You are on page 1of 4

Süleyman Rehimov

(Qubadlı, 1900 - Baku, 1983)

Süleyman Rehimov, 22 mart 1900 yılında, şim- 1972 yılında, fıkra yazarlığmdaki çalışmaları
diki adıyla Qubadlı şehrinde, bir köylü ailesinde göz önünde bulundurularak, Azerbaycan Jur-
dünyaya geldi. Babasının adı Hüseyin'dir. İlk tah- nalistler İttifakı'nın "altın kalem" ödülüne layık gö-
silini, 1912 yılında, komşu köydeki iki sınıflı Rus rülmüştür, öç defa Lenin mükafatı (1949-1970-
mektebinde almış, 1920 yılma kadar doğduğu 1975), "Qırmızı Emek Bayrağı" (1959), Şeref Nişanı
köyde hayvancılıkla meşgul olmuştur. Sovyet ha- (1942) ödülleri ve madalyalarıyla taltif edilmiştir.
kimiyetinin kurulduğu yıl, Qubadlı ingılab ko- 1964 yılında "Azerbaycan Halk Yazıcısı", 1975 de
mitesinde çalışmıştır. Bu arada Şuşa'daki pedagoji ise "Sosialist Emeği qehremanı" unvanı verilmiştir.
okuluna da devam etmiştir. 1921-1925 yıllan ara- 2 ekim 1983 yılında ölmüş ve devlet me-
sında Zengezur, Çhıbadlı ve Laçm şehirlerinde öğ- zarlığına defnedilmiştir.
retmenlik yapmış, pedagoji tahsiline de devam et- Eserleri: Şamo, I.cilt, Bakı, 1931-1952; Şamo,
miştir. 1923-1925 yıllarında "kend komsomol özek Il.cilt, Bakı, 1940, 1953; Aynalı, Bakı, 1942; Me-
katibi" olarak çalışmış, ÇHıbadlı şehrinin Mamor dalyon, Bakı, 1942; Torpağın Sesi, Bakı, 1943;
Köyü okulunda müdür olmuştur. 1928-1931 yılları Saçlı, I.Hisse, Bakı, 1944; Öten Günler Def-
arasında Azerbaycan Devlet Universitesi'nin tarih terinden, Bakı, 1946; Saçlı, I. Hisse, Bakı, 1948;
fakültesinde öğrenim görmüştür. Saçlı, II.Hisse, Bakı, 1949; Ata ve Qğul, Bakı, 1949;
Edebi çalışmalara 1930 yılından sonra başlar. Povestler, Bakı, 1950; Mehman, Bakı, 1953; Ağ-
1930-1950 yılları epik nesrinin Azerbaycan'daki en bulak Dağlarında (roman), II kitap, Bakı, 1955;
büyük temsilcisidir. Peri Çınqılı (hekayeler), Bakı, 1959; Seçilmiş Eser-
Azerbaycan'ın Laçm, Samux, Şahbuz ve No- leri, Bakı, 1959, 1968, 1970, 1972, 1974, 1976, 1979,
raşen şehirlerinde parti önderliği yapmıştır (1934- 1980,1981; Şamo (roman) IILcilt, Bakı, 1964; Gülen
1937). Azerbaycan Sovyet Yazıcılar İttifakı baş- Balıq, Bakı, 1964; Mehman, Bakı, 1965; Ana Abi-
kanlığı (1939-1940) ve (1944-1946), Azerbaycan Ko- desi (roman), I.kitap, Bakı, 1967; Mehtaban, Bakı,
münist Partisi Baku Şehir Komitesi'nde pro- 1968; Gülsabah, Bakı, 1968; Qafqaz Qartalı, II.
paganda katipliği (1940-1941) Azerbaycan Kitap, Bakı, 1973; Qafqaz Qartah, III. kitap, Bakı,
Komünist Partisi Merkezi Komitesi'nde Tebligat ve 1975; Şamo, IV. cilt, Bakı, 1978; Bülbül Efsanesi,
Teşvigat Şubesi'nm müdür muavini (1941-1944), Bakı, 1981; Efsaneler, Bakı, 1981.
aynı zamanda Marksizm Leninizm Enstitüsü'nün
Azerbaycan şubesinde müdür olarak çalışmıştır. Kaynakça:
1941-1942 yıllarında, altı ay süreyle İran'a, Sovyet 1. Azerbaycan Sovet Edebiyatı Tarixi. I-II cilt
ordu birliklerine özel görevle gönderilmiştir. II ler, Bakı, 1966-67.
Dünya savaşı'ndan sonra Azerbaycan Bakanlar 2. Azerbaycan Sovet Edebiyatı Tarixi. Bakı,
Kurulu yanında Medeni-Maarif İşler Komitesi Baş- 1988.
kanlığı (1945-1952), Azerbaycan Sovyet Yazıcılar İt- 3. Seyidov Y. ve Çasımzade Q. Süleyman Re-
tifakı başkanı (1954-1958) görevlerinde bu- himov (monografi), Bakı, 1960.
lunmuştur. 4. Seyidov Y. Süleyman Rehimovun Ro-
manları, Bakı, 1975.
GELİN QAYASI

(Süleyman Rehimov. Seçilmiş eserleri. 10 cildde, c.8. Bakı, 1979, s.208-215.)

Gülbaharm gözelliyi aleme yayılıb, dillerde bağlı efsanelerle dolurdu: onlar her ikisi birlikde
dastan olmuşdu. Eline saz alan aşıqlar, dağda ova çıxır, Gülbaharm atdığı gülleler birbaşa hedefe
gezen naxırçıı ve çobanlar Gülbahara söz qoşub deyirdi. Gülbahar Camala, Camal da Gülbahara
yanıqlı-yanıqlı oxuyurdular. Gülbahar baresinde2 ürekden bağlanırdı. Onlar bir-birini tez-tez gör-
etraf kendlerin3 cavanlari4 behse-behse5 düşüb el- meye çalışırdılar. Ancaq her görüşde, her defe qa-
çini elçi üstünden gönderirdiler. Cennet kişi elçi baqlaşanda3l her ikisinin dili tutulur, yanaqları qı-
ayağının tozunda itib, yox demekden de yo- zarırdı. Ortalıqdakı qalm perde ne çekilir, ne de
rulmuşdu. O, üzünü arvadma tutub te'kidle6 de- yırtılırdı. Başdan ayağa buz tutmuş kimi sakit ve
yirdi: Gülbaharı başa sal ki,7 bir Allah bendesine dinmez32 olan Camalı görmek Gülbahar üçün bir
çıxıb getsin, belke biz de bir gözümüzü açıb dün- me'bedi ziyaret etmekden daha müqeddes gö-
yaya baxaq. rünürdü. Onlar dillerini bir-birine aça bilmedikleri
Gülbaharm anası üzünü qızına tutub ne de- kimi, üreklerini de heç kime aça bilinirdiler. Be-
yirdise, heç bir cavab ala bilmirdi. Gülbaharı Iap8 lelikle günler gelib keçirdi. Cennet kişinin turş33
ezel başdan eylendiren ovçu Camal olmuşdu. sifet göstermesine baxmayaraq elçiler qapıdan es-
Camal Pirim adlı ovçu9 kişinin oğlu idi. O, lap ba- kilmirdi. Fağır kişi bilmirdi neylesin. Bir gün ken-
lacalıqdanlO atası ile birlikde qarşıdakı sıldırımil din34 xanı Ağalar xan Cennet kişini çağırıb so-
qayaya ova getmeye alışmışdı. Atası ölenden sonra ruşdu:
Camal atasının ovçuluq yaraqlarmıi2 götürüb onun - Kişi, ne olub ki, bele, senin qonaqlarm me-
peşesinii3 davam etdirmeye başlamışdı. Getdikce nimkinden çoxdur?
Camalm ovçuluq ve atıcılıq şöhreti her yana ya- Cennet kişi derdini açıb yazıq-yazıq35 Ağalar
yılırdı. O, quşları uçurub göyde vurmaqdan başqa, xana söyledi. Xan elini bığlarında36 gezdirib içini
heç bir vehşinin de kenara getmesinel4 imkan ver- arıtladı37 ve "me'lum şüd"38 - deyib Cennet ki-
mirdi. Camalm elinden ne yalquzaq,l5 ne ayı, ne de şiden uzaqlaşdı. Bu günden e'tibaren Ağalar xan
pelenglö qurtara bilirdi. Camal vurduğunu vurur, da yuxudan ayıldı ve Gülbaharm üstüne düşdü. O
vurmadığını özü qurub düzeltdiyi teleyel7 salır ve atlanıb ova çucanda, elece de ovdan qayıdanda39
götürüb sağ-sağ kende getirirdi. Camalm bu cür'eti yolunu Cennet kişinin qapısmdan salırdı. Bir nece
hamıml8 heyran etmeye başlayırdı. Buna göre de defe Gülbaharı görmek ona müyesser oldu. Met-
camaat arasında ona nağıllardal9 olan ovçu Pirim lebi anlayan Gülbahar daha xanm gözlerine gö-
leqebini verib - Ovçu Pirim oğlu Camal - demeye rünmemeye çalışdı. Belelikle, xanın ov cehdleri se-
başladılar. Qışm boranlı, çovğunlu20 günlerinde meresiz ve neticesiz qalmış oldu. Gülbaharm
tek-tenha ova getmek, heç bir şeyden, hetta tufanda gizlenmesi, göze görünmemesi Ağalar xanı yan-
sıldırım2i qayanın vehşilerinden çekinmemek Gül- dırıb yaxdı. Ağalar xan öz xammmı gözden sal-
baharı Camala daha da möhkem bağlayırdı. Gül- mışdı;40 o, saatlarla ayna qabağmda dururdu, çal-
bahar gece ve gündüz öz xeyalmda Camal ile ey- Iaşmış4i bığlarma baxıb, özünün qocalmağma
lenir. Camal ile yuxuya gedir, onunla birlikde ova derinden nifret edir, cavanlığm hesretini çekirdi.
çıxır, o da Camal kimi nişan alıb gülle atırdı.22 Ağalar xan cavan olsa bele haradan42 Cennet ki-
Camal özü de Gülbaharı anlamağa, yolunu göz- şinin qızını alacaq ve şe'nine43 kesir getiren44 bu fa-
leyen bu bir cüt23 ala gözleri derk etmeye24 baş- ğırın qızı ile yaşayacaqdı? Ancaq xanda ilk qönçe
lamışdı. Belke Camalm son şöhreti de bu ala göz- dermek böyük bir derd olmuşdu. Ağalar xan daha
lerin ona verdiyi qanadla bağlı idi. Camal da xanenişin45 olub sulu qelyan46 çekmeye, fikir et-
yorulmaq bilmir, başı buluda deyen sıldırım qâ- meye ve fürset aramağa başladı.
yanın dörd terefinde dağ keçilerini ovlayır, derin Gülbahar bu veziyyetden darıxıb47 zinhara
meşelere25 girib maralları destgir edirdi26. Elçilerin geldi.48 O, Camal ile qabaqlaşdı, amma perde gö-
eliboş qayıtmaq27 xeberleri de her zaman, her türülmedi, onların nitqleri49 açılmadı. Gözler ise
yerde Camala lezzet verirdi. Camal bilirdi ki, Gül- bir- birini anladı. Ucaboylu, gözel görünüşlü Gül-
bahar kimi bir dünya gözeli ona benddir.28 Camal baharm ala gözleri bütün arzularını ve dileklerini
üçün bundan da böyük hansi29 xoşbextlik30 ola bi- Camala dilinden de yaxşı anlatdı. Camal tüfengini
lerdi? Getdikce Camalm yuxuları da Gülbaharla herledi,50 Gülbaharm yolunda canından bele keç-

1. sürü güden çoban 2. hakkında 3. köylerin 4. gençleri, delikanlıları 5. yarışıp, bahse girip 6. kuvvetle 7. anlat, söyle 8. çok
9. avcı 10. çocukluğunda, küçüklüğünde 11. uçurum, yar 12. aletlerini, araçlarım 13. işini, mesleğini 14. kaçmasına, kur-
tulmasına 15. canavar, kurt 16. kaplan 17. tuzağa, kapana 18. hepsini, herkesi 19. masallarda 20. tipili, kar fırtınalı 21. uçurum, yar
22. mermi, kurşun 23. çift 24. anlamaya 25. ormanlara 26. tutuyordu, yakalıyordu 27. dönmek 28. bağlıdır 29. hangi 30.
mutluluk 31. karşılaşınca 32. suskun, sessiz 33. ekşi 34. köyün 35. zavallı zavallı 36. bıyıklarında 37. temizledi 38. an-
laşıldı, malum oldu 39. dönünce 40. gözden çıkarmıştı 41. kırlaşmış, beyazlaşmış 42. nereden 43. durumuna, işine 44. bolluk,
çokluk getiren 45. evde oturan 46. nargile 47. sıkılıp, rahatsız olup 48. sakıntı 49. dilleri, ağızları 50. çevirdi, döndürdü
meye hazır olduğunu bildirdi. Bu mesele dil- - Bir destl4 de menden xelet!..i5 Lapiö toy pal-
leşmeden bele her iki cavanm arasında qet olundu. tarı qıpqırmızı. Bir sertle ki, gerek toy günü geysin.
Gözlemek, yuxularda bir-birini görmek, iztirablar Camalın anası razılıq etdi: - Sexavetinl7 artıqi8
keçirmek her iki terefi yormuşdu. Bu baredel dil olsun xan! - dedi. - Sözümüz nedir, geyer!
ile izahata ele bir ehtiyac yox idi. Gözler bir-birini Camal qızarıb pertl9 oldu, ancaq başmı qal-
oxudu, heç bir dilin deye bilmeyeceyi sözleri dınb bir söz demedi. Ana ve oğul eve qayıtdılar.2O
demiş oldu. Camal öz metlebini anasına bildirdi, Camal sükuta getdi. Anası sebebini soruşdu, Ca-
ona and verdi ki, bu barede heç yanda bir söz da- maldan bir cavab ala bilmedi.
nışmasın.2 Camalın anası sevindi, gözlerinden gile- Camalın anası el-ayağmı yığışdırıb2i Cennet
gile3 sevine yaşları tökdü, ellerini qaldırıb evin kişigile elciliye getdi. Cennet kişi yaxasmı çekdi.
içinde herlendi. Nece4 ola biler ki, tek oğulun anası - Anası biler, bir de qızı, men daha yorulub
bele bir hesret ve intizar üçün sevinmesin? Ca- elden düşmüşem!
malm anası oğluna elin-obamn adetinden danışdı. Qızm anası qızın re'yini22 soruşdu. Bu defe
Ağalar xanı görmeyi, bu barede ondan izin almağı Gülbahar bütün üreyini açıb anasına danışdı. Axır-
oğluna meslehet gördü. Bir de oğlundan soruşdu da da "ölsem qara yere, qalsam Camala ge-
ki, bes5 qızın atası bu işe nece baxacaqdır? deceyem" - deye qız öz fikrini bildirdi. Gülbaharın
- Atası ixtiyarı qızına veribdir! anası evvelce mat qaldı. Sonra gelib erini kenara
- Sen özün onunla dilleşmisenmi? çekdi, hamısmı23 ona nağıl eledi.24 EİÇİ25 elinden
Camal gülümsündü, onun yanaqları qızardı. yorulan Cennet kişi "Könül seven göyçek26 olar,
- Elbette, ana! Yoxsa dilleşmemiş bu ye- allah xeyir versin!" - deyib ocağın qırağma27 geldi
kelikdeö işi görmek olarmı? ve xeyir-dua vermeye başladı:
- Onda, oğlum, nece olsa Ağalar xanı görmek - Mahalımızda Gülbahar tek bir candırsa,
lazımdır. Adetimiz beledir, yoxsa ne xan, ne de Camal da ele tek bir oğlandır!..
Allah bu xeyir işe razı olar! İş düzeldi, bir nece hefteden sonra toy baş-
Camal özü de bu adeti çox yaxşı bilirdi. O, landı, çağrılan, çağrılmayan, eşidib bilen hamı tö-
anasını sakit edib7 başı buluda deyen qayaya teref külüb ovçu Pirim oğlu Camalın ve Cennet qızı
yollandı. Axşamüstü bir maral balasını qucağma Gülbaharın toyuna geldi. Heç kes bu toya bir söz
alıb getirdi. Ovçu anası sevindi: esi xan sov- tapıb,28 bir söz deye bilmedi, çünki her iki cavan
qatıdır,8 - dedi. Onlar her ikisi - ana ve bala qa- tamamile bir-birinin babi29 idi. Her kes ürekden bu
ranlıq düşende Ağalar xanm evine yola düşdüler. toya razı oldu, birce30 Ağalar xandan başqa. Ağa-
Xan onları qebul eleyib, maral balası üçün Camala lar xan Gülbahar üçün bir dest ipek qırmızı paltar
razılıq eledi ve onu te'rifledi. Sonra öz ca- gönderib geyinmeyini teklif etdi. Xanın teklifine
vanlığından,9 cavan olduğu zaman özünün de emel olundu, ancaq Camal şübhelenib gözlemeye
meşhur bir ovçu olduğundan söz açıb sohbet eledi. başladı. Zurnalar çalındı, dağı-daşı, hetta başı bu-
Camalın anası ellerini ferşinio naxışlarmda gez- ludlara deyen şiş31 sıldırım32 qayanı da zurna sesi
dire-gezdire metlebi xana açdı. Gülbaharı el- götürdü. El-oba şenlik eledi. Cavanlar el-ele tutub
çilemek baresinde ondan izin istedi. Ağalar xan qa- yallı getdiler.33 Evinde otura bilmeyen xan yığışıb
raldı, dodaqlarını gemire-gemire soruşdu: meclise geldi, o da el vurub şabaş verdi.34 Camaat
- Bennet kişi qızını verirmi? bir ağızdan gelinin oynamağını teleb eledi. Gül-
- Xan sağ olsun, Cennet qızm üste atıb, qız da bahar xanm bağışladığı qırmızı ipek paltarda
bizim bu uşağa, sizin nökerinizell aşiq olub. oyuna çıxdı. Hamının ağzı açılıb heyran qaldı,
Ağalar xan ildırım vurmuş kimi sarsıdı. O, Ağalar xan köks ötürüb35 puldan36 Gülbaharın ba-
Gülbaharın ya heç ere getmemeyini, ya da gederse şına yağdırdı. Xan nökerini37 gönderib maral ba-
fağır bir adama getmeyini isteyirdi. Ancaq Camal! lasını toy meclisine getirtdi. O, üzünü camaata
Camal qoçaq, quşu gözünden atan, tüfeng işleden, tutdu:
dağlarda gezen bir oğlan idi. Daş qayaya rast gel- - Hezerat,38 deyin görek xana da tek şey ge-
mişdi. Başını aşağı, ferşe tiken Camal herdenbim tirerlermi? Xan bu sözleri ucadan deyib küskün bir
qaralan xana baxıb, yene gözlerini çekirdi. görkem aldı.39 - Ya taymı40 da verin, ya da başını
- Fikriniz ne vaxt toy etmekdir, qarı? buradaca kesdireceyem!
- Xan izin verse, yaxın heftelerin birinde! Ovçu Pirim oğlu ireliye durdu:
- Paltar-pultarıi3 varmı, yoxsa men düzeldim? - Tayını da tapmaq mümkündür!
- Xan sağ olsun, - az-çox düzeltmişik. - Bes haçan?41

1. konuda, hususta 2. konuşmasın 3. damla damla 4. nasıl 5. peki 6. büyüklükte 7. sessizleştirip, susturup 8. asil han he-
diyesidir 9. gençliğinden 10. halının, kilimin 11. hizmetçinize, uşağınıza 12. arada bir, bazen 13. kılık kıyafeti 14. takım 15. süslü
elbise, kaftan 16. tam, bütün 17. cömertliğin 18. fazla, çok 19. keyifsiz, üzgün 20. döndüler 21. toplayıp, hazırlık görüp 22.
görüşünü, fikrim 23. hepsini 24. nakletti, anlattı 25. dünürcü 26. güzel 27. kenarına, kıyısına 28. söz bulup 29. dengi, uygun
olanı 30. yalnız, sadece 31. yüksek, yüce 32. uçurum, yar 33. halay çektiler 34. bahşiş verdi 35. iç geçirip 36. paradan 37.
hizmetçisini, uşağını 38. hazır bulunanlar 39. gösteriş yaptı 40. eşini 41. Peki ne zaman?
- Xan ne vaxt istese! buludlara deyen sıldırım qayaya teref götürdüler.
Ağalar xan sesi dolusu bağırdı: Süpürleşmekden28 veziyyeti duyan camaat bir-
- Bu gün isteyirem, men bu gün isteyirem! birine deydi:
Camaatın arasında danışıq gezdi: -Xanm adamları gelini qayaya apardılarü
- Bu gün kişinin toyudur. Heç görün bele de Camaat bilirdi ki, xanm qezebi tutanda gü
şer olarını? nahkarları bu qayadan atdırar. Yeqin ki,29 burada
Gülbahar sustaldı,ı zurnaların sesi kesildi, xan bir iş vardır. Camal hele de gelib çıxmamışdı. Ca-
tekrar teleb etdi: malm anası, Gülbaharm ata ve anası çox perişan ol
- Men bu gün bu maral balasına tay isteyirem! dular. Ehvalatı eşidib bilen Camalm anası "vay oğ
Ele bil ki, adam olanın üstüne su elendi, lumun namusu!" deyib qışqırdı ve yere serildi, heç
Camal çalgıcılara qışqırdı:2 kes qarıya baxmadı, hamı30 qayaya teref qaçdı.
- Siz çalın! Xanm atlıları atlarına deyib çaparaqladılar.31
Anasının yolu kesmeyine baxmadan, Camal Bir azdan kendin32 o biri terefinden ovçu
acıqli3 yaraqlanıb,4 başı buludlara deyen şiş5 ve sıl- Pirim oğlu Camal qucağmda maral balası kende
dırım6 qayaya teref yollandı. Sonra çalgıcılar bir girdi. O, uşaqlardan ehvalatı eşitdi. Camal birbaş33
qeder de çalıb susdu. Gün eyilmeye başladı. Onlar xanm qapısmı yeridi.34 Maral balasını bağçada do-
gelini Camalgile apardı.7 Qaranlıq düşdü. Camal lanan o biri balanın yanma buraxdı. Camal xanm
gelib çıxmadı. Xana da bele bir iş lazım idi. O, hiyle qapısma hücum etdi. Bütün qapılar qala qapısı
qurdu, gedelerinis gönderdi, Gülbaharm oğur- kimi bağlı idi.
Iamb9 yapmcılarınio altında getirilmesini onlara Xanm atlıları Gülbaharı qayanın başına çı-
tapşırdı.ll Gedeler xanm dediyine meharetle emel xardılar ve tezce qollarından yapışıb üzüaşağı tul-
edib toy evinden gelini bu qayda ile uğurladılar. ladılar.35 Gelin havada dolan-dolana getdi. Et-
Birden gerdeyin dalmıl2 boş gören qarı haray rafdan hamı göz dikmişdi ve heyecan keçirirdi.
saldı.13 Xanm adamlarından birisi onu sakit edibi4 - Bax, bax, getdi!
dedi ki: - Bax, bax, bir tikesi36 qalmadı!
- Gelini qayaya teref geden gördüm. - Heyf37 bu dünya gözeline!
Bir an içinde her yana ses yayıldı ki, Gülbahar Camaat dönüb üzüaşağı baxdı.
Camalı axtarmaql5 üçün qayaya teref qaçıb. Bu - Bu ne tüstüdür?38
yolla xan camaatı da aldadıb, Gülbaharı pünhanıiö - Xanm evidir!
otaqlarmınl7 birinde gizletdi. Qaranlıq çökdü, şam- Ovçu Pirim oğlu Camal xanm içeriden çıx-
Iarl8 yandı. Çallaşmışl9 xan bığlarmı20 eşerek ota- mayacağını görüb, eve od vuraraq39 elinde tüfeng
ğın qapısını açıb içeriye girdi. O, nevazişle2i Gül- amada dayanmışdı.
baharı dindirdi: bağışladığı ipek, zerrin22 libasın - Tüstü lap40 qayaya qalxır!
onun kimi bir dünya gözelini yaxşı tutduğunu bil- - Bir sen alova bax!
dirdi. Künce qısılmış23 Gülbahar heç bir cavab ver- Camaat her iki terefli heyecan keçririrdi.
medi. Sübhe kimi24 xan elleşdi, gelini ele getire bil- - Görek gelin ne olacaq?
medi. Gelin xanı redd edib onun ağzının üstünden Gelin havada qızara-qızara boşluq aşağı ge-
bir berk yumruq çaldı ve pencereni sındırıb25 ba- lirdi. O, xeyli fırlanandan sonra yere geldi. Qışqırıq
yıra atıldı. Ağzına tökülen dişlerini yere tüpüren qopdu.
xan marıqda26 duran gedelerine qışqırıb emr verdi: - Daha tikesi de itdi!
- Bu gelini bu saat o şiş qayadan atarsınız! Hamı diqqetle baxdı. Qızartı yerde yeriyirdi.
Xanm gedeleri qaçmaqda olan Gülbaharı Çetir4l kimi açılan ipek tuman42 Gülbaharı qur-
tutub yapmaya bükdüler27, atların belinde başı tarmışdı...
3/11-1945

1. gevşedi, uyuştu 2. bağırdı 3. öfkeli, kızgın 4. silahlanıp 5. yüksek, yüce 6. uçurum, yar 7. götürdü 8. oğullarını, ço-
cuklarını 9. çalınıp, aşırılıp 10. kepeneklerin 11. ısmarladı, emretti 12. arkasını, gerisini 13. bağırdı, haykırdı 14. susturup, sa-
kinleştirip 15. aramak 16. gizli, saklı 17. odalarının 18. mumlar, lambalar 19. kırlaşmış, beyazlaşmış 20. bıyıklarını 21. il-
tifatla, gönlünü alarak 22. altın kaplı, işlemeli 23. köşeye sıkışmış 24. sabaha kadar 25. kırıp 26. pusuda 27. kepeneğe
sardılar 28. birbiriyle kapışmalarından 29. muhakkak ki, elbette ki 30. hepsi, herkes 31. dört nala koşturdular 32. köyün 33. bir
nefeste, doğrudan 34. yürüdü 35. attılar, fırlattılar 36. parçası, dilimi 37. yazık, eyvah 38. dumandır 39. ateşe vererek 40.
tam, tamamen 41. şemsiye 42. etek, eteklik