You are on page 1of 6

Elekberzade Ebulhesen

(Şamaxı, 1906 - Şamaxı, 1986)

Ebulhesen Elekberzade, 1906 yılında, Şamaxı Sovyet Ordusu içinde görev aldığı yıllara rastlar.
şehrinin Baskal köyünde, dokumacı bir ailenin ço- İkinci Dünya Savaşı başlarken kumandanlık gö-
cuğu olarak doğmuş, ilk tahsilini Rus-Tatar mek- reviyle cepheye gider. Sivastopol'ün müdafaasında
tebinde, orta tahsilini öğretmen okulunda, yüksek bulunur. Savaşı konu alan "Oğullar Ve Atalar",
tahsilini ise Baku Pedagoji Mektebi'nde ve Azer- "Kırım Hikayeleri" kitaplarını neşrettirir.
baycan Devlet Pedagoji Enstitüsü'nde almıştır. Ba- "Görüş Yeri", "Sahilde", "Leytenant Serba",
basının adı Elibaba'dır. 1926 yılında öğretmenliğe "Oxu Bülbülüm Oxu" nihayet "Oğullar ve Atalar"
başlar ve ilk şiirleri de aynı yıl yayınlanır. hikayeleri de, savaş zamanı cephenin ön sarlarıyla
Ayrı ayrı yıllarda, Derbent Padrgoji Yüksek cephe gerisindeki insanlara ve hadiselere yer ve-
Okulunda öğretmen, Tovuz'da Maarif Şubesi'nin rilmiştir.
müdürü, Kinomatograflar Komitesi'nde ve "Azer- Böyle bir sanatsal hazırlık döneminden ve tec-
baycan" aylık dergisinde baş redaktör gö- rübesinden sonradır ki, savaşın ilk destanını - dört
revlerinde bulunur. ciltlik "Muharibe" adlı eseri - da yine o yazmıştır.
Uç defa "Qırmızı Emek Bayrağı" mükafatıyla, Eserde anlatılan asıl olaylar Sivastopol'da geçer.
takdirnameler ve madalyalarla taltif edilmiştir. Lakin asıl kahraman, şehrin savunmasına gelen ve
İlk büyük nesir eseri "Sofi" (1927) hikayesidir. aslında Azerbaycanlılardan ibaret olan bölük ve
Bundan sonra arka arkaya "Boşandı", "Tanışlar", onun askerleridir.
"Kebuter" toplu hikayeleri ve "Yoxuşlar" romanı E.Ebulhesen, Sivastopol'ün ve Sivastopol olay-
yayınlanır. larının dışına çıkar. Geniş tasvirler ve ölçüyü aşan
1933 yılında, çağdaş mevzuda ikinci Azer- teferruatlar, kahramanın, o zaman moda olan
baycan romanı olan "Dünya Qopur"u neşreder ve "halklar dostluğu" şiarına uygunlaştırılması, sa-
"Yoxuşlar" romanının ikinci bölümünü "Dekabır natın ve insan psikolojisinin ihmal edilmesi, sa-
Ulduzları" adıyla yazar. Her iki romanda, Müsavat natçıyı hakim ideolojiyi tefsir etme ve ona mal-
iktidarının yıkılışı, sömürücü köylü aristokrasisiyle zeme hazırlama noktasına getirir.
mücadele, köyde kolhoz hareketinin başarıları gibi "Muharibe" nin dört cildinden farklı olarak, "Ta-
resmi ideolojinin öngördüğü konular, çok basit maşa Çarının Neveleri" 1957-1963), "Utancaq"
sınıf telakkileri ve particilik seviyesinden ele alınır. (1975), "Sedaqet" (1979) adlı eserlerin de, tasvirler
Realizmin ve tarihiliğin zayıflığı, kendisini, her iki daha bir yoğun, gerçekçi gözlem ve tahliller daha bir
romanın sanat seviyesinde, suje dağınıklığında ve derin, yazarın tarihe bağlılığının ve gerçeklik duy-
gerçekçi psikolojik tahlillerin yokluğunda açıkça gusunun hakim ideolojiye direnci daha bir güçlüdür.
gösterir. 1986 yılında ölmüş ve Şamaxı'da def-
E.Ebulhesen'in sanat hayatının ikinci dönemi, nedilmiştir.
Başlıca Eserleri: Kaynakça:
Araz (hikayeler), Bakı, 1930; Boşandı, Bakı, 1. Azerbajrcan Sovet Edebiyatı Tarixi. I-II cilt
1930; Dünya Qopur, Bakı, 1933, 1957, 1968; Yo- ler. Bakı, 1966,1967.
xuşlar, Bakı, 1933, 1938, 1962; Muharibe, Bakı, 2. Azerbaycan Sovet Edebiyatı Tarixi. Bakı,
1947, 1970; Tamaşa Qarmın Neveleri, Bakı, 1957, 1988.
1978; Seçilmiş Eserleri (üç ciltte), Bakı, 1984. 3. İsmayılov Y. Edulhesenin Yaradıcılığı.
Bakı, 1986.

OXU BÜLBÜLÜM OXU!

(Ebülhesen. Hekayeler. Bakı, 1954, s.59-71.)

- Batareya,ı ateş! mandirinden tutmuş ta neferlerine kimi her keşi


Uzaqvuran topların iri tekerleri silkelenib ruhlandırır, hereninlS özüne göre mübarize şöv-
uzun xortumlarmdan2 alov çıxdı. Gurultudan qa- qünü artırırdı.
yalar qovuşdu, meşeye3 velvele düşdü. Dağ-daş Xüsusen top komandiri serjantl9 Esgere bu
lerzeye geldi.4 Göyler bu gurultunu udduqdan5 çox xoş gelirdi. O, birce20 dene topunu ateş yerine
sonra möhkem6 sesle verilen komanda7 bir de tek- en birinci çeker ve ateş ara verdikde, eğer ax-
rar edildi: şamdısa, batareyadan bir az uzaqlaşar, üzünü
- Ateş! sağa, kiçik meşeliyin qurtardıği2l yere tutub hiss
Batareya bir de gurladı. ve heyecanla çığırardı:
Onun yaratdığı sesler eks-sedaya dönüb eriye- - Oxu bülbülüm, oxu!
eriye havaya qarışaraq yox olmamışdı ki, birden, Serjantm bu lirik müracietini22 gözleyirmiş
"Hava" siqnalı8 batareya neferlerine yetişdi. Çevik kimi azacıq sonra, doğrudan da23 xoşavaz24 bir
hereketle, lakin telesmeden9 toplar evvelki ye- bülbül ceh-ceh vurmağa25 başlardı. Bülbül bir az
rinden yüz metre qeder sola, tonnalıqlo bom- gec seslenerse, Esger narahat26 olar, bülbülün eve-
baların bele yıxa bilmeyeceyi derin mağaraya çe- zine27 özü oxumağa başlardı:
kildi. Düşmen teyyareleri şığıyıbıı geldi. Beş Ezizim gülden allam,
teyyare iyirmiye kimi bomba tökdü. Ele zenn edil- Gülabı28 gülden allam,
di ki, qayalar çevrildi. Ağaçlar rişesindenl2 qopub Bağda bülbülüm ölse,
düşdü. Dünya toza-torpağa dönüb uçdu.13 Qanm frisden29 allam...
Lakin bu defe de düşmene ancaq gurultu qo- Bugünkü müveffeqiyyetden sonra da Esger
parmaq ve toz qaldrrmaq qalmışdı. Deyesen bunu bülbülden oxumasmı xahiş etdi30 ve bülbül de bu
düşmen teyyareleri de hiss etmişdi. Çünki bomba xahişe emel etmekde3l gecikmedi.
salan kimi, tentene ile uçub me'lumat vermeye ger- Bu mö'cüz deyildi. Serjant bülbülün ne dilini
mediler. Onlar, bir nece deqiqe batareyanm dur- bilir, ne de yuvasını tanıyırdı. Ancaq o bu quşa
duğu evvelki yerin üzerinde meydan suladılar.14 beled32 olmuşdu. Onun xasiyyetini öyrenmişdi. Bi-
Nehayet, bunu faydasız gördüler. Verdikleri tex- lirdi ki, o bu bahar axşamlarında gerek öz kon-
ribatm hesaba gelmez olduğunu qet etmekden sertine33 başlayıb qerib könülleri ovuda, sınıq34
başqa eladan qalmadı, uçub getdiler. üreklere teselli vere idi. Müharibeye, ölüme bax-
Lakin onlar öz aeradromlarmalS çatmamışlö madan gelen bahar özü ile dağlara elvan çiçekler
toplar evvelki yerine çekildi. Yene batareya ko- getirib sepelemişdi. Düzenliklere yaşıl çemenler
mandiril7 Ehmedovun sesi eşidildi: sermişdi. Sulara sür'et vermişdi. Sabahlarını qızıl
- Batareya, ateş!.. şefeqlerle ziynetlendirmiş, axşamlarma narınc35
Batareya düşmenin başına od püskürmeye rengi qatmışdı ve bu gözelliyi başsız qoymaq is-
başladı. temeyerek, ucu serv ağacına bülbülü qondurmuş,
On gün idi ki, bu batareya düşmenin başına ona - oxu- hökmünü vermişdi.
bele oyunu getirirdi ve bu oyun, batareya ko- Bu bahardı. Serjant36 bunu bütün vücudu ile

1. batarya, top bölüğü 2. namlularından 3. ormana 4. titredi 5. yuttuktan 6. sağlam, sert 7. komut, emir 8. sinyali, işareti 9. acele
etmeden 10. tonluk 11. pike edip, dalıp 12. kökünden 13. yıkıldı, çöktü 14. hükümranlık ettiler 15. havaalanlarına 16. ulaş-
mamış, yetişmemiş 17. batarya komutanı 18. herbirinin 19. çavuş 20. sadece, yalnız 21. bittiği, sona erdiği 22. samimi ve içten
hitabını 23. gerçekten de 24. güzel sesli 25. ötmeye, şakımaya 26. rahatsız, huzursuz 27. yerine 28. gülsuyunu 29. faşistten
(Alman faşistlere verilen alaylı lakap) 30. istedi, diledi 31. uymakta, yerine getirmekte 32. tanımıştı, aşina almuştu 33. kon-
M'rine 34. kırık 35. turunç, nannç 36. çavuş
hiss edir ve bu hissi onu aldatmırdı. Hiss ve he-
yecanın en coşqun çağlarında Esger bülbüle ve ba- Bugün düşmen teyyareleri yene bir nece defe
hara münasib bayatıl cooıyardı: bu amansız batareyanın üstüne cumdu.18 ilk hü-
Men aşiq yazı gözler cumlardan bir netice çıxmadı. Axşamkı bom-
Katibler yazı gözler. bardmandan bir at öldü, bir nefer de ağır ya-
Bülbül ah-feğan çeker, ralandı.
Bu gelen yazı gözler. Serjanti9 Esger telesik Ehmedovun yanma
Bülbül ceh-ceh vururdu. 2Onun şaqraq sesi saf geldi:
sular kimi ürek serinledirdi. - Yoldaş komandir! - dedi, - görürsenmi bu
Batareya neferleri3 hamısi4 ona qulaq asır, - bayquşu, bu nehs20 quş uçub bura gelenden beri
bizim bülbülümüz, batareya bülbülü ne yaxşı bu bizim işimiz getirmir. Görün, eşidin, sabah te-
gurultudan ürkmür, qaçmır, - deyirdiler. Iefat2l bundan da artıq22 olacaq.
Esger ise döşüne döyüb öyünürdü: Batareya komandiri Ehmedov da ele bugünkü
- Onu men burada saxlayıram, yoxsa indi çox- telefat haqqmda düşünürdü. O çox pert23 idi. Ba-
dan uçub getmişdi. hardan, bülbülden Esgerden daha artıq hezz alan
Bir nece gün sonra, seher tezden serjant to- bu orta yaşlı adamı dünenden24 bayquş ulaması
punun ateşe hazır olub-olmadığım yoxladığı vaxt elli cüre25 fikire salırdı. Lakin bu fikirler Esgerin
birden qarşı qayadan, texminen bülbül oxuduğu fikrine oxşamırdı.26
yerle üzbeüz bir yerden, bayquş ulaması eşitdi. Seheri günü batareya, yene hemin27 möv-
Onun eti ürperdi. Eslen müharibeden qorxmayan, qeden düşmen arxasına ateş aça-açmaya birden bir
ölüme, şikest ola bilmek ehtimalına açıq gözle deste düşmen bombardmançısı şığıyıb28 geldi. Ba-
baxan serjant, birden qelbinde dözülmezS bir sı- tareya yene sür'etle mağaralara çekildise de ancaq
xmtı hiss etdi. Bu bayquş sesi ona ele pis6 te'sir etdi bu defe toplardan biri berk29 zedelendi,30 ne-
ki, aşiqi olduğu bülbülün ceh-ceh vurub bahar gü- ferlerden de ölen ve yaralanan oldu.
nünü salamladığından bele xebersiz oldu. O, bay- Bu vaxt bayquş bir-iki ağız uladı. Batareya ko-
quşa qulaq asdı. Onun yerini te'yin ede bilmedi. mandiri3l Ehmedov dedi:
Be'zen ulama sesi çox uzaqdan eşidilirdi. Be'zen de - Bu bayquş frisdir.32 Her halda, bu qeribe
bu ses ele yaxmdan gelirdi ki, sanki bayquş onun bayquşdur.
yanındaki kolda7 ulayırdı. Esger bu bayquşa, ve- Bugünün qalan hissesi hüzn dolu sükut içinde
tenine soxulmuş düşmenin müdhiş bir simvolu keçdi. Bedbextlikden bülbül de susur, ele bil o da
kimi nifret beslediyini hiss etdi. - Ax, ne olardı, - bu qerib matemde iştirak edirdi. Bayquş ise se-
deye üreyinden keçirtdi: - Bir saatlıq batareyanı vinirdi. Onun gah uzaqdan, gah yaxmdan ulama
menim ixtiyarıma vereler, men bu qayanı alt-üst sesi gelirdi. Bu murdar, menhus33 sesden xoş-
edem, bu bayquşun sesi-sedası kesile! lanmırmış kimi, hava da bulutlanır, toz-torpaq qal-
Bülbül ise oxuyurdu. O, alemden, müdhiş re- dırıb ağaçları silkeleyirdi.
qibinden xebersiz ceh-ceh vururdu. Esger her iki ***
quşu dinleyir, indi bülbülün zavala geleceyinden Axşama yaxm batareya komandiri emr etdi:
qorxurdu. Be'zen bir az da özünü qınayırdı, yeqin8 - Yığışm,34 şamdan35 sonra buradan gedirik!
ki, men bülbül üçün yox, özüm üçün qorxuram, Ehmedovla arası bir az açıq36 olan bir top ko
deyirdi. O, bir çox delil-sübutla bayquşun da bir mandiri dedi:
quş olduğunu, bu sesi ona tebietin verdiyini, - Bayquşun qorxusundan qaçırıq, elemi?
avamlıq,9 köhnelikıo etdiyini öz-özüne deyerek, Serjant Esger ise bülbülün susduğundan dil-
özünü sakit etmeyen çalışdı, lakin olmadı. Bu xordusa37 da yene ondan ümidini kesmemişdi. O
soyuq mentiq onun isti-istil2 çarpan qelbini ar- zenn edirdi ki, her halda bugün olmasa da sabah
xaymi3 ede bilmedi. O özü üçün, bülbül üçün, bayquş susacaq, yene bülbül öz haqqı olan mah-
bütün batareya, sonra da bütün cebhe üçün, ne ise, nısıni38 oxumağa başlayacaqdı. Buna göre de o,
bu bayquşun, bu menhusl4 quşun bir zerer ge- Ehmedovdan icaze alıb39 dedi:
tireceyini inadla düşünmeye başladı.
Buna göre de telesiklS batareya komandiri Eh- - Bülbülü burada qoyub gedirikmi?
medovun yanma gedib ehvalatı ona danışdı.16 Eh- Ehmedov cavab verdi:
medov qulaq asdı. Xatirini istediyi Esgerin hissine - O senden qabaq40 gedib!
gülmedi. - Taparıqi7 o bayquşu - dedi, - yuvasını Esger inamla4l dedi:
dağıdarıq, batareya bülbülü yene serbest oxuyar. - Getmeyib, yoldaş komandir, keyfine de-
yibler, inciyib, ona göre oxumur.

1. mani 2. ötüyordu, şakıyordu 3. batarya, topçu erleri 4. hepsi 5. dayanılmaz-tahammül edilmez 6. kötü 7. çalılıkta, fun-
dalıkta 8. muhakkak ki, elbette ki 9. cahillik 10. eskilik, eski fikirlilik 11. sakinleştirmeye 12. sıcak sıcak 13. rahat, emin 14.
uğursuz 15. acele, çabuk 16. söyledi 17. buluruz 18. saldırdı, atıldı 19. çavuş 20. uğursuz , 21. kayıplar 22. fazla, çok 23.
üzgün, neşesiz 24. dünden beri 25. şekil, tür, çeşit 26. benzemiyordu 27. bu 28. atılıp,hücum edip 29. şiddetli, sert 30. ya-
ralandı-zedelendi 31. topçu bataryası komutanı 32. faşisttir 33. uğursuz 34. toplanın 35. akşamdan 36. kin 37. üzüntülüyse,
kederliyse 38. türküsünü, şarkısını 39. izin alıp 40. önce 41. inançla
O, komandirden uzaqlaşdığı vaxt yanıqlı- Ve, oxuyan quşları bir-bir yadına saldı:
yanıqlı bu bayatımı oxudu. - Qaratoyuq, Cüllüt22... Çırtnene23...
Men aşiq gül incir, Ehmedov onu davam etmek eziyyetinden qur-
Yaraq düşer, gül incir, tardı:
Yad bağban, bağa girme - Zehmet çekme, sen bayquş tutacaqsan!
Bülbül incir, gül incir. - Bayquş! - deye sual veren Esgerin gözleri
Serjant2 topunu yola hazır edib telesik3 arxa heyretden geniş açıldı. - Köçüb gedirik. Canı ce
çantasını yığışdırmağa4 başladıqda bayaqdan5 fi- hennem. Qoy ne qeder isteyir ulaşın. Bayquşu
kirli gözlerini ondan çekmeyen komandir:6 tutub neynirik?
- Esger, bura gel görüm, - deye onu sesledi. - Helelik24 tutacağıq. Ne edeceyimiz - sonraki
Esger celd7 üst-başını düzeltdi, pilotkasmıs işdir!
yöndemine saldı,9 yüyürüb komandirin qa- Ehmedov meseleni serjanta izah etmeyi lazım
bağınal0 geldi. Te'zim ederek dedi: bildi. Ona oturmaq üçün icaze verdi.25
- Qulaq asıram, yoldaş komandir. ***
Ehmedov gücünü, qabiliyyetini bildiyi ve Serjantı te'limat verib yola saldıqdan ve hava
xoşu geldiyi serjantı başdan ayağa kimi süzüb so- tamam saraldıqdan sonra, Ehmedov muavinini ko-
ruşdu: manda menteqesinden26 kenarda27 oturduğu ağaç
- Harall yığışırsan? altına çığırtdırdı:
- Getmirikmi, yoldaş komandir? - Demeli,28 batareya yığışıb hazırdır, elemi?29 -
- Sen getmirsen! deye soruşdu ve "he" cavabı aldıqdan sonra bele
Serjant, komandirinin sözünü ikilemek is- serencam verdi:
temeyerek, - oldu, yoldaş komandir! - deye te'zim - Emr ele batareyanı açsınlar, toplar evvel ol
etdi. Pençeleri üste dönerek uzaqlaşmaq istedikde duğu kimi öz yerine qoyulsun. Bir-iki araba ise
Ehmedov onu saxladı:l2 taqqataqla30 qoy bu aşağı daş yolla uzaqlaşıb get-
- Sen burada qalırsan! Seni burada quş tut sin. Onlar gedenden sonra tapşır3l ki, buralarda
mağa saxlayıram! cınqırmı32 çıxardan olmasın. Növbetçiler qo-
Esgerin dodağı qaçdı. Evvel bu ona zarafat yulsun, qalanları yıxılıb yatsın... Bir nece saat sonra
geldi. Ancaq sonra, niye zarafat olsun, deye dü- arabalar yuxarıdan torpaq yolla astaca33 qayıdıb34
şündü. Azacıq evvel bülbülü burada qoyub get- gözlesinler.35 Sessiz-semirsiz36... Sen bele ele,
memek haqqmda onun komandirle sohbeti ol- görek bayquş ne qayıracaq?
mamışdımı?
Buna göre de Esger sevinçle ellerini bir-birine 37Arabalar taqqataqla uzaqlaşdıqda bayquş
sürtdü: bir nece ağız uladı.
- Sağ olun, yoldaş komandir, bilirsiniz o bül Ehmedov üreyinde, - qoy ulasm! - dedi, -
bül nece bülbüldür, dünyaya deyer... bunun uşaqlara kömeyi38 deyecek!
Komandir ona uzaqlaşmağa macal vermedi: Bu gece ne batareya komandiri, ne siyasi reh-
- Ancaq, - dedi, - bülbül tutmayacaqsan. ber, ne de top komandirlerinden komanda men-
- Bildirçin olsun... O qayalığm altmdakı ta- teqesine girib yuxulayan olmadı. Onlar hamısı39
xılda,i3 lale içinde ele bir bildirçin var ki, baş oturub sakit geceni dinleyir, here40 üreyinde bu sü-
layanda, düz yeddi ağız oxuyur. Men bütün Qaf- kutun neler hazırladığını düşünürdü.
qazı gezmişem, elli cüreH quşbazl5 görmüşem, Aradan bir az keçmiş qarşı qayadan fit4l sesi
amma yeddi ağız oxuyan bildirçin sorağmıl6 heç eşidildi. Bunu, bir qumbara partlayışi42 te'qib etdi
kesdenl7 eşitmemişem. ve azacıq sonra sert bir ses:
Hava qaralmağa başladığından, Ehmedov ser- - Fris,43 teslim ol! - deyib bağırdı.
jantm çöhresinden nece böyük vecdle danışdığmıl8 Oradan qarışıq sesler qalxdı, yene bir nece
te'yin ele bilmirdise de onun sesindeki titreyişi gülle partladı.
aydın duyurdu. O, bahar ve quş heveslisi olan bir Sonra gecenin yumşaq ve munis qoynuna xoş
gencin bu şirin xeyallarma balta çalacağından qor- bir avazla44 çığırılan bayatı45mn ilıq nefesleri ya-
xurmuş kimil9 ehtiyatla dedi: yıldı.
- Bildirçin de tutmayacaqsan. Bildirçin... bül Ezizim almcan gül,
bül... Bunlarla ne işimiz... Qoy bunlar azad yaşayıb Yaşıdır alıcan gül,
oxusunlar. Bülbül yüz yol yaş töker,
Esger duruxdu.20 Bu köçhaköçde2i komandir Bağçadan almcan gül.
onunla eylenmeye başlayırdımı?! - Ehmedov, Esger eli dolu gelir, - deye siyasi
rehber pıçıldadı.46
1. maniyi 2. çavuş 3. acele, çabuk 4. toplamaya 5. epeyiden beri, deminden beri 6. komutan, kumandan 7. süratli, acele,
hızlı 8. kaskını, başlığını 9. düzenledi, kuralına uygun şekilde düzeltti 10. önüne, karşısına 11. nereye 12. alıkoydu, bı-
rakmadı 13. buğdayda, buğday tarlasında 14. çeşit, tür 15. kuş besleyen, kuş seven kişi 16. haberini 17. hiç kimseden 18. ko-
nuştuğunu 19. gibi 20. tereddüt etti, düşünceye daldı 21. göçme işinde, göçüşte 22. su çulluğu 23. serçeden de küçük bir
kuş 24. şimdilik 25. izin verdi 26. komuta mevkiinden 27. dışarda 28. demek ki 29. öyle mi 30. devamlı tak tak sesleriyle
emret, sipariş et, yaptır 32. sesini 33. yavaşça, sessizce 34. geri dönüp 35. beklesinler 36. sessiz sedasız 37. yapacak, meşgul
olacak 38. yardımı 39. hepsi 40. her biri 41. ıslık 42. top mermisinin patlayışı 43. faşist 44. sesle 45. maninin 46. fısıldadı
Doğrudan da on deqiqe keçmemiş Esger ya- olmuş halda öz yatağında xumarlanırdı.30
xnılaşıb te'zim etdi. Bu gözelliyin birce3l bülbülü eskik idi. Bülbül
- Yoldaş komandir, emrinizle bayquşları tut- ise susurdu...
muşam. Ancaq biri deyesen... - Batareya!..
Onlar örtülü sengerel girdiler. Esger, sonra Bu xeberdarlıq komandası32 seher alemini dik-
danışmağa macal tapa bilmez2 fikrile, ehvalatı te- sindirib33 yuxudan ayıltdı.
Iesik3 nağıl etmeye4 çalışdı. - Ateş!..
- Arabaların taqqataqla uzaqlaşması onları yu Sabah sükutu parça-parça olaraq oda-alova
vadan çıxarmışdı. Ehtiyatla irelileyirdik. Men qa- dönüb düşmenin başına tökülmeye başladı.
baqda,5 yoldaşlar dalda.6 Sizin taqqıltmızı7 biz de - Ateş!
aydın eşidirdik. Bayquşlar da buna qulaq asır- Batareya, düşmenin sabah yuxusuna haram
larmış ki, birden beş-on addımlıqda gülüşme, qataraq, onu sersem etmişdi. Onun başına qoşa-
sonra da ulama sesi eşitdim. Barmağımı dişledim. qoşa34 top güllesi tökülür, örtülü blindajlar,35 ko-
İndi onlar it dilinde danışırdılar.8 Bizden ikicemiz9 manda menteqeleri36 dağılır, çoxdan berkidilmiş
laplO onlara yaxınlaşdıq. Onlardan biri girib de sengerler37 alt-üst olurdu.
yesen radio ile ne ise danışmağall başladı. O biri Ateş ara verdikde serjant batareyadan bir az
ise bayquş kimi bir-iki ağız ulayıb içeri girdi. Men kenara çekildi. İndi bir o yox, bütün batareya, Eh-
fitl2 verdim ki, uşaqlar yaxınlaşsm, onları diri medov bele, iki günden beri sesini eşitmedikleri
tutaq. Bu vaxt içeriden biri çıxıb havasına bir qum- bülbülü arzulayırdılar.
baral3 atdı... Men de bir güllel4 ona atdım. O, yere Esger adeti üzre qışqırdı:38
yıxıldı. Götürüb ikisini de gelmişik. - Oxu bülbülüm, oxu!
Qolları bağlı birini içeri getirdiler. Bu irice bir Bülbülden ise ses-soraq39 yox idi.
şeydi. Qara çıraql5 İşığı zeif olsa da onun sarı, cil, Sonra başqaları da belece40 bülbüle müraciet
iri, dördkünciö çeneli, qurd ağızla, yaşıl xain gözlü etdiler...4i
çöhresini görmeye imkan verdi. O, baxışlarmı kim- Bülbül yoxdu.
seden gizletmeye çalışmayır, yaralı qurd qeyzile Serjant ve bir nece nefer Ehmedovdan xahiş et-
gözaltı etrafına diqqet edirdi. diler42 ki, o da bir defe bülbülden xahiş etsin. Eh-
Komandir 17 ortalığa qoyulmuş radio apa- medov razı oldu, onlardan aralamb43 bir nece
ratmıl8 ona gösterdi: addım qabağa44 keçdi.
- Bu, me'lum, - dedi, - besi9 bayquş kimi ula- - Oxu bülbülümüz, oxu! - deye meş45 dolusu
maq niye? çığırdı.
Düşmen gözünü ondan çekmeyerek susdu. Bülbülden ise eser-elamet yoxdu.
Sual bu şekilde tekrar edildi: Bura nisbeten arxa idi. Topların susduğu,
- Bu ki, sizi aşkara çıxardırdı. Niye bayquş bombaların lal olduğu46 vaxt quşlar dile gelirdi.
kimi ulayırdınız? İndi, Esgerin te'riflediyi bildirçin aşağıda, taxıİ47
Alman rusca az büdiyindenmi, yaxud da- içinde yeddi ağız oxuyur, kollarda48 qaratoyuqlar
nışmaq istemediyindenmi "şalovey, şalovey"20 sö- şappıldayırdı.49 Lakin bunlar gözde deyildi. Çünki
zünden başqa bir şey demedi. bülbül susurdu.
Serjant2l ise yumruğunu onun başına en- Bununla bele ümüdlerini kesmemişdiler. O
dirmek isteyirdi. şeyda quşun indi haradansaso sesleneceyini, onların
- O demir, men deyim. Bunlar bülbülün acı- intizar könüllerini ovudacağım gözleyirdiler.51
ğına22 ulayırdılar, özü de ulayan o ölen aran- Onlar, kim bilir, belece52 ne vaxta qeder göz-
qutandı.23 O, qelb qaralığından, xainliyinden, al- leyecekdiler ki, bir esger yaxınlaşıb te'zimden
çaqlığmdan ulayrrdı. sonra Ehmedova paketi bağlanmamış bir mektub
Esir, aparatla24 hisse ştabma25 gönderildikden uzatdı.
sonra Ehmedov batareyaya geldi. Siyasi rehbere - - Yoldaş komandir,53 ölünün cibinden düş-
indi ateşin lezzeti olacaq, - dedi, - düşmen öz bay- müşdür. Oxuyun, belke gereklidir.
quşlarına arxayındır.26 Ehmedov paketin üstüne baxıb siyasi rehbere
Sehere yaxındı. Xoş, letif bir meh esirdi.27 Şux dedi:
bir gözelin qaşı kimi ince, eyri bir ay doğub solgun - Sen almanca bilirsen, oxu!
şefeqini sabah işıqlarma qarışdırırdı. Ulduzlar say- Siyasi rehber mektubu evvel üreyinde oxudu.
nşır, eriye-eriye yox olurdu. Alem müharibeden ve Orada olanlar, xüsusile Esger, mektubu oxuduqca
qandan xebersiz min cüre28 çiçek etrile29 mest siyasi rehberin çöhresinin nece54 qaraldığını aydın
1. sipere, mevziye 2. bulamaz 3. acele, çabuk 4. nakletmeye 5. önce, önde 6. arkada, geride 7. takırtınızı, gürültünüzü 8. ko-
nuşuyorlardı 9. ikimiz 10. tam 11. konuşmaya 12. ıslık 13. top mermisi 14. ışık, lamba 16. dört köşe 17. komutan, ku-
mandan 18. radyo, telsiz tesisatım 19. peki 20. bülbül bülbül (Rusça "salovey" kelimesinin Alman aksanıyla söylenişi) 21. çavuş
22. hiddetine, öfkesine, aksine 23. Orangutandır, maymundur 24. personelle, teşkilatla 25. bölük karargahına 26. kuşkusuzdur,
şüphe duymaz 27. hafif, ılık bir rüzgar esiyordu 28. çeşit, tür 29. Kokuyla, kokusuyla 30. sarhoş, mahmur haldeydi 31. sadece,
yalnız 32. uyandırma, haber verme komutu 33. ürpertip, uykudan korkuyla kaldırıp 34. çift çift 35. siperler, mevziler 36. Ko-
muta mevkileri 37. sağlamlaştırılmış siperler, mevziler 38. bağırdı, seslendi 39 ses seda, haber 40. bu şekilde, böylece 41. hitap
ettiler, seslendiler 42. istediler, dilediler 43. uzaklaşıp, ayrılıp 44. öne 45. orman 46. sustuğu 47. buğday tarlası 48. ça-
lılıklarda, fundalıklarda 49. çırpınıyordu 50. neredense 51. bekliyorlardı 52. bu şekilde 53. komutan, kumandan 54. nasıl
görürdü... çıxdım... Qızıl esger formasmda7 olduğum üçün bu
Mektubu qurtarandanl sonra siyasi rehber ba- asanlıqla8 mene mümkün oldu, vurdum. Öl-
şını qaldırıb: memişdi, bu ölkede quşa da rehm etmek lazım
- Bayquş ki, bayquş! - dedi ve kağızın hadise deyil. Onu boğdum. Bir nece saatdan sonra öz te-
ile elaqedar olan hissesini oxuyub tercüme etdi... refimize keçeceyik. Onun cesedini de özümle ge-
"... Dostum, gülnen, quşnan bir söz, tebietle tireceyem. Oradan sene bu mektubla beraber bir
aram olmadığını bilirsen. Bu yandan da bülbül Krım bülbülü modeli de göndereceyem".
zehlemi aparmağa2 başladı. Biz iş görmeye gel- Öz yırtıcı hisslerinden bele hevesle behs eden
mişik. Bülbül ise oxuyur, topa, bombaya baxmır, celladın, bu bülbül qatilinin mektubu bir müddet
oxuyur, hey oxuyur. Bu quşu qırmızı esgerler siyasi rehberin elinde açıq qaldı. Kimse bir ara de-
yaman3 isteyirler. Amma men onun acığma4 bay- meye söz tapmadı.9
quş kimi ulamağa başladım. Sen bilirsen, Şerqde Sonra Ehmedov qeyzinden qaralmış Esgere
bu quşdan qorxurlar, ona nifret edirler. Men de- dedi:
yirdim, belke bülbül de tenge qalıb5 bu bayquşdan - Esger, qem eleme. Bizde bülbül birce dene
qaça... olmadı... En axırda avtomatla6 onun ovuna deyildir... O qeder bülbülümüz var ki...

1. bittikten 2. canımı sıkmaya 3. çok, haddinden fazla 4. aksine, öfkeyle, kızarak 5. usanıp, sıkılıp 6. makinalı tüfek veya
tabancayla 7. şeklinde, üniformasında 8. kolaylıkla 9. bulamadı