You are on page 1of 119

REAKTİF GÜÇ VE KOMPANZASYON TEKNİKLERİ

Fatih BİLKİ

YÜKSEK LİSANS TEZİ


ELEKTRİK – ELEKTRONİK MÜHENDİSLİĞİ

GAZİ ÜNİVERSİTESİ
FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

OCAK 2008
ANKARA
Fatih BİLKİ tarafından hazırlanan REAKTİF GÜÇ VE KOMPANZASYON
TEKNİKLERİ adlı bu tezin Yüksek Lisans tezi olarak uygun olduğunu onaylarım.

Yrd. Doç. Dr. Fadıl ÇELİKKOL ........................................................


Tez Danışmanı, Elektrik-Elektronik Müh.,
Gazi Üniversitesi

Bu çalışma, jürimiz tarafından oy birliği ile Elektrik – Elektronik Müh. Anabilim


Dalında Yüksek lisans tezi olarak kabul edilmiştir.

Prof. Dr. Şenol BAŞKAYA ........................................................


Makine Müh. Gazi Üniversitesi

Prof. Dr. M. Cengiz TAPLAMACIOĞLU .........................................................


Elektrik Elektronik Müh.
Gazi Üniversitesi

Yrd. Doç. Dr. Fadıl ÇELİKKOL ........................................................


Tez Danışmanı, Elektrik-Elektronik Müh.,
Gazi Üniversitesi
Tarih : 21 / Ocak / 2008

Bu tez, Gazi Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü tez yazım kurallarına uygundur.

Prof. Dr. Nermin ERTAN ........................................................


Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürü
TEZ BİLDİRİMİ

Tez içindeki bütün bilgilerin etik davranış ve akademik kurallar çerçevesinde elde
edilerek sunulduğunu, ayrıca tez yazım kurallarına uygun olarak hazırlanan bu
çalışmada orijinal olmayan her türlü kaynağa eksiksiz atıf yapıldığını bildiririm.

Fatih BİLKİ
iv

PLC KONTROLLÜ REAKTİF GÜÇ KOMPANZASYONU


(Yüksek Lisans Tezi)

Fatih BİLKİ

GAZİ ÜNİVERSİTESİ
FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ
Ocak 2008

ÖZET

Bu çalışmada reaktif gücün ne olduğu, niçin gerektiği, zararları ve nasıl


kompanze edileceği anlatılmıştır. Çalışma 5 bölümden oluşmaktadır. Birinci
bölümde Reaktif gücün tanımı ve bazı kompanzasyon türlerinden
bahsedilmiştir. İkinci bölümde reaktif gücün etkilediği gerilim seviyeleri ve
gerilim ayarından bahsedilmiştir. Üçüncü bölümde son yıllarda teknolojinin
gelişmesiyle gündeme gelen Statik VAr Kompanzasyon (SVS) söz edilmiştir.
Dördüncü bölümde kompanzasyon hesabı, son olarak beşinci bölümde ise güç
sistemine ve Reaktif Güce etki eden Harmoniklerden bahsedilmiştir.

Bilim Kodu : 905.1.033


Anahtar Kelimeler : Reaktif Güç, Kompanzasyon
Sayfa Adedi : 103
Tez Yöneticisi : Yrd. Doç. Dr. Fadıl ÇELİKKOL
v

REACTİVE POWER COMPENSATION WİTH PLC CONTROL


(M.Sc. Thesis)

Fatih BİLKİ

GAZI UNIVERSITY
INSTITUTE OF SCIENCE AND TECHNOLOGY
January 2008

ABSTRACT

Study contains definition of reactive power, why necessity, its damages and how
it can be compensation. This project contains 5 sections. In the first part
definition of the reactive power and some kind of compensations exists. The
second part contains reactive power that affects voltage levels and adjustment of
voltage. The third part contains STATİC VAR COMPENSATİON (SVC) that
is launched with the development of new technology the next part contains
compansation calculation. Finally the fifth part contains harmonics that affects
power systems and reactive power.

Science Code : 905.1.033


Key Words : Reactive power, compensation
Page Number : 103
Adviser : Asist.Prof. Dr. Fadıl ÇELİKKOL
vi

TEŞEKKÜR

Çalışmalarım boyunca değerli yardım ve katkılarıyla beni yönlendiren Hocam


Yrd.Doç. Dr. Fadıl ÇELİKKOL’a yine kıymetli tecrübelerinden ve eserlerinden
faydalandığım hocam Prof. Dr. Uğur ARİFOĞLU’na, eğitim ve iş hayatım boyunca
desteğini ve tecrübesini sürekli aldığım kıymetli eniştem ve aynı zamanda TEİAŞ
Trafo Merkezleri Trafo Tesis ve İnşaat Daire Başkanı olan A.Cahit KALE’ye, mesai
arkadaşlarıma, sevgili dostlarım ve sınıf arkadaşlarım, Ahmet COŞAR, Ersan
ALTIPARMAK, İrfan U. Bayır’a, hiçbir zaman desteklerini esirgemeyen aileme ve
eşime teşekkürü bir borç bilirim.
vii

İÇİNDEKİLER

Sayfa

ÖZET ......................................................................................................................iv
ABSTRACT .............................................................................................................v
TEŞEKKÜR ...........................................................................................................vi
İÇİNDEKİLER.......................................................................................................vii
ÇİZELGELER LİSTESİ ...........................................................................................x
ŞEKİLLER LİSTESİ ...............................................................................................xi
SİMGELER VE KISALTMALAR ........................................................................xiv
1. GİRİŞ ...................................................................................................................1
2. REAKTİF GÜÇ KOMPANZASYONU ................................................................2
2.1. Reaktif Güç Tanımı .......................................................................................2
2.2. Reaktif Güç Tüketicileri ................................................................................3
2.3. Reaktif Güç Üretimi ve Kompanzasyon.........................................................4
2.3.1. Dinamik faz kaydırıcılar ......................................................................4
2.3.2. Kondansatörler ....................................................................................5
2.4. Reaktif Güç Kompanzasyonunun Faydaları ...................................................5
2.5. Reaktif Güç Kompanzasyonunda Kondansatör Gücünün Hesabı....................7
2.6. Reaktif Güç Kompanzasyonunda Kondansatör Değerinin Hesabı ................11
2.7. Reaktif Güç Kompanzatörleri ......................................................................12
2.8. Kompanzasyon Tesisinin Düzenlenmesi......................................................14
2.8.1. Bireysel kompanzasyon .....................................................................16
2.8.2. Grup kompanzasyon ..........................................................................18
2.8.3. Merkezi kompanzasyon .....................................................................19
2.9. Kompanzasyon Uygulamaları Seçimi ..........................................................21
2.10. Klasik Reaktif Güç Rölesi .........................................................................22
3. GERİLİM AYARI (REGÜLASYONU)..............................................................30
3.1. Problem.......................................................................................................37
4. STATİK VAR SİSTEMLERİ .............................................................................41
4.1. Statik Var Sisteminin Özellikleri .................................................................41
viii

Sayfa
4.2. Statik Var Sisteminin Ana Tipleri ................................................................42
4.3. Statik Var Sisteminin Ana Frekanstaki Davranışı.........................................42
4.3.1. İdeal SVS karakteristiği .....................................................................42
4.3.2. Gerçek SVS karakteristiği..................................................................43
4.3.3. Tesis içine yerleştirilen SVS karakteristiği .........................................44
4.4. Tristör Kontrollü Reaktör ............................................................................47
4.5. Tristör Anahtarlamalı Kapasitör...................................................................52
4.6. Tristör Anahtarlamalı Reaktör .....................................................................55
4.7. Uygulamada Kullanılan SVS Sistemleri ......................................................56
4.8. Doymuş Reaktör..........................................................................................58
5. KOMPANZASYON HESABI ............................................................................60
5.1. Gerekli Kondansatör Gücünün Seçimi .........................................................60
5.2. Kondansatör Adımının Tayini......................................................................61
5.3. Akım Trafosunun Tayini .............................................................................62
5.4 Reaktif Rölenin Bağlanması .........................................................................62
5.5. Reaktif Rölenin İşletmeye Alınması ............................................................63
6. GÜÇ SİSTEMLERİNDE SİNOZOYDAL OLMAYAN ELEKTRİKSEL
BÜYÜKLÜKLERLE İLGİLİ TANIMLAR VE TEMEL BAĞLANTILAR .........66
6.1. Harmonikler ................................................................................................66
6.1.1. Harmonik Nedir? ...............................................................................66
6.1.2. Sistemimizde harmonik olduğunu nasıl anlarız?.................................67
6.1.3. Harmonikler ne seviyedeyse problem var demektir? ..........................67
6.1.4. Harmoniklerin sistemimize zararları nedir? ........................................67
6.1.5. Harmonik filtreli kompanzasyon panosunun sisteme faydası nedir? ...68
6.1.6. Harmonik filtreli kompanzasyon panosunun tesis edildiğinde
harmonikler yok olacak mıdır? ...........................................................68
6.1.7. Neden 400 V kondansatör kullanmıyoruz ? ........................................69
6.1.8. Statik kompanzasyon panosu işletmemiz için gereklimidir? ...............70
6.1.9. Giriş koruma reaktörü etkisi nedir? ....................................................70
6.1.10. Giriş koruma reaktörüne yinede ihtiyacımız var mı? ........................71
6.1.11. Öneriler ...........................................................................................72
ix

Sayfa
6.2. Harmoniklerin enerji sistemlerine etkileri ....................................................76
6.3. Harmoniklerin kayıplara etkileri ..................................................................77
6.4. Rezonans .....................................................................................................78
6.5. Harmonik Filtrasyon Ve Reaktif Güç Bedeli................................................79
6.5.1. Harmonik filtrasyon...........................................................................79
6.5.2. Harmonik kaynaklı reaktif güç bedeli.................................................80
7. ÖRNEK UYGULAMA, 2620 KVA KURULU GÜCE SAHİP BİR TESİSİN
PLC KONTROLLÜ REAKTİF GÜÇ SİMİLASYONU .....................................81
7.1. Tesis İle İlgili Bilgiler..................................................................................81
7.1.1. Dozajlama..........................................................................................82
7.1.2. Ekstrüder ...........................................................................................82
7.1.3. Düze ..................................................................................................82
7.1.4. Yağlama ............................................................................................83
7.1.5. Çekim ................................................................................................83
7.1.6. Tekstüre.............................................................................................83
7.1.7. Puntalama ..........................................................................................84
7.1.8. Sarım .................................................................................................85
7.2. Tesisin Gücü Hakkında Bilgiler...................................................................85
7.3. Simülasyon..................................................................................................86
7.4. Simülasyonun Görünümü ............................................................................92
8. SONUÇ ..............................................................................................................97
KAYNAKLAR..................................................................................................... 102
ÖZGEÇMİŞ.......................................................................................................... 103
x

ÇİZELGELER LİSTESİ
Çizelge Sayfa
Çizelge 2.1. Mevcut ve istenilen cos değeri.............................................................10
Çizelge 2.2. Trafo oranına göre Reaktif ve Kondansatör gücü .................................17
Çizelge 2.3. Kademeli anahtarlama programı ..........................................................24
Çizelge 4.1 Çeşitli reaktif kompanzasyon cihazlarının karşılaştırılması ...................59
Çizelge 5.1. K katsayı tablosu .................................................................................61
Çizelge 5.2. c / k için seçim tablosu ........................................................................64
Çizelge 6.1. Harmonik sırasına göre giriş empedansı ..............................................71
Çizelge 7.1. Tesis Ünitelerinin aktif güçleri ............................................................85
Çizelge 7.2 Similasyonda Hesaplanan parametreler ......................................... 90
xi

ŞEKİLLER LİSTESİ
Şekil Sayfa
Şekil 2.1. Endüktif yük gösterimi..............................................................................2
Şekil 2.2. Kompanzasyonda P aktif gücünün sabit tutulması .....................................8
Şekil 2.3. (P = Sabit) kompanzasyon öncesi ve sonrası güç akışı...............................8
Şekil 2.4. Kompanzasyonda S görünür gücünün sabit tutulması ................................9
Şekil 2.5. (S = Sabit) Kompanzasyon öncesi ve sonrası güç akışı ..............................9
Şekil 2.6. 3 Fazlı sistemlerde kullanılan Y – ∆ bağlantısı ........................................12
Şekil 2.7. Sürekli değişen reaktif güç ......................................................................12
Şekil 2.8. Kompanzasyon tesisinin yeri ...................................................................15
Şekil 2.9. Bireysel kompanzasyon...........................................................................16
Şekil 2.10. Grup kompanzasyonu............................................................................18
Şekil 2.11. Merkezi kompanzasyon.........................................................................19
Şekil 2.12. Merkezi kompanzasyon sisteminin devre şeması ...................................20
Şekil 2.14. Tasarlanan röle için blok diagram..........................................................26
Şekil 2.15. Tasarlanan rölede devreye kondansatör alma ve çıkarma algoritması.....28
Şekil 3.1. A Barasına bağlı bir yük (Müşteri) ..........................................................30
Şekil 3.2. Akım – Fazör Diagramı...........................................................................32
Şekil 3.3. Baranın eşdeğer devresi...........................................................................33
Şekil 3.4. Kompanzasyon yapılması durumunda Akım – Fazör diyagramı ..............34
Şekil 3.5. Sisteme ilişkin fazör diyagramı ...............................................................38
Şekil 3.6. Sistemin fazör diyagramı.........................................................................39
Şekil 3.7. Sistemin fazör diyagramı.........................................................................40
Şekil 4.1. SVS’nin eşdeğer devresi..........................................................................42
Şekil 4.2. İdeal bir SVS’ye ilişkin Akım – Gerilim karakteristiği ............................43
Şekil 4.3. Gerçek SVS karakteristiği .......................................................................43
Şekil 4.4. SVS barasından sisteme doğru bakıldığında görülen Thevenin eşdeğer
devresi ....................................................................................................44
Şekil 4.5. SVS akımıyla SVS bara gerilimi arasındaki ilişki....................................44
Şekil 4.6. Akım – Gerilim grafikleri........................................................................45
Şekil 4.7. SVS’ye ilişkin 3 ayrı yük karakteristiği ve SVS karakteristiği .................45
Şekil 4.8. Tesis içersine yerleştirilen SVS’ ye ilişkin üç ayrı yük karakteristiği .......46
xii

Şekil Sayfa
Şekil 4.9. 1 Fazlı TKR yapısı ..................................................................................47
Şekil 4.10. Çeşitli tetikleme açılarında tristör akım değişimi ...................................48
Şekil 4.11. TKR’ ye ilişkin V – I karakteristik eğrisi ...............................................50
Şekil 4.12. 6 Darbeli TKR yapısı ............................................................................51
Şekil 4.13. 12 Darbeli TKR yapısı ..........................................................................51
Şekil 4.14. 1 Fazlı TAK yapısı ................................................................................52
Şekil 4.15. TAK bara gerilimi, kapasite gerilim ve kapasite Akım...........................53
Şekil 4.16. Paralel bağlı TAK yapıları.....................................................................54
Şekil 4.17. TAK yapısının V – I karakteristiği.........................................................54
Şekil 4.18. 3 Fazlı TAK yapısının 1 kutuplu gösterimi ............................................55
Şekil 4.19. Yeni yük durumunda V değeri...............................................................56
Şekil 4.20. TKR Ve TAK sistemlerinin bir araya getirilmeleriyle ortaya çıkan
SVS Yapısı ...........................................................................................56
Şekil 4.21. Q – V Karakteristiği ..............................................................................57
Şekil 5.1. Bağlantı şeması .......................................................................................63
Şekil 6.1. Harmonikler sonucu bozulmuş akım dalga şekli ......................................66
Şekil 6.2. Bağlantı şeması .......................................................................................69
Şekil 6.3. Montaj şeması .........................................................................................72
Şekil 6.4. Motor klemensindeki gerilim dalga şekli .................................................74
Şekil 6.5. İdeal bağlantı şekli ..................................................................................74
Şekil 7.1. Tesisin Görünümü...................................................................................81
Şekil 7.2. Dozajlama Ünitesi...................................................................................82
Şekil 7.3. Düze kalıplarının büyütülmüş çizimi .......................................................83
Şekil 7.4. Çekim, tekstüre ve puntalama bölgesi......................................................83
Şekil 7.5. Tekstüre lamelleri ...................................................................................84
Şekil 7.6. Puntalama jeti .........................................................................................84
Şekil 7.7. Sarım ünitesi (Winder) ............................................................................87
Şekil 7.8. Simülasyonun ana sayfası........................................................................92
Şekil 7.9. Parametrelerin giriş kısmı........................................................................92
Şekil 7.10. Makinelerin gücünün ayarlandığı ve aktif edildiği kısım........................93
Şekil 7.11. Girilen parametrelere bağlı hesaplanan değerler ...................................93
xiii

Şekil Sayfa
Şekil 7.12. Hesaplanan değerlere bağlı devreye giren kapasiteler ............................94
Şekil 7.13 Tüm işlemlerin aynı anda görüldüğü sayfa .............................................94
Şekil 7.14. Girilen parametrelere bağlı olarak değişen Aktif Güç grafiği .................95
Şekil 7.15. Girilen parametrelere bağlı olarak değişen Reaktif Güç grafiği..............95
Şekil 7.16. Girilen parametrelere bağlı olarak değişen Görünür Güç grafiği ............96
xiv

SİMGELER VE KISALTMALAR LİSTESİ

Bu tezde bazı simgeler ve kısaltmalar açıklamalarıyla birlikte aşağıda sunulmuştur.

Simgeler Açıklama

Q Reaktif güç (VAr)


V Gerilim (V)
I Akım (A)
φ Gerilim ile akım arasındaki açı
Z Empedans (ohm)
R Direnç (ohm)
2
j Komplex sayı ( i = − 1 )
ω Açısal frekans
L Self (Henry)
P Aktif Güç (Watt)
S Görünen güç (VA)
k Akım trafosunun çevirme oranı
f Frekans (Hz)
C Kondasatör (Farad)
π Sabit (3,14)
∆ Üçgen bağlantı
t Zaman
ü Çevirme oranı
X Reaktans (ohm)
Y Admitans (1/ohm)
B Suseptans (1/ohm)
G Kondüktans (1 / ohm)
φ Yük akımının açısı
∟ Fazör işareti
∆V Gerilim düşümü (V)
E Sistem gerilim (V)
o
α Tetikleme açısı ( )
xv

Simgeler Açıklama
o
σ Tristörün iletimde kaldığı süre ( )
Φ Magnetik akı
N Reaktörün sarım sayısı
U Çalışma gerilimi (V)
p Reaktif faktörü
h Pulse sayısı
n En yüksek harmonik mertebesi
a, b Fourier katsayıları
T Peryot
f (t) Fourier fonksiyonu

Kısaltmalar Açıklama

SVK Statik Var Kompanzatörleri


IGBT Kapısı Yalıtılmış Bipolar Transistör
PLC Programlanabilir Lojik Kontrolörler
Tr Transistör
M Motor
OP – AN Optimal Anahtarlama
e Evet
h Hayır
GR Gerilim Regülasyonu
SVS Statik Var Sistemi
TKR Tristör Kontrollü Reaktör
TAR Tristör Anahtarlamalı Reaktör
TAK Tristör Anahtarlamalı Kapasitör
DR Doymuş Reaktör
T Tristör
R–S–T 3 faz gösterimi
DC Doğru Akım
AC Alternatif Akım
xvi

Kısaltmalar Açıklama

UPS Kesintisiz Güç Kaynağı


D Hxvixviarmonik Bozulmama Gücü
EMI Elektromanyetik Girişim
PWM Darbe Genişlik Modülasyonu
HVDC Doğru Akım İle Enerji Nakli
FFT Hızlı Fourier Transformu
IEEE Uluslararası Elektrik – Elektronik Mühendisliği
rms Ortalama Değerin Karekökü
IEC Uluslar Arası Elektroteknik Komisyonu
THD Toplam Harmonik Distorsiyonu
DF Distorsiyon Faktörü
CF Tepe Faktörü
1

1. GİRİŞ

Şebekenin ve yükün ihtiyacı olan reaktif gücün belli teknikler kullanılarak


karşılanması işlemi reaktif güç kompanzasyonu olarak adlandırılır.

Alternatif akımla çalışan elektrik güç sistemlerinin tasarım ve işletmesinde uzun


zamandır reaktif güç önemli bir sorun olarak görünmektedir. Hatasız çalışan
alternatif akım şebekesine sahip olabilmek için reaktif güçten kaynaklanan sorunların
çözülmesi gerekmektedir. Reaktif gücün hiçbir probleme neden olmadığı varsayılsa,
enerji iletim hattını meşgul etmesi bile tek başına önemli bir olumsuzluktur.

Dinamik kompanzatörler (kompanzasyon amaçlı senkron makineler) hızlı değişen


reaktif güç talebinin olduğu sistemlerde (ataletleri sebebi ile) yetersiz kalmaktadır.
Son yıllarda gelişen teknolojiye paralel olarak güç elektroniği elemanları daha büyük
güçlerde imal edilebilmektedirler. Ayrıca kontrol elemanlarının performansında da
büyük gelişmeler sağlanmıştır. Dolayısıyla değişken reaktif güç talep edilen yerlerde,
bakımı masraflı ve hantal olan dinamik kompanzatörler yerine statik
kompanzatörlerin kullanılması daha elverişli duruma gelmiştir.
2

2. REAKTİF GÜÇ KOMPANZASYONU

2.1. Reaktif Güç Tanımı

Reaktif güç, bir alternatif akım şebekesinde, gerilim ile akımın reaktif bileşenin
çarpımına eşittir;

Q = V I sinφ (2.1)

Eşitlik 2.1 ifadesinde Q reaktif gücü simgelemektedir ve birimi Volt-Amper reaktiftir


(VAr). V; gerilim etkin fazörünün genliği (volt), I; akım etkin fazörünün genliğidir
(amper).

Reaktif güç işareti, φ açısının (gerilim fazörü ile akım fazörü arasındaki açı) yönünün
tanımlanmasına bağlıdır. Şekil 2.1'de gösterildiği gibi endüktif karakterdeki bir yük
için akım fazörü gerilim fazörüne göre geri fazdadır (φ açısı V ekseninin altında).
Reaktif güç, endüktif yada kapasitif karakterde olabilir.

I I cosφ

V Z = R+jwL I sinφ

Şekil 2.1. Endüktif yük gösterimi

Bir endüktif yükün kaynaktan çektiği reaktif gücün işareti pozitif, kapasitif yükün
çektiği reaktif gücün işareti ise negatiftir.

Aktif güç, alternatif akım şebekesinde, gerilim ile akımın aktif bileşenin çarpımına
eşittir;

P = V I cosφ (2.2)

Eş.1.2 ifadesinde P; aktif güç (watt), Cos φ ise güç faktörüdür.


3

2.2.Reaktif Güç Tüketicileri

Reaktif güç sarfiyatı bakımından tüketicileri 2 ana gruba ayırmak mümkündür;

• Elektrik enerjisinden yaralanarak saf ısı enerjisi üreten tüketicilerle akkor Flamanlı
lambalar, elektroliz galvano tesisleri. Bu araçlar yalnızca aktif güç üretirler.
• Elektrik tesislerinde kullanılan manyetik yada statik alanla çalışan tüm işletme
araçları. Bunlar aktif gücün yanında reaktif güçte çekerler. Bunların en önemlileri;

 Düşük uyanmalı senkron makineler,


 Transformatörler,
 Bobinler,
 Havai hatlar,
 Asenkron motorlar,
 Doğrultucular,
 Endüksiyon ve ark fırınları,
 Kaynak makinaları,
 Floresan lamba, sodyum ve cıva buharlı lamba balastları ile neon lamba
transformatörleri.

Her ne kadar aydınlatma araçları aktif güç çekse de, bunlara ait balast ve
transformatörler de reaktif güç sarf ettiklerinden aydınlatma cihazları da ikinci gruba
dahil edilebilir.

Yukarıdaki tüketicilerde söz konusu olan reaktif güç endüktif karakterde olup, akım
fazörü gerilim fazörüne göre geri fazdadır.

Bazı hallerde iletme araçları bir kondansatör gibi etki ederek kapasitif reaktif güç
çekerler. Boşta çalışan havai hatlar ve kablolar bu duruma örnek olarak
gösterilebilirler. Bu devrelerde hattan (veya kablodan) akan akım fazörü, yük
tarafındaki gerilim fazöründen ileri fazda olduğundan bunlar kendilerini besleyen
kaynaktan kapasitif reaktif güç çekerler.
4

2.3. Reaktif Güç Üretimi ve Kompanzasyon

Reaktif güç ihtiyacını karşılamak için reaktif gücün bir yerde üretilmesi gerekir.
Bunun için en eski ve klasik yol, aktif güç gibi reaktif gücünde senkron generatör
tarafından üretilmesidir. Reaktif güç üretimi, aktif güç gibi, santrallerde su kuvveti,
akaryakıt, kömür vb. hammadde sarfiyatını gerektirmez. Sadece generatörün
uyartımının artırılmasıyla alternatör, reaktif güç verecek duruma getirilir. Böylece
santralde üretilen reaktif güç, generatör, taransformatör ve enerji iletim hatları
üzerinden geçerek tüketiciye ulaştırılır. Bu esnada elektrik tesisleri reaktif güç
tarafından fuzuli işgal edileceğinden aktif güç bakımından kapasitelerinden tam
olarak yaralanılamayacağı için ekonomik bir çözüm olmaktan çıkar. O yüzden reaktif
güç üretiminin santrallerde değil de tüketim noktalarında sağlanması daha akılcı bir
çözümdür.

Tüketicileri normal olarak şebekeden çektikleri endüktif gücün, kapasitif güç çekmek
suretiyle özel bir reaktif üreticisi tarafından dengelenmesine kompanzasyon denir.
Böylece tüketicinin şebekeden çektiği reaktif güç çok azalır. Reaktif güç üretimi için
2 işletme aracından yararlanılabilir.

2.3.1.Dinamik faz kaydırıcılar

Reaktif güç üretiminde kullanılan dinamik faz kaydırıcıların başında aşırı uyartılmış
senkron makineler gelir. Genel olarak santralden gelen enerji nakil hatlarının
sonunda ve tüketim merkezlerinin başında, şebekeye bir senkron makine bağlanıp,
bölgenin reaktif güç ihtiyacını bu şekilde sağlanır. Senkron makine boşta çalışma
kayıplarını karşılayacak kadar az bir aktif güç çeker ve şebekeye istenilen reaktif
gücü vererek, reaktif güç genaratörü olarak çalışır. Senkron faz kaydırıcıların
kayıpları kondansatörlere göre daha yüksek olduğu gibi bakıma da ihtiyaç duyarlar.

Bir diğer husus; çok büyük güçlü senkron makineler kullanılması gerektiği takdirde,
bunların ekonomik olarak üretilmesi ve temini mümkün olmamaktadır. Bu
makinelerin başka bir dezavantajı ise; bir tüketim merkezi civarına yerleştirildiğinde,
yalnızca genaratörler ve yüksek gerilim enerji nakil hatlarıyla buna ait
5

transformatörlerin reaktif güçten kurtarıldıkları halde, tüketim merkezine ait bir yada
iki kademeli orta gerilim şebekesiyle alçak gerilim dağıtım şebekesinin reaktif güç
nakletmek zorunda kalışı sayılabilir.

Tüm bu nedenlerden dolayı, dinamik faz kaydırıcılar, bugün ancak özel hallerde
kullanılır.

2.3.2. Kondansatörler

Reaktif güç üretiminde, statik faz kaydırıcıları adı verilen kondansatörlerin


üstünlükleri sayılamayacak kadar çoktur.

Kondansatörler, günümüzde kuvvetli akım tesislerinde gittikçe artmakta olan bir


önem kazanmaktadırlar. Bunların beher kVAr başına maliyet bedelleri, orta
büyüklükteki senkron kompanzatörden daha düşük olduğu gibi, bu fiyatta büyük bir
artış olmadan, bunların her güçte imali mümkündür. Kondansatörlerin tesisi kolaydır
ve gerektiğinde kolaylıkla genişletilebilir ve güçleri artırılabilir. Ayrıca bunlarda
tüketici ihtiyacına göre rahat şekilde güç ayarı da yapılabilmektedir.
Kondansatörlerin işletme emniyetleri çok büyük olduğu gibi, ömürleri uzun ve
bakımları da kolaydır. Yerleştirilecekleri yerde, hemen hemen hiçbir özellik
aranmamakta olup, yer temini bir problem oluşturmaz. Gerekli kapasite birçok
kondansatör grubunun bir araya getirilmesiyle sağlanabilir.

2.4. Reaktif Güç Kompanzasyonunun Faydaları

Eğer V ile I arasındaki açı büyütülürse Eş. 2.2 ifadesindeki cos φ küçülecektir.
Açının büyütülmeden önceki aktif güç değeri (açı değeri büyütüldükten sonra da)
sabit tutulmak isteniyor ise, Eş. 2.2 ifadesinde görüldüğü gibi sabit gerilimli
(enterkonnekte) şebekede I akım genliğini artırmak gerekecektir. Akım genliğinin
artması şebekenin daha fazla yüklenmesi demektir. Hem akım genliğinin artması
hem de φ açısının artması Eş. 2.1 eşitliğinde verilen Q reaktif gücünün artması
anlamına gelecektir. Bu ise iletim hatlarının fiziksel anlamda bir işe yaramayan güç
ile meşgul edilmesi ve hat kesitinin bir kısmının bu (faydasız) güce tahsis edilmesi
anlamına gelmektedir. Hatırlanacağı gibi reaktif güç iki yönlü olup (aktif güç tek
6

yönlüdür), periyodun yarısında kaynaktan yüke doğru, periyodun diğer yarısında ise
yükten kaynağa doğru akmaktadır. İletim hatlarının yapım maliyeti oldukça
yüksektir, bu nedenle hat kalınlığının (reaktif güç iletimi yüzünden) artması maliyeti
de artıracaktır. Reaktif güç transformatör ve generatörlerin içinden de geçtiğinden,
iletim hatları için geçerli olan olumsuzluk bu elemanlar için de geçerli olacaktır.

Ülkelerin enterkonnekte sistemini kontrol eden birimler, iletim hatlarının verimli


kullanılmasını arzu ettiklerinden, müşterilerin ihtiyaçları olan reaktif güçleri
enterkonnekte sistemden çekmemesini ve kendilerinin reaktif güç üretmesini (fabrika
içinde) istemekte, bu işlemi yapmaya zorlamak için reaktif güç sayaçları yardımı ile
müşterinin reaktif güç tüketimi ölçüp faturalandırmaya gitmektedirler. Müşteriler ise
reaktif güç parası vermemek için sayaçların ardından tesisleri içine kompanzasyon
panosu kurarak fabrikalarının reaktif güç ihtiyaçlarım kendileri temin etmektedirler,

Reaktif güç üretimini zorunlu falan bir diğer olay ise müşteri baralarının gerilim
genlik değerlerini (değişik yük durumlarında bile) sabit tutmak ihtiyacıdır.
Müşterilerin bağlı olduğu baranın gerilim genlik değeri nominal değerde sabit
tutulamaz ise müşteri cihazlarına gelen gerilim bunların verimli bir şekilde
çalışmasını mümkün kılamaz, hatta zarar bile verebilir. Bu tehlikeyi ortadan
kaldırmak için enterkonnekte sistemin uygun yerlerine kompanzasyon cihazları
bağlanarak sisteme reaktif güç pompalanır ve gerilim genlik değeri (kontrol cihazları
yardımı ile) sabit tutulmaya çalışılır. Reaktif güç kompanzasyonunun şebeke
açısından faydaları aşağıda maddeler halinde verilmiştir;

• Şebekenin güç kapasitesi artar,


• Şebekenin ısı kayıpları azalır,
• Gerilim düşümü azalır,
• İletim hatlarının geçici durum kararlılığı iyileşir,
• Faz gerilim dengesizlikleri azaltılmış olur,
• Gerilim dalgalanmaları (fliker olayları) azalır,
• Harmonikler azalır,
7

Reaktif güç kompanzasyonunun tüketici açısından faydaları ise;

• Kompanzasyon tesisine sahip bir işletmenin işletme maliyetleri azalır,


• Güç katsayısı düzeltildiği için müşteri şebekeden çok daha az reaktif güç çeker
ve daha az para öder,
• Elektrik enerjisinin kalitesizliğinden doğabilecek arıza riski en aza indirilmiş
olur,
• Enerji kalitesi ile üretim kalitesi direkt bağlantılı olacağı için işletmenin ürün
kalitesi de artar.

2.5. Reaktif Güç Kompanzasyonunda Kondansatör Gücünün Hesabı

Kompanzasyon için gerekli kondansatör gücünü hesaplarken müşterinin iki farklı


hassasiyeti olabilir. Müşteri, kompanzasyon işleminin şebekeden (kompanzasyon
öncesi şebekeden) çekilen aktif güç değerini değiştirmemesini (P = sabit) isteyebilir
veya müşteri kompanzasyon öncesi ile sonrasındaki görünür güç değerinin sabit
tutulmasını isteyebilir. Bu iki durum aşağıda ayrı ayrı incelenmiştir.

 P aktif gücün sabit tutulması;

Kompanzasyondan önceki durumda yükün güç faktörü cos ϕ1 görünür gücü S1


olsun. Şekil 2.2'de görüldüğü gibi güç faktörünün cos ϕ 2 'ye çıkarılması durumunda
görünür güç S 2 değerine düşmektedir. Kompanzasyon öncesi reaktif güç değeri;

Q = S1 . sin ϕ1 (2.3)

olur. Kompanzasyon sonrası reaktif güç değeri ise;


8

Şekil 2.2. Kompanzasyonda P aktif gücünün sabit tutulması

Q2 = S 2 .sin ϕ 2 (2.4)

olacaktır. Kompanzasyon tesisine konulacak kondansatör gücü ise;

QC = Q1 − Q2 = S1.sin ϕ1 − S 2 .sin ϕ 2
(2.5)

olarak elde edilir. Eş. 1.5 ifadesi aktif güç cinsinden yazılırsa;

QC = P.(tan ϕ1 − tan ϕ 2 ) (2.6)

bulunur. Şekil 2.3'te tesisin kompanzasyon öncesi ve sonrasındaki güç akış şeması
gösterilmiştir.

Şekil 2.3 a) (P = sabit) Kompanzasyon öncesi ve sonrası b) güç akışı

 S görünür gücün sabit tutulması;

Müşterinin, kompanzasyon öncesi ve sonrasındaki görünür güç (S) değerinin sabit


kalmasını istemesi durumunda, güç faktörünün cos ϕ 2 'ye çıkarılması nedeni ile
9

müşterinin şebekeden çektiği aktif güç değeri P1 'den P2 'ye yükselecektir. Şekil 2.4'e
bakılırsa, kompanzasyon öncesi ve sonrası reaktif güç değerleri;

Şekil 2.4 Kompanzasyonda S görünür gücünün sabit tutulması.

Q1 = S1 . sin ϕ1 (2.7)
Q2 = S 2 . sin ϕ 2 (2.8)
olacaktır.
S = sabit koşulu altında gerekli kompanzasyon tesisinde kullanılacak kondansatör
gücü;
QC = Q1 − Q2 = S (sin ϕ1 − sin ϕ 2 ) (2.9)
veya
QC = P1 tan ϕ1 − P2 tan ϕ 2 (2.10)
olarak bulunur. Şekil 2.5'te tesisin kompanzasyon öncesi ve sonrasındaki güç akış
şeması gösterilmiştir.

Şekil 2.5 a) (S=sabit) Kompanzasyon öncesi ve b) sonrası güç akışı

Pratikte yukarıda bahsedilen her iki hesap yoluna da hiç girmeden


tan ϕ1 − tan ϕ 2 = k gibi bir katsayı tanımlarsak, k katsayısını veren Çizelge 2.1’in
10

yardımıyla bir tesisin ya da tüketicinin belirli bir cos ϕ1 katsayısını cos ϕ 2 güç
katsayısına çıkarmak için gerekli olan reaktif güç ihtiyacı belirlenebilir. Bu tablo,
yukarda bahsi geçen düzeltme için, beher KW aktif güç başına lazım gelen reaktif
güç miktarını vermektedir. Kondansatör gücünü bulmak için çizelgeden elde edilen k
değeri, tesisin aktif gücüyle çarpılır.

Çizelge 2.1 Mevcut ve istenilen cos değerleri


Mevcut Arzu edilen cosφ2
cosφ1 0,7 0,75 0,8 0,82 0,84 0,86 0,88 0,9 0,92 0,94 0,96

0,40 1,27 1,41 1,54 1,60 1,65 1,70 1,76 1,81 1,87 1,93 2,38
0,45 0,97 1,11 1,24 1,29 1,34 1,40 1,45 1,50 1,56 1,62 1,69
0,50 0,71 0,85 0,98 1,04 1,09 1,14 1,20 1,25 1,31 1,37 1,44
0,52 0,62 0,76 0,89 0,95 1,00 1,05 1,11 1,16 1,22 1,28 1,35

0,54 0,54 0,68 0,81 0,86 0,92 0,97 1,02 1,08 1,14 1,20 1,27
0,56 0,46 0,60 0,73 0,78 0,84 0,89 0,94 1,00 1,05 1,14 1,19
0,58 0,39 0,52 0,66 0,71 0,76 0,81 0,87 0,92 0,98 1,04 1,11

0,60 0,31 0,45 0,58 0,64 0,69 0,74 0,80 0,85 0,91 0,97 1,04
0,62 0,25 0,39 0,52 0,57 0,62 0,67 0,73 0,78 0,84 0,90 0,97
0,64 0,18 0,32 0,45 0,51 0,56 0,61 0,67 0,72 0,78 0,84 0,91

0,66 0,12 0,26 0,39 0,45 0,49 0,55 0,60 0,66 0,71 0,78 0,85
0,68 0,06 0,20 0,33 0,38 0,43 0,49 0,54 0,60 0,65 0,72 0,79
0,70 0,14 0,27 0,33 0,38 0,43 0,49 0,54 0,60 0,66 0,73

0,72 0,08 0,22 0,27 0,32 0,37 0,43 0,48 0,54 0,60 0,67
0,74 0,03 0,16 0,21 0,26 0,32 0,37 0,43 0,48 0,55 0,62
0,76 0,11 0,16 0,21 0,26 0,32 0,37 0,43 0,50 0,56

0,78 0,05 0,11 0,16 0,21 0,27 0,32 0,38 0,44 0,51
0,80 0,05 0,10 0,16 0,21 0,27 0,33 0,39 0,46
0,82 0,05 0,10 0,16 0,22 0,27 0,33 0,40

0,84 0,05 0,11 0,16 0,22 0,28 0,35


0,86 0,06 0,11 0,17 0,23 0,30
0,88 0,06 0,11 0,17 0,25

0,90 0,60 0,12 0,19


0,92 0,06 0,13
0,94 0,07

Kondansatörün gücünü bulmak için; mevcut cosφ1'in hizasında ve istenen cosφ2'nin altındaki değer,
tesisin gerçek aktif gücü (KW) ile çarpılır.
11

2.6. Reaktif Güç Kompanzasyonunda Kondansatör Değerinin Hesabı

Üç fazlı sistemlerde kondansatörler yıldız veya üçgen bağlanırlar. Her iki bağlama
şeklinin de kullanıldığı durumlar; maliyet, sistem gerilimi ve koruma gibi faktörlere
bağlı olarak değişir. Kompanzasyon amaçlı olarak kullanılan kondansatörler üçgen
bağlandıklarında her elemana hattın faz arası gerilimi, yıldız bağlamada ise bu

değerin 1/ 3 katı kadar gerilim gelmektedir.

Şekil 1.6'da V(volt); faz arası (etkin) gerilimi, Qc (VAr); bir kondansatörün gücü ve
f(hz) ise şebekenin frekansı olmak üzere, kondansatörler yıldız olarak bağlandığında
her bir faz ile nötr arasına konulan kapasite değeri;

QC
CY =
2πV 2 farad (2.11)

ve üçgen bağlamada ise iki faz arasına bağlanacak kapasite değeri;

QC
C∆ = 3
2πV 2 farad (2.12)

olarak bulunur. Son iki ifadeden anlaşıldığı gibi iki kapasite arasında CY/C∆=3 oranı
bulunmaktadır. Kompanzasyon sistemini inşa edecek olan için iki alternatif
bulunmaktadır; ya üçgen bağlamayı tercih edip C değeri düşük fakat uçları arasına
gelen gerilim değeri (dolayısı ile yalıtım maliyeti) yüksek bir kapasite kullanacaktır,
yada yıldız bağlamayı tercih edip C değeri yüksek ancak gerilim değeri (dolayısı ile
yalıtım maliyeti) düşük kapasite kullanacaktır. Şekil 2.6'da üç fazlı sistemlerde
kullanılan yıldız ve üçgen kapasite bağlantısı gösterilmiştir.
12

Şekil 2.6. Üç fazlı sistemlerde kullanılan yıldız ve üçgen kapasite bağlantısı

2.7. Reaktif Güç Kompanzatörleri

Reaktif güç değeri veya güç katsayısı yaklaşık olarak sabit olan bir yük için C değeri
sabit bir kondansatör kullanarak kompanzasyon yapılabilir. Fakat Şekil 2.7'de
görüldüğü gibi şebekeden çektiği reaktif güç değeri sürekli olarak değişen
tüketicilere pratikte (ör.haddehane) daha sıklıkla rastlanılır. Bu tür tüketicilerin
reaktif güç kompanzasyonu için sabit kapasiteli kompanzasyon çözüm olamaz.

Şekil 2.7 Sürekli değişen Reaktif güç

Piyasada uygulanan kompanzasyon teknikleri aşağıda verilmiştir;

• Aşırı uyarılmış senkron makine (senkron kondenser) kullanmak,


• Mekanik olarak anahtarlanan (veya anahtarlanmayan) şönt kapasitör kullanmak,
• Mekanik olarak anahtarlanan (veya anahtarlanmayan) şönt reaktör kullanmak,
• Seri kapasitör kullanmak,
• Seri reaktör kullanmak,
• Şönt kapasite ile birlikte doymuş reaktör kullanmak,
13

• Transformatör kademelerini değiştirmek,


• Statik VAr kompanzatörleri kullanmak.

Kompanzasyon amaçlı olarak şebekeye paralel bağlanan senkron makine (miline yük
bağlanmaz) şebekeden boşta çalışma kayıplarını karşılayacak kadar az aktif güç
çeker ve uyarma akımı ayarlanarak şebekeye istenilen miktarda reaktif güç vermesi
sağlanır. Bu tür çözümler pahalı olduklarından büyük miktarda reaktif güce ihtiyaç
duyulan yerlere; enerji iletim hatlarının sonuna yada tüketim merkezlerinin girişine
yerleştirilirler. Senkron makinelerin kayıpları kondansatörlere göre daha fazladır ve
sürekli bakıma ihtiyaç duyarlar. Bunun yanında (ani reaktif güç talebinde) atalet
momenti dolayısı ile cevap hızının düşük olması ve her faz için ayrı ayrı denetim
imkanının olmayışı dinamik kompanzasyon için bir olumsuzluk kabul edilir.

Mekanik olarak anahtarlanan şönt kapasitörlerin yapıları ve çalışma prensipleri


basittir. Değerlerinin sabit kalması nedeni ile değişken reaktif güç ihtiyacına cevap
verememeleri ve anahtarlama sırasında ani gerilim dalgaları oluşturmaları ise
olumsuz yönleridir.

Mekanik olarak anahtarlanan şönt reaktörlerin yapıları ve çalışma prensipleri basittir.


Değerlerinin sabit kalması nedeni ile değişken reaktif güç ihtiyacına cevap
verememeleri ise olumsuz yönleridir.

Seri kapasitörlerin yapıları basittir. Olumsuz yönleri ise aşırı gerilime ve


harmoniklere karşı (düşük harmonik filtresi kullanılarak) korunmalarının
gerekmesidir. Seri kapasitörler hatların aşırı yüklenme kapasitelerini sınırlandırırlar.

Seri reaktörler ise hattın kısa devre gücünü sınırlandırırlar.

Gerektiğinde şönt kapasite ile birlikte kullanılabilen doymuş şönt reaktörün hemen
hemen hiç bakım gerektirmemesi, aşırı yüklenme kapasitesi ve düşük harmonikli
olarak çalışması olumlu yönlerini teşkil eder. Sabit değerli olması, ani gelişen
olaylara karşı yavaş cevap vermesi ve sesli çalışması ise olumsuz yönleridir.
Performans açısından senkron makineye (kondenser) en yakın kompanzasyon
cihazıdır.
14

Transformatörün kademe ayarının (el ya da servo motorla) değiştirilmesi ile reaktif


güç üretiminde harmonik ortaya çıkmaması önemli bir üstünlük sayılabilir. Kademe
ayarının yavaş çalışması, ani değişimlere hızlı cevap verememesi ise bu metodun
olumsuz yönlerini teşkil eder.

Reaktif güç kompanzasyonunda son yıllarda kullanımı oldukça artan statik VAr
kompanzatörleri (SVK), yukarıda belirtilen çözümlere oranla birçok bakımdan
üstünlüklere sahiptir. SVK'nın üç önemli parçası vardır. Bunlardan ilki; reaktif gücün
temin edildiği reaktör ve (veya) kapasitörlerdir. Kapasitörlerin kayıpları çok düşük
(nominal güçlerinin % 0,5'inin altında) ve bakım masrafları yok denecek kadar azdır.
Kapasitörlerin tesisi kolaydır ve gerektiğinde kolaylıkla sayıları (dolayısı ile güçleri)
artırılabilir. Birkaç kVA'dan birkaç yüz MVA'ya kadar geniş bir ölçekte kapasitör
bankları kurulabilir. Kapasitörlerin işletme emniyeti yüksek, ömürleri uzun ve
bakımları kolaydır. SVK'nın ikinci önemli parçası tristör, tranzistör, GTO, IGBT vb.
gibi yarıiletken malzemelerdir. SVK'nın üçüncü parçası ise sistemin reaktif güç
ihtiyacını ölçen, bu bilgileri değerlendiren ve uygun tetikleme açılarını hesaplayıp
yarıiletken malzemeleri devreye sokan kontrol cihazları (mikroişlemci, PLC) ve
bunlara ilişkin yazılımlardır. SVK hakkında ilerleyen bölümlerde geniş açıklamalar
yapılacaktır.

2.8. Kompanzasyon Tesisinin Düzenlenmesi

Kondansatörlerin kullanılacakları yerlere göre tertiplenme şekillerinin de önemi


büyüktür. Kondansatör tesislerinden azami ölçüde yararlanmayı sağlamak amacıyla,
bunların yapacakları göreve göre tesisin yerinin ve bağlama şeklinin uygun bir tarzda
seçilmesi gerekir.

Şekil 2.8’de kompanzasyon için kullanılan kondansatörlerin yerleştirilmesi


bakımından en uygun yerin seçilmesine yönelik bazı örnekler verilmektedir. Bahsi
geçen şekilde, B barasına bağlı olan M tüketicisinin Tr transformatörünün ve H
besleme hattı üzerinden, bir santralde bulunan G generatörü tarafından beslendiği
kabul edilmektedir.
15

Şekil 2.8a’da hiçbir kompanzasyon tesisi öngörülmemiştir. Dolu çizgiyle gösterilen


ve tüketicinin ihtiyacı olan P aktif gücü ile yine bu defa kesik çizgiyle gösterilen Q
reaktif gücü genaratör tarafından üretilmektedir. Reaktif gücün santralde üretildiğini
işaret etmesi bakımından, genaratörün yanına, paralel olarak bir kondansatör
bağlanmıştır.

Şekil 2.8b’de ise kompanzasyon tesisi transformatörün yüksek gerilim tarafına inşa
edilmiş olup, bu durumda her ne kadar generatör ve besleme hattı reaktif güç üretimi
ve iletiminden kurtulmuş olsa da, transformatör halen reaktif akımla yüklenmektedir.

Şekil 2.8. Kompanzasyon tesisinin yeri


a.) Kompanzasyonsuz durum,
b.) Yüksek gerilim tarafındaki kompanzasyon,
c.) Alçak gerilim tarafındaki kompanzasyon,
d.) Tüketicinin yanındaki kompanzasyon.

Şekil 2.8c’de kondansatör alçak gerilim barasına yerleştirilmiş ve nihayet Şekil


2.8d’de ise kondansatör doğrudan tüketici uçlarına bağlanarak tesis reaktif akımdan
kurtarılmıştır. Buradan elde edilen sonuca göre, kondansatörün bağlanacağı en uygun
yerin, kompanzasyonu yapılacak olan tüketicinin hemen yanı olduğu görülmektedir.

Tüm bunlardan hareketle, belirli bir kompanzasyon elde etmek için, Şekil 2.8b ve
c’de işaret edildiği gibi, yüksek yada alçak gerilim tesislerine bağlı olan
kondansatörlerin izolasyon özellikleri farklı olacağı gibi bunların kapasitelerinin de
farklı olacağını belirtmek gerekir. Bilindiği gibi, transformatörün primer tarafındaki
empedansın, sekonder taraftaki empedansa oranı;
16

Z1
ü2 =
Z2 (2.13)

şeklindedir. Burada ü transformatörün dönüştürme oranıdır. O halde transformatörün


primer tarafına yerleştirilecek olan kondansatörün kapasitesi C1 ve aynı işi yapmak
için sekonder tarafa yerleştirilecek olan kapasitenin değeri de C 2 ise;

C2
ü2 = (2.14)
C1

elde edilir. Bu şekilde kondansatörün yerini tespit ettikten sonra, bunların nasıl
düzenleneceği ve bağlanacağı planlanır. Belirli bir kompanzasyon işini yapacak olan
kondansatörler belli başlı üç şekilde düzenlenir.

2.8.1. Bireysel kompanzasyon

Sürekli olarak işletmede bulunan büyük güçlü tüketicilerin reaktif güç ihtiyacını
temin etmek için, kondansatörler tüketicinin uçlarına doğrudan paralel olarak
bağlanırlar ve müşterek bir kontaktör ya da devre kesicisi üzerinden tüketiciyle
birlikte devreye sokulup çıkartılırlar.

Şekil 2.9. Bireysel Kompanzasyon


17

Çizelge 2.2. Trafo oranına göre Reaktif ve Kondansatör Gücü


DIN'e göre yağlı ve
kuru tip trafoların Azaltılmış açık devre

açık devre kayıpları kayıplı yağlı ve kuru tipi


Trafo reaktif trafolar
Yağlı Kuru (GEAFOL)
gücünü Trafo
doğrultmak için Oranı Trafo Trafo Trafo
gerekli KVA Reaktif Reaktif Reaktif
kondansatör gücü gücü Kondansatör gücü Kondansatör gücü Kondansatör
(açık gücü KVAr (açık gücü KVAr (açık gücü KVAr
devre) devre) devre)
KVA KVA KVA

Açık devre 250 4,50 5,00 2,80 3,00 1,60 2,00


(yüksüz) 3 fazlı, 315 7,90 7,50 3,60 4,00 1,90 2,00
primer tarafı 400 8,20 7,50 4,40 4,00 2,20 2,00
20kV'a kadar 500 10,60 10,00 4,70 5,00 2,50 3,00
sekonderi 400 V 600 13,20 12,50 5,70 5,00 3,20 3,00
ve %4 veya %8 800 15,50 15,00 6,50 7,50 2,60 4,00
rektanslara sahip 1000 19,00 20,00 7,50 7,50 4,00 4,00
trafoların bireysel 1250 20,60 20,00 10,10 10,00 5,00 5,00
kompanzasyonu 1600 23,20 25,00 10,60 10,00 2,30 5,00
2000 27,00 25,00 7,00 7,50

Kondansatör gücü doğru bir şekilde yüke göre seçilmelidir. Bireysel


kompanzasyonun sıkça kullanıldığı yerler endüksiyon motorları, trafolar ve bazı
zamanlarda da deşarj lambalarıdır. Transformatör için yapılan bireysel
kompanzasyonda, bu makinenin açık devresindeki reaktif güç tüketimine göre
kondansatörlerin seçilmesi tavsiye edilir. Çizelge 2.2’de, bahsi geçen seçim için
gerekli bilgiler verilmektedir. Güç katsayısı doğrultulması, sabit değerli bir
kondansatör ünitesiyle transformatörde sağlandığında, düşük yük durumları için,
trafonun aşırı kompanze edilmesi de sağlanmalıdır.

Endüksiyon motorları için kondansatör tayini, motorun yüksüz durumdaki reaktif


gücünün %90’ını aşmayacak şekilde yapılmalıdır. Aksi takdirde durdurma anında
18

kendi kendini ikaz durumu söz konusu olacak ve aşırı gerilim meydana gelecektir.

Pratikteki uygulamalarda, motor anma gücü 40 KW ve üzerinde ise, kompanzasyon


maksatlı bağlanana kondansatör gücü motor gücünün yaklaşık %35’i kadar seçilir.
Motor gücünün 20 KW – 40 KW arası olduğu durumlarda, kondansatör gücü bu
değerin %40’ı kadar seçilmelidir. 20 KW’dan düşük güçlü motorlarda ise
kondansatör gücü motor gücünün %50 si kadar olmalıdır [Kocaoğlu,1999].

Bağlanacak olan kondansatörlere rağmen, yüksüz ve az yüklü durumlar ile sık sık yol
vermenin gerektiği durumlarda güç katsayısı 0.9’un altına düşecektir. Bu gibi
durumları önlemek için bir merkezi reaktif güç kontrol ünitesi kullanarak ek
kompanzasyon sağlanabilir [Kocaoğlu,1999].

2.8.2 Grup kompanzasyonu

Birçok tüketicinin bulunduğu bir tesiste her tüketicinin ayrı ayrı kondansatörler ile
donatılacağı yerde, bunların ortak bir kompanzasyon tesisi tarafından beslenmesi
patrik ve ekonomik sonuçlar verir.

Bu tür kompanzasyonda, bir kontaktör ya da devre kesici ile grup olarak


anahtarlanan birden fazla motor yada deşarj lambasının kompanzasyonunu güç
katsayısı doğrultma cihazları sağlar. Kondansatörlerin anahtarlanması için ilave şalt
cihazına gerek yoktur.

Şekil 2.10 Grup kompanzasyonu


19

2.8.3. Merkezi kompanzasyon

Grup kompanzasyonunun biraz daha genişletilmesiyle elde edilir. Merkezi


kompanzasyonda tüketici sayısı çok olduğundan, ayrıca bunların değişik zamanlarda
değişik miktarlarda yüklenmekte olduklarından, kondansatör gücünü değişken olan
kompanzasyon gücüne uydurabilmek için bir ayar düzeni bulunmaktadır. Bu şekilde
hem düşük hem de aşırı kompanzasyon durumundan kaçınılmış olunur.

Güç katsayısı doğrultma üniteleri şalt panolarında ya da dağıtım panolarında yer


alırlar. Reaktif güç kontrol ünitesi, devreye alınıp çıkartılan kondansatör gruplarıyla
reaktif gücü, gelen besleme noktasında ölçen bir kontrol cihazını içerir. Şayet gelen
reaktif güç referans değerinden uzaklaşırsa, kontrol cihazı kondansatör gruplarının
anahtarlarını kullanarak devreye alır yada çıkartır. Kondansatör gücünün, tesis için
istenen güç katsayısını sürekli olarak sağlayacak şekilde seçilmesi gerekir.

Reaktif güç kontrol üniteleri, kondansatör kademelerinin sayısı ve oranlarıyla


tanınırlar. Örneğin 250 KVAr’lık 5 kademeli kondansatör gücü 50 KVAr’lık
kademelerle devreye alınıp çıkartılabilir. Düşük kayıplı kondansatörlerin kullanımı,
kondansatör panoları ve kontrol cihazlarının, şalt panoları ve dağıtım panolarına
entegre edilmesine imkan sağlamaktadır [Kocaoğlu,1999].

Şekil 2.11. Merkezi Kompanzasyon


20

Merkezi kompanzasyon sisteminin kullanıldığı şebekede anahtarlama darbelerine yol


açmamak için büyük kondansatör grupları tek bir yük olarak anahtarlanmamalıdır.
Günümüzde kullanılmakta olan reaktif güç kontrol ünitelerinde, 25 KVAr’dan büyük
kondansatör grupları her birisi kendi anahtarlama sistemine sahip küçük miktarlara
bölünürler. Kondansatör grubundaki ilk anahtarlama elemanı, anahtarlama sinyalini
doğrudan doğruya reaktif güç kontrol elemanından alır ve geriye kalan tüm
anahtarlar, bir önceki anahtardan yararlanılarak devreye sokulurlar. Örneğin
anahtarlama elemanı olarak kontaktörler kullanılmakta ise, bir önceki kontaktörün
yardımcı kontakları, kendisinden sonra gelen kontaktörü anahtarlamak için kullanılır.
Böylelikle büyük bir grup, kendisini oluşturan küçük parçaların hızlı ve arka arkaya
anahtarlanmasıyla devreye alınıp, şebekeye yumuşak bir şekilde kapasitif yükleme
yapılmış olur. Şekil 2.12’de 100KVAr’lık bir merkezi kompanzasyon sisteminin
devre şeması görülmektedir.

Şekil 2.12 Merkezi kompanzasyon devre şeması

Kondansatör grupları devreden çıkartıldıktan sonra, 10 saniyenin altındaki deşarj


bobinleri kullanılarak deşarj sağlanıp, tekrar anahtarlanmaya hazır hale getirilirler
[Kocaoğlu,1999].

Kondansatörleri anahtarlayan AC anahtarların ki genelde kontaktörler bu işi


21

yapmaktadır, kapasitif yükü anahtarlama elemanları arasında, üretilen firma


tarafından önerilen endiktive değerlerine sahip kablo dönüşleri yapılmalı, ya da ön
şarj dirençleri kullanılmalıdır.

2.9. Kompanzasyon Uygulamaları Seçimi

Bireysel yüklerin, sabit değerli kondansatör üniteleriyle mi yoksa merkezi güç


katsayısı kontrol üniteleri kullanılarak mı kompanze edilmesi gerektiğinin kararı
ekonomik ve teknik faktörler birlikte alınarak verilmelidir. Her ikisi de eşit değerde
kondansatör kullanana merkezi ve bireysel kompanzasyonlarda 100 – 400 KVAr’lık
güç aralığında, merkezi kompanzasyonun maliyeti bireysel kompanzasyonun
maliyetinden %30 – 40 kadar daha fazla olmaktadır [Kocaoğlu,1999].

Bununla beraber, tesislerin birçoğunda olduğu gibi, tüm yüklerin hiçbir zaman aynı
anda çalışmadığı ve daha düşük değerde kondansatörler kullanana bir merkezi
kompanzasyon ünitesinin genelde kompanzasyon için yeterli olması gerçeğini de
kabul etmek gerekmektedir.

Tüm bu durumlar göz önüne alındığında, bireysel kompanzasyon için;

a.) Sürekli sabit enerji ihtiyacı bulunan ve yüksek görev faktöründe çalışan
b.) Sürekli sabit enerji ihtiyacı bulunan ve büyük yüklerde çalışan

Sistemler için uygun ve ekonomik olduğu belirtilebilir. Yükleri besleyen


kablolardaki akımı azaltmasına rağmen, bireysel kompanzasyonun kondansatör
gücünü sürekli olarak yükün reaktif gücüne adapte etmesi de mümkün değildir.

Merkezi kompanzasyon için de yine;

a.) Çok sayıda küçük yükle birlikte değişken enerji ihtiyacının olduğu durumlar,
b.) Çok sayıda küçük yük ile birlikte farklı görev faktörlerinin enerji dağıtım
sistemlerine bağlı olduğu durumlar.

avantajlı olduğu söylenebilir.


22

Kondansatör gücü, tesisin reaktif güç gereksinimi kadar olmalıdır. Enstalâsyon ve


daha sonraki genişletmeler göreceli olarak basittir. Merkezi konumundan dolayı güç
katsayısı doğrultma cihazlarının periyodik bakım kontrolleri kolaymış durumdadır.

2.10. Klasik Reaktif Güç Kontrol Rölesi

Merkezi otomatik kompanzasyon sistemi temel olarak uygun düzenlenmiş


kondansatör bataryaları ile reaktif gücü algılayıp, uygun kondansatör bataryalarının
devreye alınıp çıkarılmasını sağlayan reaktif güç kontrol rölesinden oluşur. Reaktif
güç kontrol rölesi, sistemin güç faktörünü ölçerek önceden tanımlanmış güç
faktörüne ulaşmak için kondansatör bankalarını yüke paralel olarak devreye almakta
veya çıkarmaktadır.

Röle kompanzasyon işlemini yerine getirmek için hat akımından ve geriliminden


örnek almaktadır.

Blok diyagramından görüldüğü gibi reaktif güç kontrol rölesinin giriş işaretleri hat
geriliminden (V), hat akımından (I) ve harmonikleri ölçmek amacıyla kondansatör
banka akımlarından (H) oluşmaktadır. Ölçme devreleri aldığı bu sinyalleri işleyerek
kontrol devresinin kullanabileceği işaretler haline getirir. Kontrol devresi ölçüm
devrelerinden aldığı bilgileri değerlendirerek röle çıkış devreleri aracılığıyla
kondansatör bankalarını devreye almakta veya çıkarmaktadır. Aynı zamanda
sinyalizasyon devreleri yardımıyla kullanıcı bilgilendirilmekte ve herhangi bir alarm
durumuna karşı uyarılmaktadır. Ayrıca kullanıcı butonlar yardımıyla sistemin
durumu hakkında istediği bilgiye ulaşabilmekte ve istenilen güç faktörünü
ayarlayabilmektedir.

Ölçme devresinde gerilim büyüklüğü doğrudan, akım büyüklüğü ise fazlardan birine
bağlanan akım trafosu aracılığıyla alınır. Akım trafosu çıkış akımı 1 veya 5 amperdir.
Bu ölçme düzeneğinde şebekedeki aktif (P), reaktif (Q), görünen (S) güçler,
harmonikler, cosφ değeri, akım ve gerilim örneklerine göre dijital olarak
ölçülmektedir. Röle çıkış devresinde, kontrolörden gelen sinyaller önce çıkış rölesini,
çıkış rölesi de kondansatörlere bağlı anahtarlama elemanlarını (kontaktörler)
23

tetikleyerek, kondansatörlerin devreye girmelerini veya çıkmalarını sağlamaktadırlar.


Tüm blokların ve devrelerin kendi iç enerji gereksinimleri besleme devresi tarafında
sağlanır. Kontrolör, mikroişlemci tabanlı olup gelen sinyalleri değerlendirir ve çıkış
rölelerine, ayrıca sinyalizasyon bloğuna gerekli sinyali, gönderir [Özdemir, 1997].

Reaktif güç kontrol rölesi ayarları: Reaktif güç kontrol rölesinde iyi bir
kopmanzasyon için bazı ayarların yapılması ve değerlerin doğru olarak set edilmesi
gerekmektedir [Entes, 2002].

C/k ayarı: Bu ayar şebekeden çekilen reaktif güce göre devreye kondansatör alma ve
çıkarma sınırlarını belirler. C/k değeri işletmenin özelliklerine ve karakteristik
büyüklüklerine göre belirlenir.

C
C/k =
k (2.15)

burada C, kvar cinsinden birinci kademe kondansatör gücünün, k ise akım trafosunun
çevirme oranını gösterir. C/k büyüklüğü genellikle 0.01 ile 0.3 arasında değerler alır
[Siemens, 2002].

Çalışma bölgesi ayarı (% Ayar): Merkezi kompanzasyon tesisinin sağlayacağı


ortalama kompanzasyon düzeyi cosφ veya % ayarı ile belirlenir. % ayarı yardımı ile
istenen ayar sahasının indüktif, kapasitif veya hem indüktif hem kapasitif bölgelere
kaydırılması sağlanır.

Grup, kademe ve anahtarlama programı ayarı: Merkezi otomatik ayarın bir gereği
olarak, toplam kompanzasyon gücü gruplara ayrılır. Reaktif güç kontrol rölesi
çıkışında her bir röleye bağlanan kondansatöre “grup” denir. Anahtarlama işlemi
belli bir program dahilindedir ve devreye kondansatör alma ve çıkarma esnasında
baştan sona doğrudur. Çizelge 2.3’de dört kademeli bir anahtarlama programı
verilmiştir.
24

Çizelge 2.3 Kademeli anahtarlama programı

Anahtarlama programı 1 : 2 : 4 : 8
Toplam anahtarlama 15 adımdır.
( kondans. kademesi devrede anlamındadır.)

Kondansatörlerin devreye alınıp çıkarılmaları: Kompanzasyon için kullanılacak güç


kondansatörleri, şebekeye, anahtarlama elemanı olan kontaktörlerle paralel
bağlanırlar. Kondansatörler devreye alınırken veya bunları paralel bağlarken
meydana gelen geçici rejim esnasında kısa devre akımına benzer büyük akımlar
çekerler. Henüz deşarj olmamış bir kondansatör yeniden devreye alındığında
yukarıdaki geçici olaylara ilave olarak şiddetli dengeleme akımları meydana gelir.
Bu amaçla, kondansatörlere boşaltma dirençleri veya bobinler bağlanarak, devreden
çıktıkları zaman bunlar üzerinden deşarj olmaları sağlanır. Bunun için biraz deşarj
süresi gereklidir.

Bu olumsuz olayları önlemek için reaktif güç kontrol rölesinde, kondansatör devreye
alma ve çıkarma esnasında bir gecikme ayarı süresi verilmiştir. Buna göre, röleye
kondansatör devreye al veya çıkar komutu geldikten sonra ayarlanan süre (deşarj
süresi) kadar bir gecikmeyle devreye alma ve çıkarma işlemi gerçekleştirilir. Bu süre
rölede 20 ila 180 saniye arasında ayarlanabilir. Genellikle bu ayar süresi 40 saniyedir

Tasarlanan reaktif güç kontrol rölesi

Klasik reaktif güç kontrol rölesinde aşağıdaki sakıncalar gözlenmiştir:

1- Kondansatörün devreye alınıp çıkarılmasında, ayarlanan deşarj süresi kadar


bekleme gerekmektedir. Kondansatöre “devreye gir” komutu geldikten sonra, röle o
25

kondansatörün yeni devreden çıkmış olduğunu kabul ederek, ayarlanan deşarj süresi
kadar sonra devreye alır. Aynı gecikme devreden çıkarma için de uygulanır.
Genellikle bu süre 40 saniye civarındadır. Bu süre içinde sistem indüktif karakterde
olup, kompanzasyon gerçekleşmemiştir.

2- Klasik rölede kompanzasyon sisteminde istenen reaktif güç değerindeki


kondansatörlerin tamamı devreye alınıncaya kadar, belirli bir süre geçmekte ve çok
fazla anahtarlama işlemi gerçekleşmektedir. Anahtarlama programlarına göre (Ayar
dizisi) kondansatör devreye alınırken sadece bir tek kondansatör devreye alınabilir.
Ayrıca 1. kondansatör öncelikle devreye girip çıkarak çok daha fazla anahtarlamaya
maruz kalmaktadır. Bu arada tüm kondansatörler devreye girinceye kadar onlarca
anahtarlama gerçekleşmekte ve sistem bu süre zarfında indüktif reaktif akımla
yüklenmektedir.

Bu sakıncaların ortadan kaldırılması, aynı zamanda kontaktör ve kondansatörlerin


anahtarlama sayılarının ve sistem güç kayıplarının azaltılması amacıyla yeni bir röle
tasarlanıp gerçekleştirilmiştir.

Bu yeni rölede aşağıdaki yeni yaklaşımlar verilmiştir.

1- Klasik rölelerde devreye alınması gereken kondansatörlerde deşarj süresi için,


yeni bir yaklaşım ve tasarım gerçekleştirilerek gereksiz enerji kaybı önlenmiştir. Her
kondansatör grubuna ait bir zaman sayıcı oluşturulmuştur. Röle ilk çalışmaya
başladığı anda tüm kondansatörlere ait zaman sayıcılar, ayarlanan deşarj süresi
kadar, sayma işlemi yaparak kondansatörleri devreye gecikmesiz olarak alınabilir
duruma getirmektedir. Devreye alınacak kondansatör için önce bu zamana
bakılmakta, bu süre tamamlanmış ise hemen devreye alınmaktadır. Eğer süre
tamamlanmamış ise kalan süre kadar bekledikten sonra kondansatör devreye
alınmaktadır. Devreden çıkarılan kondansatör için hemen sayma işlemi başlatılmakta
ve yeniden devreye alınacağı anda hiç gecikme zamanı olmadan devreye alınmak
üzere hazır bekletilmektedir. Böylece yeni tasarlanan rölede “kondansatörü devreye
al” komutu geldikten sonra hiç bekleme olmadan kondansatör devreye girerek
gereksiz gecikme ortadan kaldırılmış ve güç kaybı önlenmiş olmaktadır.
26

2- Tasarlanan yeni sistemde, kademe, ayar dizisi, anahtarlama programı gibi


kavramlar ortadan kaldırılmıştır. Kompanze edilecek tesis gözlenerek reaktif güç
değişim aralıkları ve kademeleri tespit edilir. Buna göre grup kondansatör güçleri
herhangi bir anahtarlama programından bağımsız olarak seçilir. Oysa klasik sistemde
sadece seçilen anahtarlama programına göre kondansatör gücü seçme zorunluluğu
vardır. Bu yeni yöntemde kondansatörlerin teker teker devreye alınıp çıkarılma
zorunluluğu yoktur. İstenildiği kadar kondansatör grubu aynı anda devreye alınıp
çıkarılabilir. Böylece klasik sisteme göre anahtarlamada optimizasyon
gerçekleştirilmiştir. Tasarlanan röleye ilişkin blok diyagramı Şekil 1.14’de
gösterilmiştir.

Şebekeden gerilim (V) ve akım (I) örnekleri alınarak analog dijtal dönüştürücü
vasıtasıyla dijital işaretler elde edilir. Harmonik analizi yapılarak temel akım ve
gerilim bileşenine göre, görünür güç (S), aktif güç (P), reaktif güç (Q) değerleriyle,
güç faktörü cosφ hesaplanır. 20. mertebeye kadar harmonikler göstergede izlenebilir.

Şekil 2.14 Tasarlanan role için blok diyagramı

Ayrıca devreye bağlı güç kondansatörlerin ayrı ayrı güçleri sürekli olarak hesap
edilir. Güç kaybı olan kondansatörler için uyarı mesajı verilir. “OP-AN” (Optimal
Anahtarlama) olarak tanımlanan, yeni optimal anahtarlama ünitesi devreye
kondansatör alma ve çıkarma işlemini şu şekilde gerçekleştirmektedir.

Öncelikle röleye C/k ve %X ayarları girilir. Kompanzasyon yapılacak tesise uygun


27

olarak kondansatör grupları oluşturulur. Tesis çalışmaya başlayarak indüktif olarak


yüklenir. Aynı zamanda role devreye girmiştir. İlk önce role tüm kondansatörler için
zaman sayacını çalıştırarak ayarlanan deşarj süresi kadar saymayı tamamlayıp,
devreye alınmak üzere hazır hale getirmiştir. Şebekenin reaktif gücü sürekli olarak
ölçülerek, devreye alınacak kondansatör gücü değeri belirlenir. C/k ve %X ayarlarına
göre, devreye kondansatör alma sınırına gelinince, o andaki reaktif güç ihtiyacı olan
kondansatör gücü seçimi için role optimal seçime başlar.

1. İlk olarak tek tek tüm kondansatör değerlerine ve zaman sayaçlarına bakılır.
Zaman sayımı tamamlanmış ve devreye alınması gereken değere en yakın
kondansatör gücü bulunup kaydedilir.
2. Kondansatörü aynı anda devreye alma kombinasyonları araştırılır ve devreye
alınabilecek en yakın ikili değer kaydedilir.
3. Kondansatörü aynı anda devreye alma kombinasyonları araştırılır ve devreye
alınabilecek
4. Kondansatör değerine en yakın 3’lü değer kaydedilir.

Bu üç seçim sonucu kaydedilmiş kondansatör değerleri birbirleriyle karşılaştırılarak


devreye alınacak kondansatör gücüne en yakın kondansatör değeri belirlenir ve
hemen devreye alınır. Devreden çıkarılacak kondansatör için de bu işlemler aynen
tekrarlanır. Yani önce 1, sonra 2 ve daha sonra da 3 kondansatör değeri araştırılarak
devreden çıkarılması gereken değere en yakın değerli kondansatör gücü tespit edilir
ve devreden çıkarılır. Şekil 7’de tasarlanan röleye ilişkin devreye kondansatör alma
ve çıkarma algoritması verilmiştir.

Optimal A çağır: Kondansatörlerin devrede olup olmadığını ve gecikme zamanının


dolup dolmadığını kontrol eden algoritmayı gösterir.
28

Şekil 2.15 Tasarlanan rölede devreye kondansatör alma ve çıkarma algoritması

Sonunda, kondansatörlerin devreye alınması ve çıkarılması esnasında deşarj süresi


kadar bekleme ortadan kaldırıldığı için (yaklaşık 40 saniye) işletmenin daha az
indüktif akımla yüklenmesi, dolayısıyla güç kayıpları ve diğer olumsuzluklar en aza
indirilmiştir.

Klasik rölelerdeki ayar dizisi, kademe gibi kavramlar ortadan kaldırılmıştır. İşletme
koşullarına bağlı olarak istenildiği gibi ayarlanan anahtarlama programı
oluşturulabilmektedir. Ayrıca devreye sadece bir tek kondansatör alma ve çıkarma
zorunluluğu yoktur. Röle anahtarlama sayısı minimum olacak şekilde,
kondansatörleri optimal olarak devreye alıp çıkarır. “OP-AN” olarak tanımlanan yeni
optimal anahtarlama ünitesi devreye alınacak veya çıkarılacak kondansatör gücü
değeri için, röle önce tek tek tüm kondansatör güçlerine ve zaman sayaçlarına bakar.
29

Alınması gereken değere en yakın kondansatör gücü kaydedilir. Daha sonra iki
kondansatörü aynı anda devreye alma kombinasyonları araştırılır ve devreye
alınabilecek en yakın ikili değer kaydedilir. Son olarak da 3 kondansatörü aynı anda
devreye alma kombinasyonları araştırılır

ve devreye alınabilecek kondansatör değerine en yakın üçlü değer kaydedilir. 1, 2


veya 3 kondansatör gruplarını kaydedilmiş değerler arasındaki devreye alınacak
kondansatör gücüne en uygun olanı devreye alınır. Devreden çıkarılacak
kondansatörler için de aynı işlemler gerçekleştirilir.

Optimal olarak devreye kondansatör alma ve çıkarma işlemi sonucu,

• Sistemdeki kontaktör ve kondansatörlerin anahtarlama sayısı minimum olacak


şekilde, optimal seçim gerçekleştirilmiştir.
• Tüm kondansatörler, minimum zamanda ve en yakın değerde devreye alınarak,
sistemin en az indüktif reaktif akımla yüklenmesi sağlanmış, bunun sonucu
olarak da aktif güç kayıpları azaltılmıştır.
• Devreden çıkarılacak kondansatörler için de, minimum zaman ve en yakın
değer belirlenerek, aşırı kompanzasyon ve bunun meydana getireceği sakıncalar
önlenmiştir. Klasik ve yeni geliştirilen röle, hesapla, deneysel olarak ve sisteme
getireceği ekonomik fayda bakımından karşılaştırılmıştır. Bu karşılaştırmada
yeni röle klasik röleye göre, anahtarlama sayısının ve aktif güç kayıplarının
azaltılmasında %100’den fazla bir üstünlük sağlamıştır. Bu da sisteme
ekonomik bir iyileştirme getirmiştir. Bu röle imal edilmiştir ve uygunluğu
deneylerle kanıtlanmıştır.
30

3. GERİLİM AYARI (REGÜLASYONU)

Enerji sisteminde reaktif güç üretiminin (kompanzasyon) iki önemli sebebi vardır;
Bunlardan ilki, reaktif gücün enterkonnekte sistemden çekilmeyip müşterinin bu
güce ihtiyacı olan yerde üretilmesi ve iletim hatlarının (fiziksel olarak bir iş
yapmayan) reaktif güç ile meşgul edilmemesidir. Bu işlem aynı zamanda güç
faktörünün iyileştirilmesi anlamına gelmektedir (bu bölüm girişinde anlatılmıştır).

Reaktif güç üretiminin ikinci ve çok önemli bir nedeni ise müşteriye nominal gerilim
sağlamaktır. Bu işlem kısaca gerilim ayarı ya da gerilim regülasyonu olarak
adlandırılır.

İletim hatlarının empedansı üzerinde (hattan akan akımın etkisi ile) oluşan gerilim
düşümü (veya yükselmesi) sebebi ile müşterinin enterkonnekte sisteme bağlandığı
baradaki gerilim genlik değeri, (cihazların çalışması gereken) nominal değerinden
farklı olacaktır. Hat empedansı üzerindeki gerilim düşümü hattın sonuna yerleştirilen
kompanzasyon tesisinden elde edilecek reaktif güç kullanılarak kompanze edilip
gerilim regülasyonu sıfır yapılabilir ve sonuç olarak müşteri barasındaki gerilim,
nominal değerine dönebilir. Bu amaca (gerilim regülasyonu) ulaşmak için üretilmesi
gereken reaktif güç miktarının hesaplanma yöntemi aşağıda gösterilmiştir.

Şekil 3.1 A barasına bağlı bir yük (müşteri)

Yükten enterkonnekte sisteme doğru bakıldığında görülen empedans ise;

Z hat = Rhat + j .X hat = Z hat ∠φ yük (3.1)


31

olarak verilmiştir. B harasının gerisinde sonsuz güçte bir gerilim kaynağı (şebeke)
olduğu kabul edilmiştir. Sonsuz güçteki gerilim kaynağının gerilim fazörü V B ,

yükün bağlandığı baranın gerilim fazörü ise V A olarak gösterilmiştir. Yükün


admitans fazörü;

Y yük = G yük + j .B yük = Z hat ∠φ hat (3.2)

ve kompleks güç değeri;

S yük = Pyük + j .Q yük (3.3)

olarak verilmiştir. Gerilim regülasyonu için;

VB − V A V − VA
%GR = * 100 = B * 100 (3.4)
VA VA

olur. %GR = 0 olması demek, B barasındaki gerilim genlik değeri ile A (müşteri)
barasındaki gerilim genlik değerinin aynı olması, yani (A barasındaki) müşteriye B
noktasındaki (nominal şebeke) geriliminin verilebilmesi demektir.

Kompanzatör olmadığı durum için yük akımı etkisi ile hat empedansı üzerinde düşen
gerilim fazörü ( I hat = I yük ) ;

∆V = V B − V A = Z hat .I hat = Z hat .I yük (3.5)

ve yük akım fazörü;

Pyük − j .Q yük
I yük = (3.6)
VA

olacaktır. Eş. 3.6, Eş. 3.5 ifadesinde yerine konursa;


32

 Pyük − j .Q yük 
∆V = ( R hat + j .X hat ). 
 VA 

Rhat .Pyük + X hat .Q yük X hat .Pyük − R hat .Q yük


∆V = + j. (3.7)
VA VA

∆V = ∆V R + j .∆V X

j.Ryük.Iyük

Vb
Φhat ∆Vx
Φyük Va ∆V ∆Vr
Ryük.Iyük
Iyük
Şekil 3.2 Akım fazör diagramı

elde edilir. Şekil 3.2'de görüldüğü gibi gerilim değişiminin ∆V R bileşeni V A vektörü

ile aynı fazda, ∆V X bileşeni ise V A vektörüne dik fazdadır. V A ile V B arasındaki
açı değeri ve V A 'nın genliği; yük akımının hem genliğine ( I yük ) hem de açısına

( φ yük ) bağlıdır. Bir başka ifade ile ∆V değeri yükün şebekeden çektiği aktif ve

reaktif güç değerine bağlıdır (zira yük akımının hem genliği hemde açısı direkt
olarak yüke ilişkin aktif ve reaktif güç değerlerini belirler).

Şekil 3.3’de görüldüğü gibi eğer yüke paralel bir kompanzatör bağlanırsa, bu
kompanzatörün ürettiği reaktif akım;

VB = V A (3.8)
33

olmasını sağlayabilir. Bu durumda Eş. 3.4 ifadesi ile verilen gerilim regülasyonu
(GR) sıfır olacaktır.

Rhat Qyük
Qhat

Şebeke Xhat Ihat

Ryük
Vb Xk

Xyük

Qk

Şekil 3.3 Baranın eşdeğer devresi

Eş. 3.44 ifadesi için durum tekrar yazılırsa;

∆V = V B − V A = Z hat .I hat = Z hat .( I yük + I k ) (3.9)

elde edilir. Kompanzatör akım fazörü;

Pk − j .Q yük Q
Ik = =−j k (3.10)
VA VA

olacaktır. Eş. 3.6 ve Eş. 3.10 ifadeleri Eş. 3.9’ da kullanılırsa;

P − jQYÜK Q 
∆V = (R HAT + jX HAT ) YÜK −j K (3.11)
 VA VA 

R hat Pyük + X hat ( Q yük + Qk ) X hat Pyük − R hat ( Q yük + Qk )


∆V = +j (3.12)
VA VA

∆V = ∆V R + j∆V X (3.13)
34

elde edilir. V A fazörü referans eksen üzerinde alındığından (Bkz.Şekil 3.2);

VA = VA∠0ο = VA (3.14)

olacaktır. Bu durumda

∆V = V B − V A (3.15)

yazılabilir. Şekil 3.3'den;

Qhat = Q yük + Qk (3.16)

elde edilir. 3.16 Eş. 3.12 Eş.’nde yerine konulur ve elde edilen eşitlik, Eş. 3.15'de
kullanılırsa;

Rhat .Pyük + X hat .Qhat X hat .Pyük − Rhat .Q hat


∆V = V B − V A = + j. (3.17)
VA VA

elde edilir. Eş. 3.17 ifadesinde V B yalnız bırakılır ve fazör genliğinin karesi
hesaplanırsa;

2 2
 RHAT PYÜK + X HATQHAT   X HAT PYÜK − RHATQHAT 
2
V.B = VB = V A +  +  (3.18)
 2   VA
 V A  

elde edilir. Kompanzasyon yapılması durumunda sistem büyüklüklerine ilişkin


fazörlerin durumu Şekil 3.4 'de gösterilmiştir.

Şekil 3.4 Kompanzasyon yapılması durumunda akım – fazör diagramı


35

Şekil 3.4'de görüldüğü gibi I hat akımı kapasitif karakterdedir. Aynı akım
kompanzasyon olmadığı durumda (Bkz.Şekil 3.2) endüktif karakterdeydi Şekil 3.4
ile Şekil 3.2 karşılaştırıldığında V A fazörünün genliğinin arttığı ∆V fazörünün genlik
ve açısının değiştiği görülmektedir. Şekil 3.4’te görüldüğü gibi kompanzasyonun
(buradaki) amacı olan V A = VB (müşteri geriliminin kaynak gerilimine

eşitlenmesi) koşulu sağlanmaktadır.

3.18 Eş. açılır, her iki taraf V A genliği ile çarpılır ve düzenleme yapılırsa ( V A = V B
için);

2
A.Qhat + B.Qhat + C (3.19)

elde edilir. 3.19 Eş.’nde kullanılan sabitler;

2 2
A = Rhat + X hat (3.20)

B = 2.V A 2 .X hat
2
(3.21)

C = ( V A2 + Rhat .Pyük ) 2 + X hat


2 2
.Pyük − V A4 (3.22)

olur. 3.19 Eşi.’ni sağlayan Qhat = Q yük + Qk değeri;

− B ± B 2 − 4 AC
Qhat = (3.23)
2A

olacaktır. 3.19 Eş.’nin sağlanması için kontrol edilen büyüklük Qk değeridir. Q yük

değeri bilindiği için 3,23 Eş.’ni bulmak aynı zamanda Q yük farkı ile Qk değerini

bulmak anlamına gelmektedir. Sonuç olarak Q hat değerinden Q yük çıkarıldığında

elde edilen;
36

− B ± B 2 − 4 AC
Qk = Qhat − Q yük = − Q yük (3.24)
2A

değerinde bir kompanzatör (reaktör yada kapasitör veya bu ikisinin birlikte


kullanılacağı sistem) A barasına bağlandığında V A = V B elde edilmiş olacaktır.

Pratik uygulamalarda V A = V B koşulu, geri besleme devreleri (kapalı çevrim)


yardımı ile sistem gerilimini ölçüp, V A = V B farkını sıfır yapıncaya kadar
kompanzatörün ürettiği Q K reaktif gücünü (bir şekilde) değiştirmekle sağlanır. Bu

açıdan bakıldığında 2.24 Eş. yalnızca; Pyük ve Q yük 'ün alacağı tüm değerlerde

(yani değişik yük durumlarında çalışılması durumunda), müşteri gerilimini şebeke


gerilimine eşit yapabilen (yani V A = V B = 0 eşitliğini sağlayan) Qk bir reaktif
gücünün bulunabileceğini göstermektedir.

Daha önce belirtildiği gibi kompanzasyonun müşteri gerilimini (istenen değerde)


sabit tutmak amacı dışında, müşterinin şebekeden çektiği reaktif gücü sıfırlayıp bu
güce eşit reaktif güç üreten bir kompanzatör kullanarak tasarruf sağlama (cosφ
değerini, maksimum yapmak) amacı da bulunmaktadır.

Bu durumda şöyle bir soru akla gelebilir; acaba her iki kompanzasyon amacına aynı
anda ulaşılabilir mi? Bu sorunun cevabı 'hayır' olacaktır. Bu iki amaca aynı anda
ulaşılamamasının nedenini anlamak için 3.17 Eş.’ne bakılması gerekir. Eğer
müşterinin tüm reaktif güç ihtiyacı (şebekeden değil de) müşteri barasına bağlanacak
bir kompanzatörden sağlanacak olursa, Q yük = - Qk olacağından;

Q hat = Q yük + Qk = 0 (3.25)

elde edilecektir. 2.22 Eş.’nde Q hat = 0 yazılırsa,

Rhat .Pyük X hat .Pyük


∆V = V B − V A ∠0 ο = + j. (3.26)
VA VA
37

olur. 3.26 Eş.’ne bakıldığında, ∆V vektörünü (genlik ve faz olarak) kontrol edecek
Qk
bir değeri gözükmemektedir (∆V vektörü ile oynanmadan da V A = V B

yapılamaz). 3.26 Eş.’nden görüldüğü gibi ∆V kontrolü; ( Qk 'den bağımsız olarak)


hat parametreleri, (sorunlu) bara gerilimi ve müşterinin şebekeden çektiği aktif güç
ile yapılabilmektedir.

3.1. Problem

Şekil 3.1'de verilen devrede R hat =0.0784 ohm, R hat = 0.3922 ohm, V B =10kV,

yıldız bağlı yüke ilişkin (faz başına) aktif ve reaktif güç değerleri; Pyük =25MW,

Q yük =50MVAr olarak verilmektedir.

a) Kompanzasyon olmadığı durum için ∆V gerilim düşüm fazörünü, I YÜK


değerini bulunuz ve sisteme ilişkin fazör diyagramını çiziniz.

b) Yükün uçları arasındaki (etkin) gerilim genlik değerini 10 kV yapmak için


(sabit gerilim amaçlı kompanzasyon) yüke paralel olarak bağlanacak Qk
değerini bulunuz ve sisteme ilişkin fazör diyagramını çiziniz,

c) Yüke ilişkin güç faktörünün 1 yapacak (güç faktörü amaçlı kompanzasyon)


Qk değerini bulunuz ve sisteme ilişkin fazör diyagramını çiziniz.

Çözüm

a) (3.18) Eş.’nden, (kompanzasyon olmadığı durumda Q hat = Q yük olduğundan)

V A =10 kV için V A değeri çekilirse;

V A = 6,782 kV (faz-nötr)

bulunur. Bu değer 3.7 Eş.’nde yerine konulursa, .

∆V = 3,1806 + j0,8678 kV
38

elde edilir. Yük akımı kompanzasyon olmadığı durumda hat akımına eşit
olduğundan, 3.6 Eş.’ni kullanarak;

I yük = I hat = 3,868 - j7,372 = 8,242 ∠ - 63,44° kA

bulunur. Şekil 2.5'de sisteme ilişkin fazör diyagramı verilmiştir.

Şekil 3.5 Sisteme ilişkin fazör diagramı

b) Müşteri gerilimini sabit tutmak için kullanılacak (bkz. Şekil 2.10) kompanzatörün
gücünü belirleyebilmek için önce hattan akan reaktif güç hesaplanmalıdır. 2.28
Eş.’nde verilen sisteme ilişkin büyüklükler yerlerine konulursa;

Q hat = - 6,35 MVAr

elde edilir. Bu değer 3.24 Eş.’nde kullanılırsa;

∆V = - 0,0532 + j 1,03 kV

bulunur. Hat akımı ise 3.7 ve 3.9 Eş.’lerinden;

Pyük − j .Q yük −Q k Pyük − j .Qhat


I hat = I yük + I k = + j. =
VA VA VA
I hat = 2.5 + j 0.635

elde edilir. Kompanzatörün akımı;


39

Q Qhat − Q yük ( −6.35 − 50 )


Ik = − j k = − j =−j kA = j 5.635kA
VA VA 10kV

olur. Yük akımı ise;

I yük = I hat − I k = 2,5 – j5 = 5,59 ∠ - 63,44° kA bulunur. Kompanzatörün reaktif

gücü;

Q k = Q hat − Q yük = - 6,35 - 50 = -56,35MVAr

elde edilir. Qk < 0 bulunması kompanzatörün bir kapasitör olduğunu


göstermektedir. Görüldüğü gibi yükün reaktif gücü ile kapasitörün reaktif gücü
birbirine eşit çıkmamıştır. Bu sonuç, daha önce de belirtildiği gibi aynı anda hem güç
faktörünün 1 yapılmasının, hem de müşteri geriliminin sabit tutulmasının mümkün
olmadığını göstermektedir. Şekil 3.6'da sistemin fazör diyagramı verilmiştir.

Şekil 3.6 Sistemin fazör diagramı

c) Yük endüktif karakterde olduğundan şebekeden reaktif güç çekmemek için Şekil
3.3'de verilen kompanzatörün yapı olarak kapasite içermesi gerekmektedir. Yüke
ilişkin reaktif güç Q k = QC = 50MVAr olarak verildiğinden;

Q k = QC = 50MVAr
40

olacaktır. 3.18 Eş.’nde Q hat = Qk + Q yük = 0 ve V B = 10kV için V A hesaplanırsa;

V A = 9.748 kV

bulunur. Bu değer için 3.26 eşitliğinden;

∆V = 0.291 + j l.006 kV

elde edilir. 3.6 eşitliğinden yük akımı;

I yük = 2.565 – j 5.129 kA

olur. Hat akımı yük akımının reel kısmına eşit olacağından;

I hat = 2.565 kA

olur (yük akımının reaktif bileşeni kapasiteden temin edildiği için hat üzerinden yüke
herhangi bir reaktif akım ulaşamayacaktır).

Kapasite akımı ise;

I C = I hat − I yük = 2,565 - (2,565 – j 5,129) = j 5,129 kA elde edilir. Şekil 3.7'de

sisteme ilişkin fazör diyagramı verilmiştir.

Şekil 3.7 Sistemin fazör diagramı


41

4. STATİK VAr. SİSTEMLERİ

Alternatif akımla çalışan enerji sistemlerinde reaktif güç kompanzasyonunun önemi


bilinmektedir. Bu yüzden güç faktörünü (cosφ) düzeltmek için çeşitli yöntemler
geliştirilmiştir. Kompanzasyon sistemlerinde yükün özelliği çok önemlidir. Güç ve
güç katsayısı sabit kalan bir yükün varlığı halinde uygun olarak seçilmiş bir
kondansatör grubu sorunu çözer. Fakat yük her an sistemden farklı aktif ve reaktif
güç çekebiliyor ise yukarıda önerilen yaklaşım burada geçerli olmaz. Sürekli değişim
gösteren reaktif güç üretimi önceleri, aşırı veya düşük uyarılmış senkron makinelerle
ve sonraları da doymalı reaktörler ve bunlara bağlı kondansatörler ile yapılmaktaydı.

Özellikle son yıllarda yüksek güçlü yarı iletkenlerin (tristörlerin) üretilmesi ve


bunların reaktif güç kompanzasyon sistemlerinde kullanılması yaygınlık kazanmıştır.
Yarı iletkenlerin kullanılmasıyla gerçekleştirilen (SVS) kompanzasyon sistemine
statik VAr generatörü de denir. Bugün kullanılan tristör kontrollü statik VAr
generatörünün çalışma prensibi; kondansatör ve/veya reaktörlerin, hesaplanan
tetiklenme açılarına bağlı olarak şebekeye sokulup çıkarılarak (baraya bağlı)
değişken değerli şönt empedans elde etmeye dayanır. Uygun tetikleme ile statik VAr
generatörünün bağlı olduğu barada maksimum kapasitif reaktif güç değerinden
maksimum endüktif reaktif güç değerine kadar geniş bir aralıkta reaktif güç ayarı
yapılabilir.

4.1. Statik VAr. Sisteminin Özellikleri

Yük değişimlerinin yavaş olduğu durumlarda, beklenmeyen olayların neden olduğu


gerilim değişimlerinde, ani değişen yüklerin neden olduğu gerilim titremelerinde
sistem gerilimini sabit tutmak amacıyla kullanılırlar.

Anahtar noktalarda (örneğin uzun bir hattın orta noktası) gerilimi destekleyerek
sistem stabilitesini sağlamak amacıyla kullanılırlar.

Güç faktörü ve faz dengesizliğini düzeltmek amacıyla kullanılırlar.

SVS'nin önemli bir özelliği reaktif gücü devamlı değiştirerek bağlandıkları


42

baralardaki gerilim değerini sabit tutmaktır. Bara geriliminin sabit değerde tutulması
dinamik şönt kompanzasyonunun en önemli hedefidir.

SVS'nin ikinci önemli özelliği ise cevap verme hızıdır. Kompanzatörün reaktif gücü,
terminal gerilimindeki küçük bir değişime tepki olarak yeterli derecede hızlı
değişmelidir.

4.2 Statik VAr. Sisteminin Ana Tipleri

 SVS'nin ana tipler


 TKR-Tristör kontrollü reaktör (thyristor-controlled reactor, TCR)
 TAK-Tristör anahtarlamalı kapasitör (thyristor-switched capacitor, TSC)
 TAR-Tristör anahtarlamalı reaktör (thyristor-switched reactor, TSR)
 DR-Doymuş reaktör

olarak özetlenebilir.

4.3. Svs’nin Ana Harmonik Frekansta Davranışı

4.3.1. İdeal SVS karakteristiği

SVS içinde kullanılan yarıiletkenler anahtarlama elemanı olduklarından, Şekil 4.1'de


gösterildiği gibi birbirlerine paralel bağlı ve ayarlanabilir bir reaktör ve bir
kapasitenin SVS'nin eşdeğer devresi olarak kabul edilmesi mümkündür. SVS'nin
amacı bağlı olduğu baranın gerilim ve reaktif güç değerini kontrol etmektir.

Şekil 4.1. SVS'nin eşdeğer devresi


43

İdeal bir SVS, (eğer bara gerilimini sabit tutmak birinci öncelik ise) aktif ve reaktif
güç kaybı olmayan, istenildiği anda istenilen reaktif güç değerini üretebilen (veya
emebilen) ve böylece bara gerilimini sabit tutan bir kompanzatör anlamına gelir.

Şekil 4.2. İdeal bir SVS'ye ilişkin akım - gerilim karakteristiği.

Kontrol edilen baranın genliği; V, SVS akım genliği; I SVS , arzu edilen gerilim

genliği; VO ise, ideal bir SVS’ye ilişkin akım - gerilim karakteristiği şekil 4.2'de
gösterildiği gibi olacaktır.

4.3.2. Gerçek SVS karakteristiği

SVS'nin ayarlanabilir reaktör ve buna paralel olarak bağlı bir kapasiteden oluştuğu
kabul edilsin. Şekil 4.3de böyle bir SVS'nin akım-gerilim karakteristiğinin oluşumu
gösterilmiştir.

a) b) c) SVS
Şekil 4.3 Gerçek SVS karakteristiği
44

4.3.3. Tesis içine yerleştirilen SVS karakteristiği

SVS'ler güç sistemi içinde çalıştıkları için yukarıda verilen SVS karakteristiklerinin
güç sistemi koşullarına uyarlanması gerekmektedir. SVS harasından sisteme doğru
bakıldığında görülen Thevenin eşdeğer devresi Şekil 4.4'te verilmiştir. Bu devrede
X TH ; SVS barasından sisteme doğru bakıldığında görülen eşdeğer reaktansı
(endüktif), ETH ; SVS barasından sisteme doğru bakıldığında görülen eşdeğer
(sistem) gerilimini göstermektedir. Şekil 4.4'te ise SVS akımının bara gerilimi ile
değişimi görülmektedir.

Şekil 4.4. SVS barasından sisteme doğru bakıldığında görülen Thevenin eşdeğer
devresi

Şekil 4.5’de SVS (reaktif) akımı ( I SVS ) ile SVS bara gerilimi (V) arasındaki

ilişki gösterilmiştir. Burada görüldüğü gibi, I SVS (yük akımı) kapasitif özellik

kazandıkça V değeri doğrusal olarak artmakta, I SVS endüktif özellik kazandıkça V


değeri doğrusal olarak azalmaktadır.

Şekil 4.5 SVS akımı ile SVS bara gerilimi arasındaki ilişki.
45

Şekil 4.6 (a)'da sistemin eşdeğer gerilimi olan ETH değerinin artması ya da azalması
durumunda, SVS akımı ile SVS gerilimi arasındaki değişim, Şekil 4.6 (b)’de ise
sistem empedansı olan X th değerinin artması ya da azalması durumunda, SVS akımı
ile SVS gerilimi arasındaki değişim gösterilmiştir.

a) b)
Şekil 4.6 Akım – gerilim grafikleri

Şekil 4.4'de verilen eşdeğer devre kullanılarak sistemin karakteristik denklemi;

V = ETH - X TH * I SVS (4.1)


elde edilir. SVS'nin karakteristik denklemi ise;
V = VO + X SVS I SVS (4.2)

olacaktır. Eş. 4.2 ifadesinde görülen X SVS ise SVS karakteristik eğrisinin eğimidir.

Şekil 4.7 SVS'ye ilişkin üç ayrı yük karakteristiği ve SVS karakteristiği.


46

Şekil 4.9’da tesis içine yerleştirilen SVS’ye ilişkin üç ayrı yük karakteristiği ve SVS
karakteristiği gösterilmiştir. Her bir yük karakteristiğinde yük gerilimi farklı değerler
almaktadır. Ortada yer alan (SVS karakteristiğini A noktasından kesen) sistem
karakteristik eğrisi nominal çalışma koşullarını göstermektedir. Bu çalışma
koşullarında SVS bara gerilimi; V0 , SVS akımı ise I SVS = 0 değerini almaktadır.

Eğer (örneğin, sistem yükünde bir azalma olur da) sistem gerilimi ∆ETH kadar artar

ve SVS devreye sokulmaz ( I SVS = 0 ) ise, V değeri V1 değerine yükselir. Sistem


gerilimi arttığı için eğer SVS devreye sokulursa, çalışma noktası SVS karakteristiği
üzerinde yer alan B noktasına kayar, SVS akımı I SVS = I 3 (endüktif), SVS bara

gerilimi ise (SVS kontrol edilerek) V3 değerinde sabit tutulur. Eğer (örneğin, sistem

yükünde bir artma olur da) sistem gerilimi ∆ETH kadar azalır ve SVS devreye
sokulmaz ( I SVS = 0 ) ise, V değeri V2 değerine yükselir. Sistem gerilimi azaldığı
için eğer devreye SVS sokulursa, çalışma noktası SVS karakteristiği üzerinde yer
alan C noktasına kayar, SVS akımı I SVS = I 4 (kapasitif), SVS bara gerilimi ise

(SVS kontrol edilerek) V4 değerinde sabit tutulur (sistem çalışma noktalarının SVS
karakteristik eğrisi üzerinde olduğu unutulmamalıdır). Eğer SVS eğimi ( K SVS ) sıfır

olsaydı, yukarıda bahsedilen her iki durum için de (V) sistem gerilimi V0 değerinde
sabit tutulacaktı.

Şekil 3.8 Tesis içersine yerleştirilen SVS’ ye ilişkin üç ayrı yük karakteristiği
47

Şekil 4.8'de verilen karakteristiğe sahip bir sistemin reaktif güç kontrol aralığı daha
da büyütülmek istenir ise şekil 3.8 (a)'da verilen devre modeli kullanılabilir. Şekil 4.8
(a)'da verilen 3 adet kapasiteden 2 tanesi anahtarlanabilir özelliktedir. Buradaki
anahtarlar tristörler ya da başka açma kapama cihazları olabilir. Anahtarlanmayan
kapasite ve buna seri bağlı bobin ise filtre amaçlı olarak kullanılmaktadır. Şekil 3.8
(b)'de görüldüğü gibi 3 numaralı konumda tüm kapasiteler devreye alınmış
durumdadır ve SVS akımının kapasitif özelliği oldukça artmıştır. 1 numaralı
konumda ise iki adet kapasite devre dışına çıkarılmış ve yükün kapasitif karakteri
azalmıştır. Görüldüğü gibi SVS (yük ucundaki gerilim sabit kalamadığından) bir
gerilim kaynağı değildir. SVS bir senkron kondenser gibi davranır. SVS sisteme
verdiği reaktif akım ile bağlı olduğu baranın gerilimini ayarlar. Diğer bir anlatım ile
SVS'ler, ayarlanabilir reaktif yük gibi davranarak bağlı olduğu baranın gerilimini
(yaklaşık olarak) sabit tutmaya çalışır. SVS'ler genel olarak yükün (kapasite yada
şelfin) suseptansını değiştirerek amaçlarına ulaşırlar.

4.4. Tristör Kontrollü Reaktör (TKR)

Şekil 4.9'da bir fazlı TKR yapısı gösterilmiştir. TKR alternatif akım kıyıcı ile buna
seri bağlı bir bobinden oluşur.

Şekil 4.9 Bir fazlı TKR yapısı

TKR'ye uygulanan gerilim ve bobin akımı Şekil 4.10 (a)'da gösterilmiştir. Her bir
tristör yönlerine bağlı olarak alternansın birisinde iletime geçebilir. Tetikleme açısı α,
48

her bir tristörün iletimde kalma süresi (açı miktarı) σ ile gösterilir ve tetikleme
açısının başlangıcı gerilimin sıfırdan geçtiği nokta olarak alınırsa, şekil 3.10 (a)'da
görüldüğü gibi bir tristörün maksimum süre iletimde kalabilmesi için α = 90°
seçilmelidir (σ = 180°)

Şekil 4.10. Çeşitli tetikleme açılarında tristör akım değişimi.

Tetikleme açısı (α) artırıldıkça i(t) akımında kesintiler oluşur. Eğer α değeri 0° ile
90° arasında seçilirse i(t) akımı asimetrik olacağından doğru akım bileşeni de
barındıracaktır. Bir tristörün akım iletme süresi (açısı);

σ = 2(π - α) (4.3)

olarak alınırsa, i(t) akımı iki farklı aralıkta farklı değerler alacaktır;

2V
i( t ) = (cos − cos wt ) α < wt < α + σ
XL

i(t) = 0 α + σ < wt < α + π (4.4)

i(t) akımının Fourier analizi yapılır ise ana harmonik akımı etkin değeri;
49

V σ − sin σ
I1 = (4.5)
XL π

olarak bulunur. Eş. 4.5 ifadesinde V; SVS bara gerilimi etkin değeri, X L ise bobinin
ana frekanstaki reaktansıdır. Bu ifadede görüldüğü gibi σ açının azalması (dolayısı
ile α açısının artması) durumunda ana harmonik akımı etkin değeri azalmaktadır. Bu
durum tetikleme açısının artması ile birlikte bobinin etkin endüktans değerinin
artması olarak da yorumlanabilir. Daha önce de belirtildiği gibi TKR suseptans
değerini ayarlayan bir cihazdır. 4.5 Eş.’nden etkin suseptans değeri (tetikleme
açısının fonksiyonu olarak);

I σ − sin σ 2( π − α ) + sin 2α
B( α ) = 1 = = (4.6)
V π− XL πX L

elde edilir. Bu suseptans tarafından üretilen reaktif güç değeri ise;

Q( α ) = B( α ).V 2 (4.7)

olur. (4.6) eşitliği incelendiğinde α = 90° için etkin suseptans değeri maksimum
( 1 X L ) iken, α = 180° için ise minimum (sıfır) olmaktadır. TKR içinde yer alan
tristörlerin (yada başka yarıiletken elemanların) tetiklenmeleri için gerilimin sıfırdan
geçtiği an, kontrol elemanları tarafından sürekli olarak takip edilir. Tetikleme açısı
bu ana göre tanımlıdır. TKR sisteminin kontrol cevabı olarak istenen suseptans
değeri kullanılabilir. Bazen bu değer yerine kontrol cevabı olarak hata sinyali de
kullanılır. Böyle bir hata sinyaline örnek olarak ölçülen bara gerilimi ile olması
gereken bara gerilimi arasındaki fark değer verilebilir. TKR'ye ilişkin V - I
karakteristik eğrisi;

V = Vref + X SVS I1 (4.8)

Şekil 4.11'de gösterilmiştir. Eş. 4.8 ifadesinde kullanılan X SVS değeri kontrol sistem
kazancı ile saptanan reaktansa karşı gelir.
50

Şekil 4.11 TKR'ye ilişkin V - I karakteristik eğrisi.

Şekil 4.11'de görüldüğü gibi (TKR karakteristiği ile sistem yük eğrisinin kesiştiği
nokta) α = 120° için V bara gerilimi 1 (birim) değerinin az üstündedir. Diğer bir
ifade ile mevcut yük durumu için α = 120°'de çalışılması durumunda TKR görevini
yapmış ve bara gerilimi etkin değerini yaklaşık olarak 1 (birim) değerinde tutmuştur.

Eğer Şekil 4.9’da verilen TKR devresine Şekil 4.10 (a)'da gösterildiği gibi sabit ve
anahtarlanabilen kapasiteler paralel olarak bağlanırsa, TKR karakteristiği Şekil 4.10
(b)'de gösterildiği gibi genişleyerek kapasitif bölgeyi de içine alır. Böylece sistemin
kompanze edebileceği yük değeri de artmış olur. Sabit kondansatörlü tristör kontrollü
reaktör (SK-TKR) tipi kompanzatörler, endüstride, tristör kontrollü ve diğer lineer
olmayan elemanların güç faktörünü düzeltmede yaygın olarak kullanılır.

Tetikleme açısı 90° den 180° 'ye doğru arttıkça akım dalga şekli sinüzoidal formdan
daha çok uzaklaşır. Bu açıdan bakıldığında her bir TKR harmonik genaratörü olarak
çalışır. Bir fazlı TKR'de tristörler asimetrik olarak tetiklenir ise i(t) akım harmonik
analizinde ancak tek mertebeden harmoniklere rastlanır.
51

Şekil 4.12 6 darbeli TKR yapısı

Şekil 4.13 12 darbeli TKR yapısı

TKR üç fazlı sistemlerde de kullanılır. Şekil 4.12'de üç adet bir fazlı TKR'nin üçgen
şeklinde bağlanması ile oluşan 6 darbeli TKR yapısı gösterilmiştir. Dengeli çalışma
koşullarında 3 ve 3'ün katı harmonikler (3,6,9,..) kapalı olan üçgen sargı içinde
dolaşır ve dışarı çıkamazlar. Bu nedenle hat akımlarında bu harmonikler
gözükmezler. Şekil 4.12'de verilen devrede hat akımında 5. ve 7. harmonikler
görülür. Bu harmonikleri yok etmek için şekil 3.12'de verilen iki adet eşit güçte TRK
cihazı, iki sekonderli (biri üçgen diğeri yıldız bağlı) gerilim düşürücü
transformatörün sekonder sargılarına şekil 4.13'de görüldüğü gibi bağlanabilir.
Sekonder sargılara uygulanan gerilim fazörleri arasında (∆ - Y bağlama dolayısı ile)
30° lik faz farkı olduğu için transformatör primer devre hat akımlarından 5. ve 7.
harmonik akım değerleri elimine olur. Böylece transformatörün primer hat akımında
52

en düşük seviyeden harmonik olarak 11. ve 13. harmoniklerle karşılaşılabilir. Şekil


3.13'de verilen sistem 12 darbeli TKR olarak adlandırılır. Bu yapıdaki harmonikler
basit bir kapasitör sistemi ile filtre edilebilirler.

4.5. Tristör Anahtarlamalı Kapasitör (TAK)

Şekil 3.14 (a)'da bir fazlı TAK yapısı gösterilmiştir. TAK alternatif akım kıyıcı ile
buna seri bağlı bir kapasitörden oluşur. Birden fazla TAK yapışı (güçleri birbirine
yaklaşık eşit seçilerek), aynı yük barasına paralel olarak bağlanırlar. Reaktif güç
talebi arttıkça tristörler tetiklenerek ihtiyaç duyulan sayıda TAK devreye alınır.

(a) (b)

Şekil 4.14. Bir fazlı TAK yapısı

Şekil 3.14 (a)'da görülen ve tristörlere seri olarak bağlanan düşük değerli şelfin (L)
görevi, tristörlerin tetiklendiği anda oluşması muhtemel geçici olayları (Lenz kanunu
etkisi) bastırmak ve rezonansı önlemektir. Üç fazlı sistemde (üçgen bağlama için)
kullanılan TAK yapısı Şekil 4.14 (b)'de gösterilmiştir. Kapasitörlerin devreye
sokulması küçük ya da büyük geçici dalgalanmalara yol açar. Bu dalgalanmalar
kapasite ile dış sistem arasındaki rezonans frekansına bağlı olarak değişir. Devreye
sokulurken aşırı gerilimlerin meydana gelmemesi için kapasiteler şebeke geriliminin
tene değerine eşit değerde doğru gerilimle doldurulurlar.

Kapasite üzerine uygulanan gerilim tepe değerine ulaştığında veya bu değere yakın
noktada iken tristör tetiklenir. Böylece kapasite akımının minimum olduğu anda
53

tristör iletime sokulmuş olur. Aynı şekilde akımın sıfırdan geçtiği anda devreden
çıkartılır. Böyle bir tetikleme yöntemi kullanılarak (açma-kapama) anlarında oluşan
geçici olaylar ve aşın gerilimler önlenmiş olur. Şekil 4.15'de bara gerilimi, kapasite
gerilimi ve akımı gösterilmiştir. TAK yapısında kullanılan suseptans kontrolüne 'tam
alternans kontrolü' adı verilir. Bu kontrol türünde kapasite tam alternans bitiminde
anahtarlanır. Paralel bağlı TAK sayılarını (tristörleri tetikleyip) değiştirerek yük
tarafından istenilen reaktif güç değerine ulaşılmış olur. Tam alternans kontrolünün en
büyük üstünlüğü (gerilimin dalga şeklinin sinüs formunu değiştirmediği için)
harmonik üretmemesidir.

Şekil 4.15 TAK bara gerilimi, kapasite gerilimi ve kapasite akımı

Şekil 4.16'da paralel bağlı TAK yapılan ve kontrolör gösterilmiştir. TAK'ın


bağlandığı bara geriliminin (V), referans gerilim değerinden ( Vref ) her iki yönde

sapma miktarı ∆V/2 olarak alınmıştır. Devreye sokulan kapasitör miktarı V değerinin
±∆V/2 aralığında kalmasına bağlıdır. Kontrolör V değerini ölçer, eğer bu değer Vref

±∆V/2 aralığında kalabiliyor ise mevcut durumdaki TAK sayısını değiştirmez, aksi
halde ilave kapasitörleri devreye alarak yada devreden çıkartarak V değerinin
belirtilen gerilim aralığında ( Vref ±∆V/2) kalmasını sağlar.
54

Şekil 4.16 Paralel bağlı TAK yapıları ve kontrolör.

Şekil 4.17'de TAK yapısının V-I karakteristiği gösterilmiştir. Bu karakteristikte iki


farklı yük durumuna karşı gelen Y1 ve Y2 eğrileri görülmektedir. Bu iki eğriye
bakarak TAK kontrol sisteminin süreksiz ve basamaklı olduğu söylenebilir. Eğer V
gerilimi Vref µ ∆V/2 bant aralığında kalıyor ise mevcut TAK sayısında bir değişme

yapılmaz, fakat bu bant aşılırsa yeni bir kapasitör devreye alınarak V gerilimi kontrol
altına alınır. Eğer V bara gerilimi yüksek değerde ise yüksek maliyet dolay ısı ile
paralel olarak "bağlanan kapasite sayısı azaltılır. Şekil (4.17) de görüldüğü gibi
sistem TKR olmadığından, çalışma kapasitif bölgede gerçekleşmektedir.

Şekil 4.17 TAK yapısının V - I karakteristiği

Şekil 4.17'de görüldüğü gibi TAK sistemi A noktasında çalışıyorken Y1 ile gösterilen
yük durumu için C1 kapasitörü devrede bulunmaktadır. Eğer (müşteride yük
değişimi gibi) ani bir değişim olur ve sistem karakteristik eğrisi Y2 'ye kayar ise,
55

bara gerilimi düşer ve sistemin yeni çalışma noktası B olur. B noktasına ulaşmak için
ise C 2 kapasitörü de (tristörler kullanılarak) devreye alınmalıdır. Fakat B noktası

kabul edilen bant aralığında olmadığından C 3 kapasitörü de devreye alınarak sistem


D noktasında çalışmaya başlar. Bu nokta kabul edilen gerilim toleransı içinde
kalmaktadır. Yeni yük değişimi oluncaya kadar TAK yapısı her üç kapasitörü de
devrede tutarak çalışmaya devam edecektir.

4.6. Tristör Anahtarlamalı Reaktör (TAR)

Şekil açısından bakıldığında TAR yapısının TAK yapısından tek farkı TAK
yapısındaki kapasitörlerin yerini TAR yapısında reaktörlerin almasıdır. TAR
yapısının TKR yapısından farkı ise tristörlerin tetikleme açılarının değerleridir. TKR
yapısında tristörler 90° - 180° arasında tetiklenirken TAR yapısında sadece alternans
başlarında (90°) tetiklenir. Böylece harmonik problemi ortadan kalkar. Şekil 8.32'de
verilen TAR yapısında, Şekil 4.18'te görüldüğü gibi (yeni yük durumunda) V değeri
Vref µ ∆V/2 bant aralığında kalmaz ise devreye yeni reaktör sokulur yada çıkarılır.

Şekil 4.18 3 fazlı TAR yapısının bir kutuplu gösterimi.


56

Şekil 4.19 Yeni yük durumunda V değeri

Şekil 4.19'da verilen sistem yük eğrisinden farklı olarak yeni bir yük eğrisi ile
karşılaşılır ise ortaya çıkan durum Şekil 4.17’de açıklanandan farklı olmayacaktır.
Böyle bir durumda TAR yapısının yeni çalışma gerilimi ∆V bant aralığında
kalıncaya kadar, reaktörler devreye alınmaya ya da devreden çıkartılmaya devam
edecektir. Bu tip kompanzasyonda sistemin gecikmesi yarım periyod
mertebesindedir. Bu kompanzasyon türünün önemli bir problemi reaktörlerde
meydana gelen kayıplardır.

4.7. Uygulamada Kullanılan SVS Sistemleri

Şekil 4.20 TKR ve TAK sistemlerinin bir araya getirilmeleri ile ortaya çıkan bir SVS
yapısı

Şimdiye kadar gösterilen SVS sistemleri pratikte tek başlarına pek kullanılmazlar.
Pratikte kullanılan SVS sistemleri genellikle en az iki farklı statik VAr
57

kompanzasyon sisteminin bir araya getirilmeleri ile meydana gelir. Böyle bir
yaklaşımın temel amacı SVS sistemine esneklik kazandırmak ve kontrolü daha
hassas hale getirmektir. Şekil 4.20'de TKR ve TAK sistemlerinin bir araya
getirilmeleri ile ortaya çıkan bir SVS yapısı gösterilmiştir. Burada görülen filtre TKR
tarafından üretilen harmoniklerin süzülmesini sağlamaktadır. Bu filtrede kapasitif
etki endüktif etkiye oranla daha fazladır. Filtrenin reaktif gücü, TKR reaktif gücünün
%10 ila %30'u mertebesindedir. TAK yapılarının her biri yaklaşık olarak birbirlerine
eşit güçte imal edilirler. Bu tür SVS yapılarında düzgün bir kontrol karakteristiği elde
etmek için TKR akımı bir adet TAK akımından çok az yukarıda seçilmelidir. L ve C
değerleri bu ilkeye göre belirlenir.

Şekil 4.21 a)'da sürekli hal çalışma koşulunda SVS yapısına ilişkin V-I karakteristiği,
Şekil 4.21 b)'de ise Q-V karakteristiği verilmiştir. Bu karakteristiklerde (lineer
kontrol bölgesinde) çalışma limitlerini TKR bobininin maksimum suseptans değeri
( B L max ) ve BC değerleri belirler. BC ; filtre içinde yer alan kapasitenin suseptans
değeri ile devrede etkin durumda olan TAK yapılarının kapasitelerine ilişkin
suseptans değerlerinin toplamından meydana gelir. Eğer V değeri belirli bir süre için
(0.3 birim gibi) çok düşük seviyelere düşer ise, sistemi kontrol etmek ve tristörleri
tetiklemek için gereken enerji sağlanamayacağı için SVS yapısı devre dışına çıkar
(çalışmaz). Eğer gerilim düzene girerse SVS tekrar çalışmaya başlar.

Şekil 4.21 Q – V karakteristiği


58

4.8. Doymuş Reaktör

Endüksiyon kanununa göre demir çekirdekteki magnetik akı;

v( t )
Φ=∫ dt (4.9)
N

eşitliği ile hesaplanır. Yukarıdaki ifadede v(t) ; reaktörün uçları arasındaki gerilim
değişimini, N; reaktörün sarım sayısını göstermektedir. E magnetik akı yoğunluğu
(B) yarım periyod içinde doyma değerine ulaşır bobin reaktans değeri ani olarak
düşer ve sıfıra doğru yaklaşır. Bu durun reaktör bağlı olduğu baradan büyük değerde
endüktif akım çeker. Doy sona erdiğinde ise akım tekrar sıfıra yaklaşır. Eğer
gerilimde bir artma ortaya çıkarsa doyma daha erken oluşmaya başlar. Bu durumda
çekilen akım daha büyük olacaktır. Bunun anlamı baradan daha büyük reaktif
çekileceğidir. Çekilen daha büyük reaktif güç değeri ise geriliminin artmasını önler.
Böylece demir çekirdek otomatik bir şekilde gerilim ayarı yapmış olur.

Doymalı reaktörde gecikme zamanı 1-2 periyod kadardır. Gerilim değiş reaktif güç
değişimine göre daha yavaş olduğundan reaktif güç ayarı tristörlerle yapılan kadar
mükemmel olamaz. Doymuş reaktörler çalışma prensipleri gereği elektronik kontrol
düzeneğine ihtiyaç duymazlar.

Doymuş reaktörlerin kayıpları büyük olduğu için bu kompanzasyon sisteminde ilave


akım harmonikleri meydana gelir. Bunların en büyük sakıncası (kayıplarına ilave
olarak) gürültülü çalışmalarıdır. Doymuş reaktör genellikle (kompanzasyon yapılan
baraya) ayar transformatörü üzeri bağlanır.

Doymuş reaktörün aşırı yüklenme kapasitesi; yalıtım gerilim değerine sargıların


magnetik kuvvetlere dayanma gücüne ve akımın oluşturacağı ısı gücüne dayanma
miktarına bağlıdır.

Çizelge 4.1'de çeşitli reaktif kompanzasyon cihazlarının enerji sistemlerinde


kullanılmaları durumunda ortaya çıkan olumlu ve olumsuz yönleri karşılaştırılmıştır.
59

Çizelge 4.1 Çeşitli reaktif kompanzasyon cihazlarının karşılaştırılması

Kompanzasyon
Olumlu özellikleri Olumsuz
cihazı

Anahtarlanabilir şönt Çalışma prensibi basit, Değişik reaktif güç


reaktör yerleştirilmesi kolaydır. değerlerine ayarlanamaz.

Değişik reaktif güç


Anahtarlanabilir şönt Çalışma prensibi basit, değerlerine ayarlanamaz,
kapasitör yerleştirilmesi kolaydır. devreye alırken geçici
olaylar meydana gelir.

Aşırı gerilimlere karşı


Çalışma prensibi basit, korunması gerekir, harmonik
Seri kapasitör performansı konulduğu yere etkisine karşı filtre ihtiyacı
göre değişmez vardır, hattın aşırı yüklenme
kapasitesini azaltır.

Düşük harmonik üretir, geniş Bakım gerekir, cevap süresi


Senkron motor bir kontrol aralığı vardır, yavaştır, performansı
aşırı yüklenebilir. konulduğu yere göre değişir.

Aşırı yüklenme kapasitesi


büyüktür, hata akımı üzerine Çoğunlukla sabit değerlidir,
Doymalı reaktör olumsuz etkisi olmaz, düşük performansı yerleştiği yere
harmoniklidir, bakım göre değişir, sesli çalışır.
gerektirmez

Hızlı cevap verebilme


özelliği vardır, kontrol Harmonik üretir, performansı
TKR aralığı çok büyüktür, hata yerleştirildiği yere göre
akımına olumsuz etkisi değişir.
olmaz.
60

5. KOMPANZASYON HESABI

İyi bir kompanzasyon yapabilmenin iki önemli koşulu gereken kondansatör gücünün
dikkatli saptanması ve kondansatör adımları ile akım trafosunun doğru seçimidir.
Aşağıda bu değerlerin doğru seçimi için pratik bir yöntem bir örnek ile açıklanmıştır.
Uygulamada ise ENTES R-G 5A Kompanzasyon Rölesi kullanılmıştır.

5.1.Gerekli Kondansatör Gücünün Seçimi:

Gerekli kondansatör gücünün tayini için tesisin cos ϕ’sinin ve kurulu aktif gücünün
bilinmesi gerekmektedir. Tesisin cos ϕ’si pratik olarak faturalardan bulunur. O
dönemde harcana aktif ve reaktif enerji bilindiğine göre

tan ϕ= harcana reaktif enerji/aktif enerji buradan cos ϕ bulunur.

Tesisin kurulu aktif gücü ise, tesisteki tüm alıcıların (motorlar, aydınlatma
elemanları, fırın rezistansları vb ) etiketleri üzerindeki güçler toplanarak belirlenir.

Örnek olarak: Tesisimizin aktif gücü 60 KW cos ϕ= 0.68 olsun. Hedefimiz cos ϕ yi
0.95 çıkartmaktır bunun için aşağıdaki Çizelge 5.1 den yararlanarak K değerini bulup
aktif güçle çarparak Kvar olarak kullanılacak kondansatör değerini buluruz. Bu
ifadeyi formüle dökersek ;

QC = P * K (5.1)

Tablodan K değeri 0.75 bulunur. QC = 60*0,75 = 45 Kvar bulunur.


61

Çizelge 5.1 K katsayı tablosu

Şimdiki Cos ϕ Ulaşılmak İstenen Cos ϕ


0.80 0.85 0.90 0.95 1
0.50 0.98 1.11 1.25 1.40 1.73
0.52 0.89 1.03 1.16 1.31 1.64
0.54 0.81 0.94 1.08 1.23 1.56
0.56 0.73 0.86 1.00 1.15 1.48
0.58 0.66 0.78 0.92 1.08 1.41
0.60 0.58 0.71 0.85 1.01 1.33
0.62 0.52 0.65 0.78 0.94 1.27
0.64 0.45 0.58 0.72 0.87 1.20
0.66 0.39 0.52 0.66 0.81 1.14
0.68 0.33 0.46 0.59 0.75 1.08
0.70 0.27 0.40 0.54 0.69 1.02
0.72 0.21 0.34 0.48 0.64 0.96
0.74 0.16 0.29 0.43 0.58 0.91
0.76 0.11 0.23 0.37 0.53 0.86
0.78 0.05 0.18 0.32 0.47 0.80
0.80 0.13 0.27 0.42 0.75
0.82 0.08 0.21 0.37 0.70
0.84 0.03 0.16 0.32 0.65

5.2. Kondansatör Adımının Tayini

Dikkat edilmesi gereken en önemli husus 1. Adımda seçilen kondansatör değeri diğer
adımlardakilerden daha küçük seçilmelidir. Yukarıdaki örnekte 45 Kvar’lık
kondansatör ile yapılacak kompanzasyon panosunda 5 kademeli röle kullanılması
durumunda adımlar aşağıdaki gibi olmalıdır,
62

1. kademe 5 Kvar
2. kademe 10 Kvar
3. kademe 10 Kvar
4. kademe 10 Kvar
5. kademe 10 Kvar

5.3. Akım Trafosunun Tayini

Akım trafolarından etiketlerinde yazılı akım değerlerinin 0.1 katından çok 1.2
katından az akım geçtiğinde hatasız çalışırlar. Bu nedenle akım trafoları ne çok
büyük ne de çok küçük seçilmelidir. Örnek tesiste güç 60 KW çalışma gerilimi 380
V ise işletmenin nominal akımı

U * 1,73
I= = 6 ,35 A
60

Bu formülden elde edilen akım değerlerine en yakın bir üst standart akım trafosu
seçilir. Örnekte 100:5 lik trafo kullanmak yeterlidir.

5.4. Reaktif Rölenin Bağlanması

Röleyi bağlamadan önce Şekil 5.1 deki bağlantıyı dikkatle inceleyiniz.

Akım trafosunu ana şalter çıkışına veya ana giriş sigortalarından birinin ayağına
bağlayınız. En çok karşılaşılan hata, akım trafosunun kompanzasyon panosundan
sonra bağlanmasıdır. Bu durumda röle çalışmaz. Akım trafosu daima
kondansatörlerden önce ve işletmenin ilk girişine bağlanmalıdır. Ayrıca akım
trafosundan çıkan telleri en kısa yoldan (panonun demir aksamına ve diğer kablolara
sarmadan) tercihen 2x1.5 TTR kablo kullanarak rölenin 1 ve 2 nolu uçlarına
bağlayınız.

Akım trafosunun bağlı olduğu faz R olsun. Rölenin 4 ve 5. nolu klemenslerine


mutlaka diğer iki fazı yani S ve T bağlayınız.
63

Bağlantı şeması aşağıda gösterilmiştir.

Şekil 5.1 Bağlantı şeması

5.5. Reaktif Rölenin İşletmeye Alınması

• % ayar düğmesini 0.50 ye getiriniz.

• Röleyi otomatik konumuna alınız.

• C/k ayar düğmesini 0.05 e alınız. Devreye indüktif bir yük (örneğin motor)
alınız. Röle üzerindeki ind ışığı yanmalıdır. Kap yanıyorsa 4 ve 5 nolu uçları
ters çeviriniz.

Bundan sonra geriye kalan tek işlem c/k ayarının düzgün olarak yapılmasıdır.

Buradaki oranda c: 1. Adımdaki kondansatör gücünü k: akım trafosunun çevirme


oranını göstermektedir. Örneğimizde bu oran;

c 5
= = 0 ,25
k 100 / 5

Bulunur ve bu ayar 0.25 e getirilir.

Aşağıdaki tabloda c/k ayarı için seçim tablosu görünmektedir.


64

Çizelge 5.2 c/k ayarı için seçim tablosu

Akım 1. kademedeki kondansatör gücü


trafosu
5 10 15 20 25 30 40 50 100
30/5 0.83
50/5 0.50 1
75/5 0.33 0.67 1
100/5 0.25 0.50 0.75 1
150/5 0.17 0.33 0.50 0.67 0.83 1
200/5 0.13 0.25 0.38 0.50 0.63 0.75 1
300/5 0.08 0.17 0.25 0.33 0.42 0.50 0.67 0.83
400/5 0.06 0.13 0.19 0.25 0.31 0.38 0.50 0.63
600/5 0.08 0.13 0.17 0.21 0.25 0.33 0.42 0.83
800/5 0.06 0.09 0.13 0.16 0.19 0.25 0.31 0.63
1000/5 0.05 0.08 0.10 0.13 0.15 0.20 0.25 0.50
1500/5 0.05 0.07 0.08 0.10 0.13 0.17 0.33

Olabilecek Sorunlar

Arıza: Röle sürekli kondansatör alıyor. cos ϕ metre kapasitif gösterdiği halde
çıkarmıyor.

Sebepleri: Kondansatör panosunu besleyen güç kablosu akım trafosundan önce


alınmıştır.

Rölenin 4 ve 5 nolu klemenslerine akım trafosunun bağlı olmadığı diğer iki faz
yerine(S T) akım trafosunun bağlı bulunduğu faz (R) bağlanmıştır. Bu durumda ind
veya kap ledlerinden biri sürekli yanar ve röle devreye sürekli kondansatör alır veya
çıkarır.

Arıza : Röle çalışıyor. Kademelerin devreye girdiği röle üzerindeki ışıklardan belli
oluyor. Kontaktörler çekiyor fakat Cos ϕ yükselmiyor ve röle kondansatör almak
istiyor.
65

Sebepleri:

Kondansatör sigortaları atmıştır.


Kontaktör kontakları kirlenmiştir.
Kondansatörler değer kaybetmiştir
66

6. GÜÇ SİSTEMLERİNDE SİNÜSOİDAL OLMAYAN ELEKTRİKSEL


BÜYÜKLERLE İLGİLİ TANIMLAR VE TEMEL BAĞINTILAR

İdeal olarak bir elektrik güç siteminde tüketiciye sabit gerilim ve frekansta enerji
verilmeli, gerilimin dalga şekli sinüs formunda olmalıdır. Ancak güç sistemlerinde
sayıları günden güne artan gerilim – akım karakteristikleri nedeniyle “nonlinear yük”
olarak tanımlanan; HVDC sistemleri, akü şarj devreleri, kontrollü doğrultucular ve
ark fırınları gibi özel karakteristikli yükler şebekeden bozulmuş sinüs formunda
(distorsiyonlu) akım çekerler. Bu sinozoydal olmayan akımlar şebeke geriliminin de
dalga şeklini bozarlar ve sonuç olarak nonlineer yük akımları ve şebeke gerilimleri
temel bileşen olarak tanımlanan, frekansı (sistemin sinozoydal sürekli halde kararlı
çalışmak üzere dizayn edildiği) temel frekansa denk olan bileşenden başka frekansı
temel frekansın tam katları olan harmonik bileşenleri de içerirler [Dugan vd, 1996].

6.1.Harmonikler

6.1.1 Harmonik nedir?

Enerji dağıtım sistemlerinde sinüs formundaki bir gerilim kaynağı yarı iletken bir
teknolojiye sahip bir sisteme uygulanırsa (DC veya AC sürücü, UPS vb), sistemin
vereceği akım cevabı kare dalga şeklinde olacaktır. Sinüs formunda ve sistem
empedansı oranında genliğe sahip olması gereken bu akım dalga şeklinin kare dalga
olmasının nedeni içerdiği temel şebeke frekansı (50 Hz) dışındaki diğer sinüs
formundaki bu akımlara “Harmonik” denir.

Şekil 6.1 Harmonikler sonucu bozulmuş akım dalga şekli


67

6.1.2. Sistemimizde harmonikler olduğunu nasıl anlarız?

En iyi metot arızalara ihtimal vermeden sistemde harmonik ölçümü yapılmasıdır.


Eğer ki aşağıdaki sorunları yasıyor iseniz sisteminizde harmonikler var demektir,
derhal sisteminizin harmonik ölçümleri yaptırınız.

• Çok sık kondansatör ve ilgili ekipmanını değiştirmek zorunda kalıyorsanız,


• Besleme şalterleri rezonans olayları ile belirsiz zamanda açma yaparak işletmeyi
durduruyor ise,
• Ölçüm cihazları hatalı ölçüm yapıyorlarsa,
• Nötr kablosu çok yükleniyor ve ısınıyorsa.

6.1.3. Harmonikler ne seviyede ise problem var demektir?

Ana dağıtım panosunda yapılan ölçümlerde gerilim harmonigi %3 ila %5 ve akım


harmonigi %10 ila %12 değerlerinin üzerinde ise önlem alınmalıdır. Dikkat
edilmelidir ki, ana dağıtım panosu gücü yüksek olduğundan yüzdesel değer düşük
olabilir.

Ancak tali panoda harmonik değerleri yüksek olabilir. Örneğin, 200A akımı olan bir
tali panoda akım harmonigi %50 ise ana dağıtım panosunda 1000A ana akımda %10
harmonik ölçülür. Dolayısıyla sadece ana dağıtım panosunda ölçüm yapmak yanıltıcı
olacaktır zira tali panoda harmonik problemi vardır.

6.1.4. Harmoniklerin sistemimize zararları nelerdir?

• Rezonans oluşur ve kompanzasyon tesisatı zarar görür.


• Besleme şalterleri rezonans olayları ile belirsiz zamanda açma yaparak isletmeyi
durdurur.
• Elektronik cihazlar olumsuz etkilenir.
• Motorlar ve kablolarının kayıpları artar ve aşırı ısınmalara neden olur.
• Yalıtımı zayıflatarak tesis elemanlarının ömürlerini kısaltır.
• Nötr kablosu yüklenir ve ısınır.
68

• Kondansatörlerin ve ilgili teçhizatlarının ömürleri kısalır.


• Ölçüm cihazları hatalı ölçüm yaparlar.
• CNC tezgâhlarının elektronik kartları arızalanır.
• Sıfır noktasına bağlı çalışan kumanda devreleri yanlış çalışır.

• Kayıplar artar. S = P 2 + Q 2 + D 2

• D: Harmonik Bozulmama Gücü

6.1.5. Harmonik filtreli kompanzasyon panosunun sistemimize ne faydası


olacaktır?

• Rezonans ihtimali ortadan kalkar.


• Harmonik akımlarının artısını engeller.
• Kondansatörlerin ve kontaktörlerinin arızalanmasını önler. Bakım maliyeti azalır
ve kondansatörlerin değer kaybetmesinden dolayı reaktif ücret ödeme riskini
ortadan kaldırır.
• Kondansatörlerin ömrünü uzatır.
• Dağıtım sisteminin besleme şalterlerinin gereksiz açmaları ile istenmeyen üretim
durmalarını engeller.

6.1.6. Harmonik filtreli kompanzasyon panosu tesis edildiğinde harmonikler


yok olacak mıdır?

Hayır. Ancak kompanzasyon tesisatının devreye girmesi ile oluşan artısın önüne
geçilecektir ve oranlarında azalma olacaktır. En önemlisi rezonanslar olamayacaktır.

Örneğin:

Trafo gücü : 1600kVA


Kısa devre gerilimi : %6
0,4kV baradaki kısa devre gücü : 24MVA
Kondansatör gücü : 950kVar
69

Rezonans frekansı f R = 50 Hz * S K / QC

Rezonans frekansı f R = 50 Hz * 24 * 10 6 / 950 * 10 3

Rezonans frekansı f R = 251Hz

Eğer Sistemde 5. Harmonik varsa, 250Hz bulunduğu için rezonans gerçekleşecektir.

Bu sisteme harmonik filtreli kompanzasyon tesis edildiğinde rezonans ihtimali


ortadan kalkacaktır.

Şekil 6.2 Bağlantı şeması

6.1.7. Neden 400V kondansatör kullanamıyoruz?

Reaktörlü bir tesisatta reaktör faktörüne, ayar frekansına orantılı olarak kondansatör
klemensinde gerilim artarak 400V ‘un üzerine çıkmaktadır.

Un
Uc = (6.1)
(1 − p )

p : reaktör faktörü
70

U C : kondansatör gerilimi

10kVar 525V kondansatör kullanıldığı takdirde p = 5,67% reaktör faktörü olan bir
tesisatta 400V ta elde edeceğimiz etken değer 6,15 kVar olacaktır. Her zaman etken
değer dikkate alınmalıdır.

6.1.8. Statik kompanzasyon panosu işletmemiz için gerekli midir?

Statik kompenzasyon panosunda kontaktör yerine tristör şalteri kullanılmaktadır.


Böyle bir pano uygulaması eğer tesis yükünün büyük bir kısmı sık devreye girip
çıkan cihazlardan mesela punta kaynak makinelerinden oluşuyor ise uygundur.

6.1.9. Giriş koruma reaktörü etkisi nedir?

Harmonik üreten bir cihazın girişine seri olarak bağlandığında cihazın ürettiği
harmoniklerin şebekeye iletilmesini engeller çünkü endüktans yapısı gereği bir
tıkaçtır. Harmonikleri azaltılmasının yanı sıra gerilim sivrilerini yumuşattığından
dolayı cihazların korunması yönünden de kullanılır. En ekonomik uygulamadır,
maliyetleri cihaz değerinin yaklaşık %5 tutarındadır. Avrupa firmaları genelde %4
empedans değerinde karar kılmışlardır.,

Aşağıdaki tabloda hız kontrol cihazının önüne reaktör bağlanması durumunda


harmonik değerlerindeki azalma verilmiştir.
71

Çizelge 6.1. Harmonik sırasına göre giriş empedansı

Giriş Empedansı
Harmonik
% 3 Dc sok
sırası % 0,25 %3 %5
+ % 5 Ac
reaktans reaktans reaktans
reaktör

5 102% 39% 32% 27%

7 92% 17% 12% 9%

11 26% 7% 5,80% 4,50%

13 14% 5% 3,90% 3,20%

17 10% 3% 2,20% 1,80%

19 8,50% 2,20% 1,70% 1,40%

23 7% 1,50% 1% 0,80%

25 3% 1% 0,90% 0,80%

% THD - I 141% 44% 35% 29%

6.1.10. Giriş koruma reaktörüne yinede ihtiyacımız var mı?

Evet vardır. Harmonikler 100Hz (2. Harmonik) ile 2kHz (40. Harmonik)
aralığındadır. EMI (Elektromanyetik Girişim) Genliği 100mV ile 100V, frekansı
10kHz ile 1GHz aralığında olan küçük enerjili bir bozucu dalgadır. Hız kontrol
cihazlarının üzerlerindeki filtreler EMI filtreleridir. Harmoniklere hiçbir etkileri
yoktur.

6.1.11. Öneriler

Sisteminizde doğrusal olmayan yükleriniz (hız kontrol cihazı, DC motor, vb ) olması


halinde kondansatörleriniz sık arızalanıyor ise, nedeni tespit edilemeyen arızalarınız
varsa, sistem makineleriniz da ve kablo tavalarınızda aşırı sesler oluşuyor ise derhal
harmonik ölçümü yapılarak kompanzasyon tesisatının filtreli hale getirilmesi,
doğrusal olmayan yüklerin önüne giriş koruma reaktörleri monte edilmesi gereklidir.
72

Şekil 6.3 Montaj şeması

1. Bütün tesisler modernleştiği için yeni tesisatlarda çifte yatırımı engellemek için
baslangıçta harmonik filtreli kompanzasyon olması gereklidir. Aksi halde ileriki
tarihlerde kompanzasyon tesisatı harmonik filtreli kompanzasyon tesisatına
dönüştürülmekte ve çifte masraf yapılmaktadır.

2. Elektrik reaktif enerji tarifesinin güç faktörünü 0,95 talebini gerçekleştirebilmek


için 0,98 hedef alınmaktadır. Kademeli reglaj ile güç faktörü 1 değerine
yaklaşmaktadır ve rezonans ihtimali artmaktadır. Bu nedenle harmonik filtreli
kompanzasyon tesis edilmesini öneriyoruz.

3. Aynı trafodan beslenen bir tesiste filtreli ve filtresiz kompanzasyon kademelerinin


beraber kullanılmaması gereklidir.

4. Kompanzasyon panosunda kondansatör kontaktörü ve tam kapalı sigortalı yük


kesici şalter kullanılmalıdır. Kompanzasyon panosunun iyi havalandırılması çok
önemlidir.

5. Kondansatörlerin gerilim değerini arttırarak harmonik sorununun çözümleneceği


ile ilgili yanlış bir kanı vardır. Harmonik problemi olan bir isletmede kondansatörler
akım artmasından dolayı ömür yitirmektedirler. Standartlar gereği bir kondansatörün
dayanması gereken akım değeri 1,3 dir. Harmonik olan bir tesisatta kondansatör
akım değerleri 1,3 değerinin çok üzerine çıkar. Markası, kalitesi, gerilim seviyesi ne
olursa olsun kondansatör kısa sürede ömür yitirecektir. Harmonik filtreli
73

kompanzasyon panosu tesis edilmelidir.

6. Harmonik filtreli kompanzasyon tesisatında kullanılacak reaktörler indüktivite mH


degeri o kademede kullanılacak kondenzatörlerin değerine ve reaktör faktörüne göre
hesap edilmelidir. Bunun yanı sıra harmonikler ile akım artmasında indüktivite
değerlerini korumaları için 1,8In ila 2,0In akımlara kadar doğrusal olmalıdırlar.
Bunun için demir çekirdeğin aynı oranda büyük seçilmesi gereklidir. Böylece akımın
artması halinde reaktör mH değerini kaybetmeyecek ve ayarlanmış olan frekansın
dışındaki bir rezonans frekansına kaymayacaktır. Ayar her türlü koşulda
bozulmamalıdır, herhangi bir aşırı durumda reaktörün orta fazındaki termostat
sistemi devreden çıkartmalıdır.

7. Reaktörler yönlendirilmiş silisli trafo saçından imal edilmiş ve manyetik


kuvvetlerde ses üretmemesi ve izolasyonun dayanıklı olması için özel vakum
polyester vernikli olması gereklidir.

8. Hız kontrol cihazının ürettiği harmonikleri şebekeye vermemesi için girişine


koruma reaktörü bağlanması kesindir, bunun yanı sıra hız kontrol cihazının sürdüğü
motorunda korunması gereklidir. Motorun izolasyonunun ve rulman yataklarının
korunması, kablo yükünün azaltılması gereklidir. Bu konu bilhassa motor besleme
kablosunun 25m’yi geçtiği durumlarda önem kazanmaktadır. Darbe genişlik
modülasyonunun ( PWM ) motora etkisini azaltmak için hız kontrol cihazının
çıkısına motor koruma reaktörü monte edilmelidir.
74

Şekil 6.4 Motor klemensindeki gerilim dalga şekli

9. Hız kontrol cihazının ürettiği harmonikleri azaltmak ve cihazın daha sıhhatli


çalışmasını temin etmek için DC barasına düzeltme ( smoothing ) reaktörleri
kullanılmalıdır.

İdeal bağlantı şekli:

Şekil 6.5 İdeal bağlantı şekli


75

Harmonik seviyeleri;

Yukarıda bahsedilen yarı iletken teknolojiye sahip olan bir cihazın üreteceği
harmonik akımların hangileri ve hangi mertebelerde olduğu bu cihazın pulse sayısına
yani içerdiği tristör veya diyot gibi elemanların adetlerine bağlıdır. Günümüz 3 fazlı
elektrik teknolojisinde diyot tristörler bir cihaz içerisinde 6 adet yada 12 adet
kullanılarak 6 pulse veya 12 pulse sistemler olarak adlandırılırlar. 6 pulse bir sistem
için;

n = h* q ±1 (6.2)

h : pulse sayısı

q : sıra ile ilerleyen tamsayı olmak üzere;

Örneğin 6 pulse bir sistem;

n = 6*1+1 = 5 ve 7

n = 6*2+1 = 11 ve 13

n = 6*3+1 = 17 ve 19 gibi harmonik akımlar üretecektir.

Harmonik sebepleri;

• Elektrik makinelerindeki diş ve olukların meydana getirdiği harmonikler,


• Senkron makinelerde ani yük değişimlerinin manyetik akı dalga şekillerindeki
bozulmalar,
• Çıkık kutuplu senkron makinelerde hava aralığındaki relüktans değişiminin
oluşturduğu harmonikler,
• Doyma bölgesinde çalışan transformatör mıknatıslanma akımları,
• İndüksiyon ısıtma,
• Kesintisiz güç kaynakları,
• Statik VAr generatörleri,
• Motor hız kontrol düzenleri,
• Doğru akım ile enerji nakli (HVDC),
• Enerji tasarruf amacıyla kullanılan aygıt ve yöntemler,
76

• Senkron makinelerinin hava aralığı döner alanın harmonikleri,


• Şebekedeki nonlineer yükler; doğrultucular, eviriciler, kaynak makineleri, ark
fırınları, gerilim regülatörleri, frekans çeviriciler, v.b
• Deşarj lambaları
• Direkt frekans çeviriciyle beslenen momenti büyük hızı küçük motorlar,
• Gelecekte elektrikli taşıtların yaygınlaşması ve bunların akü – şarj devrelerinin
etkileri
• Akü – şarj sistemleri

Harmonik kaynakları;

• Transformatörler
• Döner makineler
• Güç elektroniği elemanları
• Doğru akımla enerji nakli (HVDC)
• Statik VAr generatörleri
• Ark fırınları
• Kesintisiz güç kaynakları
• Gaz deşarjlı aydınlatma
• Elektronik balastlar
• Fotovoltaik sistemler

• Bilgisayarlar [ABB]

6.2. Harmoniklerin Enerji Sistemine Etkileri

Harmoniklerin enerji sistemlerinde varlığı, sinüsoidal formdaki akım ve gerilim


dalga şekillerindeki bozulmalar ile anlaşılır. Harmoniklerin enerji sistemlerinde yol
açtığı genel olarak şu şekilde sıralanabilir [IEEE Working Group on Power System
Harmonics, 1983].

• Generatör ve şebeke geriliminin dalga şeklinin sinüs formundan sapması


nedeniyle tüketicilerin çalışma koşullarının bozulması

• Enerji sistemi elemanlarında ve yüklerde harmonikler nedeniyle ilave kayıpların


77

oluşması
• Akımın harmonik bileşenleri nedeniyle gerilim düşümünün artması
• Temel frekans için tasarlanmış kompanzasyon tesislerindeki kondansatörlerin
harmonik frekanslarındaki düşük kapasitif reaktans göstermeleri nedeniyle aşırı
yüklenmeleri ve dielektrik zorlanma ile hasar görmeleri
• Senkron ve asenkron motorlarda salınımların meydana gelmesi ve bu nedenle
aşırı ısınmaları
• Koruma sistemlerinin harmonikler nedeniyle hatalı çalışması
• Kontrol sistemlerinde hatalı çalışmalar
• Endüksiyon tipi sayaçların yanlış ölçüm yapmaları,
• İzolasyon malzemesinin delinmesi,
• Temel frekansta rezonanas olayı olmadığı halde, harmonik frekanslarında
şebekede rezonans olaylarının meydana gelmesi ve aşırı gerilim yada akımların
oluşması

6.3 Harmoniklerin Kayıplara Etkisi

Bilindiği gibi bir iletkenin direnci R ve iletkenden geçen akımın efektif değeri I ise,
bu iletkendeki güç kaybı;

Pk = R * I 2 (6.18)

olarak tanımlanır. Bir nonlineer yük akımının efektif değeri;

N
I= ∑ I n2 (6.19)
n =1

bağıntısıyla hesaplandığına göre, bu durumda R1 iletkenin temel frekans direnci ve


Rn iletkenin n. harmonik frekanstaki direnci olmak üzere, iletkendeki güç kaybı;

N
Pk = R * I12 + Rn * ∑ I n2 (6.20)
n =2
78

olarak tanımlanır [Yumurtacı, 1997]. Bu eşitlikte görüldüğü gibi, harmonik akımların


genliği arttıkça, harmonik akım bileşenleri nedeniyle oluşan ek kayıplar da
artmaktadır.

Buraya kadar bahsedilen kısımda, güç sistemlerinin nonsinüsoidal akıma bağlı


kayıplar ifade edildi. Sistemde gerilime bağlı olarak oluşan kayıplar ise, elektrik
makinalarının demir kayıplarıyla kondansatörlerin dielektrik kayıplarıdır. Gerilimin
nonsinüsoidal olması, başka bir deyişle harmonik bileşenleri içermesi halinde de
harmonikler nedeniyle ek kayıplar oluşur. Magnetik çekirdekli bir elemanda (motor,
transformatör, self vb) meydana gelen demir kayıpları, bu elemana uygulanan
gerilimin efektif değeri,

N
V = ∑ Vn2 (6.21)
n=1

olmak üzere,

N
P fe ≅ C m * V 2 = C m * ∑ Vn2 (6.22)
n =1

olarak hesaplanır.

1
tan δ = (6.23)
rωC

ise kayıp faktörüdür. ω = 2πnf1 ile hesaplanan n. harmonik için açısal frekans olup,

Vn ise, n. harmonik geriliminin efektif değeridir.

6.4 Rezonans

Harmonik akımlar şebeke empedansı üzerinde ohm yasasına göre harmonik gerilim
endükler. Elbetteki bu oluşan gerilim distorsiyonunun değeri üretilen harmonik
akımın değerine bağlı olduğu kadar ilgili şebekenin empedansına da bağlıdır. İlgili
şebekede toplam empedansı oluşturan iki temel ve birbirine paralel empedans göz
ününe alınmalıdır. Bunlardan birincisi Trafo empedansı olan;
79

Z tr = WL (6.24)

ve kompanzasyon sisteminin empedansı olan

Zk = 1 dir. (6.25)
WC

Bu iki empedansın paralel devresinin toplam empedansı;

WL
Z top = (6.26)
(1 − W 2 LC )
olarak hesaplanır. Bu eşitlikle ifade edilen paralel empedansın paydasındaki

1 − W 2 LC değeri sıfır olursa sistem ilgili frekans için teorik olarak sonsuz empedans
seviyesine ulaşır. Bu duruma “Paralel Rezonans” denir. Teorik uygulamalarda
sonsuz büyüklükteki empedans demek olan bu değer pratik uygulamalarda üretilen
harmonik akımlarının 3 ila 6 katı arasında amplifiye olmasına neden olur. bu
durumda harmonikler trafo hattı için ve kompanzasyon sistemi için en tehlikeli
boyutlara yükselir. Artık yukarıda belirtilen standart üretimler (5. harmonik için %20
vb) söz konusu değildir. Bu değerler devreye giren kompanzasyon miktarına bağlı
olarak %100 değerine kadar yükselebilir.

Devreye giren kondansatör gücü arttıkça rezonans frekansı 5 ve 7 gibi düşük


frekanslı harmonik noktalara doğru ilerler. Ancak unutulmaması gereken nokta
rezonans frekansı hangi harmonik bileşene gelirse o harmonik sistem için en tehlikeli
harmonik haline gelir. Bu nedenle sistemde üretilen hiçbir harmonik frekansı için
rezonansa izin verilmemelidir.

6.5 Harmonik Filtrasyon Ve Reaktif Güç Bedeli

6.5.1 Harmonik filtrasyon

Yukarıda bahsedildiği üzere rezonansa engel olmak harmonik filtrasyonun ön


koşuludur. Bunu yapabilmek için kondansatör grupları reaktörler ile desteklenmeli
ve bu iki devre elemanıyla bir odaklanma frekansı elde edilmelidir. Bu frekans
şebekede var olan en düşük frekanslı harmonik akımın bir geri noktası olmalıdır.
80

Tipik 3 fazlı sistemlerde oluşan harmonik seviyenin daha önce de bahsedildiği gibi 5.
harmonikten (250 Hz) başlayacak olması bu odaklanma frekansının 189 ila 223 Hz
aralığında olmasını gerektirecektir.

6.5.2. Harmonik kaynaklı reaktif güç bedeli

Enerji dağıtım sistemlerinde temel şebeke frekansındaki akım ile gerilim arasındaki
faz farkını işaret eden büyüklüğe cos ϕ denir ve bu değer bir endüstriyel hattın enerji
aldığı üreticiye ödeyeceği reaktif güç bedelini belirler. Döner telli konvansiyonel
elektrik sayaçlarıyla faturalandırma yapan sistemlerde durum yukarıda bahsedildiği
gibidir. Ancak son yıllarda kanunla da zorunlu olan dijital sayaçlara geçilmesiyle bu
durum farklılık göstermiştir. Zira dijital sayaçlarda güç faktörüyle bilinen yukarıdaki
değerin hesaplanması için sadece temel şebeke frekansındaki akım ve gerilim
arasındaki açıya bakılmaz, harmonik denilen diğer frekanslardaki akım ve gerilimin
etkisi de göz önüne alınır. Buna “Power Factor ” denir.

Kısaca Power Factor, cos ϕ değerinden farklı olarak, harmonikler dahil olan akım ile
harmonikler dahil olan gerilim arasındaki faz farkıdır. Bu iki değer arasında
harmonikli ortamlarda aşağıdaki formül kadar bir fark oluşur.

PF = µ * cos ϕ
1 (6.27)
µ=
[
1 + (THD( I ))2 ]
Örnek olarak dijital sayaç kullanan ve şebekesinde THD(I) = %30 seviyelerinde
harmonik akımı olan bir tüketici cos ϕ = 0.96 değerine sahipken;

1
µ=
[1 + ( 0.3 ) ] = 0.917
2

PF = 0.917 x0.96 = 0.88

değerinde bir güç faktörüne sahip olacaktır. Bunun temel sonucu olarak döner telli
bir sayaçtan dijital sayaca geçmesiyle aynı yük ve kondansatör sistemiyle daha önce
ödemediği reaktif güç bedelini ceza olarak ödeyecektir.
81

7. ÖRNEK UYGULAMA, 2620 KVA KURULU GÜCE SAHİP BİR TESİSİN


PLC KONTROLLÜ REAKTİF GÜÇ SİMİLASYONU

7.1. Tesis İle İlgili Bilgiler

Simülasyonu yapılan tesis bir BCF (Bulked Continos Filament) tesisidir.


Polypropilen hammaddeden, halı ipliği üretmektedir. Kullanılan hammadde Karbon
Hidrojen (C – H) den oluşan bir bileşiktir. Görünümü kırık pirince benzer ve 245
derecede eritilir.

Üretim aşaması 8 safhadan oluşur;

• Dozajlama
• Extrüder
• Düze
• Yağlama
• Çekme
• Tekstüre
• Puntalama
• Sarım

Şekil 7.1. Tesisin görünümü


82

Safhalardan kısaca bahsetmek gerekirse;

7.1.1. Dozajlama (meetering)

Hammadde ve boyanın istenilen oranda karıştırıldığı bölümdür. Dozajlama ünitesine


boyanın yüzdesi girilir ve gravemetrik olarak dozajlama gerçekleşir.

Şekil 7.2. Dozajlama ünitesi

7.1.2. Ekstrüder (Mixer)

Dozajlamadan gelen karışım extrüdere dökülür. Extrüderin içinde yüksek dereceli


dirençler vardır. Bu dirençler karışımı 245 derecede eriterek polimer haline getirir ve
aynı zamanda bir mikser gibi karıştırır.

7.1.3. Düze

Extrüderden gelen sıcak erimiş polimer düze adı verilen kalıplardan geçirilir. Bu
kalıplardaki delik sayısı iplikteki filament sayısını verir. Deliğin şeklide filament
şeklini verir.
83

Şekil.7.3. Düze kalıplarının büyütülmüş çizimi

Örnek olarak göstermek gerekirse kalıpların içindeki deliklerin mikroskobik


görüntüsü yıldız şeklindedir. Böylece filamentler birbirine geçerek dağılmaları
önlenir. Buradan aşağı inen polimer soğutularak çekme işlemine verilir.

7.1.4. Yağlama (Lubrication)

Çekme işlemi başlamadan önce ipliğe mukavemet ve hacim kazandırması açısından


Spin finish yağı verilir.

7.1.5. Çekim (Draw)

Tam olarak soğumamış akışkan iplik çekim silindirlerine (Godet) sarılarak istenilen
oranda çekime tabi tutulur. Çekme işlemi farklı hızlarda dönen silindirler (Godet)
mümkündür.

Şekil 7.4. Çekim, tekstüre ve puntalama bölgesi

7.1.6. Tekstüre

Çekim işleminden çıkan iplik hacimlendirilmek üzere tekstüre jetine girer ve tekstüre
odacıklarında kıvrım verilir.
84

Şekil 7.5 Tekstüre lamelleri

7.1.7 Puntalama

Tekstüreden çıkan kıvırcıklandırılmış iplik puntalama jetine girer. Burada


kompresörden gelen hava yardımıyla yüksek basınçta belirli aralıklarla iplik
puntalanır. Puntalanan iplik daha düzenli ve bitişik durur.

Şekil 7.6. Puntalama jeti


85

7.1.8. Sarım

İpliğin son aşamasıdır. Winder denilen sarım aygıtı sayesinde istenilen metre veya kg
olarak bobinlere sarılır.

Şekil 7.7. Sarım ünitesi (Winder)

7.2. Tesisin Gücü Hakkında Bilgiler

Çizelge 7.1 Tesis ünitelerinin aktif güçleri


LİNE SEGMENT AV. CONSUMPTİON (KW)

Extruder drive 168

Extruder Heating 76

Spin Pumps 9

Main Desk 2,5

Dowterm Heating 43

Fans and Quench 85

Texturing Machine + Winder 169,5

Texturing Machine Heating 97

Sum Heating 216

Sum Drive 434

SUM TOTAL 650


86

7.3. Simülasyon

Tesisimizin simülasyonunu yapmak için DELTA LCD programlanabilir ekran ve


DELTA DVP-12SA isim ve modele sahip PLC den faydalandık.

Simülasyonun amacı ekrandan girilen değerlere (parametre) göre hesap yapmak ve


yapılan hesabın neticesinde farklı yüklerde tesis için gerekli olan kapasitif gücü ve
gerekli kondansatör sayısını bulmaktır.

Ekrandan girilen parametreler bahsedilirse;

• Kurulu güç (S): İşletmemizin kurulu gücüdür. Elektrik dağıtım kurumu


tarafından karşılıklı belirlenmiştir. “S” harfi ile gösterilir ve birimi (KVA)’dır.
• Frekans (f): Enterkonnekte şebekede sabit olan ulusal frekanstır ve birimi
(Hz)’dir.
• İşletme aracı yükleri (P): İşletme içersinde aktif olan araçların toplam aktif
gücüdür. Birimi (KW)’dir.
• Gerilim (V): işletme gerilimidir. Değeri sabittir, birimi (Volt)
• İstenilen cos ϕ : Ulaşmak istediğimiz güç faktörüdür. Güç faktörünü elimizden
geldiğince 1 yapmaya, aradaki açıyı da sıfır yapmaya gayret ederiz.
• Mevcut cos ϕ : tesisimizdeki ölçü aletlerini ölçtüğü kompanzasyon öncesi güç
faktörüdür.
• Kondansatör değeri (C): Tesisteki kompanzasyon sonrası kullanmamız gereken
kondansatörlerin değeridir. Birimi (mF) dır.

Hesaplanan değerler ise;

• Toplam aktif güç (Pyük ): İşletmedeki toplam aktif güçtür. (Hangi makine

çalışıyorsa)
• ( )
Yük durumundaki görünür güç S yük : İşletme içinde o andaki görünür güçtür.

• ( )
Yük durumundaki reaktif güç Q yük : İşletme içinde o andaki zahiri güçtür.

• Kompanze edecek kapasitif güç (QC ) : İstenilen cos ϕ değerine ulaşmak için
devreye giren kondansatörlerin gücüdür. Birimi (KVAr) dır.
87

• Kompanze edecek kapasite değeri (C ) : İstenilen cos ϕ değerine ulaşmak için


devreye giren kondansatörlerin değeri. Birimi (mF) dır.

Hesaplanan formüller;

Pyük
S yük = (KVA) (7.1)
mevcut cos ϕ

Pyük = M 1 + M 2 + M 3 + M 4 (KW) (7.2)

2 2
Q yük = S yük − Pyük (KVAr) (7.3)

1
QC = Q yük − Pyük − 1 (KVAr) (7.4)
cos ϕ 22

QC
C= (mFarad) (7.5)
2πfV 2

İşletme parametreleri;

V = 380 Volt

S (kurulu güç) = 2620 (KVA)

İstenilen cosϕ = 0.98

( )
Her bir makinenin maksimum aktif gücü Pyük = 4 x 650 (Watt)

Frekans (f) = 50 Hz

Kondansatör değeri (C) = 10 mikro Farad


88

Hesaplama:

Eğer tüm makineleri yukarıdaki parametrelerde 600 W için çalıştırılırsa;

Pyük
S yük = formülünde değerler yerine konursa
mevcut cos ϕ

4 x600
cos ϕ = = 0.91603 olarak mevcut güç faktörü bulunur.
2620

Aynı zamanda işletmemizde görünür. Gücün (S) değişmesini istemiyoruz ve bunun


için S kurulu = S yük olarak tanımlayabiliriz.

S kurulu = S yük = 2620 KVA

Pyük = M 1 + M 2 + M 3 + M 4 = 600+600+600+600 = 2400 (KW)

2 2
Q yük = S yük − Pyük de değerler yerine konursa;

Q yük = 2620 2 − 2400 2 = 1050.1 (KVAr)

Kompanze edecek gücü hesaplarsak ( cos ϕ = 0.98 için )

1
QC = Q yük − Pyük − 1 değerleri yerine koyarsak;
cos ϕ 22

1
QC = 1050 ,1 − 2400 − 1 = 463.8 (KVAr)
0.98 2

Kompanze edecek kapasitörün değeri ise

QC
C=
2πfV 2
89

463.8
C= .10 6 = 10.22 mF
2
2.π.50.380

Yani bu değerler için koyacağımız 12x10 mF’lık kapasitelerden birinin devrede


olması yeterli olacaktır.

Yukarıdaki örneği Pyük = 1600 KW için uygularsak

Yaklaşık olarak QC = 1683 ve C = 37.1 çıkacaktır. Bu durumda 3 adet kondansatör


devrede olacaktır.

Yazılım için değerlerin belirlenmesi:

Kullanacağımız PLC de gireceğimiz parametreleri birer adresle belirtirsek;

D108 = Frekans (Değer sabit = 50 Hz)


D252 = Gerilim (Değer sabit = 380 V)
D120 = İstenilen güç faktörü
D124 = 1 .Makine (KW)
D128 = 2 .Makine (KW)
D132 = 3 .Makine (KW)
D136 = 4 .Makine (KW)
D152 = Kurulu Güç (S-KVA)
D148 = Toplam aktif güç (KW)
D116 = Mevcut güç faktörü
D156 = Konsansatör Değeri
90

Çizelge 7.2 Similasyonda Hesaplanan parametreler


İŞLEME GİREN
İŞLEM ÇIKAN SONUÇLAR
PARAMETRELER
MUL K2 K31410 D276 2.π 2 X 31410 = 62820
(π)
DIV D276 K10 D 104 2. π / 10 62850 / 10 = 6282

MUL D 104 D 108 D 112 2. π.f 6285 X 50 = 314100

DIV D112 K100 D264 2. π.f/100 314100/100=3141

MUL D252 D252 D 256 V2 380X380=144400

MUL D264 D256 D260 V 2 2. π.f/100 453560400

DIV D260 K100 D272 V 2 2. π.f/100/100 4535604

MUL D120 D120 D180 cos ϕ 22 0.98x0.98=0.9604

MOV K0 D124

MOV D216 D124

MOV K0 D128

MOV D220 D128

MOV K0 D132

MOV D224 D132

MOV K0 D136

MOV D228 D136

ADD D124 D128 D140 M1+M2 600+600=1200

ADD D132 D136 D144 M2+M4 600+600=1200

ADD D140 D144 D148 M1+M2+M3+M4 PYÜK


=2400 W
DIV D148 D116 D160 PYÜK /cos ϕ1 = S yük S yük = 2620 KVA
DIV D148 K1000 D240 PYÜK /1000 PYÜK =2.4
91

Çizelge 7.2 (Devam) Similasyonda Hesaplanan parametreler


İŞLEME GİREN
İŞLEM ÇIKAN SONUÇLAR
PARAMETRELER
MUL D160 D160 D168
S yük 2 S yük 2 = 6864400
MUL D240 D240 D172 2 2
PYÜK = 5760000
PYÜK
SUB D168 D172 D176 1104400
S yük 2 − Pyük
2

SQR D176 D164 2 2 QYük = 1050.1


Q yük = S yük − Pyük
DIV K10000 D180 D184 1000000 10412328
000 cos ϕ22
SUB D184 K1000 D188 10412328-1000
=10411328
MUL D188 K1000 D244 10203081632

SQR D244 D192 101010,304

MUL D240 D192 D196 PYÜK X 101010,304


DIV D196 K1000 D248

SUB D164 D248 D200 Qc = QYÜK − PYÜK . .D192


(END)
SUB D248 D164 D204 KAPASİTİF

MUL D200 K100000 D208

MUL D204 K100000 D212

DIV D208 D272 D232

DIV D212 D272 D236

DIV D232 K10 D260

> D260 KO < D280 K13 < < D280 K12 --------------------------- M5
< D280 K11---------------------------- M6
< D280 K10---------------------------- M7
< D280 K9 ----------------------------- M8
< D280 K8 ----------------------------- M9
< D280 K7 ----------------------------- M10
< D280 K6 ----------------------------- M11
< D280 K5------------------------------ M12
< D280 K4 ----------------------------- M13
< D280 K3 ------------------------------ M14
< D280 K2------------------------------ M15
END < D280 K1------------------------------ M16
92

7.4. Simülasyonun Görünümü

Simülasyon ana ekranı aşağıdaki gibidir. Bu ekranda “Makineler” ikonu


tıklandığında aktif olacak makineler ve aktif güçleri ekrana gelmektedir.
“Parametreler” tıklandığında ise girilecek parametreler ekranı gelmektedir.

Şekil 7.8. Simülasyonun ana sayfası

Parametreler kısmında; Kurulu güç, gerilim, frekans, kondansatör değeri, istenilen


güç faktörü ve mevcut güç faktörü gibi değerler girilebilir.

Şekil 7.9. Parametrelerin giriş kısmı


93

M1, M2, M3, ve M4 ün üstüne tıklandığında aktif olmaktadır. Yanlarındaki hücreye


ise makine değerleri yazılabilir. (+) ve (-) ile yazılan değer 10 KW artırılabilip
azaltılabilir.

Şekil 7.10. Makinelerin gücünün ayarlandığı ve aktif edildiği kısım

Parametre ekranında girilen değerler ve Makineler kısmında aktif edilen değerlerle


beraber bazı hesaplamalar yapılabilir. Yapılan hesaplar; Yük durumundaki aktif güç,
yük durumundaki görünür güç, yük durumundaki reaktif güç, kompanze edecek
kapasitif ve endüktif reaktif güç ve kondansatör değeri.

Şekil 7.11. Girilen parametrelere bağlı hesaplanan değerler


94

Bu ekranda ise hesaplana değerlerle ne kadar kondansatör devreye girmesi gerektiği


gösterilmiştir.

Şekil 7.12. Hesaplanan değerlere bağlı devreye giren kapasiteler

Bu ekran ise bütün işlemleri aynı yerde görebileceğimiz “Tek Ekran” dır.

Şekil 7.13 Tüm işlemlerin aynı anda görüldüğü sayfa


95

Aşağıdaki ekranlarda ise çeşitli yük durumlarına göre aktif, reaktif ve görünür gücün
grafiksel değişimleri verilmiştir.

Şekil 7.14. Girilen parametrelere bağlı olarak değişen Aktif Güç grafiği

Şekil 7.15. Girilen parametrelere bağlı olarak değişen Reaktif Güç grafiği
96

Şekil 7.16. Girilen parametrelere bağlı olarak değişen Görünür Güç grafiği
97

8. SONUÇ

Sonuç olarak bu tezde Reaktif Gücün tanımı, tarifi, oluşma nedeni, gerekliliği
çeşitleri ve kompanze şekilleri anlatılmıştır. Her işletme içinde mutlaka reaktif güç
çeken elemanlar mevcuttur. Gerilim seviyesini nominal tutmak, hattı meşgul
etmemek ve cezalı duruma düşmemek için işletmeler kompanzasyon tesislerini
kurmalı ve işletmeye almalıdırlar. Böylece şebekeler fuzuli yüklenmelerden
kurtulacak, işletmelerdeki gerilim seviyesi nominal seviyede olacak ve işletmenin
giderlerine önemli bir katkı sağlanmış olacaktır. İşletmeler bu tip yatırımlar kısa
vadede zarar, fakat uzun vadede kar getirecektir. Bizlerde kendi işletmemizin
kapasitesini artırarak yeni bir kompanzasyon panosu kurduk. Sonuç olarak ta
eserimde anlatılan teorik bilgilerin birkaç resmini vermek istiyorum.
98

Resim 8.1. Kompanzasyon panosu

Kompanzasyon panosu. Ana baraya bağlı bıçaklı tip sigortalar ve bu sigortalara bağlı
kondansatör grupları.
99

Resim 8.2. Kompanzasyon panosunun genel görünümü

Kompanzasyon panosunun dıştan görünümü. Üstteki göstergeler voltmetre ve


ampermetreler, ortada kompakt şalter ve en solda Reaktif güç kontrol rölesi.
100

Resim 8.3. Reaktif Güç Kontrol Rölesi

Resim 8.4. Kompakt Şalter


101

Resim 8.5. Pano içersindeki kapasite grupları


102

KAYNAKLAR

1. Arifoğlu, U. “Güç Sistemlerinin Bilgisayar Destekli Analizi”, Alfa Yaınevi,.


İstanbul, 343 – 381 (2002).

2. ABB. “Harmonik Filtre Sistemleri” , 3 – 10 (2007).

3. ELECTRA Elektronik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. “Kompanzasyon Sisteminde


Harmonikler” , 1 – 10 (2007).

4. Şekkeli, M., Tarkan, N. “Reaktif Güç Kontrol Rölesinde Minumum


Anahtarlama Sayısı Ve Optimal Reaktif Güç Seçimi”, 4 (6):15 – 22 (2005).

5. Oerlikon Tekstil Makinaları Firması, “Neumag BCF ( Bulked Continous


Flament) Makinası Sorun Giderme Dökümanları”, Germany - (2007)

6. RITM Tekstil Makinaları Firması, “RIETER Twisting ( Büküm ) Makinası


Sorun Giderme Dökümanları”, France - (2007).

7. Örnek Makine Ltd. Şti. “BCF Fiksaj Makineleri Sorun Giderme


Dökümanları”, Gaziantep – (2008).

8. Miller, T.J.E. “Reactive power control in electric systems”, John Wiley and
Sons, (1982).

9. Elgerd, O.I., “Electric energy systems; An introduction”, Mc Graw Hill, New


York”, (1982).

10. Kimbark, G.W., “Power system stability”, vol.3, John Wiley and Sons, New
York, (1956).
103

ÖZGEÇMİŞ

Kişisel Bilgiler

Soyadı, adı : BİLKİ, Fatih


Uyruğu : T.C.
Doğum tarihi ve yeri : 04.03.1981 Bursa
Medeni hali : Bekar
Telefon : 0 (342) 337 92 08
Faks : 0 (342) 337 95 44
e-mail : fatih@hasirci.com.tr

Eğitim
Derece Eğitim Birimi Mezuniyet tarihi
Lisans Sakarya Üniversitesi
Elek – Elektronik Müh. 2003
Lise Bursa Cumhuriyet Lisesi 1999

İş Deneyimi
Yıl Yer Görev
2005 - Hasırcı Tekstil Ltd. Şti (Gaziantep) Elektrik Mühendisi

Yabancı Dil
İngilizce

Hobiler
Seyahat, Bilgisayar teknolojileri, Futbol.