You are on page 1of 19

Mustafa Durak

“Camera Lucida” Odağında
R. Barthes’a
Yüzünden ve Tersinden Bakmak

Roland Barthes

Camera Lucida .

Roland Barthes’ın fotografla ilgili denemelerine bu adı vermesinin gizi onun fotograftan beklentisinde saklıdır. “gerçekliğin kopyası”dır (5).. Bu iki nokta elbette tartışılabilirdir. ikincisinde ise sanat ve etki çerçevesinde konuşulabilir.R. İlkinde sanat ve gönderilen. Kepler’e dayandırılan. hem de resim zeminini ayni anda görmesini sağlar. onun fotograf üzerine yazdığı denemelerden oluşur. “bedenin biçimciliği diyebileceğimiz bir şeyin sanatı”(3) der ve. “Fotograf bir sanat değil bir sihirdir”(4). gerçekçilik/resimselcilik. tam anlamıyla bilim adamı değildir. Sınıflandırılamayan şey ölçülemeyen demek olduğuna göre bu. sanatçının hem resmetmek için baktığı şeyi. Ona göre sanat olabilmesi için fotografın gerçek anlamının (noema’sının) unutulması. Bilimsellik konusunda sınıflandırma kavramı önemlidir. der. Bunların dışında bir yaklaşıma bel bağlar. Yer yer fotografın sanatsallığına değinse de “belirsiz bir sanat”(2). fotografın özünün onun üzerindeki etkiyi yitirmesi gerekir (6). Üstelik biçem ve fotograf konusu da tartışma sınırlarındadır. bilimsel yaklaşımı kabul etmez. Barthes’a “Camera Lucida” Odağında Yüzünden ve Tersinden Bakmak Mustafa Durak Roland Barthes’ın “camera lucida” adlı kitabı. görünümler/nesneler/portreler/çıplaklar. Gerekçesi de: sanat. bilime soyunur bu denemelerinde. Resmetmede kullanılan bu aygıt. kitabının sonlarında bu konudaki tavrını netleştirir. resmetmeyle ilgili bir tekniğe iletir. Herkes kendi tarzını .sanatçının üslubu denen şu kavrama bir türlü razı olamıyorum”(1). Onun yazı serüveni denemeden gelir. “Sınıflandırma aşamasında Fotograf elimizden kaçıverir” (8). fotograf zemininde kaynağını logos’tan değil de pathos’tan alan bir bilmeye. Barthes. şu anlama gelir: fotograf. Sanatın olmazsa olmazı ‘biçem’ kavramına sıcak bakmaz: “. Burada önemli bir ayraç açmak gerek. anlamaya yardım edebilecek sınıflandırmalar da değildir. Ama bunlar onun istediği ayrımlar değildir. Doğrusu bu ayrımlar çözümlemeye. Fotograf konusunu ele alırken özellikle sanat ve akla dayalı evrensel bilim kavramlarına karşı tavır içindedir. Ona göre “Fotograf sınıflandırılamaz” (7). gösterilen kavramları bağlamında bir tartışma açılabilir. Kitaptaki ikinci denemesinde rastgele sınıflamalar sıralar: profesyonel/amatör. ‘Aydınlatıcı kamera’ anlamına gelen bu latince terim. Barthes.

Fotograf’ın dirilişle bir ilgisi olmalı: Bizanslıların St Veronika’nın mendili üzerindeki İsa görüntüsü için söylediklerini Fotograf için de söyleyemez miyiz?: onun insan eliyle yapılmamış olduğunu?”(12). onunla ilgili saptaması yerindedir: “Barthes’ın sınıflandırılamayan. “Fotograf. genelin ezici niteliğine karşı durmak. kopyanın kopyasından başka bir şey değildir” (15). Ve “Fotograf felsefi olarak dönüştürülemez (sözlerle anlatılamaz)”dır onun için (16). bir . arayacağı da Meryem. Fotografı metafizik bir sınıfa bağlar (13). Giderek evrensel bilime karşı tekil bir bilim savını ileri sürer ‘Camera Lucida’da: “Neden bir biçimde. yaşamını ölüm sonrası sürdürme çabasını görür. onu göremeden aşağı inmek ve her şeye baştan başlamak” (14). Ve Barthes’ın dünya görüşü üzerinde hep bu teolojik kültürün gölgesi vardır. Hep öze ve öteye yönelmesi özle ilgili terimleri kullanması bakımından metafiziğin içinden konuşur. duy(g)usala yoğunlaştığı söylenebilir. özneye tekil olarak.öne çıkarır. Özellikle de bilimsel yaklaşımlara. Barthes’ın “Bir Aşk Söyleminden Parçalar”. her nesne için yeni bir bilim olmasın? Bir mathesis singularis (ama artık universalis değil)” (10)? Bu yönelişinde öznenin indirgenişine. yaşama tutkusunu. Ve bunun kaynağını da kendi dinsel kültürünün derinlerinde bulur. “Metnin Hazzı” denemeleri de göz önünde bulundurulursa onun heyecanlara. Fotografı yeniden dirilişle bağlantılandırır. “Fotograf biliminin taslağını çizme tutkusu”nun (11) peşine takılmak ister. Fotograf ve poz ya da nesnellik / öznellik: Barthes için fotograftaki olarak özne kendini farklı gösterme. Giderek kendisi açıkça söylemese de fotograflarda aradığı. “Aynı Sysiphos işi: öze ulaşmak için tırmanmak. ister zihinsel olsun. Bu yaklaşımıyla fotografı kutsallaştırmış olur. “Fotograf’ın doğasının temeli pozdur” (17). genelde olduğu gibi görünmeye razı olmaz. ruhunu. Bu bakış varlık anlayışına da yansır: “Hiç kimse ister gerçek. Bence her şey farklı yaklaşımlara açıktır. varlığa. Fotografa da hristiyan kültürünün metafiziğini yerleştirdiği söylenebilir. sınıflandırılmak istemeyen bir özelliği var“(9). İsa ikonalarının değişkelerinden başka bir şey olmaz: Anne. Barthes fotograf ile ilişkisinde. “Mercek tarafından izlendiğimi hissettiğim anda her şey değişiveriyor: Kendimi ‘poz verme’ işlemine veriyor. poz verme isteğini yüklenir. Ve ne yazık ki bu kültürü fotografa da bulaştırır. bir anda kendim için bambaşka bir beden yaratıyor. Oğul (çocuk ve işkence görmüş yetişkin). özünü anlama bakımından yaklaşmayı öne çıkarmak ister. insanın. benim yoğrulduğum dinsel malzemenin ta derinlerine iniyordu. tükenmezcesine kendini sürdüren ve yenileyen bir şaşkınlık ile şaşırtır beni her zaman. Belki de bu şaşkınlık. bu kalma inadı. Bu konuda Mehmet Rifat’ın. Yani insan.

Dönüşen ve dönüştürülen öznelerin durumu. gerçekten yazının sıfır derecesi midir? Yoksa bu konuda Barthes. fazladan bir şey yapmaması açısından nötrlüktür. zorunlu olarak kendisinin fotografa yaklaşımıyla orantılı bir röntgenciye dönüşecektir. yokluk değil hiçliktir. yazının sıfır derecesi olarak örneklendirdiği Albert Camus’nün “Yabancı”sının anlatımı. O fotografta poz takınmayı tıpkı yazıdaki sanatlı anlatıma benzetmiş gibi geliyor bana. “Fotograf tarafından bir anlatım takınmaya mahkum ediliyorum: bedenim bir türlü sıfır derecesini bulamıyor” (19). yalınlık demektir. Doğrusu bunu çözmeye kalkışmadığını. Sayfanın boşluğudur. yapmanın nesnesi olarak yazı. Kendisiyle ilgili bir şeye dönüşmesi bakımından edilgindir. eleştiri ve inceleme adına umutla. yargısı “camera lucida”yla değil de kendi zihinseliyle gerçekleşir. Ancak şunu unutmamak gerek: insanın herhangi bir şey ile ilgili nitelemesi. ve bir nesnelleş(tir)meye açıldığı düşünülen. boşluktur. Zira nesnel olarak baktığımızda sıfır derecesi başlangıçtır. Bu ifade onun yazı ile yazınsalı ayırmak için kullandığı sanılan. Bu yokluk. Bu yüzden beni anlatan. Yazıda saydamlık. yazının. ne de edilgin. genel olarak resmin (fotograf da dahil) sıfır derecesi diye bir şey genelde söz konusu olamaz. zihnini bulanıklaştırandır. Fotografı çekilen de teşhirciye. heyecanla karşılanmış bir terimdir. Ama kendisi açısından. bana bakan bir özne söz konusu olduğunda. Çünkü bunu söylerken yine kendisinin ünlü “sıfır derecesi” ifadesini kullanır. ve böyle bir girişimde bulunmaya cesareti olmadığını düşünüyorum. Barthes’ın bu konudaki çelişkin bir modeli de Orpheus mitidir. Bu poz konusu onun zihninde çözülmemiş olarak kalan. Bu durumda fotografçı. Yani nötr olma. Başka bir tartışma konusu: Barthes’ın beyaz yazı.görüntü öncesinde kendimi dönüştürüyorum. Ne etkin. Bu aktif bir dönüştürümdür”(18). cinayet nesnesi olarak yazı ve ona göre yazının son serüveni de ‘yokluk’tur. Fotograf söz konusu olduğunda dönüşen öznenin bu edilginlik içinde. Orpheus onun takınağı gibidir: “Fotografçının ikinci ‘bakışı’ ‘görmek’ten değil . en karakteristik duruşunun yakalanması söz konusu olduğunda dönüştüren öznenin çabasını (etkinliğini) artırması gerekmektedir. edebiyatsız yazı demektir (20). olduğu gibi olmasıdır. Tam da bu noktada yazı ve sanatsal etkinlikler söz konusu edildiğinde şu sorunsala geliyoruz. tuval’in boşluğudur. izlerlerini aldatmış mıdır? Elbette aldatmıştır. o özneye özgü duruşu yakalayabilmek için. Barthes yazıyla ilgili serüvenleri şöyle sıralar: bakışın nesnesi olarak yazı. Yazı ve sanatın nesnesi konumunda öznenin kendine çeki düzen vermemesidir.

İnsanın geriye bakması demek. Bu konuda Lut kavmi de hatırlanmalı. George Frederick Watts (1817-1904): Orpheus ve Eurydike . yalınlığının olamayacağı demektir. karısını yer altı dünyadan çıkarmasına tek bir şartla izin vermiştir: kendisi önden karısı arkadan Hades (yer altı) ülkesinden çıkarken asla arkasına bakmayacak. kaybolur. Bu.orada bulunmaktan oluşur. Hem de neredeyse kurtulacağı. şu anlama gelir: insan. karısı Eurydike’yi Ölüm’ün elinden kurtarmak için kendisine verilen şansı kullanamamış bir Trakya’lıdır. Orpheus’a öykünmeli. Fotograf söz konusu olduğunda araya giren teknolojik aygıt (camera lucida) ne denli yetkin olursa olsun. fotografçı. geriye dönüp peşinden sürüklediğine. ‘neyse o’luğunun. insan aradan tümüyle çıkmadıkça tam nesnellik olanaklı görünmüyor bana. Ne yazık ki Orpheus arkasına bakar ve karısı birden görünmez olur. dünyalı olmaya yaklaştığı bir anda. Bu da Barthes’ın öne çıkardığı “sıfır derece”nin olamayacağının işaretidir. Orpheus. ölümden sıyrılamaz ve. Hades ülkesine geri döner. Hepsinden öte.bana ne verdiğine- bakmamalıdır!”(21). Hades. İnsanın kendi sınırları içinde kalamayacağı demektir. insan geriye bakmadan edemez.

anamorfozlar. . olsa olsa böyle bir konuyu sorunsal etme cesaretidir. Camera lucida'nın başında bir insan. c) cesareti. Fotografı çeken açısından bir tehlikenin söz konusu edilebileceği fotograflar da anın tesbiti değil midir? d) “Fotografçının. nesnellik. Bir araçtır. Fotografik şok. Cesaret. Bu. yalınlık arı olmayacaktır. ‘studium’ ve ‘punctum’(punktum). belli hataların bilerek kullanılması bulanıklaştıma. çerçeveleme numaraları”. Barthes bunları düzenleme oluşlarıyla kendine yakın bulmaz. b) “normal gözün durduramayacağı bir noktada dondurulmuş bir hareket” Bonaparte’ın Yafa’da vebalılara tam dokunacakken elini geri çekmesi. Aslında öyle olmayanı. Oysa bu örnek cesaretten çok teknolojiktir. Eurydike'nin yeraltı dünyasından yerüstü dünyasına yansıması için bir camera lucida'dır. aldatıcı perspektifler. Bu öznellik Eurydike'nin yeryüzünüe yansımasına. Ama öznelliği olan bir camera lucida. Öznelliği geriye dönüp bakmasında ortaya çıkar. Barthes. Gösteri olan bir sürü sürpriz biçimleri şöyle sıralanır : a) ender olanların fotograflanması (iki başlı adam. Böyle bir saptama sabır ve bilgi gerektirebilir.Doğrusu Orpheus Euredyke söylencesi de bunun bir kanıtıdır. Ya da dönüp dolaşıp ayni noktaya farklı sözcüklerle gelen bir burgaç gibidir. e) “Şanslı yakalama”. tekniklerin akrobasisinde aradığı bir şeydir: üst üste baskılar. gözüpekliği sergileyen fotograf. fotografçı için bir “gösteri”dir (22). Fotografta Barthes sınıflandırması: Roland Barthes’ın. Buna Kertész’in fotografladığı bir çatı penceresini örnek gösterir: pencereden görünen iki büst sokağı seyrediyor gibidir. özne bulundukça da saydamlık. saniyenin milyonda biri kadar bir zamanda çekilmiş olmasını örnek gösterir. izleyici için “bir alay sürpriz”. belirli bir sözcükle yetinemeyendir. yeryüzünde var olmasına engel olur. Ama bir gülünçlük. Ve tıpkı bir önceki ulamda olduğu gibi bir anın saptanmasıdır. kendisinin özel fotograf biliminde ayrımladığı üç temel ulama değineyim: ‘fotografik şok’. bir gibilik içerir. Fotografçı tarafından bir düzenleme söz konusu değildir. Onu öyle gören ve gösteren fotografçının gözüdür. anlatımında taşkın. üç göğüslü kadın vb). baktığımız gibi olmayanı içerir. Orpheus. Barthes bu konuda bir süt damlası fotografının. oyuncunun kendinin bile farkında ya da bilincinde olmayacağı kadar iyi gizlenmiş olanın ortaya çıkarılmasıdır (ki punctum’dan epeyce farklıdır).

“yarım bir tutku. Punctum’un kendisi üzerindeki etkisini de sempati ve şefkat duygusuyla açıklar: “Punctum içimde büyük bir sempati. hiçbir çıkıntı. Bu terimler ayni zamanda şans ve raslantıyla da ilgilidir. Punctum’a gelince tek bir ölçüte sığdırılabilecek bir şey değildir. Barthes. değişken bir zemindir ve çok öznel bir ölçüttür. benek. Aslında böylece kendisi için iki temel ölçütü belirlemiş olur: studium ve punctum. bana acı veren o kaza”dır punctum (29). düzdür. ‘serüven’ kavramlarıyla “sürpriz’i gündeminden düşürmez: “Fotografların benim üzerimde yarattığı çekimi (. Bu resim geliverir. sürpriz olduğunu söyleyip bu tür fotografları ilgi alanı dışında bırakır ama ‘geliverme’. Andy Warhol’a ait bir resimde onun . Punctum’u adlandıramadığı şey olarak da belirler: “İsimlendirebildiğim bir şey beni gerçek anlamıyla delemez. Bazen punctum. “Bir eklemedir: fotografa eklediği şey aslında zaten orada olan bir şeydir”(28). Doğrusu bu kör alan ve görünmezlik Barthes’ın punctum örneklemelerinin tümü için geçerli değildir. hoşlanma düzeyinde kalır. Punctum “belli bir görünmezlik (. Bazen bir ‘kör alan’. Serüven yoksa fotograf da yoktur (24). kodlanmamıştır. Punctum kaygan.. “kaygısız tutkunun. Fotografta fazladan olan bir şeydir: “kırar. tutarsız tadın o geniş alanıdır” (26). gözü çeken yanı yok demektir. bağlayan. Barthes’ı heyecanlandıran. “fotografik şoku” ‘sürpriz’.Fotografik şokun. sivri uçlu bir aletle yapılan iz”dir. Ona göre studium.. Burada kodlanmamış. neredeyse bir tür şefkat duygusu uyandırıyor” (33).) barındırır” (31). Zira asıl adlandırılmış olan olumsuzlar. düzenlenmiş fotograf olarak kendi beğenisi dışında bırakır. “düzdeğişmece”dir. rahatsız edicidir. Bu yargıya da bir soru işareti koymak gerek. değişken ilginin. kesik. keskin noktası. ok gibi dışarı fırlar. yarım bir istek harekete geçirir” (27).) anlatacak en iyi sözcük gelivermek ve hatta serüven olacakmış gibi geliyordu bana. deler. bazen de görünmeyen parçasıdır fotografın. şu gelivermez”(23). Studium. saplanır. aşık olma düzeyine çeken 'punctum'dur: “ısırık. “Punctum bulunduğunda bir kör alan yaratılır (sezilir)”(32). İsimlendirememe özrü rahatsızlığın iyi bir belirtisidir” (30). Ama studium kavramı da punctum’u açıklamak için bir basamak gibidir. Studium’da: fotografa bakan. “bir çocuğun bozuk dişleri” (34)dir. Barthes’a göre tüm “bu sürprizler bir meydan okuma ilkesine uyar” (25). sivri. küçük deliktir –ve ayni zamanda zarın her bir atılışıdır… beni bereleyen.

hakikatin anlatımı). Bu gerçeğe sadık fotograftaki sevdiğim. şiddete ait punctum. ama şiddete ait olan bu yeni punctum. studium ve punctum kavramlarına ek bir de hava’dan söz eder. O fotograflarda Barthes’ı yaralayan. pornografik olanı ve erotik olanı seks odağında birleştirir. rahatsız edilmiş. Pornografik olanı tek konuya. şeması] (‘bu vardı’) iç paralayıcı vurgusu ve onun salt temsili olan Zamandır” (38). ‘Ayrıntı’dan başka bir punctum (başka bir stigmatum’) daha var. her türlü ‘önemden’ sıyrılmış. noema’nın [Noema: (yunanca) bir şeyin anlamı. Ve kendinden ayrılmamıştır. ya da ilgiyi başka yana çekmeyi başaramaz” (39). zamansız nesne onun birazını dahi gizlemeyi. etkileyen şeydir. Annemin baktığım tüm fotografları biraz maskeye benziyordu. çünkü bu hava. Pornografik fotograf homojendir. Tek bir mücevheri aydınlatan kuyumcu vitrini gibi. Artık biçime değil. bir şans eseri olarak ve karşılık beklemeden sunulmuştur… düzenlenmemiştir”(36). tırnaklarının kiridir yani. zedelenmiş pornografidir” (40)” . “ her zaman kasıtsız ve hesapsız olan nahif bir fotograftır. . Ayrıntıya ait olan. Barthes daha sonra punctum’u da ikiye ayırır: ayrıntıya ait punctum. biçimle ilgilidir. cinselliğe dayalı bir şeyin üzerine ikinci bir konu. özüyle yüzü aynı olan ve upuzun yaşamının her gününde gördüğüm kişiydi” (43).“yayvan ve düz kenarlı tırnakların biraz itici malzemesidir” (35). Eğer delmiyorsa fotografçı onları oraya bilerek koymuştur “ (37). Roland Barthes. sevmiş olduğum varlık kendinden ayrılmamıştır: en sonunda üst üste çakışmıştır. Barthes’ın ilgisini çeken ayrıntının kasıtlı olmaması gerekir. studium ve punctum kavramalarını erotik fotograf ile pornografik fotograf ayrımında ölçüt olarak da kullanır. sekse odaklı anlatım olarak görür. “Ayrıntı. “bedene eşlik eden ışıklı bir gölgedir” (42). en sonuncuda ise maske birdenbire ortadan kalkmıştı: geriye yassız. “Hava (. Roland Barthes. Ve bu karşılaşmanın bir tür başkalaşım olması ne gizemlidir. “Hava bedenden ruha işleyen o abartılı şeydir” (41). “Bazı ayrıntılar beni delebilir”. ikinci bir dikkat devreye girerse o zaman yapılan iş erotik olur. ama zamansız olmayan bir ruh kalmıştı. karşılık beklemeden verilen bir özdeşliğin yolagelmez bir ekidir: özne kendine önem atfetmediği sürece hava özneyi anlatır. Barthes. Havanın gizemi özneyi hem kendi hem de başkalaşım olarak sunmasındadır. Sekse. fotografik şok. Barthes’a göre dikkati çeken ikinci bir nesnenin devreye girmesi pornografiden erotizme kaymadır. geciktirmeyi. tek bir şeyin sunumundan oluşur: seks: hiçbir ikincil. Bu yüzden “erotik.

Ama rahatsız edene sarılması. fotografın icadını yeni bir utanç olarak değerlendirir (50). Bu ifade onun takınaklı ve mazoşist yanlarına işarettir. tanrısalı apaçıklıkta. Barthes da öyle. “Yapmak. havayla anlatmaya çalıştığı. kendi bedenseli ve zihinseli kadardır. bu bakışın gücü onu kendi içine gömer. Bana göre Fotograf’ın umutla beslenen özü. Bu bakış. “Fotograf’ın kendi keyfine göre bedenimi yarattığını ya da öldürdüğünü hissediyorum” (47). “Eğer bir fotografı seversem. ilk bakışta onu meydana getiren ‘pathos’tan ayrılamazdı” (52). tam gözünün içine bakma vardır” (45). Üstelik sevme ile rahatsız etme birbirinin eş anlamlısı. Genel olarak imge onu ezer. Hep kendi penceremizden bakarız. Galiba duygu hep bir . keşke fotograflardaki biri bana bakıyor olsaydı. Duygusal. Yaşam ve ölüm bu dıştan gelen bakışla yerleşir onun varlığına. Onu suçluya dönüştürür (48). bırakmak istememesi patolojiktir. Meryem ve azizlerde tanrıdan yansıyan bir nur olarak ışıklı gölge. ve/ya önkoşulu gibi verilmiş. “Fotograf şiddetlidir: şiddeti gösterdiği için değil. Fotografı ‘duygu denen güce’ indirgeyerek gerçekleştirmek ister (51).Hava kavramına yakından baktığımızda altında yine hristiyan kültürünün modelliğini buluruz. İnsanın en azından bellek olarak çıkıntı olana. Barthes’ın ruhsalı: Herkes. karmaşık. baskı altına alır. hem tanrı olması. Çünkü Fotograf’ta bu güç. Bu alıntıda maskenin kalkmasının. maruz kalmak ve bakmak”tır fotograf (46). ama her seferinde görüşü zor kullanarak doldurduğu ve içindeki hiçbir şey reddedilemediği ve dönüştürülemediği için şiddetlidir” (49). Bu bakış fotografın kendisi olur genelde onun için. İsa’nın hem insan. Barthes hem etkinliğini hem de edilginliği kendisine bakacak gözden alır: “Ah. perdesiz görme anlamına geldiğinin altı çizilmeli. sevilen varlığın özünü. şurada bir bakış. olaybilimin (phénoménologie) tutkudan. Bir de idea kavramının. huzursuz. Bu bakış onu üretken kılar. “Tutku veya hüznümü bir hazineymişcesine yanımdan ayırmadan öylece kaldım . beni rahatsız ederse. Pathos ve imgenin delirticiliği: Barthes. edilginleştirir. Bu yüzden Fotografın şiddetinden söz eder. Doğaldır Barthes da kendi kişiliğine en yakın olanın peşinde olacaktır. başkaca kendi olaybilimini. yastan söz etmemesini bir eksiklik olarak görür ve fotografın özel bilimini. aykırıya ilgisi bilinir. İkonalardaki kutsallık halesinin ta kendisidir. öznenin bakışı olsaydı. Edilginliği ve bu şiddete maruz oluşu yüzünden olsa gerek. ondan kolay kolay ayrılamam” (44). konuşturur.

fotograf. delilik ve ‘aşk spazmları’ adını verdiği bir şey arasında bir ilinti kurduğunu söyler. Tanrı öldü diyen Nietzsche’nin çıldırmasında da bu imgenin etkili olduğunu düşünüyorum. düşündüğünü söyler. Barthes. Barthes Fotografın yazgısını ‘bu vardı’ ama şimdi yok ve ‘işte O’ ile özdeşleşmesi olarak değerlendirir. Barthes bu çözümlemeyi yapamamıştır. Aşkın bu yüzden evlilikle. işte benim saçma dediğim. Bu imgenin söz konusu ettiğim insanlar için kurtuluş değil felaket olduğunu söylüyorum. bir olay (phénomène) olur. Belirleme doğrudur. geleceksizliğe bir türlü razı olamayan insanın geleceksizliğine sıçranabilir). Tanrısal olanın önlenememiş işkencesine ve katline. hissettiğini.) bu nesnenin gerçekten var olmuş olduğu. Ancak burada fotografın neyin ikamesi olduğunun çözülmesi gerekirdi. “Kim tam gözümün içine bakıyorsa delidir” (56). Buna bağlı olarak gerçekleşmiş ve/ya gerçekleşebilecek intiharlar. Barthes bu konuyu bir ‘yara’ gibi derinlemesine incelemek ister (54). Nietzsche’nin 3 Ocak 1889’da kendisini. Yani İsa imgesinin altında yatan ile fotograf’ta bulduğu farklı değildir: “Fotograf’ta saptadığım (. Barthes. açabileceğini söylüyorum.. ve onu gördüğüm yerde bulunmuş olduğu gerçeğidir. Barthes’ın fotografı İsa imgesiyle buluşturduğunu bir kez daha söyleyeyim. yerleşikle arası iyi değil herhalde. İşte delilik buradadır. gözlemlediğini.) geleceksizdir (bu onun pathos’u. melankolisidir) onda uzanma yoktur” (53). Fotografın. dövülmekte olan bir atın boynuna attığını ve acıma uğruna delirdiğini söyler (59). onun ‘deli’ dediği gerçekle birleştiğini söyler (57). Konu tam da bu noktada düğümlenmektedir aslında. O. Bir sav elbette. çünkü bugüne dek aracılar dışında hiçbir temsil beni bir şeyin geçmişine inandıramamıştı” (58). Bunun gerekliliğini gördüğünü.eksikliğe bağlı. fark ettiğini. Kendinin ve başkalarının suçlanmasına. Tanrının isa kılığında dünyaya gelip insanları kurtarma adına işkenceye uğraması saçmalığı (Burada Zeus’un kadınların koynuna girebilmek için biçim değiştirdiği de hatırlanmalı). Zira İsa’nın çarmıha gerilmiş imgesi duyarlı hristiyan zihinlerinde sürekli kanayan bir yaraya dönüşmektedir. Tam da bu noktada savımı devreye sokuyorum. Acıma uğruna . diyerek bu eksikliği işaret ediyor gibidir (belki de buradan insanın. Ancak ben yine israrla konuyu dinsel tabana bağlamak bağlıyorum: duygusal hristiyanların zihinlerinin derinlerine işlemiş çarmıha gerilmiş İsa imgesine. Dolayısıyla fotograf onun bilinçaltında İsa’nın tanrı olduğunu kanıtlayan bir şey. çözümlemesini imge ile imgeye bakan özne arasındaki ilişkiye değil de yalnızca bakma eylemine bağlar: “Bakış her zaman potansiyel olarak çılgındır” (55). delirmeler. Yani bu imgenin duyarlı hristiyan aydınlarında bir çağrışımla aşırı tepkilere yol açabildiğini. Barthes “Fotograf (..

Yani fotograf onun için bir camera lucida'dır. gözlenen karşısında gözleyen. “Fotograf (. Diriltme bağlamında fotograf ölüme direnişin eylem alanıdır. andıran karşısında andırmayan. Ve sanat haline getirme. varlık karşısında görüntü. dalganın içinde boğulanları kendinden saymamıştır zaten. Barthes. içinden çıkılamayan olmalıdır ki dengeleri alt üst etsin (60). kutsallaştırmanın başka bir kipidir. yeniden diriltmeye soyunmak zorunda olan biridir. kimyasal karşısında fiziksel. kanıt karşısında temsil. Karmaşık olmalıdır. bildik karşısında şaşırtıcı.kimse delirmez. Oysa toplumların böyle bir sorunu olmamıştır. gerçeklik karşısında sanrı. burada “eidos” terimini Platon’cu anlamda ‘bir şeyin değişmez niteliği’ anlamında kullanır. Bu yüzden fotografçıları “ölüm ajanları” olarak görür. Açıkça söylemese de ona göre fotografçı tanrılığa. Genelleştirme ve bayağılaştırmaya gelince bu zaten kutsala duyarsız öznelerin işidir. fotografın olmazsa olmazıdır.. Delirme yalın bir şey olamaz. katı ikici değildir. ışık karşısında gölge. özne karşısında nesne. Bu uysallaştıma çabası fotografı ya sanat haline getirdiğini ya da genelleştirerek bayağılaştırdığını ileri sürer. Bu bakış. sessiz karşısında gürültü. benzerlik karşısında benzemezlik. Barthes. Ölüm karşısında yaşam: Barthes için “Ölüm o fotografın eidos’udur”. Yani sanat haline getirilerek imgenin delirtmesinden kurtulunamaz. Fotografla ilgili önümüze getirdiği ikililer şunlardır: ölüm karşısında yaşam (aşk). tüm bu ikili karşıtlıkların. Yani ölüm. “Fotografçı. fotografa bakanı tehdit eden deliliği yumuşatma kaygısı içinde olduğunu söyler (61). görünür karşısında görünmez. teolojik olarak resmin yasaklanmasını savunan bakışla çakışır gibi olur. Ancak bu yaklaşım masalsı evrene açılarak ne ölü ne diri olarak tanımlayabileceğimiz ölüm ile yaşam arasındalığı da dile getirir: “hayalet”. Fotograf’ın Ölüm haline gelmesini engellemek için elinden geleni yapmalıymış gibidir” (62).) benim ne özne. Ama ayni zamanda öldüren biridir de. Ancak şunu hemen belirtmek gerek: o. canlandıran (yaratan) karşısında canlandırılan. İkili karşıtlıklar: Rolan Barthes’ın yaklaşımının zemininde teolojik bakış yanı sıra ikici (kartezyen) bakış sorunsalı yatmaktadır. Barthes toplumun fotografı uysallaştırma. Genel olarak toplum kendiliğinden ya da amaçlı dalgaların etkisinde varolmayı sürdürmüş. ne nesne ama bir nesneye dönüştüğünü hisseden özne olduğum o . ayni yerde yansıtıcısı olarak görür fotografı.

Barthes’ta yaşamın değişkeleri aşk ve/ya yazıdır.. Kendi fotografı karşısında kişi fotograf bağlamında. altında ölüleri gördüğümüz hareketsiz ve boyalı yüzün bir temsilidir (64). Barthes'ın da bence. Zaten Barthes ‘ne ise o’ yu değil öznenin. öğrencidir. Mistiklerin ölümü öteyaşam için istemeleri gibi. Fotografı çeken/çekilen. Anların daha kısa sürelere bölünememesi sonucu görüntünün netliğini yitirmesidir. adlandırılışı oynaklaşmaktadır. Barthes’ın sözünü ettiği “bir nesneye dönüştüğünü hisseden özne olduğum o gizli an” ifadesindeki öznenin nesne olma durumu. babadır. “Portre fotografı kapalı bir kuvvetler alanı”dır. Fotograftakinin hayalete dönüşmesi de öznel bir değerlendirmedir. hareketin fotografını çekmek gibidir. fotografçının olduğumu sandığı ve fotografçının sanatını göstermek için .gizli anı temsil eder: o anda ölümün (arada kalan olayın) bir mikro çeşidini yaşarım: tam anlamıyla bir hayalet haline gelirim” (63). fotografa bakan/bakılan. aslında sözdizim (syntax) değişimlerinin görmezden gelinmesiyle olanaklıdır. arkadaştır. bir tür Canlı Tablo. Daha doğrusu bu. Kendi payıma böyle bir değerlendirmeye hararetle karşı çıktığımı belirtmeliyim. kendisini yaşama tutunduracak sıçratıcı bir geri dönme duvarıdır. hızlı değişimin fotografının çekilememesinden başka bir şey değildir. der. Yaşam ve ölümün arakesiti hayalettir. “Ben”. Öznenin nesneleşmesi bir ayak değiştirimidir. Ancak bu da ikili anlaşılmalıdır. İşte fotograf onun için bu arakesittir: Fotograf. sevgilidir. birbirine karşı koyar. Yazı onun için bir öte yaşamdır ayni zamanda: “Bundan sonra toptan ve diyalektik dışı ölümümü beklemekten başka yapabileceğim bir şey kalmamıştı” (66). oğuldur. başkalarının olduğumu sanmalarını istediğim. Dolayısıyla değiştirilen bakış açılarına göre özne ve nesnenin konumu. Dilin işlemesinde de vardır bu değişimler. Böyle bir yaklaşım. hareketin. Hayalet ne yaşamdır. öğretmendir. aslında ilkel bir tür tiyatro. Bu alanda ona göre “dört görüntü repertuarı kesişir. birbirini çarpıtır: Mercek önündeki ben. amcadır. Nesneyi ‘ne ise o’ değil de ona yüklenen değerle ele almaktır. Ayni kişi birden fazla nitelikle yüklenebilmektedir. fotografta aradığının ölüm olduğunu söyler (65). Barthes. olana yüklediğini öne çıkarma derdindedir. Camera Lucida’nın anlamı hem annesinin hem de kendisinin öte yaşamına uzanan bir köprü olarak da okunmalıdır (: “aşık olunan beden ölümsüzleştiriliyor” (67)). içinde özne iken fotografa bakan açısından fotografın konusu olarak nesnedir. torundur. aynı anda: olduğumu sandığım. görelilikler. dosttur. O. fotografla çağrıştırdığı ölüm. dayıdır. ne de ölümdür ya.

Fotograf bu kesinliğin kanıtı. bir soyutlamadır Böyle bir bakış. İfadeyi kuran öznenin bakışını bir yana bırakarak sadece ifadeler arası özne ve nesnelerin ayrılığına ya da ayniliğine bakamazsınız. Bir şanstır. kaos yaratıcı yeni ifade kurucuların varlığını ve tüm ifadeleri kurmuş olanların niyetini gözden kaçırmaktadır. Fotograf bir yandan gerçeklik ile geçmişin çakışmasıdır. Bunlar da “ben için ben”. Göndergesi kesindir fotografın. söz dizimsel (sentaktik) bir ele alışın. devamını sağlayan şans tanrıçası olduğunu da unutmayalım. öznelerin niyetinin çözümlenmesi çok önemlidir.kullandığıyımdır” (68). raslantıdır (Tyché’dir)”. Ama Tyché’nin. Fotografın hem gerçekliğe hem de sanrıya ilettiği düşüncesindedir Barthes. çözümlemeler eksik kalmaya yargılıdır. Üst ifadelerin alıcısı olan “ben”in algısı her zaman bulanıklaştırılabilir. İşte bir şeyin özne ya da nesne işlevinde görülmesi de olguya. “fotografçı için ben” (nesne). Bir yandan da gerçeklik ile sanrının ayni yerdeliğidir. Anlamak ve anlaşmak için öznelerin niyeti. Fotografın bu anı saptamış olması bir “Fırsat. kentlerin yazgısını uygunlaştıran. Böylece hep o anın gerçekliğine gönderir. o anın gerçekliğini dondurur fotograf. Burada Barthes “ben”i kendisi ve fotografçı açısından çeşitlendirir.. Hatta Barthes bu parçalanmış “ben”e. Barthes bunu Lacan ile ilişkilendirir. kafa karıştırıcı. Burada dikkate alınması gereken ifadeyi kuran kişinin eyleyenleri (şeyleri ya da kişileri) nasıl gördüğüdür. onmaz yarasıdır. Ancak her iki ifade sözdizim bakımından farklıdır. sanrı insanlığın zayıflığı. olaya bakanın bakış açısına bağlıdır. Bu dikkate alınmadan yapılacak anlamlandırmalar. “Ali Ahmet tarafından görüldü” ifadeleri semantik (anlam) bakımından aynidir. Fotograf bir “o vardı”dır. “başkaları için ben” /”fotografçının kendisi için ben”. Fotografın içine yerleşmiş olan görüntü içerikleri -ki Barthes’ı ilgilendiren yalnızca canlı olarak insandır. sözdizimsel bir bakışın söz konusu olduğunun altını çiziyorum. Gerçeklik ve san(r)ı: Gerçeklik ve sanrı ikilisi insanlık tarihinin en temel sorunu. her nasılsa iki değişik kavram arasında sapıkça bir karışıklığın sonucudur: Gerçek olan ve canlı olan (. “Fotografın hareketsizliği.) gerçeği geçmişe . “izleyicileşmiş (ben ve fotografçı dahil başkaları) için ben” ulamını da ekleyebilirdi: “ben olarak ben” ve “başkalarıyla – bakanların kendileri dahil. “fotografçı açısından ‘başkaları için’ ben”. Yine tüm bu “ben” kiplerinde “ben”in özneliğinin nesneliğe dönüşmesi ya da tam tersi durum değil. Böyle bir bakış. sertifikasıdır. Karşılaşma’dır. “Ahmet Ali’yi gördü”. “Benim için ben”(özne).karşılaştırmaya model ben”.

onun söylediği gibi bir bilim değil bilme. Barthes. öte yandan ‘ama gerçekten oradaydı’): gerçekliğe sürtülmüş deli bir görüntü” (71). kendi aşamadığı. Aşmış değil. saptandığı an sonlanmıştır. paylaşılmış bir sanrıdır bu (bir yandan ‘orada değil’. “Fotograf tuhaf bir ortama. İnsanın kabullenemediği korkunç gerçekliktir yani yazgısıdır Ölmüş birinin fotografına bakmak. hristiyan kültürü. Neron’un yakıp kurtulamadığı Roma’ya. Çocuk olan annemin fotografı önünde kendi kendime şunu söylüyorum: o ölecek (. insanın sonuçsuz ölümden kurtuluş çabasına çıkar. sevgiye kaçış.. Fotografı kahredici. yöntem farklı olsa da. biriktirmeye kaçıştır. Katlanılmaz olan budur. daha şimdiden ölü olduğunu öne sürer” (69). gerçekleri örtmekten. Eleştiri. insana kendi ölümünü hatırlatır. gerek dünya kamuoyunca. Kendini verme ya da başkasından alma (çalma). aşamayacağı sorunları öne çıkarıp alaya alamayan bir eleştirmen bana göre değil. Bu yazıda Barthes’ı ele alışımın bir amacı. Barthes’ın öne sürdüğü tekile yönelme. Kendi kültürüyle hesaplaş(a)mamış. Eleştiri ve değerlendirme ile ilgili olarak pathos’u elden geldiğince geri plana iterek logos’tan yana olunmalı diyorum. dehşet(li) kılan şey budur.kaydıran fotograf (“bu vardı”. yaşama tutunma çabasıdır: aşka.her zaman gündemdedir. Canlı ölüye dönüşmüştür. O anın gerçeği. Aksi halde değerlendirme bakımından bir kaos kaçınılmazdır. bir bakıma alçak gönüllü. Fotografın Barthes’a yaptığı budur: sevgiyi ve korkuyu ayni anda ayni şeyde yaşatması. görmezden gelmekten değil.) çoktan geçmiş bir felaket için tüylerim ürperiyor” (70). kendi ölümünü imletir. yeni bir tür sanrıya dönüşüyor: algılama düzeyinde yanlış. bilgilenmek ve . Sonuç: İnsanın ölüm karşısında yapabildiği sadece oyalanma ya da başka bir açıdan kaçıştır. gerek türk aydınlarca abartılan bir kişiliğin dünyayı ve insanlar arası ilişkileri algılamadaki açmazlarını sergilemektir. anlamlandırma etkinliği olarak -anlatım. söylence kültürü ve tüketim kültürü arasına sıkışmış biridir. bir uğraşa kaçış (teolojik varoluş kipleri de bunun içindedir). “Beni delen şey bu eşdeğerliliğin keşfidir (‘Bu olacak’ ile ‘bu vardı’). İçinden çıkılması gereken saçmanın ta kendisi. ‘o ölecek’e dönüşmüştür. zaman düzeyinde doğru: ılımlı. Ya da en azından.

basım 2000 (s: 32) (2) R. (59) Ay. oyun anlamlı simgesellerle de okunabilir. ak. ak. Altıkırkbeş yayın. (13) Ay. ak. (41) Ay. (37) (Ay. 131). ak. (15) Ay. (s: 18-19). ak. (s: 69). (24) Ay. (34) Ay. (s: 98). (s: 25). ak. ak. (43) Ay. Camera Lucida. (s: 41). ak. (s: 49). ak. 73). Yazko Çeviri. Doğrusu her fotograf. (s: 60). ak. (39) Ay. Barthes ayni kitap. ak. ak. (s: 23). (s: 33). (s: 35). (10) R. (49) Ay. (s. Lou Salome'nin iki hayranını neredeyse oyuncak bir at arabası boyutunda bir arabada at yerine koymasıyla ve atlarını kırbaçlıyor gibi poz vermesiyle de kurgusal. (46) Ay. ak. (s: 107). gerçek kır görüntüsü olmayışıyla. (16) Ay. ak. ak. (6) Ay. (s: 36). ak. (s: 60). ak. ak. Notlar: (1) R. ak. (5) Ay. ak. 22) (11) Ay. (s: 74). (s. (57) Ay. (40) Ay. (s: 135). (s: 84-85). (19) Ay. İstanbul. ak. ak. (s: 65) (22) Ay. (s: 119). ak. ak. çev: Reha Akçakaya. ak. s: 9-10) (21) R. (42) Ay. Nietzsche'nin ötelere yönelik ve ayni zamanda izleyene kaçamak . Benzersiz Yapıtlarıyla Roland Barthes. Her şeyden önce bu fotografın kurgusallığına dikkat etmek gerek. Paris. (54) Ay. (s: 20). ak. ak. (35) Ay. (s: 18) (9) Mehmet Rifat. (s: 71). (26) Ay. (s: 121). (s: 63). (58) Ay. (8) Ay. 137). Barthes. Her biri pozlarıyla ve bakışlarıyla da değerlendirilebilir. (45) Ay. (s: 33). ak. ak. (4) Ay. (30) Ay. 1972. ak. (s.bilgilendirmekten yana ve kendi edimi bakımından yaratmadan yana. (s:139). (50) Ay. ak. (48) Ay. Barthes. (44) Ay. (s: 101). ak. yapay bir fotograf mekanı oluşyla kurgusal. (s: 59). ak. (55) Ay. Arka fonda bir doğa tablosu. (56) Ay. (31) Ay. (s: 32) (3) Ay. (s: 25). (47) Ay. ak. (s: 131). (s: 106). (12) Ay. ak. (s: 108). ak. (17) Ay. Elbette bu. ak. (60) Nietzsche'nin delirmesi konusunda bazıları onun kurgusal bir oyun çerçevesinde Lou Salome ve Paul Ree ile birkilte çekilmiş bir fotografını dikkate alarak yorumlamaya gitmektedir. (s: 135). 3. (52) Ay. ak. (s: 135). (36) Ay. (s: 133). (29) Ay. diğer işlevleri yanısıra ayni zamanda içerdiği kişilerin ruhsalını da yansıtır. (51) Ay. (s: 43). ak. yaratmaya programlanmış. Camera Lucida. ak. ak. (s: 138). ak. ak. (7) Ay. (28) Ay. Barthes. (s: 103). (s: 110). ak. (53) Ay. (27) Ay. Edition du Seuil. (32) Ay. ak. ak. (s: 26). (s: 42). 26) (20) (Roland Barthes Le degré zéro de l’écriture. Duruş ve bakışlar ruhsallarıyla doğrudan bağlantılı elbette. (14) Ay. (18) Ay. s: 65). ak. (25) Ay. (s: 97). (s: 129). ak. (s:35). (s. (s: 107). (s: 58). (s: 50). ak. (33) Ay. ak. ak. (s. ak. ak. adanmış bir eleştiri ve inceleme olmalıdır. (s: 114). (s: 58). (23) Ay. (s:36). (38) Ay. ak.

Cambridge. Cambridge Univedrsity Press. Lou Salome. Biology and Metaphor. Paul Ree ve Nietzsche (1882) bakışının altını çiziyorum. 2002 ile Kyle Arnold ve George Atwood. Nietzsche. Bu konuda iki kaynağı belirtebilirim: Gregory Moore. Nietzsche's .

(s: 97-98). Camera Lucida. Dionysos'umsu kendini-çocuğu. (68) Ay. (s: 114). (s: 91). (s: 48). ak. diyorlar. (s: 28). (63) Ay. (s: 28-29). ak. ak. Arnold ve Atwood. Üstelik baba ile oğul'un yani at ile binicinin biraradılığı Nietzche ve onun gibilerin farklılığını oluşturuyor. (61) Roland Barthes. ak. ak. (64) Ay. Burada temsil değerleriyle baba-oğul. (65) Ay. Nietzsche'de at ve binicisi imgesinin önemli olduğunu belirtirler. (s: 28). s: 651-698. (70) Ay. (71) Ay. Dionysos-Apollon. (s: 137). (67) Ay. Zira bir eşit üç ya da tersi üç eşit bir: baba-oğul-kutsal ruh: İsa -Tanrı Kutsal Ruh. (66) Ay. ak. Psychanalitic Review içinde. (s: 99). Sonuçta Sahibinin atı dövmesi ile İsa'nın çarmıha gerilmesi arasında kurduğum bağlantı bizi Nietzche'nin. (s: 27) (69) Ay. ak. binici de Apollon'umsu kendini-babayı temsil eder. (s:139) (62) Ay. Onlara göre Platon ve Schpenhauer'de at. Nietzsche için de atın içgüdüsel. ak. binici ise bu içgüdüleri denetlemekten ve yatıştırmakdan sorumlu bilinçli zihne gönderme yapar. zihninde çözemediği kutsalın ideası ve biçimleri noktasına getirmektedir. ak.Madness. . hayvani içgüdüleri simgeleştirir. Ve Nietzsche'ninki gibi bir zihinde at ve binici gibi iki ayrı kavram değil sonsuzca birbirine dönüşen at-binici ya da binici-at olabilir. Duygular-akıl karşıtlıklarının yan yana getirilmesinin altını çiziyorum. Doğrusu bu benim yorumumu destekleyen bir çözümleme. sayı: 87. ak.

Camera Obscura. Londra Bilim Müzesi .