve makina donanimlarimn onarimi ve ye-
nilerinin yapimi ile destekleniyordu. Amerika sava?tan
dogrudan etkilenmedigi ve gergekte sermaye stogunu
onemli olgiide arttirdigi halde endiistrisi, Avrupada ol
dugu gibi ge$itli yardim programlanw adi altmda ona-
nm ihtiyaglanm kar?ilamakla me?guldii. Sava sonra
si birkag yil boyunca tiiketici m allan gibi sermaye mal-
lari da ihtiyaci kar?ilayamiyordu. 1949da kaynaklarm
talebi kariladigi duruma ula?ildiginda Kore Savai gik-
ti. Amerikanm silahlanma harcam alannda ve stratejik
onemi olan mallarm stoklamasmda arti? goriildii. ikti-
sattaki biiyiimeyi yeni bir diizeye getirmesine ragmen
sava? giderlerinin artmasi 1948de Kore Sava$indan
birkag ay once ortaya gikan iktisadi durgunlukwtan
kurtulmanm tek ba$ina sorumlusu olamaz.
Ama Kore Sava?inm sona ermesiyle, 1953 yilimn
sonlanna dogru Amerikada biiyiime yine gikmaza gir-
di. O zaman pek gok ki?i bunun, hiikiimetin Kore Sava?r
harcamalariyla anormal bigimde uzattigi buyiimenin so-
nu oldugunu ve 1929dakine benzer bir krizin yakla-
makta oldugunu dii?iindii. Ama herkesi yanilgiya dii?ii-
rerek, ozel sektor ve i? gevrelerince yapilan yatirimlar,
hem de hiikiimetin gittikge azalan savunma harcamala-
nna ragmen, gabuk iyileme ozelligi gosterdi.12 Bir son-
raki yilin sona ermesinden once iki ya da tig yil siiren
yeni bir bUytime ba?ladi. Bu bliylime temelde, sanayi
irketleri tarafmdan yeniden diizenleme ve yeni kuru-
lu yatm m larm a gidilmesinin, kamu hizmetlerinin ye
niden yiiriirliige girmesinin ve buna benzer eylerin bii-
ytimesiydi.
Bu bliylime imalattaki iiretim kapasitesini yaklaik
% 13 oranmda arttirdi. Bu arada ingilterede de (yalniz
ca hiikiimetin para politikasiyla kisitlanabilen) oldukga
fazla yatinm etkinligi vardi. Bu durum Bati Avrupada-
ki kapitalist iilkelerde, ozellikle Bati Almanyada da sli-
riiyordu. ingiliz imalat endlistrisindeki iiretim kapasite-
si arti?i, 1958de iig yil oncesine oranla % 10 artmi?ti.
Bu biiyiimenin akilci bir agiklamasi, yazarm daha
once baka bir eserinde 3 belirttigi gibi 1950lerin daha
once soziinii ettigimiz teknolojik devrimlerden birine ta-
nik olmasidir. Teknolojik devrimin modernle?meye et-
kisi olmu?, yatm m lara giiglii bir destek olmutur. Bu
aamada, aslinda, 5. boliimiin sonunda soziinii ettigimiz
duruma dli?tligiimuz soylenebilir. Teknolojik yenilikler

2 ) (isiz)igi b ir su re igin % 6 ya tir m a n d ir a n ) d u ra k la m a s ir a -


sm d a k i y a tirim dugiiklugu, te m e ld e m a l s to k la n n a y a p ila n y a ti-
r im la rin diigm esidir. F a b rik a la ra ve d o n a n im a y a p ila n y a tir im -
la rin d egil. B u a r a d a tiik e tim d e k i b ire y se l h a rc a m a la r gagirtici
b ir d u ra k la m a g o sterm ig tir. 1948-49d ak i d u rg u n lu g u n ak sin e.
b u s e fe rk in in d ig e r iilk e le r iiz erin d e o nem li b ir etk isi o lm a -
m igtir.
3) M a r x is m T o d a y . A ra lik 1957.
donemi, iiretim guglerinin otomasyon olarak nitelendir-
digimiz geli?meye ulatigi onemli aama ile baglantih
olarak ortaya gikrm?tir.4 Daha 1. Diinya Savai sirasm-
da iiretim tekniginde toplu iiretim (mass production)
adi verilen iiretim bigimine olanak saglayan bir seri de-
giim uygulanmaga balamiti. Bu degiimler Amerikan
endiistrisinde 1920lerde, sermaye mallari iiretimindeki
hizli arti ile de yakindan baglantilidir. Sanirim bu du
rum, 1950lerdeki otomasyon bigimine gegi? aamasi ola
rak almabilir. Bir onceki aamadan, otomasyon a?ama-
sina gegi? oldukga onemlidir : QiinkU otomasyon elle ya-
pilan iten makinalamaya gegmek ya da Iiretimin mon-
tajla gergeklemesi degil, iiretim ilerindeki aynntili
kontroliin modern elektronik araglar ve feed-back (ge-
ri besleme) mekanizmalanyla yonetimine gegmek de-
mektir. Otomasyon donemini, niteliksel bir sigrama
ya da iiretim guglerinin degiim a?amasi olarak gore-
biliriz. Otomasyonun iiretimde ve Iiretim ilikilerinde,
o donemde algilandigmdan gok daha yikici bir etkisi ol-
mu?tur.
Savas Sonrasi kapitalizmi igin, lgi Partisinde ve
parti di?mda agilan tarti?malarda birgok ki?i, kapitaliz
min gegirdigi degiimlerin onu bamba?ka bir ekle do-
niitiirdiigiinu ve bu yeni eklin kapitalizmin geleneksel
tanimiyla bile uyumadigim tarti?tilar. Bir Amerikan ya-

4) 50le rd e In g ilte re , A m erik a ve B a ti A lm a n y a d a v e rim in i


n la n la n n d a n dah n hizli b iiy u d iig u m i u n u tm a m a h y iz . C aim an k i-
si bagina diigen u riin o ra m 1950-56 a ra si I n g ilte re d e % 12, A m e
r ik a d a % 16, B a ti A lm a n y a d a % 35 a rtm ig tir. (T. B alogh, ( O x
fo r d E c o n o m ic P a p e rs, sa y fa 220, 228) A y ric a istih d a m d a ta m
k n p a site y e ulagilm asi n e d e n iy le tiik e tim ta le b in in d e b u y iid u -
gii u n u tu lm a m a lid ir. O rn eg in , 1947-57 y illa ri a ra sm d a re e l iic-
re t-g e lirle ri I n g ilte re d e %. 15, A m e rik a d a d a 5 0 k d a h a fazla
a rtm ig tir.
zari 20. yy. Kapitalist Devrimn isimli bir kitap bile yaz-
di. 1920lerdeki biiyume sirasmda bazilarinm, smirsiz ik
tisadi geli?menin etkisiyle kendilerinden gegerek, hig dii-
unmeden Amerikan yiizyilindan soz etmeleri gibi
1950lerde de kapitalizm ve onun serbest giriim sis-
teminden artik krizlerden kurtulmasini ogrenmi?, sii-
rekli teknik yenilikler iireten bir makina diye soz edil-
meye ba?lami?ti. Bu sozler, 50k algak perdeden de olsa
ingiliz i?gi hareketinden bile yankilanmaya balamiti.
Omegin, Fabianct Yeni Denemeler adli kitabmda Mr.
Crosland sorunu oyle koymu?tur: Artik kapitalizmin
biituniiyle degi?ik bir' sisteme donu?en bir ba?kala?im
gegirdigi agiktir. Bu da geleneksel sosyalist gozumleme-
lerin yeniden gozden gegirilmesini gerektirecek. (say.
35.) Mr. Strachey, (?agda Kapitalizm adli eserinde
Mr. Crosland kadar ileri gitmemekle birlikte oyle de-
mistir : Endustrisi geli$mi? iilkelerde, giinumiizdeki sis
temin, yani kapitalizmin yeni ve farkli bir a?amasi ya-
sanmaktadir. Eski aamanm-gelime yasalan yeni a$a-
mada artik butiini\yle uygulanamamaktadir. (sayfa
25-26).
Devlet kapitalizminin saydigimiz egilimlerinin di?in-
da (ne kadar onemli olursa olsun, degi?im ve yeni
a?ama tarti$malarmda bunlar hayati bir onem ta?imaz-
lar) bu tiir iddialari hakli gikarmak igin iki neden ileri
suriilmu?tiir.
Ilk olarak, son yillarda ortaya gikan Yonetimsel
Devrim olgusu var. Tartimalar, Amerikali James
Burnhamin gok alinti yapilan Yonetimsel Devrimn ad
li kitabindan kaynaklanmaktadir. Kitabin ana konusu-
nu, giiciin, iki sava? arasmdaki donemde, kapitalistlerin
elinden biiyiik endiistriyel ve mali ortakliklarin bama
gegen iicretli yoneticilerin eline gegmesi olu$turmakta-
dir. Bu yoheticilerin, iiretim politikasini yonettikleri ir-
ketlerin sermayesinde paylari yoktur. Bu du?iince ile
desteklenerek, Berle ve Means'in Amerikanin en biiyiik
200 ?irketinde yaptiklan gok bilinen aratirmalarina
bavurulmutur. Ara?tirmada, ?irketlerdeki miilkiyet
sahiplerinin gorevle ilgilerinin kesildigi, denetim ve ha-
kimiyetin azinlik denetimine gegtigi goriilmektedir,
(azinlik kontrolii, ?irketleri sermayede payi yok dene-
cek kadar az olanlann kontrol etmesi demektir). Kapi-
talistlerin i?le ilgilerinin kesilmesinin oldukga belirgin
oldugu ve, en azmdan gegen yiizyila oranla gok daha faz
la gorev bainda olmayan kapitalist oldugu dogru ol-
sa da, yine de bu olgu fazlaca abartilmitir. Kapitalist-
lerin gorevle ilgilerinin kesilmesi durumu bir genel ozel-
lik olmaktan heniiz gok uzaktir. Azmlik kontrolu olsa
bile (her zaman vardir) bu, kontroliin kapitalist olma-
yanlarm elinde olmasi anlamina gelmez. Hele kontroliin-
de bulunduranlarin ayri bir sinif oluturdugu ya da on-
larm politikasmm k&r giidiisii di?mda bir giidii tarafin-
dan yonlendirildigi anlamina hig gelmez. Zaten Berle ve
Meansm materyali Uzerine yapilan ve Gegici Ulusal Eko-
nomi Komitesince yaymlanan bir raporda, kontroliin
gok az ortaklik payi olanlann elinde oldugu durumla-
n n sayisinin, tahmin edildiginden gok daha az oldugu
gorulmutur .5 Amerikadaki en biiyiik ?irketlerin % 85i
iizerinde yaptigi gali5masinin iiginda Prof. Sagrant Flo
rence, BiiyUk irketlerdeki 20-30 bin hissedardan orta-
lama 20si kararlarda 1/3 oraninda soz sahibidir. der
ve oyle siirdiirtir : Yonetimsel devrimin, zaman zaman
duunuldiigii (ya da diiUncesizce soylenildigi) oranda

5) G egici U lu sa l E konom i K om itesi tu ta n a k la n . No. 29, sa y fa


56-57 v e 104. P a u l S w eezy k o n u y u tiim iiy le * T a rih O la r a k G ii-
n ii m i iz ad li k ita b in d a ta rti m ig tir. A y m y a z a n n * ln c e le m e le r>
ad li k ita b in a da b a k ila b ilir. S ay fa 350-351.
varolmadigi konusundaki inancimizi destekleyecek ka-
m tlar vardir. Pek gok irket ya da ortakliklarda, irket
politikasi tizerine son karar biiyiik hissedarlardadir.fi
ikinci olarak, gelirin i?giler yararma radikal bir bi-
qimde dagildigim ileri sliren gelir devrimi denilen bir
olgu vardir. 1. ve 4. boliimlerde gorduglimliz gibi iicret-
ler 1930'lardan beri hem somut olarak hem de gorece-
li olarak artmi?tir. Ama arti?tan sozedilirken nedense
sava sirasi ve sonrasmin ozel ko?ullari pek dikkate alm-
maz. Aslmda licretlerdeki arti?, gelir devrimi gibi
abartilmi? deyimlerle betimlenecek kadar fazla degildir.
Biiyiik degi?im diye sik sik ileri slirulen, kiisel gelirler-
deki iicretlerin payinm degi?imidir. Bu belirleme, daha
once gordliglimliz dagilmayan kari di?arda birakir. Si-
mf olarak kapitalistlerin gelirinin bir pargasi olan dagil-
mayan k&r sava?tan bu yana onemli olglide artmi?tir.
tTcretlilerin milli gelir iizerindeki payi, sava? oncesi do-
nemden beri % 3ii gegmemi?tir. 1938-47 yillan arasm-
da gelir sahiplerinin list % l nin (yakla?ik 200 bin aile)
toplam ki?isel gelir arti dagilmami? k&r oranmdaki pa
yi, vergilendirilmemi? haliyle % 20den % 19a, vergilen-
dirilmi? haliyle % 15ten % l l e dii?mli?ttir, Yiiksek ge
lirlilerin % 25inin payi vergilendirilmemi? haliyle % 60-
tan % 57ye, vergilendirilmi haliyle % 55'ten % 49a
du?mu?ttir. Tlim dii?lik gelirlerin yansm a gelince, onla-
n n payi vergilendirilmemi? durumda higbir geli?me gos-
termez, vergilendirilmi? durumda ise gelirlerinde sade-
ce % 27den % 30a bir arti? vardir. ABDde ise tlim ge
lir sahiplerinden alt 3/10unun toplam gelir igindeki pay-
lan azalma gostermi?tir.
Yiiksek gelirlilerin paylarindaki azalmayi gosteren

6 ) In g iliz -ve A m e rik a n E n d iistrile rin d e tgleyig M antig i, say fa


193.
rakamlar abartili olabilir, giinkii bu rakamlar ne ser
maye karlarim ve onlarmdan yapilan harcamalan, ne de
sava sonrasi donemde ali?kanlik haline gelmeye bala-
yan ahsi harcamalarin gider hanesine yazildigim dik-
kate almaktadir. Aym konuda Amerikadaki rakamlari
degerlendirirken, bu iilkede vergi kagirma ve her ttirlii
harcamalarin gider hanesine yazilmasi ozelliklerinin gok
onemli yer tuttugunu unutmamaliyiz.

7) D u d ley S eers, O x fo r d is t a t i s t i k E n s titiis ii B u lte n i, E yliil


1949, S ay fa 262.
8) G a b rie l K olko, U n iv e r s ite le r v e S o l D e rg isi No: 2

78
Kapitalizmin Dtinti
ve Bugtinu
MAURICE DOBH

Ingili/ ikt isiiltr'tsi Maurice Dobbun bu vok hi linen


cl kiuibi ilk kc/ 19.*>8 yilindii yaymilandi. 1973 yilin-
da ya/.ar tarafmdan yeniden gO/den gegirildi. 1977
yilmda yapilan I I . baskismdan TOrkvclcgtirdigiini/
kilapla Maurice Dnbb, kapilali/.min 16. yd/yilda ba:>-
layan ve 19. yd/.yilda doruga v'ikan tarihsel gcli$imi-
ni tt/.etliyor. O gllnden bugUne modern emperyali/-
min geli$imini ve sorunlarini, Marx ve Sngelsin v'U-
/.Umienielerini a$arak, hem onlarin klasik <;ali$mala-
riniii i$igmda, hem dc i;agda iklisat teorilerinin ba-
ki$ agilarim dikkate alarak degerlendiriyor.

Jletifim Yaymlari P o litik a Dizisi ISB N 975-470-034-f