You are on page 1of 16

ADAB-I NAKŞİBENDİYE

Hazırlayan

Dr. Ahmet ÇAĞIL

MENZİL YAYINEVİ
Menzil - Kahta – ADIYAMAN

Haziran 2001
İÇİNDEKİLER

GİRİŞ VE ÖNSÖZ..................................................................................................................... 1
TÖVBE....................................................................................................................................... 2
TÖVBENİN ŞEKLİ ............................................................................................................... 2
TÖVBENİN ADABI.............................................................................................................. 2
BÜYÜK TÖVBEYİ TAZELEMEYİ GEREKTİREN HALLER.......................................... 3
SEKİZ ŞART ............................................................................................................................. 3
SEKİZ ŞARTIN YAPILIŞ ŞEKLİ ........................................................................................ 3
SEKİZ ŞARTIN ADABI ....................................................................................................... 5
RABITA ..................................................................................................................................... 6
RABITANIN YAPILIŞI ........................................................................................................ 6
RABITA ADABI ................................................................................................................... 6
VİRD .......................................................................................................................................... 7
VİRDİN ÇEŞİTLERİ ............................................................................................................. 7
VİRD'DE RABITA ADABI................................................................................................... 8
VİRDİN ADABI .................................................................................................................... 8
LETAİF VİRDİ .................................................................................................................... 10
LETAİFLER VE İNSANDAKİ YERLERİ ..................................................................... 10
LETAİF VİRDİ ÇEKİMİ................................................................................................. 10
HATME-İ HACEGAN ............................................................................................................ 11
BÜYÜK VE KÜÇÜK HATME........................................................................................... 11
BÜYÜK HATMENİN YAPILIŞI........................................................................................ 11
KÜÇÜK HATMENİN YAPILIŞI........................................................................................ 11
HATMEDE RABITA ADABI............................................................................................. 12
HATMENIN ADABLARI ................................................................................................... 12
GİRİŞ VE ÖNSÖZ
Tarikattan gaye, kendi nefsini ıslah etmek ve ihlası kazanmak için Muhabbetullahı tahsil
etmektir. Bu işin temeli ise MUHABBET ve GAYRET'tir.
Şah-ı Nakşibendî (k.s) Hz.nin açıkladığı gibi, bu yolda kemal derecesine erişmek için bütün
vaciplere uyulacak, bid'atlardan, ruhsatlardan kaçınarak haram ve mekruhlardan
sakınılacaktır. Bu tarikat-ı Nakşibendî batıl ve şeriata muhalif saçma sapan sözlerden uzaktır.
Eğer şeriat hududu tespit edilmemiş olsaydı, nefs ve şeytanın bizi aldatması muhakkaktı.
Lâkin şeriatın hududuna tecavüz etmek muhabbet ve gayrete zıttır.
Bu nedenle şeriat hududunu aşmak veballerin en büyüğüdür.
Şeriatın emirleri olduğu gibi tarikatın da adapları vardır. Bu adaplara uymak lâzımdır. Batıl
şeyler ihdas edip, asliyette olmayan bid'atleri çıkarmak en büyük adapsızlıktır.
Her şeyin bir kanunu, düzeni (nizamı) vardır.
-Tarikatın da kanunu vardır. Takat, adap, erkândır.
-Sofî edepli olmalıdır.
-Tasarrufa el öpmekle değil, edeple erişilir.
-Aksi haller kalbe zararlıdır.
-Sofîler arasında iltimas yoktur ve yapılmamalıdır.
-Dergâha ziyarete gelenler Şeyh Hz.nin elini incitmeden, yumuşakça tutmalı ve
incitmemelidir.
İlk gelişte veya dönüşte olma üzere ancak iki kez elini öpmelidir. Aksi haller kalbe zararlıdır.
Namazın şartları, erkânları, sünnetleri olduğu gibi tarikatın da adabı, erkânı vardır.
Nakşibendi adap ve erkânına riayet edilmelidir.

Menzil Yayınevi

1
TÖVBE
Tövbe, çok kıymetli bir lütfü ilâhîdir.
Gönülden pişmanlık duyup tövbe eden kimsenin seyyiatı (kötülükleri) ALLAH (c.c)
tarafından silinip yerine miktarınca hasenat (iyilik) yazılır. Bütün günahları hayra tebdil edilir.
Kalben değil de sadece dille yapılan tövbe için ikinci bir defa tövbe etmek gerekmektedir.

TÖVBENİN ŞEKLİ
“Yarabbi, yapmış olduğum bütün günahlardan ben pişmanım. Keşke yapmasaydım. İnşaallah
bir daha ben yapmayacağım.”

TÖVBENİN ADABI
-Tövbenin vakti ve özel bir yeri yoktur. Her zaman ve her yerde verilebilir.
-Her gün Tövbe alınabilir. Yalnız bu adet haline getirilmemelidir.
-Tövbe verilirken kıbleye dönmek adaptandır.
-Mürşidinden uzak yerde bulunanlar yılda bir tarikat tazeleyebilirler.
-Mürşidinden çok uzakta olan vekiller de bir yıl içinde gelmiyorlarsa birbirinden tövbe
alabilir, tarikat tazeleyebilir.
-Kadınlara Tövbe, perde veya kapı arkasından verilir.
-Mazereti olanlar (hastalık, fakirlik, yaşlılık, işinden veya kocasından izin alamayanlar) beş
altı ayda bir tarikatını, 15-20 günde bir tövbesini vekiller yanında tazeleyebilirler.
-Namazını kasten terk edenler, büyük günahlardan birini işleyenler, vekiller yanında hiç
beklemeksizin tarikatını tazeleyebilir.
-Kadın vekiller özel hallerinde sadece tarikat verebilir. Rabıta, hatme yapamaz. 8 şart, rabıta
vird, hatme talimatlarını verebilir. Diğer kadınlar da rabıta, vird, hatme yapamaz.
-Namaz kılmayı bilen buluğa ermiş ve ermemiş çocuklara da Tövbe verilir.
-Cinli veya perili olanların namaz kılabilecek kadar normal olanlarına Tövbe verilir. Daha
ağır durumdakilere Tövbe verilmez.
-Sarhoşa sarhoşken de Tövbe verilebilir.
-Başka tarikatta olanlara veya hiç bir tarikata mensup olmayanlara isterlerse Tövbe ve tarikat
verilir.
-Hatmede zikir taşları ortaya gelmişken Tövbe istemek adapsızlıktır.
-Zaruret halinde abdestli olmadan Tövbe alınıp verilebilir.
-Mürşidden bir günde birden fazla Tövbe ve tarikat tazelemek zararlıdır. Tarikat tazeleyenler
uzun bir müddet sekiz şartı (20-30 gün gibi uzun bir zaman) geciktirenler de yapmalıdır. Veya
yeniden tarikat almalıdır.
-Tövbe eden sağırsa, okuma yazma biliyorsa kağıda yazılıp eline verilir, dille tekrarlayarak
yapar. Dilsizler kalben yapar. Okuma bilmiyorsa tövbe verilebilir.
-Dilsizse tövbeyi kalbi olarak yapacaktır.
-Ölüm anında da olsa isteyen kişiye tövbe verilir.

2
-Erkek vekiller kapı veya perde arkasından tövbe verirken kadının da Tövbeyi cehri
söylemesinde bir mahzur yoktur.
-Vekil olmayan bir sofînin tövbe ve tarikat vermesi geçerli değildir.
-Şeyhten uzakta olan sofîler vird, rabıta, hatme veya rüyada gördüklerini başkalarına
söylemezler, vekile söyleyebilirler.

BÜYÜK TÖVBEYİ TAZELEMEYİ GEREKTİREN HALLER


-Tövbe eden kimse madem ki (bir daha ben yapmayacağım) diye söz veriyor, kefene
sarılıncaya kadar ALLAH (c.c) la yapmış olduğu ahdine sadık kalmalı, sözleşmeyi
unutmamalıdır.
-Tövbeyi bozdum, ben bu yoldan, yani tarikattan çıktım diyen tarikat tazelemelidir.
-Vird esnasında cezbesiz olarak bilinçli şekilde (açıktan başkalarının duyacağı şekilde) sesli
olarak, bir mecliste üç kere üst üste zikr ederse tarikattan düşer, tarikat tazelemesi gerekir.
(Mevlitlerde yapılan zikirler, teravihte yapılan zikirler ve namaz tesbihatlarında adet olarak
yapılan zikirler hariç.)
-Lâkin açık zikre katılıp da açıkta zikretmeden sessizce oturana tarikat tazelemek icap etmez.
-Bir sofî büyük günah işlerse vekil yanında tarikatını tazeleyebilir. (Vekil yanında tarikat
tazelemenin âdet haline gelmemesi için vekil, elinden geldiği kadar tövbe verme taraftarı
olmadan bir daha bu şekilde günah işlememesi için sofiye nasihat edecek.)
-Büyük küçük günahları helâl kabul edip işleyenler (yani kişiyi imandan çıkaran her halde o
kişi) imanını, nikâhını, tarikatını tazelemelidir.
-Gereksiz yere tarikat tazelemek adapsızlıktır.
-Büyük günah işleyenler, namazı mazeretsiz terk edenler tarikatını tazelemelidir.

SEKİZ ŞART
Tövbe alan kimse, sekiz şartı yapmazsa hiçbir fayda görmez.

SEKİZ ŞARTIN YAPILIŞ ŞEKLİ


1. Tövbe niyetiyle abdest almak: Abdest azalarını yıkarken bu azalar ile işlemiş olduğu
günahlarını hatırlayarak ALLAH (c.c)'dan mağfiret olunması için yalvarır.
2. Tövbe niyetiyle boy abdesti almak, ben vücudumun kirini su ile yıkadım, temizledim.
Yarabbî, sen de ilâhî nurunla benim kalbimin zulümatını temizle ve beni affet diye yalvarır.
3. Tövbe niyeti ile istihare namazı kılmak: İki rekât olan istihare namazının birinci
rekâtında Fatihadan sonra “Kâfirun” suresi ikinci rekâtında Fatihadan sonra “İhlas” suresi
okunmalıdır. Bilinmiyorsa bilinen surelerle namazını kılar.
4. Tövbeyi 3 kere tekrarlamak: Kalp ve lisanen: “Yarabbi yapmış olduğum bütün
günahlardan ben pişmanım, keşke yapmasaydım. İnşaallah bir daha ben yapmayacağım” der
ve bunu 3 defa tekrarlar.
Gözler kapatılır ve adabın sonuna kadar açılmaz.
5. 25 Estağfırullah demek: Dil ile hafifçe söylenir. Bu istiğ far huzuru kalple ve
günahlarından pişmanlık sebebiyle içi yanarak yapılmalıdır.
6. Sekiz adet Fatiha okumak: Sadâtların aracılığı ile himmetleri sayesinde istiğfarla
kalbimdeki pas ve kir yok oldu, kalbim ilâhî feyiz almaya uygun hale geldi diye düşünerek

3
sekiz Fatiha okunur. Birinci Fatiha önce Peygamber (s.a.v)'e O'nun Al ve Ashabına,
Nakşibendî Hz. ve Abdulkadir-i Geylani Hz.'lerine hediye edilerek bu iki Sâdattan şöyle
istimdat edilecek; (Ey Sâdatların Ervahları, ne olur Peygamber (s.a.v)'den benim için ricada
bulununuz da, bana şefaat etsin ki Allah'u Teala (cc) da benim tövbemi ve ibadetlerimi, kabul
ve makbul eylesin).
Bu şekilde her okunan Fatiha'yı Şerife hediye edilip sırası ile Sâdatlardan istimdat edilecek.
8. Fatiha'yı Şerife'yi hediye ede ceğimiz Sâdatların isimleri sırası ile aşağıda belirtilmiştir.
(Not: Sâdatların isimlerini ezbere bilmeyenler, (sekiz) Fatiha'yı toptan okuyup önce
Peygamber (s.a.v) Efendimize, Al ve Ashabına, ehl-i beytine ve Sâdatların ruhlarına ve
mürşidin ruhaniyetine hediye ettim. Yâ Rabbi kabul ve vasıl eyle, diyecek.)
1 - Şah-ı Nakşibendî (k.s)
Abdülkadir Geylani (k.s)
2 - Ş. Abdülhalık Gücdevani (k.s)
İmamı Rabbani (k.s)
3 - Ş. M. Halid Zülcenaheyn (k.s)
Şeyh Seyyid Abdullah (k.s)
4 - Şeyh Seyyid Taha (k.s)
Seyyid Sıbğatullah Arvasi (k.s)
5 - Şeyh Abdurrahmanı Taği (k.s)
Şeyh Fethullah Verkanisi (k.s)
6 - Ş. Muhammed Diyauddin (k.s)
Şeyh Ahmedül Haznevi (k.s)
7 - S. Abdulhakim El-Hüseyni (k.s)
Ş. S. Muhammed Raşid (k.s) ruhlarına ve
8 - Gavs-ı Sanî (k.s) ruhaniyetine, hediye edilir.
İsimleri ezbere bilenler ezberinden söyler.
Bilmeyenler; “Bize sekiz şart tati limatı verilirken söylenen isimlere hediye ettik” derler.
Talimatı verenin 8 fatihanın hediye edildiği isimleri tövbe edene tek tek söylemesi lâzımdır.
Hediyeden sonra: “Ey sadadın ervahları benim için Resul-u Ekrem (s.a.v) Efendimize ricada
bulununuz da bana şefaat eylesin. Allah-u Teala da benim tövbemi kabul etsin. Günahımı
affetsin.” derler.
7. ÖLÜM RABITASI
Fatihaların hediyesinden sonra feyzin geldiğini kabul eder, lâkin; kalbin bu feyzi almasına
mani (mal, evlât gibi) unsurlar olduğunu düşünerek, bunların vesvesesinden kurtulmak için
ölümünü tefekkür eder. Yani yatağında ölmek üzere can çekiştiğini düşünür ve bunu fırsat
bilen şeytanın imanını çalmak için baş ucunda hazır olduğunu hisseder. Mal, akraba ve
çocuklarından şeytanın vesveselerine karşı yardım ister, fakat yardım göremez. Bunun üzerine
bir rabıta ile sadatın himmetinin son nefeste kendisine ulaştığını, ve şeytanın defolduğunu
tefekkür eder. Bu rahatlık içinde ruhunu Azrail (a s)'a teslim ettiğini düşünür. Sonra insanların
cesedini kefenlediklerini, namazını kıldıklarını ve kendisine dua ettikleri düşünür. Allah

4
dilerse; duaları kabul eder, dilerse etmez. Düşüncesiyle iyice içtenlikle Rabbine sığınır. Sonra
tabutunun kabristana gittiğini ve insanların kendisini kabre bırakarak dostlarının üstüne toprak
serptiklerini düşünür. Sonra dostları ayrılır ve sorgu melekleri gelir. Suallerin cevabını ancak;
Allah'ın yardımı ve Sâdatın himmetiyle cevaplandırmak mümkündür.
Anlaşılan odur ki; dünya ve ahirette insanı ancak ve ancak Allah sevgisi ve Sâdatların
himmeti kurtarabilir. Onun için insan kalbini Sadat'a çevirmelidir. Kabre indiğinde orada
kendisine salih amel lazım geldiğini, salih ameli olmayanların kabir azabına duçar olduklarını,
salih ameli olanların kabri cennet bahçesi olacağını ve devamla kıyamete kadar kaldığını,
sonra tekrar dirilip haşr meydanında hesaba çekileceğini Sâdatların himmetiyle hesabını
kolayca verip , Sırat'ı geçip cennete kavuştuğunu düşünecek.
8. MÜRŞİT RABITASI
Bu rabıta sırasında üstadı gayet azametli ve heybetli olarak hayal etmek gerekir. Sofî şeyhin
kendisini reddetme korkusu ve kabul etme ümidi ile medet isteyen bir kalple mürşidini rabıta
eder. Kendisini mürşidinin huzurunda tasavvur eder. Mürşidin şeklini (ruhaniyetini) hayalen
göz önüne getirir.
Hayalinde canlandırdığı mürşidinin iki kaşı arasından çıkan, çok beyaz şeffaf süt gibi nurun
ve feyzin kalbine veya ağzına aktığını sonra genişleyerek o nurun ve feyzin bütün vücudunu
kapladığını düşünür. Letaiflerine mürşidinden nispet getirmeye çalışır. Bu şekilde on-onbeş
dakika bekler. Kâfi miktarda oturduğuna kanaat getirip kalkacağı sırada, adabı yaparken
yapmış olabileceği hata ve noksanları için 25 estağfirullah söyler, sünnet üzere yatar.

SEKİZ ŞARTIN ADABI


-Tarikat alan bir kimse sekiz şartı yapmamış ise, yapması için zorlanmaz.
-Şartlar yatsı ile sabah namazı arasında yapılmalıdır. Çok zaruret varsa gündüz de yapılabilir.
Bu gece yapmaya hiç imkânı olmayanlar içindir.
-Şartlar tövbe alındığı günün gecesi yapılmalıdır veya ilk fırsat bulduğu gece yapılır.
-Şartları yapan kimsenin gusülden sonra güneş doğana kadar konuşması, yemesi yasaktır.
Oruç tutanlar sahur yemeği yiyebilir. Unutarak konuşulur ve yenilirse bir şey lâzım gelmez.
Namaz kılabilirler.
-Şartlar yapılırken bilerek bir şartı eksik yapmışsa ikinci bir defa şartları yapmalıdır.
-Şartları yaparken Fatiha'yı bilmeyenlere gerek namaz esnasında, gerek Sadatlara hediye
edileceği zaman yanında oturan kimse yüksek sesle fatihayı okur, o da tekrar eder, böylece
vazifesini yapar. Yanındaki ona tarif eder, o da taklit eder.
(Not: Fatiha'yı bilmeyenler gözünü açıp yazılı kağıttan okuyamaz.)
-Şartları yaparken gusülden sonra abdesti bozulsa, guslü tekrarlamaz yalnız abdestini yeniden
alır. Kaldığı yerden devam eder.
-Şartları yapanlardan bilmeyenlere hatme, rabıta talimatı verilir. Sadatların isimlerini
ezberleyenlere vird talimatı da verilir. İstemeyenler talimat için zorlanmaz.
-Şartları yapanların bir miktar yatıp uyumaya çalışması lâzımdır. Hiç uyumayanlar da en az
15 dakika yatar, kalkar. Uyumak insanın elinde olmadığı için uyumazsa da bir şey olmaz.
-Devamlı gece çalışanlar gündüz de adabı yapabilir.
-Şartları yaparken uyuyakalıp tamamlayamayanlar yeniden yapmalıdırlar.

5
-Şartları yapacak kimse, o gece şartlara başlamadan önce nafile ibadet yapabilir. Şartlar
arasında nafile ibadet yapamaz. Şartlarını tamamlayıp belli bir miktar uyuduktan sonra
yapabilir. Ama o gece nafile ibadet yapmaması daha uygundur.
-Kör olan kimseye talimat anlatılır, şartları yapması istenir.
-Hem kör, hem sağır, hem de dilsiz olana abdest, gusül ve namaz şartları yalnız işaretle talim
ettirilir, o da yapar. Zaruret olduğu için diğer şartları yapmasa da olur. Tarikat tazeleyen
sofiler en kısa zamanda şartları yapmalıdır. Aksi takdirde zarar görür.
-Hiç yerinden kımıldamayacak kadar hasta olan kişi sekiz şartı yattığı yerden yapar. Abdest,
gusül yerine teyemmüm yapar, su kullanmaz. Diğer maddeleri de yattığı yerden yapar.
Namazı ima ile kılar.

RABITA
-Rabıta kalbin mürşide bağlanmasıdır.
-Rabıta “Sadık”larla beraber bulunmak demektir.
-Rabıta sadatlara kadar uzanan, onlara bağlayan manevî bir bağdır. Nasıl ki zahiren
huzurlarına varılıyorsa, rabıta ile de onların manevî huzuruna varılır.
-Fayda ancak manevî tasarruf ve rabıta huzuru ile olabilir.
-Talipte huzur, rabıta huzuru olsun, laf-u güzaf aşığı olmasın.

RABITANIN YAPILIŞI
A) Mürşidinden uzakta iken
-Gözler yumulur.
-25 defa Estağfirullah denir, sofî kendisini mürşidinin huzurunda tasavvur eder. Mürşidinin
suret ve hayalini (ruhaniyetini) gözünün önüne getirir. Sofî kendi iki kaşı arasında bir gözü
varmış da oradan mürşidini görüyormuş gibi bir nurun ve feyzin kalbine veya ağzına aktığını,
daha sonra genişleyerek bütün vücudunu o nurun ve feyzin kapladığını düşünerek, devamlı
olarak mürşidinden bütün letaiflere nispet getirmeye çalışacaktır. Kâfi miktar oturduğuna
kanaat getirince...
-25 defa Estağfirullah der, kalkar. Gözlerini açar. Mürşidin huzurunda da uzağında da akşam
rabıtası yukarıdaki gibi yapılır.
B) Mürşidin huzurunda rabıta (Akşam rabıtası dışındaki rabıta)
-Gözler yumulur.
-25 defa Estağfirullah denir. Sofî, mürşidinin huzurunda kalbini ALLAH (c.c) ın nispetinden
fakir görüp; mürşidini ise ALLAH (c.c) ın feyzi ve nispeti bakımından çok zengin görecektir.
Bu ilmi yakine kavuşan sofî kalbini mürşidinin önüne açarak devamlı olarak mürşidindeki
feyze talip olacaktır. Sonra; 25 defa estağfirullah der, gözlerini açar.

RABITA ADABI
-Rabıta abdestli olarak yapılır.
-Rabıta anında abdest bozulursa rabıta terk edilir. Rabıta vakti çıkmamışsa tekrar abdest alıp
rabıtaya oturulabilir.
-Rabıta en az “Beş” dakika olmalıdır. Beş dakikadan sonra ne kadar devam edilirse o kadar
menfaatli olur. Otuz-Altmış dakikaya kadar uzatılabilir.

6
-Rabıta tamamen terk edilmemeli, az da olsa yapılmalıdır.
-Diğer manevî rabıtalar akşam ders rabıtasından başkadır.
-Ders rabıtası akşamla yatsı namazları arasında yapılır. Fakat ramazan ayında öğle-ikindi
namazları arasında yapılır.
-Ders rabıtasını vaktinde yapamayanlar başka vakit yapamaz.
-Rabıtanın kazası olmaz.
-Seyahatte rabıta terk edilebilir, yapılması efdaldir. Seyahatte taşıt içerisinde (uçak, taksi,
otobüste) ders rabıtası yapılabilir.
-Mürşidini hiç görmemiş olanlara rabıta talimatı için mürşidinin resmi gösterilebilir.
-Rabıtayı, erkek ve kadınlar hepsi kendi mürşidine yaparlar.
(Not: Bayan sofiler mürşidinin rabıtasın, yaparken suretini düşünmezler. Mürşidinin yüzünü
Allah'ın bir nuru olarak düşün o nurdan kalbine geldiğini tasavvufr eder, düşünürler.)
-Tarikat alıp sekiz şartı yapanlar rabıta talimatı alıp öyle rabıta yapmalıdır.
-Acil işi olanlar (seyahat, nöbet, mesai) gibi 25 estağfirullah çeker, gözleri açık olarak rabıta
yaparlar. Yalnız bu sırada konuşmamalıdırlar.

VİRD
-Evrad-ı Nakşibendiyenin tümü, en büyük zarara sebep olan nefsi yok etmek (sindirmek)
içindir.
-Virdde her fatiha hediye edildiğinde Sâdat'ın ervahı orada hazır olur. Sâdat'ın ervahı ile
beraber Peygamber (s.a.v) ve al ve ashabının da ervahı hazır bulunur. Dolayısıyla sofî onlar
tarafından tanınmış olur. Tanınınca da dar zamanlarında yardımına yetişirler sevgileri
kazanılmış olur. Hatmede de böyle olur.
-Sofî, günde iki defa, bir hatmede bir de “vird” çekerken sadatın ruhaniyetini hazır edip nazarı
altına girmelidir. Günde bir veya iki defa sadatın nazarı altına giren kimse için korku olmaz.
Sâdat'ı Nakşibendî onu bırakmaz. Peygamber (s.a.v) onu yalnız bırakmaz.

VİRDİN ÇEŞİTLERİ
1 - Küçük Vird:
Sadatı kiramın isimlerini ezberleyemeyenlere verilir.
a) İhlası şerife,
b) Subhanallahi Velhamdülilla-hi ve La ilahe illallahu Vallahu Ekber, Vela havle vela kuvvete
İlla Billahil aliyyil Azim.
Böyle söylemek daha efdaldir. Sonundaki Vela havle vela kuvvete illa billahil aliyyil Azim
kısmını söylemese de olur.
c) Salâvatı şerife.
-Başlangıçta zikirlerin her birinden 50'şer adet verilir. İstendikçe her defa 50'şer 100'er
artırılır. Her birisinden 700-1000'e kadar çıkabilir.
-Çekimi vird adabına uygun olarak, kıbleye doğru, abdestli oturulur.
-Başlangıç ve sonunda 25'er Estağfirullah söylenir.
-Bu virdin tesbihatı dil iledir.

7
-Başa örtü almak gerekmez.
2 - Lâfza-i Celâl Virdi:
Abdestli olarak kıbleye dönülür. Başa bir örtü alınır. Adab üzere oturulur. Sonra şöyle
tefekkür edilir:
“Yarabbi, ben çok günahkârım, bunun için senin zikrini yapmaya lâyık değilim” sonra gözler
yumulur. Hafif bir sesle:
1 - 25 defa Estağfirullah der.
2 - 8 Fatihayı Şerife okuyup teker teker sıradaki sadatlara hediye eder ve sadatlardan
mürşidine rica etmelerini ister ki virdini çekebilsin.
3 - 3-5 dakika mürşidine rabıta yapar.
4 - 5000 defa “ALLAH” (c.c) der:
a) Ağız kapalı,
b) Dil üst damağa yapış tırılmış bir şekilde,
c) Kalbi olarak zikre başlanır: Zikir tesbihi kalp üzerinde, sağ elin baş ve orta parmakları
arasına alınır. Baş ve orta parmak uçları bitiştirilip kalbin üstüne dokundurulur. Şehadet
parmağı ile tesbih hareket ettirilir. Her yüzün (tesbihin bir devri) sonunda “İlahi ente maksudi
ve rızake matlubi” dille denir. (İlahi, dileğim Zatının sevgisi, amacım rızana kavuşmaktır.)
5 - Sonunda veya tesbihten kalkılmak istendiğinde 25 defa Estağfirullah denir ve şöyle
tefekkür edilir: Yarabbi, senin zikrini yaptım ama gafletle yaptım. Sen kendi fazlın ve
ihsanınla benden kabul buyur. Der ve gözler açılır.
Zikir için iki tesbih kullanılır. Birisi piyasada satılan imameli normal tesbih diğeri 50.lik sayı
teşbihi.

VİRD'DE RABITA ADABI


a) Mürid virdin başlangıcında mürşidini kendisine feyiz verici olarak düşünür.
b) İlk Estağfirullahtan sonra mürit, kalbinin huşu ve huzuru için mürşidinden yardım talebi
için rabıta yapar.
c) Fatihaların hediyesinden sonra rabıta yapar.
d) Vird çekerken her tesbihin sonunda duracak dili ile “ilahi erite maksudi ve rıdake matlubi”
deyip, virdine devam edecek.

VİRDİN ADABI
-Abdestli olarak kıbleye yönelerek yapılır.
-Vird esnasında abdest bozulursa vird terk edilir. İstenirse abdest tazelenip tekrar oturulur
veya başka vakte tehir edilir.
-Yapılmayan günün virdi kaza olmaz.
-Vird çekmek için en efdal vakit sabah namazı evveli ve sonrasıdır. Veya farz namazları
müteakiben yapılandır.
-Akşam ile yatsı arası rabıta vakti olduğu için vird çekilmez ama rabıtadan sonra vakitte
çekilebilir.
-Vird için kerahat vakti yoktur. Güneş doğup batarken ortada iken çekilebilir.

8
-Vird çekme süresi bir gün içinde başladığı saatten ertesi günü aynı saate kadardır. Her şahıs
başlangıç zamanına kendisi karar verir. Ertesi gün aynı saate kadar istediği zaman çekilir.
-Vird istenirse verilir, zorla verilmez. Adabsızlıktır.
-Vird 5000'den 21000'e kadar vekillerden artırılabilir.
-Alınan vird vekilce mürşide danışılarak indirilebilir veya zaruret, varsa terk ettirilebilir.
-Vird gizli, kalbi çekilir. Açıktan sesli çekilmez.
-Her yüzde bir “İlahi ente maksudi ve rızaike matlubi” derken dil yerinden oynar ve hafif bir
sesle söylenir.
-Vird tesbihi tek tek ve süratli çekilmelidir. Kasten üç-beş tesbih atlayarak çekilmez.
-Vird arttırmak isteyenler Mürşidine veya vekile müracaatte bulunmalıdır.
-Şehadet parmağı olmayanlar veya sağ eli olmayanlar Lâfza-i Celâl virdi çekemezler. Küçük
tesbihi ister ve çekerler.
-Ayakları uzatarak vird çekilmez zaruret varsa olabilir.
-Vird esnasında herhangi bir tecelliyat olursa vird terk edilmez.
-Şeyh huzurunda hizmet edilirken, dergâhtaki hizmette vird terk edilebilir. Mümkünse boş
zamanlarda çekilebilir.
-Seferde imkan olursa vird çekilir, yoksa terk edilir.
-Askerlikte vird, rabıta, hatme terk edilebilir, imkân olursa yapılır.
-Acil işleri olsa dahi, derse oturup Fatihaları okuyup en az bin vird çekmesi hiç
yapılmamasından iyidir.
-Vird birkaç bölüme ayrılabilir. İlk bölümde fatihalar okunur, sonraki bölümlerde okunmaz.
Diğer bölümlerde başlarken ve biterken 25 Estağfirullahla rabıta yapılır. Virdde ilk oturuşta
en az 500 veya 1000 çekilmelidir. Aksi taktirde Fatihaları yeniden okumak gerekir.
-Vird çekerken sayı tesbihinin neresinde kaldığını unutan kimse aklına gelen en az sayıda
başlar.
-Tarikat tazeleyenlerin vird talimatlarını yeniden almalarına lüzum yoktur. Unutulmuş ise
alabilirler.
-Virde oturuş adabı, sağ kalçayı yere koyarak sol ayak sol taraftan çıkacak şekilde oturulur
veya bağdaş kurarak oturulur.
-Dizleri rahatsız olanlar vird esnasında oturuş şekillerini değiştirebilirler.
-Vird esnasında zaruretsiz bir yere dayanmak adabsızlıktır.
-Vird, somya, sedir gibi yüksek şeylerin üzerinde yapılmamalıdır. Sağlık tehlikesi varsa
yapılabilir.
-Vird esnasında üstüne örtü almak adaptandır. Lâkin örtü olacak bir şey bulunmaz veya
sıcaklık fazla olursa örtü alınmayabilir. Fakat duvara yakın oturup duvarla kendi arasından bir
insan geçemeyecek kadar mesafe kalmalıdır.
-Letaif talimatı Mürşidin emri ile verilir.
-Bir sofî virdini zaman zaman terk etse veya hep terk etse, hiç virdi yoksa bile o yine sofîdir.
Tarikattan düşmez, virdi yoksa sadece müntesip olur.

9
LETAİF VİRDİ
Letaif Virdi, “İyi kulak veriniz! Her cesedde bir kalb vardır. O kalbde bir gönül vardır, O
gönülde bir sır vardır, O sırda bir hafi vardır, O hafi'de bir Ahfa vardır, İşte; Ben bu
Ahfadayım...” Hadisi Kudsi.
Letaifler insan vücudunda yer alırlar. Alemi Emirdendirler. Bunlar görülmezler,
hissedilmezler. Yeri Allah (c.c) ın arşının üstündedirler.
İnsan nefsinin arzularına uyunca letaifler hakikî vazifelerini unuturlar. Letaifler ancak Lâfza-i
Celâl çekildikten sonra hakiki görevlerine dönebilirler.

LETAİFLER VE İNSANDAKİ YERLERİ


KALP: Yeri sol memenin dört parmak altındadır. Huzur ve tecelliyatla görevlidir. Nuru
kırmızıdır.
RUH: Yeri sağ memenin dört parmak altındadır. Allah (c.c) ın muhabbeti ve cezbeyle
görevlidir. Nuru açık sarı renktir.
SIR: Yeri sol memenin iki parmak üstündedir. Vahdeti taleple görevlidir. Nuru beyaz renktir.
HAFİ: Yeri sağ memenin iki parmak üstündedir. İstiğrak olmakla görevlidir. Nuru, yeşil
zümrüt rengindedir.
AHFA: Yeri göğüs kafesinin üst ucundaki boyun çukurunun iki parmak altındadır. İzmihlalle
görevlidir. Nuru çok beyaz veya çok siyahtır.
NEFS: Yeri iki kaşın ortasıdır. Nuru turuncu sarı renktir.

LETAİF VİRDİ ÇEKİMİ


1- Lâfza-i Celâl'in kalp üzerinde çekilmesi gibi her bir latife üzerinde de Lâfza-i Celâl çekilir.
2- Fatihaların hediyesi ve istimdat talepleri Lâfza-i Celâl virdinin aynısıdır.
3- Letaif virdi 25.000'den başlar. Bu rakam 6 latifeye bölünüp her birisi için çekilecek rakam
bulunur. Her latife de 1000'er çekilir, her bir turda 6000 çekilmiş olur. 25000 çekecek olan 4
turda 24000 bin çeker geriye 1000'i de her Letaife 100 çekerek tamamlar.
Sonra kalan küsürü 400' ü her letaife 33 çekerek bir turda 200, iki turda 400 olur, tamamlanır.
Letaif virdinde, letaiflere virdin taksimi önce 1000'er 1000'er taksim edilir. Kalan kurtarırsa,
500'er 500'er taksim edilir. Kalan kurtarırsa 100'er 100'er taksim edilir. Kalan olursa 33'er
33'er taksim edilir.
Önce 1000'likler, sonra 500'lükler; sonra 100'lükler sonra 33'lükler çekilir.
1.Örnek: 29 bin virdin taksimi:
1000'likler x 6 = 6000 6000 x 4'tur = 24000
Kalan 29000 - 24000 - 5000 500 x 6 = 3000 Kalan 5000 - 3000 = 2000 100 x 6 = 600 l.tur
600 x 3 tur = 1800 Kalan 2000 - 1800 = 200 33 x 6 = 198 yani 200 tamamlanır.
24000 + 3000 + 1800 + 200 1000' lik 500'lük 100'lük 33'lük toplam 29 bin.
4 - Letaif virdi sırası ile önce kalp, sonra ruh, sonra sır, sonra hafi, sonra ahfa sonra nefs
üzerinde çekilir.

10
HATME-İ HACEGAN
Sadatı Nakşibendî yanında hatme çok kıymetlidir. Hatmesiz kalınmamalıdır. İnsan
Nakşibendî olduktan sonra nerede bir hatme yapılırsa hissesi içindedir. Bir defa hatme bir de
vird çekerken Sadatın ruhaniyetinin nazarı altına girmelidir. Tarikata girip de mazeretsiz
olarak evde oturup da hatmeye gitmeyen kimseyi ne Peygamber (s.a.v) ne de Sadatı kiram
tanır. Camiden ve hatmeden uzak kalmayınız. Hatmeler ikindi veya yatsı namazlarından sonra
yapılır.

BÜYÜK VE KÜÇÜK HATME


-Hatme cemaatın durumuna göre büyük veya küçük olarak yapılır.
-Cemaatle “Elemneşrahleke” suresini ezbere bilen 11 kişi varsa büyük hatme yapmak caiz
olur. Yapılmazsa bid'at olur.

BÜYÜK HATMENİN YAPILIŞI


Hatmeyi yaptıran 100 taştan 21'ini kendisi alır, gözler kapanır.
1-İmam sesli Estağfirullah der. Herkes hafif sesle 25 defa Estağfirullah der. Sonra taş dağıtıcı
79 taşı sağdan itibaren “Elemneşrahleke” bilenlere dağıtır ve Fatiha taşlarını alır, İmam hariç
sağdan 6 kişiye Fatiha işaret taşları verilir ve tekrar geri alınır.
2-İmam sesli Fatihayı şerife der, işaret taşı verilenler birer fatiha okur;
3-İmam sesli Salavatı şerife der, ellerinde taş olanlar elindeki taş adedince salavatı şerife okur.
İmam ise elindeki 21 taştan bir kısmına salavatı şerife okuduktan sonra imam sesli
“Elemneşrahleke-i şerife” der, elinde taş olanlar okur İmam ise elinde kalan taşlar kadar
salavatı şerife okumaya devam eder. Bitirince elindeki taşın bir kısmını kendine ayırır, geri
kalanını taş dağıtıcısına verir. O da bu taşları taş dağıtmak için alınca taş kabının içine koyar.
İmamın solunda oturanlara ihlas-ı şerife taşı olarak dağıtır.
4-İmam sesli ihlası şerife der, cemaat elindeki taş kadar okur. İmam 10 adet işaret taşını
ayırarak her defasında ihlası şerife der, cemaat böylece ihlası şerifeyi 10 defa tekrar okumuş
olur.
5-İmam yeniden sesli fatiha şerife der; sol taraftan 7 kişiye imam hariç fatiha işaret taşı verilip
tekrar alınır. İşaret alanlar birer fatiha okur.
6-İmam sesli olarak Salâvatı şerife der, elinde taş olanlar taş sayısınca salâvat okur. Sonra taş
dağıtıcı sağdan başlayarak bütün taşları toplar ve yerine oturur.
7-İmam sesli olarak hatme duasını okur. Dua bittikten sonra; ikindi vakti ise Amme suresini,
yatsı vakti ise Tebareke suresini okur. Bilmiyorsa başka sure okur.
(İmam Tebareke veya Amme suresini bilmiyorsa, yanında bilen varsa dua kısmında.sıra
sureye gelince eliyle işaret edip Kur'an okutturabilir. Her zaman yapmamak şartıyla ara sıra
yapılabilir.)
8- İmam sesli olarak Estağfirullah der ve gözlerini açarlar. Hatme bitmiş olur.

KÜÇÜK HATMENİN YAPILIŞI


Önceden 100 adet olan taş, eşit olarak taksim edilir. Fatihalar önce sağdan, sonra soldan
başlanarak taksim edilir. Sonra;
1- İmam sesli olarak Estağfirullah der. Katılanlar 25 Estağfirullah der gözünü kapatır.
2- İmam sesli olarak Fatihayı Şerife der. Önceden tespit edilenler Fatihaları okur.

11
3- İmam sesli olarak Salâvat-ı Şerife der. Elindeki taş kadar herkes salâvat okur.
4- İmam sesli olarak “Yâ Baki Entel Baki” der ve bunu 5 sefer tekrar eder. Cemaatta elindeki
taş kadar “Yâ Baki Entel Baki” der sonra;
5- İmam sesli olarak Fatihayı Şerife der. Önceden tespit edildiği şekilde son Fatihalar okunur.
6- İmam sesli olarak Salavatı Şerife der ve elindeki taş kadar herkes salâvat okur. Sonra;
7- İmam elindeki taşları önündeki kaba bırakır ve sağ yanındakine uzatır. Onlarda diğerlerine
uzatır. Taş kabı sağdan dolanıp imamın önüne gelir.
8- İmam sesli olarak hatme duasını okur ve vaktine göre suresini okur. Sonra;
9- İmam sesli olarak Estağfirullah der. Gözler açılır. Hatme bitmiş olur.

HATMEDE RABITA ADABI


1- Hatme esnasında kalbin huşu ve huzurlu olması için sofî mürşidine kısa bir istimdadi rabıta
yapmalıdır.
2- Hatme duasında isimleri okunan Sâdatlar, hatmede oturanların hediyelerini Mürşit
hazretlerine teslim ederler. Bunun içindir ki gözler açılmadan evvel sofîler hediyelerden
mahrum edilmemeleri için mürşidinden yardım isteyecektir.

HATMENIN ADABLARI
- Sofî bir günde iki hatmeye katılamaz. İki hatme idare edemez.
- Diğer Nakşibendî tarikatında olanlar bizim hatmemize katılabilirler. Bizde onların hatmesine
katılabiliriz. Katılınan hatme sesli (cehri) olmamalıdır.
- Diğer bir Nakşibendî tarikatında hatmeye katılan bir kimse aynı gün kendi tarikatımızın
hatmesine katılamaz. Çok büyük adapsızlıktır.
- Abdestsiz hatmeye oturulmaz.
- Abdest bozulduğu takdirde hatme terkedilir. Abdest alınınca hatme duası başlamadan önce
tekrar oturulabilir. Dua başlayıp Peygamber (s.a.v) ismi okunmuşsa hatmeyi yaptıran da
diğerleri de artık hatmeden çıkamaz. (Çok acil bir abdest bozulması durumu hariç)
- Hatme idarecisinin abdesti bozulduğu takdirde hatmeye devam etmez. Hatme yaptırmasını
bilen bir başkası devam eder. Abdestini tazeleyip hatme duasından önce yetişebilirse isterse
tekrar hatmeyi idare eder veya sükut edip hatmeyi dinler.
- Tarikat tazeleyen eski sofîler sekiz şartı yapmasalar da hatmeye katılabilirler.
- Hatme; taş, tesbih taneleri veya benzeri sert bir cisimle yapılır. Tesbihin iplikleri koparılıp
taneleri serbest kalınca ancak teşsbihle yapılır.
- Hatme duası okunmaya başlanmamış ise hatmeye katılınabilir. Dua başlamışsa artık
hatmeye katılınmaz.
- Hatme başlangıcından sonuna kadar gözler kapalıdır. Açılması kesinlikle yasaktır. İkaz
edildiği halde gözlerini açan olursa taş dağıtıcı onu hatme yerinden dışarı çıkarır.
- Hatmeye küçük çocuk katılamaz.
- Yeni tarikata girip şartları yapmayanlar katılamaz. Şartları yapıp hatme talimatı almamış
olan da katılamaz.
- Hatme yaptıran sırtını kıbleye dönüp oturmalıdır.

12
- Hatmede iken acil bir ihtiyacı olan hatmeden çıkabilir.
- Hatme duası okunurken Rasulullah (s.a.v) Sahabe ve Sâdatın isimleri zikredilirken onlarla
ilgili salat ve tazim cümlelerini hafif dille söylemelidir.
- Hatmeye başlandıktan sonra ve duadan evvel giren kimse hatme halkasının arasına veya
ortasına oturur. Gözlerini kapatarak 25 defa Estağfirullah der. Bu durumda önceden kendisine
taş verilmediği için hiçbir şey okumaz Rabıtada kalır.
- Hatme için kerahat vakti yoktur.
- Bir yerde hatme yaptıracak kimseye ihtiyaç olursa vekil bunu seçebilir.
- Hatme yapılan yer dışarıdan seyredilebiliniyorsa açık yerlere perde çekilmelidir.
- Açık arazide hatme yapılmaz. Ancak kimsenin göremeyeceği tenha bir yerde yapılabilir.
Etrafı örtü ile çevrilmesi mümkün ise yapılmalıdır.
- Hatmede ikindiden sonra “Amme” yatsıdan sonra “Mülk” (Tebareke) okunur. Bilinmeyen
sure yerine başka kısa bir sure okunur.
- Hatme tek başına da (küçük hatme) yapılabilir. Tabii ki bütün tesbihatı tam olarak
yapacaktır.
- Tek kişi hatme yaparken ipi koparılmamış sağlam tesbihle yapmaz. İpini koparıp yapar.
- Hatme yaptıran duayı ezbere bilmiyorsa gözünü açıp kitaptan okuyabilir. Okumaya
başlamadan evvel ve sonra gözler kapalı olmalıdır. En kısa zamanda dua ezberlenmelidir.
- Küçük hatmede ilk ve son Fatihaları okuyacak olanlar hatme başlamadan önce tesbit
edilirler.
- Küçük hatmede hatme duası başlarken hatmeyi yaptıran elindeki taşları önündeki kaba
bırakır ve sağındakine verir. O da yine sağındakine verir, böyle sırayla taşlar toplanır.
- İki kişi hatme yaparken önce imam 4, diğer şahıs 3 Fatiha okur. İkinci Fatihada imam 3,
diğeri 4 Fatiha okur.
- Üç kişi hatme yaparsa imam 3, diğerleri 2'şer Fatiha okur (önceki Fatihada). Sonraki
Fatihada imamın solunda oturan 3, diğerleri 2'şer okur.
- Küçük hatmede Fatiha taksimi başlangıcı önce imamdan sonra imamın sağındaki şahıstan
başlayarak yapılır.
- Hatme yapanlar 7'den fazla ise 2'nci Fatihalarda imam okumaz.
- Büyük hatmede taş dağıtıcısı bulunması adaptandır.
- Büyük hatmede taş dağıtıcısı taşları sağdan itibaren başlayarak dağıtır. İhlası Şerife taşlarını
ise soldan başlayarak dağıtır. Hatme duası başlayacağı zaman taş dağıtıcı taşları sağdan
başlayarak toplar.
-Büyük hatmede 10 adet işaret taşı kullanmak adaptandır. Kullanmamak adapsızlıktır.
-İkindi ve yatsı hatmelerine katılamayan kendi başına veya evinde yapabilir.
-Sofî kendisine nikâhı düşmeyen kadınlarla hatme yapabilir. (Anne, kızkardeşler, anneanne,
babaanne, hala, teyze) Açık sesli zikir yapan tarikat mensupları sekiz şartı yapmadan büyük
ve küçük hatmeye giremezler.
-Kardeş hanımı, baldız gibi kimselerle hatme yapılamaz.
-Hatmedeki manevî görüntüler imkân olursa Şeyh Hz.lerine anlatılabilir.

13
-Hatmede arkaya, sağa, sola veya
-Herhangi bir şeye dayanmak, yaslanmak adapsızlıktır.
-Hatmede halka şeklinde dizler birbirine bitişik adap üzere oturulur. Dizlerin muhakkak
birbirine dokunması da şart değildir. Dokunsa da olur, dokunmasa da olur. Mazereti olanlar
serbesttir.
-Taşların dağıtımı tek sayıda olarak üç, beş, yedi yapılır, (imkân olursa) Mazereti olanlara az
taş verilebilir (çocuk, hasta gibi)
-Taş dağıtan, 25 Estağfirullah denip gözler kapatılınca taş dağıtma vakti gelince yerinden
kalkar, vazifesi bittiğinde gelir yerine oturur. Böyle yaparken herhangi bir şey okumaz. Çünkü
görev yapmaktadır.
-Hatme esnasında kendisine taş verilen kişinin abdesti bozulursa elindeki taşları yanındaki
kişilere bırakarak dışarı çıkar. Hatme duası okunmadan geri girerse uygun bir yere oturur,
hatmeyi tamamlar.
-Hatme duasını ezbere bilen hiç kimse olmazsa, hatme yaptıran gözünü açıp duasını kitaptan
okur, gözlerini kapatır.
-Hatme duasını yaparken Sâdat'ların manevi unvanlarının bazı kısımlarını unutan kimse o
sadatın ismini zikredip geçebilir. Diğer sadatın duasını okur.
-Hatme yapılan yerde uyuyan çocuk olursa, zarurete binaen hatme yapılır.

14