You are on page 1of 8

Bextiyar Vahabzâde

(Seki, 1925)

1925 yılında Seki şehrinde köylü bir ailenin ço- felsefi derinlik ve genişlik, tefsilatların çeşitlilik ve
cuğu olarak doğmuştur. Babasının adı Bextiyar karşılaştırmada birlik teşkil etmeye başladığı dö-
Mahmud'dur. İlk tahsilini doğduğu şehirde yap- neme rastlar. Okul dönemlerindeki bedii saflığı, te-
tıktan sonra, lisans ve yüksek lisans tahsilini Baku zatsız aydınlığı şu anki renk cümbüşünün temelini
Devlet Üniversitesinde tamamlamıştır. 1950 yı- hazırlar. Bu edebiyatın özü de uzak bir köyde ça-
lından bu yana Baku Devlet Üniversitesinde öğ- lınan okul zili gibi değildir. Uydulara ses veren he-
retmen, doçent, profesör görevleriyle aralıksız ola- yecan gibi; Beathoven'in ve Galile'nin, Nesimi'nın
rak çalışmalar yapmıştır. Halk şairi seçilir (1984). ve Babek'in, Buhenvald imdadının, kadın fer-
Akademinin muhbir üyesidir (1980), Devlet Mü- yadıyla beraber anılması zengi idi. Ve onda sadece
kafatları ödülleri ile onurlandırılır (1976, 1984), okul ve öğrenciler için değil, dünya ve insanlık için
Millet vekili ve toplum adamıdır. Bir şair olarak duyulan kaygıların ölçüsü vardır. Şair hem tarih,
okuyucu arasında ilk itibarını "Yaşıl Çemen, Ağaç hem de dünya adlı iki uyduya seyahete çıkar, in-
Altı Bir de ki tünd çay" (1944) şiiriyle kazanır. sanın da iki uyduda - zaman ve insan konularında
O, ilk şiirini 1943 yılında muharebenin kızgın tesirli şiir ve destanını yazar. Onun "İnsan ve
devrelerinde yazar. Edebiyat kaynaklarında ilk Zaman", "Men ve Dünya" adlı eserleri, tarih iti-
devre, bağımsızlık hareketinin güneyde Araş sa- barıyla bu devreye rastlar.
hillerinden başlayarak, hemen bütün Asya'da Böyle bir hazırlıktan sonra şairin üçüncü se-
geniş sahalara yayıldığı zamana rastlar. Kosmos'un yahati, insanın iç alemindeki gizemleri gün yüzüne
fethi, ilmi-tekniki inkılap, maneviyat ve ba- çıkarmak içindir. Bextiyar Vahabzade'nin edebi ça-
ğımsızlık sahalarındaki mücadele devri onun da lışmalarının üçüncü basamağını 1980'li yılların
edebi çalışmalarında etkili olmuştur. bedii tesirlerinde yoğrulduğu devreye rastlar.
Bextiyar'ın sanat faaliyetlerinde ilk basamağı Onun bu yıllarda yazdığı eserlerde edebi di-
"mektep şiirleri" oluşturur. Şairin kendi şiir ekolü yalogun en önemli kısmı, "Men ve Dünya", "Men
de "mektep şiirleri" ile kimlik kazanır. Bu şiirlerde: ve Zaman" eserlerinden daha fazla; "Özümle
saflık, doğallık, sıcaklık ve samimilik gibi duygular Özüm", "Menle Men", "Bextiyarla Bextiyar'dır.
çocukluğa mahsus özelliklerdir. Bu geri gelmez ço- "Dağda Şelale Kimi", "Özümü Axtanram",
cukluk yıllarını Bextiyar"ın şiir ekolünün temeli (ilk "Sür'et", "Özümüzden Öyrenek", "Özümden Na-
hareket noktası)kabul etmek gerekir. Bextiyar bu razıyam", "Nesense Özün Ol", "Şehidler", "İkinci
noktadan hareketle bugüne gelmiştir. Ses" gibi eserler, sözkonusu merhalenin Özel-
19601ı yıllar bu edebi ekolde; bedii detayların liklerini en iyi şekilde ifade eder. Özellikle "İkinci
Ses" adlı eserin bütünlüğündeki manzum dra- cut değil, sadece manevi bir katılımcıdır. Buna pa-
malizasyon; bu yönüyle, kendisini en belirgin şek- ralel olarak "Feryad" adlı eserde de Nesimi'nin
liyle gösterir. kendi obrazı yok, sadece Nesimi'nin nesli ve Ne-
Duygusal genişlik ve muntazam eğiticilik simi'nin halkı var.
"Cavid" ve "Vurgun" tiyatrolarında ne kadar be- Fel s efi lik, ince l iri zm, ed ebi narinlik
lirginse; drama Bextiyar'ın coşkulu özeleştirileri B.Vahabzade'nin nazari-estetik görüşlerinde, özel-
de o nisbette ölçülüdür. likle edebi çalışmalarında da kendini gösterir.
Bu piyeslerde zaman ve epoxalar yüz yüze Başlıca eserleri: Seçilmiş Eserleri, B., 1961;
gelmiyor, sesinde "ben" parçalanıyor ve par- İnsan ve Zaman, B., 1964; Semed Vurgun, B., 1968;
çalanan tezatlar ön plana çıkarılıyor. "İkinci Ses", Seçilmiş Eserleri, B., 1974-1975; Pyesler, B., 1980;
"Yağışdan Sonra" ve "Yollara İz Düşür" eser- Muğarn, B., 1982; Özümle Sohbet, B., 1985; Şe-
lerinde bu durum söz konusudur. Görünen odur hidler,B,,1991.
ki tarihi piyeslerde durum değişmektedir. Bextiyar Kaynakça:
Vahabzade'nin iki tarilıi şahsiyete atfettiği - Nesimi 1. Azerbaycan Sovet Edebiyyah Tarihi. Bakı,
ve Babek'e - "Feryad" ve "Dar Ağacı" adlı iki tarihi 1988.
piyesi vardır. Fakat onların da hiç birinde ne Babek 2. Azerbaycan Sovet Edebİyyatı Tarihi. 2 cilt
ne de Nesimi etkin olarak gözükmüyor. Doğrusu te, cilt. 2. Bakı, 1967.
"Dar Ağacı" adlı eserde bütün olaylara ve isteklere 3. Azerbaycan Sovet Yazarları, Bakı, 1958.
Babek'in sesi ve kahkahası ile yüklenilir ama, ese- 4. Y.Seyidov. Şairin fikir dünyası, Bakı, 1985.
rin normal seyri esnasında Babek'in kendisi mev- 5.Yaşar Garayev, Şamil Salmanov. Po-
eziyanın kamilliyi, Bakı, 1985.

ŞİİRLER
(Bextlyar Vahabzadc. Seçilmiş eserleri. 2 cildde, c. 1. Bakı, 1974, s. 213-218...)

QALİLEY

Dedi: - Yer fırlanır1... inanmadılar, Bu iki kelmeye qulaq kesildi.


Onlar ona güldü, o da onlara. Dedi: - Yer fırlanır - qarışdı alem,
Dedi: - Heqiqete şübhenizmi var? Yer durdu, fırlandı mescid, kelisa,
Dediler: Haqq deyen çekilir dara2. Dedi: - Yer fırlanır, ele bil bu dem
O dedi: - Fırlanır, fırlanacaq yer, Tezeden14 çekildi çarmıxa İsa...
Buna gülseniz de, gülmeseniz de. Dedi: - Bu hökmüme inanıram men,
Yerden ders götürüb3 ölene qeder Gerek deyişile dünyanın adı.
Meğer fırlanmırıq heyatda biz de?.. Dedi: - Yer fırlanır!... Bu İki sözden
"Fırlanır" - Sözüyle o böyük insan Papanın başında göy guruldadı15.
Qırdı mövhumatın4 sert buzlarını. Dedi: - Yer fırlanır... Bu ikice söz,
Eqlin baîtasıyla vurdu başından, Min bir sual düzdü111 "İncil"in üste.
Sındırdı5 öküzün buynuzlarım. Papa qezeblenib17 - Dağ basarıq biz, -
Milyon ilft dediler: - Qaşqa7 öküzle Dedi, - bunu deyen o dilin üste.
Çatındır8 şöhrete, şerefe dünya. Divana18 çekdiler alimi derhal,
Dedi: - Yer fırlanır... ancaq bu sözle Dünyanı düşündü, eşqini andı.
Tanıdı özünü ilk defe dünya! Böyük Cordanonu yandıran tonqalı
Qaliley "fırlanır" - Deyenden beri Gözünün önünde gelib dayandı.
Ucaldı9, göylerden yerlere baxdı. Müqeddes kitaba el basıb hemen
Her cüre10 uydurma efsaneleri, Dedi; - Şekkim yoxdur, bu kitab haqdır.
Eqlin alovunda11 yandırdı yaxdı. Ancaq düzü20 budur; demesem de men,
Yer fırlanır, - deye o, çekdi feryad, Yer ele fırlanır, fırlanacaqdır!
Sözünün gücünü özü12 de bildi. Qelbe hax, eşqe bax!.. Qorxub ölümden,
Ele13 bil, bir anlıq susub kainat,

1. döner 2. damgacına 3. ders olup 4. hayallerin, safsataların 5. kırdı 6. yıl 7. hayvanların alnındaki allık, beyazlık, sakar !S. ulaşmıştır 9.
yüceldi, yükseldi 10. tars, tür, çeşit 11. alevinde 13. kendi 14. yeniden, tekrardan 15. gök gürledi lö. sıraladı, dizdi 17. öfkelenip, hırslanıp
18. mahkemeye 1«. adın yığını 20 doğrusu
O öz meslekinden geri dönmedi. - Vergülünü.
Heyatın namine sürünmerem men, Ayıra bil
Meslekin namine ölerem, - dedi. Dağ gülünden,
Beşer tarixinde belalı insan, Bağ gülünü.
İki qütb1 önünde çox dayanıbdir. Ayıra bil,
Haqdan yapışanlar keçib heyatdan, Ocaqdakı od külünden
Heyatdan qopmayan lıaqqı danıbdır12. Sinedeki dağ külünü.
Qaliley! Helelik keşfin bir yana! Bu dünyanın ağrıları, acılan
Onun qiymetini alimler biler. Nece sığır Çahargahın
Sen haqdan dönmedin heyat namına, Bestenigar perdesine?
Bundadır böyüklük, bundadır hüner! Dağlara çıx, diqqet ele
Bu hüner önünde baş eyirem men. Qayalardan yumalanan
Öten zamanlarla fikrim öpüşdü. Daş sesine -
Ölüm ayağında, "Enel-heq" - deyen Öz sesine
Menim Nesimim de yadıma düşdü. Sen axtaran quş sesine...
O sesdeki
May, 1963. Qırıq-qırıq hıçqırıqlar ne naledir?
Qırqovulun döşündeki rengler nedir?
O renglerde muğamdakı
MUGAM Elvan-elvan perdeleri,
Pırıl-pırıl sesleri gör,
(poemadan parça) O düşünür,
Hem de bizi düşündürür.
Bir quş ötür budağında Ney üstünde yeddi sesin,
Bu neğmenin laylasına Oyuq-oyuq yuvalan,
Çemen, çayır mürgüleyir. Nedir bele?
Nalesile yazıq bize Belke ele
Neşe deyir, Balaları perik düşen
Nesedeyİr... Qaratoyuq yuvaları...
"Cik-cik", "cik-dk"... Sesler, qırıq bir arzunun can sesimi?
Bilirikmi dediyini? Yuvaları dağıdılmış
- Yox, bilmirik, biz bilmirik. Çolpaların nalesimi?
Quş dilini bümirikse, Qayalardan sızan suyun,
Günahkarını o quşcuğaz? Derelerde azan suyun
Sebrinibas, Seslerini
Lehçesine, nalesine Bir-birinden ayıra bil.
Dilindeki qem sesine O, bir deyil, yox bir deyil.
Qulağınla qulaq asma, Addım-addım, nefes-nefes
Üreyinle sen qulaq as. Dağı dolan, dereni gez,
O nalenin ateşinde Bax her yerin çiçeyine,
Öz qelbini oda yaxsan, Bil, dağların çiçeyi ne,
Mellebini bilmesen de Derelerin çiçeyi ne?
Üreyini duyacaqsan. Çiçeklerin öz renginde, öz eninde
Tar da ele... N eğmedeki sesleri gör, xalları gör -
O srzlayır için-için. Enib qalxan keçidleri,
İçindedir her metlebi, Çığırları, yolları gör,
Nalesidir eşitdiyin. Dağa geden çığırlarda
O quş kimi Qarşma bax, dünyanı gör.
Tarın da öz lehçesi var, öz dili var. Sığırcının belindeki
Metlebinin axırı var, ezeli var. Arşına bax, dünyanı gör.(1)
Evvel öyren, sen bu dilin
Nöqtesini, (1) Sığırcının belindeki ağ xett efsaneye göre arşındır.

1. kutup 2. bilmiştir, tanımıştır


Belke o da... bizim kimi Xalq yaşadır neğmesinde.
Ölçmek isler bu dünyanı. Tarixin bir dövrü yatır,
Birce qanş yer üstünde Bir bemdeki "ah" sesinde.
Bize göster bu dünyanı... Çahargabın "Müxalifi"
Söz var cjelbe yol açmayan "Çaldıranda" * (* Çaldıran müharibesi) at saldıran,
adi bir ses, quru nefes. Qılınclardan od aldıran
Ses de var ki, Döyüş sesi...
Sözün deye bilmediyi sözü deyir. Çahargahın "Cövherisi"
Ele sesin özü şe'r, sözü şe'r. Kol dibinde
Söz - qelbdeki bir metlebin * Qar altında
Öz sesidir... Çıxan tenha benövşenin üşümesi.
Neğme - sesin şe'riyyeti, Qılınc sesi, qalxan sesi.
Şe'r - sözün neğmesidir. Benövşenin üşümesi.
Belke... Muğam bir nağıldir, efsanedir. Biri hüner.
Bilek, onun bu dünyaya sözü nedir, qesdi nedir? O birisi göz yaşıdır.
N ağıllarda bir göyerçin O sertlikle, bu incelik
Bir qeribi şah eledi. Bir muğamda yanaşıdır.
Bu dünyanın kele-kötür işlerini Dinle tan, dinle neyi.
Rendeledi... O - keçmişden
Ötenlerin derdlerine dola-dola Asta-asta sohbet açan
İnanaqmı bu nağıla? Ses müzeyi...
Bu arzudur, bu dilekdir. O - şöhretli, şanlı muzey.
El deyir ki, arzularım, O - danışan,
Gelecekdir, Hem de bizi danışdıran
Gülecekdir.., Canlı muzey.
Belke düzgün bölemmedik Gah sesinde göy gurlayır,
Biz o zaman, Gah inleyir hezin-hezin.
Göyden düşen üç almanı? Hem babamın yaşıdıdır,
Bilek, niye şüşededir Hem nevemin.
Divin cam?..
Niye, niye gözleyib el ŞEHİDLER
O "Sahibi-ezzamanı?"
Belke muğam bir gözleyiş, (B.Vahabzade. Şehidîer. Bah, 1991,3. 3-15.)
Bir hesretdir. (Poemadari1 parça)
El var iken, qol var iken,
Baş var iken, diş var iken Bezen için-için düşünürem men;
Bu gözleme müyibetdir. Nahaq2 şehid oldu bizim cavanlar.
Canavarın aldatdığı Ömrü ucuz verdi...
Şengülümün, Süngülümün Bir iş görmeden,
Qam belke... düşüb tarın kök simine? Boş yere ölmeyin ne me'nası var?
Mugamdaki hiçqırıqlar Ağıla3 söykensin4 dedim qüweniz5/
Üsyan edir belke divin tilsimine? Anlayan olmadı bu sözden meni.
Üreyinin tellerinden Ağıla güvenek bu meqamda biz,
teller çekib tara, xalqın. ■ Qüvve daşı ezer, ağıl qüvveni.
O tellerin neğmesinde Sonra düşünürem: Onlar qorxmadan,
Öz ruhunu, öz qelbini ara, xalqın. Cumdular6 ölümün üstüne bele7.
Tanımaqmı isleyirsen Bir iş görmediler yaşayan zaman,
Görmediyin bir xalqı sen? Lap8 çox iş gördüler ölümleriyle.
Evvel onun neğmesine sen qulaq as, Bizim elimizden çoxdan alınmış,
onu öyren. Haqqı bu dünyaya bildirdi onlar.
Öz sözünü, sorgusunu Milletin qelbine qesden salınmış
Xeyalını, duygusunu Qorxu iblisini öldürdü onlar.
1. destandan 2. haksız 3. aklına 4. yaslansın, dayansın 5. kuvvetiniz 6. hızla gittiler 7. böyle 8. tamam, böylece
O gece dağlardan enen sel teki1, Babekin varisi olduğumuzu
Qezebden köpürüb daşdı milletim. Gösterdi dünyaya... Eşq olsun size!
O şenbe2 gecesi üreyindeki Siz layiq oldunuz öz irsinize.
Qorxu basarını aşdı milletim. Geldi ürekdeki arzular dile,
Bizim qazanamız bu oldu ancaq, Silahı mehebbet, son sözü Veten.
Qorxu xendeyinden biz körpü atdıq. Şebidler gösterdi ölümleriyle
Bu da bîr imtahan, bu da bir sınaq3, Ölüm aşağıdır Veten eşqinden.
Şübbeden qurtarıb4, imana çatdıq5. Dünya o dünyadır, bir heqiqeti
Bu ölüm, bu qirğın6 ders olsun bize, Çarmıxa çekse de min böhtan, riya!
Demeyin boş yere candan keçdiler. O gece basanda zülm edaleti
Onlar şehid olub milletimize, Haqqın nalesinden diksindi dünya.
Cesaret dersini te'lim keçdiler. Adımız dolandı bütün dünyanı,
Celin ölçe bilek xeyri, ziyanı, Çox da ki, ağımız qara yozuldu28.
Be'zen evezidir7 on qış bir yazın, Bizim şehidlerin tökülen qani
Bizim şebidlerin müqeddes qanı Haqqın kitabında imzamız oldu.
Belke8 de behidirtJ sabahımızın. Baxıb sinelerden axan al qana,
Yaman10 dözümlüdür11, oda12 gül alır, Buludlar kişnedi2<l, göy qan ağladı.
Her zulme, cefaya dayanır millet. O şenbe gecesi Veten başına
Soyula-soyula o, susur, yatır, Ele Veten boyda qara bağladı.
Qurban vere-vere oyamr13 millet. Dözdü böhtana da, dözdü sere de,
Onlar sübul etdi ber qara zulmün Yedi şeker kimi her derdi xalqım,
Eli uzunsa da, ömrü gödekdir14. Azadlıq yolunda ölümlere de
Xalqın azadlığı15 sabah, biri gün Hazır olduğunu gösterdi xalqım.
Şehid yarasından göyereeekdir10. Azadlıq verilmir, alınır, dayan!
Şenbe gecesinde gecikdi seher, Onun elçîsidir, ölüm, qan, qada30.
Zaman itirmişdi17 o gün sağ-solu, Ölüme, cefaya hazır olmayan
Ömürden keçerek keçdi şehidler Millet hazır deyil azadlığa da.
Bir qanlı gecede min iliik18 yolu. Yalın eller ile tanklar üstüne
Şan-şeref tac oldu, başlara qondu, Atılan cavanlar, eşq olsun Size!
O qetl gecesi xalqın min illik Siz tesdiq etdiniz azadlığın da
Şücaet19 tarixi tekrar olundu. ... Halal olduğunu milletimize!
İki esre yaxın Babek, Cavad xan, Şehid rütbesine qalxan31 cavanlar,
Herden2^ teessüfle qalxdı mezardan, Sinesi her zulme qalxan32 cavanlar.
Besiret gözüyle seyr etdi bizi, Boyük Nesiminin, ulu Babekin
Tanıya bilmedi milletimizi. Xeyir-duasını aldı o gece.
Gördüler dağ düze21, göy yere enmiş, Zamandan ireli33 sıçrayıb yeqin34,
Onlardan köleler, qullar töremiş,22. Tarixde larixtek35 qaldı o gece!
Onlar inanmadı: biz de bir erik, Qelbimi boşaltmır çekdiyim ah da,
O qoç igidlerden23 törenenlerik. "- Neğmede her xalm kökü var yeqin.
Bizim zemanede xan idi millet, Şehid feryadından ulu Segahda
Niye qula dönüb, - dediler, - indi24? Teze36 bir guşe37 de açılır yeqin.
Nedir bu itaet, nedir bu zillet?" - Hemin o guşede ana nalesi,
Deye qezeb ile onlar deyindi25. Analar hönkürer39, gelinler ağlar.
O şenbe gecesi yel qalxdı birden, Hemen38 o guşede qem şelalesi
Gözün üstündeki külü üfürdü. Axıb qelbimizden haqqı soraqlar.
Babek fereh2tı ile qalxdı qebirden, Hemen o guşede gülle sesleri,
Her igid gözünde özünü27 gördü. Tamı perdesinde qem nefesleri.
O şenbe gecesi bir şimşek teki, Hemen o guşede zulmün tuğyanı,
Gözler parıldadı... Sinelerdeki, Haqqın, heqiqetin zulme üsyam.
Gözle görünmeyen dağlar göründü, Ramiz, bas sinene sen qoca tan,
Hüner meqamında bir qoça döndü Bu teze guşede çal, sene qurban.
Ele öyredilen ber körpe quzu. Şehidler qanına boyanan sesi,

1. gibi 2. cumartesi aşinama, sınav 4. kurtulup 5. ulaşıp 6. telef 7. yerindedir, yerini tutar 8. belki 0. kefilidir, kefaletidir 10. acaip, çok 11.
dayanıklıdır 12. ateşe 13. uyanır 14. kısadır 15. bağımsızlığı 16. yeşerecektir 17. kaybetmişi, yetirmişli İS. yıllık 19. yiğitlik, cesurluk
20. bazen, arada bir 21. oraya 22. türemiş 23. yiğitlerden 24. şimdi 2Fİ. söylendi 26. ferahlık, rahatlık, sevinç 27. kendini 28. bilindi,
açıklandı, tanındı 2«. uğuldadı, gürledi 30. dert, keder, tasa 31. yükselen, çıkan 32. kalkarı, zırh 33. ileri, öte 35. tarih gibi 3b. şüphesiz,
kesin 37. sokak 38. aynı 39. hüngür hüngür ağlar, feryat eder
Zabul segahına çal, sene qurban1!
Perdeler qoy teze güller bitirsin, BELKE"
Şehid anasına teselli versin.
Haqqın feryadını dile getirsin, Bir gün ölür budağında
Teze yaratdığın xal, sene qurban! Bu neğmenin laylasına10
Xezer penceleşdi öz sahiliyle, Çemen, çayır mürküleyir11
Danış2 derdimizi sesin ziliyle. Nalesile yazıg12 bize
O teze guşenin ateş diliyle Neşe13 deyir,
Zulümden qisası al, sene qurban! Neşe deyir.
Teze guşedeki ah-ah-amanların "Cik-cik, "cik-cik"
Qorxuram her xalı yoğrula qandan. Bilirikmi dediyini? -
Qorxuram, çanağı partlaya tarın Yaz, ilmirik, biz bilmirik.
Bu teze guşenin hay-harayından3. Guş dilini bilmirikse,
Asta çal, qardaşım, asta çal tan, Künahkarmı o guşcuğaz?
Perdeler bu aha, amana dözmez. Sebrini bas,
Teze guşedeki ses burumları4 Lehçesine, nalesine
Günahsız tökülen bu qana dözmez. Dilindeki gem sesise
Hem de uydurulan böhtana dözmez, Qulağınla gulag asına,
Partladar tan! Türevinle sene qulag as.
Qorxar ilan vuran ala çatıdan, O nalenin ateşinde
Bizim gözümüzü püleyib5 felek. * Öz gelbini oda yaxsan,
Qorxuruq... Qorxudub bizi bu dövran, Metlebini14 bilmesen de
Stalin ölmeyib, yaşayır demek?! Üreyini duyacagsan
Bizden üz dönderib sanki felek de, Tarda ele15... O sızlayır için-
Yalan cövlan6 edir, bes hanı gerçek? için İçindedir hermetlebi,
SusuriKj... Sözümüz qalır ürekde Nalesidir eşitdiyin.
Stalin ölmeyib, yaşayır demek?! O guş kimilfı
Xeyrimiz, serimiz bilmirik nedir? Tarın da öz17 lehçesi var, öz dili var.
Onları kimdense soruşmaq gerek. Metlebinin axın var, evveli var.
Hele7 de haqqımız yad ellerdedir, Evvel öyren, sen bu dilin
Stalin ölmeyib, yaşayır demek. Nögtesini,
Bize qürbet olub öz diyarımız, Ver külünü.
Bu boyda dünyada tek qalmışıq, tek! Ayıra bil
Zindana salındı E'tibarımız, Dağ külünden,
Stalin ölmeyib, yaşayır demek! Bağ külünü
Dileyimiz harda, özümüz harda? Ayıra bil,
Doğramb töküldükbiz çilik-çiliks. Ücagdaki od18 külünden
Stalin ölse de, yuxarılarda Sinedeki dağ10 külünü.
Hele de yaşayır stalinçilik.
İndi de zindanda yaradır Xelil, Bu dünyanın ağrıları, acıları
Sözünü demekden usanan deyil, Nece20 sığır çahargâhm21
"Moabit defteri" yaranır bele, Bestenigâr perdesine?
Faşizm ölmeyib, yaşayır hele. Dağlara çıh, digget ele
Gayalardan yamalanan22
Daş sesine
Öz sesine
Ses çıxartan23 guş sesine...
O sesdeki
Gırıg-gırıg hıçgirıglar ne naledir?
Gırgovulun döş ündeki renkler nedir?
O renklerde muğamdakı

1. yetiştirsin 2. konuş 3. gürültüsünden 4. burulma, burukluk 5. perdeleyip, örtüp 6. hareket, devir 7. hâlâ, daha S. parça parça 9. belki 10.
ninnisinde 11. uykuya gidip 12. günah 13. birşeyler söylüyor 14. arzusunun 15. öyle16. gibi 17. kendi 18. ateş 19. yanık yarası 20. nice 21.
Türk musikisi makamı 22. yumalı olan 2?. arayan 24. kekliğin 25. makamındaki
Elvan-elvan perdeleri,
Pırıl-pırıl sesleri kör Nağillarda bir göyerçin
O düşünür, Bir geribi şah eledi
Hem de bizi düşündürür. Bu dünyanın kele-götür10 işlerini Rehdeledi.
Ney üstünde yeddi sesin,
Oyug-Oyug yuvaları, Ötenlerin derdlerine dola-dola
Nedir bele? İnanağmı bu nağıla?
Belke ele1 Bu arzudur, bu dilekdir.
Balaları perik2 düşen El deyir kin, arzuların
Garatoyug3 yuvalan... gelecekdir,
Sesler, gırıg bir arzunun can sesimi? gelecekdir...
Yuvaları dağıdılmış
Çolpaların nalesimi? Belke düzgün bölemedik
Goyalardan sızan suyun Biz o zaman,
Derelerde azan suyun Göyden düşen üç almam12?
Seslerinin Bilek, niye şüşededir
Bir-birinden ayıra bil. Divin13 canı?..
O, bir deyil, çox, bir deyil.
Addım-addım, nefes-nefes Niye, niye gözleyib el
Dağı dolan, dereni gez, O "sahibi-ezzamam14"
Bax her yerin çiçeyine, Belke muğambir gözleyiş,
Bil, dağların çiçeyi ne. Bir hesretdir.
Derelerin çiçeyi ne?
Çiçeklerin öz renginde, öz etrinde4 El var iken, gol var iken,
Neğmedeki sesleri gör, xalları gör Baş var ikene, diş var iken
enip galxan keçiidleri, Bu gözleme müsibetdir.
Cığarlan yollan gör
Dağa geden çığırlarda Canavarın aldatdığı
Gaarşına bax, dünyanı gör Şenkülümün, şenkülümün15
Sığırcının5 belindeki Gani belke... düşüb tarın kök simine?
Arşına6 bax, dünyanı gör Muğamdakı hıçgırıklar
Belke o da... bizim kimi Üsyan edir belke divin tüsimine16?
Ölçmek ister bu dünyanı Üreyinin tellerinden
Birce7 ganş yer üstünde Teller çekib tara, xalgın.
Bize göster bu dünyanı... Tellerin neğmesinde
Öz ruhunu, öz gelbini ara, xalgın.
Söz var, gelbe yol açmayan Tanımagmı isteyirsen
adı bir ses, guru nefes. Körmediyin bir halgı sen?
Ses de var ki, Evvel onun neğmesine sen gulag as.
Sözün deye bilmediyi sözü deyir. Önü öyren.
Ele sesin özü şe'r, sözü şe'r. Öz sözünü, sorgusunu
Söz-gelbdeki bir metlesin Xeyalını, duygusunu
öz sesidir... Xalg yasadır neğmesinde.
Tarixin bir dövrü yatır,
N eğme8—sesin şe'riyyeti, Bir bemdeki17 "ah" sesinde.
Şe'r-sözün neğmesidir. Çaharkahın "Müzalifi"
Belke,. Muğam bir nağıldır9, efsanedir. "Çaldıranda"* at saldıran,
Bilek, onun bu dünyaya sözü nedir, gecdi nedir? Gılınçlardan od™ aldıran
Döyüş sesi...

* Çaldıran müharibesi

1- öyle 2. ayrı 3- karatavuk 4. civcivlerrin 5. kokusunda 6. izleri 7. sığırcık 8. metre-arşin 9. tek başına 10. ezgi 11. maraldır 12. biçimsiz
13. söylüyor 14. elmanın 15. devin 16. zamanın sahibi 17. Bir Azerbaycan masalındaki keçinin üç balasından ikisinin isimleri.
Üçüncüsü: Mengüliim. 18. tılsımlı
Çaharkahın "cövherisi" O - keçmişten
Kol dibinde Asta-asta3 sohbet açan
Gar altında ses müzeyi...4
çocan tenha benövşenin1 üşümesi. O - şöhretli, şanlı müzey.
Gılınç sesi, galxan sesi. O - danışan,
Benövşenin üşümesi hem de bizi danıştıran
Biri hüner. Canlı muzey.
O birisi koz yaşıdır.. Gah s esinde göy gurlayır,
Gah inleyir hezin-hezin
O sertlikle, bu incelik Hem babasının
yadıdıdır,
Bir muğamda yanaşıdır2 hem nenemin"1
Dinle tari, dinle neyi

1. sazın bam telindeki 2. alev 3. menekşe 4. yanyanadır5. yavaş yavaş 6. müzesi 7. torununun