Mevlana Celaleddin Rumf

Mesnevf-i ~erff ~erhi

-4-

Terciime ve $erh

AHMED A VNi KONUK

Bu Cildi Yayma Hazirlayanlar

Prof. Dr. Osman Tiirer - prof. Dr. Mustafa Tahrah Dr. Safi Arpagus

Yaym Koordlnatoru Prof. Dr. Mustafa Tahrah

KITABEVI

AHMED AVNl KONUK

Mesnevf-i ~erff ~erhi'nin Dorduncu Cild Fihristi -Mesnevi II. Cildinin Devami-

Musa (a.s.)in Hak reala'dan zalimlerin galebelerinin simru sormasi 9

Agzma yilan gitmis olan bir uyumusu bir emirin incitmesi 28

o sahsm ayirun temellukuna ve vefasma i'timad etmesi. 40

Bir kor dilencinin adarnlara "Bende iki korluk vardir" demesi 57

AYI ve 0 ahmak hika,) esinin tamanudir " 62

Musa (a.s.)m buzagiya tapana "0 hayal-endislik ve senin hazmin nereye gitti?"

·demesi : 67

Aymm magruruna mubalaga He nasihattan soma 0 nasihatci adamm terk etmesi. .. 74

Delinin Calinos'a yaltaklanmasi ve Calinos'un korkmasi 82

Bir kusun bir kus He ucmasi ve otlamasi sebebi ki onun cinsi degil idi 84

Aymm yaltaklanmasma aldanan 0 kimsenin i'timadmm netieesi : 89

Mustafa (a.s.)m hasta sahabenin iyadetine gitmesi ve onun faideslntn beyam 92

Hak Teala'run Musa (a.s.)a "Benim iyadetime gelmedinl" diye vahiy buyurmasi .. 95

Bagcnun sufiyi ve fakihi ve Alevi'yi birbirinden yalmz birakmasi 98

Marfzin kissasina ve Peygamber (a.s.)m iyadetine rucu' 106

seyh Bayezfd (k.s.)nun "Ka'be benim, benim etrafirm tavaf et!" demesi 109

Yeni ev yapan muridin hikayesi 113

~

MESNEVi-1 $ERfF $ERHI / IV. cn.r • MESNEVf-2 •

o sahsm hastahgirun sebebi duada kustahhgi olmus oldugunu Peygamber (a.s.)m

bilmesi 120

Seyyid Ecell'in "Nicin fahiseyl nikah ettin?" demesine karst Delkak'm ozur

soylemesi 142

Kendisini deli yaprms olan 0 buyugu, sailin hile ile soze getirmesi 143

Kor dilenci iizerine kopegin hamle etmesi 147

Yikilrrus harab sarhosu polisin hapse da'vet etmesi 156

Onun hall daha ziyade ma'lum olmak icin sailin 0 biiyiigii ikincidef'a soze

cekmesi 159

Resul (a.s.)m hastaya nasihatinln tetimmesi 172

Ahiret azabuun zorlugunun ve onun siddetinin zikri : 1 74

Musa (a.s.) kavminin halinin ve onlarm plsmanhgm.» zikri 178

Peygamber (a.s.) in 0 hastaya tavsiye buyurrnasi ve ona dua ogretmesi 196

lblis'in, "Kalk, namaz vaktidir!" diye Muaviye'yi uyandtrmasi 211

lblis'in Muaviye'yl esekten dusurmesi ve onlann uzun munazarasi 213

lblis'in ikinci def'a Muaviye'yi esekten dusurmesi 214

Muaviye'nin lblis-i laine tekrar takrir etmesi 226

Tekrar lblis'in Muaviye (r.a.)a soylemesi. 232

Emiru'l-mu'minin Hz. Muaviye'nin lblis (aleyhi'l-la'nejye sertliketmesi 240

Muavlye (r.a.)m lblis-i lainin mekrinden Hak Teala'ya munacat etmesi 241

Tekrar lblis (aleyhi'l-la'nejnin kendi telbisini takriri 243

Tekrar Muaviye'nin lblis'e ilhahi 247

Kaduun afet-i kazadan sikayet etmesi, naibin ona cevabi 250

Muaviye'nin lblis'i ikrara getirmesi. 254

Iblfs'In kendi zamirini Muaviye'ye dogru soylemesi 255

Cemaat namazmm fevti iizerine 0 muhlisin hasret yemesinin fazileti 257

lblis'in Muaviye'ye kendi mekrini ikrar etmesinin tamarru 259

l'tiraftan ve Muaviye onun sozunii kabUlden sonra Muaviye'nin lblis'e cevabi .. 260 Hirsizi erlsip tutacak kadar yaklasrms olan hane sahibine 0 sahsm seslenmesi He

lursizm kacmasi 262

Vezirin hikayesidir ki, padisah onu vezaretten azletti ve muhteslblik verdi 267

MunafIklann kissasi ve onlann Mescid-i Dirar yapmasi 269

Onu Mescid-i Dirar'a goturmelen icin munafiklann Peygamber (a.s.): aldatmasi .. 274 Nicin settarhk etmiyor diye, sahabeden birinin Resul (a.s.)m inkanrn dusunmesi .. 283

o sahsm kissasidir ki, kendisinin zayi' devesini arardi 289

Mezahib-i muhtelife arasmda miitereddid olmasi ve disanya cikmasi ve mahall-i

halas bulmasi 292

~

AHMED AVNI KONUK

Her bir seyin imtiham, onda olan haytr ve ser zahir olmak lcindir 299

Deve arayici olan 0 sahsin hikayesinln faidesinin serhi 306

Onun beyarundadir ki, her bir nefiste Mescid-i Dirar'in fitnesi vardir. 317

Hindli'nin hikayesldir ki kendi arkadasi uzerine bir amel uzerinde munazaa ederdi

ve haberi yoktu ki, 0 da ona mubteladir 320

o digeri korkmak icin Guzlar'm bir adarm oldurmege kasdetmesi 325

Hod-perestlerin ve enbiya ve evliyarun ni'met-i vucudlanna sukretmeyenlenn

halinin beyaru 327

lhtiyar bir adamm tabibe hastahklardan sikayet etmesi ve tabibin ona cevap

vermesi. . 334

Cuhf'nin ve babasmm cenazesi onunde nevha eden cocugun kissasi 341

Yunus (a.s.nn bahktan kurtulmasi sebebi ve ruhun nefisten halasi 344

o cusse sahibi sahistan cocugun korkrnasi ve 0 sahsm, "Ey cocuk, korkma, zfra

ben namerdim!" demesi. 350

Bir ok aticuun kissasi ve onun ormana giden bir suvariden korkrnasi 352

A'rabinin kissasi ve kumu cuvala koymasi ve 0 feylesofun onu melamet etmesi .. 355

Deniz kenannda lbrahim b. Edhem'in kerametleri 362

Havass-i arifin gayb gorucu nur ile munevver olmaga baslarnasi 370

Bir yabancirun seyhe ta'n etmesi ve seyhin muridinin ona cevap vermesi 389

Deniz kenannda Ibrahim Edhem kissasimn bakiyyesl 402

cunah sebebiyle Huda beni muahaze etmiyor diye 0 sahsm da'va etmesi,

suayb (a.s.nn ona cevabi. 409

o yabanci adamm seyhe ta'n vurrnasi kissasmm bakiyyest 417

Ai§e (radiyallahu anhajmn Mustafa (a.s.)a, "Sen her yerde seccadesiz namaz

kihyorsun, nasil olur?" demesi 423

Sicamn devenin yulanm cekmesi ve sicarun nefsinde mu'cibolmasi 426

Gemi icinde hirsizhk He muttehern ettikleri 0 dervisin kerametleri 435

$eyhin huzurunda cok soyluyor diye sufilerin 0 bir sufiyl tesni' etmesi 441

Fakirin 0 seyhe karst ozur dilemesi 445

Beyan-t da'va ki 0 da'varun ayru sana kendi sidkmm sahidldlr 458

Ana karrunda Yahya (a.s.)nm Isa (a.s.)a secde etmesi 465

Bu kissa iizerine iskal getirmek .. 466

lskalin cevabi 467

Hal dili ile soz soylernek ve onu anlamak 470

Batil sozun, batillann kalbine makbul gelmesi. 472

Bir padisahtn 0 agaci aramasi beyamndadir ki, her kim 0 agacm meyvesini yerse

olmez 474

~

MESNEVI-l $ERIF $ERHI / IV. CJLT • MESNEVf-2 •

~eyhin a agacm SIITlnI a talib-t mukallide serh etmesi 477

Her birisi iiziimii baska nam He anlamis alan dart kimsenin a uzum Ictn

munazaasr, 482

Resfrl (a.s.jm berekanyla Ensar arasmda muhalefet ve adavetin kalkmasi 490

Tavugun besledigt kaz yavrulanrun kissasi 503

Yalmz basma yakici kum ustunde bulduklan a zahidin kerametleri hakkinda

hacilann hayran olmasi 510

~

AHMED AVN! KONUK

Musa (a.s.)m Hak Teala'dan zalimlerln galebelerinin sirnru sormasi

1802. V'Vtiisii dedi: "€y i~ yaptn olan 9<dim; ey 9<abhim, senin hir nefes zik- ' rin uzun omiirdiir!/I

Musa (a.s.) Cenab-i Hakk'a hitaben munacannda dedi ki: "Ey fail-i mutlak ve ey bir nefes zikri alem-i ma'nada uzun bir omur olan Allah'iml" Bu beyt-i serifte ~ I ~ .)-\5' .:.Jj WI ~ _?LUI ya'ni, "Zakir olan kimse gafiller arasmda, oluler arasmda diri gibidir" hadis-i serifine isaret buyurulur. Zira Hakk'm zikrinden gafiet, ma'nada olum ve Hakk'm zikri ma'nada omur ve hayatnr.

1803. Suda ve r-amurda egri-biigrii nab~ gordiim; meliiike gibi goniil bir i'tiriiz eiii.

"Su ve camur''dan murad, erkan-i erbaadan olan vucud-i beserdir. "Kejme]" Iugatta "yeni soze baslayan ve dogru konusmayan cocuk" ma'nasinadrr. Ve "kat''m zamrm ve "mfm"in fethi ile "kujme]" "egri soz" ma'nasmadir.

~

MESNEVf-1 ~ERrF ~ERHI / IV. CILT • MESNEVf-2 •

Burada "egri bugn)" ma'nasma gelir ki, murad-i sera muhalif olan ahlak ve ef'aldir. Ya'ni. "vucud-r beserde egri bilgril ahlak ve ef'al nakislanru gordum: binaenaleyh gonul, beni Adem'ln hilkati hakkmda melaike tarafindan vaki' olan i'tiraz gibi bir i'tiraz etti." Ya'ni, melekler sure-i Bakara'run ibttdasmda hikaye buyuruldugu uzere, "Ya Rab, kan doken ve yeryuzunde fesad yapan Adem'i halife mi yapacaksm?!" (Bakara, 2/30) diye Hakk'a sua! sormuslar, ve bu sual dahi ef'al-i Hakk'a I'tiraz mahiyetinde gorillmil§ idi. Nitekim cenab-i seyh-t Ekber Fususu'J-Hikem'de Fass-l Ademi'de fzah buyururlar. Hz. Musa'nm suali, zalimlerin galib olmasi simndan ibaret olup, baska bir mes'ele olmakla beraber, bu da zimnen ef'al-! ilahiyyeye I'tiraz mahiyetinde oldugundan, Mfis~ (a.s.) sualini mahza i'tiraz olmak cihetinden melaikenin sualine tesbih buyurdu.

1804. ¢ayle ki "r:Jfe maksud uardlr bir nak~l yapmak ue ana fesad tohumunu ekmek?/I

sual budur ki, "Ne maksada musteniddir beserin naks-i vucudunun yapilmasi ve sonra ona birtakim fesad tohumlan olan sifat-r nefsaniyyenin ekilmesi?"

1805. "2uliim ue fesad aiesini parlafmak, mescidi ve ehl-i mescidi yakmak?/I "Ve sonra bu stfat-; nefsaniyyeden eral-i zulmiyye ve fesadiyye ateslerinin parlanlmasi ve mescidin ve ehl-i mescidin yakilmasi kezalik ne maksada musteniddir? "

1806. "Ks« suyu ue irin suyu mayasma, "labe/l iyin kaynama uermek?/I

"Kan suyu ve irin suyu mayasr'ndan murad, hilkat-i beserin etvandir. Zfra onun ash, kan hulasasi olan menidir ve meni dahi irin zumresindendir. Bunlar zikredilmekle, vucud-i beserin maye-i hilkatinin redaetine ve murdarhgma isaret buyurulur. "Labe" ilhah ve tabasbus ma'nasmadir. Burada, ihtiyac-i maisetln te'mlni icin ilhah ve isrardir. Ve "cus" rnucadele-i hayat demek olur. Ya'ni, "Kan ve irin mayasi olan vucud-: besere mesai-l diinyeviyye hu-

~

AHMED AVNl KONUK

susunda his ve basaret ve mucadele-i hayat duygusu verilmesi ne maksada mtisteniddir? "

1807. "'J3en yakinen bilirim ki, ayn-t hikmeUir; Jakaf maksfrdum iyiin ve rii' yettir. /I

"Ben ilm-i yakin ile bilirim ki, ya Rab bunlann hepsi ayn-i hikmettir; asIa mahall-i i'tlraz degildir. Fakat benim suallmdeki maksad, senin hikmetlerini a§ikare gormek ve ayne'l-yakin mertebesine vasil olmaknr."

Ma'lfim olsun ki, bu sualden Musa (a.s.)a cehl ve §an-l nubuvvetine nakfsa isnadi lazim gelmez. Zfra enbiya (aleyhimu's-selam) hin-i da'vette sirr-i kaderden muhtecibdirler. Eger oyle olmasa, da'vette kendilerine futur gelir. Ve nubuvvet ism-i Zahir'e taalluk eder. Binaenaleyh Musa (a.s.) bu suali ile sirr-i kadere vukuf taleb etmistir. Bu mes'elenin tafsilan, Fususu'l-Hikemce FaSS-I Dzeyrf'dedir. Ve sirasi geldikce atfde fzah olunacaknr,

1808. "0 yaki:n bana '\Sus!/lder; rii'yet hust bana II 9iaytr, kayna!/I der./I

"0 ilm-i yakin ben bu suali ederken bana "Sus!" der. Halbuki ru'yet ve ayne'l-yakin mertebesine vusfil lursi ve arzusu bana, "Hayir susma, kayna ve suallerine devam et!" der." Nitekim Ibrahim (a.s.) tarafindan da bu hal vaki' oldugu, Kur'an-t Kerfm'de su ayet-i kerfmede beyan buyurulur: ~~ ~I) J~ ~l) Ji :;.6):Jj~ jJ~~; ~~fJu :/,J I;";:;S-- _;) (Bakara, 2/260) ya'nirvak~ki fbr~h{m (a.s.) dedi: Ya Rab sen '61tiyti nasil diriltirsin? Cenab-i Hak buyurdu ki: "lnanrmyor musun?"Hz. Ibrahim: "Evet inamyorum: fakat kalbim mutmain olmak ictn taleb ediyorum" dedi." Ve boyle bir sual Uzeyr (a.s.)den dahi vaki' oldu.

1809. "Jl1eliiikeye kendi sunm goste.rdin ki, boyle bir bal zehire deger!/I

"Nu§"kelimesinin muteaddid ma'nasi vardir. Burada bal demektir. Ve "baldan murad dahi ins an-I kamildir. "Nf§" kelimesinin dahi blrkac ma'nasi vardir. Burada "zehir'' demek olup; rnurad beni Adem'in zulum ve fesadidir. Ya'ni "Ya Rab, rnelaike yeryuzunde kan doken ve zulum ve fesad yapan Adem'in halffe olarak yaranlmasmdaki sirn senden sordular: sen dahi

~

MESNEVf-t $ERfF $ERHt / IV. cn.r • MESNEVf-2 •

Adern'in bilcumle esma-I ilahiyyene mazhar olup, onlankendi nefsinde zevkan blldlgini beyan ederek, Adem senin simnoldugunu onlara gosterdin. Ve melalke bu sura vakIf olduktan sonra anladilar ki, bal mesabesinde olan boyle bir insan-i kamil, zehir mesabesinde olan beni-Adem'in zulum ve fesadma deger ve tekabul eder. Zira insan-i kamil, yeryuzunde kan doken ve zulum ve fesad yapan benf Adem efradi arasmdan cikar. Bu beyt-i serifte, (.$J"" .JL.i/,1 ya'ni, "lnsan benim simmdir'' hadfs-i kudsisine i$aret buyurulur.

1810. ".5/fdem'in niirtuui melaikeye ii§ikare arz elfin; mi4killer ziihir olda.// [1824]

"Adem'in mlru"ndan murad, kaffe-i esma-i ilahiyyeye olan ilm-i zevkfsidir ki, bu cem'iyyet-i esrnaiyye melaikede yoktur. Onlarda subbuh ve Kuddus ve emsali isimlerin ilm-i zevkileri vardir. Binaenaleyh onlardan rna'siyet sadir olmaz. Ve binnetfce Gaffar ve Gafur isimlerinin mahall-i tecellfsi de olamazlar. Beni-Adern'e mahsus olan esma-i sairede boyledir. ~l!~ b.ext:,i, ~e~f~e~ sure-i Bakara'da olan ayet-i kerfmeye isaret buyurulur: rfL.,.....~ r-P.1 ~~I~ Jli

0~ ~ t:~ 0)';; t: ~\~ uP~~j~ 0(,: . .JI ~ ~f~l;Jj :ftf~Jti ~c...:t ~Wf L.1

(Bakara, 2/33) ya'ni "Hak Teal~ buyurdu ki: "yf{ Adem, 0 melaikeye isimlerini bildlrt" Vaktaki Adem onlara isimlerini haber verdi, Hak Teala buyurdu ki: "Ben size demedim mi ki, muhakkak ben goklerin ve arzm gaybiru bilirim ve sizden zahir olan seyi ve sizden mektum olan seyt blliriml" lmdi, rnelaike Adern'in bu ihbanndan anladilar ki, Adem kendilerinin mazhar olduklan esma-t ilahiyye zevkinden haberdar oldugu gibi, onlann bi-haber olduklan es-. ma-l Ilahiyyenin ezvakma da vakiftir. Bu suretle nazarlannda Adem'in nur-i Him ve ma'rifeti zahir oldu ve Adem'inhalffe olarak hilkatindeki mechul kendilerine inkisaf etti.

1811. "8enin ha§nn soyler ki, "Oliimiin SLm ned.ir?//; meyveler soyler ki, ")3apragm sun nedir?//

Ya'ni, "Olumiin alnnda gizli bir hasir veeem' mevnru vardir ki, orada her ferdin meyve-i a'mali nesr olunur. Ve bu hasir ve nesir mevnru zahir olunea, olumun sun meydana cikar. Ve keza meyveler yapraklann altmda mustetirdir. vaktakl yesil yapraklar arasmda meyveler zahir olur, agaclann boyle yesil yapraklar He muzeyyen olmasmm sim ve hikmeti anlasihr."

~

AHMED AVN! KONUK

Hind sanhlerlnden Vell Muhammed Ekberabadfbuyurur ki: "Bu beyt-i seriften i'tibaren, ~I ..:..A>- bey tine kadar olan ebyat, Musa (a.s.)m Hak Teala'ya cevabidir, Ve bu cevabin hulasasi budur ki, her bir kemal uzerine bir noksanhk terettub eder. Mesela noksanhk ve fenahktan ibaret olan olumun simru anlamak istersen, haste nazar et! Zfra eger olum olmasa idi, hasirde olan ru'yet-i Hak vediger cennetin ni'metleri bulunmaz idi. Ve noksanhk ve kotiiluk olan zalimlerin galebesi ve onlann zulumleri de Hak'tan mu'minlere rahmettir. "

1812. "9(anw ue men'fnin surt, S'fdem'e mensah histir; her ziyiideligin euueli nihiiyef ek-sikliktir. II

"Keza kanm ve meninin tahtmda mustetir SIr vardir. o su da, Adern'in hlss-i hayvanfsidir. Ya'ni, kandan ve meniden, bunlann mertebesinden daha mukemmel ve ziyade olan bir insanhk mertebesinin hlss-i hayvanisi peyda olur. Binaenaleyh her ziyadeligln evveli noksanhktir. Nitekim hasir ve nesir mertebesi zlyadeliktfr. ve bunun evveli, eksiklik olan 61iimdiir. Ve keza vucud-i lnsaninin evveli kan ve menidir ki, 0 eksikliktir; ve sonu insanhk ve ziyadeliktir."

1813. "£euhi euvelii bi-vukilI ytkar; ondan sonra 0 onun iizerine har}1er yazar./I

Ya'ni, "Katib yazt tahtasi uzerine bir sey yazacagi vakit, evvela bila-tevakkuf tahta ustundeki yazilan siler. Bu eksikliktir. Ondan soma onun uzerine yazacagi yazilan yazar. Bu ztyadeliktir. Nukus-i kainat dahi bu kaideye tabi'dir, Her fasidin zimrnnda bir kaln zahlr olur. Onun i~in bu mertebe-i sehadete "alem-i kevn ii fesad" derler. Bir taraftan bozulur, bir taraftan yazihr."

1814. 9(albi kan eder hakir goz ya§lanndan; ondan sonra onun iizerine esriir yazar.

I).> J£ 0y>- da J£ in faili Hak'nr, Ya'nl, "Bu misallere mutabik olarak Hak Teala ba'zi kullannm kalbini kan eder ve goz yaslan dokturur ve aglaur, ondan soma 0 goz yaslanndan levha-i kalb uzerine esrar-i Ilahisini ve

~

MESNEVf-1 $ERfF $ERHI / IV. CILT • MESNEVf-2 •

ulum-i ledunnisinl yazar. Kalbe mustevli olan hal-l gafletin silinip kan 01- masr eksiklikttr. ve onun uzerine sonra esrar ve ulum-i ledunni yaztlmasi zlyadeliktir. "

1815. "Levhi ytk.amak vakfini lammak liiztnultr; z~rii onu hir defter' yapmak isterler ./1

"Bir levhi sildikleri vakit, anlamahdir ki 0 levh uzerine yeniden yazt yazacaklardir. "

Ma'hlmdur ki, zamarurmzda uzerine yazi yazilrms olan bir kagldl tekrar kullanmak mumkin degtldlr, Fakat zaman-i Hz. Pir'de, kullamlan kagltlar kahn ve cllah ve murekkebler gayr-i sabit oldugundan, uzerine yazi yazilnus olan kagltlan sungerler ile silip tekrar kullamrlar idi. Ve biz boyle kaguIan cocuklugumuzda mektebde "karalama'' ta'bir olunan yazi meskinde kullamr idik. Ve yazdigmuz karalamalan muallime gosterdikten sonra, silip tekrar 0 kaglda eicesi gunku rneskimizi yazar idik. Bu beyt-i serffte bu ma'na beyan buyurulur. Ruh-i ma'na, bozulan bir seyin yerine yenisi geldigtnt beyandir.

1816. "f{)ak.tak.i hir evin temelini alarlar; evvelk.i biniiyt sok.erler./I

1817. "8onunda mii-i ciiri {:ek.men i~in, yerin dihinden ~muru ~tk.anrlar./I

"Evvela topragr de lip kuyuyu kazarlar: sonra sen sizan suyu kovalar ile cekersin." Bu misalde iki ma'na mundemicdir, Birisi, arzm satluru bozarsm, neticesinde yeni bir hal peyda olur ki, kuyu ve sudur. lklncisl. kuyuyu kazip suya vasrl olmak i~in zahmet cekersin ve neticede sa'yinin semeresi olan suyu elde edersin.

1818. "C;ocuk.lar hacamallan ~k. aglarlar; z~rii onlar i§in StrrLnL bilmezler./I Ya'ni, "Hacamatta igne acrsi ve kan akmasi vardir. suret-t zahirede bunlar iyi seyler degildir. Fakat bu fenalann zimrunda, iyi olan muhafaza-I sih-

~

AHMED AVNl KONUK

hat vardir. Fakat cocuklar bu i~in simru bilmedikleri icin, feryad edip aglarIar." lste olum de boyledir. Cocuk mesabesinde olan ehI-i gaflet, olumun sirnru bilmedikleri icin, suret-i zahiri fena olan olumden feryad ederler. Ve zalemenin zulmu de, haeamat mesabesindedir. Ehl-i gaflet zulumden feryad ederler. onun zimrundaki sudan agah degildirler.

- 1819. \\~dam ise hacamatrtya alftn verir; kan irici igneyi ok$ar."

"Haeamatm sirnna vaktf olan buyuk adam, cocuklar gibi feryad etmez. hacamatctrun hizmetini takdfr edip, ona ucret olarak para verir ve haeamat aletinin husn-i muhafazasmda dikkatle hacamatciya muavenet eder. Bunun gibi, esrara vakif olan arif-i billah, hacamatci mesabesinde olan zalimlere bugz etmez, vazffelerint takdfr eder. Zfra mu'minler zalimlerin zulumleri sebebiyle meratib-i ulyaya terakkf ederler. Nitekim hadis-i serifte, ~ J~ rS' .r.-1 ya'ni "Sizin eeriniz mesakkatlniz kadardtr" buyurulur.

1820. "9iamal agtr yuk taraftna liosa»; yuku ba$kalanndan kapar./f [1834]

"Zf" burada taraf ma'nasmadir. Bu beyt-i serif dahi diger bir misaldir.

1821. "))iik iriri hamallann kavgastnt gor; i$fe kann ictihiidt boyledir, gor r /I "Hamallann agtr yukleri birbirinden kaPIP nakletmek lcin yapnklan kavgalan gor ki, bunlar hep ucret kazanmak i~in yapilan sa'y ve Ictihaddm" Hind nushalannda ikinci nusra' .:.;..;););" ;)4>.1 ..::,.....1 ~ suretinde vaki'dir.

Ma'nas; "Din adarrurun ictihad; da boyledir'' demek olur. Ya'ni ehl-i din, lezzet-i ebediyye icin nyazet ve mucahede yukum; cekerler.

1822. "(:iinkii agtrltklar riihattn esiistdtr; aalar da ni'metin pt$viistdtr./I

"Zfra hizmetin agirhklan ve zahmetleri, sondaki rahatm temelidir ve hayatta cekilen acrlar da sonda gelecek olan ni'metin rehberidir."

Hind nushalannda, ~IJ <fL.l yerine, ~ J <fL.l" vakl'dlr ve maksad ayru ma'nadir.

~

MESNEVf-t ;;ERfF ;;ERHt / IV. cn.r • MESNEVf-2 •

1823. Cennet bizim meluilhZanmtz iZe ortiiZdii; cehennem. bizim §ehvetZerimizden ortiiZdii!

Bu beyt-i serif Me§ank'ta Ebu Hureyre (r.a.)tan mervi olan o}5:.l. 4 6..J-I..:.A>- 01~4 01_r.JI ..:.A>- ) ya'nl, "Cermet rnekruhat He ortulmustur ve eehennem sehevat ile ortulmustur" hadis-l serifinden menkuldur. Ve "mekarih'ten murad, nefsin kerih gordiigii seylerdlr ki, onlar, musfbetlere sabir ve achk ve fakr ve riyazat ve ibadat ve kuffar He harb ve sadaka vermek ve zekat vermek ve emsali seylerdir. Ve nefis bunlardan hazzetmez. Ve alern-i ma'nada ve hakikatta bunlann hepsi mahmud ve mustahsen seylerdir, Ve bunlann aksi clan seyler, nefsin sehvetleri ve arzulandir ki, her birisi muhallf-i akil ve insaniyyet olup, alem-i ma'nada ve hakikatte mezmum ve cem'iyyet-i beseriyyenin dimyada belasi ve ahirette her bir ferdin azabidir.

1824. Senin aiesuiin. tohumunun mayast tiize daZdu; alesui yanmt§t kevserin karfnidir.

Ya'ni atesin rnayasi odundur: ve odunun tohumu ve ash taze ve yesil daldtr. Nitekim Hak Teala Kur'an-r Kerim'de CC ~ \Ii ;;':'11 ~ ~ ~ .sill (Yasfn,- 36/80) ya'ni, "oyle Allah Teala'dir ki, sizin f<;in ye§il agactan ares yapnl" buyurur. "raze dal"dan murad, sifat-i nefsaniyyeden her biridir ki, arzusunu verdikce her an taze ve nesv ii nemadadrr: asla kurumak bilmez. Ve cehennem atesinin mayasi olan a'mal-i kabiha ve seyyie odunlanm ihzar eder. "Atesin yannusr'ndan murad, nefsinin arzulanna muhalefet atesiyle yanan mucahid ve nyazet-kestir ki, onun bu mucahede ve riyazet atesleri icinde yanmasi, kendisinin Kevser'e, ya'nl niam-i uhreviyyeye mukarin olmasma sebeb olur.

1825. 9ier kim ki zindanda mihnetin karfnidir, 0 bir Zokma ve §ehvetin cezastdu.

Bu beyanatm delil-i zahiristni istersen, dunyada.bircok misalleri vardir. Birisi nefsinin arzusunu tatrnin icin lursizhk ederse, zabita onu tutup mahkemeye verir: mahkemede habsine hukrnolunur. Binaenaleyh 0 kimse bir Iokmanm ve sehvetin cezasuu, elem-i habse mukarenetle ceker.

~

AHMED AVNI KONUK

1826. 9Ler kim bir ko§kte bir devlefin 1wrini ise, 0 bir cengin ve mihnetin ce:ziistdtr.

Makarn-i riyasette ve kosklerde zevk u safamn karini olan her bir kimse, bir harbde tiirhi turlu mesakkatler cekerek muzaffer olmustur. Bu devlet ve zevk u sam onun mukafandrr.

1827. 9Ler k.imi altm ve giimii§ ile ferd gordiin ise, bil ki kesb efmekte sabreUi.

Zenginlikte teferriid etmis bir kimseyi gorursen, bil ki kazanmak hususunda tiirlu turlu mesakkatlere gogus gerip sabretti.

).:.~ }' IJ ~ ~ J':' 6' Y )If ~ ..; 0..l:.:. y:: ~ ~ r..s'-

1828. Onun goziiniin ge{:i§i oldugu i{:in, sebebsiz goriir; sen k.i histesin, sebebe blak tut!

Ya'ni, arif-i billahm his gozii sebebi gormekten gecmis ve kalb gozuyle her seyi musebbibu'l-esbab olan Hakk'm kaza ve kaderiyle gormekte bulunmus 01- dugundan, suret-i zahirede esbaba merbut gorunen seyleri, 0 arif sebebsiz olarak vaki' olmus gorur. Fakat madernki senin his gozun henuz fa'aldir ve kalb gown kordur, binaenaleyh sen sebebe kulak tut ve dunyevi ve uhrevf umurunda esbaba tesebbus et ve mesela nafaka tedarikt hususunda arif-i billahi taklid edip, "Rezzak-i hakiki Hak'nr" diyerek tenbel tenbel oturma! Sonra ac kahrsm ve neticede Hakk'm rezzakiyyetini de miinkir olursun. Ve keza ahiretin idn dahi ser'in gosterdigi yolda sa'y et! velhasil, tabiat hukrnu altmda olanlara hayat-i suriyyede suret-i kat'iyyede muraduun esbabma tesebbus etmek Iazimdir.

1829. 0 kimse ki onun cam fabiiyi'den hiiri{:fir, sebebleri ytrfmak manstbt onun· liiytbdtr.

Ma'Iumdur ki, tablat ve unsuriyyat alerninde birtakim suretlerin husulu, muteselsil esbaba merbuttur. Mesela meyve agacran, ve agac cekirdekten: ve cekirdek meyveden husule gelir. Bunlar birbirinin vucuduna sebebdir. Binaenaleyh bu alem-i tabiatta hayat-i tabiiyye ve unsuriyye ile yasayanlar meyve istedikleri vakit bu sebeblere tesebbus etmek lazim gelir. Fakat bu ha-

~

---.--------

==~--------------------

MESNEVf-1 ;>ERIF ;>ERHI! IV. cn.r • MESNEVf-2 •

yat-i tabiiyye ve hayvaniyye baglanndan kurtulup, hayat-i ruhaniyye ve melekiyye ile yasayanlar, bu esbab-i tabiiyyeyi yirtarlar ve istedikleri zaman bu sebeblerin te'siri olmaksizm meyve cikanrlar. Bu sebebleri yirtmak mertebesi, ruhlan tabayi' baglanrun haricine ciknus olan zevatm Iayrkidir. Onlann muradan, bu tabiatm banru olan Hak caniblnden hasil olur.

1830. €nbiyii mu'cizelerinin ptnannt, sudan ve ottan degil, sebebsiz gorur. (1844J

Bu zevki kendi nefsinde musahede eden, enbiyarun mu'dzelerlnin pmanru ve menba'iru su ve ot gibi vesait-i tabiiyyeden degil, bu sebeblerin haricinde olarak dogrudan dogruya 0 tabfatm banru olan Hak'tan gorur, Aruma nefsinde bu zevk hasil olmayan kimse, mu'ctzat-i enbiyayi ve keramat-i evliyarun menba'iru bir turlu tabiat cesmelerintn haricinde goremedlklerinden, kimi te'vil ve kimi inkar cihetine giderler.

~) ~I? J~ ~ J..I j);:-) ~ J~ ~ J..I

1831. '13u sebeb heh-tm ve hasla gibidir; bu sebeb {:£riig ve filil gibidir.

Mesela achgm define sebeb taamdir. Binaenaleyh sebeb olan bu taam hekim gibi ve ac olan da hasta gibidir. Ve keza odanm aydmlanmasma sebeb kandfldir. Ve kandflin vucuduna da sebeb onun fitilidir.

1832. Bece {:£riigtna yeni bir filil buh-; giine§in {:£riigtnt bunlardan piih- bil!

"Geee"den murad, zulmet-i tabiiyye-i beseriyyedir. "~erag"dan murad, hayat-i hayvaniyyedir. "Yeni fttilvden murad, her aciknkca alman gidadir. "Gune§in ceragr'ndan murad, halife-i Hak olan Insan-i kamildir. Ya'ni, "Bu zulmet-i tabiiyye-i beseriyye lcinde hayat-i hayvaniyyenin parlamasma ve kuvvetine sebeb olan fitiI mesabesmdeki gidayt Ihnyac nisbetinde almakta tekasul etmet Zira sen henuz tabiat haricine ciktp, alem-i hakikata ucamadm." Nitekim Hafiz-r ;;frazf buyurur:

.:l.? ~Iy _Jw. ~ c.> ~ ~ J J_r.!; c.> J) ~ ~ c.>1_r- ;? Y

"Sen tabfat evinden disenye akmtyotsutu hakfkat mahallesine netede sefer edebilirsin? tr

~

AHMED AVN! KONUK

Fakat cerag-: ilahf olan ins an-r kamilln bu gibi esbab-i tabiiyyeye ihtlyaci yoktur, Onlann, ~) ~ (.$.J ~ 4,\ ya'ni "Ben Rabbim'in indinde gecelerim, bana yedirir ve Icirlr'' hadis-i serifinden rniraslan vardir.

1833. Bit win uuuuu. ifin samanh fUmur yap; felegin iavanuu. samanh ~murdan temiz bil!

"Hanerden murad, vucud. ve onun tavanmdan rnursd, mahall-i akil alan dimag; ve "samanli camur'dan murad, grda-y; suridlr, "Felegtn tavarn''ndan murad, arsi alan ruhtur, Ya'ni, "Hane-l vucudunun tavaru mesabesindeki dimaguu, samanh camur mesabesinde alan gida-yt suri lie takviye et! Zfra oraSl mahall-i akildir, Ve akil, kendisine teklif-i ilahf vaki' olan bir ni'mettir. Akhrun kuvveti nisbetinde hakayik ve maarif-i ilahiyyeyi anlamaya cahs: (:iinku sen henuz mertebe-i cismanlyyetresin ve mertebe-i ruhaniyyeye vasil 01- madm, Mertebe-i ruhaniyyeye vasil oldugun vakit, artik bu samanh camur mesabesindeki gida-yi suriye ihtiyacm kalmaz. Ve mertebe-i ruhaniyye, mertebe-i unsuriyyenin felegidir. Ve 0 felegin tavaru olan mertebe-i ruhaniyyeyi gida-yt sunden temiz bill"

"Han" Butbsn-: KatI'da "hane" ma'nasma gosterllmtstir. Ankaravi nushasmda 0\~ vaki'dir. Fakat Hind nushalan miireccah gorunur.

..t,;, jJ) J ..:;__.!;.,§ ).) ..,_.;:, ..;... _,l> ..t,;, j~ L. _;I .• l,b .) y;- ..s- ~\

1834. sfh ki, vaktaki bizim dildanmtz gam yaba oldu, gecenin halveli gel-Ii ve giindiiz oldu!

Ya'ni, "Blzim ma'sukumuz olan Hak, bizim iftirak gammuzi yakici oldu, zulmet-i tabiiyye icindeki yalmzhk ve halvet, ya'ni ma'sukumuzdan aynhginuzm gecesi gecti ve hakfkat gunesi dogup gunduz oldu ve bu hakfkat gunesinden nur alan ay mesabestndeki ruhumuz cilvelenemez oldu." Bu beyt-i serif, insan-i kamilin zevkine aid olup, tecelli-i zati vuku'una isaret buyurur.

I) ol_;-.) y:v J.) .))~ r.- I) oL....l.::.W o}>.- ~ r.-

1835. 01lya gecenin gayrinde cilve olmaz; dil-hiiht goniil derdinden gayrinde isieme!

Zfra ay mesabesindekl ruh, ancak zulmet-i tabiiyye ve beseriyyede ctlvelenir: ve a vakit ondan esbab-i tabiiyyeyi yirtmak halleri vaki' olur. Gonlun

~

MESNEVf-i ~ERfF -5ERHI / IV. cn.r • MESNEVf-2 •

muradim ancak gonul derdinde iste. Zfra hakfkatta kalbin aram ve rahat edebilecegi bir muradi vardir ki, a da vuslat-i Hak'nr. Ondan baska hicbir murad ile mutmain olamaz. Ve hakikatte kalbin derdi ve iznrabt da ancak budur. Binaenaleyh kalbin muradi ancak onun derdinde mundemictir.

1836. :lsii' yt terk edip e~egi beslemi~sin; ~iibhesiz e~ek gibi perdenin hiiricindesin! .

"Isa"dan murad rilh; ve "esekten murad, ruhun merkebi alan cisimdir.

"Haric-i perde"den murad, esek ahm mesabesmde alan tabfat ve unsuriyyet . alemidir. Ya'ni, "Sen ruhuna hizmet etmeyi terk edip, esegi beslemekle mesgulsun. Bu sebebden subhesiz eseklerin ahira baglanmasi kabflinden olarak, tabfat ve unsuriyyet ahmnda bagh kalrrussm!"

1837. jlim ve ma'rifet J'sii'mn tiili'idir; e§egin tiili'i degildir: Ey kimse, sen e§ek stfatlmn!

Hakikat gunesinden ilim ve rna'rifet nurunu almak, ruhun tali'i ve tsti'dadidir: cismin ve ruh-r hayvaninin lsti'dadi ve tali'i degildir. Ey esir-i nefs alan kimse, sen afat-: nefsaniyyenin galebesi sebebi ile esek sifath olmussunt

1838. E§egin niilesini i§itirsen sana merhamet gelir; imdi bilmezsin ki esel: sana e§eklik emreder!

Esek mesabesinde alan nefsinin hitablanmve ilkaanm dinlersin ve ana aciyip her istedlglni verirsin. Halbuki esek nefsinin sana daima eseklik emrettiginden gaflet icindesin. Sen ise bunlan insanhgm levazimmdan addedersin!

1839. J'sii'ya merhamel ei ve e§ege elme; tab't aklmmiizerine 'server yaprna!

Binaenaleyh, ruhuna ac ve esek nefsine merhamet edip her istedigini vermekten vazgec, tabiat-i nefsaniyyeyi ruhun sifan alan akil uzerine hakim ve refs yapmal

~

AHMED AVNl KONUK

1840. rrah't htrak., fii k.i ziir ziir aglastn; sen ondan al ve cantn horcunu ode! [1854]

Tabiat-i nefsaniyyeyi terk et ve nefsin arzulanm verme! Nefis 0 mahrumiyetten dolayi varsm feryad etsin. Sen onun kuvveti olan ruh-i hayvaniyi, ruh-i insaniye aid vazaifte kullan ve bu camn mucidine karst olan borcunu ode.

1841. Senelerce qek. siiriicii idin, yeter! Z~rii k.i qek. siiriicii e~ek.ten geride olur.

Senelerce esek mesabesinde ve ruhunun merkebi olan cismi lstedigi tarafa surup ona hizmet ettin, artik yeter! ~iinkii esek surucunun mevki'l ve vaz'iyyeti esegin arkasmda olur. Nitekim Hak Teala hazretleri nefsani kimseler hakkmda, J:ol ~ J. iW~ts-:.:..w) (A'raf, 7/179) ya'ni "Onlar hayvanat-i ehliyye gibidir; belki onlar daha saskmdir'' buyurur.

o} J. _

~~ ..l>L ·L·<'

J ·,_r,Y

;ji J. J.'tI '"

.::.-; ~ J"~lf .J' J?I j

1842, J" )r"i den onun muriidt senin nefsindir !til 0 iihirde ve senin ak.ltn evvel gerek.tir,

Bu beyt-i seritte, Ebu Hureyre ve Huzeyfe (radiyallahu anhuma) hazretlerinden mervi olan, kadmlar hakkmdaki .JJI J" r"i .::....,:.- J" )r"i ya'ni, "Kadmlan geri birakm: cunku Allah Teala onlan geri birakn." Ya'ni "Hak Teala Kur'an-i Kerfm'de uG; W I~'~ LJ I~ uc..j:j I~ ~j:j I~ ["Mii'min erkekler ve mu'rnin kadinlar, munafik erkekler vi munafik kadinlar"] ayetlennde ve emsalt ayetlerde kadmlan erkeklerden soma zikreyledi" hadis-l serifine isaret buyurulur. Fukaha bu hadis-i seriften, namaz satlannda kadmlann geride bulunmalan ma'nasiru alrmslardir. cenab-i Pir ise bu teahhuru, lisan-i isaretle nefse raci' tutarlar. Zfra nefis muennes ve akil muzekkerdir. Ya'ni "Hayat-i dunyeviyyedeki umurunda nefsini ve onun huzuzaum geride birak ve akh ve aklm haz ve zevki olan ulum ve maarifl ileriye gecir!" demek olur. Burada "akrldan murad, "akl-i maaddrr, "akl-t maas" degildir, Zira akl-i maas nefsani olan akildir.

-.:..,....~ ~)' ~ ;) yo; oS' J.I J" ~ ..::........; ~. J.I -.:..,....~ ? ely r"

1843. 'Eu alr-ak. abl e~egin hem-miziin olmu~fur; onun fik.ri hu !til de nastl alef getirsin.

~.

MESNEVI-t $ERIF $ERHt / IV. CtLT • MESNEVI-2 •

Bu mertebesi asagr alan akl-l maas esek He bir mizacdadir. 0 akl-l maas daima emr-i maiset fikrindedir ve daima hazz-i nefsi dusunur. Zfra bu akl-l maa§ nefs-i emmarenin mufnidir.

1844. 0 :Jsii' nm e~egi goniil miziicuu. luliu; .iikJlerin ma1wmmtk menzil luttu.

"lsa'mn esegl''nden murad, "nefs-i mutmainne"dir. Ya'ni, "Nefs-i mutmainne goniil mesreb ve mizacmdadir. Goniil, nur-i ilahfyi kabule mustaid oldugu gibi, a nefis de nur-i Hak'la munevverdir. Binaenaleyh onun menzili ve mahall-i sukunu, akrl alan enbiya (aleyhimu's-selamnn makammdadrr: ve a makam dahi itaat-i Hak'ta istikamet ve sebat makarrudir."

~ ? ,),) _t .:.,.j j ).r" jI ~ ? ) ,) Yo ~ ..,_JIS- -sJlj

1845. 2irii ki aktl glilib ve e§ek zaq oldu; kavi siiviirulen e§ek nahq olur.

lsa'mn eseginin gonul mizacuu tutmasmm sebebi budur ki, ruh-i insaninin sifan alan "akl-i maad" galib oldu: ve kuvvetli binici alan ruh tasarrufa basladi: "nefs-i emmare" zaif ve ruha muti' ve munkad oldu. Binaenaleyh a nefis arnk fenalik mertebesine sukuttan mutmain oldu. Zfra suvari kavi ve mutasarnf olunca, esek nahff olur ve harunlugu ve serke§ligi gider.

~,) j\ -.::,_.,.,\ .::__,;.j 0,) f ~ ? J.\ 4-! ? ($\ _,; ~ ~ j)

1846. €y esel: ktymetli, seniti akltntn wifliqinden bu pejmiirde qek ejderhii 01- mu§iur!

Ey nefs-i emmare mertebesinde kalan klmse, senin akl-i maasmm za'fmdan, bu pejmurde ve revnaksiz nefis gtttikce serkes olup, ejderha gibi mudhis bir hal kesb etmistirl

1847. eger [fsii'tkn gonliin hasla olmu§ ise, yine ontkn sthhal erisir, onu btrakma!

Ankaravi hazretleri He Hind sarihlennden Velf Muhammed Ekberabadi, "lsadan murad, arif-i kamil oldugunu beyan etrnislerdir, Fakatyine Hind §arihlerinden Bahru'l-Ulum hazretleri buyururlar ki: "lsa'dan murad, akl-l ma-

~

AHMED AVNl KONUK

addir." Her ne kadar veli Muhammed ebyat-i lahikaya mutabakan oldugundan bahisle, "arif-i kamlldir" demis ise de, ebyat-i sabikaya Irtlban uzaknr. Binaenaleyh her iki rnutalaaya gore ma'na boyle olur: Ya'ni, "Akl-i maad her ne kadar seni huzuzat-i nefsaniyyeden men' ettigt ve agir gelen mucahede ve nyazet ve Hakk'a iillat tarafma cevirdigt icin kalbin hasta ve magmum olmus ise de; senin ernraz-i ma'neviyyene yine ondan sihhat erisir. Binaenaleyh sen 0 "akl-i maad": birakmal" Yahut "lsa (a.s.) gibi mertebe-i ruhaniyyette sabit olan ins an-: kamilin terbiyesinden ve emrettigi mucahedat ve riyazattan kalbin munkesir olmus ise, yine sana ondan sihhat-i ma'neviyye erisir, onun etegini birakrna!''

1848. €y ho~ nefesli GWesih/ me~aklwtten nastlsm? 2Mi cihanda define ytlanstz olmadt!

Ey latff nefesi ve nefhasiyla ve elfaz-i cemilesiyle akl-i maast akl-i maad mertebesine terakki ettiren insan-i kamil, cahillerin cefasmdan ne haldesin? Zira bu cihanda ins an-i kamtl olmak Isti'dadmi halz olan salikler vardir. Bu lsti'dad, VUCUd-l beset arzmda medfun hazineler gibtdir. Halbuki maddi defineler blrtakim nlsimlar He baglannustir. 0 nlsimm bozulmasi usulunu bllmeyenlere, oraya me'rnur olan yilanlar hucum eder. lmdi, bu yetisecek insan-i kamil, yilanlar gibi insana hucum eden salikler arasmda gizlidir. Bu beyt-i serifte, yukanda fzah edilmis olan $ems-i Tebrizi hazretleri vak'asma da ima vardir.

1849. €y Osii/ cehildun duliinndan nastlsm? €y ))ilsuF mekkiir ve hasilddan nastlsm?

Ey ruhaniyyette Hz. Isa mesabesinde olan insan-i kamll, Hz. lsa'ya su'-i kasd eden yahudiler gibi olan ehl-i zulmun didanndan ve onlar He vaki' musahabattan ne haldesin? Ey Yusuf (a.s.) gibi ruh-i latifl parlak olan murfd, hflekarlann ve hasedcllerln cefasmdan nasilstn?

"1sa" ta'biriyle cenab-i sems'e, ve "Yusuf" ta'binile Sultan Veled hazretlerine Ima vardir. Zfra, Hz. Pfr'in ortanca rnahdumu Alaeddin c;elebf, biraderi bulunan Sultan Veled hazretlerine cenab-i sems'ln teveccuhunu kiskanrrus idi.

MESNEVI-I SERIF SERHI / IV. cn.r • MESNEVI-2 •

. ,

_r>- i..S~~..,L. i..Sj))) ~ 0ft ~ r} 0<\ ~ j\ j)))"'_":;" Y

1850. Sen gece ve giindiiz bn niidiin kavim ifin, gece ve giindiiz gibi Bmre me[1864] ded-bah$astn!

"Gumr" kelimesinin Mfintehabu'l-Lugaeta muteaddid rna'nalan vardir.

Burada, nadan ve cahil demektir. Ankaravi nushasmda t ile ~ vaki' olup, "dall" ma'nasma oldugu gosterilmistir. Lugatta ~ un "dall" ma'nasina geldigine tesaduf edemedim. Ve kafiye cihetinden dahi ~ sayan-: teemmuldur. Binaenaleyh Hind nushalanru tercfh ettim. Ya'ni, "Sen gece ve gunduz bu cahil taifenin cefalanna bakmayip, onlann ornr-i ma'nevilerine gece ve gunduz gibi yardim eder ve feyz verirsin ve onlan cehaletten kurtarmaga cabalarsm." Bu beyt-i serifte, Hz. Pir'in nefs-i nefislertne de hitab olmasi caizdir.

1851. 9Liinersiz safrailerden nastlstn? Safradan ne hiiner dogar? 'Ba$ agnst!

"Safrailer'tden murad, ehl-i nenstir. Zira safrarun rengi san oldugu gibi, makarru gobek aln alan latife-i nefsin nuru da sandir. Bu munasebetle cenab-i Pir "safrailer" buyurur. Ya'ni, "llimsiz ve ma'rifetsiz alan ehl-i nefs ile rnuhalatadan ve onlann terbiyeleriyle istigalden ne haldesin? satra mesabesinde alan sifat-i nefsaniyyeden ne dogar? Bas agnsi dogar!" Ya'ni, ehl-i nefis, beyhude sozleriyle ve fena fiilleriyle, insan-i kamile bas agnsi mesabesindedirler.

1852. Sen ancah_ onu yap ki, $arh_tn giine$i yapar; biz nifah_ ve hUe ve htrstzlth_ ve zerh_iz!

"Hursid-i sark" tan rnurad, Hatem-i enbiya (s.a.v.) Efendimiz'dir. Ya'ni "Ey insan-i kamil, sen de ehl-i nefsin yapnklan fenahklara bakmayip, sarkin gunesi alan (s.a.v.) Efendimiz'In.yapttguu yap! Zira risaletpenah Efendimiz, afaki alan gunes, nasil ki ziyasuu iyi ve kot1l e~ya uzerine salarsa, oylece lutuf ve merhametini iyilere ve kotulere tesmil buyurur idi. Nitekim Uhud muharebesinde kuffar uzerlerine hucum edip dlslerinl kirdilar ve mubarek veehini yaraladilar. onlar bu halde ve yuzlerinden kan akmakta iken hicbirine beddua buyurmadi da, 0A '.i ~~ if}..\..oII\ ~\ ya'ni "Ey Allah'im, kavmime

~

AHMED AVN! KONUK

hidayet et; zfra bilmiyorlart" buyumrdu. Binaenaleyh ey arff-l kamil, sen de oyle yap! Zfra biz nefsaniyiz ve nifak ve hue ve hirstzhk ve zerk ve riya gibi su'-i ahlakin ayru ve menba'iyizt" cenab-i Pir'in "biz" ta'biri ile kendilerini de kanstirmasi, uslub-i hakimane uzerine sair ehl-i nefse nasihatnr.

1853. Sen dunyiida ve dtnde balsLn, biz sirkeyiz. 'l3u safriimn deri sirkengubtndir!

lnsan-i kamil, alern-i mulk ve melekutun usul-i tekamulune vakif oldugu icin, onun tedblri ernraz-i suriyye ve ma'neviyyeye §ifa verir. Binaenaleyh onun zan bal gibi hassa-i sifaiyyeyi haizdir. Nitekim bal hakkinda Kur'an-i Kerirn'de ()"'UJ :i..o.:. oJ (Nahl, 16/69) ya'ni "Onda nas icin §ifa vardir" buyumlur. Ehl-i .nefs ise, akvalde ve ef alde sirke gibi eksidir. safra mesabesinde olan stfat-r nefsaniyyenin def'i, "sirkengiibin" dedikleri serbet vasitasiyla olur. Sirkengubin, sirkenin icine yaz mevsiminde seker ve kl§ mevsiminde bal kanstmlmak suretiyle yapilan bir nevi' serbettir ki, nbb-i atikte safranm izalesi icln musta'meldir,

1854. 'l3iz kavm-i zahtr sirkeyi f-ogaltftk; sen bah f-ogalt, keren:i dirt{] etme!

"Zahir", zorlukla nefes almak ve nate etmek ma'nasmadir. Burada, gam-idunyaya mubtela olan ehl-i nefs murad olunur. Gam-l dunyarun sebebi, sifat-i nefsaniyyenin galebesidir ki, 0 gam dan nefes darahr ve insarun icine sikmti basar. Ya'ni, "Biz gam-i dunyadan nefesi daralrms taifeyiz, sifat-: nefsaniyyemiz siddetle ahkarrurn icra ediyor. Ey insan-i karnil , sen de bal gibi olan tedbirini ve tasarmfunu kuvvetlendir, bu keremini bizden ding etme!'

~ -41)1 ~ ~ )..vl d;; \.,. j -M\ 04- \.,. jI ~r J.I

1855. 'l3izden bu liiytk oldu, bizden boyle geldi. 9(um gozde ne ziyiidele§tirir? rv"l"k'

J\-or u .

"Kum"dan murad, sifat-: nefsaniyyedir. "Korlukten murad, kalb gozunun korlugiidtir. Nitekim ayet-i kerimede, JI ~)iil ~ :Jj~ ~~\r; ~ 'J ~~ !J~I ~ (Haec, 22/46) ya'ni "Onlann his gozleri kor degtldtr, ve fakat gogus-

~

MESNEVf-1 $ERIF $ERHI / IV. cn.r • MESNEVf-2 •

lerindeki kalbleri kordurr' buyurulur. Ve hadis-i serifte de, ~ if ~ ~I c.rJ oe,.l.i ~ if ~ '11 LC) ~ ~ ya'ni "Kor, zahir gozii kor olan degildir: kor aneak kalbi kor olandirt" buyurulur. Ya'ni. "Te'sfr-i hava ile goze kacan kum zerreleri zahir gozunu kor ettigt gibi, heva-yi nefsani te'siriyle kabaran sifat-; nefsaniyye de kalb gozunu kor eder. "

1856. ey aziz olan h.iihl, sana bu layth. olur h.i, her nii{;iz senden bir ~ey bula!

"Kuhl'' surme demektir; murad, insan-i kamildir. Ya'ni, "Ey kalb gozune kuvvet ve his gozune ibret veren nadir ve azfz bir surrne mesabesindeki insan-i kamil! Sana laYlk olan budur ki, her mertebe-i siifliyyette kalrrus olan naciz bir ferd-i beser senden isufade edip, isti'dadma munasib bir ma'rifet nu-

ru bulsun!" -

oJ. 0 ... 0

yl,b.:. ~ <..5''; ..u\ ~ y jI

1857. 'Bu zalimlerin aiesitules» senin gonliin h.ebabdtr; senden hitab hep "jhdi h.avmi" oldu!

Gerci bu mertebe-i sufliyyette ve hayvaniyyette kalnus olan zaltrnlerin zulum ateslerinden kalb-i serifin yanrrus ve kebab olmustur. Fakat onlann bu eza ve cefalanna karst senden onlara vaki' olan hitab hep Hatem-i enbiya (s.a.v.) Efendimiz'in Uhud muharebesinde musriklere olan hitabi gibi, .ul ~I .J~ 'Y ~}i...,.'; ya'ni, "Ya Rab, kavmime hidayet et, zfra onlar bilmiyorlar!' oldu. Ve onlar zulmettiler; sen onlara hayir ile dua ettin.

1858. Sen ildun ma'denisin. eger sana ales vururlarsa, bu ciham titr ve reyhandan doldururlar!

"Od" agacmdan murad, stfat-r nthiyyedir. Ve "kan" dan rnurad, ruh-i kamildir. Ya'ni, "Sen od agacmm ma'denisln. Eger sana zulum ve cera atesi dokerlerse, senden mr ve feslegen mesabesinde olan lutuf ve merhamet He mukabele gorurler.

1859. Sen 0 od degilsin h.i, afe§ten eh.silir; sen 0 rilh degilsin h.i, esir-i gam olur!

AHMED AVNl KONUK

"Sen ad agacism. amrna atesten yarup eksilen oct agaci degilsln. belki ruh-i Izaffsin, Ve sen gamm esfri olan ruh-i hayvani degilsin!"

Bu beyt-i serifte, muhakkiklann cl.,,) 6-l, .. ::.i ." 6-t.,.;.i 6-1,) ya'nl "Bizim ruhlannnz dsimlerimizdir: ve cisimlerimiz ruhlanmizdir'' sozune isaret buyurulur.

1860. Od yanar, odiin menba: yanmaktan uzakltr. 9<iizgar niirtui ashna ne [1874]

vakif hamle gotiiriir?

Od agacinin sureti yanar ; fakat oct agacmm ash ve hakikati yanmaktan uzaknr. Ya'ni, enbiya ve evliya-yi kiramm suret-i cismaniyyeleri zulum ve tecavuz atesinden muteessir olur. fakat onlann hakikan olan ruhlan teessurden uzaknr, Mesela esen mzgar, yanan mumun sure tine te'sir edip sondurur, fakat nurun bir hakikan vardir ki, 0 sabittlr ve ruzgann 0 hakikata asia te'siri olmaz. Bunun gibi, zalemenin ruzgar gibi olan zuhimleri, enbiya ve evliyarun suret-i cismaniyyelerine muessir olsa da, hakikatlanna asla muessir 01- maz ve onlar 0 hakikatlanyla Hakk'm vasita-l hidayeti olurlar.

1861. ey senden. goklere safa vardu; ey senin cefan vefadan daha iyidir!

Ey insan-i kamil, senden goklere sam vardtr. Zfra kamlllerin ibadetlerinden ve ma'rifetlerinden nurlar ve enva'» tecelllyat-i Hak zahir olup, alemi ihata eder. <_;unku sernavat ve arzm hilkatinden maksud, "insan-i kamil'fn zuhuru ve vucududur, Ve ey arif-! kamil, senin cefa ve eza seklinde olan saIikleri terbiyen, nakislann vefakarane olan muamelelerinden daha iyidlrl

1862. 2ira ki, egeraktlden bir cefa sadtr olursa, 0, ciihilin vefasmdan daha iyi olur.

1863. :Feygamber buyurdu ki: \I~ktldan adavet, ciihilden olan muhabbetten daha iyidir.JJ

"Akil" ta'biriyle akil rnurad buyurulur. Bu beyt-i serif ~I...L...::> 0".r.?- jiWI ~."I...~ j-tl.:!-I ya'ni "Akilin dusmanhgi cahilin sadakatinden haytrhdir" hadis-i serfflnin tercumesidir. Ya'ni, cahtl iyilik yapayim derken kotuluk yapar.

~

MESNEVf-1 ~ERfF ~ERHi / IV. cn.r • MESNEVf-2 •

Agzma yilan gitmis olan bir uyumusu, bir emlrin incitmesi

JL. ..::..j J is" .. ci>- .)\...l..) J') )y.M\ cs" ..,.......,1 J. Ji~

1864. '13ir abl, at iizeruie binmi~ olarak- geIdi; bir uyumu~un agzma ytlan gidiyor idi.

1865. 0 siivar! onu gordii ve wIant iirk-iitmek- ifin acele etti; ftrSat bulamadt.

.)j ci>- J. t..S} <...>" y..) ~ .).M --4 .)I)I} ~ jI ~ft

1866 . ..Ylbldan ona yardtm rok- oldugundan, uyumu~a birk-ar lulU! loptu: vurdu .

..::..> .) ~ .J '.J l; .)1 '.J e').

J - .J-J. J-.r . J

1867. 0 k-av! iopiuuui darbesi onu, ondan bir agacm alima k-adar hacu» oldugu bIde gotiirdii.

o kuvvetli topuz darbesi, uyumus olan adami, 0 emirden kacmak icin bir agacm alnna kadar sevk etti.

1868. <;ok- ciuiimiis olan elma dok-iilmii~ idi; dedi: \ley derde astlmt~, bundan ye!" o adamm kacngi agacelma agacr olup, dibine bircok <;ilriik elmalar dokulmus idi. Topuzu vuran emir 0 kimseye, "Ey derde gtriftar olmus olan adam, bu curuk elmalardan ye!" dedi.

1869 . ..Yldama yemek-te 0 bdar eima ,verdi k-if onun agzmdan iehror dt~anya dii~tii.

AHMED AVNI KONUK

Emir, yemek icin 0 adama 0 kadar <;iirilk elma verdi ki, 0 adam onlan arnk yutamayacak bir hale geldi ve agzmdan dokulrnege basladi.

1870. 'l3ag.trdL ki: "Ey emir, nihiiyet bana nidn kasdetlin; ben sana ne yaphm?" (1884)

Topuzu ve <;:iirilk elmalan zor He yiyen adam emlre. "Yahu ben sana ne yapnm, nicin bana bu zulmu ve cefayi catz goruyorsun?" diye bagrrdi da, dedi ki:

1871. "Eger aslindan benim camma. senin adavetin varsa, bllf vur, birdenbire kammL dok!"

1872. "'Ugursuz saat kif sana zahir oldum; ey saadet ona kif senin yiiziinii

.. su"

fJorme L

"Sana tesaduf ettigim saat ne ugursuz saat idi! Senin yuzunu gormeyen kimselere ne mutlu!"

1873. "9<abahatsiz, fJiinahsLz arhk ve eksik, bu zulmii miilhidler ciiiz 9or-

mezier!" .

"Ey emir, hicbir kabahatim ve kusurum olmadigi halde, bu senin yapngm zulrnun cogunu ve azim dinsizler bile catz gorup yapmazlar!"

1874. ,\50z ile beraber agzLmdan kan sL~nyor. €y 9iuda, sonda onun miikafa!tm sen yap!"

"Yapngm eziyetin te'siri ile, soz soylerken agzimdan kan bosaniyor. Ya Rab, bu cektigim zulmun ecrini sen ihsan et!"

1875. 0 her zaman yeni beddua soylerdi; 0, ona "'l3u sahrada kO~!" diye vururdu.

~

MESNEVf-l $ERIF $ERHI / IV. cn.r • MESNEVI-2 •

o uyumus olan kimse her an bu hal icinde emfre karst "Allah belaru versin!" gibi yeni yeni beddualar ederdi. Emfr ise, onun bu sozlerine bakmayip, elindeki topuzu vurup, "Durma, bu sahrada kosl" der idi.

1876. 70puz darbesi ve riizgiir gibi siiviiri! 9<o~ardL ve yine yiiz iisliinde diiwdi!

1877. '1)olgun mi'deli ve uykulu ve gev~ek idi. SZlyagt ve yiizii yiiz binlerce yaora oldu!

"Mumteli" mi'de dolgunluguna mubtela olan kimseye derler. "Sad hezaran" ta'biri, cokluktan kinayedir: maksad aded ta'yini degfldir.

1878. SZlk§am vaktine kadar ke§u1 ve kii§iid eyledi; nihiiyef saJriidan ona kay' efmek viiki' .oldu.

Bahar-l Acem'de "kesiden" masdanrun mureaddid ma'nalan mezkurdur.

Burada "tertib daden" tertib vermek demektir. Ve keza ayru lugat kitabmda "gusaden" masdanrun da ma'nalan muteaddiddir. Burada "tahten ez kemin" pusudan kosrnak demektir. Ya'ni, "Emfr aksam vaktine kadar bu tertfbi yapti: 0 kacn ve emir onun uzerine topuz He kostu. nihayet agzma yilan kacan oadamm safrasi kabardi ve kustu."

)jI ~ 0).r.! O;))y 01~)Lo ~)":"-::'j \.,l.;))Y...lo1 J.)j

1879. Ondan. iyi ve kotii taiimlar ziihir oldu; ytlan 0 me'kill ile ondan dL~art Jtrladt!

Mi'desinden yedigi seylerin iyisi ve kotusu ciktr: agzma kacan yilan dahi kustugu me'kulat He beraber mi'desinden disanya firladi.

I))b.? ~ 01 ;))i o~ 1))Lo (10)J.;)y jI-4--4 0y;

1880. ruakliiki 0 ytlant kendinden hiiriy gordii, bu iyi amelliye seck. gefirdi. [1894J

o kimse, mi'desinden ytlarun ciknguu gordtigti vakit, Iyi i$ gormus olan 0 ernire seede-i ta'zirn ve tekrfmi ffa etti.

,~

AHMED AVNI KONUK

1881. 0 t,:irkin ve iri kara ytlanm heybetini gordiiDii vakil, 0 derller ondan gitli.

Kendi vucudundan boyle korkunc bir yilarun ciknguu gordugu vakit, yedigt topuzlann acisuu ve aksama kadar kosmadan hasil olan taab ve mesakkati unuttu.

1882. <"Dedi: "Sen muhakkak rahmel Cebrail'isin; ya hudiistn ki veliyy-i ni'meisinf"

"Huda", sahip ve malik ma'nasinadir. Ya'ni, "Sen muhakkak rahmet-i ilahiyyeyi inzale me'mur alan Hakk'm Ccbrail'Isfn, ve yahut amrneye ni'met veren ve tkram eden bir efendisin!"

,

~ ~ y 0G:- r;:;y. o;:;_,.

1883. "ey bir miibiirek saul ki beni gordiin, olmii§ iaim, bana yeni can bagt§ladmf"

1884. "Sen beni anular gibi araytctsm; ben senden qekler gibi kat,:tctytmf"

Bu kissada, "uyumus adam"dan murad, Hak ve hakikattan gafll alan kimselerdir. "Suvar! emfr"den murad, Insan-i karnildir. "Yrlandan murad, nefs-i emmarenin sifatlandir. "Topuzdan murad, ins an-i kamilin emrettigiriyazat ve mucahedatnr. Ve "sahradan rnurad, saha-I tabiatnr. "Kosmak'fan rnurad, seyr ii sult1ktilr. "Kusmak"tan murad, kendi bilgilerinden tecerruddur ki, bunlann arasmda iyileri ve kotuleri de vardtr. Binaenaleyh, salik ulum-i Iedunniyze ile dolmak icin evvelen bosalmak lazimdrr. "Ctkan yilandan murad, nefs-i emrnarenin sifatlanndan tecerruddur, Ya'ni, salike bu riyazat ve mucahedat bidayette pek agir gelir ve mursidine turlu turlu i'tirazlarda bulunur ve saika-i nefsaniyyet ile onun emirlerini tenkid eder. Fakat kalbi safvet Iknsab edip, hakikati idrak edince, nazannda rnursidinden daha mahbub alemde kimseyi goremez olur.

1885. e~ek e~ekli9inden dolayt sahibinden ka,,-,ar. Onan sahibi iyi geuherliDinden dolayt arkasmdaduf

~

MESNEVI-l $ERIF $ERHI / IV. cn.r • MESNEvt-2 •

Esek mesabesinde olan nefis, hayvaniyetinden dolayr, kendi murebbisi olan Insan-i kamilden kacar. Fakat onun murebbisi olan 0 kamil, tiynetin temizllginden dolayi onun 0 fiiline danlmaz, arkasmdan ta'kib eder.

1886. Gnu faide ue zararaar: dolayt aramaz; lakin onu kurt yahill ytrftct hayuan ytrlmastn.

Mursid-i karnil, salikini kendisine faldesi oldugu icin, veyahud kendisinden yuz cevirmesinde nefsine bir zarar gordiigii lcin aramaz, belki ona kemal-i merhametinden, onu nefis ve seytan helak vadilerine sevk etmesin diye arar!

1887. 8aadel ona ki, senin yiiziinii goriir; yahill anstztn sen in mahallene dii$er!

"lnsan-i kamilin yuzurn; gormekten murad, onun ma'nasina vaklf 01- maktir, yoksa onun suret-i zahireslni gormek degildir. Sultan Mahmud-i Gaznevi, Bayezid-i Bistami hazretlerinin kabrinde, onun muridlerinden birisini gorup, "Bu sizin seyhiniz ne derdi, bana bir sozunu naklet!" der. Miirfd cevaben der ki: "Bizim seyhimiz, "Beni goreni cehennem atest yakmaz" derdi." Mahmud-i Gaznevf: "Acaib! Senin seyhin Peygamber'den buyuk miidiir? Zira Ebu Cehil Peygamber'i gordu. halbuki onu cehennem atesi yakacakur!" Miirfd: "Ebu Cehil Muhammed (a.s.) Efendimiz'i gormedi: Abdu'l-Muttalib'in yetfmini gordu. Eger peygamberimiz Muhammed (a.s.): gormus olsa idi, onu da cehennem atesi yakmaz idi!"

Bu menkibeden de anlasilacagi uzere, "lnsan-i kamili gormek," onun banruna ve rna'neviyanna nufuz edebilmektir.

"Ansizm mahallesine dusmekten murad, salik 0 Insan-i kamili zahiren dahi hie tarumadigi ve bilmedigi halde, insan-i kamil onun isti'dad-i ezelisine nazar edip, onu kendisine cezb etmesidir.

I) O",-*,) jlj ~ ~ I} o",~.:..14 01)) lSI

1888. "ey (zah $erif), reoiin-: pak seni medh eimis; sana ne kadar herze ve beyhilde soyledim!"

"Revan-r pak'ten murad, ruh-: kiiIlf-i seyyidu'l-kevneyn Efendimiz'dir. 2fra (s.a.v.) Efendimiz, zaman-i saadetlerinden soma ummet-i merhumesin-

~

AHMED AVNI KONUK

den zuhur edecek olan kamillere istiyakmdan, .}I~l ~W Jl.\j y:. I_, ["Karde§lerime kavusmayi ne kadar ozluyoruml"] buyurmuslardir.

1889. "Ey efendi ve ~ahlann ~iiht ve emir, ben demedim, cehlim dedi; onu muiiheze etme!"

Ya'ni, "0 soyledigim fena sozleri soyleyen ben degildim, cehlim idi; simdi cehlim zail oldu, artik 0 sozlerden beriyim. Binaenaleyh 0 sozleri muaheze etme, ma'zur tut!"

~I_r; O.:l ~ U£ ~b fl JL,.. J.j ~~

1890. "Eger bu halden bir sernme bile idim, bo~ soylemege kadir olmazdtm!" (1904]

1891. "Eger bana halden bir i~iiret soy lese idin, ey hasletleri latif olan, sana r-ok senii soylerdim!"

"Bana bu ezayt nicin yapngiru bir isaretle olsun soylese idin, sana sogmek degtl, bil'akis cok medh u senalar ederdim!"

1892. "3akat siikit olup peri~iin hareket ederdin; siikitiine ba~tma vurur !din."

"A§ilften" perisan ve mutelasiyane hareket etmek ma'nasmadrr. Ya'ni, "Sen benim felaketim hakkmda hicbir soz soylerneksizin bir vaz' -1 mutelasiyane He hareket ettin ve beni kosturarak sakitane bir surette rnutemadiyen basima topuzla vurmakta idin."

1893. "rna~tm sersem oldu, aktl ba§tan swadt; hususiyle 0 ba§ ki, onun beyni pek niikts!tr!"

1894. II Ey giizel yiizlii ve giizel i§li, afv ei; delilikten dolayt soyledigim §eyi btrak!"

~

MESNEVI-i $ERIF $ERHI / IV. C1LT • MESNEVI-2 •

J\..j J\? ,.,.X y .. ofj JljI t..SfJ ~ if pI d

1895. '])edi: "Eger ben ondan bir remz sayleye idim, senin adun 0 zaman sa olarda!"

Yilan yutmus adama cevaben, onu dogen ve kosturan suvarl dedi ki:

"Eger ben senin icindeki yilan hakkmda isaretle bile sana ma'lumat vermis olsa idim, korkudan senin odun patlardi!"

1896. "Eger ben sana ytlanm evsafmt sayleye idim, lwrka senin canmdan demiir getirirdi!"

"Demar" kokunden koparmak ve helak etmek ma'nasmadir. Ya'ni, "Ben sana icindeki yilarun evsafmi acikca beyan etmis olsa idim, korku senin bu

cisrnindeki ruh-i hayvanini kokunden kopanrdi ve sen olurdun!" Binaena-

leyh, "candan murad, riih-i hayvani olur.

1897. -7Vtastafa (s.a.v.) bayarda ki: "Eger sizin carnruz uzerinde olan 0 du§mamn §erhini dogru saylersem,

1898. 9<ahramanlann adleri de patlar; ne yola gider, nebir isui gamtnt yer!"

Hind sarihlertnden Bahru'l-Ulum hazretleri buyururlar ki: "Bu beyitlerdeki rnazrmm, ahadis-i kesireden me'huzdur, Bu mazmunun cumlesi bir hadis-i senfte bulunarnarrustir." Yine Hind sarihlertnden lmdadullah hazretleri buyururlar ki; "Bu beyitlerde su hadis-i serife tsaret buyurulmasi caizdir: \ pS ~) ~ ~ ~i L. ~) ya'ni "Eger siz benim btldlgimi bile idlniz, az guler ve cok aglardnuz!"." Ve Ankaravi hazretleri de serhlerinde soyle yazarlar. "Allahu a'lem bu hadis-i serife isaret buyururlar ki:

J>- ~\;:. ~f '1) \~i.~ J>- L.\...b ~i \..) ~ ~) ipS ~ ~l \.. ~~) ~\ J>- Jh ) ~J)-l.p J_,..;_,t J\..v....,..J\ J>- (J}) ~ J~ ~ rL>~ '1) \~\.~ Ya'ni, "Eger siz benim bildigim seyi bilseniz, elbette cok aglar ve az gulerdiniz ve ebedi i§tiha ile yemek yemezdiniz ve i§tiha ile bir Icim su icmezdiniz ve golgelenmek icin bir eve girmezdiniz ve goguslerinizi dogdugunuz ve nefisleriniz uzerine agladigmiz halde daglara ve sahralara giderdiniz!"

~

i i

I

AHMED AVNl KONUK

Na~fz fakir de rim ki;: Cenab-i Pfr efendimizin Mesnevi-i$en1'deki adet-i seniyyeleri, ayat-: kuraniyye ve ahadis-i serifenin maani-i munifelerini tefsir etmek oldugundan, beyanat-i aliyyelerinin her kelimesinin mukabilini ve mazrnunlanru Kur'an'da ve hadiste aramak icab etmez. Nitekim ani Ma Fln'teki takarir-i aliyyelerinde de bu uslub zahirdir. Binaenaleyh bu ebyat-i serife bu hadis-i serifin tefsiri mahiyetindedir.

1899. \\9fe onun giinliine niyazda hararef lwltr, ne tenine oruc ve namaz /wvvefi kaltr!"

Bu hadis-i serif, yukanki hadis-i serifin tefsiridir. Zfra hadis-i serifte "Yemez ve icmezdiniz!" buyurulur. "lnsan yemez ve icmez ise vucudunda kuvvet kalmaz, bittabi' oruc tutamaz ve namaz kilamaz bir hale gelir. Bu za'f-i umumi icinde, kalbinde niyaz ve munacara da zevk ve hararet kalmaz ; olii mesabesinde kahr."

1900. 9<edinin iiniindeki hir fare gihi la olur; kurl iiniinde kllZll gihi yerinden [1914]

gider!

"La olrnak", yok olmaktan kinayedir. "Kedi" ve "kurt''tan murad, vucud-i hakikf ve "fare" ve "kuzudan murad, vucud-i izafidir. Bu da yukandaki hadis-i serifin tefsfridir. Ya'ni, "Benim gibi ilm-i zevki ile hakayik-i esyayi gorup bilrnis olsa idiniz, nazanmzda aneak vucud-r hakiki kahr ve vucud-: izaffniz yok olur ve hie mesabesine tenezzul ederdi. Ve yeriniz olan alem-i imkandan alum suretiyle giderdiniz. Zira sizde benim kadar mekanet ve metanet yoktur."

1901. \\Onda ne hile ve ne revi~ kaltr; hinaenaleyh hen sizi, siiylernemi~ olmakla terhiye ederim."

"Hakikat-i vucudun tecelliyan kendisine zahir olan kimsede ne hi1e ve tedbfr ve ne de hayat-: surf Ical» alan revls ve tarz-i maise! kahr. Binaenaleyh bu vucud-i mecazi mertebesinin hukmunu yerine getiremez olur. Boyle olunca, ben sizi bunlardan haberdar etmemek suretiyle terbiye ederim."

MESNEVI-l ~ERlf ~ERHII IV. ctt.r • MESNEVf-2 •

Bu beyt-i serif dahi hadis-i serif ma'nasmm tefsiri olup, verese-i kurnmelin hazaranrun usul-t terbiyelerini de beyandir.

(" j ~\ J. ~)b .).f';" . ...::...,...~ (" j j lS-~) ;:.., y. ~

1902. "Eba 'Bekir 9<ebiibi gibi susanm; 'lJiivad gibi elimi demir iizeruie vururum!"

Ebu Bekir Rebabi, sukutu He meshur olan evliyaullahtan bir zatnr. "Demir''den murad, salabette demire musabih olan nefs-i emmaredir. Ya'ni, "Ben saliklerin terbiyesi hususunda beyan-i hakayik etmeyip, Ebu Bekir Rebabi gibi sukut ederim ve Davud (a.s.) gibi ma'nevi elimi onlann demir gibi kan olan nefs-i emmareleri uzerine vaz' edip yumusatmrn."

Ma'lum olsun ki, piran hazaranmn teslfk hususundakt revisleri iic;: nevi'dir: Birisi, tefhimden soma teslik: digeri teslfkten soma tefhim: ve iic;:iinciisu, teslfk He beraber tefhirndir. Bu usullerden her birinin tatbiki salikin isti'dadma raci'dir, Bu beyt-i serifte ikinci tarza isaret buyurulur. Cenab-i Pfr'in bu sozleri, lis an-I Mustafaviile varis-i kamilin usul-i teslfkini beyandan ibaret bulundugundan, "Ebu Bekir Rebabl risaletpenah Efendimiz'den soma gelmis oldugu halde, bu kelamin Cenab-t Peygamber'e atfi nasil mumkin olur?" i'tirazina mahal yoktur.

1903. "'[ii ki mu1tiil benim elimden bir hiil ola; kanadt kopmu§ ku~a bir kanat olsa."

"Muhal"den murad, muhal-i adfdir. MeseIa demirin yumusarnasi muhal-i hakiki degildir, rnuhal-i adidir. Zfra muhal-i hakikinin husulu mumkin degildir. Mesela vucud-i Barf'nin serikl muhal-i hakikidir, Fakat muhal-i adf mumkindir. lmdi, insan-i kamil salikin sifat-i nefsaniyyeslni SIf§.t-1 nihaniyyeye tebdil edebilir. Zfra bu rnuhal-i adfdir. Ve "kanadi kopmus kus'tan murad saliktir. Zfra stfat-i tuhaniyyesini sifat-; nefsaniyyesi koparrmsnr. Insan-i kamilin terbiyesi ile onda stfat-i nihaniyye hasil oldugu vakit, bu kanatla alem-i ulvfye ucar,

1904. "JW.,iidemki -SIllliih'tn eli onlann ellerinin iistiinde olur, -SIlhad bizim elimize kendi eli buyurdu."

~

AHMED AVNI KONUK

"lnsan-i kamil'' halife-i Hak'tir. Ve halife emr-i tasarrufta mustahlifln aymdir. Onun icin Hak Teala hazretleri bilasale insan-i kamil olan Peygamber'i hakkmda, ~~l J;' ..lJ1 ~ :l!10 ~~ Wi ~ ~~ ::r-.JI ~l ( Feth, 48/10 ) ya'ni, "Muhakkak sana biat edenler ancak Allah'a blatetrller: ve Allah'm eli onlann ellerinin ustundedlr" buyurdu. Ve insan-i kamiller de Cenab-i Peygamber'in varisleri olduklanndan, cenab-i Plr-i destgir bu beyt-i serifte buyururlar ki: "51- fat-i ahadiyyetle muttasif olan Allah Teala, bizim elimize kendi eli buyurdu."

1905. "jmdi muhahlak bana uzun el geldi ki, yedinci gokten ge~mi~tir." "lmdl bana hilafet-i Ilahlyyem hasebiyle uzun bir tasarruf eli geldi ki, 0 el alern-i surer olan yedinci felekden de ileriye, ya'ni alern-i ma'naya gecmtstir. Ve 0 el, bu alern-i surette muhal-i adiyi bir hale tahvil eder."

1906. "'13enim elim felek iizerinde hiiner gosterdi; ey OkuYUCl1, "in~akka'l-ka-

" d' 1 t"

mer Lye OR-U.

"Benim yed-i tasarrufum, alem-i surer olan felegin uzerinde huner ya'nt mu'cize gosterdi ve alern-i surette muhal addolunan bir seyi mumkin gosterdi. Bu mu'cizenin vukuuna vakif olmak istersen, ey Kur'an-i Kerim'i okuyan

J", '" 0 ~ '" I)" ),;:;1 ... , ... ,

kimse, _....All ,,;,.;_jIJ ~UI ~.?I (Kamer, 54/1) ya'ni "Kiyarnet yaklasti ve ay ya-

nldi" ayet-i kerimeslni oku!''

cenab-i Pir'in bu beyan-i alisinde bir nukte vardir. Ma'lumdur ki, her zamanda mevcud olan munkirler, aym yanlmasiru muhal gordukleri icin inkar ederler. Zaman-i saadette Peygamber-i zi§amn etrafiru muhit olan musriklere karst yine onlann nazarlannda vaki' olan insikak-r kamer rnu'cizesi Kur'an'da i'lan buyuruldu. Bunu musahede eden musrikler, Kur'an-i Kerirn'in ve cenab-i Peygamber'in hasrru olduklan .halde bunu inkara kendilerinde mecal bulamadilar da, vukuunu tasdikan ~ ;._. I~ (Kamer, 54/2) "Bu sihr-i mustemirdtr'' dediler. Zfra sihir, hartkulade olan bir seye derler. Bu beyt-i serifte, zamane munkirlerine karst bu nukte beyan buyurulur.

1907. '13u stfat da aktllann za'fmdan dolaytdtr; zuafiiya kudretin ~erhi ne vakit reviidtr?

~

MESNEVI-I ~ERIF ~ERHI / IV. cn.r • MESNEVI-2 •

Bu sifat, ya'ni enbiyarun varisleri alan evliyanm alem-i surette havank gostermek hususundaki sifat-i kudretleri dahi, surer dairesinde mahsur kalan akillann za'fmdan ve manaya intikal edememelerinden dolayidtr. Onlar bu havanki gormedikce, kuva-yi tabiiyyenln fevkinde alan kudret-i Hakk'a irnan etmezler. Binaenaleyh, bir ma'na-yi vasi' alan kudret-i Hakk'i, zaifu'lakl alan kimselere lafiz ve kelam vasitasiyla serh etmek mumkin midir?

yl_,...J~ ~I -lJI)..L.::. ~ yly j r..s}.J. 0y.; _;I~::.y

1908. CVtuhaklwk ba§tnt uykudan kalchrchgm vakit bilirsin. 9Latm oldu ve dogruyu en {:ok bilen .:Allah'ltr.

"Mevt-i iradi'' veya "mevt-i iznrari" He bu zulmet-i tabiiyye tcindeki gaflet uykusundan basuu kaldirdigm vakit bilirsin ki, bu kuva-yi tabiiyye alemi hatm oldu ve nihayet buldu. Nitekim (s.a.v.) Efendimiz I~lj Iyt.. I~[j rL,; ,-",WI ya'ni, "Nas uykudadir: oldukleri vakit uyarurlar" buyurur. Ondan sonra kudret-i Hak nazannda lnkisaf eder. Ve tecelliyatmm istikametini Hak Teala bilir, ZIra allamu'l-guyubdur.

1909. "JUuhakkak sana ne yemek kuvveti olurdu, ne yol ve ne kay' dmek peroiis: olurdu!"

"Eger icindeki yilana vakif olaydm, muhakkak ne ~urUk elmalan yiyebilirdin ve ne de benim cebrim ile yolda kosardm ve ne de kusabilirdin!" Bu beyt-l serif ile, salikin sulukten evvelki haline isaret buyurulur.

1910. "8ovmeyi i§itirdim ve qegi siirerdim; dudal altmda "<J<abbi yessir" [1924J okurdum."

"Evet ey saltk, benim terbiyem altmda senin nefsinin sovmesini ve iznrabiru isitirdim: ve fakat himmetim merkebini surerdim ve gizliee, "Ya Rab, bu hususta kolayhk ihsan et!" diye munacat ederdim."

1911. "'Bana sebebden soylemege izin yoktur; senin terkini soylemek bana makdilr degildir."

~

AHMED A VNl KONUK

"Seni icindeki yilandan kurtarmak icin bu tedbire tevessul ettigimi soylemek i~in bana canib-i Hak'tan izin yoktur. Ve seni 0 halde gordukten soma, bu icindeki yilaru cikarmaksizm senin terkinden bahs etmege bende kudret yoktur."

.)~ 'J ~I if';..ul '»).J::> ::>.J::> jI ~ if .)\...j /'

1912. 9ier zaman, "]a <:Rab, kavmime hidayef ef; zira bilmiyorlar!" diye iyimin derdinden siiylerdim.

"lcimin derdi", ehl-i dalaletin mazhar-l hidayet olmasidir. Bu derdimden, her zaman "Ya Rab, kavmime hidayet ver: yapnklan saskmhklan bilmediklerinden yapiyorlar!" derdim. Zira Nebiyy-i zi§an, ism-i Hadi'nin rnazhar-l etemmi ve alernlere rahrnet oldugundan, halkm hidayetine harfstir. Nitekim ayet-i kerime-

de, ~~ J~~ ~~~ ~ ~~ F t: ~ ~j ~l ::,.. J;~ ~ ~~ ~ (Tevbe, 9/128) ya'ni "Shin cinsinizden bir resul geldir sizin bu ma'siyet ve kerahette bulunmamzdan 0 mesakkattedir ki, salah-i halinize haristir. Mu'minlere re'fetli ve merhametlidir" buyurulur. Ve onun varisleri alan kamiller dahi bu mesrebdedir.

1913. 0 rencden Iwrfulmu§ secdeler eUi; dedi ki: "Ey saadef ve ey benim ikbalim ve hazinem!"

Bu halt gordukten soma, a icinin marazmdan kurtulmus olan kimse, ta'zimen ve tekrfmen emire secdeler ederdi de derdi ki: "Ey sebeb-i saadetim ve ey benim .sebeb-I ikbalirn ve ey benim hazfne-i feyzim!"

1914. "Ey ~ertI 9iuda'dan cezalar bulasw, bu zaifin sana ~iikiir kuvveti yoktur!"

"Ceza" mukafat ma'nasmadir. Ya'ni, "Ey, -r~\ ;. c.'j:li_, (lsra, 17170) ya'ni "Biz beni Adern'i mukerrern kildik" hitabiyla muserref olan ins an-i kamil, bana yapngm hizmete karst, fikrimin ve lisanurun za'findan dolayi sukredebilmek kuvvetini haiz degilim, Bunun rnukafatmr sana kudret-i bi-nihaye sahibi olan Hak Teala ihsan buyursun!"

1915. "Ey mukteda, §iikrii sana 9iak des in; benim 0 dudak ve cenem ve 0 kuvvefim yoktur!"

MESNEVI-I $ERIF $ERHI / IV. cn.r • MESNEVI-2 •

"~ane" cene demektir. ";>ukur" nza netfcesi oldugundan, burada Hakk'm sukrunden murad, Hakk'm nzasidir. Ya'ni, "Ey rnukteda olan insan-i kamll, Hak senden raz! oisun. Ben senin hizmetine mukabil nzarru elfaz ile beyan edebilmek icin dudaklanmda ve cenemde kelam ve belagat kuvveti yoktur!"

1916. s{bllerin dii~manhg~ bu iislilbdan olur; onlann zehri canm ibtihiia olur.

Akilhlann suret-i zahiredeki dusmanhklan altmda boyle hikmetler gizlidir ve onlann zehirleri, sonunda cana surur ve ferah verir.

1917 . .Ylhmakm dostlugu me§akkat ue daliil olur;ue misiil i~in bu hikiiyeyi dink!

o sahsm aymm temellukuna ve vefasma i'timad etmesi

~) ..}.)~) ) ..::..j) .s> r ~ ~ 1.5').) I) V' .?- (5! \...1,.)] 1

1918. 'l3ir ejderhii ay~y~ ~kti; bir arslan adam gitti ue onun feryiidma yeti#i .

+:» 0L.}k-o 0wlS"' 0L. j01 .)..\..4 r-l~ ).) ..l:.ib J" ~

1919. .Ylrslan adamlar iilemde mededdirler; 0 zaman ki mazlilmlann eJgam erisir,

Arslan gibi olan adamlar, mazlurnlann feryad ve ngam kulaklanna ertstigi zaman alemde yardimcidirlar.

1920. -7Vtazlilmlann sadiism~ her yerden i~itirler; rahmet-i 9iak gibi 0 tarafa [1934] ko§arlar .

~

AHMED AVNI KONUK

1921. 0 cihanm halellerinin direkleri, 0 gizli marazlann tabitleri,

J.;J y) i.s! ) -.::..k. i.s! ,j>- ~ ~) ) (.$)) b ) k ~

1922. :JVtuhabbetin ve hiikumetin ve rahmetin halisidir; 9Lak gibi illetsiz ve rii$vefsizdir.

Her yerden mazlumlann feryad ve figanlanru isitip, Hakk'm muradi ve izni He onlann imdadlanna kosan arslan adamlar, evliya-yi Hakk'm "abdal'' ta'bir olunan bir suufidir. Clhanm bozukluklannm direkleri olurlar, gizli marazIan tedavi ederier. Bunlann kendileri halls muhabbettir ve adalet hukumetidir ve rahmettir. Halka yardunlan sebebsiz ve rusvetsiz ve ucretsizdir. Nitekim EbU Derda (r.a.) hazretlerinden mervi olan hadls-i serifte soyle buyurulur: 1M ~ JI~)l1 ~ J~ -.?i if L..} ~~ .JJI J~i 0 _r.J1 ~I L.Jj uP J)l1 .)l;} IflS' ~~)l1 01 ~I) .:r.-.Lli ~ y pl ... Y\..... ) 4:J1 J~) J1I-I.:r->"! p) 0 ~ '1 ) t ~ 0 ~ <..!"UI ~ o y<!) ~) ........oJ ~ ~I) ........oJ .JJI ~\..4k..,.,1 t.} ~~)l1 ~\i1.:. ..:..W)I .JJI 0W, r' ~~I ~

• Jl5:l1 .JJI C!..!.;. ~) uP J )II t _,AJ ~ .:.r- )I J.l> ~I.r.! ~ ~ ~}i ~ J oL. .:_,-y.; r-P ~~ ~U.~)l1 ~ 0)~~) 0.}jJ..~) 0).;W.~) uPj)ll ~i'y ya'ni "Muhakkak peygamberler yeryuzunun direkleridir. Ntibtivvet munkati' oldugu vakit, Allah Teala onlann yerine benim ummetimden bir taife birakir. Onlara "abdal" denir. Onlann nas uzerine faziletleri cok oruc ve namaz sebebiyle degildir: ve fakat butun muslumanlara karst guzel huy ve dogru niyet ve salim kalb ve Allah nzasi icin onlara nasfhat sebebiyledir. Onlar peygamberlerin halifeleridir. Onlar bir taifedir ki, Allah Teala onlan kendi nefsi icin istifa etti ve onlan ilmi He kendi nefsi icin istihlas eyledi. Ve onlar kirk sadiknr. Onlardan ti~ yuz kimse vardir ki, kalbleri Ibrahim Halilu'r-Rahman kalbi uzeredir. Ve arz onlar sebebiyle kaim olur ve Allah Teala mekruhlan ehl-i arzdan onlar sebebiyle def' eder ve onlar sebebiyle yagmur verir ve onlar sebebiyle irzak eder ve [onlar sebebiyle] dusmanlar uzerine yardim eder."

1923. Ona birden bire "'!Su mudvenei: niye yaptyorsun?" desen, der ki: "Onun gammdan ve bt¢religinden dolayt" der.

Bu simftaki evliyadan birisine, "Nicin bu zahmete katlandm ve muavenet ediyorsun?" diye sorsan, sana cevaben, "Benirn ona muavenetim, elemini def' etmek Icm ve aczinden dolayi mahza ona yardim etmek i~indir. Bu hiz-

MESNEVI-l ~ERIF ~ERHII IV. cn.r • MESNEVI-2 •

metim rnukabillnde asla onun tarafmdan bir ucret ve hizmet beklemem!" der. lste "abdalm sam budur.

~ J~ .r.f ..\,!P JJb 0lp.- J~ ~ .r" _r., Jl5:..;:. ...L.:;. d\;..,+-

1924 ". ,5'lrslan adamtn avt mihribanhk. oldu; cihanda derdin gayri ila,,: islernez!

Ya'nl, "abdalm avi halka merhamet ve sefkattir. Cihanda ehl-i derdin derdi onun indinde ilacur. Zfra onlann avi merhamet ve sefkattir. Ve merhamet ve sefkatin mahall-i sarfi ise ehl-i derddir. Binaenaleyh onlann keremi ve imdadi, onlann llaci makammda olan derdedir. Ve derdin kendinden ila~ yaparlar. Nitekim bunun zahirde de misali vardir, <;:i~ek ve tifo ve kolera asilan da derdin kendindendir.

1925. 9-Ler nerede bir derd varsa, deva oraya gider; her nerede alr;ak.hk. varsa su oraya gider.

llacm mahall-i sarfi hastahknr. Ve suyun akngi yerler dahi alcak olan rnahallerdir.

1926. €ger sana rabel suyu laztmsa, gil alr;ak. ol; ve ondan sonra rahrnef §arabtnt ir;, sarho§ ol!

Eger rahmet-i ilahiyyeye mazhar olmak istersen, git nefsinin kibir ve azametini terk et ve mutevazi' 01; ondan sonra da senin bu tevazu' ve inkisanna karst rahmet-i ilahiyye sarabi ihsan buyurulsun. Ve bu sarabi lc, zevk-i ma'nevfnin sarhosu ol!

1927. 'l3a§a k.adar rahrnel ir;inde rahmel geldi; ey ogut bir rahrnefe k.ani' olma!

"Furu-rna'' asagiya gelmek ma'nasma olan "fun1 amederr'masdanndan "furu meya" nehy-i hazmnm muhaffefidir. Burada, kanaat etme ma'nasmadir. Bu beyt-i serifte, a,~ ~ ;~t1. ~ ~ &:r ~ (Lokman, 31/20) ya'ni "Sizin uzerinize Allah Teala iahirf ve banni ni'metlerini isbag eyledi" ayet-i kerirnesine i§aret buyurulur ki, niam-i zahlriyye, vucud-i zahiri-i cismani ve bu viicuda olan tecelliyat-i cemaliyye-i Hak'tir. Ve niam-i batme, vucud-i ruhan! ve

~

AHMED AVNI KONUK

bu vucuda olan tecelliyat-i ccmaliyye-i Hak'tir kl, bunlar rahmet icinde rahmettir ve bu tecelliyatm nihayeti yoktur. Binaenaleyh bir rahmet ile kani' 01- mayip, drum a Cenab-i Hak'tan terakkf niyazmda bulunmak Iazimdir.

1928. Ey ~iicii', ~rht ayak allma getir; felegin iisliinden semii'm sadasmt i~it!

Ey nefs-i hayvaniyyesi He harb etmekte seci' olan salik, kesif olan bu alern-i suriyt ayagmm alnna a1 ve ruhun He 0 alemin ustune ~1k; ruhaniyyet ve Ietafet aleminde vaki' olan serna-i ervahm sadasmi ruhunun kulagi ile dinle!

1929. 9<ulaktan vesvdsin. pamugunu pliar,tii ki felekten seniti kulagwa hurfi~ gelsin!

Ruhunun kulagma nkanrrus pamuk mesabesinde olan nefsin ve seytamn vesveselerlni ~1kar; ta ki felegin ustunde Hakk'i zakir olan ervah-i aliyenin cu§ u huruslan ruhunun kulagma gelsin!

1930. S'lytp blmdan ib goziinii lemizle, tii ki gayhm hag~ ve serviliklerini go(1944) resin!

Biri alem-i mulke, digeri alern-i melekuta nazn' olan kalbin iki gozunu, ma'yub olan sifat-r nefsaniyye killan ortmustur. 0 killan mucahede ve riyazet cmbizlan He yol ve kopar. Ta ki 0 gozler acilsm da, ism-i Zahir'in mazhanolan bu alemin batiruru ve alem-i gaybm bagiru ve serviliklerini ve 0 aleme mahsus olan Hakk'in tecelliyanru goresin!

1931. '13eyninden ve burnundan nezleyi de!, el, Iii ki mqiimmma S'llliih'm kouusn. gelsin!

Rfihun sifan olan akl-i maaddan ve ruhun burnundan nefsaniyyet ve hayvaniyyet nezlesini, emr-i ilahiye imtisal ve nehy-i ilahiden ictinab tutsuleriyle deft et; ta ki mesamm-r ruhuna Allah Teala hazretlerinin kokusu olan ulum-i ledunniyye nazil olsunt

MESNEVI-! $ERIF $ERHI / IV. cn.r • MESNEVI-2. ,

1932. Sdmadan ve saJriidan hi{, eser btrak.ma, iii k.i cihandan ~ek.er la'rnuu. bu" lasm!

Cismin hararet-i garfziyyesinden mutevellid olan sehvet ve gazabdan ve diger sifat-r nefsaniyyeden kalbinde hicbir eser birakma: ta ki bu alem-i surette vaki' olan Hakk'm tecelliyat-i sifatiyye ve esmaiyyesinden zevk ve lezzet bulasm. Zfra insana bu hayat-i dunyeviyyeyi zehir eden, gazab ve sehvet ve sair sifat-r nefsaniyyedir,

1933. €rk.ek.lik. iliicmt yap ve uuiin. olarak. k.o~ma, iii k.i yii2 tiirlii giizel yiizlii dt~anya gelsin!

"Tnnin", muamele-i zevciyyeden aciz olan kimseye derler. "Me-puy" kosmak ma'nasma olan "puyiden" masdanndan nehy-i hazirdir. Ya'ni, "Kadmlar gibi huzuzat-i nefsaniyyene meclub olma! Erkeklik ilao olan mucahede ve riyazata devam et. Zfra nefsin, ruhunun zeveesi oldugu halde, ruhun nefsinin hukrnu altmda zebun ve aciz kalrrusnr. Sen ise, onda 'innin erkekler gibi tasarrufa kadlr degilsin. Binaenaleyh ruhunu mucahede ve riyazat ile kuvvetlendir ve nefsinde tasarruf et! Ve nefsinde vaki' olacak olan bu tasarrufunun netfcesinde, Hakk'm alern-i insaniyyete olan rurlu turlu guzel yuzlu tecelliyatma vakif olursun. "

1934. Can ayagmdan ten bagmt k.opar; tii k.i 0 cemenin etriiJinda ceveliin elsin!

"Kunde" burada, mahkumlann ayagiru gecirdikleri delikli agac ma'nasinadir. Ya'ni, "Canm ayagmdan bu cisim baguu kopar, ya'ni onun hukrnu altmda zebun olma: ta ki ruhun bu alern-i ervahm etrafmda dolassml"

1935. 'Buhl zincirini elinden ve hoynundan uzak.la~hr; esk.i Jelek.Ie yeni baht hul!

"Gull" demir bag ve zeneir ma'nasmadir. Burada "buhldan murad, Hak yolunda nefsin hazziru ve rahanru feda edememektir. Bu beyt-i serifte, sure-i

AHMED AVN! KONUK

.. .... JJ.. , .. Jo .......... 0 .. 0 .........

lsra'daki su ayet-i kerirneye i~aret buyurulur: '1 ) ~ Jl '-.!}M .:)-4 ~ '1)

b"J\ JS-- "86 ':i (lsra, 17/29) ya'ni "Elini boynuna baglama ve bast-l kulli ile de bast etrne!" "Elini boynuna baglarnak", buhl ve imsakten, ve "bast-i him" de israftan kinayedir. Ya'ni "Hak yolunda nefsinin hazzmi fedada buhl etme ve bir i§ yapamayacak hale gelinceye kadar da vasil-i Hak olacagim diye nefsini hakkmdan mahrum etmek suretiyle israf etme! Belki, 4-1 .j.J\; ~ ~ ya'ni "Nefsin senin binek hayvarundir, ona nfk He muamele et!" hadis-i serif mucibince, t'tidal dalresinde hareket et! Eger boyle yaparsan, bu eski hayat-i dunyeviyye icinde yeni bir baht ve yeni bir inki§af bulursun."

1936. rue. eger k.adir degilsen lufu! 9<.a'besine Uy; ¢,re-gere blyiirelik. arz ef!

Ve eger yukandaki beyitlerde soylediglmiz vesayayi icraya kadir degil isen, Iutuf Ka'besine uc ve aczini ve bicareligini, careler ihsan eden Rabb-i Kerim'e arz et ki, 0 nefsine gii~ gelen isleri lutfedip kolaylasnrsm.

1937. 9Viyiiz efmek. ve aglamak. k.avf sermiiyedir; rahmeH k.iillf pek. k.uvvetli diiyedir.

"Rahmet-i kulli''den murad, rahmet-i rahmaniyye ve rahimiyyenin mecmu'udur, Zi'ra "rahrnet-i rahmaruyye", rahmet-i amme-i zatiyye ve sifatiyyedir ve bilcumle e~ya bu rahmet-i amme He merhumdur. Rahmet-i rahirniyye ise, rahmet-i hassa-i zatiyye ve sifatiyyedir. lmdi salik her sey gibi rahmet-i rahmaniyye He merhumdur. Eger dergah-i lzzet'e niyaz eder ve aglar ise, inayet-i Hak'la rahmet-i hassadan dahi hissemend olur. Binaenaleyh onun niyaz; ve aglamasi, bu .rahmete de nailiyyet i~in kavf bir sermayedir ve bu rahmet onu maksada nail olmak i~in besleyip buyutecek bir dayedir.

/)y. 0'u.../ )1 JAb 01 J.s l; /)y. yo 4.i~ )/)L..) ~b

1938. Jl.1iirebbiye ve ana bahiine araY1.Ct olur, fii k.i a yocuk. ne vak.if aglaY1.Ct ala.

Ya'ni, murebbiye ve ana, cocuk agladigi vakit onun arzusunu tatmin edecek olan esbaba tesebbus ederler. sut anasi veya astl anasi derhal agzma memesini verip susturur. Nitekim Turkce'de "Aglamayan cocuga meme vermezler" darb-l meseli meshurdur.

~

MESNEVI-t $ERIF $ERHt / IV. cn.r • MESNEVI-2 •

1939. Sizin hacetlerinizin {:ocu{Junu uaraiit, tii ki inleye ve onan siidii whir ola.

Hak Te~l.la hazretleri, cocuklanmz rnesabesinde olan sizin zahiri ve batmi ihtiyaclanmzi yaratn, vaktaki 0 ihtiyac cocugu inledi, sut mesabesinde olan rahmet-i halk, Hak tarafmdan zahir oldu. "Hacetin inlemesi," 0 ihtiyacm bas gostermesidir. Mesela insan aciktrgr vakit, taarn ihtiyaci bas gosterir: lisan-i hal ile "Ben zuhur isteriml" diye Hak'tan niyaz eder. Onun bu talebi, rahmet-i halk ve izhar sudunun zuhuruna badi olur.

1940. "rad'allah" dedi, hizari olma; la hi onun siilleri kaynasm! [1954]

Mademki zuhur-i rahmet icin niyaz ve taleb sartnr, bunun icin Allah Teala ~ ~j d ;.~; (Gafir, 40/60) ya'ni "Benden taleb edin, size icabet edeyiml'' buyurdu. Blnaenaleyh sen de niyazsiz ve tazarru'suz olma, ta ki Hak Teala'run rahmetlerinin ve sefkatlerinin sutleri kaynasm. Beyt-i serifte "ud'u'llah" buyurulmasmdan dolayi, surrah-i kiram ~)i \;.~; ~j :lJ\ \;.~; j (lsra, 17/110) ya'ni, "Ya Habibim de ki, 'Allah'a yahud Rahman'a dua edln!" ayet-i kerimesine isaret oldugunu da beyan buyurmuslardir. Kur'an-i Kerim'de ernsali ayat vardir. ~ ~ ~:,:.; ~J \;.~; (A'raf 7155) [Rabb'inize yalvara yakara ve gizlice dua edin!] ayet-i kerimesi de onlardan biridir. Hangisi olursa olsun, cenab-i Pir efendimizin kasd-i alileri Hak 'reala'ya dua ve niyaz etmekten ibarettir.

1941. 7<uzgann hayhuyu ve hululun siii sacmast, bizim. gamtmtzdadtrlar, sen hir sda! sahr et!

Fakat bircok kimseler gibi, "Ben istedim de Hak Teala benim muradmu vermedi." diyerek Hak Teala hakkmda su'-i zanna dusme. C. ~):.. <.>.u\;, 4 J>~ \Ii t.i (Bakara, 2/29) ya'ni "Allah Teala arzda olan seylerin hepsini sizin i~in yaratn'' ayet-i kerirnesi mucibince, ruzgarlann ishk calarak esmeleri ve bulutun rahmet sutunu sacmasi, bize hizmet gammda olduklanndandtr. Nitekim Seyh Sa'di hazretleri buyurur:

~

AHMED AVNl KONUK

.s .. ~ .s 1 ~ .\j • lr

)~ .)) ,<..S' J'

.s _,;, OL. ) Y tS ~~ JL...;I ..b _;;.

..,lj)\5' );, Jl; ~./ ) <V ) ;,~ )) );, .I oL. ) ) -.;...;.f r-: Y A-i j1 ~

"Felegin bulutu, riizgan ve ayl ve giine§i isteditlet: ta ki sen eline ekmek ge~iresin ve gaflet ile yetneyesin. Hepsi seniti i9in serge§te ve muti'ditlet, sen-t insat degiJdir ki, sen Hakk'a muti' oJmayasmf"

II ~ '0 '" ~

"o~ f. ~ ,_s:.-.; (j:u..ul "o~ ~ j! ~L......JI ~

1942. \Si2in rt2k-tm2 semiidadtr"t i~itmedin mil '13u alr-a,k.hga ne yapt~mt§sm!

Bu beyt-i serifte, Zariyat sure-i serifesinde olan ::,)~; L. ~ ;J:ij) ~WI ,j ~ (Zariyat, 51/22) ayet-i kerimesl beyanbuyurulur, Ya'ni "Sizin nzkimz ve va'd olundugunuz sey semadadir" demektir. Bu beyan-i alfnin zahiri ve banm vardir. Zahiri budur ki, "Esbab-r nzik semadadir. Bunlar da, gunes, bulut, yagmur gibi hayat-i dunyeviyyenin bakasma hadim oIan nzkmsebepleridir" demek olur. Batiru budur ki, her ferdin nzki, a'yan-i sabite mertebesinden nazn olur ki, bu mertebe hazain-t ilahiyyedir. Nitekim ayet-i kerirnede,

}o, ..... ,_; JH ... J. "" }J ... ", ... ",,::r; 0 ... " I) '"

r _,k. )~ )II .J.? L. J .;j~I? L;~ )II ~._r:. if 0)) (Hicr, 15/21) ya'ni "Bizim indimiz-

de hazineleri olmayan hicbir 'iey yoktur. Biz onu ancak mikdar-i ma'lum ile indiririz" buyurulur. Ve nzik, yemek ve icmek ve vucudun kuvasi ve Him ve era! ve harekatm hepsine samildir. Ve bunlann hepsi, her bir ferdin isti'dadina gore mukadderdir. Binaenaleyh her bir ferdin nzki bu alem-i sufliden degil, alem-i ulvfden ve sernadan nazil oIur. Boyle olunca, onun bu alcak mertebe olan alern-i surete yapismasi ve nzkiru bu alern-i suretten bilmesi cehil olur.

1943. Senin k.ork.unu ve iimitsizligini gUliin sadiist bill senin Iwlagmt esfele /wdar <;ek.iyor.

Seni nzk-i maksumundan mahnirniyyetle korkutan ve Hakk'm kereminden umitsiz birakan, seytarun banruna ilka ettigi vesvesedir. 0 seytan seni kulagmdan tutup, esfel-i safilin-i tabiata kadar cekmektedir. Nitekim ayet-i kerfmede ~w~ ~;.t ~ :;WI ;s-~ ~II;,; 1\ (Bakara, 2/268) ya'ni "Seytan size fakn va'd eder ve fahsa ile emreder" buyurulur. Mesela, kalbine vesvese ilka edip, seni zengin olmak icin kumara ve sirkate ve gasba da'vet eder. Halbuki sen zenginlik icln bu vesalt-i .ia-mesruaya meyl etsen, neticede eline nzk-i maksumundan fazla bir sey girmez, hasihn ancak isyan ve husran olur.

~

MESNEVI-I 1;lERIF 1;lERHI / IV. cn.r • MESNEVf-2 •

1944. 9ier hir nidii ki 0 seni yukan f£kli; 0 hir nidiiyt hil b yu6rulan eri§ti!

Her bir nida ki, gerek alem-i suretten vegerekse alem-i ma'nadan olsun, seni yukan cekti, bilki 0 nida yukandan, ya'ni a'yan-i sabite alerninden eristi.

1945. 9ier hir nidii ki sana htrs getirir, hir kurdun sesi hil ki, 0 adam ytrlar!

Sana bu alern-i sufliye yapismak lursuu getiren her bir tlkaan, insan yirtan bir kurdun sadasi mesabesinde bil!

1946. 'Eu mekiin cihetinden yiibeklik degildir, 0, abl ve can larafmdan yiiksekliktir.

Bu bizirn bahs ettigimiz yukanhk ve yukseklik, mekan cihetinden olan surf yukseklik degildir. 0 yukseklik, akil ve ruh tarafmdan olan ma'nevi yuksekliktir. Bu ma'nevi yukanlik ve yuksekllklenn misali atide beyan olunur. soyle ki:

1947. 9ier sebeb eserden daha yukan geldi; la§ ve demir bvtlctma fiiik geldi.

Ya'ni, her sebeb eserden daha yukan ve yuksektir. Mesela kivrlcim bir eserdir ve cakrnak tasi ile dernir 0 kivilcimm cikmasma sebebdir. Eger tas ile dernir olrnasa idi, krvtlcim cikmaz idi.. Binaenaleyh sebeb alan tas ile demir, rnertebe i'tibariyle krvilcimdan mukaddem ve yukandtr.

. ~ -.H.k ~ .:...)~ )~ ~ f ~ JS .r" .)1 J j .)')ij .)1

1948~ 0 hir filiin, 0 ser-ke§in iisliinde olurdu; geryi siiretle onun yamna olurdu.

"ser-kes'' burada, yiiksek rnevki' ve rutbe sahlbi olan kimsedir. Ya'ni, "Mesela filan kirnse, ma'nen yuksek rutbe sahibi olan kimsenin ust tarafma gecip yanmda otursa, 0 filan kirnse gerci ser-kes kimsenin yamnda oturmus oldugu icin mekanda ve surette rif'attedir.

1949. Oramn iistliigii §~ref cihetindendir; uzak yer sadrdan miislehaff olur .

~

AHMED A VNI KONUK

Boyle bir vaz'iyette 0 ser-kes kirnsenin ustlugu ve fevkiyyeti, seref cihetinden ve rna'nen olur. Ve fakat sadrdan uzak oldugu icin, surette rni.istehaff ve asagidir.

Cenab-i Pir efendirniz atideki ma'nalan tavzihe rnukaddirne olrnak uzere, bu beyitlerde surf ve ma'nevi rif'ati beyan buyururlar:

- f ~L.. ~ ~ j!.j if'1 ) ~

1950. 7a~ ue demir hu cihetten ki amelde sahlktu, hu ikisinin feukiyyeti laYlktu. [1964]

Cakmak tasi ile dernir arnelde evvel olduklan icin, kendilerinin eseri olan

krvilcrma tekaddi.irn ederler ve fevkiyyet liyakatinl haiz olurlar.

1951. rue 0 bvtlnm kendinin maksildluyu cihetinden, demirden ve iasuu: ziyiidenin ziyadesidir.

Halbuki dernir ile cakmak tasmdan beklenen ve maksud olan §ey krvilcun oldugundan, 0 krvilcim bu maksudluk cihetinden dernirden ve tastan daha ziyade makbuldur, Zfra krvtlcim istihsali kasdmda olrnasa, insan derniri ve ta§l eline bile almazdi,

1952. 7a§ ve demir evvel ve bvtletm ahirdir, lakin hu her ikisi cisimdirler ve kwdetm candtr.

Binaenaleyh tas ve dernir evvel ve krvrlcim muahhardir. Ve tas ile demir cisim olup, zamanen krvilcrrmn fevkindedirler. Ve krvrlcirn can oldugundan, rna'nen ve serefen onlann fevkmdedir.

1953. 2irii 0 bvtbm ki, zamanda pek geridir, stfatta ta§tan ve demirden daha alulir.

Zfra zaman i'tibariyle geri ve muahhar olan 0 kivilctm, sifattaki serafeti i'tibariyle tastan ve demirden daha ali ve yi.iksektir.

1954. JVtademki aya{:lan maksild meyve geldi, binaenaleyh meyve evvel, ayar ahir olur.

~

MESNEVf-1 ~ERfF ~ERHII IV. CILT • MESNEVf-2 •

Ma'nevf rifatin diger bir misali de budur ki, agactan maksud olan sey meyve oldugu icin, ma'nen ve serefen meyve evvel ve agac sonradir.

Ma'Ium olsun ki, bu ebyat-i serifede bircok ma'nalara isaret buyurulur.

Cism-i alernin hilkatinden maksud insan-i kamilin zuhuru oldugundan, her ne kadar ale min sureti evvel ve Insan-i kamilin cismi ahir ise de, maksudiyyet cihetinden ins an-i kamil alemden alf ve mukaddemdir. Ve keza hukernarun ve ezcumle lmam-i Gazali hazretlerinin beyanan vech ile, ervah-i cuz'iyyenin, cakmak tasi ve demir mesabesinde olan ecsadi, onlann serer mesabesinde olan ervahmdan mukaddem ise de, onlann cisminden maksud ervah-i cuz'iyyelerinin zuhuru oldugundan, ruhlan cisimlerinden alidir. Ve keza mursidin terbiyesi salikin terakkfsine badi olup, salik her ne kadar isti'dad-i ezelislnin yuksekligi i'tibarlyle alem-i ma'nada mursidinden muterakki olsa da, mursidinin onun uzerine terbiye cihetiyle faikiyyeti sabittir. Binaenaleyh boyle bir salikin edeben mursidinin bu rif'atine hurmetkar olmasr Iazimdir.

1955. rzJakJiiki ayt ejde.rhadan feryiid eiii, bir arslan adam onun pent;:esinden kurlardL

"Ayr'dan murad, hamakat ve cehalet derekesinde kalan kimse: "ejderhadan murad, azgm olan nefs-i emmare: "arslan adamdan murad, insan-i kamildir.

~ w'; <.J-~)I I) ~~jl ~ ...u~b (""+! i..5~f) ~

1956. 7edbir ue merdlik birbirine arka u~rirler, ejde.rhayt 0 bu kuuuel ile oldiirdii.

Tedbfr ile merdlik birbirine zahfr ve muin olurlar. Zfra bir kimse cesur ve kahraman olup da tedbfri ve slyaseti olmasa, mudebbir olan bir adz kimseye maglub olur. Binaenaleyh 0 arslan adam mertligine munzam olan tedbfr ile 0 ejderhayi oldurdu. Nitekim ins an-i kamil hakim ve mudebbir oldugundan, salikleri tedbfri ile terbiye buyurup, nefislerini oldiiriir.

~I ~ y~~ J} _;;, ~ ~ w'; ~ I) ~~jl

1957. Ejderhiinm kuuueti uardtr, ledbiri yoklur; senin fedbirinin feubnde. de. ledbir uardtr.

Ey insan, gerci ejderharun zahiri kuvveti vardir: fakat tedbiri yoktur. senin tedbfrin oldugu icin, onun bu zahiri kuvvetine karst galebe calarsm, Ve

~

AHMED AVNI KONUK

lakin sen de bu tedbirine magrur olma. zfra senin tedblrlnin fevkinde de tedbfr-i ilahf ve kaza-yr Rabbanf vardir, Nitekim ayet-i kerirnede ~ ;. \li;=4

D" • .. .. ;:;I ..

vP) '11 J! ~UI (Secde, 3215) ya'ni, "Allah Teala emri semadan arza tedbir

eder" buyurulur, Ve tedbfrat-r ilahiyye datma alem-I gaybdan alern-I surete nazil olur.

J) jl?1 i..5r .MI~ ? J) j4 i..5J..;,:J ~ 1):Jy>- >'~

1958. fl}aktali tedbfrini gordiin, geri gil ki, nereden geldi; ba~langt~ tarafma git!

Ya'ni senin tedbfrin bu alemde bir eserdir; 0 eserin elbette bir sebebi vardir, 0 sebeb de, suver-i ilmiyye-i esmaiyye alan a'yan-i sabttedir. Ve bu sebeb, 1947 numarah beyitte mezkur oldugu uzere, eserden daha balaterdir ve alfdir. Binaenaleyh tedbfrini gardiigiin vakit, geriye git ve sana bu tedbirin nereden gelmis oldugunu dusiln ve nazanru alem-i kevnin lbtidasr ve baslangici alan alem-i ilahf mertebesine atfet.

1959. ~l~kltktan her ne varsa a'ladan geldi; iigiih 01, goziinii ulviyyet taraftna koy!

Esfel-i safllin alan bu alem-i sehadette her sey, alf alan Ilm-i ilahi mertebesinden geldi. Muteyakkiz ol, akrl ve idrak gaziinii sebeb-i zuhur alan bu ulviyyet tarafma kay! "Hela" nida-yt tenbfhtir. "Agah ol!" rna'nasmadrr,

1960. 'Uliiya nazar aydmltk bagt$lar; ger~i evvelii karna~tkltk belii getirir.

[1975J •

Hakayik-i esyaya nazar, akil ve idrakm gozune aydinhk bagislar ve akil gazii miinevver olup, keskin gormege baslar. Fakat 0 akhn gozi; evvela zaff oldugu icin, bir yere kadar rna'tuf olur ve orada kamasir ve sersemlesir. Binaenaleyh bu kamasikhk akil ve idrakin gozune evvela bela getirir. Ve bela budur ki, vahdet-i vucud ile kesret-i e§ya arasinda sasinr kahr, gah "te§bfh"e ve gah "tenzfh':e duser: tenzfhte tesbfhi ve tesbfhte tenzfhi gorernez ve iki ztddt "ayn-i vahide'tde cern' edemez. Fakat isti'dad-i ezelfsinde nasfbi varsa, inayet-i Hak'la "cem'u'l-cern'" makamma gelip, sirk-i haffden kurtulur ve nazannda vahdet-i hakfkiyye gunesi tulu' eder ve gozunde 0 kamasikhk kal-

maz ve beladan kurtulur. .

~

MESNEVI-I ~ERIF ~ERHII IV. CILT • MESNEVf-2 •

1961. Eozii aydmhga alt~ftr, eger yarasa ku§u degilsen, 0 taraJa nazar et!

Binaenaleyh akil ve idrak gozunu Him ve ma'rifet aydmhgma alisnr, Eger yarasa kusu gibi akil gozunun za'fi cibillf ve fitrl degilse, daima alf olan revis-i ma'rifetle hakayik-i e§ya tarafma nazar et.

1962. -Yfbbet goriiciiliik senin nfirunun ni~anultr, hale mensiib olan ~ehvet hakllaHe senin mezanndtr.

Ankaravi hazretleri ikinci rrusra'dakl "kur" kelimesine iki vecih ile ma'na vermistir. Birinci vecihte, bu kelimeyi kaf-I Arabi ve zamme-i sakfle-i mebsuta ile "kor" demek ma'nasma ahp, "Senin simdiki halde musteheyat-i nefsaniyyeni gormen, hakikatte kor olmandir" rna 'nasnu vermistir. Halbuki bu surette "kur" lafzi birinci rrnsra'daki "nur" lafzma kafiye olamaz. Zira "nur" lafzr zamme-i sakfle-i rnakbuzadir. lkinci vecihte, "gur" "nur" vezninde kabir ma'nasma olup, "Sehvet hali hakikatta senin mezanndir'' ma'nasiru vermistir. Bu vecih daha muvafik gorunur. Hind niishalannda ikinci rrusra' ...::....._; »r-: y~ Jl>- ..:... ~ suretinde olup, "Hale mensub olan sehvet senin surunun perdesidir" demek oIur.

"Nur=dan murad, ruhtur, "Gur"dan murad, cisimdir. Zira akibet-i umura nazar, ruhun hassasidir. Ve cis min hassasi da, sehevat-i nefsaniyyeye meyildir.

1963. 'J3ir abbet goriicii ki, yiiz hiiner gordii, 0 bir hiiner i~itenin misli olmaz!

Ya'ni, gormek baska ve isitmek baskadrr, Birisi ayne'l-yakin ve digert ilme'l-yakin mertebesidir. "llme'l-yakln'' mertebesi ulema-i zahireye: ve "ayne'l-yakin" mertebesi muhakkiklara mahsustur,

...L.::. .J)~ 0bl::_...)1 j ~ .? ...L.::. .J)jv 04- lSj4 ~ 01j

1964. 0 bir hiinerden 0 kadar magrfir oldu ki, tekebbiirden iistadlardan uzak oldu!

Muhakkiklann asannda okudugu ve yahud onlardan i§ittig-i rnaarif ve hakayiktan 0 kadar magrur oldu ki, "Bu mes'eleyi ben de okudum ve anla-

~

AHMED AVNl KONUK

dim. Benim gibi bir insamn huzuruna gidip bas egmege ne ihtiyacun vardir?" dedi. Kibir ve azametinden dolayi ehl-i hal ve hakikat olan ve ayne'l-yakin mertebesini ihraz etmis bulunan ustadlardan yuz cevirdi.

1965. Siimiri gibi 0 hiineri miidemki kendisinde gordii, 0 lekebbiirden dolaYL JVtiisa'dan ba§ fYekli!

Samirf, Musa (a.s.)a refakat eden bir sahsm adidrr. Mt1sa (a.s.)m sohbeti bereketi ile baskalanrun gorrnedigi bir sirn gormu§ idi. 0 da bu idi ki, Cebrail (a.s.)l bir merkebe binmis oldugu halde mutemessilen gordu. Onun atnun ayagi, bastlgl kuru otlan yesillendlrlr idi. samiri, Ruhu'l-emfn'in hassiyeti hayat oldugunu anladi ve anrun izinden bir avuc toprak ahp sakladi. Musa (a.s.) Fir'avn'm garkmdan soma ernr-i ilahi ile Tur-i sina'ya gidip, biraderi Harun (a.s.): halife yapn. samiri 0 sirada Beni-lsrail kadmlanrun bilezik ve saire gibi muzeyyenanm toplayip eritti ve icine 0 topraktan doktll ve bir buzagi heykeli yapn ki, 0 topragm hassiyeti sebebiyle buzagi sadasiru verdi ve Beni-lsrail'e hitaben dedi ki: "Sizin ilahiruz ve Mt1sa'mn unuttugu ilah Iste budurl" Beni lsrail'in cogu bu buzagiya tapmaga basladilar, Hanm (a.s.)m nasihanru kabul etmediler.

Cenab-i Pir efendimiz bu beyt-i serifte bu kissaya isaretle buyururlar ki; "samtn, Hz. Cibn1'in mucib-i hayat oldugunu Musa (a.s.)dan ogrendi ve kibir ve azametinden dolayi Hz. Mt1sa'ya rabi' olmamak icin boyle bir din-i batil Icad etti ve 0 gorustt kendi irfan ve zekasmdan gordu."

1966. 0, 0 hiineri JVtiisii'dan ogrenmi§; ve muallimden goziinii dikmi§lir. samiri; 0 huneri Musa (a.s.) 'dan ogrcnmts oldugu halde, kendisinin muallimi olan 0 nebiyy-i zf§andan gozunu kaparrus ve yuzunu cevirrnlstir.

1967. ¢iibhesiz JVtiisa bir ba§ka hiiner goslerdi, Iii ki 0 hiineri ve onun camm kaplL.

Musa (a.s.)m bir baska huneri budur ki, Tur-i Sfna'dan avdet edip Benilsrail'l bu halde gorunce, samirrye. :.,.c._. '1 J;';01 .WI d ~ ~~ ~~~ (Taha, 20/97) ya'ni "Def 01 gitl Muhakkak senin icin hayatta 'Bana dokunmal' demek vardirl" buyurdu ve Samiri hal-l hayannda yalmz basma sahrada dolas-

~

------~~-~-------------~-------------~----

MESNEVI-I ~ERIF ~ERHI / IV. cn.r • MESNEVI-2 •

maga basladi. Zirabirisi ana yaklassa, sitma ve titre me anz olurdu. Beyt-i serifte, "Musa (a.s.)m gosterdigi bir baska huner onun hunerlni ve eamm kapti" ifadesiyle bu hale isaret buyurulur.

")) .r" "Y- ,:.>i~ )).r" "r \; ")) .r" )..lil..s- ._r;b ~ lSI

1968. €y 'Yok alim ki ba§ta ko§ar, ta ki server ola, onunla muhakkak ba§ gider!

Server ve refs olrnak icin basta donup dolasan bircok ilimler vardir ki, a ilim ve hunerler sebebi ile ki§i basim ve hayanru gaib eder. samin' vak'asi bu halln bir numunesidir.

1969. j siemez: isen ki ba§ gide, sen ayak ol, sahib-i re' y olan kutbun penahmda ol!

Beyt-i serifte mezkur alan "kurubdan murad, "kutbu'l-aktab" alan zat-i serif deglldir. Fena ve baka mertebelerini ihraz ve izn-i ilahi ile halki irsada me'mur alan "kutb-i irsad'rhr. Binaenaleyh kutbu'l-aktab bir olur ve kutb-i ir§ad ise cok olur. cenab-i Pir efendimiz bu beyitten i'tibaren saliklere icab eden nasayihi ibzal buyururlar. Ya'ni "Basin gidip helak olmamak istersen, kibir ve azametten ve bas olmaktan vazgec ve hiclik makammi ihtiyar et ve mutevazi' ol. Ve senin terbiyende sahib-i re'y alan kutb-i irsadm hifz ve penahmda ol!''

1970. 9ier ne kadar §ah isen de, kndini onun fevkinde gorme; her ne kadar

[1985] b l d

a isen e, onun nebiUmdan ba§kastm toplama!

Her ne kadar ulum-i zahiren seyhten fazla olup bu alerndesah isen de, kendini onun ustunde gorme ve ilmine magrur alma. Zfra onda alan ulum-i batme ve serafet-i hal sende yoktur. Ve her ne kadar nutkun ve belagatin bal gibi tath ise de, kendi ilminden gee, onun ulum-i ledunnisinden baskasma kulak asma. Nitekim Hz. Misn Niyazf buyurur. Beyit:

Pitinle alan ahdi gilt, nen var ise ko git Bildiklerini terk et, irfana erem dersen

Zfra Hz. Misri Niyaz] ulernadan oldugu halde Ommi sinan hazretlerinin terbiye-i ma'neviyyestne boyun egmis ve istedigini bulmustur. Bu gibi ahvalin menakib-i evliyada naziri coktur. Ezcumle, Neemeddfn Kiibra hazretleri

AHMED AVNl KONUK

ulum-i zahirede yekta ve her kim ile mubahase etse onu ilzam eder irnis. Bu sebeble ulema-i zaman ismini "Tammetu'f-Kubra" koyrnuslar, Fakat kendisine ulum-i enbiya ve evliyadan hissemend olmak hevesi galib olup, Ammar b. Yasir ismindeki bir zata intisab etmis ve onu halvete koymustur. Halvette ba'zi ahval-i latffe munke§if oldugundan, kendi kendine demis ki: "Ey Necmeddfn, senin ilmin seyhin ilminde[n] ziyadedir. ~imdi halvette ahval-i evliya da bas gosterdi, binaenaleyh seyhini gectinl" Bu fikrin vurudunu muteakib Ammar b. Yasir hazretleri onun halvetine gelip: "Necmeddin kalk halvetten cik ve Mlsir'da Ruzbihan-i Baklf'nin huzuruna git ki, senin dimagmdaki bu enaniyyeti bir sille ile cikarsin!" demis. Cenab-i Necmeddfn dahi emrine Itaarla Misir'a gitmis ve Araisii']-Beyan ismindeki tefsfrin sahibi Rilzbihan hazretlerinin dergaluna vasil olup, orada olanlardan seyhin kim oldugunu sorrnus, "Disanda abdest ahyor" dernisler. Disanya ~lklP, Rilzbihan hazretlerinin az bir su ile abdest almakta oldugunu gormus ve icinden "~eyh bu kadar su ile abdest almak caiz olmadigiru bilmemeli midir?" dernis. Ruzbihan hazretleri ba'dehu dergaha girip, Hz. Necmeddfn dahi arkasmdan iceriye girmis, Cenab-i Rilzbihan elindeki su damlalanm Necmeddfn hazretlerinin yuzune serpmis ve sukr-i vuzu' namazina durmus. 0 sirada Necmeddfn hazretleri ken din den gecip, kiyamet manzarasirun karsismda kalnusnr. 0 manzara tcinde, meleklerin halki suruyerek cehennem tarafina goturduklerini ve yan yolda "Ben bu tepeye mensubuml" diyenleri biraknklanru gormus. Melekler kendisine de gelip gotururken, 0 tepenin onunde "Ben bu tepeye mensubuml" demis, biraknuslar. 0 tepeye cikrrus, Rilzbihan hazretlerinin oturdugunu gorup, ayaklanna kapanrrus. 0 hazret de, ensesine bir tokat urmus ve "Bir daha ehl-i Hakk'i inkar etme!" demis. Ve Neemeddin hazretleri kendine geldigi vakit, Ruzbihan hazretlerinin namazi bitirdigini gorup, ayaklanna kapannus, ve hazret zahiren dahi ensesine bir tokat vurup, "Bir daha ehl-i Hakk'i inkar etme!" dernistir. Necmeddfn hazretleri, "0 tokadr yedikten sonra nefsimde enanlyyet ve gurur namma hi~bir duygu kalmadi ve kendimi bornbos bir halde buldum." buyururlar. lste "ilm-i zahir'fn kiymeti ve iste "tasarruf-l batmr'nm azamet ve saltanan: Beyt-i serifteki "Gerci sahi" ye, saltanat-l zahire erbabmdan olan padi§ah ma'nasmi vermek de caiz olur. Zfra Fir'avn'in padisahhg; ile Milsa (a.s.)m padlsahhgi meydandadir.

1971. Senin fikrin na1u§hr ve onun filui canclu; senin nak.clin k.alphr ve onun nak.cli k.iinclu.

MESNEVI-1 SERIF SERHI / IV. cn.r • MESNEVI-2 •

Senin fikrin havass-i hamsen vasitasiyla alem-i sufliden hayaline menkus alan suretlerdlr, ve onun fikri ruhuna alan tecelliyat-i rahmaniyye oldugu cihetIe candir. Senin sermayen ve nakdin kuva-yi cismanlyyen oldugu cihetIe kalptir: ve onun sermayesi ve nakdi kuva-yi ruhaniyye ve cismaniyyenin karu ve ash alan hakikat-i vucud oldugundan, nakd-i halistir.

J

)1 is)1 j;) p! Ij ;) y- t.S-Y )1

1972. 0 sensin, kendini onun olugunda am; onun etrafmda giivercin 01, "kil ve kil?" de!

Ma'lum olsun ki, salik bir insan-i kamile tntisab etttgi vakit, kendini begenmemis ve onu begenip kendisine numune ittihaz etmis demektir. Eger intisabi bu fikir ile vaki' degil ise, hakikatte intisab etmernis sayihr, lmdi, rnademki onu begenmis ve onu numune ittihaz etmistir, kendisini onun iradesine ve terbiyesine teslfm etmis demek olur. Blnaenaleyh bu karnilin iradesi salikin iradesini ortadan kaldirrrns oldugu idn, kamil demek salik demek olur. Ve buna "mursidinde fani olmak" derler. Ya'ni, "0 kamil sensin, onun tradesi senin iradendir. Kendini onun olugunda ara ve iste, onun etrafmda pervane gibi don ve guvercin gibi cemi'-t ahvalinde "ku, ku?" ya'ni "Hani benim mursidim, hani benim mursidim?" de!"

1973. rue ega elma-yt cinsin sohbetini isiemezsen, ayt gibi ejderhiimn agzmdasm!

Eger insan-i kamilin suret-i zahiresine bakip, "0 da benim gibi insandir ve bizim cinsimizdendir. onun ilmi varsa benim de vardrr!" diyerek onun sohbetini istemez ve kendini ondan mustagni gorursen, ayi gibi nefis ejderhasinm agzmda kahrsm.

1974. Ola ki bir iistiid seni kurlam ve seni hatardan dt~anya {:eke.

Bununla beraber me'yus alma. lnayet-i Hak'la ala ki seni bir ustad-i kamil a nefis ejderhasnun agzmdan kurtara ve seni ma'nen helak olmak tehlikesinden disanya cikara .

~

AHMED AVN! KONUK

0Y. 01) jI ~ r <.S)§'..sJ~ ,:,v. ~ u))j ~ J if ~)Ij

1975. :/Uademki senin kuvvetin yoktur, agah 01, zarilik ell mademki karsiin, yol gariiciiden ba§ r-ekme!

Mademki nefis ejderhasmm elinden kurtulmak i~in kuvvetin yoktur, onun serrinden agah 01, cenab-i Hakk'a yalvar ve agla. Ve madernki tarik-i Hak'taki mehaliki gorrnek icin sende basar-i basiret yoktur, bu yol goren mursld-i kamilden bas cekrne ve ona karst serkeslik etmet

1976. Sen bir aytdan daha a§agtsm ki, derJden nale eunezsin; vaktaki ayt feryad eUi, derJden kurtuldu.

Eger nefis ejderhasmm elinde zebun iken feryad etmezsen, bil ki ejderharun taarruzundan dolayi feryad Iuzumunu hisseden bir aytdan daha asagr ttynettesin ki, derde giriftar iken bu feryad luzurnunu hissetmiyorsun. Gormez misin., vaktaki ayr feryad etti, arslan adam imdadma yetisti?

1977. ey :Jiudii, bu ias yiiregi mum yap; onun nalesini ho§ ve merluim. et!

Ey Huda-yi muteal, nefis ejderhasirun hucumlanndan muteessir olmayan boyle bir tas gibi kat! yuregt mum gibi yumusak yap; onun feryadrru ind-i ilahfnde kerih ve igren~ klima, latif ve sayan-: merhamet yap! Zira kerih feryad merhameti degil gazabi celb eder.

Bir kor dilencinin adamlara "Bende iki korluk vardir" demesi

Ankaravi nushasmda hikayenin bu unvaru munderic degildir. Hind nushalannda mevcuttur. Fakir de nakli munasib gordum. Bu kissa yukanki beyitin ikinci mtsra'mda beyan buyurulan "nalenin hos ve merhum olmasi" ma'nasuu izah icindir.

~

MESNEVI-l ~ERIF ~ERHI / IV. cttr • MESNEVI-2 •

1978. 'J3ir kiir var idi ki, 0 dudi: \lEI-amiin ey ehl-i tauniin, bende iki kiirliik vardtr!"

1979. \ljmdi iigiih olun, bana iki k.ere merhamet edin; zirii benim iki kiirliigiim vardtr ve ben aradaytm!"

"Ben iki korliik arasmda kaldun: her bir korlugume ayn ayn merhamet edin!"

1980. (-Ylhiili) dedi h \I'J3iz senin bir kiirliigiinii gii;iiyiJruz; 0 diger bir kiirliik [1995]

ne oluyor, ar-tk giister!"

1981. ('l)ilenci) dedi: \Ie; irkin sesliyim ve niiho§ nagmeliyim; r-irkin seslilik ve kiirliik iki kat oldu!"

1987. \le;irkin sesitn gam mayast oluyor; halbn muhabbeti benim sesimden niibs oluyor!"

1983. \le;irkin sesim her nereye giderse; iifkenin ve gamm ve kinin mayast oluyor!"

1984. \ljki .k.iirliik iizerine merhameti iki kat yaptmz; biiyle nii-giincii stgtct ediniz!"

"Na-gunc'' hicbir yere sigmayan ve hicbir yerde kabul ve i'tibar gorrneyen kimse ma'nasmadir. "Giinca"daki elif failiyyet icin olup, SlglCI ma'nasmadir. Ya'ni, "lki tiirlii korlugume iki kat merhamet ediniz ve hicbir yerde kabul ve l'ttbar gormeyen ve gonullerin muhabbetini celb edemeyen boyle bir klrnseyi gonullermize sigdmruz!"

~

AHMED A VNt KONUK

1985. 'l3u §ikiiyeUen onun sesinin rirkinligi nabs oldu; halk onun iizerine merhameUe miiUejik oldu.

Dilenclnin bu tiirlu sikayetle vaki' olan feryadmda, onun sesinin cirkinligi halk nazannda tenakus etti ve cirkin sesi He bu acikh feryadi sesinin cirklnllglni basnrdi: .halk onun i'tiraf ettigi za'f ve acz uzerine. a dilenciye merhamet etmek hususunda ittihad ve ittifak ettiler.

1986. 1Jaktali 0 strrt sayledi, onun katbinin sesinin letafeti sesini iyi yaptt.

"Kalbinin sesinin Ietafetivnden murad, kusurunu gormesi ve sesinin cirkinligini i'tiraf etmesidir. Kaibinin bu Iatff alan sesini, ~irkin alan zahirf sesine kannca, a sesin cirkinligini ta'dfl etti. Nitekim zahirde eksiye tath katmca 'latff bir mayhos olur,

~ Yo ..l,o.r" ts))~ lS)~ ...... 01 ~ Yo ~ ~ ._;J~ )i ~I)

1987. 1Je 0 kimse ki, onun 6lbinin sesi de katii. olur; 0 iir karliik ebedt uzakhk olur!

Ya'ni, kibir ve enaniyyeti sebebi He kaiben kendi kusurunu gormeyen ve zahlri cirkinliklerini i'tiraf etmeyen ve bil'akis kendini kamil goren kimsede u~ korliik olur ki, birisi kaib ve akil gozunun korliigu, ikincisi da'va-yi kemal, ucuncusu ef'al-i kabfha ve ahlak-i seyyiedir. Binaenaleyh kemal da'vasmda oldugu haide zahiren kendisinden koti; eral ve ahlak sadir alan ve kaib ve akil gozunun k6rliigunden dolayi kendinin bu halini goremeyen kimse ii~ turhi kordur. ve bu uc korluk ebedf uzaklik olur, Bu beyt-I serifte, u~ korlukten birisi cisim gozunun k6rlugu degildir. Zfra cisim gozunun korIugu, ~;... ~\ri j>- ;J (Nur, 24/61) ayet-i kerimesi mucibince, her kimde olursa oisun, sayan-: merhamettir. Nitekim bu cildin yukanIannda cenab-i Pir efendimiz izah buyurdular.

1988. 3akat vehhablar ki illetsiz verirler, ola ki onun s;irkin ba§t iizeruie bir el koyalar.

~

MESNEVI-I ~ERIF ~ERHI / IV. cn.r • MESNEVI-2 •

"Vehhablar'dan murad, "Allah" ism-i cami'inin mazhan olan kamil ve miikemmil klmselerdlr kl, Hak Teala'nrn Vehhab ism-i serff ile de tasarrufa me'zundurlar. Ya'ni, "vehhab olan kamiller, verdiklerini bir hizmet ve sebeb mukabtli olmaksizm verirler. ala ki bir gun inayet-i Hak ile, bu uc korluge mubtela olanm basi uzerine yed-i tasarruflanm koyalar."

1989. (:iinki onun sesi ho~ ve mazliim oldu, ta§ yiirekler ondan mum gibi oldu. a dilenciriln kalbinin latif sesi clrkin sesini ta'dfl etmekle, hos ve sayan-r merhamet bir mazlum oldugu icin, tas gibi kat! yiirekler ondan mum gibi yumusak oldu.

1990. 9<aJirin niilesi miidemki rirkin ve §eh'iktu, ondan dolayt iciibete ref'ik [2005] olmaz.

"Kaflrin nalesinden murad, onun da'va-yi enaniyyeti ve zahirde inkandir. "Sehik", e§ek sesi gibi cirkin sese derler. Kafirin kalbinin nalesi ve zahiri olan sada-yi inkan, cirkin ve esek sesi mesabesinde oldugundan dolayr, ind-i ilahide mebguzdur ve asla §ayan-l merhamet degildir. Nitekim

.. ... ". .. ...... " J ... ~ ...~......:I:i ::;:0 ......

ayet-i kerfmede ~ s »: 4J ~ _)WI ~ I~ -:r-.ill l,.\.t (Hud, 11/106) ya'ni,

"$akf olan kirnselere gelince, - onlar icin nar-i bu'd icinde zeffr ve sehik vardir" buyurulur.

J _ ,

..::-,...l,.\ jl§ ...::......::. j .f. 1,;.->-1

1991. "Susun!", rirkin ses iizerine gelmi#ir; z'irii 0 halbn kamndan kopek gibi sarho~ oldu!

Bu beyt-i serifte, "Kad eflaha" suresinde, (sure-t Mu'mimm sonlannda)

,. ... " ...... ,. J" ;:;:I... ;::00 J" ... " .. 0 ·0 ... ",::;:i ...... II ... t#"" :l:iJ .. ",J ... " ... 0....." ..... , ....... J ..

vak!' 1_r....>1 JI,; .) yilt L;~ L;~ .)~ lp ~ .f"-I ~_) J.,lw. l,.'; \.S' ) L:; ~ l.:#- ~ ~_) I}I,;

o ~ '1 ~ 4J (MU'minun, 23/106-108) ya'ni, "Ehl-i cehennem derler ki; 'Ya Rab bizim uzerimlze sekavet galebe etti ve saskm taifeden olduk. Ya Rab bizi eehennemden cikarl Eger biz kufre avdet edersek, muhakkak zalimlenz!' Hak Teala buyurur ki, 'Susun, bana soylemeyinl'" ayet-i kerfmesine isaret buyurulur. Ya'ni, "'Susun, soylenmeyin, dirdir etmeyin!' hitabi, kafirlerin cirkin ve esek sesi mesabesinde olan sozlerine mukabil vaki' olmustur."

~

AHMED AVNI KONUK

:J Y. ..; j>- \.i J.I :J y;, j' ~J\.i :J Y. .;s ...::.....,..:.) J'';>- ~J\.i .s- J ~

1992. c.7vtademki aymm nalesi rahmet ~kici olayor, ba senin niilen olma2sa niiho~ olar.

Mademki ayirun surf ejderha elindeki feryadi merhamet eelb ediyor, eger sen ma'nevf ejderha olan nefsinin seni helake kasdmdan dolayi boyle bir feryad etmezsen, insanhgm cihetinden elbette nahos ve clrkln olur.

~o:J)j>- ~~ J j>- j 4 ~o:J.? ../ f j' J_., y.. ~ .s- Jb

1993. '13il ki sen '}5iisaf' a kartlak etmi~sin; yiihiit bir bf-giinahm kantnt iymissin.

"Yusuftan murad ruhtur. "Kurtluk"tan murad, sifat-: nefsaniyye He ittisaftir. "Bf-gunah'ttan murad, keza ruhtur. Zfra ruh mahiyet-i melekiyyeyi haizdir. "Kamru icmekten murad, ruhu nefis elinde aciz birakip, ma'nevi helake sevk etmektir. lkinci rrusra', ta'bir-l diger He birincl misra'm te'kidi olur. Ya'ni, "Sen sifat-: nefsaniyyen He Yusuf gibi latif olan ruhuna kurtluk etmissin ve sifat-i melekiyyeyi haiz oldugu icin bi-gunah olan ruhunu ma'nevi helake dusurmussun."

Ankaravi hazretleri bu beyte soyle rna'na vermislerdir. "Sen YUSUf-l ma'nevi olan siddika ve azize hased krlrrussm, yahut bir bi-gunahm karuru i~mi§sin."Kan"dan murad, ..... ss ,yjl. \./ f ya'ni, "Mu'minin trzi kam gibidir." fehvasmca [mu'mtnin] irzidir veya mahdir. Ve yahud onu giybet etmek, etini yemek ve karuru icmek gibidir. "

1994. 'Ciivbe ei ve uenmisler; istifrag ei; ve eger yara eski olda ise git Jag et!

salaha rucu' et ve yenmisten, ya'ni simdiye kadar yaptigin huzuzat ve ezvak-i nefsaniyyeyi, riyazet ve mucahede mesakkatlerlni ihtiyar ederek istifrag et! Ve eger her biri bir yara mesabesine olan nefsani sifatlar eskimls ve koklesrnis ise, onlan riyazet atesi He dagla! "Dag", Arabi'de "keyy" dedikleri usul-i tedavidir ki, demiri kizdmp yara uzerine surerek yakarlar ve mikroplan oldururler,

Ankaravi hazretIeri bu beyite de soyle ma'na vermistir: "Bu kabahatlerden tovbe et ve her neyi ki zulmen ekl ve bel' ettinse onu cikanp sahibine eda eyle ve helalles. Ve maraz-i derun eskimis ise, riyazet atcsi He daglal"

~

MESNEVf-1 ~ERfF ~ERHI / IV. cn.r • MESNEVf-2 •

AYI ve 0 ahmak hikayesinln tamamrdir

--4--4.._;b..r" :;'..r" J\j r.? J\) ..y. J I) Jft ~:;,JI jI ~ J'.r>-

1995. 1}aklald ayt da ejderhadan kurtuldu ve 0 keremi mert4;e olan adamdan gordfi;

J~ :;'.1 J\ ~ J:;' o":Jv. ..\..!. )j J'.r>- J\ 4 ...,_,l>...,..1 ..:.L. Jft

1996. O:wi{ olan ayt .Y'lshab-t 9<ehf'in kopegi gibi 0 yiik gotiirenin arkasmda miilazim oldu.

Ejderhaya karst za'fl sabit olan ayi, 0 kuvvetli ejderha ile bogusmak yukunu yuklenrnis olan adamm arkasiru ta 'kibe devam etti.

1997. 0 miisliiman haslaltktan ba§ koydu; ayt goniil baglamkltgmdan bekf-i oldu. o aytyi kurtaran musluman hastahktan dolayi basnu yasnga koydu: ayi kemal-i muhabbetten dolayi onun onunde bekci oldu.

1998. 0 biri ger-ti ve ona dedi ki: II 9ial nedir? €y biriider senin if-in bu ayt kimdir?"

Oradan bir akilh adam gecti ve 0 hastaya dedi ki: "Hal nedir? Ey birader bu ayi kimdir? Sana karst hizmeti nedir?"

1999. 9<tssayt ve ejderha vak' ustru af-tk soyledi; dedi ki: "€y ahmak, bir ayty'!' goniil koma!"

~

AHMED AVNI KONUK

Hasta adam vak'ayi anlatti, 0 akilh adam dedi ki: "Ey ahmak, bir aytya . gonul baglayip da onun bekciligine i'timad etme!"

~...lil) ~b -s: ....y... ft! )1 ~.) jI ? ~I ~ ).)

".5)lhmabn dostlugu dii~manl&tan beterdir; a bildigin her tedbir ile lurgulmaga laytkhr."

0:x A-" J-I lSjJ ~ ($'" y>- ....; )) J-I d lS.) y->- jI.JJI ) d

2001. 'lJedi: "1)allahi bunu hasildluktan soyledi; ve yoksa aytItga ne bakarstn, hu muhabheti gor!"

2000. [2015]

Hasta adam cevaben dedi: "Vallahi bu sozleri bu adam hasedinden dolayi boyle soyledi. Sen onun ayihgma ne bakiyorsun, muhabbetinin derecesine ve siddetine bakl"

~ ~ A-" jI if LP r-: J-I ~.) 0.2- 04l!1 A-" d

2002. 'lJedi: ".5)lhmaklann muhabbeti isoe vericidir; benim bu hasiidlugum onun muhabbetinden iyidir."

Akilh adam da dedi ki: "Ahmaklann muhabbeti zahirde isve verir ve insam aldanr. Senin telakki ettigin benim bu hasudlugum aymm muhabbetinden iyidir."

2003. "9-Ley, henim ile get bu aytytkog; aytyt ihtiyiir eitne, hemcinsi htrakma!"

"Hey efendi, gel benim ile beraber gel de bu ayiyi def et; hemcinsin olan insanlan birakrp ayiyt intihab ve ihtiyar etme!"

2004. 'lJedi ki: "8i( gil ey hasild, kendi i§ini yap!" 'lJedi: "j§im bu idi, senin bahlm olmadt!"

\

Hasta adam dedi ki: "Haydi git, git ey hasedci, kendi isine bak, benim i~i-

me kansrna!" Akll da ona cevaben dedi ki: "Benirn lsirn bu idi ve seni aymin musahabetinden kurtarmak idi; fakat ne yapayim ki, bu hususta senin tali'in yar olmadi ve isti'dadm benim ma'kul olan nasihatmu kabule musaid bulunmadi." "Akll"dan murad, ins an-i kamil: ve "ayi''dan murad, ehl-i dunyadir.

~

MESNEVI-I ;;ERIF ;;ERHI / IV. cn.r • MESNEVI-2 •

2005. "6y §eriF ben bir ayu1an a§agt degilim; onu lerk ei, Iii ki ben sana musiihib olaytm!"

2006. "'Benim gonliim bir endi§eden senin ii:zerine idrer; boyle bir ayt ile bir ·t I"

ormana gt me.

Ya'ni, "Hayvaniyyet sifanyla muttasif olan kimseler ile mezahir-i ilahiyye ormam olan bu alem-i surette dolasma!''

2007. "'Bu benim gonliim aslii beyhudeden ldremez; niir-t 9iak'ltr, bu ne da'vii, ne de liifltr!"

"Benirn gonlum senin uzerine bos yere titremez: kaIbimden dogup gelen nasihat, Hakk'm nurudur, kuru da'va ve 1M degildir."

2008. "'Ben ..7l11iih'tn nilruyla nazar eder olmu§ mii'minim; sabn ve sabn bu iile§gededen kar!"

"Atesgede", ares mahalli demek oIup, bundan nefsani kimseler murad oIunur. Zfra nefis cehennem tabiatmdadrr.

. I I ?' .. . e - .?, I

..:.....t j ~..l..,.. ) ~ f,_}~ -4 ..:.....t j .J~ ._;..::., ~ ~ ..._.,. J..

2009. 'Bu hepsini soyledi, onun kulagtna gitmedi; sill -i tan ki§iye bir aaim. seddir.

Akll olan adam bu nasihatlann hepsini soyledi, fakat hasta adamm kuIagma girmedi. Zfra su'-i zan idrak-i hakfkata hicab olur.

2010. (2025)

~.J ). ~<0 .) y.;- ~) d ~ ($) jI ...::-.~ ..::.j ~ )1 ..::--~

Onun elini tuttu, elini ondan rekti: "~iidemki yiir-t re§id degilsin, gittim!" dedi.

Akrl adam onun elini tuttu ve uyuyan adam da ondan elini cekti. Akll adam onun imtina'iru gorunce dedi ki: "Madem sen resid ve akh basmda bir dost degilsln, iste ben gidiyorum ve seni kendi halinde btrakiyorurnl"

~

AHMED AVNl KONUK

2011. 'L)edi: "&i( sen henim iizerime gam yeyid olma; ey hii'l-fuzill, ma'rifeti daha az yont!"

Hasta adam cevaben dedi ki: "Git, aymm musahlbi oldugurn i~in benim gamuru cekmel Ey benim karsimda zaid sozler He bana nasihata yeltenen kimse, daha az ma'rifet-furusluk tasla!''

2012. 'Cekrar ona dedi: "'13en senin dii§mamn degilim; egir henim arkamdan

gelirsen, liltuf olur!" "

AklI adam tekrar 0 hasta adama dedi: "Ben senin dusmarun degilim, iyiligi istiyorum. Eger benim arkamdan gelir ve bana tabi' olup nasihaurru tutarsan, hakkmda lutuf olur!"

2013. 'L)edi: "'13enim uykum vardtr, heni hLrak ve git!" 'L)edi: "'13a§ka dosta miinklid ol!"

Hasta adam cevaben dedi: "Benim uykum var, senin fuzuli sozterini dinleyernern, beni birak da git!" AkIl adam da ona cevaben dedi ki. "Mademki zevkin ve mesrebin benim musahabetime uymadr, bari kendi zevk ve mesrebine gore bir dosta ve musahibe mutt' ve munkad ol!"

2014. "'[ii ki hir iiblm hLfzmda ve giiniil siihihi hir dostun civiinnda uyuyasm!"

)J ~bf ;))j..L.:;. ~ )1-1.>,- jI;).)'" ;)\;;;I Jl:>- J;)

2015. Sildam onun ciddinden hayiile dii§tii; iifo.eli oldu, hemen yiiz ~virdi.

Hasta adam 0 akIl adamm nasihat hususundaki cidd u sa'yinden fena hayale du§tU ve ofkelendi: derhal yuzunu ondan cevirdi.

~f) L.~ ;))b eb ~ ~r>-..LoT.:/ ~.t-. ~

2016. <Siiyle ki: "'13u glilihii henim kasdLma geldi, rEnidir; yiihilt tama' luuu dilenci ve kiilhanulir."

."

~

MESNEV[-l ~ER[F ~ERHi / IV. CILT • MESNEVI-2 •

"Tun" kulhan ve "ntni" kulhana mensub ma'nasmadir, sell kimse demektir. Ya'ni, hasta adam bu akilm cidd u cehd ile olan nasfhatmdan su'-i zanna du~tU de, kendi kendine dedi ki; "Bu adamm bana boyle musallat olusuna bakihrsa. galiba bana kasdt vardir ve cani ve kaul bir adamdrr: yahud benden bir faide istthsaline tama' eden bir dilenci ve kulhanlarda yaup kalkan bir sefildlr."

2017. ")3iihild yiiriim ile hl1nl1nla hahs tl1tl1~ml1~tl1r ki, heni hl1 ml1siihihden korkl1tsl1n."

"Girev besten", rehin baglamak demektir. Ba'zi kimseler bir mes'ele uzerine bahis tutusup, ortaya para ve sair ktyrnetli bir sey koyarlar, onu bahsi kazanan ahr. Turkce'de, ortaya konan seye "ondil" (J£)) derler. Ya'ni, hasta adamm fena hayalleri bu idi ki: "Bu adam ya bir katildir, yahut bir dilenci veya sefildir: ve yahud arkadaslan arasmda, bu ayidan beni korkutup boyle bir vefakar ayiya malik olmak Icm bahis tutusmustur, velhasil, bana siddetle musallat olusuna bakihrsa, mutlaka bir menfaat te'mini fikrindedir."

2018. Onl1n sirrtrun kotiilugiinden, onun hiittnna hi{bir iyi zan gelmedi.

o hasta adamm banru ve kalbi feria ve bozuk oldugundan, bu akllin siddetle vaki' olan nasihatlanndan onun hatmna hep boyle feria hayaller gelir ve hi~bir iyi zan gelmez idi. Binaenaleyh bir kimse bir mes'eleyi muhakerne ederken, hannna hep fena hayaller gelir ve asla iyi bir cihet gelmezse, bu hal bann bozukluguna delalet eder. Bu beyt-i serifte, sure-i Hucurat'ta vaki' ~I J,JI ~01 J,JI ~ I~ I~I I:;'r~.ul cJ ~ (Hucurat, 49/12) ya'ni, "Ey iman eden kimseler, zanrun cogundan i<;tinab edin, zira zannm ba'zisi gunahnr!'' ayet-i kerimesine Isaret buyurulur.

2019. Onl1n iyi zanm ciimleten ayt iizerine idi; 0 galihii aymm hemcinsi idi.

Hasta adam husn-i zanmm kendi cinsinden olan insana tevcfh etmeyip, tamamiyle ayiya tevcfh ettigi Icin, galiba ayt cinsinden idi. Zira cins cinsine meyl eder.

~

AHMED AVNl KONUK

2020. (2035)

.:l\':' ) A-" ~I ..::.......,...\.:, I) J' _;>- .:l4i ~ ~ jI I) Jil>-

mir able kiipe.kIikJe.n dolayt tiihme.t koydu; aytyt muhabbe.t ve. adiiIe.t e.hIi bildi.

Binaenaleyh ayiya meyli sebebiyle hayvaniyyetlni meydana koymak icin, kendi cinsinden olan bir Insan-i akile tohmet ve kabahat isnad etti.ve ayiya da insanlara mahsus olan muhabbet ve adaleti izafe etti. Hamakannm derecesine bak ki, basi ayak ve ayagi da bas yapn!

Musa (a.s.)m buzagiya tapana, "0 hayal-endislik ve sen in hazmin nereye gitti?" demesi

Ankaravf nushasmda bu bahis boyle bir unvan He tefrik olunmarrusnr.

Hind nushalannda mevcuttur. Bu cildin fihristinde bahis taharrfsine kolayhk olacagi mutalaasiyla, fakir de derc ettim.

2021. -.7Vtilsa bir hayal sarho§una dedi ki: "Ey kiitil dil§ilnilcii, §eMve.t ve JalaIetten,

(-.? Jl> J.I ) .)\..b J. ~ ~. {-~).:l .:l Y. ...:...;LS ..l..<>

2022. miiyIe burhiin ve ahlak-t kerJ:m ile beraber, benim peygamberligimde yilz §ilbhen var idi!"

Bu iki beyt-i serif, bir cumle-i tam teskil eder.

2023. "menden yiiz binleree mu' cize giirdiln; sana bu yiiz hayal ve §ek ve zan arhrdt."

Mestievi-! $erff'te pek cok gecen "yuz binlerce" ta'biri, cokluktan kinayedir. Maksad aded ta'yini degildir. Ya'ni, "Ey hayal sarhosu, benden bircok

~

MESNEvf-t ;>ERfF ;>ERHt / IV. cn.r • MESNEVf-2 •

mu'cizat gordun ve pek cok ahlak-i kerime rnusahede ettin: bunlar senin nazannda benim peygamberliglmin burharu ve delili olmak lazim gelirken, bil'akis sende bircok fena hayaller ve sek ve zanlar ziyade oldu!"

2024. "9iayiil ue oesoeseden. iiciz oldun; benim peygamberligim iizerine tal n uurdun!"

"Bu kadar mu'cizati ve harikulade halleri gormus iken, sana 0 kadar hayalat-: nefsaniyye ve vesavis-i seytaniyye hucum etti ki, nihayet aciz oldun ve bunlann te'sirati ile benim nubuvvetimln uzerine ta'n-i I'tiraz vurdun ve inkar vadilerlne saptm!"

2025. "8eni 3ir' avnilerin §errinden kurlarmak iyin, deni2den ar-tk~ l02 W kardLm."

Bu beyt-i serifte, sure-i Bakara'da vaki' JI W)\) ~~~ :;.JI ~ W) ~G J)):; ;;\) J';-) (Bakara, 2/50) ya'ni, "vaktaki biz size denizi yardik ve siz! kurtardik ve ~l-i Fir'avn'r bogduk, halbuki siz nazar ederdiniz." ve sure-i

.-0 ,,::;I.. "l J .. "' ...... ", .. 0 ... '" I' .. , .. .. .. "0 't... J. .. ..0 ... " 'I.'"

9uara'da vaki' rJWI .)_,kJl5' J) jS" 0~ ,-.u.;t; r:ll j~ Y.r"'1 01 1S"'.r Jll.:,,»t;

(9u'ara, 26/63)' ya'nt, "Bii Mfisa'ya 'asan ile denize vurl' diye vahy ettik; deniz yanldi, su parcalan buyuk dag gibi oldu" ayet-i kerfmelerine Isaret buyurulur. Deniz yanldigi vakit yollar actlrrus ve tozlu kara yollan hasil olmus idi. Tafsili tefsir kltaplanndadrr. Beyt-i serifte bu vak'a beyan buyurulur.

~).:> ~ jI...s.y (-~.:> j) ~) 01y:. ) ,,-,,\5' JL.. ~ 0L.......\ j

2026. "Eoklen ktrk WI kiise ue sofra eri§li; ue benim duiimdan bir iasian. trmak ko§lu."

"Kase ve sofra"dan murad, gokten zahmetsiz gtda nuzfiludur ki, Beni Israil'e Tfh sahrasmda kudret helvasi ile pismls kuslar nazil olurdu. Nitekim su-

.... :Ii .. :Ii .. " J J. 0.... ....0 ... 0,.-. .... ,," J J 0 .. ", .. ,:;; .....

re-i Bakara'da vaki' ayet-i kerirnede, .s _,LJI) .:r-JI ~ U )1) rL..iJ1 ~ LlJ.1:,)

(Bakara, 2/57) ya'ni, "Sizin uzerinize bulut golgesini verdik ve size kudret helvasi ve selva kuslanru indirdik." buyurulur. Ve beyt-i serifin ikinci rrusra'mda dahi keza sure-i Bakara'da vaki' j~ :.,.. ~I llli ..... ~;...;. ~I ::'l~ ~ ~~ Gh ~ ~;;.:~ ;,:JI (Bakara, 2/60) ya'ni, "VakmkCMt1sa (a.s.) kav-

~

AHMED A VNt KONUK

mi icln su taleb etti: biz dedik ki, 'asam tasa yurt'; vurdu, ondan on iki cesme cikn" ayet-i kerimesine isaret buyurulur.

2027. "rnu ve yiiz hu kadar ue hu kadar steak ve soguk; ey soguk, setulen. 0 levehhiimii nabs etmedi!"

"Sleak"tan murad, suunat-i cernaliyye: ve "soguk'tan murad, suunat-; eelaliyyedir. "Ey soguk" ta'birt ile, iyi seylere feria ma'na veren kimse kasd buyurulur. Ya'ni, "Benden bircok cemali ve celall ahval ve §uunat gordun, ey iyl seylere feria ma'na veren egrt anlayish kimse, bunlann hicbirisi senden 0 yanhs anlamak revisini eksiltmedi ve asla Hak tarafma meyl etmedin:"

2028. 8ihirhuzltktan huzugt hagudt; "rnenim hiidam sensin!" diye secJe eUin!

"samtrrmn sihirbazhgi yuzunden bir buzagi bagirdi: ondan hie subheye dusmedin de, 0 buzag; seklindeki puta "Benim Allah'im sensin!" diye hem en seede ediverdin ve carcabuk banl tarafina meyl ettin." samiri'ntn sihiri bu idi ki: suret-i insaniyyede temessul eden Hz. Cibnl (a.s.)m basugi yerden bir avuc toprak ahp, Benf lsrail'in altm ve gumus zinetlerini eriterek icine atn ve buzagi seklinde bir put olarak dokru. Benf Israil'e, TaM suresinde beyan buyuruldugu uzere ~ ~;. J)) ~l Ii.. (Taha, 20/88) ya'nl, "lste bu sizin AlIah'imzdrr ve Mus~'nm dahl unutiugu Allah'nr." dedi. Cenab-i Seyh-i Ekber hazretleri bu hususta Fusiisu 'l-Hikem 'de FaSS-l lsevi'de fzaMt vermislerdir. Hulasasi sudur: "Ervahm hassalanndandir ki, 0 ervahm gittigi mahalde eser-i hayat zahir olur. samirr bunu bildigi icin, Hz. Cibnl'in izinden bir avuc toprak aldi. Zfra Hz. Cibnl nih idi. Ve samirf aldIgt bu topragi enttig! tezeyyunat tcine atti ve buzagt sureti dokn; ve 0 surer buzagi sesi verdi. Ve eger samiri buzagt yerine baska bir surer dokmus olsa idl, 0 surer kendi cinsine rnunasib sada verirdi."

2029. "0 senin levehhiimlerini sel giitiirdii; senin soguk z'irekligini uylw giitiirdii."

Sen samirrnm bu putunun butlaru hakkmda asla tevehhume dusmedin.

Senin bu husustaki tevehhumlerini dalalet seli aldi gotl1rdu. Ne olurdu benim peygamberligim hakkmdaki subhen kadar olsun samiri ve onun putu hak-

~

MESNEVI-t $ERIF $ERHt / IV. cn.r • MESNEVI-2 •

kmda da sende bir zan ve subhe hasil olaydit Fakat ne care ki, senin benim peygamberligimin sidki aleyhinde kullandigm soguk ve egri zirekligini ve zekavetlni gaflet ve sekavet uykusu aldi gorurdu. "

)) ..:.-;. j ($\ 04- r' c...p4J 0 ft )1 ~ ):; 0W" -L! ($:;.r.i 0 ft

2030. "9[i{,in anunhakbnda kotii zanet almadm; ey firkin yiizlii, ni{,in boyle

[2045) b 1w d 7"

a~ y un.

"Nicin samiri hakkmda su' -i zanna dusmedin, ey banrunm yuzu cirkln ve kalbinin yUzu kara olan kimse, nicin boyle Samirf'ye mutf' ve munkad oluverdin?"

2031. "9[i{,in anun tezvi:rinden, anun ahmak iuiucu. alan sihrinin Jesadmdan sana hayal gelmedi?"

2032. "Ey kopekler, bir Samiri: kim oluyar ki; cihanda bir 9Luda ftra~ ~tsin?"

"Ey Samirf'nin putuna tapan kopek rnesrebli kimseler, bir Samirf kim oluyor ki, feza-yt namutenahi icinde bir zerre mesabesinde olan bu kure-i arzm cirmi uzerinde sizin ilalnruzr bir heykel halinde yontup halk ve lead edebilsin? lnsanhktan zerre kadar bir koku alan kimse buna inarur nn?"

2033. "CNifin onun bu tezvirinde miittefik oldun ve biitiin i~kallerden ahl oldun?"

"Nicin sarrun'ntn bu tezvir ve hilesinde ittifak ettiniz ve akil ve muhakemenin onunde hasil olan muskilleri dusunmekte anl bir hale geldiniz?"

2034. "Gkiiz laJ ile hudaltga layLk alur; benim resulliigiimde sen nifin inad ei: tin?"

"Okuz heykeli delilsiz ve burhansiz kuru bir 1M He ilah ittihaz olunur. Benim peygamberligim ise btrcok mu'cizat ve havank He mueyyed ve sabit iken ve kuru da'va ve laftan ibaret degil iken nicin onu kabul ve tasdfk hususunda inad ettin?"

~

AHMED AVNI KONUK

2035. \\CJbiziin oniinde e§eklikten seale eUin; senin aklm Siimirf nin sihrinin avt oldu!"

"Sen ancak insanhk mertebesinden tecerriid ve eseklik mertebesine tenezzul ettigln icin, okuzun onunde "Benim Allah'rmdtrl" diye secde ettin. Binaenaleyh senin insanhgma mahsus olan aklm, samtri'nin sihirinin tuzagma dii§tii ve onun avt oldu!"

2036. \\7:iih, senin 0 aktl ve intihiibma! Senin gibi cehil ma'denini oldiirmek liiytktu!"

"Suh", kerahet ve nefret makammda miista'meldir. Ferheng-i Cihangfrt'de ._} nin fethi ile "men" ma'nasma geldigi beyan olunmustur. Burada evvelki ma'na munasibdir.

2037. \\Bozii 2ii'l-Celiil'in nurundan r-aldm; i§te sana cehl-i viifir ve ayn-t daliil!" ..::-£ q J ~ J.IIJ Jli.o..>.l5' d ~ /\ .:l.? ~~ J.Jj )~

2038. \\.5/lltm okiiz bagudt, nihiiyet ne dedi ki, ahmaklar ifin bu kadar ragbet arh?"

"Sikuften" burada "gusuden" ya'ni "acmak" ma'nasmadir. Ya'ni, "Samiri'nin altm muzeyyenattan doktugu buzagi heykeli buzagi gibi bagtrdi: bu bagmsta hicbir ma'na ve lafiz yok idi. Gan'bdirki, bu sesi isiten ahmaklar, hicbir ma'nasi olmadigt halde onu Allah addedip tapnlar. Binaenaleyh acaba bu seste ne var idi kit ahmaklara bu kadar ragbet kapismi acn?"

~ f' .:l.l-~ ~IJ J>- ~ ~ if jl --41 ~--4.:l ~ J\j

2039. \\rnenden rokluk dab aclb gordiiniiz; fakat her bir alr-ak 9iakk't ne vakit kabul eder?"

"Eger altmdan dokulen buzagt heykelinin ses vermesini acib gordunuz ise, benden asayi ejderha yapmak ve projektor gibi bir el gostermek ve asa ile denizi yarmak ve tastan su cikarmak gibi ondan daha ziyade §ayan-l ta-

~

MESNEVI-I ~ERIF ~ERHI / IV. cn.r • MESNEVI-2 •

accub mu'cizeler gordunuz. fakat lsti'daduuzdaki denaet sebebiyle canib-i uluhiyyetten gelen Hakk'i kabul etmeyip, derhal banla meyl ediverdiniz!"

2040. "'13iiftllarftl ne kapar? '13ir biiltl. S'fttllara ne ho~ Belir? '13ir iiftl!" [2055]

2041. "2trii her bir cins kendi cinsini kapar. Gbiz erkek arslan tarafwa ne vakil yiiz koyar?!"

2042. "9<url ancak onu yemek 4;in, "}}ilsuf' a mekrin gayrinden nerede a~k getirir?"

"Yusufvtan murad, erbab-i hidayet olan enbiya ve evliya ve mu'minlerdir.

"Kurt"tan murad, ehl-i dalalet olan munkirler ve munafiklardir. Ya'ni, "Munkirler ehl-i hidayete zahiren muhabbet gosterirlerse, mekr ve hfle yuzunden onlan mahv etmek icindir. Zira onlar birbirinin ziddidir ve zidlann bir yerde cem'i ve ittihadr mumkin degtldir."

2043. "ruakliiki kurlluklan kurlulur, mahrem olur; 9<ehf'in kiipegi gibi bent S'fdem'den olur."

"Vaktaki yirtici hayvanliktan ibaret olan dalaletten kurtulur, ehl-i hidayet cinsinden olup, enbiya ve evliyaya ve mu'minlere mahrem ve musahib olur. Nitekim Ashab-i Kehf'in kopegt bir hayvan iken, Ashab-i Kehf'e olan muhabbeti ve sadakati sebebiyle kendisinde insanhk ma'nasi hasil olup, benf Adem cinsinden oldu." Ashab-i Kehf hakkmdaki izahat yukanda gecti.

y:'\5' ~) ~ I~ d Y. ~J....\.....>..4 jI ~ y.1.Jft"

2044. "ruaktiiki eba '13ekir J'rtuhammed'den koku gotiirdii; "'13u yiiz yalann degildir II dedi. II

"Muhammed (s.a.v.) Efendimiz nubuvvetlerini izhar edip, halkr Hakk'a da'vete basladiklan vakit, Ebtt Bekr es-siddik (r.a.) onlannma'na-yr nubuvvetinden koku aldi, y~~ __,..."J '-':-) \.u. ya'ni, "Bu yalanci olmayan bir yuzdur" diyerek derhal iman etti ve Resul-t zisarun mahremi ve musahibi oldu."

~

AHMED AVNl KONUK

:>~ J)~ ri ~ ~..\,!:> :>J:> y~\ jI ~ Yo ~ ')r'<

2045. "1Jaktaki Ehil Cehil derd siihiblerinden de.gil idi, yilz ~akk-t 6mer gordil, imiin efmedi."

"Yuz sakk-i kamer"den murad, Resul-t zf~an Efendimizin gosterdtkleri bircok mu'cizat demektir. Ya'ni, "Ebu Cehil hayvaniyyet mertebesinde kalmaktan mahzuz ve hakkani derd ve kayddan bi-behre bulundugundan, Resul-t zf~an Efendimizin gosterdigt bircok mu'cizeleri musahede ettigt halde asla Iman etmedi ve son nefesine kadar muhalefet ve adavetinde mUSlIT oldu."

2046. 'l3ir dertli ki onun legenidamdan dil#ii, ondan gizledik, 9iak ondan pinhan olmadt.

"Dertli"den murad, Hak ve hakikat asikrdn, "Legenin damdan dusmesi", sohretten kinayedir. Nitekim lisan-i Farisf'de, ,)\;;j\ t4 jI 0")\; ..:.-;J., ya'ni, "Filarnn legem damdan du~tii .. darb-l meseli meshurdur, Herhangi bir hususta sohret sahlbi olan kimseler hakkmda istl'mal olunur. Bu beyt-i serif bilumum insan-i kamil lisamndandir. Ya'ni, "Bir Hak ve hakikat dertlisi ve asik; ki, alemde bu derdi ve askr ile sohret buldu, biz her ne kadar ondan esrar ve hakayiki gizledik ise de, 0 ask; sebebiyle esrar-i hakikat ona zahir oldu."

2047. 1Je 0 kimse b ciihil ve onun derdinden uzak idi, ne 6dar gosterdiler ve o onu gormedi.

Cehl-i hayvantye mubtela ve Hak ve hakfkat derd ve askmdan uzak olan kimseye ne kadar cok esrar-i acfbe gosterdilerse, 0 kimse onlan goremedi ve zahir gozuyle gorduklerini hice saydi.

2048. Sonill aynast saf gerek, fa b onda rirkin silreti iyiden artk uuuuasui.

Binaenaleyh gonul aynasmda clrkin suretleri iyi suretlerden tefrik edip, acikca tammak ve ayirmak icin 0 gonul aynasmi hased ve kibir ve garaz ve inad gibi sifat-r nefsaniyye kirlerinden temizleyip saf yapmak lazundir.

~

MESNEVf-l ;;ERfF ;;ERHI / IV. CILT • MESNEVf-2 •

Aymm magruruna mubalaga ile nasihattan sonra, 0 nasihatci adamm terk etmesi

2049. 0 miisliiman onu terk edi ve hariiretle dudak alttndan "Lii havle!" diyerek qeri qitti.

o akll musluman, aymm dostluguna i'tlmad eden kimseyi, nasihanrn kabul etmedigi icin terk etti ve dudak altmdan, ya'ni gizlice kendi kendine la havle ve la-kuvvete ilIa blllahi'l-aliyyi'l-azfrn diyerek geldigi yoldan geriye gitti.

2050. 7Yedi: "-7\It,iidemki benim ddd ii nasthahmdan ve cidiilimden onun 6l[2065] b· d . ~ 1 - ha hl d -

m e :uyaae ya oquyor;

Kendi kendine soyle dedi: "Mademki ben onu kemal-i ciddiyetle ve nasihat ile ve mucadele ile dogru yola da'vet ettikce onun kalbinde bircok hayalat-i faside doguyor,

2051. 'l3iniienaleyh pend ve nasthaf yolu baglanmt§ oldu; "..Yf'ri2 anhiim" emri muffastl oldu."

Artik nasihat yolu kapandi ve bu nasihat yoluna Hak Teala'nm ~ j ;.l) (Secde, 32/30) ya'ni, "Onlardan yuz cevir!" emri muttasil oldu. Ya'ni bir nasihat yolu, bir de yuz cevirmek yolu var idi; nasihat yolu kapanmca, ernr-i flahi mucibince yuz cevirmek tarafina suluk etmek lazim geldi. Bu ayet-i kerime, ~I sure-i Secde'sinde vaki'dlr. Tarnami budur: ~)~ ;;1~1~ ~ j_;"\j (Secde, 32/30) ya'ni, "Ey Habibim, ihanet tarikiyla onlardan, harb ayeti nu-

~

AHMED. AVN! KONUK

zUI edinceye kadar yuz cevir ve nusret-i ilahiye rnuntazir 01. Muhakkak ki onlar da sana galebeye muntazirdirlart"

2052. Cttiidemki senin iliicm mara:u ziyiidelqfiriyor, biniienaleyh bssayt talibe siiyle, '\.7lbese" yi oku(

Senin maraz-i dalalete kars; Hacm da'vet ve nasfhat idi. Mademki bu nasihat ilacl maraz-i dalaleti ziyadelestiriyor, ey varis-i Muhammedf olan insan-i kamll, artik kissa-i hldayeti hidayet talibine soyle ve "Abese ve tevella'' sure-i serifesinin ma'nasiru tefekkur et!

Ma'lum olsun ki, enbiya ve evliya tabib gibidirler. Tabib olecek olan bir hastayi ne kadar dikkat ve ihtimam ile tedavf etmis olsa,bu tedavfsiyle onun helakine hizmet etmis olur. Bunun gibi, sekavet-i ezeliyye marazma mubtela olan kimseleri enbiya ve evliya tarik-i hidayete da'vet ettikce onlann dalalet ve sekavetleri ziyade olur. Cenab-i ~eyh-i Ekber Pususu'l-Hikemc« FaSS-l Ya'kubi'de bu hususta tafsilat i'ta buyurmuslardir. Binaenaleyh mursidlerin ir§actau ancak tallb-i hidayet olanlar hakkmda muessir oldugu lcin, onlardan yuz cevirmek layik olmaz. Nitekim ashab-i kiramdan a'ma olan Abdullah b. Omm-i Mektum hazretleri bir gun huzur-i Risaletpenahi'ye geldi. Resulullah efendimiz musriklerin reislerine nasfhat ile mesgul idiler. Omm-i Mektl1m hazretlerinin gozlert gormedigi Icln, mec1isin nezaketini takdir edemeyip, Jr -' l; illl ~ \! ~ illl ya'ni, "Ya Resulallah, sana Allah'm ta'lim etngt seyi bana ta'lim et!" diyerek, Risaletpenah Efendimizin sazunu kesti. Muhim olan bu mec1iste sozlerinin kesilmesi Peygamberimiz'e agtr geldi. Yuzlerini eksitip cevirdiler. Hz. Abdullah vaz'lyyeti anladi, mescidden disanya cikn. Cebrail (a.s.) Peygamberimiz'e bu ..sjiJl :::::~ ~~ ~i j~:W ~):.; c.~ ~~; ::~ 0i Jj) ~ (Abese, 80/1-4) ya'ni, "Yuzunu eksitti ve cevirdi. Ona a'ma geldlginden dolayt nu? Ne bilirsin, belki 0 muzekka ve mutahhar olur, yahut mutenassthve muteyakkiz olur?! Binaenaleyh ona nasihat menfaat verir" ayet-i kerfmesini getirdi. Bunun uzerine Peygamberimiz, 0 ekablri btrakip Hz. Abdullah'm arkasmdan gitti ve buyurdu ki; ..w..,. J~ _; ..:).;~ c::-) c::-) ya'ni, "Don, don; zfra sen iyal-i Muhammed arasindasml'' Tekrar mescide getirdi ve mubarek htrkasiru yayip ustune oturttu. Ondan soma Abdullah hazretleri her ne zaman huzur-i Risaletpenahi'ye geIse, (.$-) ..,,; ~~ ..s.lJ~ ~ /' ya'ni, "Merhaba ey 0 kimse ki, onun hakkmda Rabbim bana itab etti!" buyururlar idi.

~

MESNEVI-I $ERIF $ERHI / IV. cn.r • MESNEV[-2 •

2053 . .7Vtiidemki a'mii 9lakk'm liilibi gelmi§tir; faknndan dolayt onun sinesini mecrilh elmek liiytk degildir.

Hakk'm talibi olan a'mayi, hidayete olan ihtiyacmdan dolayi onu irsad ve nasfhattan mahrum ederek kalbini zedelemek layik degildir.

2054. Sen biiyiiklerin ir§iidma hartssin, lii ki aviim retslerinden iigreneler.

Kendilerine tabl' alan avam talfesi ilm-i hidayeti reislerinden ogrenmeleri icin ey Nebiyy-i zisarum, sen a kavmin buyuklerinin irsadma harissin, Bu beyanati cenab-i Pir efendimiz Kur'an'i tefsiren Hak canibinden fract buyururlar.

2055. €y Sifhmed, giirdiin ki miililklen bir liiife dinleyici oldular, ho§ oldun, zirii ciiiz ki;

• -li \ ... \

...r:-> J.) r-: ~ Y f J.

2056. 'J3u reisler dinin iyi doslu olsunlar; bunlar Sifrab ve 9labe§ iizerine ba§!trlar.

2057. 'J3u styl 'J3asra'dan ve 7'ebiik'len gef-sin; zirii ki nds miililklerinin dini iizeredirler.

Ey nebiyy-i zisarum Ahmed, avam uzerine hakim alan bir taifenin senin sozlerini dinleyeeeklerini gordun ve onlann Irnan ve hidayetlerine tama' edip, soz dinleyisleri hosuna gitti. Zira dusundun ki, bu reisler dinin faideli dostu olacaklardir. ~unku bunlar Arab'm ve Habes'in hakimleridir. Bunlar iman ederlerse, dinin siyt ve sohreti Basra ve Tebuk sehirlerinden ilerilere de inti§ar edecektir. Zfra avam, baslannda hakim olan kimselerin dinleri ve adetleri uzerinde yasarlar.

2058. 'J3u sebebden sen bir miihledi a'miidan yiiz ~virdin, dar geldin .

~

AHMED A VN! KONUK

Sen bu zikrolunan dusunceden dolayt, bir hidayet talibi a'ma olan Urnm-i Mektum'dan yuz cevirdin ve sozunu kestigi tcm gonlun daraldi.

,J

tL:.. J.\ ..l,;;j\ ~ c::» ) J.):J 6'

2059. 2irii hu Jusafta, hu mahall-i niizill az dii~er; sen yiiriindansm ve senin vaktin geni#ir.

"Menah", uyku mahalli ve nuzulmahalli ve develerin yeri ma'nalannadir. Burada "mahall-i nuzul" ma'nasim vermek munasibdir. Bu beyt-i serifte, . lisan-i Pir ile canib-i Hak'tan Resul-t zt§an Efendimizin kasd-i alileri tavzfh buyurulur. Ya'ni, "Ey nebiyy-l zisammt Sen Umm-I Mektum'dan yuz cevirmekle dernis idin ki. "Ey Umm-i Mekt11m, boyle reislerin bu mahalle nuzul edip gelmeleri ve soz dinlemeleri az vaki' olur ahvaldendir. Bu firs at icinde senin vaktin genistir: ne zaman gelsen benim tarafimdan sana ta'lim-i din etmek murnkindir. Zfra sen ashabim zumreslndensin."

2060. 'Dar vakiUe hana miini' oluyorsun; hunu nasihat ediyorum, gazah ve ceng [2075] degil.

Ey Umrn-i Mekt11m, bu dar vakitte kavmin buyuklerini ikna' He mesgal iken bana manl' oluyorsun. Bunu ofke ve niza' cihetinden degll, sana nasihat olarak soyluyorum. Bu beyt-i serif dahi kasd-i Risaletpenahi'yl tavzfhtir.

_;!.j) ..l...<> ) ~ A ..l...<> jI ft! _;!.~ ~ J.\ \..l> :J j \..l...>-\

2061. "Ey .9lhmed, 9iak indinde hu hir kor; yiiz 9<ayser'den ve yiiz vezirden daha iyidir!"

2062. ".9lgah ol, "en-niisii maiidin"i hahra gelir. rnir malden yiiz hinden Ja:z.-

la alar!" .

Bu beyt-i serifte, Ebu Hureyre (r.a.)ten rivayet olunan 0.:>l....S" 0.:>t.... ._,..UI ~I) ..,_....,..ul ya'ni, "Nas altin ve gumus ma'denleri gibi ma'dendir" hadis-i serifine i§aret buyurulur. Canib-i Hak'tan Resul-i Ekrem Efendimize hltab olduguna gore, ma'na sudur: "Ey Nebiyy-i zf§an, bu zikr olunan hadfsini hannna getir, toz toprak icinde veya camurlara bulasrms bir altm parcasi, gayet

~

MESNEVf-l ~ERfF ~ERHI / IV. CILT • MESNEVf-2 •

miizeyyen nakislarla munakkas ve parlanlnus bir bakrr ma'deninden pek ziyade ktymetdardtr. Binaenaleyh suret-i zahirede a'ma ve pejmiirde bir halde bulunan Omm-i Mektt1m, suret-i zahireleri suslu ve muntazam olan bircok hiikiimdarlardan ve vezirlerden daha makbt1l ve mu'teberdir. Nazar-l t'nbar zahire degtl, batmadirr'

2063. "rJ\!l,uhteff la'l ue akfk ma'deni, yii:z binlerce baku ma'deninden daha iyidir!"

"Hacmi sagfr olan kiyrnetli la'l ve akfk taslan ma'deni, hacimleri buyuk olan bakrr ma'deninden daha kiymetdar ve daha makbuldur."

~y)) ~)~) ~ j J, -4~ ~ ~.r" JL.. ~)..li ~\ \J.....>..\

2064. "ey .57lhmed! burada mahn fiiidesi yoktur; a$kfan ue derdden ue duddan dolu bir sine liiytkftr."

"Ey nebiyy-l zf§an olan Ahmed! ind-i llahi'de alern-i kesafete taalluk eden mahn faidesi yoktur. Ben Azimu's-san, askla ve gonul derdiyle ve ah u yah dumamyla dolmus bir sine isterim."

~ ...:........ )\ ~ 4S' O~ \) )\ ~ ...l:.:-- )~ ..\..4\ J,:, .:_r;. )) ~\

2065. "9{,albi miineuuer bir kor geldi, kaptyt kapama; nasfhatt ona uer ki, nasfhat onun hakktdtr."

2066. "eger iki iir ahmak sana miinkir oldular ise, miidemki sen$eker ma'denisin, ne uakit an olursun?"

"Eger birkac ahmak, ruesayi birakn da pejmiirde bir korun arkasmdan kostu diyerek senin ef'alint inkar ederse, sen menba'-l hidayet ve cernalsin: ne vakit act ve celali olursun?"

2067. "eger iki iir ahmak sana tohmet koyarsa, 9iak senin irin $ehiidet uerir."

"Eger birkac ahmak senin ef'al-i hasenene ve ahlak-i serifene i'tlraz edip, seni kabahatli addetmek isterlerse,Hak senin ahlak-i serifene ~ ~ ~ ~l~

(Kalem, 68/4) kavliyle Kur'an-i Kerfm'de sehadet buyurur.''" - - -

~

AHMED AVNl KONUK

2068. '13uyurdu h-i: ".;:;flemin ikriinndan Jiirigim; 0 h-imse h-i, 9iah- onun ~iihidi ala, ne gam vardtr!"

Hak Teala'nm bu sehadetiuzerine Resul-t zi§an Efendimiz buyurdular ki:

"Ben halk-l alernin beni tasdik ve ikranndan farigmt ve onlann ikrarlanyla mukayyed degilim. II Hak Teala hazretleri tarafindan hakkinda husn-i sehadet buyurulan bir kimse hakkmda halkm inkanndan ne gam vardm Onlann tasdikleri ve ikrarlan ancak kendilerine faide idndir. Nitekim ayet-i kerimede ?ure,-i ~~c~rat'~ b,uy~~l~r: ~ ~:illl f. ~u:..~ ~ I~ 'J Ji l;.Li ji ~ ::, ~ .:_oj)lp ~ 010Lc.>U rS"1..u. 01 (Hucurat, 49/17) ya'ni, "Onlar sana lslam'a gelmeleriyle imdna'n ederler. Sen onlara de ki; 'Bana lslam'uuz He minnet etmeyin! Belki Allah Teala size imtinan eder ki, size iman Icin yol gosterdi. Eger imanrruzda sadiklar iseniz.'"

~ ~)y>- .. Ji -s ,.i.\..}.l) l.JI ..:........1 <.S)y>- <.S~)y>- j I) ~Li>- f

2"069. "Ega bir yarasa h-u~unun bir giine~ten naslbi varsa, a, dellt gddi h-i a giiM§ degildir."

"Yarasa kusundan murad, ahmak ve muhakemesiz kimsedir. "Gunesten murad, nur vermek ve dogru yolu gostermek da'vasmda bulunan kimsedir. "Eger boyle bir kimsenin etrafinda toplananlar ehl-i nefs olan kimseler ise, bu hal 0 muddeinin gunes olmadigma ve nur vermedigtne dellldir. Zira ehl-i nefs, ehl-i zulmet olup, akl-l mahz olan enbiya ve evliyanm nurundan kacarlar."

2070. "})arasaeth-larm neJreti dellt olur h-i, edlt'in parIah- gilne~i benim." [2085)

"Ehl-i nefsin benden nefretleri, benim celil olan Allah Teala 'run parlak gunesi oldugumun delilidir. Zira onlann nur-i akla ve ziya-yi muhakerneye takatlan yoktur. Zira muhalefet-i cinsiyyet vardir. II

2071. "Ega bir bah- bocegi bir gill suyuna riigth olursa, a gill suyu olmadtgma delildir!"

"Cu'al'' bok bocegt ma'nasmadir. Bu hayvan hakkmda Hayaru'l-Hayavan namindaki kitapta §U beyanat vardtr: "Bok bocegt, ma'ruf bir hayvancikur.

~

MESNEVI-! SERIF SERH! / IV. cn.r • MESNEVI-2 •

Necaseti cern' ve iddihar etmek onun sarnndandtr. Ve 0 gill kokusundan ve guzel kokulardan olur, plslige lade olundugu vakit, dirilip yasar." Ya'ni, "Ahmaklar pislik mesabesinde olan bu alern-i kesifin ezvak ve huzuzanndan mesrur olup yasarlar. Eger onlar basma toplandiklan seyin nefasetinden bahsederlerse, onlann orada toplanmalan, 0 seyin neffs ve iyi olmadigma delildir."

2072. eger bir kalp mihekke tniisieri olursa, onun mihekliginde naks ve §ek l,iihir olur.

Ya'ni, kalp ve gecmez olan altm, hakiki mihek tasma yanasamaz. Zfra derhal kalphgl meydana cikar, Eger bir mihek tasma yanasirsa, bilmelidir ki, o tas mihek tasi degildir.

0\..p.. )~ (\; cS' i jJ) il d ...,_::. 01~ I) ..J:!I jJ) .._; ..ul_,>- ..,....::. ~ j~

2073. 9itrstl" gece isier, giindiil, degil, bunu bil! [jece degilim, giindiil,iim, zirii cihanda parlanm!

"Hirsizdan murad, ehl-i sekavet, "geee"den murad, zulmet-l tabfat; "gunduzden murad, nur-i ruhaniyyettir. "Ben zulmet-i tabiat degilim, nur-i ruhaniyyetim: ciharu nurumla parlatmm. Halbuki ehl-i sekavet, zulmet-i tabfan ister, nur-i ruhaniyyetten zevk almaz. Bu sebeble bana muhalefete klyam eder."

2074. .;;zymayrm, rok aytrlCtyrm ve samatr benden gerit bulmamal: icin. kalbur gibiyim!

"Saman"dan murad, banldir. Bu beyt-I serffte, c...r"WI ~ J) d ya'ni, "Ben nas arasmda Hak ve banh aymciynn." ve lk::l J}i ~UI ~I d ($"-"1 ya'ni, "Benim ismim kutub-i salifede Fanklfta'dir" hadis-i seriflerine i§aret buyurulur. lk::l J}; ya mufessirler "Hak He banl arasiru ayiran'' ma'nasi vermislerdir. Ve elyevm hnistlyanlann ellerindeki lncil'de, Isa (a.s.)m "Benden soma Faraklit geleeektir" sbzil mezkurdur.

2075. '13en unu kepeklen rtkannm; nihiiyet gosferirim kif 0 niifilstur, bu nukii§lur .

~

AHMED AVNI KONUK

"Un"dan murad, hak. "kepekten murad, banldir. "Nukus'fan murad, ecsam suretleridtr. "Nufus'itan murad, ervah ve ma'nadir. Ya'ni, "Ben bir kalbur gibiyim, halki elerim: hakki batildan aymnm. Ve elemek neticesinde gosteririm ki, banllar ancak nakis ve suretlerden ibarettir. Onlann ma'nalan yoktur. Ve hak olanlar ise, yalmz suretten Ibarei olmayip, maani ve ervahnrlar."

2076. 'lJen cihiinda 9iudii'mn miziin: gibiyim; her hafifi agtrdan ar-~k gosteririm.

"Saki1"den murad, ehl-i ruh ve ma'na, "hafir'ten murad, ehl-i kesafet ve suretgr. Nitekim ayet-i kerfrnede, ~ :;. ~r) ~I~ 4 ..} ~ ~i,: ~ :;. ~G

........ J"I'" JJ ..... ".... ........ ...

~)~ ..... u ~jl_'" (Karia, 10117-8) buyurulmustur.

, Ma'lum olsun ki, ilm-i ilahide saadeti veya sekaveti sabit olanlann, bu alem-i sehadette fiilen saadet ve sekavetleri zahir ve WWI ~I.ill (En'am, 6/149) ayet-i kerimesi mucibince, Allah 'reala indinde "huccet-i ba-liga" sabit olmadikca, haklannda miikafat ve miicazat terettiip etmez. Ve saadet ve sekavet-i fiiliyye ise ancak enbiya (aleyhimu's-selamun da'vetleriyle tahakkuk eder. Binaenaleyh enbiya ve onlann varisleri olan evliya, cihanda mizan-i ilahi olmus olurlar.

2077. 'lJir buzag~ okiizii 9Ludii bilir; e~ek bir mii~teridir ve bir meta' m lay~bdtr.

~akf-i ezeli, okuz cinsinden olan bir buzagi oldugu icin, 6kuzii "Allah" diye tamr. Bu "Allah", onun hamakanna Iayik bir Allah'nr. Nitekim esek dahi bir meta'm musterisidir. Fakat musterisi oldugu meta', onun kendi esekligine layik olan bir meta'dir. Bu meta' dahi or, saman ve kavun karpuz kabugu gibi seylerdir. Nitekim Turkce'de, "Esek hosaftan ne anlar!" darb-i meseli meshurdur. Ve ayet-i kerimede, '~~WI (Nur, 24/26) ya'ni, "Pis olan seyler pis olanlar iclndir" buyurulur. ;'Buzagl"dan murad, hayvan siretinde olan kimsedir.

2078. 'lJen okiiz degilim, fa ki beni buzag~ saiui alsm; ben diken degilim ki, bir deve benden oilann!

~

MESNEVI-I ~ERIF ~ERHI / IV. cn.r • MESNEVI-2 •

Ben insan-i kamllim, hayvan cinsinden degilim ki, buzagi ya'ni hayvan tabfatmda olan kimseler bana ragbet etsinler! Ben diken mesabesinde olan huzuzat-i nefsaniyye menba'i degillm ki, bu dikenlerden tagaddi eden kimseIer benden muntefi' oisunIar! Zira her cins kendi einsine meyl eder.

2079. 0 zanneder ki bana ceur eUi, belki benim aynamdan f02U siipiirdii.

o hayvan siretinde olan kimse bana karst muhalefeti ile bana eevr ve eziyet ettigini zanneder. Halbuki onun bu muhalefeti ve eziyeti benim kalbimin aynasmdaki tozu supurur,

Ma'lum olsun ki, enbiyanm kalbleri hadd-i zannda masiva tozlanndan musaffa ve tahirdir. Buradaki "tozrdan murad, SlIT-l kader hicabidir. Zira enblya hin-i da'vette 81[[-1 kaderden mahcubdurlar. Eger "SlIT-l kader" kendilerine zahir olsa, da'vette fumr vaki' olur ve ezelde §akf olanlara da'vetin muessir 'olamayacagtru gorurler. Halbuki "huccet-i baliga" sabit olmak icin. da'vetlerinin ale's-seviyye vaki' olmasi hikmet-i ilahiyye Icabrdir, lste bu hicab sebebiyle onlann tebligleri ilm-i ilahide saadeti ve sekaveti sablt olanlara seyyanen vaki' olur. vaktakt ala's-seviyye vaki' olan teblfgat uzerine saidler muvafakat ve sakiler muhalefet eder. Ehbiya nazannda onlann hakayik-i ezeliyyeleri zahir olur ve toz mesabesinde olan SlIT -1 kader perdesi ayfne-i kalblerinden kalkar.

Delinin Calinos'a yaltaklanmasi ve Calinos'un korkmasi

2080. Calinos kendi as1uibma, II :J'Vtuhakkak 0 bana filan ilan uersin! /I dedi. [2095]

Calinos, eski Yunan hekfmlerindendir. Bu Calinos bir gun kendi sakirdlerine dedi: "Filan kimseye soyleyin, muhakkak bana fllan ilac; versin!"

AHMED AVNl KONUK

2081. jmdiJ a biri ana dedi ki: "Ey zu-fiinunJ bu ilan delilik i{.in islerler!JJ

o sakirdlerdcn birisi Calinos'a dedi: "Ey zu-funun ustad, bu ilac; delilik icin kullamrlarl"

2082. "Is« senin akltndan uzakhrJ bir daha soyleme!JJ CDedi h "'l3ir deli bana levecciih eUi. JJ

"Bu delilik senin aklmdan uzaknr: bir daha bu ilacdan bahs etrne!" Calinos cevaben dedi ki: "Bir deli bana baku."

...i.:).) if ..:,pl.)j ~ ...i.:~ dY if 1.5))).) ~L.

2083. "'l3ir miiddel benim yiiziime ha~ bakh; bana gozcegizini brpltJ benim yenimi yekti."

2084. "Eger bende andan cinsiyyel almasa idiJ ne vakil a ~irkin yiizlii bana yiiz getirir idir

"Bende onun deliligt cinsiyeti olmasa ldi, 0 aklmm yuzu cirkin olan kimse bana teveccuh eder mi idi?"

2085. "Eger kendi cinsi gormese idi ne vakil gelir idi; cinsinin gayriye ne vakil kendisini ~rpardt?JJ

.:J_'::":"")-'i ~ J~Y).) ...):.. ~...s....uj ~J...rS' ).) J~

2086. rvaklaki iki kimse ihtilal ederJ hi{. ~iibhesiz anlann arasmda kadr-i miislerek vardtr.

Birbiriyle muhalata ve musahabe eden iki kimse arasmda mutlaka siretleri ve tabiatlan cihetinden bir istirak vardir.

..l;l ) ..:;_.\)j" ~ \.; ~ .) Y ~ ~ J... .J- /' .) A c?

2087. 'l3ir ku~ ne vakil ucar? .9lncak kendi cinsi ile. 9iii-cinsin sahbeti mezardtr ve lahiddir!

MESNEVI-I ~ERIF ~ERHI / IV. cn.r • MESNEVI-2 •

Bir kusun bir kus ile ucmasi ve otlamast sebebi ki onun cinsi degil idi

Birbirinin cinsi olmayan iki kusun beraberce ucup gezmesi ve otlamasi sebebinin beyanmdadir.

2088. 0 bir hekXm dedi ki: "'Beyiibiinda lwrgayt leylek ile dola§makta gordiim."

2089. "'[aacciibde kaldtm; acabii aliimet olarak ne kadr-i mii#erek hulurum diye onlann halini ara§ftrdtm."

~ ...li~ Yo JI)~ /' r-4~ ~ y- .:.£ ) J1.r."" if ~~ j rJ..:. J.J"';"

2090. "1}aktaki ben hayran ve bt-hu§ olarak yakm giUim, gordiim ki onun her [2105]

ikisi topal idiler."

"Hayretle onlann yakmma girttgtm vakit, onlann arasmdaki cihet-i cami'a ve kadr -i rnusterek topalhk oldugunu gordum." "Deng" kelimesinin muteaddid ma'nasi vardir, Burada bi-hus demektir.

2091. 9iususiyle biro §ahbaz ki 0 arei olur, bir r-aylak ile ki, 0 fer§t olur.

Ya'ni, aralannda kadr-i musterek ve cihet-i camia olmadikca, hemcins 01- mayan iki kusun beraberce ucmasi ve gezmesi mumkin olmaz. Hele arsa mensub olan bir sahbaz He arza mensub olan bir caylagin ihtilan nasil mumkin olur? "sahbaz-: arsiden murad, enbiya ve onlann varisleri olan evhyadir. Ve "fersf olan caylak'tan murad, esfel-i safllin-i tabfatta kalan nefsani kimselerdir.

AHMED AVNl KONUK

2092. 0 biri illiyyin giine~i olur; ve bu digeri yarasadtr kif siccinden olur.

"Tlliyyin" alern-i letafet ve ruhaniyyet: ve "siccin'' alern-i kesafet ve nefsaniyyettir.

2093. 0 biri her bir aytbdan iM bir nilr; ve bu digeri her bir kapmm dilencisi bir kordiir.

Ya'ni, biri uyub-i nefsaniyyeden an bir nur ve ruhtur: ve digeri her bir suretin arkasmda kosan ve onlan mustakillu'l-vucud zannedip, her birinden bir menfaat uman bir kordur.

2094. '13irisi bir aydu kif ryervin iizerine vurur; ve bu biri bir kurUur kif giib-

U~de~M. .

"Pervin", bir yildizm ismidir. "Mah"da'1. murad, insan-i kamil: "Pervfn"den murad, alim-i zahiri, ve bocek nev'inden alan "kurt'tan murad, ehl-i nefs alan cahillerdir. "Gubreden murad, uzviyyat-i muteaffineden mutesekkil olan ecsamdir. Ya'ni, "lnsan-i kamil ay gibi parlak alan ulum-i ledunniyye menba'idrr ki, ulurn-i zahiriyye erbabmm ilimleri uzerine ziyasi carpar. Ve ehl-i nefs alan cuhela ise, ecsam-i muteafflnenin ezvaki ve huzuzan icinde yasarlar."

2095. 0 biri bir "Y;ilsuf simaltdLr, Jsa nefeslidir; ve bu biri bir kurt veya erngtrakh qektir!

lnsan-i kamil ruh-i mucessem halinde olup, onun sirna-yt ma'nevisi Yusuf (a.s.) gibi parlaknr ve guzeldir ve nefesi Isa (a.s.) gibi ma'ncvi oluleri diriltir. Ve ehl-i nefs ise, ynuci bir kurt veya cmgirakh esek mesabesindedir.

2096. 0 biri la-mekanda ucucu olmu~; ve bu birisi kopekler gibi samanltktadtr!

MESNEVf-t ~ERfF ~ERHt / IV. CtLT • MESNEVf-2 •

lnsan-i kamil, mekandan art alan alem-i ervahta ucucu olmus: ve bu birisi, samanhk rnesabesinde alan kesafet-i tabiiyye Icinde kopekler gibi niza' ve mucadele lcinde kalnusnr.

2097. Eiillisiin-t ma' nevi ile bah. biicegine bunu siiyler h.i: \ley h.altugu h.ah.mu~,

2098. ega giilistiindan 1w~rsan, ~iibhesiz a nefret giilistiinm kmiilidir!"

2099. "'Benim gayretim, senin iizerinde yasah.ft degnegidir; "ey al~h., buradan

1 ll" d' "

uzaR. a . tye vurur.

"Dur-bas'', birinci rrusra'da, ueu iki catal alan bir mizrak ma'nasmadir ki, yasakcilar eski padisahlann onlerinde gotururler ve bununla yol uzerindeki adamlan uzaklastmrlar idi.

2100. "rue eger ey alyak, benim ile imfiziic edersen, bu zan gelir h.i, benim [2115] ma'deni';densin!"

"Ey alcak ve nefsani alan kimse, eger sen benim ile ihtilat edersen, herkes senin mahiyetini de benim mahiyetimden zannederler!"

,

.:») _;.:;. y ~ ):J I) ? r ,:r::; ~j 1.5" c..S~ I) 0~

2101. 'Biilbiillere mahal, cemen yabw; muhah.h.ah. bah. biicegine vafan, pislih. ifinde daha ha~fur!

Bulbullere cernenlerde ve yesilliklerde makam ve mahal lttihazi yakisir.

Bak bocegine de, pislikler icinde vatan intihabi daha hostur.

2102. 9iah. heni mademh.i murdarhh.fan iemiz fuUu; benim iizerime hir murdan nash efmeh. nastl liiyth. alur?

"Murdarhk"tan murad, stfat-i nefsaniyye ve sfret-i hayvaniyyedir.

~

AHMED AVNl KONUK

2103. 'l3enim bir damartm anlardan iJi ve anu lusH; a kolii damar bana nerede eriseceldir?

o J. Jo ,II", '" ... , .. :;;I

"Bir damar"dan murad, ~ A \.il w1 (Kehf, 18/110) ya'ni, "Ben de an-

cak sizin gibi beserim!" ayet-ikerirnesinde beyan buyuruldugu uzere, "insan-i kamil'fn cihet-i beseriyyesi ve kesafet-i cismanlyyesidir. Diger daman dahi, ruhaniyyeti ve melekiyyetidir. Hak Teala hazretleri lutuf ve inayeti He beseriyyet damannm ahkarrum kesti ve ibtal etti; ve bundan soma artik 0 kotu damar olan beseriyyet ahkami ve nefsaniyyet sifaukuvvetlenlp nesv ii

Iii .. '" J 0",,,

nema bulamaz. Binaenaleyh Hak Teala hazretleri o~ .:...A.I.> (Sad, 38/75)

ya'ni, "tki elim ile halk ettim!" ayet-i kerfmesinde beyan buyuruldugu uzere, Adem'i mazhar-i cemal ve celal olmak uzere halk etti. Onun ruhaniyyeti ve melekiyyeti rnazhar-i cernal, ve nefsi ve beseriyyeti mazhar-i celaldir. Adem'In ezeldeki hilkati bu esas uzenne idi. Binaenaleyh birisi cemal-i ilahinin ve digeri de celal-i ilahinin nisaru idi. Nitekim atideki beyitlerde bu ma'naya isaret buyurulur.

2104. €:zelden Jtdem'in bir nisiitu. a idi kif meliiilu mahal cihelinden ana ba§ kaydular.

Ezelden Adem'in bir nisaru, ruhaniyyeti cihetinden cemal-i flahiye rnazhariyyeti idi ki, melaike, Adem'in bu tecelliye mahal olmasi cihetinden ona secde ettiler ve onu bu cihetten melekler kendi cinslerinden bildiler.

2105. 'lJiger ni§iin a kif a jblis \\ ¢iih ve reis benim! II diye ana ba§ kayma:z.

Ve Adem'm diger nisaru dahi beseriyyeti cihetinden celal-i ilahiye mazhariyyeti idi ki, Iblis onu kendi cinsinden gordu ve "Bu cinsin, ya 'ni ehl-i celalin salu ve reisi benim. nicin ona serfuru ve secde edeyim?" dedi ve secde etmedi.

<.SJ.: <.S ~ ..,1 i.)f .s> y:i ..,1 <.S..L.!. ..t>,-L.. ~ ~I fl ~ ~

2106. jmdi eger jblts dahi siicid ala idi, a Jtdem alma:z idi, a bir gayr alufdu .

~

MESNEVf-t SERIF SERHt / IV. CtLT • MESNEVf-2 •

lblis dahi eger melekler gibi secde etmis olsa idi, 0 Adem, cemal ve celal-i ilahiyi carni' olan bir Adem olmazdi: baska bir mahluk olurdu. Binaenaleyh Adem iki ziddi cami' oldugundan, melaike cihet-i melekiyyetini gorduler, secde ettiler: ve lblis cihet-i beseriyyerini ve celale mazhanyyetini gordu ve ehl-i celalin riyasetmi iddia ile secde etmedi. Bu hususta lblis'in taayyunu latif ve Adem'in beseriyyetinin kesif olmakla, bu cihetle cinsiyetlerinin yekdigerlne muhalif olmasi, mani' -i mukayese degildir. Esas, celale mazhariyyettir. Zira lblis, .:x,k ~ ~~ JG ~ ~ (Sad, 38/76) [ya'ni "Beni atesten onu carnurdan yarattml"] ayet-! kerimesinde ihbar buyuruldugu uzere, kendisinin atesten mahluk oldugunu ikrar eder. AteS ise mazhar-i celaldir. Ve kesafet-i Adem dahi mazhan-i celaldir. Binaenaleyh lblis celale mazhariyyet hususunda, latffin kesffe serfuru secde ederneyecegi kiyasuu derpis ederek da'vaya kiyam etti.

2107. 9ier melegin siiciUlu da onun mizanultr; 0 dii§manm inkiin da onun burhamdtr.

Ya'ni, melalkenin secdeleri ve serfurulan, Adern'ln ruhaniyyetine ve taharetine mizan oldugu gibi, 0 dusman olan lblis'in Adem'e inkan da onun taharetinin delf1idir. 2ira melaike sirf mazhar-i cemal olup, sirf mazhar-i celal olan lblis'in ziddidir. lblis secde hususunda melaikeye iltihak etmeyince, onlardan aynlrrus ve onlann cinsi olmadignu izhar etmis olur. Binaenaleyh lblis'in bu inkan da Adern'in cihet-i melekiyyetinin ve taharetinin delili ve burham olur.

2108. jkrar-t melek de onun §ahididir; 0 kopehegizin kiifrii de onun §ahididir.

"Kopekcegiz'tden murad, lblis'tir.

2109. <J3u soziin nihayeli yoktur, riicil' ei; aruba 0 iyi adama 0 ayt ne yaph?

Bu Adem ve melek ve seytan hakkmdaki esrar ve hakayikm nihayeti yoktur, kissaya rilCll' et. Acaba 0 saf adama 0 i'timad ettig! ayi ne yapti bakahm?

~

AHMED AVNI KONUK

Aymm yaltaklanmasma aldanan 0 kimsenin i'timaduun neticesl

2110. ¢ahts uyudu ve ayt onun sineg- ini Iwg- du ve sinek inaddan dolayt ondan [2125]

vine geri geldi.

Ya'ni ayt sinekleri kogdugu halde, sinekler muannidane bir surette tekrar gelip uyuyan kimsenin yuzune konarlar idi.

2111. 'lJelikanlmm yiiziinden kar kere onu kogdu, 0 sinek ondan vine ko§arak geldi .

..::_j j ~ ~ 0 §' jI ..::_j _f J. ..::_j J. ) V' _;>- ~ 4 ..L::. ~

2112 . ..9lYL sinege ofkelendi ve gitti dagdan pek biiyiik bir ias aldt.

2113. 'Ca§L getirdi ve sinegi gordii ki, vine uyumu§un yiizii iizerinde yer ve ziyafettutmu§.

"Saz" kelimesinin muteaddid ma'nasi vardir, Burada "ziyafet" ma'nasi munasibdir, Zfra sinekler konduklan mahalde tagaddi ederler. Ya'ni sinekler uyuyan kimsenin yuzu uzerine konup, ziyafete dalnus idiler.

2114. 0 degirmen ta§LnL tuttu ve sinek iizerine vurdu, fa ki 0 sinek geri gide.

"Haziden'', cocuklar gibi oturup, surtune surtune gitmek ma'nasmadir. Ve bu ma'naya binaen, kannca ve emsali olan haserat-i arza "hazende" derler. Ve sinekler konduklan mahallere alcaktan surtunerek uctuklan icin, cenab-i Pir efendimiz, "gitmek" makarmnda bu kelimeyi isti'mal buyurmuslardu.

MESNEVI-i ~ERIF ~ERHI / IV. cn.r • MESNEVI-2 •

2115. 7'a§ uyumu§un yiiziinii part,:a part,:a etti; bu meseli ciimle alem iizerine fa§ eUi.

"Hashas kerden", ezip, parca parca ve un ufak etmek ma'nasmadir. Ya'ni, aymm bu hareketi, bu meseli butun alemlere nesretti. Nitekim bu hikayeyi sarkta ve garbda kiraat kitaplannda cocuklara okuturlar.

2116. S2lhma1un muhabbeti muhakkak aytntn muhabbeli geldi; onun kini rnuhabbeUir ve onun muhabbeti kindir.

2117. Onun ahdi gev§e1dir ve' harab ve zaiftir; onun sozii kavi ve vefasL tyiiriiktiir.

2118. €ger yemin ederse dahi i'tirniid eune; egri sozlii ki§i yemini bozar!

2119. Uttademki onun yeminsiz sozii yalan oldu, sen onun mekrinden ve yemininden duga dii§me!

"Me-yuft" (~), "dusmek" ma'nasma olan "uftaden" masdannm nehy-i hazmdir. "Dug", ayran ma'nasma olup, burada tuzaktan kinayedir, Ya'ni, "Sen onun mekrinden ve yemininden tuzaga dusme!" demek olur.

_?' O~ JY ~ Y ~ 01)yo ...l.,.:> _r.-"I )1 ~ ) ~ »: )1 ~

2120. Onun nefsi beydir ve aklt esirdir; onu yiiz binlerce Uttushaf't yutmu§ tut! [2134)

o ahmakm aklma sifat-: nefsaniyyesi hakimdir. Kelam-i Hakk'm ma'nalanm yutmus olsa bile faidesi yoktur. Boyle bir kimsenin yeminine nasil i'timad olunur?

2121.· :Jvtademki yeminsiz soziinii brar, eger yemin ederse ondan beterini yapar!

~

AHMED AVNI KONUK

2122. 2'irii ki nefis ondan daha deliJir ki, sen onu ag!r yem'in ile haglayasm!

Ya'ni, nefs-i emmare, senin onu agir yemfn He baglayamayacagm derecede bir delidir. Ve mademki 0 senin iizerine hakirndir ve sen onun esfrisin, onu yemfn He baglasan, 0 yemfn baguu derhal kopanr.

2123. 'l3ir esir gihi ki, hiildm iizerine hag koyar; hiikim onu kopam, d!~anya surar.

Nitekim bir esfr, hukurn ve kuvvet He kendisine hakim olan efendisini iple 'baglasa, efendisi 0 bagi kopanp serbest kahr,

2124. Gfkesinden 0 hag! onun bascna vurur; onun yiiziine yem'ini {:arpar.

Ya'ni, hakim efendi 0 bagr kopanp, ofkesinden 0 kolenin basina vurarak dagdiigii gibi, nefs-i emmarenin esfri olan kimse de 0 nefsi agir yemfn He baglasa, nefis 0 yemfn bagrru kopanp, 0 esfrin yuzune carpar ve yemfni hice sayar. Binaenaleyh nefs-I ernmarenin esfri olan kimsenin ne sozune. ne de yemfnine l'timad olunmak catz degildir.

2125. Sen onun \levfil hi'l-'ukrrd"undan vazger; ona \'ihfazil eymiinekiim"ii sayle!

Bu beyt-i serffte, sure-i Malde'nin lbtidasmdaki .:> #~ \)~i \;'r::r-iJ\ t::.i( (Maide, 5/1) ya'ni, "Ey mu'minler, akitlere vera edin]'' ayet-i kerirnesiyle, yine ayrn sure-i serifede vaki' ~~i \~\~ ~ \~l (Maide, 5/89) ya'ni, "Yemfn ettiginiz vakit, yemfnlerinizi muhafaza edtnrayet-t kerfmesine isaret buyurulur. Ya'ni, "Ey esir-i nefs-i emmare olan kimse, sen 0 nefs-i ernmarenin ahdine vera etmesinden ve sozunu tutmasmdan vazgec ve ona 'Yemfnini hifz et ve yemfnine sadik ol!' deme. Zfra onun bunlardan haberi yokturl"

2126. rue 0 kimse ki hilir, korkuya mensilb olan ahdi eder; ve cismi iplik gihi yapar ve onun elriiJ'mda dolaw.

~

MESNEVI-i $ERIF $ERHI / IV. cn.r • MESNEVI-2 •

Ahdin ehemmiyyetini bilen kimse, a ahdi korkarak yapar ve yapngi vakit dahi a ahdi yerine getirmek icin eismini eza ve cefadan ve zahmetten iplik gibi ineeitir ve a ahdinin mlSI etrafmda dolasir.

Bu tereeme ve Izah, Ankaravi nushasina goredir. Hind nushalannda birinci nusra', J.S if.s" ~ ¥ "l;b .s" 01) ya'ni, "Ve a kimse ki, ahdi kimin ile yapngnu bilir" suretindedir, Ya'ni, "Ahdine vefa eden kimse, yemfni Zat-: eeell u a'laya karst yapngiru bilir. Binaenaleyh ism-i celil-i Ilahiye kemal-i hurrnetinden, yeminine sadik kahr'' demek olur.

Mustafa (a.s.)m hasta sahabenin iyadetine gitmesi ve onun faideslnln beyaru

...L.::. )\; 0 y.; ~)~ 0\ .r .. UI) ...L.:;. )~ lSI ~Iy. 4;l>......, jI

2127 . .;Ashiibdan bir efendi hasla oldu; ve 0, 0 haslahh.Jan iplik gibi oldu.

Ashab-i kiram efendilerimizden bir efendi hasta oidu ve 0 zat-r serffin vucudu 0 hastahk icinde iplik gibi ipinee oidu.

2128. -7l1uslafii onun larafma ilJiidete geldi; z.J:rii onun hUlJu biitiin liiluf ve kerem idi.

Mustafa (s.a.v.) Efendimiz 0 sahabenin hatmru sormak icin ziyaretine geidiler. Cunku 0 efdaI-i beser Efendimiz'in hUY-I mubarekleri ve adet-i seniyyeleri hep amme-i mu'minin hakkinda lutuf ve keremden ibaret idi.

2129. Senin ilJiidete gilmende fiiide vardtr, onun fiiidesi yine sana iiiddir .

~

AHMED AVNl KONUK

2130. '13irinci faidesi odur kif 0 hasfa olan §ahts, ola ki bir kutub ve §ah-t Ce(2144] ltl olsun.

Ya'nl, "Iyadetine gittigin hasta bir zat, belki kalblere nur veren bir kutb-i ir§ad olur, ve yaht1t ind-i ilahfde ktyrnetdar bir ma'nevi §ah olurl".

2131. rue eyer kuiub olmazsa, yol arkada§t olur; ve eyer §ah olmazsa, askerin atltst olur.

"lspeh", "sipahm muhaffefldir: asker ma'nasmadir.

2132. ey uiau», miidemki kalbin iki goziinii usimaasui, §oyle ki odunu ilddan bilemezsin!

Ey kendi zekasma I'timad eden inatcr, senin kalbinin iki gozii kapahdir ve ilme'l-yakin ve ayne'l-yakin mertebeleri sende yoktur. Oyle bir korsun ki, odun He ud (od) agaci arasmi tefrik edemezsin. Ya'ni kamil ile nakisi fark edebHecek bir halde degilsin.

2133. ,fltademki alemde bir haztne vardu, incinme; asla harabeyi deftneden halt bilme!

Mademki alernde Hakk'm hazinesi alan veli vardir, onu arayip bulacagim diye zahmet cekme, Her gordugtm "Allah" diyen dervis ve fakiri, bu hazineden ve deffneden bos bilme ve ana husn-i zan et. Nitekim Turkce'de "Her gordugunu Hizir bll: her geceni Kadir bil!" darb-i meseli meshurdur.

jl_,1 J if ~ ~~')l!J.)~ jl..f jI J if .fiJ):J /> ~ 2134. 9ier dervt§e bo§una kasd et; alamet buldugun vaki( cidd ile lavaf et!

VakIa her dervis ve fakir kiyafetli alan kimsenin, hazine-i Hak olan bir veIf olrnasi lazim gelmez, Fakat madernki onun suret-i zahin fukara ve dervisIer tarzmdadir, ana husn-i zan ederek ibtida bir hurmet-i zahiride bulun ve ana teveccuhun varsm guzaf cihetinden ve bosuna oisun. Fakat onda vela-

~

MESNEVf-1 $ERfF $ERHi I IV. cn.r • MESNEVf-2 •

yet alameti bulursan, bu ca'Ir hurmeti ciddiyete tahvfl edip, artik onun etrafim tavaf et.

2135. Jl1ademki senin 0 hahn goriicii go:ziin olmadt, her viicildda ha:zfne :zannei!

Mademki senin kalb gozun acik degildir ve herkesin banmru goremiyorsun, 0 halde her gordugun vucudda Cenab-i Hakk'm bir hazine-i feyzi oldugunu zannet. Ve elbette bu sayede bir gun teveccuhun mahalline masruf olur.

2136. 'Boyle olunca, yariintn stlastnt la:ztm olan yol addef; piyade ve siuiiiri, her kim olursa olsun!

"Stlle", kesr ve tesdid ile, ulasmak ve hediye vermek ve ata ma'nalanna gelir. Bu beyt-i serifte oldugu gibi tesdidsiz dahi telaffuz olunur. Ya'ni, tarikat kardeslerine karst lutuf ve ihsan ile muameleyi, lazim olan bir yol ve usul say. Bu hususta aralanm tefrik etme: ister piyade, ya'ni mubtedi ve ister suvan ya'ni muntehi oisun.

~ ),;, .:-d )~ <.J'""! 0L.,..\ ., ..5' ~ P 0L.,..\ ~ .,L.;,~ )~ ))

2137. rue eyer dii§man olursa Ju, bu ihsan iyidir; zirii ihsan ile 'Yok dii§man dosf olmu§lur,

2138. rue eyer dos! olma:zsa, onun kfni noksan olur; :zfra ki ihsan kfne rnerhem olur.

2139. Onun gayri 'Yok f iiideler var du; ve f aka! ey iyi dosf, senin melalinden korkucuyum!

Hasta ziyaretinin, bu zikrettigtmiz faldelerden baska daha bircok faideleri de vardir. Fakat ey iyi dost, eger ben bunlan ta'dad edersem, bahis uzar ve dinlemekten sana da futur ve melal geIir diye korkanm! Hind nushalannda, Q')\.. jI yerine, L>h~ jI vaki'dir. Ma'nasi, "Bahsin uzunlugundan korkanm" demek olur. "Ey iyi dost'' hitabi, bu Mesnevf-i $erffi yazan <;elebi Hu-

~

AHMED AVNl KONUK

sameddin (k.s.) hazretlerine olmak calz bulundugu gibi, kernal-i ihlas ile Mesnevi-l $erifi okuyanlann hepsine sarnil olabilir.

atiR' 9-Liistlt hu geldi kif cemfin yiin 01; pufyaptn gibi lasian. hir dos! yont!

Hasil-i kelarn budur ki, bir cem'iyyetin reffki 01. Zira ehl-i sulukun munferit yasarnasmda zararlar vardir, lhvan-i tarikat He ihtilat ve musahabet lazimdir. Bilfarz eger tank arkadasi bulamazsan, cemad ve tas mesabesinde olan ehl-i dunyadan birisini dost ittihaz eyle ve onu tarik arkadasi yapmaga sa'y et.

2141. 2irii ki kervanm ~oklugu oe cemfiyyeti, yol ourucularui zahrini ue mizragmt lunu,

Kervan halki ne kadar cok ve cem'iyyetli olursa, eskiyaya karst mukavemeti ziyade olur ve eskiyarun kuvvetini ve silahnu hukumsuz birakir. Zfra hadis-i serifte, :i...>-) ~~\ ya'ni, "Cemaat rahmettir'' ve ~~\ c: .J.J\ ~ ya'ni, "Allah'm yedi cemaat He beraberdir" buyurulmustur.

Hak Teala'nm Musa (a.s.)a "Benim iyadetime gelmedin!" diye vahiy buyurmasi

~ j y 0--4.) ol.. tfo 151S' ~ J-I <.5'" r 15 r-: J>- jI ..\..4\

2142. 9iak'tan J'Vtiisii tarafma hu itiih geidi ki: \\€y sen ceyhden aym tuIii' unu giirmii~siin! II

Hak Teala hazretleri tarafmdan Musa (a.s.)a itab olarak vahiy buyuruldu ki: "Ey nebiyy-i zisanun, sen oyle bir kulsun ki, ceybinden iki aym tulu'u gibi parlak olarak cikardignu his gozun ile gormussunt" Bu beyt-i serif-

~

MESNEVf-1 $ERfF $ERHI / IV. CILT • MESNEVf-2 •

te, sure-i Kasas'da vaki' ~;.;.::,.:L.:.; C).; ~ Jj~:.:i..1 (Kasas, 28/32) ya'ni, "Elini ceybine sok.onu illetsiz olarak beyaz ve parlak bir halde cikar!" ayet-i kerirnesine isaret buyurulur.

2143. "<:Nfrri iliihulen seni parlathm; ben 9iakk'tm, hasfa oldum, gelmedin!"

"Uluhiyyetlmln nurundan seni batmen ve zahiren parlatnm. Ben Hakk'im. hasta oldum, beni ziyarete gelmedin."

2144. rnedi ki: "Ey Siibhiin, sen ziyiindan piiksin; bu neremzdir, yii 9<ab bunu beyiin el!"

Musa (a.s.) dedi ki: "Ey noksanlardan ve ayiblardan munezzeh olan Zat-i ecell 11 a'la, sen hastahk gibi, kullara mahsus olan zarar ve ziyandan tahirsin, Bu vahyin neye i§arettir anlayamadim. Ya Rab bunu acikca beyan buyur!''

2145. ]ine ona buyurdu ki: "'l3enim hasfaltgtmda niyin sen kerem cihelinden sormadm?"

Tekrar HakTeala cenab-i Musa'ya buyurdu ki: "Benim hastahgim zamanmda nicin lutuf ve kerem cihetinden gelip de benim halimi hannnu sormadm?"

L:S J. I) ~ 0:!1 ~ ~ ~ I) Y ~l.L4i ~ y) ~ d

2146. rnedi: "]ii 9<ab senin noksamn yoktur; abl mahv oldu, bu siizii Uf!"

Hz. Musa buyurdu ki; "Ya Rab tekrar arz edeyim ki, senin zat-: uluhiyyetinin noksam ve ayibi yoktur. Ben senin bu vahyinden aklmu ve muhakernemi gaib ettim. Bu sozun ma'nasim bana ac!"

2147. 'l3uyurdu ki: "Evel, giizide hiis bir kulum hasfa oldu; 0 benim, iyi bak!"

Hak 'l'eala buyurdu ki; "Evet, benim makbul ve has bir kulum hasta oldu, o benim, ben de odur. Nazar-l hakfkatla iyi bakl" Bu babdaki izahat, yukanda 1724 numarah beyitin izalunda gecti.

~

AHMED AVNI KONUK

2148. "Onun ma1ziirlugu henim ma1ziirlugumdur; onun hastaltgt henim hastaltgtmdu.1I

1726 numarah beyt-i serifln izahma muracaat buyurulsun.

2149. "9-Ler kim 9-Ludii ile heriiber oturmak isierse, evliyii huziirunda ouusun" de!

Hadfs-i serilte, .? ..ill J-i c: ~ .J.lI e:: ~ .:.>i ~I) if ya'ni, "Allah ile beraber oturmak isteyen kimse, ehl-i zikr ile beraber otursun" buyurulmustur. Ve hadis-i kudside dahi, .J.? ~ if ~ wi ya'ni, "Ben, beni zikredenin celisiyim" buyurulur. Ve Hakk'i bilcumle kuvasiyla zakir olan, ancak evliyaullahtir. Binaenaleyh Hak ile beraber oturan kimse ile oturanlar da Hak ile oturmus olurlar.

2150. €ger huziir-t evliyiidan munkattl olursanl sen heliike mensiihsunl ztrii ki [2164]

cuzl siui, kull degilsin.

lnsan-i kamil, "Allah" ism-i cami'inin mazhan oldugundan kiillcllir; ve insan-i nakista bu cem'iyyet-i esmaiyye olmadigmdan, cuz'dur. Onlarda erbab-i muteferrika olan ba'zi esmamn ahkarrn zahirdir. Rabbu'l-erbab olan "Allah" ise cumlesini muhfttir. Nitekim ayet-i kerimede, ~~I ~I)i :UI ~i:;:' 0;:;:" ~~~~ (Yusuf, 12/39) ya'ni, "Erbab-r muteferrika rru hayirhdir: yoksa vahid-i Kahhar olan Allah rm hayirhdir?" buyurulur.

2151. ¢eytan her kimi kerimlerden geri giiturursel onu kimsesiz bulurl 0 onun ha$tm yer.

~eytan, igvaauyla her kimi, kerfm olan evliyamn huzurundan men' ederse, onu himayesiz ve kimsesiz bulur ve onu helak eder. Bu beyt-i serif 2150 numarah beyt-i serifin te'kididir.

2152. '13ir zaman rem1den hir 6n$ gitmek $eytamn mekridir; dinle ve iyi hiZ!

~

MESNEVf-! $ERfF $ERH! / IV. cn.r • MESNEVf-2 •

Bu beyt-i serifte, i')L..~\ ~J E--..ill ir.- ~L..:,J\ J}i if Aya'ni, "Bir kimse cemaatten blr kans aynhrsa, muhakkak Islam Ipini boynundan crkanr" hadis-i seriflne i§aret buyurulur. ;>urrah-l hadis ve lmam-i Gazali hazretleri gibi ulema-l kiram, "Cemaattan maksad, icma-: ummettir" demislerdir. Ya'ni, icma'-l ummetten aynlmak ve yahftt yarandan mufarakat, seytarun mekr ve hflesinden ileri gelir. Hind nushalannda oj) ~ yerine, .:......~ ~ vaki'dir. .:......~ Ferheng-i SiirUrf'de "kans" rna'nasma gosrerilrnisnr. Ve ba'zi nushalarda da ~) ~ yazilnusnr. Bu da kans demektir.

Bagcmm sufiyi ve fakihl ve Alevi'yi birbirinden yalmz birakmasi

::'f ~::'y>- t~ "'-! 0bj::. 0.f';..\.:::' ::..?' t~)::. p 0.f'; d~~

2153. 'Bir baBeL vaktaki baBm ifine naaat etti, kendinin baBmda htrsdar gibi ur adam gordu.

2154. 'Bir f akih ve bir §erif ve bir sufi; her birisi vef ii elmeyici bir §uh idi. ";>uh", utanmak bilmez olan acik mesreb kimse ma'nasmadir. Ya'ni bu uc arkadas, vefasiz ve utanmaz kimseler idi.

2155. ('_Dedi: "'Bunlara benim yuz huccefim vardtr; fakat cem'dirler ve cemiiai rahmeUir."

Bagel kendi kendine dedi ki: "Hirsizlar gibi benim bagima giren bu adamlan itham icin benim elimde cok huccet vardir. Fakat bunlar ii~ kisidir ve cemaat halindedir. Ve cemaat ise, :i....>- J ~W.-\ hadis-l serif mucibince rahmettir.

~

AHMED AVN! KONUK

2156. "'J3ir k.i§i ii{, nefere ytb§amam; binaenaleyh evvelii onlan birbirinden munk.att' blaytm."

2157. "'J3en her birini bir taraJa salaytm; yalmz oldugu vak.il onun btytgtnt yo-

la "

ytm.

2158. 9itle eili ve sfrJryi yola k.oydu; tii k.i onun yiiriimm ana tebiih ede.

Bagel hile etti ve evvela sunyi one koydu: ta ki onun arkadaslannm fikrini 0 sun hakkmda ifsad ede.

2159. SuJrye dedi: "Ev taraftna gil, bu reflkler iyin bir k.ilim getir."

"Vusak" ev ma'nasmadir. Bagel sufiye dedi ki; "Git bizim ev tarafma, bu arkadaslanrun rahat oturabilmeleri icin bir kilim al gel. It

2160. Suir gilti, ik.i ark.ada§a yalm:zca dedi: "Sen Jak.rhsin ve bu namlt wiflir." [2174J

Ya'ni, sufi gidinee iki arkadasi sufiden half kaldi: bagel onlara sufinln aleyhinde yalruzca soyledi.

..

(.J? if Y J-ib P,! L.

216l. "'13iz senin Jetviin ile biT ek.mek. yeTiz; biz senin ilminin k.anadt ile

II

uyartz.

"Ey fakih, biz helali ve haranu senin verdigin fetvalar sayesinde biliriz ve gidanuzi senin bu fetvalanna gore tedartk ederiz. Bu hayat-i dunyeviyyede senin ilminin kanadiyla ucar ve yasanz!"

..:........1..Q.k........ J\~\.>. jI ..:........~ ..:........L. JlkL ) o.:.\~ _t..;) j!.)

2162. "rue bu dahi bizim §ehzademiz ve sultiimmtzdtr; seyyiddir, hiinediin-t ..7VtustaJa' dandtr."

~

MESNEVi-1 ~ERtF ~ERHI / IV. CILT • MESNEVi-2 •

2163. "0 alr-ak obur sufI: kimdir ki, 0 sizin gibi §ahlara musahib olsun?"

2164. "&eldi{Ji vakit onu pamuk yaptn; bir haffa benim bag ve ragrmtn iizeri-

"

ne vurun.

"Penbe kerden", pamuk gibi didik didik etmek ma'nasmadir. "Bag" ma'lumdur. "Rag", dag etegi ve dibi ma'nasmadir. Ya'ni, "Sufi sizin sohbetinize laytk bir adam deglldir. Kilimi getirdlgt vakit onu dogup pamuk gibi didik didik edin ve siz de bir hafta dag eteginde olan benim bagimda safa-yi hanr He oturun ve zevk edin."

2165. "'Bag ne olur, benim camm si:z.indir! €y sizler ki, benim iyin sag go:z. gibi olmussunuz!"

2166. 1Jesvese eUi ve onlan aldath. ~h ki, dostlardan sabrefmek la:z.rm olma:z.! sage bu suretle onlann kalblerine vesvese ilka edip aldatti. Ah ki, ki§i dostlardan nefsini habs etmek ve onlardan aynlmak lazim gelmez!

-:...9 j y y; ~ ~ )..lil ...L.::. r->- -:...9) J I) d ~ ..li:;;'? Of. ,J y;

2167. 1Jaktaki sufl:ye yol verdiler ue giffi, hasrm onun arkastnda biiyiik degnek ile giffi.

Bagcr verdigi vesvese ile, fakihi ve serifi suflden soguttu. onlar da sufiye yol verdiler ve onun arkadashgmdan vazgectiler. Zavalh sufi de gitti. nusman olan bago da bir buyuk degnek ile sufinin arkasmi ta'kib etti.

ji-" jI j L. t~ ~f J..lil ~ ~ ...L.::.~ () ~ ..:.!. lSI d

2168. '1)edi: \\€y kopek, sufl:lik mi olur ki, inad cihefinden hemiin bi:z.im bagrmr:z.a gelesin?"

-'::--) J.I ':"'.r-u t:7' ~I~ jI -,:!j:!~ J:;;_,i O)':"'~ J.I

2169. "'Bu yolu sana Ciineyd ve 'Baye:z.'id mi gosferdi? 'Bu sana hangi §eyh ve pl:rden eri§fi?"

~

AHMED AVNl KONUK

21 70. Suftyi dogdii; vak.taki onu yalntz buldu, onu yanm olii yapft ve onun ba(2184]

§tnt yardt.

2171. SUft dedi: "rnenim iinun. geyti; liikin ey ark.ada§lar k.endinizi iyi htfZ din!"

Sufi dayagi yedikten soma kendi kendine dedi ki: "Ey arkadaslar, ben nobetimi savdim: §imdi arnk nobet size geldi, kendinizi iyi muhafaza edin!"

0l4i 0:U ;}~~I ~ 0[.". ~b J~IIJ" J"

2172. "Cttuhak.kak. beni yabanct bildiniz. s{giih olun, ben bu deyyusfan daha yabanet degilim!"

~.) /> lSI? ~.;;. ~) ~.) JY I}_;' r.) JY if ~ J.I

2173. "rnu benim yedigim §ey, sizin iyin de yemege liiytkftr; ve boyle bir §erbef her alr;agm ceziistdtr!"

"Bu benim yedigim dayagi siz de yemege liyakat kesbettiniz. Boyle bir aCI serbeti icrnek, her bir alcagm ceza-yi sezasidirt"

2174. rnu cihiin dagdtr ve senin dedik.odun, sadiidan yine de senin farafma gelir.

Bu ethan bir daga benzer. vapngm dedikodulann aks-i sadasi yine senin tarafina gelir. Eger dedikodun iyi ise, aks-i sadasi iyi; ve kotii ise kotu olarak sana rucu' eder.

Bu kissada, bagcmm evvela tefrikada sufiden baslamasmdaki isaret budur ki, sfifi1er ittihada ve muvanesete meyyaldirler, Eger bagci suffyi brrakip digerlerinden baslasa idi, sufl tefrikaya meydan vermez idi.

2175. 11aktak.i baget sufu1en fiirig oldu, ondan sonra onun einsi bir bahiine yapft.

BagCl sufiyi dogup bagdan kogduktan soma, digerlerine karst sufiye yaptlgI hue cinsinden bir hileye tesebbus etti.

~

MESNEVf-1 ~ERfF ~ERHI/ IV. cn.r • MESNEVf-2 •

. _,

J\iJ if ~ ~~ A< j.s-

. _,

Jlj) c.> r' )J! if ~~ c.>l5"'

2176. <])edi ki: "€y benim §erifim, ev tarafma gil; zlrii ben ku§luk vakti ifin pule pi§irdim!"

"Rukak", "pide" dedigimiz ekmektir.

2177. "€vin kaptstndan 9<aymaz' a soyle, tii ki 0 puleyi ve kaZt gdirsin."

"Kaymaz", bagcirun ya cariyesmm veya zevcesinin ismidir. "Kaz", Tiirkce bir kelime olup, bildigimiz hayvan ma'nasmadir. Ya'ni, "Ey benim senflm, git evin kapismdan Kaymaz'a soyle, kusluk taanu i~in pisirdiglm pide ile kaZl getirip sana versin, al gel de ylyeliml"

2178. 7Jaktiiki onu yola koydu, dedi: "€y keskin goriicii, sen fakihsin, bu zii,hir ve muhakkakhr!"

2179. "0 bir §erlJfir ki, soguk da'vii ediyor. Onun anastnt kim bilir, acabii kim yaph?"

Ya'ni, "0 serff dedigtniz adam, soguk bir da'va olmak uzere serafet iddiasmda bulunur. Onun hakikaten "serif' oldugu ne ma'lum? Kim bilir onun anasi kimden hamile kaldi? II

2180. "9<adtna ve kadtntn Jiiline goniil korsunuz. <JVakts aktl, sonra da i'ti-

[2194J ~d'"

ma .

"Huzuzat-t nefsaniyyesine meclub olan kadma ve kadmm fiiline, ganbdir ki, gonul baglarsm. Hem "Akillan nakisnr" dersiniz, hem de onlann soziine i'timad edersiniz! Zfra kadin dogurdugu cocugu tsine gelen bir babaya nisbet eder ve zinadan hamile olsa da onu setr eder."

• 1<:. \ .' • •

.r. J! ) ~ J! J ~y

2181. C;ok gabi zamiinede kendisini SIlll ve CNebl iizerine baglamt§hr .

~

AHMED AVNl KaNUK

Zamarurmzda hicbir kIymeti almayan kimseler, kendilerinin nesebini Peygamber Efendimizin ve imam Alf (k.v.) hazretlerinin silsilelerine baglamisur.

2182. 9ier kimse ki ziniidan ve ziinflerden ok 0 <.Rabbiintler hakkmda zan gotiiriir.

Bu beyt-i serif cenab-i PIr efendimiz tarafindan saliklere nasihattir. "Rabbani", Huda-sinas ma'nasmadir. Ya'ni, ef'ali ve akvali durust ve serafeti tevaturen sabit alan Rabbaniler hakkmda su'-t zan tasiyanlar, aneak zina mahsUlu alan ve flil-I zlnaya munhemik bulunan kimselerdir. Nlkah-i sahih mahsulu alan kimseler bu hususta su'-i zandan kat'iyyen tevakkf ederler.

I.) ...;L,.:. ~ o~.) f .) y>- ~ ~ ? jI d.r" .).) f f. 4S' ~

2183. 9ier kim ki onun ba~t r-arhlardan doner, kendi gibi hiineyi donmii~ goriir.

Carh vurup donmek sebebiyle basi donen kimseler, bulundugu odamn duvarlanm doner bir halde gorur. Halbuki donen kendi ve kendi basidir, odanm duvarlan degildir, Bu hal, Turkce'deki "Kisiyl nasil bilirsin? Kendin gibi!" darb-l meseline mutabiknr. Bunun gibi, zani kimse de herkesi zani gorur.

J .... ;11 0Li-t.. 01 d <!.>..il

y--' y. . . •

2184. 0 bii'ljuzillbagCL 0 ~eyi ki soyledi, onun hiili evliid-t <.Resill'den uuk idi . . Terbiyesiz bagcinm soyledigi sozlerdeki halden, evlad-i ResUl uzak idi.

..:>I~L,.:. <.51f. ~ ~ ~ ..:>I..v f ~~ )1 <.5.) y) f

2185. €ger 0 miirtedlerin yavrusu olmasa idi, hiinedan iyin ne vakil boyle soylerdi?

"Netice", hayvan yavrusu ma'nasinadir. Ya'nl, "Edebsiz bagel eger murted ve dinsizlerin yavrusu ve evladr olmasa idl, hanedan-r ResUlullah i~in boyle rezilane isnadatta bulunur muydu? Zira al ve evlad-i Resulullah'a muhabbet, her bir mu'min idn vadbdlr."

2186. Silfsunlan okudu, onu fakfh dinledi; 0 sefth ziilim onun arkasmda gitti.

Bagel bu hezeyanlan soyledi, fakfh de onlan kemal-l rnutavaatla dinledi.

Bagel fakihi ikna' ettigini anlaymea, serifln arkasmdan zulmunu Ika' i~in gitti.

~