You are on page 1of 2

AKP HÜKÜMETİ; İNGİLİZ VE ALMAN

CASUSLARA YÜKSEK MİKTARDA PARA
ÖDEYEREK, MUHALİFLERİN TELEFONLARINA
VİRÜS YERLEŞTİRDİ VE DİNLETTİRDİ.
CHP'lilerin telefonlarını izlemek için ne kadar para verdiler. Odatv CHP'lilerin telefonuna virüs bulaştıran
şirketi buldu

Adalet yürüyüşü sırasında CHP'lilerin telefonlarına İngiliz-Alman ortaklığı olan bir şirketinin dinleme,
izleme amacıyla ürettiği bir virüs programının yerleştirildiği iddiaları gündemdeki yerini koruyor. Odatv,
bu programların sahibi olan şirketin peşine düştü ve ilginç bilgilere ulaştı.

TBMM Güvenlik ve İstihbarat Komisyonu'nun CHP Sözcüsü İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş, "Alman
gazetelerinde yer alan iddialar, bir ulusal güvenlik sorunuyla karşı karşıya kaldığımızı gösteriyor" derken,
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu TBMM’de CHP Grup Toplantısında yaptığı konuşmada şöyle
dedi: "Sayın Recep Tayyip Erdoğan, bu ahlaksızlığın ortağı değilsen, bizi dinleyenleri ortaya çıkarmak
zorundasın. Bu casus programı, Alman hükümetinin izni olmadan başka bir ülkeye satılamaz. Gerekirse
Alman hükümeti aleyhine Almanya’da dava açacağız."
AHMET TAKAN: CHATHAM HOUSE'DA YENİ SYKES-PİCOT HARİTALARI MI ÇİZİLİYOR?..

Onca seçim telaşının arasında sırf Kraliçe'nin hatırı kırılmasın (!) diye İngiltere'ye gidildi. Abdullah Gül
beyler içinden epey kahretmiştir herhalde!.. Vefasızlık konusunda kitap yazmaya başlar mı bilemem ama
kendisine bir zamanlar çok yakın duran, ödüller veren Chatham House'a da epey içerlemiştir. Gazze'de
Müslüman kanı içilirken, İsrail'in kurulmasına öncülük eden, Sykes-Picot haritalarını çizen, Sevr'i yapan
Chatham House'da R. Erdoğan epeyce uzun bir konuşma yaptı. Baktım AKP cenahına, bir zamanlar oraya
gidip de misafir edilenlere en ağır hakaretleri yağdıranlardan ses seda yok!.. Seçim ateşi bacalarını sardığı
için yine "reisin bir bildiği vardır" moduna girmiş olmalılar!..

R. Erdoğan'ın İngiltere ziyareti ile ilgili Ankara kulislerinde akçeli işler de dahil olmak üzere çok şey
konuşuluyor. Yok, o kadar da değildir artık!.. Erdoğan, bu kadar harala gürele arasından sıyrılıp, sakin
geçen o 3 gün içinde Londra'da kurmaylarıyla, "şöyle rahat kafayla milletvekili listelerini" düzenleyelim
demiş olamaz mı?..

Erdoğan'ın, Londra'da Bloomberg TV'ye verdiği mülakatta, "AKP'nin Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki
çoğunluğunu kaybetmesi olasılığı"na ilişkin "A, B, C planlarımız var. Sistemi tıkayacak herhangi bir
gelişmeye izin vermeyiz" demesi de ayrıca dikkatimi çekti.

Erdoğan, 24 Haziran'daki seçimde, kendisinin cumhurbaşkanlığını kazandığı, ancak parlamentoda 'karışık
bir tablo'nun ortaya çıkması durumunda ne yapacağıyla ilgili bir soruya şu cevabı vermiş:

"Bizde bir laf vardır: 'Dereyi görmeden paçalar sıvanmaz' diye. Biz de dereyi görmeden paçaları
sıvamıyoruz. Önce seçim sonuçlarını bir görelim. Sizin dediğiniz anlamdaki bir neticeye göre
hazırlıklarımız şüphesiz olacaktır. A, B, C planlarımız var. İnanıyoruz ki arzu ettiğimiz plan ortaya
çıkacaktır. Sistemi tıkayacak herhangi bir gelişmeye izin vermeyiz. 7 Haziran'da sistemin önünü açtım."

Doğru!.. O zamanlar gizli uzlaşma ile hareket ettiği Doktor Devlet Bahçeli ile Ahmet Davutoğlu'na
hükümet kurdurmamışlardı. 1 Kasım seçiminin sonuçları da ortada!.. 24 Haziran'da AKP'nin Parlamentoda
çoğunluğunu kaybedebileceği görüldüğünden siyasi kulislerde senaryolar birbirini kovalıyor. En çok
konuşulanı da, "Erdoğan Cumhurbaşkanlığını kazanır Parlamentoda çoğunluğu kaybederse 3 ay içinde

eğer Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanır Parlamentoda çoğunluğu kaybederse bu sefer farklı bir organizasyona gider. Londra'da Kerkük masaya yatırıldı mı?. İşte.çok ince eleyip sık dokumalarını tekrar tekrar gözden geçirmelerini öneririm!. İngiltere de bu pazarlığı yürütüyor.. . İYİ Parti ve Saadet Partisi'ne milletvekili aday listelerini -YSK'ya teslim edecekleri son ana kadar. siyasi destek mi gelirin pazarlığı yapılıyor diye düşünüyorum. Ondan sonra bu meşhur çözüm süreci var. Tower Bridge (Kule Köprüsü) Öncesinden. İngiltere arabulucu. Buna ses çıkarılmıyor. Bu sadece İngiltere işi değil. Acaba. 25 Haziran'da Suriye'de bambaşka bir resim göreceğiz." Merak ettiğim bir konu daha var." 7 Haziran 2015 seçimlerinden sonra ilk kaleme aldığım yazıda ve katıldığım TV programlarında Erdoğan'ın seçime gideceğini iddia eden ve haklı çıkan bir gazeteci olarak bu sefer işin öyle olacağını sanmıyorum. ABD planı kabullenilecek. El altından iş pişirecekler ama karşılıklı oturup konuşamıyorlar. ABD ile simgeleşen sorunlar nedeniyle iş yapamıyoruz. Dilek şöyle anlattı. Bence. Onların kabullenilmesine yönelik Amerika'nın telkinleri var. Erdoğan. Ecevit'in hatıralarında var orada söylüyor. Erdoğan'ın İngiltere gezisinin stratejik perde arkasına ilişkin ne düşündüğünü 21. Türk kamuoyuna cilalanmaya başlanan R. İşin öbür tarafında ABD de var. belki NATO'nun istikrar gücü gelecek. Amerika bize empoze etmek istediği şeyleri İngiltere üzerinden yapıyor. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Başkanı Cahit Armağan Dilek'e sordum. Hatırlar mısınız? 1974 Barış Harekatı öncesinde 15 Temmuz'da Kıbrıs'ta darbe olunca bizimkiler garantör olarak İngiltere'ye gittiler. Bunun karşılığında seçimi kazanılmaya yönelik artık bunun peşinden para mı gelir. 'Ne olduğunu anlayamamıştık. Hükümet de bu resme ses çıkarmıyor şu anda. ABD'nin Türkiye ilişkilerini İngiltere'ye havale ettiğini düşünüyorum. 'İkide bir İngiliz heyeti dışarı çıkıp geliyordu' diyor. CHP. Bunun içinde Kıbrıs var. karşılıklı oturup konuşamıyoruz. Bu yüzden. Yani. Biz de İngiltere üzerinden karşılık veriyoruz.tekrar seçime gider. Suriye içinde onların oluşturmaya çalıştığı yapı var. İngiltere üzerinden ABD ile iş yapıyorlar. Sonra öğrendik ki dışarı çıkıp Amerikalılarla konuşuyorlarmış' diyor. Dilek'e göre İngiltere köprü görevi görüyor. Arap gücü gelecek. "Biz..