You are on page 1of 280

Derleyen ve Sunan

AL ARTUN
Sanat Emei

ALl ARTUN 1972'de Ortadou Teknik niversitesi Mimarlk Blm'nden


mezun oldu. Mimarlar Odas'nda mimar ve mhendislerin toplumsal
konumlan zerine aratnnalar yrtt. Bu aratrmalarn Mimarlar
Mhendisler (1978) ve Fordizmin ve Mhendisin Dnm (1999) adl
kitaplarda biraraya getirdi. 1980'den sonra Ankara ada Sahne Kltr
Merkezi'ni ynetti ve burada 500 Yllk Bilmece program erevesinde
sanat tarihi, edebiyat ve mzikle ilgili etkinlikler dzenledi. I 984'te Galeri
Nev'i kurdu. Bu zamandan balayarak Galeri'nin Ankara'daki sergilerini
dzenledi ve aralarnda Resme Bakan Yazlar, Arslan-Defterler ve Tiraje
Zamanlann Hafzas'nn da bulunduu yz akn Galeri Nev yaynnn
editrln yapt. Galeri sergilerinden baka, Ankara'da Cobra ve 1950-
2000, Kopenhag'da Ben Bir Bakas, lstanbul'da Mbin Orhon-Sainsbury
Koleksiyonu sergilerini hazrlad. Sanart'm kuruluunda ve ynetiminde
grev ald. Halen, kltrel eletiri alannda eserlerin derlendii "Sanat
hayat" dizisini ynetiyor ve stanbul Teknik niversitesi Sosyal Bilimler
Enstits Sanat Tarihi Program'nda "Sanat ve lktidar" dersini veriyor.
Ekim 2011 tarihinde inemette yayna balayan e-skop sanat tarihi ve ele
tiri dergisinin kurucusu ve editr. Son yaymlanan kitaplar: Modernliin
Snnnda (2006), MZe ve Modernlik (2006), ada Sanatn rgtlenmesi:
Estetik Modemizmin Tasfiyesi (2011).
sanathayat
DZ EDTR Ali Artun

Bienal gibi etkinlikler, sanat ortam ve yaratc fikirlerin


dolam iin ideal birer yar-kamusal buluma noktasdr.
Bunlarn, ortama somut bir altyap salad ya da ortamn
grnrln artrd sylenebilir. Ortamn bu ekilde
sahnelenmesi, ne tesadftr ki post-Fordist sanatn
kurallaryla tam bir uyum iindedir. Bunun sonucunda kii, ya

geici bir szlemeyle ya da sanat dnyasnda daima kendi


hayat koullarn kendisinin belirlemek zorunda kald, proje
bazl bir ortamda alr; esnek biimde ve hep geceleyin
yaplan i, zaptedilemeyen bir yaratc evkle hayata geirilir.
Ksacas, gen yeteneklerin varlyla hep yksek bir
dinamizm barndran ve maddiyat gzetmeyen bir adanmlk
ieren; almay her daim keyifli klan ya da klmas gereken
bir alma etii sz konusudur burada.
unu da unutmayalm, burada tanmladmz yaratc
alma, daima ucuz ve istikrarsz almadr ve sanat
ortamnn irket yneticileri ile siyasetiler gibi dardan
aktrleri kendine ekmesinin nedeni de budur. Yaratc emek
yalnzca yerel ekonomiyi canlandrp kenti dnya piyasasna
amakla kalmaz; en nemlisi, gnmz ekonomisi lehine
ileyen bir biyopolitik etii de aa karr. Yaratc ortamn
kahramanlar, Nazi toplama kamplarnn girilerinde yazan
almak zgrletirir sloganndan ziyade, zgrlk altrr
iarna inanyor gibidirler.
PASCAL GIELEN
Derleyen ve Sunan
AL ARTUN

Sanat Emei
KLTR LER VE PREKARTE
EVRENLER
Elin Gen - Sibel Yardmc
zge elik - Nursu rge
Esin Soanclar - Zeynep Baransel

-
,,,, .

iletiim
letiim Yaynlan 1982 sanathayat dizisi 30
ISBN-13: 978-975-05-1453-1
2014 letiim Yaynclk A. .
1. BASKI 2014, stanbul

DZ EDTR Ali Artun


YAY/NA HAZIRLAYAN Elin Gen
KAPAK TASAR/MI zlem zkal - Suat Aysu
UYGULAMA Hsn Abbas
DZELT Asude Ekinci
aZN Elin Gen
BASK/ ve CLT Sena Ofset SERTFKA NO. 12064
litros Yolu 2. Matbaaclar Sitesi B Blok 6. Kat No. 4NB 7-9-11
Topkap 3401O stanbul Tel: 212.613 03 21

letiim Yaynlar
SERTFKA NO. 10721
Binbirdirek Meydan Sokak, letiim Han 3, Fatih 34 122 stanbul
Tel: 212.516 22 61-62 Faks: 212.516 12 58
e-mail: iletisim@iletisim.com.tr web: www .iletisim.com.tr
NDEKLER

Teekkr ....................................................................................................................................................... 9

Sunu / Sanat Emei


AL ARTUN 11

Fordizmin Gvence Rejimi . . . .


............ .................... ......................................... ... ......... 12

Post-Fordist Esnekleme ve Gvencesizleme ....................................... 14

Emein rgtlenmesi ve Kapitalizmin Dnemleri ............................... 15

Hayatn Finansallamas . . . .
............................ ......... ....................... .................... ......... 16

Kltr Patlamas ... . . . .


.......... . . ........... ....... .............................................................. .... .......... 17
Post-Fordizmin Toplumsal Hayalleri ................................................................. 22

retimde ve retimin rgtlenmesinde


Postmodernleme: Esnek retim, ve Kltr
ARF DRLK ................................................................................................................................................ 31
Ynetim ve Kltr: Ulusarlk ve
Postmodernliin Oretimi .
......................................................... ................................... 38
Postmodernizm: Kapitalizmle ve Kapitalizmsiz ..
....................... . ............ 61

rgtsel Postmodernizm - ve Postmodernizm ...................................... 76

Gvence-Siz?
ANGELA MITROPOULOS................................................................................................................... 87
Krlgan zneler . .
.................................. .................................... ........................................... 90

Biyopolitik Aritmetik . . . .
......... ..................................... ......... ...................................... ...... 94
Neoliberalizm i Banda: Eitsizlik, Gvensizlik ve
Toplumsaln Yeniden Kurulumu. Politik-Ekonomik
Alann incelenmesi in Temel eler
MAURIZIO LAZZARAT0 ................................................................................................................... 101

Bir Dispozitifler Kmesi Olarak Ekonomi .................................................. 105

Tavrlarn Ynetimi ......................................................................................................... 109

Kltr Piyasasnn Dzenleyici lkesi Olarak Rekabet ................... 111

Sermayeleftirme/Kapitalizasyon [Capitalization) ............................ 121

Risk, Koruma ve Finansallama ......................................................................... 124


zneleme, Sorumluluk, altrmaclk .................................................... 131

Kabul Edilebilir Denge ................................................................................................. 134

Devletin Rol ....................................................................................................................... 136

Ynetimsellik ve Kendini Gvencesizletirme:


Kltr reticilerinin Normalletirilmesi zerine
ISABELL LOREY .................................................................................................................................... 145
Biyopolitik Ynetimsellik ......................................................................................... 148

Normalleftirilmi zgr zneler ....................................................................... 153

Hayatn Ekonomikletirilmesi ve
Kar-Davranfn Olmamas ................................................................................... 156

Sanatn lszl: Paolo Virno ile Sylei


SONJA LAVAERT - PASCAL GIELEN ....................................................................................... 169

Sanat Ortam: Ekonomik Smr in


Mkemmel Bir retim Modeli mi?
PASCAL GIELEN ................................................................................................................................... 205

Paolo Virno Usul Post-Fordizm ........................................................................ 206

Fiziksel ve Zihinsel Hareketlilik ......................................................................... 207

ktidar ve Biyopolitika ................................................................................................. 209

letiim, Dil Virtzl, Teklifsizlik ............................................................... 210

Ortamn Grnrl, Ortamda Grnmek ............................................ 212

"Freiheit macht Arbeit": zgrlk alftrr ............................................ 216

Kitlelerin Aldatl Olarak Yaratc Endstriler


GERALD RAUNIG ................................................................................................................................. 219
Kltr Endstrisi ve Terr Ynetimi
GENE RAY ................................................................................................................................................ 237

Kltr Endstrisinin Dayanaklar ..................................................................... 240


Greli zerklik, Direni ve Mcadele ............................................................ 248

Terr, Kltr ve Ynetim .......................................................................................... 251

Keyif ve Yaptrm ............................................................................................................. 253

Meguliyet: Sanatn Dayanlmaz Hafiflii zerine


DIETER ROELSTRAETE ..................................................................................................................... 259

Sonsz ....................................................................................................................................... 270

Dizin ........................................................................................................................................................... 273


TEEKKR

Emek srelerinin rgtlenmesiyle 1970'lerde ilgilenme


ye baladm. 1975 ylnda bu konuda aratrmalar yapmak
zere Mimarlar Odas'nn beni istihdam etmesinden sonra,
bu tam zamanl iim oldu. Bu srada Trkiye'de mhendis
ve mimarlarn retimle ilikileri, emek tablosu ve toplum
sal formasyonlaryla ilgili kapsaml bir alan aratrmas y
rttm ve bunun sonulan 1978 ylnda yaynland: Mhen
disler Mimarlar-Ekonomik lliki ve Toplumsal Bilin Gster
geleri, Yzyl Ortalanndan Sonraki Tezlere Bir Bak, Trki
ye'de Mhendisler Mimarlar. Bu kitap 1999 ylnda yeniden
yaynlanrken, geride kalan yirmi be ylda retim srele
rinde ve emein niteliinde meydana gelen kkl deiim
leri aklamak zere yeni bir blm ekledim ve kitabn ba
l deiti: Fordizmin ve Mhendisin Dnm. Sonradan,
baka konularla urarken de, kapitalist iblmndeki ge
ilerin emein niteliinde yaratt dnmleri incelemeyi
srdrdm. Ayn konuya merak salan Faruk Tabak ve nal
Nalbantoolu gibi arkadalarmla bu konulan srekli tart
tk; Ahmet Haim Kse ve Ahmet nc gibi aratrmaclarla

9
toplantlar yaptk. llk kez Fransa'da ii direnilerinde orta
ya atld zaman, "prekarite" terimine dikkatimi eken, Ra
it Gkeli oldu. Giderek prekarite, sanat retimini ve sanat
ortamlarm da kuatan bir mesele haline gelince SanatHa
yat dizisinden sanatla emein bilemesine deinen bir der
leme yapmaya karar verdim. Bu srada taradm, prekarite
konusundaki ada literatrn bir blmn bana Nursu
rge ve Zeynep Baransel'in yam sra Elif Demirkaya tantt.
Skop-dergi'nin 4. says olarak kan "Sanat, Emek, Preka
rite" dosyasndaki yazlarn ounu bu metinler arasndan
setim.* Bu kitap skop-dergi'deki yazlara yenilerinin eklen
mesiyle olutu. Metinlerin redaksiyonu ve dzeltisiyle Elin
Gen urat; yayna hazrlk almalarm da byk lde o
stlendi. Yurtdndaki yazarlarla yazmalar Melis Oflas ve
Gne Akkor takip ettiler. Hepsine, aynca Arif Dirlik ve Si-
. bel Yardmc gibi ilgilerini ve yardmlarm esirgemeyen di
erlerine teekkrlerimi sunann.

* Skop-dergi'nin "Sanat, Emek, Prekarite" says iin bkz. http://www.e-skop.


com/skopdergi

10
Sunu / Sanat Emei
AL ARTUN

Aslnda "sanat" ve "emek" birbirlerine kart eyler. Batail


le'a gre sanat da, emek gibi insan insan yapan temel bir et
kinlik. Ama "emek", amal, yararl, ilevsel, bilinli, ve ak
la dayal bir i; oysa "sanat", tam aksine, amasz, yararsz,
bilinsiz ve hayal gcne dayal bir yarat. Marx'a gre "her
emek srecinin bitiminde, iinin batan tasarlam olduu
... bir sonu ortaya kar". 1 Oysa sanat tasarma deil arzuya,
hazza dayanr; ile deil oyunla ilgilidir.
insanln balanglarna giden sanat ile emek, sanat ile
sanayi, sanat ile tasann arasndaki kartlk, yzlerce, bin
lerce yl sonra 19. yzyl banda, Kant'm modernlii sistem
letiren dncesiyle ve Romantiklerle felsefeleir. Kant'a
gre, "gzelin amac amasz olmasdr". Schiller de estetik
bir nesnenin amacnn kendisi olduunu belirtir. Sanat, fizi
ki ve ahlaki amalarn arac olamaz, dolaysyla bilimden ve
etikten tamamyla bamszdr. "Gzel" zgrdr. Ve Schil
ler'e gre "eer gzellik zgrln grnmyse, o zaman
gzellii yaratan, oyun oynamann hazzdr. nk ancak
oyun oynarken zgr oluruz, fiziki ihtiyalarn ve ahlaki g
revlerin zorlamalarndan kurtuluruz. "2

11
Kant ile Sebiller gibi Romantik filozoflann sanat, bilgi
nin dier blgeleri olan etikten ve lojikten (bilimden) ayrt
eden kuramlar, modem sanat dncesinin, modem este
tiin douunun habercisidir. Modem anlamyla "sanatn
icad"dr.3
Bundan sonraki iki yzyl, bu yzyllara damgasn vuran
estetik modemizm ve avangard, sanatn zerkliini rgtle
me mcadelesidir. Ama ayn zamanda bu zerklie gz di
ken glere kar bakaldn dnemidir. Tabii bata kapita
lizme ve burjuvaziye. nk, "kapitalist retim, entelektel
[gayri maddi] retimin, sanat ve iir gibi baz grnmleri
ne dmandr" .4 Ve burjuvazi "en stn entelektel rnle
ri bile maddi servetin dolaysz reticileri gibi sunar". 5 Kom
nist Manifesto daki nl pasaja gre, "Burjuvazi toplumun
'

btn ilikilerini devrimciletirmeden var olamaz... Yeni e


killenen btn ilikiler katlap kemiklemeye zaman bula
madan eskirler. Kat olan her ey buharlar, kutsal bilinen
her ey kirlenip sefilleir... Burjuvazi o zamana kadar kutsal
saylan btn meslekleri kutsal giyimlerinden soyar... airi
cretli iisi yapar" .6 Sonuta, piyasa, zerkliini koruma
ya alan her retim srecini ve rn kendine mal eder.
Sanat ve her trl gayri maddi retim sanayi ile kaynar.
Ve nihayetinde sanat emekle bileir. Sanat emee dnr,
emek sanatsallar. "Prekarite" temelde bu srecin sonucu
dur. Btn dnyay atlyesi haline getiren kresel kapitaliz
min, her trl insan etkinliini egemenlii altna alma zo
runluluunun ada bir grnmdr.

Fordizmin Gvence Rejimi7

20. yzyl banda retime egemen olan "bilimsel yne


tim"in8 ideali emei batan beri sahip olduu znel, entelek
tel, gayri maddi bileenlerinden anndrmaktr. Emei me-

12
kanikletirmek ve iiyi bir alet derekesine indirgemektir.
Bylece emek, bilgiye, beceriye, yaratya, bulua dayal bir
etkinlik olmaktan tamamyla sklerek bilimselletirilecek
tir; fizikselletirilecektir. Bunun iin, (1) emek sreleri ola
bildii kadar ayrntl bir paralanmaya, bir iblmne tabi
tutularak, her para-sre basit, mekanik bir el ilemine d
ntrlr; (2) kavrama edimi uygulamadan ayrlr ve emek
srelerinin kavramaya bal entelektel eleriyle, uygula
maya dayal fiziksel eleri kutupsallar. retim sreleri
ne ait bilgi, "kafa emei", bu sreleri denetlemek zere r
gtlenen ynetim aygunda tekelleir.
Emek srelerinin ayrntl paralara ayrlarak niteliksiz
letirilmesiyle ilgili ilk bulular, "bilgisayarn babas" ola
rak da anlan Charles Babbage'a aittir (1791-1871). Ancak
bu gibi kendi zamanndan nceki bulular 'bilimselletire
rek', yeni bir endstriyel devrimin ilkeleri halinde sistem
letiren Frederick Taylor'dur (1856-1915). Sistemi mon
taj bantlaryla, otomobillerin seri olarak retilmesine uy
gulayan ise Henry Ford'du. Ford, emek/retim srelerin
deki bu byk dnmn "aklc, modernist ve pop
list yeni bir demokratik topluma"9 yol aacana inanyor
du. l 980'lere kadar sren, kitlesel retim ve tketim dne
mi, Ford'un bu toplum tasavvuruna atfen "Fordizm" ola
rak anlr. Fordizmin devlet/siyaset/ekonomi katnda da
yatt yeni programlar ise John Maynard Keynes'in eseri
dir (1883-1946). Bu programlar, kitlesel bir retimi tkete
bilecek olanaklara ve serbest zamana sahip olan; barnma,
eitim, salk gibi temel ihtiyalar salanan; piyasa kar
snda korunan, siyasal ve ekonomik olarak rgtl (sendi
kal), gvence iindeki bir alanlar kesimini temel alan
bir 'refah devleti' ngrr.

13
Post-Fordist Esnekleme
ve Gvencesizleme10

Ford/Keynes rejimine yol aan, kapitalizmin 1930'larda kar


lat dngsel an-birikim kriziydi. Bu rejime son ve
ren de, bu kez 1970'lerde yaanan birikim krizidir. 1930'lar
sonras, liberalizmin dizginlenerek, emek, sermaye ve ikti
dar arasndaki ilikilere devletin mdahale ettii, korumac,
dzenleyici, snrlandrlm bir dnemdi. Oysa, 1970'lerle
balayan kresel, neoliberal dnem, tam aksine, sermayenin
yeryz zerinde snrszca hareket etmesine direnen btn
zaman ve mekan kstlarnn paraland bir dnemdir. Bu
nedenle David Harvey, neoliberalizmi, dinle birlikte serma
yenin restorasyon sreci olarak grr.11
"Post-Fordist, post-endstriyel" dnemde maddi by
menin yerini mali byme alr. Birkimin motoru retim ye
rine finans olur. Ulusal devletler yerine byk irketlerin
(korporasyonlarn) ynettii sistemde btn dnya yekpa
re bir atlyeye dnr sanki. Sermayenin kresel rgtlen
me andaki her dm ayn montaj hattnn bir paras ha
line gelir. irketler yeryz zerinde oradan oraya akar du
rurlar, byrler klrler, birleirler ayrlrlar, bugn bir
ie yarn bir bakasna giriirler. Dolaysyla sistem son de
recede esnektir, eretidir, gelip geicidir, risklidir, gvence
sizdir. Mal, para ve enformasyonun snrszca dolama gir
dii btn bu karmak organizmann sinir sistemini dijital
teknolojiler oluturur.
Sermayenin rgtlenmesindeki akkanlk, esneklik ve
eretilik, kukusuz emek dnyasna da yansr. Emein For
dizm dnemine zg rgtlenmesi ker; Fordist!Iaylorist
retim srelerine ait iblm altst olur. Emek nitelik
sel bir dnm geirir. alanlar 'kresel atlye'de bir i
ten dierine savrulmaya balar. Sabit bir i ve sabit bir cret

14
hayal olmutur. Herkesin her an ii deiebilir ve herkes her
an iinden olabilir. Bu bir mesleksizlemeye yol aar. l ha
yat aruk, endstriyel retim dnemindeki gibi bir gelecek,
bir tarih ve bir kimlik anlamna gelmez. Sonu Richard Sen
nett'in tabiriyle "karakter anmas"dr. 12 Endstriyel kent
ler ya ger ve Henry Ford'un otomobil retimini balatt
Detroit gibi hayalet kentlere dner, ya da Bilbao gibi kentsel
dnme urayarak endstriyel mirasm terk eder. Fabri
kalar en iyi ihtimalle mze olur. Endstriyel tesislerin m
zelemesi, aada deinilecei gibi, emein geirdii nite
liksel deiim asndan son derecede sembolik bir olaydr.

Emein rgtlenmesi ve
Kapitalizmin Dnemleri

Antonio Gramsci, tam "Byk Kriz"in patlad bir zaman


da, 1931 ylnda kaleme ald "Amerikanizm ve Fordizm"
incelemesinde, Fordizmin kapitalist uygarln yeni bir d
nemi olduunu ne srer. nk "planl ekonomi"ye gei
le birlikte Fordizm sadece retimi deil, bireyleri de 'planla
mur'. Ama "yeni bir ii ve insan tipi" yaratmaktr. Dola
ysyla, "yeni alma metotlarn zgl bir yaama, dn
me ve hissetme tarzndan ayn tutmak" mmkn deildir.
Dncelerinde Gramsci'den etkilenen Stuart Hall da, kendi
zamannda ortaya kan post-Fordizmi topyekn bir dn
me yol aan yeni bir dnem olarak ele alr: "Tpk Fordiz
min yalnzca bir rgtlenme biimini deil, btn bir klt
r temsil etmi olmas gibi... post-Fordizm de ok daha kap
saml ve derin olan toplumsal ve kltrel geliimlerin zeti
dir... Bundan dolay, sz konusu gei btn bir dnemi ni
telendirmektedir."13

15
Hayatn Finansallamas

Kresellemeyle birlikte retimin nceliinin finansa dev


rolmas, birikim modelindeki bir deiimden ibaret deil
dir. Btn hayat dntrr. Deleuze'n dedii gibi "insan
artk bor iindeki insandr." Zamanmzda her insan, y
le ya da byle, bankalara bor iinde yaar. Zaten eer bor
lu deilse yurtta deildir. Dolaysyla, artk para ynetimi,
yani finansman, sadece irketlerin ii deil, hayatn srdr
mek iin finansman ebekelerine balanmak zorunda kalan
her yurttan iidir. Sonunda bir bakma emek sermaye ol
mutur! Bir anlamda her yurtta hayatn bir irket gibi r
gtler, irketler de birer yurtta haurlatr. irket hukukuy
la, bireysel hukukun zdelii bouna deildir.14 "Bu ara
da emekiler, konut, tketim, eitim, salk ve emeklilik gi
bi temel ihtiyalarn karlamak iin de finans alannn ii
ne ekilirler." 1 5 stelik, zelletirilimi olan sigorta sistemi
bnyesindeki birikimleri, speklatif finans piyasasnda do
lama girer.
Finans, ayrca, kamusal alanlan, medyay ve ekranlan ku
atan reklamlanyla ve enformasyon akyla da hayatm
z istila eder. Ama hayatn finansallamasnda daha da et
kin olan, para devreleriyle dijital devrelerin kaynamasdr.
Bunun sonucunda her ev bir mikro bankaya dnr. Nite
kim, Garanti Bankas 201 1 ylnda balatt "direkt banka
clk modeli"yle "herkese bir banka" kurduunu ilan eder.
Sermayenin akkanl, sadece evleri deil, giderek her
trl mekan, dijital alara eklemlenen bir banka noktas
na, bir iyerine dnmeye zorlar. Iyeri artk Foucault'nun
inceledii gibi kapal bir "disiplin mekan" deildir, Deleu
ze'n bahsettii gibi ak bir "denetim mekan"dr: "Birey
ler blnr hale gelirken, kitleler meklemlere, verilere, pi
yasalara ya da 'banka'lara dnmlerdir... Sanat bile artk

16
kapaUp-kuatma mekanlarn brakarak bankann ak ulu
devrelerine dahil olmaktadr."16
Para ynetimi ve i hayat, mekan snn tanmad gibi,
zaman snn da tanmaz. Sonuta "serbest zaman" silinir.
Herkesin bir gvence ve gelecek umuduyla birbiriyle yart
alma zaman giderek 24fi bir mesai ngrr. jonathan
Crary'nin 2417: Ge Kapitalizm ve Uykunun Sanlan kitab,17
gece gndz durmakszn devinen kresel piyasann, uy
ku zamann ve dlerimizi nasl tehdit ettiini anlatr. te
yandan, biz her bilgisayar bana getiimizde bir anlam
da Bill Gates'in alan oluruz. nk o, Microsoft sayesin
de rnlerin, parann ve bilginin annda ve kesintisiz dola
ma girmesini ve denetlenmesini salar. Her an, her yerde,
srekli iletiim ve eriim iinde olmamzn teknolojisini su
nar. Ziiek'e gre, Bili Gates, bilimden pratik becerilere ka
dar her trl kolektif bilgiyi kapsayan "genel zihin"i (Marx)
zelletirmitir.18

Kltr Patlamas

"Demir Perde"nin yklp, Souk Sava'n son bulmasn izle


yen kreselleme dneminde, dnya, Fredricjameson'n ta
biriyle bir "kltr dnemeci"ne girdi. "Kltrn patlad"
1990'larla birlikte "toplumsal hayatmzdaki her ey -eko
nomik deerden ve devlet gcnden toplumsal ve politik
pratiklere, hatta bizzat psienin yapsna kadar her ey- kl
trelleti".19 Modernlik sonras bir aa geiliyordu: ends
tri ve Fordizm sonras; tarih ve ideoloji, komnizm ve ko
lonyalizm sonras; hatta modern znenin paralanmasyla
birlikte, insan-sonras (post-human) .20
Baudrillard, Marx'n Ekonomi Politiin Eletirisine Katk
eserine gndererek yazd Gsterge Ekonomi Politii zeri
ne Bir Eletiri kitabnda zamanmzda retimle tketimin ge-
17
ierek kltrellemesi zerinde durur. Ona gre, nceden
gereksinimlerin karlanmas anlamna gelen "ekonomik
tketim"in yerini imdi "gsterge retimi" anlamna gelen
kltrel tketim alr. Birtakm sembollerin iletiime girdii
tketim, artk farkllk ve kimlik retir. rnler maddi ba
kmdan ie yaramalanndan ok, rettikleri semboller saye
sinde ilev kazanrlar. Sonuta bedenimizi ve ruhumuzu tes
lim almak iin urap didinen tasarmclardan, sanatlar
dan, iletiimcilerden, pazarlamaclardan, reklamclardan vb.
oluan devasa bir endstri kar ortaya. Ve iin garibi, tke
ticiler de, bir anlamda, onun ilemesini gerekletiren 'al
an'lan olurlar bu endstrinin.
alma hayatnn kltrellemesini belirleyen bir baka
hadise, "kurumsal kltr"n (corporate culture) i srele
ri ve emein nitelii zerinde artan etkisidir. Kurumsal kl
trn rgtlenmesindeki ilk e, her irketin kendine z
g bir 'dil'le, marka, logo gibi birtakm iaretlerle, ve ayn
ca birtakm ritellerle oluturduu aidiyettir. "Kurumsal
iletiim"in bu yntemlerle tasarlanmas sonucunda her ir
ketin bir aileyi andrmas beklenir. Bu ailede, Bill Gates'in
deyiiyle 'biz', 'ben'den nemlidir. Kurumsal kltr ve ileti
im, her irket mensubunun kendi kendini (etkinliini, ba
lln, yaratcln vb.) srekli olarak markalandran ve
pazarlayan bir giriimci gibi almasn ngrr. Sonuta,
artk her korporasyonun dinamii haline gelen "kurumsal
kltr" ve "iletiim tasarm", irketlerdeki i srelerini ve
emein niteliini biimlendiren "ynetim tasanm"nn (ma
nagerial design) paras haline gelir.
Kitlesel retimin terk edilerek rnlerin kimlik gsterge
lerine dnmesiyle birlikte, retim sanata yknmeye ba
lar. Dolaysyla, ideal olarak her rnn sanatn ilkeleri ge
reince zgn, biricik ve sahih olmas hedeflenir. yle ki,
sonunda, Virilio'nun deyiiyle "tketim ve sanat birbirine

18
geer". 21 Hayat estetikleir ve "sanat tamamyla tasarma, bir
metadesign'a dnr" (Baudrillard). 22 Sonuta tasarm ve
sanatsal yaratclk ile retim sreleri birbirleriyle eklemle
nir. Baka deyile, tarih boyunca aralarnda srp giden re
kabeti bir kenara koyarak, sanayi sanatsallar.
Bir de sanatn sanayilemesinden sz etmek gerekir. Post
modem zamanlarda, sanatn zgnlk ilkesinin terk edil
mesiyle birlikte, Benjamin'in tabiriyle "sanatn mekanik rp
rodksiyonu" yaygnlar. te yandan sanatn kavrama in
dirgenmesi de, sanat bizzat sanat tarafndan 'retilmesi'
gereken bir yarat olmaktan karr. Ve sonuta sanat, yer
yer, birok sanat emekisinin alt bir imalat halini alr.
Bu dnm en iyi ifade eden, Andy Warhol'un atlyesi
ne "Fabrika" adn vermesidir. Sanatn aslnda bir giriim
cilik, bir para kazanma becerisi olduunu ak ak savu
nan da ilk odur. Besbelli, Marx'n Shakespeare'e atfla syle
dii gibi "gerek yaratc gcn" para olduuna inanmakta
dr.23 Damien Hirst "ie paray sokann Warhol olduunu"
syler: "Sanatlarn paray dnmesini o kabul ettirdi. Ya
admz dnyada para byk mesele. Ak kadar, hatta on
dan bile byk" .24 Gnmzde, sanat imalatnn en nl, en
varlkl temsilcisinin Damien Hirst olmasna amamak ge
rekir. Gloucestershire'daki 'fabrika'snda, ou sanat, 150
ii alr. ada sanatn mzayede ampiyonlanndanjeff
Koons ve Takashi Murakami de Hirst ayarnda giriimciler
dir. Trkiye'de de sanatlarn baka sanatlarn emei ze
rinden retenlerin says hzla artmaktadr.
Sanat sosyolou Howard Becker sanat sanayisini atlye
nin mekanndan kararak son derecede geni ve karmak
bir ibirlii a olarak inceler. Bu a, "sanat dnyasnn ve
belki bakalarnn da, sanat olarak tanmlad birtakm ile
rin retilmesi ve almlanmas iin etkinliklerine ihtiya du
yulan herkesi kapsar... Ayn insanlar, tekrar tekrar, hatta ru-

19
tin olarak, benzer ilerin retilmesi iin benzer ibirliklerine
girerler... Sanat eserleri birtakm yetenekli bireylerin rn
leri olmaktan ziyade, bu eserleri var etmek iin sanat dnya
snn grenekleri iinde ibirlii yapan herkesin ortak rn
leridir". 25 Baka deyile, sanat rnleri "sanat dnyas"mn
kolektif emeinin rnleridir. Btn katlanlarn alanlar
olduu Becker'in "sanat dnyas" tezi, bize 1917 Rus Devri
mi'nden sonra kimi avangard sanatlarn balatt "prolet
klt" hareketini hatrlatr. Bu hareket, iilerin kendi snf
larna zg devrimci bir sanat yaratmalar inancyla kuru
lur. Bylece zamanla, herkesin air olmasna ilikin topya
gerekletirilebilecektir. Sanatn kolektif bir emek srecine
dntrlerek, maddi retim sreciyle birletirilmesi, Vla
dimir Tatlin ve nderi olduu konstrktivizm kadar, Tat
lin'in karsndaki Malevi tarafndan da benimsenir: "Sana- .
ta lm! Yaasn retim!" Gene bir avangard hareketi olarak
balayan Bauhaus da retim ve sanat birliine dayaldr.26
"Sanat emei" deyince zerinde durulmas gereken en et
kili hadise, kukusuz kltrn zelletirilmesiyle birlik
te balayan kltr endstrisindeki patlama ve dnmler
dir. Kltr endstrisi biteviye dallanp budaklanmakta ve
bu endstride alanlarn says her geen gn kabarmak
tadr. Bir rnek vermek gerekirse, Gezi Direnii'nden son
ra sosyal medyadaki muhalefeti krmak iin, AKP'nin dur
madan mesaj atan alt bin 'metin yazan' istihdam ettii sy
lenmektedir. Medya, yayn, iletiim, PR, pazarlama/marka
landrma, reklam, elence, spor, turizm, tasann, eitim, bi
liim, telekomnikasyon, dinsel hizmetler gibi alanlan dol
duranlarn, kentsel alan nfus iindeki oram, btn hiz
met ve finans sektr de hesaba katlnca, gelimi lkeler
de maddi retim sektrndekileri oktan katlamtr. Kl
tr endstrisinin mzeler, bienaller, festivaller, fuarlar, gale
riler, mzayedeler araclyla rgtlenen dorudan sanatla

20
ilgili alan da giderek giriftlemekte ve imektedir. Bunlar
arasnda sanatn kreselletirilmesinin asal ortamlar olarak
ortaya kan bienaller, Paolo Vimo ve Pascal Gielen gibi pre
karite yazarlar tarafndan post-Fordist, gayri maddi, esnek,
ve gvencesiz emek rejimlerinin ideal modeli olarak tanm
lanmaktadr.27 Hatta Gielen daha da ileri giderek, btny
le "sanat ortamnn ekonomik smr iin ideal bir model"
olup olmadn irdelemektedir. Gerekten de, bienal sanat
lar, kresel korporasyonlann himayesi alunda rgtlenen
bu son derecede otokratik ortamlarn, bir anlamda alan
lar saylmazlar m?
Sanattan artk birok alanda belirli bir amaca hizmet
eden bir etkinlik olarak yararlanlmaktadr. Karlln a
da teknikleri, yenilik, bulu (innovation), ve yaratclktr.
Uzun zamandr finans uzmanlarn da, sanatlar da ayn
kaba koyan bir "yaratc snf'tan, bir "yaratc sektr" veya
"yaratc endstri"den bahsedilmektedir.28 Bugn bienaller
metropolleri pazarlamann baat ortam saylmaktadr. Sa
nat, aynca, kentsel dnm ve rant retiminin, spekla
tif emlak piyasasnn ve lks piyasasnn; te yandan, Bal
kanlardaki gibi, kimliklerin paralanp ina edildii "kl
tr savalar"nn ve "kltrel diplomasi"nin en etkili ile
tiim glerinden biri saylmaktadr. "Sanat ynetimi" di
siplininin kurulmas, sadece i hayatyla sanat dnyasnn

Art means buslness


for New York.

Creatlve lndustrles employ


nearty 200,000 New Yorkers.

21
kaynamasnn deil, bu gelimelerin de bir sonucudur. "Sa
nat ynetimi"nin balca amac, sanat estetik modemizm
ve avangardla kazand zerkliinden yaltarak iletmele
tirmek, irketletirmek ve denetim altna almaktr. Sanat
emekle zdeletirmektir.

Post-Fordizmin Toplumsal Hayalleri

Kapitalizmin bu yeni kltr (Sennett),29 emek srelerinin


Taylorist/Fordist rgtlenmesinde ve emein niteliinde ra
dikal dnmlere yol amtr. (1) Bunlardan ilki, retim
de ynetimin hegemoniklemesidir; yani bir anlamda, her
kesin kendi kendisinin yneticisi, giriimcisi gibi davran
maya balamasdr. (2) Bunun sonucunda, nceden yne
tim kademelerinde younlaan gayri maddi, entelektel
emek alanlar arasnda yaylr; baka deyile maddi ve gay
ri maddi emek arasndaki aynn melezleir. Maurizio Laz
zarato'ya gre, gayri maddi emek "metalarn bilisel ve kl
trel ieriini retir. tlki emek srelerinin dijitallemesi,
ikincisi pazarlama ve iletiimle balantldr".30 (3) Her i
iyi bir para-ie sabitleyen, Taylorist, an uzmanlam i
blmnn esneklemesi sonucu, alanlar, iyerinde fark
l iler arasnda kayabilirler. Endstri-sonras ilerde geerli
olan, uzmanlk, ehliyet, deneyim deil, farkl rolleri oynaya
bilme kapasitesidir. Marshall McLuhan'n szleriyle "artk i
sahibi olmann yerini rol sahibi olmak almtr."31(4) Eme
in nitelii kadar retim de esnekleir. Kitlesel retim d
neminde olduu gibi kaynaa gre deil, srekli devinen ta
lebe gre belirlenir. rn de, retim de artk sabit deildir.
Dolaysyla iin nitelii ve igc ihtiyac deikendir, be
lirsizdir, eretidir. "Bugn artk kimsenin ile ilgili bir ama
c olamaz. 'Burada balayacam, nmzdeki sene al
acam ve uraya varacam' diyemezsiniz. sene iinde,

22
kendisi ve amalan dahil olmak zere, her eyin deiecei
ni artk btn ocuklar biliyor. "32
Post-Fordizm, ada kapitalizmin ideologlar tarafndan
gklere karlr:
Onlara gre, Taylorist/Fordist i srelerine egemen olan
niteliksizleme sona ermitir; "kafa ve kol emei" arasnda
ki kutuplama kaybolmutur. rnein, Bill Gates, "yeni r
gtlenmede iinin artk makinenin bir dilisi deil, tm s
recin akll bir paras olduunu" ve "grev iisi"nin yeri
ni "bilgi iisi"nin aldn ne srer.33 Oysa esneklemenin
ideali, bir iyerinde herkesin nerilen her ii yapabilmesidir.
Bu da, deiik ilerin gerektirdii zel/znel becerilerin as
gariletirilmesini ve standartlamay ngrr. alanlarn
makineler yerine bilgisayar ekranlarna kilitlenmeleri; r
nein, montaj bandnda nlerinden geen bir motora ait ay
n viday skp durmak yerine, bilgisayar ekranna akan en
formasyonu ilemeleri, kukusuz belirli bir bilgiyi gerekti
rir. Ama bu onlarn zihni melekelerini, yarataclklann ge
litirmez. Tam aksine, trpler. Deleuze her toplum tipine
bir makine tipinin karlk geldiini dnr. imdiki top
lum tipi, enerji makinelerinden sibernetik makinelere, bilgi
sayarlara geilen bir toplum tipidir. Bu toplumda fabrikann
yerini korporasyon alr. Korporasyon ynetimi nceden ol
duu gibi retime deil, tketime odaklanr. Deleuze'e g
re bu, retim iin deil rn iin kapitalizmdir; yani pazar
lama ve piyasa iin.
in giderek daha nitelikli olduunu savunanlar, bu nokta
dan hareketle i srelerinin de giderek daha demokratik ol
duunu varsayarlar. Onlara gre, entelektel emekle fizik
sel emek, gayri maddi emekle maddi emek arasndaki kamp
lamann silinmesiyle, gayri maddi emek, alanlar arasnda
yaygnlamtr. Dolaysyla Fordizm dneminde olduu gibi,
entelektel emein ynetim/iletme katnda younlamasn-

23
dan doan hiyerari yklmnr. Arnk her alan ayn zaman
da kendi kendinin yneticisidir. Adeta bir giriimcidir. Oysa,
kreselleme sonucunda, i srelerinin ulusan, farkl fark
l iyerleri arasnda paralanmas, esneklemesi ve eretile
mesi, ynetimi daha da merkeziletirmi ve otoriterletirmi
tir. yle ki, kendilerinde btn dnyay ynetme kudreti g
ren bir CEO (ChiefExecutive Officer) oligarisi peydahlanm
tr. Aynca, endstriyel dnemde daha ziyade mhendisler ta
rafndan yrtlen irket ynetimi, gnmzde, irket kimli
i (kurumsal kimlik), irket kltr (kurumsal kltr) ve ir
ket iletiimi (kurumsal iletiim) gibi yeni disiplinleri de ie
ren okdisiplinli, girift bir denetim makinesine dnr.
alanlarn kendi kendilerini ynetiyor olmalar, sonun
da organik bir itaat rejiminin gstergesidir. Foucault, daha
1979 ylnda "biyopolitika" zerine derslerinde yurttalarn
yneticiye, giriimciye dntrlmesini, neoliberalizmin
bir hkmet etme teknii, bir biyopolitika olarak inceler:
"Neoliberalizmde bir de homo economicus teorisi var.. Homo
.

economicus bir giriimci, kendi kendinin giriimcisi [yneti


cisi] ... kendisi iin kendi sermayesi, kendisi iin kendi re
ticisi, kendisi iin kendi kazanlarnn kayna."34
Post-Fordizmi yceltenler, i srelerindeki dnmle
rin bir toplumsal devrime yol atn ne srerler. Onla
ra gre, bu devrimin en baat zellii, alma koullarnda
gerekletii varsaylan eitlik sonucu toplumsal snflarn
erimesidir. alanlarn giriimciye dnt bir ortamda
ii snfndan sz etmenin anlamsz olduunu savunurlar.
lyerinde olduu gibi toplumdaki kutupsallamann da k
rlmas sonucu ortaya kan "orta smf'n, nceki, btn s
nflar yuttuunu iddia ederler. Gran Therbom'un syledi
i gibi, "geen yzyln iileri hafzadan silinmitir; prole
taryann nderlik ettii bir evrensel kurtulu projesinin ye
rini orta snfa katlma lks almtr".35

24
Oysa zamanmzda, "toplumsal refah ve adalet" politika
larnn terk edilmesi sonucu, son derecede iddetli bir top
lumsal kutupsallama yaanmaktadr. Bu konudaki gster
geler artcdr. rnein Ocak 2014'te yaynlanan Oxfam
raporuna gre, dnyada en zengin 85 kiiye ait servet, dn
ya nfusunun yarsnn, yani yaklak 3,5 milyar insann
toplam gelirinden fazladr. Bu an yoksullamann bata ge
len nedeni, daha nce yerel, ulusal endstriler tarafndan
retilen birok rnn retiminin, igcnn en ucuz, a
lma koullarnn da en denetimsiz olduu yabanc lkele
re srlmesidir. Bu lkeler daha ziyade nceki kolonilerdir;
kreselleme ncesi snflandrmalarn terimleriyle, nc
Dnya'ya ait "azgelimi" evre lkeleridir. Atlyenin, iye
rinin kresellemesinin en arpc rnei, genellikle giyimle
uraan "terhane"lerdir (sweatshops). Bu noktada da olgular
vahimdir: Terhane iilerinin kazanc, en temel ihtiyalar
nn gerektirdii gelirin %50 ila %25 altndadr (ylda ortala
ma $200); dnyada yz milyonlarca ocuk terhanelerde a
lyor ve bu rtl sefalet yuvalarnda her yl binlercesi l
yor. 36 imdi bu olgular ortadayken, alanlarn gittike var
sllaan bir orta snfta younlatklarna ilikin sylem bes
belli bir safsatadr. Kresellemeyle birlikte alma koul
larnn topyekun iyiletiine ve iin nitelik kazandna ili
kin mit de yalandr. 2000 ylnda yaynlanan ve o zamanlar
"korporasyonlara kar mcadelenin Kapital'i"37 haline ge
len No Logo kitabnda Naomi Klein, retimin nasl iletiim
le kaynaarak kltrelletiini anlatr. rnlerin yerini mar
kalar almtr. Baka deyile, terhaneler kullanm deerle
ri olan birtakm metalar deil, birtakm gstergeler retir.
Ve bu gstergeler, bir hayat tarzn, bir deneyimi, bir kim
lii simgeler.38 imdi bu gibi dnmlerden hareket ede
rek, ii snf yerine "yaratc snf', "kltr snf" gibi ye
ni snflar icat etmek ve proletaryann prekaryaya evrildiin-

25
den bahsetmek olsa olsa markalandrmaya benzer bir ileti
im hilesidir.
Trke'ye genellikle "gvencesizlik" olarak evrilen
precarite teriminin aslnda baka birok karl var: esnek
lik, eretilik, gelip geicilik, geleceksizlik, belirsizlik...39 Ne
var ki, bu nitelikler, giderek proletaryadan kopan ve kar
lan onunla atan yeni bir "prekarya" snfn tanmlama
ya elvermez. Tam aksine, daha geni kesimlerin emekiler
le birletiini gsterir. Nitekim, 1950-1970 aras refah dev
leti dneminde belirli bir d gsteren igcne katlm
oran, 1970 sonras kreselleme dneminde srekli ykse
lerek dnya nfusunun yarsna ulamtr.40 Ve her geen
gn daha da kalabalklaan bu ii kitlesinin%73' gvence
siz koullarda almaktadr.41 Dolaysyla prekarite, iileri
blen deil, E. P. Thompson'n dedii gibi onlan "hem dene
yimin hammaddesinde hem de bilinte birletiren" bir olu
umdur.42 Sonuta Richard Seymour'un belirttii gibi "hepi
miz gvencesiziz".43
Orta snf topyalannn bir de siyasal cephesi vardr. Bu
topyalara gre, alanlann kendini ynettii ve kendi ken
dinin ivereni olduu koullar, yeni bir liberalizmin ekirde
i olmutur. Fabrikann kapal toplumunun yerini, piyasa
nn ak toplumu almtr. lyerlerinin ve irketlerin btn
yeryzne tamas, "ulus"lan paralam; kresel irketle
rin ulus-devletleri denetimi altna almasn salamtr. Or
ta snfn btn toplumu kuatmas sonucunda, modem an
lamyla smflann silinmesiyle birlikte, snflara bal anlat
lar (tarihler), hatta bizatihi "toplum" fikri tkenmitir. Ade
ta bir "piyasa komnizmi" olumutur.
"Snflar Olmadan" balkl makalesinde Giorgio Agam
ben, orta snf topyalannn, aslnda onlann ngrd si
yasal tahayyllerin tam kart bir rejimi temsil ettiklerini
syler. "Eer insanln kaderini bir kez daha snflar arac-

26
lyla tasavvur ediyor olsaydk, o zaman bugn artk top
lumsal snflarn var olmadn sylememiz gerekirdi. Eski
toplumsal snflar yerine, onlarn iinde eridii, gezegen a
pnda tek bir kk burjuvaziden sz etmemiz gerekirdi...
te faizmin ve Nazizmin anlad tam da budur. nceki
toplumsal znelerin mutlak kn net biimde grm
olmalar, modernlie vurduklar silinmez damgay olutu
rur. (Tam anlamyla politik bir bak asndan, faizm ve
Nazizm alt edilmemitir ve hala onlarn alameti altnda ya
yoruz.)"44
Modernliin zld ya da dpedz sona erdii zama
nmzda, emein niteliinde, entelektel ve fiziksel (gayri
maddi ve maddi) elerinin bileiminde, emek srelerinin
rgtlenmesinde ve iblmnde yaanan dnmler ye
ni bir an yaplanmasnda muhakkak ki son derecede etki
li olmaktadr. Ama bu olay, birka yzyllk mr olan mo
dem sosyolojinin ve ekonomi politiin harcn oluturan
emek, sermaye, emeki, snf, toplum, smr gibi analitik
kategorilerin de mrlerini doldurduu anlamna gelmez.
Tam aksine, kapitalizmle birlikte ortaya kan bu kavram
lar, kreselleme szcleri tarafndan kapitalizmin mutlak
latrld bu ada daha da kklemekte ve giriftlemekte
dir. "Eitsizlii belirleyen snf meselesi, imdi daha da g
ldr ... Emek-sermaye atmas ise daha da genilemek
tedir."45 "Neo-kapitalizm", Marx'n bahsettii, sermayenin
her alan iiletirme ve her almay piyasalatrma yo
lundaki doal gdsnn btn hayat fethetmesidir. Asln
da kapitalizmle birlikte kendi amacna ve zerkliine kavu
an sanat da, bu sre balamnda imdilerde emekle zde
lemekte, zerkliini kaybetmektedir. Prekarite de, ii s
nfnn 20. yzyl boyunca kazand btn haklarndan ve
gvencelerinden arndrlarak, smrnn younlatrld
ayn srecin sonucudur.

27
Notlar
Kari Marx, Capital (Londra: Penguin, 1976) 1. cilt, s. 283-284.
2 Frederick Beiser, "Schiller", Encyclopedia ofAesthetics (New York: Oxford Uni
versity Press, 1998) s. 227.
3 Bkz. l..arry Shiner, The Invention of Art: A Cultural History (Londra: University
of Chicago Press, 2001).

4 Marx, Engels, Sanat ve Edebiyat (lstanbul: De Yaynlan, 1971) s. 34.


5 A.g.e., s. 36.
6 A.g.e., s. 44.
7 Bkz. Ali Artun, Fordizmin ve Mhendisin Dnm (Ankara: TMMOB, 1999)
s. 87-106.
8 Scientific management.
9 David Harvey, The Condition of Postmodemity (Cambridge: Blackwell, 1991)
s. 125, 126. Trkesi: Postmodemliin Durumu, ev. Sungur Savran (stanbul:
Metis, 6. basm 2012).
10 Ali Artun, a.g.e., s. 17-32.
11 David Harvey, A BriefHistory of Neo-Liberalism (New York, Oxford University
Press, 2005).
12 Bkz. Richard Sennett, The Corrosion of Character: Personel Consequences of
Work in the New Capitalism (New York, W.W. Norton, 1998). Trkesi:
Karakter Anmas, ev. Ban Yldrm (lstanbul: Ayrnt, 2013).
13 Bkz. Krishan Kumar, Sanayi Sonras Toplumdan Postmodem Topluma: ada
Dnyann Yeni Kuramlan (Ankara: Dost, 1995) s. 68.
14 Bkz. Joel Bakan, The Corporation: The Pathological Pursuit of Profit and Power
(New York: Free Press, 2004).
15 Costas l..apavistas, Finansallama ve Kapitalizmin Krizi, ev. Tuncel ncel
(stanbul: Yordam, 2009), s. 70.
16 Gilles Deleuze, "Denetim Toplumlan", ev. Ulus Baker. https://ecotopia
network.wordpress.com
17 Jonathan Crary, 24fl Late Capitalism and the Ends of Sleep (Londra: Verso, 2013).
18 Slavoj ZiZek, "The Revolt of the Salaried Bourgeois", London Review of Books
(26/1/2012) s. 9-10.
19 Fredrick jameson, Postmodemism, or, The Cultural Logic of Late Capitalism
(Durham: Duke University Press, 1991) s. 48. Trkesi: Postmodemizm, ya
da Ge Kapitalizmin Kltrel Mant, ev. Abdlkadir Glc (Ankara: Nirengi
Yaynlan)
20 Ali Artun, "Kltr Tutulmas", ada Sanat ve Kltralizm Clstanbul: tleti- .
im-SanatHayat Dizisi, 2013) s. 9-15.
21 Paul Virilio ve Sylvere Lotringer, Accident of Art (Cambridge: Semiotext(e),
2005) s. 12.

28
22 Jean Baudrillard, Gsterge Ekonomi Politii Hakknda Bir Eletiri, ev. Ouz
Adanr, Ali Bilgin (stanbul: Boazii niversitesi Yaynevi, 2004) s. 249.
23 Marx, Engels, a.g.e., s. 41.
24 Sean O'Hegan, "The Art of Selling Out", Observer, 61912009.
25 Howard Becker, "Art World", Encyclopedia of Aesthetics (New York: Oxford
University Press, 1998) s. 147-150.
26 Bu konuda bkz. Ali Artun, "Manifesto, Avangard Sanat ve Eletirel Dnce",
Sanat Manifestolan: Avangard Sanat ve Direni (stanbul: lletiim Yaynlan
sanathayat dizisi, 2010) s. 45-55.
27 Bu konuda bkz. "The Art Biennial as a Global Phenomenon" + "A Precarious
Existence", Open, say 2009/16 ve 2009/17 (Rotterdam: NAl publishers).
28 rnein: Richard Florida, The Rise of the Creative Class: And How It's Transfor
ming Work, Lcisure, Community and Daily Life (New York: Basic Books, 2002).
29 Bkz. Richard Sennett, The Culture of New Capitalism (Yale University, 2006).
Trkesi: Yeni Kapitalizmin Kltr, ev. Aylin Onacak (stanbul: Aynnn, 2012).
30 zay Gztepe (ed.), Gvencesizletirme (Ankara: NotaBene, 2012) s. 235.
31 Marshall McLuhan, Understanding Media-The Extrnsions of Man (MiT, 1994)
s. 346.

32 www.philosophicalsociety.com/archives/Mcluhan's%20Philosophy.htm
33 Bill Gates, Dijital Sinir Sistemiyle Dnce Hznda almak, ev. Ali Cevdet
Akkoyunlu (lstanbul: Doan Kitap, 1999) s. 271.
34 Michel Foucault, The Birth of Biopolitics (New York: Palgrave Mac Millan,
2008) s. 226.
35 Gran Therbom, "Class in the 2lst Century", New Left Review 78 (Nov-Dec
2012) s. 5-29.
36 http://www.unicef.orwpon95/chil0016.html
37 Guardian gazetesi yorumu.
38 Naomi Klein, No Logo (Londra: Harper, 2000) s. 21. Trkesi: No Logo, ev.
Nalan Uysal (Ankara: Bilgi, 2002).
39 Bkz. ebnem Oguz, "Proletarya m, Prekarya m? Snf Mcadelesinde zne
Sorunu", Gztepe, a.g.e., s. 229-250.
40 Gztepe, a.g.e., s. 45.
41 Ouz, a.g.e., s. 229.
42 Ouz, a.g.e., s. 233.
43 Richard Seynour, "Hepimiz Gvencesiziz: 'Prekarya' Kavram ve Yanl Kulla
nmlar zerine", Gztepe, s. 251-270.
44 Giorgio Agamben, "Without Classes", The Coming Community (Londra: Uni
versity of Minnesota Press, 2009) s. 63.
45 Therbom, s. 13, 24.

29
retimde ve retimin
rgtlenmesinde Postmodernleme:
Esnek retim, ve Kltr*
ARF DRLK

Bu makalede, kltrel almalarda pek zerinde durulma


m bir soruyu ele alyorum: ada kapitalizmin yneti
mindeki [management] bir unsur olarak kltr ile, genellik
le postmodemizmle ilikilendirilen epistemolojik yaklam
lar arasnda nasl bir iliki olduu sorusu. Bu ilikiyi ele alr
ken iki amacm var.
tlkin kltrn, kltrel almalar disiplininin ilgi alann
dan uzak olmakla birlikte gndelik hayat ve gndelik hayat
kltrlerini ekillendirmede stratejik neme sahip yerler
de devreye sokulmasna dikkat ekmek istiyorum - nitekim
kltrel almalar da kltrn bu konumunun davurum
lanndan biri. ada yaamda kltr btnlkl bir bak
la ele alma derdinde olan hibir eletirel deerlendirme, top
lumun bir alannda kendini gsterdii biimiyle kltr so
runsaln grmezden gelemez, ki sz konusu alan, pekala,
bizzat kltr sorunsalnn toplumsal ve entelektel koulu-

* "The Postrnodemization of Production and its Organization: Flexible Produc


tion, Work and Culture", The Postcolonial Aura: Third World Criticism in the Age
of Global Capitalism (Boulder, CO: Westview Press, 1997) s. 186-219. Yazara
teekkr ederiz - e.n.

31
nun paras olabilir. Dahas, ynetimin kapitalizmin ilem
lerindeki merkezilii gz nnde bulundurulduunda, kl
tr sorunuyla kar karya gelme ve yapsal sorunlar z
mede kltrden yararlanma biimleri, daha genel -ve tar
tmal- bir soru hakknda somut bir anlay gelitirmemi
zi salar: kltr ile ekonomi politiin gnmz dnyasnda
nasl bir ilikisi olduu sorusu.
Ben bu soruyu ele alrken, ynetim ile i rgtlenmesi
ni konu alan almalarda kltrn bir problem olarak or
taya kma bakyorum. Kltrn edebiyat, sanat, mimar
lk, hatta gndelik kltrel hayat biimleriyle ilikili olduu
kltrel retim tartmalarndan farkl olarak, ynetim ile
i rgtlenmesini konu alan almalarda kltr ile ekono
mi politik arasndaki yakn iliki ayan beyan ortadadr - s
telik yalnzca kltrel almalarda hayli ilgi gren tketim
balamnda deil, daha da nemlisi, postmodem kategori
si altnda marjinalletirilen retim balamnda da. 1 Ynetim
zerine almalar, u noktay aka gstermitir: Kltrn
hem bir sorun hem de ynetim faaliyetinin temel bir nesnesi
olarak ortaya k, yeni doan Kresel Kapitalizmin ve onu
mmkn klan, ynetim ile alma mefhumlarnda "dev
rim yaratmas" beklenen teknolojilerin neden olduu yap
sal ve kltrel sorunlarla yakndan balantldr. Bu iliki
nin sz konusu literatr ierisinde kazand aklk, klt
rel retimin dier alanndaki ilikiyi de kavrammz salar
- zira bu alanda, kltrn zerklii iddialan, kltrn eko
nomi politikle ilikisinin zerini kolayca rtebiliyor. in ve
iin rgtlenmesinin, gndelik hayat ve kltrn etkile
dii muhakkaktr, bunun altm bir kez daha izmeye gerek
yok; bunlarn gereklemesi iin gerekli olan yeni alma
anlaylar ve kurumsal yeniden yaplanma, yalnzca insan
topluluklarn deil bireysel ve kolektif kimlik kavramlar
mz da ekillendiriyor.2 Bu durum kltrn zerklik imka-

32
mm zorunlu olarak ortadan kaldrmaz elbette, ama her tr
l zerklik iddias, kiisel ve yerel dzeyi aan ve bu tr bir
zerklii hayata geirme abalarn -ounlukla sermaye
nin yneticilerinin kastl giriimleriyle- boa karan yap
sal gleri hesaba katmak zorundadr.
Yn etimde kltr meselesinin ortaya kmasna neden
olan ve bizzat kltr araclyla zlmeye giriilen sorun
larn somutluu, postmodemist epistemolojileri gnm
zn iktidar yaplanmalaryla ilikileri balamnda eletirel
bir deerlendirmeden geirmemize de olanak tanyor - bu
makaledeki ikinci amacm da bu. Kltrel almalar post
modemizmle zdeletirmemek gerek ; te yandan, postmo
demizm kavram ne kadar mulak ve karmak olursa olsun
kltrel analizin birok ynne -en bata, kltrn zerk
lii iddiasna- szm durumda. Postmodemizmdeki temsi
le dn, yani dnyay dolayszca deil, dnyayla ilgili tem
sillerimiz dolaymyla kavradmz, kavranabilir tek eyin
de bu temsiller olduu gr, gereklikle ilgili daha nceki
materyalist kabule meydan okumu, ou kltr eletirmeni
de bunu grmezden gelememitir. Eserleriyle, postmoder
nizmin bir ideoloji olarak belirlenmesinde byk pay olan
Fredric Jameson, yine de (postmodemizm zerine yazlar
nn derlendii kitaba yazd nszde) unu itiraf etmekten
kendini alamaz : "Kitaptaki blmlerin 'postmodemist ku
ram'n [...] ne olduunu ortaya karmaya alan inceleme
ler mi, yoksa yalnzca postmodemist kuramn birer rne
i mi olduuna karar vermek zorunda olmak istemezdim. "3
Fakat, postmodemist epistemolojinin byk lde ide
olojik olduu konusundaki phelerimizi gidermiyor bu :
Postmodernist epistemolojinin byk ksmna damgas
n vuran temsilci indirgemecilik, ve temsil dnda herhan
gi bir gerekliin bilinebilir olduunu reddeden z-gnder
ge inkarcl (dolaysyla, kendinden "belirlenmilik"), bu

33
epistemolojinin hat safhada ideolojik olduunu, gerekten
de "ge kapitalizmin kltrel manu" olduunu gsteriyor
olabilir: karsnda hibir siyasi ve toplumsal alternatif kal
maynca, salam bir deerlendirmeden geirilmesini sala
yacak her trl "dars" mefhumunu ortadan kaldrmaya
alan bir ideoloji. Btn problemlerin birer dil veya temsil
problemine dntrlmesi yeni eletirel imkanlarn n
n aabilir; ama dilin tesindeki bir dnyaya atfta bulunul
madnda, iktidar yaplan sayesinde kimilerinin dili ken
di amalarna alet etmek iin bakalarndan daha elverili
konumlarda bulunduu bir ortamda, bu yaklam eletiriyi
kendi i kurallaryla ileyen sylemsel bir ekonominin dn
yasyla snrlandrr ve bu dnyay, bir simlakn ilevi gr
d ekonomi politiin dnyasyla ikame eder.4 Postmoder
nizmin, iktidar kavrama ve analiz etme noktasnda yeni im
kanlarn nn at alanlar yok deildir: faillik meselesini
sorunsallatrma biimi, pozitivist kategorilerle ekimesi,
kltrn ina edilmiliini vurgulamas, iktidarn toplumsal
ve kurumsal sylemlere nasl yayld konusundaki ifaat
lar, gibi. Fakat ayn zamanda, postmodem kuramcln b
yk ksmnda "yapskm"n yere ge konamamas, ku
ram veya temsil dzeyindeki yapskm gndelik hayatta
ki iktidarn ortadan kaldrlmasyla kartrr ki bunun da ki
mi zaman tuhaf sonulan olur: iktidarn ilemlerini metin
sellik problemleriymi gibi temsil etmek, bu arada iktidarla
mcadele iin hayati olabilecek znelliklerin imkann red
detmek. Bizzat postmodemizmin olumsallk ve znesizle
me gibi st-anlatlan, onu sadece "ge kapitalizmin kltrel
mant"na deil, ada iktidar yaplanmalarnn gizemle
tirildii bir araca dntryor olabilir.
Postmodemizmin rgt kuramnda ne ekillerde kullanl
dn ilerde inceleyeceim; bunlar, bahsettiim gizemletir
meyle ilgili ok vahim bir tablo ortaya karyor. rgtler/

34
kurumlar dnyasnda, iktidar yaplanmalar ve bunlarn da
ha geni ekonomi politik yaplaryla ilikileri, gndelik ha
yatn ve kltrn dank koullarna nazaran ok daha ko
lay grlr; zellikle de bu tr rgt/kurumlarn ynetimiy
le uraanlar bunlar rahatlkla fark eder. Burada, bu tr y
neticilerin kltr alglama ve kullanma biimleri ile, post
modem kltr kuramnn rgt/kurumlan temsil etme bi
imlerini karlatrmak ufuk ac olabilir.
Ilerde ayrntsyla ileyeceim tezim u: Ynetim alma
larnda kltre ynelik artan ilgi, getiimiz on ylda ABD
merkezli irketlerin "yeniden yaplanmas" olarak adland
rlan srele rtyor. Bu srecin sonulan herkesin ma
lumu. "Yeniden yaplanma" , ekonomik, siyasi ve toplum
sal iktidarn irketlerin ynetici snflarna getii muaz
zam bir el deitirme sreciyle sonuland, yle ki statko
nun ba savunucular bile "zenginlerin yoksullara kar snf
sava"ndan dem vurmaya balad. irketlerin kendi iinde,
"yeniden yaplanma" ynetimin en st kademelerinin hem
beyaz hem de mavi yakal alanlar zerindeki iktidarn ar
trd, ve bir yz yl boyunca verilen mcadeleler sonucu ka
zanlm emek haklarn gerisin geri dndrd. Yeni tekno
lojilerin mmkn kld yeni i tanmlar, olumsall ve be
lirsizlii iiler iin bir hayat tarzna dntrd, bu arada
emekilerden beklenenleri artrd ve emek srecindeki idari
denetimi younlatrd.
Sermayenin ideologlar, ii kitlelerinin hayadan zerine
reklenen kara bulutu rtecek bir umut bulmak iin
kendilerini paralyor. Gelgelelim, yeni ynetim uygulamala
rnn en ateli savunucular bile "yeniden yaplanma"nn yol
at ciddi sorunlar teslim ediyor. Bask ve cebir, yeni ku
rum/irket kltrnn taleplerine arka kmakta hi gecik
miyor. Dahas, ynetim almalarnda kurum/irket klt
rne dair deerlendirmeler maniplasyon diliyle dolup ta-

35
yor. alanlarn, iin niteliinde yaanan ve hem bede
nen hem de ruhen yeni mahrumiyet ve aalanma biimle
ri yaratan deiimlere olumlu gzle bakmasn ve bunlardan
memnun hissetmesini salamak art, bu bakmdan kltrel
endoktrinasyon "yeniden yaplanma"nm ayrlmaz bir para
s haline gelmi durumda.
Postmodemist rgt analizleri, "yeniden yaplanma"nm
ideolojik iddialaryla uyumlu olmakla birlikte, bu sreci
besleyen iktidar ilikileri konusunda suskun. Bu tr analiz
lerin eletirel amalar tad, kurum/rgtlere ilikin mo
dernist yaklamlardaki rgtsel ve ynetsel rasyonalite
ye kar kt varsaylyor. te yandan bu analizlerde, da
ha nce ynetsel rasyonaliteye atfla merulatrlan iktidar
ilikilerinin yeni ynetim uygulamalarnda hala srdn
den, hatta daha da pekitiinden sz edilmiyor: Yeni uygu
lamalarda, biimsel ynetsel ayrcalklarn terk edilmesiy
le birlikte, igc zerindeki kurumsal iktidar azami dze
ye karmann ok daha etkili yollan kefedildi. Srece da
hil olan iktidar ilikileri konusunda hayli ak olan ynetim
metinlerinden farkl olarak, postmodemist analizler irket
leri snf, toplumsal cinsiyet veya iktidar ilikileri temelinde
hibir yapsal gndergesi olmayan sylemlere, ynetimi de
mellifsiz metinlere dntryor; ve irketlerin ilemleri
ni, kurumun tm mensuplarnn -dahas, kurumun etrafn
daki topluluklarn- katlmna ak birer yorumlama faali
yeti olarak temsil ediyor. Toplumsal iktidarn ilemleri ye
rine edebi metinler metaforunu geirmek, kastl olsun ve
ya olmasn, gnmzn kurumsal uygulamalarna mazeret
salyor.
Burada ne srdm iddiann ncllerini ksaca ortaya
koymam gerekirse, getiimiz 15-20 yl iinde kapitalizm,
lei bakmndan 19. yzyl sonunda yaananlara benzer
bir kurumsal dnm srecinden geti: O dnemde de,

36
kitlesel retimin gereklilikleri karsnda, bugn "moder
nist" rgtlenmelerle zdeletirilen dev brokratik kurum
lar yaratlmt. Gnmzde rabet gren esnek rgtlen
me biimleri de, keza, deien retim rntlerine verilen
bir karlk; bu retim rntleri, dikey btnleme yerine,
yatay yaylmaya arlk veriyor (ok geni alanlara dalma,
ulusal ve ktalararas snrlan ama, gibi).5 Deiim, serma
yenin nne baz sorunlar karm olsa da, emek zerinde
ki iktidarn azami dzeye karmasn salayacak yeni im
kanlar da sundu. Ayn ekilde, eski rgtlenme biimleri na
sl ki emein kitlesel endstriyel retim kltrn zmse
mesini gerektirdiyse, yeni rgtlenme biimleri de yeni bir
esnek retim kltrn dayatyor.
Postmodernist toplum ve siyaset analizleri, bu deiimle
ri yansttklar lde inandrc. Fakat bu koul, bu analiz
lerin amaz da ayn zamanda. Postmodernitenin, sz konu
su dnmleri besleyen iktidar ilikileriyle ba aklana
madnda, kltr ve epistemoloji olarak postmodernizm,
modernizmde ifadesini bulmu iktidar yaplarnn eletirisi
deil, ideolojik ifadesi ve merulatrmas -ya da en iyi ihti
malle, geitirilmesi- ilevi gryor. Postmodernizm de, en
az reddettii modernizm kadar, kapitalist bir retim tarznn
koullarna mahkum. Kapitalizmin bir tarihi var; gemite
baz dnmlerden geti ve imdi de baka bir tarihi dn
mn ortasnda. Fakat modern ekonomik, toplumsal ve si
yasi rgtlenme biimlerinin sklmesi -ki bunlar da kapi
talist gelimenin daha nceki bir aamasnn rn- kapita
lizme son vermeyi deil, toplumlarn kapitalist retim ili
kileriyle kresel boyutta uyumlu olacak ekilde yeniden d
zenlenmesini hedefliyor ki bu, zaten kapitalizmin tarihsel
saiklerinden bir tanesi olagelmitir, yeni teknoloji ve teknik
lerin bu amac gerekletirecek yeni imkanlar salamasyla
birlikte sz konusu biimler onun nnde bir engel haline

37
gelmitir sadece. Postmodernizmin modernizmi ama iddia
larnn ikna edici grnmesinin tek bir sebebi var: retimin
rgtlenmesini "yeniden yaplandrma" srecinin, kapita
list toplumsal ilikileri daha da salamlatrmak iin nne
koyduu birtakm grevleri kltr ve epistemoloji alanlann
da ifa ediyor. Postmodernizm, yerini alma iddiasnda oldu
u modernlikten kopmasn engelleyen bu toplumsal iliki
lere meydan okuyamad srece, idame etmek iin sadece
tarihsel adan zgl rgtlenme biimlerine ya da ideolojik
biimlere deil, aynlmaz paras olduu snf ilikilerine de
baml olan sermayenin teleolojisinin bilinli ya da bilin
siz bir ibirlikisi olmaktan teye gidememektedir. *

Ynetim ve Kltr: Ulusarlk


ve Postmodernliin retimi

Tom Peters ve Robert Waterman, 1982 tarihli ok satan ki


taplar In Search of Excellence'ta, ynetim almalannda
ki bir eksiklie iaret ederek, "kltr"e ilgi gsterilmedii
ni sylerler.6 Kitaplarnn amac, en iyi ynetilen irketlerde
irket kltrnn ynetimdeki en ncelikli mesele olduu
nu gstermektir. Yazarlar, Britanyal bir ynetim analistin
den alnt yaparak yle derler: " [lider] yalnzca kurumlann
yap ve teknoloji gibi rasyonel ve somut ynlerini yaratmak
la kalmaz, sembollerin, ideolojilerin, dilin, inanlarn, ritel
ve mitlerin de yaratcsdr."7
l 980'lerin bandan beri "kltr" meselesi ynetim al
malannda o kadar merkezi bir yer tutuyor ki, ynetim ana
listi Stewart Clegg, akayla kark yle diyor: "kltr i iin
iyidir". Clegg aynca ynetim almalannda kltre ynelik
yeni ilgiyi, Japon i dnyasnn ABD'yi sarsmasna balyor.8

* Bu yorumlar 1980'lerde arlk kazanan biimiyle postnodemizme dairdir. Post


modernizme ve ABD' deki tarihine ilikin deerlendirmelerimi ilerde aacam.

38
Japonlarn, ve genel olarak Dou Asya'nn, ABD'deki ir
ketlerde geerli olanlardan farkl birtakm davran normla
rna dayand varsaylan ekonomik baarsnn, kltre y
nelik yeni ilgide pay olduu muhakkak. Fakat bu alandaki
literatr yle bir incelediimizde bile, tek sebebin bu ol
mad grlyor. In Search of Excellence, bal bana, ku
rumlarda kltrn yeri meselesine ne zamandr ilgi duyul
duunun bir gstergesi. Nitekim 1980 yhnn yaz aylarnda
Business Weeh dergisi kltr zerine bir dosya hazrlamt;
ve In Search of Excellence konunun yaygnlamasnda nem
li bir rol oynadysa da, ynetimde kltr meselesini ele alan
ilk ciddi almalar ondan nce yaynlanmt. Bu alma
lar, kltr meselesine uyanan ilginin kaynanda, kapita
list retim ve rekabetteki yeni gelimelerin -yani, ulusa
rlamanm- yol at sorunlarn yattn aka gsteriyor.
1980'ler boyunca, ynetim analistleri kresel veya ulusa
r bir kapitalizmin ortaya kn tam anlamyla idrak ettik
lerinde, kltr meselesine ynelik ilgi iyice canland. Ony
ln sonuna gelindiinde, postmodemizm, kltrel alma
larn n saflarna yerlemesiyle ayn sralarda, ynetim al
malarnda da kurumu ve ynetimi birer kltrel varlk ola
rak kavrayan yeni bir yaklam olarak kendini gsterecekti.
1970'lerin sonundan itibaren yaynlanan ynetim al
malar, kurumsal rgtlenmede kltre ynelik yeni ilgi
nin olumasna yol aan etkenlere dair ipular tayor. ller
leyen ksmda, bu yeni ilginin geliimini, kltr meselesi
nin nemli ynlerini eklemlendirmi bir dizi eser zerinden
ortaya koymaya alacam. Kapsaml bir liste sunmak gi
bi bir iddiam yok; ve sz konusu eserlerin bu konuda r
ac nitelik tadklarn da ne srmyorum, sadece kl
tr meselesine ynelik ilginin oluum srecindeki birer ia
ret direi bunlar. Umuyorum ki kurumlarda kltr sorunu
nun yeriyle ilgili nermelerim, konuyla ilgili daha ayrntl

39
ve kapsaml almalar yaplmasn tevik eder; bu tr al
malar, zamanmzn entelektel ve ideolojik tarihi asndan
elzem olacaktr.
Ulusanlk, ve ulusan retimin ynetilmesi konusu,
1970'lerin sonuna gelindiinde ynetim almalarnda apa
k ortadayd. 1979'da yaynlanan ve okulusluluk anda
yneticilerin kurumsal davran, retim ve pazarlama ba
lamnda karlatklar "okkltrllk" ya da "oklu kl
trllk" [polyculturalism] sorununu ele alan metnin bal
bu adan yeterince fikir verici: Manageing Cultural Differen
ces [Kltrel Farkllklarn Ynetilmesi] . Metinde, ynetici
lerin, kltrel esneklik gerektiren bu yeni durumda daha et
kin bir ileyi gelitirmelerini salayacak yeni bir eitim an
lay savunuluyordu. Bu eitim yalnzca onlarn bir kltr
den dierine gittiklerinde yaayacaklar "kltr oku"nun
etkilerini azaltmakla kalmayacak, kltrlerin eitlilii iin
den "sinerjik" biimde oluturulmas gereken bir "kurum
kltr" yaratmann getirdii yeni grevler iin de onlar
hazrlkl klacakt. Kitap hem yneticilerin eitimi iin sta
tejiler neriyor, hem de ek blmlerinde, seilmi baz "kl
trlerin" ayrntl betimlemelerini sunuyordu (bunlar ara
snda ngiltere, Irlanda, in, Japonya ve Ortadou'nun yam
sra, Puerto Rico'lular gibi ABD iindeki gruplar da vard) .
Metnin en ilgin ksm, yazarlarn ynetimde Avrupamer
kezcilii reddetmeleriydi:

Bat'dan Dou'ya doru giden tek ynl akn tersine dn


mesi ve Dou dncesinin din, felsefe, salk veya tekno
loji alanlarnda Bat'y beslemesi yeni bir olgu, henz 10-15
yllk bir tarihi var. Bat'nn etnosantrizmine ve hakimiye
tine kar savunma hamlesi olarak pek ok dirili hareke
ti ortaya km olsa da, Dou'nun deerleri ve etkileri, Do
u-Bat dncesinin ve bak alarnn birbirine yakla-

40
masndan byk yararlar elde edecek yeni dnya kltr
ne hayati katklar sunmaktadr. Bugn in Halk Cumhuri
yeti bu alveriin ana kavan oluturmaktadr. 9

Kltr zerindeki yeni vurguda ulusanln roln gs


termesi bakmndan daha da anlaml olan bir dier bir kitap,
Geert Hofstede'nin 1980'de yaynlanan Culture's Consequen
ces balkl, dnm noktas niteliindeki almas.10 Hofs
tede'nin almas, hem dayand ampirik temel, hem de
verilerinin kayna asndan nemli. alma, 1968'de ve
1972'de "Hermes" Corporation (ki sonradan, IBM iin kul
lanlan bir takma isim olduu anlalacakt) adl irketin a
lanlar arasnda uluslararas dzeyde yaplan ve 1 20 bin ki
inin katld bir ankete dayamyordu. 1 1 Hofstede'nin, kl
trn bir "zihinsel program" olarak anlalmasna dayanan
analizi, yaklak krk milleti temsil eden bir igcnn be
nimsedii "iktidar mesafesi" , "belirsizlikten kanma" , "bi
reycilik" ve "erkeksilik" gibi deerlere ynelik yaklamlar
ortaya karmay amalyordu. Kitabn ynetimle ilgili ks
m uydu: Evrensel olarak paylalan bir akl temel alan ev
rensel bir ynetim uygulamas olabilecei varsaymna kar
kyordu; farkl milletler baz ortak deerler zerinden bir
birine yaklasa da, nemli farkllklar bakiydi ve bu durum
"ilikisellik" zerinde durmay, ynetenler ile ynetilenler
arasndaki ilikide koullara gre uyarlanm bir yaklamn
benimsenmesini gerektiriyordu. Hofstede'nin "okkltrl
kurum"dan bahsetmesi, "okkltrllk"n bu kitapta bir
mesele olarak ele alndnn ak bir iaretiydi.
Hofstede'nin verilerinin kayna, kltre ynelik yeni ilgi
de okulusluluun ne kadar nemli bir yeri olduunu gs
teriyor; ama ayn zamanda, okuluslu irketlerin yneticile
rinin, kapitalizm iindeki gelimelerin ortaya kard ok
kltrllk sorunlarm daha l 960'l yllarda grmeleri ha-

41
kmndan ynetim analistlerinden birka adm nde olduk
larn da gsteriyor. 1970'lere gelindiinde ise, dnya eko
nomisinde bu ilk kayglan glendiren ve kltr mesele
sini analizlerin n saflarna tayan yeni gelimeler kendi
ni gsterdi. nce japonya'nn, ardndan Dou Asya'da Tay
van ve Kore gibi "mucize" ekonomilerin sahneye kmas,
Clegg'in de iaret ettii gibi ekonomik kalknmada kltrn
rol zerine speklasyon yaplmasnda ok etkili oldu. Ta
bii, 1970'lerin sonunda in Halk Cumhuriyeti'nin -Harris
ve Moran'n daha nce aktardmz satrlarda kullandkla
r ifadeyle, kltrel alveriin "ana kava"nn- devrimden
vazgeip yzn kapitalist kalknmaya evirmesiyle ekono
mik imkanlar konusunda yaratlan byk umutlan da gz
ard etmemek lazm.
Ekonomik kalknmann itici gc olarak bir "Dou As
ya" kltrne (ya da "Konfyusu" veya "neo-Konfyus
u kltre) iaret edilmesi asndan r ac nitelik ta
yan bir eser de, ftrolog Herman Kahn'n 1979'da yaynla
nan World Economic Development: 1 979 and Beyond adl kita
byd. Kahn'm kitabnn baz evrelerde uyandrd beklen
tiler yle bykt ki, Dnya Ticaret Odalar Birlii'nin 1978
tarihli kongresi srasnda datlabilsin diye yayn tarihinden
nce snrl sayda baslmt. Bu eser, 1980'lerde bsbtn
oalan, girift felsefe almalarndan askeri stratejiye ve y
netime kadar pek ok alanda Dou Asya kltrlerini ele alan
uzman ve popler almalarn nclerindendi. in etrafn
daki Dou ve Gneydou Asya toplumlannm baarl "mo
dernleme" srelerinin krklemesiyle birlikte 1980'ler
de glenen Konfyusu dirili savunucularnn da sk sk
atfta bulunduu bir kitapt. 1 2
Kendisini "neo-kltralist" olarak tanmlayan Kaln,
"neo-Konfyusu toplumlarn" bizzat "Konfyusu etik
te" yerlemi olan iki zellikten tr "baka kltrlere g-

42
re daha yksek byme oranlan" kaydettiini gzlemlemi
ti. Bu iki zellik, "alkan, motive, sorumlu ve eitimli bi
reylerin yaratlmas ve balanma, rgtsel kimlik ve eit
li kurumlara [ ister 'aile, irket, ya da devlet dairesi' olsun]
sadakat duygularnn glendirilmesi"ydi.13 Max Weber'in,
Dou Asya modernlemesiyle ilgili uzman analizlere nice
dir klavuzluk eden, Konfyusu deerlerin kapitalist ge
lime zerinde olumsuz etkide bulunduu iddias byle
ce ters evriliyor, Kaln daha da ileri gidip yle diyordu:
"Konfyusu etik zerine kurulu toplumlar, sanayileme,
refah ve modernleme hedeflerini gerekletirme giriimle
rinde pek ok ynden Bat'dan stn olabilir."14 Kahn'n a
lmasnn, ilk kapitalist toplumlarn bir "hastalktan" mus
tarip grnd bir zamanda kapitalist kalknmaya ima
n tazeleme amacyla kaleme alnd ortadayd.15 Gelime
ye ve teknolojik ilerlemeye sorgusuz sualsiz ballk gste
ren "neo-Konfyusu kltrler", bu noktada imdadna ye
timiti. Kaln iin mesele "okkltrllk" deil, atmay
ortadan kaldrmay ve i hayat iin biilmi kaftan olan g
nll disiplin ve itaati tevik eden kltrlerdi. Fakat kitab,
ve onun at yolda ilerleyen pek ok baka alma, ayn
zamanda, baarl i idaresinde kltre yapsal etkenlerden
daha ncelikli yer atfedilmesinde nemli rol oynad. Dahas,
Harris ve Moran'n kitaplarnda olduu gibi, Kaln da yne
timde Avrupamerkezcilie kar kyor, kendini okkltr
llk mefhumuyla da snrlamadan, yeni bir kapitalizm kl
trnn baat aday olarak dosdoru Dou Asya kltrne
iaret ediyordu. *
Bu almalarda "kltr"n nasl kullanldn gsterme
ye yardmc olacak iki genel gzleme yer verebiliriz. nce-
* 1980'lerin ortalanna gelindiindeJaponya bir "ynetim Mekkesi"ne dnmt,
"ABD' de rekabetiliin zayflamasndan yaknan ynla ynetici dzenli olarak
Japonya'daki fabrikalar ziyaret edip fikir kapmaya alyorlard". "Manage
ment Meccas", Business Week (18 Eyll, 1995) s. 122-132, s. 123.

43
likle, kltr bu almalarda eitli eyletirme tarzlar altn
da ortaya kyor; tabii bu, altta yatan "kltrel farkllkla
r idare etme" veya kltr kurumsal amalar dorultusun
da kullanma amac asndan art. Dolaysyla, Harris ve Mo
ran, farkl kltrlerin zelliklerini betimledikleri ek blm
lerde, bu kltrleri, onlara mensup bireylerin davranlar
na damgasn vurduunu varsaydklar zelliklerden mrek
kep listelerle temsil ediyorlar. Hofstede ise, kltr bir "zi
hinsel program" olarak, dolaysyla yeniden programlanma
ya ve deimeye tabi bir ey olarak kavrarken (hatta, yapt
iki anket arasnda geen drt yllk zaman diliminde bile ba
z deiimler tespit eder) , IBM alanlarnn ankete verdik
leri cevaplan uluslarn btnne yanstmakta tereddt et
miyor - oysa, herhangi bir "ulus"un kendi iindeki farkl
lklar bir yana, ankete cevap verenlerin IBM alan olmala
rndan tr kltrel adan atipik olduklar rahatlkla ile
ri srlebilir. Kltr en kaba ekilde kullananlardan biri,
"neo-Konfyusu" diye adlandrd kltrler altnda sa
dece birbirinden ok farkl toplumlar toplamakla kalma
yp, Dou Asya meneli her eyi "neo-Konfyusuluk" di
ye tanmlayan Herman Kaln olsa gerek. * Kahn'n Avrupa
merkezcilie ynelttii itiraza da, aynen Harris ve Moran'm
"Dou-Bat kltrel alverii" anlaylarnda olduu gibi,
yeni kapitalizm kltrne dahil edilen kltrlere ynelik
son derece Avrupamerkezci, oryantalist kltr mefhumla
r elik etmektedir. Bu arada, ilgintir ki, sz konusu kitap
lar Edward Said'in Oryantalizm'iyle neredeyse ayn yl ya
ynlanmtr - kltrel almalar alannda, bu tr eserle
re rehberlik eden eylemi kltr anlaylarnn derinleme
sine sorgulanmasn tevik etmi bir kitaptr bu. Bu zaman-
* Zaten Kahn'n "neo-Konfyusu" kltrel zellikleri tasvir etmek iin yarar
land kaynaklann bazlan, Do Asya toplumlan arasndaki ortaklklardansa
Japonya'nn benzersizliini vurgulayan bir "Japonluk sylemi"ni (Nihon-jin
ron) destekleyen eserlerdi.

44
sal akma bize unu hatrlatyor: Bahsettiimiz kitaplar,
"Avrupamerkezcilik"ten kopma ynndeki tm iddialar
na ramen, baka kltrleri hala modernlie zg kategorik
tarz iinde temsil etmitir; uluslarn kltrlerle zdeletiril
dii indirgemeci denklemlere, veya Dou-Bat gibi daha da
indirgemeci ayrmlara hapsedilmesi mmkn olmayan kl
trel karmaklk meselesinden kaman bir tarzdr bu.
kincisi, bu eserler, Harris ve Moran ile Herman Kahn'da
olduu gibi, Avrupamerkezcilii knamalar ve rgtlen
menin tek bir evrensel rasyonalite ierisine hapsedileme
yeceini, hem ierden hem dardan kltrel karmakl
n etkilerine tabi olduunu kabul etmeleri bakmndan za
ten modernliin tesinde bir noktaya iaret etmektedir. Bel
ki de bundan da nemlisi, bu eserlerde kltrle ilgili gr
ler, yeni rgtsel tekniklere dair deerlendirmelerle adeta
fark edilmeyecek kadar i iedir; bu deerlendirmeler kl
trel farklla ilikin tezlere yedirilmi olsa da, David Har
vey'nin sonradan "postmodernlik durumu" adm verecei
rgtsel tekniklerdeki yenilikleri akla getirir. Stewart Cle
gg, aa yukar bu zamanlarda, ynetim almalarnda ka
lite grubu, ekip almas, idareci-alan ibirlii, tketici
odakl aratrma ve gelitirme, annda retim vs. gibi kav
ramlara ilgi gsterilmeye balandna dikkat eker; Japon
ynetim teknikleriyle ilikilendirilen bu kavramlarn hep
si, ynetimde postmodern veya post-Fordist bir yaklamn
gstergesi saylacaktr ve yalnzca ynetim yaklamlarn
da deil, daha da nemlisi ynetim uygulamalarnda kk
l bir dnmn habercileridir. 16 Peters ve Waterman,
1982' de In Search of E.xcellence adl kitaplarnda, bu uygula
malarn kltre bal olmadn, "en iyi iletilen" irketle
rin ynetiminde zaten rastlanan zellikler olduunu ne s
ryorlard. Harris ve Moran'n kitab ise zellikle bu adan
nc nitelikteydi, nk "kltrel farkllklarn ynetimi"

45
meselesini, "rgt kltrlerindeki deiim" meselesiyle ko
laylkla kaynatrabilmilerdi. Yazarlara gre rgtlenmede
"brokrasi"den "adhokrasi"ye gei yaanmaktayd: Brok
rasi "sreklilik, hiyerari ve iblm"yle tanmlanrken,
adhokrasi "gelecein hzl hareket eden, bilgi bakmndan
zengin, kinetik rgt"n temsil ediyordu. Bu rgt kltr
leri yeni kiilik tiplerini de beraberinde getiriyordu: "eskinin
rgt insan"na karlk, yeni "ilikisel" insan tipi.17
Burada bizi ilgilendiren nokta, kapitalizmde oktandr
balam olan deiimlerin ynetimde ister istemez gerektir
dii dnmlerin, "okkltrl" bir igcn idare etme
ihtiyacnn yol at kltr tartmalaryla i ie gemesi ve
ynetimde kltrn nemini pekitirmesidir. Her durumda,
kltr nemli bir mesele getiren etken, kapitalist retim ve
tketimin ulusamlamas olmutur: Kltr artk, akl h
km srdnde yok olacak bir eyden ziyade, akln evren
sel varsaymlarm snrlandrabilecek bamsz bir g ola
rak kendini gsterir. Bu anlayn bir kayna "okkltrl"
bir igcnn idaresindeki sorunlar olduysa, bir dier kay
nak da, farkl uygulamalara gre iledii ve daha baarl ol
duu dnlen bir rekabetin ortaya kmasyd.18
Bugnden bakldnda, yukarda bahsettiimiz eserle
rin yayn tarihlerinin, kapitalizm ierisindeki deiimlerin
ekonomi politiine ynelik yeni bir ilginin douuyla a
kmas hi artc deil; bu deiimler, Fordizmden post
Fordizme gei, Kresel Kapitalizmin douu, "rgtsz
kapitalizm"in ykselii, esnek retim rejiminin ortaya k
vs. gibi trl tanmlamalarla tarif edilmitir. F. Frobel,J. He
inrichs ve O. Kreye'nin The New International Division of La
bour (Cambridge: Cambridge University Press) adl kitapla
r 1980'de yaynlanr; Michaelj. Piore ve C. F. Sabel, The Se
cond Industrial Divide: Possibilities for Prosperity (New York:
Basic Books) adl kitaplarm 1984'te yaynlarlar; Claus Of-

46
fe'nin Disorganized Capitalism'i ( Cambridge MA: MiT Press)
1985'te, Scott Lash ve John Urry'nin The End of Organized
Capitalism'iyle (1987) ayn sralarda kar. David Harvey'nin
The Condition of Postmodemity kitab 1989'da (Cambridge
MA: Basil Blackwell; Trkesi Postmodemliin Durumu, Me
tis, 6. basm 201 2) yaynlandktan sonra, 1990'da Robert ].
S. Ross ve Kent C. Trachte'in Global Capitalism: The New Le
viathan (Albany: SUNY Press) adl kitab kar. Listeyi uzat
mak mmkn, stelik sreli yaynlan taramadan. 1980'ler
Reaganffhatcher "devrimi"nin onyl olacaktr, dnya eko
nomisinde aslnda yirmi yldr geerli olan glerin siyasetin
desteiyle bilince kt yllar. . .
Reaganffhatcher "devrimi", retimde yaanan ve serma
yenin rgtlenmesini oktandr yeniden yaplandrmakta
olan devrim niteliindeki deiimler sayesinde mmkn ol
du. Asl nemli olan, bu eserlerin hepsinde verilen mesajd:
Kapitalizmin yeni bir geliim evresine girdii mesajyd bu -
sermayenin eski, okuluslu rgtlenmesi, (hem ileyite o
kulusluluk, hem de okuluslu rekabet anlamnda) okulus
lulamann basklarna tepki olarak ve yeni teknolojilerin
yardmyla yeni bir rgtlenmeye brakmt yerini ve bunu
en iyi tanmlayan kavram "ulusan" terimiydi.
Ulusanl eitli boyutlarda kavramak mmkn. Zaten
nicedir ulusan olmu finans meselesini bir kenara koyar
sak, bunlardan en nemlisi meta zincirlerinin (daha doru
su retim zincirlerinin) oalmas olabilir; yani, metalarn
retiminin mekansal adan genilemesi, bir metann ham
maddeden bitmi mamule dntrlme srecinin, ulusal
snrlar aan, geni mekanlara yaylmas. Bu "yeni ulusla
raras iblm"n mmkn klan iki etken oldu: iletiimi
hzlandrmak suretiyle, tasarm yerini retim yer(ler)inden
ayrmay mmkn klan enformasyon teknolojileri, ve ba
ka lkelerdeki dk igc maliyetlerinden yararlanrken

47
pazarlama giderlerini asgariye indiren konteyner tamac
l ekonomisi. kinci Dnya Sava srasndaki askeri tek
nolojilerin yan rn olan otomasyon devrimi, sadece stan
dartlama salamakla kalmad, vasfl igc bamll ol
makszn piyasann taleplerini karlayacak yeni bir esneklik
de getirdi.19 Pazarlama cephesinden bakldnda, piyasala
rn belirsizliini artran rekabet, "ni pazarlama" veya "geril
la pazarlama" ad verilen yeni uygulamalarn domasna se
bep oldu; bunlar, daha kk pazar paylarn daha byk
esneklikle ele geirme giriimlerini temsil ediyordu, ki bu
da yine retimdeki esneklemenin mmkn kld bir du
rumdu. Bu yaznn meselesiyle dorudan balantl bir hu
sus, retim ve pazarlamada, beklenmedik talebe en yksek
hz ve verimlilikle cevap verebilecek kk ve esnek birim
leri gerektiren yeni imkan ve zorunluluklard: Fordist eko
nominin "yedeklemeci retim" ilkesi ile yeni ekonominin
"annda retim" ilkesi arasndaki kartlkta ifadesini bulan
koullard bunlar; yeni ilke, hzl cevap verme kabiliyetini
ne karrken, eskisi -gnmzn belirsiz piyasa koullan
altnda- hayli ziyankar bir stok birikimini temsil ediyordu.
rgtlenme asndan baktmzdaysa, yeni ileyi tarz ay
n zamanda karar alma srecinin brokratik merkezden ye
rele tanmasn zorunlu kld (bu, eski uygulamalara kart
biimde, yerel personel devirmeyi de gerektiriyordu) . ok
kltrllk artk igcne has bir zellik deil, ynetimin
bir gerei olmutu.
Ulusanlk ve onu mmkn klan retimde otomasyon,
hem ynetim hem de alma kavramlarnn ele alnmasn
da kkl deiimlere yol at. Bu deiimlerin neler olduu
nu grmek iin, yukarda sz ettiimiz eserlere baklabilir;
ama ben burada, yazarnn konumundan tr ne kan
bir kitab odaa almak istiyorum: kapitalist dnya ekonomi
sindeki gelimeleri sadece analiz etmek deil, bunlara bilfi-

48
il ekil vermek asndan da son derece elverili bir konum
da bulunan Robert Reich'n The Work of Nations adl kitab.
Bu kitap (hem iddial bal, hem de yazarnn bir sre son
ra ABD alma Bakanl'na atanm olduu dnlnce),
almann ulusan kapitalizmin gereklilikleri erevesinde
yeniden kavramlatrlmas konusunda salam ipular veri
yor. Akademi kkenli bir Demokrat'n, dnya ekonomisin
de Cumhuriyetiler eliyle tasarlanm bir "devrim"i telaffuz
etmek durumunda kalmas aynca manidar. Reich'm kitapta
syledikleri, daha nceki trendlerin salam bir zeti niteli
inde; ABD ynetim evrelerinin zihniyeti hakknda verdi
i aydnlatc bilgilerle de gelecee dnk ipular tayor.
Reich, l 980'lerin kapitalist dnya ekonomisine ilikin ye
ni dn zetleyerek, The Work of Nations'da yle ya
zyordu:

Yeni doan uluslararas ekonomi iinde, yabanc irket ve


endstrilerle rekabet edebilen Amerikan irket ve ends
trilerinin says ok az - tabii Amerikan derken, iin yeri
ne getirildii ve deerin katld yerin ABD olmasn kas
tediyorsak. Bu ekonomide tipik olan, daha ziyade kresel
bir a: merkezi, ve finansal sermayesinin byk ksm bel
ki de ABD'de bulunan, ama aratrma, tasann ve retim te
sislerinin Japonya, Avrupa ve Kuzey Amerika'ya yalm
olduu; ilave retim tesislerinin Gneydou Asya ve La
tin Amerika'da bulunduu; her ktada pazarlama ve da
tm merkezlerinin olduu; hissedar ve yatrmclarnnsa
ABD kadar Tayvan'da, Japonya'da, Bat Almanya'da bulun
20
duu bir a.

Yeni dnya ekonomisindeki "trendleri" yorumlayyla


uyumlu biimde, yeni kapitalizmde gerekli olan emek tr
lerini tanmlayarak devam ediyordu szlerine Reich: "rutin
retim hizmetleri" (yani eski adyla "proletarya"), "yz y-

49
ze hizmetler" (eskiden hizmet sektr denen, sekreterlik
tenfast-food lokantas alanlarna kadar her ey) , ve "sem
bolik-analitik hizmetler", yani yeni doan sektr, yeni an
paradigmas: yksek eitim dzeyi, aktarlabilir vasflar ve
esneklikle tanmlanan sektr. Reich'a gre bir lkenin dn
ya ekonomi politiindeki konumu, son emek trnde elinde
bulundurduu igc kaynaklarna balyd: Dnya ekono
misinde liderlii belirleyen, hem aratrma ve tasarlama ka
biliyeti hem de esnekliiyle, "sembolik-analitik sektr"d.
Dolaysyla bu ynde eitim kalknmann ana hedefiydi.
Reich, eski bir aa ait akl-kltr ayrmn yeniden kav
ramlatrarak, snf konumunun ezeli belirleyicisi olmu zi
hin-kol emei ayrmn kresel bir lee yanstyordu; zi
hin emei Birinci Dnya'y, kol emei ise nc Dnya'y
ifade ediyordu. Fakat grmezden geldii, ve varsaymlary
la temelden elien bir nokta vard: Zihin ve kol emei ulu
sal kkenden bamsz olarak herhangi bir kaynaktan devi
rilebilirdi, zira uzun vadede hangi tr emein nereden kar
lanacan belirleyen ihtiyalar ulusal deil, kurumsald.
Kol emei ABD'den devirilip, bylece orada "nc Dn
yalama" basklarn artrabilecei gibi, zihin emei de baka
yerde gelitirilip, nc Dnya ierisinde "Birinci Dnya
lar" yaratabilirdi. le almlarda esas milliyet deil, irket
karlaryd - baka deyile, sermaye birikimi. Reich'n byle
bir gizemletirmeye bavurmas artc deil (bu yakla
mn, onu, ekonomi politikalar uzmanlarn Wall Street ge
diklilerinden devirmekte Cumhuriyeti seleflerini bile ge
en Clinton'n danmanlar nezdinde makbul klmas da
doal) . Reich, analizinin bandan beri, sermayenin hareke
tini aklamada ucuz ve uysal emein roln gz ard ede
rek, eitim dzeyiyle llen igcnn "nitelii" zerinde
durmu; nc Dnya'da yetitirip ie alabilecekleri ucuz
eitimli personeli bulan irketlerin, yksek eitim dzeyi-

50
ne sahip vasfl personeli iten kardklan gereini tama
men gz ard etmiti. Niyeti ne olursa olsun, yapt aynn
bir oto-sansr gzler nne seriyordu, ve ister kendi irade
siyle, ister bakalannn zoruyla yaplm olsun, bunun ne Bi
rinci ne de nc Dnya'ya faydas olan gndelik bir tahri
bau merulatrd muhakkakt.
Gelgelelim, Reich'n aynn, gnmz dnya ekonomisin
de kltrn igal ettii nemli konumun bir dier kayna
na iaret ediyor: bu ekonominin paradigmatik iisi sembo
lik-analiste, yani kltrn almlaycs olmakla kalmayp ya
ratcs da olan ve bu srete kendi znelliini de yaratan i
iye. Kapitalist modernliin, yksek vasfl olsa bile kitlesel
retimin angaryalanna ve sz sahibi olmad idari karar
lara tabi olan proletaryasndan farkl olarak, sembolik-ana
list modeline dayanan yeni ii, rn ve retim sreci ze
rinde daha fazla denetimi olan, kapitalizm ncesinin zana
atkanna yakn. * Hatta, retim sreci zerindeki denetimiy
le birlikte, bu yeni iinin, proleterden ok, kendi baar
mndan [peiformance] kendisi sorumlu olan bir giriimci ol-

* Bu noktada, postmodem kuramn tketime veya "gstergeler" rejimine ar


lk verip retime ilgi gstermemesinin gndeme getirdii sorunlardan biri ze
rine fikir yrtebiliriz. Reich'n Birinci/nc Dnya'y kol emei/zihin emei
erevesinde yeniden temsil etmesinin de iaret ettii gibi, doru veya yanl,
kapitalizmin daha eski bir evresiyle zdeletirilen retim tr imdi "nc
Dnya"ya ihra edildi, "Birinci Dnya" ise "sembolik-analist"in, gsterge re
ticisinin ve ayn zamanda "baka yerde" retilmi mallarn tketicilerinin
dnyas konumunda. Postmodemizmin, tam da Birinci Dnya'mn bir rn
olmas hasebiyle, maddi retimdense "gstergeler"le itigal etmesine ama
mak gerek. Bunun, postmodemizmin ideolojik mahiyetini vurguladna phe
yok; Birinci Dnya'da imalata dayal ilerin ihrac sonucunda marjinalleen ve
"nc Dnyallaan" nice insan gz ard edip "sembolik-analist"i gelimi
iinin paradigmasna dntren Reich'ta rneini grdmz zere, post
modemizm, kendi yapsal koullarm gz ard etmekle gndelik hayatn maddi
sorunlarm gsterge rejimine ekerek onlarn zerini rtmektedir. Mike Feat
herstone ve Scott Lash, srasyla Consumer Culture and Postmodemism (Londra:
Sage, 1991) ve Sociology of Postmodemism (Londra ve New York: Routledge,
1990) adl kitaplarnda, tketim perspektifinden de olsa postmodemizmin
snfsal temelini vurgulamlardr.

51
duu sylenebilir. Business Week dergisinin getiimiz gn
lerde "yeni alma dnyas" zerine hazrlad zel sayda
yle deniyor:

Hareketlilik. Yetkilendirme. Ekip almas. apraz ei


tim. Sanal bro. Uzaktan iletiim. Yeniden yaplanma. Ka
rar mercilerinin azaltlmas. D kaynak kullanm. Durum
sallk. Son dnemde yaygn olan bu kavranlan duyma
dysanz, muhakkak renin, zira hayatmz deitiriyor
lar. Getiimiz on ylda, kitlesel retimin douundan be
ri belki de ilk defa, alma biimlerimizin temelden dei
ip yeniden tanmlanmasna tank olduk [ . . . ) irket ile i
i arasndaki yeni kaynama, patemalizme son verip zg
veni pekitirir nitelikte. mr boyu kaytsz artsz alan
olmaya son!21

Bu tarihte alma Bakan olan Robert Reich, Detroit'te


dzenlenen i Konferans'nda bunu iilerin iverenlerle ka
lc ilikiler kurmaktan ok "esnek beceriler" gelitirmeye
arlk vermesi gerei olarak ifade edecekti; i gvenlii i
verenle "kalc ilikiler" kurmaktan ziyade iinin "bir son
raki iin stesinden gelmesini salayacak" , "aktarlabilir be
cerilere" dayanyordu.22 Kk iletmelerin tantm iin ya
ynlanan INC dergisi, giriimci olarak ii figrnn tas
virinde nemli bir rol oynad; ynetimi de, ii zerindeki
denetim olarak deil, giriimin orta olarak resmediyordu
("ak defter ynetimi" tabir edilen, idarecilerin alanlarla
her trl bilgiyi paylatklar sistem) . Bu yeni alma ve y
netim kavramlatrmas, dergideki editr sunularndan bi
rine gre, emek ile sermaye arasndaki "Yz Yl Savalar"na
son verecekti.23
Hem yeni kresellemi retim biimlerinin yaratn zo
runluluklar, hem de rekabet edenlerin saysnn artt b
yyen pazarlardaki youn rekabet, son yllarda ynetim uy-

52
gulamalarnda youn ve srekli bir deneysellie yol at.
Sz konusu deneylerin mahiyeti bu yaznn snrlarn a
yor olsa da, bunlarn altnda yatan kayglar ksa bir zete el
verecek kadar basit. Bir yandan, yeni tip irket srekli dei
en durumlara etkili ve hzl biimde cevap vermek zorun
da, bu da deiim nndeki yapsal ve brokratik engellerin
kaldrlmas anlamna geliyor, zira "yap-szlatrlm" (ve
ya Scott Lash'in terimiyle "fark-szlatrlm") bir kurumun
"kaos"la ba etmesi, merkezden hiyerarik biimde denet
lenen bir kuruma nazaran daha kolay. te yandan, byle
si belirsiz artlar altnda irketin bir birim olarak hareket et
me kabiliyeti ok daha byk nem kazanyor. Birlii sala
mann en iyi yolunun brokratik denetim olduu ynnde
ki eski varsaymlara karlk (ki verimlilik adna bu denetim
lerin zaten kaldrlmas gerekiyor) , yeni yaklam, "iiler"e
daha fazla inisiyatif vererek ve irketin orta olduklarn
hissettirerek gnll ibirliini tesis etme ynnde. Gelge
lelim, byle bir inisiyatiften nasiplenecek olanlar, ancak es
nekliini ve eitli alanlarda vasfl olduunu ispatlam ii
ler olacaktr - yani "eitimli" iiler, ki "eitimliliin" temel
gstergesi de kurumsal ihtiyalar ve talepler dorultusunda
kendini "yeniden icat etme" kabiliyeti ve istekliliidir. Bu iki
temel kayg, bizi yle bir sonuca gtryor: En iyi ileyen
kurum, ynetimin en st kademeleri ile alanlar yaknla
tran, ak kurumdur.
Potansiyel veya tasarlanm istikrarszlamann ve formel
kurallarn yokluunun damgasn vurduu koullarda, kltr
(ve ideoloji) kurumun bir birim olarak ilemesini salamada
merkezi bir yer kazanmtr. Kurumun kestirilmez ve oun
lukla hasmane bir ortamla ba edebilmesi iin bir kurum kl
tr yaratmak elzemdir. kincisi, kurum iinde "alt-kltr
lerin" ortaya kmasn engellemek arttr, zellikle yneti
min orta kademelerine zg karlar dnldnde byle

53
bir "alt-kltr"n oluma ihtimali ok yksektir. Bu kademe
lerde "klme"ye gidilmedii yerlerde, gruplamay engelle
mek iin personeli baka mevkilere datmak gerekir.24
Ynetim ve i almalarnda "kltr" zerindeki vurgu
ve "kltr" e ynelik yaklam, getiimiz on be yl iinde
deiim geirdi: Ulusanln bir zorunluluu olarak yz
leilmesi gereken bir sorunken, kurumsal haan (ve ayak
ta kalma) asndan elzem olan btnlemeyi salayacak bir
anahtara dnt. Bu dnm, kapitalizm ierisindeki te
mel yapsal deiimlerle ayn zamana denk geldi. Bir "ku
rum kltr"nn art olduu ynndeki yeni inanta ol
duu gibi, bir kltr ideolojisinin bu yapsal dnmlerde
bizzat belirleyici olup olmadn tespit etmek daha zor, ama
byle bir ihtimal hi de uzak deil; zellikle de yeni "ku
rumsal kltr"n, sz konusu almalarda adyla sanyla
anlmasa da gizlenemeyen denetleme amalarna hizmet et
tii dnlrse. Bu konuyu ilerde aacaz. imdi, bu d
nmler srasnda ortaya kan ve rgt analizlerini yeni
kavramlatrmalarla batan ekillendirme derdinde olan ye
ni postmodernist rgt analizlerini ele almak istiyorum.
Kapitalizmdeki yeni gelimelerin, tam anlamyla postmo
dernliin dinamosu ilevi grd ne srlebilir: Bu geli
meler, kapitalist modernlikle ilikilendirilen eski kurumsal
biimleri reddedip, modernliin "kesinlikleri"ne kar post
modern hayata damgasn vuran istikrarszlamadan hem
beslenen hem de onu besleyen kurumsal deneysellik ve ya
pszlamaya sebep olmutur.* Sz konusu gelimelerin, ay-

* Burada sadece postmodem durumun kendine dair imgelerinden birini tekrar


ediyorum, zira Marshall Bennan'n modemizm zerine yazd Ali That is Solid
Melts Away: The Expaience of Modemity (Londra: Verso, 1983; Kat Olan Her
ey Buharlayor, lletiim) balkl incelemesinde gsterdii gibi, modernliin
"kesinlii", belirli ideolojik inanlarn tesinde, son derece tartmaldr. Fakat
politikann ve ekonominin rgtlenmesinde daha fazla istikrarszlk olduu
iddias geerlidir. Bu adan, bu rgtsel dnmlerin "Fordizm"den "post
Fordizm"e gei olarak tarif edilmesi, "post-Fordizm"in "Fordizm ncesi"ne,

54
m zamanda bir tavr ve epistemoloji olarak postmodemiz
mi de retip retmedii konusu daha tartmaldr. Yukar
daki deerlendirmelerimizin aka ortaya koyduu bir nok
ta var: Postmodemizmle (ve onun rn olan postkolonya
lizmle) zdeletirilen entelektel ynelimlerin birou, en
azndan terimler dzeyinde, ynetim ile alma literatrn
de ortaya kan ynelimlerle uyum iinde - yerel rasyonali
teler lehine evrensel rasyonalitenin reddi, arasal akla kar
kltr vurgusu, okkltrllk adna Avrupamerkezci
liin reddi, ereksellie kar olumsallk, kararszlk ve istik
rarszlk aray, esnekliin ve iin (dolaysyla hem yneti
cinin hem de iinin znelliinin) srekli yeniden icat edil
mesinin tevik edilmesiyle zlerin ve znelliklerin reddedil
mesi, ynetimin irket ile ii arasndaki bir mzakere oldu
unun vurgulanmas, ve elbette gerek kurumun gerek z
nelliin ekillendirilmesinde kltre atfedilen zerk rol. Fi
kirler ve terimler biraraya geldiinde, bu deerlendirmelerin
tmnn postmodem bir um kazand ortada. Postmoder
nizmin ortaya k ile rgt kuram ve pratiindeki geli
meler arasndaki iliki konusunda Kenneth Gergen yle bir
gzlemde bulunuyor: "rgt kuramnn, entelektel dnya
da yaanan eitli gelimelerden muaf olduu sylenemez.
Hatta, rgt kuramclar evresi, bu meselelerin birouna
etkin biimde, nemli katklarda bulunmulardr." Gergen,
"rgt kuramclar evresi" derken ne kastettiini aklam
yor, ama 1980'lerin bana uzanan, "postmodem dorultuda

hatta sanayileme ncesine ait pek ok pratii de ierdii kabul edilirse, geerli
olabilir. Yukarda tarif ettiim yeni alma kavram, kimi zaman proleterlikten
zanaatkArla gei olarak sunulur, yani ii hem rn zerinde hem de retim
sreci zerinde daha fazla denetim sahibi olan zanaatkara yakn grlr. Buna
dair bir eletiri iin bkz. Edward Shorter, "Introduction",
Work and Commu
nity in tht: West (New York: Harper and Row, 1973). Aynca, ada kapitalizm
koullarnda eski formlarn yeniden ortaya kmas konusunda bkz. Cooke,
Back to tht: Future: Modemity, Postmodemity and Locality'de (Londra: Unwill
Hyman, 1990).

55
ilerleyen" veya "postmodem bir bak as" benimseyen ba
z rgt kuram almalarm zikrediyor.25
Fakat rgt almalarnda postmodemizm tm ynleriy
le ortaya ktnda, bu almalarda postmodemizmin kl
trel almalar alanndaki katks aka teslim ediliyordu.
Robert Cooper ve Gibson Burrell'in (sonralan ok anfta bu
lunulan) dnm noktas niteliindeki makaleleri 1988 yln
da yaynlandnda, "beeri bilimlerde iki kart tavr temsil
eden 'modemizm' ve 'postmodemizm' kavramlar arasnda
devam eden tartma [ . . . ] ve bunun rgt analizleri asn
dan ierimleri" rgt almalarna dahil edildi. 26 Makalede
postmodemizmdeki temel dnceler zetleniyor, Deleuze
ve Guattari, Derrida, Foucault, Lyotard vs. gibi dnrle
rin eserlerine gnderme yaplarak Nietzsche'nin bu fikirler
deki pay vurgulanyordu. Baka yazarlarca daha sonra yap
lan postmodemizm deerlendirmelerinde bu listeye Bakh
tin ve Baudrillard'n yan sra Clifford Geertz gibi antropo
loglar da dahil edildi (eserlerinin r aan kuramsal nite
lii gz nne alndnda Fredric Jameson'n listelerde bu
lunmamas ilgintir) .27
Cooper ve Burrell, rgt kuramndaki mevcut seenekleri
modemist/postmodemist ayrm zerinden snflandrdlar:

( 1 ) Gndergeli, eitici ve insan aklnn davurumu oldu


u dnlen bir "denetim" modeli; (2) z-gndergeli, s
rece dayal (yani, sabit yeri olmayan) ve otomatik, yani d
sal (insan kaynakl) denetimden bamsz hareket eden bir
"zerklik" modeli. "Denetim" modeli, zellikle "st-rgt
lenme" yetisine sahip nihai bir rasyonel zne fikrini payla
mas bakmndan modemist dnya grne yakndr. Bu
na mukabil "zerklik" modeli, zellikle her eyi bilen, ras
yonel zneyi reddetmesiyle postmodemizmin argmanla
8
rna yaklar. 2

56
rgt kuramlaryla ilgilenen postmodemistler, Weber'in
modemizmin kurumlara bakn derinden etkilemi olan,
brokratik rasyonaliteyle ilgili varsaymlarna kar karlar. 29
Onlara gre postmodemizm, modemist kurum grlerinin
kkl bir eletiriye tabi tutulmasn salamaktadr. Odaa
"retimin rgtlenmesi" yerine "rgtn retilmesi"ni alan
postmodemizm, rgtn kendisinin, doal bir rasyonaliteyi
davurmak yle dursun, isimsiz ve dillendirilmemi arzula
rn -ki buna iktidar arzusu da dahil- yaratt "z-gnderge
li" bir rn olduunu gzler nne serer: "rgtl rasyona
lite, kusursuzluk modellerinden ve tam verimlilik mantn
dan tremek yle dursun, hileler, iddetli ekimeler ve pu
denda origo (aibeli kkenler) zerine kuruludur. rgt ana
lizlerinin postmodemizmden karaca dzeltici ders bu
dur. "30 Aynca postmodemizm, rasyonel znenin veya tek
bir evrensel akln olanan reddederek rasyonellik iddiala
rn boa karr; bunun yerine, kurumsal kararlarn altnda
ki olumsall ve yerel nitelii ifa eder. Bu durumda kurum,
rasyonelliin yapsal bir tecessmnden ziyade, ok sayda
yerel karar ve atmadan oluan bir sre olarak grnr.
Kurumdaki, ynetici ve ii gibi "ilevsel" kategoriler de, po
zitif bir ierie gndermede bulunmaktan ziyade, zlerek
bu srelerin birer rnne dnr. Ayn sreler, daha s
tn bir rasyonalite gerekesiyle kurum ii iktidar merula
tran iddialarn da altn oyar. Son olarak, postmodemist ba
k asndan modemist rgt anlay, kendi dndaki bir
gereklii temsil etmektense bir iktidar sylemi olarak g
rlr; hatta tm rgtlenme biimleri, pozitif birer gerek
likten ziyade, olsa olsa sylemleri veya "metafor"lar temsil
eder. Gergen'in ifadeleriyle:

rgt kuramlarmz, her eyden nce, birer dil biimidir.


Mevcut gramer kurallarm temel alrlar ve dilsel balamn

57
ierisinde bulunan isimlerden, fiillerden, metaforlardan,
anlan rglerinden vs. oluan havuzlardan ina edilirler.31

Btn postmodemist rgt kuramclarnn, postmodem


bir rgt anlay konusunda ayn gre sahip olduunu
ne srmyoruz ama, aadaki ifadeler rgtn bir "metin"
olarak temsil edildii postmodemist grn gstergesi:

O halde, birer metin olarak rgtler, retimlerine katlan


larn znelliini ksmen kurarlar. Benzer ekilde, slupla
r, stratejileri ve balamlaryla onlar "ararak", belirli bir
tarzda kaulma davet ederek, bu okurlarn znelliini kur
may amalarlar. Ancak, okurlar herhangi bir metni okur
ken baka metinlere, baka kltrel formlara, baka ar
mlara ve anlam patlamalarna dair farkndalklarn da bu
ie katar ve metnin iine girer, onu tketirken ayn zaman
da doasn deitirir ve yeniden retirler. Difftrance kavra
mnn gsterdii gibi, tketim retimin ayrlmaz bir paras
dr; tamamlayclk fikrinin donlad gibi, yazar, okur ta
rafndan merkezden karlr. Okurlar ve yazarlar, yarauclar
ve tketiciler, anlamn zuhur edi srecine kopmaz biimde
baldrlar ve bu srele kurulurlar. Kurumlar sz konusu
olduunda da durum byledir: lster ynetici, profesyonel,
st veya ast olsunlar, ister baka bir snflandrmaya tabi ol
sunlar, kurumlarn mensuplar da kendi bilincinde olmayan
bu mzakereye ve kendi kimliklerinin kurumun ierisinde
ve dnda belirii srecine derinden baldrlar. 32

Postmodemizmin pratik iin ne kadar nemli olduunu


vurgulayan Kenneth Gergen ("kuram ile pratik birbirinden
ayrlamaz" ) , kurumun, hem mensuplarnn sylemler-ara
s faaliyetleri yoluyla, hem de kurum ile evresi arasndaki
"sylemler-araslk" yoluyla retildiinin alun bilhassa i
zer. Gergen, temsilin kendisini "komnal bir yapnu" ola-

58
rak tarif eder ve yle der: "Ben ilikilerde kendimi dil ara
clyla ifade etmem; ilikiler benim araclmla kendilerini
ifade eder. "33 Bu fikri ynetime uyguladnda yle bir so
nuca varr Gergen:

Yneticiler zaman iinde kendi szlerine farkl bir adan


bakabilir, meslektalar bu szleri yeniden yorumlayabilir
ler. Rasyonaliteler hibir zaman taa yazlmaz. Dahas, be
lirli bir sz farkl toplumsal ortamlara yaylarak oaldn
dan, anlamlan da daha ileri deiimden geebilir. Kken
sel anlamn kodunu zme ynndeki her aba birer kod
larnadr. Ve bu kodlamalar, dinleyenler tarafndan srnr
landnlncaya kadar ak ulu, karar verilemez kalacaklar
dr. O halde, bir yneticinin szleri, yazarsz metinler gibi
dir; kelimeler bir kez harekete geti mi, anlamlan ynetici
nin kontrolnden kar. Artk topluluun rnlkdrler.34

Gergen'in rgt konusundaki grlerinin altnda "ikti


dara" kar gvensizlik yatmaktadr, ona gre iktidar rgt
ierden g alanlarna blerek ileyiini sekteye uratr, d
ardan da rgt ile evresi arasna bariyerler dikerek d ger
eklikleri kavrama ve onlara etkili cevap verme kabiliyetini
zayflatr. Gergen'e gre, etkin bir rgt dinamiinin anah
tar Mikhail Bakhtin'in "farkl-dillilik" [heteroglossia] kav
ramdr:

Bakhtin'in farkl-dillilik kavramn bir boyut olarak yeni


den tesis edelim. Bu dernektir ki, rgtlerin (veya alt birim
lerinin), evrelerindeki kltrlerin (veya baka rgtsel bi
rimlerin) sylemsel biimlerini bnyelerine katna derece
leri bakmndan deiiklik gsterdiini dnebiliriz. lkti
dann tesisinin nihayetinde z-ykc olduu savndan ha
reket edersek, buradan kan sonu, kendi ilerinde fark
l-dillilii artrmaya ynelen rgtlerin, bir noktaya kadar,

59
postmodern toplumda ayakta kalma kabiliyeti en yksek
rgtler olduudur. Yani, u hususlar gl biimde vur
gulanmaldr: 1) bir irket ierisinde rgtsel gereklikle
ri alt birimler arasnda paylatrmak; 2) rgtsel gereklik
leri dardaki kltre aktarmak; 3) dsal gerekliklerin r
35
gt hayatna serbeste girmesini salamak.

Bu almalardan uzunca alntlar yapmamn sebebi, post


modem kavramlarn ve terimlerin rgt almalarnda na
sl belirdii konusunda fikir vermek istemem. Benim gre
bildiim kadaryla bu almalarda yukarda ele aldmz ye
ni ynetim uygulamalarndan bahsedilmese de, bu alma
larn rgt sorunlaryla ilgili postmodemist yaklamlar, te
rimlerdeki farklla ramen, son dnemdeki ynetim a
lmalarndaki temel temalar hatrlatyor. rgtlerin kendi
iindeki (yneticiler arasndaki, ve yneticiler ile iiler ara
sndaki) iktidar ilikileri sz konusu olduunda bu durum
zellikle geerli; fakat rgtn d dnyayla ilikisi konu
sunda da geerli olduunu gryoruz. Burada bilhassa dik
kat ekilmesi gereken husus, her iki literatrde de biim
sel kurallarn ve genel itibaryla formalitelerin, rgtn et
kili biimde ileyii nnde engel tekil ettikleri gerekesiy
le eletirilmesi. rgte istikrarl bir yap olarak bakan eski
grlere karlk, yeni anlay, rgt srekli bir deney ve
mzakere srecinin rn olarak tarif ediyor.
Fakat artc olan, bu postmodemist rgt almalar
nn daha nceki ("modemist") rgt biimlerine dair ele
tirilerinde gayet akken, gnmz rgtlerinin gereklik
leri hakknda syleyecek fazla sz bulamamalar. rnein
Gergen; Lash ve Urry'nin, Piore ve Sabel'in eserlerine (yuka
r bkz.) atfta bulunuyor; ama "ada toplumda yeni orta
ya kan heterojenlie, rgtszlemeye ve enformasyon ba
mllna dair kuramlarn hepsi, rgt kuram ve uygula-

60
nalanndaki postmodem ynelimin rgtn bekas asn
dan elzem olduuna iaret ediyor," diye gzlemde bulun
makla yetiniyor, postmodem rgt kuramlar ile postmo
demliin maddi koullan arasndaki ilikiyi irdeleme gerei
duymuyor. Btn bu metinlerde ilgin olan bir dier nokta
da, salt rgtlerden deil, aka kapitalist rgtlerden bah
settikleri zaman bile ada kapitalizm hakknda sessiz kal
malan.36 Bu sessizliin neye delalet olabileceini anlamann
en iyi yolu, bunlar yukarda bahsettiim, ada ynetimde
kltr ve denetim meseleleriyle birlikte okumak.

Postmodernizm: Kapitalizmle ve Kapitalizmsiz

jeff Heam ve Wendy Parkin, rgt kuramnda postmoder


nizmi eletirel bakla ele aldklar bir metinlerinde, bask
nn elik ettii postmodemizm ile basknn elik etmedii
postmodemizm arasnda aynn yaparlar. Onlara gre, bas
knn elik ettii postmodemizm, rgt kuramna yeni ele
tirel bak alan kazandrlmasnda nemli rol oynam
tr, nk sadece snfsal basky vurgulayan eski yaklam
lara karlk, basknn karmakln gzler nne sermi
tir. Postmodemizmin en nemli katks, rgtlerde toplum
sal cinsiyet ve etnisiteye dayal basklar ortaya karmas ol
mutur. te yandan, basknn elik etmedii postmoder
nizm, postmodemlii gklere karmakla son bulmu, g
nmz toplumunda devam eden eitsizlik ve bask sorunla
rnn zerini rtmtr.37
Ben de, Heam ve Parkin'in bask zerinden kurduklar ay
nn biraz daha ileri gtrp, kapitalizmin elik ettii ve et
medii postmodemizmi ayrmak istiyorum. Postmodemist
lerin kapitalizmin geerliliini aktan reddettikleri iddia
snda deilim; geri zaman zaman, ender de olsa, "kapita
lizm sonras" toplum gibi ifadeler de alnabiliyor kulam-

61
za. Sorun daha ziyade, postmodemizmin, kapitalizm ieri
sindeki balam hakkndaki sessizlii. Postmodemistler ka
pitalizmin yol au sorunlar aktan reddetmiyor olabilir
ler, ama "st-anlau"lan, btnsellikleri, yaplan reddetme
leri, ekillenmesinde belki de kapitalizmin byk pay olan
bir yapsal balamn analizde hesaba kaulmas gereini ba
tan bertaraf ediyor; zira kresel yaplanmalardan treyen
kuvvetlerle belirlenme iddiasnn kendisi, postmodemizmin
yerel ve olumsal olan zerindeki vurgusuna aykr. Dolay
syla, postmodem rgt kuramlar "rgtsz kapitalizm" gi
bi fikirleri beslerken, "rgtsz kapitalizm"in ne anlamda
rgtsz olduu ve bu rgtszln bir amaszl ima
edip etmedii noktasnda fazla kafa yormaz. Aynca, kendi
sini douran veya inandrc klan koullar zerinde de faz
laca dnmez: ayet postmodemizme doru ilk ynelim
ler l980'lerden itibaren kendini gsterdiyse, postmodem r
gt kuramnn kendisinin "rgtsz kapitalizm"in yaratu
koullara bir cevap olma ve inandrcln da bu koullar
la uyum iinde olmasndan deviriyor olma ihtimali var m?
Geerlilikle ilgili hkme varrken evrensel bir rasyonalite
ye bavurulmasn da, dilsel temsilden bamsz bir ampirik
gereklie atfta bulunma imkann da tanmayan kuram tar
z iin bu sorunun bilhassa geerli olduu muhakkak. Fakat,
postmodem rgt kuramclar sadece "modemist" rgt an
laylarn bir kalemde reddetmekle kalmyor, "postmoder
nist" kuramlar da yle betimliyorlar ki, sanki sadece bugn
iin deil, gemi ve gelecek iin de geerli olduklar sonu
cu kyor; dolaysyla postmodem kuramn kendisi rgt
lerle ilgili bir tr "st-anlat" haline geliyor.* Bu artlar altn-

* Postmodemistler, her trl kuramlatmnann yorumlayc mahiyette olduu


konusundaki tm srarlarna ramen, kendileri haricindeki tm yorumlara
kar olaanst tahammlszdrler. Mesela bir postmodemist, hayli tuhaf
bir slupla, rgtlerle ilgili "btnselletirici ve modernletirici" yaklamlar
"monolojik neo-kolonyal rgtsel yorum anlanlar" olarak tarif eder. Paul Jef-

62
da, modernist veya postmodernist rgt kavramlarnn de
erlendirilmesinde hem tarih hem de tarihsel balam tama
men anlamsz grnyor.
Tarihsellikle ve tarihte farkl dnemlerin belirlenebilme
sine imkan veren yaplarla ilgilenmeyi reddetmek, postmo
dernist analizlerde son derece derin bir mulakl ortaya
karyor. Postmodernist rgt kuramlar kapitalist modern
likle ilikileri bakmndan vahim bir belirsizlik ieriyor: Bu
kuramlarn kar kt, acaba bal bana kapitalist mo
dernlik mi, yoksa kapitalist modernliin hedeflerinin ger
ekletirilmesi nnde engel tekil etmi bir evrensel akl
ideolojisinin merulatrd modernist kurumsal yaplar
m? Elbette bu, bizzat postmodernizmin konumunda mu
laklk yaratyor; kapitalist modernlikten kopmak ve onu a
mak m istiyor, yoksa onun vaatlerini gerekletirmek mi?
Burada mesele, postmodernizmin, kapitalizmin tarihsel ya
plarna deinmeksizin zlmeyi brakn kavranmas bi
le mmkn olmayan gnmz kapitalizmiyle su ortakl.
Postmodern kuram tarznn kendi ortaya k ve inand
rclk kazanma koullan hakkndaki sessizlii, ideolojik ma
hiyettedir. rgtsel postmodernlik, kapitalist modernlie
ynelik btn eletirilerine ramen, aslnda kapitalist mo
dernliin olumsuzlanmasndan ok, modernliin sorunla
r karsnda "modernist" formlar benimsemi ama artk ko
ullar deitii ve modernliin sorunlar ortadan kalkt iin
kendini bu formlarn cenderesinden "kurtarabilecek" bir ser
mayenin teleolojisini gerekletirmenin kouludur. Serma
yenin kendini gerekletirmesinde hibir sorun kalmadn
ne sryor deilim, sylediim sadece u: Gemiin sorun
lar artk bugnn sorunlar deil, zellikle de sosyalist alter-
fcut, "From Interpretation to Representation", Hassard ve Parker, Postmoder
nism and Organizations iinde, s. 25-48. Jeffcut merebindeki postmodemistler,
dil ile gereklik arasndaki her trl ba reddetmeleriyle, dili istedikleri ekilde
ktye kullanma ayrcalna sahip olduklarn dnyor gibidirler.

63
natiflerin grnrde yok olduu ve muhalif emek pratikleri
nin geriledii gz nne alnrsa. Sermaye yolunda ilerledik
e kendi sorunlarn kendi yaratr, ancak gnmzn yne
tim deneyleri, dardaki bir zorlua cevap verme gereinden
kaynaklanmyor (zira artk dars diye bir ey kalmad) , ka
pitalizmin kendi i dinamiklerinden kaynaklanyor.
Postmodem rgt kuramlar, sermayenin pratikteki ger
ek ilemleriyle uyumlu olduu lde inandrc. Yukar
da yer verdiimiz rnekler, betimleyici olmak gibi bir iddia
tamamalarna, ve iddialarnda gayet soyut olmalarna ra
men, son on yldr bsbtn aklk kazanan ynetim de
neyleriyle son derece tutarl bir tablo iziyorlar: gdml
ekonominin yerini, rgtn gerek i ilikilerinde gerek ev
resiyle (mteriler, tketiciler, igc kayna veya hem do
al hem toplumsal anlamda ekoloji) ilikisinde amalarna
ulamak iin hiyerarik ayrcalklardan ziyade mzakere yo
luna bavuran bir ekonomi ald. Ynetim almalar bu ili
ki kmelerinin her ikisine de daha fazla dikkat gsteriyor.
Ynetimin "yazlmlk/yetke konumu" [ authorial status] ,
gerekten de alanlarn karar alma srelerine katlmyla
dnme urad. Tketici hizmetleri, hem cevap verme h
zn artrmaya, hem de hizmet tarzn deitirmeye zorland.
Ynetim almalar, i ilikiler kadar d ilikilerin ynetil
mesinin de nemi zerinde duruyor. Keza "ak defter" y
netimi tabiri, ynetim uygulamalar iin metinsel bir meta
for kullanmak suretiyle postmodernist analizleri dorulu
yor. rgtn iinde ve dnda kltrel hassasiyet, idari dav
rann bir unsuru olarak soyut akla bavurmann yerini al
d. Eskiden hem alanlara hem de tketicilere kar takn
lan tekelci kibir, Fordist bir tekelci kapitalizmi kukusuz r
gtszletirmi olan rekabetin arlk kazanmasyla terbiye
edildi. Peki bu dnm, srece katlan glerin mahiyeti
ni deitirdi mi? Yoksa terazinin kefesinde, gereklik iddias

64
yerine gerekliin temsilleriyle oynamann, gereklik yerine
yanlsamann* ve cebir yerine kltr mhendisliinin ar
basmasna m yol at? O zaman, kreselliin gleri tarafn
dan "rgtszletirilen" bir kapitalizm, amasz bir kapita
lizm midir? Ve "rgtszlk", iktidar eitsizliklerine derin
den ilemi ve eitsizlikleri dzeltmek yerine pekitirmeye
yarayan yaplandmc glerin yokluuna m iaret ediyor?
te postmodemist kuramlarda eksik olan, ama ynetim a
lmalarnda rahatlkla grlen sorular, bu son sorulardr.
rnein Gergen'in yukarda yer verdiimiz alntda bah
settii "okdilli" bir dilsel cemaat olarak rgt kavramn
da, byle bir cemaatin hayata geirilmesini salayacak ikti
dar koullarna deinilmez. Gergen, "farkl-dillilik" hakkn
daki savlarna, bunun "pratik" sonularn anahatlaryla or
taya koyarak devam eder:

eitli rgtsel alt birimlerin yelerinin irket iindeki bir


mevkiden dierine geebilme, ve farkl bak alann, deer
leri ve eylem tarzlarn iselletirebilme yollarna dikkat ek
mek gerek. Byle bir yer deitirme, herhangi bir birim ie
risinde konsenssn olumasn srekli engelleyecek ekil
de gerekletirilmeli. Salam ve rasyonel bir liderlik gelitir-

* Yanlsamalar yaratlmasna, sermayenin "ak-defter ynetimi" gibi bir tabiri


kullanma sokma biimleri zerinden baklabilir, buradaki "aklk" gayet net
tir: " 'Ak-defter' ynetimi Zambiya'ya kadar yaylm durumda, orada, dnya
nn en byk beinci bakr madencilii irketi, maliyetlerini drmek ve 55
bin alanndan daha verinli yararlannak iin Stack'in Uack Stack, Internati
onal Harvester'n CEO'su ve ak defret ynetiminin piri] fikirlerini kullanyor.
ou eitimsiz olan [okuma-yazma bilmeyen?] iiler girie yrrken, 'bakr
gehr'inden 'bakrn deer kayb'na kadar, aylk ve yllk mali raporlarn listelen
dii 15 metrelik dev panolan gryor": "Management Meccas", s. 128. Stack,
anlald zere,]. F. Lyotard'n izinden giderek rgt "ciddi oyunlar" olarak
tarif eden postrnodemist grlerle uyum iinde olan "oyun ynetimi"nin yara
ucs. En azndan bu rnekte, "ak-defter ynetirni"ndeki sinizm, Disney'nin
denetimin hat safhada olduu ynetim uygulamalanm "peri tozu forml" diye
adlandrmasna benziyor. Bkz. "lt's not Easy Making Pixie-Dust", Business Week
(18 Eyll 1995) s. 134.

65
me ve yerletirme zerindeki vurgu kalkyor. [ ... ] Merkezi
liin yerini, srekli yer deitiren bir anlam ve eylem deni
zindeki heterojenlik ve ad hoc'culuk alyor. Rasyonalite du
ruma gre konumlanr hale geliyor [ ... ] rgt kaplarm ya
banc gerekliklere aacak aralar aranmal. rnein, rgt
iindeki aznlk seslerinin, uyumazlk seslerinin yksek ses
le konumaya arlmas gerek; ve onlarn mesajlar, her ne
kadar rgtn przszce ilemesini engellese de, anlalr
klnmal, zmsenmeli ve entegre edilmeli. rgt mensup
lar alternatif yollar aramaya da tevik edilmeli - farkl al
ma alanlarndan, politikadan, spordan, sanatlardan, yaban
c kltrlerden, zel kulplerden vs. devirdikleri alternatif
argolara hakim olmaya zendirilmeliler. [ . .. ] Konsenss y
nndeki doal eilimleri baltalayan bu sre, mevcut bak
asndan, irket iindeki (st kademe ynetim de dahil) e
itli alt birimlerde ortaya kabilecek hegemonik eilimlerin
nn kesecek ve rgtn evresiyle daha iyi btnlemesi
ni salayacaktr. [ ... ] erisi ile dans arasnda kurulan ya
nltc ayrm kayboluyor, [ ... ] rgtler karlkl glendirme
amac dorultusunda evrelerindeki kltrlerle kaynayor
ve karlkl bamllk emberi durmadan geniliyor, dnya
nn btnsel bir sistem olduunun farkna varyoruz.38

Bu topik rgt kavram ile, rgt kltrnn ynetim


almalarnda ve uygulamalarnda ele alnma biimi arasn
daki fark, ierikten ziyade sunumla ilgili. rgt srekli r
gtszleme ve yeniden rgtlenme srecine tabi, ama bu
etkinliin grnrde herhangi bir amac veya meselesi yok
gibi. Her kapitalist irketin amacnn kan azamiye karmak
olduu kabul edilir, halbuki burada ama sanki kresel bir
farkndalk yaratmakm gibi sunuluyor. Fail yokluu zel
likle anlaml, nk Gergen, iyi bir postmodemiste yaka
cak ekilde, yerleik kurallardan ve dzenlemelerden uzak

66
duruyor ve "doal" eilimleri istikrarlla havale ediyor.
Gergen'in ifadelerini, kltrlerin idaresini konu alan klasik
bir kitaptaki u szlerle karlatralm:

Yneticilerin, kendi rgtlerindeki kltrleri etkin biimde


idare etmeleri iin, ncelikle kltrel farkmdala ulama
lar gerek; rgtlerinin kltrlerini renmeleri ve anlama
lar gerek. Aynca, kltrlerini etkilemekte ve etik ikilemle
ri zmekte yararlanabilecekleri eitli manivelalar da ta
nmal ve kullanmallar. Btn bu abalarda, bir dereceye
kadar mulakln, karmaann ve elikinin kanlmaz ol
duunu anlamalar ve bu durumu kabullenmeyi renme
leri gerek. Son olarak, bir kltr korumaya m, deitir
meye mi, yoksa yaratmaya m almalar gerektiine karar
vermeleri lazm. Byk rgtlerin ounun okkltrl ol
duu gz nne alnrsa, bunlarn yneticilerinin her
n de yapmalarnda fayda olabilir.39

Bu dncelerin pratikte nasl kendini gsterdiinin rne


i, Gideon Kunda'nn bir "ileri teknoloji" irketinin etnogra
fisiyle ilgili yrtt almada grlebilir. Bu irketin "i
ileri" yksek dzeyde eitimli mhendislerdir, yani "sem
bolik-analist"ler. Bu baarl irket, faaliyetlerinde, yukarda
yer verdiimiz alnuda bahsedilen her eyi iselletirmitir,
alanlarn farkl "argolar" renmeye tevik etme ksm da
dahil. Kunda'nm bu uygulamalarn nasl kendini gsterdii
ne dair betimlemeleri, i gnnn balangcn tasvir eden
u satrlarla rneklenebilir:

Tom O'Brien bir sredir bu irkette alyor; dierleri gi


bi onun da "teknoloji kltr" konusunda ve mhendislik
te ilerin nasl yrd hakknda belli fikirleri var. Fakat
kendisine srekli hatrlatld gibi, irketin de bu konular
da belli fikirleri var. Tom O'Brien her sabah ie geldiinde,

67
att her admda irketin bak asyla kar karya kal
yor. nce, Lyndsville otoparknda hemen her arabay ss
leyen, hepsi de birbirinin ayn szcklerle "Teknolojiye ba
ylyorum" diye baran kartmalar gryor; irket logo
sunun tasarmyla i ie gemi, her yerde hazr ve nazr
kk krmz kalp iaretleri bu szckleri vurguluyor. "Bu
meret her yerde," diyor Tom O'Brien, "ben de kendi ara
bama yaptrdm". [ . . . ] Binann iinde, gvenlik bankosu
nun hemen ilerisinde, byk bir televizyon ekran [irke
tin genel mdr] Sam Miller'n son konumalarndan bi
rine ait video kaydn gsteriyor. Tom ilerledike, ayn se
sin "amalarmz, deerlerimiz, burada ileri yrtme ek
limiz" diye anlattn iitiyor. "Yine 'Hepimiz Biriz' konu
mas," diyor yanndan geerken, "yeni bir ey deil." Tom
konumay irketin bltenlerinden birinde okumu, her ye
re de konumadan ksa alntlar ilitirilmi. Bir keden d
nerken Tom byk bir ilan panosunun nnde duruyor.
[ . . . ] Bir kenarnda, "irket felsefesi"ne dair malum slogann
da yer ald ilan var, o hi kaldrlmyor panodan. ("Tek
nisyenin Kutsal Kitab, On Emir'i udur: param kazan ve
doru kazan.") Biraz ilerde, personel brosunun nndeki
bir masada bror ynlar istiflenmi. Tom bir tanesini al
yor, "Stres belirtileri gsteriyorsanz, bizi arayn" yazan...
linde ilim irfan dolu szler var: "Herkes bir noktada stres
yaayabilir [ ... ] Stres muhakkak kt bir ey olmayabilir."
[ ... ] Kltrel yorum, Tom'u, nispeten gzlerden uzak ken
di alannda yakalyor. Technet e-posta kutusunu dolduran
ynla mesaj arasnda i k etkinliklerine dair bir duyu
ru gryor; "Bakalarnn Gznden Deerlerimiz" balkl
bir notta son dnemde ok satan iletme kitaplarndan tek
noloji kltr zerine pasajlar deerlendirilmi [ . . . ] Posta
kutusuna ("yazl kopyalar") Techknowledge braklm, ir
ketin ynla blteninden biri. Kapakta Sam Miller'm dev

68
harflerle yazlm "Hepimiz Biriz" slogan nnde ekil
mi byk boy fotoraf var. [ .. ] Tom'un kitaplnda o
.

unlukla teknik konularla ilgili kitaplar yer alyor, ama In


Search of Excellence da rafta, profesyonel ve idari birimler
de alan herkese datlyor bu kitap.40

Farkl-dillilik de bir yere kadar elbet! Kunda'nn tasvirinin


nyargl bir gzlemciye ait olduundan phe edeceklere,
Peters ve Waterman'in daha 1982 ylnda, kaotik bir rgt
lenmeye sahip olup iyi idare edilen irketlerden biri (Minne
sota Mining and Manfacturing - 3M) zerine yapuklan a
lmalarnda, irketin alanlar hakknda yazdklar u sa
trlar hatrlatalm: "arlk bir politik hizbin yeleri, artk
temel inanlarnda konformist olamazlar. "41
Kitabn sonu blmnde yazarlar, inceledikleri irketler
hakknda yle bir gzlemde de bulunuyorlard:

Kulb andran, kamps benzeri ortamlar, esnek rgtsel


yaplar (yeni birimlerin ie alnmas, alkanlklar kracak
geici tedbirler, dzenli yeniden rgtlenmeler) , gnll
ler, azimle baary yakalayanlar, asgari dzeyde bireysel
zerklik, takmlar ve birimler, dzenli ve kapsaml deney
sellik, olumlu mesajlara odaklanan geribildirimler ve g
l sosyal alar... Bunlarn hepsi olumlu zellikler, dzensiz
(gevek) bir tarzda yeni eyler denemenin heyecan.
Fakat stn irketleri tanmlayan, son derece sk -kl
trel olarak ynetilen/denetlenen- baz zellikler de var.
ounda taviz verilmeksizin paylalan deerler mevcut.
Deneysellik de dahil faaliyetin oda, hat safhada dzenli
iletiimi ve ok hzl geribildirimi vurguluyor; izgi dna
kabilen pek bir ey yok.42

"Tech" rneinin gsterdii gibi, bu uygulamalar son on


ylda ynetimde iselletirildi. Bu alanla ilgili almalarda

69
da, ynetim pratiinde de yeni "devrimci" zihniyetin rnek
lerine bol bol rastlanyor. Mterileri arasnda IBM ve Mc
Donalds'm bulunduu, Teksas merkezli ynetim danman
l irketi Prichett Associates'in ve daha baka pek ok ir
ketin tevik ettii yeni bir ynetim unvan var: "Deiim ka
talizr" . Prichett Associates'in brorlerinde, bir irketin
iyi ilemesinin anahtar olarak rgtszlk ve stres yaratan
ynetim uygulamalar ve alanlarn buna ayak uydurabil
me becerileri gsteriliyor; aynca, btn "devrimciler" baa
nlannda eitimin ne kadar nemli pay olduunu anladkla
nndan, niversitelerin ele geirilmesi tavsiye ediliyor.43
Bu ynetim "devrimi" , ABD'de servetin ve iktidarn yeni
den datld muazzam srele rtt; sadece getiimiz
sene irket karlan yzde 40 gibi "el yakan" (Business Week
dergisinin tanm) bir art gsterirken, ii cretleri sade
ce yzde 2,7 orannda artt ki bu, New York Times'a gre ta
rihteki en dk art oran.44 Servetin ABD nfusunun en
st yzde yirmilik, zellikle de yzde birlik diliminin elinde
toplanmasndan "ynetsel devrim" sorumlu olabilir de ol
mayabilir de; bu srete siyasi etkenler dahil baka etkenle
rin de rol var. Ama Business Week'te son dnemde yaynla
nan bir rapora gre, baarl Amerikan irketleri "ynetimin
Mekkeleri" olarak Japon irketlerinin yerini alm durum
da.45 Yeni ynetim uygulamalar, "stres"i ile balantl en
yaygn hastalklardan biri haline getirdi.46 Kunda, HighTech
irketindeki alanlarn znelliklerini iki gruba ayrm:
"ironik benlikler" ve "minimal benlikler" . ikinci gruba, ir
ket kltr asndan nemli grlmeyen hizmet iilerinin,
geici alanlarn vs. znellikleri; ilkine ise, irket kltr
iin elzem kabul edilen "sembolik-analistler"in znellikleri
giriyor. irketin srekli kltrel propagandasna maruz ka
lan "sembolik-analistler" , stresle ba edebilmek iin kendi
lerini irketten ruhen uzaklatrmaya alyor, stres altnda

70
yaarken kendilerini ironik bir mesafeyle ifade ediyorlar.47
Tabii yeni ynetim uygulamalarnn, iiyi irkete balaya
rak, igcnn znelliklerini zayflatarak ve iiler arasnda
dayanma koullarn ortadan kaldrarak "emek ile sermaye
arasndaki Yz Yl Savalar"na son vermeyi vaat ettiini ek
lemeye gerek yok - bu da yneticiler ile iiler arasnda te
vik edilen daha yakn ilikilerin dier yzn oluturuyor.
Bu deiimlerin eski rgt pratiklerinden daha stn pra
tikler yaratp yaratmad tartlr; nemli olan bunlarn
"kresellemenin yeni musibetlerine, klmeye ve tekno
lojik deiim"e verilen tepkileri temsil etmesi.48 te yan
dan, bu deiimlerin yaratt etkiler, kresel ekonomi ie
risindeki konuma ve bu ekonominin rgtlenmesini -da
ha dorusu rgtszlemesini- salayan irketlere bal ola
rak farkl ekilde hissediliyor. Kresel ekonomi iindeki ko
numlar da kapitalizmin amalar ve yaplar dorultusun
da belirlenmeye devam ediyor: "kar-zarar" (HighTech irket
felsefesinin slogannda dendii gibi "paran kazan ve doru
kazan") . Kapitalist modernliin ama veya varsaymlarnda
herhangi bir dnm yaand sylenemez; bu amalara
gtrecek aralar, sadece tketimde deil retimde de dei
en koullara cevaben deimi olabilir, o ayr.
Bu rgtsel deiimlerin mmkn kld, servetin nfu
sun ounluunun elinden alnp sermaye sahiplerine ve y
neticilerine aktarld muazzam sre ok nemli, yine de,
yeni rgt uygulamalarnn en kayda deer yan bu olmaya
bilir. Bu uygulamalar ayn zamanda sermaye ile emek ara
sndaki ilikiyi sermayenin ezeli emelleriyle tutarl bir do
rultuda dntrmekte. nk yeni uygulamalar, btn o
"kendi kendine yeterlilik" lakrdlarna, veya ie kar ye
ni zanaatkar yaklamnn dirildii iddialarna ramen, ser
mayenin emek karsndaki artan esneklii sayesinde yne
timin gcn muazzam lde artrd. Tm dnyada eme-

71
e eriimin esneklemesi, lke iinde emein esneklemesi
ni de beraberinde getirdi; bu da dzenli emei geici ya da
szlemeye dayal emee dntrd, dzenli emein ko
runduu yerlerdeyse (irket ihtiyacna gre) alma saatleri
veya beklenen i trleri asndan iiler zerindeki taleple
ri arnrd. Esnek retim, irketin esnekliinin genilemesini
temsil eder; irket stratejilerinin iilere yaatt patolojik
"stres" gz nne alndnda, iiler (ki buna pek ok du
rumda "sembolik-analistler" de dahil) asndan "esneklik" ,
kendi emekleri -ve hayadan- zerindeki denetimlerini bs
btn kaybetmek anlamna geliyor.
Sosyolojisinde emek ile insann bir "tr varl" olmas ara
snda isel bir ba olduunu ortaya koyan Karl Marx'a gre,
meta retimi -ve ona elik eden, iiyi soyut bir "igc"ne
dntren emein metalamas- kapitalist toplumdaki ya
banclamay anlamann kilit unsuruydu. Marx, iinin ya
banclamasnn birbiriyle ilikili drt boyuttan olutuunu
ne sryordu: emein rnlerine yabanclama, emek s
recine (alma faaliyetine) yabanclama, iinin kendi "tr
varl"na yabanclamas, ve bunun sonucu olarak baka i
ilere (insanla) yabanclama. yle diyordu Marx:

Dolaysyla ii kendini ancak iinin dnda, iini de kendi


nin dnda duymsar. Ancak almad zaman kendinde
dir, alt zamansa kendinde deildir. Dolaysyla emei
de gnll deil zorladr; zoraki almadr. Bu nedenle bir
ihtiyacn karlanmas da deildir; kendisine dsal ihtiya
lar karlamann bir aracdr sadece.49

Sadece emek zerine kurulu bir sosyoloji, "iisiz fabri


ka"nn imkan olarak ufukta belirdii bir zaman iin yetersiz
olabilir; fakat ada kapitalizme ynelik bir nebze de olsa
eletirellik ierme iddiasnda olan herhangi bir deerlendir
mede gz ard edilmesi de imkanszdr. ayet retim u an-

72
da bilinlerimizde temel bir yer tekil etmiyorsa, bunun se
bebi, yukarda da sylediim gibi, retimin baka yere tan
m olmas olabilir. Her Noel'de, ve daha pek ok vesilede,
Amerikallar dnyann drt bir yannda retilmi metalar
tketmeye tevik ediliyor. Srf etiketlere gz atmak bile t
ketim ile retim arasndaki ilikiyi hatrlamamza yeter; bu
gn Amerikallar, vaktiyle retimleri kendilerine i salam
olan, ama imdi baka yere tand iin onlar (kredi limit
leri elverdii oranda) tketiciye dntrm rnleri t
ketmeye arlyor. Bu koullar altnda Japonlar, inlileri
veya bakalarm sulamak, ve insanlar daha fazla tketmeye
aran irketlerin retimin tanmasndan bizzat sorumlu
olduunu unutmak kolay; irketler ile otoriter nc Dn
ya devletleri arasndaki dankl dvn sonucu olarak
ucuz igc salamak anlamna geldii mddete kimsenin
"kle emei"nden ikayeti de yoktur. lke iinde retim,
bir yandan irketlerin giderek daha ak hale geldii yanl
samas yaratma derdindeyken, iileri daha nce ei grl
memi bir gzetime tabi klmakta, onlar hem alanlarndan
hem de i dnyalarndan mahrum brakmaktadr, ki "kltr
mhendislii"nin derdi de budur zaten. Gnmz hayatn
da retimin nemli bir yeri olduunu dnp dnme
memiz, kapitalist btnselliin ne kadarn grmek istedi
imize bal. Btn bulanklatrmak ezelden beri ideolo
jinin bir ilevi olmutur. Kltr mhendisliinin gnmz
de sermayenin ileyiinde merkezi bir yer kazanmas, reti
min devred olduuna deil, sermayenin ilemlerinin ne
kadar byk lde yabanclam emee dayandna iaret
ediyor olabilir. Bir ABD Bakam'nn, ciddi ciddi, Amerikan
iilerini "i kaybna yol aabilecek verimlilik getirilerini
sahiplenmeye" * arabilmesi de bundandr. Marx'n termi
nolojisini, insanlar ilerinden etmekle kalmayp, tasadan-
* Bakan Clinton'dan sz ediliyor. Bkz. 22 numaral not - .n.

73
m hayadan glenmenin ahikas olarak gsteren arala
r da salayan yeni teknolojilere uyarlarsak, "sembolik-ana
litik iiler" de, byk bir hevesle, onlarn -ve hepimizin
karsna "dmanca ve yabanc" bir g olarak kan maki
nelere "yaam vermeye" devam ediyorlar.
Postmodemist rgt analizleri bu koullan gz ard etti
i srece, eletirel bir ilev grmek yerine, son derece
ger
ek (kusura baklmasn, daha iyi bir kelimemiz yok) faali
yetleri dilsel ilemlermi gibi yeniden sunmak suretiyle bun
larn zerini rtmeye yaryor. rgtn, retimine hem ya
zarlarn (yneticilerin) hem de okurlarn (alanlarn) kat
kda bulunduu bir metin olduu fikri analizin bir dzeyi
iin makul olabilir; ama metnin ortaya kn ve amalar
n gz ard etmekle, analiz, kendi kulland metaforun tu
zana derek, ynetim faaliyetlerinin k noktas olan ve
ayn zamanda o faaliyetin amalarn oluturan farkllam
iktidar ilikilerinin zerine rtmeye yneliyor. "Deiim ka
talizr" evrensel bir akl arkasna alarak meruiyet iddia
snda bulunmuyor olabilir, ama kurumsal iktidara meydan
okumak yerine onu pekitirmi olma ihtimali de yksek.
levlerde farkllamaya dayanan eski brokratik rgtler, r
gtn iktidarn merulatrmak iin rasyonaliteye snm
olabilirler, ama ynetim analistlerinin gayet iyi kavrad gi
bi, ayn rgtler btnsel rgtsel denetimi sekteye uratan
"hizipilik"leri de beslemitir. Yeni "kltrel ynetim'' , b
tn o kaotik grnne ramen, eski modellerin mekanik
rasyonalitesinin elverdiinden ok daha sk bir organik ku
rum kavramsallatrmasn temel almaktadr.*

* Yukarda eitli vesilelerle rtk biimde deindiim bir konuya kayt d


mekte fayda var. Tom Peters'in almalarnda Mao'nun ad sadece birka yerde
geiyor, ve genel olarak yneticilerin dilinde de "eliki" gibi kavramlara rast
lanyor, bunun dnda dorudan bir ba kurmak zor ama in Devrimi ze
rine alm bir tarihi iin (rnein bendeniz) ada ynetim uygulaman
ile devrim dneminde in Komnist pratiinin ayrlmaz bir paras olan " tas-

74
Gergen'in rgtn ileyiine dair yukarda yer verdii
miz tasvirinde olduu gibi, "okdilli" irketin ilemlerinde
ki "zne"yi gizlemek, tam da topyac yaklamndan t
r, iktidar ve eitsizlik varsaymlarna dayanan ynetim uy
gulamalarn merulatrmaya yarar, ki bu varsaymlar ol
dum olas kapitalist modernlie ikindi. Bu topyac yakla
m, Gergen'in "farkl-dillilik" fantezisine de ileyerek onu
"dnyann btnsel bir sistem olduunun farkna varma"
aracna dntryor. Farkl-dillilik, ve znelliklerin ak
hale gelmesi, kresel bir bilincin idrakine varlmas iin ge
rekli olabilir, ama ancak kendi iktidar ve eitsizlik koulla
rm da aklad mddete. Baka trl, "Kresel Ky" va
adininkinden te bir inandrcl olmayacaktr; kresel k
y, dnyann byk ksmnda gerek kylerde yaayan in
sanlar ufku dnda brakarak enformasyon ayla zdele
tirmekten, ya da gerek cemaatlerde yaamann zorlukla
ryla yzleme zorunluluundan ka frsat salayan "sa
nal cemaatler"le tanmlamaktan fark yok bunun. Gergen'in
analizinde, phesiz, ynetim yoluyla cemaatleri rgtsz
letiren irketlere yer yok. Bu noktada postmodemizm, a
da kapitalizmin yaplanmalarn topyalatrmas bakmn
dan, Tom Peters'in "zgrlk ynetimi"nde sunduu ye
ni dnyann gerici vaatleriyle ya da ABD Temsilciler Mec-
fiye kampanyalar" arasndaki benzerlikler gzden kaacak gibi deil. Bun
lar tesadf olmayabilir. Komnist devrimciler bugn yneticilerin karlatk
larna benzer sorunlarla yz yze kalmlardr: Gerilla sava artlan altnda,
gn gnne denetime elvermeyen, yerel koullarn merkezsizletirici gle
rine tabi vaziyette srekli genileyen bir parti rgtlenmesi nasl birarada tutu
lacaktr? rgt birarada tutmada kltre ve ideolojiye arlk verilmesi, bug
nn yneticilerinin "kaos"a kar nlem almak ve yerelliin gereklerini mer
kezilemeyle dengelemek iin kltr devreye sokma abalarna benzer. Ame
rikallar iin, irket yneticilerindense komnistlerin, zellikle de inli kom
nistlerin bu tr "maniplasyonlan"n kabul etnek ok daha kolaydr; ama ben
zerlikler gz ard edilemez. Mesele her iki durumda elde edilen sonular deil,
benzer yapsal koullara verilen karlklarn koutluu. irketlerin bu strate
jiyi baarl ekilde uygulama ihtimalleri daha yksek, zira ibirlii iin "iyi top
lum" gibi soyut bir mefhumdansa elle tutulur dller sunuyorlar.

75
lisi Szcs Newt Gingrich'in byk ilham ald, Alvin ve
Heidi Toffier'in Politics of the Third Wave'iyle rtmektedir.

rgtsel Postmodernizm - ve Postmodernizm

Eletirmen Paul Thompson rgt almalarnda postmo


dernizmi "lmcl bir dikkat datma" olarak tanmlyor. 50
Postmodernizm , maddi koullarndan ve kresel kapita
list ekonomi ierisindeki balamndan koparld zaman,
bir gizemletirme veya "lmcl bir dikkat datma" bii
mini alyor. rgt almalarnda postmodernizm iin ge
erli olan ey, bir epistemoloji olarak postmodernizmin ge
neli iin de geerli olabilir. Birinin dierinden tremek zo
runda olmad, nk postmodernizmin ynetim ile r
gt almalarnda kullanlma biiminin kltrel alma
lar alanndaki postmodernizmin (yanl) temellk olabile
cei iddia edilebilir. Ynetim almalar, gerekten de, ha
lihazrda ulaabildikleri her eyi, devrimci gerilla stratejileri
de dahil, kendi amalan iin temellk etme kabiliyetine sa
hip olduklarn kantladlar (gleri de buna dayanyor bel
ki) ; ama mesele bu deil. Postmodernizm, metinlerin ince
lenmesini ap, toplumun ve politikann genelini de iine al
d lde, bylesi bir temellk olanakl kld; ve postmo
dernizmin kendi maddi koullan hakkndaki sessizlii, hat
ta epistemolojisinin bir paras olarak bu koullarla ilgilen
meyi reddetmesi, onu ada durumun gizemletirilmesin
de pay sahibi haline getirdi.
Postmodernist rgt analizlerinin postmodernizmin ne
olabilecei hakknda aa kard ey, vaktiyle Georg
Lukacs'n Marksizm hakkndaki gzlemini uyarlayacak
olursak, u olabilir: postmodernizmi anlamann en iyi yolu,
onu modernliin olumsuzlanmas deil "zeletirisi" olarak
dnmektir. Fakat postmodernizm, bu amac yerine getir-

76
mek iin bile, hayatn kapitalizm tarafndan yaplandrlma
s noktasnda modernlikle paylat koullan kabullenmek
zorundadr. Postmodemizmin dikkatleri daha nceki top
lumsal ve kltrel rgtlenme biimlerinden uzaklatrma
s ille olumsuz bir ey olmayabilir; Heam ve Parkin'in belirt
tii gibi, postmodemizmin olumasnda yeri olan entelekt
el ve toplumsal kayglar, bask yaplarnn ve genel itibary
la hayatn yaplandrlmasnn karmakln ortaya kar
mada ok nemli rol oynad. Baka deyile, "dikkat dat
ma" lmcl olmak zorunda deil, nk gnmz yaa
mnn sorunlarna yeni ve retken bir bakla bakmay ola
nakl klabilir.
Postmodemizm, kendini maddi varlk koullarndan ko
pardnda, basklar yerelletirip olumsal haline getirdiin
de, hayat koullandran iktidar yaplarn arka plana ite
rek -hatta tmden inkar ederek- basky metaforlatrdn
da "lmcl bir dikkat datma" haline geliyor. Toplumsal
kayglan bakmndan postmodemizm toplumsal cinsiyet ve
ya etnisite kaynakl basklarn bilince karlmasnda byk
rol oynad, ama bunlarn sonularn da hesaba katmas ge
rekiyor: kadnlarn ve etnik gruplarn zgrlemesinin, on
lan hi de olumsal olmayan, bilakis daha geni iktidar yap
lanmalarna tekabl eden yeni fay hatlar boyunca blmek
le son bulabileceini hesaba katmak zorunda. Bunu yapmak
iin, basky ille eskisi gibi salt sermaye ile emek arasndaki
kartla indirgemek gerekmiyor, nk snf meselesi ye
ni bask trleri balamnda ister istemez sorunsallatrld;
ama modemist amalarn hala koruyan, sadece bunlar yeni
aralarla gerekletirme peinde olan ekonomi politiin s
regelen yeniden yaplanmalarna atfta bulunmak art. By
lesi atflar soyut epistemolojiler zemininde batan reddeden
bir postmodemizm, kendi maddi koullarn inkar etmeye
varr ve eletiriyi iktidar merulatrmakla kartrr.

77
Postmodernizmin, farazi determinizmlere kar kltrn
veya sylemin zerkliinde srar etmesi, yaras olmadan go
cunmaya denk dyor (belki "sembolik-analitik" elitler ha
ricinde) . En kt rneklerinde kaba bir Marksizmle zde
letirilen, kltr maddi koullarn belirledii fikri, post
modernizm ortada yokken de nicedir terk edilmiti (hatta
bu durum postmodernizmin nn am da olabilir) . G
nmzde soru, kltr belirlenmi mi belirlenmemi mi, ve
ya sylem gndergeli mi deil mi sorusu deil. Bugn me
sele, kltrn iktidarn talepleri dorultusunda sistemli bi
imde tasarlanmas -ki bu da zaten kltrn zerk olduu
nu varsayyor- ve bylece maddi koullardan bamsz ola
rak maniple edilebilmesi. stelik byle bir kltr mhen
dislii sadece tketim alannda veya bakanlarn pazarlan
masnda deil, bizzat retimin ve toplumun rgtlenmesin
de de devreye sokuluyor ki bu da herkesin gndelik geim
ve hayatta kalma koullarn etkiliyor. Postmodernistler, bu
durumun eletirisiyle uramak yerine, maddi koullarn
kltrle alakas olmadnda srar ederek bu duruma meru
iyet kazandryorlar.
Sorun daha da derine iniyor. Postmodernizm, balangta
onu ekillendirenlerin niyeti ne olursa olsun, yaygnlk ka
zandka en insafl ifadeyle "tuhaf' denebilecek baz zellik
ler edindi. Burada postmodernistlerin, yukarda deindii
miz rnekte olduu gibi, ne zaman yapsal koullarn sz
edilse Avrupamerkezcilik sulamas getirme veya "monolo
jik neo-kolonyal anlatlar"dan dem vurma eiliminden bah
sediyorum. Tahakkm ilkelerine dayal znelliklerin eleti
risi olarak ie balayan postmodernizm artk bir nevi kari
katre dnt: bir yandan gnmzdeki basklarn zeri
ni rterken, dier yandan da baskdan bahsetmenin ezilen
lerin znelliklerini inkar etmeye denk dt gerekesiyle
baskya ynelik eletirilere saldran bir karikatr.51 Byle bir

78
postmodernizmin "demokratik" ncllerinin, gndelik ha
yat belirlemeye devam eden basky inkar ederek son derece
anti-demokratik sonulara varmas manidar. Bu "pop" post
modernizm, mzakere ve uzlama terimleriyle hayali bir pi
yasa diline katkda bulunarak, kapitalizm koullan altnda
ezelden beri "eitliksiz mbadele"ye yaslanm olan piyasa
mbadelelerinin eit olduu yanlsamasn yaratyor. Siya
si adansa, kolektif eylem imkann yadsyan bir zgrlk
le kap ayor ki bu imkann ortadan kalkmas serma
yeyi ynetenlerin kendi azlaryla kabul ettikleri bir hedef.
ayet gnmzde iktidarn idamesi iin "kltr mhen
dislii"ne ve gereklik ile yanlsamann kartrlmasna her
zamankinden fazla ihtiya varsa, eletiriyi de ideoloji eleti
risindeki kkenlerine tamak, yani gerekliin zerini r
ten yanlsamalar krmak iin geerli sebeplerimiz olabilir.
Bu ayn zamanda znelliin sadece inkarm deil, yeniden
oluturulmasn da gerektiriyor: eer Avrupamerkezci bir
hmanizmin btnlkl, rasyonel znesi paralanacaksa ve
vaktiyle modernliin inkar ettii dier znellikler -kadnlar,
beyaz olmayanlar veya Avrupa ile Amerikal olmayanlar- ta
nnacaksa, znellikleri paralamann amac znellii feshet
mek deil, zenginletirmek olmal. Bir yandan postmodern
lii yaratrken, bir yandan da kendisine kar her trl kayda
deer direnii olanaksz hale getiren minimal ve ironik ben
likler reten bir kapitalizme direnmek iin gereken aralar
ancak bu ekilde zenginlemi znellikler salayabilir. Byle
bir znelliin yeniden oluturulmas, sermayenin tecavzle
rinden muaf olan, veya byle bir muafiyet imkansz olabile
cei iin, en azndan kapitalist modernliin deimez hede
fi olan bir toplum mhendisliinin tm boyutlaryla grle
bilecei bir "dars" sunmaya alan zerk alanlan gerek
tirir. Bir "dars" yaratma aray modernizmin de parasy
d ve eskiden sosyalizm diye bilinirdi, ama sermayenin kal-

79
knmacl karsnda alternatif sunmaktan aciz olduu, ve
kendi sonunu hazrlamak pahasna onu taklit ettii grl
d. Keza, toplum ile kurum arasndaki engelleri andrma
ynndeki postmodemist vaat -veya feragat- de toplumun
kurum tarafndan yutulmas haricinde pek bir ey nermi
yor, stelik bu sefer gnll ibirliiyle . . .
Direniin balayaca nokta, toplum ile kurumsal serma
yeyi ayran snn ortadan kaldrmak veya bulanklatrmak
deil, net biimde izmek; Jeremy Brecher ile Tim Costel
lo'nun dedii gibi, iinde insanlarn yaad kyleri de kap
sayan kresel ky [global village] ile, "insansz ilerleme" ad
na insanlarn inkarndan beslenen kresel talan [global pilla
ge] arasndaki fark tam da bu snrda yatyor olabilir.52

Buradaki deerlendirmelerin taslak hali, Stony Brook Beeri


Bilimler Enstitii.s'nde dzenlenen bir seminerde sunulmutur.
Seminerin katlmclanna, zellikle Enstits'nn yneticisi E.
Ann Kaplan'a, beni bu konumay yazya dkmeye tevik ettik
leri iin teekkr ederim. Metnin son halini almasnda, Russell
]acoby, Rebecca Karl, David Noble, Roxann Prazniak, Epifa
nio San ]uan ]r., Michael Sprinker, Harry Wels ve Zhang Xu
dong bata olmak zere, dostlanmn ve meslektalanmn b
yk katks oldu.

Notlar
1 Kltr ile ekonomi politik arasndaki ilikiyi vurgulayan en nemli eserler,
Fredric jameson'n "Postnodemizm, ya da Ge Kapitalizmin Kltrel Man
t" adl makalesi (New Left Review , 146, 1984: 53-92) ve David Harvey'nin
Postmodemliin Durumu: Kltrel Deiimin Kkenleri (lstanbul: Metis, 2003)
adl kitabdr. Jameson'un tezi ne kadar inandrc ve kkrtc olsa da, postno
demizm ile kapitalist gelime arasnda en iyi ihtimalle soyut ve zayf bir iliki
kurmu, ve postmodemizmle zdeletirilen kltrel biimlerin belirleyicisi
olarak tketimin altn izmitir. Hans Benens The Idea of the Postmodem: A
History adl kitabnda (Londra ve New York: Routledge, 1995, s. 158 ve 173)
Jameson'n tketim zerindeki vurgusunun Baudrillard'm etkisinden kaynak-

80
!anyor olabileceini sylyor. Harvey'nin kitab, retim de dahil ada kapi
talizmdeki gelimeleri ve bu gelimelerin kltrel deiimle ilikisini ok daha
aynnul biimde deerlendiriyor. Fakat o da, ada kapitalizmde maddi ve
kltrel retimi dolaymlayan i ve ynetim kltrlerindense, ncelikle post
modem kltrel oluumlarla ilgileniyor. Philip Cooke, Back to the Future:
Modemity, Postmodemity anl Locality'de (Londra: Unwill Hynan, 1990) post
modemizm ile kapitalizmin yeniden rgtlenii arasndaki balantlar en
somut biimde ortaya koymutur.

2 Bu konuyla ilgili hayli erken bir deerlendirme iin u derlemedeki makalelere


baknz: (ed.) Edward Shorter, Work and Community in the West (New York:
Harper and Row, 1973).

3 Jameson, Postmodemism, or the Cultural Logic ofLate Capitalism (Durham, NC:


Duke University Press, 1991) s. x.

4 Kltrel retimin farkl tarihsel koullar altnda farkl anlamlar tamas (ki
bu, yapsal koullarn nemini varsayar) hakknda bkz. Ulf Hannerz, Cultural
Complexity (New York: Columbia University Press, 1992). Hannerz'in arg
man, kltrn farkl tarihsel ve toplunsal koullar alunda "datlma" biim
leriyle ilgilidir. Bir retim ve tketim nesnesi olarak kltr modernliin bir
zellii olabilir ama postmodemlikte bu zellik katmerlennitir, zira postmo
demlik kltr "belirlenmi" ve "ilevsel" olmaktan karm, yerel koulla
rn gdmndeki bir oyuncaa dntrmtr. Dolaysyla postmodemizm
zgrlk bir kltr ile marjinalletirilmi kltrlerin "zc" biimde olum
lanmas gibi hayli elikili iki fikri birletirmitir.

5 Bunu baka bir yerde Kresel Kapitalizm olarak adlandryorum. Bkz. Arif Dir
lik, After the Revolution: Waking to Global Capitalism (Hanover, NH: Univer
sity Press of England for Wesleyan University Press, 1994). Bu yazda, ada
kapitalizni genel olarak kapitalizmden aynnak iin kresel kapitalizm ifade
sini byk harfle yazdm, zira kapitalizm hedeflerinde daima kresel olmu
ve koullar elverdii mddete de bunu fiilen baarmtr. Kapitalizmin tari
hinin ortaya koyduu mekansal sorunlar konusunda aydnlatc bir deerlen
dirme iin bkz. Giovanni Arrighi, The Long Twentieth Century: Money, Power
anl the Origins of Our Times (Londra ve New York: Verso Booksi 1994). Trk
esi: Uzun Yirminci Yzyl (Ankara: lmge, 2000)

6 T. Peters ve R. Watennan, In Search of Excellence (New York: Wamer Books,


1982).
7 A.g.e., s. 104.
8 Stewart Clegg, Modem Organizations: Organizaton Studies in the Postmodem
World (Londra: Sage, 1990) s. l 18, l 19. Burada daha batan unu belirte
yim ki, ynetim almalar ile ilgili deerlendirmelerinde kltr gz ard
etmi olabilir ama radikal tarihyazm yirmi yldan uzun bir sredir bu soru
nun gayet iyi farknda. Herbert Gutman Work, Culture and Society adl kita
bnda (New York: A.A. Knopf, 1976) dil retininin irket rehberlerinde g
men igcne "priten etik" alamak iin nasl kullanldndan bahseder (s.
1-9). Gutman'm aydnlatc grleri de, E.P. Thompson ve E. B. Hobsbawm

81
gibi lngiliz emek tarihilerinin eserleri kadar, ltalyan Marksist Antonio Grams
ci'den etkilenmi ve Stewan Ewen ile David Noble gibi tarihilerin eserlerini
beslemi ABD'li tarihi Eugene Genovese'in eserlerinden izler tar. unu da
kaydetmek gerekir ki, Gutman'n inceledii dnemde kltrel faaliyetin amac
iileri kitlesel retim disiplini dorultusunda kltrlendimekti, oysa u anda
gereken, esnek retim disiplini. Bu bakmdan, retimin kapitalist rgtlenme
sinde kltrn nem kazanmas yeni bir olgu deil; yeni olan, kltr devreye
sokmann, iilerin uyumluluunu salama noktasnda cebir uygulamaktan
(cebir imkansz veya elverisiz olduunda) ok daha yararl olduunun aka
kabul edilmesidir. Fakat burada tarihiler kua arasnda baz farklar da bulu
nuyor; bir kuak, kltr maddi temelleri ve sonulan balamnda ele alrken,
dieri kltrel analizi ekonomi politikteki zemininden koparmtr. Yorum
larn deerlendirmesinde, koullarn kapsaml biimde hesaba kaulmas bir
geerlilik lt ise, bu eserlerin ynetim almalarndan bir hayli ilerde
olduu sylenebilir. Bu anlarncla postmodemizrn bir baanszlkur, siyasi tes
limiyetilii de bunun gstergesidir.
9 Philip R. Harris ve Roben T. Moran, Managing Cultural Differences (Houston:
Gulf Publishing Co., 1979) s. 33.
10 Geert Hofstede, Culture's Consequences (Londra: Sage Publications, 1980).
ll A.g.e., s. 393.
12 Herman Kaln, World Economic Development: 1979 and Beyond (New York:
Morrow Quill Paperbacks, 1979). Kitabn Konferans'ta grd ilgi konu
sunda nsze baknz. Konfyusu dirili konusunda bkz. Arif Dirlik, "Con
fucius in the Borderlands: Global Kapitalisrn and the Reinvention of Confuci
anisrn", boundary 2 (Kasm 1995) s. 29-73.
13 Kaln, s. 128.
14 A.g.e., s. 121.
15 A.g.e., s. 3.
16 Clegg, Modern Organizations adl kitabnda (Londra: Sage, 1990, 5. ve 6.
blmler) ynetim uygulamalarnda nodemlik ile postmodemlik arasndaki
kartlklara dair ok faydal bir tasvir ortaya koyuyor.
17 Her tipe has zelliklerle ilgili ayrntl bir liste iin kitaptaki tabloya baknz,
Harris ve Moran, s. 108-109.
18 Burada akl ile kltr arasnda yapuun aynnda, Carl Plesch'in "The Three
Worlds, or the Devision of Social Scientific Labor, circa 1950-1975" bal
n tayan son dercee nemli makalesinden yararlandm, Comperative Stu
dies in Society and History, 23 (Ekim 1981) iinde, s. 565-590. Plesch bu yaz
snda, "modernleme kuram"nrn nemli varsaynlanndan birine iaret eder:
modernleme, dnyay tasnif etme yaklam erevesinde akl Birinci (yani
kapitalist) Dnya'yla, ideolojiyi ikinci (yani sosyalist) Dnya'yla, kltr de
nc (yani azgelirni) Dnya'yla zdeletirmitir.
19 Taeronlama veya "d kaynak kullanm" konusunda bkz. Gary Gereffi,
"Global Sourcing and Regional Devisions of Labor in the Pacific Rim", What is

82
in a Rim? Critical Perspectives on the Pacific Region idea, (ed.) Arif Dirlik (Boul
der, CO: Westview Press, 1993).0tomasyon konusunda bkz. David Noble,
Forces of Production: Social History of Industrial Automation (New York: Oxford
University Press, 1986).
20 Roben Reich, The Work of Nations (New York: Alfred A. Knopf, 1991) s. 171.
21 Dosya, "The New World ofWork", Business Week, 17 Ekim 1994, s. 76-87.
22 Aktarld yer, Wall Street ]ournal (16 Man 1994). Ayn konferansta Bakan
Clinton Amerikan iilerini "i kaybna yol aabilecek verimlilik getirilerini
sahiplenmeye" amuttr. WSJ (15 Man 1994).
23 INC (Haziran 1995), s. 32. Aynca ayn sayda yer alan, bir alann eitli ini
klarn ardndan proleterden yeni ii konumuna gemeyi baarma yks
de son derece ufuk ac.
24 Burada ksaca zetlenen dncelerin kaynana pek ok yerde rastlamak
mmkn, zira bunlar 1990'larda "klme"nin devreye girmesiyle birlikte
popler bilince yerlemi durumda. Yukarda deindiimiz, Business Week'te
alma zerine yaynlanan makale bunlara dair bir zet sunuyor. Aynca ayn
derginin 18 Eyll 1995 tarihli "Management Meccas" dosyasna baklabilir.
Daha kapsaml bir deerlendirme iin bkz. Harrison M. Trice ve]anice M. Ber
ger, The Cultures of Work Organization (Englewood Cliffs, N]: Prentice Hall,
1993). "Kaosu ynetmek", ynetim gurusu Tom Peters'n gzde kavramlarn
dandr; kendisi tm zamanlara ve tm yerlere ait her trl kaynaktan -Mao
Zedong da dahil- ders karmak zerine kurulu "her ey mbah" ynetimi
nin de savunucusudur. Son kitab: Liberation Management: Necessary Disorga
nizationfor the Nanosecond Nineties (New York: Alfred A. Knopf, 1992). Aynca
bkz. Thriving in Chaos: Handbook for a Management Revolution (New York: Alf
red A. Knopf, 1987). Baka bir yazmda, gnmzde ynetim alannda yap
lan deneylerin ve bunlarn kavramlattnld terimlerin sk sk gerilla savan
hattrlatttm yazmttm. Bkz. Arif Dirlik, After the Revolution: Waking to Global
Capitalism (Hanover ve Londra: Wesleyan University Press, 1994) s. 70-73.
25 Kenneth ]. Gergen, "Organization Theory in the Postmodem Era", (ed.) Mic
hael Reed ve Michael Hughes, Rethinking Organization: New Directions in Orga
nization Theory and Analysis (Londra: Sage, 1992) s. 207-226.
26 Roben Cooper, Gibson Burrel, "Modemism, Postmodemism and Organizatio
nal Analysis: An Introduction" , Organization Studies, 9/1 (1988), s. 91-112.
27 John Hassard ve Manin Parker'n derledikleri Postmodemism and Organiza
tions (Londra: Sage, 1993) kitabndaki "Sunu" ksmna ve "postmodemizm
yanls" metinlere baknz. Burada "yanl" kelimesini zellikle kullanyorum
nk bu ilgin kitap postmodemizmin savunucular ile ona dair sert eletiri
leri biraraya getiriyor.
28 Cooper, Burrel, Organization Studies, s. 104
29 Fakat Cooper ve Burrel'in, brokratik rasyonalite varsaymnn Max Weber'in
dncelerinin sapttrlmasndan trediini, Weber'in rgt analizi kullanlr
ken "rasyonalite"nin ayn zamanda "rasyonalizasyonu" da ima ettii eletirisi
nin gz ard edildiini kaydettiklerini de belirtelim (s. 92-93).

83
30 Cooper, Burrel, Organization Studies, s. 108.
31 Gergen, "Organization Theory in the Postmodem Era", s. 207.

32 Steve Linstead, "Deconstruction in the Study of Organizations", (ed.) Has


sard ve Parker, Postmodernism and Organizations iinde (Londra: Sage, 1993)
s. 49-69.

33 Gergen, "Organization Theory in the Postmodem Era", s. 220. Gergen "sy


lemler aras" kavramn profesyonel kuramclar ile kltrel evreleri arasn
daki ilikiyi tarif etmek iin kullanyor, ama bu kullanm, daha ilerde kullan
d "diyalojik" kavramnda oldu gibi, rgt ile evresini kapsayacak ekilde
geniletmek mmkn.

34 Gergen, s. 220.

35 A.g.e., s. 222.

36 A.g.e., s. 217. irketlerin rgtlenmesi konusunda bkz. s. 219.

37 Jeff Heam ve Wendy Parkin, "Organizations, Multiple Oppressions and Post


modemism", (ed.) Hassard ve Parker, Postmodemism and Organizations iinde,
s. 148-162

38 Gergen, s. 222-224.

39 Trice ve Berger, The Cultures of Work Organization, s. 391.

40 Gideon Kunda, Engineering Culture: Control and Commitment in a High-Tech


Corporation (Philedelphia: Temle University Press, 1992) s. 50-51.
41 Peters ve Waterman, In Search of Excellence, s. 104,
42 A.g.e., s. 320.
43 Bkz. Culture Shift: The Employee Handbook for Changing Corporate Culture,
Price Pritchett ve Ron Pound (Dallas, TX: Pritchett Associates, 1993) ve High
Velocity Culture Change: A Handbook for Managers, Price Pritchett ve Ron
Pound (Dallas, TX: Pritchett Associates, 1993). Stresin ilevsel kullanmlar
iin bkz., ayn yazarlar, A Survival Guide to the Stress of Organizational Change
(Dallas, TX: Pritchett Associates, 1995). "Deiim katalizr" iin bkz. "Mana
gement Meccas", Business Week (18 Eyll 1995) s. 122-132, 126.
44 The New York Times ( 1 Kasm 1995). Rapora gre igcnde en ar darbeyi
alanlar, makine operatrleri, makine kontrolrleri gibi, daha nceki kapitaliz
min vasfl iileriyken imdi "vasfsz" olarak yeniden snflandrlan iilerdi.
Bu konuda bkz. "The New World of Work", Business Week (18 Eyll 1995) s.
80: "What's Losing [yeni alma dnyasnda]: Crafts and Operators and l..abo
rers, The Domain of Low-skill Union jobs".

45 "Management Meccas", Business Week (18 Eyll 1995) s. 123.

46 Jeremy Rifkin, The End of Work: The Decline of the Global Labor Force and the
Dawn of the Post-Market Era (New York: Pitnam, 1994). Aynca bkz. "The New
World of Work", Business Week (18 Eyll 1995) s. 85

47 Kunda, Engineering Culture: Control and Commitment in a High-Tech Corpo


ration, 5. Blm, "Self and Organization". Rifkin, alanlarda oluan stresin

84
en nemli kaynann zerlerindeki youn gzetim olduuna dikkat ekiyor.
spanyol bir ynetici, "ynetimin Mekkelerinden" AT&T Universal Card Sevi
ces' gezdikten sonra una kanaat getirmi: "Universal Card'n l-ve-denetle
yaklam" lspanya'ya tecrme edilemez, nk orada "iilerin sk denetle
nen bir ortama isyan etme ihtimalleri yksektir", "Management Meccas", Busi
ness Week (18 Eyll 1995) s. 126.
48 "Management Meccas", Business Week (18 Eyll 1995) s. 122.
49 Kari Marx, Economic and Philosophic Manuscripts of 1844 (Moskova: Fore
ign Languages Publishing House, 1959) s. 71. Yabanclam emek iin bkz.
s. 67-83. Trkesi: 1844 El Yazmalan, ev. Murat Belge (lstanbul: Birikim, 8.
Bask 2013).
50 rgt almalannda postmodemist yaklama dair sert bir eletiri iin bkz.
Thompson, "Postmodemism - A Fatal Distraction", Hassard ve Parker Post
modemism and Organizations iinde (Londra: Sage, 1993) s. 183-203.
51 irketlerin ilemlerini "btnselletiren"leri "neokolonyalizm"le sulayan
Paul ]effcut, bu trden arpk akl yrtmenin bir rneidir. "Kresellemeci
lik" sloganlan ile ada kapitalizm arasndaki ilikinin farknda olunduuna
dair hibir ipucu iermeksizin, bu akl yrtmeyi evrenselletiren bir rnek
iin bkz. Frederick Buell, National Culture and the New Global System (Balti
more, MD: The johns Hopkins University Press, 1994); yazar emperyalizmi
eletirenlere Avrupamerkezcilie devam ettikleri gerekesiyle saldnyor! Kre
sellemecilik ile ada kapitalizm ilikisine kar kan bir gr iin bkz.
"Economic Nationalism: Disaster Ahead", Business Week ( 18 Eyll 1995) s.
178. Bu tr rneklerin, yazann metninin yorumlan zerinde hibir kontrol
olmad yolundaki postmodernist iddiay -tabii onlann kastettii anlamda
deil- kantlayabilecek olabilmesi manidar, bu da postmodernizmde yani olan
hibir taraf olmadn gsteriyor!
52 Jeremy Brecher ve Tim Costello, Global Village of Global Pillage: Economic
Construction from the Bottom Up (Boston: South End Press, 1994) . "insansz
ilerleme", David F. Noble'n Ludizm zerine makalelerinin derlendii kita
bn bal: Progress Without People: In Defense of Luddism (Chicago: C. H.
Kerr, 1993). Burada postmodernizmizn geliimindeki bir ironiye iaret etmek
ilgin olabilir. Hans Bertens'in The idea of Postmodem'deki grne gre,
postmodem fikri 1950'lerde ABD'de ilk kez ortaya ktnda amac moder
nizmin "entelektelletirmeleri"ni aarak benlikle ve doayla temas yeni
den kurmakt; baka deyile postmodemizm anti-modernizmden esinlen
miti. Postmodemizm, 1970'lerde ve 1980'lerde Fransz post-yapsalclna
balandnda bu kkenleri terk etti ve bence o zaman gereklikten de ciddi
biimde koptu. Belki de postmodernizmin yapmas gereken, kkenlerine yeni
den dnmek - bu, modemizme, 1980'lerdeki postmodernizmde yapldn
dan ok daha farkl bir tarzda kar kmak anlamna gelecektir. Bu zel anla
myla, bir dnemletirme fikri olarak postmodernizm Fredric Jameson'n sun
duundan ok farkl bir akl yrtmeyi gerektirecektir; Jameson postmoder
nizmden memnun deildir ama izgisel bir tarih anlayna bal olduundan
postmodernizmi derinlemesine eletiriye de tabi tutamaz; ilerici gibi grnen

85
bir eyi nasl reddecei konusunda yaad onca sknunn sebebi de budur.
Burada akl yrtmenin bir dng iine girmesi sz konusu, postmodemist
ler iin de ayn durum geerli: onlar da, modernliin (ve kapitalizmin) iler
lemeciliine bal kalrken modernlii reddetmek istiyorlar. Frank Bardacke,
yakn dnemde yaynlanan Shadows of Tender Fury: The Letters and Commu
niques of Subcommandante Marcos and the Zapatista Army of Ntional Liberation
(New York: Montlly Review Press , 1995) balkl Zapatista metinleri derleme
sine yazd sonszde, sanki modernlik yeterince kt deilmi gibi, imdi bir
de modernlii reddeden ama zaman ve mekan hala modem yollarla ereve
leyen bir postmodemlikle uratmz yazyor.

86
Gvence-Siz?*
ANG ELA MITROPOULOS

Gnmzde igcnn nemli bir orannn geici ya da d


zensiz ilerde altt ve bu orann gnden gne artt her
kesin malumudur. Fakat, gvencesizliin [precariousness]
tespitini ve geerliliini kukuya yer brakmayacak biim
de dorulayan ve bu yndeki olgularn saptand alan her
trl sorgulamadan muaf klan apak bulgularn arln
ve kapsamn imdilik bir kenara brakmak istiyorum. Niye
tim daha ziyade, tm bu tarnmalardaki grameri masaya ya
trmak. sim halinde kullanldnda "gvencesizlik" hem
kullansz hem de belirsiz bir kelime. "Gvencesizlik" iin
sylenebilecek kesin bir ey varsa, o da sallantl olduu. e,
gvencesiz emekle ilgili tartmann byk ksmna damga
sn vuran gerilimleri vurgulayarak balayabiliriz. Bu geri
limlerin bazlarn, dzenleme ile kuralszlama, rgtlenme
ile dalma, homojen ve somut zaman, i ile yaam arasn
daki kararszlklar paranteze alan geici balklar altna yer
letirmek mmkn.

* Bu metnin orijinali "Precari-Us?" balyla urada yaynlanmur: http://eipcp.


net/transversaV0704/mitropouloslen. Yazara teekkr ederiz - e.n.

87
Bu gerilimlerin kayda deer rnekleri var: Avustralya'nn
en nemli sendikalarndan ACTU'nun "standart olmayan"
i trleri diye adlandrd ilerle ilgili yaptrd son ara
trmay ele alalm. Aktarlan bulgulara gre, anket yaplan
insanlarn byk ksm "daha fazla i" istediini sylemi.
Fakat bu cevabn, ne dereceye kadar bizzat aratrma tara
fndan ekillendirilmi olduu ak deil: Yani, ACTU'nun
"standart saa tler" e, yeniden dzenlemeye dnlmesi y
nndeki srarl taleplerinin veya daha genel anlamda For
dizmi sosyal demokrasinin ve sendikal rgtlenmenin altn
a olarak grmesinin bu sonularda ne kadar pay olduu
nu bilemiyoruz. "Standart olmayan i" sendikalar tarafndan
ounlukla bir tehdit olarak deerlendiriliyor - yalnzca a
lma koullarna deil, bizzat sendikalarn varlna yne
lik bir tehdit.
Ama ak olan bir ey var: "Standart saatler" den ekilme
nin tohumlarn, iverenler deil, iyerinde daha az zaman
geirme derdinde olan iiler atmlardr. Bu ekilme, sen
dikalar terkin ilk dalgasna denk gelir. talyan otonomcula
rnn 1970'lerin sonunda "almann reddi" dedikleri olgu
nun ngilizce konuulan dnyadaki karl slacker [aylak]
figr olmutur. Bu, 1980'lerde yaygnlaan, istihdamn "es
nekletirilmesi" olgusundan ncedir. Gelgelelim, bu muha
lif stratejinin baarszl Andrew Ross'un "bohemlerin sa
nayilemesi" dedii durumu tetikler. Kapitalizm ayakta kal
d srece, Fordist dzenlilikten ve tam zamanl iten e
kilmek ister istemez kapitalist smrnn yenilenmesine
ve genilemesine yol aar - tpk 1970'lerden sonra banliy
lerde ve sanayinin terk ettii knt alanlarnda toplanan
niversite rencilerini mutenalamann takip etmesi gibi.
alma dnda bir yaam aray, ounlukla fabrikadan
ve fabrikaya zg disiplin biimlerinden ekilmeye indir
genmitir. Bunun sonucunda bu ekilme, belki de paradok-

88
sal biimde, alma ile yaamn ayrmszlamasn tetikle
mi, bu da smrnn yeni alanlara ynelmesine denk d
mtr. lte bu nedenle aratrmada grlenlerin verdii
"daha fazla i" cevab, yoksulluk ve maddi istikrarszlk so
rununa zm araylarnda olas bir are gibi kendini gs
terebilmektedir: daha fazla para veya daha fazla bo zaman
deil, daha fazla i.
Mesai ile bo zaman ayrmm ele alalm. Bu kategoriler,
Fordizmin cret, saat ve montaj hattyla llen zamansal
ritmiyle resmiyet kazanm, gnde sekiz saat ve haftada be
gn alma eklinde olduu gibi, zamanlarn orantllyla
ve belirli bir zaman bltrmesiyle birbirinden ayrlmtr.
Burada bo zamann almayla arasnda belirlenmi bir ili
ki vardr: Montaj hattnn zihni uyuturan cefasna karlk
bir canlanma, ve montaj hatt iinin pekitirdii zihin-beden
ayrlndan geici bir soluklanma frsatdr bo zaman. An
cak, hala, esasen alma d bir zamandr.
Buna karlk, post-Fordizmdeki mtemadiyen dzensiz
almann, cretli ie ayrlan fiili zamann miktarm azalt
mas muhtemel olsa da (tabii bu kesinlikle byle olacak de
mek deil) , post-Fordizme tabi iiyi srekli bu tr i iin
hazr ve nazr olmaya, cretli i dndaki hayat ie hazrlk
olarak grmeye zorlad da muhakkaktr. ematik biim
de sylersek: Fordizm iilerin beyinlerini ilevsizletirme,
zihinlerini bedenlerinden ayrma ve bylece dnme, bil
me, planlama ve denetleme ilevlerini ynetime havale etme
peindeyken, post-Fordist kapitalizm tam tersine, Fouca
ult'nun terimleriyle bedenin ruha hapsedilmesiyle nitelene
bilir. Arzunun, bilginin ve sosyalliin post-Fordizmde kul
lanl hale gelmesi de bundandr.
almann etik veya ahlaki bir buyruk bellendii uzun,
Protestan tarih, insan hem mesaide hem de i dnda ken
dine meta muamelesi etmeye zorlayan ve her zaman sek-

89
ler olmayabilen emirde rcu etmektedir. Tabii, Franco Be
rardi'nin ne srd gibi, bunun yol at panik ve kay
gy ilalarla geitirmek her zaman mmkndr. Ama bu
noktada bir dier "afyon"a, buna paralel ykselie geen gi
riimci, misyoner Hristiyanlk ruhuna da deinilebilir - ta
bii koullarn kaypaklm, u veya bu cemaatilik trn
de sabitleme abalan da cabas. Artk hayat cretli ie ba
ml olduu iin ok daha derinden hissedilen pamuk ip
liine bal yayor olma duygusu, dua (precor) ile gven
cesizler (precarius) arasndaki etimolojik mesafeyi kapat
mak zeredir.

Krlgan zneler

Prekarite terimi, daha kvrak bir neolojizm olmas hasebiy


le, "gvencesizlik"in yerini alm olabilir; ama ikisi de nor
matif bir pein hkmn damgasn tayor: Gvenceyi, o
u zaman ne makul ne de makbul olan koullarda bulmay
uman bir pein hkm bu. Gvencesizlik ekseriyetle olum
suz bir erevede ele alnr: kuralszlktan dzenlilie, veya
anormallikten normallie geme zorunluluu balamnda.
Kelime sfat halinden isim haline, bir kouldan bir isme, g
vencesizden gvencesizlie dntnde, bu normatif yk
belirginleir.
Fakat kapitalizm srekli krizdedir. Sermaye eretidir [pre
carious] , stelik normal hali budur. Burada istikrar daima i
iler arasndaki greli avantajlar resmiletirmeyi gerektir
mitir: ya krizin faturasn daha ayrcalksz olanlarn srt
na ykleyerek, ya da krizlerin etkilerini bor yoluyla ertele
yerek. Dahas, gvencesizlikle ilgili tartmalarda ortaya k
t zere, teminatlar sklkla -bambaka yaklamlar savu
nanlar tarafndan bile- yasal zeminde aranmaktadr. Hukuk,
koullarn kaypaklna kar seklerletirilmi bir dua di-

90
li haline gelir. Bu dil, hukuk ile ekonomi arasnda, artk ke
sinlikle geerli olmayan (herhangi bir dnemde geerli ol
duu bile pheli olan) bir aynn varsayar. Dolaysyla g
vencesizlik motifinin, kart gvencenin arzulanmasna yol
amaktan te bir ilevi olup olmad belli deildir - gven
cenin grnrde hkm srd bir zamana dnmek midir
arzulanan, yoksa gvencesizliin olmad bir gelecei kur
mak m, kimse sormaz.
Bu konuda milliyeti deerlendirmeler de devreye girer.
Yaygn ifadesiyle prekarite (veya precarite) , 1990'larn so
nunda isizlerin ve geici iilerin mcadelelerindeki yakn
lamay kavramaya alan Fransz sosyologlar tarafndan
ortaya atlr. Bu sosyologlar arasnda en nde gelen isim olan
Bourdieu, prekaritenin yaylmas meselesini, ona yol at
iddia edilen kresellemeye kar ulus-devletin glendiril
mesini savunmak zere gndeme getirir. Tartmann milli
yeti boyutu ok daha geri planda olan versiyonlarnda ise,
precarite'ye elikili duygularla baklr; direniin, hatta dev
rimin arac olaca mit edilir. Deien snf kompozisyonu
biimlerine veya yeni znelliklere odaklanan yeni grler,
bak asnda ve szvarlmda geri dn olmayan ve ge
cikmi bir deiime yol am olabilir. Ne var ki bu odak de
iimi, ortodoks bir Marksizmin yapsal varsaymlarm sars
maya yetmez: yeni, dolaysyla daha kifayetli bir nc snfn
ilan edilmesi bunun gstergesidir. simler, mutlak bir nvar
saym koyutlarcasna, bir kimliin taycs olur. Bu trden
ilanlarn hepsinde olduu gibi, burada da sorun sadece, hala
tartmal olan mevcut bir kimlik zerinden farkl bir gele
cee gtrecek yolun kefedildii iddias deildir. Daha va
himi, bu tr ilanlarn hepsinin, bir deer hiyerarisinin ifa
desi ve yeniden retimi olmalardr.
rnein, "devrimci entelektel" figr olarak tanmlanan
Lenin'in Parti'si, Fordizm ile Taylorizmin zihin-beden ayn-

91
masna biat ettiyse (bu arada dierleri de ya "kitle" diye, ya
da etkin biimde muhaliflerse "kar-devrimci" diye nitelen
diyse), gvencesiz alma konusundaki tarUmann da ben
zer bir blnmeyi ve konformizmi yinelemekten kanabil
diini nereden bileceiz? Veya, soruyu klasik Marksist te
rimlerle sorarsak: Kapitalizme ikin olan bir kimlikten (is
ter "ii snf" olsun ister "okluk"), kapitalizmi, dolaysyla
kendi varln ve kimliini ortadan kaldrmas beklenebilir
mi? znellii temel sorusu ve cevab olarak ele alan bir po
litika, idealize edilmi bir znellik imgesi olan bir politika
y yeniden mi retir? Bizzat varlnn dayand tabakala
malar barndran, geerli deerlerine (veya deerlendirme
lerine) gre -ki cretli/cretsiz emek ayrm da bunlar ara
sndadr- kayda geirilmi bir Aydnlanma znesine dn
mektir bu.
Baka trl ifade edeyim: "Yaratc emek"in gvencesiz
koullaryla ve "bohemlerin sanayilemesi"yle ilgili tartma,
Puccini'nin La Boheme'inde rastlanan bir manevray yeniden
sahnelemektedir. La Boheme'de birka adam (bir air, bir filo
zof, bir ressam ve bir mzisyen) sanatlar uruna bir at ka
tnda sefalet iinde yaarlar. Fakat Puccini'ye ve yarauc kah
ramanlarmza, o sanat ac biiminde ve opera yoluyla yk
seltecek nihai trajediyi baheden kii, sanatla deil ss eya
syla ilgilenen terzi Mimi karakteridir. Sanat (veya "yarat
c emeki") figr baz rneklerde pekala gvencesiz, gayri
maddi emek reten vs. post-Fordist dzendeki iinin mode
li olabilir; ama bu, bakalarnn maruz kald gvencesiz ko
ullarn, "grnmezlik"lerinin veya "dlanma"larnm sonu
cu olduunun ilan edilmesini gerektirir.
mrn belki de oktan doldurmu bir politik urakta,
gvencesizliin timsali "katsz" gmen iiler olmutur:
yani, yurtta statsnde olmayan, ama yine de ulusal eko
nomi alannn iinde yer alan ve kelimenin baka kullanm-

92
lannda iaret edilenden ok daha vahim biimde krlgan
olan insanlar. Dahas gvencesiz alma, yeni sanayilerin
veya znelliklerin ortaya kmasndan ok daha nce, evi
i emein, perakende, turizm ve hizmet sektrnn, tarm,
seks iilii ve inaat sektrnn az ok deimez bir zel
lii olmu, ocuk yetitirmenin ve pek ok kadn iin cret
li ilerin idaresinde ortaya kan zamansal ve parasal dzen
lemeleri de arpc biimde deitirmitir. Fakat gmenle
re, nc Dnya'ya ve ev iinde kadnlara ait emein ezel
den beri gvencesiz koullara dayand idraki, bu tr i
lerin sadece nceden "grnmez" olduunu ilan ederek
"prekarya"nm yeni bir olgu olduu iddialarn sarsacana,
grnrlk (hukuken tannma ve araclk) dzleminin ye
niden ina edilmesi arlarna gereke oluturmu; kltr
sanat (ve bilgi) iisinin prekaryann paradigmatik ifadesi
mertebesine getirilmesine ve byle kabul edilmesine yol a
mtr. k (g) stratejisi, ierme, grnrlk ve tannma
temalarna tercme edilmitir.
Kresel lekte ve eviine ait ve/veya cretsiz biimlerin
de prekarite, kapitalizm koullarnda almann standart
deneyimidir ve daima byle olmutur. insann yaamak iin
elinde alma yetisinden baka hibir eyi yoksa, veya bir
bakasnn kamusal dzeyde arz ettii emei yeniden ret
mek ve "insaniletirmek"ten baka seenei yoksa -ki bu,
bir bamllk ilikisini eviine tad iin daha da krlgan
olmak demektir- yaam sermayeye, dolaysyla pamuk ipli
ine bal olur.
Fordizmin en grnr olmu, en ok temsiliyet kazan
m ynlerine zg dzenli, tam zamanl, uzun vadeli istih
dam deneyimi, kapitalizmin tarihi iinde bir istisnadr. Bu
istisna, kadnlara ait muazzam miktarda cretsiz emei ve
smrgelerde emein an smrsn gerektirmitir. Bu
emek sayesindedir ki Fordist dzende iinin mesaisi ile bo

93
zaman arasnda przsz bir ayrm olabilmitir. Fordizm
de ii snf iinde oldum olas kk bir yer tutan kesimin
tketimci, duygusal biimde "insaniletirilmesi" ve korun
mas, vaktiyle nc Dnya'da ve kadnlarn efkat teme
lindeki cretsiz emeinde kapsanan eyin zelletirilmesi ve
yamalanmas pahasna olmutur. nclk atflaryla snf
mcadelesinin rnek kahraman mertebesine taman, nispe
ten ayncalkl bir ii snf. . . Bu atflar, sermayenin beden
lere bitii, ve cretlerde yansmasn bulan deerle paralel
lik gstermitir. (Kresel) emek piyasasnn "en alt" ve i
blmleri -yoksulluk, mahrumiyet veya eviinde krlgan
lk- ten rengine veya cinsiyete bal isel zelliklermiesi
ne, doallk erevesinde aklanmtr. O halde pek ok a
dan, prekaritenin son zamanlardaki ykselii gibi alglanan
ey, aslnda prekaritenin, onunla karlamay beklemeyen
lerce kefedilmesinden ibarettir: nk onlar, bedenlerine
has zellikler ile olas parasal deerleri arasnda -cret ay
nmlannda (cretli ve cretsiz) ve cret dzeyleri arasnda
ki tabakalamada dorulanan bir deer duygusudur bu- s
zmona isel ve ezeli ebedi (belki biyolojik) bir iliki oldu
unu sanmlardr.

Biyopolitik Aritmetik

Kukusuz gvencesiz emek ve prekarite zerine; mesaide


ki deiimlerin almay bir yatknlk biiminde tm haya
ta yaymas zerine tartmaya devam etmek iin nemli se
bepler vardr. Prekarite, ii ile iveren arasnda artk bire
bir karlamalarn mmkn olmayn, ve bunun emek pi
yasas, benlik, ilikiler ve hayat arasnda genel bir ayrmsz
lk yaratmasn masaya yatrmak iin bilhassa iyi bir yoldur.
Bu tartmann asl ilgin yan, hayatn kazanmann belir
sizlii ile, bunun sonucu olarak tm sradan vaheti ve deh-

94
etengiz ynleriyle aa kan yaamn belirsizlii arasn
daki badr: hem srekli bir tehdit hem de fiili koul ola
rak yoksulluk; "terre kar sava" , enterne kamplar, "insa
ni mdahale" vs. Bu noktada biyopolitika meselesi ister is
temez yeniden ba gsterir; daha dorusu, onu tm gcy
le tecrbe etmemi olan ayrcalkl bir ii aznl ("meslek
sahipleri") asndan daha elle tutulur hale gelir. Yoksulluk
ve sava, yeri doldurulabilir olduklar kabul edilen, dolay
syla fazlalk ilan edilme tehlikesi iinde olan yaanlan ac
masz koullara mahkum eder. Bu noktada, yaam zerin
deki kapitalist hesaplara kar, "yaamn deeri"nde srar et
mek ne anlama gelir?
Bu, baz sorular gndeme getiriyor. Ekonomik deer
ler ile siyasi-etik deerler hangi noktalarda kesiir? Deerin
bir ls, bir standard var mdr ki tm deerler (yaam
lar) ona nispetle llsn ve hesaplansn? Bunlar rgtsel
sorulara dntrrsek: Prekariteyi, Terzi Mimi ile Filozof
arasndaki farklar yok etmeden, hatta onlar arasndaki hi
yerariyi yeniden retmeden, bir ittifak veya g birlii ara
c olarak kullanmak ne kadar olasdr? Bir moda tasarmc
syla ittifak kurmak, serbest ticaret blgelerinde [maquilado
ra] ucuz ve gvencesiz emek esasyla alan bir iinin ya
rarna mdr? Bu tr sorulara ancak soyut cevaplar verilebi
lir. Ama, yine de ortaya atlabilecek, belki de zor ve cevapsz
iki soru daha vardr.
Birincisi, belirli i trlerine zg smr tarzlar nelerdir?
"Bilisel" veya "yaratc emein" smrs ve dolam, Ma
urizio l..azzarato'nun iddia ettii gibi, "faal olma, bakalary
la iletiim ve iliki kurma" ve "zne olma" buyruuna daya
nyorsa, bu durum insanlarn bakalaryla etkileimini nasl
ekillendirir? Duygusal, uyumlu ve rutinlemi olmaya zor
lanan bir fast food "zincir iisi", alldk smr biimleri
dnceyi, yaratcl ve zynetimi gerektiren bir "beyin

95
iisi" olan yazlmcyla ilikisinde nasl olur da byle bir rol
stlenmez? "Beyin iisi"nin, kognitarya aynasnda kendini
siyasetin znesi, aktr veya "aktivist"i gibi grmekten ka
nmay brakn, bu ilikide kendine "araclk" gibi uzman
lam bir rol atfetmekten kanmas nasl mmkn olur?
Sanatsal-kltrel smrnn performatif artlan (grnr
lk, tannma, eser sahiplii) , kaytd ekonomideki saysz
katsz gmen ve iinin hayatta kalmas iin hala bir zo
runluluk olan gizlilik seeneini ne lde ortadan kaldrr?
ikincisi, iileri birletirecek -bu birlik ne kadar oul bi
imde tanmlanrsa tanmlansn- bir ara bulmak neden bu
kadar nemlidir? rnein zgl retim zincirlerinde y
rtlecek tikel mcadeleler meselesi bir yana, prekarite
nin, zaten son derece farazi ve tartmal olan "ii snf
nn birlii"ni yeniden tesis edecek bu ara olduunda srar
etmenin ne gibi faydalan olduu hi de ak deildir. Tabii
imdilerde bu "ii snf" figrne "okluk" figryle kar
klmaktadr, peki bu "okluun" mahiyeti nedir?
Ellen Rooney oulculuun daha derin bir konformizm
biimi olduundan bahseder: oulculuk, ierik eitlilii
ne imkan verse de, etkileimi yneten biimsel sreler ze
rinde sren atmaya dokunmaz; keza, bu etkileimin ku
rallarnn kendi suretlerinde ve kendi karlar dorultusun
da oluturulduu insanlarn iktidarna da dokunmaz. Bu du
rum genelde, etkileim iin tesis edilmi srelerin ve bu
nun sonucunda yaratlan her trl "birlik" grntsnn,
insanlara fark etmeyecekleri kadar aina gelmesinden kay
naklanr. Dolaysyla bunlarla ilgili problemleri gndeme
getirenler, nifak kayna, hatta snf iinde vahim bir bln
menin failleri olarak grlrler. imdilerde gzden kaybolsa
da, hepimizin bildii bir rnek: Cinsiyetilik bir "kadn so
runu" konumuna hapsedilir, oul "sorunlar" arasndan bi
ri addedilir, ama siyasetin biimini alt st edemez.
96
O zaman biyopolitikann, Fordist biimlerinin yaratt
mahrumiyetten doan aritmetii nedir? ayet Fordist politik
biimler, bedenlerin farkllnda tabiatyla ierildikleri var
saylan blnmeleri dokunulmaz kldysa, post-Fordizmin
aritmetii nedir? Post-Fordizm "insan sermayesine" dayal
bir kresel cemaat hayal eder: Bu cemaatte farkllklar ya pa
zarlanabilir olacak, ya da "insanln" sermaye olarak -daha
dorusu sermaye iin- serbest ak nnde birer engel ad
dedilecektir. Ksacas, siyasi oulculuk post-Fordist piyasa
nn idealize edilmi halidir.
Bu noktada metalamann, kukusuz kapitalizmden nce
de var olan satn alma ve satma eylemlerine dayanmadn
zellikle belirtmekte fayda var. Metalama; bedenler, eylem
ler, iler arasndaki nitel farklar parann soyut lsne g
re ilikilendiren ve bu farklar o soyut lye indirgeyen ev
rensel bir l standardnn uygulanmasdr. Soyut edeer
lik, doal tasvirleri olmadan, hiyerariyi, smry, idde
ti ngerektirir ve retir. Formel, yani hukuki dzlemde bu,
u anlama gelir: Ne yoksullarn ne de zenginlerin kpr alt
larnda uyumalarna izin vardr.
O zaman, gvencesiz iilerin koullarnn drt ba ma
mur bir haklar mevzuatyla dzeltilebileceini iddia etmek
ne anlama gelir? Bence bu, koullarmzn iyileecei, daha
dorusu gvence altna alnaca anlamna gelmiyor. Neg
ri ile Hardt "kresel yurttalk" kavramn nermeden nce,
bunu "insan haklan" ile uluslarst g arasndaki rtme
olarak tanmlayan militarist insaniyetperverlik kresel bo
yutlara erimiti bile. Keza, "vatandalk geliri" uygulamas
nn da, Avustralya gibi mevcut olduu lkelerde, geici c
retli -hatta zorla- almaya bal olduu ve onun kurucu
unsuru olduu grlmtr: sizlik paras karl alma
sistemi [work-for-the-dole schemes] bunun kantdr. Bu po
litika, son dnemde genel olarak isizlere kar bir nleme

97
dnmeden nce, isiz yerlilere uygulanmtr. Vatanda
lk gelirleri, dk cretli, geici ya da kaytd ilerde al
ma zorunluluunu ortadan kaldrmaz; bu gelir kastl biim
de, "plak hayat" iin yeterli olacak, ama geimi salamaya
kesinlikle yetmeyecek dzeylerde tutulmutur. sizlik pa
ras karl alma sisteminin devreye sokulmas, "insan
sermayesi"nin serbeste akmad durumlarda politikann
(ve oulculuun) dorudan zora bavuracan, biimsel
olarak gnllle dayanan cretli emek szlemesini iptal
edeceini gsterir. Avustralya'da yerliler iin isizlik paras
karl alma sisteminin getirilmesi, "eit cret" yasalar
nn yrrle girmesinden sonra yerlilerin istihdam oran
larnn dibe vurmasn takip etmitir. Yerlilerin "dolama
girme"yi baaramamas, bata tembellik olmak zere isel -
ounlukla biyolojik- zellikleriyle aklanm; dolaysy
la zorla altrma, Avustralya'da okkltrcln ve yerli
lerle "yerleimciler" arasndaki barn ba savunucusu olan
politikaclar tarafndan makul bir are olarak sunulmutur.
O zaman, yaamn deerini sermayenin deerlerinden
ayrmak nasl mmkn olabilir? Daha dorusu, kreselle
mi bir milliyetilik ile uluslarst dzenlemelerin hedefle
ri arasndaki iliki balamnda bu nasl yaplabilir: Gven
cesizlie kar her gn verilen hayat mcadelesi, kresel bir
gvenlik devletinin cazibesine kaplmaktan nasl kanabi
lir? Haklar insann sahip olduu eyler deildir - her ne ka
dar bazlarmzn, bakalarna nispetle, gittike kendimi
zi ynettiimiz veya kendi kendimizin ivereni olduumuz
smr biimi alunda kendi emeimizin sahibi olduumuz
sylense de. Haklar da, iktidar gibi, kullanlr - fiiliyatta ve
bedenler tarafndan. Birer hukuki kod olan haklar, devle
tin takdirine bal olarak, onun tarafndan ya bahedilir ya
da esirgenirler. Hibir zaman gvence yoktur ve yasalam
olsun veya olmasnlar belirli haklarn kullanlmas iin dai-

98
ma mcadele edilecektir. Fakat haklar gzergah, bir strate
ji olarak, hukukun veya devletin haklan datmas iin dua
etmek ve haklan esirgeme gcn ve yetkisini hukuka veya
devlete emanet etmek anlamna gelir.
Bunlar sylendikte, prekarite bizi, srf uyandrd hissi
yatla bile, bocalamaya; her durumda gvence iin, ve bazen
aslnda birer kale olduklar ortaya kan kalkanlar iin dua
etmeye sevk edebilir. Ama tm normatif ifadelerine ramen,
sfat haliyle arasndaki iliki bakidir: Ne kadar belirsiz de ol
sa, bir hareketle olan ilikidir bu. "Ereti" [precarious] , me
sai rntlerini niteleyen bir sfat olduu kadar, kar-k
reselleme hareketinin snrlaryla yzleildiinden beri bo
calayp duran bir hareketin deneyimlerinin, umutlarnn ve
korkulannm da tarifidir. Bu durum, cemaati korkulara ve
ya nihai hedef hayallerine kaplan hareketlerin, kresel hu
kuk nnde tannmann salayaca szmona gvencenin
tuzana dme tehlikesini gndeme getiriyor. Fakat bize
olanca aklyla gsterdii bir ey daha var: Farkl bir ge
lecek, tanm gerei, ancak ereti bir biimde, ne salam bir
zemin zerinde ne de genel bir kuraln hkmyle, "biz" de
nen eyin ne demek olabileceini srekli sorgulatan sorular
la ina edilebilir.
EVREN Elin Gen

99
Neoliberalizm Banda:
Eitsizli k, Gvensizlik ve
Toplumsahn Yeniden Kurulumu.
Politik-Ekonomik Alann
ncelenmesi in Temel eler*
MAURIZIO LAZZARATO

Foucault, Birth of Biopolitics'te, 18. yzyl liberalizminden


Alman ordoliberalizmine* * ve daha yakn tarihli ABD neoli
beralizmine geii incelerken, bu deiimlerin nceden ok
da ak olmayan dikkat ekici birok ynn tehis eder ve
bylece gnmz kapitalizmine temel tekil eden mekaniz
malar ve ilkeleri gzler nne serer. Yazarn liberalizm ele
tirisine ynelmesi, biyopolitika aygtn [apparatus] analiz
etmeye ynelik abalarnn bir parasdr ve dolaysyla ik-

* "Neoliberalism in Action: lnequality, lnsecurity and the Reconstitution of the


Social", Theory, Culture &Society, 2009, no. 26, s. 109. Yazara teekkr ederiz
- e.n.
evirideki katklarndan dolay Ali Akay ve Elin Gen'e teekkr ederim
- .n.
** ikinci Dtinya Sava sonrasnda Almanya'da, Freiburg Okulu olarak adlandrlan
ve Ordo dergisi etrafnda biraraya gelen Wilhelm Rpke, Walter Eucken, Franz
Bhm, Alexander Rstow, Alfred Mller-Armack gibi kiiler tarafndan gn
deme getirilen ekonomik yaklam. Buna gre, piyasa kendi yasalar olan doal
bir gereklik deildir ve ancak devletin mdahalesi ve yasalar yolu ile ayakta
tutulabilir (nitekim rekabet de yledir). Bylece devletin mdahalesi ve piya
sann serbestlii birbirine zt kutuplar olmaktan kar ve mdahale sz konusu
serbestliin koulu haline gelir. Foucault Birth of Biopolitics'te hem Alman ordo
liberalizmini hem de ABD neoliberalizmini (Chicago Okulu) ele alr - .n.

101
tidar ve tabiiyet [subjection] meseleleriyle, veya daha doru
bir ifadeyle, iktidarn yaam zerine iktidar olarak uygulan
masyla, yani biyoiktidarla ilikilidir. Biyoiktidar zamanla,
belirli, kapitalist bir iktidar ve zenginlik dalmn, ve z
nenin belirli bir biimini destekleyen koullan oluturan ve
buna uygun bir ereve kuran pozitif bir gce dnmtr.
Eldeki metin, sz konusu mekanizma ve ilkelerin pratikte
nasl ilediklerini ortaya karmada bu analizlerin ne dere
cede yardmc olduunu inceliyor. Dolaysyla sosyo-ekono
mik alandaki ve devletin ileyiindeki dnmlere odakla
nyor ve bu srada, gnmz gerekliinin sylemsel oldu
u kadar pratik boyutlarn da dikkate alyor.
Metin, dnyann ve ona nakolmu ilikilerin, dnyay
belirli bir ekilde kurmay hedefleyen hesaplamalar sonu
cunda harekete geirilen ve hem sylemsel olan hem de ol
mayan, belirlenmi bir aygt -veya dispozitif-* kompozis
yonunun sonucu olduu fikriyle balyor. Bylece tarihsel
bir gereklik olarak kapitalizm, onu mmkn klan bu ku
rumsal dzenlemelerin ve pratik kurallarn olumsal bir so
nucu olarak grlebilir hale geliyor. Bunu takiben, tavrla
rn [conduct] neoliberalizmin konsolide olduu dnemde
ki ynetilme biimlerine yn veren motivasyon ve hesap
lamalarn incelenmesine geiliyor. Buradaki odak noktala
rndan biri, Fransa'daki kltr endstrilerinde alan in
sanlarn durumudur. Bu durum, yalnz eldeki metnin tas
vir etmeye alt sreci rneklendirmekle kalmaz, ayn
zamanda neoliberal dnce ve stratejiler asndan bir s-

* Dispozitifler sylemler, kurumlar, mimari biimler, yasalar, ynetmelikler,


idari nlemler gibi son derece heterojen elemanlardan oluan iktidar dzenek
leridir/tertibatlandr. Foucault esas olarak bu elemanlar arasndaki balant
lar am tasvir etneye alr (daha detayl bilgi iin bkz. Judith Revel, Foucault
Szl (Say Yaynlan, 2012), "dispozitif" maddesi). ngilizce metinde dispozi
tif yerine "apparatus" denilen yerleri "aygt", dorudan kelimenin kullanld
yerleri "dispozitif" olarak evirdim (Franszca'da da "dispositif") - .n.

1 02
nama aracdr. nk bu sektre mdahaleye ve toplumu
neoliberal ilkeler uyarnca yeniden kurmaya ynelik poli
tika ve mekanizmalar tevik eden kiilerden biri de, Fou
cault'nun lmnden sonra yaynlanan almalarnn, do
laysyla neoliberalizme odaklanan 1 9 78- 1 9 79 dersleri
nin de editr olan Franois Ewald'dr. Demek ki bir bak
ma Fransa'da, Foucault'nun neoliberalizm hakknda ortaya
koyduklar, neoliberalizmin bir sosyal politika olarak uy
gulanmasnda rol oynamtr. Bylece ikili bir grnrlk
mmkn olur: Bir yandan, piyasa kapitalizmiyle gbek
ten bal bir dnce sistemi olarak neoliberalizmin an
lalmas, te yandan, Foucault'nun almalarndan ml
hem ve toplumu yeniden oluturmaya hizmet eden arala
rn inas.
Makale boyunca, tavrlar kavrayp elinde tutan bir iktida
r mmkn klacak koullarn paras olarak bu dispozitif
lerin, gvencesizlii, eitsizlii ve bireysellemeyi tevik et
tikleri zerinde duruluyor. Bu koullar yeni bir birey tipi
nin ekillenmesini de ieriyor: "giriim toplumu" [enterprise
society1 * haline getirilen bir toplumun erevesine uyacak,
"kendisinin giriimcisi" haline getirilmi bir zne. Birth of
Biopolitics'te Foucault, liberalizmden ordoliberalizme geie
tekabl eden ve onu beirleyen bir geii, mbadeleden re
kabete geii vurguluyordu; bu rekabet mant, neolibera
lizmde, Refah Devleti dahil olmak zere devletin tm dispo
zitiflerini, ve otonom bireyler kabul edilen zneleri kapsaya
cak ekilde genelletiriliyor. Bunun arac, risklerin ve koru
ma sistemlerin finansallamas ve deer hesabnn bu para
digmaya balanmas. Parann bu srete bir ara olarak ro
l Foucault'nun analizinde eksik braklmtr. Burada, -r-
* "irket toplumu" olarak ela evrilebilirdi, "enterprise" bu anlama da geliyor.
Fakat metnin devamndaki kiinin kendisini giriime dntrmesi ve kendisi
nin giriimcisi haline gelmesi vurgusu nedeniyle bu kavram tercih ettim. Yine
de "irket" anlamnn ela aklda tutulmasn nemli buluyorum - .n.

103
nein "insan sermayesi" kavramndaki gibi- bireyselletiri
ci teknikler araclyla ileyen finansallamanm, riski ve ko
runmay yeniden datmay nasl baardn gstererek, bu
eksiklii gideriyoruz. Finansallama bunu, bireyi artan e
kilde piyasann insafna brakarak yapyor. Paralelinde, c
retlilerin ve kamuda alanlarn emeklilik fonlar irketler
iin finansal bir kaynaa dntrlm; bylece birikim
ler, sermaye yararna temellk edilmi, cretliler duygusal,
dnsel ve politik dzlemlerde ikili bir tuzaa drlm
oluyor. Bu durum, devlet ynetiminin de parasallamasyla
birlikte, sreklilemi bir gvencesizlie ve prekariteye ne
den oluyor ki, bunlar sz konusu yeni aygtlarn ileyebil
mesi iin gerekli koullardr.
Toplumsaln neoliberal dnmnn nemli ynlerin
den biri de, sivil toplumun bu dnme hizmet etmek ze
re ie koulmasdr. Foucault yeni homo crconomicus'un bu
radaki merkezi rolne dikkat ekmiti - "insan sermayesi"
olarak dier tm bireylerle girdii rekabette kendisini mak
simize edecek, "kendinin giriimcisi" bir birey olarak d
nlen homo crconomicus figr. Eldeki metin, bu dnm
leri salamak hedefiyle ileme konan mekanizmalar zm
lerken, unu iddia ediyor: [Kiinin kendisinin giriimcisine
dnmesini getiren} Bu sre, yalnzca tavrlarn neolibe
ral ynetiminin neden olduu yaygn gvencesizlemeyi ar
trmakla kalmyor, ayn zamanda toplumsal balarn ve top
lumsal kaynama [cohesionl iin gerekli koullarn da yk
mna gtryor. Bu ise, neoliberal devlet iin, rkl yeni
den tesis ederek veya sava yoluyla zmeyi denedii ciddi
bir soruna neden oluyor. Tm bunlarla birlikte, sonu b
lmnde ortaya konulduu gibi, "giriim toplumu" kavray
ndan kamaya imkan tanyan kar-tavrlar da mevcut ve
ya mmkn.

1 04
Bir Dispozitifler Kmesi Olarak Ekonomi

sizlik, istihdam ve i, onlar ynettikleri sylenen kurum


lan nceleyen, nesnel, bizzat ekonomik bir varolua sahip
"doal" gereklikler deil. Gerekte, iki dispozitif kmesi
nin kesiimi yoluyla ileyen bir inann sonucudur bunlar:
yasay, normu, kany, kategorileri, bilgileri [savoir] * tesis
edenler kmesi ve bireylerin tavr ve davranlarn yneten
ler kmesi.
Deleuze'n 1 ve Foucault'nun sylemsel olan ve olma
yan formasyonlar [jormations] arasnda yapt aynn, re
tim ve ynetim (rnein, alanlarn, isizlerin ynetimi)
dispozitiflerini haritalandrmamza yardm edebilir. Onla
ra gre, sylemsel olmayan dispozitifler veya pratikler, insa
nn yaptklarna (mmkn veya muhtemel eylemlerine) et
ki eder, sylemsel pratikler veya dispozitifler ise, syledik
lerine (mmkn veya muhtemel ifadelerine). rnein isiz
lik durumunda, "sylemsel olmayan pratikler" veya "sy
lemsel olmayan formasyonlar", kaydeden, dosyalayan, de
netleyen, celp eden, denekleri datan, ihra ve meyyide
lere karar veren, isizlerin gzetimini (grmeler, eitim)
dzenleyen dispozitiflere atf yapar; bunlar, devlet, sendika
lar ve iveren dernekleri tarafndan idare edilen dzenleme-

* Foucault terminolojisinde, Trke'de bilme/bilgi, ngilizce'ye "knowledge" ola


rak karlanan iki ayn kavram var: "connaissance" ve "savoir". Bunlann ilki
("connaissance"), bilinebilir nesneler hakknda sylemler oluturulmas sre
cine, yani, bilen zneden bamsz bir ekilde gelien karmak bir rasyonali
zasyon, tanmlama ve snflandrma abasna iaret eder. Buna karlk "savoir",
bilen znenin [sujet de connaissance] bu bilme sreci srasnda geirdii dn
m de gz nne alarak, bilmenin bir yandan bilgi nesneleri dier yandan
da bilen zne ile ilikisine dikkat eker. "Savoir" iktidar meselesiyle ilikilidir
nk, Klasik a'dan bu yana (kiiler dahil olmak zere) dnyann dzenlen
mesi, bu bilirnseVrasyoneVnorrnal olan ve olnayan arasndaki bu temel ayrm
zerinden gerekletirilmitir. Nitekim Foucault iktidar-bilgi (Fr. "pouvoir
savoir"/ lng. "power-knowledge") eklemlenmelerinden sz edecektir (bkz.
Judith Revel, Foucault Szl (Say Yaynlan, 2012), "bilgi" maddesi) - .n.

105
lerdir. Bu dispozitifler, yararlanclarn mmkn veya muh
temel eylemleri zerinde etki etme imkanna sahiptirler, bu
sosyal yardmn [benefit] miktar ve dnemi, belirli yardm
biimlerine eriim, i arama zerinde denetim, i piyasasna
uyma amal yeniden eitime ynelik basklar gibi nlemler
araclyla mmkn hale gelir. Bu tr sylemsel olmayan
pratikler "igc iindeki isizlerin" [unemployed workers]
tavrlarn, iki farkl mantk uyarnca ynetmeye alrlar:
"yasal zneler" olarak ve "yaayan varlkla" olarak, [ba
ka bir ifadeyle] "vatandalar" ve "ynetilenler" olarak. Mic
hel Foucault'ya gre sosyal sigorta, Refah Devleti'nin dispo
zitiflerinden biridir; burada (hak sahibi) vatandalar zerin
de uygulanan politik iktidar ile, (belirli bir yata, cinsiyet
te, belirli yeteneklere, dnme ve davranma biimlerine vs.
sahip) somut, bireysel znellikler, yaayan zneler zerin
de uygulanan iktidar arasndaki dzenleme vuku bulur.2 S
nflandrma, denetleme, bastrma, kkrtma, tavrlarn ida
resi ve znellik tarzlarn oluturma ilevlerini zerlerinden
atmak iin, bu sylemsel olmayan sosyal sigorta dispozitif
lerinin hizmetine sunulmu bir dolu "toplumsallk teknolo
jisi" [technologies of the social] -yani toplumsal olan kuran
prosedr ve mekanizmalar- vardr. Bu aralar ileme koyan
"teknolojiler" farkl mantklara gre ilerler: adli-yasal ve di
sipliner dispozitifler ve gzetleme [surveillance] dispozitifle
ri. Aada bunlarn ne olduklar, nasl altklar ve birbir
lerine nasl aktarldklar zerinde duruyorum.
"Sylemsel formasyonlar" veya "sylemsel pratikler" bir
beyanda* [statement] bulunmaya yarayan heterojen dispozi
tifler kmesidir. Farkl ekillerde iler ve beyanlar retirler
- rnein, parlamento gibi yasama organlan yasalar tasarlar,
istihdam ofisleri normlar belirler, baka merciler dzenle-

* "ifadeler" olarak da evrilebilirdi. Aada "expression" kavram getii ve onu


"ifade" olarak evirdiim iin bu kavram tercih ediyorum - .n.

1 06
meleri yapar, niversiteler akademik snflandrmalar ve ra
porlar retir, medya kanlar ina eder, ve uzmanlar bilgiye
dayanan yarglarda [infonnedjudgment] bulunurlar. Bu sy
lemsel pratiklerin nesnesi, farkl (yasa, kamuoyu vb. ile ili
kilenen) sylem rejimleri tarafndan anlatlan ekilde olu
turulmu bulunan "isizlik" , "i" , "istihdam" gibi kategori
lerdir. Sz konusu kategorilerin tutarllklar ve etkinlikleri,
bu farkl fakat pratikte kesien szcesel [enunciativeJ rejim
ler boyunca vcut bulur. Bu "sylemsel pratikler" , nemli,
arpc veya ilgi ekici olan tanmlayarak bir toplumun be
lirli bir andaki "sorunlarn" ina eder ve belirlerler. Bylece
bir yandan mmkn olann snrlarn izer, te yandan da -
paradoksal ekilde, szn ve ifadelerin dolamn kkrtan
teknikler araclyla- egemen beyan rejimine uymaz gr
nen beyanlarn dolama girmesine engel olurlar.
Sylemsel olmayan formasyonlarn "eylere" indirgene
meyecek olmas gibi, sylemsel formasyonlar da "szckle
re" indirgenemez. Sylemsel pratikler basite konuma ka
biliyetinin rn deil, "makinesel" bir ileme biimine sa
hip bir kurum ve merci eitliliinin eylemlerinin bir sonu
cudur. Sylemsel pratikleri gndelik sylemin ve politik po
lemiin yerine geme eiliminde olan akademisyen, uzman
veya gazeteci, beyanlarn bireysel znesi deil; karmak ve
eklemlenmi bir ekonomik, politik ve kltrel kar ann,
ilev, prosedr ve protokol zincirinin sylemsel bir k ve
ya var noktasdr. Beyanlarn ok eitli kamular (medya,
akademi, yerel ve ulusal dzeyde seilmi temsilciler, top
lumsal-profesyonel kategoriler vs.) zerinde etkileri vardr.
Bunlar, farkl kamulara has ve kamuoyu oluturmaya y
nelik diferansiyel bir ynetim mant uyarnca, semiyotik
ve iletiimse! bir teknik yelpazesine bavurduklar lde
(ki bunlara zihnin [intellect] teknikleri denilebilir) , her e
yi kapsayan bir kategori olarak ideoloji, sylemsel pratikler

107
ile iktidar ilikileri arasndaki karmak ilikiyi yeterince ifa
de edemez hale gelir.
Sylemsel ve sylemsel olmayan pratikler, bir nedensel
lik, simgeletirme veya temsil ilikisi iinde deildir, bun
lar karlkl olarak birbirlerini nceden varsayarlar. Birinin
syledii, ancak retim altyaps styapya temel tekil ede
cei oranda, o kiinin yaptnn bir yansmas veya ters im
gesi olabilir. Sylemsel ve sylemsel olmayan pratikler ara
vermeksizin birbirlerinin iine geer ve dnyamz ve onu
oluturan ilikileri retir.
Dolaysyla isizlii, ii ve istihdam, kesien ve birbirle
rinde destek bulan tm bu sylemsel ve sylemsel olmayan
dispozitif ve sre eitliliinin "kitlesel" veya "toplam" et
kisi olarak anlayabiliriz. "sizlik" en bandan ekonomik
bir kategori deildir, veya baka bir ifadeyle, ekonomik olan
tmyle "dzenlenmi" bir eylem kmesi olarak anlalma
ldr. Peki kim ve ne tarafndan dzenlenmi? Yasalar tara
fndan, ve ayn zamanda, belki de dini, fakat gnmzde
zellikle medyatize edilmi veya kltrel bir nitelik tayan
normlar, alkanlklar, bilgiler, reeteler tarafndan.
"Ekonomik" olarak adlandrlan, ynetilenlerin mmkn
veya muhtemel eylemlerine tesir eden farkl bedensellemi
teknikler ve prosedrler tarafndan, ve ynetilenlerin mm
kn veya muhtemel beyanlar zerinde etkisi olan farkl se
miyotik dispozitifler tarafndan dzenlenmi bir etkinlik
kmesidir. Dzenleme burada bir yandan oluturma ve tesis
etme [constitution and institution] * te yandan da snrlan
drma, bask ve denetim anlamlarna geliyor. Baka bir ifa
deyle, kapitalizmin veya sermayenin, basite veya isel ola
rak, devamnda yasa, normlar ve sylemler tarafndan d-

* Bu kelimeler srasyla "anayasa" ve "kurum" anlamna da geldikleri iin lngi


lizce orijinalleri veriyorum. Yazarn bu kelimeleri tercih etmesinde bu anlam
lan da anurmak gibi bir niyet tam olmas ihtimal dahilindedir - .n.

108
zenlenip temsil edilen bir ekonomik gereklik olduunu d
nmekten kanmalyz. Sermayenin isel bir mant; ve
ya haklar, kanlar ve bilgiler araclyla snrlandrlabilecek
veya kontrol altna alnabilecek otonom ve bamsz yasala
r yoktur. Srekli olarak tesis edilmesi [instituted) gerekir.
Tarihsel bir gereklik olarak kapitalizm, olabilirlik koul
larn oluturan (hukuki veya hukukd) pozitif kurallarn
ve kurumsal [institutional] bir erevenin olumsal bir r
ndr. Foucault'nun3 ifade ettii gibi, ekonomik sre ve
kurumsal ereve "birbirlerini arr, destekler, deitirir;
ve bylece her biri srekli bir karlkllk iinde ekillenir".

Tavrlarn Ynetimi

u veya bu dispozitifi kullanarak, u ve u prosedre daya


narak, kimi zaman beden teknolojilerine kimi zamansa sy
lemsel teknolojilere bavurarak bu birleik ve btnleik
sre okluunu ileten kimdir? Bu, "ynetim"dir [govem
ment) ; eer kavram, insanlarn tavrlarn ynlendirmek ve
onlarn eylemlerine ve ilikilerine dair olaslklar hesaba
katmak zere ileme konmu teknikler ve prosedrler ola
rak anlarsak.4 Ynetim, hem ifadelerin [statement] ve ya
plabilirlik bilgisinin [ know-how) oluumunu mmkn k
lan sylemsel pratikleri kullanr ve idare eder; hem de gre
ce ak, tersine evrilebilir ve dntrlebilir iktidar iliki
lerinin "tahakkm durumlar" ve tabiiyet modaliteleri [mo
dalities of subjection) eklinde sabitlenmesini mmkn klan
adli ve yasal mekanizmalar deposunu ve sylemsel olmayan
teknolojileri. Daha dorusu, bu ynetim kavramn devlet
ynetimiyle kartrmamak iin, bunun, sz konusu oklu
sreler birleiini iler klmaya ynelik etkinlie verilmi
bir isim olduu sylenebilir - her bir eylemin uygulaycs
ister devlet adanlan, ister sendikaclar veya patronlar olsun.

1 09
Ynetim, zerinde uyguland ynetilenlerin her zaman
cevap verme, farkl davranma veya reddetme imkanna sahip
olduu bir iktidar tekniidir. Foucault iin, tavrlarn yneti
mi direniin her zaman mmkn olduu anlamna gelir. Y
netim, ynetenler ile ynetilenler arasnda stratejik bir iliki
dir; bu iliki araclyladr ki, birinciler ikincilerin tavrlar
n belirlemeyi dener ve ikinciler "ynetilmekten kanmak" ,
ynetilmeyi minimize etmek, veya baka prosedrler, ilkeler,
teknolojiler ve bilgiler vs. uyarnca baka trl ynetilmek,
ve bylece kendi kendilerini ynetmek iin pratikler geliti
rirler. Foucault bu yaratc direni stratejilerini "kar-tavr
lar"[counter-conducts] olarak adlandrr: Bunlar, "otonom ve
bamsz" zneleme [subjectivation] * srelerini, yani biri
nin kendisini oluturmas iin olanaklar aa karr.
Ksa sreli szlemeyle alanlarn mcadelesinde gz
lemleme frsatn bulduumuz kar-tavrlar ve zneleme
biimleri, onlar denetlemesi amalanan iktidar dispozitifle
ri kadar ok ve eitlidir. Bunlar, farkl ekillerde ifade bu
lur: kama, saptrma, hile, tahakkm halini alaa etme de
nemeleri, iktidar dispozitifleriyle dorudan atma vs. Bu
aralar birbirleriyle atmaz. Ezamanl olarak savunmac
ve/ya saldrgan yaklamlar ifade edebilirler ve hem direni
mant uyarnca hem de politik denemeler biiminde eyle
me geirilebilirler.

* Franszca'da ve ngilizce'de zne anlamna gelen kelime (Fr. "sujet"/lng.ce


"subject"), ayn zamanda, tebaa da demek. Buradan hareketle, znelemenin
her zaman tabiiyetle el ele gittiine dikkat etmek gerekiyor. Bu ift anlamllk,
zneyi iktidar nceleyen, yer yer onun dnda, gerektiinde ona kar direnen,
kendinden menkul bir varlk gibi tahayyl eden btn bir dnce geleneini
karsna alm bulunan Foucault asndan nemli. Bu noktada, yazarn ikti
darn yalnzca baskc, kstlayc deil, ayn zamanda retici, znellikler reten
bir nitelik tadn iddia ettiini haurlatalm. Toplanm bulunduu bir mer
kezden veya tepeden, evreye veya aaya dayaulan deil, toplumsal ilikiler
boyunca akan bir iktidardan sz ediyoruz burada. te "zne" bu ilikiler, ak
lar iinde (bir noktada sabitlenmemek zere) ekilleniyor. Bu anlamda tabiiyete
zneleme, znelemeye tabiiyet elik ediyor - .n.

110
Demek ki, isizlik, istihdam ve i yalnzca denetim dis
pozitiflerinin, kkrtmann ve belirli ifadelerin [statements]
retiminin kesitii yerde deil; ayn zamanda farkl strate
jilerin kesiim noktasnda ortaya kar. Bu stratejiler tavrla
nn ynetimiyle ve ynetilmenin reddiyle, veya hem birey
sel hem kolektif dzeyde kendi kendini ynetme arzusuy
la ilikilidir. ktidar dispozitifleri haritasnn anahatlan, bi
ze farkl ynetim formlarnn ve stratejilerinin eitli tekno
lojiler araclyla uyguland alanlann genel bir erevesi
ni verecektir. Bu, ayn zamanda, muhtemel kar durulabilir
blgeler haritasdr. Fakat tavrlann ynetimine ynelik tek
niklerin ve kar-tavrlann organize edildii tekniklerin na
sl, hangi stratejiler ve mekanizmalar araclyla ie koul
duklarn bize sylemez. Bu eitli tekniklerin nasl eklem
lendiini, farkl bilgilerin nasl ilediini, dispozitif yelpaze
sinin nasl i grdn, iktidar ilikilerinin nasl alt
n anlamamz gerekir.

Kltr Piyasasnn Dzenleyici lkesi


Olarak Rekabet

Szlemeli alanlar rneinde karmza kan ihtilaf bu


kategorileri iler haldeyken grmemize frsat tanyor. Reka
beti bir piyasann doumuna ve kuruluuna has sylemsel
ve sylemsel olmayan modalitelerin takibini mmkn kl
yor, nk Fransa'da 1980'lere kadar kltrel sektrn yal
nzca bir ksm (sinema) bu mant takip ediyordu, ve sz
konusu ihtilafa konu olan ey, tam da bu sektrdeki reka
bet kurumuydu.
Foucault'nun Birth of Biopolitics'te gelitirdii kavram
lar ve iddialar nmze koyduumuz sorunun kalbinde
dir ve bu modaliteleri tasvir etmemize yarayacak aralan bi
ze sunar. Rekabete kayan bu vurgu, neoliberalizmin Fran-

111
sa'da ve baka yerlerde giritii "toplumsal yeniden inann"
merkezindedir ve sosyal sigorta rejiminin yeniden yaplan
drlmas bu dnm iin gereken ana yapya doru aulan
son admdr. Daha nce ifade edildii gibi, bu rnek ilgin
tir nk Foucault'nun lmnden sonra yaynlanan ve ne
oliberalizm incelemesini de iine alan almalarnn edit
r olan Franois Ewald bu toplumsal yeniden ina politika
larn (ihtiyatla da olsa) tevik etmitir (bir sendika bakan
nn yan sra) .
Foucault'nun almasn bu perspektiften sorgulamak is
teyen biri, iki soruyla balayabilir. Bunlar, sz konusu ihti
laftaki ana meselelerle ve iverenlerin "reform" projesinin
ana ekseniyle ilikilidir. Kltr endstrisi iinde bir emek
piyasasnn oluumu neden "sosyal politikann" idaresinden
geer - iverenlerin kendilerini "sosyal giriimciler" olarak
adlandracaklar derecede? Ve neden isizlik sigortas bir en
gel tekil eder? Ve neden Fransa'daki iverenler dernei ken
di ekonomi-politik projesini "sosyal" bir proje olarak tarif
eder? Foucault'nun cevab, liberal ynetimin bandan be
ri "toplumun ynetimi" olduu iddiasdr.5 Liberal yne
tim, fizyokratlann yaptklar gibi, yalnzca ekonomik yasa
larn tehis edilmesi ve gzlemlenmesiyle yetinmez, toplu
mu btnl iinde hedefler. Liberal politika, bir "toplum
politikasdr" [politics of society] ; bu toplumun okunabilirli
i, lei ve hangi kurallar uyarnca iledii -ordoliberalle
rin syledii gibi- piyasaya dayaldr.
"Toplumsal olan" [the social] kapitalist ekonomi ve po
litik olan arasndaki iliki sorunlu hale geldiinde devreye
sokulmu bir ynetim tarzdr [mode of government] . Fou
cault'nun anlatt zere, bir egemenin ynetim sanat, bir
toprak ve haklar znesi [subjects of rights] zerinde uygu
lanmaldr; fakat bu mekan 18. yzyldan bu yana haklan
deil, karlar olan ekonomik zneler tarafndan igal edil-

112
mitir. Homo reconomicus, homo juridicus'a tekabl etme
yen, kesinlikle heterojen bir figrdr. Ekonomi insan ve
haklar znesi iki ayn ve gayet heterojen kurulum srecine
yol aar: Haklar znesi, bir uzlam diyalektii sayesinde di
er hak znelerinin oluturduu kmenin bir paras olur.
Nitekim, politik olann kurulumu, yarg znesinin [juridi
cal subject] kendi haklarn bir bakasna devrini varsayar.
Tam tersine, ekonomi insannn ekonomik olanlar kmesi
ne dahli, haklarn kayb deil, kendi karlarnn oalma
s yoluyla gerekleir. Kii karlarndan vazgemez nk
ancak kiinin bencil karlarnn korunmas yoluyladr ki,
kolektivitenin ihtiyalarnn oalmas ve tatmini mmkn
olur. Foucault iin ne adalet ne ekonomi kuram, ne yasa,
ne piyasa bu heterojenlii uzlatrabilir. Bylece ne hak z
neleri btnl, ne de ekonomi zneleri kmesi olan ye
ni bir blgeye, yeni bir alana, yeni bir referans erevesine
ihtiya doar. lki grubun ynetilebilir hale gelmesi, ikisini
de sarmalayacak yeni atnn [assemblage] tanmlanabilme
si kouluna baldr, bylece yalnzca aralarndaki balant
lar ve birlikte oluturduklar kombinasyonlar deil, ekono
mik karlarn tesine geen btn bir eler ve karlar di
zisi de grnr hale gelir.
Bu tr bir kmelenme veya atnn ad sivil toplumdur.
Ynetimselliin [governmentality] her eyi kapsayc karak
terini korumas ve -bir yandan adli dier yandan ekonomik
ynetim sanatlar arasnda- iki dala ayrlmamas iin libera
lizm yeni bir referans erevesine uygulayabilecei bir dizi
teknik icat eder ve bunlar dener. Bu yeni ereve sivil top
lumdur. Sivil toplum burada, devlet karsnda zerkliin
retildii bir uzam deil, ynetim tekniklerinin mtekabili
dir [correlate] . Birincil veya dolaysz bir gereklik deil, mo
dem ynetimsellik teknolojisinin bir parasdr. Liberalizm
bir ynetim sanat olarak tam da bu kavakta, bu arayzn

1 13
idaresinde tesis olur. Biyopolitikann doduu kesiim nok
tas da burasdr.
20. yzylda tavrlann ynetimi olarak biyopolitikann be
lirli bir ilevi vardr. Sosyal politika, Foucault'nun gsterdii
gibi, liberal kapitalizmin doumunun aynlmaz bir parasy
sa, kapitalist stratejinin kalbine de devrimci politikalara, ya
ni ekonomi ile politika arasndaki sorunlu ilikiden kaynak
lanan birbirine kart [antagonistic] ikiliin doumuna ceva
ben yerletirilmitir. Tavrlann ynetiminin grevi ntrali
ze ve depolitize etmektir, bunu kapsam gittike genileyen
sosyal politikalar araclyla yaparken iktidar ile gelir ara
snda da (ikilikleri tetikleyebilecek) kutuplamalara neden
olur. Bylece toplumsal olana dair bir politika [politics of the
social] , liberal stratejilerin merkezine oturur - Keynesi li
beralizm, Alman ordoliberalizmi veya neoliberalizm rnek
lerinde farkl ekillerde de olsa.
Demek ki mesele, neoliberallerin "piyasa" ve "toplum"
kavramlanndan ne anladklann aa karmak ve bunlar
arasndaki ilikiyi nasl kavramsallatrdklann bilmektir.
Neoliberalizm iin piyasa, Adam Smith'in inandnn ter
sine, insanlann mbadeleye ynelik eilimlerinin kendili
inden veya antropolojik bir ifadesi deildir. Mbadele yeri
ne, piyasann dzenleyici ilkesi olarak rekabeti, ve zellikle
de alanlar ve giriimler/irketler [entreprise] aras rekabe
ti vurgular. Mbadele eitlikle balantlyken, rekabet eit
sizlikle ilikilidir. Yeni ynetim tarz, mbadele-eitlik ifti
nin yerine eitsizlik-giriim iftini koyar. Neoliberaller iin
piyasa, ancak rekabet toplumun dzenleyici ilkesi olarak or
taya konduunda, dzenleyici bir ilke olarak ileyebilir. Ne
oliberalizm iin, piyasa gibi rekabet de, itahlann, igdle
rin ve davranlann "doal oyununun" bir sonucu deildir.
Daha ziyade rekabet, eitsizliklerin, yerletirilmesi ve srek
li beslenip ayakta tutulmas gereken "formel bir oyunudur."

1 14
Dolaysyla itahlar ve igdler verili deildir: yalnzca eit
sizlik itahlan kabartna, igdleri ve akllan keskinletir
me kapasitesine sahiptir ki, bylece bireyler rekabete ynel
tilirler.
Kitle iletiim aralarnn iddia ettiinin aksine, neolibe
ral piyasa kavram, doal deildir [anti-naturalistJ . Piyasa ve
rekabet, eitli mdahaleler gerektiren bir inann sonucu
dur; bu mdahaleler zellikle devletten gelir ve "braknz
yapsnlar"n mmkn ve iler olmas iin gereken ekono
mik ve ekonomi d koullar zerinde kurucu etkilere sa
hiptir. Bu, piyasaya piyasa iin mdahale etme meselesi de
ildir. Daha ziyade, rekabet denilen "krlgan mekanizma
nn" almasna imkan veren koullarn, ve zellikle top
lumsal koullarn ynetimi anlamna gelir. Bu da, neolibe
ral ynetimin, toplumsal sreleri, ilerinde piyasa meka
nizmalarna uygun koullan yaratacak ekilde stlenmesi
demektir.
Fransa'da "toplumsal yeniden ina" tam da bu gelenekten
mlhemdir ve balangcnda, "rekabet ilkesinin, ondan z
grlemeye veya ona hkmetmeye fazlasyla meyleden bir
toplumsalln iine yeniden ekonomik zorunluluu dahil
ettii"6 gerekesiyle temellendirilmitir. Bu nedenle, kltr
endstrisindeki szlemeli alanlar rneinde ncelikle,
zellikle emek rgtlenmesininki olmak zere, muhtelif ta
raflarn ihtilafta ortaya koyduklar "sylemsel olmayan pra
tiklerin" roln anlamamz gerekecektir. Durum udur: Re
kabet kltrel sektrn emek piyasasnda zaten mevcuttu,
fakat "reform" manu uyarnca; isizlik denekleri (greli)
gelirin, daha ok alp kazanan aleyhine ve daha az alp
kazanan lehine yeniden datm sonucunu dourduu iin
tahrifata neden oldu. Gelir ve deneklerin datmna ili
kin saylar, asgari cretin altnda kalan gelirleri telafi etme
ye ynelik teebbslerin cret farkllamasn byk oran-

115
da drdn gstermektedir. * Fransa ulusal istihdam
ajansnn (Unedic) ileri srd "reformun" amac, mevcut
karlkllk [mutuality] * * mantn zayflatmak veya yok et
mek, ve yerine sosyal yardmlar gelire oranla datan sigor
ta ilkesini yaygnlatrmaktr. Neoliberalizm mantna g
re, alanlar bir yeniden datm sistemi uyarnca koruyan
bir sistem "rekabet kart" olarak tanmlanr. Neoliberaliz
min ekonomik olmayan "toplumsal adalet" kavramna kar
kmasnn nedeni budur, eitsizlikleri -ularda bile- daha
dengeli hale getiren, ve "irrasyonallikleri" dzelten bu sis
tem rekabeti tahrip eder ve bylece piyasann olmas gerek
tii gibi ilemesinin nne geer. Aslnda kaynaklarn rasyo
nel ve etkili datmn salayacak olan, bu uygun ileyitir.
Rekabet ve giriimcilie dayal bir piyasann ynetimi, her
kesin, Foucault'nun ifadesiyle "eit bir eitsizlik" halinde ol
masn temin etmelidir.
Dolaysyla sosyal politika alanna, onu bireyselletirmek
zere mdahale etmek nemlidir. Bu, ordoliberallerin, (top
lumsal harcamalarn kolektiflemesi ve sosyalizasyonu an
lamna gelen) "sosyalist sosyal politikann" tersine, "birey
ci sosyal politika" dedikleri eydir. Foucault bu "bireyselle
menin", bireyleri risklere kar korumak yle dursun, risk
leri bireysel olarak stlendikleri ve onlara bireysel olarak g-

* "Yarauc sektrde" (medya, moda, kltr vs.) alan "yeni profesyoneller,"


iilerin, isizlerin ve benzerlerinin iinde bulunduu durumdan tamamen
ayn, homojen bir ayrcalkl bireyler bloku oluturmazlar (Boltanski ve Chia
pello'nun (1999) iddia ettii gibi); aslnda aralannda hayli farkllamlardr.
** "Mutuality" gndelik kullanmda da "karlkl olmak" anlamna geliyor. Fakat
burada zellikle dikkat edilmesi gereken nokta, Fransa'da belirli bir alanda al
an kiilerden oluan ve yelerin bir eit dayanmasna dayanan, ticari olma
yan ve kar gzetmeyen oluumlara da "mutuelles" denilmesidir. Sigorta irket
lerinin mantndan farkl olarak, belirli bir yatnn karlnda kazan elde
etmek deil, yelerin ihtiyalanna cevap vermek amalanr ve buralarda prim
ler, ye kiinin ak bulunduu risklerle oranul olarak belirlenmez. Bu olu
umlann kooperatiflerden farklan ise, yalnzca parasal katklann sunulnasdr
(emeklilik ayl, salk giderlerinin karlanmas gibi) - .n.

116
s gerdikleri bir ekonomik alan yaratmay amaladn id
dia eder.
Bu "bireysel sosyal politika" mantm sosyal koruma me
kanizmalarna naketmek amacyla, isizlik denekleri reji
minde ngrlen reform, en eski disipliner tekniklerle (g
zetleme, meyyide uygulama, dlama, tetkik/snav [exami
nation] ) en yeni gvenlik tekniklerinin (erteleme, ayarla
ma, kontrol, farkllatrma) bir birleimini devreye sokmak
zorundadr. Disipliner teknikler yeniden dzenlenir ve g
venlik tekniklerinin belirledii yeni ilevlere uyarlanr. Ay
n zamanda, bu insan, disiplin ve gvenlik teknolojilerinin
aktive edilmesi, adli ve yasal etkinliklerde de bir patlamaya,
devletin, dzenleyici piyasalarn ve emek kurumlarnn [la
bor agency] kaynaklk ettii norm ve reglasyonlann eit
lenmesine neden olur.
Ele alnan rnekte reform, ilk nce, sektrde ok fazla sa
nat, yaratc ve irket olduu gerekesiyle szlemeli al
anlarn saysn drmeyi amalamtr. sizlik denekleri
ni devreye sokan koullar zorlatrlm; ardndan yeni diplo
ma derecelerinin yrrle konmasyla vasfllan vasfszlar
dan ayracak tedbirler alnm, bylece potansiyel kltr al
anlar yeniden snflandrlm ve farkllatrlm ve istihdam
edilemezlerin edilebilirlerden ayrlmas salanmtr. sizler
damgalanm ve "eytanlatnlmtr". denek sistemi, fazla
gevek olduu ve u veya bu istismara izin verdii iin, rne
in "sosyal korumann iten giderek aynlmas"7 gibi yollarla,
"insan sermayesi" ve giriim mantndan kamay mmkn
kld iin iveren kurumlan tarafndan eletirilmektedir.
Demek ki, reform ekonomik olmaktan ok iktidarn bir ile
mi gibi grlebilir. nk amac, "toplumsallk" zerindeki,
ynetilenlerin tavrlar zerindeki denetimini geri kazanmak,
ve bylece bte an azaltmak ve isizlik denei hesapla
rn giriim mantna uygun hale getirmektir.

117
Ksa sreli szlemeyle alanlarn saysndaki d bir
"dlama" olarak grlebilir, fakat bu dlananlar bir "nfus"
(istihdam piyasas iindeki insanlar kmesi) iine dahil edi
lir. Bu nfus zerindeki ynetimsel etkinlik [govemmental
action] eitsizliklerin diferansiyel ynetimi biiminde uygu
lanr. Disipliner dlama teknolojileri eitsizliklerin idaresiy
le ilikili bir gvenlik teknolojisinin ileyiine dahil edilir.
Bu idareye dair ynetimsel etkinlik, isizden, dk cret
li alandan, gvencesiz [precarious] alandan, szleme
liden, yan-zamanl ve benzerlerinden geerek cretli profes
yonele uzanan btn bir sreklilii hedefler. Yasa, norm ve
reglasyonlarda bir eitlilik ortaya kar ve szleme tiple
rinin aktarmn, rejimlere dahil olma, vasflar edinme, for
masyon, tazminat ve haklara ve asgari deneklere erime
tarzlarn tesis eder. Bu sreklilik yalnzca "crete dair" de
ildir, ayn zamanda "toplumsal" dr ve bu nedenle toplum
sal yeniden inann amalarna uygunluk gsterir. Gvenlik
teknolojilerinin ayn belirsiz nfusun ynetimi kapsamna
ald sreksizlikler, eikler, blnmeler ve dilimler tarafn
dan kat edilir. yleyse ynetime has grev, bir taraftan sta
tler, gelirler, eitim, sosyal sigorta ve benzerleri arasnda
ki "aynmlan" tespit etmek ve bunlarn etkili bir ekilde bir
birlerine kar ilemesini salamaktr. Fakat ayn zamanda
bu, her bir kesim, her bir durum iinde, rekabeti tevik et
me arac olarak bireyselleme politikalarnn bytlmesi
meselesidir (cretlerin, kariyerlerin, isizlerin denetlenme
sinin bireysellemesi) .
Bu sreklilik iinde, eitsizlik konumlarnda bulunan
larn hibirinin kendini gvende ve istikrarl hissetmeme
si gerekir. Gvencesiz iinin, yoksulun, isizin ve dk
cretli alann, "vakalann" ve "durumlarn" eitlenme
si (rnein, gen nfus, kentli gen nfus, vasfl gen n
fus, mahrum kalm gen nfus) , bireysellemenin geni-

118
lemesinin ve derinlemesinin parasdr ve hem bireylerin,
hem de diferansiyel olarak genel i durumunun zayflatl
masn amalar.
Neoliberal ynetim stratejisinin nasl ilediini anlayabil
mek iin, onu radikal kanattaki sendikalarla karlatrmak
mmkndr. Bu sendikalar nfusun tmne genel olarak
uygulanacak bir norm, yani srekli i szlemesi fikriyle ha
reket ederler; durumdan bamsz bir ekilde "iyi" olduu
ve herkesin uynas gerektii varsaylan normlar temel alr
lar. Son otuz yldr iiler ve devlet, farkl bir mantk uyarn
ca dnr ve harekete geer; bu, bir "normallikler" eitli
liini tespit, ina ve konsolide etmeye dayal bir mantktr.
Bu "normallikler" idaresi, tek bir modele uygunluu ara
trmaz; bunlarn "eit bir eitsizlik", bir rekabet durumunda
tutulmalarm, farkllamay tevik etmeyi ve "harekete gei
rici" bir belirsizlii srekliletirmeyi amalar.
erme ve dlama, normal ve anormal, "byk bir bln
meyi" belirtmez; daha ziyade, her durumda vakalar, du
rumlar, statleri oaltmaya meyleden ynetimsel etkinli
in deikenleridir. Ynetim bir blnmeden ok, blnme
lerin ve farkllklarn modlasyonu zerinden iler. Fouca
ult,8 bu ynetim modalitesinin, normalin ierilmesi ve anor
malin dlanmas zerine kurulu disipliner toplumlarn nor
malizasyon mekanizmalaryla ilikili olmadn aka ifade
eder. Ona gre, gvenlik temelli toplum, genel bir normali
zasyonu tesis eden ve normalize edilebilir olmayanlar dla
yan mekanizmalara ihtiya duyan bir toplum deildir.
Dlama ve hatta balant kesme [disciffiliation] 9 kuram
lar, hala disipliner toplumlara atf yapar. Bu, dlanmann,
balantszln ve marjinalizasyonun olmad anlamna
gelmez; neoliberal ynetim pratiklerinde deien, bunlarn
ileyiidir. istihdamla ilikili gnmz politikalar -rnein,
destek alanlarn almalarn zorunlu klan "altrmaclk"

119
[ workfarel-* bireylerin hayatlarna eitli derecelerde g
vencesizlik, istikrarszlk, belirsizlik, ekonomik ve varolu
sal krlganlk [precarityl alar. Hem bireysel hayatlar, hem
de onlar gemite korumu olan kurumlarla ilikilerini g
vencesiz hale getirir. stihdam dzeyi ve koullan ne olursa
olsun, herkes iin ayn kalan bir gvencesizlik deildir bu,
sz konusu sreklilii kat eden diferansiyel bir korkudur.
Bu eitsizliklerin diferansiyel ynetimi, toplumun tm ke
simlerini etkileyen ve eitsizlikler araclyla yrtlen bu
tavrlar ynetiminin "duygusal" [affective] tabann olutu
ran diferansiyel korkular retir. Bu eitsizlikler, tesis ettik
leri uurum ne kadar byk olursa o kadar etkili bir ekil
de iler. Yine de bu eikler ve aralklar, bir toplumun "ta
hamml edebildii" veya baa kabildiiyle orantldr. De
leuze ve Guattari10 bu durumu tasvir etmek iin, Foucault
cu "gvenlik dispozitifi" kavramndan daha uygun bir terim
bulmulardr. Onlar gvencesizliin mikro-politikasndan
[micro-politics of insecurityl dem vurur ve majr, rgtlen
mi "moler bir toplumun" ynetimine tekabl eden bir k
k korkular mikro-politikas, sreklilemi bir "molekler
gvencesizlik" olduunu iddia ederler. yle ki, iileri ba
kanlklarnn forml u olabilir: bir gvencesizlik mikro
politikas iin toplumun makro-politikas.
Emek piyasasnn diferansiyel ynetiminin belirli bir poli
tik soruya cevap veren temel bir ilevi vardr: sermaye-emek
ilikisi iinde, indirgenemez politik ikiliklere dnmeye
cek gelir ve iktidar kutuplamalar nasl yaratlabilir? Tavr
larn ynetimi, 19. yzyl sonu ve 20. yzyl banda ortaya

* "Workfare", alna anlamna gelen "work" szc ve refah anlamna gelen


"welfare" szcnn ikinci yarsnn birletirilmesiyle meydana getirilmi bir
kavramdr (Refah Devleti - "Welfare State"). Sosyal yardmn, bavuran kiile
rin, eitim yoluyla kendilerini gelitirmeleri ve bylece istihdam edilebilirlik
lerini artrmalar veya (cretsiz olarak) toplum yararna almalar kouluna
balanmas anlamna gelir - .n.

1 20
kan ve sz konusu eitsizlikleri "iiler" ile "sermayedar
lar" arasnda "lmne" bir savaa dntren "devrimci
politikalarn" ntralizasyonunu ve depolitizasyonunu ama
layan bir teknikler kompleksidir.

Sermayeleti rme/Kapitalizasyon
[Capitalization]

Neoliberal ynetimin toplumsal alana mdahalesi, toplum


sal alann giriimin bir ilevi haline getirilmesi vastasyla
gerekleir. Bu mdahale, eitlilii, farkllamay ve rekabe
ti tevik etmek ve tm bireyleri "insan sermayesine" dn
mek, kendi kendisinin giriimcisi haline gelmek zere k
krtmak ve snrlandrmak adna yaplr. Neoliberal politi
kalar devlet mdahalesini ierir, fakat Keynesilik'ten farkl
olarak, hedefi arz deil talebi harekete geirmektir. Neolibe
ralizm zgrl tketen bir ynetim tarzdr, fakat bunu ya
pabilmek iin nce onu retir ve dzenler. zgrlk, yne
tim etkinliini nceleyen ve (liberalizmde olduu gibi) haya
ta geirilmesi ynetim etkinlii tarafndan garanti altna al
nan doal bir deer deildir; bununla birlikte, piyasann ile
yii iin gereklidir. Bu zgrlk aslnda gvenlik dispozitif
lerinin karldr. Neoliberalizmin Keynesi liberalizmden
asl fark, ilkinde retilmesi ve dzenlenmesi gereken zgr
ln giriimin ve giriimcinin zgrl olmasdr; bu sra
da, Keynesiliin merkezinde bulunan ii ve tketici zgr
l ikinci plana aulr. Neoliberal sosyal politika iin mese
le, toplumun bir "giriim toplumuna" dntrlmesi ve a
lann "bir eit giriim" olarak tesis edilmesidir.
Fransa'da kltrel rnler piyasasnn inasna geri d
necek olursak, meselenin isizlik sigortas sisteminin hem
bir sermayeletirme hem de bir bireyselletirme sistemi ola
rak almasn salamak olduunu grrz. veren ve a-

121
lan tarafndan denen katk paylan, risklere kar bireysel
bir yatrm gibi iletilir hale gelmitir, risklerin sosyalizas
yonunun ve karlkl olarak stlenilmesinin [socialization
and mutualization] bir arac olarak deil. Dolaysyla bu kat
k paylan, yatrma dnm sermaye olarak grlr; ni
tekim "reform" sylemi, szlemeli alanlarn katk dne
mini "sermaye" olarak adlandrd - bireyin tam da "serma
ye" imi gibi ynetmek zorunda olduu imasyla. alanlar
iin bu "sermaye" kavramnn etkisi, isizlik deneklerinin,
"insan sermayesi" olarak bireyin performansm optimize et
mek iin yapt yaunmlann (eitime, hareketlilie, duygu
salla yaplanlar gibi) bir paras haline gelmesidir. Bunun
sonularndan birisi, bu deneklerin, gelirin szlemeli al
anlarn bir ksmndan alnp dier bir ksmna yeniden da
tlmas anlamna gelmekten karlmasdr; nk da
tm, yaplm yaunma oranla gerekletirilir. Bireysel sigor
ta modeli, risklerin karlkl olarak stlenilmesi [mutualiza
tion] modelinin yerine geer ve hayatn tm alanlarna (sa
lk, emeklilik, eitim vs.) yaylr.
Fransa'da reformlarn yrrle konulmasnn tarihi,
devlet istihdam ofisleri (Unedic) ynetiminin, reformlarn
maliyeti daha yksek olmasna ramen, yeniden datm
esi barndran tekliflere niye direndiini aklar. Bu tutu
mun ardndaki politik rasyonalite udur: Neoliberal teori
ye gre, eitsizlikleri gidermenin ve rekabetin an etkileri
ni hafifletmenin yollarm arayan yeniden daum stratejileri,
bu denekleri alanlan, devlet desteinin "pasif tketicileri
ne" dntrr.1 1 [Buna karlk] Gelir, stat ve eitim fark
llklarnn, pasif tavrlar, bir rekabet ortamnda "yatrmla
rm" optimize eden giriimcinin "proaktif' eylemlerine d
ntrd varsaylr.
Foucault'nun analizi, 12 alann, piyasa manu uyarnca
kendini ynetme abalarndan sorumlu "insan sermayesi-

122
ne" dnmesine ynelik tekniklerden biri olarak sermaye
letirmenin roln anlamamza olanak tanr. Yeniden da
uma ve karlkllatrmaya [ mutualization] dayal sosyal po
litika, alann bu "kendisinin giriimcisi" [enterprising seijl
olma haline, "bir srekli ve eitli giriime" dnmesinin
altn oyar. Sermayeletirme, sermayenin molekler bir frak
siyonu olarak bireyin ilevinin, emein retkenliini deil,
sermayenin btn olarak karlln salamak olduu fikriy
le uyumludur. Birey bir "sermaye-yetkinlik" [capital-com
petence] , bir "makine-yetkinlik" [machine-competence] hali
ne gelir; ayn zamanda bir "yaam tarz", bir "var olma bii
mi" , ahlaki bir tercih, "kendi kendisiyle, zamanla, evresiy
le, gelecekle, grupla, aileyle ilikilenmenin bir tarz"13 olma
dan yeni homo reconomicus haline gelemez.
Sosyal politika reformu, yalnzca iletmenin [the enterpri
se] bymesini ve giriim fikrinin evrensellemesini tevik
etmekle kalmaz, ayn zamanda kendi hizmetlerini giriimle
re, birikim ve kar alanlarna dntrmelidir; Kessler'in sy
ledii gibi "gelecekte, btn toplumsal dispozitifler ekono
mik rasyonalitenin filtresinden gemelidir", 14 "nk reka
beti bir evrenin iinde ynetildiklerinden, bir kez daha i
letmenin bir fonksiyonu haline geleceklerdir" .15 Bu, iletme
nin, Fordizm dneminde devlete havale edilmi sosyal ko
ruma aygtn yeniden iine almas anlamna gelir. Bu, Key
nes'in 1939'da "Bireyi -seme zgrln, inancn, d
ncelerini ve ifadelerini, giriim ruhunu ve zenginliini
sayar ve korurken, sosyal ve ekonomik adaleti tevik edebi
leceimiz, ortak amalar ynnde birlikte hareket eden bir
cemaat gibi davranabileceimiz bir sistem"16 olarak tanmla
d Refah Devleti mantn tersyz eder.
Sava-sonras Almanya'snda ekonomi politikalarn tesis
eden ordoliberaller bile, iletmenin ve rekabetin genelleti
rilmesinin nnde snrlar olduunu teslim ettiler. Rekabe-

1 23
tin, ekonomi iin bir "dzen ilkesi" olsa da, "tm toplumun
zerine bina edilecei bir ilke" olmadm dndler. 17 So
nu olarak, neoliberal genelletirme bir anlamda mutlak ve
snrszdr; nk piyasa denilen ekonomik formun "tm
toplumsal bedene" yaylmas ve "normalde piyasann iin
den gemeyen veya onun tarafndan yetkilendirilmeyen top
lumsal sistem iinde genelletirilmesi" meselesidir.18

Risk, Koruma ve Finansallama

Szlemeli alanlarn durumuna dnmeden nce, Fouca


ult'nun Birth of Biopolitics'te yapt neoliberalizm analizin
deki baz snrllklara ve boluklara deinmek istiyorum.
Foucault'nun, bugnn liberalizmini anlamak asndan as
li bir neme sahip olduklar halde dikkate almad pratik
ler, istihdama ve isizlie dair olanlar, ve zellikle tavrlarn
ynetiminin en etkili aralarndan biri olan finans politikas
dr. [Sz konusu analiz] "Birikim rejiminin" dnmnde
parann nasl ilev grdn, yani endstriyel iletme ka
pitalizminden post-endstriyel hissedar kapitalizmine gei
i tmyle gz ard eder. Ekonominin ve toplumun neolibe
ralizm tarafndan fethinin finans tarafndan -ki buna kazan
sahiplerinin dorudan ve dolayl gelirlerinin finansal ky
metlere dnmesi de dahildir- mmkn klnd ve ger
ekletirildii dnlecek olursa, bu artcdr.
Aynca riskin ve korunmann, emek piyasas ve Refah Dev
leti asndan tad dorudan ierimlerle birlikte yeniden
kavramsallatrlmasnn, finansallama temelinde gerek
letii de dnlmelidir. 1970'lerden beri yeni bir risk da
lmyla ve ona elik eden yeni bir koruma sistemiyle kar
karyayz. Fransa'da iverenler, sendikalar ve devlet ara
sndaki Fordist uzlamada, emekle ilgili dzenlemelerde
ve sosyal gvenlikte, sosyal korunma hakk [right to soci-
1 24
al protection] , emek szlemesinin iveren ile alan arasn
da kurduu iktidar asimetrisi temelinde merulatrlyordu;
crete dayal tabiiyetin telafisi olarak dnlyor ve yasa
tarafndan byle tannyordu. Ekonominin finansallamas,
yeni bir risk ve korunma kavramsallatrmasn devreye so
karak bu anlay tmyle tersine evirdi; ve bylece lkinci
Dnya Sava sonucunda ortaya km bulunan uzlama ve
tavizden tmyle koptu.
Foucault'dan farkl olarak Anti-Oedipus'ta Deleuze ve Gu
attari19 Brunhoffu20 takip ederek ve Marksist kuram yeni
den ele alarak, parann (mbadele arac ve kredi olarak) iki
li doasna dair artc bir yorum yaparlar. Bu emada, pa
rann formu vardr ve bunlarn her biri, heterojen bir po
tansiyelin varlna veya yokluuna [puissance ou impuissan
ce] iaret eden hat veya izgiye tekabl eder. llk nce, fi
nansallama yaps olarak para vardr (parann yaratm ve
imhas) - bu "soyut ve deiebilir" bir ilk izgi izer, ken
di tekilliklerini reten bir "gerekletirilemez nicelik" [non
realizable quantity] yaratr. Buradaki soyutluk Marx'taki so
yutlamaya deil, Bergson'un ve/ya Proust'un virteline ben
zer. Para soyut/virtel bir aktr, figratif deildir, retim
den farkldr ama herhangi bir figre veya retime yol aa
bilir. Sonra "ok daha farkl, somut ve duyulabilir kvrm
lardan mteekkil" ikinci bir izgi vardr: "dilimlere b
lnm, aylklara, karlara, faizlere ve benzerlerine ayrlm,
deme arac olarak para".21 demenin arac olarak para,
nc bir izgiyi de beraberinde getirir: belirli bir zamanda
retilmi "mal ve hizmetler toplam" . "Parann yaratm ve
imhas"n dzenleyen kurumlarn (iletme kapitalizminde
banka sistemi, hissedar kapitalizminde finans) iktidar, di
er iki izginin kontrol araclyla uygulanr. Finans, yat
rmn skln ve leini modle ederek, herhangi bir fig
re/retime yol aabilir. Kapitalist toplumlarda iktidarn asi-

125
metrisi, deme iin kullanlan para ile kredi olarak para ara
sndaki g/potansiyel [puissance] asimetrisine temelden i
lemitir. Borsalarda, emeklilik fonlarnda, bankalarda dola
ma giren veya irketlerin hesaplarnda grnen para, hi
de cebimizde bulunan, maa olarak veya eitli denekler
biiminde aldmz para deildir. Bunlar, iki ayn g [puis
sance] rejimine aittir. "Saun alma gc" denilen ey, Deleu
ze'n ifade ettii gibi, esasnda bir "gszlktr". Burada
ki mesele, parasal aracn gszldr; nk kendisi de,
halihazrda kredi aklar tarafndan belirlenen tketim ak
zerindeki olas bir kesintiyle snrldr. Kredi paras ise tam
tersine, "ekonomik zincirleri yeniden eklemleme, figrlerin
yerlerini deitirme" gcne sahiptir ve dolaysyla olas so
nularn oluumunda etkisi vardr.22
Paray, virtalitenin kapitalist temellk -ki bu, potansi
yel olular zerindeki iktidarla iliki iindedir- olarak d
nen Deleuze, bylece para kuramna aruc bir yenilik ge
tirmi olur. Artk aktr ki post-Fordist ekonomi, potansi
yeller zerine kurulu bir ekonomidir: finansn, bir toplum
iin belirli bir anda mmkn saylan eyleri belirtme, bun
larn alanlarn belirleme ve snrlarn izme gcn kendi
sine ayrd bir ekonomi. Gnmz ekonomisi, kendisini
tercihlerin ve seeneklerin, tketicilere sunulabilecek eyle
rin eitlenmesi olarak sunar. Tketici, kredi parasnn "so
yut izgisinin" aktalizasyonuyla belirlenen ve sabitlenen
alternatifler arasnda seim yapmaktan baka bir seme hak
kna aslnda sahip olmasa da, bu ekonomi kendisini inisiya
tif gc olarak temsil eder. New Deal* ile birlikte, paray ya
ratma ve imha etme gcnn belirli bir oranda sendikalarla
bllmesi gerekmiti. Fordizmde, soyut izginin dn-

* Franklin D. Roosevelt'in birinci bakanlk dneminde, 1933-1936 yllan ara


snda, Byk Buhran'a cevaben uygulamaya konan ekonomik programlara veri
len isimdir - .n.

1 26
trlmesi [conversion] ve parann aktalizasyonu, eitli pa
zarlklarla ulalan dengeler sayesinde birikim rejimine en
tegre edilen, fakat aslnda kyaslanamaz olan politik ama
lar arasnda paylalmt (bu pazarlklar istihdam, fiili talep,
verimlilik artyla salanan haslatn nasl bllecei ze
rineydi; baka bir ifadeyle, "snf mcadelesinin" elerini,
"sosyalizmin" farkl ynlerine verilmi tavizler araclyla
birikim rejimine entegre eden ve "sermaye sosyalizmi" de
nilebilecek ey zerine) . Neoliberallerin New Deal'a ynelik
nefreti, kapitalist parann egemenliine gizlice el uzatan bir
kar-iktidara duyulan snfsal bir nefrettir. Neoliberalizm,
temelde parann yeniden zelletirilmesi, mmkn olan be
lirleme ve snrlandrma gcnn zelletirilmesidir. Ak
tr ki, para analizinin, piyasa ve rekabet analizinin bir para
s olmas gerekir, nk Deleuze'n iddia ettii gibi, "arzu
yatrmm ve btn sistemi destekleyen bankaclktr"23 ve
"kapitalizmi esas zapturapt altna alan para ve piyasadr" .24
Ekonominin finansallamasmn getirdii kilit deiiklik
lerden birisi riskin ve korunmann yeniden datmdr. Es
kiden giriimciler riskin ve karn byk ksmn zerlerine
alrken, cretli alanlar belirli bir istikrardan yararlanabi
liyordu. Gnmz kapitalizmi, greli riskler arasndaki bu
ilikiyi tersine evirdi; nk, maa alanlarn koullarm g
vencesiz veya ereti [precarious] klmak iin devreye soku
lan stratejilerde de grdmz gibi, szleme, artk nce
den salad garantileri ve gvenceleri salamyor. Tersi
yndeki hareket, iletmeler kadar hissedarlar da risklerden
korumay amalayan muhtelif aralar (altn tokalama, *
hisse senedi opsiyonlar) gndeme getirdi. Bu niteliksel bir
dnmdr ve Foucault'nun liberalizm ve rekabet zerine
yorumlarm tadil etmeye ihtiyacmz olduuna iaret eder:

* Golden handshake: st dzey bir irket yneticisinin, szlemesinin bitiminden


nce iten uzaklaunlmas durumunda kendisine denen ykl1 tazminat - .n.

127
Finansallamamn, bir taraftan "malik-olmayanlar" [non-ow
ners] dier taraftan ise hissedarlar ve birikim sahipleri ze
rindeki asimetrik etkilerini de dikkate almamz gerekmekte
dir. Bu iki grubun ilki, yalnzca kazanlarna bel balayabi
lirken (ki bu kazanlar toplumsal harcamalardaki sistematik
klme nedeniyle erir veya nleri ska kesilir) , ikinci grup
riskleri hisse senedi borsasna veya sigortalara aktarabilir.
Daha da nemlisi bu aktarm, "iletme kapitalizmi"nden
"hissedarlk kapitalizmi"ne geiin Fordist ve New Deal
kapsamndaki anlamadan kopuu tasdik ve onu tmyle
tasfiye ettii, ve dnyann geri kalanna genelletirilen ye
ni bir kapitalizm modelini balatt anlamna gelir. Fou
cault, New Deal anlamasn "tam istihdam" zerine kuru
lu birikim, tketici talebinin desteklenmesi, Gayr-safi Yur
tii Hasla'nn bymesi, gelirlerin ve zenginliin yeniden
datlmas, ve "toplumsal zenginliin" [social wealth] te
sis edilmesi veya kolektif mallarn [collective goods] da
tm zerinden betimlemiti. Neoliberalizm, bu "iletme
kapitalizmi"ni reddederek, liberal "zgrlk" ve "hak" kav
ramlarn, yani zel mlkiyeti yeniden tesis eder (Hayek'te
olduu gibi) . Robert Castel25 iilerin ve mlkszlerin kaza
nmlarn tarif etmek iin "toplumsal mlk" kavramm kul
lanr, nk bu kiilerin "kolektif haklar" araclyla mlki
yete eriim kazanmalarn salayan ara budur. Bu bak a
sndan, neoliberalizmi zenginliin ve mlkiyetin "sosyali
zasyonu ve karlkllamas" srecinin tersine dnmesi ola
rak grmek olasdr; bu, zel mlkiyete eriimin bireysel
lemesiyle mmkn olur ki, neoliberal depolitizasyonun en
gl aralarndan birisi de budur.
Neoliberalizmin ykselmesiyle yeeren risk teorileri, his
sedarlk kapitalizminin motoru olan "zel mlkiyet" kavra
mn ve gereini, "riskler" etrafnda oynanan bahisleri ve
buradaki politik mcadeleyi karanlkta brakan bir dil ara-

1 28
clyla grnmez klar.* Riskleri "adlandrma" veya ko
runma modaliteleri konusunda karar verme hakkna kim
lerin sahip olduu konusunda yrtlen mcadeleyi, ve
ya iverenlerle alanlan kar karya getiren mcadeleyi,
Ewald veya Kessler gibi kiiler, "riskofiller" veya "toplum
sal giriimciler" ile "riskofobikler" (refah devletine baml
olanlar) arasndaki rekabet ve yaam tarzlan arasndaki ay
nma olarak yeniden kurarlar. Sosyal sigortann bireyselle
mesi, "zel mlkiyetin" "toplumsal mlkiyet" [social pro
perty] zerindeki gcn yeniden tesis etmenin aralann
dan biridir ve bylece iktidan ve gelirleri ilki lehine olacak
ekilde yeniden datr. Bu dnmn kantlann grmek
isteyen biri, ABD'deki gelir farkllamasna bakabilir; bura
da 2005 ylnda gelirin greli dalm, 1928 oranlanna ge
ri dnmtr.
Gnmz kapitalizmi tarafndan devreye sokulan ve Fou
cault'nun tespit etmekte baansz olduu byk dnm
lerin son bir esi de, ekonominin finansallamasnn bir
paras olarak, devlet idaresinin parasallamasdr. Bu finan
sallama, tavrlann ynetimini hedefleyen aygtlann aynl
maz bir parasdr, nk sermaye ile, istihdama, yeniden
datma ve sosyal korumaya deil de, hissedarla ve biriki
me dayanan emek arasnda yeni bir "ittifak" kurar veya bun
lar "entegre eder" . Neoliberalizmin douu, ABD yneti
minde ve Merkez Bankas'nda parasal bir dnemece [mone
tarist tum] tanklk eder. Bunlar, birikimleri toplamaya y
nelik mekanizmalar eitlendirir ve Merkez Bankas'm his
se senedi borsas araclyla giriimleri finanse etmeye yn
lendirir. Bu parasal dnemecin zn, cretli alanlarn
emeklilik fonlann etkileyen "sessiz devrim" oluturmakta-

* Kessler ve Ewald risk zerine yrttkleri tarnnalardan kapitalizmi karrlar,


Ulrich Beck ise, daha ince bir kuramsal yaklamla da olsa, yine de kapitalizmi
es geer.

1 29
dr. Bu fonlarn hisse senedi borsasna yaplacak yatrmlarla
mobilize edilmesinin bir kati amac vardr: alanlarn biri
kimlerini kapitalist yeniden yaplandrmaya balamak sure
tiyle, Fordizm zamannda sermaye ve emek arasnda oluan
aynn ortadan kaldrmak. Amerika'da sermaye fraksiyonla
r ile alanlarn gelirlerinin eleri arasndaki bu "yeni itti
fak" , artk istihdam gvenliine veya verimlilikten kaynak
lanan kazanlarn Fordist bir paylamna dayanmaz; bunun
yerine hisse senedi borsasnda retilen karn paylam yo
luyla iler.
Bu neoliberal dnmde ilgin olan, emeklilik fonla
rnda ortaya kan "devrimin" New York eyaletinde 1974-
1975'te ortaya kan "mali kriz"le balam olmasdr: baka
bir deyile, kapitalizmin yalnzca endstriyel deil, ayn za
manda toplumsal reglasyonunda yaanan bir krizle. Kamu
alanlarnn emeklilik fonlar, eyaletin refah aygtlarndaki
aklan finanse etmek iin kullanld; bu da alanlarn ve
sendikalarn, dolayl olarak, kamu harcamalarnn gelenek
sel yatrmclarnn yerini almalar anlamna geliyordu. Bu
da krizi, ncelikle "toplumsal" hale getirdi. New York'ta ka
mu alanlarna ait birikimlerin refah sistemindeki a te
lafi etmek iin yatrlmas iki amaca hizmet etti: alanlarn
sosyal harcamalarn reglasyonuna dahil edilmesi ve sosyal
hizmetlerde alanlar ile bu hizmetlerden yararlananlar ara
sndaki mmkn bir ittifakn nne geilmesi. Alman ordo
liberallerin umduu proleterlemedeki azalmann [deprole
tarization] (kk lekli retim nitelerinin oluturulma
s, kiinin evinin mlkiyetini edinmesine ynelik yardmlar,
"ii snf" hissedarl vb.), burada szlemeli alanlarn
birikimlerinin iletilmesi yoluyla gerekletirildiini gr
yoruz. Bu anlamda neoliberalizmin amac, "ayn zamanda
bir kapitalist olan cretli alann artk bir proleter olmad
n"26 iddia eden ordoliberallerinkinden hi de farkl deil.

1 30
Bu tr bir politikann cretli alanlarn tavrlar zerinde
gl bir etkisi var nk her bir kiiyi, ikiye blyor. Bir
yanda kazan sahibini te yanda birikim sahibini harekete
geiren iki farkl, byk ihtimalle zt mannk tarafndan par
alanm "izofrenik" bir ikizlemeye neden oluyor.
Gnmz kapitalizmi, snf dayanmasn yok ederek,
sendikalar savunmada kalmaya zorlayarak yeni blnmeler
ve eitsizlikler yaratyor; yeniden yaplandrmalar, yerinden
edilmeler, verimlilik-emeklilik fonlar bana mahkumiyet,
istihdam gvencesinden yoksunluk ve benzeri uygulamalar,
kmlatif olarak, gelir, istihdam ve i arasndaki ilikisizli
i tevik ediyor ve yaygnlatryor. Sistematik olarak rantn
tarafnda olan bir kapitalizmde, emek-deerini iyiletirme
nin bir faydas yokmu gibi grnyor. Bununla birlikte, ge
lir ile i arasndaki kopua kar koymak ve bu aynna karar
verme gcn yeniden talep etmek, yeni toplumsallama ve
karlkllk biimleri yaratmak asndan gerekli.

zneleme, Sorumluluk, altrmaclk

Bireyin "kendisinin giriimcisi" olarak kavramsallatnlma


s, znelletirme ve tabi klma makinas olarak sermayenin
bir rndr. Deleuze ve Guattari27 iin sermaye, "herkesi
zne olarak tesis eden" gl bir "znelletirme noktas" gi
bi iler; fakat bu znelerin "bazlar, yani kapitalistler, telaf
fuz ederlerken [enunciate] ; dierleri, yani proletarya, telaf
fuz edilir, teknik makinalara tabi klnrlar" . "nsan serma
yesi" fikriyle, artk tabiiyet ve smrden mteekkil ikili
srecin tamamlanmasndan sz etmek mmkn hale gelir.
Bir yandan "insan sermayesi" bireysellemeyi en u dzeye
tar, nk zne, tm etkinliklerine "kendiliin" "maddi
olmayan" duygusal ve dnsel "kaynaklann" dahil eder.
te yandan, "insan sermayesi" teknikleri bireysellemenin

131
smryle ilikilenmesine/tanmlanmasna/zdelemesine
[ identification] neden olur, nk "kendisinin giriimcisi",
kendisinin hem iletmecisi hem klesidir, hem kapitalist
tir hem proleter.28 Foucault'nun tespit ettii gibi, neolibera
lizmde ynetimsel pratikler bireyden, znellikten, tavrlar
dan ve yaam tarzlarndan geer. Ve i de, ekonomik bir ta
vr noktasnda deerlendirilir - fakat ancak, alanlar tara
fndan uygulanan, rasyonelletirilen ve hesaplan yaplan bir
tavr olarak.
Foucault, tavrlarn ynetimine ynelik, bireyin bak a
sna uyarlanm pratiklerin; bir yandan yeni znel insan ser
mayesi mantn, te yandan "eski" i disiplinini ezaman
l olarak entegre eden, yeni (altrmac) ie koma sistem
lerinin oluturulmasna neden olacan ngremezdi. istih
dam edilebilirlii tevik eden dispozitifler araclyla, insan
kaynaklarnn ynetimine ve iletmesine ynelik teknikler
devreye sokulur. Bu teknikler, toplumsal olarak kabul edil
mi haklan, bir yandan emek piyasasndaki devingenlii y
neten, te yandan da sosyal yardm alanlarn tavrlarn kon
trol ve modle eden dispozitiflere dntrr. Bu yararla
nclar, almak iin kendilerini hazr klmaya tevik edilir;
gvencesiz [precarious] bir tam istihdam ikliminde, koul
lar ne, sunulan i nasl olursa olsun, onu kabul etmek ze
re kendileri zerinde almak zorunda braklrlar. Gerek
te, disiplin ve gvenlik ihtimalleri her zaman birlikte var ol
mulardr ve heterojen znellik elerini hareket geirirler.
altrmaclk, hem disiplin hem de gvenlik mekanizma
larn kullanan bireyselletirme politikalarnn bir rneidir
(mesela vakalan, bireysellikleri ve tekillikleri iinde izliyor
ve denetliyor olmasnda bu grlebilir).
Foucault'ya gre yasa yasaklar [proscribe] , disiplin ku
ral koyar [prescribe] ve gvenlik de hem yasaklayc hem
de kural koyucu eleri kullanarak, znelliin gittike bi-

132
reyselleen bir modlasyonunu amalar. Bu da yasaya, nor
ma ve kurala tabi olan her kimse, onun psikolojik, sosyolo
jik ve antropolojik olarak sorunsallatrlmas anlamna ge
lir. Gvenlik teknikleri srekli olarak yeni eleri (tavrlar,
tepkiler, grler) ve bireylerin tehisi ve olas dnmle
riyle ilikili yeni uzmanlk bilgilerini (tbbi, psikolojik, eko
nomik, sosyolojik, ve sosyal hizmetlerden gelen) entegre
eder. rnein, isizin izlenmesi [monitoring] gvenlik ayg
tnn bir teknii olarak grlebilir, nk "dlanm" bire
yi, isizi, gvencesiz alan ve benzerlerini "insan sermaye
sine" dntrmeye alr; yani, bireyi i frsatlarna uyar
lamak iin onun yeteneklerini ve znelliini harekete geir
meye alan tekniklerden biridir.
Nitekim btn bunlarn, istihdam politikasnn kendisini
temsiliyle alakas yoktur; nk ou zaman altrmaclk
politikasnda (alma zorunluluunda) harekete geirilen,
yeniden gndeme getirilen ve kullanma sokulan, cezalan
drma, itaat, grev, tabiiyet ve sululuk gibi disipliner ara
lardr. isizliin sosyo-ekonomik gereklie "belirli bir bl
geye/gruba has bir hastalk" [endemic disease] gibi saplan
masndan sonra, tavrlarn ynetimi byk oranda disipliner
boyuta dayand ve semiyotik alan, gvenlik problematiine
uyarlanm disipliner bir manta teslim oldu. Sonu olarak,
isizlik isizin suu, bireyin ahlaki bir hastal gibi grn
meye baland. Tabiiyet [subjection] bireyin sorumlu ve su
lu veya sulanabilir [criminalizable] klnmasn gerektirir.
Aktr ki, sosyal korumann iten ayrtrlmasn ieren
yeni risk kuram, alurmacla zg bu yeni "ahlakiletir
meye" geii besler. Bu kuram, "istihdam edilemez" olma ve
sisteme uymama risklerini, kaza, hastalk ve yallk gibi es
ki sosyal riskler ailesine ekler.29 Riskler bugn dsal deil,
daha ziyade iseldir ve ksmen tavrlara baldr. istihdam
edilebilir olmak iin birinin kendisini ynetmesi ve piyasay-

133
la uyumlu bir yaam tarz srmesi gerekir. Riskler artk, n
grlemeyen olaylarla hesaplanabilen olaylarn bir kombi
nasyonuyla ilgilidir, hesaplanabilirlik ise bu olaylarn bire
yin niteliklerine ve tavrlarna bal bulunmasndan gelir.
"Toplumsal yeniden yaplandrma"yla birlikte, sosyal hiz
met alanlarn davranlarnn ve yaam tarzlarnn izlendii,
bu kiilerin kendi tavrlarnda uygun grlen dnmlerin
sorumluluunu almak zorunda kaldklar bir dneme giril
mekte. Bylece sosyal politika birrnek bir hakkn tesisin
den, yaam tarznn ynetimine kayyor. altrmaclk tam
da, eskiden kapal bir mekandaki bir bedenin hareketi ze
rinde etki eden, fakat imdi iyeri veya irket dnda srd
rlen bir yaam tarz ve znellik zerinde etkin hale gelen,
disipliner bir tekniin yeniden organizasyonudur. Bir politi
ka olarak altrmaclk, disipliner tekniklerin gvenlik ay
gtna, ve bylece, heterojen iktidar aygtlarnn yeni bir y
netim modalitesine nasl entegre edildiine bir rnektir.

Kabul Edilebilir Denge

Neoliberal politikalarn toplumsal alana mdahalesinin


sonularndan birisi de yoksulluktaki arttr ki, bu ol
gu kltr piyasasnn kuruluunda olduka ak bir ekil
de grlebilir. Endstri tarafndan istihdam edilebilir ve
sigortalanabilecek kadar "itibarl" [creditworthy] bir "in
san sermayesinin" yaratlmas, artan sayda "yeni yoksu
lun" retilmesi pahasna gereklemitir. Bu yoksulluk t
r, "gelimemilik"le ilikilenmez ve ekonomik bymey
le giderilecek bir "geri kalmln" semptomu deildir. Da
ha ziyade, "objektif olarak" zengin bir toplumda i gren ay
rtrma, blme ve farkllatrma dispozitifleri tarafndan ye
ni batan retilmitir. Neoliberal yoksulluk, siyasi bir irade
den doduu iin, "maddi olarak yoksul" lkelerde yaanan

1 34
yoksulluktan olduka farkldr. Gerekte neoliberal politi
kalar, insanl "maddi yoksulluu" bitirmenin eiine geti
ren devasa zenginlik, bilgi ve imkan birikimini, yeni bir yok
sulluu, yeni bir krlganl [precarity] ve yeni bir gvence
sizlii retmek ve yeniden retmek iin kullanr. Eitsizlik
ve gvencesizlik [precarity] neoliberal politikalar iin sorun
tekil etmez, ayn disipliner toplumlarn bir miktar yasad
l tayabiliyor olmas gibi: Her ikisi de, bu tr "sorun
larla" kendilerine has ynetim biiminin ilemesi iin gere
ken koullar olarak itigal eder.30 Yoksulluk, gvencesizlik
veya zenginlikle ilikili farkl "normallikler" arasnda kabul
edilebilir bir denge ararlar. Greli yoksulluk veya yoksullu
un nedenleri mesele deildir artk; tek mesele, bireyi reka
bet oyununu oynamaktan alkoyan "mutlak yoksulluk"tur.
Bir eiin, hayati bir asgari snrn tanmlanmas yeterlidir,31
bu snrn zerinde birey bir "giriim" haline gelebilecek ve
altnda ise, oyundan atlacak ve sistemliden ziyade anlk bir
devlet desteine ihtiya duyacaktr.
Bu "kabul edilebilir dengeyi" tesis edebilmek ve yeni tr
"yoksulluu" retebilmek iin neoliberaller, Refah Devle
ti'nin kurumlarm kullanrlar; "toplumsal mlkiyeti" ret
tii iin her zaman kar ktklar bu kurumlarn ilevleri
ni ve gerekletirmeleri beklenen amalan tersine evirir
ler. Refah Devleti'nin kurumlarm, neoliberal kapitalizmin
amalarna hizmet edecek ekilde ehliletirmeyi nasl
renmilerse, demokratik kurumlan da bir "zenginler oligar
isi" tarafndan hkmedilecekleri ekilde ehliletirmeyi
renmilerdir.
Neoliberal mantk iinde, risklere kar tm korumalar,
tm "toplumsal mlkiyet" kurumlan asgari bir dzeyde (as
gari cret, asgari emekli ayl, gelir vs.) ilemesi gereken
aygtlardr. Asgarinin politik bir anlam vardr, nk i sa
va veya toplumsal huzursuzluk riskinin doduu eii ta-

135
nmlar. Bu asgariler teknii sayesinde, neoliberal politikalar
bir ters evirmeyi ileme koyar: Koruma salayan kurumla
n, gvencesizlik reten aygtlara dntrr. Risk toplumu
kuramlarnn, neoliberalizmin ak olduu riskleri dikkate
almalar faydal olacaktr: bakaldr riski, politizasyon riski,
ve haklarn en "insani" olan sayd zel mlkiyet hakk da
hil olmak zere, "ayncalklann" kstlanmas riski.

Devletin Rol

Ordoliberalizm zerine yapt incelemede Foucault, piya


saya ve giriime ynelik liberal mdahalenin roln vurgu
lamt; bu tm Batl kapitalist lkelerde aktr, nk bu
ralarda piyasann szde "kendi kendisini regle eden" bir
sistem olarak neoliberal inasna giden yolu devlet am
tr. Grm olduumuz gibi, rekabete dayal piyasa mode
lini tevik eden mdahaleler yelpazesi iinde, yalnzca para
piyasalarnn ve irket finansmannn iyi bilinen liberalizas
yonunu deil, ayn zamanda, giriimci modelin kamuoyun
da kazand deeri de sayabiliriz. Ayn ekilde, gelir deste
i veya altrmaclk gibi, isizleri ie uygun hale getirecek
ekilde onlarn tavrlarm denetlemeye ynelik istihdam po
litika ve emalarnn kurumsallamas da bu mdahalelerin
rnekleri arasndadr. Fransa'da, haftalk alma sresinde
grdmz ve aslnda istihdam piyasasnn esnekleme
siyle sonulanan ksalma da [bu tr bir] ynetimsel etkinli
e dahildir. Nitekim, sosyal politikann bireyselletirilmesi,
hem iverenlerin giriiminden, hem de "toplumsal yeniden
inann" bir program olarak neoliberalizm tarafndan tevik
edilmesinden ok nce, devlet tarafndan yrrle konul
mutur. Bu, yardmlar uygun davran kouluna bal bir
hak olarak ina eden politika [policy] dnmnde aktr;
bylece sz konusu yardmlar, evrensel olarak paylalan bir

136
sosyal hak olmaktan kar ve bir szleme [gerei] gibi g
rlr.* Demek ki, devlet ile neoliberal sosyal politikann he
defleri arasnda, idari mekanizmalar dzeyinde gerekleen
bir ibirlii vardr; devlet bu yeni homo occonomicus'a hi de
dman deildir, nk tavrlarn ynetimine ynelik yeni
modaliteleri balatan, deneyen, tesis eden ve yayan kurum
tam da kendisidir.
Bu dnmler, "toplumsaln" yeniden kurulmasnda po
litik ve ekonomik olann entegrasyonu sorunsaln tekrar
gndeme getirir. Toplumsal, artk bir sreklilik boyunca s
ralanm farkllklar idare ve optimize etmek iin harekete
gemez, btnletirmek ve dlamak zere ilev grr. Fou
cault iin ekonomik ve adli-siyasi olan arasndaki iliki so
runludur nk ekonomi ve yasa:, bireyler arasnda "soyut",
"ksmi" ve "idealletirilmi" balar kurar. Ekonominin g
c, -Guattari'nin ifadesiyle- "varolusal yerler" [existential
territories] yaratmaya yetmezken; yasa ancak bunlarn ana
hatlarn ve yalnzca formel bir ekilde izebilir. Kendilerine
"varolusal" bir yer-yurt edinmek [territorialize] iin, hem
ekonominin hem de yasann toplumsal olana, sivil topluma,
ulusa ve benzerlerine ihtiyac vardr. Foucault "toplumsa
la" , "ulusa", "sivil topluma" mracaat ediliyor olmasn, yer
li-yurtlulamay garanti altna alarak, ekonomik olanla ad
li olann entegrasyonunu mmkn klan teknikler zerin
den aklar. "Sermayenin" gc, toplumsaln ve politik ili
kilerin yersiz-yurtsuzlatnlmasmda yatar ve zafiyeti, -etki-

* Bu makalede rnek olarak kullanlan kltr sektr alannda devlet, geici sz


lemeli alanlarn saysn azaltmak ynnde giriimde bulunurken, bir yan
dan da kltr projelerinin finansmann kalc szlemeli alanlarn saysna
balamtr. Ayn zamanda sektrn "profesyonellemesini" tevik etmi, by
lece kendisini kimin sanat olarak alabileceine karar vermek yetkisiyle
donatm; ve bir yanda kk irketler, bireysel projelerin finansman ve sos
yal yardmda yaplan "sahtekarlklar" zerinde ileyen bir denetim aygt, te
yanda uzlalm normlar araclyla, toplumsal partnerler arasnda bir konsen
ss salamaya almtr.

1 37
li olabilmek iin, hi de ekonomik saylamayacak dispozitif
lere ihtiya duyan- yeniden yer-yurt edinme srelerinden
doar. Yalnzca toplumsal olan, sivil toplum, ulus, devlet vb.
ekonominin mahrum bulunduu toplumsal balan ve "top
luluk" [community] snrlarm, toprann hudutlarn temin
edebilir. Gerekte, ekonomik zneler arasndaki ba, yerel
[local] deildir. Karn oalmas her yerde, bencil itkilerden
doar; bylece piyasann totalletirici uzanmda, bir yer be
lirlemeye [localization] , veya yer-yurt edinmeye veya kendi
ne has kolektivitelerin icadna yer kalmaz. "nsan sermaye
si" ve "hukuk znesi" yalnzca znelliin "soyut" , "idealle
tirilmi" ve "ksmi" elerini mobilize ve ifade eder ki, bu,
eler topluluu kuran ortaklk-iinde-olma [being-in-com
mon] hali iin gerekli koullan retmeye muktedir deildir.
Bu sre, sz konusu elerin daha geni ve karmak bir
kmede btnlemesini gerektirir.
Homo reconomicus ve homo juridicus'u btnletirmek
iin kapitalizmin, "sivil toplum" ilikilerine ihtiyac vardr;
bu ilikiler bireyleri Foucault'nun "menfaatsiz ilgi/menfa
at" [disinterested interest] dedii ey araclyla balar: ya
ni duygudalk, cemaat hissi, igd, iyilikseverlik fakat ay
n zamanda irenme ve nefret. Bu, gereklik iindeki somut
ve farkl bireyler arasndaki ba meselesidir. Bu tr bir du
rumdan, bir toplumsal ilikiler kmesinin, bireyler arasn
da ibirlii ve tabiiyet balarnn doduunu grrz; bu bi
reyler "yalnzca ekonomik olan ban tesinde, adli iliki
lerden kaan kolektif birlikler olutururlar: [bunlar] ne ka
tksz bir ekilde ekonomik, ne yalnzca adlidir; szleme
nin ve (biimsel olarak deilse de, doalar itibaryla ekono
mik oyundan farkl, kabul ve delege edilmi, yabanclam)
haklar oyununun yaplarna uymazlar". 32 Baka bir deyile,
ekonomik ve adli balar ancak sivil toplumda ve onun ara
clyla gerekleir, nk "ekonomik ve adli balar, top-

1 38
luluu belirli bir biimde balyorsa da, baka bir biim
de de zer" .33 Piyasa yalnzca bencil karlar dzenler
ken, yasa da ancak soyut karlar tesis edebilir. Bu da, yer
ler oluturan, ayr ayr meclisler [assemblies] kuran ve ho
mo reconomicus ve homo juridicus tarafndan harekete gei
rilmi ksmi ve ideal nitelikleri yerli-yurtlu hale getiren e
yin, "menfaatsiz ilgi/menfaat" (duygudalk ve irenme) ol
duu anlamna gelir. Foucault'nun34 ifade ettii gibi, "Homo
reconomicus sivil toplumun youn, dolu ve karmak gerek
liini dolduran soyut, ideal ve katksz bir ekilde ekono
mik noktadr" . stelik, "Sivil toplum, somut bir kmedir;
ekonomik insan bu kmede gereince ynetilmek isteniyor
sa, olmu bulunduu bu ideal noktalar [sivil toplum ile] de
itirilmelidir ... [ve fakat] sivil toplum kendini her zaman,
snrl bir oluum, dier oluumlar arasnda bir oluum ola
rak ortaya koyacaktr".35
Alman ordoliberaller bu sorunu iyi anladlar. Piyasa man
tnn yaygnlamas, toplumsal ve politik entegrasyona du
yulan ihtiyac artrr, nk rekabet, toplumun ina ettii
kaynamay sistemli bir ekilde zen, birletirici deil, y
kc bir ilkedir. Foucault'nun36 aklam olduu gibi, reka
betin "souk" deerlerini devlete, ulusa, toplumsala, sivil
topluma, yani ekonomik olmayan boyutlara ait "scak" de
erlerle karlamay nerirler, nk ekonomik iliki ken
di bana birinin-tekiyle-olmas veya birlikte-olmak [etre
ensemble] iin yeterli deildir. Refah Devleti tarafndan uy
gulamaya konulan, "ilerici" veya "sosyalist" yerli-yurtlula
mann tm izlerini reddeden ABD neoliberalizmi, doal ola
rak Hristiyan kktenciliine ve sava deerlere kaymtr.
Irklk (i, gmenlere ynelik ve d, dier medeniyetle
re ynelik) irenme ve dmanlk zerinden ileyen ve "ser
mayenin" mahrum olduu yerleri ve "kimlikleri" tesis eden
ve sabitleyen en gl grnglerden biridir. Bugn kapita-

1 39
list Bat'da tavrlarn ynetimini yaplandran bu grng
dr - sava sonras dnemde greli olarak geriye dse de,
bu yalnzca neoliberal ekonomik politikalarn ykseliiyle
patlamasna ve yeniden yaplandrlmasna kadar srer. r
nein ltalya'da Berlusconi, tevik ettii hiper-modem, med
yatik ve piyasalam politikalara dayanak noktas olarak Le
ga'nn rklna ve Alleanza Nationale'nin neo-faizmine
snmtr. Benzer ekilde Fransa'da, Sarkozy'nin reform ve
modernleme sylemi, Gmenlik ve Ulusal Kimlik Bakan
l'na gbekten baldr ve Nazi Almanyas ile ibirlii ya
pan Vichy hkmetinin retoriine dikkat ekici ekilde ben
zerdir. Foucault'ya gre, ynetimsel bir teknik olarak rkl
a dn, bir yere, kimlie veya toplumsalla snr izmeyi
ve bunlar bir zemine oturtmay baaramayan kapitalist eko
nomiden kaynaklanan yapsal bir gerekliktir. Fakat imdi
bu, "emein organizasyonu"ndansa bir nfusun retimi ve
yeniden retimiyle (biyoiktidar) ilikili ekonomi politikala
ryla ilgili bir meseledir.
Biyoiktidarn douu, egemen iktidarn modaliteleriyle
kartlk iindedir. Egemen iktidar, egemenin, tebaas ze
rinde uygulad, yaam ve lm zerindeki iktidar olarak
anlalr. Bu iktidar biimi, nfusun "yaamn" idare etme
yi stlenen baka bir iktidar dispozitifini karsnda bulur
ve onun tarafndan snrlanr. Ne var ki, biyoiktidar da, eko
nomik aygta benzer ekilde, "yerel" balar retmez, nk
esas itibaryla yer-yurt edinme amac gtmeyen ve snr tan
mayan, trlerin "yaamnn" retimi ve yeniden retimiyle
itigal eder. Biyoiktidarn da, ayn ekonomi gibi, bulunduu
bir blge [localization] , veya bir yeri [territory] veya kendi
ne has bir mekan yoktur. Bu koullarda, egemen iktidarn
uygulanmasn temin edecek olan, rklktr (ulusal cemaa
te ait olan ile ondan dlanm olan arasnda yaplacak seim
araclyla, yaam ve lm zerine iktidarn yeniden tesis

140
edilmesi) . Ve buna ek olarak rklk, biyoiktidann belirli s
nrlar iinde erevelenmesini salayacaktr. Burada, ekono
minin neoliberal sosyalizasyonunun bir paras olarak "ulu
sal tercihe" yaslanmann ardndaki politik gcn aklama
sn buluruz.
Marksizm ve bir biimde onun yntemini benimsemi
kuramsal yaklamlar iin, "ne yalnzca ekonomik ne yal
nzca adli" olan toplumsal ilikiler, kapitalist makinenin
ykmaya mahkum olduu kalntlardr. Ne var ki gerek
te, yok olmaya yazgl olduklar varsaylan eyler, bunu n
gremeyen bir kurama musallat olmak zere geri gelirler.
Tekrar tekrar geri gelen, Guattari'nin "varolusal klan i
lev" [existentializingfunction] dedii ve ne ekonomi, ne ya
sa, ne dil tarafndan kapsanabilen, fakat sermayenin neo-ar
kaizmlere yatrmaya itildii eydir. Kltr endstrisindeki
geici szlemeli alanlarn yaad ihtilaf durumunda,
bu yatrm, znelliin ynetimi araclyla ilemitir; by
lece znellik bir yandan "insan sermayesinin" hipermoder
nitesi ve "kendisinin giriimcilii" , dier yandan "yoksul" ,
altrmaclk, "emek-deeri" gibi neo-arkaizmler v e "sa
nat" figr arasnda skp kalr. Arkalarna devleti, kl
tr endstrisini, sosyal bilimleri ve medyay alan bu neo
arkaizmler, tam da, neoliberal giriimcilik mantna z
g "insan sermayesi" ve cretli alann tabiiyetinden/z
nelemesinden (assujetissement) kamaya alan kar-ta
vrlar tarafndan eletirilen ve aktif bir ekilde kar k
lan eylerdir. Bu rnek bize, bu ihtilafta ve dierlerinde esas
meselenin sosyal sigortadaki ak veya verimlilikle ilgili so
runlar deil de, tavrlarn ynetimi olduunu gsterir. Ya
ni, esas mesele "emek gc" zerindeki denetimdir; onun,
"giriim toplumu" erevesi iinde "insan sermayesi" altn
da tabiiyetini temin edecek ekilde denetim. Gvencesizlik
zerine kurulu toplumlarda, hem hipermodemizasyondan

141
hem de neo-arkaizmlerden kanmak, otonom ve bamsz
bir zneleme srecini balatmann ve bu srete birtakm
denemeler yapmann gerekli kouludur.

EVREN Sibel Yardmc

Notlar
Deleuze, Foucaul (Paris: Editions de Minuit, 1986).

2 Foucault, Dits et tcrits, Cilt 2 (Paris: Gallirnard, 2001) s. 963.

3 Foucault, Naissance de la biopolitique (Paris: Gallimard-Seuil, 2004) s. 169.

4 Foucault, Securitt, tenitoire, population. (Paris: Gallimard-Seuil, 2004).

5 Naissance de la biopolitique, s. 271 .


6 Kessler, "L'avenir de la protection sociale" , Commentaire 87 (Sonbahar). 1999,
s. 625.

7 Kessler, "L'avenir de la protection sociale", s. 629.

8 Naissance de la biopolitique.
9 Castel, Les mttamorphoses de la question sociale (Paris: Fayard, 1995).

10 Mille plateaux (Paris: Les editions de Minuit, 1980).


11 Kessler, "L'avenir de la protection sociale" , s. 629.
12 Naissance de la biopolitique, s. 271 vd.
13 A.g.e., s. 245.
14 "L'avenir de la protection sociale", s. 629.
15 A.g.e., s. 622.
16 Keynes'ten aktaran Sennett, Respec. (Paris: Hachette, 2003) s. 197.
17 Foucault, Naissance de la biopolitique, s. 248.
18 A.g.e., s. 248.
19 Anti-Oedipe (Paris: Les editions de Minuit, 1975).
20 La Monnaie chez Marx (Paris: Editions Sociales, 1967) ve L'Offre de monnaie,
critique d'un concept (Paris: Maspero, 1971).
21 Ani-Oedipe, s. 271 .
2 2 A.g.e., s . 271.
23 Ani-Oedipe, s. 272.
24 A.g.e., s. 284. Buradaki bir nokta, Bernard Stiegler'in endstriyel kapitalizmi
finans kapitalizminden ayn tutmasnn, naif bir politik yaklam gibi gzkt
dr.

25 Les mttamorphoses de la question sociale.

142
26 Bilger, La penste tconomique libtrale de l'Allemagne contemporaine (Paris: Pic
hon et Duran-Auzias, 1964)'ten aktaran Foucault, Naissance de la biopolitique,
s. 267.
27 Mille plaeaux, s. 571.
28 A.g.e., s. 571.
29 Kessler ve Ewald, "Les noces du risque et de la politique", Le dtbat (Mart-
Nisan 2000) s. 71.

30 Bkz. Foucault, Survciller et punir (Paris: Gallimard, 1975).


31 Foucault, Naissance de la biopolitique, s. 149.
32 Foucault, Naissance de la biopolitique, s. 3 1 1 .
33 A.g.e., s . 306.
34 A.g.e., s. 305.
35 A.g.e., s. 305.
36 A.g.e.

143
Ynetimsellik ve
Kendini Gvencesizletirme:
Kltr reticilerinin
Normalletirilmesi zerine*
I SABELL LOREY

Kltr reticisi* * olan kimilerimiz iin, bir kurumda srek


li bir ite almak aklmzn ucundan bile geirmeyeceimiz
bir fikirdir. Haydi diyelim ki byle bir ie girdik; niyetimiz
olsa olsa birka sene devam etmektir, ok gemeden baka
bir ey yapmay isteriz. Burada asl mesele her zaman iin in
sann kendini tek bir eye, daha nice veheyi yok sayan kla
sik bir i tanmna adamaya zorlanmamas; para iin ruhu-

* Metne byk katk salayan eletirel deerlendirmeleri iin Brigitta Kuster,


Katharina Phl ve Gerald Raunig'e ok teekkr ederim.
"Governmentality and Self-Precarization", Art and Contemporary Citical
Practice (Londra: MayFly Books, 2009) s. 187-203. Usa Rosenblatt ve Dag
rnar Fink'in ngilizce evirisinden Trkeletirilmitir. Yazara teekkr ede
riz - e.n.
** "Kltr reticileri" burada bir paradoksa iaret etmek iin kullanlyor. Bir
taraftan, sz konusu znelere dair bir tahayyle, yani bu znelerin zerk bir
biimde retimde bulunduklar ve kendi kendilerini ekillendirdikleri anla
mna geliyor. Dier taraftan, bu zneletirme biimlerinin ynetimsel aralar
olmasyla, Batl modernliin biyopolitik ynetim toplumlannm ilevsel sonu
lan olmasyla ilgili. Dolaysyla "kltr reticileri" teriminin elikili bir anlam
var ve terim ncelikle sanatlarla ilgili deil. Bu kavrarnsallatnnayla, Brigitta
Kuster, Katja Reichard ve Marion von Osten'm yan sra benim de dahil oldu
um kpD/kleines postfordistisches Drama (kk post-Fordist drama) grubu
nun tanmna da atfta bulunuyorum: "Biz 'kltr reticileri' terimini phesiz

145
nu satmamas ve daha pek ok eyle uramak istedii hal
de bunlardan vazgemek zorunda kalmamas deil midir?
nemli olan, bir kurumun kstlamalarna uynaman, zama
nn ve enerjini hakikaten ilgini eken yaratc projelere, hat
ta belki siyasal projelere saklaman deil miydi? Bir frsat k
tnda, maa hi de fena saylmayacak bir ite bir srelii
ne seve seve almay, ancak bize artk uymadnda o iten
ayrlabilmek artyla kabul etmiyor muyduk? lte o zamana
dek, en azndan bizim iin bir anlam tayan bir sonraki pro
jeyi gerekletirecek kadar para gemi olmayacak myd eli
mize? Pek para kazandrmasa da, bizim iin ok daha tatmin
edici bir proje olmayacak myd bu?
Bu tavrn nemli boyutlarndan biri, insann kendi yaa
ma ve alma koullarm kendisinin setiine, bunlar nis
peten zgrce ve zerk bir biimde dzenleyebileceine
inanmasdr. Aslna bakarsanz mevcut toplumsal koullar
da, srekliliklerin olmamas, belirsizlikler de byk lde
bilinli olarak seilir. Yine de bu metinde, "Ne zaman ger
ekten zgrce karar verdim ki?" veya "Ne zaman eylemle
rim zerk oldu ki?" gibi sorulan ele almyorum. Daha ziya
de, Batl, kapitalist toplumlarda, zerklik ve zgrlk fikir
lerinin kurucu unsurlarndan birinin de hegemonik zne
letirme tarzlar olmas meselesiyle ilgileniyorum. Dolay
syla metnin odak noktasn oluturan konu, insann "kendi
setii" gvencesizlemenin, neoliberal siyasal ve ekonomik

stratejik bir biimde kullanyoruz. 'Kltr reticileri' dediimizde, ne belli bir


sektr (kltr endstrisi) ne belli bir toplumsal kategoriyi (mesela Alman
ya'da sanat ve yazarlarn sosyal gvenliinin, yani salk, emekli maa ve
kaza sigortasnn garanti aluna aldklarn) ne de mesleki bir kendini ina etme
srecini kastediyoruz. Daha ziyade, pek ok eyi kuatan bir pratikten bahse
diyoruz: retim teorisi, tasann, siyasal ve kltrel kendi kendini rgtleme,
ibirlii biimleri, maal ve maasz iler, kaytd ekonomi ve kaytl eko
nomi, geici ittifaklar, proje odakl alma ve yaama": Kleines postfordistisc
hes Drama, "Prekarisierung von Kulturproduzentlnnen und das ausbleibende
'gute Leben'", arranca! fr cine linke Strmng, No. 32 (Yaz 2005), s. 24.

1 46
ilikilerin aktif bir paras haline gelmenin koullarn ret
meyi ne lde kolaylaurd.
Bu perspektiften yola klarak, kltr reticilerine veya
u gnlerde gvencesizletirilmi bir halde olan kiilere dair
genel bir aklamaya ulalamaz. Ancak, insann "kendi se
tii" gvencesizlemeyi sorunsallatrrken, modem burju
va zneletirmenin tarihsel kuvvet hatlar 1 aka ortaya ko
nabilir. Bu kuvvet hatlar, kolay kolay fark edilemeyecek bir
biimde hegemoniktir, normalletiricidir ve muhtemelen
"kar-davran"2 engeller.
Sz konusu kuvvet hatlarnn soyktn grmek iin,
ncelikle Foucault'nun "ynetimsellik" ve "biyopolitika"
kavramlar zerinde duracaz. Burjuva zneletirme [sub
jectivationJ hatlarndaki kesinti ve kopukluklara deil, ya
psal ve dntrc srekliliklere odaklanacaz: Bunlara,
modem Bau toplumlarnn gnmze kadarki ynetim tek
niklerinde grdmz i ie geiler de dahil. Bu modem,
ynetimsel dzeneklerde dispositif ne gibi egemenlik fikirle
ri ortaya kmtr? Neoliberal koullarda gvencesizletiril
mi ve kltr reticisi olmay "kendi semi" kiiler olarak
neyi nasl dnp hissettiimizde, bu dnyada ve bilhas
sa muhalif denen hareketlerde nasl var olduumuzda han
gi kuvvet hatlarnn pay vardr - yani hangi srekliliklerin,
tartmasz grnen olgularn ve normalletirmelerin? G
vencesiz bir haldeki kltr reticileri, kendileriyle ilikile
ri, yani zilikileri ve birtakm egemenlik fikirleri yoluyla
"yeni" bir ynetimsel normallii mi cisimletirmektedirler?
Bu metinde, burjuva zneletirrnenin kuvvet hatlarnn
soyktn gstermenin yan sra, bir sapma ve dolaysy
la da liberal ynetimselliin bir elikisi olarak gvencesiz
letirme ile, neoliberal ynetimselliin hegemonik bir ilevi
olarak gvencesizletirme arasndaki farklar ortaya koyaca
m. Son olarak da, gvencesiz yaama ve almaya "zgr-

1 47
ce" karar verme rneine dayanarak, bu ikisi arasndaki ili
kiyi netletirmeye alacam.

Biyopolitik Ynetimsellik

Michel Foucault "ynetimsellik" terimiyle, Bat toplumla


rnda bir devleti ynetme ile kendi kendini ynetmenin, ya
ni zynetim tekniklerinin yapsal olarak nasl i ie getii
ni ortaya koyar. Devlet ile, zneler/tebaa arasndaki bu ili
ki zamand bir sabit deildir. 16. yzyldan beri gelimek
te olan ey, yani yeni bir ynetim teknii, daha dorusu g
nmze kadarki modem ynetim tekniklerinin kuvvet hat
lar, ancak 18. yzylda kk salmtr. Foucault'nun, Nic
colo Machiavelli'nin 16. yzyl tarihli Hhmdar'ndaki ka
rakteri prototipi olarak tantt geleneksel egemen ve Tho
mas Hobbes'un 17. yzyldaki szlemeye dayal gnll te
baa fikri, "halk" halkn refah iin ynetmekle ilgilenmiyor
du henz; her eyden nce, egemenin refah iin bu insanla
r tahakkm altna alma peindeydi. llk defa 18. yzylda, li
beralizm ve burjuvazi hegemonik hale geldiinde, nfus ve
bu nfusla beraber de "halk"m hayat ile bu hayat daha iyi
hale getirmeye ynelik bir ynetim iktidarn odana yerle
ti. Devlet iktidar sadece toprak byklne veya tebaann
ticaret ve otorite temelinde dzenlemesine dayanmyordu
artk;* nfusun "mutluluuyla" , hayatyla ve bu hayatn is
tikrarl bir biimde gelitirilmesiyle de ilgiliydi.
18. yzylda, ynetim metotlar bir liberalizm siyasal ik
tisadna doru dnmeye devam etti: Bir tarafta ynetimin
serbest piyasa yararna kendi kendine getirdii snrlamalar,
dier tarafta ise dnce ve davranlarnda ekonomik para
digmalara mahkum bir tebaa vard. Bu zneler salt itaat yo-

* Merkantilizm "halkn" niteliksel adan daha iyi bir hayat srmesinden ziyade
nfusun sayca artmasna ynelikti.

1 48
luyla kontrol altna alnmam, ancak bir btn olarak "or
talama yaam sreleri, salk durumlar ve davran biim
lerinin bu ekonomik srelerle karmak ilikilere girip i
ie gemesiyle" ynetilebilir hale gelmilerdi.3 Modem y
netimselliin temel yapsn oluturan liberal ynetim tarz
lar hep biyopolitik olmutur.4 Baka bir deyile, liberalizm
biyopolitikamn ekonomik ve siyasi iskeleti, keza "kapitaliz
min geliiminin olmazsa olmaz unsurlarndan biriydi" . 5
18. yzyln sonunda, bir devletin gc ve refah nfu
sunun salna her zaman olduundan daha fazla baly
d. Burjuva bir liberal balamda, buna ynelik bir ynetim
politikas gnmze kadar hep normallii retip yerletir
mek ve salama almak anlamna gelmitir. Bunun iin epey
bir veri gerekir; istatistikler hazrlanr, doum ve lm ora
m olaslklar hesaplanr; hastalklara yakalanma sklklar,
hayat koullan, beslenme biimleri vs. deerlendirilir. Ama
btn bunlar da yetmez. Bu biyo-retici, hayat-destekleyi
ci biyopolitik ynetim metotlar, bir nfusun sal bak
mndan belli bir standard tutturmak ve bu standard azami
dzeye karmak iin, her bir bireyin aktif katlmm, yani
zynetimini de gerektirir. Foucault Cinselliin Tarihi'nde
yle yazar:

Batl insan canl bir dnyada canl bir tr olmann, bir be


dene, varolu koullarna, yaam olaslklanna, bireysel ve
kolektif refaha, deitirilebilecek kuvvetlere ve bu kuvvet
lerin optimal bir biimde datlabildii bir uzama sahip ol
mann ne anlama geldiini yava yava reniyordu.6 (vur
gu bana ait)

Foucault burada, asli olduunu dndm iki eyden


bahsediyor: Birincisi, modem birey birtakm varolusal ko
ullara bal bir bedene nasl sahip olacan renmelidir;
ikincisi de "kendisi"yle yaratc ve retici bir iliki kurma-

149
y, "kendi" bedenini, hayatn, benliini ekillendirmesine
olanak salayan bir iliki kurmay renmelidir. Philipp Sa
rasin, 18. yzyln sonlaryla 19. yzyln balarnda Bat'da
hijyen sylemi balamnda, "salkl m yoksa hasta m ola
can, hatta lm vaktini bile byk lde bireyin kendisi
nin belirleyebilecei inancnn" ortaya ktn gsterir.7 ln
sann kendisini ekillendirmeye muktedir olduuna dair bu
fikir kesinlikle ynetimsel dzeneklerden bamsz bir bi
imde ortaya kmamtr.
Benlie ilikin liberal ynetim teknolojileri balamn
da, "kendisinin" vasf daima "sahiplenici bireycilie" iaret
eder.8 Ne var ki ilk balarda, insann "kendine" dair tahay
yllerine ynelik zilikileri sadece burjuva iin geerliydi;
ancak 19. yzyln sonlarna doru yava yava btn nfus
iin geerli hale geldi. Burada sz konusu olan bir znenin
yasal stats deil, toplumlar normalletirmenin yapsal
koullardr: lnsan kendi kendini idare edebilmeli, bir cinsi
yete tabi bir zne olduunu kabullenebilmeli ve dikkat ettii
srece (beslenme, hijyen, hayat tarz) salkl olan ama yete
rince zen gstermediinde hastalanan bir bedene sahip ol
may renmelidir. Bu bakmdan, nfusun tamam biyopo
litik zne haline gelmelidir.9
cretli iiler sz konusu olduunda, insann kendine da
ir tahayyllerine ynelik byle zilikiler, * insann kendi
mal addedilen bedeninin, emek gc olarak satmas gere
ken, "kendine" ait bir beden haline geldiini gsterir. Ayn
ca bu bakmdan, modem, "zgr" birey kendisini ylesine
gl zilikiler yoluyla retmeye itilir ki, istikrarl bir e
kilde iyiye giden bir yaam srdrmek iin emeini satabilir.
Dolaysyla modem toplumlarda "ynetme sanat" -Fou-
* Louis Althusser'in fikirlerini izleyerek, insann kendine dair tahayyllerine
ynelik byle zilikilerin "gerek hayat koullan"ndan, yani bedenlerin tesi
sinde maddileen nfusu idare etmenin ynetimsel tekniklerinden aynlamaya
can syleyebiliriz.

1 50
cault ynetimsellii byle de adlandnr-10 esasen baskc ol
maktan ibaret deildir, daha ziyade insann "iten ie ile
yen" kendini terbiye ve kontrol etme mekanizmalaryla il
gilidir. * nsanlara, bedenlere ve eylere hem dayanlan, hem
de btn bunlarn aktif bir paras olduu bir dzenin ana
lizidir ynetme sanat. Ynetim teknikleri sorununun mer
kezindeki mesele, zerk, zgr zneleri dzenleme mesele
si deil, zneleri daha en bata gya zgr ve zerk zne
ler olarak tesis etmeyi salayan ilikileri dzenleme mese
lesidir.
Kari Marx'a gre "burjuva dnme biiminin insann
normal dnme biimi olduunu gsteren" 1 1 John Locke,
daha 17. yzyln ikinci yansnda The Two Treatises of Go
venment'ta (Ynetim zerine lki Deneme) unlar yazar: in
san "kendisinin efendisidir, kendi ahsnn ve bu ahsn ey
lemlerinin ve emeinin sahibidir."12 Modem an balarn
da, mlkiyet "antropolojik" olduu dnlen bir anlam
kazanmtr: 13 Burjuva iin, bir vatanda olarak resmi zgr
lnn nkoullanndan biri demekti bu; kendi emek g
cnn sahibi olan ve bu gc zgrce satmas gereken i
i iin de, cretli emek demekti. Mlkiyet, bireyin, gelenek
sel itaat ve gvenlik sisteminden bamsz ve azade hale ge
lebilmesinin nkouluydu. Ancak, biyopolitik ynetimselli
in perspektifinden, mlkiyetin anlam vatandalk, serma-

* insann kendi kendini idare etmesinin "ie dnk" hale gelmesinin ve dzen
leyici bir ilke konumuna gemesinin ilk kez neoliberalizmde grldn
sanmyorum. Disipline kar dzenleme ve denetim ilk defa neoliberalizmde
tesis edilmi teknikler deildir (Deleuze, "Postscript on the Societies of
Control",October 59 (K 1992), s. 3-7; veya http://www.nadir.org/nadir/arc
hiv/netzkritik/societyofcontrol.html (son eriim tarihi 0 1 . 1 0.2012); Hardt
ve Negri, Empire (Cambridge/Mass. ve Londra), 2000; Trkesi: imparator
luk, ev. Abdullah Ylmaz (stanbul: Ayrnu, 2001). Esasen reme teknolojile
riyle birlikte hijyen ve salk (belli bir toplumsal cinsiyete ve rka dahil edilen)
bedenlerin biyopolitik verimliliine atfedildiinde meydana gelmitir bu; yani
burjuvazi iin, bu zneletirme pratiklerinin takdimi en ge modem an ba
larnda, 18. yzyln sonlarnda konumlandrlmaldr.

1 51
ye ve cretli emek gibi snrl dzeyleri aar ve mlkiyet as
lnda tamamen genel bir ey olarak anlalr. Zira bir biyopo
litik dzenekte, bedensel sahiplik ilikileri ynetimsel zy
netim olarak nfusun tamam iin geerlidir, sadece vatan
dalar veya iiler iin deil. * Dolaysyla modem insan, sa
hiplenici bireyci zilikiler yoluyla tesis edilir. Bu zilikiler,
tarihin belirli bir dnemine zg olan zerklik ve zgrlk
fikirlerinin temelini oluturur. Yapsal olarak, modem zi
likiler -yine ekonomik bir armann** tesinde- insann
bir retim arac olarak kendi bedeniyle ilikisine dayanr.
Bu geni anlamyla ekonomi ve biyopolitikada, emek gi
riimcisinin menei, bir zneleme tarz olarak "kendi ken
disinin giriimcisi"nin menei, 14 modem liberal toplumlarn
balangcna kadar uzanr, tamamen neoliberal bir fenomen
deildir.15 Bu soyktk tr, elbette 19. yzyln sonlarnda
balayan sosyal devlet, refah devleti an atlar. Sosyal dev
let/refah devletinin mevcut yeniden inasnda ve yapsk
mnde yer alan, byk lde zorlamayla oluturulan ken
di kendilerinin giriimcileri ile, 18. yzyln sonunda bala
yan temel liberal ynetimsel zneletirme metotlarm birbi
rine balar. nsann, kendinden sorumlu olma ilkesi aracl
yla znelemeye arlmasyla birlikte, 19. yzylda ok
tan baarszlkla sonulanm olan bir ey, yani mlkiye
tin ncelii ve bununla ilikili olarak gvenliin inas, im
di tekrar ediyormu gibi grnr. Mlkiyet, burjuva yneti-

* Dier taraftan, bu biyopolitik zneletirme toplumsal cinsiyet, rk, snfsal


yaknlk, din ve heterosekselliin yaam tarz normlar yoluyla farkllar. Ama
burada daha fazla ayrntya girmiyorum. Metin genel olarak sadece burjuva
zneletirmesinin bu kuvvet hatlarna odaklanyor. znenin kurulma biimle
rini kapsaml bir biimde ele almak gibi bir amac yok.
** Althusser'in Trke'ye "arma" olarak evrilen interpellation kavram, birey
lerin ideolojik aygtlar yoluyla zneletirilme srecine iaret eder. Althusser'in
buna verdii rnek, yolda yrrken size doru seslenen bir polise dnp hak
manz, bylece devletin kolluk gcnn sizi "armasna" tepki vererek zne/
tebaa haline gelmenizdir - e.n.

1 52
minin ilk evrelerinde, toplumsal varoluun ngrlmezlii
ne kar gvence, seklerlemi bir toplumda ve prenslerle
krallarn tahakkmnde savunmaszla kar gvenlik ola
rak sunulmutur. Nihayetinde sadece bir avu insan iin ge
erli olmutur bu; ama 19. yzyln sonlarnda, ulus-devlet
pek ok insann sosyal gvenliini garanti altna almak zo
runda kalmtr. Ancak, bu ille de bugn devletin tekrar da
ha kapsaml bir toplumsal ilev stlenerek gvence ve g
venlii ele almas gerektii anlamna gelmez.16 Zira bu, Batl
ulus-devlette zgrlk ile gvenlik arasnda geerli olan ta
mamen esnek ilikiyi amak yle dursun, benzer ierme ve
dlama yaplaryla onu hzla yeniden retecektir.

Normalletirilmi zgr zneler

Biyopolitik ynetim toplumlarnda, "normal"in tesis edilme


si hegemonik olanla da i iedir hep.17 Modem dnemde nor
male -burjuva, heteroseksel, Hristiyan, beyaz, kadn veya
erkek, milli olana- ynelme talebiyle birlikte, insann kendi
sini dzenleyerek ve dolaysyla da idare ederek kendi bede
nini, kendi hayann kontrol ettii eklinde bir perspektif ge
litirmek kanlmaz hale gelmitir. Normal, normla bir de
ildir, yine de normun ilevini stlenebilir. Ancak, normallik
asla dsal bir ey deildir, zira normallii garanti altna alp
ufak tefek deiikliklerle yeniden retenler bizlerizdir. Bu
yzden, kendimizi normalletirmemiz, kendimizi ynetim
sellik, biyopolitika ve kapitalizm dzeneinde ynetmemiz
demektir. Bunu baaryla yaparsak eer -ki genellikle byle
olur- iktidar ve belli bal tahakkm ilikileri zar zor fark edi
lir, bunlara kafa yormak an derecede zordur; zira kendimiz
le, kendi bedenlerimizle iliki kurduka bunlarn retiminde
de rol oynarz. Normalletiren toplum ve bu toplumda mey
dana gelen zneletirme, hayata ynelik bir iktidar teknoloji-

1 53
sinin tarihsel sonucudur. Normallemi znenin kendisi de,
bir grup bilgi biimi, teknolojisi ve kurumundaki tarihsel bir
inadr. Bunlar tek bir bireyin bedeni kadar bir btn olarak
nfusun hayatn da hedef alr. Normalleme, apak ve do
alm gibi alglanan gndelik pratiklerle yaanr.
Buna ilaveten normal, bir edimsellik, bir sahicilik etkisi
yaratarak da doallar. Bu nedenle, iktidar ilikilerinin so
nucunun kendi benliimizin, hakikatimizin z, fiili z
mz, varlmzn esas olduuna inanrz mesela. Bu nor
malletirici zynetim, kkleri beyaz erkek znenin inas
na kadar uzanan18 hayali bir tutarllk, tekbiimlilik ve b
tnle dayanr. Tutarllk da modern egemenliin nkoul
lanndan biridir. zne "kendi evinde efendi olduuna" inan
maldr.19 Bu temel tahayyl fiyaskoyla sonulanrsa, baka
lar sz konusu kiiyi "anormal" biri olarak alglar, dahas
bu kii de kendi hakknda byle bir kanya kaplr.
sterseniz zilikinin renilen biimlerine geri dnelim,
zira bu biimler biyopolitik ynetimsel modern a iin va
rolusaldr ve farkl farkl ekillerde nfusun tamam iin
geerlidir. nsann kendisiyle ilikisi, isel bir doaya, niha
yetinde esiz bireyselliini oluturan isel bir ze sahip ol
duu fikrine dayanr. Bu tr tahayyllere dayanan "isel, do
al hakikatler"in, bu edimsellik inalarnn da genellikle de
itirilemez, salt basunlabilir veya zgrletirilebilir olduk
lar dnlr. Gnmze kadar, insann kendi benliini ve
hayatn zgrce, zerk bir biimde ve kendi kararlan do
rultusunda ekillendirip tasarlamaya muktedir veya mec
bur olduu fikrini beslemitir bunlar. Bu nedenle byle ikti
dar ilikileri kolay kolay fark edilmez; zira insann kendi z
gr karan, ahsi bir perspektif gibi grnrler ve gnm
ze kadar hep yle sorma arzusu uyandrmlardr: "Kimim
ben? " , "Potansiyelimi nasl gerekletirebilirim?", "Kendi
mi nasl bulabilirim ve varlmn zn en iyi nasl geliti-

1 54
rebilirim?" Daha nce de deindiimiz gibi, neoliberal yeni
den yaplandrmada yaygn olarak kullanlan insann kendi
sinden sorumlu olmas anlay, aslnda sahiplenici bireyci
lik ve edimsellikten oluan bu liberal kuvvet hatnnn para
sdr; insann kendini ynetmesine ynelik neoliberal bir a
rma olarak, sadece ilaveten ilev gsterir.
Esasnda, ynetimsel zynetim bariz bir paradoksta
meydana gelir. insann kendini ynetmesi, denetlemesi, di
sipline etmesi ve dzenlemesi ayn zamanda kendini ekil
lendirmesi ve oluturmas, kendisine byle bir g bahet
mesi anlamna gelir ki bu da zgr olmak demektir. Egemen
zneler ancak bu paradoksla ynetilebilirler. insann kendi
sini ynetme teknikleri ayn anda hem tabi hem muktedir
klma, hem zorlama hem de zgrletirmeden doduu iin,
bu paradoksal harekette, birey zne haline gelir, dahas mo
dem bir "zgr" zne haline gelir. Bylece zneletirilen bu
zne ynetimsellik koullannn (yeniden) retimine srekli
olarak katlr; faillik esasen ilk defa bu senaryoda ortaya
kar. Foucault'ya gre iktidar ancak "zgr zneler" e ve an
cak "zgr" olduklan lde uygulanabilir.20
Dolaysyla, ynetimsellik balamnda zneler ayn anda
hem tabi klnm kiilerdir, hem de belli bir anlamda z
gr aktrler. Bu zgrlk de liberal iktidar ilikilerinin, ya
ni biyopolitik ynetimselliin hem koulu hem de sonucu
dur. Gnmze kadar meydana gelen btn deiiklikle
re ramen, 18. yzyln sonlanndan beri modem toplum
lardaki bireylerin ynetilmesine vesile olan kuvvet hatlann
dan biridir bu.
Biyopolitik ynetim toplumlannn bu normalletirilmi
zgrl, gvenlik mekanizmalar olmadan veya neyin
anormal ve sapkn olduu kurgulanmadan var olamaz as
la. Zira ayn ekilde bunlar da zneletirme ilevlerine sa
hiptir. Modem a, bir "tehlike kltr", normale ynelik

1 55
srekli bir tehdit; hastalk, pislik, cinsellik veya "yozlama
korkusu" gibi daimi, ortak tehditlerin hayali istilas olmak
szn dnlemez adeta.21 zgrlk ile gvenliin, kendini
muktedir klma ile zorlanmann etkileimi, bu tehlike klt
rnn de yardmyla, liberal iktidarn siyasal iktisadnn so
runlar zerinde ilerler.
Bu balamda, sz konusu norma ve bir znenin zgr, ege
men, burjuva, beyaz olarak normalletirilmesine ve byle bir
znenin mlkiyet ilikilerine uymayan herkes gvencesizle
tirilmitir. Dahas, modern gvencesizliin gvenliini sala
ma almay amalayan sosyal devlet balamnda, normal a
lma koullarnn erkeklere gre dzenlenmesiyle, kadn
lar "e" olarak yapsal bir biimde gvencesizletirilmilerdir.
Aynca, sermayeyle emein uzlau ulus-devletten anormal
ve yabanc denilerek dlananlar da gvencesizletirilmitir.22
Buna bal olarak gvencesizletirme, gnmze kadar hep
liberal ynetimselliin bnyevi elikilerinden biri olmutur.
Anormal bir ey olarak da, zgrlk ile gvenlik arasndaki
dengeleyici dinamii altst etmitir. Bu bakmdan, ou za
man kar-davran tetikleyen bir ey olmutur.
Ailenin geimini erkein salayaca ekilde dzenlenen,
byk lde yalnzca ounluk toplumu iin eriilebilir bir
durum olan normal alma koullan bugn hegemonyas
n kaybetmektedir. Gvencesizletirme giderek ynetimsel
normalletirme tekniklerinin bir paras haline gelmekte,
sonu olarak neoliberalizmin bnyevi bir elikisinden he
gemonik bir ilevine dnmektedir.

Hayatn Ekonomikletirilmesi ve
Kar-Davrann Olmamas

Son yllarda sk sk gndeme gelen "hayatn ekonomikle


tirilmesi" mevzusu, neoliberal dnm srelerini ancak

1 56
ok kstl bir biimde aklar: hem totalletirici retoriinden
dolay, hem de gya yeni bir fenomeni ilan etmesinden dola
y. "Hayatn ekonomikletirilmesi" birtakm basitletirilmi
tezlere atfta bulunur: Ekonomik smrnn karlarna
kurban giden sadece i deildir aruk, hayatn akbeti de by
le olmutur; i ile hayat arasnda bir ayrm yapmak mmkn
deildir; ve bu srete, retim ile yeniden retim arasndaki
ayrmda da bir ipatlama meydana gelmitir. Byle totalle
tirici ipatlama tezleri, kolektif bir kurban statsnden bah
seder ve zneleme, faillik ve nihayetinde de kar-davran
tarzlarna ilikin gr arptr.
Ancak, biyopolitik ynetimsellik perspektifinden bakld
nda, "hayaun ekonomikletirilmesi" tezi belli bir anlam ta
r. Burjuva bir liberal toplumun, neredeyse iki asrdan fazla
bir zamandr hayaun verimlilii etrafnda tesis edilen iktidar
ve tahakkm ilikilerine iaret eder. Bu adan bakldnda,
hayat asla iin teki yz olmamur. Bau modernliinde, ye
niden retim daima siyasal ve ekonomik olann bir paras ol
mutur. Sadece yeniden retim de deil, genel itibaryla hayat
bile hibir zaman iktidar ilikilerinin tesinde olmamtr. Ha
yat tam da verimliliiyle, yani tasann potansiyeliyle, her za
man byle ilikilerin sonucu olmutur. Ve tabi klma ile muk
tedir klma, dzenlenme ile zgrletirme arasndaki modem
zneletirme paradoksunu kuran tam da bu tasarm potansi
yelidir. Gvencesizletirmeyi bnyevi bir eliki olarak tesis
eden liberal sre, bu zneletirmenin tesinde meydana gel
memitir; toplumsal, ekonomik ve siyasal konumlarn birara
ya gelmesiyle oluan, tmyle makul bir sonutur bu.
Bu adan, gnmzde yana yana bitiremedikleri "hayatn
ekonomikletirilmesi" tmyle neoliberal bir fenomen de
il, biyopolitik toplumlarn bir kuvvet hattdr; bugn belki
baka bir biimde anlalr hale gelmitir, o kadar. Bununla
ilgili zneletirmeler genellikle iddia edildii gibi yeni falan

1 57
deildir aslnda, sadece biyopolitik ynetimsel sreklilikle
ri pek anlalmamur.
1960'larda balayan toplumsal hareketler balamnda or
taya kan yaama ve alma koullan, hi ama hi yne
timsel deil miydi gerekten?23 Aslnda, alternatif yaam bi
imlerinin batan aa muhalif pratikleri, (feminist, ekolo
jik, sol-radikal balamlarda) farkl bedenlere ve zilikilere
duyulan arzu, kendisini srarla normal alma koullarn
dan ve bunlarn kstlamalarndan, disiplin tedbirlerinden ve
denetimlerden ayrmaya almtr. Burada en nemli me
seleler unlardr: insann kiminle, ne i yapacana kendisi
nin karar vermesi; gvencesiz alma ve yaama biimleri
ni bilinli olarak tercih etmesi, nk tam da kendi zama
nn kendisinin dzenleyebilmesi nedeniyle, daha fazla z
grlk ve zerkliin olanakl gibi grnmesi; ve hepsinden
nemlisi: kendi kaderini kendisinin belirlemesi, yani zbe
lirlenim. Genellikle, emein karl olarak beklenen ey iyi
kazanmak deil, iten keyif almak olmutur. Burada asl g
zetilen, eitli becerileri hayata geirebilme olanadr. G
vencesiz alma koullarnn bilinli, gnll olarak kabul
edilmesi ou zaman, yeniden retim ile cretli emek ara
sndaki modem, patriyarkal blnmeyi normal alma ko
ullarnda mmkn olduundan daha farkl bir biimde ya
ama isteinin bir ifadesi de olmutur phesiz.
Ancak, son yllarda bu alternatif yaama ve alma koul
lan ekonomik adan daha elverili hale gelmitir; zira emek
piyasasnn talep ettii esneklii salarlar. Nitekim son otuz
krk ylda, toplumsal hareketlerin pratikleri ve sylemle
ri muhalif olmakla ve normalletirmeye kar kmakla kal
mam, neoliberal bir ynetimsellik biimine doru dn
mn de bir parasn oluturmutur.
Peki evvelce muhalif addedilen bu yaama ve alma tarz
lar artk ne lde bariz bir hegemonik, ynetimsel ileve

1 58
sahiptir? Ve neden kar-davran potansiyellerini kaybet
mi gibi grnmektedirler? ite metnin bundan sonraki b
lm, kapsaml bir analiz sunma iddias tamakszn, bu
meseleye dair birka fikir sunuyor.

Gvencesiz bir duruma kendi isteiyle girmi olan kltr


reticilerinin ou, yani burada bir btn olarak ele ald
mz insanlar, genellikle gemiteki alternatif varolu koul
laryla dorudan bir siyasi ilikileri olmasa da -bilinli ve
ya bilinsiz bir biimde- byle bir tarihe atfta bulunacaktr.
Sz konusu koullarn toplumun merkezine, yani normal
ve hegemonik olann retildii yere kaymas bu insanlar az
ok rahatsz eder. Ancak, eski yaama ve alma teknikleri
ille de toplumsal olarak hegemonik hale gelecek diye bir ey
yoktur. Aslnda sre tam tersine iler: alma koullarnn
kitlesel olarak gvencesizletirilmesi, normal alma koul
larnn dnda kalan herkese dayatlrken, bu insanlara ba
z vaatlerde bulunulur: Kendi yaratclklarnn sorumluluu
kendilerinde olacaktr; kendi hayatlarn kendi kurallarna
gre, arzu edilen trden, normal saylan bir varolu hali ola
rak ekillendirebileceklerdir. Biz burada, gvencesizlemeye
zorlanan kiilerden ziyade, kltr iileri olarak gvencesiz
yaama ve alma koullarn zgrce kendisinin setiini
syleyen insanlar zerinde duruyoruz. 24
Bu konuda sistematik bir ampirik almann olmama
s gerekten artc.25 Fakat kltr reticilerinin ortak pa
rametreleri aa yukar bellidir: iyi, hatta ok iyi bir eitim
alm, 25-40 yalar arasnda, ocuksuz, ve az ok bilin
li biimde gvencesiz bir istihdam halini semi insanlar
dr bunlar. Geici ileri kovalarlar, geimlerini projelerden
salarlar, birden ok mteriye arka arkaya szleme usu
l iler yaparlar; genellikle hastalk denei, cretli izin ve-

1 59
ya isizlik tazminat gibi haklan yoktur; aynca i gvence
leri, dolaysyla sosyal gvenceleri de yoktur (varsa da asga
ri dzeydedir). Haftada krk saatlik mesai tam bir yanlsa
madr. Mesai ile bo zaman arasnda net snrlar yoktur. a
lma ile dinlenmeyi birbirinden ayrmak mmkn deildir
artk. Mesai dndaki zamanlannda epey bilgi biriktirirler,
ama bunun iin ekstra bir deme almazlar; kendilerinden
doal olarak beklenen ve cretli alma balamnda kulla
nlan vs. bir eydir bu.
Bu, dardan gelen bir "hayatn ekonomikletirilmesi", ta
bi klma veya totalletirme sreci deildir. Sz konusu pra
tikler daha ziyade arzuyla, keza adaptasyonla balantldr.
Zira bu varolu koullan daima ngrlr ve peinen itaatle
retilir. "Gnll" iler, yani rnein kltr veya akademi
endstrisindeki cretsiz veya dk cretli iler, ounluk
la deimez bir gerek olarak kabul edilir, baka bir ey talep
bile edilmez. nsann kendi kltrel retimini finanse etmek
iin pek de yaratc olmayan, dier gvencesiz ileri kovala
mas gerektii kabul edilir. nsann hem zorla hem de kendi
tercihi dorultusunda kendi yaratc retimini finanse etme
si, onu hem ezen hem de bir paras olmak istedii ilikileri
besler ve yeniden retir. Bile isteye yaratc ilere ynelen bu
gvencesiz kltr reticileri belki de kolayca smrlebile
cek znelerdir; zira zgr ve zerk olduklarna inanmalar
na, kendilerini gerekletirme fantazilerine bal olarak, ya
ama ve alma koullarna sonsuza dek katlanacakm gi
bi grnrler. Neoliberal bir balamda ise smrye o kadar
aktrlar ki, devlet onlan rol modelleri olarak bile sunabilir.
Bu kendini gvencesizletirme hali, korku ve kontrol
kaybetme gibi deneyimlerle, kesinliklerin ve teminatlarn
kalkmasyla ortaya kan gvensizlik hisleriyle, keza baa
rszlk, toplumsal adan d ve sefalet korkusu ve dene
yimiyle balantldr. Yine bu nedenlerle, "kendini koyver-

160
mek" veya hegemonik paradigmalar farkl biimlerde tasfi
ye etmek veya skartaya karmak zordur. Herkes "elini a
buk tutmaldr" , yoksa oyunun dnda kalabilir. Sakinle
ip rahatlamaya veya toparlanmaya ayrlm net bir zaman
dilimi yoktur. Bu trden bir yeniden retimin hayatta net
bir yeri yoktur; dolaysyla bu zlem hep tatmin edileme
den kalacak ve insan bu eksikten hep muzdarip olacaktr.
nsann "kendini bulmak" iin sakinleip rahatlama arzusu
nu tatmin etmesi imkanszdr artk. Genellikle, bu tr yeni
den retim pratiklerini sil batan renmek gerekir. Taru
masz ve apak olgular olmadklar iin, insann bunlar u
runa hem kendisiyle hem de bakalaryla kyasya mcadele
etmesi gerekir. Ve bu da yeniden retim, yenilenme zlemi
ni rahatlkla pazarlanabilir bir ey haline getirir.
Sonu olarak sadece alma, retim cephesi deil, ge
nellikle "hayat" denen u dier cephe, yeniden retim cep
hesi de gvencesiz hale gelmitir. retim ile yeniden reti
min kesitii sylenebilir mi yleyse? Bu kltr reticilerin
de, eski, yeni bir biimde, evet. Bu insanlarn gzler nne
serdii ey, neoliberal bireyselleme biimi altnda, retim
ve yeniden retimin paralarnn znelerin "iine" yerle
tirilmi olduudur. Panagiotidis ve Tsianos26 da benzer bir
tez ne srerler: "retim ile yeniden retim arasndaki b
lnmenin giderek ortadan kalkmas evde veya iyerinde de
il, iin kendisinin cisimlemesi yoluyla meydana gelir: ya
ni, gvencesizletirmenin refleksif bir biimiyle ! " Yine de,
biyopolitik ynetimsel iktidar ilikileri hegemonik, normal
letirilmi bedenlerin ve zilikilerin retimi yoluyla iledi
inden, bu bedenlerde maddileen, iin de tesinde, yne
timsel hayattr her zaman.
Buna bal olarak, gnmzn gvencesiz, cisimsiz, bi
reyselletirilmi i ve "hayat" balamnda, yeniden retimin
ilevi deiir. Yeniden retim, bata kadnlar olmak zere

161
bakalaryla birlikte dsallatnlmaz artk. Bireysel yeniden
retim ve reme, yani hayatn retimi, bireysellemi ve ks
men znelerin kendi "iine" kaymtr. Mesele iin tesin
de -ve ayn zamanda i yoluyla- yenilenmedir; ama ou za
man bu, karl laykyla verilen cretli emein de tesin
dedir. Mesele yenilenme, yenileme, insann kendi benliini
kullanarak yaratmas, kendi kudretini kullanarak -kendi di
lediince- benliini yeniden retmesidir. Kendini gerek
letirme, benlik iin bir yeniden retim grevi haline gelir.
alma, benliin yeniden retimini salama almak iindir.
Kendi ilerindeki btn farkllklaryla "gvencesizleti
rilmi" kltr reticilerini byle tektip bir tarzda sunarken,
bu insanlarn neoliberalizmde zneletirilmelerinin bariz bir
biimde elikili olduunu sylemek mmkn: ayn anda,
bir tarafta gvencesizletirme vardr ki bu her daim para
llk ve izgisel olmama anlamna gelir, dier tarafta da ege
menliin sreklilii. Modem egemenliin sreklilii, ken
dini gerekletirme, zerklik ve zgrln stilize edilmesi
yoluyla; insann kendini ekillendirmesi, kendisinin sorum
luluunu almas ve edimsellik fikrinin tekrar yoluyla mey
dana gelir. Buna rnek olarak, u fikrin (hala) yaygn kabul
grmesini gsterebiliriz: Modem, erkek, sanat zne, yara
tcln bizzat kendisinden alr, nk bu yaratcln ora
da, onun iinde olduu varsaylr - Bat modernlii cinsiye
ti de buraya yerletirmi ve bireyin doas, z addetmitir.
Genel olarak, burada ele aldmz kltr reticileri asn
dan, egemenliin esas gvencesizleme kararn "zgrce"
verebilmede, dolaysyla da kendini gvencesizletirmede
yatyor gibi grnmektedir.
Ancak bunun sonucunda, yapsal gvencesizletirmenin,
aslnda zgrce karar vermeyle falan pek alakas olmayan ve
toplumun tamamn etkileyen neoliberal bir ynetimsel fe
nomen olduunu fark etmek iyice zorlar. Kltr reticile-

162
ri rnei, insann "kendi setii" yaam biimlerinin ve a
lma koullarnn, aynca zgrlk ve zerklie dair fikirle
rinin, siyasal ve ekonomik yeniden yaplanmayla ne lde
badatn gsterir. Eletirel kltr reticilerinin, yaama
ve alma koullarna dair bir aratrma kapsamnda, "iyi bir
hayat sizce nasldr?" sorusuyla karlatklarnda verecek
cevap bulamamalar baka trl nasl aklanr?* Grlen
kiilerden birisine gre, alma ile hayatn giderek birbirine
karmas, "iin hayatna szmas" demekti. "iyi bir hayat"a
dair fikirlerinse almaya pek szmad ortadayd; halbu
ki toptan "iyi bir hayat"a iaret edecek bir eye dnebilirdi
bu. Ynetimsel ilevi azalarak sona erecek, daha iyi bir hayat
tahayyl olan kar-davrant eksik olan.
Liberal ynetimselliin yaratt, kendini gvencesizle
tirmenin muhalif bir konum olduu inanc, egemenlikle
parallk arasnda kalan elikili zneletirme sayesinde de
vam ettirilebilir elbette. Ancak bu ekilde, srekli olan ikti
dar ve tahakkm ilikileri grnmez olur ve normalletirme
mekanizmalar doallaarak znenin apak ve zerk karar
lan haline gelir. "Hayatn ekonomiklemesi" gibi totalleti
rici bahisler, hegemonyann sonularnn ve bunlarla bera-

* Kamera Uiuft! (Ve Motor!, Zrich/Berlin, 2004, 32") film projesinin bir par
as olarak, 2003'n sonunda, kpD olarak, "kltrel alanda belli bir siyasal pra
tik biimi iin birlikte altmz veya ilerini referans aldmz" (kpD ye
leri de dahil olmak zere) on be Berlinli kltr reticisiyle grtk. "Sorula
nmz, Fronte della Gioventi Lavoratrice (Gen iler Cephesi) ve Potere Ope
raio'nun (ilerin Gc) 1967'nin balannda Mirafiori'de yapt 'Fiat Bizim
niversitemiz' anketine dayanyordu. Bu ankette 'iyi bir hayat'la ve rgtlen
meyle ilgili sorular da vard ... Ancak, kltr reticilerinin potansiyel politizas
yonu hakmndan, kolektif ret stratejileriyle ve buna bal olarak, insann kendi
hayatn deitirme, bakalannn hayatn deitirme ve nihayetinde toplumsal
deiim isteiyle de ilgileniyorduk. Genel bir dzeyde, btn grmelerin tek
ortak taraf, sreksizlikten muzdarip olma haliydi ... Fikir ufkumuzda, mevcut
yaam kavraylanna aka veya belli belirsiz kar olan bir ey bulamamtk
biz de": "Prekarisierung von Kulturproduzentlnnen und das ausbleibende 'gute
Leben'", arranca! fr cine linke Strmung, No. 32 (Yaz 2005), s. 24; "Prekare
Subjektivierung", Malmoe, No. 7.

1 63
her mcadele ve antagonizmalarn gr amzdan kma
sna yol aarak bu duruma olsa olsa katkda bulunabilir. n
sann zerklik ve zgrle dair kendi hayalleri modem z
neletirmenin ynetimsel kuvvet hatlarna yansmaz, dier
zgrlklerin hayali kurulmaz artk ve bylece neoliberal
ynetimsellik balamnda hegemonik bir ilev olan gven
cesizletirmeye kafa tutan olanakl bir davran perspektifi
nin n kapanm olur.
Bu normalletirmenin bedeli nedir peki? Neoliberalizm
de anormal olarak, sapma olarak ilev gren nedir? Bu yol
la ekonomik adan smrlemeyecek olan nedir? Deleu
ze, yeni znelliklerin ortaya kma retorik bir soruyla ia
ret etmiti: "Kapitalizmde meydana gelen deiiklikler, hi
beklemedikleri bir biimde, direniin merkezi olan yeni bir
benliin yava yava ortaya kyla 'karlamyorlar' m?"27
Ama ben, kar-davrann ve yeni znelliklerin gkten zem
bille inmesini bekleyen Deleuze gibilerin aksine, gvence
sizletirmenin hegemonik bir ileve dnmesinin tarihi ve
burjuva ynetimsel zneletirme tarzlarnn sreklilii ze
rinde daha derin ve ayrntl almalar yapmamz gerektii
ne inanyorum - buna, kendini muhalif addeden zerklik ve
zgrlk anlaylar da dahil.
EVREN zge elik

Notlar
1 Foucault, The History of Sexuality, Volume I: An Introduction, ev. Robert Hur
ley (New York, 1980); Trkesi: Cinselliin Tarihi, ev. Hlya Uur Tannver
Ostanbul: Ayrnt, 2003); Deleuze, Foucault, ev. ve ed. Sean Hand (Londra,
1988).
2 Foucault, Geschichte der Gouvernementalitat I: Sicherheit, Territorium, Bevlhe
rung (Vorlesungen am College de France 1977-78) 2004a: 292
3 Foucault, Geschichte der Gouvernementalitat ll: Die Geburt der Biopolitih (Vor
lesungen am College de France 1978-79, s. 42.

1 64
4 Foucault'nun modem ynetimsellik ile biyopolitikann birbirinden ayrlama
yacana dikkat ektii bir yaz iin bkz. Foucault, Geschickte der Gouveme
mentalitdt II, s. 43. Toplumsal-teorik bir kavram olarak biyopolitik ynetim
sellik iin bkz. Lorey, "Als das Leben in die Politik eintrat: Die biopolitisch
gouvemementale Modeme, Foucault und Agamben",Empire und die biopolitis
che Wende iinde, (ed.) Marianne Pieper, Thomas Atzen, Serhat Karakayali ve
Vassilis Tsianos (FrankfurtlM./New York, 2006).

5 Foucalt, The History of Sexuality, Volume I: An Introduction, s. 141-142

6 A.g.e., s. 142
7 Sarasin, Reizbare Maschinen: Eine Geschichte des Krpers 1 765- 1 91 4
(Frankfurt/M., 2001) s. 19.
8 Macpherson, Political Theory of Possessive Individualism: Hobbes to Locke
(Oxford, 1962).

9 Lorey, "Als das Leben in die Politik eintrat: Die biopolitisch gouvemementale
Modeme, Foucault und Agamben", Empire und die biopolitische Wende iinde,
(ed.) Marianne Pieper, Thomas Atzert, Serhat Karakayali ve Vassilis Tsianos
(Frankfurt/M./New York, 2006).

10 Foucault, "Govemmentality" , The Foucault Effect: Studies in Govemmentality


iinde, (ed.) Graham Bruchell vd. (Chicago, 1991) s. 87-104.

11 Marx, A Contribution to the Critique of Political Economy; veya http://www.


marxists.orglarchive/marx/works/1859/critique-pol-economy/index.htm (son
eriim tarihi 01. 10.2012).

12 Locke, "Two Treatises of Govemment (Conceming the True Original Extent


and End of Civil Govemment 44)", The Works of]ohn Locke: A New Edition,
Corrected, 5. Cilt veya http://socserv2.mcnaster.ca/-econ/ugcm/3ll3/locke/
govemment. pdf (son eriim tarihi 01. 10.2012).
13 Castel, Die Starkung des Sozialen: Leben im neuen Wohlfahrtsstaat (Hamburg,
2005) s. 24.

14 Phl, "Der Bericht der Hartz-Kommission und die 'Untemehmerin ihrer sel
bst': Geschlechterverhaltnisse, Gouvemementalitat und Neoliberalismus",
Gouvemementalitdt: Ein sozialwissenschaftliches Konzept im Anschluss an Fou
cault iinde, (ed.) Pieper ve Gutierrez Rodriguez (Frankfurt/M./New York,
2003) s. 1 1 1-135.
15 Foucault, Geschichte der Gouvemementalitdt II: Die Geburt der Biopolitik (Vor
lesungen am Colltge de France 1 978-79) (Frankfurt/M., 2004), ABD'de neo
liberal ynetimselliin oluumuyla balantl olarak, kendisinin hem iisi
hem de ivereni olanlardan bahseder; keza Foucault'nun almasna dayanan
aratrmalar da (Brckling vd., Gouvemementalitdt der Gegenwart: Studien zur
konomisierung des Sozialen [Frankfurt/M. 2000); Pieper ve Gutierrez Rod
riguez, Gouvemementalitdt: Ein sozialwissenschaftliches Konzept im Anschluss
an Foucault [Frankfurt/M./New York, 2003)). Brckling vd. (s. 15) ncelikle
unu sorarlar mesela: Liberal "doal zgrlk" dzenlemesi ilk defa "yapay
zgrlk" dzenlemesine dntnde, "ekonomik adan rasyonel bireyle-

165
rin giriimci davranlarm" fark etmek mmkn myd? Yine de, bu "doal
zgrlk" ynetimsel tekniklerin ve toplumsal mcadelelerin sonucundan
baka nedir ki? Ve "doal zgrln" karsna yerletirilen, "yapay zgr
lk" denen ey nedir?

16 Castel, Die Starkung des Sozialen: Leben im neuen Wohlfahrtsstaat.

17 Foucault ynetimsellik soyktnde normal ile hegemonik arasnda ak


ak balant kurmaz . Ynetimselliin dinamiini ve anlamm iyice kavraya
bilmek iin, normalletirme mekanizmalar hegemonik sylemler ve bunlarla
ilgili mcadelelerin retimiyle aka balantl mekanizmalar olarak deer
lendirilmelidir. Foucault ile Gramsci arasndaki balant iin bkz. Hali, "The
Spectacle on the 'Other'", Representation: Cultural Representations and Signif
ying Prutices iinde, (ed.) Stuart Hali (Londra, 1997) s. 223-290 ve Demiro
vic, Demokratie und Herrschaft: Aspekte kritischer Gesellschaftstheorie (Mns
ter, 1997).

18 Lorey, "Der wei!Se Krper als feministischer Fetisch: Konsequenzen aus der
Ausblendung des deutschen Kolonialismus" , Weifl - Weiflsein - Whiteness:
Critical Studies on Gender and Racism iinde, (ed.) Martina Ti!Sberger, Gabriele
Dietze, Daniela Hrzan, Jana Husmann-Kastein (Frankfurt/M., 2006) s. 61-84.

19 Freud 2000, s. 284.


20 Foucault, "The Subject and Power", Michel Foucault: Beyond Structuralism and
Hermeneutics iinde, (ed.) Hubert L. Dreyfus ve Paul Rabinow (Chicago, 1983)
s. 208-226.

21 Foucault, Geschichte der Gouvernementalittlt II: Die Geburt der Biopolitik (Vor
lesungen am Colltge de France 1 978-79) , s. 101- 102. Biyopolitik ynetimsel
lik modern toplumlar aka paradoksal bir biimde yaplandrr. Cornelia
Ott'un zl bir biimde ifade ettii gibi, "insanlarn kendilerini biricik 'zne
ler' gibi grmeye balamalarn olanakl klar ve ayn zamanda onlar amorf,
btnleik bir 'nfus kitlesi' eklinde biraraya getirir... Bylece nemsiz bir
mesele haline gelen, hayatn dlanmas ve yok edilmesi deil, 'yaama hakk'
olur her zaman": Ott, "Lust, Geschlecht und Generativitiit: Zum Zusammen
hang von gesellschaftlicher Organisation von Sexualitit und Geschlechterhie
rarchie", Ein alltagliches Spiel: Geschlechterkonstruktionen in der sozjalen Praxis
iinde, (Frankfurt/M. , 1997) s. 1 10. Biyopolitik toplumlama ile kolonya
lizm arasndaki balant iin bkz. Lorey, "Der wei!Se Krper als feministischer
Fetisch: Konsequenzen aus der Ausblendung des deutschen Kolonialismus".

22 Kleines Postfordistisches Drama, "Prekiire Subjektivierung", Malmoe, No. 7,


s. 20 ve "Prekarisierung von Kulturproduzentlnnen und das ausbleibende
'gute Leben'",arranca ! JUr eine linke Strmung, No. 32 (Yaz), s. 23-25; Mec
heril Prekare Verhaltnisse: ber natio-ethno-kulturelle Mehrfuhzugehrigkeit,
(Mnster/ New York/Mnih/ Berlin, 2003)

23 Boltanski ve Chiapello bunun aksini varsayar, "The Role of Criticism in the


Dynamics of Capitalism: Social Critique vs. Artistic Critique", Worlds of Capi
talism: Institutions, Governance, and Economic Change in the Era ofGlobalization
iinde, (ed.) Max Miller (Londra ve New York, 2001) s. 237-267. almala-

1 66
ana gre, kapitalizmde 1960lardan beri meydana gelen deiiklikler "sanatsal
bir eletiri"nin, yani bir kitle toplumunun tekbiirnliliinden, bireysel zerk
liin olmamasndan ve sahici toplumsal ilikilerin yitirilmesinden yaknan bir
eletirinin spesifik entegrasyonuna ve stratejik yeniden fonnlletirilmesine
kadar uzanr. Aynca bkz. Lemke, "Riiume der Regierung: Kunst und Kritik der
Menschenfhrung", Foucault und die Knste iinde, Zentrums fr Kunst und
Medientechnologie (ZKM) adna Peter Gente (ed.) (Frankfurt/M. , 2004) s.
176-178.
24 Kuster, "Riiume der Regierung: Kunst und Kritik der Menschenfhrung", Fou
cault und die Knste iinde, s. 162-180; Panagiotidis, "Denkerlnnenzelle X:
Prekarisierung, Mobilitit, Exodus" ,arranca! fr cine linke Strmung, No. 32
(Yaz 2005), s. 12-14.
25 tk yaklamlar iin bkz. Bhmler ve Scheiffele, "berlebenskunst in einer Kul
tur der Selbstverwertung" , Gesellschaft mit beschrankter Haftung: Zumutun
gen und Leiden im deutschen Alltag iinde, (ed.) Franz Schultheis ve Christina
Schulz (Konstanz, 2005) s. 422-448; Anne ve Marine Rambach'n Fransa'daki
gvencesiz entelekteller hakkndaki almas, Les intellos prtcaires (Paris,
2001); Angela McRobbie'nin sanatlarn yeni ekonomi asndan ileviyle
ilgili tezleri, "'Everyone is Creative': artists as new economy pioneers?", http://
www .opendemocracy.net/arts/article_652.jsp (son eriim tarihi 01. 10.2012)

[2004); veya kpD'nin almas, "Prekarisierung von Kulturproduzentlnnen


und das ausbleibende 'gute Leben'" ,arranca! fr cine linke Strmung, No. 32
(Yaz 2005), s. 23-25.

26 "Reflexive Prekarisierung: Eine Introspektion aus dem Alltag von Projektlin


ken", Fantmas: Magazinfr linke Debatte und Praxis: "Prekiire Zciten", No. 6
(K 2004), s. 19.
27 Deleuze, Foucault, ev. ve ed. Sean Hand (Londra, 1988) s. l l5. Bu mesihi
fikrin an bir rnei, doal olarak Hardt ve Negri'nin lmparatorluk'unun
(Empire, [ Cambridge/Mass. ve Londra, 2000) , Trkesi: imparatorluk, ev.
Abdullah Ylmaz [tstanbul: Aynnu, 2001)) sonunda; aynca, farkl ve ok daha
zayf bir bimde de olsa, Foucault'nun yeni bir znelik talep eden "zne ve
Iktidar"nda ("The Subject and Power", Michel Foucault: Beyond Structuralism
and Hermeneutics iinde, (ed.) Huben L. Dreyfus ve Paul Rabinow, Chicago)
bulunabilir.

1 67
Sanatm lszl:
Paolo Virno ile Sylei*
SONJA LAVAERT - PASCAL GIELEN

Sonja Lavaert ve Pascal Gielen: Son birka senedir, al


malannz sanat dnyasnda byk bir ilgi gryor; misal bi
zim bugn burada bulunma sebebimiz de sizinle bir sanat der
gisi iin sylei yapmak. Ama genel itibanyla yazdklann
zn dorudan sanatla ilgili olduunu sylemek zor. Sizce sa
nat dnyasnn almalannza gsterdii bu ilgi nereden kay
naklanyor?
Paolo Vimo: Doru sylyorsunuz. Ne zaman u gzel sa
natlar akademilerinin dzenledii konferans veya seminer
lerden birine konumac olarak davet edilsem, biraz utan
yorum akas; bu ite bir yanllk var herhalde, diyorum,
nk modem sanat hakknda ok az bilgim var. Bence sa
natla uraan insanlarn almalarma gsterdii ilginin se
bebi bavurduum kavramlardan biri, yani "virtzlk" .1
Bu kavramn benim siyasi ve felsefi dncelerim ile sanat
dnyasnn ortak zemini olduu kanaatindeyim. Bir sanat
* "The Dismeasure of Art. An Interview with Paolo Virno", Cahier on Art and
Public Domain # 7 Open: A Precarious Existence: Vulnerability in the Public
Domain, (ed.) Jorinde Seijdel, Nai Publishers SKOR, Say 17, Amsterdam, s.
72-85. Yazarlara teekkr ederiz - e.n.

1 69
sanatn icra ettikten sonra arkasnda bir sanat eseri brakrn
yorsa eer, yapt ey virtzlk olur. lcra etme deneyimi
ne, virtz sanatya, esasen sanatla ilgili dncelerimi or
taya koymak iin deil, genel anlamda siyasal eylemin tipik
zelliklerine dikkat ekmek iin bavuruyorum.
Siyasal eylem belli bir nesne retmez. zerk bir nesney
le sonulanan bir faaliyet deildir. Dikkatimi eken nokta,
bugn i dediimiz eyin -szgelimi bir yaynevi, televiz
yon kanal veya gazete iin almaktan bahsetmiyorum sa
dece, bir Volkswagen fabrikasnda, Fiat veya Renault'da a
lmak da dahil olmak zere her trl ii kastediyorum- ni
hayetinde zerk bir "i/eser" lworkJ ortaya koymamas, bir
nesne retmemesi.
Volkswagen fabrikasnda nihayetinde araba retiliyor el
bette, fakat bu retim tmyle otomatik, mekanikletirilmi
bir emek sistemine tabi, fabrikada alan iilerin tek tek
greviyse iletiimden ibaret, arkasnda herhangi bir nesne
brakmayan bir iletiimden - tpk virtzlkte olduu gibi.
Virtzl genel itibaryla post-Fordist i modellerinden
biri olarak gryorum. Dikkatimi eken bir ey daha var: En
eski virtzlk tr, yani dans, konser, tiyatro vb.den de
nce gelen ilk virtzlk tr, insann en tipik faaliyetlerin
den biri, yani dili kullanmas. insann dil denen eyi kullan
mas zerk veya kalc bir "i"le sonulanmyor; maddi bir
rn yok bu faaliyetin - Saussure, Chomsky ve Wittgens
tein'dan bunu rendik. Post-Fordist alma virtzlktr,
dile ve iletiime dayand iin virtzlktr.
Sanat hakknda ne dnyorum? Hakknda az buuk fi
kir sahibi olduum tek sanat tr, modem ve ada iir.
Bence 20. yzyln iir de dahil olmak zere sanat alann
daki avangard deneyimi bir ayarszlk, "arlk" , itidalsizlik
deneyimi. 20. yzyln o muazzam avangard sanat, bilhassa
da Celan'dan Brecht'e ve Montale'ye kadar uzanan avangard

1 70
iiri, tecrbeyle sabit l biimlerinin nasl bir krizde oldu
unu gsterdi bize. Paris'te saklanan mezura, bildiimiz bir
metreyi anszn 90 veya 1 10 santimetre olarak lmeye ba
lad adeta. Bu itidalsizlik, ayarszlk ve l birimlerindeki
kriz vurgusu byk lde avangard sanata atfedilir; avan
gard sanatn komnizme en ok yaklat nokta da buras
dr. l krizi bakmndan, sanat komnizme ok benzer.

Sadece iir mi peki, yoksa dier sanatlar iin de geerli mi


bu syledikleriniz?
Daha ziyade iiri bilsem de, genel anlamda sanat iin de
geerli diye dnyorum. Mesele ayarszlk. iir, krizi ak
lamann yan sra, yeni l ve oran standartlan belirlemeyi
de istiyor. Mehur talyan air ve eletirmen Franco Fortini
de benzer eyler sylyor mesela, avangard sanat ve iir ile
komnist hareketin nesnel bir ortak zemini olduunu ile
ri sryor - "komnist" derken reel sosyalizmi kastetmiyo
rum tabii. Bilakis, Komnist Parti'nin ve Sovyetler Birlii'nin
reel sosyalizmden anlad eyi komnizmin en byk d
man olarak gryorum.
Bu ayarszlk veya l birimlerindeki kriz, komnist ha
reket iin de nemli bir mesele, onlar da yeni ltler bulma
peinde. Sanat-icrac deneyimini genel bir post-Fordist i
modeli olarak dnebiliriz.

"l birimlerindeki kriz" derken tam olarak neyi kaste


diyorsunuz?
Bilisel deneyimi ve duygulanm deneyimini len standart
birim sanki ie yaramyor artk. Siyaset ve tarih alanlannda da
byle bir krizle kar karyayz: Toplumun refah mesaiden
deil bilgiden, genel olarak bilmekten, "genel zeka"dan gei
yor artk;2 bunun sonucunda toplumun refah ile alma s
resi de dorudan ilikili eyler olmaktan kyor.

1 71
Refahn yeni standard zeka, dil ve ibirlii alannda yaryor.
Sorun u ki, toplumun refah aruk bilfiil "genel zeka" tarafn
dan belirlendii halde, hala alma sresi gibi miad dolmu
bir standartla llyor, halbuki gereklikler deiti.
20. yzyl sanatna baktmzda da gryoruz bunu. Eski
standartlann yeterli olmadn gsteriyor bu sanat; bilisel
deneyimimizi ve duygulanm deneyimimizi deerlendirmek
iin, biimsel alanda ve iirin biimsel ileyii yoluyla, yeni
standartlar neriyor. Tam da bu bakmdan, sanat alanndaki
avangard, radikal toplumsal harekete yakn duruyor, arala
nnda bir tr ba var: lkisi de o eski standartlann artk bir ie
yaramadn gstermeye alyor ve yeni standartlar anyor.
Sorunu yle de ifade edebiliriz: Devletle uzaktan yakn
dan ilgisi olmayan yeni bir kamusal alan nasl konumland
racaz? Avangard sanat biimsel bir sorgulamayla eski stan
dartlann yetersizliini, acizliini, ayarszln aka orta
ya koydu. Sanat ile toplumsal hareketlerin ortak zemini asla
ierikle ilgili deildir. Mesele sanatn toplumsal direnii ko
nu almas, veya toplumsal direni hakknda gr beyan et
mesi deil. Radikal hareketin ve avangard iirin ortak biim
sel sorgulamas, yeni yeni yaama ve hissetme biimlerine
delalet eden yeni yeni biimler salyor, bu da yeni standart
lann ortaya kmasyla sonulanyor. Yani aralarnda ierik
le ilgili bir iliki yok.

Yani ikisi arasnda sadece biimsel bir benzerlik mi gr


yorsunuz? Bu biimsel paralelliin tarihsel bir evrimi olduu
nu, biimle ierik arasnda herhangi bir etkileim olabileceini
dnmyor musunuz?
erik sz konusu olduunda ortak bir zeminden bahse
demeyiz. Sadece biim ve biim aray bakmndan bir ba
lant var. Bana sorarsanz, sadece biimsel sorgulamayla il
gili bir mesele bu. iirin biimi yeni bir kamusal alann hii-

172
mi, yeni bir fikrin yaps gibi. Sanat alanndaki biim aray,
toplum, iktidar vb. addedebileceimiz eyler iin yeni stan
dartlar aramaktan farkl deil.

Yeni kurallar iin diyebilir miyiz?


Evet, yeni kurallarla ilgili bir mesele bu. Tam da eski ku
rallarn hkmn yitirdii ve salt biimsel olsa dahi yeni
kurallarn tasavvur edildii bu noktada, estetik ile toplum
sal direni birleiyor: Devletin egemenliine deil de "genel
zeka"ya dayal yeni bir toplumun bu ortak zeminde ortaya
kmas bekleniyor.

Standard dzenleyecek kurallar anlamnda m?


Kavramlar tanmlamakla ilgili bu: iktidar, alma, faali
yet vb. kavramlar. Sanatla ilgili olarak eklemek istediim bir
ey daha var: Benjamin'den beri, tekniin olanaklaryla o
altmann neye varacan merak etmemeye imkan yok. G
nmz balamnda, "aura'sz bir birlik" kavramna -hem es
tetik hem de siyasal adan- ihtiyacmz var. Benjamin'e g
re bir sanat eserinin birlii iin "aura", yani sanat eserini ku
atan bir tr dinsel klt gerekir - Mona Lisa bunun iin iyi
bir rnek. Benjamin oaltma tekniklerinin aura'y yok et
tiine dikkat eker: Sinemay dnn mesela, ya da foto
rafl.
Bugn bizim kar karya kaldmz sorun, deneyimin
tekillii [singularity] sorunu, ki bunun da aura veya kltle
bir alakas yok. Deneyimin tikelliini [particularity] kavra
yabilmemiz iin aura'sz bir birlik tasavvur edebilmemiz ge
rekiyor, nk bu tikellik veya birlik artk bir aura nitelii
tamyor. Bugn asl mesele, mterekliin [communality]
veya genelliin [generality] mmkn olan en yksek dere
cesi ile tekilliin mmkn olan en yksek derecesi arasnda
nasl bir iliki olduunu bulmak. Sanat biimlerinde de as-

1 73
lolan bu: En mterek ile en tikel arasnda nasl bir iliki ol
duunu bulmak. Sanat, aura'sz bir birlik aray.

Sanat ve felsefe ayn sorunla m kar karya?


Elbette. Felsefenin mterek adna evrensele kar bir
eletiri ortaya koymas bekleniyor. "Evrensel" ve "mte
rek" kavramlan srekli kantnlyor, halbuki bu ikisi taban
tabana zt.
"Mterek" veya "genel" , bende, sizde veya bir bakasnda
grebileceimiz bir ey deil, ama bizim aramzda vuku bu
luyor, bizim aramzda geiyor. Beyin hepimizde ortak olan
bir ey, ama ayn zamanda da tikel, nk szgelimi benim
beynim ne sizinkine benziyor ne de bir bakasnnkine: ya
ni evrensel deil. nsan doasnn hepimizde eit derecede
mevcut zelliklerine evrensel diyoruz.
"Genel" , snr blgesinde, yani ikimizin arasnda, benim,
sizin ve bir bakasnn arasndaki ilikide var olan veya vuku
bulan anlamna geliyor; bu bakmdan da tikel ile genel ara
snda srekli bir devinim var. Marx'n "genel zeka" kavra
m mterektir; tpk ngilizce gibi, genel ama evrensel deil.
Sadece belli bir topluluk dahilinde var olan, bu topluluk
tan ayn var olamayan genelin bir modeli, dil. Anadilimiz,
konutuumuz dil tek tek hepimizin bir toplulukla ilikisin
den ayn var olmaz, ama ift odakl grme yetimiz tek tek he
pimizde, topluluktan ayn olarak da vardr. Baz eyler sade
ce ilikilerde var olur.
Marx "genel zeka" derken, ibirlii gibi sadece aramz
da olan eyleri kasteder. Marx'n bu kavram mterek iyi
ye iaret eder.
Modernlikte, hem sanat hem de felsefe alannda mterek
olann evrenselden kurtulmak iin bir zgrlk mcadele
si verdiini dnyorum. "Baka Bir Kreselleme"yi ve
ya "yeni kresel" hareketini de byle gryorum: Mterek

1 74
olann evrenseli eletiren boyutunu temsil ediyorlar. Dier
taraftan egemenlik, evrenselin bir biimi.
Dolaysyla u soruyu sormamz gerekiyor: Tikeli yok et
meden evrenselden mteree gemek iin, ne gibi estetik
ve siyasal deneyimler gelitirebiliriz?
Veya felsefecilerin "bireyleme ilkesi" dedii eyi, yani ha
yatmzda biricik ve tekrar edilemez olan eylere deer atfe
diimizi dnelim. Bireyleme diye bir eyden bahsediyor
sanz eer, bireyi balang noktas deil de sonu olarak g
ryorsunuz demektir. Birey, kkleri "mterek"ten kaynak
lanan bir devinimin sonucudur, ama ayn zamanda da tikel
dir veya tikellemektedir. Marx "genel zeka" iin "toplumsal
birey" terimini kullanr. Mterek olan birey ncesi bir ey,
bireyler olumadan var olan ve bireyleri oluturan bir nevi
genel bilin olarak koyutlayabiliriz. Bu mterek birey nce
si ey, farkl farkl ben'ler olumadan var olan, dolaysyla bu
ben'lerin toplamndan ibaret olmayan bir "biz"dir.
Marx'tan ok etkilenmi olan Rus psikolog ve dilbilimci
Vigotski'nin insann geliimine dair grlerine cuk oturur
bu: Vigostki'ye gre, her eyden nce kolektif bir toplumsal
balam vardr; ocuk ancak bu balamn tesinde ve ondan
hareketle [beyond and Jrom] birey, ayr bir zne haline gelir.
Veya nrolojinin mthi bir kefini, "ayna nronlar" ha
trlayalm. Bu nronlar tek tek znelerin oluumunu ncele
yen bir tr mterek duyu, empati olduunu gsteriyor bize.
Bu keifte katks olan talyan bilimci Gallese "biz"in mer
kezde olduu bir uzamdan bahsediyor. Vigostki, Marx ve
Gallese'nin aklamalar, evrensele kart bir mterek mef
humunu kavramann baka baka yollan gibi geliyor bana.
Biraz da bu tezat stnde duralm isterseniz, nk siyasal
hareketlerin de sanatsal sorgulamann da bu etin cevizi kr
mas gerekiyor. Mterek ile tekilin ittifak, devletin ve me
kanizmalarnn tam karsnda yer alyor.

1 75
Bugn okluklarla saf tutan hareketler prdikkat bu ittifa
k bekliyor: okluklar mterekle hala gl balan olan bi
reylerdir. Dier taraftan, devlet ve post-Fordist toplum m
terek olan evrensele dntrr; genel zekay mali kazan
ve toplumsal ibirlii kaynana, virtzl post-Fordist
retimin rnt ve yaplanna dntrrler.

Sanat-siyaset balantsna dnecek olursak: Siyasi dava


s olan sanat hakknda ne dnyorsunuz? Mesela Brian Hol
mes'un yaptklan veya Michelangelo Pistoletto ve "laboratu
van" Cittadelarte-Fondazione Pistoletto hakknda? Kayda de
er bir siyasal tavn da olan sanat nasl deerlendiriyorsunuz?
Bu balamda sitasyonistler ve Debord'dan bahsedebili
riz; siyasal avangarda dnen bir sanat akm iin iyi bir r
nek bu. Davas olan sanat siyasal hareketlerin ayrlmaz bir
paras, kurucu unsurlanndan biri olarak gryorum. Siya
sal hareketler intemet gibi iletiim aralan da dahil olmak
zere pek ok aratan yararlanr, davas olan sanat da bun
lardan biridir. Hareketlerin siyasal sermayesini oluturan
unsurlardan biridir.
Yine de sanatn en ok biimsel alanda etkili olduunun
bir kere daha altn izmek istiyorum. Bu bakmdan, siyasal
davadan uzak olan sanat bile toplumsal ve siyasal gerekli
e temas eder. lkisi arasnda bir atmann sz konusu ol
duunu syleyemeyiz. Farkl dzlemlerde ilerler. Biim
sel sorgulama, ltleri ve l birimlerini salar, sanat
nn dorudan siyasal bir dava gtmesi de siyasal seferberli
in zgl bir biimidir.

Yani davas olan sanatn bile, biimsel sorgulamann bir


paras olduunu mu sylyorsunuz? Dava gtmenin, biimsel
sorgulamann baansyla dorudan ilikili olduunu mu d
nyorsunuz?
1 76
Evet, siyasal harekete uzak sanatlarn bile, yeni biim ve
ifade araylar vesilesiyle -kendi tavrlarna ramen- siyasal
hareketin ihtiyalarna cevap verebileceini, byle bir hare
ket tarafndan kullanlabileceini dnyorum. Brecht ka
dar, Montale gibi toplumsal gerekliklere ok uzak airlerin
de siyasal hareketle byle bir ilikisi oldu.
Sitasyonistler ok nemliydi nk siyasal bir hareket
haline geliyorlard, ama bu dnmden itibaren avangard
sanat olmaktan ktlar: siyasal hareket ve avangard sanat,
iki ayn varolu tarz. Sitasyonizm bu durumun ak bir r
neidir. 1960'tan nce dadaizm ve srrealizmden temelle
nen bir sanat akmyd, sonra sitasyonistler toplumsal di
renie katldlar, her politik aktivist gibi hata da yaptlar ol
gunluk da kazandlar.
Baka bir sorunsa, dil toplumsal gereklii dzenleyen
balca ilke haline gelince, bir btn olarak toplumsal ger
ekliin de estetik hale gelmesi.


Sosyolojik bir perspektiften, sanat toplumun neresinde ko
numlandnyorsunuz yleyse? Bir baka deyile, sanat toplum
dan tamamen kopanlsa ne olurdu? Toplum iinde kurmacaya
nasl bir rol atfediyorsunuz?
Enzensberger'in o mehur sz buraya cuk oturuyor ben
ce: iir kitaplarda deil artk, bir bardak suda zlen efer
vesan tablet gibi toplumun her yanma dalm durumda.
Sanat her yerde, reklamlarda bile sanat var. Sanat retimi
tek bir yerin tekelinde deil; sanat deneyimi molekllerine
kadar ayrlp her yere yaylm durumda.
yle bir zamanda yayoruz ki artk, insan doas ekono
mik bir mesele haline geliyor. Bu post-Fordist ada, insan
doasnn her vehesi (dilsel varlklar olmamz, evrenin in
san tr zerindeki etkisi) retimin hammaddesini olutu
ruyor.

1 77
1 9 7 l 'de Eindhoven'de biraraya gelen Foucault ile
Chomsky'nin insan doas zerine tartmas bence ok
nemli. Metin talyanca'ya evrilip yaynlanr yaynlanmaz,
ltalya'daki toplumsal hareketlerin gndemi haline geldi. iki
tarafn da yanld sylenebilirdi. Foucault doutan gelen
bir insan doas fikrini reddediyordu, Chomsky'nin mese
leyi kavray ise o kadar kat ve deterministti ki neredeyse
bu insan doas anlayndan yola karak siyasal bir prog
rama ulaabileceini dnyordu. insan doas ile siyaset
arasndaki ilikiyle ilgili gncel sorulara yeni cevaplar bul
mak iin, bu tartmay yeniden ele almamzn, meseleyi ye
niden tartmaya amamzn elzem olduu kansndaym.
Bugn insan doasnn farkl boyutlar sosyolojik katego
riler haline gelmi durumda. Esneklik bunlardan biri. Geh
len gibi antropologlara gre insan doasnn alameti farika
s zellemi igdlerin olmamas: Belli bir evresi olma
yan bir trz biz. Antropoloji "doal, deimez hakikat" gibi
kavramlara bavuruyor ama bu hakikatler, esneklik fenome
ni ve g3 gibi alt-fenomenlerle beraber -bilhassa da bugn,
bu ada- sosyolojik hakikatler haline gelmi durumda.
Baka bir rnek: Biz insanlar hep ocuk kalrz, baz o
cuka zelliklerimizi hayatmz boyunca hi brakmayz, her
insanda mzmin bir ocukluk vardr. Hep byle olmutur
bu, ama "mr boyu renme" denen ey nedense imdiler
de mesele haline gelmitir.
Bir rnek daha: nsan doasnn tarihst boyutunu d
nrsek, hepimiz yksek bir potansiyeli olan canllarz. G
nmz balamnda bu potansiyel, emek gc haline gelmi
tir. Bu perspektiften bakarsak burada biyopolitiin sz ko
nusu olduunu syleyebiliriz, nk biyopolitik nitelikler
kapitalizmin sosyolojik kategorilerinden biri haline gelmi
tir. Esneklii ve kapitalizmi doann sosyolojik kanunlar
olarak grmyorum elbette. Bilakis, toplumun byle rgt-

1 78
lenmesini gerektiren hibir ey yok. nsan doasnn en te
mel bileenlerinden biri olan estetik bugn ekonomik re
timin bir vehesi haline gelmi durumda artk. Bu nedenle
her trl meseleyi en temel dzeyde ele almamz gerekiyor.
Emek gc kavramnn iletiim ve dil boyutundan baka es
tetik bir taraf da var.
Hem bnyevi hem de biimsel olarak, sanatn problemi de
sanat alanndaki problem de retim srecinin bu estetik bo
yutunu gstermektir.
ada sanat gnmz retiminin bu yaygn estetik bo
yutunu temsil ediyor mu gerekten? Bu sorunun cevabm
bilmiyorum, ama sorulmas gerektiini dnyorum. in
san doas, estetik boyut, post-Fordizm, emek gc: Sanat
tartmasn bu kavramlar balamnda yrtmek gerekiyor.
Gnmz retiminde, retim gc haline gelen ibirlii ve
iletiimde estetikten geriye ne kald? Estetik deneyimin top
lum iindeki konumunu dntren bir ey oldu, zira bu
deneyim srad, tekil, ayn olmaktan kt, retimin olmaz
sa olmaz paralarndan biri haline geldi.

Biraz daha baa, Enzensberger'in o mehur s,zne ve sa

natn retim yeri meselesine dnecek olursak, sanatsal zerk


lik diye bir ey kald m sizce? Sanatsal adan zerk yerler var
m hala?
Evet, ama eskiden olduu kadar ok deil.

Yani sanatn bir davaya balanmadan kalmas mmkn


m hala? Sanat direni olabilir mi, g/k [exodus] olabi
lir mi?
Ben olabileceini dnyorum. Bu soruya konumam
zn bandan beri amaya altm kavramlar kullanarak
cevap verecek olursam: Firavunun topra, kn balad
yer, evrenseldir. G evrenselden mterek olana dorudur,

1 79
ama mevcut balamn fenomenleri arasnda vuku bulur.
G tam da bu mevcut fenomenlerin dnmesine neden
olur. Hibir ey dsal deildir, dars diye bir ey yoktur.
k post-Fordist retimin ierisinde meydana gelir; bu
rada, emek gc ve retim gc olarak dilsel retim ve i
birlii, devlet boyutuyla zde olmayan bir kamusal boyut
yaratr. Devletten ve mekanizmalarndan kp, genel zeka
ve genel bilgiden faydalanan yeni bir kamusal alana g et
mektir bu.
G srasnda, genel zeka kar ve art deer retme gcne
sahip deildir artk, siyasal bir kurum haline gelmitir. Mer
kezi bir "biz"in yeni bir siyasal kuruma gereki bir temel
oluturduu bir alan dnn.
Birey ncesi mterek ve insan doasnn post-Fordizm
tarafndan kullanlp paraya evrilen dier nitelikleri (esnek
lik, mzmin ocukluk, igdsel ynelimin veya belli bir
evrenin olmamas) yeni biimler yaratmamza da frsat ve
rir, ama gnmz kurumlarnda olann tam tersi ekilde -
post-Fordizmde vuku bulduunu grdmz eye yeni bir
biim salayan bir g dnn.
Dolaysyla sz konusu olan yine esneklik, ama zgr
lk olarak yorumlanm hali. Richard Sennett'n bahsettii
mr boyu renme gereine dnmeyi brakmas artyla,
kronik ocukluk refah olarak anlalyor burada. Gnmz
corafyasnn ierisinde gerekleecek bir k bu.

Post-Fordizmin kresel retim ilkesi payesine 1 960 ve


1 970'lerde erdii, renci isyanlan ve Fiat grevlerini berabe
rinde getirdii dnlr genellikle. Peki o tarihlerden evvel,
bu retim srecinin bir nevi toplumsal laboratuvan addedile
bilecek yerler yok muydu sizce? Sonuta maddi bir rn orta
ya koymayan emein, Duchamp'n pisuann New York'ta ser
gilemesiyle baladn syleyemez miyiz? Gnmz post-For-
1 80
dizminin laboratuvarlannn bizzat sanatsal retimin kendisin
de, bilhassa da modem hazr-nesne sanatnn ilk rneklerinde
bulunduu grne katlyor musunuz? Max Weber kapitaliz
min ruhunun Protestanlktan geldiini gsterdi. Weber'in kas
tettii anlamda veya tarihsel anlamda toplumda, bir zihniyet
yaps olarak post-Fordizm iin hazrlklann yapld (sanat
sal, dinsel veya altkltrel) konumlardan bahsedebilir misiniz?
Post-Fordizmin eceresine gireceksek eer, 1 970'ler ve
1 960'lardan biraz daha geriye gitmekte kesinlikle fayda
gryorum. 1 930'lar ve 1 940'lardan itibaren, kltr en
dstrisinin post-Fordist retimin laboratuvar olduunu ,
1 980'lerde genel anlamda endstride somutlaacak eylere
delalet ettiini dnyorum.

1 930'lann kltr endstrisinden ne gibi rnekler verebilir


siniz buna?
Radyo, film. . . Bence bunlarn post-Fordizme delalet etme
sinin teknik sebepleri var: O dnemde, beklenmediklik kl
tr endstrisinin olmazsa olmazlarndan biri haline gelir.
ok gemeden, annda retim ve verimlilie dayanan en
vanter stratejisi biimindeki post-Fordist retimin de temel
dayana olur. Hibir kltr endstrisi yoktur ki program
d bir faktr olmasn.
Aklma hemen Horkheimer ve Adomo gibi iki byk fi
lozof ve sosyoloun Aydnlanmann Diyalektii'ndeki kltr
endstrisi blmnde yazdklar geliyor tabii: Kltr de bir
endstri sektrdr artk, kapitalist montaj hatlarndan bi
ri olup kmtr, ama bir kusuru vardr - hala tam anlamy
la rasyonel deildir. Kltr endstrisini post-Fordizmin la
boratuvarlarndan biri haline getiren, her eyi ngrme ve
dzenleme noktasndaki bu aczidir. Kltr endstrisi g
nmzn retim tekniklerinin antresidir. nk program
lara dahil edilemeyen unsur esneklikten baka bir ey deil-

181
<lir. Kltr endstrisinin gnmz retim tekniklerinin ha
bercisi olmasnn bir sebebi de, en temel malzemelerinin dil
ve hayal gc olmas.

Horkheimer ve Adorno, kltre ilikin daha karamsar bir

kuram gelitiriyor ve elitist bir sanat alann savunuyorlar.


Kltr endstrisini azgelimi kapitalizm olarak tespit et
meleri bence ok ilgi ekici, ama verili bir gerekliin tan
m olduu iin; yoksa Horkheimer ve Adomo'nun bu tespiti
daha sonra nasl kullandn dnerek sylemiyorum bu
nu. Karamsarlklarndan, sonra aristokratik sanat ayrcalkl
bir konuma yerletirmelerinden bahsetmiyorum. Ben o tar
tmada Benjamin'in tarafndaym. Ama post-Fordizmin ya
psal hazrlklarnn yapld laboratuvarlara dikkat ekme
si bakmndan faydal bir tanmlama yaptklar da ak. Prog
ramd ve beklenmedik olana deiniyorlar.
Post-Fordizmin eceresinin avangard sanat performansla
rnn ilk rneklerine kadar uzanp uzanmad sorusuna ge
lince, bu performans sanatlarnn arasnda ve nihayetinde
insanlarn yeni nesneler yaratmak yerine virtzl icra et
tii sanat laboratuvarlarnda, post-Fordizm emarelerinin bu
lunduuna katlyorum.
Tabii 1960'larla 1970'lerin toplumsal mcadeleleri sra
snda ltalya'daki zgr radyolar da bu adan emsal olutur
mutur. Daha sonra bu radyolarn bozguncu ierii yok edil
di, biimiyse aynen korundu. zgr radyolarn yeni iletiim
biimi kapld.

Bugn sanatsal ifade ve faaliyetlerin post-Fordist ekono


minin tam merkezinde durduunu gryoruz. Tantm ve rek
lamlardaki sanatsal ifadeleri dnelim mesela, kltr ends
trisinin ve yaratc endstrilerin nasl da bydn dne
lim. Sanat, en azndan yaratclk, toplumsal adan marjinal
182
olmad - yllar evvel byle dnyordu Michel de Certeau.
Ama Wittgenstein bile, hatta siz de, yaratclk uzamn mar
jine, kendi deyiinizle bir yan hatta yerletiriyorsunuz. Mer
kez ile marjin arasndaki aynlk hkmn yitirmi olamaz m?
iin paradoksal taraf, post-Fordizmin en iyi felsefi-te
orik tanmlarndan bazlar, Derrida'nn yapskmnde,
postmodemist yazarlarda ve genel itibaryla differance, yani
"fark" ve "aynn" felsefelerinde karmza kyor.
Ne de olsa post-Fordizm tam bir "fark" oyunu - skp ye
niden yaplandryor ve yeniden ina ediyor, homojenlikle
uzaktan yakndan ilgisi yok. Belli ki bamsz olarak da var
olabilen, her biri kendi kltrel tarihine sahip olan fark ve
yapskm felsefeleri, post-Fordizmin varolu tarznn, yani
merkezsiz ve sonsuz bir isel fark zincirine sahip olan bir va
rolu tarznn iki ifadesidir.
Byle dnnce, post-Fordizm komnizmin korkun
bir karikatr haline geliyor - komnizmin de bir fark felse
fesi olduunu, farka dayandn varsayarsak tabii.
Grammar of Multitude (okluk Grameri) kitabmda post
Fordizmi sermayenin komnizmi olarak ele alyorum; n
k komnizmin zgrlnn farkllklarn teslim edilmesi
ve cretli emein almas gibi tipik meselelerini, kapitalist
bir retim tarznn lehine kullanyor. Bugnlerdeyse sanat
sal emek cretli emee dnyor, dolaysyla genel anlamda
insan faaliyetini cretli emek biiminden nasl kurtaraca
mz bu balamda bir kez daha sormamz gerekiyor.

Postmodemizmi de eletiriyorsunuz ama, postmodemiz

min bir ideoloji olduunu sylyorsunuz. Dilsel iletiimle c


retli emei iyice kaynatrmak yle dursun, postmodem ideo
loji tam da bu iletiimde rtk olarak bulunan zgrleme fr
satlann gklere kanyor, ama nihayetinde cretli emek me
selesinin stn rtm oluyor. Postmodem ideolojiye -bu-
183
na ideoloji diyebilirsek tabii- dair eletirinizi byle zetleye
bilir miyiz?
Postmodern felsefecilerin ou hakikatin bir unsurunu
ele alyor, ama bu unsurdan yola karak sz konusu ha
kikatle balantl baka bir hakikate varyor. Hepsi tam an
lamyla dil felsefecisi. Dil deneyimini ve iletiimi her eyin
nnde tutuyor ve kendini gerekletirme addediyorlar.
Halbuki kapitalizmin denetim mekanizmas bunlarn hep
sinin, dilsel pratikler, yaratclk, iletiimin vb. elini ayan
balam durumda.
Bu bakmdan, postmodern dnrleri gnmzn apo
lojistleri gibi gryorum; bir meseleyi ok iyi anlyorlar,
ama hakknda zekice tespitlerde bulunduklar bu mesele
nin kapitalizmin mantna tabi olduunu bir trl gremi
yorlar.

Yaratclk ve yenilikilik meselesine dnecek olursak, yara


tclk frsatn epere mi yoksa merkeze mi yerletiriyorsunuz?
Yaratcln drt bir yana yaylm halde olduunu, ay
rcalkl bir merkezinin bulunmadn dnyorum. Her
trl yaratcl kastediyorum; yaratcln tabiri caizse
gl bir ncsnn olmamasndan, belli bir yerin tekelin
de olmamasndan, yani sadece biz insanlarn dilsel varlklar
olduumuz gereiyle balantl olmasndan bahsediyorum:
Byle bir durumda, sanat herkesindir.

Post-Fordist sistemin merkezinde yer aldnda, yaratclk


dnyor mu? Ya da yle soraym: Ekonomik srecin merke
zinde, yaratc bir dnr veya sanat ile web tasanmcs ve
ya reklamc arasnda bir fark var m ? Bunlar yaratcln iki
ayn tr m, yoksa ayn trden iki yaratclk m?
Karmak bir diyalektik iliyor burada. Birincisi, yaratcl
n zerk bir biimde gelimesi post-Fordist kapitalizm iin

1 84
nemli; yaratclk geliecek ki post-Fordizm de onu ele ge
irip kendine mal etsin. Kapitalizm dnm ve yaratcl
dzenleyemez, nk dzenlemeye balad anda o ey
yaratclk olmaktan kar. Burada uygulanan biim getto bi
imidir: "Git istediin gibi yeni mzik yap, sonra biz de o
yeni mzii alp ticariletirelim." Yaratcln zerk olma
s nemlidir, nk yaratclk mterek olan ve dolaysy
la evrenselin tam karsnda yer alan ibirliinde biimlenir.
Yaratclk mterek olanla beslenir.
Bunu biraz daha amak iin Marx'n biimsel-gerek tabi
iyet ayrmndan yararlanabiliriz. Biimsel tabiiyette, kapita
list halihazrdaki bir retim dngsn temellk eder. Ger
ek tabiiyette ise kapitalist, retim dngsn dakikas da
kikasna dzenler.
Bence mevcut post-Fordizm pek ok bakmdan biim
sel tabiiyete dndmz gsteriyor. Kendi zekasn ret
mesi ve kendi biimlerini yaratmas, toplumsal ibirlii iin
nemli. Kapitalist ok gemeden bu zekay ve biimleri ka
pp kendi bnyesine dahil ediyor; nk sadece kendisinin
veya rgtlenmesinin dnda filizlenebilecek eyi elde et
mek istiyorsa eer, baka ans yok. Yani kapitalistler zerk
bir biimde ve zgrce retilmi zekay ve biimleri ele ge
irmek istiyor; insanlann daha zgr olmas iin falan deil
tabii, art deer elde etmek iin.
zerklik ve zgrlk bir dereceye kadar gerekli olduun
dan, bir dereceye kadar da hogrlyor. Toplumsal ibir
lii bir lde kendi kendine rgtlenmeli ki kapitalist an
lamda retken olsun. Dorudan kapitalist tarafndan rgt
lenirse, i kar getirmez. Kapitaliste kar ve fayda salama
s iin, iin bir dereceye kadar kendi kendini rgtleyerek
olumas gerekir.
Bu karmak diyalektii teorik kategoriler yoluyla kavra
mak zor. Ekonomik adan gerekten retken olan ey, tek

1 85
tek emekilerin rettiklerinin toplam deil, ibirlii ve et
kileim balamdr - bir dereceye kadar kendi byme, sor
gulama ve icat etme manUm kullanmas kaydyla elbette.
yle bir rnek daha vereyim: ibirliinde nemli olan,
tek tek emekilerin katksndan ziyade, emekileri birleti
ren ebekedir. Fordist yaplarn ayrt edici zellii nesnel i
birliidir; yani bu retim tarznda iiler iini yapar, fabrika
mdr de bu ayn ayn sonulan birbirine balayarak tam
anlamyla bir eyin, nesnenin etrafnda dzenlenmi bir re
tim srecine doru bir adm daha atm olur.
Post-Fordizmin ayrt edici zellii ise bir tr znel ibirli
i. Bu balamda "znel" , ibirliini gelitirme devinin iin
bir paras olmas anlamna geliyor. alrken ibirliini
bizzat bizim gelitirmemiz gerekiyor, bizi nispeten kendi ha
limize brakmak zorunda olmalarnn sebebi bu. Bir derece
zerklik olmak zorunda. Baka bir deyile, sre bizim inisi
yatifimizde. Beni smrmelerinin artlarndan biri, zeka ve
ibirlii retmem, ama bunlar retebilmem iin bir lde
zgr olmam gerekiyor. Yani beni smrmek iin, bana bir
lde zerklik tanmalar gerekiyor.
Post-Fordist retim tarznda emekinin ne gibi vasflara sa
hip olmas bekleniyor? Mesleki uzmanla sahip olmas ve
ya teknik gerekleri yerine getirebilmesi deil elbette. Bilakis
beklenmedik frsatlar ve tesadfleri ngrebilmesi, ortaya
kan olanaklar karmamas, gn yakalamas bekleniyor. in
sann iyerinde edindii beceriler deil bunlar. Bugn emek
iler kendilerinden sahip olmalar beklenen bu tr becerile
ri byk ehirde yaaya yaaya, estetik deneyimler kazandk
a, toplumsal ilikiler kurup ebekeler yaratarak ediniyorlar:
Emekilerin ancak iyeri dnda, gnmzn byk ehirle
rinde gerek hayan yaaya yaaya rendikleri eyler bunlar.
lyerinin dnda edinilen bu trl trl beceri, yani ha
yaun kendisi kadar eitlilik gsteren ve insan varoluu ka-

186
dar temel olan bu beceriler, iyerinde mesleki roller haline
geliyor. Demek ki emein btn klasik snrlarm aan bir
toplumsallama sz konusu burada. Post-Fordist emekiler
kendilerini iyeri dnda eitir; mrleri yaptklar i iin
yeterli hale gelmeye almakla geer, yani hayatlarn emek
srecine vakfederler.

zerk sanat mitinin kapitalistlerin icad olduu sylene


bilir mi o zaman?
ncelikle, zerklik derken art deer retiminde rol oy
nayan, yenilikilik ile ibirliinin optimizasyonu ve geliti
rilmesi asndan aslolan bir zerklii kastediyorum. Bu tes
cillenmi, dolaysyla dzenlenmi zerkliin elzem olmas
nn nedeni, emein dilsel ve iletiimsel bir ey haline gelmi
olmasdr. Bu durumda, konumac-emekilere zerklik ta
nmak zorunludur.
Wittgenstein'n kavramlaryla sylersek, "dil oyunlar"nn
retim kayna olarak kullanlmas sz konusudur. Dil
oyunlar ylece var olmazlar, gelitirilmeleri gerekir ve b
tn cmlelerle diyaloglarn oktan kaydedilip yazya gei
rildii kat bir yapda gelitirilmeleri mmkn deildir. Dil
oyunlar iin bir lde zgrlk ve zerklik gerekir.
Ama bugn daha fazla zgrlk ve refah olduu gr
ne kesinlikle katlmyorum. Post-Fordizmde ezici bir sefalet
hkm sryor. Aklnza gelebilecek en kt sefalet, nk
burada sermaye de addedilip zerinde hak iddia edilen, s
mrlen ey iletiim becerilerinin ta kendisi.

Sadece susarak m direnebiliriz o zaman?


Hayr, yle dnmyorum. Art deer yaratmann kilit
unsuru dilse, bizim grevimiz de dilsel yeterliimizi retim
gc rolnden kurtarp baka bir kamusal alann temeli ha
line getirmek olmal. Bugn "retim gc" rolnde olan e-

187
yi, "yeni bir siyasetin temeli" haline getirmemiz lazm. "Ge
nel zeka" iin, dili bu ekilde kullanarak dntrmek gere
kiyor. Buradaki anahtar kelimeler "dntrmek" veya "ter
cme etmek" - post-Fordist retimde kilit rol oynayan e
yi devletd, baka bir siyasal oluumun eksenine dn
trmek.

Smr demiken, smryle nasl mcadele edebilece


imizden de konuabiliriz belki. Bugn Roma'da muhalifle
rin afilerinde "alma yceltir. Gvencesizlie hayr! " slo
gann gryoruz. almann insan ycelten bir tarafnn ka
lp kalmad sorusuna ne cevap verirsek verelim, gvencesiz
liin [precariat] saknlmas gereken bir koul, ezici bir sm
r olduu konusunda hepimiz hemfikiriz. "Gvencesiz emeki
ler", yani prekarya tarafndan prekarya iin gelitirilmi dire
ni biimlerine acilen ihtiyacmz var. Byle direni biimleri
hakknda ne dnyorsunuz? Daha evvel sylediklerinizi ha
trlayacak olursak, bunlann birer hayat biimi olduunu sy
leyebilir miyiz? Bu direni biimlerini sanatsal ifadeler olarak
da grebilir miyiz? Bunu biraz daha somutlatrabilir misiniz?
talyan televizyonu ve radyosunun alanlarn dnn:
hayat pamuk ipliine bal, gvencesiz alan binlerce in
san. . . hepsi smrlyor. Bu insanlar prekarya dediimiz s
nf oluturuyor. Canlarn dilerine takp almalar, yeni
yeni icatlarla kp gelmeleri ve dikkatlerini srekli yaptk
lar ie vermeleri gerekiyor. ok da bir ey kazandklar sy
lenemez, ay alyorlar belki ama arkasndan alt ay isiz
kalyorlar. Bu insanlar nasl rgtlenir? lyerinde deil el
bette: Bugn varlarsa yarn yoklar orada. Televizyon ve rad
yo prekaryas istisnasz eitimli, yaratc, kltrl, kltrel
ve sosyal hayat canl insanlardan oluur; yani post-Fordiz
min tipik emekileridir. Btn bunlar prekaryann tamam
iin, szgelimi havayolu alanlar iin de geerli.

1 88
Prekaryann prekaryadan prekarya iin direni biimleri
gelitirme sreci, bu insanlarn hayatlarn yaadklar o da
ha geni balam dahilinde vuku bulur. Yani prekaryay olu
turan insanlarn hayatlarnn her boyutunu, ikamet ettikle
ri yerleri, bo zamanlarnda gittikleri yerleri, iletiim alarn
da kapsar. Yaadklar yerleri bu srece dahil etmezseniz, te
levizyon alanlarn rgtleyemezsiniz. Sadece hangi sine
malara gittiklerine bakp karamazsnz bunu. Ksacas, bir
btn olarak okboyutlu bir mesele bu; yeni bir direni bi
imi gelitirmek yeni kurumlar icat etmekle ayn kapya
kyor. Bunu nasl somutlatrabilirim? Yeni kurumlan nasl
icat edebiliriz? Prekaryann direni biimleri nasl olabilir?
Avrupa siyaset sahnesinde koca bir soru iareti olarak kar
mzda duruyor bu. Avrupa'da siyaset prekarya iin direni
biimleri bulmaktan geiyor.
Dnya Sanayi ileri (lndustrial Workers of the World,
IWW) rgt bu adan bir emsal -belki de bizim iin bir
rnek- tekil ediyor. 20. yzyln balarnda da, ABD'deki
yerleik olmayan gmen emekilerin nasl rgtlenebile
ceini bilen yoktu. Bu insanlar ok geni bir alana dalm
t, srekli hareket halindeydi; stelik direnileri de pek r
gtlenebilecek gibi grnmyordu. Btn bunlara ramen,
on yl gibi bir zaman iinde IWW bu imkansz gibi grnen
mcadeleyi bir lde baarya ulatrd. Nihayetinde kay
betmi ve katledilmi olsalar da, bunu hafife almamak lazm.
Bugn de yzmz ayn istikamete evirip yeni bir direni
biimi bulacak yeni bir tr sendikaya ynelmemiz gerekiyor
belki de. Grev hibir ie yaramyor artk. Dile, yaratcla,
ibirliine daha fazla dayal yeni biimlere ihtiyacmz var.
Prekarya byk ehir deneyiminin ve post-Fordist kapita
lizmin u rnlerinden biri. Dolaysyla dnmeye bala
mak iin salam bir nokta. Prekaryay rgtlemek, bilfiil ha
yadan rgtlemek demek ki bunun da belli bir modeli yok.

189
Nerelerde gezdiklerini, kltrel tketim dnglerini, kolek
tif alkanlklarn incelemeden, bu emekileri rgtlemek
mmkn deil. Prekarya aslnda toplumsal birey, dolay
syla her zaman birden fazla; "genel zeka"mn muadili onlar.
Fakat demin de sylediim gibi birden fazla, geni bir ala
na yaylm, hayat pamuk ipliine bal bir kesim sz konu
su olduu iin, toplumsal bireyi rgtlemek ok zor. Bunu
aratrmamz lazm. Dil felsefesi de dahil olmak zere felse
fenin tamam prekaryadan balayarak ne tr direni biim
leri gelitirebileceimiz meselesine vakfedilmeli. Teknik bir
konu deil bu, bilakis etik ve ayn zamanda sanat meselesi.
Kurumlarla ilgili bir mesele.
Prekaryay rgtlemek -geni anlamda- yeni kurumlar
bulmak demek, yani devlet egemenliinin tam tersi. Bugn
direniin boyutlarn tam da bu nemli amaca kendimizi ne
kadar adadmza bakarak lebiliriz.

Bylece hem sizin hem de Michael Hardt ve Antonio Neg


ri'nin almalannda nemli bir rol oynayan okluk kavramna
gelmi oluyoruz. okluu demokrasiye gre nasl konumland
nyorsunuz? Bir okluun kurucu ilkesi nedir sizce? okluun
hukuki bir zemini olduunu dnyor musunuz?
ncelikle, okluu halkn, siyasal anlamda halkn tam
karsnda yer alan bir kavram olarak dnyorum. Halk,
devletin birliine katlan tek tek atomlardan oluan bir kit
le. Buna karlk okluun geometrisi bir tr ncel birlikten
oluuyor, bu da farkllamaya ve tekillie olanak salyor.
Ben bu birlie bazen "genel zeka" diyorum, bazen de "m
terek", ortak, genel, yaygn, kolektif vs.
Halk, birlie doru hareket eden basit, tekil atomlardan
oluan bir ebeke. Halk iin, birlik bir vaat. te bu neden
le geometriden bahsediyorum, ama bir eyleri kantlayan bir
geometri deil, mterek ile evrensel arasndaki fark gzler

1 90
nne seren bir geometri. Devlet evrenseldir, devletin birlii
de tek tek atomlarn yneldii bir hedef. Mterek ise farkl
lam tekillemeye zemin hazrlyor.
Rousseau'nun genel iradesini hatrlayalm: Bu kavram ni
hai bir birlie atfta bulunur, "genel zeka" ise birlikten nce
gelen bir birlik tasarsna. ikisi arasndaki fark birinin birli
i ncelemesi, dierinin ise birlie son noktay koymasdr.
okluun sorunu her zaman bir ile ilikili olmas; srekli
bir ile ok arasnda gidip gelmesidir. okluu birliin kar
t gibi dnmek abes olur. Asl mesele bu birliin ne tr
bir birlik olacadr. Benimkisi tekillemeye zemin hazrla
yan bir birlik, insanlara ilerleyecekleri bir yol aan ncel bir
birlik. Devletin ve egemenliin birlii ise bir vaat; herkes bu
vaadin peine dyor, ama o yoldan kimse ilerleyemiyor.

Bu bakmdan, Hardt ve Negri'den pek de farkl dnm


yorsunuz o zaman. Yine de okluktan anladnz biraz daha
farkl sanki. Onlann okluk kavraynn salam bir topyac
daman, hatta iyimser bir taraf var, ama siz daha pheci du
ruyorsunuz. Negatif hususlan biraz daha fazla vurguluyor gi
bisiniz, daha dorusu sizin anlattklannz onlannki kadar po
zitif deil. Katlyor musunuz? Hardt ve Negri'nin bak asy
la sizinki arasndaki en nemli farklar neler?
Michael Hardt ve Toni Negri her eyden nce dostumdur
- onun iin elbette anlaacaz. Ama bana sorarsanz okluk
mulak bir kavram. Bir varolu tarz anlay ve her varolu
tarz gibi iyiyi de barndryor bnyesinde kty de.
Ayn zamanda yozlama ve kendi yelerine kar iddet de
barndryor. Halkn aksine, okluk siyasal bir varolu tarz,
yani mulak da olan bir varolu tarz. zgrln yan sra
ykc saikler de ieriyor.
Benim grlerimle Toni'nin grleri arasndaki ilk fark
bu: Ben okluun, sonucu mulak bir varolu tarz olmas

1 91
zerinde duruyorum. Baka bir fark: Bence okluk insan do
as kavramyla ok yakndan ilikili, bilhassa da siyasette ve
retim tarzlarnda insan doasnn btn boyutlar nem
li bir rol oynad iin. Buna karlk Michael ve Toni, biyo
lojiden sz etseler de, nihayetinde insan doasnn biyolojik
boyutu hakknda pek bir ey -hatta hibir ey- sylemiyor
larm gibi geliyor bana.
okluun siyasal bir insan doas kavray olduunu, ka
pitalist retim sreci ile ondan ayn dnemeyeceimiz top
lumsal ilikilerde insan doasnn btn boyutlarnn nemli
hale geldiini dnyorum. okluun bir "doall" , "ne
gatiflii" var. "Doall" kapitalizmin insan doasn smr
d bir durumun siyasal-toplumsal ifadesi anlamnda kul
lanyorum. "Negatif' bir taraf da var, nk okluk ykm ve
kendini yok etme eilimleri tayor. Fransz post-yapsalcl
mn ve genel anlamda ada eletirel dncenin sorunu,
Hegel'den ve Hegel'in diyalektiinden kurtulmak isterken -
ki bunun da anlalmayacak bir taraf yok- negatiflik kavra
mn brakamamas. Asl sknt bundan kaynaklanyor ite.
Negatiflik vardr, durum budur. "Hayr" diyebilen, yani dil
sel olumsuzlama yetisine sahip ve potansiyellik kavramna
tabi bir canl hem kendisi hem de dierleri iin tehlikelidir.
Dolaysyla okluu mulak, bir taraftan ykmla kendi
ni yok etme arasnda gidip gelen, dier taraftan da zgrl
e meyleden bir ey olarak yorumlamak gerekiyor. "Ktlk
Dediin. . . " (Il cosiddetto male) balkl metnimde, her ne ka
dar Nazilerin ekmeine ya srm olsa da, nemli bir siya
set dnr saydmz Carl Schmitt'ten bir alnt yapyo
rum. Schmitt burada komnistlerin, anaristlerin ve gzle
ri umutla l l parlayan daha nice idealistin iyi niyet esas
na dayanan grlerini, insanlarn aslnda iyi olduu varsa
ymna dayand iin eletiriyor. Hobbes gibi Schmitt de in
sanlarn znde iyi olduuna inanmyor: nsan tehlikelidir

192
ve siyasal kurumlarn var olma nedeni bu negatif eilimleri
gemlemektir. Schmitt'e die dokunur bir cevap vermemiz la
zm. Tartmay bu halde, Schmitt'in veya ayn ekilde d
nen bakalarnn eline brakamayz; militan hareketlerin in
sanlarn doutan iyi olduuna inand grn dorula
yamayz. Ykclk sz konusuysa, bu ykclkla devlet ege
menliinin yaptndan ok daha farkl bir biimde megul
olmamz gerekiyor.

Sizin yorumunuz, okluun negatifliini vurgulamanz,

anarizme ynelik nemli bir eletiri o zaman.


Kesinlikle. Yaratclk ve erdemin zemininin ayn zaman
da ykmn da zemini olduunun altn izmek istiyorum.
mkan kavram ve dilsel olumsuzlama da ayn zamanda yeni
eylerin icadna zemin hazrlar.

Agamben de byle dnmyor mu? Negri'yi tam da bu ne

gatiflie dayanarak eletirmiyor mu?


Bilmiyorum. Venedik'e gittiinden beri doru drst g
remedik. Gitmeden nce sadece komum deildi benim,
ok da iyi arkadamd. Luogo Comune dergisini beraber
kardk. Giorgio okluktan bahsetmiyor ama. Biyopolitikten
bahsediyor; aynca Negri'nin nispeten iyimser, hatta kimi za
man cokulu bile olan bak asnn aksine, gayet karanlk
bir perspektife sahip bu konuda.
Tekrar edecek olursam, bu balamda asl mesele, yaratc
ln zemininin ayn zamanda da negatifliin zemini olmas.
Belli bir evresi, zellemi igdleri olmayan, olanak gibi
bir kategorinin farknda olan bir varlk ya gidip yeni bir ey
ler yapar ya da herkese, her eye ikence eden biri olup
kar. Dolaysyla siyaset nihaidir, balaycdr. Siyaseti bekle
yen grev mulakl belli bir biimde ifade etmektir. Sanat
ve siyaset bu bakmdan da birbirine benziyor.

193
Negatiflii tamamen ortadan kaldrabilecek bir mekaniz
ma var m sizce? Bir okluk demokrasisi nasl olurdu sorusu
nun devam gibi dnebilirsiniz bunu da.
Kutsal Kitap'tan bir imgeyle anlatabilirim sannn bunu.
Hani u Msr'dan g eden "topluluktan homurtularn yk
selmeye balad" blmle. Firavunun lkesinden kaan
Yahudiler topluluun iinde ba gsteren iddetle iyice pa
rampara olur. Kimse otoriteye itibar etmemektedir artk,
insanlar putperestlie meyleder, hatta eski dzene dnmek
ister, vs. k bu memnuniyetsizlik ve atma ihtimalini
kanlmaz olarak bnyesinde barndrr. Zaten g derken
uyumu merkezine yerletiren bir peri masaln kastetmiyo
rum, bilakis tam da atmay vurguluyorum.
Anahtar kelime burada da "tercme etmek": btn i, y
kcl yeni yaam biimlerine dntrmekte - tam anla
myla "virtzlkle". Ya k bir hitir, ki o zaman konuu
lacak bir ey de yok demektir, ya da salam bir teori olma
s ve nemli siyasi meseleler zerinde durmas gerekir, tpk
gerici Schmitt ve Hobbes'un yapt gibi - mutlaka siyasi bir
eilimi olmas gerekir.
Luogo Comune'de bu klasik k imgesine yeniden dn
mtk. Tarih boyunca tekrar tekrar karmza kyor bu
imge; Machiavelli'de, Bolevikler'de, Marx'ta; keza Amerika
l siyaset felsefecisi Michael Walzer'in btn bu meseleleri
kuatan salam bir teori iin gncel bir modelin genel hat
larn izdii almas Exodus and Revolution'da da. okluk
siyaseti, k siyaseti anlamnda, iktidar ele geirmek ve
ya yeni bir devlet ina etmek deildir, devleti ortadan kal
drmaktr.
Toplumsal ibirliine kyasla, modem egemen devlet bii
mi krelmi bir ara haline gelmitir artk. Dolaysyla k
devlet biiminden ka olarak gryorum. Bu, klasik i
i hareketiyle de balan koparmak demek elbette; zira ii

1 94
hareketi her zaman devlet olmak, ii devletini hayata geir
mek istemitir.

okluk ve ii snf birbiriyle atan kavramlar deil


ama, deil mi?


Farkl dzlemlere gnderme yapyorlar. okluk, siyasal
dncenin kavramlarndan biri, ii snf ise sosyolojik.
i snf kendini halk veya okluk olarak ifade edebilir, ken
dini bunlardan birine tercme edebilir; yani iki seenei var
dr. ahsen post-Fordist ii snfnn kendini okluk olarak
ifade ettiini dnyorum.

Gnmzde ii snf ile Marx'n ii snf arasnda nasl


bir fark var sizce? Sonuta maddi bir rn ortaya koymayan
zihin emekilerini ii snfna m dahil ediyorsunuz?
Elbette. nsann zihnini megul eden, sanatla ilgili iler ya
panlar yeni ii snfnn en nemli bileeni. Bugn ii snf
eskisinden ok daha geni. inin, bir kez belirlendi mi de
imeyecek, daima geerli olacak bir toplumsal tanm yok
zaten. i snf art deer reten envai eit insan kapsyor,
ki Marx da ii snfn byle tanmlyordu. Marx'n ii s
nfyla ilgili grleri doru muydu deil miydi tartmasna
girmek istemiyorum imdi. nemli olan Marx'n ii snf
m arn deer reten bir snf olarak tanmlam olmas; teri
mi ben de bu anlamda kullanyorum. i belli alkanlklar,
belli bir adab olan, belli bir kltrden gelen vs. bir toplum
sal figrle balantl bir kavram deil. Prekarya, hizmet sek
trnde alanlar, hemireler, radyocular. . . bunlarn hepsi
ii. alma bugn merkezi bir fabrikada vuku bulmuyor,
ki bunun bir nemi de yok zaten, sadece durum bu. i s
nf kavram giderek daha geni bir alana yaylyor, kapsam
n geniletiyor.

195
Ampirik olarak -sosyolojik adan- bu ii snfn na

sl konumlandnyorsunuz? okluk gibi kavramlann sosyolo


jik adan mulakl, szgelimi Mercedes arabas olan bir m
dr de art deer reten ii saymann nn am olmuyor
mu? Meseleyi byle kavramsallatrarak, bu mdr de dahil
herkesin kendini prekarya mensubu saymasna imkan vermi
olmuyor muyuz? okluk herkes iin geerli bir kavram deil
mi? Gvencesiz [precariousJ olduunu herkes syleyemez mi?
Haklsnz. Bir tr ideolojik refleks de var elbette, ve bu
refleks ok nemli bir maddi hakikatle balantl. Baz uya
nk giriimciler "Ben de prekaryadanm," diyor, ama bu tav
r mmkn klan da retim dediimiz nesnel hakikat. Teri
min bu ideolojik kullanmn elbette eletirmeliyiz, ama sos
yolojik kaynann veya zemininin geni olduunu da ka
bul etmeliyiz.

Geri Hardt ve Negri'nin bunu kesinlikle reddedecei orta

da, yine de analiz ve deerlendirmeleri ou zaman bir tr do


rudan demokrasiyi akla getiriyor sanki. Buna karlk siz tem
sili demokrasinin hkmn yitirdiini, dorudan demokrasi
den de kimseye hayr gelmeyeceini dnyorsunuz. yleyse
siz nasl bir demokrasiyi savunuyorsunuz?
Temsili demokrasi phesiz krizde. ltalya'da mesela, Ber
lusconi ve Lega Nord (Kuzey Birlii) partisi gerici an sa
n ifadeleri, ama ayn zamanda da bu krizin ifadeleri. Tem
sili demokraside uyuma geri dn yok. Ama bu demokrasi
den nasl kaacamz sorusu da hala cevap bekliyor. Avru
pa'da, Berlusconi'nin irket-partisi veya Bossi'nin gney ltal
ya'nn kuzeyin srtndaki bir yk olduunu savunan etnik
partisi gibi zmlerin belirmeye balad grlyor. Ger
i hepsi sac ama, temsili olmayan demokrasinin kayda de
er rnekleri bunlar. Gncel rneklere bakmakta fayda var.
Dnyann daha pek ok yerinde olduu gibi ltalya'da da,

196
baka bir kresellemenin mmkn olduunu dnenler
alternatif bir sol zm sosyal forumlarla formlletirme
ye altlar. Cenova'dan sonra, en azndan bir sene boyunca
byk ehirlerde sosyal forumlarla baanl denemeler yapl
d. Bence bunun stnde durmamz lazm. Temsili olmayan
demokrasi kesinlikle dorudan demokrasi deildir. Esasen,
retimde fiilen bulunan ibirliini siyasal ibirliine dn
trebilmelidir. Karmak bir durum sz konusu, nk bu
alanda zeka ve beceriler tamamen devlet idaresinde youn
lam durumda. Bu zekay sahiplenmek gerekiyor.
Fikri mlkiyet, telif haklan vs. ile ilgili sorun da bu. re
timdeki ibirliini nasl kurumsal biimlere dntrebili
riz? Aklmdaki soru bu. Bu kurumlar iin olsa olsa senteze
dayanmayan kurumlar diyebiliriz; farkl dzlemlerde mey
dana geliyorlar.

Katmanl yetki ilkesinde* olduu gibi, Avrupa'nn farkl

dzlemlerde idare pratii de temsili olmayan demokrasiye bir


rnek mi o zaman?
Kesinlikle. Ben de tam buradan gidiyorum. Bir kurulu
lar evreni, kurumlar ebekesi, kararlann farkl farkl yerler
de alnd bir uzam. Tekrarlayacak olursam, asl mesele bu
zekay sahiplenme ile bu zeka ve iletiim iin zerk konum
lar yaratma meselesi. Temsili olmayan demokrasi, doru
dan demokrasiye taban tabana zt. Vekiller atayarak canl bir
toplumsal ibirliine ulamamza imkan yok. Halbuki yeni
bir demokrasi iin bu canl toplumsal ibirliini kullanmak,
siyaseten tercme etmek gerekiyor.

Temsili olmayan demokraside kamusal alann nasl bir ro

l var? Kamusal alan rasyonel iletiim ve konsenss fikri te-


* Merkezi hkmetin sadece yerel idarenin yeterli olmad noktalarda "yar
dmc" olmas - e.n.

197
melinde tanmlayan Haberbas'a m daha yakn duruyorsunuz
bu konuda, yoksa merkeze atmay yerletirip kamusal ala
n tam bir sava meydanna benzeten Chantal Mouffe'a m? Ka
musal alan nasl tanmlyorsunuz? Temsili olmayan bir de
mokrasinin kurucu unsurlanndan biri olabileceini dn
yor musunuz?
Habermas'a katlmyorum (Luhmann'n Habermas'tan
ok daha salam bir argman ortaya koyduunu dnyo
rum) . Wittgenstein'm bambaka bir balamda dile getirdii,
ama kamusal alana da uygulayabileceimiz arpc bir ds
turu var: Bir durumu dorulamak iin kullandmz btn
kurallarn da dorulanabilir olmas gerekir. Wittgenstein'n
dil felsefesi balamnda, mantk problemleriyle ilgili olarak
ne srd bu iddia bence yeni kamusal alann kurucu il
kesini de zetliyor.
Kurallar kukusuz var ve bunlara uyulmal, ama her ku
ral dzenli olarak dzeltilmesi ve dorulanmas gereken bir
ey olarak grmemiz lazm. Dorulama iin kullandmz
dsturdan fiili ampirik dzleme gei, temsili olmayan de
mokrasinin temel ilkesidir; yani kurallar dntrme, yeni
kurallar oluturma ve eski kurallar bir olgu derekesine in
dirme imkan temsili olmayan demokrasinin ayrlmaz par
alardr.
Kamusal alan elbette savunuyorum. Ona ihtiyacmz var.
Kamusal alan olmadan, prekarya herhangi bir direni gste
remez mesela. Buradaki sknt nihayetinde bir taraftan da
yeni bir kamusal alan ina etmeden mcadelenin meydana
gelmeyecek olmas. Aynca uyumun kysndan bile geme
yen bir alan bu; genel iradenin veya barn o uyumlu ale
mi deil yani. Srekli bir atma alan, nk ancak at
ma ykcl yaratcla dntrebilir - yeni kamusal alan
lara ve atma durumlarna kendini uyduran okluk kavra
mnn mulakl meselesine geldik yine.

1 98
Merkeze ynelen, devlet egemenlii yaplarna uyan sen
tez ve aknlk anlan yok artk. Kamusal alan ancak bir a
tma alan olabilir; burada, dorulama iin kullanlan ds
turlarn da srekli dorulanmas gerekir. Bu atmada aslo
lan, okluun mulaklnn kendisini negatiflik olarak ifa
de etmesini nlemektir.

lngilizce'ye 2004'te evrilen Multitude: Between lnnova


tion and Negation (okluk: Yenilik ile Olumsuzlama Arasn
da) kitabnzn akayla ilgili blmnde, yeniliin koullann
dan birinin an aciliyet olduunu sylyorsunuz. Yenilikili
in acil durumlardan, krizlerden doduunu... Ama bugn s
zn ettiiniz istisnai durum byk lde simle ediliyor. Kit
le iletiim aralannn dikkat ekmek iin yaptklann d
nn, veya sanat dnyasnda etkinliklerin nasl duyurulduunu
vs. Byle saysz rnek var: bienal furyas ve medyann siyasete
dahil olmas. Bu aciliyet simlasyonunun, yenilikiliin beii
olduunu hala syleyebilir miyiz gerekten?
Yenilik mekanizmas kurallar uygulamak zorunda olduu
muzda geliir, nk kurallar her zaman ok farkl ekillerde
uygulayabiliriz. Yaratolk kurallarn olmamasna dayanmaz .
Kural varsa yaratclk olmaz diye dnmek, yaratcl tam
bir muammaya evirmekten baka bir ey deildir.
stisnai durumun vuku bulmasn salayan, kurallar fark
l ve beklenmedik biimlerde uygulayabilmemizdir. Yenilik
an tam da kurallar uygulamak zorunda hissettiimiz, ama
bu kurallar yerleik standartlardan ayrlarak uygulamaya
geirdiimiz zaman meydana gelir. Bu beklenmedik uygula
ma, mevcut kural geri iterek, yani bir kenara brakarak istis
nai bir durum yaratr. Eski kural ilemez, nk hi adetten
olmayan bir ekilde uygulanmaktadr: An ve beklenmedik
bir biimde kullanlmaktadr. stisna hali daha ziyade yara
tm srecinin bir sonucudur.

1 99
stisna halinde, bu youn, dolu dolu ama ayn zamanda da
bo yarauclk annda, kendimizi arada derede bir yerde, ar
tk olmayan ve henz olmam bir yerde buluruz. Eski ku
rallar ilemez, ama yeni kurallar da yoktur daha. Eski kural
larn ilememesinin nedeni, yeniliki bir biimde kullanl
m olmalardr; karkla yol aan da budur zaten.

Yaratclk iin daha makbul koullardan sz edebilir mi


yiz? Yaratclk ve yenilikilii ne cesaretlendirir?
Yaratclk veya yenilikiliin saikleri okluun varolu
tarzna tabidir. Peki ama yaratclk ve/veya yenilikiliin
mekanizmalar hangileridir? Mekanizmalar normlar kadar
balayc deildir, ama kuralsz da yapabileceimiz anlam
na gelmez bu, daha ziyade kurallar aykn bir biimde uygu
layabiliriz demektir. Kurallar reddeden bir yenilikilik an
layna kesinlikle karym.
Aciliyetini her daim koruyan bir duruma rnek verecek
olursak, post-Fordist retim daima istisna halinde bir re
timdir. Her zaman mevcut kurallar aykn bir biimde uy
gulamay, bir lde yenilikilii, hatta ihlali gerektirir; bu
nedenle de eski kurallarn artk ilemedii, yenilerininse
henz olumad bir aciliyet veya kriz halindedir hep. Bu
balamda da ama post-Fordist retimin hakikatini boz
guncu ve anti-kapitalist bir ereveye tercme edip bunla
ra uygun kurumlan bulmaktr. retimin gerekliini siya
seten tercme edip bunlar kamusal alan dzeyine taya
maz myz?

Tercme etme stratejilerinden bahsedebilir misiniz biraz?

Bozgunculuk mmkn m hala?


Her siyasal teoride biraz bo alan olmaldr mutlaka. n
temsil, ki teorik bir kstlama veya kusur deildir bu, imkan
szdr. Bizzat dncenin, siyasal ve teorik dncenin z,

200
mantn bize, fiili biimlerinin ntemsili mmkn olmayan
sorun ve olanaklarn yerlerini gstermesidir. Sylemde bo
bir alann olmas mantksal bir gerektir.
Paris Komn rneiyle bunu biraz daha aalm isterse
niz. Marx, bir sosyal cumhuriyet iin devletten farkl bir bi
imin peindeydi, ama bu biimin gerekte nasl olacan
bilmiyordu. Paris Komn'nde yaananlarn, bu yeni bii
min tohumlarn atacak bir itici g olabileceini dn
yordu. Artk bal bana nemli bir rnek deil belki ama,
fiili biimlerle ilgili fikirlerin fiili yenilik deneyimleriyle be
raber geldiini gstermesi bakmndan manidar.
Bilfiil deneyler yapmak, yeni biimler bulmamza olanak
veren unsurlar salar bize. Hep sylyorum, devlet yaps
iinde kamusal alan olarak algladmz eyden apayr bir
kamusal alan tasavvur etmemiz lazm. Bunun fiiliyatta na
sl sonulanacan bilemem. 20. yzyln banda yaplan
sosyal forumlar bize bir ipucu verebilir, ama o kadar. Hob
bes'tan Hannah Arendt'e, siyasal dncede "mucize" teo
lojik bir ey olarak deil, tam da benim burada kullandm
anlamda anlalr: Mucize clinamen'dir,* beklenmedik bir
harekettir. okluk "mucizesi" yeni bir kamusal alann ina
snda yatar; mevcut durum dank bir halde bunun semp
tomlarn gsteriyor, ama hepsi bu.

akann yeniliini bir giriimcinin yeniliiyle kyaslyor,


giriimcinin yeniliiyle mucidin icadnn birbiriyle kantnl
mamas gerektiine dikkat ekiyorsunuz. Giriimci derken de
kapitalist bir irketin mdrn veya sahibini kastetmiyorsu
nuz. Mucidin icad, giriimcinin yenilii ve mdrn yenilii
* Bu terimi ilk kez Lukretius, Epikr'n atom fikrini savunmak iin, atomlarn
evrende deiiklie olanak salayacak ekilde sapmas iin kullanr. Daha gn
.
cel kullanmlar iin bkz. rnein Bloom, Etkilenme Endiesi, ev. Ferit Burak
Aydar (stanbul: Metis, 2008) veya Badiou, Theory of the Subject, lng. ev.
Bruno Bosteels, (Londra: Continuum, 2009) - .n.

201
arasnda nasl bir aynm yaptnz bir kere daha aklayabi
lir misiniz burada?
Keynes ve Sraffa gibi byk bir iktisat teorisyeni olan
Schumpeter'in dncelerinden yola kyorum. Onun yeni
lik teorisi gerekten ilgi ekici nk giriimci derken sos
yolojik adan belirlenen bir bireyi kastetmiyor, meseleye
daha trsel [generic] bir perspektiften yaklayor.
Giriimci verili unsurlar yeni bir biimde birletirmeyi iyi
becerir, bu bakmdan dilbazn birine benzer. "Dilbaz" dil
sel hayvana iaret eder; dili kullanmak verili unsurlarla ye
ni kombinasyonlar yaratmak demektir. Giriimciyi betim
lerken, Schumpeter insann genel zelliklerini sralar. Post
Fordizmin gbeinde, giriimcinin tipik zellikleri mte
rek hale gelir.
Multitude'un aka yapmayla, kelime oyunuyla ilgili bl
mnde Schumpeter'in ayrmlarndan yararlanyorum. aka
da batan beri gayet iyi bildiimiz kelimelerin bu sefer fark
l bir biimde birletirilerek karmza kmasdr. Bu libe
ral iktisatnn almas bir aynna dayanr: eitli unsurla
r farkl biimlerde birletirmekten gelen bir yaratclk var
dr, bir de yeni ve orijinal bir unsuru takdim etmekten gelen
bir yaratclk. Sanatsal retimin iki ayn yenilik biimi gibi
geliyor bunlar bana. Bu ayrmlar retim ve siyasetin yeni ha
lini anlamamz kolaylatrabilir, hatta imkanlarmzn man
tn ortaya koyabilir. Schumpeter'in modeline ek olarak
nc bir seenek nermek istiyorum: Elbette ktan sz
ediyorum - her zaman iin Msr' terk edip yeni bir oluum
arama imkan vardr. Mmkn olan yenilii, yenilik imkan
n tanmlamann yollan bunlar; ama bugn, iinde bulundu
umuz durumda, bunlarn fiili temsiline sahip deiliz.

Keif mant ile merulatrma mant arasnda nem

li bir aynm yapyorsunuz. Tmdengelimle keif olmaz, ger-


202
ek bir keif iin analoji ve melezletinne gibi "tescillenmemi
aralar" kullanmak gerekir. Bugn merulatnna mantnn
bilimsel uygulamalarda, keza beeri bilimlerde son derece bas
kn olduunu gryoruz. Metodolojinin, karlatnlabilirliin
vs. bylesine vurgulanyor olmas bundan. Akademik pratik fa
razi dnceye nefes alacak yer brakmyor. Avrupa niversi
telerinde eletirel sosyal teorinin ne kadar marjinal bir konum
da yer aldn dnelim mesela. Buna bir aklama getirebi
liyor musunuz?
Hayr. Ama unu syleyebilirim: Bir muhafazakarlk ref
leksi olarak karmza kan eylemsizlik ilkesi nedeniyle, bir
merulatrma mant salamak her zaman daha kolaydr.
Bu, keif mantna dayanan post-Fordist retimle ve top
lumsal ilikilerle eliiyor olsa bile . . . niversitelerin post
Fordist toplum meselesini doru drst ele alamamalarnn
sebebi de bu zaten.

Keif mantnn kulland aralara, sanat dnyas kur


maca dnyasndan daha aina. Sizce sanatn, hem bilim hem de
siyaset alannda yeniliki dnceye nasl bir faydas olabilir?
Sanatsal dnce bir keif mant modeli sunar, ama bel
li belirsiz bir modeldir bu, tam da evvelce sz ettiimiz o her
tarafa dalmlk hali yznden - nceki zgl konumunu
kaybettiinden, artk eskisi gibi belli bir yerde younlam
olmadndan. Post-Fordist iktisatta, niversitelerde oldu
undan daha fazla dnce var, stelik bu iktisat siyasetin
kendisinden bile daha siyasal. Siyaseti Machiavelli'nin kul
land anlamda, yani frsat sanat anlamnda kullanyorum.
Sanat, mevcut bilim ve siyaset kurumlarndan ziyade, post
Fordist retimin ve ekonomik hayatn paras.

EVREN zge elik

203
Notlar
Bkz. Paolo Vimo, "1.abor, Action, lntemet: Day Two", A Grammar of the Multi
tude: For an Analysis of Contemporary Forms of Life, lng. ev. Isabella Bertoletti,
James Cascaito, Andrea Casson (Los Angeles: Semiotext(e), 2004) s. 47-70.
2 Bkz. Vimo, "Common Places and General Intellect", A Grammar of the Multi
tude, s. 35-41.
3 Bkz. Vimo, "Virtuosity and Revolution: The Political Theory of Exodus", Radi
cal Thought in ltaly: Potential Politics, (ed.) Vimo ve Michael Hardt (Minneapo
lis: University of Minnesota Press) 2006, s. 189-211.

204
Sanat Ortam:
Ekonomik Smr in
Mkemmel Bir retim Modeli mi?*
PASCAL GI ELEN

Bir Kunsthalle, bir deneysel tiyatro salonu, uluslararas bir


dans okulu, bir alternatif sinema salonu, birka fzyon lo
kantas ve lounge bar'lar -ve elbette yeterli sayda gey- sosyal
younluun ve hareketliliin olduu tek bir mekanda topla
nrsa, ortaya bir sanat ortam kar. Amerikal sosyal coraf
yac Richard Florida, "Ne var, Kim Var, Ne Oluyor" soru
larna "2N lK" sorulan diyor (Florida, ynetim jargonunu
pek sever) . Eer bulunduumuz yerin "olunmas gereken
yer" olup olmadn bilmek istiyorsak, bu sorulan yantla
mamz gerekir.1 Az nce tarif ettiim trden yaratc bir or
tamn, ekonomiyi, bir kentin imajn ve kltrleraras ho
gry gelitirdii anlalyor.
Sanat ortam* * nemli bir ekonomik deiken ve popler
bir aratrma konusu haline gelmi olsa da, sosyoloji bala-

* "The Art Scene: A Clever Working Model for Economic Exploitation", Cahier
on Art and Public Domain #1 7 Open: A Precaious Existence: Vulnerability in the
Public Domain iinde yaynlanmtr, (ed.) Jorinde Seijdel, Nai Publishers SKOR
Say 17, s. 8-16. Yazara teekkr ederiz - e.n.
** Gielen'in "sanat ortam" olarak Trkeletirilen ifadesi art scene'dir. Scene sz
c ngilizce'de "sahne" anlamna gelir. Gielen, sahneye iaret ederek sanat
ortamnn performatif ieriine de vurgu yapmaktadr - e.n.

205
mnda bir kavram olarak tam anlamyla gelime gsterdii
sylenemez. Klasik bir sosyolog, "grup" , "kategori" , "a" ve
"altkltr" gibi kavramlara ainadr; ancak, "sosyal ortam"
bir aratrma alan olarak henz pek incelenmi deil. Elbet
te, Alan Blum'un almalar gibi istisnalar da var.2 Yine de
bu konudaki akademik ilginin yetersizlii artc, ne de ol
sa sosyal ortam, sosyal etkileim iin belki de en uygun bi
im. Baskn post-Fordist ekonomi iinde -deiken alma
saatleri, yksek dzeyde hareketlilik, an iletiim ve esnek
liin yan sra yaratclk ve performans nceliinin damga
sn vurduu bir ekonomide- sosyal ortam, son derece ilev
li bir toplumsal rgtlenme biimidir. Dahas sosyal ortam,
merakl gezginlerin en gzde geici snadr. Peki son d
nemlerde sosyal ortam, neden sosyal ba kurmada bu kadar
i grr oldu? Tatminkar bir yant bulmak iin, post-For
dizm denilen u tuhaf retim tarzna iyice bakmamz gerek.

Paolo Virno Usul Post-Fordizm

Fordist imalattan post-Fordist (yani Toyota-ist) imalat s


recine geiin en nemli zellii, maddi emek ve retimden
gayri maddi emek ve retime, maddi rnden gayri mad
di rne geitir. Gayri maddi rn sz konusu olduunda,
sembolik deer, kullanm deerinden daha fazladr. Tasann
ve estetik -dier bir deyile, dsal gsterge ve semboller
gnmz ekonomisindeki en temel itici glerdir; nk
her zaman tketicinin ilgisini artrrlar. 1970'lerden bu ya
na, pek ok postmodem psikoloun, sosyoloun ve filozo
fun yaygn biimde savunduu bu gre fazlasyla ainayz.
Peki ama gsterge ve sembollere dayal bir endstri, iyer
lerini ve imalat srecini nasl etkiler? Gayri maddi emein
mahiyetini belirleyen nedir? talyan filozof Paolo Vimo'ya
gre odak noktalar, hareketlilik, esnek alma saatleri, ileti-

206
im ve dil (bilgi paylam), etkileim, mesafe alabilme (ilii
ini kesebilme ve bakasna devredebilme) ve uyarlanma ye
tenei.3 Bunlarn sonucunda, gayri maddi emek reten ki
i, her zaman ve her yerde istendii zaman "fiini takabilir" .
Gelgelelim Virno'nun gayri maddi emek kavramsallatrma
s, bu kavram iktidar, znellik (samimiyet ve yaknlk da
dahil), merak, virtzlk, rnn kiiletirilmesi, oport
nizm, kinizm ve sonu gelmeyen sohbet gibi kavramlarla ili
kilendirdiinde, artc lde ufuk ac hale geliyor. Vir
no'nun kavramsallatrmas, ilk bakta hi kukusuz, gayri
maddi emek iin kullanlabilecek bir dizi heterojen zellikle
ilikili olduu izlenimi veriyor. Niyeti muhtemelen listedeki
birka kilit noktay dikkatlice seip karmak. Virno, kendi
uyarlamasna gemeden nce, bu toplumsal fenomenin da
ha bildik birka noktasyla ie balyor.

Fiziksel ve Zihinsel Hareketlilik

Yukardaki paragraftaki gibi ksa bir zet, gayri maddi eme


in insanlardan aslnda ne istediini ve yeni retim bii
minin gnmz toplumu zerinde yaratt kkl etkile
ri unutmamza neden olabilir. rnein hareketlilik dendi
inde akla, olumsuz ynleriyle sk sk karlatmz fizik
sel hareketlilik gelir: Trafik skkl, tka basa dolu trenler
ve pek ok baka etkenin yannda gkyznde seyreden ok
sayda uan yaratt kirlilik. alan, tm zamanm al
t fabrika ya da ofisin yaknlarnda geirmemektedir artk,
srekli hareket halindedir: Terli ya da tayin nedeniyle, sade
ce iyerini deil, evini de srekli deitirir.
Fiziksel hareketlilikteki artn yannda, zihinsel hareket
lilik de gnmz alma koullarnn nemli bir paras
haline gelmekte. Ne de olsa gayri maddi iinin temel al
ma malzemesi, her yerde ona elik edebilen -etmek zorun-

207
da olan- kafasdr. Gayri maddi alma, ofisin kapsn e
kip ktnzda sona ermez. Gayri maddi emek reten kii
nin, ile ilgili sorunlar evine, yatana ve en kt ihtimal
le de tatile tamas ok kolaydr. alan, cep telefonu ya da
e-posta yoluyla her zaman ulalabilir haldedir ve birka da
kika iinde iinin bana gemesi salanabilir. Zihinsel hare
ketlilik alma saatlerini esnekletirmekle kalmaz, ayn za
manda akkanlatmr ve bylece zel alan ile alma alan
arasndaki snrlarn belirsizlemesine neden olur. Bu snr
lan belirleme sorumluluu, neredeyse tamamen, alann
omuzlarna yklenmitir.
Yukarda izdiimiz tablo bir hayli i karartc; ancak gay
ri maddi alanlarda alan pek ok kiide grlen, i hayat
na bal stres ve depresyon oranndaki art bu tabloyu do
ruluyor. Depresyonun nedenlerinden biri de, kiinin zihni
nin hep fazlasyla dolu olduunu hissetmesi ve alma or
tamnn ona srekli bunu hatrlatmasdr. Belki de beynin
bir kesinde hala yaratc bir fikrin tohumlan atlmaktadr:
Bu kannn altnda, herhangi bir psikolojik nedenden ziya
de, toplumsal olarak belirlenmi bir lt vardr. Araynza
devam edebileceiniz, beyninizin bir yerlerinde duran o ola
sla ilerlik kazandramam olabileceiniz bilgisi, psikoza
kadar gidebilir. Tkenmenin tek nedeni, kiinin, dncele
rine tam anlamyla ilerlik kazandramadm hissetmesi de
ildir. Aksine, beynin bir yerlerinde etkin hale getirilebile
cek, kullanlmayan ve edilgen bir blge olduu dncesidir
insan yiyip bitiren. Yeni bir eyler bulma umuduyla ied
nk bir araytan kendini alkoyamayan kii, derin bir bo
lua debilir; ya da dnme srecini geici bir sre dur
durmak iin, sarholuk gibi ka yollarna bavurabilir. Ya
ratc g alterini kasten indirebilir.
Gelgelelim gayri maddi emein yaratt sonulara dair bu
tek ynl ve karamsar tabloya karlk, bir zihinsel emek bi-

208
imini serbest braktn da belirtmek gerek. En nihayetin
de kimse bir tasarmcnn, sanatnn, mhendisin, yazlm
cnn ya da yneticinin gerekten retken biimde -yani i
yerinin yararna- dnp dnmediini tespit edemez.
Fikirlerin geliimini lmek zor bir itir. iyi bir fikir ya da
gzel bir tasarm, gayri maddi emek reticisinin parlak ak
lna saniyeler iinde gelebilecei gibi, aylarca gelmeyebilir
de. Dahas ayn alan en iyi fikirlerini, yeterli sermayeyi bi
riktirdikten sonra kuraca kendi ii iin de saklyor olabi
lir. Gayri maddi sermaye sahibi her kii, iini grnmeden
yapabilir ve burada kelimenin gerek anlamnda bir "grn
mezlik" sz konusudur.

ktidar ve Biyopolitika

Gayri maddi emek ivereninin, artk etkin emekten ok, po


tansiyel ya da vaat edilen alma kapasitesine yatrm yap
t aktr; nk gayri maddi emek reten bir kii, henz
yararlanlmam ve ngrlemeyen bir beceri arzyla birlik
te gelir. Belki de byk paralar karlnda ie alman parlak
bir tasarmc, mhendis, ynetici ya da yazlmc, oktan t
kenmitir. Ya da belki ak olmutur ve akl bambaka yer
lerdedir. Belki hayata geirdii son parlak fikir, hakikaten
kafasndaki son fikirdir; ya da bir sonraki parlak fikrini bul
mas iin on yl gemesi gerekecektir. Kim bilir?
Virno'ya gre, bu alma kapasitesinin -sanki maddi
bir metaym gibi alnp satlan bu potansiyelin- paradok
sal zellikleri, "biyopolitik" pratikleri ngerektirir. iveren
-tercihen hkmetin desteiyle-, gayri maddi emei opti
mize etmek, ya da en azndan garanti altna almak iin ori
jinal yntemler gelitirmek zorundadr. Fiziksel ve zihinsel
gler ayrlmaz olduklar iin, bu yntemlerin de gayri mad
di emek reticisinin yaamna odaklanmas gerekir: ite "bi-

209
yopolitika" kavram burada devreye girer. "Salt bir olaslk
olarak var olan bir ey satldnda, onu satan canl kiiden
ayrlamaz. alann canl bedeni, igcnn zdr ki bu
igcnn kendi bana bamsz bir varl yoktur. 'Yaan',
en saf haliylebios, az ya da ok imkan dahilinde olann, ya
ni dynamis'in* meskeni olmasndan tr zel bir nem ka
zanr. Kapitalistler iinin yaamna yalnzca dolayl bir ne
denle ilgi gsterir: O yaam, o beden, yetenei, olasl ve
dynamis'i barndrr. Yaayan beden, idare edilmesi gereken
bir nesneye dnr. [ . . . ] Yaam, kazanlacak bir dl ola
rak politikann merkezine yerleir ve gayri maddi (ve kendi
iinde var olmayan) bir igcdr. "4

letiim, Dil Virtzl, Teklifsizli k

Vimo, biraz da ironik bir dille, eski usul Fordist bir iyerin
de genelde "Sessizlik! alan Var" gibi uyanlarn asl oldu
unu ve bugn bunlarn yerine pekala "alan Var. Konu
un ! " levhalarnn aslabileceini sylyor. Post-Fordist ya
planmada iletiim her eyden fazla nem kazand. Gayri
maddi emek arlkl olarak bilgi ve fikir alveriine dayan
d iin, byle bir sonu karmak kanlmaz grnyor.
Bir zamanlar "geleneksel" ii iin retkenlii sekteye urat
t dnlen iletiim, bugnn alma ortamnda retken
hale gelmitir. Btn ii belirli aralklarla bir dmeye bas
mak bile olsa, ellerini kullanan geleneksel ii "yapan"dr.
Dolaysyla sohbet, yalnzca dikkat datr ya da keyif almak
iindir.
Iletiim, bir iyerinin oda haline geldiinde, esas olan
mzakere ve ikna olur. Byle bir iyerinde retorik beceriler
zel bir rol oynar. Dilsel becerileri virtzlk mertebesinde
gelimi bir kii, hi kukusuz daha fazla i halleder. Virt-

* Yunanca. !:-<1tincesi potentia, g, olanak anlamndadr - .n.


21C
zlk, artk -zanaatkarn iinde olduu gibi- yapmada de
il, konumada ortaya kar. Vimo, dilsel virtzln iki
karakteristii olduunu syler: Herhangi bir nesne retmek
gibi bir amac olmakszn, kendi iinde tatmin salamas; ve
bir bakasn, yani bir dinleyiciyi gerektirmesi. Dier bir de
yile gayri maddi emek reticisi, ayn zamanda iyi bir perfor
mansdr. ayet i arkadalarn iyi bir fikri olduuna ikna
etmek istiyorsa, szel, ya da en azndan dilsel adan man
tkl bir izgiyi takip etmesi gerekir. Gayri maddi emek re
ticisi, hibir fikri olmasa dahi, dilsel becerileri sayesinde,
bakalarna, ok youn dnd ya da kafa patlatt izle
nimini verebilir. Dierleri de bu sre iinde onu ya destek
ler, ya da ona kar karlar.
Vimo'nun dncesinde iletiimin virtzlk dnda bir
yn daha vardr. Daha dorusu gayri maddi emek reti
cileri arasndaki ilikiler zerinde belirli bir etkisi vardr.
Bir kere, retimle ilgisi olmayan ilikisel beceriler gerekti
rir. insani boyutlarn giderek daha fazla nem tekil etti
i bir iyerinde alanlarn birbirleriyle anlayor olmalar
gerekir. Vimo, "mevcut retim tarzna antropogenezin da
hil edilmesi"nden bahseder. Bir ofise ya da fabrika iine in
sani boyut girdi mi, beraberinde bir teklifsizlik havas da ge
lir. Bakalaryla iyi geinebilmek -ve fikirlerini i arkadala
rna amaya cesaret edebilmek- belli bir gven duygusu ge
rektirir.
Bu dnce Vimo'yla snrl olmamakla birlikte, zm
lenmeye deer olduu da bir gerek. Ne de olsa, gayri mad
di emein damgasn vurduu bir iyerinde, salkl bir ile
tiim ve faydal bir bilgi alveriinden daha fazlas anlam
na gelen teklifsizliin ne derece verimli olduu sorgulanabi
lir. Bakasyla teklifsiz bir iliki kurmak, onun hakknda da
ha fazla ey bilmeniz anlam a gelir: Aile at, ocuk
lar ve kimi zaman da "ga meru" ilikileri. Kiis 1 bilgiler

211
bir alann hala "oyunda" olup olmadn, yani retken
bir biimde iyerinin karlar dorultusunda alp al
madn anlamak asndan faydal olabilir. Aslnda, teklif
sizliin hakim olduu bir iyerinin, biyopolitikann en m
kemmel arac olduu sylenemez mi? Teklifsiz bir sohbet,
bir alann zihinsel gcn o farkna varmadan deerlen
dirmenin bir yoludur. "Salkl bir alma ortam"nm -sz
gelimi, koridorda keyifli bir sohbet yaplabilen ya da le ye
mei darda yenebilen veya bir mesai arkadayla i k
bir bira iilebilen bir ortamn- iki amac vardr. alanlar,
iyerinde olmaktan keyif aldklar iin (yaptklar i elence
li olmasa da, iyi i arkadalar bu durumu telafi eder) verim
artabilir. Fakat bu ayn zamanda ok zekice bir denetim ara
c da olabilir: Bizzat yaam denetlemenin arac. Dolaysyla,
gayri maddi alan, tm znellii iinde, eitli nedenler
den retken fikirler gelitirme kabiliyetini yitirdiinde, a
lma ortamndaki teklifsizlik nedeniyle biyopolitik "alara
yakalanr" diyebiliriz. Bu, biyoiktidarn en saf halidir: Biim
selletirilmi kurallarla belirlenmi bir iktidar deil, bedenin
tm hatlarn znel bir tarzda istila eden, her an ve her yerde
ona nfuz etmek zere hazr ve nazr olan bir iktidar biimi
dir. Bir sonraki blmde, biyoiktidarn bir toplumsal rgt
lenme biimi olarak sosyal ortam iinde geliebilecei iddia
sn temellendireceim.

Ortamn Grnrl,
Ortamda Grnmek

Gnlk kullanmda "ortam" [scene] ifadesi, istisnasz bi


imde, alternatif sylem evrelerinde karmza kar. r
nein, toplumda kabul gren mesleklere ya da gruplara ia
ret etmek iin "ortam" kelimesi pek kullanlmaz: Kamu a
lan, bankac, polis ya da heterosekseller sz konusu ol-

212
duunda "ortam" demeyiz; sanat ortam, tiyatro ortam, gey
ortam ve pek tabii ki uyuturucu ya da su ortam gibi kul
lanmlar yaygndr. Yaratclk ve su eilimi, dikkat ekici
bir lde, ayn semantik alan iinde vuku buluyor gibi g
rnmekte. Toplum iinde en az bir ortak zellikleri olduu
sylenebilir: Yaratc alar ve su alarnn her ikisi de yeni
lii temsil eder. ster yeniliki kltr pratikleri, ister alterna
tif yaam tarzlar, veya yasad finansal ilemler sz konu
su olsun, bu alarn her biri, toplumsal adan kabul edile
bilir ya da makul olana bir alternatif olarak karmza kar.
"Ortam" szc imdiye dek hep, sylemsel manada ayk
r formlar karlamak iin kullanld. Oysa son yllarda mar
jinal sylemlerin arpc biimde merkeze doru ilerleyii,
"alternatif ortam" toplumun barna yerleen bir kalite eti
ketine dntrd. Bugn "alternatif' , "bamsz" ve "avan
gard" gibi etiketler ekonomik merkez ssnde gzde birer
marka mertebesine ykselmi durumda. O nedenle, Richard
Florida'nn da gayet iyi kavrad gibi, "ortam" kelimesinin
de bu etiketler arasnda yerini almas gerekir.
Bir toplumsal rgtlenme biimi olarak ortam, grece ya
kn dnemde gereklemi toplumsal gelimelerle rten
birtakm kriterleri karlar. Gerek bo zaman etkinliklerin
de gerek iyerinde bireyselliin ve zgnln bir hayli y
celtildii bir dnyada, ortam rahat bir alan salar. Ortam,
rnein (nispeten kapal bir yelik sistemine sahip) grup
larda var olmayan, geici ve esnek ilikilere imkan salayan
bir toplumsal rgtlenme biimidir. Ortam, ya veya meslek
kouluna dayal gruplarda grlmeyen bir toplumsal kay
nama ve ortak kimlik oluturur. Ortam iindeki ilikiler
kat ykmllklere bal olmasa da, tam manasyla bir ku
ralszlk olduu sylenemez. Szgelimi sanat ortamna gir
mek isteyen biri, belirli kurallara ya da toplumsal kodlara
uymaldr; ancak bunlar bir futbol kulbne, bir genlik ha-

213
reketine ya da grubuna katlma artlan kadar ak ve kesin
deildir. Dahas, bir ortam bir bakasyla rahatlkla deiti
rilebilir. Ortam, belirli, hatta neredeyse sabit bir kimlik ge
rektiren altkltrden ayran da, budur.
ite ortama dair bu sraladklarmz, onu, gnmz a
toplumu iinde ideal bir toplumsal rgtlenme biimi klan
balca zelliklerdir. Yerel ortamlara baktmzda da, kre
sel a iinde ainalk duygusu veren birer ekim merkezi
ne dntklerini sylemek mmkn. Bu ortamlar, kresel
gebelere ne fazla ne eksik, tam kararnda bir samimiyet
duygusu sunar. anghay, Tokyo, New York, Londra, Berlin
ya da Brksel olsun, hangi sanat ortamna girerseniz girin,
bambaka bir kltrel balamda da olsa, karnza mutlaka
tandk bir referans sistemi kacaktr. rnein, alt ay nce
bu ortamlardan herhangi birinde, ister entelektel bir tart
ma ortamnda, ister bir barda olsun, Damien Hirst'n adn
anmanz , hi zorlanmadan sosyallemenizi salayan ortak
bir payda olmaya yeterdi. Ortam, kresellemi bir dnyada
gvenli, tandk, ama ister istemez geici olan bir yuva gre
vi grr. Ya da Alan Blum'un dedii gibi, souk bir kentsel
evrede ve mehul bir kresel zamanda var olmaya alan
bireye kentsel bir tr samimiyet sunar. Bunun nedeni, bir
lde, bir ortam iinde gerekleen profesyonel ve kamu
sal eylemlerin evii zel alan etkilemesidir. Profesyonel ve
zel faaliyetler, i ilikileriyle zel ilikiler, genellikle ayrt
edilemeyecek kadar i ie gemitir. Kulaa tuhaf gelse de,
otel lobileri, sergi allar, fzyon restoranlar, hem teklif
siz sohbetlere, hem de i grmelerine sahne olan mekan
lardr. Ve dedikodu i grmelerinde gayet belirleyici ola
bilecei gibi, teklifsiz sohbetler de i grmesine dnebi
lir. Dolaysyla sosyal ortam, resmiyet ve teklifsizliin ken
diliinden kesitii bir yerdir. Bu dorultuda ortam, biyopo
litik denetimin mkemmel zeminidir.

214
Yukarda bahsettiimiz, sosyal ortam kavramna mkem
melen uyan kamusal ya da yan-kamusal alanlar, bu toplum
sal rgtlenme biiminin bir baka ynn daha aa
karyor: Sosyal ortam, grmenin ve grlr olmann grsel
denetimi iin Foucaultcu anlamda bir panoptik dekor yara
tr. Her eyden nce, "ortamda" grnr olmamak demek,
ortama ait olmamak anlamna gelecektir; ayn ekilde, g
rnr olmayan ortam da ortam deildir. Dolaysyla kavra
mn bugnk kullanm etimolojik kkeninden pek uzak
saylmaz. rnein Yunanca'da shene, bir adrd: Oyuncula
rn kp sahneye geldii kulbe veya ahap yap. Teatrallik
"ortam" da nemli bir rol oynar. Dier bir deyile ortam, her
zaman bir mizansene iaret eder. Biraz daha kapsaml d
nldnde, post-Fordist dzenin emekisinden talep edi
lenlerle de dorudan bir iliki iinde olduu anlalr. Daha
nce de belirttiimiz zere, post-Fordist dzende emeki,
arlkl olarak yaratc fikirlerinin performansna gre de
erlendirilir. Bu dorultuda, fikirlerinin geni (ve mmkn
olduu kadar uluslararas) bir kitleye ulaabilmesinden b
yk yarar elde edecektir. Ortamda farkllk bir beeni unsu
rudur. Tabii burada kitlenin gvenilirlii de nemlidir. En
nihayetinde fikrinizin kolaylkla alay konusuna dnmesi
mmkn olduu gibi, alnmas da olasdr. Kamusal alan -
ki uluslararas olsa da samimidir- grece gvenli fikir al
veriine imkan salayan sosyal artlan oluturmak iin m
kemmel bir yerdir. Ortam iinde fikir hrszlna kalkan
biri, en azndan szel bir yaptrmla karlaacaktr. Oriji
nal bir fikrin bir baka yerden kopyalandn ancak ahitler
varsa ve kamuya nceden aklanmsa iddia edebilirsiniz.
Bir fikrin orijinallii ya da zgnl, onun yinelenip yine
lenmediine, yani daha nce "sahnelenip sahnelenmedii
ne" baklarak llebilir.

215
"Freiheit macht Arbeit":
zgrlk altrr

Bienal gibi etkinlikler, veya Kunsthalle ya da mze gibi yap


lar, sanat ortam ve yaratc fikirlerin dolam iin ideal birer
yan-kamusal buluma noktasdr. Bunlarn, ortama somut
bir altyap salad ya da ortamn grnrln artrd
sylenebilir: Daha nce grnmeyen bir ortam, artk gr
nr olur. Bu durum en bata, sz konusu etkinliklerde ya da
yaplarda eserleri sergilenen sanatlar iin geerlidir. Bu so
mut altyap, sanat ortamn dpedz sahneletirerek, az ok
daimi bir yaratc ortama dntrr. Ortamn bu ekilde
sahnelenmesi, ne tesadftr ki post-Fordist sanatn kuralla
ryla tam bir uyum iindedir. Bunun sonucunda kii, ya gei
ci bir szlemeyle ya da sanat dnyasnda daima kendi yaam
koullarn kendisinin belirlemek zorunda kald, proje baz
l bir ortamda alr; esnek biimde ve hep geceleyin yaplan
i, zaptedilemeyen bir yaratc evkle hayata geirilir. Ksaca
s, gen yeteneklerin varlyla hep yksek bir dinamizm ba
rndran ve maddiyat gzetneyen bir adanmlk ieren; a
lmay her daim keyifli klan ya da klmas gereken bir al
ma etii sz konusudur burada. Sanat ortamnn ruhunu bu
etmenler belirler. ayet bu youn ve spontane arzuyu ve a
lma zgrln, (rnein kat szlemeler veya sendikal
anlamalarla) rasyonelletirmeye ya da brokratikletirip ru
tinletirmeye kalkrsanz, ilham perisinin kamas tehlike
siyle kar karya kalrsnz. unu da unutmayalm, burada
tanmladmz yaratc alma, daima ucuz ve istikrarsz a
lmadr ve sanat ortamnn irket yneticileri ile siyasetiler
gibi dardan aktrleri kendine ekmesinin nedeni de bu
dur. Yaratc emek yalnzca yerel ekonomiyi canlandrp ken
ti dnya piyasasna amakla kalmaz; en nemlisi, gnmz
ekonomisi lehine ileyen bir biyopolitik etii de aa ka-

216
nr. Yaratc ortamn kahramanlar, Nazi toplama kamplar
nn girilerinde yazan Arbeit macht Frei (almak zgrle
tirir) sloganndan ziyade, Freiheit Mach Arbeit (zgrlk a
lunr) iarna inanyor gibidirler. Sanat projelerine damgas
n vuran esnek alma biimi, geici istihdam kurumlan iin
mkemmel bir reklam olurdu. Slogandaki retorik ters evir
meyi dnrsek, toplama kampnn Giorgio Agamben'in id
dia ettii gibi5 tm toplumun sosyal yapsnn merkezi hali
ne gelip gelmedii konusunda fikir yrtmesek daha iyi. a
yet profesyonel, kamusal ve zel etkinlikler arasndaki gei
ler -ve zellikle de resmiyet [fonnality] ile teklifsizlik [ infor
mality], grmek ile grlmek arasndaki etkileim-, ekono
mik bir rasyonalite temelinde suistimal ediliyorsa, sanat or
tamnn inceltilmi zgrl, kampn insanlkd zgrlk
yokluuna rahatsz edici biimde yaklayor demektir. Sanat
ortam ile kamp arasnda bir ba kurarak biraz fazla ileri git
mi olsak da, buradaki esas mevzu udur: Kapitalist mizan
sen ierisinde sanat ortamndaki zgrlk hakiki bir zgr
lk olamaz; nk k noktas, her eyiyle belirlenmi (ya
ni, zgr olmayan) bir amaur: Kar elde etmek.
Srf Richard Florida ve onun gibi neoliberal durua sahip
insanlarn sanat ortamndan son derece honut olmalar bi
le, ortada kukulanmamz gereken bir eyler olduunu gs
teriyor. Elbette politikaclarn ve yneticilerin sanat dnya
sna gsterdii ilgi paronaya yaratmal demiyorum. En niha
yetinde bu ilgi, sanatsal fenomenlerin hatr saylr bir top
lumsal dayana olduunu gsteriyor. Ancak, ne zaman ki
bu ilgi ve alaka, teklifsizlii ve zgrlk etii nedeniyle suis
timale ak olan yaratc ortamn smrlmesine neden olur
-ki bu, biyopolitikay yeniden yaplandrrken, gerek bir
zgrlk yokluuna yol aar- ite o zaman sanat ortam ger
ekten endielenmeye balayabilir.

EVREN Nursu rge

217
Notlar
1 Richard Florida, Cities arul the Creative Class (New York: Routledge, 2005).

2 Om. bkz. Alan Blum, "Scenes" iinde: ed. ]anine Marchessault ve Will Straw,
"Scenes and the City" , Public, no: 2"l/23.
3 Paolo Vimo, A Grammar of the Multitude: For an Analysis of Contemporary
Forms of Life (New York: Semiotext(e), 2004). Trkesi: okluun Grameri,
ev. Mnevver elik, Volkan Kocagl, (stanbul: Otonom, 2013).

4 A.g.e., s. 83.
5 Giorgio Agamben, Homo Saca: Sovereign Power and Bare Life (Stanford, CA:
Stanford University Press, 1998). Trkesi: Kutsal lnsan: Egemen iktidar ve
plak Hayat, ev. Ismail Trkmen (stanbul: Aynnu, 2001).

218
Kitlelerin Aldath Olarak
Yaratc Endstriler*
GERALD RAUN IG

Max Horkheimer ve Theodor Adorno'nun Aydnlanmann


Diyalektii adl kitaplannn kltr endstrisine aynlm b
lm "Kltr Endstrisi: Kitlelerin Aldatl Olarak Aydn
lanma" baln tar. Horkheimer ve Adorno 1940'ta bu
makaleyi yazdklannda, bilhassa g ettikleri ABD'de elen
ce endstrilerinin artan etkisine, sanatn metalamasna ve
"kltrn" btnselletirici birrnekliine kar kmlar
d. Sinema ve radyo gibi yeni mecralara kukuyla baktkla
n iin, karamsar bir yaklam hissettiren belagatli bir dille,
kltr alann geni bir erevede masaya yatrmlard - s
telik, bu alan iin akla gelebilecek en olmadk kavram kul
lanarak, kltr bir "endstri" diye tanmlamlard.
Yaklak yirmi yl boyunca, Horkheimer ve Adomo Avru
pa'ya dndkten sonra bile, bu kitapta ne srdkleri tezler
sadece Toplumsal Aratrmalar Enstits camias arasnda
tartld ve genel bir yank uyandrmad. Ancak, 1 960'lar-
* Gerald Raunig, "Creative Industries as Mass Deception", CTitique of Creati
vity: Precarity, Subjectivity and Resistance in the 'Creative Industries' iinde, (ed.)
Gerald Raunig, Gene Ray ve Ulf Wuggenig (Londra: Mayfly Books, 2009).
Yazara teekkr ederiz - e.n.

219
da bu tezlerin etkisi yaylmaya balad ve nihayet l 970'le
rin yeni medya eletirisinde tam anlamyla yerini buldu: Ay
dnlanmann Diyalektii, yalnzca Aydnlanma'nn elikile
ri konusunda deil, "kltrn ekonomilemesi"ne kar
k konusunda da temel bir eser haline geldi. Deha, zgn
lk ve zerklik mitlerinin hala nemli olduu kltr alann
da, "endstri" kelimesi bugn bile, Aydnlanmann Diyalek
tii'nin yaynlanmasndan altm yl son:a hala naho bir ifa
de olarak grlyor. Dolaysyla yle bir soru geliyor akla:
Nasl oldu da kck bir gei hamlesiyle, tekilden oula,
"kltr endstrisi"nden "yaratc ve kltrel endstriler"e
geile, bu kavram sadece politikaclar nezdinde deil bizzat
kltr alam iindeki aktrler nezdinde de evrensel bir kur
tuluun vaadi gibi yorumlanr oldu? 1
Bu paradoksun olas bir aklamas, gemite kltr en
dstrisi bugnse yaratc endstriler kavramlaryla tarif edi
len alanlarda, yaplarda ve kurumlarda geerli olan znele
me tarzlarna yakndan bakldnda bulunabilir. Bu zne
leme tarzlarnn koullarn ve alandaki zgl kurumlan,
kltr endstrisi kavramnn drt unsurunu analiz ederek
ele alacam; ardndan bunlar tersten, drdncden birin
ciye doru ilerleyerek, gnmzn yaratc endstrilerinde
ki gncel muadilleriyle karlatracam.

Adomo ve Horkheimer'in kltr endstrisiyle ilgili maka


leleri, esasen gelimekte olan sinema ve medya endstrile
riyle, bilhassa da Hollywood sinemasyla ve ABD'deki zel
radyo istasyonlaryla ilgiliydi. Teknik oaltmann, kitlesel
medyann ve yeni koullar altnda retim ve almlamann
okboyutlu ynlerinin dourduu imkanlar ve sorunlar kar
snda daha ikircimli bir tavr sergileyen arkadalar Wal-

220
ter Benjamin'in ve Bertolt Brecht'in yazlaryla arpc bir te
zat gsteren bu makalede, Adomo ve Horkheimer kltr en
dstrisine tam anlamyla olumsuz bir ereveden bakyor
lard: Onu, btnselletirme etkisi gnden gne artan sis
temli bir maniplasyon sarmal ve bu sisteme uyarlanma y
nndeki "geriye dnk ihtiya" olarak gryorlard. "Film
ler, radyo ve dergiler bir sistem meydana getirir. Bu alanlarn
her biri kendi iinde ve hep birlikte sz birlii iindedir. "2
Toplumsal Aratrmalar Enstits'nn yorumuna gre kl
tr endstrisinin bu birleik biimi, bireyi iktidara ve serma
yenin btnselliine tabi klan zneletirme tarzlar iin ge
reken kurumsal yapyd.
Horkheimer ve Adomo'ya gre kltr endstrisi kavram
nn ilk unsuru, izleyiciyi btnselletirmesi, onu mtema
diyen tekrarlanan, ama asla hayata geirilmeyen bir vaade
maruz brakmasdr: "Kltr endstrisi durmadan vaat etti
i eylerle tketicisini durmadan aldatr."3 Durmakszn ar
zu reten ve bu arzuyu asla sonuca varmayacak ekilde asl
tutan bu ezeli ebedi vaat dngs, kltr endstrisinin kit
leleri aldatma arac olduu fikrinin temelinde yatar. Hork
heimer ve Adomo'ya gre kltr endstrisinin rnlerinin
tm, seyirciden hayal gcn, kendiliindenlii, dlemi
ve etkin dnme yetisini esirgeyecek, hatta bunlar engel
leyecek ekilde tasarlanmtr. Bu olaanst edilgin tke
tim biimi, kltr endstrisinin izleyicisini kl krk yararak
kaydetme ve istatistik ilemlerinden geirme alkanlna
tekabl eder: "Tketiciler, aratrma kurulular tarafndan
izilen ve propaganda iin olanlarndan ayrt edilemeyen ha
ritalarda krmz, yeil ve mavi alanlarla deiik gelir grup
larna gre ayrlarak birer istatistik malzemesine dnr. "4
Tketiciler sermayenin kuklalar gibi, kltr endstrisi
nin izgilerle ayrlm alannda saylr, analiz edilir, kuat
lrlar:

221
Tketiciler, iiden ve memurdan, iftiden ve kk bur
juvadan olumaktadr. Kapitalist retim bedenlerini ve
ruhlarn yle bir kuatmtr ki, nlerine konan her eye
direni gstermeden kaplverirler. Hkmedilenlerin, hk
medenlerce dayatlan ahlak onlardan fazla ciddiye almas
gibi, gnmzn aldatlan kitleleri de baar mitine gerek
ten baarl olmu kiilerden ok daha fazla kaplrlar. Kit
lelerin kendilerine gre istekleri vardr. Onlar kleletiren
ideolojide amaz biimde srar ederler.5

Tabii anonim bir batan karma aygt olan kltr ends


trisine boyun een tketicilerin suretinde aa kan ey,
Horkheimer ve Adomo'nun tezlerinin hem en st noktas
hem de snrdr: "Aldatlan kitleler" figr, onlar edilgin,
dardan belirlenen, ihanete uram ve kleletirilmi in
sanlar olarak kurban konumuna sokar.

il
Horkheimer ve Adomo'nun kltr endstrisi kavramnn
ikinci unsuru, zgl bir retim imgesidir: Yazarlar, retici ile
tketiciyi birbirinden net snrlarla aynlm iki konum ola
rak sunarlarken, kltr endstrisinin etkin ve edilgin zne
leri arasnda aynn yapmazlar. Tketiciler gibi reticiler de
sistemin tabi klnm, edilgin kuvvetleri gibi grnrler. Ge
rek Benjamin'in yazarlar ve yeni medya zerine kuramlarn
da, gerek Brecht'in 1930'larda gelitirdii, tketen bir izleyi
ci yerine sadece yazarlara ve reticilere dayanan Lehrstck
[retici oyun] kuram ve pratiinde, yazarlar retim ayg
tn deitirmek suretiyle reticiye dnebilmektedir; oysa
Adomo ile Horkheimer'in kurduu kat imge, sadece kltr
endstrisinin btnsellii iine hapsolmu edilgin ve yaban
clam reticileri yanstr. Toplumsal tabiiyet, retim cep-

222
besinde bile, dnlebilecek yegane zneleme tarz haline
gelir. Kltr endstrisiyle ilgili blmde verilen en arpc
rnek, iletmenin memurlar olarak her trl "zgrlkten
mahrum" braklan radyo programlarndaki oyunculardr:

stelik bunlar, yukardan aaya rgtlenen, "amatrler"in


oluturduu dzmece alanla snrldr. Resmi radyonun
dinleyicisinde belirebilecek kendiliindenliin en kk izi
bile, yetenek avclar, mikrofon nnde dzenlenen yar
malar ve sponsorlar tarafndan uzmanlarn szgecinden ge
irilerek denetlenir ve yutulur. Yetenekler, dinleyiciye su
nulmadan ok nce iletmeye ait olur; baka trl bu kadar
hevesle uyum salamalar mmkn deildir. 6

Gnmzn reality programlarn, elencelik gerek ha


yat manzaralarn, yetenek yarmalarn dnrsek, yazar
larn izdii bakahraman gibi grnen figranlar imgesi
bugn daha da geerli grnyor. Daha geni apl bir fik
re, sadece maddi mal deil duygu ve iletiim de reten ve su
nan reticiler fikrine baktmzda, znenin her hareketini
ve ruh halini belirleyen btnselletirici bir sisteme dair gi
derek kararan bir tablo grrz. Horkheimer ve Adomo bu
karanl ngrm, ona tuhaf bir kadnslk atfetmilerdi:

Gen bir kzn, kabul edilmesi zorunlu olan bir kma tekli
fini kabul edip gerekenleri yerine getirme biimi, insanlarn
telefonda ve en samimi durumlardaki ses tonlar, sohbet s
rasndaki szck seimleri, bayalatrlm bir psikanali
zin kavramlarna gre blnm bir i dnya... btn bun
lar, gdsel davurumlara kadar kltr endstrisi tarafn
dan sunulan modelle zdeleip, kendini baarya uygun
bir aygt haline getirme abasna tanklk eder.7

insan-aygtlar, kltr endstrisinin aygtlarna tekabl


eder. reticiler de tketiciler de bir btnselliin ve ideolo-

223
jinin kleleri gibi, soyut bir sistem tarafndan biimlendiri
lip harekete geiriliyormu gibi grnrler. Birer aygt ola
rak, daha byk bir aygtn dilileri, kltr endstrisi denen
bir kurumun parasdrlar.

111

Aygt ile dilileri arasndaki bu ilikiye bal olarak, kltr


endstrisi kavramnn nc unsuru, aktrlerin, yani kl
tr reticilerinin kltr endstrisi kurumlarnn alanlar
olarak birer esir olduklar anlaydr. Horkheimer ve Ador
no'ya gre kltr endstrisinin evrildii kurumsal form, de
vasa bir mzik, elence ya da medya irketidir. Yaratclar,
kendilerini kurumsal bir yapnn iine hapsedilmi bulur
lar ve bu yap iinde bizzat baml alma biimi yznden
yaratclklar bastrlr. Aydnlanmann Diyalektii'nde yara ,

tcl snrlandran bu alma ile toplumsal tabiiyet arasn


daki ba genel itibaryla yle tarif edilir:

f . ] ortak konu, temelde, erkein kendini alaya almasdr.


..

Ekonomik bir zne, giriimci, mlk sahibi olma imkanla


r hepten ortadan kalkmtr. [ ... ] [T]m serbest meslek i
letmeleri, aresiz bir bamlla itildi. Herkes cretli ol
du [ ... ] . 8

alanlarn dnyasnda ekseriyetle aresiz bamllk ve


toplumsal denetim hkm srerken, zerkliin son kalesi
(ki burada, Adomo'nun daha sonra yazaca Estetik Kura
m'ndaki* romantik sanatsal zerklik anlay imdiden ken
dini hissettirir) , yani yaratcln retilmesi bile hesap ki-

* Adomo'nun burjuva sanaunn zerkliini tzselletinnesine karlk, btnsel,


zerklii yok edici ve hiyerari yaratan ve hem retim hem almlama alann
belirleyen asl pratiin bu olduu ne srlmtr: rnein, burjuva tiyatrosu
nun drt sahnelik yapm aygt, veya klasik orkestralardaki kat disiplin, her iki
alandaki alnlarna alkanlklanna tekabl eder.

224
tap meselesi olmu, yaplam ve tabakalamtr ve kken
sel olarak asi olduklar dnlen aktrlerinin byk ks
m alan kimlii altnda nihayet uygarlatnlmtr. Kuru
mun antropolojik tanmna gre, kurumun da karlnda
alanlarna gvence salad ve zlmez elikiler kar
snda belli dzeyde denetim vaat ettii sylenir. Kltr en
dstrisinin zgl kurumlan ilelebet ayakta kalmasa da, ay
gtlarnn, tam da birer aygt olmalarndan mtevellit, byle
bir izlenim uyandrmalar ve zneleri bu ekilde ykml
lkten kurtarmalar amalanr. Gelgelelim, Horkheimer ve
Adomo'ya gre bu bile sadece "iletme uzmanlarnn ngr
d ve retimi artrmak iin her fabrikada ara gibi kulla
nlan iyerindeki arkadalk balan [nn] , kiisel drtnn
son izlerini bile toplumsal denetime tabi kl [masnn] " so
nucudur.9

iV

Kltr endstrisi kavramnn drdnc ve son unsuru, Hor


kheimer ve Adomo'nun bir btn olarak kltr endstrisi
nin geliimini, kltr alannn gecikmi bir dnm ola
rak grmeleridir: Kltr alannn, tarmda Fordizme veya
alldk ifadesiyle endstriye gtren srelere ayak uydur
ma ihtiyacyla ortaya kmtr kltr endstrisi. Fakat Hor
kheimer ve Adomo, kltr tekellerinin, endstrinin dier
sektrlerine -demir-elik, petrol, elektrik ve kimya- kyas
la zayf ve baml olduunu dnrler. Fordizme direni
in son kalntlarnn bile -burada da yine zerk sanata atfe
dilen eski destans ilevin yanklan hissedilir- sonunda fab
rikalara dntn dnrler. Yeni yaratclk fabrikala
r (yaynclk, sinema, radyo ve televizyon) Fordist fabrika
nn ltlerine uymutur. Kltr endstrisinin montaj hat
t nitelii, sonunda kltr endstrisinin yaratclk retimi-

225
ni tarm ve madencilikteki retim srecine yaklatrr: seri
retim, standartlama, ve yaratcln topyekun tahakkm
alna alnmas yoluyla. "Ama ayn zamanda mekanikletir
me, bo zaman olan kimseler ve onlarn mutluluu zerin
de yle bir gce sahiptir ki, elence metalarnn retimini
temelden belirleyerek bu kimselere bo zamanlarnda emek
srelerinin kopyasndan baka bir ey yaatmaz." 10 Dolay
syla, Adomo ve Horkheimer'e gre yaratclk fabrikalarnn
levi, bir yandan elencelik mallarn mekaniklemi imala
t, dier yandan -alldk retim alanlarnn tesinde- ye
niden retimin fabrika almasna giderek daha ok benze
dii bir srete yeniden retimin denetlenmesi ve belirlen
mesidir.

Post-otonomcu Paolo Vimo, kltr endstrisini kltr ala


nnda burjuva sanatnn ve avangardlarn yerini alan ve ba
ka alanlarda gelien Fordist modeli kltr alanna tercme
eden bir ey olarak grmek yerine, kltr endstrisinin For
dizm ve Taylorizmin almasndaki roln sorgular. Gram
mar of the Multitude adl kitabnda yle yazar:
[Kltr endstrisi] post-Fordist retim paradigmasna b
tnsel bir ince ayar vermitir. Bu nedenle bence, kltr en
dstrisinin hareket tarz, bir noktadan itibaren, rnek ve
yaygn bir tarz haline gelmitir. Kltr endstrisi ierisin
de, Benjamin ve Adomo'nun inceledikleri ilk cisimleme
srecinde bile, post-Fordist dnemde genellemi ve ka
nun mertebesine ykselmi bir retim tarznn ilk emarele
rini grmek mmkndr. 1 1

Burada, kltr endstrisini zgrl elinden alnm,


endstrilemi bir alan olarak yorumlayan eletirel kuramn

226
yaklamnn ters evrilmesiyle, nmzde verimli bir alan
alyor: Adomo ve Horkheimer kltr endstrisini Fordist
dnme direndii iin gecikmi bir olgu olarak okurlar
ken, Vimo onu post-Fordist retimin habercisi ve paradig
mas olarak ele alyor.
Adorno ve Horkheimer'e gre kltr endstrisinin ku
rumlan modem kltr tekelleri oluturmu, ama ayn za
manda liberal dolam alannn bir ksmnn ve ona tekabl
eden giriimci tiplerinin, baka alanlardaki zlme sreci
ne ramen hayatta kalabilmesini salayan bir ekonomik alan
da oluturmutur. Kltr endstrisinin btnsellii iinde
elbette kk apl baz farkllk ve direni alanlan ortaya
kar, ama Adorno ve Horkheimer'in hi tereddtsz ak
ladklar gibi, bu farkllk derhal o btnsellie dahil edilir:

Direnen kimseler, kendilerini dzene dahil ederek hayat


ta kalabilirler. Aykrlyla kltr endstrisi tarafndan bir
kez olsun kayda geirildi mi, tpk toprak reformcusunun
kapitalizmin bir paras saylmas gibi dzene ait olurlar.12

Bu deerlendirmede, yeni retkenlik dzeylerine ulama


ya hizmet eden farkllk, kltr endstrisinin geneline dam
gasn vuran Fordizasyon srecinde bir artk gibi dar at
lan, gemiin bir kalntsndan ibarettir. Vimo ise meseleye
yle bakmaktadr:

[ . . . ] bu szmona artklarn (kaytd, beklenmedik, "plan


lanmam" olana bahedilen belli bir alanla birlikte) , asln
da ileriye dair olaslklarla ykl olduunu grmek zor de
il. Bunlar birer artk deil, alametti. lletiimsel davrann
teklifsizlii, bir toplantdaki tipik rekabeti etkileim, bir
televizyon programna renk katan ani bir aksaklk (genel
anlamda, belli bir eikten sonra sabitlemenin ve kurala ba
lamann ilevsizlie yol aaca her ey) , post-Fordist d-

227
nemde toplumsal retim alannn tamamnn tipik bir zel
lii haline gelecektir. Bu yalnzca gnmz kltr ends
trisi iin deil, Fiat ve Melfi iin de geerlidir.13

Post-otonomcu kuramn bak asndan, eski kltr en


dstrisi Fordizasyon srecindeki zayf ve ge kalm bir en
dstriden ibaret deildir; yaygn post-Fordist retim tarzla
rnn habercisi ve ilerde uyacaklar modeldir ayn zamanda:
birer kalntdan ziyade nve olan, eper deil merkez olan;
beklenmedik, iletiimse! doalamalara ak, kaytd ve
programlanmam alanlar.

VI

Kltr endstrisindeki medya ve elence sektr irketleri,


Adomo ve Horkheimer'e gre bireyi sermayenin denetimine
tabi klan kurumsal bir yap oluturur. Bu nedenle, mutlak
birer toplumsal tabiiyet sahasdrlar. Kltr endstrisinin
ilk biimleri iin bu tekyanl yapsalc gr kabul etsek bi
le, 20. yzyln ortalarndan beri burada bir eylerin dei
tii ortadadr. Bu deiim, Gilles Deleuze ve Felix Guatta
ri'nin 1970'lerde gelitirdikleri kavramlar erevesinde oku
nabilir: burada mesele esasen, toplumsal tabi klmann [sub
jection] tesinde ikinci bir hattn, yapsal etkenlere ilaveten
etkin katlma ve zneleme [subjectivation] tarzlarna ar
lk veren bir hattn daha gelitii fikridir; bu fikri ilerleyen
blmlerde daha ayrntl ele alacaz. Deleuze ve Guattari,
toplumsal tabiiyete [assujettissement social] karlk bu hatt
"mekanik kleleme" [asservissement machinique] olarak ad
landnrlar.14 Terminoloji dzeyindeki bu sorunsallatrma
nn yan sra, gnmz fenomenleri hakknda yle bir soru
da gndeme getirilebilir: Yaratc endstrinin yeni kurum
sal biimlerinde hangi zneleme tarzlar domaktadr? Zira

228
bugn, sadece neoliberal kltr politikalar ve kentsel geli
im diliyle snrl olmayan "yaratc endstriler" , gerek bii
mi gerek ilevi bakmndan eski kltr endstrisinden kay
da deer lde farkldr.
Kurumsal biimi ieren nc unsura dnersek, yaratc
endstriler tabir edilen dzenlemelerin artk dev medya ir
ketleri biiminde yaplamad ortadadr; bunlar artk esa
sen yeni medya, moda, tasann, popler kltr alanlarnda
kendi kendilerinin ivereni olan giriimcilere ait mikro-ilet
meler biimini alr ve bunlar kavramlatrmann en iyi yo
lu, bu mikro-iletmelerin kmeleniine bakmaktr. Dolay
syla, yaratc endstrilerin kurumlan nelerdir diye sorarken,
kurum olmayan yaplardan veya szde-kurumlardan bahset
mek daha uygun olacaktr. Kltr endstrisinin model ku
rumlan dev, uzun vadeli irketlerken, yaratc endstrilerin
szde-kurumlan geici, ksa mrl, proje temellidir.
Bu "proje kurumlan"nm,1 5 grnrde kendi kendini be
lirleme ve Fordist rejimlerin kat nizamn reddetme gibi bir
avantajlar vardr. Yaznn son iki blmnde bu iddiann ne
derece inandrc olduunu sorgulayacam. Fakat bu nok
tada, kurumun elikileri idare etme ve bylece zneyi y
kmllkten kurtarma ilevi hakknda daha nce syledik
lerimle balantl olarak, yaratc endstrilerin proje kurum
larnn prekaryalamay ve gvencesizlii tevik ettiini vur
gulamak istiyorum. Aslnda, "proje kurumu" fikrinde bariz
bir elikinin gze batt aktr: Bir yanda kurum kavram
nn ima ettii, uzun vadeli ykmllkten kurtulma arzu
su ile, dier yanda proje kavramnn ierdii zaman snrla
mas arasndaki elikidir bu. Proje kurumu fenomeniyle il
gili olarak, yine Paolo Vimo'nun Grammar of the Multitude
kitabndan bir motifi izlersek, bir proje olarak kurum fikri
nin elikililii, Vimo'nun tarif ettii gibi, ister istemez kor
ku ve kaygnn, greli ve mutlak dehetin tamamen rt-

229
mesine ve nihayetinde bu endienin hayatn tm alanlarna
yaylmasna yol aar.16
Horkheimer ve Adomo kltr endstrisinin znelerinin
birer alan olarak serbest giriimci olma frsatlarn kaybet
melerine hayflanabiliyorlard; gnmzde bu sorun tama
men ters dnm gibi grnyor. Serbest giriimci bugn
genelgeer hale gelmitir - ister yan-zamanl alan ola
rak bir projeden dierine kotursun, isterse pe pee mik
ro-iletmeler kursun. 20. yzyl kltr endstrisinin halef
leri olan medya irketleri bile, giriimcilik bayra altnda ta
eronlatrma ve altirketlerle szleme usul alma politi
kas gtmektedir. Basl medyadan grsel-iitsel medyaya ve
intemete kayan bu yeni irketlerde -hatta kamuya ait med
ya kurulularnda bile- yegane kalc istihdam alanlan, te
mel sevk ve idare birimleridir. Buna karlk "yaratc" ta
bir edilen insanlarn ou serbest almaktadr velveya za
man snrlamas olmayan szlemelerle veya hi szleme
siz, kendi kendilerinin ivereni olan giriimciler konumun
dadr. Kinizmden biraz nasiplenmi biri, Adomo'nun zerk
liin yok olmasna bouna hayflandn, yaratc endstri
lerdeki alma koullarnn artk zerklii hayata geirdii
ni syleyebilir: Yaratclar zgl bir zgrlk, bamszlk ve
zynetim alanna salnmlardr. Esneklik burada despo
tik bir norma dnr, iin gvencesizlii kural olur, al
ma ile bo zaman, i ile isizlik arasndaki aynn silinir, ve
krlganlk alma alanndan hayatn tm ynlerine yaylr.

Vll

Peki bu genel gvencesizlemenin kayna nedir? Yaratc


endstri, kltr endstrisi gibi znelerini kleletiren bir
sistem midir, yoksa bu gvencesizleme srecinde aktr
lerin de zel bir dahli mi sz konusudur? Bu ikinci unsu-

230
ru, kltr alanndaki ada zneleme tarzlarn deerlen
dirmek iin, lsabell Lorey'nin "biyopolitik ynetimsellik ve
kendi kendini gvencesizletirme" konusundaki iddialar
n ele alacam.17 Lorey gvencesizlemeden liberal yne
timsellik ve biyopolitika toplumlarndaki bir kuvvet hatt
olarak sz eder. Modem an ilk dnemlerine kadar uza
nan bu kuvvet hatu, 1970'lerde ortaya kan yeni toplumsal
hareketlerin yaam ve alma koullarnda ve 1968 sonra
s kuaklarn ilkelerinde zgl bir biimde hayata geti: ki
minle, nerede ve ne zaman alacana kendi adna karar
verme; zgrlk, zerklik ve kendi kendini belirleme ve bu
balamda gvencesiz yaama ve alma koullarn bile is
teye seme. Lorey burada seilmi gvencesizlik veya kendi
kendini gvencesizletirme kavramn gelitirir: nsanlar li
beral ynsetimsellik koullan altnda zaten benlikleriyle ya
ratc ve retici bir ilikiyi kurmay renmek zorundayd;
bu yaratclk temrini ve insann kendi benliini gelitirme
yetenei 18. yzyldan beri ynetime ait benlik teknikleri
nin bir paras olagelmiti. Fakat lsabell Lorey'ye gre bu
rada deien ey, gvencesizlemenin ilevidir: Gvence
sizleme, liberal ynetimsellie ikin bir elikiyken, neoli
beral ynetimsellikte normallemenin bir ilevi haline gel
mi; toplumun eperlerinde kapsaml bir dlama iken, top
lum geneline yaylan bir srece dnmtr. Adomo ve
Horkheimer'in tarif ettikleri fenomenlerin mevcut yarat
c endstrilere dnme srecini de aklayan bu gelime
lerde, 1970'lerin normallemi ve kurala balanm al
ma rejimlerine alternatif olarak gelitirilen kendi yaam ve
alma koullarn kendi belirleme deneyleri bilhassa etki
li olur. Gndelik hayatn mekansal ve zamansal adan kat
bir nizama tabi tutulduu dzenden kurtularak kendi ege
menliine sahip kma ynndeki bu hayalle birlikte, top
lumsal tabiiyetin tesindeki znelemenin sadece zgrle-

231
tirici bir erevede dnlmesini engelleyen kuvvet hat
t da pekiir:

[ . ] son yllarda bu alternatif yaama ve alma koullan


. .

ekonomik adan daha elverili hale gelmitir; zira emek pi


yasasnn talep ettii esneklii salarlar. Nitekim son otuz
krk ylda, toplumsal hareketlerin pratikleri ve sylemleri
muhalif olmakla ve normalletirmeye kar kmakla kal
mam, neoliberal bir ynetimsellik biimine doru dn
mn de bir parasn oluturmutur. 1 8

Bylece gnmze geliriz: Bireyin (zellikle dahi sanat


nn) zgrl ve zerklii gibi eski fikirlerin ve 1968 son
ras politikalarn zgl ynlerinin hegemonik neoliberal z
neleme tarzlarna dnt bir zamana. Kendi kendini
gvencesizletirme, yaratcln ve hayatn her vehesinde
smry kabullenmek demektir.
Kendi kendini ynetme olarak yaratcln paradoksu bu
dur: "nsann kendini ynetmesi, denetlemesi, disipline etme
si ve dzenlemesi ayn zamanda kendini ekillendirmesi ve
oluturmas, kendisine byle bir g bahetmesi anlamna ge
lir ki bu da zgr olmak demektir."19 Burada, kltr endstri
si ile yaratc endstriler adlandrmalar arasndaki aynn be
lirleyen kavramsal fark da kendini sezdiriyor olabilir: Kltr
endstrisi kavram, kltrn soyut kolektif unsurunu vurgu
larken, yaratc endstrilerde srekli bireyin retkenliine atf
yaplr. Ancak, kolektif ile bireysel arasndaki byle bir aynn,
sadece bu atf dzeyinde var olur. Yaratc endstrileri ayrt
eden ey, bu tr ikilikleri boydan boya katetmeleridir.

Vlll

imdi, Horkheimer ve Adomo'nun bireyi btnselletiren


ve tketicileri tamamen sermayenin gcne tabi klan kl-

232
tr endstrisi kavramnn ilk unsurunu hatrlarsak, Isabell
Lorey'nin tezleriyle birlikte ufkumuzun genilemesi mm
kn olabilir: Odamz, indirgemeci btnsellik ve yaderk
lik kavramlarndan, yaratcln btnselletirilmesine di
renme pratiklerinin gnmz zneleme tarzlarndaki kat
ksna kaydrabiliriz.
Kltr endstrisi "kendilerini sistemin ihtiya duyduu
eylere dntren insanlar iin rol modeller" yaratr.20 Bu
rada yazarlar Aydnlanmann Diyalektii'nin baka yerlerin
-

de de olduu gibi- mantken elikili olmasna ramen bir


ikizdeerlilie iaret ederler: insann kendi kendini klele
tirmesi ile, btnselletirici bir sistem araclyla dardan
belirlenen tabi klmay, tam anlamyla birletirmeseler de,
en azndan eit bir dzeyde yan yana getirirler. Deleuze ve
Guattari'ye gre klelik ve tabi klma, ayn eylerde ve ay
n olaylarda fiiliyata geen, ayn anda var olan iki kutuptur.
Toplumsal tabiiyet rejiminde daha st bir varlk insan zne
olarak kurar, bu da onun dsal hale gelen bir nesneye d
nmesi anlamna gelir. Mekanik kleleme tarznda, insan
lar birer zne deil, aralar veya hayvanlar gibi, btn yu
kardan kodlayan bir makinenin parasdrlar. iki rejim ara
sndaki etkileim, yaratc endstrilerde bilhassa belirgindir:
iki kutup birbirini srekli pekitirirken, mekanik klele
menin paralan znelemedeki fazlala bal olarak nem
kazanr. "O zaman, gnll klelikten mi bahsetmemiz ge
rekiyor?" diye sorar Deleuze ve Guattari. Cevaplan hayrdr:
"Yeniden baarlm olduu sylenebilecek bir mekanik k
leleme sz konusudur; bu mekanik kleleme artk 'gnl
l' deil 'zorlama'dr" .21
Bir toplumsal birlie tabi klma ve bir makine ierisinde
kleleme biimindeki bu ikili hareketin perspektifinden
baktmzda, Adomo ve Horkheimer'in bir yana bir btn
sellik olarak ileyen bir sistemi, te yana o sistemin edilgin

233
nesneleri olan aktrleri koyduklar sistem fikrine bal kala
mayz. zneletirme tarzlar btnsellii durmadan yeniden
ina eder; znelerin toplumsal tabi klma ve mekanik kle
leme srelerine kaulm ne gnll ne de zorlamadr. Ve
en bata sorduumuz soruya nihayet burada bir cevap bu
labiliriz: Kltr endstrisi kavramndan yaratc ve kltrel
endstriler kavramna gei gibi kk bir hamle, nasl oldu
da bu kavram sadece politikaclar iin deil kltr alann
daki pek ok aktr iin de evrensel kurtuluun etiketi haline
getirdi? Cevap: Mekanik kleleme tarzlar hem arzu hem
uyumlulukla birletii, ve yaratc endstrilerdeki aktrler
de bundan kendi kendini gvencesizletirmeyi en azndan
kendilerinin setikleri sonucunu kardklar iin.
Bu anlamda, metnin balna dnecek olursak, aktrlerin
mekanik kleleme tarzndaki pay nda bakldnda "kit
lelerin aldatlmas"ndan bahsetmek ok zordur - zaten bunun
herhangi bir dnemde anlaml olduundan emin deilim. Ya
rauc endstriler balamnda, kendi kendini gvencesizletir
menin bir vehesi olarak "kitlesel kendini aldatma"dan bah
setmek daha uygun grnyor. Bu "kendini aldatma"ya, g
nmzde yarauc endstriler diye adlandrlan ikinlik dzle
minde hayata geen direni olasln da ekleyebiliriz.

EVREN Elin Gen

Notlar
l Kltrel politika balamnda, en muhtemel yorum u gibi grnyor: Yara
tc endstriler kavramn tm Avrupa'da kltrel politika programlan yoluyla
yerletirme srecinde ama, sanata devlet destei salamak yerine, eletireV
muhalif tavrlan ticari iletmeleri destekler hale getirmekti.
2 Horkheimer ve Adorno, Dialektik der Aufk lanng: Philosophische Fragmrnte
(Frankfurt/Main: Fischer Verlag, 2003) s. 1 28. Trkesi: "Kltr Endstrisi:
Kitlelerin Aldaul Olarak Aydnlanma", ev. Nihat lner, Kltr Endstrisi
Kltr Ynetimi iinde (stanbul: tletiim Yaynlan sanathayat dizisi, 5. bask
2009) s. 47.

234
3 A.g.e., s. 148 [Trkesi s. 72].
4 A.g.e., s. 131 [Trkesi: s. 51].
5 A.g.e., s. 141-142 [Trkesi: s. 64].
6 Ag.e., s. 130 [Trkesi: s. 49-50].
7 A.g.e., s. 1 76 [Trkesi: s. 107].
8 A.g.e., s. 162 [Trkesi: s. 89-90] .
9 Adorno ve Horkheimer, a.g.e., s. 159. [Trkesi: s. 86.]
10 Adorno ve Horkheimer, a.g.e., s. 145. [Trkesi: s. 68.]
11 Virno, A Grammar of the Multitude: For an Analysis of Contemporary Forms of
Life, ev. 1. Bertoletti, J. Cascaito ve A. Casson (New York: Semiotext(e), 2004)
s. 58.
12 Adorno ve Horkheimer, a.g.e., s. 140, eviri deitirildi. [Trkesi: s. 62.]
13 Virno, A Grammar of the Multitude, s. 59.
14 Deleuze ve Guattari, A Thousand Plateaus: Capitalism and Schizophrenia, ev. B.
Massumi (Minneapolis: University of Minnesota Press, 1987) s. 456-460.
15 Bkz. Stefan Nowotny, "lmmanent Effects: Notes on Cre-activity", ev. Aileen
Derieg, Critique of Creativity: Precarity, Subjectivity and Resistance in the 'Crea
tive Industries', ed. Gerald Raunig, Gene Ray ve Ulf Wuggenig (Londra: Mayfly
Books, 2009) s. 9-23.
16 Vimo, A Grammar of the Multitude, s. 32.
17 Lorey, "Governmentality and Self-Precarization: on the Normalization of Cul
tural Producers", G. Raunig ve G. Ray (ed.) Art and Contemporary Critical
Practice: Reinventing lnstitutional Critique (Londra: MayFly, 2009). Trkesi:
"Ynetimsellik ve Kendini Gvencesizletirme: Kltr reticilerinin Normal
letirilmesi zerine", bu kitapta s. 145-167.
18 Lorey, "Govemmentality and Self-Precarization", a.g.e., s. 196. bu kitapta s.
158.
19 Lorey, a.g.e., s. 193. bu kitapta s. 155.
20 Horkheimer ve Adomo, a.g.e.
21 Deleuze ve Guattari, A Thousand Plateaus, s. 460.

235
Kltr Endstrisi ve
Terr Ynetimi*
GENE RAY

"Prekarya olmann tadn kar ! " 1 "Yaratc" diye anlan en


dstrilere ilikin ptrak biri biten idelojik yeniden tanmla
malarn ve bunlara tekabl eden yeniden deer bimelerin
altndaki telkin bu. Bu kitabn yazarlar, eitli eletirel tarz
lar ve tonlar kullanarak, farkl ulusal balamlarda bunu ga
yet aklkla ortaya koyuyorlar. Kukusuz byle bir telkinin
tutmas iin, ilgi ekici, cazip ve gizemli klnmas gerekir.
Cilalanp parlatlarak yeniden tedavle sokulan yaratc is
yankar olarak sanat figr, bu dalavereyi baarm gr
nyor. Post-Fordist bilisel kapitalizmin yeni imgeleminde,
eski zerklik ve yarauclk kategorileri byk bir debdebey
le diriltiliyor. znel dzeyde btn mesele, ruh hallerinden,
fantezilerden ve libidinal yatrmlardan ibaret. Diz egzersiz
leri fonda gzel bir mzik eliinde yapld srece, kendi
bedenini istismar etmek fiyakal olabilir. zgrl klelik
te, doru hayat yanl yaamda bulmak gerekten mmkn,

* Gene Ray, "Culture Industry and the Administration of Terror" , Critique of Cre
ativity: Precarity, Subjectivity and the Resistance in the 'Creative Industries' iinde
(Londra: MayFly Books) s. 167-183. Yazara teekkr ederiz.

237
yeter ki bunlar yeni ve onaylanm yntemlerde arayn. Bu
deimi retim ilikilerinin ve yeni koullara uyarlanm
bu yeni emek znesinin direni imkanna ne kadar yer b
rakt ise, bu kitabn yazarlar iin bile, tartma konusu.
Her durumda, emek piyasasnda, vahim bir gvencesiz
lik, bamllk ve demoralizasyon younlamasnn damga
sn vurduu eilimler, zamanmzn sosyal srelerinin iyi
ce kklenmi bir yndr - her ne kadar, post-Fordist re
timle ilgili iddialarn, sermayenin yeni avangard olarak ge
nelletirilebilir olmaktansa, Kuzey lkelerindeki belirli sek
trler iin geerli olduu sylenebilirse de. * Bu tr dei
imlerin kukusuz maddi bir temeli var, kresel g alann
da sermayenin uzun yllardr sahip olduu hakim konumun
da yle. Neoliberalizm, mevcut ekonomik ve biyosferik
klerle belki de hi olmad kadar tehir olmu durumda.
Ancak, bunun sonucunda neoliberalizmin yaad merui
yet krizi ne olursa olsun, bu hegemonik ideolojinin hayata
geirmek ve hakl karmak zere ekillendirildii toplum
sal sreler tm hzyla ilerlemekte; politika ve devlet m
dahaleleri balamnda, emee kar yrtlen bu snf sava
, saldrgan ve hcumcu mevzileniini zerre terk etmi de
il. 2010'da Avrupa'da sefalet, finans kapitali korumay ve
rgtl emek gcnn son kalntlarn da silip sprmeyi

* Artk biliyoruz ki in ve Hindistan'daki "yeni kapanma" sreleri fiilen dnya


sanayi proletaryasnn boyutlarinda muazzam bir artla sonuland. Metann
bu yeni "dorudan reticileri", Fordist ve Fordizm ncesi (hatta 19. yzyla ait)
dzenleme ve disiplin biimi unsurlann birletiren fabrikalarda ve merdive
nalu atlyelerde alyorlar. Bu yeni ideal-tip iinin, ailesinden ve toplumsal
evresinden ilk defa kopan ve kazancnn byk ksmn evine gnderen gen
veya yeniyetme bir kadn olduu ak. l sahasnda konutuklan ya da alma
saatleri dnda kar cinsle sosyalletikleri iin cret kesintisine maruz kala
bilen bu savunmasz iilerin post-Fordist usta modeline uymadklan kesin.
Dahas, istihdam koullan hat safhada gvencesiz; temsil hakkndan ve For
dist gvencelerden byk lde mahrumlar ve istendii zaman iten aulabilir
ler. David Redmon'n 2005 Mardi Gras: Made in China adl fimi, yeni fabrikann
tyler rpertici bir manzarasn sunuyor.

238
hedefleyen "kemer skma" sloganyla ilerliyor. "Baka see
nek yok" iar, hala gnn resmi mantras ilevini gryor.
Sermayenin neoliberal mevzileniinde sergiledii bu ola
anst kararll nasl aklayabiliriz? Klasik gler den
gesi erevesi, karamsar bir bak as sunuyor. Buna gre,
sermayenin ykmlarna devam edebilmesinin nedeni, r
gtl bir kar-g olarak emein paralanm ve un ufak
edilmi olmas. rgtlln dalmasnn nedenleri tart
labilir. Acaba bu gelime sermayenin an g kazanmas
nn sonucunda emekilerin urad kesin ve ar yenilgile
re ve emeki snfn asimile ve ntralize edilmesine mi bal
dr? Yoksa toplumsal retimin rgtlenmesindeki kkl de
iikliklere, seici direni ve g yoluyla emein bizzat dahil
olduu deiikliklere mi? Ama ne yazk ki, igcnn ser
maye karsndaki zayflnn gerek ve sregelen bedelleri
acmaszca a ktka, bu ikincisinin de gitgide bir tr ye
nilgi olduu grlyor.
Peki yleyse Benjamin ve Adomo'ya, kmazn melankoli
sine mi dneceiz? Eski usul olduuna kuku yok, ama bir
lek Frankfurt ktmserlii ahmakla dnm bir iyim
serlii kendine getirebilir. Bu, getiimiz yzyla bakp hala
ilerleme grmekte inat edebilen bir bak. Frankfurt Oku
lu'na dn mevcut balamda da verimsiz olmayabilir, n
k bu kitaptaki baz yazarlarn belirttii gibi, yaratc ends
triler sylemi Adomo'nun eletirel bir kategori olarak ne
srd "kltr endstrisi" kavramnn ntr bir hale getiri
lerek temellk edilmesine dayanyor. Bu kategorinin, znel
lik sorunsaln gndeme getirdii muhakkaktr. Ama nes
nel gerekliin baat eilimlerine de byk arlk verir. Ya
ratc endstrilerin gklere karlmasna ynelik eletirel
tepkilerde bile bazen gz ard edilen, ite bu ikinci unsur
dur. 1950'li ve 1 960'l yllar ilerledike, Adomo, '"ynetim
ve "entegrasyon" olgularn ge kapitalizmin belirleyici i-

239
kin eilimleri olarak grmeye balad. Her iki olgu da, gs
tereceimiz zere, terr kategorisiyle ayrlmaz biimde ba
ldr - bugn hayata egemen olan kresel sosyal srece da
ir tatmin edici her aklamann paras olmak zorunda olan
bir kategoridir bu.

Kltr Endstrisinin Dayanaklar

Kltr endstri hakkndaki tartmalar tipik biimde Hork


heimer ve Adomo'nun Aydnlanmann Diyalektii adl eser
lerindeki nl blmle balar. Bu blmde, "kltr" kua
tan eilim ve srelerin, yani "kltrel sreleri kartna d
ntren eilimlerin", "Aydnlanmann durmakszn kendi
sini tahrip etmesi" srecini planlayan "felsefi fragmanlar"da
kaytl olduu gsterilir:2 Aydnlanma, toplumun intihar et
tirdii rya. nsann ona hkmeden bir "doa"dan kurtulu
u, insann insan zerindeki snfsal tahakkmne dnt
rlm ve bu diyalektik, ge kapitalizm srecinde toplum
sal btnn alan sklatka felaket ve soykrm dalgalar
na yol amtr. Kltrel metalarn kitlesel tketim iin ras
yonelletirilmi retimi, kltrn olumlayc ideolojik ilev
lerini bir ksr dngde pekitirir. Eletirel zerklik alanla
rna el konmaya ve eletirel yetiler krelmeye balar, en za
yf direni kanallar olarak geriye sadece uyumluluk ve te
vekkl kalr. Bo zamann ele geirilip srekli igal altnda
olmasyla, smrye dayal mevcut toplumsal koullar dur
madan kendi reklamn yapar. Adomo'nun sz konusu b
lmn devamnda koyduu zere kitle kltr, "kendi ken
dinin simgelerini yayarak dikkat eken bir simgeler sistemi"
halini alr. 3 Kltr endstrisi, etkileyici biimde eitlenmi
ve dolaysz sansrden grnrde bamsz olan, ancak yi
ne de birrneklik dorultusunda gl bir eilim sergileyen
kltr "mallan"nn hakim mantn ifade eder. Bu kavram

240
altnda kltr mallan, kresel toplumsal srecin mantn,
Adomo'nun 1951'de ok yerinde bir tanmlamayla "hep ay
n olann durmadan deien retimi" eklinde tanmlad
srarl hakimiyeti yanstr.4
Ne var ki, Aydnlanmann Diyalektii adl kitabn kltr
endstrisi blm bu tezin sadece bir n formlasyonundan
ibaretti. Adomo 1 960 tarihli "Kltr ve Ynetim" ve 1 963
tarihli " Kltr Endstrisine Genel Bir Bak" balkl ma
kalelerinde tezinde nemli gelitirmeler yapt. l 9SO'ler ve
l 960'lara ait dier metinlerinde baka ilave deerlendirme
ler de bulunabilir. Aynca, sz konusu blm sadece, Ador
no tarafndan yazlan daha uzun bir taslan ortak almay
la yayna hazrlanm ilk yansdr; 1944 ylnda, Frankfurt
Enstits yelerine datlan teksir makinesinde baslm
nshalarda, bu blm "Devam edecek" cmlesiyle sona eri
yordu. Geriye kalan dzeltilmemi blm, Adomo'nun l
mnden sonra 198l'de "The Schema of Mass Culture" ba
lyla yaynland.
Adomo'nun ilave metinlerinde, temel tezinde byk dei
iklikler yaplmyor, sonularn reddedilmedii de muhak
kak. Ancak bu metinlerde getirilen aklamalar ve gelitir
. meler, o gnden bu yana yaanan deiimlerle geersiz ha
le geldikleri gerekesiyle sz konusu sonulan fazlaca ko
lay biimde reddetmek isteyen yazarlarn nnde engel ola
rak beliriyor. Horkheimer ve Adomo Aydnlanmann Diya
lektii'nin 1969 basmna yazdklar nszde zamann yerin
de durmadn kabul ederler; sreler, geliirken deiirler.
Ama kendilerinin iaret etmi olduklar eilimin geerli ol
maya devam ettiini de belirtirler:

Kitapta sylenenlerin tmnn deimez olduunu ne


srmyoruz. Byle bir sav, hakikati tarihsel hareketin kar
sna deimez bir e olarak karmak yerine ona zaman-

241
sal bir z armaan eden kuramla badamazd. Bu kitap
Nasyonal Sosyalizmin sald terrn sonunun yaklat
gnlerde yazld. Bununla birlikte kitabn birok yerinde
bulunan formlasyonlar bugnn gerekliine artk uyma
maktadr. Yine de ynetilen dnyaya geie ilikin deer
lendirmelerimizde o zamanlar bile saf saylmazdk.5

Kresel srecin genel eilimi ya da ikin ak deimi


deil, nk onun temeli olan ve onu reten kapitalist man
tk halen yrrlkte. Bu genel eilim, somut grnm form
lar olan tm dinamik srelerde kendini ortaya koyan ka
pitalist modernliin zdr. Toplumsal dnya kapitalist ol
duka, o da geerliliini korur.
"Kltr Endstrisine Genel Bir Bak" balkl makalesinde
Adomo, Horkheimer'la kendisinin neden "kltr endstrisi"
terimini setiklerini anlatrken, niyetlerinin sadece en azn
dan yan zerk olan bir gelenein kendi kartyla paradoksal
birlemesini ifade etmek olmadn hatrlatr. Ayn zaman
da, sahici bir popler kltr imasyla birlikte, "kitle klt
r" kavramn eletirmeyi de amalamlardr: "Mteri, kl
tr endstrisinin inandrmak istedii gibi, kral deildir; kl
tr endstrisinin znesi deil, nesnesidir."6 Adomo, ilemek
te olan eilimi yeniden dorulamakta tereddt etmez. Meta
latrlm kltrn "az ok planl bir biimde" retilmesi ve
tketilmesi, konformist bilin retme eilimindedir ve sonu
olarak "adeta boluk brakmayacak bir sistem" ilevi grr:
Bunu mmkn klan ey "bugnk teknik olanaklar kadar,
ekonomi ve ynetimin younlamas"dr.7
O halde "endstri" terimi, ie karan sreleri tm yn
leriyle harekete geiren, piyasa ynelimli rasyonaliteyi ya
da hesaplamay ifade eder. Tekil srelerdeki teknik geli
me ve deiikliklerde ileyen bir st mantk olduu gere
ini kaydeder:

242
Ancak, endstri szcn dz anlamyla anlamamak ge
rekir. Bu szck, konunun standartlatrlmasna -her si
nema izleycisinin bildii westem tr gibi- ve yaygnla
trma tekniklerinin rasyonalletirilmesine gnderme yapar,
dar anlamda retim srelerine deil. 8

Bizatihi retim srelerine, hala, retim aralarndan t


myle yoksun braklmam ve star -ya da bugnn "yara
tclar" - olarak yceltilebilecek bireylerin girdileri dahildir.
Ne var ki onlarn katklan, hala metalam kltre hakim
olan deer bime ve birikim mantna gre btnletirilir:

Kltr endstrisi daha ziyade, hibir eyin imal edilmedi


i durumlarda bile endstriyel rgtlenme biimlerini ier
mesi gibi, sosyolojik olarak defalarca gzlemlenmi bir fe
nomen anlamnda endstriyeldir (bro almasnn rasyo
nelletirilmesi gibi), sanki gerekten ve aslnda teknolojik
ve rasyonel bir retim yaplyor gibidir.9

yleyse bugn kltrel alann u veya bu ynn iaret


edip l 940'lardan verilen eski rneklerin ne kadar eskidii
ni ya da geersizletiini sylemek, kltr endstrisi tezini
reddetmek anlamna gelmez. Bugnn yaratc endstrile
rinde mikro iletmeler norm haline gelmi olabilir, ama a
yet bizzat varlklarm teknolojiye ve "ekonominin ve yne
timin younlamasna" borlularsa, bunun pek bir anlam
yoktur. nternet sanki zgrlkm gibi geliyor, ama Go
ogle ve Verizon hala kafa kafaya verip an tarafszl ilke
sini nasl ortadan kaldracaklarna karar verebiliyorlar. * Bu

* Austos 2010'da dev irketler Verizon Communications ve Google intemetin


dzenlenmesi konusunda yasa yapclara ynelik ayrnul neriler yaynladlar.
Bu neriler arasnda, szmona a tarafszln koruma amac tayan nlem
ler yer alyordu: yani, nternet hizmet salayclarnn ve hkmetlerin, belirli
kullanclar ve ierikleri kayracak, bylece dolayl sansr biimlerini devreye
sokacak ekilde, eriim ve hizmet yaplarn dntrmemeleri ilkesi. neri
leri eletirenler, Verizon-Google nerilerinin gerekte iki katmanl veya snf-

243
st mant yerinden etmedikleri srece, yerel olsun olma
sn, kart eilimleri iaret etmenin de yaran olmayacaktr;
zaman iinde, her tikel durumda olmasa da genelde, hakim
konumunu koruduu mddete zafer hakim eilimin olur.
Bu iddiann reddedilebilmesi iin, genel akn ya da eili
min geerliini yitirdiini ya da hibir zaman geerli olma
dn gstermek gerekir. Mesele maniplasyondur: Bilincin
snrlandrlmas, yoksullatrlmas ve ayartlmas. inden
zerk znelerin doabilecei ve eletirel direni pratikleri
nin gerek sonular yaratabilecei alanlar, boluklar hala ka
pal m? Yoksa bu zerklik alanlan, bazlarnn ileri srd
gibi eilimin tersine dndn gstererek genilemek
te mi? Peki ya zerk zneler nasl oluur? Oluumlar han
gi koullarda gerekleir, ve ayet bir kltrel alandaki "ak
trler" olarak niteleneceklerse, fiilen hangi eylem zgrl
ne sahiptirler?
Kukusuz bu noktada kltr endstrisi tezi, 1968'in ar
dndan akademi dnyasnda iyice yerlemi teorik ynelim
lerle atr. Kltrel almalar ad altndaki yeni melez di
siplin, Frankfurt ktmserliini reddederek maniplasyon
tezini hedef alyor. Ezilen snflar edilgin birer maniplas
yon nesnesi deil, diye itiraz ediliyor; tketici konumunday
ken bile denetime ve smrye direnilerini ifade etmenin
yollarn buluyorlar, deniyor. Bir adan, Edward Thomp
son, Raymond Williams ve Stuart Hall gibi yazarlar, hakim
kltr formlar iinde bile popler direni kltrlerinin var
ln Marksist bir erevede srarla savundular. Farkl bir
izgiden giden Michel Foucault, Gilles Deleuze ile Felix Gu
attari, ve Michel de Certeau ise, maniplasyon sorununun
etrafndan dolamak iin, Marksist toplumsal iktidar kavra-
gdml bir nternet eriimi yaratacak koullan hayata geireceini savundu
lar: irket ierii salayclar iin yksek hzda balanu ve eriim, dier ierik
salayclar iinse dk hzda eriim. Analiz ve deerlendirmeler iin bkz. Ele
ctronic Frontier Foundation, 2010.

244
mm reddeden yeni referans noktalan oldular; bu yaklam
da, zgl iktidar ilikilerinin oluturduu zneleme [sub
jectivation] biimleri ya da tarzlar, makro lekli smr ve
dorudan bask yaplan karsnda ncelik kazanr.
Verilen bu karlklar ve yeniden kavramlatrmalar, aca
ba Adomo'nun zneleme ve hakim nesnel eilim diyalek
tiiyle gerekten ne lde yzleebiliyor? Bu soruyu ya
ntlarken karikatrlerden ve sahte kar savlardan saknma
mz gerekiyor. Baz formlasyonlardaki retorik abartma ne
olursa olsun, Adomo kitle kltr tketicilerinin, ilelebet
eyletirmeye mahkum edilgin kleler olduklarn iddia et
mez. Eletirel zerklik iin gereken boluklarn ve aklkla
rn var olduunu kabul etmeye zen gsterir. Onun iddia
s udur: Hakim sre bu tr boluklar sistemli biimde da
raltmaktadr ve daralma hayli ilerlemitir; gerekten orta
ya kan eletirel ve zerk zneler ise, giderek,hakim eili
mi deitirebilecek ya da onun kkten tesine geebilecek her
trl pratikten uzaklatrlmaktadr. Bu anlamda, sistem
"btnselletirici" dir.
Gelgelelim, btnselletirici, btnsellemi anlamna gel
mez, gelemez; yani, her boluu kapatarak eletirel znele
rin ortaya kmasn kalc biimde engelleyen tam ve eksik
siz bir btnselleme gerekleemez. Bu, Adomo'nun "ne
gatif diyalektiinin" ve Hegel eletirisinin temel unsurlarn
dan biridir. Sosyal sistemler kapanma eilimi gsterir, ama
kapanmay ancak knna dayal entegrasyonlar ve kapsama
lar gibi nihai zmlerle gerekletirebilirler; nihai ve kal
c kresel kapanma, ayn zamanda, harekete geirmeye, se
ferber etmeye ve denetlemeye ihtiya duyduu zneler ol
madan varln srdremeyecek sistemin kendisinin koul
larn da ortadan kaldm. Ge kapitalizmin toptan ykcl
, teknolojik gcn ve "Kitle imha Silahlan"nn, aydnlan
mann lafzi intiharn ilk kez gerek bir tarihsel ihtimal ha-

245
line getirmesinde yatar; ite terrn sahneye kmak zorun
da olduu ve yaznn ilerleyen sayfalarnda ortaya kaca
yer burasdr.
Ancak, zneleme konusundaki mesele, zincirlerin var
l'dr - znenin zerkliini engelleyen ve sahip olduu
zerklii kullanrken elini kolunu balayan nesnel snrla
malar mevcuttur. nsanlar neden zincirlerini kendileri sei
yorlar (veya, neden hegemonik kltre onay veriyorlar) di
ye sormak, bu problemi tm ynleriyle ortaya koymak iin
yeterli deil. Bazlarnn byle davranmasnn altnda eko
nomik bir hesap ya da belirli bir korku, veya daha bilind
basklamalardan duyulan telafi edici keyif yanyor olabilir.
Ancak, kltr endstrisi tezi, bahsini ok daha yksekten
oynar: nesnel eilimin, ok gerilere, znelerin oluum s
relerine kadar uzandn iddia eder. Bu noktada artk, zin
cirlerine evet ya da hayr deme imkannn farknda bile ol
mayan, "nceden olumu" zneler ortaya kmaya balar:

Bir btn olarak toplum alveri eylemine dayal bir model


erevesinde her zamankinden daha sk biimde kenetle
nir. Bireysel bilinlere giderek daha az ka imkan bra
kr, bireysel bilincin giderek daha fazla blmn ele geire
rek onu nceden ekillendirir, satclarn tmyle birmek
letii bir dzende bireysel bilinlerin farkllamas ihtima
lini a priori ortadan kaldnr.10

O halde, zneleme tarzlar ve sreleri uygun bir odak


lanma konusu, nk sz konusu olan ey tam da znele
menin biimleri ve nitelikleri. Ancak, bizatihi bu tarzlar ve
oluum sreleri de, kanlmas veya savuturulmas im
kansz yollarla biimlendirilir ve snrlanr: "Toplum zne
den nce gelir. " 1 1 zne-merkezli yaklamlar, zneleme
tarzlarna mdahale imkan bulunduu varsaymna daya
nr. Bu, dayatlan ya da sunulan bir znellik biimini redde-

246
debilmek -mesela, belirli bir iktidar ve tahakkm ilikisin
den ekilmek- iin gereken zgrlk ve zerkliin var oldu
una iaret eder. lyi ama, mevcut zneler ne lde zgr
dr? Nesnel etkenler ve gler ne olursa olsun, istedikleri
ni yapabilen, kaderlerinin efendisi olan kiiler midir? Bu ok
zor grnyor, ve eer yle deillerse, Adomo'nun iddias
nn yantlandn ya da rtldn dnmek iin hi
bir nedenimiz yok.
Baz post-yapsalclar zneleme riskine, nesnelliin bo
yunduruunu -egemen yaplan, koullar ve eilimlerin da
yatt kstlamalar- tek yanl biimde nemsizletirerek
yaklarlar. znelerin kendilerini boyunduruk altna alan
her trl iktidar ilikisini reddedebilecekleri ya da bu tr
ilikilere tekabl eden ezilen znellik biimleriyle balar
n istedikleri zaman koparabilecekleri varsaymnda, rtk
bir iradecilik vardr. (zneler bunlar baarabilselerdi, her
ey farkl olurdu) . Adomo'nun bu tr iradecilie kar kt
aktr. Ne var ki, onun savlarnn, bir tr mutlaklatrl
m edilginlie ve klelie vardn iddia etmek de, gerek
tavrn saptrmak olur. Adomo iin eletirel zerklik, zgr
lemenin zorunlu znel taycsdr. Eletirel znelerin or
taya kmas hala mmkndr, ama bu ancak, kltr en
dstrisinin ideolojik aracs olduu srelere ve hakim ei
limlere kar zorlu bir zihinsel almayla, kendini zgrle
tirme yoluyla gerekletirilebilir. Byle bir ihtimal ise gide
rek azalmaktadr - eletirel yetilerin sistemli olarak hcu
ma urad, tahrip edildii, baltaland ve baskland d
nlrse. Fakat bu, muhtemel olmasa da, hala mmkn
dr: Adomo da bu imkann darda braklmamasnda srar
ldr. Bireysel zneler kendi abalaryla byy bozabilir ve
sosyal grnmlerin yaratt serabn i yzn grebilirler.
zerkliin koullan nesnel olarak zayflarken, znel koulu
hala, znenin kendi zgrleme arzusudur.

247
Kltr endstrisi blmnn eksiksiz, geniletilmi ver
siyonunun sonuna bir bakalm:

Kentlerimizin zerinde asl duran ve gecenin doal n


dan daha fazla ldayan neon tabelalar, toplumun doal fe
laketinin, onun kesin lmnn habercisi olan kuyruklu
yldzlardr. Ama bu yldzlar gkyznden gelmiyor. Yer
yznden kontrol ediliyor. Bu klan sndrp, sadece in
sanlar ona inand srece gerekleme tehdidi tayan bir
kabustan uyanp uyanmamak bizzat insanlara kalm.12*

Balamnn dna tandnda, bu cmleler, idealist bir


iradecilik izlenimi bile brakabilir. Ancak paragrafn baka
yerlerinde, aslnda her yannda, kresel sosyal srecin nes
nel hakimiyeti hakknda o kadar fazla vurgu yaplmtr ki,
byle tutarsz ve aceleci bir yorum mmkn olabilmitir.
Buradaki kukulu yorum znelerin byy bozamayacakla
r deil, byle znelerden oluan eletirel bir kitlenin olu
ma koullarnn ve dolaysyla stratejik sosyal dnme ge
i koullarnn aka engellendiidir.

Greli zerklik, Direni ve M cadele

Kltr endstrisi tezindeki sorun udur: Toplumsal gle


re ve eilimlere ilikin ll ve temelde doru bir ngr
y yanstsa da, uyandrd ktmserliin fel edici hale gel
me tehlikesi var. Bu tez bize, direnen zneler ve pratik dire
ni iin neden giderek daha az alan kaldn anlatr, ama bu

* Bu satrlardaki ldamann yorumlanmaya ihtiyac var. Reklama doymu pop


ler kltrn (neon tabelalar) gizemletirmeyle (yldzlan okumak, veya astro
loji) yan yana getirilmesi, olumsuz bir armla V-2 fzelerini ve hava bom
halann akla getirir - Thomas Pynchon'n Yerekiminin Gkkua [ 1973] adl
kitabndaki nl giri cmlesine ("Gkyznden bir lk kopuyor") dela
let eden bir paragraf. Burada terre yaplan gnderme makalenin son iki bl
myle balantl olacak.

248
konuda ne yaplabileceinden sz etmez. Salam durmamz
ve eletirel zerklik namna ne kaldysa onu bulmaya al
mamz telkin edilir, ama ayn zamanda bunun statkoyu de
itirme ya da dntrme olaslnn bulunmad da ha
trlatlr. Eletirel kuramn tek yapt, mevcut ifte boyun
duruu [double-bind] yanstmaktan ibaretse, o zaman o da
tevekkl besliyor ve eletirmek istedii nesnel eilime kat
kda bulunuyor demektir. Ge dnem Frankfurt kuramnn
praksis ynelimi an derecede kan kaybetmitir. Direnen
zne (smr nesnesi ve maniplasyon hedefi olarak bile)
sistematik dmannn ajanlarndan daha az azimli ve uzla
maz olamaz.
Kuramsal kmazdan kurtulmann bir yolu, zerklik kav
ramn -tabii yaratc endstriler sylemlerinde geri dnen
gizemletirilmi biimini deil- zorlayarak, gerekten bize
ait olan potansiyeli ortaya karmaktr. Katksz zerkliin
bir efsane olduu konusunda hemfikir olabiliriz. "zerk
lik" kavramm "greli zerklik" olarak okumamz gerekir.
Kltr endstrisi sanatsal zerklii saptrr ve onu yutma
ya ynelir, ama bunu asla btnyle yapamaz. Greli biim
de zerk olan sanat, kendi kriterlerine ve kendi formlarnn
tarihsel mantklarna bal kalarak varln srdrr ve var
olduka, kltr mallarnn planl retiminden farkl olmaya
devam eder. Byle bir sanat sosyal suu paylar ve daima,
reddetmeye alt hakim sosyal mantklarn at yaralan
tar. Yine de, tam da farkl kalma giriimleri sayesinde, g
reli bir zerklii harekete geirir ve bir direnme gcn ha
yata geirir. Buna karlk kltr endstrisi daha az greli
zerklie sahiptir; burada sermaye kontrol gcn ok daha
dorudan kullanr. Ancak, kltr endstrisinde bile, el ko
nacak ve harekete geirilecek bir nebze greli zerklik bulu
nur. Adomo bile "Kltr Endstrisine Genel Bir Bak" ma
kalesinde yer alan tekil retim biimleri tartmasnda bu-

249
nu teslim eder. Baz kltr mallan endstriyel diye nitelene
cek teknik yntemlerle retilse bile, "kltr endstrisinde
alan sanatlarla, retim aralarna sahip olanlar arasnda
ebedi [bir] eliki" vardr. 13
Mutlak zerklik byk bir yanlsamadr. Ama onun kar
t da yledir. zerklik yoksunluu kleliktir. zerklik
ten tam ve mutlak yoksunluk, potansiyel zerkliin bile yok
edilmesi ise mutlak, btnselletirilmi klelik olur - ancak
dnyann sona eriiyle mmkn olabilecek bir son. O hal
de greli zerklik, hem direnmenin kouludur, hem de o
u zaman yrrlkte olan kouldur. Yer, konum ve kon
jonktr zellikleri asndan deien ise, greli zerkliin
kapsam ve trdr. Bu kabul edilince, olas direnme pra
tikleri iin yeniden bir odak noktas elde ederiz. Aruk unu
grebiliriz ki, kltr endstrisi hakim bir manua gre i
liyor olsa da, bu mantn ilemleri direnme olaslklannm
hepsini dlayamaz. Kltr endstrisi tam anlamyla yekpa
re bir yap deildir - kapitalist devlet de yle. O da her trl
hiyerarik sisteme musallat olan gerilimlerin ve atmala
rn yaratt atlaklarla doludur; o da sosyal g alann, Ni
cos Poulantzas'n diyecei gibi snf mcadelesinde yer alan
glerin "billurlamas" eklinde, dolaymlar ve younlau
nr. Bu analojiyi srdrrsek, kltr endstrisi, ne sermaye
nin zerklikten tamamen yoksun bir nesne-aleti, ne de ak
trlerin sermayenin gcnden bamsz biimde her eyi ya
pabildikleri, tarafsz, tahakkmsz bir sistemdir. Akur ki,
kltr endstrisinin kurumsal a devletin a sisteminden
ok farkldr, ama bu farkllk da greli zerkliin trndeki
ve derecesindeki bir farkllk olarak dnlebilir.
Byle bir odaklanma, mevzi savan yeniden ufkumuza
dahil eder ve hegemonya mcadelesini yeniden devreye so
kar. Bu, sistemin tam kapanmasnn imkansz olduu ko
nusundaki uyanlarn hatrlarsak, Frankfurt Okulu'nun de-

250
erlendirmeleriyle uyumludur. Ve direni pratikleri ile radi
kal amalar arasndaki balanty yeniden ortaya koymakla,
Frankfurt ktmserliinin tesine geer - naif bir iradecili
e kaplmadan, ya da endie etmeye hi gerek yokmu ha
vasna brnmeden. znel zgrleme projesinin baar
s, nesnel btnn, genel srecin zgrletirici biimde d
ntrlmesine baldr. Bu amaca ulalmasnda, gcn
yitirmi eletirel znelerin rgtsz birlii kukusuz yeter
siz kalr. Hatta greli zerklik alanlarnda bile, bireysel veya
hcresel mikro-direni, gler dengesinde bir yer edinmesi
ni salayacak politik bir g olarak rgtlenemezse sadece
sembolik olarak kalr.14 Direniin imdilerde yaad zayf
lama karsnda yaplmas gereken, pratik ittifaklar ve stra
tejik cepheler yaratmak yoluyla mcadeleleri yeniden olu
turmak, yeniden rgtlemek ve birbirleriyle kenetlemektir.
Dorusu bunlar sylemek yapmaktan daha kolay, ama so
mut amalar strateji araylarn tevik edip hzlandrr. K
tmserlik iin hakl gerekeler bulunabilir, ama onun elimi
zi kolumuzu balamasna izin vermemeli: Kltr endstrisi
iinde bile her zaman yaplabilecek bir eyler vardr.

Terr, Kltr ve Ynetim

Adomo'ya gre "entegrasyon" ve "ynetim" ge kapitalist


kresel srecin birbiriyle balantl iki eiliminin adlandr.
Entegrasyon zdeliin, aynln ve tikellerin yutulmas
nn mantdr ve Adomo, felsefi pozitivizm ve ampirik sos
yolojiden astroloji stunlarna ve Walt Disney izgi filmle
rine kadar eitli toplumsal olgularda ve kltrel grnm
formlannda bu mantn ileyiini aratrmtr. Ynetim,
veya uzmanlam kurumlarda younlam tekno-g, ke
miklemi ve genilemekte olan brokrasilerin arasal man
t olarak katlam durumdadr. Toplumsal zneler de en-

251
tegrasyon ve ynetim srelerinden paylarn alr; hatta, bu
sreler olas znellik biimlerinin koullarna kadar iner ve
onlar ekillendirir. Adomo "Kltr ve Ynetim" makalesin
de bu noktay vurgular:

Ynetim ise, retken olduu kabul edilen insana yalnzca


dardan dayatlmaz. Kendini onun iinde oaltr. Zaman
iindeki bir durumun, kendisini onaylayan zneleri yarat
t, harfi harfine kabul edilmelidir. "nsanlarn artan orga
nik bileimi" karsnda kltr retenler de korunakl de
illerdir. 1 5*

zneler tarafndan yaratlan ve sadece onlar tarafndan


dntrlebilir olan nesnel eilim, her eye karn, zne
leme biimlerini ve tarzlarn snrlar: te srekli felaket
yaratan, tam da bu diyalektir. Daha nce de belirtildii ze
re, bu eilimler fiili znelerin fiziken indirgenmesinden ve
tasfiye edilmesinden geri durmaz. "Soykrm mutlak enteg
rasyondur." 1 6 O halde soykrm, hukukun stnl ilke
sinden ve insan haklan normlarndan bir sapma olarak ge
itirilemez, nk kresel srecin ikin aknn parasdr.
Auschwitz ve Hiroima rneklerinden sonra, nihai entegras
yonun (ayn zamanda tm hayat ve tm sistemlerin var ol
ma koullarn da yok edecek olan sistemsel mantn kre
sel sonunun) nesnel adan mmkn olduu bir toplumsal
dnyada yayor olmalyz. tlerleme mitinin sonu.
Dolaysyla terr ve ge kapitalizm el ele yryor. Uyum-

* Bu formlasyon, Foucault'nun analiz ettii iselletirilmi disiplin ve ynetim


sellie ok yakn; Foucault da, 1978 tarihli bir syleisinde eletirel kuram
olanca samimiyetiyle savunurken, bu pasajlar ve Aydnlanmann Diyalektii'ni
dnyor olmalyd: "Bu eserleri daha nce okumu olsam, deerli zamanm
boa harcamayacam kesin: Baz eyleri yazmama gerek olmazd ve baz hata
lardan da kanabilirdim. Her halkArda, Frankfurt Okulu'yla genken tanm
olsam, hayatta onlar yorumlamak dnda hibir ey yapmayacak kadar etkile
nirdim." (Foucault, Remarks on Marx: Conversations with Duccio Trombadori,
ev. R. j . Goldstein vej. Cascaito (New York: Semiotext(e), 1991) s. 119-120.

252
luluun ve piyasann basks olarak balayan ey (bugn g
vencesizlik terr ve kemer skma politikalarnn yaratt
sefalet) , imha mantna ynelmi bulunuyor. "The Sche
ma of Mass Culture" makalesinin son sayfalarnda Adorno
"faist dnemden alnacak nihai ders olan kayg" ile yne
timin elindeki tekno-g arasndaki balanty ayrntl ola
rak inceler:

Btn lkelerin halklannn karlamaya hazrland terr,


bu kltr maskelerinin kat izgilerinde her zamankinden
daha iddetli bir tehditle panldyor: Grleyen her kahka
hayla birlikte zorbaln tehditkar sesini duyuyoruz; komik
tipler devrimcilerin arplm bedenlerini temsil eden oku
nakl iaretler haline geldi. Kitle kltrne dahil olmann
kendisi, terrn damgasn tayor. 17

Bir kltrel birrneklik sisteminin besledii uyumluluk


ve tevekkl, giderek kendini aan bir st mantn dolaym
lamalar araclyla, radikal mcadelelerin yenilgilerine ve
kapitalist sava makinelerinin zaferlerine balanyor. Bu
gn yeniden dirilen devlet terr, "terre kar sava" iary
la kendini maskeliyor.

Keyif ve Yaptrm

zneleme hakknda fikir yrtmenin baka bir yolu da,


jacques Lacan'n jouissance ya da keyif kavramdr. e, Sla
voj Zizek'in bir kitabnn 18 baln biraz saptrarak ba
lamak istiyorum. Baka Lacanc kuramclar, Todd Mc
Gowan'n19 ortaya att ve Yannis Stavrakakis'in The Lacani
an Left2 kitabnda gelitirdii "komuta edilmi keyif' soru
nu hakknda tevik edici almalar yaptlar. Bir haz biimi
olan ve acy, honutsuzluu, ve hatta deheti [terror] mu
hakkak dlamas gerekmeyen keyif, yetersizlii telafi eder.

253
Dlemsel nesne seimlerinde ve zdelemelerde sz ko
nusu olan znel yatnn, nesnel gereklikle bir atma ola
rak yaanmaz; nk keyif, bilinli akl yrtmenin radar
kapsamndadr. Yatnmn bu cisimlemi geri dn, top
lumsal "skmlmza" -bizi tehdit ettiini baka bir far
kndalk dzeyinde bildiimiz toplumsal srelere olan ba
mllmza kar koyamaymza- ksmi olmakla birlik
te ikna edici bir aklama getirir. Ancak, komuta edilmi ke
yif kavram ayn zamanda bastrlan eyin de gizli maliyet,
zgrlk yoksunluu ve zorlant [compulsion] eklinde geri
dndn kabul eder.
Keyif madalyonun bir yz ise, yaptrm diyebilecei
miz unsur da onun dier yzn oluturur. Daha nce ba
ka bir yerde21 gelitirdiim yaptnm kavram, kapitalist ye
niden retim srecinin indirgenemez iddet esidir. at
mal retim ilikilerinin asimetrisi olarak balayan ey, piya
sadaki rekabet ve emperyalist rekabetler araclyla, savala
ve devlet terryle doruk noktasna varmas gereken bir k
resel srece ynelir ve yeinleir. lcra gcnn younlama
s, nkleer kitlesel imha silahlan ve hzla genileyen tahrip
kar insansz hava arac filolaryla donatlm ulusal gven
lik-gzetleme devletinin ortaya k: Kapitalist devleti mu
tasyona uratan ve demokrasinin cesedini kemiren bu top
lumsal sreler, Adomo'nun entegrasyon ve ynetim olarak
adlandrd unsurlarn sregelen younlamalardr. Ken
dini aan bir st mantk olarak kapitalizmin, kendi kendini
altran bir terr makinesi olduu ortaya kmtr. Bu ma
kinenin de kimlerin ve nelerin zerinden getiini biliyoruz.
Bu adan bakldnda, bask ile, disiplin ve ceza paradig
mas, geersizlemek yerine, gndelik znellik yaplarnn
daha da derinlerine yerlemitir. Madura boulma hissi ve
ren basnl su ikencesi ve ortadan kaybolan dmanlar gi
bi kirli sava tekniklerinden gz kamatnc silahlarla uyan-

254
drlan "ok ve korku"ya kadar tm terr gsterileri, isyan
edenlere ya da sisteme dorudan kar kanlara neler yapl
dn gzler nne serer. Onlarn bedenlerinden kardk
lar dersi zmseyen seyircilerin, bu konuda iki kez dn
meye ihtiyalar kalmaz. Terr znellii nceden oluturur
ve her yerde olduu gibi kltrel sektrde de emek ilikile
rinin iine iler; ama ayn zamanda, dnya apnda srekli
hareket halinde olan gerek sava makinelerinin glgesi ya
da yanstlm mevcudiyeti olarak -sinsilii orannda demo
ralize edici biimde- dolar.
Dahas, yaratc endstrileri gklere karan, szde bo
hemlerin yzlerindeki srtlarla onaylanan sylemler, as
lnda son derece tehlikeli kltrel eilimleri maskelemekte
dir. Hiroima, hakim devletlerin ynetimi altnda bilimin ve
sava makinesinin birleme eilimini oktan kantlad. Bu
gn, korku politikalar ve gndelik hayatn artan militari
zasyonuyla grdmz, sava makinesi ile kltr ends
trisinin evliliidir. Devlet terrnn aralarna her admda
imaj ve tasarm makineleri elik ediyor; bunlar, asla sona er
meyen savalar, onlar byk birer keyif kaynana dn
trmek suretiyle pazarlyor. Bu makineleri iletenlerin kl
tr endstrisinden devirilmi "yaratclar" olmalar, gide
rek daha sk rastlanan bir durum. Byk paralarn dnd
sava oyunlar dnyas -Pentagon'un finanse ettii Ame
rica's Anny ve ticari rakibi Modern Warfare 2'nun hakimi
yetindeki dnya- bunun bir rneini tekil ediyor. 22 imdi
Ulusal Gvenlik iin alan, hkm giymi eski hacker Ad
rian Lamo'nun kariyeri ise bir baka rnek: 2010'da Lamo,
ABD ordusundan Er Bradley Manning'i, lrak'taki ABD kuv
vetlerinin 2007'de sivilleri katletmesini knayan bir videoyu
kamuya szdrd gerekesiyle ihbar etti.23 llk rnek, keyifin
yaratt bamlln gcn kantlyor; ikincisi ise, yaptr
mn yozlatrc etkisini ve her yere uzanabildiini.

255
Hakim bir kresel srecin nesnelliine gereken arl
vermeyen zneleme kuramlarnda, iradecilie kayma teh
likesi vardr. Bunu yapanlarn, Adomo'nun iaret ettii ei
limlerle yzlemeleri ve uramalar gerekiyor. Stratejik di
reni, kendi fiili etkinliinin nkoullann lp bimekle
balar. Ne yazk ki Aydnlanmann Diyalektii yaynlandn
dan beri yaanan gelimeler, oradaki iddialan geersizletir
mi deil. Ama her ne kadar tarihimizi canmzn istedii gi
bi, miras aldmz snrlamalar gz ard ederek yazamyor
sak da, Benjamin ile Gramsci'nin yeni terrn afanda tav
siye ettikleri gibi, ktmserliimizi her zaman rgtlenerek
ve onu hedef alarak dntrebiliriz.

EVREN Esin Soanclar

Notlar
1 Bu blm, "Limits of terror: on culture industry, enforcement and revolution",
balkl yazma dayanyor, Brumaria, Devrim ve znellik zel says.
2 Horkheimer ve Adomo, Dialektik der Aufklarung: Philosophische Fragmrnte
(Frankfurt/Main: Fischer Verlag, 2003) s. 1. Trkesi: Aydnlanmann Diyalek
tii, ev. Nihat lner (stanbul: Kabalc, 2010) s. 10.
3 Adomo, The Culture lndustry: Selected Essays on Mass Culture, (ed.) J. M. Ber
nstein (Londra: Routledge, 2001) s. 82. Bu formlasyon, kltr endstrisi tezi
nin Guy Debord'un daha sonra ortaya ataca "gsteri" kategorisine yaknln
ortaya karyor. lkisi de sistemli ve btnselletirici maniplasyon ve toplum
sal denetim dzenlemelerim ifade ediyor.
4 Prismrn: Kulturkritik und Gesellschaft (Frankfurt/Main: Suhrkamp, 1976) s.
13-14; Prisms, ev. S. Weber and S. Weber Nicholsen (Cambridge, MA: MiT
Press , 1992).s. 23; kar. Adomo, The Culture Industry: Selected Essays on Mass
Culture, ed. j. M. Bernstein (Londra: Routledge,2001) s. 100.
5 Horkheimer ve Adomo, Dialektik der Aufklarung: Philosophische Fragmente s.
ix. Trkesi: Aydnlanmann Diyalektii, s. 7.
6 "Resumt' ber Kulturindustrie", Ohne Leitbild: Parva Aesthetica iinde (Frank
furt/Main: Suhrkamp, 1976) s. 60-61. Trkesi: "Kltr Endstrisine Genel Bir
Bak", Kltr Endstrisi-Kltr Ynetimi iinde, ev. Nihat lner, Mustafa Tzel,
Elin Gen (stanbul: lletiim Yaynlan sanathayat dizisi, 5. bask 2009) s. 1 10.
7 A.g.e., s. 60 [Trkesi: Kltr Endstrisi, s. 109).

256
8 A.g.e., s. 62-63 [Trkesi: Kltr Endstrisi, s. 1 12 ] .

9 A.g.e., s. 63 [Trkesi: Kltr Endstrisi, s. 1 12-113].

10 Prismen: Kulturkritik und Gesellschaft, s. 10; Prisms, s. 2 1 . evirideki deiik


likler ve italikler yazara ait.

1 1 Adomo, Negative Dialektik, Gesammelte Schriften iinde, cilt 6, (ed). R. Tiede


mann et al. (Frankfurt/Main: Suhrkamp, 1975) s. 132; Negative Dialectics, ev.
E. B. Ashton (New York: Continuum, 1995) s. 126.

12 Adomo, The Culture Industry: Selected Essays on Mass Culture, ed. j.M. Bems
tein (Londra: Routledge, 2001) s. 96.

13 Adomo, "Resume ber Kulturindustrie", s. 63 [Trkesi: Kltr Endstrisi, s.


1 12].

14 Otonomcu kuram ierisindeki baz eilimler bunu kabul etmekte zorlanyor.


Nitekim, zerklie ynelen yaklamlar znel glenme ile mcadelenin ara
sal talepleri arasnda skyor. Bkz. Gene Ray, "Antinomies of autonomism:
on art, instrumentality and radical struggle", Third Text 100, 1999, 23(5), s.
537-546.

15 "Kultur und Verwaltung", Soziologische Schriften 1 iinde, Gesammelte Schrif


ten, cilt 8, (ed.) R. Tiedemann et al. Frankfurt/Main: Suhrkamp, 2003) s. 137
[Trkesi: "Kltr ve Ynetim", Kltr Endstrisi-Kltr Ynetimi iinde, ev.
Nihat lner, Mustafa Tzel, Elin Gen (stanbul: lletiim Yaynlan sanathayat
dizisi, 5. bask 2009) s. 138].

16 Adomo, Negative Dialektik, s. 355; Negative Dialectics, s. 362. Pasajn devam


yle: "nsanlarn eitlendii [gleichgemacht werden] -orduda dendii gibi,
"temizlendii"- her yerde [soykrm] yolunda ilerliyor. Ta ki insanlar, mut
lak hkmszlklerinin kavramndan sapmalar olarak kelimenin gerek anla
mnda yok edilene dek. Auschwitz, lm olarak saf kimlik felsefesini olumla
mur" (Adomo, Negative Dialektik, s. 335; Negative Dialectics, s. 362).

17 The Culture Industry: Selected Essays on Mass Culture, s. 96.


18 Ziiek, Enjoy Your Syrnptorn! (Londra: Routledge, 1992).

19 McGowan, The End of Dissatisfaction?: ]acques Lacan and the Emerging Society
of Enjoyment. Albany: SUNY Press, 2004).
20 Yannis Stavrakakis, The Lacanian Left: Psychoanalysis, Theory, Politics (Edin
burgh: Edinburgh University Press, 2007) .

21 Ray, "Limits of terror: on culture industry, enforcement and revolution".

22 Sava makinesi ile kltr endstrisinin birlemesi konusunda bkz. Der Derian,
Virtuous War: Mapping the Military-Industrial-Media-Entertainrnent Network
(Boulder: Westview Press, 2001); Arneica's Arrny ve bilgisayar oyunlar konu
sunda bkz. Singer, "Meet the sims... and shoot them: the rise of militainment",
Foreign Policy, 2010, 178, s. 91-5. Bu ikisini ele aldm ve keyif ile yaptrm
diyalektiine bakum bir makale iin bkz. Ray, "Beyond enforcement: traver
sing state terror and tle politics of fear", Terror and the Sublirne in Art and Cri
tical Theory, 2. bask (New York: Palgrave Macmillan, 2010).

257
23 Video, Wikileaks'te evrimii olarak yaynlanmt: http://wikileaks.org/wiki/
Collateral_MurderS_Apr_2010. Aynca bkz. Greenwald, "The strange and
consequential case of Adrian Mole, Bradley Manning and WikiLeaks", Salon.
com ( 1 8 Haziran 2010). evrimii: http://www.salon.com/news/opinion/
glenn_greenwald/2010/06/18/wikileaks

258
Meguliyet:
Sanatm Dayamlmaz Hafiflii zerine*
DI ETER ROELSTRAETE

Sen ki sanatlarla soylu erdemlerin anassn,


ey tembellik, merhem ol insann kayglarna!
Paul Lafargue, Tembellik Hakk, 1880
Duyduk duymadk demeyin: Ben sanat bir babann olu
olarak bydm! Ve meslekte on seneden fazlasn doldur
muken, bu konuda yazmann nihayet zaman geldii his
sine kapldm. Gnlszce vardm bu kararn altnda, sa
dece yalanyor olmamn sradan trajedisi de yatyor olabilir
elbet; ancak son yllarda emin olduum bir ey var: Sanatla
ilgili bugnk fikirlerimin byk ksmnda, bir sanatnn
olu olarak yaadm deneyimler (gayet dolayl da olsa) be
lirleyici olmu ve bu yazda ayrntlaryla gelitireceim o
u varsaym, sanatla ilk karlamalarmda edindiim izle
nimlerin dorudan etkisini tayor: babamn mtevaz ama
salam ktphanesinin nnde, atlyelerinde (on sene s
ren berbat bir dnem boyunca iki senede bir tanmak zo
runda kalmt) , 1970'lerin sonlarndan 1980'lerin ortalar
na kadar, Flaman ovasna yaylm birok ky, kasaba ve e
hirde dzenlenen, hahamn da yer ald karma sergilerin

* Dieter Roelstraete, "The Business: On the Unbearable Lightness of Art" . tk


yaynland yer: e-flux dergisi, 42. say, ubat 2013. Yazara ve dergi editrle
rine teekkr ederiz - e.n.

259
al davetlerinde yaadm karlamalard bunlar. imdi
lik Stefaan Roelstraete'nin o zamanlar (hatta bugn de) ne
tr bir sanatla uratn bilmenin pek de bir nemi yok,
ancak sanatnn ar olduunu bilmenizde fayda var - bahsi
geen dnemde (aa yukar l 980'lerde; yani Anselm Kie
fer'in, Yeni ngiliz Heykeli anda) babam, ta, elik ve cam
gibi malzemelerle almay semiti. Eserleri ayn zaman
da byk, hatta kimi zaman tehlikeliydi de: Bir sr keskin
kesi olan ve ularndan kaln krk cam paralar kan
uzun ince elik stunlardan bahsediyoruz. Tanmas hi de
kolay olmayan bu devasa yaratklarla baa kmann aka
s yoktu ve babamn ellerini, kollarn, bacaklarn, ayakla
rn kaplayan saysz yara, onca zaman btn saflmla sa
nat mesleinin vazgeilmez paras sandm tehlikeleri ha
urlatan yorgun ve acl birer izdi. (O dnemde, modem res
min klasikleri dnda, haberdar olduum dier almalar
Anthony Caro, Donald Judd, Henry Moore, Bruce Nauman,
Richard Serra gibi sanatlarn byk heykelleri ve enstalas
yonlaryd.) Sylememe gerek var m bilmem ama, o zaman
lar sanatn, sanatnn yapt, hatta kendi bana yapu bir
ey olduunu sanyordum - mr boyunca babamn azn
dan "asistan" kelimesini (brakn stdyo asistann) duydu
umu zannetmiyorum. * Elbette bu, bahsi geen boyutlar ve
arlk gz nne alndnda, heykellerin yerletirilmesine
yardm etmek iin dzenli olarak benim grevlendirilmem
anlamna geliyordu (geri pahal ve mkemmel bir ekilde
parlatlm cam bir levhay krmay becermemden sonra bu
dzen aksamaya balamu) . Sanat, baa klmas zor, ar,

* Bruce Naunan'n sk alnnlanan szlerini bir kez daha kullanacak olursak, sanat
sanat stdyosunda ne yapyorsa oydu - burada, "yapmak" (do] eyleminin ia
ret ettii faaliyet vurgulanyor. Sanat ayn zamanda sanatnn yardmclan std
yoda ne yapyorsa o da olmutur elbette - burada ise, "yardm etmek" kelimesi
nin iaret ettii faaliyet vurgulanyor. [Yazar burada yardmc ve yardm etmek
kelimeleri iin "assistant" ve "assisting" kelimelerini kullanmnr - .n.)

260
kimi zaman da tehlikeli bir eydi ve yaplmas da (o zaman
lar brakn "pratik" kelimesini "retim" bile szck daarc
mzda yer almyordu) ou zaman hatr saylr bir fizik
sel gayret gerektiriyordu - u sorulan kim bilir kendi ken
dime ne ok sormutum: Babam neden kat enstalasyonlar
yapmyor? Post-it falan gibi eyler kullansa ya? Ya da mesele
byklkse halat ve ipliin nesi var? O zamanlar Fred Sand
back'in varlndan haberdar deildim, ama babamn kendi
sininki yerine belki de o tip bir estetikle uramasn seve se
ve desteklerdim - bu, ikimizin de hayatn ok kolaylatrr
d kukusuz. Demek ki, sanata kar ve sanatla ilgili getirdi
im ilk eletiri bu olabilir - bir sanat eletirmeni olarak mila
dma damgasn vuran bu ocuka deerlendirme: Daha ha
fif yapmann ne sakncas var?*
Yirmi be yln ardndan, ada sanatn her hcresine si
rayet eden "hafiflik" artna -her tr hafiflik: slupta, mal
zemede, uygulamada, kavramda hafiflik- bambaka bir a
dan ve kesinlikle ok daha mesafeli yaklayorum; hatta bu
gnlerde eletiri igdm en fazla kayan eyin, tam da
gncel [current] sanatn ou rneinin dayanlmaz hafif
lii ve gerek dehann alamet-i farikas saylan o incelik
li gayretsizlii kstaha yceltmesi olduunu syleyebili-

* Beni sanat urann dier tarafyla (eletiri, sylem, teori) uramaya iten,
sanatn grnrdeki fiziksel talepleri ve sanat hayatnn en azndan benim
ahit olduum meakkatli alma koullaryd belki de; o zaman, eletirmen
olmamn tek nedeni bildiiniz dipal ten ibarettir. Bu yaznn otobiyografik
slubunun, ksmen, Anton Vidokle'nin
e-flux dergisinin 29. saysnda (Kasm,
2011) yaynlanan "Art Without Work?" balkl yazsndan aldm ilhamla
olutuunu sylemeden geemeyeceim. Yazar burada "sanat olmak iste
diini ilk fark ettii an" hatrlyor - nk o an, sanatlarn almad fik
rine kaplyor. Ben ise, benzer bir ekilde, yazar olmak istediimi el emei anla
mndaki almadan korktuumu anladm an fark ettim; ancak ok kk
ken bile yazar prototipine has olduunu dndm keiler gibi alma eti
ini ok ekici bulduumu haurlyorum: vita'm ister activa ister contemplativa
olsun [vita activa: eyleme adanm hayat; vita contemplativa: dnceye adan
m hayat) , almann hayatmn bir paras olmasn istiyordum, bugn bile
hayatta en ok can skntsndan korkarm.

261
rim. (Hadi canm, bu mu yani?" "Birazck daha gayret lt
fen!") Elbette "arln", ister gerek ister mecazi anlamy
la ("heybetli"deki gibi), sanatsal mkemmelliin belirleyi
ci kstas olarak yeniden gndeme getirilmesi gerektiini sa
vunacak deilim; ancak arln sonularndan biri olan, u
naho "alma" kavramnn eletirel bir gzle yeniden de
erlendirilmesi gerektiine kesinlikle inanyorum - rnein,
arln altndan kalkabilmek iin gerekli olan gayret anla
mnda alma, tabii yalnzca fiziksel gayreti kastetmiyorum
(nk dnmek de, eer derin dnmek ya da ar ko
nulan dnmek sz konusuysa, almadr) , ama elbette fi
ziksel gayret de bunun ayrlmaz paras.

/alma kavram, son birka senedir sanatla ilgili o


u eletirel tartmada ba eken konu haline geldi; zellik
le sanat "iilerinin" (artk bunun yerine yaygn olarak -po
litik yk daha hafif bir muadili olan- "kltr reticileri"
ifadesi kullanlyor) itigal ettii sanat "ii/eseri'', post-For
dist kresel ekonominin sonu gelmez "emek" tartmalar
nn merkezine oturmu durumda. * Sanat "pratii" ve tr
l sanat "faaliyetleri", ada yaratc kapitalizmin yeni re
tim ve retkenlik tipolojilerinin paradigmalar olarak kabul
edildii gibi, sanat figr de yeni giriimcilik ve ynetim
kltrnn temel ta haline geldi: Artk alma/i hem her
yerde, hem hibir yerde; ya da hibir zaman ite olmad
mz halde, daimi olarak alyoruz; hayat ile iin -ve sanat-
* Bu tartmann gncel durumu hakknda kapsaml bir zet iin bkz. Are You
Working Too Much? Post-Fordism, Precarity, and the Labor of Art, ed. julieta
Aranda, Brian Kuan Wood, Anton Vidokle (Berlin: Stemberg Press, 2011). Bu
konuyu son derece ustalkl bir ekilde masaya yanran ilk sergilerden biri, 2004
senesinde Baltimore Sanat Mzesi'nde dzenlenen Helen Molesworth'n Work
Ethic adl sergisi oldu. Viyana'da 2ler Haus'ta dzenlenen BUSY. Exhausted
Self!Unlimited Ability sergisi ise daha yakn zamandan bir rnek (Eyll 2012-
0cak2013).

262
nn durumunda sanaun- belirgin snrlarla birbirinden ay
rlmas artk imkansz (topyann vaatlerinden biri yerine
getirilmi oldu). Geni anlamyla kltr reticilerinin, bu
sarsc deiimin ncleri olduu kesin; nk eer sanat
nn, eletirmenin ve kratrn -ki istenirse dur durak bil
meden genileyen bu sanat dnyas ailesine sanat yneticisi,
sanat retmeni, galerici, stdyo asistan vb. de eklenebilir
kendileriyle ilgili fikirlerinin ortak bir temel zellii varsa, o
da hepimizin srekli alyor, hatta "ok fazla alyor" ol
duumuzu iddia etmemizdir. Aslnda kastettiimiz ey me
gul olduumuz elbette. Ve sanat meguliyetinden bahsettii
mizde -onu "gsteri ii"nin zel bir alan olarak grelim ve
ya grmeyelim- aslnda kelimenin tam anlamyla her daim
megul olma eklindeki bu boucu duyguyu kastediyoruz.
Bu herkes iin tandk bir deneyim, hele u an "ie" gider
ken (dikkat! almaya baladnz bile) akll telefonlarndan
bu satrlar okumakta olan kiiler iin kesinlikle yle: Bir ya
zar olarak, ou zaman yazmak iin ok megulm, ve bir
kratr olarak, kratrlk yapabilmek iin ok megulm.
(Eskiden arada srada retmenlik yaptm dnemlerde de,
ou zaman ders vermek iin gerekten ok megul olduu
mu dnrdm - eski rencilerim, kusuruma bakmayn.)
Ve ayn ekilde, bugn "yaplan" sanata bakarak, ou sa
natnn gerekten sanat "yapmak" [make] iin ok megul
gzkt sylenebilir. Onlar da, tpk benim gibi alyor
ama tam olarak deil - nk bizim "yaptmz" [do] * as
lnda bambaka bir ey. * * Gerekten ou zaman, insan bir

* ngilizcede, yapmak diye evrilen make genelde bir nesne ortaya karan bir
eylemdir; do ise daha ziyade "eylemek" anlamndadr. Yazar burada make ile do
kelimelerini bu nedenle ayrm - .n.
** Peki bu "baka" ey ne? Liam Gillick'in yukarda bahsi geen Are You Working
Too Much? adl kitapta yaynlanan "The Good of Work" adl makalesinin giri
cmlesi yleydi: "Sanat hibir ey yapmamann tarihi ve ie yarar eylemlerin
uzun bir masaldr."

263
cumartesi akam oturup makale yazabiliyor (rnein bu
makale gibi); temel kratoryal iler, "i k"nda, mesai sa
atleri dnda sanatlarla gidilen yemeklerde ya da imeler
de hallediliyor; sanat projelerinin en nemli admlan tatil
gnlerinde atlyor (Belki de bu mantkldr, ne de olsa fikir
ler, denildii gibi, haftada otuz sekiz saatlik alma dze
nine gre ilemiyor - ama yine de bir rnt tm berrakl
yla gze arpyor: Fikirler, kurumsallam i dnyasnn
dnda douyor) . Tm bunlar mmkn ve makbul (daha
s cazip) klan, sanat hayatla kaynatran ezeli lkye i
ten ie ballmzdr. Avangard ideolojinin en mhim me
selesi olan bu lk, ayn zamanda zorunlu emein olmad
bir toplumu ngren sosyalist hayalin baat ilkelerinden
biridir: Sanat ve sanatkarlk lksnden yola karak ekil
lendirilmi byle bir dnyada herkes yaratc yollarla mut
lulua ulamakta zgr olacaktr. (Sanat dnyasna ancak
bu pembe hayale hep bal kalacamza yemin etmek kou
luyla girebiliriz: rnein, mrmz boyunca "yapacamz"
[do] eyin, almaktan baka bir ey olaca gereini kabul
ederiz.) te yandan sanat dnyasndaki amansz meguli
yet, trl sosyal alara bel balanmas, insan ilikilerinin sa
natsal malzeme ve/veya sanatsal ierik olarak yaratc bir e
kilde yeniden tanmlanmas ve "iliki kurma"nm bir alma
sahas olarak benimsenmesi ("nemli olan ne bildiin de
il, kimi tandndr" durumu) sayesinde yrr: Siz bir ak
am yemeinde keyifli bir sohbete katldnz sanabilirsi
niz, ama aslnda alyorsunuzdur; altnz sanyorsu
nuzdur, ama aslnda sadece yemek yiyorsunuzdur - her e
kilde, her zaman megulsnzdr.*

* nsanlar aras etkileimin sanatsal almaya (ve ilikisel estetik ve sosyal pra
tik fenomenlerinin geni faaliyet sabalan sz konusu olduunda, sanat eserle
rine) dnmesi, sanat dnyasnda 1987-1993 seneleri arasnda gerekleen
niceliksel patlama ve ardndan sanat dnyasnn giderek kendi kodlan, coraf
yalan, tarihleri (aa yukan son on senede karmza kan gecikmi sanatla-

264
Peki ile zdeletirdiimiz ya da alrken -ya da alt
mz sanyorken- bir yandan yrttmz eitli megu
liyet biimleri nelerdir? E-posta yazmalar elbette ve tabii
mesajlamak ya da birileriyle telefonda konumak, tm bun
lar sanayi-kuvvetindeki "iletiim esrimesi"nin ayrlmaz par
alan haline geldi: e-postalan kontrol etmek, e-posta yaz
mak, okumak, silmek, e-posta klasrlerini dzenlemek, ce
vap yazmak, iletmek, yaptrmak - bunlar gnde en az iki
saat alyor. lntemette dolamak -veri yklemek, indir
mek, arama yapmak. (Neden tm bu hizmetler iin kullan
dmz aralara hibir zaman bulma motoru ad verilmiyor?
nk mesele bulmak deil, aramak; ve sre iinde ok
daha fazla zaman kaybedilmesi kanlmaz - modem ko
numa makinesinin estetik bir strateji ya da sanatsal bir jest
kisvesi altnda ne srd bir laf cambazl daha: sonuta

ilgili-sanat tufan rnein), kanunlar, ilimleri, trenleri ve kurallar olan kar


mak ve sosyal bir ekosistern olduunun farkna varmas sonucunda mm
kn olmutur. Bu ortamn en nemli ritellerinden biri, elbette meguliyet per
formansdr - sanat dnyas tiyatrosunun faaliyetleri. Sanat dnyas yelii
nin teatral gereksinimlerinden biri, sonu gelmez ve ou zaman gayet yorucu
bir ekilde srekli megul olduunuz roln oynamanzdr, ki bu illa alma
"yapmak" ya da hatta almak anlamna bile gelmeyebilir (burada almak
"retmek" anlamnda - sylemeye gerek yok ama, sanat dnyasnn megul
adam tiplemesini hakkn vererek canlandnnak, aksi gibi ok fazla "alrna"y
gerektirebilir). Bu konuda, Josef Strau'nun retken olmayan tavrlar hakkn
daki aydnlatc, elenceli sylemine yer vermek ilgin olabilir: Bir sanat ola
rak 1980'lerin sonunda Kln'deki hayatn anlatan Strau "retici-olarak-sanat
nn yerini alan katksz bohem-sanat tavrnn, seksenlerin alma/emek
deerlerine bir tepki olduunu ve byk oranda teatral olan drtleri hayata
geinnek iin ok youn bir sosyal alan gerektirdiini" belirtir. 2000'lerin Ber
lin'indeki arbal ve karc gerekliklerden bu harika yllara bakarken, Strau
" [Kln'deki] en yaygn tutumlardan biri, retim prosedrlerine hi ilgi duyul
mamas ve insann toplumsal doku ierisinde kendisini sanat olarak konum
landrmasna verilen nemdi" diyor. Ve elbette, insann toplumsal doku iinde
kendisini sanat olarak konumlandrmas iinin de kendine has bir retimci
rejimi var: insan sanat nesneleri retniyor olabilir, ama onun yerine sanat
lk retiyordur (icra ediyordur), ve Strau'nun retime dnk olmayan tavn -
tam olarak almaktan kanma faaliyeti- ok almay gerektirebilir, hatta
feci yorucu olabilir.

265
aray, sanatn z diye idealize edilmez mi?) Yolculuk re
zervasyonlarn es gemeyelim, bir yolculuk rezervasyonu
silsilesidir gidiyor, nk yolculuksuz ve mtemadiyen ha
reket halinde olmayan bir ada sanatn varl sz konusu
olamaz: otel aramak, ucuz uak bileti derdine dmek, sa
lam balantlar aramak, gitmek zere olduumuz ehri bi
raz daha iyi sindirmek iin mmknse orada bir-iki gn da
ha fazla kalma olanaklarm aratrmak - ve bir yandan bize
sunulan yolculuk programyla mtemadiyen karlatrma
yapmak. Bu yolculuklar planlamak, eitli sorumluluklar
mz ve verdiimiz trl szler, takvimlerimizi srekli ayar
lamak ve gncellemek. Toplantlar: toplant yapmak iin
plan yapmak, plan yapmak iin toplant yapmak. Ynetmek
-kayt tutmak- balanty koparmamak. Tahmini bteler
karmak. (Bu listeye ie almay dndnz, muhteme
len ilerideki birounun ilki olacak asistana kafa yormak da
eklenebilir - en azndan daha sonraki asistanlar ie alacak
bir asistan edinene dek.) Ve tm bunlar stdyo veya ofis ka
dar evde de yapld iin -ada sanat dnyasnn yapsal
zelliklerinden biri de, bu mekanlar arasndaki snrlarn ar
tk hibir neminin kalmam olmas elbette-, dier gn
lk ilerin ba dndrc kargaasyla i ie geiyor: bebe
e ya da kediye bakc ayarlamak - kiracs olduunuz evi bir
bakasna kiralamak, farkl bankada duran hesaplarnz
kontrol etmek - ah, evet, vergileri takip etmek! - spor salo
nuna gitme hayalleri kurmak - yediklerinize dikkat etmek
- aralarnda henz haberdar bile olmadnz bir projenizde
kesin iinize yaracak olanlarn da bulunduu, yanda brakt
nz kitaplarnz okumak - Skype'ta annenizle konumak.
zetle, Taksi ofr filminin unutulmaz kahraman Travis
Bickle'n dedii gibi "organizize [sic] olmak" (insan hibir
zaman organizize "olmaz"). Hakikaten, akl banda hangi
insann, bu dinmek bilmeyen sanatla pek az ilgili faaliyetler

266
frtnasndan ban kaldnp almaya -bir sanat eseri yarat
maya, bir serginin kratrln yapmaya, ders vermeye,
yaz yazmaya- vakti var ki artk? Kariyer idare etmek, proje
yrtmek ya da yalnzca hayatn srdrmek* - bugnler
de i benzeri faaliyetlerin byk ksm ve hatta ok geni bir
blm, sanatsal, kltrel ya da entelektel retimden ziya
de bunlarla ilgili. nsann kariyerini idare etmesinin ve/veya
projesini yrtmesinin artk bal bana bir sanat biimi ya
da bir nevi sanat retimi olduunu iddia etmek de temeldeki
dengesizlii deitirmiyor, ki bence gncel [current] sanatn
byk ksmnn dayanlmaz hafifliinin kaynanda bu den
gesizlik yatyor. * * (Bu arada: Duchamp'dan sonra sanat ala
nnda yaanan ve pek matahm gibi gklere karlan "bece
riden arndrma" srecinin ardndan, beceriye dayanan ola
anst iler kariyer idaresi ve proje ynetimi alanna tan
d: beceri yok olmu deil, bilakis - sadece artk sanatsal bir
meseleden ziyade bir nevi "sekretarya" iine dnm du
rumda . * * * Beceri sahibiyneticiyle beceriye ihtiyac olmayan

*
Bunlar gerekten birbirinden farkl eyler mi? Pek saylmaz: Hayatlar ve kari
yerler, Proje'nin her yeri kaplayan sis bulutu iinde birbirine gemi durumda.
Boris Groys'un 2002'de yaynlanan "The Loneniless of the Project"teki gayet
sert szleriyle: "Muhtelif projeler oluturmak artk gnmz insannn en
nemli meselesi haline geldi. " - ve sanat, ncelii nesne ya da rnden
ziyade projeye tanyarak bu alanda da ba ekmeyi becermitir. Bkz. http://
uncopy.net/the-loneliness-of-the-project-2002-by-boris-groys/
**
Sylemeye lzum yok -ama yine de ekleyeyim- buradaki retim elbette
geleneksel fabrikasyon, rn imalau anlamyla kullanlmyor; retim, faali
yete deil, retkenlie iaret eder. Sylemeye lzum olmayan bir ey daha:
Gncel (curren) sanatn ounda gze arpan dayanlmaz hafiflik elbette
sadece sanat retimiyle ilgili deil; hafiflik illeti sanaun her alanna bulam
durumda - koleksiyonerlik, kratrlk, yazarlk...
Burada Sol LeWitt'in, avangard sanat dergisi Aspen'in 1967 ylnda yaynla
nan bir saysndaki makalesini kaynak olarak kullandm: "Sanatnn amac
izleyiciyi eitmek deil, ona bilgi vermek olmal... Dizisel sanat (sena! art)
yapan bir sanat gizemli veya gzel nesneler retme derdine dmez, daha
ziyade kendi nermelerinin sonularn listeleyen bir sekreter grevi grr."
Bu cmle, Work Ethic (University Park: Penn State University Press, 2004)
sergisinin katalounda yer alan Helen Moleswonh'n makalesinde alnulan-

267
sanat aslnda ayn madalyonun iki yzn oluturuyor.
Baka bir deyile: sanatn beceri gerektirmedii mefhumunu
"satmak" da zel bir beceri gerektiriyor.) Sanatn o dayanl
maz kvrakl ve ileden karc hafiflii, bombo bir gale
riyle kar karya kalan bir insan ne yazk ki (ok alma
nn iyi sanat demek olmadn kabul ediyoruz elbette) u
nu dnmeye itiyor: Bu mu? Aslnda gnmz sanat dn
yasnn, gayretsizlik ve arlkszlk biimindeki retorik if
tine duyduu kara sevdann kkeninde, kabul etmek iste
meyeceimiz kadar kaba bir ekonomik gerek yatyor olabi
lir: tm o anlk jestler ve geici parltlar, kendini dizginle
menin zirvesi olarak yutturulan o minimalist zarafet ve abar
tsz incelik, geicilik ve uuculuk, incelmi ve szde-aris
tokrat bir kaytszln o hnerli oyunlar... belki de gayret
sizlii gklere karan tm bu zorlama taktikler ve ustalk
l oyunlar, "eser" yapmak iin yeteri kadar zaman, konsan
trasyon ve enerji olmamasnn (ya da daha kts, bu ger
ein stn rtme niyetinin) sonucudur. Aslnda ok faz
la alyor falan deiliz, sadece bildiiniz megulz - hatta
alamayacak kadar ok megulz. Ve bugn sanat diye ka
bul edilen faaliyetlerin ounda bu durum gayet ak bir e-

mu. Molesworth, LeWitt'in kendini sekreter figryle zdeletirmesini -ki


bu daha sonra kavramsal sanaun kilit ta olacak mehur "ynetim estetii"ne
dnecektir- "Amerika'nn endstriyelden post-endstriyel topluma geii"
balamna yerletirir; bu geie, "son derece profesyonel bir ynetici snf
nn ykseliiyle beraber hizmet ekonomisinin gelimesi" damgasn vurmu
tur: "Baz sanat tarihileri, eser sahiplii fikrine kar olunmasnn, rnein
LeWitt'nin kendisini bir sekreter gibi grmesinin, sanatln 'beceriden ann
dnlmas'nn bir paras olduunu dnmtr. Ancak bu dnme daha
ziyade bir eit 'yeniden becerilendirme' olarak yaklamak daha dorudur ...
Sanatlk iin gerekli olan yeni beceriler nelerdir?" Sanatn bu ok nemli
sosyoekonomik dnmn ilk deneylerinin grld bir alan, sanatnn
da domakta olan bu rejimin kobay faresi olmas fikri; "sanatlar, emek top
lumunun son kalan 'ii'leridir" diyen Hannah Arendt'in mehur iddiasna
yepyeni bir boyut katmaktadr - dier herkes bir eyler yapmakla megulken
o ilk sekreterlerdendir. Hannah Arendt, The Human Condition (Chicago: Uni
versity of Chicago Press, 1958), s. 127.

268
kilde grlyor - hatta bu faaliyetlerdeki stn sanatsal ha
an, bu kadarckla yrtabiliyor olmalarn bu derece cakay
la satabilmelerinde gizli olabilir. "Bu mu?" "Bu." "Ha, peki."
Elbette sanattaki hafiflik, kvraklk ve zahmetsizlik kl
tnn sosyal bir nitelii de olduunu belirtmemiz gereki
yor; almann soyluluu anlaynn drt bir yandan sald
rya uramasnn da bu noktada nemli pay var: almay
reddetmek, almaya kar kmak ve bunlarn doal sonu
cu olarak gayretsizliin yceltilmesi, dahi kavramnn a
da gncellemeleri saylabilir (grnen o ki, bu kavramn
miadn doldurmu olduu kansna ok abuk varmz) .
Bir ey iin ok almanz, ksaca sizin bir dahi olmad
nz anlamna gelir; nitekim dehann -en azndan sanat ale
mindeki- tanmlarndan biri, doutan gelen ve dolaysyla
insan alma dnyasnn tm tekdzeliinden muaf klan
yetenek mefhumuyla aka balantldr: Gayret, dahile
rin rahata ilerledii aaal yollar kendilerine ilelebet kapa
l kalaca iin, kafas almayan garibanlarn amas gere
ken klfetli yola verilen isimdir. Demek ki gncel [current]
sanatn dayanlmaz hafifliinin, burjuva syleminden kal
ma beeni kavramna uzanyor olmas artc deil -rne
in, bir enstalasyon ylesine zevkle [tastefull yerletirilmi
tir ki, onu ancak emein alaltc, kltc lekesinden mu
af olan katksz bir yetenek (yani deha) ortaya koymu olabi
lir.* Burada, sanat ve alma, eskiden ii snf ile aylak s-

* Sanat iilemindeki cokulu tezahr korkucu bir intizamla yeniden duyulmaya


balayan beeni ideolojisi ok geni bir konu; burada ancak Pierre Bourdi
eu'nn konu hakknda r aan Distinction: A Social Critique of the]udgment of
Taste kitabna deinmekle yetinebiliriz. Baz insanlann ince zevk rn olan
eylere kar doal bir yatknl olduu fikri, kukusuz Bourdieu'nn "kltr
aristokrasisi" olarak tanmlad eyin kilit tadr (bu doal yatknln, tanm
gerei, almak gibi fanilere zg kaba saba yntemlerle kazanlmas imkiln
szdr. Dahinin gsterili gayretsizlii-"bakn, benim iin ne kadar kolay"- top
lumsal aynrnlan yneten mantn yerli yerinde kalmasn salayan yollardan
biridir ve dehann geleneksel tecessm olan sanat da bu mantn idame
sinde nemli rol oynar.

269
nfn ayran hat zerinde, neredeyse birbirinin kart, hat
ta birbirini dlayan terimler olarak beliriyor, - ve sanatnn
bu iki rejim arasnda gidip gelen mulak bir konumu temsil
ettiini hatrlamak iin, sanatn sosyal tarihinde ok da geri
lere gitmemiz gerekmiyor. Bu mulak konum, bugn me
guliyetin almaktan/eserden (hem almak zorunda ol
mak, hem de i/eser yapmak anlamnda) stn tutulmasn
da da karmza kyor. * Bugn sanatn dayanlmaz hafifli
ine ite bu Manieist ikilik ilkesi hkmediyor: Meguliyet
iyi, almak ktdr.

Son sz

Bu yazy yazmama vesile olan, sanatn arl alunda ezil


mi sancl genlik anlarmla ilgili ilk satrlar karaladk
tan ksa bir sre sonra, Chicago'daki yeni iyerimde ala
cak ilk serginin yerletirilme srecini byk memnuniyet
le izledim. Sergi, Londra'da yaayan Polonyal sanat Gos
hka Macuga'nn almalarnn kapsaml bir zeti niteliin
deydi. (Gayet nemli) Kolaj almalarn bir kenara koyar
sak, Macuga'nn aratrmaya-dayal ve balama-zg al
malarnn boyutlar hi de mtevaz saylmaz. Yerletirmele
ri ve heykelleri byk, ar ve hantal; birok almas tr
l younluklardaki ibirlikleriyle ortaya kyor ve yerleti
rilmeleri de ou zaman onlarca usta elin zenli koordinas
yonunu gerektiriyor. iki hafta sren yerletirme dnemi bo
yunca, burada anlatmama gerek olmayan nedenlerle, kendi
mi tandk phelerle cebelleirken buldum: Daha hafif yap-

* Bu hiyerarik aynnda rol oynayan prestij dinamiklerinin hepimiz fazlasyla


farkndayz: uyku nedir bilmeyen karmakark dnyamzda, megul olmak
ak bir ekilde bir prestij sembol, almak ise her zaman byle ykseltici bir
anlamla ykl deil - elbette gayretle ilgili ac gerekler yerine, almaktan
kanlan ve yetenein gizemine snlan sanatsal bir rejimde, sanann belirle
yici stnlklerinin de bunlar olduu savunulacaknr.

270
mann ne sakncas var? Dilimize yerleen Burt Bacharach
arksnn szleri gibi: Kendimize bir kolaylk yapmann ne
sakncas var? Bir kez olsun, arlkszln batan karc
sesine kulak versek ne olur? Ksa cevap (ve belki de tek ih
tiyacmz olan ey ksa bir cevaptr) , serginin tam tasarlad
mz ekilde kotarlp zamannda almasnn verdii derin
ve katksz tatmin duygusu kukusuz: sk almann kar
ln alma duygusu. Sanat hakikaten sanatnn yapt bir
ey ve bizim, bizzat kendimiz yaparak onun yapmasna yar
dm ettiimiz eydir. Sonu olarak, aslnda nerim gayet ba
sit: Yapmak istediklerimizi, ounlukla hi de tatminkar ol
mayan dnme aamasnda brakp, engelikle kotarl
m yarm yamalak dnceler yuma halinde tutmaktansa,
gerekten yapalm, o kadar. *
EVREN Zeynep Baransel

* Burada, Hannah Arendt'in The Human Condition kitabndaki mehur deyiini


ayorum: "Sonu olarak, aslnda nerim gayet basit: yapp ettiklerimiz zerine
dnelim, o kadar."

271
DZN

ACTU 88 Becker, Howard 19, 20


ak defter ynetimi 52, 64 Benjamin, Walter 19, 173, 182, 221,
adhokrasi 46 222, 226, 239, 256
Adorno, Theodor 181, 182, 219- Berardi, Franco 90
228, 230-233, 239-242, 245, 247, Bergson, Henri 125
249, 251-254, 256 Aydnlanmann Berlusconi, Silvio 140, 196
Diyalektii 181, 219, 220, 224, 233, bienal 20, 21, 199, 216
240, 241, 256 bilisel kapitalizm 237
Estetik Kuram 224 bios 210
"Kltr Endstrisine Genel Bir bireycilik 41, 1 16; sahiplenici 150,
Bak" 241, 242, 249 152, 155
"Kltr ve Ynetim" 241, 252 bireyselle(tir)me 103, 1 16, 1 18, 121,
negatif diyalektik 245 128, 129, 131, 132, 136, 161, 162
"The Schema of Mass Culture" bireyselletirici teknikler 104
241 , 253 Birinci Dnya 50, 51
Agamben, Giorgio 26, 193, 217 biyoiktidar 102, 140, 141, 212
akademi endstrisi 160 biyopolitika 24, 95, 97, 101, 1 14, 147,
anarizm 192, 193 149, 152, 153, 212, 2 1 7, 231
annda retim 45, 48, 181 biyopolitik 149, 154, 158, 178, 193;
Arbeit macht Frei 217 denetim 214; dzenek 152; etik 216;
Arendt, Hannah 201 zne 150; pratikler 209; toplumlar
an-birikim krizi 14 157; ynetim 149, 153, 155;
aura 173, 174 ynetimsel iktidar ilikileri 161;
Auschwitz 252 ynetimsellik 151, 155, 157, 231
avangard 12, 20, 22, 170-172, 176, Blum, Alan 206, 214
177, 182, 226, 238, 264 bohemler 255; -in sanayilemesi 88, 92
Avrupamerkezcilik 40, 43-45, 55, 78 Bolevikler 194
Aydnlanma 92, 220, 240 bo zaman 89, 94, 160, 189, 213,
226, 230, 240 aynca bkz. serbest
Babbage, Charles 13 zaman
Bakhtin, Mikhail 56, 59 Bourdieu, Pierre 91
Balkanlar 21 Brecher, Jeremy 80
Bataille, Georges 1 1 Brecht, Bertolt 170, 177, 221, 222
Baudrillard, jean 17, 19, 56 Lehrstck 222
Bauhaus 20 Burrell, Gibson 56
beceriden arndrma 26 7 Business Week 39, 52, 70

273
Caro, Anthony 260 eletirel kuram 226, 249 aynca bkz.
Castel, Robert 128 Frankfurt Okulu
Celan, Paul 170 entelektel emek 22, 23 aynca bkz.
Chonsky, Noam 170, 178 gayri maddi emek; kafa emei;
cinsiyetilik 96 zihinsel emek
Clegg, Stewart 38, 42, 45 Enzensberger, Hans Magnus 177, 179
clinamen 201 etnosantrizm 40
Clinton, Bili 50 Ewald, Franois 103, 1 12, 129
Cooper, Robert 56
Costello, Tim 80 farkl-dillilik 59, 65, 69, 75
Crary, Jonathan 17 faizm 27, 253; neo- 140
Fiat 170, 180, 228
ada sanat 19, 179, 261, 266 fikri mlkiyet 197
almann reddi 88 finansallama 104, 124, 125, 128;
altnnac(lk) 1 19, 132-134, 136, ekonominin 125, 127, 129; hayatn
141 16; koruma sistemlerinin 103
k (exodus) 93, 179, 180, 194, 202 fziksel emek 23 aynca bkz. maddi
plak hayat 98 emek 22, 23, 206
oulculuk 96, 97, 98 Florida, Richard 205, 213, 217
okkltrclk 98 Ford, Henry 13-15
okkltrllk 41, 43, 46, 48, Fordizm 13-15, 17, 23, 46, 48, 64,
55, 67 88, 89, 91, 93, 94, 97, 123, 124,
okluk 92, 96, 176, 190-196, 198, 126, 128, 130, 186, 206, 210, 225-
201 227, 229
okulusluluk 40, 41, 47 Fordizasyon 227, 228
post-Fordizm 14, 15, 21-24, 45, 46,
dadaizm 177 89, 92, 97, 126, 170, 171, 176,
de Certeau, Michel 183, 244 177, 179-189, 195, 200, 202,
Debord, Guy 176 203, 206, 210, 215, 216, 226-
deiim katalizr 70, 74 228, 237, 238, 262
Deleuze, Gilles 16, 23, 56, 105, 120, Fortini, Franco 171
125-127, 131, 164, 228, 233, 244 Foucault 16, 24, 56, 89, 101, 103-106,
Anti-Oedipus 125 109-1 14, 1 16, 1 19, 122, 124, 125,
depresyon 208 127-129, 132, 136, 137-139, 140,
Derrida, jacques 56, 183 147-149, 155, 178, 244
determinizm 78, 178 Birth of Biopolitics 101, 103, l l l,
d kaynak kullanm 52 124
difftrance 58, 183 Cinselliin Tarihi 149
Duchamp, Marcel 180, 267 dispozitif 102, 103, 105, 106, 108-
Dnya Sanayi iileri (lndustrial 1 1 1 , 120, 121, 123, 132, 134,
Workers of the World, IWW) 189 138, 140
Dnya Ticaret Odalar Birlii 42 Foucaultcu 120, 215
dynamis 210 ynetme sanat 150, 151
Frankfurt Okulu 239, 244, 249-251
elence endstrisi 219 Frobel, F. 46
ekonominin finansallamas bkz.
finansallama Gallese, Vittorio 175

274
Garanti Bankas 6 ..,_ r-1
1 ... a-
Gates, Bill 17, 8, 23 5
gayri maddi emek 2-23, 27, 92, 206- ea,a. Fdlld:ll lll
211; retim 12; rn 206 Ham.,... 61, 71
ge kapitalizm 34, 239, 240, 24S, Hegd, G. W. F. 192,, Mi
2S2 Heinricls.J- 46
Geertz, Clifford S6 Hiroima 252, 255
Gehlen 78 Hirst, Damien 19, 214
genel zeka (Marx) 17-176, 80, 88, hissedar kapitalizmi 124, 125
90, 9 veya genel zihin 17 hizipilik 74
Gergen, Kenneth SS, S7-60, 6S-67, 7S Hobbes, Thomas 48, 92, 94, 2o
gerilla pazarlama 48 Hofstede, Geert 41, 44
Gezi Direnii 20 Culture's Consequences 4 , 82
Gielen, Pascal 2 Hollywood 220
Gingrich, Newt 76 Holmes, Brian 176
giriim toplumu o3, o4, 12, 14 homojuridicus l3, 138, 139
Google 243 homo rconomicus o4, 1 13, 123, 137-
gmen(ler) 92, 93, 96, 139, 89 139 aynca ekonomi insan l3
Gransci, Antonio s, 2S6 veya ekonomik insan 139
Guattari, Felix S6, 120, 12S, 13, 137, Horkheimer, Max 8, 82, 29-228,
14, 228, 233, 244 230-233, 240-242
Anti-Oedipus 12S Aydnlanmann Diyalektii 8,
gncel sanat [current art] 26, 267, 29, 220, 224, 233, 240, 24 ,
269 2S6
gvencesiz(lik) 4, 26, 87, 90-92, 98, hmanizm 79
o3, 04, 20, 27, 3S, 36, 4,
47, s6, s9, 6, 88, 96, 229- IBM 4, 44, 70
23, 238, 2S3; alan 118, 133, rklk 04, 139-14
88; alma 92, 93, 47, s8, s9;
emek 21, 87, 92-9S; emeki 88; ikinci Dnya Sava 48, 12S
istihdam 132, s9; i 160, 16; ii ilikisel(lik) 41, 46, 2 1 1
97, 1 18; kltir reticileri 60, 162; insan sermayesi 97, 98, 104, 11, 12,
yaama 147, s8, s9, 231 22, 3-34, 38, 14
gvencesizle(tir)me 46, 147, 1S6, ironik benlikler 70, 79
s7, 1S9, 61, 230, 231; kendini iisiz fabrika 72
60, 162-164, 231, 232, 234; iletme kapitalizmi 124, 12S, 128
molekler 120
gvenlik teknolojileri 1 17, 1 18 Jameson, Fredric 17, 33, S6
Judd, Donald 260
Habermas,Jrgen 98
Hali, Stuan s kafa emei 13 aynca bkz. entelektel
Hardt, Michael 97, 90-92, 96 emek; gayri maddi emek; zihinsel
Harris, Philip R. 42-4S emek
Harvey, David 14, 4S, 47 Kaln, Herman 42-4S
postmodemlik durumu 4S World Economic Development: 1979
hayatn ekonomikletirilmesi 1S6, and Beyond 42
1S7, 60 Kant, Immanuel 1 1 , 12

275
kapitalizm sonras 61 Lacan, Jacques 253
kar-kreselleme hareketi 99 jouissance 253
kar-tavrlar 104, 1 10, 1 1 1, 141 keyif 253, 254, 255
kemer skma 239, 253 Lacanc 253
kendi kendinin (veya kendisinin) Lamo, Adrian 255
giriimcisi 24, 103, 104, 121, 123, Lash, Scott 47, 53, 60
131, 132, 152, 240; ivereni 26; Lazzarato, Maurizio 22, 95
yneticisi 24 Lenin, Vladimir 91
kentsel dnm 15, 21 Locke, John 151
Kessler, Denis 123 Lorey, Isabell 231, 233
Keynes, John Maynard 13, 14, 123, Luhmann, Niklas 198
202 Lukacs, Georg 76
Keynesi 114, 121 Luogo Comune dergisi 193, 194
Kiefer, Anselm 260 Lyotard, Franois 56
kitle kltr 240, 242, 245, 253
Klein, Naomi 25 Machiavelli, Niccol148, 194, 203
No Logo 25 Macuga, Goshka 270
kognitarya 96 maddi emek 22, 23, 206 aynca bkz.
Komnist Parti 171 fziksel emek
komnizm 17, 171, 183, 192 Malevi, Kazimir 20
Komnist Manifesto 12 Manageing Cultural Differences 40
piyasa komnizmi 26; sermayenin Manning, Bradley 255
192 maquiladora 95
konformizm 69, 92, 96, 242 Marksizm 76, 78, 91, 92, 125, 141,
Konfyusu 42, 43; neo- 42-44 244
Koons, Jeff 19 Marx, Karl 11, 17, 19, 27, 72, 73, 125,
kle emei 73 151, 174, 175, 185, 194, 195, 201
Kreye, O. 46 Komnist Manifesto 12
Kunda, Gideon 67, 69, 70 McDonalds 70
kurum kltr 40, 53, 54 veya McGowan, Todd 253
kurumsal kltr 18, 24, 54 McLuhan, Marshall 22
klme 54, 71, 128 mekanik kleleme (Deleuze ve
kltr endstrisi 20, 102, 1 1 2, 115, Guattari) 228, 233, 234
141, 181, 182, 219-230, 232- metalama 97; emein 72; sanatn
234, 239-244, 246-251, 255; 219
iileri 159; mhendislii 65, 73, Microsoft 17
78, 79; oku 40; -n :erklii 32, milliyetilik 91, 98
33; reticisi 145, 147, 159-163, minimal benlikler 70
224, 262, 263 modernizm 12, 22, 37, 38, 56, 57, 79
kltrel almalar 31-33, 39, 44, 56, hipermodernizasyon 141
76, 244;farkllk 44, 45, ynetim modernleme 42, 43, 140
74 modernlik 1 1 , 27, 38, 45, 51, 54,
kresel kapitalizm 12, 32, 46 63, 71, 75-77, 79, 157, 162, 174,
Kresel Ky 75, 80 242; sonras 17
kreselleme 16, 17, 24-27, 71, 91, 99, postmodernizm 31-39, 45, 54-58,
174, 197 60-66, 74-80, 183
kresel yurttalk (Hardt ve Negri) 97 postmodernlik 45, 54, 61, 63, 79

276
Montale 1 70, 177 parasal dneme (monetaist tum) 129
Moore, Henry 260 Paris Komn 201
Moran 42-45 Parkin, Wendy 61, 77
Mouffe, Chantal 198 paternalizm 52
Murakami, Takashi 19 Pentagon 255
mutenalama 88 Peters, Tom 38, 45, 69, 75
In Search of Excellrnce 38, 39, 45,
Nasyonal Sosyalizm 242 69
Nauman, Bruce 260 Piore, Michael j. 46, 60
Nazi(ler) 192; Almanyas 140; toplama Pistoletto, Michelangelo 176
kamplan 217 piyasa komnizmi 26
Nazizm 27 popler kltr 229, 242
Negri, Antonio 97, 190-193, 196 post-endstriyel 14, 124 veya
neoliberal(ler) 14, 102-104, 1 14, l l 5, endstri-sonras 22
1 19, 121, 122, 124, 127, 128, 130, post-Fordizm bkz. Fordizm
134-137, 140, 141, 146, 147, 152, postmodemizm bkz. modemizm
155-158, 160-162, 164, 217, 229, post-otonomculuk bkz.
231, 232, 239 otonomculuk
neoliberalizm 14, 24, 101-103, l l l , post-yapsalclk bkz. yapsalclk
1 1 2, 1 14, 1 16, 121, 124, 127- Poulantzas, Nicos 250
130, 132, 136, 139, 156, 162, prekarite 10, 12, 2 1 , 26, 27, 90, 91,
164, 238 93-96, 99, 104; prtcaitt 26, 91
New Deal 126-128 prekarya 25, 26, 93, 188-190, 195,
Nietzsche, Friedrich 56 196, 198, 229, 237
ni pazarlama 48 Prichett Associates 70
proje kurumu 229
Offe, Claus 46 proletarya 24, 25, 26, 49, 5 1 , 131
olumsallk 34, 35, 55, 57, 62, 77, 102, Proust, Marcel 125
109 Puccini, Giacomo 92
ordoliberalizm 101, 103, l l2, 1 14,
1 16, 123, 130, 136, 139 Reagan!Ihatcher "devrimi" 47
otomasyon 48 reel sosyalizm 171
otonomcular 88 refah devleti 13, 26, 103, 106, 123,
post-otonomcu 226, 228 124, 129, 135, 139, 152
Reich, Roben 49-52
rgt kltr 46, 66 The Work ofNations 49
rgtsz kapitalizm 46, 62 Renault 170
rgtszle(tir)me 60, 64-66, 71, 75 riskofller 129
znele(tir)me l lO, 141, 142, 146, riskofobikler 129
147, 152, 153, 155, 157, 162-164, Roelstraete, Stefaan 260
220, 221, 223, 228, 231-234, 245- Romantik(ler) l l , 12, 224
247, 252, 253, 256 Rooney, Ellen 96
zynetim 95, 148, 149, 152, 154, Ross, Andrew 88
155, 230 bohemlerin sanayilemesi 88, 92
Ross, Robert j. S. 47
Panagiotidis ve Tsianos 161 Rousseau, jean-Jacques 191
panoptik 215 Rus Devrimi 20

277
Sa:bel, C. F. 46, 60 Taksi ofr 266
Said, Edward 44 taeronlatrma230 aynca bkz. d
Oryantalizm 44 kaynak kullanm
sanat ynetimi 2l; yneticisi 263 Tatlin, Vladimir 20
Sandback, Fred 261 Taylor, Frederick 13
Sarasin, Philipp 150 Taylorizm 14, 22, 23, 91, 226
Sarkozy, Nicolas 140 tekelci kapitalizm 64
Saussure, Ferdinand de 170 temsile dn 33
Schiller 1 1 , 12 terre kar sava 95, 253
Schmitt, Cari 192-194 Therbom, Gran 24
Schumpeter,Joseph 202 Thompson, E. P. 26, 244
sembolik-analitik elitler 78; hizmetler Thompson, Paul 76
50; iiler 74; sektr 50 Toffler, Alvin ve Heidi 76
sembolik-analistler 51, 67, Politics of the Third Wave 76
70, 72 Toplumsal Aratrmalar Enstits
sendikalar 88, 105, 1 10, 1 19, 124, 219, 221
126, 130, 131, 189 toplumsallk teknolojisi 106
sendikaclar 109 Trachte, Kent C. 47
sendikal anlamalar 216;
rgtlenme 88 ulusan(lk) 24, 40, 41, 47, 48, 54;
sendikal 13 kapitalizm 39, 49; retim 40
serbest zaman 13, 17 aynca bkz. bo ulusanlama 39; tketimin 46
zaman ulus-devlet 26, 91, 153, 156
Sennett, Richard 15, 22, 180 Unedic 1 16, 122
Serra, Richard 260 Urry, john 47, 60
Seymour, Richard 26
Shakespeare, William 19 nc Dnya 25, 50, 51, 73, 93, 94;
sitasyonistler 176, 177 -lama 50
sivil toplum 104, 1 13, 137-139 topya 20, 26, 263; -c 75, 191;
sktnt 215 -!atrma 75
slacker 88 topik 66
Smith, Adam 1 14
Souk Sava 17 vatandalk geliri 97
sosyal devlet 15 2, 156 Verizon 243
sosyal giriimci 112 Vigotski, Lev175
sosyal sigorta 106, 112, 1 18, 129, Virilio, Paul
18
141 Vimo, Paolo 21, 206, 207, 209-211,
sosyalizm 63, 79, 116, 127, 139, 264; 226, 227, 229
reel 171 Grammar of Multitude 183
sylemler-araslk 58 Multitude: Between Innovation and
Sraffa, Piero 202 Negation 199
Stavrakakis, Yannis 253 virtzlk 169, 170, 176, 182, 194,
stres 68, 70, 72, 208 207, 210, 211
srrealizm 177 Volkswagen 170

irket kltr 24, 35, 38, 70 Wall Street 50


Walt Disney 251

278
Walzer, Michael 194 239, 243, 249, 255; i 160; sektr
Exodus and Revolution 194 21; snf 21, 25
Warhol, Andy 19 yarauclk fabrikalar 225, 226
Wateman, Robert 38, 45, 69 yedeklemeci retim 48
In Search of Excellence 38, 39, 45, yeniden yaplanma 32, 35, 36, 38, 47,
69 52, 77, 1 12, 130, 131, 134, 140,
Weber, Max 43, 57, 181 155, 163, 183, 217
Willians, Raymond 244 ynetim tasarm 18
Wittgenstein 170, 183, 187, 198 ynetimin Mekkeleri 70
dil oyunlar 187 ynetimsel(lik) 1 13, 118, 119, 132,
work-for-tbe-dole schemes (isizlik 136, 140, 147-158, 161-164, 231,
paras karl alma) 97, 98 232
ynetsel devrim 70
yabanclama 72
yapsalclk 228 zanaatkar 51, 71, 211
post-yapsalclk 192, 247 zihinsel emek 208 aynca bkz.
yapszlama 53, 54 entelektel emek; gayri maddi
yapskm 34, 152, 183 emek; kafa emei
yarauc emek 92, 95, 216; emeki 92; zihin emei 50; emekileri 195
endstri 21, 182, 220, 228-234, ZiZek, Slavoj 17, 253

279
t h a y a t i (l

r
SANAT EMEG
KLiltur 1 vr P r k a r te

zrn tasc il' , l! t il', b m, t n il ,y n t el 1


dold Jrcn L r , k tse> el i J nu u::. nde k or<n , b Jt n hz
p ve fna , , ktor de ' 'laL k tl f> < k erde
dd e w e t o r 'j n r f k 1 ' r r kt n ati m r Kltw
r d J r<; n 1 u le> ' b en 1 r lf l '

r r
r el
, ndt r

b na1 r P' t o V rno t P


t rJf n a )S ord t, c y r

r j rr' l e r r n d rn 1 a
d l d. 1 d rek , butu ye
ur t dF 1 b r m j 1 ul
c, r P t e d te L1 ::; a n dtc l a r , ') p r a yon r n

hmay al d or u n bu dt t() t rt
r b 1 rr d n ima la

-
,, ,,
.,

iletiim