You are on page 1of 673

Türkiye’de en fazla etkiye sahip olan dış kuvvet

akarsulardır.

Akarsu Aşındırma Şekilleri:
1)Vadi
2)Menderes
3)Kırgıbayır
4)Dev Kazanı
5)Peri Bacası
6)Plato
7)Peneplen
8)Seki (taraça)
1)Vadi
Akarsuların aşındırma şekilleri içerisinde en sık
görülenidir.

A)Çentik(Kertik) Vadi
B)Boğaz Vadi
C)Kanyon Vadi
D)Geniş Tabanlı Vadi
A) Çentik Vadi

Akarsuyun kaynağına yakın yerde
oluşturduğu dar “V” şeklindeki vadilerdir.
Akarsuyun akış hızı fazladır.
Derine aşındırma yapar.
Doğu Anadolu bölgesinde daha çok görülür.
B) Boğaz Vadi

Akarsuların yüksek dağ sıralarını yararak
oluşturduğu “U” biçimindeki vadilerdir.
Çoruh vadisi, Yeşilırmak vadisi, Sakarya
vadisi, Gülek geçidi gibi örnekleri vardır.
C) Kanyon Vadi

Karstik arazinin geniş yer kapladığı Akdeniz
bölgesinde derin ve kenarları basamaklı olarak
görülen vadilerdir.
Göksu vadisi, Köprü Çayı kanyonu, Ihlara vadisi
gibi örneklerine rastlanır.
D) Geniş Tabanlı Vadi

Akarsuların düzlüğe ulaştığı alanlarda görülür.
Akarsular eğim azaldığı için derine değil yana
aşındırma yaparlar.
 Menderes çizerek akarlar.
Ege ve Marmara bölgelerinde daha çok görülen
vadi şeklidir.
2) Menderes
Akarsuların yatak eğimlerinin azaldığı alanlarda
yanlara aşındırma yaparak akması olayıdır.
Bir akarsuyun menderes çizmesi;
Akarsu boyu uzadığı
Yatak eğimi azaldığı
Aşındırma gücünün azaldığı
Biriktirme yaptığı
Sulamaya elverişli olduğu anlamına gelir.
Menderes hem aşındırma hem de biriktirme şeklidir.
Ege ve Marmara bölgelerimizde görülmektedir.
3) Kırgıbayır
Bitki örtüsünden yoksun kurak ve yarı kurak
alanlarda akarsuların aşındırma yaparak oldukça
arızalı yüzeyler oluşturmalarıdır.
İç Anadolu bölgesinde Kapadokya yöresinde
yaygın olarak görülür.
4) Dev Kazanı
Akarsuyun çağlayan oluşturduğu alanlarda
yüksekten düşen akarsu düştüğü alanda oyuklar
oluşturur ve bu alana suların dolmasıyla meydana
gelen şekillerdir.
5) Peri Bacası
Volkanik alanlarda sel suları ve rüzgârların
aşındırmasıyla oluşan şekillerdir

İç Anadolu bölgesinde Nevşehir, Ürgüp ve
Göreme’de görülür.
Akarsu ve rüzgâr aşındırma şeklidir.
6) Platolar
Akarsular tarafından derin vadilerle yarılmış
dalgalı düzlüklerdir.
Ülkemizde en çok İç Anadolu bölgesinde .
 En az ise Karadeniz bölgesindedir.
7) Peneplen(Yontukdüz)

Akarsu aşındırmasının en son safhası olan hafif dalgalı
düzlüklerdir.

Ülkemizde Peneplen olmaya en yakın arazi Marmara,
Ege Bölgesinde; en uzak arazide Doğu Anadolu
Bölgesinde görülür.
8) Seki(Taraça)
Akarsu vadilerinde meydana gelen basamaklı yapılardır.
Akarsu aşındırma ve biriktirme şekilleridir.


Akarsu Biriktirme Şekilleri;

1) Delta Ovaları(Çukurova)
2) Taban Seviyesi Ovaları(Antalya)
3) Kum Adası( Büyük ve Küçük Menderes)
4) Birikinti Konisi
5) Birikinti Yelpazesi
6) Dağ Eteği Ovası(Bursa Ovası)
7) Dağ içi Ovaları (Erzurum, Muş Ovası)
 Kalker(kireç taşı), Jips(alçı taşı) ve
Kaya Tuzu gibi suda kolay eriyebilen
kayaçlar üzerinde oluşan şekillerdir.
Kalker üzerinde oluşan karstik şekler
Akdeniz bölgesinde görülür.
Jips ve Kaya tuzu üzerindeki karstik
şekiller Çankırı, Sivas, Erzincan,
Kars(Kağızman) ve Iğdır(Tuzluca)
civarında rastlanır.
Karstik Aşınım Şekilleri;
1)Lapya(Taşeli-Toroslar)
2)Dolin( Toroslar-Karaman,Çankırı,Sivas)
3)Uvala(Gülnar)
4)Polye(Muğla ,Tavas ,Elmalı,Acıpayam Ovaları)
5)Obruk(Cennet ve Cehennem mağaraları, Kızören
gölü gibi)
6)Düden
7)Kör vadi
8)Mağara( Karain(Antalya), Dim(Alanya),
İnsuyu(Burdur), Karaca gibi)
Karstik Biriktirme Şekilleri;

1) Sarkıt 2)Dikit 3)Sütun 4)Traverten (Pamukkale)
Traverten (Pamukkale)
 Kurak ve yarı kurak iklim bölgelerinde
aşındırma ve biriktirme faaliyetlerini
yaparlar.
Karapınar, Ereğli, Burdur, Develi Ovası, Tuz
gölü çevresi, Iğdır gibi alanlarda etkilidir.
Aşındırma Şekilleri;
1)Mantar Kaya 2) Şahit Kaya
Biriktirme Şekilleri;
1) Lös 2) Barkan 3) Kumullar
Dalga Aşındırma Şekilleri
Falez(Yalıyar)
Dağların denize paralel ve kıyının hemen
gerisinde uzandığı kıyılarda dalgaların dik
yamaçları oluşturmaları ile meydana gelir.
Falezlerin oluştuğu kıyılarda;
Kıta Sahanlığı dardır.
Deniz birdenbire derinleşir.
Delta ovaları oluşamaz
Doğu Karadeniz, Batı Karadeniz, Teke ve
Taşeli platolarında görülür.
Dalga Biriktirme Şekilleri
1)Kumsallar
2)Kıyı Oku(Fethiye Ölüdeniz)
3)Lagün(Kıyı set gölü-B.Çekmece)
4)Tombolo(Kapıdağ yarımadası, Sinop)
1) Boyuna Kıyı Tipi;

Dağların kıyıya paralel uzandığı,Karadeniz ve Akdeniz
kıyılarında görülür.

Boyuna Kıyılarda;
Kıyıda girinti çıkıntı azdır.
Koy körfez doğal liman sayısı azdır.
Kıta sahanlığı dar, falezler fazla, delta ovasının
oluşumu güçtür.
Ulaşım güçtür ve geçitlerle sağlanır
Limanların hinterlandı dardır.
2) Enine Kıyı Tipi;

Dağların kıyıya dik uzandığı
Ege kıyılarında görülür.
Enine kıyılarda;
Kıyıda koy ve körfez fazladır
Kıta sahanlığı geniştir
Ulaşım kolay sağlanır
Limanların hinterlandı geniştir.
3) Ria Kıyı Tipi;

Eski akarsu vadilerinin sular altında
kalmasıyla oluşmuştur.
İstanbul boğazı, Çanakkale boğazı, Haliç,
Güneybatı Ege kıyıları.
4) Dalmaçya Kıyı Tipi;

Birbirine paralel uzanan iki dağ sırasından
deniz tarafındaki sular altında kalınca, dağların
yüksek kesimleri denize paralel küçük adacıklar
halini alması bu kıyı tipini oluşturur.
Ülkemizde Finike-Kaş(Teke Yarımadası)
arasında görülür.
5) Limanlı Kıyı Tipi;

Geniş vadilerin sular altında kalması ve bunların
önünün koy setleriyle kapanmasıyla meydana gelen
kıyılardır.

Büyük ve Küçük Çekmece kıyıları limanlı kıyıya
örnektir.

UYARI 1
Fiyord, Haliçli, Skyer kıyılar ülkemizde görülmez.
1) Artezyen Kaynaklar
İnsanlar tarafından yer altından çıkarılan
kaynak türüdür.
En fazla İç Anadolu bölgesinde bulunur.
2)Karstik Kaynaklar
Karstik arazilerde yer altına biriken suların
yeryüzüne çıkmasıyla oluşan kaynaklardır.
Suların yeryüzüne çıktığı yere Voklüz adı
verilir.
Sular soğuk ve kireçlidir.
En fazla Akdeniz bölgesinde görülür.
3) Fay Kaynağı
Yer altı sularının kırık hatlar boyunca
yeryüzüne çıktığı kaynaklardır.
Ülkemizde geniş alanlarda görülür.
Suları sıcak ve ılıktır.
Suları kaplıca amacıyla da kullanılır.
Batı Ege’de, Güney Marmara’da Kuzey Anadolu
Fay Hattı ve Güney Anadolu Fay hattı üzerinde
görülen kaynaklardır.
4) Gayzer Kaynakları
Volkanik alanlarda görülen kaynaklardır.
Ülkemizde jeotermal kaynak adı da verilen bu
kaynaklar.
Denizli(Sarayköy)
Aydın(Germencik)
Afyonkarahisar(Göcek) de görülür.
TÜRKİYE’NİN COĞRAFİ KONUMU
Bir ülkenin dünya üzerinde
bulunduğu yer o yerin coğrafi
konumunu belirler.
Bir yerin coğrafi konumunu;

1) Özel Konum
2) Matematik Konum belirler.
1)Özel Konum:

 Dünya üzerindeki herhangi bir yeri
diğer yerlerden ayıran özelliklerin
tümü(kıtalara, boğazlara, denizlere,
önemli geçitlere, komşu ülkelere,
yeraltı zenginlerine, tarihi ve turizm
alanlarına göre konumu) özel
konum olarak adlandırılır.
Türkiye’nin Özel
Konumunun Sonuçları

Asya ile Avrupa’yı birbirine
bağlayan bir köprü
durumundadır.
Asya ile Avrupa’yı birbirine
bağlayan bir köprü durumundadır.

Bu durum;
Farklı kültürlerin bir arada yaşamasına
Transit ticaretin gelişmesine
Tarihteki önemli ticaret yollarının(İpek
ve Baharat Yolları) ülkemizden
geçmesine olanak sağlamıştır.
Üç tarafı denizlerle çevrili olup, bir
yarım ada özelliği taşımaktadır.

Bu sebeple;
Deniz turizmi gelişmiştir.
Su ürünleri avcılığı ve balıkçılık
yapılır.
Üç tarafı denizlerle çevrili olup, bir
yarım ada özelliği taşımaktadır.

Denizlere olan toplam
sınırımız(8210 km), komşu
ülkelere olan kara
sınırımızdan(2753 km)fazladır.
Akdeniz’i ve Ege’yi Karadeniz’e
bağlayan Çanakkale ve İstanbul
Boğazlarına sahiptir.
Akdeniz’i ve Ege’yi Karadeniz’e
bağlayan Çanakkale ve İstanbul
Boğazlarına sahiptir.

Bu durum;
Siyasi bir silah(Stratejik açıdan)
Ticari bir kaynaktır.
Avrupa’da ;
 Yunanistan,
Avrupa’da
 Bulgaristan;
Asya’da
 Gürcistan
Asya’da
 Ermenistan,
Asya’da
 Nahcivan,.
En kısa kara sınırımız Nahcivan ile 11 km
Asya’da
 İran,
Asya’da
 Irak,
Asya’da
 Suriye ile kara sınırı vardır.
En uzun kara sınırımız Suriye ile 877 km
Dünya petrollerinin yarıdan
fazlasına sahip olan orta doğu
ülkeleri ile komşudur.

Bu sebeple;
Petrolün ülkemize getirilmesi
ucuza mal olur.
Dünya petrollerinin yarıdan fazlasına
sahip olan orta doğu ülkeleri ile
komşudur.
Bu sebeple;
Ülkemiz üzerinden geçen petrol
boru hatları (Bakü-Ceyhan
gibi)ekonomimize büyük katkı
sağlar
Zengin yer altı kaynaklarına sahiptir.

Bor Minerali, Linyit, Krom gibi.
Ortalama yükseltisi fazladır(1132m),
yükselti batıdan doğuya doğru
artar.

Bu sebeple;
Aynı anda farklı iklimler görülür.(*)
Eğim fazladır.(Akarsu akış hızı fazla.
Ulaşım zor sağlanır.)
Sıcaklıklar batıdan doğuya doğru
azalır.

Bu Sebeple;
Batıdan doğuya doğru tarım
ürünlerinin yetişme süresi artar;
Hasat mevsimi kısalır.
Karadeniz ve Akdeniz bölgelerinde
dağlar batı-doğu yönlü kıyıya paralel
bir şekilde uzanır.

Bu sebeple;
Bu kıyılarımız da girinti çıkıntı az olur
ve boyuna kıyı tipi görülür.
Karadeniz ve Akdeniz bölgelerinde
dağlar batı-doğu yönlü kıyıya
paralel bir şekilde uzanır.

Bu sebeple;
Kuzey güney yönlü ulaşım zor olup,
geçitlerle sağlanır.
Karadeniz ve Akdeniz bölgelerinde
dağlar batı-doğu yönlü kıyıya
paralel bir şekilde uzanır.

Bu sebeple;
Karadeniz ve Akdeniz iklimi sadece
kıyı kesimlerde etkisini gösterir iç
kesimlere sokulamaz.
Karadeniz ve Akdeniz bölgelerinde
dağlar batı-doğu yönlü kıyıya paralel
bir şekilde uzanır.

Bu sebeple;
Yamaç yağışları görülür.
 Egebölgesinde dağlar kıyıya dik
uzanır.

Bu sebeple;
 Kıyıda girinti çıkıntı fazladır
 Enine kıyı tipi görülür.

 Kıyı
ile iç kesimler arasında
ulaşım kolay sağlanır.
Gerçek alan ( 814.578km2) ile
İzdüşüm alan (779.452km2)
arasındaki fark fazladır.
(Sebebi; ülkemizin engebeli bir ülke
olmasıdır.)

Doğu Anadolu Bölgemiz farkın fazla
Marmara ve Güney Doğu Anadolu
Bölgelerimizde farkın az olduğu
bölgelerimizdir.
2. Matematik Konum:

Dünya üzerindeki herhangi bir yerin
enlem ve boylam derecelerine göre
konumudur.

Dünya üzerindeki herhangi bir alanın
başlangıç meridyenine(Greenwhich
kasabası) ve başlangıç
paraleline(Ekvator) olan uzaklığıdır.
Türkiye’nin Matematik Konumu;
26–45 Doğu Meridyeni
36–4 2 Kuzey Paralelleri arasındaki
alandır.
Kutuplara
noktalarına eşit
uzaklıkta, dünyayı
iki eşit parçaya
bölen sanal daireye
ekvator; ekvatora
paralel olarak
çizilen diğer
dairelere ise paralel
adı verilir.
Paralellerin özellikleri;
Ekvator en büyük paralel dairesidir.

Bu Sebeple;
Ekvator
başlangıç
paraleli olarak
kabul edilir.
Paralellerin özellikleri;

 Ekvatorun
kuzeyinde 90,
güneyinde 90
olmak üzere
toplam 180
paralel dairesi
vardır.
Paralellerin özellikleri;

Ekvatordan
kutuplara
gidildikçe
dünyanın küresel
şekline bağlı
olarak
paralellerin
boyları kısalır.
Ülkemiz;
Ekvatorun kuzeyinde,
kuzey yarım kürede,
36 ile 42 kuzey
paralel daireleri
arasında yer alır.
Ardışık iki paralel arası uzaklık her yerde 111 km dir.

Bu sebeple;
36 ile 42 paralel
daireleri arasında
yer alan Türkiye’nin
kuzeyi ile güneyi
arasında 6 paralel
dairesi olup; kuzey
ile güney arası kuş
uçuşu uzaklık 666
km(6*111=666) olur.
Herhangi bir yerin ekvatora olan
uzaklığının açı cinsinden değeridir.

Dünyanın şekline bağlı olarak
ekvatordan kutuplara doğru
gidildikçe değişen olaylar enlemin
etkisi ile açıklanır.
Enlemin etkisine bağlı olarak
ekvatordan kutuplara doğru gidildikçe;

Güneş ışınlarının geliş açısı küçülür.
Sıcaklık değerleri azalır.
Çizgisel hız azalır.
Yerçekimi artar.
Gece ile gündüz arasındaki süre farkı artar.
Denizlerin tuzluluk oranı azalır(Sıcaklığın
azalmasıyla).
Bitki örtüsü, hayvan toplulukları, akarsu
rejimleri değişiklikler gözlenir.
Ekvatordan kutuplara gidildikçe değişen
özellikler, aynı enlem üzerinde benzerlik
göstermektedir.

Bu sebeple;
Güneş ışınlarının geliş açısı,
Çizgisel hız,
Yerçekimi,
Gece gündüz süreleri değişimi aynıdır.
UYARI;

Aynı enlem üzerinde özel konumun
etkisiyle;
Sıcaklık değerleri
Yer şekilleri özellikleri
Ekonomik özellikler farklılık
göstermektedir.
Türkiye’de enlemin etkisiyle, güneyden
(Hatay’dan) kuzeye (Sinop’a) gidildikçe;

Güneş ışınlarının geliş açısı küçülür.
Türkiye’de enlemin etkisiyle, güneyden
(Hatay’dan) kuzeye (Sinop’a) gidildikçe;

Sıcaklık değerleri azalır.
Türkiye’de enlemin etkisiyle, güneyden
(Hatay’dan) kuzeye (Sinop’a)
gidildikçe;

Sıcaklıklar azaldığı için buharlaşma
azalır ve deniz sularının tuzluluk oranları
azalır.
En tuzlu denizimiz Akdeniz’dir ve Ege,
Marmara, Karadeniz’e doğru denizlerin
tuzluluk oranı azalır.
Türkiye’de enlemin etkisiyle, güneyden
(Hatay’dan) kuzeye (Sinop’a) gidildikçe;

Çizgisel hız azalır.
Türkiye’de enlemin etkisiyle, güneyden
(Hatay’dan) kuzeye (Sinop’a) gidildikçe;

Yerçekimi artar.
Türkiye’de enlemin etkisiyle, güneyden
(Hatay’dan) kuzeye (Sinop’a) gidildikçe;

Gece ile gündüz süreleri arasındaki fark
artar.
Türkiye’de enlemin etkisiyle, güneyden
(Hatay’dan) kuzeye (Sinop’a) gidildikçe;

Kuzeyden esen rüzgârlar soğuk, güneyden
esen rüzgârlar sıcak etki yapar.
İki kutup noktası arasında birbirlerine
paralel olarak çizilen yarım
çemberlerdir
İngiltere’nin Greenwich gözlem evinden
geçen meridyen başlangıç meridyeni
olarak kabul edilir.
Meridyenler iki kutup noktası arasında,
dünyanın şekline bağlı olarak, eşit uzunlukta
çizilmiş hayali çizgileridir.

Bu sebeple;
İki meridyen arası
uzaklık sadece
ekvatorda 111 km
olup, bu mesafe
ekvatordan
kutuplara doğru
gidildikçe azalır.
İki meridyen arası zaman farkı 4 dakikadır.

Bu sebeple;
26 ile 45 meridyenleri
arasında yer alan
Türkiye’nin doğusu ile
batısı arasında 19
meridyen olup; doğusu
ile batısı arasındaki
zaman farkı 76
dakika(19*4=76) dır.
Türkiye’de boylamların etkisiyle;
Doğusu ile batısı arasında 76 dakikalık
zaman farkı vardır.
Doğunun saati ileri batının saati
geridir(dünyanın eksen hareketinin de
etkisiyle).
Doğu batı yönlü az alan kapladığı için
tek ortak saat uygulanır.
Yaz aylarında 45 doğu Iğdır boylamı;
Kış aylarında 30 doğu İzmit boylamı
ortak saat olarak kullanılır.
Doğu batı yönlü birbirine yakın olan
merkezlerde yerel saat farkı az iken;
uzak olan merkezlerde yerel saat farkı
fazla olur.

Aynı boylam üzerinde yer alan illerde
yerel saat aynı olur.

Boylamlar arasındaki mesafe Hatay’dan,
Sinop’a doğru gidildikçe azaldığı için;
Sinop, Hataya göre başlangıç
meridyenine daha yakındır.
 Kuzey yarım kürede yer alır.
Bu sebeple;
 Çizgisel hız güneyden kuzeye
azalır.
 Yerçekimi güneyden kuzeye
artar.

 Orta Kuşakta yer alır.
 Dört mevsim belirgin olarak
görülür.(*)
 Cephesel Yağışlar etkilidir.
 Batı Rüzgârları etkilidir.
 Yengeç Dönencesinin
kuzeyindedir
(dönencelerin dışında).
Bu sebeple;
 Cisimlerin gölge boyu
hiçbir zaman sıfır olmaz.
 Güneş ışınları
ülkemizdeki düz
zeminlere hiçbir zaman
90 derecelik açıyla
düşmez.
 Güneş ışınları cisimlerin güney yüzüne
düştüğü için bakı daima güneydir.
Bu sebeple;
 Cisimlerin gölgeleri kuzeyi gösterir
 Cisimlerin gölge boyları güneyden
kuzeye uzar.
 Dağların güney yamaçları kuzey
yamaçlarına göre daha fazla
ısınır.
 Kalıcı kar (toktağan) sınırı güney
yamaçlarda deniz seviyesinden
daha uzak, kuzey yamaçlarda deniz
seviyesine daha yakındır.
 Bitkilerin olgunlaşma süresi güney
yamaçlarda daha kısa, kuzey
yamaçlarda da uzundur.
 Güneş ışınlarının geliş açısı güneyden
kuzeye doğru küçülür.

Bu sebeple;
 Güneş ışınları en büyük açı ile alan il
Hatay; en küçük açı ile alan il Sinop’tur.
 Sıcaklıklarözel konum şartlarını
saymazsak(yükselti, karasallık gibi)
güneyden kuzeye azalır(enleme bağlı
olarak).

Bu sebeple;
 Akdeniz kıyıları Karadeniz kıyılarından
daha sıcak ve deniz suları daha
tuzludur.
 Ülkemizde gece gündüz süre farkı
kutuplara gidildikçe artar, ekvatora
gidildikçe azalır.

Bu sebeple;
 Süre farkının en fazla olduğu il Sinop, en
az olduğu il ise Hatay dır.
Kuzeyden esen rüzgârlar sıcaklığı
düşürürken, güneyden esen rüzgârlar
sıcaklığı yükseltir.
21 HAZİRAN
Türkiye’de;
 Yaz mevsimi başlangıcıdır.
21 HAZİRAN
Türkiye’de;
 En uzun gündüz, en kısa gece yaşanır.
21 HAZİRAN
Türkiye’de;
 Sinop’a doğru gidildikçe gündüzler uzar;
Hatay’a doğru gidildikçe geceler
uzamaktadır.
21 HAZİRAN
Türkiye’de;
 Bu tarihten sonra gündüzler kısalmaya
geceler uzamaya başlayacaktır.
23 EYLÜL
Türkiye’de;
 Sonbahar
başlangıcıdır.
23 EYLÜL
Türkiye’de;
 Gece ile gündüz her yerde eşittir(12 saate 12
saat).
23 EYLÜL
Türkiye’de;
 Aynı boylam üzerinde her yerde güneş aynı
anda doğar ve 12 saat sonra aynı anda
batar.
21 ARALIK

Türkiye’de;
 Kış başlangıcıdır.
21 ARALIK
Türkiye’de;
 En uzun gece, en kısa gündüz yaşanır.
21 ARALIK
Türkiye’de;
 Sinop’a doğru gidildikçe geceler uzar, Hatay’a doğru
gidildikçe gündüzler uzamaktadır.
21 ARALIK
Türkiye’de;
 Bu tarihten sonra gündüzler uzamaya,
geceler kısalmaya başlayacaktır.
21 MART
Türkiye’de;
 İlkbahar başlangıcıdır.
21 MART

Türkiye’de;
 Gece ile gündüz her yerde eşittir(12 saate, 12
saat).
21 MART
Türkiye’de;
 Aynı boylam üzerinde her yerde güneş
aynı anda doğar ve 12 saat sonra aynı
anda batar.
 Ülkemizde gündüz süreleri dört önemli
tarihe göre farklılık gösterir.

Tarih En Uzun En Kısa En Uzun En
Gündüz Gece Gece Kısa
Gündüz

21 Sinop Sinop Hatay Hatay
Haziran

21 Aralık Hatay Hatay Sinop Sinop
o21 Mart ve 23 Eylül tarihlerinde ülkemizde,
dünyanın her yerinde olduğu gibi 12 saat gece 12
saat gündüz süresi yaşanır.
Aşağıdakilerin hangisinde, verilen tarihlerde
Sinop’ta gündüz ve gece süreleri
Antalya’dakinden daha uzundur? ( 2002)

Gündüz Süresi Gece Süresi
A. 21 Mart 23 Eylül
B. 23 Eylül 21 Haziran
C. 21 Haziran 21 Aralık
D. 21 Aralık 21 Mart
E. 21 Ocak 23 Eylül
CEVAP: Sinop Antalya’ya göre kuzeyde yer
aldığı için; 21 Haziranda gündüzler uzun, 21
Aralıkta geceler uzun yaşanmaktadır.(C)
Aşağıdakilerden hangisi, Azerbaycan petrolleri
ve Türkmenistan doğalgazının Türkiye
üzerinden Akdeniz’e ulaştırılmasının Türkiye’ye
sağlaması beklenen yararlardan biri değildir?
(2001)

A. Jeopolitik öneminin arttırılması
B. Enerji açığının kapanmasına katkıda
bulunması
C. Doğu Akdeniz limanlarının öneminin artması
D. Turizm gelirlerinin artması
E. Petrole dayalı sanayi kuruluşlarının artması

CEVAP: Petrol ve doğalgaz boru hatlarının
Türkiye’den geçmesinin turizm gelirlerine etkisi
yoktur.(d)
2007 KPSS
Aşağıdaki haritada Ankara, Iğdır ve Başkale’nin coğrafi
koordinatları verilmiştir.

Yalnızca haritadaki bilgilerden yararlanarak aşağıdaki
yargılardan hangisine ulaşılamaz?

A) 21 aralıkta Başkale’de gündüz süresi Ankara’ dan uzundur.
B) 21 haziranda Iğdır’da Başkale’den daha uzun gündüz yaşanır.
C) Verilen kentlerin hepsinde 23 eylülde güneş doğduktan 12
saat sonra batar.
D) En uzun günle en kısa gün arasındaki farkın en fazla olduğu
yer Başkale’dir.
E) Iğdır’ın yerel saati Ankara’nınkinden daha ileridir.
Türkiye’nin yüzölçümü, aşağıdaki ülkelerin
hangisinin yüzölçümünden küçüktür?
(1999)

A) Irak
B) İran
C) Suriye
D) Yunanistan
E) Bulgaristan
Aşağıdaki meridyenlerden hangisinin
yerel saati, Türkiye için ulusal saat olarak
kabul edilmiştir? (2000)

A. İzmir’den geçen 270 Doğu meridyeni
B. İzmit’ten geçen 300 Doğu meridyeni
C. Ankara’dan geçen 330 Doğu meridyeni
D. Hatay’dan geçen 360 Doğu meridyeni
E. Diyarbakır’dan geçen 400 Doğu meridyeni
Türkiye’nin,
I. Çanakkale ve İstanbul boğazlarına sahip olması
II. Yüzölçümünün büyük olması
III. Endüstrileşmiş Avrupa ülkeleriyle petrolce
zengin Ortadoğu ülkeleri arasında yer alması
özelliklerinden hangileri, transit ticarette önemli bir
rol oynamasında etkilidir? (2002)

A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) I ve II
D) I ve III
E) II ve III
Türkiye’nin en doğu ucu ile en batı ucu
arasında 76 dakikalık zaman farkının
olması aşağıdakilerden hangisiyle
açıklanabilir? (2004)

A. Asya ve Avrupa kıtalarında
topraklarının olmasıyla
B. Yüzey şekillerinin engebeli olmasıyla
C. Başlangıç meridyeninin doğusunda
olmasıyla
D. Geçen meridyen sayısıyla
E. Kuzey Yarımküre’de yer almasıyla
Aşağıdakilerden hangisinde verilen iki
kent arasındaki yerel saat farkı
diğerlerinden daha fazladır? (2005)

A) Samsun-Adana
B) İzmir-Ankara
C) Balıkesir-Erzincan
D) Muğla-Çanakkale
E) İzmit-Kastamonu
BÖLÜMLER
Yukarı Fırat Bölümü; Malatya, Elazığ, Tunceli, Bingöl, Erzincan, Bitlis.
Erzurum-Kars Bölümü; ; Erzurum, Kars, Ardahan, Iğdır.
Yukarı Murat-Van Bölümü; Van, Muş, Ağrı
Hakkâri Bölümü; Hakkâri, Şırnak.
DAĞLAR
Kıvrım Dağlar
Munzur, Mercan, Allahuekber, Güneydoğu Toroslar, Hakkâri dağları, Buzul(Cilo)
dağı, Palandöken(Kırık).
Volkanik Dağlar
Nemrut, Süphan, Tendürek, Büyük Ağrı, Küçük Ağrı.
OVALAR
 Erzincan, Tercan, Erzurum, Pasinler, Iğdır ovası(kuzeyde)
 Elbistan, Malatya, Elazığ, Bingöl, Karlıova, Muş, Bulanık,
Varto ovası ve Çaldıran ovası(Van)(Güneyde).
PLATOLAR

 Erzurum-Kars, Ardahan platoları
AKARSULAR

 Aras, Kura(Hazar gölüne dökülür); Dicle(Zapsuyu-
Botan), Fırat(Karasu-Murat), Basra körfezine dökülür.
GÖLLER
Volkanik Set göller
 Van gölü, Erçek, Nazik (volkanik set ve de tektonik), Çıldır, Balık, Haçlı gölleri.

Volkanik Göller
 Nemrut, Aygır.

Tektonik Göller
 Hazar gölü
İKLİM

 Sert karasal iklim görülür. (Denizden uzak Donlu gün sayısının ve kar yağışının en fazla
ve yüksek olması sebebiyle) olduğu bölgedir.
 Erzurum-Kars en fazla yağışı yazın; diğer Hakkâri bölümü en fazla yağış alan bölümdür.
yerler ise ilkbahar döneminde alır. Iğdır çevresine göre çukurda kaldığı için mikro
 Erzurum-Kars’ta bitki örtüsü alpin çayırları klima iklim alanıdır; yağış miktarı azdır.
diğer yerlerde ise bozkırdır. Erzurum-Kars bölümünde Çernozyom topraklar
 Kış aylarının en uzun geçtiği bölgedir. görülür.
NÜFUS VE YERLEŞME
Kentleşme oranı düşüktür.
 Nüfus sayısı bakımından 7. sıradadır.
Nüfusun büyük bir kısmı Yukarı Fırat
 Aritmetik Nüfus Yoğunluğunun en az olduğu
bölgemizdir. Bölümünde toplanmıştır.
 Aritmetik nüfus yoğunluğunun en az olduğu il Van, Erzurum, Erzincan, Malatya, Elazığ,
Tunceli’dir. nüfusun fazla olduğu merkezlerdir.
 Tarım alanlarının az olması sebebiyle tarımsal
nüfus yoğunluğu fazladır. Hakkâri, Tunceli, Kars, Ağrı nüfusun en az
 Doğum oranının fazla olmasına rağmen göç olduğu merkezlerdir.
verdiği için nüfus azdır. Erzurum-Kars bölümünde bazalt taşından
yapılan evler görülür.
TARIM

 Yüksek ve engebeli olması sebebiyle tarım  Pamuk: Iğdır ve Malatya ovaları
alanları azdır.  Tütün: Muş, Bitlis, Malatya
 Tarım ürünleri
 Arpa: Erzurum, Erzincan ovaları(En fazla  Şeker Pancarı: Bitlis, Malatya,
yetiştirilen ürün) Elazığ, Erzurum
 Buğday: Malatya, Elazığ ovaları  Kayısı: Malatya(İhraç edilir).
HAYVANCILIK
 Erzurum-Kars bölümünde Büyükbaş hayvancılık(Mera
Hayvancılık), diğer bölümlerde ise Küçükbaş
hayvancılık yaygındır.
 Hakkâri ve Kars çevresinde arıcılık faaliyetleri yapılır.
MADENLER

 Bakır: Elazığ(Maden)
 Demir: Malatya(Hekimhan, Hasan çelebi)
 Krom: Elazığ(Guleman)
 Kurşun-çinko: Elazığ(Keban)
 Oltu taşı: Erzurum(Oltu)
 Kaya tuzu: Erzurum, Erzincan(Tercan), Kars, Ağrı.
SANAYİ

 Şeker: Erzurum, Malatya, Erzincan, Ağrı, Van, Muş, Kars
 Ferra krom: Elazığ
 Sigara: Malatya, Bitlis
 Pamuklu dokuma: Malatya.
 Gübre fabrikası: Erzurum, Van
ENERJİ KAYNAKLARI

 Linyit: Erzurum(Aşkale)
 Termik santral: Elbistan
 Hidroelektrik;
Fırat Nehri; Keban, Karakaya Barajlar.
Dicle Nehri; Kralkızı.
ULAŞIM

 Yer şekilleri ve kışların sert ve uzun geçmesinden dolayı ulaşım
zorlaşır.
 Hakkâri bölümü ulaşımın en zor sağlandığı bölümdür.
TURİZM
Doğa Turizmi;
 Ulaşım güçlüğü ve konaklama
tesislerinin yetersizliği nedeniyle  Van gölü, Nemrut gölü,
turizm gelişmemiştir.

Kış Turizmi Kültür Turizmi;
 Palandöken(Erzurum) ve  İshak Paşa sarayı(Doğu
Sarıkamış(Kars) kış turizmi Beyazıt)
gelişmiştir.
 Ani Harabeleri(Kars)
GENEL ÖZELLİKLERİ
Ekili-dikili arazinin en az olduğu
bölgedir.
Yüzölçümü bakımından 1. sıradadır. Kuzey-güney yönünde en geniş bölgedir
Türkiye’nin en az gelişmiş bölgesidir. Sanayinin en az gelişmiş olduğu bölgedir.
Büyükbaş hayvancılığın(Mera Tarım ürünlerinin olgunlaşmasının en
hayvancılığı) en çok yapıldığı bölgedir. uzun süre olduğu bölgedir.
Yukarı Fırat maden bakımından en Hasat süresinin en kısa olduğu bölgedir.
zengin bölümdür. Ulaşım ağının en az geliştiği bölgedir.
ENLER En yüksek dağ(Ağrı)
En büyük yüzölçümü En fazla sıcaklık farkı
En fazla dağlık ve engebeli alan En şiddetli karasallık
En fazla yükselti En fazla kar yağışı
En büyük göl(Van Gölü)
En az nüfus miktarı En fazla don olayı
En az nüfus yoğunluğu En az ulaşım imkânı
En fazla Büyükbaş hayvancılık En uzun kış
En fazla maden rezervi
En fazla hidroelektrik enerji potansiyeli En kısa yaz
En düşük sıcaklık
Bölümler
BÖLÜMLER
 Ege Bölümü; İzmir, Manisa, Aydın, Denizli, Muğla
 İç Batı Anadolu; Uşak, Afyon, Kütahya.
DAĞLAR
Kırık Dağlar
 Madra Dağı, Yunt Dağı, Bozdağ, Aydın Dağı, Menteşe Dağları(Kırık-Horst)

Kıvrım Dağlar
 Beşparmak Dağı, Murat Dağı, Eğrigöz Dağı, Simav dağları.

Volkanik Dağlar
 Kula Yöresi(Volkan Konileri).
OVALAR
 Bakırçay, Gediz(Menemen Ovası), K. Menderes,
B. Menderes(Balat Ovası), Tavas ovası, Çivril Ovası,
Banaz Ovası, Sandıklı Ovası, Şuhut Ovası
PLATOLAR
 Yazılıkaya platosu
AKARSULAR
 Bakırçay, Gediz, K. Menderes, B. Menderes;
Porsuk(Sakarya’nın kolu)
KÖRFEZLER
 Edremit, Dikili, Çandarlı, İzmir, Sığacık, Kuşadası,
Güllük, Gökova körfezleri.
GÖLLER

Alüvyon Set Gölleri
 Bafa(Çamiçi) Gölü, Marmara Gölü
ORMANCILIK

 Menteşe Yöresinde; Sığla ağacı ve bu ağaçtan elde edilen sığla yağı
üretimi yaygındır.(Endemik bitki)
 Menteşe yöresi, Aydın dağları, Boz dağları orman bakımından
zengindir.
İKLİM

 Kıyı kesiminde Akdeniz iklimi  Kıyı Ege’de makiler, İç Batı
Anadolu’da bozkırlar görülür.
 İç Batı Anadolu’da ise Akdeniz
İkliminden karasal iklime geçiş görülür.  Kıyı kesiminde kışlar ılık geçer,
 Akdeniz iklimi dağların etkisi ile kıyıdan don olayı ve kar yağışı ender
250 km kadar içerlere sokulur. görülür.
 En fazla yağış kış aylarında; cephesel  İç kesimlerde kar yağışları ve don
yağışlar ile görülür. olayları görülür.
NÜFUS VE YERLEŞME

 Nüfus sayısı bakımından 3. sıradadır.
 Nüfusun fazla olmasının sebebi dışarıdan göç almasıdır.
 Marmara’dan sonra en fazla göç alan bölgedir.
 Kıyı kesimleri sık nüfusludur.
 Menteşe yöresi ve İç Batı Anadolu’da ki dağlık alanlarda nüfus azdır.
 Kıyı Ege’de kentleşme oranı fazla, İç Batı Anadolu’da ise azdır.
 Yaz mevsiminde kıyı kesimi mevsimlik göç alır.(Muğla)
TARIM
 İntansif tarım yaygındır.
 Genelde ekonomik değeri yüksek olan ihraç edilen ürünler
yetiştirilir.
 Seracılık yaygındır.
 Tarım alanları genelde kıyı kesiminde toplanmıştır.
Tarım Ürünleri
 Üzüm: %46 İzmir, Manisi çevresi
 İncir : %78, Aydın. İzmir
 Pamuk: %32 B. Menderes ve
 Haşhaş: %56, Afyon(Bolvadin) Gediz ovası
çevresi  Turunçgil: %10 kıyı şeridi
 Zeytin:%55 Edremit körfezi  Pirinç, Ş. Pancarı(Afyon,
çevresi Kütahya), Ayçiçeği(İç Batı
 Tütün: % 51 Bakırçay ovası çevresi Anadolu), Buğday, Arpa(İç Batı
Anadolu), sebze üretimi yapılır.
HAYVANCILIK
 Menteşe yöresinde arıcılık,
 İç Batı Ege’de küçükbaş hayvancılık.
 Kıyı bölgelerinde kümes hayvancılığı ve besi hayvancılığı
yaygındır.
 Sünger avcılığı (Bodrum’da) yapılır.
SANAYİ
 Pamuklu dokuma: İzmir, Aydın,  Bitkisel yağ: İzmir
Afyon, Nazilli, Söke, Manisa,  Seramik: Kütahya, Uşak, İzmir
Denizli, Uşak  Kâğıt: Afyon(Çay)
 Demir Çelik; İzmir  Tersane: İzmir
 Petro –kimya: İzmir(Aliağa)
 Otomotiv: İzmir
 Sigara: İzmir, Manisa
 İçki: İzmir, Aydın, Afyon  Halı-kilim: Uşak, Kula, Milas, Bergama,
 Şeker: Uşak, Afyon, Kütahya  Elektronik Eşya; Manisa
MADENLER
 Krom: Emet(Kütahya)  Tuz: Çamaltı tuzlası(İzmir)
 Bor minerali: Emet(Kütahya)  Mermer: Afyon, Muğla
 Demir: Torbalı(İzmir),
Simav(Kütahya)  Zımpara taşı: İzmir, Muğla,
 Civa: Ödemiş, Denizli, Afyon, Uşak
Karaburun(İzmir), Uşak  Boksit: Muğla(Milas)
ENERJİ KAYNAKLARI
Jeotermal enerji:
 Linyit; Yatağan(Muğla),
Soma(Manisa), Tavşanlı, Sarayköy(Denizli),
Tunçbilek, Seyitömer, Germencik(Aydın), Göcek(Afyon).
Degirmisaz(Kütahya). Rüzgar enerjisi: Alaçatı(Çeşme)
 Termik santraller: Hidroelektrik:
Yatağan(Muğla), Soma(Manisa), Demirköprü(Gediz), Adıgüzel,
Tunçbilek, Seyitömer(Kütahya) Kemer(B.Menderes)
ULAŞIM
 Doğu-batı yönlü uzanan dağlar ulaşımı kolaylaştırır.
 Menteşe yöresi hariç ulaşım gelişmiştir.
 İzmir limanı gelişen limanıdır.
TURİZM

Yaz Turizmi; Sağlık Turizmi;
 Bodrum, Marmaris, Kuşadası, Çeşme,  Afyon ve Kütahya kaplıcaları
Didim, Foça turizminin geliştiği
alanlardır.
Kültür Turizmi;
Doğa Turizmi;  Efes, Meryem ana kilisesi, Milet,
 Denizli Pamukkale travertenler, Spil Bergama, Sard, Afrodisyas antik
dağı Milli parkı. kenti
GENEL ÖZELLİKLERİ

 Sosyal- ekonomik gelişmişlik açısından 2. sıradadır.
 Bölge ekonomisinin temelini tarıma dayanır.
 Zeytin, üzüm, haşhaş, incir, tütün üretimi 1. sıradadır.
 Dağlar denize dik uzandığı için enine kıyı tipi görülür.
 Muğla kıyılarında eski akarsu vadilerinin sular altında kalmasıyla Ria kıyılar görülür.
 Kıta sahanlığı geniştir.
 Limanların hinterlandı geniştir.
ta

ENLER  En girintili çıkıntılı kıyı
 En fazla tütün  En fazla kıyı uzunluğu
 En fazla zeytin  En geniş kıta sahanlığı
 En fazla üzüm  En uzun deniz kıyısına sahip
 En fazla incir kent(Muğla)
 En fazla haşhaş  En fazla horst ve graben
 En fazla linyit  En fazla linyit ile çalışan termik
 En fazla delta ovası santral
 En çok deniz tuzunun üretildiği  En az doğal göl.
bölge
Bölümler
 Orta Fırat ; Gaziantep, Şanlıurfa, Adıyaman
 Dicle Bölümü; Diyarbakır, Mardin, Batman, Siirt
DAĞLAR
Kıvrım Dağları
 Mardin Eşiği

Volkanik Dağlar
 Karacadağ
OVALAR

 Suruç Ovası, Altınbaşak(Harran) Ovası, Bismil Ovası,
Siverek Ovası
PLATOLAR

 Gaziantep, Şanlıurfa, Adıyaman, Diyarbakır Platoları
AKARSULAR

 Fırat, Dicle(Derin vadiler içinde aktıkları için doğal
koşullarda sulamada yararlanılamaz).
GÖLLER

 Buharlaşma şiddetinin fazla ve yerşekillerinin sade
olması sebebiyle doğal göl bulunmamaktadır.
İKLİM
 Bitki örtüsü bozkırdır.
 Bölgenin genelinde yarı kurak  Yaz aylarında Samyeli rüzgarının, Basra
karasal iklim özellikleri görülür. Alçak Basıncının kurutucu havasını
 Gaziantep çevresinde Akdeniz getirmesi sebebiyle; Türkiye’nin en sıcak
ikliminin etkileri yeri olur.
görülmektedir.(Bu etki sebebiyle  Kış aylarında kar yağışları ve don olayları
zeytin tarımı yapılabilmektedir) görülür.
 En fazla yağış kış aylarında görülür.  Kuraklık(Buharlaşma şiddeti)
sebebiyle orman varlığının en az
olduğu bölgemizdir.
NÜFUS VE YERLEŞME  Yerşekillerinin düz olması ve su
kaynaklarının yetersiz olması
 Nüfus sayısı bakımından 6. Saradadır. sebebiyle toplu yerleşmeler
 Orta Fırat bölümünde; Gaziantep, görülmektedir.
Şanlıurfa ve Adıyaman çevresinde  Bitki örtüsünün fakir olması
nüfus fazladır.
sebebiyle kırsal kesimlerde kerpiç
 Şanlıurfa, Mardin arası nüfusun en az evler görülmektedir.
olduğu alandır.
 Dicle bölümü tarımda makine  Tarım alanlarının geniş olması
kullanımı ve sanayileşmenin olmaması sebebiyle tarımsal nüfus
sebebiyle göç vermektedir. yoğunluğu azdır.
TARIM

 Kuraklık sebebiyle tarımda sulama sorunu vardır.
 Sulama sorununu aşmak için GAP geliştirilmiştir.
 Sulama sorunun tamamen çözülürse;
 Ekili dikili alan genişler
 Nadasa bırakılan alan azalır.
 Tarım ürün çeşidi artar.
 Pamuk, Mısır, Ayçiçeği gibi sanayi bitkilerinin ekim alanı genişler; Buğday,
Mercimek, arpa gibi tahıl ve baklagillerin ekim alanları azalır.
Tarım Ürünleri;
 Arpa; Şanlıurfa, Siirt,
 Kırmızı Mercimek; % 97 Şanlıurfa, Adıyaman.
Gaziantep
 Antep Fıstığı; % 87 Antep çevresi  Pirinç; Siverek Ovası
 Pamuk; % 48 Şanlıurfa, Gaziantep  Tütün; Adıyaman, Batman
 Üzüm; % 11 Gaziantep çevresi
 Buğday; Gaziantep, Şanlıurfa,  Karpuz; Diyarbakır
Diyarbakır  Zeytin; Gaziantep
HAYVANCILIK

 Küçükbaş hayvancılık faaliyetleri gelişmiştir.
 Gaziantep, Diyarbakır, Şanlıurfa çevresinde koyun;
 Mardin, Siirt çevresinde tiftik keçisi ve kıl keçisi
yetiştiriciliği yapılmaktadır.
MADENLER

 Fosfat; Mardin(Mazıdağı)
 Krom; Gaziantep
ENERJİ KAYNAKLARI

 Doğalgaz; Mardin(Çamurlu)
 Petrol; Batman, Adıyaman, Diyarbakır, Siirt, Mardin, Şanlıurfa
 Linyit; Adıyaman, Diyarbakır, Şırnak
 Hidroelektrik Santraller;
 Fırat; Atatürk, Birecik barajları
 Dicle; Devegeçidi, Batman, Ilısu, Dicle, Cizre Barajları
SANAYİ
 Bitkisel yağ fabrikaları; Gaziantep
 Petrol rafinerisi; Batman  Et kombinası; Diyarbakır, Şanlıurfa,
 Halı Klim dokumacılığı; Mardin
Siirt  Deterjan ve plastik fabrikası;
Gaziantep
 Yünlü dokumacılık;  Unlu Mamuller fabrikası; Gaziantep
Gaziantep, Diyarbakır  İçki fabrikaları; Gaziantep, Şanlıurfa,
Diyarbakır
 Gübre fabrikası; Mardin  Yem Fabrikası; Şanlıurfa, Gaziantep
ULAŞIM

 Karayolu, demiryolu yol yapım maliyeti düzlüklerin geniş
yer kaplaması sebebiyle azdır.
TURİZM

 Kültür turizmi; Nemrut Milli Parkı(Adıyaman), Balıklı
göl(Şanlıurfa), Zeugma (Gaziantep), Hasankeyf
(Batman), Harran Şehri, Halil’ül Rahman Gölü
GENEL ÖZELLİKLER

 Yüzölçümü en küçük bölgemizdir.
 Ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanır.
 Göl ve orman varlığı bakımından en fakir bölgemizdir.
 Doğu Anadolu’dan sonra ekonomiye en az katkısı olan bölgemizdir.
 Mardin eşiği depremin az görüldüğü alandır.
 Bölgenin güneyinden kuzeyine doğru yükselti artar.
ENLER
 En fazla Buharlaşma şiddeti
 En fazla Petrol yatakları
 En fazla Pamuk üretimi  En fazla yaz sıcaklığı
 En fazla Kırmızı Mercimek  En fazla güneşlenme süresi
üretimi
 En fazla Antep fıstığı  En küçük bölge
 En fazla Fosfat çıkarımı  En az orman varlığı
 Türkiye’de yerşekilleri ve iklim çeşitliliği farklı
türlerde hayvancılık faaliyetinin yapılmasına
imkân sağlamıştır.
Türkiye’de hayvancılık faaliyetinin önemi;
 Et ve süt üretimi yapılır.
 Sanayide hammadde olarak kullanılır.
 Kırsal kesimde insanların geçim kaynağıdır.
 Hayvansal gübre, tarımda kullanılır.
 Milli gelirin %10’unu oluşturur.
Türkiye’de hayvancılığın geliştirilmesi için;

 Otlakların iyileştirilmesi
 Et ve süt verimi düşük olan yaşlı ırkların
iyileştirilmesi
 Meraların aşırı ve erken otlatılmasının
engellenmesi
 Çiftçiye kredi sağlanması
 Kaliteli yem kullanılması
 Erken kesimlerin önlenmesi

 Hayvan hastalıklarıyla mücadele edilmesi

 Pazarlama olanaklarının iyileştirilmesi

 Besi ve ahır hayvancılığının yaygınlaştırılması
gerekir.
Türkiye’de Hayvancılığın Coğrafi
Dağılışı
1) Küçükbaş Hayvancılık
 Ülkemizde en çok beslenen hayvan grubudur.
 Sebebi;
 İklim koşulları sebebiyle ülkemizin genelinde
bozkırların varlığı
 Yerşekilleri engebeli olduğu için bu şartlara en
fazla uyum sağlayan hayvan grubu olmasıdır.
Koyun
 Türkiye’de en çok beslenen hayvan türüdür.
 Türkiye koyun üretiminde Avrupa 1.sidir.
Keçi
Kıl Keçisi;
 Doğal koşullara dayanıklı ve dağlık alanlara kolaylıkla uyum
sağlar, bu sebeple en çok Akdeniz Bölgesi’nde üretilir.
 Ormanlık alanlara zarar verdiği için yetiştirilme alanları
kısıtlanmıştır.
Tiftik Keçisi(Ankara Keçisi);
 Ankara ve Eskişehir doğal yetişme alanıdır.
 Tüylerinden Angora adı verilen yün elde edilir
 2) Büyükbaş Hayvancılık
 Büyükbaş hayvan türleri içinde en çok yetiştirilen
Sığır ve Manda türleridir.
Sebebi;
 Et ve Süt veriminin yüksek olmasıdır.
Besi ve Ahır Hayvancılığı
 Modern tesislerde yapılan hayvancılık faaliyetidir, bu
sebeple et ve süt üretiminde iklime bağımlılık ve
dalgalanmalar azdır.
Mera Hayvancılığı
 İklime bağımlılık fazla olduğu için et ve süt
üretiminde yıldan yıla dalgalanmalar fazladır.
3) Kümes Hayvancılığı
 Tüketici nüfusun fazla olmasından dolayı Marmara,
Ege, İç Anadolu ve Akdeniz’de,büyük şehirlerin
etrafında modern tesislerde yapılan hayvancılıktır.
4) İpek Böcekçiliği
 Güney Marmara’da Bursa çevresinde yoğun olarak
yetiştiriciliği yapılır.
 Suni ipek üretiminin artması sebebiyle önemini
yitirmiştir.
5) Arıcılık
 Bitki örtüsünün çeşitli olmasından dolayı
ülkemizde geniş alanlarda yapılmaktadır.
 Menteşe yöresi, Doğu Karadeniz de yoğun olarak
yapılır.
6) Balıkçılık
 Üç tarafı denizlerle çevrili olan ülkemizde
balıkçılık yeterince gelişmemiştir.
Sebepleri;
 Açık deniz(Okyanus) balıkçılığının gelişmemiş
olması
 Zararlı avlanma yöntemlerinin kullanılması ve
mevsimsiz avlanma
 Sofra kültümüzde balığın çok yer tutmaması
 Soğuk hava depolarının yetersiz olması
 Kıyı kirliliğinin artması ve balık türlerinin
azalması
 Pazarlama olanaklarının yetersiz olması
 Karadeniz balıkçılığın en fazla yapıldığı bölgedir.
Sebepleri;
 Suların soğuk olması(enlem)
 Karadeniz’e dökülen birçok akarsuyun
plankton(balık yiyeceği) taşıması
 Tuzluluk oranın az olması
 Halkın ekonomik imkânlarının yerşekilleri
sebebiyle kısıtlı olması ve denizlere yönelmeleri
 Karadeniz’de 200 m altta canlı hayat olmadığı için
balıkların yüzeyde dolaşması avlanmalarının
kolay olması
 Ülkemizde balıkçılık tatlı su balıkçılığı olarak
göllerde ve barajlarda; kültür balıkçılığı olarak da
balık üretme çiftliklerinde yapılmaktadır.
ORMANCILIK
 Nem oranı ve yağış miktarı fazla olan kıyı
bölgelerimizde, iç bölgelerimize göre orman
varlığı fazladır.
Ülkemizde Orman alanları bölgelere göre ;
1) Karadeniz
2) Akdeniz
3) Ege
4) Marmara
5) Doğu Anadolu
6) İç Anadolu
7) Güneydoğu Anadolu
Türkiye’de ormanlardan yararlanma.
 Isınma ihtiyacını karşılar.
 İnşaat sanayisinde kullanılır.
 Kağıt sanayisinde kullanılır.
 Erozyon olayını önler.
 Hayvanlar için barınak alanlarıdır.

Uyarı;
Ülkemizde son yıllarda doğal dengeyi korumak
için Yeşil Kuşak Projesi geliştirilmiştir.
 Sığla ağacı menteşe yöresinde yetiştirilir. Sığla
yağı elde edilir. (Endemik bitki)
Bölümler
Yukarı Sakarya Bölümü; Ankara, Eskişehir
Konya Bölümü; Konya, Karaman, Aksaray
Yukarı Kızılırmak; Sivas
Orta Kızılırmak; Çankırı, Kırıkkale, Yozgat, Kırşehir,
Kayseri, Nevşehir, Niğde.
DAĞLAR
Kıvrım Dağlar
Tecer, Elma dağı, Sivrihisar
Volkanik Dağlar
Karadağ, Karacadağ, Hasan dağı, Melendiz Dağı, Erciyes dağı
OVALAR
Konya ovası, Ereğli ovası, Develi ovası, Eskişehir ovası,
Yukarı Sakarya ovası, Aksaray ovası, Ankara ovası,
Kayseri ovası
PLATOLAR
Obruk, Cihanbeyli, Haymana, Bozok, Uzunyayla
platoları.
AKARSULAR

Kızılırmak(Delice), Sakarya(Porsuk)
GÖLLER
Tektonik Göller
Tuz gölü, Eber, Akşehir, Çavuşlu(Ilgın), Seyfe gölü, Sultan Sazlığı Gölü
Volkanik Göller
Meke Tuzlası
Alüvyon Set Gölleri
Eymir, Mogan
İKLİM
Yaz mevsimi sıcak geçer.
Karasal(step) iklim görülür. Yağış miktarı en az olan bölgemizdir.
En fazla yağışı ilkbaharda alır. Özellikle Tuz gölü çevresi en az yağış
Konveksiyonel(Kırkikindi) yağışlar alır.(Konya bölümü)
görülür. Bitki örtüsünün cılız olması sebebiyle
Bitki örtüsü bozkırdır.(İnsanların erozyonun en fazla görüldüğü bölgedir.
ormanları tahrip etmesiyle oluşan Sivas çevresi yükselti fazla olduğu için
antropojen bozkırlar görülür.) en fazla yağış alan yerdir
Kışlar soğuk ve kar yağışlıdır. .
NÜFUS VE YERLEŞME
Aritmetik Nüfus Yoğunluğu yüzölçümü,
Nüfus sayısı bakımından 2. sıradadır. nüfusundan fazla olduğu için azdır.

Nüfusu en yoğun olan bölüm Yukarı Tarımsal Nüfus Yoğunluğu tarım alanları,
Sakarya’dır.(Ankara-Eskişehir) tarım işçisinden fazla olduğu için azdır.

Nüfusun en az olduğu alanlar, engebeli Fizyolojik Nüfus Yoğunluğu tarım alanları,
ve yüksek olduğu için Yukarı toplam nüfusundan fazla olduğu için azdır.
Kızılırmak(Sivas) ve kurak olduğu için
Konya bölümü(Tuz gölü çevresidir.) Toplu yerleşme ve kerpiç evler yaygındır.
TARIM

Sulama problemi yaşandığından tarımsal verim düşüktür.
Sulama problemini aşmak için KOP(Konya Ovası Projesi)
geliştirilmiştir.
Sulama problemi yaşandığından nadasa ayrılan alan fazladır.
Tarım ürünleri
Çavdar: %80 Konya Ovası
Yeşil mercimek: %67 Konya, Yozgat
Patates: %64 Niğde, Nevşehir
Nohut: %55 Konya, Yozgat
Şeker pancarı: %54 Konya, Eskişehir, Aksaray
Arpa: %49 Konya, Yozgat, Kayseri
Buğday: %31 Konya, Yozgat, Kayseri
HAYVANCILIK
Küçükbaş hayvancılık yaygındır.
Tiftik(Ankara) keçisi yetiştiriciliğinin en fazla yapıldığı alandır.
Karaman koyunu; Konya, Karaman, Sivas çevresinde yoğun olarak yetiştirilir.
Kıl keçisi; Toros Dağları eteklerinde yetiştirilir
Arıcılık; Toros Dağlarında yapılır.
Kümes hayvancılığı, Besi Ahır Hayvancılığı; Ankara, Eskişehir, Kayseri, Konya
gibi il merkezleri etrafında gelişmiştir.
SANAYİ
Lokomotif: Eskişehir
Un ve unlu gıda: Konya, Yük vagonu: Sivas
Kayseri Uçak: Eskişehir, Ankara
Demir-Çelik: Sivas,Kırıkkale Şeker: Eskişehir, Ankara, Konya,
Silah Sanayi: Kırıkkale Kayseri.Sivas, Niğde, Yozgat
Petrol rafinerisi: Kırıkkale Mobilya: Kayseri, Ankara, Konya
Otomotiv: Aksaray
MADENLER
Bor minerali: Kırka - Seyitgazi (Eskişehir)
Manganez: Çayırhan(Ankara)
Tuz: Tuz Gölü, Çankırı, Sivas, Kırıkkale
Lületaşı: Eskişehir
Krom: Eskişehir, Sivas, Kayseri
Demir: Sivas(Divriği)
Civa: Konya(Sarayönü)
ENERJİ KAYNAKLARI
Linyit: Ankara(Çayırhan) termik santral
Uranyum: Sorgun(Yozgat)
Toryum: Eskişehir(Sivrihisar)
Hidroelektrik Santraller; Hirfanlı, Kesikköprü,
Kapulukaya(Kızılırmak).
ULAŞIM

Kara ve demiryolu ağı gelişmiştir.
Ankara, Eskişehir, Konya, Sivas, Kayseri
havaalanının bulunduğu illerdir.
TURİZM
Turizm gelirleri açısından 4. sıradadır.
Kapadokya(Yer altı kentleri, kiliseler) önemli turizm merkezleridir.
Konya, Selçuklu eserleri ve Mevlana müzesi ile önemli merkezdir.
Sultan Sazlığı kuş cenneti.
Elmadağ, Erciyes kış turizm merkezidir
GENEL ÖZELLİKLERİ
Türkiye’nin 2. büyük bölgesidir.
Nüfus sayısı bakımından 2. sıradadır.
Ekonomisi tarıma dayanır.
Türkiye’nin tahıl ambarıdır.
Tiftik keçisinin anayurdudur.
Lüle taşı bölge için önemli madendir.
ENLER
En fazla Koyun
En fazla buğday
En fazla Arpa
En geniş nadas alanı
En fazla Ş. Pancarı En az yağış
En fazla Nohut
En fazla Yeşil Mercimek En fazla sel rejimli akarsu
En fazla Elma
En fazla patates
En fazla lületaşı
En fazla Çavdar En geniş tarım alanları
En fazla Tiftik keçisi En büyük Kapalı havza
BÖLÜMLER
Doğu Karadeniz; Giresun, Trabzon, Rize, Artvin,
Gümüşhane, Bayburt.
Orta Karadeniz; Ordu, Samsun, Çorum, Amasya, Tokat.
Batı Karadeniz; Zonguldak, Bartın, Sinop, Düzce, Bolu,
Karabük, Kastamonu.
DAĞLAR
Batı Karadeniz (Küre, Bolu-Ilgaz, Köroğlu)
Orta Karadeniz(Canik dağları)
Doğu Karadeniz(Giresun, Zigana, Soğanlı, Rize, Kaçkar, Çimen, Kop,
Mescit, Yalnızçam)
OVALAR Tektonik Ovalar
Delta Ovaları
Düzce, Bolu, Mudurnu(Bolu),
Boyabat(Sinop), Amasya, Suluova,
Çarşamba(Yeşilırmak) Merzifon(Amasya), Tokat, Zile, Erbaa,
Bafra(Kızılırmak) Niksar(Tokat),
AKARSULAR
 Filyos(Yenice)
 Bartın(Taşımacılık yapılır)
 Kızılırmak
 Yeşilırmak
 Doğankent(Harşit)
 Çoruh(Uluslar arası).
GÖLLER
Heyelan set gölleri Buzul Gölleri
Sera, Tortum, Abant, Yedigöller, Kaçkar
Borabay
Alüvyon Set gölü
Uzungöl
İKLİM
Her mevsim yağışlı, kışlar ılık, yazları serin Karadeniz Yamaç (Orografik) yağış etkilidir.
iklimi görülür. İlkbahar döneminde yağış ve kar erimelerine
Bölgenin geneli en fazla yağışı sonbaharda alır.
Bitki örtüsü ormandır. bağlı olarak Heyelan olayları görülür.
En çok yağış alan bölgedir. Kimyasal çözülme fazladır.
Yağış Orta Karadeniz’de dağların etkisiyle iç kesimlere Doğu Karadeniz’de laterit, Batı Karadeniz’de
ulaşır.
Batı ve Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinde iklim Podzol gibi toprak çeşitleri görülür.
sertleşir, yağış miktarı azalır.
En fazla yağış Doğu Karadeniz’de en az yağış Orta  Bağıl nem fazladır.
Karadeniz’de görülür.
NÜFUS VE YERLEŞME
Tarımsal nüfus yoğunluğu ve fizyolojik
Nüfus sayısı bakımından 5. sıradadır. nüfus yoğunluğu tarım alanları az olduğu
Nüfus Doğu Karadeniz’de kıyı kesimde; Batı için fazla, aritmetik nüfus yüzölçümü geniş
Karadeniz’de; Zonguldak ve Bolu çevresinde, iç yer kapladığı için azdır.
kesimlerde ise; Tokat, Çorum, Amasya, Kırsal kesimde dağınık yerleşmeler ve
Gümüşhane gibi merkezlerde toplanmıştır. ahşap evler yaygındır
Kırsal nüfus fazla, kentsel nüfus azdır.
TARIM

Ekstansif tarım metodu uygulanır.
Yer şekillerinden dolayı ekili-dikili alan azdır.
Tarım ürünleri
Çay: %100 oranında Rize çevresinde
Fındık: %85 oranında kıyı şeridinde
Keten: %60 oranında Kastamonu, Sinop
Kenevir: %60 oranında Kastamonu, Sinop, Zonguldak
Pirinç: %32 Tosya, Boyabat, Düzce, Rize,
Şeker pancarı, Tütün, Buğday, Elma, Arpa, Patates yetiştiriciliği yapılmaktadır.
HAYVANCILIK
Büyükbaş hayvancılık(mera hayvancılığı) yaygındır.
Balıkçılık faaliyetlerinde 1. Sıradadır.
Arıcılıkta faaliyetleri gelişmiştir(Ordu, Bolu, Rize).
Bolu çevresinde kümes hayvancılığı yaygındır.
Tokat, Çorum, Gümüşhane, Bayburt gibi alanlarda küçükbaş hayvancılık faaliyetleri
gelişmiştir.
MADENLER

Bakır: Murgul(Artvin), Küre(Kastamonu)
Manganez: Ereğli(Zonguldak), Borçka(Artvin), Araklı(Trabzon)
Demir: Fundacık(Ordu)
Krom: Küre(Kastamonu)
Kurşun-Çinko: Maden köy(Çayeli), Şebinkarahisar(Giresun)
ENERJİ KAYNAKLARI

Taşkömürü: Zonguldak(Çatalağzı-Termik santrali)
Uranyum: Şebinkarahisar(Giresun)
Hidroelektrik: Derbent(Kızılırmak), Almus, Hasan ve Suat Uğurlu(Yeşilırmak), Sarıyar,
Gökçekaya(Sakarya).
Linyit: Bolu, Çorum, Amasya
SANAYİ
Kâğıt sanayi: Çaycuma(Zonguldak), Aksu(Giresun), Taşköprü(Kastamonu)
Demir-çelik: Ereğli, Karabük
Bakır işleme: Samsun, Murgul
Sigara: Tokat, Samsun
Çay: Rize
Fındık: Ordu, Giresun
Sinop: Cam
Çimento: Trabzon, Samsun, Zonguldak, Ordu
ULAŞIM
Zonguldak, Samsun, Trabzon önemli liman kentleridir.
Sinop doğal liman olmasına rağmen hinterlandı dar olduğu için
gelişmemiştir.
Zonguldak ve Samsun illerine demiryolu bağlantısı vardır.
Doğu-Batı yönlü ulaşım gelişmiştir, Kuzey-Güney yönlü ulaşım; Ecevit,
Zigana, Soğanlı ve Kop geçitleriyle sağlanır.
TURİZM
Kış turizmi: Kartalkaya(Bolu).
Kültür turizmi: Sümela manastırı, Safranbolu evleri(Karabük)
Kaplıca turizmi: Bolu ve Düzce kaplıcaları
Doğa Turizmi: Çoruh(rafting), Uzungöl, Abant, Yedigöller.
GENEL ÖZELLİKLERİ
Yüzölçümü bakımından 3. sıradadır. Kırsal nüfus fazladır.
Taş kömürü ve manganez üretiminde ilk
Nüfus sayısı bakımından 5. sıradadır. sıradadır.
Orman varlığı en fazla olan bölgedir. Çay, fındık, keten-kenevir üretiminde ilk
Boyuna kıyı tipi görülür. sıradadır.
Kıta sahanlığı dardır. Orman ürünleri ve kâğıt sanayi yaygındır.
Falez oluşumu yaygındır. Doğu ve Orta Karadeniz’in ülke
ekonomisine en önemli katkısı tarım da,
Batı Karadeniz’in ise sanayidedir.
ENLER

En fazla yağış En az sıcaklık farkı
En fazla kır nüfus En düzenli yağış
En fazla orman En fazla kimyasal çözülme
En fazla keten-kenevir En yıkanmış toprak
En fazla fındık En fazla bulutluk oranı
En fazla çay En uzun gece-gündüz süresi
En fazla eğim En az kuraklık
En fazla heyelan En çok taşkömürü
En çok dağınık yerleşme En çok balıkçılık
En çok falezli kıyı tipi En az kentsel nüfus.
En dar kıta sahanlığı En az güneş enerjisinden yararlanma.
En yüksek nem oranı En az nadas alanı.
 Yer altındaki madenin tahmini miktarına rezerv
denir.

 Yataktan çıkarılan madenin taş ve toprakla
karışık haline tuvönan denir.

 Yataktan çıkarılan madenin temizlendikten sonra
geriye kalan saf metal oranına tenör denir.
Madenin işletmeye açılabilmesi için;

 Rezervi yeterli olmalı,

 Tenör oranı yüksek olmalı,

 Ulaşım durumu ve pazarlama koşuları iyi olmalı,

 Yeterli sermaye, teknolojik araçlar ve yetişmiş
elemanların mevcut olması gerekir.
 Türkiye’de bütün jeolojik zamanlara ait araziler
bulunduğu için maden çeşidi fazladır.

 Maden çeşitliliğinin en fazla olduğu alan Doğu
Anadolu bölgesi’ nin Yukarı Fırat bölümüdür.

 Madenciliğimize ait ilk sistemli araştırma
MTA(maden teknik arama) ve Etibank’ın
kurulmasıyla başlamıştır.
Türkiye’de Madenler
1) Demir
 Ağır sanayinin hammaddesini oluşturur.
 En zengin rezerve sahip olan Divriği(Sivas) demir
yataklarıdır.
2) Bakır
 Elektrik, elektronik, uçak, motor sanayi ve ev
aletleri yapımında kullanılır.
 Samsun, Murgul(Artvin), Ergani(Diyarbakır) deki
fabrikalarda işlenir.
3) Krom
 Çeliğin sertleştirilmesinde ve paslanmayan bir
maden olduğu için madeni eşya yapımında
kullanılır.
 Krom rezervi açısından dünyada 4.sıradayız bu
yüzden büyük bir kısmını ihraç ederiz.
4) Boksit(Alüminyum)
 Alüminyumun hammaddesidir.
 Hafif olmasından dolayı uçak yapımında
kullanılır.
5) Bor Minerali
 Dünya rezervinin %70 Türkiye’dedir.
 Nükleer kalkan oluşturma, uçak ve roket
gövdelerinin yapımında, roket yakıtı yapımı gibi
bir çok alanda kullanılır.
 Büyük bir kısmını ham olarak ihraç ederiz.
6) Kükürt
 Tarım ve kimya endüstrisinde kullanılır.
 Keçiborlu(Isparta)’ da işlenmektedir.
7) Fosfat
 Gübre üretiminde kullanılır.
 İhtiyacımızı karşılamadığı için ithal ederiz.
8) Civa
 Sıvı halde bulunan tek madenimizdir.
 Eczacılıkta ve elektrik elektronik sanayinde
kullanılır.
9) Kurşun- Çinko
 Kurşun ve Çinko maden yataklarında birlikte
bulunur.
 Keban(Elazığ) ve Kayseri’de işlenmektedir.
10) Manganez
 Demirin çeliğe dönüştürülmesinde kullanılır.
11) Tuz
 Türkiye tuz yatakları bakımından zengin bir
ülkedir.
 Denizden, gölden ve kaya tuzu yataklarından elde
edilir.
12) Mermer
 Kalkerin başkalaşıma uğramasıyla oluşur.
13) Zımpara Taşı
 Türkiye zımpara taşı yatakları bakımından zengin
bir ülkedir.
 Üretimin büyük bir bölümü ihraç edilir.
14) Lüle taşı- Oltu Taşı
 Hediyelik eşya yapımında kullanılır.
15) Volfram(Tungsten)

 Sıcaklığa dayanıklı olduğu için ampul teli ve uzay
araçları yapımında kullanılır.
Türkiye’de Enerji Kaynakları
 Petrol, Kömür, Doğalgaz, Nükleer enerji
yenilenemeyen enerji kaynakları;

 Jeotermal enerji, Hidroelektrik enerji, Güneş
enerjisi, Rüzgâr enerjisi yenilenebilen enerji
kaynaklarıdır.
1) Taş Kömürü;
 1.jeolojik zamanda oluşmuş arazilerde görüldüğü
için ülkemizde sadece Zonguldak çevresinde
görülür.
 Çatalağzı(Zonguldak) termik santralinde elektrik
enerjisine çevrilir.
2) Linyit
 Ülkemizde her bölgede çıkartılır.
 En fazla Ege bölgesinde bulunmaktadır.
3) Petrol
 İlk kez Batman(Raman)’da çıkartılmıştır.
 Ülkemizde çıkan petrol ihtiyacımızı karşılamaz
ithal ederiz.
4) Doğalgaz
 Ülkemizde en fazla elektrik doğalgaz ile çalışan
termik santrallerden elde edilir.
5) Su Gücü
 Türkiye genç bir ülke olduğu için Hidroelektrik
potansiyeli yüksektir.
 Hidroelektrik potansiyeli en yüksek bölge Doğu
Anadolu, en düşük bölge ise Marmara’dır.
6) Rüzgâr Gücü
 En az faydalandığımız enerji kaynağımızdır.
7) Jeotermal Enerji
 Sıcak su kaynaklarından elde edilen enerjidir.
 Seracılıkta, konutların ısıtmasında, konserve ve
dokuma sanayinde kullanılır.
8) Nükleer Enerji
 Uranyum ve toryum madenleri ülkemizde
bulunmasına rağmen elektrik üreten santral
yoktur.
9) Güneş Enerjisi

Güneşlenme süresi fazla olan;
 Güneydoğu Anadolu
 Akdeniz
 Ege bölgelerinde su ısıtma amaçla yararlanılır.
Bölümler
Yıldız Dağları ; Kırklareli
Çatalca-Kocaeli ; İstanbul, İzmit, Adapazarı
Ergene ; Edirne, Tekirdağ
Güney Marmara; Bursa, Bilecik, Balıkesir, Çanakkale
DAĞLAR
Kıvrım Dağları
Yıldız, Samanlı, Biga, Koru, Işıklar, Kaz
Dağları(Kırık), Uludağ(Volkanik)
OVALAR
 Ergene, Adapazarı, Bursa, Karacabey, İnegöl, Balıkesir
ve Gönen Ovaları, Meriç Ovası
PLATOLAR
 Çatalca-Kocaeli Platosu.
AKARSULAR
 Meriç-Ergene, Susurluk, Sakarya.
GÖLLER

Tektonik Göller
 Sapanca, İznik, Ulubat, Manyas(Kuş Gölü)

Kıyı Set Gölleri
 Büyük Çekmece, Küçük Çekmece, Durusu(Terkos)
KÖRFEZLER
 İzmit, Gemlik, Bandırma, Erdek, Saros Körfezi
İKLİM

 Bölge, Karadeniz, Akdeniz ve Karasal  Güney Marmara’da Akdeniz İklimi
iklim arasında geçiş iklim özelliği (Maki) görülür.
gösterir.  Yıldız dağları ve Uludağ eteklerinde
 Yıldız dağları bölümünde ve Çatalca- ormanlık alanlar yer alır.
Kocaeli bölümünün kuzeyinde  Yıldız dağlarının nemli havayı iç
Karadeniz iklimi(Ormanlar) kesimlere geçirmemesi sebebiyle,
 Ergene bölümünde Karasal Ergene bölümünde kış sıcaklık
iklim(Bozkır, Garig) ortalamaları düşüktür.
NÜFUS VE YERLEŞME

 Nüfusun en fazla olduğu bölgedir. Kentsel nüfus en fazla, Kırsal nüfus en
Çatalca-Kocaeli bölümü en fazla nüfusa azdır.
sahip bölümdür. Yıldız dağları, Biga yöresi, Gelibolu
 Aritmetik ve Fizyolojik nüfus yoğunluğu yarımadası nüfusun en az olduğu alanlardır.
en fazla olan bölgedir.
 Nüfusun fazla olmasının nedeni göç Okur-yazar oranının en fazla olduğu
almasıdır. bölgedir.
TARIM

 Yüzölçümüne göre ekili dikili arazinin en geniş alan kapladığı
bölgedir.
 İntansif tarım yöntemleri kullanıldığından birim alandan elde
edilen gelir fazladır.
 İklim çeşitliliği sebebiyle, tarımsal ürün çeşitliliği fazladır.
Tarım Ürünleri;

 Ayçiçeği; % 80,Ergene bölümü ve Güney Fındık ; % 15, Sakarya.
Marmara Gül ; Yalova(Akdeniz’den sonra 2.sırada)
 Pirinç ; % 60, Ergene(Meriç ve Ergene havzası)Tütün ; Bursa, Balıkesir, Adapazarı
 Mısır ; % 30, Adapazarı, Bursa. Pamuk; Bursa, Balıkesir.
 Zeytin ; % 28, Gemlik, Mudanya, Erdek. Şeker Pancarı; Ergene, Güney Marmara.
 Buğday ; % 19, Ergene bölümü, Güney Marmara Sebze ve Meyveler; Bursa, Adapazarı.
HAYVANCILIK
 Kümes hayvancılığının ilk sıradadır(Bursa, İstanbul).
 İpekböcekçiliğinde ilk sıradadır(Bursa)
 Besi ve Ahır hayvancılığı talebin fazla olması sebebiyle
gelişmiştir.
 Merinos koyunu yetiştiriciliği Bursa ve Balıkesir çevresinde
yapılmaktadır(Tüylerinden kaliteli yün elde edilir).
MADENLER
 Bor Minerali; Susurluk(Balıkesir), Mustafa Kemal Paşa(Bursa)
 Volfram; Bursa(Uludağ)
 Mermer; Marmara Adası, Çanakkale, Bursa, Bandırma, Bilecik
 Demir; Balıkesir(Eymir), Sakarya(Çamdağ)
 Krom; Bursa(Orhaneli)
 Kurşun-Çinko; Çanakkale(Yenice), Balıkesir
SANAYİ

 Otomotiv; İstanbul, İzmit, Bursa
 Demiryolu Taşıtları fabrikaları; Adapazarı
 Tersane; İstanbul, İzmit  Mobilya; İstanbul, Bursa(İnegöl)
 Cam Sanayi; İstanbul, İzmit, Kırklareli  Yünlü ; Halı, Klim dokumacılığı; Hereke(İzmit),
 Kağıt Sanayi; İzmit, Balıkesir Bursa
 Petrol Rafinerisi; İzmit(İpraş)  İlaç; İstanbul
 Hazır giyim; İstanbul, Bursa  Şeker ; Alpullu(Kırklareli), Susurluk, Adapazarı
 Pamuklu dokuma; İstanbul, Bursa  Seramik; Bozüyük(Bilecik), Çanakkale, İstanbul
 Konserve; Bursa, Balıkesir, Çanakkale,
İstanbul
ENERJİ KAYNAKLARI

 Doğalgaz; Hamitabat(Kırklareli)
 Linyit; Saray(Tekirdağ), Çan(Çanakkale)
 Termik Santraller; Hamitabat, Ambarlı (Doğalgaz)
 Rüzgâr Santralleri; Çanakkale, Bandırma(Balıkesir)
ULAŞIM

 Karayolu, demiryolu, denizyolu, havayolu ulaşımlarının kesiştiği
bölgedir.(İstanbul)
 Yerşekillerinin sade olması ulaşımın gelişmesini kolaylaştırmıştır.
 Limanlar; İstanbul, Bandırma, İzmit, Tekirdağ, Çanakkale
 Havaalanı; İstanbul(Atatürk; Sabiha Gökçen), Bursa
TURİZİM

 Turizmin en çok geliştiği bölgemizdir.
 Kültür turizmi; Topkapı Sarayı gibi
 Sağlık turizm; Gönen kaplıcaları(Balıkesir)
 Yaz turizmi; Bandırma, Erdek, Gemlik,
 Kış turizmi; Uludağ
 Doğa turizmi; Manyas(Kuş Cenneti)
GENEL ÖZELLİKLER
 Çatalca Kocaeli nüfus yoğunluğunun
 Ekonomik gelişmişlik açısından en fazla olduğu bölümdür.
1.sıradadır.  İstanbul, Çanakkale boğazlarında Ria
 Bölge ekonomisi sanayi ve ticarete kıyılar; Yıldız dağları bölümü
dayanır. kıyılarında Boyuna kıyılar; Büyük ve
Küçük Çekmece kıyılarında limanlı
 Güney Marmara ve Ergene kıyılar görülür.
bölgenin önemli tarım alanlarıdır.  Asya ve Avrupa kıtasına toprağı
bulunan tek bölgedir.
ENLER

 En fazla nüfus yoğunluğu En fazla Besi ve Ahır hayvancılığı
 En fazla şehirleşme En önemli ithalat ve ihracat limanı(İstanbul)
 En fazla Sanayileşme En fazla ekili dikili arazi
 En fazla okur yazar oranı En az gerçek alan ile İzdüşüm alan arasındaki fark
 En fazla enerji tüketimi En çeşitli iklim
 En fazla sanayi işçisi En çeşitli bitki örtüsü
 En fazla tarım ürünü çeşitliliği
En fazla göç
En fazla Kent nüfus
 En fazla Ayçiçeği
En az Kırsal nüfus
 En fazla Pirinç
En fazla turizm gelirleri
 En fazla İpekböcekçiliği En az hidroelektrik üretimi
 En fazla kümes hayvancılığı En fazla enerji tüketimi
Sınırları belirli alanlarda yaşayan insan sayısı
nüfusu ifade eder.

Ülkemizde ilk nüfus sayımı 1927 yılında
yapılmıştır.

Ülkemizde son nüfus sayımı 2007 yılında
Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemine göre
yapılmıştır.
Bu sayıma göre ülkemizin nüfusu 70,586,256
kişi olarak belirlenmiştir.
Erkek nüfus 35,376,533 kişi
Kadın nüfus ise 35,209,723 kişi’dir.
Şehirde yaşayan nüfus 49,747,859 kişi
Köylerde yaşayan nüfus ise 20,838,397 kişidir.
Nüfus Sayımının Amaçları
 Nüfusun miktarını belirlemek
 Nüfusun artış oranını belirlemek
 Çalışanların ve işsizlerin sayısını tespit etmek
 Çalışan nüfusun sektörlere göre dağılımını
belirlemek(Sanayi, Tarım, Hizmet Sektörleri)
 Kadın ve erkek nüfusu belirlemek
 Nüfusun yaş gruplarına göre dağılımını
belirlemek
 Okuryazar sayısını ve öğrenim durumlarını
belirlemektir.
 Ülkemizde nüfus 1927 yılından bu güne kadar
sürekli artmıştır.
Ülkemizde nüfus artışının sebepleri;
 Doğum oranın ölüm oranından yüksek olması
 Bebek ölümlerinin az olması
 Sağlık hizmetlerinin iyileşmesi
 Eğitim seviyesinin düşük olması
 Gelenek ve görenekler
 Ortalama yaşam süresinin artması
Ülkemizde nüfus artışının olumlu sonuçları;
 Üretim artar
 Vergi gelirleri artar
 Genç ve dinamik nüfus artar
 İşçi ücretleri ucuzlar(İşverenler için olumlu
sonuç)
 Yeni yatırım sahaları açılır
 Mal ve hizmetlere talep artar
Ülkemizde nüfus artışının olumsuz sonuçları;
 Kişi başına düşen milli gelir azalır
 Kalkınma hızı düşer
 Hammadde kaynakları hızla tükenir
 İşsizlik artar
 Eğitim, sağlık, konut yetersizliği gibi sorunlar ortaya
çıkar
 Gecekondulaşma artar
 İç ve dış göç artar
 Çevre kirliliği artar
 Şehirlerde altyapı problemi artar
 İhracat azalır, İthalat artar (Dış ticaret açığı büyür)
 Ülkemizde nüfus miktarı sürekli artar. Ancak
nüfus artışı her dönem aynı olmadığı için nüfus
artış hızında farklılaşmalar görülür
 Cumhuriyetin ilk yılarlıda nüfus miktarının az
olmasının sebebi bir dizi savaştan çıkmamızla
açıklanır.
 1940–1945 yıllarında nüfus artış hızının düşmesi
II. Dünya savaşı sebebiyle erkek nüfusun
silâhaltına alınması ve sağlık koşullarının kötü
olmasıyla açıklanır.
 1955–1960 yılları arasında en yüksek nüfus
artışının görülmesi;
 Savaş tehlikesinin ortadan kalkmasıyla askerliğin
kısalması,
 Sağlık hizmetlerinin yaygınlaşması,
 Devletin nüfus artışını teşvik etmesiyle açıklanır.
 1960–1965 yıllarında nüfus artış hızının düşmesi;
Almanya’ya giden işçi göçüyle açıklanır.
 1975–1980 yılarına nüfusun artış hızının düşmesi;
aile planlaması çalışmaları, kadının iş hayatına
girmesi ile açıklanır.
 1980–1985 yıllarında nüfus artış hızında artma
görülmesi; sağlık koşullarının iyileşmesi,
ölenlerin doğanlardan az olmasıyla açıklanır.
 1985 yılından sonra nüfus artış hızımız sürekli
olarak azalmıştır.
Türkiye’de Nüfusun Coğrafi Dağılışı
BÖLGELER EN FAZLA NÜFUS EN AZ NÜFUS
Yıldız Dağları-Biga
Marmara Çatalca-Kocaeli
Yarımadası

Tuz Gölü Çevresi, Obruk
İç Anadolu Ankara, Eskişehir, Konya, Kayseri
Platosu
Menteşe Yöresi, İç Batı Ege
Ege İzmir, Manisa, Aydın, Denizli
Bölümü

Akdeniz Adana, Mersin, Antalya Teke, Taşeli Platosu

Kuzey Anadolu
Karadeniz Kıyı Şeridi(Trabzon, Rize, Samsun, Zonguldak gibi) Dağları(Karadeniz bölgesinin
iç kesimleri)

Güneydoğu Anadolu
Güneydoğu Anadolu Gaziantep, Şanlıurfa, Adıyaman, Diyarbakır, Mardin Bölgesinin Güneyi ve Orta
Kesimleri
Hakkâri Bölümü ve dağların
Doğu Anadolu Erzurum, Kars, Iğdır, Malatya, Elazığ, Erzincan
yüksek kesimleri
 Ülkemizde nüfusun dağılışına etki eden faktörler;
1) Doğal Faktörler;

İklim
 İklim koşullarının elverişsiz olduğu Doğu
Anadolu’da, Yağışların az olduğu Tuz gölü
Çevresinde nüfus az
 İklimin elverişli olduğu kıyı kesimlerde
nüfusumuz fazladır.
Yer şekilleri
 Engebenin fazla olduğu Doğu Anadolu,
 Doğu ve Batı Karadeniz
 Toroslar
 Yıldız Dağları
 Menteşe Yöresi
 Teke ve Taşeli Platolarında nüfus azdır.
Su Durumu
 Ülkemizde kırsal kesimlerde yerleşmeler su
kaynaklarının çevresinde toplanmıştır.
 Doğu Karadeniz’de yer şekilleri ve su
kaynaklarının fazlalığı sebebiyle dağınık
yerleşme
 İç Anadolu’da ise su kaynakları yetersizliği
sebebiyle toplu yerleşmeler görülmektedir.
 Beşeri Faktörler;

Sanayi
 Sanayinin fazla olduğu iş imkânlarının
bulunduğu alanlarda nüfus fazladır.
 İstanbul, İzmir, Bursa, Adapazarı, İzmit,
İskenderun, Kırıkkale gibi.
Tarım
 Verimli tarım alanlarının bulunduğu
 Çukurova,
 Bafra,
 Çarşamba,
 Bakırçay,
 Gediz,
 Küçük Menderes,
 Büyük Menderes
 İç Bölgelerde tektonik ovalarda nüfus fazladır.
Yer altı Kaynakları
 Maden yataklarının ve işletilmesinin bulunduğu
yerlerde nüfus fazladır.
 Zonguldak,
 Batman,
 Soma,
 Yatağan,
 Afşin
Turizm
 Antalya,
 Alanya,
 Marmaris,
 Bodrum,
 Kuşadası,
 Efes,
 İstanbul,
 Pamukkale,
 Ürgüp turizm ile nüfusu dönem dönem artan
şehirlerdir.
Ulaşım
Ulaşımın geliştiği
 İstanbul
 İzmir
 Ankara
 Bursa
 Adana gibi alanlarda nüfus fazladır
NÜFUS YOĞUNLUĞU

 Birim alanda yaşayan insan sayısını ifade eder.

 Nüfus yoğunlukları şu şekilde ifade edilir;
o Aritmetik Nüfus Yoğunluğu
o Tarımsal Nüfus Yoğunluğu
o Fizyolojik Nüfus Yoğunluğu
1) Aritmetik Nüfus Yoğunluğu;
 Bir yerin toplam nüfusunun, o yerin yüzölçümüne
bölünmesiyle elde edilir.
 Belirli alandaki km2 ye düşen insan sayısını ifade
eder.

= 91 kişi(İzdüşüm Alan)

 =86 kişi (Gerçek Alan)
Aritmetik Nüfus Yoğunluğu

Aritmetik Nüfus
Bölgeler Yüz Ölçüm(km2)G.A Nüfus
Yoğunluğu

Marmara 67,300 20.760.950 =308

Ege 85,000 9.299.322 = 109

G.D.Anadolu 61.000 6.636.391 = 108

Türkiye’nin Aritmetik NY 814.578 70.586.256 = 86

Akdeniz 122.100 9.024.884 = 73

İç Anadolu 162,000 11.327.675 = 69

Karadeniz 146,178 7.462.458 = 51

D. Anadolu 171,000 6.110.583 = 35
 Toplam nüfusun fazla, yüzölçümün küçük olduğu
alanlarda Aritmetik nüfus yoğunluğu fazla olur.
Marmara, Ege, Güneydoğu Anadolu gibi.

 Toplam nüfusun az yüzölçümün büyük olduğu
alanlarda Aritmetik nüfus yoğunluğu az olur. Doğu
Anadolu, Karadeniz, İç Anadolu, Akdeniz gibi.
 Aritmetik nüfus yoğunluğu en fazla olduğu bölge
Marmara; en az olan bölge ise Doğu Anadolu dur.

 Aritmetik nüfus yoğunluğu en fazla olan il İstanbul;
en az olan il Tunceli dir.
2) Tarımsal Nüfus Yoğunluğu
 Geçimini tarımdan sağlayan çifçi nüfusun, tarım
alanlarına bölünmesiyle elde edilir.

 Tarım alanlarında km2 düşen çifçi sayısının ifade
eder.
 Tarım alanlarının az(Yer Şekilleri engebeli),
tarımla uğraşan nüfusun fazla olduğu alanlarda
Tarımsal nüfus yoğunluğu fazladır.

 Ülkemizde bu alanlar;
 Doğu Karadeniz
 Batı Karadeniz
 Erzurum Kars
 Hakkâri Bölümü
 Menteşe Yöresi
 Yıldız Dağları Bölümü
 Antalya Bölümü
 Yukarı Kızılırmak bölümü gibi
 Tarım arazisinin geniş yer kapladığı alanlarda
Tarımsal Nüfus Yoğunluğu azdır.

 Ülkemizde bu alanlar;
 Konya Ovası
 Güneydoğu Anadolu Bölgesi
 Çukurova
 Bafra ve Çarşamba Ovaları
 Bakırçay, Gediz, Küçük ve Büyük Menderes
 Ergene Bölümü gibi
3) Fizyolojik Nüfus Yoğunluğu
 Toplam nüfusun tarım alanlarına bölünmesiyle
elde edilir.
 Tarım alanlarında km2 düşen kişi sayısını ifade
eder.
 Toplam nüfusun fazla olduğu, Çatalca-Kocaeli
Bölümünde,

 Tarım alanlarının az olduğu,
 Doğu Karadeniz bölümü,
 Doğu Anadolu Bölgesi gibi alanlarda Fizyolojik
Nüfus yoğunluğu fazla olur.
 Tarım arazisinin geniş yer kapladığı ve nüfusunda
buna karşılık az olduğu
 İç Anadolu
 Güneydoğu Anadolu
 Orta Karadeniz
 Çukurova
 Ergene gibi alanlarda Fizyolojik Nüfus Yoğunluğu
azdır.
NÜFUSUN FİZİKİ ÖZELLİKLERİ

 Nüfusun özelliklerini belirlemek için bazı
gruplamalar yapılmıştır.
 Bunlar;
1) Nüfusun Yaş Gruplarına Göre Dağılımı
2) Nüfusun Cinsiyet Durumu
3) Aktif Nüfus ve Sektörlere Göre Dağılımı
4) Nüfusun Eğitim Durumu
5) Kırsal ve Kentsel Nüfus
1) Nüfusun Yaş Gruplarına Göre Dağılımı:
 Nüfus yaş gruplarına göre dağılımı çalışan ve
çalışmayan nüfus ortaya koyması açısından
önemlidir.

 Nüfus yaş gruplarına göre;
o Genç Nüfus(0–14 Yaş)
o Olgun(Üretici)Nüfus;(15–64 Yaş)
o Yaşlı Nüfus;(65 ve üzeri) olmak üzere gruplanır.
 Genç Nüfus(0–14 Yaş);
 Ülkemiz nüfusunun % 26,4’ü genç nüfusu
oluşturur.
 Gelişmiş ülkelerde genç nüfus doğum oranı düşük
olduğu için azdır.
 Gelişmekte olan ve gelişmemiş ülkelerde doğum
oranı fazla olduğu için genç nüfus fazladır.
 Ülkemizde de genç nüfus fazladır.
 Olgun Nüfus(15–64 Yaş)
 Ülkemiz nüfusunun % 66,5’ini olgun nüfus
oluşturur.
 Olgun nüfus fazla ise üreten çok tüketen az
demektir.
 Gelişmiş ülkelerde olgun ve yaşlı nüfus fazla, genç
nüfus azdır.
 Gelişmemiş ülkelerde genç nüfus fazla, olgun ve
yaşlı nüfus azdır.
 Ülkemizde olgun ve genç nüfus fazla olduğu için
gelişmekte olan bir ülkedir sınıflandırılması
yapılır.
 Yaşlı Nüfus(65 ve üzeri)

 Ülkemiz nüfusunun % 7,1’i yaşlı nüfusu oluşturur.
 Gelişmiş ülkelerde yaşlı nüfus ve olgun nüfus
fazladır.
 Yaşlı nüfusun fazla olması sağlık koşullarının
gelişmiş olduğunu gösterir.
Türkiye’nin Nüfus Pramidi
2)Nüfusun Cinsiyet Durumu

 Ülkemizde Erkek nüfus Kadın nüfustan fazladır.
 Kırsal alanlarda kadın nüfus, Kentlerde ise Erkek
nüfus fazladır.
Sebebi;
 Erkek nüfusun çalışmak amacıyla kentlere göç
etmesidir.
 Erkek ve kadın nüfusu en fazla İstanbul’da, en az
ise Bayburt dadır
3) Aktif Nüfus Ve Sektörlere Göre Dağılımı

 Çalışma çağındaki nüfusa aktif nüfus denir.(15–64
Yaş )
 Yaşlı ve genç nüfus bağımlı nüfus olarak
adlandırılır.
 Ülkemiz nüfusunun %66.5’i aktif nüfus
içerisindedir.
 Nüfuzumuzun yaklaşık 45 milyonu aktif nüfus
içerisindedir; bu nüfusun %55 herhangi bir işte
çalışmakta olup %45 ise çalışmayan
durumundadır.
.
Aktif nüfusumuz sektörlere göre;
 Tarım (%48,5)(Tarım, Hayvancılık,Ormancılık)

 Hizmet(%33,6) (Sağlık, Eğitim,Turizm)

 Sanayi (%17,9) Sektörlerinde
4) Nüfusun Eğitim Durumu
 Nüfusumuzda okuma yazma oranı %80
civarındadır.
 Nüfusumuzun Erkeklerin okuma yazma oranı
%94; kadınların okuma yazma oranı % 87 dir.
 Okuma yazma oranı kentlerde kırsal alandan
daha fazladır.
5) Kırsal Ve Kentsel Nüfus
 Ülkemiz nüfusunun 49.747.859 kentlerde,
20.838.397 si ise köylerde yaşamaktadır.
 Ülkemizde kentsel nüfus 1980’lı yıllara kadar
kırsal nüfustan az iken; bu tarihten sonra kırsal
nüfustan fazla hale gelmiştir.
 Bu durumun ortaya çıkmasında göçlerin büyük
etkisi vardır.
GÖÇ
 İnsanların çeşitli nedenlerle bulundukları
yerlerden ayrılmalarıdır.
 İnsanların temel ihtiyaçlarını karşılayamamaları,
siyasal ve kültürel sebeplerle göçler yaşanır.
 Göçler ikiye ayrılır.
Bunlar;
A) İç Göçler
B) Dış Göçler
A) İÇ GÖÇLER

 Ülke içerisinde olan nüfus hareketleridir.

 Sürekli göçler ve mevsimlik göçler olarak ikiye
ayrılır.
1) Sürekli Göçler:

 Kırsal kesimlerle kentler arasında olan göçlerdir.

 Ülkemizde göçler genelde kırsaldan kentlere
doğrudur.
Sürekli göçlerin gerçekleşme sebepleri;

 Hızlı nüfus artışı
 Kırsal kesimlerdeki toprakların miras yoluyla
bölünmesi
 Tarımda makineleşme sebebiyle iş gücüne
duyulan ihtiyacın azalması
 Kırsal alanda eğitim, sağlık, iş imkânlarının
sınırlı, kentlerde ise bu imkânların gelişmiş
olması.

 Toprakların erozyon sonucunda verimsizleşmesi

 İklim şartları ve yer şekillerinin olumsuz etkisi.

 Terör, kan davası, kız kaçırma ;doğal afetler gibi
nedenler
 Marmara, Ege, İç Anadolu, Akdeniz en fazla göç
alan bölgelerdir.

 Marmara’da Çatalca-Kocaeli
 Ege’de Asıl Ege
 İç Anadolu’da Yukarı Sakarya
 Akdeniz’de Adana bölümü,
 Doğu Anadolu, Karadeniz, Güneydoğu Anadolu
en fazla göç veren bölgelerdir.

Uyarı; Güneydoğu Anadolu bölgesinin Orta Fırat
(Gaziantep )bölümü göç alan bölümler
arasındadır.
En fazla göç veren iller ise;
 Doğu Anadolu’da;
 Tunceli, Kars, Ardahan,Ağrı, Muş, Şırnak, Bingöl,
Hakkâri

 Karadeniz’de;
 Rize, Artvin, Ordu, Giresun, Kastamonu, Sinop

 Güneydoğu Anadolu’da;
 Mardin, Siirt, Adıyaman
 İç Anadolu’da
 Sivas, Yozgat, Niğde, Nevşehir, Kırşehir

 Ege Bölgesinde;
 Afyonkarahisar, Uşak, Kütahya

 Akdeniz’de;
 Burdur, Isparta, Kahramanmaraş

 Marmara’da
 Edirne, Kırklareli, Bilecik, Çanakkale gibi
merkezlerdir.
2) Mevsimlik Göçler;

 Kısa süreli meydana gelen göçlerdir.
Mevsimlik göçlerin gerçekleşme sebepleri;
 Turizme dayalı göçler(Antalya, Muğla gibi)
 Tarım işçileri göçleri(Adana, Giresun, Rize)
 Yaylacılığa dayalı göçler (Karadeniz, Akdeniz,
Doğu Anadolu gibi )
 Eğitim amaçlı göçler(Üniversiteler)
 Maden ve Orman işçileri göçleri(Zonguldak)
B) DIŞ GÖÇLER

 Ülkeler arasında olan nüfus hareketleridir.

Dış göçlerin sebepleri;
 Savaşlar ve etnik baskılar
 Uluslararası antlaşmalar(Lozan Antlaşması)
 Ekonomik sebeplerle olan göçler(Almanya)
 Nitelikli elemanların daha uygun koşullarda
çalışmak amacıyla göç etmesi (Beyin Göçü).

 Doğal afetler nedeniyle olan göçler.

 Eğitim, sağlık ve turizm amaçlı yapılan göçler.

 Dini amaçlı yapılan göçler.(Arabistan)
 İnsanların belirli alanlarda geçici veya sürekli
olarak kalmalarıdır.

Yerleşmeler ikiye ayrılır;
A) Kent Yerleşmeleri
B) Kır Yerleşmeleri
A) KENT YERLEŞMELER

 Nüfusu 10.000 den fazla olup, ekonomik
faaliyetleri, eğitim, sağlık, sosyal ve kültürel
alanları gelişmiş yerleşim birimleridir.

 Kent yerleşmeleri en fazla Marmara Bölgesi’nde
dir.
Kent yerleşmeleri fonksiyonlarına göre
sınıflandırılmıştır:

 Tarım Kentleri; Rize, Trabzon, Ordu, Giresun
Bafra, Çarşamba, Tokat, Yozgat, Nevşehir, Niğde
gibi

 Ticaret Şehirleri; İstanbul, İzmir, Samsun, Adana,
Bursa,Kayseri

 Sanayi Şehirleri; İstanbul, İzmir, İzmit, Karabük,
İskenderun, Kırıkkale,Eskişehir
 Liman Şehirleri; İstanbul, İzmir, İzmit,
İskenderun, Mersin, Trabzon, Samsun, Antalya

 İdari Kent; Ankara

 Üniversite Şehirleri; İstanbul, Ankara, İzmir,
Eskişehir, Trabzon, Erzurum

 Askeri Şehirler; Erzurum, Konya, Kayseri,
Malatya, Erzincan, Kars( Sarıkamış),Diyarbakır
 Turizm Şehirleri; Antalya, Alanya, Bodrum,
Kuşadası, Fethiye, Ürgüp

 Dini Şehirler; Konya, Şanlıurfa, Bursa

 Maden Şehirleri; Zonguldak, Batman, Divriği
(Sivas), Küre (Kastamonu), Murgul (Artvin),
Soma (Manisa)
B) KIR YERLEŞMELERİ

 Nüfusu 10.000 den az olup, ekonomik faaliyetleri,
eğitim, sağlık, sosyal ve kültürel alanları
gelişmemiş küçük yerleşim birimleridir.

 Kır yerleşmeleri en fazla Karadeniz Bölgesi’nde
dir
Büyüklüklerine göre;
 Kasaba
 Köy
 Mezra(Doğu Anadolu,Güneydoğu Anadolu)
 Kom(Doğu Anadolu)
 Yayla(Karadeniz, Doğu Anadolu, Akdeniz)
 Divan(Toroslar, Kuzey Anadolu dağları)
 Oba(Toroslar, Kuzey Anadolu dağları)
 Ağıl olarak sınıflanırlar
Yerleşme Şekline Göre;

 Toplu Yerleşme; Su kaynaklarının az yer
şekillerinin sade olduğu İç Anadolu, Güneydoğu
Anadolu’da görülür.

 Dağınık Yerleşme;Yer şekillerinin engebeli, su
kaynaklarının fazla olduğu Doğu Karadeniz
bölümünde görülür.
Ev Tipleri;
 Kerpiç Evler; İklimin kurak olduğu ve bitki örtüsü
bakımından fakir olan arazilerde görülür. En fazla
İç Anadolu, Güneydoğu Anadolu, Doğu
Anadolu’da görülmektedir.
 Ahşap Evler; Ormanların fazla olduğu Karadeniz
bölgesinde en fazla görülür.
 Taş Evler; Arazinin genelde taşlı olduğu Akdeniz
bölgesinde(Kireç taşı)
 Doğu Anadolu ve İç Anadolu’da(Volkanik Arazi,
volkan tüfü, andezit, bazalt) görülmektedir.
Sanayi, çeşitli hammaddelerin, atölyelerde ve
fabrikalarda işlenip kullanılır duruma getirilmesi
faaliyetleridir.

Sanayi tesislerinin kurulması için;
 Sermaye
 Enerji Kaynakları
 Hammadde
 İşgücü
 Ulaşım-Pazar koşullarının yeterli olması gerekir.
1) Sermaye;
 Sanayi tesislerinin kurulmasında her aşamada
öncelikle sermayenin olması gerekir. Sanayinin
kurulmasında ve gelişmesinde en önemli şarttır.

2) Enerji Kaynakları;
 Sanayileşme için özellikle elektrik enerjisine
ihtiyaç vardır. Marmara bölgesi sanayileşmeden
dolayı elektrik tüketiminin en fazla olduğu
bölgedir. Doğu Anadolu bölgesinde ise sanayi
gelişmediği için elektrik tüketimi en azdır.
3)Hammadde;
 Sanayi tesisleri genelde hammadde ihtiyacının
karşılanabildiği alanlarda kurulur. Özellikle
gıdaya dayalı sanayi kolları hammadde
kaynaklarına yakın yerlerde kurulur. Çay, şeker,
konserve, zeytinyağı fabrikaları gibi.

4) İş Gücü;
 Sanayi tesislerinin kurulması, büyümesi ve
işleyişinde nitelikli iş gücüne ihtiyaç vardır.
5) Ulaşım-Pazar;
 Sanayi tesislerinin kurulması, hammaddenin
taşınması, üretilen malın satımı gibi bütün işler
ulaşım ve pazar sayesinde gerçekleşir.

Uyarı;
 Türkiye’de sanayinin kurulabilmesinde ve
gelişmesinde en önemli sorun sermaye
yetersizliğidir.
 Türkiye’de sanayi kurmada en kolay temin edilen
ham madde ve iş gücüdür.
Sanayileşmeyi tamamlamış bir ülkede;
 Sanayide hammadde olarak daha çok madenler
kullanılır.
 Enerji tüketimi fazladır.
 İhracat fazla, ithalat azdır.
 İhracatını sanayi ürünleri, ithalatını ise
hammaddeler oluşturur.
 İşsizlik oranı düşüktür.
 Kişi başına düşen milli gelir fazladır.
 Gelir dağılımı düzenlidir.
 Kentleşme fazladır.
 Altyapı sorunu azdır.
SANAYİ (ENDÜSTRİ) KOLLARI
1) Besin (Gıda) Sanayi
2) Tütün ve İspirtolu İçkiler Sanayi
3) Dokuma ve Deri Giyim Sanayi
4) Maden Sanayi
5) Ulaşım Araçları Sanayi
6) Kimya Sanayi
7) Orman Ürünleri Sanayi
8) Çimento-Cam ve Seramik Sanayi
1) Besin( Gıda ) Sanayi
 Genelde hammaddeye yakın alanlarda sanayi tesisleri
kurulur.
Şeker Endüstrisi;
 Şekerpancarı bekletilmeden hemen işlenmesi gerektiği
için birçok ilimizde şeker fabrikaları bulunur.
Çay Endüstrisi;
 Çay çabuk bozulma özeliğine sahip olduğu için
fabrikaları hammaddeye yakın yerlerde
kurulmuştur. Doğu Karadeniz’de çay fabrikaları
bulunur.
Et Ürünleri Endüstrisi;
 Pazarlama olanakları geliştiği için
büyükşehirlerin etrafında kurulmuştur. Doğu
Anadolu’da mera hayvancılığı geliştiği için bütün
il merkezlerinin etrafında kuruludur.
Süt Ürünleri Endüstrisi;
 Pazarlama olanakları kolay olmasından dolayı
şehirlerin çevresinde toplanmıştır.
Konserve Endüstrisi;
 Sebze ve meyve tarımının yoğun olduğu Adana,
Antalya, İzmir ve Bursa çevresinde gelişmiştir.
Unlu Mamuller Endüstrisi;
 Un, makarna ve yem sanayi özellikle tahıl
tarımının yoğun olarak yapıldığı İç Anadolu
bölgesinde gelişmiştir.
Bitkisel Yağ Endüstrisi;
 Ayçiçeği, Mısır, Zeytin ve Pamuk tarımın yapıldığı
alanlarda daha çok yoğunlaşmıştır. Edirne,
Tekirdağ, Balıkesir, İzmir, Adana, Isparta ve
Gaziantep’te yoğunlaşmıştır.
2)Tütün ve İspirtolu İçkiler Endüstrisi
Sigara Fabrikaları;
 Tütün tarımın yapıldığı alanların etrafında
yoğunlaşmıştır. Bitlis, Malatya, Adana, İzmir,
Tokat, Samsun, Manisa’da fabrikalar bulunur.
Alkollü İçki fabrikaları;
 Şarap, bira ve rakı fabrikaları Ege, İç Anadolu ve
Marmara bölgelerinde yoğunlaşmıştır.
3) Dokuma-Deri ve Giyim Sanayi;
 Ülkemizde en yaygın ve en gelişmiş sanayi koludur.
Pamuklu Dokuma;
 Adana, Antalya, İzmir, Bursa, Konya, Kayseri, İstanbul,
Malatya, Gaziantep önemli sanayi alalarıdır.
Yünlü Dokuma;
 İzmit(Hereke), Kayseri(Bünyan), Bursa,
Diyarbakır önemli alanlardır.
Halı ve Klim Dokumacılığı;
 Uşak, Denizli, Isparta, Burdur, Manisa, Kayseri,
Nevşehir, Niğde, Sivas, Konya, Erzurum önemli
alanlardır.
İpekli Dokuma;
 Bursa-Gemlik, İstanbul, önemli alanlardır.
Deri-Giyim ve Ayakkabı Sanayi;
 İstanbul, İzmir, Bolu-Gerede, Denizli önemli
alanlardır.
4) Maden Sanayi
Demir-Çelik Sanayi;
 Ereğli(Zonguldak), Karabük, İskenderun,
Kırıkkale, Sivas, İzmir önemli fabrikaların
bulunduğu alanlardır.
Ferra-Krom Sanayi;
 Antalya ve Elazığ’da ferra-krom fabrikaları vardır.
Alüminyum Sanayi;
 Seydişehir(Konya)’de bulunur.
Kurşun ve Çinko Sanayi;
 Keban(Elazığ) ve Kayseri’de bulunur.
Bakır Sanayi;
 Murgul(Artvin), Samsun, Ergani(Diyarbakır)
5) Ulaşım Araçları Sanayi;
Otomobil Fabrikaları
 İstanbul, Bursa, İzmit, İzmir, Adana, Aksaray gibi
alanlarda bulunur.
Demiryolu Taşıtı Fabrikaları;
 Adapazarı, Eskişehir, Ankara, Sivas gibi alanlarda
bulunur.
Uçak Fabrikaları;
 Ankara ve Eskişehir’de bulunur.
Tersaneler(Gemi yapımı);
 İstanbul, İzmit, İzmir’ de bulunur.
6)Kimya Endüstrisi
Petrol Rafinerileri;
 İzmir(Aliağa), İzmit(İpraş), Kırıkkale(Orta Anadolu),
Mersin(Ataş), Batman(Batman) rafinerileri
bulunmaktadır.
İlaç Sanayi;
 İstanbul, İzmir, Ankara illerinde bulunur.
Gübre Endüstrisi
 Mersin, Adana, İzmir, İskenderun, İzmit,
Karabük, Bursa, Samsun, Mardin gibi alanlarda
bulunur.
Sabun ve Deterjan Sanayi;
 İstanbul, İzmir, İzmit, Ankara, Gaziantep gibi
alanlarda bulunur.
7) Orman Ürünleri Endüstrisi;
Kâğıt Fabrikaları;
 Aksu(Giresun),Taşköprü(Kastamonu),
Çaycuma(Zonguldak),İzmit,Balıkesir, Çay(Afyon),
Dalaman( Muğla), Taşucu(Mersin) gibi alanlarda
bulunur.
Mobilya Sanayi;
 İstanbul, Ankara, İzmir, Eskişehir, Kayseri, Bursa’
da bulunur.
Kereste-Sunta Fabrikaları;
 Bolu, Düzce, Bartın, Ayancık, Artvin, Rize gibi
alanlarda hammadde bolluğundan dolayı
gelişmiştir.
8) Çimento-Cam ve Seramik Sanayi;
Cam Sanayi;
 İstanbul, Kırklareli, Sinop, İzmit, Adapazarı,
Mersin’de bulunur.
Seramik ve Porselen Sanayi;
 Kütahya, Bilecik(Bozüyük), Çanakkale, İstanbul,
İzmir, İzmit gibi illerde bulunur.
Çimento Fabrikaları;

 Eskişehir, Trabzon, Ordu, Zonguldak, Bolu,
Ankara, Niğde, Kayseri, Mersin, Adana, Konya,
Isparta, Mardin, Elazığ, Van, Erzurum gibi birçok
ilde bulunmaktadır.
 Birim alandan verim sağlamak amacıyla,
toprakların ekilip biçilmesi işlemine tarım denir.

Tarım faaliyetlerinin önemi;
 Halkın temel besin ihtiyacı karşılanır.
 Sanayide hammadde olarak kullanılır (Pamuk-
Tekstil, Mısır-Yağ Sanayi gibi).
 İhraç edilen önemli tarım ürünleri yetiştirilir.
 Milli gelirin önemli bir payı tarımdan sağlanır.
Türkiye Topraklarından
Yararlanma
 Ülkemiz topraklarının %36’sı ekili-dikili alan, %
32’si meralar, %26’sı ormanlar ve %6’sı
kullanılmayan alandır.
 Doğu Anadolu, Karadeniz, Akdeniz bölgelerinde
yerşekilleri engebeli ve yükselti fazla olduğu için
tarım alanları dardır.
 Marmara, Ege, Güneydoğu Anadolu ve İç Anadolu
Bölgelerinde yerşekilleri sade ve yükselti az
olduğu için tarım alanları geniştir.
 Ülkemizde ekili dikili alanlar, bölgelerimizin
yüzölçümleri oranlarına göre;

Yüzölçümleri içinde tarım
BÖLGELER
alanları oranı(%)

Marmara 30
İç Anadolu 27
Güneydoğu Anadolu 27
Ege 24
Akdeniz 18
Karadeniz 16
Doğu Anadolu 10
Türkiye’de Tarım Özellikleri
 Ülkemizde iklim çeşitliliği fazla oluğu için
tarımsal ürünleri çeşitliliği de fazladır.(En fazla
Marmara bölgesinde)

 Yerşekilleri engebeli olduğu için, tarımda makine
kullanımına imkân sağlamamaktadır.(Doğu
Karadeniz, Hakkâri Bölümü gibi)
 Yükselti değerlerinin fazla olduğu İç bölgelerde,
sıcaklık değerlerinin düşük olması, tarımı
olumsuz yönde etkilemektedir.(Erzurum Kars’ da
dünyanın en verimli topraklarından Çernozyom
toprak bulunmasına rağmen tarım
yapılamamaktadır.)

 Karstik arazilerde tuz ve kireç oranının fazla
olması ve zeminin su tutamaması sebebiyle
tarımsal faaliyetler kısıtlıdır.(Teke, Taşeli Platosu
gibi)
 Yerşekillerinin engebeli ve bitki örtüsünün cılız
olduğu alanlarda erozyon fazladır ve bu durum
toprak verimini düşürmektedir.(İç Anadolu,
Güneydoğu Anadolu, Doğu Anadolu gibi)

 Yağış yetersiz ve yağış rejimi düzensiz olduğu için
topraklar nadasa bırakılmaktadır.(İç Anadolu,
Güneydoğu Anadolu gibi)

 Topraklarımızdan, birim alanda elde edilen verim
düşüktür.(İlkel tarım yöntemleri uygulandığı
için)
TARIM YÖNTEMLERİ
1) İlkel(Ekstansif) Tarım;

 Tarımda ilkel yöntemler kullanılır.
 Makine kullanımı azdır.
 İnsan ve hayvan gücüne duyulan ihtiyaç fazladır.
 Birim alandan elde edilen üretim az
 Tarımsal verim ve kalite düşüktür.
 İklim şartlarından çok etkilenme vardır ve
tarımsal üretimde yıldan yıla dalgalanmalar
görülür.
 Sulama ve gübreleme yaygın değildir.
 Nadasa bırakılan alan fazladır.
 Kullanılan tohumlar kaliteli değildir.
 Doğu Anadolu, İç Anadolu, Güneydoğu ve
Karadeniz bölgelerinde yerşekilleri, iklim şartları
ve ekonomik problemler nedeniyle
uygulanmaktadır.
2) Modern(İntansif) Tarım

 Tarımda modern yöntemler kullanılır.
 Makine kullanımı yaygındır.
 İnsan ve hayvan gücüne duyulan ihtiyaç azdır.
 Birim alandan elde edilen üretim fazladır
 Tarımsal verim ve kalite yüksektir.
 İklim şartlarından etkilenme azdır ve tarımsal
üretimde yıldan yıla dalgalanmalar fazla
yaşanmaz.
 Sulama ve gübreleme yaygındır.
 Nadas yöntemi yerine nöbetleşe ekim yapılır.
 Kullanılan tohum kalitelidir.
 Marmara, Ege, Akdeniz bölgelerinde
uygulanmaktadır.
Türkiye’de Tarımı Etkileyen
Faktörler
 Sulama
 Toprak Bakımı
 Gübreleme
 Tohum Islahı
 Makineleşme
 Pazarlama
 Tarımı Destekleyen Kuruluşlar.
1) Sulama
 Ülkemizde Karadeniz kıyıları hariç yazları kurak
geçen her yerde sulamaya ihtiyaç vardır.
 Yağışların az olduğu İç Anadolu bölgesinde ve
buharlaşmanın şiddetli yaşandığı Güneydoğu
Anadolu Bölgesinde sulamaya en fazla ihtiyaç
duyulur.
 Ülkemizde sıcaklığın yeterli olduğu Çukurova’da,
sulamayla birlikte aynı topraktan yılda 2–3 kez
ürün alınabilmektedir.
Ülkemizde sulama sorunu çözülürse;
 Nadasa ayrılan alanlar azalır.(Erozyon azalır)
 Tarım iklime bağımlılıktan kurtulur,
 Üretim artar ve üretimde yıldan yıla
dalgalanmalar azalır.
 Tahıl ve baklagiller yerine, ekonomik değeri
yüksek olan, sebze meyve ve sanayi ürünleri
yetiştirilir.
 Kırsal kesimlerde topraklar işlek hale
geleceğinden kentlere olan göçler azalır.
2) Toprak Bakımı

 Toprağı sürülmesi ve dinlendirilmesi,
 Yabancı otlardan ve taşlardan arındırılması,
 Erozyon önleme çalışmalarının yapılması,
 Drenaj çalışmalarıyla toprağın bazı yerlerindeki
fazla suların boşaltılması.
3) Gübreleme
 Bitkilerin topraktaki besin maddelerini bitirmesi
sebebiyle toprağın kendini yenilemesi için
gübreleme yapılır.
 Aşırı gübre kullanımı bitki köklerini yakar,
toprak ve su kirliliğine sebep olur.
 Ülkemizde hayvansal ve kimyasal gübre
kullanımı yapılmaktadır.
 Gübre ihtiyacımızı karşılayamadığımız için ithal
ederiz.
4) Tohum Islahı

 Tohumun daha verimli olacak şekilde
iyileştirilmesidir.

 Tohumun tarım yapılan yörenin iklim şartlarına
dayanıklı hale getirilmesidir.
5) Makineleşme

Tarımda makineleşme sonucunda;
 Tarıma ayrılan alanlar artar.
 Tarım ürünlerinin üretim miktarı artar.
 İnsan ve hayvan gücüne duyulan ihtiyaç azalır.
 Kırsal kesimde insan gücüne duyulan ihtiyaç
azalacağından, kentlere göç artar.
Ülkemizde tam olarak makineli tarıma
geçilememiştir.
Sebebi;
 Tarım alanlarının engebeli ve eğimli olması.
 Tarım alanlarının miras yoluyla bölünmesi ve
makine alımının ekonomik olmaması
 Kırsal alanda tarımsal iş gücünün daha ucuz
olması.
 Makine fiyatlarının yüksek olması.
6) Pazarlama
 Üretilen ürünleri iyi bir fiyata satılması,
 Ürünler üretildikten sonra kısa sürede,
bozulmadan, tüketim alanlarına ulaştırmak
pazarlama konusunda dikkat edilmesi gereken
unsurlardır.
 Devlet bazı dönemlerde üreticiyi korumak ve
üretimde devamlılığı sağlamak için destekleme
alımları ve taban fiyat uygulaması
yapmaktadır.(Fındık, Buğday gibi)
7) Tarımı Destekleyen Kuruluşlar
 Ülkemizde tarımı destekleyen çeşitli kuruluşlar
bulunmaktadır.
Bunlar;
 Çaykur; Çay üretimini destekler.
 Çukobirlik; Çukurova’da yetişen tarım ürünleri alır ve
üreticiyi destekler.
 Tariş; Ege bölgesinde yetişen tarım ürünlerini alır ve
üreticiyi destekler.
 Fiskobirlik; Fındık üretimini destekler.
 Pankobirlik; Şeker pancarı üretimini destekler.
 Ziraat Bankası; Üreticiye kredi sağlar.
 TMO; Toprak Mahsulleri Ofisi gibi.
TARIM
1) Tahıllar;
ÜRÜNLERİ
 Buğday, Arpa, Çavdar, Yulaf, Mısır, Pirinç(Çeltik)
 Buğday, en çok ekilen ve üretimi en fazla olan tarım
ürünüdür.
 Mısır, Karadeniz ikliminin bir tarım ürünü
olmasına rağmen, yağ sanayinde kullanıldığı için
sulama sayesinde en fazla Akdeniz’de yetiştirilir.
 Pirinç, sıtma hastalığına sebep oluğu için
şehirlerin çevresinde yetiştiricili yasaklanmıştır
ve üretimi devlet kontrolündedir.
2) Sanayi Bitkileri;
 Pamuk, Tütün, Şeker Pancarı, Haşhaş, Çay, Keten, Kenevir.
 Pamuk, GAP ile birlikte Güneydoğu Anadolu bölgesinde en
fazla yetiştirilir. Tekstil sanayinin hammaddesini
oluşturur.
 Tütün, kalitesi bozulmaması amacıyla devlet
kontrolündedir.
 Şeker Pancarı, çabuk bozulma özelliğine sahip olduğu
için fabrikaları üretim alnının hemen yanına kurulur.
Küspesinden hayvan yemi elde edildiği için fabrikalar
etrafında besi hayvancılığı gelişmiştir.
 Akdeniz ve Ege’de daha çok gelir getiren tarım
ürünleri tercih edildiği için yetiştirilmez.
 Haşhaş, uyuşturucu madde içerdiği için devlet
kontrolündedir.
 Çay, çabuk bozulma özelliğine sahip olduğu için
fabrikaları yetiştirilme alanlarının çevresine
kurulur. Yetişme alanı dardır.
 Keten, dokumacılıkta kullanılır.
 Kenevir, uyuşturucu madde içerdiği için devlet
kontrolündedir. Halat ve çuval yapımında
kullanılır.
3) Baklagiller;
 Mercimek(Kırmızı ve Yeşil), Nohut, Fasulye, Bakla
 Nöbetleşe ekimin yapıldığı, iç bölgelerde ikinci
ürün olarak tercih edilir.
4) Yağ Bitkileri
 Ayçiçeği, Zeytin, Susam, Yer fıstığı, Soya fasulyesi, Aspir, Kolza.
 Zeytin, ağacın özelliğinden dolayı bir yıl meyve verip diğer yıl az
meyve vermesinden dolayı, Akdeniz’de zeytin yerine daha çok
gelir getiren tarım ürünleri tercih edilir.
5) Meyvecilik
 Fındık, İncir, Turunçgil, Üzüm, Elma, Kayısı,
Antep Fıstığı, Armut, Muz, Badem,
 Üzüm ve elma , soğuğa en dayanıklı meyvelerdir
 Fındık, Dünya fındık üretiminde 1. Sıradayız.
6) Yumrulu Bitkiler;
 Patates, Sarımsak, Soğan
İhraç edilen tarım ürünleri
 Fındık, İncir, Üzüm, Kayısı, Antep Fıstığı,Zeytin,
Turunçgil, Elma, Tütün, Nohut,Mercimek gibi

Doğal yetişme alanı dar olan tarım ürünleri
 Muz, Çay, Fındık, İncir, Zeytin,

Cumhuriyetten sonra ekimine başlanan tarım
ürünleri
 Çay, Ayçiçeği, Pamuk, Şeker Pancarı
 Türkiye kış aylarında kutupsal, yaz aylarında
ise tropikal hava kütlelerinin etkisi altında
kalır.

 Sibirya Yüksek Basıncı;
Kış aylarında etkilidir.

 Basra Alçak Basıncı;
Yaz aylarında etkilidir.
Güneydoğu Anadolu Bölgesine karasallığı
getirerek, bu bölgeyi yaz aylarında ülkenin
en sıcak yeri yapar.
 Türkiye’de yıl içerinde gezici hava
kütlelerinin etkisi görülür.

 Asor Yüksek Basıncı;
Yıl boyu etkilidir ancak yaz aylarında etkisi
daha çok görülür ve Basra Alçak Basıncı ile
birlikte yazın kuraklığa neden olur.

• İzlanda Alçak Basıncı;
Yıl boyu etkilidir ancak kış aylarında daha
çok etkili olup yağışlara neden olur.
 Soğuk rüzgarlar;
Karayel, Yıldız, Poyraz sıcaklığı düşürür.

 Sıcak rüzgarlar;
Samyeli (Keşişleme), Kıble, Lodos sıcaklığı
arttırır.

 Bu rüzgarlar içerisinde sıcaklığı en fazla
Poyraz düşürürken, sıcaklığı en fazla
Samyeli (Keşişleme) arttırmaktadır.
 Ege denizi üzerinden kuzeyden güneye
doğru esen rüzgarlara Etezyen adı verilir.

 Günlük sıcaklık farkları sonucunda
Meltem Rüzgarları oluşur.
Deniz Meltemi, Kara Meltemi, Dağ
Meltemi, Vadi Meltemi.

 Ege Bölgesinde denizden esen
meltemlere İmbat adı verilir.
 Föhn rüzgarları özellikle kış aylarında Doğu
Karadeniz kıyılarında etkili olup sıcaklıkları
arttırırlar.
 Diğer rüzgarlardan farklı olarak geldikleri
yerlerin karekteristlik özelliklerini taşımazlar.
 Havadaki su buharına nem adı verilir.

 Nem fazla ise sıcaklık farkları az olur
(Karadeniz).

 Nem az ise sıcaklım farkları fazla olur
(D.Anadolu).
1) Mutlak Nem;

 1 m3 hava içindeki nemin gr cinsinden
değeridir.

 Sıcaklıkla doğru orantılıdır. Sıcaklık arttıkça
mutlak nem artar.

 Mutlak nemin en fazla olduğu bölge
Akdeniz bölgesidir.

 Mutlak nemin en az olduğu bölge Doğu
Anadolu bölgesidir.
2) Maksimum Nem;

 1 m3 havanın belirli bir sıcaklıkta
taşıyabileceği nem miktarıdır.

 Sıcaklığın fazla olduğu alanlarda havanın
nem taşıma kapasitesi fazla olur.

 Sıcaklığın fazla olduğu Güneydoğu
Anadolu bölgesinde Maksimum Nem
miktarı en fazladır.
3) Bağıl Nem;

 Havanın neme doyma açığının ifade eder.

 Bağıl Nem % 100 aştığında yağış başlar,
aşmıyorsa nem açığı var demektir.

 Sıcaklıkla ters orantılıdır.

 Sıcaklığın fazla olduğu Güneydoğu Anadolu
bölgesinde Bağıl nem azdır.

 En fazla Bağıl nem Karadeniz bölgesinde
görülür.
2007 KPSS
Bağıl nem sıcaklıkla ters orantılı, yükseltiyle doğru
orantılı olarak artar.

Buna göre, haritada numaralarla gösterilen yerlerin
hangisinde yaz mevsiminde bağıl nemin en az olduğu
söylenebilir?
A) I B) II C) III D) IV E) V
Yağış Çeşitleri
1) Yamaç (Orografik) Yağışları

• Nemli hava kütleleri
dağların yamaçları
boyunca yükselerek
soğurlar ve içlerindeki nemi
yağış olarak bırakmalarıyla
yamaç yağışlarını
oluştururlar.
Yamaç yağışları en fazla;
1) Doğu Karadeniz, 4) Doğu Akdeniz (Nur Dağları)

2) Batı Karadeniz, 5) Menteşe Yöresi

3)Batı Akdeniz 6) Yıldız Dağları
2) Konveksiyonel (Yükselim) Yağışlar

• Isınan hava yükselir ve
soğuyarak
Konveksiyonel yağışları
oluşturur.

• Sağanak yağışlara ve
sellere yol açar.

•Kırkikindi yağışları da
denir.
Konveksiyonel yağışlar
1) İç Anadolu Bölgesi( İlkbahar)

2) Erzurum-Kars Bölümü( Yaz)
3) Cephe (Depresyon) Yağışları

•Sıcak ve soğuk hava
kütlelerinin karşılaşma
alanlarında cephe
yağışları görülür.

•En fazla Akdeniz ve Ege
bölgelerinde kış
aylarında görülür.
Türkiye’de Yağışın Dağılışı
En fazla yağış alan yerler;
1) Doğu Karadeniz (Rize) 4) Antalya bölümü,

2) Batı Karadeniz (Zonguldak) 5) Orta
Karadeniz(Samsun)

3) Menteşe yöresi(Muğla) 6) Yıldız Dağları
En az yağış alan yerler;
1) Tuz gölü çevresi 4) Iğdır Ovası

2) Ergene havzası 5) G.D. Anadolu’nun
güneyi

3) Malatya ovası
1) Karadeniz İklimi
 Karadeniz kıyılarında görülür.
 Nem ve yağışın en fazla olduğu iklimdir.
 En fazla yağışı sonbaharda en az yağışı ise
ilkbaharda
alır.
 Nemlilikten dolayı yıllık ve günlük sıcaklık farkı
en az görülür.
 Hava genelde bulutludur bu yüzden bulutluluk
oranı en fazla ve güneşlenme süresi en az
olduğu iklimdir.
 En fazla yağış Doğu Karadeniz’de görülür, bunu
Batı Karadeniz ve Orta Karadeniz izler.(Yükselti
farkı)

 Bol yağış aldığı için bitki örtüsü gür ormanlardan
oluşur.

 İç kesimlere doğru karasallık artar bu yüzden
ormanlar yerini bozkırlara bırakır.

 Bitki örtüsü yükseltiye bağlı olarak kuşaklar
oluşturur. Alt kesimlerde geniş yapraklı ormanlar
yükseklere doğru sırasıyla karışık ormanlar, iğne
yapraklı ormanlar ve en üst kesimde alpin
çayırları yer alır.
• Karadeniz iklimin görüldüğü Rize iline iline ait
yağış ve sıcaklık grafiği aşağıda belirtildiği gibidir.
2) Akdeniz İklimi

 Akdeniz, Ege, Güney Marmara ve Güneydoğu
Anadolu bölgesinin batısında görülür.

 Yaz ayları sıcak ve kurak kış ayları ılık ve
yağışlıdır.

 Bitki örtüsü makidir. İç kesimlere doğru yerini
bozkırlara bırakır.

 En fazla yağış kış aylarında görülür.

 Don olayının en az görüldüğü iklim tipidir.
•Akdeniz İkliminin görüldüğü Antalya iline ait yağış
ve sıcaklık grafiği aşağıda belirtildiği gibidir.
3) Step Karasal (Yarı Kurak Karasal) İklim

 İç Anadolu bölgesi, Güneydoğu Anadolu
bölgesinin batısında, Doğu Anadolu
Bölgesinin Erzurum Kars bölümü dışındaki
alanlarda görülür.

 Bitki örtüsü bozkırdır.(Küçükbaş hayvancılık)

 Yağış miktarı azdır.

 En fazla yağış ilkbaharda görülür.
• Step Karasal ikliminin görüldüğü Konya iline ait
sıcaklık ve yağış grafiği aşağıda belirtildiği gibidir.
4) Sert Karasal İklim
 Doğu Anadolu bölgesinde Erzurum Kars
Bölümünde görülür.

 Bitki örtüsü Alpin çayırlarıdır.

 En fazla yağışı yaz aylarında alır.

 Kış ayları uzun ve sert geçer.

 Don olayının en fazla görüldüğü yerdir.
•Sert karasal iklim özelliklerinin görüldüğü Kars
iline ait sıcaklık ve yağış grafiği aşağıda
belirtildiği gibidir.
iKLİM TİPİ EN FAZLA YAĞIŞ EN AZ YAĞIŞ BİTKİ ÖRTÜSÜ GÖRÜLDÜĞÜ YER

Karadeniz İklimi Sonbahar İlkbahar Orman Karadeniz Bölgesi

Akdeniz, Ege
Kış Yaz Maki Güney Marmara
Akdeniz İklimi
G.D.Anadolu’nun
batısı

İç Anadolu bölgesi,
Güney Doğu
Step Karasal İklim İlkbahar Yaz Bozkır Anadolu’nun doğusu,
Doğu Anadolu
( Erzurum Kars hariç)

Sert Karasal İklim Yaz Kış Alpin Çayırları Erzurum Kars Bölümü

Geçiş İklimi Kış Yaz Maki, Garig,Orman Marmara Bölgesi
1) Matematik Konumun İklime Etkisi
2) Özel Konumun İklime Etkisi
 Etrafındaki denizlerin Etkisi
 Etrafındaki Kara Kütlelerinin Etkisi
 Etrafındaki Basınç Merkezlerinin
Etkisi
 Yeryüzü Şekillerinin Etkisi
 Türkiye 36–42 kuzey enlemleri arasında yer alır.
Bu Sebeple;
 Orta Kuşakta (30–60 enlemleri arasında) yer
alır.
 Dört mevsim belirgin olarak görülür.
 Cephesel yağışlar etkilidir.
 Bakının etkisiyle güney yamaçlar kuzey
yamaçlardan daha fazla ısınır.
 Güney kıyılarımızdan kuzey kıyılarımıza doğru
sıcaklıklar azalır.
 Kuzeyden esen rüzgârlar sıcaklığı
azaltırken, güneyden esen rüzgârlar
sıcaklığı arttırır.
 Batı rüzgârları etkilidir.(30 ile 60 enlemleri
arasında)

 Akdeniz iklimi sahasında yer alır. ( 30 ile 40
enlemleri arasına)
 Türkiye’de kısa mesafelerde denize
uzaklığın ve yüksekliğin değişmesi

 Aynı anda farklı iklimlerin bir arada
görülmesine olanak sağlar.
 Türkiye üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkedir.
Bu Sebeple Kıyılarımızda;
• Nem ve bulutluluk fazladır.
• Sıcaklık farkları azdır.
• Yağışlar fazladır.
İç Kesimlerde;
• Sıcaklık farkları daha fazladır
• Karasallık şiddetli ve yağışlar azdır.
 Türkiye’nin iklimi üzerinde kuzeyden Sibirya,
doğudan Asya, kuzey batıdan Balkanlar,
güneyden Afrika ve Arabistan kara kütlelerinin
etkisi vardır.
Bu Sebeple;
• Kış aylarında Sibirya ve balkanlar üzerinden
gelen hava kütleleri sıcaklık ortalamalarını
düşürür.
• Yaz aylarında Afrika ve Arabistan üzerinden
gelen hava kütleleri sıcaklık ortalamalarını
arttırır.
• Yükselti ve Dağların Uzanış Yönü etkiye
sahiptir.

Yükselti:
• Yükselti batıdan doğuya doğru artar.
Bu Sebeple;
• Sıcaklıklar batıdan doğuya azalır.
• Doğu Anadolu bölgesinde yükselti fazla
olduğu için;
 Sıcaklık değerleri düşüktür.
 Yağışlar kar şeklindedir.
 Donlu gün sayısı fazladır.
 Karın yerde kalma süresi uzundur.
 Kalıcı karın (Toktağan) başlama sınırı
daha alçaktadır.
 Bitkilerin olgunlaşma süresi uzundur.
 Hasat süresi kısadır.
Dağların Uzanış Yönü;
• Türkiye’de dağlar genelde doğu batı yönlü
uzanır
• Ege bölgesinde dağlar denize dik uzanır.
• Akdeniz ve Karadeniz’de dağlar kıyıya paralel
uzanır.
Bu Sebeple;
 Denizel etkiler iç kesimlere sokulamaz.
 Kıyılarda ılıman iklim, iç kesimlerde karasal
iklim özellikleri görülür.
 Karasal İklim özellikleri kıyı kesimleri
etkileyemez.
 Sıcaklık
 Basınç
 Rüzgarlar
 Nem
 Yağış
 Türkiye’de sıcaklık enlem, yükselti ve
denizden uzaklığa bağlı olarak değişir.
 Sıcaklık güney-kuzey yönünde azalıyorsa
sebebi enlem.
 Batı-doğu yönünde azalıyorsa sebebi
yükselti ve karasallıktır.
 Türkiye’de dağların güney yamaçları
bakı’nın etkisiyle daha sıcak, kuzey yamacı
ise daha soğuktur.
Gerçek sıcaklık;
 Yükselti,
 Enlem,
 Denizden uzaklık ilkelerine göre belirlenir.
 Akdeniz kıyıları iç bölgelere göre daha
sıcaktır.(denizellik ve enlem)
 Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde en
yüksek sıcaklık ortalamaları görülür.(enlem ve
karasallık)
 Kıyı Ege’den Erzurum-Kars bölümüne doğru
sıcaklık ortalamaları azalır.(denizden uzaklık ve
yükselti)
 İndirgenmiş sıcaklık ortalamalarında
yükseltinin sıcaklık üzerindeki etkisi ortadan
kaldırılır.
 Enlem
 Denizellik
 Karasallığın sıcaklık üzerindeki etkileri ön
plana çıkar.
 Güneyden kuzeye doğru gidildikçe sıcaklıklar
genelde azalır.(enlem)
 Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde
en yüksek sıcaklık ortalamaları görülür.(enlem ve
karasallık)
 En düşük sıcaklıklar Kuzeydoğu Anadolu’da
görülür.(Karasallık)
 Bu ayda Türkiye’de kış mevsimi yaşanır.

 Kıyılarımız ve Güneydoğu Anadolu bölgesi
hariç ülkenin genelinde sıcaklıklar 0 C
altındadır.
 En yüksek sıcaklıklar Akdeniz kıyılarında
görülür(enlem ve denizellik)
 En düşük sıcaklıklar Kuzeydoğu Anadolu’da yani
Erzurum-Kars bölümünde görülür. (yükselti ve
karasallık)
 Kıyılarda sıcaklık güneyden kuzeye doğru
azalır.(enlem)
 Kıyı bölgelerde sıcaklık değerleri iç bölgelerin
sıcaklık değerlerinden yüksektir.(denizellik)
 Bu ayda Türkiye’de yaz mevsimi yaşanır ve
sıcaklık ortalamaları O C nin üzerindedir.
 En yüksek sıcaklıklar Güneydoğu Anadolu
bölgesinde görülür.(enlem ve karasallık)
 Sıcaklıkların en düşük olduğu yer Kuzeydoğu
Anadolu’dur.(yükselti ve karasallık)
 Türkiye’de günlük ve yıllık sıcaklık farkları dağılışı
nemliliğin(denizellik) fazla olduğu kıyı bölgelerde az,
nemliliğin az olduğu iç bölgelerde ise fazladır.
 Sıcaklık farkı en az Karadeniz bölgesinde, en fazla ise
Doğu Anadolu bölgesindedir.
Sebebi;
 Karadeniz nemin en fazla olduğu bölgedir.
 Doğu Anadolu’da nem azdır ve yükseltinin de etkisiyle
kış ayları çok soğuk geçer.
 Don sıcaklığın O C altına düşmesi ile sıvıların
katılaşması olayıdır.
 Sıcaklığın en az görüldüğü Doğu Anadolu
bölgesinde donlu gün sayısı en fazla (150 gün)
yaşanır.
Bu Sebeple;
 Tarım için elverişli olan zaman azalır.
 Ürün çeşidi azalır.
 Toprağın işlenmesi zorlaşır.
 Konut tipleri farklılaşır.(Taş evler; kalın duvarlı,
küçük pencereli)
 Kıyı bölgelerde özellikle Akdeniz bölgesinde
donlu gün sayısı en az (1 veya 2 gün)
yaşanır.

Bu Sebeple;
 Seracılık faaliyetleri gelişmiştir.
 Kış aylarında meyve sebze ve turunçgil
tarımı yapılır.
 Ege denizi üzerinden kuzeyden güneye
doğru esen rüzgâra Etezyen adı verilir.
 Ulaşım; denizyolu, demiryolu, karayolu, havayolu
şeklinde yaygınlık göstermektedir.

Ülkemizde ulaşımı;
 Yerşekillerinin engebeli olması,
 Yükseltinin fazla olması,
 Dağların doğu-batı yönünde uzanması,
 İklim şartları,
 Sermaye, iş gücü ve teknolojik araçların
yetersizliği etkiler.
Denizyolu Ulaşımı
 En ucuz taşımacılıktır.
 Dünya deniz yolu ticaretinde 16. sıradayız.
Demiryolu Ulaşımı
 Kara içinde en ucuz ve en güvenli taşımacılıktır.
 Yerşekillerinin engebeli olması ve gerekli yatırımların
yapılmaması sebebiyle karayolu kadar gelişmemiştir.
 Demiryolları yapılırken demir yollarının limanlarımıza
bağlanmasına dikkat edilmiştir.(İstanbul, Zonguldak,
Samsun, İskenderun, Mersin, İzmir)
Karayolları Ulaşımı
 Ülkemizde her merkeze bağlantısının
bulunmasından dolayı en gelişmiş ulaşım
sistemidir.

 Yerşekillerinin engebeli olması yol yapım
maliyetinin arttırmıştır.

 Doğu Anadolu, Karadeniz ve Akdeniz
bölgelerinde karayolu yapımı maliyeti fazla,
 Marmara, İç Anadolu, Güneydoğu Anadolu’da ve
Kıyı Ege’de karayolu yapım maliyeti azdır.
 Ülkemizde kuzey güney yönlü ulaşım zor olup,
geçitlerle sağlanır.
Önemli geçitlerimiz;
Hava Ulaşımı
 En hızlı ve kısa süreli ulaşım sektörüdür.
 Önemli hava limanlarımız;
 Atatürk(İstanbul), Esenboğa(Ankara), Adnan
Menderes(İzmir), Dalaman(Muğla), Antalya,
Şakirpaşa(Adana), Trabzon gibi
TÜRKİYE’DE TİCARET
 Mal ve hizmetlerin alım satımına ticaret denir.
 İç ve dış ticaret olmak üzere ikiye ayrılır.

İç Ticaret
 Ülke sınırları içerisinde yapılan ticarettir.
 Büyükşehirler, sanayi alanları, turistik merkezler,
fuar alanları, tarım alanları ve ulaşım ağının
gelişmiş olduğu alanlarda ticaret gelişmiştir.
 İstanbul, İzmir, Bursa, Adana, Gaziantep,Kayseri,
Samsun…
Dış Ticaret

 İthalat: Bir ülkenin dışarıdan mal almasıdır.

 İhracat: Bir ülkenin dışarıya mal satmasıdır

 Dış Ticaret Açığı; İthalatın ihracattan fazla
olmasıdır.
İthalat(Dış Alım)
 Türkiye’nin 2008 verilerine göre en fazla ithalat
yaptığı ülke Rusya’dır.

İthal ettiğimiz ürünler;
 Petrol, Doğalgaz, Fosfat
 İlaç, Kâğıt
 Askeri araç ve gereçler
 Otomobil
 Elektronik eşya
 Tropikal tarım ürünleri(Kahve, Kakao, Muz,
Prinç)
İhracat(Dış Satım)
 Türkiye’nin 2008 verilerine göre en fazla ihracat
yaptığı ülke Almanya’dır.

İhraç ettiğimiz ürünler;
 Kara taşıtları parçaları
 Demir-Çelik endüstri ürünleri
 Makineler
 Örme giyim eşyası
 Tarım Ürünleri( Fındık, İncir, Üzüm, Kayısı,
Antep fıstığı, Zeytin, Turunçgil, Mercimek, Elma)
 Madencilik(Bor Minerali, Krom, Mermer, Bakır,
Zımpara Taşı)
 Ülkemizde 2008 verilerine göre, ithalat ihracattan
fazla olduğu için 10,636 milyon dolar dış ticaret
açığı vardır.
TÜRKİYE’DE TURİZM
 İnsanların gezmek, eğlenmek, dinlenmek,
kültürel ve sportif faaliyetlere katılmak amacıyla
yaptığı etkinlikler turizm olarak nitelendirilir.

Türkiye’de turizmi etkileyen faktörler;
1) Coğrafi Konum
2) Yeryüzü Şekilleri
3) Su Kaynakları
4) Bitki Örtüsü
5) Tarihi Yerleşmeler ve Eserler
1) Coğrafi Konum:

 Asya ile Avrupa arasında köprü durumunda yer
alması ve önemli denizlere sahip olması ile
özellikle deniz turizmi gelişmiştir.

 Akdeniz, Ege, Marmara’ da deniz turizmi
gelişmesine rağmen; güneşli gün sayısı az olduğu
için Karadeniz’de yeterince gelişmemiştir.
2) Yeryüzü Şekilleri
Dağlar
Kış turizm alanları
 Uludağ(Bursa)
 Palandöken(Erzurum)
 Sarıkamış(Kars)
 Saklıkent(Antalya)
 Erciyes(Kayseri)
 Kartalkaya(Bolu)
 Elmadağ(Ankara)
 Davraz dağı(Isparta)
 Ilgaz dağı(Çankırı)
Peribacaları

 Ürgüp
 Göreme
 Nevşehir
Karstik Şekiller
 Cennet Cehennem obruğu (Mersin)
 Damlataş, Karain(Antalya), İnsuyu(Burdur),
Dim(Alanya), Karaca(Gümüşhane)

Cennet Cehennem Mağaraları/Mersin
 Pamukkale travertenleri(Denizli)
Dalga ve volkanik faaliyetler sonucunda
 Ölüdeniz(Fethiye)
 Meke tuzlası(Konya)
 Nemrut Gölü
3) Su Kaynakları

 Kaplıcalarımız(sağlık turizmi)
 Ege
 Marmara
Şelaleler
 Kurşunlu, Düden, Manavgat (Antalya), Tortum
(Erzurum)
Akarsularımız üzerinde rafting faaliyetleri
 Çoruh
 Köprü
 Dalaman
 Manavgat

Manavgat Şelalesi
Göllerimiz
 Manyas(Kuş Cenneti)
 Abant ve Yedigöller(Bolu)
 Mogan Gölü(Ankara)
 Köyceğiz Gölü(Muğla)
 Uzungöl
4) Bitki Örtüsü
 Ormanlık alanlar

Milli parklar
 Nemrut Dağı Milli Parkı(Adıyaman)
 Troya Tarihi Milli Parkı(Çanakkale)
 Alacahöyük Tarihi Milli Parkı(Çorum)
 Spil Dağı Milli Parkı(Manisa)
 Altındere Vadisi Milli Parkı(Trabzon)
 Kaçkar Dağı Milli Parkı(Rize)
 Hatila Vadisi Milli Parkı(Artvin)
 Karagöl Sahra Milli Parkı(Artvin)
 Köprülü Kanyonu Milli Parkı(Antalya)
 Soğuksu Milli Parkı(Ankara)
 Başkomutanlık Tarihi Milli Parkı(Afyon)
 Kuşcenneti Milli Parkı(Balıkesir)
 Honaz Dağı Milli Parkı(Denizli)
 Saklıkent Milli Parkı(Muğla)
5) Tarihi Yerleşmeler ve Eserler
 Perge, Aspendos(Akdeniz)
 Efes, Milet (Ege)
 Çatalhöyük, Gordion, Kültepe, Ürgüp, Göreme(İç
Anadolu)
 Çanakkale Şehitliği
 Sümela Manastırı(Trabzon)
 Diyarbakır Surları
Turizmin Türkiye Ekonomisindeki Yeri

 Turizm den elde edilen gelir dış ticaret açığının
kapatılmasına yardımcı olur.
 İnşaat, ulaşım, bankacılık sektörlerinin
gelişmesine katkı sağlar.
 İç ticaret canlanır.
 Binlerce insana iş imkânı sağlar.
 Süs ve hediyelik eşya üretimi, el sanatları, halı ve
klim dokumacılığı faaliyetlerinin artmasına
neden olur.
 Ülkemizde turizm gelirleri en fazla olan il
İstanbul’dur.
 Türkiye’nin yeryüzü şekillerinin
oluşmasında iki kuvvet etkili olmuştur.

1. İç Kuvvetler
2. Dış Kuvvetler
1. İç Kuvvetler
 Oluşum enerjisini magmadan alır.
 Yapıcı özelliktedirler.
Bunlar;
 Orojenez( Dağ Oluşumu)
 Epirojenez( Kıta Oluşumu)
 Volkanizma
 Depremler( Seizma)
2. Dış Kuvvetler:
 Oluşum enerjisini güneşten alır.
 Yıkıcı özelliktedirler.
Bunlar;
 Akarsular
 Rüzgârlar
 Buzullar
 Dalgalar
 Akıntılar
 Yer altı suları
 I.Jeolojik Zaman( Paleozoik)

 Zonguldak çevresinde Taş Kömürü
yatakları oluştu.
 Türkiye’nin en eski ve temel arazisi olan
masif alanları oluştu.
 Türkiye’deki masif alanları.
 II.Jeolojik Devir(Mezozoik)

 I. Zamanda oluşan araziler dış
kuvvetlerce aşınmış ve Anadolu düz bir
zemin (Peneplen) şeklini almış, yükseltisi
deniz seviyesine kadar indirgenmiştir.
 III.Jeolojik Zaman(Neozoik, Tersiyer):

 Türkiye’nin bu günkü görünümünü bu
dönemde kazanmaya başlar.

 Avrupa ve Afrika kıtalarının birbirlerine
yaklaşmaları sonucunda Alp –Himalaya
dağ sistemi oluşmuştur.
Alp-Himalaya dağ sistemiyle Türkiye’de;
Kuzey Anadolu Dağları
Toros Dağları
Karasu-Aras Dağları oluşmuştur.
Türkiye’deki deprem alanları III.Jeolojik zamanda
oluşmaya başlamış ve IV jeolojik zamanda bu günkü
durumuna gelmiştir.
Volkanik faaliyetler sonucunda bugünkü
yanardağlarımız oluşmuştur.
Türkiye’de Linyit, Petrol, Tuz ve Bor yatakları
oluşmuştur.
 IV. Jeolojik Zaman(Kuaterner)

 Türkiye bu günkü görünümünü almıştır.
 Günümüzde Dış Kuvvetlerin aşındırması
sonucunda oluşum hala devam
etmektedir.
 Anadolu bu dönemde toptan
yükselmeye maruz kalmıştır.(Ortalama
yükselti ülkemizde bu yüzden fazladır)
 Yükselme sırasında bu günkü ege denizi yerinde
bulunan Egeid karası çökmüş, Akdeniz’in suları
buraya dolarak Ege denizi oluşmuştur.

 Şuandaki Marmara denizinin bulunduğu yer bir
akarsu vadisi görünümündeyken bu dönemde
çökmüş, çöken yerlere sular dolmuş ve İstanbul ve
Çanakkale boğazları oluşmuştur.
 Kıbrıs Anadolu’dan kopmuş ve bir ada
haline gelmiştir.
Özetle;

 Türkiye III. ve IV. Jeolojik zamanda
oluşumunu tamamlamış genç bir
ülkedir.

 Genç araziye sahip olduğu için aktif
deprem alanları görülür.
 IV.Jeolojik zamanda yükselmeye
maruz kaldığı için ortalama yükseltisi
fazladır.

 Fiziki haritalarda bu yüzden
kahverengi tonlar daha ağırlıkta
görülür.
 Akarsular yüksek alanlardan akar

Bu sebeple;
 Akış hızları fazladır.
 Aşındırma güçleri fazladır.
 Üzerlerinde ulaşım ve taşımacılık
yapılamaz.
 Engebeli araziler yaygın olarak
görülür.
 En yüksek bölgemiz Doğu Anadolu
bölgesidir.

 En az yükselti Marmara Bölgesinde
görülür.

 En düz bölgemiz Güneydoğu Anadolu
Bölgesidir.
 I.Jeolojik zamanda Taş kömürü
yatakları.

 III.Jeolojik zamanda Tuz, Linyit, Petrol,
Bor Minerali yatakları oluşmuştur.
 Türkiye’de dağlar oluşumlarına göre
ikiye ayrılır.

1. Orojenik Hareketlerle Oluşan
Dağlar.(Orojenez)
2. Volkanik Dağlar(Volkanizma)
1. Orojenik Hareketlerle Oluşan Dağlar;

A. Kıvrım Dağlar

B. Kırık Dağlar
A. Kıvrım Dağlar
 III. Jeolojik zamanda güneyden ve kuzeyden karaların
sıkıştırması sonucunda esnek yapıda olan tabakalar
kıvrılarak yükselmişler ve Kıvrım Dağlarını oluşturmuşlardır.
B. Kırık Dağlar

 III.Jeolojik zamanda yan basınçlar sonucunda sert
tabakalar kırılmış ve bu sayede kırık dağlar oluşmuştur.
2. Volkanik Dağlar(Volkanizma)

Yer altındaki mağmanın yeryüzüne çıkıp
soğumasıyla oluşan dağlardır.

Türkiye’de aktif durumda olan volkanik dağ
bulunmamaktadır.

Volkanik dağlar ve şekiller en çok Doğu Anadolu
bölgesinde bulunur. Bu bölgeyi İç Anadolu bölgesi
izler.
 Akarsular tarafından derin vadilerle
yarılmış dalgalı düzlükler platoları
oluşturur.
 Türkiye IV. zamanda yükseldiği için
platolarımızın yükseltisi fazladır.

Bu yükselme hareketi her yerde aynı
ölçüde olmadığı için platolarımızın
yükseklikleri de aynı değildir.
 Türkiye’de Platolar Oluşumlarına Göre ;

A.Yatay Duruşlu (Tabaka Düzlüğü)
Platolar
B.Lav Platoları
C.Karstik Platolar
D.Aşınım Platoları, olarak
sınıflandırılırlar.

A.
A.Yatay Duruşlu (Tabaka Düzlüğü) Platolar;

Kumlu, killi ve kalkerli yatay tabaka
tortullarının akarsular tarafından
yarılmasıyla oluşan platolardır.

A.
B. Lav Platoları

 Geniş yüzeyleri kaplayan lav
tabakalarının akarsular tarafından
yarılmasıyla oluşan platolardır.

A.
C. Karstik Platolar

 Kalkerin akarsular tarafından
aşındırılmasıyla oluşan platolardır.

A.
D. Aşınım Platoları

 Yüzyıllar boyunca aşınıp, düzleşen
arazilerin yükselmesi ve bu yükselen
arazilerin akarsular tarafından
yarılmasıyla oluşan platolardır.

A.
Platoların Genel Özellikleri;

Ovalardan sonra en önemli tarım ve hayvancılık
alanlarıdır.

Doğu Anadolu’daki platolarda büyükbaş
hayvancılık, İç Anadolu’daki platolarda küçükbaş
hayvancılık faaliyetleri yapılır.

Akdeniz’deki platolar üzerinde kıl keçisi
yetiştiriciliği yapılır.

A.
Akdeniz’de platolar karstik özellikte olduğu için
karstik şekiller yoğun olarak görülür.

Güneydoğu bölgesindeki platolar üzerinden akan
akarsular derin vadiler oluşturup bu alanlardan
aktığı için akarsulardan sulamada
yararlanılamamaktadır.

Bu Sebeple;

Barajlar sayesinde bu alanlarda sulama yapılır.
Platolarımızda erozyon görülmesi sebebiyle
toprak kaybı fazladır.

Bu Durum;
Topraklarımızı verimsiz hale getirip tarım ve
hayvancılığı olumsuz yönde etkilemektedir.

A.
Çevresine göre alçakta kalan geniş
düzlüklerdir.
 Ovaların oluşumunda;

 Tektonik
 Volkanik
 Karstik olaylar
 Akarsu faaliyetleri etkili olmuştur.
Türkiye’de Ovalarımızı oluşum yerlerine
göre ;

1)Kıyı Ovalar
2)İç Ovalar olarak sınıflandırılır.
1) Kıyı Ovaları:

Akarsuların denize döküldükleri yerlerde,
taşıdıkları malzemeyi biriktirmeleriyle kıyı
bölgelerimizde oluşan delta ovalarımızdır.
Delta Ovalarının oluşmasında;

Akarsuların bol alüvyon taşıması
Kıyıdaki derinliğinin az olması
Kıyıda güçlü dalga ve akıntıların olmaması.
Gel-git in etkili olmaması gerekmektedir.
Dağların kıyıya paralel ve kıyının hemen gerisinde
uzandığı yerlerde delta ovası oluşamazken (Doğu
Karadeniz), dağların denize dik uzandığı yerlerde
delta ovası kolay oluşmaktadır (Ege kıyıları ).
 Delta ovaları, akarsuların farklı iklim
alanlarından taşıdıkları toprakları
biriktirmesiyle oluştuğu için verimli alanlardır.
Gediz Deltası (Menemen Ovası):
Gediz'in denize döküldüğü yerde oluşmuştur.
Gediz nehri önceleri İzmir Körfezi'ne
dökülüyordu, körfez dolma tehlikesiyle
karşılaşınca yatağı kuzeye kaydırılmıştır.


Küçük Menderes Deltası (Selçuk Ovası):
Küçük Menderes'in denize döküldüğü yerde
oluşmuştur. Bu nehrin getirdiği alüvyonların denizi
doldurmasıyla, bir liman şehri olan tarihi Efes şehri
kıyıdan içerilerde kalmış, bunun neticesinde liman
şehri özelliğini yitirmiştir.
Büyük Menderes Deltası (Balat Ovası):
Büyük Menderes'in denize döküldüğü yerde oluşmuştur.
Bu nehrin getirdiği alüvyonların denizi doldurmasıyla,
bir liman şehri olan tarihi Milet şehri kıyıdan içerilerde
kalmış, bunun neticesinde önemini yitirmiştir.
Bu nehrin getirdiği alüvyonların bir koyun önünü
tıkamasıyla bugünkü Çamiçi (Bafa) Gölü oluşmuştur.

Seyhan ve Ceyhan ırmakları ve az miktarda da
Tarsus nehrinin getirdiği alüvyonlarla
Türkiye'nin en büyük ve en verimli deltası
Çukurova oluşmuştur.
Bazı alanlarda akarsular taşıdıkları malzemeyi
kıyının gerisinde biriktirmişler ve kıyı düzlüğü ovaları
oluşmuştur.

Bunlar;
Akdeniz’de batıdan-doğuya doğru Köyceğiz,
Dalaman, Esence, Finike, Antalya, Serik, Manavgat
ve Asi ovalarıdır.
2) İç Ovalar
 İç Ovalar oluşum şekillerine göre
sınıflanmışlardır.

A.Tektonik Ovalar
B.Karstik Ovalar
C.Volkanik Ovalar

A.
A. Tektonik Ovalar;
 Fay hatları üzerinde çökmeler sonucunda
oluşan ovalardır.

KAF üzerinde,
GAF üzerinde,
BAF üzerinde ki ovalardır.

A.
B. Karstik Ovalar

 Kalker, jips ve kaya tuzu gibi suda kolay
eriyebilen kayaçların bulunduğu alanlarda
oluşan ovalardır.

A.
C. Volkanik Ovalar

 Yeryüzüne çıkan lavların tektonik çukurları
doldurmasıyla meydana gelen ovalardır.

Ülkemizde çok fazla rastlanmamakla birlikte
Kayseri ve Develi ovaları örnek gösterilebilir

A.
Ovaların Genel Özellikleri;

Türkiye nüfusunun büyük bir kısmı ovalara
toplanmıştır.

Mineral bakımından zengin topraklardan oluşurlar bu
yüzden verimli tarım alanlarıdır.

Kıyı ovaları iç ovalara göre daha fazla yağış
aldığından tarımsal verimlilik ve ürün çeşitliliği fazladır.

A.
Ovalarımızın geneli tektonik alanlar üzerinde
oluştuğu için deprem riski fazladır.

Graben alanlarında oluşan ovalarımız
üzerinde sıcak su kaynakları bulunur.
Kıyı ovalarımız fiziki haritalarda yükselti
basamaklarına göre,
 Ege'deki graben alanları yeşil
İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu ovaları sarı
Doğu Anadolu ovaları kahverengi renkleri ile
gösterilir.
Malatya, Elazığ ve Iğdır ovaları Doğu Anadolu’da
yer almalarına rağmen yükseltileri çevrelerine
göre daha az olduğu için sarı renkle gösterilir.

A.
 Yerkabuğunun tam olarak oturmamış
kırık yerlerinin yerinden oynamasıyla
oluşan titreşim hareketlerine deprem
denir.
Depremler oluşumlarına göre üçe
ayrılır;

1) Çöküntü Depremler
2) Volkanik Depremler
3) Tektonik Depremler
1)Çöküntü Depremler;

Kolay eriyebilen taşların (kalker, jips, kaya
tuzu) bulunduğu yerlerde oluşan yer altı
mağaralarının veya maden ocaklarının
çökmesiyle oluşan depremlerdir.
2) Volkanik Depremler;

Volkanizma sırasında oluşan titreşim
hareketlendir.

Ülkemizde aktif volkan alanları olmadığı için
görülmez.
3) Tektonik Depremler;

Fay hatları üzerinde meydana gelen
titreşimlerle oluşan depremlerdir.

Ülkemizde en yaygın olarak görülen deprem
oluşumudur.

Ülkemiz III. ve IV. zamanda oluşumunu
tamamlamış genç bir ülke olduğu için aktif
deprem alanları yaygın olarak görülür.
 Başlıca deprem alanları;

KAF ( Kuzey Anadolu Fay Hattı) (1)
GAF( Güney Anadolu Fay Hattı) (2)
BAF( Batı Anadolu Fay Hattı) (3)
Ülkemizde deprem riskinin az olduğu yerler.
Konya, Karaman, Taşeli Platosu çevresi(1)
Mardin çevresi(G.D. Anadolu) (2)
Ergene Havzası( Edirne, Kırklareli) (3)


 Toprağın dış kuvvetler tarafından
süpürülmesi olayına erozyon adı verilir.

Erozyon, su ve rüzgâr erozyonu
şeklinde görülmektedir.
 Erozyonun oluşma nedenleri;

İklimin kurak ve yarı kurak olması;

Ülkemizin genelinde karasal iklim şartları
görüldüğü için özellikle iç bölgelerimizde
erozyon yaygın olarak görülmektedir.
Sağanak yağışların görülmesi:

İç bölgelerimizde ilkbahar ve yaz döneminde görülen
Konveksiyonel yağışlarla birlikte sağanak yağışlar
görülür ve topraklar sağanak yağışların oluşturduğu
sel suları ile belirli alanlardan taşınmaktadır.

Arazinin engebeli ve eğimli olması;

Yağışlarla oluşan sel suları eğimli arazilerden hızlı
akarak aşındırmayı fazla yaparlar.
Bitki örtüsünün tahrip edilmiş olması.

Tarla açmak için bitki örtüsünü yok etmek, Bilinçli
ve bilinçsiz olarak orman yangınlarını çıkarmak,
Meralarda erken ve aşırı otlatma yaptırılması bitki
örtüsünün tahrip edilmesi sebeplerini oluşturur.

Arazinin yanlış kullanılması.

Arazinin eğim istikametine sürülmesi, Anızların
yakılması, Taraçalama yapılmaması, Nöbetleşe
ekim yapılmaması arazinin yanlış kullanılma
sebeplerini oluşturur.
Erozyon sonucunda ülkemizde;

Barajların ömrü kısalır.

Tarımsal verimlilik azalır bu sebeple kırsaldan
kentlere göçler yaşanır.

Verimli tarım alanları daralır.

Doğal denge bozulur.
Erozyon en fazla sırasıyla İç Anadolu,
Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu
bölgelerinde görülür.
 Toprak katmanları ile birlikte alttaki
tabakanın da eğim doğrultusunda
kaymasına heyelan adı verilir.
 Heyelanın oluşturan faktörler;

Eğimin fazla olması,
Yağışın fazla olması,
Tabakaların uzanışı,
Yerçekimi,
Kar erimeleri,
Kaya ve toprağın cinsi,
Beşeri faktörler(İnsanların faaliyetleri)
Heyelan en fazla Karadeniz Bölgesinde görülür.

En fazla ilkbahar döneminde kar erimelerinin
başlamasıyla heyelan olayı görülmektedir.
Heyelan sonucunda;

Ulaşım yolları kapanır.

Akarsularının önünün kapanmasıyla heyelan set
gölleri meydana gelir(Sera, Abant, Tortum,
Yedigöller).
 Toprak oluşumunda;
1)Fiziksel Çözülme
2)Kimyasal Çözülme etkilidir.
1) Fiziksel Çözülme;

Nem azlığından dolayı yaz ve kış ile gece ve
gündüz arası sıcaklık farkının fazla olduğu
kurak ve yarı kurak alanlarda görülür.

Türkiye’de fiziksel ayrışma en fazla İç
bölgelerde görülür.(İç Anadolu)
2) Kimyasal Çözülme;

Yağışın fazla olduğu yerlerde kayaçların
çözülmesi ile meydana gelir.

Türkiye’de kimyasal çözülme en fazla kıyı
bölgelerde görülür(Karadeniz).
 Topraklar oluşumlarına göre;
A.Yerli Topraklar
B.Taşınmış Topraklar olarak gruplanır.
A.Yerli Topraklar;
1)Laterit ; Ülkemizde Doğu Karadeniz kıyılarında görülür.
2)Podzol; Ülkemizin Batı Karadeniz bölümünde görülür.
3)Terra Rossa(Kırmızı Renkli Toprak); Akdeniz İkliminin
görüldüğü yerlerde rastlanır.

4)Çernozyom(Kara Toprak); Erzurum Kars platosunda
görülür. Humus bakımından zengin olduklarından Dünyanın
en verimli topraklarındandır.
5)Kahverengi Orman Toprağı; Kuzey Anadolu dağları ve
Güneydoğu Torosların yüksek kesimleri, Samanlı dağları ve
Yıldız Dağlarında ormanlarla kaplı alanlarda görülür.
6)Kestane ve Kahverengi Topraklar; İç Anadolu, Güneydoğu
Anadolu, İç Batı Anadolu, Doğu Anadolu da görülür. Tahıl
tarımı için uygun alanlardır.

7)Çöl Toprakları; Türkiye’de çöl toprağı görülmez, Konya
Karapınar’da çöl toprağına benzeyen topraklar bulunur.
B. Taşınmış Topraklar;

Dış kuvvetlerin taşıdıkları malzemeyi
biriktirmesiyle oluşan topraklardır.

Akarsuların biriktirmesiyle Alüvyon topraklar,

Rüzgârların biriktirmesiyle Lös topraklar,

Buzulların biriktirmesiyle Moren topraklar
oluşur.(Türkiye’de görülmez).
 Akarsuyun doğduğu yere kaynak adı
verilir.
Akarsuyun denize döküldüğü yere ağız
adı verilir.
Bir akarsuyun bir noktasından bir
saniyede geçen su miktarına debi(akım)
denir.
Bir akarsuda yıl boyunca görülen akım
değişikliğine akarsu rejimi denir.

Akarsuyun akımının yıl boyunca çok fazla
değişmemesine düzenli rejim,(Çoruh, Fırat)

Akarsuyun akımının yıl boyunca değişmesine
düzensiz rejim denir. (Yurdumuzda akarsuların
rejimleri genelde düzensizdir)
Akarsularımızın Genel Özellikleri

Akarsularımızın boyları genelde kısadır.

Yurdumuz akarsularının rejimleri genelde
düzensizdir.
Sebebi yağış rejimlerinin düzensizliğinden
kaynaklanır.

Rejimleri düzenli olan akarsularımız: Çoruh ve
Fırat tır.
 Türkiye'de yükselti ve eğim fazla olduğu için,
akarsularımız genelde hızlı akarlar.

Bu Sebeple;
Aşındırma güçleri fazladır.

Enerji potansiyelleri yüksektir.

Yükseltisi en fazla olan Doğu Anadolu bölgesinde
aşındırma gücü ve enerji potansiyeli en fazla,
yükseltisi en az olan Marmara bölgesinde ise
aşındırma gücü ve enerji potansiyeli en azdır.

Bol alüvyon taşırlar.

Üzerlerinde ulaşım ve taşımacılık yapılamaz(Bartın
Çayı hariç)
Batı Ege'deki akarsular, eğimin az olduğu için
menderesler çizerek akarlar.(B.Menderes,
K.Menderes,Gediz, Bakırçay)

Manavgat, Köprü, Aksu gibi akarsular Karstik
kaynaklarla beslendikleri için akımları kurak yaz
aylarında bile çok fazla değişiklik göstermez.

Bazı akarsularımız yurt dışında doğu ülkemizde
denize dökülür.(Asi ve Meriç)

Bazı Akarsularımız ülkemizde doğup yurt dışında
denize dökülür.(Çoruh,Fırat,Dicle,Aras,Kura)
Akarsularımız denge profiline ulaşmamıştır.

Akarsuların akımları ilkbahar döneminde kar
erimeleri ile birlikte artar.

Akdeniz iklim sahasında akan
B.Menderes,K.Menderes, Gediz, Bakırçay gibi
akarsular yağmur sularıyla beslenir.

Türkiye sınırları içinde akan en uzun
akarsuyumuz Kızılırmak iken, doğup denize
döküldüğü yer açısından düşündüğümüze en
uzun akarsuyumuz Fırat’tır.
Marmara bölgesi civarından veya sanayi
alanları etrafından akan akarsularımızda
kirlenme oranı yüksek iken genelde Doğu
Anadolu bölgesinden akan akarsularımızda
sanayi alanlarından uzakta aktıkları için
kirlenme oranı daha azdır.
Bir akarsuyun kolları ile birlikte sularını topladığı
alana havza denir.

Akarsu sularını denize ulaştırabilir ise açık havza,
ulaştıramaz ise kapalı havza durumunda olur.

Ülkemizde genelde akarsular sularını denize
ulaştırabilir bu sebeple açık havza
durumundadırlar.

Bazı alanlardaki sular ise denize ulaşamayıp
kapalı havzaları oluştururlar.
Van gölü sularını dışarıya akıtamadığı için
kapalı havza durumunda olup suları sodalıdır.

Aras ve Kura akarsuları Hazar denizine
dökülmelerine rağmen, Hazar denizinin
okyanuslarla bağlantısı olmayıp göl özelliği
göstermesiyle kapalı havza özelliği gösterirler.
Eber, Akşehir ve Tuz gölü sularını denize
ulaştıramadığı için kapalı havza
durumundadırlar.

Beyşehir gölü Çarşamba suyuyla sularını
dışarıya akıtmasına rağmen bu sular denize
ulaşmadığı için, bu gölde kapalı havza
durumundadır.
Acıgöl, Burdur, Elmalı ve Kestel kapalı havza
durumundadır.

Acıgöl’ün kapalı havza olmasından ve bu
alandaki kayaçlardan dolayı suları acıdır.
 Yeryüzündeki çanak ve çukurlara
biriken su kütlelerine göl adı verilir.
Göllerimiz oluşumlarına göre iki
grupta incelenir.

1) Doğal Göller
2) Baraj Gölleri
1) Doğal Göller

İnsan etkisi olmadan doğal koşullarla oluşan
göllerdir.

A) Tektonik Göller
B) Volkanik Göller
C) Karstik Göller
D) Buzul Göller
E) Set Göller
A) Tektonik Göller

Tektonik hareketlerle oluşan çukurlara suların
dolmasıyla oluşan göllerdir.

Ülkemizde göllerin çoğunluğu tektonik
oluşumludur.
B) Volkanik Göller

 Volkanik patlama sonucunda oluşan çukurlara
suların dolmasıyla oluşan göllerdir.
 Krater gölü veya Maar gölü olarak da gruplanır.
C) Karstik Göller;

Kalker ve jipsin erimesi ve çökmesiyle
oluşan çukurlara suların dolmasıyla meydana
gelen gölleridir.
D) Buzul Göller;

Yükseltinin fazla olduğu dağlarımızda,
buzulların oluşturduğu çukurlara suların
dolmasıyla oluşan göllerdir.

Kaçkar, Ağrı, Süphan, Uludağ, Buzul(Cilo)
dağı gibi yükseltinin fazla olduğu dağların
tepelerinde görülür.
E) Set Göller;

Bir çukurun veya vadinin önünün doğal bir set ile
kapanmasıyla oluşan göllerdir.
Setlerin oluşumuna göre göller şu gruplara
ayrılır.

1) Volkanik Set Gölleri
2) Alüvyon Set Gölleri
3) Kıyı Set Gölleri
4) Heyelan Set Gölleri
1) Volkanik Set Göller

Volkandan çıkan lavların bir çukur veya
akarsuyun önünü kapasıyla oluşan göllerdir.
2) Alüvyon Set Göller

Akarsuların taşıdıkları materyalleri vadilerin
veya çukurların önüne biriktirmesiyle oluşan
göllerdir.
3) Kıyı Set Gölleri

Dalgaların biriktirdiği kumların koy ve
körfezlerin önünü kapamasıyla oluşan
göllerdir.
3) Heyelan Set Gölleri

Akarsuların önlerinin heyelanlar sonucunda
kapanmasıyla oluşan göllerdir.
3) Heyelan Set Gölleri

Akarsuların önlerinin heyelanlar sonucunda
kapanmasıyla oluşan göllerdir.
2) BARAJ (Yapay) GÖLLERi

Akarsular üzerinde belirli amaçlar için setlerin
çekilmesiyle oluşturulan göllerdir.

Elektrik üretmek,
İçme suyu sağlamak,
Tarımda sulama yapmak,
Balıkçılık yapmak,
Taşkınları önlemek amaçlarıyla oluşturulurlar.
Göllerimizin Genel Özellikleri

Göllerimizin yükseltileri batıdan doğuya
doğru artar.

Göllerimizden;
Enerji üretimi
Taşımacılık
Turizm
Balıkçılık
İçme suyu temini
Sulama amaçlarıyla faydalanılır.
Tortum, Hazar, Eğirdir göllerinde enerji
üretimi yapılır.

Van gölü üzerinden ulaşım sağlanır.

Abant, Uzungöl, Manyas göllerinden başta
olmak üzere turizm amaçlı yararlanılır.
En fazla enerji üreten barajlarımız Doğu
Anadolu bölgesindedir.

Doğal gölün olmadığı tek bölgemiz
Güneydoğu Anadolu bölgemizdir.
Sebebi;
•Buharlaşmanın şiddetli olması,
•Suların birikeceği çukurların olmaması,

Doğal göl bakımından en fakir bölgemiz; açık
havzaların fazlalığı sebebiyle Ege bölgesidir.