You are on page 1of 1413

Norman Davies

Avrupa Tarihi

eviri Editr
Mehmet Ali Klbay

evirenler
B u r c u g m a n Elif T o p u g i l
K u d r e t E m r o g l u Suat Kaya

IMGE
kitabevi
indekiler

nsz 7
Harila Listesi IL
Avrupa Efsanesi 13

Giri 17
]. Yarmada: evre ve Tarihncesi 67
11. Hellas: Eski Yunan,... 117
III. Roma: Eski Roma, M 7 5 3 - M S 337 173
IV. Origo: Avrupa'nn Douu, y. MS 3 3 0 - 8 0 0 241
V. Medium: Ortaa, y. 7 5 0 4 2 7 0 321
VI. Pestis: Hristiyan Dnyas Bunalmda, y. 1 2 5 0 - 1 4 9 3 . . . . 411
VII. Renatio: Rnesanslar ve Reformlar, v. 1 4 5 0 - 1 6 7 0 509
VIII. Lumen: Aydnlanma ve Mutlakyet, y. 1650-1 7 8 9 623
IX. Revolutio: Kargaa inde Bir Kta, y. 1 7 7 0 - 1 8 1 5 723
X. Dynamo: Dnyann G Merkezi, 1 8 1 5 - 1 9 1 4 807
XI. Tenebrae: Avrupa Geriliyor, 1 9 1 4 - 1 9 4 5 943
XII. Divisa et lndivisa: Blnm ve Btnlemi Avrupa, 1 9 4 5 - 1 9 9 1 .. 1123

Blm Notlan 1207


Kuiucuk Notlan - 1239
Ek I. Kutucuk Listesi - 1263
Ek H. Levhalarn Notlan ve Kaynaklan 1265
Ek III. Tarihsel zet 1273
Dizin 1397
Levha 1-37 465-480
Levha 3 8 - 7 2 993-1008
NSZ

Bu kilap, olmas gerekenden daha azn iermektedir. Daha nceki tarihiler


konunun pek ok boyutu zerinde zaten uzun uzadya durduklar iin ncl
aratrmalara pek gerek duyulmamtr. Bu nedenle kitap, daha ok konularn
seimi, yeniden dzenlenmesi ve sunuluu gibi noktalar asndan zgndr.
Temel ama, Avrupa tarihi iin zaman ve meknn kesitii bir harita kart-
mak ve ereveye yeterince geni kapsaml bir konular yelpazesi yerletirerek,
eriilmez bir btn izlenimi sunmaktr.
Akademik aralar en dk dzeyde tutulmutur. Daha nce yazlm
bavuru eserlerinde bulunabilecek olay ve grlere ilikin atflara yer veril-
memitir. Bunlarn arasnda, kendinden sonraki benzerlerinin tmn ok ge-
ride brakm olan, yirmi dokuz ciltlik Encyclopaedia Bnwnnica'yi (11. bask,
1 9 1 0 - 1 9 1 \) zellikle vurgulamak gerekir. Dipnotlar, yalnzca standart metin-
lerde grlmeyen, az bilinen atflarn ve bilgi kaynaklarnn gsterilmesi ama-
cyla kullanlmtr. Okuyucu, kitabm, atfta bulunduu eserlerdeki yorumlar-
la mutlaka ayn grleri paylatn dnmemelidir: "On ne s'tonnera pas
que la doctrine expose dans le texte ne soil toujours d'accord avec les travaux
auxquels if est renvoy en note, "*

Kitabn yazlmasn destekleyen, tamamlayan akademik deerlendirmelere


"Giri"te yer verilmitir, ama baz aklamalara yine de gerek vardr.
Metin, eitli ve farkl dzeylerde oluturulmutur. On iki adet anlat b-
lm, tarihncesi dnemden bugne Avrupa'nn btn gemiini bir "kame-
ra" gibi tarar. Bu anlatlar, ilk be milyon yl kapsayan "uzak plan" I. Bl-
* " M e t i n d e sergilenen d o k t r i n i n , dipnotlarda yollama yaplan almalarla h e r z a m a n u y u m iin-
de o l m a m a s a r t m a m a l d r . " F e r d i n a n d Lot, La Fili du monde antique ci le dbut du Moyen
Age, Paris, 1 9 2 7 . s. 3.
Bu alnt, orijin al inde ki haliyle yanltr. Dorusu, "On ne s'conncra donc pas que la doctrine ex-
pose dans le texte rit soi/ pas toujours d'accoid avcc "(en).
mnden, her yln bir sayfada anlatld yirminci yzyl kapsayan, "yakn
plan" XI. ve XII. blmlere doru "zoom" yapmakladr. Her blmde, telefo-
toyla salanan ve kronolojik ak kesen daha dar konularn anlatld, daha
spesifik "kutucuk"lardan oluan bir seme bulunmaktadr. Ve her blm, b-
tn Kta'nn belirli bir avantajl noktadan grnmn veren bir geni-a
snapslotla (enstantane fotoraf) sona erer. Kitabn genel etkisi, panoramik
tablonun, detay ve yakm ekim grntlerin serpitirilmesiyle oluturulduu,
bir tarihi fotoraflar albmnnkine benzetilebilir. Farkl dzeylerde salana-
bilecek doruluk derecesinin nemli lde deiken olmas da anlayla kar-
lanmaldr. Nitekim bir sentez almas, olduka farkl amalara ynelik bi-
limsel monografilerin standardna eriemez.
On iki ana blm, Avrupa tarihinin allm erevesini izleyerek, dier
btn konularn akt kronolojik ve corafi bir kesime noktas oluturmak-
tadr. Bu blmler, "Olay esas alan tarih "i, bir baka anlatmla, enformasyon y-
nn, yapay da olsa ilenebilir birimlere ayrmada tarihilere yardmc o\an te-
mel siyasi blnmeler, kltrel hareketler ve sosyoekonomik eilimler zerinde
younlamaktadrlar. Kronolojik vurgu, ortaada veya yeniada bycek bir
"Avrupal" topluluun hareketine ilikin olarak yaplmaktadr. Kitabn corafi
kapsam, Atlantik'ten Urallar'a Avrupa Yarmadas'nn kuzeyi, gneyi, dousu,
bats ve merkeziyle her tarafn eit biimde ele almay amalamaktadr.
Her aamada, "Avrupa-merkezcilik" ve "Bat uygarl" (Bkz. Giri, s. 51-
54, 5 4 - 7 0 ) yandalna bir karkoyma gelitirilmeye allmtr. Ama bu
apta bir almada anlaty Avrupa'nn kendi snrlarnn tesine tamak da
mmkn olmamtr. Yine de slam, smrgecilik veya deniz an Avrupa gibi
henz netlememi konularn tad byk neme dikkat ekecek uygun ia-
retler verilmitir. Dou Avrupa olaylar layk olduu nemde ele alnm, ge-
rektiinde Kta'nn tamamn etkileyen ana temalarla btnletirilmilerdir.
Dou sorununa; Barbar istilas, Rnesans veya Fransz Devrimi gibi, hepsi de
ok youn biimde sadece Batyla ilgili konular iinde yer verilmitir. Slavlara
verilen yer, Avrupa'nn en byk etnik ailesi olmalar gereine balanabilir.
Ulusal tarihler dzenli biimde zetlenmi, ama sadece ulus-devletler deil,
devletsiz uluslar da dikkate alnm; sapknlarla czamllardan Yahudilere,
ingenelere ve Mslmanlara kadar aznlklar da unutulmamtr.
Son blmlerde, "Tarihin genel kabul grm dzeni"ne uyulmamtr
(Bkz. Giri, s. 7 9 - 8 6 ) . Ama polemik yarna da girilmemitir. ki Dnya Sava-
, "ayn oyunun baarl iki sahnesi" olarak ele alnm, ncelik Almanya ile
Rusya arasndaki merkezi ktasal rekabete tannmtr. Sava sonras Avrupa
zerinde durulan son blmde 1989-91 arasnda meydana gelen olaylarn ve
Sovyetler Birligi'nin paralanmasnn anlats ele alnmaktadr. Kkleri yirmin-
ci yzyln banda yer alan (Bkz. Ek 111) ve bu yzyln bitiminden sonra da
sren yknn iindeki uygun boluk olan "Byk gen" unvann tayan
siyasal arenann sonuna 1991'de gelindii tezi tartlabilir niteliktedir. Yirmi
birinci yzyl ise, yeni bir Avrupa'nn oluturulmas iin yeni bir frsat dodu-
unu grmektedir.
hsj 9

Saylar yaklak yz kadar olan kutucuun (Bkz. Harita 30 ve Ek I)


eitli amalar vardr. Bunlar sentetik tarihyazmnn genelletirmeleri ve ba-
sitletirmeleri arasnda kendilerine yer bulamayacak olan geni bir zgl du-
rumlar, zellikler eitliliine dikkat ekmektedirler. Bazen ana blmlerin s-
nrlann aan konulan amakta; bazen ar ciddi tarihilerin gzden kard
btn gariplikleri, kaprisleri ve nemsiz yan akmlar tanmlamaktadrlar. B-
tn bunlarn tesinde, yeni aratrmalarn "yeni yntemleri, yeni disiplinleri,
yeni alanlar"na mmkn olduunca dikkat edilmesi iin seilmitir. Yaklak
altm bilgi kategorisinde, blmler arasnda mmkn olan en geni zaman,
mekn ve kou-sorun yelpazesine datlm rnekler sunmaktadrlar. Kitabn
boyutu, yaynclarn sabr ve yazarn dayanma gcnden kaynaklanan tart-
labilir nedenlerle balangtaki kuucuk listesi azaltlmtr. Her eye ramen,
ayrntl nokta-ahma tekniinin, az sayda noktayla bile etkileyici bir izlenim
yarataca umulabilir.
Her kutucuk, zaman ve mekn asndan metinde zel bir noktaya yerle-
tirilmi ve ieriini zetleyen bir balkla sunulmutur. Her biri ayr, kendi
iinde yeterli bir lokma olarak da tadlabilir; iinde yer ald ykyle birlikte
de okunabilir.
On iki sttpslota, deien Avrupa haritas boyunca bir dizi geni kapsaml
panoramik gr sunmak zere yer verilmitir. Bu snapsfotlar, kronolojik
yknn erevesini genellikle sembolik bir nem annda dondurmakta ve
nn ardn dnmeden yaplan ok byk zaman ve toprak genilemeleri-
ne geici bir ara verme arsnda bulunmaktadr. Bunlar, okuyucunun biraz
nefes almasna, birok farkl alanda belirli bir zaman dilimi iinde gelien bir-
ok deiimi stoklamasna yardmc olmaktadr. Bilinli bir ekilde tek bir
amaca odaklanmtr ve kanaat eitliliini ve varl tartma gtrmez alter-
natif bak alarn ele alma, inceleme giriiminde bulunmamaktadr. Bu yap-
laryla alabildiine, arszca zneldir ve izlenimcilie dayanr. Baz durumlarda
bilinen olaylar, belgelenmemi varsaymlar ve karsamalarla birletirerek tar-
tmal "hizip" blgesiyle snrda olurlar. Kitaptaki benzer baka birok unsur
gibi snflpslotlann da akademik tartmann ve analizin geleneksel snrlarn
at dnlebilir. Byle durumlarda snapshotfor, yalnzca Avrupa gemii-
nin zengin eitliliine deil, ayn zamanda bu zenginliin, iinde grlebildi-
i prizmalarn zengin eitliliine de dikkat ekeceklerdir.
Byk blm Oxford'da yazlm olan bu kitap, Bodleian Ktphane-
si'nin zengin antik kaynaklarna, zengin ve kkl hizmet standardna ok ey
borludur. Kitaba Viyana'daki Institut fr die Wissenschaften vom Menschen
(nsan Aratrmalar Enstits) ve Harvard niversitesi Ukrayna Aratrma
Enstits'nce byk bir incelikle salanan aratrma olanaklarnn da katks
olmutur. Kitap, yazlmas srasnda Avrupa anakarasna yaplan birok gezi
boyunca, zellikle Beyaz Rusya ve Ukrayna'da, Bavyera-Bologna yolu zerin-
de, Fransa ve isvire Alplerinde, Hollanda'da, Macaristan'da ve Vendee'de edi-
nilen izlenimlerle renklendirilmitir.
Slavonya ve Dou Avrupa incelemeleri Okulu ve Londra niversitesi ta-
rafndan, eitim vermeden geri kalmann maliyetine kar zel fonlarn artrl-
d bir ortamda salanan bir yllk alma iznini de kranla anmak islerim.
Bu iznin salanamad zamanlarda, kitap, muhtemelen trenlerde, uaklarda,
kantinlerde, hastanelerin bekleme odalarnda, Hawaii plajlarnda, baka insan-
larn seminerlerinin arka sralarnda, hatta bir krematoryumun park yerinde,
yani heyecanlandrc, zendirici her yerde yazabilme disiplininden yararlan-
mtr. Yardmc malzemenin hazrlanmasnn hzlandrlmas iin Heinemann
ve Mandarin tarafndan salanan zel yardm da unutmamak gerek.
Belirli konu ve blmlerde okuyucu olarak katk salayan meslekta ve
arkadalarm Barry Cunliffe, Stephanie West, Riet van Bremen, David Morgan,
David Eltis, Fania Oz-Salzburger, Mark Almond ve Timothy Garon Ash'a; ara-
larnda Tony Armstrong, Sylvia Astle, Alex Boyd, Michael Branch, Lawrence
Brockliss, Caroline Brownstone, Gordon Craig, Richard Crampton, j i m Cut-
sail, Rees Davies, Regina Davy, Dennis Deletant, Geoffrey Ellis, Roger Greene,
Hugo Gryn, Michael Hurst, Geraint Jenkins, Mahmud Khan, Maria Korzenie-
wicz, Grzegorz Krl, Ian McKellen, Dimitri Oboiensky, Laszlo Peter, Robert
Pynsent, Martyn Rady, Mary Seton-Watson, Heidrun Speedy, Christine Stone,
Athena Syriatou, Eva Travers, Luke Treadwell, Peter Varey ve Maria Widow-
son'un da bulunduu yardmclar ve danmanlar ordusuna; "Kingsley" ba-
kanlndaki sekreterya asistanlar grubuna; dzeltmen Sarah Barrett'a; dizayn
iin Sally KendalVa; fotoraf aratrmacs Gill Metcalfe'e; dizini hazrlayan Ro-
ger Moorhous'a; haritaclar Ken Wass ve Tim Aspen'a; illstrasyon iin And-
rew Boag'a; OUP ve Mandarin'deki editrlerime; proje ynetmeni Patrick
Duffy'ye ve zellikle sabr ve destei olmasayd projenin asla gerekleemeye-
cei eime teekkrlerimi belirtmek isterim. Kara kediyi bulmann dl ol-
maz.
Avrupa tarihinin, gemite gereklen meydana gelmi olaylara skca da-
yanan geerli bir akademik konu olduuna inanmak iin salam gerekeler
vardr. Yine de Avrupa'nn gemii, hzl gz atmalar, tarafl aratrmalar ve se-
ici sondajlar yoluyla anmsanabilir. Bu nedenle bu kitap, Avrupa'nn yazlabi-
lir sonsuz sayda tarihinden sadece biridir. Sadece bir ift gzn grdkleridir,
sadece bir beynin szgecinden geenlerdir ve tek bir kalem tarafndan yazl-
mtr.

NORMAN DAVIES
Oxford, Bloomsday, 1993
Harita Listesi

1. Yarmada, y. M 10 0 0 0 12
2. Kralie Avrupa 16
3. Avrupa'nn eitli Dou-Bat Ayrmlar 35
4. Avrupa: Fiziki Blgeler 68
5. Antik Ege: M 2. Binyl 112
6. Tarihncesi Avrupa 118
7. Roma-Siciiya-Kartaca, M 2 1 2 164
8. Roma imparatorluu, MS 1. Yzyl 172
Konstantinopolis 234
10. Avrupa: Gler 244
11. Papa Stephanus'un Yolculuu, MS 7 5 3 314
12. Avrupa, MS y. 9 0 0 324
13. Alak lkeler, 1265 400
14. Avrupa, y. 1 3 0 0 412
15. Moskof Devletinin Genilemesi 498
16. Avrupa, 1519 510
17. Antik ve Modern Roma 615
18. Avrupa, 1 7 1 3 622
19. Mozart'n Prag Yolculuu, 1787 717
20. Avrupa, 1 8 1 0 724
21. Devrimci Paris: a) Eski Kent; b) 1814 Seferi 796
22. Avrupa, 1815 806
23. Avrupa, 1914 926
24. Birinci Dnya Savanda Avrupa, 1 9 1 4 - 1 9 1 8 944
25. Yeni Avrupa, 1 9 1 7 - 1 9 2 2 985
26. kinci Dnya Savanda Avrupa, 1 9 3 9 - 1 9 4 5 1063
27. Sava Sonras Almanya, 1945'ten sonra 1114
28. Blnm Avrupa, 1 9 4 9 - 1 9 8 9 1121
29. Avrupa, 1992 1199
HdriJrt ).
Yarmada, MO 10.000
Avrupa Efsanesi

Balangta Avrupa yoktu. Be milyon yl boyunca var olan tek ey; dnyann
uzun ve en byk kara kitlesinin nnde, bir geminin pruvasndaki ba gibi
duran, kvrml ve adsz bir yarmadayd. Batya doru, hi kimsenin aamad-
okyanusla; gneye doru adalarla, koylarla ve kendi yanmadalaryla bln-
m kapal ve birbiriyle balantl iki deniz uzanyordu. Kuzeyde, alar bo-
yunca genileyen ve bzlen bir canavar ya da donmu bir denizanas gibi
byk kutup buzullar; gneyde ise, btn insanlarn ve uygarlklarn geldii
ve dnyann geri kalan ksmna uzanan bir kpr yer alyordu.
Buzul alar arasndaki ara dnemlerde Yarmada, ilk yerleik konuklar-
n kabul etti. Neanderthal insanslar ile Cromagnon maara adamlarnn da
adlarnn, ehrelerinin ve fikirlerinin olmas gerekir. Ama gerekte kim olduk-
larnn bilinmesi olanakszdr; onlar ancak duvarlara izdikleri resimlerden,
yaptklar aletlerden, kemiklerinden hayal meyal karabiliyoruz.
Son buzul ekilmesiyle, yani yalnzca on iki bin yl nce Yarmada yeni
gmen dalgalar ald. Bilinmeyen ncler ve maden arayclar, kylar dola-
arak, karalar ve denizleri aarak, en uzak adalara ulancaya kadar yava ya-
va batya doru ilerlediler. Bu insanlarn kalc en byk aheseri ina edildi.
Fakat bu byk ta ustalarnn esinlerini nereden aldklarn, bu byk yuvar-
lak talar nereden bulduklarn syleyebilecek ada bir tahmin bulunma-
maktadr. 1
Yarmada'nn teki ucunda ise. Bronz a'nn afanda baka insanlar,
Helenler, etkileri gnmze kadar sren bir topluluk oluturmulard. Helen-
ler, ktann ilerinden ana dalga halinde indiler ve M ikinci binin sonuna
doru Ege kylarn denetim altna aldlar. Blgeyi fethettiler ve mevcut yerli
halkla karp kaynatlar. Peleponnesos ve Anadolu (Kk Asya) arasndaki
sulara serpilmi binlerce adaya yaylddar. Anakarann hkim kltrn ve da-
ha eski olan Girit kltrn benimsediler. Konutuklar dil onlar "barbar-
l a r d a n , "anlalmaz szler syleyenlerden ayrd. Onlar, Eski Yunan'n yara-
tclar oldular [BARBAROS],
Daha sonra, klasik dnemlerin ocuklar insanln nereden geldiini
sorduklar zaman onlara, dnyann kim olduu bilinmeyen bir "tanrsal fail"
-opt/ex re rum- tarafndan yaratl anlatld. Tufan'dan ve Europa'dan sz edil-
di.
Avrupa, klasik dnyann en kutsal sylencelerinden birinin konusuydu.
Europa, Girit'in efendisi Minos'un annesi ve dolaysyla Akdeniz uygarlnn
en eski kolunu douran kii (progem(rix) idi. Ad Homeros tarafndan da anl-
mtr. Ama Sirakzal Moschus'a atfedilen Avrupa ve Boa'da ve Romal air
Ovidius'un Metamorploses'unun (Bakalamlar) tmnde, Tanrlarn Babas
tarafndan batan kartlm masum bir prenses olarak lmszleirilmitir.
(Efsaneye gre) Prenses Europa (Avrupa), lkesi Fenike'nin kylar boyunca
bakireleriyle birlikte dolarken, kar beyaz bir boa grnmndeki Zeus ta-
rafndan kandrlmtr:

Ve (kadn) yava yava korkusunu yendi


Ve (erkek) gsn onun bakire okamalarna sundu,
Kadn iin onun boynuzlar, iek demetleriyle sarlmakt
Prenses, onun srtna binmeye cesaret edinceye kadar
Gzdesini, kendisini kimin srdnn
Farknda olmayan boann srtna
Sonra -yava yava geni, kuru kumsaldan aag-
nce s dalgalara byk tanr
Sahte toynaklarn koydu, sonra avare avare
Doiat uzaklarda
Ak denizde dln alncaya kadar.
Prensesin kalbine korku doldu
Arkasna dnp baknca, grd
Hzla geri ekilen kumlar. Sa elini yakalad
Bir boynuz, teki arkasna kvrld
rpnan giysisi esintiye kapld. 2

Bu, Pompei evlerindeki Grek vazolarna resmedilmi (Bkz. levha no. 1), mo-
dern zamanlarda Tiziano'nun, Rembrandt'n, Rubens'in, Veronese'nn, Claude
Lorram'n tablolarna yansm, bilinen bir Avrupa yksyd.
Tarihi Herodotos ise, M beinci yzylda yazarken bu ykden etkilen-
memitir. O n a gre, Prenses Europa'nn karlmas, sadece alar kadar eski
bir gemii olan kadn karma savalar iindeki sradan bir olayd. Sur eh-
rinden bir grup Fenikeli, Argos Kralnn kz lo'yu karm; bunun zerine
Girit'ten deniz yoluyla Fenike'ye giden bir grup Yunanl da, Sur Kralnn kz-
n karmt. Bu bir "ksasa ksas" durumuydu. 3
Avrupa Efsanesi 15

Europa sylencesinin birok arm vardr. Ama prensesin F e n i k e


(imdiki gney L b n a n ) kylarndan Girit'e karlmasnda Zeus'un da, Do-
gu'daki eski Asya uygarlklarnn semerelerini Ege'nin yeni ada-kolonilerine
tad kesindir. F e n i k e , Firavunlarn etki alannda yer almaktadr. Prenses
Europa'nn gidii, Eski Msr ile Eski Yunan arasnda mitsel bir ba kurulmas-
n salamtr. Prenses Europa'nn, onu b u l m a k iin btn dnyay dolaan er-
kek kardei Cadmus, orbe pereratto, Yunan'a yaz sanatn getirmesiyle nl-
dr [ C A D M U S ] .
Europa'nn karlmas, o n u izleyenlerin hareketsiz kalamamasn da zo-
runlu klmtr. Uzun mrl olan, ama corafi ve entelektel gelimeleri l-
gn kalan Nil, Inds, Mezopotamya ve in'in nehir vadisi uygarlklarnn ter-
sine, Akdeniz uygarl srekli hareketle uyarlmtr. Hareket, belirsizlie ve
gvensizlie yol am; belirsizlik, bir "srekli dnce mayalanmasn" besle-
mi; gvensizlik, enerjik hareketlilii zendirmitir. Kral Minos, gemileriyle
nldr. Girit, ilk deniz gcdr. Gemiler, gittikleri lkelerle her tr alverii
gelitirerek insan, eya ve kltr tamlardr. Tpk Prenses Europa'nn giysi-
leri gibi, o eski denizcilerin dnceleri de hep "esintide rpnarak" -tremulae
s i n u a n f u r f l a m i n e vesles- akp gitmitir. 4
Prenses Europa, gnein izinde doudan batya gider. Bir baka efsaneye
gre ise G n e , grnmez atlar tarafndan g n d o u m u n u n ardndaki gizli
ahrlarndan gnbatmnn ardndaki dinlenme yerlerine ekilen ateten bir sa-
va arabasdr. G e r e k t e n , Asya'yla tezat oluturan olas birok etimolojiden
biri de, " G n d o u m u !kesi"nin, Avrupa'yla birlikte, " G n b a t m lkesi" ol-
masdr. 5 Helenler, "Avrupa" szcn, eski Anadolu'daki topraklardan fark-
l olarak, Ege'nin batsndaki kendi topraklarnn ad olarak kullanmlardr.
Avrupa tarihinin douunda, bilinen dnya douya uzanr. Bilinmeyense
batda, gidilecek yerlerde hl kefedilmeyi beklemektedir. Prenses Europa'nn
merak, o n u n mahvna neden o l m u olabilir. Ama sonunda kendi adn taya-
cak ve b t n Yarmada'ya yaylacak yeni bir uygarln kurulmasna da yol a-
mtr.
Harlt 2. Kralie Avrupa (Regna Europa)
Sebas i an Mntzer'in Kocmo^ro/ya'snm bir basksndan bir kabartma
(Co$Bigwphi, Univmalis Kutuplun.,, vi. Basel 1550-4) Bodlean Ktphanesi'ndcn
GR

Bugnk Tarih

TARH, herhangi bir genilikte yazlabilir. Evrenin tarihi tek sayfada, bir ma-
ysbceginin yaam dnemi krk ciltte anlatlabilir. 1930'lar diplomasisi ze-
rinde uzmanlam nde gelen ve sekin bir tarihi, Mnih Bunalm ve So-
nular ( 1 9 3 8 - 1 9 3 9 ) zerine bir, Barn 5on Hajtas zerine ikinci, 3J Austos
J 9 3 9 balkl nc bir kitap yazmt. Meslektalar artk Gece Yarsna Bir
Dakika Kala 1 balkl bir talandrma cildini bo yere beklediler. Bu, "azn da
az hakknda durmadan daha ok bilmeyi istemek" eklindeki modem zorla-
maya bir rnektir.
Avrupa tarihi de herhangi bir genilikte yazlabilirdi. eriinin yzde
doksandan fazlas Avrupa'ya ilikin olan Fransz dizisi L'volution Je l'humanit
(nsanln Evrimi), Birinci Dnya Sava'ndan sonra yz on ana ve ok sayda
tamamlayc cilt halinde planlanmt. 2 Elinizdeki alma ise tersine, iki ka-
pak arasna ayn malzemeyle daha fazla bilgi sktrmay amalamtr.
Yine de hibir tarihi, dnce ekonomisinde airlerle yanamaz:

Avrupa bir Su Perisi ise


Napoli onun parlak mavi gzleridir
Ve Varova kalbi.
Sivastopol ve Azak,
Petersburg, M i tau, Odesa
Bunlar da ayaklarndaki dikenler.
Paris batr,
Londra kolal yaka,
Ve Roma... Yensiz gmlek. 3

Baz nedenlerle tarih monografileri hep daha ksa olduu halde, genel aratr-
malar her yzyl iin yzlerce sayfalk geleneksel byklklere ulamtr. r-
nein Cambridge Mediaeval History ( 1 9 3 6 - 1 9 3 9 ) (Cambridge Ortaa Tarihi),
Constantinus'tan Thomas More'a kadar olan dnemi sekiz ciltte ele alr.'1 Al-
man Handbuch der europischen Geschichte (Avrapa Tarihi Elkitab) ( 1 9 6 8 -
1 9 7 9 ) , Charlemagne'dan Yunanistan'daki cuntac albaylara kadar olan on iki
yzyi, her biri glle gibi yedi ciltte anlatr. 5 Yaad a, antik veya ortaa-
dan daha geni kapsam iinde anlatmak da yaygn bir uygulamadr, ingilizce
bilen okuyucular iin yol gsterici bir koleksiyon olan Rivington'un sekiz cilt-
lik "Avrupa Tarihinin Dnemleri", gemiten bugne hep artan genilikte ya-
zlmtr: Charles Oman'n Karanlk alar, 476-9J8'inde ( 1 9 1 9 ) 4 4 2 yl, her
sayfaya 1,16 yl; A. H. Johnson'un On Altnc Yusyl Avrupa'snda ( 1 8 9 7 ) 104
yl, her yla 4 . 5 7 sayfa; W. Alison Philips'in Modem Avrupa, 1815-1899'unda
( 1 9 0 5 ) 84 yl, her yla 6 . 5 9 sayfa decek ekilde anlatlmtr. 6 Daha yeni ko-
leksiyonlar da ayn rnty izler, 7
Okuyucularn ou genellikle kendi yaadklar dnemi anlatan tarihle il-
gilidir. Ama tarihilerin hepsi onlara teslim olmaya hevesli deildir. "Bugnn
ileri', yarm yzyl gemeden 'tarih' olmaz" tezi, "ulalabilen ve sonradan de-
eri anlalan belgeler insann zihnini aydnlatncaya kadar" kanaatini de tar. 8
Bu geerli bir bak asdr. Ama herhangi bir genel aratrmann, en ilgin ol-
maya balad noktada birdenbire kesilmesi anlamna gelir. ada tarih, siya-
si basknn her trne kar duyarldr. Ancak, iyi eitimli hibir yetikin, a-
da sorunlarn kkenine dair iyi bir temeli olmadan yeterince etkili olmay
umamaz. 9 Drt yz yl nce, Sir Walter Raleigh idam cezas hkm altnda ya-
zarken, tehlikeleri ok iyi anlamtr: "Modern tarih yazan her kim olursa, Ger-
ei ta topuklarna kadar izlediinde, tarih, ans varsa dilerine vuracaktr." 1 0
Bu karmakla ramen, "Avrupa" veya "Avrupa uygarl" zerinde a-
lmalar konusunun (veya sorununun) ok da deimediini, eitlenmediini
fark edince amamak gerekir. Avrupa tarihinin btnn, birden ok sayda
kitaba ve yazara bavurmadan aratrmak iin yaplan baarl giriimlerin sa-
ys az ve aralan seyrektir. H. A. L. Fisher'in Avrupa Tarihi ( 1 9 3 6 ) , 1 1 Eugene
Weber'in Modern Avrupa Tarifli ( 1 9 7 1 ) , 1 2 istisnalar arasndadr. Her ikisi de,
belirsiz "Bat uygarl" kavram (Bkz. aada) zerine yazlm yetkin bir
eserdir. Kenneth Clark'n Avrupa'nn gemiine sanat ve resim penceresinden
bakan Uygarlk', 13 Joseph Bronowski'nin, yaklamn bilim ve teknoloji tarihi
yoluyla yapan insann Ykselii ( 1 9 7 3 ) 1 + gibi tek konu zerine younlam
olanlar, byk aratrmalarn muhtemelen en etkileyicileridir. Nitekim her
ikisi de zengin televizyon yapmlarnn yan rnleridir. Daha yeni bir eser ise
konuya jeolojiyi ve ekonomik kaynaklar esas alan materyalist bir gr a-
sndan yaklamaktadr. 1 5
Sorun, ok ciltli tarih aratrmalarnn deeri deildir; ama bu tr aratr-
malar, okunmak iin deil danlmak iin yazlm referans almalar olma-
ya mahkmdur. Ne btn zamann derslerine veren tarih rencileri ne de
genel okuyucu, en ok ilgilerini eken konulara girmeden nce on, yirmi veya
yz on ciltlik genel Avrupa sentezlerini ap gemeye alrlar. Bu bir anssz-
lktr. Btnn erevesini, paralar zerindeki ayrntl almalar tartlmak-
szn yeniden ortaya kan parametreler ve varsaymlar oluturmaktadr.
Son yllarda, Avrupa tarihinin genel erevesinin ivedilikle yeniden gz-
den geirilmesi gerei, hayli uzmanlalm geni apl almalar modasna
gre daha geni yer tutmaktadr. Fernand Braudel'in 1 6 almas gibi birka
sekin istisna da ancak kuraln kantlanmasna yarayabilir. Ama pek ok tarih-
i ve tarih aratrmacs daha geni bak alarnn ihmal edildii noktaya,
"azn da az iin durmadan daha ou" noktasna ekilmilerdir. Oysa beeri
bilimler de bytmenin her derecesine ihtiya duyar. Tarihin, uzayda gezinen
gezegenleri bire bir grmeye; yapp yerdeki insanlar gzlemlemeye, onla-
rn derilerini ve ayaklarnn altn kazmaya ihtiyac vardr. Tarihi, teleskop,
mikroskop, beyin taraycs ve jeolojik sondaj gibi aralarn edeerlerini kul-
lanmak durumumdadr.
Tarih aratrmasnn son yllarda yeni yntemler, yeni disiplinler ve yeni
alanlarla byk lde zenginletirildii tartmasz bir gerektir. Bilgisayar-
lardaki ilerleme, imdiye kadar tarihilerin ulaabildiklerinin tesinde btn
bir niceliksel aratrmalar alan amtr [RENTESJ. Tarih aratrmas, teknik-
lerin kullanmndan, sosyal bilimler ve beeri bilimlerden alnan kavramlardan
byk lde yararlanmtr 1ARICIA] ICEDRA] [CHASSE] [CONDOM]
EPIC] [F1ESTA] [GENLER] [GOTTHARD] [LEONARDO] [LIETUVA]
[NOVGOROD] [PLOVUM] [PROPAGANDA 1 [SAMPHIRE] [VENDANGE]
Fransz Annales Ofeulu'nun 1929 sonrasnda nclk ettii bir eilim, imdi
neredeyse evrensel bir kabul grme noktasndadr [ANNALES]. Szl tarih,
tarihsel psikiyatri (veya "psiko-tarih"), aile tarihi, sluplar, tavrlar tarihi gibi
yeni akademik alanlar bugn iyice oturmutur [BOGEY [MORES] [SES |
[ZADRUGA], te yandan, acl ilgi alanlarn yanstan birok konu, tarihe
taze bir boyut kazandrmtr. rklk kartl, evre, cinsiyet, cinsellik, Se-
mitizm, snf, bar, u andaki yazlarn ve tartmalarn byke bir blm-
n igal eden konulardr. "Siyasi doruluk"un imalarna aldrmadan hepsi de
btn zenginletirmeye almaktadr [SlYAH ATHENA] [KAFKASYA]
[ECO] [FEMME] [NOBEL] [POGROM] [SPARTACUSI.
Bununla beraber, alanlarn oalmas, profesyonel yaynlardaki bu geli-
meyle at ba giden art, kanlmaz olarak iddetli zorlamalar yaratm; pro-
fesyonel tarihiler, "edebiyatla yarmak" mitsizliine kaplmlardr. Ultra-
uzmanlamann geitlerine daha derin dalmaya, ama bylece genel kamuoyuy-
la iletiim kapasitelerini yitirmeye itilmilerdir. Daha ok uzmanlama, betm-
leyici tarihin zararna gelimitir. Baz uzmanlar, gene! erevelerin revizyona
ihtiyac olmad; yeni kefe giden tek yolun dar bir cephede daha derinlere
inmek olduu varsaym zerinde almlar; "derin yaplar" zerinde duran
dier uzmanlar ise, hep birlikle tarihin "yzeyine" srt evirmiler; bunun ye-
rine, "uzun vadeli, temel eilimler"in analizi zerinde younlamlardr. Baz
tarihiler, edebi tartmalarda bir metnin edebi anlamnn bir deeri olmad-
n savunan baz edebiyat eletirmeni yoldalar gibi, genel kabul grm "ger-
e k l e r i n aratrlmasn terk etmeye hazr bir grnt vermiler; neyin, nere-
de, nasl, ne zaman meydana geldiini renmeye hi de niyeti olmayan
renciler yetitirmilerdir.
Olgusal tarihin yenilgisine, zellikle okullardaki tarih derslerinde, "empa-
fi", yani bakalarnn duygularn anlama abasn oluturmak, yani tarihsel
d gcn uyarmak iin hazrlanan egzersizler elik etmitir. D gc, ku-
kusuz tarih almasnn yaamsal unsurlarndan biridir. Ama "bakalarnn
duygularn anlama" egzersizleri, bir para bilgiyle dorulanabilir. Tarihsel en-
formasyonun hatr saylr bir kayna olarak dsel edebiyatn bile tehdit al-
tnda olduu bir dnyada renciler, bazen retmenlerinin, gemie kar bir
duyarszlk yaratmaya ynelik nyarglarndan baka hibir ey renememe
tehlikesiyle kar karya kalmaktadr, 1 7
Tarihle edebiyatn birbirlerinden ayrlmalar ok znt vericidir. Mesle-
in belli kesimlerinde, beeri bilimlerin geneli iindeki "yapsalclarn kars-
na birdenbire "yap-kartlar" knca, hem tarihiler hem edebiyat eletir-
menleri, sadece btn geleneksel bilgiyi deil birbirlerini de dlamaya
girimilerdir. Neyse ki yap-kardarmn daha vahi grnm yap-skne
urarken, sadece belirli gruplarn anlamasna ynelik bu batn gediklerin ka-
patlabilecei umudu da korunmaktadr. 1 B Akll, saggrl tarihinin neden
eletirel deerlendirmeyle edebi metinleri veya edebiyat eletirmenlerinin ne-
den tarih bilgilerini kullanmamas gerektii konusunda ciddi hibir gereke
yoktur [GATTOPARDO] [KONARMYA1.
Bu nedenle, uzmanlarn kendi olanaklarna artk fazlaca gvendikleri g-
rlecektir. Tarihilik mesleinin sanayi iisi ardaryla, kovann iilerine d-
zen ve emir veren kralie arlar, grads simplijkaieus (byk bastletiriciler)
arasnda her zaman hakl bir ayrm olmutur. iler idareyi tamamen ele gei-
rirlerse bal olmayacaktr. Geni "genel tarih" erevelerinin her zaman sabit
olduu kabul edilemez. Onlar da modaya gre deiecektir ve elli veya yz yl
nce sabitlemi olanlar da artk revizyon iin yeterince olgunlamtr (aa-
ya Bkz.). Ayn ekilde, jeolojik tarih tabakalar zerine almann, arazide ya-
plan almadan asla ayrlmamas gerekir. ''Eilimler", "topluluklar", "ekono-
miler" veya "kltrler" aratrmasnda kadnlarn, erkeklerin, ocuklarn yeri
ihmal edilmemelidir.
Uzmanlama, acmasz siyasi karlara kap amtr. Hi kimse kendi
zel dorusunun tesinde bir kanaat nermeye yeterli grlmediine gre, av
hayvanlar babo dolamak zere otlaa salverilmiler demektir, ilgili et-
kenlnerin tmnn tam anlamyla gzden geirilmesini daha batan dlayan,
kaba seilmi konulara bal kat belgesel aratrma bileimi zellikle ktdr.
Byle bir alna iin A. J, P. Taylor'un yle syledii rivayet olunur: "Yzde
doksan doru ve yzde yz yararsz..." 1 9
Bu gelimelere verilecek sagrl karlk, yorumda oulculuu ve "sa-
ylarda gvenlii" savunmak; yani her birine ve hepsine ynelik snrlamalara
kar koymak iin geni bir zel grler eitliliini zendirmektir. Tek bir
bak as risklidir. Ama elli, altm veya yz grn birlikte geerli bir
karm oluturmasna gvenilebilir. "Tek bir Doru deil, duyarllklar kadar
doru vardr."- 1 '
Aada II. Blm'de Arkhimcdes'in nl -ft- says sorununa getirdii -
zme, yani bir emberin evresinin apna oranlanarak hesaplanmasna dei-
nilmekledir. Arkhimedes, emberin evresinin uzunluunun, emberin dna
izilen bir karenin kenarlarnn toplam ile emberin iine izilen bir karenin
kenarlarnn toplam arasnda bir yerlerde olduunu bilmektedir (Bkz. Diyag-
ram) Buu dorudan aklayamaynca, kafasnda, emberin iindeki 99 ke-
narl bir okgenin kenar uzunluklarn toplayarak tahmini, yaklak bir sonuca
ulamay dnmtr. okgenine verdii fazla kenarlarla, emberinkine en
yakn ekle ulaacaktr. Ayn ekilde bir bakas da, aydnlatma kaynaklarnn
says artka, gemi gereklikle Larihinin onu yeniden ina etme giriimi
arasnda oluacak boluun klmeye balayacan dnebilir.
Bir baka yerde tarihinin grevi, iki boyutlu sarik resimle, hareketli,
boyutlu dnyay asla doru yanslamayacak olan bir fotorafnn iine benze-
1 ilmekledir. "Tarihi, tpk foLoraT makinesi gibi daima yalan syler."- 1 Bu
benzetme gelitirilseydi, fotoraflarn kendi almalarnn -tpatp benzeme-
nin amaland yerde- tpatp benzerlerinin, ayn konunun resimlerinin say-
sn oaltarak byk lde salanabilecei sylenebilirdi. Deiik alardan
ve deiik merceklerle, filtrelerle, filmlerle yaplm ok sayda ekim, tek e-
kimin byk seiciliini tamamen azaltabilir. Film yapmclarnn da kefettii
gibi, art arda ekilmi ok sayda grnt ise, zamann ve hareketin akla yakn
bir taklidini gerekletirebilir Ayn ekilde, "erevedeki tarih" de, ancak ta-
rihi mmkn olan en geni kaynaklar alannn sonularn bir araya getirebi-
lirse yeniden ina edilebilir. Bunun etkisi asla mkemmel olmayacaktr; ama
her deiik a ve her deiik teknik, hepsi birlikte btn oluturan parala-
rn aydnlatlmasna katkda bulunur.
arptma, btn enformasyon trlerinin zorunlu zelliidir. Mutlak nes-
nellik, asla eriilmez olandr. Her tekniin kendine gre gl ve zayf yanlar
vardr. nemli olan, her tekniin deerinin ve arptmasnn nerede yattn
anlamak ve en makul yaklak sonuca ulaabilmektir. Tarihilerin iir, sosyolo-
ji, astroloji veya baka aralar kullanmalarna, bu tr kaynaklarn "znel", "ta-
rafl" veya "bilitnd" olduu noktasndan hareketle kar kan eletirmenler,
aslnda bilineni ifade etmektedirler. Sanki iskeletin rntgen filmlerine veya ra-
llimin ultrason taramalarna kar klabilirmi gibi, insan yznn ok zayf
bir grntsn verme noktasndadrlar. Hekimler insan zihninin ve vcudu-
nun srlarn kefetmek iin bilinen her aygt kullanrlar. Tarihilerin de gemi-
in gizemli noktalarna szabilmek iin benzer bir donanma ihtiyalar vardr.
Uzun bir iktidar dnemi yaam olan belgesel tarih, yaklamn ayni de-
recede en deerli ve en riskli yollarndan biridir. Dikkatsiz uygulandnda,
yalann iren biimlerine aktr ve kaydedemedigi byk gemi deneyim
alanlar vardr. Btn bunlara ramen, tarihi belgelerin hl bilginin en verim-
li damar olduunu kimse inkr edemez [HOSSBACH] [METRYKA] [SMO-
LENSK],
Cambridge tarih okulunun kurucusu Lord Acton, belgesel tarihin ok za-
rarl bir etkisini nceden grmtr: tarihinin kant yorumlamak yerine ka-
nt toplamaya ncelik verme eilimi... Acton bundan yaklak doksan yl nce,
"Tarihiden bamsz tarih yapma eilimi olan, yani belgeyi iindekinden ok
daha fazla nemseyen bir belge anda yayoruz" 2 2 diye yazmt.
Genel bir ifadeyle tarihiler, cefakr okuyucularnn karlatklar sorun-
lardan ok kendi tartmalarnn zerinde durmulardr. Bilimsel nesnellik pe-
inde koulmas, balangtaki dsel uular azaltmakta ve gerei dten
ayrmakta ok ie yaram, ayn zamanda tarihilerin kendi keiflerini aktar-
makta kullanabilecekleri aralar da azaltmtr. nk iyi tarihinin sadece
olaylar kurmas ve kant toplamasna yetmez... Grevin dier yars, okuyucu-
nun zihnine nfuz etmek, her tarih tketicisinin sahip olduu arptma algla-
ycsyla savamaktr. Bu alglayclar sadece be fiziksel duyuyu deil, dilbilim
terminolojisinden, corafi adlardan, siyasi kanaatler iin simgesel kodlardan
baka, nceden kurulmu bir entelektel devreler kompleksini, sosyal gelenek-
leri, duygusal eilimleri, dinsel inanlar, grsel bellei, geleneksel tarih bilgisi-
ni de ierir. Her tarih tketicisi, gemi hakknda kendine ulaan btn bilgile-
rin iinde filtre edilmesi gereken gemi bir deneyimler deposuna sahiptir.
Bu nedenle, etkin tarihilerin bilgilerini aktarmaya olduu kadar toplayp
biimlendirmeye de dikkat etmeleri gerekir. almalarnn bu blmnde a-
irler, yazarlar, sanatlarla ayn zihin urasn paylamaldrlar. Gemile ilgi-
li izlenimlerimizin biimlendirilmesi ve aktarlmasna yardm eden herkesin;
tarihilerin, mzikologlarn, mzecilerin, arivcilerin, izerlerin, haritaclarn,
an defteri tutanlarn, biyografi yazanlarn, ses kaytlarnn, film yapmclar-
nn, iarihi roman yazanlarn, hatta "ielenmi ortaa havas" satanlarn al-
malarndan gzlerini ayrmamaldrlar. Her aamada anahtar nitelik, ilk kez
Vico tarafndan tanmland zere, "yaratc tarih d gc"dr. Bu olmadan,
tarihinin almas l bir mektup, yaymlanmam bir mesaj olarak kalr
[PRADO] [SONATAJ [SOVKINOl

Izinde bulunduunuz bu szmona bilimsel ada, tarihilik mesleinin d


gcne dayal yan, kukusuz zayflatlm, irtifa kaybetmitir. Okunmas ola-
naksz akademik almalarn ve sindirilmeyen aratrma verilerinin deeri
abartlmaktadr, Thomas Cariyle gibi d gc yksek tarihiler, airane kural
tanmazlktaki arlklarndan dolay sadece eletirilmemiler, unutulmular-
dr da. Yine de Carlyle'n tarihle iir arasndaki iliki zerine grleri en azn-
dan dikkate deerdir. 2 5 Carlyle'n zaman zaman baaramad denetim ve do-
rulama nemlidir. Ama "doru anlatmak" da nemlidir. Btn tarihiler,
yklerini inandrarak anlatmak zorundadr; yoksa bir kenara itilirler.
"Postmodernizm", sort yllarda, "tarihilerin gemi zerinde almalar" ko-
nusundaki aratrmalara ncelik verenlerin tm iin bir elence haline gel-
mitir. Bu tutum, iki Fransz "guru"su, Foucault ve Derrida'nn etkisiyle olu-
an hem tarihsel bilginin kabul edilmi kurallarna, dzenine hem de
geleneksel metodolojinin ilkelerine saldran bir modadr. Posmodernist yakla-
m bir yandan edebiyat alanndaki yapsalclk kartlarnn, edebi metnin
"anlamn" bozmaya almalarnda olduu gibi, belgesel kaynak malzemeleri-
nin deerini yok etmeye almakta; bir yandan da enformasyonun her para-
snn arkasnda gizlenip pusuya yatt dnlen "olaylarn tiranlg" ve "oto-
riter ideolojiler"! ihbar etmektedirler. Daha ileri giderek, gemi gerekle ilgili
btn aklamalarn "zorla yapldn" kabul etmektedirler. Ve bu "zorla yap-
ma" iddiasn tezgahlayanlara, "insan deerlerine saldr" zerinde duran b-
ln tarihiler dahildir. Kartlarnn gzndeyse bu mantk, tarihi "tarihinin
zevkine" indirgemi; kendi gndemleri iinde politize olmu radikallerin arac
haline getirmitir. Tanmlanm verilere tepeden bakarak bir eyler bilmenin,
hibir ey bilmemekten daha tehlikeli olduunu ima etmektedir. 2 "*
Btn bunlarn dnda, postmodernizm fenomeni, zdnden daha
fazla sorun yaratmtr. Ar yandalar, olsa olsa fkra anlatmak yerine mizah
analizleri zerine bilimsel kitaplar yazan ciddi grnml akademisyenlere
benzetilebilirler. Geleneksel liberal tarihyazclgn "modernist" olarak tanm-
lamann yerinde olup olmad merak edilebilir. Btnn ve parann saygnl-
yla alay etmek her zaman ok gzeldir; ama bu, sonuta sadece Derrida'nn
kk dmesine yol amaktadr. Sorun, sadece yap-kartlarnn, kendi tek-
nikleriyle yklmas ncesindeki bir zaman sorunudur. "Tanrnn lm"nden
ve "nsann lm"nden kurtulduk. "Tarihin lm"nden... ve postmoder-
nizmin lmnden de kukusuz kurtulacaz," 2 5
Yine bytme sorununa dnersek... Tarihin uzun dnemler boyunca ge-
liimini kayda geiren bir metin, belli bir aama veya belli bir anla ilgili btn
zellikleri koordine eden panoramadan farkl olarak dzenlenmi olmaldr.
Birincisi, yani kronolojik yaklam, olutuklar ilk anda atpik olduklar halde
sonradan nem kazanacak yeniliki olay ve hareketler zerinde durmaldr.
kincisi olan senkronik yaklam ise, yeniliki ile geleneksel olan ve bunlarn
etkileimlerini birletirmelidir. Burada ilk risk anakronizm (tarih hatas) ise,
ikincisi de hareketsizliktir.
Modern Avrupa'nn balangc, bu sorunlar iin bir laboratuvar ilevi gr-
mtr. Hmanizmin, Protestanln, kapitalizmin, bilimin, ulus-devletin k-
keninin kefedilmesi ii bir kez tarihilerin eline geince; Avrupa, ortaa pa-
gan dnyas unsurlarnn nasl ayakta kaTp gelitiklerini kesin bir dorulukla
kantlayan uzmanlarn dikkatini de ekmitir. Zeki tarihinin, bir yolunu bu-
lup bu ikisi arasnda bir denge kurmas gerekir. rnein, 16. yzyl tanmlar-
ken yalnzca cadlar, simyaclar, periler hakknda yazmak kadar; yalnzca Lut-
her, Copernicus veya ngiliz Parlamentosunun douu hakknda yazmak da
yanl ynlendirmedir. Kapsayc tarih, uzmanlarn grn dikkate almal,
ama ayn ekilde, onlarn giderek azalan ilgilerinin zerine kabilmek iin de
bir yol bulmaldr.
"Avrupa" Kavram zerine Farkl Grler

"Avrupa", ksmen modern bir fikirdir. On drdnc yzyldan on sekizinci


yzyla kadar sren karmak entelektel bir sre iinde, eski "Hristiyanlk",
"Hristiyan lemi" kavramnn yerini almtr. Ama belirleyici dnem, Din Sa-
valar dneminin ardndan gelen, 1 7 0 0 ncesi ve sonrasndaki yirmi-otuz yl-
dr. Bu eski kavram Aydnlanmann (Bkz. Blm 111) ilk evresinde, blnm
ulus topluluklarna ortak Hristiyan kimliklerini anmsatan bir mahcubiyet
kayna olmu ve Avrupa iin daha tarafsz armlar yapan bir ad, bir tann
ihtiyac domutur. Bat'da XIV. Louis'ye kar verilen mcadele, o zamanki
ayrlklarn, blnmelerin yattrlmas iin ortak hareket giriiminde bulu-
nan bir grup siyaseti ve uluslararas hukuk uzmanna esin kayna olmutur.
Bunlardan uzun sre hapiste kalm olan, bir lngiliz-Hollandal iftin olu ve
Pennsylvania'nn kurucusu olan quaker William Penn ( 1 6 4 4 - 1 7 1 8 ) , hem ev-
rensel hogry hem de bir Avrupa Parlamentosu'nu ayn anda savunmakla
ayrcalkl bir yere sahiptir. Project d'une paix perpctuelle'in ( 1 7 1 3 ) yazar, mu-
halif Fransz papaz Charles Castel de St. Pierre ( 1 6 5 8 - 1 7 4 3 ) ise, srekli bir ba-
r gvence altna almak iin Avrupa glerine bir konferans arsnda bu-
lunmutur. Douda, Byk Petro'nun ynetiminde Rus mparatorluunun
ortaya kmas, uluslararas erevenin radikal bir biimde yeniden dnl-
mesini gerektirmitir. 1713 Utrecht Antlamas, Respubltca Christiana, "Hristi-
yan devletler topluluu" iin arlar yaplan son byk frsat olmutur.

Bundan sonra, bir Avrupalnn uyankl Hristiyan topluluuna kar s-


tnlk kazanmtr. Voltaire, l75L'de Avrupa'y yle tanmlamaktadr:

"Birka ayr devletten oluan bir tr byk cumhuriyet. Bunlarn bazlar monar-
ik, bazlar karma ynetime tabi... Ama her birinin tekiyle balants var. ibadet
biimleri farkl olsa bile, hepsi de ayn dinsel temele dayanyor. Hepsi de, dnya-
nn baka yerlerinde bilinmeyen, ayn kamu hukukuna ve siyaset ilkelerine sa-
hip..." 26

Yirmi yl sonra Rousseau'nun gr ise yledir: "Artk Fransz, Alman, s-


panyol, hatLa ngiliz yok; sadece Avrupallar var." Bir baka gre gre "Av-
rupa dncesi" nihai olarak 1796'da, Edmund Burke "Hibir Avrupal, Avru-
pa'nn hibir yerinde tam anlamyla srgnde saylamaz" 1 7 diye yazd zaman
gereklemitir. Buna ramen, Avrupa toplumunun corafi, kltrel ve siyasi
parametreleri daima tartmaya ak kalmtr. William Blake 1794'te, "Avru-
pa: Bir Kehanet" balyla yaymlad en anlalmaz iirlerinden birini, cen-
netin dna doru eilmi ve pergel tutan Tanr resmi ile sslemitir. 2 8
Avrupa'nn d hatlarn byk lde, geni bir ky eridi belirler. Ama
kara snrlarnn izilmesi daha uzun srmtr. Asya ve Avrupa'y birbirin-
den ayran izgi, antik dnemde yaayanlar tarafndan anakkale Boaz ile
Don Nehri arasnda saptanmtr. Ortaada da byle olmay srdrmtr.
Bir on drdnc yzyl ansiklopedi yazan, olduka kesin olan u tanmlamay
retebilmitir:

"Avrupa'nn btn dnyann te biri olduu sylenir. Adn, Libya Kral Agde-
nor'un kz Europa'dan alr. Jpiter bu kzn rzna gemi ve Girit'e gtrmtr.
Bundan sonra ktann byik bolm Avrupa (Europa) olarak anlmtr. Avrupa,
Tanay (Don) nehrinden ballar ve Kuzev Okyanusu boyunca ispanya'nn ucuna
kadar uzanr. Dou ve bat taraf, Pontus Denizi diye bilinen Karadeniz'den ba-
lar, Byk Denizle (Akdeniz) birleir ve Cebelitark'ta (Cadiz adalar) sona
erer.

Papa kinci Pius (Enea Piccolomini) ilk Avrupa Devleti rerine Tez adl eseri-
ne ( 1 4 5 8 ) , o dnemde Trk tehdidi altnda olan Macaristan, Translvanya ve
Trakya'y anlatarak balar.
Ne antik ag ne de ortaa insanlar, on sekizinci yzyla kadar sreklilik
kazanamayan eitli blmlerden oluan Avrupa dzlnn dou ucuna dair
kesin bilgiye sahiptir. Dolaysyla 1730'da Rusya hizmetindeki Strahlenberg
adl sveli bir subay tarafndan dile getirilinceye kadar, Avrupa'nn snrlar-
nn Don'dan Ural Dalarna ve Ural Nehrine doru geniletilmesi gerektiini
ne sren kmamtr. On sekizinci yzyln sonlarna doru Rus hkmeti,
Yekaterinburg ile Tyumen arasndaki patika zerinde Avrupa'yla Asya'nn s-
nrn belirleyen bir snr karakolu kurmutur. Bundan sonra, Sibirya'ya pran-
gal olarak gtrlen ar yanls srgnlerden oluan eteler, bu karakolun
nnde diz kme ve son kez Avrupa topran avulama geleneini balat-
mlardr. Bir gzlemci "Dnyann hibir yerinde, bu kadar ok krk kalp g-
ren bir baka snr karakolu yoktur" diye yazmtr. 3 0 1833'te Volger'in Hand-
bucl de s Gtograpie (Corafya Elkitab) yaymlannca, "Atlantik'ten Urallar'a
Avrupa" dncesi de genel kabul grmtr. 3 1
Her eye ramen, egemen olan bu grn hibir kutsall yoktur. Avru-
pa'nn Urallar'a uzanmas Rus mparatorluunun ykseliinin bir sonucu ola-
rak kabul edilir. Ama bu kabul, zellikle analitik corafyaclarca byk lde
eletirilmitir. Hal ford Mackinder, Arnold Toynbee gibi evre faktrlerine n-
celik verenlerin ya da "Rusya'nn, Avrupa'nn corafi antitezi olduu"nu yazan
sveli corafyac J. Reynold'un gznde Urallar'dan geen snrn geerlilii
zayftr. Rusya doumlu Oxford profesrnn, snrlar daralp genileyen
"gel-git Avrupas" hakkndaki grlerine katlacak olunsayd, Rus gcnn
azal bir revizyonu gndeme getirebilirdi. 3 2
Corafi Avrupa, bir kltrel topluluk olarak uluslarn Avrupas ile daima
rekabet halinde olmak zorundayd; ortak siyasi yaplarn yokluu halinde de
Avrupa uygarl, ancak kltrel ltlerle tanmlanabilirdi, Hristiyanln ye-
ni ufuklar aan rolne genellikle zel bir nem, Hristiyan lemi yaftasnn
dmesiyle de terk edilmeyen bir rol verilmitir.
air T. S. Eliot, 1945'te yenik Almanya'ya seslenirken, Avrupa uygarl-
nn, Hristiyan zn tekrar tekrar sulandrlmasndan sonra lmcl tehlike
iinde olduu grne aklk getirmi; ulus-devletlerin kendilerini sonuna
kadar dayattklarnn grld yllarda oluan, "Avrupa'nn zihinsel snrlar-
nn kapanmas" yaklamn tanmlamtr. Eliot, "Siyasal ve ekonomik bam-
szlk veya zerklii kanlmaz olarak bir tr kltrel bamszlk izledi" de-
mektedir. Kltrn organik doas zerinde durmaktadr: "Kltr, bymesi,
gelimesi gereken bir eydir. Bir aac ina edemezsiniz; sadece eker, bakar ve
olgunlamasn beklersiniz..." Avrupa ailesi iindeki birok alt-kltrn kar-
lkl bamlln vurgulamtr. Onun kltrel "alveri" dedii, organizma-
nn can damar, yaam-kandr. Ve Eliot, bilim adamlarnn zel grevine dik-
kat ekmekte ve zellikle, ierisinde "Yunanistan'n, Roma'nn, israil'in
mirasn" barndran Hristiyan geleneinin nemini vurgulamaktadr:

"Her biri kendi bamsz kltrne salip halklar arasnda ortak bir kltr yarat-
mann en etkili yolu dindir ... Avrupa'y Avrupa yapan teme ortak Hristiyan gele-
neinden ve bu ortak Hristiyanln beraberinde getirdii ortak kltrel unsurlar-
dan sz ediyorum. (...) Sanatmz Hristiyanln iinde gelimitir. Avrupa
hukukunun son dneme kadar Hristiyanlk iinde kklemitir. Bir Avrupal bi-
rey Hristiyan dinine inanmayabilir, ama syledii, yapt, eugi her ey Hristi-
yanlk mirasna dayanacaktr. Ancak Hristiyanlk kltr, bir Voltaire veya Ni-
etzsehe yaratabilirdi. Avrupa kltrnn, Hristiyanlk inancnn tamamen yok
olmasna kalknabileceine inanmyorum." 33

Bu gr, her bakmdan gelenekseldir. Konuyla ilgili btn baka deikenle-


rin, kalarn ve parlak fikirlerin nirengi noktasdr. Bir zamanlar Madam
5tael'in kulland deyimle, "penser l'europeenne", "Avrupa dncesi"in
balang noktasdr.
Avrupa kltr tarihileri iin grevlerin en nemlisi, Hristiyan gelenei
iinde yaran birok taraf tanmak, kimliklendirmek ve Hristiyan olmayan
veya Hristiyanlk-kart eitli unsurlarla ilikilerindeki arlklarn lmek-
tir. oulculuk, de rigueur, zorunludur. Hristiyanlk inancnn yirminci yz-
yln ortalarna kadar sren grnr stnlne ramen, Rnesans'n Antiki-
te tutkusundan Romantiklerin Doa saplantlarna kadar modern zamanlarn
en verimli gdleyicilerinden ounun esas olarak pagan (putatapar) karak-
terli olduunu yadsmak mmkn deildir. Benzer ekilde, modernizmin, ero-
tizmin, ekonominin, sporun veya pop kltrnn ada "kit"ierinin Hristi-
yan mirasla fazla iliki iinde olduunu ileri srmek de zordur. Gnmzn
asl sorunu, yirminci yzyln merkezka glerinin, bu miras anlamsz bir
karmakla indirgeyip indirgemediine karar vermektir. Bugn, tekpara bir
Avrupa kltr diye bir eyin asla var olmad grne pek az aratrmac
katlacaktr. lgin yorumlardan biri, Avrupa'nn kltrel mirasn st ste a-
kan ve birbirine bal drt veya be daireden ibaret saymaktr 3 + (Bkz. Ek 111,
s. 1298). Romanc Alberto Moravia'ya gre, Avrupa'nn esiz kltrel kimlii
"bir yan rengrenk, teki yan zengin ve derin, tek renkli, iki yz de kullan-
labilir bir kuma olmasdr." 3 5
Ancak "Avrupa"nn politik ierikten yoksun olduunu sanmak da yanl olur.
Aksine Avrupa, sk sk eksiklii duyulan uyum ve birlikle eanlaml olarak ele
alnmtr. "Avrupa" eriilmez bir ideal, btn iyi Avrupallarn o ynde al-
tklar varsaylan bir hedeftir.
Bu, mesihi veya topik Avrupa gr, Vestfalya Anlamas ncesine ka-
dar giden tartmalarda grlebilir. Napoleon kart propagandalarda olduu
kadar, XIV. Louis'ye kar koalisyonlar rgtlemi Orange'l Guillaume propa-
gandalarnda da yksek sesle dile getirilmitir. ar 1. Aleksandr da "Avrupa bi-
ziz" demektedir. On sekizinci yzyln Gler Dengesi edebiyatnda da, on do-
kuzuncu yniizyln Ctmcerfinde de (on sekizinci yzylda Avrupa Devletleri
arasnda yaplan anlama) vardr. 1914'eki Birinci Dnya Sava ile bozulup
kesilinceye kadar dnya apndaki egemenlii iin Avrupa'y anayurt ss ola-
rak gren bar Emperyalizm Dneminin temel zellii olmutur.
Yirminci yzylda, Avrupa ideali, dnya savalarnn yaralarn sarmay
amalayan politikaclarca yeniden canlandn mi tr. 1920'lerden Birinci Dn-
ya Sava'ndan sonra Sovyetler Birlii dnda ktann her yerine yaylnca, Mil-
letler Cemiyet'nde ve zellikle Aristide Briand'n (Bkz. s. 1 0 1 2 - 1 4 ) eserinde
ifadesini bulmutur. Avrupa d imparatorluklarca dikkate alnmayan ve b-
yk glere kar ortak bir korunma yolu arayan yeni Dou Avrupa devletleri
iin zellikle ekici olmutur. 1940'larn sonlarnda, Demir Perde'nin oluma-
sndan sonra, Bat'da bir Kk Avrupa kurmaya niyetli, kendi yaplanmalar-
n Fransa ve Almanya'ya odaklanm tek merkezli daireler dizisi olarak gren
uluslarca uygun bulunmutur. Ama ayn lde, Dou'daki baskc komnist
ynetimlerce yolu kesilmi bakalar iin de bir umudun iaret fiei ilevini
grmtr (Bkz. s. 3 0 ) . Sovyet imparatorluunun 1989-1991'de kmesi, kta-
nn her yanna yaylmaya cesaret edebilen bir pan-Avrupa toplumunun ilk gz
krplardr.
Ancak Avrupa idealinin zaaf da, hem kartlarnca hem yandalarnca ka-
bul edilmektedir. Bir zamanlar Metternich'in talya'y dlamas gibi, Bismarck
da 1876'da, bir "corafi kavram" olarak Avrupa'y dlamtr. "Avrupa'nn Ba-
bas" Jean Monet, yetmi yl sonra "Avrupa asla var olmad. Birinin Avrupa'y
gerekten yaratmas gerek" diyerek Bismarck'n aalamasna hak verecek-
tir. 3 6

Be yz yldan uzun bir sre boyunca Avrupa'nn tanmlanmasnda en byk


sorun, Rusya'nn dahil edilip edilmeyecei zerinde younlamtr. Modern
tarihin btn iinde Ortodoks, otokrat, ekonomisi geri ama yine de genile-
yen Rusya, kt bir sara nbeti olmutur. Rusya'nn Batl komulan, sk sk
onu dlamak iin bahane aramlardr. Ruslar ise kabul edilmek istenip isten-
mediklerinden hibir zaman emin olmamlardr.
rnein 1517 de, Krakov'daki Jagellon niversitesi rektr Maciej Miec-
howita, Don Nehrini snr kabul ederek Asya Sarmatya's (Sarmalia asiatica)
ile Avrupa Sarmatya's (Sonu at a europert) arasndaki Batlamyusu fark des-
tekleyen bir tez yaymlar. Bylece Polonya-Litvanyas ieride, eski Rusya da-
rda kalmtr. 3 7 yz yl sonra ayn belirsizlik, srmektedir. Polonya-
Litvanyas yaknlarda paralanm, Rusya snr ise arpc biimde baya kay-
mtr, Fransz Devrimi arifesinde bu blgeden geerken Polonya'nn artk Av-
rupa'da olmadndan hi kukusu kalmam olan Fransz Louis-Philippe de
Segur'n; "Polonya'ya girdikten sonra insan Avrupa'y tamamen terk etmekte
olduuna inanyor... Her ey zaman iinde bin yl geri gittiiniz izlenimini ve-
rebiliyordu" diye yazmtr. Avrupa yelii iin ekonomik gelimilii temel
lt sayarsak, de Segur, kesinlikle adatr. 3a
Ancak dnem, tam da Rus ynetiminin Avrupal kimliinde srar ettii
dnemdir. 1767'de Imparatorie Ekaerina, topraklarnn Asya'dan Kuzey
Amerika'ya doru kesintisiz olarak uzand gereine aldrmadan, "Rusya'nn
bir Avrupa devleti olduunu" kesin olarak ilan etmitir. St. Petersburg ile i
yapmak isteyen herkes bunu dikkate almaktadr. Her eye ramen Rusya,
onuncu yzyldan itibaren Hristiyan leminin ayrlmaz bir paras; Rus impa-
ratorluu da diplomatik kulisin deerli bir yesi olmu; "Ay" korkusu, Rus-
ya'nn Avrupa yelii hakkndaki genel kabuln genilemesini engelleme-
mitir. Ve bu kabul edili, Rusya'nn on dokuzuncu yzylda Napoleon'un ye-
nilgisindeki rol ve Rus kltrnn Tolstoy, aykovski ve ehov dneminde-
ki grkemli yikseliiyle byk lde glenecektir.
Batclar ve Slavclar diye ikiye ayrlan Rus aydnlar, Rusya'nn Avrupal-
lk derecesinden emin deildir (Bkz. Blm X, s. 8 5 8 - 5 9 , 8 6 3 ) . Slavc Nikolay
Danilevski ( 1 8 2 2 - 8 5 ) , 1871'de yazd Rusyfi ve Avrupa adl eserinde Rus-
ya'nn, Asya ile Avrupa'nn ortasnda kendi zgn Slav kltrne sahip oldu-
unu savunmu; buna karlk Dostoyevski, air Pukin'in bir antnn aln-
da yapt konumada, Avrupa'ya vg dzmeyi yelemitir; "Avrupa uluslar,
bizim iin ne kadar deerli olduklarn bilmiyorlar." Sadece kk bir Vosto-
niki, "Doulu, Asyal" (veya Dogucu, Asyac) grubu, en ok Cin ile ortak yan-
lar olan Rusya'nn kesinlikle Avrupal olmadnda srar etmitir. w
1917'den sonra Boleviklerin ynetimi ele geirmeleri, birok eski kuku
ve belirsizlii yeniden canlandrr. Bolevikler, darda byk lde barbar
olarak, Churchill'in szleriyle bir baboonery, yani Attila ve Cengiz Han gibi
lm ve ykm saan vah Asyallar etesi olarak kabul edilmitir. Sovyet Rus-
ya'nn kendi iindeyse, Marksist devrimciler, genellikle Yahudiler tarafndan
ynetilen, Bat parasyla desteklenen ve Alman gizli servisince ynlendirilen
bir Bat tohumu olarak sulanmlardr. Gl bir resmi gr izgisi de Dev-
rimin, "km" Avrupa ile btn balar kopardna inanmtr. Pek ok
Rus, bu soyutlanmadan dolay aalandn hissetmi ve yeniden canlandrl-
m bir Rusya'nn, vefasz Bat'y hemen alaa edecei inanc ile vnmtr.
1918'in balarnda, devrim yllarnn nde gelen bir airi, "skitler" balkl
meydan okuyan iirinde yle seslenmektedir:

Siz milyonlarsnz; biz ouz, okluuz, ounluuz.


Bizimle birlein ve tohumumuzu deneyin!
Biz, ayn zamanda skit ve Asyalyz, kylardan
ekik gzler douran, hrs isteyen.
Rusya bir Sfenkstir! Alar iinde dahi muzaffer
Dudaklarn kara kan rmanda ykar.
Gzleri size dikili, dikili, yine dikili
Nefre ve sevgiyle ayn n iinde.

Eski dnya, bir kez daha uyan! Kardelerinin kt durumu


Zahmete ve bara, bir alc senlii.
Bir kez daha! Gelin kardelerinizin enlik ateine katln!
Uyun barbar lirinin arsna.'10

lk kez olmasa da Ruslar ayn anda iki yne birden dnmlerdir.


Bolevik liderliine gelince, Lenin ve evresi Avrupa ile ok sk bir ekil-
de zdetir. Kendilerini, Fransz Devriminin oluturduu bir gelenein miras-
s olarak kabul etmiler; o andaki kklerini Almanya'daki sosyalist harekette
grmler; stratejilerinin, Bat'nn ileri kapitalist lkelerindeki devrimlere ka-
tlmak olacan dnmlerdir. Komintern, komnistlerin nderliinde bir
Avrupa Birleik Devletleri olasln tartmtr. Sovyetler Birlii sadece b-
tn eski Boleviklerin katledildii Stalin dneminde, kendini Avrupa ilerin-
den manen uzak tutmay yelemitir. Sz konusu yirmi-otuz ylda, Prens N. S.
Trubetskoy, P. N. Savitski, G. Vernadski'nn de aralarnda bulunduu etkin
bir gmen Rus aydn grubu da, Rusya'nn kltr karm iindeki Asyal un-
surlara yeniden deer kazandrmaya almlardr. Ycvra^ivlsi veya "Avrasya-
llar" olarak bilinen bu grup, bir yandan Bat Avrupa'nn stn niteliklerine
kukucu bir uzaklkta dururken Bolevizme de kkten kar kmlardr.
Kukusuz, yetmi yllk totaliter Sovyet ynetimi, Avrupa zerine fiziksel
olduu kadar ar zihinsel perdeler de ekmitir. Sovyet rejiminin halk yan,
kinci Dnya Sava srasnda edinilen deneyimlerle desteklenen bir tavr iin-
de, kaba bir yabanc dmanl biiminde bym ve Stalin yanllar tarafn-
dan srekli ilenmitir. Ancak birok Rus ahsen, Sovyet blou iindeki Rus-
olmayan insanlarn byk ounluunun sahip olduklar Avrupal kimliini
kalplerinde hissetmitir. Bu, onlarn komnizme kar manevi kurtulular
iin bir can simididir. Onlar iin, Vaclav Havel'in deyiiyle "Avrupa'nn Dn-
m selamlama olana komnizmin zincirleri kopartlnca domutur.
Rusya'nn Avrupal nitelikleri hakkndaki kukuculuk, her eye ramen
Rusya iinde ve dnda var olmay srdrmtr. Hem "Bat" dan itenlikle
nefret eden hem ona imrenen Rus milliyetilerinin gr, Sovyet gcnn
kyle aalandn hisseden ve imparatorluunu geri almaktan baka
hibir ey istemeyen Stalinistler iin bir toparlanma noktas oluturmaktadr.
Komnizm sonras bir demokrasi umuduna kar muhalefetin ekirdei olan
Rus milliyetilerinin ve slah olmam komnistlerin elikili ve tuhaf ittifak,
Moskova'nn Washington ve Bat Avrupa ile artan yaknlamasna ancak ku-
kuyla bakacaktr.
Batl liderler, kendi alarndan en ok istikrara ihtiya duymaktadrlar.
SSCB'nin insancl versiyonu denilebilecek Gorbaov'a kalc bir ortak bulama-
ynca, paldr kldr Rusya Federasyonuna destek olmaya girimiler, Mosko-
va'nn ekonomik yardm, NATO ve Avrupa Toplulugu'na katlma taleplerini
sempatiyle karlamlardr. Ama sonra, ilerinden bazlar geri ekilmeleri
grmeye balamtr. Rusya Federasyonu her eye ramen tutarl bir ulus-
devlet deildir, liberal demokrasi iin yeterince olgunlamamtr. Hl Avras-
ya'y batan baa kaplayan okuluslu bir komplekstir, hl nemli lde as-
keri niteliktedir ve hl gvenlii konusunda emperya! reflekslerle hareket et-
mektedir. Komularnn kendi yollarnda yrmesine izin vermeye hi
yanamamaktadr. Tpk Avrupa'nn teki eski emperyal devletleri gibi, em-
peryalist miras datmann yollarn bulmadka, hi de Avrupa Topluluu
iin uygun bir aday olarak kabul edilmeyi umut edemeyecektir. Bu gr, en
azndan Avrupa Par la me tosu'nun en yal yesinin Eyll 1993'teki konuma-
snda dile gelen gl bir tezdir [EEST1].
Baz yorumcular, ngiltere'nin Avrupa kimliinin Rusya'nnkinden daha
belirsiz olduunda srarldr, ingiltere, Norman istilasndan Yz Yl Savalar-
na kadar ktasal ilere alabildiine bulam olsa da, modern tarihin ok byk
blmnde ansn baka yerde aramtr. Britanya Adalar'ndaki komularn
zorla boyunduruk altna aldktan ve yuttuktan sonra deniz ar bir imparator-
luk kurmak iin denizlere almtr. Tpk Ruslar gibi ngilizler de Avrupa d-
karlar ncelikli olmak kouluyla kesin bir ekilde Avrupaldrlar. Onlar
aslnda yarm Avrupaldrlar. "Kta"ya adeta ok uzaktan bakma alkanlklar,
imparatorluklar yok oluncaya dek deimemitir. Dahas, emperyal deneyim-
leri onlara, Avrupa'ya Bat'da, esas olarak "byk devletler" koullar iinde ve
aslnda hesaba katlmayan Dogu'da ise esas olarak "kk devletler" koullar
iinde bakmay retmitir. Londra'daki Albert Ant'nn ( 1 8 7 6 ) evresindeki
heykeller arasnda Avrupa'y simgeleyen bir grup heykel vardr. Sadece drt fi-
grden oluur: ngiltere, Almanya, Fransa ve talya... Btn bu nedenlerle ta-
rihiler, ngiltere'yi genellikle "zel bir durum" olarak kabul ederler. 4 1
1920 lerin ilk Pan-Avrupa giriimcileri (Bkz. s. 9 9 1 , 1132), ingiltere'nin de,
Rusya'nn da Avrupa'ya katlacana inanmazlar.
Bu dnemde, Avrupa'nn kltrel altblmlerini tanmlama konusunda
da eitli giriimlerde bulunulmutur. On dokuzuncu yzyln sonlarnda, Al-
man arlkl Mieleuropa (Orta Avrupa) anlay, Merkezi Glerin siyaset
alanna girmek iin; iki dnya sava arasndaki dnemde, "Dou Orta Avru-
pa" denilen bir nfuz blgesi, Finlandiya ve Polonya'dan Yugoslavya'ya kadar
bamszlklarn henz kazanm "halef lkeler"i belirtmek iin ortaya atl-
mtr. 1945'ten sonra, Sovyet Bloku iinde tutulan, benzer szde bamsz
devletler grubu iin uygun bir etiket olarak yeniden canlandnlmtr. O d-
nemde, NATO ve Avrupa Topluluu'nun egemen olduu "Bat Avrupa" ile,
Sovyet komnizminin egemen olduu "Dou Avrupa" arasndaki temel ayrlk
katlam grnmektedir. 1980'lerde ek romanc Milan Kundera'nn nc-
lk ettii bir grup yazar, var olan engelleri ortadan kaldrmak iin yeni bir
"Orta Avrupa" versiyonu ortaya atmlardr. Ama bu da, yine bir baka olu-
um, bir baka gerek "ruh l e m i " d i r 4 7
"Avrupa'nn kalbi", hem corafi hem de duygusal armlara sahip eki-
ci bir dncedir. Ama bir o kadar da bulunmaz Hint kumadr. Bir yazar,
onu Belika'ya, teki Polonya'ya, bir ncs Bohemya'ya, drdncs Ma-
caristan'a ve bir beincisi Alman edebiyat lemine yerletirir. 43 Ama o her ne-
rede idiyse, ngiltere Babakan, 199Vde, kendisinin de orada olmaya alt-
n aklamtr. Kalbin l noktada bulunduunu dnenler iin "Avrupa'nn
Kalbi", S. Clement kynde, Avrupa Topluluu'nun l noktasnda veya co-
rafi Avrupa'nn l noktas olan Varova varolarnda ya da Utvanya'nn de-
rinliklerindedir.
Avrupa'nn i savalarn en uzunuyla blnd yetmi be yl boyunca,
Avrupa birlii kavram, kltr ve tarih ufku en geni halklarca canl tutulabil-
mitir. zellikle souk savan krk yl boyunca, yalnz inat milliyetilie
kar deil, ayn zamanda sadece zengin Bat'ya dayal bir Avrupa dar grl-
lne direnmek iin de en byk entelektel destei almtr. Neyse ki uy-
gun yap ve konumda birka kii vardr ve aklanr aklanmaz kehanet yan-
ks uyandracak vasiyetlerini yazl olarak brakmlardr.
Bu tr insanlardan biri, ngiltere'deki Dou Avrupa aratrmalarnn n-
cs R. W. Seton-Watson'un ( 1 8 7 9 - 1 9 5 1 ) byk olu Hugh-Seton Wat-
son'dur ( 1 9 1 6 - 1 9 8 4 ) . Daha Thomas Masaryk'in dizlerinde oynayan bir ocuk-
ken Franszca, Almanca, italyanca kadar rahat bir ekilde, Srpa-Hrvata,
Macarca ve Romence konumaktadr. Slav ve Dou Avrupa Aratrmalar Oku-
lu'nda Rusya Tarihi profesrl yapt Londra'da domu; kendini genellik-
le bir sko olarak tanmlamtr. Yaad dnemin geleneksel bilgeliine, hik-
metine asla teslim olmamtr. Avrupa kavramyla ilgili vasiyetini, lmnden
sonra yaymlanan bir makalede aklamtr. Tezi, temel noktay vurgular:
Bir Avrupa idealine olan ihtiya, Dou ve Bat Avrupa uluslarnn birbirlerini
tamamlayc rolleri ve Avrupa kltrel geleneinin oulculuu... Bunlarn
her biri, belli uzunlukta alntlar hak etmektedir.
Seton-Watson'un ilk oku, Avrupa'nn birliini, yalnzca NATO'nun g-
venlik veya Avrupa Ekonomik Topluluu'nun ekonomik karlar zerine ina
etmek isteyen dar ufuklulara ynelmitir:

"Pozitif bir ortak amaca olan ihtiyac; tereyann fiyatndan daha heyecanl, sa-
vunma anlamalar deneinden daha yapc bir eye, bir Avrupa gizemciliine
olan ihtiyac yabana atmayalm." 44

kinci ok, Bat uygarl adna Dou Avrupa'y dlamaya kalkanlaradr:

"Avrupa kltr camias, Almanya ve talya'nn tesinde yaayan uluslar da kap-


sar ... onlarn bugn bir btnsel Avrupa ekonomik veya siyasi birliine ait ola-
mayacaklar gereiyle baz eyler ortadan kalkm olmaz... Dnyann hibir ye-
rinde, Avrupa Ekonomik Topluluu ile Sovyetler Birlii arasnda yer alan
lkelerdeki Avrupa kltrel topluluu inanc kadar byk gereklik ve neme sa-
hip bir inan yoktur... Bu insanlar iin Avrupa fikri, her birinin ail olduu belirli
kltr veya altkulrn dahil olduu bir kltrler topluluu dncesidir. Bunla-
rn hibiri Avrupasz yaayamaz; Avrupa da onlarsz. Bu, kukusuz bir sylence-
dir... bir lr, gerek ile dn kimyasal bileimi.. 1,45

nc ok, basit veya monolitik bir Avrupa kltr grn tayanlara y-


nelmitir:

"Avrupa ve Hristiyanlk kavram ve fikirlerinin birbirine karmas, en parlak ya-


nltmacayla bile yok edilemeyecek bir Tarih gereidir. Ama Avrupa kltr iin-
de Hristiyan olmayan unsurlarn bulunduu da bir gerektir: Roma, Helen, tart-
mal da olsa Pers ve (modern alarda) Yahudi unsurlar... Bir Mslman unsurun
da bulunup bulunmadn sylemek ise daha da zordur." 46

Kapan, Avrupa kltrnn amacn ve deerini tanmlamaktadr:

"Avrupa kltr kapitalizmin veya sosyalizmin bir arac deildir: Avrupa Ekono-
mik Topluluu Eurocra'larnn (Avrupa Topluluu brokratlar) veya herhangi
bir bakasnn tekelinde de deildir. Ona sadakat borlu olmak, teki kltrler
zerinde stnlk iddia etmek anlamna gelmez. Avrupa kltrnn birlii, sa-
dece her birimizin atalarnn bin yllk emeklerinin nihai rndr Karlaya-
bilecei tehlikeler konusunda sorumluluk stlenmekten kandmz, imdiki ve
gelecein gen kuaklarn yoksun brakmann ise bir su oluturaca bir miras-
n. Tersine, grevimiz onu korumak ve yenilemektir." 47

Seton-Watson, Avrupa birlii mealesini, Avrupa'nn karanla gmld


uzun gece boyunca tayan, hak belledii yolda tek bana yryenlerden olu-
an sekin orkestrann bir yesidir. Bat ile Dou arasndaki engellerin zerin-
den atlayp geen ve Sovyet komnizminin amacnn ne olduunu gren az sa-
ydaki Batl bilim adamlarndan biridir. Yarglarnn birounu hakl karan
olaylarn arifesinde lmtr. Onun dnsel miras, elinizdeki eserin ok ya-
kndan izlemekle onur duyduu bir mirastr. 4 8

Avrupa tarihinin yazlmas, Avrupa kavram kesinlemeden ve tarihilik sanat


analitik bir yn deitirmeyi kabul etmeden ilerleyemezdi. Nitekim on doku-
zuncu yzyl balarnda artk kesinlikle doru yola girmitir, ilk acemi sentez
denemesi, Fransz yazar ve devlet adam Franois Guizot ( 1 7 8 7 - 1 8 7 4 ) tarafn-
dan yaplmtr. Histoire de Ia civilisation en Europe, ( 1 8 2 8 - 1 8 3 0 ) (Avrupa Uy-
garlk Tarihi) adl eseri Sorbonne'da verdii derslere dayanmaktadr.
Tanmlama sorunlar sayesinde pek ok tarihi, Avrupa tarihi konusu-
nun/sorununun, Avrupa gemiinin her byk dneminde birlikte edinilmi
deneyimler zerinde younlamas gerektiini kabul edecektir. Bu tarihilerin
ounluu, Avrupa tarihinin, ayn ad tayan yarmadada gelien birbiriyle il-
gisiz olaylarn bir snflandrmas olmaktan kp daha uyumlu bir uygarlama
srecinin zelliklerini kazanmaya, ancak antik dnemin sonunda baladn
da kabul edecektir. Bu surecin merkezinde, klasik ve barbar dnyalarn kay-
namas ve bilinli bir Hristiyan topluluun nihai iddias; bir baka deyile,
Hristiyan leminin kuruluu vardr, Daha sonra, bugnk Avrupa demek
olan, fazlasyla deiik ve oulcu bir fenomeni ykselten hiziplemelerin, is-
yanlarn, yaylmalarn, evrimlerin ve blnmelerin her trls meydana gel-
mitir. Avrupa uygarlnn iki kurucu unsurunun listeleri birbiriyle hi ak-
mayacaktr. Ama birok unsur, her zaman ne kacaktr; Hristiyan
dnyasnn Yunan, Roma ve Yahudilik iindeki kklerinden Aydnlanma, mo-
dernleme, romantizm, milliyetilik, liberalizm, emperyalizm, totaliterlik gibi
modern olgulara kadar... Savalarn, atmalarn ve hibir aamada gndem-
den dmeyen zulmlerin hzn verici katalogu unutulmamaldr. Belki en
yerinde karlaurma da mzik alanyla yaplabilir. Avrupa tarihilerinin yapt-
, basit bir librettoya enstrman alarak elik etmek deildir. Karmak bir
partisyonu btn ses kakofonileri ve kendi benzersiz iletiim kodlaryla yeni-
den kavradklar grlmektedir: "Avrupa... bir orkestraya benzetilmitir. Belir-
li alglarn kk roller oynad, hatta hepsinin sustuu belirli anlar vardr.
Ama orkestra yine mevcuttur." 4 9 Elbette, Avrupa'nn mzik dilinin, Avrupa
geleneinin en evrensel unsurlarndan birini oluturduu iddias iin de syle-
necek ok ey vardr [MUSKE],
Her eye ramen, Avrupa siyasi olarak hi birlemediine gre, eitlilik
gereklen onun en srekli zelliklerinden birini oluturmakladr. eitlilik,
paylalan deneyimlerin her birine gsterilen tepkilerin olaanst farklln-
da gzlemlenebilir. Bir btn olarak Avrupa uygarl iinde yer alan ulusal
devletler ve kltrlerde de daima eitlilik vardr. ktidarn deien ritimlerin-
de ve sapmalarnda eitlilik vardr. nc Guizot, eitliliin, Avrupa'nn ba-
fll karakteristii olduunu dnrken yalnz deildir.

Avrupa-merkezcilik

Avrupa ta ihyazm, srf konuyu datmamak amacyla dikkatini Avrupa konu-


lar zerinde younlatrd iin Avrupa-merkezcilikle sulanamaz. Avrupa-
merkezcilik bir tavr sorunudur, ierik sorunu deil. Avrupal yazarlarn, ken-
di uygarlklarn stn ve kendine gvenir, kendine yeter kabul eden ve Avru-
pal olmayan gr alarm dikkate alma gereini duymayan geleneksel ei-
limlerine atfta bulunur. Avrupa tarihinin esas olarak Avrupallar tarafndan ve
Avrupallar iin yazlm olmasnda da artc veya zc bir yan yoktur.
Kendi kklerini arama duygusu herkeste vardr. Ne yazk ki Avrupa tarihile-
ri, konularna genellikle Narkissos'un sadece kendi gzelliinin yansmasn
grmek iin havuza bakt gibi eilmektedirler. Avrupa uygarln Tanr'nn
arzularyla zdeletirmesinden bu yana Guizoi'un birok taklitisi tremitir.
"Avrupa uygarl, ezeli ve ebedi geree, Tanr'nn yoluna... g i r m i t i r . " G u i -
zot ve pek ok benzerine gre Avrupa vaat edilmi toprak, Avrupallar seil-
mi halktr.
Birok tarihi, bu "kendine hayran" tutumu srdrm; Avrupa rnei-
nin, dier bn halklar iin zlenen bir model oluturduunu aka ve sk
sk savunmular, hatta Avrupa kltrnn komu Afrika, Hint veya slam kl-
trleri ile karlkl etkileimine, yakn zamana kadar pek az nem vermiler-
dir. Avrupa uygarln, ncelikle "Tton Kabilelerinin eseri olarak gren
Amerikal nl bir bilim adam, 1898'de yazd kitabnda, Avrupa'nn evren-
sel model olduunu bir "bilinen" olarak ele almtr:

"Antik dnyann miraslar, klasik temel zerine istikrarl yeni bir uygarl ya-
va yava kuran Tlon kabileleridir; ve bu uygarlk, son zamanlarda dnyaya ya-
ylmaya ve ortak etkiler altnda yeryznn tm sakinlerini sk ilikiler iine
sokmaya balamtr." 51

Oxford niversitesi Yaynevi yaknlarda tek ciltlik bir Avrupa tarihi yaymla-
maya karar verdiinde yazarlar, nszlerine benzer bir tercih duygusunun et-
kisiyle balamlardr:

"eitli dnemlerde birok byk uygarlk var olmu ise de; en derin ve en geni
etkiyi uyandran ve imdi de (Allantik'in her iki yakasnda geliii zere) dnya-
nn btn insanlar iin standart oluturan, Avrupa uygarldr."52

Bu dnce izgisi ve sunu biimi, zellikle Avrupal olmayanlar asndan


ekiciliini srekli yitirmektedir.
Zaman zaman Avrupa-merkezci gelenein en nemli simas, hatta "s-
mrgeci ngiliz yaylmasnn uygarlatrc misyonunun bir savunucusu" ola-
rak kabul edilen Rudyard Kipling ( 1 8 6 5 - 1 9 3 6 ) , nl Dou ve Bat Balad'n,
Hindistan' dnerek yazmtr:

Dou Dou'dur, Bat da Bat, ikisi asla karlamayacak


Yer ve gk, Tanr'nn yce Yarg Makam'na kncaya kadar.
Ama ne Dou vardr ne Bat, ne Snr, ne Dourmak, ne Doum
ki gl adam yz yze de dursa, dnyann iki ucundan gelirler.5-1

Kipling'de, kendi dnemindeki Avrupallarn tavrlarnda genellikle grlen


kendini beenmilik pek yoktur. Dneminin, "hurma ve am zerinde
hkimiyetimiz" veya "yasasz doum kontrol" eklindeki sylemlerini o da
kullanmtr. Ama Hint kltrn de ok ekici bulan (harikulade Cangl Ki-
taplar buradan kaynaklanr), koyu dindar, alakgnll bir insandr:

Kargaa ve lklar lr
Kaptanlar ve krallar gider
Senin eski kurbannsa hl durur,
Alakgnll ve tvbekar bir yrek.
Kalabalklann Yce Tanrs, yine de bizimle ol.
Unutmayalm diye, unutmayalm diye. 54
Bu szler, hangi dnemde olursa olsun btn "Batl emperyalistleri" ayn
kendini beenmiler etesine dahil edecek herkese kar sert bir tepkidir.
Gnmzde Avrupa-merkezci lige muhalefetin, drt ana kayna vardr.
Kuzey Amerika'da muhalefet, Siyah topluluun bir ksmndan ve onlarn, "be-
yaz stnlk deerler"in. bir baka deyile Avrupa kltrne vglerin
hkim olduunu iddia ettikleri eitim sistemine isyan eden siyasi sempatizan-
larndan gelir. Siyah Mslman hareketin iinde, bilim adamlar arasnda, ge-
leneksel Amerikan bilim evrelerine kar yaplan ve Siyahlar konu edinen e-
itli aratrmalarda (Afroloji) ifade bulmutur. 5 5 En militan biiminde ise,
Avrupa-merkezciligin yerini Afrika-merkezciligin almas amalanmaktadr, ya-
ni "postmodern tarih iinde Afrikallarn merkeziligi inanc" vardr. 56 Bu d-
nce, Avrupa uygarlnn, insanln ve zellikle Afrikallarn doutan var
olan haklarn "ald" iddiasna dayanr. 57
slam dnyasnda, zellikle ran'da benzer muhalefet, "Bau"y eytan'n
nfuz alan olarak gren kktendincilerce gelitirilmitir. nc inya'nn
baka yerlerinde aydnlar tarafndan, Avrupa-merkezci grleri daha ok ka-
pitalist ideolojinin bir paras ve bir blm olarak gren Marksist bir yakla-
mla ele alnmtr. 5 S Avrupa'da ise, dnmek iin duaksadklarda byk-
lerinin ou davranndan ciddi olarak utanan bir kuak iinde, her zaman
aka iTade edilmese de yaygn bir gr olarak yer almaktadr.
Tarihiler iin ileriye doru giden yollardan biri, Avrupal ve Avrupal ol-
mayan halklar arasnda karlkl etkileime daha ok dikkat etmek olacaktr
1GONCALVEZ). kinci yol, Avrupa'nn sorunlarnn zmnde Avrupal ol-
mayan kaynaklar da kullanmaktr [RUS 1 ]. nc yol ise, Avrupa'nn komu-
laryla yaplacak onurlu karlatrmalarda, yani birok durum ve rnekte Av-
rupa'nn lehine olmayabilecek karlatrmalarda direnmektir. Bunlarn da
tesinde, slubu ayarlamak gerekir. Son yz ylda "Toton Kabileleri"nin ve
eki Avrupallarn tavr da ok vnlesi olmamtr.
Son olarak, btn insan faaliyetlerinde olduu gibi Avrupa kaynakl kayt
ve belgelerde kendi deerleri iinde yarglanmaldr. Bu kaytlar olumlu, gler
yzl ne varsa alp, ie yaramaz crufu grmezden gelen bir "Byk Kitaplar"
listesinde drst bir biimde temsil edilemez (aaya bkz ). Hayranlkla veya
nefretle ya da her ikisinin karm duygularla ele alnabilir. Bir Franszn iyim-
ser bir gr vardr: "Sonu olarak, su ve Bat tarihi ayn ey deildir. Ba-
'nn dnyaya verdikleri, eitli toplum ve bireylere ektirdiklerinden ok da-
ha fazladr." 5 9 Herkes bu fikre katlmayabilir.

Bat Uygarl

Avrupa tarihi iki yz yln byk bir blmnde, "Bal uygarl" mirasyla sk
sk kartrlmtr. Gerekten, "Batl" olan her eyin uygar, uygar olan her e-
yin Batl olduu izlenimi yaratlmtr. Abartmalar veya sadece ilgisizlik y-
znden, belli belirsiz dahi olsa Doulu veya "oryantal" olan her ey, geri ve
ikinci snf saylmaya ve dolaysyla de ihmal edilmeye layktr. Bu hastaln
belirtilerinin bulunduu almalar, slam ve Arap dnyasna kar Avrupal
tavr iinde, yani "Oryantalizm" ad verilen gelenek iinde ustaca sunulmu-
t u r 6 0 Ama bunun, Avrupa'nn kendi baz blgeleriyle, zellikle Dou Avru-
pa'yla ilgili olarak da ayn gte iledii kolayca kantlanabilir. Ksaca, Bat Uy-
garl, her ne kadar Avrupa'nn ok tesindeki uzak diyarlar iin
kullanlabilirce de Avrupa'nn btnn kapsayacak ekilde ele alnamaz.
Kendilerini "Batl" (zellikle ngiliz, Fransz, Alman ve Kuzey Amerika-
l) olarak grmeye dkn tarihiler, Avrupa'nn gemiini tam olarak grme-
ye nadiren gerek duyarlar. Dou Avrupa lkeleri zerinde, Bat Avrupa'nn
daha bat kesimleri kadar fazla durmaya gerek duymazlar. "Avrupa" veya "H-
ristiyan lemi" baln tayan, ama bununla hibir ilgisi olmayan birok
maskara tarih almas gsterilebilir. Birok "Avrupa uygarl" aratrmas,
kendisini sadece Yarmada'nn vine kendisinin setii paralaryla ilgili konu-
lara hapseder. Bu tr almalarda tpk Polonya, Macaristan, Bohemya, Bi-
zans, Balkanlar, Baltk devletleri, Beyaz Rusya, Ukrayna, Krm veya Kafkasya
gibi; Portekiz, irlanda, Iskoya, iskandinavya da yoktur. Rusya bazen vardr,
bazen yoktur. Dolaysyla, bu Bat uygarl her ne idiyse, Avrupa tarihinin
zetlenmesinde drst bir tavr iinde deildir. Bu "Bat" her neyse, Bat Av-
rupa'nn tam bir eanlamls deildir. 61 Bu, ok tuhaf bir olgudur. Avrupa ta-
rihilerinin, kendilerini, sradan peynirler kadar delikli bir peynir olan Grav-
yer reticileri gibi grdkleri varsaylabilir.
rnekler ok, ama ya da drd de yeterlidir. Sekin bir Oxford hocas
tarafndan yazlan Ortaa Avrupa Tarihi, uzun bir sre konuya standart bir gi-
ri olma grevini yerine getirmitir. Ancak nsz okuyanlar, ierikle baln
uyumadn grnce aracaklardr:

"Temann srekliliini korumaya alacam derken ... gereinden fazla


basitletirme hatasna dm olabilirim... Ortaa Bizans tarihi, btn
zellikleri ve akyla, ortaa Bat Avrupa tarihinden ok farkl olduu
iin o konuda hibir sistematik aratrmaya giriilmemesi daha akllca
grnd. Ben kesinlikle byle bir aratrmay stlenmeye ehil deilim.
Peine dmeyi tercih ettiim temalardan uzak olan ortaa Rusya tarihi
zerine hibir ey sylemedim; muhtemelen spanya hakknda da syle-
mem gerekenden daha a2in syledim." 0 2

Konu aslnda "Bat Avrupa (Latin Hristiyanl)" olarak tanmlanmtr; terim-


ler az ok birbirine benzer. 0 3 Bu durumda, kitaba, ieriine daha uygun bir ba-
lk verilseydi her eyin ok iyi olaca dnlebilirdi. "Ortaa Bat Avrupa
Tarihi" veya "Ortaa'da Latin Hristiyanlk Tarihi" daha uygun olabilirdi. Ama
sonra metnin, Latin Hristiyanlnn bile btn blmlerine ok az deindii
grlecektir. rnein ne irlanda ne Galler zikredilmitir. Seilen dnemin
ikinci blmnde, Latin Hristiyanlnn en byk lkesi olan, Polonya ve Li-
vanya'daki Jagellonlar krallna sadece iki ksa atfta deinilmitir. Bunlardan
biri. Alman imparatoru 111. Oto'nun politikalaryla, teki Toton valyelerinin
iinde bulunduu kt durumla ilgilidir. Adriyatik'ten Transilvanya'ya uzanan
okuluslu byk Macaristan Krall, yazarn a priori snr d brakt Bizans
ve Yunanlardan daha az ilgiyle karlamtr. Kitabn birok meziyeti vardr;
ama pek ok benzeri gibi bu meziyetlerin toplam, Avrupa'nn bir parasnn
tercih edilen kesimlerinden seilen konularn aratrlmasndan ibarettir.
Hayli etkili bir kitap olan Avntpa UygarUk Tarihi EUtitab da ayn tuhaf
ereve ierisinde dzenlenmitir. blmn en genii olan "Avrupa Uygar-
l (yaklak MS 900'den gnmze)", "Avrupa Uygarlnn Corafi Konu-
m u " ile balamakta ve "Dou uygarlndan Klasik uygarla ve Klasik uygar-
lktan Avrupa uygarlna geiin nasl her defasnda eski toplumun d
snrnda bir deiimi zorunlu kldn" anlatmaktadr. "Avrupa Uygarlnn
ilk anavatan", "Pireneler'den... Rusya ilerine kadar uzanan" ve "Akdeniz lop-
raklart"ndan "dzensiz bir da engeliyle ayrlan bir dzlk" diye tanmlanr.
Ama izleyen blmlerde bu anayurdun tarihinin ayrntl aratrmasna dair
bir aba yoktur. Roma Imparatorluu'nun eski topraklar uygarlk, "slami-
yet, Ortodoks Hristiyanlk, Latin Hristiyanl arasnda blnm" grn-
mektedir. Ama Avrupa'daki bu katl blnmenin sistematik olarak ele aln-
mas sz konusu deildir. Pagan (putatapar) skandinavya'ya bir tek cmle
layk grlm, daha sonra Hristiyanlatrlan teki pagan lkelereyse bu bile
layk grlmemitir. Belirlenmemi "Hint-Avrupa kabileleri" dahil, ilk dnem-
lerin "Bat Avrupa Halklar" hakknda kk bir altblm vardr (Bkz. s. 153);
ama Dou Avrupa halklar in hibir dneme ilikin herhangi bir atf yoktur.
"Slav" veya "Slavca konuan" halklar iin dank referanslar vardr, ama Av-
rupa'nn en byk Hint-Avrupa grubunu temsil ettiklerine iaret edilmez. "Ba-
t Hristiyanl, 9 0 0 - 1 5 0 0 " zerine byk blmler vardr; ama Dou Hristi-
yanlna dair bir blm grlmez. "Avrupa'nn Genilenesi"yle ilgili
paragraflar, ya Alman smrgeciliine ya da Avrupa d okyanus seyahatleri-
ne aitlir. Okuyucuya Bat Hristiyanlnn on drdnc yzylda birdenbire
"skandinavya, Baltk Devletleri, Polonya, Litvanya ve Macaristan' fiilen kap-
sad" iki cmleyle bildirilir (Bkz. s. 3 7 4 ) . Ama daha ayrntl bilgi yoktur.
Btn blmlerin en genii olan "Modern Dnya, 1500'den Bugne", zellikle
Rusya'ya kadar olan dou unsurlarndan koparlm konularla ilgilenmekte,
Rusya ise Byk Petro'nun ynetiminde, gkten zembille inmiesine tek ba-
na ortaya kmaktadr. Ondan sonra da Rusya artk Bat'nn szde btn nite-
liklere sahip bir yesidir. Yazar daha sonra, "kendi keyfi dzenleme ve blm-
leme ilkeleri" nedeniyle zr diler (Bkz. s. xv). Ama bu keyfiliklerin ne
olduunu aklamaz. 6 4

"Byk Kitaplar Projesi", ayn Chicago Oktlu'nun baka bir rndr,


Bat uygarln anlamak iin gerekli olan yazar ve kitaplarn bir listesi olduu
iddiasndadr. 1921'de Columbia niversitesi'nde ortaya atlm, 1930'dan itiba-
ren Chicago'da kullanlm, sonra da Amerika apnda niversite dersleri iin
bir model haline gelmitir. Byle bir listenin, Avrupa'nn btn blgeleri ve
kltrleri iin doru ly vermesi beklenemez. Ama nyarglar ve tercihler
aktr. Dzeltilen listedeki 151 yazardan 49'u ngiliz veya Amerikal, 27'si
Fransz, 201si Alman, I5'i Klasik Yunan, 9'u Klasik Latin, 6's Rus, 4' skandi-
nav, 3' spanyol, 3' eski talyan, 3' irlandal, 3' de Dogu Avrupaldr (Bkz.
Ek III, s. 1 2 9 0 ) . 6 5
Ayn eilim, siyaset kuramclarnda da ska grlmektedir. rnein,
Avrupa milliyetiliinin "Dou" ve "Bat" diye iki kart tr olarak snfland-
rlmas ok yaygn bir yaklamdr. Milliyetiliin kltrel kkeni zerinde
duran OxTordlu nl bir bilim adam, kendi dn biimini yle akla-
makladr:

"Benim dou mlliyelilii dediim ey, Slavlar arasnda olduu kadar Afrika ve
Asya'da ve... Latin Amerika'da da gelimitir. Buna, 'Avrupal olmayan' diyeme-
dim; en iyisinin dou' demek olduunu dndm; nk ilk kez Bat Avru-
pa'nn dousunda ortaya kt." 66

Daha sonra, Bat milliyeilii hakkndaki grn, milliyetiliin ortaya k-


t dnem olan on sekizinci yzyln sonlarnda "kltrel adan iyi donanm-
l" kabul ettii Alman ve italyanlara atfta bulunarak yle aklar:

"Ait olduklar, bilinli olarak iletici bir uygarla... uyarlanan dilleri vard. Bu uy-
garlk iinde, yetenekleri dllendirmede tarafsz niversiteleri ve okullar vard.
Dnya apnda nl,., felsefecileri, bilim adamlar, sanatlar ve airleri... vard.
Yksek mesleki nitelie sahip hukukular, doktorlar vb. uzmanlar vard. (...)
Kendilerini ngilizlerle, Franszlarla ayn dzeye koymalar iin, kendilerine ya-
banc olan neyse onu alp, kltrel olarak donanmaya ihtiyalar olduunu d-
nmyorlard. (...) En acil ihtiyalar, onlara gre, kendi ulusal devletlerini kur-
makt. (...)
Slavlarn, daha sonra Afrikal ve Asyallarn durumlarysa tamamen farkly-
d." 67

Avrupa kltr tarihinin corafyas ve kronolojisi hakknda bundan daha sa-


ma bir yorum retmek gtr. Bu, "Slavlar"n incelenmesinin yalnzca ekler,
Slovaklar, Slovenler, Srplar ve Hrvatlarla ilgili deinilerden ibaret kald g-
rlr. Deneyimleri bu analizle byk lde elien en byk Slav ulusu
Ruslar, Ukraynallar ve Polonyallar hakknda hibir ey sylenmemektedir.
Dorusu, Profesr Plamenatz'n Slavlarn kim, ne, nerede olduunu hayal etti-
i meraka deerdir. Dou Avrupa'nn sakinleri sadece Slavlardan m ibarettir?
Polonyallar, ekler veya Srplar, acilen bir devlete sahip olma ihtiyacnda de-
iller miydi? Lehe, bir devlet ve yksek bir kltr dili olarak Almancadan n-
ce gelimedi mi? Prag ( 1 3 4 8 ) ve Krakov ( 1 3 6 4 ) niversiteleri "Dogu"ya ait de-
il miydi? Copernicus, Oxford'da m eitildi?
Grld gibi, kltrel gelimenin eitli llerine, milliyetilik ve
devlet olabilmenin deien korelasyonlarna dayal bir milliyetilik tipolojisi
zerine sylenecek ok ey vardr. Ama buna "Dou" ve "Bat" etiketlerinin
yapLrmasna sylenecek hibir ey yoktur. Bu yaplrsa Dou tipi bir milli-
yetiliin en iyi aday, Bat Avrupa'nn uzak batsnda, rlanda'da bulunacaktr.
Herkesin bildii gibi rlandallar, Dou Avrupa'nn tipik rnleridir (Bkz. B-
lm X, s. 8 6 7 - 8 6 8 , 8 7 5 - 8 7 7 ) .

Avrupa tarih ve kltrnn bu kadar stk tartld bir erevenin sorgulan-


mas, bu nedenle sunulan malzemenin mkemmelliinin de sorgulanmas de-
mek deildir. Ama, sadece erevenin ne kadar tuhaf tasarlandn anlamak-
tr. Eer insan anatomisi kitaplar da, insan yapsna kar ayn dikkatle ( ! )
dzenlenseydi, beyninde tek lobu olan, tek gzl, tek kollu, tek cierli, tek ba-
cakl bir yaratk dleyecektk.
Konularn kronolojisi de reticidir. "Bat" dncesi, zgr Yunanis-
tan', Dou'daki Pers despotizminin antitezi olarak gren Yunanlar kadar eski-
dir. Modern alarda, kimliklerini glendirmek ve kendilerini komularn-
dan ayrmak isteyen siyasi karlarn uzun sreklilii sonucu kabul edilmitir.
Sonu olarak Bat uygarl, yzyllar boyu st ste ylm anlamlar ve ar-
mlardan ortaya kmtr. Bunun bir dzine kadar ana trevi vardr:

Avrupa Yarmadasnn ok tesine uzanan Roma /mpdrmorugt, her eye raguen


Avrupa'nn gelimesi zerinde srekli bir etki yaratmtr. Bugn bile, bir zaman-
lar imparatorluun tamamlayc parasn oluturmu Fransa veya spanya gibi l-
kelerle Romallarn hibir zaman ulamadklar Polonya veya sve gibi lkeler
arasnda belirgin bir fark vardr. Bu erevede "Bat", Avrupa'nn, Roma mirasn-
dan pay iddia edemeyen ksmlaryla deil, edebilen blmleriyle rtr (Bkz.
Harita 3).
Merkez s olarak Avrupa'da yerlemi olan Hristiyan uygarl, yedinci yz-
yldan itibaren Islamiye ile olan dinsel snrla tanmlanmtr (Bkz. Blm IV).
Hristiyanlk Bat'dr, islamiyet Dou.
Katolik Dnyas, zellikle 1054 blnmesinden sonra Roma ve Yunan kilise-
lerinin farkl gelenekleri ve Uatincenin evrensel dil olarak kullanlmas zerine in-
a edilmitir. Dinsel ve laik oorienn birbinden genellikle ayr durmas nedeniyle
bata Rnesans, Reform, Bilimsel Devnm, Aydnlanma olmak zere konformist
olmayan hareketlerin baarsn kolaylatran bir Avrupa, bu zelliiyle Katolsiz-
min eitidir (Bkz. Blm VI!).
Protestanlk, on altnc yzylda Katolik denetimini kran Kuzey Avrupa lke-
leri grubu iinde Bat uygarlna yeni bir odak salamtr. spanya veya Polonya
gibi byk Katolik glerin dramatik kne, deniz ve kara gc stnl-
nn ekonomik ve teknolojik yeteneklerle desteklendii Birleik Eyaletler, ingilte-
re, sve ve daha sonra da Prusya'nn ykselimi elik etmitir.
"Bat uygarl'mn Fransz iicvi, on yedinci ve on sekizinci yzyllarda s-
tnlk kazanmtr. fadesini, her ikisi de srekli bir etkinlie sahip olan laik Ay-
dnlanma felsefesinde ve 1789 Fransz Devriminin ideallerinde bulur. Fransz dili,
Almanya ve Dou Avrupa'nn okumu elilerince kabul grm; bu da Franszca-
y bugn bile. eski saltanat gnlerindeki Latinceden ok daha evrensel hale getir-
mitir.
Bat uygarlnn emperyal d'irevi, 1914 ncesi uzun Avrupa bar dneminin
nde gelen emperyal glerinin snrsz zgvenlerine dayanmakladr. Bu trev
bakalarna hkmetmek iin Tanr vergisi "emperyal rk" hakkna olan inan ve
kendilerini kltrel, ekonomik ve anayasal gelime olarak stn grmeleri tara-
fndan atelenmektedir. Almanya, ngiltere ve Fransa, nyarglaryla dierlerini de
etkileyen aka lider lkelerdir. Portekiz veya Hollanda gibi teki byk impara-
torluk-sahipleri Avrupa iindeki kk oyunculardr. Rusya ve Avusturya ise, et-
kileyici emperyal gler idiyseler de, otek nitelikler asndan yeterli deillerdi.
Zengin emperyal kulp iin Bau, ileri endstriyel ekonomileri ve gelimi idari
sistemleri tarafndan; Dogu ise kyl toplumlar, devletsiz uluslar ve kaba otokra-
siyle belirlenmitir.
MatlSiSI trev, emperyal trevin aynadaki yansmasdr. Marx ve Engels, Bat
Avrupa'nn emperyalist lkelerinin yksek bir gelime dzeyine ulat nerme-
sini kabul etmiler; ancak Bat'mn bu erken gelimesinin yine erken bir k ve
devrimle sonulanacana inanmlardr. Onlarn bu kanaatlerinin, yaadklar
dnemde ok fazla arl olmam, ama Marksizm-Lennizu'in beklenmedik bi-
imde Sovyeler Birlii'nin resmi ideolojisi olarak kabul edilmesiyle, bir sure iin
byk bir nem kazanmtr.
Bal uygarlnn birinci Almn trevi, Birinci Dnya Savann balamasyla
hz kazanmtr. Orta Avrupa'nn, zellikle Avusturya'nn Almanya tarafndan y-
netileceini dnr, Fransa ve Rusya'nn askeri yenilgisini ve gelecekteki byk-
ln Anglosakson glerce paylalmasn umut eder. Bu gr destekleyenler;
Fransa ile rekabetleri liberalizmi ve "1789 dnceleri"ni reddedileri, Abendlich
(Batya ai olan) ve Wesdirfi (Bat) arasnda bir fark yaratt halde, Almanya'nn
Dou Avrupa1 da ki uygarl atrma misyonundan fi kuku duymamlardr. Proje-
nin siyasi formulasyonu, Friedrich Naumann ile yakndan ilikili olup, Alman-
ya'nn 1918'deki yenilgisiyle kesin olarak ortadan kalkm, bu yok oluun yas da
Spengler'in Der tmlergnng des AbmJli]ml'nde (1918-1922) (Bat'mn k) tu-
tulmutur. Laik kltr alannda MHeleuropti'nn (Orta Avrupa) deer ve inanlar
sistemi, srtn Dou ya dnm ve Alnan yaam tarzn ve dilini tam da Alman-
ya'nn emperyal hrsnn dorukta olduu dnemde benimseyen gl bir Yahudi
unsurun etkisine ok ey borludur 68 (WIENER WELT).
Ban uygarlnn WASP lrevi (White Beyazl Anglosakson Protestan; Ameri-
ka tarihinin oluum yllarnda etkin sosyal ve kltrel grup). Birinci Dnya Sava
srasnda aa kan, ABD ve ngiliz imparatorluunun ortak karlar sayesinde
gereklemeye balamtr. O dnemdeki Amerikan sekinlerinin ngilizsever ei-
limlerine, Protestanln paylalan geleneklerine, parlamenter ynelime ve rf ve
det hukukuna, Avrupa'daki Alman egemenliine muhalefete ve bugn uluslara-
ras iletiimin balca arac haline gelen ngiliz dilinin stnlne dayanmr.
Amerika'nn geleneksel emperyalizm biimlerim kmsemesine ramen, ABD'yi
Avrupa emperyal glerinin dengi sayar. En bilinen kltrel antlar, "Byk Ki-
taplar Projesi"nde (1921) ve Entycfopoedc Bnfanna'y ngilizlerden almalarnda
grlmekledir. Bunun stratejik yansmalar, dier yansmalarla birlikte, "jeopoliti-
in babas" Sir Haiford Mackinder 69 tarafndan formle edilmi ve ilk kez 1922
Washington Konferans'nda dile getirilmi; ABD'nin 1941'de Avrupa'ya kndan
ve Byk ttifakn onaylanmasndan sonra lam gle yaama geirilmitir. Etkin-
lik alan asndan kresel olup, odakland yer "Orta-Adantik"tir. Pasifik'te ingi-
liz imparatorluunun gerilemesi ve Amerikan karlarnn ne kmasndan sonra
kanlmaz olarak zayflam; ngiltere'yi, NATO ve onu izleyen Avrupa birleme-
sine yardmc olan bir "zel iliki'yle ba baa brakm ve yirminci yzyln geri
kalan ksmnda da egemen olan, karakteristik bir "Mttefik Tarih Plan"n es
kayna olmutur (Bkz. aada).
Ban uygarlnn ikinci Alman tiirevi, Nazilerce tasarland uzcre, birinci t-
revinin birok zelliini korumu, ama kendine zg baz zellikler, rnein
"Ari" rkl, Byk Alman milliyetiliini, pagan milliyetiliini ve Bolevik
kartln da eklemitir, Almanya'nn, Avrupa'da stnlk iin I933'te balayan
ve 1945 in ykntlar arasnda sona eren ikinci kalkmasnn temelini oluturur.
Yahudileri zellikle dlar.
Bat uygarlnn Amerikan trevi, ikinci Dnya Sava'ndan sonra ABD'nin li-
derliini kabul eden ve Amerikan demokrasi ve kapitalizmine kur yapan lkeler
grubu iinde olumulur. Eski Anglosakson trevinden domu; ama zamanla
Avrupal kkenini terk etmitir. Artk WASP'in Amerikan toplumundaki stnl-
ne de, ngiltere'nin Avrupa'daki Amerikan ajanl eklindeki temel rolne de
baml deildir. Nitekim, ekim merkezi, ksa srede Orta-Atlanik'ten "Pasifik
Kys "na kaymlr. Bat Avrupa'daki NATO lkelerine ek olarak Japonya, Gney
Kore, Filipinler, Avustralya, Gney Afrika, srail, hatta Msr, Suriye ve Suudi
Arabistan'a kadar "Batl"(!) lkeler tarafndan desteklenmi ve Souk Sava'n
krk yl boyunca dnya apndaki komnizm tehdidi algsyla canl tutulmutur.
Dorusu, bu anlayn daha ne kadar kendini "Bat" diye nitelemeye devam edece-
i merak konusudur.
Ban uygarlnn Avrupa tiirevi, yeni bir Avrupa (Bat) Topluluu'nu yava
yava olgunlatrma abalar iinde ortaya kmtr. Demir Perde'nn varlna,
Fransz-Alman uzlamasna, deniz ar imparatorluklarn reddine, Avrupa Eko-
nomik Topluluu'nun maddi refahna ve Anglosaksonlarn nfuzunu snrlama
arzusuna dayanr. Geriye doru Charlemagne'a, ileriye doru, kurucu yelerinin
liderliinde birleen bir Avrupa federasyonuna ynelir. Topluluk, kendi temel fa-
aliyetini ekonomi alanyla snrlad srece, Amerika'nn Bat'va alternatif vizyo-
nuyla veya Amerika liderliinde kendisini savunan NATO ile yarabilmesi mm-
kn deildir. Ama ngiltere'nin devreye girii. Demir Perde'nin k, daha ya-
kn siyasal ve parasal birlik planlan ve birlie yeliin douya doru yaylmas
umudu, derin bir kimlik ve niyet bunalmna yol amak zere hep bir araya gel-
mitir.

Btn bu rnekler gstermektedir ki Bat uygarl, aslnda mimarlarnn -


karlarn salayacak ekilde tasarlanm bir yaplar kompleksidir. deoloji ala-
nndaki karmak altrmalarn, saysz kimlik yolculuunun, kltrel propa-
ganda alanndaki karmak denemelerin rndr. Savunucularnca, yaklak
olarak uygun bulunan herhangi bir biimde tanmlanabilir. Esnek corafyas,
dinlerin dalmndan, liberalizmin ve emperyalizmin taleplerinden, moderni-
zasyonun eitsiz gelimesinden, dnya savalarnn ve Rus Devriminin blc
etkilerinden ve Fransz filozoflannn, Prusyal tarihilerin, ingiliz ve Ameri-
kan devlet adam ve eitimcilerinin, "Dou"yu ihmal etmek veya kmse-
mek iin kendilerine gre gerekeleri olan herkesin zmerkezli vizyonlarn-
dan esinlenir. Son aamasnda, Avrupa'nn 1947-1948'den 1 9 9 l ' e kadar sren
fizik blnyle birlikte olaanst glenmitir. Yirmi birinci yzyln ei-
inde, bu gcn gelecekte kimin kar iin kullanlaca hakl olarak sorula-
bilir.
Bir varsaymlar grubu durmadan yinelenmektedir. Birinci grup varsaym-
lar, nasl tanmlanrsa tanmlansn Dou ve Bat'nn ok az ortak noktasnn
olduunu, hatla hi olmadn savunur. kincisi, Avrupa'nn blnmesinin
doal, birletirilemez farkllklarla dorulandn ifade etmektedir. ncs,
Bat'nn stn olduunu; drdncs Avrupa'nn tek bana Bat adna layk
olduunu kabul eder. Corafi varsaymlar, daha ak bir siyasal yapnn seici
unsurlannca cesaretlendirilmektedir. Bat uygarlnn her eidi, nemli bir
z ve daha az nemli bir periferi olarak kabul edilir. Byk gler her zaman
dikkat ekme gcne, olanana sahiptir. Zayflamakta olan gler, kk
devletler, devletsiz uluslar, aznlk kltrleri, zayf ekonomiler ise, tablonun
btnnde byk bir blm igal etseler bile dikkate alnmamak durumun-
dadr.
Gerekli etkiyi yaratmak iin drt mekanizma kullanlmtr. Dileyen, bir
indirgeme ilemiyle Avnpa tarihini gncel meraklara ilikin konularn kke-
nini resmeden bir ykye sktrabilir. Eleme yoluyla btn aykr unsurlar
ortadan kaldrabilir. Tarihi yanl belirleyip (anakronizm), olaylar, bugnk
gruplarn tarih sahnesinin deimez unsurlar olduunu ileri sren kategoriler
iinde sunabilir. Konuulan dilin gcn, nemini ve enerjisini kullanarak,
neyin vlp eyin yerileceim belirleyebilir. Bunlar, propagandann normal
mekanizmalardr. Avrupa tarihinin farkllklarn ve deien biimlerini de-
gersizletirirler; kaytl tarihin ortaya koyduu yorumlarn dna kar ve her
eyden habersiz okuyucular, birbirine hayran insanlar topluluuna dnt-
rrler.
Hele tarih hatas (anakronizm) ok sinsidir. rnein Demir Perde gibi ge-
ici acl bir blnmeyi "ou"nun veya "Bat"nn srekli bir tanm kabul
ederek, erken dnemlerdeki herhangi bir Avrupa tasvirini kanlmaz olarak
deitirmek sz konusu olabilir. Polonya Rnesanstan, Macaristan Reform-
dan, Bohemya sanayilemeden, Yunanistan Osmanl dneminin etkisinden za-
rif bir ekilde syrlp kartlr. Daha da nemlisi, diplomatlarn, iadamlarnn
ve akademisyenlerin sonulan ngrlemeyen yanl hesaplaryla Avrupa'nn
byk bir ksm kendi gerek tarihi kiiliinden kopartlabilir.
Bat uygarl savunucularnn vurgulamay pek sevdikleri Avrupa tarihi-
nin rnleri konusunda herkesin listesi farkldr. Yine de bu savunucularn
ounluu, yirminci yzyln sonlarnda dinsel hogrye, insan haklarna,
demokratik ynetime, hukuk devleti ilkesine, bilimsel gelenee, toplumsal
modernlemeye, kltrel oulculua, serbest piyasa ekonomisine ve merha-
met, hayrseverlik, bireye sayg gibi yksek Hristiyanlk erdemlerine iaret et-
mek isteyecektir. Btn bunlarn, Avrupa'nn gemiini gerekten temsil edip
etmedikleriyse tartmal bir konudur. Dinsel zulmle balayp insan yaamna
ynelik toaliter aalama ile biten bir liste oluturmak da mmkndr.
Eer egemen gr Avrupa'nn stnlnn kesinlikle Bat'dan kaynak-
land iddiasnda ise, Douda da kar-iddia ktl olmad unutulmamal-
dr. Tpk bir zamanlar Almanya'nn Fransz Aydnlanma felsefesine tepki gs-
termesi gibi, Ortodoks kilisesi, Rus imparatorluu, Panslav hareketi ve
Sovyetler Birlii... Bunlarn hepsi kendi gereklerini ve geleceklerini savunan
yine kendilerine ait kuramlar reterek "daha gl bir Avrupa'ya kar km-
lar; srekli olarak Ban zengin ve gl olabilir, ama Douda da ahlaki ve ideo-
lojik kokumuluk yoktur" tezini ilemilerdir.
Dou Avrupa'da komnist ynetimin son yllarnda muhalif aydnlar,
kendi bak alarn bu tema zerine kurmulardr. Sovye bloundaki siyasi
rejimlerle halkn kanaatleri arasnda temel bir fark olduunu dnrler. Ba-
tinin aklsz materyalizminden en az kendilerinin etkilendikleri kansndadr-
lar ve komnist basknn, kendilerinin geleneksel Avrupa kltrne ballkla-
rn glendirdiini ileri srmektedirler. Yeniden birlemi bir Avrupa'da,
"Avrupallklar karlnda Bat yiyecek ve teknolojisi alabildikleri bil gele-
cei dlemilerdir. Bu da bir baka hsnkuruntu denemesidir.
Bat Uygarl ile Avrupa Tarihi arasndaki fark belirlerken, gerekle d-
birbirinden ayrmak kolay bir i deildir. Tarihi, Bat uygarl arptmas-
nn nereden kaynaklandn aratrrken baz eyleri yerine oturtmak zorun-
dadr. are ise kapsayc olmak, vani Avrupa'y kuzeyi, gneyi, dousu, bats
ile yazmak; insan yaamnn btn boyutlarn aklda tutmak; hayranlk duyu-
lacak olan, acnacak durumda olan ve baya olan betimlemek olarak gr-
necektir.
Oysa hibir tarihi, Avrupa'nn harita zerinde "Dou" ve "Bat" olarak
blnmesine yardm eden pek ok gerek ve nemli izginin bulunduunu
inkr edememitir. Herhalde en kalc olan da, Katolik (Latin) Hristiyanlk
ile Ortodoks (Yunan) Hristiyanlk arasndaki izgidir. Tarihimizin en eski
alarndan beri yerini korumaktadr. Yugoslavya'nn knde yaananlarn
da gsterdii gibi, 1990'larn olaylarnda bile nemli bir unsur olabilmitir.
Avrupa'y Roma gemiine ait alan ile bunun dndaki alan arasnda blen Ro-
ma lies (snr boyu) izgisi bunlardandr. Bat Roma mparatorluu ile Dou
Roma mparatorluu arasnda izgi vardr. Daha modern zamanlarda, yzyl-
larca Mslman ynetimi altnda yaam Balkan topraklarn belirleyen Os-
manl izgisi vardr. En yenisi ise, 1989'a kadar sren Demir Perde vard (Bkz.
Harita 3).
Daha belirsiz de olsa, sosyal bilimciler de kendi disiplinlerinin ltlerine
bal blnmeler gelitirmilerdir. rnein iktisaL tarihilerine gre, Bat'nn
endstrilemi lkelerini Dou nun kyl toplumlarndan ayran bir izgi var-
dr [CAP-AG]. Tarih antropologlar, ekirdek aileler blgesini geni ailelerin-
kinden ayrd varsaylan bir Leningrad-Trieste izgisi tanmlarlar. [ZADRU-
GA Hukuk tarihileri, Roma hukuk brnlarn kabul eden topraklarla
etmeyenleri ayran bir izgi izerler. Anayasa tarihileri, demokratik gelenee
sahip liberal lkelerle, bunlara sahip olmayanlar arasndaki bir izgi zerinde
dururlar. Yukarda deinildii gibi, siyaset bilimcileri, milliyetiliin "Batl"
ve "Batl olmayan" biimlerini birbirinden ayran bir izgi bulmulardr. 7 0
Gerek veya dsel btn bu izgiler, Avrupa tarihinin iinde olutuu
ve yazld ereveyi derinden etkilemitir. Bu etki, baz yorumcularn Bat-
dan "Beyaz Avrupa", Doudan "Siyah Avrupa" diye eletirerek sz etmelerine
yol aacak kadar gldr. Bu nedenle, Avrupa'nn iki zt paraya blnmesi,
tamamen geree aykr deildir. Ancak bu blnmenin hibir zaman dei-
mez veya kalc olmadn da belirtmek gerekir. stelik eit nemde birok
baka blnme izgisinin de hakk yenmektedir. Hem Dou'nu hem de Ba-
t'nn iindeki ciddi farkllklar da ihmal edilir; Kuzey ile Gney arasndaki
gl ve tarihi blnmeye nem verilmemi olur. Btn unsurlar dikkate
alan uzman bir tarihi veya corafyac, ancak Avrupa'nn ikiye deil bee, alt-
ya blnmesi gerektii sonucuna varabilir.
Ayn ekilde Avrupa'nn, deiik kisveler altnda, bir merkezi ekirdek ve
genileyen bir periferiler dizisine sahip olduunu yadsyacak bir uzman tarihi
yoktur. Avrupallar uzak ve geni bir alana g etmilerdir, yleyse ok ger-
eki bir ekilde Avrupa periferisinin San Francisco ile Buenos Aires'i, Cape
Town', Sydney'i ve Vladivostok'u birletiren bir izgi olduu ileri srebilir.
Ama yine de, merkezi neyin oluturduunun basit bir tanm yoktur. Farkl di-
siplinler farkl analizler yapmaktadr. Bu disiplinler bulgularn, corafi anlam-
da Avrupa Yarmadas'na; Hint-Avrupa halklarnn Avrupa kolunun etnik mi-
rasna; Hristiyanln kltrel mirasna; 1815 Avrupa Anlamas'ndan kp
byyen siyasi toplulua veya iktisatlarn ellerinde byyen bir dnya eko-
nomisine dayandrrlar.
Ancak kapsaml bir ele al tarz amalandnda, btn bu tanmlamalar-
la ilgili en nemli ey tek tek her birinin eitli blgesel boyutlar iermesidir.
ekirdek neresi veya ne olarak kabul edilirse edilsin, Rhne ve Ren kadar El-
be, Tuna ve Volga'ya; Atlantik ve Akdeniz kadar Balttk ve Karadeniz'e; Cer-
menler ve Kekler kadar Ballkllar ve Slavlara; Latinler kadar Yunanlara, prole-
tarya kadar kylle de balanr. Farkllklarna ramen Avrupa'nn btn
blgeleri, pek ok ortak noktaya sahiptir. Arlkl olarak Hint-Avrupa klt-
rnn halklar ve onlarn yakn akrabalaryla meskundurlar. Onlar, Hristiyan
leminin ortak mirasdr. Siyasal, ekonomik ve kltrel her lrl birikim ve
etkileimle birbirlerine baldrlar. Kendi aralarndaki ztlklara ramen, ister
Amerika'dan, ister Afrika'dan, ister Asya'dan olsun, dardan gelecek etkilerin
korkularn ve endielerini paylarlar. Birletikleri temel noktalar, farkllkla-
rndan daha az belirgin deildir.
Batinin stnl, Avrupa tarihinin baz noktalarnda iyi, bazlarnda
kt saylan dogmalardan biridir. rnein Bizans'n arlman imparatorluun-
dan ok daha ileri olduu daha eski alarda bu stnlkten sz edilmez; Bi-
zans'n genellikle es geilmesinin bir nedeni de budur. Batinin Dou'dan
aka daha zengin ve gl olduu yakn zamanlarn birok nfuz blgele-
rinde ise geerlidir. Ama birounun da savunduu gibi. Batinin yirminci
yzyldaki sulan, btn eski iddialarn ahlaki temelini ykmtr.
Bu nedenle, "Avrupa" bal da, eski "Hristiyan lemi" etiketi gibi Avru-
pa'nn farkl blgelerinden birinde hak etmedii halde benimsenebilir. Yoksul
veya azgelimi veya tiranlarca ynetildi diye Dou Avrupa daha az Avrupa
deildir. Tersine, yoksunluklan sayesinde birok adan daha Avrupal olmu-
tur, pek ok Batlnn terk edebildii deerlere daha baldr. Dou Avrupa,
"farkl" olduu iin de reddediliyor olamaz. nk btn Avrupa lkeleri
"farklfdr. Btn "Bat" Avrupa lkeleri farkldr. Ve blnmeyi durduran
nemli benzerlikler de vardr. Polonya gibi bir lke, Almanya veya ingilte-
re'den ok farkl olabilir; ama Polonya deneyimiyle irlanda veya ispanya dene-
yimlerinin birbirine yaknl, pek ok Bat lkesinin deneyimlerinin birbirine
yaknlndan daha fazladr. Bazlarnn, Homeros ve Aristoteles etkisiyle Batl
olduunu dnd Yunanistan gibi bir lke Avrupa Topluluu'na kabul
edilmitir; ama Yunanistan'n modern zamanlardaki oluumunu salayan de-
neyimler, Osmanl ynetimi altndaki Ortodoks dnyas iinde yaanmtr.
Yunanistan, Bat Avrupa deneyimlerine, Demir Perde'nin yanl tarafnda ol-
duklarn dnen birok lkeden epeyce uzaktr.
Neredeyse btn "Bat uygarl" tan ml ama lan n m paylat gerek ta-
lihsizlik, gemiteki gerein idealize edilmi grntlerini imdiki gerekmi
gibi sunmalardr. Ho ve etkileyici olarak kabul edilebilecek her eyi alp, s-
radan veya iren grnebilecek her eyi dlar. Olumlu her eyi "Bat"ya atfe-
dip, "Dou"ya amur atmak yeterince ktdr. Ama drst bir Bat tanm da
vermezler: Baz metinlere gre karar vermeye kalklrsa, insan, "Bat"daki her-
kesin bir melek, bir filozof, bir nc, bir demokrat olduu, Batinin Platonlarla
ve Marie Curielerle dolu olduu gibi bambaka bir izlenime kaplr. Bu tr ev-
liyalara tapnma edebiyatnn artk bir deeri yoktur. Kurumlam Avrupa
kltr ltlerinin, iddetle revizyona ihtiyac vardr. Bat uygarl hakkn-
daki abartmal, bayat sylem, lehinde sylenecek ok ey olan Avrupa miras
iin bir saygnlk yitirme tehdidi oluturmaktadr.

ABD'de Bat uygarl hakkndaki tartma, Amerikan eitiminin deien ihti-


yalar, gerekleri zerinde younlamtr. Son yllarda ise, okuluslu ve ok-
kltrl biv toplumun ihtiyalarna ve kkenine, Avrupa veya Hristiyanla
daval Avrupa kltr olmayan Amerikallarn endielerine gre ekillendii
grlmektedir. Genel bir sylemle Amerika, Avrupa mirasnn fotorafn,
"Byk Kitaplar Listesi" sevdallarnn pazarlamaya alt zere yeniden in-
celememitir; Avrupa asll Amerikallarn, Avrupa konusunda daha gzel bir
giri yaplmas ynndeki talepleriyle rahatsz edilmemitir. Bat uygarl
dersleri, dar Avrupa vizyonlar nedeniyle deil, iddial Avrupa-merkezcilikleri
nedeniyle kaldrlm ve genellikle yerlerine, Amerika'nn ada "Bat" anlay-
na daha uygun olduu dnlen dnya tarihi dersleri konulmutur.
"Bat uygar]"nn yetersizliklerine kar dikkatleri ekecek tepki, onu
ortadan kaldrmakt. Bu erevede California Stanford niversitesi ba eke-
rek, o ana kadar yeni balayan btn renciler iin zorunlu olan "Bat Klt-
r" temel dersinin yerine "Kltrler, Dnceler ve Deerler" dersini koymu,
sylenildiine gre, niversite yetkilileri "Heyya, Heyya, Bat kltr gitmeli-
dir (Hey-ho, Hey-ho, West Culture has to go)" sloganlar atan rencilerin yo-
un sevin gsterileriyle karlamlardr. Vergilius, Ciceron, Tacitus, Dante,
Luther, Aquinas, More, Galileo, Locke ve Mill'den okuma paralarnn yerine
Rigobera Manchu, Frantz Fanon, Juan Rulfo, Sandra Cisneros ve Zora Neale
Hurston'dan (hibiri de Beyaz Avrupal l Erkekler'den biri olma lekesini ta-
mamtr) metinler konulur. 7 1 Bu olay ok fazla eletirilmitir. Geri Stan-
ford niversitesi, bir sorunu grd ve zmeye alt iin biraz gurur du-
yabilir. Burada sorun, ilacn, hastalktan da kt olmasdr. Kuramsal olarak,
Amerikan niversitelerinde "okkltrllk" ve "etnik farkllk" konusuna gi-
ri olarak sylenecek ok ey vardr. Ama ne yazk ki rencilerin almas
iin tannm bir Vietnaml Vergilius, Afrikal Aquinas veya bir Meksikal Mili
yoktur. Gerekten Amerika'nn varsaylan liberal geleneklerinin kkenini gs-
terebilecek, Avrupal olmayan kltrlerden literatre girmi o k fazla bilgi
yoktur. 7 2
Stanford niversitesi'nde Bat kltr programyla ilgili taknlk devam
ederken, bunun benzeri bir ders olan Avrupa tarihi, spot klarndan kurtul-
may baarmtr. Ama bu ders de ayn kalbn iine sokulmutur. rnein
"Avrupa 1,11, 111" program iin otuz dokuz okuma parasnn seimi, ok yay-
gn sonularyla birlikte bir seicilik aybn ortaya karm; Joseph Conrad
(Korzeniowski) dnda Dou Avrupa'dan tek bir yazar alnmamtr. Conrad
da, Heart O/Darkness (Karanln Kalbi) gibi Afrika zerine yazd romanlar
nedeniyle dahil edilmitir, yoksa Dou Avrupa hakknda yazdklar iin deil.
Matthew Arnold dnda Kelt camiasyla (Breton, rlanda ve Gaflilerin asln
oluturan Hint-Avrupa asll bir kavim) u veya bu ekilde ilintisi olan tek bir
yazar alnmam, Arnold ise Kelt edebiyat profesr olarak deil, ngilizce ya-
zan eletirmen ve air olarak alnmtr. 1528'de len Baldessaro Castiglio-
ne'den daha modern tek bir talyan yazara yer verilmemitir. Gney Afri-
ka'dan bir yazar vardr, ama rlanda'dan, skandinavya'dan, Almanlar dnda
Orta Avrupa'dan, Balkan lkelerinden, Rusya'dan hi kimse yoktur. Daha ga-
rip olan, tarih blmnde Herodotos'unkinden daha yeni bir metnin bulun-
maydr. 7 3
Kabul etmek gerekir ki seicilik her zaman gereklidir, ama bu her zaman
zordur ve daima yetersizdir; kimin, neyin seileceine karar verirken kukuya
kaplan sadece Stanford niversitesi deildir. Ama dnyann en nemli, en pa-
hal retim kurumlarndan birinin ok zel bir seim biimi uygulamas, da-
ha derin endielerin belirtisidir. "Avrupa"y tantacam derken bu ktann yal-
nzca kk bir parasn tantr. "Bat Miras"n (ders kitabnn ad budur)
anlatmak ister, ama Bat'nn byk bir blmn dokunulmam olarak bra-
kr. Avrtpa'nn "edebi ve felsefi boyutlar" zerinde durmaya kalkr, ama sa-
dece Avrupa kltrnn bir ksm zerinde durur. Ne Joyce'a ne Yeats'a ne
Andersen'e, Ibsen'e, Kirkegaard'a ne Kafka'ya ne Koesler'e ne Kndera'ya ne
Soljenisin'e hatta ne Dostoyevski'ye deinir. Hibir Ticaret Kanunu, btn
oluturan unsurlar listesinde bu kadar temel eksii olan bir rn cezalandr-
madan brakmaz.
Hibir hayvanat bahesinde btn hayvanlara yer verilmez. Aa ayn e-
kilde, zsaygl hibir koleksiyon da kendisini maymunlar, akbabalar veya y-
lanlarla snrl tutamaz. Muhtemelen hibir tarafsz zoolog, safari park diye
yutturulmak istenen ve sadece on iki adet erkek ve dii timsah, on bir kerten-
kele, bir dodo (nesli tkenmi, uamayan byk bir gvercin tr, .n.) ve on
be slot'un (Amerika'ya zg bir srngen, .n.) bulunduu bir srngenler
evini kabul edemez. 1991 de nsanlk in Ulusal Ba Vakf, Amerikan yk-
sekretim kurumlarnn yzde yetmi beinde rencilerin Bat uygarl ze-
rine hi ders almadan mezun olduklar yolunda bir deerlendirme yaymla-
mtr. 7,1 Burada sorunun, aslnda konuyla ilgili Avrupa aratrmalarnda deil,
bunlar sunanlarn grlerinde yattndan kuku duymak mmkndr.
Amerikan niversitelerindeki birok ders, Byk Kitaplar Projesi gibi, gmen
atalarnn yitik mirasn basitletirilmi versiyonlarndan renmeye dehetli
hevesi olan belirli bir gen Amerikallar kuana hitabeder. Gnmzde du-
rumun yeni bir kuaa uyum salamalar iin, farkl anlaylarla deitirilmeye
kesinlikle ihtiyac vardr. Avrupa hakknda bir eyler okumak, eer okunan
ey onun az lezzetli baz boyutlaryla renklendirilmise daha az krgnlk yara-
tabilir. Akll renciler bir eyin gizlendiini, bir eyi anlamalarnn deil,
ama ona hayran olmalarnn islendiini daima anlarlar.
Amerika'daki baz aznlklar gereklen Avrupa-merkezcilie kar koy-
mak durumundadrlar. yleyse, Amerika'nn kken itibariyle baskn ekilde
Avrupal ounluu da baka zeminlerde "Bat uygarl"na kar kmay se-
ebilir. Amerika'daki saysz topluluklarn ou (rlandal, ispanyol, Polonyal,
Ukraynal, talyan, Yunan, Yahudi) Avrupa'nn, mevcut "Bat uygarl" ara-
trmalarnda pek az yer verilen blgelerinden gelmilerdir ve bir iyileme,
olumlu bir gelime ummak iin her trl gerekeye sahiptirler.
Ancak ada Amerikan aydn yaamnn byk elikisi, Bat uygarl-
nn Amerikan versiyonunca en ok dllendirilen hogr, dnce zgrl-
, kltrel oulculuk gibi deerlerin, imdi bizzat bunlardan en ok yararla-
nanlarn saldrsyla kar karya olmasdr. Eletirmenler "Amerikan
Zeksnn, Dncesinin, Aklnn Kapan"na tank olmulardr. 7 5 Kerameti
kendinden menkul liberallerin, bir "Liberal Olmayan Egiim"in aray iinde
olduklar gsterilmitir. 7 6 Yazlmasnn zerinden altm yl gemi olan B-
yk Kitaplar Listesi'nin, "Amerikan Aklnn Al"yla gurur duyan yazart,
kendi anlayn deitirmek yerine California niversitesi'ndeki meslektala-
rna zlgt ekmeyi semektedir. 7 7 ekime, abartlm olabilir. Anta Amerika
birletirilmi bir dil ve kltre doru tarihi gidiinde, en ok baran lobi ve
bask gruplar karsnda kaybedecek gibi grnmektedir.
Tarihin, "Avrupa uygarl" bamllarnn arzu edecei ekilde tam baa-
r salayamadn sylemek ii hafife almaktr. Bu bamllarn hepsi, u veya
bu ekilde Avrupa hkimiyetinin mminleridir. Spengler, Bat'nn gerilemesini
yazarken ne kadar hakl ise, Rusya'nn gelecekteki stnlne inanrken de o
kadar yanltr. Ama dnceler kolay kolay yok olmaz, nihai yenilgileri de
henz sz konusu deildir. Avrupallarn ou iin, (kendilerinin) eski yaam-
sal nemleri kalmamtr. ki dnya savayla ve deniz ar imparatorluklar
ykld iin paralanmlardr. Belli ki son direnilerini Amerika'da yapacak-
lardr.
"Bat uygarlg"nn gerek kayna, sadece Amerika'da hl akmaktadr.
Sovyet imparatorluunun 1991'de knden bu yana Amerika Birleik Dev-
letleri, Avrupa emperyalizminin yegne mirassdr ve onun birok tavrn
miras olarak devralmtr. Eski tip bir imparatorluk olmayabilir; ama "beyaz
adamn yk"yle ba baa braklmtr. Kendinden nceki imparatorluk Av-
rupas gibi Amerika Birleik Devletleri de, bir yandan kendi snrlar ierisin-
deki etnik ve rk atmalarla mcadele ederken, te yandan dnyann polisi
olmak iin abalamaktadr. Bugnk Avrupa gibi Amerika'nn da, sadece de-
mokrasi ve sadece tketim toplumu olmann gittike azalan ekiciliini sr-
drmek iin birletirici bir unsura acil ihtiyac vardr. Avrupa'nn tersine, sa-
va kamsn hibir zaman suratnda hissetmemitir.
Amerikallarn mutlak ounluu Avrupa kkenlidir. Ingilizceyi ve kuru-
cu babalarn Avrupal kltrn kabul etmi ve ona, genellikle yaratc bir e-
kilde uyum salamtr. Ama bu Avro-Anerikallar, temel esinlerini asla Asya
veya Afrika'dan ya da dnyann geneli zerindeki incelemelerinden almam-
lardr. Kendi kendileriyle baa kmak iin, Avrupa'nn mrasyla uzlamaya
derinden ihtiyalar vardr. Bunu baarabilmeleri iin, Avrupa'nn gemiiyle
ilgili dncelerini, onu eski snrlamalarndan kurtarmalar gerekir. Avrupa
rnei hibir ey gstermese, en azndan "Bat uygarlg"nn ayrlk nerisine
inanmann felakete giden emin bir yol olduunu gsterir.
Avrupa gemiinin en byk dehlarnn, yapay Dou-Bat ayrntyla hi-
bir alverii olmamtr.
Goltes ist der riet!
Gottes ist der Okzident!
Nord- und sdliches Gelinde
Ruht irn Frieden seiner Hinde

(Dou Tanrt'nn; Bat Tanrnn; Kuzey ve Gney topraklar ise oun ellerindeki bar
iinde dinlenmede.)74'

Ulusal Tariller

Modern zamanlarda hemen her Avrupa lkesi, bir btn olarak Avrupa tarihi-
ni renmek iin harcad enerji ve kaynaktan daha fazlasn kendi ulusal ta-
rihini renmek iin harcamtr. Cok anlalabilir nedenlerle, paralar btn-
den daha nemli grlmtr. Dil engelleri, siyasi karlar ve en kk
direni izgisi, ulusal tarih yazmann egemen kalelerini yaatmaya ve buna e-
lik eden davranlar srdrmeye yardmc olmutur.
Sorun, eski alkanlklarn siyasi k veya ulusal yenilgilerle asla altst
edilmedii ngiltere'de zellikle iddetlidir. Son zamanlara kadar ingiliz tarihi,
genellikle Avrupa tarihinden ayr, farkl bir uzmanlk, ayr de-sler, ayn ret-
menler ve ayr kitaplar gerektiren bir konu olarak ele alnmtr. Geleneksel
dar grllk, Britanya tarihini ngiliz tarihiyle e tutan bir baka yaygn ge-
lenekle akmakladr. (Sadece en yaramaz, en haylaz tarihiler kendi yazdk-
lar "ngiliz Tarihi"nin yalnzca ngiltere'yle ilgili okluunu belirtirken sknt
duyar.) 7 9 Politikaclar, yanl kurulan denklemi dnmeden kabul etmitir.
1962 de, "Majestelerinin M u h a l e f e t i n i n lideri, ngiltere'nin Avrupa Ekonomik
Topluluu'na katlmasna kar karken, tamamen yanl bir ekilde, byle bir
admn "bin yllk Britanya tarihinin sonu" demek olduunu aklayabilmi-
tir. 80 ngilizler, sadece iine kapank yaayan dar grl adallar olmadklar
gibi, ouna kendi adalarnn temel tarihi hakknda hibir ey retiltnemitir.
Benzer davranlar niversiteye de hkimdir. Onurlu istisnalar kukusuz
vardr; ama Britanya'nn en byk tarih fakltesi, I974'e kadar "Britanya tari-
hi" retmeye balamam; bu tarihten sonra bile konu neredeyse tamamen
"ngiliz" kalmaya devam etmitir. renciler rlanda, Iskoya, Galler hakkn-
da nadiren bir eyler renmekledirler. "Avrupa tarihi"nden snava girdikle-
rinde, Dou Avrupa hakknda istee bal birka soruyla karlarlar; Britanya
hakknda ise hi soru sorulmaz. Buradan kartlacak plak sonu, ngilte-
re'nin tesindeki her eyin yabanc sayld bir dnya grdr 81 Bir muha-
life gre, asl astar olmayan lemel varsaym, "Britanya Tarihi asndan nemli
olan her ey, Britanya davasnn deyimleriyle aklanabilirdir. Veya yine "Bri-
tanya" (aslnda ngiliz) tarihinin Avrupa tarihinden derin bir ekilde kkten
ve youn ayrl... gl bir daraltc kltrel faktr haline gelmi dar gr-
llk yaratr" demektedir. 8 2 Bir baka hain eletirmene gre bir genel yaplar,
gizli aratrma ve ar profesyonelletirme bileimi, Britanya tarihini "tutarsz-
Ik" noktasna indirgemitir. Bu eletirmen de, "Okullarda olduu gibi niver-
sitelerde de, tarihin bir eitim salad inanc... neredeyse ortadan kalkmtr"
diye yazmtr. 8 3
Britanya niversitelerinde retildii ekliyle kltr tarihi, dar bir ulusal
odaa balanmtr. Geni uluslararas karlatrmalar yerine eski moda ulusal
kkler almalar tercih edilmektedir. rnein Oxford niversitesinde ingi-
lizce fakltesinin btn rencileri iin zorunlu tek konu olarak sadece Beo-
wulPun Anglosaksonca metni kalmtr. 8 4 ok yakn zamanlara kadar Oxford
niversitesi Modern Tarih Fakltesindeki tek zorunlu okuma paras, Aziz
Bede'in yedinci yzylda yazd "ngiliz Kilisesi ve Halknn Tarihi"nin Latin-
ce metnidir. 8 5
Benzer gariplikler, kukusuz btn lkelerde vardr. rnein Almanya'da
niversiteler, "akademik zgrlk" konusunda Humboldt ilkesinin yaratt
sorunlarn skntsn ekmektedir. Alman tarih hocalar, ne istiyorlarsa onu
retmekte serbest olmakla nldrler. Alman tarih rencileri, hocalarnn
sunduu menden setikleri herhangi bir eyi renmekte zgrdrler. ni-
versitelerin ounda tek kural, her rencinin antik, orta ve modern a tari-
hinden birini semek zorunda olmasdr, Bu nedenle Alman devletinin youn
basksnn yaand dnemde, resmi ideolojiye sempati duyan profesrler,
menliye ar bir Alman ulusal tarihi dosyas yklemekte zgr olmulardr
(Yeniden Tto kabilelerine dn). Devletin mdahaleden kand daha ye-
ni dnemlerde de, ilgilenen her renci, Alman ulusal tarihini tmyle re-
nebilecei bir men dzenlemekte zgr olmutur.
Ulusal tarafllk, ulusal arptma sorunu, en ok okul kitaplarnda ve po-
pler tarih kitaplarnda grlr. Tarihilerin, ellerindeki malzemeyi younla-
trmak ve birletirmek zorunda olmalarndan daha zoru, nyarglarna hkim
olmalar, nyarglarn dizginlemeleridir. Bu i iin pek az yorum gereklidir.
lk olarak, ou Avrupa lkesinde tarih eitiminin geleneksel olarak g-
l bir milliyeti eniye sahip olduu bir veri olarak kabul edilebilir On doku-
zuncu yzyldaki kklerinde tarih retimi, vatanseverliin hizmetine veril-
mitir. En ilkel ekliyle, iktidardaki hanedanlarn unvanlar, mensuplarnn
adlan ve hanedana ilikin tarihlerin biraz fazlasn kapsayan bir listeden iba-
rettir. Buradan ulusun kahramanlarna, zaferlerine ve baarlarna ilerlemitir
[BOUBOULINA]. En ar biimiyle ise, okul ocuklarn, ulusun savalarnda
len ve ldrenler olarak gelecekteki rollerinden snava tabi tutmakla ie ba-
lamtr. 8 6 Ama milliyeti tarih retiminin kar klmadan uygulandn
varsaymak da doru olmaz. Daha geni ufuklarn da fark edilmesini retmeye
alma ynnde bir kar akm uzun sre var olmu ve uygulamalar, en azn-
dan Ban Avrupa'da 1945'en sonra radikal biimde deimitir. 87
rnein "Modern tarih" zerine, Avusturya Galiya'snda 1889'da yaym-
lanan dikkate deer bir kitap, milliyetilik ann kabullerine dorudan kar
kmtr. Ortaokul ve liseler iin Lehe hazrlad kitabn, o zaman Rus
hkimiyeti altndaki kendi kentinde serbeste yaymlayamam Varoval bir
tarihi olan yazar, ncelikleri yle aklamtr:
"Modern an mcadele ve baarlarnda, uluslar kendi adlarna deil kolektif
olarak hareket eder. Karltkl iliki iindeki grup ve mttefikler halinde bir araya
gelirler, "Ezamanl yem'i. bu nedenle kullanmak, yani herhangi belirli bir d-
nemin olaylarna karan btn uluslar adna konumak zorundayz. Byle bir ge-
nel tarih, olaya karan btn uluslarn lam bir resmini sunamaz... ve onlarn te-
kil tarihleri... ze!, ulusal tarihler kategorisine girmelidir." 88

Sonu, Rnesans'tan 1648'e kadar olan dnemi kapsayan birinci cildinde


Habsburg olaylarnn 71, Polonya olaylarnn 5 1 9 sayfa tuttuu bir kitaptr.
Yazar, "Polonya" ile "Polonya-Lilvanya-Rutenya-Prusya devleti "ni dikkatle
birbirinden ayrmtr, renci, Mslmanlarn ve Osmanllarn yan sa "Ka-
tolik ve Luther Reformlar"n da baz ayrntlaryla genebilmitir. Bu konula-
rn kapsad corafi alan, Portekiz keif yolculuklarndan, Rus ar Korkun
lvan'n Kazan Hanln fethetmesine, Mary Stuarl'm tahttan indirildii Edit-
burgh'dan, V. Charles'n Tunus seferine kadar uzanmaktadr. 8 9 Bu cilt, Avrupa
Toplulugu'na ye devletlerde yaymlanan birok kitaba gre, milliyeti olma-
ma ynde daha byk bir arla sahiptir. 9 0
Son yllarda, eitim aralarndaki en kaba dezenformasyon biimlerini te-
mizlemeye ynelik planl giriimler yapldn sylemekte yarar vardr, iki
yanl ders kitab komisyonlar militarizm, yer adlar, tarih atlaslar ve tek yanl
yorumlar gibi sorunlar zerinde uzun ve youn almalar yapmtr. 91 Son
tahlilde, iki u gze arpmaktadr. Bir uta, tarihilerden, btn alarda dn-
yann btnn yazmalarnn, rencilerden de bunlar renmelerinin bek-
lendii kozmik yaklam vardr. teki uta ise, dikkatlerin ksa bir zaman par-
as iinde tek bir lke zerinde topland dar yaklam yer almtr. Kozmik
yaklam genitir, ama derinlikten yoksundur; dar yaklam derinlik ansna
sahiptir, ama genilikten yoksundur, deal olansa, derinlikle genilik arasnda
bir denge salamann bir yolunu bulmaktr.
Bu noktada, Sovyet Bloku lkelerinde merkezi planlamayla hazrlanan
ders notlarnn veya kiLaplarmn zaman zaman Batidaki benzerlerinden daha
baarl olduunu kabul etmek gerekir. Aktel ierik, korkun bir ekilde o-
ven ve ideolojik eilimli olmasna ramen, kronolojik ve corafi ereve genel-
likle hayranlk uyandracak lde geni kapsamldr. Bln Sovyet rencile-
ri, tarihi geliimin be aamas iinde, ilkel toplum, klasik antikite,
"feodalizm", "kapitalizm" ve 1917'den itibaren szm ona sosyalizm hakknda
bir eyler renerek yollarn bulmaya almak zorundadrlar. SSCB tarihiyle
ilgili dersler, Ruslarn ve Rusya'nn tarihteki nder rolne ncelik verilmesin-
de srarldr. Ama yine de, Stalinizmin en baskc yllarnda bile, Sovyet ders
kitaplar Antik Yunanllara, killere, Romallara, Kafkasya tarihine. Cengiz
Han ve Timur imparatorluklarna, Kazan ve Krm'n Mslman devletlerine
yer vermitir. Pek ok genel Avrupa tarihindeyse byle eyler aramak bouna
bir abadr.
Tarih retimi ders izelgesinin byk lde lek tek okullara ve ret-
menlere brakld ngiltere'de, kronolojik ve corafi ereve son derece dar
luulmaktadr, ileri dzeydeki son snf tarih rencileri bile "Tudorlar ve Stu-
artlar" veya "On Dokuzuncu Yzylda Britanya" gibi derslerle snrlanmakta-
drlar.
Yerel tarih, bu ikilemlerin bazlar iin ilgin zmler getirmektedir. Bu
tarih bilinene dayanr ve aya yere basar; bireysel aratrma ve incelemeyi
zendirir, milliyeti ve ideolojik basklara belli lde direnir. Bir yandan uz-
manlarca ok yaygn uluslararas kuramcln lemeli olarak kullanlrken,
okul ocuklarnn zaten bildii "aile" gibi konular iin de ok uygundur 93 Te-
razinin teki kefesindeyse, hem okullarda hem de niversitelerde dnya tarihi
gelitirilmitir; "kresel ky"de yerini almas gereken bir kuan eitiminde
yararl olaca yolunda gl tezleri vardr 94 Kartlar ise, Avrupa tarihi hak-
kndaki baz iddialarda olduu gibi, tm ieriiyle dnya tarihinin, en yete-
nekli uygulayclarnn bile deersiz genellemelerle ilgilenmeye mahkm etti-
ini savunmaktadrlar
Doaldr ki, bir trn darl bir bakasnn geniliine frsat salamakta-
dr. Kronolojik ve corafi parametrelerin darl, retmenlere seilen blm
iinde bulunabilecek teknik ve perspektif eitlerini oaltma olana verir.
ngiliz renciler, zetle kaynak aratrmalarnda, neden-sonu sorunlarnda,
siyasi, sosyoekonomik ve kltrel etkenler arasndaki ilikilerde ve kendileri
iin dnme sanatnda ksmen iyi yetitirilmilerdir. Tarih eitimleri gl-
dr. Ancak almalar, dnyann en kk ktasndaki otuz sekiz bamsz l-
keden birinin sadece te birinin yzde be veya onuyla snrl tutulmusa,
gerekten bir yanllk da var demektir.
Kendi ulusu adna hakszlk, yani milliyetilik sorunu, ancak tarihiler ve
eitimciler, tarihi devlet politikalarnn bir arac olarak grmekten kurtulduk-
lar zaman ortadan kalkacaktr, 1800 yldan daha eski bir zamanda Yunanl ya-
zar Lukianos (MO 1 2 0 - 8 0 ) , "kitaplar arasndaki tarihinin, milliyetini unut-
mas gerektiini" sylemiti. Anlaml bir neriydi bu. Uzun dnemde
aklamal Avrupa tarihi belki bir inli, bir iranl veya bir Afrikal tarafndan
yazlacaktr. imdiden bunun gzel rnekleri vardr; bir zamanlar Victoria tn-
gilteresini en iyi biimde bir Fransz tarihi yazmtr; bugn nde gelen italya
tarihisi olarak bir ngiliz bilinmektedir; Britanya Adalar'na oransal arlkta
yer veren tek Britanya tarihi aratrmas bir Amerikal tarafndan yazlmtr. 9 3
"Avrupal bak asyla" tarih yazmay amalayan hibir giriim bugne
kadar genel kabul grmemitir. Christopher Dawson gibi baz tarihiler, Avru-
pa'nn Hristiyan temellerine bavurarak bunu yapmaya almlardr. 9 0 Ama
Dawson'un Katolik tezi, yakn alarn oulculuunu aklamaya yetmemi
ve kendisinin ar basan WASP yorumculuunu inanlr klmamtr. Baka
baz tarihiler de, Avrupa Birlii'nin zorunluluunu anlatma grevini stlen-
milerdir. 5 7 Burada sorun, iindekiler listesinin olaanst ksa olmasdr. Ta-
rihin sistematik bir bilim olarak yazld dnem boyunca, ulus-devletler ve
ulusal bilin baat olgular olmutur. Alternatiflerin olmamas yznden ulusal
tarihler byk lde egemen olmutur. Buna hayflanmak mmkndr; ama
son birka yzylda derin bir ekilde blnm olan Avrupa'nn iinde bulun-
duu gerek koullar da bu durum (ulusal tarihlerin n plana kmas) yan-
stmaktadr. Avrupa'nn, Hristiyan dnyasnn Rnesans ve Reform srasnda
paralanmasndan bu yana hibir zaman birleme ideali olmamtr; aksi tak-
dirde tarihiler tarihilik taslayamazlard. Baz analistlerin Amerika Birleik
Devletleri iin kabul ellikleri gibi, Avrupa mozaii, farkl uluslardan insanla-
rn kaynat bir eritme potas kadar nemlidir.
Bu nedenle, her olaslkla doyurucu bir Avrupa sentezinin kabul edilmesi
iin vakit hl ok erkendir. Ulusal duyarllklar hl youndur. Ulusal tarih-
ler kolayca bir kenara itilemez; ve eer Avrupa uluslar arasndaki farklar kas-
ten "yumuak, kiiliksiz, donuk bir Avrupa tarihi"yle rtlrse, bu byk bir
arptma olacaktr;

"Avrupa tarihi, kendi paralarnn toplamndan fazla bir ey olabilir; ama btn
de kendine zg nitelikleriyle bu paralar incelenmeden ina edilemez. (...) Ulu-
sal larih bizi tatmin etmeyebilir; ama "Pan-Avrupa tarli"ne ulamak da kolay de-
ildir." 98

Bu bilgece bir nermedir. Asl sylemek isiedigiyse, daha geni bir Avrupa
topluluunun yava yava olumasyla birlikte, Avrupa tarihinin yeniden for-
mle edilmesinin yava yava ilerlemesi gerektii, bunun da bir gnde olutu-
rulamayacadr.
Ne yazk ki milliyetilik yava lmektedir. Nisan 1605'te, ngiltere ile Is-
koya'nn zel bir birlik iinde birlemesinden hemen sonra Sir Francis Bacon,
Lordlar Kamaras Bakanina "her iki ulusun adil ve tam, tek bir tarihinin ya-
z l m a s n tavsiye eden bir mektup yazmtr. Bu neri hl gereklememitir.
Britanyal kimlii sorununu ilemeye alan birka Britanya tarihisinden bi-
rinin szleriyle, "Britanya'nn yaps hakknda temel sorular sormaya ynelik
kklemi isteksizlik bugn de srmektedir." 9 9

T e r k Edilen tk Gr

Milliyetiliin yirminci yzyldaki yaygnl, eniernasyonalist tarihi tahrik et-


memitir. Ama yaygnlaan blnmelerin stesinden gelmek ve Avrupa'nn
gemiinin yeni, evrensel grnmne ideolojik ereve oluturmak zere iki
gl giriimde bulunulmutur. Bu giriimler baarsz olmutur, nk bunu
hak ederler.
Bu iki giriimden biri olan Avrupa tarihinin Marksist-Leinist veya Ko-
mnist versiyonu, ilk balayan ve en uzun sreni olmutur. Anlamn ve
amalarn grmezden geldii Marksizmden domu ve Boleviklerin elinde
devlei politikasnn bask aralarndan biri haline gelmitir. 1 9 1 7 - 1 9 3 4 arasn-
daki balang dneminde, M. N. Pokrovsky ( 1 8 6 8 - 1 9 3 2 ) gibi ar heveslile-
rin etkisi altnda, nemli lde enternasyonalisttir. Pokrovsky, tarihi tama-
men "gemie dnk politikalar" olarak kabul etmi ve kendisini zel bir
zevkle ovenizme kar mcadeleye adamtr. "Byk Rusya, Rus olmayan
uluslarn kemikleri zerine kuruludur. Gemite biz Ruslar dnyann en b-
yk haydutlarydk" diye yazmaktadr. Ama Stalin'e gre, Rusya'nn emperyal
geleneklerinin reddi yasaktr. Ve 1934'te, Stalin'in tarih retimi hakkndaki
kararnamesinin yrrle girmesinden itibaren dorultu birdenbire deimi-
tir. Pokrovsky lm, dncelerini deitirmeyen arkadalarnn ou ld-
rlm; kitaplar toplatlp yasaklanmtr. Onlarn yerini kaba Marksizmin ve
sonraki elli yl boyunca SSCB'nin btn ideolojik kurumlarnca kullanlan a-
r Rus emperyalizminin ktcl, zehirli tohumlar almtr. 1 0 0
Komnist tarihin ikiz unsurlar (Marksizm ve Rusluk) temelde elikili-
dir. Kimsenin aka sorgulayamad bir ideolojinin mesihci kurtarc dogma-
s ikisini de iermektedir. Sahte Marksist unsur, tarih-ncesinde 1917 devri-
mine giden nl Be Aamal emada yer almaktadr. Rus unsuruysa, Sovyet
halklarnn "aabeyi" ve dnya proleterlerinin "nc kolu" olarak Rus halkna
sunulan zel misyona dayandrlmtr. Lenin'in de bizzat kabul enii gibi Sov-
yet Rusya, henz Almanya ve benzeri sanayilemi lkeler kadar ileri deildir.
Ama "dnyann ilk sosyalist devleti", dnya devriminin tohumunu ekmek
iin, kapitalizmin nihai k srasnda sosyalizmi savunmak zere kurul-
mutur. Toplumsal rgtlenme ve ekonomik planlama alanndaki stn Sov-
yet yntemleri de, hzla kapitalist dnya dzeyine eriilmesini salayacaktr.
Gereklen, ders kitaplarnn son blmlerinde hep vurguland zere Sovyet-
ler Birlii, askerlikten yaam standartlarna, teknolojiye ve evre korunmasna
kadar her alanda ileri atlmaktadr. Sosyalizmin nihai zaferi (komnizmin hep
adlandrld gibi), bilimsel olarak kantlanm ve "kanlmaz" kabul edilmi-
tir.
"Sosyalist enternasyonalizm "e olan sahte ballna ramen Sovyetlerin
tarih dncesi, hem "Avrupa-merkezcilie" hem de gstermelik olarak "Bat
uygarlna" ballk belirtmitir. Sovyet Avrupa-merkezcilii, Marksist-Leni-
nis iddialarn dayand Avrupa rnekleri tabannda ve Avrupa iarz sanayi-
leme saplantsnda ifadesini bulur. zellikle Ruslarn tarihi, aln yazlarna
yaplan vurguda aka grlr. Bu konudaki Sovyet varsaymlar kendi impa-
ratorluklarnn Avrupal yelerine kar saldr oluturmu, komnis hareke-
lin nc Dnya'daki yoldalar zerinde tedirgin edici bir etki yaratm ve
in-Sovyet ayrlnn temel nedenini oluturmutur. inlilerin gznde,
in'de 1950'lerde grlmeye balayan Sovyet danmanlar ve teknisyenler g-
ruhu, daha nce tandklar "yabanc eytanlar"tn hepsinden daha kt bir Av-
rupal kendini beenmilii (ve kt bir uygulama) sergilemilerdir. Baltk
halklar, Polonyallar veya Grcler gibi inliler asndan da Ruslarn stn-
lklerine olan inanlar tuhaftr. Ruslar, kendilerini inlilere gre "Batl" ola-
rak grmeye almlarsa da, kendileri de Avrupallarn ana gvdesine gre
aka "Dogulu"durlar.
Sovyet komnizminin "Bat"y ideolojik dman olarak kabul ettiine
kuku yoktur. Kendi kklerinin Avrupa'da bulunduunu ve Lenin'in en b-
yk arzusunun, Rsya'daki devrimi Almanya'da "beklenen" devrimle birletir-
mek olduunu da inkr etmemitir. Yani "Bat uygarl" tamamen kt deil-
dir. Gerekten l olduklar srece Ba'nn nemli simalar kolayca takdir edi-
lebilir. Bat kmek zeredir; Dou, kahraman proletaryann ellerinde gl
ve salkldr. Er veya ge kapitalist rejimler kecek, sosyalist anavatan onlara
son bir kez yklenecek, cepheler decek ve Dou, Sovyet Rusya'nn nderli-
inde, yeni bir devrimci kardelik havasnda Bat'yia yeniden birletirilecektir.
Bu, Lenin'n dledii ve Leonid Brejnev'in "ortak bir Avrupa evi"nden sz
ederken dnd eydir. 1 0 1 Komnistlerin bu "kurtarc misyon" gr,
yerel varyasyonlarla Sovyetler Birliinin denetimindeki tm lkelere ihra
edilmitir. Kat tarihsel boyutlar iinde bu gr, iki byk dogmay, "sosyoe-
konomik glerin" baatln ve Rusya'nn genilemesinin iyi niyetli olduu-
nu yava yava benimsetmeye almtr. Almanya'nn 1941-1945'te Sovyetler
karsndaki yenilgisiyle byk lde desteklenmitir ve 1980'lerin sonlarn-
da on milyonlarca Avrupal renciye kutsal kitap hkm gibi retilmitir.
"Ortak bir Avrupa evi" slogann, Komnizmin son anlarnda Sovyetler Birlii
Komnist Partisi Genel Sekreteri Mihail Gorbaov da yinelemitir. 1 0 2 Pek ok
yabanc yorumcu tarafndan alt izilmi ve olumlu karlanmtr; ama Gorba-
ov da ne demek istediini anlatmak frsatn asla bulamamtr. nk Kali-
ningrad'dan Kamatka'ya dek uzanan ve komusu Alaska kadar Avrupa'ya
uzak ve Avrupal olan bir imparatorluun diktatrdr. Gorbaov'un bu d-
nn, dnyann tmne yaylm bir Byk Avrupa olmas mmkn mdr?
Tarihin rakip faist versiyonuysa daha sonra balam ve gelimesi daha
ksa srmtr. Baz yorumlara gre, komnizme bir karlk, bir yant olarak
gelimi ve Nazilerin elinde de Yeni Dzenlerinin bir arac haline gelmitir.
1 9 2 2 - 1 9 3 4 arasndaki balang aamasnda, hem Almanya'da hem talya'da bir
miktar sosyalist zellii olmutur, ama esas olarak talyan versiyonu ve Musso-
lini'nin Roma mparatorluu'u canlandrma d ar basmtr. Hitler'in Al-
manya'y yeniden biimlendirmeye balad 1934'ten sonra her ey birdenbire
deiir; Nasyonal Sosyalizm, sosyalist unsurundan kurtarlr; faizmin Alman
versiyonu src koltuuna oturur ve rk teoriler aka ne kar. Sonu
olarak rkln ve yklncaya kadar Nazi Reich'nn btn ideolojik kurumla-
rnca kullanlan Alman emperyalizminin zehirli mayas tutmu-tur. 1 0 5
Nazi-Sovyet dmanlna ramen, Nazi ideolojisi Stalinizmden ok da
farkl deildir. Irk unsur, beyaz Ari rkn en gl ve salkl kolu olarak Al-
man ulusuna bahedildii kabul edilen zel misyona; Alman emperyalizmi un-
suru ise sabkal Versailles "Diktasna" ve Almanya'nn nderlik konumunu
yeniden kazanmas ynnde varsaylan hakkna dayandrlmaktadr. Bu iki
unsur, Nazi gcnn btn Avrupa'ya ve er ge onun da tesine yaylacan
ngren bir programn temelini oluturmutur. Avrupa'nn farkl yerlerindeki
faist ideolojiler arasnda ciddi farklar vardr. zellikle milliyetiliinde daima
gl anti-Cermen zellikler bulunmutur. Ama bu farklar mayalanmaya za-
man bulamamtr.
Nazilerin tarih dncesi, "Avrupa-merkezcilii"nin ve "Bat uygarl-
n n her zamankinden ok daha ar versiyonlarn iermektedir. "stn
rk", nerede yayor olurlarsa olsunlar Ari Avrupallarla zdeletirilmiir.
Yalnzca onlar gerek insandr ve yalnz onlar gemiin nemli btn kaza-
nmlaryla onurlandrlmlardr. Ari olmayan btn unsurlar (beyaz ve Avru-
pal olmayanlar), genetik aa snflar olarak nitelenmi ve saylar durmadan
artan Untermenschen, yani "alt-insanlar" kategorisine yerletirilmilerdir. Av-
rupa iinde de buna benzer bir biyolojik stnlk hiyerarisi oluturulmu,
"Gring kadar" ince, "Gbels kadar" uzun boylu. Hitler kadar sarn skandi-
nav tipi "en stn" kabul edilmitir. Dou'nun, haksz ve irkin bir ekilde bir
rksal alt grup olarak snflandrlan Slavlar (Polonyallar, Ruslar, Srplar vs ),
Bat'nn stn Germen halklarnn alt tabakas olarak ilan edilmi ve Ari olma-
yan eitli alt insan gruplaryla ayn dzeyde tutulmulardr. Avrupa'da yaa-
yanlarn en aa kategorisi ise, Avrupa tarihinin btn gnahlarndan sorum-
lu tutulan ve yaama hakkndan yoksun braklan Avrupa asll olmayanlar,
yani esas olarak ingeneler ve Yahudilerdir.
Nazi stratejisi byk lde, "Bat" ile "Dou" arasndaki lark ok b-
yk hale geldii bu samalklar zerine kurulmutur. Dikbal hkmetlerin
ortadan kaldrlmasnn tesinde Hitler, kendisini koruyucusu hissettii Bat
Avrupa'ya kar kafasnda birka tasar oluturmutur. Frankl oka sulan-
drlm olan ve Almanya'ya kar tarihi dmanl bir ekilde tedavi edilmesi
gereken Franstzlar kk grmtr, italyanlardan ve onlarn Roma balant-
larndan nefret etmi, onlar gvenilmez ortak olarak kabul etmitir. Bir za-
manlar Avrupa'y Siyahlardan kurtarm olan ispanyollara ise sayg duymu,
nerdii ibirliinin Franko tarafndan reddediliine de amtr. Baz dejene-
re unsurlar dnda, "Anglosakson'lara sayg duymu ve kendisine ynelik s-
rarl dmanlklarna zlmtr. Hitler'in kendi anlatmyla, Anglosaksonla-
rn bu tavr, ancak stn Irk'n hkimiyeti iin rekabete hazrlanan Germen
rktalarnn tavryla aklanabilir, Hitler'in Anglosaksonlardan tek istei, gl-
ge etmemeleridir.
Nazilerin en radikal ihtiraslar Dou'ya yneltilmitir. Mein Kamp/ (Kav-
gam), Dou Avrupa'y aka Almanya'nn Lcbensraum'u, gelecekteki "yaama
alan" olarak nitelemitir. Dou Avrupa'da, Slavlardan ve Yahudilerden oluan
alt bir snf yaamaktadr; bu snfn genetik yaps, kitlesel Alman yerleimiyle
iyiletirilmelidir. "Hastalkl unsurlar" ameliyatla kesilip atlmal, yani ldrl-
melidir. Dou Avrupa, Sovyetlerin de iktidar alandr; yleyse "Yahudi Bole-
vizminin yuvas" datlmal, paralanmaldr. Naziler, nce Polonya'y, sonra
Sovyetler Birlii ni olmak zere Dou Avrupa'da Alman igalini balattklarn-
da, bir "Hal Seferi "ne giritiklerini sanmlar ve bunu aka ifade etmiler-
dir. Tarih kitaplarnda, onlara Kuu Heinrich'in, Toton valyeleri'nn ve B-
yk Friedricl'in anl yolunda yrdkleri anlatlmtr. "Tarihin binyl"nn
son gsterisini hzlandrdklarn iddia etmilerdir,
Ancak Komnizmin tersine Nazizme, teorisini ve pratiini ayrntlaryla
gelitirecei bir yetmi be yl baglanmamtr. Nazizm, Byk Reich'n olu-
turulmasndan nce komularnn abalaryla yklmtr. Nazi ynetimindeki
bir Avrupa'nn, teki ktalara kar konumunu aklamakla ykml olaca
bir nokaya asla ulaamamtr. Eer 1 9 4 l - 1 9 4 2 ' d e ok yaklaan bir sonu ola-
rak Sovyetler yenilseydi, Nazizm, ok byk bir Avrasya iktidarnn itici gc
olacakt; bylece Amerika, japonya'daki rakip merkezlere kar bir kresel zt-
lamaya hazrlanmak zorunda kalacak ve bunu kanlmaz olarak atma izle-
yecekti. Ama Nazizm Avrupa snrlar iinde tutulmu; Htler'e, Ari rktalar
dnyasnn tesinde hareket edebilme ans tannmam, Hitler, hem teorisyen
hem siyasi lider olarak sonuna kadar sadece Avrupal kalmtr.
Nazizm, Atlantik'ten Volga'ya uzanm olmasna ramen tarihin Nazi ver-
siyonu sadece ok ksa bir dnem iinde serbeste etkili olabilmitir, Alman-
ya1 daki egemenlii bile, bir Almann rencilik yllarndan da ksa, sadece on
iki yl ile snrl kalmtr. Baka yerlerde ise zehirini ancak birka hafta veya
ayla snrl olarak aktabilmilir 1944-1945'te utan verici bir ekilde kt
zaman, geride, ancak muzaffer glerin tarihsel dnceleri ile doldurulabile-
cek bir boluk brakmtr. 1944-1945'ter sonra Sovyet ordusu tarafndan igal
edilen Dou Avrupa'da Sovyet versiyonu tensiz uygulanm; Angloameri-
k a n e r taralndan kurtarlan Bat Avrupa ise, "Mttefik Tarih Kavray"na terk
edilmitir.

Mttefik Tarih Anlay

Avrupa ile ilgili ada grler, iki dnya savann duygu ve deneyimlerin-
den, zellikle "Byk ittifak "n zaferinden byk lde etkilenmitir.
1918'deki, 1945'teki ve I989'da Souk Sava'n sonundaki zaferleri sayesinde
Batl Gler, olaylarla ilgili yorumlarn btn dnyaya yayabilme olanan
bulmulardr. Bu noktada, zellikle ulusal bir sululuk duygusuna ek olarak
Mttefiklerin yeniden-eitim politikalaryla ikna edilme katsays ykseltilen
Almanya'da baarl olmulardr.
Mtefikler'in sava zamanndaki tavrlarndan kartlan ncelik ve ka-
buller, yirminci yzyl irdelemelerinde fazlasyla sk kullanlmtr ve bunlar
bazen daha uzak dnemlere de yanstlmr. Bunlar ylece zetleyebiliriz:
"Atlantik toplumu"nun, insanln geliiminin doruk noktas olarak
sunulduu tek ve laik bir Bat uygarlna olan inan. Anglosakson demokrasi-
si, Magna Carta gelenei iinde hukuk devleti ve kapitalist bir serbest piyasa
ekonomisi, "lyi"nin en yksek biimi saylmaktadr. Bu anlayn kilit noktala-
r Wilson lkelerinden kendi kaderini tayin etme ( 1 9 1 7 ) hakk ve Atlantik
am'dr ( 1 9 4 1 ) .
1 9 3 9 - 1 9 4 5 arasndaki kinci Dnya Sava'ntn, "Faizme kar Sava"
ve "lyi"nin "Kt"ye kar galibiyetini tanmlayan olay olarak algland "an-
ti-faist" ideoloji. Faizme kar kmak veya ondan zarar grmek, vgye la-
yk olmann en byk lsdr. Faizmin kartlar ve madurlar, hayranlk
ve sempatinin en byne layktr.
ki kez yenilmi bir dman olan Almanya'ya, sanki o bir eyanma-
sna duyulan bir ilgi. Almanya, hem Birinci Dnya Sava'na neden olan uur-
suz emperyalizmin hem de kinci Dnya Sava'n tahrik eden ldrc fa-
izm etiketinin birincil kayna olarak knanmaktadr. Savaa Almanya yann-
da katlan birey ve uluslar, zellikle 1 9 3 9 - 1 9 4 5 arasnda "ibirliki" damgasn
tamtr. (N. B. Alman kltr ile Alman politikalar kartrlmamaldr.)
Hogrl ve romantize edilmi bir arlk Rusyas ve Sovyetler Birlii
gr; Doudaki, ksaca "Rusya" diye adlandrlan stratejik mttefik, tstik-
rarl olarak Ba'ya yaklamas adna, Rusya'nn ak hatalar asla dmanlarn-
kiyle ayn grlmemitir. Antifaist ittifak iindeki bir ortak olarak Rusya'nn
olaanst zveriyle faizme diz ktrm olmas, sicilindeki btn olumsuz
kaytlardan daha ar basmaktadr.
Avrupa'nn, Dou ve Bat diye ikiye blnmesinin sessizce kabul.
Mademki daha ileri olan Bat'da Atlantik deerlerinin egemen olmas bek-
lenmektedir, o halde Rusya'nn anlalabilir gvenlik arzusu da onun Dou'ya
hkimiyetini hakllatrmaktadr. Batl glerin, kendilerini muhtemel bir Rus
yaylmas tehdidine kar korumalar doaldr, ama onlar da Rusya'nn meru
nTuz alanna mdahale etmemelidirler.
Yukarda belirtilen konularda gveni artrmayacak btn gereklerin
bilerek ihmal edilmesi.
Mttefik Tarih Anlay doal olarak iki dnya savann politika ve sem-
patilerinden domutur ve asla bilinli veya kesin olarak formle edilmemi-
tir. Ozgr toplumlarn amatas iinde, ne bir tekel kurabilir ne de sistematik
olarak yanllaabilir. Ama kinci Dnya Sava'ndan yarm yzyl sonra bile
her yerde, akademik tartmalarda ve belki bilmeden hkmetlerin politika
kararlarn aydnlatan kavramsal erevede aka yer almaktadr. Mttefik as-
kerlerin, Hiler ve Stalin'in "ayn derecede kt" olduklarn syledikleri iin
resmen tutuklandklar gnlerin doal kalntsdr. 1 0 4
Akademik sahada Mttefik Anlay, tartmalar ve zel konularda olduu
kadar, kurumsal ncelikler ve yaplarda da etkili olabilmitir. Tarih ve siyaset
biliminde. Nazizm ve Nazizm ile ilgili konulara ynelik aratrmann ve zel-
likle Amerika'da Alman aratrmalarnn nceliinin krlmasna katkda bu-
lunmaktadr. Dou Avrupa'yla ilgili konularn analizinin, neden ayr "Sovyet"
veya "Slav" aratrma enstitlerinde srdnn, Sovyeloloji mesleinin Sov-
yet yaaynn gereklerini aklamaktan neden aka kandnn aklan-
masna yardmc olmaktadr. 1 0 5 Sovyet ve Slav dnyas iinde Rus kltrnn,
genellikle Rus olmayan kltrlerin toptan dlanmasna varacak lde ar
nem kazanmasndan ksmen sorumludur. Btn bunlarn da tesinde, ikinci
Dnya Sava'yla ilgili grleri kuatan varsaym ve aldatc grntlerin iin-
de de Mttefik Anlay vardr. Bu savatan yarm yzyl sonra, Mttefik efsa-
nesine aykr olaylarn ounun kltlmesi veya hesaba alnmamas devam
etmektedir [ALTMARKT] KATYN) IKEELHAUL],
Sava dnemine ilikin pek ok basmakalp inan, zellikle Dou Avrupa
ile ilgili olanlar ebediletirilmitir. Bu n kabullerin eitli uluslarn Mttefik
amalarna boyun eme derecesine bal olarak keskin bir alglama hiyerarisi
iinde ilemekte olduklar gzlemlenebilir. rnein Rusya ile uzun bir ibirli-
i ve Almanya ile uzun bir dmanlk geleneine sahip olan ekler ve Srplar,
Mttefik emaya gayet iyi uymulardr. Dolaysyla, "cesur", "dost" ve "de-
mokratik" diye selamlanabilirler. En azndan Bosna'daki savaa kadar... Buna
karlk Bat'nn dostluunu reddettii ve dmanla ibirlii yapt dnlen
Slovaklar, Hrvatlar ve Baltk uluslar benzer iltifatlara layk grlmemilerdir.
Polonyallar ise her zaman olduu gibi hibir emaya uymamlardr. Alman
saldrganlna direnmelerine baklp azimle demokrasi iin savatklar nasl
sylenebil irse, Sovyet saldrganlna kar direndikleri iin de "hain", "faist",
"sorumsuz" ve "antidemokrat" olduklar sylenebilir, Ukraynallarda snflan-
drmaya kar koymulardr. Muhtemelen (Alman igali dolaysyla) en ok si-
vil kayp veren Avrupa lkesi olduklar halde, asl siyasi amalar, Sovyet ve
Rus hkimiyetinden kurtulmaktr. Byle can skc bir ulusla ilgili olarak yap-
lan en iyi ey, mevcut deillermi gibi davranmak ve "Kk Ruslar" olduklar
yolundaki arlk yalann kabul etmek olmutur. Oysa gerekte Ukraynallar
ne kktr ne de Rustur [UKRAYNAI.
Siyaset alannda Mttefik Anlay, ABD'nin ngiltere'yle varsaylan "zel
iliki "sinin lemel ta ve demokratik Almanya ile demokratik Japonya'nn Bir-
lemi Milletler Gvenlik Konseyi gibi organlara alnmamasnn kayna ol-
mur. Bu durum, bir ngiliz Babakan Fransz Cumhurbakann "Magna
Carta" ve "nsan Haklar"nn greceli yararlar konusunda azarlad zaman,
veya bir Avrupa "sper devleti" beklentisi Pitt veya Churchill'inkini anmsatan
tavrlarla ykld zaman aka ortaya kmtr. ngiliz Avam Kamaras'nda,
sanki baka sava suu yokmu gibi, sava sularn, "Almanya'da veya Alman
denetimi altndaki topraklarda" ilenen sava sularyla snrlayan bir Sava
Sular Yasas lehine verilen oylarn altnda yatan da Mttefik Anlaytr. Was-
higton'da bir ulusal Soykrm Ant Mzesi almasnda da Mttefik Anlayn
bulunduu sylenebilir. 1 0 6
Ancak Mttefik Anlayn hkimiyetinin belki en gl gstergesi, 1989'
dan sonra komnizmin kne gsterilen tepkilerdir. "Gorbymania"nn
(Gorbi manyakl, e.n.) patlak vermesi, sava dnemi mttefiklerinin (nce
SSCB ve sonra Yugoslavya) btnlne verilen ncelik ve Dou Avrupa'da
yurtseverlikle milliyetiliin kasten kartrlmas, ancak nceden olumu ta-
rihi reflekslere dayanarak aklanabilir. Bat kamuoyunun "Rusya" ve "Sovyet-
ler Birlii"nn ayn ey olmadn; Gorbaov'un ok nefret edilen bir rejimin
ba olduunu; Yugoslavya Federasyonu'nun bir komnist cephe rgl oldu-
unu; en ar milliyetiliin Srbistan'n komnist liderliinde grldn;
Litvanya, Slovenya, Ukrayna veya Hrvatistan'n devlet olmay meru bir ekil-
de isteyen farkl Avrupa uluslar olduunu renmesi ancak yava bir altr-
ma sreci ile mmkn olmutur. "Bat"nn birok temel konuda yanltld-
nn anlalmas, Avrupa tarihinin revizyonu ynndeki taleplerin artmasna
baldr.
Avro-arih

1945'ten sonra Bat Avrupa'da balayan Avrupa birlii hareketinin fitili, nem-
li tarihi boyutu olan bir idealizm taralndan atelenmitir. Gemiin atmala-
rn krkleyen ar milliyetiliin kabarmasn durdurmay amalamtr. B-
tn toplumlarn, hem u an iin gerekli bir kimlik duygusuna hem de
paylalan bir gemi duygusuna ihtiyac vardr. yleyse tarihin revizyonu da
doal bir ihtiyatr. lk aamada, btn Avrupa lkelerinde hzla remi tarih-
sel yanl bilgilendirme ve yanl anlamalar kknden sklmeye allmtr.
kinci aama, yeni bir "Avro-arih"in (Avrupa tarihi) olumlu ierii zerinde
bit oydama salanmas aamas olmutur.
Tartmalar iin ilk ortam Avrupa Konseyi salamtr. Bat Avrupa'da
yirmi drt hkmet tarafndan desteklenen bir kurulu olarak Avrupa Konse-
yi, kendisini Avrupa Ekonomik Topluluu'nun ve NATO'nun siyasi ufkuyla
asla snrlamam; ayrca kltrel alanda da Konscy'e ye olmayan drt Sovyet
blou lkesinin, Polonya, ekoslovakya, Macaristan ve SSCB'nin ibirliini de
salamtr. Tartmaya, Vatikan'dan Kremlin'e kadar deiik kesimler tarafn-
dan kaynak salanmtr. 1953'te Calw'de "Tarih retiminde Avrupa Fikri"
balyla dzenlenen ilk kolokyumdan sonra. Konsey, krk yl boyunca her
yl, tarih sorunlar zerine en az bir byk uluslararas toplant dzenlemitir.
1965'te Elsinor'da dzenlenen "Tarih retimi" sempozyumu, 1986'da dzen-
lenen "Viking a" semineri, tarih retiminde hem geni kapsaml konula-
rn hem de geni corafi ve kronolojik dalmn arzu edilebilir olduunu gs-
termitir.
Tarih reticiliinin ve okul retiminde beceriye dayal bir "yeni tarih"
retiminin sorunlarnn tesinde temel sorun, Avrupa eitim sisteminde mil-
liyetilik ve dinsel nyarglarn elenmesinde younlamaktadr. Ulusal tarih
ders kitaplarnn yetersizliine zel bir dikkat gsterilmitir. Btn Avrupal
eitimcilerin, hem kendi tarihlerinin hem komu tarihlerin sunulmas srasn-
da sorumlu olduklar ihmallerin aratrlmas iin ok sayda iki tarafl komis-
yon kurulmutur. Bu noktada, Ban Almanya'da Braunschweig'da kurulan Ge-
org Eckeri Uluslararas Ders Kitaplar Aratrma Enstits, bfr nc rol
oynamtr. 1 0 7
Ancak Avrupa tarihi konusunda bir oydama oluturulmasna kar engel-
ler tmen tmendir. Bir gr, de Gaullec Europe de s pat lies (Vatanlar Avru-
pas) kavramna balanarak, saldrgan zelliklerden tamamen arndrlm ulu-
sal tarihlerin bir karmyla yetinmi olabilir. tekiler, ulusal unsurlar daha
uyumlu bir btn iine yerletirmek istemilerdir. Byk bir engel, deien si-
yasi gereklerde ve (Bat) Avrupa Birlii yeliinin genilemesinde yatmakta-
dr. Kurucu ilk alt lkenin tarih alglamalarn uzlatrabilen bir tarih dle-
mek bir eydir; On ikilerin, On dokuzlarn, hatta Otuz sekizlerin duyarlk-
larn nceden sezinlemek ise ok daha byk bir itir. 1990'lardan itibaren
Avrupa Birlii kavram, artk Ban Avrupa ile snrlanamamaktadr. "Modern
Tarih ders notlar, eski if odakl Avrupa grn, btn kucaklayan bir
kavramn lehine terk etmek zorunda kalacaktr." 1 0 8 Bu arada cesur ruhlar da
yeni bir senteze girimekten vazgememilerdir.
Brksel'deki Avrupa Komisyonu'nun finansal destek salad (gerekle-
memesine ramen) bir tarih projesi, 1989-1991 in siyasi tufan ncesinde ha-
zrlanmtr. "Bir Anlay Maceras" balkl proje, aamal olarak planlan-
mtr: 5 0 0 sayfalk bir Avrupa tarihi aratrmas, on blmlk bir televizyon
dizisi ve Avrupa Toplulugu'nun sekiz dilinde ayn anda yaymlanacak bir ders
kitab... Kitabn yazarlar "siyasi ararma"lan hakknda gerekten ak ol-
mulardr; amalar, egemen ulus-devletlerin etnik zelliklerine gre yazlan
tarihi tekrar yerine koymaktr:

"Milliyetilik ve Avrupa'nn ulus-devlellere blnmesi, nispeten yeni olgulardr;


geici olabilir ve kesinlikle deimez deildir. mparatorluklarn sonuna ve milli-
yetilikle ekillenen ykma, Bat Avrupa'da 1974-1975'te tamamlanan totaliterli-
in yenilgisi ve liberal demokrasinin zaferi elik etmitir. 13u gelime insanlara,
milliyeti igdlerini ama olanan salamtr." 109

"Milliyeti igdler", talihsiz bir ifadedir. Ama hem erken Hristiyanlk zeri-
ne kitaplarn hem de L'idee de l'Europc dan s f'fistoie'nin (Tarihte Avrupa Fik-
ri) ( 1 9 6 5 ) byk yazar, Avrupa'nn temelinin "farkllk iinde birlik" olduu-
na emindir: "Avrupa'nn sadece bir kltrler mozaii deil, ayn zamanda
organik bir btn olduuna dair kesin tarihi gerekeler vardr."
Tam da referansnn corafi erevesinin kt srada piyasaya kt-
na gre, giriilen macerann zamanlamas ktdr. "Avrupa"y, iskandinavya,
Avusturya ve svire dahil Avrupa TopluUu'na ye lkelerin topra olarak
tanmlayp Finlandiya, Polonya, Macaristan ve Bohemya'nn durumunun ak
olmadn ima etmitir. Ama yleyse, burada bir baka Bat uygarl uygula-
mas vardr. Birok eletirmen nazik deildir. Bir eletirmen "macera"nn ahla-
ki niteliini "Sovyet bloku tarihyazcl.,,"na benzetmitir. "Macera"nm yak-
lam, bir baka yerde "Avrupa'nn yars hakknda yar dorular" balyla
zetlenmi tir. 1 , 0
"Macera", zellikle Yunanllar ok kzdrmtr. I981'den bu yana Yuna-
nistan da Avrupa Topluluu yesi olduu halde, Duroselle, antik Yunan ve Bi-
zans'n katklarn ounlukla grmezden gelmitir. Avrupa Parlamenio-
st'daki Yunanl yeler, Atina Bapiskoposu ve daha bakalar, Avrupa
Komisyonu'na protesto mektuplar gndermilerdir. Metin, eytan Ayederi'ne
benzetilmi, Fransz tarihi Ernest Renan'm grlerine dikkat ekilmitir:
"L'Europc esi greaje pat ia pense el Var, ronaine par le droi(, el judeo-
cctieme par !a rdigio." (Avrupa, dncesi ve sanatyla Yunanl, hukukuy-
la Romal ve diniyle Musevi-Hrisiyan'dr.) Bir ngiliz muhabir, Europa (Avru-
pa) ve /storia (tarih) szcklerinin kkenini incelemi; eer Yunan katks red-
dedilirse, bu kitaba ne ad verilecekrir diye sormutur. Ve bir an gelmi,
Avrupa Komisyonu projeden ekilmek zorunda kalmtr. 1 1 1
En etkili gzlem, Atina Akademisi'nde ortaya atlan grler arasndan
km; Duroselle'in kavray "bir Avrupal Avrupa larili" olarak nitelenmi-
iir. Eger yalnzca Bat Avrupa ile snrl bir alma "Avrupal" olarak smflan-
drlacaksa, bunun ardndan Avrupa'nn geri kalannn Avrupal olmad so-
nucu kacaktr. "Batl olmayan" "Avrupal olmayan" demektir; basit corafya
dnda ber eyde "Avrupa" "Bat" ile eanlamldr. 1 1 2 ster Bizans Avrupas, is-
ler Ortodoks Avrupas, ister Slav Avrupas, ister Osmanl Avrupas, ister Bal-
kan Avrupas veya Sovyet Avrupas olsun, Dou Avrupa daima snrn tesin-
dedir. Duroselle'i, Yunan m Slav m olduunu belirtmeden "Avrupa'nn antik
halklar" tanmasna gtren temel yanl budur. Yazarn kendini savunma
giriimleri her zaman isabetli olmamtr. Kitabnda Marathon Sava'na dein-
medii eletirisine, Verdun Sava'na da deinmedii biiminde kar koyduu
sylenmitir; ki bu durumda, kitabn Avrupa tarihinin btn konusunda ol-
duu kadar Bat Avrupa tarihi konusunda da zayii olduuna hkmedilmesi ge-
rekir. 1 1 3
Projenin, on iki ayr lkeden on iki tarihi tarafndan oluturulan kitab,
1992'de yaymlanmtr. Metin kolektif tartmalarla oluturulmutur. "Barbar
stilalar" eklindeki bir Fransz tanm, "Germen tsilalar"na dntrlm-
tr. Sir Francis Drake'in "korsanl" eklindeki bir ispanyol tanm iptal edil-
mitir. General de Gaulle'Un, kapaktaki portreler arasnda bulunan bir resmi
Kralie Vicoria'nnkiyle deitirilmitir. Ama hangi nedenle olursa olsun, Av-
rupa Talihi Kitab., bir ngiliz yaync bulamam ve on alt Alman eyaletinin
kat izin lllerini amasnn olanaksz olduuna karar verilmitir." 4
Ancak Avro-arih, sama ve bo ilerle de uramamn - . En gl nokta-
s, kendi misiini yaratabilecek bir Avrupa toplumunun dinamik vizyonunun
aratrlmasnda belirmekledir. Balangtaki haliyle bu vizyon zorunlu olarak
bodur braklmtr. Daha sonra, kendi kkenini Souk Sava'n ortasnda bul-
mutur. Ama salam, kusursuz bir siyasi toplumun yegne rneinin ulus-
devleiler olmad yolunda bir temel gerei de yakalam olabilir. Ulus-
devletlerin kendileri, bizatihi "dsel topluluk"lardr, gl mitler ve tarihin
siyascten yeniden yazlmas zerine kuruludurlar;

"Yuz yze ilikilerin egemen olduu ilkel kylerden dala buytik butun topluluk-
lar (belki bu kyler bile) dseldir. (...) en kk ulusun yeleri bile kendi yurt-
talarm asla tanmayacaktr (...) ama yine de her birinin kafasnda kendi toplum-
larnn imgesi yaar." 115

Avrupallarn da ayn d gcne ihtiyac vardr. Er veya ge, Avrupa'nn gele-


ceiyle ilgili yeni hedeflere elik etmek zere, Avrupa'nn gemiiyle ilgili
inandrc bir tablonun oluturulmas gerekecektir.
1990'lan Avrupa hareketi, baarl olabilir veya olmayabilir. Baarrsa,
ona bir toplum olma duygusunu kazandrmak iin yardmc olacak tarihilere
ok ey borlu olacaktr. Tarihiler, ok ynl kimlikleri ve ok ynl bal -
lklanyla mevcut snrlar zaten am milyonlarca Avrupalya, manevi bir va-
tan kazanmalarnda yardmc olacaklardr.
Avrupa Tarihi

"Avrupa tarihi"ni tanmlamas istenildiinde birok meslekten tarihi, net bir


yant veremez. Bu konularla genel olarak ilgilenmezler. Ama mecbur kalrlar-
sa, ou, gemiin varsaymlarndaki kesinliklerle bugnn karmaas arasn-
daki kartlklar zerinde duracaktr. 1986'da bir tarih dergisinin dzenledii
bir anket, aklayc baz yantlar getirmitir. Sekin bir bilim adam yle de-
mektedir:

"1930 larda Fransa'da bir okul ocuuyken, 'Avrupa tarihi nedir' sorusunun yant
kolay ve ak grnyordu...; Fransa ile ilgili herhangi bir yer, olay veya ahsiyet,
Avrupa tarihine (hana btn Tarihe) aitir. (...) lAma bugn|, bir tek deil, bir-
ok Avrupa tarihi var." 116

"Avrupa tarihi nedir" sorusuna yant veren bir bakas, Avrupa'nn geleneksel
dar grll ve geni ufuklara olan ihtiya zerine skc bir nutuk atm-
tr;

"Avrupa tarihi kavram, gereklen Avrupa'nn tarihidir, ama Avrupa gzyle g-


rlen bir tarihtir ve tarihin Avrupal vizyonudur, (...) Bu lr bir sunu, gnmz-
de savunulamaz."' 17

Bu dokundurma, tartmaya katlan tarihinin yanl ynlendirilmi selefleri-


nin Avrupa-merkezci tavrlarnn her naslsa btn konuyu geersiz kldn
gstermektedir.
Bir Macar katlmc, "Avrupa" tarihini "Britanya" tarihinden ayran ek-
santrik ngiliz alkanln iaret etmitir. 1 1 8 Bu ayrm sayesinde "Avrupa",
"Ktasal" anlamn kazanrken, Britanya paras da tmyle benzersiz bir ey
olarak belirmektedir.
Bir baka katlmc, ayr Avrupa Tarihi tanmnn bir analizini sunmu-
tur. Listede "corafi", "kltrel veya uygarlkla ilgili" tanmlarn yan sra,
kendisinin "on altnc yzyldan beri gelien kapitalist dnya ekonomisinin
merkez blgesi iin uygun kestirme bir yol" olarak tanmlad bir baka kate-
gori vardr. 1 1 9
Magdalen Koleji'nde, daha kesin kanlar gelitirilmitir. Bay A. J. P. Tay-
lor, bir gazete rportajnda benzersiz bir rnek gelitirmektedir:

"Avrupa Tarihi, tarihinin olmasn istedii eydir. Siyasi, dini, askeri, bar, cid-
di, romantik, yakn, uzak, trajik, komik, nemli, anlamsz, ksaca sizin olmasn
istediiniz her trl olay ve dncenin bir zetidir. Bir tek snrlayc etken var-
dr: Olay veya dncenin, Avrupa dediimiz blgede yer almas veya o blgeden
kmas gerekir. Ama bu blgenin lam olarak ne anlama gelmesi gerektiinden
emin olmadm gibi, onun dndaki blge hakknda da tam bir belirsizlik iinde-
Yal hocam, her zamanki gihi yzde ellinin zerinde hakl ve yzde yz e-
lendiricidir. Ama kendini, gerekten var olsa bile Avrupa tarihinin kaygya de-
er bir konu olmadn dnenler grubuna sokmutur.
Bu nedenle sonu olarak, entelektel tanmlamalar, yantladklarndan
daha ok yeni sorular yaratmaktadr. Avrupa tarihi iin olduu kadar bir deve
iin de ayn ey sz konusu olabilir. Pratik zm, denemeye kalkmak ve
aklamak deil, betimlemektir.
Y A R I M A D A
evre ve Tarihncesi

AVRUPA'nn evresel tarihinin birok tanm hakknda dikkat eken bir deter-
minizm vardr. Avrupallarn ou, kendi ktalarnn, Doa tarafndan dnya
stnl iin grevlendirilmi muhteem bir ba olduuna inanr. Yine bir-
ou, Avrupa'nn iyi talihinin bir ekilde sonsuza dek sreceini hayal etmitir.
1748'de Montesquieu "iklim imparatorluu" demitir, "btn imparatorlukla-
rn ilkidir." Ve Avrupa iklimini rakipsiz gstermeye kalkmtr. Kendinden
sonraki birok dnr gibi Montesquieu'ye gre de Avrupa ve lerleme ean-
lamldr. 1
Ulusal dar grllk de bolca vardr. Beeri corafyann kurucusu, An-
nales okulunun entelektel atalarndan biri olan byk Paul Vdal de la Blache
( 1 8 4 5 - 1 9 1 8 ) bile, Galya ovenizminin bir cinsinden ibarettir. Fransa corafya-
snn, "eitlilik" temeli zerinde olutuunu vurgulamtr. unlar yazmakta-
dr; "Kendisine saldran eitliliklere kar Fransa, kendi zmleme gcn
(Jorce d'assmilatin) kartmtr. Ald her eyi dntrr." Buna karlk
Britanya zerine edebi deeri olmayan komik iir dizeleri aktarr: "bu nemsiz
adack, birka dnm ve havas iren..." Yz yl sonra Fernand Braudel'in de
ayn eyleri yapt grlr.- Gerekten de eitlilik veya farkllk, Fransa'nn
grkemli makyajnn bir zelliidir. Ama bu, Fransa'nn tekelinde deildir; b-
tn Avrupa'nn kalite iaretidir.
Aslnda Avrupa Yarmadas, hi de gerek bir "kta" deildir; nk ken-
dine yeten, kendi kendini sntrlayan bir kara kitlesi deildir. On milyon kilo-
metrekarelik yzlmyle, Asya'nn drtte birinden de kktr, Afrika'nn
Hanla 4.
Avrupa Fiziki Blgeler
te biri, Kuzey ve Gney Amerika'nn her birinin yars kadardr. Modern
corafyaclar, Avrupa'y da Hindistan gibi Avrasya'nn bir alt ktas; "eski kta-
nn bir burnu, Asya'nn bavl eki" olarak tanmlarlar. Ama gene de Avrupa'nn
ok fazla fizik zellikler repertuvarna sahip olduunu inkr etmek mmkn
deildir. Avrupa'nn yzey ekilleri, iklimi, jeolojisi, bitki rts, gelimesinin
anlalabilmesi iin zorunlu olan iyi huylu bir evre oluumuyla birlemitir.
Avrupa'nn yzey ekilleri, baka hibir kta ya da alt ktannkilere benze-
mez. Kuzey ve gneyin knt alanlar, kara iine derinlemesine girerek bir-
birine paralel iki deniz zinciri oluturan okyanus sularyla rtlmtr. Ku-
zeyde, Kuzey Denizi ve Baltk deniz geitleri, Atlantik'ten Rusya'ya 2 , 5 0 0
kilometre; Gneyde Akdeniz ve Karadeniz sistemleri, Cebelitark'tan Kafkas-
ya'ya 4 . 0 0 0 kilometre boyunca uzanr. Bu korunakl denizlerin iinde geni bir
daha kk krfezler kompleksi ve muazzam bir adalar payeti yer alr. Sonu
olarak, ky izgisinin kara ktlesine oran olaanst yksektir. 37 bin kilo-
metrelik uzunluuyla Avrupa ky izgisi neredeyse Ekvator izgisine eittir.
lk insan iin bu, muhtemelen ulalabilirliin en nemli ls olmutur.
Ayrca, Yarmada'nn kylar, Avrasya'nn bat ucundaki lk enlemlerde
yer ald iin, yararlanmaya elverili bir iklime katkda bulunur. Hkim okya-
nus rzgrlar batdan eser; deniz havasnn yattrc etkisinden en ok yarar-
lanan, byk ktalarn bat kylardr. teki birka ktann bat kylar da ayn
avantajdan yararlanyor olabilir. Ama baka yerlerde, bat kys eer yksek
da donklaryla veya buz akntlaryla bloke edilmemise, Sahra, Kalahari ve-
ya Alacama gibi llerle evrilidir.
Bu nedenle Avrupa'nn iklimi, ktann bulunduu enleme gre allma-
dk lde yumuaktr. Yani Gulf Stream'in etkisiyle Kuzey Avrupa lk ve
nemli; Gney Avrupa nispeten scak, kuru ve gnelidir. Orta ve Dou Avru-
pa, ak ve souk klar ve frn gibi scak yazlaryla gerek bir ktasal iklimin
zelliklerini tar. Ama hava her yerde deikendir. Arlklar pek grlmez.
Ocak ve Temmuz scaklk ortalamalar arasndaki farkn 45 dereceye yaklat-
Avrupa Rusyastnda bile bu fark, Sibirya'daknn sadece yarsdr. Avrupa'nn
en yal blgesi, buuk metrelik yllk ortalama yala Bat Norve'tedir.
En kurak blge ise, ylda ortalama iki buuk santimin altndaki yala Hazar
denizi evresidir. En souk nokta -20 derecelik Ocak ortalamasyla Vorku-
ta'dadr; en scak nokta ise +29 derecelik Temmuz ortalamasyla Sevilla ile
Astrakan arasnda tartma konusudur. Bu snrlar Asya, Afrika veya Ameri-
ka'daki benzerleriyle karlatrlmaz.
Avrupa'nn lman iklimi, ilkel tarmn gereklerine uygundur. Yarma-
da'nn byk blm, ekilebilir doal otlaklar blgesinde yer alr. Yakacak ve
barnak salamak iin bol miktarda orman vardr. Yksek yaylalardaki otlak-
lar, verimli vadilerin ok yaknnda olumaktadr. Batda ve gneyde hayvan-
lar akta klayabilirler. Yerel koullar genellikle zel uygulamalar zendirir.
Geni bir kta sahanlgyla birleen uzun ky eridi, balklara zengin arma-
anlar sunmutur. Ak ovalar, zellikle Tuna havzas, gebelerin at yetitir-
dii ve sr srd Avrasya steplerini korumutur. Adlarn, aa boyundan
yksek otlaklardan alan Alplerde, srlerin iyi otlaklara g, eski zamanlar-
dan beri uygulanmaktadr.
Avrupa'nn iklimi, muhtemelen ktadaki insan faunasna hkim olan deri
rengini de aklar. Gne nlarnn ve dolaysyla ltraviyole radyasyonunun
normal llerde olmas, normal pigmentasyon (deri boyas) dzeylerinin Ya-
rmada'nn gen havuzunda ifrelenmesi demektir. Tarihi dnemlerde soluk
yzlerin, ak renkli veya sar sa ve mavi gzlerle birlikte kuzey blgelerde
egemen olduu kesindir. Avrupallarn ve torunlarnn byk ounluu, bu
ve benzeri grn zellikleriyle kolayca ayrt edilebilir.
Kukusuz son dnemlere kadar, en yzeysel rksal faktrler dnda bir
eyi dikkate almak mmkn deildi. rnein kan gruplarnn, vcut dokular-
nn ve DNA etkilerinin analizi, yirminci yzyln sonlarna kadar bilinmiyor-
du; btn insanlarn ortaklaa sahip olduu genetik malzemenin miktar orta-
ya kartlmamt. Irk teorisyenler sonu olarak, deri rengi, boy veya
kafatas ekli gibi d grn zelliklerinden sonu karmak eilimindeydi-
ler. Gerekte ise, Avrupa nfusunun rksal makyaj her zaman dikkate deer
bir eitlilik sunmutur, iskandinavya'da grlen ve "Kuzey rk" denilen rkn
uzun boylu, mavi gzl, gzel ciltli platin sarnlar, "beyaz" diye nitelendiri-
len tek grubu oluturur. Gneyin byk ksmnda ounlukta olan "Akdeniz-
li" veya "Hint-Akdeniz Irk" denilen rkn ksa boylu, kahverengi gzl, esmer
tenli ve siyah sal insanlaryla ok az benzerlikleri vardr, iki u arasnda bir-
ok derecelenme vardr. Yarmada nfusunun ou Mool, Hindu veya Siyah
rklardan aka ayrt edilebilir, ama Ortadou ve Kuzey Afrika'da ounlukta
olan teki gruplardan ayrt edilemez.
Tarihncesi alanndaki en umut verici ilerlemelerden bazlar, imdi mo-
dern genetik aratrmalar yoluyla salanmaktadr. Serolojinin (serumbilin)
hassaslamas, I 9 5 3 ' t e DNA'nn bulunuu ve bunun ardndan insan genleri
zerine milyar "harfin" haritalanmas almas, ok karmak aratrmalara
olanak salamtr. Genetik ve dilbilim arasndaki korelasyon, bugn, biyolo-
j i k ve kltrel evrim modellerinin sanldndan da yakn olabileceini akla
getirmektedir. Son zamanlardaki aratrmalar, genetik malzemenin tarihncesi
Avrupa iindeki hareketinin, paralel eilimlerle iletiim halinde olduunu gs-
termektedir. nde gelen bir bilim adam, "genler, insanlar ve lisanlar... dizile-
re ayrlmtr" diye yazmaktadr. 3 Yerel aratrmalar, yaltlm kltr toplu-
luklarnn, rnein Hint-Avrupa ailesinden olmayan Basklarn, kendilerine
zg nemli genetik zellikler tadn gstermektedir. Genel sonular, -
karsamalar yoktur. Ama bir zamanlar sahte-bilim saylan, Avrupa'nn genetik
mirasnn aratrlmas, bugn saygn bir uratr. Nihayet, "uzak atalarmzn
bize brakt mesaj okumaya" 4 baladmzn gstergesidir [KAFKASYA]
[TAMMUZ].
Psikolojik adan Yarmada, ilk insana kamlayc bir frsat ve ans har-
man sunmutur. Geri bir miktar girikenlik isteyen stres de yaratmtr, ama
yine de yararlanlabilir. Yaam zordur, ama dllendirir. Mevsimsel ritimler,
program ve tedbir gerektiren faaliyetleri beslemitir. Deiken hava, esneklii
gelitirmiin - . Okyanus frtnalar, kar, kuraklk, Vasalk gibi stesinden gelin-
mesi gereken pek ok doal tehlike vardr; ama salk ve kurtulma umudu da
vardr. Avrupa'nn tarihncesi ilk sakinlerinin. Kuzey Amerika'nn dou ky-
larnda yaayan binlerce yl sonraki torunlarna gre daha az tehlike hissettik-
leri kabul edilebilir.
Gerek yaamda olduu gibi, Avrupa Yarmadas'nn insan uygarlnn
geliebilecei tek yer olduunu sylemek dncesizlik olur; alternatif yerle-
rin ou henz geride durmaktadr. nsanln ilk tredigi alt-tropikal nehir
vadileriyle karlatrldnda Yarmada'nn mevsimsel ritmi ve ho lmanl,
srekli geliim iin btnyle daha kabul edici bir mekn salamtr. Jeolojik
ve biyolojik evre zengin ve deikendir. "Gen" yksek dalar, antik hyk-
ler, aktif volkanlar, derin vadiler ve geni ovalar; yksek yaylalarda birbiriyle
yararak delice akan seller, geni nehirler, binlerce gl; alt-kutup (yar arktik)
tundralar, donmu toprak alt tabakas, buzullar; kayalk kylar, kumsallar,
geni deltalar vardr. Ak otlaklar, geni dklen-yaprakl ormanlar, sk am
ormanlar, yar-tropikal palmiyeler, geirgen, yar-l topraklar, geni batak-
lklar, derin ls ve "kara toprak" blgeleri vardr. Biki yaam ve bitki faunas
yelpazesi byktr. Avrupa'nn yeter miktarda el dememi blgesi, ilkel ya-
am ve yerleimin neye benzediini gstermek zere bugne kadar gelmitir.
Bunlara ramen, yksekliklerin ve mesafelerin ls, baka yerlerdekin-
den daha az rktcdr. Avrupa'nn yerleim birimleri, ilkel insanlarca bir
engelden ok bir davet olarak grlmesi gereken bir doal yollar ebekesiyle
birbirine baldr. Tpk kara ii kylarn ounun bir kanoyla dolalabilmesi
gibi, birden fazla nehirden yararlanarak istenilen yne gitmek de mmkn-
dr. Seine, Ren, Elbe, Oder, Vistl, Niemen, Dvina nehirleri kuzeye; Ebro,
Rhne, Meri, Dinyeper ve Volga gneye; Tagus, Loire, Severn batya; Tha-
mes, Tuna, Po ve Dinyester douya akar. Bunlar arasnda sonsuz bir ksa yol-
lar, kolay geiler dizisi vardr. Szgelii, yukar Burgonya'nn Auxois blge-
sinde insan birka saat iinde kendisini Akdeniz'e, Atlantik'e veya Man
Denizine gtrecek nehirler arasnda gezinebilir. Orta Alplerde Ren ve Rhne
nehirlerinin kaynaklan, srasyla kuzeye ve gneye akmadan nce, Andermatt
yaknnda yan yana doar. Dvina-Dinyeper geiinde, Vitebesk civarnda, s-
ve'ten gelen bir teknenin ynn Msr'a gidecek bir noktaya evirmek mm-
kndr.
Kukusuz, Avrupa'nn otoyollar ve yan yollar araclyla insan hareketi-
ne ve yerleimine ald uzun sreci kmsememek gerekir. Ama Avru-
pa'da yolculuun greceli kolayhgyla daha byk ktalarda seyahat arasnda
bir karlatrma yaplamaz. in'den, antik ipek yolundan gelen kervanlarn,
Asya'nn ana gvdesini gemek iin bir yla hatla daha fazlasna ihtiyalar var-
d. Ama anmsamayacak bir dnemden bu yana, salkl ve yeterince giriken
bir yolcu, Avrupa'nn bir ucundan teki ucuna gnlerle deilse bile haftalarla
llebilecek bir srede gidebilmektedir.
Avrupa'nn "doal" veya "tarihi" blgelere ayrlmas, ok zaman elenceli
olduu kadar sonusuz bir entelektel deneye konu olmutur. "Dou Avru-
pa"dan ayrarak "Bat Avrupa"y tanmlama giriimlerinin says, blnme iz-
gilerini oturtmak iin kullanlan ltler kadar oktur (Bkz. Harita 3, ve Giri,
s. 2 2 - 2 5 ) . "Kuzey Avrupa" ile "Gney Avrupa" arasndaki fark ve bunun l-
t, Yarmada'nn merkezi yksek dalk blgesinde net ve kalcdr. Ama ne
Avrupa'nn uzak batsnda, Iberya'ya, ne uzak dousunda Karadeniz'in hinter-
landna ayn lde uyar. "Orta Avrupa" veya "Dou-Orta Avrupa" gibi blge-
lerin soyaacn ortaya karmak iin yaplan tartmalar, ustalkl olduu ka-
dar da arptlmtr. 5 Avrupa'nn fiziki ve corafi zelliklere gre blgelere
ayrlmas daha gvenilir bir zemindir.
Avrupa Yarmadas, be doal paradan oluur. Tarihi dnemlerde, bu
paralara hkim olan siyasi birimler durmadan gelip giderken, bu temel cora-
fi birimler deimeden kalmtr. "Yeryznn marur imparatorluklar" arka
arkaya yklp gitmitir. Ovalar, dalar, denizler, yarmadalar ve adalar ise g-
rne gre sonsuza kadar kalacaktr.

1. Byk Avrupa Ovas, Atlantik'ten Urallara, drt bin kilometre boyunca ke-
sintisiz uzanr; Avrupa'nn hkim karasal zelliidir. Gerekten Urallar pek de
zarif bir kpr olmad iin, Ova, Dou Sibirya'nn Verkoyansk da silsilesine
kadar uzanan dzln daha byk olan almnn bir uzants olarak grle-
bilir, Urallar'm uzantsnda, Barents Denizi ile Hazar Denizi arasnda 2 bin ki-
lometre boyunca uzanr. Alak topraklarn kylaryla tepeleri arasnda genili-
i 2 0 0 kilometrenin alma iner. Ovann hemen hemen btn byk nehirleri,
dou-bat dorultusunda bir doal kesintiler dizisi oluturup ovay aprazlama
alt veya yediye blerek kuzey-gney dorultusunda akar. Vistl Nehri'nin do-
usunda, iine girilmesi imknsz Pripet bataklklar. Ovay biri Baltk gller
blgesini evreleyen kuzeydeki ve teki steplerden gelip steplere giden anayol
olarak ilev gren gneydeki olmak zere iki doal yola ayrr. [UKRAYNAJ
Ova, Ren ve Oder nehirleri arasndaki blgede en krlgan noktasndadr.
Burada kesif ormanlk tepelerle kapldr. Ardemes, Teuteburger Duvar ve
Harz, bugn de heybetli engeller olarak durmaktadr. Hem yatay olarak Ova
boyunca hem de dikey olarak Ovadan Alplere olan hareketi engellerler. Mo-
dern Almanya'nn haritas, lkenin neredeyse btn geliiminin ya Ova zeri-
ne ya da Ren, Main, Neckar ve Tuna nehirleri havzalarna nasl kanalize oldu-
unu gsterir.
Ovaya yerleen insanlarn srekli skntsn ektikleri bir sorun, bu top-
raklara doal bir snr bulamamak olmutur; bunun iin mcadele etmeleri ge-
rekmitir. Dzlklerde yaayanlar, ykseklerin vahi, yamac insanlarnn
tersine, kendilerini uysal toprak ileyicileri olarak grmlerdir. Oysa aslnda,
sistematik ordu kurma ve igal sanatn renmek zorunda olan ova insannn
kendisidir. nsan ovada, ilk vuran olmazsa kendisinin vurulup deceini -
renmitir. Belki de bu nedenle, Ovann yerleim aknlarna direnmesi; zama-
nn en zorlu ordularn beslemesi bir rastlant deildir. Fransa, Prusya ve Rus-
ya, de ovalarn bitmez tkenmez savalarndan gl km ve de
kendi durumuna uyan bir savalk gelenei gelitirmitir. Dzlkler onlara.
en byk dmanlarnn ounu durdurma olana vermitir: Kunersdorf ve
Kursk'ta, Leipzig ve Tanneberg'de, Waterloo'da ve Stalingrad'da...
Avrupa Ovas'nn fiziki ykseklik ve eimleri iki farkl ynde belirir: Bir
yanda Alp silsilesinden kuzey denizlerinin kylarna doru, te yanda dou-
dan batya, Urallarn doruundan ( 1 8 9 4 metre), Fransa'nn Atlantik kylarna
doru. Ana dou-bat eimi, yaklak 4 . 8 0 0 km. boyunca, ortalama olarak
1830 metre veya her kilometrede 41 cm. azalr.
Avrupa Ovas'nn fiziki eimlerine aykr "kltrel eimler" dncesi,
Avrupa'nn zel yerleim ve siyasi evrim modeline cevap olarak gelimitir.
Kalc yerleim, bu ekilde nce gneyde ve batda, sonra kuzeyde ve ortada,
son olarak da douda ortaya kmtr. Son drt bin yln byk blmnde,
Ovadan dalara gemek ve Akdeniz'e inmek, gerekten bir "kltrel k"t da
gze almak olmutur. Ayn ekilde, modern zamanlarda Avrupa Ovas boyun-
ca batdan douya ilerlemek, geni lde bir "kltrel ini"e katlmak olarak
kabul edilmitir.
Kuhurgefalle veya "kltrel eim" kavram Douya sahip karken, Bat-
nn kltrel egemenliine kar kan Alman milliyetilik ideolojisinde de r-
tl olarak yer almaktadr. Baz boyutlaryla Fransa'nn Belika ve Almanya'ya
kar, Almanya'nn Slavlara, Polonya'nn Rusya ve Ukrayna'ya kar, Rusya'nn
Orta Asya halklarna kar tavrlarnda da gzlemlenebilir, insan doas, daima
komular Styx'de (mitolojide ller dnyasn kuatan nehir, .n.) yaarken
kendisinin yksek kltr yaylalarnda yaadn dndrmek eilimindedir.
rnein Britanya Adalarinda ingiliz ounluk, btn kltrel eimlerin Ox-
ford'un veya Hyde Park Kesi'nin Himalaya rnei doruklarndan, aadaki
"Kelt saa"na, "sko sisi"ne, "rlanda bataklgi'na, "Kanal pusu"na doru
dkldn grmek ister. ngilizlerin "tvoglar (beyaz olmayan halklar, ya-
banclar) Calais'den balar" sz, anlam olarak Franszlarn "histoires bel-
gcs"ine (Belikal ykleri, Belikallar kmseyen fkralar), Metternich'in
pek Viyanal vurgulamas "Asya I.andsfrtsseden (ky yolu) balar"na veya Po-
lonya'nn "Na Rusi sie mtsi" (Rusya'da insan mecburdur) ataszne ok ben-
zer. Esnek kltrel corafyalarnn doasnda var olan nyarglar, kukusuz
Ova yaamnn istikrarszlndan kaynaklanan endielerle de beslenmektedir.
UKRAYNA

UKRAYNA, ok sayda Avrupa halknn, zeri rulon geil nihai anavatanlarna ulat-
lkedir. Antik donem (erde. Slavlarn gelmesinden ok tince Karadeniz steplerine
egemen olan halklardan sonra, bugnknden farkl olarak Iskilya veya Sartnatya
olarak anlmn 1 |CHERSONESOS|. Volga geii ile Karpat boazla r arasnda, gney
Avrupa ovasnn en hyk blm n igal eder: Asya ile Avrupa arasndaki ana ka-
ra yolu buradan geer. "Snrda" anlamna gelen Slavca ad. Anenkan "snr blge-
si" kavramn anmsatr. Step karayolunun nehir ticaret yolunu kestii. Dyoper'in
hzland yerdeki l a k noktas. Balnn yerleik lkeleriyle Dounun ak stepleri
arasnda bir gei noktas oluturduu iin. her gelen Ukrayna'ya iddetle sahip k-
mtr, Ukrayna, Dorbass kmr. Krivo Rot dern gibi taden kaynaklar asn-
dan /.engindir, Ui "kara t o p r a i ' n m humusu, 1917 ncesinde Kua'nn bir numara-
l tahl ihracats olan, en zengin tarm topraklar in znti oluturur.
Buna ramen Krm Yarmadas ve ana nehir vadileri dnda -le |HAZARYA|
hem de ilk Dogu Slav devletinin oda olmu Dinisro. Dinipro ve Din nehirleri (Bkz.
Kk III, s, 1309)- Ukrayna'nn byk bir blm, ancak modern zamanlarda sistema-
tik olarak yerleik yaama gemitir. Bu dneme katlar "vahi ova l a f n geni ak
alanlarna, puaaparlarn ve gebelerin aknlar ve Kazaklarla Tatarlarn savalar
hkim olmu; 15.-I8. yzyllar arasndaki Osmanl egemenlii, Ukrayna'y Karade-
niz'e ve Mslman dnyasna yaklatrmtr. 1569'dan sonra Polonya hkimiyeti,
Polonyal birok toprak sahibi ve Yahu d i yi de beraberinde bu lkeyi: getirmitir.
1654 ile 1945 arasnda aamalar halinde srekli uzayan Rus egemenlii. Ruslar ve
Ruslatrmay geiirmi.ir. Zaporozya Kazaklarnn Dinyeper nehrindeki bir ada ze-
rinde bulunan "Sicl' (eyhlii). Rus ordusu tarafndan 1775'ie, Krm Tatar Hanl
ise 1783'te yklm. arlk ynelimi boyunca bn lke resmen "kiiik Rusya" ola-
rak adlandrlm, yeni smrgecilie gre dzenlenen gney eyaletleri ise "Veni Rus-
ya" diye anlmn 1 .
Ukrayna'nn yeni sakinleri, kaderin birok cilvesinden sonra, topraklarna sk
bir ekildi 1 balanmlardr. Bu, tnlarn hznl iirlerine de gze arpacak biimde
yansr.

3AF10B1T
flc yMpy, ro noxonafiTe lnce bana bir mezar yap
Mette Ha Mormti,
Kski. bir tepenin zerine
Cepea cTeny unpoKoro,
Ha BKpaiH mhjiH, Benim sevgili Ukrayna'mda
Ho6 jtaHH uiMpoKono^i, Snn olmayan step topranda
I Hinpo, i Kpyti
Byjto BHflHO, yjo MyTM, Sonsuzluk, buday tarlalarnn genilii
Ak peBe peBy4HH. Ve Dinipro kysnn slak bayrlar
Ak noHece 3 y KpaiHH Nereden grlebilirse
y CMHUtm MOpe
Ynnmodd.- evre ve Tflrilncesi 75

Nereden dulabilirse
nsann kabarmay hissedebildii
Nehrin heybetli kkremesi
Mezarm oraya yap
- Ve k ortaya
Zincirlerini kopararak
zgtirliiginti dman damarlarn
Kt kanyla ktlsa
Sonra o byk ailede
Unlta, yeni ve zgiir bir ailede.
Ama iyi niyetle
Sessizce beni anlat 1

Ancak, ova tcr zaman kuvvet politikalarn m oyna alan olduu iin Ukraynal-
lar kaderlerini tayin h a k k n nadiren bulabilmilerdir. lke yirminci yzylda defalar-
ca zapt edilmitir. 1918-20 arasnda. Rusya'nn Kzl ve Beyazlan iin esas sava
almlarndan biri ilevini gren ksa mrlii Cumhuriyetleri, muzaffer Kzl Ordu tara-
rndan yklmtr (Bkz. s. 975-976). Ktann, insan marifetli en korkun felaketlerinin
ve kapsaml soykrmlarnn kurban olmulardr. 1918-20 savalar. 1930'larn ko-
lektifletirme kampanyas, 1932-1933' terr ve ktl. kinci Dnya Savann yk-
m srasndaki kayplarnn 20 milyona yaklat sanlmakladr |ERNOBIL| |HA-
SAT). Baz Lkraynallar. Kular, Polonyallar ve Almanlar karsnda kendi
yetersizlikleri yznden hayal krklna uramlar, onlarn zulmnn, komularna
kar acmasz saldrlara girimelerinin nedenini anlayamamlardr |BUCZACZ|
|POGROM|.
Ukrayna'nn nfusu, byklk olarak ingiltere veya l'Vansa'nkc denktir ve
nemli aznlklar ierir; ama Ukraynallarn tarih kitaplarndaki yeri ok kktr.
Uzun sre. d dnyaya kar vlmeleri gereklii zaman "Ruslar" veya "Sovyetler"
olarak takdim edilmiler, sadece klilenmck istendikleri zaman kendilerine " l k r a y -
nallar" denilmitir (LETTLAND|. 1990'lara kadar zgr bir sesleri olamam. Ukray-
na Cumhuriyeti, bamszln, gelecei belirsiz olmakla birlikle nihayet Aralk
1991'de ilan etmitir. 2

Kendi yaklamlarn biimlenii sayesinde Avrupa ovasnn k k


bir kolu, zel bir n e m kazanmtr. imdi Macaristan snrlar iinde
olan Panonya ovas, dag zincirinin gneyindeki otlaklarn tek geni
uzantsdr. Kuzeyde ana Karpat silsilesi tarafndan korunur ve gneyde
T u n a ' n m orta kesimiyle snrlanr. Biri bat tarafndan Viyana'da, teki
Demir Kap yoluyla douda, ncs de Moravya Geidi yoluyla kuzeyde ol-
mak zere doal girii vardr. Sulak meralar, doudan batya giden gebe-
lere doal bir konaklama yeri ve Roma mparatorluunu igale hazrlanan bir-
ok barbar kabile iin uygun bir hareket noktas, mola yeri oluturur. Daha
sonra Gepidlerin, Bunlarn (Macaristan'a -Hungaria- adn veren), Avarlarn,
Komanlarn, Slavlarn ve nihayet Macarlarn vatan olmutur. Macarlar ona Af-
fod (Dz arazi), bazen de "kr, el dememi blge" anlamnda Slav kkenli bir
szck olan pusata demilerdir.

2. Dalar: Yarmada'mn temel zellii, Provence'da Deniz Alplerinden balayp


Transilvanya'da Karpat Alplerine doru iki k eri izen muhteem bir dalar
silsilesi iinde kurulmu olmasdr. Bu etkileyici doal engel, Ovann kuzeyini
Akdeniz topraklarndan ayran bir su sm izerek Yarmada'mn omurgasn
oluturur. Bat blmlerindeki en yksek tepeler IMont Blanc ( 4 8 0 7 m.), Ma-
lerhorn ( 4 4 7 8 m.), Gran Paradiso ( 4 0 6 1 m.)], daha dou blgelerdeki tepeler-
den Ijlyen Alplerindeki Triglav ( 2 8 6 3 m,), Tatra dalarndaki Gerlach ( 2 6 5 5
m.) veya Romanya'daki Moldoveanu ( 2 5 4 3 m,)| ok daha yksektir. Hatta ay-
n ekilde, bitmez tkenmez karlaryla Bern Oberlandnda gneyde, Sonnense-
ite, "gne taral"ndaki 3 2 0 0 metrenin veya kuzeye bakan srtlarda 2 5 0 0
metrenin zerindeki zirveler hemen hibir yerde geit vermez. Avrupa'nn,
Bern'deki Oberland'da Jungfrau'nun altndaki en byk buzulu Alesch'in, do-
uda bir benzeri yoktur. Ama yksek geitlerin hepsi, k aylarnda kar yzn-
den kapaldr. 1932 km.lik bir mesafede da silsilesi sadece u nemli geit ve-
rir: Bavyera'da Tuna geidi, Bohemya'da Elbe geidi ve Silezya ile Macaristan'
birbirine balayan Moravya geidi.
Yksek vadilere yerleen insanlar bilinen nedenlerle, da evlerini, btn
davetsiz misafirlere kar savunulan bir snak ve kale kabul ederek, kendile-
rini ovalarn kark ilerinden uzak tutmulardr. On nc yzylda bir da
kantonlar konfederasyonu olarak ortaya kan svire (Bkz. s. 4 3 1 ) , bu gr-
nmn bir ksmn bugne kadar korumutur [ALPI],
Ancak dalar, ayrc olduu kadar birletirici bir ileve de sahiptir. Arala-
rndaki tehlike dolu mesafeler ok byk deildir. Isre Nehri zerindeki St.
Maurice ve Rhne Nehri zerindeki Martigny kasabalar, talya'nn Aosa ka-
sabasndan, srasyla 62 ve 88 kilometre uzaklktadr. Avusturya'nn Innsbruck
kentiyle Gney Tirol'deki Bressanone (Brixen) arasnda 68, Dinyester zerin-
deki Sambor ile Tuna'nn bir kolu zerindeki Uzhgorod arasnda 105 kilomet-
re mesafe vardr. Yksek Alp geitleri bir kere ehliletiri klikten sonra, zirvenin
iki yanndaki lopraklar, orak balantlar, ortak karlar ve byk lde ortak
kltr salamtr. rnein Torino; Lyon ve Cenevre'ye Roma'dan ok daha
yakndr. Milano veya Venedik'in; Zrih, Mnih veya Viyana ile, uzak Sicil-
ya'dan daha gl balar vardr. Orta Almanya'nn geni orman ve tepeleriyle
kuzeyden uzun bir kesintisi olan Bavyera, yaknndaki L.ombardiya (talya) ile
daha ok ey paylar. Karpatlann kuzey yamalarndaki eski Galiya vilayeti-
nin, kuzey silsilesi zerindeki Macaristan ile orak ok yan vardr. Herhangi
bir turistin de grebilecei gibi, modern ulus-devletlerm yaratt snrlar dik-
kate alnmazsa, Apcuraum veya Karpatlar dnyas hl yaamakladr [GOTT-
HARD],
Dalarn varl, aralarndaki byk geide zel bir nem kazandr-
maktadr. Passau'dan Krems'e kadar, o n a Tuna koridorunu izleyen Bavyera
geidi, kuzeyle gney arasnda ana geit olmutur. Elbe geidi Bohemya'y, ak-
si halde Bhmer Wald'n engelleyebilecei Alman etkisine aar. zellikle ilk
alarda, steplerden gelen halklarn ou iin doal bir baca oluturan Morav-
ya geidi de ayn lde nemlidir. Ortaan balang dnemlerindeki ilk
Slav devleti olan Byk Moravya mparatorluuna mekn olmutur (Bkz. B-
lm V). Tarihi dnemlerde pek ok ordu iin, Trk savalarnda Sobieski s-
nr iin, Austerlitz'de Napoleon'u durdurmak iin doal bir geit salamtr.
Nihayet, Bavyera ve Elbe geitlerini kullanan rotalar gibi, Viyana yaknnda
Tuna'ya, "Avrupa kalbinin kalbine" gider [SLAVKOV},
Kukusuz Avrupa, merkez omurgasna ek olarak birok byk da silsile-
sine sahiptir. Sierra Nevada'da Mulhacen ( 3 4 8 7 m ), Preneler'de Le Pic de
Nehou veya d'Aneo ( 3 4 0 4 m ), Sicilya'da Etna ( 3 3 2 3 m ), Bulgaristan'da Mu-
sala ( 2 9 2 5 m.), Apeninler'de Monte Corno ( 2 9 2 m ), Arnavutluk'ta Korab
( 2 7 6 4 m.) ve bizzat Olimpos ( 2 9 1 7 m.); hep Alp llerinde tepelerdir. Yar-
mada'nn en yksek noktasnn Mont Blanc zerinde deil, Byk Kafkas-
ya'dak Elbuz Ktlesi zerinde ( 5 6 4 2 m.) olduunu Avrupallarn pek az bi-
lir.

3 Akdem:;. Avrupa'nn gney ky eridini kuatm, alacak derecede kapal


bir deniz olan Akdeniz, kendine yeterli bir corafi birimin dayanan olutu-
rur. Salad ulam olana, kltrel, ekonomik ve siyasi ilikiler iin hazr
bi kanal oluturur. Klasik dnyann beii olmutur. Caesar dneminde ger-
eklen bir Roma gl haline gelmitir. Rnesans dneminde ve sonrasnda,
kltrel boyutlar da olan nemli malzemeyle birlikte, ortak bir uygarln
oda olmutur 6 Ancak Roma Imparatorlugu'nun yklndan sonra Akde-
niz'in bir daha siyasi olarak hi birleememi olmas dikkat ekicidir. Deniz
gc, Akdeniz'in evresinde kurulmu kara imparatorluklarn yenmeye yet-
memitir Gereklen Mslman devletler bir kere Yakndou ve Afrika'da
kk tutmaya balaynca, Akdeniz kalc siyasi blnmelerin mekn olmu;
Venedik gibi deniz ve ticaret gleri, Avrupa'nn btnn birletirememi-
tir. On dokuzuncu yzyln Avrupa gleri ise Suriye'den Fas'a kadar smr-
geler kurmutur; ama Trkiye'deki en byk Mslman kaleyi ykmalar ve
dolaysyla genel bir egemenlik kurmalar rakiplerince engellenmitir.
ALPI
DI grnlerinin lersine yksek da vadileri, erken iskn ve ilkel tarm mkem-
mel bir evre oluturmutur. Bolca gne na. taze suya, yakacaa, inaat nalzc-
meine, Ollaa ve en nemlisi gvenlie sahiptir. L / a k olular, en nemli zenginlikleri
olmutur. ok eski zamanlardan Meri yerleime aktrlar ve M drdnc yzylda
Hannibal'in de l'ark etlii gibi. ok ciddi biimde korunakldrlar. svire'nin Ta m i ita Va-
disinde Dracbenloch maarasnda 2245 metrede bulunan maden oca kalnts. Riss
ve \Vurm buzul dnemleri aras bir t a r i h i m kalmadr. Srlerin mevsimlik glerinin
kantlan 011 iki bin j-l geriye gitmekledir. Roma ina almalar ve yerlemeleri, (izci-
likle Yal d'Aosa'da ve Norieum madencilik blgesinde ok iyi saptanmtr. 1 Deniz Alp-
lerinde ve llaule-f'rovence'iekiler gibi. zapt edilmesi olanaksz kayalar zerine adeta
l nem i kyler, haydutlara, igalcilere ve vergi lahsildarianna kar baktr.
Ortaada, pek ok dal (al/ji) topluluk, kendilerine zg bir siyasi bamszlk
oluturmutur. svire kantonlar bunun tek rnei deildir. 52 Brianon komn, Vi-
cne veliaht prensinin malvarlndan geriye kalanlarla unvann Fransa kralna salt-
1343'ten all yl nce bir zgrlk berat elde etmitir. Fransz Devrimine katlar da
kendi kentlilerini ynetmeyi srdrmlerdir.
Dier blgeler ise, ulam yokluu sayesinde yakn denetimden kurtulmulardr.
Barcelona ve i'rovence Kontlar tarafndan kurulan BarceloneUc. l l r e c h Anlamas
gereince Fransa'ya ve Hollanda'ya braklmtr. Ama I8f)3'te daimi yol yaplncaya
kadar ancak on be saatlik bir kalr yolculuuyla ulalabilmekteydi. Gorges du Ver
don (Verdon Boaz) kylerinin 19-17'ye kadar d dnyayla ilikileri olmamtr Vlp-
Icrdek en alak geil ulan Gol de l'Kcltelle, bugn bile her mevsimde iki tarafa da gei
salayan bir yola satip deildir.
\ o l l a r m ou stratejik nedenlerle yaplmn'. IHOT'de "mparator Napoleon.
Odcr ve Vistl zerinde dmanlarna kar zafer kazanrken". Monigcnevre {I(154 m.)
zerindeki bir dikili ta Franszca. Latince. talyanca ve spanyolca olarak, yolun ara-
balar iin aldn duyurmaktadr Avrupa'nn Gol du Galibier(3242 m.) zerindeki en
yksek yolu, M O ' l a r d a Fransa'nn cephe savunmasnn bir paras olarak ina edil-
mitir.
Alpcnum deyimi, en youn ekilde on dokuzuncu yzyln ikinci yansnda, kar-
ma tarmn yksek tepelere itildii ve krsal nfusun arpc biimde zenginletii, ge-
litii srada kullanlmtr. Ama modern ulamn kitlesel tir g krkleyen ilerleme-
si. yal bir Savvoylunun u yaknmasna yansmtr: Toujours m: ehem monte et
m lemne deseetd, "Keim hep yukar kyor, karm hep aa gidiyor." Biok yerle-
im merkezinde bu durum. 19-15'ten sonra hidroelektriin ve kitle turizminin, zellikle
k sporlarnn gelimesine kadar kriz boyutlarna ulayordu. 2
Da yaamnn eskilii ve zellikleri, zengin uzmanlk mzeleri kurulmasnn il-
ham kaynadr. Bu mzelerin en eskisi olan \Liseo della Vlontagna (Dag Mzesi).
1874'e 'lro'da kurulmutur. Daha kk birok benzeri gibi Cenevre Ftnografya
Mzesi de, dal topluluklarnn aletleri, itinalar, seramik sobalar ve halk sanal zeri-
ne bir uzmanlk mzesidir.
GOTTHARD

ST. GOTTIIARD Geidi. OrU Alplerdek on kst yola lkimdir. Avrupa'nn eri nemli
tna yolu olduu rahata sylenebilir, kuzeye doru Re Nehrinin akt Reuss vadi-
sini ve giineye doru l J o Nehrinin akl Teno vadisini biri ei irerek Giiney Almanya
ile kuzey talya artsnda en dorudan balanty salar. 2108 metrelik yksekliiy-
le. kn ve kl havalarda uzun sre kapal kalan rakiplerinden nemli lde al-
aktr' (Bkz. Kk III. s. 1279).
St. Gohard yolun un. olduka yakn zamanlara kadar byk bir geit olmama-
s ilgintir. ok daha bandaki gemilim, zellikle Byk S, lcrnard'. Vlon Jovis'i ter-
eil eden Romallar buray gelitirmemilerdir, Kuzeyden gneyi- srekli glere ra-
men, Roma mparatorluunun yklmasndan sonraki yzyllarda da kullanlma-
mtr. Sorun, bugnk Andermatt'n birka mil kuzeyinde sarp ve kayalk bir kan-
yona giren Yukar Reuss vadisinin ksa bir blmyle ilgilidir. st girii dimdik uu-
rumlarla evrili ini kanyon (Schollenen Gorge). youn mhendislik almalar yap-
lncaya kadar btn trafie meydan okumaya yetmitir. almalar, MS 1200
ylndan bir sre sonra balamtr, Kanyonun giriine, grkemli yapsyla bir Gotik
katedralin tonozu kadar emek isteyen eytan kpriis'nn muhteem kemeri uza-
nr. Geilin en dik noktasnda HVOtioncs\vya Sehollcdiyc bilinen kaya basamakla-
r kntlar arasna asl ahap platformlardan desteklerle birlikle, uurumun diklii-
ni azaltr. Geilin zirvesindeki kilise misafirhanesinin. Ilildesheim Piskoposu Sl.
Gothard'a adand MS 1300'lc. yolcu aknnn srekli ve dzenli bir hale geldii
ti

Aradan geen all yz yaz boynct St. Gollhard, Avrupa'nn en nemli kuzey-
gney yolu olarak lznrc etmitir. Ucarno glnn bandaki Mdorfan bevanl-
na'nr bandaki Biasea'ya kadar hac. tccar ve asker akn, be veya all konaklk
60 millik yumuak bir trmanla balar. Tremolit denilen ve yar effaf bir madenin
yala olan frklc "Titreyen Vadi" boyunca uzanan gney girii bile. eytan kp-
r s'nden daha az gz korkutucudur. Zikzakl yol ancak yk kalrlar, tahtrevanlar
ve yayalar tarafndan gze alnabilir. Yolun IflSO'da genilet ilmesinden nce. teker-
lekli bir arala geil i aan lek insan. 1775"e. girdii bir iddiay, bir svireli rehber-
ler grubuna, faytonunu btii yol boyunca omuzlarnda tamalar i iicret deye-
rek kazanan ngiliz Charles Grev illedir.
S. Golhard'n almas nemli srattk sonular dourmutur. svire'nin, ge-
idin ve dolaysyla bir bilin olarak svire Konfederasyonu'un koruyucusu konu-
mundaki l;r blgesine zel bir hareketlilik kazandrmtr. Ordularn Almanya'dan
Lombardiya'ya kolayca gemelerine ve geri dnmelerine olanak salamtr. Bu ola-
nak. ok sayda imparator ve en nemlisi I79i)'da Rus general Suvorov tarafndan
kullanlmtr.
1882'de St. Gollhard demiryolunun ina edilmesi. St. Goimrd karayolunun ya-
pm kadar nemlidir. Bu inaat i, zirvenin allnda 1 kmlik bir tnelle birlikle 80
kk tnel yaplmas gerekmitir, lnlann en nls olan Halen sprug veya T a r -
so'm Sray" rda. irenler saa ynelerek 11 i spiral geile girer ve birka u i z
metre .yukarda sol a radar kar. Aralarnda proje ntihendisni de bulunduu ok
sayda iinin yaamna ma! olan tnel. 1980'den itibaren her mevsimde her hava
koulumla ileyen all eritli ib. kilometrelik bir karayolu Itineline balanmtr.
Motosikletlerini, arkalarndaki deri elbiseli arkadalarnn kendilerini kucaklad gi-
bi kucaklayan motosiklet srcleri, geii birka dakika iinde aarlar.
Ama eytan Kprs'n durdurduu gnmz yolcular, modern viyadgn
almda kayalara ina edilmi tlal' hr ant grrler. arlk dnemi Kiril alfabesiyle
yazlm mein yle evrilebilir; TU I, D MARKAL KONT SUVORY R.YINTSKI'NIV
1789'DA ALPLKRt AARKKN YAAMLARIMI YITRKN Y O T SLAII ARKADALARI-
NA" 2 13 yryn yznc yi t dolaysyla dikilen bu anl, hem Avrupa'nn birlii
hem de dalarnn hametim en uygun biimde anmsatmakladr.

Siyasi ayrlk, Akdeniz'deki devlet snrlan boyunca direnen kltrel birimle-


rin bazlarn ok iyi aklar. Derin kkleri olan zelliklerden biri, Gney Ital-
ya'daki, bastrlmalar iin gsterilen btn abalara kar koyan Maf-
ya'nnkilere benzer "kout otoriteler"in varlnda bulunmutur. 7 Yazl
tarihin byk bir blmnde, Akdeniz'in kuzey kylarnda yaayan insanlarn
says gney komularndan en az iki kat fazladr; bu nedenle de hkim bir rol
oynamlardr. Kuzey Afrika'daki bir nfus patlamas, geleneksel dengenin bo-
zulmasnn iareti olmutur. "Akdeniz topraklan", mevcut ky eridi zerin-
deki lkelerle hibir bakmdan snrl deildir. Avrupa'da Akdeniz su snr,
Bavyera, Transilvanya ve Ukrayna'y da iine alarak uzak kuzey noktalara
uzanmaktadr. Hibir g veya kltr, hatta Roma bile, hibir zaman bunlarn
hepsini birletirememiir.
Avrupa'nn teki kapal denizleri olan Baltk ve Karadeniz'in tarihinde de
ayn zellikler gzlemlenebilir. Baltk, nispeten daha yakn tarihlerde nem
kazanmtr. Hansa dneminde Alman ticari yaylmas iin ve isve'in n ve
ihtiam iin yart on yedinci yzylda odak noktas olmutur. Ama tek bir
Baltk devleti bile, uzun bir gemii olan deniz egemenliine (dominium met-
ris), hibir zaman sahip olamamtr. Alman, sveli, Danimarkal, Polonyal
ve Rus rakipler Baltk'n paralanmln bugne kadar korumulardr 8
[HANSA].
Antik dnemde nceleri Axenos, yani "konuk sevmeyen", daha sonra ise
tam tersine Euvine, yani "konuksever", sonra da Pontus olarak bilinen Karade-
niz, Akdeniz'in yapk ikizidir. Yunan, Roma, Bizans ve Osmanl hkimiyeti
aamalarndan gemitir. Ama yine de blgedeki kalc blnmeye Rusya'da
byk bir kara gcnn douu yol amtr. 1990'lara kadar Sovyetler Birlii
ve uydular, Trkiye'deki dman sular boyunca NATO'nun gney kanadyla
kar karyadr. Belki daha nemlisi, Karadeniz'in byk blmnn oksijen-
siz, yani ok ar bir ekilde hidrojen slfit (H-S) ile dolu olmas ve derinlikle-
rinin, dnyann en byk l su kitlesini oluturmasdr. Eer bir gn, su ta-
bakasnn altnn stne gelmesi sz konusu olursa, bu, "son buz andan
sonra dnyay vuracak en kt doal felakete" yol aacaktr. 9
Avrupa denizlerine hkimiyetin imknszl kantlandna gre, bunla-
rn stratejik giri kapsna kanlmaz olarak zel bir ilgi gsterilmektedir.
Cebelitark ve anakkale Boazlar ile Danimarka Boaz, kendilerini kontrol
eden devletlere olaand bir g ve nfuz sunmaktadr [SUND.

4. Anakara Gvdesi: Yarmada'nm anakara gvdesi, evredeki denizlerin iinde


uzanan birok byk alt-yarmada ile genilemektedir. Bunlardan biri olan
dalk skandinavya yarmadas Baltk'la; (tberya, kalya ve Balkan kitlele-
ri) Akdeniz'le; Krm ve Kafkasya da Karadeniz'le bitiiktir. Bunlar, fiziki ola-
rak Kta ile birleik olduklar halde, her birine daha kendiliinden, daha doal
olarak karadan ok denizden yaklalmtr.

SUND

GCNKYDKK ei Cebelitark Boaz gibi Danimarka Boaz da Avrupa'nn ahda-


mar olarak nitelenir. Byk bir denize lek giri noktasn kontrol ederek ok b-
yk bir siraepk ve ticari nem kazanmtr. 1 Sahip oldtgu potansiyel, Danimarka
k r a l VI. Canute bir ksm Lbeck tccarn. Ballk denizinin ringa alanlarna giri
cretim deyinceye kadar hapsettii 1200 ylnda l'ark edilmitir. Danimarka Boa-
z gei bedeli, o tarihten itibaren. Danimarkallar uygtiayabildi srece zorla
alnm: Polonya. Toton Devleti ve Hansa gibi Baltk gleri bunu demeyi kabul
( i m i . bir tek sveliler yedinci yzylda reddetmilerdir. 1732'de miktar azaltl-
m. ama Britanya'nn denizlerdeki gcnn Danimarkallar eski karlarn dei
lok etmeye ikna ettii 1 f>7 Paraya evirme Anlamasna kadar devam etmi-
tir. Ondan sonra bile. Prusya 1866 ylnda Kiel' ele geirip. 1893"c Kaiser Wil-
helm Kanaln ina ederek by-pass edinceye kadar Danimarka lloaz nemim ko-
rumutur. Ama uaklar bir kere. Ylan Denizi de dahil btn denizlerin zerinden
uabilir hale geldikten sonra, hepsi stratejik nemlerini yitirmitir. Geriye kalansa
bir grkemin, iki ky arasnda gemiyle geiin ve llamlet'in tflsirore brolarndaki
hayaletinin ansclr.

Bir zamanlar Avrupa'nn bzlen buz-takkesinin bulunduu yer olan Scandi-


navia (iskandinavya), hibir zaman byk bir nfusu besleyememitir. Ama
vahi bat fiyordlar Gulf Stream'le lklar; dalar maden asndan zengin-
dir. ekilen buzlardan kalan moren gllerde bolca balk vardr. Iskandinavlar,
iklim bakmndan duyduklar eksiklii, gvenlikli bir vatan toprayla kapat-
maktadrlar.
Byk lde yksek platolardan oluan tbeya yarmadas, Kta'nn ka-
lan blmnden Pirenelerin yksek doruklaryla ayrlr. Dou kys Akdeniz
dnyasnn bir parasn oluturur ve erken dnemlerde srasyla Kartaca, Ro-
ma ve islam etki alanlarna girmitir. Kurak i kesimin byk blmyse Por-
to, Tajo ve Guadalquivir vadileri araclyla Atlantik'e doru uzanr. Dolay-
syla modern zamanlarda Aragon douya, Akdeniz'e doru genilerken
Portekiz ve Kastlya, gvenle bat okyanusuna doru hareket etmitir. Bunlar
Avrupa'nn ilk smrgeci gleriydi ve bir zamanlar dnyay aralarnda pay-
lamlard.
tava, yarmadalarn en mkemmelidir. Kuzeye doru Alp da sisteminin
oluturduu doal engel kesintisiz uzanr. Uzun, sarp "bacak ve ayak ucu",
doal deniz kyla birlikle ok sayda verimli, ekilebilir vadiyi barndrr,
halya'daki bu yerlerden bazlar zengin ve da dnk yapdadr. Bunlardan bi-
ri olan Roma, antik dnyann en byk imparatorluunun doduu ve yk-
seldii yerdir. Ama Roma'nn knden sonra bamszlklarn yle koru-
mulardr ki, taya yaklak iki bin yl bir daha birleememitir.
Balkan Yarmadas, italya'dan ok daha az konukseverdir. kesimleri da-
ha kuraktr; Dinar Alplerinden Rodoplara kadar dalar daha serttir; vadiler da-
ha uzak, deniz daha az eriilebilirdir. Yarmadann tarihteki ana ilevi, topra-
na sk skya bal ve Akdeniz'le T u n a Havzas arasnda dorudan geii
kilitleyen inat, azimli topluluklar korumak olmutur.
Krm Yarmadas (eskiden Taurus diye bilinirdi) yakn zamanlara kadar
yerleik yaama kapal olan Ukrayna steplerindeki hinterlandyla nem kazan-
mtr. Denize, gnee ve gneye bakar ve 1783'te Rusya imparatorluu tara-
fndan istila edilinceye kadar, birbiri ardnca gelen dou Akdeniz uygarlklar-
nn bir parasn oluturmutur [ C H E R S O N E S O S ] ,
Ka/fcasya da yarmada zelliklerinden birouna sahiptir. Fizik olarak her
iki ucundan da karaya; kuzeyde Avrupa'ya, gneyde Asya'ya balanm olma-
sna ramen, kara tarafndaki dalar ok youn ve kitlesel olduu iin faaliyet-
lerini kanlmaz olarak deniz tarafna ynlendirmitir. Doruu 5 4 8 6 metrede
olan Byk Kafkaslar, Alplerden ve Karpatlardan ok daha yksektir. Gney-
deki Kk Kafkaslar da Ar Danda ( 5 1 6 5 m.) benzer bir ykseklie ular.
Kafkasya sakinleri, birok bakmdan Avrasyaldrlar [KAFKASYA].

5. Adalar; Doa, Avrupa'ya on bin ada balamtr. En bykleri olan izlan-


da, irlanda, Byk Britanya, Korsika, Sardinya, Sicilya ve Girit, eitli dnem-
lerde farkl kltrleri ve kendi siyasi varlklarn gelitirebilmitir, ilerinden
biri hkimiyeti ele geirebilseydi, istisnai koullarda ve ok ksa bir sre iin
dnya tarihinin en byk imparatorluunu kurabilirdi. Hepsi de Avrupa'nn
bir parasdr, ama fiziksel ve psikolojik olarak ayrdr. Messina ve Srak-
za'daki posta kutularnn zerinde yer alan ikiz tahta kntnn doru olarak
gsterdii gibi, iki farkl dnya vardr: Sicilia (Sicilya) ve Continente (Kta),
Spitzbergen'den Maka'ya kk adalardan ou, ssz denizdeki nbeti-
ler gibi durur. Ama tekiler, karlkl kar ve kimlik duygusunu destekleyen,
rahatlatc adalar denizinde toplanmtr. Byk Britanya'nn Shetland, Orkney
ve Hebrid; Katalonya'nm Balear adalar ve en nemlisi, lonya adalan, Ege ada-
lar, Kiklad adalar ve Yunanistan'n On ki Adas; kendilerine zg zelliklere
olduu kadar ortak zelliklere de sahiptirler [FAROE],
Ancak adasallk hzla gerilemitir. rnein Byk Britanya, deniz ar
imparatorluunu, deniz kuvvetlerini ktasal sorunlardan gl bir biimde so-
yuilayabitdigi dnemde kurmutur. Ama artk ayn lde uzak durabilmesi
mmkn deildir. Hava kuvvetleri deniz kuvvetlerini am, uaklar da Man
Denizini nemsiz leti ren CBM'lerin gerisinde kalmlardr. Britanya mpara-
torluu yklm, Britanya'nn kta komularna olan bamll bu durumun
dorultusunda artmtr. I 9 9 4 ' t e Kanal tnelinin (Man) almas sembolik
olmaktan ok daha nemli bir olaydr. Britanya'nn ada tarihinin sonuna ia-
ret etmitir.
Yanmada'ntn temel blnmeleri asndan, alt-blge zellikle nemli
bir ilev kazanmtr: Midi (Gney Fransa), Tuna Havzas ve Volga koridoru...
Midi veya Fransa'nn "Gney"i, Pirenelerle Alpleri Akdeniz sahili zerin-
den birletirir. Akdeniz'de seyahat eden herhangi bir kimse iin kuzeydeki
Ova'ya tek kolay ve sorunsuz geii Midi salar. Bir kere Midi'ye ulamak, K-
la'nn ana parasna kolay bir yolculuun hemen mmkn olabileceini de
grmek demektir. Antik Marsilya'dan veya Rhne Nehri azndaki Arles'dan,
Languedoc dzl zerinden Atlantik'e veya Massf Central'in kenarndan
dolaarak Loire veya Sene nehirlerinin kaynaklarna gitmek mmkndr.
Rhne Nehrinin ana kolu Sane, doruca Belfort geitine ve yumuak bir
eimle Ren Nehrine gider. Oysa eski kuzey hatt yolcusu, Cebelitark ve a-
nakkale Boazlar arasndaki dier btn noktalarda da geitleriyle, l nok-
talarla veya uzun, dolambal yollarla karlard.
Midi'nin, Akdeniz ile Ova arasnda kpr oluturan elverili konumunun
nemli sonular vardr. Gneyin antik uygarlyla kuzeyin "barbar" kltrle-
rinin kaynamas iin son derece etkili bir mekn oluturmutur. Cisalpine
Gallia (Gney Fransa) Romallar iin talya dndaki ilk byk koloniyi mey-
dana geirmitir. Kendilerine byk bir imparatorluk kuran ilk barbarlar olan
Franklara gne ve yksek bir kltr umudu vermitir. Franklar, Roma impa-
ratorluumun yklndan yz yl sonra, balarn sokacak salam bir yer bul-
mu ve bir daha brakmamlardr. Bunun sonucu olarak ortaya kan ksmen
Kuzeyli, ksmen Akdenizli Fransa Krall, Kta'nn en etkili ve evrensel klt-
rn gelitirmitir.
FAROE

AVRUPA'NIN pek ok adasndan hibiri yksek, siyah bazali kayalklar ile zlanda,
Norve ve Iskoya arasnda, frtnal Kuzey Atlantik'in ortasnda ykselen Karne'n in
ssz ihtiamna eriemez Merkezi Stremoy ve ana liman Torshavr olan yerleime
ak on yedi ada, I 9 8 4 ' i e esas olarak balklkla gemen 4546-1 kiilik bir nfusu
beslemekledir. Sekizinci yzylda yerleen skandinav'lardan sonra (llating'n. yani
bal Norve meclisinin ve kendi yerel l.oegtny'lerinin y e r i m Karoeliler almtr
|DING|. Dilleri, Norveenin bir diyalektidir: ama kendi destanlar, kendi air ve sa-
natlar, kendi kltrleri de vardr. 1814'tcn sonra Norve Danimarka'ya balann-
ca "Avrupa'nn en kk demokrasisi", Danimarka hkimiyetinin ve Danimarka -
karlarnn konusu olmutur.
Sonu olarak Karoe ulusal harekeli, "en az ortak noktaya sahip olduklar (ek
skandinavya lkesi" Danimarka'ya kar balatlmtr. 1 Burada Karoeliler, her ey-
den nce kendi kimliklerini korumay amalayarak zlanda'nn izinde yrmlerdir.
Bekitmen an. Haziran 1940'ta. Kopenhag Nazi igali altndayken, bir ngiliz sava
gemisi Torshavnl bir gemi kaptanna. Danimarka bayra yerine Karoc bayra ek-
mesini emredince gelmitir. Snrl bir egemenlik hakk iin dzenlenen 1916 refe-
randumu. I Nisan 1948 yerleim uzlamasn meydana gelirmi ve Karoe'nin. Dani-
marka egemenlik alan iinde zerklii kabul edilmitir. I 9 7 0 ' i e Karoe'ye Kuzey
Konseyi'nde bamsz yelik verilmitir. Torshavn'daki "Kuzey evi". sve kerestesi.
Norve arduvaz. Danimarka cam ve zlanda atsyla ina edilmi ve Kn moblyala-
ryla donatlmtr.

Tuna Havzas, tpk Midi gibi, Ovay Akdeniz'e balar; ama burada balant ba-
t-dou dorultusundadr. Tuna, Kara Ormanlardan doar, Passau'da Bavyera
Geidinde da izgisini aar ve douya doru 2 5 1 4 km. boyunca insanlarn
doudan yaklaabilmesi iin en basit yolu; Ova insanlarnn gney denizlerine
inebilmesi iin en ekici yolculuk programn sunar. Uzand alann byk
ksm itibariyle, Roma imparatorluu, yani "uygarlk'Ta olan balca snr hatt-
n oluturmutur. Tuna havzas, modern zamanlarda okuluslu byk Habs-
burg imparatorluunun ss, Hristiyanlk ile Mslmanln Avrupa'daki
balca atma alan olmutur [DANUBUS],
Ancak bu tr kpr blgelerden hibiri, iinden Volga'nn getii blge-
den daha nemli deildir. Modern anlayta Ktasal (Avrupa-Asya) snrn,
Ural Dalar ve Ural Nehrinin oluturduu izgi zerinden getii kabul edil-
mektedir, Volga Havzasnda Urallarn bats Avrupa; Urallarn dousu, Sibirya
ve Kazakistan, yani Asya'dr. Bu nedenle Volga kylarnda Saratov veya arit-
sin'de insan tam kapnn nndedir. Volga, steplere giden yol zerindeki ilk
Avrupa istasyonudur; Baltk ile Hazar' birletiren koridoru doldurur. On ye-
dinci yzyla kadar Volga, Hristiyan yerleimin, dolaysyla nemli bir klt-
rn snryla da rtmr. Avrupa'nn en byk nehri ve Yarmada'nm "At-
lantik'ten Urallar"a kadar uzanan deerli bir koruyucusudur.
DANUBIUS

ANTIK ada Tuna nehri. Avrupa Yarmadas'n bleri en byk hatlardan biri sayl-
inili. VIS I. yzylda Roma mparatorluunun snrm oluturan. Laincedc Danuvi-
us, Yunancada Asn'denilen bu hal. uygarlkla barbarl birbirinden ayrmlr.
Ancak sonraki dnemlerde Tuna. Avrupa'nn byk geitlerinden biri. Bai'y
Dogu'ya balayan bir ak bulvar haline gelmitir.' Bernini'ntn. Roma'da Piazza Na-
vona'da bulunan Drt Nehrin emesi iin yapt nl bestesinde. Afrika'nn Nil'i,
Asya'nn Ganf. Amerika'nn Plate'si gibi. Avrupa'ya kiilik kazandran da Tuna'dr.
Nehir, yukar kesimlerinde Donau adyla. Germen dnyasnn lat kalbinde
akar. Kara Ormanlarda Donaueschingen'deki Krscberg Park'nda bulunan bir
plaket nehrin doduu yeri de gsterir: HIKR RNTSPRIGT DK DON Al fl'ma'nr
Kayna Burasdr). Ilohenzollernlerin vatan Sigmaringen'den sonra Kulsal Roma
Imparalorluu'nu iki nemli kemi olan Ulm ve Regensburg'dan geer: Passau'dan
sonra. Oesterreich'in "dou lkesine" girer. Avusturya'da INIBELUNGEN] yoluna
rehberlik eder. mparator III. F'riedrich'in, Auslria eril in Orbc ultima anlamndaki
kendi A-KTO-U vecizesinin altnda gml oldrtgu Uinz'den: Franz Ferdinand'n me-
zarnn bulunduu Amseten'dei: Kafka'nn ld Kierling'den: Haydn'n "ebedi is-
trahatgh" olan Klsenstad'da geer:

I limmel habe Dank! Tanrm, kranlarmz kabul e!


Kn Harntonischer Gesang Hayatmn ak
War meni Lcneslauf ahenkli bir ilahi idi.

Viyana. YletLermch'in belirttii gibi, "Avrupa'nn "Asya" ile bulutuu yerdir.


Duna adn ald orta kesimlerinde, genileyen bir rmak halinde, her iki yan-
da da bir haner gibi Slav topraklarnda yer alan Macaristan'a, Macarlarn lkesine
girer. Bratislava/Pozsony/Pressbrg'da. eskiden "Yukar Macaristan'n", bugn Slo-
vukya Cumhuriyetinin bakenti olan kenti kuatr. Pertoocl, Kslerazilerin "kinci
Versailles" dedii yerdir; Rstergon, Macar Bapiskoposunun memleketidir. Bir za-
manlar Srp srgnlerin snd yer olan Szelendre. bugn Bohem sanatlarn
Mekke'sidir. Buda ve Pcte'de. bir kydaki Trk kalesi, (ite yakadaki ngiliz tarz
Parlamento binasna bakar |BUDA|.
Aa kesimlerde. Demir Kaplar tesinde nehir, Katolsizmden Ortodoksluun
iine doru akar |NIKPOLIS|. W'ulfila'nin Yunanca Kitab Mukaddesi Goaya evir-
dii, "Germanizm'in balad" yerdir [BEBL1AJ. Sol tarafta Romanya. Traianusn
Daeia's olmak iddiasndadr. Sa kyda, uzun sre (nehre Tuna diyen) Osmanllarn
igalinde kalm Srbistan ve Bulgaristan. Yunanca konuan Bizans illerinin tepesin-
de kurulmutur. Chtleavecche. bir zamanlar bir Cenova ileri karakoluydu. Ttna'mn
son dura. Avrupa'nn en byk ku cenneti, bir uygarlk dnyas deil, ama bir
liimsiiz Doa lemi olan Della'daki Sulna'dr. 2
Corafyaclar iin nehirler, tortu (toprak, amur vb.) ve ticaretin iaynsdr.
Tarihilere yre ise kltr. dii.inee ve bazen de atma tarlar. 3 Yaamn kendisi-
ne benzerler. Donaschingen'deki kaynaklan Delfa'ya kadar 2888 kilometre boyun-
ca ak asla durmaz.

evresel deiim, fiziksel corafyann btn boyutlarna bahedilmi kabul


edilmektedir. Geri jeoloji gibi geleneksel disiplinler, deiimin hznn, insan
mr erevesinde marjinal denilebilecek kadar yava olduu izlenimini verir.
Ancak modern evrenin bir zamanlar dnlenden ok daha fazla deitii,
yakn zamanlarda anlalmaya balamtr.
rnein iklim, srekli deiim halindedir. Amerikal bilim adam Ell-
sworth Huntington, Uygarlk ve klim ( 1 9 1 5 ) adl eserinde, Kaliforniya'nn dev
kzlaalar zerine yapt usta ii aratrmann sonularn yaymlamtr.
Kitap, tarihsel iklinbilimin balang noktasdr. Kzlaalar 3 . 0 0 0 yl yaa-
dklar ve gvde aplarnn yllk bymesi, geen her yln scaklk ve nemine
gre deitii iin, bir kzlaa gvdesinin yatay kesiti bin yllk iklim de-
imelerinin sistematik kaydn salayacaktr. Huntington'un bugn dendrok-
ronoloji denilen teknii, btn ktalarn gemiine uygulanabilmi klimatik
safhalara alternatif oluturan bir "nabz teorisi" ilham etmitir. Bu da, evresel
determinizmin zel bir trn gelitirmitir. Klasik uygarln Akdeniz'deki
geliimi, Kuzey Avrupa youn bir yamur, sis ve don tufan altnda debelenip
dururken, Afrika'da buday retimine olanak salayan nemli safhann bala-
masna; Antik dnyann kyse, Alplerin kuzeyine Akdeniz gneini geti-
ren ters ynde bir iklim deiimine balanabilir. Hem in hem de Avrupa tari-
hini dorudan etkileyen Mool g (Bkz. s. 3 9 2 - 3 9 3 ) , Orta Asya vahalarnda
grlen uzun sren bir kuraklkla ilgili olabilir. Huntington, daha sonraki a-
lmas Uygarl! Ana Ka^naklan'nda ( 1 9 4 5 ) , gnlk beslenme ve hastalklar-
la bunlarn insann soyaekimindeki etkileimi gibi dier fizik evre faktrleri-
ni aratrmtr. 1 0 Ham balantlar konuya kt bir ad vermi ve ilk bulgularn
artlmas iin giriimler sonradan yaplmtr.
Buna ramen, periyodisite (dnemsellik) teorileri hl savunucu bulmak-
tadr. "yclomaria" (dnem tutkusu) hl lmemitir. Uygarlklarn douu
ve ykl, gneteki lekeden ekirge srlerine kadar her eye balanmtr.
Bilim adamlar zel tercihleri ne olursa olsun, evresel deiiklik olgusu ve
onun insan sorunlar zerindeki etkileriyle ilgilenmek zorundadrlar. Hepsin-
den te bu, basit bir "iklim deiir" sorunudur. Roma imparatorluumun bir
zamanlar byyen bir nfusu beslemi kesimleri, bugn kendilerini orak l-
lerin ortasnda bulmaktadrlar. Bugn donmu toprakalt tabakas kazmaya
da, kree de geit vermeyen zlanda ve Grnland'daki arazilerde bir zamanlar
Viking mezarlar kazlyordu. On yedinci yzylda, Londra'da Thames Nehri-
nin donmu sular zerinde her yl fuarlar dzenlenirdi; Donmu Baltk'ta,
benzer kahramanlklarn bugn intihar demek olaca yerlerden ordular ge-
erdi, incelikli ritimleri her zaman tam olarak llemese de, Avrupa'nn ev-
resi deimez bir varlk deildir [VENDANGE],
Arnold Toynbee'nin, uygarlklarn gelime, duraklama ve dalmalar
zerine kapsaml bir teori sunan ir Tarih Incelemcsi ( 1 9 3 3 - 1 9 3 9 ) adl eseri,
ayn zamanda evre tarihlerinin de en ntsdr. "evrenin meydan okuma-
sna" insanln verdii karlk anlamnda uygarlklarn douunu tarttk-
tan sonra Toynbee, "hasm olmann erdemi" hakkndaki yasasn ortaya atar.
Roma Campagasndan (Roma'nn krsal alan), Yahuda'nn yar lnden,
Brandenburg'un kumlu topraklarndan, New England'n dman kylarndan
hep gl, etkin karlklar douran hain evreler olarak sz edilmitir. Bun-
lara, Moskof devletinin insandan ve doadan yoksun art blgeleri de eklene-
bilir. "Saldrlarn, basklarn, cezalandrmalarn drt"sne deinen Toyn-
bee, "tam orta" kavramna gelir. Eer Dou Avrupa'daki Slavlar ilk drt
yetersizliinden ekmilerse. Kekler ve tskandinavlar da hasmn arlndan
ekmilerdir. Toynbee'ye gre ideal koullara en yakn ey, antik Yunan'n,
"insann henz hi iek amam en gzel iei" olan 1 1 Helen uygarlnca
denenmitir:
Gnmzde, evrenin insan zerindeki etkileri asla azmsanmadg hal-
de, insann evre zerindeki etkisine zel bir dikkat gsterilmektedir J E C O ] .
"Sera etkisi"nin balamasndan ok nce akademik bir konu olarak ortaya -
kan tarihsel ekolojinin nemi herkesin dikkatini ekmitir. Tarihsel ekoloji,
geni apl bir teknolojik byclk ars yapmaktadr. Ak hava arkeoloji-
si, tarihncesi manzara hakkndaki bilgilerimizde devrim yapmtr. Nehir tor-
tularnn zelliklerini aratran sedimentoloji (tortubilim), buzultardaki buz
oluumunun zelliklerini aratran glasiyoloji (buzulbilim), yzyllar ve bin-
yllardr sren evresel deiime yeni bir aklk getirmek zere harekete gei-
rilmitir. Antik yerleim topraklarndaki fosfat miktarn len jeokimya anali-
zi arkeologlara gl bir ara daha kazandrmtr. Toprakta bulunan antik
tohumlar inceleyen palinoloji veya iektozu analizi, eski bitkisel yaam tayf-
nn yeniden kurulmasna yol amtr. Uzmanlar, "byk karaaacn yok olu-
u l u n , tarihncesi tarm rekoltesinin, orman kesiminin kantlar zerinde
tartmaktadrlar. Turbalklarn (rm bitkilerden salanan yakacak) biri-
kim oran ve kompozisyonuna dayanan Turba analizi, M 3 0 0 0 ile MS 1000
arasnda grlen byk iklim "bozulmalar"na aklk getirmitir. Tarihncesi
bilimi, arkeologlarn ancak toprak yzeyindeki nesneleri kazabildikleri d-
nemden ok nce harekete gemi ve onlarn bulgularn, antik yaztlarn ek-
sik referanslaryla karlatrmaya almtr { C 1 4 ) .
Gnmzn tarihncesi uzmanlar da, tarihncesi sosyal deiime byk
bir nem vermektedirler. Tarihncesi dnem, neredeyse btn kltrel olgu-
larn insan hareketleriyle, gleriyle akland dnemdir. Yeni cenaze treni
uygulamalarnn, yeni ayin biimlerinin, yeni sanat etkinliklerinin veya yeni
bir dil grubunun ortaya kmas, otomatik olarak yeni insanlarn katlmyla
ilintilendirilmitir. Tarihncesi gler azmsanmadg halde, maddi ve kltrel
deiimlerin mevcut topluluklar iindeki evrimle aklanabilecei artk ok iyi
anlalmtr. Btn teknolojik ilerlemeler, din deitirmeler, dil evrimleri dik-
kate alnmaldr.

VENDANGB

TARIMSAL klimatoloji, kitaplarda bulanan ve doann kendinde sakl kaytlara da-


yanr. Birinci gruba kitaplar, an defterleri, seyyah ykleri, malikne yneticileri
(iftlik khyalar), tahl tccarlar, arap reticileri tarafndan kaydedilen hava duru-
mu bilgileri de dahildir. kinci gruba ise aalarn gvde aplar, fosiller, tortular,
sarktlar, buzullar girer. 1
ok eski dnemlerde bile Doann kendi verilerinin doruluu artc, hay-
ranlk vericidir. Krm'daki byk Tuz Glti'nn yllk tortular, M 229-Te kadar gi-
der. Byk dikitlerden bazlarnn, rnein Jura'daki Aven d'Orgnac'n ya 7 0 0 0
yldan fazladr. Bu dikitlerin kalsit lortularndaki younluk farkllklar, y a m u r ya-
nn tarihsel zelliklerini yanstr.
Fonoloji. meyve olgunlamasn inceler; arap rekoltesi tarihiyle ilgili olarak
youn ekilde kullanlmtr. Fransa'da birok ba, yzyllar boyunca her yl. zm-
lerin toplanmasna ne zaman balanacan bildiren kamu ilanlar yaymlamtr.
Balang tarihi erkense bu, gneli bir yetime mevsimine, gese souk bir mevsi-
me kanttr. Tarihiler bu hasat balama zamanlarm alt alta sralayarak, belirli bir
yerin "fenoloik dizisini" Lam olarak, hem de ok uzu dnemler iin. kartabilirler,
Farkl yerlerin fenolojik serilerini karlatrarak her blgenin ortalama mevsim ta-
rihlerini ortaya kartabilirler. Bu courbcs dc vendanges (babozumu erileri) iklim
deimelerinin kesin ve doru gstergeler id ir 2 (Bkz. tik 111. s. 1280).
Buzullarn hareketleri bir baka bilgt kaynadr. Buzullar, souk dnemlerde
ilerler, ksmen scak dnemlerde geri ekilir. Dahas. Avrupa'nn en yksek buzulu-
nun herhangi belirli bir yl iindeki uzunluu genellikle bizzat grg tan hesapla-
rndan, eski bask kitaplardan, resmi kaytlardan kart t la bilmektedir, Chambrc des
Complcs da S m m * ( S a v o i e Vergi Dairesi) arivine benzer arivlerde, kyleri tahrip
eden veya halkn vergi ve rlerini deyememesine yol aan buzul ilerlemeleri hak-
knda mfetti raporlar vardr. rnein Charmonix'te bir felaket yl olan lOO'dc
Mont Blanc'n gerek Fransa gerek talya yakasndaki halk gelecek korkusu iinde ya-
amtr. Hepsinin de on altnc yzyl sonlarna rastlayan balanglar, bugnk
pozisyonlarndan kilometrelerce aada bulunan Vler de Glace (Buz Denizi) zerini:
veya Valais'deki Rhonegelscher, Tyrol'deki Vernagt zerine yaplan ayrntl al-
malar. Avrupa'daki "Kk Buz a'nn bir gerek olduunu gstermektedir. Buzul-
larn en ok eridii dnemler. 1599-1600, K 4 0 - I 6 5 0 . 1680. 1716-1720've 1770'
Lir 1653'Le yerli halk. Alelsch buzulunun tabanna S. Ignatius'un bir heykelini cesa-
retle, yerletirmi ve buzul d u r m u t u r , fin son buzul ekilmesi 1850'den bu yana de-
van l m e k t e d i r 3
Farkl kaynaklar ayn sonuca ulamsa. en inandrc olan iklim verileridir,
rnein 1530'larda havann son derece dzensiz bir ekilde deilii, hem Alnan-
ya'dak aa-halkalaryla hem de Fransz-lsvire zm rekolleleriyle dorulanmtr
(Bkz. Kk III). Avrupa balarnn en souk k 1816'da meydana gelmitir. Fran-
sa'nn dousunda bozulmu zmlerin toplanmaya balad Bln Azizler G-
n'nde (I Kasm) yakndaki svire'de lalil yapmakla olan Marv Shelley. yrye
bile kamam, onun yerine evde oturup Franketayn' icat etmitir.

014

40 0 0 0 Yl. C14 izotoplarnn llebilir radyoaktivite nlarn gsterdii srenin


uzunluudur. Bu, radyokarbon tarihlendirme ynteminin, paleolitik adan yakn
gemie kadar organik maddelere uygulanabilecei anlamna gelir. M 35.000. Ne-
anderthal'in yok olduu ve insanlarn Cromagnon'da yaad tarihtir.
Kullanm. 1960'l.a kimya alannda bir Nobel dl konulmasna yol am
olan C l 4 ' i n deeri, p a r a l a n m a s n d a ^ kendiliindenlikten ve deimeyen oi'andan
kaynaklanr. Radyoaktif olan karbon izotopundan biridir ve kozmik nlarn at-
mosferdeki hareketleri araclyla btn canl maddelerde birikir Kemiklerde, v-
cut dokusunda, deniz kabuklarnda, ette, sata, ipte, kumata, odunda vc arkeolojik
meknlarda bolea bulunan teki birok maddede CH vardr. Organizma lr lmez
CH bozulmaya balar ve bu bozulma yar mr olarak 5568 yl. ortalama mr ola-
rak 8 0 3 3 yl srer. Yzde birlik bir art seksen yla eit saylr.
Sonularn l ibresi, ok deikendir. Ama son yllarda karlatrma iin bir
temel oluturan tamamlayc tekniklerin bulunmasyla byk lde gelimitir. r-
nein. laydnhk Uhcrmolmincsccnt^T,) ve elektron dnme yanklamas mineral-
lerin kristal kalesindeki doal radyoaktivitenin yol al ok kiitik deimeleri sap-
la r. Karbon izotoplarnn Hzlandrc Ktle Spekiromclrisi araclyla incelenmesi,
en eski insan kalntlar hakknda daha nce yaplm ya tahminleri zerinde kuku
yaratarak, kronolojik yaylm yaklak yz bin yla kadar uzatmtr.'
Oluz yllk bir gelimeden sonra radyokarbonik tarihlendirme. etkileyici veri
koleksiyonlar oluturulmasnda kullanlmtr. rnein mezoliik a arkeologlar.
Avrupa'nn her yerindeki keiflerin tarihlerinin listesinin bulunduu kataloglara ba-
vurabilir. Aa Saksonya'dak FluzunVda bulunmu izgili, boncuklu bir mlek par-
asnn tarihi. + / - 210 yl yanlmayla 6 4 8 0 yl. Srbistan'daki Vlasae'da bir yerde
bulunan bir para mangal kmrnn va + / - 77 yllk bir hatayla 7930 yl. Var-
ova yaknlarndaki Caknvanie'dan kmrlemi bir am dalnn gemii + / - 120
yl yanlmayla 10.030 yl olarak hesaplanmtr*
j Ancak C l 4 ' e kar e sansasyonel muhalefet. Torino Kel'eni'nin tarihi dolay-
| siy la ortaya kmtr Avrupa'ya muhtemelen Kutsal Topraklar'dan on drdnc
yzylda getirilmi olan kefen, olmu bir adamn yznn ve vucriunut soluk izini
tamakladr ve armha gerilmenin bir ans, bir kutsal emanet olarak sayg gr-
mtr. 1988- I9tt9'da yaplan lesller. kefenin kumann Y1S 1 2 ) ile 1390 arasn-
da retildiini gstermitir, ama l adan grntsn aklayamamtr. 3

Avrupa'nn tarihncesi, byklk ve nem derecesi tamamen farkl iki krono-


lojiyle ilgilidir. Dnyann oluumundan sonraki yaklak 4 milyar 5 5 0 milyon
yl kapsayan jeolojik zaman, yaamn olmad azoik (azot) adan Holosen
ana kadar birok alara, dnemlere ayrlr. Buna karlk insan varl an-
cak jeolojik zamann son blmnde grlr, insan denilen varln en eski
kkenleri Afrika'da Pliyosen (Pliocae) ann ortalarnda grlmtr. Avru-
pa'ya Pleistosen (Plds(ocene) dneminin ortalarnda ular. Drdnc jeolojik
dnemin sonrasna kadar "Uygarlk" denilen aamaya gemez. Bugnk haliy-
le Avrupa (Ktas) en fazla be milyon yandadr. Avrupa'daki insan varlnn
gemiiyse en ok bir milyon yldr (Bkz, Ek lll, s. 1275).
Jeolojik dnemin bykl denilince, Avrupa yarmadasnn oluumu
sadece son olaylardan biri olarak dikkate alnmaldr, Avrupa'y oluturan top-
raklarn ou, seksen milyon yl nce okyanusun ortasnda bir takmadalar
grubu halinde yar yarya sular almdayd. Daha sonra, Atlantik boydan boya
alrken, srklenen Afrika gneyden gelerek okyanus boluunu kapatm-
tr. Be milyon yl nce Afrika, kuru Akdeniz hendeinin te yakasnda ykse-
len Alpler ve Atlas dalar ile hl dorudan Avrasya'ya baldr. Ama sonra,
"Cebelitark'taki doal baraj" yklmtr. Victoria alayan'nda bin kez daha
byk bir dev deniz suyu avlan ieriye hcum etmi ve Yarnada'nn bilinen
ana hatlarn oluturmutur, 1 2 On bin yldan daha az bir zaman nce iki nihai
oluum, ingiliz Kanaln ve Danimarka Boazn am, dolaysyla nce Bri-
tanya Adalarn, sonra Baltk Denizini yaratmtr.
Son birka milyon yl boyunca gen Yarmada on yedi buzul dnemi ya-
amtr. Bunlardan en byk apl olannda buz tabakas, Kuzey Devon, Ha-
nover, Krakov ve Kiev'i birletiren bir izgiye ulamtr. nsansoylu ziyaret-
iler ilk olarak, bu buzul dnemleri arasndaki en scak dnemde ortaya
kmtr. Avrupa'da insann ilk izleri, M 8 5 0 . 0 0 0 - 7 0 0 . 0 0 0 tarihlerinde Ma-
caristan'da Vertesszls yaknlarnda ve talya'da lsernia'da bulunmutur,
lsernia'da Homo erecius, savan-tr bir krsal blgenin bitki rtsnden eit-
li besinleri yemitir. Nice yaknlarnda, deniz kysndaki Terra Amata'da, iyi
pimi bir frn amurunda, 4 0 0 bin yllk bir insan ayak izi bulunmutur.
1987'de ispanya'da, Burgos yaknlarndaki Atapuerca'da bir maarann derin-
liklerinde, fosillemi insan kalntlarnn yer ald bir gizli oda bulunmu-
tur.
Buzul alan boyunca insann evrimi de omo ereaus, Jomo sapies, homo
saptens sapiens (ada, bugnk insan) aamalarndan geerek ilerlemitir.
1856'da Dsseldorf yaknlarndaki Neanderthal Vadisinde bir ta ocanda bu-
1un an bir gei dnemi yaratnn kalnt lan, insann kkeni zerinde youn
tartmalara yol amtr [MAYMUN]. Neanderthaller, iri kemikleri, ksa kol
ve bacaklar ile bvzul koullarna uyum salam zel bir Avrupa tr olarak
kabul edilmitir. akmaktandan aralar kullanm, atein gizini zm,
llerini gmm ve yaamak iin uramlardr. zel "Moustericten" tarz ta
teknolojileri, adn Dordogne'daki bir maaradan almtr. Jersey adasnda La
Cotte de St. Brelade'deki baz alanlarda bir yerde veya daha yeni olarak Polon-
ya'da Zvvolen'de grld zere milyonlarca yl boyunca at veya mamut s-
rlerini korkutup karan tuzaklar kurarak organize gruplar halinde avlanm-
lardr. otuz be veya krk bin yl nce son iki buzul a arasndaki dnemde
yok olmularsa da, St. Cesaire'deki son bulgular zerine, Afrika ve Ortado-
u'dan gelen gmenlerle birlikte bir sre daha yaadklar ne srlmtr. 1 3
Yeni gelenler ince, zayf yapda, parmak kemikleri kendilerinden nceki-
lerin yars kalnlnda, ama ok daha marifetlidirler. Kuzey Rusya'daki Sun-
gir kalntlarnda da grld zere, ok ince kemik inelerden iplik geir-
meyi ve elbise dikmeyi bilmektedirler. Yaygn olarak "maara adam" diye
bilinmelerine ramen, maaralar barndklar yerlerden sadece biridir. Ovalar-
da bizon ve mamut avlayarak, yabani bitkiler toplayarak dolamlardr. Uk-
rayna'daki Mezirich'de bir buz a kamp yeri bozulmam olarak bulunmu,
geni kulbelerin hayvan postlaryla kapl yzlerce mamut kemiinden ina
edildii grlmtr [AVCI-TOPLAYICI.
Son buz ann bitii, volkanik patlamalarn en bynden nce ol-
mutur. Afrika platosunun basks, Akdeniz'in yata boyunca yol alan bir fay
hatt am ve hl var olan bir volkanlar dizisi oluturmutur. Bu volkanlarn
en by, yaklak olarak otuz alt bin yl nce, Volga'ya kadar ulaan bir
volkanik kl patikas brakarak patlam; Napoli yaknndaki Pozzuoli'de, yak-
lak yedi mil geniliinde bir caidera, yani krater halkas brakmtr. Tarih
dnemlerinde grlen bln byk pskrmelerin (M 1628'de Thera'da
(Bkz. s. 1 1 3 - 1 1 4 ) , MS 79'da Vesuvius'ta (Vezv) [PANTA], 1669'da Etna'da)
habercisi olmutur. nsanln, her zaman kendi jeolojik mirasnn nazik ka-
buu zerinde patinaj yaptn dikkatli bir ekilde anmsatmaktadr.
Avrupa tarihncesinin insani kesimi, geleneksel olarak Ta, Bronz ve De-
mir a olmak zere " a Sistemi"y!e ilikilendirilmektedir. Sistem ilk
kez 1836'da Danimarkal bir antika merakls olan Christian Thomsen tarafn-
dan gelitirilmitir, ve ilkel insann deien ara-gereleri zerine zamana da-
yal bir ereve oluturulmasn salamtr. Dolaysyla, paleolitik a (Eski
Ta a), buz alarnn sona ermesinden nceki, nsann tatan yontulmu
aralarla alt geni bir dnem demektir. Mezolitik a (Orta Ta a),
buz alarnn sona ermesinden sonraki ok daha yeni bir dneme, M 8 0 0 0 -
2 0 0 0 arama iaret eder. Bugn bizimki olan Hristiyan dnemi veya ortaa-
dan nceki iki milyon yln, kronolojinin kendi sralamasna gre [ANNO DO-
M1NI] neolitik adan (Yeni Ta a), yani Bronz a ve Demir andan
sonra balad kabul edilmitir. Bu "teknolojik" alardan her biri, erken, or-
ta ve ge safha eklinde ait blmlere ayrlabilir. Ancak a Sisteminin,
herhangi bir mutlak zaman dnemine dayanmad unutulmamaldr. Herhan-
gi bir belirli zaman dilimi veya bir yer neolitik ada kalmken baka bir za-
man dilimi veya yer Demir ana ulam olabilir. Belirli herhangi bir blge-
de, gelimenin deiik aamalarnda yaayan veya teknolojinin deiik
biimlerini ayn anda kullanan insanlar bulunabilir.
Eski Ta a, bir milyon yl geriye gider. Drdnc jeolojik zamann
sondan bir nceki dnemi olan Pleistosen a ve srasyla Mindel, Riss ve
W r m diye bilinen byk buzullanma dnemlerinden sonuncusuyla ak-
mtr. Neanderthal ve Le Moustier dnda, Cromagnon'da ( 1 8 6 8 ) , Grimal-
di'de ( 1 8 7 4 ) , Comb e-Cape 11 e'de ( 1 9 0 9 ) , Chancelade'da ( 1 8 8 8 ) ve Abeville ile
Ojcov arasndaki her noktada, her birine zel insan tipleri, dnemleri ve kl-
trlerinin elik ettii son derece deerli bulgular ortaya kartlmtr. "Willen-
dorf Vens" veya "Laussel Vens"ne benzeyen insan biimli heykelcikler
ilk kez Aurignac, Solutre ve Abri La Madeleine'de ortaya kmtr. Maara sa-
nat, kemikten aletlerin moda olduu paleolitik an en sonundaki Madeleine
dnemiyle birlikte, son buzul-takkenin glgesi altnda doruuna ulamtr.
spanya'da Altamira'da ( 1 8 7 9 ) , Dordogne'dak Lascaux'da ( 1 9 4 0 ) , baz yorum-
cularn bir "Franko-Kantabrian" ekolnden sz etmelerine yol aan muhteem
yeralt galerileri ortaya kartlmtr. Riviera zerinde, Menton yaknlarndaki
bir maarada, Hint Okyanusundan toplanm bir yn Cassis ruja kabuu bu-
lunmutur. Kabuklarn, hayat veren glere sahip olduu iin biriktirildii d-
nlm; bu, hem sofistike bir din sisteminin, hem de hareketli bir ticaret
hayatnn varlna iaret saylmtr 1 4 [ L A U S S E L ) .

AVC-TOPLAYICI

RCiLTLC siyasal topluluun veya " d e v l e r i n kkenleri, neolitik adan nce ender
grlmtr. Marksistler dahil baz kuramclar. Bronz ve Demir alarnn kabileleri
veya kabile eflikleri baka baz kuramclar ise. tantdaki neolitik devrim ve buna
bal olarak yerleik yaamn gelimesi zerinde durmulardr, rnein V. Gordon
Childe'a gre. devlet rgtlenmesinin akrabala deil de sabit iskna tab olduu
nkoullar arasnda birbirinden farkl unsurlar olan. toprak zerinde egemenlik,
sermaye fazlas, simgesel antlar, uzak mesafe ticareti, iblm, katmanlara ayrl-
m toplum, bilimsel bilgi ve yaz sanatnn bilinmesi yer almaktadr. Bu (tir nkoul-
larn varlna ilk olarak Msr ve Mezopotamya ile Antik Yunan kent-devletlernde
rastlanmtr (Bkz. Blm II).
Ancak karmak avc-toplayc toplumunun analizi, konuyu zaman iinde ok
daha gerilere gtrr Ave-toplayclann veya toplaye-avclarn ksa srede orta-
dan kalkmamalarm tarmn ilerlemesine balamak m m k n grnmemektedir. Ter-
sine, nk milyonlarca yl boyunca bilmez Lkenrez "bo zamanlar" olmu ve bol-
luk iinde yaamlardr. Gelimeye balayan tarma yabanc deildirler, ama marji-
nal veya tamamlayc bir faaliyet almas dnda tarm reddetmilerdir. 1
Dahas, tarihcesinin sonraki aamalarnda farkllam uzmanlklara izin
veren bir toplumsal yap gelitirmilerdir. Baz gruplar, durmadan gezen avc-
savalara ve yerleik toplayclara ek olarak yeni bir sre olan balklkla, de-
niz rnleri, yabani ol ve kabuklu yemi toplamada, tuzakla ku avlamada usiala-
ablmilerdir. Baka grtplarsa, federasyonlarn ve blgesel ittifaklarn rgtleyici-
si veya mzakerecisi olarak uzmanlamay tercih etmitir. Baka bir deyile "avc-
toplayc" unvan, ayn zamanda bir siyasal temsilci snf da ierir. Tarihsel sorun,
kuzey Amerika. Avustralya ve Yeni Gine yerlileriyle iliki ve karlatrma halinde
ele alnabilir.
Bu nedenle avct-toplayelarla ilgili temel soru, "nasl olup da yksek bir tarm
ve siyaset toplumu dzeyine eritikleri" deil; "balangtaki yaam tarzlarnn onla-
ra salad gvenli, mrelieh ve psikolojik olarak zgrleren avantajlarndan
vazgemeye onlar neyin ikna elti"dir veya en azndan yle grnmekledir.

LAUSSEL

"I, M SSK l V K N l S ' n n tarihi, MU 19.000 civandr. Dordogne'da tur maarann


duvarlarna oyulmu bir alak kabartmadr ve krmz aboyas ile boyanmtr. Y-
znde hibir yaam belirlisi olmayan, ama berberden kmasna dzgn ve omuz-
lara dklen salar, ri memeleri ve cinsel organn sergileyecek kadar ak bacakla-
ryla. olurmu bir kadn figrdr. Dirsekten kvrlm sag kol. yarmay eklinde bir
bizon boynuzu lumakadr.
Krken Avrupa sanalnn pek ok benzer rneinde olduu gibi. insanlk tarihi-
nin % 90'mda dii cinsin insan elinden km bu eserdeki apakl, hem arpc
hem de anlamldr. Kendisine tapnma ekli dikkate alnarak, bir anaerkil toplumun
dinsel trenlerine egemen olan "Byk Kozmik Ana'nn bir trevi olan paleolit.ik
Tanr'y temsil etlii kabul edilmitir. Bir yoruma gre kadn, erkein ve ocuun
hayvan ruhlanyla birlikle m islik bir topluluk olarak dnld, maskeli dinsel
danslara bakanlk eder. Daha dk bir olaslkla, maarann, "Byk Dnya Ana-
snn trbe-labirenl cinsel organ" olduu ve "kan-kadn-ay-bizon boynuzt-dum-
by-yaam dnemi"nin. srekli bir kutsal enerji yanklanmas veya bir uyum iin-
de benzelii maara-yaa m t betimlemesinin doruk noktasn oluturur. 1
Tarihncesi toplumun anaerkil karakteri. Vlar\ ve KngelsTen balamak zere
pek ok kuramc tarafndan kabul edilmitir. Ancak anaerkilligin sadece en "ilkel"
dzeyde iledii varsaym, bugn geerli saylmamaktadr. air Robert Graves, sy-
lencelerle ilgili almasnda Avrupa'da anaerkil kltrn kkenini \c akbetini, an-
tik tanrsallktan klasik klelie kadnn statsndeki d izleyerek ortaya koy-
mu! t r 2
Baka a r a t r m a c l a r szn, dilin, ifadenin diil kkeni, b u r a d a n hareketle de
bilinli k l t r n kkeni zerinde d u r m u l a r d r . nsanln uzun " f i d a n l k " dnemin-
de. erkekler ava giderken kadn ve ocuklar muhtemelen k o n u m a y renmilerdir.
yleyse, erkek ocuklar k o n u m a y kz kardelerinin yannda rendiine gre. cin-
siyet farkll yalnz b i r lde var olabilmitir.
Hatta anaerkil ve ataerkil t o p l u m l a r n , geni bir melez biimler alan yarata-
rak r t m olabilecei y n n d e k i gl olaslk daha da inandrcdr. G i m b u t a s
k u r a m d o r u y s a (Bkz. s 107). ge neolitik " K u r g a n h a l k l a r n n Pontus Steplerine
d o r u ilerlemesi, sadece l l i u - A v r u p a l l a r n deil sava, dvken geleneklerin de
geliine iarettir. le y a n d a n , ikinci bir g r u p olarak eski Gney Rusya halk Soro-
m a t l a r n geliinden sonra {ilk Iran-Sarmat konfederasyonu dalgas) yeni gelen ana-
erkiller. M 3 0 0 0 ' d e kendi ataerkil nc leriyle kaynamtr. Ilerodoos. bu neden-
le. Amazon savalarn Karadeniz'in gney kylarn nasl terk e l l i k l e r i ve yiit
killerle birletikten sonra M y o s y a n Gl'nden yryerek ti gn uzaktaki yeni va-
t a n l a r m nasl k u r d u k l a r zerine ilgin bir yk a n l a t m a k t a d r . yk. arkeologlar
S o r o m a mezarlarndaki kadn savalarn iskeletlerini o r t a y a k a r u n e a y a kadar
t a m a m e n u y d u r m a diye reddedilmiti. Mezar Don Nehri zerindeki Kolhiakov'da
bulunan, bir babozumu sonras sknetindeki bir S o r o m a prensesi, sava balta-
syla g m l m t r . 3
Her iddial reti gibi, tarihncesi ne feminist yaklamn da arlklar vardr.
A m a bu y a k l a m t a m a m e n reddetmek de m m k n deildir,
"nsanl doadan, nesneyi tizslen... ve niversiteleri evrenden ayrdmz iin, (...)
Buz ann kutsayc ve efsane yaratc dncesini anlamak, ti/ellikle bir air veya
mistik iin ok zordur. Ortaya kardmz fer heykel, ter tablo Buz a insanlnr
bir sanal klirii, hayvanlara ve kail itil ara duyulan sev^i olduunu haykrd halde kul-
landmz dilin kendisi. (...) aletlerden, avclardan ve rkeklerden sz eder. (...) Toplayc-
lk da avclk kadar nemli olduu lalde sadere avclk tartlr. Masalclk tartlr,
ama anlatn yal bir ay ralibsiden ok, yine bir avcdr. Yetikinlie gei treni icad
edilmitir, ama bu trenden geerek yetikinlie kabul edilen gelinlik anda tur gen
kz deil, byk bir avc olmann eiindeki tir delikanldr." 4

Nasl t a n m l a n r s a tanmlansn, genellikle Bat uygarlnn kkeninin, Yahudi-


Hristiyan geleneinde ve Klasik Dinya'da olduu d n l m e k t e d i r . ster Yehova, is-
ter Zeus-.lupiter olsun her iki kaynak kltre de erkek T a n r l a r egemendir. A m a ok
uzun erken d n e m boyunca dii Tanrlarn olduu da u n u t u l m a m a l d r . Narin, krl-
gan b i r tr olarak kald srece, insanln sadece l d r m e ve lmn erkek, reme
ve d o u m u n dii rolii t a r a f n d a n harekete geirildii kabul edilebilir.
Her ulus. her halk, her insan uzak gemite kalm b i r cennet d l e m i i r . Ro-
m a n t i k l e r i n , milliyetilerin. M a r k s i s t l e r m hep kendilerine zg, idoallcrlm Cen-
net Baheleri, yar efsanevi A l l n alar v a r d r . imdi feministler ayn eyi yapmak-
t a d r l a r . 5 I.ausscl Vcns ve benzerleri, erkek zevkinin b i r seks arac deildir.
Aslnda o. Vens de deildir.
Orta Ta a veya mezolitik a, insann hzla gelien iklim koullarna uyum
salad bir gei dnemini temsil eder. Son Fin-lskandinav buz tabakasnn
nihai moreninin tarihi M 7 3 0 0 olarak belirlenmitir. Teknolojik ilerleme,
mikrolitlerin (ok kk, sivriltilmi veya keskinletirilmi akmaktaiar) or-
taya kyla gze arpmaya balamtr. Olaanst artan balk ve deniz ka-
buklusu gl, nehir ve deniz kylar boyunca yerlemeyi zendirmitir. Gney-
de, rnein Pirenelerdeki Mas d'Asil'de grlen erken kltrler, derin deniz
balklnn balad daha kuzeyde, rnein Zelanda'daki Maglomese'de ve-
ya Jutland'daki Ertebolle'de grlen kltrlerle tamamlanmtr. Mezolitik a-
n ta baltas ilk kez ok byk aalar devi re bilmi lir.
Yeni Ta a veya neolitik a, yiyecek toplamaktan yiyecek retimine
geile belirginleir. Bitki ve hayvanlarn ehliletirilmesine, bir baka anlatmla
tarma; ta teknolojisindeki bileme, parlatma ve delme yoluyla ok stn nite-
likte aralarn retilmesini salayan gelimeler elik etmitir. "Neolitik Dev-
rim", Ortadou'da M sekizinci binylda, Avrupa'nn kuzey kesimlerindeyse
ok sonra, ikinci binylda balamtr. Sr, koyun ve domuz besiciliinin; at
yetitiriciliinin, katr yetitirme amal melezletirmenin, sistematik tahl re-
timinin, sabanla toprak ilemenin, dokumacln, mlekiliin, madenciliin
balangc bu dnemdedir. Bu dnemde ayrca, nceleri sadece dank yerle-
im birimlerinin bulunduu Yarmada'da, geni toplu yerleimler iin ilk b-
yk giriimler yaplmtr.
Neolitik ada iki ana gelime izgisi grlmtr. Licarbandkeramik ve-
ya "izgili mlekilik"in simgeledii birinci izgi, Tuna Vadisi'nden Orta Av-
rupa'ya hzla ilerlemitir. Beinci binyldaki muhtemelen 7 0 0 yllk ksa bir at-
lm dnemi iinde bugnk Romanya ile Hollanda arasndaki 1.500 mili kat
etmitir. nc yerleimler, yeni temizlenen ormanlarn en byk kerestelerin-
den yaplm byk komnal evler evresinde younlamtr. Ar kullanm
ve insan gc yetersizliinden kaynaklanan tarmsal sorunlar, geici bir geri
ekilmenin ardndan terk edilen yerlerin belirgin bir biimde yeniden igal
edilmesine yol amtr. Gelimenin, "kabartmal m l e k i l i k l e birleen ikin-
ci izgisi, Akdeniz kylar evresince batya doru uzanmtr. Drdnc bin-
ylda, tarmsal yerleimin Yanmada'nn bat ve kuzey ularna doru (tberya,
Fransa ve svire, ngiliz Adalar, skandinavya ve Byk Ovann dou ksm-
lar) yaylmas sz konusudur. M 3200'den itibaren, Yanmada'nn 6 2 . kuzey
enleminin altnda kalan blmnn tamamnda, yiyecek retimi ekonomisi-
nin deiik trleri yaylmtr 1 5 [AVCI-TOPLAY1CI] [TAMMUZ] [VINO).
Bu dnemin tipik zellii, Grenoble yaknndaki Charavines'de, Jura'daki
Chalain'de, Wrttemberg'deki Federsee'de veya Zrich Gl'ndekilere benzer
gl kys kyleridir. Gl amuru, mutfak ara gerecinden, yar yenmi elma
artklarna kadar her eyin bozulmasn nleyen mkemmel bir koruyucu ile-
vi grd iin, gller arkeologlar asndan son derece deerlidir [TOL-
LUND).
Ktada, bir utan bir uca alt ana neolitik blge oluturulmutur; youn
bir biimde Dou Akdeniz'in etkisi altnda olan Dou Akdeniz ve Balkan bl-
gesi; Ukrayna stepleri zerinde Tripol'ye-Cucuteni blgesi; kabartma izlenimi
veren seramikleri ve "sava baltas" halkyla Baltk-Karadeniz blgesi; can da-
mar Bohemya olan, ama ileri karakollar Ren Nehrinin batsnda ve Vistl
nehrinin dousunda olan izgili seramikleriyle orta blge; Byk Ovann, ince
uzun boyunlu ie-bardak gibi eyalarn youn grld kuzey blgesi; ve
Gney ispanya'dan ingiliz Adalarna ve skandinavya'ya kadar dalan "cam
an" reticilerin bulunduu bat blgesi... Ge neolitik ktrler, genellikle
basit lahitler veya yekpare ta antlardan dev oda-mezarlara, ta bulvarlara ve
meydanlara kadar byk ta ant-yaplarla tannr. Bu yaptlarn bulunduu
nemli yerler New Grange (rlanda), Orkney adalarndaki Maes Howe, Br-
tanya'daki Carnac, Wiushire'deki Avebury ve Stonehenge'dir; gelimelerini
Msrl veya muhtemelen Minoslu maden arayclara borlu olduklar yolunda
doruluu kukulu bir iddia vardr [DASAl [GGANTJA],

TAMMUZ

KVRRNIN Anas Itar veya Aetar'n olu olan Tammuz, antik Msr ve Babil'n Tahl
Tanrsdr. Hasat sonunda, son demetlerin saplar, tanrnn gelecek mevsime katlar
iinde saklanp korunabilecei kam yelpazeler veya kafesler halinde rlmektedir.
Bu tahl idoller veya "kukla-bebekler"i yaplmasna buday retilen her yerde
rastlanr. Balkanlarda Karada Yelpazesi olarak bilinen kukla-bebek. Nl yresindeki
cillnc benzer ekilde yaplmaktadr. Almanya'da ve skandinavya'da tahl sapn-
dan yldzlar veya melekler, Noel sslemelerinin sevilen malzemelerindendr,
ngiltere'deki geni tahl bebek rcpcrluvarna, bu sanaln yok olmaya balad
l95()Terde. krsal-evre koruyuctlarca sahip klmtr. Keman sap. at nah. aa
buda, kedi penesi, an, fener ve benzeri bast dizaynlar, buday yetien her yerde
bulunabilir. Yerel zellikler ise Shropshire ksra. Derbyshire tac, Cambrdge em-
siyesidir. Norlhumberlad't Kern Bebei ve Ken'in Sarmak Kz: "Dnya Aa"mn
veya daha eskilerde Msrl Iiar'm kzlar. Yunanllarn Demeler'i ve Roma'mn Ce-
res'inden baka bir ey deildir. 1
Dnyann bildii byk tahl lrti vardr: pirin, msr ve buday. Avrupa,
bu arasndan buday semitir. Buday. Avrupa'ya Mezopotamya'dan gelmi
ve Avrupallar kuvvet kullanarak girdikleri her yere budaylarn da beraber gtr-
mlerdir: nce. neolitik kuzeybatnn bo topraklarna, daha yakn zamanlarda da
Amerika. Avustralya ve Sibirya'nn bakir otlaklarna... "Selm"in yapld (bu ta-
hldan hangisinin seilecei) yerlerde sre, binlerce yl boyunca sonsuz bir deneme-
ler dizisini gerektirmitir Rakip tahllar olan arpa. esmer (seri) buday, akdar, yu-
laf, avdar Avrupa'da var olmaya devam e.imtr. ama Kral Budayn zafer
yryne kar koyamamtr. 2
Budayn, (taneli ollar ailesinin Triticum grubu) binden fazla bilinen tr var-
dr. % 70 karbonhidrat. % 12 protein. % 2 ya. % 1.8 mineral ierir. erdii pro-
tein printeknden daha fazladr: bir libresindcki (450 gr.) kalori miktar liOU'n
i' zeri ildedir. Bgday esasl beslenme. Avrupallarn ouna pirin ve msr yiyenlere
gre beden yaps bakmndan ak bir stnlk salayan etkenlerden biridir. Bu-
day, sadece baharda ekimi ve sonbaharda hasad srasnda youn emek gerektiren
mevsimlik bir tahldr. Biln yl boyunca disiplinli birlikler halinde eltik alanlarn-
da almak zorunda olan pirin yeiircilerinit (ersine buday, reticilerine geni-
leme, ikincil rnler yetitirme, toprak slah, ina, politika ve kavga iin zaman ve
serbestlik lamunr. Bu bileim, feodalizmden bireycilie, sava kkrtclndan
emperyalizme kadar, Avrupa'nn sosyal ve siyasal yaamnn pek ok zellii iin
gerekli nkoullar gaye iyi ierebilir. Ancak buday, topra hzla yorar. Antik a-
larda toprak, verimliliini ancak buday tarlalar dzenli olarak nadasa braklp ev-
cil hayvanlarea gbrelenerek koruyabilmitir. Buradan da toprak tarmyla hayvan-
cln karm olan geleneksel Avrupa iftilii modeli ve, tahl, sebze ve etle
salanan beslenme eitlilii gelimitir.
Budaydaki prolen. ekmek yapmnda suyla kartrnca hamurun meydana
geldii niastas az u (glten) vermek gibi esiz bir zellie sahiptir. Glten, hamu-
run fermantasyonundan aa kan karbondioksili tutar. Sonu hafif, gzel ve ra-
kiplerine gre ok daha kolay hazmedilebilen buday ekmei somunudur. 3 "Bugn
bize gnlk ekmeimizi nasip et" rinasna yansyan duygu. Avrupallarn baz Orta-
doulu komularyla paylaabilecekleri bir duygudur; ama Hintlilerle, inlilerle, Az-
teklerle veya Irkalarla deil.

Kalkolitik ag, baz tarihilerin, Ta a ile Bronz a'nn kesitii uzun ge-
i dnemini tanmlamak iin kullandklar bir deyimdir.
Bronz a, bakr ve kalayn karmasndan oluan yeni bir alamn re-
tilmesiyle dikkat eker. Ortaya k, Ortadou'da M 3 0 0 0 ylnda, kuzey
Avrupa'da muhtemelen bin yl sonra balam; zellikle Akdeniz'de, kent kl-
trnn gelitiine; yazl kaytlara, uzmanlam zanaatlara, yaygn ticarete
tank olmutur. En byk baarlar, Mike'de (Mycenae) 1876'da Heinrich
Schliemann tarafndan, Girit'in Knossos kentinde 1 8 9 9 - 1 9 3 0 arasnda Sir Ar-
hur Evans tarafndan sergilenmitir. Bu yerler, Stonehenge'de aamal yap-
m M 2 0 0 0 ylnda balayan ta meydanlarn aa yukar adadr. "Aub-
rey Holleri"nden salanan Stonehenge'deki birinci aamaya ait kmr-kalem
almalarn kopya iarihi M 1848 (t 2 7 5 yl); nc aamaya ait bir ta
oyuktan alnan bir parann tarihi M 17L0 ( 150 yl) olarak saptanmtr.
Dolaysyla, Ege'de Ortadogudakilerle akraba veya benzeen bir ileri uygarlk
geliirken, kuzeybatnn insanlar hl Neolitikten Bronz ana gei srecini
yaamaktadrlar [SAMPHRE).
Ancak "ileri" veya "geri" kltrlerden sz edilmesinden, her biri elli ton
arlndaki seksen mavi ta Gney Galler'deki Prescelly Dalarndan tama-
y ve hayran kalm gzlemcilerde bir gn e-bilgi say arn alan paralan etki-
sini brakan ayn dikkat ve dzenle dikmeyi baarm Stonehenge mhendisle-
rinin ustalyla vazgeilmi olabilir. 1 6 Gereklen Sonehenge'deki ve Myce-
nae'de bulunmu bo mezarlardaki eyalar anmsatan oyma balta ve haner-
ler, Akdenizlilerle dorudan temasla ilgili speklasyonlar yeniden gndeme
getirmitir.

VINO

ARAP, sradan bir iki deildir. Daima ak ve dinle bir arada olmutur. Tpk Ve-
ns'ki gibi onun ad d a Saskrtc n m "sevgtii"den tretilmitir, Avrupa'ya Kaf-
kasya'dan gelen ve Antik dnyann hem gnlk yaamnda hem de dinsel trenlerin-
de barol oynayan arap, ilk kez Nuh taralndan retilmi (Yaradl IX. 20), sadece
pagan iki alemlerini deil, Hristiyanln paylama kadehini de es kayna etmi-
tir. 1
Tuna yaknnda Sabarya'da (bugnk Szombathely) doan Tourslu Saint Mar-
tin. arapseverlerin ilk koruyucu azizidir. Si. Urban ve (ad "arap bhar"yla ilgili
bir oyunu anmsatan) St. Vincent da, arap reticilerinin ve tccarlarnn koruyucu-
sudur.
Ortaa Avrupasnda ticari amal arap retimine. Bordeaux blgesindeki
Chalean-Pricure'de ve Burgotya'da Gte de Beane zerinde bulunan Clos V'ougeot
gibi yerlerde bulunan Venediklin papazlar nclk etmitir. Macon yaknnda Cte
d'Or zerindeki Cluny tarikat ile NuiLs Sl. Georges'daki Cileaux tarikat, gelenei
yaygnlairmur. Krossart'a gre ngiltere'nin Bordeaux'yu ele geirmesi, zmle-
rin memlekete tanmas iin 300 gemilik bir filo gerektirmitir. Fcamp Manastrn-
da elde edilen bir Bcncdiclmc (1534) ve DauphintVdeki Chartreu.Vde elde edilen
Charreuse araplar, seit.letirilmi arap sanatnn ncs olmulardr.
Avrupa'nn arap blgesi Yarmada'y ikiye bler. Kuzey kesimi. Loire nehrin-
dim. Champagne yoluyla Mosel ve Rhineland'a ve oradan da douya. Tuna kylar-
na, Moldova ve Krm'a kadar uzanan bir izgiden geer. Hr zamanlar Roma mpa-
ratorluuna ait o l m a m pek az arap retim blgesi vardr. Srbistan'da.
Romanya'da. Bulgaristan'da ve Yunanistan'da alkol karl Osmanllar tarafndan
engellenen Balkan araplar spanyol. talyan ve Fransz araplar kadar eskidir.
arap tketiminin zun erimli sosyal, psikolojik ve tbbi sonular vardr. Al-
n anya'dak i Protestan-Katolik blnmesinde olduu gibi, dinsel ve siyasal grupla-
malarda, hatta savalarn kaderinde de belirleyici rol oynamtr. "VVaterloo'da sa-
vaan arap ve biradr. arabn kzl fkesi, bira ocuklarnn yklmaz duvarn bo
yere, tekrar tekrar ykamtr..." 2
Ama S. Martin'in vatan, baclktaki stnln yine de yitirmemitir. To-
kay yamalarndaki volkanik topraklar, Macar ovasndak scak yaz havas. Bodrog
Nehrinin nemi. "Aszu" zmlerinin soylu rkleri, esiz bir bileim oluturur. Altn
Tokay'n sert kokulu, ac, yumuak, eftalimsi z herkesin tadna varabilecei bir
ey deildir; ve son yirmi otuz yldr ender olarak retilmektedir. Ama bir zamanlar
iki bin yl boyunca Polonya'nn ze! mahzenlerinde, monarklar lm an iin sak-
lanmtr. Franz-Joseph gnlerinden kalma bir ie "Imperial Tokay". erbab iin en
kabule deer armaandr. 3
GGANTUA

MALTA adasnn iki tarihi bilmecesi vardr: dili ve tarihsel ia anlar. Dil, Gney
Sami dillerinin bu1 koludur. Antik Fenike kkenli mi (btiyk olaslk budur) yoksa or-
taa Arap kkenli mi olduu tartmaldr. I.at alfabesiyle yazlan tek Sami dili-
dir. Ta antlar ise ok daha eskidir Gozo adasndaki Gganja tapnagndaki ve Hal
Saliiei'de benzeri olmayan yerall hyfmgcum'undaki, yani "toplu mezar odala-
r n d a k i asl yerler. M 2 4 0 0 ylndan kalmadr. Kayalara oyulmu ilk antlar, bin
yl ncenin tarihini tar. 1
Malta'da uygarlklarn ortaya kmas. Avrupa tarihinin stenoya yazlm bir
rehberi gibidir. 2 Byk ta antlar (megalitler) ina eden neolitik maara sakinlerin-
den ve Bronz ann madenci halkndan sonra M yedinci yzyldan itibaren Karla-
allar ve Vl) 218'de Hibaren Romallar Malla'ya gelmilerdir. Gozo adas genellik-
le. Odvsseus'm zorda kalp snd "Kalipso Adas" olarak tanmlanr. S. Paul. MS
60 ylnda Valetta ko>unda bir deniz kazas geirmitir. VIS 39 ylnda Dogu Roma
(Bizans) lparatorlugu'ta tahsis edilen Malta, bundan sonra srasyla 870'on itiba-
ren Araplar. 1091'den itibaren Normanlar, 130'dan itibaren Hospial valyeleri.
1798'den itibaren Franszlar, 1802'den itibaren ngilizler ve nihayet ok ge kalm
olsa da 1(vVen itibaren bizzat Maltahlar taralndan ynetilmitir.

Blgeler aras ticaret, zellikle maden ticareti, Bronz a Avrupasnn nemli


zelliklerinden biridir. Yarmada'nn maden kaynaklan zengin ve eitlidir,
ama dalm dzensizdir; bu dengesizlie kar geni bir ticaret yollan a
olumutur. Gerek kaya tuzu madencilii yoluyla gerekse deniz kys tuzla ta-
valarnda su buharlamas yoluyla elde edilen tuz, en eski dnemlerden beri
bilinmektedir. Katalonya'daki Cardona'dan Avusturya'daki Salzkammergut'a
veya Polonya'daki Wieliczka'ya kadar birok yerde byk kaya tuzu dalar
kendiliinden olumutur. lkel tuzla tavalar, alinde, Dinyeper'den Rhne'a
kadar btn scak gney kylar boyunca kurulmu; sonra da daimi "tuz yol-
lar" ilemeye balamtr. Bunlardan en nls Roma ile Adriyatik kylarn-
daki tuzlalar birletiren antik Via Slaria'dr. Hem Jutland'n bat kylarnda
hem de Vistl'n dousunda Baltk kylarnda bulunan amber, mcevher ola-
rak ok rabet grmtr. Antik "amber yolu", Oder Nehri vadisinden aa
indikten sonra Moravya Geirinden Tuna'ya ular ve Brenner Gei zerin-
den Adriyatik'e kar. Obsidyen (volkanik cam) ve lapis lazuii de (lacivertta)
ok talep edilmektedir. Bakr ve kalay ok retilen madenlerdendir. Bakr, n-
ce Kbrs'tan (Cyprus) (bakr ad buradan gelmektedir), sonra Dolomitlerden
ve Karpatlann btn yukar kesimlerinden gelmitir. Karpat bakr, ok erken
dnemlerde kuzeye, skandinavya'ya doru yol alm, sonra gneye, Ege'ye
gnderilmitir. Eskilerin kurundan hi ayramad kalay, uzaktaki Corn-
vvall'dan getirilmitir. Bakr ve kalay madenlerinin aranmas, ktann btn-
n kapsayan temaslar, doada ok daha hazr olarak bulunan ve bakr ve ka-
laydan sonra en ok aranan demirden daha etkili bir ekilde uyarmtr.
Talebi youn olan eitli mallarn kolayca bulunabilecei blgelere zel
bir nem verilmitir. Bu blgelerden biri, Ischl ve Hallstatt'n tuz dalaryla
Noriae'nn melal madenlerinin yan yana uzand Salzkammergut'tur (Nori-
cum). Bir bakas gm, kurun, demir ve tuzun birbirinden bir ta atm
uzaklklarda bir arada olduu Vistul Nehrinin yukar kesimlerinde, Krakow
civarndadr. Yine de en verimlisi Ege adalardr. Melos Adas obsidyen, Paros
beyaz mermer, Kitnos bakr, Sifnos ve Alina aklarndaki Lavriyon gm ve
kurun retmitir. Girit ve daha sonra Miken'in refah ve gc, bu Ege kaynak-
larna egemen olmalar ve btn ktay aan ticaret yollarnn merkezinde bu-
lunmalaryla dorudan ilgilidir. Girit ve Miken, Bronz anda "uluslararas
ruh" denilen eyin odak noktas olmutur.

DASA

POPlilrKR bir m a l a n atik tarihi. Madenci Kavmin neolitik a Avrpasda ilerleme-


sine. hem llit-Avrupa dillerinin hem de ondalk sistemin yaygnlamasnn elik el-
liini savanr. ddia, numaralandrmada ondalk sistemi kullanan llit-Avrupa dille-
rinden seilen say adlarnn bir listesiyle desteklenmektedir. Sonuta ortaya,
tarihncesi Avrupa'nn onlu sistemde say saymay, bu saylarn yazl biiminin ge-
limesinden milyon yl nce bildii gerei kmaktadr,'
Kukusuz, hibir dorudan kant bulunmasa bile, bu insan, okuma-yaznanr
bilinmedii eski bir toplumda, yeni sayma modelleri oluturulabileceini dnmeye
itmektedir. Ancak, bugn kullanlan rakamlarn tarihncesi dnemlerden bu yana
deimeden kaldna dair bir kesinlik yoktur; dolaysyla, birbirine ok benzeyen
binim dillere kar nermenin doruluu test edilirken dikkatli olunmaldr:

Kdlc Almanca Lalince Greke Slavca Sanskrite


(Galce) (Rusa)
1 un cins 1 unus en odin eka
2 dau zwei II duo duo dva (M
3 iri drei III Ires tri iri iri
4 peeiwar vier IV (/tMltuor teira ehletyre katur
5 punp fnf 1 qumque pente pia' panka
6 chwech sechs 17 sex hex s hest' st tal
7 saith sielten VII Septem tiept.a syem' sapta
8 wylh aclu VIII octo OCUJ i'osycm' aslua
9 nau neun IX noiem eiinva devyat' naa
10 deg zehn X decem deeu deeyat' dasa

"Mkemmel konuma" anlamndaki Sanskrite. bilinen en eski ikinci llint-Avrupa di-


lidir. Antik ran'n ve Hindu geleneinde Tanrlarn dilidir. M 150 ylnda Veda
edebi v a l i n i n derlenmesi amacyla kullanlmtr. Gelime dnemi, ondalk sistemi ge-
litiren Inds uygarlnn yklndan sonra ksa s r m t r .
Sarskritedck r a k a m szckleri, ak bir ekilde onl s a y m a sistemine dayal-
dr. Sanskriledek l ' d e n l()'a kadar olan say birimleri, teki l l i n l - A v r u p a dillerin-
dcklere karlktr. On lar, cm szcyle balantl b a s a m a k l a r d r : ekada,sv (I + 10
- l l ) , na\adaa{Q r 10 = 19) gibi. On'lar. br'lerin bir onluk b l m d e k i {"devada",
dasa-t) toplu saylarla balantsndan oluan b a s a m a k l a r d r : virnsai veya dimsai
(2 \ 10 - 20), nmna.H'3 \ 10 = 30) gibi. 1.000 r a k a m iin kullanlan, "on \ z"
a n l a m n d a k i dasasaa szc, b u g n bile yksek r a k a m l a r o l u t u r m a k iin kullan-
lan sa-tos/ci szcne benzer, " 10 m i l y o n " iin tek bir szck v a r d r : erore: "yz-
d e ' y i ifade etmek iin satan k u l l a n l r 2 Latince saylar da zorunlu olarak ondalkl-
dr. Ama y a p l a r birler, beler onlar eklinde kmelenen Roma r a k a m l a r y l a
benzerlik tamaz.
Gnmzdeki en aktif modern temsilcisi Gaiee olan Keli dilleri, bir zamanlar
i b l n A v r u p a ' y a yaylmt. Ban'nn e eski l l i n l - A v r u p a dil grubuna dahildir. An-
i cak k e l i s a y l a n beler, onlar ve zellikle y i r m i l e r eklinde s a y m a zellii ierir.
S a n s k n e gibi m o d e r n G a l e e d e . I ile 10 arasndaki bir'ler basama iin ondalk
bir'leri; a m a o n l a r d a . Roma r a k a m l a r n a benzer yapdaki saylar kullanr. rnein
on all, un ar bymheg, y a n i "be vc on zerine- b i r " d i r (XVI). On dokuz. pe<1war ar
hymilcg. yan "be ve on zerine dn."tr. On dokuzdan sonra, y i r m i l e r (Taban-20)
gelir. Ugain temeldir ve deugain (40), Irigain (60), ped\car gam (80). hep y i r m i n i n
arpanlardr Oluz. yetmi, doksan ise. y i r m i n i n b i r arpanna "on d a h a " diye ifade
edilir Klli'nin karl olan hanner can. "yzn yars" demektir.

Galee Latince Sanskrite


11 un ar e dde.g XI undccin ekadasa
20 tgain XX liginit vinsati
30 deg ar tmgain XXX triginta iri m sa. i
10 dvuga'm XI, (Htdraginia kanarimsali
50 hanner can. 1. (\uinqttaginia pat kasa t i
60 trigain L\ se\agtna shashtt
70 degarihrigain 1. XX sepiuaginia sepi a i
80 pcdwar ugain 1, XXX oeiugmta il s!il i
90 di'g ar phetluar tgain AC tu makinle naeati
100 cam C cem tn sa.a
1000 m ila M mille dasasaiajsalasra

K p a r m a k l a r kadar ayak p a r m a k l a r n da kullanarak b a l a y a n 20'Iik (Taban-20)


s a y m a , sayma u b u k l a r n azaltma iaretinden kan ngilizce " s a i r e " (ok say) sz-
c n n iinde de vardr. Franszca'da "drt ke c y i r m i " a n l a m n d a k i , muhtemelen
keli Galcesinden k a l m a <ualre-\ing szcnde de y a n s t l m a k t a d r . Bu nedenle
her koulda. Avrupa'nn ilk halklar, uygun grmlerse, ikiler, beler, onlar, dzine-
ler ve ok saylar diye say saymlardr. Baz noktalarda, dakika ve saniyeleri say-
maya uyarlanm 60'lk Babil sistemiyle karlamak zorunda da kalmlardr. Ge-
nelde Hint-Avrpa halklarnn, zelde Madenci Halklarn batan iiaren ondalk
sisemi benimsediklerini kabul emek gtr.
Aslnda Avrupa, ondalk sistemin (Taban-10) yaygn bir ekilde renilmesi
iin MS on nc yzyla kadar beklemek zorunda kalmtr. Belirleyici adm olan
(0) rakam iin sfr (zero) szcnn kullanlmasnn. Hindistan'da gerekletii ka-
bul edilir. Ondalk sistem, buradan hareket edip Mslman dnyaya, Arap spanya-
s zerinden Hristiyan dnyasna gemitir. Yzyllar boyunca, toplama ve arpma
iin bile kullanlamayan lanlal Roma rakamlaryla birlikte var olmu, nihai zaferini
kazand zaman, birok Avrupal, kendi rakamlarnn hi de Avrupal olmadnn
farkna v a r m a m t r 3 (Bkz, Kk III. s. 1302),

Ne Giril ne Miken, antik dnyayla ilgili ilk bilgilerimizi salayan erken klasik
dnem aratrmalannca tannyordu. Ama bugn Girit'te Minos kltrnn,
Yunan anakarasnda Miken kltrnn, "ilk Avrupa uygarlnn" ikiz tepele-
rini oluturduu kabul edilmektedir, M iken'de yeralt kraliyet mezarlarnda al-
tn bir l maskesi bulup, telgrafla "Bugn Agamemnon'un yzne baktm"
diye yanl haber aktaran Schliemann'n, sradan bir zengin tarihncesi mezar
deil, ok daha nemli bir ey bulduu bugn artk gayet aktr ( L O O T [ .
Hem Girit'le Knossos, Faistos ve Malya'daki saray kalntlar hem de Yunan
anakarasnda Miken, Tirins ve Pilos yerleimleri, daha nce bilinenlerin hibi-
rine benzemeyen, ok daha sofistike bir sanat, din, teknoloji ve sosyal rgt-
lenmenin bol miktarda kantn sergilemitir. Minos uygarlnn, "ihtiam d-
nemi" de denilen altn a, M 1900 ylnda balar. Burlar Argos Ovas'na
ve Korinthos Krfezi'ne hkim Miken kentininkiyse, veya drt yzyl sonra
balamtr. anakkale Boaz'na hkmeden Troyallarla birlikte Minoslular ve
Mikenliler, Avrupa tarihini yzsz arkeolojinin nfuz alanndan kartmlar-
dr [ T R O N O S ] ,
Orta Avrupa'da Bronz ann sonlarnda, yaklm ceset kllerinin ayrn-
tl mezar malzemeleriyle birlikte kavanozlara konulduu mezarlklaryla nl
"l yakma kltrleri"ne bal geni bir grup vardr. Bronz a'nn nemli
yerleim yerleri Terramare (talya), El Argar (ispanya), Leubingen, Buchau,
Aderberg (Almanya), ekoslovakya'da Prag yaknlarnda Unetice ve Roman-
ya'da O tornan i'd e bulunmutur.
kinci binyln son eyreinde, M 1 2 0 0 ylnda Bronz a Avrupas, da-
ha nce hi yaamad beklenmedik bir ykmla karlar. Arkeologlar bunu
"genel sistemlerin kmesi" diye tanmlarlar. Ticaret durmutur, kentler terk
edilmitir, siyasi yap yklmtr. stila dalgalar, kalanlarn zerine km-
tr. Art arda gelen korkun doal afetlere glkle dayanm olan Girit, Mi-
ken'in kendi de yklmadan nce, Mikenli Yunanllarn eline dmtr. Biv
tek yzyl iinde, btn yerleik merkezler ilgisizlie terk edilmitir. Ege, i
ksmlardan gelen kabilelerin igaline uram, Anadolu'daki Hitit imparator-
luu sona ermitir. Msr, kimlii belirsiz "deniz kavimleri" tarafndan kuatl-
mtr. Ora Avrupa, ancak Keklerin grnmesivle iinden kabildii bir uzun
hareketsizlik dnemine yeniden girmitir. Yunan, Troya Savalarnn masals
dnemini, sonraki site devletlerinin kaytl tarihinden ayran, kendi arkaik Ka-
ranlk ana dalmtr.

SAMPHIRE

KAYNAMI DENZ REZENES... Temmuz veya austosla bataklk rezenesi pek top-
lanmaz. nk toplandktan hemen sonra dikkatle ykanmal ve ok tazeyken yenil-
melidir. Ykanm rezeneyi, bozulmam kkleriyle birlikte bek bek balayn; az ve
tuzsuz suda sekiz-on dakika kaynatn; ipi kesin ve erimi yala servis yapn. Rezene-
yi, her sapn kk aada kalarak ekilde tutup hafife srarak ve etli ksm odunsu
zden ayrarak yiyin, 1
Tarihncesine ati yiyecekler yok olal ok olmutur, dolaysyla zerinde al-
mak kolay deildir. Neolitik dnemlerin mnsn vegastronomik teknolojisini yeni-
den oluturmak tin gnmzde yaplan giriimler alt atta bilgi kaynana dayan-
makladr. Tarihncesi plkler, arkeologlara byk kemik, yumurta kabuu ve
deniz kabtklusu-arg koleksiyonlar sunar. Kulbelerin mutlak alanlar, genellikle
ayrt edilebilen ve analiz edilebilen tohumlar! ve iektozu ianelerini aa vurur.
ok sayda balklk ara ve gereci, yiyecek hazrlama, piirme ve yeme kap ve aleti
bu gne kadar kalmtr. (Kaynatma kazanlar yaygndr: ama piirme frnlar deil-
dir.) Gemiin biltn besin kaynaklan maya, arap veya soan gibi modern malze-
melerle, yabani ortamdaki ok geni yenilebilir bitki ve lana repertuvarndan kar-
l a b i l i r . Daha nce tadlm olduu bilinen bln lezzetler, arlk yemek kitaplarnda
yer almamaktadr: Kayn aac meyvesi, kuzey karabata, kirpi, yabani lahana,
da erii gibi... Bunlarn ou. her alandaki maharetleri ok nemli ihtiyalardan
kaynaklanan ilkel veya endstri-ncesi toplumlarn gelitirdii, yabani otlardan
rzgr kurutmasna, tuzlamaya, korumaya kadar, besin teknolojisiyle karlatrma-
lar yaplarak da renilebilir. Nihayet modem teknikler, tarihncesi cesetlerin mide
ieriklerinin incelenmesine de olanak salamaktadr. rnein Tollund Adam arpa.
kelen tohumu ve yabani bitki yemitir |T0LLl!ND|.
Sonu olarak, otantik bir neolitik yemein yeniden meydana getirilip getirile-
meyecei. bir yandan virpa ile servis yaplan kemik ilii kartrlm rezene peinde
koulurken. tercihen yaplmas islenen bir tanma konusudur:

Kemik ilii. (225 gr. kemik ilii, un, luz, kzarm ekmek.) Kemikleri kazyp ykayn,
testereyle dikine ortasndan yarya kadar kesin. ... Unu suyla kartrp sert bir ha-
mur yapn, oklavayla an. Kemiin ularn ilikle karacak ekilde hamurla kapatn
ve kemikleri unlu bir kumala balayn. Kaynayan su dolu bir tavann iine dikey
olarak koyun ve yaklak iki saat ar atele kaynatn. (...) Kuma balarm zn ve
kemik ularndaki hamuru kartn. I ler birinin evresine bir k! peete sarn ve k-
zarm ekmekle servis yapn. 2

Sowan veya Virpa. (4S0 gr. yulaf ezmesi, i . kilo buday ezmesi. 9 litre su). Her iki
ezmeyi de bir ta anak iine koyun. 8 litre lk su kaln, ekiyineeye kadar 5-8 gn
brakn. Temiz svy boaltn. Bu. ferahlatc bir iki olan svatstr. anakta kalan
ise koyu bir kolaya benzer. Krema younluunu kazandrmak iin 1 litre daha su ek-
leyin, Bir szge zerindeki tlbentten szn. Kitle edilecek sv... yulaf ezmesinin
b i n besleyici zelliklerini tayacaktr. (...) Bir tahin kakla yumuak ovalama ve
tlbendin sklmas... sreci hzlandrr. 3
Mamurun yeniden yorulmas, iir evirisine hayli benzer. Yaplabilir, ama as-
la lam olarak deil. Tarihncesi yemek tarifleri, kolonyal yerleimler veya ortaa
mziiyle ilgilen iliyorsa ve eer ak szl oanklik ve ipucu olmakszn bakalar-
nn duygularn anlama ikiz tehlikesi kamlmazsa, byk bir d gc ve disiplin
gerekiirir. Neolitik dnem alar kemik iliini gerekten kt peete iindi; mi sun-
mulardr veya v/rpalannt llbeule mi szmlerdir'' Rezenenin toplanabildii sra-
da tarihncesinde Bilirkiiler var myd?

TRONOS

GRT'T'', Knossos S a r a y n d a k i taht "Avrupa'nn en eski kolluu" olarak tanmlanr.


ddiann doru olmas olanakszdr. Ama kesin olan. antik ada lrcnscl amalarla
yksek arkalkl ve kollu sandalyelerin bulundurulduudur. Herkes onlarn ayaklar
dibinde dikilirken, ynetici ve yksek dzey ruhbana rahat, saygn ve yce bir ko-
num salamtr. Otoritenin sembol olan krs kavram, kraliyet tahtlarndan pis-
koposluk krssne, oradan cat-htrlra. yani hocalk krssne gemitir.
Gnlk oturma mobilyas, ksmen yeni bir Avrupa icaddr. lkel insanlar,
ayakta durmuyorlarsa ya yere otururlar ya mclirlcr ya da uzanrlard. Japonlar
dahil pek ok Asya halk, hl ayn yntemi tercih etmektedir. Antik Yunanl ve Ro-
mallar divanlara, sedirlere boylu boyunca uzanmlardr. Ortaa insan, baltayla
yontulmu kaba peykeleri kullanmtr. Tek kiilik sandalyeler ilk kez manastr hc-
relerinde muhtemelen okuma olana salamak zere ortaya kmtr. Ama ne on
altnc yzyla kadar standart konul envanterine ne de on sekizinci yzyla kadar
lks dizayn repertuvarna girmitir. On dokuzuncu yzyln sonuna kadar okullarda,
brolarda ve iyerlerinde yaygn olarak kullanlmamtr.
Ne yazk ki, oturma yeri dz olan sandalyeler, insan anatomisinin ihtiyacn
karlamaz. Srcnn vicul arlnn byk ksmn, omurgann doal eimini
bozmadan zengiye aktaran at eerlerinin tersine sandalyeler, uyluk kemiklerini
gvdeye dik ayla yukar kaldrr ve iskeletin dengesini bozar; hareketsiz kala lee-
ninde, kala eklemlerinde ve bel blgesinde anormal bir bask oluturur Kronik srt
ars. modern gelime iinde insann kendi kendine yaratt pek ok ralalszlklan
biridir. 1

Demir a, tarihncesini, dzenli tarih kaynaklar alanna sokar. Demir a-


nn, Anadolu'da Hititler tarafndan balatld genellikle kabul edilmitir. Ala-
ca Hyk'te kral mezarlarndan kartlan demir azl, altn kabzal haner,
M nc binyldan kalma olabilir. Demirin kullanm M 1200'de nce bu-
radan Msr'a, sonra M 1000 ylnda Ege'ye ve M 750'de Tuna Havzast'na
yaylmtr [TOLLUND].
Yarmadann anakarasnda, tarihncesi Demir a geleneksel olarak
Hallstatt (M 7 5 0 - 4 0 0 ) ve La Tene (M 4 0 0 - 4 5 0 ) olmak zere birbirini izle-
yen iki dneme ayrlr. Saltzkammergut yaknlarnda bir yer olan ve I846'da
kefedilen Hallstatt, adn, llerini yakan eski halkn gelenekleriyle Doudan
gelen laze etkileri harmanlayan bir dnem ve kltre vermitir. svire'de, Ne-
uchael Gl kysndaki La Tene, 1858'de kefedilmi, demir iiliinin ok
yksek bir yetkinlik dzeyine eritii ikinci dneme adn vermitir. Sert de-
mir cevherinden ve kesici yan rktc bir ekilde keskinletirilebilen yu-
muak demirden ok gzel ilenmi kllar, tepelere kurulu byk kalelerde
yaayan sava bir toplumun gstergesidir. Bu insanlar mleki arkna, at-
larn ektii sava arabalarna, para basmaya ve gelimi stilistik sanatn yerli,
Akdenizli ve hatta gebe unsurlar birletiren biimine ainadrlar. Polon-
ya'nn gneyinde, Krakow yaknlarndaki Kutsal Ha Dalan zerinde bulu-
nan Rudki'de, tarihncesi Avrupasnn en gelimi demir iiliinin izlerini b-
rakmlardr. Etkin olarak ticaretle urarlar ve prenseslerinin mezarlar, Kelt
mcevherleri, Ersk vazolar. Yunan amforalar, Roma el sanat eserleriyle
doludur. Tartmasz kabul edilmese de, yaygn olarak "Alplerin kuzeyinde
adn bildiimiz ilk byk ulus" olan Keklerle zdeletirilmitir. La Tene'in
dnda, Provence'da Entroment, Burgonya'da Alesia ve Emilia'da Villanova'da
da nemli yerleim yerleri vardr.
Keltlerin ortaya kmasyla birlikte Avrupa tarihncesi, btn sorunlarn
en karmayla karlamtr: Arkeologlarn, baka kaynaklar araclyla -
rendikleri etnik ve dil gruplamalaryla tanmladklar maddi kltrlerin ben-
zemesi, karlatrlmas... Tarihncesi uzmanlarnn ou, gereklen La
Tene'daki o demir ustalarnn Keltler olduunu, M birinci bin ylnda Kelt
kabilelerinin oluumu veya aknndan trediklerini. Yunan ve Roma kaytla-
rnda Keltoi veya Celtae olarak ad geen halkla ayn soydan olduklarm kabul
ecler. Konuyla ilgili en son aratrmalar, modern Kelt halklarnn gemiinin
ok daha eskiye, neolitik dneme kadar gidebileceini gstermektedir. 1 7 Ama
uras kesindir; gnmzdeki dilbilim aratrmalar, Kelt dillerinin Latince,
Yunanca ve gnmz Avrupasndaki birok dille akraba olduunu kukuya
yer brakmayacak biimde kantlamtr. Kekler, tarihoncesinin "arkeolojik"
topluluklarndan daha net olarak tanmlanabilecek bir dilbilim toplumunun
nc koludurlar ve Hint-Avrupa olgusunun tam ortasnda durmaktadrlar.
Kalkta'da alan bir ngiliz yarg olan Sir William Jones, 1786 gibi eski
bir tarihte, ana Avrupa dillerinin, Hindistan'daki nemli dillerle yakndan ilin-
tili olduu yolunda r aan bir keike bulunmutur. J o n e s , klasik Latince ve
Yunanca ile antik Sanskrite arasndaki balanty grmtr. Bu kuram, son-
radan bugnk birok Hint dilinin Avrupa'daki benzerleriyle, yani Latin, Kel-
lik, Germanik, Ballk ve Slavik dil gruplaryla ayn aileden olduu eklinde
lers evrilmitir (Bkz. Ek III, s. 1292).

TOLLUND

TOLLUND. Danimarka'da Aarhus yaknndaki, bir tarihncesi adamn btn vcu-


dunun dikkate deer bir biimde bozulmam olarak bulunduu bir batakln ad-
dr, Ceset, Silketorg Mzesinde sergilenmekledir. rm bitkilerin oluturduu ta-
nik asidi, onu hassas yz zellikleri ve mide ierii bozulmayacak kadar mkemmel
bir ekilde mumyalamlr. Sivri ulu bal ve kua dnda plaktr, rme bir de-
ri halatla boaz sklarak ldrlmtr: grne gre yaklak iki bin yl nceki
bir dinsel tren cinayetinin kurbandr. Tuhaf kaderi bugn bile akldan kmayacak
hr acma duygusu uyandrabilir:

Hznl zgrlnden bir eyler


Kansna binerken
Bana gelmelidir, srerek
Tollund. grauballe. nebelgrad
Adlarn syleyerek
aret eden ellerini izleyerek
Clke halknn
Dillerini bilmeden
Orada, jutland'n tesinde
Din uruna adam ldrlen eski blgelerde
Kendimi kaybolmu,
Mutsuz ve evde hissedeceim. 1

Ama Tollund Adam yalnz deildir. Benzer keifler, oluz yl (ince Cheslre'daki (n-
giltere) Lindovv Moss'a da yaplmn': ve Kyll 1991'do. Gney Tirol'de Olzaler
Alplerinin Snlaun Ridge blgesi yaknlarnda son derece ilgin bir ceset ortaya -
kartlmtr. Bronz a ncesi bir avcya ait olduu sanlan ceset, tam giyimli ve
tam donanmldr. 1.52 cm. boyunda, 4.4 kg. arlnda, muhtemelen yirmi yan-
da. mavi gzl, yz traldr ve bozulmam, eksiksiz bir beyne sahiptir. Balan
aa ilenmi deri tunik ve tozluklar, kei derisi bir balk, hu aac kabuundan
eldivenler, yksek boyunlu, kaln tabanl bollar giymitir Derisinin d n verinde ma-
vi kabile iareti dvmeleri vardr ve kseleden yaplm, y i r m i gne- eridi ve
bir ta boncuklan oluan bir gerdanlk takmaktadr. Tahta ereveli bir srt antas,
97.5 santimlik krk bir yay. kemik ulu 14 okluk bir sadak, saf bakr tcpelikli. la-
azl bir balta, akmaktandan ksa bir bak, akmakta ve kavlarn bulunduu
bir kuak tamaktadr Grnnden, bir tipiye yakalanp donarak ld anlal-
maktadr. liim katl, hl gzne siper etmeye alt bklp gerilmi kolunda
toplanmtr. M 2731 ( 125) ylndan kalma bu ceset. Insbtrg Cniverstesi'nin
derindondurucusunda. hi hesapta olmayan bir hedefe, yaklak 5 . 0 0 0 yllk bir ge-
cikmeyle nihayet ulamtr. 2
Tarihncesi cesetlerin, bilimsel enformasyon iin deerli kaynaklar olduu
aktr. "I'rehistorik pataloji'deki son gelimeler, bu vcutlarn giysileri, hastalklar,
bakterileri ve beslenmelerinin ayrntl analizini olanakl klmaktadr. Ama kemikleri
1908'de Ssses'teki bir kazda ortaya karlan Pilldown Adam rneinin unutul-
mas olanakszdr. Tollund Adam ile ayn yl bulunan Pilidown Adam, en byk
sahtekarlklardan birini aa kartmtr.

Hint-Avrupa dilleri ailesinin btn Avrasya'da nasl yaygnlat hakknda hi


kimsenin daha bir fikri yokken, gmen halklar tarafndan Batya tanm ol-
malar gerektiini kabul etme dncesi olumutur. Ancak 1902'de bir Al-
man arkeolog, Gustav Kossina, Hint-Avrupallar, btn kuzey Almanya'daki
sitlere dalm, kabartma izgili zel bir anak-mlek tipi ile baglantlandr-
mtr. Kossina'nn vard sonu, Demir a'nda, Avrupa'nn kuzeyinde bir
"Hint-Avrupa vatan"nn bulunabileceini iaret etmektedir. Bu gr, Avrupa
Uygarlnn afa ( 1 9 2 5 ) adh kitab, yaymland dnemin en etkili kitapla-
rndan olan nl Avustralyal arkeolog Vere Gordon Childe ( 1 8 9 2 - 1 9 5 7 ) tara-
fndan gelitirilmitir. Daha yakn zamanlarda Litvanyal-Amerikal arkeolog
Marija Gimbutas, Kossina'nn Hint-Avrupa vatannn yeri iin yapt belirle-
meyi, blgede yaygn olan hyk-mezarlara ait Kurgan kltryle tanmlaya-
rak Ukrayna stepleri zerinde dorulamtr:

"Srekli oalan arkeolojik bulular, Hint-Avrupa vatanyla ilgili eski teorileri saf
d brakmaktadr. (...) Kurgan kltr, ilk Hint-Avrupal aday olarak kalacak
grnmektedir. Neolitik veya kalkolitik dnemlerde, ortak szcklerin yardmy-
la yeniden oluturulan varsaymsal Hint-Avrupa ana kltryle benzeecek baka
hibir kltr; ve Hint-Avrupa dilleri konuanlarn varln kantlayan erken ta-
rihli kaynaklarn ve kltrel srekliliin bulunduu btn topraklar etkilemi
baka hibir byk genileme ve fetih hareketi yoktur." 18

Buradaki nemli nokta, Gordon Childe ve haleflerinin, "kltr" szcn


hem maddi hem de dilsel ltlerle tanmlanan insan gruplaryla ilgili olarak
kullanmalardr. Ama bu dncede, arkeolojik kltrlerin linguistik gruplar-
la niye zorunlu olarak bu ynde ilikilendirildiklerini aklayacak iyi bir ge-
reke bulunmad grlmekledir. Hint-Avrupa bilmecesi gerekten zlme-
mitir. Dillerin tpk canl organizmalar gibi kesintisiz bir srete deitiklerini
fark etmek son derece heyecan vericidir. Bu durumda, Avrupa'da dilsel deii-
min kronolojisini, genetik deiimin kronolojisi ile ilikilendirmek mmkn
olabilir. Avrupa halklarnn ve dillerinin kkeninin yks, gnn birinde
"linguistik saatlerin" zaman izleri ile molekler saatlerimizin zaman izleri kar-
latrlarak renilebilir. 1 9
Avrupa'nn yer adlar binlerce yln rndr. Avrupa'nn gemiinin an-
lalmasnda derin bir kaynak oluturur. Nehir, tepe, kent, eyalet ve lke adla-
r genellikle gemi alardan kalan anlardr. Onomastik bilimi (isimbilim),
tarihi kaytlarn kabuunun altn aratrabilnekedir.- Genel bir kabule gre
nehir adlar, en eski ve en kalc olanlardandr. Genellikle bugnn insann
kendisinden nceki insanla ban srdren tek unsur olarak belirtmektedir.
Bir ekleme sreciyle, kylarnda sonradan meydana gelen yerleim dalgalar-
nn kaydn da tutabilirler. rnein "Avon Nehri", biri ngilizce biri eski Galce
iki eanlaml szc birletirir. Suyla ilgili Keke be kk-szck (afon, dwr,
uisgc, rhe ve muhtemelen don) btn Avrupa'da nehir adlaryla ilgili en yaygn
unsurlardr. Kukusuz bilim adamlar her zamanki gibi bu konuda da anlaa-
bilmi deildirler. Ama bunlarn en nlleri arasnda Inn, Yonne, Rhodanus
zerindeki Avignon ("Hzl Nehir" zerindeki "Sukenti"), Esk, Etsch, Usk,
Adige ve Tuna yer alr.
Portekiz'den Polonya'ya kadar Kelte ok sayda yer ad vardr. rnein
bugnn Galcesindeki dwr yani "su"; Dee, Douro, Dordogne, Derwent (temiz
su), Durance ve Oder/Odra szckleriyle ayn kktendir. "Kafa" ve bundan ha-
reketle "da" anlamndaki Pen szc, Pennine, Apennine, Pieniny; "yksek"
anlamndaki ard szc, Arden, Ardennes, Lizard (Yksek Burun) Auvergne
(Ar Feararn, "Yksek lke"); "kale" anlamndaki dun szc, Dunkeld (Kek-
lerin Kalesi), Dungannon, London, Verdun, Augusodunum (Augustus Kale-
si), Lugdunum (Lyon), Lugodinum (Leyden), svire'deki Thun, Krakow yak-
nndaki Tyniec szckleri iinde vardr. Hepsi de Keklerin ok hareketli
yaradllarnn gstergesidir [LLANFAR] [ L U G D U N U M ) .
skandinav, Germen, Slav dil kkleriyle, hatta Fenikece ve Arapa kkler-
le ilgili olarak benzer denemeler yaplabilir. Etna, bu denemeye son derece uy-
gun, "ocak" anlamna gelen Fenikece bir szcktr. Sicilya'daki bir baka yer
olan Marsala'nn basit bir Arapa anlam vardr: "Tanrnn Liman..." span-
ya'da Tagus Nehrinin yukar kesimindeki Trajan kprs La puente de Alcan-
(ara olarak bilinir; al caniara, Latince pons'un (kpr) Arapadaki tam karl-
dr.
Slavca yer adlar, batda, gnmz Slav nfusunun bulunduu corafya-
dan ok daha geni bir alanda yaygndr. rnein Almanya'nn kuzeyinde
Hannover'de, hem Slav kkenliler hem Slavca yer adlar ayn yerde birlemi-
tir. Avusturya'da Zvctrf, "Parlak Benek"), Dorblmg (Dni>. "Kk Mee") veya
F e i s d i l ; (Bysirice, "Hzl Aknt") gibi yer adlaryla Viyana'dan Tirollere kadar
her yerde karlalabilir. talya'nn Friuli ilinde talyanca ile rtr.
Kasaba ve ky adlar ska kendi kklerindeki bir kaytla birleirler. Edin-
burgh, bir zamanlar "Edwin'in Kalesi"dir; Paris, bir zamanlar Parisii (Parisli-
ler) kabilesinin kenti; Turin (Torino) Taurini'nin kenti; Gttingen, "Goding-
ler'n aile evi"; Krakow (Cracow), iyi kral Krak'n oturduu yerdir. Baka
yerlerde, o yerin atllarn veya ilevlerini kaydeder. Lisbo/Limbon, "Gzel
Yer" demektir; Trondheim "Kraln Evi"; Munich/Mnchen, "Keilerin Yeri";
Redruth, "Druidlerin Yeri"; Novgorod, "Yeni ehir" anlamna gelir. Bazen uzak
felaketleri artrr. Toskana'daki, "Kemiklerin Yeri" anlamna gelen Ossaia,
Hanibal'in M 217 ylnda zafer kazand yerdir. Provence'ta, orijinal ad
"Campi Putrid!" (rm Tarlalar) olan Pourrieres, Ttonlarm M 102'de
Marius tarafndan katledilmesini anmsatr. Bavyera'daki Lechfeld, "Ceset Tar-
las", Macarlarn MS 9 5 5 ylnda yenilgiye urad yerdir.
Ulus adlar, sklkla uluslarn kendilerine veya bakalarnn onlara bak
asn yanstr. Anglosaksonlarn batdaki Kelt komular kendi kendilerine
Cyrrry yani "Vatanda" der; ama davetsiz Germanik konuklar (Galli)", yani
"Yabanclardr. Ayn ekilde, Franszca konuan Walonlar da Flamanlara g-
re, Wnalsch yani "Galli"dir. Germen halklar kendilerine genellikle D<(sd ve-
ya D/trJ |"Alman" (germane) veya "Alman benzeri" anlamndal derler; ama
Slav komularna gre Ninntsy, yani dilsiz, sersem, budaladrlar. Slavlar birbir-
lerini Slovo veya "ortak sz" veya Ser? (akraba) olarak kabul ederler. Latinlere,
genellikle yine "Welsh" temasndan treterek Vlachy, Wallachs veya WJochy
derler. Balkanlarn eitli "Vlach'Tar ve "Wallach"lar (Trkesi Ulah, ed.n.),
kendilerine Romni, Rum en i veya Aromani (Romallar) denilmesini isterler.
lke ve eyalet adlar, genellikle bir zamanlar kendilerini yneten insanla-
ra izafe edilmitir. "Gallerin veya Gaullerin Topra" anlamndaki Gal'in Kelt-
e kkeni, Portekiz'de (Portugal), Ispanya'daki Galya'da, Galya'da (Gaul),
Pays de Galles'de (Wales), Cornnwall'da, Donegal'de, Kaledonya'da (daha son-
ra Iskoya), Galloway'de, Calais'de, Polonya'nn gneyindeki Galiya'da, hatta
uzaklardaki Anadolu'nun Galaiyasnda (Ankara-Yozgat-ankr geninin an-
tik ad, ed.n.) vardr.
Ancak yer adlar, sonsuz bir hareketlilie sahiptir. Zamandan hzl dei-
ir; dile ve onu kullanan insanlarn perspektifine gre deiir. Kullanclarnn
entelektel zenginliidir ve bu yzden bitmez tkenmez atmalara yol a-
mtr. Tarafl tartmalarn, kat sansrn, hatta savalarn propaganda arac
olabilirler. Birden ok deikenin bulunduu gereklik t eyse, doru veya yanl
biimlerden sz edilemez. Ancak belirli bir zaman, belirli bir yer ve belirli bir
kullanma uygun biimi iaret edilebilir. Ayn ekilde, byk zaman ve mekn
alanlarnda geen olaylara deinirken de tarihi, genellikle eit lde uygun-
suz alternatifler arasnda seim yapmaya zorlanr.
Ama tarihiler, yansmalara kar daima duyarl olmaldrlar, "ispanya",
"Fransa", "ingiltere", "Almanya", "Polonya" veya " Rusya" nm, kolayca tarih
hatas yaplabilecek ekilde kullanlan nispeten yeni tanmlar, etiketler olduu
hemen unuulur. Eski Rusya'da Moskof devletinden nceki devlete "Rusya"
diyebilmek nasl kukuluyla, Roma dneminde "Galya" yerine "Fransa"dan
sz etmek de ak bir hatadr, ingilizce yazarken, "La Manche"in en azndan
yar yarya Fransz olduu grmezden gelip otomatik olarak "ingiliz Kanal"
yazlr. Tpk Almanya'da, Saksonya'nn Polonya'ya ait olduu iddias dikkate
alnmadan Gdansk'a "Danzig" denilmesi veya Pomeranya veya Silezya'nn te-
kelci Almanlg zorunlu olarak kasedilmeksizin Wroclaw yerine "Breslau" de-
nilmesi gibi Polonya dilinde yazarken de Leipzig yerine otomatik olarak
"Lipsk" yazlr. Yer adlarn hkim devlet brokrasisinin tercih ettii biimler-
de sunan resmi dilin, her zaman halkn pratiiyle uyumad unutulur. Hep-
sinden te, deiik halklarn, yer adlarn farkl biimde dnmek iin her
trl gerekeye sahip olduu ve kimsenin tekelci biimler dikte etmeye hakk
olmad dnlmez. Birisinin Derry's i, bir bakasnn Londonderry'sidir. Biri-
nin Ant\verpem", tekinin Anvcrs'idir. Birileri iin Dou Galiya veya Kfc
Dou Polonya olan, bakalar iin "Bat Ukrayna"dr. Antik toplumlar iin
Borystenes idi; bugnkler iin Din ip t, Depr veya Dirryepef'dir. Onlar iin
Oxford, hatta Nji-Tjin'dir; bizim iin ilelebet Rfrydycfen.
"Avrupa Tarihi" daima belirsiz bir konu olmutur. Aslnda "Avrupa" ve
"Tarih" de belirsizdir. Avrupa, yalnzca tarihilerin almalarnn tartmal s-
nrlarnn nereden geeceine karar vermelerini gerektiren kara snrlar, uzun
sre belirlenemeden kalm bir Yarmada'y iaret edebilir. Ama "Avrupal" ve-
ya "Avrupa'ya ait olan", kkenini, tarihinin, "Avrupa Uygarl"nn dnya a-
pndaki sorunlaryla bouaca Yarmada'da bulan halklara ve kltrlere eit
olarak uygulanabilir. Tarih, gemie genel bir gnderme yapabilir; veya tarih
ncesinden farkl olarak, gemiin btn kaynaklarn hl bulunduu ksmy-
la snrl tutulabilir. Tarihncesi denildiinde, efsane dil ve hepsinden te ar-
keolojinin kantlar zerinde durulur. Tarih ise, dar anlamda edebi metinlerle,
belgelerle ve en nemlisi nceki tarihilerin almalaryla ilgilenmeyi gerekti-
rir. Her iki durumda da, tarihncesinin sonundan m, tarihin balangcndan
m hareket edilecei sorunu, insan Avrupa yolunun sonuna, Girit adasna g-
trecektir.

M 1 6 2 8 , Knossos, Giril. Yksek kuzey taraasnda ayakta duran Minos sara-


ynda yaayanlar, donuk ve titrek klar saan zeytin ve serviler zerinden de-
nizin telerine baktlar. Girit rfalassofcratia'snm efendisi, dnyann ilk "de-
nizde domu imparatoru" Byk Rahip Kraln hizmetkrlarydlar. Uzun
mesafeli ticaret gemileriyle desteklenen rahat, allm ve idari dzeni olan bir
yaam srmlerdi. Konutlarnda akar su, drenaj, dzenli ileyen bir kanali-
zasyon sistemi vard. Duvarlar, parlak zeminlere koyu mavi ve altn sars
renklerle boyanm aslan-kartal karm ejderha, yunus ve iek freskleriyle
kaplyd. Geni avlular, trensel boga-atlay yarmalar iin dzenli bir bi-
imde arenaya dntrlmt. Yeralt mahzenleri, drt bin kiiye yetecek
msr, arap ve yala dolu ta flarla tka basa durumdayd. Hizmetlerinin he-
sab, yumuak toprak tabletler zerinde hiyeroglif, elyazsna benzer ve izgi-
sel formlarda gelien bir yaz yntemiyle yzyllardr tertemiz tutuluyordu.
Zanaatlar, kuyumculuk, metal iilii, seramik, fayans konusunda uzmand.
Glerine ve refahlarna, mensup olduklar saraylarn tamamnn salad as-
keri gvenlikten ok daha fazla gveniyorlard (Bkz. EK 111, s. 1277).
Din, Minoslularn yaamnda yaamsal bir rol oynamtr. badetlerinin
ana nesnesi muhtemelen daha sonralar Zets'un annesi Rlea olarak anlan b-
yk Yeryz Tanrasdr. Birok biim ve boyutta gsterilmi ve daha kk
tanrlar grubuna dahil edilmitir. Tapnaklar dalarn tepelerine, maaralara
veya saraylarn ibadet odalarna yerletirilmitir. Bugne kadar gelen mhr
talar, vecd halinde kutsal kayalar kucaklayan plak kadnlar resmetmekte-
dir. Kurban trenleri, Boa tapn, dinsel trenlerdeki lgnlklar ve sunak
talar, adak kaplar; kan kovalar ve dourgan tanralarn skma belli heykel-
cikleri gibi bir yn ayinsel malzemeyle kuatlmtr. Her yerde hazr ve nazr
boa boynuzu sembolleri ve labrys, yani ift bal baltalar, tren alaylarnda
uzun srklarn ucunda tanmaktayd. Tehlike veya felaket anlarnda, hayvan-
larn kurban edilmesine, ocuklarn kurban edilmesi, hatta yamyamlk ziyafet-
leri de eklenmitir. (Ve nihayet, tanra Rhea'nn kocas, ocuk-yiyen olarak
anlan Kronos, iyi zamanlanm bir hileyle bebek Zeus'u da yemeye alacak-
tr.) Minos dini ayinleri bu nedenle hararetli ve gergindir. Ama ayn zamanda,
bar bir toplumu yzyllar boyunca bir arada tutabilen toplumsal imento-
nun da nemli bir unsurudur. Baz gzlemciler, Minos erkeklerinin simgeien-
mesinde erkekliin modem unsurlarnn eksikliine dikkat ekerler. 1 1 Bu g-
rler, adann "ilkel anaerkillik"ten, "ataerkil sava"n balangcna geiteki
rol hakknda kanlmaz sorular kkrtmaktadr (Bkz. levha 3, 4 ) .

Minos uygarl, bin yllk bir dnemin byk blmnde Girit'te geli-
mitir. Knossos sarayn ortaya kartan Sir Arthur Evans'a gre bu uygarlk,
Erken Minos I'den Ge Minos l l e kadar, her biri zel bir seramik stiliyle ta-
nmlanan dokuz farkl aamadan gemitir. Doruk noktasna, M ikinci biny-
Im ikinci eyreinde, Minos 11 dneminin ortalarnda bir yerde ulalm; za-
manla saray terasndaki hizmetkrlar farkna varmadan "byk felaketlerin
ilkiyle karlamlardr.
Minoslularn etnik kimlii, ciddi bir tartma konusudur. Helen olduklar
yolundaki eski varsaym, bugn artk pek fazla kabul grmemektedir, lk d-
nemlerin dilinin anlalmasna yardmc olabilecek Lineer (dorusal) A yazs
henz deifre edilmemitir. 1952'de kesinlikle Yunanca olarak tanmlanan Li-
neer (dorusal) B'nin ise, sadece son aamaya ait olduu aka grlmekte-
dir. Arthur Evans, Girit zerinde yalnzca gl bir Msr etkisi olduuna de-
il, ayn zamanda bir Msr smrgelii olaslna da inanmaktadr. "N
Vadisi'ndeki hanedan unsurlarnn, eski nfusun baz blmlerinin... Girit
zerinde fiili bir yerleim kurmu olup olamayacaklar yerinde bir sorudur. "2-
Ancak ikinci binylda Girit, eitli gmen dalgalarnn aknna uram g-
rnmektedir. Adann Helenletirilmesinin, "byk felaketler"den biraz nceki
son dalgayla balad hakl olarak ne srlebilir.

Harua 5.
Antik Ege: M 1. Binyl
Baka bir olaslk, orta dnemdeki Minoslularn, Anadolu'dan gelen Hitit-
ler olduudur. Hititler, Hint-Avrupa ailesin den d iti er ve "Kanese" denilen bir
dili konuurlar. Byk konfederasyonun merkezi, bugnk Anadolu'daki Hat-
tua'tr ve hem Mezopotamya'ya hem Msr'a kar byk bir direni gster-
mitir. M on drdnc yzylda, en byk krallar uppiluliuma veya up-
piluliuna (MO 1 3 8 0 - 1 3 4 7 ) , hkimiyet alann Kuds'e kadar geniletmitir.
M 1269'da, Msr'la bir ittifak antlamas yapmlardr. (Bu olayn Hitit ve
Msr dillerinde kaydedildii, var olan en eski diplomatik belge nitelii tayan
tabletin metni, bugn New York'taki Birlemi Milletler binasnn fuayesinde
sergilenmektedir.) M 1256 ylnda Hitit Kral III. Hattuili, Msr Firavunu
Ramses'le evlenen kznn dnne katlmak iin Msr'a gitmitir. Yani eer
Hitit etkisi Ortadou'nun ok dna yaylmsa, anakaradan Girit'e de uzan-
m olmas byk bir olaslktr. zellikle Hitilerin merkezi atalhyk'te de
bir boa tapnnn ortaya kartlmas, ok daha yakn bir ilikiyi iaret et-
mekledir. Ama hibir ey kesin deildir.
Sonraki Yunan efsane edebiyatna gre Girit, hem Zeus'un hem de kor-
kun Minos canavarnn -Minotaur- (insan etiyle beslenen, yar-insan yar-
boa bir efsane canavar) doduu yerdir. Zeus, Prenses Europa'y kardktan
sonra, doal olarak adadaki evine getirir. 1da Das'ndaki bir maara, bugn bi-
le Zeus'un doduu yer olarak turistlere gsterilmektedir. te yandan Minos
canavar, tuhaf bir akn rndr. Minos kraliesi Pasiphae, deniz tanrs Po-
seidon'a verdii kurbanlk bir boaya k olmutur ve Knossos saraynn mi-
mar Daedalus'un yardmyla, boayla sevime imknn bulmutur. Daedalus
bu amala, ierisinde cesur kralienin tahminen uygun pozisyonu ald ii
oyuk aatan bir inek yapar. Bu dllemenin meyvesi, yar-insan yar-hayvan,
l'infamia di Creti (Girit'in namus lekesi, yz karas), korkun Minotaur'dur.
Bunun zerine mimar Daedalus'a, Minotaur'un muhafazas iin bir labirent
yapmas emredilmitir.
Bu noktada, Atinal kahraman Theseus'un sahneye girmesiyle olay iyice
karmaklatr. Theseus'un Minotaur'u ldrme saplants, bir boayla oyna-
m bir baka anann ocuu olmas gereiyle gayet iyi aklanabilir. Ati-
na'nn her yl Girit'e hara olarak verdii yedi olan ve yedi bakire kz gnde-
rilmesiyle balantl btn olaylarda Theseus, Knossos'a ulamay planlam;
ve Kralie Pasipbae'nin kz Ariadne'nin salad bir ip yuma sayesinde labi-
renti iyice renip Minotaur'u ldrp kamtr. Daha sonra Ariadne ile bir-
likte, ondan ayrld Naksos adasna gelir. Bir baka ackl ihmal yksne
gre, Theseus Atina'ya ulanca, yelkeninin rengini siyahtan beyaza evirmek
olarak belirlenen anlamal baar iaretini vermeyi unutur. Kederli babas Ae-
geus kendisini, daha sonra ayn adla anlacak olan denize atar. Bu yklerin,
Girit'in byk g olarak, anakaradaki Yunan topluluklarn haraca balad
dneme ait olduu aktr.
Efsanede Daedalus da insanolunun ilk uuuyla dllendirilmitir. Gi-
rit'i terk etmesi Minos tarafndan yasaklannca, balmumu ve tylerden bir ift
kanat yapp, olu lkarus'la birlikte Ida Da'nn yamalarndan szlerek u-
mutur. lkarus, gnee ok yaktn uar ve lr. Ama Daedalus, tan kurtulua,
yani anakaraya umutur. Ovidius, "Minos her eye sahip olabilir ama havaya
deil" (Omnia possidcat, nc>n possidet aera Minos) diye yazmtr.
1da Da, denizden 2 4 3 4 metre yksektedir ve scak akmlarn, bu insan-
kular, btn Ege uygarln bir harita gibi altlarna serdii bir ykseklie
nasl tad kolayca anlalabilir. Girit 2 1 0 km uzunluunda, ince uzun, ka-
yalk bir kara parasdr ve gneyde Afrika kylarna, kuzeyde Ege'ye bakar.
Hkim uzants, batda Sicilya'ya, douda Kbrs'a dorudur. Kuzeybatdan, ar
kovan rnei kral mezarlar ve Aslanl Kaps ile Miken kentinin hkim oldu-
u Pelloponnessos'a uzanr. Kuzeydouda, Anadolu genindeki antik Troya
kenti yer almaktadr. Ortada, Kiklad adalar danklnn merkezinde ilk Gi-
ril kolonileri yer almaktadr. En yaknda ise, koyu mavi denizde fkrm bir
siyah elmas gibi duran ok gzel ve uursuz Thera adasnn mkemmel konisi
ykselmektedir.
Minoslularn, gemilerinin menzili dnda kalan lke ve uluslar hakknda
ok ey bildikleri kukuludur. Elbette Kuzey Afrika'y, zellikle ticaret yaptk-
lar Msr' bilmektedirler. Teb'deki tapnak duvarlarnda Giritli grevlilerin
resmi vardr. Ge Minos II dnemi, yani Knossos'un en ihtiaml gnleri, 18.
Aminhoep Hanedan'nn sonuna, dolaysyla Tutankamun'un tahta kna
rastlar. Minoslular, antik Yakndou kentleri Sidon, Tyre, Eriha'y ve bunlar
araclyla Yakn Dou lkelerini de tanmtr. M on sekizinci yzylda Ib-
raniler hl Msr'da tutsaktrlar. Ariler ran'dan Hindistan'a henz g etmi-
lerdir. Babilliler, kanun-yapc Hammurabi tarafndan birletirilen ki Nehrin
Topraklan'n (Mezopotamya) ynetmektedirler, "Gze gz, die di" ilkesine
dayal Hammurabi Kanunu, an en yksek uygarlk noktasdr. Asurlular,
ok ksa sre nce Babil'in efendisi olmulardr. Bat Asya'da dnemin en g-
l devletini kurmu olan Hititler, Filistin'e bask yapmaktadrlar (Bkz. Ek 111,
s. 1276).
Minoslularn, italya'nn n-Latin halklaryla iyi ilikiler kurmu olmalar
mmkndr. Bat Akdeniz'de seyreden gemilerine bir engel karlmamakta-
dr. Malta ve Gney spanya'nn an Ustas Halk ve Byk Kaya Ant Ustala-
ryla tanm, oradan, Tripolye Halk ile karlatklar Karadeniz'e gemi
olabilirler. Karadeniz'deki bu karlama, daha sonraki karlama zerinde,
yani ticaretin, i kesimlere hkim UnStice ve Tumulus halklarndan yola kan
gney aya zerinde komisyoncu veya tellal ilevi grm olabilir. En nemli
mal olan bakrn ana kayna. Dolomit ve Karpatlar'daki madenlerdir.
Bunun tesinde Minoslularn dorudan bilgileri zerindeki perde skca
rtldr. Onlar Bronz anda gnelenirken, kuzey topraklar yava yava
neolitik an son aamalarna gemektedir. Hint-Avrupallarn batya doru
yryleri kukusuz balamtr. Bu yrye zaman zaman, kendilerinden
nceki bar hemcinslerine de, kendi kadnlarna da zorla boyun ediren er-
kek-egemen sava kltr yoldalk etmitir. Keltlerin nc kolu, zaten orta
Avrupa'daki istasyondadr. Germen, Baltk ve Slav kabileleri, gerilerde bir yer-
de dinlenmekledirler. lk kuzeyli tuzak-avclar, snr tesinden Ege'ye ula-
mlardr. Amber ve yeim ta, Girit'e gitmenin yolunu bulmutur.
Birdenbire deniz yzeyine frlayan Thera (Santorini) adasnn bu oluum
biimi, tarihncesi Avrupasnn en nemli olaylarndan biridir. Tpk modern
zamanlardaki Krakatoa olaynda olduu gibi, bir "kyameti" andrrcasna, 30
metrekplk bir kaya, ate ve slfirik asit ktlesi, stratosfere doru 48 kilo-
metre frlamtr. 160 km. uzaktaki Knossos'ta bulunan izleyiciler, ilk duman-
lar, ani alevleri, sonra da ateli kl stununu grebilmilerdir. Dokuz dakika
nce ayn yerde olsalard patlamay, patlamann homurtusunu ve dme sesle-
rini de duymu; deniz yatandaki yarklar doldururcasna frlarken, salt Girit
kylarn yz metre denizin altna batran gl bir gelgit dalgasnn gelii-
ni durdurmak iin denizin geri ekilmesini grm olacaklard.
Knossos'un yukarlarnda, j u k t a s Dann kuzey yamalarndaki da tr-
besinin rahipleriyse, felaketin istedii insan kurban etmekle meguldrler. Bu
durumda her gnk meyve, tohum, arap ikramlar, hatta yetikin boa kesil-
mesi yeterli olmayacaktr. Tapman karanlk orta odasnda bir adam, beyaz
kabartma bir boa figr ile ssl bir kan kovas hazrlamaktadr. Bat odas-
nn dip tarafnda, gen bir kadn bacaklar ayrk, yzst uzanmtr. Alak
bir masada, gsne yabani domuz ba oymas bulunan bronz azl bir bak
konulmu gen bir adam yatmaktadr. Onun yannda, pahal bir demir yzk
ve srkla sandal kullanan bir tanr figrnn oyulduu akik bir mhr ta
takm gl bir adam bulunmaktadr. Ama Thera'nn frlamasnn oluturdu-
u deprem nce davranr. Tapnan ats ker. Kurban treni asla tamamla-
namaz. Trene katlanlarn vcutlar, bin be yz yl sonra kefedilmek
zere neredeyseler, nereye yklmsalar orada kalmtr. 2 3
Thera'nn oluumunun tarihlendirilmesi byk lde dendrokronoloji
sayesinde baarlmtr. M 1628'de, bir yanda Kaliforniya'nn dikenli-koni
amlar, te yanda rlanda'nn bataklk meeleri kadar birbirinden uzak aa
emberlerinin bymesi bir durgunluk dnemine girer. Kuzey kutbunun ta-
mamnda scaklklar, muhtemelen hzla uuan volkanik tozlarn "perdeleyici
etkisi"nin bir sonucu olarak belirgin bir biimde dmtr. M 1 6 4 5 ' t e (t 20
yl) btn dnyay etkileyen felaketin onayn, Grnland'daki buz yataklarn-
da bulunan slfirik asit tortusu vermektedir. Thera'dan salanan en yeni kar-
bon-tarihleme de, orijinalinin tahmini tarihi olan M 1 5 0 0 ylndan en az yz
yl nceki bir frlama {deniz yzeyine ykselme) tarihi nermektedir. Elbette
hl bilimsel kukular vardr; ama M 1628'in "zerinde allacak en iyi hi-
potez" olduu aktr. 2 4
Knossos'taki saray, daha sonraki Pompeii ve Herculaneum felaketlerin-
den kurtulur. Ykselmenin meydana geldii gn, batdan bir rzgr esmi ve
en youn lav kl tortusu Anadolu kylarna dklmtr. Hatta yle ki, sar-
sntdan Knossos saray da sallanm, duvarlar ve stunlar yklmtr. Hayati
neme sahip Minos donanmasnn, tamamen yok olmadysa bile ar hasar
grd dnlmelidir. Birka saat iinde Thera'nn konisi rktc, k-
krtl bir lagn glnn evresinde, iin iin yanan siyah bazalt uurumlara
dnmtr. Lagnn ortasndaki kaya kk gibi Giril de yanm, yklm
bir imparatorluun ortasnda kalakalm olsa gerektir.
Girit'i dousundaki arkeolojik tabakalanma Thera'nn ykseliini, on-
dan sonra gelen ve bugn bile aklanamayan, Knossos sarayn harabe haline
getirmi bir felaketten ayran bir zaman farkn, bugn bile okunabilen, ok iyi
piirilmi kil tabletlerle sergilemektedir. Bir zamanlar ne srld gibi,
Knossos'u ykan Thera'nn patlamas deildir. Ama Minos'un sonunu getiren
darbelerden ilkini vurduu kesindir. Mutlaka ok byk olmas gereken mad-
di hasar ve can kayb, ticaretin durmasn da beraberinde getirmitir. Gsz-
lemi bir Girit, Dor savalarnn merhametine kalm ve zaman gelince de
tamamen Helenletirilmiir.
Avrupa'nn ilk uygarlnn kt sonu, kanlmaz bir biimde genel ola-
rak uygarlklarn ykselileri ve kleri zerinde durulmasna yol amtr.
Son felaketten kurtulan Minoslularn, talihsizliklerinden kendi yetersizlikleri-
ni sorumlu tutup tutmadklar merak edilebilir. Fiziksel bilimlerin eitli dalla-
rnda uygulanan Felaket Kuram'nm, insan sorunlarnn uzun vadeli modelle-
rine de ayn lde uygulanp uygulanamayaca merak edilebilir. Matematik
Kaos Kuram'nn uzun, sakin byme ve gelime dnemlerinin niin birdenbi-
re karklk ve dzensizlik dnemleriyle kesildiini bir ekilde aklayp ak-
layamayaca merak edilebilir. Ama Thera'nn deniz stne ykselerek oluu-
muna, baz tarihncesi kelebeklerin rpnan kanatlarnn yol amas akla
uygun mudur?
Arkeologlar ve tarihncesi uzmanlar byk zaman dilimleri iinde d-
nr. Onlara gre, Knossos ve Miken ile son bulan tarihncesi Bronz a
uygarl, Avrupa tarihinin ilk byk dneminden ilkidir, ikinci dnem,
klasik Roma ve Yunan dnyasyla ezamanldr, Roma imparatorluunun so-
nunda, "sistemlerin k"yle balayan nc dnem ise modem Avru-
pa'nn ykseli dnemine raslar. Ve hl bizimledir.
Knossos'un yklmasndan sonra neredeyse 3 . 5 0 0 yl gemi; bu sre iin-
de Avrupa'nn grnm pek ok kez deimitir. Tpk Yunan'n, Girit'in
hretine, kvancna halef olmas gibi, Roma, Yunan temellerinin zerinde,
"Avrupa" da Roma kalntlarnn zerinde kurulmutur. yle grnyor ki,
dinamik genlik, kendine gvenen yetikinlik ve gsz yallk (dnemi), bi-
reylerin yaamnda olduu gibi toplumlarn siyasal ve kltrel tarihinde de
geerlidir. Avrupa'da Giri'inkine benzer bir yazgy daha sonra yaayanlar, ya-
ni bir zamanlar glyken sonra zayflayan devlet ve uluslar eksik deildir.
989'da Dou Avrupa halklarnn zgrleme patlamas, daha ok bar ve
birlik umudu esinlerken, Nisan 1986 da ernobil'deki nkleer patlama da,
Thera benzeri ktasal felaketler konusunda insanlar uyarmaktadr. Ge Avru-
pa ll'yi izleyenlerin kaygs, sonlarnn birtakm yeni barbarlarn istilas sonu-
cu son k m, yoksa bir felaket k m olacadr. Ama belki Ge Av-
rupa lll'n son altn yaz mevsimini grnceye kadar da yaayacaklardr.
II
HELLAS
Eski Yunan

KARILATIRMAYA pek tahamml edemeyen Eski Yunan hakknda bir m-


kemmellik nitelemesi vardr. Tpk Yunan aydnlnn, ressamlara biim ve
rengi isisnai bir dikkat, doruluk ve kesinlikle grme olana salamas gibi,
Eski Yunandaki insan gelimesinin koullar da, hem d evre hem de insann
i yaam tarafndan kayrlm grnmektedir. Aslnda yksek younlukta g-
ne Homeros, Platon ve Archimedes'in, doutan yeteneklerinin ve art
fotokimyann bir rn olarak grlebildii harika sonular reten pek ok
unsurdan biri olabilir.
Yunan olgusunu aklamaya alrken, ok zel bir unsur bileimini in-
celemek gerekebilir. Bu unsurlardan biri, kapal ortamlar dnda da salkla
yaanabilmesi iin en uygun teviki salayan her mevsim gneli bir iklimdir,
ikinci etkin, adalar ve boazlaryla denizcilik, ticaret ve kolonizasyon iin ide-
al bir sera oluturan Ege Denizi'dir. Baarlar ihra edilmeyi ve gelitirilmeyi
bekleyen eski, yerleik uygarlklarn yaknl nc etken olacaktr. Dnya-
nn, bugnk Kaliforniya veya gney Avustralya gibi ayn uygun iklime sahip
baka yerleri de vardr. Baltk Denizi ve Kuzey Amerika'nn Byk Glleri gi-
bi, eski usu) denizcilie uygun baka kapal denizleri de vardr. Byk Nehir
Vadisi uygarlklarna komu, yerleime ok elverili ok sayda blge de var-
dr. Ama belki Japon Denizi dnda baka hibir yerde bu etken. Dou Ak-
deniz'deki gibi bir arada deildir. Eski Yunann ykselii, vecd iindeki pek
ok hayran iin mucizevi bir olaydr; ama tamamen tesadfi olamaz.
Harita 6.
Tarihncesi Avrupa
"nsanlk tarihinin en artc dnemi" hakkndaki yaygn yoruma ihti-
yatla baklmas gerektii kukusuzdur. Hem Aydnlanmann hem Romantiz-
min, Eski Yunann olduu gibi grlmesini genellikle gletirdiine dair bol
miktarda modern itiraz vardr. "Kif" veya bazen "Roma Antikiteleri Valisi"
diye anlan Johann Joachim Winckelmann ( 1 7 1 7 - 1 7 6 8 ) , Avrupa'nn Yunan'a
kar tavrn bugne kadar grlmemi biimde derinden etkileyen estetik bir
ema gelitirmitir. Winckelmann'n Yunan Eserlerinin Taklidi rerine Dn-
celer... ( 1 7 5 5 ) , Antik Toplumlarda Sanat Tarihi ( 1 7 6 4 ) adl eserlerinde, Yunan-
l olan her eye nfuz etmi "soylu sadelik ve yce byklk" ile "tam, m-
kemmel bir sanat kanunu" konusu ilenmitir. 1 "Hibir ey fazla deildir"
veya "her eyde lmllk" dstur olarak kabul edilmitir. Birok klasik bilim
adamnn, Winckelmann dneminin rasyonalizmine ve snrlamalarna, san-
dklarndan daha fazla ey borlu olan yorumlar dayattklar dnlebilir. Bu,
Yunan yaamndaki irrasyonel unsurlara veya onun saf yaama sevincine, Joie
de vivre, nem verme alkanl deildir. On dokuzuncu yzyln Helensever
(hellenophile) Romantikleri, bu konuda ncelie sahiptirler. Bunlarn banda
da, "Bir Yunan Urnesi zerine Methiye"siyle J o h n Keats gelir;

Ey Alina endam! Zarif tavr! Cok ssl


mermer erkekler ve bakire kzlarla
Aa dallar ve inenmi yabani otlarla karm:
Sen sessiz beden! Dncenin dnda raha brakma bizi
Tpk lmszlk gibi. Souk Pastoral!
Yallk bu kua yok edince
Sen kalacaksn, bizimkinden baka
bir felketin ortasnda, insana bir dost,
senin sylediin gibi
"Gzellik gerektir, gerek gzeldir, hepsi bu
Siz dnyay biliyorsunuz ve hepinizin bilmesi gerek"

Sonra "Hellas" konusunda evke gelen Shelley vardr:

Dnyann byk a imdi balyor


Altn yllar geri dnyor
Dnya bir ylan gibi kabuk deitiriyor
Yabani otlar, ka daha ok dayanyor
Cennet glmsyor, imanlar ve imparatorluklar k sayor
Yklan bir dn enkaz gibi.

Bunlarn dnda bir de "Yunan Adalar" hakknda d kuran gen Lord Byron
vardr;

Beni Sunium'un mermer uurumuna koyun


Dalgalar hibir eyin kurtaramayaca ve benim
Karlkl sylenmelerimzin yayldn duyduum
Orada, kuu misali, arkm syleyip leyim.2

Romantikler, Yunan hakknda yazarken aldatc stnlklerin etkisindedirler;


airin dedii gibi, "dncenin dnda bizi rahat brakmayabilirler", ki bu a-
rtc deildir. En nl eletirmenler bile eletiri glerini yitirebilirler; eleti-
remeyebilirler. Bir eletirmeni. Yunan edebiyat hakknda, "genellikle bir m-
kemmellik rnei olarak gsterilen (Yunan edebiyat) alma sonularnn
biimde ok tatmin edici, zde ok zorlayc" olduunu yazarken grebilirsi-
niz. Bir bakas, "bulduunuz her nesnenin gerekten gzel olaca... Yunan
dnyasndaki herhangi bir klasik veya yarklasik yerleim yerinde" kaz sevin-
cinden, neesinden sz ederken grlebilir. Bir bakas da "Antik Yunan ruhu-
nun... gerek kayalarn ve ormanlarn, gerek sellerin ve yabanllarn ortaya
dkld ok canl bir evrensel yap oluturduunu" iddia etmitir. Buna,
modernlerin, dnyann gen olduu bir zamana, gemie ynelik nostaljiyle
yanp tutumas veya Eski Yunan'n esizliini kantlamak gibi yanl yere yn-
lendirilmi bir arzuyla hareket etmeleri denilebilir. Veya belki, bugne kalm
aheserler karsndaki aknlklaryla, bugne gelemeyen deersiz eyleri
unutmulardr. Tannm bir Atinal tarihi "grkemli tapnaklarnda dua et-
mek, filolaryla Akdeniz'e almak, o ok gzel kentin sokaklarnda yrmek
bile zgrletirici bir eitimdir" diye yazmtr. 3
Kukusuz arannca olumsuz boyutlar bulmak da mmkndr. ok hay-
ran olunan o soylu Yunanlar, "alaltc hurafeler, doad sular olan, insan
kurban edilmesi ve klelik"le kuatlmlardr, 4 Birok yorumcu, ilk dnemle-
rin yksek fikirli, yksek grl gllyle sonraki yzyllarn iddeti ve
kn karlatrmtr. Durum bugn de ayndr, Eski Yunan uygarl ilk
kez odak haline geldiinde, eski Msr ve Mezopotamya dnyasyla balar
gevemitir [SYAH ATHEN A] [ C A D M U S ] [EPC). Ama veya drt yzyl
iinde, insan abasnn hemen hemen her alannda nefes kesici baarlar ka-
zanmtr. Avrupa tarihi, Rnesans dnemine gelinceye kadar yaam enerjisi-
nin bylesine patlayna tank olmamtr. Yunann yava ve yntembilimsel
biimde gelimedii aktr. O, adeta alev almtr.

Eski Yunann siyasi tarihi bin yldan fazla bir zamana yaylm ve birbirinden
farkl dnemlerden gemitir. Minos ve Miken ikiz uygarlklarnn merkezin-
de gelien balangtaki tarihncesi dnem, MO on ikinci yzylda sona ermi-
tir. Sonraki aamalarnda, Troya Savayla biten ve Yunan edebiyatnn Hercu-
les, Ajax, Akhilleus ve Agamemnon gibi efsanevi adlarla doldurulduu szde
"Kahramanlk ag"yla byk lde ezamanldr. Troya, zellikle lyonya'da
yzyllar boyunca byk Yunan yerleim merkezlerini destekleyen Ege'nin As-
ya tarafnda kurulmutur. Troya'nn ykl konusundaki geleneksel tarih M
1184'tr. Yaplan kazlar, efsanelerin tarihsel temelinin sanldndan da gl
olduunu gstermitir.
Bunu, tarihi hatta arkeolojik kaytlarn yetersiz kald uzun bir "Karanlk
a" izlemitir.
Yunan kent devletlerinin "Altn a", sekizinci yzyldan drdnc yz-
yla kadar srm ve yine farkl dnemlerden gemitir. Arkaik dnem, gele-
neksel tarih olarak M 776'nn kabul edildii ilk olimpiyat, Yunan takviminin
keyfi balangc olarak tarih kaytlarna gemitir. Yunann en parlak dnemi
beinci yzylda balam ve Makedonyallara teslim olmak zorunda kaldklar
M 3 3 8 ylnda sona ermitir. Ondan sonraki igal dneminde Yunan kemle-
ri, nce Makedonyallar, sonra Romallar olmak zere yabanc hkimiyeti al-
tnda sknt ekmitir [ E C O ] [NOMISMA],

ECO

KKOLOJIk tahrip. lisk V'utan ynetimlerinin dikkatini daha M altnc yzyln ba-
larnda ekmitir. Yasa-yapc Solon, toprak erozyonuna nlemek iin dik yamala-
rn ekiminin yasaklanmasn nermi; Peisislratus, ormanlarn yok olmasn ve ar
otlatmay nlemek in zeytin aac eken iftilere ikramiye vermitir. ki yz yl son-
ra Platon, Atina'da topran urad tahribat yle yazmaktadr:

"Daha nce elde bulananla karlatrlnca imdi elde kalan, iskeleti km bir
hastaya benziyor bereketli ve yumuak toprak btnyle yok olmu. (...) Baz da-
larda, arlara kovan olmak dnda bir ie yaramayacak odundan baka hibir ey
kalmam artk. Oysa daha dn oralarda aalar... ve snrsz otlaklar vard. Dahas,
eskiden emelerin akt noktalarda, aziz trbelerinin hl bulunduu toprak, imdi
artk bu bol kaynaklar ve dereleri balamayan Zeus'un her yl yadrd yamur-
larla zenginlemiti." 1

Kkoloiik adan baklnca, "tarmn benimsenmesi, insanlk tarihinin en kkl deii-


m"dir. lk yapay yerleim alann, ekili krsal blgeyi yaratt iin "lk Gei" olarak
bilinir. Avrupa, bu sre iinde. in ve Orta Amerika'ya kout olarak Gneybat As-
ya'daki temel gelimelerin peinden gelmitir. Ama srekli bir besin l'azlas ve buna
bal olarak nfus art potansiyeli; dzenli, hiyerarik bir toplum yaps; hem al-
ma hem sava dolaysyla toplumsal baskda bir art: kemlerin, rgtl ticaretin ve
yazl kltrn ortaya kmas ve ekolojik felaketler gibi btn sonular da payla-
mtr.
Bunlarn da tesinde, insanolunun Doa ile ilikisi hakknda belirli bir dn-
me yntemi olumutur. Avrupa'da zafer kazanan Yaludi-lbrstiyan gelenei. "lk
Gei" dneminden tretilmitir. Yaradln dier unsurlar zerinde. Insan'n s-
tnln vurgular:
"Verimli olun. oal m ve dnyay yeniden doldurun. Klinize c.lm edilinceye kadar dn-
yann Intn hayvanlarndan, havadaki lt kulardan, denizin hin On balklarndan
korkun Hareket eden her canl sizin yenegimzdr: yeil otlar hile... Size her eyi verdim
(Tekvin. 9.
Onun |insan| iin meleklerden de kk hr sevgili yaranm ve seni grkem ve gururla
talandrdm.
Oru sci ellerinden kan iin lakmi kldm. Her eyi onu ayaklarnn altna serdim...
(tlezmrlar. 8}
(/.'imciler, efendilerindir, ama dnya insanoluna verilmitir (Mramurlar. 1 I 5 ) " 1

Bu "isi imarc kocakar drlt l a n "m reddeden Ibn Vteymun veya Aziz Francesco git) i
muhalif d n r l e r farkl, kk bir aznlk olarak k a b u l edilmelidirler.
Rnesans ve Bilimsel Devrim (Bkz. VII. Blm) srasnda laik dncenin dog-
mas da bu t a v r deitirmemitir. "Asl a m a l a r d i k k a t e alndnda insann" de-
m e k l e d i r Francis Baeon. " d n y a n n merkezi kabul edilmesi gerekir." Ak ulu mad-
di ilerleme dahil, gelime A y d n l a n m a n n a m a l a r n d a n b i r i d i r . Yeni ekonomi b i l i m i
u y g u l a n a r a k , baka eylerle b i r l i k l e insan da yarglanmtr. Ama gerek ekolojistle-
rin gznde "ekonomi: maddi agzllk, rekabet, hrs. kendini beenmilik, bencil-
lik. ileriyi grememek gibi e irkin eilimlerimizden, yeteneklerimizden bazlarm
n plana k a r m tr" 3 |PAZAR|.
Kukusuz A y d n l a n m a dneminde d n y a artk "kinci Gei"e doru gitmekle-
dir. Yenilenebilir botanik ve zoolojik k a y n a k l a r s m r m e mant "doaya tecavz"
o l m a k t a n kp, yenilenemeyen kaynaklarn, zellikle k m r ve petrol gibi Fosil yakt-
larn azgn t k e t i m i n e uzanmtr. Bu aamada, A v r u p a kesinlikle ba ekmitir. Sa-
n a y i d e v r i m i insan saysnn saf arln, kentlerin yaylp salmasn, relah bek-
lentisini, ikelim. doa kirlenmesi ve bitkinlik orann byk lde artrmtr.
Daha da nemlisi, ekolojik zarar verme kapasitesini. Solon ve l ' l a t o n ' u n asla d-
nemeyecekleri b o y u t l a b y t m t r .
nsanlarn, evre tahribatnn etkilerini ciddiye a l m a l a r uzun b i r zaman alm-
tr. Kski m p a r a t o r Napolon. 1 8 2 F d e Si. Helene'deki l.ogwood l l o u s e ' d a lm d-
einde y a l a r k e n , son a a m a s n d a k i hastal ok ac v e r i y o r d u . lm sonras ak-
lamada, lm nedeninin karn kanseri olduu belirtil m ii i. A m a 1 8 4 0 ' l a , ceset
yeniden g m l m e k zere Fransa'ya g n d e r i l d i i n d e yaplan muayenede, sa kkle-
rinde arsenik kalntlar g r l d . Bylece l m n cinayet olabilecei y o l u n d a k i ilk
kukular o n a y l a n m o l u y o r d u . Ancak yz y l d a n fazla bir sre sonra, yeni bir ku-
ku o r t a y a kt. On dokuzuncu yzyln balarnda, arsenik bileimleri (kt, k u m a
gibi malzemelerde), renk sabitletirmede kullanlyordu. Ve l.ogvuod Uouse'ta yap-
lan derin incelemeler, eski i m p a r a t o r u n zel olarak yeniden dekore edilen odasnn
d u v a r ktlarnda gil bir arsenik bileeni b u l u n d u u n u o r t a y a koydu. Konu hl
tartlmaktadr. Ama N a p o l f o n ' u n l m n n , bir cinayetten deil, evre kirlenme-
sinden k a y n a k l a n m olmas olaslk d deildir 1 (Bkz. s. 810).
Bu Altn an balca atmalan, Byk Kyros (M 5 5 8 - 5 2 9 ) yneti-
minde Yunan dnyasnn dou yansn ele geirmi olan Pers mparatorlugu'na
kar verilen sava ve sonra da Yunan kentlerinin karde kavgasna giritikleri
Peloponnessos Savadr (M 4 3 1 - 4 0 4 ) . galci Perslerin 4 0 9 ylnda Marathon
ovasnda veya Thermopylae Geidi ve Salatnis Koyunda (M 4 8 0 ) durdurulup
pskrtldkleri arpmalar, sonu gelmez vnmelere yol amtr. Buna kar-
lk, Sparta'nn M 4 0 4 ylnda Pers desteiyle kazand utandrc zaferden
veya Thebes'in Sparta zerindeki acmasz basksndan pek sz edilmez.
Pers Savalar, Pers hkimiyetinden kurtulan Yunanlara, kalc bir kimlik
duygusu kazandrmtr. zgr Hellas (Yunan); "Sanl Bat", "zgrln
Topra", "Gzellik ve Zek"nn vatan olarak grlmtr. Dou ise kleli-
in, vahiliin ve cehaletin mekndr. Aeschylus, bu duyguyu Pers Kraliesi-
nin azndan dile getirir. Olunun Salamis'te yenildii haberi ulatnda, Su-
sa'daki kraliyet saraynda manzara yledir:

KRALE : Dostlarm, bu Atina denilen yer neresi?


KORO : Gnein snen alevleri ynnde, uzakta.
KRALE : Ama olum onu bulmay ok arzu ediyor.
KORO : Bylece btn Hellas Krala boyun eecek.
KRALE : ok mu kalabalklar?
KORO : Ne yazk ki Persleri ilgilendirecek kadar byk bir ordu.
KRALE : Onlara kim komuta ediyor? Srlerine kim obanlk ediyor?
KORO Ne kimseye klelik ediyorlar ne kimseye boyun eiyorlar.'

Yunann sadece zgrlk, ran'n tamamen tiranlk olduu gr son derece


sbjektiftir. Ama "uygarlk" ile "Avrupa" ve "Bat"y inatla ilikilendiren gele-
nei de bu (sbjektif) gr kurmutur (Bkz. Giri, s. 4 0 ) [BARBAROS].

NOMISMA

"SlKKI'l" anlamndaki omsma, hem Yunanllar hem de Romallar t,ararndan kulla-


nlmtr. ngilizce'de bugiin para anlamnda kullanlan "money" szc Franszca
moma/e szcnden hareketle, kaimce madeni paralarn basld yer, darphane
anlamndaki tnoneia szcnden tremitir, (lirken Roma dneminde darphane.
Jttno Mo/k; tapna iindeki "Capitoline" Tepesi'nde bulunuyordu.)
Sikke ve bunun basm anlamnda para. Kge'de M yedinci yzyln balarnda
kullanlmaya balanlmtr. I lerodotos'a gre. ilk kez sikke basan. I.idya Krall-
'dr. Ilem Lidya'da hem lyonya'da baslan bir s/.a/.tvveya k drahmilik (1 d r a h m i
= '1 gram) bir clckrum (doal aln-gm alam) paras genellikle dnyann en
eski sikkesi kabul edilmitir. 1 I.idya krallar, efsaneye gre dokunduu her eyi alt-
na dntren Midas ve ad mkemmel salkla eanlaml olan Krezus'un (M 561-
546), parann kkeniyle yakndan balantl olduklar kesindir. I.idya bakenti Sar-
ds yaknndaki Pac.olus N e h r i n i n "alln kmlar'nn sahibidirler.
Aegina Adas da sikke basmann ilk dnemlerine katlmtr. Ae-gina'nn. V1
6 7 0 ylnda piyasaya kan gm sikkeleri, kesin olarak Avrupa'nn ilk madeni pa-
ralardr. Bir deniz kaplumbaas amblemliyle damgal bu sikkeler, hem arlk ve l-
biriminde hem de nmizmatik sanatnda 2 "Kge s i s l e m i ' n i n yaygnlamasnn
balangcn oluturur. Daha sonraki btn darphaneler buna benzer bir amblem ka-
bul etmitir: Atina'nn baykuu veya zeylin dal. Korinlhos'un kanatl at, Sirak-
za'n Arehus su perileri... Balangtan itibaren gksel yaratklarn (tanr, tanra,
melek) balan, sikke basmay tanmlayan veya iktidardaki otoriteyi anlatan yazlar
hep birbirine benzer. Dnemin yneticisinin portresini tayan sikkeler Helenistik
dneme kadar ortalarda grlmemitir, ama Roma mparatorluunda hkim biim
budur.
Numismatik, yani sikkelerin incelenmesi, tarihe yardmc bilimlerden biridir.
Antik dnemlerin en dayankl tanklar olan sikkelerle ilgilenir ve zellikle arkeolojik
alanlardaki tabakalarn tarihlendirilmesi bakmndan ok nemlidir. Sert metale ba-
slm sikkeler, yer ve zaman konusunda byk bir dorulukla bilgi verir. Uluslara-
ras ticaret ve kltrel ilikilerin sadece maddi koullarna deil, dalgalanmalarna
da tanktr. 3
Kge sikkeleri, yedinci yzyldan itibaren btittin dnyaya dalm ve hem [tara
sistemlerinin hem de ticari deiimlerin ounda lemel oluturmutur. Sikke basma
yetkisi, siyasal egemenliin en nemli gstergelerinden biri olmutur. Sadece Ksk
Yunan'da varl bilinen 1.500 darphane vardr. Gemite Koma. Hristiyan Avrupa
ve bugn btn lkelerin paralar. Lidya , s k e c i n i n torunlardr. Aeglna Adasnn
gm drahmisi gibi. "baz" sikkeler, zamann ve tasarlandklar topraklarn dnda
bir dolam yetenei kazanmtr. Gereklen nom/sna'nn. yani sikkenin karizmas,
ou kimseyi korkulmaya balayacak kadar gldr. Makedonyal Sl. Paul. ,VIS 65
ylnda "Btn gnahlarn kk para sevdasdr" demektedir |D0LAR|.

Yunan'n kuzeyinde Helenletirilmi bir lke olan Makedonya'nn ykselii,


Kral Philippos'un (M 3 5 9 - 3 2 3 ) ve olu Byk iskender'in saltanat dnemin-
de dorua ulamtr, iskender'in Babil'de hummadan lm zerine ancak
duran bir dizi parlak askeri seferle, geni Pers (ran) topraklarnn tamam ele
geirilmi ve Yunan lemi, Inds Nehri kylarna kadar genilemitir. Lehte
grlerden birine gre iskender, o dnem iin bilinen btn dnyay, oikou-
mene, tek bir lke olarak gren ilk insandr. Ama nl ngiliz Eski Yunan ta-
rihilerinden biri, almasnn on ikinci cildinin sonunda ve 9 6 . blmde, is-
kender'i vmekten ok "zgr Hellas"m yklnn matemini tutmaktadr ve
"Tarihi, yaamn kendi hkimiyetinden ktn hisseder; znt ve utan
iinde yksnn sonunu getirir11 diye yazmtr. 6 Makedonya'nn stnlk
kurmasyla balayan Helenistik Cag, siyasi anlamda skender'in haleflerinin
byyen g Roma tarafndan sistematik eliminasyonuna kadar srmtr
[MAKEDONYA],
Yunan dnyasnn corafi genilemesi etkileyicidir. Ege'nin kayalk ky-
larn evreleyen minyatr ada ve kent-devletler, genellikle artan nfusu besle-
yecek kaynak sknts ekmitir. lenebilir toprak az ve pahaldr. Ticari faali-
yet, modern iletmecilik anlay olmakszn bymtr. Dost ticaret
merkezlerinin, i-ktayla ikili ilikiye ihtiyac vardr. Btn bu nedenlerle b-
lnerek oaltlm koloniler kurulmas cazip gelmitir. Dolaysyla sekizinci
yzyldan itibaren Yunan anakarasmdaki ve Anadolu'daki birok antik kent,
Chalcis, Eretria, Korinthos, Megara, Phocea ve en nemlisi Miletos, hareketli
kolonizasyon faaliyetlerine girimilerdir. En sk yerleim birimleri, Sicilya'da
ve Gney talya'da, Trakya'da ve tpk Pasifik gibi, ad doastn(n hrnln)
dengeleyebilir umuduyla "Konuksever" Deniz de denilen Karadeniz kylarn-
da kurulmutur [ C H E R S O N E S O S ] ,

BARBAROS

BL'TCN KTAPLAR. Pers savalarnn. "zgiir llellas" halknn brlcncsindek ve


Yunan kimlik duygularnn keskinlemesindeki kurucu etkisini vurgular. 13u kadar
ak irade edilmeyen ise. ayn savalarn. Yunanllarn darya, "barbar" dnyaya
baklarn tanmlayacak bir stireei balatt gereidir. Ancak "Helen'i icat etmek"
"barbar icat etmekle" el ele gider ve Atina tiyatrosu, 5. yzylda beklenen etkiyi sa-
la varak on a yolu bulmutur. 1
Maralon ve Salam is savalarndan nce Yunanllar, komularn dman sa-
yan giil duygularla dolu deillerdi; en azndan yle grnmezlerdi. Arkaik iir. Ti-
tanlar ve Amazonlar dahil, doast yabanclardan kahramanlar yaratmtr. Ilo-
me.ros. Yunanllarla Troyallan e tutar. Karadeniz kylarndaki Yunan kolonileri,
step Iskilleriyle verimli bir ibirlii ve mbadele gelitirmilerdir ICHERSONESOSJ.
Ancak Yunanllar 5. yzylda ok daha ayrmc ve kendini beenmi hale gel-
milerdir. Herodotos'un (lm 48-i) ne kard etnik faktrn, bir yandan eski
uygarlklar, zellikle Msr uygarln verken. te yandan Helenler in "kan bana"
ve ortak diline byk arlk verdii grlr.
Ama bu tavr deiikliinin en etkili katalizr olan trajedi yazarlar, zellikle
kendi de Maratlon savana bizzat katlm olan Acschylus'ur (lm VI 525). Par-
sa e adl eserinde Aeschylus. uygar Perslern. yaltaklanan, gsterii, marur, zalim,
elemine, yasa-anmaz yabaniler dzeyine indirgendii kalc bir stereotip yaratr.
Bundan sonra btn yabanclara, barbarlar olarak iftira atlacaktr. Hi kimse
' zeki. yiiL. mantkl, zgrlk Yunanllarla karlatrlamaz. Trakyallar kaba
j ve yalancdr. Makedonyallar cctr /)<ilcnsd gerek I lelen deildir. Platon zama-
| nndan itibaren. Yunanllarla btn yabanclar arasnda yklmaz bir duvar yksel-
milir. Vncime hakkna vc doal ynelim dzenine yalnzca Vnanllann sahip ol-
duu varsaylr. Atina'da, yabanc tiranlarn ynelim bimleriylc Atinallarn tebaa
halklara kar davran biiminin karlatrmas asla yaplmamtr.
bJski yunanllarn "stnlk kompleksi". Avrupa'da daha sonra onaya kan,
kendi rknn tsUinline inanm benzer ayrmc dnceler hakknda sorular gn-
deme getirmitir. Bu konu Romallarca kesin olarak kabul edilmitir w; Romallar c
benzeri "Bati Uygarl" tccarlarnn Antik Yunan denince hissettii yaknlk incele-
nirken denecek hesapla mutlaka ele alnmaldr. "Bati Uygarl "na ynelik eletiri-
leri Klasik vvizyonizmin zel bir trne benzeten hrnlklar da hu hesaba dahil ol-
maldr | S VAH ATHENA|. Baz yorumcular, ftski yunanllarn icat- ettikleri komu
halklarn farkhlklaryla atmann. Avrupa geleneinin kanma iledii kan s ada-
drlar:

"li dikkati: deer atma iimle. Diililn kendini beenmilii. Hitiit) ustulik imalar.
niltin nccM ve cnkilik iddialaryla, doul ynelim Hakkyla ilgili btn marklgtyla.
'Avrupa' domutur}

Zamanla ilk koloniler, baka koloniler olutururken, akraba kentlere sonsuz


ballk iinde bir kentler zinciri veya kent aileleri olumutur. Miletos, geitli
kuaklara mensup seksen yesiyle bu ailelerin en geniini kurmutur. Batt'da
Sicilya'da ilk Khalkhedeon kolonileri Naksos ve Messina'nn kurulu tarihi
M 735'ir. Massilia (Marsilya), Neapolis (Napoli), Syracusa (Sirakza), Iber-
ya'da Emporia (Ampurias) stanbul Bogazt'nda Byzantium, Kuzey Afrika'da Si-
rene, gney Karadeniz kysnda Sinope (Sinop) hep ayn erken yzyllarda
kurulmutur. Daha sonraki bir tarihte, Byk skender'in fetihlerinin ardn-
dan, Asya'nn derinliklerinde de Yunan kentleri kurulmaya balamtr. Make-
donyal Fatihin adn tayan yerler arasnda Dnyann (ucundaki) Aleksand-
ria (Trkistan'daki Hocend) Areia'daki Aleksandria (Herat-Afganistan),
Arochosia'daki Alexandria (Kandahar), skenderun, hepsinden nemlisi M-
sr'daki skenderiye (M 3 3 2 ) vardr. En batdaki Saguntum'dan (Valencia ya-
knnda Sagunto), en dou u Pencap'tak Bucephala'ya (Jhelum) kadar, adla-
rn skender'in svarilerinden sonra yenileyen Yunan kentleri zincirinin
halkalan yaklak 7 2 4 0 kilometrelik, yani Kuzey Amerika'nn geniliinin yak-
lak iki katna eit bir alana yaylmtr [ M A S S I U A ] (Bkz. Ek III, s. 1282).
Sicilya ve Gney talya (sonra Byk Yunanistan olarak bilinen) zel bir
rol oynamtr. Amerika'nn Avrupayla gelitirdii ilikinin bir benzerini bu
blgeler de Yunan Anakarasyla gelitirmitir. Anadolu'nun altnc yzylda
Persler tarafndan ele geirilmesinden sonra, Ege yine ok sk bir biimde
odak noktas olarak kalm; Miletos, Atina'dan da byk ve zengin bir kent
haline gelmitir. Ama "Avrupa", nce Perslerin sonra Makedonya'nn tehdidi
altna girince, "Magna Graecia", Byk Yunanistan kentleri yeniden nem ka-
zanmtr. Lksle ve tiranlarla dolu Sicilya, kendini evreleyen Fenike dnya-
syla gelitirdii zel ortak-yaam sayesinde zenginlemitir. New York, Lond-
ra iin ne ise, Sirakza da Atina iin o olmutur. Yunan Sicilyas ve onu krp
geiren savalar zerine Michelet, zel bir belagatle unlar sylemitir:

"Devasa oranlarda bymtr. Etna's, V e z v ' mahcup etmi, evresindeki


k e n t l e r o n u n g r k e m i n d e n geri k a l m a m t r . D o r l a r n Herkl gibi elleri, Acragas
( A g r i g e n t u m ) kalntlar a r a s n d a , P o s i d o n i a (Paestum) stunlarnda, Selinon-
tc'un beyaz s i l e i n d e grlebilir. ( . . . ) A m a b u k e n t l e r i n m u a z z a m g c , m t h i
zenginlikleri, donanmalar, (...) yklmalarn nleyememitir. Byk Yunanis-
tan'n tarihine bir yenilgi Felaketi getirmi, b y l e c e Bat'nn Sur ve Babil'i, Sybaris
ve A g r i g e n t u m da bu d n y a d a n geip gilmitir. C . . ) " 7

Magna Graecia (Byk Yunanistan), Yunan dnyasnn, rakip glerden nce


Fenikelilerle, sonra da Romayla dorudan ilikiye getii nemli ve byk bir
stratejik blgeye hkmetmitir.
Avrupa'nn anavatan olan Fenike, Yunana paralel ve benzer biimde ge-
limitir. Aslnda Fenike kent-devletleri, tpk Fenike kolonileri gibi, Yunan
benzerlerinden nemli lde kdemlidir. Sayda ve Sur, Girit'in nihai k
srasnda ne kavumutur. Kart-hadshat, veya "Yeni Kent" (Kartigon, Cartha-
go, Cartbage) yani Kartaca, M 8 1 0 ylnda Kuzey Afrika'da, Pygmalion ve kz
kardei Dido nun nderlik ettii Fenikeli koloniciler tarafndan kurulmutur.
Komu A)iq (Utica) o zaman da daha eskidir. Yal Fenike, Anadolu gibi Pers-
ler tarafndan ele geirilince, Yunan anakarasnn kentleri gibi Karaca ve Atiq
de kendi hallerine braklmtr.
Kartaca, deniz gcne, ticaret ve kolonilemeye dayal byk bir impara-
torluk kurmutur. Karde kolonileri, Gades'leki (Cadiz) Herkl Stunlar (Ce-
belitark Boaz) ve Tingis'in ( T a n c a ) tesinden talya'da Punicum ve Sicil-
ya'da Paormus'a (Palermo) kadar yaylmtr. En gl dneminde, bat
Akdeniz'in btn adalarna ve kylarna h k m e d e n , belki en zengin kent-
devletiydi. Beinci yzyldan sonra, hrsnn ancak Roma gcnn gelmesiyle
durdurulduu Sicilya'dki Yunan kentlerinin birouyla savam ve onlar
yenmitir.

CHERSONBSOS

CHKRSONRSOS. "Mtmarla Kenti". .Y1 422-T21*dc lleraclea Polical l)or kolonici-


ler tarafndan kurulmuun 1 . T a u r i e i a * yarmadasnn han kysnda bir b u r u n zerin-
de. b u g n k Sivastopol'n 3 km yaknnda yer alr. K a r a d e n i z ' i n kuzey kylarn-
d a k i ok sayda Yunan kentlerinden b i r i d i r . B u n l a r n ou, rnein K i m m e r

" Tar Yarnalasnm bttikii <<l ulan Krn ((rinim). "kale hisar. istihkam" anlamndaki 'fiirk\r "kerim" soz-
'iSliiMln t c l i r vo un hcinri Mlzyidan kalmadr (Orijinal metindeki ilade -s 103- aynen m et i lledir.) hararn
"kerim" M H g karlnda kullaudg IHK'.ZH' s/ci -furtross- Trke ka^sli; "kale. lisar"lr. Oysa "kerim"
i)/ej;l ktkc olarak Arana'Ur \r "asl rimerl. h a k l a y a n " demektir. ^ n.)
Bosphorus'u (Koi'v Boaz) zerindeki Panlcapem. Don nehri zerindeki Tanis,
Ranagona ve benzerleri. Mleos-Olba (Refah) kolonileridir. Kuruluu. Ponus step-
lerinde yaayan kil ve Taurik halklarn tanmn ilk kez yapan tarihi I lerodotos'n
komu Oibia'y ziyaretiyle hemen hemen ezamanldr. Chersonesoslular da komu-
lar gibi. i kesimlerdeki kabilelerle ticaret ve deniz yoluyla tanan buday, arap,
hayvan derisi ve tuzlanm balk ticaretiyle genmilerdir. Muhtemelen y i r m i bin
olan nfusu, tipik bir dzgn ia sokaklar a ve allm agora, akropols. tiyatro
ve limandan oluan bir kentte yaamtr. 1
Tipik Yunan kenl-devletlerinden farkl olarak Chersonesos. Yunan. SarnaL. Ro-
ma ve Bizans aamalarn geip sonraki 1700 yln b l n badirelerinden kurtulmu-
tur. Dayanmac bir Yunan ileri karakolu olduu balang dneminden sonra, Y1
2. yzylda Pantieapeum yaknnda kurulu, gelimekte olan Bosfor (Phosphorus)
Krall tarafndan zapt edilmitir. ok yksek refah dzeyi, zellikle Atinallarla
yapt tahl ticaretinden kaynaklanan Krallkta hkim gii, steplerden bu tarafa en
son g dalgasn oluturan ve bir nceki Yunan uygarlyla kaynaabilmelcr saye-
sinde ok parlak bir sentez oluturan Iran Sarmallardr. kesimlerdeki skit efleri-
nin emrinde alan kuyumcular, antik dnyann sanat deeri tayan en muhteem
mcevherlerini retmitir. Chersonesos'un Yunan olmayan Sparlal hanedan. Mo-
zart'n ilk operas Miiradau Re di Ponu>'ya da konu olan ve M 63 ylnda l'anlca-
peum'da len Ponus Kral VI. Mthridaes Hupaor'u sonuna kadar korumaya al-
mtr. (Ker kentindeki akropolisin ad hl Mithridates Tepesfdir.) O dnemde
kurulan k o m a garnizonu yaklak iki yzyl boyunca t a m bir hkimiyet kuramam-
tr.
Saysz istilalara, zellikle Gol. Hm ve Nazar istilalarna ramen, ge Roma/
erken Bizans dneminde Chersonesos'ta yaklak elli Hristiyan kilisesi kurulmu-
tur. Bunlardan birinde. 9 8 8 veya 9 9 l ' d e . en son barbar ziyareti, Kiev Prensi VVo-
lodymir (veya Viladimir). Bizans mparatorunun kz kardeiyle evlenmeden nce H-
ristiyan olmak iin kilise vallizha nesin in mermer havuzuna girmitir. Bu tarihten
sonra I lazar egemenlii zayflam ve Bizansllar Chernosesos'u. ancak Klmala Kya-
let'nin bakenti 2 olarak yeniden kurabilmilerdir. "Yarmada Kenti"nin son ykl,
1299'da. Krm' vatanlar haline gel irmeye uraan Mool Tatarlarnn elinde ol-
mu: artk ne on beinci yzylda Osmanllarn geliini ne de I783'le Rus fethim g-
rebilmitir.
Chersonesos'ta kazlar 1829'da balam, Birinci Dnya Sava'ndan nce yo-
unlam ve 1920'de bir Sovyet Arkeoloji Heyeti tarafndan devralnmtr. arlk
arkeologlar, esas olarak S. Vladimir'in vaftizine kanl aram, !891'de. yanl nok-
taya byk kubbeli bir bazilika ina etmilerdir. Sovyetler ise. kleci toplumun mad-
di kltrnn kalntlarn aramlar. 3
Klasik Karadeniz ilelerinin zenginlii, sahiplerine gl bir tarihi gurur duy-
gusu kazandmir. Sivastopol askeri liman. Chersonesos ykntlarnn yannda,
"Grkemli Kent" anlamndaki uygun bir Yunanca adla kurulmutur, Petersburg Via
Krm Kal ili i Prens Potemkn adna yaplan Tarkl Sarayyla, Rusya'nn ulusal kla-
Kik mimar slubu da balamn'. 185'1-1856'rlak ngiliz ve Kransz saldrlarndan
ve Ruslarn kahramanca savunmasndan sonra Krm s a h i l i m , arlk grevlilerinin
ve sonra Sovyel Parti ilen gelenlerinin yazlk saraylar iin gzde bir yer laiinc gel-
mitir. I lepsi de varlklarn, larln, S. Vladmr'le balad yolundaki kuku uyan-
dran Rus versiy otluyla hakl kartmlardr. HM I- 19-12'de Sivastopol'n ikinci kez
kuatlmasndan sonra Krm, ksa bir sre. "Golland Proje'leriyle yarmadann ye-
| niden Alnan kolonicilerin eline dmesine yol aan Naziler taralndan igal cdilmi-
; .ir. 1 9 ^ ' l e . bir baka kukulu olayn 300. ylnda. Moskova'daki Sovyel Hkmeti.
Krm' Ukrayna'ya armaan etmitir. Armaan. Krm ve Ukrayna ile Rusya arasn- i
daki ban kop mazi iinin simgelenmesi amacyla verlmiLir. Ama Sovyel ler Birli-
i'nin yklmasndan sonra lam tersi bir etkisi olmutur. Austos 1991'de. Sovyel ler
Birlii Komiims Paris'nin son Genel Sekreteri. Moskova'daki, Sovyet dneminin
sonunu getiren baarsz darbeye, Sivastopol sahilinde Koros'taki villasnda tatilin:
geirirken yakalanmtr 4 (Bkz. s. 1195).
Son dnemde Krm, yerli halknn zengin eitlilii neredeyse yok olmutur.
Kski Tauriler veya Tauri-lskiHer uzun sredir etkisizdir. Krm Gollar. lkelerinin
ksmlarndaki Mangup adl kalelerini 1475'e kadar savunmulardr. Tatarlar.
19-12'dc Slalln taralndan srlmlerdir. Puntus Rumlar 19-19'da srlmelerine
kadar kalmlardr. Nazilerden kaan bir avu Yahudi. 1980'lerde srail'e gitmitir.
Ruslar ve Ukraynallar mullak bir ounluk olarak kalmlardr. 1992'de. eski Sov-
yel ordu gruplar, kydaki akll plaj. Chersonesos'tn kesik ulu harap slunlar
allnda yazlk haki ilnirormalarn arayarak paylarken, geri dnen Tatarlara, Uk-
raynallarn Karadeniz Kilosuna sahip kmasna, Rusya'nn zerk bir Krm cumhu-
riyeti taleline fkeyle bakmlardr. Hibir yer, onlara grkemin tkeniini bundan
daha iyi anm saramayacaktr.

MASSILIA

i VI AS M .1A (Marsilya). M 600 ylnda Anadolu'dan gelen Yunanl Plokaililcr taralin-


: dan kurulmutur. Photis efsanesine gre. grubun lideri, tam. yerli l.igurya kabilesi
reisinin en sevdii kz iin nian treni yapld srada, kadrgalyla limana girer,
j Gen kz. nian kupasn oraya toplanm yerli savalardan beendii birine uzat-
i maya davel edilince, kz. kupay onlar yerine yakkl bir Yunanlya uzatr. Btiin
; Yunan kolonilerinin en zengin ve en dinamii bylece kurulmu olur.
; Antik Massilia'nn, beyaz tatan sarp kayalklarla evrili, ky aklarndaki bir
| adayla korunan muhteem liman. 2 0 0 yldan fazla bir sre, byk bir ticari ve
I kii l re i merkez olarak ilev grmtr. Ynelim, bir ticari oligaridir. Y'aam boyun-
| ea grevde kalmak zere seilen ve 6 0 0 vatandatan oluan Byk Meclis, y r t m e
; organn oluturan n Beler Konseyi'ni atar. Massiliallarm ticareti ve keifleri ok
i uzaklara yaylmtr. Toskana'daki Luna'dan Iberya'mn gneyine kadar, denizlere
h k i m d i r l e r . Hepsi de k o r u y u c u tanra Klcs A n e m i s i n e a d a n m olan Nicea'da (Ni-
ce), An.polsTe (Amibes). Rhoda'da (Arles) ve uzak Kporia'da ticari ileri karakollar
k u r m u l a r d r Denizcileri l l e r k l S u t n l a n ' n m (Cebelitark Boaz) tesindeki okya-
nustan korkmarrslar ve kuzeyde zlanda'ya, gneyde b u g n k Sencgal'e ulam
kabul edilmektedirler. Drdnc yzyln cesur Massilialarndan b i n olan l'ytheas.
deniz yoluyla, llerodlos'tn B r i t a n y a dedii Teneke A d a l a r (Britanya) dahil Avru-
pa'nn kuzey kylarna kadar gitmitir. Bugn rnei b u l u n m a y a n " D n y a n n nce-
lenmesi" adl almas. Strabon ve Polybius tarafndan bilinmekteydi.
Fenikelilerin ve Kariacallarn kskan rekabeti karsnda Massilia. destek iin
sk sk Rona'ya b a v u r m u t u r . Ama bir ara bunu o kadar sklatrmtr ki, V1U 12"
ylnda Galyallara kar yine byle bir askeri y a r d m ars zerine, Roma lejyonla-
r btn lkeyi zapt etmi, bylece T r a n s a l p i n Galyu Ryaleti (Provence) k u r u l m u -
tur. Buradan Yunanca, Latince ve Kelie konuan dilli b i r topluluk o r t a y a km-
tr. Kentin daha s o n r a k i y a a m Arap, Bizans, Cenova ve N 8 1 " d e n itibaren Fransz
olmak zere btiin Akdeniz politikalarn yanstr. Marsilya zenginliinin en gl
dnemi, on dokuzuncu yzylda. Yakndou'nun Fransz k a r l a r n a almasyla ba-
lamtr. Napolon'un Msr seferi, Lesseps'n Svey Kanaln inas kilit gelimeler-
dir.
Deniz, eski Massilia gibi b u g n k M a r s i l y a ' n n da h k i m i d i r . Marcel Pagol'un
d r a m a t i k lemesiyle lmsizlet.irilen i,c \ticx Port'un ( M l.iman) yerini, bendin
tesindeki Port / I / f o r a m e a l m t r . Ama Fany. M a r i n s v e C e s a r ' n . gemilerin hzn-
l gidi gelileriyle umutsuzca hrpalanan alkantl d u y g u l a r d u r m a d a n yinelenir:

KAWY. lit toi, viarius. tu ne m'aimes pas'.' |//,sc ait\...


MARlliS Je te l'ai dj dit. Karn y. Je ne peux pas me marier.
FANNY. Alors. c'est quelque vilaine femme des vieuv quartiers... l)H-le moi. Marins...
MARIIS. J'ai confiance en toi. Je vais le le dire. Je veux partir.

KA\ N V : Marins, bent sevmiyor musun? (sifsar)


M A R l ti S : Sa n a da lia nce de sy 1 ed i m Ka n n y. c v le ne me m
FANNY : IJemek eski mahallelerdcki iren kadnlardan biri... Syle haa Mari us1..
MARIIS : Sana gveniyorum. Sana syleyecektim. Gitmek istiyorum cralardan. 1

Notre Dame de la Garde'n terasna veya bir Yunan tapnann stne karsanz,
aada gemilerin. Phois'in kadrgalar gibi l i m a n a sziildklerini b u g n de grebi-
lirsiniz. Veya Chteau d'IFdeki Monte Crsto Kontu gibi veya M a r u s gibi denize do-
ru kap k u r t u l m a y dnebilirsiniz. 2

Fenikeliler ve K a n a c a k l a r ; Yahudiler ve Araplar gibi Sami rk urdandrlar. Ak-


deniz'de stnlk iin mcadele edip kaybedenlerin s o n u n c u s u olarak, ne Yu-
nanllara ne Romallara sempati duymulardr. Sami rknn tanrlarndan, Y-
ce Baal'e tapanlar olarak, G r e k o - R o m e n dnyasnn da sonunda kabul ettii
Yahudi-Hristiyan geleneinin izleyicileri tarafndan ac ac alaya alnmlardr.
Avrupa'nn Fenikeli akrabalar bin yl boyunca, hatta daha uzun bir sre ayak-
ta kalm olmasna ramen, yarattklar uygarlk ok az bilinir veya zerinde
ok az allmtr. Hikyeleri hl amisemitizmin bir baka eitinden musta-
rip olabilmektedir.
Yunan dini, ilkel animizm ve fetiizmden, dnyay "byk bir tanrlar ve
insanlar kenti" olarak gren izgiye doru gelimitir. Oiympia panteonu (eski
Yunan kamutanrch) Kahramanlk anda da yaygndr. Tanrlarn Babas
Zeus ve ei Hera; Apollo, Artemis, Atena, Ares, Poseidon, Hermes, Diyonisos,
Demeter, Plton ve Persephone'dan oluan dik bal Oiympia ailesininin (Oly-
mpos'taki tanrlar ailesinin) hkimidir. Olympos Dann doruundaki evleri-
nin, genellikle Yunan vatannn kuzey snrn oluturduu kabul edilmitir.
Yunanllarn adaklarn sunduklar zengin yerel tanrlar, yar-tanrlar, ruhlar,
periler, tanralar, falc kadnlar, esinleyici gler galerisine balanrlar. Hay-
vanlarn dinsel amala kurban edilmesi normal uygulama olarak kalmtr.
Kaprisli olmak tanrlarn hakk idiyse de, halta bazlar, rnein Sava Tanrs
Ares, Deniz Tanrs Poseidon gibi kinci olabilirse de. eytan, "karanln g-
c" gibi kavramlar yoktur; insanlarn derin gnah korkularyla sktrlmas
sz konusu deildir. nsan'n en byk gnah, hubris, yani ar kendini be-
enmiliktir, ki ounlukla nemesis ile, yani tanrlarn gazab ile cezalandrlr
[BAHARAT-KZ],

BAHARAT-KZ

! PYTIIAGORAS (baar donemi, yaklak M r>30). iki nl ilke gel ii rm tr: "Saylar
ler eydir" ve "Bakla yemek, insann anne baltasnn kafasn yemesine edeer bir
i sutur". Modern bilimin kkeniyle ilgilenen bilim adamlar on matematiini: Yu-
j r a n zeksnn ilemesiyle ilgilenenler de onun gastronomi hakkndaki dncelerini
incelerler (Bkz. Ek III. s. 1281).
Kski bir donemin lac Babalar gibi Pylhagoras da dinsel bir muhaliftir vc B-
yk Yunanistan'da (Vlagna Graecia). hizipt bir koloni bulmak amacyla lkesi olan
Sisam adasn terk etmitir. Orada, besin ve beslenmeyle ilgili baka eyler yannda
dinle ilgili dncelerini de uygulama zgrl bulur. Temel elikisi, insann l-
mnden sonra ruhunun bir baka insana veya bir hayvana gemesi anlamndaki
macmpsychosis, "ruhlarn hicreti, g" kavramndan kaynaklanmaktadr. Ksaca
l J yllagoras. hayvanlarn kurban edilmesi geleneine temelden kardr ve tanrlara
sunmak iin yaklm ot ve baharat kokusunun (tts), iren kzarm ya kokusun-
dan daha uygun olduunu savunmaktadr.
Ama eer baharat Cennetle bir ba demekse, baklalar da ller divaryla bir
badr. Yumrusu/, kkleri bkp usanmadan gne na doru ykselen baklann,
yeralt dnyasndan gen "insan ruhu iin bir merdiven" ilevi grd dnl-
mtr. Kapal bir kapla imlendirilip oaltlan (retilen) baklalar, karnca gibi kay-
naan cinsel organlar ve dk ceninleri andran bir mstehcen ekiller karmaas
oluturur. Benzer tabular, asil el. zellikle sr eli tketiminde de vardr. Buna kar-
lk. her yerde yaylan ve doaya zarar veren d o n u z ve kei gibi hayvanlarn zarar-
l ve dolaysyla yenilebilir oldnguna ikmedlmir. nsann, v veren koyun, al-
an okuz vb gibi en sadk dosllarysa yararl saylm ve dolay syla yenilmemiir.
Asal olmayan ellerin (hayvanlarn) eklemlen zorunluysa yenilebilir; ama kalp veya
beyin gibi hayali organlar yenemez. Tareniml Ansoksenes'e gre. sonu olarak
ideal beslenme, ma/,a (arpa yemei), arap, meyve, yaban ebegmeci ve i r i i m , ar-
Kw (buday ekmedi), ham veya pimi sebzeler. kan yapc baharatlar ve zel du-
rumlarda yavru domuz vc olaklan oluur Bir keresinde Pylhagoras tarafndan bir
bakla tarlasndan kurtarlan bir okiize. yerel l l c r a tapnanda arpa yemeinden olu-
an bir "mir boyu emekli ayl" balanmtr.
Daha bilinen bir anekdot ise, l'ylagoras'n renciyken, VI(3 4 9 6 Olimpiyatn-
da araba yarn kazanan Akragasl Kmpedokles'e. dl olarak geleneksel kzarm
kz eli sunmay reddetmesidir. Bunun yerine, ya ve baharattan yaplm, dalgalar
halinde kabaran gnlk ve lavanta sakz dumanlar arasnda tanrlar selamlaya-
rak bir kz maketini yakmtr. Pyihagoras'n ardllar, beslenmenin ahlakn nem-
li. zorunlu bir paras olduuna inanmlardr. Onlara gre Tanr, "insanlar hayvan-
lar kalleimeyi srdrdke, birbirlerini ldrmekten de kurtulamayacaklardr" der 1
IKONOPISTB).

Binlerce efsane, artc oklukta inan ve mezhep retilmi; cesaret ve giri-


kenliin, saygyla kark salk ve ansla dllendirilmesi gerektiini dnen
bir bak gelitirilmitir. Olimpiyat oyunlarna ev sahiplii yapan Olympia'nr.
(tanrlar ailesinin, topluluunun) merkezindeki Zeus klt, dindarlk ve yar-
mac abann bileimi olduu kadar da evrenseldir. Yaygn Apollo (Ik Tanr-
s) tapn, Apollo'nun doum yeri olan Delos adasn ve Delfi'yi merkez alr.
Yer tanras Demeter Ayinleri Eleusis'te ve hl estetik olan arap Tanrs Di-
yonisos Ayinleri, antik berekel ayinlerinde gelimitir. lm sevgilisi Eurydi-
cea'nin peinde koan arkc Orpheus tapn, ruhlarn varl ve temizlii
inancna dnmtr. Yedinci yzyldan, Roma'nn son dnemlerine kadar
sren Orfizm, Platon ve Vergilius'an itibaren sonsuz bir iirsel yorum esinlen-
mitir:

Nur ver die Leier schon hob


Auch unter Schatten
Darf das uendliche
Ahnend erstatten

Nur ver mit Toten vom Mohn


Ab, von dem ihren
W i r d nicht den leisesten Ton
Wieder verlieren
Mag auch die Speglug im T e i c h
Oft uns verschwimmen
Wisse J o s IJIM

Erst in dem Doppelbereich


Werden die S u m m e n
Ewig und mild

(Yalnz, glgeler arasnda bile liri (lir sesini) ykselten o, sonsuz kr baarabi-
lir. Yalnz, l ile birlikte gelincikleri yiyebilen o, en yumuak notay bile asla a-
lamayacaktr, Havuzdaki yansma genellikle bizden nce kaybolsa da - Grnt-
y tan! Sesler, ancak her iki lemde birden kalc ve yumuak olacaktr.) 8

Btn bu lapmlar, Helenistik Milhras ve Isis tapntlanyla birlikte, 200. Olim-


piyat'tan sonra Hristiyanln geliine kadar yaygndr (Bkz. Blm 111) [OMP-
HALOS].
Yunan felsefesi veya "bilgelik (bilgi) ak (pfiilosopftia)", geleneksel dinsel
tavrlara kar gelimitir. Bir duvarcnn olu olan Sokrates (M 4 6 9 - 3 9 9 ) ,
"tuhaf tanrlar retmek ve genleri kt yola srklemek" suundan Atina'da
baldran zehri imeye mahkm edilmitir. Ama bilginin altnda yatan varsa-
ymlar test eimek iin Sokratesi-derinlemesine sorular sorma yntemi, daha
sonraki btn aklc dncelerin temelini oluturmu ve Sokrates tarafndan,
eski Sofistlerin veya "bilge"lerin aldatc olarak kabul ettikleri tezlere kar
kullanlmtr. "Snanmam, incelenmemi yaam yaanmaya demez" Sokra-
tes'in temel ilkesidir. rencisi Platon'a gre Sokrates, "Btn bildiim hibir
ey bilmediimdir" demitir. Bu, epistemolojinin (bilgi kuram, bilgi-bilim)
mkemmel bir balangcdr.
Plaio (yaklak M 4 2 9 - 3 4 7 ) ve rencisi Aristoteles (MO 3 8 4 - 3 2 2 ) ,
speklatif ve doal felsefenin pek ok dalnn temellerini birlikte atmlardr.
Platonun Academifl's veya "Kondo's", Arisioteles'nin Peripatetik (Gezginci)
Ekol diye bilinen L^ceum'u, gnmzn Oxford ve Cambridge'i veya Har-
vard ve Yale'idir. Hakl olarak hemen ardndan, "Yunanllarn Bat Felsefesine
braktklar mirasn, Bat Felsefesi olduu" 9 sylenmitir. Bu iki filozoftan
idealist olan, ilk dsel topyalar, formlar ve ahlakszlk zerine ilk kkten-
ci kuramlar, evrenin yaradlyla ilgili etkileyici bir teoriyi gelitiren, bilgi-
nin geni bir eletirisini ve nl sevgi analizini yapan Platon'dur. Entelektel
tarihte hibir ey, dnyay ancak dolayl biimde anlayabileceimizi, gerei
ancak maara duvarlar zerine den n glgeleri araclyla grebilece-
imizi savunan Platon'un maara mecaz kadar gl olmamtr. Buna kar-
lk Aristoteles, "ilham edilen, telkin edilen saduyunun uygulavcsfdr, sis-
temletiricidir. Ansiklopedik almalar, metafizik ve etikten politikaya,
edebiyat eletirisine, fizie, biyolojiye, astronomiye kadar geni bir alan kap-
sar.
Balangta epik iir formunda olan Yunan edebiyat, olgun bir dneme
girdii ak olan u harikalardan biridir. Muhtemelen MO yedinci yzylda ya-
am ve yazm olan Homeros, o k eski bir szl gelenei kullanmaktadr. Bu
nedenle kendisine mal edilen almalarn tek yazar olabilir veya olmayabilir.
Ama Avrupa edebiyatnn bu ilk ozannn, benzerleri iinde en etkilisi olduu
yaygn bir ekilde kabul grmektedir. Ilyada ve Odiyssen'nn edeerlisi pek
azdr, daha stn ise yoktur. Homeros'un, klasiklerce "asil, ar, o k gzel"
diye nitelenen dilinin, son derece esnek ve etkileyici olduu kantlanmtr
[EPC].
Edebiyatn kkeni, okuma yazmann bir alfabe ithaliyle geliip kurumla-
t sekizinci yzyla kadar gider. Yunan yaamnn kentli zellii harf sanatn
nemli lde zendirmitir, ama deiik toplumsal katmanlarn iindeki etki
alan tartma konusudur [ C A D M U S ] ,
Homeros'un halefleri (arkada Hesiodos'tan (baar dnemi, yaklak
M 7 0 0 ) szde "Homerik i l a h i l e r i n i n bilinmeyen yazar(lar)na kadar destan-
clar; Ephossoslu Kalinus'tan (baar dnemi M 690'dan itibaren) Colop-
hon'lu Xenophanes'e (yaklak M 5 7 0 - 4 8 0 ) kadar at yazarlar; Sappho'dan
(doumu, M 6 1 2 ) Pindaros'a (M 5 1 8 - 4 6 8 ) , Anakreon'dan (baar dnemi
yaklak M 5 3 0 ) Keoslu Simonides'e ( M 5 5 6 - 4 6 8 ) kadar lirik airleri yazar-
lar* saysz evirmenin ve benzer eserler yazmak isteyenlerin ilgisini ekmi-
tir. Sirakzal Teokritus (yaklak M 3 0 0 - 2 6 0 ) , Vergilius'un ekologyalarn-
dan (karlkl k o n u m a eklinde okunan ky iiri) Nasl fsfersen'e kadar
uzanm bir pastoral gelenei oluturan, perilerin ve kei obanlarnn yaa-
myla ilgili idiller (ky yaamn anlatan iir) yazmtr. Fakat hibiri, Les-
bos'un " o n u n c u muscTs kadar tatl sylenmemitir.

Bazlar diyor ki, bu karanlk dnyada en gzel ey


bir svari bldr; bakalar diyor ki,
bir piyade birlii, bakalar, bir gemi filosu...
Ama ben diyorum ki, senin sevdiindir en gzel ey. 1 0

iir okuma, mzikle i iedir; yedi telli lirin melodisi, gzel o k u n m u bir alt
ayakl dizeye o k uygun bir e ilevi grmtr. Yunanca bir szck olan mu-
sike, ister sz ister nota olsun btn melodik sesleri ierir. En basit yazlarda,
yaygn hiciv sanatnda T bulunur.

Her ey komik, her ey tozlu, her sey hibir ey JCTVRA yneko cai navza Kovza TO firjdf'v.
Mankslln dnda mevcut her ey var11 Jtavm fp Moyftjv taz Ta yifvneva

Ve mezar yaztlarnda iir vardr:

Lake d ae ron 'da ki I e rc y l c yolcu | f t v ; a y y f i l o v AaKratnovtCH Sri Tj)6c

Kurallara uyduumuzu, lmeye karar verdiimizi.' 2 KEt^tda TO K'tivun' p l ) ( a a K f t f t V e v o


OMPHALOS

Y U N A N I , U A R A gn- Delpho. d n y a n n l a m riasnrialr. Delpho'nin ompfalos'u


veya "gbekta". Zeus'un biri doudan teki b a n d a n g n d e r i l m i iki k a n a l n n bu-
luigu yeri simgeler Ayrca b u r a d a , Parnassus dann koyu amlar ve pembe
renkli k a y a l a n y l a evrili derin bir vadide Apollo, ylan-anr Pylon'u l d r m ve
gaz fkran bir y a n g n yukarsndak b u h a r dolu b i r maarada, kehanet bildirilen
kutsal yerlerin en saygnn k u r m u t u r . T a r i h i dnemlerde Apollon Tapnaklar, bir
a m l i t y a l r o n n n . bir l ' y t h o n O y u n l a r s t a d y u m u n u n ve k o r u y u c u kentlerin ok say-
daki zenginliklerinin yannda ina edilmitir. VI 331 ylnda Aristoteles ve yeeni,
o gne kadar Python O y u n l a r n d a kazananlarn bir listesini hazrlamlardr. Liste,
arkeologlar t a r a f n d a n bulunarak k o r u m a altna alnan drt ta tablet zerine yazl-
dr. 1
Kehanet bildirme, ok uzun dinsel tren ilemlerini gerektirir. l e r ayn yedinci
gnnde. Castalia Pnarnda ykanp arnan en yksek r a h i b e Pyhia, yarn zerin-
de. d u m a n l a r a r a s n d a k i a y a k l kutsal sehpaya kendinden gemi halde oturtula-
cak, dilek sahiplerinin sorularna hazr bckleyecek; geleneksel kei k u r b a n trenini
izleyen dilek sahipleri, o n u n ok bilinen, belirsiz ve uyakl altlk dizeler halinde ver-
dii yantlar d i n l c y c c e k l i r . 2
Kl'saneye gre kehanet. Ylinos canavarn ldren ve Atina'nn kurucusu olan
Theseus'a u rahatl vermitir:

AKGBUS'UN 0("ILU TIIBSKUS... Z M . TIPKI V1KIN kil.IH.I BIK IK GB Ku:\ Di';.


KABAKIP TASAI.AR BILB DALGALARI AACAKSIN.

Kaybettikleri. A f r i k a kylarndaki koloni iin zlen Thera halkna koloninin verini


yeniden d n m e l e r i sylenir:

SURLKRIN OBAN LIBYA'Y BILIYORSANZ. HUNIYI YAPTM YAPMAYP ORAYA

C I T V R D I O I N ' Z Z A M W ... Z K K N Z A K Y R A N O U U R U M .

Kydan uzak adasndan anavatana hareket eden Cyrcne. (bu tavsiyeyi) yerine getir-
mitir.

I.ilya Kral Krezus. savamak m. harm korumak n gerektiini hilmek ister. Khin der
ki: "SAVAA GT Vb! BYK BIR MPARATORLUU YIK." Krezus savaa gitmi ve kendi
imparatorluu yklmtr.

VI 4 8 0 ylndaki Salamis savandan nce bir Atina heyeti. Pers igalcilere kar
A p o l l o n ' u n y a r d m n rica eder:

T A N R A A T I K N A , Z.-LLS'U S A K I N U K ' ' R K M U Z AMA BAKA KRK',S TUTSAK HU

T C C C ZAMAN., YINK m-: B Y K CKNNKTIN Z K U S ' . T R I T O N D O U M L U L A R A T Y U R -

DA N B I R D U V A R V K R I R . . . S I Z I \ K O C U K L A R N Z K U T S A M A K IIN
Atinal a m i r a l Temisokles. hakl olarak, kazand zaferin anallarnn, ahap gemi-
leri olduu sonucuna v a r m t r .
Peloponnesos Savann sonunda Atina'ya zafer alayyla giren Sparal gene-
ral L y s a n d r o s yarlmlr:

ffl MUHAFIZ SKN. (H RLKYKN ACR ZRHL I'YMJKI.KRK VI1! YILAN Cim SINSI.KRK.
DNYANIN M.f \ i : \ V I K AN III.I'KK r.OCUkl.AklNA KAR l YARIYORUM.

L y s a n d r o s . kalkannda ylan a m b l e m i olan Itr asker tararndan l d r l m t r .


Rivayete gre, rveti ligiyle nl Makedonyal Pllppos'a " i i l \ i . S MIZRAK-
L A R L A SAVAMASI" sylenmitir. Daha g v e n i l i r bir sylentiye gre ise. I'hlppos.
Perelerle savaa hazrlanrken u kehaneti almtr: "I30CA SOSLKNIR. SON GKLIR.
KASAP HAZIRDIR." Philippos, ksa bir sre sonra l d r l r .
Romal Lueius .Inius Brtus, iki arkadayla birlikte Khn'e danr ve gele-
ceklerini sorar:

DELKANLILAR. ARANIZI)\N. AN NH SN ll,K OPI'ICUK OLAN ROM VNIN KN H K S K K


MAKAMINA CKLI'IKK.

A r k a d a l a r , khinin imasn aynen u y g u l a y a r a k gidip gereklen annelerini perken


Brul us eilip topra per. M f-Vda B r i i i i i s Birinci Konsl'diir
Drt yzyl sonra Cecron Khin'e en yksek ne nasl ulaldn sorar. Ken-
disine u karlk verilir:

HALK YlC N LAKININ KANAAT D l t f l l , KKNIll VARA DLMN. KLNDI 1X)C\\. kKNDI .
dDULKRIN. HAYATININ Rl'llIIKK 01 .SU V

liim korkusu iindeki m p a r a t o r Nero'a " 7 3 ' T K N KTLLCK BKKI.hlMKSI" syle-


nir. 73 Yama kadar yaayacan d n m e y e zendirilir. Oysa 31 yandayken
t a h t t a n indirilir ve kendini ldrmek zorunda kalr. 73 ise, kendisinden sonra tahta
geen Galba'nn yadr.
Relki en nls de. Byk skender kendisine dannca Khinin sessiz kalma-
sdr:
Delploi Khininin her eyi bileceine olan inan, neredeyse gemiin batl
inanl Yunanllar arasnda olduu kadar g n m z heveslileri arasnda da byk-
tr. Ancak bilim a d a m l a r asndan sorun. Kahinin gerek baarlarn, on snr-
sz nnden a y r m a k t a yatar. Kukucular, ilen srlen kehanetlerin hibirinin, atf-
la b u l u n d u k l a r o l a y l a r d a n nce k a y d e d i l m e d i k l e r i n i iaret etmilerdir. Khinin
yrlc gc hibir zaman c s edilen imitir. Gl bir klt l i m a n , inan), etkili bir
tantm mekanizmas ve kolayca kandrlabilen bir halk operasyon kanlmaz un-
surlar olmutur.
ok nl bir deyile kehanellern birou \ p o l l o n T a p m a n n d u v a r l a r n a ya-
zlmtr. Bunlar arasnda " H i b i r ey Kazla Deildir" ve "Kendini b i l " de vardr." 1
Bunlar, Yunan uygarlnn ilkeleri o l m u t u r .

EPIC

H O Y I K R O S ' I N Uyarla ve Odyssca's. sadece A v r u p a edebiyatnn en eski rnekleri


olarak deil, b l n d n y a d a en yksek edebiyatn ilk biimi olarak da eskiden beri
A v r u p a ' d a sayg g r m t r . Ancak lf}72'de, eski Astr bakenti N i n o v a ' d a k i Astr-
banpal saray ktphanesine a il kil tabletlerin o r a y a karlmasndan sonra d n y a
Glgan Destan ile de lanmtr.
Glgan, l l o m e r o s ' n iirlerinin o r t a y a kt dnemdi 1 de sayg uyandrmak-
ladr. Gereklen Glgam. Mezopotamya edebiyat gelenei iinde VID nc binyla
kadar geriye d o r u izlenebilir. yle balar.

I ler eyi hlaa. laprog arlatacam.


Kandan ler ey gemi olana, btn reteceim
i) blnyle kazanlm lam bilgelifii hissedendir.
0. gizli olan buldu ve sakl olann stn at.
O. tufandan nce bir zaman l<.pla geri getirdi.
O uzaklara seyahat elli yorgun... ve si.ininn.la ekildi,
O. btii uralarn, antsal ta lal ilcilere iledi.'

Babil destannn balangcnda ilgi, o n u n Kitab Mukaddesle balanls. (izcilikle Nuh


Turan ve Nuh'un Gemisi ile Yaradl'n y k s n anlat zerinde yogulamsa
da... Bunun iin bilim a d a m l a r n n nce l l o n e r o s ' u n y a n k l a n l n farkna v a r m a s
gerekmitir. Ksaca kronolojik ezamanllk yelerince sz konusudur, \ s u r - b a n i p a l .
N i n o v a ' d a k i kliphanesini V10 yedinci yzylda ina eti; Ninova. I l o m e r i k iirle-
rin son eklini aldnn sylenebilecei dnemle ok byk lde akan C I 2 ' d c
yklntMBkz. Kk III. s. 1270).
Pek ok metnsel benzerlik, edebiyat ncesi btn epik iirlerde u y g u l a n a n sz-
l gelenekle aklanabilir. Ama baka birok eyi aklamak o kadar kolay deildir.
Glgam'n balang duas hem ton he d u y g u olarak O d y s s c a ' n m giri cmleleri-
ne benzemektedir:
"ark tanras, bana bir kahramann yksn ret. Bu. kutsal Troya kemi-
ni yamalayan ve sonra da i m i n sre uzaklarda dolaan geni ruhlu bir adam. Tan-
ra. Zes'un kz. senin nerede olaeandan balayarak bulun bu eyler hakknda
bana srasyla biraz bilgi ver." 2
Glgam'n llyaria zerinde elk yapm olabilecei hl gl bir ,ezdir. ler
ki destan da. byknin. iki ayrlmaz dosttan birinin lm zerine meydana gelen
dramatik bir kvrm zerinde almaktadr. Akhleus'un Patroklus iin yas tutmas
gibi, Glgam da Knkdu iin yas tutmaktadr. Baka episodlar, rnein tanrlarn
yeri, g ve denizi paylamak iin kura ektikleri blm, iki destanda da arpc bi-
imde benzemektedir. Bir zamanlar "Asur'a muhtemel bir Yunan borcu" olarak g-
rlen ey, imdi bir ihtimal dzeyine ykseltilmi olmaldr. 3 Bu varsaym doruysa.
Homerik destanlar, sadece Klasik Kdebiyat'la. aowto'ler. yani ok eski gelenein
okumas yazmas olmayan saysz saz arleri-kuaklar arasnda bir ba olutur-
maz. Geleneksel Bat edebiyat kanonlar ve Avrupa-d edebiyatn ok daha eski
yazlar arasndaki boluu da doldurmutur.

Yunan tiyatrosu, dinsel festivallerdeki trenlerden gelitirilmitir. Tpk-


evirisi "kei arks" olan (ragodifl, kken itibariyle dinsel kurban trenleriyle
balantldr, ilk Atina tiyatro oyunu, Dionyssos festivalinde sahnelenmitir.
Spor oyunlar (Olimpiyat, Pitya) gibi tiyatro oyunlar da yarma ruhuyla ser-
gilenir. Oyuncularla koro arasndaki stilize edilmi diyalog, en korkun psiko-
lojik ve ruhsal atmalar ortaya kartmann bir arac olur. Tragedyaclar -
ls Aeschylus ( 5 2 5 - 4 5 6 ) , Sophokles (yaklak MO 4 9 6 - 4 0 6 ) ve Euripides
(yaklak M 4 8 0 - 4 0 6 ) , kabile masal ve efsanelerini, dnya edebiyatnn te-
mel talar haline getirmilerdir. Thebes'e Kar Yediler, Oresteia ve Promcieus
Zinciri; Kral Oedipus, EieJtra ve Antigone; Iphigenia Taurus'ta, Medea ve Phaed-
ra, ok geni bir repertuvarn sadece birka rneidir [ O E D I P U S ] .
Bu tragedyalarn sadece otuz ikisi bugne kalabilmitir; ama btn dn-
yada hl oynanmaktadr. Yirminci yzyln dehet darbesinin, onlara zellik-
le ihtiyac vardr. "Trajedi, katlanlmaz olana katlanmamz salar." "En byk
Yunan trajedileri, (...) hepimizin yaayabilecei karanlk, umutsuz ve intiharla
sona erecek karabasan olaslklarna kar srekli bir eitimdir." "Yunan, doa-
nn zalimliine olduu kadar, szde Dnya Tarihi'nin korkun ykclna da
gzn dikip cesaretle bakarak kendini rahatlatr. (...) Sanat onu, o da sanat
sayesinde yaam korur." 1 3
Aristophanes (yaklak M 4 5 0 - 3 8 5 ) nderliindeki komedyenler, filo-
zoflardan politikaclara kadar herkesle alay etmekte zgr olmulardr. Fan-
tastik konular tuvalet ve seks nkteleriyle ssl valyeler, Kular, Bulutlar,
Yabanunlan, Kurbaalar dnyann her yerinde hala izleyicileri kahkahaya
bomaktadr. Aristophanes, unutulmaz szler icat etmede esiz bir yetenee
sahiptir. NcphdofcoMiigia, "hayaii guguk kuu lkesi veya hayali kaklar l-
kesi" szc onun icaddr ( S C H O L A S T I K O S ] .
Yunan edebiyatnn, hmanist gelenein hareket noktas olduunu syle-
mek abartma olmaz. "Harikalar ok" diye yazmtr Sophokles; "ama hibir
ey insandan daha gzel deildir":

KORO : Dnyada harikalar pek ok, bunlarn en by insan, okyanusu


aan...
Dnyann ya olmayan efendisi, kendi iradesine boyun egen
Tanrlarn lmsz anas...
O, yaayan her eyin sahibi, hkimi. ..
Lisann kullanlmasn; beynin rzgr hzyla hareketini
rendi; birlikte yaamann kurallarn buldu
Kentlerde...
Onun gcnn tesinde hibir ey yok... 1 4

CADMUS

KKNKI*; Kral Ageor'u olu ve Prenses Kuropa'nn erkek kardei olan Cadmus.
pek ok Yunan efsanesinde baroldedir. Boetya Thebes'in in (Boeolian Thebes) kuru-
cusu ve alfabeyi (Yunanistan'a) getiren kii olarak onurlandrlmtr. Karlan kz
kardeini aramak iin dnyay dolarken, Dclphoi'de kahine danr. Kendisine,
"bir inein dinlenecei bir yerde" bir kent kurmas sylenir. Bylece iyi bir boay
i Phocis'len Boetya ovasnn ilerine doru takip etti. Sonunda, boann bir tepeciin
yannda yere uzand noktay iaretleyip Thebes'in oval akropol Kadnca'y ina
etmeye balamtr. Kentin sakinleri, Cadmus'tn Athena'mn tavsiyesi zerine ldr-
d bir ejderhann dilerinden yaratlmlardr. Alhena, Cadmus'u onlarn valisi
olarak atamtr ve Zeus da ona bir e vermitir: I larmonia.
Dyonisos ve llercules'in. khin Tiresyas'n ve byleyici mzisyen Ampli-
on'tn doum yeri olan Thebes kenti. Oedipus vc Thebes'e Kar Yediler tragedyala-
rnn getii yerdir. Atina'nn komusu ve. soydan geme rakibi; Sparta'nn mttefiki
ve ykmdr: ve kendi de skender iaralindan yok edilmitir |OEDIPUS|.
Sylentiye gre Cad m us1 un Yunan'a getirdii Kenikc Alfabesi fonetiktir, ama
tamam sessiz harftir. Orta olan brani alfabesi gibi hiyeroglifin yerini alan ilk ha-
liyle M 1200'den bu yana bilinmektedir. ocuklarn kolayca renebildii basit bir
sistem olarak, eski Ortadou uygarlklarnn din adamlar taralndan bin yl boyun-
ca kullanlan gizli yaznn tekelim krmtr. Harflerin adlar Yunancaya da hemen
hemen aynen gemitir: aleph (alpla) -- "kz", bclh (bela) = "ev", gimel (gamma)
= deve. dalelh (delta) = "adr kaps" gibi. Kski Yunan alfabesi, zgn on alt Ketli-
ke sessiz harfine be sesli harf eklenerek tretilmitir. Say olarak kullanmak iin de
iki kalna kartlmtr. Zamanla, temel Avrupa alfabelerinin (modern Yunan, k-
n s fc, halin. Glagolu (eski bir Slav alfabesi. Bugn sadece Dalmaya ve Urvatis-
t a n d a k i Katolik kiliselerinde kullanlyor, ..) ve Krl- atas haline gelmiin' 1 (Bkz.
Bk III. s. 1278).
Latin alfabesinin ilk belirtileri. M altnc yzyldan itibaren grlmeye bala-
nr. Khalkhodon kolonilerinde, rnein Byk Yunanistan'daki (\lagna Greacia) Cu-
ae'de bulunan bir yazya dayanr. Daha sonra. rlanda dilinden Fice'ye kadar Ba-
l Hristiyan dnyasnn bln dillerince. lata son dnemlerde Trke dahil
Avrupal olmayan d l l e r r e d e kabul edilmi ve uyaTannii'.
Glagoli ve Kiril alfabeleri. Bizans dneminde Yunancada. belirli Slav dilleri-
nin yazlmas amacyla gelitirilmitir Ortodoks Srbistan'da. "Srp Ibrvaias" Kiril
alfabesiyle; l l r v a l i s i a n ' d a ise ayn dil Laln alfabesiyle yazlr [ILLYRIA],
Keike. Yunan ve Roma yazlarnn keli stili, t,a-keskisiyle yazlmtr. Klya-
zs stilinin ledrcl evrimi, balmumu zerine s(,/s (sivri ulu yaz arac) ve par-
men zerine ly kalem kullanlmasyla m m k n olmulur.
Roma "byk harfleri" (maiiskller) zaten vardr, ama bugnku "kk harf-
ler"n temeli olan i,atin minsklleri, MS 900 civarnda grlmeye balanmtr |PA-
LEO|.
Harfler ve edebiyat. Avrupa uygarlnn vn kaynaklarndan biridir. Cad-
ms'n lkyesiyse. bu kaynan kklerinin Asya'da olduunu rtiilii de olsa iaret
etmekledir.

Yunan hitabeti; tiyatro, ak yarglamalarn ve siyasi toplantlarn besleyip ge-


litirdii bir sanattr. lk kez, Sirakzah Koraks (baar dnemi, yaklak M
4 6 5 ) tarafndan " S ; Sanat" adl eserde aklanan gzel konuma sanat, bi-
imsel bir konu olarak incelenmitir. Ama Aniiphon'dan Korinthoslu Deinark-
hos'a kadar "Atinal On Hatip"ten hibiri, Demosthenes'in ( 3 8 4 - 3 2 2 ) ustal-
na eriememitir. Genliinde, ksz ve kekeme bir insan olduu halde btn
glkleri yenmi, ezeli rakibi Aeschines'i srgne gndermi ve hem kitleler
nnde konumann hem de dzyaznn tartmasz ustas, efendisi olmutur.
Philtppider dizisinde, Makedonyal Philippos'a kar direni belagatle ve hara-
retle savunulmutur. M 330'da bir mahkemedeki savunmas srasnda yapt-
"Tac rerine" balkl konumas, Macaulay tarafndan alakgnll bir ifa-
deyle "insan sanatnn da tesinde deil" diye tanmlanmtr.
Yunan sanat, nde gelen bir bilim adamnn "Sanat'n btn tarihinde en
byk ve en artc devrim" diye tanmlad, kendi byk uyann da yaa-
mtr. 1 5 Gnmzde yaplan deerlendirmeleri, kukusuz. Yunan sanatnn
bugne kadar gelebilen formlarndan, zellikle ta zerine oymalar, mimari ve
seramik vazolar zerine boyanan figrlerden esinlenmektedir. Yine de, en eski
antikalarn sert ve skc stilinden ani kopmalar, altnc ve beinci yzyllarda
grlen gelime patlamas dikkat ekicidir. Ruhsal ve dinsel motiflerden kuv-
vetle etkilenen Yunanl sanatlar, Sokrates'in de iaret ettii zere, "ruhun a-
lmasn, insann i duygularnn beden hareketleri zerindeki etkisini gz-
lemleyerek anlatmak" amacyla insan vcuduna zel bir nem vermilerdir.
Pheidias'n (yaklak M 4 9 0 - 4 1 5 ) en nl iki heykeli, sadece sonradan reti-
len iki kopyasyia tannmaktadr; ama Parhenon'daki, Lord Elgin larafmdan
kurtarld iddia edilen duvar sslerinin, kendilerini anlatmak iin yardma
ihtiyalar yoktur [YAMA1. Yz yl sonra, olaanst ince ve zarif eserlerin
heykeltra Praksiteles (baar dnemi, yaklak M 3 5 0 ) , yeteneinin, Olim-
pia'daki Hermes ve Arles'deki Aplrodit (heykelleri) gibi ak kantlarnn da
bulunduu halde, kendi bayaptlarnn korunmas konusunda Pheidias kadar
ansl deildir. Vatikan sanat galerisindeki bronz Apollon veya Melos Apho-
dil, ok daha nl "Milo Vens" gibi eserlerle birlikle, erkek ve kadn gzel-
liinin ideal rnekleri kabul edilmitir. Byk skender dneminden itibaren
Yunanllar, "dnyann yarsnn ssl dilini" yaratmlardr. 16

MUSIKE

M \ \ \ f , \ muAvAr terimi, hem iiri hem de denetim altndaki sesi ierir. ler ikisinin
; de uzm lir tarihi vardr.
Antik \ nan mzii, " m a k a m l a r " zerine kurulmutur. Mzikal bir makam: hr
derere, bir gam gibi. aralklar, melodi trelimi iin bir temel oluturan notalarn ar-
dk. birbirini izleyen deimez dzenidir. Yunanllar hu makamlarn altsn bilmek-
ledirler ve IMItagoras. bunlarn lamamlavrlarn ve yar-lonlarm belirleyen mate-
matik frekanslar doru olarak hesaplamn'. Ancak makam sistemi, sonradan
gelien anahai'lar e gamlar sistemiyle tamamen ayn ilevi grmez. Anahtarda bir
deime, sadece perdeyi deitirirken: makam deimesi aralklarn gruplamasn,
eklini (kon figiirasy on unu) d e r i t i r i r .
Drdnc yzylda S. Ambrosis, dini kullanm amacyla d r l adc szde
"otantik makam" semitir Byk Gregorius. bunlara "bakasndan alnma" deni-
len drt iane daha makam ekleyerek "Kilise m a k a m l a r n n saysn sekize kart-
m; bunlar, eski tarz Kilise mziinin lemelini oluturmutur |CANTUS], On altnc
y/Ailda sveli Kei Glaruslu lleinrieb (Glareanus), karmak bir dizi ad vererek,
tek istisna dnda antik oriiinallenne benzemeyen or, iki makamlk tam bir tablo
oluturmutur:

No. Glareanus Yunanca ad Sra Final Dominant

i Dor Krigya D-D D A


II llipodor A-A K
III Frigya Dor IvK K C
IV iporrg B-B K A
V Lidya Sinlolidya K-K K C
VI llpoldya C-C I'' A
VII Miksoldya lyonya G 0 G D
VIII llipomiksolidya l>l) G C
IX Aeolya Aeolya \A A A
X llipoaeolya A G
XI l.yoya Ldva C-C c C
XII llpoyonya G-G c K1

Gnmzdeki armoninin geliimi, adal anlk makamlarn ouna bir karlktr.


Ama bunlardan ikisi. XI. ve IX, makamlar, yani l.iriya ve Aeolya makamlar bugne
kadar gelebilmitir. On iki anahtar gamn majr ve minr iirev olarak on yedinci
yzyldan beri bilinen bu makamlar. Avrupa "klasik mzii"nin en ok dayand
melodik sistemlerin "elendirici" ve "hiiziinlij" olmak zere iki boyuiunu oluurur.
Vlitzik dilinin, zaman ve armoniyle birlikle. Avrupa'y Asya ve Afrikal komularn-
dan ayran iki temel gramatikal unsurunu oluturmaktadr.
Avrupa'nn, evrensel bir dile, yani ortak bir sozlti musiki1 ye hi sahip olmad
veriyse. ortak kltrnn en uzun ve en gl ba, onun mzikal lehesi, slubu,
yani szl olmayan mziidir. Gerekten Hindistan'a ve tslam dnyasna deil, ama
spanya'dan Rusya'ya yayldna gre, pan-Avrpa iletiiminin tek evrensel arac
(s) olduu varsaym yabana anlamaz.

Yunat mimarisi, snrsz teknik ustal ince bir duyarllkla kullanmay baar-
mtr. Mezopotamya ve Msr'da byk lde dev boyutlarla etkili klnmak
istenen bina yapma sanat, Yunan'da daha ok manevi deerleri sergilemeyi
amalamaktadr. Ustalkla inceltilmi, st kapal stunlar, oyma ssl kaide
ve alnlklaryla Dor tapnaklarnn ok gzel oranlanm uyumu, Posido-
nia'daki (Paestum) Poseidon Tapnag'nda grld gibi ar sklet kas gc-
ne de, Atina Parthenonu'nun beyaz mermerden beli stununda olduu gibi
dayanlmaz bir zarafeti tayabilmitir. Tapnan tarz ve durumu, szlr gi-
bi duran stunlarn arkasndaki kapal cella yani "mabet"te yaayan tanrsal
varln zel nitelikleriyle uyum halindedir. M ikinci yzylda Saydal Anti-
paier tarafndan klasik turistlerin ilk kua iin yaplan, "Dnyann Yedi Ha-
r i k a s n d a n bei Yunan mimarlarnn bayaptlardr. Yedi Harika'nn, Msr
Piramitleri ve Babil'deki Semiramis'in Asma Baheleri'nden sonraki sralamas
yledir: Olimpia'daki Zeus Tapna, Ephesos'taki ( n c ) Artemis Tapna-
, Halicamassos'taki Mausoleum, Rodos'taki Colossus ve skenderiye'deki
Pharos Deniz Feneri IZEUS).
Yunan bilimi, sadece genel felsefenin bir koludur. Felsefecilerin ou,
hem fizik hem de soyut bilimlerle ilgilenmitir. Her eyin sudan trediine
inanan Miletoslu Thales (yaklak M 6 3 6 - 5 4 6 ) , bu teze uygun bir ekilde bir
su kuyusuna derek lmtr. Nil Nehrindeki kabarma seviyelerini, gemiler
arasndaki mesafeleri, dalarn yksekliklerini hesaplam, gne tutulmalar-
n nceden haber verebileceine inanlmtr. Buna karlk Efesli Herakletos
(baar dnemi, yaklak M 5 0 0 ) , atei srekli deime halinde olan madde-
nin ilk hali olarak dnmtr. Perikles'in retmeni Klazomenaili Anaksa-
goras (yaklak M 5 0 0 - 4 2 8 ) , btn canllara hayat veren ve gcn, sonsuz
sayda blnebilir "ekirdekler" zerinde younlatrarak onlar maddenin her
biimine dntrebilen stn ots, yani Akl'n varln savunmutur. Geze-
genlerin dnyadan frlayan talar, gneinse hareket halindeki kzl-ate oldu-
unu ileri srmtr.
Akragasl Empedokles (yaklak M 4 9 3 - 4 3 3 ) , dnyann ate, toprak, ha-
va ve su olmak zere drt unsurdan meydana geldiini ve bu unsurlarn, sevgi
ve atmann kart basks altnda durmadan birleip ayrldklarn savun-
mutur. Sylentiye gre, ruhunun yeniden bedene brnme yeteneini dene-
mek iin Etna yanardann kraterinden ieri atlam, ama yanarda, sadece
tek bir sandaleti geri gndermekten baka bir ey yapamamtr. Abderal De-
mokritos (yaklak M 4 6 0 - 3 6 1 ) , Lekippus'un atom teorisini, btn fiziki
maddelerin automa veya "blnemeyenler" dedii ok kk paracklarn te-
sadfi arpmalar yoluyla aklanabilecei varsaymyla biraz daha netletir-
mitir. nsan budalalklaryla dalga gemesinden tr, glen filozof olarak
popler bir ne sahiptir.

0EDIPUS

TIIKBKS KRALI. "ik Ayak" Ocdipus. antik Yunan efsanesinin vc edebiyatnn her
yerde hazr olan karakterlerinden biridir. Bu efsaneden ve edebiyattan kan Klasik
Gelenein fsl grntlerinden birinin de malzemesini oluturur.
Ocdpus'n yks, kral ve kralie olan anne ve babas tarafndan reddedile-
rek inplum dma itilmi Thebes'in. istemeyerek de olsa intikamn korkun bir ekil-
de almak zorunda kalmasnn yksdr. Babas Kral kaius'un, onunla ilgili kt
bir kehanetten korkmas yznden daha bebekken lme terk edilen Ocdipts. bir o-
ban tarafndan kurtarlr vc Korinthos yaknlarnda, onun kim olduunu bilmeyen in-
sanlar tarafndan bytlr. Delphoi khinine dannca kendisine, babasn ld-
rp annesiyle evlenecei sylenir. Bu yzden Korinthos'tan kap Tlebcs'e gelir.
Tesadfi bir karlama srasnda Laius' ldrr; Byk Sfenks'in srrn zer:
kenti onun terrnden kurtarr ve kendisine dl olarak Kraln dul kalan ei Jokas-
la, yani kendi z annesi e olarak verilir. Bilmeyerek yaplan bu ensesi birlemeden
d r l ocuk babas olduktan sonra gerei renir. Jokasla'nn umutsuzluk iinde
kendini astn grr. Bunun zerine kendi kendisini kr eder ve kz Anigone'yle
birlikle srgne gider. Oedipus'un sonu. ac iinde orada burada dolap durduu s-
rada bir kulsal korunun iinde kaybolup gittii Aina'daki Kolonnus'la gelir.
l-lomeros, hem llyada'da hem Odssea'da Oedips'a deinir. Ama bu. muhte-
melen sonraki hikyenin ana kayna olan kayp Thcbais destandr. Daha sonra So-
fDklcs'in Tlebes lemesinin o n a ss. Aesclylus'un Thcbes'e Kar I t v M v ' i y l e Ku-
ripides'in Yol vuruntun ve fenkeli kailin inin temelini oluturmutur.
Oedips. sonraki Avrupa Kelebi vatnn ler yerinde tekrarlanr. Romal air
Stalyus. Racine'in ilk oyunu I,u Tlebaide (1663) iin hr model oluturan Thebaidad-
l bir destan yazmtr. Romal t r a g e d y a n Seneka. Sophokles'in Oedipus'u zerine,
dala sonra Corneille ( I 6 5 9 i \c Andr. Gide (195!)) tarafndan yazlacak yem versi-
yonlara ve. ada air Teri I luges tarafndan yaplan ama kaybolan bir uyarlamaya
esin kayna olan bir eitleme oluii'mlur. Sophokles'in Oedips Mm/ii/.s'la's.
hem T. S. Kliot'un "li.\ar Devlet .-Utom/'nn (1932) hem de Jean Cocteau'nun "Ce-
hennem Makinesi"nin (1934) temelini ohiurur. Sophokles'in ."1/H<go;'unu. Coctc-
at. Jean Anoilh ( I 9 4 4 ) ve Brecll (HW7) tarafndan yazlan ayn adl baka tiyatro
eserleri zlemitir. Anl.hony Burgess, . W ( I 9 7 I ) balkl bir Oedips roman yazm-
tr. Ingres'in iki iane Oedips ir Sfenks tablosu vardr. Sra v isk'm n Cocteau'nun
Latince librettosunu oluturan edipus-Re.\ ( I 9 6 7 ) adl bir opera-oratoryosu ve l'a-
solini'nin yine ayn adl bir filmi (19(37) vardr.'
Ancak efsaneyi en iyi biimde, erkek ocuklarn babalarna duyduu bastrl-
m dmanla "Oedips kompleksi" adn veren Sigmund t rend kullanmtr Has-
taln. annenin sevgisini kazanmak iin baba ile oulun girilii rekabetten doan
belirtileri, yaamn sonraki aamalarnda patalojik bir anne saplantsna yol aabil-
mekledir.
Antik temalarn, ada amalarla yeniden yaratlmas almas olarak tanm-
lanabilecek Klasik Gelenek. Oedips benzeri binlerce rnek gelii irmekledir. Rne-
sansa kadar be yzyllk Yunanca ve Latince eilimiyle beslenen Klasik Gelenek,
eitimli biln Avrupallarn ana olduklar bir bilgi gvdesi salamr. Hristiyan-
lkla birlikle "Avrupa klUirntin kan dolam" iinde bir akm ve "bir acil tannma
kodu" oluturmutur. 20. yzyln sonlarndaki gerilemesi, toplumsal ve eitimle ilgi-
li (inceliklerin deimesiyle hzlanmtr. Destekileri, Avrupa uygarlnn yabanc-
lama yznden rmesi islenmiyorsa kurtarlmasnn kanlmaz olduunu sav un-
makladrlar.

SC HOL ASTI KOS

BR ZAMANLAR skenderiyeli Philagrus'a, sonra da MS beinci yzyla alfcdlcn


nhlologelos veya "Glme Sevgisi", ok eski Yunan nkte ve akalarnn bir koleksi-
yonudur. Orijinal sciolastkos'u veya "dalgn profesr"ti, rlanda (veya Polonya) a-
kalarnn ilk biimlerinin kahramanlar olan Abderallar ve Cumallarla birlikte orta-
ya srer:

* Uyurken neye benzediini merak eden profesr, gzlerini kapatp aynann


karsna gemi.
* Bir arkadayla karlaan profesr sormu:
- ldn duymutum.
- Ama gryorsun ki bayatlaym!
- Km do. bunu bana syleyen senden ok daha gvenilir biriydi.
* Bii1 Cunal. babasnn cesedini almak iin mumyaeya gitmi. Mumyac, do-
ru cesedi ararken, bir yanl yapmamak iin ayrl edici bir zellii olup olmad-
n sormu. Yant:
- ok kl ksryordu...
* Bir Oumal bal alyormu. Yoldan geen biri baln tadna bakm ve ok be-
enmi.
- Kvet. demi Cumal. iine are dsmeseyrii salmaya bi kalkmazdm.
* Iskoyal profesr, tasarruf etmek amacyla, eeini yem yememesi iin eit-
meye karar vermi ve yem vermeyi kesmi. I layva alktan lnce szlanm:
- Tam da yemeden yaamay reniyordu... 1

Halk hikyesi derleyicileri, yukardaki son fkrann deiik biimlerini Kslonyaca.


balviyaca. Utvanyaca. svee. ngilizce. Katalanca. \Valonea. Almanca. talyanca,
Slovence. Srp-llrvatas, Rusa ve Yunanca kaydetmilerdir.
Ylalcolm Bradbury. fkray, kendisinin yaratt dsel Dou Avrupa lkesi
"Slaka'n bir miras olarak "Mbadele Hadleri" adl almasnda kullanmtr.'

Koslu Hippokrates (yaklak M 4 6 0 - 3 5 7 ) , din ve by dnda ila kullan-


mtr. Kamu sal, hijyen, hasta bakm ve ameliyat alannda saysz bilimsel
gr ona atfedilir. Hekimlerin, hayatlarn hastalarnn iyilemesine adadkla-
r Hipokrat Yemini ok yakn zamanlara kadar tp uygulamalarnn ke ta
olarak kalmtr. Aforizmalar (vecizeler) zerine yazd kitab, "Yaam ksa,
sanal uzundur" szleriyle balar [HYSTERIA].
Knidoslu Eudoksus (baar dnemi, yaklak M 3 5 0 ) , bir yandan gne
saatini gelitirmi, te yandan da gezegenlerin gne evresindeki hareketleri-
ni incelemitir. Aristoteles, hem fizik lem biyoloji alannda sistematik eserler
yazmtr. Onun hayvan trleri snflandrmas, zooloji alannda sonraki bln
gelimelerin temelini oluturur, Poifics'i, u esiz tanmlamayla balar: "nsan
her eyden nce politik bir hayvandr." Aristoteles'in rencisi Midillili Te-
ophrastus (yaklak M 3 7 0 - 2 8 8 ) , ayn snflandrma yntemini botanie uy-
gulamtr. Krklerler adl almasndaki bilimsel grler, analitik psikoloji-
nin kurucu metni olarak grlebilir.
Tarihinin gznde, bu nclerin belki en nemlisi Herakleitos'tur. He-
rakleitos, dnyadaki her eyin aralksz deiime ve bozulmaya tabi olduu;
bu deiime de zlarn kanlmaz atmasnn, bir baka deyile diyalektiin
neden olduu sonucuna varmtr. Bylece, larih mesleinin iki temel dn-
cesini zmlemitir; Zaman boyu deiim ve neden-sonu ilikisi... "Ayn
nehre iki kez giremezsiniz", onun en sevilen zdeyiidir [ E L E K T R O N ] .
Yunan matematii, hem speklatif dncenin hem dinsel mistisizmin et-
kisi altnda gelimitir. Thales, aritmetik ve geometrinin temellerini Msr'da
renmitir. Kendisinden ncekilerin vard sonular dzene sokmasnn ya-
n sra, bir dizi ilerlemeyi de salayan, Sisaml Pythagoras'tr. Saylar Teorisini
gelitirmi, dik al genin hipotensnn karesiyle ilgili teoremi formle
etmi ve ok daha ilgin olarak mzikal armoninin matematiksel temellerini
bulmutur. ok gzel ama yanl bir kuram olan "krelerin mzii" teorisinin
yazar da o olabilir. Eudoksus, Oranlar Teorisi'ni ve erilerden meydana gelen
yzeylerin llmesi iin boluk yntemini; rencisi Menaechmus, konik
kesmeleri kefetmitir.
Btn bu aratrmalar, Unsurlar adl almas, Kitab Mukaddes dnda,
stn hakimiyetini bu gne kadar srdrm tek alma olduu sylenen s-
kenderiyeli Eukldes'in (baar dnemi, yaklak M 3 0 0 ) yolunu amtr.
Euklides, var olan btn bilgiler iin kalc tantlar gelitiren byk bir mate-
matiksel sistemcidir. Geometrinin biraz daha basitletirilmesinin bir yolu olup
olmadn soran Msr kralna, Euklides, "resmi bir yol yok..." diye yant ver-
mitir. Sonraki kuakta, Archimedes ve dnyann apn, 12.633 km. olarak
hesaplarken % l'den az yandan Kyreneli Eratosthenes (M 2 7 6 - 1 9 6 ) ba$ ek-
milerdir. Son olarak, bir de koniler zerine sekiz ciltlik dev bir eser yazan ve
-t- says iin Archimedes'inkinden de yakn bir nerme bulan Pergeli Apollo-
nius (baar dnemi, yaklak M 2 2 0 ) vardr [ARCHIMEDES].
Sonraki yzyllarda birok rakip ekole ayrlan Yunan ahlak felsefesi, gele-
neksel din retiminde nemli deiiklikler yapmtr. Elisli Pyrrho tarafndan
kurulan ve tarihi bilinmeyen Kukuculuk ekol, hibir ey hakknda kesin bil-
giye ulamann mmkn olmadn, dolaysyla insann tek amacnn erdem
peinde komak olmas gerektiini iddia etmitir. Pyrrho, Platon'un lmn-
den sonra Atina Akademisi zerinde nemli bir etki oluturmaya alan, an-
tispekltif bir speklatrdr.

HYSTERA

TP,A ilgili eitli llipokratik tezlere gre hisleri, rahim dzensizliiylc birlikte orta-
ya kan, kadnlara zg bir hastal Hr. Hiseria. Yunanca "rallim, dlyalag" ve ay-
ba kannn anlamaynn yol at bir asab sknt, heyecan anlamna gelir.

"Ayba kan bilerek nlenir veya kendiliinden bir k yolu bulamazsa hastalk balar,
lu durum, rahim az kapal ise veya vajinann hr blm sarkm ise ortaya kar. (...)
kan. iki ay boyunca rahim iid- birikirse ksnn nlendii akcierlere yiiriir. 1

Bir baka aklamada ise rahmin kendisinin yerinden kp vcut boluu (kavitesi)
evresinde dolamaya balad dnlmekle, bu srada kalp veya beyin zerine
bask yaparak gerginlie ve sonunda kontrol edilemez panie yol al savunulmak-
tadr. Dinsel tabular, lmden sonra insan gvdesinin paralara ayrlp incelenmesi-
ni yasaklamtr: kadn (ve erkek) bedeninin dzeni bu nedenle modern zamanlara
kadar anlalamamtr. Ama bir yorumcuya gre. kadnlara ynelik antik tavr, an-
tik anaomik kuramlar hesaba alnmad zaman bile devam etmekledir. "Kavray,
kadnlarn dncelerinin, retici blgeleri taralndan aks ynde ctkilenebildiginde
srar etmekledir." 2
Kadn bedeninin tarihi karmak bir konudur. alar boyunca kadn vcudu-
nun ls, arl, ekli, kas geliimi, ayba kanamas, ocuk tama kapasitesi,
olgunlamas, yalanmas ve hastalk zellikleri nemli lde deimitin tpk
sembollerinin, dinsel armlarnn, estetik deerlendirmelerinin, sslenmeleri-
nin. giyimlerinin ve grnlerinin deimesi gibi... Kadnlarn, sahip olduklar fi-
zik potansiyelin farknda olmalar zellikle snrlanmtr. O kadar ki, konuyla ilgi-
li standart bir kitapta "Herhangi bir kadn 1900'den nce seksten zevk alabiliyor
muydu?" 3 sorusu yer alabilmektedir, Krkek bedeninin tarihinde bu tr eyler so-
rulmaz.
Rahmin harikulade ileyiiyle ilgili olarak modern aratrmalar, kadnn sinir
ve retim sistemleri arasndaki karlkl ilikinin son dcrccc sofistike olduunu ne
srmekledir. Kadn sal hakknda, 1944-1945'teki uzun Budapete Kuatmas s-
rasnda yaplan bir aratrma, allmadk ykseklikte bir amcnorrhca dzeyi sapta-
mtr: ayba kanamas mantkl bir gerginlik dolaysyla geici olarak d u r m u t u r ,
histeriden dolay deil. Kadn cinsel organnn, m a k s i m u m tehlike dnemlerinde mi-
n i m u m doum orannn ok makul olaca uyarsna ihtiyac yoktur.' 1

ELEKTRON

BlKKTRON. yani "parlak ta", amber tann eski Yunancadaki adidir. Yunanllar,
amberin, ovulduu zaman baka nesneleri, rnein ty ekme gc kazandn bi-
liyorlard. Mileloslu Thaes, amberin rulu olduunu, yani canl olduunu sylemi-
tir. lilektra. yani "Parlak Olan". Yunan mitolojisindeki iki nemli kadna verilen ad-
dr. Bunlardan, Atlas'n kz olan, Zeus'un ok sevdii metresidir. Agamemnon ve
Kliemnestra'nn kz ve Oresle'nin kz kardei olan teki ise Sophokles ve Kurp-
des'n trajedilerinin kahramandr.
len ve eken ama grnmeyen fizik gcn, "manyeizmin" babas William Gil-
bert. De i V / a ^ M e (1600) adl tezinde "elektrik" deyinceye kadar, bir ad olmamtr.
Gilbert. "Dnya byk bir mknatstan baka bir ey deildir" diye yazmtr.
Klektrik ve manyeizm zerinde daha ileri almalar, J. C. Maxwell (1831-
1879) bu k kavram elektromanyetik gler teorisinde bir letir inceye kadar, A. M.
Ampere. H. C. Oersed ve Michael Karaday tarafndan yaplmtr. II. R Hertz
(1H57-I894) bir "deiik frekanslar tayfn (spcclrumf dolduran elektromanyetik
dalgalarn varln kantlamtr. Klektriin uygulamas, dinamo ve elektrik moto-
rundan. radyo ve X-inlarna gemitir. Nihayet 1891'de ngiliz fiziki J. D. Socy.
maddenin en kk unsurunu oluturan ve pozitif ykl protonlar ve yksz ntron-
larla birlikte. Sl, Petrus kilisesinin kubbesindeki bir topluine bann birbirine oran
leinde olmak zere bir atomun ekirdei etrafnda yrngeler zerinde dnen ne-
gatif ykl tanecikler iin bir ad. bir tanm ararken onlara elektron demitir 1 (Bkz.
Kk III. s. 1332)

Kinik okul, insann kendisini arzulardan arndrmas konusunda Tolstoycu bir


inana sahip olan Sinoplu Diogenes (yaklak M 4 1 2 - 3 2 3 ) tarafndan kurul-
mutur. Kinik, szck anlamyla, "kpekler" demektir. Dnya nimetlerini terk
etmenin bir gstergesi olarak bir f iinde yaayan; Aina sokaklarnda gn-
dz vakti elinde bir fenerle "onurlu adamlar aryorum" diye dolaan Diogenes.
dikkate deer bir eksantriktir. Byk iskender'le Korinhos'a bir karlamala-
rnda Krala "gneimi kesmeyi brak (glge etme)" dedii sylenir.
Adlarn Ssaml Epikuros'tan (M 3 4 2 - 2 7 0 ) alan Epikrcler, insanla-
rn, lmden ve tanrlardan korkmadan, kendilerini mutluluk peinde koma-
ya adamalar gerektiini dnmekledirler. (Bu, ABD'nin kurulmasnda ifade-
sini bulan bir dncedir.) Katksz haz arama dolaysyla hak etmedikleri bit
saygnlk kazanmlardr; aslnda sylemek istedikleri, mutlulua gideri yolun
kendi kendini kontrol, dinginlik ve nefsinden feragatten getiidir.
Kbrsl Zenon (M 3 3 5 - 2 6 3 ) tarafndan kurulan Stoaclk, adn Stoacla-
rn Atina'da ilk bulutuklar yer olan Soa poikile veya "boyal verada'dan
alr. Stoaclar, insan tutkularna akln, mantn hkim olmas ve Kukucular
gibi edem peinde koulmas gereklii grn savunmulardr. Onlar ac
ve skntya kar korumak zere oluturulan, insanln evrensel kardelii
yolundaki grleri, sorumluluk duygular, disiplinli eitimleri, zellikle Ro-
mahlarca ok ilgi ekici bulunmutur [ A T H L E T O S ] .

ARCHIMEDES

SRAKCZAI.I ARCI-IIMKDKS (M 287-212) "matematikilerin na.enafiki.s"dr.


Gnlk sorunlardan ekindii iin deil, srf zm olmak iin problem zmekten
ocuksu bir sevin duymuum. skenderiye'de eitim grdkten sonra. Kral II. Ile-
ro'nun danman olarak Sicilya'ya dnmtr. Orada, yeraltndan sn kartmak
iin "Vida"yi (sondai vidas) ical etmi: data sonra k o m a ' y a gtrlen bir rasathane
kurmu: Romallarn son kez Sirakza'y igalinde kullanlan mancnk ve gemiler
iin drt trnakl kanca demirini gelitinniiir (Bkz. s. 167-168). Hidrostatik bilimini
balatm ve ok iyi bilindii gibi. banyosunda "Archimedes llkesi'ni bulduktan son-
ra "lleureka. heurcka" (Buldum, buldum...) diye bararak ve rlplak sokaklara
frlamtr. Archimedes lkesi, suya batrlan bir cismin, tard suyun arlna
eil miktarda kendi arlnn azalacan ifade eLmekiedr. Cismin iacni. bundan
sonra kolayca hesap edilebilmitir. Kaldralar konusunda unu sylemitir: "Bana
duracak bir yer gsterin, dnyav yerinden oynaaym "
Asl abas, vin de speklatif (dnceye arlk veren) sorunlarda younla-
mtr.
I. Kum sayac. Archimedes, kendisini, evreni doldurmak iin ka lae kum ia-
nesi gerektiini hesaplama iine programlamtr. Ondalklar henz ortada olmad
ve geni rakam kalabalklaryd uramak da gereklii iin. "ok kere ok" kavram-
n. yani lO.OiX) x 10.000 veya 10.000'm karesi kavramm orlaya amr. Kvreni.
btn gne sistemine eit sayd dnlrse, onun "10.000 s 37" eklindeki
yant kesinlikle kabul edilebilir bir yanttr.
: 2. Dairenin apnn llmesi. Archimedes, dairenin evresinin, dairenin ap-
na orann, 96 kenarl bir okgenin evresinin alt ve iist snrlarndan balayarak
bulmuur. Bilinen baz tahminlerden (yaklak bilgilerden} yola kp, yedi haneli sa-
ylarn karekk iin gerekli, yaklak tahmini bilgileri, saylar bulmaya almtr.
Kukusuz hamal alfabetik numaralama sistemi iinde almak zorunda kalmtr.
Ama onun, btin "n says" diye anlan yant. 3'/7( = 3 . M 2 f k 7 l ) ile 3 u V?
i ( = 3 M O B ' i r ) snrlar arasndadr, d n m z d e kabul edilmi, uygulanan deer de

zalen 3. M r>9205'tr.
3. I'roblema Hovmum. Archimedes, bir ksm siyah, bir ksm kahverengi, bir
ksm beyaz, bir ksm da benekli boa ve ineklerin bulunduu bir sr srs olan
Tanr Apollon hakknda grnte ak szl bir aka dnmtr. Boalar arasn-
da beyaz olanlarn says, siyahlarn saysndan te bir fazladr ve kahverengiler-
den fazladr... vs. vs. Inekier arasnda beyazlarn says, btin siyah srlarn say-
snn le birinden bir eyrek fazladr... vs. vs. Srnn kompozisyonu nedir" Yant,
ayakla durabilecek yer bulmularsa Sicilya adasndaki hayvanlarn saysndan ok
daha fazla olan 79 milyardan da fazla olarak ortaya kmtr. (25 bin kilometreka-
relik Sicilya adas. Kna yanardann kaynayan kraterimle durmak zorunda kala-
caklar dahil, hayvan bana iki melrekareden sadece on iki milyar 750 milyon hay-
van bariKrabilir.) 1

Yunan cinsellii, g n m ; bilim adamlarnn monografileri paragraflara tercih


etmesini gerektirecek bir konudur. "Eski arap" kvamnda bilim adamlar iin
"doaya aykr bir ayp, kusur" olan ey, bugn "kiisel oryantasyon" veya "ki-
isel tercih" derecesine terfi etmi; ve ecinselliin, bugn de sunulduu gibi,
pek modern yansmalar olan eski tarz bir sosyal yapda byk lde merkezi
bir yer igl ettii kabul edilmitir. Yunan'da "ayp", (hukuki anlamda) bir
"su" oluturmaz; bir erkein gen olanlarn peinde komas gen kzlarn
peinde komasndan daha takdire ayan (veya daha ayp) bir ey deildir.
Gen Yunanl erkekler, tpk zel okulda okuyan ingiliz olan ocuklar gibi,
ecinsellik yokmu gibi yaamaya almak zorundadrlar. Aileler, kzlarn na-
sl koruyorlarsa oullarn da yle korumaya almlardr. Kadn air Sappho
ve evresindekilerin vatan olan Lesbos (bugnk Midilli-Mytilee) Adas, o
dnemde adn kadn ecinselliine henz dn vermemiti, ama kadn ho-
moseksellii de, erkek homoseksellii gibi ak ve ekincesiz ortalardadr.
Ensesi de ak ve kesin bir sorundur. Babasn ldrp yanllkla annesiyle
evlenen Oedipus efsanesinin kt sonu, tanrsal gazabn kant saylmtr. K-
saca, Yunanllar ne ehvet dkn ne de softa olup, pratik ve ak fikirlidir-
ler. Onlarn dnyas, son derece dzeyli olduu iin utanmadklar, utandr-
mayan, ama apak bir erotizmle doludur. 1 7
Ancak cinsellik hakkndaki Yunan varsaymlarnn, gnmz California
varsaymlarna benzedii dnlmemelidir. rnein kleci toplum, zgr ol-
mayanlarn bedenlerinin, zgrlerin kullanmna, hem de ktye kullanmna
ak olduunu kabul etmitir. Bylece cinsel faaliyet, sosyal statnn bir unsu-
ru haline gelmitir. Cinsel ilikilerde karlkllk, bir zorunluluk olarak dikka-
te alnmam, duygularn yeterince paylal ma m asna kar sessiz kalnmtr.
Cinsel tatmin, esas olarak kendisini ve organn pasif alcya ykleyen aktif er-
kein cinsel organ zevki olarak dnlmtr. stn durumdaki erkekler,
kendilerinden alt ve aa olanlara can ne zaman isterse girebilmeyi bir hak
olarak grmlerdir; aa, alt, ikinci snf olanlara ise kadnlar, olan ocuk-
lar, uak ve kleler, yabanclar dahildir. Bu varsaym doru tanmlanrsa, ho-
moseksellikle heteroseksellik arasndaki fark ortaya kartacaktr. Ayn e-
kilde pederast ve pltilerasf arasndaki (olanclkla veya sbyanclkla kendi
kendini tatmin arasndaki) fark, kiisel eilimlerden ok yetimekte olan erke-
in iinde olduunu iddia edebilecei yaa, aa bal olmutur. 1 8
Bu konular zerinde duran klasik metin (Aristophanes'in, Platonun
Symposium'undaki efsanesi) benzer modern kategorilere o gnlerden gnder-
me yapan pek ok cinsel uygulamaya deinmektedir. Ama daha yakn incele-
meler, Yunanllarn bizimkine ok yabanc bir deerler sistemine sahip olduk-
larn dndrtmektedir. Efsaneye gre insanlar, aslnda nde ve arkada iki
farkl genital organ sistemine sahip iki yzl (ynl), sekiz kol ve bacakl ya-
ratklardr. U tr halinde dnyaya gelmilerdir erkek, kadn ve ift-
cinsiyetli... Zeus, daha sonra onlar ortadan kesip ayrm ve her iki yarmn -
kan iin cinsel ilikiyi icat etmitir. nsanlar, soyundan geldikleri atannkiyle
ayn izgide olmak zere farkl cinsel arzuya sahiptirler. Dolaysyla erkek ve
diinin ikili karul yetersiz kalm grnmektedir ve oulcu cinsellik, b-
tn bireylerde farkl dzeylerde olmak zere, temel koul olarak kabul edilmi
olabilir. Ne var ki, modern bilimsel yaklam da, incelediimiz konudan daha
fazla oulcu deildir. 1 9

ATHLETOS

ATLKTK OYUNLAR (sporlar). Yunan yaamnn vazgeilmez bir parasdr. Kendine


saygs olan her kentin kendi stadyuma vardr. Olmpia'daki panhelenik oyunlar,
yzden fazla benzer festivalin en saygn olandr. 1 Atletizme ve oyunlarn himayele-
rinde gerekletii tanrlara olan genel ballk, dknlk, syaseien blnm bir
lkeye, gl bir kltrel birlik duygusu vermitir. Hepsi de erkek olan atletler, ok
iyi dzenlenmi on dalda yarrlar. Yedinci yzyldan itibaren, o r t u n u kaybeden at-
lelin y a r m a y a plak devam etmesi gelenei o l u m u t u r . Atletler a m a l r deildir-
ler ve zorlu a n t r e n m a n l a r a alkn o l u p c m e r t dller beklerler Birinci yzylda
A p h r o d i s i a s kentinde yaplan kk bir festivalde verilen d l l e r i n d i n a r cinsinden
tarifesi, belirli dallarn nemini de gstermektedir:

uzun mesafe kou: 7 5 0 : pentatlon: 5 0 0 : zrhl kou: 5 0 0 ;


212 metre m u k a v e m e t ( I stadm 1250: p a n k r a s y o m 3 0 0 0 :
gre: 3 0 0 0 ; hzl y r m e M 1 4 m.) 1000: boks: 2 0 0 0 .

S t a n d a r t sadc, veya s t a d y u m uzunluu 2 1 2 metredir. Koucular, sont balang


noktasnn karsnda olan bir y e r i n evresini dolarlar, Pentathlon. be yar konu-
s u n d a n o l u u r : uzun atlama, disk. cirit, hzl y r m e , gre. Btnsel mcadelenin
b i r li'i olan p a n k r a s v o n d a ama, judoda olduu gibi rakibi pes etmeye zorlamak-
tr.-'
A l i c i l e r ve m e n s u p olduklar kentler, O l i m p i y a t l a r d a k i birincilikleri nedeniyle
byk n kazanmlardr, Sparta b u n l a r n bandadr. En gl olduu d n e m d e
Atina, m u h t e m e l yz seksen a m p i y o n l u u n sadece d r d n kazanmtr. A m a
en baarl blge. M 7 7 6 ' d a . bilinen ilk a m p i y o n Coribts'un v e l i m p i a ' n m bulun-
duu yer olan PeleponessosTaki tilis'tir.
B l n z a m a n l a r n a m p i y o n atleti, V1 T>36 ve 5 2 0 arasnda dzenlenen art
a r d a be O l i m p i y a t n gre d l n kazanan K r o t o n l u Vlilo'dur, Son ampiyonlu-
unda, kurbanlk kiiz o t u r u p yemeden nce s t a d y u m u n evresinde o m u z l a r n d a
tamtr |BAHARAT-KZ|,
Pinriars'un bugune k a l a n kasidelerinden ou o y u n l a r zerinedir:

Yalnzca yar, yalnzca


nsanlarn ve tanrlarn;
kimiz de tek bir anadan doduk
Ama ler eyde bir g farkll
Bizi ayryor.
Bir ey Hibir ey, ama yzsz gkyz
daima ayn yerde kalyor
Ama biz akln byklne kaplabiliriz
veya lms*: bir vcudun
Biz bilmiyoruz ama
Kader yazm nereye koacamz. 3

O y u n l a r n zellikleri, H r i s t i y a n dneme de aynen yansmtr. St. Paulus, bizzat bir


yarmac denilse m u t l a k a b i r spor d k n d r . "Gzel bir dv d v d m " diye
yazmtr, " K o u y u kotum. man korudum.""' Bu duygu, zl bir Yunan incelii iin-
dedir.
Olimpia'daki son antik spor oyunlar, ya MS 389'da ya da 393'tc yaplmtr.
Bilinen son ampiyon, vicor ludovm. 38a olimpiyatmn ampiyonu olan bir Krme-
nidir. mparator 1. Theodosius'un l'estivali resmen yasakladna dair bir kant yok-
tur. Hristiyan yaklam, her tiirl pagan kltre kar olduuna gre. Yizigo.larm
39'te Yunanistan' galinden sonra oyunlarn yeniden canlandrlmasnn imknsz
olduunu dnmek daha aklcdr. Oyunlar, daha sonra Antakya'da 30 ylma ka-
dar devam e t m i t i r / '
Olimpiyatlar, 1500 yldan fazla sren bir aradan sonra 6-12 Nisan 1 8 % ' d a
Atina'da yeniden balatlmtr. Uluslararas Olimpiyat Komitesinin giriimcisi ve
kurucu bakan Fransz spor adam Baron Picrre de Coubertin'dir (1863-1937)
Oyunlar, sava dnemleri dnda btn yirminci yiizytl boyunca drt yl arayla \e
deiik yerlerde yaplagelmit.ir. Kadnlarn katlmna 1912'den sonra izm verilmi-
tir. K olimpiyatlar 11)24 Chamoni\ toplantsndan sonra dzenlenmeye balanm-
tr 1896'da modern serilim ilk maraton yarn kazanan Kotis Spyritkm. bir Yunan-
ldr.

Yunan toplumsal yaps da basit bir tablo sunmaz. Kent-devlelerinin insanla-


ryla, uzak dalk blgelerin, rnein Roma dnemlerinden kalma kyl, Yu-
nan-ncesi kabilelerin yaad Peloponnessos'taki Arkadya'nn insanlar ara-
snda derin farkllklar vardr. Baz tarihilerin inanmak istediklerinin tersine,
klelik toplumsal ve ekonomik kurumlarn oluumunda "zorunlu" unsur de-
ildir, ama genel bir zellik olarak vardr. (Marksizm-Leinizm'in "be aama-
l emas"nda klasik anlamdaki klecilik, toplumsal tarihin "zorunlu" balan-
g noktasdr). Atina'da nfus, kleler, meteihos, yani "yerleik yabanclar" ve
vatandalar olarak blnmtr. Andropoda, szlk anlamyla "insan aya"
denilen kleler, menkul mal muamelesi grr ve hibir yaptrma uramadan
ldrlebilirler. Askerlik yapmalarna izin verilmez. Azat edilen kleler, oto-
matik olarak vergilendirilebilen ve askere alnabilen meteihos statsne ykse-
lir. Vatandalar (ki kendilerine, ancak onlar "Atinal" diyebilirler), mlk edin-
me ve askerlik hizmetine katlma hakkna sahiptirler. Kendi aralarnda on
phylai yani kabileye, kabileler de thtyes (ncler) ve demes, yani cemaatler
denilen daha kk gruplara ayrlmtr. Bu ana blmlerin her birinin, hem
sivil hem askeri rglenmesiyle kendine zg bir toplu yaam vardr.
Yunan siyaseti, eitlilik ve deneyimle belirginleir. Her polis yani kem
devleti, en azndan kuramsal olarak kendi kendini ynettii iin, her biri ken-
di eitlerine, trevlerine ve taklitlerine sahip ok geni bir siyasi gelenekler
alan gelimiLir. Korsan kral Polycrates ynetimindeki Sisam rnei monari-
ler vardr. zellikle Anadolu'daki kentler arasnda, ran rneinden etkilenmi
despotizmler vardr. Oligarinin, Korinthos, Spara veya Massilia rnei, dei-
ik trleri vardr. Olgunluk dnemindeki Alna gibi, demokrasiler vardr. An-
cak aralksz savalar, birlemeler ve konfederasyonlar, srekli bir karlkl et-
kileime yol am ve bu farkl politikalarn hepsi iddetli bir evrime uram-
tr.
Bizzat Atina sistemi, bilinen ilk tezahr olan, yedinci yzylda Dracon
ynetiminde konulmu ilk acmasz (draconian) kanunlardan, altnc yzyl-
daki Solon reformlarna ve Pesistratus'un iyiliksever despotizmine kadar bir-
ok deiiklik geirmitir. ki yzyl sonra Atina'nn Peloponnessos savala-
rndaki yenilgisi, "Otuz Tiranlar" dnemini ve Perikles'in badanman
Kleon'un radikal ynelimini getirmitir. Atina demokrasisinin beinci yzyl-
daki orta dnemleriyle ilgili olarak, modern bilim, vatanda katlmnn kapsa-
m konusunda gr birliinden ok uzaktr. Kle nfusun bykl, ehir
ayaktakmnn rol, vatandalar arasnda mlk sahipliinin boyutu, kentli-
kylnn yeri ve hepsinden nemlisi, eitli kent meclislerinin (Boule veya
"500'ler Meclisi" ile temel yasama organ ve jrili mahkeme olan Ecclesia'mn)
ileyii zerine ayrntl, youn tartmalar yaanmtr. Demokrasiyi sadece
yirmi bin zgr erkekten olutuu dnlen demos'u, yani "halk"tan hare-
ketle tanmlamann, artk kolay olmad ortadadr. Atina'nn byk demok-
ratlar Perikles veya Demoshenes'in (tpk Washington v e j e f f e s o n gibi) kle
sahibi olduklar veya demokratik Atina'nn, kentin daha az bamllarna (az-
ck zgr olanlarna) bile baskc bir tehdit uygulad gereini sindirmek de
kolay deildir [ D E M O S ] ,
Yunan siyaset pratiinin ar karklnn siyaset kuramnn geliimi
iin verimli bir zemin hazrlamas artc deildir. Platon'ut, szde filozof
krallarn bir lde totaliter bir tr olan Koruyucularn hkimiyetini savu-
nan Polifeio's ve Aristoteles'in, btn insan tr, ocm poiitikot (toplumsal
hayvanlar) hakkndaki kesin ifadesiyle PoliEda's, konuya iki kart yaklam
getirir. "Anari"den "politika"nn kendisine kadar modem dnyann siyasal
szck daarc byk lde bir Yunan icaddr.
Yunan tarihyazclg da, tiyatro gibi kendi dev lsne sahiptir. Halikar-
nasoslu Herodotos (M 4 8 4 - 4 2 0 ) , yaygn olarak "Tarihin Babas" diye bilinir,
ama yabanc lkelere kar youn ilgisi, daha oven vatandalarndan "Yalanla-
rn Babas" unvann kazanmasna yol amtr. Grg tan raporlarna ve
ok uzak gezilerden edindii kendi gzlemlerine dayanarak yazmtr. Gemi-
i, Avrupa ile Asya arasndaki muazzam ekimenin penceresinden grmtr
ve dokuz kitab, Yunan-Pers savalaryla sona erer. Thomas Hobbes ve baka
pek oklarna gre Atinal Thukidides (M 4 5 3 - y a k l a k - 4 0 l ) , gerekten sa-
dece "gelmi gemi en Politik Tarihyazcs"dr. Neden-sonu ilikisinin siste-
matik analizini yapm; uzun belgeler ve bilimsel tezler aktarm ve ba kahra-
manlarnn birbirine benzer sylevlerinde, alabildiine tarafsz grnen
hikyesini znel gryle enjekie etmek iin harika bir yntem bulmutur.
Peloponnessos Savalar hakkndaki sekiz kitabnn "mevcut kamuoyu iin de-
il, sonsuza kadar kalmak zere" planlandn bizzat kendisi yazmtr. Bir
baka Atinal, Xenephon (yaklak M 4 2 8 - 3 5 4 ) , Hellen io'nn ve Anabasis'n
yazardr. HeMem'ca, Tpk Thukidides'n Hnodolos'tan ayn boyutta alp aktar-
d gibi, Y'unan tarihinin yksn Thukidides'in kestii noktadan (M 4 1 1
ylndan) devam ettirir. "Pers Seferi" olarak evrilen Atabash (Trkeye "On-
binlerin Dn" olarak evrilmitir), Xenephon'un kendisi de dahil Mezopo-
tamya'ya giden, ama Persler'in hizmetinde geri dnen on bin cretli Yunan as-
kerinin uzun yryn anlatr. Zenephon'un yoldalarnn Trabzon'un
arkasndaki tepelerden kyy grnce "Thalassa' Thalassa! (Deniz! Deniz!..)"
diye barmalar, askeri tarihin en arpc anlarndan birini oluturur.

DEMOS

BAZI NSANLAR. M r>07'dc. kalc bir halk egemenliinin Alcmaenid Klcstencs ta-
rafndan gelitirildiine inanarak MS 1993'te "demokrasinin doumunun 2500. yl-
d n m n " kutlamaya kalkmlardr. Bu amala, Londra'dak Guildhall'de klasik
Dernei'nin Bakan tarafndan mkeller bir ziyafet verilmitir. 1 Oysa aslnda Atna
demokrasisinin lobunlar Klestenes'ten nce atlmtr. Akropol'n yanndaki P n y \
amlityalrosunda toplanan Vatandalar Meclisi K e c l e m . Solon ta rafndan kurul-
mutur. Ama Bcclcsia. M 360'tan 510'a kadar sren elli yllk Uranlklarn destek-
lemek iin onu kullanan Pesislral.os ve oullar gibi aristokrat liderler tarafndan ko-
layca man i pille edilmitir.
I'cssralos ile iktidar paylamaya alan zengin bir aileye mensup Klestercs.
daha sonra srgn tercih etmitir. Muhtemelen, Delphoi'deki Zes Tapmag'nn
cephesini, akrabalarnn iledii bir katliam affettirmek iin Paran mermeryle yeni-
leyen odur. M 513 ylnda, yine muhtemelen Terslerden yardm almak iin Atl-
ka'ya kar dzenlenen baarsz bir saldrya nderlik etmitir. Ama bundan yl
sonra Pisistratoslarn sonuncusunu kovan, Klesenes deil. Spartallardr.
Klestencs'in, atalarnn gvenip dayand kabile rgtlenmelerini ortadan kal-
drmak iin halktan destek istedii sylenir. Keclesia'ya "bamsz yetki" verilmesini
nererek dolayl yoldan daha geni reformlar tevik etme yetkisi kazanmtr. Drt
eski kabileyi, her biri kendi kutsal tapnak ve kahramanlk kltne sahip on yenisiy-
le deitirmi; kabilelerin alt blmleri olan demen, yani cemaatleri iyice kuvvetlen-
dirmi ve oy kullanma hakknn kapsamn Atina topraklarnn btn zgr sakinle-
rini iine alacak ekilde geniletmitir. Daha da nemlisi. Vatandalar Meelisi'mn
gndeminin uygulanmas iin bir yrtme kurulu ilevi gren Boule),:i k u r m u t u r
" H u k u k i srgn" balauntr. "Kamuoyu rgtleme sanatnn kurucusu" diye an-
lr.
185 Yl sren Atina demokrasisi, mkemmel olmaktan uzaktr. Halk egemenli-
i. 500'lcr Meelisi'nin (Bnle) entrkalaryla, cemaatlerin dik kafallklaryd, zengin
efendilerin (patronlarn) ve demagoglarn aralksz basksyla snrldr. Ecelesia top-
lantlarnda 6 0 0 0 olan yeter sayy salayabilmek iin vatandalar sokaklardan kr-
mz boyaya batrlm iple ekerek getirilmilerdir. Gerek merkez organlarnda ge-
rek blge organlarnda katlmn boyutu, youn bir bilimsel tartma k o n u s u d u r 2
Ama yine de gereklen vatandalar "ynelmitir". Yasa nnde einirler. Srategos.
yani ordu komutan dahil en yksek on yetkiliyi onlar semilerdir. Grev sresi bir
yl olan yzlerce idari makan iin kendi aralarnda kur'a ekmilerdir. ok daha
nemlisi, kamu grevlilerinden hesap sormulardr. Sahtekr ve beceriksiz yetkililer
grevden alnabilmi, hatla idam edilebilmitir.
Platon, demokrasinin ehliyetsizler, yetersizler. beceriksizler ynetimi olduunu
savunmu, ama herkesi elkileyememitir Aristophanes. 'Tny.x Dcmos'u... sinirli,
huysuz, inat ihtiyar adam" diye espri yapar. Bir yerde kendisine sorulur: "Pekiyi
zm nedir 7 " Yant verir: "Kadnlar..."
Antik Atina demokrasisiyle ada Avrupa demokrasisi arasndaki ba. ne ya-
zk ki zayf,ir. Demokrasi, kendi doum yerinde stnlk kazanamam: Romal d-
nrlerin hayranlm kazanamam ve neredeyse bin yldan fazla bir sre unutul-
mutur. Bugnk Avrupa'nn demokrasi uygulamalarnn kkeni daha ok Vikng
tipi halk meclisleri |DING|, feodal krallarca toplanan diyet meclisleri ve ortaa kent
cumhuriyetleridir. Hak sahibi vatandalardan oluan Atina tarz bamsz bir mec-
lis, politik sistem olarak hi miras brakmam olan eitini Novgorod. Macaristan
ve Polonya'da bulmutur. Aydnlanma kuramclar, klasik bilgiyi bir anayasal re-
form merakyla harmanlam ve romanlize edilmi bir antik Atina vizyonu, klasik
eilim alm bu liberaller arasnda ksmen elkili olmutur. Ama onlar da Atna tav.
demokrasiyi eletirmiler, rnein De Tocqueville "ounluun islibdadna" atm-
tr. Kdmtnd Burke, Fransz modeli demokrasiyi "dnyann en utanlacak eyi" ola-
rak nitelemitir.
Gnmzde demokrasinin z konusunda az da olsa bir uzlam vardr. Bu z.
kuramsal olarak zgrlkten adalete, eitlikten hukukun stnlne, insan haklar-
na saygya, siyasi oulculuk ve sivil toplumun gelitirilmesine kadar btn erdem-
lere yksek deer atfeder. Ama uygulamada "halk tarafndan ynetilmek", "halkn
ynetimi" imknszdr. ngiliz tipi parlamenter egemenlikten balamak zere, halk
egemenliinin Kua dzeyinde pek ok tr vardr. Ve btn trler kendi kusurlarn
kemli iinde tar. Winston Churchill, bir keresinde "demokrasi, btn dierleri d-
nda. siyasal sistemlerin en klsdr" demitir. nemli olan. her zamanki gibi,
baskya kar duyulan neredeyse evrensel tiksintidir. zgrlne yeni kavuan
uluslar demokrasi ynne iten de budur. 1918'de yeni kurulan ekoslovakya'nn
Cumhurbakan "Btn tarihimiz bizi demokratik Glere doru y n l e n d i r m e k l e d i r
diye konumutur.^ I 9 8 9 - I 9 9 l ' d e , btn eski Sovyet blou lkelerinin liderleri ten-
der duygu lan seslendirmilerdir.
Bu, tpk teki hareketler gibi demokrasinin de kendi kurulu efsanesine yeni-
den gerek duyduunu reddetmek anlamna gelmez. Tersine, onun da bir antik soya-
acna ve deerli kahramanlara ihtiyac vardr. Ve Alcmaenid Klestenes'ten daha an-
tik ve daha deerli kim vardr k?

Genel kabule gre, Yunan uygarlnn doruuna Aina'daki Perikles dne-


minde ulalmtr. Kentin M 480'de Pers igalinden kurtuluu tle M
431 de sparta ile olan ykc savan balamas arasndaki bolukla, Atina'nn
siyasi, entelektel ve kltrel enerjisi en yksek noktasndadr. General ve
devlet adam Perikles (yaklak M 4 9 5 - 4 2 9 ) , lml demokrat bir grubun lide-
ridir. Talan edilmi Akropol' yeniden ina ettiren Perikles, sanatlarn ve d-
nrlerin de dostudur. Peloponessos Savalarnn ilk ylnda lenlerin cenaze
treninde yapt konuma, kendi kentinin zgrl ve yksek kltr dola-
ysyla duyduu gururla doludur:

"Gzele olan sevgimiz, arya kamaz; aklla ilgili eylere duyduumuz sevgi bizi
yumuatmaz. Zenginlie, vnlecek bir ey olarak deil, yerinde, hakkyla kulla-
nlmas gereken herhangi bir ey olarak sayg duyarz. (...) Burada, herkes sadece
kendi sorunlaryla deil, devletin sorunlaryla da ilgilenir. ( . . . ) Politikayla ilgilen-
meyen insan, sadece kendi sorunlarn dnr demek istemiyoruz, burada hi ii
yoktur demek isliyoruz. (...) Dierleri ise, bilgisizlik dnda cesurdurlar; ama ne
zaman ki dnmeye balarlar; korkmaya da balarlar. Ama en doru biimde
gereklen cesur saylan insa. yasamda neyin tatl neyin k o r k u n olduunu bilen
ve sonra bana ne gelecekse karlamak zere azimle stne giden i n s a n d r . " M

Atinal adalar da gurur duymas iin Perikles'e gzel gerekeler hazrlam-


tr. Anaksagoras ve Sokrates, Euripides ve Aeschylus, Pindaros ve Pheidas, An-
liphon ve Aristophanes, Demokritos ve Hipokrates, lierodotos ve Thukydides
hep ayn yolda yrmler, hep Parthenon tapnann M 4 1 8 ylndaki a-
l iin ykselip ekillenmesini izlemilerdir. "Yunanistan'n gz, sanatn ve
hitabetin Anas" Atina, Khin'in "Daima bulutlar arasnda bir kartal olacaks-
nz" eklindeki kehanetini gerekletirmitir. Belki en gzeli de Pindar'n bir
parasndaki u szlerdir:

A i T E Xurccpa m i O O T I J K I V O I ' Kal ot^o,


"EM.o Epeo^o, cAevat Ava daifivov jrpoAepov

(Yunan 1 m parlak ve meneke tal ve arklarda kullanan koruyucu siperi, nl


Atina, kutsal kct...) 2 1

Sparta veya teki adyla Lakedaemo, Atina'nn kart ve rakibidir. Gnm-


zn duyarlklar asndan Atia ne kadar ekiciyse Sparia o kadar irkindir.
stelik, Peloponessos'in ortasnda, Laconia ovasna kurulmu, denize k ol-
mayan bir kenttir, lllsal deniz gc yoktur ve tamamen mevcut btn kom-
ularna (Mesenyallar, Argivler ve Arkadyallar) boyun edirmesini salayan
militarizme baldr. Eski dnemlerde kutsal Likurgos tarafndan ihsan edilen
ynetim sistemi, oligarinin despotik bir biimi veya despotizmin oligark bi-
imi olarak deiik biimlerde tanmlanmtr. Eplors veya sivil hkmet yet-
kilileri, diktatoryal gce sahiptirler. Sparia'n, en yksek rahibi ve ordu ko-
mutan konumundaki soydan geme iki kralna emir verirler. Sparta'nn
kolonisi yoktur ve nfus art sorununu, erkek ocuklar ayrarak zmtr;
zayflar, trenle akla lme terk edilir. Kurtulan erkek ocuklar, yedi yama
gelince fiziksel cesaret isteyen iler iin askeri disiplin iinde yetitirilmek ze-
re devlet tarafndan ailelerinden alnr. Yirmi yana gelince kent-askeri olarak
krk yl srecek grevlerine balarlar. Ticarei ve zanaatla uramalar yasak-
lanm ve alt snf helodar, yani klelerin almasyla desteklenmilerdir. So-
nuta, sanal ve zarafet iin zaman ve Ynan'n teki kesimleriyle dayanma
duygusu az bir kltr gelitirmitir. Arisoteles'e gre Sparta, erkeklerin kayg
verecek lzla ve sayda lmeye balad ve topraklarn byk bir ksmnn ka-
dnlarn elinde olduu bir loplumdur. O kadar ki, "az ve 02" olmak iin gzel
szler kovalanyordu Makedonya Kral Philippos "eer Lakedaemon'a girer-
sem, yerle bir edeceim" diye tehdit mektubu gnderdii zaman, Sparta ba-
kanlar kurulu lek szckten ibaret bir yant gndermiti: "Eer!.." [MAKE-
DONYA].
Yunan kent devletlerinin, skender ve halefleri tarafndan oluturulan ve
daha geni, ama zorunlu olarak Yunan olmayan dnyayla kaynat Helenizm
dnemi, ykl dolaysyla sk sk hakir grlr. Kukusuz iskender'in para-
lanm imparatorluundan sonraki saltanatlarn ldrc mcadeleleri politik
alanda iyi bir rnek oluurmaz. Ama yzlerce yl ve farkl lkelerde ortak bir
gelenein dayankllna ve yararl etkilerine sahip olan Yunan kltr, kaza-
ra dlanm da olamaz. Helenizm yaldznn en ince olduu Inds vadisinde
bile Yunan ynetimi M birinci yzyln ortalarna kadar devam etmitir. Ma-
kedonya'da, skender'in tek gzl generali Antigon (M 3 8 2 - 3 0 1 ) tarafndan
kurulan Amigon hanedan, M 168 ylnda Romallara yenilinceye kadar h-
km srmtr. Seleukoslu 1. Nikator (ynetimi M 2 8 0 - 2 6 1 ) tarafndan ku-
rulan Seleukos hanedan Suriye'de, bir sre Iran ve Anadolu'da ok geni Asya
topraklarn kontrol etmitir, iskender'in Asya'da yeni bir Yunan koloniler e-
bekesi kurma plann bilinle uygulayan aktif Helenizm misyoneridir. M 69
ylnda Roma'y kuatmlardr. Seleukos krallnn dou yars M 2 5 0 yln-
da, saltanat, MS 226'da ayn blgede bir baka Pers imparatorluunun yeni-
den douuna kadar ran'da yaklak 500 yl srm olan Partl Arsakes (l-
m M 2 4 8 ) tarafndan ele geirilmitir. Msr'da skender'in gayrimeru vey
kardei "Koruyucu" Batlamyus Soter (lm M 2 8 5 ) tarafndan kurulan Pto-
lemaios hanedan M 31 ylna kadar hkm srer.

MAKEDONYA

M AKKDONYA'NIN Yunanl olup olmadn sormak. Prusya'nn Alman olup olmad-


n sormaya benzer. Eer farkl kkenlerden sv. ediliyorsa, yant her iki rnek iin de
"Hayr" olmak '/orundadr Antik Makedonya, tuzla ykselmeye. Illirya veya Trakya
uygarlklar yrngesinde balamtr. Ama kral mezarlar kazlarnn da gsterdii
gibi. Makedonyal Philippos'un Ytnan' fethetmesinden onee youn bir llelenletir-
meye martz kalmtr 1 |PAPYRUS|.
Roma eyaleti Makedonya Adriyatik'e doru uzanr |EGNATIA|; altnc yzyl-
d a n itibaren youn biimde gmen Slavlarn yerleimine almtr. Teoriye gre
Slavlar, Yunanl olmayan yeni bir ls oluturmak zere Yunan-ncesi nfusun son
kalnlaryla karmtr. Bizans rparaio lgu. Yunan balantlar dolaysyla za-
man zaman "Makedonya" diye adlandrlmtr. Ama eski Makedonya eyaleti ve Pe-
loponessos'un biiyk ksm da "Sclavonia'nn iinde kalmtr.
Ortaada Makedonya, bir dnem Bulgar imparaiorluuyla birlemi ve srekli
olarak Bulgar Ortodoks Kilisesinin yetki alan iinde kalmtr. Bu d u r u m , daha son-
raki Bulgarlk iddialarna g kazandrmtr. On drdnc yzylda Srp hkimiyeti
altna girmitir. 1346'da Stefan Duan. Cskp'te "Srplarn. Yunanllarn. Bulgarlarn
ve Arnavutlarn ar" olarak ta giymitir. Bu da. Makedonlarn Srplg iddialarn
glendirmitir. Sonra Osmanllar gelmilerdir.
On dokuzuncu yzyln sonlarnda Osmanl Vlakedonyas. kark dini ve etnik
yapsyla tipik bir Balkan eyaletidir. Ortodoks Hristiyanlar Mslmanlarla. Yunanl-
lar ve Slavlar Arnavutlar ve Trklerle yan yanadrlar. Adet olduu zere, btn Or-
todoks Hristiyanlar, stanbul Patrikliine ballklar dolaysyla "Yunanl" saylm-
lardr.
Balkan Savalar boyunca (Bkz. s. 920) Yunanistan. Bulgaristan ve Srbistan.
Makedonya iin arpmlar; sonunda lke paraya ayrlmtr. (Bkz. Kk III.
s. 1369). Merkezi Selanik olan Gney Makedonya'y Yunanistan almtr. I 9 2 2 ' d c k i
Trk-Yunan nfus mbadelesinden ve 19-19 i savandan kaynaklanan Slav kn-
dan sonra, birou Trkiye'den g etmi. "skender'in halefi" ok yurtsever Yunan-
llarn oluturduu gl bir ounluk tarafndan ynetilmeye balamtr. Dou Via-
kedonya kendini, ona "Bat Bulgaristan" muamelesi yapan Bulgaristan'n iinde
bulmutur. Merkezi Cskp ve yukar Yardar vadisi olan Kuzey Makedonya. Srbis-
tan'da yaayan kark bir Arnavut ve Slav nfusa sahip olmutur.
Bu kuzey blge, 1945'te Yugoslavya iinde zerk bir "Makedonya" (Makedoni-
ia) cumhuriyeti olarak yeniden kurulunca, tarihi sadeletirmek ve btn bir toplu-
mun kimliini deitirmek iin kararl bir kampanya balatlmtr. Yugoslav yneti-
mi, sava dnemindeki Bulgar igalinin etkilerini silmek ve antik YunaVm kltrel
ekiciliine direnmek niyetindedir. Siyasi elitlerin konutuu Slavca lehesi ayr bir
dil olarak ilan edilir. Kski Kilise Slavcas. "Kski Makedonea" olarak kabul edilmi ve
btn bir kuak, gemii yzyllarca geriye giden Slav Makedonyas'nn "Byk de-
ali 'c gre eitilmitir. 2
Cskp hkmeti 1992'dc bamszln ilan edince, kendi cumhuriyetlerine nc
ad verilecei konusunda anlaamamalar artc deildir. Yunanistan'n kuzey sn-
r yaknlarnda Yunan tarafnda Slavca konuan bir aznln bulunduunu akla-
yan bir Yunan bilim adamnn lm tehditleri ald bildirilmitir.- 1 Dardaki taraf-
sz gzlemciler ba harfleri KYROM olan "Kski Makedonya Yugoslav Cumhuriyeti"ni
kabul etmilerdir. "Illirya. Trakya, Yunanistan, Roma, Bizans, Bulgaristan, Srbis-
tan. Osmanl imparatorluu ve Yugoslavya K y a l e t f n n tuhaf ksaltmas t'OlTI'G-
ROBBSOSY de herhalde bu kadar kullanldr.

Ptolemaios hanedan, arada srada VII, Physcon ( " G b e k " ) Ptolemiaios'ta ol-
duu gibi, en iren sapklklaryla nlendikleri zaman bile, sanata ve bilime
olan dknlkleri ve himayeleriyle dikkat ekmilerdir. Bir dizi arpk evlilik
iinde Physcon, ayn zamanda erkek kardeinin dul ei (dolaysyla ayn anda
hem kz kardei hem kars hem baldz) olan kz kardeiyle evlenmenin; kz
kardeini, daba nceki bir evlilikten olan ayn kz kardein (dolaysyla ayn
anda hem ikinci kars hem yeeni hem de vey kz olan) kzyla evlenmek
iin boamann ve olunu ldrmenin (ayn zamanda yeen) bir yolunu bul-
mutur. Baka kltrlerin iren bulduu ensest, hanedan kannn asaletini
korumak amacyla Firavunlarn oluturduu bir gelenektir.
Therma (Selanik), Antioch (Antakya), Pergamum (Bergama), Palmyra
(Palmira) ve hepsinden te Msr lskenderiyesi yine de byk kltrel, ekono-
mik ve siyasal merkezler haline gelmitir. kmekte olan hanedanlarn yann-
da mayalanan Yunan ve dou etkilerinin harman, Batl ve Latin efendilerine
kar ak bir zafer kazanan o esiz Helenistik kltr yaratmtr. zellikle
Roma'nn yklndan sonra bile, bin yl boyunca Roma imparatorluunu
ayakta tutan Bizans "Romallar", Helenistik Yunanllarn mirass ve ok ye-
rinde bir saptamayla Byk skender'in son halefidirler.'Horatius'un deyimiyle
Graecia apta fenan victorem cepti, "Fethedilmi Yunanistan, acmasz fatihini
fethemitir".
Bu nedenle Helenistik kltr Helen atasnmkinden ok daha geni bir te-
mele dayanmaktadr. Atina Hatiplerinin sonuncusu Isokrates'e (M 4 3 6 - 3 2 8 )
gre, "Atina, Yunan adnn artk bir rk konusu olarak deil bir zek konusu
olarak dnlmesi gerektiini gstermitir." Sonu olarak Yunanl yazarlarn
says gereklen artmtr. Strabon'dan (yaklak M 63 - MS 2 1 ) Pausanias'a
(baar dnemi, yaklak MS 150) kadar bir corafyaclar ekibi vardr. air bol-
luu sz konusudur: Apollonius, Aratus ve Adottts in Atl'n yazar Bion;
Hermesaniax; Moschus, Meleager ve Musaeus; Oppian, T i m o n ve Theocritus.
Bir tarihi ordusu vardr; Krallklarn ve hanedanlarn kronolojisi iin sistem
ica eden Msrl Manethos ve Kaldeal Berosus (Bar-Osea); Roma'nn Yunanl
methiyecisi Megalopolisli Polybius (M 2 0 4 - 1 2 2 ) , Judea Valisi ve Yahudi Sa-
vaj'nn yazar j o s e p h u s (doumu MS 3 6 ) , Appian, Arrian, Herodian ve Euse-
bius. Galenus (M 1 2 9 - 9 9 ) bir yn tp kitab, Hermogenes (baar dnemi,
yaklak MS 170) hitabet zerine standart bir bilimsel tez yazmtr. Yenistoac
filozoflar, rnein Hierapolisli Epiktetos (MS 5 5 - 1 3 5 ) ; Plotinus ( 2 0 5 - 7 0 ) ,
Porpbyrius (MS 2 3 2 - 3 0 5 ) , Proklus (M 4 1 2 - 3 8 8 ) gibi Yeniplatoncularla ya-
rmtr. Epiktetos'un yazd Enchiridion veya Stoacln "El Kitab", daha
sonraki klasik dnyann ahlak anlay iin bir rehber saylmtr. Biyografi ve
deneme yazar Plutarkos (yaklak MS 4 6 - 1 2 6 ) , Samosatal Lucianus (yaklak
M 120-80), ikinci yzylda Efesli Kenephon'a kalan bir dzyaz geleneini
glendirmitir. Yunanllar ve Helenistler, Romallarca ynetilirken de dn-
meyi, yazmay ve yaratmay brakmamlardr [PAPYRUS],
Helenst dnem yazarlarnn bir ou, ikinci dil olarak Yunancay kullan-
mtr. Drt ncilin yazarlar Hristiyan incilcileri Matla, Markos, Lukka ve J o -
hannes ve hepsinin stnde Si. Paul'n yan sra Josephus, Lucianus ve Mar-
cus Aurelius bu kategoriye girerler.
Atina'nn Yunanistan'daki stnlne, Helenis dnyada da Msr Isken-
deriyesi ksa zamanda sahip olmutur. Polemiaoslarm ynetiminde Dounun
en byk ve e kltrl kenti haline gelmitir; refah ve grkem asndansa
Roma'dan sonra ikincidir. okuluslu ve okdilli nfusu, "Makedonyallar",
Yahudiler ve Msrllardan olumutur. imdi Britisl Museum'da bulunan Ro-
zeita Ta'nda (1799'da Msr'n er-Rei kenti yaknnda bulunan Yunanca ve
hiyeroglif yazl tablet, .n.) yazl kararname, Champolion'un hiyeroglif yaz-
sn zmesine yol aan dilli bir metindir, 700 bin ciltlik kphanesiyle
olaanst Museum veya "Musalar Koleji", eski Yunan kltr rnlerinin
toplanmasna, korunmasna ve aratrlmasna tahsis edilmiiir. Tpk byk
Pharos Feneri'nin limandaki deniz geilerini aydnlatmas gibi, sonraki klasik
dnyann entelektel yaamn aydnlatan bir bilim dr, iskenderiye'deki
ilk ktphanecilerden biri olan Bizansl Aristophanes (yaklak M 2 5 7 - 1 8 0 ) ,
hem Yunan edebiyatnn ilk aklamal yaynlarn hem de Yunanca grameriyle
yazn kurallarnn ilk sistematik analizlerini gerekletirmitir. Semadirekl
Arislarchus (baar dnemi, yaklak M 150), Uiada ve CWysst'nn metinle-
rini bir araya getirmitir. skenderiye'deki baarl Musevi topluluunun lideri
Judaeus Philon veya Philo (yaklak M 3 0 - M S 4 5 ) , Yunan felsefesiyle gele-
neksel Yahudi ilahiyatn uzlatrmaya almtr. Ne zaman yaad bilinme-
yen lskederiyeli mhendis Heron, baka eylerin yan sra, buhar makinesini,
sifonu ve bir paral-otomatik oyun makinesini icat etmitir.
Kltrel deiim tarihi iinde szde "gizli anlaml" yazlar zel bir neme
sahiptir. Uzun sre bilinmeyen bir yazar olan Heres Trsmegistus'a (" kez
en byk Hermes", Tanrlarn ktibi) atfedilen, skenderiye'deki bu byk Yu-
nanca neLinler koleksiyonu, aslnda bir antik Msr ansiklopedisi niteliinde-
dir. Krk iki kutsal kitap, Firavunlarn kanunlarnn, tanrlarnn, dinsel tren-
lerinin, inanlarnn, kozmografyasnn, astrolojisinin, tbbnn bir zetidir.
nc yzyldan kalan teki kitaplar, aka Hristiyanln ykseliine kar
yazld anlalan, yeni Plaoncu ve Kitab Mukaddes'in Musevilerce yorumu-
na dayanan bir tuhaf metinler karmn iermektedir I S l Y A B ATHENA].

PAPYRUS

1963"I'K. Makedonya'da Selanik yaknnda Derveni'de M drdnc yzyldan kal-


ma karbonlan bir papirs bulunmutur. Ya bir cenaze treninin bir paras ola-
rak yaklm ya da muhtemelen ate yakmak iin kullanlmtr. Ama hl okunabl-
mekedr. Yeniden stlan papirs rulosunun katlarn statik elektrikle birbirinden
ayran Viyanal Dr. Faekelmann tarafndan deifre edilen papirsle Orphets iirleri
zerine bir yorum vardr. En eski Yunan papirs kefi olarak. Msr'daki Abusir'de
rriaya kartlan Tmothes'n /-YrsaefP. IVrol, 9875) papirsnn yerini almtr. 1
19G-I'ie Romanya'da Karadeniz kylarndaki Callais'u- M drdnc yzylda g-
m l m bir adamn elinde benzer bir papirs rulosu daha bulunmutur. Ama bulu-
nur bulunmaz un gibi ufalanp dalmtr.
C/en/s f)<ntvs bitkisi. VI0 3000'den itibaren Msr'da ya/. yazmada kulla-
nlmn'. Daha sonra a z n bir l o / m m >ani tomar oluiurmak zere sktrlp
d zle irilen dikey ve yatay sentler olarak serilir. sten (kuram) yaplm koyu siyah
bir mrekkep, kesik ulu kam veya ty kalemle yazmak iin kullanlr. Papirs. Yu-
nan ve Roma dnemlerinde de, zellikle Nil deltasnda ikmal kaynaklarna kapal
blgelerde kullanlmaya devam etmii ir Yaklak sekiz \ uz adetlik en byk papirs
yn, yanarda lav almda kalm I lereulaneum harabelerinden kartlmtr.
I'apiroloji (papirsleri inceleyen bilim) klasik aratrmalara ok byk katkda
bulunmular. ki binyl boyunca ok az yaz biimi bugne kalabildii iin. antik Pa-
leografi (eski dnemlere ait lablel, yazl, elyazmas kitap biimindeki yaz) bilgisini j
ciddi olarak ar irmi. Kski Yunanca ile ortaa Yunancas arasndaki boluun kapa- i
llmasna yardm etmitir. Arisloelcs'in . W/W 'I/WJ'^WIVMH Kuruluu. Soplokles'in
i M i f e i l / / n ' ve Vlenamier'in Mcmunyeis/'z A d a m elahil klasik edebiyatn kayp re-
perlvarndan birok metni insanla kazandrmn'. Kitab Mukaddes ile ilgili al-
; malarda da kilit rol oynamtr. Kitab Ylukaddes'in deiik ksmlarnn 7000 kadar
eski Yunanca el yazmas bugn elimizdedir. l Deniz papirs tomarlar, Musevi ol-
; dg kadar Hristiyan metinler de ierir. IX'tiuroiiomiaWan blmler ieren. Ihristi-
i y anlk ncesi iki papirs rulosu vardr. Aziz Johannes Incli'nin bulunduu MS 123
ylndan kalma bir papirs, parmen zerine yazl herhangi bir versiyondan ok
daha eskidir, li eski papalk kararnamelerinin bir ksm papirsler sayesinde bug-
ne kadar gelebilmii ir,-
j Papirsn parmene, tireye ve bizzat kda kadar uzanmas gibi rulo da k
i rlp katlanm el yazmas kitap sayfalarnn yolunu amtr. Papirs dneminin ka-
| panmas ve elyazmalarnn gelimesi, kitabn doumunun balamasna karmtr
i IBBLIA) |XATIVAH|.

SYAH ATHENA

BAKA hibir tez, klasikler dnyasn Shah Mhcna balm tayan tezden dal a
derin blmem tr. Gelenekiler, onu bir kapris olarak grmler, bakalar ciddiye
alnmas gerektiini savunmulardr. 1 Tez. biri eletirel teki neri niteliinde olmak
zere iki boyutludur. Rlelirel boyut, biraz zorlamayla, klasiklerle ilgili almalarn,
on sekizinci ve on dokuzuncu yzyl Avrupallarnn z-merkezli (kendi-merkezli) var-
saymlaryla kflendir i d iin i: Yunan ve Roma'nn. Yakndou'nun eski u y g a r l k l a r
na olar kltrel borcunun sistematik olarak grmezden gelindiini savunur. "Yunan
uygarlnn Ari modeli'nden sz etmek kkrtcdr; yleyse "Avrupa'nn kltrel
kendini beenmiliini azaltmak"lan sz edilmesi yararl olabilir.
Tezin temel nerisi. Yman uygarlnn zellikle Msr'da kklendigi, Msr ty-
garlnnsa "aslnda Afrikal" olduu ve "siyahlar" taralndan yaratld ikiz kavra-
m zerinde younlar. Bu izgi, salam olmayan bir zemine dayanmaktadr. Msr
asll Hristiyanlar olan Kptilerin. Ynancann szck daarcna katklar, olsa ol-
sa marjinaldir. Me/.arlar ssleyen resmilerde de grld zere Firavunlarn deri
rengi, genellikle siyah olan klelerininkinden ok daha aktr. Msr erkekleri gne
yan esmer, kadnlar soluk tenlidir. M yedinci yzyln Nuba Hanedan, oluz bir
hanedan iinde, gereklen "siyah" kategorisine sokulabilecek tek hanedandr. Ku-
kucular, bilim adamlarnn ABD'n rk politikalar taralndan " k o r s a n l a n d g f n d a n
kukulanabilirler.
Bu durumda, belki bilineni yeniden ifade emck gerekmekledir, tier yelerince
geriye gitmek gze alnrsa. Avrupa'nn r<; Avrupa uygarlnn kkenlerinin . U n / -
pa'nn ok tesine uzand kukusuzdur. Sorun, iarihncesi uzmanlarnn m; kadar
geriye, hangi balang noktasna kadar gimeleri gerektiidir |CADMUS] IKAFKAS-
YA| [DASA) |EP1C|.

Ancak Yunan'm "ky-eridi uygarl"nn, denize k olmayan kou lke-


lerin askeri glerince uzun dnemde hakszlk saylmas artc deildir.
Aristoteles'in, "payanda direinin stnde birbirine sokulup yryen karnca-
lar gibi yaayan insan" benzetmesi, Yunan insan gcn ve kaynaklarnn bir
yerde younlatrlmas gibi stratejik bir soruna dikkat ekmektedir. Ekono-
mik ve kltrel genileme iin ince uzun iletiim hatlar yetmitir, ama bunlar
askeri saldrlar karsnda zayf kalmtr. M beinci yzylda Pers saldrs
byk bir glkle pskrtlmtr. Drdnc yzylda Makedonyallar, Yu-
nanistan ve ran'n tamamn 30 yl iinde ele geirmilerdir. Roma lejyonlar-
nn ilerlemesi drdnc yzyldan itibaren durdurulamaz hale gelmitir. Yu-
nanllar hibir zaman 50 binden fazla ar zrhl piyadeyi sava meydanna
srememilerdir; ama Roma Cumhuriyeti kalabalk talyan yarmadasnn in-
san gcn askere almay bir kez baarnca, yarm milyon asker srekli emrin-
de olmutur. Yunanistan'la Roma arasndaki askeri rekabet, batan itibaren
son derece ezicidir. Magna Graecia, yani Byk Yunanistan'n Roma tarafn-
dan fethi, M 266'da Pyrrhus savalarnn sonunda tamamlanmtr. Sicilya,
Sirakza'nn M 212'deki cesur savunmasndan sonra buna eklenmitir. Ma-
kedonya, 168 ylndaki Pidna arpmasnda yenilmitir. Aka Birliinin komu-
tas altnda, Makedonya ynetiminden bamszln geri alan Yunan anakara-
s, 146 ylnda Konsl L. Mummius'a boyun emi ve yeniden Roma'nn
Achaia eyaleti haline gelmitir.
Daha sonra Roma, eski Makedonya imparatorluunun halefi btn Yu-
nan devletlerini ortadan kaldrmtr. Dramatik son, M 30 ylnda, XII. Ptole-
maios Auletes'in kz, Msr'n son kraliesi Kleopatra, hem bir siyasi gelenee
hem de kendi yaamna "kar beyaz gsne bir engerek ylan sokarak" son
verince meydana gelmitir. Hem Caesar'n hem Antonius'un sevgilisi olarak
Romallarn acmasz ilerlemesini durdurmak iin elinden gelen her eyi yap-
mtr. Ama Pascal'm "Kleopatra 1 nn burnu biraz daha ksa olsayd, dnyann
ehresi biraz daha farkl olacakt" cinsinden bo mot'su, yani nktesi son dere-
ce yerindedir. Yunan dnyasnn siyasi ve askeri gc tkenmitir; Roma'nn
mutlak stnl ise zaLen var olan bir gerekr.
Helenistik ve Romal dnyann nihai olarak eriyip kaynamas ve bura-
dan melez Yunan-Roma uygarlnn dogmas, antik Yunan'n lm tarihini
belirlemeyi olanaksz hale getirmektedir. Ama Helenik ve Helenistik gelenek-
ler, sanldndan ok daha uzun sre yaamtr. Delphoi'deki Kehanet-evi,
MS 267'de yamac barbarlar tarafndan yklncaya kadar ilerliini srdr-
mtr. Olimpiyat Oyunlar, MS 3 9 2 ylnda 2 9 2 . Olimpiyata kadar her drt
ylda bir yine yaplmtr. Atina Akademisi, MS 529'da Roma mparatoru Justi-
nianus tarafndan kapatlncaya kadar rencilerini eitmeye devam etmitir.
skenderiye Ktphanesi Caesar'm kuatmas srasnda ok kt biimde yan-
m olmasna ramen, MS 6 4 1 ylnda slam Hilafeti gelinceye kadar ak kal-
m, ancak ondan sonra bir daha almamak zere kapatlmtr. Bu arada, Gi-
rit'in alacakaranlnn ve Miken afann kaybolmasndan itibaren yirmi
yzyl veya tam iki binyl gemi olmaktadr.
Yunan uygarlnn nemli bir ksm kayptr. Byk bir ksm Romallar
tarafndan zmlenmi, buradan da Hristiyan ve Bizans geleneklerine aktarl-
mtr. nemli bir ksm da Rnesans srasnda ve sonrasnda yeniden kefe-
dilmeyi beklemitir. Ama yle veya byle, kk bir Dou Avrupa lkesinin
bile, dzenli biimde "Avrupa'nn Anas", "Batnn Kayna", Avrupa'nn tek
eme ba deilse bile hayati bir unsuru olduunu bara ara syleyip dur-
masna yetecek kadar bugne ulamtr.

Syracusa, Sicilya, 1 4 1 . Olimpiyatn birinci yl, kinci Pn savann altnc


ylnn yaz sonlarnda kalyan kenti Roma ile Afrika kenti Kartaca arasndaki
efsanevi mcadele, kaderin bak srtnda dengelenmitir. Kartacal general
Hannibal, kendisini durdurmak zere gnderilen birka Roma ordusunu yok
ettikten sonra talya izmesine yrmtr. Gneyde zorlu bir mcadele ver-
mekledir. Tarentum limanm ve kalesini tamamen ele geirmitir (Bkz. Blm
III, s. 179). Onu dorudan yumuatamayan Romallar, mttefikleri olan Ku-
zey italya'nn Keklerinden, lllirya'y istila eden Makedonya Kral V. Philip-
posian ve Yunan kenti Sirakza'dan ayr tutmaya almaktadrlar. Hen Sira-
kza Anibal'in ikmal yollarnn anahtarn elinde tuttuu hem de kendileri
Sicilya'y yeniden fethetmek istedikleri iin zellikle Sirakza'ya boyun edir-
mek istemektedirler. Sonu olarak Sirakza, M. Claudius Marcellus komuta-
sndaki inat bir Roma kuatmasnn ikinci mevsimine katlanmaktadr.
Byk Yunanistan'n kraliesi Syrafeousai, batdaki Yunan kolonilerinin
en by, en zengini ve sylentiye gre en gzelidir. Pek ok kent devletinin
igal grd bir Helenik dnemde bagmszlyla vnen Sirakza, uzun s-
reden beri Atina zerinde stnln kantlam ve Byk iskender'in dik-
katini ekmemeyi baarmtr. Zaman zaman rekabet ettii Kartacallar tarafn-
dan yerle bir edilip hibir zaman tam olarak onarlmayan nl Akragas
kentini onarp elden geirmitir. Yararl roln, M nc yzylda, birbi-
riyle rten Roma ve Kartaca nfuz alanlarn ayrmak iin kullanmtr. Yu-
nan uygarlnn fethedilmemi son byk temsilcisidir.
Sicilya'nn dou kysnda, E t n a yanardann karl yanalarvla ada
en gney u c u n d a k i P a c h y n u m b u r n u n u n tam ortasnda yer alan Sirakza
tanat, gvenlik ve elverililikte esiz bir noktay kontrol e t m e k t e d i r . Ak
niz'in dou ve bat b l m l e r i arasndaki ticaret iin doal b i r antrepo ve lc
ile Afrika arasnda o k kullanl b i r menzil noktasdr. Esas olarak ky>
uzak kayalk bir ada olan Ortygia z e r i n d e kurulu Sirakza, almaz kay:
ve u u r u m l a r halkasyla k o r u n a n k o m u ky platosu z e r i n d e n yukar do
yaylr. M k e m m e l bir krfez iinde gneye doru yaklak b e mil kvr:
b y k liman, m a r u r dalarla perdelenmitir. Ortygia'ntn teki tarafndaki
baka l i m a n , en b y k gemilerden oluan filolar arlayabilecek kapasited
( B k z . Harita 7 ) .

Harita 7.
Roma-Sicilya-Kartaca, M 212
Kentin akropol (en yksek noktadaki i kale) konumundaki Ortygia
adas, altnc yzylda, salamlatrlm bir oseyle anakaraya balanmtr.
Arethusa pnarnn enles taze suyuyla sulanan adaya, limann karsnda Oly-
rpum'da srlmemi arazi zerindeki benzer bir yap olan Zeus tapmana
bakan byk bir Apollon tapna hakimdir. Beinci yzylda ovann tamam,
btn doal zelliklerin zerini rten olaanst uzunlukta ta surlarla evril-
mitir. Uzunluu 24 km'den fazla olan bu surlar, dalarn eteklerindeki Eurya-
los kalesine balanmtr. Be farkl mahallede yaayan yarm milyondan fazla
vatanda kuatrlar. Asl Agora veya Forum, kendi i kalesine sahip Achradina
yani "Yukar Kent "in iindedir. Onlarn tesinde Tyche ve Epipolae mahallele-
ri, onlarn yukarsnda Neapolis veya "Yeni Kent"in, bir yama zerindeki am-
iitiyatrosu, bir lapmaklar kmesi ve "Hieron'un Altar" iindeki, antik dnya-
nn en byk kurban adama yerinin bulunduu antsal binalar yer almakladr
Byk limana dklen Anapus Nehrini ikiye blen bir bataklk alan, l bir
salgn yaz hastalklar yatadr. Bu kusur dnda Sirakza, esiz ltuflarn re-
havetindedir. Bir sre sonra bu blgenin valisi olan Ciceron'a gre, gnein
parlamadg bir tek gn yoktur Sirakza'da, Ykselen ova, arap-koyusu dalga-
lar arasndan esen her esintiyi yakalar. Kn bile kayalarn zerinde iek
aar; bugn de amaktadr.
Roma ordusunun geliinden nce Sirakza, be yz yldan uzun tarihiyle
vunebilmitir. M 7 3 4 le Korintboslu koloniciler tarafndan kurulan Sirak-
za, Rona'dan sadece yirmi yl gentir ve nfuzunu bir karde koloniler ana
yaymr. M 474'e Salamis savandan 6 yl sonra Etrsk deniz kuvvetleri-
nin yok edilmesi ve buna bal olarak Roma'nn ansnn ilk engelinin ortadan
kalkmasnn sorumluluunu stlenmitir. Birok kent devleti gibi Sirakza da
oligark, demokratik ve monarik ynetim aamalarndan gemitir. En baa-
rl snavlarn arka arkaya gelen M 4 1 5 - 4 1 3 Atina ve M 4 0 5 - 4 0 4 Kariaca
kuatmalaryla atlatmtr.
Daha iyi bilgi bulunmadndan, antik Sicilya tarihinin, bir dizi kanl dar-
be ve karklk iinde hkm sren ve birbirini izleyen 5irakza tiranlarna
dayanarak yazlmasnda yarar v a r d r , " Yah Dionisius (ynetimi M 4 0 5 -
3 6 7 ) . Aristoteles tarafndan "yoksul snflara demagojik yalvarmalarla g ka-
zanan" tiran tipine rnek olarak gsterilmitir. Filozof krallarn ynLemini iz-
leyerek Platon ve Akademi'den ahsen zel ders alan akrabas Dion (ynelimi
3 5 7 - 3 5 4 ) , Yunanistan'dan ayrldktan sonra Sicilya'nn ynetimini, tpk Gari-
baldi'in (Lalya'nn birlii iin bin kiilik kuvvetiyle mcadele eden talyan
general) Bileri'nin hcumunda olduu gibi geirmitir. "zgrln olu"
Korintboslu Timoleon (ynetimi M 3 4 4 - 3 3 6 ) , paral askerlerin yardmyla
zafer kazanan bir bakasdr; ama anlalan birok kentte demokratik anayasa
uygulamalarn da balatmak zorunda kalm ve Yuna-Kartaca nfuz alanlar
arasnda Halycus Nehri zerinde bir snr oluturmay baarmtr. Zalim
Agathokles (ynetimi M 3 1 7 - 2 8 9 ) , zengin bir dulla evlenince ans alm
halktan bir mlekidir. M 3 1 0 ylnda Sirakza'ya ynelik ikinci Kartaca
kuatmasn, sava Alrika'ya tayarak zmtr. Bu "trne zg, nev'i ah-
sna mnhasr" "Sicilya Kral"nn zehirli bir krdan yznden fel olduu ve
l yaklacak odun ynnn stne diri diri yatrld sylenir. kinci kuak
Sirakza, Roma'nn genilemesinden, uzun bir iktidar dnemi olan Sirakzal
destekisi Kral 11. Hieron (ynetimi: M 2 6 9 - 2 1 5 ) lehine ortal temizleyen
macerac Epirus Kral Pyrrhus tarafndan kurtarlmtr. Archimedes'in hamisi
11. Hieron, bar. Roma ile imzalad hi kesintiye uramam bir antlamayla
korumu ve Sirakza'ya son bamsz refah dnemini yaatmtr. Ancak Hie-
ron'un, Pn Savalarnn en kritik annda lmesi, Roma yanls gruplarla Kar-
taca yanls guruplar arasnda bir mcadeleyi gerektiinden nce balamtr.
Torunu ve halefi Hieronymus, srf, nce kraliyet ailesini, sonra da Roma yanl-
larn sktran bir halk isyanyla devrilmek zere, Roma ile (dedesinin yapt-
) ittifak bozmutur.
M 2 1 5 ylnda Sirakza'da, ynetici olarak iki Kartacalnn seilmesi Ro-
ma'y ok fkelendirmitir. Ksa bir sre sonra Sicilya'ya drt Roma lejyonu
( 4 2 0 0 ile 6 0 0 0 erden oluan tmen) gnderilmi ve snrdaki kk bir at-
ma, casus belli, yani sava nedeni saylmtr. M 214 ylnn sonlarnda veya
daha byk bir olaslkla M 213'n balarnda Marcellus, karadan ve deniz-
den Sirakza'y kuatmtr. Kuatanlara gre tarih, kentin kuruluunun 538.
yldr. Kartaca ile rekabet, dnemin en nemli siyasi zelliidir. Roma'nn
Gney talya'y fethinin doal uzantsdr. Kartaca yerleik, kendini kabul et-
tirmi bir g, Roma ise buna meydan okuyandr. Birinci Pn savana (M
2 6 7 - 2 4 1 ) , Sirakza Kral Hieron ile Messena kenti arasndaki bir tartmaya
Roma'nn karmas yol amtr; ve Kariaca'nn Sicilya'daki btn servetinin
varlnn Roma'nn eline gemesiyle sona ermitir. Kartaca, kayplarn, M
227 ylnda Carhagonova (Cartagena) adyla bir kentin kurulduu dou tber-
ya'da yeni bir koloni oluturarak gidermitir. Roma, bu gelimeleri gergin bir
kukuyla izlemi ve ikinci Pn savalar, Kartaca'nn Ebro zerinde egemenli-
ini tanyan bir antlamaya ramen, Roma'nn lberya'daki Saguntum'a mda-
halesi zerine balamtr. Hannlbal de, orta Akdeniz'in stratejik kontroln
tehlikeye dren byk bir yangn kartarak sava Roma kaplarna tam-
tr. Sirakza ise btn bu gelimelerin eksenidir.
Be kez konsl seilen M. Claudius Marcellus (lm: M 2 0 8 ) , eski Ro-
ma ekolnden dindar bir sava kahramandr. M 2 2 2 ylndaki ilk konsll-
g srasnda lnsubria Kekleri (Galyallar) Kraln Milano yaknndaki bir ova-
da teketek bir karlamada klcyla ldrm ve ele geirdii btn Galyal
ganimetlerini Jpiter Feretrius tapnana balamtr. arpma srasnda
Hannibal tarafndan pusuya drlp ldrlmek istenmi, hayatn Plutark-
hos kurtarmtr. Livius, Polybyus, Plutarkhos dahil herkesin kabul ettii ze-
re, Roma'nn Sirakza'y igali, abuk sonu alnacana olan kesin inanla
balam, ancak Marcellus yklmaz duvarlar ve cesur savunmaclarla karla-
mtr. Ama yaklak 25 bin kiiden oluan lejyona ek olarak 100 sava ge-
misi, byk bir kuatma aralar katan ve Sirakzal danmanlarn kendi ara-
larnda blnd bilgisiyle donanmtr. Livius, bir kii dnda her eyi
hesapladn yazmaktadr.
Bu adam, uicus spccUitoi raeli siderumtjuc, "cennet ve yldzlarn yegne
gzlemcisi, ama top ve dier sava aralarnn mucidi ve mhendisi olarak ok
daha dikkate deer olan" Archimedes'tir. 2 3 Kral II. Hieron'un saltanat boyun-
ca Archimedes, kuatmaya kar her menzil ve apta hnerli bir sava makine-
leri yna oluturmakla uramtr.
Livius'un, Roma birlikleri deniz kysndaki surlara ulat andaki man-
zarayla ilgili betimlemesi gzel bir edebiyat almasdr:

"Marcellus, denizin ykad... Achradina surlarna altm be qumtjuiremcs'le sal-


drd. Gemilerin, okularn ve sapanclarn okluundan... kimsenin surlar ze-
rinde vurulmadan durmasna imkn kalmyordu.
ikier ikier birbirine balanm... ve d kureki sralar tarafndan tek bir
gemi gibi itilen teki beli kureki sras, birka bina ykse kliinde ki kuatma
kulelerini, surlar dvecek makinelerle birlikte gelirdi.
Byle bir donanmaya kar Archimedes, surlara deiik apta ta frlatma d-
zenekleri dizdi. Akta duran gemiler, dzenli aralklarla atlan ok ar talarla;
daha yakndaki gemilerse daha hafif, ama o k daha sk atlan talarla adeta b o m -
balandlar.
Son olarak, adamlarnn kendileri vurulmadan ok atmalar iin, sur duvarla-
n n d a yukardan aaya, yaklak 45 santim geniliinde saysz mazgal delikleri
atrd. Askerlerin bir ksm dmana bu deliklerden grnmeden ok atarken, di-
erleri kk, korunakl scorptonlardan saldrd." 2 4

Polybius, ekilleri ayn ad tayan bir mzik aletine benzedii iin s a m b u c a e


denilen yzen kuatma kulelerinin, kukusuz bugnk Yunan buzukisinin,
atas olduunu anlatr.
En sinir bozucu olan se, Archimedes'in saldrganlar kaldrp denize dk-
mek iin icat ettii aygtlardr:

"Birden surlardan tam gemilerin zerine, yukardan gelen byk arlklaryla on-
lar batrabilecek o k byk direkler atlmaya balad, t e k i gemiler demir pene-
lerle, sivri madeni burunlarla, pruvalarndan yakalanp vinle yukar ekiliyor-
mu gibi havaya kaldrld, sonra ktan itibaren dibe gmlecek ekilde brakld.
Yine dier gemiler, kenin ierisindeki makineler araclyla kendi evrelerinde
frl frl dndrlp, ... gvertede arpan insanlar yok ederek ... slak kayalara
frlatld. kide bir bir gemi havaya kalkyor, mrettebat her yana salncaya ka-
dar... saga sola d n d r l y o r d u . " 2 5

Marcellus, stn bir dman tanmtr. "Gemilerimizi denizden su almak iin


kepe gibi kullanan bu geometrik devle savamay brakn" diye veya "Kuat-
ma kuleleri hattmz, kale bedenindeki siperlerin dna srld" diye fkeyle
barmakladr. Plutarkhos'un yorumu udur: "Romallar sanki Tanrlarla sava-
yorlard."
Saldrnn durdurulmasyla, kuatma iki yl sren bir ablukaya dn-
mtr. Sirakzallar aylarca umutsuzlua kaplmamtr. Bir Kartaca kurtar-
ma gc Anapus vadisi yaknnda ordu karargh kurar; Marcellus Panor-
nus'tan drdnc bir lejyon daha getirmek zorunda kalr. Baarl bir yarma
operasyonuyla limandan kan deniz timleri bir takviye filosuyla dner. Ada-
nn i kesimlerinde, Proserpina'ya adanm bir kent olan Henna halknn Ro-
mahlarca katledilmesi, Sicilyallar Roma aleyhine evirmitir. Marcellus, M
2 1 2 ylnn baharndaki Artemis Festivali srasnda, Galeagra Kulesi'ne bir ge-
ce baskn dzenler ve Heksapiloi Kaps'n ap Epipolai'nin varolarna ula-
r. Ana kale ise hl salamdr. Yaz gelince, Karacal amiral Bomilkar, 130 sa-
va gemisi tarafndan korunan 7 0 0 nakliye gemisi toplar. Ak bir stnlkle,
Roma filosunu Pachynum Burnu'nda beklemeye balar. Ama so anda, bilin-
meyen bir nedenle Marcellus'un arpma nerisini reddeder ve TarentunVa
doru denize alr.
Sonunda, kuatmann sonunu veba ve ihanet belirlemitir, iki yzyl nce
Sirakza'ya saldrrken vebann arpt Kartacallar, imdi onu savunmaya a-
lrken de yine ayn hastalk yznden gruplar halinde lmektedirler. Sonra,
atekes grmeleri srerken, Akradina'mn valisinden biri olan Moeriscus
adl lberyal bir kaplan, Aretusa emesi yaknnda Romallarn kente girmesi-
ni salayarak cann kurtarmaya karar verir. Anlamal parola zerine, sahte
bir laarruz srasnda kaplar aar. Roma yanllarnn evlerinde karakollar ku-
rulduktan sonra Marcellus, Sirakza'y yamaya brakr.
Savan saysz kurban arasnda Archimedes de vardr. Kumlar zerinde
bir matematik problemi zmeye alrken Romal bir asker tarafndan ld-
rld ileri srlmtr. Plutarkhos, Archimedes'in sonu hakknda anlatlan
deiik ykleri yeniden incelemitir:

"Archimedes, her zamanki gibi kendi halinde, bir diyagram yardmyla baz prob-
lemler zerinde almaktadr. Kendini almaya verdii iin Romallarn saldr-
snn farknda deildir.
Aniden karsna klcn ekmi bir asker kar, onu Marcellus'a gtrecei-
ni syler. Archimedes, problemi bitmeden gitmeyi reddeder. Bunun zerine asker
fkelenir ve onu ldrr.
Bir baka anlatma gre Romal... Archimedes' hemen ldrmeye kalkar.
Archimedes, beklemesini rica eder, bylece sonucun da ortaya km olacan
syler Ama asker dinlemez ve onu hemen ldrr.
Archimedes'in askerlerle, Marcellus'a gne saatleri, kreler, eyrek kreler
gibi bilimsel aralarn gtrrken karlatn anlatan nc bir hikye daha
vardr Askerler Archimedes'i, altn gtrdn sanarak ldrmlerdir.
Ancak Archimedes'in lmnden Marcellus'un ok tedirgin olduu, zld-
, Archimedes'in yaknlarn bulup sayglarn sunduu genel olarak kabul edil-
mekledir.

Ynan uygarlyla Roma gcnn karlamalarnn yansmas byle olmu-


tur.
Salnda belirttii arzusu zerine Archimedes, bir silindirin iinde kre
eklindeki bir mezara gmlmtr. nk Archimedes. bir keresinde uzun-
luu ve ap eit bir kre ve silindirdeki 2:3 orannn, en ho boyutlar verdii-
ni sylemitir.
Sirakza'ntn dmesi, sonularn derhal vermitir. Kltr cephesinde,
Roma'nn Yunan olan her eyle ilgili saplantsn gsterir. Livius, sanatsal gani-
metin, Kartaca'nn tamam yamalansaydt ele geirilecek ganimeLten az olma-
yacan yazar. Daha sonra, okumu yazm her Romal iin bir norm haline
gelen Yunan sanal eserleri ve dnceleri modas balamtr. Ortak bir Yu-
nan-Roma kltrnn gelimesinde belki en gl, hatla tek itici g olmu-
tur. Strateji cephesinde, Sicilya'daki Roma istilasn tamamlamtr. Kartaca'y
byk bir gelir ve besin kaynandan, Hannibal'i ok nemli bir lojistik destek
kaynandan yoksun brakmtr. Sirakza'dan nce Roma, kiilik Yunan-
Roma-Kartaca g oyununun eit taraflarndan biri iken, Sirakza'dan sonra
her adan inisiyatifi ele geirmitir.
Roma'nn Sicilya'daki baars, daha uzun vadede, Yunanistan'la ilgili ko-
nularda ileride doacak anlamazlklarn da tohumunu atmtr. Sirakza ku-
atmas srasnda Roma, Kartaca'nn teki mttefiki Makedonya'y arkadan e-
virmek iin sadece merkezi Yunanistan'daki Aetolia Birlii ile ittifak yapmtr.
Yine de artk Roma'nn tatmin edilmek isteyen ve korunmay bekleyen Yunan
tebalar vardr. Makedonya sava (M 2 1 5 - 2 0 5 , 2 0 0 - 1 9 7 ve M 1 7 1 - 1 6 8 )
ve Makedonya'nn ba dostu, Suriye kral 111. Antiochos'a kar verilen mca-
dele, Romallar byk bir iddetle Yunanistan'a sokmutur. Sonunda Roma,
zm btn Makedonya ve Peloponessos'u kendi eyaleti haline getirmekte
bulmutur.
O srada, Sirakza'nn dmesinin Sirakzallar tarafndan bile hemen
unutulmu olmas gerekir. Cunk lmden kurtulan halknn tamam, dne-
min deti gerei kle olarak satlan teki malup kentlerin sonuna uramad
iin ansldr. Sirakza, Roma'nn ykselii ve Yunan'n kn beraberinde
geiren sonsuz seferberlikler ve arpmalar dizisindeki olaylardan biridir ni-
hayet. Ama buna karlk, temel Akdeniz politikalarnn etkilediinden ok da-
ha geni bir alan etkileyen zmlerin ve deiimlerin bir belirtisi olarak da
grlebilir.
Roma'nn zaferle dolu genilemesinin gemiine bakan tarihiler, sonraki
gelimelerle ilgili bilgilere kilitlenip kalmlardr. Sonu olarak ortaya kan
Yunan-Roma kltrne, btn dnyaya hkim olmann ve "Bat Uygarl"m
temel direklerinden biri olarak sonsuz bir nfuzu kullanmann nasip edildii-
nin tamamen farkndadrlar. Bunun yannda var olan baka eilim ve beklenti-
lere kar ise antenleri daha az aktr. Ayn ekilde, modern Avrupa'nn stan-
dard yksek renim aralar olan Yunanca ve Latinceyi ok iyi bildikleri
halde, Yunan-Roma kresinin bymesini, gncel gelimelerin btnyle ili-
kiledirmeke bazen yava davranabilmilerdir. Hakl olarak hi kimse, Sira-
kza'nn dmesinin dikkate deer bir an olarak belirdii, Roma ve Yunan
dnyalarnn birbiri iinde eriyip kaynamasnn ok nemli bir sre olduu-
nu reddedemez. Glk, olayn baka hangi yakn perspektifleri bulunduunu
grmektedir.
Sirakzallarm kuatma srasndaki tepkilerine dair elimize ulam hibir
kayt yoktur. Ama ticaretle uraan bir kent halknn ounluu herhalde ok
seyahat etmi olmaldr. Yunanistan'la Kanacaklar arasnda uzun sre ekime
konusu olan, ancak son donemde Romallarn eline geen bir adada yaamak-
tadrlar. Pn savalarnda hangi tarak desteklemi olurlarsa olsunlar, Romal
sonradan grmelerin kafa tuttuu bir eski sistemin, dzenin mensuplar ola-
rak, elbette Kanacaklar kendileriyle birlikte grmlerdir. Gerekten ak de-
nize kmaya hazr tacir bir ulus olarak Kartacahlara, Romallardan daha b-
yk bir yaknlk duymu olabilirler. Byk skender'in, Yunan', ran ve
Hindistan ile ok yakn bir dostluk ilikisine sokmasnn stnden yz yldan
fazla bir sre getikten sonra Sirakzallar kendilerini, kenz domam Yu-
nan-Roma dnyasnn deil, kukusuz Helenizmin Yunan kkenli bir paras
olarak hissetmi olmaldrlar. Onlara gre dnyann merkezi hi tereddtsz
ne Karaca ne Roma'dr; iskenderiye'dir.
Modern yaklamlar Srakza'y Roma'yla olan yeni ba kanlmaz bir
gelime deilse bile en azndan doal bir balant olan bir Yunan, dolaysyla
Avrupa kenti olarak grmektedirler. Bu noktada Yunan'tn Avrupal olmaktan
ok Asyal olduu veya douyla balantlarn sresiz olarak koruyabilecei
imasndan igdsel olarak kanmaktadrlar. Sadece Archimedes'e de yer ve-
rilen birka Bat Uygarl dersinde bu byk matematik dehasnn, hayatn,
kendi Yunan kentinin Roma ile birlemesine muhalefet ederek geirdiine ia-
ret edilmekle yetinilecektir.
Cannae savandan (Bkz. s. 179) drt yl sonra Roma'nn durumu, son
derece istikrarszdr. Karaca tarak iin, Marcellus'un gcnn Sirakza'y bir
saldryla almaya yetmediini; Roma'nn Sirakza'da baarsz olmasnn, Kar-
laca'nn teki mttefiklerini yreklendireceini; Sicilya'daki Kanaca gcnn
yeniden olumasnn, Hannibal'e uygun bir lojistik destei garantileyeceini;
Hannibal'in, fitlen ikmal alabilseydi, talya'daki kmldayamazl kracan;
szn ksas, Roma'nn yenilmesi iin ker trl koulun bulunduunu hesap
etmek son derece mantkldr. Sirakza'da Cato yoktur; ama sorun yaratan ba
belas kentlerin yerle bir edilmesi bilinen bir uygulamadr. Archimedes'in ken-
disi deilse bile adamlarnn, surlar zerindeki uzun izlemeler srasnda, ger-
eki olarak Roma deletda est, (bu da ancak veba vuruncaya ve Moeriscus ka-
plar ancaya kadar) diye dnm olmalar gl bir olaslktr.
Sirakzallarm dnya hakkndaki bilgisi byk lde Byk Deniz ve
Dou lkeleriyle snrldr. Corafya bilimi, antik alarda bilinen snrlarnda
byk bir deiiklik olmad halde klasik Yunan'la ilgili olarak byk ilerle-
me salamtr. Archimedes'le ayn ada yaam, skenderiye'de ktphaneci
olan Kirenek Eratosthenes (M 2 7 6 - 1 9 6 ) , dnyann yuvarlak olduu sonucu-
na varmtr ve almas Batlamyus ve Strabon tarafndan bilinmektedir. An-
cak Fenike'den Teneke Adalarna (Britanya adalar) giden yoldan baka, uygu-
lanabilir pek az keif yaplmtr. Bat Afrika'yla, Amerika'yla veya Kuzey
Avrupa'nn daha uzak blmleriyle bugn iin bilinen hibir iliki sz konusu
olmamtr. Akdeniz ky izgisinin "uygar" dnyasyla "barbar" ynlar ara-
sndaki kat ayrlk ancak bu kadar alabilmitir.
nc yzyln sonlarnda, Akdeniz uygarl hl byk nfuz bl-
gesi oluturmaktadr: Batda Kartaca, ortada Roma-ltalyan ve douda Yunan-
Heleik. skender'in fetihleri sayesinde Msr'dan Hindistan'a dou imparator-
luklaryla eskisinden ok daha yakn ilikiler kurmutur. Orta Asya'nn krl-
gan izleri boyunca, tam o sralarda gebe saldrlara kar Byk in Sed-
di'nin inasna balam olan in imparaorluuyla nemsiz de olsa baz
ilikiler geliirmitir.
Geen yzyllar boyunca Kuzey ve Orta Avrupa'nn barbar kitleleri, yava
yava Bronz andan Demir ana gemeye balamlardr. Kltrleri, Orta
Vistl'den Iberya'ya, Galya'ya ve Britanya'ya kadar pek ok noktada, gerek kl-
tr yoluyla gerek geime yoluyla aktarlagelen Keklerin hkim nfuzu, bu
durumun gl bir gstergesidir. Kekler, Roma imparatorluuna 387 ylnda
saldrmlar ve byk bir kuvvetle Kuzey talya'ya girmilerdir. Tepelere kuru-
lu Keli kaleleri, geici bir kent merkezleri a oluturmu, bu merkezlerin tica-
ri faaliyetleri de, daha sonra katlan Germen, Slav ve Baltk kabileleri iin
nemli birer arac rol oynamtr. nc yzyln sonlarnda Keklerin bir
kolu olan ve Tyle adl krallklarn Trakya'da (Bugnk Bulgaristan toprakla-
rnda) kuran Galatlar, Trakyal uyruklarnn isyan karsnda ortaaa kadar
kaldklar komu Anadolu'ya gemek zorunda kalmlardr. Trakya'daki ko-
nukluklar, Seuthopols ve Messembria'da (Nesebar) son zamanlarda bulunan
yazlarla kantlanmtr. 2 7
Ancak birok tarihi, M nc yzylda Avrupa Yarmadasnn, Avru-
pa uygarl denilebilecek herhangi bir eyden en az 1 0 0 0 yl uzak olduunu
kabul etmekledir. zellikle antik Yunan'n Avrupall, zamane Avrupallar-
nn anakronik bir aydn zellii olarak sorgulanmaktadr. ok da iyi olmakta-
dr.
Ama an ok arpc iki sreci (Yunan ve Roma uygarlklarnn Akde-
niz'de birbiriyle kaynamas ve i ksmlarn byk bir blmndeki Kelt s-
tnl) gelecein gelimeleri iin ayrlan yere kanlmaz olarak iki imento
bloku koymaktadr. Yunan-Romallar da. Kekler de Hint-Avrupa ailesinden
olduklar halde aralarnda ortak bir kltr ve orak bir ideolojinin izine pek
rastlanmaz (Bkz. IV. Blm). Kesinlikle ortak bir kimlik belirtisi yoktur. Buna
ramen ikisinin de torunlarnn ve geleneklerinin ge Avrupa tarihinin znde
yer alacak halklar olduu kabul edilmelidir. Uzun sredir stnln koru-
yan ar Avrupa-merkezci yorumlar dzeltmek bir eydir; baka bir arla
kap. Yunanllarn ve Romallarn, Avrupa'nn sonraki yksyle hi ilgisi ol-
madn ya da ok az ilgisi olduunu ileri srmek, ok daha baka bir eydir.
Meydana gelmi ve sonularn hl yaadmz belli olaylar vardr. Ba-
ka trls olamaz. Moeriscus kapy avnasayd; Sirakza, bir zamanlar Ati-
na'ya direndii gibi Roma'ya da direnseydi; Eer Hannibal Roma'y, Roma'nn
hemen sonra Kartaca'y ykt gibi yksayd; ksaca, Yunan dnyas Sami rk-
tan Kartacallarla kaynasayd, tarih ok daha farkl olacakt. nemli olan Mo-
eriscus'un kapy amasdr.
Harita 8.
Roma mparatorluu, MS 1. Yzyl
III
ROMA
Eski Roma, M 753 - MS 337

ROMA dnyas sz konusu olduunda, antik veya modern, Yunan veya baka
hibir uygarla uygulanmam bir tutarllk niteliiyle karlalmaktadr.
Hem plannm dzenlilii hem de ok kuvvetli Roma imentosunun bir arada
tuttuu Roma surlarnn talar gibi Roma lkesinin eitli ksmlar da fizik,
rgtsel ve psikolojik bir btn olarak birbirine baldr. Fizik balar, her eya-
lette kurulu askeri garnizonlarn oluturduu a ve eyaletleri Roma'ya bala-
yan talan yaplm yol ebekesini ierir. rgtsel balar, ortak hukuk ve y-
netim ilkesine ve ortak ynetim standartlar uygulayan dnya apnda bir
memurlar ordusuna dayanr. Psikolojik denetimler, bakent Roma'nn otorite-
sini tehdit eden herhangi bir kimse veya herhangi bir eyin mutlak bir kesin-
likle yok edilecei korkusu ve cezas zerine kuruludur.
Roma imparatorluunun birlik ve tutarllk saplantsnn kayna, Ro-
ma'nn erken gelime modeli iinde grlebilir. Yunan ok sayda dank
kentten olutuu halde, Roma tek bir organizmadan meydana gelmitir. Yunan
dnyas, Akdeniz deniz hat boyunca yaylrken, Roma dnyas toprak fetihle-
riyle bir araya toplanmtr. Kukusuz, bunun tersi de tamamen yanl deildir:
Y'unanllar Byk skender'de btn zamanlarn en byk lke fatihini bul-
mular; Romallarsa bir kez talya'nn dna ktktan sonra, deniz gc ders-
lerini almay ihmal etmemilerdir. Ama, zorunlu fark yadsnamaz. Yunan
dnyasnn anahtar, yksek pruval gemileriyse, Roma gcnn anahtar da
ilerleyen lejyonlardr. Yunanllar denizle, Romallar karayla nikhldrlar. Yu-
nanllar yrekten, denizci, Romallar yrekten, kara adamdrlar.
Kukusuz Roma olgusunu aklamaya alrken, "karann emredicili-
gi"ne ynelik bu neredeyse hayvani igd vurgulanmaldr. Roma'nn nce-
likleri lkesinin rgtlenmesi, geniletilmesi ve savunulmasnda yalar. Her
koulda toprak yerleimi, toprak mlkiyeti, toprak ekonomisi, toprak yneli-
mi ve lopraga dayal bir toplumun alkanlk ve hnerlerini yaratan unsur, ve-
rimli Latium ovasdr. Roma'nn askeri rgtlenme ve dzenli ynetim yete-
nekleri buradan domutur. Srasyla, topraa ve krsal yaamn yaratt
istikrara derin bir ballk, Roma'nn graviUts, sorumluluk duygusu; pietas, ai-
leye ve lkeye ballk duygusu ve iustitic, doal dzen duygusu erdemlerini
beslemitir. Yal Caton, "Topra ileyenler, en gl adamlar ve en cesur as-
kerleri olutururlar" demitir. 1
Roma uygarlna ynelik modern tavr, son derece etkilenmi olmaktan,
alabildiine nefrete kadar yaylan bir yelpaze oluturmaktadr. Her zaman ol-
duu gibi tarihiler arasnda da gce tapanlar, zellikle gl olan her eye
hayran olmaya daha baa hazr, Roma'nn gcn Yunan'n kurnazlndan
daha ekici bulanlar vardr. Niin yapldn asla dnmeden Colosseum'u
byklne ve salamlna hayrandrlar. Oysa Colosseum, Roma uygarl-
nn simgesidir. Bilinen szdr: "Colosseum yklrsa Roma, Roma yklrsa
dnya yklr." 2 0 l e yandan, Roma'dan nefret eden kat bir gr de vardr.
Biroklar iin Roma, Yunan' taklit eden ve onu byk lde devam ettiren-
lerin en iyisidir. Yunan uygarlnn nitelii vardr, Roma sadece niceliktir. Yu-
nan asldr. Roma trevdir. Yunan icat edendir, Roma "Aratrma ve Gelitir-
me" dairesidir. Aslnda bunlar daha aydn baz Romallarn grdr.
Horatius, Episteles adl eserinde "Yunanllarn da bizim gibi, eski tarihli bir
eser hl var diye gurur duymak gibi gariplikleri var mdr?" diye sorar. Daha-
s Romallar, kopya ettikleri eyleri basitletirmi, avamlarmlardr. rne-
in mimarlkta, ar ve lks Korinthos tarzn alm, ama Dor veya lon tarzn
almamlardr. Bir eletirmen, "Romallar gibi alabildiine faydac bir ulusla te-
masa geince Yunan sanatnn bln dokusu paralanmtr" diye yazmakta-
dr. 3
Gerekten Roma Yunan'a ok ey borludur. Din alannda Romallar, Ze-
us'u Jpiter'e, Hera'y Juno'ya, Ares'i Mars'a, Afrodit'i Vens'e dntrp,
Olimpik tanrlar toptan almlardr. Stoacln Roma iin Atina'dan daha sim-
gesel olduu noktasndan hareketle, Yunan ahlak felsefesini kabul etmilerdir.
Edebiyatta, Yunanl yazarlar, Latin halefleri tarafndan bilinli olarak rnek
alnmlardr. Eitim grm bir Romalnn Yunancay ok iyi bilmesi gerekti-
i tartmasz kabul edilmitir. Speklatif felsefe ve bilim alannda Romallar
nceki kazanmlara gerekte hibir katkda bulunmamlardr.
Yine de, Roma'y Yunan-Roma uygarlnn ikinci derece orta saymak
yanl olur. Roma dehas da yeni alanlara, zellikle hukuk, askeri organizas-
yon, ynetim ve mhendislik alanlarna yansmtr. Dahas, Roma devleti
iinde ykselen gerginlik, en yksek dzeyde bir edebi ve sanatsal duyarllk
yaratmtr. nde gelen pek ok Romal asker ve devlet adamnn ok iyi yazar
olmas bir rastlant deildir, ikinci derece Romallardan oluan uzun listeyi de
unutmamak gerekir. Kart grtekilerse, son derece iren klelik kurumu-
na, lsz zalimlie ve nihayet Helenizmi sofu gsteren gerilemeye iaret
ederler.
En geni tanmyla antik Roma'nn tarihi, "lmsz Kent"in M 7 5 3 y-
lnda kurulmasndan, Roma imparatorluu'nun MS 1453'teki nihai yklna
kadar 2 2 0 6 yl srmtr. En kullanl tanmyla kentin kuruluundan, Roma
imparatorluunun, Roma kentinin bakent olduu bat ksmnn yklna ka-
dar, bu srenin ancak yars kadar yaamtr. Allageldii zere: Krallk,
Cumhuriyet ve mparatorluk olmak zere farkl dneme ayrlr [AUC].
Yar efsanevi Roma Krall, birok adan Yunanistan'n erken "Kahra-
manlk ann karldr. Sylentiye gre Aeneas'm, bir dii kurt tarafndan
emzirilen ksz ikiz torunlar Romulus ve Remus'un yksyle balar, M
5 1 0 ylnda, yedi kraln sonuncusu Marur Tarquinius'un kovulmasyla sona
erer. Bu iki yz elli yl, yazl tarihin ok ncesinde gemitir. Roma kentinin
kurucusu Romulus'un, Yeni kentin isknna yardm eden Sabin Kadnlarnn
Karlmas'n rgtledii sylenmektedir. Bir Sabin olan Numa Pompilius,
takvimi ve resmi dini uygulamalar balatmtr. Forum iinde, kaplar sava
zamannda alan ve bar zamannda kapanan Janus Taptag'n kurmutur.
Bir Latin olan nc kral Tullius Hostilius, komu Alba Longa kentini yk-
m ve halkn srmtr. Ancus Marcius, yabanc lkelerden getirilen kle-
lerden plebleri veya "avam" snfn yaratmtr. Altnc kral Servius Tullius Ro-
ma'ya, pleblere "yallar" veya "soylular" karsnda bamszlk tanyan ilk
anayasasn kazandrm ve Latin Birliini kurmutur. Beinci ve yedinci kral-
lar Tarquinius Priscus ve Tarquinius Superbus, Etrsk soyundandtr. Beinci
kral Priscus Roma'ya, sonradan kendi adyla anlm olan geni kanalizasyon
sistemi dahil ilk bayndrlk hizmellerini getirmitir. Yedinci kralsa, olunun
Lucretia'y karmas zerine azledilmitir [ E T R U S C H E R A ] .
Tiber Nehrinin getii stratejik noktaya hkim yedi tepesiyle Roma, Lati-
um kentleri arasnda "Latin" dilini konuan tek kenttir. O ilk yllarda, daha
gl komularda, zellikle, ok iyi korunan Veii adl kentleri Forum'a sadece
16 km uzakta olan Etrsklerce ynetilmitir. Vulc, Tarquinia ve Perugia'daki
"Etrsk Kaleleri" kalntlar ileri, fakat gizemli bir uygarla kanttr. Roma,
onlardan ok ey almtr. Livius'a gre kent, Etrsklerin saldr ve Tarquinius
hanedann yeniden iktidara getirme giriiminden, ancak tek gzl Horatius
Cocles'in Sublicia Kprsn tutmasyla kurtulmutur:

"Sonra, cesur Horatius,


Kap komutam bard:
'Bu dnyadaki herkese
lm er veya ge gelir:
Ve insan nasl daha iyi lebilir,
Korkutucu garipliklerle karslauklan s o m a .
Babasnn klleri
Ve Tanrlarn tapnaklar iin?

Kpry ykn, sayn Konsl


Yapabildiiniz en byk hzla
Ben, bana yardm eden k kiiyle
Dman oyalayacam
tedeki bin yllk dzgn yol
tarafndan kesilebilir
imdi her iki uta kim duracak
Ve kpry benimle birlikle koruyacak?

"Horatius", dedi Konsl,


Senin dediin gibi, brak yle olsun,"
Ve o, byk orduya kars dosdoru
Yumdu goz pek l
Romallar iin Roma nn kavgas
Ne topraa kyd ne altna
Ne olla ne ee ne kola bacaa ne hayata
Gemiin o cesur gnlerinde" 4

AUC

ROVA KRONObOJlSl. koni in kuruluunun temel alnd geleneksel larihc dayanr.


Srr yl, u / u n iire M 730 yl olarak kabul edilmi!r. Sonraki btn larillcr A I X .
ab urbeamdria. "kentin kuruluundan itibaren" hesaplanm r. "Romallarn en bil-
gilisi" M. Terenti us Varro (AI,C 636-723). kentin kurulu tarihini VI0 733'e ei! ley in-
e, VI0 birinci yzylda deiik bir ema ortaya kmaya balamtr.
Ancak Varro dneminde Romallarn ou. yln tarihine deil o yln konsl-
nn adna bal bir baka sisteme alm durumdadr. leni resmi yazmalarda
hem gnlk konumalarda "C. Tcrenlus Varro ve I,. Aemilius Paulus yl" (M 216)
veya "C. Marius'n yedi konsillk yl"(VI 107. KM. 103. 102, 101, 100)demekte-
dirler. Referanslar takip edebilmek iin Roma tarihinin ayrn larn kavramak gere-
kir. Yal Varro ve Aemilius Paulus'n Cannae felaketinde Roma ordusuna komuta
etmekle olduunu eitim dzeyi dk olanlar bilmez.
Neyse k iki sistem birbirine yakndr. rnein G. Julius Caesar'm ykselii ve
diiu, aagdakilerin yardmyla hesaplanabilir:
AlC konsllk M (i
695 M. Calpurnius Bbulus ve C. Jlius Caesar (1) 59
705 C. Cladus Ylarcellus ve 1,. Cornelis benulus Crus 49
706 C. .iulus Caesar (II) ve l\ Servilin Yalia Isorisus 48
707 0. Rllts Calens ve P. Vainius 47
7()R C. JuliusCaesar (III) ve Aemlms l.epidus 46
70!) C. Jults Caesar (IV) Tek Konsl 45
710 C. Jlius Caesar (V) ve M Anlonits 44
711 C. Y'ibus l'ansa ve A. Ilortus: ikisi de ldrld; yerlerine
M. Anonius. G. Oeiavianus ve VI. Aemilius l.epidus ls
Cfritmvlr) getirildi. -13

Mevcut takvimin ilemez hale geldiini fark eden Caesar'dr. Kski Roma yl.
\ . kal. Ma i us, yan 21 Nisan'da balayan. 10 aya blnm 30-1 gnden ibarelin'.
Geri kalan Janiarius ve P'ebi'uarus, geici nlem olarak lreiilmilr. B nedenle.
MC Ikenln kuruluundan itibaren) 708 ylnda. Caesar'n nc konsll sra-
snda. zora bavuran reformlar uygulanm: iinde bulunulan yln. 151 gn uzatla-
rak ALG I Orak 707 / M -I5 ylnda balamas ve 3 i Aralk'a kadar on iki ay. 365
gn devam etmesi salanmr. Baka dzenlemeler. A l C 7 3 7 1 MS -I ylnda Au-
gsis dneminde, eski beinci \e altnc aylar Qttinl!is ve S e b i l i s i n adlar .lls
(Caesar'dan sonra) ve Augusms olarak deitirilip, d n vlda bir hissettik: yan "ar-
lk gn" Idri ylda bir gelen 366 gnlk artk yl} uygulamas balatlarak yaplm-
tr. Sonula ortaya kan 365 !/< gnlk Jtlian Yl. 11 dakika 12 saniyelik kk bir
yanlmayla uygulamaya konulmu ve MS I 5 8 2 ylna kadar btn dnyada yrr-
lkle kalmtr.
Bulun bunlara ramen, konsllerin ynelimin btn iin atanmasna devam
edilmi ve yllar konsiillkiere gre sayma gelenei onlarla birlikle korunmutur
mparatorlarn saltanai yllarna her zaman bavurulmamtr. Konsllk sistemi
kaldrldktan sonra balayan mparatorluk dneminde A l C sistemi. "Indieio" yan
on be yllk vergi dnemleriyle ilgisi dolaysyla desteklen m ii ir. \IS altnc yzyln
o n s l a r n d a Hristiyanlk dnemi kesin olarak baladnda. Roma donemi on ti yz-
yldr srmektedir 1 |ANNO DOMINI|.

Roma Cumhuriyeti, kentin aprak eyalet yapsndan bttn Akdeniz'in


hkimiyetine doru gelimesinde nderlik etmitir. Sre, M 5 0 9 ylnda ilk
konsllerin seimiyle balam, 4 7 8 yl sonra, Ocavianus'un ilk imparatorluk
hanedann kurmasyla sona ermitir. Aralksz bir fetih dnemidir. Beinci
yzylda Roma kenti, o dnemdeki komularn ve 8 2 2 kilometrekarelik bir
alan tehdit eder hale gelmitir. M 491'de, ok lke fethetmi Volscian ordu-
suyla Roma kaplarna dayanan Romal srgn G. Marsius Coriolanus'un, an-
nesinin alayarak rica etmesi zerine ekilmeye ikna olmas, nl bir olaydr.
D r d n c yzylda ( M 3 9 0 ) Roma, Galyallarn yamaladklarn geri alm
ve k o r k u n Samnt savayla Orta talya zerinde stnlk kurmutur.
n c yzylda, n c e , yurttalarna yardma gelen Epirus Kral Pyrrhus'a
kar savaarak ( M 2 8 2 - 2 7 2 ) , sonra Sicilya'nn ele geirilmesiyle sonulanan
baarl seferlerle (Bkz. s. 1 6 1 - 1 7 1 ) Yunanistan'n gneyinin fethini gerekle-
tirmitir. Bu seferler, Kartaca ile mcadelenin uzamasna ve Pn savana
yol amtr.
R o m a kentinin giritii btn savalar iinde, Roma nn nl dayankllk
ve acmaszlk bileimini en iyi sergileyen, Kartaca ile olan yz yllk mcade-
lesidir. R o m a kentinden daha yal olan Afrika Kartacas, Fenikeli g m e n l e r
tarafndan Latin Puncasnda (Bkz. s. 1 2 7 - 1 3 1 ) kurulmutur. Aralarndaki ili-
ki, Roma tarihinin bilinen en eski belgesi olan bir antlamayla korunan, gele-
neksel olarak bar bir ilikidir. Cumhuriyetin ilk ylnda yaplan antlama,
her iki tarafa da birbirlerinin nfuz alanlarna sayg gstermeyi emretmekte-
dir. Bar, Roma kuvvetlerinin Messina boazn amasna kadar yz yl ko-
runmutur.

ETRUSCHERIA

ROMA y a k n n d a k i Santa Severa yani eski Pyrgi'de arkeologlar denize bakan iki Kt-
riisk tapna b u l m u t u r , 1 9 5 7 - 1 9 6 4 arasnda gerekletirilen bu bulu, olaanst-
dr. Mczardakilerden farkl bir eyler sunan ilk K r s k kalnlsdr. Yaklak M 5 0 0
t a r i h l i bu kalntdan, zerinde Pnee ve Ktrske yazlar b u l u n a n kt inceliinde
altn tabletler kmtr:

"Soylu hanm Astarte'ye.


Buras, Cistra Kral Tefarie V'elianas tarafndan Gnee Kurban sunma aynda....
krallnn nc ylnda. Kir aynda, lahi Cenaze gnnde kurulup adanan kut-
sal yerdir. Ve yldzlar kadar ok tanra heykelciklerinin ylnda..." 1

Pyrgi. y a k n d a k i Cisra (bugnk Cerveteri) kasabasnn liman k o n u m u n d a d r : Kral


Thefarie veya " T i b c r i u s " bir Kartaca tanrasna t a p m a y tercih e t m i t i r [TAMMUZ],
T a p n a k l a r . Napoli krfezindeki Yunan kolonisi Cumae'ye ynelik baarsz l i t r s k
aknndan ksa b i r sre nce ve muhtemelen Roma kentinin K l r s k egemenliine
bakaldrd on yllk sre iinde yaplm olmaldr.
E r s k l e r Toskana ve L m b n a ' d a V1 7 0 0 ' d e n 100'e kadar h k m srmler-
dir. Kk A s y a ' d a n (Anadolu'dan) geldikleri iddia edilmektedir. Yunan alfabesinden
t r e m i alfabeleri kolay o k u n u r , a m a dilleri t a m a m e n zlebilmi deildir. Balan-
gtaki h k m d a r l a r dneminden sonra, altnc yzylda. Yunan tarznda ticaretle
u r a a n kent-devletleri modeline gemilerdir. Mezar odalar, lenin ziyafetlerini be-
timleyen gzel, stilize edilmi d u v a r resimleryle kapldr. I laklarnda, arkeolojik ka-
zlardan veya agzl, seks dikiin veya d i n d a r olarak anlatldklar d m a n Ro-
ma sylentilerinden karlablen ok az bilgi v a r d r . 1837 de l . o n d r a ' d a k i ilk Ursk
sergisinden. 1 9 9 2 ' d e Paris'le dzenlenen sonuncusuna k a d a r 2 A v r u p a k a m u o y u n u n
Btriskoloji ile ilgilenmesi iin birok g i r i i m d e b u l u n u l m u t u r . Kn byk uyarc ise
Vulei. Caere v e T a r t u i n i a ' d a 1 8 2 8 - 1 8 3 6 arasnda alan mezarlar ve Papalk Devlet-
lerinden gelmitir.
A m a baat, h a k i m slup. Romantik s p e k l a s y o n l a r n d a n biri haline gelmitir.
lk a r a t r m a y dzenleyen Vledici. l i r s k soyundan o l d u u n u ileri s r m t r . On
sekizinci yzylda Josiah Wedgewo<xl. en moda " K t r s k Tarz" nn. tilrsk deil Vu-
na kkenli olduunu bilmeden, mleine " K n n a " adn v e r m i t i r . Zengin
Yirimtfe de, Victorial neii George Denms gibi K t r s k l e r i n gizemine kaplmtr. Ve
sonra D. I-I. .a w rence:

"Ktrsklerin rahat lkelerinde yaptklar eyler nefes almak kadar doaldr. Ve


gerek Ktrsk kalitesi hu dur; rahatlk, doallk ve yaam bereketi... Ve lm. sa-
dece yaam olgunluunun doal bir devamdr." 3

Bu. E r s k o l o j i d eik Mruscheria veya Kransziann d e y i m i y l e . &ruscomante, "Kt-


rsk budalas" o l m a k t r .

Birinci Pn savanda ( M 2 6 4 - 2 4 1 ) , Kartaca Sicilya'daki stnln yitir-


mi olmasna ramen, R o m a kara gcne kar dokunulmazln yine de ko-
rumutur. Hannibal'in, spanya zerinden Alpleri ap talya'ya yrd hay-
ranlk uyandran seferinden sonraki ikinci Pn savanda ( M 2 1 8 - 2 0 1 ) ise
Roma, yok olmann eiinden mthi bir azimle kurtulmutur. Kuzey ltal-
ya'daki Keltler, Sicilya'nn byk bir b l m gibi ayaklanmlar, Roma yolu
neredeyse savunmasz kalmtr. T r a c i m e n o Gl ( M 2 1 7 ) ve Canae ( M
2 1 6 ) savalar, Roma'nn en ok ezildii galibiyetleridir. Roma'nn kurtulmas-
n sadece, "Mtereddit", "Geciktirici" kaynaklarn peini brakmayan koruyu-
cusu Q. Fabius Maximus'un taktikleri ve Sirakza'nn ele geirilmesi (Bkz. s.
1 6 6 - 1 6 8 ) salamtr. Hannibal'in kardei Asdrubal, italya'y spanya zerin-
den igal e t m e k iin yaplacak ikinci bir giriime kar k m ve M 2 0 3 y-
lnda Hannibal geri e k i l m e k zorunda kalmtr. Anibal'i Afrika'da, Canae'nin
kurtarcs, "Afrikal" namyla nl Kartaca fatihi Publius Cornelius Seipio iz-
lemitir. Hannibal, M 2 0 2 ylnda Zama'da dengiyle karlamtr. Yunanis-
tan'da Roma'nn dmanlarna snarak, intihar etmekte gerekten acele et-
mitir.
D o n a n m a s n kaybetmi ve ar vergiye balanm Kartaca, 60 yl daha
ayakta kalm, ama yal Cato n c Pn savanda ( M 1 4 9 - 1 4 6 ) , dman-
larn toptan yok edilmesi arsyla ortaya kmtr: Carlhago delenda esi.
M 1 4 6 ylnda bitirilmitir. Kent yerlebir edilmi, halk kle olarak satlm,
yer yarlm, yaraya tuz baslmtr. Tacitus'un szleriyle, Romallar "bir l
yaratm ve buna bar" demilerdir. Ac manzaray arkada tarihi Polybus'la
180 /U'fupu TM/H

birlikte izleyen Scipio Aemilianus, yada'nn kahramanlarndan Hekor'un


szlerini aktarmtr: "Kutsal Troya'nn dccei gn de gelecek." Ne demek
istedii sorulunca yle karlk vermitir: "Bu, olaanst bir an, Polybius.
Bir gn kendi lkemin de ayn sona urayacan cok iyi seziyorum." 3
Kartaca'ntn direnii krlp alnnca Cumhuriyel'in muzaffer lejyonlar
Akdeniz'in kalan lkelerini birer birer drmeye balamlardr. Cisalpin
Galyas M 2 4 1 - 1 9 0 arasnda fethedilir. Iberya ve Kuzey Afrika'nn byk b-
lm, M 201 ylnn dl olarak gelir, lllirya M 2 2 9 - 1 6 8 arasnda almr.
Makedonya, Yunanistan anakarasyla birlikte M 146'da ele geirilir. Transal-
pin Galyas, M 125 ylnda kuatlr ve nihayet M 5 8 - 5 0 arasnda Caesar'a
boyun eer. Anadolu'nun bamsz krallklar M 67-61 arasnda, Suriye ve
Filistin M 64'te Roma'ya katlr [EGNATIA).

EGNATIA

v, Ti \ Remil y o l l a n arasnda en nemlisinin l'/a Egnaaaoldua kantlanmtr \10


ikinci yii/.ylda ina edilen yol. Roa'y Bizans'a ve dolaysyla sonraki alarda Ba-
l mparatorluunu Dou mparatorluuna balar. Adn Apullia'daki. mucizevi ae- ;
li kurban tann bulunduu ve Roma ile Adriyatik kysndaki Brindzi liman arasn-
da nemli bir durak yeri olan Kgnaia kentinden alr. Ilalya'da. Benevcntum \e
'l'arenltm'a ayn uzaklkla olan eski Via Appia yolunun alternatifidir. Adryatk'in
dou kysndaki balang noktas, Apollonia'dan gelen bir destek yolla birlikle
Dyracchion'dadr (Drrcs). Makedonya eyaletini aar, l.yelnidos (Olri) \e lY'lla'y
geip Selanik'e ular. Trakya'da llebros (Meri) zerindeki Dypscla'da (psala) son
bulmadan nce Amphipolis ve Philippine (l-'ilibel Chalkidikc yarmadasnn etekle- [
riden dolar. 1 i
\ o l u n Bizans iine giren son blm, doal olarak orijinal Kgnaiia adn ta-
maz ve ky lagnlerinden saknmak iin karann i kesiminde uzun bir tur aar. Rle-
gion ile llebdomon arasnda, yolcuyu 20 gnlk \e 500 millik bir yoldan sonra
Konsl.antnopols'm (stanbul) Altn kaps'na gel iren dorudan yol, I. .lustius tara- 1

lindan ta detilmiin', l i i szdr: "ler yol Roma'ya kar." Ama her yol da Ro-
i ma'dan ayrlr. j

Cumhuriyetin son yz ylnda d seferler, bir dizi i sava kargaasna yol a-


mtr. Reformcular dk ritbelerdekilerin taleplerini karlamaya alrken,
baarl generaller bakent Roma'daki merkezi ynetimin kontroln ele geir-
meye almaktadrlar. Sonuta ortaya kan ekimeler kaos ve diktatoryal
ynetim kesintilerine neden olmutur. M 133-121 arasnda, en sevilen halk
savunucular Tiberius Sempronius Gracchus ve kardei G. Sempronius Gracc-
hus, kamu arazilerini Cumhuriyet yneliminin fetihlerinde hizmeli olan top-
raksz kyllere datmaya kalkm; her ikisine de egemen oligari kar k-
m ve ikisi de ldrlmtr. M 8 2 - 7 9 arasnda, L. Sulla Felix, ann en
byk askeri G. Marius'un (M 1 5 7 - 8 6 ) yandalarn yendikten sonra kendini
Diktatr ilat etmitir. M 60 ylnda, rakip asker-politikac, M. Licinius
Crasus, Pompeius Magnus ve Julius Caesar, ilk l yretimli-devlet bakanl-
n (triumviral) oluturmulardr. Caesar M 48'de, kendi dnda yaayan
son tritmvir ( devlet bakanndan biri) Pompei'i yok ettikten sonra /mpera-
tot unvannda bak iddia etmitir. Nihayet, M 31 ylnda, ikinci triumvirliin
de dmesinden sonra ctaviaus i savalara bir son vermitir. Actium'da ka-
zand zafer, Msr'n teslim olmasn, Antonius ve Kleopatra'nn lmn,
muhalefetin sonunu ve kendisinin "Augustus" sann almasn da birlikte ge-
tirmitir. Bu dorultuda Roma Cumhuriyetinin son nefesini vermesi, Akdeniz
kysnn en azndan ismen bamsz son paralarnn da ele geirilmesiyle e
zamanldr. Yaklak 5 0 0 yl iinde J a n u s Tapmann kaplar sadece kez
kapanmtr. (Tapman kaplar bar zamannda kapanyor, sava zamannda
alyordu, .n.) [AQU1LA],
Hepsinden te i atmalar, politik tavrlarda, her ikisi de kaybeden tara-
f desteklemi iki Calo'un kariyeriyle ok gzel tanmlanan deiimin da
yansmasdr. "Nfus ve Ahlak Bakan" Marcus Porcius Cato (M 2 3 4 - 1 4 9 )
Romallarn eski tutumluluk ve dindarlk erdemleri iin bir deyim haline gel-
mitir. Yirmi yl sren askerlikten sonra, askerlik ve tarm zerine kitaplarn
yazmak zere iftliine ekilmitir. Helenistik lks ve allmelik dalgasna ve
zellikle, grd kadaryla Scipios'un kiiliksiz kariyerizmine svp saym-
tr. Yaamnn son yllarnda bkp usanmadan Kartaca'nn yok edilmesi ar-
snda bulunmutur. Byk torunu M. Porcius Cato Uticensis de (M 9 5 - 4 6 )
ayn drst ve inat kiilii sergilemitir. Eitilmi bir Stoac olarak, Caesar'n
dikatoryal hrslarn kontrol kampanyasnda Pompei'ye katlr. Porpei'nin
amac ortadan kalknca, Libya lnde, sadece Utica kasabasnn kuatlmasy-
la sonulanan kahramanca bir yolculuktan sonra teslim olmaktansa kendini
ldrr. Son gecesini Platon'un, ruhun ahlakszl hakkndaki kitab Plae-
do'yu okuyarak geirir. Bylece, istibdada kar cumhuriyeti muhalefetin, il-
keli muhalefetin sembol olmutur. Cicero onu ver. Caesar, Anticalo'sunda
esas olarak onu kmsemeye almtr. Kendi de bir despota teslim olmak-
tansa intihar eden air Lucan (MS 3 9 - 6 5 ) , onu siyasi zgrln ampiyonu
sayar. Lucan'dan sonra Dante'de onu Araf Da'nm, dolaysyla da manevi z-
grle giden yolun bekisi olarak gsterir.

r ~~ ~~
| AQU1LA
i
| KARTALIN, "kularn kral" rtbesi, arslann "hayvanlarn kral" rtbesi kadar eski-
i dir. Roma bilgisinde, .hpter'in yldrm tayan "l'rlna knu"dur. Kartallar, Babil
; ve ran'da, g ve heybet, simgesi olarak resmedilmi ve doa fetihlerinden sonra
Romal General Marius tarafndan da kabul edilmitir. Roma imparatorluu lejyon-
lar. kartal alemli sancaklar arkasnda yrm: Roma konslleri, kartal bal asa-
lar tamtr 1 (Bkz. Kk III. s. 1288).
Slav folklorunda ti erkek karde Leh. ek ve Rus bahtlarm kefetmeye kal-
karlar. Leh, batya doru ovay aarken. Rus douya. ek gneye Bohemya'ya gi-
der. Leh, beyaz bir kartaln yuva kurduu byk bir aacn altndaki goln kenarn-
da d u r u r . 0. Polonyallarn babasdr ve Gniezno. yani "kartal yuvas" onlarn ilk
evi, ilk vatandr,
Galler lkesinde de Snowdon dann tepesi, ulusal vatann kalbi. /:'n n. "kar-
tallarn yeri" adn tar.
Kartal, Hristiyan sembolizminde. ncil yazar Aziz Johannes'le birletirilmitir
(Aziz Matta Melei. Aziz Lukka Boas. S, M arku s Asla m'n m yan sra). C zerinde,
yalanc iblisleri defedecek Kitab Vlukaddes'in bulunduu alm kanatlaryla kilise
krslerinde grnr. Aziz I licronymus'a gre. Mira'n (ge ykselmenin) simgesi-
dir.
Btn Avrupa tarihinde imparatorluk kartal, dier h k m d a r l a r zerinde s-
tnlk iddia eden yneticiler tarafndan kullanlmtr. Charlemagnc. kartal ilemeli
bir pelerin giymi. Byk Canute. kartal ilemeli bir pelerinle gmlmtr.- Hem I.
Napolton, hem III. NapolSon kartal simgesini zevkle kullanmlardr. NapolCon'un
veliahl Roma Kral aiglat. yani "kartal yavrusu" lakabn almtr. Yalnzca, her za-
man farkl olan ngilizler, k a n a l a hi ilgi duymamlardr.
slam rtbe iaretlerinde ok eski tarihlerde grlen kartallar. Avrupa hane-
dan armalarnda da batan itibaren y i n e l e n i r 3 Srbistan ve Polonya beyaz bir kar-
talla vnr, Polonya'nnki ta giydirilmi kartaldr (Komnist rejim geici olarak ta-
c karmtr). Ilem Ti rol hem de Brandenburg-Prusya krmz, sve'in Varmland
eyaletiyse mavi bir kartalla elenir, spor yapar. Almanya f e d e r a l Cumhuriyeti. Aac-
hen kent armasndan alnma tek bir stilize siyah kartal benimsemitir. Palaeologos
hanedan dneminde Bizans imparatorluu. Douda ve Batda Roma'nm devam ol-
mann simgesi olarak siyah, ift bal ak kanatl bir kartal kabul etmitir. Zaman
iinde bu gelenek "nc Roa" denilen Moskova arlarna. Kutsal Roma-Gcrmen
imparatorluuna ve Avusturya'nn I labsbrg hanedanna da gemitir.
Alman atasz. Kin Ad ter facngl teine Mueckcn. "bir kartal sinek yakalamaz"
der.

J u l i u s Caesar (M 1 0 0 - 4 4 ) , Cumhuriyetin yerlemi usullerine kar kararl


bir saldr balatmtr. Baarl bir general ve ynetici olarak, M 60'tan itiba-
ren triumvirligi Pompei ve Crassus ile paylam, Roma'nn Konsl ve M
59 ylndan itibaren her iki Galya'nn da Prokonsul olarak hizmet etmitir.
Caesar'n dmanlar, onun halktan ald utanlacak rvetlerden, politikac-
lar maniple etmesinden, askeri s e feri er indeki "ez ve gasp et" politikasndan
nefret etmektedirler. Ciceron'un "O tempora! O mores!" (Ey zaman! Ey ahlak!)
protestosu hl unutulmamtr. Caesar, M 10 Ocak 49 tarihinde, Rubicon
Nehri zerinden talya eyalet snrn at anda Rona kentine sava ilan et-
mitir. Gsterii monarik tavrlardan kanmtr, ama diktatrl de bir
gerektir; ad, mutlak otoriteyle eanlaml hale gelmitir. Takvimi deitirmeyi
bile baarmtr. M 44 ylnn 15 Martnda, "Liberator" (Kurtarc) olarak
anlan hayranlar M. Brutus ve C. Cassius Longinus'un elebalk ettii cumhu-
riyeti suikastlar tarafndan ldrlmtr. Brutus, Roma kentinin Tarqui-
nus hanedann deviren birinci konslnn torunudur. Shakespeare, ondan
"Btn Romallarn en soylusu" diye sz ederken Dante, Caesar'n dostluuna
olan ihaneti nedeniyle onu Cehennemin en alt katna yerletirir.
Caesar'n lmnden sonra, Caesarclarn liderliini, yeeni Octavianus
stlenmitir. Caesar'n resmi varisi olarak atannca ad Julius Caesar Octavia-
nus olarak deitirilen C. Octavianus (doumu, M 63), btn mcadeleler
kazanlnca adn yine deitirmek zorunda kalmtr. kinci ve zayf bir trium-
virlikte, cumhuriyeti Brutus ve Cassius grubunu Filibe'de (Philippi) birlikte
durdurduklar M. Aemilius Lepidus ve M. Antonius'la (yaklak M 8 2 - 3 0 )
birlikte on iki yl almtr. Ama sonra ortaklarna dman olmu ve asl et-
kili g olan Marcus Antonius'a saldrmtr. Octavianus batnn, Marcus An-
tonius dounun efendisidir; ve Actium deniz sava, neredeyse btn Roma
birleik kuvvetlerinin katldklar bir karlama iin olduka yumuak bir so-
nu dourmutur. Ama Actium kesin sonu da dourmutur: i savalara son
vermi, Cumhuriyet'! bitirmi ve Octavianus'a, Yce Augustus unvann ka-
zandrmtr.
lk yllarnda geni lde "Principale" olarak nitelenen imparatorluk,
M 31 ylnda Augustus'un zaferiyle balar, Atlantik'ten Iran (Basra) Krfezi-
ne kadar Pax Romana, "Roma Bar" kurulmutur. zellikle bakent Roma'da
saldrgan politikalarn ve kanl entrikalarn devam etmesine ramen, eyaletler
sk bir ekilde kontrol edilmi ve savalar genellikle uzak snrlarda tutulmu,
birka yeni toprak kazanlmtr: MS 43'te Britanya, 63'te Ermenistan, 105'te
Dacia... Ama temelde, mparatorluk kendini Avrupa'da Hadrianus Surlarndan
Tuna deltasna uzanan bir snr hattnn gerisinde korumaktan ve Roma'ntn
zorlu dmanlar Partlara ve Perslere kar Asya'da savamaktan honuttur
[AQUINCUM].

A0INCUM

KOMUSU Carmtntum gibi \quincum da. Tiberus'un saltanat dneminde Tuna ze-
rinde bir askeri kamp olarak kurulmutur, ksa stire sonra bir canabae yani "gayr
resmi yerlemeler" aknna uram ve MS ikinci yzylda resmen municipium. bele-
diye stats kazanmtr. Panon ya ovalarndan Roma imparatorluuna giri yolu
zerinde, hem askeri bir s hem de bir ticaret merkezi olarak byk bir gle geli-
mitir. Zenginlii, askeri ve sivil ikiz amfiiyatrolarma ve zengin evlerini ssleyen
duvar resimlerine yansmtr. 1
\quinoum kalntlar. bugnk Budapete'nin varolarndadr 1BUDA|. ngiliz-
ler gibi Macarlar da. bugnk vatanlarna, Koma imparatorluunun yklmasndan
sonra g eniklen iin Roma dnyasyla dorudan ilikileri olmamtr. Ama "Koma
miraslarn", her eyden usum tutup barlarna basmlardr- |BARBAROS|.

mparatorluun geri ekilmesi er ge balamak zorundadr. Ve geri ekilme,


snrlarda paralanmaya, merkezde ise maneviyat ve ahlak kntsne yol
amtr. Zaten daha MS nc yzylda grlen ksa sreli imparatorlar d-
nemi, tekparalkaki fyekparelikteki) zayflamann iaretlerini vermitir, im-
paratorluu Dou ve Bat olmak zere ikiye ayran dzenlemeyle ksm bir iyi-
leme salanmtr. Ama drdnc yzylda, Dou lehine dikkat eken bir
kaynak deiimi, bakentin Roma'dan Bizans'a nakledilmesi kararyla birlikle
gelmitir. Roma'nn Krallk, Cumhuriyet ve imparatorluk dnemleri boyunca
sren "ebedilii" tam tamna 1083 yl srmtr.
Roma genilemesinin itici gc, Yunan ya da Makedonya ket-devlet-
lerinin bymesini ateleyen unsurdan ok daha gldr. Byk tskender
imparatorluunun byk boyutlar, sonraki Roma dnyasnn boyutlarndan
biraz daha fazla olmasna ramen, Roma'nn sistematik olarak yerletii ve ha-
reket etlii toprak alan kukusuz daha byktr. Roma, kuruluundan itiba-
ren, sava makinesinin geni kapsaml kaynaklaryla btnleen hukuksal, de-
mografik ve tarmsal aralar kullanmtr. Fethedilen blgelerin halklarna,
duruma gre, ya tam vatandalk ya yar vatandalk (civitas sine sujjagio) ve-
ya Roma mttefiklii stats tannmtr. Her durumda, para ve asker katklar
dikkatle belirlenmitir. Sadk askerler, kadastrosu yaplm ve dzenli parselle-
re blnm byk arazilerle dllendirilmitir. Sonu, savunulmas iin dur-
madan daha ok askerin gerektii gittike byyen bir lke ve savunmak iin
daha ok topraa ihtiyac olan, byyen bir ordu olmutur. Vatandaln as-
kerlik hizmetiyle eanlaml hale geldii militarize olmu bir toplum, doymak
bilmez bir tarmsal iah yaratmtr. Bir kamu arazisi fonu, ager publicus, dev-
letin en sadk hizmetkrlarna, zellikle senatrlere dl olarak geri verilmi-
tir.
Bu kapsaml strateji ierisinde siyasi dzenlemeler, ar lde esnek tu-
tulabilnitir. Tek-tip ynetimin balamas acil bir ncelik deildir. M n-
c yzyln sonunda Roma imparatorluu ynetiminde birletirilen yarmada
Italyas, dzenli eyaletler eklinde yeniden rgtlenmek iin 2 0 0 0 yl daha
beklemek zorunda kalacaktr. Yerel yneticiler genellikle yerlerinde tutulmu-
tur. Direnenler veya isyan edenler yok edilme tehlikesiyle kar karyadr. r-
nein Yunanistan'da direni, M 146'da bir Roma generalinin Kstak Oyunla-
rna gelmesi ve kent-devletlerinin zerkliklerini korumalarna izin verileceini
aklamasyla sona ermitir. neriyi reddeden Korinthos, Kartaca'nn urad
sona, hem de ayn ylda uramtr.
Roma imparatorluunda dinsel yaam, alacak biimde eklektiktir. Ro-
ma, yzyllar boyunca her birinin tapnn kendi koleksiyonuna ekledii, he-
men hemen btn Akdeniz tanrlaryla tanmtr. lk gnlerde, bir Roma ai-
lesinin adaklar, ocak ve ahr gibi aile tanrlar zerinde younlamtr. Kent
yaam, snmeyen atei gzeten Ocak Tanras Bakireleri (Vestai Bakireleri)
gibi koruyucu tapnlar ve Barahibin (Pontifex VJtrums) bakanlk ettii kar-
mak bir festivaller takvimi zerine kuruludur. Daha sonra Byk Yunanis-
tan'a (Magna Graecia) yaknlk, Olimpia panteonunun olduu gibi benimsen-
mesine yol amtr. Rona'da ilk Apollon Tapna MO 4 3 1 ylnda yapl-
mtr. Epikrosularn, zellikle de Stoaclarn pek ok taraftan vardr. Cum-
huriyetin son dnemlerinde, doulu gizem tapnlan popler olmutur; bun-
lar arasnda Suriye'den Atargatis tapn, Anadolu'nun Kibele tapn
\"Magna Mater" (Byk Anal, Msr'n Isis tapn vardr. mparatorluk dne-
minde resmi din nceki veya o anda tahtta bulunan imparatorlarn zorunlu ta-
pnna dnmtr. Hristiyanlk, Perslerin gne tanrs Mitras'a balln
zellikle ord iinde artt bir dnemde tutunmaya balamtr. Sevgi gerei,
ilk katlan mritleri boa kannda ykayan ve 25 Aralk'ta tanrlarnn dou-
munu kutlayan ikili "aydnlk ve karanlk" kuramyla atmtr. "XXX Lej-
yon llahisi"nde gizli adaklar dlenir;

Miras, Sabahn Tanrs, borazanlarmz Surlar uyandrd!


Roma uluslardan stndr, ama Sen sanat, hepsinden!
Simdi adlar yant verir, muhafzlar yrye geerken,
Mitras, ayn zamanda bir asker, bugn iin bize g ver!

Mitras, Gnbatmnn Tanrs, bat denizinin stne alal


Sen baan lmsz, lmsz olarak yeniden do
imdi, nbet bilince, simdi, araplar bitince
Mitras, ayn zamanda bir asker, afaa kadar temizliimizi saflmz koru!

Mitras, G e c e y a n s n m Tanrs, ite byk Boa'nn ld yer


Bak ocuklarn karanlkta. Ltfen kurbanmz kabul et!
Senin yaptn birok yol. hepsi de Aydnla gidiyor!
Mitras, ayn zamanda bir asker, bize hatasz lmeyi r e t ! 6 [ARICIAI

ARICI A

RMA'NIN gneyine on iki inil ti/,aklkta, Alba tepelerinin ortasndaki bir kraterde.
Nemi Gli), "koru gl" vardr mparatorluk dnemlerinde, yaknlardaki Nemi ky-
ne Arieia denilmektedir; btn Roma dnemi boyunca goln yanndaki orman, kut-
sal Arieia Korusunu. Duma ncmm'ims'in evini. "Kor'nun Danas"n glgelemitir
(l)iana: Romallarn av tanras, .n )
Aricia tapn, S l r a b o n ' u n yazlarndan ve m o d e r n arkeolojiden u m u l m a k l a -
dr. Birok adan sradandr. Dallar krlmam, snmeyen alein koruna olan
klsal bir meeye tapnmay gerektirir. Dana'nn dnda, iki kk tanrsal varla
da hitap eder: Dir su pensi olan Kgena ve bir /,eus gazab kakn olan Virbus... Bu-
gne kalan adak h y k l e r i n i n de gsterdii gibi. asl sadk m r i t l e r i gebe kalmak is-
teyen kadnlardr. l e r yl yinelenen yaz festivalinin yapld g n , kor saysz mea-
leyle aydnlanr ve talya'nn her yerinde k a d n l a r k r a n atelen y a k a r l a r .
Aeak lapn bir adan da olaanddr Rex Memorenais. yani " K o r u n u n Kra-
l" unvann tayan Aricia Barahib. bu m a k a m a gelmek iin kendinden nceki Ba-
r a h i b i ldrmek zorundadr. A y n anda hem r a h i p hem katil hem de mstakbel bir
cinayetin k u r b a n d r . ldrlecei gece bile. klcn ekip g u r u r l a k o r u y a y r y e r e k ,
gelecek yarmacnn o r t a y a kaca saati bekler, meeden bir ince dal krarak onu
l m dellosuna davet eder.
Aricia K o r u s u , yakn zamanlarda, James Krazer'in, m o d e r n a n t r o p o l o j i n i n ku-
rucu eserlerinden biri olan Alln Gafnn (1890) balama noktas olarak d i k k a t ek-
mitir. Krazer'in yeri, d n y a n n d n n deitiren nclerden b i n olarak M a r x ,
Freud ve Kr stein dzeyindedir. Frazer. kendi kendine basit s o r u l a r s o r m u t u r : "Ra-
hip neden selefini ldrmek zorundadr? Neden onu l d r m e d e n nce. ilk olarak Al-
ln Dal k o p a r m a k z o r u n d a d r ? " 1
Olas yantlar aratrrken, isler antik ister modern her d o u r g a n k l t r d e
rastlanabilecek doast inanlarn b i r sorgulamasn yapmtr. in'deki y a m u r
y a d r m a y : F i r a v u n l a r d a n Dalay L a m a ' y a rahip krallar. Yeni Gine'den Gilg Sedi-
i ' f n e kadar aa ruhlarn, Skye Adas'ndan Adonis Bahelerine kadar msr ruhlar-
n. I Mays festivallerini. Yaz Atei Festivallerini, hasat festivallerini incelemitir.
Ktln baka ruha geii ve ruhlarn kovulmas konusunda llavaller arasnda
yaygn i Ruh ve Sibirya Samoyedleri arasnda y a y g n d Rull inancn tanmlam-
tr. Bengal Khond-lar'n k u r b a n trenlerinden l.itvaya'daki "Tanr yeme" ve De-
von oraklarnn crying Ihc neck trenlerine kadar geni bir k u r b a n trenleri yelpa-
zesinin taslan kartmtr.
Frazer. yaad dnem iin d e v r i m saylabilecek iki v a r s a y m gelitirmitir.
Bir y a n d a n "ilkel" veya " y a b a n i " u y g u l a m a l a r n ciddi fikirlere dayandn ve dolay-
syla. kaba g r n m l e r i n e ramen saygdeer olduklarn s a v u n m a k t a d r ; te yan-
d a n uygar d n y a n n . Hristiyanlk d a h i l szde ileri d i n l e r i n i n , kendilerinden nceki
pagan dinlere ok ey borlu olduklarn gstermitir. " F s k i k r a l l a r n ve r a h i p l e r i n
y a a m l a r dersle doludur. Bunun iin de, d n y a genken o l u m u butun gemi bil-
gelikler zetlenmekledir" diye yazmtr. 2 Veya yine:

"lkellerle benzerliklerimiz, farkllklarmzdan hl ok daha fazladr. (...) brakanla-


rn anlarnn kaybolduu, ama alar boyunca kuaktan kuaa aktarlmas iin b-
raklm bir ansn miraslar gibiyiz. (...) Onlarn halalar kastl arlk veya gzii
donmu lgnlk deildir. (...) halalarna, doruyu ararken yaplm kanlmaz sr-
meler olarak yumuaklkla bakarsak ve bir giin bizini de iltiya duyabileceimiz ho-
gorilden fnlar da yararlyrutrrsak iyi yapm olacaz: cum c.\rlusioe Uhuic vic-
rre atdiemii sum

Krazer'in engin hogrs. A v r u p a insanlnn kendi d a r I lrislyan kalbndan kur-


tulmasn ve kendilerini butun z a m a n l a r a ve b t n insanlara amalarn salayacak
temel a r a l a r d a n b i r i d i r . H r i s t i y a n l a r n pek ok geleneinin kkeninin pagan uygu-
lamalar olduunu kantlamas zellikle ok edicidir:

"Doulu yaklarla gre Sicilyal kadnlar. ksz yerde ve slak sahanlarn iine bu-
day, mercimek ve kyemi ekerler. (...) Bitkiler hemen huy verir: Saplan krnz kur-
delelerle balanr ve iinde bulunduklar kaplar. ... Cuma gn klselerdeki l Isa
tahvilleriyle siisK iKirlarr zerine konulur. (...) Gelenein lamam, -mezarlar ve fi-
lizlenmi tohum tabaklar- muhtemelen farkl lir ad allnda Adons'e tapnmann de-
vamndan baka bir ey deildir." 4

Arica K o r u s u n a dnersek, b'razer, Korunun Kral'ntn Alln Dal'da kiilik bulduu,


yeniden canland ve onun lmyle, ilgili a y i n i n G a l y a ' d a n Norve'e pek ok Avru-
pa halk arasnda benzerleri b u l u n d u u sonucuna v a r m t r . Altn Dal'n. adn keli-
eden tretli "saf altn aac" a n l a m n d a k i kseotundan baka bir ey olmadn
iddia eder. " O r m a n n Kral", hayat kseou veya Alln Dal iinde olan ulu Ari Tanr-
s kimliinde y a a m ve l m t r . " 5
lim olmak iin. bugnlerde Memi o r m a n n ziyaret edenlerin. Roma kentinin
kiliselerinin " u z a k t a k i kentte alan ve geni Canpagna b a t a k l k l a r boyunca oyala-
narak len. (...) Le Rot esi mort, '. .-c le m n K r a ! ld. yaasn kral)" anlarn duya-
bileceklerini syleyerek bir paragraT daha eklemektedir. 6 Bir baka deyile, pagan
K o r u n u n Kral g i t m i t i r : Hristiyan ulu "Cennet K r a l " s a l t a n a t s r m e k l e d i r . Krazer.
H r i s t i y a n kraln da l d r l m e k zere d o d u u n u b e l i r t m e y i ise ihmal etmitir.

Roma ekonomisi, karasal kesimlerdeki, byk apta kendine-yeterlikle Akde-


niz'deki yaygn ticareti birletirmitir. Anayollarn bulunmasna ramen kara-
yolu tamacl pahal olduundan, eyaletlerdeki pek o k mal iin kendi ille-
rinin dna kmamlardr. Ama ilk olarak Yunanllarca ve Fenikelilerce
gelitirilen deniz ky ticareti zamanla artmtr. arap, ya, krk, m l e k , me-
tal, kle ve msr deniz ticaretinin standart ykleridir [ C E D R A ] .
Roma'nn artan nfusu, balangta Latium, daha sonra Sicilya ve Kuzey
Afrika'dan devlet tarafndan ithal edilen budayla, /rumentm pnbli<:um, bes-
lenmektedir. Ama Romallar lkse dkndrler ve b u n u n iin harcayacak pa-
ralar da vardr. in'e "ipek yolu", Hindistan'a "baharat y o l l a n " almtr. Ro-
mal tccarlar, yani nl negoiiatores , ordularn ardndan deerleri, tarzlar ve
beklentileri de yanlarna alarak, imparatorluun iinde serbeste dolamakta-
dr [ S A M O S .
Oriak bir para birimi, talya'da M 269'da, Roma topraklarnn tamamn-
da M 49 ylnda uygulanmaya balamtr, imparatorluk dneminde altn,
gm, pirin ve bakr sikkeler kullanlm, pirin sesfertis, temel para birimi
haline gelmitir. Altn aureus 100 ses(er(ius, gm denarHS 4, bakr ds ise ey-
rek sesteKius deerindedir. Ancak yerel para birimlerinin ve sikke basma hak-
knn devam etmi olmas nemli bir stat iaretidir [NOMISMA],

CEDRA

YUNANLILARIN ve Romallarn, iki farkl aa trn, ard ve sediri lanyaeak tek


bir dnyaya sahip olduklar gerei, aslnda doku/, sayfalk bir eki hak eder. Bilim
adaml apnda gerek bir uzman aralndan lalep edilen Antik Akflcni1/. Dritt) asn-
da Aalar re Km.vs<(.'git>i bir konu ise, u anda okumakla olduunuz byklkte bir
eildi gerektirir. 1
Ve bunun her sayfas deerlidir. Kendim adam bir bilim adamnn, ok kstl
bir arac ok geni bir cephede kullanarak (bir baka deyile, eger klasik dnyann
tna hatlarnda bir kesit grmek iin. ancak uygun mecaza izin verilmise) neler ya-
pabileceini gstermii ir. Benzer baka almalar gibi arkeoloji, edebi referanslar,
yazlar, tapnak grevlilerinin hesap ve raporlar, dedrokronoloj gibi farkl kanl
kaynaklarnn ok titiz bir incelemesiyle balar. Daha sonra konuyu. Knossos'tak
sedir kliklerinden Ail'in kllerinden fkran ot filizlerine. Birinci Tn Sava iin
krk be gnde ina edilen iki yz yirmi Roma gemisinden Julius Caesar iin Ren
Nehri zerinde on gnde yaplan kprye kadar aratrr.
Vnan ve Roma. kuzeydekiler gibi, keresteye dayal uygarlklar deildir |N0V-
G0R0D|. Ama kereste hakkndaki bilgileriyle nldrler ve keresle ticareti bu uygar-
lklarda ok gelimitir. Konu hakknda bilgi edindikten sonra, ne Salams'iek .Atina
donanmas kknar aac olmadan ne de bir Roma kadrgasnn 100 ayaklk (!) mf.)
direi de. kara am olmadan dnlebilir. I lor plak yama, Romallarn Gney
talya'y ve Kuzey Afrika'y ormanszlatrmasnn bir ansdr |EC0).
Tarih, sempatik tarihiler isler. Klasik aalar ve keresteleri, New Yorkl bir
kereste tccarnn oluna balayan daha gzel bir mentee asla olmamtr.

SAMOS

ROMA imparatorluunun, gnlk "krmz cilal anak-mlc" Sisam seramik gru-


bu, muhtemelen Sisam adas kkenlidir, ama byk bir blm orada retilmi de-
ildir. retimi, Arreii um'da ki (Arczzo). MS 30-40 arasnda ok faal olan nemli bir
fabrikadan. Galya'daki ok sayda seramik imalathanesine yaylmn'. Krk be ana
merkez bilinmektedir: ama en bykleri Pirinci yzyldan sonra La Gra lsemine
: (Aveyron) ve Barn s sac'la (I,ozre). ikinci yzyldan sonra bes Ylartrcs'dak Veyre ve
j l.ezoa'da (Py-de Dome). nc yzyldan sonra da Almanya'daki Trier ve ThIh'-
I nac W)(.'/w/wc'dc (Rhenzaber) kurulmutur. Corafi alann lamam, ispanya'dan
vc Kuzey Afrika'dan ngiltere'deki Colchestcr ve t pehureh ile Avusturya'da Inn neh-
ri zerindeki ttesierndorlT'a kadar y a y l m t r 1
Kerarolop (seramik bilimi), yaratclk \e bilgiliin, arkeologlarn bulduu
milyonlarca anak mlek paras kaln sna kar stnln kanl lamaya alr
ve Ssan grubu buna kar en yaygn kafa lufmadr. Aratrmalarn balad
1879'da. ii binin zerinde mlek damgasyla birlikle 160 frn belirlenmitir. Ilans
Dragendorll (1895). 55 standart kap biimi saptamtr. Baka aratrmaclar, san-
dar dekormif oiilleri ka.aloglan; cila. kl, terra sigtliHa dokusu gibi teknik bo-
y o l l a r analiz etmi, "fia/as.vif" portakal pembesinden "kes Ylarrcs de Veyre" koyu
portakal kahverengisine kadar bir renk yelpazesi olulurmulardr. Brilish Vlusen
ve Vhse Carnavalei'dcki lk koleksiyonlar, l'oi'onto'dan l.jubljana'ya kadar say sz
ai'atrmava n ayak o l m u l a r . 2
mlek damgalar zellikle aklaycdr. Genellikle f (= fm. tarafndan yapl-
mn'), m t= mau, eliyle) veya of (= olTicina, imalathanesi taralndan) haillerin-
den nce gelen damgalar, imparatorluk ticaretindeki en yaygn mal salayan zana-
atkarlarn adn yaatr. 51 Galyal mlek reticisinin alma yaamlar tamamen
yazl kurala balanmn'. Coealts tdenalis ve Ranlo adndaki mlekiler. Trajan'n
(MS 98-117) btiin saltanat boyunca; Lezou\lu Cinnanus, yaklak MS 150-190 yl-
lar arasnda; Banus, Casurius ve DiviMts, Antonius l'ius'lan (VIS 138-161) Alb-
ns'a (MS 193-197) kadar be salianat dnemi boyunca retimlerini srdrmler-
dir3
Sonula, en kk Sistim seramik grubu parasnn bile tarih ve kkeninin ha-
lasz saplanabildii ok sofistike bir bilgi klliyat o n a y a kmtr. Arkeologlar a-
sndan bu. paha biilmez bir aratrma desteidir. I'ompci'dc Galyallardan kalma
almam bir Sisam mlek grubu sand bulunmutur. Benzer eya. imparaorlu-
n btn yerleim birimlerine gnderilmekleydi.

Roma toplumu, vatanda olanla olmayan ve vatanda olmayanlarn iinde de


zgr olanla olmayan arasndaki temel hukuki fark zerine kurulmutur. Sk
bir kaltsal toplumsal "tabakalar" sistemidir. Eski Laium'da balayan uygula-
ma, imparatorluun btn eyaletlerindeki yaygn ve eitli halklar kapsayn-
caya kadar yzyllar boyunca deiime uramtr. Cumhuriyet dnemi bala-
rnda Rona'da, pnlrs, yani kent babalar (sekinler), kz alp vermelerinin
vaak olduu plels. yani avamdan ayr tutulmulardr. Patrici klanlar hem Se-
nato araclyla kentin siyasi yaamn hem dc srdrdkleri toprak dalm
sayesinde ekonomik yaam kontrol etmiler; ve pleb meydan okumasna kar
uzun bir art eylem srdrmlerdir, ama sonunda imtiyazlar azaltlmtr.
MO 296'da Lex Ogulic ile plebler, pon(/cxlerin (din adam) ve khinlerin kut-
sal okullarna kabul edilmiler; M 287'de Lex Hortensia ile, pleb meclisinden
kan yasalar, btn vatandalar iin balayc hale getirilmi; Plebler, "ileri ge-
lenler"in bir paras olmulardr. M 9 0 - 8 9 arasndaki "Sosyal Sava" denilen
tartmalarda, Roma'nn talyan mttefikleri tam vatandalk haklarn baary-
la talep etmilerdir. Ama Constituiio Anfonyusniana, mparatorlua sadk ve
hr domu btn erkeklere vatandalk verilmesi, ancak MS 212'de mmkn
olmutur.
Cumhuriyetin sonraki dnemlerinde parici oligarisi iinde nemli ayr-
lklar ba gstermitir. Bir avu ok eski ve kdemli klan, gentes maiores yani
patrici iinde bir aristokrasi oluturmutur; Valeriler, Fabiler, Corneliler, Cla-
udiler gibi... Nobiles (soylular) bir konsln soyundan geldiini iddia edebilen
herkesin dahil olduu geni ve senatrlerden oluan bir gruptur. Toplum iin-
de atalarnn cilalanm portrelerini tamak gibi ok deerli bir hakka sahip-
tirler. Equits, yani "valyeler", svari snfna ait olmann getirdii zenginlie
sahip all-senatrlerden oluan bir mlk sahipleri snfdr. Senatrlerin kaln
mor izgili pelerinlerine (latidavia) karlk, eteklerinde iki ince mor izgi bu-
lunan beyaz pelerin (langusticlavia) giymek hakkna sahiptirler. Tiyatroda, or-
kestrann hemen arkasnda senatrler iin ayrlm ilk on drt sraya oturur-
lar. Augustus dneminde, yneten snfn omurgas olarak nobile'lerin yerini
almlardr.
Kentle kr arasndaki gl ztlk sreklidir. Roma kentinin kendisi gibi,
eyalet merkezi olan teki kentler de, bayndrlk hizmetleri (dzgn yollar, su
kemerleri, hamamlar, tiyatrolar, tapnaklar, antlar) ve gelien tccar, sanat
ve ii snflar ile karakterize edilen byk kentsel merkezler haline gelmiler-
dir. Daima bar olan kent nfusu, Juvenal'in szleriyle, "ekmek ve sirkler
araclyla" panem et circenses, son derece nemli bir toplumsal faktr haline
gelmitir. Krsal kesimde, yerel ileri gelenlerin villalar, byk arazileri (lti-
jundia, tekili la(i/muinm) ileyen yorgun bir kle kitlesinin srtnda ykselmi-
tir. Eyann tabiatna uygun olarak uyank ve giriimci olan libertini, yani
"azat edilmi kleler" snf, yani orta snf, Cumhuriyetin fetihleri sona erince
yeni kle saysnn azalmas nedeniyle byk nem kazanmlardr 1 S P A R T A -
CUS],

SP ART ACI) S

SPARTACUS (lmii M 71). bir gladyatr w: antik dnemin en byk kle ayaklan-
masnn lideridir. Doum yeri Trakya olan Spartacus. kap Capta'daki gladyatrler
okuluna kle olarak satlmadan nee Roma ordusunda askerdir. M 7:j'te kam ve
kendi gibi kaak bir grup arkadayla Vezv danda kararg<h kurmutur. ki yl bo-
yunca kendisini yakalamak iin yaplan btn giriimleri boa kartmn'. Ordusu.
talya'y enine ve boyuna aan. Alplere ve Messina Boazna kadar yryen yakla-
k viiz bin umutsuz insan saysna ulamtr. M 72 ylnda iktidardaki konsllerin
her birini meydan savalarnda srayla yenmitir. Nihayet l.ucana'daki Pelelia'da
keye kstrlm. Galyal ve Germen miterikleriyle balants kesilmi ve praetor
! LieinisCrassus gleri tarafndan yok edilmii ir. Spartacus. arpmak m m k n
olmaktan karsa teslim olmamak iin nce atn ldrm, sonra da kl elde kendi
lmtr. 1
Crassus. Roma'dak en zengin kle sahiplerinden biridir. Marius hizbinin el
koyduu mlklerden yararlanm ve klelerim krl uar ilerde eiterek, gm
madencilii yaparak ok zenginlemitir. M 70 ylnda Pompei ile birlikle D u s "
adyla Konsl. Mt) 60 ylnda Pompei veCaesar'la birlikle r i u m v i r olmutur. Spar-
tacs'a kar kazand zaferi. Capua-Roma arasndaki 120 millik yola armha ge-
rilmi tutsaklar dizerek ve Roma halkna on bin masann kurulduu bir ziyafet vere-
rek kutlamtr. Zenginlemeye ancak Suriye Valisiyken Parlar taralndan
ldrld M 53 ylna kadar devam edebilmitir. Az eritilmi allnla lika basa
doldurulmu olarak kafas kesilmii ir. Pari kralnn, olay tanmlayan yorumu yle-
dir: "lrken, hayatla ok istediin melalle doyur kendini."
Klelik. Roma toplumunda her yerde her zaman olmutur ve baz tahminlere
gre ekonominin killi kurumudur. Tarma ve sanayiye insan gc salam ve koni-
lerin lksn desteklemitir. Kleleri ve onlarn ocuklarn fiziksel, ekonomik, cinsel
toptan smrye tabi fimutur. Milyonlarca tutsan elde edildii Cumhuriyet d-
nemi savalar ve sonraki yllarda da. sistematik kle karmalar ve kle ticareti ile
desteklenmitir. JuliusCaesar. Aluatia'da (Namur) tek bir arpmadan sonra elli
bin Galyal tusak satmtr. Delos Adas, Doudan ve Tuna'nn tesinden getirilen
barbarlarn ana antreposu ilevini grmtr.
Klelik, Roma dneminden ok sonra da. baka kltrlerin ounda olduu gi-
bi Avrupa yaamnn bir zellii olarak devam etmitir. Yava yava sertlik k u r u m u
karsnda gerilemeye balasa da. btn ortaa Hristiyanl boyunca ayakta kal-
mtr. Kendiliklerinden Hristiyan olan klelerin azat edilmesi dnda. Hristiyanlar
arasnda genellikle klelie izin verilmitir. Mslman klelere geldikleri lkelerdeki
gibi davranlan Rnesans kalyasnda bile olduka yaygndr. Daha yakn dnemler-
de. Avrupa gleri, klelii sadece klelerin I lrisiiyanla geiini yaatan deniz a-
r kolonilerinde ho karlamlardr.
Kleliin kaldrlmas. Avrupa Aydnlanmasnn en (nemli sosyal sonularn-
dan biridir. ana aamada gelimitir. Kv sahibi lkelerde kle sahipliinin yasak-
lanmasn. uluslararas kle ticaretinin ve deniz ar kolonilerde kle sahipliinin
d u r d u r u l m a s izlemitir. Britanya rneinde bu aamalar 1772, 1807 ve 1833'te
gereklemitir. Ancak kleliin kaldrlmas. Sparlacus'unki gibi ayaklanmalar sa-
yesinde deil. Kmerson'un da belirttii gibi. "lirann pimanl sayesinde" gerek-
lemitir. 2
Gnmzde, komnistler Spartaeus'u tarihi bir kahraman olarak kabul eder-
ler. Ad. Alman Komnist Partisi KPD'nin atas olan I 9 I 6 - lf)19'un Spartakus Birlii
(Spartakusbtnd) tarafndan od alnm. Arthr Kesler tarafndan Glarbaorlr
(1939) adl romannn ba kahraman olarak kullanlmtr. Marksist gre gre ko-
li' ayaklanmaclar, antik toplumun zorunlu bir zelliidir, bu nedenle onlara kom-
nist ders kitaplarnda zel bir nem verilmitir. Sparacts'nn bir benzeri. Krm'n
skit kleleri arasndaki ilk isyanlardan b i n i l i n lideri Soumacts'da. yani "Sovyel
l o p r a g f n d a bulunmutur. Sovyet tarihileri. Sparacus ve Crassus'un dnyasyla
Glag tiin> as arasndaki paralellikler zerinde durmaya gerek grmemiler, kolek-
tiflei irme ve nomaklaiura,) zorlamlardr ICHERSONESOSj.

Roma toplumundaki ar elikilere; patnd'nin byk gc ve zenginliiyle


klelerinin ksmetine den arasndaki, birok kentlinin servetiyle l kabile-
lerinin ve snra yakn blgelerin barbar sakinlerinin gerilii arasndaki ar
farka ramen snf atmalarnn az ve seyrek kmas. Roma Loplumsal gele-
neinin esnek ataerkilliinin olumlu bir sonucudur. Kan ba, geni akraba
gruplarnn tredigi Roma'da byk arlk tamtr. Tpk pciie/amilialarn
yai aile babalarnn geni ailelere nezaret etmeleri gibi, patrici snf da geni-
leyen topluma nezaret etmitir, Palrici snf esas olarak kabileye; kabileler
otuz curiae yani cemaate; cemaatler de gentes yani klanlara ve ailelere ayrlr.
Sonraki dnemlerde familia, "aile bireyleri"nden ibaret dar anlamna ekilmi-
ken gens, ayn ortak erkek atayla vnen kimselerden olumutur. Babalarn,
btn teki aile bireyleri zerindeki mutlak haklar, yani palria potestos, aile
hukukunun ke talarndan biridir [NOMEN],
Roma'da hem sosyal hem politik ilevleri olan bir halk meclisleri bolluu
vardr. Parici snfnn, baka eylerin yan sra konsl atanmasn onayladk-
lar kendi comifia curiafct'lar, yani "cemaat toplantlar" vardr. Plebler de, ken-
di topluluklaryla ilgili konulan tarttklar ve kendi haklarn savunacak tri-
bun veya quacsfores, yani "kabile szcleri"ni ve nafileleri (yani pleb
hkimler) setikleri tomiti tifmta, yani "kabile toplantlan"nda dzenli ola-
rak bir araya gelirler. M 449'dan sonra, konsllerin yan sra tribun'lar tara-
fndan da toplantya arlmlardr. Forum meydannda toplanrlar; ve plbis-
cita, vani "pleblerin oylamas"nda nlerine konulan herhangi bir konudaki
kanaatlerini belirtirler.

NOMEN

K,AN YK All.K, koma'nn kii adlar sisteminin de temelini oluturur. I'ai.rici snli
yesi btn erkeklerin ad vardr. Pracrunc veya bii'iei ad. genellikle on iki ad-
lk ksa bir listeden seilir ve genellikle ksaltlm olarak y azlr:
C(Gj = Gaius, G = Gnaes, I) = Decnus. K = Klavius.
I, = l.ueus, \1 = Mareus, N = Mumerus. P = l ' u b l l u s .
= OuinUs K = Klis. S = Se.us. T = Tls

born, kiinin klann, cognomcu ise ailesini gsterir. Dolaysyla "C. Julis
Caesar". Juliler klanndan (gcs). Cacsar ailesinden tdonus)Gaiusdemektir.
Ayn soylu klan iiyes btn erkekler, ayn n o m a ) (klan ad) paylarlarken,
onlarn baba t a r a f n d a n biitn erkek a k r a b a l a r da, hem ayn tumcn hem de ayn
vgnomcn"\ (aile ad) paylarlar. Dolaysyla herhangi bir anda, o r t a l a r d a dolaan
| ve her biri aneak kendi pracnom'ni ile ayrt edilebilen birok Julis Caesar v a r d r .
| l l generalin babas. L Julis Caesar'dr. Ayn ailenin birok yesinin ad da
; avn ise. ek sfat veyn lakaplarla a y n edilirler:

I P. Gorneljs Seiplo. rilnm. M 3 9 6 - 3 9 5


P Cornelus Seipio B a r b a l u s (Sakal), d i k t a t r 3 0 0
P Cornelus Seipio Aina (Dii Kek), konsl 2 2 1
P. Cornelius Seipio. konsl 2 1 8 : Al'rearus'un babas
P. Cornelius Seipio A f r i e a n u s Maior (Yal Afrikal 236-184). general.
konsl 2t) 194, I l a n n i b a l ' e kar zafer kazand,
b. Cornelius Seipio A s i a l i c u s (Asyal), Afrieanus'un erkek kardei
I 5 . Cornelius Seipio Afrieanus Minr (Gen Afrikal), A f r i c a n u s M a i o r ' u n ogl
| P. Cornelius Seipio Aemilianus Afrieanus Minr Numainus ( " N t m a n l h " . M 184-
129). A f r i e a n u s M n o r ' u n kabul e d i l m i olu. Kartaea'y ykmtr.
; P. Cornelus Seipio Nasiea (Burun), konsl i 9 1
P. Cornelus Seipio Coreltm (Kk Kalp), panifcA /a.v/m/S. 10

M a n a s veya M. Ant.onisgibi pleblerin ttmeni, yani klan ad y o k t u r .

Buna karlk kadnlara, ya parici iin klan adnn diili ya da plcblcr iin aile
adnn diili olmak zere tek bir ad verilir. Dolaysyla, rnein Julilerin b l i i n kzla-
rnn ad Julla. kivilerin kzlarnn ad l.ivia olur. Kz kardeler ayrt edilmezler. Mar-
eus Anonis'un iki kznn da ad " A n o i a ' d r , Sonradan, b i n Neron'un. teki Ger-
manieus'u annesi o l m u t u r . Marus'un bl kzlar "Maria'dr. Bu. Koma
kadnlarnn l a m bir bireysel kimlie layk g r l m e d i k l e r i aa k o n u m u n bir gster-
gesidir. 1
Roma p r a t i i n i n gsterdii gibi. oklu adlar, sadeee bamsz h u k u k i statye
sahip v a t a n d a l a r iin gereklidir. Bu nedenle A v r u p a t a r i h i n i n byk blmnde, in-
sanlarn ou ok daha azyla y e t i n m i t i r . Sahip olduklar eyin t a m a m bir n ad
veya "I lris iyan a d " ile soy ad ya da slat t r n d e n bir t a n m l a m a d r . Btn Avru-
pa dillerinde "Kk John. Byiik T o m ' u n o l f n a benzer szler v a r d r . Kadnlar, ki-
i adna ek o l a r a k , k i m i n kars ya da kz o l d u k l a r n gsteren bir t e r i m de kullan-
mlardr. Slav d n y a s n d a bu. -ova veya -ova senekleri halini alr. Maria
Steianova (Lehe). "Sclan'n kars Mary"; Klea Borisovna (kasa). "Boris'in kz
I Iclc" demektir. nl kiiler ve yabanclar, ait olduklar (kkenleri olan) yerleri gs-
teren adlar almlardr.
Ortaada, feodal soylular kendilerini, mertebelerini onaylayan /(c/lcnyle bir-
letirmek gereini duymulardr. Sonu olarak, von veya di gibi nekler veya -ski gi-
bi soeklerle birlikte yer-esasl soyadlarn benimsemilerdir. Dolaysyla Kransa
prensi Charles de borainne, Almancada "Kari von botlaringen". Lehede (Polonya
dili) "Karol Lotarinsk" olarak tannacaktr. Ksnar rgtleri yeleri, uratklar za-
naat veya ticaret daln gsteren adlar kabul etmilerdir. Son derece yaygn olan Ba-
kers (Krmalar). Carlers (Arabaclar). Ylllers (l)ermenciier). Smtbs(Demirciler), ai-
le soyadlar geleneine oturan en byiik gruplardr. Daha yeni dnemlerde,
devletler, bireyleri saym, vergi toplama ve askere arma gibi tuzaklara drerek
gelenei yasal zorunlulua dntrmtr. 2
Iskoya Gaelleri ve Polonya Yahudileri, uzun sre soyad kullanmaktan kam
iki eski topluluktur. ler ikisi de. yzyllarca geleneksel ad biimlerini baba adi (rne-
in Yahudice " A b r a h a m Ben Isaac" (Isaac'n olu Abralam) veya kiisel sl'at-lakap
kullanarak yaatan bir cemaat zerkliim kullanabilmitir. ngilizce konuan baz
ovallarn Rob Koy AlaeGregor (yaklak, 1660-1732) dedii nl da ekyas, kendi
memleketi Inversnaid'de Rob Ruadl (Red Roberi) olarak tannmaktayd Gacl ve Ya-
hudi adlandrma tarz, on dokuzuncu yzyln sonlarnda brokrasinin kurban l-
mtr. Jakobif yenilgisinden sonra sko dallar, eskiden ender kullandklar klan
adlarna gre kaydedilmi, bu nedenle binlerce MacGregors. MacDonalds ve Macl.c-
ods tremitir. Polonya'nn blnmesinden sonra Rusya'dak Polonya Yahudileri ge-
nellikle doduklar kasabann veya soylu iverenlerinin adn almlardr. Prusya ve
Avusturya'da kendilerine devlet grevlilerince Alman soyadlar verilmitir. 1795'ten
1806'ya kadar Varova'daki Yahudi cemaati, kentin, kendi kalasna gre soyad da-
tan Prusyal yneticisi K. T. A. Ilofmann'n merhametine kalmtr. ansl olanlar
Aprelbaum (lilma aac). Ilimmell'arb (Gk rengi) veya Vogelsang (Ku arks) ile ye-
tinmiler, daha az ansl olanlar Kischbein (Balk kemii). Ilosendut't (Pantolon koku-
su) veya Kazenellenbogen'a (Kedi dirsei) raz olmulardr. 3

Pariri ve plebler snf, askeri amalarla comitia centuriata yani "yzler mecli-
sinde"nde bir araya gelirlerdi. Kentin dnda, otuz be kabile olarak dzen-
lendikleri geni Mars Alan'nda (Campus Mar(tus), toplanrlard. Her kabile
equi(cs yani "svari snf valyeler" en stte, pediles yani "piyadeler"in en
yoksullar en altta olmak zere zenginlie gre be snfa ayrlrd. Nihayet bir
de mlksz proletlarii, yani iiler snf da vardr. Her snf, kendi iinde cet-
(uriae, "blkler"e ve her blk kendi iinde "kdemliler" (senios-yaltlar lis-
tesindeki 4 5 - 6 0 ya aras erkekler) ve "kdemsizler" (juniors 17-45 ya aras,
aktif hizmetle sorumlu erkekler) diye ayrlarak rgtlenmitir. M 241 yln-
da yaplan bir nfus saym, her birinde yaklak 7 0 0 erkein bulunduu 3 7 3
blkle loplar 2 6 0 . 0 0 0 vatanda olduunu ortaya kartmtr. Burada tm
Roma toplumu (erkek) gzler nne serilmektedir. Bu comilia centuriata, ya-
ni "yzler meclisi" zamanla, ba magisfraflann seimi, askeri liderlere "ko-
muta etme hakk"nn, imperium, tevcihi, kanunlarn onaylanmas, savaa veya
bara karar verilmesi gibi patrici'ye ayrlan ilevleri stlenmitir. Mensup ol-
duklar blklerin grlerini ieren loprak tabletleri, iki sepetten birine ata-
rak oy kullanrlar Btn bu muamelelerin bir gn iinde tamamlanmas gere-
kirdi.
Bu meclislerin iinde himaye gruplar ok nemli bir rol oynamtr. Hi-
yerarik ve fazlasyla blmlere ayrlm bir toplumda bu doaldr, hatta zen-
gin soylularn alt dzeydekilerin faaliyetlerini ynlendirmesi ve dolaysyla
halk kurumlarnn kararlarn etkileyebilmeleri iin zorunludur. Bu sonuca
ulamak iin her patronu s, cliens'lerden (himaye edilen, yanama) oluan taraf-
tarlar utmuur. Patron, politikalarnn ve tercih etlii adaylarn desteklenme-
sini beklemektedir. Yanamalar ise para, i veya mlk beklentisindedirler.
Zengin bir patrona hizmet toplum iinde ilerlemenin en iyi yoludur. Roma y-
netimine demokratik biimler ve oligarik kontroln bir karm olma zelli-
ini veren patronajdr.
Bu meclisler a, makamlarn rotasyonu ve sk sk loplant ihtiyac, kuv-
vetli bir ait olma duygusu yaratmtr, Her Roma vatanda kabilesine, klan-
na, ailesine, blne ve patronuna gre nerede durduun ok iyi bilir. Kal-
bn ve hizmet, kabul edilmi rksal ya da toplumsal zelliklerin bir parasdr.
Resmi deyimle, ba yetkilileri atayan da, Senatoya gnderilecek yetkilileri ata-
yan da halk meclisleridir. Aslnda, kendi karlarna alan tm teki kurum-
lar oluturan da senatrlerdir. Senatoya hkim olan Cumhuriyete de hkme-
der.
Gerek Cumhuriyet, gerek mparatorluk dneminde gelimelerin ana sah-
nesi olan Senato, 3 0 0 ila 6 0 0 arasnda deien erkek yeye sahiptir. Danma
ii toplantya arlan Senatonun yeleri konsl tarafndan atanrlar. Ama
konsller "deneyimli erkeklere" ncelik vermek zorunda olduklar ve senato-
daki patronlar, devletin btn nemli makamlarn kontrol ettikleri iin. Sena-
to, hkmet zerindeki arln keyifle srdrr. Herhangi bir anda Senato
iindeki stnlk, rekabet halindeki kiilere, klanlar ve clienlelae veya yana-
ma gruplar arasndaki hassas gler dengesine baldr. Ama ayn patrici ad-
lar, bir tredi zenginler dalgas onlar silip sprnceye kadar yzyllar bo-
yunca tekrar tekrar gelmitir.
Senatrlerin etkinlii, zaman iinde hiziplerin bymesi orannda azal-
mtr. Senato i ekimelerle blnnce, sistemi iler tutmann tek yolu; ge-
rek ortak rzayla iktidara getirilmi bir diktatr iin, gerek bir grup, bir hizip
iin olsun, arzusunu silah zoruyla kabul ettirmektir. M birinci yzyldaki
diktatrler dizisinin kayna budur. Sonunda, Octavianus Caesar'n (gelecein
Augustus'u) banda bulunduu grup, kendi arzusunu herkese kabul ettirmi-
tir. Bn senatrlerin kaderini elinde tutan Octavianus, patronlarn patronu
olmutur.
Roma'nn ortak ba yneticileri olan iki konsl. 1 Ocak'tan itibaren bir
yl iin greve gelirler. Aslnda bu, askeri nitelikli bir grevdir. Senato tarafn-
dan nerilir ve onlara imperinm'u. yani "askeri komutanl" zel hizmetler
iin veren comitia centuriala tarafndan atanrlar. Ama sre iinde ek ilevler
de yklenmii erdir. Senato'ya bakanlk ederler; Senato ile ibirlii halinde d
ilikilerin sorumluluu onlara aittir. Yarg sistemini yneten Preafoes, yani
"ba yarglarn", vergi ve vatandalk-nfus ilerini yneten censors'un, kamu
maliyesini yneten quaesoi'cs'in, kentin gvenlik ve dzenini salayan, Olim-
piyat Oyunlar'ndan sorumlu ccdilcs'in. ba khin pml/e.v'n emrinde kentin
iilerinin yrtlmesini gzetirler. Kabilelerle ibirlii yaparak Senato ile
halk arasnda bar korumalar beklenir. Romallarn, kentin tarihi kaydn
tutmalar, numaralandrlm yllarla ilgili olmayp, konsllerin neminin bir
lsdr [AUC].
Marius ve Sulla'nn reformlar sayesinde konsllun profili deimitir.
Prccosuks, yani konsl yardmclar araclyla eyalet ynetimi uygulamas,
konsllgn etki alann geniletmi; ama ordunun dorudan kontrol olana-
da yitirilmitir.
Roma ynetim sistemi, birok yanl-kavrama konu olmu gibi grn-
mektedir. ok uzun bir sre srekli deiim iinde olmu, belki Antoninuslar
dnemindeki ksa bir sre dnda trdeliin salanmas iin ciddi bir nlem
almamtr. Tartmasz baars snrl, fakat aka tanmlanm hedefler ko-
nulmasna baldr. D savunma, hukukun uygulanmas ve i gvenlik iin
bir ordu oluturmutur. Uygun bulunan yerel ve blgesel elitlerin otoritesini,
genellikle dinsel ayinlere ve sivil trenlere katlmalarn salayarak destekle-
mitir. Hem devletin yerleik hak ve ayrcalklara mdahalesinin hem de hu-
kuksal otoritenin savunulmasndaki merhametsizliin lsn ayarlayan b-
yl bileimin uygulanmas byk bir dikkat gerektirmitir. Romal ozan
Vergilius'un szleriyle:

Tu regere imperio populos, Rom an e, m e m e n t o


(hae (ibi erunt artes), pasicque imponere morem
parcere subiectis et debellare superbos.

"nsanlar kendi emirlerinle ynelmeyi i edin, Romal! Senin hnerlerin unlar:


bar alkanln yerletirmek, teslim olanlar balamak ve maruru fethet-
mek... " 7

Ancak Roma kurumlarnn, modern kavramlar nda grnm aldatc ola-


bilir. Roma krallnda hanedan soydan-ge m e deildir ve ileride kendisini
tahtan indirecek olan pahici Senatosu tarafndan snrlandrlmtr. Erken
Cumhuriyet dneminde Senao tarafndan her yl iin seilen iki konsl, tam
"komuta gc" kazanmtr. Ama hem grevin ikili yaps hem de M 4 9 4 y-
lnda iribunlarn basksyla pleHere tannan oy verme hakk, konsllerin yetki-
lerini iyice snrlamtr. Buradan, adma btn yetkinin kullanld nl
SPQR (Senatus Popuhistjue Romanus = Roma Senatosu ve Halk) Forml re-
tilmitir. Cumhuriyet dneminin sonlarnda ve imparatorluun ilk yllarnda,
geleneksel yrtme ve yasama organlar hl vardr, ama ynetimin gittike
artan diktatrlk eilimlerinin yannda ikinci planda kalmtr.
Roma siyasi kltr, deien kurumlarn fiilen nasl ilediine baldr.
Siyasal ve dinsel yaam daima i iedir. Kehanet metinleri (dinsel metinler),
btn kararlara elik etmitir. Aileye ve yerel otoriteye byk bir nem veril-
mitir. Sonu olarak yurtta sorumluluu, askerlik hizmetinin gerekleri ve hu-
kuk saygs son derece kklemitir. Rotasyona tabi grevler, youn bir lobici-
lik ve inisiyatif gerektirmitir. Cumhuriyet dneminde danma, gr alma
(consilium) yoluyla bir konsenss daima aranmtr. Principaits dneminde
(veya mparatorluun ilk dnemlerinde) ise nemli olan itaattir.
Roma hukuku, Romallarn "dnya tarihine en kalc katks" olarak nite-
lenir. 8 Gelimesi, M 4 5 1 - 4 5 0 ' n i n , o tarihten bu yana "eit hukuk"un kayna
olarak grlen On ki Levha kanunlar, yani btn vatandalar eit olarak
balayan grlerle balamtr. Vatandalar arasndaki ilikileri dzenleyen
ins ivile (kamu hukuku) ve i us gentium (uluslararas hukuk) olmak zere iki
ana gruba ayrlr. Prudetia (yasal yntem) tarafndan belirlendii zere, kabul
edilmi alkanlklar ve uygulamalar bir araya getirilerek oluturulmutur. Yl-
lar boyunca hukuk her noktadan test edilmi, deitirilmi ve geniletilmitir.
mparator Hadranus'un "Srekli Kararname"si sonraki deiiklikleri durdu-
rncaya kadar, Praetorlar (yarglar) bu tr yasa yapma tekniinin temel kay-
na olmutur. Magistratlarn karttklar yasalar, leges rogatae, meclislerden
herhangi biri tarafndan karlan plebiscita, yani "halk h k m l e r i n d e n farkl-
dr.
Hukuk praiinin karmakl ve eskilii, kanlmaz olarak hukuk bili-
minin gelimesine ve Q. Musius Scaevola'dan (M 95'e Konsl) itibaren Ro-
mal hukukular dizisinin uzamasna yol amtr. Bu durum, en byk iki
hukukunun, bir Yunanl olan Aemilius Papinianus (Papinian, lm M
2 1 3 ) ve Domitius Ulpianus'un (Ulpian, lm M 2 2 3 ) art arda idam edildii
gerileme dnemlerinin bir iaretidir [LEX).
Roma ordusu, srekli savalarla beslenen bir toplumun rndr. Lojis-
tik destek sistemi, en az teknik yetenekleri ve ortak ahlak zelliklen kadar
dikkat ekicidir. kinci Pn savandan nc yzyl felaketine kadar be yz
yl boyunca hemen hemen yenilmemitir. Bir zafer alay geil treni, Titus'un
Kemerleri veya Trajan'n Stunlar benzen byk bir antlar koleksiyonuyla
vurgulanan zaferleri sonsuzdur. Roma lejyonunun MS 9 ylnda German-
ya'nn krlarnda yok edilmesi; mparator Decius'un, M 251 ylnda Gollarla
giritii bir savata lmesine veya imparator Valerianus'un M 2 6 0 ylnda
Perslere tutsak dmesine kadar, benzeri grlmemi sansasyonlardr Lan
atasz si vis paccm, para lclum, (bar istiyorsan, savaa hazr ol), bir yaam
biiminin zetidir (HERMANN].
ROMA Hukukunun. Avrupa uygarlnn temel direklerinden biri olduu sk sk sy-
lenir. Gereklen de yledir. Latince /ev "ba", "balayan" demektir. Ayn dnce.
Roma'da bukuksalln teki kilil- unsuru pacium. yan "anlama, akil. mukavele"
kavramnda da vardr. ki taraf, isler iearei. isler evlenme, ister siyasi amala ol-
sun bir kere anlatktan sonra szlemenin koullar iki laral' da balar. Romalla-
rn bildii gibi hukuk dzeni, hukukun stnl, salam bir hkmet, licari gven
ve itaatli bir toplum salar.
Aneak Roma'nn hukuk geleneinin, gnmz Avrupasna herhangi bir basit
veraset yoluyla miras kald da sylenemez, mparatorlarn ounun yasal dzenle-
meleri, mparatorluun dalmasyla kullanlmaz hale gelmi ve ortaada yeniden
kefedilmek zorunda kalmtr (Bkz. Bliim V). lin uzun sre Bizans'ta uygulanm,
ancak modern yasa yapma tekniini glii bir biimde etkilemesi bu yolla olmam-
tr. Gereklen, dorudan bir rnek olarak, muhtemelen en abuk Katolik kilise kanu-
nunun lrmlasyonunu etkilemitir.
Dahas, laik alanda bile Roma gelenekleri, Roma-d ve genellikle zt hukuk uy-
gulamalaryla yarmak zorunda kalmtr. Roma, Avrupa hukuk biliminin eitli
kaynaklarndan sadece birisidir. Btn eitliliiylc teaml hukuku da ayn lde
nemlidir. Baz lkelerde, rnein Fransa'da, Roma gelenekleri ve teaml arasnda
bir denge kurulmutur. Almanya'nn byk blmne Roma Hukuku ok ge bir ta-
rihle. on beinci yzylda ulamtr. ngiltere'de ise farkl olarak, eitlik ilkesiyle de-
iiklie urayan rf ve det hukuku, fiili bir tekel halindedir.
Her eye ramen. Roma hukukunun zel ve kamu hukuku blmleri arasnda-
ki fark, gelien Avrupa politikalarnn amalarna uygundur; birok Avrupa lkesin-
de medeni hukuk (Angloamerikan hukuk leamlii kavramndan farkl olarak) Roma
modeline gre kanunlatrlm ilkelere dayanmaktadr. Bu erevede, en etkili tek
k u r u m olarak Fransz Napoleon Kanunu, {Cude Napotco 1804) belirmekledir.
Balanllar ne olursa otsun, iyi eitimli btn Avrupal hukukular. Ciceron a
ve onn haleflerine olan minnet borlarnn bilincindedirler. De legibus adl eserin-
de. Satus populi suprema /ev. "halkn gvenlii, en yksek hukuki ur" diye yazan Ci-
cero'dur.' Hukuk dtzeninin halka en yksek dzeyde gvenlik salad da ayn an-
lamda sylenebilir.

Pox Romana srasnda, imparatorluun kaleleri ve snrlar yaklak otuz lej-


yonluk srekli bir orduyla korunmaktadr. Birok lejyon, rnein ngilte-
re'deki "II. Augusta" ve "XX. Valeria Victrix" lejyonlar, Pannonia'daki "XV.
Appoliaris" veya Moesia'daki "V. Macedonica" lejyonlar, kuaklar, hatta yz-
yllar boyunca srekli olarak slendikleri eyaletlerle yakn ilikiler kurmutur.
Her lejyon, yaklak be-ah bin kii kabul edilir ve her lejyona bir sena-
tr komuta eder. Bir lejyon, her birinde yz kiilik bir "nc" ve "art" blk
komutan tarafndan ynetilen altm veya yz kiilik on adet bln bulun-
duu piyade saf (hastan, principes ve tnari), bir vehtes yani "avclar" biri-
mi; on (utiae, yani "svari bl" bulunan bir isfus equil(Uus, yani "svari
ktas" ve bir mhendisler safndan olumaktadr. Ek olarak, her biri kendi ko-
mutanna sahip ayr piyade taburlar biiminde rgtlenmi, mttefikler ve
paral askerlerden oluan ok sayda yedek birlik vardr.
Zamanla vatanda-askerleri oran feci ekilde azalm; ama sistemin
omurgas, blk komutan olarak hizmet eden orta rtbeli Roma subaylar
grubuna dayal olmaya devam etmitir. Baarl hizmetler madalyalarla, gene-
raller iin talarla dllendirilmi ve yerel kahramanlar, askeri kolonilerin bi-
rinde bir arazi ba umabilmitir. Disiplin, kamlama ve (asker kaaklar
iin) armha germe dahi! korkun cezalarla korunmutur. Daha sonraki d-
nemlerde, sivil kurumlarn zayflamas, orduya, imparatorluk politikalarna
hkim olma ansn vermitir, ilk kez kinci Pn sava srasnda Iberyahlar-
dan alnan gladius, yani "drten kl", gladyatrlerin elinde Rona'nn sevinci-
nin ve yenilmezliinin sembol olmutur.
Roma mimarisinin, yararcla doru gl bir eilimi vardr. Mimari ta-
sarmdan ok mhendislik alannda baarldr. Yunan tapnak ina gelenei
devam etmesine ramen, en yeniliki zellikler kpr, yol, kent planlamas ve
din d ilevli binalarla ilgilidir. Romallar, Yunanllarn tersine, kprlerin ve
atlarn dayana biiminde kullanarak, ayak ve at (tonoz) kemerleri soru-
nunun stesinden gelmilerdir. Bu nedenle, neredeyse btn Roma kentlerini
ssleyen zafer taklar, teknik ustalk ve Roma inaat zelliklerinin birletii
eserlerdir. lk kez Agrippa tarafndan M 27 ylnda "btn tanrlar" ve Acti-
ur arpmas onuruna ina ettirilen Pantheon, Aziz Petrus'unkinden (bugn-
k Santa Maria Rotunda ad Martyres kilisesi) geni olan 1.5 metre apnda ke-
merli bir kubbe tamaktadr. Colosseum (MS 8 0 ) , daha dorusu Flavianus
AmfitiyaLrosu, Yunan ve Roma zelliklerinin mucizevi bir karmdr ve s-
tunlar arasna serpilmi drt kat kemere sahiptir. 87 bin seyirci alabilmektey-
di. Shelley'in Zincirsin Promedeus'unu yazd tuladan yaplm byk Cara-
calla Hamamlar veya Thermae Antoninianae (MS 2 1 7 ) Roma yaam biiminin
3 3 0 metrekarelik bir antdr. Trleri sya gre ayarlanan allm blmleri
vardr: /rigidarium (serinleme yeri), tepidarium (orta derece stlm soukluk
yeri) ve caldarium (scak oda), 1 6 0 0 kiilik bir piscina, yani havuz, bir stad-
yum, Yunanca ve Latince kitaplarn yer ald ktphaneler, bir resim galerisi
ve toplant odalar... Diocletianus Hamamlar (MS 3 0 6 ) ok daha zengin ve
gsterilidir. Gz alc Circus Maximus, araba yarlarna tahsis edilmi,
3 8 5 . 0 0 0 seyirci alacak hale gelinceye kadar da geniletilmitir [EPIGRAPH].

EPIGRAPH

RPGRAK, yani yazt (kitabe) okuma bilimi, klasik dnyann kefedilmesinde nemli
destei olan bilim dallarndan biridir. Pek ok malzeme ve kltrel kanl yok olduu
iin. la ve metal zerinde bugne kala yaztlar paha biilmez bir bilgi kaynadr.
Mezar talar. ithaf tabletleri. heykelcikler. kamusal antlar ve benzerlerinin d i k k a i l e
incelenmesi. y a z n a anlan halk hakknda zengin bir zel deav lar hasad salar; Ni-
le y a a m l a r , adlar ve unvanlar, yazlar, meslekleri, m e n s u p n i d u k l a r a l a y l a r (as-
keri birlikler), kanunlar, tanrlar, ahlak anlaylar gibi... Corpus lseripUoum
imanm (C1L) ve Corpus hscripionum Graeeortm (CIG) gibi. her ikisi de on
dokuzuncu yzylda Berlin'de hazrlanan b i i y i i k epgralk koleksiyonlar, kaydedildik-
leri antlar kadar salam ve kalcdr.
Roma yazllarnn en nls olan ve yzyllarca K o r u m meydannda d u r a n On
ki Levha Kanunlar, gn i mze kadar gelemem ii 1: a m a gelebilen malzemenin ei-
! lilil o l a a n s t d r .
Roma mezar talar, genellikle len insann yaamnn ve mesleinin iirsel bir
tanmn ierir, M o g o n i i m ' d a IManz) bulunan bir mezar iat. ilhaf edildii k i m s e n i n
l m biimine kar adeta bir protestodur:

Memlus. M Tiremi Ifilmls) pectart*


l'raeleriein (juieimxiue /cg/s consisit: viator
t vitir qwim idignr nplus in,'ine /ror.
1 nere ot polui plres A.'VV per aims
X'irrt ertptu tser us mihi viuun el ipte
l'raeaple ,swe tejucitin anem:
\f>Sllil hie Moemix quod domino eripit.
Patronun de suo postil.1

(oha Jcndus. Marcus Terenims'ur zyiir klesi. Uy yolcu, kini olursan ol. dur ve ni
alrlar dikkatle oku. Hayatnm nasl benden yanllkla alndn (iren ve umui.suz
feryadm dinle. Oluz yldan fazla yaayamazm. Bir kle benim canm ald. sonra kendi-
ni ehre att. Adam. efendisinin mahrum kald, kendi cann ald. Patronum I HI ta.
masrafn kendi deyerek dkii)

Tanrlara yaplan ithaflar, k a m u antlarnn allm zelliidir. Circus M a x i m u s ' t a


b u l u n a n ve i m d i Piazza del Popolo'da bir d i k i l i t a zerine yerletirilen b i r yazt, ori-
tnal olarak Ml) 10-9 yllarnda m parol or Augustus larafrdan Msr'n fethi erefi-
ne d i k i l m i t i r :
"IMP. CAKSAR. QIVI. t'
M,CISTI S
PONTIKI-X M A X I M I S
IMP. XII COS XI TRIP, POT \ \ \ :
\KGYPTO. IN POTKSTATKM
POPLLI ROMANI RK)ACTA
SOI.I D O N L M D K D I T . " -
t l m p a r a i o r Caesar Augustus, tanrsal Jtlus'un olu. Vuksek k a h i p , on k kez
Komutan, on bir kez Konsl, on drt kez Tribn. Msr' ele geiren Roa halk,
bu a r m a a n Gne'e sunmutur.)
ok daha alak gnll cinsleri nesneler genellikle ilgin yaztlar tamakladr.
Vazolarda \e mleklerde imalat iaretleri vardr. Kl zerine bir ad veya bir duyuru
basmak iin yaplm melal mhrler yaygn olarak kullanlmn - . Bir gzlknin
camlarndan yaplm tn tr mhrlerin tam bir serisi, Rems'de bulunmuun - :

I) CAU.ISKST l-'RAGIS ADASPRITYDI


D(ecimi) Gali Sesti) |s| l'rag(s) ad aspriudi(nem)
{Decimus Gallius Sesi ts'un Kiiiik renciler iin Gz Banyosu) 3

Roma edebiyat, askeri ve daha geni lekte dar kafal bir toplumun genelge-
er ahlakna meydan okumak iin ok daha ekici bir unsurdur. Roma aydn-
larnn, zellikle bo zaman bol olan ge Cumhuriyet ve erken imparatorluk
dnemi aristokrasisi arasnda aka mterileri vardr. Ama nedense, Yunan
benzerleri gibi ortama doal bir ekilde uyum salayamamlardr. Edebiyatn
karmak dnyasyla Roma'nn genellikle sert dnyas arasnda daima bir geri-
lim vardr. Bu gerilim, Latin edebiyatnn neden ge gelitiini ve neden Cato
gibi, onu yoz Yunan alkanlklarnn katksz bir taklitisi olarak grenlerin
dmanca lavnyla karlatn da ok iyi aklayabilir. Dramatik komedinin
neden ithal edilen ilk tarz olduunu ve neden talamann (hicvin), Romalla-
rn drste kendilerine ait olduunu syleyebildikleri tek tr olduunu da
aklayabilir. Latin repertuvartnn otuz kadar ustasndan sadece Vergilius, Ho-
ratis, Ovidius ve Cicero dnya apnda tannmtr. Ama Roma yaamnn
lksnden, oburluundan ve zalimliinden irkilen herkes, kendi evrelerine
kar ok gl tepkiler gsteren duyarl ruhlara, Caullus'un enfes lirik iirle-
rine, juvenalis'in akla durgunluk veren zeksna, Martialis'in nkteli iirlerine
de ilgi duymaldr.
lk Romal yazarlar Yunanca yazmtr. Homeros'u Latinceye eviren Livi-
us Andronicus (yaklak M 2 8 4 - 2 0 4 ) , Tarenum'un M 272'de yamalama-
sndan sonra Rona'ya getirilen eitimli Yunanl bir kledir. Yksek Latin ede-
biyat M nc yzyln ikinci yarsnda Cn. Naevius'un (lm, yaklak
M 200), T. Maccius Plautus'un (yaklak M 2 5 4 - 1 8 4 ) , P. Terentius Afer'in
(doumu, M 185) oyunlaryla ortaya kmtr. Bu yazar, Yunan komedi-
lerinin parlak uyarlamalarn yapmlar; onlarla birlikle tiyatro Roma kltr-
nn nemli kurumlarndan biri haline gelmitir. Latin iiri, edebiyatta ilk ye-
nilikilerden Q. Ennius (M 2 3 9 - 1 6 9 ) ile balar. Trajediyi balatm, hiciv
sanatn uygulam, sonraki birok air iin temel iir lsn salayan ak-
sanl, all ayakl LaLin msrasn (hcxametcr) oluturmutur.
Hitabet (gzel konuma) sanat, Roma yaamnda, Yunan'da olduu gibi
nemli bir role sahiptir. En byk uygulaycs M. Tullius Cicero (M 106-
43), Latin dzyazs iin her zaman rnek alnan parlak bir slupla konumu
ve yazmtr. Bir "yeni adam", Cicero, M 63 ylnda en yksek makam olan
konslle kadar ykselmi, ancak srgn edilmi; ikinci bir siyasi faaliyet
dneminden sonra mahkm edilmi ve boynu vurulmutur. Ahlak felsefesi ve
siyaset kuram hakkndaki grlerinin yan sra konumalarn ieren yazla-
rnn, hem Hristiyan dncesi hem aklc dnce zerinde byk etkisi ol-
mutur. Hukuk dzeni ve cumhuriyeti ynetim savunuculuunun ampiyo-
nudur. Halefi, Kordobal bir hitabet ustas olan yal Seneca da (yaklak M
55 - MS 3 7 ) , byk bir hitabet antolojisi derlemitir.
Tarih yazm ok doyurucudur. Titus Livius (M 59 - MS 17), 35'i hl
elimizde olan 142 kitaplk bir Roma tarihi yazmtr. Roma Cumhuriyetini
idealize etmi ve analizinden ok slubuyla etkilemitir. "ren bir inan iin
deil de, tatmin bulmak" iin yazan Livius, dnyann en byk ulusunun tari-
hini yazmaya balamtr. Julius Caesar (M 1 0 0 - 4 4 ) , Roma tarihinin hem en
byk yaratcs hem de yazcsdr. Galya sava ve Pompei'e kar i sava
zerine aklamalar, bir zamanlar Avrupal her okul ocuunun bildii, sade
ve itenlikti bayaptlardr. C. Sallustius Crispus (M 8 6 - 3 4 ) , hem siyasete
hem edebiyata olan ilgisiyle Caesar' izlemitir. Cornelius Tacitus (MS 55-
120), Livius'un vakayinamelerini (olaylar tarih srasna gre kaydeden eser)
imparatorluun ilk yzylndan itibaren ve imparatorlara arlk vermeden
srdrmtr. Taklit edilmesi mmkn olmayan zetleyici slubu, Germania
gibi monografilerinde de grlebilir. Gibbon, bir dipnotta, "alarn devril-
mesi, ayn felaketler yznden olabilir; ama alar, bir Tacitus onlar tanmla-
madan da devrilebir" diye yazmtr. 9
Biyografi sanat da gelimitir. En byk temsilcisi, zaman zaman impara-
tor Hadrianus'a sekreterlik yapm olan C. Suetonius Tranquilius'tur (MS 6 9 -
140). On /ki Caesar'm Hayat adl ak sak eseri, sadece Tacitus'un kaynpe-
deri Britanya valisi Agricola tarafndan alabilen bir bilgi ve elence madeni-
dir.
Latin edebiyat, doruk noktasna Augustus dnemi airleri Vergilius, Ho-
ratius, Ovidius, lirik air C. Valerius Catullus (yaklak M 8 4 - 5 4 ) , at airi
Albius Tibullus (yaklak M 5 5 - 1 9 ) ve hrn Cynthia'ya yazd ak iirleri
Catullus'un Lesbia'ya yazdklarna benzeyen, "adyla msemma" Sextus Pro-
penius (yaklak M 5 0 - 1 5 ) ile ulamtr. "Ak tanrs plaktr" diye yazar
Propertius, "ve gzellik tarafndan kurulan hileli oyunlar sevmez."
P. Vergilius Maro (M 7 0 - 1 9 ) , en sradan konu veya sorunlarda bile na-
diren yavanlaan bir di) yaratmtr. clogues, yani "Semeler"i, pastoral iir-
lerdir; Georgics ise iftilii ver. Aeneid, yani "Aeneas'in Seyahati", Roma'nn
Homeros'a ve Yunan'a olan minnetini kutlayan ( ! ) uzun bir alegorik epiktir.
Vergilius, Troya'dan kurtulanlardan biri ve hem Romulus'un hem de geus lui-
la'nn atas olan Aeneas'in maceralarn yeniden anlatarak, okumu yazm Ro-
mallarn zdelemeyi arzuladklar efsanevi ecereyi oluturmutur. Gnde
bir satr hzyla on ylda yazlmtr ve ark olarak benzersiz bir tonla sylenir.
Berrak ve sakin, dayankl, kurnaz ve usta, hznl:
TEL1X QUI P O T U T RE RUM C O G N O S C E RE CASAS.
(Olaylarn nedenini reebilirse mutludur.)

S E D F U G I T INTERF:A, F U G I T 1RREPARAB1LE T E M P U S .
(Ama bu arada zaman umakladr, anmsamann lesine.)

OMNIA V1NC1T A M O R ; ET NOS C E D A M U S AMORI.


(Ak her eyi fetheder, ak retelim.)

E T P E N I T U S T O T O DJVSOS O R B E BRITANNOS.
(Ve Britonlar btn dnyadan tamamen kopartlmr.)

S U N T LACRMAE RE RUM ET M E N T E M MORTALIA T A N G U N T .


(Mal-mlk iin gzya dklr ve sonra lm akla gelir) 1 0

Dante'ye gre Vergilius, i! maestro di Itr eh t' sanno, "kim bilir nelerin ustas" ve
"ok geni bir szck nehrinden dklen eme"dir. lk Hristiyanlar iin,
drdnc Eclogue'da (karlkl konuma eklinde pastoral iir), sa'nn dou-
munu nceden tahmin ettii dnlen pagan airdir. Gnmz iinse "dilin
efendisi, (...) yar-tanr air, (...) insan dudann ekillendirdii en grkemli
iir vezninin kullancs"dr. Petrarca'nn Pozzuoli'sine gre, kendi mezar yaz-
tn muhLemelen yine kendisi yazmtr:

MANTUA ME G E N U I T : CALABR1 RAPUERE: T E N E T N U N C PARTHENOPE.


C E C t N I PASCUA, RURA, DUCES.

(Manua beni dourdu; Calabria ileriye tad; imdi Napoli tutuyor beni. ayrla-
rn, tarlalarn ve Tanrlarn arksn s y l y o r u m . ) 1 1

Vergilius'un dostu ve ada olan Q. Horatius Flaccus (M 6 5 - 8 ) , Ode (Met-


hiye) ve Satir (Talama) 'larn Epot'lar (bir Yunan iir tarz) ve Epislle'lerin (i-
ir biiminde mektup) yazardr. Atina'da alm, lejyon komutan olmu ve
hamisi Maccenas'n korumasndaki Sabine iftliine ekilmeden nce Filibe'de
savamtr. Nazik, hogrl bir insandr. Ars Poetica veya Pisos'a Mektuplar
sonraki airlerce de ok beenilmitir. Talamalar', insan ahmaklklarna y-
neliktir, ktle deil. Methiyeler'i, yar effaf btr aklkla ve curiosa felicitas,
"ifadenin mucizevi mutluluu" ile parlar:

D U L C E E T D E C O R U M E S T PRO PATRA MORI.


(nsann lkesi iin lmesi tatl ve uygundur.)
P A R T U R I E N T M O N T E S , N A S C E T U R R1D1CULUS MUS.
(Dalar douracak ve aptal bir fare doacaktr.)
AT Q U E I N T E R SLVAS ACADEMI Q A E R E R E V E R U M .
(Akademinin aalar arasnda bile olsa gerei ara.)
EXEG1 M O N U M E N T U M ARE P E R E N N I U S ... NON O M N I S MOR1AR.
(Bronzdan dala dayankl bir ant yaptm. (...) Tamamen l m e y e c e i m . ) ' -

Horatlus en ok taklit edilen ve baka dillere en ok evrilen airdir.


P. Ovidius Naso (M 4 3 - 1 8 ) , mparator Augustus tarafndan Karadeniz
kysna srgne gnderilinceye kadar Roma toplumunun nde gelen simala-
rndandr. Srgn edilmesinin nedeninin, "bir iir ve bir hata" olduunu sy-
ler. iir, kukusuz Ar s amoloria, (Ak Sanan) adl iiridir; hata ise, muhteme-
len mparatorun srgne gnderilen kz Julia ile ilgilidir. Ovidius'un,
ikiyzn zerinde Yunan ve Roma efsane ve masal zerinde yeniden alarak
meydana getirdii Melamorpboscs (Dnmler) adl eseri, antik dnemin en
etkileyici kitab saylmaktadr. Sadece Romallarn deil Chaucer, Moniaigne
ve Goehe gibi farkl izgide dnr ve sanatnn da beendii bir metindir.
Petrarca'dan Picasso'ya kadar eitli sanatlara, bir yaratc almalar seli
esinleniti. 5i vts amari ama, der Ovidius: (Sevilmek istiyorsanz, siz de sev-
melisiniz.) 1 3
Augustus'un lmnden, yaklak ikinci yzyln ortasna kadar sren
Latin edebiyatnn Gm a'nn pek az "dev"i vardr. (Yine de) Tacitus ve
Suetonius dnda, o dnemde Stoac dnr 11. Seneca'nn, iki Plinius'un, a-
irler Lucan, Quinilianus ve Petronius'un ve hepsinden nemlisi talama ustas
D. Junius Juvenalis'in (yaklak MS 4 7 - 1 3 0 ) dehalar k samtr. Dijjicilc cst
satram non scribcre, diye yazmtr Juvenalis: " T a l a m a y a z m a m a k zordur."
Roma yaamnn hesapl kitapl, bilinli iddeti, herkesin bildii bir nok-
tadr. D savalardaki kasaplklar kent ii didimelerde de yinelenmitir. Livi-
us'u arpc sz, Vtte vietis! (Veyl Maluba!), bo bir slogan deildir.
"Efes'in Akam Dualar" denilen iirler M 88'de herhalde 1 0 0 . 0 0 0 Romal-
nn Kral Mithridates'in emriyle tek bir gnde katledildiini grdkten sonra,
aristokratik "Oplimaies" partisinin nderi Sulla, Roma zerine yrm, raki-
bi Marius'un yandalarn mahkm etmitir. Batribun P. Sulpicius Rufus'un
kesik ba Forum meydannda sergilenmitir. Concord Tapna nnde bir
kurban trenini ynetmeye hazrlanan kent Praefor'unun kendisi kurban edil-
mitir. MO 87'de Roma, kaplarm Marius'a at zamansa katledilme sras
Opiimadara gelmitir. Marius'un kle lejyonlar ve Dalmayal muhafzlar,
generalin selam vermedii her senatr yere sermitir. Kurbanlar arasnda
nem srasna gre, iktidardaki konsl Gn. Octavius, de eski konsl olan
M. Crassus, M. Antonius, L. Caesar da vardr. MO 86 ylnda, Marius'un ani
lmnden sonra arkada Q. Sertorius. cellatlar szde cretlerini datmak
bahanesiyle artp, drt bin kadarn ldrtmtr. MO 82 ylnda Optimat-
lar nihai zaferi kazannca, onlar da tutsaklarn kltan geirirler: "Krlan
kollarn atrts ve can ekien insanlarn inlemeleri, Sulla'nn Senato yele-
riyle toplant yapmakta olduu Bellona Tapmandan belirgin ekilde duyul-
mutur. 1,14

Daha sonra, bu tr manzaralar nlemek iin mahkmiyet prosedr res-


miletirilmitir. Yenen taraf. Foruma yenilen taraf liderlerini yarglanmay ve-
ya mallarna el konulmasn gze almaya aran bir ad listesi asacaktr. Liste-
deki adlardan, genellikle scak bir banyoda damarlarn keserek kendilerini za-
mannda ldrenler ailelerini mahvolmaktan kurtarabilecektir. Bunu yapama-
yanlarsa adlarn, mermere oyulmu, kendi yaamlarn ve akrabalarnn
mallarn ceza olarak kaybettiklerini bildiren yeni bir listede bulacaklardr. r-
nein ikinci triumvirligin M 43 ylndaki mahkmiyeti, en az 3 0 0 senatrn
ve 2 0 0 0 valyenin lmyle sonulanmtr. Bunlarn arasnda, kafas ve elle-
ri cesedinden kopartlarak Forumda k o n u m a krssnde sergilenen Ciceron
da vardr. R o m a egemen snfnn rnek olduu yerde halk da onu izlemitir
[LUDlJ.

i LUD

"1)1 M Y ! (Vheimi insanlar" der Jvenalis, "imdi sadece iki eyle ilgilenmektedir-
ler: ekmek \e sirk. ." Seneea ise. "Karlkl k o n u m a , sohbel s a n a l l m t r ! Bu-
i gn kimse a r a b a yarlarndan baka ey ti/erine konuabilir mi'.'" diye sormakla-
i dr. I.tjd veya O y u n l a r . Roma yaamnn en nemli zellii haline g e l m i t i r l-'.sas
j olarak, yl iinde Nisan. Temmuz, Uy kil ve Kasm a y l a r n d a k i drt halta iinde ger-
i eklelinlen o y u n l a r . Byk Sirk (Circus \ l a x i m u s ) ve Colosseum'un neredeyse s-
rekli olarak ak kald bir boyuta ulamtr. M 2(VI'eki, t a r i h i kantlara gemi
ilk o y u n l a r d a ti ifl. kle, ldresiye dvmii.r. Drt yzyl sonra m p a r a t o r I r a -
lan. 1 0 . 0 0 0 insan ve 11.(XX) hayvann l d r l d abartl bir festival dzenlemi-
tir. 1
Profesyonel gladyatrler, ldiire d v gsterileri s u n a r l a r . Dzenli sralar
halinde yryerek Yaam Kaps'ndan geip arenaya girerler ve u geleneksel sz-
lerle i m p a r a t o r l u k p o d y u m u n a seslenirler: .-ve, Caesar! Morimri Saktiamus (Selam
Caesar! lmek zere o l a n l a r seni selamlarlar). A ve dili mzrakla d o n a n m rte-
i /r7/7"ler. kl ve kalkanla ar silahlanm . s c / c / m ' l e r l c karlar. Bazen t u t s a k l a r
veya egzotik b a r b a r l a r takmna kar b iki g r u p glerini birletirir. Karlamada
i kaybedenlerin reselleri, et engelleryle srklenerek lm Kaps'ndan dar atlr.
! Bir g l a d y a t r yaralanrsa, i m p a r a t o r veya O y u n l a r a bakanlk eden bir bakas.
| " h a p a r m a k y u k a r " veya " b a p a r m a k aa" iaretiyle, cezasnn tecil edilmesine
' veya l d r l m e s i n e karar verir. O y u n l a r dzenleyenler, g l a d y a t r okullar arasn-
d a k i rekabeti kullanm ve nl o y u n c u l a r n kazand k a r l a m a l a r n reklamn
yapmtr.
d n m z e kalan bir Oyun program, T. Pugnax ;Yer III ve M p Murraus Ner
III, yani C a p u a ' d a k i Neron g l a d y a t r o k u l u n d a n er galibiyetleri olan. biri T r a k y a
silahlaryla, yani kk kalkan ve eri kl, teki Galyallara zg Minillo stili Pg-
n,7.v kullanan iki dv arasndaki mcadelenin ayrntsn vermektedir. Pugnax e
(icvj (muzaffer) o l u r k e n . M u r r a n s ' u n sonu j(pen.us) lolm) o l m u t u r . 2
M t h i m a n z a r a l a r grme istei, g l a d y a t r gsterilerinin, y a v a y a v a gerek
boyutlarna e bir askeri a r p m a y l a , halta su basm a r e n a l a r d a deniz mcadele-
kiriyle, vammes yani "vahi hayvan av"na dnmesine yol amtr. Nihayet b-
yk mstehcenlik. vahilik, kitlesel / a l i m l i k eylemleri istenmitir. Popler oykiler,
k o l l a n ve ayaklar gerilmi d u r u m d a k i kzlara ineklerin vanal svlarnn svand
ve vahi boalar tararndan lecavz edildii. I l r i s i v a n tutsaklarn d i n d i r i kzartl-
d, armha geildii, aslanlara bndirldigi veya aslanlarn tiuine alkl, timsah-
larla dolu sularda yar batm sandallarla gozmeye zorland rnekler ince ayrnt-
laryla anlatlmtr. Bunlar, sadece sonsuz, tur k u r b a n ve ikence eitlilii iinde
geen rneklerdir. Ve H r i s t i y a n mparator llonors. Senatoyu lavedil VIS 404 y-
lnda Oyunlara son verinceye kadar devan emtr.
Ancak hibir ey. bu l.r I utku lan. Roma'da balayp Bizans'la devam eden
a r a b a yarlar kadar tahrik etmemitir Geleneksel olarak, buyik dller iin yar-
an drder all alt takm, sirkin o r l a izgisinin etrafn yedi kez hzla dner. Heye-
can y a r a t a n devrilmeler ve ldrc arpmalar olaandr. Byk bahisler cereyan
eder. Baarl yarlar kitlelerin Idolti haline gelirler ve senatrler kadar zengin
olurlar. Baarl atlar, ta heykelciklerle anlr: "Binicisi, M a v i l e r d e n K o r l u n a l u s
olan Tscus, 3 8 6 g a l i b y e l . "
Varlar. Beyazlar, krmzlar, Yeiller ve Maviler olmak zere, yaran ahrla-
r. takmlar ve binicileri parasal olarak destekleyen drt loncann elindedir. Bu des-
t e k l e y i n g r u p l a r birok karkln da sorumlusu o l m u t u r . Bizans dneminde ku-
rumlal.i'ilnlar ve siyasi partilerin ilk biimini o l u t u r d u k l a r dncesi bir ara
yaygnlalysa da. bugn arlk bu dnce terk edilmitir; ama hizip veya fraksiyon
benzeri g r u p l a m a l a r Bizans'n sonraki lrensel etkinliklerinde yine grlmn'.
Hristiyan kiliseleri her zaman hiddetle homrdanmir: "Bazlar inanlarn yar
arabalarna, bazlar da atlara yatrd: ama biz Tanrmzn adn anacaz." 3

"Roma Devrimi", antik dnemde kullanlm bir terim deildir. Ama C u m h u -


riyetten Prindptuus'a geii, ok byk sosyal dnmlerin bir rn olarak
gren tarihiler tarafndan yaygn bir kabul grmtr. Bir baka deyile, mo-
dern sosyoloji kuramnn bir konusu olarak o k fazla yerleik, kurumlam
bir tarihi olay deildir. Konunun ba yorumcusu, " D n e m , mthi bir g ve
mlkiyet transferine tanklk etmitir ve Augustus'un Princeps'lii, devrimci
srecin g kazanmas olarak deerlendirilmelidir" diye yazmtr. 1 3 Bu senar-
yoda birinci madur eski Roma aristokrasisidir. Ba devrimci, kendini gerekti-
inde kana susam bir intikamc veya gerektiinde lml bir bar kurucusu
olarak sunan, Caesar'n varisi, "souk ve tam bir terrist", bir gangster, bir
" b u k a l e m u n " olan gen Octavius'tur. Btn bunlar, yerleik hkim snflarn
yok olmasna, yeni sosyal unsurlarn gelimesine, Roma'ya hrsl talyan ya-
banclarn hkim olmasna ve bunlarn desteiyle de Jacto, bir monarinin orta-
ya kmasna yol amtr. Roma politikasnn anahtar, rakip hkmdarlarn,
zellikle Caesar, Pompei, Marcus Antonius ve Octavius'un patronajlarnda
yatmaktadr. Zorunlu mekanizmay anlamann anahtar ise, bir snfn detayl
baarlarn, bu baarlar yaratan gdleri aa karmak iin analiz eden pro-
sopogaphy sanatnda gizlidir. Lewis Namier'in Gregoryen ngiltere iin yapt-
n, Syme, byk lde Mnzer'i almalarna dayanarak Roma tarihi iin
yapmtr. "Siyasi hayata" der Syme, "damgasn vuran ve onu ekip eviren,
modern parlamenter parti ve programlar veya Senato ve Halk'n grnen mu-
halefeti deil, iktidar, servet ve an-hre mcadelesidir." 1 6 Bir i savalar a-
nda, bir politikacnn orduyu kontrol ve askerleri arazi, para ve itibarla tat-
min edebilme yetenei olaanst nemlidir. Oyle grnyor ki sava,
baarl generallerin zihnini ikinci planda megul etmitir.
Bu, btnyle kinik (ahlak reddedip, ahlak kurallarn bilerek ineyen
dnce akm,) bir tablodur. Uygun ittifaklar deitirmek, ilkeli olmaya ar
basmaktadr. Siyasi kavramlar (Ccero'nun kamu zgrl (ll)erifls populi).
Senato otoritesi (auciohtaa Senats), dzenli badama (concodia ordinum),
talya konsenss (concensus l(aliae) gibi kavramlar) sadece slogan ve ipucu
szler olarak sunulmutur. Roma anayasas, "erkeklerin temel igdleri iin
yalnzca bir perde, bir yalan, bir d grntr." Eski aristokrasi satn alna-
bilmitir, Yeni erkekler hrs ve gsteri peindedirler. Caesar'n eyaletlerdeki
tebaasnn "Pantalonlu Senatrler"i (burada, pantalon giyen barbarlar kastedi-
liyor, ed.n.), "korkun ve iren a y a k t a k m f d r ; ikinci triumvirlik, Senatoda,
Octavs'un kamuoyu desteini kazanmak ve tarihi arptmak iin kiralad
aalk savunucu ve propagandaclardan oluan "ok sayda uak-kpek" ya-
ratmtr. Perde gerisinde, siperde pusuya yatm, Gadesli C. Maecenas, L.
Cornelius Balbus, skenderiye hazinedar C, Rabirius Posthumus gibi milyo-
ner veznedarlar, maceraseverler vardr.
Bu nedenle senaryoda dnm noktas, M 43 ylnda Caesar'n lmn-
den sonra ikinci triumvirliin mahkm edilmesi ve Octavius'un, Caesar'n
onurunu lekeleyerek baa gemesi srasnda yaanmtr:

"Cumhuriyet yklmtr. (...) iddet ve msaderenin desteinde despotizm gel-


mitir. En iyiler ldrlm veya mahkm edilmitir. Senato vicdansz alaklarla
dolmutur. Bir zamanlar erdemli yurttaln bir dl olan konsllk, imdi hile
ve sucun dl olmutur. Caesarclar, Caesar'n cn almann, kendileri iin bir
hak ve grev olduunu iddia etmektedirler. Monari, Caesar'n kan stne kurul-
mutur." 17

Gerisi, artk bir son szdr. Hepsi "zgrle" alam, hepsi bar zlemitir;
Ama "bar geldiinde, o da artk despotizmin bardr."
Her eye ramen, Augusms'un (saltanat demi M 3 1 - M S 14) btn
yaptklarn, propagandann rnleri diye bir yana itmek de mmkn deildir.
Kukusuz kt yanlar vardr, ama Romallar iin nemli olan, khinlerin
onunla birlikte olmasdr. Suetonius, Augustus'un annesinin, onun doumun-
dan dokuz ay nce bir gece yars ayini iin Apollo tapnana nasl gtrld-
n anlatr. Ama sonra Augustus, Lud Victoii Caesares'i ilk kutlad srada
gkyznde bir kuyrukluyldz belirir. Ve Agrippa gibi, sava astlarna brak-
t Aclium savandan bir nceki akam, ky boyunca eekle giden bir Yunan
kylsyle karlar. "Ben Eutychus'un (Refah)" der kyl, "bu da eeim
Nikon (Zafer)..." 1 8 I C O N D O M .
Picipalusluun veya imparatorluun ilk dnemlerinin doas zellikle
hayal krcdr. mparator Augusus, cumhuriyet kurumlarn kaldrarak deil,
bu kurumlarn kontrolndeki btn grevleri kendisi stlenerek, kendi ve ha-
lefleri iin kalc bir g elde etmitir. Kendini Imperator, yani "Bakomutan",
Konsl, Tribun (halkn haklarn savunan yarg), Ccrstu (Nfus ve Ahlak Ba-
kan), Ponlijcx Maxi us, yani Ba rahip ve spanya, Galya, Suriye ve Kilikya (o
dnemde Adana ve evresi) valisi ilan etmitir. Sonu olarak bir otokrat kadar
geni yetkilere sahip olmutur; ama bu yetkileri merkezi otokratik kanallar
araclyla kullanmamtr. Senatrler oligarisinin szde Cumhuriyeti yerine,
eski kurumlarn yeni bir biimde almaya zorlad bir szde imparatorluu
koymutur. Yeni bir grev olan Princeps senalus olarak yeleri, ya vaktiyle
kendi atam olduu eski magistrailardan ya da imparatorluk adaylarndan
oluan senatonun bakan gibi hareket etmitir. Senatoyu, o srada btn im-
paratorluun blnd eyaletlerin yaklak yarsndan ykml; ama gr
ve kararlarn da bir imparatorluk vetosuna tabi klmtr. Diktatoryal yetkiler,
ceza yarglamasyla grevli Praefeclus Urb veya ticaret, piyasalar ve tahl yard-
myla grevli eski belediye grevlilerine (PraefecHs Amumae) devredilmitir.
Ayn ekilde, yol ve nehirlerden kamu binalarnn onarmna her eyi denetle-
yen, gzeten Curators, artk sadece mparatora hesap vermektedir. Daha resmi
bir aristokrasinin olumas, zellikle mparatorluun gl Pers etkisi altnda-
ki dou kesiminde Hristiyanlk dneminin bir olgusudur (Bkz. Ek lll, s.
1283).

CONDOM

M 18 ve yine MS 19 ylnda mparator Agnsl.s, ocuk drmeyi vc yeni domu


bebek ldrmeyi yasaklayan kararnameler yaymlayarak imparatorluk nfusunun
dourganln artrmaya almtr. Bundan ve baka kaynaklardan anlalyor ki,
Romallar gebelikten korunmann, ifal bilklcr. sedir aac sakz, sirke ve zeytinya-
ieren sperm rnga etme. rahim azna lastik halka koyma ve keilerin sidik tor-
basndan yaplm prezervatif gibi birok yntemini bilmekledirler. Bir Romal yazar
un tavsiye etmektedir: Kedi karacierini bir ip iinde sol ayanza giyin. ...veya
bir dii aslann rahmini hr fildii tp i i n d e . . _ 1
Ortaa uygulamalar zerine yaplan aratrmalar bir ara "doay deitir-
mek" iin gerekli zihniyetin hi olmadn savunmaktayd. 2 Ama bu grii deitiril-
mitir. Kilise cezalar, konunun oka tartldn, zellikle "Onan'e gnahla-
r"ndan bu yana cols irlernpius. yan meni inzalinin engellenmesinin ciddi
biimde gndeme geldiini gstermitir. 3 Dante'nin Cama ,\V'le (106-109) Kloran-
sa'nr "bo aile evleri" ve "yatak odasnda m m k n olan neydi" konusundaki imala-
n. ynimii/ir d gcne pek geri kalra/, kentlerde fuhun ari. hamilelikten
kanmaya ynelik lr ilgi y a r a t m t r . Caharlar da y a a m k a r l k l a r y l a nldr-
ler. 1320'de engizit-rler (Kilise sorgcular). hr Calar r a h i b i n i n sevgilisini, sevime
l e k n i k l e r i n i aklamaya ikna enlerdir:

"... benimle sevimek islediinde, kk parmamn ilk boumu kadar bir kelen par-
asna sarl bu ifal bitkiyi takyordu \e seviirken boynumun evresine sard
uzun bir ipi vard; \e ile ipin uundaki bu ey veya bilki. midemin azna kadar sar-
kard. (...) Bir gecede iki veya dala fazla kez Penimle sevimek isledii olurdu. le o
zaman, bedenini benimki ile hirleirmeden inee sorard: fiiki erde''.. Bitkiyi avuc-
ua koyardm, ipin oeki ucu boynumda dururken bilkiyi kemli eliyle midemin azna
yerletirirdi.
Kksik kalan tek ayrnt, bitkinin adyd." 1

talyan tccar aileleri ve ingiliz kyleri zerinde alan i a r i h i nfsbiltmeilcr. do-


u m orannn gerek ortaada gerekse modern dnemlerde yapay yollarla azaltlm
olmas gereklii sonucuna v a r m l a r d r . 5 On sekizinci yzylda James Bosvvell gtb
seks d k n l e r i , "zrh" kullanmn sr o l m a k t a n k a r t m l a r d r . Ktann baka yer-
lerindeki benzerleri "ngiliz p a l t o l a r f n d a n veya "emsiyeler"den sz i m e k l e d i r l e r ;
K a h r a m a n l a r ise. bir d o k l o r ya da II. Charles'n saraynda muhafz k o m u t a n oldu- \
sylenen K a p l a n C o n d o m ' d t r . 6 Gebelii nleyici u y g u l a m a l a r y a s a k l a y a n ilk pa- |
pann. 1 7 3 1 ' d e XII Clemens olduu s a n l m a k l a d r .
Doum k o n t r o l n n m o d e r n savunucular, gebelii nlemeyi cinsel ilikide ser-
bestliin bir arac olarak s a v u n m a m a k a d r . Vlaria Stopes. ar sevime arzusuyla
dolu olmasna ramen, ayn z a m a n d a eski moda bir r o m a n t i k t i r . i'Mi Ak ir Akll
Anne-habalk adl kitabnda kadnlara, ocuk d o u r m a k t a n k u r t u l m a ve evlilik iinde
keyifle sev iebilme ansnn tannmas gerektiini s a v u n m a k t a d r . 7 Bat cephesinde-
ki birliklere T r a n s z m e k t u p l a r n " datan askeri yetkililer, askerlerin hem saly-
la hem de medeni ilikileriyle ilgilenmilerdir. Roma i m p a r a t o r l u u n d a o k l u u gibi
komnist, lkelerde de ocuk d r m e balca y n t e m o l m u t u r . Batda gebeliin (in-
lenmesi. d o u m k o n t r o l hap ve 1 9 6 0 ' l a r d a evli o l m a y a n genler iin cretsiz klinik
danmanlk yaygnlancaya kadar cinsel arlklar gidermekte kullanlmamtr.
Yine de 1 9 2 0 ' l e r i anmsatan u kk arkdaki gibi. baar hibir yerde g a r a n t i de-
ildir:

Jeaie. Jeaie. umutlarla dolu


Vlarie Sopes'tar bir kitap oku
Ama onun durumuna laka ak karar verilirse
Yanl basky okumu i m a l 8

Cumhuriyet dneminin temel yasa yapma yntemleri yava yava terk edil-
mitir. Ama birok kural da kalmtr. Comiia tributa, baka organlardan ge-
en yasalar onaylamak iin ara sra toplanmtr; senalus cosulfa, yani "Sena-
to kararlan" kartlmaya devam etmitir. Ancak MS ikinci yzyldan itibaren
imparator, fermanlar, kanunlar, genelgeleri, dilekelere karlk olarak veya
yargsal temyiz bavurular zerine verdii kararlan ve "yazl hknler"i,
emirleri veya idari talimatlaryla yeni yasalarn tek kayna haline gelmitir.
Bu andan itibaren Senao, mparatorun valileri, yksek brokratlar tarafndan
bir yksek temyiz mahkemesine dntrlmtr.
Zaman iinde Roma hukukunun geni klliyat, tekrar tekrar kodifiye
edilmitir. Gregorius Codex'! (MS yaklak 2 9 5 ) , Hermogenianus Codex'i
(yaklak MS 3 2 4 ) ve Theodosius Codex'i (MS 4 3 8 ) , olmak zere, ksmi gi-
riim vardr. Ayn ekilde Theodor Ferman (MS 515'ten nce), szde Alaric
Dua Kitab ( 5 0 6 ) ve Burgunya Kanun derlemesi ( 5 1 6 ) ile barbar krallar, Ro-
ma'dan ele geirilen eyaletlerde bulduklar yasalar zetlemeye almlardr.
Ama asl sistemletirme almas, mparator Justinianus dneminde yaplm-
tr. Bunlar arasnda Kararlar ( 5 3 1 ) , Kurumlar ( 5 3 3 ) , Httkui? Bilginlerinin iti-
hatlar ( 5 3 4 ) , Gzden Geirilmi Kanun Derlemesi ( 5 3 4 ) ve Yertiliklcr'den ( 5 6 5 )
oluan elli paralk klliyat, hukukun kamusal ve zel, cezai ve medeni, laik
ve dini, btn boyutlarn kapsamtr. Bu dev mirasn gnmze aktarlmas
Justinianus hukuk kitaplar sayesinde mmkn olmutur [LEX],
Provincia, yani "faaliyet alan" terimi, esas olarak fethedilen lkeleri y-
nelmeye gnderilen valilerin yarglama yetki alann iaret eder. imparatorluk
dnemindeyse, dorudan fethedilen lkenin kendisi iin kullanlmtr. Her
eyalete yetki alanlarn, al t-blmlerini ve ayrcalklarn belirten bir berat, lex
provincialis (eyalet yasas) verilmitir. Her biri askeri birlikler besleyen, vergi
toplayan ve fermanlar araclyla hukukun gc adna konuan, ya bir pro-
konsl (konsl yetkilerine sahip vali) ya da propraetor (yarg yetkilerine sa-
hip vali) olan bir valiye emanet edilmitir. Her valinin maiyetinde Senato tara-
fndan atanan bir hukukular grubu, bir askeri muhafz birlii ve bir
memurlar (katipler) ordusu vardr. mparatorun dorudan kendi kontrol al-
tnda tuttuu imparatorluk eyaletleriyle Senatoya braklan eyaletler arasnda
bir ayrm yaplmtr. Eyaletlerin olumasnn, hem bakent Roma iin hem de
Roma imparatorluunun akbeti iin uzun vadeli sonular olmutur. Ksa va-
dede bakent Roma byk vergi akn ve youn insan ve mal trafii sayesinde
mthi zenginlemitir. Uzun dnemdeyse, eyaletlerin srekli i birlemeleri
yznden bakent, zenginlik ve g kaynaklar bakmndan zor durumda kal-
m; drt yzyl boyunca "Roma Ana", kendi ocuklarna gereinden fazlasn
geri vermitir.
Roma klrken eyaletler bymtr. lk aamada eyalet sekinleri,
geleneksel oligariyi batran ve imparatorluktan kaan valye ve senatr s-
rlerini beslemitir. Askeri kuvvetlerin gittike kendine yeter hale gelen d
hatlarda, bir baka deyimle tarada younlat ikinci aamada, Lugdunum
(Lyon) veya Modiolanum (Milano) gibi eyale merkezleri bakentle rekabet
eder hale gelmitir. Siyaset hayat, ou daha sonra imparator olan eyalet ge-
nerallerinin rekabetiyle uramtr. nc aamadaysa, bakent Roma ile
tara arasndaki balar, eyaletlerin zerk stat iddia etmeye balayabilecei
noktaya kadar zayflamtr. zellikle Batda meyve, dalndan dmek zere-
dir. ktidarn ve kaynaklarn merkezka ekilde deiimi, imparatorluun son-
raki skntlarnn altnda yatan nedendir [ILLYR1CUM] [LUGDUNUM,
mparatorluk maliyesi iki ksma ayrlmtr. Senato Acrerium'u, Satrn ve
Ops Tapnandaki Cumhuriyet Hazinesinin ardldr, imparatorluk maliyesi,
Fiscus ise Augustus'un getirdii bir yeniliktir. Kuramsal olarak imparatorun
zel mlkiyetinden (palrimonium Caesars) ayrdr; uygulamada ise ikisi ara-
sndaki snr nemsenmez. Ana gelir kaynaklar, talya iindeki kamu arazile-
rinin kira geliri, eyaletlerden gelen vergiler, portona, yani "kap haklar", tuz
zerindeki devlet tekeli, para basm, kleler zerinden alnan dorudan vergi-
ler, kle azat etmeler, veraset ve olaand borlardan olumaktadr. Ordu d-
nda ana harcama kalemleriyse dinsel trenler, bayndrlk ileri, ynetim,
yoksullara yardm, tahl sbvansiyonu ve imparatorluk mahkemesidir. mpa-
ratorluk memurlar, bakent Roma dndaki tm vergilerin toplanmasn st-
lenmilerdir.
Ordu, say ve g olarak mparatorluun, her birinde yaklak alt bin
profesyonel askerin bulunduu 28 lejyondan oluan srekli savunma gc ha-
line gelinceye kadar yava yava gelimitir. Deniz kuvvetleri, Akde-
niz'dekilerin yan sra Ren ve Tuna zerindeki filolara sahiptir. M 2 ylndan
itibaren Augustus, Roma'da slenen ve sekin imparatorluk muhafzlarndan
oluan dokuz piyade taburu oluturmutur. Askerlere, her imparatorluk mu-
hafz iin 720, her svari eri iin 3 0 0 , her lejyoner iin 225 denarius yllk c-
ret denmitir ve hizmet sresi yirmi yldr.
Lejyonlar, numara ve adlaryla bilinir. Augustus, lejyonlara ayn numa-
rayla farkl adlar vererek, kendisinin ve Marcus Antonius'un ordusunda da
kullanlan birbirini izleyen (ardk) numaralandrma sistemini korumutur.
Dolaysyla bir Legio 111 Augusta ve Legio III Cyrenaica veya bir Legio VI Vict-
rix ve bir Legio VI Ferrata vardr. mparatorlar, kendi kurduklar birimlere k-
dem vermek istedikleri iin, birok lejyon 1 numaray almtr. arpmalar s-
rasnda imha edilen lejyonlar, rnein Germanya'da kaybedilen XVII. XVIII.
ve XIX. lejyonlar veya MS 120 ylnda Britanya'da imha olan Legio IX Hispana,
bir daha asla yeniden kurulmamtr.

ILLYRICUM

ROMA mparatorluu eyaleti IUyricum, talya'nn Istria blgesiyle Yunan eyaleti


Kpir arasnda. Adriyatik denizinin dou kysnda yer alr. Kuzeyinde. Dravts Nehri-
nin tesinde Pannonia, gneyinde Moesia ve Makedonya vardr. Yunanlarea. antik
lllirya'nn Makedonyal Plilippos'un fetihlerinden kurtulan ksm Itlyris Barbara ola-
rak bilinir. mparatorluk dneminde ile ayrlmtr: kyda l.ihurniya ve Dalna-
ya. i kesimde Lapdya.. Sseiya (bugnk Zagrep) ve Narona (Mostar) dnda,
nemli kemleri hep liman kemleridir: Tariaica. Atler (/.adar), Salnnae (Splil). Kpida-
urum... K gneydoudaki hisarken! Lisss. V1 38f> ylnda Sraktizah koloniciler
Uiralinrla kurulmutur (Bk/ Kk III. s. 12911.
Illyrieum aama aama boyun emitir. Roma'ya ilk vergisini M 22f)'da de-
mi ve ikinci yzyldaki Makedonya Savalar srasnda iki kez s ila edilmilir. M
23 ytlnda Vugustus dneminde tamamen mparatorlukla birlemitir. MS (i-!-) yllar
arasndaki byk Pannonia ayaklanmasna katlm ise de. Bizans dnemine kadar
Roma imparatorluu iinde kalmtr.
l-ski llliryahlar hakkndaki bilgiler l'azla deildir. Dillen llin-Avrupa dilidir ve
muhtemelen bugnk Arnavulaya bir zemin hazrlamtr. Maddi kltrleri, sofisti-
ke metal almalaryla nldr. Altnc yzyldan itibaren "Sii.ula sanal", bronz a-
rap kadehleri zerindeki ziyafet, yar, at binme grntleri ortasnda zarif ek-
leme figrleriyle ne kmtr, Ie yzylda baslm gm paralar vardr. II-
lirya savalar. Reliler gibi sava arabalarnda deil, skitler gibi zincir-zrllar iin-
de dv umulerd r. 1
Illyrieum, iki Roma imparatorunun ve Aziz llieronyms'un doum yendir. m-
parator Docletianus. grevden ayrlarak kendi memleketi olan Spli kysnda ina
edilen muhteem bir saraya yerlemilir. Sekizgen mozolesi (Ibrisiyatlara zulme-
denlerin sonuncusunun mezar iin kaderin ironik bir cilvesi olarak) bir Hristiyan ki-
lisesi olarak bugne kalmtr. Aziz llieronymus. gelecein Hrvatistan. Bosna ve Ka-
rada'nn kuruluunu gerekletirecek olan Slavlarn ortaya kmasndan 2 0 0
kusur yl nce. MS 3-17'de Sirido yaknnda domutur.
Illyrieum, Brtianya imparatorluu gibi elnik ve kltrel balar byk glerle
tamamm dnen Roma eyaletleri grubuna dahildir (Bkz. Blm IV). Vta halelleri.
Illryallarn ansna sahip kmtr. Miraslar. Avrupa'nn Roma'y hibir zaman la-
nman kesimlerine braklan mirastan ok farkldr |ILLYRIA|.

LUGDUNUM

M -13 ylnda Prokonsil Vlunlatus Planeti s. Ren ve Sane nehirlerinin kesitii nok-
taya tepeden bakan yeni bir kentin orla izgisini izmitir, Lugdunum. Roma a b a -
snda. yldz biimli bir dzgn yollar ann kesime noktasnn en nemli kenti ola-
caktr. Aml'iliyalrolar. Kotn. ieres tepesinden bugn hile grlebilir Sadece Rhne-
Ren koridorunu deil. talya'dan Man'a kuzeybatya giden yolu da kontrol et m i-
tir.'
Rhne. ulama elverili olduu halde, hzl akan ve hrn bir nehirdir. Aknt
ynnde gemiler, birok kayalk ve adaya bindirmek tehlikesiyle kar karyadr:
Akntya ters ynde ise. ancak atlarn yardmyla ilerleyebilir. Buharl gemilerin ge-
litirildii 182 l'den nceki yllarda, ykleri sallar zerinde aaya srklenmeden
Lyon'a doru yukar ekmek iin all bin al almtr.
1271'den 148 Je kadar, aa Rhne uluslararas bir snr o l u t u r m u t u r .
I/Hnp olarak bilinen sol yaka, Kusal Roma m p a r a t o r l u u iinde kalmtr. Sa k-
y, r Riaume ve butun adalar ise Fransa Krallna aillir. Ceova ve Arles arasnda
o be ta kpr yaplm: kar kyda ise Valence ve Beaueairo benzeri birok ikiz
kasaba takm o l u m u t u r .
\ y u d n e m d e byo. bir zamanlar antik Galya'da sahip olduu ekonomik ne-
mi yeniden kazanmtr. Sonradan Fransa'nn kuzey ve gney topraklarn b i r b i r i n e
balayan T r a s z geidi" adn ald 3 \ l a r l 131 l ' d e kenle giren Yakkl Philippe
t a r a l n d a n Fransa'ya katlmtr. 1420'den itibaren her yl d r t uluslararas l'uara
ev sahiplii etmi: M f i - l ' l e n itibaren. Ceova ticaretini altst eden ayrcalklar ka-
zanm ve Mt-M'en IT>T>9'a kadar Fransa'ya talya ile olan savalarnda lojistik s
destei salamtr. Tccar elifin iinde: Mediciler. Guadagniler (Gadange) ve ok sa-
yda Ceoval ieren birok talyan aile ne kmtr. Bu "canl", kararl ve gizemli
kem., "ok zel bir hareketlilik ve skunet kompozisyonu y a k a l a y a r a k " kendini "Av-
rupa ekonomisinin srkleyici merkezi" haline g e t i r m i t i r . 2
"Vieux b y o n " (Wski Lyon). Sane Nehrinin yannda y u v a l a n a n bu eski mahalle,
altn yllar anmsatr. Bir y a m a t a younlaan, " b i r utan bir uca tnele benzer pa-
sajlara bal" d a r yollar ayla, gayet ssl Gotik ve Rnesans tarz konaklar,
baheler, m e y d a n l a r ve kiliselerle d o l u d u r . Mancenlerie, yani "katedral koro oku-
h f n d n n Rue Juverie zerindeki //otei (tcGmlangc'a kadar yer adlar, kentin eski sa-
kinlerinin anlaryla kuatlm r. Belleeour Semti, iki nehir a r a s n d a k i ova zerinde
XIV. botis dnemini sergiler. Paris'ten deniz y o l u y l a getirilen Gne Kral heykelci-
i. gelirken felakete uram ve nehirden karlmak zorunda kalmtr.
I.yon'un verili stratejik k o n u m u ve ipee dayal e n d s t r i y e l atlm (JACQU-
ARD). corafyaclar, riye Fransa'nn bakenti olma konusunda hi Paris'in nne
geemedii konusunda m e r a k a d r m t r . Beklenti, gereklemeyen bir olaslk
olarak kalmtr. 1311 ylndan itibaren l.yon, l-'ransa'nin ikinci kenti o l m a y a raz ol-
m u t u r . Corafya, sadece neyin m m k n olduunu belirler; hangi olasln kazana-
can deil. stat. " B i r lke. t o h u m l a n doa tarafndan yeertilen, a m a kullanm n-
! sana bal olan. henz harekete gememi bir enerjiler d e p o s u d u r , " d ive v a z m t i " '
I
i

/ ;>>!('N yani "snr hatt", mparatorluk savunmasnn hayati zelliidir. Zaman


zaman sanld gibi. snr latt almaz bir engel deildir. Askeri adan, daha
ok tesadfi aknlar durdurmaya alan, ama ciddi biimde yarlr yarlmaz
aktif kar n l e m l e r balatacak bir kordon veya bir dizi paralel kordondur.
Normal olarak, ancak gei cretini deyerek ve mparatorun otoritesini kabul
ederek geilebilecek bir hattr, Bunlarn da tesinde, R o m a yarglama yetkisine
tabi olan topraklarla olmayanlar konusunda kimseyi kukuda brakmayacak
bir iarettir. En nemli zellii devamlldr; snr oluturan btn nehirleri
ve kylar, dere tepe demeden kesintisiz bir biimde aar gider. Britanya gibi
yerlerde, in Seddi'ne benzer bir Byk Duvar grnmn kazanr. Bir ba-
ka yerde, toprak tabyalar stnde bir tahta perde, ky kalelerine bal bir ha-
lat veya Afrika'da olduu gibi yzleri le dnk, tahkim edilmi iftlik evleri
bloku olabilir. Korumal gei noktalar, kaplarla ve araba yollaryla aka
belli edilmitir. Askeri kararghlar evresinde gelien kasaba ve kentlerle snr
blgesinin ihtiyalarn karlayan pazarlar iin genellikle bir odak noktas
oluturmutur.
Roma, limes (snr hatlarnn) sayesinde, barbarlarla ilikilerini dzenli bi-
imde yrtebilmi tir. mparatorluun her yerindeki ordu birliklerinde barbar
subaylar ve barbar yedekler de hizmet etmiler, barbar kabileler, anlamalara
bal olarak imparatorluk eyaletlerine yerletirilmitir. Barbarlarn Romalla-
mas ve Romallarn barbalamas, talya'da Cumhuriyetin ilk fetihlerinden
itibaren ileyen bir sretir. Ve nihayet, Caesar'n "pantalonlu senatrler"i,
hl beyaz pelerinlerinin altna yerel tozluklarn giymekten holanan Kelt k-
kenli Romallardr.
Toplumlarn, l balklar gibi batan ayaa doru bozulduu sylenir.
Gereklen ilk imparatorlarn listesinde fazlasyla soysuz vardr.
Augustus'un evlatl mparator Tiberius (ynetim dnemi, MS 14-37),
zalimliklerini ve sapklklarn uygulamak iin erkenden Capri'ye ekilmitir.
Onun dneminde, ldresiye alan muhbirlerin (de(atores) alevlendirdii
kitlesel mahkmiyetler modaya dnmtr, Caligula (ynetim dnemi MS
3 7 - 4 1 ) , yaad srece kendisini tannlatrm ve atn konsllge atamtr.
Sueonius, " kzyla birden srayla ensest yapmak onun alkanlyd ve b-
yk ziyafetlerde kars onun zerine uzand zaman, o da kzlarn srayla all-
na alrd" der ve devam eder: "Dazlak ve kse olduu iin hangi koulda olur-
sa olsun keilerden sz edilmesini en byk su ilan etmiti." 1 9 Kendisine ok
yakacak bir ekilde, cinsel organlarna ynelik bir suikast sonucu ldrl-
mtr. Messalina ve Agrippina adl iki katil kadnla evli olan Claudius (yne-
lim dnemi MS 4 1 - 5 4 ) , mantar yemeine kartrlm zehirli mantar sosuyla
zehirlenerek ldrlmtr. 2 0
Gzel sanatlara, lkse ve zevke dkn imparator Neron (ynetim dne-
mi MS 5 4 - 6 8 ) , baarsz bir suda boma giriiminden sonra baklayarak anne-
sine tecavz etmitir. Teyzesini, ok kuvvetli bir mshil ilac vererek, ilk kar-
sn yanl bir zina sulamas zerine, hamile ikinci karsn tekmeleyerek
ldrmtr. Suetonius "zgr domu olanlar ve evli kadnlar ifal et-
mekle yetinmeyip, Ocak Tanras Rahibesi Bakire Rubria'ya da tecavz etmi-
tir" diye anlatr ve srdrr:

"Sporus adl olan ocuunu, hadmlatrarak kza dntrdkten sonra, onunla


evlenmek iin btn Saray mensuplarnn katld, eyiziyle, gelinliiyle, duva-
gyla tam bir evlenme lreni dzenledi; sonra onu eve getirdi ve bir e gibi dav-
rand. (...) Nero'nun babas Domitius da ayn tr bir ele evli olsayd dnya daha
mulu bir yer olurdu." 21
Nero, sonunda Qualis arlijex pereo, (imde len... Ne mthi bir sanat!)
szleriyle intihar etmitir.
Bir asker olan imparator Galba (ynetim dnemi MS 6 8 - 6 9 ) , "drt impa-
ratorlar yl"nda, asi askerler tarafndan ldrlm; halefleri Otho ve Vitelli-
us da ayn kadere uramlardr. Bir eyalet vergi tahsildarnn olu olan Vespa-
sianus (ynetim dnemi MS 6 9 - 7 9 ) , hep istedii gibi "ayakta lmeyi"
baarmtr. Son szleri, "Allahm, bir tanrya dnyor olmalym!" olmu-
tur. 2 2 Titus'un (ynetim dnemi MS 7 9 - 8 1 ) , ancak Vezv yanardann patla-
masyla bozulan allmam bir refah dnemi saltanatndan sonra kardei tara-
fndan zehirlendii sylenmektedir. Titus'un muhtemel katili imparator
Domitianus (ynetim dnemi MS 8 1 - 9 6 ) , kars ve su ortaklan tarafndan b-
aklanarak ldrlmtr. Augustus'un, kendisinden hemen sonraki on hale-
finden sekizi iren bir ekilde ldrlmtr [PANTAj.
Ama Roma'nn pastrma yaz daha ileridedir. "Eer biri dnya tarihinde
insan rknn en mutlu ve mreffeh olduu dnemi saptamaya alsa," demek-
ledir Gibbon, "tereddt etmeden Domitianus'un lmnden Commodus'un
tahta kna kadar geen dnemi gsterirdi." 2 3 Nerva (ynelim dnemi MS
9 6 - 9 8 ) , Trajan (ynetim dnemi MS 9 8 - 1 1 7 ) , Hadrianus (ynetim dnemi MS
1 1 7 - 1 3 8 ) , Antoninus Pius (ynetim dnemi MS 1 3 8 - 1 6 1 ) ve Marcus Aureli-
us'un (ynetim dnemi MS 1 6 1 - 1 8 0 ) ynetiminde mparatorluk sadece en b-
yk corafi snrlarna ulamakla kalmam, esiz bir sknet ve istikrar dne-
mini de yaamtr. Nerva, yoksullara yardm geleneini balatmtr; Trajan
drst, yorulmak bilmez bir askerdir; Hadrianus bir sanat ve sanat koruyu-
cusudur. Antoninus Pius hakknda Gibbon yle yazmaktadr: "Onun dnemi,
gerekten tarih iin pek az, hatta insan trnn sular, budalalklar ve talihsiz-
likler siciline gre daha az malzeme salayan ender bir avantajla gze ar-

PANTA

C 0 L 0 N I A Cornelia Veneria Pompeiana keni, MS 79 ylnda be metre kalnlnda


volkanik kller altnda kald zaman, insan yaamnn k. monden, irkin b l n bi-
imleri ortadan kalkmtr. Ama 1869'dan sonra Pompei kazlan balaynca, eski
gnlerin bir boyum olan Pompei'nin Vens'e adanml, resmen gizli tutulmutur.
On dokuzuncu yzyln mstehcenlik korkusunun sulu bulduu byk bir eya ko-
leksiyonu, Napoli Ulusal M z e s i n i n "yasak b l m ' n d c (sian/r proibiti) or\arca yl
saklanmlr.'
Oysa Pompei'de seks ticareti, ulanmadan veya ikiyzllk yapmadan srd-
rlmtr. Genelevler (Itpinari) kentin her yanna dalmtr; mnlerini vc fiyatla-
rn aka lan etmilerdir. Successa veya Oplata gibi en ucuz kzlarn fiyat 2 assi;
Sprenza'nn fi. Atica'nn l( ass/dir. ye uyarlar vardr: "Aylaklara yer yok... Te-
mizlen". eride, mterileri tevik edecek resimler vardr. Seksel objelerin tablo ve
heykelcikleri zel k o n i l l a n l a bile yaygndr. K c n i k l l n n (cinsellik) "gizlerini" gs-
leren d u v a r resimleri, yar kutsal bir nitelik Lar. Dev b o y u t l a r d a erkek cinsel orga-
n tasv irleri her yerde g r l r . Bu figr, gaz l a m b a l a r n n alev kaplar olarak, komik
izimlerin orta ss olarak, hatta iki kadehi sap olarak ilev g r r . Krkek t a n r l a r
tan tehizat gsteren veya tanr l'an'. srtst y a t m d keiyle seviirken gste-
ren mizahi tak veya biblolar olaandr.
Kentteki Fahielerin ou adyla veya kadn t i y a t r o o y u n c u l a r gibi sahne ady- j
la. (//om,s de sertv). bilinir: l'ata (I ler ey). Culbonia (Sevimli Serseri), kallfrcua
(Sper Bacakaras), l , a \ a (Geni). I.andcosa (Byk Klitoris). h M a h o s a (Arka Ka- ;
nal)... Mterileri de adlar veya t a k m a adlaryla tannr. Bir tanesi Koelione ()iit j
Ayya), bir bakas S k o r d o p o r d o n i k o s ' d r (Sarsak Osuruu), Pompe'nin en b- |
yk genelevinin ba patronu, y a n a r d a n p a t l a m a s n d a n ksa b i r sure nce l- j
tr. L.a. genelevin kafasna u taziyeyi kazr: " B t n y a s t u t a n l a r a . A f r i c a n u s l- ;
d ti. V azan; Ruslicus. I icarcl hem iki-einsli (biseksicl) len de iki-dillidir. ki cins
(erkek ve kadn mteri) iin de kiralk olanlar b u l u n a b i l i r ve o y u n u n dili Yunanca
veya Latincedir. Szck daarcnn zorunlu szckleri fulucrc. ligav, fcllav,
phallus. cnlula, yerpa; cnnus veya m i n i vc/u/Ja'dr.
Kn etkileyicisi, alik zaler ve tela ket anlarnn her z a m a n kaydedildii d u v a r
yazlardr:

Kiki IS K:\I.W QUT MLLlliROKtiM U I H T U S T I 2


.UIPUATK CARI S 'l'ii PIDICAT-5
RKSTTbTA PONK TKMC.UI K(XU RKDKS Pll.OSA U ) 4
DOJK'I'K PLI'lbbAK PP.DI ... C l , \ M \ SUPKPBI-; W1,K
... AMPIJATISTOTIBS... j
ilOCObOOU'lfTTlTLI...5 i
IMPKLI.K I.UNTK 6
MKSSII. S IIIC MI II, K,TL T 7

mparatorluk ynetiminin, en parlak dnemiyle ilgili k k ayrntlar, impa-


rator Trajan'n Bithynia-Pontus valisi G e n Plinus ile uzun mektuplamalarn-
da yer alr:

PLINIUS znik, bir tiyatro iin on milyon seslerce ve yanan bir cimnazyum
iin byk bir miktar harcad. (...) Claudiopolis'te dan eteine
bir hamam yapyorlar. Ne yapaym?
TRAJANUS Sen oradasn, kendin karar ver. Mimarlara gelince, biz Roma'da
Yunanistan'dan getirtiyoruz. Sen de evrende bulacaksn.
PLINIUS Eyalet kentlerinden gelmesi gereken para topland, ama yzde
12'den bor alacak k i m s e kmad. Faiz orann m drmeli-
yim... yoksa onbalar eit paylarla bor almaya m zorlamal-
ym?
TRAJANUS Bor alacaklar cezbetmek iin faizleri uygun oranda dr, ama
kimseyi bor almaya zorlama. Bu yol, amzn llerine uy-
maz.
PLINIUS Aa Moesya Temsilcisi, ayrcalklarn gzetmek zere Bizans'a
bir lejyoner bl gnderdi. imdi Juliopolis de ayn eyi yap-
mak istiyor.
TRAJANUS Bizans byk bir kent. (...) Ama ayn yardm Juliopolis'e yapar-
sam, btn kk kentler ayn eyi isteyecek.
PLINIUS Byk bir yangn Nikomedia'y mahvetti. 150 kiilik bir itfaiye
birlii kurmak iyi olmaz m?
TRAJANUS Hayr. Ad ne olursa olsun bu tr birlemeler kesinlikle siyasi
birlikler haline gelir.
PLINIUS Hristiyanlarla ilgili kararlar bana hi gnderilmedi, bu nedenle
onlarn neyle cezalandrabileceini bilmiyorum. Hristiyanlk-
tan geri donenler affedilecek mi? Sadece inanlar yznden ce-
zalandrlmalar gerekir mi?
TRAJANUS Hristiyanlarn zellikle aranp bulunmasna gerek yok. Bizzat
karna getirilirler ve mahkm olurlarsa cezalandrlmalar gere-
kir. Ama onlara kar kimlii belirsiz ihbarlarn, sulamada hi-
bir arl yoktur. 3 3

Marcus Aurelius (ynetim dnemi MS 1 6 1 - 1 8 0 ) ile, Roma gerek bir filozof-


kral kazanmtr. Epiktetus'un rencisi olan Aurelius, kendisini srekli sefere
kmann zorluklarna, grevin ar sorumluluklarna ve msrif bir ailenin ta-
leplerine dayanacak ekilde eitmitir. Medtlations diye bilinen "Kendime"
balkl notlar, btn yksek duygular yanstmaktadr:

"Akll ve iyi bir adam iin, insan yaamnn her trl olay karsnda rahat ve
honut olmak dnda hangi zel farkllk kalyor? Ne ruhundaki kutsal lkeyi g-
cendirmek ne kafasndaki skunu, bir sr fanastk meguliyetle bozmak... Sz-
lerinde geree kesin bir saygy ve eylemlerinde adaleli gzetmek; ve bulun in-
sanlk onun btnln, alak gnllln sorgulamak iin komplo
kurduu halde, o, onlarn kukularna saldrmaz. Ama yaamn, herkesin temiz
bir vicdanla, kendi lm iin korkmadan ve hazrlkl olarak, szlanp gnlsz-
lk etmeden kaderine raz olarak ulamak iin abalamas gereken gerek sonuna
gtren yoldan da s a p m a z . " 2 6

Marcus Aurelius, akl almaz bir "kim ve nerede olduunu bilme" duyarllna
sahiptir:

"Roma, imparator Antoninus iin olduu gibi benim de k e m i m ve lkem. Ama


bi insan olarak, ben bir dnya vatandaym. (...) Evren iinde Asya ve Avrupa,
dnyann nemsiz keleri; Byk Okyanus, sadece bir su damlas; Atos Da bir
kum ianesi. Sonsuzlukla karlatrnca, iinde bulunduumuz an sadecc bir nok-
ta. Buradaki her ey son derece kk, deiime ve sona ermeye tabi; ama her ey
bir Akll Sebep'en douyor. 2 7

nc yzyln ortalarnda Roma imparatorluu, ypratc bir i hastaln


btn d belirtilerini gstermektedir. Siyasi k, zm ihtiyac ve tarada-
ki dzensizlikle birlikte ortadadr. MS 180'den sonraki doksan yl iinde ksa
mrl en az seksen imparator, meru yollardan veya zorla taht zerinde hak
iddia etmitir. Gibbon "Gallienus dnemi tahtta hak iddia eden sadece on do-
kuz vris retmitir. (...) Kulbeden tahta ve tahttan mezara hzl ve srekli
gei, kaygsz bir filozofu elendirmi olabilir" demektedir. 2 8 Ordu, bir yapt-
rmla karlamadan, kendisinin stnde olmas gereken sivil yneticilere em-
redebilmitir. Barbarlar cephe hatlarn genellikle kontrolsz olarak amlar-
dr. rnein Gotlann aknlar kalc igallere dnmtr. MS 268'de Atina'y
yamalamlardr. Posthumus adnda biri orta Galya'da bir "imparatorluk"
kurmu, bir bakas da Palmyra'da ortaya kmtr. e yaramaz veya tahtta k-
sa sre kalan imparatorlar klln uygulamann gl, oalan Hristiyan-
lk taraftarlarna zulmedilmesini yeniden gndeme getirmitir. 2 5 0 ylndan
2 6 5 ylna kadar pek ok blgeyi veba krp geirmi; bir ara sadece Roma'da
gnde 5 0 0 0 kii lmtr. Vebay ktlk izlemitir. Madeni parann ayarnn
drlmesiyle birlikte iddetli bir fiyat enflasyonu balamtr. Marcus Aure-
lius % 75 sadkta bir gm imparatorluk sikkesi karmt. Yz yl sonra
Gallienus (ynetim dnemi MS 2 6 0 - 2 6 8 ) dneminde ise para yzde 95 kark
hale gelmitir. Vergi gelirleri dibe vurmutur; imparatorluk yetkilileri, kaynak-
lar snr eyaletlerinde younlatrm; bunun yaplmad eyaletler km-
tr; kalelere ta salamak zere amfi tiyatrolar bile yklmtr.
Yirmi bir yllk saltanatnn tamam "yeni bir imparatorluun kuruluu"
olarak grlen Diocletianus (ynetim dnemi MS 2 8 4 - 3 0 5 ) dneminde bile,
her ey ok iyi deildir. mparatorluu, her biri kendi Augustus'una ve yar-
dmc Caesar'na sahip iki paraya blen tetrari, yani "drtl ynetim" (her
eyaletin drt ayr blgesinin drt ayr vali tarafndan ynetilmesi), ynetimi ve
snr boylarnn savunulmasn kolaylatrmtr. Ordu ok bymtr; ama
brokrasi de bymtr. Fiyat artlar kontrol altna alnm, ama nfus
azalmasnn nne geilememitir. Hrisiyanlara zulm devam etmitir. MS
3 0 4 ylnda bakent Roma'da byk bir Zafer enlii dzenlenmi; ama bu so-
nuncu enlik olmutur. Bir yl sonra Diocletianus, tahttan feragat edip memle-
keti olan Dalmaya'ya ekilmitir.
Daha sonra "Byk Constantinus" diye anlan Flavius Valerius Constan-
tinus (ynetim dnemi MS 3 0 6 - 3 3 7 ) Yukar Moesya'da Naisus'ta (yani bugn-
k Srbistan'daki Ni; Gibbon'un dedii gibi Dacia deil) domutur. Babas,
Diocletianus'un Bat Caesar' (Batdaki vekili) Consaninus Chlorus, Ebora-
cum'da (York) tahta ktktan hemen sonra lmtr. Britanyal bir Hristiyan
olan annesi Helena, efsaneye gre Gerek Ha' bulan kii olarak sayg gr-
mtr. Constantinus, imparatorluun iki ayr parasn yeniden birletirmi
ve Milano Ferman'yla "genel dinsel hogr" ilan etmitir. Kariyerinin d-
nm noklas saylabilecek iki annda, bir d grd iddia edilir. Dn n-
celeri Apollon, sonra "bununla fethedeceksin" szleriyle birlikte bir Ha oldu-
u sylenir. Bakentteki Romallarla tartm, bakentini istanbul Boaz ky-
larna tamaya karar vermitir. lm deindeyken resmen Hristiyanla
gemitir. Bylece Roma kenti, mparatorunun Hristiyanla getii anda, ya-
ratt mparatorluun merkezi olmaktan kmtr.

Hristiyanlk

Hristiyanlk kkeni itibariyle bir Avrupa dini deildir. likili olduu Musevi-
lik ve islam gibi o da Bat Asya'dan gelmi; Avrupa yzyllar boyunca Hristi-
yanln esas younluk merkezi olmamtr,
Topluma ayak uyduramam bir Yahudi gezgin vaiz olan Nasriyeli Isa,
Augustus dneminin ortalarnda Roma'nn Judaea eyaletinde domutur. Ku-
ds'te, n ad bilinmeyen, daha sonra muhtemelen Galya'da, Vienne'de hizmet
etmi bir valye olan Pontius Pilatus'un yneticilii (procurotor'luu) srasn-
da armha gerilerek idam edilmitir. Pilatus'un, hi suu olmad halde, Ya-
hudi Sanledrin'inin (Musevi din soylulanyla dinsel hukuk bilginlerinden olu-
an ve yetkisi tm antik Filistin'i kapsayan mahkeme, e.n.) sa'nn ldrl-
mesi talebini kabul ettii sylenir [CRUX],
Kantlar ksmen birbirini yineleyen, ksmen birbiriyle elien drt ksa
ncil'in dnda sa'nn yaam konusunda ok az ey bilinmektedir. Kendisin-
den sz eden hibir tarihi belge yoktur, Roma yazl kaynaklarnda onun izine
rastlanmaz. O dnemin Josephus veya Philo gibi Yahudi yazarlarnn da b-
yk lde dikkatini ekmemitir. Grleri, sadece pek ok tebihli anlat-
sndan, eitli olaylar hakknda sylediklerinden, vaizliinin kerametlerinden,
havarilerle konumalarndan ve bir avu nemli beyanndan (Da'daki vaazla-
r, Tapnak'taki ve yarglanmas srasndaki yantlar. Son Akam Yemei'ndeki
karlkl konumalar, Ha zerine szleri) bilinmektedir. Yahudi belgelerinin
zlenen khin kurtarcs Mesih olduu iddia edilmitir; ama Isa, bu byk
belgeler klliyatn iki emre indirger:

"sa ona dedi ki, Tanr'y btn kalbinle, btn ruhunla, btn aklnla sevecek-
sin. lk ve en byk emir budur. kincisi de ona benzer; komunu da kendin ka-
dar seveceksin" (Matta 2 2 : 3 7 - 3 9 ) .

Birok vesileyle "Benim krallm bu dnyannki deil" diyen sa, laik otorite-
ye kar kmamtr. ldnde ne rgt ne kilise veya papazlar ne siyasi va-
siyetname, hatta ne incil brakmtr; rencilerine bilmece gibi direktifler d-
nda...

"Cger birisi arkamdan gelirse, brakn feragat etsin; onun iin ha kartn ve beni
takip edin. Her kim yaamn korur ( l m e m e k ister), onu (yaamn) kaybedecek-
tir; her kim k benim uruma lr. onu (yaamn) bulacaktr" (Matta 16: 2 4 - 2 5 ) .
Hristiyanln, Roma mparatorluunun resmi dini olaca nceden kolay ko-
lay grlememitir. Sonraki dnemlerin Hristiyan mmin kuaklar iin H-
ristiyanln zaferi sadece Tanrnn arzusudur; ciddi biimde sorgulanmaz ve
tahlil edilmez. Ama ilk yzyllardaki birok Romal iin herhalde tam bir bi-
linmeyen olmutur. Isa uzun sre gsterisiz bir yerel olgu olarak kabul edil-
mitir. nanlar Yahudilikten baka inanlarla kartrlan hayranlar, evrensel
kabul grecek bir din bulmaya hi de hevesli olmamlardr. Klelerin ve basit
balklarn inanlar, snf veya blge karlar asndan bir avantaj salama-
maktadr. "Tanrnn Manevi Krall" ve Caesar ynetimi (dini ynetim ile laik
ynetim, tanrsal otorite ile yeryz otoritesi, (Tanr'n hakk Tanr'ya, Cae-
sar'n hakk Caesar'a) arasnda bylesine ak bir fark oluturan Incilleri, nce
btn dnyevi hrslardan arnm grnmektedir. Hatta saylar artt ve im-
paratorluk kltne kalmay reddettikleri iin, bask grdkleri srada Hristi-
yanlar isteksizce genel tehdit olarak grlmlerdir [ A P O C A L Y P S E ] .

CRUX

KARK. daire. gen, ok, cnlik gibi ha da niliin insanlk t a r i h i boyunca tekrarla-
nan. yok edilmesi olanaksz ilkel iaretlerden biridir. Bazen "iaretlerin iaret i" deni-
len ha. bilini iinde T o p l a m a " , " a r l " , " o l u m l u " anlamnda da kullanlmakladr. An-
! eak sa'nn armha gerilmesine bal olarak ilk aamadan itibaren 11irisiiyanln
i baoi sembol haline gelmitir.
| la. Hristiyan dnyasnda her zaman her yerde, kiliselerde, mezarlarn s-
tnde, kamusal antlarda, hanedan armalarnda, ulusal b a y r a k l a r d a vardr Hristi-
yanlar la iaretiyle valliz edilirler; rahipler onlar la iareti ile kutsarlar; Tanr-
dan y a r d m dilerken veya ncil dinlerken kendi kendilerine de (Kal o lkler ve
Ortodokslar b i r b i r i n i n tersi ynde olmak zere) ha kartrlar. Ortaada. lal Se-
ferlerine katlan askerler pelerinlerinin stne la takmlardr. Hristiyan Hann,
her biri zel simgesel veya ss niteliinde bir arm olan pek ok eidi o l a b i l i r 1
(l'-Skz. Kk III, s. 1289) |DANNEBR0G|.
Ama Hristiyanlk ncesi iaretler de, Hristiyanlktaki benzerleriyle birlikle Av-
r u p a ' d a uzun sre varlklarn korumutur. Kt bilineni, ad Sanskrie bir deyim
olan "refah, mtlluluk. iyilik'Ten lretilen asrlk swastika, yani "kancal ha"lr. Fsk
in bilgilerine gre. kancalar aaya sola kvrk olursa "kt a n s ' i , y u k a r y a saa
dnk olursa "iyi ans" simgeler. Kancal Han skandinav biiminde, k saarak
i kesien iki yldrm ubuu veya alevler iinde kesien iki sopa olarak dnlm-
tr. rlanda'da grlen yuvarlak Keli formunda, gnei temsil etmek zere yaplm-
tr. 2 Pagan Nazilerin, Iakeknvz'un (gamal han) modern bir versiyonunu pari ile-
rinin a m b l e m i olarak semelerinden nce, arkasnda dala binlerce yl vardr.
Doulu ve I lrslyan o l m a y a n bu tr iaretlerin aktarlmasnn bir baka rne-
i. eski Sarmalyallarn / a m ^ / l a n , yani "resmsel veya grafik anlam yikle-
me'lerdi'. yer yer dala basl. n d corafilerin e benzeyen t a m d l a r , ortaa bala-
nnrin Yakndou'ya ilerleyen Trk boylarnn iaretlerinde yemden ortaya karl-
mtr. Bu yolla. Balnn tallaryla Kutsal Topraklarda karlaan Islam hanedan
armalar sistemine katkda bulunduklar dnlmtr. 3 Ayn zamanda. Polon-
ya'nn biraz daha ge bir dnemde o n a y a kan lek-tp arma sistemiyle arpc bir
benzerlik tar. Sonu olarak bilim adamlar. Polonya aristokrasisinin eski Sarmat-
yal atalardan redi yolundaki benzer bir iddiann tamamen de gerekd olmad-
n dnmek eilimindedirler. Polonyallarn szde "Sarat deolojisi" dedikleri
ey. Hanedan armas sahibi klanlar, dikkate deer svari gelenekleri hep steplerin
ok zaman nce kaybolmu doulu atllarna balamtr. Bir gre gre. Polon-
ya'nn Sarmal balam, en iyi MS drdnc yzylda Dog Avrupa'nn ssz krla-
rnda kaybolup giden Sarmaya Alanlar'nn bir miras olarak aklanabilir.''

(Sarmalva tamgalan)

v-v V Y H T
(Polonya klan simgeleri lavan armalar)

Abdank Letiwa Nalecz Radwan Bogonja

Semboller en derin duygular tahrik eder. Uluslararas Kzlha rgti I 9 3 ' l e


kurulduu zaman, ambleminin evrensel bir efkat simgesinden baka bir ey olabile-
ceini pek az Avrupal dnmtr. Ama zaman gelince de Kzl Ay, Kzl Aslan. K-
zl Yldz ile tamamlanmas gerekmitir. Ayn ekilde, Auschvvilz'lcki eski Nazi Topla-
ma Kamp'nn yerinde Hristiyan hann ykselmesi. Yahudilerin yan sra zellikle
ok sayda llrisuyann da kampn kurbanlarndan olduunu bilmeyenler arasnda
ac bir tartmaya yol amtr. Sulamalar ve yaplp bozulan anlamalarla geen
dokuz yl. 1993'te btn Hristiyanlarca kabul I i l e n bir ant merkez kurulmasyla
sona ermitir 5 |AUSCHWITCZ|.

Kukusuz, Hristiyanln ruh zerinde durmasnn Roma yaam tarznn are


* 'alamad bir manevi boluu doldurduu; Hristiyanln kurtarclk ve l-
ne kar zafer retilerinin byk cazibe kazanmas gerektii sonradan grl-
m olabilir. Ama, Bithynia'daki Yal Plinius (Bkz. s. 2 1 7 ) gibi imparatorluk
etkililerinin kararszlklar da anlalabilir. Ama Antik dnyann, yeni bir
kurtarc" din iin olgun bir meyve olduuna karar vermek bir eydir; sz ko-
-usu boluun yarm dzine baka aday dururken niin Hristiyanlk tarafn-
dan doldurulmas gerekliini aklamak bambaka bT eydir. Hristiyan Kili-
sesinin ykselii hakknda yazan septiklerden hibiri, Edward Gibbon'dan da-
ha k u k u c u olamaz. Gibbon'un The Decline and Fall of the Roman Empire (Ro-
ma mparatorluunun Gerileyii ve k ) adl eseri, bir yandan ngiliz
dilinin en parlak tarih metni rneini, te yandan da Kiliselerin Hristiyan il-
kelerden kopmasna kar en kalc polemii iermektedir. "Capitol'n kalnt-
lar zerine Ha'n zafer sancan nihai olarak diken saf ve alakgnll bir
dinin (...) kurulmas ve gelimesi iin iten, ama gereki bir sorgulama" diye
tanmlad eyi yapmtr 2 9 (Bkz. Ek III, s. 1 2 9 6 ) .
Hristiyanln yaylmas, byk lde Pax Romana ( R o m a Bar) saye-
sinde m m k n olmutur, isa'nn armha gerilmesinden sonraki otuz yl iin-
de, dou Akdeniz'deki byk kentlerin ounda Hristiyan cemaatler olu-
muur. Yazdklar, Yeni Ahit'n byk bir b l m n oluturan ve seyahatleri
bir Hristiyan nderin ilk pastoral ziyareti olan Aziz Paulus, daha ok Dou-
nun Yunanca konuan kentleriyle ilgilenmitir, isa'nn en yakn rencisi olan
Aziz Petns'un deniz yoluyla Roma kentine gittii ve orada m u h t e m e l e n MS
68 ylnda ehit edildii sylenir, incil, mparatorluun b t n eyaletlerini Ro-
ma'dan balayp tberya'dan Ermenistan'a dek dolamtr.

APOCALYPSE

PATMOS. Kge'nin Asya kylarna ok yakt son A v r u p a adadr. MS b i r i n c i yzyl-


da. y a k n d a k i Roma kenti Kfcs t a r a l n d a n m a h k m l a r n g n d e r i l d i i bir s r g n yeri
olarak kullanlmtr. Hristiyan yazl k a y n a k l a r n n son eanon kitabn yazmak iin
uygm bir yerdir.
Vahiy Kitabnn (Apoculypsc) yazar Jolannes'lir (Yuhanna). Sonraki gelenek
ne sayarsa saysn, o asla H a v a r i Aziz Yuhanna olduunu ileri s r m e m i t i r ; zaten ne
slubu ne de g r n Drdnc Ineil'inkinc benzer. Dinsel sular nedeniyle sr-
gn e d i l m i t i r ve muhtemelen V1S 81 - 9 6 arasnda yazmtr.
Rahip Aziz Y u h a n n a ' m n Apocalypsc'l. " a y n ban hasad" Yahudi v a h i y edebi-
yat gibi. m e v r u t dzenin sonunu haber veren bir dizi mistik d anlatr. T u h a f sim-
gelerinin (Kuzu, Yedi M h r , Drt Hayvan. Drt Atl. Babil'in Btiyk Fahiesi ve Kzl
Kider ve daha pek ok benzerinin) y o r u m u . I l r i s i i y a n l a r her z a m a n artm ve
kendinden geirmitir. nemli blmler, zengin bir cin-eyian fonu da o l u t u r a r a k .
Isa kartlarna kar mcadeleyle ilgilidir |DIABOLOS|. Kapan ksm, 21. ve 22.
blmler, "yeni bir cennet ve yeni bir d n y a " g r sunar:

"Ve tanr onlarn gzlerindeki tiLm yalar silm-k; artk ne lm ne ac ne de afll


olaeak: ne de gemite kalan eyler in daha fazla ac ekecekler.
Ve taklnda ayaa kalkarak. "Bakn, her eyi veriden yaptm" dedi Ve baa da "\az:
l siler doru vc gvenilirdir" dedi Ve hana dedi ki: "Yaplr. Ben Alta ve Omega.
yani balang veson'm." 1 (Vahiy 21: 4-6)
Kilit ad, kukusuz Aziz Paulus olarak tannan Tarsuslu Paul'dr (lm, yak-
lak MS 6 5 ) . Yahudi olarak doup, eski Musevi tarikat Farisi eitimi gren
Aziz Paulus, sa'nn mritlerine ynelik ilk Yahudi zulmn yapanlarn ara-
snda yer alm, MS 35 ylnda Kuds'te ilk Hristiyan ehit Stephanus'un ta-
lanmasnda bulunmutur. Ama sonra. Sam a giderken birden deierek vaftiz
olmu ve Yeni Yol'un en enerjik misyonerlerinden biri haline gelmitir. Onun
bu amala yapt seyahat, Hristiyanln gelimesinde tek bana en nem-
li itici g olmutur. eitli baarlar kazanmtr. MS 53 ylnda "Bilinmeyen
Tanrya" bir mihrap kurduu Atina'da, Yahudilerin dmanln ekerken,
Yunanllarca da kukuyla karlanmtr:

"Epikiirosu ve Stoac baz dnrler ona kar ktlar. nsanlar birbirlerine "Bu
boboaz neler samalyor" diyorlard. Yabanc tanrlar ileri sren birine benzi-
yordu; nk onlara isa'y ve yeniden dirilii anlatyordu. Onlar da onu alp Areo-
pagus'a gtrerek, bu yeni doktrinin ne olduunu renebilir miyiz, dediler. Ati-
nallar zamanlarn baka ey iin deil, ama yeni bir eyi anlatmak veya dinlemek
iin harcadlar" (Resullerin leri 17; 1 8 - 2 1 ) .

Muhtemelen Romallara Mektuplar' yazd Korinthos'ta, daha cana yakn bir


grupla birlikte iki kez daha kalmtr. Kuds'e dnnce Yahudi Yasasn ine-
mekle sulanm, ama Roma mparatorluu vatanda olarak Roma kentinde
yarglanmas gerektii yolunda itirazda bulunmutur. Roma'da Nero zulm s-
rasnda ldrld sanlmaktadr.
Aziz Paulus'un katks, iki ayr nedenle son derece nemlidir. Bir yandan,
Musevi olmayanlarn Havarisi olarak. Yeni Yol'un Y'ahudi kabilelerle snrl ol-
mad, her gelene ak olduu ilkesini getirmitir. "Musevi olan ve olmayan,
baml veya zgr diye bir ey olmayacaktr." te yandan da, kendisinden
sonraki btn Hristiyan ilahiyatnn temellerini atmtr. Gnahkr insanlk,
yeniden diriliiyle Eski Yasay kaldran ve Ruhun yeni dnemini balatan sa
araclyla ilahi Ltuf tarafndan bedeli denerek geri alnmtr. sa, Me-
sih'ten de tedir; Isa, kinci Geli'e kadar Tvbe ve ibadet araclyla mmin
tarafndan paylalan mistik Bedeninde Kilise'yle zdelemi Tanr'nm olu-
dur. sa, Hristiyanln esiz esin kaynadr; ama Hristiyanl tutarl bir din
olarak kuran Aziz Paulus'tur [ F F E T ] .
Hristiyanln Yahudi kkenleri, zellikle Hristiyanlar ve Yahudiler ara-
sndaki ilikiler zerinde kalc sonular dourmutur. MS 70 ylndaki Yahu-
di Ayaklanmasnn ardndan Yahudi diasporas mparatorluun her tarafna
dalmaya balamtr. Musevilik Filistin'de yaygn olmaktan km ve "Kitap
Ehli Halk" Avrupa ve Asya'nn birok yerinde dinsel aznlk haline gelmitir.
Onlara gre sa sahte bir mesihtir, gasptr, dnektir. Onlara gre Hristiyan-
lar, kutsal yazl belgeleri karan ve Yahudilerle Yahudi olmayanlar birbirin-
den ayrarak kutsal tabular ykan tehlikeli bir rakip, bir tehdit ve bir tehlike-
dir. Hristiyanlar iin de Yahudiler bir tehlike ve bir tehdittir: Her eye ramen
sa'nn kutsalln reddeden ve elleriyle onu idama teslim eden, kendi halk-
dr. Halk arasndaki sylenceye ve bir sre resmi ilahiyata gre Yahudiler "sa
katilidirler",
Yahudi-Hristiyan gelenegindeki blnme, her iki tarafta youn ihanet
duygular yaratmtr. Kanlmaz olarak, Hristiyanln baka dinlerle olan
atmalarndan ok daha acdr. Aile iindeki zlmemi, zlmesi olanak-
sz bir kavgadr. Kat Musevi bak asna gre Hristiyanlk, doas gerei Ya-
hudi kartdr; ve Yahudi kartl, par excellence, bir Hristiyan olgusudur.
Kan Hristiyan bak asna gre ise Yahudilik, doasyla sa kart bir yerde-
dir; kt bir maluptur; iftiralarn, kfirliin ve hakaretlerin sonsuz kayna-
dr. Balayclk retisine ramen, Hristiyanlar ve Museviler iin dnyada
en zor ey, kendilerini ayn gelenei paylaanlar olarak grmektir. Ancak H-
ristiyanlarn en Hristiyan), Musevilere "aabeylerimiz" demeyi dnebilir.
Ancak Hristiyanlk, yalnzca Yahudilikten kaynaklanmamtr. O srada
mparatorlukta var olan eitli Dou dinlerinden ve zellikle de Yunan felsefe-
sinden etkilenmitir. "Balangta Sz vard, ve Sz Tanr ile idi ve Sz Tanr
idi" diye balayan Aziz Yunanna ncili, aka Yunanl olan bu Logos retisi-
nin bulunmad teki ncil ile ciddi bir eliki iindedir. Gnmz bilim
adamlar, Yahudi ierik kadar Helenistik ierik zerinde de durmaktadrlar.
Musevi kaynaklarn Platonculuk ile uzlatrmaya alan Helelemi Yahudi,
skenderiyeli Philo, bu adan nemli bir yere sahiptir [ D I A B O L O S ] .

FFET

FKI'T (cinselliin tamamen terk edilmesi anlamnda) ilk Hristiyanlar tarafndan ah-
lak anlaylarnn temel bir zellii olarak kabl edilmitir. ler ne kadar Juvcnalis.
"Satrn'n tahla kmasndan b yana" grlmediini ima etmise de. Antik loplun-
lart bilmedii bir kavram deildir. Pagan ralibelerce. rnein Roma'nm ocak tap-
n bakirelerince, lm cezasyla birlikle; Musevi dnyasnda da tamam erkekler-
den oluan baz gruplarda uygulanmtr. Ama hibir zaman evrensel bir ideal
olarak benimsenmemitir.
Gerekten, cinsellikten tamamen uzak bir yaam aray ciddi toplumsal skn-
tlar yaratmtr. Roma yaamnn en saygdeer kurumu olan aileyi tehdit etmi ve
evlilik kurumunu zayflatmtr. Bebek lr orannn yksek olduu ve ortalama ya-
am sresinin y i r m i be yl olduu bir ortamda, sayy korumak iin ortalama aile.
her yetikin kadnndan be hamilelik beklemektedir. Yetikinler arasndaki bekrlk
yemini, trn remesini ciddi biimde tehlikeye sokmutur.
Ama Hristiyanlar, iffeti, azalmayan bir evkle stn ve aziz tutmay srdr-
mlerdir. Aziz Paulus'tan itibaren "ten klelii" gittike a r l a n iddetle knanmtr.
Aziz Pauls. "nsan ruhundan sonra Tanrnn yasas iinde m u t l u y u m " diye yazmak-
tadr. "Ama organlarmda bir baka yasa gryorum... Aklmn yasasna kar ge-
len. beni organlarmdaki gnah yasasna tutsak eden... Sekse istekli olmak lmdr;
manevi dncelere sahip olmaksa yaamdr, bartr." 1
Bu Paulusu grlerin ulu mas. ancak bUin dnyevi uralardan kurtulma-
y isteyen manevi yaam araclyla ksmen aklanabilir. Memen gereklemesin-
den kayg duyulan "kinci Geli" (kyamet) inanc da. doumlarn fazlasn geri vere-
cei dnldnden, bu tr bir einscllik anlaynn benimsenmesinde rol
oynam olabilir. Cinsel haz. orgazm zgr iradenin tamamen kaybna yol al iin
knanmtr. Pek ok nsan, ocuun karakterinin, anne babann cinsel iliki srasn-
daki tutumlarna, duygularna bal olduuna inanmtr. Bu da. ifllcr kirli, iffetsiz
cinsel duygularn doacak bebeklerine zarar verebileceinden korktuklar iin yeni
yasaklar yaratmtr. Galen, bu noktada spermin, alkalanm kann kpnden
olutuu yolundaki yanl bir tbbi kanya dikkat eker, rkekler iin seks. ruhsal ol-
duu kadar fiziksel dzensizlikle de balantldr. Kadnlar iinse mr boyu bakire-
lik, koea basksndan ve geleneksel ev devlerinden kurtulmann en emin yolu ola-
rak grlmtr. Bu nedenle genel olarak seks, "babalarn gnahlarm" kuaklan
kuaa aktaran bir mekanizma olarak kabul edilmitir.
MS 3 8 6 ylnn Austosunda Milano'da, en nl din deitirmelerden biri. zina
yaptn kendiliinden ili raf eden birisi tarafndan gerekletirilmitir. Aziz Augus-
lus'un itiraflar'. onun iffet anlayyla ilgili kabullerin iyznn kavranmasnda
ok hayali bilgiler salar. Ancak bu arada. Aziz Paulus'ian sonra yz yl gemi-
tir. Yerleik Hristiyan topluluklar oalmak gerei duymakladrlar.
Bu nedenlerle. Hristiyanln ikinci ideali olan evlilik, birinci ideali olan iffetin
yannda yava yava gelimeye balamtr. Burada evlilik, resmen ge-ici bir nlem,
kendini l tutamayanlar iin geici de olsa bir nlem, ehvet dknlne ve zina-
ya kar bir koruyucu olarak grlmtr. Aziz Paulus, Korintos llrisliyanlarna
"Yanmaktansa evlenmek yedir" diye yazmaktadr. 2
Bt "vcut bozgunu" ortaada da etkisini srdrmtr. Laik Latin ruhban s-
nf. bekarlk yemini konusunda keilere katlmtr. "Bakire Azizc"ler dnyann her
yerinde sayg grmlerdir. Hem gebe kalmaya, hem ocuk dourmaya ramen le-
kesiz Bakire Meryem kllne. Teslis (leme = Tanr, Meryem, Isa veya Baba. Oul,
Kutsal Ruh) inancyla uyumlu benzer bir slal salanmtr. Hristiyan zahitler (so-
fu. kal Hristiyanlar), zihinsel ve kendi kendini hadm etme dahil fiziksel yasan,
perhizin her trlsn denemilerdir.
(Bekret, evlenmeme) tarihi, gnmz okuyucusunun antik zihniyeti kavraya-
b i l m e s i n e en iyi yardmcs olan McntaiitCs. (Zihniyetler) adl almadaki konular-
dan biridir. Uzun sre nce ortadan kalkm, ok ketum bir d n y a y a giri noktas i-
levi grr. Gerek Yunan, gerek Latin Kilise Babalar arasnda iffet konusundaki
tartmalar betimleyen bu yetkin alma, ilk Hristiyanlarca tereddtsz baskcl-
n bir ekli olarak grecekleri bu cinsel tutumlar gnmzn cinsel tutumlar a-
sndan y o r u m l a m a m a k l a d r . Ama her iyi tarihinin yapmas gereken bir grevi st-
lenmitir; Gemile, iffetin cinsel sapklklarn en doaya aykrs olarak grld
bgn arasndaki fark gstermek... Peter Brown u sonuca varmaktadr: "Gnmz
insan iin erken Hristiyan temalar olan cinsel feragat, cinsel lmllk, evlenmeme
yemini ve hakire yaam bz gibi sok imalar tamaya balamtr. (...) Bizim dne-
mimize ilikin olarak yardm veya rahatlatma babnda ne sylerse sylesinler oku-
yucu kendi kararn kendi vermelidir."3

En yeni aratrma, Hristiyanlkla Yahudiliin, belki iki yzyl iin tamamen


ayrlmadn dnmek eilimindedir. Birbiriyle rten bu iki toplum, on-
larca yl ayn mesihsel umudu paylam olabilir. l Deniz Belgelerinin yeni
yaymlanan blmlerindeki, M 200-MS 50 dneminden kalma Yahudi me-
tinleri, Hristiyan lncilleri ile olaanst bir benzerlik iindedir. Bir gre g-
re Hristiyanlarla Museviler arasndaki kesin kopma MS 131 ylnda, Roma m-
paratorluuna kar ikinci Musevi ayaklanmasnn lideri Simon-Bar Kokhba,
kendini Mesih ilan edince meydana gelmitir 3 0 (PASQUA1.
Kesin ayrlma tarihi ne olursa olsun, Hristiyanln yannda Yahudiliin
varl asla ortadan kaldrlmamtr. ki binyl boyunca her hafta, Cuma aka-
m Yahudi sebt gn (yedinci gn, ibadet gn), Pazar gnleri yaplan Hristi-
yan ibadetinden daima nce gelmitir. Mumlarn yaklmasndan ve bar iin
dua edilmesinden sonra, on emir tabletlerinin bulunduu sandn almas ve
Yasa Kiab'ndan, Tevrat'tan bir blm okunmasyla ayin sona erer:

Tevrat, bir yaam aacdr


ona sk sarlanlar iin ve
ona sk sarlanlar kutsanr. Onun
gsterdii yollar mutluluk yollardr
ve onun btn yollar bartr.

ETZ CHA-Y1M H1
LA-MA-CHA-Z1-KIM BA
naM? ri'DDin] rr
V'TOM-CHE-HA M'-SHAR
D'RA-CHE-HA DAR-CHEY NO-AM
: d i t y rrnn'O}
V'CHOL N'Tl-VO-TE-HA SHA-LOM

(Sandk kapatlr, cemaat oturur.) 3 '

Erken Hristiyanln birok rakibi vardr, imparatorluun ilk iki yzy-


lnda gizemli lsis, Kibele ve Pers gne tanrs Mitras tapnlan gldr. Er-
ken Hristiyanlkla, vecd halinde tanryla birliktelik, bir kiisel Kurtarc veya
Efendi kavram, vaftize benzer katlm trenleri dahil birok nemli zellii
paylamlardr. Dine antropolojik yaklam, bu benzerlikleri vurgulayacaktr.
Gnostisizm de (Hristiyanln ilk dneminde yaratlla ilgili srlar bil-
mek iddiasndaki felsefe-din kantm bir mezhep), Hristiyanlkla birok ortak
noktaya sahiptir. Gnostikler kken olarak filozof, yani "bilgi peinde koan-
l a r d r , ama sonradan daha dini bir karaktere brnmlerdir. nemli lde
Yahudilikten ve zaman zaman bir Hristiyan grubu olarak grlecek lde
gittike artan biimde Hristiyanlktan etkilenmilerdir. Kt bir dnyann so-
rumlusu olan Yaratc, yani Demiurgos ile stn Varlk (Tanr) arasnda; nsa-
nn doasnda, onun aadk fiziksel varlyla cennet alanlarna ulama gc
veren kutsal zn kvlcm arasnda bir fark olduunu dnmektedirler. Bu
grn temsilcilerinden Simon Magus'un ad Yeni Ahit'te geer. Valentinus,
Roma'da yaklak MS 1 3 6 - 1 6 5 arasnda, Basilides iskenderiye'de etkindir. Mar-
cion (lm, M 160), beinci yzyla kadar devam eden bir gnostik cemaat
kurmutur. sa'nn bedeninin gerek olmadn, dolaysyla Yeniden Diriliin
fiziksel olarak gerekleemeyeceini dnmektedir. sa'nn aklad Ak
Tanrs olmadan Musevi Yehovasnn eksik olacan savunarak Eski Ahit'i
reddeder. Bu "Docetizm", sa'nn gerek doas hakknda, uzun sren bir kris-
lolojik (christoloji-lsabilim) tartmay balatmtr.
Hristyanlarla Gnostikler arasndaki tartma, yazl dini kaynaklarn ka-
bul edilip onaylanm bir toplamna olan ihtiyac ortaya kartmtr. Kutsal
metinlerin hangileri Tanr kaynakldr, hangileri sadece insan iidir? Athanasi-
us'un M 3 6 7 tarihli Bayram Mefetufo'na kadar kesin aklama yaplmam
idiyse de bu soru, ikinci ve nc yzyllar boyunca Hristiyanlarn kafasn
megul etmitir. Yeni Ahit'in (drt ncil ve Aziz Paulus'un on mektubu)
z, muhtemelen yz otuz ylnda ve Eski Ahit ( A p o c r y p h a hari ibrani topla-
m) MS 2 2 0 ylnda kabul edilmitir. teki kitaplar ise, zellikle Apocalypse
(Vahiy) ok daha uzun sre tartlmtr [APOCALYPSE].

PASQUA

PASKALYA YORTUSU, Hristiyan takviminin en nemli bayramdr. sa'nn ldkten


sonra diriliini kutlar. Paskalya'rian nce krk gnlk byk perhiz vardr ve Paskal-
ya Pazar'nda (Paskalyadan nceki Pazar gn) balayan sekiz gnlk Kutsal l a d a
ile sona erer. Ancak Mezar'n bo olduunun grld anda bir sevin patlamasy-
la k n r i u l u n a n en kasvetli noktasna, nc gn. Paskalya Sabah, sa'nn yaad
ve Cuma gn leyin armha gerilme saatinde balayan strap srasnda ular.
Paskalya Avrupa dillerinin ounda. Ibranice pesach. yani "fsh bayram" sz-
cnden tretilen Latince Pasquainn deiik biimleriyle anlmaktadr. Ispanyolca-
da Pascua, Kranszcada Pques. Galcedc Pasg. sveede Pask. Rusada ve Yunan-
cada P a s M a ' d r . Almancada ise. ngilizce karlnda olduu gibi. eski Germen
bahar tanras Kostro'dan (Ostara) tretilmi Oslcrn'dir. Bundan. Hristiyanlarn,
ktan sonra yaamn yenilenmesini anlatan eski bahar enliklerini kabul ellikleri
anlalmaktadr. Musevi "Ksh" simgesini de. "Paskalya Lambas" olarak armha
gerilmi sa'yla birlikte almlardr.
Adlardaki farkllk. Paskalyann tarihi zerindeki eski tartmay da anmsat-
maktadr. Musevi Fsh Bayram uygulamasn benimseyen o eski Hristiyanlar. Pas-
kalyay ilkbahar noktasna yani 21 Mart'an sonra, ayn dolunay haline geldii on
d r d n c grine a y a r l a m l a r d r . MS 3 2 5 ylnda znik Ruhani meclisi. Paskalyann
21 M a r t ' t a n s o n r a k i d o l u n a y izleyen ilk Pazar g n olmas gerekliine k a r a r ver-
mitir.
Ama gne yllarnn ve y i r m i dokuz, buuk gnlk kameri ayn hesaplanma-
snda birok rakip a s t r o n o m i k devre olduu iin sorun b u r a d a b i t m e m i t i r skende-
riye'deki byk gzlemevi, esasen matematik a r a t r m a l a r l a grevlidir: ama Yunan
ve batin Kiliseleri arasnda ve deiik eyaletlerdeki batin Kiliseleri arasnda hemen
nemli a n l a m a z l k l a r d o m u t u r . Paskalya MS 3 8 7 ylnda. Galya'da 21 Mart/ta.
talya'da 18 Nisan'da. Msr'da ise 25 Nsan'da k u l l a n m t r . Daha s o n r a k i siandar-
dizasyon g i r i i m l e r i ksmen baarl olmu. 21 M a n ve 25 Nisan iki u nokta olarak
kalmtr. O r t o d o k s ve Katolik P a s k a l y a l a r asla u y u m l a n d r l a m a m l r . Paskalya-
nn tarihi deiebildii iin PeMecosi {Paskalya'dan s o n r a k i yedinci Pazar) gnn-
den Ascension (mira) gnne kadar H r i s t i y a n t a k v i m i n d e Paskalyaya bal olarak
yaplan b t n teki b a y r a m l a r n t a r i h l e r i de deimek zorunda k a l m a k t a d r . 1 Resul-
lerin 12:4'de Passovei' (f'sh bayram) yerine E a ster (Paskalya Yortusu) demlen
1613 t a r i h l i ngilizce n s h a d a k i bu tek eviri yanl dnda Kitab M u k a d d e s ' t c
Paskalyadan sz edilmez.
iki binytl b o y u n c a H r i s t i y a n l k lemi. Paskalya z a m a n n d a , isa'nn " l m e
kar zafer kazanmas" zerine zafer ilahileri o k u m u t u r . Hristiyan o l m a y a n l a r iin
bu ilahiler l e h d i l a n l a m tayabilir, nananlar iinse varlklarnn en derin d u y g u s u -
nu ifade eder. Anik t o p l u l u k l a r d r d n c yzyl ilahisi Aurora Lucis rutlal (Gn. al-
ln klarla doar) veya Finita iam sum perovlia'y (arpma bitti, sava yapld)
sylemilerdir. Sal ve. fesla des (Selam, b a y r a m sabah), Vexilla regs (Kraliyet san-
c a k l a r ilerliyor) ve Pangc ilngua gloriosi proellum cerLamms (F.y dilim, anl arp-
m a y terennm et) d a h i l en bilinen Paskalya ilahileri, bazen Poiliers piskoposu da
olan Venalius Rortunalus (yaklak MS 5 3 0 - 6 1 0 ) t a r a f n d a n b e s i d e n m ir Kn iyi
Yunan ilahileri ise. rnein bazen "bancashire" melodislyle sylenen Anastascos
Imcra (Dirili Giin), aml Aziz Yuhanna (yaklak MS 6 7 5 - 7 4 9 ) t a r a f n d a n beste-
lerim itir. A l m a n l a r Ghristian Kurrhtegou. Geller'in ,/csus Lebi)ni; Franszlar Tvi
la Gllre, O tssuscite'yi: Polonyallar Chrystus /.martuychsian', Yunanlar HrisU);s
Ancsd'Vi; ve ngilizce konuan lkeler, szleri Charles VVesley t a r a f n d a n yazlan
"Efendi ha bugn dinliyor "u sylerler:

Ta. saat, mhr hep bouna:


Isa cehennemin kaplarn krd.
lm, ykseliini bouna yasaklar.
Isa Cermenn kapsn at.
Muhteem Kralmz yine yayor:
By lm. srd nerede can yakyorsun'.'
0 bir kere lnce, ruhlarmz onu korur:
Ky mezar, nerede senin zaferin?
i!atlelual!{'\'mnyo ukur!) 2
DIABOLOS

AVRUPA uygarln oluturan btn temel gelenekler, ciddi olarak eytann farkn-
dadr. Tarih ncesi dinde, pagan folklorunda olduu gibi. genellikle boynuzlu bir
hayvan biimini almtr: Bir ejderha, bir iblis, cadlarn abatnn kei-adami: boy-
nuzlarn. kuyruunu ve atal mzran tamamen gizlcyemeyen ayartc Bay... Kla-
sik mitolojide. Glgam ile llnva\va'n karlamasnda izlenebilen birsoyaacyla.
yeralt dnyasnn efendisidir |EP1C|. Mankcc (hem Tanr'ya hem eytana inanan
din) |B0GUM1L| gelenekte Karanlklar Prensi'dir. Aristoteles'e gre eytan. Tann'nn
yokluundan baka bir ey olamaz. Ama Platouculara gre. eytan zaten diabolos,
yani karttr, muhaliftir, fiski Dman'dr. liski Ahit'te. zellikle Job'un Kitab'nda
gnahn ve nedensiz aclarn kaynadr. Hristiyan bilgisinde, bolukta uarken
sa'y kandran yaratk, yere inerken Salan (eytan, iblis) ve Lucifer (bir anlamda di-
i eytan) olmaktadr. Ortaa cin-eytan incelemelerinde (demonoloit). /\ziv. August-
nus'tn zgr irade ve Tanr'nn ktle izin vermesi zerine tartmalarnda. Mil-
lon ve Goethe'nn bayaptlarnda olduu gibi odak noktasn oluturur. Yakn
dnemde Avrupallar muhafzlar kaldrmlardr (!). Ama Avrupa tarihini eytansz
I dnmek de. Hristiyanl Isa'sz dnmek kadar tuhaftr. 1

lahiyat tartmalar, yine bu tartmalarn zmlenmesi iin gerekli bir cins


Kilise otoritesine olan ihtiyac glgelemitir. Bu konuda bir zm, havari ha-
lefiyei retisini gelitiren Romal Clement (lm, yaklak MS 9 0 ) tarafn-
dan ortaya atlmtr. Hristiyan nderler, atanmalarn on iki havariden birine
veya havarilerin kabul edilmi haleflerine balayabil iri erse yetkilidirler. Ro-
ma'daki piskopos Aziz Petrus'a gre nc srada olan Clement de kendi id-
diasn "Sen, Petrus'sun; ve ben bu kaya zerinde kendi kilisemi ina edece-
im" szne dayandrmtr. Ayn nokta zerinde Lyon Piskoposu Irenaeus'un
(yaklak MS 1 3 0 - 2 0 0 ) Gnostiklere kar yazd yazlarda daha kuvvetle du-
rulmutur:

" R o m a kentindeki h e r k e s tarafndan bilinen en byk ve en eski kiliseler, havari


Paulus ve Perus tarafndan kurulmutur. ( . . . ) Baka btn imanl blgelerdeki
teki her kilise, kendi kkenlerinin yetkisi nedeniyle Roma ile uyum iinde ol-
mak zorundadr. Ve havarilerden gelen gelenein korunduu yer orasdr..." 3 2

Roma Katolik geleneinin z de zaten budur (Bkz. Ek IU, s. 1284).


O dnem iin, rekabet halinde birok yetki sz konusudur ve Roma'da
yorumland biimiyle havari halefiydi, hibir zaman genel kabul grmemi-
tir. Ancak sa'nn havarileriyle dorudan iliki, elbette onur kazandrmtr.
Havari Babalar arasnda St. Klement'in dnda Anakyal lgnatius, Hierapolis-
li Papias ve kaza oturtulup yaklarak ldrlen Smyrnal (zmirli) Aziz Poly-
carpus (yaklak MS 6 9 - 1 5 5 ) vardr.
lk Hristiyanlara ynelik bask ve zulm, eitli tartmalara konu olmu-
tur ve iin gerek boyutu, konuyla en ok ilgilenen tarafn hazrlad ehitler
listesinden de anlalamamaktadr. Gibbon'a gre, "Drdnc ve beinci yz-
yllarn Kilise yazarlar, Roma'nn magisfradarna, kendi gnllerini de doldu-
ran ayn ifa bulmaz ve amansz evk lsnde dayanmlardr." 3 3 eitli bas-
klar yine de yaplmtr. Nero, 64 ylnda Roma'da meydana gelen byk
yangnda Hristiyanlar] gnah keisi yapmtr. Bu, Hristiyanln da ait oldu-
una hkmedilen Yahudilik ve benzeri ulusal tapnlan da kapsayan genel
hogrye aykrdr. Kendisine Dominus et Deus olarak taplmasn isteyen m-
parator Domitianus, boyun emeyen inat Hristiyanlar "ateizm" sulamasy-
la idam ettirmitir. Marcus Aurelius, MS 177 ylnda Lyon'da iddetli bir taki-
bat onaylamtr. Ama mparator Decius'un (MS 2 4 9 - 2 5 1 ) bln tebaasnn,
devlet tanrlanna lm cezas olarak kurban edilmesini emrettii MS 2 5 0 yl-
na kadar bu gereklememitir. Yine bir ara dnemden sonra, MS 3 0 3 ylnda
mparator Diocletanus, btn Hristiyan kiliselerinin ve btn Kitab Mukad-
deslerin yaklmasn emretmitir. Bu Byk Bastrma Harekt on yl sr-
m ve sonraki saltanat dnemi iin ilan edilen genel hogr dneminin ba-
langc olmutur. An bask, amaca zarar vermi; Roma mparatorluunun
Hristiyanla teslim olmas, ehitlerin kanyla sulanmtr [CATACOMB1],

CATAC0MB1

I K N I N yeniden dirilecei inanc, ilk Hristiyan toplumunda lnn gmlmesine


zel bir nem kazandrmtr. Roma'nn Aurelius Surlarnn iki kilometre tesinde.
Appia Yolu yaknlarnda ilk Hristiyanlarn, llerim yeralt galerilerine gvenle
gmdkleri. Ad Caiamnbas adl bir blge vard. On altnc yzylda yeniden kefe-
dilmelerinden bu yana her biri. odalar ve aile " g i r i n i l c r i ' n i (locli) birbirine bala-
yan ve be veya alt katl bir tneller a olan byle krk iki katakomb belirlenmitir.
lk mezarlar, rnein MS 59 ylndaki konsln kars Flavia Dom itil la'mn mezar,
birinci yzyln sonundan kalmadr. Katakomblarn iinde hi yaanmamtr: ama
daha sonra, Hristiyan ynelimi srasnda, papalar vc ehitler onuruna festivallerin
dzenlendii ve kiik kiliselerin yapld, beenilen toplant mekanlar haline gel-
milerdir. Kitabelerin ou o dnemde konulmutur. rnein, Praelcxlus Katakom-
bnda. Papa Sixlus'un. MS 6 Austos 2">8'de onunla birlikte tutuklanan ve ehit edi-
len diyakozlarndan biri olan Aziz Januarius iin bir yazt vardr: BKATISSIMO
MARTYRI IANUAR10 D A M A S I S KPISCOP KKCIT (Piskopos Damasus bu ant. Aziz
ehit Januarius'a ihaf cimiir).
Kn byk kompleks olan S. CaliUus Katakombu. 217-222 arasnda papa olan
bir eski kle tarafndan yaptrlmtr. Papa Miliiades'e (lm \1S 314) kadar papa-
larn gmld blm. Azize Cecilia kemerini ve Sakramenller Kemerinde olaa-
nst bir duvar resimleri koleksiyonunu iermektedir. Katakomb sanat, byk l-
de manevi yaam ve d n y a y a gelmeyi sembolize eder. Kn ok kullanlan motifler
arasnda gvercin, gemi apas, yunus bal, balk, yi oban ve Yeniden Diriliin
habercisi Jonah vardr.
Go ve Vandallerin beinci yzyldaki yamalarndan arta kalan birok kutsal
emanet, kent iindeki kiliselere gtrlm: kinci Geli'in ertelenmesiyse. yeralt
mezarlarndan yava yava unutulmasna yol amtr. S. Sebastian kemeri, sk sk
gidilen pek az yerden biri olarak kalm: vebadan korunacak yer arayan ortaa ha-
clar tarafndan aranp bulunmutur.
Rasile.o Kalakombunun yannda. Roma kentinin en nl efsanesini anmsatan
bir kilise vardr. Zulmden kaan St. Petrus, Appa Yolu zerinde Isa ile karlar
ve sorar: "Dominc, quo vad?" (Kfendm. nereye gidiyorsunuz?) Isa yant verir:
"kinci bir armha gerilme iin Roma'ya..." Petrus geriye dner ve ehit edilir.
Krk iki kalakomban . Villa Torlonia'daki, Vigna Randalini'deki ve Monlc
Verde'dek i, Musevi katakompudur. 1

Ruhban snfn, laiklerin dnda ayn bir snf olarak bymesi, aamalar ha-
linde gereklemie benzemektedir. Cemaat liderlii olarak piskoposluk (Epis-
copos) ve diyakozluk (diaconus) grevi, geni kutsama ilevleriyle birlikte, pa-
paznkinden (prcsbyter) nce gelir. Herhangi belirli bir eyalet veya lkede
piskoposlarn Patriark, "Baba" unvan, tutarsz bir ekilde uzun sre kullanl-
mtr. Roma piskoposuna zel bir stat verilmemitir, imparatorluun ba-
kentindeki Hristiyan toplulua nderlik etmekten doan saygnlk, impara-
torluk kentte ikameti yasaklaynca azalmtr. Bu durum Roma'daki
Hristiyanlar daha ar baskya maruz brakmtr. Btn bu ilk yzyllar bo-
yunca "Aziz Petrus'un taht"nda bir piskoposlar grubu oturmaktadr; ama be-
inci veya bazlarnn hesabna gre yedinci yzyla kadar Kilise iinde bir n-
der g olarak ortaya kmamlardr.
"Kilise Babalar", drdnc yzyldan itibaren nceki dnemin Hristiyan
nderleri iin kullanlan kolektif bir unvandr. Atinal Aristides'ten Tertullia-
nus'a (MS 1 5 5 - 2 2 5 ) kadar Apolojistler (savunmanlar), ortodoks inanlarnn
son tahlilde ne olduunu aklamlardr. Hippolyus (MS 1 6 5 - 2 3 6 ) , iskende-
riyeli Clement (yaklak MS 1 5 0 - 2 1 5 ) , Origen (MS 1 8 5 - 2 5 0 ) , Kartacal Kipri-
yanu (lm, MS 2 5 8 ) dahil tekilere, paganlara ve dine aykr dnenlere
ballklarn savunmalar dolaysyla sayg gsterilmitir. Patristics, yani "Ba-
balarn yazdklar"nn esas, A z i z j o h a n n e s Chrysostom'unkilerden (MS 3 4 7 -
4 0 7 ) nce bitmi saylmaz.
Sapknlk, kukusuz greceli bir kavramdr. Bir grup mminin baka bir
gruba ynelttii bir sulamadr; ancak sulayanlar kendi dogma tik-tekelci
dorularna inanyorlarsa vardr. Hristiyan tarihinde sadece ikinci ve nc
yzyllarda, genel gr birliinin glendirilmesi anlamnda ortaya kmtr.
ou Kilise Babas, deien llerde sapkn, (heretik) dnce sahibidir.
Sonradan Ortodoksluk tarafndan tanmland zere, sapkn dnce biimle-
ri arasnda Doketizm, Montanizm, Novatiyanizm, Apolinaryanizm, Nestorya-
nizm, tikianzm, Aryanizm, Pelagiyanizm, Donatizm, Monofisitizm ve Mo-
notelitizm vardr. Bunlardan Aryanizm zellikle nemlidir, nk impara-
torluun iinde veya dnda birok toplumu kendisine balamtr. skenderi-
yeli bir rahip olan Arius (yaklak MS 2 5 0 - 3 3 6 ) tarafndan kurulan Aryanizm,
Tanr'nn olu olarak kabul ettii sa'nn, Baba Tanr'nn btn kutsalln
paylaamayacan kabul eder. Ekmenik Kiliseler Konseyi, dncesini ilk
kez ortaya atm, ancak tepki grmtr. Ama ayn gr, imparator II. Cons-
tantinus'un desteiyle yeniden gndeme getirilmi ve Romal olmayan birok
halk, zellikle Gotlar tarafndan kabul edilmitir. Hatta ana altgruba ayrl-
mtr: Anomoyanlar, Homoyanlar ve Yar-Aryanlar... Altnc yzyla kadar da
etkisini korumutur BRITO],
Hristiyan monastisizm (manastr sistemi, insanlardan ve dnyadan ta-
mamen koparak dinle urama), balangcnda tamamen Dou kkenlidir.
Arius'un muhalifi ve ilk mnzevi topluluun kurucusu ldeki Aziz Antonius
da (yaklak MS 2 5 1 - 3 5 6 ) yine bir skenderiyelidir.
Bu nedenle, o dnemde Katolik (evrensel) ve Ortodoks (doru) diye ta-
nmlanan Hristiyan kavramlar ve uygulamalar, uzun yllar sren tartma ve
kavgalarn rndr. Kesin olarak tanmlanmalar iin, drdnc yzyln
sonlarnda aktif olan drt Kilise Doktoru'nun (Aziz Martin, Aziz Hieronymus,
Aziz Ambrosius ve Aziz Augustnius) almalarnn beklenmesi gerekmitir.
Bu drt kii, kristoloji (tsabilim) sorunundan hemen nceki Logos tartmalar
bir yana, Rahmet, Kefaret ve Kilise doktrinleri; sa'nn kurduu kutsamalar
(sakramenler), Vaftiz ve Aai Rabbani Ayini (arap ve ekmek yeme ayini) ve
en nemlisi Teslis (leme: Baba, Oul, Kutsal Ruh) zerinde almlardr.
MS 3 2 5 ylnda mparator Consiantinus, Anadolu'daki znik'te ilk Genel Kili-
seler Ruhani Meclisini toplam, yz delegeden, temel Hristiyanlk inanc-
nn ana unsurlarnn zetlenmesi istenmitir. Toplantya skenderiye hizbi,
zellikle Atanasius'un (yaklak MS 2 9 6 - 3 7 3 ) nderliindeki antiaryan veya
Teslisi grup hkim olmutur. Bu grup, Kordoba ve Lyon dahil, Batdan gelen
bir avu piskopostan ibarettir. Toplantya katlmayan Roma piskoposu I. Sil-
vestrus iki eli tarafndan temsil edilmitir. rettikleri sonu da, Kuds'te kul-
lanlan bir vafiz formlyle, nl homoousius yani "zlerin birlii, zdelik"
dncesinin bir karmdr. znik Akideleri, gelmi gemi btn Hristiyan-
lar balayc hale getirilmitir;

"Tek bir tanrya. Kadiri Mutlak Baba'ya inanrz;


G r n r ve grnmez her eyin yaratcs;
Ve tek Efendi sa Mesih'e... Tanr'nn Olu,
Tanr'nn, Tek-Yarat cin m vcuda getirdii,
Yani Allah'la ayn zden;
Cennetle ve dnyada her eyi yaratan;
Biz insanlar ve kurtuluumuz iin
Yere indi ve bir vcuda girdi, insan oldu.
Ac eki ve nc gn yeniden ykseldi;
Cennetlere kadar ykseldi;
Hzla karar vermeye ve lmeye;
Ve Kutsal Ruh iinde." 34

Bu arada, sa'nn G al ile1 ye girmesinden (Hristiyan o! masndan-Gali lean: eskiden


Musevilerin Hrisiyanlara verdii ad; Galilc: Hristiyan lemi.) bu yana yz yl
gemitir.

stanbul Boaz, AUC 4 Kasm 1 0 7 9 . Veliahtntn idamn emretmesinden ksa


bir sre sonra imparator Constantinus, yeni bakentinin kuruluunu kutla-
mak iin bir tren dzenler; bat surlarnn denizle bulutuu noktaya ilk ta
koyar. Kendine, kentin talihinin ak olmas iin byler yapan (efes/cs yani
"byc" grevini stlenmi neoplatoncu dnr Sopater elik etmektedir.
Trene, ayrca Roma'dan gelmi bir khin olan ve gelirken kentin kurucusu-
nun yeni forum meydanna dikilecek heykelinin altna gmlmek zere Ro-
ma'nn en kutsal tlsm Palladium'u (Tanra Athena'nn, Troya'nn gvenlii-
ni salayan heykelcii) getirmesi sylenen Praetestatus da katlmtr. "Gne
Yay Burcu'ndayd, ama zaman Yenge Burcu belirledi." 3 5
Drt yl sonra, 11 Mays 1083'e (MS 3 3 0 ) yeni kuruluun yaamna yeni
trenler girer. Sopater'in ve "Atalarmza kar gelmeyin" diye baran bir ba-
ka pagan filozof olan Canonaris'in idamndan ksa sre sonra, Constantinus
byk bir al enliine bakanlk etmitir. Kente resmen "Constantinopolis"
ve "Yeni Roma" ad verilir. Kentin koruyucu perisi Tanra Tyche'ye yani ans
Tannasna dualarla, Hristiyan arks kyrie el e i son birbirine karr. Castor ve
Pollux tapnaklar yanndaki sirkte gsterili spor karlamalar yaplr, ama
bu kez gladyatrler yoktur. Forumda, mparatorun devasa heykeli alr.
Constantinus'un ba, Tanr Apollon'un ok byk bir antik heykeli stne
konularak yaplmtr ve kaide olarak byk bir somaki stun zerine yerleti-
rilmitir. Her ihtimale kar, alm avucunda zarif bir ans Tanras heykel-
cii tayan Constantinus'un altn kaplama daha kk bir heykeli de, mealeli
geit treninde gururla tanr. Elbette byle bir tren geidi, Constantinopo-
lis'ie her yl Kurucunun Gn'nde gerekletirilen bir gelenek haline hemen
gelmitir. ans tanras Tyche, alnna kaynaklanm bir Ha tar. Sonraki b-
tn imparatorlarn ayaa kalkp onun nnde yere kapanmalar beklenmitir.
Yeni sikkeler ve madalyalar baslmtr: zerlerinde Constantinus'un bst res-
mi ve T O T I U S ORBIS MPERATOR yazs basldr.
Kentin yeri kolayca kararla trl m am tr. mparatorun, stanbul ve a-
nakkale Boazlar araclyla deniz yollarndan yararlanabilecei bir bakente
ihtiyac vardr. nce Asya kysndaki Chalcedon'a (Kadky) bakmtr. Sonra
Roma'mn kuruluuyla olan efsanevi ilikileri nemli simgesel avantajlar sagla-
van antik llium'a (Troya'ya) gitmi, Troya krlarnda gezmi ve Hector'un me-
zar olarak sayg gsterilen bir yere mstakbel bir kentin kaba plann iareile-
Harita 9.
Kon slanti nopolis
initir. Son muzaffer kuatmasn gerekletirdii, Bizans'n Avrupa yakasnda-
ki bir kk kasabaya, Boaz geerek gidip, fikrini bir kez daha deitirme-
sinden nce kaplar oktan ina edilmitir (imdi bile ayaktadr). Sonunda
hem mantk (uygulanabilirlik) hem de kehanetler hakl kmtr. Sonraki sy-
lenti, Constantinus'un, surlarn geecei hatu bizzat izdii yolundadr. Karg-
s elinde, l memurlarnn nnden geni admlarla geerek yanndakileri
geride brakr. Arkada kalanlardan biri "Efendimiz, nereye kadar?" diye ba-
rnca u gizemli yant verdii sylenir: "nmde yryen duruncaya ka-
dar..."
Kk Bizans kentinin Byk Constannopotis'e dnmesi, olaanst
byk ve hzl bir almay gerektirmitir. Constantinus'un Surlar, yarmada-
y Hali'ten (Altn Boynuz) Marmara Denizi'ne kadar, eski i kalenin (akro-
pol) batsna doru yaklak 3 . 2 kilometre boyunca bir utan teki uca amak-
tadr. Constantinus'un Forum meydan, Bizans'n eski surlarnn hemen dna
yaplmtr. Eski kentin byk blm boaltld veya ykld halde Ha-
li'in iki yakasnda karlkl yer alan iki d mahalle, Sycae (Galata) ve Blac-
hemae (Bala), ayr ayr tahkim edilmitir. MS 2 6 9 ylnda nl bir zaferden
sonra dikilen zarif Claudus Gothicus stunu, burnun tepe noktasnda, deniz
stnden Asya topraklarna bakar durumda yerletirilmitir. Roma kenti gibi
Constantinopolis de, ksa bir sre sonra insanlarla ve konutlarla dolacak olan
yedi tepe zerindedir. Seksen yl sonraki bir anlatmda bir Capitol veya okul,
bir Sirk, iki tiyatro, sekiz kamusal ve yz elli zel hamam, elli iki revak
(byk binalarn kaps nndeki snd direkler), be tahl ambar, sekiz su
kemeri, drt toplant salonu, on drt kilise, on drt saray ve mimari deeri
yksek drt bin yz seksen sekiz konut yer almaktadr. Bu byk kenti
sslemek iin Yunanistan'dan ok byk miktarda sanat hazineleri getirilmi-
tir; Delfi Apollo'su, Sisam HeTa'st, Olimpia'ya [ZEUS] ve Rodos Lindolarnn
Athena's... Sadece Ayasofya'nn (Hagia Sophia) nne dikilmek zere drt
yz yirmi yedi heykel toplanmtr. Btn komu yerleim merkezlerinden
zorla iskn edilecek kiiler toplanmtr. Bu insanlar beslemek ve yllk yar-
dmlar salamak zere Msr, Suriye ve Anadolu'dan tahl filolar evrilmitir.
Constantinopolis'in rekor srede kurutmas gerekmitir; bunun in de komu
lkeler yklm, boaltlm ve a braklmtr.

Constantinus'un karakteri pek o k speklasyona yol amtr. lk Hristi-


yan imparator olarak, utandrc bir hagiografinin (azizler edebiyatnn) konu-
sudur. lk biyografi yazar Caesareali (Kayserili) Eusebius, "Tanryla birlemi,
btn lml deersizliklerden bamsz, klar saarcasma parldayan kaf-
tanlar iinde ve daima parlayan tacyla, tekrar tekrar kutsanm bu insana ruh
gzyle bakldnda dil tutuluyor, akl duruyor" diye yazmaktadr. 3 6 Kartla-
rna gre ise, nn lm deinde gereklemi bir din deitirme ve daha
sonraki sahtekrlklara borlu olan iren bir ikiyzl, bir tiran ve katildir. H-
ristiyan efsanelerine alerjisi olan tarihi Gibbon, her eye ramen, sadece iler-
lemi yann taknlklaryla bozulan yetenekleri vurgulayan cmert bir yoru-
mu tercih etmitir. Ona gre Constamims, "uzun boylu ve heybetli, marifetli,
(...) savala korkusuz, barla nazik, (...) sagrl olma alkanln edinmi,
(...) Hristiyan dinini aka savunan ilk imparator olmak niteliini hak etmi-
tir." 3 7
Annesinin sergiledii rnee ramen, Constantinus'un Hristiyanln ku-
rallarna ahsen ne kadar uyduu tartmal bir konudur. Tek tanrya olan bor-
cunu aka kabul etmitir; ama birok uygulamas, Hogr Ferman dahil,
ayn lde hogrl bir pagann politikalaryla aklanabilir. Konstantino-
polis festivalleri srasnda en ok kendi ibadetini gelitirmekle ilgilenmitir.
Ama te yandan da, Roma'da bizzat ina ettirdii Aziz Petrus Kilisesi ve Cons-
tantinus Bazilikas gibi, kk bir kilise yaptrcs olmutur, 3 2 i ' d e , Pazar g-
nnn bir dinlenme gn olmasn genel uygulama haline getirmitir. Resmi
vaftizini (Hristiyanla giriini) uzun sre erteledii; bir Arian olan Nicome-
dia Piskoposu Eusebius tarafndan, ancak lm deinde Hristiyanlatrld-
bilinmektedir. Roma kenti piskoposuna zel bir ayrcalk tanmamtr.
Constantinus, ge-imparatorluk tapnnn derinleen teatralliinin tadn -
karmtr. Sol inviclus (Fethedilmemi Gne) olarak, Diocletianus'un adoratio
purpurae, yani erguvan rengi tutkusunu miras alm ve kendini, Dou despo-
tizminin ar itaatli diliyle kuatmtr. Roma'daki Constantinus Kemerinin
kabartmalarnda da sergilendii zere, kamusal sanat daha kat ve resmi yn-
de gelimekledir. Constantinus'un sarayndaki entelektel yaama, Hristiyan-
ln ykselen dalgasyla geleneksel kltrn uzlamasna ynelik bask
hkimdir. Constantinus, Trier'den tand mhtedi (Hristiyanla geen) bir
reoriki olan Lactantius'u, hem olu Crispus' eitmekle hem de Divinae /ns-
(itutiones'te (Tanrsal Kurumlar) Hristiyan dnya grnn sistematik bir
dkmn vermekle grevlendirmitir.

Constantinus'un saltanat dneminde Hristiyanln durumunu doru


deerlendirmek gerekir. Milano Fermant'ndan (MS 3 1 3 ) sonra Kilise, resmi
hogrden, salanan dzenli gelir kaynandan ve znik Kurallar sayesinde
de tutarl bir retiden yararlanmtr. Ama kurumsal gelimenin bu ilk aa-
malarnda hl kk bir aznlk grubu veya biraz daha fazlasdr. Yksek bir
dinsel otorite yoktur. Yazl kurallar zerinde tam anlama salanamamtr.
Johannes Chrysosom'dan Augustinus'a kadar en byk Kilise Babalarndan
hibiri henz domamtr. Dinin kurallarna aykr dnenlerin en by
olan Arius, MS 3 3 4 ylnda srgnden geri arlm, imparatorluk saraynda
ciddi bir nfuz kazanmtr. Gerekten Arianizm, sonraki imparatorlar dne-
minde nfuzunu artracaktr. Ama Afrika'daki Donaiusular bask altndadr.
Hristiyanln, mparatorluk dnda byd lkelerse, sadece Ermenistan
ve Habeistan'dr. Anzi takibat dnemi gemitir; ama "Hristiyanlk
alemindeki blnmeler paganizmin ykln geciktirmektedir."
MS 3 3 0 ylnda mparatorluk, geen birok onyla gre daha salkl du-
rumdadr. Dou ve Bat yeniden birletirilmitir. Genel bar kurulmutur.
Constantinus'un reformlar, "birletirilmi ne varsa blen, sekin, stn ne
varsa ayaa dren, her aktif gc rkten, en zayf iradenin en itaatli olma-
sn uman rkek bir politika" olarak dlanmtr. Ama btn bunlar en azn-
dan imparatorlua nefes de aldrtmtr. Ordu, imparatorluk valilerinin yarg-
lama hakk rakip svari ve piyade komutanlklarna paylatrlarak; sekin sa-
ray birlikleri, snrlardaki ikinci snf kuvvetlerden ayrlarak; barbar kkenli
memurlar ve yardmclar ok yaygn ekilde greve getirilerek kontrol altna
alnmlardr. mparatorun savurgan inaat projeleri, yol ve posta sistemini ye-
nilemesi zorla uygulanan bir toprak vergisi ile karlanmtr. Resmi casusluk
ilevi gren ok yaygn bir imparatorluk postaclar ebekesi, potansiyel muha-
lifleri korkutup sindirmitir.
Constantinus'un, ard arkas kesilmeyen veliaht sorunlarn yok etmek
zere bir plan yoktur. Romallarn komplo yapacaklar sylentisi zerine b-
yk olu Crispus'u ldrtmtr. Ama hl olu (Consantinus, Constanti-
us ve Constans), sevdii bir yeeni ve erkek kardei daha vardr. lmn-
den iki yl nce, oullarn Caesar rtbesine ykselterek mparatorluu bu
varisler arasnda paylatrmtr. Ama onlar, bu cmertliini ona kt detmi-
lerdir. II. Constantinus, kardei Constans'n topraklarn igal ederken; Cons-
tans, laht gasp eden Maxentius tarafndan ldrlmtr. II. Constanius, ka-
lan akrabalar arasnda bir katliama girierek, mparatorluu Maxentius'tan
geri almtr.
nceki yzylda yaanan kaostan sonra, imparatorluk ekonomisi biraz
refah ve istikrara kavuturulmutur. Kentte yoksullara yaplan karlksz yar-
dmlar balang dzeylerine indirilmi, ama eyalet kentleri, zellikle orta Av-
rupa'nn snr blgelerindekiler, kendi bayndrlk hizmetlerinde kat bir gurur
lsn devam ettirmilerdir, Diocleanus'un, tarmsal emek deerine bal
vergi reformlar, dzenli bte planlamas iin bir temel oluturmu, ama im-
paratorluk brokrasisini de bytmtr. Vergi tahsildarlar hakknda, ok sa-
ydaki vergi mkellefinden ikyetler vardr. Ama bir libre altndan altm sik-
ke kesilmesi, bakr sikkelerin deerindeki d dengelemi ve Bizans'n
istikrarl parasnn temeli de atlmtr.
mparatorluk snrlar deimemektedir; ama aslnda bir sredir de yava
yava genilemektedir. Deerli Ermenistan eyaleti, MS 2 7 9 ylnda Perslerden
zorla alnmtr; bu lke, artk Romallatrma ve Hristiyanlatrma yoluyla
kalc ve farkl bir kltrn temelini oluturmaktadr. Ynetimi kolaylatr-
mak iin mparatorluk drt eyalete blnmtr: Oriens (Konstantnopolis),
lllyricum (Sirmium), italya ve Afrika (Milano), Galya (Trier). Bat'da Britan-
ya'da, Pitiler ve skolarn soygun ve yamalar Constantinus'un babasnn
dzenledii seferlerle zaten bastrlm; ayrlk "Britanya imparatorlar" Ca-
roasius ve Alectus kamak zorunda braklmlardr. Douda, Sasani ran zapt
edilmemise de tehdit edilmitir. Gneyde ise Kuzey Afrikal kabileler Roma
Afrikasna bask yapmaktadr.
Avrupa'nn siyasi ve etnik haritasndaki en nemli deiiklikler, mpara-
torluk snrlarnn ve belgesel tarihin etki alan dnda cereyan etmektedir.
Byk Kelt hkimiyet blgesi hzla klmektedir. Keltlerin Britanya ve Gal-
ya'da gl olduu yerler nemli lde Romallatrlmtr. Merkezdeki ana-
vatanlar, Germen ve Slav boylarnn hareketleriyle zapt edilmekte, yutulmak-
ta veya yklmakladr (Bkz. Blm IV). Franklar, Ren snrnn iki yakasna za-
ten yerlemilerdir. Gotlar, Vistl Nehrinden Dinyeper'e Uzun Yrylerini
tamamlamlardr. Slavlar, Kel t Bohem yasnn Slavlamaya yneldii merkeze-
batya doru srklenmektedirler. Baltlar zaten Baltk'ta yaamaktadrlar.
oktandr blnm Fin-Uygurlar, mstakbel vatanlarna doru hayli ilerle-
milerdir. Finler, Volga-Baltk kprsnde bir durak noktasndadrlar, Macar-
lar, gney steplerindeki birok mola noktalarndan birine yerletirilmilerdir.
Gebeler ve korsanlar (deniz aknclar), o an iin d hat boyunda kalmlar-
dr. skitler, artk uzak bir andrlar. Hunlar hl Orta Asya'dadrlar. N orman-
lar (Norveliler) eski runik alfabesinin kullanld en eski yaztlarnda grl-
d gibi zaten Norve'tedirler.
Constantinus'un d dnya hakkndaki grn, Roma haberlemesinin
salad bilgiler belirlemektedir. Buna gre, son " Krallk Dnemi"nin kar-
klklaryla paralanm olan in, ipek yolu dolaysyla kurulan zayf ilikiler
erevesinde tannmaktadr. MS 2 8 4 ylnda imparator Diocletianus'un elisi
tarafndan ziyaret edilmitir. in nfuzu yava yava kuzeyden gneye yaylan
Chin hanedanna baldr. Konfys, felsefesini nemli lde terk etmitir
ve gelimekle olan Buddhizm araclyla Hindistan'la gl kltrel balar
kurmaktadr. Kuzey blgesi, o srada Hindu kltr ve sanatnn en byk ko-
ruyucusu olan Gupta imparatorlarnn hkimiyeti altna giren Hindistan, Ro-
ma'ya ok daha yakndr ve ok daha iyi bilinmektedir. 1. Kandragupta'nn
Magada'da ta giymesiyle ilgili haberler, MS 3 2 0 ylnda Konstantinopolis'e
nemli lde doru olarak Msr zerinden ulamtr. Msr, Suriye'den ve
skenderiye'den yola kan Hristiyan misyonerlerin hedefi olan Habeistan'la
ilgili haberlerin de kaynadr. Roma Imparatorluuyla uzun ve zayf bir snr
paylaan, ran'daki Sasani mparatorluu youn ilgi odadr. nceki dnemin
Helenizmini reddetmi ve militan Zerdtlk aamasna gemitir. Zerdtlk
ilkelerini Hristiyanlk ilkeleriyle birletirmeye alan, dalist Manikeanizmin
peygamberi Mani, yaklak altm yl nce idam edilmitir. ocuk kral 11. a-
pur (MS 3 1 0 - 3 7 9 ) , kutsal yazl-belgelerin (Avesta) derlenmesini tamamlamak
yerine, btn muhaliflerin eksiksiz cezalandrlmasn yneten rahiplerinin ve
nfuzlu muhafzlarnn hl etkisi altndadr. Otuz yl boyunca bozulma-
yan Roma-Pers bar, Constantinus'un lmne kadar korunmutur.

Konsantinopolis'in, MS 3 3 0 ylnda kurulduu kesindir ve bu niteliin-


den tr, Constantinus'un saltanat dnemini antikag ile ortaa arasndaki
blnme hatt sayan yaygn kabul desteklemektedir. Ancak bu konuda bir-
ok rakip tarihle mcadele etmek zorundadr: MS 3 9 2 , imparatorluu tama-
men Hristiyan olan ilk imparator 1. Theodosius'un tahta k; MS 4 7 6 , Bat
Roma mparatorluumun ykl (Bkz. s. 2 6 9 ) ; MS 6 2 2 , eski Roma dnyasn
Mslman ve Hristiyan kesimlerine ayran Islamiyetin douu (Bkz. s. 2 8 0 -
2 8 7 ) ; 8 0 0 , Charlemagne'n Batda bir Hristiyan imparatorluunu yeniden kur-
mas (Bkz. s. 3 2 6 - 3 3 6 ) . . . Bu tr bir blnme izgisi ciddiye alnrsa, gen
Constantinus'ur antik dneme, yal Consantinus'un da ortaaa mensup sa-
ylmas tehlikesi sz konusu olabilir.
ok daha nemlisi, profesyonel tarihilerin zaman zaman "sreklilikler"
ve "sreksizlikler" dedikleri, gemiin mirasyla yeniliklerin genel toplam ara-
sndaki kapsayc dengedir. Buna dayanarak, MS 3 3 0 ylnda Konstantinopo-
lis'te bu tr, bir taraf ar basan nemli bir denge olmad belli bir gven
iinde ifade edilebilir.
Roma kenti, Consantinus'un hassa muhafz birliklerini lavedip, onlarn
Roma'daki genel kararghlarn yerle bir ettiinde kanlmaz bir klmenin
iine girmi deildir; uygulamadaki nemi zaten uzun bir sredir gerilemekte-
dir. Uzun dnemde bunun yarar bile olmutur: kmekte olan bir imparator-
luun kontrolnn yitirilmesi, onun kaderine bal olmamay da salamtr.
Hristiyanln en gl hiyerarisinin vatan olarak yeni ve kalc bir rol bul-
maya yneltmitir. Ancak o sradaki Roma Piskoposu iddial olmaktan uzak-
ur. Piskopos I. Silvesrus (grev dnemi, MS 3 1 4 - 3 3 5 ) , ne Constantinus'un
Donatiusu kavgalara bir son vermek iin toplad Arles Ruhani Meclisi'ne ne
de znik Genel Ruhani Meclisi'ne katlmtr.
ou tarihi, Yunan-Roma uygarlnn, antik dnyann sonraki aamala-
rnda glendirilen znn, ncelikle mparatorlukta, ikinci olarak da koru-
duu ve ho grd kltrel oulculuk bileiminde yattn kabul edecek-
tir. Buna karlk ortaa uygarlnn z, Hristiyan toplumunda ve zellikle
de onun kltrnde sakldr. Roma'nn eski halklaryla Romal olmayan halk-
larn, Imparatorluunkine ksmen uyan, toprak temelinde birbirine karma-
syla gelimitir. 3 3 0 ylnda, Yunan-Roma uygarlndan ortaa uygarlna
gei sreci belli belirsiz de olsa balamtr. Ama Constantinus'un kendi bir
Avrupal deildir.
Olaylarn birbirini izleyiindeki sra unutulmamaldr. Constantinus'u
Charlemagne'dan ayran zamann genilii, Constantinus'u Caesar ve Augus-
lus'tan ayran zamann geniliinden daha fazladr; Rnesans ve Reform hare-
ketlerinden gnmze modern tarihin tamamn kapsayan bir genilie eittir.
Ama Constantinus da, Hristiyan dininin politikayla rekabet edebilecei
volundaki tarihi kannn tohumlarn ekmitir. Geri Isa da politikaya kar-
may kesinlikle reddetmitir; Constantinus'tan nce Hristiyanlar kendi du-
rumlarn dzeltmenin bir arac olarak iktidar kazanmay dnmemilerdir,
ama Constantinus'tan sonra Hristiyanlkla yksek politika hep el ele olmu-
tur. Pristlere gre rmenin balad nokta da burasdr.
Szn z, Constantnopolis, bu nedenle ksa zamanda Hristiyan iktida-
rnn kurulduu, olutuu yer haline gelmitir. MS 3 3 1 ylnda, kuruluunun
"irnci yldnmnde, Roma mparatorluunun resmi bakenti yaplm ve bu
unvan bin yldan fazla bir sre elinde bulundurmutur. Bir iki kuak iinde,
-tperest tapnaklarn tamamen yasakland ana kadar says pagan tapnak-
larnn saysn aan kiliseleriyle Hristiyan karakter stnlk kazanmtr. Bu
sarakter "Bizans" devletinin kayna (Bizans, ortaa Hristiyanlnn en eski
;oludur) sonradan da kalbi ve Bizans "Bat uygarl" yandalarna ramen Av-
u p a tarihinin temel oluturucularndan biridir.
IV
O RI G O
Avrupa'nn Douu y. MS 3 3 0 - 8 0 0

G E Roma mparatorluunu tanmlamaya ynelik en yeni giriimlere kyame-


tin yaklat duygusu hkimdir. mparatorluun zayflamas ve yklmas ger-
ei hemen hemen herkes tarafndan nceden bilinmektedir, ama nihai sonu
bir sr olarak kaldka, yzyllarn bak alarn yeniden oluturmak neredey-
se imknsz olmutur. Voltaire, mparatorluun son dnem tarihini "maskara-
lk" olarak niteleyip yok saymtr; Gibbon, "barbarlk ve dinin zaferi" olarak
tanmlamaktadr.
Ancak, o ada yaayanlar, Aydnlanmann bak asn pek kolayca ka-
bul etmezlerdi. Nitekim, o zamann Romallar zor dnemlerde yaadklarn
ok iyi bilmektedirler. Bu dnemi hibir ey, ayn dnemin dnrlerinden
Boetis'un (yaklak MS 4 8 0 - 5 2 5 ) hznl dncelerinden daha iyi anlata-
maz. Felsefenin Avuntular adl eserinde, "En ialilsic tdlifsidik, bir zamanlar
mutlu olmaktr" diye yazmtr. te yandan imparatorluun gerilemesini gr-
mlerse de yklacan nceden bilmeleri art deildir. Birok Hristiyan iin
imparatorluun sonu, sa'nn kinci Geliiyle, yani bizzat kyamet gnyle
eanlaml hale gelmitir. Ama daha nemlisi, dzenledikleri aknlar mpara-
torluun zayflnn en ak belirtisi olan barbarlarn, onun yklmasn ama-
ladklar kukuludur. Tersine, yararlarn paylamak islemektedirler. MS 4 1 0
ylnda Roma'da yaanan byk yamalama olay, mparatorun, Alaric Gotlar-
nn mparatorlukta yerlemesine izin vermemesi zerine meydana gelmitir.
Gnmzn egemen kansna gre, grlmesi gereken gerek mucize, Roma
mparatorluunun uzun mrll ve eski Roma ve eski barbar (Roma-d)
dnyalarnn arasndaki karlkl bamllktr. Uzun vadede, Avrupa uygarl-
nn temeli olan ve "Hristiyan lemi" denilen eye hayat veren karlkl etki-
leimdir.
Constantinus'un lmnde, "bilinen dnya"nn Romal ve barbar olmak
zere iki basit paraya ayrlmas geerliini korumutur. Snrn bir yannda
yeniden birletirilmi Roma imparatorluu salam bir ekilde ayaktadr; te
taraftaysa, toplumsal gelimede hl kabile dzeyini aamam huzursuz insan
kitleleri, orman temizleyip tarm yapmakta veya ovada dolamaktadrlar. ou
Romalnn bu blnmeyi siyah ve beyaz olarak grmesi yeterince anlalabilir
bir durumdur. Onlara gre imparatorluk "uygar"dr; yani dzenli bir ynetimi
vardr; barbarlar ise, ad stnde uygarlamamtr. Kesinlikle var olan "soylu
vahi" kavramna (rnein Britanyal ef Caractatus Roma'da halka gsterildi-
inde olduu gibi) ramen, imparatorluktan, darda uzanan bilinmeyen l-
kelere gei gn ndan karanla atlan bir adm olarak grlmtr.
Roma dnyasyla Romal olmayan dnya arasndaki fark aslnda hibir
zaman bu kadar kat olmamtr. Roma ordular, Romal olmayan yedek kuv-
vetleri, Romal olmayan dmanlar pskrtmekle kullanan Romal olmayan
generallerin komutasnda dzenli olarak savamtr. Snra yakn lkeler yz-
yllarca Roma etkisine maruz kalmtr, Romal tacir ve zanaatkarlar impara-
torluk snrlarnn ok telerine szmtr. Almanya'dan Dou Avrupa'ya kadar
her yerde, yaplan kazlarda Roma paralan bulunmutur. Hannover yaknla-
rndaki Hildesheim'de, Pomeranya'daki Lubsow'da, Norve'teki Trondhe-
im'de, Litvanya'daki Klajpeda'da, hatta Afganistan'da hazine ve mezarlardan
olaanst gzellikte altn, bronz, gm Roma eyas kmtr. Byk Roma
ticaret istasyonlar, Gney Hindistan'a kadar uzanan geni blgede i yapm-
lardr. 1
Roma m para torluu'nun gerilemesinin hz hakknda kesin bir ey syle-
mek de ayn lde zordur. Consantinus'an sonra nem kazanmaya balayan
byk tarihi sre zaten devinim halindedir ve her biri yzyllarca devam
etmitir. Birincisi, barbar halklarn Asya'dan batya, Avrupa ilerine doru
amansz ilerleyileridir (Bkz. s. 2 4 3 - 2 6 7 ) . ikincisi, Roma dnyasnn Bat ve
Dou yarlar arasnda byyen atlaktr (Bkz. s. 2 6 7 - 2 8 0 ) . ns de, pa-
gan topluluklara ynelik srekli Hristiyanlk ihracdr. (Bkz. s. 3 0 4 - 3 1 1 ) . Bu
sre, daha sonra "Karanlk alar" olarak anlacak dnemlere hkim ol-
mutur. Drdnc bir sre olan Islamiyetin douu ise (Bkz. s. 2 8 0 - 2 8 7 ) , ye-
dinci yzylda uzak Arabistan'n dnda patlam, gney ve dou snrlarn
hzla oluturmu ve dier yle etkileime girmitir.
Gnmz okuyucusu iin, "Karanlk alar"a yaklamlar hem klasik
eitimlerini hem de dinsel inanlarn kuvvetle yanstan Avrupal tarihilerin
R o m a - m e T k e z l i ve Hristiyan yanls anlaylaryla ilgili bir temel sorun vardr.
Elbette, insann kendisini bir Boethius veya bir Gregoire de Tours'un yerine
koymamas ve onlarn skc hkmlerini paylamamas iin bir neden yoktur.
Ama byle yaplrsa, yaklaan kyamet sadece takviye edilmi olur. Buna kar-
lk, bir bak as kabul edildiinde bunun dierlerini dlamas iin de bir ne-
den yokur. Eer sadece kaynaklar daha bol olsayd barbar, pagan veya Msl-
man savalarn ilerlemelerinin verdii deneyimler ok daha iyi kavranabilir-
lerdi. Byle bir durumda hkim gr, muhtemelen heyecan, umut ve vaat
olacakt. Marsilyah Salvianus'a gre, Gotlara ve Franklara sman asil domu
ve iyi eitim alm Romallarn ou, "barbarlar arasnda Roma insanln ar-
yordu, nk Romallar arasnda insanlk d barbarla daha fazla tahamml
edememilerdi." 2

Gler ve Yerlemeler

Birinci binyln ilk yzyllarnda Avrupa Yarmadas'nn ok az kesiminde, da-


ha sonra oralar tam anlamyla "vatanlar" olarak kalc bir biimde yerleecek
olan insanlar yaamaktadr. Roma imparatorluu snrnn dndaki insanla-
rn ou hareket halindedir. Kk ve byk kabileler ve kabile federasyonla-
r, daha iyi topraklar iin bitmeyen bir aray iindedir. Gezginci admlar yok-
luk-klk veya gebe atllarn vahi aknlaryla zaman zaman hzlanmakta,
bir yerde onyllarca, halta yzyllarca oyalanp sonra aniden bir baka yere git-
mektedirler
Gn dzensiz ritmi, iklim deiiklikleri, yiyecek salanmas, nfus art-
, yerel rekabetler ve ar krizleri ieren karmak bir denkleme dayanmakta-
dr. Snra kaygyla bakan Romallar iin, gelimeleri nceden tahmin etmek
kesinlikle mmkn deildir. n grlemeyen baz olaylar kstlamalar krnca-
ya kadar, basklar fark edilmez bir biimde younlaacaktr. Uzun sknet d-
nemleri, ka, youn kabarmalarla yer deitirecektir. Her zaman olduu gibi
g hareketi, atalet gleri, yerel glklerin "itmesi" ve ufuk hattndaki yeil
ayrlarn "ekicilii" arasndaki hassas dengeye baldr. Belirli bir "yerinden
oynama"nn kritik nedeni, uzak Orta Asya steplerinde yatyor olabilir ve bir
"yn deitiren etki" aka grlebilir. Halklar zincirinin bir ucundaki bir de-
iim, zincirin btn halkalarnda kk dalgalanmalar oluturabilir. Makas
deitirme noktasndaki trenin son vagonu gibi, zincirin bat ucundaki son ka-
bile de rahat, sakin oturduu yerden byk bir gle ileri itilmi olabilir.
Bu erevede Hunlar, daha Bat'da ortaya kmalarndan ok nce bu bl-
gede dalgalanmaya neden olmulardr. Bir Hun imparatorluu, yaklak M
36-35 tarihinde inliler tarafndan yklmtr. Daha sonra, Hun gebe airet-
leri, yaamalarn salayan hayvan srleriyle birlikte Trkistan'a yerlemiler-
dir. Aknc birlikleri bir ay iinde birka bin mil kat edebilmektedir. evik
Mool midillilerine binmi, ok ve yaylarla silahlanm olarak Avrupa'nn de-
rinlerine veya Uzakdouya gidip bir yaz dnemi iinde geri dnebil m ektedir-
ler. Btn gerek gebeler gibi, karlatklar tarmc veya yar gebe halk-
lar zerinde ok byk bir itici g oluturmulardr. MS ikinci yzylda,
slerini Hazar denizinin kuzeyine tamlar; drdnc yzylda ise bugnk
Ukrayna'ya doru kmlardr. Orada, MS 3 7 5 ylnda tam ters yne giden bir
Germen halkla, Ostrogotlarla karlamlardr. Meydana gelen atma Ostro-
Hanla 10.
Avrupa: G t l e r
Origi: Av upfl'mrt Douu y. M5 330-800 245

gotlar ve komu Vizigotlar Roma mparatorluunun iine itmitir. Hunlarla


birlikte olan boylardan bir bakas, Alanlar elli yl iinde, 5 0 0 0 km. tede bu-
gnk Portekiz'in gneyinde, grlmlerdir. Hunlar, MS 441 ylna kadar
mparatorlua kendileri saldrmamtr. Kukusuz gn hz son derece ya-
vatr. Dinyeper nehrini tahminen MS 3 7 5 ylnda, Ren Nehrini MS 406'da
aan ve 420'de Atlantik'e ulaan Alanlar, her yl ancak ortalama 8 km. ilerle-
milerdir. Alanlarla yolculuun bir ksmn paylaan Vandallerin "ani baskn"
ise ortalama haftada iki kilometrelik bir lzt korumutur. At arabalar, hayvan-
lar ve malzemelerle yola kan kabile kervanlarnn, gebelerle rekabet umu-
du olamaz.
Burada corafi kayg temel bir rol oynamtr. nsanlarn serbeste hare-
ket etmesinin ana engeli imparatorluk snrlar deil dalardr. Avrasya steple-
ri boyunca tarihncesi izleri takip eden btn kabileler, eer Karadeniz kyla-
rnda aniden gneye dnmenailerse, otomatik olarak Avrupa ovasndan
kuzeye ynelmilerdir. Bundan sonra, Moravya veya Bavyera Geitlerinden
gneye ynelen sadece iki olas dn vardr. Gney yolunu tutmak, Tuna
zerinde imparatorluk kuvvetleriyle vakitsiz bir atma demektir. Kuzey yo-
lundan gemekse, hareketsiz kalsalar bile gmenleri doruca Ren Nehrine
gtrecek en az engelli hatt izlemek anlamna gelir. Bu nedenlerle g bask-
s, nc ve drdnc yzyllarda gerek bir kabileler-trafii skkl mey-
dana gelinceye kadar, srekli olarak Ren engeline ynelmitir. Dalar zerin-
den Tuna havzasna gei, byk konvoylar asndan pratik deildir. Ama bu,
gebelerin yine de tercih ettikleri rota olmu; ve sulak Pannonya ovalar
(Hunlardan sonra Hungaria (Macaristan) adn alan) doal snrlarn olutur-
mutur (Bkz. s. 2 6 0 - 2 6 1 , 3 2 6 , 3 4 6 ) [CSABA].
Kabilelerin nndeki bir baka engel, ilerideki yolun kesilmesidir. Avru-
pa Yarmadasnda birok bo arazi olduu, mparatorlukta bile nfus youn-
luunun ok dk olduu dcfgrudur. Ama ouna el dememitir. Sk or-
manlar, kumlu allklar ve srlsklam vadiler ne ilenebilmi ne de kolayca
alabilmitir; gmenler snrl miktarda temizlenmi alanlar veya ilenebilir
topraklar iin yarmaktadrlar. Kabileler iin, ayn yoldan kendilerinden n-
ce geenlerle iliki kurmadan veya bir atmaya girmeden ilerlemek g ol-
mutur. Sonu olarak, kabilelerin Avrupa ovasnda tercih edilen yerlerde top-
lanmas ve kaynamas kanlmazdr. Keltlerin, Germenlerin, Slavlarn ve
bakalarnn st ste akmadklarn ve bazen birbirine karmadklarn d-
nmek iin kesin bir neden yoktur. Tek ulusa zg ulusal vatanlar dnce-
si modern bir fantezidir.
Gmen kabilelerin gruplamalarndaki akkanlk ve hareketlerindeki
kaotik yap, sonraki dnemlerde, glere anlam kazandrmaya alanlarn
amalarna uygun deildir. Vakanvisler ve tarihiler, bu lr unsurlarn bu-
lunmasnn ille de gerekmedii farkl, srekli ve kendine gvenen kabilelere
dayanarak yazmay yelemilerdir. rnein ngiltere'de tarihe karan Angller,
Saksonlar ve Jtlerin (ngiltere'yi istila eden Germen kavimleri), gerekten
Muhterem Bede'nin tanmlad kadar farkl olup olmadklar tartmal bir ko-
nudur. Ama bu unsurlar bir kere yerli yerine oturunca, herkes kendisi iin ei
olmayan bir soyaac icat etmeye heveslenmektedir. Ancak hepsi de modern
kimlikleri geriye, tarihncesine yanstmaktan baka ey dnmeyen gn-
mz milliyeti tarihilerinin ilgisinden zarar grmtr. Alternatif yokluun-
da, glerin geleneksel kavimlere dayanmadan nasl aklanabileceini bilmek
zordur. Ama biraz geri ekilme aklll da gereklidir.
Dolaysyla btn bunlar, imparatorluk gryle "Barbar istilalar" deni-
len, Bat Avrupa'nn dar grl yaklamyla genellikle "Germen lstilalar"na
indirgenen btn tarihi srecin sahne dekorudur, cereyan ettii sahnedir. Al-
manlara gre bu, Germen ve Germen olmayan katlmclarna da hakkyla uy-
gulanabilecek bir deyimle Vlkerwcmderung, "nsanlarn Gezinmesi"dir. Ger-
ekte, Avrupa Yarmadas'nn byk bir blmn, douyu ve baty kapsamna
alm, MS birinci bin ylda ve sonrasnda, gezinenler srekli bir kalacak yer
buluncaya kadar devam etmitir. Okuma yazmas olmayan gezginciler kendi-
lerine ait ok az kaynak braktklar iin, nemli olaylara ilikin bilgiler ancak
Roma kaynaklarndan salanabilmektedir. Daha sonra grlecek ulusal grup-
lamalarn ounun kendi kkenlerini kartmalar gereken sre de budur.
Sonraki bir an bir deyimiyle zetlemek gerekirse, buna Drartg nach VVeslcn
(Batya Gidi), srekli kalnacak yere giden yol, demek yerinde olabilir. Bu ol-
madan, hibir "Avrupa" veya "Avrupallar" kavram kabul edilebilir olmaz.
Antropolojik zmleme, bu "gidi"in ana nfus grubunu kapsadn orta-
ya koymaktadr: a) mparatorluun kentlerde ve krsal malikanelerde yaayan
yerleik sakinleri; b) topra ilkel biimde ekip bierek gebe iftilikle gei-
nen barbar kabileler ve c) gerek gebeler... Bunlara, tpk gebeler gibi ya-
mayla geinen ve kuzey denizlerinde ok geni alanlarda faaliyet gsteren de-
niz aknclarn eklemek de mmkndr.

CSABA

"GKNI Asya dzlklerinde iki cesur ve yabanl kabile yaad. I I u n l a r ve Macarlar.


Nfuslar oalnca. Ilunlar yerlemek iin yeni bir yer aramaya baladlar. Birok
zorluk yaadktan sonra krlar yeil, sakin sakin akan nehirleri mavi. dalar orman
zengini bir lkeye geldiler. Ama bu lke bo deildi. Ona Panon ya diyen Romallara
aitti.
Hunlarn en cesuru, gen bir prens olan Atila idi: onu kral yaptlar. Atila, da-
ha pek ok toprak ald ve halkn demir yumrukla ynetti. ki olu Csaba ve Ala-
dar'la birlikle yaayan kars lnce. Roma mparatorundan kzn e olarak ve m-
paratorluun yarsn da eyiz olarak ekinmeden istedi.
Sonunda Kaalaun'da karlatlar. Hunlarn hafif svarileri. Roma ordusunu,
demir zrhl saflarn sert darbelerle paralayarak, fkeli bir b o r l u m gibi yukardan
aaya sprverdilcr. (...) Sakin akan nehirler kan rmaklarna dnt. "Tanrnn
Krbac" krld. (...) Ruhen yalanm olan Atila. ksa sre sonra ld.
Sonra. olu Csaba, en gl adamlarn alp uzak Asya'ya... Macarlara dnme-
ye karar verdi. Halkn loplad. "Tehlikede olduunuz./.aman l veya diri yardmn-
za geleceiz" diye sz verdi.
O gidince, grlmemi byklkle bir ordu Ilmlarn zerine yrd. Acmasz
savalardan oluan ok sayda birlik, tahkimatlarn gerisine ekilmek zorunda b-
rakld. Ilunlar diz kp Csaba'va yalvardlar. Onlara, bir gk grlemesi; uzun, de-
rin srekli arlan bir gk grlemesi yant verdi. (...) Yldzlarn arasnda, kvlcmlar
saan beyaz bir izgi, gk kua gibi bir kemer oluturarak grnd. Binlerce ada-
mn parlak kllar ve sava naralar ve binlerce aln toynak krts arasnda Csa-
ba ve savalar, dehete dm dman yararak aa szldler.
Csaba ve onun ruh dolu olan ordusu M acarlara, bu gzel topraklarmzda kar-
deleriyle yeniden birlemede yol gstermek zere son bir kez geri dnd. Ama kvl-
cmlar saan hava-yolu, "savalarn hava-yolu" sonsuza kadar orada kald." 1
Halk hikyeleri, kolektif bellein hazineleridir. Elenmek iin oluturulur; ama
kabile kimliini de destekler. Htnlarn ve Macarlarn Macaristan'daki maceralarnn
arasnda be yz yl vardr. Ama Macarlar, atalarna ve yolda gmenlere hl ilgi
duyarlar. Gnmzde, bir Macar ailesinden bakas, oluna Auila adn koymaya-
caktr.

Teknolojik adan Demir a tarmnn srekli hareket halinde olmaktan ok


hep ayn toprak parasn ekmeye dnm olduu bir noktaya ulatn be-
lirtmekte yarar vardr. Barbarlar sadece gne altnda bir macera deil, kk sa-
labilecekleri bir yer aramlardr.
Avrupa yarmadas halklar, etnik adan ok deiken balantlara sahip
olmulardr. Ancak baz ekincelerle birlikte, Hint-Avrupa unsurunun, birinci
bin yln ilk yansnda oktan hkim hale geldii sylenebilir. Avrupa'da yaa-
yanlarn ounluu kken olarak Latin veya Helen olmadklar halde, Batda-
kiler toptan Latinletirilmi, Doudakilerse toptan Helenletirilmitir. Baz
dikkate deer istisnalar dnda barbar gmenler, teki Hint-Avrupa ailelerin-
den birine mensupturlar (Bkz. Ek 111, s. 1 2 9 2 - 1 2 9 3 ) .
Gmenler dnda Hint-Avrupal olmayanlara, Ural-Fn grubu yeler; s-
panya'nn asl Iber kabilelerinden grupuklar; talya'nn uzak kesimlerindeki
Latin-ncesi nfustan kalanlar ve Balkanlardaki llliryahlar, Trakyallar ve
Trakyallar arasndan asimile olmam unsurlar dahildir. Yahudiler, Akde-
niz'in btn byk kentlerine dalmlardr. Ural-Fn grubu halklar zaten
kendi tamamlayc paralarna ayrlmlardr. Finler, yani Su oma ai nen, Sibir-
ya'daki hareket noktalarndan yar-arktik tayga boyunca g etmiler, daha
sonra Rusya'nn kalbi olacak olan Baltk'n sonu ile yukar Volga arasndaki
topraklar igal etmilerdir. Etnik olarak hem Hunlarla hem Macarlarla ve e-
remisler, Mordvinler, Permiyanlar, Vogullar, Ostyaklar gibi, Ural blgesinin
gerisindeki birok kk grupla ilikilidirler. Uzaktan da olsa Trklerin, Mo-
ollarn ve Tatarlarn dahil olduu Altay grubu ile de akrabadrlar. Komular
Laplar, zaten kutup ren geykleryle yaptklar bitmez tkenmez yolculuklany-
la meguldrler. Laplar kendilerine "Sameh" derdi; ama Kuzey uluslaryla ka-
rtrdklarndan onlara Finli demilerdir. sve'in Finnmark ili (Fin ucu) ad-
n bu kartrmadan almtr.
Kafkasya'da paralanm dier iki ayr halk grubu, ok az bilinen balan-
tlara sahiptir. Kuzey Kafkasyallar Abazlar, eenler ve Avarlardan, gney
Kafkasyallar ise Lazlar, Mingreller ve Grclerden olumaktadrlar. Ruslat-
rlm ad Nikolay Yakoveli Marr ( 1 8 6 4 - 1 9 3 4 ) olan isko kkenli amatr bir
dilci, bu Kafkasya dillerini Bask, Etrsk ve eski ibrani dillerine, buradan da
Avrupa'nn btn kayp enik ularna balayan bir kuram gelitirmitir. Ne
yazk ki, Grclerin en bynce (Stalin, e.n.) korunmasna ramen Marr'tn
teorisi byk lde rtlmtr.
Asya gebeleri, yazl tarihin byk blmne yaylm dalgalar halinde
Avrupa Yarmadasna nfuz etmilerdir. MS beinci yzylda ortaya kan
Hunlar, ayn steplerde a koturan ilk gebe airetlerin, zellikle de Batlam-
yus'u MS ikinci yzylda Step lkelerinin efendileri olduklarn belirttii eski
skitler ve Iran Sarmallarnn ardllar; hepsi de orta Avrupa'ya ulam olan
Avarlarn, Macarlarn ve Moollarn nclleridirler. Dier gebeler, haeraket-
lerini Karadeniz evresiyle snrlamlardr, Trki Bulgarlarn bir kolu, orta
Volga blgesinde bir krallk kurmutur. Bir baka kol, MS yedinci yzylda
Tuna'nm denize dkld yerin yaknna yerlemitir. Hazarlar, Bulgarlarn
izinden giderek Kafkasya'nn kuzeyinden Dinyester'e uzanan bir krallk kur-
mular; Peeneklerse, Hazarlarn dmen suyunda Balkanlara ilerlemilerdir.
Peeneklerden sonra Karadeniz steplerinde Kumanlar da bir baka ksa mr-
l devlet kurmulardr. ingeneler veya "Roman"lar, Avrupa'ya on birinci
yzylda Hindistan'dan gelmilerdir. Trklerin bir kolu, hemen hemen ayn
dnemde Kafkasya snrn am; ana kol ise Balkanlar on drdnc yzylda
relhetmitir.
Hin-Avrupah olmayan btn bu halklarn ok az kalc izler brakm-
lardr. Basklar ve Maltallar, yzyllar, hibir komularnnkiyle ilgisi olmayan
diller konuarak geirmilerdir. Museviler de kendi ayr kimliklerini korumu-
lardr. Baltk blgesinde Finler ve Esonyallar, "Hungaria"da Macarlar, mo-
dern uluslar olmay baarmlardr. Laplar hl ren geyii takip etmektedirler.
Tatarlar, Moollarn son torunlar. Krm'daki yeni snr d etmelere ramen
Volga boyundaki "Taarista"da ayakla kalmlardr. ingeneler hl Avru-
pa'nn her yannda vardrlar. Biiyfc bir imparatorluu kuran ve kaybeden Trk-
ler, Avmpa'da, stanbul'un yakn evresinde gvenilmez, tehlikeli, bakasnn ka-
rarma tabi, ayak basacak kadar bir yer tutmulardr. Balkan Bulgarlar Slav
dnyasyla yle zdelemilerdir K 1980'lerde, komnist rejim, Trk aznl
"gerek Trk" deil, "Trklc(irilmi Slav" olduklar gerekesiyle baskya tabi
tutmutur. Bulgar grevliler tutarl olsayd, Bulgarlarn luumn de "gerek
Slav" dei, "Slavlatnlm Trkler" olduklar gerekesiyle loptan kovulmalarn
tavsiye etmeli gerekecekti [GAGAUZ.
Vurgulamak gerekir ki, "Hint-Avrupah" deyimi, zorunlu olarak bir dil
grubuna, sadece bu dilleri kendi ana dilleri olarak kullanan halklarla snrl
olarak atfta bulunmaktadr. Bu gruba dahil btn dilleri, 5 0 0 0 yl nce Avras-
ya'da bir yerlerde konuulan ortak bir proto Hint-Avrupa diline balamak
mmkndr. O tarihten bu yana bu dil grubu, zlanda'dan Seylan'a uzanan ge-
ni bir blgeye ve modern smrgeletirme yoluyla da dnyann btn ktala-
rna yaylmtr. "Dillerin, insan soyunun en deerli serveti olduu" sylenir:
Hint-Avrupallarn da, insanlk tarihinin en nemli dil topluluklarndan biri
olduundan kuku duyulamaz 5 (Bkz. Ek li, s. 1292).
Ancak asl sorun, dil miraslar dnda Hindo-Avrupallarn ortak yanlar-
nn ne olduunu belirlemektir. Dilin mutlaka tkla balantl olduu yolundaki
eski dnce nemini yitirmitir. Diller, rksal bir gruptan tekine kolayca ak-
tarlabilir. Belli bir sreden beri, insanlarn "ana dilleri"yle rksal kkenleri ara-
snda karlkl ilikiye hi ihtiya duyulmamaktadr. (Bu durum, ngilizcenin
milyonlarca Afro-Amerikal ve Afro-Karayibli tarafndan kabul edildii Ingiliz-
ce-konuan dnya rneiyle kolayca kantlanabilir.) Avrasya zelinde, esmer
tenli "Hini" unsurun mu kendi dilini daha ak tenli "Avrupal" komularna
verdii, yoksa tam tersinin mi sz konusu olduu ya da ikisinin de bu dili bir
nc taraftan m ald elbette belli deildir. Afganistan'da, btn Hint-
Avrupallarn oradan ktna dair bir inan vardr. Ayn nedenle, gerekten
varsa bile "Avrupal", "Kafkasyal" veya "Ari" denilen rk gruplar, Hint-Avrupa
dilleriyle uyumaz. rnein Trklerin ou, rk olarak Kafkasyallara benzer,
ama dilleri bakmnda kesinlikle Avrupal deildirler [KAFKASYA],
Kukusuz, tarihi dnemler iinde Avrupa halklarna uygulandnda, rk
safl balang noktas deildir. Roma mparatorluunda, Kuzey Afrikal zen-
cilerle Ban Asyal Samiler youn olarak birbirine karmtr. Barbar kabileler
genetik stoklarn hep tutsak kadnlardan ve mahkmlardan aldklaryla yeni-
lemilerdir. rlanda veya skandinavya'ya yaplacak bir ziyaret, rk tiplerinin
d rn olmadn gsterebilir, ama dil, kltr ve politika, rktan ok etni-
stenin belirleyicileri olmutur. Gerek, hangi uzunlukta olursa olsun belli bir
sre birlikte yaayan kabilesel veya sosyal gruplarn, ortak bir dil kabul etme-
leri gerektiidir. Ayn gerek, sk sk, kimlik duygusunu korumak iin elez-
letirmeye kar resmi veya gayr resmi engeller oluturacaktr. yeliin, din-
sel tabularn arka kt akrabalk llyle tanmland baz durumlarda,
melezlemenin cezas kovulma olabilir. Bu yolla, dil ve akrabalk birlikte yol
alr.
Hint-Avrupallarn kuzey ovalanndaki ncs Kekler, Romallar dne-
minde batya doru hayli ilerlemilerdir. En ileri arkeolojik kltrlerden baz-
larn onlar kurmulardr (Bkz. s. 105). Metal ileme sanatnn yaylmasna
katkda bulunmulardr; demir silahlar konusundaki zenginlikleri arpc ge-
limelerini ok iyi aklayabilir. Kekler, Roma'ya M 3 9 0 ylnda, Yunanis-
tan'a M 2 7 9 ylnda, kurbanlarn, iri gvdeleri, kzl salar ve vahi yarad-
llar, iren kafa avcl alkanlklaryla korkutarak saldrmlardr. M
ikinci yzyln son yirmi ylnda Galya ve spanya'da, Ttonlarn yardmyla
Jutland'dan ayrlan Cimbri birliinin iinde. Konsl Marius tarafndan yakala-
nncaya kadar ok byk ykma yol amlardr. Tlonlar Campo Putridi'de
(Bkz. s. 108) yok eden Marius, Cimbri'leri de Campi Raudi'de M 101'de yok
etmitir. Ancak bir iki aksilik, ak durdurmamtr. Kelt kkenli Bohemiler
"Bohemya"da bilinmektedir. teki Keltler, zorla Kuzey talya'ya yerletirilmi-
ler, bylece Cisalpin Galyas (Gney Alpler Galyas) oluturulmutur, n l a r
da lkenin tamamn Alplerin batsndan kuzey batsna igal ederek Transal-
pin Galyasn kurmulardr. Baka yerlerle birlikte Galiya'y da yaratarak Pi-
reneleri amlar ve Ren blgesine girmilerdir. M sekizinci yzylda kydan
uzak adalar zapt ederek "Britanya" Adalar'n zaten oktan kurmulardr.
Dolaysyla, Roma lejyonlarnn Bat Avrupa'nn byk blmn fethet-
tii Cumhuriyet dneminde, yerel direni Keklerden gelmitir. mparatorluk
dneminde Roma! la trl m spanya'da Iberyal Keklerin, Galya'da Galyal
Romallarn, Britanya'da Britanyal Romallarn demografik stounun temelini
oluturmulardr. Kelt kabile adlarnn ou, gnmzde Kelt balantlarn
tamamen yitirmi yerlerde bile grlebilir: Boii (Bohemya), Belgae (Belika),
Helvetii (svire), Treveri (Trer), Parisi (Paris), Rcdones (Rennes), Dummonii
(Devon), Cantiaci ( K e m ) , Brigantes (Brigsteer),,. Zamanla birok blgede Ger-
manik halklarn yeni aknlarna urasalar da, uzak kuzey batda, rlanda'da
"Britanya'nn Kek Saa"nda, Bat Iskoya'da, Galler'de ve Cornwall'de kalc
mstahkem mevkilerini oluturmulardr, MS drdnc yzylda Anglosak-
sonlarn basks zerine, Kekler Cornwall'den gp "Finiserre"ye geerek
Brtanya'y oluturmulardr. Gnmze kadar gelen alt Kelt dilinden
Goidelic veya Q - K e k e grubuna, de Brythonic veya P-Kehe grubuna gi-
rer. Cymru am bytll Keklerin bir kolu Anadolu'ya hareket etmitir. Aziz Pau-
lus, MS 52 ylnda bu "Dounun Galyahlar"n ziyaret ettii zaman, "Ey lgn
Galatlar" diye hayret ve fkeyle sylenmekten kendini alamamtr (Gal. 3: 1).
U yz yl sonra, Trier'den gelen Aziz Hieronymus, Galatlarn, kendi memle-
keti olan Rlineland'daki Galyallarla z olarak ayn dili konutuunu drste
belirtmitir ITR1STAN],
Germen halklar. Roma dneminin muhtemelen en byk barbar toplulu-
udur. lk olarak skandinavya'nn gneyinde grlen Germenler, o zaman-
dan beri bu ad tayan topraklara, youn biimde yerlemeye baladklar M
90 ylnda Posidonius tarafndan Cermani olarak adlandrlmlardr. Batda
Keklerle karmlar, bylece Cimbri ve Ttonlar gibi kabileler, farkl biimde
Kek, Germen veya Germenlemi Kek adn almlardr. Douda Slavlarla ka-
rmlar, bylece Tacitus'un szn ettii kabilelerin, rnein Venedi'lerin
Slav Wendler mi, Germen Vandaller mi yoksa Germenletirilmi Slavlar m ol-
duu tartmas alevlenmitir.
Germen halklar genellikle gruba ayrlmaktadr, a) skandinavya gru-
bu, sonraki Danimarka, sve, Norve ve zlanda topluluklarn dourmutur,
b) Kuzey Denizi kylarna yerleen Bat Germen gruplar, Batavlar, Frizler,
Alamanlar, Jtler, Angllar ve Saksonlar'dr; Hollandallarn (Felemenklerin),
Flamanlarn, ngilizlerin, oval sko topluluklarnn ve ksmen Franszlarn
ilk atalardr, c) Elbe Nehrinin dousundaki Dou Germen gruplar: Savabyal-
lar, Lombardlar, Burgondlar, Vandaller, Gepidler, Alanlar ve Gotlar'dan olu-
mutur. Kuzey ovalarnda grlen kabile trafii skklnn sorumlusu b-
yk lde onlardr ve Bat Roma mparatorluunun yaad bunalmn ba
aktrleri arasndadrlar [FUTHARK].
Tacitus'un Gamama adl eseri, Germen kabilelerinin geleneklerinin, sos-
yal yaplarnn ve dinlerinin, ayrntlaryla bugne ulamalarn salamtr.
Bronz a'ndan beri Akdeniz dnyas ile ticari ilikileri vardr ve Roma'n
tarm yntemlerini, hatta baclm benimsemilerdir. Klanlar, akrabalkla
birlemitir ve savalarn oluturduu demokratik bir meclis olan [DING],
yani "ey" ile birlikte ynetilmilerdir. Dinin temeli, bereket tanrlar Njords
(Nerhus) ve Freyr, bynn efendisi ve sava tanrs Wodin (Odin) ve ifti-
leri devlere, perilere ve her trl ktle kar koruyan Thor'dr (Donar).
Genellikle Kral unvann alan sava nderleri, hem askeri hem dini ilevleri
birletirdikleri iin papazlk sz konusu deildir. Gotlar erken bir dnemde
Aryanizmi kabul etmi olsalar da genel olarak Hristiyanla uzun sre diren-
milerdir.

TRISTAN

CORNU'Abb'DK. Povvey'in 3.2 km. kuzeyinde. Vlenabilly'de yolun kenarnda, yakla-


k yedi ayak (2.13 m.) yksekliinde yukar doru incelen bir stun, onun zerinde
de Roma harfleriyle altnc yzyldan kalma bir yant vardr: "DKUSTANS IIIC. IACIT
CUNOMORI K b i l S" (Burada Ouonimorits'un olu Trisian (veya Tristram) yatyor."
Hemen yaknda, toprak bir Demir a kalesi. Castle Bor vardr. evresinde yaplan
kazlar, ortaan ilk dnemlerinde yeniden igal ediliinin kantlarn ortaya kart-
mtr. Komu Lantyan iftlii. uonimorius denilen "Kral Vlark"n saray hancien'in
orada bulunduunu anmsatmakladr. Hepsi de sonraki metinlerde geen adlara sa-
hip M o / r s f t v e y a Morrois Orman, Uursuz Vlalpas Geidi, TrGvvyn malikanesi veya
l.o Blanche l,an<1o (Beyaz f u n d a l k ) ve Sl. Sampson-in-GolaU manastr hep bu ev-
rededir. Mezar tann tarihi Tristan'a ait olduundan kukulanmak iin ok az ne-
den vardr. 1
Nianeye gre kayp hyonesse lkesinin prensi Trisian, akrabas Kral Mark'la
evlenmesi iin terk ettii rlanda prensesi Isol.'a lgnca ktr. Gizli bir ak iksiriy-
le alevlenen tutkular, onlar mr boyu yasak bulumalar ve kaamaklara m a h k m
etmitir. Bu yasak iliki. Trstan. Kral'n zehirli mzravla yaralanp lnce ve Isoll,
son sevimelerinde kendim lme alnca biter.
Ru trajik Keli ak yks, yzyllar sonra bltin Avrupa'da saray romanslarn-
da uyakl hale getirilmitir. lk l'ranszca para, Kilhardl'n Ren Almancasyla yazd-
eser gibi 1170 tarihlidir. Gol'ried vo Srassburg'u yazd tamam Almanca
olan versiyon (tahminen 1200 yl) VVagner'in operasnn librettosunun temel kayna-
olmutur, fisk Provanee Kranszcas ve eski ngilizce versiyonlar zaten vardr. Sir
T h o m a s M a l o r y ' m n on beinci yzylda yazd Mnric /)'\rlint: " A r i h r ' u n l m " .
Franszca dzyaz k'oman de Trisum. " T r s l a n ' m Roman" gibi. T r i s i a n ' n y k s n
k r a l A r t l u r ' u n k i n e balar. Franszca v e r s i y o n u n muhteem m i n y a t r l e r l e ssl bir
kopyas. Vienna VIS Codex 2 5 3 7 kodu altnda A v u s t u r y a Lltsal Klphanesi'ndc
b u l u n m a k t a d r . 2 T r i s i a n ' n on altnc yzylda yazlan ve i m d i Foznan'da saklanan
Beyaz Rusya versiyonu, dind Beyaz Rusya edebiyatnn ilk rneini o l u t u r u r . 3 (1
zamana kadar, hikye zaten 1.000 yana ulamtr:

"Ve sura Sir Tristan hemen denize ald ve l,a beyle Isnul... kamaralarmla susadkla-
rn fark ettiler ve kl.k alln bir kase gnller, iindeki giizel bir arala lenayord.
(...) Gildler, neelendiler, rala, ratat birbirlerine arap iirdiler. (...) Ama iki bedenle-
rine yaylnca, birbirlerini n kadar .sevdiler ki, e mutluluklar ne kederleri li bilme-
di..." 4

A r t h u r epik i i r l e r i n i n nemli s i m a l a r tpk T r i s t a n gibi tarihsel bir m u a m m a olarak


d u r m a k t a d r . Birok bilim a d a m . Kral A r i h r ' u n . "gemiin ve gelecein k r a l f n n .
Anglosakson isi ilaclarnn gel-gi. dalgalarna kar savaan bir Hristiyan ngiliz as-
keri d i k t a t r olmas gerektii kansndadr. Ama kimse onu l a m olarak tann kya-
mamtr. Sekizinci yzyl v a k a n i i v s l i Nennius, A r t h u r ' a yani Saksonlar "Badon Da-
g f ' n d a yok eden n/.v hclhr.m demitir. Gal k a y n a k l a r ona amhcradanr yan
" i m p a r a l o r " demilerdir. M o n m o u t h ' l u GoelTrev. o n u n Cornvvall aklarndaki. Tina-
gel adasnn heylelli kalesinde d o d u u n u ve Glastonbtry'de Kutsal (iral trbesi-
nin yannda ldn sylemitir. TinLagel'degc bir Roman m a n a s t r n d a inzivaya
ekilmi bir topluluk o r t a y a karan modern a r k e o l o g Cornvvall iddialarn glen-
d i r m i i r. Ama bir baka alma A r t l u r ' u , bir Gal liderine. Ba D r a g o n u n olu.
(ivvynedd ve l'ovvylerin Kral, ayn zamanda "Ay" diye tannan \e MS .V20 ylnda
len IKvai Ddantgvvain'e b a l a m a k t a d r . 5 Tam tersi bir baka gri. ( A r i h r ' u n
doduu yer olan) C a d b u r y Kalesindek tepe b u r c u n u A r i h r ' u n Ganeiol'iak sara-
yyla deitirirken, oldii yerin ise Glastolury deil " A v a l o n " olduunu savun-
m a k l a d r . i 2 7 B ' d e Kral I. Fdvvard Glasl.onbry'deki bir mezarn almasn enre-
n. bir savayla bir kadnn a p k a l a r n bulmu, onlar A r t h u r ve G u m c v c r e ' d c n
kalanlar olarak kabul etmii ir. Vlezarn zerindeki i m d i k a y b o l m u hala. IIIC IV
CKT S K I ' L I J K S IMC,1,1 Tl. S RFX \ R T t . R I I S IN I N S l l.A AVAI.ONIAF. " B u r a d a Avalon
Adas'ndak nl K r a l \ r l h r g o n l d r " yaztnn bulunduu sylenil'. 6
Antik efsaneler amalarn d u r m a d a n yenilerler. Tpk o r t a a ngiltere Aglo-
n o r m a n k r a l l a r n n kendilerim fethedilen topran Sakso (incesi yneticilerine ba-
l a m a k t a n holanmalar gibi. V i e l e n a d o n e m i r o m a n t i k l e r i de modern B r i t a n y a birli-
i d u y g u s u n u Antik Brlolann kaderini dnerek l a k v i y e etmek ilemilerdir.
l,ord \ l f r e d Tennyson fl!i()l-)-iJ)<}2). airi azam olarak krk k yl: ok beenilen ve
ok alay edilen bir A r t h u r destan olan K r a l dilleri adl esen iin elli be yl harca-
mtr. Kser. manevilikle maddecilik a r a s n d a k i sonsuz mcadeleyi anini an uzun bir
allegoridr:
Onlarn kurklar
ekillerden dala huyik sal>ah glgeleri
Onlar yere seren, onei'dc siden e karanlklar degl
Batdaki savacn karanlklar
lln \lre ve klsnl llerin g i t t i i " '

C e r m e n topluluklar btn imparatorluk donemi boyunca hareket halinde ol-


mulardr. Got Federasyonu, konaklama yerini, ana g akmna kar yavaa
gney douya srklenerek MS ikinci yzylda aa Vistl'de brakmtr. ki
yz yl sonra T u n a deltasnn kuzeyinde Karadeniz kysna Vizigotlar yerle-
mitir. Ostrogotlar daha douya, Krma ve Dinyeper steplerine, ilerleyen
Hunlarn tehlikeli biimde yaknma kadar uzanmlardr. Drdnc yzylda,
baz Frank kabileleri imparatorluk/oedntrti'si olarak imparatorlua davet edil-
miler ve Ren savunmasyla grevlendirilmilerdir.
Slavonik halklar, Germen komularn arkadan iddetle sktrmlardr.
Roma imparaorluguyla ok az ilikileri olduu iin, S l a v o n l a n n tarih ncesi
hakknda ok az belge vardr ve birok modern esinlenmeye k o n u olmular-
dr. Eski "Slav vatan" genellikle sabit bir hazne olarak grlmtr. Bu vata-
nn ab original, daha douda, Karpat dalarnn yamalarnda ormanlk bir
blgede olmas daha inandrc olduu halde, "asl yerli, asl yer" ekolne bal
Polonyal tarihiler, Oder ve Vistl nehirleri arasndaki topraklar olduunda
srar etmekledirler Batl tarihiler anlalmaz baz nedenlerle proto-Slavlar,
Pripet Bataklklarnn ortasndaki en kt ve en rahatsz yerlere srmekten
holanmaktadrlar. Snrlar ne olursa olsun, Slavonlarn anavatan, tarihnce-
sinin ana yolunun stndedir. Her gebe aknnda istila edilmi ve m u h t e m e -
len hkimiyet altna alnm olsa gerektir. Ban Neisse zerinde Witaszkowo'da
btn hazineleriyle gmlm bir skit kabile reisi bulunmutur. Sarmatyal-
larn anlar 2 0 0 0 yldr yaamaktadr, yleyse Polonyal soylular da Sarnatya
soyundan geldiklerini ileri sreceklerdir [ C R U X ] , G eden Gotlar ve Gepid-
ler. bilinmeyen uursuz bir etkiyle yavaa gemie srklenmilerdir. Hunla-
rn MS beinci yzyldaki geii, bir Anglosakson iirindeki, "keskin kllary-
la Hraede'nin, Wistla orman yaknndaki Aetla halkna kar eski yerlerini
nasl savunmas gerektiini" anlatan bir d krkl deyimi olan Widsith, d-
nda ok az iz brakmtr.'' Hunlarn halefi Avarlar, tarihi kaytlara ilk kez al-
tnc yzyl Bizans kaynaklarndan giren, bir tr Slav-Avar konfederasyonu
kurmulardr.
Proto-Slavonca dilinin, birinci bin yln ortasnda esas glerin balamas-
na kadar ciddi bir deiim geirip geirmedii tartmaldr. Elimizde sadece
bilginlerin incelemelerinden salanan bilgiler vardr. Yunanca ve Latince gibi
bu dil de bolca karmak ad ve fiil ekimleri ve serbest s z c k dizimiyle dik-
kat ekmektedir. Slavon kabilelerinin, kabile reisinin b t n akrabalarnn kor-
k u n bir ataerkil disiplin iinde birlikte yaad tipik bir sosyal k u r u m u .
[ZADRUGA] yani "birleik aile"yi gelitirdikleri genellikle kabul edilmekte-
dir. Triglav, yani Bal Tanr, Svarog, yani Gnei Douran ve Perun, yani
Gk Grlts Tanrs gibi birok tanrya tapnlardr. Bog'dan (Tanr), ta)'a
(cennet) kadar dinle ilgili szcklerinin ounun Sarmat-lran kkenli olmas
hayli ilgintir; tpk ilkel teknolojiyle ilgili birok szcn, rnein dacit
(Lehe at) veya plug (Rusa karasaban) Germence kkenli olmas gibi. Tec-
rit edilmi olmalarna ramen, komularyla ilikilerinden aka yararlanm-
lardr (Bkz. Ek 111, s. 1283).
Slavlarn, "Procopius ve mparator Marius'un tankl"ndaki iirsellie
biraz aykr derek derlenen aadaki tanmnda, Batl tarihilerin yetersiz
kaynaklarnn ve kukuculuunun izini, grmek mmkndr;

"Slavonyallar tek bir orak dil kullanmlardr. (Bu dil kaba ve dzensizdir.) Es-
mer Tatardan ayrlan ve grnnn, mensubu olmad grkemli Germen en-
damna ve hos lenine benzeyiiyle tannmlardr. Rusya ve Polonya eyaletleri
topraklarnda drt bin alt yz ky yaylmtr ve kulbeieri kaba keresteden s-
tunkru atlvermitir. (...) Dalkavuktuk etmeyeceksek, bunlar belki kunduzun
mimarlgyla karlatrabiliriz. (...)
"Topran verimlilii, o k sayda Slavonya kylsne, topra ileyenlerin
emeinden daha fazlasn salad. ( . . . ) Ama akdar ve " p a n i k " ektikleri toprak, on-
lara ekrek yerine kaba ve daha az besleyici bir yiyecek verdi. Yce Tanr diye, g-
rnmeyen bir gk grlts efendisine taptlar...
Slavonyallar (Slavlar), bir despota itaat etmeye tenezzl etmediler. Ynetici-
ye itaat yaa ve yiitlie gnlill bir sayg kabul edildi; ama her kabile veya ky
ayr bir cumhuriyet olarak var oldu ve hibirinin bask altnda olmadna inan-
malar gerekiyordu. (...) Yaya ve hemen hemen plak savatlar. (...) Yzdler,
daldlar, kutsanm kamlardan hava alarak suyun altnda kaldlar. Ama bunlar
casuslarn ve gruptan ayr denlerin baarsyd. Slavonyallar iinse, askerlik sa-
nal bir bilinmeyendi. Adlan ve fetihleri bilinmiyordu."^

FUTHARK

"KBRT p iaretleri" (njncs). Vikngler iarafndan kullanlan ve ilk alt harfi rlola-
ysiyle T r f f t a r t " olarak bilinen bir alfabenin temelini oluturur. Bu iareler, tahta-
ya veya taa, uzun ylankavi yazlar eklinde keski kalemiyle kaznrd. ler biri on
alt temel iaretten oluan iki ana tr vard: Ortak veya Danimarka Fuharkvc Is-
ve,-Norve Fuhatr.

Orta sve'le ve Danimarka'da ok sayda rnk yazt bulunmutur. Bu yaztlar


yolculuklar, hukuki anlamalar, lmleri, bazen skandinav halk iiri beyileri ha-
linde anlatr. Kzcy Norve'teki Troon'da bulunan bir gmii kolye, gmn nasl
kazanldn yle anlatmaktadr:

Korum drengia Krislads a vii Krizya topraklarna inik

ok vigs fnun ver skiptm Ve hz sav a yamalarn paylaanlarz

Sodermanland'dak Gripsholm'de: bir anne bir Akdeniz seferinde len oullar


Ingmar ve Harald'a at yakmaktadr:

peir loru drendi la tiarri clguHi

ok a uslarla a r n e g a f u

dou sunarla a S e r t la udi

Alm uruna yollara der adamlar gibi.

Douda kartala ziyafeti ekiler,

Ve gneyde Serklaml'da ldler

stanbul'daki Ayasofya'nn bir salonunda da rik yazlar vardr; San Marco


aslanlarnn rnik yazlar Atina'dan Venedik'e getirilmitir, 1
Ancak Rnik alfabe sadece yaz iin kullanlmamtr. Vikinglerin V1S 350'den
kalma on alt iaretli Fttharki. Bronz a'ndan itibaren by yaparak gelecei oku-
mak amacyla kullanlan ok daha yaygn llallrisningar. yani "Rin llaznesi"ndct
ksaltlarak a l n m n 2 :

Tacius. Gcrmania adl eserinde hinlerin okunmasn yle anlatr:

"Bir meyve aacndan bir dal krarlar ve onu uzun paralar halinde dilimlerler: Ilmlar-

dan baz rinleri (pleri) ayrr ve talih onlar yakalasn diye beyaz lr kuman zerine

atarlar. Sonra dev ki rahibi... veya ailenin babas... tanrlara dua ellikten sonra plerin

iinii ayn anda alr vr zerlerine kaznm iaretlerin anlamn o k u r . " 3

Dalla sonraki dnemlerde, birok eit arasnda Anglosakson ngilterestnde bulunan


oltz iaretli seriyle. Almanca konuulan yerlerde bulunan on sekiz iaretli Arman
Kimleri ok yaygnlamtr (Bkz. Kk III. s. 1294-1290).
Oham veya Ogams. skandinav rnlerinin. zellikle rlanda'da hem yaz hem
by amacyla kullanlan Keli benzerleridir. Her iaret, yatay veya yana yatk c-
m e l - i z g i y k e e n b a s i l d i k e y u b u k l a r d a n o l u u r . l e r b i n . tur afia v e a a c n a d n a
karlk b i r h a r f i , a m a a y n z a m a n d a , ses b e n z e m e s i y o l u y l a k u l a r , h a y v a n l a r ,
r e n k l e r , yln belli d n e m l e r i v e h a f t a n n g n l e r i n i t e m s i l e d e r :

\ v r u p a tn k e n d i n e o z g u y a z s i s t e m l e r i , ok t a n r l elinin z o r u n l u Dr e k l e m i i -
d i r . O g a m v e R l e r d e k k e n l e r i n i . K u z e y lialgi v e K i r s k a l f a b e s i g i b i . I i i l i i n b i l g i
v e a l g l a m a n n m e r k e z i n i d o a n n k u t s a l l n n o l u t u r d u u z a m a n l a r d a n alr Hatta
b u n l a r l a b i r l i k l e o l a n b i l g i v e b y n n pek og. k l a s i k v e H r i s t i y a n u y g a r l n geli-
inden sonra da yaamtr.4

B a l l k h a l k l a r o s r a l a r d a hl b y k b i r tecrit d u r u m u y a a m a k t a d r l a r , Vis-
ll d e l t a s n n d o u s u n d a k i Prusyallar, N i e m e n v a d i s i n d e k i L i t v a n y a l l a r v e
D v i n a ' n n b a t s n d a k i L e t l e r , b i l i m a d a m l a r n n e n a z g e l i m i o l a r a k k a b u l et-
t i k l e r i dilleri k o n u m a k t a d r l a r . B i r z a m a n l a r , hatal o l a r a k , b u n l a r d a Slav-
c a ' n n b i r b l m k a b u l e d i l i y o r l a r d ; a m a i m d i p r o t o H i n t - A v r u p a l l a r a ya-
kn, hatta Sanskriteden de yakn olduklarna karar verilmitir. Btn Hint-
A v r u p a - h l a r gibi B a l l a r n d a t a r i h n c e s i n i n b i r a n n d a D o u d a n g e l m i o l m a -
lar i h t i m a l i o k y k s e k t i r ; a m a Baltlarn h a r e k e t l e r i ( d a h a s o n r a n e r e l e r e gi-
d i p g e l d i k l e r i ) k o n u s u n d a h i b i r ey b i l i n m e m e k t e d i r . S o n B u z C a n n b u z u l -
la e n k a z z e r i n e y e r l e m i l e r v e o r a d a k o y u a m l a r v e d o n u k r p e r t i l e r
i i n d e k i g l l e r a r a s n d a y a a m l a r d r , i n s a n l a r n geli g i d i d a l g a l a n i k i n c i bin
yln ilk y a r s n d a ters y n e d n n c e y e k a d a r F i n l e r v e E s t o n y a l l a r gibi, k e n -
d i l e r i y l e ba b a a k a l d k l a r a n l a l m a k t a d r [ L E T U V A ] .

LlETUVA

UTVANVN dilinin "btn llint-Avrupa dillen arasnda en arkaik dil" olduunu1 veya
" a r k a i k f o r m l a r n t e k i a d a l l i n t - A v r u p a d i l l e r i n d e n d a h a iyi k o r u d u u n u " 2 ka-
b u l e t m e y e c e k o t o r i t e y o k t u r . K a r i B r u g m a n ' n Grundriss a d l a l m a s n n , y a n i
karlatrmal I lindo-(iermcn dilleri taslann 1897'de y a y m l a n m a s n d a n bu yana
bilvanya dili Romantik eilimli eimolopstler arasnda favori olmutur.
l . i l v a n y a s z c k h a z n e s i n i n , h i b i r k l a s i k n i n t a n m a y a c a b i r s z c k l e r e-
kirdei ierdii dorudur: vyras ( a d a m ) , salic (gne), ugus (ate) kalha (lisan)...
I.t.vanya i k i l i o l d u u k a d a r o u l s a y l a n , b u r u n d a n gelen u z u n n l l e r i , y e d i l i i s i m
e k i m l e r i n i . I . a t n c e n i n k n e b e n z e m e y e n z a m a n l a r d a n . I'il e k i m l e r i n d e n , k i p l e r d e n
o l u a n bir f i i l s i s t e m i n i k o r u m u t u r . O l e y a n d a n L t v a n y a c a d a S l a v c a u n s u r l a r d a
! oktur. gatva "ho" (Rusa goltna). rauka " d " (Lehe rka)-. mk.stis "ku", y.icma
"k", snicgas "kar" (Lehe pUsy/'k, ama ve sn/c,?). Polonya dili Lehede de oul sa-
ylar. burun nlleri ve yedili ad ekimleri vardr. Llvanyaca (veya Kranszcann)
tersine, birok Slav dili cinsiyetsiz, formu yiirremr. Gerekte Lilvanyaca. esas
olarak Ballk ve Slav dil gruplarnn ter ksndek ortak ezelliklerle tanmlanmakla-
dr. Ulvanyaeann Sanskriienn yakn akrabas olduunu dnen d krklna
urar.
ler eve ramen Litvanyacann bugne kalm olmas dikkal ekicidir, Lilvan-
ya (rand Dkl'nn bkim srd uzun yzyllar boyuncu yerel bir kyl lehe-
si olarak kalm (I5kz. s. 420), yksek kiilLijr veya devlet dili olarak hi kullanlma-
mn'. Ruski veye "Ruhence" yazlm Ltvanya Kanunlar. Latineeye (1530) ve
l.eheyc (1531) evrilmilir. ama Livanyacaya evrilmemiir. Ancak VI. Mazvi-
das'n llmihalciliinin balamasyla birlikle Lilvanyaea da dini amalarla kullanl-
mtr. On dokuzuncu yzylda Rus eitimciler, Lilvanyacay Kiril alfabesiyle basma-
ya almlardr. Ama VVilno'nin (Vilnius) Polonyal piskoposlar, bu manevraya,
Llvanyacanm ilk eLiminin Roma alfabesiyle olmasn deslcklcycrck ve bylece Lil
vanyann Kalolisizme derin ballm imenlolayarak baaryla kar kovmulardr.
Bu da. aair dilcilerin bir yazl metni karsnda ok zorlanmalarna neden olmu-
utr

"ir agelas Ure |iems; "VcsihijnMius! Stay1"


Vpsakau iuns dids dzuugsma
lrs nsils vissiens zmotems," (Lkka 't I) 3

Batl geleneklere ramen, barbar glerinin bir btn olarak grlmesi gere-
kir. nk ne Germen halklarla, ne de Bat'daki Roma n hatyla snrl kal-
mlardr. Drdnc yzyln sonunda Ba'da ani bir tufan olarak ortaya kan
ey, aslnda corafi ve kronolojik olarak ok daha geni bir tiyatro oyununda-
ki tek bir rolden ibaretir.
Yaklaan tufann ilk iareti, MS 3 7 6 ylnda, Hunlarn sktrd Ostro-
golann mparator Valens'ten Moesya'ya yerleme izni istemeleri olmutur. Bir
ksmnn Tuna'y gemelerine isin verilmi, ama hem silahlarn hem ocukla-
rn teslim etmeleri istenmitir. ki yl sonra, MS 3 7 8 ylnda, Edirne'de (Hadri-
aopolis) mparatorun ldrld bir meydan savana girimiler, Golarn
mttefiki Sarmat Alanlarnn ar svari birlikleri sayesinde, yenilmez bilinen
Roma lejyonlar kesin bir yenilgiye uramtr. (Askeri tarihte, Sarmat tarz
mzrakl svari birlikleriyle ve onlarn ok byk tehizatlaryla yapt g
gsterisi, ortaa sava sanalnn en belirgin zelliklerinin ilk kez sergilenme-
sidir.) Drt yl sonra sra Vizigotlardadr. Krallar ve bakomutanlar Alarc,
Ostrogotlarn baarsna kaytsz kalamamtr. Kendine sus pay olarak magis-
ter militan illyricum unvan verilir. Ama otuz yllk macera dneminde impa-
ratorun verdii grev, onu nce Atina'y (MS 3 9 6 ) sonra Roma'y (MS 4 1 0 )
yamalamaktan alkoymamtr. Alaric'in fkesinin ak nedeni, Vizigotlarn
Noricum'a yerleme taleplerinin mparator tarafndan reddedilmesidir. Daha
sonra Afrika'ya gtrlmelerini ngren bir plan kabul etmitir. Ama mpara-
torun Cosenza'da lmesi, yine bir yn deiikliine neden olur. Alaric'in halefi
Athaulf, imparator Honorius'un tutsak vey kzyla evlenirken, (mpara-
tor'un) erkek kardei Wallia'ya da Vizigotlar Akitanya'ya yerletirmesi iin s-
re verilmitir. Toulouse'daki (Tolosa) Vizigot Krall, ksa mrl olmutur;
ama MS 507 ylndan bir sre sonra spanya'da, brakacaklar en uzun mrl
miraslarn (devletlerini) kurmak iin ktklar yolun balang noktasn da
oluturmutur.
Vizigotlarn fkesi, sonraki byk istilann da balangc olmutur.
Galya lejyonlar, Alaric'e kar Konstantinopolis'i savunmak iin geri ekilin-
ce, Ren garnizonu tehlikeli biimde zayflamtr. Burgondlar, aa yukar MS
4 0 0 ylnda Ren ve Main nehirlerinin kesitii blgeye gitme ansn yakala-
mlardr. Otuz yl sonra, Romal General Aetius'un meydan okumasyla kar-
lamlardr; nitekim generalin Hun ihtiyat kuvvetleri, Burgondlan srUp at-
mlardr. Ama Burgondlar MS 443 te, Lyon yaknlarna srekli olarak
yerlemek zere geri dnmlerdir, Burgonya Krall bundan sonra, nemli
Alp geitlerini kontrol eden Rhne ve Sane vadilerinde gelimesini srdr-
mtr [ N l B E L U N G j .
MS 4 0 6 yl Noel'inde byk bir gebe barbar aireti Coblenz yaknlarn-
da donmu Ren Nehrini geer. Vandaller, Suevler ve Alanlar Galya'ya dklr-
ler. Vadaller, Alaric'in Afrika'daki esas hedefine dolambal bir yoldan gider-
ler. Pireneleri MS 4 0 9 ylnda, Cebelitark Boazn MS 429 ylnda ve Kariaca
kentinin kaplarn MS 439 ylnda aarlar Ren'den itibaren 4 0 0 0 km.'lik yolu
otuz ylda tamamlamlardr. Kartaca'daki stlerinden denize alarak Bale-
ar Adalarn ve Sardinya Adasn ele geirirler. MS 4 5 5 ylnda Genseric'in ko-
mutasnda, Alaric'i taklit edip Roma'y yamalarlar. Afrika'daki Vandal krall-
, imparatorluk bir yzyl sonra kendini toparlayncaya kadar, bu blgenin en
byk gc olarak kalmtr. Vandaller, eski yol arkadalar olan Suevler ve
Alanlardan ispanya'da ayrlrlar. Suevler uzak kuzey batda, Galiya'da bir
krallk kurmular; batl Alanlar'sa Tajo vadisine gitmilerdir.

NIBELUNG

BURGONYA saray, beinci yzyla girerken onlarca yldr Ren Nehri zerindeki
Worms'da, eski r/7 as Lang/om/m'dadr. Kski bir kabile reisinin adyla Nibelunglar
olarak bilinen Burgondlar buraya, imparatorluk snrlarnn yedek kuvvetleri olarak
getirilmi; Romal general Aelits ile yaptklar savalar ve llunlarn ilerlemesi sra-
snda, MS 435-436 yllarnda dar atlmlardr. Kral olan erkek karde Gund-
harius (Gunther). Gilharaius (Giselher) ve Godomar (Gemot) adlar, daha sonraki
Burgond Kamnu'nda (Lex Rurgundinrum) gemektedir. Cenevre'de mola verdikten
Ve 1 liMmdarlk diyeli burada toplanmur.
mparator ve m para torluklar fire burad- Marlir l.utler vard 1

Dala kuzeyde, bugunk Hollanda snr yaknnda. S. Victor al \ a n b m (Ad


Suncios) katedrali vardr. Ge Roma dneminin b i r l l r i s l i y a n ehidi olan S. Victor
efsanevi sava Segrrled'in (zafer-ban) bir p r o l o l i p i kabul edilir. Burgondlarn
VVorms'tak ksa konukluklar srasnda. IIun lideri A u i l a hla Orla Tuna ovalarda-
k ordugSlndadr. Onlar da. en unlu Germen efsanelerinin esasn oluturan efsane
ve masal fanezileriyle karm birok i a r i h i unsurdan b i r i n i o l u t u r m a k l a d r l a r .
Mi>t;lungcnlicd, on nc yzyln banda A v u s t u r y a ' d a yazlan 2 . 3 0 0 kadar
kaTydi ktadan oluan epik bir iirdir. Gnmze kadar gelen oluz d r l elyazmasn-
da, Klyazmas A Mnih'le, Klyazmas B St, Gall'de. Klyazmas C Donauschingen'de
k o r u n m a k l a d r . Her biri. fiurgonya saraynn, ejdcrha-ldrcn. Nibelung hazinesinin
koruyucusu ve karanln byl pelerininin sahibi yenilmez l'rens Siegfried'in gel-
mesinden sonraki maceralaryla ilgilidir. Siegfried, lkeyi bir Sakson o r d u s u n d a n
kurtarr, ancak atletik bir yarmada kendisini yenebilen erkee teslim olacak olan
zlanda prensesi Bru nh i d'i y ener, b r u n h i l d ' i Kral Guther'e braknca Gunther'in
kzkardci K r i m h i l d ' i kolayca kazanr. Brunhild. Siegfried karsndaki yenilgisinin
srrn renince. Sie-gfried-Krimlild illinin u y u m u bozulur. Gunther'in ua la-
gen. Siegfned'in zayf noktasn kefeder, onu b i r pnardan su ierken mzrakla ld-
rr. ve hazinesini Ren nehrine a t a r 2 (Bkz. levha 9).

Tpk Nibelungaltdm bilinmeyen yazarnn, bu pagan ykleri ortaa Al-


manyasnn saray ve Hristiyanlk slubu iinde sralarn deitirerek ters evirme-
si gibi. Richard Wagner de onlar Pas Rhcingold'da (1869), Die Waikrc't (1870),
Sicgfnrt'dt (1872) ve Oir Gotlcrdummcvng'da Romantik opera slubunda ters e-
virecekir. "ember D n ' m (bln bu opera eserlerin t m n n arka arkaya) ilk
t a m temsili 1876 Austosunda Bayreufh'de Kestspielhaus'da gcrofeleiirilmiiir.
NiMungenlkid'in ikinci blmnde, d u l kalan Krimhild putperest Klzcl (Auila)
ile evlenmek iin Germanya'dan ayrlr. Bir sre sonra, kendisini ziyaret etmeleri
iin Burgonyal akrabalarn Kzeiburg/Gran'a (bugnk .Macaristan'da Ksergon
kenti) davet eder. Amac, sevgili Siegfried'inin cn almaktr. Uak I lagen'in kafas-
n Sie^fried'n sadk klcyla kestikten sonra, iirin btn nemli kiilerini ayn nef-
retle katleder.
Gnumiiz edebiyat merakllar. B u r i n yallarn izini VVrms'lan " I l m iilke-
si"ne kadar srebilirler, k r n h i l d ' i n erkek kardeinin piskopos oldua " Nehir Pis-
k o p o s l u u m d a n . Bechlaren'deki (l'oehlarn) K o n i Rudger'n yerine giderler: Melk ka-
lesinden, T r a i s m a u e r ' d e k i Roma kapsna, Ktzel'n gelini bekledii Tuiln'a. on yedi
gn sren d i i n enliinin yapld Viyaa'ya geerler. Ana sonunda hepsi zlr:

"I her lai rlie Mar ein l'lnde.


bas isi der Mbelmgc \o."
(Oyk'i burada biler. bu. Nilclnglarn ykldr.!

Lejyonlarn 4 1 0 ylnda Britanya'dan ayrlmalar, iddetli saldrlar iin korsan-


lara bir iaret olur. Romal valiler, yzyldan fazla bir sredir "Sakson Sahi-
l i n i n kalelerini tutmaya almaktadrlar, imdiyse Briton-Romallar kendi
hallerine braklmlardr. Baz Roma birlikleri MS 4 1 8 ylndan sonra on ya da
yirmi yl iin geri d n m olabilirler; ama MS 4 4 6 ylnda mparator Aetius'a.
yardm etmesi iin s o n u s u z kalan bir bavuru yaplmtr. Hemen sonra, Bri-
tanya ile Roma imparatorluu arasnda btn dzenli ilikiler kopar, Bundan
sonra uzun Anglosakson gemileri sadece aknclar deil, paral asker ve kolo-
niciler de getirecektir. MS 4 5 7 ylnda Kent ehri, Danimarka'daki "Jut-
land"dan Frizya yoluyla glkle ilerlemi bir kabile olan Hegest J t l e r i n e
teslim olur. n c e k i ikametlerinin bir iaretini Schlesvwig'deki "Angeln"de b-
rakan Angler, Britanya'nn dou kylarn alm, deniz yoluyla Humber'e gide-
rek March, yani "Snr" anlamna gelen "Mercia" krallnn temelini oluturan
topluluklar kurmulardr. Aelle ynetimindeki Saksonlar, n c e gney kylar-
na kmlar, gney Saksonya krallnn (Sussex) temellerini atmlardr. te-
kiler [Orta Saksonlar ( M i d d l e s e x ) ve Dou Saksonlar ( E s s e x ) 1 T h a m e s Nehri
vadisine doru ilerlemilerdir.
Dou Britanya'nn, ngiltere'nin ortaya kmasyla s o n u l a n a n , uzun sr-
m fethi ve yerleime almas byle balar. yzyl, h a n a daha fazla sreyle
yzlerce yerel kabile reisi, bir birleme ve ilhak etme sreci iinde daha byk
gruplamalar balayncaya kadar kendi minik devletiklerini ynetmilerdir.
Sonraki Anglosakson prensliklerinin en gls olan Bat Saksonlar ( W e s s e x ) ,
MS 9 4 0 ylna kadar, yani ilk Anglosakson aknndan be yz yl sonra henz
rakiplerini yok edememilerdir. Bu arada, ar bask altndaki Britonlar da Ang-
losakson dalgalarn gslemek iin mcadele etmektedirler. Yaklak MS 5 0 0
ylnda Mns Badonicus'ta, yar-efsane Kral Arihur ynetiminde kazandklar
zafer, Angl o sakson lan durdurmalarn salam ve Batdaki Kekleri korumu-
tur TR1STAN).
G e r m e n kabileleri R o m a mparatorluunun bat eyaletlerini istila eder-
k e n , afet kkrtcs Hunlar, nihayet Panonya'da grnmler, adr bakentle-
rini MS 4 2 0 ylnda Tisza'da ( T h e i s s ) kurmular, MS 4 4 3 ylnda da Atilla'nn
(yaklak MS 4 0 4 - 4 5 3 ) h k m allna girmilerdir. Attila'nn ad, nedensiz yk-
clg anlatan bir deyim haline gelmitir: "Atnn bast yerde asla ot bilmez..."
B "Tanr Krbac", mevsimler boyunca mparatorluun Tuna eyaletlerinde
byik zararlar vermitir. MS 451'de kuzeye ve batya alm, Gepidler ve Bur-
gondlar dahil kendine uygun barbar mttefikler bulmutur. St. Genevieve'in
dualaryla korunan Paris'e dokunmaz. Ama Chlons yaknndaki, atllarna
ok uygun otlaklarn uzand Champs Catauliniques'te, Aetius'un, Teodoric
komutasndaki Ostrogotlardan ve "Denizde domu" Merovig komutasndaki
Salique Franklarndan oluturduu koalisyon karsnda ok kanl bir yenilgi-
ye uramtr. "Attila'nm Ren Nehrinin gerisine ekilmesi. Bat Roma impara-
torluu adna kazanlan son zafer olmutur." 6 Attila, sonra talya'ya ynelmi-
tir. Torino, Padua ve Aquileia, Metz'in akbetine uramlardr. "Sonraki
kuaklar Aquileia'nn ykntlarn glkle bulabilecektir." Milano'da, kraliyet
saraynda skit prenslerini imparatorluk taht nnde yere kapanm gsteren
bir duvar resmi, Attila'y kzdrmtr. Bir ressam arr ve resimdeki rolleri
deitirmesini emreder. MS 4 5 2 ylnda, Garda gl kylarnda, nasl olduysa
Roma Patrii 1. l.eo tarafndan geri ekilmeye ikna edilmitir. Yerinde bir ka-
rarla, lldico adl bir dii ganimet ile Tisza'ya ekilir; dn gecesi bir atar da-
mar patlamasyla, "midesini ve cierlerini dolduran bir kan seli tarafndan bo-
ularak..." lr. Gebe Hun atllar ortaya ktklar kadar da abuk dalrlar.
Eski mttefiklerinin arkadan vuran hain saldrlaryla paralanarak, Panon-
ya'daki tutunma noktalarn Gepidlere ve Osrogolara terk emek zorunda ka-
lrlar ICSABA] [EP1DEM1A],
Attila'ntn lm, Osrogotlara bamszlklarn tam olarak kazanma an-
sn vermitir. Panonya'dan ilerleyerek Dou Roma mparatorluu iinde, The-
odoric, magistfr mitilimi ve lalya pntrinus'u unvanlarm teki bilinen dller-
le birlikte alncaya kadar, kesilmeyen bir yama harekatna giriirler. Ama
Theodoric iin ne ansszlktr ki, sahneye bir baka barbar sava beyi km-
tr. Sicilya'da, Daimaya'da, hatta Alplerin tesinde faaliyet gsteren paral bir
ordunun banda bulunan Odoacre, bu mevkiini, Bat imparatorlarnn sonun-
cusunu tesadfen tahttan indirerek kazanmtr. Nihai karlama kanlmaz-
dr. Mcadelenin sonu, yl sren Revenna kuatmasndan sonra gelir ve
Odoacre, Theodoric tarafndan ldrlr. Yl MS 493'r. talya'da bir Ostro-
got krall kurmann yolu imdi almtr.

EPIDEMIA

| Kk hastaln Avrupa'ya getirenlerin Ilmlar okluu kabul edilir. Atilla'nn sa-


; \ alarndan ou MS -^1 ylmla Chanps CalalnkpcsTe yenilgilerinden oee za-
i ten b hastala yakalanmlard. 1 Demek k. Avrupa'nn tehlikeli laslalklar havu-
! zuna bir ldrc bir hastalk daha eklemilerdir. iek, on sekizinci yzylda hl
j ok savda insann dilimime yol aatlyordu. iek asnn kefinden birka yl n-
ce. I T l ' d a k i salgnda Paris'le l I 001) knn olduu ileri sriilmuir kurbanlar
arasnda. I 77(i'do len XV bonis ve I7l)0'da len II. Joseph bile vardr.
Bilinmeyen zamanlardan bu yana. salgn hastalklarn glgesinden bile hep
korkuImuLur. Rus folklorunda, kyllerin tehlikeye ragnen ptkleri Veba bakire-
s'in hayalelinin hikyesi de yer almakladr. Vahiy Kitabnda "soluk renkli al" ze-
rinde bir Drdnc All vardr ve o, "ad kendine ok yakan lm "dr.
Burada epdemiyolojis (salgn aratrcs) iin olduu kadar, uzun dnem ta-
rihisi asndan da can alc noka. kuaklar boyunca son derece lml bir dzeyde
seyreden baz hastalklarn neden birdenbire mahvedici bir iddetle patladn anla-
maktr. evresel deiiklikler, insan soyunun yaad miilasyon veya yeni insan
alkanlklar hep birtakm yardmc unsurlar olabilir. rnein iek hastal, trii-
n en byk felaketini henz yaratmamken de ortaa Avrupasnda ok iyi bili-
nen bir hastalkl. Ama Amerika ktasna ulanca, Azlek uygarln hemen hemen
yok ederek, Amerikan yerlilerinin neredeyse onda birini ldrp insan soyunun %
20'sini % 3'e dntrerek, klelii tek bana kurup ayakla lutarak ei grlme-
mi bir ykm yaratmtr. 2 Frengi, "Amerikallarn ntikam", benzer ama lersne bir
yol izlemi; Amerika ktasnda kk deri tahrilerine yol amakla yetinmiken. Av-
rupa'da milyonlarca insan ldrm ve irkinleUrmiiir jSYPHILUS|.
Stma bir stisnadr. ok eski zamanlardan beri hep grlen, hatta Byk s-
kender'in de yakaland iddia edilen stma, hibir zaman sansasyonel salgnlar ha-
linde ortaya kmamtr. Ama zellikle Roma yaknndaki stma parazitinin scak,
durgun suyunda redigi Kompanya batakl gibi yerlerde dzenli biimde ve dur-
makszn ldrm ve toplam olarak "en byiik sayda en byk zarara" yol am-
tr. 3
Her ldrc hastaln kendine zg bir donemi ve her dnemin kendine z-
g bir salgn vardr. Czam, on nc yzylda doruuna ulamtr. Czamn
nn on drdnc yzylda (Bkz. Blm VI.) ve daha birok kez Kara lm (veba)
ykar, f r e n g i . Rnesans ve Reform srasnda ve Aydnlanma dnemine girerken
iddetlenmitir. Verem, hasadn Romantikler arasnda bimitir; Cbopn'in, Stovvac-
k'nin. Keais'in ve daha pek oklarnn veremden ld iddia edilir. Kolera. Avru-
pa'nn ilk sanayi kentlerinin belas, gripse yirminci yzyl balarnn beklenmedik
hasatsdr. Yirminci yzyl sonlarnn czam ADS. bir bilim ann kendini been-
miliini sarsacak ve salgn hastalk felaketlerinin sadece gemiin merakl ykleri
olmadn gsterecek boyuta ulamtr |LEPER( |SAN1TAS|.

Ayn ekilde Merovig'in torunu, Salique Franklarn kral, Hlodvig veya Clovis
(yaklak MS 4 6 6 - 5 1 1 ) , Roma feoderalus'u unvanndan yararlanarak egemenli-
i tartmal Galya eyaletindeki hkimiyetini artrabilmektedir. Clovis, Tour-
nai'deki Eski Salique bakentinden balayarak, rakip Riparia Franklarnn l-
kelerini (bugnk "Franconia") fethetmeden nce Galya'daki son Roma
generali Sygarius'u yenmitir. Bunun ardndan Alemanlar, Burgondtan ve
507'de Akitanya Vizigotlarn malup etmitir. Daha kk Frank prenslerini
ldrp, bir de Hristiyan e (Clothilda) aldktan sonra Reims'de, muhtemelen
MS 4 9 6 ylnn Paskalya Yousu'nda vaftiz edilerek Hristiyan olmutur. So-
nu, Pirenelerden Bavyera'ya uzanan byk bir "Meroven" kralldr. Clovis,
Konstantinopolis'te, rivayete gre, onursal Konsl unvanyla birlikte mpara-
tor'dan bir de ta almtr. Otuz yllk bir saltanattan sonra yeni bakenti Pa-
ris'te lmtr. Farknda olmadan, hem Fransa hem de Alman imparatorluu-
nun kuruluuna katkda bulunmas salanan, Lavisse'in "bir ulus deil, ama
bir tarihsel g" dedii bir gcn temelini atmtr.
Altnc yzylda, Justinianus dneminde, mparatorluun ksa bir sre ye-
niden g kazanmasna ramen barbar fetihleri de younlamtr. Gney Gal-
ya'daki selefinin tersine, Ispanya'daki Vizigot krall gelimi, Toledo'yu ba-
kent yapan Leovigild ynetiminde, Savabya kralln yutmutur. Birok Tuna
eyaletiyle birlikte talya eyaletlerinin de dahil olduu Ostrogot krall, g
eden Germen kavimlerinin sonuncusu olan Lombardlar tarafndan teslim aln-
mtr. Lombardlar veya Langobardlar, yani "Uzun Sakallar", yzyl, Hunlarn
dalmasndan itibaren, Ttna'nn tesinde Gepidleri ve Avarlar ynetmekle
geirmilerdir. Ama MS 5 6 8 ylnda gneye ynelerek merkezi Pavia olan yeni
bir egemenlik kurmulardr. Bundan sonra talya yarmadas gneyde Lom-
bardlar ve Bizansllar ile, srekli byyen bir g olan Franklar arasnda m-
cadele konusu olmutur. Franklar, aslnda mmkn olan her yne doru geli-
mektedirler. Galya'ntn kuzey kylarna yerlemi bir Sakson grubunu
yerlerinden atarlar. Douya ilerleyilerindeyse asl Sakson gvdesini ve Thu-
ringleri sktrrlar. Avarlar Bavyera geirinde tutan ve Germen yerleimcileri
orta Tuna'daki Ostland'larna yani Avusturya'ya gnderen Franklardr. Bu da
Avarlarn, Tuna havzasnda Slav ilerleyiini hazrlayan nihai k olmutur.
Bat Slavlar, ovay yukarya, Elbe ve Tuna'ya doru amlardr. Oder
nehrinin batsndaki Lusatia'nn Wendleri veya Sorblar ile Pomeranya'nn Ka-
sublar hl yerlerindedir. ek kabileleri Bohemya'y, Slovaklar Karpat dalar-
nn gney yamalarn egemenlikleri altna almlardr. Bu iki kabile, sekizinci
ve dokuzuncu yzyllarda geliip byyen Byk Moravya mparatorluumun
kuruculardr. Lehler veya Polanie, yani "ak ovalarn halk", ilk olarak Oder
Nehrinin dou kollarndan biri olan Warta'da ortaya kmlardr. Akraba ka-
bileler, Vistl havzasnn neredeyse tamamn igal etmitir.
Ttmpo kr&kourka

1. Piy - nir \X'-*1j, p l y n i e po-pol-skicj kr - -nie, popol-skiej k n - r'

D7 G D7 G 1)7 G

do-po - ki ply " m e , Pnl ika mc 7.1 Poi-ka nic. za - g-f.

Plynie W s l a . plynie
Po polskej krainie
Po polskiej krainie
1 dopok plynie
Polska nie zaginie.
Polska nie zaginie.
"Akar Vstl. akar / Polonya lkesi boyunca, / Polonya lkesi boyunca, / O akt
srcce, / Polonya da hep ayakla olacak / Polonya da hep ayakla olacak."

Dou Slavlar, Dinyeper'den kuzeye ve douya doru Ballk ilerine, Fin top-
raklarna ve yukar Volga ormanlarna ilerlemilerdir. Onlarn merkez-ka ha-
reketleri, Ruenyallarla Ruslarn daha sonraki blnmelerinin altnda yatan
ayrlmay yaratmtr. Lehlerin arks Vistl ise, Ruslar da "z analar" haline
gelen Volga'nn arksn sylemilerdir.
Gney Slavlar, Tuna Nehrini birok noktada aarak altnc yzylda Ro-
ma mparatorluu'nu istila etmilerdir. MS 5 4 0 ylnda Kostantinopolis'i ku-
atrlar. lllirya'y, Bulgaristan', Makedonya'y, [MAKEDONYA] Yunanistan'n
byk blmn Slavlatrrlar. Adlar ilk kez bugnk Polonya'nn gneyin-
de geen Hrvailar, yukar Sava'y ve Dalmaya kylarna yerlemilerdir. Yu-
kar Drava blgesine yerleen bir baka grup, Slovenler olarak tannmaya ba-
lar. Srplar, blgeye, Drava, Sava ve Tuna'nn kavak noktasndan hkim
olmulardr.
G eden airetlerin dinamizminin, btn komular iin ciddi etkileri,
anlamlan vardr. Gidilen yerde daha nce bulunan topluluk ezilmemi veya
massedilmemise genellikle harekete ynlendirilmektedir. Batdaki Keltler,
Galya'da Batakla saplanm, Britanya'da kuatlmlardr. Sadece rlandallar
istiladan kurtulmulardr, Irlada'daki Kelt halklardan skolar, dalk Kale-
donya'ya g etmiler, oradaki yerli Piktlere boyun edirip Gaelik Isko-
ya'snn temelini almlardr. Ayn dnemde, Cornwall'den gelen bir baka
Kelt g de Keli Brianyasnn temelini oluturmutur. Bir baka yerde ise,
Kelt Brionlar Anglosaksonlar tarafndan Galler'deki kalelerine doru pskr-
tlmlerdir.
Douda, Karanlk alarn en karanlk dnemlerinden birinde, Tuna
havzasndaki karklk neredeyse asr boyunca zlememitir. Slavlar o
dnemde yazl kaynaklardan hl kanmaktadrlar, Avarlarla ve Germen ileri
karakollaryla mcadeleleri hakknda yelerince belge yoktur. Bulmacann son
paras, dokuzuncu yzyldaki gebe Macarlarn istilasna kadar ortaya k-
mamtr (Bkz. s. 3 2 3 - 3 2 4 ) . Pontus Steplerinde kark bir insan topluluu,
Asyal bir baka macerac kavmin, Hazarlarn egemenlii altna girmi, yedinci
yzyln banda da onlar. Kuzey Kafkasya'daki bir Trki bir hanedannn ege-
menliine girmilerdir. Bu insan karmaas iinde Hint-Avrupa Slavlar da bu-
lunduu halde, dokuzuncu yzylda Kiev devleti kuruluncaya kadar hakim
unsur olamamlardr [HAZARYA).

HAZARYA

AVRLPA'NIN gelmi gemi krallklarndan hibiri Ilazarlark kadar tartma >a-


ralnamtr. Aa \1S (i30'da Trk Asena hanedannn egemenlii allna girmelerin-
don, MS 970 ylnda Kiev hkmdar Svyatoslav (aralndan l'ethedlmelerine kadar
Dogu ve Bal arasndaki ilikilerde ok nemli tur rol oynamlardr
Nazar Devletinin idari rgtlenmesi kendine baml eiili halklara da yans-
mtr. I lazar Kaan veya l lan, ana eyalete, yedi baml kralla ve haraca ba-
l yedi kabileye hkmetmitir. Ba eyalet Kvvalts'in merkezi. Aa Vlga zerindeki
ikiz Amol ve Alil kentleridir (sonraki an.sn'in bulunduu yer). e r e k Nehri zerin-
deki Semender evaleli, hanedann Trkistan'dan kmasndan sonraki ilk sma-
i dr. Sarkel eyaleLiyse. Don Nehri zerinde, Volga kvrmnn batsnda kuruludur. Do-
kuzuncu yzylda Bizansl mhendisler tarafndan ayn adla kurulmu bir "ta
ken"ien ynetilmitir (Takent).
Baml krallklar arasnda, en nemlisi olan Krm'daki 1 iozir Krall. Hazar-
larn yeni karargahdr. Daha sonra eski llelenist "Bostor k r a l l g f n fethetmi olan
Gol krallnn yerine gemitir |CHERSONESOS|. Kyda kurulu bakenti l-'ulav. bu-
gnk Planerskoe'dlr ve Karadeniz ticaretinde aktif, gl bir Yahudi topluluuna
sahiptir, nteki baml krallklar arasnda Sulak Nehir (Alila'nn alalarnn nemle-
keli) zerindeki llun. Kana zerindeki Onogur. Donels zerindeki Trkoi veya l.eve-
dia (gelecekteki Macarlarn memleketi) ve Volga Bulgar'larndan grup vardr Ku-
zeydeki ormanlk blgede yaayan haraca bal kabilelerden u etnik olarak Slav.
l-m'dr. birinin kkeni belirlenememitir.
Ilazar Dev leti, ticareti ve dinsel hogrsyle nldr. Akdeniz piyasasnn ge-
leneksel Slav kle sa.csdr (Bkz. s. 2fS(>) ve zaten onuncu yzylda Regcsbrg-
Yyana-Krakovv-Kiev-Atl gzergh boyunca bir kara ticaret yolu da gelimeye ba-
lamtr
Mslman, Hristiyan, Yahudi ve pagan dinler kendi cemaatsel yarg alanlar
inde gelimitir. Hazar ordusu byk lde dou eyaletindeki iran Vlslumanla-
rndan olumu; YIS 737 ylnda Hazar Man da Islamiyeti kabul etmitir. Ama ksa
bir sre sonra halefleri. Musevilie girmiler ve onu devlet, dini haline getirmilerdir.
Bu deiimin dnemin Bizans, Arap veya Yahudi kaynaklarnda hi yank bulmam
olmas son derece ilginlir: ama MS 864 ylnda VVesplalia'da Corvey'de yazan Ak-
layal keii Dru.hmar' olay bildii anlalmakladr:

"Ilm rknlan ulan w kendiler i ne ('pazar lve (ig ve Mt>tt" topraklar m d ti bir kavim
vardr, sava lir kavim .. ve hepsi ile Yahudi inancn kabul eder." 1

Yedinci ve dokuzuncu yzyllar arasndaki Arap yaylmas srasnda Hazar Devleii.


genellikle Araplara kar Bizans ile ittifak halinde olmutur. Vikng dneminde skan-
dinav'lar Balltk-Dinyeper yolunu amlar. Kiev'e hkim olmular ve muhtemelen
I lanln lamamn da ele geirmilerdir |RUS'|.
Yahudi tarihiler doal olarak Hazarlarn Yahudilii kabul etmesine ok byk
bir ilgi gstermilerdir. 1'olcdolu yazar Jdah Kalevi ( K i / . V t l I I). Hazar I knn, bir
iman kahraman olarak dealze eder Krm'daki Karay iller Kazarlara, 'pi. alak"
veya "sahte Yahudi" anlamnda m m r / r r demilerdir Karayi hoca Abralam lrko-
vi (17B-1874) ise I kzarlarn k . r . v i olduunu iddia etmitir Arhr Koestler do
1970'lerde. gmen Vahudi Hazarlarn r l a Avrupa'daki Akoaz Musevilerin asl
gvdesini oluturduunu yazmakladr.^ zelle. I lazar bilmecesi lala l a m olarak o-
zi memii ir.
Ama lluzarya yaamaya devam etmekledir Yunanistan'da ocuklar Noel'de
armaanlar getirmesi iin kapya'dan gelecek Sanla Claus't deil, tlazarya'dan gele-
cek Aziz V a s i l i y i beklerler.

Glerin, Yarmada'nn etnik ve dil makyaj zerindeki etkisi de ok derin ol-


mutur. Birok lkede, nfusun etnik karmn kkl bir biimde deitir-
miler ve baz blgelerde ise tamamen yeni unsurlar getirmilerdir. Avrupa Ya-
rmadasnn nfusu nasl MS 400'de ak bir biimde "Romallar" ve
"barbarlar" olarak ikiye ayrlmsa, MS 6 0 0 veya MS 700'den itibaren de, ok
daha girifl bir yar barbarlam eski Romallarla yar Romallam eski bar-
barlar karmna ev sahiplii yapmtr.
rnein spanya'da, Romallam Kelt lberler, nemli miktarda bir Ger-
men as, sonra da nemli miktarda Fasl ve Yahudi tabakalar almlardr;
Galya'da Galya-Romallar, kuzey douda ar, gney batda hafif olmak zere
kuvvetli, fakat dzensiz Germen as almlardr. talya'da da Latinletni
Kelt-ltalikler ve Yunanllar, kuzeyde hkim olan gl bir Germen unsuru
kabul etmilerdir. Britanya'da Ro ma l-Bri tan yallar ya absorbe edilmiler ya da
geride iki farkl topluluk (batda Keltler, douda ortada ve gneyde Germen-
ler) brakarak yerlerini terk etmilerdir. Kaledonya (Iskoya), oval Germen-
lerle dal Keltler arasnda blnmtr. Germanya'da bat ve dou Germen
kabileleri arasndaki denge, dogudakilerin ou g ettii iin kesin olarak ba-
tdakiler lebine deimitir. Slav halklar, sadece kuzey ovalarnn byk kesi-
mini deil Balkanlarn kesin kontroln de ele geirmilerdir. Ama yeni Slav
lkelerinde Ulahlar dahil, Slav olmayan birok halk da kalmtr *
Etnik deimeler kanlmaz olarak dile de yansmtr. Ban Roma nn 1in-
gua /ranca's olan kaba halk Latincesi, Portekizceden Romenceye varana ka-
dar tedricen uydurulmu bir yozlam yeni-Latince deyimler grhunun ii-
ne dmtr. Latince piller (baba) spanyolca veya talyancada padte,
Franszcada pere, Ronencede taa haline gelmitir.
Dilde gelime ok yava olmutur. Franszca zelinde, Galya'nn halk La-
tincesi, kabul edilebilir bir modern Franszcaya ulancaya kadar sekizinci
yzylda Roma dili, on birinci yzylda Eski Franszca, on drdnc yzylda
Orta Franszca olmak zere farkl aamadan gemitir. Yeni gramer ve yeni
' V l a c h veya W l o c h , Latnceye giren eski bir Stavonca s z c k t r Birok VH.Km< d o u r m u -
tur. Srbistan'da eski Vallacha, Tesalya'da B y k Vallacha, kuzey R o m a n y a ' d a K k Vallac-
ha, gney R o m a n y a ' d a W a l i a t h i a , Dinar Alplerinde Maurovallaeha, Negrolatin yan "Kara
U l a h l a r " ( W l a c h ) lkesi gibi.. W l o c h y , l ' o l o n y a dilinde bugn de " k a l y a " karl kullanlan
bir s z c k t r . Biz Trkecle Vlac kelimesini U l a h , Vallachia'y ise 1.0 A t ile karlyoruz ( e . n . )
szck formlar, eski Latince ad ekimleri, fiil ekimleri ve dier ekimler gibi
gelien yeni gramer ve yeni szck formlar evrimlemilerdir: Bornm; bonam,
bonas; bon, bonnc, bonres'e dnmtr. Rex, le roi olurken, amal deiip ai-
cr; rcgina deiip la reme olmutur. Roma dilindeki en eski metin olan Stras-
bourg And, Fransa krallarnn hep birlikte Germen kkenli Franka konu-
may braktklar MS 8 4 3 ylndan kalmadr. Britanya, Lalinccnin tamamen
sprlp atld eski Roma eyaletlerinden biridir.
Dou Roma'da ise Yunanca, hem resmi dil olarak hem de birok yerde,
zellikle Anadolu'da yaygn yerel dil olarak kullanlmay srdrmtr. Ama
Peleponez dahil birok blgede bir sre iin tamamen veya ksmen Slavlanu-
tr. Ar basitletirmeden sakmlmaldr; ama Bavyeral bilim adam J a c o b
Fallmerayer'in ( 1 7 9 0 - 1 8 6 1 ) lieber die Entstehung der Neugriechen'de ( 1 8 3 5 )
gelitirdii tez dikkat ekicidir. Fallmerayer'in yaad dnemin Yunanlar
arasnda derin sarsntya yol aan almas, gnmzn Yunan ulusunun,
"damarlarnda ancak bir damla gerek Yunanl kan bulunan" Helenletirilmi
Arnavut ve Slavlardan rediini savunmaktadr. Bu bir abartma olabilir, ama
u anda yaayan her Yunanlnn, antik Yunan'da yaayanlarn dorudan etnik
torunu olduu iddias kadar anlamsz deildir. Bugnk Avrupallar, suland-
rlmam "etnik saflk" iin daha mantkl aklamalar gelitirebilirler (MAKE-
DON YA ].
Slavlarn dalmas ana Slav dil grubuna bal bir dzine Slav dilinin
evrimini tevik etmitir (Bkz. Ek 111, s. 1293).
Bu nedenle, Avrupa Yarmadasnn etnik yaps sekizinci yzyldan itiba-
ren kalc bir modele ulamaya balamtr. Nitekim sekizinci yzyl, nemli
toplumsal kristallemelerin meydana geldii bir dnemdir. Yine de, Avru-
pa'nn gelecekteki temel nfus yapsnn hepsinin tamamlanmas iin be b-
yk gn daha yaanmas gerekmitir. Bu be gmen guruptan bir ianesi
olan Vikingler korsandr (Bkz. s. 3 2 3 ) . ikisi, Macarlar ve Moollar, gebedir
(Bkz. s. 3 2 3 - 3 2 8 ) . teki ikisi, Kuzey Afrika Mslmanlar ve Trkler ise yeni
bir dinin savalardrlar (Bkz. 282, 4 1 4 ) . Avrupa, ok farkl unsurlardan ge-
be kalm ve dourmas acl bir ekilde uzamtr.

mparatorluk: Roma'dan Bizans'a, MS 3 3 0 - 3 6 7

MS 3 3 0 ylndan itibaren stanbul Boazndan ynetilen Roma imparatorluu,


nitelik ve zelliklerini de deitirmitir. mparatorluun "Latinlii" (Romam-
jas) kanlmaz olarak azalmtr. Ama siyasi ncelikler de buna kout olarak
deimitir: Bundan byle vatann kalbi artk talya'da deil, Balkanlar'da ve
Anadolu'dadr. mparatorun en ok ilgilendii eyaletler artk Galya, spanya
veya Afrika deil Msr, Suriye hatla Ermenistan'dr. Gittike artan lde "ne
pahasna olursa olsun korunmas gereken" snrlar artk Ren zerinde deil,
aa Tuna'da ve Pontus kylarndadr. mparatorlar ve halk, kendilerini "Ro-
mal" saymaya devam etmilerse de, deiimi fark eden birok tarihi, "Roma
mparatorluu" yerine "Bizans mparatorluu" adn kullanmaya balamtr.
Constantinus'un, rm bir bakent dnda herhangi bir eyi terk etmek gi-
bi bir niyeti yoktur. Dou ile Bat'nn gittike uzaklamas, o dnemde yaa-
yanlar iin h i s s e d i l m e y e c e k kadar yavatr ve onlara gre, srekliliin salam
halatlarndan ok daha az etkileyicidir.
Dahas, "Roma" kentinin yerine "Bizans"n getii nokta konusunda ge-
nel bir gr birlii yoktur. Kkenine inince atlan izi, rekabetleri Roma
dnyasn ilk kez hafife blen Octavius ve Marcus Antonius'a kadar geri g-
trlebilir. Bu durumda, Bizans'n yava yava belirginlemesi ve Dounun s-
tnl, Antonius-Kleopatra trajedisinin gecikmi bir telafisi olarak grlebi-
lir. Kendi iin, mparatorluun Dou yarsn istemeye istemeye seen
DiocleLianus, "ilk Bizans imparatoru" olarak nerilmitir. Ayn unvann bili-
nen teki adaylar, Konstantinopolis'in kurucusu Constantin, Justnianus ve
Heraclius olacaktr. teki uta ise, baz tarihiler, "Bizans" etiketini mpara-
torluun Bat ile son ilikisi de kopanlncaya kadar kullanmak istemilerdir.
Bu durumda, Dou'daki Yunan Kilisesinin Roma Latin Kilisesiyle ilikisini
kestii srada, dokuzuncu hata onuncu yzyldan sz edilmesi gerekecektir.
Bu gre gre "Bizans", ge antikitenin Romasna deil, daha ok ortaan
"Kutsal Roma mparatorluu"na meydan okumaktadr.
Bu gei dnemi be yz yl srmtr. Drdnc ve beinci yzyllarda
mparatorluun Bat eyaletleriyle ilikisi, emperyal tahakkmn Bat'da terk
edilmesi orannda zayflamtr. Antik paganizmin son kalntlar bastrlmtr.
Almc yzylda Justinianus (yn, dn, MS 5 2 7 - 5 6 5 ) ynetiminde Bat ile ili-
kilerin yeniden kurulmas iin planl giriimler vardr, ancak baarl olunama-
mtr. Sonunda mparatorluun Latince konuan nfusundan katanlar da Bul-
gar ve Slav aknlaryla boulmulardr. Yedinci yzylda deerli Dou
eyaletleri Araplarn eline gemi ve imparatorluun kara snrlar, antik Yuna-
nn skender'in fetihlerinden nceki boyutlarna ok yakn bir lye kadar
ekilmitir (Bkz. Harita 5). Sekizinci yzylda Arap aknlar zayflarken, impa-
ratorluk, Dou ve Bat Hristiyanl arasndaki blnmenin kaynaklarndan
biri olan ikonalar zerine hayret verici bir ekilde uzatlan dini bir tartmayla
alkalanmaktadr. Vahi Bulgarlarla olan gereksiz yere uzatlm savalar, bir
Bulgar Hant imparatorun kafatasndan kana kana arap imeden dudurulama-
mtr. konalarn yasaklanmas tartmas MS 842-43'te sona ermitir. Bulgar-
larla ilikiler, MS 8 6 5 ylnda, komutanlar Konstantinopolis Patrii tarafndan
vaftiz edilip Hristiyanla girince nemli bir dnm noktasna ulamtr. Ro-
ma imparatorluu, ayn tarihlerde iki yllk bir sre iinde byk Makedonya
hanedannn kurulmasna tank olmutur, bu hanedana mensup imparatorlar,
Roma imparatorluunu yeni bir dorua tayacaklardr. nceki be yzyl s-
resince, uzun i ve d bunalmlar dizisi mparatorluun siyasi, sosyal, dini ve
kltrel yaamn btn kabullerin tesinde deitirmitir. Daha nce olma-
dysa bile, ie bu noktadan sonra Bizans, Roma dnyasnn her anlamda ger-
ekten devam haline gelmitir.

mparatorluun Bat eyaletlerinin beinci yzyldaki k, uzun bir -


rme dneminin sonucudur. Barbar istilalarnn, zaten hayli ilerlemi bir sre-
ci kolaylatrmaktan te ilevi olduu sylenemez. Gibbon ve benzeri baz ta-
rihiler, hkim snfn ykc lks zerinde dururlar. Bazlar, para ve fiyat
enflasyonu, an vergilendirme, brokrasi, tarmn zayflamas gibi, Ferdinand
Lot'nun "bir kastlar rejimi" dedii eyi douran sosyoekonomik unsurlar vur-
gularlar. Sosyal tabakalarn kemiklemesine, "insan psikolojisinin loptan de-
imesi" elik etmitir.' Burada hepsinden nemlisi, klasik emperyal "ar ya-
ylma"dr: mparatorluk, askeri stnlk abasnt bu kadar uzun sre
kaldramamtr. mparatorluk ordular, eski "Romal olan ile olmayan" farkn
gittike daha ok unutturacak kadar, barbar (Romal olmayan) askerler ve es-
ki barbar generaller tarafndan tka basa doldurulmutur.
Yine de gerein zaman yava yava gelmektedir. Drdnc yzylda
Constantinus'un halefleri, Persler'den en az Batl barbarlardan olduu kadar
korkmaktadrlar. Yllarn Galya'da Ren garnizonunun dzenlenmesi iin har-
cam olan imparator Julian (saltanat, MS 3 6 1 - 3 6 3 ) Mezopotamya'da ldr-
lr. 1. Valentinianus (saltanat, MS 3 6 4 - 3 7 5 ) , Julian'n Galya'daki iini srdr-
mek iin mparatorluu yeniden ikiye blmtr. Bir generalin olu olan I.
Teodosius (saltanat MS 3 7 8 - 3 9 6 ) , Ostrogot istilalarnn yol at sorunlarla
uram (Bkz. s. 2 5 7 ) ve imparatorluun birliini yeniden kurmak iin ura-
an son imparator olmutur. Onun lmnden sonra Dou-Batt ayrl kalc
hale gelmi ve Bat eyaletleri kaderleriyle ba baa braklmlardr, ilk olarak
Vandal Siliko'nun naiplii altnda Milano'da hkm sren Hotorius'un (y-
nelimi, MS 3 9 5 - 4 2 3 ) , tavuun koyduu ad olmasndan te "Roma" hakknda
hibir ey bilmedii sylenmektedir.
mparatorluun Bat'da MS 4 7 6 ylndaki son faaliyeti ibret vericidir.
Sembolik olarak Romulus Auguslulus adn tayan bir ocuk imparator, at-
an ordudaki atan fraksiyonlar tarafndan imparatorluk makamna getirilen
son kukladr. Ama Dou imparatorundan allm onay almak iin Konstanti-
nopol'e giden Roma senato heyeti, Romulus Augustulus'un onaylanp onay-
lanmadn sormamtr. Bunun yerine, mparator Zeno'ya (MS 4 7 4 - 4 9 1 ) , Ba-
t'nn efendiliini de Augustlus adma kabul etmesini rica etmiler, ama bu
arada Patricius unvann da o srada talya'nn kontroln fiilen elinde bulun-
duran barbar general Odoacre'a vermilerdir. Bylece, uygulamada tm yne-
tim teslim edilirken, retide emperyal hkmranlk da korunmu olmakta-
dr. MS 476'dan yzlerce yl sonra da Konstantinopolis'teki imparatorlar,
Bat'da da stn otorite olmak iddialarn bu nedenle srdrebilmilerdir. Ger-
i eski imparatorluk eyaletlerindeki barbar yneticilerden hibiri bu iddiay
fazla ciddiye almamtr. Ama iddiann varl herhangi alternatif bir stn
otoritenin neden ok yava gelitiini aklayabilir [PALAEO.
zetle, mparatorluk stratejisi, kesin bir zm aramaktan ok barbarla-
rn meydan okumalarn yattrmak olarak belirmektedir. Sorun, net bir bi-
imde zlemeyecek kadar byktr. mparatorlar, isilaclara parasal veya
onlar tanmaya ynelik haralar vermilerdir. Onlar, toprak talep ettiklerin-
de, oraya yerletirmi, veya gerektiinde duruma raz olmulardr. Vandal Sti-
licho'dan Herul Odoacre'a kadar saysz general istihdam etmiler ve Bat eya-
k i l e r i n d e k i siyasi yaam durmadan altst eden barbar askerleri kitleler halin-
de ie almlardr. Sonuta imparatorun, barbar birlikler tarafndan seilmi
bir kukla Sezar' m yoksa bir barbar kral n takdis ettii o k nemli deildir.
Ama Roma imparatorluunun barbar istilalar yznden yklmadn bilmek
nemlidir. Darbelerden sersemlemi ve hem toprak olarak h e m etkinlik olarak
byk kayplar vermitir. Ama MS 4 7 6 ' d a n sonra da yaklak iki bin yl daha
ayakta kalm ve birok dikkate deer vesileyle iddiasn srdrmeyi baarm-
tr. Baka trlsn d n m e k sadece Batl nyarglara teslim olmak demek-
tir T E I C H O S ] ,

PALAEO

DRDNC yzylda Roma I m p a r a t o r l u ' n u n son d n e m l e r i n d e yazda tmcialis\vr


veya " 2 . 5 ' s m . l i k h a i l l e r " o r t a y a kmtr. Genellikle daha kk, daha y u v a r l a k ve
daha nceki harflere gre kaleme daha u y g u n d u r I z u n sre. "kare" ve daha sonra
" r u s l k " byk harflerin kullanld, szckler arasnda n o k t a l a m a iareti veya bo-
luk b u l u n m a y a n mevcut Latin yazsyla b i r l i k l e kullanlmtr. Ama Latin yazsnn.
uncinlis ve yar mcialm a a m a s n d a n balayp. Cavlirc kk harf ve Gotik yaz-
d a n geerek Rnesans d n e m i n i n h m a n i s t italiine kadar uzanan Latin yazsnn
uzun e v r i m srecinin de balangc o l m u t u r [CADMUS|.

Llin JNcialis* Kiiryk-n


vo :.oo MS 400 Msyno

A A A a /VI KVl w m
B S 6 b N ki n n
Antik yaz biimlerinin incelenmesi demek olan paleografi, tarihi ve arivci
iin h a y a t i nemde bir yardmc b i l i m d i r . Genellikle bir belgenin nerede, ne zaman
ve k i m i n t a r a f n d a n yazldna k a r a r verilmesini salayacak tek aratr. Her d-
nem. her yer ve her yaz kendi zelliklerini sergiler. 1 Yunan. Kiril ve A r a p yazs ha-
l i n yazsnnkine benzer b i r e v r i m geirmitir. Hepsi de ilk biimsel tarzdan, s o n r a k i
d n e m l e r i n el yazs f o r m u n a d o r u gelimitir. A r a p a n n ilgin b i r T i i r k versiyo-
n u y l a yazlm Osmanl elilik tutanaklar, kolay deifre edilmeleriyle n l d r (Bkz.
R k . l l l . s . 1287).
M a t b a a n n cad ve daktilo harfleri, belgelerin zlmesini ok k o l a y l a t r m
olmasna ramen paleografi d a i m a gerekli o l m u t u r . nk m e k t u p l a r ve an defter-
leri elle yazlmaya devam etmitir. 1 9 9 0 ylnda b i r A l m a n s a h t e k a r l a r g r u b u . Adolf
l l i l l e r ' i n uzun sredir kayp olan g n l k l e r i n i b u l d u k l a r n a neredeyse b t n d n y a y
inandrmlard. Sahtekrlarn, y a p t k l a r ii paleografi konusunda incelemek zere
grevlendirilen nl ngiliz paleografi profesrnden de usla o l d u k l a r g r l m t r . 2
1 ounlukla bllm balarnda kull;lat iri. yuvarlak Roma harfleri (e. n.).
Justinianus (saltanat MS 5 2 7 - 5 6 5 ) . esas olarak, Roma hukukunu derlemesi)
ve yitik Bat Eyaletleri zerinde imparatorluk egemenliinin yeniden tesisi iin
yapt kararl giriimlerle anlmaktadr. Hukuk alanndaki reformlar elbette
kalc baarlardr; ama bir btn olarak mparatorluun bak asyla onun
kafasndaki Bat, daha acil sorunlardan farkl bir ey olsa gerektir. Justinia-
nus'un saltanat dnemi, Adriyatik'te Slavlarn, Dou Akdeniz kylarnda Pers-
lerin ortaya kna tank olmutur. Hipodrom aalar Mavilerle Yeiller ara-
sndaki didimeler ve veba Konstantinopolis nfusunun byk ksmn yok
etmitir. Kent, MS 5 4 0 ylnda Slavlar, MS 5 6 2 ylnda Avarlar tarafndan kua-
tlr. Justinianus, Yeillerin yneticisi bir Kbrslnn kz olan Teodora adl
szde bir dnszle evlenerek gereksiz bir skandala yol aar. Prokopius'a atfe-
dilen G izli Tarih'e gre Teodora bir keresinde "ayn anda daha fazla insana da-
ha ok mutluluk verebilmesi iin Tanr'nn ona daha fazla delik bahetmeme-
sine" zldn sylemitir. Ama faal ve akll bir e olmutur; Justinianus-
Teodora ortakl nl bir ortaklktr (Bkz. Ek 111, s. 1297).
Jusinianus'un Bat'y yeniden fethetmesi, ilk seferini MS 5 3 3 ylnda Afri-
ka'ya dzenleyen generali Belisarius'un kahramanl sayesinde olmutur.
Vandal kralln bir vuruta ykan generalin srpriz baars, onu Sicilya ve
talya'daki Ostrogotlara saldrmaya yneltmitir. Sadece 7 bin 5 0 0 kiiden olu-
an bir ordu, 1 0 0 . 0 0 0 Germen savayla vnen bir lkeye saldrmtr. MS
535 ylnda Belisarius, hkmran Konsl olarak Palermo'yu alr; MS 9 Aralk
536'da lgn Roma piskoposunun talebi zerine Roma'ya girer. Orada, MS
5 3 7 - 3 8 yllarnda, Aurelia surlarnn, gebe kalabalklar glkle durdurdu-
u zorlu bir kuatmaya kar koyar. En kritik anda savunmaclar, Gotlarn
kobalarn, Hadrianus'un mozolesinden sklen mermer tanr ve imparator
heykellerini aaya yuvarlayarak krmlardr. Belisarius Gotlarn bakenti Ra-
venna'y MS 5 4 0 ylnda ele geirir. Ama sava on yl srmtr. Roma ken-
, iki ceza kuatmasyla daha kar karya kalmtr. Totila'nn MS 5 4 6 yln-
daki igali, Alarie veya Genserie'in yaptklarnn tamamndan daha ykc
olmutur. Got birlikleri duvarlar yarm, kaplar yakm ve halk kent dna
srmtr. "mparatorluk kenti, krk gn boyunca kurda kua braklmtr." 8
anslar bir kez daha dner. Belisarius'un baladn, MS 5 5 3 ylnda, Saray'n
val hadmlarndan Narses tamamlamtr: talya Ravenna'ya atanan bir valiy-
le bir imparatorluk eyaleti olarak yeniden kazanlm; Ostrogotlar ve onlarn
;apulcu airetleri datlmlardr. MS 5 5 4 ylnda, imparatorluk gleri lspan-
va'ya saldrarak, Vizigotlar merkezdeki ovalara srerler ve bir Roma eyaletini
gneyde yeniden kurarlar.

TE1CH0S

P0RTA Rhegium zerindeki bir yaztta. Konstantinopolis'in Kara Surlarnn MS


447'de yeniden ina edildii belirtilmektedir. Son bir deprem, kent istihkmlarnn.
olu/, yl tince Naip A r l e m u s t a r a l n d a n yaptrlan iiiincii h a l l i n i ciddi biimde lal- ;
rip e t m i t i r , derhal o n a r m ve yeniden a g e r e k m e k l e d i r I lnlar Tuna snrndadr
ve Boaz'a baarl bir saldry zaten gerekletirmilerdir. Sonu olarak. II. Teodo-
sius'.n son yllarnda A l l n k a p ' n n m m k n olduu kadar y a k n n d a n Alln Boy-
n u z a (Hali) ok kal.li. muhteem bir s a v u n m a sistemi o l u t u r u l u r . Arienesa Surla-
rnn ana d u v a r , evredeki krlk araznn yz metre zerine ykselmektedir.
nnde, kitlesel, burlar mazgallarla donatlm, yksek lerasl hr y r y yolunu
da iine alan k o r u y u c u d u v a r dikilmektedir, l ' n r u bir mazgall bur hattyla koru-
n a n d avlu. surlar, geni, tula hatl bir hendekten a y r m a k t a d r . T a m a m , doksan
all byk bur. ok sayda daha kk gzetlenil' kulesi ve bir kapanlar, su bentle-
ri, hcum klar, sahte giriler labirenti ile donatlmtr. Daha baka hassas nok-
t a l a r d a kentin s a v u n m a s iin saysz dzenlemeler yaplm olmasna ramen, bin
yldan uzun bir sre. b a r b a r l a r n birok saldrsn d u r d u r a n , ana Theodosus Surla-
r yan byk T e i e h o s ' t u r ' (Bkz. Harita 9).
Hristiyan aleminin balang yzyllarn btn saldrganlarn clz giriimleri-
ne kar geilmczliiyle. Hristiyan i m p a r a t o r l u u n bt byiik kalesinden daha iyi an-
latan bir sahne y o k t u r . Vizigotlar MS 3 7 8 ylnda. I l m l a r MS 44 I, O s l r o g o l l a r MS
4 7 6 ' d a gelmiler ve elleri bo d n m l e r d i r . Slavlar VIS 5 4 0 ylnda, Perslcr VIS
6 0 9 - 6 1 0 . 6 1 7 - 6 2 6 ve vine 717-718, Bulgarlar MS 8 1 3 ve 9 1 3 . Ruslar MS ttti ve
9 0 4 . IVenekler 1087 ve Vcnetler 1203'tc saldrmlar ama y e n i l m i l e r d i r . lallar
Konstatmopols'e Nisan 1204'e deniz t a r a f n d a n girmiler, a m a Theodosus Surla-
r l4;)3Tek Osmanl kuatmasna kadar a y a k t a kalmtr. Ykl sadece Roma m-
p a r a o r l u u ' n n sonunu deil, modern askeri tarihin balangcn da iaret eder. Ba-
rut. i s t i h k a m sanatn ciddi biimde d e i t i r m i t i r llkz. s. 4 8 9 - 4 9 1 )
Gne batarken Altn Kap'nn yannda d u r m a k her tarihi iin en hareketli de-
neylerden b i r i d i r . lk kez I. Theodosis t a r a f n d a n kentin tesinde ii kaili bir zafer
i kemeri olarak yaptrlan l'oin .\wm 1417 ylnda S u r l a r l a b i r l e t i r i l m i ; a m a cm-
J p c r y a l tren y o l u n u n balang noktas olarak k u l l a n l m a y a d e v a m etmitir. (Bugn
j stanbul'un giriindeki Yedi Kule Surlardr.) Kenti s a v u n a n l a r n gznde b a r b a r l a r .
I I pk balan gnein son klar gibi d a i m a batdan gelenlerdir.
I
I

G r n r d e Justinianus, mparatorlua eski grkemini byk lde yeniden


kazandrmtr. Akdeniz bir kez daha bir Roma gl haline gelmitir. Ama gr-
kem yzeyseldir: "Reste une grandeur caduque, meme malfaisante" (geriye ge-
ersiz, haila zararl bir ihtiam kalmtr). 9 zellikle J u s t i n i a n u s savalarndan
tr o k ykma urayan, valiler ve vergi toplayanlar tarafndan ok bask uy-
gulanan talya halk hzla eski duruma dnlmesini istemektedir. Kilise ile-
rindeki zgrlne mdahale edilmesine kzan R o m a Patrii, srekli ayrl
dnmeye zorlanmtr. Dahas, gebe Got airetlerinin yok edilmesiyle bir-
likle talya savunmasz kalmtr; Lombardlarn gelitirdii bir sonraki istila
dalgasna kar kolay bir yem haline gelmitir. Yalnz kalm Ravenna valilii
dnda, imparatorluun elinde kalan tek blge gneydeki Sicilya'dr. Bu arada
her trden baka dmanlar da ufukta belirmitir. Beinci, altnc ve yedinci
yzyllarda Konstaninopolis durmadan saldrya urar. Hunlar, Ostrogotlar,
Avarlar, Slavlar, Persler ve Araplar en byk dl iin ihale tekliflerini vermi-
lerdir. Attila ynetimindeki Hunlar, d dnyaya yolculuklar srasnda stan-
bul Boazna akn dzenlemi, Konstantinopolis'in d surlarna 4 4 1 ylnda
ulamlardr. Theodoric ynetimindeki Ostrogotlar, Edirne'de kazandklar
zaferden sonra, 4 7 6 ylnda surlara dayanmlardr.
Konstantitopolis'ten grld kadaryla, bir zamanlar Roma'da Kelt ve
Germen kabilelerinin Roma karsnda heyecanlandklar gibi, o srada Slavla-
rn da heyecanlanmalar gerekmekteydi. Eldeki bilgilerin ok yetersiz olmas-
na ramen, Slavlarn MS 551 ylnda Tuna'y geileri, daha nce Germenlerin
Ren Nehri zerinden akn etmelerine benzese gerektir. nk etkisi kesinlikle
ayndr. mparatorluun btn eyaletleri (lllirya, Dalmaya, Makedonya ve
Trakya) geni bil Sclavinia yani "Slav(larn) yeri, Slav lkesi" haline gelmitir.
Tuna'nn kuzeyindeki Daco-Romanlar (Romanyallar) gibi veya gneydeki da-
nk "Ulah" topluluklar gibi, ok kk aznlklar olarak kalm Latince ko-
nuan nfusu da bask altna almlardr. Sonraki dnemde eski imparatorluk
topraklarnn dnda birbirinden ayrlm prensliin (Hrvatistan, Srbistan
ve byk Bulgaristan) ana etnik unsurunu salamlardr. Yekpare aa kt-
nden yaplm ilkel sallaryla Yunan adalarna bile szmlardr. Sonunda MS
5 4 0 ylnda Konstaninopolis surlarna ularlar.
Persler, Byk skender'in ardllarnn zamanndan bu yana (ilk kez) ta-
lihlerinin yeniden byk canlann yaamaktadrlar. Sasani hanedan dne-
minde Roma'nn dou snrlarn durmakszn zorlarlar. 1. Ardeir dneminde
(saltanat MS 2 2 7 - 2 4 1 ) ve yine iki Kosru (Hosroes diye de bilinir) dnemle-
rinde (1. Kosru (saltanat MS 5 3 1 - 5 7 9 ) ve L Kosru (saltanat MS 5 9 0 - 6 2 8 ) )
Perelerin yeniden dirilii, 11. Kosru'nun, Antakya yaknnda gerekletirilen bir
"deniz treni" ile Akdeniz zerinde mlkiyet iddia edebilecek noktaya ula-
mtr. Konstinopolis sularna MS 609-610'da ve sonra yine MS 625-626'da
ulamlardr. Franklar tarafndan Tuna'dan aa srlen Avarlar da Bagaz'n
yolunu tutmulardr. Perelerle MS 6 2 5 ylnda surlarda karlarlar. Araplar
ise doudan bir l frtnas gibi boanmtr. Surlar nne nce MS 6 7 3 , son-
ra MS 717'de gelirler [ T E C H O S ] .
Heraclius (MS 5 7 5 - 6 4 1 ) , "Bizansllarn birincisi" unvan iin en ok des-
teklenen adaydr. Justinianus'un Bat'ya gsterdii ilgiye hi sahip olmam ve
devlete, farkl bir dou tad kazandrmtr. Saltanat dneminin byk bir b-
lmn, daha korkun bir yenisini bulmak zere bir byk dmanla uraa-
rak geirmitir. MS 6 1 7 ylnda Pers mparatoru 11. Kosru, anakkale Boaz-
na yrr ve Konstantinopolis'i teslim olmaya davet eder. am' ve Gerek Ha
ele geirdikleri Kuds' zaten zapt etmiler (MS 6 1 4 ) ; Msr' igal ederek m-
paratorluun, Roma dneminin bir baka kalnts olan tahl haracn durdur-
mulardr. Avrupa ile Asya arasnda Herodoos'a layk bir karlamadr bu:
"Tanrlarn en by ve dnyann efendisi Kosru, aalk ve duygusuz klesi
Heaclius'a... Niye hl kendine kral diyorsun? Ama teslim olursan seni affedece-
im. ( . . . ) haa ivileyerek ldren Yahudilere kar kendisini bile kunaramayan o
sa'ya bo yere gvenip kendini aldatma. Denizin dibindeyken bile af diicsen eli-
mi uzatp seni e k e c e i m . . . " 1 0

Kara tarafndan girip imparatoru surlar nnde pusuya drdkleri noktada


Avarlar rvetle savuturulmulardr.
Yine de Heraclius, MS 6 2 2 ylnda "ilk hal seferi" diye anlan bir dizi ba-
arl sefer dzenleyebilmitir. Byk bir Hristiyan ordusu Kuds'e yrm.
Konstantinopolis'i Pers-Avar kuatmasnda brakan Heracliuss kuvvetlerini
ran'n kalbine yneltmitir, Kosrularn Ktesifo yaknnda Dastager'deki sara-
yn talan etmi ve 628'de imzalanan Barn birinci koulu olarak Gerek
Ha' geri almtr. Dnnde Konstantinopolis'te "yeni Scipio" olarak selam-
lanmtr. Eer hemen sonra lm olsayd, tarihe, Caesar'dan sonraki en b-
yk Romal general olarak geecekti.
Aslnda Heraclius, bu seferleriyle hem Roma hem de Pers imparatorlukla-
rn Mslman saldrlan iin yumuatmtr. slam ordular MS 6 3 0 ylnda
ortaya kt zaman, onlar durdurmak iin hibir ey yapamamlardr. Pers-
lerden kurtarlan Kuds, MS 6 3 8 ylnda Araplarn eline geer. yl sonra
Heraclius lm deindeyken, imparatorluun en salkl eyaleti Msr da
dme noktasndadr. Bizans'n slamiyet'le sekiz yz yllk savann ilk raun-
du kaybedilmitir. Her eye ramen Bizans kimliinin ana izgileri mevcuttur,
imparatorluun topraklar klerek Yunan anakarasna geri ekilmitir. Yu-
nan dili kltrn tek aracdr. Ve Konstantinopolis Patrii, Kuds, Antakya ve
iskenderiye'deki meslektalarn yitirince, Yunan Kilisesi'nin rakipsiz lideri ol-
mutur. Araplarla ilk karlama onlarca yl btn iddetiyle srmtr. Kons-
tantinopolis, imparatorluk donanmasnn stnl ve "Yunan atei"yle ps-
krtlen iki kuatma daha yaar. Adalarda ve eyaletlerde saysz kk
atma ve art harekt vardr. Roma Ermenistan' MS 6 3 6 ylnda, Kbrs MS
6 4 3 , Rodos MS 655, Kartaca MS 6 9 8 ylnda kaybedilmitir. II. Justinianus'un
(saltanat 6 8 5 - 6 9 5 ) dnemin genel karmaasn yanstmaktadr. Bir savatan
sonra Justinianus, muhafzlarna, gelecek defa kamalarn nlemek iin, firar
etmeyen tek birliin katledilmesini emreder. Rodos'un dmesinden sonra,
devrilen Rodos Heykeli'nin kalntlar, paralanmas iin bir Yahudi tccara
satlr, iinde bulunulan dnemin gstergesidir bu.
lkonoklasm (ikona krma) -tasvir krclk-, sekizinci yzylda ve doku-
zuncu yzyln banda imparatorlua hkim olan ve baz alardan sofu slam
deerlerine sempatiyle yaklaan bir harekettir. Bir taraftan, Hristiyan ibade-
tinde tasvirin yeri zerinde saf bir dini tartmaya yol amtr. Tasvir krclar,
btn temsili sanatlarn yasaklanmasnda Mslmanlk rneini izlemilerdir;
kartlarn putperestlikle sulamlardr. Isaurial l. Leo'nun MS 7 2 6 ylnda
kard bir ferman, armhn her yerde dz bir Ha'la deitirilmesini ngr-
mektedir. Ve bir sre sonra btn aziz resimlerinin, zellikle Bakire Meryem
resimlerinin beyaza boyanmas emredilmitir. Ama le yandan da derin bir
sosyal ve siyasi mcadele gelimekledir. kona-kar imparatorlar, ikona-
sslemeli manastrlara saldrarak ve mal varlklarnn nemli bir ksmna el
koyarak Devletin Kilise zerindeki kontroln glendirmektedirler. Ayn e-
kilde, Konstantinopolis'in zellikle Avrupa'daki dik bal eyaletler zerindeki
otoritesini gsterdikleri dnlebilir. Ba Ikonoklasi, "keilerin tokma"
Constantinus Copronymos'un (saltanat MS 7 4 0 - 7 7 5 ) konumu, MS 7 5 4 yln-
da Roma tarafndan aka gayrimeru saylan Konstantinopolis Ruhani Mecli-
si tarafndan salamlatrlmtr Trakya'nn btn kei ve rahibeleri toplana-
rak kendilerine, ya derhal evlenmek ya da Kbrs'a srgne gitmek klarndan
birini semeleri dayatlmtr, imparator, ak bir isyandan, kendisini Mezopo-
tamya'da muzaffer seferlere ve bayndrlk hizmetlerine vererek kurtulur [KO-
NA].
Ama tasvirler veya putlar sava, daha bitmemitir. Gerek mparatorie
Eirini (saltanat MS 7 9 7 - 8 0 2 ) , gerek Thophilus'un (saltanat MS 8 2 9 - 8 4 2 ) ka-
rs Teodora, ateli ikona taraftardrlar. Teodora'nn olu 111. Mikael (saltanat
MS 8 4 2 - 8 6 7 ) , birok skandal eylemin yan sra, Constantinus Copronymos'un
cesedini mezardan kartp yaktrtmtr. Tasvir krcl yasaklanmtr. Din-
sel bar, Mikael'in ldrlmesini ve MS 867 ylnda Makedonya hanedantnn
ortaya kmasn beklemek zorunda kalmtr. O zamana kadar ok tahribat
yaplmtr. Tasvir krclk, Konstantinopolis ve Roma Patrikleri arasndaki
ba kopartan ve Latin Kilisesini Franklarn kollarna atan kilit unsurlardan
biri olarak grlmelidir.
Ayn dnemde Bulgarlar, Balkanlarda byk bir g durumuna gelmiler-
dir. Ataerkil Kourat, Heraclius'la ittifak kurmu ve bir sre sonra Bulgarlar,
Tuna'nn gneyinde Karadeniz kysna yerlemilerdir. MS 7 1 7 - 7 1 8 Arap ku-
atmasnn pskrtlmesinde mparatorlua yardm etmilerdir. Sadece dille-
rini ve geleneklerini kabul ettirmek iin yedi yerel Slav kabilesine boyun e-
dirmilerdir. Dokuzuncu yzylda kavgac kral Krum, mparatorlua ve
Hristiyanla sava ilan etmitir. MS 8 1 1 ylnda mparator Nicephorus'un ka-
fasn kestikten sonra zaferi onuruna imparatorun kafatasyla kadeh kaldran
odur. Bizans' "Byk Set"i, yeni bir Roma cephesi-smr ina etmeye zorlam-
tr. Halefi Boris ise, Konstaninopolis'te vaftiz edilmesine ramen, balln
Yunan ve Roma Kiliseleri arasnda dengelemitir (Bkz. Ek 111, s. 1305).
Dokuzuncu yzyldan itibaren kurumlaan Bizans uygarl, onu hem Ba-
tdaki ada birok devletten hem de eski Roma imparatorluundan farkl
klan birok benzersiz zellik kazanmtr. Devlet ve kilise blnmez bir b-
tn olarak i iedir. mparator ( a u t o k r a t o r - kendi kendini yneten) ve Patrik,
ilahi otoritenin laik ve dinsel ayaklar olarak kabul edilir. mparator Ortodoks
Kilisesini korumu, Kilise de mparatora kretmi, onu vmtr. Bu "Caesa-
ropapism"in laik-sivil-din d ynetimle dinsel otoritenin asla birlemedii
Bat'da benzeri yoktur [TAXIS].
KONA

DNSKI, ikonalar Avrupa sanatnn en srekli lridr. Ama asla ncelikle sanatsal
almalar olarak yaplmamtr: dine balln gstergesidir. Resimlerin gerisinde-
ki manevi dnyaya alan "sr kaplar", "sezgi kaplarf'dr. Deerleri, izleyicinin ila-
hiyat bilgisine ve duygusal kabullenine b a l d r 1 Ortaada Bal. daha sonra ken-
disine. ait nemli okullar kurmu ise de. Bizans Imparaiorlu nde gelen ikona
merkezlerini uzun sre korumutur.
konalara sayg duyanlardan beklenen tavr. Yunanca ftcsyclm yani "uyank.
likte skunet." szc ile zetlenir. Sabr, dnyadan kopu, alak gnlllk ve
dua konsantrasyonu gerektirir. "Gzel Sevgisi" konulu bir beinci yzyl Bizans ince-
leme kitab ve metinler antolojisi olan riifoknHa. bu pozisyonu bir fare yakalamak
iin mhlanp kalm bir kediye benzetir. ::

Kfsaneye gre Azz Lukka ilk ikona ressamdr ve konusu Bakire ile oeuk'ur. j
(Bkz. levha 22.) "Clrstus t'anlokramr" ile birlikte Bakire Ylerye. daima konu liste- j
sinin bandadr. Bakire Meryem standarl pozisyonda grlr: ocuu yzne
mg l'ilcs: ocuu, ileri uzatp ag kollar zerinde tuttuu oriiirta-. kollarnn
havada, ocuun ise rahminde olduu orakla pozisyonu."
L.zun tamomacli yani "konalar Sava" dneminde aml Azz .lohannes (MS
(}7~>-7'l(J). konaseverlerin en by, yani "ikona klesi"dlr. Ama ikonalara sayg
gstermekle, ikonalar araclyla ok daha derin Tanr sevgisi arasndaki fark da
vurgulamtr Aziz Johfimes. aamal dinbillmsel ikon teorisine de aklk getirir:
Isa nsan olur: nsan Tanr grntsnde yaratlmtr; bu nedenle ikonalar. Tanr-
nn ve Azizlerin gerek griinitleridir.
Ortodoks kiliselerinde ikonalarn daima merkezi bir yerleri olmutur. Ironost.a-
s / s v e y a "ikon perdesi", cemaati, kilisenin rahiplere ayrlm yerinden ayrr. Gele-
neksel olarak srasyla en stle toplu olarak azizler, Klise'nin on iki yortusu, Onki
Havan ve on iki peygamber olmak zere drt sra ikona ihtiva eder. Ortadaki il ka-
p, Ba elek Cebrail. Tanrnn Anasn ve Dr ncil Yazarn temsil eden alt panoy-
la kapldr. Bu kaplara Yunanistan'da "Gzellik Kaplar", Rusya'da "mparatorluk
Kaplan" denilir. Bunlarn zerindeyse daha byk. Ilkim veren Tanr, Teslis ve
armha Gerilme ikonalar yer alr. Orlodoks ayini srasnda bir ikona, genellikle
mminlerin pmesi iin kilisenin iinde trenle dolatrlr.
konalar tanabilir ahap panolara yaplr. Ressamlar beyaz veya yaldz ze-
min zerine saf yumurta suluboyas kullanrlar. Stilize pozisyonlar, jestler ve yzler,
gerekli sayg havasn yanstr: 5 Resimlerde pcrspekile yer verilmcyii dikkat ekici-
dir |FLAGELLATIO|.
Ortodoks ikon ressaml birok farkl dnemler geirmitir. lk "Altn a",
Tasvir krclk almayla sona erer. kinci dnem. 1204 ylnda Bizans'n Latinler
tarafndan fellyle biler. Bizans'n son dnemleri ise Bulgaristan'da. Srbistan'da,
Rusya'da ulusal okullarn gelitiine tank olmutur. imdiki Kus Ortodoks Kilisesi j
zorunlu bir Vluskovi tarz dikle edinceye kadar Novgorod. Beyaz Rusya ve Rsokov
i t e n d i geleneklerini yeltrmilerdir 0 tarihlerden sora Ortodoks ikona sanal KaLo-
1 lik sanatndaki gelimelerden dikkate deer lgiide ayrlmtr. Ama yine de baz
nemli apraz dllemeler olmaktadr. Girit'le esiz bir "bileik Vceio Bizans tarz"
o n a y a kmtr. Benzer bir Katolik ve Ortodoks tasvir harman. Ukrayna I n i a t e Sa-
natnda gzlemlenebilir' |GRECO|.
Kilise ayrlna ramen (Bkz. 37)8-361) Ortodoks ikonalar Bat'da yksek d-
zeyde deerlendirilmeye devam etmii ir. Katolik Avrupa'nn biln nl "Siyah Ma-
donna"lar Bizans kaynaklarndan alnmtr |MADONNA|. Pikardiya'daki baka bir
olaansiii siyah ikona olan baon'n "Kutsal Yz" de Bizans dnemi Isa konala-
i rndandr. "Torno Kefenf'ti kuvvetle anmsatan Suinl l'ace. Kutsal Yz. nandylio
snfna girer, yani insan eli demeden yaplm bir resimdir. am tahta tvallere ya-
' pln olmasna ramen. Slav dillerinden birinde, muhtemelen Srpa, ilgisiz bir ya-
zt tamaktadr: OBRVS GOSPODKN N A L B R I S ' : "K fendim izin kuma zerine res-
mi..." Bir zamanlar Bizans'la gsterilen Kutsal Kefen'in bir kopyas olabilir. Ne
olursa olsun, bao ba diyakozu, gelecein Papa IV. Urbanus'u Jacques de Troyes
aralndan. G ti ney talya'da Bari'de Srp manastr ndaki "dindar adanV'dan alnm-
tr. Gnmze kalm 3 Temmuz 1249 tarihli bir mekuba gre badiyakoz. ikonu.
Monrenl'dek Citeax kadnlar manast.rnn ba rahibesi olan kz kardei Sibylle'e
armaan olarak gndermi. Laon Katedraline bu yolla ulamtr. 5
konalara, hunin inanl Ortodoks evlerinde sayg gserilir. Maksim Gork
1870'lerdc. buy akbabasnn N izni Novgorod'daki evlerinden unlar anmsar;

"Tanr'dan sz edince bykannemin yz genleti. (...) Salarnn kabark l-


lelerim boynuma doladm. "nsan T a n r y gremez", dedi. "grseydi kr olur-
du Ancak Azizler onun yzne dosdoru bakabilir." Onun ikonalarn tozunu
alm, oyuklar lemizleyiim grmek ok ilginti.... konay evike kaldracak,
ona glmseyeeek ve derin bir sevgiyle "Ne gizel yz" diyecekti. Sonra ha -
kartacak ve ikonay pecekti." 6

mparatorluk saray, bir brokratlar ordusu tarafndan iletilen geni bir mer-
kezi yrtme organnn gbeidir. Heraclius, Pers kkenli Bastleus unvann
alntr ve devlet mekanizmasnn despolik yaps kendi doulu trenleri iin-
de ok belirgindir. "Bizans", klece itaat, gizlilik ve entrikann hepsini karla-
vacak tek bir deyim haline gelmitir. Eski Roma kurumlarndan bazlar y-
zeysel olarak korunmu, ama tmyle ikinci dereceye itilmitir. Senato, kat
bir rtbeler tablosuna gre dzenlenmi bir memurlar meclisidir. Devlerin,
cparcfos (vali), sympous (babakan) ve logofete (ba yarg) unvanl ef ba-
kanlar, sarayn ba yetkilileriyle, yani Paracomoenus (mabeyinci, kethda,
kahya) unvanl bn harem aalaryla eit dzeydedir. mparatorluk, saray
mensuplarnn nde gelenlerini hadm ettirerek, Bat'da sk sk grlen, saray-
da kaltsal g kazanma olaslna kar kendini ak bir ekilde korumutur.
Askeri savunma, domestos tarafndan komuta edilen merkezi bir imparatorluk
ihtiyat kuvveti ve yabanc paral askerler ile strategos tarafndan komuta edi-
len themes veya "askeri blgeler" arasnda blnmtr.

TAXIS

KONSTANS'A, l i y l l 64 Tele II. "Byk Kilise" Ayasofya'nn dua krssnde (Cum-


ban) K o n s t a n t i n i p o l Patrii tarafndan ta giydirildi. Yeni mparatoru Hipodromda
alklama eklindeki eski Roma gelenei terk edilmiti. Bizans repertuarnda ki en
nemli siyasi-d in i tren son eklini alyordu. Bundan sonra mparatorun boynuna
geleneksel elenk asma yerine bana bir ta konulacakt. Bahiler datld: made-
ni paralar sald. Yardmc imparatorlara imparatorlar tarafndan, imparatorielere
kocalar tarafndan ta giydirildi. Ta giyme treninin ikonalara yansyan geleneksel
tasvirleri, imparatoru. sa taralndan l a g i y d i r i l i r k c n gstermekledir.
Siyasi ayin Bizans yaamnda ok nemli bir rol oynamtr. Amac, la.xis idea-
lini. "eylerin deimez, uyumlu ve hiyerark dzenini" glendirmektir. ncelikle i-
lenmi grlmeye deer manzaralar, sembolik ayrntlara ok byk nem verilerek
tasarlanmtr. ok basit gerekelerle, ama mutlaka Hristiyan y o r t u gnlerinde res-
mi geitler ve fener alaylar dzenlenir. mparatorluk duyurularna, bararak Kitab
Ylkaddes'Len okunan metinler ve siyasi sloganlar, iir okumalar ve methiye dzme-
ler ve mparatorun orada bulunmas halinde gerekli olan mutlak sessizliin tersine,
gl alklar elik eder. mparatorluk ailesinin gelin gstermeleri, dnleri ve ce-
naze trenleri, uygun sevin veya yas gsterileriyle birlikle dzenlenmitir. mpara-
torun huzuruna kabul olunacaklar, konuun statsne gre kl krk yararak snf-
landrlmtr. Taht ile ziyaretinin yere kapanaca (sayg iin bir tr secdeye
varaca) nokta arasndaki mesafe nceden dzenlenir. mparatorun gelii (Ad\cn-
tus), onu karlamaya kacak olan delegasyonun rtbelerinin, selamlamann yeri ve
biiminin, kenle girerken izlenecek rotann, kran duas ayini iin kilise, seiminin
vc ziyafetin mnsnn nceden belirlenmesini gerektirir. mparatorun, zellikle sa-
va iin ayrl (Profcctio). sadaka datm. Gerek Ha Sancana sayg duruu, or-
du vc donanmann takdisi trenleriyle dikkat eker. mparatorun, darda zafer ka-
zanm orduyla birlikte dnmesi veya lkeye saldran dmann pskrtlmesi
halinde. Roma'dan miras alnan Trianhos. "Bmperyal Zafer" enliinde; birliklerin,
tutsaklarn ve ganimetlerin sergilenmesi. Sirk ve Hipodromda oyunlar ve yarlar,
darda yenilen veya saldrs pskrtlen dmann sembolik inenme treni,
iracholismos. gereklidir. Yksek memurlarn atamalar, baarlarnn kayna konu-
sunda hibir kukuya ver brakmayacak ekilde y r t l m t r .
Kyafete, grevin rtbe iaretlerine, renge ve tavrlara her zaman ok byk
bir dikkat, gsterilir. Her resmi geitte kallan giydirme ve kartma trenleri yaplr.
mparatorluk tacna, kresine, asasna ve akakia yan limllg simgeleyen "toz
kesesi"ne her zaman nem verilmitir. Bgtvan rengi giysiler mparatora vc ikona
resimlerinde Isa ile Bakire Meryem'e ayrlmtr. Bizans vtcu dili. agalma yani "va-
karl skunet" idealini vurgular. 1
Bizans trenlerinin en mkemmel zeli, bir onuncu yzyl el yazmas olan De
Ccrcmcniis avlac byzanUnae. "Bizans Saray Trenleri K i l a b f ' n d a bulunmakladr. 2
Kitap all yz yllk uygulamalarn ve yntemlerin anlatld yz elli blm veya
dosyadan olumakladr. Dans ve konuma kurallarndan imparatorun sa irana
kadar her eyi dzenlemekledir 3 Kmperyal trenler; Patrikler, eyalet ynelicileri,
generaller, piskoposlar ve nihayet l l r i s i i y a n aleminin btn hkmdarlar tarafn-
dan kabul ve taklit, edilmi; zamanla. mparatorluk dnda bln monarik ve dinsel
sembolizm trlerinin temelini oluturmutur. rnein, tpk Batl baka egemenlerin
Charlemagne'dan birok evi kopya etlii gibi, Charlemagne da Bizans'tan birok
ey almr 4 |KRAL|.
Ancak, bunlarn hibiri tek ynl bir trafik deildir. mparatorun, askerlerinin
kalkanlar stnde havaya kaldrlmas uygulamasn da Romallar Germen kabile-
lerden almlardr, lk kez mparator Julianus tarafndan MS 361 ylnda Paris'te uy-
gulanlm ve aralklarla sekizinci yzyla kadar devam etmitir. Chrisna, "kutsal
yala yalanma" treni muhtemelen ilk kez Kranklar tarafndan yaplm ve Kons-
lantinopolis'e on nc yzylda lallar tarafndan tantlmtr. 5 O srada Avru-
pa'da monarik trenlerin llrisliyanlatrlmas ok yaygnd.

Ancak Bizans, ncelikle bir deniz gcdr. Ko balar ve "Yunan atei"yle


mcehhez yz paralk donanmas, kendisini her gelene kar koruyabil-
mitir. MS 6 5 5 ylnda Likya'da Phoenix aklarnda Araplarla yaplan byk
savaa ramen Bizans deniz kuvvetlerinin Ege ve Karadeniz'deki hkimiyeti
devam etmitir.
Bizans devleti, toplumsal ve ekonomik konularda "baba"ca ynetim anla-
yn sonuna kadar uygulamtr. Ticaret, btn ihracat ve ithalattan dzenli
ve zorunlu olarak % 10 vergi alan kamu grevlilerince kontrol edilir. Devlet
dzenlemeleri ticaret ve endstri yaamnn her alann ynetir. Devlet imalat-
haneleri, rnein gynaceum, yani kadnlarn altklar ipek atelyesi, surlar da-
hilinde tam istihdam garanti eder. mparatorluun altn sikkesi (1 nomisma =
12 milircssia = 144 pJocs) Dou'nun ana uluslararas parasdr. Konstantino-
polis'te iilerin dzenli olarak yedii havyar, Karadeniz'de devletin ilettii
dalyanlarda bolca retilmitir.
Bizans, sahip olduu Yunan kltr rts altnda, ok farkl etnik kken-
leri olan okuluslu bir toplumu barndrmtr. Hazarlar, Franklar, Ruslar m-
paratorluun dantel ipleri olabilirler. Nfus, Balkanlarda Yunan-Slav, Asya
eyaletlerinde post-helen ve Ermenidir. Krsal blgelerdeki serf kyleri dnda
Bizans toplumu yksek eitimli ve rafinedir. Kilise okullar, devlet niversite-
leri, hukuk akademileri vardr ve kadn eitimi iin olanak salanmtr, iman-
la ilgili edebiyat gelimitir. Ama onuncu yzyln Digertis Aknfas' da "imdi-
ye kadar yazlm en grkemli cfanst'i de geste (kahramanlk destan)"; Proko-
pius'tan Anna Porphyrogeneta'ya ( 1 0 8 3 - 1 1 5 4 ) Bizans tarihileri ise "Antik Ro-
ma ile modern Avrupa arasndaki ... en nitelikli tarih ekolu" olarak nitelendi-
rilmitir. Bizans sanat ve mimarisi kesinlikle benzeri olmayan tarzlar
gelitirmitir. kona kart yasaklamalara ramen veya belki bu yasaklar saye-
sinde Bizans ikonas, Avrupa sanatna sonsuz bir kaLk salamtr, Bat'n
birok lkesi biimsel kltr anlamnda dardaki karanlkla mcadele eder-
ken, Bizans uygar kalmtr. 1 1

slamiyet'in Ykselii, MS 6 2 2 - 7 7 8

MS 20 Eyll 622'de Muhammed adl gsterisiz, tannmam bir Arap mistik,


sa salim Medine ehrine ular. Kendi memleketi olan Mekke'den srlm-
tr. Eski mritlerinin kendini karlad yerde bir lapnak yaplmasn ister.
Bylece, yeni dinin birinci ylnn birinci gnnde ilk Muhammedi cami orta-
ya kmtr.
Aln yazsn Hira Dag'ndaki bir maarada grd bir ryada bane-
lek Cebrail'den renen eski deve srcs, on yldan fazla bir sre radikal
dncelerini yaymaya alm ama baarl olamamtr. "Muhanmed do-
ru, gereklen doru; sen Allah'n Peygamberisin." Sonra ilk Mukadderat Ge-
cesi'nin ardndan bir baka mistik rya daha grr; Cennete Gece Yolculu-
u... Byl bir kheylanm zerinde Kuds'teki Sleyman tapnana,
oradan da gkkubbenin yuvarla iinden, Grnmeyen Sonsuzluun eii-
ne getirilmitir. MS 6 2 4 ylnda Muhammed kendine inananlardan yz
kiiyi silahlandrr; onlar bastrmak zere gnderilen bir orduyu bozguna
uratr. MS 6 2 8 ylnda, on bin mminin banda, hibir direnile karla-
madan ok sevdii devesinin stnde Mekke'ye girer. Kabe denilen trbede-
ki kafir putlar krar ve oray kendi taraftarlar iin en kutsal trbe haline
getirir. Kutsal Kitap Kurana gre bilgeliinin esasnn olutuu Medine'de
drt yl daha vaazlarn srdrdkten sonra, Veda Hacc iin Mekke'ye git-
mek zere bir kez daha yola kar. Arafat Vadsi'nde son konumasn ya-
par:

" E y halkm, b e n i m szlerimi dinleyin, g e l e c e k yl sizinle b i r l i k l e o l m a y a c a m .


( . . . ) Allah'a d n e c e i n i z g n e kadar... mallarnz, o n u r u n u z u ve hayatnz ku-
sal l u u n . Yoksullara yardm e d i n . onlar giydirin. ( . . . ) Bir gn Allah'n h u z u r u -
na k a c a n z ve o n u n size e y l e m l e r i n i z i n n e d e n i n i s o r a c a n u n u t m a y n . ( . . . )
Kadnlarnza kar baz haklarnz o l d u u d o r u d u r , a m a onlarn da size kar
haklar vardr. O n l a r a iyi d a v r a n n , onlar sizin desteinizdir. ( . . . ) Ben grevimi
t a m a m l a d m , size Allah'n Kitab e k l i n d e bir r e h b e r ve o n u Habercisinin ( R e -
s u l n u ) r n e i m b r a k y o r u m . ( . . . ) Bt rehberi izlerseniz baarsz o l m a y a c a k s -
nz."
O yeryzne indiinde, Tanr konuur:

"Bugn sizin iin sizin dininizi mkemmelleirdim. l.fumu size gnderdim ve


sizin iin din olarak Islam s e t i m . " 1 2

lm Melei, Medine'ye dnerken, Peygamberin adrna girer ve Peygamber


"Ey lm, sana verilen emirleri uygula!" der. Tarih, Hristiyan takvimine gre
MS 7 Haziran 632'dir.
Arabistan l, Afrika ve Asya anakaralar arasnda bir atlama tadr.
evresindeki imparatorluklara kar bamszln daima iddetle korumu-
tur. Batsnda Msr ve Habeistan, kuzeyinde Mezopotamya ve Iran, dousun-
da da Hindistan vardr. atlam topraklarna ve bedevi kabilelerine aldrma-
dan blgenin btn byk uygarlklarna katlmtr. Mekke'deki Kabe,
Adem'in Cennet Bahesi'nden kovulduktan sonra geldii ve ibrahim'in kutsal
trbeyi yeniden ina enii yerdir, Mekke ise, Akdeniz'i Dou Afrika ve Hin-
distan'la birletiren kervan yolu zerindeki zengin bir konaklama noktasdr.
Yedinci yzyln balarnda, Msr'da Roma Imparatorluuyla ve ran'da rakip
Sasai Imparatorluuyla yakn iliki iindedir. Yeni bir dnya dininin beklen-
medik doum yeridir; ama slam propagandas iin gvenli bir s olarak da
birok avantaja sahiptir.
"Yol" demek olan slam, bandan itibaren evrensel bir dindir. Kurann
kutsal dili olarak Arapaya her zaman skca sarlm olmasna ramen btn
uluslara, btn snflara ve her iki cinse seslenir. En temel kurallardan biri,
btn Mslmanlarn karde ve kz karde olduudur. Muhammed, hayattay-
ken egemen elitlerin ekonomik ayrcalklarn, kadnn aalanmasn, Sami
kabilelerin "kan hukuku"nu (diyet, kana kan) knamtr. Sosyal, ekonomik
ve siyasi eitlik ars geleneksel topluluklarn temellerini tehdit etmitir. Ezi-
lenlerin ve kadnlarn haklar, yardmseverlik ve merhamet devi konusunda-
ki srar, kitleler iin "zgrlk, kurtulu" anlamna gelmitir. Neredeyse bir
anda oluan askeri gc, mminlerin ateli ballklarndan kaynaklanan dev-
rimci bir imandr. Askerlerin generallere, ynetilenin ynetene, kadnlarn ko-
calarna eit olduunu emreder: "Ditsi; adalet, dindar hkmdarn istiMad-
Jm yedir." Tpk Hristiyanlk gibi, genellikle taraftarlarn uygulamalarna
venilen idealleri kabul etmitir; ama bu ideallerin gc ve safl aka orta-
dadr. slamiyet, "Balayan, esirgeyen Allah adna...", bir vad/'nit kurumu
dallarndan kan snmeyen bir ate gibi yaylm, yaylmtr,
slamiyet'in be temel koul zerine oturduu sylenir. Birincisi, ezber-
den okunan "La ilahe illallah, Muhammedun resulullah" (Allah'tan baka Tan-
"i yoktur, Muhammed onun peygamberidir" formln ieren iman ikrardr.
Bu szleri tanklar nnde syleyen herkes Mslman olur. kinci kural, ina-
nanlarn gne doarken, leyin, gne batarken ve akam nce ykanp (ap-
.is alp, .n.), sonra Mekke'ye ynelik olarak balarn yere dokundurmalarn
gerektiren dini ibadettir. Zekt denilen nc kural, yoksullara sadaka ver-
meyi gerektirir. Drdncs orutur. Akl banda ve salkl her yetikin
Mslman, Ramazan ay b o y u n c a afak vaktinden hava kararmcaya kadar ye-
m e k t e n , i m e k t e n ve cinsel ilikiden uzak durmak zorundadr. Beinci kural
olan Hac, her Mslman m r n d e en az bir kez Mekke'de hac yapmakla y-
k m l klar. Hepsinden te, sadk Mslman'a, 114 suresi ile bir h u k u k kay-
na, bilim ve felsefe el kitab, efsane ve ykler koleksiyonu ve bir ahlak dersi
olan Kuran retisine sayg gstermesi emredilmitir.
Halifeler, yani peygamberin "ardllar, halefleri" birleik Arabistan', hzla
teokratik bir dnya imparatorluunun atlama tahtasna dntrmlerdir.
Rakipsiz gce ve hesapsz zenginlie, yeni dncelere esin veren bilim, edebi-
yat ve sanata hkmetmilerdir. Ebu Bekir ( M S 6 3 2 - 6 3 4 ) , m e r ( M S 6 3 4 - 6 4 4 )
ve O s m a n ( M S 6 4 4 - 6 5 6 ) dnemlerinde Arap ordular Suriye, Filistin, Iran ve
Msr' birbiri ardna fethetmitir. iskenderiye'yi korumak iin bir filo kurul-
m u ve Araplar ksa sre sonra Akdeniz'in en byk deniz gc olmulardr.
Ayn zamanda Peygamberin kuzeni ve damad olan Halife Ali dneminde (MS
6 5 6 - 6 1 ) sivil ve dini anlamazlklar ve kavgalar meydana gelmitir. Ama Eme-
vi hanedan dneminde birlik yeniden salanmtr. Muaviye (MS 6 6 1 - 6 8 0 ) ,
bakenti am'a tamtr. I. Yezid ( M S 6 8 - 6 8 3 ) , Ali'nin isyan eden olu Hse-
yin'i yenerek ii mezhebinin tarihinde yeni ufuklar amtr. Abdlmelik ( M S
6 8 5 - 7 0 5 ) , Mekke'deki Halife kart bir hareketi bastrmtr. 1. Velid ( M S 7 0 5 -
7 1 5 ) dneminde, Abbasi hanedanyla uzun ekimelerinin, MS 7 0 5 ylnda
Zap suyu zerinde bir katliamla sona ermesinden n c e , Emevi hanedannn
gc doruk noktasna ulamtr. Sonra, Al-Mansur ( " M u z a f f e r " , MS 7 5 4 - 7 7 5 )
d n e m i n d e Abbasiler be yz yllk bir saltanat dnemi balatmlardr. Ba-
kentleri Badat, bir dnem dnyann merkezi haline gelmitir.
Kuds'n Hristiyanlardan Mslmanlara geii, o k byk sonular
olan bir olaydr. Kent, btn tek tanrl dinleT iin kutsald, yine yledir. Ro-
mallarn Yahudileri kovmalarndan sonraki yzyllarda Hristiyanlar, Kutsal
Yerleri kendileri iin korumulardr:

"MS 6 3 8 ylnn bir ubat gn, Halife mer beyaz bir devenin stnde Kuds'e
girdi. Ypranm, kirli bir kaftan giymiti; kendini izleyen ordu ise kaba saba ve
bakmsz grnmlyd; ama disiplini mkemmeldi. Halfe'nin sa tarafnda, tes-
lim olan kentin en yksek yneticisi olarak Patrik Sophronius vard. mer, arka-
da Mahmut'un ldrld Sleyman Mabedinin bulunduu yere ilerledi. Pat-
rik, onu seyrederken sa'nn szlerin anmsad ve gz yalar iinde mrldand:
"Peygamber Danyal'n anlatt yklmln, yalnzln irkinlii, irenlii ' 1 5

O tarihten sora Kutsal Yerler islam glerinin elinde olmutur. Patrik talihin
esiridir. Hristiyan haclar hedeflerine kolayca ulaamam, Kuds yerine daha
o k Roma'y ziyaret etmeyi semilerdir. Hristiyanln ekim merkezi drama-
tik bir ekilde batya kaymtr.
Peygamberin l m n izleyen yzylda, slam ordular amanstzca ilerle-
mitir. Bizans, MS 6 7 3 - 7 8 ve MS 7 1 7 - 1 8 ' d e olmak zere iki kez kuatlmsa
da baarl olunamamtr. Ama douda Kbil, Buhara ve Semerkand, batda
Kartaca ve Tanca zapt edilmitir. Herkl Stunlarnn (Cebelitark Bogaz'nn
iki yanndaki kayalklar) MS 7 1 1 ylnda Arap komutan El Tark (Tark bin Zi-
yad) tarafndan almas (ki boaz bundan sonra Cebelitark (Gibraltar) adn
almtr) Vizigot spanyasn ele geiren ve Pireneleri aan Mslmanlar Av-
rupa'nn ortasna getirmitir. 732'de, Muhammed'in lmnn yznc yln-
da, Fransa Krallnn kalbinde, Paris'e birka gnlk mesafede bulunan Loire
nehri zerindeki Tours kentine kadar ulamlardr.
Bu geni fetihlerin sonucu olarak ispanya'da, Fas'ta, Tunus'ta, Msr'da,
iran'da ve Semerkand blgesinde, uzaktaki Halifelere normal hizmetlerden
fazlasn da yapmaya gerek olmadan, zerk slam devletleri olumutur, islam,
bir tek yzylda Hristiyanln yedi yzylda gelitii kadar gelimitir. Msl-
man fatihler, tberya'da kendi tarihlerini anmsayarak lkeye El-Ancialus (En-
dls) "Vandallarn lkesi" adn vermiler ve birok kk emirlik kurmu-
lardr. Tark bin Ziyad'n geliinden hemen sonra kurulan Kurtuba emirlii,
Avrupa ktasndaki Mslman varlnn en dayankl, en kalc unsuru olmu-
tur. Kendinden sonra kurulan El Muravi imparatorluu ve Krnata emirliiyle
birlikte Kurtuba, yaklak sekiz yzyl ayakta kalmtr. En gl olduu Ab-
durrahman (saltanat MS 9 1 2 - 9 6 1 ) dneminde lberya yarmadasnn byk
bir blmne yaylm, hatta btn islam dnyasnn halifelii iddiasnda bile
bulunmutur. Yksek bir uygarlk dzeyiyle birlikte byk bir Arap, Fasl,
Berberi ve Yahudi nfus aknn da getirmitir. Sekizinci yzyldan on ikinci
yz yla kadar ispanya'ya birok Kuzey Afrikal g olur [MEZQU1TAI.
Bu noktadan itibaren, lslamn Avrupa'da kalc bir varl olmutur. nce
gney batda Iberya'da, sonra gney douda Balkanlar'da ve Karadeniz blge-
sinde (Bkz. Blm IV). Hristiyanlarn ve Mslmanlarn etkileimi, Avrupa
kltr ve siyaset yaamnn en kalc zelliklerinden birini oluturmutur. Se-
kizinci yzyldan itibaren Avrupa'da, ezann, yani mezzinin mminleri sabah
ve akam ibadet iin toplanmaya davetinin duyulmad tek bir gn olmam-

Allah ekber Allah e k b e r


d^dlSi
Allah e k b e r Allah e k b e r
Ehed en l ilahe illallah
Ehed en l ilahe illallah
Ehed enne Muhammede'r- Reslullah
Ehed enne Muhammede'r- Reslullah
Hayye ale's-salh
Hayye ale's-salh
Hayye ale'l-felh
Hayye ale'l-felh
Es-sall hayrun mne'n nevm
Es-sall hayrun mine'n nevm
Allah ekber Allah ekber
L ilahe illallah. 1 fc&^^la
"Allah en byktr. Ben ahitlik ederim k Allah'tan baka ilah yoktur. Yine ahit-
lik ederim ki Muhammed Allah'n Resuldr. Haydi namaza! Haydi kurtulua!
Allah en byktr. Allah'tan baka ilah y o k t u r . " 1 4

Sabah ezannda, drdnc tertipten sonra bir ar daha eklenir: al sala! fchair
m in al nawm, (essalatu hay run minen nevm) "badet uykudan yedir. 1 ' ary
duyan her Mslmann, drdnc ve beinci tertipler dnda szleri ezberden
yinelemesi gerekir: "Allah'tan baka iktidar ve kuvvet yoktur." Her yetikin ve
salkl Mslman, gnde be kez Sakt yani "tapnma secdesi"ni yerine getir-
mekle (namaz klmakla) ykmldr.
Bu arada, Franklar Loire Nehri civarnda Mslman ilerleyiini pskrt-
mek iin kendilerini hazrlamaktadrlar. Merovinj saraynn reisi Charles Mar-
tel, Mslmanlar durduran bir ordu toplamtr. MS 732'deki Poitiers Sava,
Hristiyanlarca ok abartlm olabilir; Araplar fazla geniletilmi ulatrma
hatlar boyunca geri ekilmek zorunda kalm olabilirler. Ne de olsa Cebelita-
rk'tan 1600 km. uzaktadrlar. Yine de, bu durum baz olaanst metinler
esinlenmitir:

"Denk bir mesafe korunmu olsayd, Kuzey Afrika Mslmanlar lskoya dalar-
nn ve Polonya'nn snrlarna gelmi olacaklard; Ren Nehri, Nil veya Frat'tan da-
ha geilemez durumda deildi ve Arap donanmas bir direnile karlamadan
Thames Nehrinin azna kadar ilerleyebilirdi. Belki imdi Kuran'n yorumu O x -
ford okullarnda retiliyor ve renciler snneL edilmi bir halka kulsallg ve
Mulammed'in vahyinin doruluunu gsteriyor olabilirdi." 1 5

Mslmanlar, o andan itibaren batda Pirene izgisinde tutulmu; Mslman-


lar ve Franklar kuaklar boyunca da geileri iin atmlardr. Roncevaux
Getd'ndeki bir karlama, kahramanlk destan(lar)nda kutlanan en nl or-
taa efsanesini yaratmtr: Deiik biimlerde, Roland ve Olivier veya Orlan-
do ve Rinaldo olarak bilinen iki Frank valye, Mslman ordusunun ar
basks altnda kuzey taraftaki gvenli blgeye ekilmeye almaktadr. Oli-
ver, arkadandan takviye kuvvet gelmesi iin iaret borusunu almasn ister.
Akll olmaktan ok cesur olan Roland, savan kaybedildii ana kadar bu iste-
i yerine getirmez. Nihayet boruyu damarlarn atlaurcasna flediinde b-
tn Frank lkesinde duyulur. Atnn stnde baylan Roland, ggs gise
sava srasnda kr olmu Olivier tarafndan yanllkla vurulur:

'Sir cumpain, faites le vos de gred?


Ja est co Rollant, ki tant vos soelt amer!
Par nule guise ne m'aviez desfie'
Dist Oliver: 'Or vos oi jo parler.
Je ne vos vei, veied vus Damnedeu!
Ferut vos ai, car le me pardunez! '
Rollant respunt: 'Jo n'ai nient de mel.
j o l vos pardains ici e devam Deu. 1

A iel mot l'un a l'altre ad clinet.


Par tel araur as les vus desevred.

"Soylu arkadam, bilerek mi vurdun? / Seni. ben Roland'dan daha ok kim sever
/ Ve sen bana kar gelmedin, meydan okumadn. / Olvier dedi ki: "imdi seni
duyabiliyorum ama grmyorum; Tanr seni gznden ayrmasn. Sana vurdum
mu7 Ltfen beni affet!" "Bana bir ey olmad. Seni burada, tanrnn nnde affet-
tim." O anda ikisi de birbirlerini eilerek selamlar. Ayrlrken, birbirlerini ne ka-
dar sevdiklerini anlarlar.1,16

"Elveda tatl Fransa (Francia), bugn iyi vassallerinden mahrum kalacaksn."


Douda Hristiyan hatt Bizans glerince tutulmutur. Ama Mslman
varl Slav hinterlandnn derinliklerinde hissedilmektedir. Mslman dnya-
snn klelere kar itah gittike artmaktadr ve zayflktan kemikleri saylan
Slavlar, gzde mallardr. Yahudi tacirler ve Vikingler komisyonculuk ve zel-
likle Krn zerinden [HAZARYA] [RUS'l, daha sonra ise Baltk ve Orta Avru-
pa'da nakliyecilik yapmaktadrlar {DRHEM]. Slavlarn kle ticaretiyle i ieli-
gi, yaygn bir ekilde "5lav" ve "slave" (kle) szcklerinin eanlaml olduklar
dncesine yol amtr. Hadm harem aas karlnda kullanlan Arapa
safcaliba'nn da "Slav"dan tretildigi kabul edilir, Slav lkeleri hakknda gn-
mze kalan ilk grg tan raporunun, Torosal bir tccar olan bir Kuzey Af-
rika Yahudisi tarafndan yazlm olmas rastlant deildir (Bkz. s. 4 9 5 ) .

M EZ 0 U TA

AVRUPA'DA uygarlk devresini, iirdi kordoba'da katedral kilisesi olan Meztula Al-
jara'dan (Ylezkita Cani) daha iyi yanslan baka bina yokir. Kn eski bliimu. Ab-
durrahman (VIS 75>-7B) saltanat dneminden kalmadr, Ispanyol-lslam sanalnn
bir hazine dairesi olmak asndan. Sevilia'daki Alkazar ile veya Granada'daki efsa-
nevi Kllamra sarayyla ayn dzeydedir. Ama onm fark ve stnl. imdi harap
durumda olan. ama ayn yerde VIS 741 ylna kadar ayakla kalm ve bir zamanlar
Hristiyan ve Mslman eemaatlerinee paylalm l.atin-Bzans rn SI. Vinccn
Baz lika s' udun alnan malzemenin kullanlmasnda yatar. Dahas, hem cami hem
bazilika, zamannda bir Yunan veya muhtemelen Koike binasndan dntrlen
byk bir Roma tapnann temelleri zerindedir. Ancak stanbul'daki S. Sol'ia
Ayasol'ya bu kadar cilli balantlara sahip olabilir.
Meziuiia'nn llen, ortaa Roma'smdan ok daha byk bir kente yaka-
cak dzeydedir. Ortadaki, duvarlarla ve ssl burlarla evrili Portakal Bahesi ile
birlikte 130 m x 180 m'lik bir alan kaplar. Ama en etkileyici yan. slam ve Hristi-
yan unsurlarn birletii birok zelliktir. Biiyk hol. k kemer katn destekleyen
ok renkli bir mermer sulun ornanyla doludur. Deiik balklarla ssl stunlar
eski bazilikadan g r i m tr Daha alak "al nal" kemerler, birbirini (akp eden beyaz
kireta ve krmz tula paralarndan yaplmn - . Yukardaki yuvarlak kemerler
ise saT Roman slupladr. Ana kuzey kaps. DKI S sOzciiiiniin karl olan AL
\1ULK 1,11,1,Ali (mparatorluk ve g sadece Allah'ndr) szlerinin ortasnda melal
plakalarla kapldr. Nefis Gvercin Kapsnn, bir ortaa sivri kemeriyle evrili ok
ssl bir Arap kemeri vardr. Mekke'nin bulunduu yn gsteren Mihrab veya "y-
nelme oyuu", onu tamamen gneye ynelten Suriyeli mimarlarca yaplmtr: tek
bir yarm-kubbe tavann altnda kk bir sekizgen oda biimindedir. ok-renkli mo-
zayik bir kemer-alt yoldan girilir ve bundan nce ii kk Bizans kubbesinin alm-
daki geit vardr. On drdnc yzylda gotik ssleme ve feodal hanedan armalary-
la tazelenmi Kraliyet Mahfel gibi blmlerde bile Iran farz kl'i yazlar ok boldur.
Hristiyan Baroku. cami iindeki sunak tama, saakha ve lcalar apeline ilham
vermitir. 1
spanya'da, Kordoba Mezquita - s veya eski Toledo kenti gibi pek az yer gl
bir sreklilik duygusu ifade eder. Gnmz turistleri, Avrupallar matematik Yunan
felsefesi ve ktla birlikle portakalla, limonla. spanakla, kukonmazla, patlcanla,
enginarla, makarnayla, di macunuyla tantrann Mslman spanya olduunun
anlatlmasndan holanr |XATIVAH|.
Ama sorun, srekliliklerin az olmasdr. Ispanya'daki Mslman uygarlk, sa-
dece yerine bakas konarak iptal edilmemi, m m k n olan her yerde yok edilmitir
(Bkz. s. 374). Ziyaretiler. K x t r a m a d u r a ' d a k i sahipsin Truiilo Mslman kalesini ve-
ya Kaslilya'dakt llemi Vaseos kentini grdklerinde gerek bir tarih duygusu ya-
ayabilirler. kordoba'da, Mez<|uila'dan, kentin dndaki Yledinct t Zehra sarayna
klr. Buras, bir zamanlar, bir "gne yanstma istasyonlar" ebekesiyle yir-
mi drt saat iinde Msr'la iriibat kurabilen, yabanc bykelilerin, taht odasna ii
mil uzunluunda bir glgeliin altndan ift. sra Berberi muhafzlarn eliinde gel-
mesini isteyetnlen bir halifenin ikametgahdr. Bir zamanlar alt bin kiilik bir harem
dahil olmak zere yirmi bin kiiye ev sahiplii yapmtr. 1010 ylndaki Berberi is-
yan srasnda yklm, kalntlar ancak 1911 ylndan sonra o n a y a karlmtr. 2
"Ole" diye baran spanyollarn ou. "Allah"a bir duay seslendirdiklerinin
farknda deildirler.

lslamiyetin Hristiyan lemi zerindeki etkisi abartl deildir. slam fetihleri


Avrupa'y Hristiyanln ana ss haline getirmitir. le yandan byk Ms-
lman topraklar kua, Hristiyanlarn teki dinler ve uygarlklarla olan do-
rudan ilikisini hemen hemen kesmitir. Militan slam engeli, ilk zamanlarda-
ki ticari, entelektel ve siyasi ilikilerden birounu keserek veya deitirerek
Yarmaday kendi iine kapatm; dinsel atmalar asndan Hristiyanla iki
dev brakmtr; lslamiyetie mcadele ve kalan son paganlar da Hristiyanl-
a kazanma... Bizans lmparatorluu'nu, Dou snrlarnn korunmasna son-
suz ncelik vermeye, buna bal olarak da Bat daki emperyal misyonunu ih-
mal etmeye zorlamtr. Daha uzak teki Hristiyan devletlerin ancak kendi-
lerini kurtardklar ve gittike artan lde yerel zerklik ve ekonomik kendi-
ne yeterlilik nlemlerini aldklar koullar yaratmtr. Bir baka anlatmla, fe-
odalite iin byk bir uyarc olmutur. Hepsinden te, Akdeniz'i askeri kont-
rol altna alarak, o ana kadar Akdeniz lkelerinin Yarmada'nn geri kalan
zerinde kurmu olduklar stnl ykmtr. Islamiyetten nce, Hristiyan-
ln dnme uratt post-klasik Yunan ve Roma dnyas, zorunlu olarak
deimeden kalmt. Ama slam'dan sonra sonsuza dek yok olmutur. Siyasi
inisiyatif, neredeyse ihmal yznden, Akdeniz'den kuzeydeki ilkel krallklara,
zellikle bunlardan en gls olan "Fransa"ya gemitir.
Bu bakmdan, Avrupa Hristiyanlarnn slam fetihlerinin getirdiklerini
hazmetmeye alt o sekizinci yzyl iinde, yeni bir dzenin tohumlar atl-
mtr. Bizans'n desteinden mahrum kalan Roma Patrii, Franklara ynel-
mek ve "Papalk" kurumunun oluumunu balatmak zorunda kalmtr.
Franklar da Papa'y desteklemeyi bir ans olarak grmlerdir. Charlemagne,
Muhammed'in rndr (Bkz. 3 1 3 - 3 2 0 ) . Islamiyetin antik dnyay parala-
mas gibi, grleriyle eski kavramlar darmadan eden Henri Pirenne'e gre
Frank imparatorluu, "slam olmasayd belki hi olmayacakt, Muhammed ol-
masayd Charlemagne tasavvur bile edilemeyecekti." 1 7 Pirenne'in iddialar,
zellikle ticari ilikilere zorla girme iddiasyla ilgili ayrntlarda rtlm-
tr. Ama bu iddialar, antik dnyadan ortaa dnyasna gei almalarnda
devrim yaratmtr.
Ancak Muhammed ve Charlemagne'dan sz etmek yetmez. slam, Dou
Avrupa'y Bat Avrupa'y etkilediinden daha dolaysz etkilemitir. Islamiyetin
ortaya k, "Hristiyan lemi" denilen yeni, kompakt bir bizatihiliin snr-
larn oluturmutum Konstantinopolis, gelecekte bir sre en gl merkez
olacaktr. Hristiyan-Mslman rekabetinin dou kenarndaki, bu noktadan
sonra iki baat dinden birini semek durumuyla karlaan paganlara meydan
okumutur. Daha da nemlisi, Avrupa kimliinin tanmlanabildii kltrel se-
li, siperi yaratmtr. Yalnzca Charlemagne deil, Avrupa da Muhammed ol-
madan dnlemez.
Hristiyanln Islamiyetle rekabeti, Hristiyanlkla Yahudilik arasnda za-
ten var olanlardan daha basit olmayan moral ve psikolojik sorunlar yaratm-
tr. Hem Hristiyanlar hem Mslmanlar birbirlerini imansz olarak kabul et-
milerdir. Yanl anlamalar, ztlklar ve olumsuz basmakalp kabulleri
sonsuzdur. En azndan din adamlar, byk tek tanrl dinin ne kadar ok
ortak yan olduunu vurgulamaktan hi holanmazlar. Sonu olarak, Hristi-
yan "Bat" ile Mslman "Dou" arasnda gl bir blnme meydana gelmi-
tir. Ortaa Avrupallar Mslmanlardan, genellikle Arapa "doulu" anla-
mndaki sharafcyoun farkiyyun) szcnden tretilen bir sfat olan
"Saracen "ler diye sz ederler. Kendilerini en stn uygarln tacs olarak
gren Avrupallar arasnda Mslman Dogu'ya, uzun "aptalca bir gururla bak-
ma" gelenei vardr.
Genel Ruhani Meclisler anda Hristiyan Kilisesi, MS 3 2 5 - 7 8 7

MS 3 2 5 ylnda znik'te ilk Genel Ruhani Meclisin topland srada Hristiyan


Kilisesi, imparatorluktaki en byk dini topluluu ynetmektedir. Milano
Fermanndan bu yana hogr politikasndan yararlanm ve tahttaki impara-
torun desteini almtr. Ama durumu tamamen de gvenlikli deildir. nk
resmen kabul edilmi devlet dini deildir ve yksek yerlerde birok dman
vardr, imparatorluun tesinde birka ikincil yol aabilmitir o kadar. Hristi-
yan bak asyla, zellikle de Atanasius'un banda bulunduu "Ortodoks"
mezhebin bak asyla ilerleme inili kl olacaktr [KONA],
II. Constantinus dneminde (saltanat MS 3 3 7 - 3 6 1 ) , Aryanizm ksa bir
sre yeniden canlanmtr. Atanasius yine srgne gnderilmitir, stelik bu
sonuncusu da olmayacaktr. MS 3 4 0 ylnda hl Tuna deltasnn kuzey ke-
simlerinde yaayan Gotlar, Hristiyanl Aryan biimiyle kabul etmilerdir.
Sonu olarak, Ostrogotlar ve Vizigotlar, mparatorluu igl edip talya'da,
Galya'da, spanya'da ve Afrika'da kendi krallklarn kurduklar zaman, Arya-
nizmi de birlikte getirmi; Ortodoks Hristiyanln barbarlar arasnda yayl-
masna kar byk bir engel oluturmulardr [ B B U A ] , Bir baka rota dei-
iklii, Hristiyan geleneinde "mhtedi" (dinini deitiren kimse) diye
bilinen filozof-monark mparator Julian ile gelmitir. Ailesini katledenler tara-
rndan Hristiyan inancyla eitilen Julian "kendini daima Paganizmin savunu-
cusu olarak ilan etmitir". Nihai sonu, bir genel hogr ferman ve Roma
tanrlar iin son bir erteleme sresidir. "Hrisiyanlara verdii tek sknt, on-
lar, kendileri gibi Hristiyan olanlara ikence etme gcnden mahrum brak-
mak oldu." Son szlerinin Vicisit Gaiilace "Sen fethettin, Ey solgun Galileli"
(Galileli: eskiden Musevilerin H iris ti yani ara verdii ad) olduu yolundaki sy-
lentinin hibir kant yoktur. 1 8
Bu uygulamalar Teslsilerin huzurunu karmtr. Constantius ve Juli-
an'a kar muhalefetin liderleri olan Dogu'da Atanasius, Bat'da Poitiersli Hila
rius (MS 3 1 5 - 3 6 7 ) , Kilise'nin en parlak ve etkili Babalan tarafndan izlenmi-
tir. Konstantinopolis Piskoposu, "Altn Az" Johannes Chrysostom (MS 347-
4 0 7 ) , dnemin, yksek sosyeteden birok Kilise Babasn rahatsz eden en b-
yk vaizidir. Kayseri Piskoposu Byk Basil (MS 3 3 0 - 3 7 9 ) , sekiz azizlerden
daha alt dzeyde olmayan ok nemli bir aileden gelmitir. Genellikle kom-
nai monasiisizmin (topluca dini inzivaya ekilme) kurucusu kabul edilir. Er-
kek kardei Nyssah Gregorius (MS 3 3 5 - 3 9 9 ) ve arkada Nazianuslu Gregori-
us (MS 3 2 9 - 3 8 9 ) , Konstantinopolis'teki kinci Genel Ruhani Mecliste galip
gelen iki nemli ilahiyatdr. Tours'dan Panonyal Martin (MS 3 1 5 - 3 9 7 ) , Gal-
ya'yt H iris tiy anla tr ma grevini tamamlamtr. Milanolu Ambrosins (yaklak
MS 3 3 4 - 3 9 7 ) dnemin nde gelen din adam ve politikacsdr. Dalmayal Hi-
eronymus veya Jerome (yaklak MS 3 4 5 - 4 2 0 ) , kilisenin ilk dnemdeki en
nemli Kitab Mukaddes hocasdr. Afrikal veya Hippolu Augustinus, Kilise
Babalarnn belki en sz geenidir.
Bu abalar, meyvelerini hem Dou'ya hem Ba'ya h k m e d e n ve arln
Teslisilerden yana koyan son imparator Teodosius'un saltan srasnda (MS
3 7 8 - 3 9 5 ) vermitir. Theodosius, bir general oludur, spanya aslldr ve vahi
bir karakteri vardr. Basit bir nedenle, kendisinden nceki mparator Valens,
Aryan Gotlar tarafndan ldrld iin Teslisilere dnmtr, ikinci Ge-
nel Ruhani Meclis onun korumas altnda znik Yasalarn kabul etmitir. Tes-
lisi Hristiyanlk yasa gcyle desteklenmi, Aryanizm yasaklanm, paga-
nizm bask alma alnmtr. Teslisilerin, iddialarn Ortodokslua kabul
ettirmeye ve gemiteki ve b u g u n k kartlarn "sapknlkla" sulamaya ba-
ladklar nokta burasdr [ I N D E X ! I R U F N U S ] [ Z E U S ] ,
Sonraki yzyllarda birok m m i n , "Hristiyanln bu zaferini" olaans-
t bir baar olarak kutlamtr. T e o d o s i u s "Byk" unvanyla dllendirilmi-
tir. Ama sa'nn retilmesinde, ruhani ve siyasi otoriteyi birbirine yakn kl-
mak gibi kk bir sorun vardr. Dahas, Isa gibi erdem sahibi olmak
konusunda Teodosius o k kt bir rnektir. MS 3 8 8 ' d e e-imparalor Magnus
Maximus'u ldurmr. MS 3 9 0 ' d a isyana kalkmaya cret eden Selanik
k e m i n d e n k o r k u n bir ekilde intikam almtr. Grevlilere, ehrin tm nfu-
sunu, sanki Oyunlar iinmi gibi Sirke armalarn ve nfusun tamam olan
yedi bin kiinin katledilmesini soukkanllkla emretmitir. Bu su nedeniyle,
Ambrosius tarafndan halkn n n d e pimanlk getirmek zorunda braklm
ve Milano'da lm, kendisine bu lr dikkat eken hizmetler veren dinin de-
erini biraz daha ykseltmitir.

INDEX

BSK Kilise gelenei. Papa Innocenlius'u (ynetim d n e m i MS 401-4 17) ilk yasak ki-
l a p listesiyle, Papa Cclasis' (ynelim d n e m i MS 4 9 2 - 4 9 6 ) konuyla ilgili ilk resmi
e m i r l e o n u r l a n d r m t r . Gelasius k a r a r n a m e s i n i n ekinde o l a n l i k kilise k a n u n u zer-
ne tavsiye edilen ve t a m a m l a y c nitelikte metin listeleri vardr. A m a gnm'/, bilim
a d a m l a r k a r a r n a m e n i n Gelasius'la ilikisinden emin deildir. Kesin olan. Kilisenin,
ya/,l szcn uygun, edepli o l u p olmadn b i l d i r m e hakkn her zaman k o r u m u
olmasdr. Beinci yzyldan on beinci yzyla kadar, A r i u s ve Photius'tan l l u s ve
Pico Deila Vlirandola'ya ( 1 4 8 6 ) kadar tek Lek yazarlara her t r l yasa uygulam-
lir. M a t b a a n n o n a y a kmasyla bir adm daha atlmtr. Z a m a n bakmndan nce-
lik k o n u s u n d a yine baz tartmalar var ise de. Papa VIII. Innocenius ( 1 4 8 4 - 1 4 9 2 )
btn y a y n l a r iin bir piskoposun izinin alnmas gereklii kuraln balatm ya da
iyice s e r t l e t i r m i t i r |MATBAA|.
Rnesans ve Reform srasnda retilen kitap seli karsnda. Kilise hiyerarisi.
Vatikan'dan gittike daha ok talimat islemeye balam; T a r e n l o Ruhani Meclisi ise
u y g u l a m a ilemitir. Sonunda. 1557 ylnda Papa VI. Paul, IihIi:x L.ibrovm Prohibi
lorum. "Yasak k i t a p l a r Listesi" dzenlemitir, a m a Vatikan ile kan anlamazlk sa-
yesinde, bu ilk liste, r t b a s edilmitir. Sonunda y a y m l a n a n . I5">9'da hazrlanan
ikinci listedir. Ruhani Meclisin lalebi izerinc tekrar yenilenen !.~>64 Trdcu l n d e \ ' i
sonraki uygulamalar iin bir norm oluturmutur. I'iu ndeks. Kilise'n onaylamad-
yazarlar ve kitaplar listesine ek olarak, karar verirken uygulanacak on l getir-
nir. 1564'en bu yana Roma'nn "Kara l,se"s srekli uzatlm, kurallar ise
1596. 1664. ! 758, 1900. 1948 de deitirilmitir (Bkz. Kk III. s. 1334).
V'llar boyunca ndeks pek ok eletiriye konu olmutur. Hibir zaman etkili
olamamtr, nk yasaklanan kitaplar Vatikan'n ulaamayaca Rrotestan devlet-
lerde daima bir yaync bulmutur. Dahas, yasak meyveler daima daha tal olduu-
na gre, bask allna almak, gizlemek istedii eyin deerini l'iilen artrmakla ciddi
biimde sulanabilmiim. Kilise dmanlar bunu Katolik hogrszlnn bir ka-
nl olarak kullanmakta hi gecikmemilerdir. Aydnlanmadan itibaren, "azat edilmi
aydnlar". ndeksin hem lekil kararlaryla hem de bizatihi varlyla alay etmekten
hi geri kalmamlardr. ndeksin kar kmaya alt diinyay-sarsanlar ve en
ok-satanlar listesine bakldnda bunun nedeni de anlalabilir.
te yandan, ndeks, ierii itibariyle yarglanabilir. Ama laik veya dinsel. Pro-
testan. Katolik veya Ortodoks, modern Avrupa'da ki her otorite Vatikan'n yaynlar
kontrol etmek arzusunu paylamtr. Sansrcler, yirminci yzyln ikinci yarsna
kadar Avrupa'nn btn lkelerinde i banda olmulardr. Papalk Indeks'n ele-
tirmek adna amata karanlaru ou, bizzat kendilerinin bir kitab yasaklamak is-
lemelerinde bir eliki grmemilerdir. Avrupa edebiyat klasiklerinin Vatikan dn-
daki makamlarca yasaklanma, yer ve zamanna bakmak bile tek bana yeterlidir:

MS 35 11 om eros Opera Omnia Roma mparatorluu


1497 Dante Opera Omnia f l o r a n s a ehri
1555 Erasmus Opera Omnia sko ya
1660 Milton Kikonoklastes ngiltere
1701 Locke insan Kavray
C zer i lie Deneme Oxford niversitesi
1776 Goethe W'erLher'in Aclar Danimarka
1788-1820 Shakespeare Kral Lear Byk Britanya
1835 Heine Opera Omnia Prusya
1880 Tolstoy Anna Karenina ve
dierleri Rusya
1931 Marie Slopes Opera Omnia rlanda Cumhuriyeti
1939 Goelhe Opera Omnia spanya
1928-60 D. H. Lawrence Lady Chaterley'in
Sevgilisi Byk Britanya 1

Kukusuz malzeme aka kfrl, kkrtc, mstehcen veya gerek d olduu za-
man bile yaynna izin verilmesi gerektiini savunan kktenci bir liberal gr var-
dr. nsanlarn irendikleri eyi ho grmelerini istemekledir. Bu gr Musevi Kat-
liam veya Salnan Rdi'nin "eytan Ayetleri" kiab hakknda karlan Islami
fetva gereini reddeden szde "revizyonist tarih" ile 1980'lerde denenmitir. Uygu-
lamada birok liberal, kendi mutlak ilkelerinin uygulanmasndan ekinmektedir.
ler toplum ve her kuak, kabul edilebilir olanla kabul edilemez olan arasndaki de-
ien izgiyle ilgili tutumunu belirlemelidir. 2 Papalk ndeksi ile ada totaliter san-
sr karlalrmak doru olmaz. 1933-19-13 Nazi Almanyasnda 1917-1991 Sov-
yet dnyasnda btn kitaplar, zellikle onaylanncaya kadar resmen yasak
saylmtr. Bu erevede, piskopos lisans ilkesinin Indeks'en daha baskc olduu
dnlebilir.
1966'da Vatikan man Doktrini Meclisi yayn yasaklamann askya alndn
ilan etmitir. O srada indeks 4 . 0 0 0 yasak kitap iermekteydi.
Yukardaki bilgilerin byk blm kusursuz bir kaynaktan alnmtr, on se-
kiz cildin her birinde bir olumlu piskoposluk kararnn kant vardn N l l l l b OBSTAT:
"Kngel yok Hr" ve Y PRM ATl.R, "Baslsn". 3

RUFNUS

QUILKIALl Rufinus Tyrannius (yaklak MS 340-410). bir sre Aziz Ibcronyms'la


birlikle olmu, nn birbiriyle ilgili iki gerekeyle kazanmtr: Yunan teknoloji ki-
taplarnn. zellikle Origen'in Latince evirmeni olarak ve Oxford niversitesi Yayn-
larnn bast ilk kilabn yazar olarak... Havarilerin man hakkndaki yorumu. Kx-
posiiu Saudi I lieronym m symbloum a[X>st.nlorun 17 A rai k 14 78'de lamam la n m
v e O x f o r d ' d a Kolonyal Theodoric Rood tarafndan baslmtr Yazk ki, knye sayfa-
snda bir " \ " i n dmesi yznden bask tarihinin yanllkla M CCCC I,XVIII olarak
grnmesine yol aan bir dizgi halasyla balamakladr. 1 (Sayfadaki tarih 1468'c
eit; oysa 14 7tf okunabilmesi iin VI CCCC LXXVIII olmas gerekiyor, .n.).
O tarihten beri Oxford niversitesi Yaynlar'mn listesi hem onun altndakiler
hem slndekiler olarak grlr:

Charles Butler. Diil Monari veya Arlarla lgili bir nceleme. 1609
.loh n Sr ilh. Virjinya Haritas, 1612
Robert u rto. Melankolinin Anatomisi. 1621
Ortak badet ve Isa Ayinlerinin Ynelimi {1675-)
Kitab Mukaddes. Eski ve Yeni Ahit Oa///(1675-)
Edmund Poeocke (editor), Specimen llstoriae Arabtm, 1650
Maimonides. Porte Atos/s(1655)
Greg. Abuliaragi lisiora compendiosa dynasliatvm.
1663
|Richard Alleslree| Kadnlarn ars: rkein Btn devleri'nin Yazar Ta-
rafndan. 1673
Johann Schaeffcr. Laponya Tarihi. 1674
II. W. Ludolf. Rusa Gramen. 1696
William Blaekstone, ingiltere Kanunlar zerine Yorumlar. A a l , 1 /tij-6!-)
I*. VI. VI tiller. Rgveda-Sanhiia: Brahnatlan Kutsal lahileri, 18-lf)-
1873
Lewis Carroll. Alicr'in Harikalar lkesinde. 1867)
Morinan Davies. Tanrlarn Oyun Alan: Polonya Tarihi, (2 cill. 1981)

Sylentiye gre. Oxl'ord niversitesi YaynlaTmn en dikkate deger baars i 9 M ' l c .


bir Ojdorrt tarihiler grubunun Britanya'nn sava abalarn desteklemek iin mat-
baaya girmesidir. .\7f w Sa aiayr/1n el yazmas, savan patlamasndan a nea k u
hai'la nce. 26 Austosla teslim edilir. 206 sayfalk cilt diizellilir. dzenlenir, elle di-
zilir. baslr, ciltlenir ve 14 Kyll'rie dalma hazrdr. Zamanlar deiir. 2

ilahiyat ve piskopos olar Aziz Augustinus (MS 3 5 4 - 4 3 0 ) hatip olarak eitil-


mi, bir zamanlar Manikeizm'in bir savunucusu olmutur. Hristiyanla Mila-
no'da 3 8 6 ylnda gemitir. nsan zaaflarn olduu gibi kabul etme anlay,
onu en cazip yazar haline getirmitir. Dnya yaamnn rahatlklarn ve mut-
luluklarn reddetmeye arlan gen bir adamn duygularn anlatan tiraflar
adl eseri, Donaiusular, Manikenler ve Pelagyanlar ile kat bir ztlk iinde
tartmalara yol amtr. Ama o, bu retilerin karmak yanlarn, neredeyse
sekiz yz yl sonra Thomas Aquinas'a kadar yaplacak ok az ey brakan bir
ustalkla analiz etmi ve sistematikletirmitir. Adeta apknl tavsiye eder
biimde akn nceliini savunur. Dile et (jwod vis fac, (Sev ve cann ne istiyor-
sa yap) ve Cur dileetione fotmnum et odio vifiorum, (Gnahkr sev ve gnah-
tan nefret et), onun iki dsturudur. te yandan, kurumlam Kilise'nin ge-
rekliliini de vurgulamtr. Stilus extra ecdesian non est, "Kilise dnda
kurtulu yoktur" demitir; Roma 1 ocuta est; causa finita, (Roma konutu; dava
bitmitir." Yz on kitabndan en beenileni, De Civitate Dei (Tanr Kenti)
Alaric'in Roma'y yamalamasndan esinlenilerek yazlmtr ve maddi dnya-
nn yknts zerine ina edilen manevi bir kenti anlatr. O dnemde hibir
ey daha etkili olamazd. Augustinus, daha sonra Augustinus Kanunlar, Do-
miniken (kara) biraderler, Premonstratensiyanlar ve Brigitinler dahil birok
Kilise tarikatna esin veren bir dervi yaam srdrd kendi memleketi
olan Afrika'da, Hippo Piskoposu olarak otuz yldan fazla kalmtr. Vandaller
tarafndan kuatlan Hippo'da lmtr.

imparatorluun merkezindeki kargaa, kanlmaz olarak taray da etki-


lemitir. Beinci yzylda, bir yandan "Kelt ucunda", te yandan Kafkasya'da
nemli zellikler ortaya kmtr. Kelt Kilisesi, Hristiyanl Galyal mnzevi
keilerden almtr. Piskoposlar gezgin mnzevilerdir ve tek elden takdis ve
tahsis dolaysyla saylan ok fazladr. Hibir zaman mparatorluun bir para-
s olmam irlanda, MS 4 3 2 ylnda Ulster'e yerleen Bat Britanyal bir Roma
vatanda olan St. Patrick (yaklak MS 3 8 9 - 4 6 1 ) tarafndan sistematik olarak
H risti v an la 11 r 11 m 11 r. Bylece irlanda, Anglosakson putperestliinin battani-
yesi Britanya Adalar'nn kalan ksmn rtmesinden nce Hristiyanlk iin
tehlikeden uzak tutulmutur. rlandallar borlarn deyeceklerdir [BRITO],

ZEUS

Z K L S heykeli, Olimpiya'dak trbeden Konsantnopolis'e, VS 396'daki son Olimpi-


y a l oyunlarndan sonra tanmtr. Heykel o srada sekiz yz yandadr ve uzun
iiredir "dnyann harikalarndan biri" olarak kabul edilmektedir. Vapt A.hena
heykeli Rartheon'u ssleyen Atinal siirgiin Keidyas tarafndan yaklak M 432 y-
lnda tamamlanan heykel, boynana elenk aslm ve lata oturtulmu, yaklak on
metre ykseklikle dev bir lildii figrden olumutur. Ksmen som a l i m kapl olup
sa elinde bir Kanatl 7,aer heykeli, sol elinde kakma ilemeli, kartal tepeli bir asa
bulunan Tanrlarn Bahasn lasvir etmektedir. Pausanias ve Tanr kmldarsa ba
aty delerek, diyen Srabo iaralindan ayrntlaryla tanmlanmtr. Seioius. MS
birinci yzylda mparator Caligula'nn iileri heykeli yerinden oynatmaya alnca
"tanrnn yksek sesle, kesik kesik gldn", yap iskelesinin ktn ve iile-
rin kaln anlatr. Bylece heykel yzyl daha yerinde kalm ir. MS -I(i2 yln-
; da, Hristiyan mparator I. I.eo'ntn bakentinde kaza eseri kan bir yangnn alevle-
j r tarafndan nihai olarak yiuldgu srada, Olimpiya oktan l olmutur. 19~>8'dc
i tnpnak iliklerindi; kaz yapan Alman arkeologlar, zerinde "BUN I'IIKIDIAS'A AT
i TM" yazs bulunan bir toprak kap bulmulardr. 1

BRITO

I ' K I . A G I I S (yaklak VS 360-420). bir Galli veya en azndan Britanya adalarndan


bir Kel'.ir ("Relagis". onun lakab olan "Denizin Olu" anlamndaki "Morgan"n
Greko-Romen karldr). Dostlar ona " l i r i o " derlerdi. Bir Hristiyan ilahiyats ve
dnemin nemli reti tartmalarna Bat Avrupa'dan katlan birka kiiden biriydi.
Ortodoks retinin. Yunanllarn kesin ifadeyle belirti ii i'zcrc. billurlamaya bala-
d dnemde yaamtr. Grleri dinsel deerlere aykr sayld halde yaamsal
nemde katklar salamtr. lahi Rahmet. l!k Gnah. nsann D. zgr rade
ve Kader gibi temci konularda kesin aklamalar haline gelmi l'ormlasyonlar iin
onu tevik eden I lppo piskoposu Azz Atgusnus ile ayn dnemde yaamtr. Ro-
ma'da tant bir baka Briionla. Celesius'la birlikte, insann kendi iradesiyle er-
demli olabilme yetenei, bir baka anlatmla, sorumlu davran zerindi! durmutur.
Dayand "zil tercih gtie" olarak bilinen temel kavram. ,V navssilalis cst. prca-
ttm non esi: si volunuis van polcs. (htiya varsa, gnah yokun': ama irade var-
sa gnah ilemek mmkndr) formlnde gizlidir. Kurtulua doru ilk admn ey-
lem veya iradeyle atlmas gerektiini savunmutur.
Bu grler ksmen Tanrnn lll'unu, rnlnu en aza indirgedii iin, ksmen de
gnah insann doas olmaktan ok halas olarak grmesi nedeniyle reddedilmitir.
I'elagyanizm kavram, genellikle, ilk gnah anlayn reddeden veya snrlayan ilahi-
yat grleri iin kullanlmaktadr. On yedine yzylda Armns ve .lansen evresin-
de gelien tartmalar nemli lde etkilemitir. (Bkz. s. 533-544).
MS 410 ylnda. Roma'daki Got kuatmasndan kaan Pelagius ve Selestiyus.
sonraki reLisel sulamalaryla karlaacaklar kuzey Afrika'ya snmlardr.
Kariaca Ruhani Meclislerinden biri alt temel hatay knamtr:

Adem, gnah ilemediyse bile lmtr.


Adem, kendi kendim; zarar vermitir, insan soyuna deil.
Yeni domu ocuklar, tpk yeni domu Adem gibi gnahszdrlar.
nsan soyu, Adem'in lm veya gnah yznden lmez
Hukuk da en az ncil kadar Cennete girmeyi salar
sa'nn gelmesinden nce de gnahsz insanlar olmutur.

Pelagius. srf Auguslinus'un Dr pcccMorem meritis, "Gnahkarlarn Yararlk-


l a r n d a saldrmak iin kendini setiini kantlamak iin Kilisin'c gitmitir. Bir sor-
gulamadan kurtulur: ama Papa Zosimus'un yandalar Afrikal piskoposlar yenince
o da kaybetmitir MS 30 Nisan 4 1 8 tarihli bir fermanla mparator I lonorts. malla-
rn msadere ederek onu srgn cezasna mahkum etmitir. Saygn Bede de onun
"zararl, ahlak bozucu, iren gr "ne iltifat etmemitir:

Byk Augsiinus'a kar srnrken grn,


Bu sell ikinci snf yazar sinir bozucu kalemiyle! 1

Pelagius ile Augustinus'u bartrmak iin Arles Piskoposu l l o n o r a t u s ' u n (yak-


lak MS 350-429) evresinde bir hareket gelimitir. Bu hareket. lahi Ralmet'le n-
san Irades'nin. kurtulu iin birlikle alan unsurlar olduunu savunmakladr Bu
"Yar Pelagyanizm", Orange Ruhani Meclisinde (MS 529) knanr. Ama asl kt
yerde, yani Cote d'Azur aklarndaki berns Adas'nda bulunan Sl. I l o n o r a l manas-
trnda konu kapanmamtr, bernsli S. Y'inccU (lm 450), katl, ekmeniklik.
antikite ve kabul edilmi ltlere kar olan btn ilahiyat nerilerini denenmesini
salayacak nl "Vinceni Yasas'Y gelitirmitir. I.erins keileri, Sl. Ililarius'un
" l l o n o r a t u s ' u n Yaam" adl eserinin eksiksiz basksn 1977 ylnda yaymlamlar-
dr. 2

Ermeni Kilisesi, eyaletin hl Roma lmparatorlugu'na ait olduu dnemde ge-


limeye balamtr. Kelt Kilisesi gibi Ermeni Kilisesi de merkezle butun tema-
sn kaybetmi ve szcn tam anlamyla allmn dna km, eksantrik-
lemitir. Keltler Pelagiyanizme geerken, Ermeniler Monofizitizm'e dnmek-
ledirler. Hristiyanlk Grcistan'a, lkeyi Kapadokyal mhtedi bir kle-kzn
ekip evirdii srada, MS 3 3 0 ylnda ulam, Ermenistan'dan bir adm uzak-
laarak Asya politikasyla daha az ilgilenmi ve Konstantinopolis ile ilikileri
korumutur. (Grcistan Kilisesi, 1811'de zorla Rus Ortodoksluuna balann-
caya kadar ayr ve srekli bir tarihe sahip olmutur.) Umc Genel Ruhani
Meclis, bir Ruhani Meclisler serisi oluturarak MS 431 ylnda Efes'te toplanr.
Dou ve Bat kiliseleri tarafndan tannan yedi Ruhani Meclis, 1. znik (MS
3 2 5 ) , 1. Konstantinopolis (MS 3 8 1 ) , Efes (MS 4 3 1 ) , Kalkidon (Kadky) (MS
4 5 1 ) , II. Konstantinopolis (MS 5 5 3 ) , 111. Konstantinopolis (MS 6 8 0 - 6 8 1 ) , 11.
znik (MS 7 8 7 ) ruhani meclisleridir. Efes ruhani meclisinde dine aykr Nastu-
rilik sapknln knamtr. Gibbon, Efes ruhani meclisini bir "Kilise ii ayak-
lanma" olarak nitelemektedir. ncekiler ve sonrakiler gibi o da, Kilise ilerin-
deki en yksek otorite olduunu iddia eden Konsnopolis'teki mparator
tarafndan toplanmtr. Tamamen Doulu piskoposlarn hkimiyeti altnda
gemitir. Batl Piskoposlar kararlar artan bir gnlszlkle kabul etmiler-
dir.
reti ayrlklar, grnrde Hristolojinin (sa bilim) deva bulmaz kl
krk yarma alkanl zerinde; sa'nn kiilii zerinde, isa'nn iradesi, Kusal
Ruhun meydana geliinde sa'nn rol zerinde durmakladr. sa, sadece ilahi
kiilie mi yoksa hem insani hem ilahi ikili bir kiilie mi sahiptir? Ortodoks
liderler DiyoTizitizm'i (Diophysitism-ift doaclk) desteklemiler ve Kalke-
don Tanmlamas (MS 4 5 1 ) iinde, iki Yapda, "karmaz, deitirilemez, bl-
nemez ve ayrlamaz" ekilde birlemi Tek nsan" formln onaylamlardr.
Monofizitisler (Monophysitism-tek doaclk) knanmtr; ama onlar Do-
udaki gelimelerini srdrmlerdir. mparatorie Todora ile Ermenistan,
Suriye ve Msr Hristiyanlarnn ounluu Monofizittir. isa'nn tek iradesi mi
yoksa ift iradesi mi vardr? Honorius, MS 634'te Konstantinopolis'e yazd
bir mektupta "tek irade" deyimini dikkatsizce kullanmtr. Ama Ortodoks li-
derler, MS 681 ylnda altnc Genel Ruhani Mecliste kabul ettikleri Dioteli-
tizm'i (Diohelitism, ift irade) desteklemilerdir. Monotelitisder (Monotheli-
tism, lek irade) knanm ve Papa Agapo'nun delegeleri Meclis'te ynetimine
kabul edilmilerdir. Baba, Oul ve Kutsal Ruh lemesi iinde, Kutsal Ruh,
kutsalln tek kayna olarak Oul araclyla Baba'dan m titremektedir yok-
sa Baba ve Oul'dan birlikte, ortaklaa m tremektedr? Konstantinopolis, per
/ilium'u (Oul araclyla), Roma/ilto<jue'u (Baba ve Oul'dan birlikte) savun-
mutur. Sorun, ilk kez MS 589'da spanya'da su yzne km ve dokuzuncu
yzylda byk kopmalara yol amtr. Hibir zaman da zlememitir.
Monastisizm'in (dinsel inzivann) ekicilii, siyasi ve sosyal dzensizlie
bal olarak artmtr. Dounun tekil veya cemaatsel monastisizm uygulamala-
r Batya da yaylmtr. lk cemaatsel manastrlar Bat Roma mparatorluu-
nun kmesinden nce grlmtr. St. Martin Liguge manastrn MS 3 6 0 y-
lnda kurmutur. Ama en byk etkiyi, e yaygn ekilde benimsenmi inziva
kurallarn oluturan Nursial Benedictus'un (yaklak MS 4 8 0 - 5 5 0 ) kurduu
manastr yaratmtr, imparatorluk otoritesi zellikle Bat eyaletlerinde zayf-
larken, manastrlar barbar lnde klasik retinin bir vahas ilevini gittike
daha ok yerine getirmilerdir. Hristiyan retinin, Yunan felsefesine ve Latin
yazarlara hayranlkla birlemesi, Douda, zellikle skenderiye'de uzun za-
mandr kabul edilmektedir; ama Bat'da ilenmesi gerekmitir. Bu anlamda en
nemli kiilik, Cassiodorus diye de tannan, Ostrogot kral Theodorus dne-
minde talya valilii yapm Senatr Flavius Magnus Aurelius'tur (yaklak MS
4 8 5 - 5 8 0 ) . Belisarius'un gelmesinden sonra bir manastra ekilerek, ruhani ve
cismani konularn birbirinin tamamlaycs olarak grld bir eitim siste-
mini savunmu ve eski belgeleri toplamaya balamtr. Bunun iin biraz ge
kalm bile saylmas mmkndr (ANNO DOMIN1] [BAUME],
Yedinci yzyldaki islam oku, Hristiyan aleminin ehresini sonsuza dek
deitirmitir, islam, Akdeniz lkelerinin kltrel birliine son vermi ve on-
larn kuzeydeki ileri karakollar zerinde her zaman uygulayageldikleri
hkimiyeti krmtr. ran, Suriye ve Msr' alarak be Patrikten, in partifcus n-
gidehtm olarak almaya zorlanacak n (Antakya, Kuds ve skenderiye)
belirleme gcn elde etmitir, islam'dan nce Roma Patrii, drt Yunanlya
kar tek ses olarak konumaklayken slam'dan sonra denge "bire bir" haline
gelmitir; Roma Kilisesi daha byk bir manevra alan kazanmtr. Dahas,
Dounun Monofizistleriyle olan tehlikeli tartma zlmemitir. Yeni Msl-
man hkmranlar, dine aykr dncelere kar Ortodoks Htristyanlardan
daha hogrldrler. Bu sayede Monofizist Ermenistan, Suriye ve Kpti Kili-
seleri tekrar birlemeye arlmaktan tamamen kurtulmulardr.
Belki en nemlisi de, Islamm, Hristiyanl dnyadan koparmasdr. ls-
lamdan nce Hristiyan indileri hem Seylan'a hem Habeistan'a ulamt; s-
lam'dan sonra ise, yzyllar boyunca Asya ve Afrika'da daha fazla yaylmalar
etkili biimde engellenmitir. ou Hristiyan, mrnde hibir Mslman
grmemi, ama hepsi de tslamn glgesinde yaamtr. Aslnda islam, ierisin-
de Hristiyanln btnleip tanmlanabilecei salam d kabuu ve bu an-
lamda nihayet "Avrupa" denilen eye tek ve en byk itici gc salamtr.

ANNO DOMINI

SA'NIN dourtndan alt asr sonra. "Hristiyan Dncm"de (Miladi Tarih) yaad-
nn bilincinde olan pek ay, insan vard. Gereklen. "sa'nn Galile'de yurmcsi"ndon
bu yana tarihin leel kronolojisi, Vtnanca konuan bir kil kei ve tahminen MS
">0 ylnda Rora'da len Cassiodors'un bir dostu olan Dionysits Ivvigtus'tn a-
lmasndan nce olumam r. Bu alma. Donysius'tn. yllarn saymnn sa'nn
Yeniden Dirilii'ne bal olmas ve balangcn Tebli Gn (Cebrail tarafndan Mer-
yem'e ulatrlan haber) olmas gerektii yolundaki dncesidir, lu tarihi, ^ani li-
ritei Yln Birinci Gn'. MS 2"> M a r t a . sa'nn doum giinu olan 2"> Aralk'Lan do-
kuz ay ncesine sabllemiir. Geriye doru saylan btn nceki yllar, : m w
Chrisin (AC) veya "sa'dan nce" (BC - YI. Milattan nce) olarak; sonraki yllar
ise "Yeniden Dou'tan sonraki Yllar" veya Anni Dommi. "Efendimizin Yllan" (Al) -
VIK Milattan Sonra) olarak belirlenmitir. Sl'r yl yoktur. 1
Miladi Tarih veya Ortak Tarih'ien nceki ok daha zn yzyllar, nce Latin
sonra Dou kiliscsi'ncle deerlendiril in itir, kronoloji zerine tr kitap olan Dc Tem-
Itibus'un yazar Saygn Bede (Y1S 673-735). sekizinci yzyl balarnda ngiliz Kili-
sesi Tanhi'm yazarken yeni sistemi tamamen kabul etmitir.
bt srada her trl yerel kronolo de yrrlkledir, n kullanl sistem, salta-
nat yllar sistemidir. Tarihi zaman, saltanat dnemleri ve kuaklarla llmtr.
Tarihler, belirli bir imparator, papa veya prensin saltanatnda bulunduklar noktaya
gre belirlenmitir. Vlodel Kski Al i ite de vard i: "Astr kral almaneser'in Samana
zerine y r y p kuatt yk israil Kral K ah'm olu lloshea'nn yedinci yl olan,
Kral llezekialTnn drdnc ylnda meydana geldi..."
Miladi Tarih birok rakip- kronoloji sistemiyle rekabet etmek zorunda kalmtr.
Yunan Olimpiyatlar Tablosu, yani M 1 Temmuz 776'da Coroebs limpyadyla
balayan Olimpiyatlar arasndaki drt yllk dnemler, MS drdnc yzyln sonu-
na kadar devam etmitir. skenderiyeli Rumlar tarafndan kullanlan Naboassar'n
Bab! Tai'ihi. ortaada Batlamyus'n eserlerinden iannmlr. Balang noktas.
MS 26 ubat 747 aramba'ya eitlir. Selevkoslarm, Babil' M 311 ylnda Selou-
kus Ncator tarafndan igaliyle balayan Makedonya Tarihi. Dou Akdeniz'de yay-
gn bir ekildi 1 kullanlmtr Vlusevleree "akitler tarihi" olarak bilinen Makedonya
Takvimi, yine Musevileree on beinci yzyla kadar kullanlmtr. Roma Tarihi.
"Kentin Kuruluu"ndan |AUC| sonra yllarn geii esasna dayanr. spanya'da Se-
zarlar Tarihi. Iberya'nn M 39 ylnda Okl.avianus tarafndan fethylc balam; Vi-
zgoilar tarafndan da kabul edilerek, Katalonya'da 11fiO'o. Kasflya'da 1382'ye.
Portekiz'de N l ' e kadar yrrlkte kalmtr. Hicri tarihin balangc. \IS 16 Tem-
muz 622 Cuma'ya denktir. Bulun Mslman dnyasnda yrrlktedir.
Bu karmaa iinde sa'nn doum tarihinin Dionisus Kxguus tarafndan yap-
lan hesabnn yanl olmas artc deildir. Dionisyus. Birinci Yl. nce Olupik
195 tarihiyle: ikinci olarak "kentin kuruluundan itibaren" ( A l . 0 754 lo: son olarak
ve yanllkla "Auguslus'n olu C. Caesar'n ve Palus'un olu I- Atilus Pau-
lus'un Konsll" ili; eitlemiiir. Aslnda isa'nn gerekten MS I ylnda doduu-
nu kantlamann hibir anlam yoktur. Gerek Lukka'y gerek Mata'y izleyenlere g-
re. Milad Tarit. ya Byk l l e r o d ' u n son ylnda (M4) ya da Kilislin'de Roma
mparatorluunun ilk nfus saymnn yapld tarihle (MS 6-7) balamtr.
Museviler iin olduu gibi Hristiyanlar iin de birinci tarih yl. Yaradl Yl
veya Anm Mimdi'dir. Bizans kilisesi bu tarihi, Ortodoks dnyann bir kesiminde.
Yunanistan ve Rusya'da modern zamanlara kadar dini takvimin esas olarak kalan
M 5509'da sabitletrmtir. Musevi dm adamlar, modern Musevi takviminin ba-
lang noktas ola M 3760 yln tercih ederler. Kpti Kilisesi de skenderiye Kilise-
si gibi YI 5500' esas almtr ngiltere Kilisesi ise 1650 ylnda Bapiskopos I s -
her zamannda. M 4 4 0 0 ylnda karar klmm
Dou. klasik ve Hristiyan kronolojilerinin eletirel karlatrmalarnn yapl-
mas ve uyumlandrlmalar iin. Rnesans'n by k bilim adam Josepl Scaiiger'n
CI5-10-1609) beklenmesi gerekmitir. Scalger'n. Protestan karlarn dikkate alna-
rak yazlan l)c Hmndulonc Tr-nponm "Tarihlerin Reformu" adl almas, Papa
Gregorius'un Jlyen takvimi reformuyla ezamanldr. Kronoloji biliminin ve tarihsel
zamann lm ile ilgili modern yaklamlarn balangcn olulurlur. 2
Ancak "Yeni Tarz" olarak bilmen ve Kaolik Avrupa lkelerine 1585'te giren
Gre-gorye Takvim, bln dnyada kabul edilmi deildir. Protestan veya Ortodoks
lkelerin ou. "Kski Tarz" .llyen takvimiyle devam ett. Yeni Tarz, ruh onlar ha-
rekele geirince!!) kabul etmilerdir: Iskoya 1700'de. ngiltere 1752'de. Rusya
1917'de. ki takvimin de kullanld zn dnem boyunca, bln uluslararas ha-
berlemelerin kisine de atfla yaplmas, mektuplarn iki tr tarihi de tamas ge-
rekmitir-. " V I 2 Mart 1734" veya 24 Kkm/7 Kasm 1917".
Sonu olarak merak edilen pek ok nokta hl geerlidir. Takvimler arasndaki
fark. on yedinci yzylda on veya on bir gn olduuna gre. Dover'den kalkp Man
Denizini geerek Calais'ye, ancak gelecek ayn ortasnda ulalabilecektir. Ayn ekil-
de. Ksk Tarz yl 25 VlariTa. Yeni Tarz yl 1 Ocak'ta baladna gre, Calas'ten bu
yl ayrlp Dover'e bir nceki yl ulamak mmkndr. Rusya'da 17 Aralk 1917 ile
I Ocak 191fi (Yeni Tarz) arasnda hibir ey olmamtr. 1918'dcn 1910'a kadar.
Sovyet komnistleri, Fransz devrimcilerini taklit ederek yedi gnlk haftay kaldr-
m. gn adlarn saylarla deitirmi ve "Devrim Yllarn" 1917'den itibaren say-
maya balamlardr 3 [VENDEMARE).

BAUME

VI ICH Kl,N Rehberi. Baumc Manasin'nm rlandal kei Sl. Colomban tarafndan al-
tnc yzylda kurulduunu yazar. Adnn Kelte orijinali "maara, yeralt odas" de-
mektir ve Avrupa'nn en dramatik yerlemelerinden birinde: engin bir kireta vadi-
sinin tabannda, Barne Ovasnda. Jura'nn am ormanlarnn derinliklerinde yer
alr. Doubs hietri zerinde elli mil iedeki, kr Sl. Odile'in tekrar grmeye balad,
ayn ad tayan bir kadnlar manastr gibi Baume Maasfr'nm da, Galya-Rona
uygarlk alannn >agar Burgondlar tarafndan zapt edildii ve Hristiyanln, uzak
ssz blgelerde mnzevi lopluluklarca yeniden kurulmakta olduu bir dnemden
kalma olduu sylenir. Yzlerce ky ve benclicitm arazisine hkmederek byk bir
zenginlik kazanm ve giil bir kurum haline gelmitir. Sonunda manastr kendini
aristokratlk dzende laik lein s bir topluma dntrmtr. Devrimcilerin, manas-
tr feshedip antlarnn ounu paralad ve kasabann Baume-les-Moines olan ad-
n Boume-les-Vlessiers olarak deitirdii 1790 ylma kadar ayakta kalmtr. 1
Hristiyanlktaki dinsel inzivann (monastszm) tarihinde, Batime benzeri Bur-
gonya topluluklar, anlik dnyann (rlanda'da hl korunan) inziva sistemiyle,
onuncu yzyldan itibaren ortaya kan byk ortaa kurulular arasnda nemli
bir ba olutururlar. Nihayet. Berno ve yoldalarnn byk Cluny manastrn kur-
mak i i n 9 I O ' d a yola ktklar yer de Baume'dir (Bkz. s. 345).
Ancak Baumc'nn gemiiyle ilgili bu ayrntlarn ounun, olsa olsa dorulan-
mam sylenceler olduunu renmek Michchn Rehberinin okuyucular iin bir d-
krkl olacaktr. Baume'u SL. Colomban'a balayacak salam kam, yokum, almc
yzylda kurulduunu kabul etmek iin de bir neden yokur. Aslnda Balma'da, bir
e r / M a ilan ilk kez kesin olarak sz edilmesinin tarihi, onun Baume-les-Dames'a S.
Odile manastrndan daha yem olduunu kantlayan 869'dur. ler ihlimalde, St. Co-
lomban ile iliki, bylece baba ocaklarnn eceresini sslemek isteyen Cluny keile-
ri tarafndan ieal edilmi olmakladr. 2
Ayn kukular. Baume'un en renkli simas. XIV. I.ouis dneminin otuz yllk ba
rahibi Watieville Senyri Jean (1618-1702) hakknda da vardr. Asker, kalil ve ke-
i U'atleville. bir keresinde yarglanmaktan kap, papalk tarafndan affedilmeden
nce paalk ve Vlora valilii rtbesine ykseldii stanbul'a snmtr. Saini Si-
mon'a gre. samimi bir pimanlkla gnahnn kefaretini deyen gnahkarlara r-
nektir. kaytlara gre ise, ihanetiyle kendi memleketi olan Krnache-Comle eyaletinin
Kranszlar tarafndan kaba bir ekilde fethini kolaylatran mzmin bir dnektir. Me-
zar tanda unlar yazldr:

ITALIS KT BLRGl'NDUS N ARMIS


GAM,LS N ALBIS
N GLRIA RKCTUS PRKSBVTKR
ABBAS ADKST.5
(Burada bir talyan ve bir Burgonyal asker, bir Kransz. cppe giydiinde, g-
revinde d r i i s l bir adam. bir papaz ve barahip yatmakladr.)

Bu nedenle Banme. efsanenin olduu kadar tarihin de esasn oluturur. nsan, ge-
mii her zaman kendi amalar dorultusunda kullanmak ihtiyacndadr. Bilimsel
monografi yazarlar, kaybedilecek bir oyun oynamakladrlar. Gemi, gelecek kuak-
lara aktarlrken daima gereklerin, efsanelerin ve ak. kesin yalanlarn yanltc bir
karm olacaktr.

Papaln serbest olmas belirli bir tarihe balanamaz. Roma Patrikleri, stn-
lk iddialarn ortaya atmalarndan ok nce de geni bir zgrlk alan ka-
zanmlardr. Kilisenin Latin ve Yunan kesimleri arasndaki byyen farklar,
geici ama sk ayrlklara yol amr, telafisi imknsz bir kopmaya deil.
ans eseri, ilk dr yz ylda, yani Roma kenti hl mparatorluun kalbi du-
rumundayken, Roma Kilisesine genellikle Yunanllar ve Yunan Felsefesi
hkim olmutur. I. Leo (MS 4 4 0 - 4 6 1 ) , Latinliini vurgulayan ilk Papa'dr. Ay-
n dnemde Latin Patrikler, sivil otoriteyle olan birok kavgalarnda Roma
kentinin arkasna snarak siyasi kontrolden hep uzak kalmlardr. Sonu
olarak Bat iin ok tipik ve Dou iin ok yabanc olan dinsel ve laik otorite-
nin ayrlmas, o andan itibaren yerleik bir gerekliktir. Altnc yzylda Roma
Patrikleri, ncelikle, jsrinianus ve sonra da Lombardlar dneminde impara-
torluk gcnn yeniden kazanddgna tank olmak zorunda kalmlardr. Bu
patriklerden ikisi, Silverius (MS 5 3 6 - 3 7 ) ve Vigilius (MS 5 3 7 - 5 5 5 ) , imparator-
luk yetkilileri tarafndan tutuklanmlardr, ikincisi, ayrca imparatorluk yetki-
lilerinin Monofizit tartmasyla ilgili vahice zorbalklarna boyun emitir.
Aziz Perus'un tahtna oturan ilk kei 1. Gregorius (MS 5 4 0 - 6 0 4 ) , genel-
likle hem idari yetenekleri hem de ilkeli tutumu dolaysyla mstakbel papalk
gcnn mimar olarak grlmtr. Kendi kendine yaktrd nitelemeyle
"Tanrnn hizmetkrlarnn hizmetkr" olarak, Roma ehrinin sivil ilerini y-
rtm, Lonbard krallaryla bir yerleme sorununu mzakere etmi, Kilise top-
raklarn ve maliyesini yeniden dzenlemi, Roma'nn Afrika, spanya, Gaiya ve
Britanya ile ilikilerini dzeltmitir. Rcgda Pastoralis (Krsal Kural) adl eseri,
hzla ortaa piskoposlarnn el kitab haline gelmitir. Konstantinopolis'teki
biraderini (Konstantinopolis Patrii), "Ekmenik Patrik" (Btn Hristiyan
leminin Patrii) unvann kullanmasndan tr sk sk protesto etmitir. l-
d srada denge Roma lehine deimekteydi. Kafalar Mslmanlarn iddetli
saldrlaryla megul jmparatorlarsa, imparatorluk iddialaryla ilgili umul verici
gvde gsterilerine ramen, italya zerindeki btn nfuzlarn yitirmilerdir.
Monotelit sorunun bir sonucu olarak, Krm'da srgnde len son ehit papa I.
Martin, Ravenna Valisi tarafndan yakalanarak kamlanm ve Konstantinopo-
lis'teki bir mahkeme tarafndan srgne gnderilmitir [ C A N T U S ] .

CANTUS

J.ATIN Kilisesinin, vanius planus'u. sekiz makamn belirleyen ve 3 0 0 0 kadar melo-


disini toplayan Papa'nn ansna, genellikle Gregoritsu ark olarak adlandrlr Bi-
/.ansn benzer deyimi ile birlikle. Yunan ve zellikle Musevi ark syleme gelenekle-
rinden trelildii kabul edilmekleri ir. Zamanla, Avnpa mziinin zerine ina
edildii Lemeli oluturmutur. Mezmrlarn. Hainlerin ve dualarn alldk biimde,
ayn perdeden ve serbes ritimle solo sylenmesinde kullanlmr. Roman ekolun
yava yava stnlk kazanmasna ramen drt ana diyalekti vardr: \mbrosiusqu.
Roman. Ga likan ve Mozarab. Balangla yazya dklmemii ir: ilk biimlerini lam
olarak yeniden oluturmak olanakszdr (MUSlKEj.
Cani us pfam.s iin gelitirilen noialama sistemi eitli aamalardan gemitir.
Bizansllar da tpk Vimanllar gibi. nota olarak, melodik izginin harekelini gsteren
(.m'ler yani " a k s a n l a r l a tamamlanm bir hat sistemi kullanmlardr. Slav Orto-
dokslar, baka yerlerde terk edildikten sonra da uzun bir sre bu sisteme sadk kal-
mlardr:

a. t
b.

e. t - 7- J W
a) M. Yzyl ubuksz Kutisma Notlana sistemi, b) 12.-13. Yzyl. Yuan-
Bzans harf sistemin in kullanlan Kus nol alama sistemi, e) 17-20. Yzyl. Rus Orto-
doks ayin mzii notalama sisteminde- kullanlan mzikal iaretler.
(Y anl a bey'e gre.)

Krank yazar St. Amandl I hebald'n (yaklak VIS 840-930) De harmonim HIS-
Ululionc adl incelemesinde akland zere. Bat'da. aksanlarn Kaimce metnin he-
celeri zerine yerlerildii benzer bir uygulama kabul edilmilir. S. (ialili Notger
Bu Iht lus. (ro/w'lan yani "esas ark zerine eklim m i melodi leri" gelitin nitir. On
bir inci yzylda, mzikolog Gido d'Arezzo (yaklak VIS 993-1050). sol-l'a l on iin in
atas olan bir otasyon sistemi bulmutur.
D'Arezzo. yani Vali izci Yahya lahisinin tu qucani Iaxis msramdaki ilk Hecele-
ri alarak, pesen tize geen alll IT-RI'l-Ml-SOb-I.A-KA akorunu oluturmutur. Ye-
dinci hece olan (S)anete (l)olannis karl olan S. daha sonra eklenmitir. D'Arez-
zo. bugnk be satirli portenin ncl olan on satra kadar ulaan uzamsal bir
porle de geliirmilir. Bu portenin, hareketli bir anahtar iareti. "nokalar"dan ve
"ubuklar"da oluan bir "kan: noiasyon"t vardr. Notalarn sabit, sreleri n yoksa
vurgulamalar m saplad tartmaldr:

(Kutsal Yahya, brak senin rnein kalsn aklmzda. / nce birlikte senin muci-
zelerini syleyebiliriz. / Kalpler yola getirilmelidir ve bizi balayan zincirler /
Param para edilmelidir.) 3

On ikinci yzyln sonlarndan itibaren. Gregoryen ark, iki veya daha fazla melodik
serinin bamsz olarak sylendii okseslilik sanatyla zenginletirilmi, uygulama,
enst rmantal eliin gelimesini tevik etmitir. Ortaa kula sadece oktavlar, be-
likler ve drtlklerin uyumunu ayrt edebilmitir. Ama muhtemelen halk arklar ve
halk danslarndan sabit llerin (mezrlerin) renilmesi ve melodilerin kesitii
yerlerde kontrpuan ihtiyac, ritm ve armoni almasn zendirmitir. Bunlar, melo-
dyle birlikle, modern mzikal romum cmel unsurlarn oluturmulardr. Kanon sa-
nat ise on nc yzylda balam ve ondan sonra, mzikal cmlenin standart
szck hazinesi, geni bir duygu ve anlam alanna letilebilmtr. Ksaca, Avrupa
"mzik dil"ni. Kilise mziinden Slra\ insky'c uzanan kesini isiz bir tarihi vardr;'
On dokuzuncu yzylda "Sicilya harekeli" denilen akm, Gregoriyen arky Av-
rupa mziinin tek gerek kayna kabul etmitir. I.e Mans yaknnda bulunan Soles-
mesli lenediktin keileri, bu hareketin teori ve pratiini yeniden oluturmay st-
lenmilerdir. Baka eserlerle birlikte biszt'n Chrisi.us'ma da esin veren alma-
lar. gnmzn en nemli otoritesi kabul edilir.

Sekizinci yzylda mparator, Bat'da artk bir g gsterisinde bile bulanama-


maktadr. MS 7 1 0 ylnda mparator II Justinianus, Roma Patriini Konstanti-
nopolis'e arr ve bir Suriyeli olan Patrik Konstantin (MS 7 0 8 - 7 1 5 ) , grev bi-
linci ve saygyla itaat eder. Grmelerinde (Roma Piskoposu ile iktidardaki
imparator arasnda son grme olduu kantlanmtr) imparator, gnahlar-
nn aff ve dostluk karlnda, tren gerei de olsa Patrik'in ayan pm-
tr. Ama Constantinus ksa bir sre sonra ldrlm ve Ravenna eyaleliyle
ilgili anlamalar geersiz kalmtr. MS 732'de mparator Leo, Lonbardlarn
eline geen Ravenna eyaletini geri almak ve Ikooklasm fermanna kar kan
Patrik III. Gregorius'u (MS 7 3 1 - 7 4 1 ) yakalamak iin bir donanma kurar. Ama
donanma Adriyatik denizinde batar. Bu tarihten sonra, uygulamayla ilgili her
konuda Patrikler tamamen bamsz hale gelmitir. Sonraki hibir Roma pis-
koposu seilirken asla imparatorluk himayesi (himaye) aramamtr. Konstan-
tinopolis'ten hibir resmi grevli asla Roma'da yetki kullananamtr.
Roma Patriklii, her durumda bamszln destekleyecek aralara sahip
olmutur. slam'n Kuds yolunu kapatmasndan sonra byk bir nem kaza-
nan Roma hacemm koruyucusu olarak byk bir saygnlk kazanm ve hazr
bir geliri elde etmitir. Papalk kararnamelerinde sz konusu olan geni yarg-
lama hakkn, zellikle Kanon (Din Hukuku) kodifikasyonundan (yazl hale
getirilmesinden) sonra uygulamaya sokaca bir hukuki karar organna sahip-
tir. Hzla ve oka genileyecek olan Aziz Petrus mlk (Kilise topraklan),
dnyevi g iin salam bir temel kazanmtr. Lombardlarla ve sonra Lom-
bardlarn rakibi Franklarla ittifaknda, uluslararas korunma aralar elde et-
mitir. Hristiyan Kilisesinin birlii, teoride hl vardr, ama gerekte yok ol-
mutur. Papa unvan, bir zamanlar btn piskoposlara memnuniyetle ve-
rilmiti. Oysa, bu tarihten sonra sadece Roma piskoposlarna tahsis edilmitir.
Papaln asl doduu dnem budur [ R E V E R E N T A ] ,
ikincisi znik'te yaplm olan Genel Ruhani Meclislerin yedincisi, lko-
noklasm konusuna tahsis edilmi; Roma'dan, I. Hadrianus tarafndan gnderi-
len bir gr dorultusunda karar almtr: Tasvirlere sayg duyulabilir, ama
Tanr'ya gsterilenle ayn dzeyde deil... Roma ve Konstantinopolis'n inan
sorunlarnda ortak eylem iinde olduu son olay budur.
REVERENTA

GKN Georgls Klorenuus (gelecein Gregore de Tours'u) 6. yzylda b i r g n anne-


siyle b i r l i k l e B u r g o n y a ' d a n Auvergenc'yc giderken frtnaya yakalanr. Annesi bir
i kutsal eya antasn alalan gkyzne d o r u sallar, b u l u t l a r ikiye a y r l r , yolcular
| frtnay sa s a l i m atlatrlar. Kendim beenmi ocuk, nce mucizeyi kendi iyi davra-
nnn bir dl olarak g r r : b u n u n zerine at tkezler ve onu yere frlatr. Bu.
kendini beenmilikle mcadeleyi s r d r m e k iin bir derstir. Bir baka g n Grego-
re, Bronde'dakl Si. Jllcn trbesini ziyaret ederken iddetli b i r ba arsna yakala-
nr. Ban, bir z a m a n l a r b o y n u v u r u l a n ehidin bann ykand emeye tpk
o n u n k i gibi koyunca ba arsnn getiini g r r . Bu da bir v v t r t M i s , k u t s a n m
eya ve yerleri ve o n l a r n ifa verici g l e r i m layk olduklar ekilde d o r u gzlemle-
me. d o r u deerlendirme dersidir.
I l r i s t y a n l a r a zulm dneminin sona ermesinden bu yana. ehitler kilt ve
kutsal emanetlerin toplanmas inanc. Hristiyan yaamnn merkezine yerlemekte-
dir. Birinci derece kutsal eyalar. Icillerdek nemli ahsiyetlerle d o r u d a n ilgili
olanlardr. Yine ayn ahsiyetlerle, a m a daha zayf ilikisi olan eyalar da ikinci de-
rece kutsal eyalar olarak k a b u l edilmitir. Konstaniinopolis. bu eyalar i ana
l o p l a m a ve dalm merkezi o l m u t u r . Kr deerli, en ok a r a n a n eyalar arasnda,
Gerek lla' paralarnn dnda. Dikenli Ta (Cela Tac), Kutsal Mzrak, Baki-
re nin Kemeri, eitli Valiizci Yahya balar vardr. Btn yeni kiliselerin, kutsal
emanetlerin huzurunda takdis edilmeleri gerektiini k a r a r l a t r a n kinci znik Ruha-
ni Meclisinden sonra canl bir ticaret geliir. San M a r c o ' n u n na MS 8 2 3 ylnda s-
kenderiye'den karlp Venedik'e; Aziz Nikolaus'un na 1087'de Bari'yc ular Bat-
l hallar, en b y k kutsal eya s a n c l a n o l m u l a r d r ,
i Grgoire de Tours'da ok belirgin olan kutsal eyalara sayg, genellikle basit
i b i r safdillik olarak nitelenip terk edilmitir. Ama youn incelemeler g s t e r m i t i r k,
i bu sayg yalnzca kiisel bir elik ilkesini m e y d a n a getirmenin deil, ayn z a m a n d a
daha k u r n a z sosyal politika ve sosyal stat o y u n l a r n n da arac o l m u t u r , Rvvcrcn-
lci. gerek m m i n olmann bir gstergesidir. Yokluu ise pagan ln, cehaletin veya
kendini beenmiliin iaretidir. Kutsal eyalarn y o r u m l a n d a y i n l e r i yneten pa-
pazlar. cemaatin konsenssn veya t a k d i r i n i s a l a y a r a k rtbe almlardr. Yksek
dereceli kutsal eyalara sahip kilise veya kentler ilahi k o r u m a asndan saygnlk
ve hi kukusuz haclardan da para kazanmlardr. Cennete giden r u h u n , hem le-
nin kiisel eyalaryla tem de kemiklere ve mezarlara zel b i r saygyla kuatlmas
gereklii y o l u n d a k i l l r i s i y a n inanc ho bir elikidir. Buna. "ok zel l n n "
(sa'nn) nasl zambak ve gl k o k u l a n , parlak k buhar, melek korosu sesleri yay-
dn v u r g u l a y a n , hemen hemen Barok bir d u y a r l k da elik eder.'
Ancak zaman iinde kutsal eyalar deer y i t i r m i t i r Btn havarilere, ehitle-
re ve Kilise b a b a l a r n a hak tannnca, len b t n piskoposlarn birer aziz olarak ilan
edilmeleri tehlikesi vardr. Bu greve YIS 573 ylnda atanan Lyon Piskoposu Pris-
kts. b u n l a r d a n hibirine s a h i p deildir. Selefi Nkeliyus' s t a n d a r t bir mezara gm-
mi' ve diyakozunun. Mkelyus'un ayn cppesini resmi kyafet olarak giymesine
izin vermitir, Bir yania bu olurken, die yanda da hem Prsks hem Niketiyus. an-
cak 1308'de de olsa azizler listesine dahil edilirler.
Protestan Reformu. kutsal emanetlere kar sava am ve birok lrbe ykl-
mtr, Ama Protestan fke. ne Ortodoks ne Katolik dnyay etkilemitir. ok zel
l ' n n iskeletleri veya mumyalar, bir talyan kilisesinde olduu kadar. Pearska-
ya l.avra'da. yani Kiev'deki "Maaralar Vlanastn" katakomblarda da hl grle-
bilir. Kn olaanst ve ender kutsal emanet koleksiyonlarndan b i n olan on nc
yzyl Oigniler Manastn Hazinesi, Namur'de bozulmam olarak bugne- kalmlr.
Kransz Devrimi ve Nazi galinin hazine avclarndan korumak amacyla k kal g-
mlm olan hazinede. Aziz Petrus'u kaburga kemii. St. Jamcs'in aya. Mer-
yem'in lousa stii dall paha biilmez malzemeler vardr. Ileps de dehet verici bi
imde iindekilerin anatomik yapsna uydurulan gz kamatrc mahfazalarda
sandklanm ve btn sandklar alln ve gm telkariler, tralanmam deerli
talar ve siyah zerine gm niclto'dan yaplmtr, "Belika'nn Yedi Harikas"
arasnda yer alan bu sandklar, 17 rue Julie Billiarl. Mamur adresindeki Meryem
Ana'nn Kzkardelcrl kilisesinde korun maktadr. 2

Hristiyanlk hrac, MS 3 9 5 - 7 8 5

sa'nn "Beni izleyin" dedii gnden bu yana Hristiyanlk, retilen, yaylma-


ya allan bir din olmutur. Ve Aziz Paulus'un, onun her gelene ak olduu-
nu onaylamasndan sonra potansiyel adaylarnn snr olmamtr. Ama impa-
ratorluk Hristiyanl bir kez devlet dini olarak kabul edince, din deitirme
de bir imparatorluk politikas sorunu haline gelmitir. Hristiyalara gre
inan ihrac sadece tekil bireylerin ruhlarna deil, btn uluslara yneliktir;
bu bir stratejik ideoloji sorunudur. Din deitirecek olanlar iin de, Hristiyan-
ln kabul siyasi deerlendirmeleri gerektirir. Okuryazarlk ve ticaret anla-
mnda kazanlan ok ey vardr. Ama Roma'dan, Konstaminopolis'te veya
baka bir yerden Hristiyanlk ihracna karar vermek ok nemli bir siyasi ter-
cihe baldr.
Pelagiyanizmin aka yayld rlanda, bu sayede erken bir tarihte dik-
kati eker. Sonula, Galya-Romal bir piskopos olan Auxerreli Germanus, hem
Britanya Adalaryla hem Brtanya ile yakndan ilgilenir. MS 432'de Wcklow'a
gelen, "inanan rlanda'nn ilk piskoposu" Palladius bakanlndaki bir heyet
baarl olamamtr; ama St. Germanus'un Britanyal bir rencisi olan St. Pat-
rick'in (yaklak MS 3 8 5 - 4 6 1 ) bakanlndaki ikinci heyet, kalc sonular al-
mtr. Meath'daki Tara'da Yksek Kral Laoghaire ile karlam, Slane tepe-
sinde paskalya ateini yakm, Druidleri susurmuur. lk piskoposluk
makam, MS 4 4 4 ylnda Armagh'da kurulmutur.
Galya'nn Franklar tarafndan fethi, eyaletin dinsel blnmesiyle yakn-
dan ilgilidir. Beinci yzylla birlikte Galya-Romal nfusun tamam Roma H-
ristiyanln kabul etmitir. Ama Vizigotlar, Burgundlar ve onlar ilk kez istila
etmi olan Alemanlar Aryan iken, kuzeydeki Franklar putperest kalmlardr.
Clovis, MS 4 9 6 ile MS 5 0 6 arasndaki bir tarihe kadar Rmi Piskoposu St.
Rmi'nin elinden vaftiz olmay kabul etmemitir. Ama Romal piskoposlardan
biri, b yolla (kral vaftiz ederek), Merovenj hanedann barbar hkmdarlar-
na kar Galya-Romal nfusla ittifaka sokmutur. Bu piskoposun, Akitan-
ya'nn Katolik piskoposlarn "beinci kol" olarak kulland sylenir. Bu ne-
denle "Katolik balantlar", kukusuz Franklarn glerini artrmalarn
kolaylatrm ve Roma ile zel ilikilerinin temelini oluturmutur. Frank H-
ristiyanlnn balangcyla ilgili bilgilerimizin ou, Grgoire de Tours'un
(MS 5 4 0 - 5 9 4 ) Hstoia Francorum adl eserinden alnmadr. Ama Gregoire'n
Merovenjieri vmesi, onun "yeni Constaniinus"u Clovis'in bir tr yabani ol-
duunu gizleyemez. Grgoire, yamay paylamay reddeden bir Frank sava
tarafndan parampara edilen Soissons vazosunun yksn anlar. Clovis,
bir sonraki yllk geidi (Camp de Mars) bekler. Geil srasnda, vazoyu kran
askeri tehizatnn durumuyla ilgili olarak azarlad srada, sava bir silah
almak iin eilince Clovis, "Bylece sen de Soissons vazosuna benzedin" diye-
rek bir sava babasyla onun kafatasn paralar. 19
Hristiyanlarn altnc yzylda barbar aknlarndan, hl balar dnmek-
tedir. rlandal misyonerler bir dizi kar nlem almlardr. Afrika, italya ve is-
panya'y yeniden fethetmesi ksmen Aryanizmi kknden skmek arzusundan
kaynaklanan mparator justinianus tarafndan baka nlemler alnr. Bir n-
c nlem 1. Gregorius'un almasdr MS 563'te St. Colombanus'un (yaklak
MS 5 2 1 - 5 9 7 ) lona'ya geliiyle balayan irlanda misyonu nce Britanya'ya, son-
ra da Frank dominyonlarna ynelmitir. Yirmi yl sonra. S. Kolumbanus'un
(yaklak MS 5 4 0 - 6 1 5 ) , Bangor'daki byk manastrdan bir grup arkadayla
vola kmas, Burgunya iin bir sramadr. Aralarnda Luxeuil'n de bulundu-
u eilli manastrlar kurmu; Constance gl zerindeki Bregenz'de konuk
edilmi; Burgonya hanedann babo, dzensiz yaaylarn iddetle eletire-
rek kzdrm ve Cenova yaknndaki Babbio'da lmtr.