You are on page 1of 5

Memmed Arif

(Bakû,1904 - Baku, 1975)

Tenkitçi, edebiyatçi, mütercim, pedagog, bir disiplin olarak ortaya çıkmasında ve ge-
naşir, yabancı diller doktoru (1955), profesör lişmesinde hem bir teşkilatçı, hem de ilim adamı
(1955), Azerbaycan İlimler Akademisi asil üyesi olarak öncü rol oynamıştır. Azerbaycan, Rus ve
(1958), "emekdar elm xadimi" (1960), Azerbaycan Dünya halklarının klasik edebiyatı, edebiyat na-
devlet mükafatı sahibi (1974) Dadaşzade Memmed zariyesi, çağdaş edebi hayat, edebi-medeni ilişkiler
Arif, 1904 yılında, Bakü'de bir işçi ailesinin çocuğu araştırmalarının odak noktasmı teşkil etmiştir. O,
olarak doğdu. Babasının adı Meherrem'dir. Azerbaycan edebiyatı tarihini üzerinde çalışılacak
Bakü'de Rus-Tatar mektebini bitirmiş, Baku Halk bir ilmi disiplin haline getirenlerden biridir. "Müx-
Maarifi Enstitüsü'nde (1920-1925), Devlet Uni- teser Azerbaycan Edebiyatı Tarbci" (1943-1955), üç
versitesi'nin Şark Fakültesi'nde, Moskova'da Sov- ciltlik "Azerbaycan Edebiyatı Tarbci" (1957-1960),
yet Şarki Halkları İlmi Araştırma Enstitüsü'nun iki ciltlik "Azerbaycan Sovet Edebiyatı Tarixi"
yüksek lisansmda (1920-1931) tahsilini devam et- (1967), "Azerbaycan Sovet Edebiyatı Tarixi" (1963)
tirmiştir. Azerbaycan Eğitim Bakan yardımcılığı, d erlemelerinin mü elliflerind en ve b a ş re-.
Devlet Pedagoji Enstitüsü'nun Rus Edebiyatı kür- daktörlerinden biridir. "Azerbaycan Xalgmın Ede-
süsünün başkanı (1932-1938), Edebiyat ve Dil Ens- biyatı" kitabı Rus, İngiliz ve Fars dillerinde ya-
titüsü'nun bölüm başkanı (1938-1939), müdürü yınlanmıştır. 1932 yılından beri, ortaokul
(1939-1950, 1952-1959), "Veten Uğrunda" der- öğrencileri için yazdığı edebiyat ders kitapları tek-
gisinin redaktörü (1941-1946) görevlerinde bu- rar tekrar basılmış ve okutulmuştur. O, ayni za-
lunmuştur. "Cafer Cabbarlı'nın yaradıcılık yolu" manda M.Gogol, L.Tolstoy, A.Çehov, M.Gorki,
konusunda doktorasını tamamlamıştır (1954). N.Ostrovski, Evripid, Servantes, İ.Beher, E.Remark
Daha sonraları, Azerbaycan İlimler Akademisi'nin ve başkalarının eserlerinden çok güzel tercümeler
Sosyal Bilimler Bölümü Akademik Katibi (1959), yapmıştır. Eserleri, eski Sovyet halklarının dil-
ikinci başkani (1960) olmuş, ömrünün sonuna lerinde ve başka yabancı dillere tercüme edilmiştir. 6
kadar bu görevde kalmıştır. ciltlik "Çoxmilletli Sovet Edebiyatı Ta-rixi"nin
Edebi faaliyete, 1923 yılında "Molla Nes- (Moskova, 1970-74) baş redaksiyon heyetinin
reddin" dergisinde yayınlanan "Bedgümanam", üyesiydi. İran'da düzenlenen II. Yazarlar
"Bele Getse Düzeler", "Mersiye Xeberleri" adlı Kongresi'ne (1946), Şarkiyatçıların XXV. Bey-
mizah yazılarıyla başlamıştır. 1920-30 yılları ara- nelmilel Kongresi'ne iştirak etmiştir. Azerbaycan
sında yayınlanan dergi ve gazetelerde şiir ve hi- Ali Soveti'nin (parlemento) VI. dönem millet ekili
kayeleri yayınlanmıştır. 1930-1970 yıllan arasında, ve başkanlığını yapmıştır.
Azerbaycan'da edebiyat ilminin ve edebi tenkidin 1975 yılında Bakü'de ölmüş ve devlet me-
zarlığına defnedilmiştir.
Başlıca eserleri: Cefer Cabbarlının Ya- 3. Ağayev E. Senetkarlıg meseleleri. Bakı,
radıcılığı. Bakı, 1961; Semed Vurgunun Dra- 1962.
maturgiyası. Bakı, 1964; Seçilmiş Eserleri (üç cild- 4. Sovet Edebiyatşünaslığının Aktual Prob
de), Bakı, 1967-1970; Sovet Edebiyatı. Bakı, 1970. lemleri (Makaleler mecmuası). Akademik Mem-
Kaynakça: med Arif Dadaşzadenin anadan olmasının 70. il-
1. Azerbaycan Sovet Edebiyatı Tarixi. I-II. cilt liğine hesr olunur. Baki, 1974.
ler. Bakı, 1966-1967. 5. Memmed Arif Dadaşzade. Bibliyoğrafiya.
2. Azerbaycan Sovet Edebiyatı Tarixi. Bakı, Bakı, 1965.
1988.
"FERHAD VE ŞİRİN"
S.Vurgun ve Nizami. "Xosrov ve Şirin" yoxi, "Ferhad ve Şirin". Ferhad suretinin2
ziddiyyetleri. Şirin sureti. Dramatik mehebbet efsanesi ve ya vetenperverlik dramı? Me-
hebbete iki cür3 münasibet. Meryem ve Şiruye suretleri. "Ferhad ve Şirin" Azerbaycan
ve rus sehnelerinde. Azer baba. Veten, xalq ve qehreman.
(M.Arif. Semed Vurgunun Dramaturgiyası, Bakı, 1964, s. 112-131.)

I dövrümüzün müsbet cehetlerini ilhamla, qüwetle


1939-cu ilden Azerbaycan xalqı Nizami Gen- tesvir etmeliyik, müsbet qehremanın zeiflikleri de
cevinin anadan olmasının! 800 illiyine çox ciddi özüne mexsus olmalı, onun müsbet tebietinin te-
hazırlaşırdı. 1941-ci ilde keçirilecek yubileyes ha- zahürü olmalıdır. S.Vurğun demişdi: "Elbette, ele
zırlıq geniş bir şekil almışdı. Görkemli rus şair ve tenqidçi de tapılarl7 ki, desin Ferhadm sa-
alimlerinin iştiraki ile dahi Azerbaycan şairinin bir delövhlüylS, deyilen söze asanlıqlal9 inanması
çox dillere tercüme edilmesine, eserlerinin elmi- onun zeifliyidir, hetta, belke de nöqsanıdır. Lakin
tenqidi metninin hazırlanmasına başlanmışdı. onun bu zeifliyi de xarakterin müsbet key-
Azerbaycan şairleri Nizaminin eserlerini ana diline fiyyetidir. Ferhad mehebbetsiz yaşayıb, yarada bil-
tercüme etmekle beraber, "Xemse" mövzusunda mir. Mehebbet onun üçün idealdir, bütün he-
bedii eserler de yazmışdılar. A.Şaiqin "Nüşabe" ve yatmın me'nasıdır. Bundan başqa, Ferhad özü
"Fitne" pyesleri Nizami eserleri esasmda6 ya- namuslu bir adam olduğu üçün, hetta ağlına da ge-
ranmışdı7. Nizami mövzusunda bir sıra musiqi tire bilmir ki, bele alçaq yalan söyleyen adam ola
eserleri de yaradılmışdı ("Xosrov ve Şirin" operası, biler. Ferhadm inanan adam olması onun düz-
"Yeddi gözel" baleti ve s.). lüyünden20 ve xarakterinin bütövlüyünden2l
Nizami yubileyine hazırlıq işinde feal iştirak emele gelir" .22 (Bax: Sovet yazarlarının ikinci ömu-
eden S.Vurğun "Leyli ve Mecnun" poemasıs esa- mittifaq qurultayı. Stenoqrafik hesabat. Moskva,
sında orijinal "Ferhad ve Şirin" dramını yazmışdı. 1954, s. 63. (Rus dilinde)).
Nizami yaradıcılığı, bu dahi şairin ro- "Azerbaycan sovet edebiyyatı ve Nizami"
mantikası, felsefi ümumileşdirmeleri S.Vurgunu me'ruzesinde S.Vurğun Nizaminin yaradıcılığında23
derinden maraqlandırırdı.9 Bir sıra meqalelerinde heç bir vaxt köhnelmeyen24 ve sovet edebiyyah üçün
o, Nizaminin senetkarlığmdan danışmış,ıo sovet de faydah olan meselelerden, Nizaminin xalq he~
yazıcılarını bu böyük senet xezinesinden ba- yatına, xüsusen zehmetkeş25 adamların heyatına
carıqlalı istifade etmeye çağırmışdı. yaxın ohnasmdan, onun eserlerindeki ümu-
Sovet yazıcılarının İkinci ömumittifaq qu- mileşdirme qüwetinden, felsefi derinlikden, ro-
rultaymdakı elave me'ruzesindei2 S.Vurğun sovet mantikadan, böyük hümanizmden sohbet acır. Bu
edebiyyatında müsbet qehremaru necel3 yaratmaq me'ruzede S.Vurğun Nizaminin "Xosrov ve Şirin" po-
meselesine toxunaraql4 Nizaminin Ferhad suretini emasını tehlil ederek deyir: "Mene ele gelir ki, bu po-
misal getirmiş ve sübut etmeyelS çalışmışdı ki, emanın esas sureti Xosrov yox, Şirin ve Şirin de yox,
sovet edebiyyatında esas diqqet müsbet qeh- mehebbetdir. Ele bir saf insan mehebbeti ki, bütün yer
remanm daxili ziddiyyetlerine, zeif cehetlerine üzünün qaba qüweleri, qanun ve adetleri, duygu ve
yox, mehzl6 müsbet keyfiyyetlerine verilmelidir; düşünceleri, her şeyi, her şeyi ona tabedir... Mehebbet
zeiflik ve ziddiyyet qehremanm esas müsbet key- Nizamide ümumbeşeri seadet ve insanperverlik de-
fiyyetlerini kölgede buraxmamalıdır, eksine, biz mekdir" (Bax: "Edebiyyat qezeti", 12 iyun 1947-ci il.).
1. değil 2. tipinin, kahramanının 3. çeşit, tür 4. doğumunun 5. anma gününe 6. temel alarak, faydalanarak 7. meydana gel-
mişti 8. manzum hikayesini, mesnevisini 9. ilgilendirirdi 10. bahsetmiş, konuşmuş 11. bilgiyle, tecrübeyle 12. tebliğinde, bil-
dirisinde 13. nasıl 14. temas ederek, değinerek 15. ispat etmeye 16. asıl- münhasıran, yalnız 17. bulunur- bulunabilir 18.
temiz gönüllü oluşu, saf kalpliliği 19. kolaylıkla 20. doğruluğundan, dürüstlüğünden 21. bütünlüğünden, tamlığından, ol-
gunluğundan 22. ortaya çıkar, meydana gelir 23. sanatında 24. eskimeyen 25. emekçi, işçi
Bütün bunlardan görünür ki, Nizami ya- sanevi-tarixi, belke de sadece efsanevi bir planda
radıcılığı S.Vurgunu derinden maraqlandırmışdır. verilmişdi. Aşağıda göreceyimiz kimi, bu iki cehet
Bu marağın ehemiyyetli ceheti ondan ibaretdir ki, S.Vurğunun dramında az rol oynamamışdı.
S.Vurgunun yaradıcılıq prinsipleri be'zi nöqtelerde S.Vurğun öz eserini Azerbaycan xalqmm keç-
Nizami yaradıcılığı ile temas edir. Xüsusen müsbet miş tarixi ile elaqelendirerek, Nizami mövzusuna
qehremanları böyük bir mehebbetle ro- konkreti7 tarixi bir zemine seçmiş ve onun ideya
mantikleşdirmeye ve felsefi ümumileşdirmeye mezmununu aktuallaşdırmışdı.18 Bu baredel9 o
meyi eden S.Vurgun Nizamide de, her şeyden yazmışdı: "... dram Azerbaycan xalqmm İran des-
evvel, bu ceheti beyenirdi. O bilirdi ki, yalnız Ni- potuna20 - şah Xosrova qarşı, milli ve içtimai
zami deyil, Homer, Firdovsi, Şekspir, Tolstoy kimi zulme qarşı mübarizesinden2i behs edir. Men
cahanşümul senetkarlar tesvir etdikleri hadiseler böyük Nizaminin gözel rolmantikasmı ve fan-
ve qehremanlar vasitesi ile eyni zamanda öz dövr- taziyasmı öz pyesimde saxlayaraq,22 bunu böyük
lerinin hüdudlarını aşan, gelecekle sesleşenl böyük zemanemizin romantikası ile elaqelendirmeye ça-
ümumbeşeri meseleler qoymuşlar, felsefi ümu- lışıram". (S.Vurğun. Heyat yaradıcılığıma ilham
mileşdirmeler vermişler. Bununla bele,2 Nizaminin verir. "Kommunist", 17 mart 1941-ci il.)
yaradıcılıq tefekküründeki vüs'et, hu- "Ferhad ve Şirin" piyesinde müellif öz xalqı ve
manizmindeki derinlik, insanın necib qüvvelerine veteni ile möhkem bağlı olan bir qehreman sureti ya-
inammdakı3 möhkemlik, müsbet me'nevi key- ratmaq meqsedini qarşıya qoymuşdu. S.Vurğunun
fiyyetleri tecessüm etdiren suretleri4 ro- Ferhadı xalqın oğludur, onun medeni inkişafında ya-
mantikleşdirme üsulu onu çox düşündürürdü. xmdan iştirak eden ve buna göre de xalqın yanında
Bir dramaturq5 kimi S.Vurgun Nizaminin hörmeti olan bir adamdır. O öz bacarığı,23 biliyi, re-
eserlerindeki geniş epik tesvir ile beraber keskin şadeti ve vetenperverliyi ile ferqlenir, xalq ona
dramatik veziyyetleri, ehtiraslarm şiddetli toq- böyük ümidler besleyir. Bununla beraber, S.Vurğun
quşmasıni6 çox beyenirdi. O deyirdi ki, Nizami bu qehremanı birterefli ve "mübahisesiz" vermek is-
dramaturq olmasa da, "onun poemalarında7 biz tememişdir. O, Ferhadı heyatm çetinlikleri, fırtınalan
Şekspir dramatizmini xatırladan gergin sehnelere içerisinden keçirmek, ondaki müsbet keyfiyyetleri
ve veziyyetlere rast gelirik. Şairin yaradıcılığmdakı dövrün ictimai-exlaqi ziddiyyetleri mengenesinden
bu cehet, qüvvetli dramatik konfliktler,8 gözel dra- keçirmek, smaqdan24 çıxarmaq istemişdir.
matik9 dialoq ve monoloqlar yaratmaqda bize Ferhad ağır bir zamanda yaşayır, Azerbaycan
kömek ede biler" (Semed Vurgun. Nizami Gen- xarici basqmlara me'ruz qalır, xalq yene de üzünü
cevi. "Kommunist", 15 dekabr 1953-cü il.) De- bu igid oğluna çevirib ondan imdad gözleyir.25 Be-
meli,10 S.Vurğunun Nizami mövzusuna müraciet lelikle, Ferhadın qarşısmda geniş bir fealiyyet mey-
etmesi tesadüfi olmadığı kimi, "Xosrov ve Şirin" dana açılır, o, qara qüvvelerle mübarizeye başlayır.
poeması üzerinde dayanmasın da tesadüfi deyildi. S.Vurğun burada da yüngüİ26 müqavimet yolu ile
Çünki ister müsbet qehreman ve isterse de ro- getmir; öz qehremanınm müsbet me'nevi key-
mantika meselesi ve hetta qüvvetli dramatik konf- fiyyetlerini çox qorxunc qüvvelerle üz-üze getirir.
liktler mehzi2 bu eserde daha ciddi bir şekilde öz Ferhadın xalq menafeyinden27 doğan, xalqm ve
tezahürünü tapmışdı.13 elece de beşeriyyetin seadetine xidmet eden mü-
Onu da qeyd edek ki, S.Vurğunu Xosrov yox, tereqqi meylleri, onun insanperverlik ruhunda ter-
Ferhad daha çox maraqlandırır.l4 Nizamide Fer- biyelenmiş gözel, necib exlaqi keyfiyyetleri qesb-
had epizodikl5 bir qehremandır, esas ehvalat ise karlıq,28 menfeetgirlik esasında yaranan,29 xalqa
Xosrov ile Şirin arasında cereyan edir. S.Vurgun ve beşeriyyete zidd exlaqi keyfiyyetlere, xud-
zehmet adamlarına daha yaxm ve me'nevi key- pesendliye,30 riyakarlığa, yalancılığa rast gelir.
fiyyetleri e'tibarile şahdân çox-çox qüwetli olan Dehşetli mübarizede Ferhal meğlub olur. S.Vurğun
Ferhadı gelecek draması üçün esas qehreman se- eserini başqa cür3l de bitire bilerdi, lakin o öz qeh-
çerken heç de sehv etmemişdi.16 Ferhadın müsbet remanmı yaşatmaq istemir. Ona göre yox ki, bütün
keyfiyyetleri sovet tamaşaçısının me'nevi te- dünya edebiyyatında Ferhad en'enevi olaraq xe-
leblerine uygun geldiyi kimi, şairin de müsbet qeh- yanet neticesinde öz külüngü ile özünü öldürür;
reman prinsiplerine tamamile müvafiq idi. Va- ona göre ki, bele romantik bir ölüm qehremanı her
qifden ve Xanlardan sonra S.Vurğunun Ferhadı hansi32 bir heyatdan daha çox yaşadır, onu öz döv-
özüne qehreman seçmesi tebii ve qanuni idi. Ferq rünün fövqüne33 qaldırır.
orasında idi ki, burada, evvelen, S.Vurğun Nizami "Ferhad ve şirin" piyesi ilk defe 1941-ci il no-
kimi dahi bir senetkarla "yarışırdı", ikinci, bu qeh- yabrın34 6-da Azerbaycan Dövlet Dram Teatrmda
reman evvelkilerden ferqli olaraq sırf tarixi yox, ef-
1. haberleşen, uygun düşen 2. bununla birlikte 3. inanandaki, güvenindeki 4. tipleri, kahramanları 5. oyun ve tiyatro yazarı 6.
çarpışmasını, mücadelesini 7. manzum hikayelerinde, mesnevilerinde 8. çatışmalar, anlaşmazlıklar 9. yardım 10. demek ki, o
halde 11. durması 12. asıl 13. bulmuştu 14. ilgilendirirdi 15. olaylara, vakaya dayalı 16. yanılmamıştı 17. müşahhas, somut
18. aktüelleştirmişti, güncelleştirmişti 19. konuda, hususta 20. kimseye söz hakkı vermeyen hükümdarına, şahma 21. mü-
cadelesinden 22. alıkoyarak, muhafaza ederek 23. bilgisi, tecrübesi 24. imtihandan, tecrübeden 25. bekler 26. hafif, kolay 27.
menfaatinden, faydasından 28. hırsızlık, soygunculuk 29. meydana gelen, ortaya çıkan 30. kendini beğenmişliğe 31. çeşit, şekil
32. herhangi 33. üstüne, ötesine 34. Kasım ayının
tamaşaya qoyulmuşi ve böyük müveffeqiyyet qa- Demeli,l7 Şirin Xosrovu sevir, onun sarayına
zanmışdı. bir növl8 öz xoşui9 ile gelir. Bundan sonra ise başa
Quruluşçu rejissor A.İskenderov müellifle düşür20 ki, şahenşah Xosrov leyaqetde Ferhada be-
birge2 işleyerek eseri romantik-efsanevi bir üs- raber21 ola bilmez. Şirin başa düşür ki, zövq-sefa
lubda tamaşaya qoymuşdu. İlk tamaşada Ferhad düşgünü olan Xosrov ona eylence kimi baxır, onun
rolunda E.Elekberov. Şirin rolunda M.Davudova, vasitesi ile Azerbaycanı ele keçirmek isteyir. Ancaq
Azer baba rolunda E.Qurbanov, Xosrov rolunda mesele orasmdadır ki, bunu başa düşdükden sonra
A.Geraybeyli, Meryem rolunda F.Qedri çıxış et- da Şirin mentiqsiz hereket edir, Ferhadı soyuq qar-
mişdi. şılayır. Halbuki, Xosrovdan ümidi kesilen Şirin anası
"Ferhad ve Şirin" 1946-cı ilde Moskvada Banu terefinden gönderilen Ferhaddan iki elli ya-
K.S.Stanislavski adına Opera-Dram Teatrmda ta- pışmalı, onu sevmese bele, başqa torpağa yamaq22
maşaya qoyulmuşdu. Q.Mdivani "Pravda" qe- olmasını istemediyi bir ölkenin övladı kimi,23 onu
zetinde neşr etdirdiyi meqalesinde RSFSR xalq ar- Xosrovun ve Şapurun mekirli24 tedbirlerinden xe-
tisti M.Kedrovun bedii rehberliyi ile Stanislavski berdar edib öz vetenine qayıtmaİ25 idi.
teatrmm yaxşı, heyecanlı bir tamaşa gösterdiyini, Deye bilerler ki, biz yazıcıya yol gösteririk ve
gene rejissor Y.Malkovskinin eserin lirik- onun bedii suretlere26 verdiyi xarakterleri de-
qehremanlıq ruhunu düz tutduğunu, ümumiyyetle yişdirmek isteyirik. Biz bele niyyetden çox uzağıq.
tamaşanı teatr üçün bir müveffeqiyyet kimi qeyd Lakin xarakterlerin inkişaf mentiqi bunu teleb edir.
etmişdi. (Q.Mdivani. Odlar yurdu. "Pravda", 17 S.Vurgun be'zen romantik plana keçerek öz qeh-
aprel 1946-cı il, rus dilinde) remanlarmı mentiqi zeruretden bir qeder azad etse
*** de, Şirini qeyri-mentiqi ve nağılvari27 herekete
Şirin ve Ferhada olan bele soyuq münasibetini mecbur etmekle suretin daxili mezmununu28 xeyli
yüngülleşdirir.29
facie, onun qarşılıqsız mühebbetini özü üçün "son-
S.Vurğun "Ferhad ve Şirin" dramının başqa
suz bir günah" hesab edir. Amma bu "günahı"
yerlerinde de efsanevi motivlerden istifade et-
Şirin Ferhada açıq deye bilmir. Ona olan böyük
mişdir. Şapurun cildden-cilde girmesi, hökmdar
hörmeti bu heqiqeti açmasına mane olur. Şirinin
Xosrovun Şirin sorağı30 ile paltarmı3l deyişerek
Ferhada münasibeti belece anlaşılmaz qalır.
Azerbaycana gelmesi, şekil vasitesi ile Şirinin qel-
Bes3 Xosrovu nece,4 Şirin Xosrovu sevirmi?
binde mehebbet odu yandırması ve nehayet, Şi-
Şirin xeyalperver qızdır, o öz könül hemdemini5
rinin bihuş32 halda Iran şahının sarayına ge-
yerde yox,6 harada7 ise göylerde axtarır.8 Hele Xos-
tirilmesi, elbette, nağılvaridir. Bütün bunlara
rov meydanda yox iken, Şirin onun xeyalı ile ya-
baxmayaraq, eserin esas konflikti33 hadise ve su-
şayır. Fitne Ferhadı onun yadına salanda Şirin xe-
retlerin inkişafı real plandadır. Xüsusen, dramdaki
yala dalaraq deyir:
vetenperverlik ideyası ile bağlı34 olan hadise ve da-
Neyleyim, ixtiyar mendedir meğer?! nışıqlar35 çox real ve heyatidir. Buna göre de ta-
Kimse derk elemez can möhnetini, maşaçı eserin esas qehremanlarını realist planda
Bilmez qabaqcadan9 öz qismetini. derk ve izah etmekde haqlıdır.
Nece semte esir bir günde külek,10 Meseleye bu mövqeden yanaşdıqda görürük ki,
Görek, taleyimiz ne gösterecek?.. Şirinin Xosrov sarayındaki hereketleri ideya-psixoloji
cehetden esaslandırılmamışdır. Ferhad geldikden
Görünür ki, hele Xosrov ortaya çıxmamışdan sonra da o, Xosrova münasibetini aydınlaşdıra bilmir.
Şirin öz ixtiyarını "günde nece semte esen" küleyin Bütün veziyyet gösterir ki, Şirin Ferhadı sevmir. O, el-
eline vererek, taleyinin ne göstereceyini göz- lerini göye qaldıraraq dua edende deyir:
leyirmiş.ıl Ele bil, Şirinin üreyine dammışdırl2 ki,
Ulu Hürmüz36... Sen yaratdın Ferhad adlı igidi.
onu seven adam uzaqda deyildir, onun qismetine
yazılan Xosrov yaxmdadır, indice gelecekdir. Necin onu derde saldın, de, günahı ne idi? Onun
Mehzi3 buna göre de Xosrovun şekli onu birden- eşqi bir denizdir, ne olar ki, ondan sen Öz elinle
bire celb edir ve asanlıqli4 öz dalmcais aparır:l6 bir damlacıq üreyime sepesen...

Demek ki, qismetim odur cahanda?.. Hetta Xosrovun dikbaşlığma, qılıncdan, qüv-
O menim qelbimi aldı bir anda. vetden behs etmesine qarşı hirslenen Şirinin Fer-
hadı te'riflemesi, Xosrovun tehqir ve tehdidine
cavab olaraq:

1. sahneye konmuş, gösterime sunulmuş 2. birlikte 3. peki 4. nasıl 5. dostunu, arkadaşım 6. değil 7. nerede 8. arar 9. ön-
ceden, evvelden 10. rüzgar, yel 11. bekliyormuş 12. damlamıştır, akmıştır 13. asıl, özellikle 14. kolaylıkla 15. peşinden, ar-
kasından 16. götürür 17. demek ki, o halde 18. çeşit, tür, şekil 19. isteği, aklı, arzusu 20. anlar, kavrar 21. denk, eşit 22. yamak,
hizmetçi 23. olarak 24. hileli 25. dönmeli 26. tiplere 27. masalımsı 28. konusunu 29. hafifleştirir, kolaylaştırır 30. haberi 31.
elbisesini, kıyafetini 32. aklı başından gitmiş 33. çatışmaları, anlaşmazlığı 34. ilgili 35. sohbetler 36. zerdüştlerin hayır tanrısı
Tehqirle, tehdidle sevilen bir qız hebbetlerinin gücünü ve üreyinin böyüklüyünü sı-
Qelbini tapşırmazı Allaha bele... nayan Şirinin hereketlerine ne ile beraet qa-
- demesi ve nehayet, zandırmaq olar?4
Bugünden sevirem, sevirem onu, Ferhadı ölmüş gördükde, Şirin de onun ce-
Öz ana yurdumun igid oğlunu! nazesi üstünde intihar edir. Bu intiharın böyük me-
- deye qet'i hökm vermesi de Şirinin Ferhada hebbetden ireli geldiyine inanmaq çetindir,5 çünki
mehebbetine delalet etmir. Çaresizlikden olan bele bele mehebbetin varlığına bizi Şirinin bütün pyes
mehebbet Ferhada layiq deyildir. Onu da xa- boyu ne hereketi inandırır, ne de sözleri. Ni-
tırladaq ki, Fitnenin konkret2 sualına cavab tap- zaminin Şirini özünü Xosrovun qebri üstünde öl-
mayan3 Şirin demişdi: dürende biz ona inanınq, çünki bu intihar evvelki
hadiselerle hazırlanmışdır, çünki o, Şirinin böyük
Xosrov hökmdardır, Ferhad qehreman, mehebbetinin mentiqi neticesidir. S.Vurgunun ese-
Onları üz-üze qoymuşdur zaman. rinde ise veziyyet başqadır. Burada Şirinin özünü
Kimin sinesinde böyükse ürek, öldürmesi Ferhada mehebbetin yox, yol verdiyi fa-
Onun mehebbeti qalib gelecek! cieli veziyyetin aqibetidir. Bu intihan ancaq ağır
peşmançüıq hissinin tüğyanı,6 heç şeyle yuyula bil-
"Öz ana yurdunun igid oğlu" ile yad ölkenin meyen sehvin7 ve günahın cezası kimi qiy-
bedxah hökmdarına ferq qoymayan, onların me- metlendirmek8 daha doğru olardı.

1. havale etmez, emanet etmez 2. müşahhas, somut 3. bulamayan 4. aklamak olur mu 5. zordur, güçtür 6. taşkınlığı
7. hatanın 8.değerlendirmek