You are on page 1of 202

N LTD. $Tt.

YAYINLARI

MiLLiYET. YAYI . r Dizisi: 14

. "",01 KW," ti.

• Yay:m Ltd. $

• • M11Uyet

(Copyng~t) •

Yay:m hakla

e. MaYlS 1972 Birinci baski :

. I r sohbetlerizlenirn e ,

I gozlemler, I

' uzerlne ani ar,

- Istanbul

Derleyen:

. I<UTLU $emsettln

dizHip basilmistrr,

b IUda LAtiN Mat aas

Bu kitap

i C I NO E K i L E R

Y ABANCI GOZO iLE

BUSBECQ istanbul

LADY MONTAGU

istanbul'dan Renkler ve Qizgiler CHATEAUBRIAND

istanbul'a vans ve Aynll~ JULIA PARDOE

Cuma Giinlerinde KiiQiiksu HELMUTH VON MOLTKE istanbul'dan izlenimler LAMARTINE

istanbul'a ilk Geli~ GUSTAVE FLAUBERT istanbul

.1\; OBISINI

Istanbut'dan Gtiriinttiler TEOPHILE GAUTIER istanbul'dan Gtiriintiiler CHARLES TEXIER

Uskiidar ve Dolaylari EDMONDO DE AMICIS Ktiprii Ustiinde

PIERRE LOTI

istanbul'dan AynlI~ GUSTAVE SCHLUMBERGER istanbul ve Adalar CHARLES DIEHJ.,

Carst, Eski ve Yeni Saraylar CLAUDE FARRERE

Ay I~ngl Altmda Bir istanbul

TURK Y AZARLARININ GOZO iLE EVLiYA ~ELEBi

istanbul'un Unlii I;leyhleri AHMET MiTHAT EFENDi Galata ve istanbul Tipleri

11

20

28

35

51

61

80

85

89

96

101

113

122

129

136

143

156

RECAiZADE MAHMUT EKREM Camhca Bahcesi

AHMET RASiM

Kabadayilar, Fiyakaerlar AHMET REFiK

Kaglthane, Lale Devri ve Sonu HUSEYiN RAHMi GURPINAR Qetin Bir Yolculuk

OSMAN CEMAL KAYGILI istanbul'da Sernai Kahveleri USKUDARLI VASIF HOCA Qalglh Kahveler

MAHMUT YESARi

Direklerarasi

SERMET MUHTAR ALUS

Eski Galata'mn Eglence Yerleri ZiYA ~AKiR

istanbul'da ilk Balolar ERCUMENT EKREM TALU

Eski istanbul'da Kadm Hamamlan SEMin MUMTAZ S.

Eski QarnlIca Koskler!

YAHYA KEMAL BEYATLI Fetihten Sonra istanbul AHMET HAMDi TANPINAR.

Gormus ve Gecirmis istanbul ABDULHAK ~iNASi HisAR Kayiklar ve Sandallar Yanyana RU~EN E~REF UNAYDIN istanbul'un «Cadde»si IV1USAHiPZADE CELAL Kagrthane'de Bir BaharBayraml REFiK HALiT KARAY

Kadlk6y'ii Begeni~

REFi CEVAT ULUNAY

Sahiller, .Alernler, Niikteler REFiK AHMET SEVENGiL istanbul'da Zevk ve Eglence HALUKY. ~EHSUVAROGLU

iki Yiizylldan. Bu Yana 'istanbul Kadmlan ENVER BEHNAN ~APOLYO

istanbul Tulumbacllatl

NAMIK KEMAL

Qamllca

SAMi PA~AZADE SEZAi QarnlIca

iBRAHiM ALAETTiN GOVSA istanbul Efendisi

BURHAN FELEK

Tahta K6priiden Bu Yana YAZARLAR sOZLUGU

240

253

259

274

284

292

301

310

320

336

344

365

373

379

386

389

393

397 403

YabanCl gozii He

BUSBECQ

TUrk istanbul'u anlatan en eski kaynaklardan biri de Busbeq'indir. Ttirkiye'ye elci olarak gelen ve uZUIl~ ca bir sUre burada kaIan bu adam: «Bu giizel ~ehrinbarbar Ttirklerin elinde bulunmasmdan» tiztintii duydugunu belirtecek oranda «haclilar» go· rii~e sahiptir; ama 16. ytizy1l istanbul'unun biro gok yonlerini bizlere gok canlI olarak iletecek kadar da giiglii bir gozlemcidir.

iSTANBUL



I STANBUL'A 20 Ocakta

vardim. Arkadal?lanml, Anthony ve Wrantzius ile Francis Zay'j orada buldum. Sultan, ordusuyla birlikte Asya'daidi. Baskentte vali Hadrm lbrahtrn Pasa ile, 0 zaman artik mevkiinden dC!~mu~ bulunan Riistem'den baska kimse yoktu. Bununla birlikte, eskl biiyiikliigiinii ve yakmda yeniden mevkie gegmesi umldlnt dusunerek, ona resin. zlyarette bulunduk, kendisini selarnladik ve hediyeler verdik ...

(Yazar, Rustem Pasa ve onun entrikalanhakkrnda ayrmtill hilgiler verdikten sonra §oyle devam ediyor:)

11

BU I;lEHR-i iSTANBUL Ki ...

Neyse, ben konuya doneytm. Geldlqlml blldlrrnek uzere resrnl bir yazi ile Sultan Suleyman'a bit adam gonderildi. Cevabrrn bekledlqlm srrada, bol. bol lstanbul'u gezmek ve gormek imkamnl buldum.

ilk arzuladiqrrn ~ey Ayasofya kilisesini (1) gezmekti. Buraya girmek izni ozel bit IGtuf olarak verlllyordu. Cunku Turkler blr Hrrlstlyan'm lcerl gitmesinin Kendi tapmaklanru klrletecejil karusmdadrrlar. $Ophe yok ki Ayasofya cok lhtisarnh ve pek buyuk bir yapidrr. Gorulmeye deqer, Ortada yuksek ve bilyuk bir kubbesi bulunuyor ve yalruz tepesindeki peneerelerden aydinhk ahyor. Turk camilerinln hem en hepsi Ayasofya ornegine gore yaptlrmslardrr. Soylentilere gore Ayasofya oncelerl daha buyukmus ve aynntilarma ait otekl yapilar qenls bir alana yaytltyorrnus. Fakat bugun onlar kalrnarrus: yalruz kilisenin ortadaki kubbesl vardir.

Asrl sehre qellncer Tabiat burasrru dunyarun baskent! olmak lcln yaratmrsa benziyor. Sehir Avrupa'dadrr, fa kat Asya'ya da geni~ gorOl? acrsi vardir. MIsrr'la Afrika saqmda kahyor. Buralan istanbul'a yakm degillerse de, deniz yoluyla ulastirmarun kolaylrqmdan dolayi lstanbul'a baqhdrrlar. Solda Karadenlz'l ve Akdenlz'l var. Bunlarm cevreslnde blrcok milletler bulunrnaktadrr. Bu denlzlere her taraftan bircok.nehirler akiyor. Oylesineki bu dolaylarm uzunluqunca ve qenlsliginee hie; bir yerde ige yarar blr urun yetlsmesln ki, bunun buyOk bir kolayhkla denizden istanbul'a tasmmast kabll olrnasm. Sehrln bir yarnru da Marmara de-

(1) Imparatorluk zamarunda istanbul'u gezen batihlardan hemen hepsi yazrlannda Ayasofya'nan israrla «killse» diye soz etrnislerdir.

12

BU I;lEHR-i iSTANBUL xt ...

ruz: oksuyor, Ote yanmda Strabo'nun, blclrnlne bakarak, "Altm Boynuz» adirn verdigi, blr nehlrden meydana qelrnis bir llrnan bulunmaktadrr. Sehlr, ue;uncu yamndan karaya bltislktlr. Boylellkle bir yanmada ya da bir buruna benziyor. Blr tarafmda deniz, bit tarafmda da denizin ve sozOnu ettigim nehrin meydana getirdigi liman. lstanbul'un tam orta yerinden denize ve Asya'daki ebedi karlara, Olimp (Uludag) daqrna doqru pek gilzel blr bakrs vardrr.

Denlz her yerinde bahkla dolu, Bunlar Akdeniz'· den ve Karadeniz'den a~agl doqru gelerek Boqaz'a geeerier, Marmara denizine girerler, oradan Ege denizine ve Akdenlz'e cikarlar. Sonra yeniden Karadeniz'e donerler.

Bunlar 0 kadar buyuk ve yogun siiruler halinde dolasrrlar ki bazan elle tutulmalari bile rnumkundur. Uskumru, palamut, kefal, kIlII; bahgl pek bol olarak tutulmaktadrr, Bahkcilar, genellikle TUrk olmaktan fazla, Rumdurlar. Bununla birlikte Turkler, onlerlne getiriJirse, balIgl sevmez deqillerdir, Yalrnz terniz olarak kabul ettikleri turden olmahdrrlar. Zehir yerler de baska tGrlu bir balIgl aglzlanna koymazlar. Konudan bir parcacik uzaklasarak sunu da soyleyeylrn ki bir Turk kurbaqa, salyangoz, kaplumbajia gibi murdar saydlgl bir hayvaru yernektense dilini kopartmayt, dlsini soktiirmeyl tereih eder. Rumlarda da buna benzer blrtakim' ceklnmeler vardrr. Evde, vekllharc qorevini yaptirmak uzere blr Rum delikanhsi tuttum. Otekl hizmetcller kendisine hit tGrlU kabuklu deniz hayvanlanndan yedirmeyi basaramadrlar. Sonunda birgun oniine oyle blr plsmls yemek getirdiler ki baska bir bahk sanarak tath tath yedi. Fakat c;evresindekilerin gUlu~melerinden, eglenmelerinden sonradan kendisine gosterilen

13

BU I?EHR-i iSTANBUL KL

kabuklardarr aldanlmrs olduqunuanlaymca ne kadar fenalastiqrm kestlrrnenlze lrnkan yoktur. Odasina kapandi, Sonu gelmeyen ogurmelerle kusrnaya, aglamaya basladr, Giinahuu affettirmek lcin tam iki aylrk parasmm qldeceqlnl soyluyordu. Cunku Rum papazlarr, kendilerine affedilmeye muhtac biryuk ya da kucuk bir glinah bildirildigi zaman, gunahm nltellqlne ve aglrIlgma gore blr fiyat blcerler: yalnrz bu istedikleri pa-' rayi verebilenlerin gunahlnl affettirirler; bu onlarm degi~mez bir adetidlr.

Sehrin bir burun meydana getirdigini s6ylemi~tim.

Bu burunun ucunda sultanlarm sarayt vardir. Tahmin edeblldlqlrne gore (Cunkli daha ben saraydan lcerl girmedim) mlrnarhjimm ve silsleme tslerlnln buyGkluk ve lhtlsarn bakimmdan dikkate deger bir yonleri yoktur. Sarayrn altmda, alcak kisimda denize dogru, sultanlarrn bahcesl bulunuyor. Genellikle. eski Blzans'rn burada oldugu soylenmektedlr. Veri Blaans'rn karsrsrnda bulunan, fa kat bugun pek izlerine rastlanmayan Chalcedon (Kadrkcy) halkma vaktiyle neden «kor» dentlmts olduqunu acrklarnarm benden beklemezsiniz sanrnm.

Boqaz'dan a~agl akan devarnh ve slddetll bir akmtrdan ve Azak denizinden istanbul'a getirilerek ltalyanlar tarafmdan Moronella, botarga ve havyar denilen yiyeceklerden de soz etmeyeceqirn. Butun bu seylerln blr mektupta yeri yoktur. Bir mektubun smmru coktan ge<;:tim. Zaten eskl ve yeni .yazarlardan bunlan ogrenmek.de mumkundur;

Biz yine istanbul'a gelelim: Buradan daha guzel. daha uygun blr yerde kurulacakblr sehir dilsflnillernez Yukanda da soyledigim gibi. Tlirksehirl~rinde bos' yere zarif ve gutel yapilar aramayrruz. Sokaklan da gO-

14

BU $EHR-i ISTANBUL xt ...

zel degildir; bunlar 0 kadar dardrrlar ki her tGrW guzel goruntlilere de engel olurlar.

Blrcok yerlerde eski anrt kahnnlanna rastlarulablliyor. Fakat Konstantin tarafmdan Roma'dan getirtilen amtlarm cokluqu dusiinulllrae {( Neden bu kadar aZI kalrrus?» dlye sasmamak elden gelmiyor. Bunlarm uzun uzadrya tarumlanrn yapacak deqlllrn: fakat lclerlnden blrkac tanesini anacaqim. Eski Hlpodrom'un bulunduqu yerde bronzdan iki yrlan ile bir de qilzel dikill tas goru!uyor. Sehlr lclnde lkl onernll sutun daha goze carpmaktadtr. Bunlardan biri, oturmakta olduqumuz kervansaraym yakrrundadir. Oteki, Turklerin«Avratpazan» adrru verdlklerl carsidadrr. Bu stitunun tizerinde ta tepeden asaqilara kadar rollyefler var. (Bu tas Beyazrt meydarundaydr: bugun izi kalrnamrsnr.) Ar cadius'un bir savasuu dile qetiriyorlar. Ozerinde heykeli duruyorcfu. Buna bir sutun demekten fazla blr helezon dernek daha uygun olur. COnku lcinde, tepeye cikrnak Icln, bir merdlvenl vardrr. Yabanct devlet baskanlanru temsil eden elcller tarafindan konut edilmesi gelenek hallne gelmi:;; olan dairelerin karsrsmdaki sutun ise, oturduqu yer ve tepeligi drsmda, sekiz porfir kitleden meydana geliyor (Cernberlltas). Parcalar birbirine 0 kadariyi yaprsrmslardrr ki g6ze tek blr parca lmls gibi goruniiyorlar. Halkm onu boyle sandigma hi<; suphe yoktur. Kitlelerin blrblrlne blrlestlklerl yerlerde butun strtunu kusatan defne celenklerl vardrr, o blclrnde kl asaqrdan bakanlar bitlsrne yerlerini goremiyorlar. Bu autun srk srk meydana qelen deprernlerden sarsrldtqi ve yakmmda cikan blr yanqmda yandlgl i<;in blrcok-yerlerl dusme egilimi gostermi$tir. Parcalanrnasma meydan vermemeklcln bazt yerlerinden demrtcemberlerle baqlanmrstrr: Tepesinde ilk za-

15

BU I;lEHR-i iSTANBUL Ki ...

manlar Apollon'un, sonra Konstantln'ln.ve en sonunda da yash Theodcslus'un heykelleri bulunduqu soylenlr, Bunlar ya ftrtmalardan, ya depremlerden dusmuslerdlr.

Yukarida adim ettig.im Hipodrom'dakidikili tal? uzerlne Rumlar su asaqrdakl hlkayeyl anlanyorlar.

Bu dikili tal? oturak yerinden kopanlrrusn. YOzYIIlarca oyle yerde kaldr. Nihayet son imparatorlar zarnarunda onu yeniden yerine oturtacak bir mimar bulunduo Fiyat kararlastinlmca mimar buyOk bir makine kurduo Bu makine blrtakirn makaralar ve iplerden meydana gelmekteydi. Bununla 0 btlyilk tal? parcast havaya kaldmldr. Fakat oturaqrna yerlesmesl lcln azicrk mesafe kalmrstr. Seyredenler mimarm bos yere vaklt kaybettlqlne ve cabalanrun bir ise yaramadiqma inanmaya baslarruslardr. Daha buyuk zahmetler cekerek yeni bir cabaya girmesi gerekt@ni dusunuyorlardr. Ama mimar urnutsuz degildi. 801 su getirilmesini emretti. Bununla uzun blr sure makinelerini islattr. Bunun sonunda dlklll tast yerinde tutan halatlar yavas yavas rslandikca 9i~tiler, dolayisryla kasrldrlar: bu yilzden de tasi daha yukan kaldirdrlar ve halkm hayranliq], alkrslan arasmda tam yerine oturttular.

lstanbul'da tGrlu tGrlU yabanl hayvanlar gordum.

Vasak, yabankedisi, panter, leopar ve arslanlar. Bu arslanlardan birisi 0 kadar iyi terbiye edllmisti ki yamndaki adam, yemek uzere agzma verdlql blr koyunu tekrarceklp aldlgl halde hie; sukunetinl bozmadr, Halbukikanm tadrrn pekala anlarrusn: Birku<;:uk til yavrusu da gordum. Pek hosuma gitti; yunkO dansedlyor, top oynuyordu. $imdi slzl hayalimde gorOyorum, tebessumunuzu gizlemiyecek ve: «Nastl? Fil top oynar ve danseder mi?»diyeceksiniz. Fakat neden olmasm? Seneca, blze qerllmls lp ustunde yuruyen blr filden

16

BU I;lEHR-i iSTANBUL Ki ...

bahsetmedi mi? Pliny, Yunan alfabesini bilen bir til bulunduquna tarukhk etmiyor mu? Simdl siz benim anlattrklanrm dinleyiniz. Soylediklerimi uydurmuyorum, ya da yanlrs anlatrruyorum, File dansetmesi emredildigi zaman bir ayaqtru kaldrrarak ilerledi, tipki danaediyor gibiydi. Topla da oynadr, Top kendisine attldlgl zaman hortumu i1e tutuyor, bizim elirnlzle yaptiqrrruz gibi, sonra yeniden atiyordu. FiMn dansettlqi ve top oynadrq: uzerlne soyledlklerlmle yetinmiyorsamz, size bunu daha uzun uzun,guzelce anlatacak birisini buleblllrsinlz.

lstanbul'dakt hayvanlar arasmda blr de zirrafa varmrs: fakat tam ben gelecegim sirada olmus, Kemiklerini gordum. Bunlan benim incelemem icln topraktan geri crkardrlar. Bu hayvan, arka taraftna oranla karstdan daha yuksektlr, Onun lcln iizerinde bir binici ya da yuk tasirnaya yaramaz. Kendisine «deve leopar» deniliyor; cunku deve biclrnlnde blr bast ve leopar gibi benek benek derisi vardrr,

Karadeniz'e ge~i lcln bir frrsat ciksaydi da ben gitmeseydim cok tembel bir kisl olarak arulmaya laYlk olurdum: cunkii Karadeniz'i gormek, Korenfe gitmekten dah~ ~z zor diye kabul olunur (1). Buralarda cok guzel dolasrnalar yapttrn, sultanm kosklerinden blrcogunu gezmek lcln ban a izin verdiler.

Buralar zevk ve safa yerlerldlr. Buralardan blrlnin kapisi uzerlnde Yavuz Sultan Sellm'ln, iran Sahi ism~il'le yaptrq: savasm mozaikle yaptlmtspek canh blr resmlnt qordurn, Vine sultana ait,guzel vadi!erd~ yaprlrnrs bahceler daqordurn ... Ne periler yuvasi!.. Ne

(1) Eski bir Latin ve Yunan atalar sozu. zor Isler icin soy lenirdi.

17

BU ~EHR-i iSTANBUL KI...

-Muse-lero laYlkyerler ... Ne diinyadan elini etegini vekiip huzur lclnde cahsmaya elverlsll koseler ... Asrl toprak, yukanda dedlqlrn gibi matem iclnde ve Hirlstiyan erneqlnl, giftgiligini bekllyor denilebilir. lstanbul'un kendisi de boyle. Hayir butiin Yunanistan boyle P). Butun sanatlan ve birtiln Iberal bilgileri kesfetrnls olan bu yerler, bize iletmls oidugu uygarll61 yeniden ister gibi goriiniiyorlar ve ortak lmamrrnz adrna, vahst barbarhk liderlerinin zihinleri baska seylerle rnesqul, Turklerln Rumlan ezmek lcln kullandrklan elemli baglar; bizl eslrllkIclnde tutan sefihlik, oburluk,gurur, mevkl hrrst, cimrilik, kin, krskanchk gibi ayrphk ve girkinliklerden daha kotii degildirler. Bunlar kalplerimizin ustune 0 kadar aglr basryorlar ki qozlerlni goge cevlrmek lmkarnru bulamryorlar: hlc blr soylu dusunceye, ulu bir amaca erisemtycrlar. Dinimiz ve gorev duygumuz blzlerl, bu feJaket lcindekl kardes-

lerlrnizln yardimma kosturrnah idi... '

Ne ise, biz yine Karadeniz'e gelelim: Dar dogaziardan Trakya bosforu lclne akryor. Burunlaragarpar,ak blrcok cevrlntller ve dirseklerle, birgOnlOk qezl lclnde Istanbul'a geliyor. Oradan da, hemen hem en aym oranda dar blr geQitten Marmara denizine yol buluyor, Bosfor'a girilecek yerin ortasmda, iizerinde bir siltun dlkllrnls bir kaya vardrr, Bu siltuna bazi Roma adlan kaztlrmsttr. Eger aklimda iyl kalrmssa Octavian olacak. Avrupa kryismda buyiik bir kule goriiliir. Buna Pharos deniliyor. Geceleri gemioilere yol gostermek lcln ils-

(1) Yazar butun istanbul dolaylanrn Yunanlrlarm eski bir 01- kesi olarak goruyor. Zaten on un yazttannda yogun bir yunanl:rhk sevqlsi ve Hrristiyanhk gayre1'i goze carpmaktadrr,

18

BU ~EHR-i iSTANBUL xt..

tunde isrk yakrhr, Biraz otede nehre kOgiik bir gay akiyor. Bu caym yataqmda Oniksten ve Sardonlksten hemen hie a~agl kalmayacak giizellikte cakil taslan bulduk. Her halde bu taslar cllalarunca adeta elmasa benzlyorlardr, Girlsten blrkac mil uzakta Daryus'un Scythiarr'lara karst ordusunu Avrupa'ya gegirttigi dar yer gosteriliyor. Buradan Bosfor'a doqru yan yolda lkl hisar vardir. Biri Avrupa tarafrndadir (Rumelihisan). oteki de karsida, Asya kryismdadrr (Anadoluhisan). Bu ikincisl. Tiirklerin lstanbul'a saldrrrnalanndan once de ellerlnde bulunuyordu. Kuvvetll kuleleriyle Rumelihisan, sehrin almmasmdan bir iki YII once Fatfh Sultan Mehrnet tarafindan yaprlmisnr. Bugun yuksek mertebedeki esirler icln bir hapishane olarak kullaruhyor.

$imdi slz belki Clahing Rocks adt da verilen yuzer Cyanean adalan hakkmda da biraz bilgi vermemi beklerslnlz [1-). Size acikca itiraf etmeye meeburum ki burada gegirdigim blrkac saat lclnde boyle adalardan bir iz, eser goremedim; bell« de baska yerlere qltrnlslerdlr ...

(1) Mitolojiye gore," Boqaz'm Karadeniz'den giri§ noktasrnda, boyle batrp ~akan adalar bulunrnaktadtr,

19

LADY MONTAGU

Ttirkiye, istanbul ve Ttirlder konusunda ozden ve tcten izlenimler yazan, bunu yaparken oteki pek c;;ok yabancilar gibi, bilerek ya da bilmeyerek gergekleri kotiiye yorumlamayan Lady Montagu'den bir btitiin degil, tUm kitabmdan yer yer bOlUmler ahnmistir.

iSTANBUL'DAN RENKLER VE C;iZGiLER



I STANBUL'a qeldlk, Fakat size daha istanbul'dan soz edemem. Slrndiltk ziyaretleri kabul etmekle rnesqulurn. Bu ziyaretler qozlerlmi oldukca senlendtrdt. Cunki burada kadinlar genellikle 90k guzel; hem hepsl de zevke uygun giyinmeyi biliyorlar. EI9iligimiz Beyoglu'nda. Westminster nasil Londra'nm bir varosu ise buras: da istanbul'un varosu. Biltiln elclllkler burada; birbirine yakm olarak bulunmaktadirlar. Blzlm elctllkten llman, sehir, saray, Anadolu'nun LIzak daglan hep gorunuyor.Bu, dunyarun en guzel goruntulerinden birini meydana getirmektedir.

Bir Fransiz yazan : "istanbul, Parls'den iki mlsll bilyilk.» dernls. Milord M. lse (esl) Londra'dan buyuk 01- rnadrqiru ileri suruyor. Ben tersini dusunuyorum. Fa-

20

BU $EHR-i iSTANBUL xt, .

kat buranm Londra kadar kalabahk olduqunu sanmam. Buradaki mezarhklar butun sehirden daha qenls, Tllrkiye'de mezarlrklar lcln bu kadar fazla toprak aynlrnasma sasiyorurn. Blrkac mil buyuklugunde mezarltklar gordum. Bunlar, bir zamanlar buyuk bir sehlr sayrlan, kuc;uk bir kasabarun olulerini gommek Iclnmls. 0 bu-

. ylik sehlrden de ~Iimdi bu huZ!unlu izden baska bir ~ey kalrnarnrs. Turklerde, anrt niteUginde olan bir tasa dokunmak adet degil. Bunlann lcinde 90k pahah, cok degerli mermerden yaprlrnislan da var. Genellikle birinsan icin yuksek bir tas dikiyorlar; ucuna da bir sank yaprlryor. Sanklann blcirnlerl orada yatan kimsenin mevki ve riitbealnl, meslejilnl gosteriyor. Bu tipkr, vaktiyle olunun rnezanna onun silahlarmm da konuldugu gunlerin etkisini uyandmyor. Bundan baska tasm Ilzerinde yaldizlt harflerle bir de yazrt bulunuyor. Kadmlarm mezan sussuz ve yalm bir sutundan ibaret . Gene bir krzrn mezar tasma ise bir gUl resmi yaprlryor (1).

Her ailenln kendilerine ozgu birer mezan var. Bunun cevresl parmakliklarla orWIG. Yarnnda yoreslnde aga91ar dikili. Padisahlann, buyuklerln rnezarlan ise turbe bielmlnde: lclerinde de silrekll olarak kandil yamyor ...

o

SON MEKTUBUMDAN beri h§l§ lstanbul'dayrm,

(1) Lady Montagu'den yuz yrl kadar sonra Istanbul'a gelen Charles Texier - anlasihyor ki - bu yazilanlan okumus: fakat mezarliklar hakkindaki goru§lerini daha ustten ve c;ok geli§iguzel bir biclmde anlatrrustrr.

21

BU I?EHR·i iSTANBUL xt..

Size bu sehrln blraz qenlsce blr tarnrmru yapmakqorevimdir. Simdlye dekgezginLerin istanbul hakkmda soyIedlklerl ya yanlis ya da taraf tutaroasmadir. Blrcoklanrnn 'asrl istanbul'u gormeden, Beyojilu'nda vaklt gecirdlklerlne :;;uphe yoktur. Hal boyle iken onlar yine de lstanbul'u tasvlr etmeye kendilerinde yetki ve cesaret bulurlar. Hrrlstlyanlann oturduqu Beyoglu, Tophaneve Galata mahalleleri hep birlikte guzel bir §ehir meydana getiriyor; Bunlan asrl istanbuJ'dan bir deniz aYInyor. Denizin geni:;;ligi Times'in en geni:;; yerinin yanSI kadar. Bu tarafm kadrnlan istanbul tarafma pek gec;mezler. Blr.yandan Hrrlsttyanlann, ozelllkle levantenlerln hareketleriyle karsrlasmak istemezler; ote yandan Rum kayikcilar bizim kayrkcrlardan daha kabadtr, lste herkesin istanbuJ'u kolayhkla gorebilmesine enqel olan sey, Hatta, sarurrrn, Fransrz elclslnln esl IstanbuJ'u goremeden ulkestne donecek, Benim srk sik Istanbul's gec;ticiimi ogrenince sasacaksrmz, Turk kadrnlarrmn ortusunden galiba biraz hoslaruyorum, hoslanmasam da rnerakrrm gidermek lcln buna katlanacaglm. Ger9i istanbul'a gitmek ic;in denizden gec;mek, Selzea'ya gitmek icln Times'i gec;meye benzemiyor. Bogazic;i'nden inerken, yirmi mil kadar uzaktan gorunu:;;u 0 kadar gOzel ve degi:;;ik ki e:;;i dimyada bulunmaz. Hepsi rneyva ag,aglanyla dolu olan Anadolu yakasr, gazlere son derece tath bir koy g,aruntUS'l1 meydana ge1Jiren, kasahacrklan andmyor, Rumeli yakasmde da, yedi tepe uzerinde, istanbul gar-ulOyor. istanbul pek buyuk(j;fr:;;ehir. Kurulmus olduqu yerln duzlOk 01- marnasr, ayn ayn duzeylerds bulunusu onu olduqundan dana da buyuk gasteriyor. Burada, birbirine zarif bir biC;imde kan:;;ItH:;;bahc;eler; carnlar, serviler, saraylar, camiler gazegarplyor. Hani bir bufeyecesttlt ki-

22

BU I?EHR-i iSTANBUL KL.

taplar, porselenler, sarndanlar ve ounlara berizer esya nasil intizamla dlzillrse, burada da yaprlar ve bahceler, arutlar oylece intizamla birbirinin uzerinde, yarunda garuluyor. Bu benzetme, her ne kadar qartpse de, doqrudur. Sarayr, onu ne kadar garebilmek mumkimse, 0 kadar qordlim. Saray, denlze doqru uzanrrus bir dil uzerlnde. Blcimi cok tertipli, duzenll, Cok genls, Behcelerl cok qenls ve hepsinde de buyuk aga9- lar dikil'i. lste g6rebildiklerim. Binalar beyaz tastan: ustlerinde kucuk kucuk kulelerin ve piramitlerin yilkseldigi garLiluyor. Bu lnsarun uzerinde oldukca guzel bir etki yaratryor. Butiin Htrlsblyanhk dunyasmda bunun yansi bLiyukWglunde bir saraya sahip bir kralm bulunduqunu sanrruyorurn, Saraym aga91arla sushi, tas galerilerle cevrill aln bOyuk ve yuvarlak avlusu var. Bu avkilann blrlnclsl bekcller, ikinclsl koleler, u9uncusu ascilar, dardLinC'usu seylsler.rbeslnclsi divan, alnncrsi padlsah huzuruna kabuller lcln, Saraym, kadinlara azgu bolumunde de hemen bu kadar avlu var. Harem agalannm,garevlilerin, ascilann burada da dalreleri ayn.

Saraydan soma en unJ.U yapt Ayasofya. Fakat bir Hrristiyarnn burayi qorebllmeei 90k gOg. istanbul kaymakarrundan 09 kezizin istettim. Nihayet belli bash i1gilileri,din ileri gelenlerini toplarrus. dilegimi yerine uetiripgetirmemenin yolunu milftiiden sorrnus. Bu konu onlara 0 denll onernll qelrnls ki tam ug gun muzakere edllrnis: sonunda rlca.ve israrlanrna ()lulJ1lu cevap verilmis. bt~ki camilere Hirlsttyanlar gugiuklerle karsrlasrnadan girdikleri halde Tllrklerl bu cami konusunda kuskulandrrannedenl bir tLirlU kavrayarnadrrn. Belkl de buras: esklden blr kllise olduqu lcindlr. H§I§ mozaikler halinde qoze carpan ve zamanla bozulrnaya y'uz

23

BU ~EHR·i iSTANBUL xt..

tutan aziz resimlerine dua edilip de caminin kutsalhqrna zarar getirilmesin dlye ceklniyor clrnahlar,

Avrupa'dakt genel karnmn tersine, Turklertn istanbul'da bulduklan aziz tasvlrlerlni bastan basa tahrlp ettikleri biltunuyle yalan. Ayasofya'nm113 ayak cap:nda olduqu soylenen kubbesi, son derece buyuk ve guzel mermer direklere dayah kernerler ustune oturtulrnus Taslan ve dosernelerl de mermerden. Cel?itli renklerde mermer direklere dayah lki dehliz daha gozukuyor, Kubbe tum mozalkle suslu: fakat oldukca haraphqa yuz tutmus Sana dokulmul? mozaiklerden blr avuc qetlrlp gosterdiler. Cam gibi ya da avantorin yapilan blleslm gibi gorundu. lmparator Konstantln'In mezanrn da gosterdiler. Turkler ona karsi sayqr duyuyorlar.

Size, Ayasofya gibi cok unlu blr yapryrekstk olarak tasvir ediyorum; mlrnarlrk sanatinda pek bilgi sahibi olrnadrqrm lcln ayrmtllar.agir,il?emi'yorum. lstanbul'da oyle camiler gordum ki Ayasofya'dan cok daha fazla hosuma gitti. Bu belki benim zevkimdir. Sozgeli:;;i. SUleymaniye Carnlsi dilzenll bir dortqen, Koselerlnde dart guzel kubbe var. Ortasinda son derece 'guzel mermer direkler uzertnda zarlf bir kubbe gibi tutturulrnus,

lkl kubbe daha goruluyor. Caminin cevreslnt dolasan dehllzler de rnermer, dosernest de. Buyuk kubbenin altmda bir cesrne var: sutunlarmm go'runu$O 0 kadar tath kli bunun tabii mermerden olduquna lnsarun inanamayasi geliiyor. Bir yanda beyaz mermerden baska bir cesme. ote yanda yaldizh kafesle cevrill, padlsaha 62gU bir yer goruluyor. Buraya Islernelt blr merdlvenle cikrhyor. Caminin yuksek yerinde, uzerlnds «Allah» yazrh bir ceslt mihrap var. Onunde, orta blr adam boyunda ve bizim rnurnlanrmzm 09'u kahnliqmda mumlar

24

BU ~EHR·t iSTANBUL xt..

diklll sarndan duruyor. Yere deqerl yuksek hal liar serllrnls. Buttin cami pek cok kandillerle donatilr. Ondeki avlu 90k buyuk. lste bu tasvir size istanbul camileri hakkinda bir flklr verebllir samnm. Bu camller, genellikle, hep ayru modelde. Yalruz bllyukluklerl ve susleri bakrrmndan btrblrtnden aynlryorlar. Val ide Sultan camisi hepsinden bUyuk (1). Bu camiyi IV. Mehmet'in anneal, cirrslmizln serefine yapttrrms. Soz aramrzda, blzirn Londra'run St. Paul kilisesi bununla olctrlemlyecegi gibi, en zarif meydanlanrruz da nuranm At Meydam lle oranlanamaz.

Carl;lII ardakl yapi ve dilkkanlar cok zarif. Burada hep direkli dehlizler var. lcertlerinde temizllqe son derece onern verlllyor. Her ticaret kolunun kendine 6zgu bir dehliti var. Mallar, Londra carstsmdakl gibi vitr>inleniyor. Bedesten yani kuyumcular carsrst elmasJar ve her turlu taslarla oylesine dolu kl lnsanm goz!eri kamasryor. Burada cok parlak ve usta isclllkll il;llemeler de gorul,uyor. Pek cok klmse ahs veristen cok, gormek lcln buraya doluyorlar. Carl?lIarm «ogu zar'f dortqenlerden meydana gel me. Hepsl de, sarunrn ki, dunyarun dort blr yamndan gelme herturden mal, el;l-

ya, yiyecekle dolu. .

Tablatiyle cariyeler konusunda da benden bazi bllgller beklersiniz. Fakat, Htrlstiyanlann yaptiklan gibi, size bunlarm hallerini «mutJhil;l" olarak tasvlr etmeyeceqlrn, Turk degHim; bahtsrz cariyelere qostetilen ineanlyetl de deqerlendtrmekten yoksundeqlltrn, Fakat cariyeler dovulrnayor: eslrliklerl de, oyle saniyorum kl, her ulkede gorulenden daha fazla zahmetli deqll, Kendllerlne teminat parasi verilmiyor; fakat bunlarm sa-

(1) Yenicami.

25

BU ~EHR-i iSTANBUL Ki...

dece elblselerlne edilen rnasraf blzlm hizmet<;:ilerimize verdtklerlmlzt kat kat ge9iyor. Belkl burada bana, erkeklerln kadmlan k6tU niyetlerle satin aldiklanrn soyleyerak, itiraz edecekelnlz. Fakat Hirlstlyanlrk dunyasrrnn biiyiik sehlrlerinda bundan daha baska nlyetle, daha az alcakca blr blcknde mi satm ahyorlar?

lstanbul'un tammlanmasma sunu da ekleyellrn :

Burada slmdl 0 iinli.l tarihi siitun (Teodozyos sOtunu) artrk gorulmiiyor. Ben. gelmeden iki YII kadar once yikrlmrs GordOgiim tek eski ve bOyOk eser pek buyuk su (Valens su kemerleri) kemerlerinden ibaret. Sanrrim bunlar Blzans imparatorlarmdan kalma olacak. Tiirkler bu esenin serefinl kendilerine mal etrnek lstedikleri i9in olrnalr, oralara kendl ovgGlerini tasryan birkac iri tal? koyrnuslar. Fakat bu kurnazhq: anlamak oyle pek gOr; blr Is deqll, Otekl buyilk yaprlar ise hanlar ve tekkelerden ibaret. Hanlar oldukca buyuk ya" pilar; sayilan da 90k. Tekkelerin saytsi az, zariflikleri us yok. Bunlardan birine, dervlslerln ibadet ve torenlerinl gormeye gittim. Bana pek tuhaf geldi. Elbiseleri kaba ve beyaz bit kumastan. Bacaklan ve kollan acik. Hep bu kumasa sanhyorlar. Bunlar bizdeki rahipler gibi degil; evlenmeleri serbest, Bagll olduklan tek kural her carsarnba ve cuma gunleri bazi gulunc;: torenler yapmak. Bunun da aynntilan sundan ibaret: BuyOk bir sofaya toplanryorlar. Cozlerl onde, kollan kavusmus. l+eost de ayakta duruyorlar. Ortalarrnda bir kOrsQ var Ozerillde bir imam ya da valz Kur'an'dan bazt parcalar okuyor. Ondan sonraic;:lerinden sekiz on tanesi hi.izunlu fakat oldukca ahenkli havalarr neyle eahyorlar. Sonra 1mam,okudugunu ozetllyor. Bundan sonra

26

BU ~EHR-i iSTANBUL KI ...

biltiln dervlsler d0n.uyorlar (1). Yel?il elbise giyili seyhleri ayaga kalkip da oldukca daha aglJ1bal?1r bir donuse baslaymcaya kadar cahyorlar. 0 zaman hepsl, buyO'k blr duzenllllk ic;inde, bunun cevreslnedlzlliyorlar. BaziIan ney eahyorlar, bazilan oldukca uzun genil? pelerinlerlnl bir kemerle baglryorlar. lnsarn sasirtan blr hizla ve dalma duzgun bir blclmde, yani yerine gore azalancoqalan bir hlzla durmadan donuyorlar, lclerlnden hi9 bil'1inin basi donrneden, boylece bir saatten fazla donOymlar .. Bununla blrldkte bunlar bu. lse daha pek ku<;:iik yastan baslayarak alrstrklart lcln baslanrun donrnemeslne sasmamalrdir. lclerlnden bir90gu daha analarindan d()gar doqrnaz kendilerini bu lse adryorlar. Yedi seklz yaslannda mini mini dervisler gordOm. Bunlar da oburlerl gibi donuyorlar ve surast bir gergek ki onlardan 90k fazla zahrnetceklyorlar.

Bu toren bittikten soma yuksek sesle: "La ilahe lllallah, Muhammed'en resulullah» diye bagrrryorlar. Sonrasrra lle bOyuk bir terbiye duzeninde seyhlerlnln ellnl opuyorlar: geri geri ceklltyorlar. Gozlerl dairna onlerrnds oldugu lcln cok derin bir dU90l1ceye dalrrus gorOniiyorlal' .

Torenlerl bana ne kadar 9Wun9 gorunOrse gorunsOn, bunlann kendllerlnl bir inanca boyleslne candan ve ylirekten baglaYN?larrnr ve ltaatleolnl bejiendlrn.

Sarunm bu mektuburn pek uzun nldu: okumaya ilsenlrsenlz atese atip-yakrnrz ...

(1) Lady Montagu burada biitiin tariketlan blrbiriyle, imamla dervi§i de yine ayru. bigimde karl§tlrmaktadlf.

27

CHATEAUBRIAND

tstanbul'U gezen batililar j.gi,nde bu kentte en. az k,8,:

Ian, buraYl,blr ,ha~lIlar savas; gonillliisti goztiyle inceleyen bashca yazarlardan bin de Chateaubriand'dlr. A:;;a~dakl satirJar, onun bu burUk Izlenimlerini yansrtmaktadrr.

iSTANBUL'A VARI~ VE 'AYRILI~

A NADOLU KIYILARINI saglmlzda birakarakkuzeyedogru yol almaya koyulduk. Riizgar, ancak giine~ dogduktan bir saat kadar sonra crkn. Biz de kiireklerin yardtrru ile ilerledik. Denizin durqunluqu butun giin siirdO. Gunes soquk, krrrruzt bir surette battr. Oyle pek I~Hk oyunlan gorOlmedi. Karst ufuklar kiil rengine calryordu. Deniz kursuni idi. Ostiinde kuslar gariinmiiyordu, Uzak kryilar maviye burunmO~tG ama, bunlann hie; bir qoz alicr pmltrsi yoktu. Bu alaea karanlik da az siirdO; etraf birden geee kapladi. Saat dokuza dogru rilzqarrn eslslnln artist gemimizin hiziru da artrrdr.

Aym on iie;Onde tan yeri aganrken llrnaru qecerek Avrupa kryisma ayak bastrk. Bu kryi alcak ve crplaktr. Uygar uluslann baskentlnden eikalr, gOnO gOniine, saati saatlne tam iki ~y olmustu.Blmd; arttk geri ulus-

28

BU :;lEHR-i tSTANBUL xt ...

larm baskentlne girmek iizereydim. Az zarnanda nefer gormemi~tim; bu ilki ay benl ne kadar yipratmrs ve yaslandrrrmstr.

Saat altt bucokta, italyan btclrni. beyaz, uzun bir yap: olan Baruthanenin onunden qectik, Bu yapmm ardmda Avrupa topraq: durnduz, hlc deqlsrneden uzamyordu. Yerleriancek blrkac agaGla belli olan koyler oteye berrye serpllrnlslerdl: Ttpki bazi tablolarda goriilen hasat sonu rnanzaralanru andrnyorlardr. Onurnuzde hilal gibi krvrilan bu kara parcasrrun burnu ilstunden lstanbul'un blrkac mlnaresl gorOnmeye basladr,

Saat sekizde bordarruza blr kayrk yanasti. Sarsmti vardi: Bu sarsmti durulunca 'liilikadan aynldrm ve adamlanmla birlikte k,ue;:uk gemime atladim. Artllk YIkrhp yipranrrus olan esk) bir gotik yapmm, Yedikule hisanrun yukseldlql Avrupa bumunu sryirarak geGtik. istanbul ve ozelllkle Asya kryrlan sisler lclne gamulmu~tU. Bir ceslt sis lclnde gordugum servilerle minareler, yapraklan dokOlmu~ bir ormarn andmyordu.

Sarayburnu'na yaklastrqrmrz sirada kuzey ruzgan yeniden crkn: boylellkle bu tablonun ustOnG kaplarms bulunan sisi blrka« dakikada dagl1tl. Birden kendimi rnuslumanlann sultamrun sarayi onunde buldurn, Sanki her sev ; bi,r buyuounun sihirli degnegiyle blr anda degi~mi~ti. Karsimda guler yuzlu tepeler arasmda guzel bir riehlr gibi akan Boqazlcl krvnhyordu. Sag tarafta Asya topraqi, Os~Odar sehrt vardr, Avrupa- topraq: soluma dusuyordu. Bir kanala benzeyen BogaziGi 9itgide qenlsleyip derlnleslyor, buyuk bir liman hallnl allyordu. Bu lirnan tabii bir koydu. Demir atrrus bir suru bOyuk geminin cevreslnde lrlli ufakh kUGuk gemiler ve

29

BU' f;lEHR·i iSTANBTJt. KL

kaYlikla!' oradan orayadolasro duruyordu. Limam Fki yandan cevreleyen ikiyayvan tepe, derece derece yukselen istanbul ve Galata semtlerinl gozlerimizin onune seriliyordu. Galata'run, lstanbul'un, Uskudar'm lrlll ufakh evlerlkatkat dizilmil?' olan bu ue;bGyuk l?ehrln ucsuz bucaksrzqenlsllql. hernen her tarafta ayn ayn yilkselen ve yer yer kiirnelenerek birbirine kansrnis hissi veren servller, sayisrzdenecek kadar cok rnlnareler, gemi serenleri, agae;lann degif?ik tondaklyesllllklerl, beyazh, ktrrmzrh evlerin durusu: bunlarm altma mavi ortOsOnu seren denlzle yukanda baska blr mavlllk gosteren gokyuzu bende derin hayranhk duygulan uyandrnyordu. «Istaobuldunyanm en guzel yerinde kurulmustur,» dlyenler cok haklilar ve bu sozlerde sanmrn hie; mubalaga payi yoktur.

Galata Iskeleslne yanastrk. Brhnrnda buynk bir canlrlrk var. Karaya crkar C;lkmatinsan bu canlrlrqin i9ine dalryor. Harnallar, tuocar'lar, denlzcller kalabalrqrna baktim: Bu adamlar renk renk yuzlerlyle, blrolrlnden cok ayn olancesltll dlllerlyle, blrblrlnden deqlslk giyim ve kusarnlanyla, Avrupa'run ve Asya'run her bucaqmdan, iki dunyarun blrleslp blr araya geldigi boyle bir sehlrde oturrnarnn kendine mahsus havast i<;indeler. Sokaklarda kadmlara hemen hemen hie; rastlanrnarnasr, tekerlekli arabalarrn yokillgu, suril sliru sahipsiz kopekler, bu tuhaf sehrln gozume carpan ilk bashcaozelllqlydl, Yalrnz terllk gibi bir pabur; giyildigi, yayh araba ve fay ton gOrUltOsu de duyulmadigl ie;in ortahktaqenelllkle blr sessizlik var. geki<; gerektiren sanatlann takirtisr, klllse canlannm ugultusu da.yok, Bu sOreklisessizlik lclnde, etrafrmzda goze ~orunmedengee;ipgiderek her zaman sankl g'oze gorunrnekten kacman bir kalabalik hlssedlllyor. Ortahl«

30

BU 1;lEHR-i iSTANBUL KL.

ra, efendisinden sakh kalmakisteyen bir hlzrnetkar hali var. Sanki Tiirkler dOnyaya ve bu sehlre sadece alll?veri$ etmek ve sonra da olmek icln qelrnisler gibi bir hal goze carpryor. En cok kan;;da$tfgmlz $ey ah$verts yapilan pazarlar ve her mahallede bol bol bulunan mezarlrklar. Bu mezarlardan bire;ogu da sokaklann orta yerlerinds bulunuyor ve hemen hepsi de duvarsrz. Ve her tarafta, her tarafta gozkamastmci ser-

vi ormanlan. .

Sehlrde pek fazlaquvercln var. Yuvalartrn bu serviler uzerlne yapiyorlar. Onlar da oluler gibi sessiz sessiz duruyorlar. Yanda yorede ne yenl zaman lnsanlanyla, ne de e;evrelerindeki yeni arutsal yaprlarla hie; bir ilgisi bulunmayan eski e;aglardan kalrrus arutlara raslaruyor. Insanm: -Herhalde bu arutlar, bu dogu kentine buyu yaprlrnak suretiyle qetlrllmistlr.» diyeceql gel iyor. lstanbul'da qozlerlnlze hie; bir sevlnc belirtisi, hie; blr mutlulukqosterlsl carpmaz, Karsrruzda gordugunuz ulus, bir ulus degil hocamnguttugu, yenlcerlnln bogazladlgl bir surudur, Kimi zaman bir kahvcnln koseslnden blr udun huzunlu sesinln yukseldigi duyulur. Kue;uk iskemleler uzerinde cepecevre oturmus, rnahkurnlan andrran insanlann onunde, yilz krzartrci oyunlar oynayan pis cocuklar gorursunuz.

Hapishanelerin, zlndanlarin ortasmda, koleligin Capltol'u alan bir saray yukselrnektedlr. Veba hasta!!gllllll tohurnlanrn ve zorbahqm kanunlartru titizce koruyan kutsal bekcl (padtsahi kastediyor) iste burada oturur. Solgun yuzlu kullan durrnaksizm bu 'tapmagm etrafmda dolastrlar, puta yuz surmeye gelirler. Hie; blr :;;ey onlan kurban olrnaktan kurtaramaz. Onlsr, ugursuz birgu<; tarafmdarr ltllerek buraya sunlklenlrler. Zorbamn gozleri kolelerl kendlneceker: tip-

31

BU f?EHR-i iSTANBUL KL

kr yrlarnn, avlayacagl kuslan gozleriyie buyulernesl gibi (1).

_ istanbul'da 0 kadar cok tamdrklanm val' kl, bura-

de onlan anmaya kalkismak delilik olur. Beyojilu'rida Avrupa'run blrcok illkelerlnlnklne benzeyen rnisaflr evleri val'. Elimden esyalanmi kapan harnallar beni bunlardan birine gotUrduler. Oradan Fransrz sarayma gittim. Fransa'run Turklye buyukelcts: M.le General Sebastlanl'yl, dehaParls'te iken, tarnmak sereflne erlsrnlstlm. EIC;i, butiin yemeklerimi kendisinin yanmda y~mekliqlrnl lsternekle de kalmayarsk yatmak ieln de sa-

. rayda kalmamda israr etti. Ancak ben cok rica ederek rnlsaflr evlnde yatip kalkmama Izninl alabildim. EIC;i~ iigin bastercumaru olan Franohini, general in emriyle, Kudus yolculuqum lcln hu,kumetten almmast gereken

. lzln ve fermanlan bana saqlad: ...

Bu siralarda istanbul'dao kutsal yerlerden gelmil? bir papazlar kurulu bulunrnaktaydr. Kudus'tekl idarecilerin zoroahklarrkarstsmda, buyukel9inin kendllerini korumasi ieln, yardrrmru rica etmeye qelmislerdl, Bu papaz efendiler Vafa lcln ban a tavstye rnektuplan verdiler. Talihimin parlaklIgma bakiruz ki, Rum hacilanm Surlye'ye gotUrecek olan bir gemi de harekete hazir bekliyordu. Elverlsll ruzgar cikar cikrnaz yelken acacakn. <;anakkale onlerlnden qecerken Tru-

(1) Chateaubrland'nm. Istanbul hakkrndaki genel gorOlileri

gibi, padisah hakkmdaki gorO§ ve yarqrlar: da gok dayanaksrz ve yOzeydendir. Oysa onun Istanbul's geldigi sirada Osmanh tahtinda, padisahlarin en halkcisr ve en batiya donuk olaru bulunan III. Selim oturmaktaydi ve hi\;: de bu ezberden veri len yarqrlara hak kazanrnarrustr.

32

BU f?E~R-i iSTANBUL xt..

va'ya ug'ramak lsternls, fakat bu firsan elde edememlstlm, $imdi anlryordum ki bu Truva yolculuqum gerceklesseydi, bu Filistin yolculuqunu bu kadar knlay elde edemeyecektim.

Saym buyukelC;i, blrcok deqerl! armaqaru, benim adtma, qemiye yolladr. Aynca Jean adh blr Rum'u da tercurnan olarak yamma kattr, Eylulun on seklzlnde, iltlfatlar ve iyi yolculuk dilekleriyle hacilar qemlsine 'gotiiruldum.

Dog,rusunu soyleyeylm: Eslerlne az rastlarur lylliksever ve nazik ev sahiplerimden aynldiqtrna uziildum ama, istanbul'dan aynldrqrma pek memnundorn. lnsarnn lcindeyken yal7adlgl duygular, l?ehrin guzelligini bozuyor, lnsan, bu yerlerde, blr zamanlar yalruz Bizans lrnparatorluqu Rumlannm oturrnakta olduqunu, buqun ise sehrln Turklerln elinde olduqunu dusununce, uluslarlatopraklararasmdaki bu karqasaleklar karsrsmda irkiliyor.

lstarrbul'a tam bir ayaklanma g'unu varrrusnm: Rumeli lsyancilan sehrin kaprlarma dayanrmslerdr. Kastrqaya boyun egmek zorunda kalan Selim, hoslanrnadlgl vezirleri yenlcerilere qondermlstl. Her an, top sesleriyle, ceza goren baslann vurulduqunu heber vermelerl beklenlyordu. Saraym agac;lanm, dslrelerinl seyrederken bu qenis lrnparatorluqun efendisine aCImaktan yine de kendimi alarmyordurn.

Ah l7U zorbalarl., Mutluluklan ortasmda bile ne kadar zavalhdiriar: kudretlerl ortasmda bile ne kadar zayiftirlar, Onlar, kendilerinin de akrtmayacaklanna ernln olmaksmn, bunca insana gozya:;;1 doktGrmekle, hir bicareden esirqedlkleri tat II uykuya kendileri de

33

BU !]EHR-i iSTANBUL Ki .. _

kavusamtyecek olduklarrndan dolayr, ger<;ekten acmaoak lnsanlardir.

istanbul'da kalmak bent stkryordu. Ben erdemlerIe, sanatlar bezenmi~ olmayan yerlerde gezip dolasmayi sevmem. Bu, bir zamanlar Phokas'lar, sonralarr Bayezitler yurdunda ise ne erdem gordOm ne de sanat! ..

Dileklerim hemen yerine getirilmi~ oldu, C;On!<tO yine karaya yanasnqrmiz gOnOn aksarru, saat dortte llmandan demir aldrk, kuzey rOzgarrna yelken actik. Gemimizin serenlerinde dalgalanan hach sancaqm altmda Kudils'e dogru yol almaya basladrk ...

34

JULIA PARDOE

istanbul'u gezen, sehir ve sehir halki tizerine gozlem ve izlenimlerini yazan hil;; bir yabanCl, bu konuda, tanmmis Ingiliz 'yazarlarmdan Julia Pordoe kadar ozdenlik ve sevgiyle dolu olmarmstir. A:;;ajp.daki parca, bu duygulu kadmm bastan basa bir istanbul ovgiisti niteliginde bulunan kitabmdan almrmstir.

CUMA (tati!) GUNLERiNDE KOC;OKSU

T ORK KADINLARINI, tipki kendi evlerlndeymle gibi, rahat rahat hareket ederken ve oturup kalkarken gormek isteyen yabanci gez:ginlerin, steak yaz aylannda Duma gOnleri KOgOksu vadlslne gitmeleri gerekir. Oc taraftan da, ustlert fundahklarla dolu yuksekce tepelerin kU1?attlgl bu gOzei yer, Yenic;erilerin ha~ishanesi (1) olarak kullamlrms olan Rumelihisarr'nm tam karsismda denlze doqru uzamr, Goksu deresi bu vadiden 'ge<;ip denize do!<tlildligO lcln buraya Goksu da denmektedlr, Agac; dallannm golgeledigi bu irrnak, gu-

(1) Rumelihisan konusunda yazara ya yanh!? bilgi verildigi ya da onun verilen bHgiyi yanll§ degerlendirdigi anlasrhyor,

35

BU ~EHR-i iSTANBUL Ki...

nesln pml pml plrlldattlgl Bogaz sularma dogru I~II_

dayarak, aglr aglr akmaktadrr. ,

Burada cok guzel ve cok degil;>ik gori.intiiler goze carpar: Acrk renk boyasi lnsanm gonlGne refahhk veren ve bahcesl ceslt ceslt fidanlarla dolu olan saraym bulunduqu hafif meyilli arazide dolastiktan sonra, derenin aktlgl golgelikyere inersiniz. Burada dereyi cevreleyen agac;:lar sulann uzerlnde koyu golgeler birakrriar ve sanki onun sesslzllqlnl, durgunlugunu artmrlar,

Bu dolaylarda, bazi agaQ kurnelerlnln altlannda muslurnanlara rnahsus kUQuk mezarhklann taslan goze carpar. Zaten Istanbul'da mezarhklann Qogu boyle. hep sesslzllqtn, huzurun, guzelligin haklm olduqu cevrelerdedlrler, Bu sirada, ogle gune~inin srcakhqmdan korunmak lcln, agac;larm dallan arasma tunernls bulu-

nan kuslarm keyifli ctviltrlan duyulur. .

KaYlrkc;mlz da burarnn tath serlnllqtndsn ferahlik duyrnus olmah ki, kaYlgl daha isteklihareketlerle basrk bir kopnlye doqru yonellr. Bu kopni, Irmagm en dar bir yerinde, Goksu vadlslnl birbirine baqlar, Tatil gununu gec;irmek, dinlenmek lcin buralara dolusmus clan pek cok kimse ogle stcaqrrnn klzglnhgmda~ kdrunmak lcln obek o:berk golgeliklerde toplarurlar. Ozeri arabesk tarzi bol suslerle lslenrnls cesrneden su leerler: yukanlardan esip gelen serin Boqaz r<uzgarlanndan yararlanmak arzusuyla aksama kadar burada dinlenlrler.

Buras: geni? bir alaru kaplayan yesil, cimenllk bir yerdir. Bu <;imenliklere harurnlar secc~delerini yayarI~r: burada oturup etrafi seyreder ya da araba ile gez!mrler. Uzun suren yaz uunduzunu boylellkle gec;irtrler, Bu cirnenllk ile Goksu deresi arasmda, blraz da-

36

BU ~EHR-i iSTANBUL xt..

ha kU9uk bir alanda, sjk bit koruluk bulunmaktadir. l3u korulugun aoka tarafr erkeklere aynlrmstrr. Onlar burada. - kendllerlndencok daha konuskan eslerlnln yaptrklan dedikodulardan uzek - cubuklanru tutturerek, serbetlerlnl lcerek, kavun yiyerek eglenirler. Burasr, bu haliyle, dunyarun en cok gorulmeye deger yerlerinden blrldlr.

Bir yanda, yumusak cimenlerln ilzerlnden, sultanlann arabalan aglr aglr qecerler. Bu arabalan ceken okilzlerln basbklsn ilzerindekl aynali levhalarla araba tentelerlrrln san kilaptan sacakh kenarlan g<une:;;<in altmda pml pinl parlar, Bu sirada arabadakl sultanlar, yuzlerlnde her zarnanklnden daha az ozentlll bag lannus yasmaklan ile, ipek minderlerin uzerlne yaslanrmslardir.

ate yandan bir pasa eslnln sU<sJ.ii arabasi qecer.

Bu arabanm perde gibi sarkan krvnmlan acjk renk sacakhdrrlar. Araharun atlannagelince: Onlar da son derece goz, ahci blclmde auslii pusludurler. Arabarun lclndeki YUZlU yasmakh kadm zaman zaman, saf ve so(uk benizli ceklclllqlnl elindeki yelpazeile qizlermis gibi yapar. Bu yelpaze, onun hem bos vakttlerinl qeclrrr.esine yarayan, hem de paha blcllmez miicevherlerle donatilrms narin parmakli, bir peri eli kadar guzel ve bembeyaz blleqinln gorulme·sine yarayanbir aractir,

Daha baska yorelerde beylerin, efendilerin ve Arabistanh em'irlerin eslerl: iran seccadeleriyle kirrruzt renkli hahlanru cimenllqe sermlslerdlr. Bunlardan biraz yaslanrrus olanlar daha serbestcedlrler:

Yasrnaklannm, yuzlerlnln alt krsrrnrn orten parcasrru kaldrrarak kadinlara ozgu ozel cubuklanrn tutttlrilp keyfc;:atarlar. Gene olanlan, seccadenln kenarma diz cokmus halayiklanrun tuttuqu aynaya - kl ayna Turk

37

BU !;!EHR-i iSTANBUL KL

kadrrurnn en sad Irk, en surekl! arkadasrdir - baktp hotozlanru duzelterek eglenirler. Bu eglenee de onlar i9in biiyuklerininlkinden daha a~agl degildir.

Ayna, ozelllkle Turk kadmlari iein, ieat edilmis en guzel oyuncaklardrr. Dogulu bir gluzel kadm lcln, bunlarm lslenmeslnda gosterilen zevk, yapilrms oldugu metallndeqertnln yuksek olmasi kadar onernltdtr. Kadmlar i~inbu 90k gerekli oyuneaklardan hiri, hele haremde, rnutlaka onun her zaman yambasmdadrr. Her kafesll arabarun icinde bunlardan en az dort tanesi, yaldizlt lc kaplamalann uzerine qeclrllrnlsttr. Boylelikle, araba giderken, onun lclndekl g'uzel harurn da aynaya vuran kendi guzel ~ekieiligini rahathkla seyredebillr. Hemen hie; bir Turk harnrm yoktur ki, Buyukdere'den lstanbul'a kadar suren u~ saatllk yolculuqu, cok sevdigi aynasiolmekstzm yapablls!n.

Genellikle yuvarlak bi~imli ve ~ogunlukla cercevesi ile sap I ayru metalden yaprlan ve ayrn motlfl! stlslenrnls bulunan buaynalann blr krsrm aglr oyma '~I. i~l.en~mi~.~ altm ya da gumu~ cerceve lclne yerlestlrilrnlstlr. Uzerleri de krymetlt taslarla susludur, Ne var ki aynalarin boylelert sadece saraylarda, soylu ve varlikh kimselerin konaklarrnda bulunur, Otekller renkli kadife cercevelsr uzerlne, Tiirklere ozgu bir ustalrkla, en zarlf motifler verllerek inei ya da sirma islenmls aynalardrr, Daha a~agl srruflarda bulunan k~dmlarm aynaya i1gis'iz olduklan samlmasm; bunlarm da aynalan vardrr. Ancak cercevelert tahtadandn-, Ozerieri ctlah boyalarla s'uslenmi~tir ve otekilerden ku- 9ukti.irler.

Yukandan beri tasvirelfah~tlglmluzere, lnsanlarla ~Ikhm nklrm dolu olan KUIf1i.iksu, kendl basma butilnuyIe doguyaozg!u blr nlteljk ve karakter tastmektadrr.

38

BU !;!EHR-i iSTANBUL xt ...

Slrndl bu nltellk ve karakterl meydana getiren ozelllklerl birer blrer gozden qeclrellm :

Bir yanda, agalflarm altmdan aglr aglr gelfen krrrruzt kaplama gelfirilmi~ arabalar, clmenlerln i.izerine yayilmrs yi.izi.i yasmakh kadmlar, ortalikta harumlanna hizmet lctn dolasan halayrklar, ote yanda baslenndaki tablalarla, sans yapmak lcln oradan oraya kosusan garip kihkh muhallebieiler ve tathcrlar goze carprycrdu. Tathcilann baslanrun i.izerindeki tablalarm i.izerinde ki.ilfuk kUlfuk raflar vardr, Bunlarm ustunde de ceslt cestt dizili, lstah ceklcl earn ve porselen tabaklar. Mi.i~terilelr pembe renkli tabaklarda muhallebl, sa-

. n renkte olanlarda da Ife~itlli otekl tathlan yiyorlardi.

Biraz otede yogurtlfu, omuzundakl smga baglr tepsileri sallaya sallaya yliriryordu. Bu tepsilerin lclnde, ustlert san kaymak tutmus, kahverengi toprak yogurt canaklan bulunuyordu. Daha ilerde ise aYI ve maymun oynatrcrlar: onlarm da daha oteslnde burnu gi.ine~ten yanmis, basmda geni~ bir hasrr sapka ve Ozerine frenk elbtsesl g,iyili blr Rum dondurmaci, cevreslndekl halka dondurma satrnak lcln degi$lk dillerde malrrun ovg1i.isunu yaparak dolasryordu. Belliydi ki bu cabasi mumkun olduqu kadar cok dondurma satmak ve cok para kazanmak hirsmdan ileri geliyordu. Sonra, basi sankh, elinde blr toprak testi ve blrkac bardakla hanl hanl yam yoreyi dolasan sucu. Yuksek tabakaya mens up harumlarm seeeadelerini, cubuklartrn

, surdan buraya tasiyan hlzmetcller, krrrrnzi seltalller, salkrrn salkun lzmlr. tizumlerl. obek obek ftndrklar, yapraklanyla ve dahyla kopanlmrs erikleri satan meyvacrlar, kavunve kabuklan zumrut yeslll karpuz YlgmIan uzerlnde oturan serqlcller (hele topatan dedikleri kavunun rnls gibi kokusu her taraf sanyordu).

39

BU I;lEHR·i iSTANBUL xt..

lstanbul'un Anadolu yakasmdakt yerlilerln en gok gozegarpan kryafetlert, tambur sesleri; bu seslere uyarak, igindeguzel harnrnlann bulunduqu bir arabarun orulnde yanrn daire yaparak oturup turku soyleyen bes aln Hurn'un akortsuz seslert. .. Butun bunlar, zaten bash basma gok mlrkernrnel olan bu dekoru sankl daha da tamamlarnak ligin oyle bir elbirligi etrnlslerdl ki; buras: hakkrnda onceden hie bir filkri olmayan blr Avrupah eger buraya qetlr llmls olsaydr, 0 zamana kadar bazi mubaiagaci masalcrlann uydurrnalanolarak sandlgl seylerin gergege uygunlugu karsismda ne yapacaglnl :;;a:;;jnr,buy<i.ilendigini hisseder gibi olurdu,

~u,guksu vadlslnln bu anlatmaya galr:;;tlglm ktsrrum, fazlaolarak da, «Padlsah Agacl" denilen lhtlsamh bir agacln bulunduqu son derece guzel blr denlz k'YISI suslernektedlr. Padlsah K[u;:uksu'ya geldi- 9i vakltler, oturrnast lcln, bu agacm altma bir hair serlllrrnis. Bunun biraz ilerisinde sogut agaglarrnm g61geledigi yuksekge blr yer vardir. Bu yuksekce yerin blr yanma 9'uzel bir kose tasi yepilmrstrr. Kimbilir bu tasin uzerlne konan tozlar bile ne kadar talihli tozlardrr.

Oturmak loin iyi bir kose seclp seccademlzl, minderlerimizi yaydiktan ve yiyeceklerimizi hazrrladrktan sonra, bizimle birlikte piknige gelen dostlanrmzdan blr kisrru avlanmak lcln cevredekl tepelere ciknlar, Madam S. ile ben de, qlttikce yogunla:;;an insan kalaoah .. glOm meydana gerJJirdigi bir halkanm yarunda iclnde gezinmeye basladrk, Ellmlzde olrnayarak etrafrrmzdakile're hayran hayran bakryorduk, Bu halimizi gorenler bizi candan gonulden selamhyorlardr. Nlhayetbunlardan birisi 90k kihirli ya da arabalarmdan lnrneye tenezzul etmeyen,belki de usenen bil'1kac;: harurna, blzlrn

40

BU I;lEHR·i iSTANBUL xt..

kim olduqurnuzu sordu. Klmdik, nereden qelrnistlk ve burada ne yapryorduk? Bu ve buna Denzer, Insarun sebnrn tuketen daha baska bir suru sorulan cevaplandirrnarruz lcln gul,(jmseyerek ricada bulundu. Biz de cevaplamak lcln durmaya rnecbur olduk, Bu harnmlardan hlc birlsl guzel deqlld]: fakat hepsi nazik ve iyi lnsanlardr. Aslmda sorduklarr sorularm hlc birisi kendilerini ilgilendirecek seyler deqlldl, Boyle oldugu halde karsilrkh konustuk. Kendilerini ve blzl az 90k ilgilendiren konular bularek sohbet ettik.

Turk harumlannm yabancilara gosterdikler,i nezaket ve incelikderecesi hlc bir seyle ol<;i.iIemez. Onlar bir Avmpalr kadm gordi.iler mi her zaman onlarla tarusmak ve konusmaktan zevtk ahrlar, Gercl kendileriyle tarusmadan once onlara karst biraz· ceklnqendlrler: lakin tarustiktan sonra oylesine candan ve tebil blr karsilayrslan vardrr kl, bu yabancr kadmlarm Turk kadmlanna karst besledlql yanhs duyguyu bir anda eritir gider. Tarustiktan sonra artik, kendilerinin olan her :;;ey bes daklkaya kalmadan onunuzdedlr. Yernekte 01- duklan meyvalarr ve kendi elleriyle hazrrladrklan guzel kokulu serbetler cesldlnden neleri varsa size ikram ederler. Onlarla abbaobk etmeniz lcln sadece nesell olmarnz, size hig blr zaran olmayan rneraklanm hos gormeniz ve, elinizden geldigi kadar.vqosterdlklerl nezakete slzln de ayru yolda cevap vermeniz gerekir. Avrupalrlann hemen heps! Turk kadmlanru, her seye kars: htc de hosa gitmeyen bir umursamazhk ye davraruslannda da sogutk olmakla sU9landlnrlar. Bundan dolayi da onlardan adeta urkerler. Oysa benim gordugum harumlarda bu hallerden hie; eser yok, Terslne. salt kendilerine ozg!U hos bir nezaketleri var kl, bu ancak yaranlrstao qelrnektedlr, Bu hallerl, onlann du-

41

BU I;lEHR-i iSTANBUL KL.

~unO~lerindeiki sadellk ve karakterlerlnln verdigi ozdenllk ve i'c;:tenlikle birleslnce yasamm anlamim bir kat daha lncelestlrlr ve ona daha bir ceklclllk verir. Kisa sOrdOglO halde hos olan bu gorO~meleriniz srrasmda lclnlz Kadar .gozleriniz de senlenlr, COn-kO bir Osmanh harnmrrnn zarif kryafetlvher an nazlk olrnaya hazir ve kendine hakim davranrslanndakl agll'\ba~!Jllk; yabancilar tarfrndan onlara yakistmlan «klblrll, soguk ve degersiz ceklctltk- vasrflanna hie; de laYlk olmadrklanruqoster!r. Ne var kl onlar nazik davranmak konusunda ne Kadar lcten ve lstekllIseler, yerslz mOnasebetsizllklere kars: da 0 denll hassas ve tltlzdlrler,

Biz, arabadakl harurnlan basrrmzla selamlayrp yOrilmek uzere Idlk ki bunlardan yaslica blrisl bize dort tane salatalik Ikram etti. Bu sebzeyl Tilrkler biiyOk bir zevkle ve bir meyva lmls gibi yiyorlar. Hazrmlan gOc;: olan bu seylerl yemektstemedtqtmtz halde, candan ve blr lkrarn olarak sunulrnus olduklan icin biz de candan kabul ettik. Bu olay, b~lki onemlt deciiJ.dir ama, bir gere;egi lsoatlamak ie;in soz konusu ediyorum:

Biz harurnlarla karsilastiqnmz vaklt onlar bu salatahklardan ylyorlardr, Blr ingiliz harumr, bir yabancr ile kar~i1a~tlgl zaman, nasil arabasrndakl sandvlc ve sampanyadan ibaret yiyeceklerinden Ikrarn. etmek lcln davrarursa, onlar da tam bizim duyqulanrruzla salataIrklanrn bize uzattrlar,

Bu arabanm biraz oteslnde baska blr harumla karsilastik. Arabasrndan lnmls, aglr bir iran hahsimn uzerinde namaz krhyordu, Bu seccadenln slOslO motifli kenarmda pek cok ve gOzel oyrnalarla lslenrnls gOmO~ bir ibrik durmektaydr, Bu ibrik herhalde onun abdest almasi lclndl, Tam arkasmda da kollanru kavusturmus Dc;: halayrk ayakta bekliyordu. Harnrn namazrm kr-

42

BU $EHR-i iSTANBUL xt, ..

larken, lbadetinln vecdi ile 0 kadar.kendlndenqecmisti kl, onlar lcln her zaman blr merak konusu olan Avrupall kadmlarm gozOkmesi bile, kendislnln gozlerini seccadeden kaldrrtmaya yetmemlstl: KOc;:Ok ellerini gogsOnde kavusturarak, bast yere egili. sesslzce duasim okuyusunda ne derln bir anlam vardi. Kalbin sesi 0- Ian bu duarun, yuksek sesle okunmasina lhtlyac yoktu. Eger bu harurru baska bir seyle rnesqul olurken gorseydirn, sirf dOnyamn pek esslz gOzelliklerinden birini seyretmek zevklnl daha cok tatmak lcln, orada daha bir saat durablllrdim, Fa-kat biliyordum ki 0 lbadet ederken yanma fazla yaklasrnak ve kendlslni inceler gibi gorOnmek bir sayqrstzhkttr: bunun h;in yanmdan aynldrrn.

ister lslnde, ister eglencesinde olsun: lsterse buiundugu mevki cok yuksek bir der~cede olsun, bir TOrk kadrrunm - zarnaru qellnce - din! gorevini yerine getirmeslne hie; bir ~ey engel olarnaz. Boylaolduqu qibl, ibadet zamanr, bulunduqu yerin de bir oneml ve etkisi yoktur. Padlsahm krzkardesinln Kaglthane'de, ya da halkm yine toplu olarak bulunduqu baska bir yerde, namaz vakti geldigi zaman, arabasmdanlndlql ve carlyeJeri namaz seccadesinl yere yaydiktan sonra,c;:evreyi dolduran halkm gozleri oniinde, kalabahqm seslerf arasinda - sanki saraymm bir odasmda yalmz basina lmlsqlbl - sesslz ve telassrz bir hal de yere diz 90- kerek narnazrrn kJldlgl srk srk raslanan hallerdendir ...

KOe;Oks.u'da y,Oksek agac;:lann srk yaprakh dallan altmda ve yesll cayrrlar Ozerinde.e;evreyi kusatan tepelerden vadiye dogru pOfOr pO~Or esen rOzgarlaserinlememiz ve ikide birde etrafrrruzdakllerle selarnlasarak dolasrnarruz ne Kadar keyifli bir seydlr, Bu arada her an padlsahm da qelmesl bekleniyordu. Bundan

43

B"O ~EHR-i iSTANBUl;. KL

dolayt birtim gazier, arada blr, onun qeleceql yone dogru dlklliyordu. Fakat ne yazrk ki bu bakrslar bosa gitti; padi:;;aihogi.in gelmedi.

Dolasirken blrden dlkkatirnlzl ceken blr araoaya rasladik, Sirtlan boyalr okuzler, arabalardan 90zlilrnusler, biraz otede otluyorlardr, lstanbul'da hali vakti yerinde ailelerin arabalari, beyaz denecek oranda aC;lk renkli okiizlerle cekllir. Bunlann parlak tuyli.i derileri ver yer turuncu renge boyamr, Bu da onlara ayrr bir ozellik verlr.

Birtakrrn cariyeler arabarun iki qeceslnde sanki blr duvar meydana getirir gibi dlzllrnlslerdi. Onde de iki zenci harernaqast duruyordu. Buttm bunlar 'Oradakt kimsenin yilksek tabakaya mensup biri oldujiunun belirtileriydi. Bunu anlaymca arabaya doqru yi.iriirken adrmlanrruzt d~ha aglrla:;;tlrdlk. Boylellkle arabamn lclndekllerln kim olduklarrru yakmdan g6rmek lstlyorduk. Arabarun lclnde iki harum vardr, Pek at'wbash olan yashcasi cubuk Iclyordu. Giizel olan genci de, zengin Islemell rnlnder ve yaenklarm arasrna oyle gomOlmii:;;ti.i kl, gorlinii:;;,Q adeta hayal meyal seclllyordu. Bu hanrm lcln «gilzel» deyimini kullaruyorurn: fakat sanrrtm kelirne yihe de yerinde olrnadr, Cuntki.i kendislne yaklasttqrrmzda.velinde tu1:tugu pek az ras'arur deqerdeki devekusu tuyleriyle cercevelenmls al'jnayt blraktlgl zaman, gordugum yuze 0 g'une kadar dunyada baska hie bir yerde raslamarrustrm. Tenl oylestne neyazdi ki, yasmaqimn krvnrnlan ile bu yasmaqrn altrndaki alrun rengi arasinda hemen hemen hic blr renk farki yoktu. Hele 0 gozler!.. Soluk yanaklanrun uzerlnde, sarnurdan ptlskiillere benzeyen ve gecenin zifiri karanllgl kadar siyah kirpiklerin altmdaqomtllti bu gozler ne kadar lnce, ne kadar mahzun bakrsh ldller. Ben

44

BU ~EHR-i iSTANBUL xt..

boyle gozleri ancak rOyalanmda gorebilird!m. ince v~ keskin r;:izgili blr burnu vardr. YOzGnGn 0 gi.lz~l. oval bl~ cirnl, ustunde sikica baglanan ya:;;ma.~ta~ _ ~7lce belli oluyordu. Bu 9'uzel, 0 zarnana k~dar ~~rd~g'Um ve an~ cak en yuksek bir hayalin yaratabrlecegl, dl.lle tanr~I~.n mast cok zor ve hemen hemen bir ben~err dah_a gor~lmemts bir gGzeldi. Atlas orttmun .~ze.~m~e YlgllI .mrnder ve yastltklara nazh nazli g,omulmu:;;'1:u. Ellennde, boynunda, kulaklannda muce'Vherl~.r parllyordu ': Ama her halinden anla:;;llIyordu, hatta :;;uphe yo~t~ ki, m~~:u bir lnsan degildi. Engin bir umutsuzluk lctnde yuzdOgO sohrk r;:ehresinin ifade,sinden ar;:II~9? anlasilryorduo Onun yasam hikayesini ogrenmek Ir;:m neler feda

etmezdim!.. .

Ben bu guzel harurna uzun uzun hakarken. elrmd~

olmayarak, ir;:imdeki duygulan bettrtmts .. o~~aIIYI~ ¥kl, gozlerimi kenqisinden ayirrnadan onc~, yu~und.e .huZ!u~- 10 ve tath bir gGiGmseme belirdi. Go: goze Idlk: Guzelligine acrma duygusu lclnde bakt~glml. se~~~lI:;; de tasekkur ediyormu:;; gilbi ellnl - selam nrtellgrnde - g6~s{inOn uzerlne koydu. BOtOn bu s~r~ !r;:!nde yarundakt yash hamrn, sanki gonlO ferah btrtstntn yanrn?a oturuyormu:;; giibi, tam bir huzur ir;:inde r;:ubugunu 19- meye devam ediyordu. ihti:;;amh arabamn sacaklan gOne:;; altmda panl panl parlarken, onun lclndekl, basi onune egik ve dO:;;,Onceli 0 gOzel kadtndan her tara~, herkes senlik ve mutluluk dolu idi. Bu hammefendlnin kim' olduqunu ogrenmek lcin elimden geldigince sorusturmalar yaptirn. Fakat kesln blr sonuc elde edemedlrn, Yalnrz sorduklanmdan biri, onun bir pasarun gozde eslerlnden biri oldugunu s6yledi; f?kat pasarun adtrn unutmu:;;tu, belkl de soylemek istemlyordu. Onun icln bu yetersiz bilgi lle yetinmekten baska care bula-

rnadim.

45

BU ~EHR-i iSTANBUL Ki...

CaYlrdaki gezintimlzi tamarnladrktan sonra minderlerimizi aldik, bir agacln altma oturduk ve serlnlemek lcln aldrqrmrz tath kavunlarla kendlmlze gOzel blr ziyafet cektlk, Biraz sonra blrkac TOrk harurm yakrrumrza geldiler ve onlar da bizim oturduqumuz agacm altma oturdular. Kendileriyle ahbap olduk. Onlara, Turk harumlan da kakul kesme modasma uyah beri, istanbul'da pek onemll bir konu haline ge!en sac; kivrrma usullerini ogretUk. Yanrn saat kadar bu ve bunlar gibi navai seylerden soz ederek pek gOzel vakit qeclrdik. Meyvalanmrzr, sekerlernelerlmlzl bu yeni ahbaplanmrzla paylastiktan sonra, onlarm deniz kiyisrna gitmek lcln acele acele hazrrlandrklanru gorOnce, ben burasirun resmini yapmak lcln blr seftall agacmm altma oturdum. CaYlrdaki kalabalrk azalrrus, hemen hemen dagIlrrnstr. Fakat orada burada dolasan blrkac klsl vardr, Bunlarm hepsi c;evreme toplastr, Bu kalabahk benlm, yasmaktan ve feraceden daha cok gorOI meye deqer baska bir seyqorrneme gerc;ekten engel oluyordu, Can srkmttsi lclnde bu lsten vazqecmek Ozere iken yamma bir korucu yaklasti ve resim defterimi kendisine gostermemi rica etti.

Ben hemen defteri gosterdim. BOyOk bir iyiniyetle yaptlglm bu davrarusm karl?IIIgml da, dOnyada asia unutamryacaqrrn bir sekllde, gordOm. COnkO korucu, defterimdeki resimlerin insan resmi olmayip bir takrrn desen ve gorOnti.ilerden lbaret olduqunu anlaymca, cevreml saran ve beni az cok rahatstz eden harnmlara, gormeyi cok arzu ettigim yerin ufkunu kapattiklan lcln reslm yapmaya devam edernlyeceqlml: dolayrsryla acilrnalanru bildirdi. Harumlar bunu 90k iyi karsrladrlar ve srra ile, omuz basrmdan yapmakta oldugum resme egilip bektrktan sonra, gostermil? olduqurn taharnrnulu:

46

BU ~EHR-i iSTANBUL Ki...

"Ma~allah», "Pelk 'g'Ozel» «e~idinden sozlerle mOkatatlandrnp birer lklser saga sola daglltp uzaklastrlar.

Sonunda benlrn kuC;ftk teblom ramamlandt. Kalemimi kaldirarak, bent ve yaptlglm lsl koruyan korucuya, gosterdigi nezakettenotOrO candan tesekktir ettlm. Bundan sonra biz de kalktik: kopri.iniin obOr ge«esindekl ye,~i1li'k yolun Oze.rinden deniz klYlslna doqru kalabaltgm arasma kanldik.

Burada gordOgOm manzara da cok degi~ikti. Slrln, beyaz ve ciplak olan Rumeli Hisan, karst kryrda mavi gokleri keskin bir clzql ile dellyordu. Burast Bogaz'm en dar yeri oldugu lcln, bu yOce rnlrnarlrk eserini, slrndiye kadar gordOg,Omden dana yakmdan ve daha etrafh gorebiliyordum. Surlarm i,C; tarafmda birbirine pek yarkm olarak yapilrms blrcok ev vardr, Eski bir geieneqe gore burada oturanlann cocuklart, hlsar simrIan drsmda hie kimse ile evlenemezlermi~. Bu yOzden, hep birbirleri~den kiz altp verlrlerrnls Slmdlye kadar lclerlnden hie; binlnln bu gelenege aykm hareket et-

tigi gorOlmemi'~".

GOndOzi.in erken saatlerinden vadldeki c;aYlrltgl

dolduran insan kalabaluir, slmdl bu guzel yerin deniz kryrsmda iki taraflt agac;larm uzandrqt meydanadoqru golgelik yerde blrlkmlslerdl. KIYIYI si.isleyen bu agac;lar, daha once anlattiqnn c;e~mede sona eriyordu. Bir yanda padtsahm yaldrz]: boyalt kOl?ki.i gori.iJ.i.iyor, ?nun yarubasmda, ince minaresi gOkyi.izOne ftsek qlbl firlayan ve etrafmdaki sik yaprakh agac;larm arasmda canst hemen hem en kaybolan ku.C;i.ik mesclt, gozOkOYordu. Ote yanda bir Ylgm araba yam yoreyi doldurmustu. Ortada ctrnenler Ozerinde benek benek kadm ropluluklan goze carpryor: renk rerrk elbiseler giyinmil? kii.i9,Ok cocuklar, korpe vi.i,cutlanyla nese lclnde hopla-

YIP zlpllyorlardl.

47

BU $EHR-i iSTANBUL KL

Buras: bir yabanci lcln tam bir ilham kaynagl idi.

Butiln bu toplulukta goze carpacak kadar belirgin ve yaygrn olan nezaketi ve iyi kalpliligi gormek sezmek cok zevk verlcl blr sey, Boyle bir yeri bir kere goren bir Avrupali'mn, nasrl olup da, memleketine Turk karaktert hakkmdakoru izlenimlerle donebilecegine bir tLirli.i akhm ermiyor.

is'tanbul'un bolluk lclnde yasayan allelerl arasinda kibir ve gurura raslarursa da, orta hallllerm bulundukIan semtlerde bun dan eser gorulmez. BOyle klmselerin, sansh ve varlrkh kornsulanmn kendini beqenrnlslikleri ve tafra satrnalan karsrsmdakl tutumlan, onlan gormezliktengelmek ve umorsamsmakn-. Zaten bu I<ibirlilerin davraruslan zevk ve eglencelerinde kendilerl icln henhangi blr olumsuz etki yapmaz. istanbul'. db dinlenme ve eglenme gunleri her smrf halk arasincia, belki degil?ik cesltlerde fakat daima ayru derecede keylfle yasarur. Boyle gunlerde mevki ve derece farklan da zaten oldukca qevser. Bulutsuz bir gokyuzu, insana gevljlekJiik veren guzel bir hava ve tabiatrn en guzel gorunWleriyle dolu bir ortam, insanlarrn neselenlo dinlenmeleri i'e;in yeterli olan seylerdlr. Bunlar i'se en yoksul bir kirnsenln bile rahathkla ulaljlabilecegi kosullardrr. Bunlara bir de, Turklye'ds hie; kimseden eslrgenmelyen nazlk ve hatrr alter gmumseme ve hemen veri len lcten ve ozden selam ekleruraa; Turklerln ta.· biilikten ve iyikalplilikten doqan sade zevkleri secrnekle ne kadar ak,l,lrhk ettikleri kendiliginden anlasrI,:. Cun~'u Avrllpa.I,lar; ince ve daha kendilerine oz~u blr zevkl yal?ayaib,lme'k imkanlarrndan yoksundurlar Yuksek mevki sahlbl olrnak, yOksek basarrya ulasmak hrrsi ile kendilerini yer dururlar: bunun sonucu olarak

48

BU $EHR-i iSTANBUL xt..

da belki gosteril?siz, fakat huzurlu eglenme ve dinlen-

me yollanru yltlrrnls durumdad,rlar.. .. .

Ne var kl, ban a burada «lnce» keljmeslni de yennde kullanrnadrm gibi geJiyor. Aslmda TUrkiye'd~ki zevkler gibi sade zevkler, batmtn 9'os,t~ril?e da~alr ,srafindan cok daha ince ve soyludur. Taol~t~n e~.g'I~. kutsallrgl, Avrupa'nrn mevki sahi:bi kleilerinln s~slu salonlarmdan daha ulstOn ve daha gorulmeye deger l?eyler degil midir? Fundahkh tepelerden esen ve asaqrdaki ic acrci vadlye bahar c;ie;eklerinin kokusunu yayan ruzgar, buyuk sosyetelerln esans kokusu slnmis duvarlarrndan daha rm az tatlr kokrnaktadtr?

Eger bunlar lcln: «Uyqarhktan yoksun zevkler» deniyorsa, 0 zarnan Turklerin dunyanm en uyqarlasmrs insanlan olmalarr gerekir. c_;:,unku bu gibi seyler, onlarm en buyuk zevk kaynaklandir. istanbuJ'da bir Nazrr, isinin tilrlu kayqilanrn, blr lscl, haftanrn turn aglr yorg'unlugunu tabiatm koynunda ve tabiat S~vgisiyle gidertr. Eger bunlar kultOrlU kafalarla saf k~~selere aynr zamanda zevk veren seyler diye kabul edillr.se 0 :a~~~ Turkler, biraz once de soyledigim gibi, z~vkrn en Iy!srnl secmislerdir. Bizim, onlarr bilimde oldugu kadar eglenm~de de geri brraktrqrrmza kendimizi i~a~dlrmaya ~~~hsarak yaptlglmlz sarlatanliqa ve kandlmlze verdlqln';izon~me onlar - her zaman olduqu gi!bi - ie;leri.~d~.n acryarak qiilmekte hakhdirlar. Biz. Avrupahlar, ornur boyunca eril?emiyecegimiz bir hayal arl~asrnda~ .kol?~nz. a ise, kendlelnl uzaktan qosteren bir ruh qlbl, dalrna ucar gider ve biz hie; bir zaman ana ulasamayrz.

BU gere;ege, asla, KClguksu'da oldug~ kadar i,nanmarmstrrn. Turkiye'deki kadmlan. toplu blr h~lde, .. b~n" dan d~ha yakmdan da gormemil?tim. H~rkesrn yuzunden eglendigi ve dinlendlql belli oluyordu. Aksarn yak-

49

BU l;lEHR-i iSTANBUL xt...

lastp kaYlglmlza dondug'umuz ve KU9UkSU'dan aynldiglmlz zaman, artrk lstanbul'un lnsanlanru, kadinlarrru daha iyi tarudijnma, onlarin sosyal karakterlerini daha yakindan sezlnlernls olduquma qercekten emindim. Onemli ve ustilnde durulrnaya deger nokta sudur: Bir Avrupah bu rnernleket halkrm ne kadar yakindan tanrr, onlarm i9gudOierini inceler, gelenel<!erinin saqlarnIIgml sezinlemeye calrsrrsa, gider.ek, Turklerln yi.iksek kalpliliqine 0 oranda daha QOk hayran olur.

Ae;:lrke;:a soylernek zorundayim ki hie blr Avrupah kadrn topluluqu, iki yabanci kadim - Kue;:u,ksu'da qeclrdigimiz g'un Turk kadmlarrnm blzl karstladrklan kadar - candan karsrlamaz ve arkadasimla bana davrandiklan gi'bi davranrnazdr. Ogun ortahkta lsslz gUIe;:si.iz dolasan biz gavurIar her tarafta guIer yuzle selamlandrk, Her yerde blraz dump konusmaya zorlandrk ve onlarm her ti.ir!<u yiyecekIerinden yemeye davet edildik. Krsacasr. Ilk defa beIki de sadece 0 gun icin gorUli.ip de bir daha asia karsilasarmyacak klmseler gibi degil, esklden bert sureqelen, uzun surrnus ve uzun surecek bir arkadas muamelesi g6rduk G6sterdikleri nezaket ve yakmhga guler yuzIe ve ettlklerl i1tifatIara hernenkabul edilme yoIuyla karsrlik goren bu Turk harumlan, kendileriyle dostIuk etmeye qlrlsecek olan her yabancr kadma da supheslz aym sekllde davramrlardi.

Hal boyle lken istanbul'da oturmakta olan Avrupall hanrmlann, blr Turk aiIesiyle tamstp dostluk kurrnalan pek seyrekqorulen bir durumdur. Hatta blrkac gun sonra kendlslne G6ksu qezintfrnl anlattrdrm bu harumlardan biri ne dese :begenirsiniz :

- ~urk kadinlanndan korkmadunz mi? ..

50

HELMUTH VON MOLTKE

ilerilerin iinlU maresalr Moltke, gene bir subayken, istanbul'a gelmi~ ve bir raslanti sonucu Osmanh ordusu emrine girmisti. Tiirkiye'de uzunca bir siire kalan geng Alman subayr, istanbul'u 0 Qaglarm Hlristiyanllk romantizminin etkisi altmda gezdi ve gordiiklerini, izlediklerini mektuplar halinde kaleme aldi, ~agldaki boliimler, onun bu tur yazllannr toplayan I«Tiirkiye Mektuplan»ndan almmistrr.

iSTANBUL'DAN iZLENiMLER

B UHADAKi Y A$A YI$ druzeni son derece biteviyeo Ka'hvaItl,dan soma, hava lster g?zel olsun_, i~ter k6tu olsun, geziyorum ve hemen dalma Beyoglu n:~rn ana caddesinden bilyiik mezarhjla gidiyorum (1). Yuksek ve yozyllIar g6rmu~ serviler, karlann aglrllgl aItmda dallartru yere egiyor_ Sayierz dlk mezar taslan da huzdan bir 6rtuyIe son derece guzel kaplanrrus. Yo-

(1) On dokuzuncu yuzyll' haslarmda Taksirn'in arkasr, Gumu§_ suyu ve dolaylan tumuyle buyiik bir mezarhkti.

51

BU $EHR·i iSTAN'BUL D ....

lun serrvi orrnarnndan C;:lktlgl noktadan Bogazi,c;:i'nin olaganOsti.i g'uzel bir panoramas! gorulUyor. Al?aglda padlsalun Besrktas sarayi var. Padlsah, kanh arular saklryor (1). Eski sarayi I'Iopkapr) artik busbuturrbirakrrustmOna kendlsinln orada alecegi yolunda kahlnlikte bulunmuslar. Ote yakada Asya'nm karh tepeleri, 100,000 nufuslu bir semt olan Usku.dar ve denizin 01'tasrnda Leander (2) kulesi yOkseliyor.

Slmdl, yukansrnda mezarhqm bulunduqu dik bayirdan al?agl, Boqaz kiyrsma kadar gel benlmle: Bir an curalrm ve 'olancapucuyle tal? nhtirna carprp kmlan ve altm yaldtz]: parrneklrklar uzerinden ta padlsanm ka$kGne kadar kopilkler sacan dalgalarr seyredelim, Rumlar hurada dalgalr denizin kryrya attlgl istiridyeleri topluyorlar. Suruletle kopek de olmus bir attan kaian parcalari yernekle rnesqul. lhtleamh blr mermer cesmenln onOnden qecerek saga donuyor vedamlan hernen hemen birbirine degen uzun bir srra dukkana vanyoruz. Burada dlkkatl en cok ceken seyler yiyecek VB meyveler. Eger bir gemi bulabilseydim, sizin lcln gi.izel bir sepet hazrrlardrm, Burada hurrna, incir, antepf!stlgl, hindistancevizi, kudret helvasr, portakal, kuru 'Ozi.im, ceviz, nar, kebbat ve daha baska, adiru bile bllrnediqtrn blrcok lyl seyler var. Burada bal bularnacr, sutlac, keel 8'OtO kayrnaqt ve uzurn peltesi bulunuyor, Hepsi de son derece temlz ve rnukernmel hazrrlanmil? Sonra sebze carers: geliyor. Burada da karnabaharlar, enginarlar, bUyuk buyuk kavunlar, balkabaklarr

{1} Yazar, II. Mahrnut'un kanh bir bir,;imde tahta r,;lkl§rnl ve Yenir,;eri ocaqrru kanhbir bicirnde ortadan kaldmsrm hatirlatryor olmah.

(2) Krz Kulesi'ne yabancrlarin verdigi ad.

52

BU $EHR-i iSTANBUL xt..,

ve karpuzlar var. Bunlarm hernen yan~b~l?mda den.i~ ,Orunleri bulunuryor. Dev orkinoslar <;:el?ldmden cok in iballklar, gumOl?9ihi palamutlar, dulger bal~.k~~rr, ka.lkan bahklan ve hepst de pek lezzetli alan butun ~enlz canavarlart: istiridyeler, istakozlar, yengec;:ler, karidesler ve bu turden otekileri.

cubuklar, klrmlzl topraktan liileler ve kehrib.~rd~n yaprlma uzun aglzlrklarla dolu yGz,den .v= dukkan arasmdange<;:i1erek nihayet Tophane ye, Top<;:ular mahallesine vanhr. $imdiki padlsah tarafrn.?an y~?:Inlrrus olan Nusretiye camisinin, yuzayak yuksekllgmde oiduklarr halde, alt tarafta caplan doku~ ayaktan Iazla bulunmayan iki minaresiryle, otekl cam.~l~r arasmds iistim bir yeri val'. Flrtmalar ve srk sik gor~len depremlere karst durabilmek lcln boyles,in~ nann .. kulel~rm ne kadar ustaca yaprlmll? olmalan lazirn. Guz:1 dlreklerle <;:evrili avluda, soguga aldlrmaya~ak, ?I~dar muslOmanlar sira stra musluklar hasmda yuzlenm, ellerlnl ve ayaklarrnr Ylklyorlar. Qi.in~O ~unu .yapmazlar-

a dualan kabul olunmaz. Bu biraz sennce I!;;t~nson:a s lnanan kisi yOzO Mekke'ye donOk olarak dize gellr,

o I , ' ld

duasuu okur, sonra clzrnelerinl giyer ve qroer.

Hernen yakmda BOyuk KIII<;: AI;i camisi h~.lun:naiktadir. Bunun avlusunda zarif seyler sat.~lan dukkanlar vardir. Kemederinin birinin altrnda bir T~~k me~tup y~ZICISI, dlzlnln ustunde blr tabaka kahn kaglt, elmde blr karrus kalem oturuyor. Genis mantolu ve san pa~u~!~: yuzl~ri ancak g-ozleri meydanda kalacak ~ad.ar or1:ulu kadinlar telasll ve hareketli el hare!ketlerryle ona meramlanrn anlatlyorlar ve bu yaztci TUf1k, yOzO~de en kuc;:uk blr degi~me olmadan harem slrlann.l, bir dava ... b 1.1' padisaha blr dilekGeyi, ya da hlr yash ha-

Isml, e KI , . b'

beri yaziyor: sonra kagldl ustalrkla kathyor, ir parca

53

BU :;;EHR-I ISTANBUL KI...

rrursllne sanyor, ustune krrrruzt mumla muhur basryor ve ister blr sevlnc mektubu, ister yash btr haber 01- sun, kan;;lhgmda 20 parasrru ahyor.

Sayisiz kehvehanelerln slrndl ayn bir goruni.i~u var. Herkes mangallann basma toplaruyor, Fakat kahvenin 0 g{izelim kokusuyla cubuk yok; <;;Onku slrndi Ramazandrr. Hie bir sofuqun batmadan ne blr ~ey yiyebilir, ne blr ~ey lceblltr, Tutun de lcllmez, hatta bir clcek bile koklanamaz. Turkler, ellerinde tesblh, sokaklardaaqrr aglr dolasiyorlar ve bu her zaman gorulrneyen soquk yuzunden somurtup duruyorlar. Ama gune~ 0 lhtisamh Suleyrnanlye camisinin arkasmdan batar batmaz trnarnlar biitiln minarelerden ezana bashyorlarrs Allah'tan baska Tann yoktur», Artrk oruc bo~-

mak muslurnanlar lcln hetta bir borctur, .

Artik Galata surlanna kadar geldik. Buyuk beyaz kuleye (l) trrmamyoruz. Bu kulenin de llmarun ore taraftndakl sehre, BogaziQi'nin obur yakasmdaki Oskudar'a, Marmara denizine, Prens adalarrna (2), ve Asya 9.limp~s'una ~3) lhtlsarnh bir bakrs acrst var. Sagda tum bit" kralhga degen ve qercekten de din dusrnanI~.n .. DO'g~ .Roma lmparatorluqu'nun buWngeri 'kalan b?lumlennl yuttuklan srrada yine de elli yrldan fazla bir zaman bash bastrra.hlr imparatorluk slurdurmus bu!L:~an yanrn mil~on nufuslu azametli sehlr yayrlryor. Y,uksek surlan, blrcok kubbeleri ve koyu yesil servile~IYle e~ uctakl bollum eskt saray (Topkapl)dlr. Buras: ,DOD nufuslu, kendinin surlan ve bUf\glanyla bash ba-

(1) Galata Kulesi, 0 zaman beyaz badanah oldug" u 1.1

(2)' ,. , . an a~;rlyor.

Bizanshjar ve onlardan sonra batlhlar,Adalar'lbu adla ainrmslardrr,

(3) Bursa'dak! Uludag.

54

BU :;;EHR-I ISTANBUL KI...

sma bir sehtrdir. Onun tam y,anrlb.a~I~:da bi~90k klllseler hatta Homa'daki St. Pier e bile omekllk yaprrus burunan Ayasofya'nm 0 gok huyu1k kubbesi yukseliyor. au kilise simdi bir carnldlr. Daha saqda Sultanahrnet camisinin.' hayran kalmacak kadar guzel, alti minaresi goze carpiyor. Narin blclrnlerl yuzunden bu min.arele~, bizim Hrrlstlyan kiliselerinin en yuksek kulelertyle bile olgulemiyecek kadar yuksek gorulluyor. Fakat en yuksek noktayt Serasker kaorsr'nm (1) qiizel kulesi teskil ediyor. Goz alablldlqlne basik damlardan, krrrruZl 'evlerden ve yuksek kubbelerden baska bir ~ey yok. Bunlann datizerinde, sehrln ortasmdan ge({en ve on altt yuzYlldan sonra buqiln de Y'uz ibinlerce. insana S'U getiren imparator Valens'm S'U kemerlert yukseliyor. Geniskemerlerin arasindan Hallespont'un (2) bir tarafi panldiyor ve Asya'nm daqlan da goruntuyu tarnamhyor ...

o

EVLERDE asia kopek bulundurulmez, fakat sokaklarda bu sahlpsiz hayvanlann blnlercesl firmcrlann, kasaplarin sadakalanyla ve bununla btrllkte kendi cabalanyla yasayrp giderler. Cunku kopekler burada ternlzllk memurlannm gorevini hernen tamarnen uzerlerlne alrruslardrr. Bir at ya da esek olilrse halk onu olsa elsa en yakmdaklkoseye yahut sayrsiz yangm yerlerinden birine - ki bunlar ({ogu zaman sehrln en azmdan beste biri kadar yer kaplarnaktadir - suriikler. Orada da kopekler onu yer. Benim cok dlkkatlml ceken bir '$ey de, istanbul sokaklanndan atla gegtigim vakltler, ko-

(1) $imdiki Oniversite yaprsi ve Bayezit kulesi.

(2) Marmara,'mn Canakkale Bogazl'na doqru uzanan y6nleri.

55

BU I;lEHR-i iSTANBUL zt...

peklerl daima sokaqm ortasmda uyur gormem olrnustur. Bir kopek, bir msarun ya da atm yolundan asla cekllmez, Bunu bilen insanlar veatlar, mumktm olabildigi kadar kopegin uzaqindan gegerler; 9unku kopekten kacmmak, onun ustune basmaktan elbette daha gOvenlidir. Bununla birlikte Vine de her gun korkunc yaralanrnalar oluyor: her tarafta zavalhlarrn aCI ile baglrdlklan duyuluyor. Ama vine de her verde, en sik kalabahk lclnde bile onlann tal? kaldmmlar ustimde krprrdanmadan uyuduklan goruluyor. Silphealz bu dort ayakh belediye gorevlileri lcln, kendllerl isteseler de blr yere slgmmak Imkansrzdir. Butun evler onlara kapah~lr. So~agl~.orta~1 onlar lcln lster istemez en guvenlt .. yerdlr. C;unku Istanbul'da atlrdan cok yaya vardtr Ustelik Ti.irklerin alrnyazrs: hakkrndaki dilsuncelerlnt kopeklsr de paylasrr gibidir. Surasi da in1kilr edilemez ki bulnanc her saat sopa altrnda olrnest ya da vebaya .tutulmalan mumk'un olanlara pek uyqun gelme,ktedlr: Sunu da soyleyeylm ki burada ne pudel, mops, Spitz, daks, plnser: ne de tazt vardrr. Sadece tek bir !grene;: cins bulunmakradi}, Bunlar, yekm cevrelerdekt kurtlar ve eakallarla akrebaya benzemektedir PSikoloji!eri .hal~lmrndan sunu da ilave edeyim ki bun: lar, Yenlcerilerin ortadan kaldrnhsmdan berl, Frertkiere karst daha az dusmanlik gostermektedirler.

. G.~nel olarak buradakt hayvanlar cok lyl cinsten-

dlr: Kopekler havlamasma havlarlar arna, pek seyrek olarak ismrlar ve hemen hlc bir zarnan kudurrnazlar. Yilanlar ve akrepler zehirsizdir. Atlar da, tarif edllernty~~ek ~~dar uysaldirlar. En yigit Arapatma kolaybkla bIn"eb",.~; .. hayvan canh ve oynak olabilir, fa kat bizim atlarm kotu huylanrn bilmez. Belkl gemi aztya alrr fa-

kat ne ismr. ne de e;:ifteler. '

56

BU I;lEHR-i iSTANBUL xt..

Fakat sen, gi}zellilkleri hekh olarak ov<iilen, Turk mezarhklan hakkmda da bir seyler Isitmek lstemlstin. Bunlar [stanbul'un c;evresinde, en guzell goruntule,rin bulunduqu hurunlan tac;landmrlar. Eger vilcuttan aynIan ruhlann bazan mezarlarm yoreslnde dolasttklan doqru ise, burada bu ruhlar mehtapta Avrupa ve Asya tepelerini, Bogaz'rn ve Marmara'nm parlak aynasim ve, yilz yila kalmadan hepsi bu servilerin altinda uykuya yatacak olan yanm mllyon nufuslu bu bilyuk l?ehri seyredlyorlardir.

, Siyaha calan yesil renkleriyle krrmldamaksum duran servilerin, olU aga'c;lan olarak seclllsi pek yerinde olmustur. GOV1deleri, dallan ve yapraklarr hep yukan dogr~ uzarnaya cahsir: sadece narin tepeleri yere dogru egilir. Ruz1gar, dallan arasmdan qecer, ama onlan ktrmldatmaz. Tek basma almacak olsa servi kaba, sik blr yaprak plrarnldidir: fskat YIgmh gorunTu ,ic;inde pek guzel bir etkl birakrr. Burada servilikler c;ogu zaman qenls alanlan kaolar, (lskudar mazarhqmda cevresi UC; ceyrek rnllllk bir orman meydana getirir. Tiirkler, Avrupa'run kendi yurtlan olrnadtqtru sezlnlernislerdlr: kahinlikleri onlara, Roma lmperatortuqu'nun daima kendllerine ait olmayacaqrru blldlrrnlstlr. Kimin gucO veterse 6IGsunu Boqaz'm Asya yonuilldeki Oskudar'a tasltlr. OIG musi.umamn yuzou kutsal Mekke sehrlne do·nuktur. Bal?ucunda zarif blclmli veGzerine Kur'an'dan ahnrms a'Yetlerle, olGnun adi kazilt bir mermer tas dikilidir. Yaziler cok zaman yaldizhdir: tasm tepesinde de bir kavuk vardir.

Kavuk, slrndlye dek, muslumanlann belirtici bir lsaretlydi ve pasayr, heklml, din bilginlerini, tlcaretle ugral?anlan, hasrh toplumun her srmfrm birbirinden ayrrt ettlrlrdl. Yenlcertlerln ortadan kaldinhst srrasmda

57

BU:;;EHR-i iSTANBUL KI ...

sadeee dirilerin baslarmm kesilmesiyle yetinilmedl: olulertn kavuklan da koparrldr. Bugiin h§l§ bu kafalart kopanlrrus rnezar taslarmdan bin;ogu goriilebilir. Giin~m.iizde basa giyileeek sayler Tiirklye'de herkes lcln blrdlr ve bu mavi piiskiillii clrkln fes ise (1) ne rnezarlarda, ne de dirilerin baslarmda kavuktan daha giizel durrnaktadrr.

Kadmlarm mezar taslan clceklerla sfislenmlstlr.

Evlenmeden olmus olanlartn taslan ise bir gul soncaer 'ife belli edllrnlstlr, Bir rnuslumarun mezanna asIa do. kunulemaa, Burada bk mezarhgl, yIllardan sonra da 01- sa, b!3de olduqu gibi -bozup yeniden kazrnaya kalkismak I.grene; ve alcakca bir hareket olarBlkgorQfur. Buradakl ortalarna omur uzunlugu en cok 25 YII lstanbul', dakt musliimanlann sayisrm da 300,000 ol~rak kabul ?~,erSel~, Tur1klerin burayi aldlgmdan beri g,e'c;en 400 YIJ Ic;mde lstanoul'da bel? milyona yakrn Turk olmus demektir. Buna 9'ore mezar taslanrun sayrsrrn belli hir sayrya vurabilirsiniz. Bu taslarla buyuk bir sehir kurulabilirdi. Gercekten de boyle: Ermeniler :;;i~di bastan a:;;a9l, ~ogu mermer taslanndan, guzel bir kilise yapryorlar. lstanbul'un mtrslilman bulunmayan halkmm mezar taslan hep yere yatmrs durumdadrr: Turklerlnkl ise ayakta durur. Buyuklerln tUrbelerinin yogu pekihtisarnhdir. Bunlar en g'uzel mermer ve balgami tastan yapilmadrr. iizerferi de kubbe ile ortiiludur. He';'en hepsi yuksek defne ya da cmarlarm golgeleri altmdadrrlar ve cevrelert 9'ul tarhlari ile donanmrstu-, Yaprrun ortasmdakj sanduka degerli Kesmlr sallan ile ortiifU-

(1) Fes, II. Mahmut tarafmdan kabul edilmistl v.eMoltke fesin kabulOnden krsa bir sOre' sonra Ista.nbul'a gelmi~ bulunrrtaktaydr,

58

BU $EHR-i ISTANBUL xt..

duro T'ur:belerin yanmda cok defa blr in:.~ret, y.ani fakirler lcin mutfatk, bir hastahane, hie degllse bir cesrne hulu~ur. Yoksul muslUmanlar bile olUlerini~ mezanrn canhlar lcln hayrr lslerine yarar blr hal.egetlrm~y~ ~abalarlar. Birc;ok mezar raslanrun alti blr yalak blclrnlnde oyu1mul?tur. Buraya yagmur sulan toplarur ve steak yazgunlerinde<;el?itliku:;;lar ve hayvanlar ~u~uzl.~kl.~nm buradar. giderebilirler; aynca buras I ku<;uk olcude bir fakirler mutfaq: qorevln! de gorur. Muslumanlar, hayvanlann sukrarurun da insanlara iyilik getirebileeegine lnarurlar.

Burada anlattlglm mezarhklar Ttlrklerln tek gezinti yerleri, daha doqrusu oturup seyran ettikleri cevrelerdir. <;unku bir Turk'e gezmeyi tekllf edlsle bun.u bir posta dagltlelsma teklif etmek arasmda fazla blr Iark yoktur. Kadrnlar araba ile, yani Silezya'daki tentell arabalara pek benzeyen bir tasrtla gezmeye cikarlar. Aneak bu arabalar yaysizdrr ve alaea boyahdtr. Arabarun aglr okunun ucu bir ejderha bi<;iminde'~.ir. ~ingiller ve yataklari demirden yapilmarmenr: <;unku peygamber der ki: «Yalruz Tanrr'stz ola~lar ~~r~.nhkta sewssiz sessiz dolasirlar: ama ger<;ek blr musluman bag Iran tekerleklerie yol ahr» (1). Boyle bir arabaya lkl 6kOz ya da manda kosulur, Bu hayvanlarm boz renkli derileri Ozerine san ast boyasiyle goz ahci gOne:;;ler elzllmlstlr. Kuyruklart da yukan kaldmlarak renk wrenk kordelalar ve puskullerle sOsl~, yaya benzer degneklerle baqlarur. Boylece bu hayvanlar agl'r aglr yol alrr!ar. Yi.iksek ve varhkh tabakaya mensup harumlar bir

(1) Peygamberin boyle soylernis olduqu yolunda Islam kaynaklannda herhangi bir bilgi yoktur. GordOgO her yeni ~eyde bir sebep arayrp soran Moltke'ye. sakaci bir arkada§1 taktlrnak igin boyle soylernis olrnalrdrr.

59

BU $EHR-i iSTANBUL xt...

gel~it kapaharabeda. perdeler ve kafesler ardmda otururlar. Mevki sahibi erkekler Jse ata binerler. Fakat binilen an hizh surrnek geleneklere aykmdir. Burada boyle erkekler arasmda en kerliferli hayvan, a£w giden bir beyqlr, yani saman yernekten karrn sarkmrs Macar atlandrr. Seyis denilen at usaklan, elleri ann ~agrlsmda olarak; efendilerinin yam sira gider ve yolun yokus yukan ya da yokus a~agl olmasma gore ellerini efendllerlnln sirtma dayayarak ona destek olurlar.

Yuksek mevki sahibi ve zenqln Turklerln arkalannda ya da onlerinde bu adarnlardan yanm duzlne kadan bulunur: boylellkle aglr aglr yol ahrur, Acrklrk yerlerde Turkler eskin ile giderler; dolayrsryle rahvan, yani e$kinyuruyu~lu atlar en makbul sayrlanlardrr. Bazan dort nala kalklldlgl da olur; fakat tmsla gitmek ancak «gavurlar»a ozgiidur. Kibar gorunmek lcln muhakkak bir koturum gibi gudulmek gereklidir. Padlsahi hlc bir zaman, her iki kolundan bir pasa tutmadan: blr caminin merdivenlerinden lnerken g6rmek murnkun dedlldlr ...

60

LAMARTINE

Tlirklerden koruma gormtis, yararlar elde etmts bulunan Lamartine, Tlirkiye ve istanbul uzerlne iki kitap yaYlmlam1~, aynca baska yazilarmda da _ yeri geldikQe - bu ulkeden soz etmistlr. FranslZ romantizminin bu linlti yazari bizlerden soz ederken, genellikle, tarafsrz bir ortamda goziikiir.

iSTANBUl'A ilK osus

H IZL! AKINTILAR blzi Gelibolu'nun ve Boqaz krydarmdaki kasabalann oniinden ok qlbi .. g~girdi: ~a.~mara ada:anntn kar$JmJzda gitgide huyuduklerlnl goniyoruz. Kuzey rii21garlan yolumuzu kestljii lcln, Avrupa kryrsi boyunca lkl gun iki geee gittik. ?abahle:in Adalar'i ve solumuzda Yedikule surlanyla Istanbul un sayrsiz minarelerinin goklere yukselen kulahlanm gordirk. lterledtkce deha baska minareler goruyoruz. Istanbul'u bu ilk gorii!;lte iiziintUlu bir saskmhk ve hayal kinkllgl duydum. «Dunyaya hiikrneden tnsanlar .. Roma'yt ve Napoli kryilanrn, ugrunda terkettikleri denizler. kryrlar, fusunlu sehir bunlar rm?» diye dusllndurn.

Butun dunyaya hakim olrnak isteyenlerin: «DCmya egemenlig'inin semboludur» diyerek, srra ile birbirleri-

.61

BU ~EBR-i iSTANBUL xt..

nln ellerindenalmaya savastrklan, hem Avrupa'ya hem Asya'ya hi.lkmu qecer diye nlteledlklerl «Biltiln di.lnyarun baskentl- burasi rru? Ressamlarla sairlerin: tepelerl ve clfte denlzl uzerinde, korfezlerl, surlan ve dagIan ile cevrlli, tablatin hazlneslne ve doqunun debdebeslne sahip olarak hi.lldlm silren beldeler krallcesi olarak tasavvur ettikleri sehlr bu mu? Genis bir anfiteatr gibi oyulmus bagrmda bembeyaz bir sehlr barrndrran altm yaldizh sirti, dumanh ve erguvan rengi bulutlar arasmda kaybolan Venus'u ile, kara yaprekli dalIan mavi bir denize gomi.llen Castellamare ormanlanyla, blzzat Tann tarafmdan bu llrnanm agzmda yaprlrms dev olcude dalqakiranlar gibi, 0 kocaman koyu nkayan, yamaclan asma <;ulbuklanmn altm sansma, vlllalann beyaz rerrklerlne boyah, tepeleri volkanh Procida ve lscla adalan lle, Napoli kcrfezlne oranlanan yer buraSl rm? Burada, hayali g6zlerimde dalrna canh duran 0 gori.lntulerle oranlanabllecek blr !;ley goremiyorum. Gercl gi.lzel ve nazh bir denizde seyahat ediyorum. Fakat uzerlerinde hep birbirlne benzeyen ve yuvarlak tepelerin yi.lkseldigi krytlar hep yasst. Gercl ufukta TrekyaOllmp'lnln beyaz karlan var, Ama bunlar grokte beyaz bir buluttan ibaret githi ve gori.lnti.lye yakmdan bir lhtlsarn vermiyor. Korfezln sonunda kayasrz, koysuz, girintisiz, crkmtrsrz: hep ayrn di.lzeyde, ayrn yuvarlak tepelerden baska bir ~ey goremiyorum.

Kilavuzun, parmaqiru uzatarak, bana gosterdigi istanbul, Avrupa kiyrstrun bi.lyi.lk blr ti.lmsegi uzerinde kurnelenrnls beyaz bir sehlrden ibaret. Bu kadar uzak bir yere gelip hayal kmkhgl aramaya deger mlydl?

Artsk yana yoreye bakrnak istemiyordum. Blr yandan da gemi durmadan ilerliyor, blzl bellrll bir hrzla sehra yaklastrrryordu. Eskl Bizans'm Rum srrnrlan 1k6-

62

BU ~EBR-i iSTANBUL xt..

sesinde denize bakan ortagagdan kalma blr yapi Ylgml meydana getiren Yedikule surlan onunden ge~i~ Ist~n: bul svlerlrrln ksnannda, Marmara denizinde, bizlrn glbl kuzey ri.lzgarlarmm $iddetinden Hman dl.$md~ kalan bir suru geminin ve kaYlgm ortasmda dernlrledlk, Saat aksarmn on yedisiydi. Go,k masmaviydi. Gimes pml

pmldr,

Simdi lstenbul'u hor gormekten yava~ yavas ~Iy-

I· . rd I Eskl donernierln surlannm artl'klanyla smn

n iyor urn. '. I . d b h eler

bir bigimde yapllmN;; alan ve uzer enn e a' .~ ,

koskler, as: boyalt ahsao evcikler bulu~~n ?ehrm bu

.. 'd gorulen duvarlan tablonun _ hlrinci plaruru

yon en .... ., t" de kat

rneydana getirmekteydi. Bu goruntunun us un .. ; "

kat basamaklar gibi, sayrsiz yaoilar ve setl~r yuksel~yor: aralarmda portakal agaglarmm tepelert ve servileri'n sivri ve kara uclan gozukuy~rdu .. Onl~n.'~ da t~: pesin:de, oymali minareleriyle yedl sekiz b~yu<k caml_

. . ldizh kUlbbesi, g·i.lnUn son 1$lklan orta~l~da pi ~i,n ~~I yamyordu. Bu camilerin tath go~ ~avl.sme bo_ p duvarlan kubbelerinin kursun ortulen, onlara yanmls, . ~.' du porsel~nden birer arut g·orunti.lsu ve Ciiasl venvor .

Yuzyillar gormu$ serviler, b~ kub?elere ha~eket~ siz ve kara renkli tepelerlyle asllk e~lyor, yehl~e~1 evlerin cesitli renklerdeki boyalan, Istanbul u blr .<;1- cek bahgesini dolduran ne kadar renk vars~ he~~I~e boyuyordu. SaYI'Slz pencerelerden hemen hlg ~Irmm kafesi aglkdegildi. Bu kadar kalebalik insan Ylgmm~n oturduqu bu yerde sokaklardan, $ur~dan, .?uradan hie blr guru,(1;u yukselmiyordu. Bunca yogun nufusun. v.arl~glnl belli edecek ortaljkta hig bir hareket yok qlblydl, Sankl gi.lndi.l'~i.ln parlak ve yakrci gune$i her seyl uyutmusqiblydl ve bu uyku devam etmekteydi. Hareke~~ beige olacak en bi.lyi.lk seyler, her blclrnde ve her bu-

63

BU $EHR-i iSTANBUL xt ...

y,(ikli.irkteki yelkenlilerln her yone gidip gelil;ller'iydi. Her zam.a~ Istanbul 'un gere;e'k llmarn ve giril;l kapis. olan Hahe; ten pupa yelken gemilerin art arda e;lktlglru, yaktnla~~:~.lz:dan g,e,e;ip Marmara denlzlne dogru acildlklan.~1 g~ruyordU'k. Fakat Boqazlcl'ntn giril;l yerini tam goremlyor, hatta durumunu bile yeterince anlayamryorduk.

Aksam yerneqln) bu lhtlsarnh goruntO . karsrsmda ve ?eminin g'uvertesinde yedlk, Turk kayiklan yaklasrp blz~ ~orular soruyorlar, e;el;litliyiyecekler, meyvalar qetirlyorlardr, Kayikcrlar sehlrde veba hastalrqrndan artik hemen hemen hie; iz eser kalrnadiqrn] soylemekteydiler. Gerekli mektuplarnrn senre gonderdim. Saat on dokuzda Sardunya baskonsolosu, elctlik sub~yl~nYla hirlikte: ziyaretimize geldi. Bizi Beyoglu'ndakJ evme d~v~t e~'liyordu. Anla~llldlgrna gore, su cok ya~rnlar~a. b~yuk blr yanqui gee;irmi~ olan sehlrde, oturulacak IYI bir yer bulmake;ok zor olacaktr, Konsolosun daha ilk gOJ1u~memizde bize gosterdigi yakm konukseverllk ve dostluk, bizim de onun tekliflnl kabuletmem~i'~e sebep oldu, Bununla blrltkte slddetlt ruzgiklar haladevan~. ettiginden gemi bu aksam demir alarruyacakn. Bu yiizden 0 geee gem ide yattrk ...

Sab.ahm ~aat beslnds guvertede ayaktaydim. Kapt~n .denlze ~bl.r filika ~n~irtiyordu. Ben de bu filikaya blndlm, Denizin yaladlgl Istanbul surlan dibindengecer~k .. Boga~'In giri~ine dojiru pupayelken yola crktrk, Bir s~ru de:m~rlemil;l gemi arasrndan dolasarak yanm saat kadar glttlkten sonra,~e'hir surlanrun devarnr olan saray duvarlanna ulastrk, Bu duvarlar, ustuna istanbul'un ya~l~mll;l o~dugu tepenin Oe; bolilmimde, Marmara den~~1 I!e ~-ogazie;i ve Halie; kanaltru, yani istanbul'un buyuk Ie; llrnarnrn ayrran kosey] meydana getiriyorlar.

64

BU I;lEHR-i iSTANBUL xt ...

Tann ile lnsan, tabiatla sanat elele vererek, blr lnsan gozOni.in !;>U diinya ustiinde qorebileceql en esslz ve gi.izel gori.inti.iyu burada yaratrms, baska bir deyimle elbirligi edip buraya yerlestlrmlsler.

Dudaklanrndan - ellrnde olmayarak - bir ses yGkseldi. Napoli korfezl lle onun btitirn gUzelliklerini sankl bir daha hattrlemarnacastna unettum. Bu lhtlsarnh ve zarif gorOnti.iyi.i veryirzimde baska blr seyle oranlamak, karsilastirmak doqrudan dogruya yaradilrsa hakaret sayrh r ..

BGyi.ik saraym uesuz bucaksiz bahcelerlndekl cepecevre setleri tasiyan duvarlar bizden blrkac adtrn otede, solumuzdaydi. Denizle aralarmda, sularm durrnadan yalamakta olduqu tas doselt enslz btr kaldinrn verdi. Bogaz'In 0 ezell akmnsi bu yerde, Cenevre'deki Rhones sulan gibi, smltih ve masmavi dalqaciklar dogurmaktaydl. Bu setler, dey yepih servtlerle cmarlarin tepelerinden altm yaldizh kubbeleri gozuken padlsahm sarayma kadar tath meylllerle yukseliyordu. Bu setlerde oyle bi.iyi.ik serviler var ki govdeleriduvarlan asmaktadir. Dallari bahce duvarlarmdan drsan sarkmaktadrr. Bu dallar, kiyrdan qecen kaviklara 901ge saltyorlar. Kayikctlar zarnan zaman bunlann golgesinde mola verrnektedlrler.

Top top agat;lar arasmda yer yer saraylar, saray yavrulan, denize balkan OY'l11ah, yaldizh kapilar: eskl ve garip blclmll bakir ve tunc top bataryalanqoruluyor. Saray ve onun ayrmnlanndan bulunan bu denlz ken anndakl kosklerln kafesll pencereleri sulara bakryor, Kafeslerin aralarmdan yal,dlzlI dalrelerin suslu tavanlanyla buralara asth avizelerin pmltrlart seclllycr. Adrrn basinda, sarayrn duvarlarina gomOlu zarlf C;e9- rnelerden, gelip qecenler susuzluklanm gidersinler

65

BU I;lEHR-i iSTANBUL Ki ...

diye, mermer yalaklara ~1rI1 ~1rI1 sular dokUluyor_ Bu cesmelerln yanmda birkac TUrk askerl uzanrms yatiyor. Sahipsiz kopekler rthtrrnda dolasiyorlar. Pek biiy(ik caph toplann namlilan iclne de blrkac tane kopek girip yatmrs, Flllka, duvarlarm dlbinden Ilerledlkce karsirmzdakl ufuk daha da genil?Hyor_ Anadolu kryrst yaklasryor. Boqaz giri'l?i, koyu yestl tepelerlyle, g6kikul?agmm butun renklerine boyanrmsa benzeyen karst tepeler arasinda hem benzerlikler hem aynlrklar var, BOtOn bunlar bir halt gilbi gozlerin on-iine sertllyor, ..

Beyoglu kryisma yanastjk, Burasi, avlusu top arabalan ve top kundaklan ile dalu lhtlsamh olr kislanm hemen yakmrydr. Meydanl!kta Hint paqotlanru andiran parlak renklerle boyali, ayma merrnerll. ipek bir kumas uzerine oturtulmus dantela gibi duranqilzel bir sadrrvan vardr, Meydan denk denk tuccar esyasryla. atlarla, sahipsiz ve basibos ortalikta dolasan kopeklerle daluydu, Bir kisirn Tiirkler golgeye bagda~ kurup oturrnuslar, cubuk lclyorlardr. Hihnrrun kenarmda da bir ellnl kayikc: oturrnaktaydr. Bunlardankimi efendisini bekliyor, kiml mu~teri gozluyordu. Bu kayrkcilar erkekqiizeli adarnlar, Krhk kiyafetlerl guzelliklerini daha da belli ediyar. Katmerleri eteklik katmerlerl kadar qenls, beyaz salvarlar qlylyorlar, Bellerine ktrrmzi ipekli kusak baqlryorlar, Baslannda, arkasmdan ipekli pilskulJer sallanan keceden kueuk kulahlar var. Enseleri ve gogusleri ciplak. Omuzlarrru ve kollanru, qenls yenleri sarkrk ham ipekten bol blr gomlek orttryor, Kayiklan, cilah akaju gilbi parlak cevlz agacmdan yaprlrrus. lkl ll(; ayak gEmil?liginde, yirm! otuz ayak uzunluqunda ensiz tekneler (piyade denilen kaytk). Bu teknelerln bas taraflan bir rruzrak demiri kadar sivri; denizi break gi'bi yarryor. Bu kayrklar dar olduklan lcln, bunlara all-

66

BU I;lEHR-i iSTANBUL Ki ...

srk olmayan frenklerin bunlara binmeleri hem rahatsiz ~'dici hem de tehlikeli bir ~ey_ Yanlrs bir hareket tekneyi hemen alabora edebllirmls. Turkl~~in yaptl~lan gibi, bu reknelerln iclnde uzanrnak ve vucudun aglrl.'gml onun iki tarafma da eslt olarak verm~k. ge..r~~. ~Ir . taneden sekiz kisiye kadar yolcu alan cesltll buyuklukte olanlan var. Fakat hepsinin blclrnl genellikle ayrn, istanbul kryilannda bu kayrklardan blnlercesi bulunuyor. Kira arabalan gilbi her z~man ~alkm em.rine hazir bulunanlar dismda: hali vakti yermde her Ist~nbullu _ kurekcllerl de kandlIicretll adamlan olmek uzere - boyle bir kaYlga so!hip. Sehlrde i~i gucO peslnde kosan herkesin gOnde blrkac kez bu kayiklarla blr yerden bir yere ge<;mesi gerekiyor.

Buradaki kucuk meydandan qectikten sonra Beyaglu carsismm pis ve kalabalik s~k.aklan.n~ qlrdlk. Bu

kaklar halkm giyimi drsmda, bizlrn ~ehlrlenmlzde-

so , r> .. k - a et

kl cars: pazar dalaylarmm benzeri. yore . .' P?ga9 , ..

pisirilip satilan tahta barakalar, berber dukkanlan, :utO~culer, sebzeciler, manavlar; hasih sokakla.~da tela~It kosup tasanblr kalabahk. Burada po~u ~un~asmm hemen buttln kihklan ve butiin tlplerl, dlllerl goze kulaga carpiyor. BHtun bunlardan baska meydanlan ve carsrlan dolduran, kapi onlerlne atllmll? artiklan kapisan suru suru kopeklerln hevlayislan.

. Bu carsidan ge'c;ip uzun, I'SSIZ ve dar ~ir sakag~ girdilk. Bu sakak djk bir y()iku~ halinde Beyoglu tep.~~~ne kadar ulasryor. Kafesli pencerelerden, yoksul qorunu'slO Turk ~vlerinin icerllerl pek gOzu1kmuyor. KOI renq! harap duvarlar arasmdan arasira bir servi agacl, hlr ok gihi, karsunza cikryor, Parlak gokyuzune doqru krrrnldernakaizm yulks.en~or_ Evlerin penoerelerine ve damlanna beyaz ve kursunl renkte guvercinler konup

67

BU I;lEHR-i iSTANBUL KL

kalkryor. Bazrlan da huzunH.i otOl;>lerle IS$IZ sokaklarda dolasiyorlar.

Bu sokaklarm ust basmda suslu ve bakimh Beyoglu semti var. Avrupalilar, ele;:i1er ve konsoloslar burada oturuyorlar. Bu Beyoglu denilen yer, bizlm eyaletlerirnlzin ku'e;:uk veqosterlsslz olanlarina benzlyor. Bir zamanlar Galata'run yokuslu setleri uzerlnde guzel birkac ele;:ilik kanagl varrms, Slrndl yerlerde yatan sutunlardan, kararrnrs duvar arnklanndan, Ylrkllml$ bahgelerinden baska bir sey goze carprmyor, Yangm bu gOzelim yaprlan silip sOpOrmO~. Bana kalrrsa Beyoglu'. nun ne kendine ozgO bir ki~iligi var, ne ozelligi, ne de gOzelligi. Sokaklarmdan lstanbul'un ne denizi gozOkuyor, ne tepeleri, ne de a gOzelim bahcelerl. Tablatla insanojilunun bu sehre cepcevrs kusattiklan lhtlsarnh goruntulerden yararlanmak lcln damlann tepesine kadarcikrnak gerek.

Sardunya konsolosu bizi §deta OZ cocuklan gibi karsiladr. Evi qenls, suslu ve cok gOzel blr yerde. Burasrru bOtUnuyle bizim emrimize verdi. Zengin bir moble, guzel Avrupa yemeklerl: kendislnln ve e;:evresinin pek tatlt ve sevimli sohbetlerl bizler leln coldekt halmm ve hasmn, Amp pllavmm, e;:etin ve sert deniz ya~ammm yerini tuttu, Buraya daha yeni yerlesrnlstlk ki Fransa'run lstanbul elcisl Amiral Roustin'den blr mektup aldim. Bizi Tarabya'dakl ele;:ilige davet edlyorduo Vatandan blnlerce fersah uzaklarda, yalmzhk ve sessizlik lclnde bulunan bir klmsenln omrunde bir kere bile gorO~memi~ oldugu yurttaslan tarafindan boyle engin IOtufkarhklarla karstlarusr lnsarun zihninde unutulmast imkanslz izler birakryor ...

Oe;: dort gun var ki i'stanbul'daYlm.

Bu aksarn Marmara Ozerinde Uludag'm ezeli kar-

68

BU I?EHR-i iSTANBUL Ki ...

lannm meydana getirdigi morumsu c;izgilere kadar PInldayan son derece guzel blr mehtapta, Beyoglu srrtlanndan deniz kenarmakadar inen ve sayisrz milslumanlarm rnezarlarrru golgelendiren serviler altmda aturdum. Bu serviler arasmda, istanbul Ilimanmdan mevlevi derqahma kadar yukselen dilke;:e yokuslar var. 0 saatte bu yollardan hie;: bir kimse qecmiyordu. Ruzga, rm bize kadar getirdigi bin bir cesit aksam gOrOltOsO, servilerin dallarmda hrsrrtilarla sonmernis olsa, insan kendini bOyuk bir sehirden yirzlerce fersah uzaklarda sarurdi.

Gemilerderki tayfalann sarktlarmdan. sulan stpirdatan kiirek seslerinden. Bulqarlarin yabanl milzlk aletlerinden, kisla ve tersanelerdeki trampet gOrOltOlerlnden, kadmlann cocuklanm uyutmak ie;:in kafesli pencerelerin arkasmda soyledlklerl ninnilerden, kalabahk sokaklarrri ve Galata carsrlannrn silrekll ugultulanndan ve ara sira minarelerde ezan okuyan muezzinin sesinden ortaya cikan: ancak saatlerin llerlernesiyle hafifleyen butun bu guriiltOler, zaman zaman boguk ve tek blr ugultu halinde kaynastyor, ahenkli blr mOzige benziyardu. insan bu gOrOll101eri, uyumaya hazrrlanan bOyOk sehrln derinden duyulan en sonsuz ve en aglr izlenlmlerlnden biriydi.

Saray, cmarlann ve servilerin karanlrqma gomOlO qenls blr yanmada blclmlnde ve iki deniz arasmda gozlerimin onunde seriliydl. Ormanlarla orWIG bu burun gere;:ekten heybetliydi. Ay, sayrstz kosklerl aydrnlatryor: Sultan Murat'm saraymm eski duvarlan, agae;:lann arasmdan kayalar gibi yu.kseliyordu. YOzydlardan beri nice korkunc ya da sanli trajedilerin qecmls oldugu bu yerler gozlerimin onunde ve zihnimdeydi. B.Qtun bu trajediler olaylan ile, klsilerl ile, dekorlartyla, kan ve san izlerlylekarstmda ldller ...

69

BU ~EHR-iiSTANBUL xt ...

lstanbul'un en guzel goruntusu bizim bulunduqumuz apartmarun penceresinden seyredileblllyor. Sardunya konsolosu evlnin tepesine blr taraca yaptrrrrus. Bu taraca biltiln Beyoqlu yarnaclanyla Galata'yi ve Halle sulanru kusatan kiytlara haklm. lstanbul'u ve denlzl bir kartal bekrsi ile goruyoruz. Anadolu, Rumeli, E:logazie;i'nin giril;li ve Marmara denlzl bu taracadan aym zamanda gOl"ul~biliyor. Butun sehlr sarrkl ayaklanruzm altmda. Yeryllzilne bir goz atmak lcln buradan bekmalr. Bu taracaya gunde blrkac kez crkryorum, Bazan geeeleri gee; vakte kadar orada oturuyorum. Her C;1:b:;;lmda da, lstanbul'u slmdlye dek qezmlsolan bunca kisiden, nasil olup da, pek azmm benim gozlerime ve ruhuma yayilan hayranhqt duya'bildigini ve nasrl olup da bu gorOntuy,u yazt ya da e;iz,giy!e dile getiremedigini bir tLirm anlayamryorum, Acaba sozde alan ve ufuk olrnadrqr, gozun birieik dili resim olduqu lcln mi bu boyle? Ne var ki resim de bu goruntLiyu hie;bir zaman turn gere;egi ve guzelligi ile canlandiramarmsnr.

Karadeniz'e kadar BogaZli'c;i'ne gidip geldim. Gdrdugum bu bOyOleyi·ei tabiattan bazt ozelllklerl cizrnek lstlyorum. Gogun, topraqm, denizin ve lnsarun elblrligiyle bu kadar esslz ve guzel tablat goruntUleri yaratabilecekierini dojirusu slmdiye kadar urnmazdrm. Bu esslz goruntUleri aneak gogun ve denizin saydam aynasi butunuyle gorebilir ve yansrtablllr, Onlan benim hayal gucum de de 0 blclmde goruyor ve lclnln arynasma clzeblllyor. Ama bunlan her yonuyle clzrnek yine de imkanslz; olsa olsa bazt ufak tefek ayrmnlanru zihnimin kuytularrna naksedeblllrim.

Bogazi~i kiytlanndan bir tanesini tasviredebllmek lcln bir ressarnm uzun yrllar calrsmast qereklr. Bu ulIke oyle Ibir yer kl; her bakrsta 'sanikli yeniden degi~iyor.

70

BU ~EHR-t iSTANBUL xt ...

Her degi~tike;e de onumuze yeni ve daha tazequzelltkler crkryor: Dururn hoyle olunca hen blrka« sozle ne anlatabilirim?

Dort Arnavut kiirekclnln yonetimlnde denizi blr bahk gibi yaran 0 uzun kayiklardan birine bindim. Saat sabahm yedisi. Yalmzrrn. Gok masmavi, gunel? parlak. KaYlgm lclnde. kayrkcrlarla benim arama uzanan blr tercuman bana, gec;tigimiz yerlerin adlarrm ve gordugumuz seylerln neler olduqunu soyl,uyor.

Once Tophane nhttrnrnm onunden qectlk, Orada buyuk blr topcu krslast var. Tophane, rerrk renk boyah evleriyle, mermerden yapih caminin etrafrna toplanrms clcek demetleriyle set set yukselen Tophane semti, Beryoglu'ndaki buyOk mezarlrgm yilksek servileri altma kadar uzanryor. Bu karaya calar renkli agac;larm meydana getirdigi koruluk, 0 yondekl yarnaclann en son noktasrm teskll ediyor.

Bir suru demirli teknenin ve saray .subaylannm o~ zel deniz tasima araclanrun arasmdan gee;iyoruz. Bu kayrklardan oneml! bir krsmr da devletln onernll Islerinin basmda bulunan Errnenllere rnahsus. Bu Ermenller yakrsjkh erkekler: kryafetlerl klbar ve sade. Baslannda siyah sank, arkalarrnda uzun mavi entari var. Bellerinde beyaz Kesrnlr sahndan birer kusak baglarrnslar. Vucutlan pehlivan yapili, yuzleri zekl, ancak bayaq: lfadelt. Yanaklan ai, gozleri mavi, sakallan

,~umral. Bunlar idojjunun lsvlcrelllerldlrler. Onlar gibi calrskan, rahat ve rirzensever insanlar. Aym zamanda vine onlar gihi oldukca eimri ve hesaplanm bllir adarnlar. Bezlrqan ruhlanrn padlsahm.ve Tiirklerlnernrinde kullanryorlar. Ne yigitlikleri var, ne kavqacihkIan. Olanca zekalarrru ticarette kullanryorlar. Hangi efendlriln emrinde olurlarsa olsunlar bu blclrnde ra-

71

BU !;lEER-I iSTANBUL K:i: ...

hatca il? gorebilir ve gemilerini yuruturler. Turklerln thrnal ettikleri il?lef1i ve servetleribu Ermenilerle Rumlar enine boyuna lsletlo para kmyorlar,

D

BiRiNCi GELi$iMDEN on yedi, on sekiz yll sonra ylne lstanbul'dayrrn. Sarayburnu'na demir attik. Padisaha ait koskler ve bahcelerdekl servilerin hemen hemen golgesinde durmustuk, Saatlerce gokyuzunu, dagIan, adalan, llrnaru, hasih bu buyukhavuzun dort bir yanmdaki bes aln sehrl seyre daldirn. Evvelee ge'r;:ip qezrnls olduqurn biitun bu yerleri yakmdan taruyorum, Oturrnus olduqum evleri, tasvirlerini yapmrs olduqurn ufuklarr: tamdijnm, sevdigim, sonradan da yUirdigim tnsanlan hatrrlryorum.

llkdefa gordugum, Ibu,tun blr mevslmyasadrqrm bu yeryuztl eennetinin uzertnde yarattiq: esslz etkiye kadar hlc bir seyl unutmamrsnm. Ruh olmez, taruk ve kefil ise arulardrr, On yedi on seklz YII once gordugunuz, sevdiqinlz bir klrnseyi hatrrladtqiruz anda arnk ortada saat ve zaman kavrarru kalmemrstrr, Dunlebug1un duygu ve dusunce bakrrnmdan blrbirinln esidir. istanbul'dan ya' da herhangi blr sehlrden geir;:e~ken, kendimi kendi kendimin izinde yurur gibi samyorum. Ebedilige ulastim kuruntusuna kapthyorurn. Hisler lcln zaman kavramt olsa da dusunceler lcln olamryor.

lstanbul, bu sure lelade, eskiyip yipranacaqr yerde, tam tersine, iyiee gelil?mil? Gunesl, sulan, denizdekl tlcaret gemileri artmrs Yanan evler yeni bastan yaprlmrs Bogazir;:i'nin iki yakasma kondurulrnus cok guzel kOl?!k ve yahlar ile daha hir soylu olrnus. Asya'nm uenclesmest. ,gunel? altmda pirrldayan Arnerlka g!ibigeldi bana. Yeni blr rejimaltmda taze bir yasa-

72

BU !;lEHR-I ISTANBUL xt ...

rrun ozsuyu topraktan sanki daha parlek, daha saqlam filizler fll?klrtml~a benziyor.

Sultan II. Mahmut, eski kahoi eesur anhslarla krrrms Kendisi l?u anda artrk yasamryor arna, yattlgl ttlrbeslnden yeni bir imparatorluk dogmaktadlr.

Beni en cok Glen l?ey, blrlncl gelil?imde sag olan Sultan Mahmut'un, meydana getirdigi bu eserleri gorerneylsl oldu. Zaten, anlattrklanna gor,e, kendlsl nlsbeten genr;: denilebileeek bir yasta, bu uzuntu lclnde olmus «Nlzarn-i Cedlt» i meydana getirmek lcln C;ektigi zorluklar dolayrsryla harap olmus, ezllrnls ve aneak bu yolda omrunu heder ettlkten sonra basanya ulasan devrimcHerin basma gelen on un da basma gelmil?

Sultan II. Mahmut'ugormul?tum. Kendlslnln habe- 1"1 olmadan onu sevrnls olduqurnu da sdyleyeblllrlrn. 0 zamanlar qenctl. Enerjik, iradeli, g'ozu pek, esrki gelenek veqoreneklerinden blr turlU yakasrm sryrramayan ulusuna, ate yandan kendisini yok etmek icln elbirligi etmls Avrupa ve Mrstr'a karst yigitc;:e savas halindeydi.

Onu, sekizr;:ifrte kaYlgl lclnde dusuncel: ve rhuzunli.i, kendlkara sulanna demir atrrus ezeli dusmam Rus gemileri arasmdan qecerken gormul?tGm. Deger hilmez ulusuna kendlslnl 9'ostermek goreviyle eamileregidipdonenken, yolunun ustunde bulunrnustum. Srkmnlanru qldermek lcln arasrra atla Belqrad ormanlarmdaqeztntller yaparken onarastlayarak blr kenara cekllrnlstlrn. Tath, ayru zarnanda enerjik blr' anlam tasryan yi.iz clzqllerine hayran kalrmetrrn ...

On dokuzuncu yuzyrlm en Ibuyruk devrimlerinden birini yapan bu huyuk adamla uzaktan uzaga i1gilenmlstlm. Bir tahti, askeri aristokrasinin yersiz lsken-

73

BU ~EHR-i iSTANBUL Ki ...

ce!erinden kurtarrmsti. 0 zamanlar kendisinin uzun y:llar yasarnasrm iclmden ne kadar ozdenlikle dllernls~im. Fakat sonuc hemen hemen 0 zamandan belllydl. lstanbul'a blr ikincl kezqellslmde, tilrbeslnda onun rnezanru goreeegimden, yuzunun <;izgilerini - daha genc; ve yurnusak olarak - oglunda bulacaqimdan da

kuskum yoktu. '

Sultan Mahmut'un kayholmu~ olrnast sankt gozlerimin onune serili butun su goruntuleri yasa boqulmus gitbi g6~teriyordu bana. Baskrh yonetlrnle yonetilen bir ulkede bir klslnln eksilmesi butun 0 U1kenin eksilmesl demektlr, Fakat;Tul1~lerin dedigi gibi: «AIlah'mdlledlql olur» ve 0 neyi uygun gormi.isse 0 keslnlikle iyidir. Kimbilir, belki bu padlsahm yeryiizundeki gorevi de sona errntstl.Tnsanustu ve korkunc blr cabadan sonra (iJikenin de artsk sukuna ve barrsa.jhtiyael vardi. Slrndl artrk Sultan Mahmut, basarilan ve telaketlerlyle tirrbeslnde yatsmdr, Tar:ih ile'ride onu eesitll ustun yonlerlyle overek elbette yenlden uyaracak ve yasatacaktir, 0, kendlslnl ulusu lcln feda etrnlsn, I~imdi artrk oglu da ulusuIcln yasayacak ...

Gel1dig,iminer:tesi gunu Bogazilc;i'ndeki is ve nezakat ziyaretlerine basladrrn. Yihn bu mevsimi'nde padl:;>ah, vezirler, vekiller, elC;iler- sulanrim serinf.iginden ve bahcelerlrrln esslz gHzellikteki kokularmdan yararlanrnak icln - Bogazi'c;i'ne akin ediyorlardt, j'kic;ifte bir kayik beni de, koydan koyagezdirerek, sadrazarmn yahsma iletti.

Yeni pedtsahm, babastrun cok sevdigi sarayirun karst kiyrsmda yapnrdrq: yeni saraym hemen oniinden gec;tik Azcok Hint mimarIlgma benzeyen, peri rnasalianrun ko~klerini andiran bu yaptlan bizlrn batrhlar gormedikge, hayallerlnde canlandiremazlar. Ancalk

74

BU ~EHR-i iSTANBUL xt ...

doqulu bir zlhlnden crkabllen bu saraylar hem hafif. hem de sanki iyi oturmarms gibi bir duzende yapildrklanndan, bir bakirna cadtrdan farkstzdrrlar ve oyle sarulir ,ki slddetll blr f1uzigar C;llkaeak olsa padlsaht da, silH~lesini de, emrindeki blnlerce hlzrnetkan da bir errpida ahp goturebilir. Kaprlanmn oruinde durrnakstzm smldayan, rrunldanan Boqaz sulannm berrak kopuklerinde yikanan granit nhtrm taslarr, narln mermer sutunlar, parmakhkh teraslar, pml pml pinldayan camlar, balkonlardan sarkan clcekler, hisirdayan dalgalara karsi acilrnrs cskmal: paneurlar, bir yandan gUl bahcelerlne, ote yandan denize yol veren kemerler; lcerde sulan sakrrdayan qenls canakh frskryeler, dantel gibi Islenmls zengin renklerle boyanrms tavanlar, qecenlerin 'gozler,jnden qlzlenrnls ama birer ihtiras yuvasi clduklari belli haremler. Agac;hklar, kayaltklar, bahcelerin kuytuluklannda dolasan sadik saray gorevlileri, avlularda altin lslemeli eyerleriyle, yerleri durmadan eseleyen cins arap atlan ... Genis kayrklann srralanna uzanarak uzun kureklerine sarilrrus hamlacrlar Sanki, qorunrneyen, bilinmeyen harem' kadmlanm~ yerini almak lsterrnls gibi duvarlardan, teraslardan, hatta peneerelerden ftsktmus bin blr renk, ceslt ve kokuda cicekler ... i~,te saraylar bunlar ve daha 'bunlann pek esrarh ortarm tle urulmns lhtlsamh yapilar.

Bunlan seyretrnek, onlan bizee hic Ide kestn 01- ma~an huzun ve sevinc;lerini hayalen y~~amakinsant derin derin dU1?unduruyor.

Soma 0 HnW Bogazic;i yahlan ... Devlet ilerigelenierinin omurleri boyunca iclerlnde yasadrklan zenqln, aydmhk, refahlt, susl,u bannaklar. Her iki ,klYI dabu yalilarla nklrrn trkhm dolu. Bogazic;i oyle bir yer ki, cevrelerl birlbirinden guzel vlllalarla dolu otuz kilo-

75

BU ~EHR-t tSTANBUL xt ...

metrelik sudan bir cadde. lnaruruz ki eger talihlniz size bunlardan herhanq] birlnl naslp etmls olsaydr, omrubillah, oradan ayrtlmayi aklrruza bile 'getirmezdiniz.

Sultan II. Manrnut'un ve onun ogluSultan Abdulmeclt'ln tahtta bulunrnalarmdan bu yana Osmanh zenginliginin artik ihir dayanaqa ulasnqr, yaprlan hizmetler kar:;;"lgl elde edilen boyle lhtlsarnl. yasayrsm Avrupa'dakilerle boy olc;:u:;;tugu soyleneblllr. Vaktiyle padlsah saraylan bile ahsap olarek yapilrrrms: slmd! hepsl yontma tastan. Eskl dcnemlerln, bir emirle adam oldurme gelenegi ortadan kalkrrus, Slrndl herkes gelecege dahagi.ivenle bskablllyor: kihc ve ip korkusu devlet adarnlanrnn uykulanru kactrrruyor: Gozden dusmek, mutlaka olmek, surgune yollanmak tum varltglm'n elinden almrnast anlarruna gelmiyor. BoyleHkle 'buy'uk gorevlilerin G1keye, hlzrnet sevkler: ve 'g'uvenleri de artrms oluyor.

Valide Sultan sarayrrun, daha sonra Husrev Pas a yalrsrrun onunden qecerken :zihnim hep bu oranlarnalar ve du:;;uncelerle doluydu. Hiisrev Pa:;;a,be:;; padlsa-' hin tahta crkrsma taruk olrnus bu zeki, enerjik, yash fakat kurt adam. Geleceqinden guvenli; geni$ bahcell zarlf ve zengin bir yalrda oturuyordu. Aynca Fethi Pasa'rnn yahsryla, Ti.i~kiye'nin Lafitte ve Rotschld'i olan zengin ve koncksevsr Ermeni Duzoglu'nun zarif kosku, dacha blrcok ko:;;k ve yahlan seyrederken hep ayru seyleri dusilmryordum,

I

Yavas yavas sadrazam Heslt Pasa'run yaftsma yak-

lastrk, Bu yah en sjk blrkoruluqun lclnde bulunuyor.

Hesit Pasa tarafmdan kabul edlldlqlrnde, onun kl$i1iginde cok zeki, anlayrsh, sakln ruhlu, saqlarn dusuncell, guler yuzlu blr devlet adarmru yeniden buldum. Bununla birliik!te pek i'C;: ralhathgl i'c;:ihde gorunmu-

76

BU ~EHR-t tSTANBUL xt ...

yordu, TurlU devlet lslerinden ve ceklsmelerden duydugu .tedirqinllk yuzunii oldukca soldurrnustu. Fakat her seye ragmen. bir diplomat olarak, ayrn fllozofca hosgorurluge sahlpti. Vine iktidara qececeqlni daha onceden sezmls olduqurn icln, Parrs'te bilyukelcl olarak bulunduqu yillarda. bunu kendlslne soylemlstlm. Soylediklerimi hattrletttm. Devlet adamlanrun qelecekleri karakter ve calismalanndan belli oluyor. 0 daha cok genc;: yaslardayken Olkeslnln sorunlanru kavrarrus bulunrnaktaydi. Shakespeare'in:;;u sazOnu soylernek lcln peyqamber olmaya gerek yok: "Va hukumdar ya da en buyuk devlet adarm olacaksm.»

Turkiye'nin Beslt Pasa elinde, guvenli bir i1erleme yolunda olduqu kolaylrkla g6rGluyor. Kendisiyle uzun bir sure Avrupa'dan ve onu sarsanonernll olaylardan soz ettik. ingiltere ve Fransa ileuc;:lu anlasrnadan dem vurduk. Kendisini blr ihtilal i$ basina qettrrnls, beni de baska bir lhtllal beklenmedik bir anda birden yukseltmls, sonra vatarumm srrurlan disma atmrsn (1).

Hesit Pasa, fllozof ve dindar bit kimse olduqu ic;:in ne kendisinin yukselmesi, ne benim dU$u$um onu :;;asirtryordu. Onun goru:;;une gore, Tann bir sarnancopuni.i yerden kaldirtip arac olarak bir ulusun ayaklarma atar; bu deqlsmez blr kanundur. Buna lstanbul'da "kader», Parls'te «Tanri'run bilinmez lsi» denir, baska yerlerde de tallh eserl. .. Bu kanunu sasarak karsrlamak mantrkstzhk olur. Oysa bunlarm hepsinde Tann'run buyruqunu gorenler gerc;:ek dU$uni.ir kimselerdir.

Pasa.rblr kaptarnn gemisini yuruten sulara bakrsi gibi, sogukkanhh'kla tallhlne bakiyor. Dalgalar gunun

(1) 1839 Tanzimat hareketini ve 1848 Fransrz ikinci lhtilalini kastedlyor.

77

BU ~EHR·t tSTANBUL KL.

birinde gemisini yutacak olurlarsa bunasasmayacak: hatta boyle bir durumla her an karsrlasrnaya bile her

zaman hazrrhklr. '

Kendisine, padlsahm huzuruna kabul edilmem ieln, ricada bulundum, izmir'de bir tOrli.i lsleternedljilrn topraklar konusunda da acrklamalarda bulunduktan soma vedalasarak bu eski dostumun yanmdan aynldim (1).

Sa'drazamdan sonra Harieiye Nazm Ali Pasa'yi gormeye gittim. Harlclye Nazmqenc blr adarndi. Ogrenimini Fransa'da yapmrs oldugu iQin olmah,benim kadar dOzlgiin Fransrzca konusablllyordu, Acik ve genil? dOsuncell, ileriyi iyi gorebilen; Petersburg, Londra, Viyarra ve Parls'ten lran ve Mrsir'a kadar uzanrms bulunan siyasal baglan koparmadan, blrblrlne dolasttrmadan kavramasrru, g'ormesini, gerektigi yerlerde 90- zOp baqlamastrn qercekten iyi bilen bir devlet adarru, Onun bir Asya'li fizyonomisine sahip cehreslne leten bir hayranhk duydum. inceligi kadar zekasi da iistun, gen<; yasmdan cok daha olgun gOrOnen bir kilililigesahip.

Bu arada ileri Igelen birkac Nazrn daha ziyaret ettlrn. Bunlarm 90gu Bogazi,t;i'nde oturduklanndan, bir devlet adammm evinden oteklne gitme'k lcln, krsa hir sure kureklere asilrnak yetlyordu, Ziyaret ettiklerim arasmda epey eskl dostlarla karsilasnrn. Devletin geiecegi adrna urnut verlcl deqerll cehrelerle karsrlastim.

Fuat Efendi'nin (sonralan Fuat Pasa) kosktmde gec;irdigim bir lkl saet ic;:inde,dogulu bir devlet adarnr-

(1) Osmanh Devleti, hir ara Turkiye'ye sigman Lamartine'e Izmir dolaylannda bir giftlik vermlstl,

78

BU ~EHR·t iSTANBUL Kt ...

nrn engin bilgisine, Avrupah lnceltqlne, siyaset ve edebiyat konularmdaki bildiklerine hayran kaldirn. YOksek kulturu, yabanci Olkelerdeki ogreniminden ileri geldigi kadar, kendl zeka ve cahskanhqrrun da eseriydi. YOklendigi gorevin butun sorurnluluklanrucok iyi biliyor ve kendini bunlara gore donatmrs bulunuyordu.

Ozden ve ieten karum sudur ki Avrupa'da oyle kolay kolay, Boga~ic;:i'nde rastladrqtm ve goru$tUgum bu ctevlet adamlan olcusunde adam bulunamaz. Bogazic;:i'nln bir de oyle bir ozenigi vardir ki burasma, Avrupa srrurlartyla Asya kryilanndaadeta kolonl halinde kendlliginden meydana qelmis blr Paris, bir Londra denilebilir.

Buradaki insanlar yOee Osrnanh karakterini klskanchkla korurken, rnlraslarma konduklan eski cevre uygarhgmm zeka ve kabiliyetini de kendilerine tOmO lie mal etmlsler.

o gun Bogazit;i'nde get;irdigim gOnden son derece memnun olarak; burasmm teblatma ve insanlanna derlriblr hayranlrk Iclnde, gemimdeki karnararna dondum ...

79

GUSTAVE FLAUBERT

Fransiz natiiralizminin en biiyiik ustalarmdan Gustave Flaubert'in kisa bir Tiirkiye ve istanbul gezisi vardir. A~agldaki parQa bu iinIii ve degerli yazann istanbul iizerine pek yiizeyden bazi gorii~. ve izlenimlerini kapsamaktadir.

ISTANBUL

B UGON saray ve bazi camileri gezdik.

Arnk terkedllmls eskl saraym (Topkapi sarayi) avlusundakt frskryelerl zevkle seyrettim. Pencere arahklannaclcek saksilan koyrnak i'Cin yaprlan, ya da duvarlara gomOIU raflan gOf1dOm. «Arz Odasr- cevreslnde dolasan cliceye, kose olduklan lcln yash kadm suratlanna benzeyen burusuk yOzlO, fakat batililar gibi giyinmil?, genil? pantolonlu, saatleri altm kostekll haremaqalanna rasladim. Bunlardan yOzO adeta dort kol?e olan biri padlsaiun cuceslyle sakalasryordu, Cenesinin alt yam, nerdeyse aim kadar genil?ti. HaremaqaIan sadece slyah renkli zencilerden ibaret degil. lclerinde o:Ak Aga» dedikleri, beyaz soydan olanlan da var, Bunlan gormek insanda garip blr teslr yaratryor. Tahtm bulunduqu oda, orta bolurnunden baslayarak rnavlclnllerle kaplr. Bu renk ve bu gorOntO her tarafa l1akim gOl"unuyor.

80

BU $EHR-i iSTANBUL Ki ...

Esklden blr kilise olan (Ayairini) silaih deposunu gezdim. Burada, Yenicerllere ai,t,gamal?lr tekneslne benzeyen bOyO'k deri kaph dOmbelekler tkos denllen bOyOk dayullar) var. Hach savaslanndsn kalma ve ancak iki elle kullarulabllen palalar da goie carpryor. Uclan kancaya benzeyen rmzraklar, demir temrenli oklar, matsalh cirit aletlert obek obek Ylglh. Bunlardan bir krsmmm uclan, oku yaradan cikanrken, yareyi geni~ge yrrtarak kendlllqlnden QozOIOYoOrmul?

Sultan Mehmet'ln krhcrrn elime almak istedim.

Son derece aglrdl. Peyqamberln yakmlarmdan !?yOb'Onki ise daha kisa ve daha kullarush: fakat gorOlmedik derecede geni'l?ti. Krruyesil deri llekaplrydr, ucu da pal a gi'biydi.

Burada, trpkr fanilaya benzeyen zincir orgOIU gamlekler (zrrh) gordOm. Rahathkla egilip bukulebllecek bu seyler esklden savaslarda oklarm vOcuda saplanrnasrm onleyen hirer gomlek vazifesi gorOyormul?

Ayasofya'da buy-uk blr ozemk gozOme carpmadr, lkl sirah kemerlere saatlerce baknrn durdum. Yukan krsimlarda bir sOrO pencere var. lcerlye aS11 1l?lk buralardanqellyor. Melekleri tasvir eden mozalklerln basIan yok: bunlar alcilarla ortOlmOl? Yalruz bol bol kanatlarqorunuyor. lcerlye giril?iniki tarafmda, abdest almak igingdk bOy ilk kOpler dtzllmts. Bunlar genil? kannh iri testllere benzlyor,

Sultan Alhmet ve Sultan SOleyman'm yattrklan tilrbeler uzerlnde beyaz harflerle blrtakrrn yazilar yazih. Her tarafgOzel mavi clnllerle dolu, Arkadasim Stephany, Sultanahmet carnlslnln kapismda oturmus yazi yazanlann (arzuhalciler olrnalr) yanma giderek onlarla konustu ve alfabelerlnden blrkac harf okudu.

81

BU I;lEHR-i iSTA~BUL Ki...

Si.ileymaniye camisine dana once gittigimiz zaman ·g6rdC@.imi.iz hatipler yoktu. Kadmlar, kendilerine ayrrlan bolmede, trpkt erkekler gibi narnaz krliyorlard r.

Oski.idar'dakibir Mevlevi tekkesine gittik. ~eyh, dort bes yasmdakl (!) cocuklann i.isti.ine ((Iklp burilarm vucutlanm <;:igniyor. Hastalarrn gomleklerine, giyeceklerine nefes ettiriyorlar. Ruhan! blr gi.izellige sahip clan seyhln oglu, yorulmak nedir bilmiyor. Osti.i basi perme perlsan bir dervls, ba~1 acrk yahn ayak bir ~ekllde blrtakrrn hareketlerde bulunuyor.

Aksam yerneqlnt lnqlltere otelinde Mosyo de Sa. ulcy i1e blrllkte yedjk,

Ertesi ouma gi.ini.i padlsatu, Fmdrkh camisine curna namazi kilmaya qlderken gordi.ik. Caminin avlusu atlar, arabalar, askerler; yabanci subaylarladoluydu. Ti.irklerin batih askeri egitime ahsabllmelerl i.<;:in daha blrkac kusak gerek.

Biz yrkik blr duvann dibinde, denize yakrn bir yerde duruyorduk. Bu arada yarurruza kadmlar geldigi lcln blzl orad an uzaklastrrmak istediler. 'Anlasrten bu harumlar padlsahm cuma namazrna gidi~ 'torenlnl bizim bulunduqumuz yerden seyretmeyl daha elverlsll bulrnuslar. Zaptiyeler blr hayli ugra~tllar ama ne onlan ne de bizlerl baska blr tarafa gitmeye razi edemediler.

istiihrkamlardan atilan toplar padtsahin gelmekte olduqunu haber verdi. Birinci kayrkta dlz i.isti.ine oturmus iki pasa bulunuyordu. Yuzlerl, arkadangelen kaYI'~taki padiaaha doqru donuktu, Arkadan da tentel], kenarlan yaldizh kayiklar geliyordu. Padisahm kaYlgmda 9'umi.l~ kafesler vardr,

82

BU I;lEHR-i iSTANBUL xt..

Nihayet padisatu 9'orduk. Soluk benizli, ufak tefek yaprlr, siyah sakalh bir zat (Sultan Abdillmecit) basinr saga dondiirerek uzun uzun bize baktr, Her halinden iclnln slklld.lgl belli oluyordu.

Hamlacilar cokqarip blr tarzda kurekceklyorlardr.

Herkurek darbeslyle sanki kalkip selam verlyor gilbi blr hal alryorlardr. Ki.ireklerin, elle tutulacak yerlerindekl yuvarlaklar, oteki kaytklanrrklne oranla, ban a daha kucuk gibi geldi ...

Galata kahvelerinden blrlneqlttlk, Burada qenc adamlarin (koceklerl dansetmelerini seyrettlk. Ku<;:uk bir odada islemeli Yunan giysileri qlymis budala gori.inu~m u<;: h~rif, isteksiz bir halde krvrrhp duruyorlardr. lclerlnden birisi esmer, dine gorunu~I·i.i ve siyah sa<;:IIYCI. Yandan sarkan bukleleri on dordilnctl Louls'nin pe-

ruklanru andmyordu, .

Gezintimizin en tatsiz qecen 'gunG buqiln oldu. Vine Gal~ta'da, yash bir kadmm evinde baska bir olaya tamk olduk, Siyah, ytrtrk giysiler lclnde igren? gorunlh,>ID zenci kadinlar vardi. Birisi h8mam~an qellyormus: kurkler icindeydi. Daha temizce ve biraz daha iyl dosenrnls bir odada ev sshlblnln krzi _Rosa oturuyordu. Beyaz tenli, kumral S 8<;: II , basinda Ispanyol kadinlanrnn kullandrqt gibi dantelden blr ortu vardr. Belin; adamaktlh srkan, siyah ipekliden bir entari qlyrnlstl,

Galata sokaklan yasayrs, hareket, davrarus, insanlar ve insanlann krhklan bakrrmndan birbirinden cok degi~ik goruntLilerle dolu. lstklar sonuk, yollar pis. Arka avlulara bakan pencerelerden kulaklan, tirmalayan keman ve gitar sesleri geliyor. Pencerelerde ve kapi eslklerlnde, Avrupahlar gibi qlylnmls, sac blclmleri eskl Yunanlilannklne benzeyen klrll surath fahlse-

. ler boy gosteriyorlar. Eloise ve Abelard'in daha kotO taklitleri. ..

83

BUl;lEHR-i iSTANBUL Kt. ..

Dogulu kadmlarm medeni haklara kavusmalarrna Faublas'in modefleti mi sebep olacak acabaz Oralarda da yuz YII ~onra belkl artik harem diye blr f;ey kalmayacak. Eger Avrupa kadmlanrn ornek olarak alacak olurlarsa, bir sure SOMa belkl roman bile okumaya baslayacaklan umulabilir. Ne var ki 0 zaman Tiirkler bugunkuhuzur ve si.ikOnlanndan yoksun kalacaklar.

Evet, esklllk her yerde cokmeye mahkOm Ti.irki-

ye'de de!.. '

84

A. ontstxt

A. Obisini 1850 yih delayIarmda istanbul'a gelmis bir italyari yazaridir. UIkesine dondukten sonra, gezip gordiikIerini «Giiniimiizde Tiirkiye» adli bir kitapta toplarmstrr. Tarafsiz, hatta dost goriin~- 1ii bir havasi vardir,

iSTANBUl'DAN GORUNTUlER



ISTANBUL'DA i.i<;: yilz elliden fazla camldoksan bir Rum ve Ermeni kilisesi, yirmi yedi havra, blrcok tekke ve tOrbe, bes yOz on sekiz medrese yani carnllere bagh yi.i,ksek okul, otuz bes genel kltaplik, iki yi.iz hastahane, y,i.jz imaret, i.i<;: yi.iz hamam, yi.izlerce han ve kervansaray; zariflik ve bi.iyi.ikli.ik bakrrnmdan Avrupa'daki benzerlerinden cok ustun blr hayli de krsla bulunrnaktadrr.

Bunlarrn lcinde en fazla dlkkatl ceken camilerdir.

Camilerde yerlere sazdan orulme hasirlar ya da <;:ok degerli, aglrpahah halilar serllmlstlr. Buralarda sahrslarm mevki ve derecelerine gore yer aynrm yoktur. insanlar arasmdaki bu uydurma ve anlarnsrz riitbe farklanrun Tann katmda blr oneml olmadiqt gori.il?i.i temel tutulrnustur. Camilerde - kiliselerde oldugu gibi - fakirler lcln sadaka sandlgl ya da tapmaqm onanrru ve korunmaet icln yardrrn kutusu gibi seylere de rastlan-

85

BlJ ~EHR-i iSTANBUL Ki ...

maz. Tanri'ya tapmma srrasmda kalbln huzur ve rahat- 119ma dagmlkhk verebilecek butun gereksiz ayrrntrlar carnllerden ve cevrelerlnden uzaklastmlrmsnr. Fakat acirna ve sosyal yardrm duygusu, boyle olmakla, gerl,(ek nltellqlnden hlc bir fley yltlrmls olrnamaktadrr. Camilerden crkrnca yoksul ogrenciler lcln okul ve okulla birlikte barrnak olarr medreselerden baska, qurbette kalan yolcular ve kimsesizler lcln misafir evlerl, hasta ve sakatlar lcin hastahaneler gorOlUr. Musluman en yOksekten en asaqiya kadar yonelmeyi ve bu durumlara uyrnayi cok iyi billr. Ve su i.ie;: ana ternell hi<: bir zaman blrblrlnden ayrrrnaz: Din, sefkat ve bilim. Onlarm kltabmda zaten: -lnsanlann en hayrrh olam insanlara hayn dokunandir.» denmernls midir? Bizzat peygamberlerinin su sozi.i cok 'i.inli.idOr: «Mtislilmarun eser yazdlgl murekkeple sehitlerln karn Tann katmda ayru degeri tasrr.»

Medreseler ve genel kltapliklar camilerin hirer parcalandir. Bununla birlikte kimi vezirler, hatta halktan kimseler tarafmdan kurulrnus kitaphklar da vardir rkl, bunlarm camilerle bir baglantdan bulunmamaktadrr. Bu tur kitaphklarm lclnde en unlOsu, eski sadrazamlardan Haqrp Pasa kltaphqrdtr ki, kaprsrrun Ilstundeki yazidan 1176 hicri yani 1762 mllad! yrl mda kurulmus oldugu arilasrr. Vine kaprnrn ustunde anlarnr vsurada degerli kitaplar bulunmaktadrr.» olan Arapca cok usta blr hattathk ornegi vardrr,

Bu kltaphk, istanbul'un en gOzel yapilanndan blrldir. Merrner kemerlerle tutturulmu$ dort kO<;uk kubbenln ortasrnda bOyOk ve aydrnhk bir kubbe dOl?Oni.in. Ve bu kubbeyi bi.iti.in cevreslnl saran yavrulanyla ge· 'ni$ bir bshcenln yesllllklerl ustune oturtun. Boylellk, Ie kltaphqa hayalinizde oldukea canh bir blclrn vermis olursunuz.

86

BU ~EHR-i iSTANBUL Ki ...

i'e; duvarlar hep clnllerle bezelldlr. Bu clnllerde dinl, bilimsel yazilar vardrr: aynca krrrruzt clcekleriyle saksilar resmedllmietlr. Hemen yaktruruzda rnerrner bir havuza dokulen sulann frsrlnlan ve kuytu servilerin yapraklan arasmda birlbirlerine olan asklarim durmadan dile getiren kumrularm tath otGl?leri bir yana brrakihrsa bu kitaphga drsandan hi<; bir rahatsiz edici ses girmez. Boylelikle minderlerin uzerindeakuma ve incelemelerle rnesqul olan klmselerln dikkatlerini de

dagltamaz. .

Ti.irkler krtabelere cok meraklidrrlar. Devlete ait yaprlardan cami, okul, medrese, krsla, misafirevi, k~rvansarayvcesme ve benzeri - blr tanesi yoktur k!. - onun on tarafrnda ya da yan duvarlarmdan birinde sozgelil?i bir ayet, bilim ve ahlakla ilgili. ,bi~ curnle _yada ebced hesabi lle duzenlenmls tarlhli blr rmsra yazi]: olmasrn. III. Sultan AJhme,d'in yel?mesindeki l?uguzel kltabe lste bu cesltten blr tarihtir:

«Cette fontaine te parle de son age dans ces vers du Sultan Ahmed. Ouvre la clef de cette source pure et tranquille, en invoquant Ie nom de Dleu: bois de cette? Eau intraissable et limpide et priepour Ie Sultan Ahmed.»

Tarihi Sultan Ahmed'in cari zeban-. liileden;

Ar; besmeleyle i<; suyu, Han Ahmed'e eyle dua.

Sultan Alhmet <;e$melsinden sonra sarayin dis

avlusuna girmek lcln blr kac adirn atmakyeterlidir.

II. Sultan Mehmet (Fatih) tarafmdan eski Blzans'in bGtOn bir maljkanesl Gzerine kurdurulmul? olan bu saray, Osman ogullannm hlr Kremlin'i~ir.

Bu saray, daiha doqrusu ulu agae;larla dolu bulunan avlularla bir'birlerinden aynlrnrs duzenslz yap' ku-

87

BU :;lEHR-i iSTANBUL xt..

melerinden meydana gelme bu kanl?lk Ylgm, uzaklardan oldukca h~.~ ve ceklctqorllntir: faket yarnna yaklastskea onun yuksek duvarlan, rssizbolumlert, oralara hakim bir olii sessizligi ruhagarip blr huzun, kasvet verlr.

Sonuc olarak II. Mahrnut, Yenlcerllerl ortadan kaldrrdiktan sonra burasim emeklt harem agalarmm ve gozden du~mur~ sarayhlarm oturmasma ayrrrmstrr, Bu duvarlan garunce, ellmde olmayarak, bizim 1821'in kanh olaylartru hatrrladrm: daha sonra suradan buradan duyulmus cesltl! arular.

Boyle hayale dalrntstrm ki tam bu sirada sarhos Rum kayikcrlann sarkilar scyleyerek. daha dogrusu kafa patlatrrcasma baglrarak,saraym deniz tarafinm pek yakmmdan qectlklerlnl gordum. Saskmhkla rehberimin yuzune bakrrusirn, 0 rnaksadrrm anladi:

- Goruyorsunuz ya, dedi. Surada Nizam-I Cedid asker] nobetctlert var. Daha yirmi bel? YII once burada yen!cer! a~kerleri kaynasrrdr. Sultan Mahmut yalruz Yenlcerllerl ortadan kaldrrmadi, onlarla birlikte .taassubu da oldQrdu. Vaktiyle bir mtislumaru bile dehsettendonduran bu duvarlarm yanmdan l?imdigorQyo~sunuz ki sarhos Rumlar ve Ermeniler, sarkrlar caglrarak nasrl pervasiz geCi}'lorlar.

88

TEOPUILE GAUTIER

On dokuzuncu yiizYll ortalarmda Istanbul'a gelmis bulunan tinlli FranSlZ edebiyatcisr Teophile Gautier bu kenti, pek tararsia olmasa bile, QOk gtiQIti goalem ve izlenimlerle anlatrmstrr. Iste onun istanbul'u belirleyen yaztlarmdan bazi bdliimler.

iST ANBUL'DAN GORONTOLER

T ORK H-A:MAMI : Istanbul'a geHl?imin ertesi gOnQ vucudumda bir krnklrk duyarak Kapalrcarst'nm yakmmdakl Mahmut Pasa hamamma gitmeye karar verdim: lsltrnlstlm ki Turk harnamlan kadar lnsaru dlnlendirecek bir yer yoktur.

Bizde arnk lzl bile kalmayan kaphcalar doquda coktur, Maddeden nefret etmeyi ogreten Htrlstlyanltk, 6liimlu olan vucuda ozen gostermeyi adeta gunah gibl bir l?ey sayrmsnr, Grmata'run almrnasmdan sonra, bllmem hangi ispanyol rehtbt, Endulils'tekl muslurnanlardan kalma hamamlar aleyhinde vaazlar vererek bunlara gitme'kte direnenleri sehvetll zevklerle egilimli olmakla, yolunu saprtmaya yonelmekle suclamisn.

Doquda ise din, ozelllkle ternlzliql emretmektedir.

Bundan dolayt buralardakl hamamlar, eekl Yunanlilar

89

BU I;lEHR·i iSTANBUL KI...

ve Bornahlar zamanrndaki ozen ve duzenlertnl korurnaktadrr. Kendilerine ozgu hirer uslubu olan bu buyuk yapllannkubbe ve sutunlannda mermer, su mermeri ve goz alter renkler kullarnlrmstrr. lcerlda pek <10k harnamcrlar. tellaklar, buharcilar bulunuyor. Bunlar Roma ve Blzanshlann kasaqrc: ve ogucularml hatirlatrnaktadir.

Once, sokaqa kahn bir halrdan kaprsi bulunan genil;i salona musterller ahruyor, Kaprnrn yanrndaki bir kasa ile bir .sandrqm arasrna hamamsahibi oturmustur. Bu adam sandl,kta,igeri giren rnustertlartn kend'isine emariet ettigi para ve mucevher gibi degerli l;ieyjeri muhafaza altma ahyor. Cunku hamam lcinds olup biten her seyden kendisi sorumludur. Bu buyuk salonun sicaklrgi disandan pek farklt degil. Salonun kerrannda cepecevre, iustlerinde dinlenmek lcln sira srra seriliyataklann bulunduqu, ust uste iki kath bir galeri bulunuyor. Mermer tal;iltgm ortasrndaki cesmeden, elfte yalagrn lclne slcim slcim akan suyun hafif, tath Slnltrsi kulaga geliyor. Cesmentn etraf feslegen, nahe ve bunlara benzer guzel kokulu bitkilerle dolu. Bunlar ozel saksrlar lclnde. Turkler bu otlarm kokusunu cok seviyorlar.

ipIerde ve tavanda mavi, beyaz, pembe clzqlll camasrrlar asrh. Bunlar trpkr Westminister ve Invalides'in kernerlerlne astian bayrak ve sancaklara benziyor.

lceride Ylkamp crkan mi.il?teriler, elbiselerini giymek Icin, terlerinin kurumasrru beklerken, yataklara uzarup sigara, kahve, serbet gibi seyler lclyorlar, Ostleri - kundaktakl cocuklar gibi - c;enelerine kadar ortulu,

Beni tshta bir merdivendenikinci kattakl galeriye crkararak burada bir yatak gosterdiler. Soyunduktan

90

BU I?EHR·i iSTANBUL Ki...

sonra da basrma sank gilbi bir havlu sanp, Mrstr heykeller! gibi bir de, belimden bilek kemiklerime kad~r uzanan pesternala burudiller. Merdivenin dibinde ~Ir clft takunya duruyordu. Bunlan da ayaklarrrna gegl~dim. Slmdl tellaklar iki koltuquma girip beni .~al;ika :bl~ odaya qoturduler, Buras: blraz daha sicaktt. ~Igerlenml biraz sonraqlreceqlm yerin yekrct srcakhqina alrstrrmak lcln, once bir sure orada durmam. qereklyorrnus. .-:;unku asil yikamlan yerin lSI derecesl otuz bes, kirk kadar var.

Etuvleri blzirn buhar banyolanndan cok farkh.

Mermer taslann altmda silrekli olarak ates yaruyor ve rsrttlrms su da buhar halinde etrafa yayrhyor. Su, kazan dan 'flsklrarak gelmiyor. Adeta kuru hamam gibi bir l;iey. Anc~k bu sicakhk krsa zamanda lnsanm tei-Iemesine yardim ediyor. Yesile calan carnh kubbeden lcerlye hafif bir rsik srzrnakta, Yikananlann dinlenebilmeleri lcln blrkac tane mermerden sedir yaprlmrs Bunlar, ilstlerine cesetlerin uzatildijiranatoml rnasalanna benzlyor.

iste Turk hamarrunda yrkanrna lslnln Ilk lslernl basladl. llkln, kaslarm blrlestlklerl yerleri yavas yavas clmdlkllyorlar. lnsan, yumusak hamur gibi, lylce ogulduktan sonra vucutta ter damlacrklan basqosterlyor. Bu durum, buza sokulan sampanya slseslnln lclnde bulunduqu kovarnn terlemesine benziyor. Sonuc dacok cabuk elde ediliyor,

. Gevsemis vucutta acilarr gozenekler terlerlnl IYIce koyuverince, yattlgrnlz yerden kaldmlryorsunuz. Bu kizqin taslarda tabanlanrnzm kavrulmamasi lcln, ayaklanruza yenlden takunyalarrqeclrerek sizi dogr~.' ~s.~1 buyuk kuobenln altmda oyulmus hucrelere goturuyorlar.

91

BU l;>EHR·i iSTANBUL xt..

Bu hucrelerln dibinde, lsteqe 9'Ore, soquk ya da steak sular akan musluklu, beyaz mermer blr kuma var. Tellek sizi bucesmenln yaruna oturtuyor; eline aldlgl krldan yaorlrrus birkese ile once kollartruzi, sonra bacaklanruzr, daha sonra dagogsunuzu ve srrtiruzi iyice ogmaya baslryor, Boylelikle kan harekete gee;:iriltyor demektir. Hareketlerinin sertllqlne ragmen en hafif bir aCI bile duymadlgmlzgibi, vucudunuzda en kileuk bir sryrrk bllerneydana gelmiyor.

Bu Is blttlkten sonra, kurnadan san bakrr bir tasla birkac kez ihk bir su alarak vucudunuza serpiyor. Teniniz hira.z kurumaya yuz tutar tutmaz avucuyla ogU$turuyor. lste o zaman sanki kollanrnzdan asaqrya buklum buklum derilerin indigini goruyorsunuz. Bu crkan deriler,aslmda olmu$ hucreler ve kirlerdir. Daima temiz.olduklanna lnanrnrs bulunan AvrupalJlan hayrete dusurmektedtr, Derinizden crkan bu gri renkteki yongalan, tellak size zafer kazanmrs bir kimse edaslyle gosterdikten sonra, sabun kopugune batlrdlgl uzun liflerle yavas yavas bedeninizi kamcilamaya koyuluyor.

Saclartruza gelince: Tellak on Ian birbirlerinden ayinp diplerini yrkryor, Bundan sonra da oldukca soguk bir selale beyninizden a$aglya dogru iniyor. Onun bu hareketine sebep, beyninize kan hucurnuna engel olmaktir.

Beni yrkayan tellak on bes, on aln vaslannda kadar bir Makedonyah idi.Derisi salamura yapraqrm andrrryordu ve yuzunun rengi kurumla boyanrrus gibiydi. Cok da ince yapih bir vucudu vardi. Durrnaksrzm buhar lclnde ya$adlgl lcln olmah, vucudunda yag diye blr $ey kalrnarmsn, Ama butun bunlara ragmen cok gue;:1U ve saghkh blr gorunu$u vardr,

92

BU $EHR·i iSTANBUL Ki ...

Bu pek degi$ik ve cesltll torenln sonunda beni, carnasrrlanrm giydirerek, yataqtma gotUrduler. Orada iki qenc tekrarbir masaj yapti. Van uyur halde bir saat Kadar oyle kaldim. Kahve ve limonata lctlm.

Hamamdan c;rktlglm vakit kendlmi oyle hafif, nesell, dine ve saqlrkl: hissettim ki buna neredeyse ben de lnanamayacektim. Ustumde yorqunluktan, bltkln!ikten en kU1e;:uk bir iz eser kalmarrustr. «GokyOzGndeki melekler yammda yurOyorlar» saruyordum.

Halle Feneri: Bayagl blr mahalleden cikarak Fener'e vardik. Burada kibar Hum aileleri oturmaktadir. Mucizeler yaratrlan kutsal bir yerin yarubasinda, WestEnd gibi bir yer. Tas yaptlarm mlrnarhk blclrnlerl cok ustun. Cogunun merdlven blclmlnde oyulrnus konsollara dayah sahnlslerl var. Kimilerinin pervaz altlan krvnntrlr. Daha eskice olanlan ortacaq otellerinin on taraflanrn hatrrlattyor, Yani yan hlsar, yan ev goruntusil var. Duvarlar, bir kusatmaya dayanacak kadarqenis. Demir kepenkler, gerektiginde, mermilere bile karst koyablllr. Ok mazqah gibi darlasan pencereleri kahn parrnaklrklar koruyor, Sacaklar da mazgal hallne gelebiliyor, cumba bicirninl alryor. Bu dilzenler ancak yanqrnlara karsi iyi bir savunma olabilir; c;:unku alevlerin uzun dilleri tastan yaprlrnrs evlerden lbaret mahalleterl ancak yalayip gee;:ebiliyor ve istanbul'un yanqmla- 1'1 da pek boldur.

Eski Bizans sanki buraya slgInml$. Commenes'lerin. Ducas'larm, Paleog'lann torunlan burada karan-

. hkta yasryor. Atalan pek sahane yasarrus, darnarlannda imparator karn bulunan, prensllkleri olmayan prensler, prensesler. Kolelikleri kendilerine kral davranrsmda bulunduklan icln, hie;: bir yetkileri olmadiqt halde, bu derin saY91 karsrsinda teselli bularak yasryorlar,

93

BU ~EHR-t iSTANBUL Kt ...

OIl? gorunO$lerinin sadellqlne ragmen, oturduklarr evlerinin lclnde zenginlikler YlgilJ. Doguda zenginlik tehlikelidir ve bu yOzden yabancrqozlardan saklarur.

Fener'de oturanlar uzun sure dlplornathklan ile un kazanml$lardlr. Eskl zamanlarda Osmanli devletinin uluslararasi i$leriyle hep bunlar ugraslrlardl. Fakat Yunanistan'm bas kaldtrmasmdan sonra bunlar itibarIanni yitirdiler.

Fener belli blr verde bitiyor ve bundan sonra Turk mahallelerine giriliyor. Halle kryrlanndakt budolaylarda lslek bir ticaret goze carpiyor. Adrrn basmda, uzun bir smgl omuzlanna alrrus, ikl hamalm yOk tasrdrklan gorulOyor. Uzun iki tahta ile birbirine bagh esekler, gidi$ qellse oldukca engel oluyor. Hele kose baslannda.rblr sokaqa sapmalan gerektigi zaman 6nlerine ne raslarsa sllip supurnyorlar. Bu zavalh hayvanlar, dar sokaklarda duvara yapl$I'P ne ileri ne de geri gidemedikleri icln: buralardan gegen athlar, yayalar, hamallar, kadtn ve cocuklar, hatta kopekler birbirine karisiyorlar. Artrk kufur eden mi istersiniz, yayqarayi basan rm yoksa havlayan mr? Esekcl hayvarurun kuyrugundan cektp de kapanrrus yolu acmcaya kadar kryamet kopuyor. Ancak engel ortadan kalktlgl vaklttlr l<i herkes yoluna devam etmeye lmkan bulabiliyor. Tabii bu zamana kadar bes on klsl baslanna darbeler yernlsler, ornuzlan 90rOmO$tOr. Arna biitun bu arada olaym masum. nedenleri olan e$ekler de tabii dayaktan en buyuk pay' alrruslardrr.

Bu yorede toprak, denizden surlara doqru, bir en .. fiteatr biclmlnde yuksellyor, Bakrslar, Turk evlerinin ustunden harap olrnus eskl duvarlar, esrarh su kemerleriyle ilgili goruntuleri lelne ahyor, Arada srrada zarif, yeni yapilar da <goze carpmryor degil. Ne var ki he-

94

BU ~EHR-i iSTANBUL xt ...

men hepsl tahtadan ve sanki yeni yeni yangmlar lcln haztrlanmrs kirtukler. Bir kibritle kolayllkla tutusturulacak nitelikte narin yaptlrruseok gOzel gorOnO$IO evier. istanbullular, 90k zaman bu evlerin temellerine kadar kul olduqunu kim bilir kac kere gormu$lerdir; ama yine tahtadan yapmakta direniyorlar. Sehlrde yilz ytlIrk bir yap', pek seyrek raslanan seylerden biridir.

Surlar: Bir zamanlar iki sira, dart kose kuleleri bulunan, slmdl ise etekleri ekili ve tastan korkuluklu surlara, Oc;: kat duvardan qecmek qereklrmls. Bunlar Konstaritin'in eski surlandrr. Yiizyillar boyu dalga dal .. ga gelen saldmlar, zaman zarnan.vcesltll ve korkunc depremler buralan bugOnku durumuna qetirmls Tugla ve tas temellerinde mancmjklann, kocbaslanmn. yedi yuz topcu tarafrndan yonetllen demir toplann ac;:-

mrs olduqu gedikler haJa goze carpiyor. .

Bu toplardan at, Ian mermer gOllelerin ag,r"gl 09 yuz kiloyu bulurmus. Orada burada, uzun bir catlaqm, duvan asaqrdan yukarrya boydan boya yard'g' goruluyor, Daha ileride biltun bir duvar, olduqu gibi, dibindeki cukura dusmus. Fakat taslann ekslldljil yerlere ruzgar toz toprak y,g,yor. Noksan olan kimi mazgallarm yerlerinde de agaGlar ytikselmts. Parazit bitkinin bln blr pencesl, yerinden. diisrnek uzere bulunan bir tuglay,yeniderl peklstlrmls, Kocayernlsl aga91armm koklerl, taslarm birfe$tigi yerlerde kiskac gorevi yaptrktan baska, slrndl de percln civlsl girbl bunlan birbirilie tutturmaya calrsryor. Duvarlar ise; mavi g6klerin altrnda kink dokuk silueti, sarmasrklar burumus ve zamanla zengin koyu renkler kazanrms hisar perdeleriyle uzanrp gitmekte. Birbirinden oldukca arahklt olarak, eski Bizans yap's, kaprlar hala ayakta duruyorlar. Bunlar, Turk cluvarc,lrglyla tikrz bir hale qetlrllrnls 01- rnakla birlikte, vine de kendilerini tarntmakta zorluk

cekmlvorlar... .

95

Anadolu tizerine yazdig; «Kiigtik Asya» adlI eseriyI le billnen Charles Texier,

CHARLES TEXIER kitabmda yeryer istanbul'dan da soz etmi~tir_ A~agldaki sayfalar, onun «Ktigiik Aysa» smdan derlenmts birkaq boliimdilr_

OSKUDAR VE DOLA YLARI

tl SKOOAR CIKINTISI, Bogaz'la (Propontid)arasmdakl gerc;ek strun meydana getirir. Eski Yunan mltolojisine go~~ Ilyoj denilen inek denizi tambu yerden gec;.mi1;ltir. Uskudar' burnunun bir adi da (Damalis) ya da Inek Burnu idi. Bu (Damalis) adrna blr kaynak ara~ak gerekirse blreok yuzyllian arkada brrakarak ta lskender zamaruna dek gitmelidir.

MakedonyalJ Filip, AtinaIJ general (~ares) taraftndan savunulan Blzans'i kusatrrustr. Bu kusatma uzun sur~~ ve bu ~Ir~.da, cekllen slkmtllal'dan' otUru, (~a~ res) 10 kansi oldu. On un yaptlgl hizmetlere ve kansirun olumune bir arrnaqan olmak uzere, Oski.idar burnunda buyuk bir antt-kablr yaprldr, Bu amt-kablr ustu; ne, tepesinde bir inek bast bulunan 'lir de sutun dlktiler ...

OskOdar,. muslumanlann egemenligi altma girdikten sonra da bayrndrrhk derecesinden hi,C; blr f$ey yi-

96

BU f;lEHR-i iSTANBUL xt ...

tirrnemls, qerllememls sehlrlerden blrl olarak kaldi. (Kalkedon)da olduqu gibi, sehrln bu kenar mahallesi Blzans denilen baskentln etrafrm cevlren askerl noktalann hashoalanndan blri halinde daha da qellstl. Bilyilk kislalar yaprldr. Gilnden gune sayrst artan bu yapilar topcu ve suvarl birliklerini barmdrrmaktaydt.

Dlnl duyqulan bakrrrundan olduqu kadar askerlik bakirrundan da halki memnun etmek dusunceslyle. padlsahlannvcoqu Oskudar'da onernli eserler ortaya koydular. Estetik zevklerle suslu cesrneler ve camilerln, zarif bicimleriyle kubbelerin ve rnlnarelerlncoklugu sehrln gorunW clzqllerlne-cesltllllk katrnaktaydr.

Yavuz Sultan Selim'in oglu Kanuni Sultan SOleyman'rn, 1547 yilmda, krzi Mihrimah Sultan adma yapt,rdlglcami bu sehrln (Oskudar'm) en guzel arutlarmdan biri olarak kalrmstir. Bu cami deniz kiyrsmdadrr. Avlusunun ustQ cesltli kubbelerle ortulmus, bunlar mermer direkler ustilne oturtulmustur.

Aynca III. Sultan Mehmet'in annesi tarafmdan yaptmlrms olan cami ise daha gOney yondedir. Bu caminin yapilrs tarihi 1597'dir. Otekller gibi bunun yapihsmda da lstanbul'un (kilise carnlsll denilen ve aslmda bir Rum kilise stili olan yol lzlenrnlstlr. Bunun kubbesi, &Itl kUQuk kubbe ile cevrelenmlstlr. At pazarma yakrn ve yuksek bir noktada bulunduqu lcin buWnl7ehre

hakim bir bakrs: vardrr. '

Daha blrcok padlsehlar ve hamm sultanlar, ayru gorenege ayak uydurarak, Uskudar'i tekke gibi,imaret gibi din ve hayir kurumlan ile baymdtrlastirrmslar ve '3uslemi$lerdir. Ne var ki butun bu yaprlann mlmarhk tarzr, soylu blr nltelik tasryan eski Arap ve Selcuk stllinden aynlarak, ne rnusluman ne de hrrtstlyan bir ozellik gosteren, koksiiz ve zevksiz blr mlmarhqa yonell-

97

BU ~EHR·i iSTANBUL xt ...

sin tipik omeklerldlr. Grnegin Selimiye'deki III. Selim camisi bunun acmacak blr belgesidir. Mermerden yaoilrrue ve bazi rnlmarhk sOsleriyle bezenmls olduqu halde, ne biltiinilnde ne de ayrinnlannda, banda gorOlenlerden fazlasrru hatirlatacak hlc bir l?ey yoktur.

OskOdar sehrini boylestne dini eserlerle doldurup baymdir kilan .musluman gelenekleri, dogrusunu soylemek gerekirse, canh ve uyqarlrk yasarm lcln gerekli bulunan seylerl de - hlc degilse bunlar orarunda - dusunmekten geri kalmarrustrr. Bu sozle harnamlan, kervansaraylan belirtmek istiyorum. Bunlar da buyilk sehre I§Ylk ve Asya ile Avrupa arasrnda transit yeri bulunan blr bolgeye uygun blclrnde hem sayica, hem de nltellkce yeteri oranmda meydana qetlrtlmlstlr. KGcuk Asya'dan doquya dogru uzun geziler yapmak isteyenler burada her zaman Ermeni kervancilan bulacaklarmdan emin olmahdirlar. Bunlar, izmir dolaylanna gitmekten tutunuz da iran, Afganistan'a kadar slzl gotOrmeye hazirdrlar. Ancak gezi icln gerekli her turlO arac ve gereci, yola cikmadan once istanbul'da iken saqlarnak yerinde olur.

OskOdar sehrl, Osmanlt baskentlnln otekl serntlerinden oldukca farkh bir gorOntO meydana getiren, uzun servilerle dolu buyuk bir oliiler alam ile cevrllldlr. (Karacaahmet anlatrlrnak isteniyor.) Asya'da mezarhklardan baska genel bahceler, yani parklar yoktur. Bu mezarhklar ayru zamanda birer gezinti, hava alma ve toplann yeridir. Olum muslumanlarm gozOnde, HIristiyanlann dusunduklert gibi, oylepek korkulu bir fley deqlldlr, Baska bir evrende yeniden yasarnak umudu, 61OmO onlara hOzOnlO olmaktan fazla, endlse vericl bir l?ey olarak tanrtrmstir, Asya topragl butun Osmanhlann ortak vatarn olduqundan, istanbul halkmm

98

BU~EHR·t :ISTANBUL xt ...

<;ogu dedelerinin yatmakta oldugu yerde bulunmak dusunceslne onernle baglldlrlar. Bundan dolayi da olulerini Uskudar'a tasrtrp orada qomdurilrler. Ancak bu 90k qenls mezarhk, Bogaz'm oteki kryrsrndakl gibi lhtisarnh eserler ve tOrbelerle suslendlrllrnls deqlldlr. Daha onceleri 6IOnOn rOtbesi ve soyluluqu, mezar tasirun tepesindeki sank seklllerinden anlasilryordu. Fakat slrndl bunun yerine ister bOyOk bir klsl, ister bir saner olsun, genellikle fes sekli konmaktadir. Kadm rnezarlarma gelince, baslt bir yazrt ile, bunun ortasmda basi yana sarkrnrs bir servi resmi kazrlmaktadtr. Bu resim, goklere ucrnus alan ruhun hayall bir semboludur, Olen bir kimse, mezanna konulduktan soma, ailesi vakit vakit onu ziyaret eder; fakat bu rnezan kisa blr zaman soma toplumun dindarhjnrun bek<;iligine terkederler ve ana bakmak, onu korumakla da fazla ilgilenmezler.

OskOdar mezarhq: Tilrklerln istanbul'da kurrnusolduklan en eski yerlerden blri olduqu halde, burada omril yuz YIII doldurmus bir mezara pek seyrek rastlanir. Bununla blrllkte .bu mezarlann taslan bir oryantalist lcln son derece iJ.gi cekicl ozelllkler tasrmaktadtr. Bunlarda, gosteri$ ve mubalaqadan uzak bir blclmde bellrtllmis dini duygular, bazilarinda da muslumanlarm sevdigl Arap ve Acem salrlerlnden almrrus beyitler bulunrnaktadtr. (1).

Bulqurlu Dagl eskl (Damatris) tiro Bunun cevresl eskiden bahceler vekosklerle dolu idi. istanbul'un, adrrn bllmedlqlmlz eski blr tamrnlaytct ve tanrtrcr, Bogaz'dan ote yana yaptlrnrs alan saraylart ve ~ana,stlr-

(1) Yazar, taslara ya2l1l1 kimi ayet ve hadisleri §iir sanmakta ve lOy Ie nitelemektedir.

99

-----------------------------------------------------~~--------------------.-~----

BU l?EHR-i iSTANBUL Ki ...

Ian anlatirken (Brias) sarayrndan ve bunun (Brias) olarak adlandmlmasmdan soz ederken; son Bizans lmparatorlan Kudus'e c;:ekilmek ic;:in bassehlrden savustukian vakit, halkm arkalanndan yukselttlklerl feryadi bu (Brias) saraymdan dinlediklerini bellrtlr.

Busaray imparator (Tier) ve (Moris) tarafmdan yeprlrmstir. Ilren) lerin oglu (Gozleri gormez Konstantin) ormarunm bulunduqu (Damatris) saraytrn da bunlar yaonrrmsnr. Vine kurucusulmparator (Konstantin) alan (Eutrope) llmaru da burarim yakmlarindaydr.

Bizans hukumdarlan, cok stk munasebstta bulunduklan doqululann adetlerini, Yunanhlarm ve lranhIann (Firdevs) dedikleri bahc;:elerin ve saray yasarnrnrn tadtru alrrus, kendilerini bu yasarna uydurmuslardr. (Flrdevs) ler daha cok Asya kryrlannda kurulmustu. (Damatris) sarayr, imparatorlarm ve prenslerin avlanmalan lclncesltll hayvanlar ve kuslarla dolu,c;:ok genls bir park ile cevrelenmlstt. Bu saraylann hepsl zarnanla ortadan yok oldular; fakat bunlan sulayan cesmeIer hlllil buqun de Turklerln bahc;:elerinde akmaktadrr.

100

EDMONDO DE AMICIS

1874 yilmda istanbul'a gelip sehri gezmis bulunan tanmmis italyan edebiyatcisi d'Arnicis'nin de bu kent tizerine yazilrms bir kitabr vardir. Magldaki bolttmler, cok gUgli.i gozlern ve tasirler dolu olan bu kitaptan almnustir.

KOPRO OSTONDE

ISTANBUL HALKINI g,orup tarnmak ic;:in Kopru'nun ustune cikmahdir. Blr saat lclnde hemen butiln istanbul gozunuzun oruinden akrp gec;:er. Bu insan selinin yamnda Pekin panayrrlarr, Nijni - Novqorod bayramlan ve Hindistan carsilan sorulk ve silik kahr, istanbul'dan bazt izlenimler kaprnak isteyenin, bu kopru ustimiln uygun !bir yerini seclp oradan c;:evreyi qozlemesi, istegi icln en iyi sonueu verir. Aneak bu strada gozlerinizi oradan hie ayrrrnarnaruz qereklr. Eger gozler baska bir yone kayacak olursa hem goruntu kansir hem de lnsanm bast doner.

[stanbulhalki kopru ustunden renk renk dalqalar halinde qecer. Virmi adimhk yerde, on- dakika Iclnde, cesitli uluslann tipleri ve giysileri blrbirine kansir. Aglr bir yukun altmda iki bukliim yuruyen hamallann vaninda, beyaz bornozuna sanlrrus bir bedevi, mavi kaftan" ve basma tillbent sarrms yasl: bir Turk, onun

101

BU ~EHR-t tSTANBUL xt..

varunda bir Rum dellkanlrsr. bir mevlevi dervlsl Avrupall elcilerden blrlnln arabasrrun onunden ceklllp ona yol verir. Sefirinin arabasrrun onO sira, elblsesl serltll blr kavas kosrnaktadrr.

Bu gordOkleriniz, gormediklerinizin yanmda hi«; kalrr, Kendinlzl bir anda, astragandan yi.iksek basliklanyla, blr lranh kafilesinin arasmda bulursunuz. Onun arkasmdan. iki yam yrrtrnach bir ceslt ctibbe qiyrnis bir Va:hudi gelmektedir. Sonra tesblhl ve bastonu He bir katolik papazr, k090k cocuqunu sirtma asmts bir Cingene kansi gOzli.ikOr. Bu kalabahjnn arasmdan, ata blnmls bir harernaqasmm sesl lsltlllr :

- Vol veeer! ..

Gercekten de arkasmdan kus ve ctcek resimleriyIe silslenmls bir konak arabasr: lclnde menekse ve yes!l feraceleri ve beyaz yasmaklan lle kadrnlar .... GOndiiz sabahtan aksarna kadar Beyojilu hastahanelerinde calrsmrs ve yorgun dU$mO$ blr hastabakrci kadmla, hemen yanmda blr OfOrOk,c;O hocaya ve elinde maymun blr Afrlkah koleye raslarur. Beyaz fistanh vekemerlnde sllahlan bulunan blr Arnavut, srrtmda koyun postu bir Tatar ... Bu her an dlzllen ve her an bozulan ayle bir mozaiktir ki goz bunlarm hizl: kimrldaruslanm ancak izleyebilir. Bu arada gozlerimizi koprOnOn doeemelerlne dlkecek olursak bir adamm ciolak avadmdan, Parls'ln en son kundura modasma kadar her cesltten pabuc gorilrOz.

Eger biraz dikkatsizlik ederse lnsan adrm basmda yere yuvarlanabilir. Bazan blr saka, srrtmda kocaman krrbasiyla, bazan padlsahm zihaf alaymdan bir kafile her zaman size carpabtllr: bunlar olmazsa Ermeni srrrk hamallan ile carpistrsrruz.

KOpri.inOn iki basmda merdivenler vardir. Bu mer-

102

BU ~EHR-t tSTANBUL Ki ...

divenlerden, kalabalik vapurlara blnmek ilzere inersinlz, Bir gi.iri.iltG, bir ayak pattrtrsr, blr hay huy, ne!es, soluk. Bu kalabahqm tclnde encok goze carpan, dairna 0<;,0 dordil bir arada dolasan, Cerkeslerdir. Aglr .. aglr adrmlarla yOrOrler. VOzleri sakalh ve korkunctur, vucutIan iri yarrdrr. Baslannda kalpak, slrtlarm.~~ .. uzu~ ve siyah bir kaftan, kemerlerinde kama, goguslennde gOmO$ flsekllkler ... Sonra, Dalmac;yaltlarmkine benzeyen giysileriyle Suriyeliler. Baslarma ~Itm cubuklu birer yagllk sarrruslardrr. Bulgarlara gelmce: Ayaklannda dizlerine kadar gel en ktsa poturlar, baslarmda klsa kalpak ... Adalt Rumlar, bastan ayaqa kadar, tG:.I~ blclrnde lslernell seyler qlymlsler, bunlara parlak dugmeIer de takrruslardrr.

Vaklt vakit bu kalabahk biraz acrlrr: fakat acrlrnasiyla yeniden darahp srklasrnast bir olur. Feslerin kirmrzr, sarrklarm beyaz dalgalan arasmda nokta gibi yOkselen sapkalar. bu rnusluman seline kaprlmrsa benzerler. Kalahallgl seyrederken binlerce ki.iC;OcOk, garip, tuhaf olaylarla karsilasrrsrruz. Bu, sozqelisl, arabasrrun lcindekl hamrnefendlslne krsa bir sure de 01- sa merak ve dikkatle bakmrs olan bir Rum dellkanhsma, gozlerini devlre devire saldrrrnaya hazirlanan bir harernacesrdrr: bu da mncevherler lclnde ve eldivenli blr pasazadeye belli belirsiz goz krrpan ve onu avlama hazirhqtnda bulunan, modellerdeki en son resimlere gore qlylnmls, blr Fransiz kokotudur.

Develer, beygirler, tahtrrevanlar, binek v.e yOk arabalan ,hamallar tarafmdan yuvarlanan bOyuk frcrlar uzun uzun aruran esekler, uyuz kopekler - uzun blrIpllk hallnde - koprunun ustundekl kalabahji: ikiye bolerler, Bazan Oc; tuqlu bilyuk bir pasa qecer: muhtesem arabasma agll'~ba$lthkla kurulmustur, Arabasrrnn

103

BU f;;EHR-i iSTANBUL KL.

arkasmda yUbUk9USU, koruyucusu, zenci hlzrnetkart yaya giderler. Etraftan kendisini sayqt lie selarnlarlar. Oteden, nereden c;lktlgl belli olmayan korkunc ve elrret blr dilenci kart, gogOs baglr acik, sad aka istemek lc;in arabamn kapistna atilrr. KuC;OcOkguzel TUrk kizIan, oglan cocuklan gibi, yesll don ya da san mintan giymi~ler; kinah elleriyle kalabahgl iterek, kedi gibi srcrayarak kendilerine yol acio kosusurlar, Yaldizh kutulanyla ayakkabi boyactlart, ellerlnde legen ve tahta iskemlelerlegezginci berberler, sucular, sekercller. serbetciler Tiirkce ve Rumca baqrra baglra her yonde halki yanpgec;erler. Her adrrnda.blr ilniforrna parlar. Gogusleri nisanh subaylar, pasalanm tslerlnden evlerine qoturmeye giden saray seylslerl, kemerleri birer sllsh deposuna donmus [andarmalar, zeybekler ...

TATAVLA'OA BiR MEYHANE KASIMPA~A'OA SiR KAHVE

PANGALTI TEPESiNDE idik. Kurumus, kilcilk bir sel yataqrru gec;tik. Bir baska tepe daha tirrnanarak kendlmlzl yepyeni bir semtte bulduk: Aya Dimitri.

Burarun hernen butiln halki Bum'dur, Her tarafta . kapkara gazier, yaslt kesisler, hircm ve attlqan, tlg gibi dellkanlrlar, orgulG saclanrn omuzlanna dokmils ka'dmlar' ve kizlar: sokacim tozu topragl .arasmda' oynasan ve ortaligl C;lghklanyla dolduran, yilzlerlnden bile, seytanlrk akan koplller gorOyoruz. Taslarla kaydrrak oynayan b~ koplllerln, bu hasan oglanclklarm yaruna yaklasnk. lclerinden biri -ki al;lagl yukan yedi seklz yaslannda kadar vardt - hepslnden daha seytan, He-

104

BU SEHR-i iSTANBUL Ki...

men her dakika bir C;lghk kopararakba~mdaki kuc;uk fesini sik sik havaya anyordu, Birden bire, bir kapmm onunde oturmakta olan baska bir cocuqa donilp baglrdl:

-'- Cecclno buttani la palla .. (Cectno topu bana at.)

Cocuk hrrsrz: bir clnqene gibi hernen onu kolun

dan yakaladirn ve sordum : - Sen italyan rrusm?

- Hayir, [stanbulluyurn,

- ltalyanca'yi sana kim ogretti?

- Annem.

Bu cocuk, seklz on yildan beri lstanoul'dayerlesmil? Livorurne'li blr tasci ile Plza'h bir kadirun oglu lrnls. Kendisine para verdik.

KOC;ilk vadiyi bir kere daha qectlk. Baska bir Rum mahallesinegirdik ki Tatavla (1) denilen bu semtte i~~an?ul'un sayrsrz ve blrblrlne benzeyen lckllt asci dukkanlan bulunuyordu. Bunlardan birine girdik.

Girdigimiz yer, bir tiyatro salonu olacak kadar, buyi.ik ve qenls bir yerdi. Kocaman bir ocaqin karsrsmda kotO yOzlij blr adam, gomleginin kollanrn sivamrs bailk kizartryordu, kebap c;eviriyordu. ate yanda bir tezgah vardr. Tezqatun basinda baska bir tebditli yOz, ayakh kadehlerle karsismdakllere beyaz ve kirrruzt sarap dagltlyr6rdu. Ortada ve yanda yorede, kundur~cI masalanrn hatirlatan, kOC;i.ik masalar ve arkahksrz basik iskemleler yerahyordu.

Dtsarrya 6ylesine birgurultO geliyordu kl 'kulagl-

('1) $imdiki Kurtulus semtine Cumhuriyet'e kadar Tatavla deniyordu. Ataturk, lstanbul'un birkac semti He birlikte, buranmda adrrn degi~tirtti.

105

BU f;lEHR-t iSTANBUL Ki ...

rmzt blraz nkayarak lcert qlrmlsttk. Burada, genellikle, a$agl tabakadan Rumlar ve Ermeniler bulunuvordu, Onlann rnerak dolu ve galiba blraz da alayci bakrslanndan eni konu ceklnmekteydlk, Bununla blrllkte hie; birisi bize gaz atrp selarn vermeye tenezzul etmedi. istanbul .halkr, genellikle, dilnyarun en az tecessOse dO$kOn kirnselerldlr. Onlann yaygm iJ.gisinie;ekmek lcln ya lhtisarnla yoldangee;en bir sultanolrnahdrr ya da sokaklarda ana doqmasr kosan blr deli.

Bir koseye oturduk. Bir sure garsonun gelmesini bekledik; kimse gelmedi. 0 zaman anladik ki istanbul meyhanelerinde lnsarun kendi kendlslne hizmeti adettiro Bunun Ozerine kalktrk, ocaqa giderek birer tabak kebap istedik. Bu kebabm hangi dart ayaklmm eti 01- dugunu artrk Allah billrdl. Sonra teZJgaha giderek birer bardak Bozcaada saraoi doldurttuk. Bunlann hepsini ancak dizlerimize kadargelen masalanrmza ,gatOrduk,

Meyhaneden crktrktan ve on dakikakadar yi.irudukten sonra, buyuk bir Turk semtine, Kasimpasa'ya geldik. Bir dere yatagl i1e blr dereyi kaplayan ve denlz kryrsma kadar uzanan Kasirnpasa cesitli camileri, tekkeleri, behcelerl Ile qercek ve baslrbasma blr Turk sehrldlr,

Kasrmpasa'rnn tistilnden yana yareye gaz gezdirildiginde insan kendinden gee;er. A$ag"3rda, deniz kryrsmda 90k hi.iyi.ik bir tersane vardrr. Bir mil uzunluqunu tutan yerde havuzlardan, tezqahlardan, kizaklardan. meydanlardan, ambarlardan ve krslalardan meydana qelme kocaman bir lablrent vardrr, Bahriye Nazlr"gl bmasi zarif ve hafif, insana sanki suOzerinde yi.izi.iyormus duygusunu verencok guzel bir mimarhk arnegi-

. 106

BU f;lEHR-i iSTANBUL Ki ...

drr, Limanda zirhhlarla. Kmm Savasr'run (1) artrk ya$lanrrus otekl bi.iyi.ik savas gemilerinin krrruldamaksrzm oylece duran heybetli qovdelerl arasmda kOe;i.ik gemiler ve kayiklar dolasmaktadir.

Hallc'in otekl kryismda, karsi yakada gogi.in mavi fonu uzerlne dusen Valans su kemerleri, Fatih, Sehzade, Si.ileymaniye ve daha sayrsiz camiler, minareier, evler qozlerln onune serilmektedir.

Bu gerc;ekten bOyuleyici goruntOyH doya doya seyretmek ie;in blr Tiirk kahvesinin onunde oturduk. Bu kahve, otekl butun Turk kahveleri gibi mutevazt gori.inu$Ii.i, fakat cok orijinaldi. Diyebillrim ki Kanuni Sultan Si.ileyman zarnarnnda acrlrrns ilkkahveden ya da Dorduncu Murat'm cok slddetll davraruslanyla kapatmis olduqu kahvelerden bunlar pek de farkh deqll. Ti.irklerce blr zamanlar «Uykuyu kacmci ve sehvetl kesici» dive nltelendlrllmls alan kshvenln yasaklanmast lcln bir zamanlar nice nice «Ferrnam Humayunlarvcikanlrms, dine dayanarak ne denli savaslar yapilrrus ama; ne bu savaslar, hatta ne de bu yolda dokturulen kanlann bir yaran gori.ilmemi$; $imdi sadece sira kahvehanelerinde deqll, Galata ve Beyazrt kulelerinin tepesinde vevapurlarda bile rahathkla kaJ~ve lcillyor. Mezarhk lcerlerlnde bile kahveler var. Unli.i Kapahcars: lclnde de kahveler var. Insanm - istanbul'un neresinde bulunursa bulunsun - hatta etrafina hie; bakmadan sadece baqtrmasi yeterlidir:

- Kahveclllll ..

(1) Kinm Sava!?1 1854'te ba§ladli'pna gore, yazann ?u~l~n gordOgii 1874 ythnda, bu savasa katrlan savas g~mllerlnm ya§1 iizerinden yirrni yil kadar bir zaman gec;ml§ bulunrnaktaydi .

107

BU f?EHR-i iSTANBUL xt..

Blzlm oturduqumuz kahve, her taraf beyaz badanahbtlyukce bir odaydr, Dort duvan da bir adam boyu cllah tarhtalarla kaphyd: ve bu tahta kaplarnalann alt taraflarrnda, yine boydan boya, cok alcak peykeler vardr. Koselerlnden blrinde blr ocak bulunuyordu, Ocakta irinli burunlu bir Turk kahve pisiriyordu. Kahve pislrllen araclar kuc;uk bakir cezvelerden ibaretti. Duvarlardan birine pekbuyuk olmayan bir ayna asilrmsn. Aynanm cevresinde, raf gibi bir seyln ustunde usturalar, tras takirnlanqoze carpiyordu, Hirk kahvelerinin C;'Ogu, ayrn zamanda, hirer berber-dukkarudir, Bu kahvecilerin dlsclllk, cerrahlrk yaptiklan da olaqan hallerdendir.

Tam karsjrruzaqelen duvarda baska blr raf vard r.

Bu raflarda kesme camlardan yap,im,~ nargilelerle bunlann toprakIiilelerl. ayrrca kiraz agacmdan yapilrrus cubuklar duruyordu. Peykelerde bes Turk oturmus, sohbet ederek cubuk lclyorlardr. Dc; klst de kao: onilnde, arkalrksiz ve krsa bacakh lskernlelere oturmuslardr, Sirtlanru duvara dayarruslar. cubuklanrn tiitti.iruyorlardr,

Biz de bir. yer seclp oturduqumuz zaman kimse blzimle ilgilenmedi. Kahvecl i1e C;lragmdan baska kimse bir ~ey soylernedi. Sadece nargilelerde fokurdayan suyun, bir kedi rmnltrsuu andiran sesi Isltillyordu ...

VANGIN

SABAHIN beslne doqru odamda yan uyur, yan uyaruk blr haldeydim. Birden sokakta bir gGrLiltii, bir ugultu ve merdlvenbasmda - sanki gOndiizmu~ gibi -

108

BU l;IEHR-i iSTANBUL Ki ...

btrtakrmayak seslerl ve kosusmalar duydum. Pencereye kosturn. Al?aglda karanlikta blrcok kimselerin HanC; tarafma dogrukol?ul?tuklanm gordiim .. Ben de merdiven basma atildtrn. Basamaklan dorder beser inen ev sahlbinin Rum cocuqunu yakaladtrn. Ne olduqunu sordum. Elimden savusmaya calisarak :

- Yangm var, duymadm rru?

Dedi. Sonra kendisini elimden kurtararak :

- Galata kulesinin tepesine bak!.. diye ekledi.

Odama crkip penceremden baktrqimda Galata ku-

lesinin ustunde kipkrrrruzi bir 1:?I:k qordum. Yakmlanndaki evlerden de kivilcrmlar helezonlar ortasmda bu~ yiik bir kara bulut yuksellyordu.

Arkadasim da ben de ilk once garip blr urperrne ve dehset icinde kaldik, Fakat sonra - yuzum kizararak itlraf edlyorum - zallrn ve bencil bir duygu lle, ben bir yangm fash yazmak, arkadasrrn da bir yangm deseni cizmek lcln blr ceslt gizli memnunluk duyarak acele giyindik; buyuk caddeye cikarak hrzla iler!emeye ba~ladtk,

C;:ok l?iikur ki bizim bu tecessus duygumuz tatmin edilemedi. Daha biz Galata kulesinin yakmma gel memlstlk ki yangm tamarnen sondurulmustu. Sadece iki kU9uk ev yanrrusti. Sabahm alaca karanlrgl lclnde, yangmdan kacm lip sokaqa Ylgllml~ esyalar arasmda lc gomlekleriyle evlerinden disan ugarml~ kadmlar ve Grkekler '0 tarafa bu tarafa gidip geliyorlar, soquktan tlr tir tltriyorlardt. C;:evre oldukca kalabahkn ve her dilden alcak seslerle blrtaktrn gevezelikler isltlliyordu.

Her seyln bltmis olduqunu ,gorunce, gune~in dogu~unu seyretmek lcin, hazrr ortahk da tenha iken kopruye inmeye basladrk,

109

BU I;lEHR-i iSTANBUL KI ...

Gokyi.izi.iAsya tepelerinin ardmdan yeni yeni agarmaya_ bashyordu. Yanqmm ilk i1am ile ayaga kalkrrns o_~an ~~t~~bul, yeniden gecenin i1ahi sessizligine bOrunmustu. Kryilar ve kopri.ini.in i.isti.i bom bostu, Bi.iti.in Halle uyuyordu. Her taraf, hafif bir sisle orti.ili.i derin b~r sessizlige dalrmstr. Hi<;: blr kayik ktrmldarmyor, hi<;: blr kus ucmuyordu, Hie;: blr nefes ahs duyulmuyordu. Bu .sonsuz mavi sehlr, gokyi.izi.ine clzllmls blr tabla

gibi idi, '

.. K??ri.i~i.i~ korkuluquna dayanrnrs, bu olaganOsti.i guzelllgm Ihttsamma dalrnrs, yanqrru bile coktan unutmustuk ki Hallc'ln istanbul tarafrndan, once imdat isteyen kimselerin seslerini andrnr btr ugultu lslttlk, Sonra yi.iksek sesle naralar patladr. «Allah ... Allah' ... Allah ... » haykrrislan, sessiz ve uzun kryrlar boyunca yankilar birakn. Ayrn zamanda bunlann arkasindan bir ka!aball~. gori.in~i.i. Kopriiye atrldrlar ve bizim bulunduqumuz yone dogru kosrnaya basladrlar. KoprO memurlarrndan biri:

_, Tulumbacilerl..

Diye baglrdl. Hemen daha kenara ceklldlk. BaslarI acrk, Ostleri baslan yan crplak bir kafile, krlh gogi.isleri terler lclnda; qenc, yash, bodur, dev yapth adamlar ... Dort tanesi bir cocuk tabutunu andiran blr tulumbayt omuzlanna vurmus, ellerinde cenqell! uzun smklar, ip kangallan, balta ve kuskuler, hagn$arak, clgerleri koruk gibi kalkrp inerek, soluyarak yildmrn h~zlyla yarnrruzdan ge<;:tiler. Oyle kendilerinden qecmls bir halleri vardi ki sanki gozleri yerlerinden frrlarrustr, saclan perisandr, don ve mintanlan kosmanm ve~digi rOz'gardan ucusuyordu. Yuzilrnilze keskln bir et ve ter kokusu carptr, Tulumbacrlar, koprunun istan-

110

BU I;lEHR-i iSTANBUL KI ...

bul ucundan ciktiklan gibi, Galata ucundan blr sokaqm icinde qozden kayboldular.

. Bu anda duyduklanrm ifade edemem. Biz bunun

9a$kmllgl lclnde yuzOyorduk ki, aradan daha bir dakika qecmeden Hallc'In sesslzliqlnl uzaklardan yankrlanan yeni ugultular bozdu, Bu ilk kafilenin ardmdan yeni bir kafile bellrmis, onun da koprOnun blr ucundan gorunmesiyle yarumizda rU21gargi:bi ge9ip, otekl ucundan gozden kaybolmasi 'bir olmustu.' Btraz sonra bir u<;:Onou, bir dordiinctl ... 86ylelikle g.omfeksiz ve yan ciplak kafileferin ge9i$i 0<;: dort daklka lcinde baslayrp bitti.

lstanbul'da yangm qormedlm ama, boyle blr ras-

lanti sonucu buranm bu cok Onli.i tulumbacilanru - hem decok yakmdan - gormek firsanrn elde ettim. Aynca, ben buraya gelmeden dort YII once, 1870 yilmdakl biivuk yanqrrn da. biltiln ayrmtrlanyla dinledim:

, ilk ates Beyoglu'nda Feridiye sokaqmda bir evden cikrrustr. Hazlran aymm best ldl. istanbul halkmm hali '~akti yerinde olanlanndan bir <;:ogu.~un Bogazi<;:i kiyrlannda yazhga gittikleri mevsimdi. Ogleden sonra saat biri gosteriyordu. Herkesin evine cekllerek, yemek ustune biraz sekerleme yaptlgl bir zamandi. Feridiye'deki evlerden birinde yasl: blr hlzmetcl kalrmstr, Aile 0 gOn sabah erkenden krr gezintisine qltmlstl.

Birden, evin bir tarahndan alevler frrlarnaya basladlgml goren yash kadm baglra baglra kendini sokaqa dar atmrsti. Komsular - TOrkiye'de her zaman olduqu gibi - once evlerindeki kovalan kapip en yakin cesmelere kosrnuslardr. Sakalar evlere gOnOn belli saatlerinde su tasld'lklan lcln, bunun drsmdakl zamanlarda sehrln cesrnelerl kilitlenir ve bu cesrnelere bakmakla gorevli adam da, buyuklerlnden emir almadikca cesmeleri suna buna acamazdi.

111

BU !;JEHR-i iSTANBUL xt ...

Yanqtrun ba:;;ladlgl anda Beyoqlu belediyesinin memuru 0 dolaylardaydr: cesrnenln anahtan da cebindeydi. Ne var ki durull1u g6rdugu halde yangma seyirct kaldi. Halk adamm cevreslnl sardt, Once iyilikle cesmeyi acmasmi istediler; herif razt olmaymca lsl baskiya, tehdlde doktuler, Adam, emir almadan acmayacagml kesinlikle bildirdi ve direndi. OstGne atrldrlar, o da halkla kavqaya tutustu, Bogu:;;tu, bagll"\dl ve oradakiler anahtan ancak cesedinin ustunden aldrlar, Butun bunlar olanakadar alevler evi tumuyle sarrrustr. Yollar cok dar, su cok az ve uzaktaydr. Guya yetisen tulumbacilann crkarlan da - her zaman oldugugibi - bulamk suda balik avlarnak, karqasalrqm azalmasma degil artmasma.cahsmakn. Yangmm slc;radlgl yeni evlerdenesya tasrrnak lcln hamal bulunarmyorduCunku Ermeni hamallarm c;ogu, 0 gun Beykoz'da kutlanan bir yortuya gitmi:;;lerdi. Siddetll bir rU2igar vardi.

Boylellkle, butun Feridiye bir saat lclnde yandi.

Yangm kosar adrmlarla yayrlrmyor, sanki ucuyordu, Perldlye'den Tarlabasr'na atladr, Buradan Mis sokaqma tasti, Sonra Agacamisi mahalleslnl, kurumus bir orman gibi, yakmaya basladi. Oradan Sakrzaqacr'na, Kalyoncukulluqu'na qectl: sonra sokak sokak butOn Yenlsehir'i silip s,upurdu. Beyoglu'nun ucte lklsl, (j,C; bel} saat lclnde, yamp kUl olrnustu ...

112

PiERRE LOTi

Billndigi gibi Istanbul'u en cok seven ve bu kent iizerine . en cok yazl yazan batili, i.inlU Fransiz edebiyatcisi Pierre Loti'dir. A~agrdaki parca, onun cok tanmrms «Azade» adh romamndan derlenmistir.

iSTANBUl'DAN AVRILI~

H AREKETiMizi blr ,gun daha erteledlk, Kend:imi yeniden lstanbul'da buluyorurn.

Karanlrk bir frrtma havasi var. Meltem ihk ve tath. Sultanselim sokaqrmn Fas rnlmarhq: blclmlnde yaprlrms kemerleri altmda iki saattir narqileiclyoruz.

Yillann qecrneslyle. eskt blclrnlerlnl kaybetrnls beyaz sutunlar, tilrbeler ve mezarlar srra srra dizili. .. Cic;eklerle pespembe aga<; dallan.uurnus renqi duvarlann ustimden asryorlar. Hertarafta taze bitkiler ye~ermi~ ve bunlar, sanki nese i1e, 0 kutsal eski mermerleri yer yer ortuyorlar.

Bu ulkeyl seviyorum ve btrtun bu aynntilara yOrekten baghYlm. Seviyorum, c;unku onun ulkesidir.Cok yakmimda olduqu hal de kendisini hi,C; qoremtyeceqlm kadm bu topraklarrn ustunde doqdu ...

113

BU I?EHR-i iSTANBUL Ki ...

BatmakOzere olan gOne~ bizi Fatlh Sultan Mehmet'in eamisinde, hir zamanlar OstOnde blrcok saatler geQirdigimiz blr rahlenin usttlnde buluyor. Otede beride, geni~ meydanhqa dagllml~ musluman qruplari, aralarmda konusarak slqaralanru tellendiriyorlar; rahat blr hava iclnde bu gOz·el llkbahar aksarntrun lezze-

tini tadiyorlar. .

GokyiizlO yeniden durqunlasn ve bulutlardan slynldi. Ben butiin bu yerleri, bu dogu yasarmru sevlyorum. Bunun blttljilnl ve pek yakmda buralardan aynlacaqrrru dii~iim"ek beni adeta hasta ediyor.

Oraya, eski, siya!h kemer altma ve karanhk blr slgllgagomOIi:ln ISSIZ sokaqa bakryorum, Ev orada duruyor. Bir iki adrrn i1erleyecek olsam evi gorebilirim. ftihmet yarumda bakrslanrm lzllyor, beni kusku ile ineeliyor. Sarnnrn ne dii~iindOg'Omii ve ne yapacaqrrru tahmin etmls olmah ki :

- Ah Loti, dedi. Eger onu qercekten seviyorsan kendisine aci. Ona veda ettln, artik peslnl btrakl..

Fakat onu gormeye karar vermlstlrn ve kendimi bu karanmdan caydrracak gOee sahi.p degildim. Ahmet ise aklm yolunu savunmakta devarn ediyordu: Abidin, yasl: kocast Abidin evdeydi, bu yuzden de slmdl onu g,ormek lcln yaprlacak her giri~im bostu, '

- Kendisi ise evden cikarnaz, diye devam edlyorduo <;Ikabileoek olsa bile artrk onu kabul edebileeek evin yok. Su and a sana ve bir baskasmm kerrsma konukseverlik gostereeek lnsarn da istanbul'un hie bir yerinde bularnazsm. Kaldi ki, senin bucevrelerde dola~tlglnl sezecek olursa, seni gorOrse, ya da baska kadinlar senln bu dolaylarda bulunduqunu kendisine soylerlerse, a bir deli gibi kendinden qececek ve sen lse yann onu sokak ortasmda brrakip gideeeksin. Bu i!?

114

BU I?EHR-i iSTANBUL Ki ...

oelkl senin icln cok kolaydrr ama onun lcln olOmdGr. Loti eger bunu yaparsan anlarrrn ki senin bir kaibin yaktur ve lste a zaman senden nefret ederim.

o soyluyor, ben bunlan bos ve umursamaz bir halde dinliyordum . .Aihmet, sozle~inin bende etki yaratmadrqrrn g6riince, basrrn yere egdi ve topuklanyla bir teviye yere vurmaya koyuldu.

Ben onu orada brrakio -kernerln altma dogru ileriedim.

Gozlerirnl karanlrk ve ISSIZ blr sokajia dikerek arkarm bir dlreqe verrnlstlm, lnsanm buraya «alii bir ~ehrin sokaqi» dlyeceq) geliyor.

Ne acrk bir peneere, ne bir gelen geQen, ne de en kucuk bir g,iiriiltii. Yalruz taslar arasmda biiyOyen ve kaldrnmlara kadar uzanrrus otlar; olU kopeklerln kururnus iki iskeleti.

Buras: klbar bir mahalleydi. Koyu renkli tahtalardan yapilrrus eski evler,esrarh bir debdebenin isaretlerini tastyorlardr. Kapah balkonlar, sessiz sokaqa bakan bOyOk crkmtih sahntsler, demir parrnakhklar arkasmda dlsbudak agaemdan, iizerine eski sanatkarlarm agaQlar ve kuslar yantup boyadiklan gizli bolmelerl.,

. istanbul'un hemen hemen biitiln peneereleri bu tarzda, boyah ve daima kapahdrr.

Batt Ulkelerinde bir evin lclndekl yasayis tam, daha disandan bakildrq: zaman anlasilebllir. Sokaktan qecenler, perde arahklanndan, g'enQ ya da yaslr, qiizel ya da clrkln baslar gorOrler. Fakat yabanci 'blr goz, hiQ bir zaman TUrk evinin lcerlslne sizamaz. Eger bir misafirin drsan crkmasi icln kapi acilacaksa, tam aQIImaz, sadece aralarur, Hemen ardindan da onu kapayacak birisi vardrr. lcerlsl asia ortaya serilemez.

115

. BU I;lEHR-i iSTANBUL Ki ...

Evet, iste oradaki koyu krrrmzt boyah bUy>t.ik ev Azade'ninki! Kapmm ustiinde, bastan basa 9urumu~ ve kurtlanmis tahtadan bir gunel?, bir yrldrz ve bir ay var. 9ahnil?lerin parrnaklrklarrm susleyen resimler, ustlerinde san kelehekler ucusan mavi laleleri qosterlyor, lcerlde canh bir kimsenin bulunduqunu gosteren htc blr krmrldayrs, hlc bir drsbellrtl yok. Bir Turk evinin pencerelerinden, size lcerlden birinin bakrp bakmadiglm anlarnak da lmkansrzdrr.

Arkamdakiyi.lksek,genil? meydan batan gi.lne~in 50n rsrklanyla yaldrzlanmrs Bu sokakta ise her l?ey adeta karanlrklar lclnde, Bir duvarm ko~esine yan yanya gizleniyor ve eve bakryorurn: yuregim slddetle c;:af'plyor ...

Tekrar Fatif meydamna geldigim vakit gunel? bUyGk camiyi, Amp tam kemerlerini ve uzun minarelerini son yaldrzlanyla yikryordu, Aksam namazmdan cikan din adarnlarrrun hepsi eslkte durmuslar, son aydmlar da bGyuk mermer basarnaklar uzerine di,zilmislerdi

. .

Halk onlara dogru kosuyor, gevrelerini alryordu, KalabalJgm ortasmda, son derece guzel ve anlarnh bir yuzu olanqenc blr adam, eliyle gokleri g6steriyordu. Beyaz «ulerna» sangl genil?almm geviriyordu. Yuzu eolqundu. Sakah ve iri gozleri abanoz gibi slmslyahn.

Parmagl yukseklerde gorUlmez bir noktayi isaret ediyordu. Mavi goklerin derlnllklerlne, kendinden ge9- mill? bir hal de, bakryor ve diyordu kl:

- lste Allah!.. Hepiniz bakrruz: Allah'i goruyorum, cenabi lernyezelt goruyorum.

Herkesle birlikte Ahmet ve ben de, Allah 'I goren adamm yanma kostuk,

Heyhatl., Hi9 bir sey goremedik. Bununla beraber ona lhtlyacurnz vardr. Her zaman olduqu gibi boyle blr

116

BU I;lEHR-i iSTANBUL KI...

tannsal goru~e lhtlyacrrruz vardi. Gokte onun varliqnu belqeleyecek olan en ku<)uk bir lsarete omrumu verirdim.

- Yalan soyluyor, diyordu Ahmet. Allah'i ornrunde kim g6rmul?t.Ur ki?

Sonra benim yanmda olduqumu fark edince guIUmseyerek :

- Siz de mi Allah': gormek istiyorsunuz Loti? dl-

ye ekledi. Allah kaftrlere gorunmez ki. ..

Yanda yoredeki dervlsler, adam i9in : - Delidir, dediler.

Ve kendisini Allah': gormu~ biri sanarak gururla etrafrndakllere bakan adarm kucuk odasma goti.irduler.

Ahmet bani Marmara tarafma, ondan mumkun olduqu kadar uzak yerlere siiniklemek lcln bu olaydan yararlanrrnsn. Yuruduk. Gece indio Ve inen gece blzi, hemen hemen -yolumuzu yitlrmls bir hal de buldu ...

Sultanselim sokaqrrun dis dehlizlerinin altmda yemek yiyoruz. istanbul lcln artik vakltqec: Turkler gu-

nesle blrlikte yatarlar. .

Yrldizlar blrbiri ardrnca parrltrh qoklerin icinde yaruyorlar, Ay qenis ve ISSIZ sokaqr, kemerleri ve mezarlan aydmlatryor. Uzaklarda, hala acik duran blr Turk kahvesi, gumu~ kaldmmlara 'krzil blr istk serpiyor. Sokaktan qecenler pek seyrek ve bunlar da ellerinde fenerlerle dolasryorlar. Otede beride, tiirbeler lclnde kii- 9uk, dertli kandiller yaruyor. Bu ah~tlglm ve sevdlqlm tablolan son defa goruyorum; yann bu saatte bu ulkeden uzaklasacaqrrn.

Bu aksarnm proqrarrurn Ahmet duzenllyor :

- Unkaparu'na kadar lneceqiz, Balat'a kadar beygirle, Pirlpasa'ya kadar kayikla qldeceqlz. Yatmaya da, blzl bekleyen «Eriknaz»a qldeceqlz,

117

BU $EHR-i iSTANBUL KL.

Unkaparu'na giderken yolumuzu kaybedlyoruz.

Kopekler fenerlerimizin arkasmdan havlryorlar. Bununla birlikte istanbul'umuzu iyiee biliyoruz. Fakat eski Tiirkler bile, b6ylegeee vakti bu dolasrk yollarda kaybolabilirler. Bize yolu g6stereeek hlc kimse yok. Dalrna ilerleyen basik ve lablrent gibi, akla yatkm hlc bir sebep olrnaksizm egrilen carprlan ki.i<;-i.ik yollar.

Unkapani'nda fenerin giri$ yerinde blzt beyqlr bekliyor. Bir metre kadar yOkseklikte bir fener tasiyan blr usak ardrrruzdan geliyor ve biz yola koyuluyoruz.

Karanhk ve sonsuz fener ... Her taraf uykuda, ortalrkta her $ey sesslz. At kosturduqumuz sokaklara gi.ines 6gle vakitleri bileInlp inmemekte tereddi.it eder. Oyleslne izbe ve kuytu. lkl at bu sokaklardan zorlukla yanyana gidebiliyorlar. Bir yanda istanbul'un bi.iy,i.ik surlan, 6te yanda lslamlrktan bile daha eski, i.ist taratlannda qenlsleyen ve rutubetli sokaqi adeta cokerten uernlr kaprh yi.iksek evler var. insan, derin karanliklar lclnde, i.izerinize kahn tas kollanrn uzatan bu Blzanshlardan kalma evlerin balkonlanrun altmdan at uzerinde ge<;erken mutlaka basrru egmelidir.

Bu yol, Eyi.ip'teki eve varmak lcln her aksam tuttugumuz yoldur. Balat'a qeldlqlrnlzde artrk onun cok yakrrunda bulunuyoruz. Bizi karst kryrya g6ti.ireeek kaytkcryr, uyumakta olduqu kayiqm lclnde, uyandrrryoruz. Orasi bir ovadrr ve bi.iyi.ik slyah serviler, crnarlarm ortasrndan yi.ikselirler.

.. Erlknaz-m evlne giden yollen fenerlerleinmeye baslryoruz ...

-Erlknaz» harnrn hos ve zarif bir clrklnllkte, YOzO balmumu gibi beyaz, g6zleri ve kaslan kar:ga kanadt gihi slyah. Blzl, bir frenk kadrru gibi, basi acrk olarak kabul edlyor.

118

BU $EHR-i iSTANBUL xt...

Evin lclnde her $ey di.izenliligi, varlrglrllgl, tam blr temlzliqi belli ediyor. Kendlslyle birlikte bulunan arkadaslan. bizi g,6ri.ir g6rmez, yi.izlerini ortilp odadan disan crkryorlar. Bunlar, uclan boru gibi kalkik terlikler i.izerine altm pullar tslernekle mesqul ldller.

«Er:iknaz»tn klzi ve Ahmet'in yegeni dostum t:Alemsah» dizlerimin i.izerinde her vakltkl yerini almak lcln qellyor ve biraz sonra burada uyuyor. Slyah kehrlbar rengi g6zleriyle bir tae bebek kadar temiz ve gi.izel olan kucuk «Alem$ah», daha i.i<; yasim yeni doldurmus pek clci bir yaratik.

Kahve ve sigaradan soma bize, hepsl kar gibi iki beyaz yatak, lkl beyaz yastrk, iki beyaz 6rti.i getiriyor'ar. Ev sahipleri bize lyl geeeler dileyerek ceklllyorlar ve her ikimiz de derin uykuya dalryoruz.

Parlak blr qilnes blzl erkenden uyandmyor, Halle's inen patikalandorder d6rder qeclyoruz. Kryida sabahct bir kayik blzl bekliyor. Ptrlpasa'run, yi.iksekte piramit blclrnlnde kat kat dlzill siyah evleri krzil isrklar lclnde yi.izi.iyor. Bi.iti.in eamlar pml pml rsildryorlar.

«Erlknaz-la "Alem$ah», dogan gi.ine$le blrllkte, ktrrruzt entarileriyle evlerinin damma cikrruslar. uzaktan bizi seyredip ugurluyorlar.

Sabahrn aydmlrgl lclnde lste Eyilp, lste Si.ileyman'm kahvesi, eaminin ki.i<;iik avlusu ve Arif Efendi'nin evi ... Deniz kryrsinda hie kimse yok. Datta her yer kapall ve herkes uykuda. Karin ve kuzey riizgarmm altmda Qogu zamanlar karanlik gordOgiim oturduqum ev, bende son am olarak bir gOne$ gaz kamasttrmasi btrakiyor.

Gilnesln benim iein buradakl bu son doqusu son dereee gO'zel bir parlaklik lcinde. Eyup'ten ta saraya kadar bi.itUn HaH<; boyunea kubbeler ve minareler,

119

BU I?EHR-i iSTANBUL KL

pembe ve gokku~agI renkli ,g6kyi.izOne birer resim gibi 9iziliyorlar. Zamanla ortahk kalabahklasryor: yi.izlerce gori.ilmeye deger yaldrzh kayrk, i'9lerinde ti.irli.i tipte insanlar ve yasmakhkadmlarla dolu olarak geciyor.

Bir sa at sonra gemiye geldik. Artrk hareket kesln, ogleye yola crkrnarruz kararlastmlrms ..•

Ahmet dedi ki : ..

- Gel Loti, seninle son olarak birlikte bir nargiIe Icellm.

Memnunlukla kabul ettim. Kosa kosa Sahpazarr'ru, Tophane'yl, Galata'yi qeclyoruz. lste istanbul koprilsi.indeyiz. YakICI bir gi.ine~. altmda bi.iyOk kalabahk kaynasiyor. Nasrl da bir raslantr: istanbul'dan ben gidiyorum ve ilkbahar lse olancaqilzelllql ile geliyor. Ogle tisturuln keskin I$IgI altmda yi.iksekte, istanbul'u cevlren surlar, kubbeler ve minareler topluluqunun hepsinden sanki ayn ayn rsik frskrnyor: sonra da gokkusaqmm en goze carpan renkleriyle giyinmi:;; alaca bir kalabalJgrn i.izerinde daqtlryor.

Ti.irli.i kilrkta insanlarla dolmus vapurlar, seyyar satrcrlar, halki ite kaka, gIrtlaklarInI patlatircasma haykrran ti.irln esnaf. Bizi bir zamanlar Bogazil;:i'nin hemen her taraftna goti.irmO~ olan bu vapurlarrn hepsinl tamyoruz. Istanbul kopri.isi.i i.izerindeki bi.iti.in barakaIan, buttln gelvenleri, hatta bi.iti.in dilencileri, kor colak,ust dudagl yank ... Tam bir sakatlar kollekslyonu ki hepsini hepsini tamyoruz.

B~gi.in butun yoksullara sadakalar dagltlyorum; kar:;;IlIgmda uzun hayrr dualarla selarnlar topluyorum.

Koprunun ohur yakasmda, Yenicarnl'nln buyuk avlusunda duruyoruz. Omrilrnda son kez olarak Turklye'de bulunmak, bu dogu si.isleri ortasmda, arkadasrrn

120

BU I?EHR-i iSTANBUL xt..

Ahmet'!e oturup narqllernl lcmenln mutluluqunu duyuyorum.

Bugi.in qercek bir bshar bayrarru, bir renk ve krya-

fet sergisi g6ze carpryor. Herkes disarrcrkrrus, Mermer cesrneler etrafmda, cmarlann ve yakrnda taze yapraklarla ortulecek olan asma cardaklanrun altma oturmuslar. Berberler sokak tezqahlanm kurrnuslar, gokkubbenin altrnda calismaya koyulmuslar. Saf ve iyi yurekli muslurnanlar, tepelerinde Hazreti Muhammed'in gelip onlann ucundan tutarak kendilerini Cennet'e gotUrecegiorguyu yerinde birakmak sartiyle, baslanrn adarnakrlh trras ettiriyorlar.

Ogle namazt vakti. Miiezzlnler minareye cikryortar, Artik gitme vaktim iyice yaklasti. Aihmefle birlikte kalkryoruz. Biraz sonra gemideyim. Hareket ediyoruz ve istanbul yavas yavas uzaklasiyor.

Sol gun bir Mart gunel?i Marmara denizi i.izerinde banyor, Acikta bulunmamn havasi taze fa kat soquk. Tepelerakl?ammsis!eri lclnde slllklesiyorlar.

istanbul qozden kayboldu. En yuksek camilerin, en y,Q,ksek minareleri ve kubbeleri, her l?ey uzaklarda kayboldu •. her seytamarnlyle sllindi. ..

121

GUSTAVE SCHLUMBERGER

Bir Bizantolog oldugu iQin eski istanbul'a ve eski istanbul'un halkma tutkun olan Pransiz tarih arkeoloji uzmam olan Gustave Sehlumberger, sehrin baZl semtlerini zaman zaman bir sanatQl g(:izUyle de ineeler. AdaIar merine kaleme aldlgl bu yazl, bunlardan biridir.

iSTANBUL VE ADALAR

N APoLi'NiN Capri'si ve Isohla'sr varsa Istanbul', un da Adalar'i vardrr, Dogrusunu sdylernek gerekirse Napolililerin, korfezlerlnl silsleyenhu cevherden Turkierin Adatar'mdan duyduklan kadargurur du~maya baklan yoktur.

Adalar, Marmara denizinin Igiri~ini ceklct guzellikleriyle s'usledikleri gibi, ayrn zamanda sehrln tam bir dinlenme ve eglenme yerleridir. Tibet'in cinayetleri kadar taoiatm bagr'l?lamr~ oldugu guzellikler yuzunden d~ .J?n kazanrrus bulunan rneshur Capri adasr gibi; Buyukada, Heybeli, Burgaz ve Kina" da Blzans tarlhlni do.'durup tasiran ayaklanmalar dolayraryla imparator, rmparatorlce ve yuksek mevki i~gal etmis bir s.uru Insarun - g6zden dilstilkten sonra - s,urgun y'erlen olmuslardrr. Bu insanlar, bu adalardaki rnanasnrlar-

122

BU f;lEHR-i iSTANBUL xt ...

da ve korkunc zindanlarda 6ylesine kotu bir yasam surdurmuslerdtr ki, bugonkunun tersine, Bizanshlar zamarunda bu adalann 90k k6tG blr unu vardr, Dunyarun hlc blr kosesl, korkunc felaketler bakimmdan ve klslsel lhtlraslara tutkun olmak yuzunden bu denli canh sahnelere taruk olmarmstrr. Hatta, baska yonden ilgin« g6rulmese bile, salt bu yuzden tarlhcilerin bu adalarr g6rmesi yararhdir. Buralarda olduqu kadar baska 'hie; bir yerde, buyuk saraylann debdebesinden bir anda cekilip kopartrlarak manastir hucrelerlne trkilan prensJerin ve prenseslerin ahlan, figanlan g6kleri em I atmamrstrr,

, Bu heyecanh ve huziln verici arulara birde Italya ve Sicllya'mn, her turlu guzelliklere doyrnus kimselerinin bile hayrankalacaklan bu ada rnlnyaturlerlnln ustun guzelliklerini katrnak gerekir. insan g6zu, baska hie; blr yerde,' buradakilerden daha fUsunlu kryrlarr, b6ylesine zarif k6rfezleri, uzaklardan uozuken daqlann azarnetllllqinl kavrayamaz. Dunyarun baska hlc bir yerinde yeslllik, burada olduqu kadar can" degildir; b6ylesine renkli olamaz. Buradakilerden daha koyu mavi sular, baska hie; bir illkede g61gelikli binlerce koyu ve l?iir dolu kayahklan aglr aglr yikayarnaz.

Vaktiyle pekcok soylu klsllere 0 kadar g6zyal?1 dokttlrrmis olan, slmdl ise sadece 6vUlmeye laYlk bulunan bu adalar her iki turlu insan siruftru da kendilerine cekerler: Trajedilerle doluqecmls! incelemek isteyenler de, bugunkug6runtGierin hayranhqma kaprlanlar da buralan engin blr merakla ziyaret edebilirler.

-Prens Adalan- adryla tarunrms olan ve6nemleri zamanla rnekan ic;:inde turlu deqlslklikler g6steren bu ada ve adaciklar yedi tanedir: Kmah, Burgaz, Kasikadasr, Heybell, BUyukada. Sedef Adast ve Niandro ...

123

BU I?EHR-i iSTANBUL Ki...

Daha acrk denize doqru ve banda ikl adacrk darha vardrr: Yassrada ve Haytrsrzada.

Buyukada, bu adalar dunyasmm krallcesl ve ayrn zamanda bir ceslt baskentldtr. Arnk bir sehlr gibi ortayacrkrnrs yarnaclarda zengin allelerin sahane koskleri bulunur. <;am ormanlarr, olaganOstii cevreqoruntiilerl, ozellikle Aya Vorgi'dengozler onune serilen manzara bOWn doquda 'un salrrustrr. Bundan sonragGzel manastir ve rahipler okulu ile Heybeliada gelir. Bu ada da e;e~itliklylian. stir misali korfezlerl, geni~ camliklan ve ,g6i<gelikleriyle lnsarn bOvOle,yen blr yerdir.

Bu adalar kumeslnln her tarafta iln salmasma ,sebep olan ilk lkl buyOgO ne denli yesll ve koruluksa, KIna" i1e Sedef adasi dao denli crplak ve kayahktrr. Bir zamanlar agae;larl kesil ip 'C;I'Plakla~maya yfiz tutmus olan Heybeli, son zamanlardayeniden yesll mantosuna bUi-unmO~Wr. Ozelllkle kryrlanrn taptaze ormanlar susler. Yassrada ile Hayrrsizada'ya gelince: Bunlar hie; bir onemlerl olmayan blrer toprak ve kaya birikintileridir.

Adalar butun istanbul'un hemen hemen en go~de dinlenmeyeridir. HeleBilyukada Turklye'nln Trouvllle'ldlr,

Vaz ortalannda lodos-estlql vakitler Adalar'm Slcak"gl, Boqaz'm slrln koylertne gore cok daha yOksektir. <;unkO Bogazie;i, Karadeniz'den esen rOz'gar ve gelen serin akmtrlar yOzOnden pek ferahhkh olur. Bundan dolayi adalar, yazdan fazla, ilk vesonbaharlarda pek kalabalrk olur. iklimden otOrO Bojjazfcl'nde hie; birzaman yetlstlrilemlyenzeytln agae;lanna adalarda raslamak rnumkundur, Eskiden olduqu qlbl, Beyoqlu'nda vasayan zenginaileler, yazlan BOyOkdere ve Veni-

124

BU I?EHR-i iSTANBUL xt. ..

koy'de yerlesmeden once, Mayis ayrrun ilk haftalanm Bilyilkada'daqecirlrler. Buralarda iyi oteller vardrr. Havasi sonderecegOzel olduquqlbl, soquk da kendisini pek oyle fazla hissettirmez. Deniz banyosu merakhlan lcln en uygun yer BOyOkada kryilandrr. Verin gOzelligine, gor,OntOnOn lhtisarruna, tasrt araclarmm rahatlrqma yukanda belirtilenozellikler de eklenince, Buyllkada'run nlcln boyleslne ararulan ve ragbet goren bir yazhk olduquna sasrnamak Igerekir.

BOyOkada'dani!stanbul'a bir saatten fazla bir zamanda gidilebilir. Vapur seferleri cok dOzenlidir ve her gOn vardir. Bu vapurlar oteki adalanniskelelerine de ugrar.

Beyoqlu'nda oturanlarin c;ogu, mevsiminde, Adalar'a akm ederler. <;ogunun buralarda kendi kosklerl vardrr, Daha mOtevazi olanlan pazar, bayram ve tatil gOnlerin! ailece oradaqeclrlrler.

Ashnda gOnObirlik gidenler, buralarda evleri 01- mayanlar, hele Bogaz'da da misafir kalacak ahbaplan bulunmayanlar icln, Adalar cok daha ceklcldlr ve Gesitll eglencelere sahne olur.

Buyukada, ozelllkle cuma ve pazarlan cok kalabalrktrr, Lokantalar misafirlerle dolup tasar. Karst kryilann bOyOleyici gorOntulerine karst, vapurlarm durrnadan gidip geldikleri korfeze bakan sik otellerin teraslannda, zarlf harurnlann yuksek sesle konusrnalan, bir kosedecalan muzigin melodllerlne kansrr. AdaYI dolduran halkm daha cesur olanlan, orrnanlann lcerllerine kadar ilerleyenler ve her agac; aln rilsflk blr yemek odasi blcimlnl ahr.

Adalarda daha rnutevazl gezintiyapmak lsteyenler Bilytlkada'ya degil, Heybeli, Burgaz ve Kmali'da eglenmelidirler. Bu dart adarun hanqlslnde bulunurlarsa

125

BU :$EHR·i iSTANBUL xt..

bulunsunlar, tepelars doqru basarnak basamak yukselen evlerin yerli halkr, tatll ve bayram gunlerinde : Beyojilu'ndan blr ;gunlUgune olsun kacarnak yapmak Isteyen - dost ve akrabalarmm hilcumlanna ugrarlar. Kosklerinin pancurlanndan asaqrlara baktrklan zaman dizl dizl misafirlerin ya kendilerine ya da komsulanna

gelmekte olduklanrn gorurler. '

lste, tabiatmgerc;ekten de buyuleylc! niteliklerini tasryan bu adalarda yasarn boyle surup gitmektedir. Bugunku adalardaki yasayisla, Bizans c;aglannm kaynayrsh, savash ve her gun yeni yeni sabotajlanna gerbe zarnanlan arasrnda ne kadar buyuk fark vardrr, 0 zarnarun adalan. bUig.unku goruntlilerinden cok, hem de pek cck farkliydr. 0 gunlerin huzun ve rnelal dolu atrnosferiyle buqiinun hareketli, 'gulumseyen ortarru arasinda en klic;uk bir benzerlik yoktur. Buyuk earnormanlan, sik calrhklar, terebantinln son kahnttlan BOyOkada ile Heybeli'nin yarnaclanm hala kaplarnaktadrr. Dana acrk renkte alan kucuk rneydanciklann fidanlan arasinda yer yer rnanastrrlar groze carpar, Bunlar, alcacik, gosteril'}siz, rnlmarhk degerleri bulunmayan, sakin, hiizunlu biteviye yaprlardrr. En gurOItulGsiinun bile iki adrrn otesinde mezarhklar bulunmaktadir.

Kilise, taomak, rahiplere ozgO odalarla dolu blr stiril hiicrelerln bulunduqu bu kutsal yerlerin ((evresinde ekilmil'} tarlalargoze carpar. Yoksul keslsler, bu tarlalan blzzat eklp .J~ic;~rler; blraz daha para" olanlar ise ucret karl?lhgl lsletlrler.

Topraqr Isleyenlertn trrrmk ve baltalanrun giremedigi yerlerde earn, mersin agaci ve otekl kokulu bitklfer yetisrnektedlr. Liman Igorevi goren kO((uk koylarm kryrsmda deniz kulubelerl, rnanastrrlara ylyecek satan dukkanlar gozec;arpar.

126

BU $EHR-i iSTANBUL xt ...

On yuzvrldan fazla isilren dogu lmparatorlarrrun hukumdarhklan sirasmda buralardakl rnanasnrlar, «Prens Adalan» runkarakteristrk ozelligini teskll etmil'} her cesltten duzen ve mezhebe bagh keslslerin ,Olkesi olmustur. BOyOk blr krsrrn Yunan eqemenliqlnln devammca lstanbul'da tehta qecmls, her soydan prens ve prensesler tarafmdan yaptmlrrus alan bu manastirlar, Bizans tarlhlnin pek cok OnlO klsllerlne sOrgOn yeri olmustur. BOyuk Berets, ornrunun onernli bir hO- 10mOnO buradaqeclrrnls: Romain Diogene burada cok acrkh bir sona ugl1amll?, Charlemagne'mn esl olrnak lcln hazirlanan BOyOk Irene, Lesbos'ta kederinden 01- meden once, buralarda hapsedllrnlstlr.

Mutasavvrf Miohel Rhangebe, lddlah Romaine Lecapene, Zoe, azizlerden patrik Methodius en korkunc zindan yasamiru buradaqeclrmislerdlr. Ayrica bu rnanasnrlarda. kendi istekleriyle dOnyadan elini etegin: cekmls kimseler de omur c;Or,OtmO$lerdir. Pek cok unIU askerler, kudretli nazrrlar, lskence cekrneye hilkilrnIU yiiksek rlltbell papaslarm s'OrOldOgu yerler de burasrdrr.

Dogu Rama imparatorlugu'nun keslsllkle llqill, deniz ortasmdaki bu hapishanesi bir zamanlar; kutsal $ehirde JBi.zans'ta) parlarms, rbOyOk emirler vermis alan kimselerin karanlrk sonlanna taruk olmustur. Bu rnanasnrlann dort duvarlan arasmda banndrrdrklan lnsanlar arasmda tehtlanndan lndlrllrnls imparatorlar, derin umutsuzluklara kapilrms ve yenllqlye ugraml$ kurnandanlar, lhanet goren nazrrlar, tOrlD saray entrikalanna kurban qiden prensler, kaderlerini -istemiye istemiye - rahibelige baglaml$ lmparatorlceler: imparator anneleri, krzlan, kartlan, anneleri dizi dizi yer alrruslardrr. Bu yerler; bir zarnanlar kutsal biiyuk saraym, ya da

127

BU ~EHR-i iSTANBUL xt..

krallara ozgO Blaherne kosklerinln degerli kurklerle orWfU yataklarinda, altmla bezell mozaiklerin altmda rahat rahat uyurken birden kendilerini burada bulan ve son nefeslerini bir kesisin sefil siltesinde veren-

lerin sonbannaklan olmustur, '

Buqun her ne kadar zevk ve sa fa merkezi olurlarsa olsunl~r -Prens Adalan» run qecmistekl hlkayeleri budur. lste bu yuzdendlr ki, esklzarnanlara ait her seyln kendilerini heyecanlandrrdrqi kimselere bu adalardaki eski manasnrlan gidip gormelerini, buralann coktan toz toprak olmus misafirlerinin duvarlarda sessiz sessiz yankrlanan iniltilerini duyrnalanru sahk vermekten kendimi alarmyorum ...

128

CHARLES DIEHL

Unlti bir tarih bilgini olan Charles Diehl'in yazrlarmda belirli bir sanat havaS1 yoktur. Bununla birlikte, eski Bizans'm ve yeni istanbul'un hayram bulunan bu yazann, onlardan soz ederken daha az !<3.hk; ka~ll oldugu gaze carpmaktadir.

CAR~I, ESKi VE YENi SARA YLAR

A CElESi OlAN gezginler lcln istanbul, ozelllkle camilerin ve carstlann, gunlerinin c;:ogunu tarikat torenleriyle qeclren dervlslerin sehrldlr. Bir kannca yuvasi gibi kaynayan bu sehlrde doqunun gorulmeye deger nesi varsa hepsini gorebilir, renklerini ve kokuIanni sezebilirsiniz.

Bu. arada uzuntuyle sunu da hernen belirtmek yerindeolur ki "Car~l» buqun. artrk eski cekiclllqlnden c;ogunu kaybetmls durumdadir. 1894 yilmdakl slddetIi deprem, lstanbul'un blrcok yerleri qlbi, c;:ar~lyl da enikonu harap etmlstlr, Yeniden onanlrms halinde ise artik 0 esrarh, buyuleylcl goruntU tasiyan koseler, ince ve ustahkh dokunrnus parlak kumaslar, eskl silahlar kolay kolay qoze carpmamaktadir. lclnde sancilarla pazarlik ettlqlniz vakit zamanm nasi! ucup

129

EU :;lEHR-i iSTANBUL KL

gittiginin farkmda bile olrnadrqmrz karanhk ve pltoreks dukkanlar yoktur.

Depremden sonra carsirun i1erigelen esnaft baska yerlerde diikkanlar acrrus olduklart lcln burasi eski havasrndan cok ~eyi kaybetrnlstlr. Gercl bunlardan bir krsrru drsanya yerlestlrdlklerl modern fakat karakteristik olmayan yeni maqazalanrn bejienrnlyerek tekrar eski yuvalanna domuslerdlr: ancak ne var ki bu yepyeni, eskisinden cok degi~ik,eskisinden hatta daha temiz ve daha aydmlik galeriler onlan adeta tedirgin etmlstlr, Bundan dolayi slrndl carsida srk sik, tam doguya ozgi.i bir malm yarnnda, Avrupa'nm plyasa artlgl kotG cins mallerrru da kolayhkla seyreceblllrslnlz.

Theophlle Gautier, bucarsi lcln bir zamanlar: .. islarmn Kalbl» demlstl. 0 zarnanlar lslarrnn kalbi olan bu verde slmdl gOmO~ kakmah uzun tufeklerle, altm Islernell hancerlerln yanrnda blldlqirnlz adi karyolalar da yer alnus bulunrnaktadrr. «Sahaflar Car~lsl» gibl tam bir dogu parcasi olan oqilzel krsrru bulabilmek lcln yana yoreye uzun uzadrya yOrOmek, arastrrrnak gerekiyor. Beyazrt camlstnecikan bu verde, MIa 'c;:ok temiz tutulan dukkanlar lclnde yash veonernll blr bojOgO bilgin olan yaslt sancrlar, el yazmast kltaplaI'm arasinda bOyOk blr vakarla oturmaktadirlar. Blrkac yOzylllargormO~ «mar agacmm ,golgeledigi ve iki beyaz minare siluetinin haklm bulunduqu sakin, sessiz, huzur verici bir kose burasr, ..

Carsrdan crktrk. Gunesln altrn isrklara bogdugu Hallc'e indik. $imdi hafif kayrklanrruz bizi kutsal bir semt olan Eyuh'e gatOrOyor. [Ikbahann bu rhk gOnlerinde, muslumanlarm pazar tatili yerlnl tutan bu uygun gOnde EyOp son derece hareket!t ve _gorOlmeye

130

BU :;lEHR-i iSTANBUL xt ...

dege'r oluyor. KendHerine ozgO blr gori.inG~I'eri bulunan tahta evlerin,Gel?itli dukkanlartn ve seyyar mutfaklann arasmdan geGerek dola~IYo'ruz. Halk cok kalabahk, renk renk yeldirmeler qlyrnls kadrnlar, bayrarnlik elbiseleriyle cocuklar cevrede dizidizi, obek obek dolasmaktalar CiGekc;:iler san zarnbak ve gUl dolu sepetleriyle qeclyorlar, Golgeli kOl?elerde,kaldlrlmlann tek haklrnl olan, hatta padlsah bile qecse yerlerlnden krpirdamayan klrni tilki, klmi kurt gorGnu~1G iri kopekler,hiG bir seyl umursarnadan rahat rahat uyuyorlar.Bu rerrkll vegOrGltOIO kalahallgm bir tarafmda ise sakin ve sessiz Eyiip Sultan yatryor.

Yaldrzli parmakllklan, mermer cepheleriyle cogu yesile boyanmll? mezar taslan, yGksek agaGlarm :gol.gel~ri boyunca uzarup gidiyor. cel?mele.r~en akan berrak .sulann smltrs: bu muslGman n:ab.edmm yarunda yore~inde son istirahatlarma cekilmls bulunanlara sonsuz ve tath bir nlnnl yerini tutuyor.

Daha yukanki tepelerde! kaYlklarm gelip gitti~Jeri koyu gol,geli Haltc'e ve Istanbul taraflanna dogru uzanan yamyesll genil? vadiler YfJ'r ahyor. Buralar da mezarhklarla dolu. Blzans surh run do~.a~baGII clzqllerlnin hakirn olduqu ve .~ehri kara yonu~den ~evreleyen hi.izi.inIG bir cernber goze carpryor. lste, bu her kosesl yGzylllarca onceki donemleri hatrrlatan Hallc'ten, mezarlar ve harabeler arasmdanqecen melankolik bir yolu tzleyerek Yedikule'ye doqru yollarnyoruz. OG kath ve heybet verici sur kalmtilan yol boyunca bizimle birlikte geliyor.

Derebeylik ;;:aglanna ait bir ,gori.inti.isi.i olan bu cokbuyuk hlsan, yuzYlllann bin blr serGvenle renklendirdlq! bu kocarnan satoyu bi.iyi.ik agaGlar ve genls yapraklar sarrnrs Harabeleri cok iyi suslemeslnl

131

BU I;lEHR·i iSTANBUL Ki ...

bilen ta'biatbutUn kuleleri sarrnasiklar ve yesllllklerle karnufle etmls: Kozmopolit bir kalabaliqm doldurduqu lstanbul'un kalabalik sokaklanndan fazlagen;ek doguyu bu kryr koselerda bulmak mumkun, Buralardaki yuzyrlhk camiler ve hernen hemen onlarla yasrt, belki onIardan da yash agac;:lann golgeleri doguya ozgu rankleri ve goruntuleri yansmyor.

Sacaklan asmalarla suslu kuc;:uk kUc;:uk kahvelerde, terkedllrnls gibi ISSIZ hissini veren dar, egri bUgru acaip sokaklarda, pancurlan ya da kafesleri srmstkr kapah tahta evlerde muslurnanlarm yasarm biteviye, monotongec;:mektedir.

On - on bes yll oncekl zelzelenlnkalmtrlan olan harabeler adrrn basmda goze carpryor.

lclnde bir zaman etrafa korku sayan kimselerin bulunduqu, koridorlannda ugursuz mUfrezelerin dolastlgl, slrndlcoktan ortadan kalkrnrs olmalanna ragmen hala arulanrun ya~adlgml hlssettlqlnlz bu Yedikule surlannda eski gunleri yenlden.yasryor gibi olmak lsterseniz gidip orada oturun ve hayale dalm. Bu yapt ve cevresl size cok seyler fisrldayacaktrr ...

Eski sarayi (Topkapr) geziyoruz. Yenilerden cok farkh olmakla birlikte, lclnde uzun yuzyrllar buyuk padlsahlarm yasarnrs oldugu bu eski sarayda buyOk blr cekiclllk ve gOzellik var. Modern Turklye'nln efendileri simdl buralan terkederek, Bogazi<;i'nin kryrlarma ya da Yrldiz teoeslnln yuksekllklerlne tastnrmslar. Fakat butun bunlara karsilik burayt kendi hallne terketmemlsler. Esslz hazineleri, kutsal emanetleri bakimmdan Osrnanh hukumdarlanrun bu eski bannaq: Vine deqerlnden hlc bir f?ey kaybetmls degildir. Zorlukla, bin bir toren ve lzlnle acilan kaprlanru asrp da lcerlslni gormek, gezmek kolay bir mesele sayrlarnaz. Bura-

132

BU I;lEHR·i iSTANBUL xt..

ya girebilmek lcln adeta siyaset kullarnp ozel bir izin alrnak gerekiyor. lmparatorluqun bu kcnukseverllqlne nailolabilmek lcin krallara ozgOikramiyeler vermek gerektigi de oluyor.

Sa ray istanbul'un en gOzel koselerlnden birine kurulmustur. Tath yesll cimenlerl, yilzyillan yasarrns siyah servilerl, lclerlnde fiskryelerln sulan frskiran los. serin odalan, Asya kryrlarma ve Boqaz'a haklm teraslan, bahcelerlnde geli!?i qilzel serpllrnls beyaz kubbeli ayn ayn kosklerl, sihirli saray havasr. korku veren buyuk kapilan ve bunlann ustundekt mazqallan ve surlanyla buras: gerc;:ekten gorLilmeye deqer bir yerdir.

Artrk hi<; kimsenin uyuyan zarnaru uyandrrmak icln gelmedigi, zaten buna hlc bir zarnan lmkan olmayacagl bu slrndinln sakin ve inzivaya cekllmls gorunen esrarlt yaoilar duzenlnde, slrndiye kadar qelrnls qecmls butun padisahlann yasamlan - birer slrnsek cakmasi gibi - qozlerlmlzln onunde canlarup canlarup kayboluyor.

Ouzel ve rahat divanlarla dolu bir koskte, yaldizh parrnakhklarm g61'gesinde. qoze gorunmeyen ama ylne de varliklan sezilirgibi o!an padlsahlar kimbilir nasrl oturup kalkrmslar, neler yepmislar? Bunlardan en gOzellerinden birinin adt Baqdat KOl?kO. lcerlstntn her taraf acrk renkli cinllerle kaplanrrus. Parlak renkli kurnaslarla ortOIO divanlarda, sedef kakrnah esyalann arasmda, deqerll halilann ustunde, Bursa ipeklisinden yaprlrms perdelerin aralrqmdan siizillen haflf: rsiklarIO altinda debdebe ile elcllerl kabul ederlermls, Qevreyl kusatan sayrsiz hlzrnetkarlann .arasmda, yOksek bir memur, buyuk bir torenle hazine dalreslnln kapisiIII ac;:mayageldigi vaklt hsyecamrmz daha da artryor.

133

BU I;lEHR·i iSTANBUL xt.,

Altm ve pek cok kiyrnetll taslann parladlgl alaca kararthkta, eskigOnlerin Doqu'sunun IOksu biltiin yuceligi ve gosteri:;;iyle ortaya ,9lklyor.

OstOn yapih: hem pahah hem cokqiizel yaplII sllahlar, cesltll savaslardanqetlrilmis sahane esyalar, esslz kuyumeuluk islerl. tOrm renklerde yakutlar, ztimnltler, kehribarlar, BOtUn bunlar, cocukca bir hevesle Avrupa'mn srradan esyalan ile birlikte bir araya konmus. Oyle ki, sozqellsl, Paris'ten ve Vlyana'dan satin almrrus duvar saatlerinin yanmda, Sultan Selim'in Caldiran ;ava:;;lndaganimet olarak aldigl, iran sahrrun lnci ve zurnrutlertyle 'goz karnastrran tahti yer alnus bulunuyor. Amlar cok etkileyiei bir :;;ey: Siraya dlzllmts camekanlarda, eski padlsahlart toren kryafetlerlyle, temsil eden mankenleri bulunuyor, Buhuztmli! mankenlerin karsismda lnsan, qercekle kar~I1a~tlgl icin, enikonu uzllntii duyuyor. Kansrk desenli brokar kaftanlari, ilzerlerinde cok deqerl] taslann panldadrqi sanklan, ipekli kusaklari, yakut ve inci kakmah kamalan ile, Fatlh Sultan Mehmet'ten ikinci Sultan Mahrnut'a kadar bu eski sarayda yasamrs ne kadar hukiimdar varsa hepsi, oylece hareketsiz bir vazlyette burada duruyorlar, Hancerlnlnkabzasmda cok bOyOk lil; zilmrut bulunan istanbul fatlhl Sultan Mehmet; sanqtnda kml rsrklar sacan yakutlanyla, Belqrad'i ve Macaristan't zapteden Kanuni Sultan Siileyman; migferi tuylerle, degerli altmlar ve ta:;;larlasuslu, zlnclr orme ,gomlegiyle Bagdat Fatihi Dordtlncu Sultan Murat ,; Sonra Sellm'ler, Ahmet'ler, Mustafa'lar ... Eskl Turkiye'nln, 0 lhtlsamli ve goriilmeye deqer Tllrklyenin buqiln artrk coktan olmu:;; bulunan efendileri.

Halifelerin ve padlsahlarm, Avrupa hukumdarlanna benzemeye calrsarak yaptrrrrus olduklan modern Beylerbeyi ve Dolmabahc;:e saraylanru gezmek btzlm

134

BU I;lEHR-i iSTANBUL xt..

ic;:in sanki bir tarih dersi yerini tutuyor. Efendinin arzusunu yerine getirmek leln, bir hukumdarm burada yasarnast lcln gerekli neler varsa, nice debdebe ve lhtlsam isteniliyorsa bunlarm hepsi bu yeni saraylarda var. Bilyuk, qenls ve ferah ziyafet salonlan, yaldtzlar lcinde parrldayan taht salonlan, gerc;:ekten degerli tablolarm yer aldlgl 'galeriler. Bu qaleriler. belki yiiz metreden daha uzun bir yer tutuyor. Hilzun verlcl yan aydinlrk ortasmda duvarlarda insana daha da hilzOn veren tablolar stralanrrus.

Bu modern saraylar, lcinde yasayanlarrn ve yasayacaklann saruna I§Ylk bir durumda meydana getirilsin dive. deliee hareanan paralar sonunda ortaya crkrms. Bu cok lhtlsarnh fa kat bos salonlan, bu asin g6steri~e kacan IOksO. bayagl vecoqu da yapmacik sOsleri, anlarru olmayan 6zentiyi"gOzel bir :;;ey ortaya konmak istenlldlql halde sadeee zenginlik elde edllebllmls bu yerleri dolasrrken insan adeta bir telasa kaprhyor. Her tarafta mermerden, dolambach merdivenler, kristal, yaldizlt ve ayakh lambalar, cllal: gibi panl par" parildayan mavl sOtunlar, yOksek tavanh, pek fazla buyuk salonlar ...

Birc;:ok dairelerin mahremiyetinde bile degersiz ve anlamsiz bir sururnalzeme Ylgml var. .Dolmabahce saraymm en merak uyandmci krsimlarindan biri de eski Rorna tarzi banyo. Her taraf mermerden. dantel gibi lslenmls kaymak tasmdan yapilrrus BU.Gok pa:hahya mal olmusqereksiz debdebe ve ihti:;;am,<;~k yeni olduqu halde iclnde kimselerin yasarnadtji: bu sarayda insana hem huzun veriyor hem de bezginlik ve tedlrqinllk yaratryor. Bence butun bunlar, eski Asya Turkiye'slnln, modern Avrupa gelenek ve goreneklerine uymak lcin harcadtqi aCI ve yetersiz bir cabadan baska l;>ey deqil. ..

135

CLAUDE FARRERE

Claude Farrere, . eski tstanbul'u klasik batih go· ziiyl~ gorup inceleyen· son yazardir. Bu edebiyatcrdan sonraki donemlerde hem istanbul 0 «eski» havasmdan hizla sryrihp silkinmis, hem de batili yazarlar artik bu kenti apayri bir dilnyayrms gibi tarumlamaktan uzaklasmaya baslarmslardir.

AV I~IGI AlTINDA BiR iSTANBUL

S iMDi OTOMOBiLiMiz, Igecenin karanhjnnda bazan kapkara gozuken, bazan da ay 1:;>lglyla haflfce aydmlanan sokaklarda, sanki yarnru yoreslnl yoklamak istlyorrnus gibi ihtiyatla llerllyordu. Clni murekkeple ve zamkh sulu boya lleparlanlmrs da 01 sa, bu blrbirine zit goruntGleri kolay kolay meydanagetirmek mumkun olamazdr, Ay 1:;>lgl hlc bir zaman goz karnasnracak kadar parlak olamaz ama yine de zaman zaman gunumuze yakm bir goruntu saqlryordu, Yol boyunca solda, kendilerine ozgu yapilan lclnde, bin bir guzellikle karsilasryorduk. Zamanla tahtalanru kurtlann kemlrmls o!dugu belli olan eski vecok pencereli, simsiki kafeslerle orWlu konaklar, taslan lnsanm lclne huztm verici bir sekllde yana yrkilrms eski zamanlara alt mezarlar, bunlarrn kimisinde yer yer yanan, kiml-

136

BU $EHR-i iSTANBUL xt..

sinde yeni sonmus olduklan belli fenerler. Eski oldukIan belli, fakat ne zaman yapilrrus olduklanru en yash Turklerin bile kestiremiyecekieri; K:onstantin zarnanrndan mi. Theodose zarnarundan rru, Fatih Sultan Mehmet zamarundan rru kalma olduklarim soyleyemlyecekleri yuzyilhk duvarlann kalmnlari. lste biltiin bunlar da sanki bizirnle birlikte ilerliyor; bize birer dU9 gibi g6runuyor, surada burada zaman zaman kaybolup ileride baska blr yerde yeniden onumuze cikryordu.

Karanlrklar lclnde yOkselen bu sehrin gorunWsO, insana butunuyle 61mO$ hissini veriyordu. Cok eski ve artik qercekten var olduqu samlmaya~ koca bir $ehrin kendisine 6zg0 g6runtusOydO bu. Istanbul, yalruz gleni$ligi, nufusunun yogunlugu, zenqlnllklerl, lhtlsarm ve kudreti ile buyuk deqlldl, 0, eski ve koklu bir uygarhgln verdlql bir kendine guveni$le, eski ve soylu ruhuyla, enerji ve cesareti ile de qeltsik, degi$ik ve buyuktu, Bilttln bunlar cevreden, iclerinde milyonlarm uyumakta olduklan mezarlardan ve iclerlndehala milyonlann yasarnakta olduklan eski konaklardan sezinleniyordu. Yasim kestirmek lmkansiz denilebilecek kadar eski ve otomobilin onune cikan bir kedinin zrplayarak kacis: olmasa lnsaru sasirtacak kadar 610 g6zLiken istanbul qlttlkce buyuyor, 61<;OsO ve srrurlart genlsleyip yayrhyordu. Srk sik raslanan sade yaprh evlerin arasmdan bazan birden g6ze carpan ahenkll, gQzel yapilar farkediliyordu. insana oyle geliyor ki istanbul sadece bir camiler, turbeler, saraylar sehridlr, Tabil camiler ve turbeler, saraylardan, konaklardan bile fazla olmak sartlyle ...

o

HAREM-FETHiVE'nin kapah dehlizi, muslumanlarm . hlc bir tartisrna kabul etmeyecek kadar soylu - cok

137

BU $EHR-I ISTANBUL xt..

Quzel blr rnabet avlusudur. Kaprlanrun bronz parmakhklan arasindan lcerldekl cesme, yuzyrlla» g6rmO~ servi agac;:lan, ay 1$lgrnrn, ustiinde siyahh beyazli mozalkler c;:izdigi merrner doserne g6rOnuyordu.

Bu avlunun ve yanlariru cevreleyen kemerlerin keskln ve sade clzqllert. en yuksek duvarlan bile asan uzun servi aga91annm tepeleri, sonra bu tepeleri de cok daha fazlaasan sivri uclu minareler,g6zlerin onune kusursuz bir 61c;:u seriyordu. Burast oyleslne sade ve aglrba$lIydl ki, sanki her haliyle, kendisini yaptirrms alan Fatih Sultan Mehmet'i temsif ediyordu.

I Daha ilerilerde Suleyrnanlye camisi yOkseliyorduo Bu cami, Tiirklerln: «Kanunl Sultan Siileyman», Fransizlann ise «Muhtesern Suleyman» diye andrklan, Sirinci Francots'mn dostu ve onu Charles - Oulnte'e karst koruyup savunmayi Iizerlna alan i.inlU padisah tarafrndan yaptlrJlml~tlr. Ay 1~lgmda, kendisine oturma g6revi meydana getiren geni~ blr duzlUgun kenannda kuruluydu, Buyuk kapilan bulunan dort qenls ve yayvan duvar arasmda, lnsarn derin duygu ve dusuncelere salan,ihti~amlrbir Igorunu$U vardr. $erefeleri lslernell dort uzun rnlnaresl, ahrnh bic;:imleriyle, ,goktuzune yilksellyordn,

Suleymaniye ile Fatih'in yaptrrdtq: Fethiye camisi birbirleriyle oranlanacak olursa, eski Yunanlrlarin oorduncu yuzyth ile Phldlas'm beslncl yuzYI" arasmoakl buyuk farkhhk akla gelir.

Daha otede, eski Serasker Kapisi'mn adeta kaybolduqu buyuk meydarun 6te tarafmda baska blr caml . vardr. istanbul'daki guvercinlerin, bunca cami arasrnda, en cok sevip sectiklerl Beyazit camisiydi bu. Agartilmrs gOmO$ rengine calan bu cami, yarunda yoresinde birbirine girmi~ yuzYllhlk ag!ac;:larrn golg'8s<inde, cev-

138

BU $EHR·I ISTANBUL xt..

resine yayrlrrus bulunan tOrbeve mezarlarla, cok eskt zamanlan hatrrlatmaktaydr.

Araba ilerledikc;:e kapkara ve karanlrk, igri bugru sokaklara giriliyordu. Sokaklarm iki gec;:esi~de taht~Ian eskimis, asrnrms, klrlenrnls eskl ' evlerrn varhgl hlssedllrnekle birlikte, yine de a zifir gibi kalabahjnn lclnde, qercekten var olup olrnadiklannda insan. ka~arSIZ kalryordu. lIerledik. Birdenbire karsrrruza dlkdortgen bir acrklrk cikn. Oyleslne qenls bir yer ki buraya meydan degil de bir ova demek bile mumkundu. Yanda yorede bahc;:elere de raslaruyordu, Uzaklarda dizi dizi srralanrrus bic;:imde siitunlar qoze carpiyordu. Carpiyordu diyorum c;:Onku ay artrk butun bulut engellerinden kurtulrnus olarak ortallgll$lga bog.arkeh, bahcelerdeklcicekler bile teker teker belli oluyordu. G6kyOzunun silt beyaz fonunda, piramit blclmlnde ust uste Ylgdmil? kubbelerlyle, istanbul camilerinin en gilzeli olan Sultanahmet, altt minaresinin resmi cok yukseklere clzllmls gibi 6yle duruyordu ...

Duvarlann vqilmust renk mermerleri, kemerler, minareler - ay 1$lgmm yanslYI$ma gore - bazan kar gibi beyaz olarak ,g6runuyor, .. bazan da kara, kurum gibi . bir renge burunuyordu. Uzurn salkrrrnru andrran kubbeler Ylgmmm bir araya qelisl de - yine ay 1$lgmm ayrn oyunlarryla - yer yer 'golgelenmekte, yer yer aydrnlanmaktaydr. Boylellkle renkten renqe giren, alacalanan cami, sanki tastan yapilmrs bir gerc;:ek olmaktan cikryor, adeta periler dunyasmm bir bannaqryrrus g6runtusOne burunuyordu.

Oyleslne hayalleslyordu ki :hatta bun a gini rnarekkebiyle yaorlarak, zarnkh sulu boya ile tamamlanrrus bir tabla bile denilemezdi; yalruz sulu boya ile frrca surulmus. tannsal bir safllga sahip bir desendi

139

BU l;>EHR-i iSTANBUL D ..

bu. Her kubbenin tam tepesinde buyuk, kalmblr rnrzrak yuksellyor ve onun ucunda da yaldizlt blrhllal yer ahyordu.

Ve ay, butun bu parlak madenluuslerln usttine gune:;>inkine yakm pmltrlarla rsmlar serpmekteydi... t

140

lurkyazarlarlnln gozii He

EVLiYA QELEBt'

istanbul denilince akla gelen ilk adlardan biri de Evliya Qelebi'dir. Unlii Tiirkgezgini, on ciltlik eserinin onemli bir hOlii· miinii tstanbul'a ayirmis ve onu akla gelen ti.im yonleriyle anlatip tamtmistir. Ancak, her zaman oldugu gibi, onun istanbul hakkmda yazdlklanru da ihtiyatla okumak gerekmektedir. Qiinkii bu yazarrmizda gereekle soylenti ve miibalaga daima sarmas dolas bir haldedir.

iST ANBUL'UN ONLO ~EVHLERi, BUNLARIN KERAMETLERi

M ERKEZ MUSLiHiooiN EFENOi: Halvetiye seyhterindendi. Yenikapi dismda kendi yaptrrdiklan tekkenln yantnda, ozel turbeslnde gomulGdLir. Bu aziz seyh, deha hayatta iken, blrqiln kendi dervlslerlne buyurur ki: «Surada, namaz krldrqrm yerde, bir seferinde secde ederken yer altmdan soyle bir ses duydum HEy seyh: ben burada yedi bin yrldrr' yatan ktrrruzi renkli, sedef lezzetll bir hayat pmartyrrn. Sen emredersen dunya yuzune cikmakla qorevliyim. Tann beni humma hastaliqma yakalananlara ilaG olarak yaratrmsttr. Elbette

143

BU f;!EHR-i iSTANBUL xt...

beni bulunduqum bu haplsten kurtarmahsm," dlye yalvanyordu, Haydin arkadaslar. $U seccadenin bulundugu yerde bir kuyu kazalim..

Ve sonra «Blsmlllsh» diyerek ilk once kendisi topuqu ile yere vurdu. Butun dervlsler ususerek orada bir su kuyusu kazdilar. Su meydana cikn. Hala da kirnuzi renkli biryuk bir pmardir. Her kim bu hos lezzetli sudan sabahleyin ac karruna u9 kere Icecek 'olsa, AIlah'm emriyle, 0 yakrp oldiirucu hummadan kurtulurrnus Merkez Efendi adryla, sohreti dunyayt tutan bir BU kuyusudur.

Hazreti Nalmci Memi Dede: Berqama'hdir. SagiIgmda Unkaparu'nm lc tarafmda Araplar carsismda bir dukkanda nalrncilrk ederrnls Kendinden sonra Abdi Celebi admda biri onun postuna qecer, Geger ge9mez de, ornrtmde eline keser alrnarrusken, derhal usta bir nalmci olur, Soziin krsasi bu dukkannalmci cukkanmdan baska bir !?ey olmazdr, Allah'm hlkmetld.ir: Unkaparu'nda birqun "Suglun Muslu Sultan» saraymda bir yanqmcikar. 0 srrada benim evim de bu yangmda yanrrustrr. Gimlerce devam eden yangm yayilrp ta «Eski Odalarsa kadar uzanrr. Ne var ki bu Nahnci Memi Dede'nin diikkarnnm dort tarafrnda butiin evler ve dukkanlar yandlgl halde, tahtadan yapil. olan onun dukkanrmn levhasma bile en kucuk bir zarar gelmez. 0 zaman lclnda nalmcrlrk eden Hiiseyln: «Benlm dedemin dilkkarndrr, beraber yananm da yine crkrnarndiyerek ates lclnde kalrrustr. Dilkkandan disanya yongalan atarken elbtsest ve sakalraydmlarurdr. Yanqrn Unkapanr'ndan Vefa meydanma kadar uzandiq: halde, bu dukkan muhabbet meydanmda ayak direyip yanmaz, butun halk seyrine gelirdi. Nahnci Hilseyln Celebi lse, sanki yanqrru gormezmil? gibi, dtrkkarunda oturmus nahrurn lslerdl. Soranlara: «Bu dukkan dedemin

144

BU f;!EHR-i iSTANBUL KL_

postunun dOl?endigi bir dukkandrr.» demekle yetinirdi. Vangrndan sonra, bu yi.izden, dukkanm bede!i arttrqmdan Kupeli Attar denilen bir yahudi, di.ikkanln sahlbine daha fazla para vererek Nahnc: HDseyin Celebi'yl oradan cikarttt. Ama mahalleliler bir yahudinin oraya girmesinden memnun olrnadilar. Sonunda, yahudi diikkana girip kepenkleri acarken kendini tutamayip tepesi uzerlne duserek pararnparca olmustur.

Sonra Surre agalanndan bir vezlr agasl ve haci subasrqelip yahudinin olusunu 0 mi.ibarek dukkanciktan kaldrrarak dukkaru yine Nalmci Huseyln Celebl'ye verdiler-Bu Huseyin Celebl meczup goruni.i:;;lu, yumusak huylu bir adam olup Nalmci Memi Dede hazretlerinin turbedarhqtm da yapardr, Ben de ayru semtte olduqum lcin her halini bilirim. Errnlslerden guzel huylu bir kimse idi. Yangm sirasmda Memi Dede'nin turbesi kurtulduqu gibi, yakmmda alan Hact Kasrrn'm ve Mehmet Celebl'nin evi de kurtuldu .. Murat Han buralangezerek fakir dilsrrulslerlne sad aka verirdi. Nahnct Dede tekkesi, Suglun Muslu sarayma bltisik, Haracci mescidl karsrsmda bir yilksek kubbedir. Dede Sultan bizzat orada gomuluc!ur ki buras: saghgmda onun ibadet yeri imls Oldugu gece III. Murat'm ruyasma girip :

«Cenaze namazimt Fatih camisinde krlmaya hazrrIan. Bent evimde defnet. Ozerime bir kubbe, yarurna blr tekke ve cesrne yapnr. DGnyadan elli yrl su 'i9- tim.. dernls

Bundan dolayi kendisini evine qetlrlp orada qornrrulslerdlrvUzerlne birkubbe, yakmma blrcesrne yapildi ki hala herkesin ziyaret yeridir. Kendisi krs ve yaz nalm qlyerrnls Meczup (Tann sevgisiyle ke~dinden qecmls l, sozlerl bastan basa gizli srrlar dolu, kalh' bin bir srrrm haznesi lrnls,

145

BU $EHR-i iSTANBUL KL

Hatip Zakiri: Kocaell'lldlr. istanbul'a gelip Seyh Nureddin Zade'nln hizmetine girmi!?tir. Nice yrllar tekkelerde zikircilik yaptlgl lcln «Zaklr» adryla iln kazanrmstr. Musiki llmlnde pek yilksek, adeta ikinci blr Farabl idi. Mustafa Han zarnarunda hatip oldu,

BirgOn ogle ezaruru. 0 srrada muezzin ortada bulunmadiqmdan, bizzat kendisi okurken hemen bir caylak kusu sanqrm kapip, ezan okuduqu minarenin alemi i.izerine koymus, sank orada tam bir hafta kalmrsnr. Hatip Zakiri, olayi Sultan Mustafa Han'a anlatrr. BirHkte zikir ve ibadet ederler, Bundan soma padlsah kendisine bir kese altm verip: "AI sununla borclanrn ode, geride kalarurn da kefenve cenaze masrafm olarak sarfet.» der. AII8ih'm hikmeti, Zakiti Efendi evlne gellnce birden bir rOzgar 91k1P minarenin tepesindeki sangl yere dU$urur; kendisi ertesi gun ansrzm vefat eder. Kazancrlar camlsl sahibi Molla Hayrettin Bfendi hazretlerinin yarunda gomulUdur. Errnislerden, akrlca zaytf bir kimse idi.

Hazreti Kapani Mehmet Efendi: Buna GisQdar Mehmet Efendi de derler. Kendisine bu lakabm verilmesine sebep kahkullerinin buklurn buklilm ve darmadaglmk olmasi, daima basi ve ayagl ciplak gezmesidir. KI!? mevsiminde beyaz bir imrozkebesi giyip elinde bir dervls baltasiyla gezerdi. Kendisi lcln Gelibolu taratlanndan derlerdi ama Pece, Sirem taraflarmdan kabanlcell, kopcahvcaksrrh blrtakrrn adamlar gelip Unkaparu'run lc taraflannda oturup, bu Mehmet Efendi'nin akrabasi olduklanrn soylerlerdl, Konya'da uzun zaman tekke hizmetinde bulunrnus, sonra kendisini Tann cezbesine kapnrrmstt. Semtlmizde kirk sene kadar oturmustur ve dogdugumda kulaqirna ezaru bu zat okurnustur, Kendisiyle tarusrkhqimrzcok eskl olduqundan

146

BU $EHR-t iSTANBUL KL.

her giin yeni yeni kerametlerini ogrenirdik. Bunlardan birincisi sudur : . ,. f

Ben daha 90euktum. Birgun Unkapam run 19 tara -

latmdaki dGkkanlmlzda Kur'an'dan. ay'etler. oku.rken, bu

K', A Mehmet Efendi 'gelip beni dlnledl ve. «Allah, aparn 'I . I . yhi Peh Allah» dedi. 0 sirada GGmCr!?9Cr er te.~ <e.:'1 se . ~

I· H lhall de bulundugu berber dukkanmdan cikn. Ivan a, f dl' .... e bir Bizim dCrkkanm onunde Mehmet 6 en I Ylgorunc .

nara atarak :

«Ey dost; Sahlmlz $ah Ali'dir. Yo.luna carurruz ve

basrrruz kurban'olsun. Kerbela meyaanrdlr ~~y~an!: ml~!..» deyip Kapan'i Mehmet Efendi'ninelml optu.

Mehmet Efendi :

-Dervls Ali HaIMII, Insalleh bu anda arzuna erlslp

Kerbela sehitlerinin sevabma nail olmak Dzeresln> diyerek elindeki bir ceslt bakractan Derv.is Ali'ye bir~~9 yudum lclrdl. Dervls Ail nara atarak YI~e berbe~. d.~k~ kamnagirince Kapani Mehmet Efendl ban a donup. .. lste okumakta olduqun ayetin yer~gel~i, tekrar o~~." dedi. Bu sirada onu gordCrk ki DeNI!? All kacarak blzlrn dukkanm online geliyor. Berber dGkkanmdan da arkasi sira, Haci Ahmet Oglu denile.n bi~, y.igit, yall~ .:bl~~k crkarak ko!?uponGmGzde Dervls All yl memes: ustu~den vurup!?ehit etti. Hemen Kapanl Meh~.et. Efe~dl, yerde can ceklsen Dervls Ali'nin kulagl~a eglldl: .:($I~di Kerbela sehitligine nail oldun mu,Innennefsu blnnefs ayetin~ mazhar oldun rnu?» diyerek oradan uzak-

lasti.

. Hatimetll babam bu srrada: .. Bre !?U Haci Ahmet

Oglu'nu tutun.» dlye etrafa ba~rrI'p katili .tuttur~u; Yentcert Agasl Sehlt Hasan Halife ye tesllm et!I,. H~cl Ahmet Oglu'nun katll olduqu anlasrlmca kendtsi ~gakaprsi zindanmdaoldGrGldG. cesedi denize atildi. lste Kapanl Mehmet Efendi, bu olayr, daha meydana gelmeden once. gozumuz onunde boylece kesfetrnlstlr.

147

BU l;lEHR·i iSTANBUL D ...

ikincisi:

Bil'gLin Kapant, Sultan Murat'a vanp: «Murat Celebi; ~n~apanl'ndaki SOglUn Muslu Sultan Oy gOn sonra ,flas edecek. Zavallrya elli kese.yardim et de borcunucdestn.» diye ricada bulunur. Murat Han:

«Pekl Saba Sultan.» der.

Orada bulunanlar bu sozlerden sasinrlar ama, Allah',". hik~~:i, 09 gOn sonra Muslu Sultan'm saraymdan blr buyuk ates eikrp, sultan ancak yalm ayak kacarak carum kurtanr: her seyl yandlgmdan iflas eder.

Bu Mehmet6fendi, oturmakta olduqu tekkenin ken.~rJnd?caddeye bakan blr pencere i9indegomOlOdOr; tilrbesl herkesin iiyaret etti9i blr yerdir.

Yetmls Kurus Dede: Bu zat,Budin eyaletlnde Semturna kalesinin agas, imi$.Egri Fat.hi Sultan Mehmet Han'la birliktecenk etmls 0 srrada errnlsler!e bir erayaqelmis. Onlarla gorOl?mO$. Fakat Egri'nin ahnmasindan sonra bustrnrn suna buna a9t'g, icin yedi sene dili tutulrnustur: Yedi yrldan sonra da «Yetmis kurus» kelimesinden baska birsey soyleyemtyersk. her tarafta kopcalt caksm, Bosnak pabucu, srrnr dolarnaIan giyili oldugu halde: -Yetrnls kurus, yetmis kurus .. » diyerek dolasrrdr. Garibi surasidrr kl, malO.:n olduqu uzere, Unkaparu'ruu.eamuru meshurdur. Kendisi 0 berbat 9arrllm,ja, 0 slddetll.krsta dola$t'g' halde degil pabucunun Ozerine, rialcasma bile zerre kadar camur sicrarnazdi. Boyle temiz gezer, narnazt daima cernaatI~ k~.lardl. BirgOn Sultan Murat's: «Bevan kalesini yedl gunde alacaksm ama ylne geri vereceksin.» demis. Gerge~te de Revan yedi gOnde fethedilrnts, fa kat sonr~. yeniden Acem eline dusrnustu. Murat Han lstanbul'a donerken «Yetmls Kurus Dede» yetmis yasrnda Tann'run rahrnetlne kavusrnustu. Melek Ahmet'Pasa Sui.

, ,

148

BU l;lEHR-i iSTANBUL D ...

tan Murat'tan duyarak anlatmrsnr ki, padlsah savas s,rasmda: «Ordu icinde Yetmls Kurus'un sesini lsltlyorum; bakrrnz hangi cadrrdadtr?» diye sorarrrus Halbuki 0 qunlerde Dede istanbul'da bulunup her gittigi yerde: «Murat .yetmis kurusu aid" Murat yetmls kurusal .. " diye feryat ederek basibos dolasrnakta idi.

Elekci Divanesi : Dllslz bir divane ldl. Allah'm emr+yle, elekten baska bir $ey yemezdi. Elekcl kadrnlar, daimabu divanenin yarubasmda yuruyup istediklerl adam' kendisine qosterio 0 adama musallat ederek elek-satm aldtrnrlardt. Divaneise alman elegi kmp, cemberlnl atip kalaruru helva gibi, agzml kopurdeterek yedikten sonra qozlerini baygm baygm silzerek zevkini belli ederdi. En garibi sudurki bu kadar zaman lclndebu divanenln, kucuk veya buyuk abdestini yapt'gm, hi9 bir kimse qormemlstir. Her zaman, anasiDin karnmdanciktrqt gibi, omrunde dunya sozO etmernls olduqu halde, olurnilnden bir gOn once yaruna gelen birine selarndan sonra: «lnsallah kefenlenme ve salr cenaze rnasraflanru helal paramdan verip beni kapirun disma gomdur. Yurek oynamasma yakalananlar gelip mezanrm ziyaret ederek toprariimdan biraz alrp ezip suyunu lcerlerse, Allah'm emriyle, slfa bulurlar.» dernls ve bu sozlerden sonra ruhunu teslim etmlstlr, Adam,onun vasiyetini yerine qetirrnistir. Halen koprtl ustiinde herkesin zlyaret yeridir. Hafakan derdine tutulmus olanlar onu zlyaret edip slfa bulurlar.

Divane Burnaz Celebi : «Sabah sabah dells!- diye de arulmakla unludilr. Babasr, Egri fatihi Sultan Mehmet zamarundan berl, Yenlcerl ocaqinda <;aVU$ kethudasi olup, Yenlcerl agalarr kola crktrklannda bu divalie celebi de, babasryla birlikte kol dolasip orada ele ge<;en suclulan hapsederdi. BirgOn babasma cant 51-

149

BU$EHR,~ iSTANBUL Ki...

krlrp: «Sabah olursun- dernls. Allah'm hlkmetl, gere;:ekten de babastsahsr vakti olmustur. OgGnden sonra Divane Celebi'ye kim: «Sabah sabah- dese, kendisi hemen bas In I tastan tasa vurrnaktadrr, Allah bilir ya, h~r vurduke;:a 0 bas, Adana kabaglgibi, ki.it kut oterdl.

Divane Celebl'ntn cok buyuk bir burnu vardr: fa~at ~en~isi ki~i~li ve burnu biiyiik degildi. Akllca' ha-

, fif blr. divans' Idl. Tuz nasrl yemeqln tadlise bu Burnaz Dlvane. Celebi de her mecliste, her toplannda. alaYI?rd~.' dl~anlarda, denizde ve karada bulunur; gece gunduz hlc uyumaz, durmadan istanbul'un her tarafuu dolaerrdr,

Bir keresinde Divane'nin anneslnt tUtUn ie;:erken yakalaml~la.r. Divane, Karamustafa Pasa'run kannaorkJ~ annesmm sef"lbest brrakrlmasrm rlcaya gitmil;l. ana: .. Blra~ be~le,. pasanrrt il?i vardrr» demlslar, a da kapicrlara: «SIZ bllme~ ne yemeyin, pasa beni tarnr» dlye dayatrms, ,Oradakl adamlar yuksek sesle 'g,"'I" I

Bu se I " rd ,u rnus er.

. s err icer en duyan Mustafa Pasa: durumu og-

kfemp onu yaruna e;:aglrmll?, derdini sormus. l'i'avuC!ba<::J arrl?lp: Y v v

uSul.tanrm; . Celehl'ntn annesi bore;:lu oldugundan hapsetmll?ler, slrnd) kendisi onun blrakllmaslm ricaya gelmi:;;.» deyince Divane:

«Yalan soyli.iyor anam bore;:lu degildir rr . ken tutulup zindana kOYdular. $imdi avr~tl:er ~i~~~~~~~ dane;:lkarrllp erkekler zlndamna koysunlar;e;:i.inkii babam yoktur- dernls

Butiin divan halkr sasmp giilmii$ler. Ama Karamu~t~fa Pasa ona blr avuc altm verdiktenba:;;ka annesuu s~rbes: brraknrrms. Aynca: "$u hatunu bir kocaya verm» dlyerek de ka:hyasma ternblh etmis.

Bu divane, yine bir seferinde, iie;: gun i.ie;:' gece:

150

BU $EHR·t iSTANBUL xr ...

",KIZII adalarda yangm var.» diye feryat ederek dolasrrustt. Deli sozudur diye kimse umursamadr. Allah'm hikmeti, dorduncu gUn istanbul'da bilyuk blr yangm ciktr. Odunkapisr'ndan ta Yedikule'ye, Mollaqilran! taraflarma kadar yayrldi: lie;: glin lie;: gece devam etti. ..

iSTANBUL ESNAFINDAN BA2'ILARI ALEMDARLAR ve Sancaktarlar Esnafl : Yuz esnafm birer sancaklan vardir. Ama ordu mollasmm esnaft

en gasteri:;;li olarudir, '

Hatipler: 400 kadardir. Bunlarm pirleri Hazreti Osman'drr. Hazreti Peygamber bunun belini baqlayrp huzurunda hitabet ettlrmlstlr. Ama ilk hatip Hazreti Peygamber Aleyhisselamdlr.

Kadl - Mollalar Esnafl : 500 kadardtr. Pirleri yukarrdakl zattrr. Bunlar, degerlerini ylikseltmek icin, azledilmis olsaiar bile, sefere giderler. Yiiksek blr vazlfe bosahnca kendilerine verilir.

Buyi.ik ~eyhler Esnafl : 300'dlirler. Bunlar hlc bir menfaat karl?IIJgI olmadan, sirf Allah nzasi icin, savasa giderler. Pirleri Hasan Basri'dir. Selman Farisi onun belini kusanp birttln seyhlere pir eylemlstlr. Hasan Basri, 170 yasinda olmustur, Mezan Buhara'dadir.

Valzlar Esnafl : 40 kadardir. Bunlar da alaylarda kazaskerin alayt yamnda lhtlsarnh bir surette qecerler. Pirleri Kemil Blzlryarl'dlr. Kendisini Selman Farisl yetistirmls, belini baqlarrusttr. Bazi seyhlerln stlsllesi bu zatta son bulur.

Nasihatci ve Tefsirci Esnafl: 400'dlir. Bunlar da kazaskerle birlikte, Allah nzast icln, savasa giderler. Pirleri Abdullah bin Abbas'tir ki Peygamber zamarunda ilk tefsirci ldi. Mezan Mekke yakmlanndadrr.

151

BU l;!EHR-i iSTANBUL KL

Muezzinler Esnafl : 700 kadardrrlar. Hepsl savasa giden veya gidecek olan vezirlerin ve beylerbeyinin muezzlnlert olup kazaskerordusu ile alaya qiderler. Pirlerl Hilal Habasl'dlr. Hazreti Peygamber huzurunda Hazreti Ali bunun be!ini baglaml$,O da boylece butun milezzinlertn plri olmustur, Kendisi bizzat Hazreti Peygamberin muezzlnt ldi. Mezari Sam'dadrr. Ben de muezzin olduqundan kendileri benim de plrtmdtr.

H§flzlar Esnah: Sayrlan 6000'dir. istanbul'da bunlardan baska kadm hafrzlar da vardrr. Pirlerl.Aktyl oglu Muslim'dir. Bellnl Selman baglainl$tlr. Hafiz kadmlann plri ise Hafsa'drr. Alaylarda kadin ve erkek hMzdar, atlar uzerinde Alay KO$ku dibindenger;:erler.

Yazlcllar Esnafl : 400· dukkan, saydan500. Bu esnaf ordu ve pazarda, sadrazam kaprsrnda arzuhal ve mektup yazarlar, Plrlerl Abdullah bin Kasrrn'dir. Belin; Selman baglaml$tlr. Mezan Cidde yolu Ilzerlnds. Havva anamrzrn yanmdadrr.

Sahaflar Esnafr : Dilkkan 50, sayilan 300. Bunlar bilginlerin hizmetindedirler. Kazasksr alaymda tahnrevan Ozerinde gec;e:-!er, yanlarinda nice bin kitaplar bulunur. Pirleri Abdullah-ul Yetlmi'dlr. Mezari Sam

yaktrnndadn-, '

~airler Esnafl: 800 kadardrr. Kazasker alayrnda kasideler okuyarak alay ileger;:erler. Pirlerl Hassan bln Sablt'tir. Bu zat Hazreti Peygamberin sairldir. Belini Selman baglaml$tlr. islamIJktan once Kabe duvanna sllrler) asilan yedi salrden blrlsldlr.

Remilciler (bir ceslt falcr) Esna·fl: Dukkanlan 15, kendileri 300 kadardrrlar, Bunlar da ulerna srrufmdan clduklanndan kazasker alayi ile tahtlrevanlar uzerlnde, talih tahtastnr, kur'a ve rernll tahtalarrrn meydana koyup: «Ugur ve mesut talih ... UgUfSUZ talih .. _ maksat ve merarruruz: gorelim ... » diye, remilciJere mahsus

152

BUl;!EHR-i iSTANBUL KL

kelimeler soyleyerek qecerler. Plrlerl Hazreti Ali'dir ki, unlu remllcidlr, Bu bilgi pek eskldir. As" kurucusu Hazreti Danyal idiki builmi Oebrail aleyhlsselarndan oarenmis ve rernll ile rnuclzeqostermlstlr.

" Me~arkazl€:ilar Esnaf : Hazreti A.dem diinyaya Indikten sonra pirleri «Kaabil .. dir. <_;unku «Kaabil», kardesi «Habll-e krz yiizunden dusman olmus, kavga sonunda oldurmus, sonra da cenazeyi ne yapacaqrru sasrrmrstr. Nihayet gordU ki blr siyah karqa gelip «Kaabil »in' karsismda, bir hindistancevizini yerlqaqasryla eserek g6mmektedir. «Kaabll .. karganm yaptlgml gorlince kendisi de hemen topraqt kazrp kardeslnin olUsunu gomdu. Yeryuzunde ilk defa haksrz yere kan doken «Kaabll »dlr. Biitiln kanhlara, birbirine dilsman olanlara ve mezar kazanlara plr olmustur. Yeryuzunde ilk kavga ve savas buiki kardes arasmda olmus, sonra butim dilnyaya yayrlrmstrr. Mezarkazrcilar esnafrrun sayrs: 2009'dur. Ordu lcinde tamar~en sllahh olu~, ellerinde kazma kurek, dillerinde «Siibhanallah» soZD, soyleyip qecerler. lylhuylu kimselerdir. Bu esnaf~n isi savaslarda sehitleri de qommektlr ve savasa qlt-

, , ,

rnekleqorevlldlrler.

, Amanslz Cellatlar Esnafl: Plrleri Eyub Sabri'dir. Bunun da belini Selman Faris! baglaml$tlr. Hazreti Peygamberin serian ve Tanrr'run kesin buyruqu ile, bu zat Peygamberin huzurunda, blr katili Hazreti Ali'nin krhci ile61durdugli icln cellatlarm pirl olmustur. Kendlsi: daima seriat hilkumlerlne gore oldilrtilmeleri gereke~lerj terntaceyrkanp ldarn rrreydarnna ·getirmil7- tiro Onlara teselli edici sozler soyler, imanlanru tazeletlr, kelimei sehadet getirtir, sonraboynunu kibleye cevlrlp basrru sivaymca herif kendinden qecer. B~s~ meie cekip kihei iki ellyle tutup suclunun kelleslni vucudundan aymrdi. Bundan sonra ruhu icin fatiha

153

BU f?EHR-t tSTANBUL xt..

okuyup orada hazir bulunanlara: «Bu adamdan ibret aim» .. diye vaaz ve naslhat ederdi. 180 yasmda olmilstiir. Olusunu Muaviye, Sarn'da pasa saraymm yarundagomdurmu~Wr. Bu cellatlar esnafmm istanbul'da ve zarnarurmzda en buyLik ustasr Kara Ali'dlr ki pazrlarim srvayrp, ates sacan krlrcrru kemerine baglaYlp, otekl iskence aletlerlnl kusaqrna baglayrp, ucu asikh yaglr kementleri kemerine asrp, lskence aletlerlnden kerpeten, burgu, clvi, buhur fitlll, ,gumu:;;umsu simqer, cleri yuzecek break, pulat tas, tGrlU turlU zehlrll aletler,el ve ayak kirmaya rnshsus aletleri ve baltalan iki yaruna takistmp, ote·ki <;1.1'1ak1Ian da yedlser parca aletleri ile kemerlerini susleylp yalm klllc;: cunbue ederek -qecerlar. Ama, neuztiblllah, bic;: birisinin suratrnda nur kalrnamrs, zehir gibi adamlardu-,

Yankesici Esnafl : 300 kadardrrlar, Bunlar da "Pirlmlz Amr Ayyar'drr» derler ama hal?a summe hasa ...

Kara Hrrsra Esnafr: 200 kadardrrlar, Bunla'r da: "9i~an dolandmclslYlz. Pirimiz Amr Ayyar oglu Usum dur» derler. Bu Usum, Muaviye zamanmda elcllikle Gurcistan'a gidip, soma Irak'ta zehirlenerek 61- mustur ve orada gomulUdur.

Gidiler, Muhabbet TelUiliarl Esnafl: 500 kadardirlar. Aslmda bunlarm sayrsi hesapsrzdrr ama, herkes evli evinde olduqundan, qercek sayilan tam bilinmez. Bu son saydlklanmlz yankesiciler, hrrsrzlar, ugursuzlar, nursuzlar hepsi defterle asesbasr'ya ve suba?I'ya vergi verenlerdlr kilstanbul'un kalabalik cars: ve pazarlann~a, toplanti yerlerinde - daha cok drsandan yeni gelml$lerin- gozlerindeki surrneya kadar<;alarak bunIan ellerl bog runda brrakrrlar.

Dilenci ~eyhleri Esnafl : Sayrlari 7000'dir. Herblrtnln softan hirkalan, ellerindeoasttlt bayraklan,bal?Iannda latlf ve strrna sanklan oldugu halde : «Va Fet-

154

BU $EHR-t tSTANBUL xt ...

tah» kutsal adun anarak, butiln korler birbirlerinin omuzlanna yaprstp kimi topal, kimikambur, kimi felcIi kimi sar'alr, kimi elsiz, kimi ayaksiz, kimi ciplak, kimi eseqe blnmis, bir gurultu pattrti lcinde dua ed~rek

bu 7000 yoksul hep bir aglzdan: «Allah, ~lIah .. :. Amln .. :, dedikleri vakit sesleri g6ge vanr. Bu duzen uzere dilencilertnaeyhl Alav Ko~ku dibinden qecerken durup padlsaha hayir dualar eder. Banslse nail olu~ca .da hemen yeniden yurumeye baslayrp giderler. Pirleri Seyh Safi'dlr ki bunun da belini Selman baglaml:;;tlr. Bu Seyh Safi, din yolunda savastan donenlerin yoluna cikar: «Allah nzast lcln bir $ey verinlz» diye sadaka ahrrrus. Kendisi Medlne'de qtimuludtir.

Timarhaneciler Esnafl : Plrleri «Dtvane Herorn-dur, Selman'lagoru:;;mu:;;tUr, Hazreti Hamza'nmdostudur. lstanbul'da bulunan bes adet timarhanede ne kadar divane varsa,' sayilan 200 alan timarhaneciler bunlan: yanl kendilerini, yeri gogu bilmez zlrzo.p bel hop dlvaneleri altm ve qurnlls zincirlerle, heklrnbast cirakIan ellerlndeki siseler iclnde bu delilere verdlkleri llaclarla qecerler ve qecerken de baska slselerden etrafa gulsuyu sacarlar, Her divane, ejderha gibi zincir kirarak, her biri baska bir blclmdevklml ciplak, kimi aglar, kimi inler, klrnlquler, hasihturlu haltlar ede~ek seylrcllerln uzerlne hucum ederler. Halk korkup yrqm Yl!~tn kacrsttkca naralar atarak qecerler. Eger bunlann bu alay gUnlerindeki hallerlnl ve hareketlerini tarnamen yazsak bir ciltkitap tutar.

DalglC;lar Esna·fl: Dukkanlart yoktur. Galata'da, Kasimpasa'da bulunurlar.300 kadardirlar. Bu dalqrclann bazilan ellerindegayet keskln ve iki tarafh break tasrrlar. Bu da, deniz dibinde balik ya da timsaha rasgelirlerse 0 bicakla korunmak lcindlr ...

155

AHMET MiTHAT EFENDt

TUrk romanmm iill: iki oncustinden biri olan Ahmet Mithat Efendi, birgok eserinde istanbul'dan ve . istanbul insanlanndan soz etmlstir. Kendisi ve gozlemi yerli olmakla birlikte metodu ve anlatim yolu siradan Fransiz romancllannm etkisinde bulunan bu yazanmlz, Istanbul'un ondokuzuncu ytiz_ Ylldaki bir ko~esini ve kisilerinf ~oyle beltrlemekteclir:

GALATA VE iSTANBUL TiPLERi

G AU\TA'DAN GE<;ERKEN birtaklmgenilil rneyhaneler gorursunuz ki yuzu 15 - 20, derinligi 30 - 40 metreyi bulur.

Bu meyhanelerin sokaktan yarra yakm bir yerinde susluce bir tezgah gorup de onun on tarafrnda da eskt Yunanhlann ickl tannsi olan Bakus'un cakrr keylf resmt bulunduquna bakarak, bunlan uygarhgm bugOnku Ilerleylslnde yarattlQI yeni yetlsrnelerdsn sanrnaymrz, Ote yanda meyhanenin boylu boyuna iki yahut lie; sira olarak birbiri uzerlne dlzllrnls beser yuz kiloluk fl91lanna. iyice baktrnz.

156

EU $EHR-i iSTANBUL KL.

Gercl bu frcrlarm iizerinde numaralar da qoreceginizden, belediye dairelerinin diikkan ve evlere .nurnaralar koydugu zarnandanbert-hatrrlaraqelmfs olan su numaralar size bu. ftcrlarm da deha blrkac yildan beri meydana crkrrus olduqunu zannettirir. Hele bazi meyhanelerde bunlann clvldi yahut beyazrenklere boyanrrus gorOnmesi bu zanruruzi kuvvetlendirirama, 0 frctlar, trpkt elll bes yasmdan sonra usturaJbrlslrn ve pcmatlarla kendlslne gen91ik ve tazelik vermeye cahsan kart ve kiranta heriflergibi su qorunustekl suslere burllndilklerlnden, zamarurmzm «sik-lan gibi qenc

sayilrnazlar. .

Yagmur, yagl~ gormeyen mese tahtalan kac yii2. sene dayanabilirse, tahmin ederslnlz ki, bunlar da oracrkta ne zamandan beri keyif adamlarrmn hlzrnetindedirler. Hem bu tahmlnlnlzde mubalaga etmek korkusu slzln yaruruza bile ugramamahdlr.

Slrndlkl halde adrru ettlqlrnlz meyhanelerin pek 90gunda bu frcrlar .bos durrnaktadrr. Onlarm bu bos bulunmalarr ise, kendilerinin ne kadar yaslt olduklanrn tahrnln edebilmemiz konusunda bize yardrrnct 01- maktadrr. <;unkO bunlann lcln] kendllerlne yuva edinmis orilrnceklerln her birl hernen hemen yenqec bilYUklUgunu kazanrms, yashliktan ve semirmekten renkleri de bozarrrus olduqundan - egeryeterli bir biyoloji bllqinlz varsa - bu orumceklerln en azindan yetmlser seksener yaslannda olduklanna kanaat getirmektebir an bile tereddut etmezsiniz.

Buqiln hi9 bir lckl dli~klinu bulamazsrruz ki bu frerlarm dopdolu oldugugunleriaglzlarr sulanarak, gozleri suziilerek hayal etmesin. Kendileri lckl dusrnarn qeclndlklerl halde, sicaktan zml zml terlerken, bu hcilann dlplerlnde SIZIP kendilerinden qecmenln ozlemini ta cigerinde duymasm. Ceplerinde bir tek atacak

157

BU ~EHR-i iSTANBUL xt..

dr. Bir bas tonbeklyl nargilede bitirinceye kadar bir okkaltgl srzdrran ve rneze olarak dasadece bi-I" turpun dortte biri ile yetinen -tcer-lerl. slrndl tezqahrn onllnde resrnlnl gordOgOnOz su Bakils Efendi qoraeydl allrnallah iC;'ki tanl"l,ltgmdanistifastnl basar. meydarit

onlara brrakrrdr. . ,

Burasi oyle bir yer ki,. «su» denllen nesne lcllmek icln degil, ancak kap kacak vebulasik yikamak lcin Icerl girebilirdi. Yoksa bir kadehclk rakrrun yarunda kocarnan blr bardek da su bulunduqunu a koca «bekrller» ,gorecek olsalardr:

- Eyvah! .. NegOnlere kaldik: su ile mi keyf yetlstlreceqlz? derler ve of ked en dumanlan tepelerinden crkardr, ..

lste slmdt Galata'da gordOgOnOzJ11eyhaneler kendi hallerince, kendi alemlertnce boyle bOyOk bOyOk gOnler g6rJ110$, 0 gOnlerdenarta kalrms, giderek ufaldrkca ufalrms zavalh blrerarnktrrler. 0 eskllerln yanmda.slmdlnjn «Aynah Gazlno-Ian ve benzerleri falan-

lar filanlar cocuk oyuncaq: .gibi kahrlar. .

Bu meyhanelerde, 0 eski azman frcilar yerlne slmdlkl halde, binlikler ve damacanalar adeta ikbalde blrer sultan gibi durrnaktadrrlar. Burarnn devarnli miisterilerine gelince: Blr zarnarun yenlcerllert. kalyoncuIan verine slmdl tulumbacilan, sink hamallan. Rum sandalcilar ve sokak yankesicilerigibi d6ki.intGlerg6- rOlmektedir. Ama .gerek damacananmgerek hcmm lclndekl lckl, her zarnan ve daima, oinsanm aklrrn basindan alan lckldlr. Gerek Yenlceri ve Kalyonculann, gerekse tulumbact ve sandalcrlarm damarlannda akrp donen kan - hani y.a - soyleqazapla ve atesle kaynamaya ba:;;ladlgl zaman lnsaru kanh clnayetlere y6nelten 0 ayrn kandir.

159

BU ~EHR-i iSTANBUL xt..

bes on paralari bulunrnadiqt lcln, meyhane 6nlerinde aglzlannm sulanrn akrtarak hilzunlil hOzOnlG lcerislnl gozetlemesin. Bu bOyOk ve ihti$amhflC;llafm agac; musluklanndan darrilayan tOrlO lekl stzmtilartru cocukluk gOnlerinin buqulu arulan arasinda Mia hanrlamakta bulunmus olrnasm ...

Hele on dokuzuncu yuzyilm birinci yanst ortalarmda, Yenlcerl dayilanrun, 0 bir daha geri doniilmez yokluk yolculuquna cikmalan Ozerine bunlarm da zamanm ilerleyip qellsrnesl uzerlne oyle blr zorunlu degi:;;meye yonellslerl olrnustur ki lste 0 gOnlerin bir daha geri ,gelmesine lmkan yoktur.

Blr zamanlar (zecriye) denilen, sonralan (milsklrat rOsumu) yani lcki vergileri adrru alnus alan vergi, ashnda bu tip meyhaneleri ortadan kaldrrmak icin konmustur, Belkl bundan dolayidtr ki 0 frctlar - slmdl ne kadar bos olsalar da - hala eski gOnlerin arulart ile oVOnOp durmaktadrrlar. Slrndlkl halde kendilerinin yerini alan damacanalara, binliklere, kadehlere karst onlar gormO:;; qecirrnls bir yasliadam tavn ile ve - tabiatiyle ag!zlan olmadrqt lcln - hal dltlerl ile adeta soyIe dernektedlrler :

- Hey gidi zOgOrt siklar (1) hey!.. Bir zamanlar bizim gozlerde ve gonullerde olduqurnuz 0 bereketli zamanlarda buralarda: «Hir kadeh- ya da: «Blr mastlka- gibi deyimlerin ad: bile qecmezdl. Bunlar pek ktlcuk, pek hafife alman sozler olurdu. Bunun yerlne: «Bir elll» veya: «Sir okkahk- denilip bunlarm rahatlikla ustesinden gelinirdi. Dort ellilik icmekle yetinen sarhoslar bile hor ,gorOlOr, bunlarm yilztine bakrlmaz-

(1) «Sik» 90zCOgO, on xlokuzuncu yOzydm ikinci yansmda Fransrzca'dan dilimize ilk gegtigi zaman «zuppe, citkmldim» anlamlarmda kullamlmrstr.

158

BU f;lEHR-i iSTANBUL K'L

O halde 0 gunlerin musterllert ile buqllnkiller arasmda bir fark varsa 0 da oncekllerln birer arsin plstovlarryla ve birer bucuk kulac yataqanlar: ile b'ellerinl §deta birer sllah deposu hallne getirmis olmaIan; slmdlkllerln ise, birer kans kamalannrn k~saklarI_. arasma sikrsrp kalrnrs olmast ve alttpatlarh 'kUe;ucukrovelverlerinin de su ya da "bu ceplerlrrin kosesin-

de srkrstp kalmis olmasindan ibarettir. '

Voksa blr meyhane lclnde hay huy deyinceye kadar:?ir adarnm dort yerinden yara alarak, zaptlyeler yetlstnceys kadar ya ark a ya da on kapidan savusan katilin ardi srra berikinin de can vermesi ve ka~an katilin izinin bile belll olrnarnasr: olmazsa baska 'bir sekllde, zaptiyeler yetlslnceya kadar, zaten .sarhos bulunduqu sureca doktOgu kan kendl kamm da bas;. na sle;r~tml~ o.l.an .k a til in, bu yetmlyormus gibi, bes a~~1 zaotiyenln uzerme de saldrrmasi veya blrkac sungu yahut kursun i1e kendisini geberttirip gitmekgibi sonuclar meydana gelmesi slrndl de olagelmektedir hatta eskisinden zerrece azalmrs degildir. '

Ey okuyucular; yaptlglmlz $U tasvlrlers bakrp da yoksa Galata caddesini, tramvay ile de,ge'c;;mek tehlikeli olan bir cadde olarak mt tasavvur edtyorsunuz? Gerc! dahacok yakm zamanlarda bucadde uzertnde meydana gelen kotO olaylar hatrrlanacak olursa zlhninizde boyle bir tasavvura kuvvet vermekte hakh o.l.abil!rsi~iz" ta~in siz oradakendi halinizde gezer, vorur blr klrnse lsenlz bu caddede slzln lcln tasavvur edilebilece~ . en aglr tehlikeler ya saati~!izin ya da P?ra ~.esenlzln basma geleceklerden ibaret olacaktir.

SIZ, boyle blr sadakayla her tOrlU beladan kurtulmus olabilir~iniz" Oralann en buyuk tehlikesi, yine oralar~ da tehllke aravan serserilere ve basiboslara rnahsus

160

BU $EHR-i iSTANBUL K'L

olup onlar blrblrlerinln kanlanrn lcmek hususunda kurtlardan bile daha yrrtrcrdrrlar,

Ama bu arada size bir hususu daha hatirlatrnak isteriz: Bu buyuk caddenin saqmda ve solunda bulunan sokaklardan lcerllere girmek isterseniz, bastrnza bir felaket gelmemesi konusunda size hie; blr qarantl veremeyiz. C;unku buyuk cadde uzerlnde jandarmalarrn prrtl prrrl parlayan gozleri ve sunqulerl bu hayirsrz adamlarm gozlerine carptrkca onlann qozler! kamasrr ve etraf dalayamaz olurlar. Ama ie; sokaklarda - hele bunlarm gozlerini rakt buhan yahut kan bilrtlrnils 01- dugu zamanlar - ne dostu-aymrlar, ne dusmarn: ne de iyi kotu hlc blr seyle llqlel bulunmayan kendl halinde gelip gee;enleri ...

Zaten aS11 hrrsiz, aS11 yarrkeslcl. asrl kanlt katil olanlar pollsin ve zaptiyenin gozunun oyle kolay kolay gorebilecegi yerlerde 0 kadar cokluk bannarnazlar. Bundan dolayi da en ucra, en ISSIZ yerleri kollarlar,

Maksadmuz Galata hakkmda krsa bir fikir verrnektir; on un lcln bu kadan yeter; e;unkG hikayernizln Galata'ya dokunan taraflarr, orasrrn bundan fazla tafsllat" olarak anlatrnaya luzurn gostermeyecek kadar kilcuktur.

$imdi ne 0 adrrn ettlqlmlz frcilann qozde ve sayqrh rnevkllerde bulunduqu zaman kadar eski, ne de dun yahut evvelklqun denilemiyecek kadar yakm bir zarnana: bir cumartesi aksamma qelellm. 0 aksarn Galata'run her meyhanesl hmca hmc dolmustu,

Hala da Galata'rnn en kalabalrk zarnaru cuinartesi aksarrundan baslayip pazar aksammm saat 11-12'sine kadar sOrdGgG zarnandir. Ctmkil Muslilman olsun, HIrlstlyan olsun, Yahudl olsun: Galata'dakllerin yGzde doksaru, gerek doqrudan doqruya gerek dolayrsr i1e, '

161

BU $EHR·i iSTANBUL KL

gumruklerde Avrupalrlarla i1gili islerle ugra$an kimselerdir; bunun sonucu olarak bunlarla bilyiik tiiccarlarrn tatll gunleri olan pazar - ister istemez - herkes lcinde mecburi tatil giinii olur (1).

Dogrusu rnevslrn, karnaval mevsimi degildir; daha sonbaharm ilk aYI olan eylul Iclndeylz. Ama Galara'run karnavala filan ne Ihtlyaci var? Karnavalda da, buyOk perhizde de; ilkbaharda da, sonbaharda da Amerlkan tiyatrosu ve otekl bu cesltten eglence yerleri, yetmls iki milletin bin renkli bayraklanyla donarur, Hele tatil zamanlarmda her meyhanenin onune «laterna» denilen birer sandik 9al,glsl bulunrnasi Galata-

YI arahkstzbtr bayram yerihaline koyar. "

Sarhosluk bildiginiz seyl «Sarhcsluk arabacilrqa benzemsz» derler. Halbuki sarhosluk hi9 bir seye benzemez. Biitiin blr hafta boyunca $irketi Hayriye vapurlanna komilr tasiya tasiya sanki kornurden bir adam olmak dereceslm bulmus olan Mus'lu blr Ermeni'ye bu aksarn meyhanede bakrruz: Tam ortayere blr iskemIe koyup i.izerine oturrnus, etrafma aldlgl i.i9 tane laternanm i.i9i.i birden baska baska havalar 9alJyor;' buna karsihk kendisinin attlgl naralar rruzrkanrn gi.irulti.isi.inden daha iistiin, etraf gi.im gi.im gi.imletiyor.

Bu kornurden insanm ya da insandan komi.iri.i'n sarhoslukla bir kat daha parlayan gozferine, homurdandrkca dlslerlnln beyazllgl dudaklarryla dilinin kirmlzlllQa kansarak, suratmm nulunc blr blclm aldlglna bakrp da sadece giilmekle yetinmeyiniz. Bu hale

(1) 8.ifindigi gibi Cumhuriyet'ten sonraki yrllara (1935) kadar Tiirkiye'de tatil gGnleri cuma idi. Ancako zamanlar c;;ok kozmopolit bir ~ehir olan lstanbul'da pazar da, bircok cevrelerde ister isternez, tatil yaprlmektaydr. Ozellikle dl~ ekonornik ili~kiler bunu zorunlu krlryordu.

162

BU i;lEHR·i iSTANBUL Ki ...

qelmls olan bir adarrun karnavala, paskalyaya, falana hlc blr lhtiyact kalrnadrqrru da dilsunerek - halbuki her aksarn Galata'da boyle binlerce serdenqectiler bulunur - Galata'run, yalruz bu gece deqll, her zaman bir karnaval mevsimi yasamakta olduqunu kabul edlnlz,

Sozuni.i ettiqimiz aksarn, bu rneyhanelerden birinde orta boylu, san bryrkh, san benizli, soyle ortalama otuz bes ya1?larmda kadar olan, mavnact kihkh blr adam, ta meyhanenin lclnde, sag taraftaki koseye oturrnus, onundekl bira bardaqr ile arada bir dudaklanrn rslattyordu,

Biz, bu adamm otuz bes yaslarmda kadar olduqunu, kendi hakkindaki ilk haberlerden olmak i.izere, hemen soyleylverdik ama onun haline dikkatle bakanlar kendislnin kirk besiaskm olduqunu ya da omrilnfm her gununu tiirlli turlu kotO kullarnslarda yipratarak, daha gen91iginde lhtlyarlarrus bulunduqunu anlayabilirler.

Cokluk sanadamlann gehresinde insanm hosuna gidecek, belki de insam ona acmdrracak.: kendisini sevdirecek hazin bir tavrr bulunur, fakat bu san 0 sanlardan degildi.

Dojirusu $U oturduqu verde pek si.ikliim pi.ikli.im, pek heyecanli oturuyordu. Ama zaman zaman gozlerini blr yana cevlrlp de dlkkatllce bakacak olursa san gozlerinden sankl alevlerctkryor: bakrslarrnm Hlstljil yer, demir bile olsa eritecek saruhyordu.

Vakit aksamm saat yedisi idi. Bu zamanlarda Galata rneyhanelerine dusenlertn hlc birtsl varttk ayik sayilmazlardr. Herkes ahbabmt, arkadasrru bulmus 0- lur, yalruz basina oturan bir kimse hemen hemen hie go.ri.ilmezdi. Hal boyle ikenanlattlglmlz san benizli herit hem yalruz basma idi, hem de hala ilk getirdigi blra bardagl ile dudaklanru islatmaktan i1eri gitmiyorduo Onun bu hali dikkati cekmelt idi; fakat herkesin

163

BU I;lEHR·i iSTANBUL KL

rnestltk deryasina daldlgl boyle bir zamanda kimsenin kimseye dikkat edecek hali mi bulunur?

Meger Galata'da bizim san herife benzeyen bir adam daha varrnrs. Bu krranta bir Hurn'du, Kalrbmdan, kryafetlnden - daha ilk bakrsta - onun artrk hirsrzhkta, yankesicilikte ustalar ustast olduqunu anlamak cok kolaydr,

Krranta Rum bizim san herifin yaruna geldigi zaman, eski bir dostuna raslarrus olmanrn sevinci lle gUlOmsQdi, yilrsrk bir eda takrndr:

- Vaay, dedi. Aksamlar hayrolsun Sohbet Ag'a!

- 000, aksarnlar hayrolsun Papazoqlu. Vine bu-

ralarda ne dolasryorsun bakalrm? .

- Ne yapahm a gozOm. Bizim sandahrruz yok, mavnarruz yok. Biz de coluk cocuk sahlblylz, Ekmek paras: ister. Fakat sen boyle yalrnz oturmaktan ...

- Bilirsin ki ben her vakit yalnrz otururum. Eyy, bu aksam kimi gozOne kestirdin bakahm?

- Sen lclyorsun, ban a da blr bira rsmarlarsan anlatmm.

- Cikarken paralart yine sen vereceksin, rsrnarlamak da benden olsun!..

Papazoqlu denilen bu Rum, bir hasir iskemle cekerek Cerkes Sohbet'in yaruna sokuldu. Evet madem ki san herifin adrru ogrendik; oyle yanrn yarnalak ogrenmeyelim de bu adm yalruz Sohbet deqil, Cerkes Sohbet olduqunu da ogreneiim.

Kiranta Rum iskemleye oturduktan sonra, kapaq: kink blr sigara kutusunu yeleqlnln ceblnden cikardr. Bir yandan kaglda doldurduqu tutunle slqarasrru yapmaya baslarken ate yandan da Sohbet'e soyle dedi:

- Uzun etme Sohbet; bilirsin bende para oldugu zaman hi<;: eslrqernern. Gecen gOnkO vUrgunumda bl-

164

BU I;lEHR·i iSTANBUL xt ...

zlrn lhtiyar Vasll'e bir kat elbise btle eldim. bilirsin

ya?~. . w

_ Arna bak slmdl ayagrnda kundura, bacagmda

pantolon kalrnamrs.

_ Blzlm meslek boyledlr: bugOn on bes lira lal-

tm) Irk bir :;;ey carprp bey gibi giyinir kusarursm, yarIO bir kumarhanede bu hale gelirsin.

_ Vine de su kumardan vaz qecmedln gitti.

_ Ben ellme qecen paralan tutmus olsaydtm, simdi sadece Papazoqlu diye anrldlglm halde, 0 zaman herkes bana «Klrya Andonaki Papazoqlu» derdi. itibarlr blr banker olurdum. Ama bundan sonra akhrm basima alacaqrm Soh bet. Hele buaksam bekledigim herifi bir gOze·1 kesimine getireyim, yann gar sen beni.

- Kim! bekliyorsun bakahm?

_ Blr blra Ismarlamazsan soylemem, isrnarlarsan

seni ise ortak ederlm,

C~rkez Sohbet, meyhaneciye bir btra rsrnarladr: sonra kolunu kaldmp pazilanm Papazoqlu'ya goste-

rerek:

_ Allah bu pazilan bana, yankesieilik edeyim

diye vermedi, dedi.

_ Va mavna kuregi cekerek avuclann patlasm

diye mi verdi?

_ Ne yapayrrn, sanatim bu olacakrms.

_ Oyle kaba sanatlar bir tse yaramaz; inee sanatlara bakmalt inee sanatlara ... Hem oyle krrk yillrk C,erkez Sohbet slmdl bize kendlrtl kaikrp da trz ehli

diye satamaz ya? .

_ Ben sana «rrz ehliyim, akh basmda, karnll bir

adarmrn- demiyorum; hrrstz ve yankesiei degilim di-

yorum.

- Kanh katil de diyebilirsin.

165

BU I;lEHR-i iSTANBUL Kt ...

Cerkez Sohhe! Papazoqlu'rum yOzOne oyle blr bakrsbakn ki, herif sozunun alt taraflnlgetiremedi.

'Biraqeldi. Panazodlu blr solukta bardaql son damlasrna kadar Icerek, krr bryrklarmm ilzerlne Ylgllan kopilklerl de alt dudaglnl burnu hlzasma kadar kaldrnp buradakileri de aldi.

Soh bet sordu:

- Ey soyle bakahrn simdi, kimi bekliyorsun?

- Nasrl soyleyeylm a dostum; bana arkadas ol-

mayacak olduktansonra sdylemlslm ne faydast var? - Olsun, vakit .geC;:irmekie;in seni dinlerim, sen soyle.

-Ace.m Ali Bey diyorlar, blrl turernis. Bit gene; mirasvedi. lste onu?

Soh bet birden kaslanru cattr. Sorma srrasi simdi

Papazoqlu'na gelmi$ti:· "

- Ne 0 suratrn baskalasn?

-'- Hie; ...

'-- Bu Acem Ali Bey'i tanryor rnusun yoksa? - Hem de ne tanrYI$, kendimden ziyade.

- Ahbabrn, arkadasm mrdir? Ben de amma so-

ruyorum ha. Onun gibi bir rnlrasyedl senin gibi bir sandaler ile ...

- Yok, ahbabirn arkadasrrn degil, baska turlu ta-

nryorum.

- Ama cehreri degi$ti?

- Sana aClyorum da ondan ...

-'-' Bana ,acldlgrndan rm?

- Evet.

-Bana neden acryormussun bakayrmv

- Bes on altrnelde etmeyi umarken kendini qe-

berteceksin de ondan ...

- Ben mi geberecegim? Papazoqlu Andonaki haa?

166

BU I;lEHR-j iSTANBUL Ki...

- Sen de 0 Acernoqlu'nu benimgibi tanrrsan boyle s6yleyemezdin. Vallahi kopek boqar qibi bir sikrrnda boqar.

Yankesicinin tavn degi$ti. VOzOnO, alay ederrnis gibi, burusturdu, Bir kac damlasi blra, blrkac damlasi kopuk olan bardaqm dibini de agzma diktikten sonra: - Bu Acem Ali Bey, benim gibi blrkac kopegi boqrnue mu?

- Bes alti kadanru birden ...

- A~a ben 0 k6peklere benzemem, ben eski <;:0-

manrnl.,

- 0 da gene; bir arslan.

- Hani su tutuncu dukkanlanndaki iran lsl bas-

ma resimlerd~ gordOgumOz eli kihch arslanlardan mi? Hani arkasma bir de qiines yuklenmls?

Sohbet Aga once cevap vermedi. Blraz sustu, sonra tekrar konustu:

- Acrnm sana Andon.

- Brrak Allahmi seversen $U zevzekltqt artik.

. Tiiysllz tiiysuz cocuklardan da rm korkacaqiz? Sanatrrruzm namusuna toz konduruyorsun.

- Dlnle, sana bir $'ey anlatayrrn : Gecenlerde blzim kayikla Bogazi<;:i'nde blr yere goe; esyasi goturuyorduk. Bir yalmrn nhtrrm onune yanasmaya basladrk, Bir de baktim ki koca bir pazar kaYlgl, ie;i silme yOkW, geldi earn. ROz'gar fena, sular berbat, iskeleyi pazar kaYlglna birakacak olsak biz hi<; bir yere tutunamayacaqrz, saatlerce calkalarup ugra$acaglz. Sen yanasrrsm, ben yanastrrmamdan baslayarak al. sana ver bana bir kavga! Biz iki kurekcl bir de dOmenci Oe; kisi idik. Pazar kaYlgrnda yedi klslden baska, goe;:lerin sahlpleri midir, sahiplerinin usaklan mrdrr nedir hasill Oe;: de setre pantollu herif ... On tanesi birden uzerimize yOklendiler. Benim bellmde kama vardr: c;eke-

167

BU $EHR-i iSTANBUL xt..

cek olsam on tanesinin de karn ile denizi boyarirn ama artrk tovbe etmedik mi ya? Canrm tekrar prangaya girmek de istemiyor. Tovbeyl bozmamak loin .dlslmi srkryorum. Herifler bizi istedikleri gibi pateklarneya basladrlar ...

Biz boyle har gur, sllle tokat giderken birden oradakl yalrlardan bir gene;: frrlamasm mi? Doqrusu cok tokat yedim arna oylesini tatrmshjnm yoktu. Ensem= bir sey indi ama yrldrrrm mr indl, simsek mi indi, ne oldu anlayamadrm. Allah hakki lcin 0 anda ens em Galata francalasr gibi kabardr. Baktrm baska care yok: «Amari beyim, kabahat blzlrrr degil; iskeleye en ewer biz yanasrmstrk: .. » dlyerek hall vaziyetianlattrm.

Bir kere dondu, suratrma baktr. Karaqozleri sanki ates gibi krpkrrmrzr kesllmlsti: «Vay, yanlrs oldu. Affet babacan: ben sizi kurtarmaya qelmlatlrn» dlyerek blzl brrakrp 0 pantollu heriflere, pazar kayrklarrna bulasn, Onlar da, on tanesi birden delikanlrnm ustune c~lIatndrlar. Blr aralik zavalhyi yere serdiler; ama herif ele avuca srgarcanavar degil ki!.. Davrandr kalktr; iki kayrkcryi birdenyakalayrp blrblrlne oyle bir carpis carpti ki, pekrnez testisi gibi parca pare;:a 01- madrklarrna sastrm. Oteki Iklsi nhtrm uzerlne serildi.

. Pantollularda'n 'birine attrgr samaria adam, bir ayagrnrn topuqu uzerinde macuncu frrridagr gibi dondu dondil, sonra yiktldr. Kayikcrlardan blrlnln gogsGne blr yumruk indirince herifin nefesi trkandr, yuzO slmslyah keslldl. Sana bir sey soyleyeylrn mi Andon? Eger kalanlar hemen kayrklanna atlayrp denize acilmamrs olsalardr, vallah billah hepsini Bulgar kalpagr gibi ka~ prp kaprp taslar uzerlne carpacakvesktrnls posteklye cevlrecektl,

Papazoqlu Andon, hikayeyl buraya kadar dikkatle

168

BU I;>EHR-i iSTANBUL KL.

dlnlernlsti. Cerkez Sohbet, blraz nefes alrp dinlenirken 0:

-:- Yay babasmm canrna yandrgrmrn ... Dedi. 0 crhz cocuk bu herif olsun ha?

. ~ Ta kendlsll., Sonra nasrlsagegen gun burada karsilastrk, Ben kendisini tarudim da adrnrn Acem Ali Bey olduqunu 0 zarnan ogrendim ...

169

RECAizADE MAHMUT EKREM

Qamllea, Tanzimat dtinemi devIet adamlarmm ve zenginlerinin gozde semtiydi. Belki bu ytizdendir, Tanzimat donemi edebiyateilarimn da eserlerinde en gok soztinii ettikIeri semt burasi olmustur. Reeaizade Mahmut Ekrem «Arabasi Sevdasn adli romanmm kahramamm okuyueulanna tarntrrken, Qamllca'dan yola glkmak· tadir,

CAMLICA BAHCESi

n SKODAR'OAN Baglarba~1 yolu lle <;amhca'ya gidilirken Tophanelloqlu'dakl dart yol agzmdan, yaklasik olarak soyle bir yuz adrrn ileriye bakilacak olunursa, 0 genil? sosenln sonuna yakm ortalarmda, etraft bir bucukarsrn kadar yirkseklikte, bir agaghk garulur.

Bu agaghga vanldlgl zaman sese yol, sag ve sol olmak uzere, iki dala aynhr. Duvar ile cevrili olan agaghgm bOyucek bir kaprst vardir ki, tam bu lkl yolun birbirinden aynldlgl yerdedir.

Sag ve soldaki yollardan hangisinegidilecek 01- sa karl?' tarafrrun agaghkla srrurlanrrus olduqu gaze carpar, Agaghgm yanmdaki duvar alcacik olduqundan,

170

BU i,?EHR·i iSTANBUL xt ...

Ozertnden hayvanlann ve ozelllkle lnsanlann lcerl atlamamasi.Jcln. boylu boyunca dikenli teller uzatilmrsnr.

Oyle pek dik olmayan bir yokus uzerindeki bu yollardan normal yuruyul?le dart besdaklka kadar gidilince hep duvarla cevrlll olan agaghk bir meydancrga ulasihr. Agagligm burada da onde a~agldakine benzer ve 0 yuksekllkte bir kaprsi vardir. Yuksekten kuebakrsi bir bakisla bakrnak miimkun olsa konik bir biclrnde gorune'cek olan agaghk burada biter ise de iki yol yine blrlesernez, Meydanciqm blr otuz adim kadar otesinde, epeyce qenls ve yuksek bir set uzerinde - eski ve gasteril?li konaklara benzetHmek istenerek yapilrrns - enli sacakh, bir kattan ibaret bir yapi ve bunun cevreslnde bazt ku«;uk aga«;lar bulunrnaktadrr. Onun ust yanmda. baska bir set i1e baslayan yer lise blrtaktrn servi ve rnese aga«;lanm ve vaktlyle kinlrnaytp kalmis ve bu yerin "San Kayaadryla tarnnmasma sebep olmus buyuk buyuk sararrrus kayalan ihtiva eden, lnlsli yokuslu, artik terkedllmls bir mezarhktir ki ge«;tigimiz meydanciktan buraya deqln olan mesafe ylne bir be~ daklkalik kadar tahmin olunur.

Bu rnezarlrk da qeclldlkten sonradir ki iki yol hem blrlesir, hem de duzleslr. Buradan yine bir bes dakika kadar ileri ytrrunurse artik Carnhca daqrrun eteqlnde KISlkl1 koyune vanlrms olur.

Buraya cikmcaya kadar yorulrnadiksa yine a~agl doqru inelim de belli bash noktalanrn ve smirlanru be!irtmeye gal'l?tlglmlz yeri inceleyelim. Tabiidir ki bu arastrrmaya su demin sozilntl ettlqlmlz aga<;:hktanbaslayacaqrz.

Buras: (Camhca Bahcesl) ad lyle, lstanbu I'd a en

171

BU 1?EHR-i iSTANBUL KI _

evvel duzenlenmls ve acrlrms olan bahcedlr, Epey zarnandan beri halkm ragbetinden uzak kalrrus, ilgi gormemi~ bulunduqu lcln bircokqiinler kapilan kapah durur.

Yazm ve ozelllkle baharlardabu bahceyl actmo da al?agldaki kapidan lcerl gireeek olursarnz, bes on adim i1erleyerek soyle cevrenlze bir baktiqmrzda pek buyuk ve baymdir veqercekten goni.il acrci blr bahce iclnde bulunduqunuzu.derhal anlarsrruz.

Bu bahcenln, yalrnz rneydana 'getirlldigi gOnlerde, g6ze hos qortlnmesl dilsllnillmernlstlr. ilerde, .yanl zarnanlar gelipgegtikge agaglann, ormarrlann bilyiiyerek kazanaeaklan hale gore, giizelliklerini dalma daha artrrarak koruyabilmele,rigibi cok gOzel bir dusuneeyle yaptlrms olan lc dtrzenlenrneslne ve 0 bOyukIU kugOklO tarhlarm ,guzel orantrh dururnlanna bakarak: bu i:;;i yapmayi Ozerine alan, tabiatsever ve lsinlnustast .oldudu belli olan sanatct her kirnse ona i~inizden aferinler okuduktan sonra, her taraft hirer 'hirer ve bejiene bejiene gozden qeclrrneye baslarstruz.

Drsardan lcerlyl merak dolu qozlerle gozleyeeeklerin bu bakislanna engel olmak lcln, kenarlara giizel bir duzende dlkllrnis olup geregi gibi de geli:;;mi:;; ve da'i budak salrrus salkrrn, aylandoz, atkestanest gibi golgeli agaglar ile, orta yerlerde bolilk boluk dlklll cmar, kavak, manolya, salkirnsoqut ve bunlara benzer daha blrcok agaem ve bazt yerlerde gQz nurunun degil, gune:;; ismlanmn bile lcerlstne kolayhkla giremiyeeegi blclrnde srklasrrus orrnancrklarm etrafrnda dolasrr, bun Ian fazlasrylaqoz alrel,gonOI ceklci bulursunuz.

Blraz ilerleyinee blr dOzlUgOn ortasmda ustu kapair, etrafr acrk. kameriyemsi bir :;;ey ve bazi kenar

172

BU 1?EHR-i iSTANBUL KI_ ..

yollar uzerlnde kulube benzeri fakat muntazam ve ozenli ufak tefek yaprlar qoalertnlza carpar. Bunlardan kamerlyeye benzeyen seyin, bazi ozel gi.inlerde 9algl galmak uzere gagnlacak saz taknnlarma mahsus bir yer ve 0 kulubelerln de bahce lclnde yiyeeek ve lcecek satrnak lcin yaprlrrus (bi.ife) ler olduqunu anlar, bun Ian da beqenlrslnlz.

Azicrk daha ileri gidihee buyuk bir (lakl, onun ortasmda qercekten Igi.izel bir adacik, bu adayi baqlarnak uzere mahsus muntazam olmayan blcimde yapilmrs cltten tabii ve gilzel. kopruler ve adarun uzerlnde Vine islenmemls agag dal ve kiltuklerinden yaprlma zarif birko~k g6riir, bunlardan da asm derecede hoslarursrruz. En sonra yukanki kapidan cikarak, daha once sozunu ettlqlmlz rneydam qecer, setin ilzerine cikarak ewelee ,g6rdugunuz yapiyt daha yakrndan seyredersiniz. Bu' yapmm da bahceye bagh bk (gazino) olduqunu ogrendiginiz zaman, bahcenln her bakrrndan milkemmel bulunduqunu tasdik edersiniz.

D

SU BiRKAG sozle vasrllan kabaca tarifedilmis 0- Ian Qamhea Bahcesl, bun dan onceleri, slrndlkl qlb! ISsrzhklar lcinde unutulmus ve terkedllmls bir ko:;;e degil, hay huy zevk ve safa dolu bir eglenee yeriydi.

Duzeltlllp duzenlenrnesl, meydana getirilmesi icln bir hayli zarnan ugra:;;llml:;; olan bu bahcenln, 1870 YIII llkbahannda halka ,agllaeagl haberi istanbul ve delaylannda yasayan kimseler arasinda yayrldlgl vaklt gezip egl,enmekten hoslanan 'gengler ve ozellikle bu ceslt egleneeleri erkeklerden blrkackat daha fazla aramaya yaratihstan duskiin bulunan hantmlar rectlrs gununun gelmeslni bekleyerek elblseye, suse dair hazir-

173

BU f;lEHR-i iSTANBUL KI ...

hklara buyilk bir hararetle qirlsmlsler ve bizim illkemizde daha pek benzerleri bulunmayan bu. (moda) eglenti yerinden her zaman ve belki mehtaph geeelerde bile yararlanmak frrsattrn kolaylIkla elde edebilmek lcln blrcok aileler <;amlIea, Bulgurlu, Kisrkh, Tophanellojilu, Baqlarbasi taraflarmda ko:;;kler,· evler kiralayarak bahar qelir gelmez hemen tasmmayaplrlsmlslerdi.

. Nihayet 0 yilm mayrs ayt baslarmda bahce acildi. Istirahat ve gezip dinlenmeye mahsus olan euma ve pazar gunleri Oskudar, Kadrkoy, Beylerbeyi gibi Carnlrca'ya yakm sayilan yerlerden baska: .istanbul'un uzak semtlerinden, Bogazie;i'nden ve daha baska yerlerden arabalarla,hayvanlarla ve bazan yayan ~Iarakgelen kadtn, erkek blnlerce seyireinin bahceye saldmrcasina yonellsl gere;ektengoruleeek seyler-

dendi. .

<;evresi bir ceyrek saatteaneak dolarulabllen bahce, butOno geni:;;ligine ragmen, '0 cok buyuk kalabahq: alarnadrqmdan haklm blr krsrru lcerl girerken oteki krsrnmm drsan cikmas: zorunluqu dogardl. Boylellkle gerek yukanki gerek asaqrdaki kaprdan ardt arasi kesilmeksizin girip crkan seyireilerin asm kalabalrqmdan otOru 0 koca bahce - benzetmek biraz kaba ise de - buyuk bir an kovarurn andmrdr. Ne varki bu kovan oyle bi r kovandi kl, arrlann bal alacaklan clcekler drsanda degil lceride bulunmaktaydr, lcerlde kadmlardan - alafranga bir deyim ile - iatif clnse mensup olanlar, bahann clceklerlne rekabet edereesine, en parlak ve en guzel renkler lcinde ve ue;u besl bir yerdeclcekler gibi, iki taraflanr;a sahnarak qezlnlrter ve bunlardan bal alrnak hevesiyle

174

BU f;lEHR-i iSTANBUL KI ...

adeta kendllerlndenqecmls bulunan an tablath qenc beyler de 0 clceklerln arasmda Iklser lkiser dolasrrlardr,

Bahcenln drsansma gelinee 0 da bir baska alemdi: Stislu harnmlan, sik beyleri tasirnakta olan blrkac yuz araba bahcenln etrafrru kusatarak kirmldanan blr zlnclr qlb], birbiri ardmea durmadan ilerleyipgerilerdi.

Gercl 0 tarihte agae;lar daha pek gene; ve belki cocuk, ormanlar ise pek seyrek olmakla blrlikte bitki cesitlerl lclnde guzel gorOnu91ere sahip ve, bahceyi slislemeye yarar aga<;:larla clcekler ve clmenlerin en guzelleri ve secklnlerl kendisinde bulunduqu lcln baharm ve tabiatm bir blr derlenmls, meydana getirilmls demeti olarak goze carpryordu. Fazla olarak i<;erisinde (lak) ve kosk gibi gozlere baska bir tatlihk ve mernnunluk vereeek seyleri: ozelllkle dinlenmek arzu edenler ie;in yer yer konrnus sandalyalan, kanepelerl bulunan bu bahce, halkin baska gezinti ve eglentl yerlerlne olan biitun ragbetini tamamiyle kendine cekip alrrnsn. Bundan dolayi cuma ve pazarlardan baska qilnlerde de ve bazan mehtaph geeelerde bile Ibahce) ziyaretcllerden yoksun kalmryordu. lste bunun lclndlr ki: «Carnlica Bahcesl bundan oncelerl, simdlkl qlbl rssrzhklar fctnde unutulrnus ve terkedllmls blr kose degil, hay huy zevk ve safa dolu blr eglenee yeriydl.» demlstik. Gercekten de 0 slrndl bal?Ian agarmlsaga<;:lar vaktiyle gene; ldi (1). GonUl dolusu arzulan onunde kararstzlik lclnde yuzeriqencler

(1) 8ah<;enin a<;dl§ yilmda (1870'de) aga<;larm <;ok gen<; 01- dugunu belirten Recaizade Mahmut Ekrem, onlan c;ok kisa bir sure icinde ya§landlnyor. CUnkU kitabm yazdi!? tarihi

de 1889'dur.

175

BU !;lEHR-i iSTANBUL KL

gibi bunlar da en hafif blr ruzgarla hemen u.rperme~e baslarlar, sevlnc ve umutla :ilgili konusmalara dalarlardi.

o

0 .. YILl~ Hazlran ortalanna doqru sicaklar gund~n qune ljlld_detini artrrdi. Srcaklar arttikca bahcerun kalabahkhjn ve canll,hgl eksilmeye baslarmstr. 0 Slrada bir persembs gecesi ansizm cikan biro frrtmadan _ sonr? sabaha kadar devam eden yagmur havayi te~lzlemlljl, _tozlan basnrrrus. srcaklrqr da azaltrmstr. D.? !;I lara, bag lara yepyeni bk tazelik qeldlqlndan, blr gun sonraki cuma gunu saat seklz sulannda (alafranga saatle 16) bahce benzeri ,gorUlrnedik bir kalabalikla dolrnustu,

Bu kalabahqm <;:ogunlugu - kadmlar baskaerkekler yine baska olarak -u<;:er beljlerbah<;:~ni~icinde aljlagt yukan sezinirler: otekller de tarhlarin arasmdaki kanepelera, .sandalyalara oturarak ve Qalglcllan~ : 0 zarnanlar IstanbuJ'da pek (moda) olan «8:elle Hel~ne" operasrndan caldrklan havalan dinleyerek _ gezmenleri seyredip eglenirlerdi.

. ~u seylrcilerln iclnde, yaklasrk olarak yirmi 'u<;: yrrrm bes yaslarmda, yuvarlak yuzlU, saz benizli ela g~zlU: kara s~<;:l.l ': az .. bryrkh, kisaca boylu,guzel diyinmrs b,'r bey gorulurdu ki; a$agldaki kaprya yakm ve kaprdan h.er girip cikarn gormeye elverlsll blr yer edine~ek bl~ ~asamn iki yanmdaki hirer sandalyadan blrine kendlsl kurulrnus, oteklne de yakasmm rc tarafrndakl «Te'rzi Mj,r» (1) markast yakmdangegen'le'rin gozle-

(1) Gecen yOzyilda lstanbul'un en OnlO terzilerinden biri.

176

BU !;lEHR-i iSTANBUL Ki _

rine carpmakta olan pardesusunu. sanki qellsl guzel, atrrus idi.

Masanm iizerinde bir tepsi icinde qorillen bir (arpa suyu) kadehi, bir saatten beri, geldigi gibi durmaktaydi. Gene bey lse, oturduqu yerde sol ayagl ilzerlne atrrus oldugu sag ayagll'Jl rruzikanm ternposuna uygun bir blclmde durrnadan oynatir ve 0 ayagl pek de kiicukdeqllken, fazlasryle nazik, fazlasiyle zarif gosteren (Hera!) i!?i parlak potinin sivrice burnuna elindeki bag a saph ve sapmmuzeri (M,B.) harflerini gosteri-rgiimu!? markah bastonu ile bir dilzlye vurur ve en azmdan her bel? dakikada bir siyah ipek seride bagh mineli saatlni beyaz y,el'eginin ceblnden cikanp baktiktan ve sabrrsrzhkla yerinden frrlayarak kapi tarafma doqru bes on adrrn gittikten sonra yine sandalyasma donerek oncekl durumunu takrrurdr.

Gene beyin bu haliyle dikkat edenler kendisinin onemll blr bekleme rahatsizhq: lclnde bulunduqunu anlayaolllrlerdl .. _

177

AHMET RASiM

Ahmet Rasim, y~iPdonemin istanbul'unu, hi" bir kUlfete girismeden, konusma havasi iginde anlatabilen essfz kalem ustalarmdan biridir. ~agldaki yazr onun, eski tstanbul'un ozelliklerin· den birka¢ yontinti. son derece rahatllk ve eanhhkla ozetleyen bir sohbetinden almmistir.

KABADAVILAR, FiVAKACILAR

V AKTiYLE, mahallesinde bolca bulunduqu Icln, Ikabadayiltklm ne volduqunu yakmdan gorOp temrrus olan bir dostum anlatmisn: '

Bir aksarn tlstuydu, 'Aksaray'dange<;iyordum. 0 zaman esnaf, iki srrah kOfeleri ile durur, cadde bir pazar biclmlnl alrrdr, Gidip dururken yarumdan hrzla birinin ge<;tigini, blraz otede bir kGfeci ile kendi halinde pazarlrk etmekte olan bir adarnt ensesinden yakalayrp pataklarnaqa basladrqrru qordurn. Benlmle blrlikte blrkac klsl daha aralamak lstedik, Dovenadarn bir yandan tekme, yumruk indiriyor, bir yandan da:

- Arnarun birakm, ancak yakalayabildim. Frrsat bu ftrsattrr, biraz htrsrrm.alayrrn.

Diye yalvanyordu. Bu srrada dayak yiyen adam

178

BU ~EHR·i iSTANBUL Ki ...

kalkmdr. Yedlql yumruk ve tekmelerden basi :;>il?' yarah bereli olduqu hal de hem ,gidiyor, hem de donup donup sovuyordu. Dayak atan adam, hirsmdan kandil kandil tiikruk olmus bryrklarmt rnendiii ile silerek sinirli bir halde blze dondil, dedi ki:

_;_ lste bu herifler boyledir. Kalabahkta soverler, uzerlne vardm rm kacarlar. Kac defadrr boyle yapti:

Bir turlLi elIme ge<;<i'remiyordum; bugGn yekalarmstrm, onda da siz iyice rslatrnakhjnrna engel oldunuz. Siz bunlan bilmezsiniz; maaz~lIah linsam katil ederler, Bu herife (Copur Aziz) derler. Bakarsimz alum sahim bir ~ey gorGrsGnGz, ama Ostiine vardimz rru kacar. Biraz tereddGt ettiniz rnl-sover sayar. Gecen sene idi, Karakulak'm $il?man Lutfl'ye catrrus: oyle bir hale getlrrnls ki, Beygirciler lclnde LOtti bunu yakalarrus, yere yatirrnrs. bI<;aglm cekmis, qirtlaqma dayarnis .. Bereket versin ki oradaki beygircilereline ayaqma sanlmrslar da kurtarrmslar, Ne utarurlar, ne arlarurlar. Sonra da adlanru kabadayrya cikanrlar. Kabadayi ml?. Bunlar ha!., Tuh oyle kabadayrrun ervahma ... Bunlann neresi kabadayrt.. Piyakacihk nelerine yet-

mez?

Arkadasim. 0 dayak atarun bu nutkunu anlatttk - tan soma, soyle eklernistl:

_ Dogrusunu ister misin? AdamcaglZln soyle-

dikleri pek yerindeydi.

Evet, bundan kirk, kirk bes YII oncelerl hemen her semtin boyle fikayact kabadayi takirru vardr. Bu takrmlar Aksaray, Yusufpasa, Cerrahpasa, $ehremini, Sultanahmet, Sehzadebast, Cel?memeydarn, Firuzaqa, Boqazkesen, Tophane gibi yerlerde allkiran baskesen olurlar, keserler, blcerler: zabitadan yOz bulduklan lcin serbest qezerler: kumarhane,

179

BU ~EHR·i: i:STANBUL KI ...

genelev, meyhane gibi yerlerden yer lcerler, pay mano ahrlar, dost tutarlar, ev, di.ikkan bozarlar: kadmlara,delikanlrlara saldirqanlrkta bulunurlardr. Eskilerin:

- Serlerlne nennH.. I

Dedikleri bunlar ldi, Bunlann en birlncl fryakaIan caddelerde, halkrn toplu olarak bulundugu kahvehanelerde agrz dolusu kilftlrler savurmak, arkadan atrp tutmalarla bobtrrlenmek, genelev taslamak, kapr krrmak, meyhanelerde hmlti zrrrltr erkanp rrnlsterl kacrrtmak suretiyle sahlblnl haraca kesmek, kaba kaba entrlkalarla sunu bunu ele gec;'ilrmek, iiC;ii best blr araya gelerek birlnln dls biledigi adamr dovmek: mahalle delikanlrlarrndanatak, eli ayagr tutar olanlarroremiraltrnda buulndurmak, tasrdrklan kama, hancer, tabancagibi allahlan takrndrklarr durumlarryla belli etmek, gostermek, qerektlql zaman da saklar gibi yapmak; hiriki ·kadehten sonra sulanmak, kendi deyimlerince (cmqar)' crkarrnak, (zaptiyelik) olmak, blrkao giin hapis yatmak, on, on bes giin ya da blr ay lcln siirgCme gitmek, eli bagh basr sarrh gezmek, meyhane donuslerlnde nara atmak,genelevde dostunu 0 aksamkt zamparasrnrn elinden almak, sunun bunun onunde caka satmak,daima dovdiigiin'den, vurdugundan soz etmek.

izniniz olursa l?uracrktakiic;iik blr konu dis: crkrsr yapayrrn: Vine 0 arkadas anlatrrusti:

Aksaray'da (Kakud] 'Hasan) a'dr~da ucan blr fryakacr varrnrs, her zaman: «Gelln, size falan yerde yedigim dayagr anlatayrm,» der, hikayeye baslar, fa kat sonunu dayak attrgr ile baglarmrl? Vinekendileri gibi kabadayi gec;inen ikl kisly! birbirine dilsilrmek, onlarr birbirleriyle kavgalr brcakh etmek; bartsttrmak lcln (racon) kesmek; yani hakern olrnak hun'Unil?'iym·il?

180

BU ~EHR-i: iSTANBuL KI ...

Hahmetll (Arap Abdullah) raconcularrn en basta geleni sayilablllrdl. Benirn gorebildigime gore biraz 0- muzu yuksek gezenler,dostundan aynlrrus ya da dost tutacak olanlarla arkadas dostu i1e gorul?turmek ve daha tOrlU turlU meselelerden dolayr cok zaman ona basvurarak dustlnceslnl alirlardi. Her nedense, hal ve' sanlanru pek fazla krskandtklart namuslu klsllerln aleyhfnde bulunmak ve sablkalarrylaovi.inmekde bunlarrn marHetleriydi.

Meshurdur: [Cerkes Hursltl adrnda blrl cinayet mahkem'esinde sorguya ceklllrken mahkeme baskanr katlbe «Sabikast var mi?» diye sormus, Katip de okumaya baslarms Hursit, onuncu sabrkast okunurken kalkarak temennayr basrms, demls ki: «Bels efendi, bunlar eski seyler: yenisine bakalrm, var mr yok mu?» Artrk siz yi.izsi.iz!i.igi.in derecesini anlayrn. Konusmada kendilerine rriahsus bazt degil?tirmel,er yapmak; dudu dilinden, Galata Rumoa'srndan (mandeosll. (apekt), (sorolo). (cmqar), Irnarlz), (rnanqlzl, (dikiz), (aynasrz) ve benzerl qarlp sozler kullanmak, soz soylerken agzm yayrlrmrna gore omuz, ense oynatrnak: rnlrnlklerle blrtakrm tuhaf durumlar takmrnek, dost gecesi yapmak, sunun bunun di.ismanlarrna tehdit aracrllgl etmek, kendilerinden daha dlsll kabadayrlara yardakcihk etmek, onlara yakrn ve mensup bulunduklarrnr taslamak yollarryla sanki itibarlr blr kisl olrnuslar gibi caIrm, kurum satmak ... Velhasrl bu yolda btrcestt geclnrnekten ibaretti.

Dehset verici sanlarr bir zarnanlar lstanbul'u tutmus olan (On Ikller) ne idi? Bir fryakaci alayil.. Soylenlldlqlne gore Horhor'lu (Tevfikl. Kantarcr (Salim), Burunsuz (Omer), Avratpazar'h kOl?!<1U (Ahrnetl, Aksaray'lr (Bahal. Arpacr (Nuri), 'Telqrafct (Tahslnledla-

181

BU ~EHR-i iSTANBUL xt..

nndaki kabadayilar: «Biz de On lkller'denlz,» diyen bir suril cakacrlar (Arap Abdullah) m yonetlmt altrnda meydana gelmi:;; bir kabadayrlar birUginden baska bir sey miydi? Kurnaz Arap, oturduqu yerde, bunlara racan keser; bunlar da taban teper, ev taelar, kapi krrar, blrlesip bir tek adamr doverler: Abdullah da dolabrnr cevlrirdl. Bunlardan (Burunsuz Orner) Abdullah'in bas darusmam, (Aksaray'lr Baha) da yardtrnci ve hlzmetolsl gibiydiler.

<Sir zamanlar bu argut istanbul'un hemen her semtinde vardi. Hatta unlii (Fehim Pasa) cetestyle (Sakalll Mehmet Pasa) cetest de yine buna benzer temeller ilzerlnde kurulmustu, Bu iki cetede semtlerince -kece-kulah edllmls», yani argutten kovulmus yalm krcm kabadayrlarla, rahmetli (Oduncu ismail) gibi brYlgrnm palahqmdan, sesinin gurliigunden dolaYI yurekll sanrlanlar da vardr.

Bunlar bu lakap, bu bir kabadayrya baglrlrk sayesinde genelevlerde (belah) yani zoraki zampara, pek seyrek olarak Ikazalr) yani kadirun erkeqe tutkun durumunda yasarlar, hlcblr zarnan (paralr) smrfma kanlarnazlardr,

_ ~alQmya, mangiz nanay!.. Bunlarm gidi:;;leriyle bir duzeyde olmayan qldls sahibi hovardalarla, narnuslucapkm denilen takrrnda pehlivan; at, koc, horoz, kus, kumar, keriz rnerakhsi (adadiye) mirasyedilerde lparah) geqilnmek blr namus meselesl idi. Bunlann, gerektigi vakit, kendilerine catan fryakacrlan:

- Gazunu ac da bana lyl bak hernsertml. Daha benim kursajurna orospu Iokmasi inmemi:;;tir. lste bu kadar soylerrm sana; haydi cek arabanr!..

Diyerek hakaretle kovmus olduklannr cok defa

Isttmislmdlr: fakat kim anlar? >

182

BU $EHR·i iSTANBUL KL

Bununla birlikte en cok yildrranlar _(klyak) lardr, Cunku (kryak) m sakast yoktur; Qektigi gibi vurur. Neresinden? Neresl bl9aglmn ucuna gelirse, neresi tabancasrnm ni:;;angahml begenirs'e!.. Hem amana zarnana brrakmaz. istinye'f<j (Salih) az mt g6z korkutmustu?

Bunlar yani Ikryak) lar bir anda beliren ofkelerinin etkisindeydiler. (Klyak) larda onceden hazrrlanma bir kast elsa da (hacamatQiIar) kadar hesaplr kltaph degildi'r. Il+acamatcilarl sozqelis! bk usturayi ucundan bir parmak kalmcaya kadar, bir sicim yada baska bir seyle boqarlar: cok zaman kos ebas 1 , donemec, sapa, ISSIZ yerlerde durup vuracaklan kimseyi orada beklerler, frrsat ielverlr vermez ellerindekini birkac kere daldmp kacarlardr. Gecen yilzyilm son yetistirdigi Tersanell unlO hacarnatct Brza bunlardan blriydi, ..

Bizim g6rOp anledrqumz, sorup arastirarak edindigimiz kanrya gore blr (babaylqltl Ie blr (kabadayr) arasmda her bakimdan daglar kadar fark vardir. Babayigit adam, kabadayrlar gibi cart curta egilim gostermez, uslu uysal gezer, oturur; herkese sayqrlt davrarur, ama urkrnez korkmaz, dogruyu sayler, kumar yerlerinde paya girmez,genelev dalaverelerlnden hazzetmez, meyhaneleri haraca kesrnez, aglrba1?lIdlr. ellah.tasrmaz: tasisa blle ikide blrde cekrnez, son kertede Qekince' vu~ur. ls gOQ,aile sahibi herkesln gOvenini kazanmtstir. Siz bile, bu kisinln sahlp olduqu nitelikleri pek -quzel bi'ldiginiz ligin lcklll olmadrkca ona catmazstruz. Zaten catsaruz da ne olacak ki!.. Blraz > aglz bozanlrkta bulunup da sabnm ttiketecek dereceye geldiniz mi ytyeceqlnlz dortbast mamur bir dayaktrr. Yaruhp da sllah cekecek olsanrz, 0 sllahtn hemen elinizden alrndlgl demdir. Blr donemecte gizli durup ya da gam avlayrp bir break sokar, bir tabanca

183

BU l;)EHR-i iSTANBUL xt...

etarsirnz ama, an un barsaklan dr$'anyafrrlamr$, kursun tehlikeli biryara acmrs olsa bile vine blr sOre siz on de 0 arkada, son gOcO tOkeninceye dek kovalar. Biraz dirice kalmrs ise yinesizi bastmr, silahrnrzr alrr. Artrk dover ml, vurur mu, "Allah belarn versln» mi der; «Kalk, defol git» mi der orasrrn onun ustun keyfi bilir. Hasbihal ediyoruz va, sizegarip blr olayr anlatayrrn:

Abdulhamlt zamanrnda enhatrrr sayrlrr taktrn' (Fehim Pasa) ceteslydl.

Bir gece cetenln lttbarlr ileri,gelenlerinden blrlnln canr dayak lstemls. - Evet, ben bilirim; bu yolda gezen!erin '. birc;ogunda, zenci kadrnlardaki baba tutmasr gibi, bir tutarak vardrr; sirn kasrmnca dayak'cagrznn }'1emezse rahat edemez. - Gitmi$,adrlazrm degil, birine catmrs. Adamcagrz -basbenallah, okuyarak oturd~~u gazinodan kalkrrns, bir ba$kasrna girmi~ oturrnus. Oburu oraya da qelrnls catrrus. Bu sefer de «Iahavle» ilekarr$rk, kalkrrns bir u<;:i.incu gazinoya girerken yakasma bir elin sarrlmakta olduqunu garmils. Donmu$ bakrms ki vine ol.. Artik sabn tukenrnls: kendi yakasrnr kurtarrrus, musallatrn yakasrnr tutrnus, van sokaklardan birine suruklernts. Sir lylce rslatmrs, herlft yerlere sermls, Oyleca birakrp donilp giderken dayak yiyen ne dese begenirsiniz?

- Amari ... efendi, C;Olugunun cocuqunun basi, yigitliginin hakkr lcin beni dovdugunii kimseye soyleme!..

Oldu mu va? Bu ne tursu, bu ne perhlz? Benim,erbabrndan yaptrgrminoelemeler sonunda $ugerc;ek meydana crkiyor ki: Babayigitligin pek a$agrsrnda olan kabadayrlrk (palavracr), (flyakacr), [kryak), (hacamatcrj, (raconcu)gibi blrtakrm boltimlere

184

BU l;);EHR·i iSTANBUL KI...

aynlrmsttr. Aynca bunlarm aralanna .srktsan ve ev, dukkan bozanlarla genellikle (sulu) denilen kimselerin yerleriise daha asaqrlrknr. inanrnrz ki boylelerlnln hemen hepsl, a~agl yukan, dayaktarrqoz acamazlar. Va, dediqim gibi, bir eli aglrmdan verier ya da blrblrlerinl doverler. ate yandan polisin de (Oeh!.. c;i.i~!..) iinden kurtulamazlar. Hatta blrtakrrm dalma pelts kursunu He olmeye hiikiimlil olarak gezip dururlar.

Bununla blrlikte palavracilar en komikleridir. Eski ortaoyunlannda «Blr atilrsta blr arslan, bir vurusta dokuz can» narasryla somun pehlivanhqma crkan, her koltugu iki degil dart bes karpuz srgacak kadar acrk, gogOs i1eri,adlml,ar cambazbeygirigibi talimli, basta mevslmlneqore fesin ustunde kefiye, kusak kukuleta, Laz ba~hgl bag!!, sirtmda vine mevsimine Igore eski sako bozrnasr, clfte kapakh ceketten yelek (Hele deve tuyu sayaktan kumas olursa, yada duz siyah sefoneleyakta duz, deve derisi potin yahut clzme, eski aktrislerden [Peruz] un kantolarrndan birinin konusu olan:

- Var mr ban a van bakan?

Gosterlsiyle qecer, oturur, konusur, gorO$l'lrler Bunlarrn en' birinci zekasi Ifrrsat kollamak), {goz:e kestlrrnek) tedir. Az cesur, fazla korkak, pollse valtaker, dil?1'i klmselere kars: alcakten konusan: onlara [heybaba}, (agabey) dlyen, baska serntln palavracilan lle dost, dellkanhlanyla hos beset: meyhanede, gazinoda rneclisin daima baskoseslnde, dalrna sandrk acmak, sandrk tutmak, meyhane, qenelev kapatmak, dost tutrnak, sunun bunun elinden duskun kadmlan kapmak; baskin veri nee kama, tabanca fora:

- Acilm, yoksa kryanml.,

Diye kollan sallaya sallaya, baskina qelmls olan

185

BU l;!EHR·i iSTANBUL Ki ...

kara~allgm ortasrndan yol 8C;IP gec;mek; yirmi yrl once bir hacarnatcmm kabaetinde e;:izdigi yOzeyden bir yarayr, 0 zamandan beri her firsat dOstOkce anlatma-

ya ba!?l,ayarak: ' ,

- 'Bent Kalender'li Refetgece Okcularbasl'nda vurdugu vakit, baktrrn ki barsaklarrm do'kOlecek' sol elimle yarayi srki srkt tuttum, sag elimle de ble;:'agl ... Arkasrndan ha hire, ha hire ha ... LiJleli, Aksaray Sehremini, ta Topkapi, kale, kale kaprsi budur dlyerek kovaladun. Herif ayaqma sikr, ben de halden dustum Kan pae;:alarrmdan akryordu, Yanrmda tabancam ~Isay~ d: arkasmdan rruhlardim ama, bir I!? ie;:in kundake:

Sabri'ye vermlsttrn ... gibilerden, her anlatista birbirini tutma~ palavralar .s8lvurmak, blr meyhane y~ da gazinodan soz acrlsa, gozl,er yukan kalkrk:

- .Benim orada Sardelya $OkrO lle bir kavgam vardrr kl ... demek ve herhangi birgenelevden soz edllecek olsa:

- Tam on bes vrloncs benim orada (Benli Eftelya) diye bir dostum vardi ... yollu, amlarrru can landlrryormu!?e;:asrna 'gorOnmek; olmu!? bir kabadaymm amlrsi sirasmda. oteki olmu~leri de taruk getirerek:

- Bir kere Fener gazinosunda bir aqlz dalaverernlz vardir ... Rahmetli Slsrnan Uitfr, Sandalcr Rasim, Tmz _Has.an da beraberdi ... dlye omrunce hlc gormemil? oldugu .kJmselerle tanidrk crkrnek. Sozgelil?i eskryadan. Ethem lie tam on bes gOn Gebze doJaylarmda gezmek oltaclllgl .?i1medigi halde (alamana reisl,igi) ni kuc;um~ sernek, yuz on okkalrk pehlivan A!? e;: I Mehmet'i Yenibahce'ds iki dakika yenmek; bir surgOn avrndaKelebek Zihni ile blrllkte, bel kalrnlrgrnda bir mesenin ardrndan bkde~bire crkan yavrulu bir aYIYI oldiir~ek; yalnrz bir seferrndeic;lerinden birkac;rnlaltrna almakla beraber

,

186

BU l;!EHR-i iSTANBUL Ki ...

sozgeli~i (GinciMeydanlilar) a gOZ!el blr dayak atrms olrnak, Yunan muharebeslnde onuc yasmdayken gonulluyazilmak ... ve benzeri bir Ylgrn atip tutmalarla vaktt qeclrirler.

Bununla birlikte palavraci kurnaz ve tehdltcldlr, Ozelllkle Kendi cevreslnde, elinden geldigince, baski yaparak yasarnak Jsteqindedlr. Yani hukumet lcinde kOc;uk bir htlkilmet olmak ister. Fahlseler konusunda elini herkesin elinin ilstunde bulundurmak azmindedir. Kumarhanelerden mana ahr, genelevlerde [beles) geeelik kaltr, Para vermez. Yer, leer, yatar. GurOltO cikaranlara karst koyrnak, evi mumkiin olduqunca korumak gibi bayagf, asaqilrk iyiliklerde 0) bulunur.

Bunlann Aodulharnlt zamanrnda, hatta mesrutlyetln ilk yillannda pek cok cesltlerl vardr, Saraya, buyOklere kaprlanmak konusu bu meselede bOyOk rol oynardr, [Fehim Pasal cetesl ile (Sakalll Mehmet) in, (Ali Samil) in, OskOdar rnutasarnf (Hamdi) nin adamIan; . stlahsorlardan, tiifekcllerden bir Ylgrna, bu YIgrnlara baglI yamaklara, sehlr eskryalarma (pay) adryla haftalik veren kurnarhane sahipleri, vergi veren geneleveiler; hasrh erkekli dlsll! bir alay, AbdOlhamit zamanr hukilmetinln iera memurlarr gibi idiler. DovOImesi, vurulmasi, oldurulmesl lstenllen klmselere bu adarnlardan uygun gorOlenler rnusallat edilirdi.

Eski palavractlardan bir (Oduneu lsmall) vardr.

Zavalhyi bir geee ISSIZ bir sokakta srkrstrrrruslar, bir quzelce islatrruslar. Oyle bir halde ki kafa yank, goz curilk, dudaklar patlak, hal harap ...

Sonralert, onu dovenlerden birlne sorrnustum: - Niye dovdunuz?

- Vallahi sebeblnl bilmiyorum, dediydi. Pasa

«dovOn» dedi, biz de d6vdOk.

1,87

BU l;IE:HR-i iSTANBUL xt..

G6r.uluyor ya, eskl zarnanlarda yenleart agaslnrn y? . d~ Istanbul kadisrrun yamnda giden falakacrlar glbl klms~l~r. A~a nasrl onlara: -Yrkm, elli sopa vurun!- emnrn verir vermez berikiler adarm ytkip vuruyorlar idiyse, bunlar da pasalan «vurun» der demez vuruyor, «d6vun» dedigi zarnan da kryasrya d6vuyorlardr.

.. AbdUlhamit zamarunm, lalerinl oldukca kansrk yuruten, Baba Tahir adh bir qazetect vardr. Birgun diismanlan onu da adarnakilh pataklarmslar, burnunu krrrruslardr. Ona da sormustum:

- Kimlerdi?

. - Sorma, 61durmediklerine silkilr ... derrrlstl kl, bu hallyle kendisini d6venlerin -orrlac-den olduqunu belirtmek Isternlstl. ..

188

AHMET REFiK

Ahmet Refik AItmay,1,'air ruhIu bir TUrk tarihcisidir. Gegmi1,'giinlereduydugu ozIemIe tm yapmisti. III. Ahmet zamammn belli bir donemine «Lale Devri» adim veren de odur. A1,'agldaki yazi onun, La-Ie Devri'nin istanbul'unu ve Kaglthane'sini tasvir eden uzun bir incelemesinden ozetlenmtsttr.

KAGITHANE, LALE DEVRI VE SONU

K AGITHANE, istanbuJ'un alrndlgl gunlerden' baslayarak, Turkler'ce gezipeglenme yeri olarak kabul olunrnustu, Burada Bizanshlar'dankalma blr kaglt fabrtkasi vardr, Kanuni Sultan SUleyman zamanmda ise blrcok agillar kurulrnustu. Bol cayrrlan susleyen bi.lyuk cinarlar altmda ki.imelerle koyun surtllerlnln dolasttqi g6rulurdu. Fakat yeri sehirden uzak oldugu lcln buradan ilk zamanlar 0 kadar yararlamlamazdr. Kaglthane'den yararlanrlmaya ilk kez on yedinci yuzyrlda baslanrrustr. IV. Murat .zarnarunda buras: arnk en unlugezinti yerlerinden sayihyordu. istanbuJ'un zevk ve safa dUl?kunu klsileri. llkbahann mehtaplt gecelerini, hemen blrcok gunlerini san, pembe ve mor clceklerle suslu, guzel kokulu cayirlar uzerlnde

189

BU $EHR-i iSTANBUL xt..

burada jjeclrlrlerdl. Kaglthane dereslnin kenanndaki cmarlar, derenln berrak sulanrn yesll g61gelerle senlendirdikleri zarnan cayrrlara yuzlerce cadir kurulur, halk Ylgln Ylgln Kaglthane'ye d5kulUrdu_ Kaglthane eglencelerine bakrnak, bunlarr qozetmek uzere -Dergah-I AII"den dart oda Yenlcert corbacrsi gorevlendirilir, ara sira Yenlcerl Agasl da gelir, ortaliq: kontrol ederdi. Kaglthane alern! cok bLiyuk bir eglence te:;;kil ederdi. Geceleri her cadrrdan yayrlan Genk,rubab, santur, tanbur, ut ve kanun sesleri, zurna Glghklari ortallgl cmlatirdt. Sabahlara kadar fisekler ve toplar atrhr, yer y6rede binlerce kandlller, carkrfelekfer yakrlip ftrlatihrdr. Halkin turlu lhttyactru karsilamak lcln her tarafta dukkanlar aciltr, buralarda yiyecek ve lcecekler sanhrdr. Geceleri saz ve melodilerle vaklt qeclrenler gunduzler; de hokkabaz, atesbaz, sihirbaz; ayr, maymun, kopek oyunlan, pehllvan gure:;;leri seyrederek eglenirlerdi. Zarnarun en unlU oyuncuIan Sarnurkas Kolu, Nazlt Kolu, Akide Kolu gibi oyuncu kollanrun Kaglthane'de marifetlerini gosterdikleri olurdu. Evliya Celebl'nln ya~adlgl gGnlerde Kaglthane eglenceleri pek ilnlllydu. Hatta Evliya Celebi can dostlanndan . birinden, bu Kaglthane alemlerinin neler olduqunu sorduqunda ondan su cevabi alrrustr:

- Ey gam koseslnde Gzgun yasayan zavalh!., Ak- 11m flkrlnl yltlrrnls avare!.. Nlcln gam collerlnde Mecnungibi mahzun olup bu zevk ve sevgi dolu Kaglthane dolaylarmdan habersizsin? Bu yuce Osmanh devleti kuruldu kurulah hlc bir Igezinti yeri bu Kaglthane kadar senllkli olmarrustir. Bu bayram yerini g6rrneyen bir klsi dunyada baska hi<;: bir ~ey gormemi~ demektir.

istanbul halkrrun Kagrl'hane'ye bu sevqls! yrllarca

190

BU $EHR-i iSTANBUL xt...

siirdu. Damat lbranim Pasa'nin sadrazamhgl zamarunda ise hurasi arnk «hi<;: bir ulkede benzeri bulunm~yan, gozahcl, gonGla<;:lcl. her smrftan ins~nm .. qelip dlnlendlql. Cennet'ten bir kO:;;8» idi. Istan~u~ un on~~u ve qilzel yerlerinde «Ni~atabad», {(As,afa~a~», «Hu~revabad». «$erefabad», «$evkabad», {(Emnab:~» ... g~bi saraytmsr kos.kler yapJlJrken bu arad~ ... Ka.~lthanede de boyle 'bir kos.k yapJlmasl uygun goruldu. ~a~.at lbrahlrn Pasa, bu ko~kun otekilerin hepsinden ustun olmasrm istiyordu. Zaten Eyub dolavian 0 zamanlar cok ragbet gormekteydi. Bahartye kiyrlan thtlscmh sultan saraylan ile suslUydu.

lbrahlm Pasa, 'Kaglthane'deki koskim cabucak tamarnlanmasmt ~rzu ettiginden, zamamm~ en bHgili ve usta mlmarlanru bu Isle gorevlendirdi. Ilk aglzda derenin aktlgl yer temizlettirildi. Ko~kuntemeli biryilk torenlerle atildr. Ko~kGn yaprrru lcin gerekli malzemeyi bulmak da zor olrnadr: 0 sirada <;e~,gelk.6y·de~i .. k~leli bahce, Kanuni Sultan SOleyman gunlermdekl unu~ nO ve 6nemini yitirmi~ bulunmaktaydl. Bah<;:edekl kule YlkIJlP harap olmustu, ibrahim Pasa, bu yapmm

. guzel yontulrnus mermerlerini ~aglthane'ye getirtti.

Derenin aktlgl yolu degis,tirtti. Iki yana mermer nhtirnlar yapildt. Kiyrya otuz sOtun dikildi ve kosk bunlarm ustune oturtuldu. Online cok buyuk bir havuz yapildt. Derenin havuza dokuleceql yerde ~a.sk?tlar. merrner teknelerle <;:aglayanlar meydana getlrlldl. Karaaga<;: bahceslne gelen su da bu dereninkine eklendt. BGyGk havuzun ortasmda ejderha aglzli bir frskrye vardi: getirilen su bu ejderhanm agzmdan fl~klrtddl.

Kaglthane ko~kli ve havuzlan boylece tamam!.andiktan soma, yana yoreye cesltli yalrlar, baska koskler, hamarm da bulunan bir harem dairesi de yapildr.

191

BU l?EHR-i iSTANBUL KL.

Biltiln bu i~ler' oylestne htzla yiirutOlmiistO ki ikl aYda. t.amamlanml~tl. Damat lbrahlm Pasa, bu ;ozel esennin t.amamlanmasIOzerine:

«Miibarek ola Sultan Ahmed'e devletle S§'d§b§d» beytini soyl·e)llerek tarfh dusurdu. BoyleHkl.e koske

«Sii'diibad" adrru verrnts oluyordu. '

Gerek Sa'dabad'daki koskler, gerek dere ustundeki koprtiler, yakmlardaki tekkeler hep boyle salrane adlarla adlandmlrmsn. «Kasrinlsat», «Kasnclnan, «?~$minur», «Havrabad», -Nevpevda- qlbl adlar, ses~ slzllk ve huzur dolu sularOzerinde, yesil cmarlar altmda, S!'\'dabad'In avnntrlanm meydana ·qet-iren kosk-

Iere, koprmef'le, tekkelel"le verllen adlalrdl... .

ibrahim Pasa, Sa'dabad'l tamamlattlktan sonra a<;III$ torenlnl de pek parlak bir sekllds yaptrrdr, 0 gOn koskiin her iki yarunda silslu ve Ihtlsarnh bOyuk cadirlar kuruldu. III. Ahrnet parlak bir alayla Sa'dabad'l aereflendlrdl, Torende devlet ilerigelenlerinin hernen hepsi hazirdr. Bunlara buyilk ziyafetler verildl. At kosulan duzenlendt. Kazananlara odOI olarak degerli kumaslar, altmlar verildi. Ayr ve tazt gOre~leri seyredild!. Cirit oyunlon yaprldr. Zivafetler, oyunlar eksama kadar silrdu, Devlet Ilerlqelenlertns <;okklymetJ.i kOrklergiydirildi. Salrler 0 gOn lctn gOzel kasi'deler yazdrlar,

S§'d§b§d ve dolaylan krsa siirede senlenmisti.

Derenin iiki yam gOzel beyaz koskleria doldu. Bu ko'skler hep saray mensuplanrundi. S§'d§bad sanki on d6rdOneO Louis'nin Versallles'mm blr benzeri olrnustu. Cayrrlarm 9!<;:eklerini 6perek akan derenln uzertnde «SOrur koprusu», yuksek cmarlartn dallarr altinda «Clsrinuranl» cok gOzel bir gorOntO rneydana .getiriyordu. Fransrz elclstnln padtsaha sunduqu kirk kadar porta-

192

BU l?EHR·i iSTANBUL xt ...

kat agacl, koyu yesll, parlak yapraklan He buyuk sakstlar Tclnde S§'dabad'mdegerli suslerl olarakqoze

carpryordu. .

S§'d§bad'm yaprhsi onernll bir olaydi. Elcller

krallarma yazdiklan gibi, Parls'te yaymlanan Mercure gazetesi bile, [stanbul'dan yazilan ve burayt anlatan bir yazryr sayfalanna ahyordu, Fakat butun bu tasvirler lclndeen quzeller! bizim salrlerlmlzlnkl idi. Nedim:

Gumi.i!li renginde bir diba bi~inmi~ Cedvel-i Sim'in Ve lakin hare gibi mevci var !jieffaf u nuran]

gibi rmsralarla g(jmu~ arklan tasvlr etmekle kalrruyor, uzun kasidelerle Sa'dabad'i gelecek kusaklann zlhlnlerlnde de yasatacak tasvirler meydana getiriyordu. 0 tarlhten baslayarak bu kOl?k ve. cevresl sevk, ferahhk, oyun ve nese veri olrnustu. llkbaharda 9i- ceklt cayrrlar: -Ozerinde,renkligolgeIi dere kryilannda, zurna seslerl ortasmda zarlf endamhkadmlann kolkola gezindikleri; bu bans ve huzurcaqtrn . asklanyla, oyunlanyla, melodiJ.eriyle daha da guzelle~tirdikleri gorliluyordu. Sa'dabad gonOI. ehll klsllerln, dostlarin, satrlerln toplanma yeri ldl. Bahar <;iQekl,eri ve renkleriyle istanbul'un guz-el ufuklanru susledlql zaman butun ruhlarmda bu krytlara karst derln bir geklclllk doguyordu.

Artik lstanbul'un her tarafmda yeni yeni yapitar yukseliyordu. Avrupa'dan, Asya'dan blrcok mlmarJar getlriliyor, yeni usluplarda koskler yaptmhyordu. Bu suretle meydana getirilen binalarda kah Versallle, kah Isfahan usluplan uyqulamyordu. Bu cahsrnalar krsa zamanda oylesine artmrsti ki Kaglthane sirtlan arasmdan sukunetle akan suyun cevresinde. Baha-

.rlye'nln pembe erquvanlarlaqoz alan kryrlannda suslu

193

BU f]EHR-i iSTANBUL xt..

ve:Slnkflenkguzel kO$kler dogmu:;;tu. Irmagln i'ki yoresmdeki topraklar, bu maksatla, padlsah tarafmdan devlet i1erigelenlerine hediye edilrnisti.

.. Bu arada Bogazie;:i'nin gOzel kryrlan da yer yer k~:;;kler .ve cok sanatli olarak duzenlenrnts bahcelarla suslendl, Sehrln ie;: temizligine onern verildi. Balikpazan dolaylarmda oturan Yahudilerin evleri, bu l{evr~le~i kirlettikleri gereke;:esiyle, uyqun ftyatla kendrlermden satm ahndt ya da kiralandr, Kendileri :;;ehri.n daha kenar semtlerine verlesttrtldr.

Istanbul, boylellkle, parlak birg6k altmda, gUl renkli ufuklar ustunde yukselen kubbe ve minareleri Marmara'nm tazelik ve duruluk dolu-sulan uzerind~ re~k renk yankrlar birakan cinill kosklerl, denizin kuc~g~.nd~ y'eniden onarrlan Krz Kulesi'nln ganOI ceklct goru.ntusuyle bir guzellikler topluludu haHni'aldl. Bassehrln zaten tablatm zevklt ve sanatl'lelliyl'e sOsl.enm; bulunan goruntusO $imdi butun salrler! daha da co~~ turuyordu:

Bu sehr-t Stanbul kl bl mlsl U bahadlr.

Bir sengine pek·pare Acem mUlkii fedAdlr ..•

eesldlnden meydanagetirilen manzumeler zevk-

Ie dillerde dolasip duruyordu.

ibrahim Pasa lstanbul'u silsleylp gOzellestirmek icln yalruz kcskler, yazhklar .yaptrrmakla kalmadl· ateden bert baharm mehtapllgecelerinde, yildrzh g'akler altmda yaprlan e;:lragan :;;enliklerinde de yeniden canhkhk verdi. Hie; birdonemde lalenin bu 'kadarrevae;: b~ldu~u/gorUlmedi. istanbul'da oldugu kadar hemen hlc bl~ yerde lalenin. bdyleslne bir ozen ve sevgiyle ~r.a~dlgl,. b!'lhe;:eler~e ve gulluklerde rag bet bulduqu Isltilrnedt. Istanbul un hemen butun seckln bahcele-

194

BU $EHR-i iSTANBUL xt..

rini laleler susluyor, blrcok evlerin pencerlerlnde saksilar ,ie;:inde lalelerin renkli endarnlan sanatsever gozl'eri aydmlatryordu, Hatta lale yetlstlrmek lcin ozel bahceler duzenlendl, kitaplar yaztldi. istanbul'daki lale cesltlerl her gun biraz daha e;:ogahyordu. Bunun lcln yansmalar bile acrlrmsn. Bogazie;:i ve Kaglthane kiyrlanru susleyen Kasr-t Hiimayun bahceleri, Yeni Saray'm en seckin yeri renk renk lalelerle obeklendirildi. Padisah saraymm lale bahcesl butun istanbul'un en siirlt bir renk demeti sayrlabilirdi.

Lale istanbul'a IV. Me'hmet zamanmda, Avusturya elclsl tarafmdan qetlrllmlstl. lbrahim Pasa, yaradrhstan guzelliklere, zevke ve sanata bagh bir kisl 01- dugu lcln lalenln -yayqmlasrnasma buyuk caba gasterdi. Felernenk'ten yeni lale tiirlerl getirtti. Bunlardan « Lulu-i Ezrak» _ adim verdigi blr tUru yetlstirfp qellstirenlere 6dl.il'ler daglttl. «LUlu~i Ezrak» en cok CI'tagan, Sa'dabad ve Nesatabad'da ye1:i$tirJllrdL Havastcak 01- dugu zaman - renkleri ue;:masm dive - ilzerlerlne bir orto qerilirdi. Pasa kendtsl de "As,arfi»adlnda birlaile tu ru yetl stl rmlst i.

istanbul'daki bu lale dU$kUnlUgu kisa surede herkese ve her yana yayildr. Bir soqaru dart yuz altina, bes yilz altma, bin altma satilan laleler goruldu. Nihayet bu fiyatlar cok fazla bulunup kimi lalelere narh kondu. Lale ticareti arttk lstanbul'da cevahlrcllik 'gibi bir sanat haline Igelmi:;;N.

Lale ah$ verlsi vedegi$tirmeleri oyl,es_ine artrmsti kl, krsa siire iclnde, 839 cesit lale yetistirlldi,

Padlsah III. Ahmed'in de laleye olan du:;;kunlUgu, ozelllkle 91ragan safalan bue;:igegin degerini artirdtkca artmyordu. Basta sadrazam olmak uzere butun vezlrler konaklanrun bahcelerlnl lalelerle susluyorlardr.

195

BU l?EHR-i iSTANBUL Ki...

Her Wruna cok ~iirli adlar verilen buclceklerln yetistirilmesine son derece ozen gosterildi.

Bahar olup da laleler acrlrrken III. Ahmed'in yair safalan, blnlslerl butiln debdebesiyle baslardr, Zaten lbrahlm Pasa da padisahi rahat brrakrnazdr, Pasa baharm gOne~li ve gOzel kokuluqunlerinden hit; birini yitirmek istemezdi.

Hasih istanbul, krsa blr sllre fclnde. yesll korufan, dOzenli bahcelerl, renk renk laleleriyle gen;:ekten blr gul bahcesl hallnl almisn. Buti.in bu 'gul bahcelerlntn cok duygulu, cok a~lk bir de seyda bulbulu vardr: 0 da salr Nedim Ahmet Efendi'ydi. ilkbahar bu ince duygulu salrin ruhlan pek derinden oksayan sllrierini'n kaynagl olurdu.Sa'dabad'lln yesll kIYII,an. buyuk cmarlarla sal,klmsogutler attmdan zurnrut renqlnde akan sulan Ozerinde, ney ve tan bur sesleri arasinda dalma Nedim'ingazelleri okunurdu. Oteden blr ses, sozgeli~i Beklr Cavul;>'un huseynt faslmdan bir sarkrsrru bltkin ve kendlnden gec;mil;> bir halde okurken; berlden bGyuk bi<r top 9rnann taze yapraklari altmda Nedlm'ln sevk ve nese dolu bir ,gazeli duyulurdu.

Nedim 0 gunlE:~rin bahar salrlydl. Sllrlerlnde gizli olan sevlnc duygusu herkesin duygularrnr dlle getirmi$ olurdu. 0 zaman egitim ve ogl'etim gormul;> -tek bir klslye raslanmazdi ki zihnini bu salrtn gazelleriyI~ suslemernls olsun.

Sa'dflbad'm her kosesl mevsiminde istanbul halkryla dolardr, Halktan bir krsrm yaya, blr krsrm arabalarlagelirlerdi. Arabalarda boyah ve yaldizh kafesier vardr. lclerl clcek sepeti reslrnlerf ve siirlerden secllmls beytlerle sGslUydG. Ozerlerinde lpek astarh krrrmzt cuhalar bulunordu vekenarlan cok sanathIslernelerle doluydu. Her araba dort klslllkti. Bunlann

196

BU I;lEHR-i iSTANBUL xt..

lclne rahat oturulrnasi lcln, yastiklar konulmustu. ilkbaha;da III. Ahmet, zemsnmm eogunu Sa'dabad'ta qeclrlr, sadrazam lbrahtrn Pasa'ya. ya da elcilere bOyuk solenter verirdi.

Bu solenler resrnl bir nitelige bGrunmii~tU. Devlet ilerilgelenleri her seferindec;:agnlmadan qelirler. gerekenlere c;:agnlar yollarnrdi. $olenler her bakimdan tantanah olurdu. III. Ahmet Sfl'dflbad safasma klrnl zarnan bilyiik saltanat kaYlklan ilege.Jirdi. Mesirenin tabii giizellikleri ortasmda srrtlardakt san ve zarlf kattrttrnaklart arasmda, yuksek cmarlar altmda uzun ve beyaz kavuklan, renk renk cubbelerl ve bini~leri, genil? salvarlan. katlbi denilen sanklarr: sa.mur, kakrm ve zerdeva kiirkleriyle padlsatun hlzrnetlndekl halkm, Yenlcerl askerlerlnln, cebeci ve kumbaracilann, baltacilann ve bostancrlarm. kapi yoldaslannm dolastiklan goriiliir; ote yandan harurnlann feslerine ilistirdlkleri ince tul yasmaklar.vsrkma feraceler bu bah~r senllqlne baska blr tathhk, bir cekicillk katardr. III. Ahmed'in Kag,thane'ye '9,elil?lnde her tarafta kurutancedrrtann savrsi artardt.

Solenlerin bitiminde nlsan atrslan, at yanslart, pehlivan giirel?leri. ayt ve kopek kavgalan yaptmlrrdr. Kimi zaman top talimleri yaptmld,gl da olurdu. Nlsancrhkta ustallkgosterenlere padisah tarafmdan altmlar verlllr: damatlara samur kurkler. elmash hancer-

fer armagahedilirdi. '

Lale devri'nin blrkac rarnazarn tlkbahara . raslamrstr. 1726 dan baslayerak ilkbahar rarnazanlan her YII, ,Kaglthane'deki Hiisrevabad ya da Fera~abad kosklertntn pembe ef'lguvanlan, daha yeni yent .rornurcuklanan yiizYllllk agayla'rI altmda, laleler.giille,r, sebboylar, nergisler vemenek~eler arasmda debdebeli, tan-

197

BU :;lEHR-! iSTANBUL xt ...

tanalriftarlarla gegti. Bu llkbahar ramazanlan, 1730 yrlma kadar, lale devrindeki bOyuk devlet adamlannm so~ glraganIanmgordu ve 0 tarihten baslayarak cr~ag~n safalannm zevki de, bu devirde yat;;ayanlarrn omur crralanrun sonmest gibi sonup gitti.

Nedim, ramazanlarrniikbahara gelmeSinden rnernnun olrnazdr.-ama bundan memnun olmayan sadece 0 degi!di. Basta padisah olmak irzere bU1Gn devlet ilerigelenleri de bundan hoslanmazlardr. '0 YII - 1726 Yllr - ramazan, lale devrinin bu zevk ve safa dusk'unferini glragan eglencelerinin tam ortasmda, adet~ ansizrn basnrrnrsn. Birgeceydi. Vine 91ragan eglence.leri yaprl maya , laleler karsrsmda kadehl'erdonmeye, tef, tanrbur, keman seslert Ferahabad kos<kunun korularr~1 inletmeye baslarmsn, Kimsenin bi~ seyden hab.e~1 y~k:u. Yatsr zamamna dogru devlet ilerig.elenlenrun lcklyls adarnakrlh donrnus gozleri birdenbire hayretler lctnde kahverd]: BOtun minarelerin kandllferi bastan basa yanrmsn. istanbul ramazamn nesesine bojiulmustu, Meclise bir anda but gibi bir sogukluk goktU. Baharm buen tath gununde devletlileri a.nslzrnbastlran ramazan kimseyi memnun etmemis-

tl. . ,

Gergekten de istanbul halkrndan gogunun ramazandan haberi yoktu. Astronominin bu kadar ilerlemis 01- masmaragmen, muslurnanlann rarnazam ve bayrarru daha blr turlU, kesinlikle bir ternele dayandmlamamls-

tr. Bu acmacakbir haldi. '

Lale devrinin son yillarrnda Ilkbahara raslayan bayramlar ise salrlere-qerrls ilham kaynagl olmustu. o zarnanlar bayram kutiamalerma daha ramaza:mn'Yirmi bet;;indebat;;lamrdr. Once seyhlslam, usulilrtce, sadrazamrn ziyaretinegiderdLO evine dondukten son-

198

BU :;lEHR-i iSTANBUL xt..

ra ikinci vezir gelir; once sadrazarm, sonra sevhlslarrn zlyaret ederdl. Biittln vezlrler, yedinci kubbealti vezirine kadar, boyladavrarurlardr. Sir kubbealtt veziri sadrazamrn sarayrndan ctkrnadrkca otekl evinden yola cikamazdt. Vezirlerin ziyaretini rutbe sirasryla, oteki buyuk memurlar izlerdi.

Sadrazamla seyhislarn ve otekl vezirler padlsahi bayrarmn birinci gOnu kutlamayagiderlerdi. ..

... Ibrahim Pasa, sanatsever ruhu lle, UHe devrini yaratmrs ve bu devrin yankrlart Avrupa'da bile duyulmustu. Pasaince ve soylu davraruslarr, nazlk konusrnaslyle I;tanbul'daki butiin elclleri bilgi ve kUlturGne hayran rblrakmaktayd,. Blrcok elcller, krallarma yazdrklan rnektuplarda sadrazarrun soyluluqundan, nazik tutumundan soz etmekteydiler. Ibrahim Pasa elctlere ve sanatcilara gosterdigi bu lltlfath davrarnslarla hem devleti drsta ve icte iyi yonetmeye, hem de mevkiini korumaya muva:ffak oluyordu.

III. Ahmet gecelerini sadece zevk ve eglencelerle,gunduzlerini Tersane bahceslnde, Karaagag koskunde, Sa'dabad'ta, Ok Meydanr'nda ok talimleriyle qeclrlrken, vezirl ibrahim Pasa devlet lsleriyle rnesgul oluyor, ayrn zamanda zevk ve safayi da dilzen altrna almaya cahsryordu.

Artik dokuz yrldan fazla bir siiredir kiistanbul'da barut kokusu, kan lekesi duyulmuyor, ,gorulmuyordu. Dusunceletde blr temizlik ve lncellk: edeblvat ve sanatta blr qellsme, genel ahlak ve yasaytstaiylye dogru bir degi$megorulmekteydi. Herkes silseve sanata y6neliyor; Boqaz'tn yada Halic'in sulan Iistilnde renk renk atlas dosell kayiklarla Sa'dabad'a, Kandll-

199

BU I;lEIm-i iSTANBUL xt ...

Ii bahceslne, Qubuklu'ya, Bilyukdere kryrlarma gitmek i(}in sankibirbiriyle yansryordu.

Bu devlrde ozelllkle sultanlanndugunleri pek parlak olarak diizenlenlr, darnatlar qercekten buyuk masraflar ederlerdl, SozgeN$i Ali Pasa'run Ommu GUIsum Sultan'la dugunleri yaplldlgl zaman, damat Ali P,&sa g'eHn sultana gerdek 9'ecesi 'i'!fin pek degerli bir mucevher kusakla rnlicevher bir saat sunrnus: basta padlsah olrnakuzere, saray halkmdanyuzeya'km kimseye ayn ayn arrnaqanlar vermlstt,

Lale devrinde harurnlarm meslre ktyafetlerl de, 1§leJerin ineellgi ve ,guzelligi orarundaydi. Ama bu haluzunsure devam etmedi. Qunku harurnlann sikrna feracelerl, yakalannm u7.unlugu, feslerln sardtklan yal;lmaklarm ineeligi cokfazla g6ze carpryordu. Nlhayet zarifliklerini daha da arnrmak yoluyla guzelliklerini daha daaydmhga cikarmak isteyen harumlarm bu durumu kotuye' kullanrnalarma kars. bazi tedbirler alrnakqerejil duyuldu_

o

iSTANElUll;lairleri silrlertnde bu devrt .. Halk keyf ve rahathk lclnde, musluman olmayan azmllklann da gUveni yerinde, sanatcrlar dalma yuce'tilmekteler evren bastan basa isrk ve nur doh ..» diye nltelerken nlhayet 1730 yilinda (Patrona Halil Ayaklanmasi) ol~ mus: padtsah da, vezlrlerl de, prrlanta mlsall kOl;lkler ve bahceler de - kanh blr sel Iclride -ortahktan silinmlslerdl.,

200

HOSEYiN RAHMi GURPINAR

Hi.iseyin Rahmi CHirpmar, on dokuzuncu yiizYlI sonIany la yirminci yiizyII baslarmm Istanbul'unu, romanlarmda Qok giiQlU bir tablo balinde Qizmi~ YRZl;l.rIarlmlzdandrr. «Ni· metsinas» adli romamndan aktanian a~a~ldaki parea, bunungiizel ornekIerinden biridir.

CETiN BiR VOLCULUK

MEVSiM' $UBAT,hava hafif lodos. Be!?'i ceyrek ge<;e postasrrn yapmaya hazrrlanan (Ferah) vapuru, Kadikoy iskelesinden aynlmakta aeelesi varrrus gibi hafif hafif sallaruyor. Vapurun bacasmm tGttugunu, hele dUdugununottugunu, sallandrqrm uzaktan Islten, goren yoleularda «Ha gitti, ha gidiyor ... » gibi bir telas. Kosan kosana ... Bilet kulGbesinin onunde harurn, madam, kokona, pollee ... bey, efendl, mosyo, esnaf, koylu gibi her cinsten meydana gelme bir kalabahk. ..

Parrnaklanrun ueunda kurus, ceyrek, meeidiye gef1iden iki - u<; omuz Ozerinden al;llrllarak deJige uzatilmll;l eller ...

Soziln cesltleri. TO rkce , Rumea, Errnenlce, Fran-

201

BU I;;EHR-i iSTANBUL KL.

sizca ve baskalan ... Her dilin Incest. kabasr, terblyellsl, terbiyestzl, duzgunu, doqrusu, kmlmrsr, bozus;

stvellsl .. _ .

Her kafadan bir ses :

-BiletC;:i cabuk et, kacmyorum,

- Ah. burada srkildrm kale ... Ne lcerds gmyo-

rum, ne drsarda Qlklyorum. Ugore blre ... Biz oturma-

dan 0 kacacak .. ; .'

- Blletcl huu ezildim, ayaglma da bastrlar. Su b!.let parcalarrm alincaya kadar anarndan emdigi~ sut burnumdan geldi. Ceyregin Ostunu cabuk ver ayol ... Bir ben, bir Mestinaz, bir de Ferhat Aga ...

Biletci - Harum ben Mestinaz, Ferhat Aga filan bilmem; lste ahruz ceyreqln tlstunu, bu kadar eder.

Harnm (sayerak) - A ... A ... A ... Nlcin, nlcln, ntcln? Hani bunun otuz parasr? Haydi cabukol blletl-

. '

rm ver.

Yarnbasmdaki sucu dukkamnm carnlanru susieyen reslrnlere, renk renk sekerlere, pastalara, hiskilvllere alrk alik bakirurken elindeki stmld: kopege kaptrran cocuqun feryadi :

- Anneee s'imidiim'i hoshos kaptr, gidiyor.

- Vavrum bak yartsi yere dusrnus oniinde du-

ruyor. Onu oradan ai, slmdl onudakaparlar.

. - Bankanm biletleri burada satiltyor ... Lotarya plyanko.; Lotarya piyanko... Lotarya piyanko... Kaza-

nan 'altl,Yuz bin frank ahyor: haydl cekll iyor... '

- Ikdam, Sabah, Turcurnan-i Hakikat taze havadisler ...

- Harnmlar, efendiler yuruyelim ... Haydi yuruyelim, kuzum yuruyellm ...

iskele memurunun bu acelesi Ozerine duduk de

202

BU I;;EHR-i iSTANBUL xr..

otunce bllet kuliibesinin onunde blrlkrnls halk parmaklikh kapiya doqru hucum eder. Bu insan sagnagl 0 uzun iskelenin uzerlnden blrblrlnl iterek kosusurlar. Onlar ceklllp orasr aralarur aralanmaz, arkadan cimnastik adim yuruyen birkac;: yolcu dokuntusu degelir gec;:er ...

iskele memuru diiduk ottilrtlrken siyah carsafh.: cucemsl, toparlakca, Igec;:kince paytak bir harum lpek peceslni acmrs, carsaftmn.ustune ignelemi.l;l; birelinde cantasr, oteklnde semslyesl., Blletini deaqztna dlslerl arasma siktstrrmrs.; Kosmaya pek elverlsll olmayan bacaklanyla yururnekle yuvarlanmak arasrnda acalp bir yuruyul;lle qeliyor ... Ara srra kollanru kaldirarak memura, anlasrlrnasr pek zor lsaretleredlyor ...

Memur - .Hadl harum ...

Kadm,agzmdaki bileti uzattp verdikten sonra: - Arnan memur efendi, kaptana lsaret et kalk-

masm. Hasna harurn geliyor, kosarnaz da ... Azrcik beklesin ... Bllrnem, benim saat blr turlG bu vapurun saatine uymaz. Va yanm saat bu tahta iskelede su guvercinligin lcinde .beklerim; yahut da lste boyle ucu ucuna yetlseylm diye kosar kosar terlerim sonra da vapurda bir ala nezleye tutulurum.

Memur - Haydi harum, soyleneceqine kos ... Harurn - Duruyor muyum ayol, lste kosuyorum.

Bu uzun boylu iskele bentm edrrmmla kosmakla biter mi?

- Harum yuru, iskeleyi ahyorlar.

- Bundan ziyade nasil yu.ruyeyim ayol?

- Bak yolcular hep seni qectller ... ·

- Onlar gu<;1U kuvvetli adamlar ... (Semslyeslyle

203