You are on page 1of 137

TURK TARIHINE

••

GIRI~

ELAZIGl99S

.;

TURK TARiHiNE GiRi~

Doe.Dr. Salim COH<;E

ELAZIG- 1995

Dizgi-

B ask r.Cag Ofset Matbacrlik Gazi Caddesi Zirhhoglu

Psj. NO:23

ELAZIG
Tel : 0(424)2121751

i(;iNDEKiLER

..
()~~()~

...
••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••• ~ ••••••••••••••••••••••••• e ••••••••••••••••••••••••••••••••••• a ••••• ~ ~

l\J[~~~~

ORT A ASY A TURK T ARiHiNiN KA YNAKLARI •.••.. "••••..• ".,,"vm .

(;IIlI~

•••••••••••••••••••••••••••

e ••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••

I.
.. v

BOLUM
••
I-

HUNLARA KADAR TURKiSTAN A. EN ESKl c;,AGLARDAN HUN DONEMINE KADAR ASY A'NIN
KA.~

YAPISI

",

I .. I.'"

'"

J.,",,,,,
~ •• '"

'""""

.. .,

..,,,

~.,
"
II$

111.,.

•••

:1 ..

It- ~

..

-II

1i'

a.Sakalar b. Masagetler

"11.

" , .. '" '" ••

• " • "'

.., ..

It

lit

II

24 25 26

CIS arm.atlar " B.c;,iN'iN SINIR KAviMLERi

-II

"

'II

II •

,.

;.

11 I

27
28

a. Kuzeydogu Kavimleri b. Kuzey Kavimleri, "Proto- Mogal Tunghular" c. Kuzeyban Kavimleri, d. Ball Kavimleri "Tibetliler"
II. BOLUM ASYA HUNLARI

28 28 29 30

B. HUN YU"RD U C. HUNLARIN MiLLiYETI D. HUN <;AGININ BA~LANGICINDA


\wi \,.J

40 42 ASYA'NIN SIYASI
tI " ..-

..

DDR UMU

"..
'I • ,

to

It

••••

'II

..

I-

't

'* *

11

II

44
41 .. I •

E. BiLiNEN iLK HUN HDKUMDARI; D EVRI "


'J
'III • "

TOU-MAN (TUMAN)
II II

41

••••

II

48

~-l>,'

.,...

-,",:,

,. .~._. :,~

,.;.

m. HOLUM
HUN DEVLETI'NiN KURULU~U VE vUKSELME

DONEMi
53 54

A. METE/MAO-TUN (BAGATIR) DEVRi (M.6.209-174) a. Mete Adi Meselesi b. Mete-Oguz Han Meselesi. B.MAO- TUN'UNSiYASiFAALiYETLERi a. Dogu (Tunguz) Seferi. b. Y ueh-ChihSeferi c. Seferi , d. Mao-tun'un Bandaki Faaliyetleri ve TUrk Birligini gercekles-

55
59 59

<::in

60
61 ,,66

tinnesi ..... ~ e. Mao-tun'un Devleti Yeniden Tanzim Etmesi.


III
I: I: , .. ,,_ I: I: • I: • I: ...... " ....

.....

'110""

It .....

'" •

I:

I:

"

I:

..

..

"

.......

-.,

4'

'"

"

I:

I'

"

..

110

•••••••

••

•••••••

68
I: '" '" I:

f. Mao-tun'un

Son zamanlannda Hun Devletinin Ulasngi Cografi


, Go I
I: ..

DEVRi (MO. 174-160) D. KUN-C;iN I CHUN CH'EN DEVRi (M.0160-126)

c. Ki-OK/LAO-SHANG(GOKHAN)

Snnrlan ..

••

III

-II

..

I- ••

II I

III

-II ..

III

1 ,.

III .,

I:

I:

71
72 75

tc

IV. BOLiiM KARI~IKLIKLAR VE DURAKLAMA


DEVRi (M.6.125-114)

nONEMi
77

A. tTi-SA /i-CHiH-HSiEH

B. o-ut. wu-wstusvnt (M.0114-105) C. o-SU-LilERHDEVRi (M.OI05-102)

80
82 83 83 85

D. HU-Li-HO /CHU-Li-HU DEVRi (M.OI02-101) E. TSU- Ti-HOU/CH'iEH- T'i-HOU DEVRi CHU- T'E-HO (M0 101-96) F. HO-LO-KO! HU-LU-KU DEVRi (M.6.96-85) H. Hi-Li-KUAN-KU IHSU-LU-CH'UN-CH'U DEVRi (M.O 60-58) i. AK-YEN-KU-TE IKV-YEN-CH'U-i DEVRi (M.O 60-58)

G. O-YEM-TE/HU-YENT'iDEVRi(M.085-68)

87
88 89

HUNLARIN iKiYE AYRILMASI VE YIKILMASI (M .0 .58-31)

v. BOLUM

nONEMi
90

A.. HO-HAN- YEH DEVRi VE HUNLARIN iLK PAR<;ALANMALARI ..

B. TURKLERiN BATIYA KAYMAYA BASLAMALARI VE CHiH cHiH (C;i -Ci) (Mb.54-36) 92 C. HUNLARIN CiN'E BAGLANMALARl VE BOLUNMELERiNE

KADARKi OLA YLAR (M.O.56 MS.48)


D. KUZEY HUNLARI (M.S 48-93) E. GDNEy HUNLARI (M.S.48-216)

94
96 98

HUNLARlN

siY Asi
011

VI.

VE iCTiMAi TE$KiLA TLARI

BOLUM

A. 1I~

a. Hukumdar , .-.b ..Hawn ,.;11." C. Devlet Meclisi*


t , If I •
II;

l)~~T

1r~1{j~}\1rI
flo. "

lCXJ
+

I;

'"

iI

;II

III

.0

..

"

..-

, .. '"
a ~."" ..
t .. ""''' II I

"
,.

..9 III." 6

tllll

*
• .. .. " • .. .. • ..

100 101 101


102

d. Vezir
I: ., •

"II

ill

••••

'"

..

,.,

-to

..

I-

..

..

..

..

..

..

..

..

..

..

..

..

..

III

..

,.

* .. .. • ~ .. .. • ..

e. Dogu ve Ban Bilge Eligleri. 102 f'ill Ordu 103 B. HUN KUL TUR VE MEDENiYETiNE UMUMi BiR BAKI~ 104 C. HUNLARIN TURK VE DUNYA TARiHiNDE OYNADIKLARI
• ., :I. " .•

!II

..

..

..

..

..

..

..

..

..

..

.-

.,

ill

.,

.,

..

..

..

..

..

..

,.

..

..

..

ROLLER

oil"

..

III

III

:I"

I-

0lil

III

"

,.,

Ii

•••

109

SONUe .. BIBLIY OGRAFY A

II

••

.,_

"

"

II

III!

'Ii

'I"

01:

'"

112 115

ONSQZ
bazi milletler kendi tarihleri hakkmda son ve kesin kararlan hemen hemen vermislerdir. Yani, kendi mazilerinin en karanlik Gunumuzde

bile aydmlatrmslardir. Artik onlar, varliklanrun nerede basladigiru, hangi yollardan ve nasil bugune geldiklerini gayet iyi bilmektedirler. Bugune nereden ve nasil geldigini bilen bir milletin ise, nereye ne sekilde gidebilecegini, yam; gelecegini en iyi bir bicimde tayin etmesi gU9 degildir. Zira, gecmisin toplami bali, hal de gelecegin . cekirdegini olusturur. Halbuki biz hala, tarihimizin bin mi, ucbin veya besbin yilhk nu oldugunu, devletimizin 1071 de mi, yoksa 1299 veya 1923 de mi kuruldugunu tastirmaktayiz. Milli tarihimiz hakkmdaki tartismalar bir yana tarihi, sadece gecmisteki bir olaylar dizisi gibi goren, zeka ve enerji gerektirip sonuc getiren pek 90k verimli saba varken gecmisi arastrrmak, yazmak icin zaman harcanmasma akil erdiremeyenler de vardir. Halbuki gunumuzde Him ve teknolojideki gelismeler tarihi de, ihmal edilebilirlikten crkarmakta, aym zamanda cagnmzi "tarihci kafasiyla dusunmecag; haline sokmaktadir. Ashnda tarih, diger Him dallan gibi bir konudan, sadece gecmisten ibaret degildir. Insanlara dogru neticelere varmalan icin yon veren bir dusunce tarzidir. Gecmisini bilmeyen, kendisini tammayan bir toplum, npki hafizasmi kaybetmis, akmnya kapihp, nereye suruklendigini bilmeyen insanlar gibidir. Bazi milletler tarihi yapar, bazilan da onu yazarlar diye bir soz vardir. Gercekten de bu gun bazi milletler varhklanm buyuk olcude tarih yazicihklanna borcludurlar, Aslmda biitiin insanlann gecmisten cesaret almaya, onu ogrenmeye ve bu surette tecrube kazamnaya ihtiyaclan vardir, Bunun, sagladig; ruhi tatmin yamnda gunluk hayatta da bir takim faydalan mevcuttur. Her seyden once insanlar ve toplumlar gelecek He ilgili olarak dogru degerlendirmeler yapmak zorundadirlar. Bu kendilerinin iyiligi kadar, dunya bansnun da birinci sarnru olusturur. Bu noktada tarih, gecmisin tecriibelerini ortaya koyarak insanhgm istifadesine sunar ve cagdas degerlerin de daha iyi takdir edilmesine imkan saglar. Bu hususlan Leon Halkm "Gelecegin hayalleri, gecmise karst gelmek istedikleri zaman bile, kendi unsurlan icinde ona bagh bulunmaktan kurtulamazlar" sozleriyle gayetgiizel bir sekilde ifade etmektedir. Esasen insan gecmisini ne kadar iyi tarursa, onun, 0 olcude
II

dehlizlerini

v
az kolesi olur.

Diger ilimlerdeki gelismeleri takip edip,

insanlarm kiiltiir

seviyelerinin yi.ikselmesine yardimci alan tarih ilmi, cemiyetlerin hayatinda, belki ilk bakista fark edilemeyecek daha pek cok onemli roller oynamaktadir. Her seyden once, insanlarda ahlak suurunu uyandmp manevi degerlerin gelismesinde etkili olurken, aileden baslayip millete dogru gelisen bir sevgi ve baghhgm da dogmasma imkan hazirlar. Tarih uzerinde tefekkur, tenkid zihniyetinin dogru bir sekilde tesekkulunde ve muhakeme gucunun artmasi yamnda insam ve toplumu tamyip, tamtmada onemli bir yere sahiptir. Tecnibi ilirnlerde matematigin rolunu, sosyal bilimlerde tarih ustlenmistir. Baska bir ifadeyle bu ilimler dogrulugun ve hakikatm teminandir. Buyuk onder Mustafa Kemal Ataturk, verilecek egitimin seviyesi ne olursa olsun her sart ve ahvalde Turk cocuguna oncelikle millii benligine ve an' ananna dusman olan akimlar ile mucadele yollannm ogretilmesinin gerekliligine isaret etmektedir. Boylelikle 0, Turk egitiminin ozellikle de tarih egitiminin basta gelen amacmm ne oldugunu tesbit eder. Aynca hedef gosterdigi 9agda~ medeniyet seviyesinin en on saflanna nasil ulasilabilecegimizi ve orada hangi degerlerle yer alabilecegimizi de "Turk cocugu ecdadnu tarudikca, kendisinde daha buyuk isler yapabilme kudretini bulacaknr. " sozleriyle ortaya koymaktadir. Bu sozler, Ttirkiyede tarih egitimine verilmesi gereken deger ve tarihcinin yuklendigi sorumluluga isaret etmesi bakmnndan da 90k onemlidir. Unutulmamahdir ki, tarih yazmak da, tarih yapmak kadar onemlidir. Mustafa Kemal Atatiirk'ten sonra devlet adamlanmn tarihe olan ilgilerinin azhgi, bu ilim dahnda gunumuzdeki neticenin ortaya cikmasmda etkili olmustur. Ama, herseye ragmen tarih ilmi Turkiye' de gelismektedir. Dna ragmen Turk tarihi daha tam olarak ne yazrlmis, ne de degerlendirilebilmistir. Aynca Ataturk'un olumunden sonra sasilacak . derecede halkla ilgisini kesmis olan tarihcilerimizin, bu gun gelecegimizi siddetle ilgilendiren hemen hemen hicbir konuda sesleri duyulmamaktadir. Bir milletin tarihini en iyi 0 rnilletin bilginleri inceler. Butun milletlerden Turk tarihi uzmanlan yetismistir. Ama Turk tarihini en iyi yazacaklar yine Turklerdir, Bu, butun milletler icin boyledir.
It If

VI Tarihciligimiz monografya yazarligmdan kompozisyon ve fikir tarihciligi seviyesine yukseldigi zaman ne olup, ne olmadignmzi cok daha iyi anlayacak duruma gelecegiz. Tarihci gecmisin muhasebe ve muhakemesini yapmakla hadiseler, sahislar ve milletler haklanda hukumler vennektedir. Boy lelikle bazen bir toplumu butunuyle mahkum etmekte, bir diger cemiyeti san ve serefe bogmaktadir. Hadiseler degismez. Suphesiz tarihi yapan saluslar ve topluluklar da ayru salus ve topluluklar olarak kalir. Fakat gunumuzde deger hukumlerinin tarihciden tarihciye hayret uyandiracak derecede degistigini gormekteyiz. Halbuki, hicbir hakim, tarihci kadar genis bir alanda hukmetmemis, karar vermemistir. Onun icin bilgisinin yamnda vicdaruyla da basbasa olmayan bit tarihci, rnilletine oldugu kadar insanhga da ihanet etmis demektir. Turkiye'de Turk tarihinin halen en az arastinlan ve yazilan sahasnn Turkistan Tarihi olusturmaktadir. Son zamanlarda Turkistan' daki siyasi tesekkullerin kismen de olsa bagrmsizlasmrs olmasi, en azmdan simdilik fazla bir degisiklik meydana getirmemistir. Dilegimiz, en kisa surede butun meseleleri halledilmis ve yazilmis bir Turk Tarihi

gorebilmektir.

Malatya 1995

Do~.Dr. Salim COHeE

VII

KISALTMALAR

D.L.T.

: Divan-u Lugat-it- Turk : Dil- Tarih Cografya Fakiiltesi Dergisi : islam Ansiklopedisi : Milli Ktiltiir : Numara : Sahife : Say!
: TUrk Dunyasi El Kitabi

D.T.C.F.D.
LA. M.K.
Nu.

s.
Sy.

T.D.E.K.
T.E.D.

: Tarih Enstitusu Dergisi


: Turk Kiiltiirii El Kitabi : Turk Tarihi : Ve benzerleri : Ve digerleri : Ve saire : Yuzyil

T.K.E.K. T.T.
Vb. Yd. v.s.
yy.

~l_

"

-~~--~~~.--VIII I. ORTA ASYA TURK TARiHiNiN A. Tiirkee Kaynaklar: 1.Bengiita~lar (Kitabeler/Yaznlar):


Yenisey ve Orhon Nehri

KAYNAKLARI

civannda bulunan ve ilk de fa bazi Cin kaynaklanyla

Cuveyni'nin Tarih-i

Cihangusa' smda bahsedilen Bengutaslar 18. yuzyrla kadar Him aleminin mechulu olarak kalnnslardir. Yenisey kitabelerinden, Akademisini haberdar Alman nebatatci Messer Schmidt, ilk defa bundan Petersburg Ilimler muhteva bakimmdan

birini tesbit ederek etmistir. (1721)

Fakat,

onemsiz olan, hatta bazilanmn Kirgiz mezar taslan oldugu tesbit edilen bu kitabeler onceleri pek dikkat cekmemisti. Ilim aleminin bu taslara

dikkatini ceken Isvecli subay Strahlenberg olmustur. 1709' da Poltova' da Ruslara gonderildigi esir dusen bu subay, surgune

bu bolgede serbestce incelemelerde arastmnalanyla

bulunmus ve 1722' de birlikte

surgunden dondukten sonra


kitabelerini de yaymlanustir.

bazi Yenisey

Strahlenberg' in bu yayim Him aleminide Nihayet 1889'da Rus bilgini Yadrintsev,

buyuk bir heyecan uyandirdi,

sonradan Bilge Kagan ve Kul Tigin kitabeleri oldugu anlasilan taslan


Koso Saydam bolgesinde buldu. Bunun uzerine 1890 da Finli Heikel, 1891 'de de Radloff baskanligmda duzenlenen lid Him Seferi neticesinde Bengu taslann fotograflan seklinde sunulmustur. ve 1895' de de Avrupah ilim dikkatine tetkine buyuk atlaslar W. Thomsen bu yaziyi

Bundan sonra 1893 de Danimarka'h birbirlerinden habersiz olarak

Radloff

IX muellifi bizzat Bilge Kagandir . Kardesinin hayatmi anlatrmsnr. Bengutasm ban cephesinde Turk -Cin doslugunun nisanesi olarak bir de Cince kitabe yer ahr. e.Bilge Kagan Bengtitasi: 735 yilmda Bilge Kagan'm olumunden bir yil soma Yollug Tigin tarafrndan dikilmistir, Bu da Sagdan sola yazilrrustir ve Bilge Kagan'in hayaum anlatir. Bengu taslar iizerinde bizde ilk calisan KamUS-I Turki'nin yazan ~.Sami olup (1928), O'nu Necip Asnn (1935) Ragrp Hulusi Ozdem (1940) izlemistir. Bengutaslar uzerine bizde ve disanda yapilan en onemli arasnrmalar Sunlardtr: a. W. Radloff, Atlas 1. .. IV (Bengutaslann Fotograflan) 1892 h. W. Thomsen, Inciription de L'orkhun dechiffress-1894 c. R.N. Orkun, Eski Turk Yazttlan I .. .IV, Ankara 1936-1941) d. T.Tekin,A Grammer Of Orkun Turkie, Bloomington 1968 e. M.Ergin, Orhun Abideleri, istanbul 1982 II. Uygur Metinleri: ilk defa 1890 yilmdan itibaren bulunmaya baslanan bu metinlerin cesitli kazilardan sonra elde edilenleri bugun Londra, Paris, Berlin, Tokyo, Moskova ve Pekin'de bulunmaktadir. Metinler, Cogunlukla sosyal ve dini konulan ihtiva etmektedir. Yalruz Uygur yazisiyla bulunmus bir Oguz Kagan Destaru metni cok onemli olup, bunun metinler uzerine yapilan cahsmalar sunlardir. a. P.W.Muller, Uygurica, Berlin, 1908-1931 b. W. Radloff Uygurische Sprache Denkmaler, Leningrad 1928 c. Bang-Rahmeti-Gabain, Turkische Turfan Texte 1. ... V. Berlin

1929-34
d. W.Bang. R.R.Arat, Oguz Kagan Destaru, istanbul 1936. B. Cince Kaynaklar: Turk Tarihi icin Cin kaynaklanmn onemi zamarurmzdan epeyce once anlasilnus olup, J .De Guignes' In bu kaynaklardan buyuk olcude istifade ederek yazdig: meshur tarihini esas alan Suleyman H. Pasa (Tarih-i Alem, 7.Fasll S: 383,453) ilk defa bizi (in kaynaklanndan haberdar etmistir. Daha sonralan st. Julien, Leon Chaten, Be Ed. Chavvarmes'In bu kaynaklardan yaptiklan tercumeler Turk Tarihi yazicihgmda buyuk olcude kullarulrmstir. (Dr. R.Nur, Turk Tarihi I-XII, M.Semseddin. Mufassal Turk Tarihi, ve digerleri)

X Fakat, Cin kaynaklanndan en genis olcude yararlanmamanuz WBberhard'm Ankara Universitesi'ndeki hocaligi sirasmda ve talebesi Prof. Dr. Bahaddin Ogel ile mumkun olmustur. AdI gecen Cin kaynaklari Sunlardrr: a. Shih-Chi (Si-<;i): 130 cilttir. Han siilalesi zamamnda S-MaCen (M. 6.145-96) tarafmdan yazilnustir. M. 6.107 -8' de baslanan eser M. 6.91 yihnda tamamlanrmsnr. Eserin ismi Tarih Hatralan" manasma gelmekte ise de, eser bir cesit "Eski (;ag Umumi Cin Tarihi" niteligindedir. Mitolojik Cin Imparatoru Huang -ti (M. 6. 2679) devrinden Han Sulalesi impatarorlanndan Wu-ti (M.O.122) ye kadar gecen 2636 yilhk olaylan anlatan eserin hazrrlamsmda bazi tarihi belgelerin yamnda (M.O.140-127) yillannda Hunlara esir dusen unlu Cang-Cien'in hanra ve raporlan da kullarulmisnr. imparator biyografileri (12 cilt) secereler (10 cilt), muzik, kanun, vergi, din, orf ve adetler gibi cesitli bilgiler ve soylu aileler ile onemli sahsiyetlerin biyografilerinin verildigi eserin 110.cli cildinde M. 6 .2205' den M. o.t 02 yilma kadar ki Siung -nular ve atalanna ait bilgiler verilmektedir. Bugun yabanci dill ere tam bir tercumesi bulunmayan eserin fie kopyasi elimizde olup bu kopyalar daha sonralan istinsah edilmistir. Aynca kopyalar eserin aslma pek uymamaktadirlar. Zaten eserin bazi bolumleri (10. bolum) kayip olup, bazi bolumleri de (4. bolum) sonradan Have edilmistir.
If

h. Han-shu: (Han-~u/Han

KitabI): 120 cilt olan eser Ikinci Han

sulalesi devrinde koklu ve alim bir aileden gelen Ban-biao tarafindan

yazilmaya baslanrms bunun topladrgi belgelere dayanarak yazim isini oglu Ban-gu (M.S.32-91) yurutmeye calisrmssa da eser, Ban-gu'nun kiz
kardesi Ban-cao tarafmdan otuz kirk yrl daha caltsilarak tamamlannnsnr, Han sulalesinin tarihi olan eser Kao-cu' dan Wank -Manga (M.O.206, M.S. 23-25) kadar ki olaylan ihtiva etmekte olup hazirlamsmda Shih-chi' den buyuk olcude istifade edilmistir. Bat! dillerine tam bir tercumesi bulunmayan eserin 94. bolumu tamamen Siung-nu'lara aynlrms olup aynca imparator ve onemli sahsiyet biyografilerinde Hunlara ait epeyce malumat vardir. Ban-gu bu eserle cin tarih yazicihgma onderlik ederek, yeni bir uslup kurmustur,

XI c. Ho-han-shu (Son Han Siilalesinin Kitabr): 120 ciltten olusan eser Lio Hanedaru (M.S.420-477) zamamnda Fau-ye isimli biri tarafindan hazirlanmistrr. Eser, Ho-han sulasesi devrine ait 196 senelik (M.S.25-220) tarihi olaylan kaydededer. 10 kisma aynlan eserin 30. cildi Lio-cao tarafmdan Han-su'nun devammdan (Sui-han-su) almarak sonradan ilave edilmistir. Eserin 119. bolumu ban dillerine tercume edilmistir . d. San-gui-ci (ij~ Devlet Kitabr): 65 cilt olusan eser Cin sulalesi devrinde Ceng-so (M.S.233-297) tarafmdan hazirlanrms olup M.S.220277 yillan arasmdaki olaylan ihtiva eder. Bu eserde Cin sulalesinden hemen once kurulan Wei(30 cilt) Su (15 Cilt) ve U (20 eiIt) devletlerinin tarihi konu edilmisse de Ceng-so 'nun olumunden sonra resmi tarih olarak kabul edilmistir. e. Cin-su (Chin-shu/ C;in Kitaln): 130 cilt alan bu eser Tang sulalesi imparatorunun emriy Ie Hi-fa -smg ve bir krsim arkadismm birlikte yazdiklan tarihin begenilrnemesi uzerine, basvezir Fang-Siuen- Ling ve iki yarduncisi tarafmdan haztrlanrmsnr. 0 sebeple esere, "Imparator tarafrndan hazrrlannus" ad! da verilir. Butun Cin'In resmi tarihi olarak da kabul edilen eser, aym zamanda Cin sulalesinin (M.S.265-419) resmi tarihidir. Bah dillerine tam tercumesi yapilmayan eserin 30. bolumu yabancilann Cin'de kurduklan devletlere aynlmis olup, kisi biyografilerinde de Hunlara ait tamamlayici bilgiler mevcuttur. f. Sung-su (Lio-sung Kitaln): 100 cilt olup Liaug sulasi devrinde (M.S.557) imparatorun emriyle Sen-yue (rvr.S.441-513) tarafindan diger kitaplardan derlenerek meydana getirmistir. Ci sulalesi devrinde tamamlanan eser 420-478 yillan arasmdaki olaylan ihtiva eder. g. Nan-ci-su (Guney Ci Kitaln): 59 cilt clan eser diger kitaplardan da toplanan malumatlarla birlikte San-cao ve Ciang-yenin, Ci tarihinin Siao-ci-sien (489-537) tarafmdan tamamlanmasiyla olusmustur, h. Liang-su (Liang Kitabl):56 cilttir. Liang-ca'mn

basladigr bu

XII eser oglu Yiao-si-Iien tarafmdan tarnamlanrmsnr.


I.

Cen-su (Cen Kitabi) 36 cilttir. Tang imparatorunun emriyle

Yiao-si-lien tarafmdan hazrrlannustrr. jM Wei-§u: 130 ciltten olusan, ancak bugun 114 cildi elimizde bulunan bu eser To-ba ailesinin kuzey Cin'de kurdugu Wei Devletinin resmi tarihidir. Cin-Su'ya nazaran Hunlar hakkmda daha fazla malumat vardir.

k. Pei-shih: 100 bolurndur. 93. bolumu Hunlara ait olup Wei ve Sui sulalelerinin resmi tarihi niteliginde oldugu gibi Kuzey Cin'de kurulan daha baska deyletlerin de tarihidir.
Bunlardan baska su u9 eserde Turkistan Tarim acismdan

onemlidir. L Chou-shu (557-581)


ID.

Sui-shu (551-618)

n. Tang-shu (618-907) C. Orta Asya Turk Tarihi islami Kaynaklarr


1.Cuveyni, Ala al-Din Ata Melik b. Muhammed, Tarih-i

Cihangusay, Leiden 1937 2. ibn el-Esir, Izzeddin Ebu'l Hasan Ali b. Muhammed, E1Kamil fi't-Tarih I-XII (N§r. C.J.Tornberg) Beyrut 1979.
3. .. Belazuri, Ahmed b. Yahya b. Cabir, Futuh el-Buldan., (nsr . A.E. Tlbbii O.E. Tlbbft) Beyrut 1987. 4. Mes'udi, Ebu'l-Hasan Ali b.el-Huseyn b.-Ali, Murucu'zZeheb Ve'I Meadini'l-Cevher I-IV, (nsr. K.S.Rufai) Beyrut 1989 5. Taberi, Tarihu't- Taberi, Tarihu'r-Rusul-u Ve'I-Miill1k I-X

(l1§r.M.E.F.

Ibrahim) Kahire 1967.

6. Gerdizi, Ebu Said, Abdu'Llfayy b.Dahkak, Zeynii'l-Ahbar (nsr. Abdu'l-Hayy Habibi) Tahran 1347 7. el-Mervezi, Serefu'z Zaman, Tabayr'l-Hayavan, London 1942 8. Rasiduddin Fadiullah el-Hemedani, Camiu't- Tevarih (nsr,

XIII

F.el-Muti ez. Sayyad-H.el-Ha~~ab), Beyrut 1983. 9. Kasgarli Mahmud, Divan-u Lugat-it Turk (ll§r.B.Atalay) Ankara 1985
10. Ebu'I Gazi Bahadrr Han, Secere-i Trakime, (nsr, M.Ergin) (Veya Tarih-i Erbaa-i DIus)

Tercuman 1001 Temel Eser


11. Ulug Beg, Seceret'ul-ctrak

D. Diger Kaynaklar 1. Eski iran kaynaklan


a. Zend-A vesta
b. F ars Kitabeleri ve yazih parcalar

2. Yahudi Kaynaklari a. Tevrat (Ahd-i Atik)

3. Bizans Kaynaklari
a .. , Menandros Protector

b. Th. Simokattes, Chorongraphia (Cografya)


c. Ammianus Marcellenus, Rex Gestae d. Ptolemius (Batlamyus), Atlas

4. Ermeni ve Siiryani Kaynaklari


a. Urfah Matheus, Vekayiname, Ankara 1987.
Ankara 1945 c. Suryani Mihael, Chroniquede Michelle Syrien (Siiryani Mikhael'in Kronigi) (N sr. H. D. Andreasyan) Ankara E. Arastirma eserleri a. Yabanci dilde 1. Ed. Chavannes, Documents Dudes Tou-kiue (Turcs), Petersbourg 1903

(Nsr. H.D. Andreasyan),

b. Bar Hebraeus, Ebu'l Ferec Tarihi, (Nsr, b.R.Dogrul)

2. W.Eberhard, das Toba-Reich Nord Chinas, Leiden 1949. 3. M. De Groot, Die Hunnen der Vorchiristlichen Zeit I, Berlin 1921 4. R. Giraud, L'Ernpire des Turcs Celestes, Paris 1960

XIV 5.R.Grousset, Lempire des, Steppes, Paris 1941 6. U.M. Mec Govern, The early Empires of Central Asia, Nort Carolina 1939 7. W. RadIoft, Aus Sibrien I-II, Leipzig 1882 8. Je.Deguignes, Histoire des Huns et Turcs , I-V, Paris 17561758 9. Je.Deguignes., Hunlann, Turklerin Mogollann ve sair Tatarlann Umumi Tarihi 10. De Groot, Die Hunnen der Vorchristlichen Zeit, Berlin 1921 11. W. Radloff, Aus Siberien, I-II, Leipzig 1882 12. W. Eberhard, Das Toba-Reich Nordchinas, Leiden 1949 13. R.Grousset, L'empire des Steppes, Paris 1941

GiRi~
En eski devirlerden gunumuze kadar Turklerin vataru olan Turkistan'rn da yer aldig: Asya kitast cografi bakimdan bes buyuk kisma aynlrrusnr. Cografyacilar tarafmdan cizilen bu sirurlar yalmz cografi bakundan birlik gosteren araziyi degil, aym zamanda Asya'mn tarihi ve rnedeni sahalanm da gostermektedir. Buna gore Asya'mn bolumleri; Kuzey, Dogu, Guney, On Asya'dan ibarettir. Kuzey Asya; a§agl yukan bugunku Sibiryadir. Dogu Asya Cinlilerin istila ettikleri topraklar haric aS11 Cin, Japonya ve Japon adalan, Kore, Amur Vadisi ve Kamcatka'dan mutesekkildir. Guney Asya; Hindistan, Cin Hindini ve Dogu Hint adalanru ihtiva eder. iran, Afganistan, Ermenistan, Anadolu, Suriye, Arabistan ve Irak ise On Asya' yi teskil eder. Bu dort buyuk arazi parcasmm merkezinde de Orta Asya yani Turkistan yer ahr. Turkistan; Guneyde Himalaya Daglan, kuzeyde Sibirya, doguda Buyuk Kadirgan Daglan, Banda Hazar Denizi ile cevrelenen ve yuzolcumu yaklasik 9.000.000 km-'ye varan buyuk bir iilkedir. Baslica iki buyuk dag dizisi ve iki buyuk 961, bolgenin yeknesakligmi bozmaktadir. Bunlardan Altay Daglan, kuzeyban-guneydogu istikametinde uzanmakta olup 1600 km'yi bulmaktadir. Guneydeki Tann Daglan ise dogu -ban istikametinde uzarur ve 2600 Ian' yi bulur. Her iki dag silsilesi arasmda Cungarya, coliuk ve bozkir sahasi yer ahr ki, buras} dogudan batiya acilan bir kapi durumundadir. Tann Daglanmn giineyinde Taklamakan Colu bulunur. Bu 961 doguda Lob-Nur civannda baska bir buyuk colle yani Gobi C;;61iiile birlesir ve Gobi Colu de doguda Kadirgan Daglanna kadar uzamr. Diger taraftan Kansu Vadisinden baslayip Cin iclerine kadar uzanan Wei Irmagr ise Dogu Asya'yi, Tiirkistan' a baglayan onemli bir gecit durumundadir. Yukanda ana hatlanyla simrlanm cizdigimiz Turkistan'rn ziraate elverisli topraklan oldukca azdir, Bu zor sartlara ragmen baslangictan itibaren hayatlanm idame ettirmeye calisan Turklerin ilk defa bu cografyamn neresinde zuhur ettigi meselesi halen tarnsrlmaktadrr, Bir baska dey isle Turkler tarihte ilk olarak ne zaman ve nerede gorulmustur? Sorusu halen cevaplandmlamamistir. Aslmda biz bu soruyu sorarken Turklerin kendilerine has en eski maddi medeniyet kalmnlanrun neredehangi bolgede tesbit edildigini kastetmekteyiz.Degilse bir milletin tarih sahnesinde ilk goIiildugu yer 0 milletin en eski devirlerden beri orada

oturdugunu gostermez, Anayurtlanndan aynlip da cok uzaklarda tarih sahnesine cikan milletlerin (Mezopotamya' da Sumerler, Italya' da Etniskler, Anadolu' da Hititler vb.) sayisi hie; de az degildir. oyleyse Turklerin kendilerine has en eski maddi medeniyet kalmnlannm bulundugu, ilk defa tarih sahnesine 91kug1 yer neresidir? Tiirklerin Ana Yurdu: Bu meseleyi gecen asirdan beri munakasa eden banli ilim adamlanmn gorusleri soyledir. J. V.Hammer, J.Klaprothe, W.Scott, Wiedemann, M.A.Castren, A.Vambery, E.Oberhummer gibi tarihciler Cin kaynaklanna da day anarak Altay Daglanm Turklerin ana yurdu kabul ederken, J. Strzygowsky gibi sanat tarihcileri Kuzey-bau Asya sahasim, i.Zichy, O.Menghin, W.Koppers, G.E.Smith gibi kultur tarihcileri Irtis Baykal Golunun guney-bausim, Yenisey Nehri baslanm, E.Parkof, G.J.Ramstedt, Kadirgan Daglan cevresini ve Mancurya'yi, yine Ramstedt, Mancurya ile Mogolistan'm guney kisimlanrn, W.Radlof, L.Ligeti Altaylann dogusunu yani bugunku Mogolistan'r, K.H.Menges 90. boylamm dogusunu Tiirklerin ana yurdu olarak gosterrnislerdir. G. Almasy, menkibe ve destanlara dayanarak Altaylann guneyini, Tiyansan (Tandi Daglan) nunnkasnn kesinlikle Tiirkler'in ana yurdu sayarken N .Poppe; tum Orta Asya'yi W.Tomaschek; Baykal Golunun dogusunu, M.Rasenen, Ural Daglanmn dogusunu, Ural Daglan ile Altay Daglanrun arasim Turklerin ana yurdu olarak kabul etmislerdir. Yine dilcilerden Gy. Nemeth Turk ana yurdunu Macarlann ana yurtlanmn yakmmda aranus ve Ural1arla Altay Daglan arasinda uzanan sahanm kuzeyini, yani bugunku Kazakistan'i Tiirklerin ana yurdu olarak gostermistir. Rasonyi' de Turk ana yurdunun IndoCennen anayurdunun yamnda ve bugunku Kazakistan'da olmasi gerekir diyerek Gy. Nemeth'e kanlmaktadir. Yukandaki bilgilerden de anlasrlacagr gibi banhlar meseleyi kendi mesgul olduklan ilim dallan bakmundan ele alarak bir neticeye varmaya cahsmislardir. Bizde de R.Nur, belli bir anayurt tesbitinden ziyade Turk yurdunu Turk'un aS11 yurdu olarak Kuzeybuz Denizinden Pekin'in 200 Ian asagisiyla Tibet, Himalaya Daglan, Bagdat ve Antakya'nm guneyine, Japon Denizinden Vardar Nehri boyunca Macaristan'm bah hudutlanndan, Kief'den Baltik Denizine ve ondan Kuzeybuz Denizine cekilecek hatta kadar olan bolge olarak gostermcktedir. "Bu kadar genis bir yurda dunyada hicbir milletin sahip olamadigmi belirten R. Nur iste

bu pek genis toprak Turk'un asil yurdu astl vatamdir. Turk Tarihinin bilemeyecegi kadar eski gunlerden beri burada dogmus, burada yasamistir. Bu topraklar Turk'un oz yurdu atalanndan kalrna mall, mirasidir" demektedir. H.Z.Ko~ay yukanda gorusum! verdigimiz Marttin Rasanen'in gorusunu paylasirken "Fin kavimleri bu anayurttan batiya, Turkler ise doguya g09 etmislerdir, Aksi varid degildir" demektedir. Z.V. Togan, Gy. Nemeth ve G.Almasy'nin vardigi neticeleri benimseyerek, "ilk defa olarak Turklerin ve Mogollann mufassal tarihi yazan De Guignes'in ve en son olarak bu meseleye ait tedkikatta bulunan Necip U90k'un da kabul ettikleri bu son fikre ben de oteden beri taraftanm. Bence Turk'un anavataru; Tiyansan'in (Tann daglan) garp ve simal yamaclan He Aral golu uunnkasidtr.... Turk anayurdunun Tiyansan (Tann Daglan)- Aral mmtikasi oldugu ve Tiirklerin muhtelif kavimlerle temaslan ve futuhatlan, eski Turk, Cin, iran ve Yahudi rivayetlerinden de ogrenilebihyor. n dedikten soma Wei Sulalesi tarihinde ve "Mucmel iittavarih va-l kisas" da Turkun asil vatam olarak ISlk-gol ile Cu mmnkasmm gosterildigini kaydediyor. O. Turan, bu konuda; "Tarih"i, lisani ve destani delillere dayanan arastirmalar, Turk anayurdunun Altay-Ural daglan arasinda yayilrms genis bolgeler olacagiru meydana koymustur. Gercekten tarihi bilgilerimiz yamnda destani rivayetler de anavatan merkezinin Balkas, Aral ve Isik-gol bolgesinde oldugunu gostermektedir." diyor. Bu konuda dilden hareket eden H.N. Orkun ise; "Turk dili; Ural dilini konusan ka vimlcrle akrabahk derecesinde bir miinasebette .bulunmustur. Yap IIan arasnrmalara gore Ural kavimlerinin en eski anayurdu simali dogu AVlupadIr... Turk kavimleri de siki miinasebette bulundugu Ural kavimlerinin civannda oturmus olmalidir ki, bu suretle munasebetini devam ettirebilsin. Eger Turkler Orta Asya' daoturmus olsalar idi bu civara hie ugramarms alan Ural kavimleri He asla dil ve kultur munasebetinde bulunamazlardi. 0 halde Ttirklerin en eski anayurdunu Urallann dogusunda aramak Iazim gelmektedir, Oyle ise Turklerin en eski anayurdu Hazar Denizinin kuzey-dogu taratlanndan doguya dogru uzanmakta olup Altaylara kadar giden araziden ibarettir. Simdiki !urkistan'da bu anayurdun icindedir." diyerek, Turk anayurdunun Icasya'da degil de, Urallann dogusunda aranmasi gerektigini belirtiyor.

D .AVCIOglu, bozkira yayilnus Turklerin ilk yurdunu tesbit etmenin imkam olmadigim belirterek banli ve bizim tarihcilerin goruslerini ozet olarak veriyor. A. N. Kurat, Turklerin anayurdunu tesbitte yalmz dil tetkiklerinin yeterli olrnadigim, bu konuda en eski tarih kayitlanna ve ayru zamanda arkeolojik arastirmalann neticelerine de basvurmak gerektigini belirttikten soma M. 6. 1200-700 yillan arasmda Karasuk kulturunu meydana getiren ziimre ile M. b. 700-100 yillan arasmdaki Tagar kulturunu meydana getirenlerin Turk menseili olmasi gerektigini, fakat Sovyet alimierinin (S. V .Kieselev' in) bu konuda bir sey soylemediklerini, belirterek bu bolgelerde bulunan maddi medeniyet kalmtilanm (B19ak, ok uclan, v. s.) Eski Turk kulturu ile ilgili oldugunu, hatta M. 6. V.IV. yy .da Minusinsk bolgesi ve Altay cevresinde demirciligin gelistiginin tesbit edildigini kaydetmis ve Turklerin de tarih sahnesine cikislannda "dernirci olduklan gozununde tutulursa Altay cevresinde Milattan Once en gee yanm bin yil once Turklerin yasamis olduklan kabul edilmelidir ..... Turk menseili kavimlerin galiba en eski maddi kultur ornekleri Altaylann Guneydogusundaki "Pazmkkurganmda ortaya cikanlmisnr. Burada Hunlann kulturunu aydmlatacak bir 90k ~ey mevcuttur. M.O III.yy. ortalanna ait alan "Pazmk'' kulturunden baska, oralara yakm "Sibe kurgamnda da eski Turk kulturunu aydmlatacak bircok esya cikrmsnr. Demek ki M. 0 III. yy . 'da Altay cevresi TUrk kavimlerinin yasadiklan sahaya dahildi." diyerek, her ne kadar Altaylar uzerinde durmussa da kesin cizgilerle bir anayurt tesbit edemedigi gibi Sibirya'mn muhtelif yerlerinde tesbit edilen "Kaya-resimleri linin, daha sonraki dev!_rlerdeki Turklerin "Totem" resimlerine 90k benzedigini, eskilikleri M.O XV. bine kadar cikanlan bu arkeolojik buluntulann da, en eski Turk anayurdunun tayininde gozonunde bulundurulmasi gerektigini bildiriyor. G. Turukoglu da, "Son zamanlarda Orta-Asya Turk tarihcisi bilhassa Ruslar (Sovyetler) tarafindan yapilan kazilan Turk gozu ile sistemli bir gozleme ve tenkide tabi tutarak Turk anayurdunun Altay daglan oldugunu ve bu dagm "Pazmk" yaylasmda bulunan ve en eski Turk olarak bilinen ve kabul edilen Oguz tipindeki, brakisefal, uzunca boylu iskeletin M.O III. binde yasamis oldugunu oldukca kesin bir
II

II

ifadeyle tesbit etmrstir. Bugun Turklerin anayurdunun Altay daglan oldugu oy birligine yakm bit coklukla kabul edilmektedir." diyerek, Turklerin anayurdunun Altaylar oldugunu kabul etmektedir. Butun bu gorusler isigmda, Turk yurdunun cografi smmm cizebilmek az 90k, .mumkun olmakla beraber belirli ve daha dar bir bolgenin yani anayurdun tayini oldukca zordur. G6riildiigli gibi bu neticelerin sahipleri Turk anayurdunu, yahut da Turklerin en eski zamanlarda munasebette bulunduklan diger kavimlerin anayurdlannm yarunda, ya hatta Turk dilinin de dahil edildigi Ural-Altay dillerinin tesekkul ettigi sahalarda ararmslardir. Bilhassa banhlann bazilannm, kendi soylanm Turk gibi buyuk bir millete dayamak amaciyla Turklerin anayurtlanru kendi anayurtlanmn yarnnda gostermek istemeleri (Gy. Nemeth, M.Resanen v.b. gibi) veya; medeniyet tahripcisi barbarlar olarak degerlcndirilen Turkler'in Orta Asya' da bulunan en eski medeniyet merkezlerinin uzagmda anayurtlanmn aranmasi geregine inanmalan gercegi hemen gaze carpmaktadrr. Turk anayurdunun bugunku Mogolistanda aranmasi gerektigini savunan W.Barthold'un "Ban- Turkistan gibi, Dogu Turkistan'mda, esasen Turk kavimleriyle iskan edilmis olmayip daha sonralan yavas yavas Turklesmis olmalan, son arkeolojik kazilardan sonra hie bir sekilde supheyi gerektirmiyor. Medeni kavimlerin Turklesmesiyle, Turklerin medenilesmesi birbirine paralel olarak ilerlemistir. Bu haraketler tabii olarak dogudan batiya dogru olup ayru yonu takip etmistir. demesi, gerek Anau' da bulunan kalmtilann Turklere has ozellikler gostermelerine ragmen Aryanilere mal edilmeleri, gerekse yukanda A.N .Kurat'm da belirttigi gibi Turk ozelligi gosteren bazi kultur daireleri hakkinda, bunlan ortaya cikaran Rus (Sovyet) bilginlerinin susmalan hep 0 zihniyetin eseridir. G. Turukoglu, Ruslar (Sovyetler) tarafindan yapilan kazilann Turk gozu ile sistemli bir gozleme ve tenkide tabii tutulmasim bu bebeple istiyor olmah. Z.V.Togan'da "Anau ve Ilk Turk Vatarn" basligr altmda bu konuya dikkati cekmektedir. Sovyet bilginlerinden S. V. Kiselev ve S. S. Cernikov'un yaptiklan arkeolojik arastirmlar, tas devrinin ilk caglanndan beri Altay-Sayan daglanmn kuzeybati kismmda brakisefal, savasci bir beyaz rrkm varhgun ortaya koymustur. Bu Irk Afanesyevo kulturunun gelismesi ile karakterinin daha belirgin hale geldigi sezilen "Andronova ins am run
II tl II If

temsilcisi olarak gocebe ve savasci kitleler halinde M.O. 1700 den itibaren etrafa hakim olmaya baslanus ve muteakip iki asir icinde Altaylan ve Tann daglanm tamamen kaplannsti. Diger taraftan aym Irk mensuplanmn bir kismi Kazakistan uzerinden Mavereiinnehre kadar yayilarak oradaki dolikisefal Akdeniz irklan He temas kurarken batiya dogru acilan gruplarda Fin- U gor kavimleri ile baglanti saglarmslardi Bu meseleyi ele ahp, Turk g6zii He sistemli bir gozleme ve tenkide tabii tutarak isleyen B. Ogel, M. 6 III. binde Altay daglann~a Oguz tipinde veya Azilien irktan bir kavrnin yasadigrm, bunlann M.O. Il. binin baslannda dahl irki safhklanm muhafaza ederek Guney Sibirya'yi da Mongoloid irklardan temizledikten soma, bu iki merkezden yavas yavas yayilmaya baslayan kultur tesirleri ile Sibirya ve Mogolistan'dan, Urallara kadar olan bolgeyi kendi nufuz sahasi altma alan bu irk icin kendinden oldukca emin olarak: "Turklerin atalan idiler" demektedir. Boylelikle B.Ogel, Kieselev ve Cernikov'un soylemeye dillerinin varmadigi bir gercegi ortaya koymus olmaktadir. Aynca B.Ogel Cin kaynaklan ve daha baska buluntulara dayanarak (Zira, M.D. I. binin baslanna ait Altay kiilturu hafriyat raporlan tam olarak nesredilmemistir.) M. 6. I. binin yanlannda Biiyuk Hun Devletinin kuracak olan kabilelerin yavas yavas kendilerini gostermeye basladigiru, Tas devrinin ilk caglanndan beri Altay kulturunun sahiplerinin Altay ve Sayan daglanmn guneybati kisimlanm iskan eden brakisefal, beyaz bir Irk oldugunu, "Andronova insam" diye adlandmlan bu irkm: M. b. 1700 lerden itibaren Altaylarla Tann daglanm kapladigim, daha soma da Amuderya ile Sirderya aralanna kadar, hatta Hunlardan hemen once de Kazakistan'a kadar yayilarak Hun devletinin kurulusunda en onemli rolii oynadignu ortaya koymaktadir. Her ne kadar LKafesoglu, Gy .Nemeth'in gorusleri dogrultusunda Turklerin a tarihlerde hem Ural'Ii kavimlerle, hem de Ari'lerle temas edebilmelerinin Altay-Ural daglan arasinda bir bolgenin (Kazakistan), hatta Hazar denizinin kuzeydogu bozkirlannm Turklerin anayurdu sayrlmasiyla mumkun olabilecegi ihtimalinin kuvvetli oldugunu belirtmis ve son linguistik tetkikler He M.D. Il.binin ortalanna ait bazi dil yadigarlanru da one surmusse de, daha sonra kendisininde kabul ettigi gibi Turklerin anayurdu (B.Ogel'in yukanda belirttigimiz gorusleri l~lglnda) Tas devrinin ilk caglanndan beri Altay ve Sayan daglanrun
fI 11

.,

guneyban bolgeleri, bilhassa onceleri Altay Daglandir. Altay-Sayan Daglarr'nm guneybati bolgesi bugun icin asagr yukan; Minusinsk-Tuva Abakan bozkrrlanm ihtiva eder, demektedir. Yukanda belirtildigi uzere yabanci ilim adamlanndan bazilan Turk anayurdunu benzer dillerin tesekkul ettigi sahalarda aramislardir. Hatta bu arasnncilardan bir kisnu dil benzerligine dayanarak Turk soyunu, baska soylarla kanstiracak kadar buyuk bir hataya da dusmuslerdir. Her ne kadar bugun milletlerin soylanm ortaya koymada cesitli ilim dallan gelismis isede bunlar tek basma bir milletin soyunu kesin cizgilerle tavsifte asIa yeterli degildir. Turk Soyu: G. V. Leibnitz'in musterek bir dil konusan insanlann ayru zamanda akraba olduklanm ileri surmesinden sonra, diller cesitli sekillerde tasnif edilerek, Turk dili de bu tasniflerden Ural-Altay grubuna dahil olunmustur, Ural-Altay grubu da ikiye aynlrrus, Turkce, Mogolca, Mancu ve Tunguzca Altay dilleri grubunda yer alrmslardrr. Bu durumda Turklerle, Mogollar, Tunguzlar aym soydan gelmektedirler. 0 halde Cin yrlhklannda ve Bat! kaynaklannda (Bilhassa Bizans) yapilan Mogel tipindeki Turk tasvirleri dogrudur, Bu gorusten hareket eden batih alimlerden R. Grousset, P. Vaczy, 0.1. Ramstedt, N.Poppe, O.Posch gibileri bazi Turk ilim adamlannca da yalmz birakilmamislardrr. Hatta bunlardan Z. V. Togan, "Burada Turk Mogel munasebeti meselesini izah etmek icab ediyor. Bugun takriben 4 milyon sayilan Mogollar, Turkler ve Mancular gibi Ural-Altay kavimlerinin Altay zumresine mensupturlar. Mogollar bu Altay zumresinin Turklere en yakm bilhassa ictimai teskilati itibariyle tamamiyle kardes bir kavmi teskil ederler. .. Eski Turk dili meseleleri simdi Mogolca He mukayeseden baska 6grenilmez bir sekil alnnstir. Yani her iki dilin uzak mazisi yek digerine siki baghdir. " diyor ve Oguz efsanelerinde hakanhk Kay nesline ait deniliyorsa ve Cengizde Kiyat (Yahut Kayat) yani KIY (yahut Kay) 'lardan neset ediyorsa bu, eski Sato hanlan sulalesinin Mogol asiretleri arasmda yasiyarak Mogollasan bir subesinden baska bir sey olmasa gerektir. "Kay" asireti, Turklerin en uzak sarktaki subeleri sifatiyla El Biruni'de "Hun"lar ile beraber, Cin menbalannda ise "Ghey" seklinde Hitaylarla ve "Giy" seklinde "UluHun'Tarla beraber zikrolunur dedikten sonra Kay ve Key isminin Mogolca'da hava manasma geldigini gormemezlikten gelerek muhkem, saglam manasma gelen, Oguz boylanndan Osmanh'mn nes'et ettigi
II

Kayilan, "Osmanlilan Oguz Kayilanndan gostermek maksadiyla tertib olunan secereler, Baytemur, Baysungur, Bulgay, Yasak ve Sunitay gibi ancak Mogollarla ili§igi olan uruglarda gorulen isimler oldugundan bu hanedamn bir Oguz boyu yapmak yolundaki zorlanma eseri olarak tarunmaktadir" demekle, Kayilar'r daha soma bir Mogel boyu oldugu, Cin kaynaklanna miiracaat eden W. Elberhard ve F. Koprulu tarafmdan isbatlanan Kaylar'la ayni gostermek istemistir. Ahmet Temir, "Bozkir kanunlan, bu kanunlann dogurdugu hayat sartlan ve bunlar uzerine kurulan siyasi birlikler uzun asirlar suren musterek tarih icinde, bunlann bir kisnum 0 seklide birbirine kansnrnns ve bazilanm digerleri icinde eritmistir. Bir 90k Mogel kabileleri daha cok eski devirlerde Turkler icinde temsil edilmis oldugu gibi, bugunku Mogollar arasmda da bu seklide temsile ugranus Turk ztimrelerini bulmak mumkundur. Turk ztimrelerinin bilhassa Mogollara yakm sahalarda oturan kisimlannda bunun izlerini bugun bile gormek kabildir. It demekte ve Cengiz' in rehberliginde Mogollann kisa bir zamanda teskilatlanmalanru, tarihin hazirladigr bu mukadderat neticesi, bir 90k Turk boylanmn Mogollara iltihak etmelerine baglamaktadrr. Boylelikle hie degilse Turk ve Mogel Irk farkmm Asya'mn dogu bolgelerinde silindigini ileri surmektedir. Dilcilerimizden A. Caferoglu; Turk-Mogol dilled karabetini aciklarken Cunku Ramsted' in de dedigi gibi hie oImazsa Milattan 500·· 600 yil oncesine ait devrede Mogel ve Turk dilleri arasinda a kadar da buyuk bir dil aynhgr ve farki mevcut olmarmstir." dernekte ve daha soma verdigi krokide en eski Altay dilini "Musterek Mogol- Turk dilleri devresi" ve "Musterek Tunguz Dili" diye once iki ana kola, sonrada birinci kolu "Musterek Mogel Dili ve "Musterek Turk Dili" seklinde ikiye ayrrmaktadir. Boylelikle bu iki dilin daha sonralan (Takribi M. 6. III. asir) birbirlerinden aynldigun belirtmektedir. Bircogu dilci olan bu arasnncilar Turklerle Mogollan ayrn soy dan saymakta ve Turk soyunu belirtirken mevzuyu Mogel soyuyla beraber islemektedirler. Ashnda bu bilginler meseleyi kendi mesgul olduklan Him dallan bakimmdan ele almaktadirlar. Hareket noktalan da diIdir. Artik dilin tek basma bir milletin soyunu tayinde yeterli olamayacagi bir gercektir. Bir millet soyunun butun ozelliklerini muhafaza ederek bir baska dili konusabilir. Yeryuzundeki Yahudiler bunun en giizel
II
U

ornekleridir. Bir de soyu baska olupta dil degistirerek baska bir soya intisap eden milletler vardir. Bugun Latin koklu bir dile sahip olan Fransizlar, acaba Latin soyundan rmdirlar? IX. asra kadar kendi dillerini
konusupta Fransa'nm kuzeyinde yerlestikten soma Fransizlasarak asil

dillerini unutan Normanlarda nu Latindir? 0 halde bir Irk tasnifi icin dil kesin bir olCii degildir. Kaldi ki, Turk ve Mogol dillerinin yukardaki alimlerin kanaan dogrultusunda aym kokten gelen diller olmadigi J. (Gy .) Nemeth tarafrndan "Die Turkish Mongolische Hypothese" adh eserinde ortaya konulmustur. Biz bu kitaptaki gorusleri iktibas edebilme i~anl bulamadik. Yalrnz bu mevzu 1. Kafesoglu t~raflndan gerek Islam Ansiklopedisindeki "Turk Soyu" maddesinde, (LA. 127. ciiz, s.143) gerekse Turk Milli Kulturu (s.28) adh eserinde acikca belirtilmistir. Ban (Bilhassa Bizans) ve Cin kaynaklanndaki Turk tasvirlerinin genellikle Mogol tipini andmr bir nitelik tasimasma gelince; bu durum 1. Kafesoglu tarafmdan 0 zamamn TUrk devletlerinde Mogel unsurunun coklugu ile aciklannusnr. Bu aciklama ilk bakista yeterli olmayabilir.
Fakat Mogel kiitlelerinin de Turklerle birlikte uzun goclere kauldigr goz onunde tutulursa mevzu biraz daha aydmlanmis olur. Aynca ban, bilhassa Bizans kaynaklan ilk once Hunlar ve daha soma da bugun Mogel olduklan fikri agu' basan kavimlerle tamsrmslardrr, Bu kavim

kendilerinin Avaris diye takdim ettikleri "Avar''Jardir. Avarlann Turk oldugu simdilik isbatlanamanustir. Avarlar'm, bilhassa kultur baknnmdan Turklerle bir benzerlik gostermeleri, yani Turklerle kultur ahsverisinde bulunmus olmalan muhakkaktir. 0 kadar ki P. Pelliot'a gore Turkler devIet teskilan usuhimi hep Avarlardan ogrenmi§lerdir. Bu kavmin Turk ile bir baska milletin kirmasi oldugu (J.Klaproth) , Mogel oldugu (p .Peliot), iclerinde Turk ve Mogel kabilelerin bulundugu bir baska millet (W. Eberhard), ve "Gokturk devletinin kurulmasmdan az once veya kurulus srralannda Tann daglan dolay lannda cekik gozluluk tesirleri ve hatta halis kan Mogol iskeletleri de bulunmaga baslanusn. Bunun sebebini birazda JuanJuan devletinin bir Mogel devleti karakterinde ve Mogel kabilelerine dayanmasmda aramaliyiz. Nitekim Juan-Juan devleti ile ilgileri 90k muhtemel olan A vrupa A varlanmn Mogol irkmdan olmalan da bunu izah eder." gibi gorusleri de belirtirsek Batt kaynaklannda Turk tipi neden Mongoloid tipte tasvir edilmistir sorusuna bir nebze cevap vermis oluruz.

10

Cin kaynaklanndaki Turk tasvirlerinin Mogel tipinde olusuna gelince; E. Blochet 1910 yilmda "Residuddin'in Mogel Tarihine Giris" adiyla yaymladigi eserinde, Mogollann cok eski devirlerde bile Cin medeniyetiyle tamsik oldugunu belirtmistir. Mogollarla 90k eski devirlerden beri tarusikhgr olan Cinliler; Turkleri ne zaman tannmslar, veyahut tam anlamiyla ne zaman Turk gercegi ile karst karsiya gelebilmisler, bunu iyi bir sekilde tesbit etmemiz Iazundir. Muhakkak ki Cinliler, Turklerle tarihin en eski devirlerinden beri tamsmakta idiler. Fakat bu tamsrklik, Cin yrlliklannda genellikle kulaktan duyma seklinde yansumstir. Bu Hunlar devrinde de Tannkut Bagatir'a kadar boyle devam etmistir. Hatta bu yilhklar kendileriy Ie temasda bulunan Orta Asya kavimlerini bazen adlanyla, fakat 90k defa "Kuzey Barbarian" v.s. gibi umumi tabirlerle ve Irk farki gozetmeden kaydetmislerdir, Aynca, CinHun miinasebetlerinden bahseden Cinco kayitlan degerlendirirken, Hun devletindeki Mogel unsurlann cokluguna da dikkat ermek gerekir. Hunlardan soma, Cinliler butun ilim alemince Turk olduklan kabul edilen ve Cin'de ilk Turk devletinin kuran (Ciri'de daha once kurulan Chou devletinin, M.D. 1050-256, Turk olma ihtimali varsa da kesin degildir.) Tapa' lar ile (IV. yy .m ilk yansi) tamsnlar. Cin kaynaklanrun Juan-Juan' Ian Tapa (T'o-pajlardan crkardiklanm gozonune ahrsak yukanda soylan hakkmda; cesitli Him adamlanmn goruslerine day anarak bilgi verdigimiz ve Mongoloid tipte kabul edilen JuanJuan'lann tipleri cizilmis olamaz ill! eski Cin kaynaklannda 0 kadar ki Cinliler bu kavmi veya kabileyi sirf k6til gosterebilmek icin "kucuk, kucucuk kurtlar" manasma bir adla anmislardrr. Buradaki Kurt motifinden ve neset kaynaklanndan hareketle Juan-Juan'Iar Turk olamaz rm sorusuna yukarda gorusune basvurdugumuz B.Ogel, kesinlikle Mogul olduklan cevabnu vennektedir. Belki de Cin kaynaklan Juan-Juan'lan Topalar'dan cikarmak ve sonrada kucuk dusurmekle kasrtli bir hareket icindeler, boylelikle ezeli dusmanlan Tiirkleride kucuk dusurduklerinin suurundadrrlar. Bugun icin bunlan bilememekteyiz. B.Ogel'in de belirttigi gibi" 552 senesinde Gokturk devletinin kurulusu sirasmda, Cin'in kuzeyini elinde toplayan buyiik bir otorite yoktu. Cin'in lrnzeyinde yayrlmis olan dart kucuk devlet birbiriyle mucadele edip duruyorlardi, Gokturk devleti kurulunca ortaya cikan bu yeni kuvvet onlar icin paylasilamaz bir destek haline geldi.Bunun sonucu
II

I!

11

olarak her devletin saraymda ve sehirlerinde bir Turk modasi ahp yurudu, Herkes Tiirkler gibi giyinmege, Turkler gibi yasayip, Turk muzigini dinlemegc meyl etti. Vine bu arzu ve istegin neticesi olarak Cinliler de Turkler hakkmda eski kotu inanclanm silip gercek ve dogru bilgiler edinmege calistilar." Cinliler Turkler haklanda da onceleri pek iyi dusunmuyorlar ve onlan pek tanmuyorlardi, Cinlilerin Tiirkleri en iyi tammaya basladiklan devir Milattan Sonra570' den soma kurulan Sui sulalesi devridir. "Bu siilale zamarunda pek cok CinliTurkler arasina kacarak orada yasamis ve pek cok Turk de Cin smirlanna gelerck yerlesmislerdi. Bunlan soylemekteki maksadnmz sudur: Arnk bu sulale zamamnda (in, Turkleri iyiden iyiye ogrenebilmi§ ve 0 sebeplede bu sulalenin tarihinde gecen efsaneler ayn bir degere sahip olmuslardir. " Goruluyor ki, Cinlilerin Turkleri tam olarak tarumalan pek 0 kadar eski olmadigr gibi, bu tarusikhk Turk soyunun en eski devirleri de degildir. Aynca siki temaslann mumkun kildigi bazi irki ihtilatlarda dusunulurse, yabancilann distan musahadelerine hayret etmemek gerekir. Birde Cinlilerin devamh meseleleri sapnrdiklan ve kendi dusunceleri dogrultusunda isledikleri gercegi vardir. Bu gercegi, Cin kaynaklannda olulerini yaktiklan soylenen Tiirklerin kabirleri uzerinde yaptigi tedkiklerde boyle bir ize rastlamayan WRadloff, yazma tarihi eserlerin bilgileri He maddi medeniyet kalmtilarmdan almacak bilgiler arasmdaki celiski olarak izah etmistir. Burada hemen akla bir som geliyor. Orhun'da Bengutaslar civannda bulunan Kultigin'in basnun nicin Mongoloid tipe benzedigidir. Bunu tam olarak izah edebilmek icin eserin kimin tarafmdan yapildiguu, yani sanatkarm milliyetini bilmek, ondan sonrada baskalan tarafmdan yapilan bu nevi eserler ele gecmisse, bunlarla karsilastrrmak gerekir. W .Barthold' dan ogrendiglmizc gore W.Radloff ve Vladimircov'un yaptigi kazilarda Turklerin buna benzer heykelleri mezarlanmn uzerine dikdikleri gorulmus, fakat bu heykellerin muslumanlardan once mogollar tarafindan tahrib edildigi; "Vladimirsov'un yaptigi kazmm en 90k goze carpan sonucu bir Turk askerinin kabri icinde bulunmus, ve oldukca iyi korunmus heykelidir. Bu heykelde Turk soyunun butun ozellikleri gorulmustur. Bu tur hey keller daha evvel toprak ustunde de bulunuyordu. Fakat baslan bulunmazdi. Bunlann baslanru kirmak Mogollann isidir. Onlar eski adamlann resimlerinin hayattaki insanlara ·zarar verecegi
II II

12 inancmda idiler. Boylece ortaya cikiyor ki, heykellerin baslanm kirmak lslamligm dini taassubunun yayrlmadigi yerlerde de adet idi, cumleleriyle izah edilmistir. Ne yazik ki W.Barthold "Turk soyunun butun ozellikleri gorulmustur" dedigi heykeldeki bu ozellikleri anlatmamisnr. Fakat, bu heykel Mongoloid bit tip arzetse idi muhakkak belirtirdi. Yine W. Barthold'un bildirdigine gore Rusya bozkirlarmda Ruslann Tasnine diye adlandirdiklan ve W. Radloff'un Ruslann atalanrun eseri olarak kabul ettigi hey kellerin Yenisey abidelerinin cozumunden sonra ozbeoz Turk mall oldugunun anlasildignu kaydetmelctedir. Goniluyor ki, Mongoloid tiple yakindan uzaktan hie bir alakasi olmayan Ruslarm bu heykelleri sahiplenmeleri, bu heykellerde Mongoloid tipe rastlanmadigmm ifadesidir. Yukanda da belirrtigimiz gibi bu eserin sanatkan ve milliyeti, hatta Kultigin' e ait oldugu kesinlikle ortaya konmamistrr. Eger heykeli bir Cinli yaprms ve eser Kultigin'i tasvir ediyor ise sanatkann Kultigin gibi buyuk bir komutamn sahsmda kendi rrkmm ozelliklerini aramis, Kill Tigin'I gbrdtigii gibi degil de gormek istedigi gibi yansitrms olmasi ihtimali vardtr. Bir zenci icin "Venus de Milo" tarzmda beyaz bit guzellik ide ali tasavvur etmenin imkansiz oldugunu belirten l.n. Danismend "Siyah insanlann seytarn cirkin gostermek icin beyaz renkte dusunduklerini ve resmettiklerini herkes bilir. Hiristiyan zenciler, Kuzguni Meryem ve zifiri isa resimleri yaprruslardir. diyor ve Mogollann Adem' in kendilerince en guzel ve ideal tipin san bir Mongoloid tip olmasi dolayisiyla san renkli yaranldigina inandiklanm soyluyor. Bu durumda bir Cinli sanatkann elinden cikan bir eserin Mongoloid tip arzetmesi yadirganamaz. Kaldi ki; 0 devirde her ne kadar Cinli veya baska milletlerden alman kadmlardan olma cocuklar, Turk toresine gore itibar gormemis iseler de, hanedan mensuplannda irki safhk aranmaz. Eger hanedan mensuplannda safhk ararsak Osmanli Sultanlanndan bir cogunu Turk saymarmz gerekir. Mesela: San Selim diye de bilinen II. Selim'de daha 90k annesinin irki ozellikleri kendisini gostermistir. Bu durumda II. Selim Turk degil midir? Aynca, Cin kaynaklanndan anlasildigma gore Turkler askerlerin kabirleri uzerine bunlann olduruldukleri dusmanlann heykellerini dikerlermis, Orhun abideleri Cinlilerin verdikleri bu haberleri tamamen kuvvetlendirdi. .. Lakin Bizans kaynaklanndan anlasildigma gore Turk hanlarmm kabri
II
II If

13

yarunda bazen dusmanlann Turkelinde tutsak kalan basbuglan da oldurulmus. Suphesiz bu adetin esasi, diger samanist kavimlerde oldugu gibi oldurulmus adamm kiyamet gununde kendisini olduren veya adma oldurulmus oldugu kimseye hizmet edecegine ait inancti" diyor W. Barthold. Bugun bizde de kesilen kurbamn Ahiret gununde binek olarak kullarulacagr ve srrattan yel gibi gecirecegi inaner vardir. 0 halde Kultigin'in basi denilen bu heykel onun tarafmdan oldurulen bir CinliMogel veya daha baska birine de ait olabilir. Fakat, simdilik bunu bilemiyoruz. Bizim, esas izah etmeye cahsngnmz Cin ve Bah kaynaklannda tasvir edilen Mongoloid tipteki Turk soyu meselesidir. Yukanda da belirttigimiz gibi W. Radloff'un yazma eserlerle, maddi medeniyet kahntilanndan ahnacak bilgiler arasmdaki celiski olarak nitelendirdigi bilgi uyusmazhgi 0 kadar 90k ki, mesela. Ptolemaios, (Batlamyos)
cografyasmda Cenubi Cin halkmi Zenci ve hatta Habesli gostermektedir. Vll'I.astr muelliflerinden Aethicus "Cosmographia" adh eserinde ve Hieri VIII. asirda yasayan imam HaZlID, bir cok Arap ve Hristiyan muelliflerinde oldugu gibi Turk irkim: Boyu 91 em ile 3.20 m. veya 9.60 m. ile 12.80m. (Korelilerin Telakkisi) arasmda degisen "Ye'cuc ve Me'cuc" neslinden gostermislerdir. Yine Cahiliye devri Araplan, Habeslerle Rumlann ihtilatmdan turemis farzettikleri esmer-san irka verdikleri "Ben til asfar" ismini yanhshkla gene beyaz Rumlara, hatta Avrupahlarla, Ruslar ve nihayet Cinlilere izafe etmislerdir. i.H.Dani~mend'e gore; "Eski milletlerin asirlarca yureklerini titreten Turk korkusu onlann muhayyilelerini yuzlerce yil Turk irkmm

aleyhine isletmis ve iste bu hayal faaliyeti 0 milletlerin mitolojilerinden baska tarihlerinde, folklorlannda ve hatta din menbalannda Turk tipine adeta bir urnaci sekli veren korkunc tasvirlerin basil olmasma sebep olmustur. "Turk irkinm Asya ve Avrupa'ya alan buyuk ve miikerrer istilalanrun hasil ettigi umumi deh§et icinde Sarkm ve Garbm rnaglup milletleri.. (Dr. Legendre day anarak) Turk istilalarndaki beyaz Turk cemaatlan icinde yalruz iste 0 san ve bicimsiz mahluklara (Turk cemaatleri icinde esirve kale saydigi Mogollara) dikkat etmisler, eserlerinde kendilerine benzeyen hakiki Turklerden bahse luzum gormeyerek hep bu kendilerine benzemeyen cirkin ve korkunc mahlukati tasvir edip durmuslar ve muahhar A vrupa muellifleri de iste bu cirkin
II

14 tasvirleri eski Turk tipi sannuslardrr Ote yandan kendisinden nakil yapugmnz Z.Kitapcl Buhari Ebu Muslim ve Ebu Davud' dan aldig: bu hadisler uzerinde hie bir sekilde suphe edilmemesi gerektigini bildirmektedir. Bu hadisler soyledir: Ebu Davud'un nakli "Peygamber (S.A. V) buyurmustur ki muslumanlar yuzleri ors ustunde dogiilmu§ kalkanlar gibi olup, krldan elbisler giyen ve (Kildan canklarla yuruyen) bit millet olan Turklerle muharebe etmedikce kiyamet kopmayacaknr." Buhari'nin nakli, Peygamber (S.A.V.) buyurmustur ki, sizler kucuk gozlu, ufak ve ince burunlu ve cehreleri sanki ors ustunde d6gulmu~ kalkanlar gibi yassi olan Tiirklerle muharebe etmedikce kiyamet kopmayacaknr ve yine sizler kildan ayakkabilar giyen bir milletle urusmadan kiyamet gunu gelmeyecektir. " Yine Buhari'den naklen "Peygamber (5. A. V) buyurmusturki: Kiyametin gelmesinin sartlanndan biri de; deri ve kildan islenmis ayakkabi giyen Turklerle savasmamzdir. Sizler cehreleri genis ve sanki yuzleri Drs ustunde dogulmu§ kalkanlar gibi yasst bir milletle (Turklerle) harb etmedikce kiyamet kopmayacaktrr. Aynca Kitab'ul Fiten'den naklen bir baska hadiste "Hz. Peygamber (S.A.V.) buyurmustur ki: Benim ummetimi oyle bir kavim kovaliyacaknr ki; yuzleri enli, gozleri kucuk ve cehreleri deriden kalkan gibidir. Bunlar u~ defa Arabistan'a kadar ilerliyeceklerdir ... " Goruluyorki Allah'rn Resulu Tiirklerin gozlerinin kucuk oldugunu bildiriyor. Cekik oldugu hakkinda bir sey soylerniyor. Bu kucukluk de cekiklige delalet etmez. Bugun Anadolu insamnda kucuk gozlu olup da, cekik gozlu olmayan pek 90k tipe rastlarur. Paragiy D. A vcioglu da Batt Cin kaynaklan dogrultusunda ele aldigr ve bilhassa, B.Ogel'in "Politik amaclara dayah fikir spekiilasyonlan" saydigi Rus tarihcilerinin goruslerinden hareketle, degismez bir Turk tipinin varhguu kabul etmeyerek iki turlu Turk tipi cizmistir. Bunlardan birincisi alan ve "Mongoloid Turk Tipi" dedigi Cin ve Bah kaynaklanmn da gizdigi Turk tipi olarak kabul edebiliriz. D. A vcioglu goruslerine temel olarak Turk boylan arasmdaki Mogel ve Hind-Avrupa irklannm temsilcilerini ele alnus, bu temsilcilerin Turk boylanyla kansmalan neticesinde cografyaya gore degisen sun'i Turk tiplerinin cikugim, bununda iki ana unsurda toplanabilecegini belirtmistir. Bunu yaparken de en eski Turk tipini ele alarak degismeyen bir Turk tipinin varhgmi ortaya koyan i.Kafesoglu ve
11
II

II

15
B. Ogel' i tenkid ennis ve neticede yerli Turklerin de ve yabanci irklarla kansngim ima etmistir. D.Avclogluna gore Orta Asya once Hind-Avrupa kokenli milletlerle dolar. Bu gocebe topluluklar Orta Asya iclerine ve hatta Cin smmna kadar yayilirlar. (Daha soma) Hun baskrsiyla M.O. II.yy.da iIi vadisi ve Isik Galli cevresine gelirler (Yueh-Cihih'Ier). Yine Hind-Avrupa kokenli sayilan oradaki Wu-Sunlarm baskisiyla Afganistan bolgesine giderler", Daha soma Turk, Mogel ve Hind-Avrupah irklann kansmasi baslar: "Turk boy Ian cok eski tarihlerde banya dogru goc ettikce Hind-Avrupa kokenli topluluklarla kansirlar. Ornegin idil bolgesindeki Turklerin tarihini inceleyen A.P.Simirnov, M.O. 2000 yilinda Kama bolgesinde Yenisey' den Mogel tipi insan geldigini, kansmayla "Avrupa-Mogol" insan tipinin ortaya ciktigm yazar. (5. Turk Tarih Kongresi, 1956, s.242) Sovyet bilginleri ve bu arada S.P. Tolstov Oguz boy lanrun Aral kiyilannda oturan Mesaget gibi eski Iranh gocebeler He M. 6. IV. yy .dan once oraya gelen Mongoloidlerin oraya geldigi karnsmdadir" (7. Turk Tarih Kongresi, 1970, s.155) dedikten soma dii~tiigti dipnotta Turklestikleri halde bu iranh boy lann eski adlan yasar. Vemdsky Oguz boylan arasmdaki Duker'in eski Tohar, Yazrr'rn Yaz.As-Alan, Yati'nm Antes oldugunu iddia eder. Toistovda Oguz adi ile Augassioi, Iranli-Turk kansmu sayilan Pecenek adi ile Apasialis (Su Kenan gocebeleri) Duker ile Toher arasmda iliski kurar tarihcilerimiz bit kamt getinneden bu gorusleri red eder" diyerek Oguzlann bile kuma bir koke sahip oldugunu anlatmak ister. Simirnov ve Toistov'un bu goruslerini incelemeye imkan bulamadik, Fakat, D'Avcioglu'nun B.Ogel'e atfettigi "Talas boylanna yerlesen Hunlann, eski iran ve Sarmat kiiltiirlerinden genis olctide yararlannus olmalan dogal sayilabilir. Hatta burada Akhunlann (Eftalit) atalarrsaydan bazi kavimlerle ya da bazi iran kabileleriyle kansnus olmalan da olasidir". Sozlerinin aslmda B. Ogel'e ait olmayip, onunda katildigr bu gorusun, yaptigrmrz tedkikte H. J. Heikel 'e ait oldugunu gorduk. Aynca B.Ogel bu gorusu belirttikten sonra "Talas bolgesinin Hun cag: arkeolojisi hakkmda eski olmakla beraber, iyi bir rapor sayilan Heikel'in eserinde (Bu mesele icin bak, WSamolin, CAJ III, 1957, S .134 vd.) Kronolojik mutalalara maalesef rastlamamaktayiz. Bu sebeple bulunan eserlerin hangi devirlere ait oldugunu tesbit etmek isi tetkikcilere dusmektedir. diyerek bu kansmamn hangi asirlarda meydana geldiginin
II
II

11

16 bilinmedigini de ortaya koymaktadir. D. Avcioglu bu bolumu Eftalit, Kennikhion, Askil, Zavul, <;01 v.b. diye zikredilen Akhun boylan arasmda Mogol ve Hunlann yamsira Iranli yerli1erde vardir. Tolstov' a gore yerli halklar giderek Turklesirler ve Sid Derya oguzlanmn atalan icinde yer alirlar. Kisaca Gokturk Imparatorlugu kurulmadan once Iranhlann bolgesinde yerlesrnis onemli olcude Turk boylan vardir. Batt Gokturk devletinin dayandigi Onok denilen on boy, bu daha eskiden yerlesmis ve Iranhlarla kansnns Turk topluluklarmdan inen kusaklardir. diyerek kapatir. M.O.III. binde Altay daglannda Oguz tipinde veya Azilien irktan bir kavmin yasadigim goruyoruz. Bu kavmin Aral golu sahillerindeki kulturler hatta Cinle olan temaslan vardir. Fakat, bu devir Altay kiiltiiriiniin yavas yavas karakterini kaybederek Guney Sibirya kulturu tipine girmesi bu iki kulturu musterek bir karaktere burundurmustu. Genede bu cagm en tesirli ve ana kulturu Orhun ikiytlan, Mogol Bozkirlan ve Irtis boylanna tesir ederek gelecekteki Orta Asya kulturunun temellerini hazrrlamaya baslayan Altay kiiltiiriidiir. M.O.II. binin baslannda Altay daglannda irki safhklanm muhafaza eden kavimlerle Guney Sibirya' da Mongoloid irklar hakim idi. Fakat, ikinci binin baslannda birden bu Mongoloidler kovulmus yerlerini Ataylardan geldigi muhtemel olan bir kavim alnusur. Boylelikle; bu cagm baslica iki kulnir merkezi olan Altay daglan He Guney Sibirya Oguz tipinde beyaz bir irkm eline gecmis oluyor. Bu iki merkezden yavas yavas yayilmaya baslayan kultur tesirleri, Bati ve Dogu Sibirya He Mogolistam ve hatta batidaki Urallan bile kendi nufuz sahasi icine almaga baslamisn. Kultur bakmundan komsulanna nazaran 90k ileri clan bu beyaz Irk kimlerdi? Bu soruya B. Ogel "Biz bu suale kendimizden oldukca emin olarak su cevabi verecegiz: Turklerin atalan idiler" diyor. M. 6. 1. binin baslanna ait Altay kulturu hafriyat raporlan tam olarak nesredilmemesine ragmen Cin kaynaklan ve bazi buluntulara dayanarak. M.O I. binin ortalannda Buyuk Hun Devleti'ni kuracak olan kabileler yavas yavas kendilerini gosterrneye baslanuslardir. Tas Devri' nin ilk caglarmdan beri, yukanda bahsettigimiz Altay kulturunun sahipleri; Altay ve Sayan daglanmn guney-ban kisimlarnu iskan eden brakisefal beyaz bir trktir. Bu caglarda Ban Tlirkistan ve Pamir bolgeleri
I'

17

Akdeniz irkma benzer dolikisefal bir irkla iskan olunmustu, Giiney Kazakistanla Volga boylanrn bastan basa kaplayan bu Irk Tam! Daglan bolgesine cok az sizarken Orta Asya brakisefalleri Amuderya ve Fergana iclerine kadar nufuz edebilmislerdir. Bu nufuz neticesinde Amuderya ve Sirderya arasmdaki halklar, Irk bakimmdan komsulanyla kesin hatlarla aynlmakta idiler. "Turani veya "iki nehir arasi" antropojik tipi adi verilen bu Irk brakisefal kafalara sahipti ve Altay lardaki brakisefal irklara cok yakmdi. Iste bu Irk daha sonraki Sogdlulann atalan idi, M.6 1700 tarihinden itibaren daha oncede belirttigimiz gibi Orta Asya'da, gocebe ve muharip bir kavme ait kulturun yavas yavas olusmaga basladigim goruyoruz. Andronova insam diye adlandmlan bu Irk Altaylan ve Tann daglanru kaplamrsti. Andronova insam B. Ogele gore Turk irkinm bir proto tipini teskil ediyordu. Neticede Hunlardan hemen once Orta Asya'da irklarm yayihsuu ozetleyecek olursak; Tiirklerin atalan kabul edilen beyaz ve brakisefal Irk, Altay-Sayan, Tann daglan ve birazda Kazakistan'a yayilmisu. Amuderya ve Sirderya arasmda (Zerefsan vad.isinde) bu irkla akraba bir halk bulunuyordu. Pamir'de Afganistan'da, Iran'da, Hazar Denizi'nin kuzeyinde ve Guney Rusya' da Akdeniz rrklanna yakm dolikosefal, Altaylann dogusu ve Guney Sibirya'da Mongoloid bir Irk hakim idi. Hun devrinde Orta Asya'daki irklara bakacak olursak: Mogolistan, Baykal Golu'uun kenarlan ve kuzeyinde brakisefal Mongoloidler vardi, Altay Daglari'm bastan basa kaplayan ve Turklerin atalan kabul edilen brakisefal beyaz irkin yamnda Tann daglan ve dolaylannda brakisefal ve mezosefal bir Irk bulunuyordu. Bu devirde Guney Sibirya'da yavas yavas Turklesmeye baslanusn. Altaylardaki beyaz Irk, Yenisey havzasindaki Mongoloidlerin yerini almaya baslarms ve bu bolgedeki Irk farki beyazlann lehine ortadan kalkmaya yuztutmustu. Fakat; Buyuk Hun Devleti'nin kurulusuyla Orta Asya'da rneydana gelen vahdet, yukanda belirttigirniz irklar arasinda bir kansma ve kaynasrnaya sebep olmus, bu da, Altay'lann kuzeyindeki halklarda hafif bir cekik gozliiliigiiniin dogmasina temel olmustur. Hatta, batiya dogru kayma ve yayilma imkam bulan Dogu Orta Asya kavimleri, CinHun devletlerinin munasebetleri neticesinde bu bolgeye yayilan Cinlilerden muteessir olmus yeni bir tipin ortaya cikmasma vesile olmuslardir. Ama Altaylarda, bilhasa ytiksek bolgelerde yasayan
II II

18

brakisefal beyazlar (Turklerin ilk soyu) ise bu kansmadan muteessir olmanuslar. Gokturk devrine kadar bozulmadan yasarmslardi, Gokturk cagmda ise; Orta Asya' da Mogol irkmm kuvvetli tesirleri goruldugu gibi, saf Mogel unsurlan da batiya dogru sizmaya baslanuslardi. Tann daglannda bulunan bazi iskeletlerde hafif bir cekik gozlulugun bulunmasi da buna delalet eder. Fakat bunu birazda Juan-Juan Devleti'nin Mogel kabilelere dayanmis olmasmda aramak gerekir.

Genede

bu

cagda

Altaylara,

bilhassa

guney-bati

ve

kuzeydogu

kesimlerine duz yuzlu oguz tipinde Turkler hakimdi. Bunlar On-ok ve Tardus kabilelerini teskil eden unsurlar olabilirler. Fakat, VI-VII. asrrlara ait Uygur freskleri bulunan Sang'da ki irklarda tamamen bu Oguz tipinde idiler. Aynca XII. ve XIII. yy.larda, Turk hakimiyeti Cu ve Talas boylanna yayildigr zaman Turklerle meskun bolgelerde Oguz tiplerinin hakim oldugunu goruyoruz, Mesela, 90k az sayida hafif cekik gozlulere rastlansa da Karahanhlara ait mezarlardaki iskeletler tamamen Oguz tipindeki Turklere aitti. Goruluyor ki, M. 6 III. binde Altay daglannda Oguz tipinde beyaz ve brakisefal bit Irk mevcuttur. Bu irk butun tesirlere ragmen diger bolgelerdekinin aksine kansma ve kaynasmadan miiteessir olmadan cevresindeki kabileleri de kendi tesirine alarak safhgim muhafaza etmis ve Turk siyasi tarihindeki rollerini oynayarak varhgmi Goknirk hatta Karahanhlar devrine kadar surdurmustur. Turk Siyasi Tarihinde bu irkm yarunda gerek bu irkla, gerekse baska irklarla kansip cesitli tipler olusturarak Turklesen veya Turk sayilan kavimlerin de varhgrm goruyoruz. Fakat, bu kavimleri Turk soyunun tayininde esas alanuyoruz. Her ne kadar buyuk milletler kansmaktan korkmazlar ve kansmayla da soylan bozulmaz isede, milleti meydana getiren esas unsur tipini safhgrm bozmadigi ortada iken, onu bir kenara iterek tali unsurlarla ugrasmak, 0 milletin soyunu tayinde ne kadar yeterli ve gercekci olur. 0 kadar lei, Turk soyunun tayininde esas unsur saydigumz degismeyen bu Oguz tipi, Cengiz oncesi Mogollannm (Kitaylar) ve Cengizden sonraki Mogollann baslalanna karst, Turklere has bir maneviyat saglamligryla, yerlesik kavimler icin mumkun olmayan ancak, bozkirhlann gerceklestirebilecegi tarzda bir hareket ile bilinmeyen yeni ufuklara (Iran-Anadolu) dogru akrmslar ve araliksiz bir alum kahm savasi yasayarak anayurtlanndan kilometrelerce uzakta varhklanrn asillanna en yakm sekilde XX. yy .1a

19 kadar surdurmuslerdir, Turk Adr ve Anlami.Turk yurdu ile ilgili hulasalan degerlendirdikten sonra Turk ad! ve anlami uzerinde de durmakta fayda goruyoruz. Bilindigi iizere Turklerin a§ag! yukan besbin yrllik bir mazileri vardir. Turklerin bu durumlan, arastmcilan Turk admi en eski tarih kaynaldannda aramaya sevk etmistir . Bunlardan bazilan Herodutus 'un bahsettigi dogu kavimlerinden Targitarlan Tevratta ad! gecen Yafes' in torunu Togharmayi veya eski Hind kaynaldannda tesaduf edilen Turukha /Turuska'Iar ile Cin kaynaklannda bahsedilen Tik kavmini Turk adim tasiyan kavimler olarak dusunurlerken, bazilanda bugunku Rumelinin bir kisunma admi veren Thrak'Ian, civi yazih metinlerde bahsedilen Turukku'lan veya Turkae (Yurkae)ler He eski Troya'hlan bizzat Turk adim tasiyan Turk kavimleri sanrmslardir. Turk adi, islam kaynaklannda da epey soz konusu edilrnis, iran menseli Zend-Avesta rivayetleri ile Israil menseli Tevrat rivayetlerinde de aranmisnr. Taberi, Mes'udi, ibn ul Esir, ibn Hurdadbih Gerdizi, Kasgari ve benzerleri Nuh'un torunu Yafes'in oglu TURK'de, yine ayni zamanda Taberi, Mes'udi, ibn ul Esir iran, rivayetlerindeki TURAK. veya TUR~da Turk kavrnini aramislar ve bunlan Turk adiru tasiyan ilk kavim olarak gostermislerdir. Z.V.Togan'da Turk ile Turan kelimesini beraber isleyerek Turk ve Turan kelimesinin asli meselesine ait nazariyeleri degerlendirirken Turan'rn bundan sonrada Iran'm karsilrgr olmak uzere kullamlabilecegini, fakat; TUrk mukabili kullamlamayacagim zira: Turk isrninin ancak Turk lehcelerinde konusan kavimlere itlak olunabilecegini belirttikten sonra "Bu kelimelerin ash hakkinda muhtelif fikirler vardir. Turk kelimesi "Kuvvet" manasmi ifade etmis oldugundan kelimenin bu haliyle bir kok olacagi zannediliyor. Fakat, Turan ve Turk kelimelerinin k6kG. JlTUR (TUR) kelimeside olabilir .. Tuz kelimesi Tur kelimesinin HZ" konusulan sekli ise, kelime "Tesekkul" ve "intizam'' manasinda olup, iran destanlannda Turk'lerin ceddi olarak gosterilen "Tuz un ismide "Tur kelimesi He bir olabilir" diyerek Turk adi ve kelimenin ash hakkmda bir neticeye vannaktan ziyade bir nazariye de ileri surmustur. Zaten, bu kelimelere gore Turk admm M. 6. ki asirlarda da bugunku gibi tek heceli soylenmesi icap ederdi. Halbuki Milattan Sonraki ki asirlarda VIII. yy. da dikilen Bengutas' larda Turuk" seklinde ve iki heceli, Cince transkripsiyonlarda da iki heceli soylendigi
PI
H

II

20

bir gercektir. Her ne kadar Cince kaynaklarda zikredilen Tik kelimesi tek heeeli ise de W.Eberthard'ln konuyla ilgili arastirmalan "Tik" He "Turk" tin ilgisi olmadigim ortaya koymustur. islam kaynaklannda, Tevrat' a dayamlarak bahsedilen "Turk" kelimesinin, ne salus ne de kavim adi olarak Tevrat'ta yer almadigmi I.Kafesoglu belirtmektedir. Yine t. Katesoglu'nun Gy. Nemeth'e dayanarak verdigi bilgiye gore son arkeolojik arastrrmalar ve kultur tarihi tetkiklerine aykin dusen yukandaki faraziyelerin linguistique bakimdan da dogrulugu tesbit edilememistir. Yukanda da belirttigimiz gibi Turk kelimesinin Cince transkripsiyonlarda ve Bengutas'Iarda iki heeeli soylenisi hakkmda A. Vambery kelirnenin torumekten T oruk" seklinde turedigini ve isa' dan onceki devirlerde de bu seklide kullamlabilecegi fikrini vermistir. G. Turukoglu' da "Milattan Onceki asirlarda "Turuska", "Torogma" , "Tukkus gibi Hint, Israil ve Cin kaynaklannda cesitli soyleyis sekillerine rastladigmuz "Toruk" yada "Turuk" sozcukleri ilk defa bir kavme ad olmustur. Tiiriik s6zcugu "Turkmen" sozcugunde oldugu gibi ikinci "uTI sesi duserek Turuk/Turk olmustur. TI demekle A.Vambery'nin fikrine katilmakta ise de, ele gecen bir Uygur metninde "Turk" kelimesi manali bir soz olarak kaydedilmektedir. Turk admm ne zaman bir kavimde ilk defa kullamldigma, bir baska deyisle "Turk kelimesinin eskiliginin nerelere dayandigma dair ortaya atilan nazariyeleri inceledik. Birde kelimeye kaynaklarda ve arasurmlarda verilen manalara ve bu adm ne zaman bir milletin butun boylannm ortak adi olduguna bakmak gerekir. Yukanda belirttigimiz gibi Turk adnun en eski tarihlerde arasunlmasi, bu kelimenin manasinm da en eski kaynaklarda arasnnlmasma sebep o Imustur . Bir Cin YlllIglnda bahsedilen Tu-kue (Turk) kelimesinin ayru yilhktaki tefsirinden hareket eden batih ilim adamlanndanJ.Klaproth, T'u-kue'yi "Takye", J.Schmidt, "Dugulga/Tulga" Gobelentz ve Schott, Farsca "Targ", J.J.Hess "Targ" VS. seklinde, A. Vambery, torumekten "Toruk/Turuk: Turemis, yaranlmis", G.Turlikoglu "Turk sozcugunun ash "Toruk" veya "Turuk'fur. Bu sozcukler Torumek veya Ttiremek fiilinden yapilrms bir sifat olup "Tureyen, iireyen, yaratilan" demektir. Burda akla hemen bir soru gelir, neden tureyen? Hemen hemen butun Turk kavimlerinde kurttan tureyen efsanesi gozonune ahmrsa bunun kurttan tiireyen, kurttan .
!! II H
I!

11

21 olusan anlamma geldigi anlasrlmaktadir" , diyor. Bu ifade G. Turukoglu 'na gore TUrk kalimesinin degismeyen manasidir.Birde kelimenin degisen anlami vardir. 0 da Guclti, T oreli, Guzel ve islam" dir. Butun bunlann yarunda Bengutas'Iarda ve Uygurca metinlerde gecen "Turk" kelimelerine getirilen yorum var. G.Doerfer, Bengutas'Iardaki "Turuk" kelimesinin "Devlete bagh halk, teb'a" oldugunu soyluyor. Dikkat edilirse bu ifadede Z.Gokalp'm belirttigi kanun ve nizam sahibi manasina yakm bir mana
11

var. Zira devlete bagh olan halkm bIT toresi ve bu torenin meydana getirdigi bir teskilati (Devleti) bulunmaktadrr. F.W.K. Mullerin tesbit ettigi Uygurca metindeki "Turk" kelirnesi "GuC, kuvvet/guclu kuvvetli" manasim tasimaktadir. buradaki "Turk" kelimesiyle, millet ad! olan Turk kelimesinin aym oldugunu Gy. Nemeth ispatlamisnr. i. Kafesoglu'nunda katrldrgi Gy. Nemethin gorusune gore: cins ismi halinde 90k eskiden beri Turkcede mevcut olan Turk kelimesi zamanla: Meydana cikrrus,
II Il

yaraulrms, sekil alrms/gelismis/cok geli§mi§1 kuvvetli, guclu manalanru kazanrmstrr. Kasgarli Mahmud'unD .L. T. adh eserinde de Turk; "olgunluk gag!" olarak ifade edilmektedir ki, bu ifade bizce Nemeth'in gorusuyle yakm alakah olup, onu pekistirir niteliktedir. L.RasonYl kelimenin eski oldugu kanaatma katilmayarak simdiye kadar bir 90k defa Turk kavim adi gecti. Macarca "Torukde bu sozden gelmistir. Bu soz Turklugun en eski ad! degildir, Hun devleti dagildiktan, Toba, Avar ve Sabar'lar tarih sahnesinden cekildikten soma Turk sozu ilk defa VI.yy.da meydana cikrrusnr. demekte ve Toba'Iarda Tu-ku (T'u-kue) adh bir oymagm varhgrm kabul etmekle birlikte Sui-Su (Sui-Shu) adh Cin kronikasmda Turk sozunun yanhs kullamhp kullarulmadigmm aydmlatilmasi gerektigini savunmaktadir. KonuhakI<1nda islam kaynaklanrnn Israiliyata dayanarak, "Turk" tin "Terk" den geldigi seklinde yaptiklan garip, fakat israrh izahlanrn onemli bulmadigmnzdan uzerinde durmayacagiz, halde bu ad (Turk) ne zaman ve nasil bir milletin butun boylanmn ortak adr olmustur? Turklerde bas kabilenin, yani hakim unsurun fazilet, erdem, kuvvet, muhkem v. s. gibi kelimeleri kendisine ad olarak aldigmi Gy. Nemeth arastmnalanyla ortaya koymustur. H.N.Orkun "Bu verdigimiz izahattan soma Turk kelimesinin "kuvvet" manasina geldigi ve bas kabile, hakim unsur oldugu icin bu ismi aldigr anlasihr," ve L. Rasonyi "Berk, me, erdem v. b. Turk adlanmn da once
II T!

22

bir oymak adi oldugu anlasilmaktadrr. Sonradan bu isim (Turk ismi) daha buyuk etnik tesekkule ad olmustur. diyerek Gy. Nemeth'in ortaya koydugu goruse katihrlar. Turkiye' de ilk defa materyalist tarih telakkisi dogrultusunda bir eser vucuda getiren D. Avcioglu da eserinin Turk adi, turuk budun ile cikar" bashkh bolumunde "Sloven belli bir Slav kabilesinin adidir. Giderek Slavca konusanlann genel adi haline gelir. Orta Asya'da Cengiz Han oncesinde Mogol bir boyun adidir. XII. yy.da Tatar ve Kereit'ler arasmda, Onon ve Kenilen nehirleri boyunca aver ve gocebe pek 90k boylar ve soylar vardir. Bunlardan ancak bir tanesi Mogel admi tasir. Cengizin atasi borcigin (Borcigin) soyundan kabul edilen Han, Kagan, adnu aldiktan sonra Mogol adi butun boylar icin umumi bir ad olmustur. Bunun gibi Turk adi da, bir Turk topluluguna verilen ad olarak "Turuk budun" diye ilk kez Gokturklerde gecer. Bahaeddin Ogel'e gore, "Turk" adi, Gokturk Konfederasyonunun kurucusu Asina soyunun atasi Na-tu-liu'nun, Bilge! AJp gibi bir lakabr ya da unvamdrr. Fakat bu unvan sonradan, Gokturk kaganlannm orgutledigi ve dogrudan dogruya yonettigi boylar toplulugunun, yani Turk (Turuk) budunun adi olur. demekte ve Gy. Nemeth'in gorusum; paylasan R.N. Orkun He L.Rasonyl'e kanlmaktadir. Bu durumda, Turk adi, once bir kabilenin adi iken, bu kabilenin iktidan ele gecirmesiy Ie ayrn soydan kabilelerin ortak ad! olmus, L.RasonYl'mn ifadesiylede Kinghan (Kingan) daglanndan Azak denizine kadar suratle Turk Devleti'nin yayilmasi bu mana degisikligini kisa zamanda meydana getirmistir. Halbuki, Kingan daglarmda Azak denizine kadar yayilan ilk siyasi Turk tesekkulu, Turuk budunun viicuda getirdigi devlet degildir. Her ne kadar Turuk budununda icinden 9lktlg1 kabul edilmis ise de bu, ilk siyasi Turk tesekkul Hunlann devletidir. Kaldiki 420 tarihli bir Pars (Sasani) metninde "Turk" kelimesi Altayh kavimleri ifade etmekte, Hunlar da bu kelimeyi "Turk-Hun" (Kudretli Hun) seklinde kullanmakta idiler. Nicin 0 devirlerde bu kelime veya "Hun" kelimesi aym soydan boylann ortak adi olmamisnr da daha sonraki zarnanlan beklemistir? i. Kafesoglu kelimenin belirli bir topluluga ait "etnik" bir ad olmadigiru, siyasi bir ad oldugunu, Gokturk hakanhgmm kurulusundan itibaren, once bu devletin, daha sonra imparatorluga bagh kendi ozel adlan ile de arulan diger Turklerin ortak adi oldugunu belirterek, zamanla Turk soyuna mensub butun topluluklan ifade eden milli bir ad haline geldigi
II II
II

23

gorusundedir. Oyleyse bu kelime (Turk) cok onceleri Turk dilinde cins isirn olarak, mevcut idi, Bir 90k Turk boy lannda hakim unsur (Bas kabile), Turk kelimesini veya manaca yakin kelimeleri karakterlerinin ifadesi, (Iktidarlannm gucunu, niteligini ifade icin) olarak almaktaydilar. Fakat gene zikre sayan olan kabilenin esas adi idi. Daha once bu kelimeyi kullanmis olan bir boydan cikan Kokbori ogullan iktidan ele gecirince atalannm da kullandigt bir kelimeyi almakta tereddiit etmediler. Siyasi tesekkulleri (Kadirgan) Kingan daglanndan, Azak denizine, kadar gecerli olunca, nicin ve hangi sartlarda iktidar olduklannm suurunda olan ve bu suurla aym kandan olanlann birligini saglayan bu boyun kendi hakimiyet adim diger boylara, kendi ozel adlanmn yamnda kabul ettirmesi tabiidir.

eo

I.

BOLUM

(HUNLARA KADAR TiJRKiSTAN) A. EN ESKi (;AGL~RDAN HUN nONEMiNE KADAR

ASY ANIN KA VMI YAPISI

Turklerin siyasi manada tarih sahnesine cikislanna kadar ki menscleri, yayrlmalan, ilk temsilcileri ve daha pekcok meselenin aydmlanmasi hususunda bir fikir verebilmek icin bilinen en eski caglardan baslayarak Asya'mn etnik yapismi ortaya koymayi uygun
gorduk.

Bilindigi gibi, M.O. III. binin baslannda Altay daglannda Oguz tipinde brakisefal, savasci, beyaz irka mensup bir kavim vardi. B. Ogel'e gore Turklerin ilk atalan olan bu kavim, daha 0 zamanlarda Aral g61ii kiyilanndaki kulturlerlc, hatta Cin ile temaslarda bulunmus, Orhun kryilan, Mogolistan bozkirlan ve Irtis boylanna kadar tesir ederek gelecekteki Orta Asya kultunimin temellerini hazrrlamaya baslarmsn. M.O II. binin baslannda hala safhgim koruyan bu kavim, Mongoloidlerin hakim oldugu Guney Sibirya'run orta kesimini birden bire temizleyerek onlann yerini alnusu. Iste bu iki merkezden (Altay daglan ve Guney Sibirya'run orta kesimi) komsulanna alan kulrur ustunlukleri sayesinde Guney Sibirya'run batt ve dogusuyla birlikte Mogolistan'i, hatta Urallara kadar alan sahayi kendi nufuzlan altma almaya baslamislardr. M. 6. 1700 yrllanndan sonra bu gocebe ve savasci topluluk Orta Asya'ya tamamen hakim olmaya basladi. Ayrn topluluk guneybatida, Bat! Tiirkistan, Pamir bolgelerini dolduran dolikisefal Akdeniz tipi irklara da tesir ederek Amuderya'ya ve Fergana iclerine kadar sizrms, bu bolgede "Turani" veya "iki nehir arasi" antropolojik tipi denilen, kendilerine benzer brakisefal kafalara sahip bir topluluk meydana getirmisti, Netice itibariyle Turklerin atalan kabul edilen ve Gokturk cagma
kadar bozulmadan varhklanm surduren brakisefal, savasci beyaz bir Irk

Altay-Sayan, Tann daglanru kapladiktan baska Kazakistan' a kadar . yayilnus, daha soma Pamir'de, Kuzey Afganistan'da, Iran'da ve Guney Rusya'da mevcut Akdeniz irklanna yakin dolikisefaI irklarla temasa gecrnisti. Bu sirada Altaylann dogusunda ve Guney Sibirya' da hakim olan Mongoloid irk yavas yavas yerini Altayli beyaz irka terk ederek bu

25

bolgelerin

Turklesmeye baslamasmdan sonra Yenisey havzasmdaki Mongoloid irklarda yerlerini adi gecen beyaz irka terk etmeye baslamislardi. Guney-batida Sogd ulkesinde ise Sogdlulann atalan
sayabilecegimiz Altaylardaki beyaz irka akraba olan brakisefal bir Irk tesekkiil etmisti. Ne yazik ki Guney Sibirya ve Altaylar'm dogusunda brakisefal beyaz rrkin lehine gelisen bu Turklesme hareketleri daha sonralan dogudaki kavimlerin (genellikle Mongoloid Kavimleridir) batiya dogru kaymalan ile ortaya cikan kansma bu bolgelerdeki Turklerin bilhassa tiplerine tesir ederek onlan (Uygur ve Kirgizlar) cekik gozlu yapngt gibi, ileride kurulacak Sien-pi hakimiyetine de esas olmustur. Aynca, Turk-Cin munasebetleri neticesi Turkistan'm guneylerine Cinlilerin yayildigi ve bu yayilma He Cin tiplerinden muteessir olmus, yeni bir antropolojik tipin meydana geldigi de gorulmustur.

M. 6. VIII. asirda Tann daglanndan Hazar denizine kadar uzanan bolgede yasayan Turkistan'm ath gocebe kavimleri, aym yuzyihn
ortalanndan itibaren Kimmerleri yerlerinden kovarak Tuna boylanna kadar olan Karadeniz'in kuzeyindeki sahalan ele gecirmislerdir. Yunan kaynaklan bu kavimlerden Yayik ile Tuna nehri arasmda yasayanlan Skit/Iskit umumi adiy la anmislardir. iran kaynaklan, yine bu kavimlerden olan ve Turkistan da yasayan kismma Saka adrm vermislerdir. Sakalar'm Tiirkliigu konusu aciklik kazanmamakla birlikte mevcut bilgiler degerlendirildiginde bunlann en azmdan idareci zumresinin Turk oldugu anlasilmaktadtr, Daha cok konfederasyon seklinde teskilatlanrms olan Saka topluluklan arasinda siki bir bag yoktu. Yani siyasi organizasyonlan oldukca gevsekti ve ancak guclu liderlere sahip olduklan

a. Sakalar

donemlerde komsu kavimlerle cetin mucadelelere girisebiliyorlardi. Bu mucadelelerden en onemlisi Iranlilar'm Afrasyab adi verdikleri Alp ErTunga He iran §aID Kirus (Keyhusrev) arasmda gecmistir. Uzun suren bu savaslar, daha sonra unlu iran destaru Sehname 'ye konu olmustur, Alp
Er- Tunga bu mucadeleler sirasmda Iranhlar tarafindan oldurulmustur. Buyiik Turk hakammn olumu Turk kavimlerini yasa bogmustur. Alp Er Tunga'mn acisr asirlarca unutulmayarak duygulu bir aglt vasitasiyla XI. yuzyrla kadar Turk kavimleri arasmda terenniim edilmistir.

26 Cin kaynaklannda ilk defa Sai ve Sai Wang adiyla amlan Sakalar'rn Iranla olan mucadelesi sadece doguda degil zaman zaman banda da cereyan etmistir. Zamamn en buyuk ordusunun basinda harekete gecen iran Pers Imparatoru Darius, istanbul bogaznu gectikten soma Balkanlar' dan kuzeye dogru yonelmis ve gemilerle Tunayi gecerek Iskit ulkesine girmistir. Iskitler Turk savas taktigi geregince once Pers ordusunu yipratrrus ve daha sonrada geri donmeye calisan Perslere agrr darbeler vurmuslardir. Iskitler MO II. yuzyildan itibaren dogudan Sarmatlann batidan da Gotlann baskilanna dayanamayarak yavas yavas tarih sahnesinden cekilmislerdir. Onlann Tiirkistan'da oturan ve Saka adiyla amlan bolumu ise ayru yuzyilm icinde Biiyiik Hun Hukumdan Mao-tunun yerlerinden ettigi Yueh-Chih'Ierin saldmsma ugranus ve yerlerini terketmislerdir. Burilardan bir ktSIDI Hindistan istikarnetine giderken diger bir kismida . Wusun'lara kansarak tarih sahnesinden cekilmislerdir.

b. Masagetler
Hazar Denizi ile Aral Golunun dogusundaki ovalarda yasayan Masagetler'e Alan ve Khorezm iranileri kansmissa da mense itibariyle Turk olduklan ileri surulmektedir. Masaget adimn Mas(t) jaka yani "bahk yiyenler" anlammda oldugu Tomaschek ve Marquart gibi bilginler tarafmdan savunulmaktadir. Makedonyab Iskcnder'in kuzeybati Hindistan'daki fetihleri sirasmda bazi Lelusih ban kaynaklannda zikredilen en onemli sehirlerin adida Massaga idi. Masagetler Heredotus 'a gore muhtemelen Iskitlerden degildi. M.O. 530 yilmda Kirus seferi vesilesi He daha iyi bilinen bu Masagetler Kralice Tomyris kumandasmda, Pers ordusunu maglup ederek Kirus'un olumune sebebiyet vermislerdi. Strabon ise Kirus 'un savasrms oldugu Masaget'Ierin buyuk bir gocebe halk oldugunu veya konfedarasyon oldugunu onlardan bir kismmm daglarda, bir kisnunm ovalarda, bir kismmm da batakhk ve adalarda yasadiklanru anlatmaktadir. Grek kaynaklan onlarm bahk yakaladiklanm belirtirken, bunlardan bir kabile olan Apasiakaileri' de vaktiyle Tomaschek Apa-saka" yani su sakai'leri n seklinde yorumlarmsnr. Bunlardanda acikca goruluyorki Masagetler bahkci ve toplayici iptidai bir Batl-Asya kavmi idi. Masagetler ile Ta Yueh-Chih'Ierin aym oldugunu kabul eden
If II

27

Haskins, bu konfederasyonun bir tur Hind. Avrupa dili konustugunu ancak M. 6. VI -V . yiizyillarda bir iran dilinin konusulup konusulmadigirun belli olmadigmi kaydetmektedir. Masaget konfederasyonu banda bulunuyordu ve bir dereceye kadar daha once olmakla beraber dogudaki Hsiung-nu devletiyle paralellik arzediyordu. Kaynaklardan anlasildigma gore Masagetler ancak Iskender'in

istilasmdan soma bir birlik teskil edebilmislerdir. Cunku, Iskenderin M.O takriben 328 yihndaki seferinde ona basanyla karst koyabilmislerdir. N etice itibariy Ie Haskins' e gore, Pers krali Kirus M. O. 530/528 deki olumunden, Bactria Grek Kralhgmm dii~iisii (tahminen M.D. 130) ne kadar Bat! Turkistandaki en guclu birlik Masaget konfederasyonu olup, Yueh-Chih'ler dogu kolunu, Sannatae olarak bilinen kavimler ise batt kolunu teskil etmekte idiler.

c. Sarmatlar
Pers kaynaklan Iskitlerden soma onlara halef olan ve Roma Devri kaynaklannda Sannatae adiyla arnlan kavimlerden hie bahsetmezler; bundanda bazi arastmcilar iskitlerin bu Sarmatlan' da icine alnus oldugu

sonucunu cikarrmslardir.
II

sadece sauromatae bildirdigine gore bunlar .iskit dili konusuyor ve onlara yardun bile ediyorlardi; Tanais (Don) nehrinin otesinde yasamakta idiler Haskins Sarmataelerin M. b. takriben 345 yihna kadar Don nehrini gecmediklerini soyluyor. M.O. II. y.y basmda Keltlerle birlikte harekete gecen Sarmatlar Iskitlere saldinp onlann guC kaybetmelerine sebep olmuslardi. Daha sonralan Avrasya steplerine gecmek icin Iskitlerle clan mucadeleleri devam etmis ve bu mucadelelerde Sannatlar buyuk bir basan kazanrmslardir Daha cok iran asilh olduklan kabul edilen Sarmatlar nufuzlanm bau Sibir sahasma kadar uzatnnslardir. Diger taraftan M. 6. I y. y . 'da Hunlar ile munasebet kurupahs- veris yapnklan bunun neticesi olarakta Grek (Yunan) kultur izlerinin Hunlar'a kadar ulasmis oldugu

Heredotusta da "Sarmatae" kelimesi yerine ler hakkmda malumat vardir. Heredotus 'un

iddia edilmektedir.

28

B.

CiN'iN

SINIR KA ViMLERi tarihini yakmdan kavimler uzerinde bu kavimlerin ana uclan ise herhalde

Hun tarihine girmeden once Tiirkistan ilgilendiren ve aym zamanda Cin' e de komsu olan dunnakta fayda vardir. 1.. Kuzeydogu Kavimleri; En eski caglarda bolgeleri bugunku Pekin cevreleri olmalidir. En eski

guneyde, Santung bolgesine kadar uzaruyorlardi. Bu kavimler, Mancurya

ve biraz da eski Sibirya kavimlerinin kansmalanndan olusmuslardi. M.D. X. yuzyilda bu bolgeden inen EUSln adli kavimler, Cin'de artik goruluyorlardi, M.D. 206'dan soma, Cin kaynaklanndaki kavim adlan degismisti, Bundan once soylcnmis olan kavim adlan, bir daha agza almmanuslardi. Fakat nedense bu kavmin aduu da, Hun cagimn sonlanna kadar, degismemis olarak goruyoruz. Bunlann kokleri, Mancurya'ya kadar cikiyordu. Fakat guneydeki uclan ise Cin'in lclerine kadar yayilnus gorunuyordu. Ashnda bunlar, Cin'de oturan Mancuryah kavimlerdi. Isa'dan onceki X. yuzyilda Santung bolgesine kadar inmislerdi. Daha soma ise, Hopei ve Sensi'ye kadar, yayildiklanm da goruyoruz. Kiiltiirleri baslangrcta, 90k geri bir gelisme gosterir. Aslmda onlardan kultur tesirleri alabilecek, belli bash komsulan da yok gibiydi. Sonradan Humann tesirleri altmda kalacaklar ve bu yolla, Tunghular gibi yeni yeni kavimler dogacaklardrr. Buna ragmen, Dogu Cin'deki kulturler ile devletlerin gelismesinde buyuk bir rol oynarmslardi. Bu Mancurya kavimleri, domuz yetistiricileri idi. O. Franke ve Prof. Eberhard bunlan, Tunguz ad! ile birlestirirler. Fakat bu deyim, cok daha sonraki caglarda dogmus bir sozdur. Bunlara karst korunmak icin yapilan duvarlar da cok gee; zamanlarda tamamlanrmsur. Bu duvarlan, M.O. 300 He 290 yillan arasinda, kuzeyde kurulmus olan Yen devleti tamamlannsti. Cin' e inen cesitli kavimler icin, Cin tarihleri tarafmdan verilmis turlu adlar da goruyoruz. Ancak butun bu adlann, burada incelenmesini gereksiz goruyoruz. 2. Kuzey Kavimleri, "Proto-Mogol Tunghular": Bunlar eski Mogollann gercek atalan idi. Sonraki caglarda, Hunlar ile alum kahm savaslanna girmislerdi. Proto Mogollar, Dogu

29 Mogollan veya Eski Mogollar adlan ile adlandirdigumz Tunghular,

Mancurya kavimleri ile Hunlann,

daha dogrusu Turk kavimlerinin araIannda yer ahyorlardi. M. 6. III. yuzyildaki Cin akmlannda gucsuz bir kavim olarak gorunuyorlardi, Mete cagmda ise busbutun guclenmis olan bu kavimler, kuzeydogu Asya'rnn hepsini ellerinde tutuyorlardi, "Baslangicta ekonomileri avcihga dayamyordu" . Sonradan, bati komsulan Hunlann tesirleri ilc, hayvan yctistirici ve coban oldular. Ev hayvanlan
arasmda da sIglr, birinci derecede yer alnus oldu. Bunlann hepsi Hun cagmda gorulen gelismelerdi, Cin kitaplan Isa'dan ve hatta tarihten onceki kavimler icin T, 1, lung, Mo. gibi genis adlar vermislerdi. Bu adlara gore kavimleri gruplayaolar ve hatta bunlardan, buyuk sonuclara vannak isteyen, arastmcilar da gorulmemis degildir. Ancak bu deyimlere dayanan butun goruslerin, askida ve supheli kaldiklan da bir gercektir. Cunku aym deyim, en batidaki kavimler icin oldugu kadar en doguda kalan, kavimler

icin de kullamlrrusttr. Ti kavimler grubuna giren Tunghular, isa'dan onceki X. Yuzyildan itibaren, daha cok Cin'in Sansi bolgelerinde yayiliyorlardr. Dogu uclan ise Jehol bolgesine kadar uzamyordu. Bir
gercek varsa bunlann, Hun ve Turk kivnmmm iclerine kadar yeterince konular iizerinde derin arasnrmalar degildir. Bunlar, Mogollann atalan kavimlerinin yayildiklan, San irmak sizmamts olmalan idi. Ashnda bu da vardir. Fakat hicbir gorus kesin idiler.

3. KuzeybatI Kavimleri
Chavannes, Otto Franke ve Prof. Eberhard gibi arastmcrlar, bu yondeki kavimlerden soz edildikce, cekinmeden Turkler deyimini kullanrmslardir. Haloun gibi arastmcilar ise, Cin'deki indoCennenlerin varhgmdan israrla soz ederlerken, eserlerinde birkez olsun, Turk admdan soz acmarmslardir . Cin'in kuzeybatismda yayilan bu kulturun, Mogollar He bir ilgisi yoktu. . Bunlann, sonraki Turk kavimlerinin atalan olduk1annd~n hicbir suphemiz yoktur. Tarihte ilk goruldukleri cagdan, yani M. 0.3. binden gee caglara kadar, aym ozellikleri gostermislerdi, Tabii olarak burada Turklerin anayurdunun, Sensi He Kansu bolgeleri oldugunu soylemek istemiyoruz. Burasi, ancak Turk kavimlerinin yayildiklan anayurtlanmn bir sirur bolgesi olabilirdi. Turklerin anayurdunu tarutmak icin, bu cagdaki Cin kaynaldan bizirn icin

Hirth,

30 avci kavimler idiler. Sonradan hayvancilik kulturu, daha agir basti. Bugday ve dan gibi, bitkileri de ekiyorlardi. Sigirlan da vardi, Fakat ekonominin temeli atcihk uzerine dayamyordu. Cin'deki, Sensi ve Kansu bolgelerinin iclerine kadar giren bu ath kavimler, daha 90k diizltik yerlerde ve ovalarda yasiyorlardi. Daha guneye inmis olanlann ise Tibet kavimleri ile kansmis olmalan, normal gorulmelidir. Bu nedenle Hsia ve Cou gibi buyuk Cin sulalelerinin kurulma ve gelismeleri incelenirken, bu gercek goz onunden uzak bulundurulmamahdir, Iyi bilinen tarih caglannda bile, Cin'in iclerine kadar Kansu bolgesinin duzluklerinde Hunlar yayilirken, daglan da Tibetli1er tarafmdan tutuluyordu. Cok eski caglarda bu kavimlere, . Hienyun ve Hunyli gibi adlar veriliyordu. Cin kaynaklan, bunlann sonraki Hunlann atalan olduklannda, birliktirler. Cin' de yerli olarak oturanlar ise, sehirler kurmuslar ve surlar He kaleler yaptmmslardi. yeterli olmamaktadirlar, Bunlar da baslangicta,

yerleri incelenirken, Tibetliler de gozden uzak tutulmamahdirlar, Baslangicta batrdan Cin'e gelen yollann bir kismi, herhalde Tibetlilerin kontroliinde olmali idi. Prof. Eberhard'rn Koyuncu Tibetliler tamtmasmm Orta Asya tarihinde bir yeri vardir. Koyuncu Tibetliler daha cok daghk bolgelerde yasarlardi, Bu sebeple, Kansu bolgesindeki banya acilan kapilarm hepsini Tibetlilere vermek, dogru degildir. Tibetlilere, Hun de vlet deyimlerinin girmis olmasi da, bu bolgede bir sure beraber yasadiklanru gosterir. Hun cagmdan cok onceleri, Cin'in iclerinde yerlesmis olan Tibetlilerin, . sehirlilesme ve topraga baghliklanm, kaynaldarda acik olarak gorebiliyoruz. Cin Imparatorlugu He savasma zorunda olan Tibetliler ise, Hunlann taktiklerini ahyor, topraga ve sehirlilesmeye daha az deger vererek, athlasma yolu ile gelisiyorlardi, Cin'de oturan Hunlar ile Orta Asya'dan akin yapan Hunlar arasmda da boyle bir aynlik goruluyordu, Aynca giineyden kuzeye gocen "Ziraatci Yao" kavimleri de, Tibetlilerin bazi bolumleri ile kansmislardi. Bu yeni kansmalar ile de, yeni bir Tibetliler bolumil meydana geliyordu. Tibetlilerin anayurtlan,

4. Bah Kavimleri, "Tibetliler": Kuzeybatih Orta Asya kavimlerinin,

Cin tarihindeki

Cin'deki unlu Wei Irmagmm kaynaklan iizerindeydi. Cin'i dogudan batiya baglayan, tek gecit de, bu Wei irmagi idi. Tibetliler bu gecit

31

uzerinden, Cin'in dogulanna kadar yayilabilmislerdi. Bu gecidin guneyi, yuksek daglarla cevrili idi. Kuzeyi ise Orta Asya bozkirlanna acik
bulunuyordu.
karsilasma

Bu sebeple irmak, Hun ve Tibet kavimlerinin bir


idi.

Bu jeopolitik ustunlukleri bilmeden, kisir cekismelere ginnenin, bir geregi yoktur. Mesela Cin'deki unlu Cou sulalesinin kurulusunda Turkler mi, yoksa Tibetliler mi baskih olmuslardi sorusunu, yukandaki aciklama cevaplandirmaktadir. "Kopek-Ata" inaner, Tibet kulttiriintin semboludur. Hatta unlu

bolgesi

Gokturk Kagam Bilge Kagan bile, Cin elcisi ile gorusurken, Kopek soyundan gelen Tibetliler diye bir tarutmada bulunmustur, Orta Asyah Hunlar, olulerini atlan He birlikte gomerlerken Tibetliler olulerini yakiyorlardi. Bunlar da bize gosteriyor ki, Orta Asyah Turkler ile Tibetliler arasmda kesin inane aynhklan da vardi.

II.

BOLUM

(ASYA HUNLARI) A.HUN ADI VE ANLAMI Bu ad! degisik sekilleriy Ie birlikte ilk once Cin kaynaklannda bulmak mumkundur. Cin kaynaklanmn bahsettikleri Cin'in kuzeyinde oturan bir takim kavimieri Hsiung-nu'Iann atalan kabul eden H.N. Orkun, "ilk devirlerde Dag Conglan adiyla arnian bu kavim, daha sonralan, Hsiun-nyu, Hun-yu diye isimlendirilmisler, Cou sulalesi zamamnda da Hien-yun ismiyle kaydedilmislerdir. M.OJX. asirdan itibaren bu isimle amlan Hsiug-nulardan Han sulalesi (M.D. 206- M.S. 25) zamamndan beri dogrudan dogruya Hsiung-nu ismiyle kaydedilmeye baslanrrusnr." demektedir. L. Rasonyi'de, "Asil Hsiung-nu'lara gelince M.O.VIIL yy.larda onlar Hoang-ho (San irmak) nehrine dayaruyorlar. Cinlilerin bazi kisa sureli basanlar saglayan karst taarruzlan onlann gayretlerini kirarmyor ve<;in icin gittikce artan ciddi tehlike teskil ediyorIar. Cin krallan M. b. 300 siralannda surlar insa ederek alanlan onlemeye cahsiyorlar. Buyuk seddin ve askeri yollann bazismi yaptiran Imparator Si-Huang-ti 210 da 61diigu sirada Hunlar 90k kuvvetlenmislerdi ve Asya'daki devletlerinin altm Cag1 baslamisti. diyerek Hsiung-nu'Iann M. 6. VIII. asirdan itibaren cinlilerce bilindigini soy luyor. Halbuki, L.Ligeti, "Cin kayitlanmn Cin'in birkac bin yilhk tarihinin daha fecrinde, Asya Hunlanm zikrettilderi ve mesela Hsiung-nu kavmi ceddinin M. b. XX. asirda hukum suren Hia Cin hanedammn bir halefi oldugu kabilinden yazilan bugun de cok defa okuyabiliriz. Bununla beraber sayet Cin kayitlanm yakmdan tetkik edecek olursak 90k daha mutevazi neticelerle iktifa etmemiz icap edecektir. Cin medeniyeti hakikaten 90k eskidir. Bununla beraber yakinlarda meydana cikanlan Paleolitik, Neolitik buluntulan ve daha eski zamanlardan beri bilinen M. 6. XII -XI. asirdan kalma parcalar halindeki Cin devri kemik kitabelerine ragmen en eski ve birbirini takip eden tarihi kayitlar, M. 6. IX -VIII. asirlardan daha eski degildir. Bunlann da daha muahhar ve yazih hatiralan zengin devirlere dogru muazzam fasillarla devam ettirdiklerini, aynca not etmeliyiz. Cin kavmi tarihini M.O. III. bine kadar cikaran efsanevi an'aneler, M.O.VIII. asirda saray yazarlan tarafmdan telif edilmek
II

33 suretiyle teskil edildigini modern ilmi tetkikler tesbite muvaffak

olmustur ...
M.O.XXIV-XX. asirdan, muasir (veya muasir olmayan, fakat birdereceye kadar) tarihi vasfuu haiz kayitlann, Hsiung-nu'larla alakadar olarak bahis mevzuu dahi olamayacagi muhakkaknr. Asya Hunlanmn Hsiung-nu ad! ilk defa M.6.318'de Simali Sansi'de vukubulan bir muharebe He alakadar olarak gecer. Daha onceki zamanlara atfedilen butun diger kayttlann muahhar devirlerin ilavesi oldugu meydana cikrmsnr" diyerek bu goruse karst cikrmsnr. i. Kafesoglu'da "Cin kaynaklannda M.O.IV. asirdan itibaren Tiirk'lerle birlikte Mogel, Tunguz soyundan bazi gruplan da ifade etmek uzere "Kuzey Barbarian Hanedam manasmda olarak Hsiung-nu (Hsiung-nu) diye amlan bu kiitlenin kesin tarihini M. 6.IV . asirdan itibaren takip etmek mumkun olmaktadrr. Hunlarla ilgili ilk tarihi vesika olarak bir anlasma zikredilmistir ki bu da, M.6.318 tarihlidir. diyerek L.Ligeti'ye katrlmaktadir. Aynca L. Ligeti Cinlilerin cesitli isimlerle zikrettikleri ve Hsiung-nu adina benzeyen bu kezey barbarlanmn Hsiung-nu'larla ayru olmadigim, yani Hien-yu, Hun-yu ve M.O.lX. asirda resmi bir isim olarak gorulen Hien-yun adiyla Hsiung-nu adi, aynca gerek Hien-yun
II

II

gerekse Hsiung-nu kelimeleriyle I-II. asrr once zikredilen Kui, Kun,


Hun, Kilian, K'iuan barbar adlanmn birlestirilmesinin dil ve tarihi sebepler dolayisryla kabul edilemeyecegini ileri siinnektedir. Bizce, L. Ligeti'nin ileri surdugu bu mesele daha genis bir izaha muhtacnr. Zira: B. Ogelin daha once verdigimiz goruslerinde bahsettigi, M.O.1700 yillanndan sonra kendilerini gostermeye baslayan ve Buyuk Hun Devletini kuraeak alan Altayh kavimlerin Cin'Ie muhakkak iliskileri vardi, Bu devre ait Baykal ve Selenga bolgesinde bulunan Cin yapisi malzemeler bu konuda bize bir malumat vermesi baknmndan onemlidir. Aynca Cine yapilan Turk akmlannda en onemli yollardan biri olan Gobi <;51ii cevresi ve bugunku i~ ve dis Mogolistan'da bulunan CilaliTas Devri kultur unsurlanrun Orhun Nehri ve Baykal Golu kiyrlarmdaki kultur unsurlanna cok benzemesi, buradaki ahalinin Cin'Ie olan ilgisiniBu kultur, Cin ki.iltiiriinden farkhdir. Ortaya koydugu gibi, Buyuk Hun Devletini kuran kabilelerin de bu bolgede tarih sahnesine cikmalan tesaduf degildir. 0 halde Cin kaynaldannda bahsedilen Cin'e yaptlan akmlann ki; bu aktn1an yapanlar hakkmda Han Sulalesine gelinceye

34

kadar onernli bir bilgi verilmemektedir. Altayh kavimler, yani: Hsiungnu kabilelerine akraba veya bizzat Hsiung-nu siyasi birligine dahil kabilelerce (veya kavimlerce) yapilmasi gerekir. Oyleyse, Hienyu, Hunyu, Hien-yun, Huei-fang ve nihayet Han sulalesi devrinde Hsiung-nu (Hiung-nu/Siung-nu) diye gecen adlar arasmda bir miinasebet vardir. Esasmda Cin hiyegroliflerinin cesitli gocebe devletlerin devirlerine rastlayan farklI zamanlarda ne surette telaffuz olunduklanm Sinologlar daha tam olarak tesbit edememislerdir. Cin'e akin yapmak isteyen kuzeyli kavimlerin Gobi Colu'nu gecer gecmez yorgun bir vaziyette Cinlilerle karsilasmamak icin Hunlardan onceki caglarda Cin smmndaki stratejik bolgelerde kurduklan ileri garnizonlan var ki; bu garnizon ahalisinin meydana getirdikleri eserler buyuk medeniyet eserleri olmasa bile ozbeoz Hsiung-nu sanat eserleridir. Bu durumda muhtelif devirlerde Cin' e akin yapanlar Cinliyle temas edenler Hun-yu, Hien-yu Hien-yun V.s. gibi adlarla amlan Hsiungnu'Iardan baskasi degildir. Aynca Cin'de sulaleler degi§tilq;e yeni sulalenin tarihcisinin mumkun oldugu kadar eski sul ale tarihinde kullamlan tabirleri kullanmaga cahsmasi yuzunden Hsiung-nu'larm adlanmn aym kalmadigim da goz oniinde bulundurmak gerekir. Ashnda L.Ligeti, makalesinin bir baska yerinde "Bu kabile ve kavim adlanmn Cin'ce izalu hakkmda 90k sey yazilrms ve munakasalar olmustur. Buraya dahil bulunmayan yalruz Kui' nin Cince bir manasi vardir ve seytan, cin demege gelir; buna bagh bulunan Kui-fang ise "Demonlar Memleketi" demektir. Buna mukabil Hsiung-nu "Hiung Kolesi" demek degildir, Hien-yun "uzun burunlu kopek", Hiun-yu "pis kokulu bulgur" veya "Bulgur yiyen" manasmm verilmesi yanhstir. Burada Cin kaynaklanmn bir barbar dili tesmiyesini, veya bunun herhangi bir variantim butun ihtimallere gore, kasten pejoratip bir mana ifade eden yazi isaretleriyle dillerine nakletmis olmalan ihtimali vardrr" diyerek, Cinlilerin baska kavimlerin veya bit kavmin adnn cesitli sekillerde bozarak ve kendilerince asagilayici manalar ifade eden sekillerle gosterdiklerini (bunuda kasten yapnklanm) teslim ediyor. Gercekten Hsiung-nu'Iann miinasebette bulundugu diger kavimler, mesela: Hint1iler "Huna Avrupahlar "Hunni" demek suretiyle bu Turk kavrninin adim ashna en yakin sekliyle zaptetmislerdir. "Hunni "Huna Hunlar demek oldugundan ortak kelime "Hun" dur. Aslmda burada soz konusu clan
If, II

II ,

35

Hsiung-nu, Human tesbit eden Cince isaretlerin Ingiliz usulu seslendirilmis seklidir. Ayru isaretleri Alman sinelogu J. I. M. de Groot "Hung-no", Fransrz E. Chavannes "Hiongnu" seklinde seslendirmislerdir. Bu seslendirmelerde "Hunt! sesi kolayhkla sezilmektedir. Eski Turkce'de "h" sesi olmadigi, bunun yerine "K" kullamldigi malumumuzdur. Fakat, Turkcc'deki "k" sesi; yabanci dillere "h" sesi He yer degistirerek gectig! gibi zamanla bizde de "h" sesi sekline donii~mii~tiir (Kangi/hangi, Kah halt v.s. gibi). Bu durumda "Hun" kelimesinin Turkcedeki ash "Kun" dur. Hsiung-nu veya Hun kelimesinin manasma gelince: Ural Altay kavimlerinin en eski adlan hep ins an manasma gelen kelimelerden ibarettir. Bu noktadan hareket eden bazi batilr alimler (Gy. Nemeth, P. Pelliot, L. Hambis. F. Altheim v. b.) bu kelimenin de insan manasma geldigini ileri siirmekteler. t. Kafesoglu'da bunlara dayanarak devletin sahipleri kendilerine, Turkce'de "lnsan, Halk" manasmda "Hun" (Khun) dediklerini belirtmektedir. "Hun" adi bir goruse gore de, M.O.I. bin baslannda Kwan, Gun, V. asirdan once Kun, IV - III. asirlarda ise Khun seklinde telaffuz edilmisti" demekte ise de, R.N. Orkun "Fakat biz bunu kabul edemeyiz. Cunku, bu kelime baska dillerde insan manasma gelirse de Turkce'de boyle bir manasi yoktur, ve bir kavim kendisine ad verirken baskalanndan kelime almaz. Binaenaleyh bu sozu Turk dilinde mevcut bir kelime He mukayese etmek Iazimdir" diyerek buna karst cikrms ve Turklerin tonemizm (totemizm) neticesinde hay van isimlerini kabile isimleri olarak aldiklanm, (Bir oguz boyunun Alayuntl Ala: Alaca, yunt: at, Alayunt: Alacaat) Hun ismininde eski kaynaklarda (D.L.T. de olsa gerek) koyun manasma geldigini belirttikten soma, "binaenaleyh bizce Hun sozu koyun demektir. Bu taktirde koyun kelimesini de Cincedeki Hiung sozu ile mukayese edebiliriz" demektedir. Gercektende bazi hayvan ve kus adlan daha sonraki devirlerde bile sahis, yer, sulale ve kabile adi olarak ahnmis ve knllarulnusur, (Tugrul, Cagnl, Arslan, Pars, Boru, Sungur, Aksungur, Dogan, Babur, Koc, Asina/Kokboru, Akkoyunlu, Karakoyunlu, Teke/Tekeli Karakecili, Yunt Tepesi, Tekecati v. s. gibi) Hatta totemizm devrinden gelme koyun figuru bugun bile Dogu Anadolu (Kars ..Igdir) ve Azerbaycan bolgelerindeki Turk ahali tarafindan mezar tasi olarak kullamlmaktadrr. Biz Hun-Koyun iliskisinin teferruatma gecmeden once Hsiung-nu

36

sozune J.De Guignes ve banda hazirlanan sozliiklerde hangi mananm


verildigini ortaya koyahm. Cince'de iki isaretle gosterilen Hsiung-nu

(Hung-no, Hiong-no, Siung-nu) kelimesinin, "Hiung" okunan isareti: "Gogus, bagrr, akil, zeka, hafiza, hatira, dimag" "nu'' okunan isareti ise; "kale, esir, hizmetci, alcalnci, asagrlatrci terim, anlamlanm tasidrgim, ikisinin birden J. De Guignes'e gore, "Bedbaht Esir" manasma geldigini
gormekteyiz. Cinliler "Hun" kelimesini ses bakimmdan Cinceye mal ederken kasith olarak bu sese kendilerine has bir metodla asagilayici, tezyif edici bit huviyet vermekten kacmmamislardir. Juan-Juan ismini "kucuk, kucucuk kurtlar" seklinde bir hayvan motifiyle tezyif ederek veren Cinlilerin, Hunlulan insan vasiflanyla asagilama yoluna gitmeleri boylece HunlKoyun tezini zayiflatici bir durumun ortaya cikmasi dikkatimizi cekmekte ise de, gocebe Orta Asya Turkumm hayvansiz, hele at ve koyunsuz dusunulemeyecegini, bunlardan birinden bahsedilirken digerinin de ifade edildigini ve yukanda sundugumuz hususlan goz online ahrsak; ortaya cikan durumun izahmm kolaylasacagi kanaatindeyiz, Konuyu burada derinlemesine ele alacak olursak ileride verecegimiz bir bolumu (Hun Kulturu ve Medeniyeti) burada incelemek durumunda kalacagiz. Bu sebeple, meseleye derinlemesine girmektense Hun/Kun sozunun Turkcedeki varhgma ve manasma gecmeyi daha uygun gorduk. Kun/Hun kelimesi Z.G6kalp, M.S. Gunaltay, R.Nur ve G. Turukoglu'na gore; Orkun, Ergenekon kelimelerinde de Kun ve Kon seklinde mevcuttur. Fakat: B. Ogel Ergenekon Destaru'mn Cami utTevarih'teki (Resideddin) metninin tercumesini verirken "Kon" sozunun manasi dag beli, gecit" demektir. Ergenek ise "Sarp anlamma gelen bir sozdur. tesbitini yaprmsnr. Oyleyse Ergenekon kelimesindeki, gecit, bel manasma gelen "kon" un Hun kavim adiyla bir ilgisinin olmamasi gerekir. Bu durumda H.N. Orkun'un varhgmr tesbit ettigi (Hun sozumln) ve asagida sunacagmuz goruslerin dayandigi eski kaynak hangisidir? Hi9 suphesiz bu kaynak Hun kelimesinin Argu Tiirklerince Koyun (Kon/Koy) manasma kullamldrgim haber veren Kasgarh Mahmud'un "Divan-i Lugar it Turk" diir. M.~. Gunaltay "Divan-i Lugat it Turk'i'c dayanarak "Hsiung-nu'lann, Akkoyunlu ve Karakoyunlu asiretlerinin ecdadi olan Hunlardan ibaret oldugu tezahiir ediyor" hiikmiine varmis ve .Hun tarihine bashk olarak "Koyunlu Devleti tabirini secmistir. Z. Gokalp ise, "Hun kelimesi Turk ve Turkce olduklannda suphe bulunmayan
II 11
II

11

37

"Ergenekon" ve "Orkun/Orhun'' gibi tabirlerin icine lisani bir unsur olarak girmistir. 0 halde "Hing-nu ve Hun tabirlerinin ash Turkce "Hun" kelimesi olduguna, binaenaleyh bu eski Turk kavminin Turklerin kendilerince "Hun" adiyla adlandigma hiikmedebiliriz. "Hun" kelimesinin manasma gelince; Mahmut Kasgari Lugauna gore (Mes'udi, Murucu'z-zeheb 1.213) bu kelime, Argu Turkcesinde "Koyun manasmadir. M. Kasgari' nin Istificab" lie Balasagun" arasmda oturduklanm haber verdigi bu Argu Turkleri ihtimal ki "Orgun/Orhun" Turkleridir, Bunlar tabi kendi adlanru en dogru sekilde muhafaza etmislerdir. Sonradan Oguzlar bu kelimeyi "Koyun Sark Turkleri de HKoyH seklinde muhafaza etmislerdir. "Kun" kelimesinin manasi bu sekilde taayyun edince, Eftalitlere verilen "Ak Hunlar" tabirinin de Akkoyunlular" 0ldugu meydana cikn. Cinlilerin "Hsiung-nu" Avrupahlann "Hun" admi verdikleri kavmin Turklerce "Koyunlular" diye adlandigr anlasildi. R.Nur, bu goruslere kauhr mahiyette" Bunlara (Hiyongnu) son zamanlarda bizim alimlerimiz "Koyunlular" diyorlar. Bunun nereden geldigini bilmiyorum. Vakla Arapca, Acemce kitaplarda "kon" kelimesine tesaduf olunur, fakat bunlar Cinlilerin Hiyong-nu'lan midrr? Kelimenin ash "Hun" olmahdtr Avrupalilar "Hiyong-nu" evladi olup Avrupa'ya gelenlere "Hun" demisler ki, bu mutlaka "Hun dur. Fransizcaya Latinceden gelen bu kelimedeki "u" Latinler'de Haul! okunur. "Orhun" Cografi adi da bu iddiaya bir delildir. "Hun" "kon" sekline girebilir, fakat "Hun" ve "kon" un Koyun" manasma oldugunu bilmiyorum. Cagatayca'da "Koyun" "Koy dur. Arkaik Turkcede acaba "Kon" mu? Fakat eski bildigimiz XII asir evvelki Orhun abideleri Turkcesinde de -ki arkaik Turkce diyoruz"Koyun" "Koy" duro Orhun stellerinden cok sonra yazilrms olan Divan-l Lugat'it Turk Turklerden bir kabilede "Kon" un Koyun " demek oldugunu bildirmesi, bu ad! vermeye kafi ve stelden kiymetli bir delil olmasa gerektir. Hiyong-nu "Hiyon-yu" suretinde de yazildrgmdan bu son kelime "Koyun" mu demek? "Nu" Cince "Li" manasma rru? Zannnnca "Esir" demektir. Yoksa "Li'' Turkce simdiki tarih istilahi fit olarak konuyor? 0 halde "Nu" ve "yu" ne oluyor. Bence bugun bu Cince adlann Turkcelerini bulmak mumkun degildir. Eger bu tefsir sureti dogru ise pek guzeldir. 0 suretle umumen kabul edilmelidir. Cunku bunlann Turkce orjinal adlanm bulmaya pek rnuhtaciz demekle birlikte kesin bir
11

tI

It

II

II

II

II

II

It

II

II

II

38

sey soyleyememis ve bir 90k soru ortaya koymu§tur.R.Nur zamamnda Turk Tarihi uzerine yapilan arastirmalann azhg: ve kaynaklann durumu haliyle ona bu sorulan sordurmustur, BugunTurk Tarihi cahsmalannm

ilerlemis olmasi sebebiyle bu sorulan

cevaplandirmak

artik mesele

degildir. Dolayisiyla, R. Nur'un goruslerinin tahliline girmeden, yukanda sundugumuz bilgiler l~lglnda Hun adi ve manasinm ozetle ortaya koyarak konuyu baglamak istiyorum. Adi Cin kaynaklanndaki isaretlerin; Hsiung-nu, Hsiung-nu, Hiong-nu, Hung-no, Siung-nu sekillerinde transkripsiyonuyla tesbit edilen Orta Asya Turk kavrninin admi Hind ve Avrupa kaynaklan Huna, Hunni seklinde vermektedirler. Cinlilerin kasith tahripleri neticesinde bile ortaya cikan isim "Kun" olmaktadir. Kun/Hun kelimesine; Cince isaretlerle verilen manalan kabul edemedigimiz gibi banh bilginlerin mukayese yoluyla verdikleri anlamnuda kabul edemiyoruz, Herseyden once adi gecen kavim Turk'tur ve adnun da Turkce'de var olup olmadigma, varsa ne anlama geldigine bakmarmz gerekir. Bunun icin de hie bir zorlamaya girmeden bazi Turk kaynaklanndaki tesbitlere bakmarmz kafidir. Bengutaslardan Kultigin' e ait olarurun dogu cephesi 12. satmnda ve Bilge Kagan'a ait olammn dogu cephesinin 11. satmnda aynen "Tengri kuc bir Turk ucun kangim kagan susi bori teg ennis, yagisi koynlkony teg ermis". Bugunku konusulan sekliyle "Tann kuvvet verdigi icin babam kaganm askeri kurt gibi imis, dusmam koyun gibi imis. denilmektedir. Buradaki Koyn/Kony , koyun manasina gelmektedir. Orhun alfabesinde HU ve 0 sesi tek isaretle (> gosterildigi gibi bastaki ilk" sesi de "ok, uk, ko, ku" seslerini veren tek bir isaretle (~) gosterilmektedir. Dolayisiy la KoyniKony kelimelerini Kuyn/Kuny seklinde de okumak mumkundur. Kelimedeki yn/ny sesi bugun sadece "n" harfiyle gosterilmektedir. Bilindigi gibi bugunku kullandigmuz latin alfabesi dilimizin butun seslerine cevap verememektedir. Bana/Banga, Sana/ Sanga, bin/bing (kastedilen binmek fiilinin emir kipi bin olmayip ~ 1000 sayisidrr.) kelimelerinde gorulen "girtlak gil si de dedigimiz sesde oldugu gibi; girtlakla dilin kokii arasmda (dilin kokunun hafifce kalkmasiyla) olusan yn/ny sesine cevap veremediginden bu sesde bugiin "nil isaretiyle (harfiyle) gosterilmektedir.Bu sebeple Bengutaslarda kaydedilen Koyn kelimesini bugun "kon" veya "kun' seklinde yazmamizda bir sakmca olmadigi gibi, kelime ses itibariyle de bugunku
II II II II

39

"koyun kelimesine 90k yakindir. Aynca bu meselede, dillerin tesekkulleri esnasmda ilk kelimelerin tek heceli oldugunu ve onceleri tek heceli clan bir cok kelimenin de daha sonraki zamanlarda cok heeeli hale geldigini goz online almahyiz. (At, it, tas, ok, od, kus, ay, il v. b. gibi) Aslmda Bengutaslar Cinlilerin hazen kendilerinee bilinen kavimlere, adi gecen kavimlerin kendilerine verdikleri addan busbutun baska bir ad verdiklerini ortaya koymustur. Mesela, Cin kaynaklannda Kitay kavmi ile birlikte zikredilen "Hi" kavrni Bengutaslarda "Tatabi" seklinde gecmektedir. "Hi" He "Tatabi" arasmda hie bir benzerlik yoktur. Avrupah bilginler bu iki adm aym kavrnin ad! oldugunda hemfikirdirler. Cinli'Ierin kasith olarak hem ses, hem de anlam bakrmmdan bozduklan, (her ne kadar Cince isaretlerin traskripsiyonu ile ortaya cikan Hiyung kelimesi ses itibariyle koyunlkoyn kelimesine benzese de) fakat, Hind ve Avrupa kaynaklanmn aslmda yakm bit sekilde zaptetmeleri neticesinde tesbit edebildigimiz ve Bengutaslar' da koyun manasma kullamldigun yukanda ortaya koydugumuz bir Turk kavminin adi alan Kun/Kon kelimesininde daha sonraki devirlerde bile (bir baska Turk kavmi olan) Argu Turklerince aym anlamda (Koyun manasma) kullamlarak yasaulmakta oldugunu Kasgarh Mahmud Divan-i Lugat'it Turk'de bize haber vermektedir. Aynca, Kasgarh Mahmud'un Argu Turklerini XI. yy .da yukanda verdigimiz goruslerinde Z. Gokalp' inde dikkat cektigi gibi Hunlann ortaya ciknklan bolgcye yakm bir yerde tesbit etmesi 90k manidardir. Butun bu bilgileri netice olarak ozetlersek; Turkler cesitli hayvan adlanm, sahis, yer, sulale ve oymak ismi olarak kendileri aldiklan gibi baskalanna da vermislerdir. Bu durumda Cinlilerce Hsiung-nu (v.s.), Hindlilerce Hunna/Huna, Avrupahlarca Hunni diye adlandmlan Turk kavminin adi, Turk kaynaklannda Turkce koyun manasma gelen "Hun'ldur. Bu ad once iktidann yani bir sulalenin adi iken daha sonra siyasi birligi meydana getiren ve cogu Turk olan kabilelerin ortak adi olmustur, Bu sebeple biz bu Turk devletini belirtirken bundan boyle "Hun" adim kullanacagiz.
T!

40

B. HUN YURDU
Altaylardan Asya'ya yayilan bir milletin herhangi bir kabilesinin yurdunu aramak ilk bakista yadirganabilir. Fakat; Sibirya'da devlet kurdugu gibi Misir'da da devlet kuran bir milletin kabileleri icin bu durum cok gorulmemelidir. Her ne kadar bazi milletlerin tarihi varolduklanndan bu yana belirli bir cografya dahilinde olusmussa da (Iranh, Cinli, Arap v.s.) Turkler icin boyle bir durum soz konusu degildir. Zira, Turkler cesitli 90grafi bolgelerde varhk gosteren bir millettir. Iste bizim Hun yurdunu aramarmzdaki bashca sebep bundan ileri gelmektedir. Hun yurdu deyiminden de kasnmiz, Hunlar'm bir varhk olarak ilk goruldukleri cografi sahadrr. Yerlesik toplumlarda boyle bir saha aramaya gerek yoktur. Cunku bu saha, 0 tuplumun anayurdu dahilindedir. Fakat; gocebe veya yan yerlesik toplumlarda durum baska bir ozellik gostermektedir. Bu toplumlar ayru zamanlarda veya degisik zamanlarda anayurttan uzak bolgelerde bile bir varlik olarak ortaya cikabilmektedir. Iste Hunlar'da boyledir. Oyleyse bu yurt neresidir? Her ne kadar yan yerlesik topluluklann yurtlanmn snurlanm, degisik tesbit etmek zor isede, umumi cizgilerle bu yurt ortaya konulabilir. Aynca munasebette bulunulan komsu kavimlerin yerlerinin tesbiti de, tayin edilecek yurdun simrlanna bir olcude belirginlik kazandirabilir,

Cin kaynaklan Human ~ansi,Sensi

ve Ho-begin kuzeyinde

gosterir ve dogularmda; Sansi'nin kuzeyinden Sara-muren kiyilanna kadar Tung-hu'Iann giineylerinde de, yani bugunku Kansu bolgesinde Yue-ci (Yueh-chihjlerin oturduklanm kaydeder. Bu durumda Hun yurdu Altaylann guneydogu eteklerinden baslayip Etzine-gol ve Alasan bozkirlannm kuzeyinden Gobi colune kadar· uzanmaktadir. i. Kafesoglu'da bu gonise yakm bir tesbit yaprrusnr. Bu tesbite gore Hun yurdu; Orhun-Selenga rrmaklan ile, Tiirklerin kutlu ulke saydiklan Otuken havalisi merkez olmakla beraber, ilk devrelerde agirhk noktasmm Hoang-ho (San nehir) nehri dirsegi etrafmda ve 'Ordos bolgesindedir. L.Ligeti'ye gore, Hunlann en eski devirlerden beri Cin kaynaklanmn gosterdikleri bolgede mi yasadiklan yoksa sonradan mi bu bolgeye geldiklerini tayin etmek mumkun degildir. Fakat asil vatanlannm Orhun ve Selenge irmaklannm menbalan sahasmda bulunmasi muhtemeldir. K. Shiratori Hun yurdunu ve menseini uzak doguda gormek istiyor, bu

41 sebeplede Mogolistam Hun yurdu olarak gosteriyordu. Aslmda O. Franke ve A.Hermann'a gelinceye kadar Hun devleti bir Mogolistan Imparatorlugu sayilrmsti. Halbuki Mogolistan, Hun Devleti'nin sol kanadim meydana getiriyordu. A. Hermann, "An Historical Atlas or China adh atlasmda Hun yurdunu Gobi colunun bat! yansmda ucgen seklinde hemen hemen boydan boya kaplarms olarak gostermektedir. Bu alim, Hun yurdunu tesbitte Cin akmlannm yonlerine biiyiik onem vermistir. Fakat, I-Iunlann Orhun vadisinde oturduklanna inanmakla birlikte, nereden geldiklerini de soyleyememistir. Hun yurdu hakkmda en onemli tesbitler B. Ogel'e aittir. Biz bu tesbitleri vererek Hun yurdunun simrlanm sabit olmamakla beraber umumi cizgileriyle ortaya koyabilecegimiz inancmdayiz, B. Ogel'e gore, "Hun'lar daha ziyade 'Tann Daglanmn dogu uclanndan batiya dogru uzanan buyuk bir kitle idiler. Banda nereye kadar uzandiklanm bilmiyoruz, cunku elimizde hie bir kaynak yoktur. Oyle anlasihyorki, Kuzey-banda Volga irmagma; Guney-banda da Turkistan'a kadar uzanan bolgelerde yasayan halk1ar onlann akrabalan idiler. imparatorluk kurulduktan soma npki Gokturk Devletinde oldugu gibi devletin agirhg; ve imparatorlugun baskenti doguya kayrms ve baskent, Orhun nehrinin kaynaklanm aldig; Otuken bolgesinde kurulmustu. Burasi biitiin Orta Asya'mn en kutsal bir yeri idi. Inanca gore, biitiin biiyiik imparatorluklann baskenti burada kurulmah idi. Esasen bu bolgeyi ele gecirmeyen ve baskentini de burada kuramayan bir devlet, buyuk bir tesekkul veya imparatorluk sayilmazdi. .. Buyuk Hun Imparatorlugu hakkmdaki bashca kaynaklanmiz Cin tarihleridir. Cin tarihleri Hunlann yalmzca dogudaki faaliyetlerinden soz acarlar.Bu kaynaklara bakan batih bilginler, Buyuk Hun Devleti'nin bir Dogu Asya Imparatorlugu oldugunu zannetmislerdi. Halbuki Dogu Asya Hunlann eline, ancak Metenin Tunguzlan maglup edisinden sonra gecmisti, Biz Hunlann esas yerini ogrenmek icin daha baska turlu metodlar takibettik. Buyuk Hun Devletinin kurulusundan a~agl yukan yiiz sene soma, Dogu Asya Hunlann elinden cikmisn. Fakat Hunlar buna ragmen banda, 150 sene daha mukavemet etmislerdi, Hunlara karst alan yapan Cin generallerinin takip ettikleri yollar incelenirse, Cin ordulanmn Tann Daglannm kuzeyine ve Altay Daglanmn da guney-bansma dogru gittikleri acik olarak gorulur, Sonradan. Gokturk Devletini kuran Turk
It

42

kitleleri de bu bolgede yasayan ve bu bolgeden kuvvetlerini alan halklardi, Bunlar her zaman icin, Orta Asya'mn en asil ve en giic1ii boylan olmuslardi. Hunlann guney-batismda Yue-ci'ler yasiyordu. Yue-ci'Ierin banda, nereye kadar uzandiklanm da bilemiyoruz. Yue-ci'lerin Turk rrkmdan olduklanna dair pekcok deli! vardir.

c. HUNLARIN

MiLLiYETi

R.N. Orkun'un M.O.XX. ve XIII. asirlarda "Dag Conglan" run bahsedilen kavmin, Han Sulalesi devrinde (M. 6 206- Milattan Sonra 25) Hsiung-nu diye zikredildigini belirtmesine karsihk L. Ligeti, "Asya Hunlanrun Hsiung-nu adi ilk defa M.O 318'de Kuzey Sensi'de vukubulan bir muharebe He alakadar olarak gecer, Daha onceki zamanlara atfedilen butnn diger kayitlar sonraki devirlerde ilave edilmistir" der. Biz bu meseleyi ileride inceleyecegimizden burada keserek su veya bu sebeple varhklanmn daha eski zamanlardan beri bilindigini kabul ettigimiz, fakat Cin kaynaklannda M. 0 IV. yy. dan itibaren bilgi verilmeye baslanan Hsiung-nu'lann milliyeti meselesine gecelim, G. Turukoglu, Hsiung-nu lann milliyetine ait gorusleri i.i~ grupta toplamaktadir. Hsiung-nu s6ziiniin . Turkce konusan Kadim-Mogol, Tunguz v.b. oymaklann Hun-Turk onderliginde "Heterojen" bit toplulugu ifade ettigi g6rii~u bit kenara birakilirsa Hsiung-nu'Iann milliyeti uzerinde ileri sunilen fikirleri soyle ortaya koyabiliriz. Rahip Bicurin ve K. Shiratori; Mogoldur, St. Martin; Fin-Ugor'dur, J.De Guignes, J.Klaprothe, W.Eberhard ve P.Pelliot; Turk'tur diyorlar. Ashnda K. Shiratori Hsiung-nu'lan once Turk olarak kabul etmis, daha sonra Mogel olduklanna hukmetmistir. L.Ligeti, "Su halde Proto Hunlann daha Cin tarihinin en eski devirlerinde Cin'in Simalinde mi yasadiklan veyahutta oraya daha sonradan ID1 goc ettiklerini tayin etmek mumkun degildir. n diyerek Hsiung-nu'lann kimligini tesbit etmenin zor oldugunu belirtiyor. A. Von Gabain'in Turk~ogol kansimr olduklan fikri gercege en yakim gibi geliyorsa da B. Ogel, irklar arasmdaki boyle bir kansmamn Hun Devleti'nin kurulusundan sonra meydana geldigini ortaya koymus olmasr ve W. Eberhard'rn "Hsiung-nu kavimleri arasmdaki kuvvetli ahenk bize bunlan

Hiun-yu, Hun-yu ve sonrada Hien-yun seklinde Cin kaynaklannda

43

bir gruptan olarak tarutiyor ve Turkleri de biz bu kavimler arasmda goniyoruz. Buna mukabil acaba Hsiung-nu'lan, Turk olarak kabul etmek mumkun mil, degil mi sorusu haklanda muhakkak itirazlar yukselecektir. Benim icin burada hie supheye yer yoktur. Zira vaktiyle Hsiung-nu'Iann kultur maddeleri olarak nelerden bahsediliyorsa, bunlann tamarmyla aymlan, sonradan T'u-cue'Ierde goruluyor ki bizim, bu T'u-cue'Ierin "Turkler" oldugu konusunda hie suphemiz yoktur. Sonra butun Turkler icin bir hususiyet gosteren kurttan tureme efsanesi, Hsiung-nu'larda da vardir. Vine simdiye kadar tetkik edilegelen Hsiung-nu dili bakiyelerinin bugun bile Turkler arasmda kullaruldigi bu hakikati teyid eder". It Sonra sunu da ileri surebiliriz; Hsiung-nu'lardan olduklan muhakkak alan a§agl yukan yuz kabileden buyuk bir kisrm Turk idi. Bazisi ise Turk degildi sozleri Hsiung-nu'Iarm Turk olduklanni ortaya koyar. P. Pelliot'da en azmdan dil ve siyasi kadro itibariyle Hsiung-nu'lann Turk olduklanm israrla belirtmistir. Gercektende, Hsiung-nu'larm kurdugu siyasi birlikte Mogel, Tunguz gibi yabanci kavimler var ise de devleti kuran ve yiiriiten asil unsur Turktur. Bu kanaati dogrulayan bir cok deliller vardir. Her seyden evvel bu devlette bozkir kulturu hakim olup, G6k Tanri'ya inarulryor ve aile "baba hukuku" uzerine kurulu bulunuyordu. Yine Gy. Nemeth'e gore Hsiung-nu devletinde idareci ziimre ve hanedamn dili Turkce idi. Zaten bilinen ilk Hsiung-nu hukumdarlan, (Shan-yii'leri) Turklukleri kesinlikle isbat olunan Tu-ku (Tu-eu-e) kabilesindendirler. Cin kaynaklanrun Tuk-yu (Tu-ku/T'u-cue/Tu-cu-e) Ian da Hsiung-nu soyundan gostermeleri manidardir. Aynca an ehlilestirerek dunya tarihine hediye eden Turklerdir. Hsiung -nu' lard a at beslerne ve terbiyesi cok gelismis olmasma ragmen Mogel ve Tunguzlarda domuz (Donguz) besleyiciligi cok gelismis idi. Turkler bu devirlerde de domuzla ilgilenmemisler. Bunun yerine koyunla ilgilenmislerdir, G. Turukoglunun tabiri He "Bir Mogol'un zenginligi domuz sayisiyla olculurken, Turk'un zenginlik lH9llSii sahip oldugu koyun sayisidir. A. Von Gabain'in tesbitlerine gore Hsiung-nu Cin munasebetleri sebebiyle Cin yilliklannda zaptedilen bir cok kelime (Tann, Kut, B6rU, n, Ordu, Tug, Kilmc v.b.) Turk dilinin en eski yadigarlanndandir.
r1

44

D. HUN <;AGININ BASLANGICINDA DURUMU

ASYANIN SiYASi

Bir siyasi tesekkulun tarih sahnesine 91kl§11l1 ortaya koyabilmek 191n 0 siyasi tesekkulu meydana getiren kavmin komsulanyla olan munasebetlerini ve komsulannm dururnunu gayet iyi izah etmek gerekir. Zira bir siyasi tesekkul durup dururken ortaya cikmaz, bazi kavimler boyle bir tesekkul kurrnaya zorlarurlar veya sartlar ona bu imkarn hazirlar. Fakat, siyasi tesekknlun kurulusu ve yasamasi, anu meydana getiren kavrnin kabiliyetine baglidir. 0 zaman iste dunya ve Turk siyasi tarihinde buyuk bir onemi haiz olan Hunlann kabiliyetlerini gostermelerine zemin hazirlayan olaylar nelerdi? Yani, Hunlar hangi sartlarda boylesine buyuk bir siyasi tesekkul ortaya koyabilmislerdi? L. Rasonyi'ye gore, "Hunlann biiyiik basanlannm amilleri arasmda biiyiik bozkir (steppe) bolgesinin dogu kismmda onlarla tarih sahnesine cikan ath-gocebe tarzi basta gelir. Bunu daha iyi anJayabilmek icin Hunlann ortaya cikislanna kadar ki devreye, bilhassa siyasi olaylara iyi bakmak gerekir. Aym siyasi tesekkule muessir olan sebeplerin siyasi mi, okonomik mi, yoksa belirli bir ulkunun eseri mi oldugunu ortaya koymahyiz. Bu konuda D. AVCIOglu Sayle diyor: "Bozkirda siyasal birlikler olagannstu kosullarda meydana gelir. Hun siyasal birligi, zoria yeni otluk bulmak zorunlulugunun sonucudur". Bu goruste belirtilen sebeb, boy ve ozlerin meydana gelislerinde gecerli bir unsur olarak kabul edilebilir. Fakat, bu sebep, buyuk bir siyasi tesekkul meydana getirmede tek basma yeterli bir unsur olarak kabul edilemez. Yam, buyuk bir devletin kurulusunu hazirlayan ve saglayan sadece ekonomik sebepler degildir. Kaldi ki, Hun siyasi tarihi bit butun olarak incelendiginde daha baska sebeplerinde varhgi ve bunlann birinci sirayi aldigi gorulmektedir, Bu sebepler mevzu ilerledikce kendisini gosterecektir. Fakat su .kadannr belirtmeden gecemeyecegiz; Hun siyasi birliginin biiyiik bir devlet haline gelmesinde, Bagatir'm sahsmda belirginlik kazanan buyuk (Ama, suurlu bir seklide uygulanmaya konan) bir ulkumin siyasi rneseleleri 90k iyi degerlcndirerek kendisini gostermesinin onemi buyuknir. Tarihi bir yapan, bir de yazan milletler vardir. Tarihi yazan milletlerin varhklan, tarihi yapan milletleri iyr tammalanyla
II

45

mumkumdur. Zaten bunun icin tarih yazicihgma merak salmislardrr. Bu milletlerin basmda Cinliler gelir. Bu durumda, ister istemez Buyuk Hun devletini ortaya cikaran sebepleri ve bu dey letin kurulusunu Cin kaynaklanndan takip etmek zorundayiz. Fakat, bunu yaparken de sunu unutmamalryiz: Cinliler baska kavimlerin, bilhassa kuzeydeki kavimlerin tarihleriyle "kendi memleketi ve hiikiimdar hanedarumn tarihiyle baghhklan nisbetinde alakadar olmuslardir, Cunku, "tarih boyunca Cin'in basansi, karsismdaki dusmarn tammasiyla ilgilidir." i~te bu sebeplerle muracaat ettigimiz Cin kaynaklar, baslangicta Hunlardan oldukca az bahsederler. Bunun yarunda Hunlara akraba olduklanm sandigmuz Jung ve Ti'Ierle, daha pek cok kucuk kabile ve ikamet yerleri hakkmda bu kayitlarda bol bol bahsedilmistir. Elbetteki bu kavimler Cin kaynaklanna dump dururken girmemislerdir. Bu kavimler Cin'in kaderini degistirecek bir cok olaylara sebep olduklanndan dolayi Cin kaynaklanndan yer alabilmislerdir. Gercektende Cinlilerce "Kuzey barbarian" diye zikredilen bu Turk asilh kavimlerin yarunda, Turk olmayan (Tung-hu'Iar v.b. gibi) bir cok kavminde Cin'e akrnlarda bulundugunu, ve bu ulkede meydana gelen ic mucadelelere miidahale ettikleri gibi zaman zaman baski yapuklanm da biliyoruz. Hatta bu kavimlerden bazilan Cin'i tamamen ele gecirerek, bu ulkede uzun omurlu ve cok buyuk imparatorluklar dahi kurmuslardir. Bunlardan biri olan ve Wilhem adh bilgine gore Cin'in ve butun dogunun ih; bin yildan beri ideal olarak ozledigi devlet seklini saglayarak Dogu-Asya medeniyetinin fecrini tesekkul ettiren Chou (M.O 1150-259) hanedam, (Wilhem Buyuk Cin filozofu Meng-tse'ye dayanarak bu sulaleyi kuranlann batr barbarian oldugunu soylemistir.). Hunlardan hemen once 90k zayiflarms ve merkeziyetcilige dayanan iktidanm hice sayan 14 kadar buyuk derebeyligin mucadeleleri sonunda da yikilnnsu. (M.O 256) Bu derebeylikler ayru zamanda birbirleriyle de sonsuz bir rekabet ve korkunc bir mucadele icerisindeydiler. Bu mucadele sonucunda daha zayif olanlan yok olmus ve Cou (Chou) hanedarurun mulkunde; bugunku Sensi'de Tsin (Ts'in), Pekin civannda Yen, Hopei dolaylannda <;a'o, Santung'daTs'r, Konfucyus 'un vatamnda Lu, Honan'da Ts' en ve Ceng aileleri kendilerini gostermeye baslamislardi. Cin kayitlan bu matemli devreye (M.6 255222) "Harper Kralhklar "Muharip Devletler" devri" demislerdir, Bu kralhklar daha ilk mucadeleye basladiklan (M. 6 IV. asnn ilk ceyregi)
II

46

zamanlanndan itibaren kendi siyasiiktidarlarm kurabilmek icin kuzeydeki kavimlerden yardun almak yoluna gitmislerdir. Kuzeydeki kavimlerde boylece, Cin'de mey dana gelen olaylarda rol almaya baslamis oluyorlardi. Iste bu mucadele esnasmda sivrilen Tsin (Ch'in) ailesine karst daha once bahsettigimiz Yen, Ts'i, Cao, Han He Wei sulaleleri bir ittifak olusturarak kuzeydeki Hunlardan da yardun alrmslardi. Iste bu yardim anlasmasi M. o 318 yillanna rastlamakta olup Hunlar bundan sonra devamh surette Cin tarihinde yer almaya baslarmslardir, Zira, bu ittifak basanh olamamis ve Ts'in ailesi hepsine karst galip gelmisti.Fakat bu basansizhk Hunlar'm Cin'den ellerini cekmelerine sebep olmadigi gibi, bilakis Cin'In icindeki politik mucadelelerin ortaya cikardrgi durumdan azami istifade ederek, muazzam yagma akmlan duzenlemelerine sebep olmustur. Gittikce artan bu Hun baskisi mahalli hukumetleri, bilhassa Yen, Cao ve Ts' in iktidarlanmn meskun yerleri ve askeri yigmak bolgelerini surlarla cevirmelerine sebep olmustur. Hatta bunlardan Cao hanedam dusmamna, kendi silaluyla mukabele edebilmek icin ilk defa olarak klasik Cin savas techizat ve usuliinii birakarak Hunlannkine benzeyen ordular meydana getirmistik, Bu yenilik Cao hanedarumn basansma sebep olmus ve Hunlar bir muddet (in simrlanndan uzak kalmislardir. Fakat bu durum harper kralliklar devrinin sonlanna dogru ayakta kalan 7 fedoal beyligin, bu beyliklerden Ts'in'in (Ch'in) artan gucu karsismda yok olmalanna sebep olmustur, Boylelikle Konfucyus ve Lao-ce ile baslayarak ortaya cikan biiyuk mutefekkir ve filozoflann sayesinde Cin'de olusan fikir hayatmm ve Cin sanat tarihinin parlak devrelerinin yasandigi Chou sulalesi devri sona ererek (M. 0 256255) reformcu Ts'in (Ch'in ) hanedam devri baslamis oluyordu. E. Chavannes'e gore Turk alan Ts'in'ler eski feodal sistemin kalmnlanm tam amen yak ederek reformlarla yeni bir Cin cemiyeti olusturmaya calisirken, Cin'i de tek bir idare altmda toplanusn. (M.6 222-221) lste bu siilale zamamnda imparator Shih-huang-ti, daha once Cin'in kuzey eyaletlerindeki derebey lerin Hun baskisi sonunda meydana getirdikleri ve birbirleriyle alan mucadeleleri esnasmda da kullandiklan kalelerin ic kisimlanru yiktirarak elde enigi malzemelerle bu kalelerin dis sudan arasmdaki bosluk birbirine baglamak suretiyle meshur Cin seddini meydana getirmisti (M.0214) Bu seddin meydana getirilmesindeki tek amac Hun akmlanna karst Cin' i muhafaza etmekti.

47

Aynca bu imparator zamamnda hazirlanan ordular Mung T'ien komutasmda Hunlar'a karst hucuma gecerek Ordos bolgesini ve Hunlann Kuzey Cin smmnda meydana getirdikleri askeri garnizonlan ele gecirmislerdi, Daha soma Cin seddi kuleler ve karakollarla takviye edilerek ates v. s. gibi haberlesme araclany la Hun alanlanna karst cephe gerisinde zamamnda uyan tedbirleride almnnsti. Aynca bu karakollardan memleketin icine dogru uzanan asked yoUarda yaptmlmisur. Fakat butun bu tetbirler Hun akmlanm istenilen olcude onleyemedigi gibi, Cin'de de arzu edilen sulh ve sukunu saglayamamis, nitekim Ts' in hanedam Shihhuang-ti'nin olumunden hemen sonrada yikilarak (M.b.207) yerini yillarca suren kansikliklardan sonra meshur Han sulalesine birakmisn. (M.b.202, M.S. 220) Iste tam bu sirada Hun devletinde de bir saltanat degisikligi vuku bulmus ve Tannkut Bagatir Hun siyasi birliginin basma gecerek, (M.6.209) HUll tarihinin altm cagim baslatrmsti. M.O.IV ve III. asirlarda Cin'in durumu boyle iken Asya'da (Bilhassa Dogu Asya'da) durum ne idi? Bunu ogrenmek icin yine Cin kaynaklanna muracaat etmek zorundayiz, Bu kaynaklardan ogrendigimize gore, Asya'daki irili ufakh bircok Turk kavrninin yamnda Proto Mogollar'm bir baska adla Tung-hu (Tonguz) ve Yueh-chih (Yue-cijleri goruyoruz. M.O III. asnn sonlanna dogru Tung-hu'lar ve Yueh chih'lerin yamnda Turk kavimlerinden Hunlann da sivrilmeye basladigmi goruyoruz. Fakat, Hunlar Cin kaynaklanndan Shih-chi'ye gore dogulannda oturan Tung-hu ve guneylerinde oturan Yueh-chihlerden daha zayif idi. Bu ii~ kuvvetten en gU91ii olan Tung-hu'lann yamnda, bilhassa nufus yominden kalabalik olmalan sebebiyle Yueh Chih'lerde onemli bir kuvvet idiler.Bu son kuvvetin, yani, Yueh-chihlerin de Turk olduguna dair bircok delilerin bulundugunu B. Ogel haber vermektedir. Cin kaynakalannda "Dogu Barbarian" manasma gelen Tung-hu adi ise Proto Mogollar'm etnik adi olup, bu adm Turkce Tonguz (Domuz-donuz) un Cince isaretlerle yapilan bir transkripsiyonu vardir. Bu kavimler, bilhassa Hunlar Cini devamh baslalan altina almislar, iktisaden bu bereketli ulkeyi zaman zaman yagmaladiklan gibi firsat buldukca yerleserek kisa veya uzun omurlu iktidarlar da kurmuslardi. Goruldugu gibi Humann tarih sahnesinde olarak gorulmeye basladiklan M. 6 IV. ve bilhassa III. asirlarda kendilerinden baska u~ kuvvetli siyasi varhk daha mevcuttu. Bunlar Tung-hu'Iar, Cin'Iiler ve

48

Yueh-chih'ler E. BiLiNEN

olup siirekli birbirleriyle mucadele halindeydiler. iLK HUN HUKU"MDARI: T'OU-MAN (TUMAN)

T' ou-man (T'u-man/Tuman) Cin kaynaklanmn ismen verdikleri ilk Hun hukumdandir. Cin tarihcilerinin Hunlann hayatma karst duyduldan ilgi onunla baslar. Buna ragmen Cin kaynaklan T'ou-man'in ne zaman Hun Devleti'nin basma gectigini vermemislerdir, Cin kanaklanndan zikredilen bu Hun $an- yu' sunun adi ilk defa Turk tarihini derli toplu olarak bir araya getiren ve boylelikle Turk tarihinin gercek kurucusu alan meshur Fransiz sinologu I.De Guignes tarafindan "Teamanu seklinde okunmus ve bizde de Z. G6kalp, M.$.Giinaltay R. Nur gibi yazarlaruruz bu ismi benimsemislerdir. Bu isim halkmuz arasinda tutulmus, hatta bircok vatandasmuzm ad veya soyadi olmustur. J. De Guignes bu testinde tamamen mazurdur. Cunku 0' nun zamamnda Cin arasnrmalan henuz simdiki kadar ilerlememisti. Fakat, daha sonraki devirlerde de bu isim banh bilginlerce baska baska okunmustur. Mesela: De Groot "T'o-ban" Parker "Deu-man" . W. Eberhard "T'ou-man", Bicurin "Tuman" seklinde okumuslardir. Bizde de, Z.V. Togan "Tumen" seklinde, R.N. Orkun "I''ou-man" S.M. Arsal "Tuman" veyahut "Tumen" seklinde olmasi gerektigi uzerinde durmuslardir, Bunlar Cince bilmediklerinden banh bilginlerin okuduklan sekiller uzerinde bu sonuclara varrmslardir. Cince bilen Turk bilgini. B.Ogel'e gore; bugunku Sinoloji ilmi bu adm "T' ou-man" oldugunu ortaya koymustur, "Buda herhalde eski Turkce "Tuman" ve bugunku Turkcemizdeki dumandan baska bir sey degildir. Gercekten de daha sonraki devirlerde bu ada rastlamaktayiz, Gokturk Devlet'nin kurucusu Bumm Kagan'm ad! Cin kaynaklannda T'u-men" olarak yazildigi gibi Uygurlarda da kisi ad! olarak gorulmektedir. (Radloff'un tesbiti) Bu sebeple Asya Hun Devleti'nin siyasi tarihini verirken G. Turukoglu, Turkili Devleti'nin ilk iktidan saydigr bu devlet icin "Turnanogullan (Hun Cagi)" bashgnu ~11aIUQ11~tlr. Tuman (T' ou-man/T'uman/Duman) devrinde Hunlar; Cinlilerin disiplinsiz ve kansik durumlanndan yararlanarak, az once Imparator Shih-huang-ti zamamnda Mung- T'ien tarafmdan zaptedilen arazileri tekrar ele gecirerek San nehrin otesinde butun Ordos 'u ellerine
II

49

gecirmislerdir. Tuman ele gecirdigi bu bolgede Cin'e alan yapabilmek icin ozel kale ve garnizonlar kurdurmustu, Bu kalelerden bir tanesi San nehrin Kuzeybati kivnrrunda yer almaktadir. Ashnda "Cin'in kuzeybati kesimleri Mete'nin babasi Tuman Han'm bir yurdu idi. Tuman'm hayatmm son devirleri ile oglu Baganr'm tahta gecisi mitolojik bir huviyetle bize kadar (Cin kaynaklannca) intikal etmistir. Cin kaynagi Shih-chi'de mevcut alan efsaneye gore. Tuman cok sevdigi cariyelerinin birinden alan bir diger evladrm yerine San-yu olarak birakmak istemektedir. Fakat, buyuk oglu Bagatrr resmen veliaht olup, bu hususta onemli bir engel teskil etmektedir. Tuman bu engeli ortadan kaldirmak icin, O'nu ipek yolu ile bereketli topraklan ellerinde tutan guclu Yuehchih'Iere rehin olarak gonderir. Arkasmdan da ordusuyla Yueh-chi (Yuecijlere saldmr. Amaci Yue-cilere ustunluk kurmak olmayip, onlann Bagatir't oldurmelerini saglamaknr. Bunu farkeden Bagatir cok hizh kosan anna binerek Yue-cilerin elinden kacmayi basanr ve yurduna, babasmm yaruna doner, O'nu goren Tuman giiya 90k sevinir ve birazda taltif mahiyetinde olmak iizere ath bir tumenin basma komutan olarak tayin eder. Bilindigi gibi Turklerde tiimen 10. 000 kisiden mutesekkildir. D.AvCIOglu "Her ne kadar kaynaklar onun bagimh biiyiik boy ve budunlann saglayacaklan kabile askerleri dismda 10. 000 askerlik kisisel bir guce (Hassa Tumeni) sahip oldugunu yazarlarsa da bu sayiya inanmak guctur. Zira 1500 yil sonra dahi Cin' den A vrupa iclerine uzanan en buyuk gocebe imparatorlugunun kurucusu Cengiz Han'm dahi hassa ordusu 10. 000 kisiden ibarettir." diyerek bu sayiya itiraz etmekte ve Bagatir'rn Tuman'm hassa kuvvetinedayandigim, T'u-ku boyuna dayanan bu kuvvetin de birkac yuz kisi oldugunu soylemektedir, Daha 0 zaman bile 400-500.000 kisilik ordu cikarabilen Cin'e karst, kansikliklara ragmen basan saglayan ve toprak ele geciren Tuman' In hassa kuvvetinin birkac yuz kisi olacagi inandmci degildir. Cin' e saldirabilecek guce sahip bir San-yu'nun heran emrinde 10.000 kisilik degil 40-50.000 kisilik bir kuvvetin varoldugu dusunulmelidir. Daha sonralan Baganr'm 320400.000 kisilik ordulara komuta ennis olmasi 0 zaman icin 10.000 kisinin 90k gorulmemesini gerektirir. 10.000 kisilik bir giice sahip olan Bagatir'm ilk isi, ordusunu sOObir disipline almak oldu. Aynca vizlayan bir ok ieat ederek ordusunu bununla techiz etti. Vizlayan oklar kemik bir ok ucuna delikler acmak suretiy Ie yapihrdi, Bu okun isaret vermek veya

50

icin Osmanhlarda da "Cavus oku" adi altmda kullamldrguu bilmekteyiz. Bagatir'm ilk hedefi disiplinli bir ordu viicuda getinnekti. Bu disiplini kontrol icin, kendi atma nisan ahp, ordusuna da aym hedefe ans yapmalan icin emri vermistir. Kendisine uymayan veya gecikenleri hemen orada oldurtmustur. Ayru seyi bir baska gun en sevdigi cariyesi ve bir baska au uzerinde deneyerek istedigi neticeyi almistir . Artik ordusunun istedigi duruma geldigini anlayan Bagatir, bir surek avi sirasmda okunu babasma dogrultunca butun ordu oklanrn Tuman'm uzerine bosalrms ve Tuman cok sevdigi cariyesi He birlikte hayatim kaybetmistir. Boylece Hun tahnna Baganr gecmistir. (M.6.209) Hikayeyi inandmci bulmayan D. Avcioglu boy. ve budun ileri gelenlerinin onayi olmadan boyle bir oldu bitti ile Baganr'm basa gecmesinin imkaru olmadignu, zira: hemen karst ayaklanmalann ve cozulmelenn baslayabilecegini, dolayisiyla boy ve budun arasmda San-yu Tuman' a karst sebebi bilinmeyen ciddi bir hosnutsuzlugun varhgindan bahsederek yeteneklerini isbatlayan Bagatir'a boy ve budun ileri gelenlerinin onaylanmn iktidar olma imkamm sagladignu ileri surer. Baganr't 90k gaddar ve merhametsiz, fakat cesur ve maharetli bulan L.Ligeti, "azmi ve kana susarms gaddarhgr kendisini yine de babasinm tahnna cikarnusu. Bu suretle Asya Hunlanmn Attila' SI Mao-tun (Bagatir) olmustur. Mao-tun'un tahta cikmasi etrafmda efsaneler turemis ve ozanlann bu geveze sarkilan " buyuk Cin seddinin otesine kadar ulasmisttr. Hatiralanru, Cinlilerin hassaten kuru ve bazen kasvetli tarihi eserleri bile muhafaza etmistir, Cin hikayelerinin sade ve epik dalgalan arasmdan, imparatorluk kuran buyuk hiikiimdann icraan hakkmdaki Hun turkulerini sanki haia duyar gibi oluyoruz" dedikten sonra yukanda bizimde verdigimiz efsaneyi ozetleyerek "Nihayet suvarilerinin ok yagmurunu babasi T'ou-man Sanyu'nun iizerine savurdu; Onunla birlikte gene kansi ile ogluda telef oldu ki, bu sonuncusunun hatm icin Maotun'u bertaraf etmeyi dusunmuslerdi, Karst gelen herkes onlann (Bagatir'Ia birlikte anna ve kansma ok atmayan veya tereddut edenleri kastediyor) akibetine ugradi" diyor. Goriildiigu gibi DvAvcroglu'nun soylemek istedigi sekilde olmasa bile, Bagatir'a karst yinede bir ayaklanma soz konusu olup, netice vermemistir.
II

yon gostermek

51

G. Turukoglu' da tarihle efsanenin icice girdigi bu metine itiraz edenlerdendir. G. Turukoglu'na gore, rehin venne zayif kabileler icin soz konusudur. Ts'in (Ch'in) sulalesi tarafmdan Ordos'un geri almmasi Tuman'r gii~ duruma dusurmusntr. Tuman iki guch; rakibinden (Tung-hu veYue-ci) daha tehlikeli buldugu Yue-ci'lerin bir saldmsim onlemek icin veliaht oglunu onlara rehin olarak gonderir. Buna ragmen Yue-ci taarruzunun muhakkak oldugunu sezen Bagatir, kurtulusu yurduna kacmakta bulur ve basansmdan oturude babasi tarafmdan odullendirilir. Bu durumda metinde verilen Tuman'm oglunu oldurtme plaru efsaneden baska birsey degildir. Zira Tuman oglunu oldurtmek icin tehlikeli ve dolambacli yollar yerine daha kestirme ve emin yollan tercih edebilirdi. Tarihin ezeli bir kanununa gore zayrf kuvvetliye her ne suretle olursa olsun saldirmaz. Ancak kuvvetli zayifa saldmr. Gercektende karsismdaki dusmanm gucuml bilen bir hukumdar, boyle bir yola basvurmaz. Nitekim daha sonra Baganr Tung-hu'Iara karst onlann seviyesine gelinceye kadar taviz vermis, kendini guclu hissedince de bastirrmsti. Cunku, metinde izah edildigl sekilde Bagatir'm oldurulerek ortadan kaldmlmasi ve diger oglunun tahta gecmesini saglamak icin Turnan'rn guttiigti siyaset bizcede cok hatahdir. Bunu Tuman'rn da hesaplanus olmasi gerekir. Zira gii~lii bir dusmana. Aynca G. Turukogluna gore; Tuman'rn plam suya dusunce ogluna 10.000 kisilik bir kuvvet vermez. Cunku bu kuvvet 0 zaman icin 90k onemli ve kendisi acismdan da tehlikelidir. Bu durumda Tuman'm deli olmasi gerekir. Tuman ise deli olmadigi gibi, Bagatir'da kendisini yok etmek isteyen birinin yamna kacmaz. Madem ki kendisi yok edilmek isteniliyor, bunun da farkmda; 0 zaman Hunlar haklanda iyi dusunmeyen bir baska komsuya (Mesela, Tung-hu'lara) kacabilir, Oradan saltanat iddiasrru surdurebilirdi? Bunun ornekleri Orta Asya Turk tarihinde pek coktur. Bu durumda devletini tehlikede, babasim da ehliyetsiz goren Baganr'm onunde iki yol vardi, Ya babasimn olumunu bekleyerek iktidan normal yoldan ele almak, ya da devletini kurtarmak icin kendine alan guveninden dolayi once babasim tasfiye ederek Yue-ci ve Tung-hu tehlikcsine zamamnda mudahale etmektir. Bagatir bu yollardan ikincisini secmistir." Belki bu yoIu denerken D. Avcioglu'nun bahsettigi sekilde Tuman'a karst varolan bir hosnutsuzluktan da istifade etmis olabilir. Turk Tarihinde bircok motifini gordiigiimiiz (Oguz Han'da, Manas

52

Destam'nda) babayi oldurerek tahta cikma olayim S. Freud'un Odip kompleksiyle izah ettigini bildiren B.Ogel, Tuman'm cariyesinden olan bir cocugu basa getirmek istemesiyle toreye karst geldigini, bu sebeple Baganr'rn duruma mudahale hakkim kazandigmi, fakat tabii olarak bunun bir efsane ve Turk Mitolojisinin bir parcasi oldugunu belirttikten sonra "Bilindigi uzere Oguz Handa musluman olmak istemeyen babasma boyle yaprmsti, Aslmda ne Oguz Han, ne de Mete babalanm oldurmus olmazlardi, Fakat, Turk Mitolojisi SU9 ve cezayi tartiyor ve boyle bir sonuca vanyordu." demektedir. Belki, Turk Mitolojisinin Tuman'a yukledigi SU9, O'nun Baganr'rn yamnda daha ehliyetsiz olusudur. Fakat ne sebeple ve nasil olursa olsun Baganr babasnu tasfiye ederek iktidar sahibi olmus ve Turk milletini belki de yok olmaktan kurtarrmsnr.

III.
(HUN DEVLETiNiN A. MAO-TUN/

BOLUM
DONEMi)

KURULU~U VE WKSELl\1E

BAGATIR DEVRi (M.O.209-174)

M.O. III. asnn sonlanna dogru Turkistan buyuk olaylara hazirlanryordu. Bu zamana kadar kendi kabuguna cekilen Cinliler gozlerini Kuzey-banya dikmisler ve neler oldugunu hayal meyal da olsa secmeye cahsryorlardi, Iste bu yuzyilda Cin tarihleri efsane ile gercek arasmda bazi onemli seyler soylemek istiyorlardi. Fakat olup bitenleri kendileri de henuz pek iyi anlayamarmslardi. Ama soylemek istediklerinde Turkistan'dan kopup gelen korkunc bir selin sesleri vardi. Gerci Cinliler Orta Asya'dan gelen pek 90k akmlar gormuslerdi. Fakat, asil admm "Baganr" yani "Bahadir" olmasi gereken Mao-tun bir baska tehlike idi. Zira Mao-tun'un ortaya cikmasi He Cinlilerin dunya gorusu de temelinden sarsilmaya basladi. 0 zamana kadar Cinliye gore kendi dey leti tek ve diinyarun ortasmda idi. Diger milletler barbar ve vahsi olmakla beraber Cini bir halka gibi ceviriyorlardi, Cinli bugiin bile kendi memleketine Chungkuo: Orta Memleket-Orta Devlet der. Halbuki Baganr, Cin' in yarunda daha kuvvetli ve duzenli bir Hun Devleti meydana getirmisti, Bu durumda yeryuzunde en guclu devlet olarak yalrnz Cin degil, hemen onun yamnda bir de Hun Devleti vardr. Bu suretle yeryuzundeki Orta devlet ikilesmis oluyordu. Cinlinin felsefesini temellerinden sarsan bu olay onu pratikte bircok yeni siyaset ve stratejiler uygulamaya sevketti. Cinlinin uygulayacagi siyaset ve stratejiler karsismdaki dusmam tamyabildigi olcude basanh olacakti. Zaten Cinlinin tarih boyunca basansi buna baghdir. Bu sebeple bayal alemini birakan Cinliler, gencliginde Cin icin bir tehlike teskil etmeyen Bagatir'm bu doneme ait hayatuu duyabildikleri olcude bir masal veya bikaye seklinde anlatirlarken, O'nun Cin'e yapngi seferlerden sonra bizzat gorerek daha genis ve sag-lam bilgiler top lama yoluna gitmislerdir. Bu da meshur Cin tarih yazicihgmm baslamasina vesile olmustur. Daha once ince damarlar seklinde yazih kayitlara (Cin kayitlanna) gecen Orta Asya Turk tarihi, Baganr'dan itibaren gur bir kaynak gorunnisunu alnus ve bu durum M.S. VIII. asra kadar devam edegelmistir. Bu devirlerden kalma TUrk yazih belgelerinin olmayisi bizi, M. S .VIII. yy.' a kadar olan Orta Asya Turk

54 tarihini, (arkeolojik buluntular haric tutulursa) bilhassa siyasi tarihini (in kaynaklanndan vennek zorunda birakmisnr. a. Mete Ad! Meselesi: Cin kaynaklanndan (Shih-chi) bahsedilen bu buyuk Turk Hukumdanmn adi, babasmm admda oldugu gibi cesitli sekillerde okunmustur, Bu ismi ilk defa J.De Guignes "Mei-dei" (Meitei) seklinde okumus, Turk tahircileri de bunu dogrudan dogruya "Mete" seklinde alrruslardrr. Ingiliz transkripsiyonunda "Mao-tun" olarak okunan bu adi: D Herbolet "Mathe", F.Hirth onceleri "Moydon", W.Eberhard Mao-tun ", H.Parker "Baghdur, Mao-tun veya Mete", J. Macgowan "Mao-tun", J. Anne-Marie "Mete" seklinde okumuslardir. Bizde Cinceye vakif olmayan tarihci ve yazarlanmiz banli bilginlere dayanarak bu adi tesbite cahsnuslardir. Bunlardan M.S. Gunaltay; R.Nur, Z.V. Togan, N.AtSlZ, "Mete", Z.Gokalp; "Mete" veya "Mote", uzun yillar Turkiye 'de cahsan L. Rasonyi ve R.N. Orkun; "Mao-tun" seklinde kullannuslardir. N . AtSIZ "Mete, Made, Mado, Madok" sekillerinde okunabilen bu adm Turkce Batur (Kahraman) veya Matur (Guzel) olmasi ihtimali'' uzerinde durmustur. Bizde ilk defa bugunkii kabul edilen sekline uygun bir tarzda bu ad uzerinde S.M. Arsal durmu§tur.S.M. Arsal, "Mete=Mote" admm' Turkce bir kelimenin Cinlilerce bir telaffuzu oldugunu, bu adm Bagatir olmasi gerektigini, Cin kaynaklanrun daha sonraki bir Turk reisinin unvanmin Mo-ho-tu seklinde kaydettiklerini, Mo-hu-tu'nun da E. Chavannes tarafindan Turkce Bagatir kelimesinin Cince telaffuzundan baska bir sey olmadigimn ortaya konuldugunu belirtmistir. Fakat; konuyu bugunku kabul edildigi sekilde ortaya koyan B.Ogel'dir. B.Ogel, I.De Gaignes'in Mete (Mei-dei/ Mei-tei) seklinde okudugu bu adi Alman Sinologu. Hirth'in bulusuna day anarak soyle izah etmektedir. Halbuki bugun modern Cin dilinin kurallanna gore bu Cince isaretleri Mao-tun yani Mao-dun seklinde okumaktayiz. Elbetteki bu okunus, ayru Cin isaretlerinin bugunku Cin telaffuzuna gore seslendirilmis bir sekli idi. Ayru isaretler Mete cagmda ise Bak-tut seklinde okunurdu. Cinliler kelime sonundaki "r" sesini okuyamazlar ve bu sesi Itt" sekline sokarlardi. Oyle anlasihyor ki Mete'nin esas adi da eski Turkcedeki "Bagatur" ve Orta Turkcedeki "Bahadrr'dan baska bir sey degildir, Bu guzel bulus Alman Sinologu FvHirth'e aittir. M.Koymen'in yapngi
tI II
It

55

doktora tezinden Baganr'rn "cesur, kahraman, alp" manalanna geldigini ogreniyoruz. Bu durumda Mao-Hun'un ozellikleri isminde de tebaruz etmis oluyor ki, biz bu sebeple bu Hun huktimdannm admi bundan boyle Bagatir olarak belirtecegiz. Oguz Han destanlan ile Bagatir'm Cin kaynaklannda verilen genclik hikayesi yerli ve yabanci pekcok Him adamnun dikkatini cekmistir. Bu hususta Oguz Han'm Bagatir oldugugunu soyleyenler bulundugu gibi Oguz Han'! daha baska tarihi Turk ve baska milletlerin buyuklerinin sahsmda arayanlar da olmustur. Biz bu konuyu derinlemesine incelemektense bir fikir verebilmek amaciyla konu hakkindaki gorusleri vermeyi daha uygun bulduk. I.De. Guignes, Mete'nin (Baganr) Oguz Han'a benzedigini buyuk bir ihtiyatla soylemisti. Fakat Rus Sinologu N.Y. Bicurin (Yakinef) bu iki hiikiimdann aym olabilecegini kesin olarak one surdu, Daha sonra B. Ogelin tabiriyle kesif sevdasma dusen bazi bilginler, mesela; W.Radloff, Oguz Kagan veya Oguz Han Uygur Kagam Bogu-Tekin ve Bogu-Kagan olmahdrr derken, J. Marquart Cingiz olabilecegini ileri surerek Oguz Han'ln ilkel Mogol efsanelerindeki Kirey Han ile Uhu-Bama Han'a benzetmistir. Bizim yukandaki bilgileri kendisinden aktardrgnmz B. Ogel eserinde devamla bilhassa Potanin'in g6rii~i.iicin "her tiirlii dl§ tesirlerin girdigi bu iptidai Mogollann masal kahramanlanna bir deviet ve imparatorluk efsanesi alan Oguz Han destamrun nasil benzetildigine pek akil ermiyor. Mogol Imparatorlugunun resmi tarihcisi olan Resideddin bile Cingiz Han'm atalanndan once Oguz destarum kitabmm basma koymus ve bununla Mogollan bile memnun etmisti. Boyle ileri geri konusmak bilgi noksamndan ileri gelen seylerdi demektedir. Oguz Han'm Bagatir oldugu fikri, bizim tarihci ve yazarlanrmzm cogunlugu tarafmdan da kabul edilmis gorulmektedir. Sayle ki: bizde bilhassa ban kaynaklanna dayanarak ilk defa bir Umumi Turk Tarihi meydana getirmeye cahsan Suleyman Husnu pasa "Tarih-i Alem" adh kitabmm Tevaif-i Turk Bolumunde Oguz Destamru bugunku bilinen sekle yakm bir tarzda verdikten soma "Bu rivayetler, Salif-i Selatin-i Haverezim" den ve Cengiz soyundan Ebu'l Gazi Bahadir Han'm "Secere-i Tiirkisi 11 He Mirhond, Bayzavi tarihlerinin ve musyu Herbelot
II

h. Baganr-Oguz Han Meselesi

56

(D'Herbelot)'in cern ittigi Vekayi-i sarkiye ile "Hun Tarihi" miiellifi musyo Dojogni (De Guignes) run hulasa-i malumatidrr. demektir. I.De. Guignes 'den istifade ettigini bildiren yazar, eserinin bu bolurminde Baganr'dan (Mete) hie soz etmedigi gibi, I.De. Guignes vasitasiyla istifade ettigi Cin kaynaklanndaki Bagatir'Ia ilgili boltimleri de tamamen Oguz de stamm tamamlar mahiyette kullanmisnr. Baganr (Mete) ismine yer vermeyen yazar, bunun yerine hep Oguz ismini kul1anml~tlr.· ZiGokalp; Milli Tetebbular Mecmuasi'nm I. cildinde yaymladigi "Eski Tiirlerde Mantiki Tenazurlar" adh makalesinde bu konuyu daha genis olarak ele alnus ve Bicurin'den habersiz olarak Mete He Oguz Han'in ayru kimse olabilecegini ileri surmustu Yine Z. Gokalp bir eserinde "goruluyor ki "Oguz Han" He "Mete" ordusunu kuvvetlendinnek icin ishk calan gayet muthis bir ok icat etmis ve ordusunu bu ok ile teslih etmis. "Oguz Han'a" gelince, bunun ismi olan "Oguz" kelimesi "ok" ve "uz" tabirlerinden miirekkeptir. Binaenaleyh, bu tabirin manasi "Ok Eri" yahut "Ok Asiretleri" dir. "Mete" nin "Ok Eri" olmasi meshur ishk calan "Ok" u icad etmesinden dolayidrr. Oguzlann da bu adi almalan :!Mete"nin tesis ettigi yirmidort tumen'in torunlan olmalanndandir. Ihtimal ki, "Mete" daha 0 zamanda ordusuna "Ok erieri, okcular" admi koymustur ... "Oguz Han" ile "Mete" nin ayru sahsiyet olduguna baska delilde vardir. "Oguz Han babasi He harp ennis ve babasi bu harpte maktul du§mu§, "Mete" de Cin tarihlerine gore, babasi ile harp etmis ve babasmi oldurmustur . ilk vak'ada da evlat ile babarun arasnu acan bir anne yahut uvey annedir. Bundan baska Mete He 1I0guZ Han" In ayru milletlerle muharabe etmeleri ve butun Tiirk illerini bir hakimiyet altina tophyarak bir Turan ilhanbgl1! vucuda getinneleridir. Sonunda ikisinin de yeni bir din ve yeni bir yasa tesis ederek meydana cikmalandir. demektedir . Daha soma ZiGokalp "Oguzlar Milli menkibelerinde "Oguz Han" adh bir kahramamn icraatim terennum ederler ki "kitap-i Dede Korkut" daki "Bogac" adli kahramamn da ayru sahsiyet oldugu babasiyla olan miicadelesinden anlasihyor" dedikten soma I.De Guignes'in Oguz Han'rn Mete oldugu iddiasnu ele alarak yukandaki sundugumuz goruslerini dart madde de toplamis ve bu mukayeselerin Oguz Han' m Mete oldugu fikrini kesinlikle isbatladigmi belirtmistir S. M. Arsal' dan ve B. Ogel' den
II II
If

II

II

II .

57

ogrendigimize gore Bicurin'de Oguz'un Mete oldugunu Z. Gokalp'in


yukanda sundugumuz goruslerindeki gerekcelere dayanarak ileri surmustur. Iste, Turk Tarihi ve Hukuk adh kitabinda Bicuri 'nin bu gerekcelerini dart maddey Ie ozetleyen S. M. Arsal "Oguz Han gercekten de Mete'midir? Bugun bu mesele kati olarak halledilmis sayilmaz, Fakat bu fikri red etmek icin delil yoktur. Bicurin'in fikrinin dogru olmasi 90k muhtemeldir. demektedir. M. S. Gunaltay eserinin "Mete Tanju veya Oguz Han" bashgmr verdigi bolumde "Cin tarihlerinde (Mete) Tanju'ya dair verilen malumatla destan-l milli'nin Oguz Han'a isnad ettigi menkiibe arasmda buyuk bir mutabakat gorulmektedir. U sture vi destanlann ekseriya bir hakikat-i tarihiyeden dogmus olduklanm nazan itibara alirsak, asirlardan beri hanra-i ihtisarm elsine-i halkta hifz ve nakl edile gelmekte olan Oguz Han'm Cinlilerin (Mete) Tanju dedikleri basbug oldugunu kabul edebiliriz demektedir.
II If

Onceleri
R.Nur'un

II

Oguz Han Makedonyah Buyuk Iskender olabilir" diyen

daha sonra "Mete Han, Oguz Han, degildir. Oguzla babasim oldurmek vakiasi benzeyisi varsa da yalrnz bu, bu iki sahsiyeti birlestirmeye kafi degildir. Adca hie, hatta hece degil bit harf benzeyisleri yoktur. Tarihce de oyledir. Oguz, Mete'den pek eskidir. Bu eski mitoloji bulutlan icindeki Oguz'umuzu oylece muhafaza edelim. 0, Turk'un kendisinin ve tarihinin buyuklugu timsalidir. Mete, Turk'un pek ulu padisahlanndandir. demesine karsilik, Z.V.Togan, Oguz Han'rn Mete (Moton) olduguna dair O. Lattimore 'un E. Chavannes'e dayanarak yeni deliller buldugunu bildirmektedir. Aynca Z. V. Togan "Mete fiitiihatlan ve teskilatcrhgi sayesinde tarihin buyuk sahsiyetlerinden biri sifanyla Cin kaynaklannda yad olunuyor. Oguz destanlannda Oguz Han ismi altmda zikrediIen Turk hukumdanna ait hatiralann da oldugu suphesidir. Babasnn av sirasmda oldurerek Han olma motifinin Karahanhlarda yasadigi Bugra Han rivayetinden de anlasihyor. Bunun babasi Karahan oldugu gibi efsanevi Oguz'un babasmm da Karahan olmasi ve Onasya seferine ait teferruat Mete destamna Karahanhlann ceddi olan Tunga Alp (Afrasyab /Alp Er Tunga) destamndan gel en motifler olsa gerektir" "Oguz rivayetleri bir kac fatihin, mesela Doguda Mete' nin, Banda Afrasyab (Tunga Alp )In ve belki de Attila' run futuhatma ait destanlann bir araya getirilen sekli gibi gorunuyor."
t! 11

58

demektedir. Bu konulann kultur tarihimizin en buyuk meselelerinden birisi olmasi sebebiyle Z. V. Togan'rn yukandaki goruslerini derinlemesine bir tahlile tabi tutamayacagiz, fakat; anlasilan 0 ki, Z. v .Togan en azmdan Mete ile Oguz destanlan arasmda bir iliskinin oldugunu, hatta Oguz'un Mete olabilecegini kabullenmektedir. Bu konuda daha baska fikir bey an edenlerden M. E. Koprulu (Tiirkiye Tarihi. s. 57) Uygurca metinde eksik olan bu mukaddime, Oguz'un Mete oldugunu pek iyi gostermektedir. liN. AtSlZ (Turk Edebiyati Tarihi, adli eserinin s.26) "mda Destandaki Oguz Han'la babasi Kara Hun Hun tarahinde gordugumuz Mete (Motun) He babasi Tuman Yabgu' dan baskasi olamaz. demektedir. O.Turan, "Oguz Han veya Irani adi He Afrasyab neslinden gelen Selcuklular. "Cihangir Oguz Han ile babasi Kara-han arasmda vuk:u bulan mucadele, M. (). III. asir sonlannda Hun imparatoru olan Mete (Modun) ile babasi, Tuman arasmdaki savasm destani bir in'ikasmdan baska bir sey degildir. .. Biiyiik Hun Tanyu'su Mete'nin destanda Oguz Han oldugunu gosteren baska saglam deliller de vardrr. " demektedirler. Bunlardan sadece O. Turan, Oguz Han'la Afrasyabi, dolayisiyla Mete'yi de Afrasyab'la birlestirmistir ki, bu husus hemen dikkatimizi cekiyor. Kanaatimiz 0 ki; Afrasyab (Alp Er Tunga) destam ile Oguz destam tamamen ayn iki destan olup, daha sonraki devirlerde birbirlerinden cesitli motifler alnus olabilirler. Bu konuda en muafik goru§ bizce B. Ogel' in gOrii§iidur. 644 sayfahk eserinin 273 sayfasmi Oguz destaruru incelenmesine ayiran B. Ogel, J. De Guignes' in gorusum! verdikten soma birbirlerinden habersiz hemen hemen ayru seyleri soyleyen Bicurin ve Z. Gokalp'rn fikirleri icin Bizce bu iki nazariye en mannki ve akli olan fikirlerdi. Bununla beraber kitabnnizda daima ileri surmus oldugumuz §U gorusumuz, bunlardan kesin oIarak aynlrmstir: Bize gore Oguz Han efsanesi, Mete 'den de once Orta Asya'da yasiyordu. Bu eski inams biraz degistirilerek, esasen Cin kaynaklannda da efsane seklinde anlatilan Mete' nin gencligine de yakistmlmrs olabilirdi, diyerek bu arada kendi gorii~iinii de ortaya koymustur. Konu uzerinde en son arasnrmayi yapan G. Turukoglu, bizimde btiyiik olcude kullandrgnmz malzemeyi kullanarak neticede Oguz destamndaki Oguz Kagan veya Oguz Han' In hangi tarihi sahsiyet olabilecegi hakkmda gorusleri (1. Milliyet yonunden, 2. Zaman yonunden, 3. Turk soyu yonunden) lie; ana grupta toplanus ve "Bu
II •••

II

It

II

59

konuda simdilik soy lenebilecek en dogru soz en akli ve en mantiki hiikiim: S.M. Arsal'in dedigi sekilde Oguz Han'rn "Mete" oldugu hakkindaki fikri reddetmek icin elde deliI olmadigmdan bu fikrin dogru olmasmm 90k muhtemel bulunmasi: B. Ogel'in soyledigi sekilde de Mete ile Oguz Han'm aym kimse olabilecegi hakkmdaki nazariyenin en mannki ve en akli olan fikir olmasidir seklinde bir sonuca ulasmistir. Bilhassa son zamanlarda bazi gazete ve dergilerde Oguz Han'i Kuran-l Kerim'de adr gecen Zulkarneyn'le birlestirmek isteyen yazilara da rastlamaktayiz. Maalesef butun arasnrmalanmtza ragmen adi gecen dergi ve gazeteleri tesbit edemedik. Fakat; bit fikir verebilmek icin soz konusu ettigimiz bu goruslerin tarihi belgelerden ziyade akli ve mannki sebeplere dayandtgim da hemen belirtmek gerekir.
If
II

B. MAO-TUN'UN

stvxst

FAALiYETLERi

Hun tarihinin oldugu kadar Turk tarihininde en buyuk sahsiyetlerinden olan Baganr, iistiin vasiflarda yaraulnus biri idi. Daha veliahthgi sirasinda devletinin kotu gelecegini tesbit etmis, bu sebeple de en az komsulan kadar gii91u bit devIet olabilmenin yollanm aramisti . . Baganr'rn bu cahsmalan kisa zamanda meyvesini vermis ve O'nu iktidann sahibi kilnnsu. Hun yurdunda meydana gelen bu iktidar degi§ikligi hemen komsu devletlerin istahlanm kabartnus ise de, icislerini ve teskilatmi suratle duzeltmek geregini duyan Bagatir'in zamana ihtiyaci vardi. Cesitli tavizlerle bu zamam kazanmasim bilen Bagatir'm amacma ulasmak icin belirli bir plan dahilinde hareket ettigi gorusunde olan1ar vardir. Baganr'm faaliyetleriniuc ana grupta toplayan bu gorii§u bizde :benimsedigimizden konuyu adr gecen gorU§ cercevesinde inceleyecegiz, a.Dogu veya Tung-hu (Tunguz Seferi): Cin kaynagi Shih-chi'de teferruanyla anlanlan bu sefere Baganr'i adeta Tung-hu'lann kendileri zorlarmslardr. Gobi'den Mancurya'ya hatta, Kuzey Kore'ye kadar olan topraklar uzerinde hukum suren Tung-hu/Tunguz (Mogel kabileler birligi) lar Bagatir iktidara gectiginde epey guclu idiler. bu sebeple Hun yurduna saldirmak icin adeta bahane anyorlardi. Bu tutumlannda Bagatir'r taruyamamalanrun da onemli rolu vardir, Fakat Bagatir dusmamm gayet iyi tammaktadrr. Bu sebeple Tunguz'lann toreye

60

uymayan ve her kesimden Turk'un kolaylikla infialine sebep olabilecek tarzdaki isteklerine ilk zamanlarda bunm muhalefetlere karst bep olumlu cevap vermistir, Halbuki Tiirk'lerde tore cok onemlidir. Nitekim kendisinden XVII. asir sonra torunlanndan Fatih, Memluk Sultaruna toreyi hanrlatarak Osmanli askerlerinin kellesi ile Kahire' de cevgan oynanmasi meselesi uzerine sefer tertip etme hazirhklanna girisecektir. Fakat, Fatih'teki imkan Bagatir'da yoktur. 0 imkanlanru kendisi hazirhyacakdrr. Bunun icinde zamana ihtiyaci vardir. Iste bu zamam kazanabilmek icin G. Turukoglu'nun "biiyiik sahsiyetlere has bir ozellik" diye yorumladigr sabnru gostermis, Tunguzlann en iyi atnn ve kanlanndan birini istemelerine t yi komsuluk munasebetleri gerekcesiyle olumlu cevap vermistir. Zaten at ve kadm kendisine aittir. Aslmda at da kadinda Turk icin 90k onemlidir. (Bengutaslarda Kultigin'in atlanna dair bircok bilgi verilmesi Cici'nin dusman eline gecmesin diye kadmlanru kendisinin oklayarak kale bedenlerinden asagiya atmasi ve bir rivayete gore Yildmm Bayezid'in Timur'un meclisinde sakilik yapan kansiru ayak nrnagmdan tamyarak intihar etmesi hep bunu gosterir.) Fakat Bagatir'm ilk devirlerinde Turk Milletinin varolmasi icin zaman daha onemli idi, Boylelikle gerekli zamam saglayan Baganr, bu hareketlerinden cesaret alarak smirdaki corak, fakat stratejik oneme haiz araziyi isgal etmeye kalkan Tunguz reisininuzerine yurumus ve aniden bastirarak mahvetmistir. Bagatir'm Tunguzlann toprak isteklerine karst olumlu rey sahiplerine karst tepkisi 90k buyuk olmus ve onlan siddetle cezalandtrmrsnr. Baganr'm bu hareketindeki gerekcesi sudur: "At! ve kadm benimdi, fakat, toprak devletindirl veya devletin temelidir. " Gercekten bu dustur daha sonraki devirlerde bile Turkler icin vazgecilmez, kutsal bir dusuncenin temelini olusturmus; her vesileyle Bengutaslarda Otuken topragmm Turk varlrgi icin ne kadar buyuk bir onem rasrdigmrbelirtcn Bilge Kagan'in yanmda, Onun XX. yy.daki torunlanru son vatan topraklanmn korumak icin Bedr'in aslanlanru dahi geride .birakacak bir yigitlik ve olumsuzluk eseri meydana getirmelerine sebep olmustur.
11 II

Tunguzlan mahvederek hakimiyetini Pecili korfezine kadar genisleten Baganr'rn artrk futuhat devri baslamrsti. Bu sirada Tunguzlar kadar Yue-ci'Ierde Bagatir icin

h.

Yiieh-Chih

(Yiie-~i) Seferi:

61 tehlikeli idi. Gucleri nufus fazlahgindan ve bazi ticaret yollanrun ellerinde bulunmasmdan ileri gelen Yue-ci'Ier, bir goruse gore HintAvrupa kokenlidir. Bu konuda W. Eberhard'a day anarak HOrta Asya'da Tann daglan, Kansu havalisindeki Hint-Avrupa menseili olduklan samlan Yue-ci (Yueh-ch'Injleri" diyen i. Kafesoglu, daha sonra "Bu suretle Buyuk Hun hukumdan 0 cagda Asya kitasmda yasayan, Turk soyundan butun topluluklan kendi idaresinde bir bayrak altmda toplanus oluyordu." demektedir. Buradaki tezada Yue-ci'Ierin banya kayarak Orta Asya'yi terk etmis olmalan dusuncesi sebep olarak gosterilebilirse de Bagatir'm Cin imparatoruna yazdigt mektuptan onlann (Yue-ci'Ierin) hepsini ya hakimiyeti aluna aldiguu ve yahutta oldurdugunu ogrenmekteyiz. Aynca Yue-ci'lerin buyuk bir kismmm banya kaydrgi ve orada buyuk bir devlet kurduklan (Kusanlar) daha sonra Baganr'm oglu Ki-ok'un bunlar uzerine yapugi seferle ilgilidir. Her ne kadar Cin kay nag 1 Hou-Han-shi ve O. Franke, bu g6~i.i Baganr'm hucumuna baglarlarsa da hatahdirlar. Bu konuda B. Ogel "Yue-ci'Ierin Turk irkmdan olduklanna dair bircok deliller vardir. Mete ve oglu tarafmdan maglup edilen Yue-ci'Ier sonradan Ban Tiirkistan'a gidecekler ve Hindistau'a kadar uzanan Kusan devletini kuracaklardir." demektedir. Aslmda Baganr'm akmlannm sirasi tam olarak kesinlesmemistir. Fakat: Cin kaynaklanndan (Shih-chi) edindigimiz 90k az bilgiye gore Tunguzlan maglup eden Baganr'm hemen bauya (Guney-dogu) donerek Yue-ci'Ier uzerine yurudtlgunu, M. 6. 176' da Cin imparatoruna yazdigi mektuptanda onlann buyuk bir kismnu oldurerek hakimiyeti altma aldtguu (M. 6. 203) ogrenmekteyiz. Aym mektuptan ogrcndigimize gore daha sonra Baganr, buyiik bir memurunu; sag Hien (Hsien) kralnu tekrar Yue-ci'lerin uzerine gondererek onlan arayip bulmasmi ve savasrnasmi (cezalandumasnu) istemistir. O'da Tann'run yardimi ile askerlerinin mahareti ve atlanmn kuvveti sayesinde hepsini mahvetmistir. Hun ilinin guney ve guneydogusunda oturan ve bazi ticaret yollanna hakim olan Yue-ci'Ierin bu devirde banda nereye kadar uzandiklan tesbit edilememistir. c. (;in Seferi: Bagatir, Tunguz ve Yue-ci'leri ezerken muhakkak Cin'i de hesaba katmrsn. Fakat, Cin bu sirada Hunlarla ugrasabilecek durumda degildi. Cunku, Bagatir'm Tunguz tehlikesini yeni ortadan

62 kaldirdigr bir sirada Cin'de iktidar degi~ikligi olmus, Ts'In '(Ch'in) sulalesini deviren Han sulalesi idareyi ele alnus (M. 6.206) ve ic istikran saglamaya cahsiyordu, Yue-cilere indirilen darbeden sonra Hun ordulan (in smmnda gorunmusler, guneyde Lou-Ian bolgelerini isgal ederken, kuzeyde Kie-k'un, Ting-ling, Sin-li, Kiu-su ve Hun-yu gibi irili ufakh bir 90k Turk kavrnini itaat altma alrmslardi. Bundan sonra Hun baskenti (Tannkutluk merkezi) Ting-ling iline 90k yakm alan Tai-yun'e (Otukende bir bolge olsa gerek) tasmrmsu. Bu sirada devletin 11 Sol Bilge elig" i Shang-ku'da, Sag Bilge elig" i de Shang-kun'de ikamet ediyordu. Baganrda Tannkut unvanmi almisn. Zira daha once Yabgu unvamm tasiyordu, Bunin bunlar olup biterken Cin'de ic kargasa sona ermis, Han sulalesi kesinlikle otoritesini kurmustu, Fakat, bu seferde kuzeyde (Turkistan'da) GiiCbi bit lider olan Bagatir'm akmlan baslanusn. Bagatir'r Cin'e yonelten ii~ buyuk sebep vardir. Bunlardan birincisi; Cin'tn cok zengin ve verimli bir ulke olmasi (Orta Asya ekonomisinin bir yerde bu verimli ve zengin ulkeye bagrmh olmasi), Ikincisi; yeni kurulmasisebebi ile zayif alan Han sulalesinin durumu ve bu sulalenin kuvvetlenmesi halinde Hunlar icin doguracagi tehlikenin zamamnda onlenmesi, Ucuncusu ise; Han- Ts 'in sulalelerinin mucadelesi ve ic kansikhklar esnasmda Hun yurduna sigman Cinlilerin Bagatir'r Cin uzerine yurumeye tesvik etmeleridir. G. Turukoglu'nun ruhi tuzak dedigi ve neticelerini de "Buyuk saydar kanunu" ile izah ettigi Bagatir' I Cin' e yonelten birinci sebep, ondan oncede bir 90k Turkun Cin'e akin yapmalanna hatta orada yerleserek zaman icinde de eriyip yok olmalanna sebep oluyordu. Boylelikle Cin gece karanligmda kendisine hucum eden bocekleri yakip kavuran bir ates goruntusu yaratiyordu. Iste Bagatrr zamarunda da boyle bir cazibeye sahip alan Cin, aynca gii91u oldugu zamanlarda da Turkler icin daha baska bir 90k tehlikenin .kaynagr durumunda idi. ikinci sebep olarak gosterdigimiz meselede Han sulalesi guclenirse bu tur tehlikelerin kaynaguu olusturacagr muhakkakti. Oy Ieyse Bagatmn yapacagi iki §ey vardi. Ya Cin' e dalmak ve orada iktidanru surdurerek kendisinden oncekilerin dustugu hataya dusmek ve Cin'de yok olup gitmek, ya da Cinliyle yan yana, fakat esit sartlarda yasamak, Olaylar gostermistir ki Bagatir: her ne kadar Cin'e dalmak dustmcesinde idi, bunu Cinli kansi

63 onledi diyenler var ise de ikinei sikkr tercih ederek "yapngi anlasmayla da Turk'un online Cin'in maddi duvanna karsrhk manevi bir sed cekerek, Turk insamnm buyuk olcude Dna Asya' da toplanmasmi saglarmsnr. " Bagatir'm Cinliye butun bunlan kabul ettirmesi elbette kolay olmarmstir. Cunku, Cinli magrurdu, kimseyle esit olamazdr ve dunyada kendisinden ustun bit kuvvetin varhgma inanrmyordu. Cinlinin felsefesi bu olunea; ona dunyada kendisinden ustun kuvvetlerin de varoldugunu gostermek, hatta onda bir zillet duygusu yaratmak gerekiyordu. Butun bu sebeplerle harekete gecen Bagatir cesitli savaslardan soma Ma-yi, Tai-yuan bolgelerini, yani Sansi'de Piyang'a kadar alan bolgeyle, Ordos'ta T'sin dahil olmak uzere atalanrun eski yerlerin itam olarak hakimiyeti altma alarak Ordos'daki Ch'ao-chun'e (bugunku Ching nehri iizerindeki Ping-liang'm guneydogusu) kadar akmlarda bulundu. U9 yil kadar slirdligu anlasilan Baganr'rn Cin harekatnu onlemek icin Han sulalesinin kurueusu Kao-tsu Kao-ti/Gao-cu hudut muhaftzi olan Sin'e emir vermisse de yardim gondermediginden bu komutan da muazzam Hun ordulanna katilarak emrine verilen akmcilarla Hun birlikleri) Cin'in iclerini vurmaya baslamisn. Bu durum karsismda bizzat hareket etmek ihtiyacim duyan Imparator Gao-eu, "Bagatir'm yolunu kesmek, boylece onun daha fazla giineye inmesine engel olmak maksadiyla.. . kuzeye dogru ileri yuruyuse geciyor. Bunu haber alan ve Cin hukumdanyla mutlaka vurusarak onunla da boy olcusmek azminde alan Bagatrr, Gaocu'yu bazi tedbirler alarak karsiliyor. Ancak karsilama Turk'e has bir kasilamadrr, yam; bozkir usulu sahte ric' at tabyasi '(Turan Taktigi) seklinde bir karsilamadir. Taktik geregi hasta ve ise yaramayan zayif birlik1eri ordugahta birakan Baganr.esas ordusuyla geriye cekilerek pusuya yatnusu. On hatta bulunan zayif birliklerin Cin taarruzu karsismda geri cekilmeleri Gao-eu' nun kesinlikle zafer kazanacagma inanmasma sebep oldu. Hatta Hun ordusunun boyle olamayacagim, bunun bir hile oldugunu ileri suren komutamm askerin manevi gucunu bozmakla suclayarak cezalandirnusti. Aneak, tam bit zafer sarhoslugu icinde yuruyen Cin ordusu aniden karsismda muazzam Turk birlik1erini gorunce ayikmis, tuzaga du~ti.iguniin farkina vanncada caresiz Pai-tengl ~ing-Ceng dagina dogru geri cekilmeye mecbur kalrmsti. Bu durumda Imparator'u takip eden Bagatir O'nu bu dagda kusatmayi basardi.
II
11

64

Cinlilerin bu kusatmada en 90k dikkatlerini ceken hususu B. Ogel soy Ie acikhyor. "Kusatmada Mete'nin lor athlan dagm dogusunda, al ve dorulan giineyinde, ak athlan dagm bansmda, siyah atlan ise dagm kuzeyinde yer almislardi. Ucyuz bin ath ile yapilan boyle ani bir baskmdan sonra atlann renklerine gore hemen mevziye girmeleri askerlik tarihinin saheser bir hareketi olarak gorulur. Hele bu mevzi alma Turklerin mitolojik renk ve yonlerine uyularak yapilnus ise. Bagatir, imparatoru yedi gun kusatnktan sonra kanlanndan birinin aracihgryla serbest birakir. (M.O.200) Bu husus tarihciler, bilhassa bizim tarihcilerimiz tarafmdan cesitli sekillerde yorumlannustir. (J. De Guignes, Cin kaynaklanna dayanarak olayi ozetle soyle anlatnustir. "Kaoti bu kotu durumdan kurtulmak icin Mete' nin (Bagatir' In) kansmm sefaatine basvurdu. Kadin Mete ile goruserek Cin Imparatorunun bitmez tiikenmez kuvveti oldugunu, (Nufus kalabahgim kastediyor) Hunlannonunla bos yere savasuklanm, zira Cin'i istila etmeyi basarsalar bile muhafazaya kadir olrnadiklanm anlatn. Bu sebepleri olumiu bulan Mete Sin krallannm.soydaslan (Cinliler) tarafma gecmis olabileceklerini de hesaba katarak (asilsiz birsupheyle) pek muteyakkiz bulunmaktan ve Cinlileri her taraftan kusatmaktan vazgecti, Onlara serbest· bir taraf birakti. Cinliler bundan istifade ettiler. " J. De. Guignes' in bu aciklamalanna dayandiklanru sandigmnz R.N. Orkun "yedi gun devam eden muhasara gunlerinde Cin hiikiimdan pek fena dakikalar gecirmis bulunuyordu. Kalede achk ve sefalet son haddine ·vamu§tI. Bu durum karsismda teslim olmaktan baska care: kalmarmsti. Bu esnada Mao-tun'un Cinli kansi kendi soyundan olan bit hukiimdarm boyle bir durumda kalmasina razi olmarms, kocasmi kandrrnus, muhasaramn bir tarafi gevsetilerek hukumdann kacip kurtulmasma musaade edilmisti, derken R.Nur, "Mete Cin ordusunu ikiye aymp imparatorun beraber bulundugu kisrm kusatn. Imparator Mete' nin kansma muracaat ederek kurtulabildi. Mutlaka bu kadm Cinli idi. Cini zor durumdan kurtarmasi, baska seye haml olunamaz. Turk'e ise ihanettir. Bu vak' a icimize giren, saraylanrmza sokulan ecnebi unsurlann Turk'e ettigi fenahklar ve luyanetlerin tarihce malum olan birincisidir. Turk devletlerinde bunun binlerce misalini gunumuze kadar gorecegiz, Turk tarihinin her satmnda bu yedi bash ejderha" korkunc
H It

65

sekliyle yatar durur." demektedir. Bu buyuk olaya batih tarihcilerden bazilan ya hie dokunmanuslar (L.Ligeti, H. Cordrer v.b.) yahutta bir kac cumleyle gecistirmislerdir. (I.Macgowan gibi) Mesele hakkmda gorusumi ortaya koyan W.Eberhard'a gore, Baganr'm bu hareketinde kansi kadar devlet meclisinin de rolu vardir. B. Ogel Cin ile pazarhgi ve bans muzakerelerini, Mete'nin DIu Hatunu bizzat kendisi idare eder, kocasma akil verir, boy Ieee kusatma kaldmlir. Bundan soma da artik Mete Cin smmnda bans politikasi glider. derken, Mete'nin kansmm oynadigi rolu teslim eder. Onu, kotulemedigi gibi, onu "Ulu Hatun" diyerek yuceltir. Esasen H.N. Orkun'un dedigi gibi, bu kadmm Baganr gibi birisini kandirmasma imkan yoktur. Ancak Cin' i gayet iyi tamdigi belli alan bu kadmm goruslerinin Bagatir tarafmdan dogru bulunmus oldugu da muhakkaktir. Bu da bize, daha 0 devirlerde bile Tiirk'iin kadma kansma verdigi degeri gosterir. imparator'un dogrudan dogruya Baganr' a degil de, hammma miiracaat etmesini; dii~tiigiisaskmhk ve perisanhk icinde devletlerarasi teamulleri <;ignemek seklinde degerlendiren G. Turukoglu; Baganr'm asil maksadmm Cin'i ele gecirmek olmayip "Hun gercegini" saglam bir sekilde Cinliye kabul ettirdikten sonra, rahatca soydaslannm bulundugu batiya donebilmek, boy Ieee de "kalbini tutusturan en buyuk emelini yani , Orta Asya halklanru bir bayrak altmda toplamak ve onlan sulh, sukun icinde yasatmak amacim tahakkuk ettirmekti diyor. Pai-teng kusatmasmdan kurtulan Cao-cu ile Bagatir arasinda bir bans anlasmasi imzalandi. Bu anlasma W. Eberhar Cin Tarihi adh eserinde "Dogu Asya'da miistakil ve musavi sayilan iki buyuk devletin arasmda aktedilen ilk beynelmilel mukaveledir." Goruluyor ki Bagatir yukanda da belirttildigi gibi amacma ulasrms, Cinliye yeryuzunde en az kendisi kadar guclulerin de bulunabilecegini ogretmi§ti. Haliy Ie bu durum o zamana kadar ki Cin devlet felsefesini temellerinden sarsrmsnr, Bu anlasmayla, bozkir bolgeleri Hunlara birakrlacak, aynca Cin yilhk vergiyle beraber yanmda ipekli kumas ve yiyecekde vereeekti. Aym anlasma geregince Bagatrr' a sunulan bir de Cinli prensesden bahsedenler vardir. Bu anlasmanm tarihi hakkinda da bir uyusmazhk vardrr. i. Kafesoglu, M.O. 200 YIlt derken G. Turukoglu, M.O. 199 demektedir ki, kusatma M.D. 200 ythnda olduguna gore anlasmamn ancak M.O. 199
11 II 11 "If

66

yilmda imzalanrms olmasi akla daha uygun olamdir. Bagatir, bu anlasmadan sonra banya yonelmisse de Cin'i dikkatle takip etmekten geri durmamisnr. Imparator (Kao-tsu) Gao-eli oltmce yerine oglu gecmis fakat kucuk yasta olmasi sebebiyle idareyi Imparatorice Lu ele alID1§tI. R.N. Orkun'un belirttigine gore Bagatir, Cin'e de sahip olabilmek icin Baganr, Imparatoriceye talip olmus, Cinliler bu teklife cok kizmalanna ragmen Gao-eu zamarundaki acikli hatiralanm goz online alarak mulayemetle red cevabi vermisler ve bircok bediyeler gondermislerdir. Bundan sonra Imparatorice Lu (M.D. 195-179),nun sagligmda Cin-Hun iliskileri normal sekilde devam etmis, fakat Lu olupde Wen-ti (M. b. 179-157) iktidan ele ahnca bazi ufak tefek suur hadiseleri yamnda Hunlann Sag Bilge Elig'i (Sag Hien-HsienKrah) (;in iclerine, ~~tta baskenti ya1a.nIanna kadar akmlarda bulunmustur. Bagatir'm M.O. 176 tarihli mektubundan anladigrrmzagore; mevcut hadiseler uzerine kendisine basvurulmus, Bagatir'da bu birligi geri cekerek Yue-ci' ler iizerine gondermistir.Bundan sonra Bagatir olunceye kadar Cin'Ie bans icinde yasamis, hayatimn son zamanlannda tekrar bir bans anlasmasi yapmak isternis ise de omru buna vefa etmemistir.

d. Mao-Tun (BagatIr)'un Bandaki Faaliyetleri veTiirk


Birligini Gerceklestirmesi Hun Devleti'nin Asya'da Bagatir He rneydana getirdigi birlik neticesinde daha once verilen kavrni yapi degismis, rrklar arasmda bir kansma ve kaynasma meydana gelirken, bazr irklann da devletinsirurlan icinde asli yerlerinden batiya ve glineye dogru yayrldiklan gorulmustur. Bu sebeple Bagatir zamamnda krsa da olsa Asya'run bilhassa ban ve. kuzey kesimlerindeki kavmi yapi'mn gozden gecirilmek gerekmektedir. Bagaur zamamnda Cin haric Asya' da uc buyuk Irk gaze carpmaktadir. Bunlardan: Indo-Cermenler veya Hint -Avrupalilar, buyuk olcude Turkleserek Tanm havzasi, Pamir yaylasi (Toharlar/Dokar/Doger) Seyhun, Ceyhun (Sogdlulann, ve Harezmlilerin atalan) ve Orta Yenisey (Kirgizlann atalan) bolgelerinde oturmaktadrrlar. Aslmda bu Turklesme sureci M. 6. 1. asirlarda baslanus, fakat Hunlar zamamnda duraklayarak Turklesmenin yamnda mongoloid ozellikler de ortaya ctknustir. Mongoloidler ise Bagaur'm Tunguzlan mahvederek daha doguya

67

surmesine ragmen, sonralan tekrar hemen hemen butun Gobi coltinti, Onon ve Silka rrmaklan havzasuu kaplayarak gibi Orta Yenisey bolgesine kadar tesir etmekte idiler. Selenga, Altay daglan, Tann daglan (Gobi colune kadar) ve kuzeyindeki bolgelerle Cu nehri, Aral golu, Kirgiz bozkirlan, asagt Irtis havzasirn boydan boya kaplayan Turk irki ise giineyde (Altaylann guneyi, Tann daglannm kuzeyi, Balkas golu ve Cu irmagi havalisi) T'uku, (Tu-ko/T'u-chti-eh/Tu-cuc/Onoklar)-ki Hun siilalesinin dayandigi boydur. Kuzeyde (Altaylann kuzeyi Selenge kiyilanndan Aral golune kadar) Toles'Ier (Ting-ling/Toles/Tolis/Kao-che) olmak uzere iki buyuk kol halinde yasamakta idiler. Aynca Ordos bolgesindeki ahaliyi ve Yueci'Ieri de dahil edersek (ki, TUrk olduklan muhakkak) Cin smmnda (Banda nereye kadar gittikleri bilinmiyor) da onemli miktarda bir Turk nufusu vardi, Bagatir'm bat! seferi ve butun Turkleri bir bayrak altmda toplamasi hakkmdaki tek kaynak, olumunden iki yil once (M. 6. 176) Cin Imparatoru Hiao- Wen-ti 'ye yazdigi mektuptur. Bu mektuptan ogrendigimize gore, Bagatir, bu seferle Baykal g61ii kiyilanndan Irtis yatagina kadar alan bozkirlar He daha batidaki Ting-ling (Toles) leri ve bazi Hokut Lou-ban topraklanyla Wu-sun'Iann oturduklan araziyi tamamen hakimiyeti altma aldi.Mektubunda Bagatir bu durumu soyle belirtir; "yirmialn kralhgi hakimiyetim alnna aldim. Bunlann hepsi Hunlann oldu. Yay cekebilen biitiin kavimler tek bir aile gibi birlestiler, " Bu sozlerden anlasildigma gore Asya' daki Turk soyundan olan butun topluluklar bir bayrak altinda toplannns oluyordu. Zira, Baganr'm "Eli ok ve yay tutabilen kavimlerden" kasn, B. Ogel'e gore Turklerdir. I10na gore (Bagatir' a) Cinliler eli ok ve yay tutanlardan sayilmazlardi, Gokturkler de akraba kavimlerin birlestirilmesine boyle buyuk bir onem vermislerdir" Bu durumda Baganr'in mektubunda sarih olarak MogelTunguz kavimlerinden bahsetmemis olmasi imparatorlukta onlannda bir yeri oldugunu, kabul edisindendir. Yani onlan da Turk sayrmstir. Bu dusunce ise irklann kansip kaynasmasma sebep olmustur, Baganr' In bir kac yil suren bu seferinde pek fazla bir direnmey Ie karsilasmadigr gorulmektedir. Zira bu meseleyi degil yirmi yirmibes senede bir iki asrrda halletmek bile guctur. Bagaur'm bat! seferinde ulvi gayesinin yarunda ekonomik amaclar guttugu de gorulmektedir. Bu

68

hususu B. Ogel soyle aciklar. "Eski Turk devletlerinin bashca iki amaci vardir. Bunlardan birincisi; doguyu batiya baglayan ipek yolunu elde tutma ikincisi ise; Turkistan'daki buyuk ticaret ve tarim sehirlerini ele gecirmekti. Buyuk tarim ve ticaret sehirleri, Turk devletinin devamlihgnu

saghyordu, Bundan dolayidir ki doguda Hunlar tamamen cokmelerine


ragmen bauda daha yuzelli sene devam etmislerdi) Bu sehirlerin icinde ve ozellikle cevrelerinde yasayan pek 90k. Turkun busbutun gocebe olduklan iddiasi da yanhsnr. Ancak asil gucun yaylaci ve at yetistiren Turklerin elinde oldugu da bit gercektir.

Baganr' In ticaret ve tanm sehirlerine yonelmesi ve 26 sehir kralhgrm ele gecirmesi Turk Tarihinin onemli bir noktasidir.v. (Daha sonraki devirlerde hatta Gokturkler zamamnda bu sehirler icin Cin ile
buyuk savaslar yaptlnusnr.) Bagaur'rn yetisrnesi ve Buyuk Hun Devleti'nin gelismesinde, Yue-

cilerin ipek yolunun da biiyiik rolu olmustu. Cunku dogu ile ban kulturleri ipek yolu He Yue-ci'Ierin yurdunda birlesmekteydi.
f!

e. Mao-Tun'un

(Bagatir'm) Devleti Yeniden Tanzim Etmesi

Bagaur'm yukanda aciklanan siyasi faaliyetlerinden anladigmuza gore; asil gayesi toprak zaptetmek olmayip, butun Turkleri bir bayrak
altmda toplayarak onlan bir aile seklinde birlestirmek ve bu insanlann yak olup gitmelerini onlemektir. Bunu da seferleri ve yaptlgl anlasmalarla temin etmistir. Fakat, onun buyuk ideali icin bu yeterli olmarmsti. Cunkii devletin devarnhhgi icin gU91ii teskilatlara ihtiyaci vardi. bundan dolayi bir an evvel bu teskilatlan kurdu. Bu konuda L. Ligeti; "Hsiung-nu'Iar azametli impararorlugu silah giicu ile temin etmislerse de bu muazzam sahayi buyuk Asya gocebe kavimleri arasinda ilk defa isbat ettikleri, kendilerine has gocebe devlet kurma kabiliyetiyle ellerinde tutmaga muvaffak olmuslardir." demektedir. LLigeti'nin burada kabiliyetten kastetmek istedigi muhakkak ki teskilatcihknr. Her nedense bauh bazi bilginler Turkler'e ait teskilatlann rnenseilerini hep gayn Turklere dayandinrlar. Hatta Turklerin medeniyet tahripcileri oldugunu (Toynbee gibi) ileri surenler bile vardir. Bunlardan P. Pelliot; Gokturklerin devlet teskilati usulunu hep Avarlardan ogrcndiklerini ileri surerken, W. Eberhard' da Hunlann devlet teskilaum

69

kendilerine sigman Cinlilerden aldiklanm ve onlann yardmuyla kurduklanm ileri surmustur, Bagatir her ne kadar bu Cinlilerden de istifade etmis, mahiyetinde cahstmms ise de, kurdugu teskilatm Turk'e has oldugu ve komsu devletlerde bulunmayan bir cok teskilatm tesis edildigini ileride sunulacak bilgilerle ortaya koyulacakur, Bagatir Tunguzlan maglup edip Yue-ci smmm da emniyete almca daha once cesitli vesilelerle izah edilen sebeplerden dolayi baskenti Orhun bolgesine tasiyarak kendisi de Tannkut/Tengrikut unvamm aldi, Bu unvam "Gogun Oglu" seklinde cevirerek Cin Imparatorlanmn unvanlarma benzedigini, dolayisiy la onun Cinliye ozenildigini ileri surenler varsa da, i. Kafesoglu; "Moa-tun'un "Gok'un Oglu" diye bir unvan takmdigi suphelidir. Cunku onu tasvir eden: T' eng-li/Ch' eng-li/Ko-to/Ku-t'u/Tanhu (De Groot, Die Hunnen, s. 81, G. Clauson, Asia Maj or, N. S. VIII, 1, s .115) tabirindeki simdiye kadar "ogul" manasma geldigi samlan ikinci kelimenin "Kut" (siyasi iktidar) demek oldugu anlasilrmstir. Ucuncusu, Cin Devleti'nde "Gok'un oglu" kavrami da aslen Cin degil, Turk menseilidir. " diyerek "Gok'un oglu" kavrarmnm Cin menseili olmayip, Turke ait oldugunu ortaya koymustur. Yalmz, ogul manasim tasimadigrm ileri surdiigu ikinci kelimenin, yani "kut veya "koto" kelimesinin hala Erzurum ve yoresinde Oglan" manasina kullamldigim tesbit ettik. Tannkut devletin en buyuk amiri olmak sifatiyla, orduya komutanhk, yasama orgutlerine de baskanlik eder. Aynca Turk devlet telakkisi geregince yoksul halki doyurur, ciplak halki giydirir. Yabanci devletlerle olan miinasebeti duzenler. Tannkuttan soma ulke iki dogruluga" (Sag ve Sol Bilge Elig) aynlnnsnr. Her dogruluk kendi arasmda 12 beylige (Tumene) aynlrrnstir. Tumenler ise binbasthk, yuzbasihk, onbasihklara bolunmustur. Bu sistem Cinlilerde yoktur. Hun ahalisi SHaWl ve kan akrabahgi He birbirine bagh ailelerin meydana getirdigi kabilelerden olusmaktaydi. Fakat Bagatir yukardaki sistemi ile kabile asabiyetini kaldirmis, devlete merkeziyetci bir huvviyet kazandirmisu. Kurdugu bu merkeziyetci idare sisteminin temelinde de askeri teskilat veya askeri karakterde bir tcskilat gaze carpmaktadir. Bu teskilata gore on kisi bir onbasihk, on onbasihk (yuz kisi) bir yuzbasihk, on yuzbasilik (bin kisi) bir binbasihk, on binbasihk (onbin kisi) bir tumenbasihk (Bey lik) oniki Tumenbasihk ise bir dogruluk meydana getiriyordu. Hun ordusunu iki dogruluk yani yirmidort
II 11 It

70

Tumenden olustugu dusunulurse normal (ideal) sayisnun ikiyuzkirkbin kisi oldugu ortaya cikar. Birlikler bugun oldugu gibi 0 zamanda da ideal rakamlardan tesekkul etmeyebilir. Mesela, bir rumen on bin kisilik degilde dokuzyiizbin dokuzbinbesyuz kisilik veya onbinbesyuz-onbirbin kisilik olabilir. Nitekim, bu sayimn devletin gucuyle orannh oldugunu daha sonraki olaylar ortaya koymustur. Dogruluklar Tannkut ailesindendir. (Dolayisiyla T'u-ku kabilesindendir.) Bu dogruluklar sag ve sol olmak uzere lid grupta toplamr. Nerenin sag dogruluk, nerenin sol dogruluk oldugu Turklerde kutsal olan gunese gore tesbit edilir. Yuzumuzu gunese (Orta Asya'da guneye) dondugumuzde sol tarafta kalan arazi (Dogu) sol dogrulugun, sag tarafta kalan arazi ise (Ban) sag dogrulugun hakimiyetindedir. Goruldugu gibi Hunlarda daha sonraki Gokturklerin aksine sol dogruluk daha itibarhdtr. Genellikle sol dogruluga Tannkut'un veliahti alan evladi atamr. Hunlarda sol dogrulugun iistiin olmasi yine gunesle ilgili olup, gunesin bu yonden dogmasmdan dolayidigerine nazaran daha itibarlidir. Bunun yamsira dogruluklar kismen mustakildirler, Hunlarda hemen hemen hepsi Turk olan teskilat ileri gelenlerinin (Binbasilar, yuzbasilar, onbasilar vs.) yamnda Tanrrkut'un maiyetinde bazi Cinlimemur ve musavirleri de goruyoruz ki, bunlar hicbir zaman Turk komutanlardan ustun degillerdir. Bazen, birCinlinin de Hun birliklerine komuta ettigi, yani Cinliye de askeri kademede yer verildigi gorulmusse de, bu durum ozel sartlann gerektirdigi hallerde oldugundan onemli degildir. Yilm belirli gunlerinde devlet ileri gelenleri Tannkut'un baskanhgmda toplamrlardr. Bu toplantilardan birincisi; yrlm ilk ayinda yapilrr, cesitli toplumsal meseleler gorusulerek karara vanhrdi. Gerekirse bu toplannda yeni toreler (Kanunlar) da konurdu. Ikincisi, yilm 5. ayinda yapihr ve· dim bir mahiyet arzederdi. Bu toplannda butun ahali Tannkut'un baskanligmda ibadet (G6k Tann ve Yer ruhuna, "Yersub") yaparlar ve cesitli kurbanlar keserlerdi. Bu da gosteriyor ki, Turkler daha o zamanlarda bile bir devlet dinine sahip idiler ve Tannkut'un baskanligmda (Dim baskan sifatnuda ustlenmis oluyor.) toplu ibadet yapiyorlardi. Ucuncu toplanti ise sonbaharda 9. ayda yapihrdi. Bu toplantida; insan, at, ve diger hayvanlann saymn yapihr, gelecek sene girisilecek askeri hareketler tesbit edilerek, asked talim ve manevralar

71

amaciyla da cesitli yansmalar duzenlenirdi. Aynca bu toplanndan sonra yapilan siirek avIan (asked amacm dismda) Hun insanmm kislik ihtiyacmt temin etmesini de saglardi, Hun ahalisi ekonomik yonden hayvancihga bagh oldugundan bozkirlarda serbestce dolastrdi. Tabi bu dolasma mevcut otlak torelerine gore olurdu. Bu sebeple Hun yurdunda Cin v. s. gibi ulkelerde gorulen topraga bagh "Gentry" veya "Self, reaya" denilen koylu, daha dogru bir tabirle kale simfma rastlanmazdi, Turkten Tiirk'e kole olam rastlanmadigi bu ulkede, yuksek dereceli devlet gorevlilerinin Cinli veya Mogel usaklan olabilirdi. Goruluyorki tarihteki ilk siyasi Turk tesekkulu alan Buyuk Hun Devleti, Bagatir zamamnda hakimiyet anlayisi, sosyal, idari, askeri ve dini yapisiyla Turk Milletinin tarih ve kulturunde kilit tasi ve bit ana kaynak durumundadir.

f. Bagatir'm Son Zamanlarmda Hun Devleti'nin Cografi Suurlar

Ula~tl~

Hun Devleti'nin simrlan uzerinde banh ve bizim alimlerimizce pek bir alasmazhk yok gibidir. Sadece dogu ve bat! simnnda bazi meseleler varsa da onemli degildir. Bu meseleler doguda Japon denizine, banda Volga nehrine ulasihp ulasilmadrgi ile kuzey smirlanrun Bat! Sibirya'yi icine alip almadigidir. J.De Guignes, Hun simrlannm Bagatir devrinde; doguda Kore'den Japan denizine kadar, banda da Volga nehrine dayandigim soylerken buna karsihk A. Hermann, aym devirde Hun smmm doguda Pecili korfezinden, banda da Orta Urallardan baslatmaktadir. Bizde de M.S. Gunaltay ve S.M. Arsal, J. De Guignes'in gorusunu pay Iasmaktadirlar. Fakat H. N. Orkun ve i. Kafesoglu A. Hermann'rn gorusune yakm bir goruste birlesirken, ban simn meselesinde bunlara B. Ogel de kaulmaktadir. Bu tarihclerimize dayanarak Bagatir devrindeki Hun Devleti'nin ulasngi sirurlan soyle tesbit ettik. Doguda: Kore'ye kuzeyde: Baykal golu, Kerulan, Yenisey, Irtis, Obi, Selenge, Tola ve Isim nehirlerinin kaynaklanna, banda Balkas 'In otesi Aral golu hatta Amuderya 'ya, giineyde: Wei irmagr (Cin'de), Altmdag, Karakurum daglan Tibet yaylasi. Bu sminn haricinde gosterilen bolgeleri Bagatir'm hakimiyet

72

yaylasi. Bu smmn haricinde gosterilen bolgeleri Bagatir'm hakimiyet sahasmda degil, etki sahasi icinde gormekteyiz. Bu simrlara gore, bu gunku Pekin, Ordos, Kansu bolgeleri ile Tanm havzasi ve Gobi columm tamammm daha Bagatir zamamnda Hun Devleti sirurlan icine almmis oldugu ve ahalisinin de Turklestirildigi soylenilebilir. G6riildiigu gibi, Batt Turkistan'tn bir krsmi ile Harezm ulkesi ve Maveraunnehr'In buyuk bir bolumu Bagatir zamarunda Turk yurdunun dismda kalmaktadir, Demek ki, 0 zaman bu bolgelerde harm sayihr bir Turk nufusu veya Turklesme hareketi yoktur. Bu hareket Hunlann doguda tamamen cokrnelerinden soma luzla baslayarak, kisa zamanda basan kazanacakur. Bu konuda B. Ogel soyle diyor: "Ozellikle Isa'dan sonraki yuzyillarda bu zengin sehirler icin (Ticaret yolu iizerindeki sehirler, Taskent Fergana v.s.) Cin ile buyuk savaslar yapilacaktmBu savaslar Gokturk caginda da devam edecektir. Ancak Turkler Cin' ill baskisiyla yavas yavas batiya dogru cekilmek zorunda kalacaklardir. Selcuklu Devleti de bu Turk kitlelerinin uzerine kurulacaktir.
tI

C .. Ki-OK (GO KHAN) DEVRi


(M. 0.174-160)

Bagatir M.O.

174 yilmda olunce yerine oglu gecti. Bu Hun

Tannkut'unun admi Cin kaynaklan Chi-yu (Ki-ok/Giyuk) ve Lac-Shang seklinde kaydetrnislerdir. Lao-Shang kelimesinin manasi "Yash ve yuksek" demektir. Bu sekilde bir unvana eski Turk hukiimdarlannda rastlarmyoruz. Ancak kelimenin bir baska anlami da "Mukaddes'fir ki, Batu Hau'a olumunden soma "Saym Han" dendigi gibi, bu unvanda 0 manalarda kullamlrms olabilir. Meseleyi bu sekilde izah eden B. Ogel, Bagatir Oguz benzerligini ve "Gok'un Turklerde "Mukaddes" anlammi da dusunup Ki-ck icin "Metenin oglu G6k Han" seklinde bashk atmakta beis gormeyerek efsanevi G6k Han'Ia Ki-ok'u birlestirmistir. Babasi gibi buyuk bir hukumdar olan Ki-ok, once Orta Asya'da babasi zamamndan kalma puruzleri hallederken devlet protokolu ve yazismalanda tekrar duzenleyerek gercek imparatorlara ve imparatorluklara Iayik bir sekilde yerine oturttu. Tann daglan ve dogusunu ellerinde tutan Yue-ci' ler uzerine yuruyerek onlan kesin bir maglubiyete ugrarn ve batiya surdu. Yue-ciler batiya dogru hizla

73

kacarlarken pek cok kavmi de yerlerinden sokup atrmslardir, ~u hizh Yue-ci'Ier once Afganistan'm Baktria (Belh) bolgesindeki Iskender doneminden kalan Helen kolonilerini temizlemisler (M.O. 166) soma da Hindistana kadar inerek "Hindistan'm en buyuk imparatorluklanndan biri olan, Kusan Devleti'ni" kurmuslardir. Afganistan ve Hindistan'a gelmeyen bir kISlID Yue-ci grubu ise Tibet daglanna cekilerek "Dag Yuecileri" admi alnnslardir. Ki-ok'un Yue-ci seferinin tarihini malesef tesbit edememelcteyiz. Konu uzerinde duran Jopon bilginleri bazi tarihler vermislerse de, bunlar kabul edilebilir mahiyette .H.N. Orkun, Ki-ok'un bu seferini Bagatir'm sagllglnda gosterirken, G. Turukoglu, M.D. 162, t. Kafesoglu ise M. b. 166 dan once gostermislerdir. Ki-ok, Yue-ci seferinde bu kavrnin krahm oldurerek onun kafatasindan bir sarap kasesi yaptirmisti. (Bumm Kagan'da Avar krahmn kafatasmdan boyle bir and kasesi yapurnusti.) Bu altmla kaplanrms kafatasmdan kase buyuk merasimlerde ve yemin torenlerinde kullamlrmsnr. (Dev let erkam sarap veya k~!llz icerlermis) Bu garip adetin bugun yadirganabilecegini belirten B. Ogel "Fakat, simdi bile biz "yemin etme" yerine "yemin icme demekteyiz." diyor. Goruluyorki, Ki-ok'un devrinde de Hunlann en buyuk rakibi Cinliler degil, batidaki Yue-cilerdi. Fakat, Cin arnk Baganr devrindeki Cin degildi. Zira Bagaur devrinde yeni kurulan Han sulalesi, oglu Ki-ok devrinde Cin'i gU91i.i bit devIet haline getirmisti, Bagatir gibi oglu Kiok'da Cin'e karst ilk zamanlarda bans politikasi gutmustur. Fakat, Cin saraymda Hunlara karst devam eden husumet ve menfi tavirlar yarunda ashm bilemedigimiz daha baska sebeplerden dolayi Ki-ok, M.O. 166 yihnda 140.000 kisilik muazzam bir orduyla Cin'e girmis, Sensi eyaletinin ta ortalanna kadar indigi gibi Cin baskenti Ch'ang-an yakmlanndaki bir imparator saraymi da yakmisur. Cin hukumdan Ki...ok'un karsisma cikmaya yeltenmis ise de Gao-cu'nun akibetine ugramaktan korktugu icin bundan vazgecmis ancak Ki-ok geri cekildikten sonra, onun talan ettigi bolgeye bir ordu gondermistir. Boylelikle 34 yil suren Cin'le bans icinde yasama politikasi son bulmus oluyordu. G. Turukoglu'ua gore arnk korkunc bogusma devri baslamis oluyordu. G. Turukoglu bu devri uc safhaya ayirnusnr.
II

74
1. Ezici Hun ustunluk safhasi (M.O. 166-141)

2. E~itlik safhasi (M.b. 141-58) 3. Han (~in) ustunluk safhasi (M.O. 58-M.S.216) Aynca G. Turukoglu, Ki-ok'un Yue-ci seferini Cin seferinden sonra, Yue-cileri Cinlilerin kullanmasim onlemek icin yaptigim keydederek bu seferi M. O. 162 yilmda gostermektedir. Bu seferden Ki-ok amacma ulasmis olarak dondu, Cin ise Hun belasrm yak etmenin yollanm aramaya koyuldu. Bunun icin de ortaya cesitli projeler cikrmsti. Urun vadeli olan bu projeleri uygulayabilmek icin zamana ihtiyaci olan Cin imparatoru Ki-ok'tan bans istedi. Babasi gibi Cin'Ie bans icinde yasamak arzusunda olan Ki-ok'un bu teklifi kabul etmesiyle bans yapildi, Cin' e pek pahahya patlayan bu bans ana gerekli zamaru da saglanns oluyordu. Cinin ileride siddetli bir propaganda ile ilk uygulama sahasma koyacagi ve netice alacagi bu projenin ana fikirleri soyle idi: a. Hun tarzmda ordu duzenlemek ve bu orduyu Hun silahlanyla donatmak. b. Hun baskisnu dagitmak icin Hun yurdu icinden veya haricten muttefikler elde etmek icin gerekli cahsmalan yapmak. (Daha soma bu amacla Chang -Ch' ien adli birisi gondermis, bir cok maceradan soma yurduna donen bu kisinin raporu Cin'in yeni dtisuncesinin temelini olusturmustur. ) c. Cin yurduna sigman Hunlan simr bolgelerine yerlestirip Hun akmlanndan Cinli'nin degil bunlann taciz olmasim saglamak icabmda bunlan Hun yurduna, karst akmlarla musallatetmek, boylece savas meydamru Hun topraklanna kaydirmak. d. Butun bu projeleri gerceklestirmek icin gonderilen elci ve elcilik heyetlerinin Hunlan butun yonleri He arastmp tarumalanrn saglamak. Bu projelerin karsismda Ki-ok'un yarunda Cin'den gelmebir vezir de Cin tehlikesi hakkmda Ttirklere, bilhassa Tannkuta bilgi vermekte idi. Cin kaynaklanndan ogrendigimize gore Cung-hang-yueh (Tchongheng-yue) adh bu kisi, daha once Cin Irnparatorunun veziri idi. Fakat Kiok tahta ciktigmda imaparator akrabalanndan bir kizi Hun kagaruna sunmak istedi, Bu kiza refakatct olarak da bu veziri secti. Vezir gitmek

75

istememesine ragmen siddetli baski karsismda bu gorevi yerine getirdi ve bir daha Cin'e geri donmedi, Buyuk bir ihtimalle Hun asilh alan bu vezir Ki -ok' a kesinlikle Cin elbise ve yiyecelderine alisrnamalanm, yani
I!

ve sosya! yonden Cin'e bagimh hale gelmemelerini" oguthiyordu. B. Ogel'in de belirttigi gibi; 2250 yil once verilen, fakat bugun dahl gecerliligini muhafaza eden bu vezirin ogutlerini tam olarak burada sunmarmza imkan yoktur. Cin projelerinin Hun yurdunda tatbikini, Cin sarayi ile tesis edilen akrabalik ve bu akrabahktan dogan imtiyazlar sayesinde serbestce
II

ekonomik

hareket imkam bulan Cinli diplomatlann propagandalanna" baglayan i.Kafesoglu, Cin faaliyetlerinin Ki-ok zamamnda fazla hissedilmemesine ragmen daha sonra kendisini gosterdigini ve siyasal mahiyette kurulan akrabahklarm, butun Turk devletlerinde kotu sonuclar dogurdugunu
belirtmektedir gelenlerini . Cinli gibi ipekli elbise giymeye

Gercekten de, Hun ulkesinde refahm artmasi, bilhasa Hun iIeri


degisiklik olmasi kabilinden

ve Cin yemekleri yemeye sevketmistir. Bu da Turkun kendisinden simdiki gibi uzaklasrnasi demek olup, tarih boyunca pek cok meselenin kaynagi olmustur. Ki-ok 16 yil kadar basanh bir saltanat surdukten sonra 61dti. (M.O. 161-160) Yerine oglu Kun-cin gecti. D.

KUN-<;iN
dedesi

(C~~CH'EN/KUN-SiN) (M.O. 160-126)

DEVRi

gerekse babasi Ki-ok gibi guclu bir hukiimdar olmayan Kun-Cin zamamnda yukanda belirttigimiz Cin projeleri ilk meyvelerini vermeye baslamis, Hun Devletin'de sarsmtilar Gerek Bagatir,

belirirken Cinliler bazi ufak Hun akmlanru durdurabilir hale gelmislerdi. ilk defa 30.000 kisilik bir kuvvetle Cin'e bol ganimetli bir alan yapan (M.O 158) Kiin-C;in, M.O 156 yrlmda Cin imapartoru Wen-ti'nin olumuyle meydana gelen kansikhklar esnasmda kendisinden istenilen
yardmu (Cao vilayeti kornutammn istedigi yardirm) vermemistir, Daha sonra Ching-ti (M.6.156-141) iktidan ele almca, Kun-Cin'e tesekkurleri ile birlikte bol hediyeler ve bir Cinli prenses gonderek, Aynca bir de anlasma irnzaladi; fakat, ulkeye tam manasiyla hakim olamayan Kun-Cin, bazi Hun beylerinin Cin'e yapngi alanlan onleyemedi.

76

Kun-Cin devrinde Cin projelerinin neticesi olarak ilk defa Wusun'lar Hun idaresinden kopmus bir Hun kabilesi de esas yurdunu terkederek Cin' e iltica etmistir. ilk once Hun1an taklit etmekten yola cikan Cin dusuncesi, kendisinin Hun yurduna sokulmasmm yerine, Hunlan Cin'in iclerine cekerek yok etmeyi planlamis fakat, M.O. 141 'de girestigi builk tesebbusten de zararli cikmisn. Zira, M.O. 141 de buyuk bir kuvvetle Cin' e giren Hunlar vaziyeti hemen kavrayarak siddetli bir yagma ve tahripten sonra geri cekilmislerdir. Geride bekleyen Cin ordusu Hunlan takip ederek yetismis ise de, ya saldirmaya cesaret edememis, yada saldirmalanna ragmen basansiz olmuslardi, Fakat, Hun ordusunun bu geri cekilisi ve Cinlilerin daha once kazandiklan bazr basanlar ve bir kisim zayif akmlan durdurmalan Hunlara karst konulabilecegi, hatta Hunlann da yenilebilecekleri fikrini Cinlinin kafasma sokmustu. Zira Cinliler yillardir bu amaca ulasmak icin ugrasnklanndan dolayi Oy leyse taktik degistirip yeni denemelere giristiler. Savas meydanlanm kendi topragmdan tekrar Hun topraklanna aktarmak ve bu yolla basan kazanmak icin M.D. 133 de Hun topraklanna ilk deneme saldmlan basladi. Bu saldmlar M. 6. 128 yilmda tekrarlandr. Fakat Cinli bu saldmlannda da basanh olamadigi gibi Hun baskenti onlerine geldigi soylenen ordulanndan birinin komutam olan Li-Kuangda esir dustu. Fakat Cinliler bu seferlerinde epey tecrube kazanrmslardi. U stelik vurucu gucu akma giden Hun ahalinin karst akmlarda savunmasiz kaldiguu da tesbit etmislerdi.

IV.

BOLUM

de KARI~IKLIKLAR

VE DURAKLAMA nONEMi)

Cinlilerin kendi topraklanna saldirdigmr goren Hunlar buyuk bir kizginhk icinde, fakat suursuzca ustuste Cin'e dalarak bir 90k akmlarda bulunuyorlardi, i~te Sag Hsien kralhgmm boyle bir aknunda, imparatorun mudafaa emrine ragmen karst hucuma gecen Wei-ching (Wei-t'ing/WeiCing) adh Cin komutaru Hunlan ilk defa acik bir yenilgiye ugratarak (M.D. 127) Ordos bolgesini tekrar isgal etmis, San nehri (Hohang-ho) asarak Kansu bolgesine kadar ilerlemisti, Pek 90k ganimet elde ederek geri donen Cinliler, mudafaa etmektense ne pahasma olursa oisun hucum etmenin daha karh oldugunu arnk anlanuslardi. Cinlinin Hunluya karst kazandigi bu ilk basanmn ardmdan Hun Tannkut'u Kun-Cin oldu. (M.O. 126) Kun-Cin'In olumuyle Hun yurdunda ic mucadele basladi.Zaten Kun-Cin zamamnda devlet otoritesi epey sarsilnus, begler arasmda basma buyruk hareketler alnus yururnustu. Butun bu olup bitenlerde Cin fesat makinasmm hizla islemesinin buyuk payr vardir. Hun yurdunda basgosteren ic kansikhklar bir yil kadar surmus ve l-ti-sa adli bir prens Hun tahtnn ele gecirmistir.

A. i-CHiH-HSiEH

I i-Ti-~A DEVRi (M.D. 125-114)

i-ti-§a Tannkut olur olmaz Cin'e akmlara basladi. Tatumfu tarafmdan Cin'e dalan Hunlar buranm bolge komutarnm da oldurerek bir 90k esirle geri donduler. Bunu ayru yilm sonbahannda ve ertesi yil yapilan akmlar takip etti. M.O. 124'de yapilan bu akm yine Tatumfu yonunden, Yen gan fu'ya dogru gelisti. 30.000 kisiyle yapilan alan basanya ulasti ve Cin ordusu gelmeden Hun ordusu geri cekildi. Fakat, daha once de Ordos' a pek 90k akmlar yaparak burayi yakip yikan Bah Dogrusu (Sag Hsien Krall) nun akin esnasmdaki basansizhgi ve komutarurnn kacmasma ragmen bir gece baskmmda maiyetiyle birlikte rum ailesinin Cinlinin eline gecmesi Cinliye verilen zaran karsilarms oldu.

78

Bu akmlardan bizar alan Cinliler, hem slrurlannd~ guvenligi saglamak, hem de Hunlan tamamen yak etrnek iCID M.O. 123 yih ilkbahannda buyuk bir orduyla Hun yurduna taarruza gectiler. Bir kac koldan harekete gecen bu ordunun basmda Turklere karst basan kazanrms tecrubeli bir komutan olan Wei-Cing vardi, Plana gore bir kac koldan harekete gecen Cin ordusu Hun baskentinde birlesecekti, fakat bu ordunun iki kolu Hun ordulanyla yaptiklan savasta yorgun olmalanmn da tesiriyle basanli olamadiklan gibi, ordu komutanlanndan biri de esir dustu, Hun tannkut'u bu komutanda~ Cin hakkmda 90k faydah bilgiler elde etti. Boy lelikle Cinlilerin M. O. 123 de baslattiklan harekatda basansizhkla neticelenmis oldu. Ertesi yil (M,O. 122) Hunlar pek 90k yonden Cin'in "Pao-gan-chou bolgesine akmlar yaptilarsa da biraz esir alarak geri donduler. Cin ise bir yil soma buna mukabi1(M.6. 121) Hun yurduna saldirdi. Bu Cin akinmm basinda Wei-Cing 'in yetistirdigi HoK'u-ping adli bir komutan vardi, Daha once Hunlara karst bazi ufak tefek basanlar kazanrms bu harekatmda da basanh olmus, bir Hun komutamru ailesiyle birlikte ele gecirerek Kansu'daki Kan-chou'nun guneyindeki Yensi daglanna kadar ilerlemisti. Ho-K'u-ping geri cekildikten sonra Sensi' de ustlenerek firs at buldukca Hun yurduna alo.n1ar duzenlemeye basladi, Bunun uzerine Tannkut, Hun snur muhaftzlanm siddetli tahkir ve tehdit etti. Tannkut'un gazabmdan korkan bir Hun komutamn 40. 000 kisiye varan maiyetiy Ie Cinlilere iltica etmesi durumu busbutun Hunlar aleyhine cevirerek bir anda Lop golune kadar olan arazinin Cinin eline gecmesine sebep oldu. Hunlulann iyice bunaldigma hukmeden Cin'Iiler iki meshur komutan1an Wei-Cing ve Ho-K'u-pingin emrinde Hun yurduna saldrrdilar. Cin ordusunda siivarilerin yarunda piyadeler de yer ahyordu, Bu orduyu Gobi colunde karsilayan Tannkut l-ti-sa butun gun savasmis, fakat daha netice ahnmadan ikindi uzeri cikan kum firtmasi Hun birliklerinin uzerine esmeye baslaymca frrsattan istifade eden Cinliler Hun ordusunu sarrruslardir. Gittikce daralan Cinli cemberinden Tannkut akil almaz bir basan gostererek kurtuldu ve kuzeye cekildi, Hun kuvvetlerinin komutasim Sag Bilge Elig aldi ve savasi devam ettirdi. Cinliler kesin bir netice elde edemedikleri gibi Tannkut'u da ellerinden kacirrruslardi. Fakat, Ho-K'u-ping komutasmdaki bir Cin birliginin Tannkutluk merkezine dogru ilerlerken Sol Bilge Elig kuvvetlerine
II

79

rastlamasi ve onlan bozmasmdan sonra Hun erzak: deposunu yakmasi cinlilerin bu seferdeki tek basanlan oldu. Ashnda bu savas her iki tarafa da cok pahahya malolmustu. Zira, 140.000 kisiyle harekete gecen Cin ordusu 30.000 kisiyle geri donebilmisti, HunIann kayiplan da pek fazla idi. Bu sebeple Hunlar Cin'e bans teklifinde bulundular. Cin bu teklifi Hunlann tabiyyet arzetmesi seklinde yorumlamak istemis, hatta Hun yurdunu yonetmek icin komutanlanndan birini gondermege kalkrsnusn. Fakat, kisa zamanda boyle birseyin olmadignu Hunlann gosterdigi buyuk infiali ogrenmis ve Hun yurduna yap dan saldmlann da kendisine cok pahaliya mal olmalan sebebiyle, kesin sonuclu bir alan icin daha baska muttefikler aramaya baslarmsti. Bunun icin de unlu diplomat seyyah Cang-ch'ien (Cang K'ien)'i Wusunlan bulup ittifak yapmak icin yola cikardrlar. Burada Cang-chien hakkmda biraz malumat vermekte fayda vardir. Bu diplomat ilk once M.O 138 yihnda Yue-ci'Ier nezdine elci olarak gonderilmis, fakat yoIda Hunlar tarafindan yakalanarak esir edilrnisti. Cang Chi-en on yilhk bir esaret hayatmdan sonra.Kun-Cin'In oldiigu siralarda kacmayi basarnus, Yue-cileri bularak meramuu anlatnnssa da teklifleri kabul edilmediginden geri donmustu. Bu diplomat M.O. 125 yilmda Ciri'e amacina ulasamadan donmus, fakat yolculuklan ve Hun yurdunda gecirdigi yillan seyahatnamesinde anlatrmsur. i§te bu kisinin edindigi bilgiler Cin dunya gorusunun tekrar degismesine sebep olmus, bundan sonra Cinli l-ti-sa zamarnnda list iiste basanlar kazanmaya baslanusnr. Aynca bu kisinin ipek ticareti ve yolu uzerinde elde ettigi bilgiler de Cin icin paha bicilrnez degeri haiz olmus, Ciu'in ileride bu bolgeler icin yaptigi mucadelenin temelini olusturmustu, Bu konuda G. Turukoglu, Cang-Ch'Ien'In Cin dunya gorusunu 2. defa degistirdigini ortaya koyan gorusunde "Modern Cin'in temellerini atngim soylemektedir. Cang-ch'Ien M.O. 115 yilmda Wu-sunlar nezdine elci olarak gonderilmis, fakat teklifi ve gotUrdiigu hediyeler Wu-sun'lar tarafindan kabul edilmemistir. Cang -ch' ien' in teklifleri arasinda Wu -sun' lann Kansu bolgesine tekrar geri donmeleri istegi de vardi. Wu-sunlar daha onceleride bu bolgeler de otururlarken Ki-okun onunden kacan Yuecilerin baskisiyla iii boylanna cekilmislerdi, Cang-ch'ien bu seyahatinden de basan elde edemeden donmustur. Cin'rn bu faaliyetleri i.izerine Hunlar da tekrar Cin' e akin yapmaya baslarmslardir. Fakat, bu sirada Tannkut

80

i-ti-~a olmus (M.O. 114) yerine O-ui gecmisti, Cinlinin i-ti-~a zamamnda sagladig: basanlar sonucunda Ordos gibi bir hareket bolgesi Cinin eline gecmis bunun neticesinde de Hun agrrhk merkezi Gobi kiyilanndan kuzeye, Orkun nehri bolgesine kaymak zorunda kalnnsu. En acisi Hunlunun da yenilebilecegi arnk Cinlinin kafasmda yer etmisti.

B.

wu-wst

I o-ut DEVRi (M.O.114-10S)

O-uiTannkut olur olmaz, Cin'de i9 mucadele bas gostermis, Cinlinin kendi derdine dusmesi sebebiyle de uc yilhk bir bans donemi yasanusn. Cin'in yardim istegi neticesinde Turk ordulan tekrar San Nehir kenarlannda gorunmus ise de (M. 6 122) Cin icislerini diizeltir duzeltmez tekrar esas siyasetini icraya basladi. Cin Imparatoru M. 6. 111 yilmda Hunlara gozdagi vermek icin kuzeye hareket etmis ve Hun Tannkutuna bir elci gondermisti. Cinli M. 6. 119 yilmdan beri Hunluyu hep kendi tabiyetinde imis gibi gormek istediginden gonderilen elcinin magrurane hareketi Tannkut'u cok kizdtrmis ve gereken cevap verilmisti. Aslmda Cin'in bu seferdeki gayesi Chang-ch'ien'in verdigi bilgilerin 1~lg1ndaipek tieareti ve ipek yollaruu kendi tekellerine alarak bilhassa bu yollann kontrolunu elinde bulunduran Sag Bilge Elig'e baglr kucuk kralhklann niifuzunu kirmakti. Zaten seferin bahanesi de Cinli tiiccarlara kotu muamele yapildrgr jdi. Cinli bu seferinde Tannkut'un gozunu korkutamadignn anlayrp gerekendersi de almca saldirmaya cesaret edemeden geri cekildi. Fakat M. <5. 111 yilmda yapilan bu hareket CinHun mucadelesinin agirlik merkezinin ipek ticareti ve yollan uzerine kaydmldigim gostermektedir. Bu vesiley leo devirdeki onemli ipek yollan uzerinde kisaca bilgi vennek istiyoruz. Budevirde ipek yollannm

baslangic noktasi Han sulalesinin dogu baskanti Lo-yang idi. Buradan baslayan ipek yolu Kansu bolgesinde Tun-huang'da ikiye aynlmaktadrr:
birinci yol, I-hsun, Yu-ni, Chu-no, Ching-hueh, Yu-mi, Hotan, P'sishan, Sochu, Hsi-yen uzerinden Su-Io (Kasgarj'a varmaktaydr, Ikinci yol ise, Lou-Ian uzerinden Hami (l-wu) ya vanyor, burada guneye, batiya ve kuzeye olmak uzere uce aynlmaktaydi. Hami'den guneye inen yol j, hson'de diger yolla birlesmekte, kuzeye giden yol da Ka-o-chang, Wu-

81
t'an uzerinden Isik G61'un guneyindeki Chih-ku'ya varmaktaydi, banya aynlan yoI ise, Wei-Ii, Yen-ch'i, Chich-chih, Yen, Ku-mo, Wen-su, Wei-t'ou uzerinden Su-Io (Kasgar) ya ulasan birinci yolla birleserek Tayuan (Fergana) ve K'ang-chu (sagd) ulkesine ulasmaktaydi. Lo-yang'dan baslayarak Tung-huangda ikiye aynlan yolun birincisi Su-lo'ya varmadan P'si-shan (P'i-shan) ve So-chude iki kola daha aynlarak banya dogru devam etmekteydi ki, bu yollardan P'si-shan'da aynlam Hsi-yen, Wu-ch'a, Sun-hsien uzerindeki Chien-shih (Khoana) ye vanyor. Bura Sochu'den aynlan yolla birleserek bir muddet banya devam ettikten sonra ikiye aynlip, bir yol P'u-t'ao (Baktra/Batria/Belh) e giderken, digeri guneye Hind limanlanna iniyordu. Cin'in en buyuk ihrac mall alan ipek ve ipekli kumaslar bu yollar uzerinden banya sevk ediliyordu. ipekbocegi kozasi ile besin kaynagi dut aga<; fidesinin disan cikanlmasiru onlediginden, (ki; daha soma bir Bizansh justinianus devrinde asasnun icinde (M.S.552) ulkesine ilk ipek kozasmi ulasnrarak Sasanilerin ipek yollanndaki haldmiyetini kirnus ve Istanbul-Iskenderiye-Bursa ve Beyrut'ta ipek sanayii kurularak boylece butun dunyaya ipegin sirnm yaymisnr). Ipekli kumas imali tamamiyle Cin'in tekeli altmda idi. Cang-chien'jn daha onceki ve Wu-sunlara yaptigr yolculuklardan sonra verdigi bilgiler Cinlileri bu isin ticaretine de hakim olmaya sevketti. ilk defa bu gayeyle M.O. 111 yilmda harekete gecen Cin bu seferden istenilen olcude basan elde edememisse de artik politikasmi ipek ticaret yollanni ellerinde bulunduran ve Hunlara bagh olan 5-6 sehir kralhgmm uzerine kaydirdi. Onceleri diplomatik faaliyetlerle bu kralhklan ele gecirmeyi deneyen Cin, bu sehirlerin Hunlardan cekinmeleri sebebiyle olumlu sonuc alamaymca kuvvete basvurdu, Zaten Cinin batiya acilarak, buradaki karalhklarla siyasi ve ticari iliski kurmaya calismasi Hunlann dikkatini cekmis ~bir taraftan bu cahsmalan kaygiyla takib ederken, diger taraftan kendileri de ayru sekilde calismaya baslarmslardrr, Goruluyor ki Tannkut O-ui, siyasetten anlar akilh birisi oldugu kadar ipek ticaret yolunun Hunlar icin ne kadar onemihaiz oldugunu da kavrayabilen birisi idi. Onun Wu-sun kraltna Cinlinin gonderdigi perensese karsilik bir Hun prensesini gondermesi ve Hun Prensesini kabul ettirerek ihtiyarligi bahanesiyle (Wu-sun krahrun) Cin prensesini reddettirisi Cin siyaseti karsisinda buyuk bir basanydr. Istegine diplomatik yollarla ulasanuyacagrm anlayan Cin: batiya gonderilen

ern

82

diplomatlanru yakalayip oldurten Lou-Ian Kralligim ve Lop Golu kenanndaki baskentini zaptederek krali oldurttu, (M.O 108) Ayru zamanda Hun Tannkutu' na da siradanbirisini elci olarak gonderen Cin Imparatoru Tannkuta hakaretle ve onu, tabiyetinde gostererek, otur oturdugun yerde demek istiyordu. Halbuki Cin Imparatoru ile esit muamele gormek arzusunda olan Tannkut bu duruma cok kizrms elci olarak gonderdigi yiiksek dereceli bir komutammn da Cin'de olerek geri donmemesi uzerine Hun ordulan bir yandan Lou-lan'i isgal ederlerken diger yandan da Cinin alum ustune getirmeye baslamislardi. Fakat bu uzun surmedi, Belki, bozulmaya yuztutmus Hun idaresini tekrar duzeltebilecek gucte oldugunu sandigmuz O-ui, 9 senelik bir iktidardan sonra olmus, yerine 90k gene yasta olan oglu O-su-li gecmistir.

c.

ERR I

o-su-r.t DEVRi

(M.O.I05-102) Bu Tannkut zamarunda Cin, arnk Hun'u Hun' a vurdurmak siyasetine liz verdi. Once Sag Bilge Elig 'i ele almak isteyen Cin'in bu hareketi gonderilen elcinin yakalanmasi ile neticesiz kaldi. Fakat, Cin baska bir yola basvurdu. Babasmm yolunda devam etmek isteyen O-suli'yi ortadan kaldirarak yerine kendi usaklanndan birini getirmek, boylece yillardir Hun'Ian kendisine bagh gormek emelini gerceklestirmek icin bir suikast tertipletti. (Hun'Iardan elde ettikleri) Suikastci usaklannm tereddutunu ortadan kaldirmak ve on1ara yardimcr olmak amaciyla da 20.000 kisilik bir orduyu yola cikardi. M.O 104 yilmda Yen-men Vilayetinin Ma'yi sehrinde (bir bolgede olabilir) hazirlanan bu suikasti zamamnda haber alan Tannkut O-su-Ii, suikastcileri bertaraf ettigi gibi bu sirada Altaylann Gobi Colunde son bulan uclanna kadar ilerleyen yardunci Cin birligini de komutanlan ile birlikte katletti. Ustelik iki sene ust uste Cin'e alan yaptrrarak intikamim almaya cahsti. Fakat netice degismeyecekti. Kader ordiigti aglan her yandan sikmaya baslanusti. Sanki tabiat olaylan bile Hunlara karsiydi, Cin suikastinin oldugu yillarda siddetli bir kI§ olmus pek cok Hunlu birlikte hayvnalar datelef olmustu. Fakat yilmadan cahsan ve uc senelik iktidannda Cinliye Turkun, yine eski Turk oldugunu gosterecek bircok basanlar elde 'eden O-su-li'de pek gene olmasma ragmen bizzat ordusunun basmda Cin'e yururken