You are on page 1of 2

Gelişen-Geliştiren ÖĞRETMEN [ GELĐŞĐM ] Kasım 2006  4

KAPIYI ÇALANA KAPI AÇILIR – James Allen


İnsan zihni, akıllıca işlenebilen ya da koşul öğrenilmiş olur ve yerini başka
yabani otların insafına terk edilen bir koşullara bırakır, insan, düşünce gücü-
bahçeye benzetilebilir, ister işlensin, nü göz ardı ederek, davranışlarını dış
ister ihmal edilsin, bu bahçenin bir koşulların yarattığına inandığı sürece
mahsulü olacaktır. Bu bahçeye eğer koşullardan darbe alır. Fakat kendisin-
işe yaramayan tohumlar ekerseniz, de yapıcı bir güç bulunduğunu ve bu
işe yaramayan yabani otlar etrafı sa- güçle o gizli toprağına ve tohumlarına
racak ve bunlar da yeni tohumlarıyla hakim olabileceğini fark ettiği zaman,
kendi türünü çoğaltmaya devam ede- kendisinin efendisi olmaya hak kaza-
cektir. Yaşamda, tıpkı bir bahçıvan nacaktır.
gibi olmalıyız, değil mi? Bir bahçıvan Kendi kendini kontrol etme becerisi
ne yapar? Bahçeyi, yabani otlardan temizler ve kazanmış ve kendini düşüncesindeki ayrık otla-
istediği çiçek ve meyveleri yetiştirmek için top- rından arındırmış herhangi bir kişi, koşulların
rağı işler. İşte, insan da zihin bahçesinden tüm düşünceden kaynaklandığını bilir. Çünkü koşul-
yanlış, gereksiz ve kötü düşünceleri ayıklamalı; lardaki değişimin, kendi zihinsel değişimiyle
mükemmelliğe ulaşmak için, doğru, faydalı ve doğru orantılı olduğunu fark etmiştir. Bu o kadar
temiz düşüncelerin çiçeklerini ve meyvelerim gerçektir ki, bir kişi azimli şekilde, karakterinde-
yetiştirmelidir. Böylece, bu süreci izleyerek, er ki kusurları düzeltmeye çaba gösterirse, hızlı ve
ya da geç, ruhunun baş bahçıvanı ve hayatının belirgin bir ilerleme kaydederek, hızla birbirini
yöneticisi olduğunu keşfedecektir. Aynı zaman- izleyen diğer değişikliklerden de geçecektir.
da kendi içindeki düşünce hatalarını açığa çı-
kartıp, düşüncenin ve zihinsel unsurların, karak- Ruhunuzu anlayın!
terin ve kaderin şekillendirilmesinde, doğrusal Ruh, gizlediğini, barındırdığını, sevdiğini ve
olarak nasıl etkin olduğunu anlayacaktır. korktuğunu çeker. Ruh, sevilen arzularının yük-
sekliğine erişebildiği gibi, olumsuz isteklerinin
Düşüncenize dikkat edin! seviyesine düşebilir de. Çünkü koşullar, ruhun
Düşünce ve karakter aslında birdir. Karakteri kendine ait olanı aldığı aracılardır. Zihne ekilen
çevre ve koşullar ortaya çıkarır. Bu bakımdan, ve orada köklenmesine izin verilen her düşünce
bir kişinin hayatının dış koşulları, her zaman, iç tohumu, kendi üretimini yaparak, er ya da geç,
durumuyla uyumlu bir şekilde bağlantılı olacak- eyleme dönüşür. Kendi fırsat ve koşul meyve-
tır. Tabii ki bu, bir insanın herhangi bir zamanda sini verir, iyi düşünceler iyi meyve verir, kötü
yaşadığı koşulların tümünün karakterinin bir düşünceler işe kötü meyve.
göstergesi olduğu anlamına gelmez. Ancak bu Dış dünya koşullarımız, kendisini düşüncele-
koşullar, o insanın içindeki hayati düşünce un- rimizin iç dünyasına göre şekillendirir. Hem hoş
suru ile o kadar yakından bağlantılıdır ki vazge- ve hem de nahoş olan dış şartlar, bireyin iyiliği-
çilmezler. ni sağlayan etkenlerdir. Kendi hasadını yapabi-
Her insan, varoluşunun kuralları ile bulundu- len insan, hem acı çekmeyi hem de mutluluğu o
ğu yere gelmiştir. Bu kurallardan en önemlisi zaman öğrenir.
ise düşüncedir. Karakteri içinde inşa Hakim olmasına izin verdiği en de-
ettiği düşünceleri, onu o duruma ge- rin isteklerini, arzularını ve düşüncele-
tirmiştir; tesadüf ya da şans değil! ri izleyen insan (kötü düşüncelerin al-
Bunlar, değişmez kuralların sonucu- datmalarının peşinde koşarak ya da
dur ve bu durum, çevrelerindeki şart- güçlü ve büyük çabanın yolundan
lardan memnun olanlar kadar, kendi- şaşmadan yürüyerek) sonunda haya-
lerim "uyumsuz" hissedenler için de tının dış koşullarında takip ettiği dü-
aynen geçerlidir. şüncelerinin gerçekleşmesine ve
meyve vermesi seviyesine ulaşır.
İnsan gelişmeyi öğrenen bir varlık!
İnsan gelişmeyi öğrenen, öğrendik- Ne olmak istiyorsanız, mutlaka o
çe ilerleyen ve gelişen bir varlıktır. olursunuz!
Herhangi bir koşulun kendisi için i- Gelişme ve uyum yasaları her yerde
çerdiği ruhsal dersi öğrendikçe, bu geçerlidir. Bir insan sefil bir duruma
Gelişen-Geliştiren ÖĞRETMEN [ GELĐŞĐM ] Kasım 2006  5
nasıl düşebilir? Söyleyeyim: Bu insanlar talihin Çözüm Yanı başınızda, Gözlerinizi Dört Açın!
veya koşulların zalimliği yüzünden değil, aşağı-
lık düşüncelerin ve adi isteklerin yolunu izleye-
rek sefil duruma düşmüşlerdir. Temiz düşünceli
bir insan, aniden, herhangi bir dış kuvvetin zor-
lamasıyla suç işlemez. Suç düşüncesi yürekte
gizlice gelişmekte ve fırsat saatinin gelmesi o-
nun birikmiş gücünü açığa çıkartmaktadır. Ko-
şullar insanın karakterlerini oluşturmaz; koşullar
karakteri açığa çıkartır. İnsanı kötü eğilimler ol-
madan kötülüğe ve ona eşlik eden acılara; ya
da erdemli arzular sürekli olarak yeşertilmeden
Eğer akbabayı 2-3 metrekarelik üstü açık bir
erdeme ve onun saf mutluluğuna götüren hiçbir
bölmeye koysanız, kuş yükselip kaçmak
koşul yoktur. Dolayısıyla insan, kendi düşünce-
mümkün olduğu halde kendini içeri hapseder.
sinin sahibi ve efendisi; hayat gemisinin dü-
Çünkü bir akbaba en az 5-6 metre boyunca
mencisi, kendisinin yapımcısı, ustabaşısı, çev-
koştuktan sonra uçuşa geçmeye alışmıştır.
resinin biçimlendiricisi ve kendi hayat hikayesi-
Üstü açık olsa bile koşmasının zorlaştığı da-
nin yazarıdır. Doğumla birlikte ruh, kendisini her
ha dar bir alanda uçmak onun için imkansız-
basamağında açığa çıkartan, kendi temizliğinin
dır.
ve kötülüğünün, gücünün ve güçsüzlüğünün
Bu durumda uçmak için herhangi bir giri-
yansımaları olan durumların bileşimini kendine
şimde bulunmaz bile. Ölene kadar bu mekana
çekerek dünya yolculuğuna başlar.
kendisini hapseder.
İnsanlar istedikleri şeyi değil, oldukları şeyi
Gecelerin en atik ve çevik kuşu yarasa, düz
kendilerine çekerler. Kaprisleri, arzuları ve tut-
bir yüzeyden uçuşa geçemez.
kuları her adımda engellenebilir. Ancak en derin
Düz bir zemine koyduğunuzda, acı ve çare-
düşünceleri ve istekleri, ister kirli ister temiz ol-
sizlik içinde eğimli bir araziye ulaşana dek a-
sun, kendi besinleriyle beslenir. İnsana yalnız-
yaklarını sürtmekten başka bir şey yapamaz.
ca kendisi kelepçe vurur. Düşünce ve eylem
Engebeli ve eğimli bir yer bulduğu zaman
kaderin gardiyanlarıdır - en alt seviyedeki dü-
da, şimşek hızıyla kendini havaya fırlatır.
şünceleri kötü oldukları için hapsederler. Dü-
Eğer bir yaban arısını bir su bardağının içine
şünce ve eylem aynı zamanda da özgürlüğün
bırakırsanız, siz çıkarmadığınız taktirde ölene
melekleridir de- asil seviyedeki düşünceleri asil
dek içerde kalır.
oldukları için özgür bırakırlar.
Yükselip bardağın ağzından uçması müm-
kün olduğu halde bardağın dibe yakın kısmın-
Sonuç: istediğiniz! değil,
dan çıkmaya çalışır. Bu çabası kendisini peri-
hak ettiğinizi
ettiğinizi bulursu
bulursunuz!
şan hale getirene kadar sürer, gider.
Bir insan istediği ve elde etmek için dua ettiği
Bazen biz de tıpkı bir akbaba, bir yarasa ya
şeyi değil, adil şekilde hak ettiği şeyi elde eder.
da bir yaban arısı gibi davranıyoruz.
İstekleri ve duaları, ancak düşünceleri ve ey-
Problemlerimize, sıkıntılarımıza karşı zorlu
lemleriyle uyumlu oldukları zaman yerine getiri-
savaşlar veriyoruz. Kendimizi yiyip bitiriyoruz,
lir ve cevaplanır. Başka hiçbir yolda değil, sa-
hatta kendi elimizle kendi sonumuzu ha-
dece bu yolda, "Arayan bulur; ve kapıyı çalana
zırlıyoruz. Ancak çözüm az yukarıda ya da
kapı açılır" kuralı geçerlidir. Çünkü bir insan bil-
çok yakında oluyor çoğu defa.
gi tapınağının kapısından ancak sabır, çalışma
Başımızı kaldırsak, biraz çevremize baksak
ve bitmeyen bir ısrarla girebilir.
göreceğimiz kadar yakın...
Siz siz olun, uzaklara dalıp yanı başınızdaki
*James Allen, Düşünmenin Gücü çözümleri gözden kaçırmayın.
(Yeni Eğitim Sonbahar 2006)
*Genç Gelişim Ekim 2006

Öğretmenlik, mesleklerin en az kazanç getireni,


fakat insanı en çok ödüllendirenidir. H.V. Dyke