BERNARD LEWIS

DEMOKRASiNiN rURKiYE SERUVENi

~EvtRENLER:

HAMDi A YDOGAN - ESRA ERMERT

0110

ISTANBUL

vapr Kredi Yayinlan - 1798 Tarm,19

Dernokrasinin Turkiye seruvent / Bernard Lewis £;evirenler: Harndi Aydogan, Esra Ermert

Kitap Editoru. Cern Akas

Duzelti: Fahrt Giilliioglu

Sayfa ve Kapak Tasannu:

Nahide Dikel

Baski: Euromat

Sanayi Caddesl, No. 17 34510 Cohancesme-Ycnibosna/Isranbul

1. Bash istanbul, ~ubat 2003

3. Bash istanbul, Ocak 2007

ISBN 975-08-0553-4

© Yapi Kredi Ki.iltur Sanat Yaymcrhk Ticaret ve Sanayi A.~. 2003 Biitiin yaym haklan sakhdir,

Kayna k giisterilerek tamum lcm yapilacak kisa almtilar distnda yayrncmm yazilr iznl olmaksizm hicbir yolla ~ogaltJlamaz.

Yapi Kredi Kiiltiir Sanat Yaymcihk 'Ilcaret ve Sanayl A.~.

Yap! Kredi KUltiir Merkezi

istiklal Caddesl No. 285 Beyoglu 34433 istanbul Telefan: (0212) 252 4700 (pbx) Faks: (0212) 2930723 http://www.yapikrediyayinlari.com

e-posta: ykkultuneykykultur.corn.tr

Internet satl$ adresi: http://yky.estore.com.tr http://www.yapikredi.com.tr

i<;iNDEKiLER

ONs6z. 7

TURK1YE'DE DEMOKRASl • 9

TORK1YE CUMHUR1YETl'NIN OSMANLl KOKENLERt • 33 TARtHSEL PERSPEKTtF l<;tNDE

TURKLERiN DEMOKRASi DENEYl • 45

NEDEN TORK1YE ISLAM DUNYASINDAKt TEK DEMOKRASI? • 53

5

ONSOZ

Bu eiltte yer alan dort makale farkh zamanlarda, farkh vesilelerle, farkli okurlar idn yazilrrusu, ama ortak bir temalan ve amaclan vardir - Turk demokrasisinin buyumesi, smanmasi ve basansi. Burada tersten bir tarih sirasiyla sunuluyorlar.

llki -ve en genis, en kapsamh ve en yeni olaru- Princeton Universitesi'nde duzenlenen ve dunyada demokrasinin bugunku durumunu ele alan bir sempozyum icln hazirlannusn. 20. yuzyilda demokrasinin kar§ll~tlgt zorluklar, ozellikle de tarihinin gorece kisa, ortaya crkisuun da yeni oldugu ulkelerdeki zorluklar ile ilgili sunumlar ve tarnsrnalar iceriyordu. Daha onceden vertlmis bir soz nedeniyle yurtdismda bulundugurn icin kolokyuma kanlamadim, ama etklnligi duzenleyenler, Turkiye'dekl demokrasinin hikayesinin ozel bir onem ve degere sahip oldugunu diisunuyordu ve benden, gelemesem bile, yaytrnlanacak kitaba girrnek uzere bir makale hazirlamanu rica ettiler. Bunu seve seve yaptim. Amacim TUrk demokrasisinin zorluklanru ve basanlanru beIgeleyip aciklamak, bunu da demokrasinin, yani anayasaI, temsili, sorumlu ve sirurh hukumet etme modelinin, daha once var olmadigi ya da bilinmedigi yerlerde, ozellikle de kita Avrupasi'run onemli bir bolurmmde ve Latin Amerika'da yav~ yavas yeniden kuruldugu ya da ilk kez olusturuldugu bir donernde yapmakti.

lkinci ve ucuncii bolumler yaklasirnlan itibariyle c;agda§ olmaktan cok tarihseller ve daha ziyade Turk okuyucusuna sesleniyorlar. Turkiye'de demokrasi fikrinin ve uygulamasmm, her ne kadar temelde Cumhuriyet'in bir basansi olsa da, sifirdan, cumhuriyetin Han edilmesiyle baslamadiguu, daha onceki TUrk ve ozgul olarak da Osmanlt tarihinde onculleri oldugunu gostermeyi amachyorlar.

Dorduncu ve son bolum, Bauh okurlar icin, sik sik sorulan bir soruyu yarntIamaya cahsiyor - nufusunun buyuk cogunlugu Muslurnan olan ulkeler arasmda

7

DEMOKRASiNiN TURKiYE SERUVENi

uzun bir suredir nasil olup da yalmzca Turklye'nin isleyen bir demokrasi kurup, cesitli zorluklata karsin korumayi basardtgr. Bu soruyu yamtlarken, Turk deneyirninin, ozgurluge giden yolda hala yardun ve rehberhge gereksinim duyan ulkeler icin nasil yararh dersler sundugunu da gostermeye cahsnm,

Bu makalelerin Turkcede yayimlanmasnu murnkun krldigt icin Yapi Kredi'ye, ozellikle de girisimclligl, yureklendirrnesi ve eksik olmayan yardirnlan icin Saym Aydan Kodaloglu'na tesekkur ederim.

8

rURKiYE'DE DEMOKRASi

Mayis 19S0'de Turkiye Cumhuriyeti'nde duzenlenen genel secim muhalefetin sasirtici zaferiyle sonuclannusn. Yirmi yedi yildir ulkeyl yonetmekte olan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) , ozgur ve huzur dolu bir sedm ortammda yeni kurulmus Oemokrat Parti (OP) tarafindan yenilgiye ugratildi. CHP hukumetl yonetimden cekildi ve muzaffer Demokrat Partililer hemen calisrnaya baslayacak yeni blr hukumet olusturdular. 8,5 mllyon secmenden %88'i oylanru kullanarak 396 DP, 68 CHP, 1 MP ve 7 bagimsiz milletvekilinden olusan bir parlamento secti,

Bir hukiirnet icin secim kaybetmek ve muhalefet He yer degisttrmek demokrasisi oturmus toplurnlann siyasi hayatinda hie de olagandisi blr durum degildir. Ancak, Turkiye'de bu kadar sakin bir ge~I§ yeniydi - sadece ulke tarihinde degil tum bolgede, hatta benzer bir tarihi ve gelenegl paylasan dlgerleri icin de durum buydu. Yeni bir ~agm baslangicim simgeliyordu ve 0 suada pek coklanna gore yeni bir tarih yazihyordu. Hatta bazilan, Atanirk'un kurdugu CHP'nin yenilgisinin ve iktidan btrakmasirun, bu partinin Turkiye Cumhuriyeti'nin kurulusundaki son ve en buyuk basansi oldugunu one surduler,

Secim kendi basma yeni bir sey degildl. Cumhurtyet'in 1923 yilmda ilarundan beri secimler dort yil+bazen i.i~ yd- arayla yapilmaktaydi. Cumhuriyet'in kurucusu ve ilk cumhurbaskaru, sonraIan KemaI Atatiirk olarak bilinecek olan Mustafa Kemal iki kez musarnaha gosterilen bir muhalefet -1924'te ve 1925'te Terakkiperver Cumhuriyet Firkasi ve 1930'da Serbest Cumhuriyet Firkasi- deneyine girismisti. Bu deneyler basansiz olmus ve kisa surede de bu isten vazgedlmisti. . Muhalefet gruplan basnnlrms ve parti, bazi Avrupa ulkelerinde oldugu gibi, hukiimet aygmrun bir parcasi haline gelmistl, Cumhurbaskam mecIis adaylanm bizzat

9

DEMOKRASINiN rORKiYE SEROVENi

kendisi secmis, 19~5 yihndakl Parti Kongresi'nin ardmdan da, lcislen Bakanhgi ve Parti GeneI Sekreterligi blrlestirllmlsti. Ayru sekilde ilIerde valiler, konumlan geregl parti il orgutunun de baskaru oluyordu.

1939'da yeni bir musarnaha gosterllen muhalefet deneyi basladi. Aym YII duzenlenen Parti Kongresi'nde parti He devlet ve partl He hukumet atamalan arasinda bir miktar aynsma getirildi. Hatta Parti parlamentoda kendi milletvekilleri arasmdan, muhalefet islevi gormekle gorevlendtrilmis bagimsiz bir grup olusturdu,

Bu donem 1945-1946'da, dernekler kanunu ve ceza kanunu degistirilip, lktidardaki CHP'nin yam sira bagimsiz siyasl partilerin olusmasi ve cahsmasma izin verir hale getirilmesiyle sona erdi. Propaganda ve gene1 anlamda siyasal faa1iyet serbest birakildi, sadece iki kisitlama getirildi: din ve devlet islerinin aynhgt ilkesinin sorgulanmasi anlamma ge1en klerikalizm yasag. ve komiinizm yasagi,

Pek cok yeni parti kuruldu ve ikisl hemen digerlerlnln onune gecn - 1946 Ocak aymda kurulan DP ve 1948 Temmuz ayinda kurulan Milli Parti.

1946 genel secimleri Cumhuriyet tarihinde hukumetin ilk kez organize bir muhalefet He kar~lla§tlgJ_ secimlerdi, Dart yu soma, 1950'deki genel secimler muhalefet partisinin zaferi ve iktidann devredllmesiyle sonuclandi, Hem yurtlci hem yurtdismdaki yaygm beklentinin tersine curnhurbaskanr, hukurnet ve idarl yapi secrnenin karanru kabul ettl ve hukumet koltugunu zafer sahiplerine birakn.

;iu soru sik sik sorulur - neden? Onyillardir hukumet ayginnm temel parcasi olarak hareket eden bir parti kendi yenilgisini ve azlini neden kabul etmls, hatta bir anlamda hazirlanusn?

o donernde Turkiye ve yurtdismdaki bazi gozlemciler yaruti uluslararasi durumda buldular. lkinci Dunya savasi'rnn sonunda, ulke tehlikeli bir sekilde dislanrmsn. Bati'da Turklere israrh ve zaman zaman suphe uyandiran tarafsizhklan nedeniyle, 23 $ubat 1945'te Almanlara, teslirn olmalanndan birkac hafta once savas acmalanrun giderrnedigi bir hosnutsuzlukla bakihyordu. Daha da onernlisi, dogu smmrun degismesi konusunda oldugu kadar Bogaz'daki uslere yonelik taleplerini de 1945 ve 1946'da ortaya koymakta hie zaman kaybetmeyen savas ga1ibi Sovyetler Birligi'nin tehdidi alnndaydilar. 0 zamanki Turk hukumetl Sovyet

10

---~.-.-.- ---~---------------------------'

TORKiYE'DE DEMOKRASI

tehdidine karst Batt destegini arkasma almak icln bazi demokratiklesme girisimlerinin yardmu olacagmi dusunmus olabilirdi.

Hangi gerekceyle olursa olsun, Bat! destegi gercekten de saglandi, lngiliz ve Amerikan hukurnetlerinin cesaretlendirmesiyle Turkler Sovyetler'in taleplerine direndiler ve geri cevirdtler. 1947 yilmm Mart aymda Truman doktrininin ilan edilmesi, Turkiye'nin 1952 yrhnda NATO'ya kabuluyle kurumsallasan ciddi bir Amerikan destegini getirrnis oldu.

Savas sonrasi demokratik onlemlerin, Sovyetlere karst Bah desteginin saglanmasi icin kullamlan blr aractan baska bir sey olmadigiru iddia etmek, konuyu fazlasiyla basite indirgemek olur. Turkiye yeni bir devlet deglldi, yonetlcllerl de devlet isleri ve diplomasi oyunlannda amator degillerdl, Yapilan degisiklikler kisa vadeli dogaclamalar degil, uzun vadeli gelismelerdi. Amerika Birlesik Devletleri ve Sovyetler Birligl arasmdaki karsithk biiyudukce, Turkiye'de demokratik normlann kabul ya da reddedilmesinin Sovyet tehdidi karsismda Amerika'nm Tiirkiye'yi savunma ya da birakma yolundaki karannm uzerinde neredeyse hie etkisi olmayacaguu, Turkiye'nin yoneticileri bastan bilmiyorduysa kisa surede ogrenrnis olmahydi.

Turkiye'deki demokratik degisimln diplomatik hesaplarla aciklanmast yuzeysel ve fazla basite indirgenrnis olabilir: buna karsin Avrupa'mn, ozellikle de Bat! Avrupa'nm etkisi cok buyuk ve gercekten de hayati onemdeydi, osmanh tmparatorlugu yoneticilerl ve askerleri yuzyillar boyunca sekteye ugrarnarrus bir zaferler dizisine ahsrmsu - rum savaslan kazanan onlardi, bansm kosullanm belirleyenler de. Belirleyici degisirn onyedinci yuzyilm sonlanna dogru, Turklerin Viyana kusatmasindaki basansizhgi ve 1699 yilmda imzalanan Karlofca Antlasmasi'yla baslanusu, yenik Osmanh devletine karst zafer kazanrms Hrristiyan Avrupali dusmanlar tarafindan kabul ettirilen ilk antlasmaydi bu. Yasanan sok cok buyuktu ve Turk y6neticiler ve aydmlar arasmda bugune dek uzanan bir tarnsmayi baslatnl. Onsekizinci yuzytl daha buyuk utanclan ve -ilk kez- Turkiye'nln Avrupah komsulanrnn dusrnanlan olarak gorulen ve dolayisiyla potansiyel muttefik olarak algilanan bazi Batih guclerle yeni bir lliskt getirdi beraberinde. Ondokuzuncu yuzyil boyunca hem yoneticiler hem de aydmlar Bati'run zenginlik, gUc;: ve ozguvenlyle karsrlasunldiginda kendi toplumlanmn ne kadar yoksul, devletlerinin ne kadar . gU9siiz oldugunun farkma giderek daha cok vardilar. Turkler ilk defa Ban dillerini ogrenmeye, Batih darusmanlan ve hatta egitimcileri cagmraya ve -daha once du-

11

DEMOKRASINiN TORKiYE SEROVENi

." .. ,·-c_-=~_~~-=_-_ .. _.~. ~~

sunulmesi bile soz konusu olmayan bir seydi bu- kendi ogrencilerini Bat! ulkelerine gondermeye basladi.

Bu Bat! ulkelerinde saygi uyandiracak ve takIit edilecek cok sey vardi. Daha ondokuzuncu yuzyihn ilk yansmda devrimci Fransa'rnn fikir ve yontemleri ile lngiliz parIamenter monarsisi, Turk aydmlanmn olusturdugu kucuk gruplarda ilgi uyandirmaktaydi, Kmm savasrnda ilk kez buyuk capli lngiliz ve Fransiz birlikIeri, Ruslara karst Turklerin rnutteflki olarak onlarla yan yana savasti. Kinm savasi teIgraf ve gunluk gazete gibi baska yeniIikler de getirdL Az cok demokratik Banh guderin tamamen anti-demokratik Rus dusmanlan karsismda kazandigi zaferin etkisi boylelikle daha dogrudan ve daha yaygm oIdu eskiye gore.

Bunu 1860'lardaki demokratik hareketler ve yan demokratik reformlar izledi, Bunlardan bazilan tepeden inme reforrnlardi, yurtdismdan flnansaI kredi ve siyasal iyi niyet elde etmek arnaciyla tasarlanrms snurh imtiyazlar ve gostermelik kururnlardi. Uzun vadede bunlardan daha onernlisl, tabandan gelen ve buyuyen hareketlerdi - oncekilerden farkh olarak, ne kabileseI ne etnik, ne mezhepsel ne bolgesel olan, ortak bir amac ugruna -yalmzca bagimsizhk degll, aym zamanda ozgurluk ugruna- farkh bolgelerden, etnik gruplardan ve dinlerden insanlan bir araya getiren yeni blr ideoloji ve hedeften esinlenen, yetkeye karst cikan ilk hareketlerdi bunlar.

Bunlann iclnde en onernlisi 1860 ve 1870'Ierdeki Gent; osrnanhlar anayasaI hareketiydi, bir sure surgunden yuriituImu§ ve uyeleri, 23 Arahk 1876'da Sultan Abdulhamld'in ilan ettigi Mesrutiyet ile geri gelmislerdi. lki gene! secimin ardmdan Padisah 14 subat 1878'de mec1isi tatil etti ve uyelerine secim bolgelerine geri donnie emri verdi. Parlamento toplam bes ayhk Ikl oturum gercekletirdi, Otuz ytl boyunca da blr daha toplanmadi.

[aponya'run Ruslara karst 1905 yihnda zafer kazanrnasiyla yeni bir demokrasi dalgasi basladi. Ku~uk bir Asya ulkesinin guclu bir Avrupa imparatorlugunu yenmesi Iran ve Turkiye de dahil oImak uzere Avrupa emperyalizrninin tehdidi altindaki tum ulkelere memnuniyet ve umut verdi. Her iki ulkede de [aponya 1ngiliz modelinde iki mec1isli bir parlamentoya sahip tek Asya ulkeslyken, Rusya'run haW. eski sistem bir otokrasi He idare edilen tek Avrupa ulkesi oldugunu gozlemleyenler vardi, Buradan crkanlacak ders, 0 siralarda cok acik gozukuyordu ve bir tur parlamenter rejimin yerlestigt Rusya'da bile anlasilrrusu. Bu ders kisa

12

TORKiYE'DE DEMOKRASI

zamanda 1906 Iran Devrimi ve 1908 ron TUrk Devrimi ile uygulamaya konmus oldu, biri anayasal yonetimi baslatrnak, digeri ise yeniden kurmak icindi.

lki i.ilkede de devrimler arzulanan sonuclara ulasamadi, Turkiye'de Jon Turkler neredeyse en basindan itibaren hem ulke icindeki anlasmazliklarla, hem de dl§ ulkelerln mudahalesiyle rnucadele etmek zorunda kaldilar. 1914'te savas cikng, sirada Jon TUrk rejimi, alasagr edip yerini aldlgl geleneksel-bu yuzden de bir 01- cude sirurh- otoriter rejimden daha baskict ve daha yrkici bir otokrasi haline donusrnusn],

Demokratik Ba n' nm 1918' de daha az demokratik merkez gucler uzerindeki zaferi, dernokrasinin bir milleti saglikh, varhkh ve bilge degilse bile, en azmdan guclu kildigma dair ek bir karnt olusturdu. Hepsi bu kadar da degildi. Muttefiklerin yanmdaki tek otokrasi olan Rusya'nm cokmesi ve Amerika Birlesik Devletlerl'nin Bati'da onde giden bir gi.it;: olarak ortaya glkl:;;l, nihai karuti da beraberinde getirdi.

Jon Ttirkler donerninde secimler 1908, 1912 ve 1914 yillannda yapildi.

Sonuncusu harte digerleri birden fazla parti arasmda yapildu hicbiri de iktidann el degi:;;tirmesiyle sonuclanmadi, Yeni secimler 1919 yihnda isgal guclerinin gozetimi altmda gerceklesti ve Ocak 1920'de son Osmanh Mebusan Meclisi, Osmanh lmparatorlugu'ndaki altmci ve sonuncu genel secimlerle secildi ve lstanbul'da bir araya geldi. 18 Mart'ta Meclis kendi kendini tatll etti: 11 Nlsan'da padisah tarafindan feshedildi. On iki gun sonra.Turkiye Buyuk Millet Meclisi Mustafa Kemal'in onderllginde acihs oturumunu Ankara'da gerceklestirdi-.

Neredeyse basmdan itibaren, milli rmicadelenln tam ortasmdayken meclisin anayasal konulara odaklanmasi cok carpicrdir. 20 Ocak 1921 'de, ortaya cikmakta olan Turk Devleti'nin gecici anayasasi islevini gorecek "Teskilat-i Esasiye Kanunu" kabul edildi. 29 Ekim 1923'te, uzun tarnsmalar sonunda, mec1is alu ek maddeyi kabul ederek "Tiirkiye Devleti'nln yonetim seklinin cumhuriyet oldugunu .... Curnhurbaskam'run Buyuk Millet Meclisl tarafmdan herkesin kauldigi bir oturumda kendi iiyeleri arasmdan secllecegini .... Cumhurbaskaru'rnn devletin ba:;;1 olacagiru ve basbakaru gorevlendirecegini" Han etti. Yeni duzen 20 Nisan 1924'te Meclis tarafmdan benimsenen Cumhuriyet anayasasiyla onaylandi. Nisan 1928 'de yapilan buyuk bir degisiklikle lkinci Madde'deki "Ttirkiye Devle-

13

DEMOKRASININ TURKiYE SERUVENi

ti'nin dini lslamdir'' cumlesi cikanlarak yeniden duzenlenmis, diger maddelerde de din lie ilgili rum ibareler atilarak onemli degislklikler yapilrrusn.

Avrupa'da otuzlarda ve kirklann basmdaki ekonomik ve siyasi durum demokrasl davasma SICak baknuyordu. Ancak II. Dunya Savasi'run sona ermesi yeni bir ivme sagladi, Turkiye'deki 1945 sonrasi siyasi gelisme de anayasada 0 zamana kadar kuramsal duzeyde kalan pek cok seye gerceklik kazandrrdi. Anayasal hukumlere dokunulmazken, dernekler kanunu, ceza ve secim kanunlannda degi§iklikler vardi, Bu, idarl uygulamalardaki kosut degisikliklerle birlikte, 1 9S0'de hukumet olacak etkili bir anayasal muhalefetin olusmasina ve islerlik kazanmasma olanak tarudi.

DP 1954 yihnda, ardindan cok bariz bir sekllde yon degistirdigi ikinci secim zaferini kazandi. Daha secirnlerden once, 7 Mayis 1 954'te hukurnet, resmi kadrolara karst basm yoluyla iftiraya ve "kamu duzenini bozan ya da devletin mali veya siyasi itibanm zedeleyecek yanhs haber, bilgi veya belge"nin yayimlanmasma agrr cezalar getiren yeni basm yasasim gecirmisti. Dahasi bu yasa, sozu edilen kapsamdakl suclamalann dogrulugunun kamtlanmasuun, suclamarun yapilabilrnesi icin gerekli olmadigrru da hukme baghyordu, Secirn zaferinden soma, 21 Haziran ve 5 Temmuz'da DP, hukumete 25 yilhk hizmeti bulunan yargiclan hemen, devlet memurlan He silahh kuvvetler mensuplanm ise bir sure a<;:lga aldiktan soma emekliye ayrrma yetkisini veren iki yeni yasa crkardi,

Yargiclan ilgilendiren bu yasa ozellikle onemliydi, Serbest secirnlerl gercekten mumkun kilan degisikliklerden biri, secim idaresi sorumlulugunun valilerden ve dolayisiyla lcisleri Bakanltgi'ndan ahrup Turkiye'de buyuk olcude bagImslzhgl olan yargiclara aktanlmasiydt. DP iktidan daha baskrct bir hale geldikce ve meclisi daha etkin bir sekilde denetimi altma aldikca, muhalefetin elindeki tek itiraz yolu olarak mahkemeler ve ozellikle de bagimsiz hakimler kalrmsti. Boyle pek cok dava acildt, bunlann arasindan en onernli olaru Ankara'daki Yargitay'a uzamyorduo Yirmi bes yildan az gorev yapnus birt Yargitay baskarn olarruyordu ve emeklilik kurah hukurnete, inatci yargiclara baski uygulamakta kullanabllecegl ve kullandigi bir silah saglamrsn. Secirn yasasmda da degisikllkler yapildi ve 27 Haziran 1956'da, toplann ve gosterilere kan suurlamalar getiren toplann ve demekler kanunu Meclis'teki etkin muhalefete karst kabul edildi.

Bardagi tasiran son damla 1960'ta, siyasi tansiyonun tirrnandigi bir donernde, muhalefeti kanun yetkisiyle "sorusturmak'' iizere hukumet partlsine ait bir

14

.. ,~ .. ~ .. ~ .. ~.-,. -~--====

TURKiYE'DE DEMOKRASI

mec1is komitesi olusturulmasi oIdu. 27 Mayis'ta hukumet, askeri darbe ya da yandaslanrun deyimiyle "mudahale" He -tumor, ameliyat ve tedavi cagnsmu yapan bir terim- devrildi.

En radikal olaru suphesiz 1960 ihtilaliydi. Hukumetin lslerinl yonetmek uzere, daha soma curnhurbaskanhgina getirilecek alan Cemal Giirsel'in de basinda bulundugu ust duzey askerlerden meydana gelen Milli Birlik Konseyi (MBK) kuruldu. Takip eden degisiklerde ordu, aydinlar tarafindan acrkca destekleniyor ve gents bir secmen kesiminden de onay aldigmtn emare1eri goruluyordu, Askeri idarecilerin basmdan itibaren izledikleri cizgi, demokrasiyi yikmaya degil, yeniden tesis etmeye geldikleri ve bu amaca ulasnklannda siyaseti birakip kislalanna ceklIecekleri dogrultusundaydi, Elbette bu gibi aciklamalar yurticinde ve -buyuk c;apta- yurtdismda belirli bir supheyle karsilandi. Bu suphe, daha sonraki gunlerde tutuklamp, ozellikle anayasamn ihlali gibi farkh cunimlerle suclanan alasagi edilmis DP liderlerine karst ahnan sert tedbirlerIe artn, Uzun bir mahkeme doneminin ardmdan yargilananlann 123'u serbest birakrldi, 31 ki§i ornur boyu hapis cezasina, 418 kisl daha dusuk cezalara ve 15 ki:;;i de olum cezasina carpnnldi, 3'u dismda hepsi infaz edlldi. 16 ve 1 7 Eylul 1961' de DP hukumetinin basbakani, disisleri bakam ve maliye bakaru asildi. Bu idamlann gerek yurtici ve gerekse yurtdisrndaki yankilan olumsuzdu.

Bu turden dort mudahale 1960, 1971, 1980 ve 1997 yillannda gerceklesti. 1960 ve 1980 darbeleri iktidardaki butun siyasilerin koltuklanndan indirilip yeni bir siyasi duzen kurulmasi seklindeydi. Diger ikisi ise (1971 ve 1997) askeri giic;lerin, de vIet yonetimindeki siyasiler uzerindeki perde arkasi baskisi seklinde 01- mustu-.

Hedef sadece siyasiler degildi, TUrk Silahh Kuvvetleri'ndeki 260 generalden 235'i ve 5000 subay emekli edildi. 0 donernde yaygm olan bir fikra soyleydi: MBK sivil hukiimet sozu verdi; su anda siviIleri yaratmakla mesguller. Diger bir hedef, 147 profesorun gorevden anldigi iiniversitelerdi. Subaylann emekliliginden farkh oIarak bu, biiytik muhaIefet ve hatta direnc yaratn ve zaman icinde Turk universitelerindeki turn rektorler istlfa ettiler. Dikkate deger olan, MBK'nm bu sorunla ilgili olarak uzlasma yoluna girmesi ve Mart 1962'de gorevden ahnan profes6rIerin gi:irevlerine iade edilmesiydi. MBK belli ki goreve iade edilmeyen emekli subaylar adina yapilan itirazlarla ugrasrnak aosmdan daha saglam bir zeminde oldugunu hissediyordu. Komite yine de ikinci bir askeri darbeye karst kendini korumaya aldr,

15

DEMOKRASINiN rORKiYE SEROVENI

Bu arada, Turkiye'nin yeni idarecileri demokrasiyi yeniden tesis etmek iddialanru gerceklestirrnek idn adimlar anyordu, MBK birkac gun icinde, get;:ir;; donemi icin gecici bir anayasanm yapilmasi ve yeni ve kalrci bir anayasanm ivedi bir sekilde hazirlanmaya baslamasi icin karar aldi. Bu islet, bazi hukukcular ve hukuk egitimi alnus ikl kurmay yuzbasidan olusan bir gruba devredildi. 12 Haziran'da yayimlanan geclcl anayasa, ordunun hareketini yasal ve anayasal duzlemde savunan bir ifadeyle bashyordu, Yeni yasarun onsozune gore, onceki rejlm, "anayasayi ihlal etrnis .... kisi hak ve ozgurluklerini sirurlarrns ... muhalefetin islerIigtnl imkansiz hale getirrnis ve tek parti diktat6rlugu kurmustu." Ordu, 1<; Hizmet Tiizuguniin 34. Maddesi uyannca "anayasaya g6re kurulmus Turkiye Cumhuriyeti'ni ve TUrk vataruru korumak ve muhafaza etmek" uzere harekete gecrnisrir. diye devarn ediyordu onsoz, Bu nedenle "hukuk devletinin yeniden kurulrnasi' icin ordu onceki yonetirni devirmis, meclisi dagttnus ve idareyi gecici olarak Milli Birlik Komitesi'ne devretrnisti, Yasanm ilk bolurnu "yeni anayasa ve yeni secim yasasmm demokratik kurallara gore duzenlenip onaylanmasmm ardmdan en kisa surede yapilacak genel secimlerle y6netirni Turkiye Buyuk Millet Meclisi'ne devredene kadar idareyl Turk milleti adma yuruttugunu" belirtmekteydi. Bu gercekIestiginde Komite "yasal varhgirn yitirecek ve kendiliginden dagilacakn." Bu zamana kadar anayasanm Meclis'e verdigi turn hak ve yetkiler Komite tarafmdan kullarulacakn.

Kurucu Meclis tasan halindeki anayasanm referandum lcin halka sunulmasirn ve referandumun belirtilen sekllde uygulanmasuu gerekIi kilan bir yasayt zaten kabul etmisti. 9 Temmuz'da yap dan referandumda yeni anayasa secmenlerin % 61, 7'sinin evet oyuyla kabul edildi. Referandumda %38,3'liik bir kesirn "hayir" demis ve 12,75

16

MBK yeni anayasa ve yeni secirn yasasmm hazulanrnasi icin ivedi tedbirler ahp, kendiliginden dagilrnasuu sagiayarak, yalruzca gecici bir yetkiyle hareket etrne niyetinl acikca ortaya koyuyordu. 28 Mayis'ta, ihtilalin ertesi gunu MBK baskaru Cernal Giirsel ilk basm toplantismda yeni anayasanm hazirlanmast icin anayasa hukukculanndan olusan bir kornisyon atadignu acikladi, 11k taslak Kasun sonunda tamarnlandi ve 14 Arahk'ta MBK tarafmdan kabul edildi. Yeni anayasanm incelenmesi ve ilan ediIrnesi icln bir kurucu mec1is olusturulmasr ongoruluyordu. Secirnler ve adaylann belirlenmesi Arahk aymda ve Ocak aymm basinda gerceklesti. Kurucu Meclis 6 Ocak 1961'de toplandi. Bazi tarnsrna ve duzeltmelerin ardmdan yeni anayasa 31 Mayis 1961 'de Resmi Gazete'de yayimlandi.

TURKiYE'DE DEMOKRASi

milyonluk toplarnsecmenin 2,5 milyonu ceklmser oy kullanrmsti. Cogunluk, cok kuvvetli olmasa da, anayasayt uygulamaya sokmak ve secmenlerin iradesini azgilr ve durust blr sekilde ortaya koyarak kabul edildigini de gostermek lcin yeterliydi.

1961 anayasasiyla pek cok yeni kurum, ozellikle de senate ve anayasa mahkemesi ortaya oku. Yeni anayasa ayru zamanda askerlerin sesinin giic;:lu cikUgL bir Milli Guvenlik Konseyi'ni (MGK) 1971 'deki anayasa degisikligiyle hayata gecirdl.

Yeni anayasa altmdaki ilk parlarnento secimleri 15 Ekim 1961 'de yapildi.

Pek cok gozlemci, anayasa referandumu glbi, bu secimin de ozgur ve adil oldugunda hemfikirdi. Amayine de bir sirurlama vardi. Milli Birlik Konseyi secimlerden once secime katilacak tum partilerden DP'li politikacilann davalan ya da mudahalenin kendislyle ilgili herhangi bir secim kampanyasi yapmayacaklanna dair soz aldi, CHP 173 koltuk (%36,7 oy), Adalet Partisi olarak (AP) yeniden acilan DP 158 koltuk (% 34,7) oy aldi secimlerde. Kalan oylar daha kucuk partilere boIunrnustu. Bu sonuclar solda Turkiye Sosyalist lsci Partisi, sagda daha yeni ve radikal gruplara kadar uzanan, eskisinden daha genis bir siyasal ideoloji ve politika alam icenycrdu.

Bu yeni partilerin dogup buyurnesine izin veren 1961 Anayasasi, selefinden cok daha liberaldi. Hatta pek coklan, artan bir sekilde kutuplasan bir toplurn icin fazla liberal oldugunu dusunmeye baslanusn. Yeni hukumetler cogunlukla merkez sagdaydilar ve kisa surede eski tufek Kemalistlerin kalesi olan anayasa mahkemesiyle catisma haline gelmislerdi. Ayru zamanda yeni ozgurluk, sagda ve solda daha radikal gucler tarafindan istismar edilmekteydi.

Din karsrsindaki tavirlarda da ilginc bir degisim soz konusuydu. 1950-1960 yillan arasmda yonetimde bulunan DP hukumeti, Kemalist devrimin kati laikliginden uzaklasrms ve lslami unsurlan yaustirma amaciyla ozellikle egitim alarnnda pek cok adun atmisn. lkinci Cumhuriyet hukumetleri Kemalist laiklige geri donrnediler, daha ziyade modern bir 1slam inancmt one cikararak 1slami tepkiyi dogrnadan yansurrnaya cahsnlar. Ama seriaun yeniden gundeme gelmesi ya da lslam'm bir devlet dini haline getirilmes1 soz konusu degildl. Tam tersine, dinin siyasi amaclarla kullarumnu sue kilan 1925 tarihli blr yasa, anayasada yer alrmsu.

1961 Eyliil'unde yapilan secimler sonunda hicblr siyasi partl cogunluk sag- 17

DEMOKRASiNiN TORKivE SEROVENi

layarnadt ve bu nedenle TUrk siyasetcileri, gori.inii~e gore bir parca ordu baskist altmda, koallsyon kurmaya mecbur kaldi. Kalic; olmayan ve degisken koalisyonlar donernlnde Adalet Partisi giderek konumunu guclendlrdi, Ekim 1965 secirnlerinde AP, gecerli oyiann az bir farkla ama acikca cogunlugunu (%52,9) ve dolaYISlY1a Parlamentodaki sandalyelerin cogunu kazandi, Geri kalan sandalyeler CHP (%28,7) ve diger kucilk partiler arasmda dagilrmsu.

AP baskaru Siileyman Demirel hiikiimeti bir sure idn etkin bir sekilde idare edebildi. Ancak kendi partisi de bir anlamda farkh ve zaman zaman celiskill crkarlann bir koalisyonu gibiydi. Demirel'in konumu aynca, 1950'lerde oldugu gibi guclu bir yurutmenin ortaya crkisiru engellemek icin 61 anayasasmda olusturulmus gucler aynhguu saglayan dengeleyid pek cok unsur He zayiflanusti. Hakimler ve ozellikle Anayasa Mahkemeleri, devlet elinde olan ama ozerkligini koruyan radyo ve televizyon, bunlann yam sira basin, hukurnetin kanunlanna karst durabilir ve hatta onlan iptal edebilirdi ve nitekim bunu yapmislardr. Oniversiteler ozerkti ve rektor istemedikce isyan crksa bile polis unlverslteye giremiyordu. AP'nin aydmlar arasmdaki populerligini giderek yitirrnesl cok ciddi bir sorundu. Anayasa degi~ikligi icm Meclis'te ucte iki ~ogunluk gerekiyordu ve Demirel bun a asIa hakirn olanuyordu, ~ubat 1970'te partisinin bir kismr muhalefetin yarnnda oy verdi ve cekilmesi icin onu zorladi, Baska htc kimse hiikiimet kurrnayi basaramiyordu ve Demirel Mart aymda yeni kabineyle isinin basina dondu. Ancak uyumsuzluk sureci devam ediyordu. Arahk 1970'te her iki partiden uyeler (~ogu eski AP desrekclsiydi) yeni bir "Demokratik Patti" kurdular.

Bu arada soldan baslayan ama daha buyuk oranda asm saga uzanan gents bir yelpazede siyasi siddet tehlikeli bir sekilde urrnamyordu, Kendi idnde bolunmus ve anayasal simrlamalarla eli baglannus hukurnet, meclis kanahyla gerekli onlemlert alacak veya iilkedeki bozulmus guvenlik durumuyla bas edecek durumda degildi. Tam da bu noktada 12 Mart 1971 'de Genelkurmay yeniden miidahaIe etti. Bu kez miidahale basbakana verilen bir rnuhnra seklindeydt ve gii~lii bir hukurnetin olusturulmasiru ve artan "anarsinln sonlandmlmasim talep ediyordu. Aksi takdirde, ordu "anayasal gorevini yerine getirmek" zorunda kalacak ve hukiirneti eIe geclrecekn. Demirel cekildi ve askerin siyasete kansmasma yonelik kimi itlrazlara karsin cogunlugu teknokratIardan olusan yeni hukiimet kuruldu. Aciklanan niyeti oncelikle dirlik ve duzenin yeniden saglamak ve soma aynnuh ekonomik, sosyal ve siyasi reform programlanm yururliige koymakn,

18 .

• o.~ •• '~ ...•.• _._.~~ _

TORKIYE'DE DEMOKRASi

Ancak yeni hukumet kosullarla bas edemeyeceglni gosterdi ve Nisan aymda MGK buyuk sehirler de dahil olmak uzere ulkenin pek cok yerinde sikiyonetim ilan etti. Bu, askerlere suphell so1culann ve hatta liberallerin tutuklandigi yogun bir programi yurutrne imkaru sagladi. Raporlara gore 5000 kisi birden tutuklandi ve 1976 yihnda kaldinlana dek Devlet Giivenlik Mahkemeleri'nde 3000'den fazla kisinin davasi goruldu,

1973, 1977 ve 1979'da yapilan secimler parlamentodaki partilerin temsilinde onemli degisikliklere yol acu, ama ulkeyi siyasi istikrara kavusturamadi. Kararsiz koalisyonlardan meydana gelen zayif hukumetler bir varlik gosterernedtler, Adalet Partisi ve Cumhuriyet Halk Partisi lsbirligi icine giremeyecek gibi gorunuyorlardi ve olusturduklan koalisyon radikallerden olusan ufak gruplara baghydi agirhkli olarak. 1980 yilmda Cumhurbaskani emekliye aynldiktan soma meclis, 100 oylamadan soma bile anayasal halef secme gorevini yerine getiremedlginde, sistemin islernedigi bariz bir sekilde ortaya ciku.

Siyasi siddet, ekonomik kriz ve ideolojik ve kisisel rekabet hepsi bir aradaydi, Bir diger zorlastmci etmen de uluslararasi boyuttu - Turkiye'nin Soguk Savas'taki rolu. Hem NATO, hem de CENTO'nun bir uyesi olarak Turkiye, Sovyetler tarafmdan Bati'run gudumunde, dilsel ve kulturel egilimlen nedeniyle cok daha tehlikeli goruli.iyordu. Sovyetler'in mutsuz azmhklar ve radikal soldaki Ti.irkler aracihgiyla ulkenin istlkranru bozma yolunda yogun olarak caba harcadigi arnk aokca biliniyor.

1980'de siddet olaylan isyanlann ve karsit gruplar arasmdaki cansmalann da otesine gecrnis, pek cok tamnrrus isim suikaste ugranusu. srkryoneume karsm, ordu ortamla bas edemiyor ve daha cte bir eyleme gereksinim oldugu karanm ahyordu. 2 Ocak 1980'de siyasilere Mart 1971 'dekine benzer bir rnuhnra verdiler. Bu kez hie tepki alamadilar, Bu nedenle 12 Eyli.il 1980'de Turk ordusu yonetime bir kez daha el koydu. 11k bildiride, Parlamento'nun dagiuldiguu, Kabine'nin azledildigini ve parlamenterlerin dokunulmazhgtrun kaldmldtgmi duyurmuslardi. Hemen ardmdan iki radikal sendikanm faaliyetleri durduruldu. Parti liderleri tutuklandi ve olagamistu hal Han edildi. Bazi gecrnis durumlardaki gibi, ordu harekete gecmelerinl siyasal sistemin cokmesi gerekcesiyle acikladi ve niyetlerinin demokrasiyi yeniden kurmak oldugunu soyledi, 0nlu bir Fransiz sozu: savas generallere birakilmayacak kadar onemlidir, der. Turk generallerinin gi:iri.i§u de, demokrasi . politikacilara birakrlamayacak kadar onemlidir, sekllndeydl, TIirkiye'de yasananlar bu tur bir goruse bir olcude inamlabilirlik vermektedir.

19

DEMOKRASININ TURKiYE SERUVENI

Bu kez tasfiye 1960'dakiyle karsilasnnldigmda daha az sertti. Hapse atilan politikacilar 90k gecrneden serbest birakildi ve haklannda dava acilanlardan ikisi aklandi, Ancak eski politikacilann siyaset yapma yasagr ve sadece milletvekillerinin degil, belediye baskanlanmn ve belediye meclis uyelerlnin de gorevden ahnmasma devam edildi; yeni bir siyasi duzen yaratma konusundaki kararh girisim kendisine yeni anayasada zemin buldu, Bu anayasa, bir anayasa kurulu tarafindan hazrrlandi ve 7 Arahk 1982 tarihindeki referandumda % 91,4 oyla kabul edildi. Bu anayasa ve bir onceki anayasa arasindaki farkm carpicihgr, bu referandumun hangi siki kosullar altinda yapildignu gosterir. Bu anayasadaki yeni kosullardan biri oy vermenin zorunluolusuydu ve oy verme yasmda olup da oy vermeyenlere para cezasi ve bes yilhk politik haklardan mahrumlyet cezasi uygulandr, Sadece Guneydogu.bolgesindeki Kiirt bolgelerinde daha kucuk cogunluk oyu crkn.

Bircok acidan U9uncii Cumhuriyet'in anayasasi, bir onceki 1961 anayasasirun tam tersiydi. lkinci Cumhuriyet yasama ve yurutme yetkisinin krsitlanmasiyIa ilgiIeniyordu. Ucuncu Cumhuriyet ise yurutmenin, cumhurbaskarnmn ve MGK'nm yetkilerini de onemli olcude arnrdi. sorumsuz ve yrkicr oldugu dusunulen basm ozgurlugu konusunda krsitlamalar kondu, gene! grevler, dayarusma grevleri ve politik olarak tamrnlanan grevlerin yasaklanmasiyla sendikalann etkinliklerine buyuk olcude sirnrlama getirildi. lfade 6zgiirliigii ve katihm yeniden saglandr, ancak belirtilen birkac acil dummda bunlann simrlanabilecegl ya da askiya ahnabilecegi de vurgulandi, bunlar gerceklestirlldi de. Uygulama kapsamh, hizh ve acimasiz bir bicimde gerceklestirlldi: hem yurticinde hem de yurtdisinda tepkilere yol acn, 1980 yihnm Mart ayinda siyasi partilerle ilgili yeni bir yasa yururluge girdi, Eski partilerin liderleri on yil boyunca politikadan uzaklasunldr, Yeni partilere izin veriliyordu ancak onaylanmalan gerekiyordu ve ozellikle parti iiyeligi gelistirrne konusunda, btrcok kisitlamayla karst karstyaydilar, Onceki duzenin ve kucuk ve genelde uc gruplarJa koalisyon olusturma ya da vazgecme konusunda verdigi yetkinin parcalanmasuu onlemek lcin, buyuk partilerin gucunu arurmak ve kucuk gruplann zayiflamasim ya da yok olmasiru saglamak uzere yeni bir secirn sisterni olusturuldu,

U9iincii Cumhuriyet'in ilk secimi olan 6 Kasun 1983 tarihindeki secime ii9 parti katildi, bunlardan yeni kurulan Anavatan Partisi (ANAP) hizla one cikn. Partinin lideri Turgut bzal basbakan oldu+, Sonraki yillarda birkac siyasi parti daha kuruldu ve mecliste kcalisyon politikasi yeniden kacuulrnaz hale geldi, Teror

20

TORKIYE'DE DEMOKRASI

ve siddet onernli Q_l~ude azaldi ve hem sol hem de sag asin gruplar kontrol altma ahndi. Baslangicta bu, sivil halktan kayrplarla gerceklestlrildi, aneak Ozal'm kurdugu yeni hukumet, slvll hukumetin asamah olarak yeniden kurulmasiru ve tarusmalann baslarnasim sagladi, 1987 yilmda bzal, Genelkurmay Baskanhgi gorevine ordu tarafmdan sunulan adaya karst cikacak kadar ileri gitti ve bunun yerine baska bir subayi atadi: bu belki de ulkedeki sivil gucler ve ordu arasmdaki dengenin deglstlgintn bir gostergesiydl,

Agirhkh nisbi ternsll sistemi sayesinde, ANAP oy yitirmesine karsm meclisteki ustunlugunu korudu, curnhurbaskarumn gorev surest Kasun 1989'da dolunea ozal cumhurbaskaru secildi ve 1950-60 yillan arasinda curnhurbaskarn olan bankaci-politikaci Celal Bayar'dan somaki ikinei sivil cumhurbaskarn oldu. Bu noktada curnhurbaskanhgi yeniden siyasi gucun gercek merkezine donustu: Ozal, yerine gecen basbakanlari kendisi atadi ya da bazilanrun soyledigi gibi onlan yonetti. Bu arada, ANAP ve liderleri halkin destegini yltlriyorlardi, bu buyuk olcude artan enflasyonun neden oldugu ekonomik bunalimdan kaynaklamyordu. Bu durum, hukurnet uyelerl ve ailelerine karst one surulen yolsuzluk ve adam kayuma iddialariyla daha da vahim bir hal aldi. Bu nedenle Ozal'm konumu muhalefet partilerinin gitglde artan gucu ve daha da tehlikelisi kendi partisi icinden karst gruplann tehdidi altmdaydi.

Ayru yilm Eylul aymda Basbakan ozal ordunun baskisiyla anayasa degi§ikIigi getiren bir referandum duzenlemek zorunda kaldu bu referandum eskl politikacilann slyaset yasaklanrnn kaldmlmasi amacuu tasiyordu. Anayasa degi§ikligi kucuk bir farkla, yuzde 49, 76'ya karst yilzde 50,24 He kabul edildi. Referandumdan hemen soma Ozal aym yihn Kasun aymda genel secimleri yapti.

20 Ekim 1991 tarihinde yapilan genel secirnlerde ANAP, eski basbakanlardan Siileyman Dernirel'in onderligindeki Dogru Yol Partisi'nin (DYP) ardmdan ikincilige dustu. Demirel basbakan oldu ve 1983 yilmda kurulan Sosyal Demokrat Halkci Parti (SODEP) ile koalisyon kurdu. Her iki partinin de liderleri seclmlerden once Curnhurbaskani Ozal'm yuce divana cikmasuu isteyeceklerini ilan etmlslerdi, Secimlerden soma bu talepten vazgectiler ve bzal'm gorevine devam etmesine izin verdiler. Hukumet ve cumhurbaskanhgr arasmdaki illskller genelde gergindi ama, gene de devam ediyorlar ve Ozal'm demokratiklesme ve ekonomide liberallesme He ilgili temel politikalanm gelistinyorlardr.

21

DEMOKRASiNIN TORKivE SEROVENI

Yeni hukumet He yasanan balayi kisa surdu. Giivenlik ortarru bozuldu, kendisine "Devrimci Sol" admt yakisnran hareket yeniden canlandi ve ozellikle adalet mensuplan, polis ve ordu mensuplanna yonelik siyasi cinayetler artn. MGK aracihgwla hareket eden ordu lle siviller arasmdaki rahatsiz politik oyun suruyordu: hiikumet icinde, kanh bicakh koalisyon ortaklan ve hatta aym parti icinde farkh gruplar arasmda bile cekisme suruyordu, Ortaya cikan siyasi belirsizlik, gitgide artan ekonomik sorunlarla ve ozellikle hizla artan enflasyonla ya da uluslararasi alandaki yeni mucadelelerle etkin bir bicimde basa crkrlmasim guclestlrdi,

Soguk savasm sona ermesi ve Sovyetler Birligi'nin ~okii§ii bazi tehlikeleri ortadan kaldirrnakla birlikte, aym anda yeni guclukleri ve firsatlan beraberinde getiriyordu. Yeni bagmisizhga kavusan eski Sovyet Cumhuriyetleri'nden alnsi buyuk oranda Muslumandi ve bunlardan besi Turkceye yakm bir dil konusuyordu: yardim ve onderlik konusunda Turkiye'den dogal olarak beklentileri vardi, Avrupa Birllgi ile iliskiler de bundan etkileniyordu. Sovyet tehdidi ortadan kalkmca, Avrupahlar Turklerin iyi niyetine daha az onem vermeye basladilar, Aynca, Turkler artik, Avrupahlann gozunde, adayhga kabul konusunda daha nitelikli rakiplerle yansmak zorundaydi, Kuzeyden gelecek tehditler ortadan kalkmca Turkler gi.iney ve dogu smrrlanrnn otesindeki, onceden ihmaI ettlkleri ulkelere daha cok ilgi gosterebileceklerdi.

lran'daki 19791slam Devrimi Turkiye'deki bircok insanda hem umut hem de kaygt yaratn. lslam'in politik ve daha da belirgin bir bicimde bir secim faktoru oIarak yeniden ortaya cikmasi, savas sonrasi donernde CHP hukurnetlnin gercekten saibeli bir secim karsismda Islam inanclanna ve duygulanna ilgi gosterrnek zorunda kalmasmdan kaynaklanmaktadir. lslam'm resmi kurum niteliginden ~lkanlmasi ve din He devIet islerinin kesin bir bidmde aynlrnasi Atarurk'un reformlannm ve kurdugu siyasl duzenin temel tasiydi. Hem CHP donerninde hem de orduda halefleri bu gelenegi surdurduler, Din egitimi ve her tur ibadet okullardan ~lkanldi. hatta dini kiyafetlerin ibadet alanIan dismda giyilmesi yasaklandi,

Ama yeni ortaya cikan secmenin isteklerini degerlendlrrne zorunlulugu bir degislklik getirdi. Daha 1946 yihrun Arahk aymda Ankara'daki mecliste din egitimiyle ilgili bir tarusma yasandi, hukumeti olusturan partiden birkac uye de din egitiminin yeniden yapilanmasiyla yolunda konusrnalar yapnlar. Basbakan kesin bir dille bu oneriyi reddetti; bu tartisma gelecekte oIacakIann bir gostergesiydi. Meclis'teki uzun tartisma ve okullarda din egitimi ile ilgili baskilar surdu. Buna

22

TORKiYE'DE DEMOKRASI

izin verilmeli miydi? Eger verilecekse, zorunlu mu yoksa secmeli mi olmahydi? Milli Egitim Bakanhgi'run rru yoksa yillarca islevselllgini yitiren ve yeniden canIanmaya baslayan Diyanet lslert Baskanhgi'run rrn denetiminde olrnahydi? 1949 yilmm basmda dini egtnm Turk okullannda yeniden basladi,

Dini canIanmanm ya da daha dogru bir deyimle dini etkinligin canlanmasinm baska gosrergeleri de vardi. Buna Ankara Universltesl'nde llahiyat Faki.iltesinin acilmasi ve ezamn Arapcadan Turkceye cevrilmesi de eklendi.

19S0'de hukumetin degismesinden soma dini etkinligin, ozellikle de onculerinin artan kendine guveninden baska belirtileri de ortaya 91ktL Arnk daha cok insan camiye gidiyordu, daha once aktllara geImeyecek olan Arap alfabesiyIe yazilrrus metinler kamuya ait duvarlarda gorulmeye basladi, Bircok yeni yaym arasmda 1sIam tarihi ve ogrens: uzerine hem bilimsel cahsmalar hem de populer inarns uzerine incelemeler vardi, Uzun bir aradan soma bircok TUrk Mekke'ye hacca gitmeye basladi. 1950 yihnda, hukumetin bu amac icin doviz aynlmayacagiru duyurmasma karsm TUrk haci sayisi yaklasik 9000 kisiydi. Belki de en onemli gosterge yeni ve farkh dini basm kuruluslanrun ortaya ctkrnasiydi. Arka arkaya gelen hukumetlerin yonetirninde din egltlml okullarda ve universitelerde yerini saglamlasurdi ve yaygmlasunldi, ozelllkle de 1mam-Hatip okullan denen yeni bir reskllat genisledi, ozunde imamlann ve vaizIerin yetistirilmesi icin kuruIan bu okullar dini kapsamda hem ilk hem de orta dereceli ogretim sundu ve Iaik devlet okulIan karsismda btrcogu icin bir secenek olusturdu,

19 politikada daha onemli bir olay da 1970 yihnda Milli Nizam Partisi adiyla ilk lslamci partinin kurulusuydu. KULUCUSU bir muhendislik profesoru olan ve mec1ise bir Yll once bagimsiz olarak giren Necmettin Erbakan idi. Parti 1971 yihnda kapauldi ve 1973 yihnda Milli Selamet Partisi adiyla yeniden ortaya cikn, Bu kez partl, hukumette koalisyona kanldi ve lideri basbakan yardtmctsi ve devIet bakam oIdu. Suleyrnan Dernirel'in 1974 ve 1977 yillanndaki kabinelerinde hizmet ettikten soma, parti 1980 darbesinden soma yeniden kapauldi ve Erbakan'in, oteki siyasetcilerle birlikte, siyaset yapmasi yasaklandi, Dlgerleriyle birlikte 1987 yihnda aktif siyaset yasarmna geri dondii ve partisini Refah Partisi (RP) ismiyIe yeniden kurdu. Bu parti, anayasamn uyelik gruplan ve teskilat olusturmasiru engelledigi diger partilerle karsilasnnldigmda onemh ol9ude bir avantaj elde etti. RP'nin dini okullar, calisma grupIan, vakiflar ve cemaatler sayesinde ham bekleyen bir teskilata kondugunu soylemek yanhs olmaz. Bunlarla resmi olarak RP arasmda bir baglanu kurulrnasa da, orgutii olmayan oteki siyasi partilere acik oImayan bir yontern sayesinde RP'ye hizmet ettiler. Bu orgutlerin, hatta RP'nin

23

DEMOKRASINiN rURKiYE SERUVENi

lslarncilardan, orgutlerden ve yurtdrstndaki hukurnetlerden, ozellikle de Iran, Suudi Arabistan ve Libya'dan buyuk olcude yardun aldig. bildiriliyordu. Bu onernli fonlar dini partinin ve orgutlerin gecekondu bolgelerinde, buyuk sehirlerde ve cevresinde simdiye kadar Turkiye Cumhuriyeti 'nde gorulrnemis olcude buyiik bir refah prograrm ustlenrneslni sagladi. Dogal olarak bu onIara buyuk oranda oy sagladr. 1991 yihndaki genel secimlerde meciiste temsil oranlanru arnrdilar. 1994 ytlmdaki yerel secimlerde istanbul ve Ankara belediye baskanhklanru kazandilar, 17 Nisan 1993 giinii Curnhurbaskaru ozal'm olumunden soma Ba;;bakan DernireI cumhurbaskaru oldu ve basbakanhgi Turk tarihinde ilk kez bir kadma, kendisinl Dogru Yol Partisi'nin (DYP) liderl olarak izleyen Tansu Ciller'e birakti. Halefleri ve selefleri gibi (iller de bir koalisyon hukurneti kurmak zorunda kaldi,

Krtz, 28 ve 29 Haziran tarihinde Basbakan Tansu Ciller ve onun onde gelen elestirrneni Necmettin Erbakan arasmda koalisyon kurma konusunda surpriz bir anlasma saglanmasiyla cozumlendi. (iller ve Erbakan iki yilhk rotasyon sistemi uzerinde anlasnlar, ilk once Erbakan basbakan ve (iller basbakan yardrrncisi olacak, iki lider iki ytl soma roIleri degiseceklerdi,

1995 Aralik aymdaki genel secimlerde yaklasik olarak toplam oylann yuzde yirmisine ulasan RP'nin mec1isteki sandalye sayismda onemli bir arns yasandi, Artik dini parti, Turkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez, mecliste en cok sandalyeye sahip parti unvaruna sahip oluyordu. 1994 yilt yerel secirnlerdeki zaferlerinin ardindan, parti lideri Necmettin Erbakan onemli bir gilc;: ve otorite kazandi. 11k i:;;i DYP ve ANAP arasindaki koalisyonu bozmak oldu. lkisinin arasmdaki gergln iliski nedeniyle bu pek de zor olrnadi ve yolsuzluklar hakkinda mec1is sorusturmasi icin ANAP'hlann destegini almayr basardi, Ciller'in bu krizi mecliste guvenoyu alarak asma girisimi, Anayasa Mahkemesi'nin Mayis 1996'daki gecersizlik karanyla suya du;;tii.

Ancak Erbakan hukumeti bir ytldan az siirdil ve 16 Haziran 1997 tarihinde istifayla sona erdi. Bunun temelinde birkac neden yanyordu. Bunlann en basmda basbakarun ozellikle askeri bir mudahale olasihgmm daha az oldugu ekonomik, sosyal ve kulturel alanlarda yiiriittiigu lslamlasnrma progranu geliyordu. Ayru zarnanda Turkiye'nin uluslararasi durusunda, icerikten cok tavir acismdan degisiklikler gerceklesiyordu. Bu acidan onemli bir olay 1997 yiluun Subat aymda Ankara 'run Sincan kasabasmda gerceklesti. 1995 Arahk aymda yapilan en son yerel secirnlerde Sincan'daki secmenlerin yuzde 29'u RP'ye oy vermisti. Parti de

24

TORKiYE'DE DEMOKRASi

Filistin davasmi desteklernek icin beledlyenin duzenledigi "Kudus Gecesi"ni destekledi. Gosteride Filistin lntifadasi canlandmldi, Yaser Arafat'm ve FKO'mln kendilerini lsrail'e satmasr elestirildi ve "burada seriat hukumeti kurulacak" iddiasi ortaya kondu. Gecenin onur konugu ise yapugi bir konusmada Amerika Birlesik Devletlerl ve lsrail ile anlasmalar imzalayanlara karst silahlanan ve onlan hakh olarak cezalandiran genderden soz eden Turkiye'nin 1ran Buyukelcisi'ydi.

Bu, ordu tarafmdan dogrudan bir meydan okuma olarak yorurnlandi ve ordu hemen tepkisini gosterdi, Ertesi gun ordu Sincan'da zirhh ve motorize piyadelerden olusan bir gucle onceden planlandiguu soyledlkleri askeri bir gosteri sergiledi. Belediye baskaru gorevden alindt ve .sorusturulmak uzere Deviet Giivenlik Mahkemesi'ne gonderildi. trim Buyukelcisi de istenmeyen kisi ilan edildi ve diplomatik protestolarla simr dtst edildi.

Sincan olaylan RP'nin artan dini etkinliginin ve ordunun artan kaygisuun en dramatik ornegidir, ancak tek ornegi degildir. Bu kaygiyr sadece ordu duymuyorduo ;lubat 1997'de yapilan anketlerde halkm yuzde 60'mdan fazlasi hiikumete karst crkiyordu ve yaklasik yuzde 30'u hangl yolla olursa olsun hukiimetin cekilmesini istiyordu. Ulkede genelde din He devlet islerinin birbirinden aynlmasma son verilecegi ve TUrk hukumetinin yapismm ve yasamin oteki Islam devletlerine -tutucular icin Suudi Arabistan, radikaller icin lran'a- 90k benzeyecek bicimde deglstirllrnesi yonunde birer girisim olarak gorulen hareketler konusunda artan kaygmm baska gostergeleri de vardr, DYF He yapilan koalisyon gitgide zayifhyordu ve hukumetin yiiriltrugii dini politikalar sadece, 0 gune kadar hie olmadigi kadar, etkin muhalefet partilerinin degil, DYF'nin iclndeki (iller karsitlanrun ve sonunda (:iller'in kendisinin de elestirilerine ugruyordu.

Ordu, Turkiye'de kamu hayannm giderek daha da lslamlasmasma karst cikrna konusunda kesinlikle yalmz deglldi, ama oncuydu ve Erbakan'm orduyu yansurma cabalanna karsm gitgide daha 90k kusku duyuyordu. Ordunun en onernli etkinlik araci 1971 'de kurulan MGK idi. Nlsan 199Tde duzenlenen bir basin toplantismda tist duzey bir general MGK'mn onayiyla, cumhuriyetin anayasasirun ve biitiinliigunun, dl:;: guclerle karsilastmldiginda Ic giiclerin daha yogun tehdidi altinda oldugu ve bunlar arasmda en tehlikeli olamn seriatcihk oldugu acrklamasmi yapu.

Bu arada Tansu (:iller basbakana yonelik daha saldirgan bir tutum sergilemeye baslad 1 ve Mayis 1997'de, bir yihn sonunda, daha iki yil dolmadan, basba-

25

DEMOKRASiNIN TORKiYE SEROVENi

Ordunun 1997 ythnda oynadigt rol bir askeri darbeden, ya da Turk usulu bir "mudahaleden uzakti, TUrk basiru bunu "post-modern bir darbe" olarak niteledi. 1971 'deki durumdan farkh olarak ordu isin lclnde yer alan birkac etkenden sadece biriydi. 1999 yilindaki genel secirnler mecIisin yapisinda onemll bir degisiklige yol acn, bu nedenle yeni bir koalisyondan olusan yeni bir hukumetin kurulmasina neden oldu, ancak genel durumda herhangi bir koklii degislkllk olmadt. Mayis 2000'de Cumhurbaskarn suleyrnan Demirel'in aynlmasi uzerine meclis, Anayasa Mahkemesi Baskaru Ahmet Necdet Sezer'i curnhurbaskaru olarak secti,

kanhgm rotasyonunu talep etti. Haziran aymda partisinin oybirligiyle ahnan ka-

'.

rarla Erbakan'a bir ultirnatom verdi ve basbakanhgi derhal kendisine vermesini

talep ederek, aksi bir durumda DYP'nin koalisyondan cekilecegini bildirdi.

Bir yandan koalisyon ortagimn ote yandan da MGK'mn baskisiyla karst karsiya kalan Erbakan 16 Haziran gunu istifa etmeye karar verdi. Cumhurbaskaru Demirel artik yeni bir basbakan atamak zorundaydi: koktendincilerle i:;;birligi yapmayi reddeden ANAP'm lideri Mesut Yilmaz'i secti,

Azinlik sorunu Turk devleti icin yeni bir sorun degildi, ancak gecmiste azmhklar her zaman etnik degil dini boyutta ele ahruyordu ve bunlar icin uygun diizenlemeler yapihyordu, Osmanh lrnparatorlugu'nda, daha onceki Miisliiman devletlerde oldugu gibi, Rumlar, Ermeniler, Yahudiler ve daha kugiik Hmstlyan gruplar kendi cemaat orgutlennl kurabiliyor, ozel cemaat haklanndan ve irntiyazlanndan yararlarnyorlardi. Bunlar Tiirkiye Cumhuriyeti doneminde gozden gecirildl ve sirurlandt, ancak hicbir zaman kaldmlmadi ve azmhklar bu sekilde toplumda kesin yer sahibi olarak gorulduler, Ne imparatorluk ne de cumhuriyet doneminde hie; kimsenln aklma gelmeyen, cogunluktaki Musluman cemaatin iclndeki farkh etnlk gruplann azmhklan olusturduguydu - bu baglarnda aztnlie sozcugunun kullarurru, Turklerin ~ogu icin tuhafti ve bircogu bundan rahatsiz oluyordu. osmanlt terimi, npkt Britanyalt gibi, bircok farkh etnik ktmlig; kapsiyordu, Bunun TUrk He degistlrilmesi yeni tarnsmalar yaratn,

TUrk ordusunun siyasi surece surekli mudahalesinln nedenlerinden biri de ozellikle yineIenen teror olaylan, sokaklarda ve kampuslerde asm uclar arasmda gerceklesen olaylann tehdidi altmda olan guvenlik durumuydu. Bunlann en tehlikelisi ise guneydogu bolgesinde BO'Ii yillann ortalannda baslayan ve Marksist PKK onculugundeki silahh Kurt ayaklanmasiydr.

26

..... - .. - .. ~-.~~~

TORKiYE'DE DEMOKRASi

Kurt sorunu bazen Kurdistan olarak adlandmlan Kurt topraklannm Turkiye, lran, ve Irak arasmda bolunmus olmasindan, Surtye'de ve Kafkaslar'daki cumhuriyetlerde kucuk gruplann bulunmasmdan kaynaklamyordu. Butun bu devletler arasmda, Turkiye en acik ve en ozgur olaruydi, Bu nedenle Kurt hareketinin bashca anhnu Turk rejimine karst yonelmellydi, Elbette Turk devletlni zayiflatmak isteyen oteki unsurlardan, ozellikle Sovyetler Birligi, Iran ve Surtye'den yardim gormelert kesindi.

Turk hukumetleri Kurt ulusal hareketiyle sanki boyle bir hareket yokmus glbi davranarak basa cikmaya cahsti. Kurt kokenli TUrk vatandaslan otekiler gibi TUrk idi, aym gorevlere, haklara ve firsatlara sahiptiler. Bunun en dogal kamn Kurt ya da kismen Kurt kokenli cok sayida insanm devlette cumhurbaskanhgi, ust duzey yonetim ve hukiimet gorevleri gibi onemli kademe1ere gelmesiydi. Bu tur atamalardaki gizli kosul kendi Kurt kokenleri uzerinde yersiz vurgu yapilmamasiydi,

Turkiye'deki Kurtlerin cogu icin bu uzun blr sure kabul edilebilir gozuktu, Ancak gitgide artan sayidaki insanlar icin kabul edilemez hale gelmisti, Beklentileri minimum duzeyde Kurt dilinin tanmmasmdan ve kullamlmasmdan, maksimum duzeyde aynlik ve bagunsizhk talebine kadar degiskenlik gosteriyordu, Bu son talep genelde farkh esin kaynagi olan radikal ideolojilerle baglannhydi ve guneydoguda buyuk bir silahh baskaldm ve ulkenin oteki bolgelerinde de teror eylemleri bldminde ortaya kondu.

Ordu acismdan Kurt hareketi oncellkle bir gu venlik sorunuydu - amact Turkiye Cumhuriyeti'ni bolrnek olan slddetli aynhkci bir hareketle ugrasma geregiydi. Politik cevrelerde, ozellikle Ozal ve seleflerinden bazilanrun yonetiminde Kiirtlerin siyasi olmasa da kulturel haklanm kabul etme istegt gittikce artiyordu. Bagimsizhk ya da ozerklik soz konusu olamazdi, aneak Kurt dilinin kullarulmasi baska bir konuydu. Bir suredir Kiirtge kitaplar, dilbilgisi kitaplan, sozlukler Turkiye'deki kitapcilarda ozgurce satilabiliyor ve hukumet denetiminde alan radyo ve televizyonlarda olmasa da ozel kuruluslarda Kurtce yaym yapihyordu, Hem bolgesel ve yerel politikada hem de Ankara'daki mecliste Kurt temsilciler vardi, lclerinden bazilan Kurt bolgeleri konusunda Birlesik Kralhk'taki Galler ya da hatta lskocya'ya benzer bir duzenlernenin yapilmasiru onerecek: bazilan da boyle bir politikarun sonucunun lrlanda ya da Bask ornegine benzeyecegini one surecek kadar ilerl gitti. Bu arada, boluculuk ve teror

27

DEMOKRASiNiN TORKIYE SEROVENi

11k bakista ordunun boylesine guclu ve yaygin bir rol oynadigi ve bunun MGK ile kururnsallasngi bir politikada demokrasinin geleceglnln pek parlak olmadlgl dusunulebillr. Ancak bu gom§: yarulncidrr. Aciklarnalan uyannca ve genel egilimin aksine, ordu liderleri her defasmda yapacaklanm soyledlkleri seyleri -duzeni saglamak, demokratik yasayt kurmak ve tekrar barakalara donrnek- yapnuslardir.

karsismda rnucadel_e surduren ordu onemli merkezlerde bile Kurt orgutleri uzerinde kesin kisitlamalar getirrneye devam etmekteydi.

Ordu sozculeri surekli olarak Turk devletinin karsisindaki en biiyiik iki tehlikenin Kurt sorunu ve koktendincilik oldugunu, bunlardan birinin ulusal ve bolgesel birligi, otekinin ise Iaik, modern kurumu tehdit ettigini ileri suruyorlardt, Bir uguncu tehlike ise istikrarsizlik, yani koalisyonlarda ve koalisyonlan olusturan partilerde yasanan surekli degisim ve parcalanma, siyasi ve sosyal duzenin bozulmasirn saglayan radikallere yol acrlmasiydi. Ordu liderleri ve sozculeri taraftndan sik sik dile getlrildigi gibi, silahh kuvvetlerin zorunlu gorevl ulkenin toprak butunlugunu ve yapisuu ic ve dl;; dusmanlar karsismda korumaknr ve ordu en onemli tehlikeyi it;: dusmanlann olusturdugu konusundaki gOrU§unu gizlememistir.

Akla kacimlrnaz olarak gelen soru Turk ordusunun neden, baska ulkelerdeki askeri darbeleri yapanlann tersine, kendi yonetimlerinl gudendlrmek yerine sona erdlrmeyi yegledigiydi, Sorunun yarutmm bir bolumu acrk, Ordunun politikaya girrnesi demek, politikarun orduya girrnesi demek, genelde bu da askeri hazirhk ve verimlilige zarar verir. Ancak bu diger ulkeler icin de gecerlidir ve ordunun politik gucunu saglamlasnrmasma engel olmarmsnr, Turkiye'deki gogu insan bu far-

28

Son kirk yildir en az dort askeri "rnudahale" oldu. Onernli olan bu mudahalelerin gerceklesmis olmasi degildi -cunku, ne de olsa, bu bolgedeki norm ve siyasi kultiir buydu- butun bu dort rnudahaleden soma, ordu cekildi ve demokratik surecin yeniden baslamasma izin verdi ve hatta bu sureci kolaylasnrdi. Profesor Samuel Huntington'm da gozlernledigi gibi, kurulmus bir demokrasi olarak nitelendirilebilmesi icin bir toplumun en azindan iki kez seclm He hukurnetini degistirmis olmasi gereklr-. Turkiye, bolgedeki secimlerin hukumetleri degisnrmemesinln daha yaygm oldugu, hukumetlerin secimlen degi~tirdigi bir bolgede, bu testi iki kez degil birkac kez verdi.

TORKiYE'DE DEMOKRASi

km nedeninin Turkiye'nin bir NATO uyesi olmasmdan ve Turk kuvvetleri ile NATO muttefik kuvvetlerinin ortak tatbikatlarda ve zaman zaman da harekatlarda duzenli ve sik lsblrligl yapmasmdan kaynaklandigma inaruyor. Bu nedenle, Turk gene raIler daha ileri ve daha ozgur toplumlann gucleri karsismda kendi performanslanru hem politik yasal gecerlilik hem de asked verimlilik acismdan olcebiliyor. Yapilan karsilasnrma olumlu katkida bulunuyor ve generallere birincil gorevlerinin askeri verimliligi ve ortaya ctkabilecek herhangi bir drs tehlikeyi bertaraf etmeyi surdurrnek oldugunu hanrlanyordu,

Ancak TUrk demokrasisinin g6receli basansi bunlarla suurh degil, Gunumuzde demokrasi dunyada en cok saygi duyulan idare bicimi, bazi demokratik kuruIus bicimlerine sahip olrnayan bircok iilkede bunlar yerlestirildi. Bir tur secim yapilmasi ve bir tur meclise sahip oImak modem devletin giysisinin gerekli parcalan. pantolon, ceket ve kepin modern bir subaym gorunumumm onernli birer parcast oldugu gibi. Modern dunyarnn bircok bolgesinde demokratik kuruluslar, giinun modalanru yuzeysel olarak takip etmek ve daha pratik olarak da bircok uluslararasi avantajdan yararlanmak icin olusturuluyor,

Ancak demokratik kuruluslann gercekten kok saldlgl ve yureklendirici gelisme gosrergeleri serglledlgi illke1er var, Turkiye de bunlardan biri. Bu ulkelerin her biri kendi tarihsel baglami iclnde, kendi gelenekleri ve deneyimleri l§lgmda ele ahnmahdir. Sadece blrkac ulkede demokrasi eskidir ve yerlidir, bu da buyuk bir evrimin sonucudur. !;ogu ulkede, demokrasi yenidir ve ithal edilmistir, Bazilanndaysa demokratik kuruluslar ulkeyi terk eden emperyalistler tarafmdan miras birakilrmsnr. bazilannda galip gelen dusmanlar tarafmdan empoze edilrnistir. Turk demokrasisi ne miras almrms ne de empoze edllmlstlr: Turk demokrasisi Turklerin 6zgiir secimlni temsil etmistir, Buyuk olcude yabanci modeller uzerine kuruldugu dogrudur, ancak modellerin secimi -ya da yanhs secimi- kendilerine aittir ve demokratik gelismenln bicimi ve hizi dl~ guclerden cok kendileri tarafmdan belirIenrnistir. Bu da bu kuruluslara daha cok sag kalma sansi tarumisur.

Demokratik kuruluslar bunlan kabul edecek ve isletecek insanlar arasmda daha kolay var olma sansi bulur ve bu istek belirli bir duzeyde ekonomik, sosyal ve siyasi gelisirn duzeyine ulasrrus olmayi gerektirir. Bu acidan ulkenin ekonomik gelisimi ve etkin ve verimli bir girisirnci sirufin ortaya cikmasi buyuk onern tasu.

29

DEMOKRASiNiN TORKivE SEROVENI

Demokratik gelisirn daha eski ve daha koklu geleneklerin yarduruyla da saglanabillr: bunlar demokratik olmasa bile, halkm demokrasiye hazirlanmasmda yardrmci olabilir.

Ondokuzuncu ve yirminci yuzyilda modernlesme sureci bu durumun tersini karutlarrusnr. Bunlar bir yandan yeni araclanru yoneticilerin guclerini pekistirrne ve yonlendirme araclanna donusturerek durumu kotulestlrirken, bir yandan da daha once egemenligin etkin bir sekilde uygulanmasmi sirurlayan aracr guclen -ki bunlann arasmda bolge onde gelenleri, sehir aristokratlan ve sulh yargiclan, dini ve asked kuruluslar vardir- fesheder ya da zayiflatir. Bu da Osmanh demokrasisinin onciilerinin, durumlanm yabanci ve tuhaf dustincelerle sunmak yerine, eski ozgurluklerin yeniden kurulmast biciminde sunulmastru saglamisur.

Geleneksel1s1am gecmisi bu tur ozellikler sunar: butun yasalann uzerinde olan ve yoneticinin de tabi oldugu bir yasa kavranu: yonetici ve yonetilen arasmdaki, yoneticinin eylemlerinin ve emirlertnin yuce yasayla cellsmesi durumunda sona erdirilebilecek sozlesrneli iliski kavrami. Egemen gUC; uzerindeki bu kisnlamalann cok ileri gitmedigt bir gercektlr. Yasanm kendisl yoneticilere otokratik gUc;: verir, hangi ernirlerin yasal olup olmadigi konusunda hicblr islem yaptlmaz, hatta tarnsilmaz bile.

30

Dogaldir ki cok buyuk guclukler yasandi. Bunlar arasmda dikkat cekici olam devlette tanmnus bir yasama islevinin olmayisiydr. llke olarak tek gecerIi yasa kutsal, sonsuz ve degismez bir yasa olan Dini Yasa idi ve insanm rolu yorumlarna ve uygulamayla smirhydi. Elbette, uygulamada yoneticiler yasalar yaptrlar ve yururluge koydular, yorumlarna ve uygulama surecleri ve bazen yasanm kodifikasyonu yasarnayi olusturuyordu, Ancak bu geleneksel bir toplumda bu sekilde tamnrnryor ve bu nedenle yasama yetkisini yerine getireeek hicbir yasama orgaru, ruhani meclis, konsey ya da parlamento bulunmuyordu. Elbette toplantilar, tarnsmalar ve darusma toplantilan yapihyordu, ancak bunIar kurumsallasmamisn ve karar yetkileri yoktu. Merkezde yasama mec1isinin ve baska noktalarda da benzer yapilann olrnadigt dusunuldugunde Bat! taIZI temsil ve cogunluk karanndan olusan iki yonlu demokrasiyi gellstlrmeye ve uygulamaya gerek yoktu. Benzer mirasa sahip oteki ulkelerde oldugu gibi Turkiye'de de siyasi gelenek buyuk olcude emir ve itaatlerden olusuyordu. Bu iki ahskanhktan vazgecmek guctur,

TORKIYE'DE DEMOKRASi

Ancak bir girisimde bulunulmustu, bu da onemli olcude basanya ulasti. Turk demokrasisinin goreceli basansmm bir aciklamasi da baska yerlerde demokrasi yanhslanrun kavranmasi ve belki duzeltilmesine verilen deger olabilir.

Sik lleri surulen nedenlerden biri de Tiirk devletinin arahksiz varhgnu surdurmesidir. Batih olmayan devletler arasmda sadece Tiirkiye hicbir zaman somurgecilik yasamamisnr ve hicbir zaman imparatorluk yonetlrni altma girrnemistir. Turkler her zaman kendi evlerinin ve gercekte de uzun bir sure bircok evln sahibi olmustur. lmparatorluklanru kaybettiklerinde ve kendi evlerinde bile direnisle karsilastiklannda, Kurtulus savasrru kazandilar ve boylelikle bir gercekcilik diizeyine ve bununla, siyasi yasarnda bagimsizhk savasmurun kusaklar boyunca surdugu ve baglmslzlzk ve "Ozgii.rliik'iin, genelde ozgurluk aleyhine, esanlamli sozcukler olarak goriildiigu ulkelerde gorulmeyen bir ozelestin duzeyine ulasnlar.

Bagimsiz olusuna karsm, ya da bagimsiz olmasi nedeniyle, Tiirkiye, butun Batih olmayan ulkeler arasmda BaU He en uzun ve en yakm temasa sahip olan ulke olmustur. Hem savas alarunda hem de ekonoml alanmda sau'nm iistiinliigiinu kabul eden Turkler bakislanm Batt fikirlerine ve kuruluslanna cevirdiler ve Banhlasma reformu konusunda kararh blr secim yapular. Parlamenter demokraside Turklerln deneyimi, Banh olmayan ulkeler arasmda en uzun sure olan yaklasik 125 yildir devam ediyor ve bugunku gelislmi cok gudu, gents ve derin bir deneyime dayamyor. osmanhlar doneminde ve bundan sonraki Turk cumhuriyetlerinde demokrasideki inis cikislar, demokrasinin zor bir ilac oldugunu, kiigiik ve sadece kademeli olarak artan dozlarda uygulanmasi gerektigl Inarustm guclendiriyor. C;ok biiyilk ve cok ani bir doz hastayi oldurebilir.

Tiirklerin demokrasi deneyimi onernli sorunlar yasadi, agrr engellerle karstlasu ancak butun bunlardan sag cikmayi basardi. Bu sorunlara ve engellere karsm -belki de bunlar nedeniyle- Turk demokrasisi benzer deneyim ve geleneklere sahip iilkeler arasmda en basanh olarudir, Bundan sonraysa digerleri lcin bir model olusturabilir. Turkiye orneginde sapmaIar ve miidahaleler olrnustur ve bunlar buyuk gerilimlerin ve sirurh demokratik deneyimin bulundugu dururnlarda dogaldir. Onemli ve ayirt edici olan ise her sapmadan soma, demokratik surecler tekrar rayma oturtulmus ve TUrk halki ozgurluk ve demokrasi yolculuguna devam etmistir,

ceviren. Esra Ermert

31

DEMOKRASININ TORKlvE SEROVENi

Notlar

Bu tarusma i~in bkz. Bernard Lewis. What Went Wrol(5'? Western Impact and Middle Bastern Response (New York, 2002).

2 TUrk anayasal hareketinin kokenleri ve tarihi lcln bkz, Dustur. A survey qf the Constitutions qf the Arab and Muslim States, genisletilmis yeni baski, Encyclopaedia if Islam, 2. basks (Leiden, 1966) s.4-26'dan alman malzemeyle zengtnlesttrildi, burada ek bibliyografik bilgiler bulunrnaktadir, Jon Tiirkler icln bkz. M. Stiktil Hanioglu, The YOUI(5' Turks in Opposition (New York & Oxford, 2001) ve ayru yazar, Preparationfor a Revolution: The Young Turks. 1902-1908 (Oxford, 2001). Ataturk'un rolu i~in bkz, Andrew Mango. Atatilrk (New York, 2002). Siyasi partiler lcin bkz. Melin Heper, Jacob M. Landau, haz .. Political Parties and Democracy in Turkey (Londra & New York, 1991). su donemm Turkiye'sinin genel anlatmu icln bkz, Erik Jan Zurcher, Turkey. A Modem History (Londra - New York. 1993) ve Bernard Lewis, The Emergence if Modern Turkey, 3. basks (New York, 2002).

3 Bu ve sonraki gclismeler icln bkz, Stephen Kinzer, Crescent and Star.' Turkey between 1Wo Worlds (New York, 2001); C.H. Dodd, The Crisis if Turkish Democracy, 2. bask! (Londra, 1990); Vojtech Mastny ve Craig Notion, haz., Turkey between East and West: New ChallengesJor a Rising Regional Power (Boulder CO, 1996); Arye Shmuelevitz, Turkey's Experiment in Islamist Government 1996-1997 (Tel Aviv, 1999); Semih Vaner, Deniz Akaglil, Bahadir Kaleagasi, La Turquie en mouvement (Paris, 1995).

4 Kisisel bir anlanm icin bkz. Turgut ozal, Turkey in Europe and Europe in Turkey (Lefkose, 1991), ozellikle 18. Boliim ve sonrasr,

5 Samuel P. Huntington, The Third Wave: Democratization in the Late Twentieth Century (Oklahoma & Londra, 1991), s. 266-267.

32

TURKiYE CUMHURiYETi'NiN OSMANLI KOKENLERi

Ihtilalci devletlerin, devirdikleri ve yerine gectiklen ve mumkun alan her yola basvurarak itibarlanru sarsmaya cahsnklan rejimlerden kendilerini uzak tutmaIan ortak ozellikleridir, Bu yontem hem onlann iktidan ele gecirmelerinl rnesru kilmak, hem de "eski rejim" diye adlandinlan duzeni yeniden getlrrneyi ongoren her glrlsimi engellemek amaciyla gereklidir. Bu durumda yeni alan sey iyt, eski alan da kotudur, Boylelikle eskinin incelenmesi bile supheli bir durum yaratabilir. Turk Devrimi de, diger yerlerdeki atalan ve varisleri gibi rum bu evrelerden geemis ve osrnanh lmparatorlugu ve hatta baskenti 1stanbul bile bir sure her nasilsa Iekelenrnis olarak gotiilmu~tur.

Turkiye'de, baska yerlerde oldugu gibi, bu eyre atlanldi ve Osmanh mirasina tanhciler ve digerleri arasmda sirndi daha olumlu ve de daha rasyonel denilebilecek bir yaklasirn egemen. Bu yeni gorU§ bizim Tiirk Devrimi'ni daha iyi kavrayabilmemize yardnnci bile olabilir. Turkiye Cumhuriyeti simdi ug ceyrek yuzyildan daha fazla bir yasa sahip ancak bu sure insanhk tarihiyle karsilastmldigmda ne kadar da kisa kahyor, Turkiye Cumhuriyeti goklerden dusmedi, ya da denizin dalgalanndan yukselmedi. Aksine baska zamanlarda ve baska yerlerde gerceklesen diger buyuk devrimler gibi, bu Cumhuriyet de uzun ve karmasik bir yapiya sahip alan deglsim ve gelisim surecinin bir sonucuydu,

"Devrim" kelimesini Turkiye Cumhuriyeti'nden soz ederken kullamyoruz.

Oysa bugunlerde cok yanhs kullamlan bir kelime ve yeniden izah gerektiriyor. Bu yuzden bu baglamda "devrim" terimiyle ne kastediidiglni, her ne kadar evrensel bir tamm yap maya cahsnuyorsam da kendi anladigun sekliyle aciklamama izin . verin. Uluslann tarihinde devrim terimi bugiinlerde yaygm olarak kullamlan bayagl, cocuksu veya sacma manada, ornegin ayaga giyilenlerden, hafif Icecekler-

33

DEMOKRASiNiN TORKiYE SEROVENI

den veya populer eglenceden bahsederken kullarulmamali veya dairesel sekilde donmek, deveran etmek ya da eger hosunuza giderse alasagr olmak, ki pratikte ~ogu zaman bu manaya geliyor, gibi edebi kavramlar olarak anlasilmamah. Devrim kelimesi, benim de kaulacagim bir ifadeyle, 360 dereeelik bir donme anlamma gelir ve aynca eklemek isterim ki bazen, vidalann mekanik olarak sikrstmlmasim da icermektedir, Devrimi kelime anlarruyla rollerin tersine cevrilmesi olarak da anlarnamahyiz, gerci bunun da bir onculu var, 0 meshur sozde oldugu gibi: Kapitalizm insanm insam somurmesidtr, komunizmse bunun tam tersi. Devrim, 0 halde, toplumun ani, siddetli, derhal ve topyekun bir donusurne ugramasi degildir: bu tarz seyler olmuyor, olamaz da ve olabilirlik yarulsamasi bugun amlmayan milyonlarea insana saytsiz sefalet getlrmistir.

Bu, bizim devrimden ne anlamadignmzdrr: Devrimden ne anhyoruz 6yleyse?

Metindeki baglarnda, devrim, bir suredir var olan derin ve yaygm degisimln sonueu olarak yeni siyasi duzenin ortaya ~lktlgl; degtsirnln kendisini daha oteye tasiyacak yeni bir sistemi ~aglrdlgr noktadir.

Bu metinde amacim, Turklerin erken donem tarihlerinde ve dolayisiyla da lslamiyette bir sure filizlenip gelisen ve 1923'te res men tanmarak geleneksel ifadelerle kuIlamlmaya baslanan birtakim belirli dusunceleri arastinp onlann koklerini inceleyerek asil hallerini bulmaknr. 1923'ten bu yana, tarihseI degisim sureci icerisinde kacrrulmaz olan erteleme ve gucluklere ragmen, bu dusunceler giderek daha etkili oldular.

Bu goruslerin ilki ge~ donem Osmanh Turklerlnce ve yeni donern Cumhuriyetci Turklerce hakimiyet-i milliye olarak adlandmlan ve ne tannsal ne de kahtsal olan egemen otorlteyi esas alan, halka dayah egemenlik dusuncesidlr. Buna bagh olarak dogrudan devrime giden bir dusunce: otoritenin kaynagi oIan ulusun -burada ulustan tam anlamiyla neyi kastettlgimlzl simdllik bir kenara brrakahrn- hukurneti, hatta bazi durumlarda rejimi degisnrme yetkisine sahip oldugu dusuncesidir. Rejimin deglslrm, devrimci deglslklik, ihtilalci hukumetlerin eski rejimi devirme girlsimini hakh crkarmak ve aym zamanda da benzer hususlan goz onunde bulundurarak bastaki rejimle olabileeek herhangi bir benzer devirme islemlne kar§l koymak gibi daimi bir ikileme dusmelerine neden olur. oercekte, tabti ki, bu kuramsal bir sorun degil ve genellikle rnuzakereyle blr sonuea ulasilarruyor,

Halk egemenligiyle baglannh olan ikinci bir gorU§ ise srrnrh egernenliktlr. Bu da, egemen gucun ne mutlak ne de keyfi oldugu,' yoneteni ve ycnetlleni baglayan, otoriteyi tanrmlayip sirnrlayan ve onun acik ve kesin kurallarla boyunduruk altma almmasi anlamma gelmektedir. Modern caglarda bu kurallar anayasa olarak biliniyor.

34

TORKiYE CUMHURIYETi'NiN OSMANLI KOKENLERi

Tum bunlar~ bagh alan yine ucuncu bir gori.i§ var ki, 0 da, ataerkil ya da pastoral hukumetin aksine geleneksel yazarlann politika uzerine yuruttukleri iki populer flkri kullanan temsili hukumet nasyonudur. Bu gOrU§e gore, buyruk altmda alan kisi, ya da daha dogrusu "yurttas'fn geleneksel anlayista oldugu gibi sadeee iyi yonetilmeye degil, hukumetin olusturulmasinda gorev almaya da hakki vardir. Hatta seclmi kazanmis alan kendi temsileileri sayesinde hukumetin yonetiminde bile yer alabilir.

Dorduncu gorU§ bizim bugun vatanseverlik olarak ifade ettigimtz ve eski dinsel, cemaatsel ve hanedansi kimlik dusuncesinin ve aidiyet duygusunun yerine gecmesini istedigimiz ulus ve iilke nosyanudur - Turk ulusu, Turk yurdu gibi.

Siyasi dusuncelerin ozetini yaparken, demakratik ya da demokrasi kelimelerinden sakinmaya calisngun suphesiz fark edtiecektlr: aneak bu davrarusimm nedeni, bellrtilen terimlerin neyi simgeledigtne alan inancimm azhgmdan degll, demakrasi kelimesinin diger bazi kelimeler, ornegin -gelisrne ve gelisen- sozcukleri gibi yanlis kullammdan dolayi bozulmalan ve iyi tarnmlanrms konulann haricinde ciddi ve guvenillr muzakereler icin kullarnssiz hale gelmelerinden kaynakhdir.

Bu dusunceleri belirttikten soma, simdi de, 18. yuzyihn sonlanndan itibaren ortaya glkml§ bazi yeni Turkce siyasi kavramlardan bahsetmeme izin verin. Anla§llaeagL gibi bu kelimelerin bircogu Arapca. Aneak tarihsel degil de, etimolojlk anlamda Arapcadirlar. lngilizcedeki telefon ve metafizik kelimeleri Yunancadtr: ama aralannda cok onemli bir farkhhk soz konusudur. Metafizik kelirnesi bize Eski Yunanhlardan, felsefenin aciklarnaya <;ah§tLgI blr kol sayesinde gelmistir. Aneak Eskl Yunanlilann elbette ki telefonlan yoktu ve telefon kelirnesi Eski Yunan koklerinin harnrnadde olarak kullarulmasiyla meydana getirilmis cagdas bit kelimedir. Yani "telephone" gagda§ Yunancada tngilizceden odunc ahnnus bir kelimedir.

Arapcadan alman Turkce kelimeler de buna benzer bir sekilde bolunmuslerdir. Bazi Turkce-Arapca kelimeler, rnetafizik kelimesi gibi, isaret ettlkleri bilimler veya nosyonlanyla birlikte orijinal kullarucilanndan aktanlrrnstrr, Turkcedeki diger Arapca kelimeler Turkler tarafindan turetilrntslerdi ve onceden Araplarca bilinmiyordu. Dogrusu bazilan hala da bilinmiyor, bazilanysa 0 kadar cok kullamldilar ki, Araplar tarafmdan yeniden sahiplenildi. Buna benzer bir kelime olan, "cumhuriyet" klasik Arapcadaki eumhur kelimesinden gelmektedir. Klasik Arapca sozlukler cumhur kelimesi idn, aralannda "kum yiguu" veya "tepecik" ifadelerinin de yer aldig; bir dizi tarurn veriyor. Daha aynnnh ifade etmek gerekirse Lane'nin Arapca-Ingilisce Sdzluk'unden aktarahrn. "lnsanlar veya halklann geneli ya da . onernli bir bolumu, usnin, yuceltilmis ya da asil olanlan" ya da "buyuk bir insan toplulugu." Cumhuri sifati Lane tarafmdan sadeee sarhos eden bir icecek olarak

35

DEMOKRASINiN TORKIYE SEROVENi

tarumlaruyor, bunun da nedeni <;:ogu insamn bunu kullarnyor olmasr, Bu kavram Klasik Arapcada, enazmdan benirn arasnrabildigim kadanyla, hicbir zaman cumhuriyet [republic] anlammda kullarulmadi,

"Cumhuriyet" kelimesine tekabul edebilecegine lnandrgmuz klasik Arapca terimlerine rastlayabilecegimiz iki yer var. Bunlardan biri Yunan felsefi edebiyanna ait ceviriler ve uyarlamalar, digeri ise ltalya'da ve daha soma Araplann karsilasuklan baska yerIerdeki cumhuriyetlerin siyasi dokumanlan, Yunanca IIoA.L't"etu, Latince res publica'vi cevlrmek icin Arap yazarlar madina kelimesini kullandilar. Plato'nun "demokratik devlet"i Farabi tarafmdanMadlizajama'ryya olarak cevnlrnlstir. Sozciigun diger kullanum ortacag Musliiman devletlerinin ilisklde bulunduklan, ama yonetim bicirnlerinl tammlamak icin ozel bir sozciige sahip olmadikIan A vrupa cumhuriyetleri icin gecerlidtr,

Cumhuriyya kelimesi, belirsiz sonekiyle, ilk defa 18. yiizytlin sonlannda Turkcede ortaya cikar, Arapcada ise daha sonradan Turkcenin etkisiyle olusrnustur. Aslen cumhuriyet degil de, cumhunyetcilik anlarruna gelen bu kavram ancak 19. yuzyil suresince tedrici olarak bir anlam degisimine ugradi, 19. yuzyilda dlger yerlerde oldugu gibi Turkiye'de de cumhuriyet ve demokrasi arasmda belirgin bir aynm yapilmamtsn, Olusabilecek kansikhgi engellemek icin bu gorU§u zihnimizde tutmak cok onemlidir, 0 zamanlar -bugun bile tuhaf gorunuyor- bircok kisi cumhuriyet ve demokrasi kelimelerinin az ya da cok esanlarnh olduguna inandi. Cagda§ Yunancada, demokratia cumhuriyet demektir. Aukca birbirinin yerini tutabilen bu iki kelimenin, cumhuriyet ve demokrasinin, zorbahga, keyfi hukumete (kt bu monarsiyle es tutuluyordu) birer karst tez oldugu farz ediliyordu. Bir tarafta cumhuriyet ya da demokrasi, diger tarafta da monarsi ya da istibdat vardi, bu iki kavram <;:ifti esanlamh sayildi.

o tarihlerden bu yana bu iki Zit anlamh sozcuk clftini ayirt etmeyi ogrenmemize yetecek kadar cok zorba cumhuriyetler ve demokratik monarsiler gorduk, Ancak sunu hatirlarnanuzda fayda var kit 19. yuzyilda bu boyle degildi, 0 zamarun Turkcesinde cumhuriyet veya cumhur kelimeleri modern anlamda cumhuriyetci, yani devlet yoneticlllginin kahtsal olmadigi bir sis tern anlamma gelrneyebiliyordu. 1848'de Resid rasa cumhuriyetci olmakla suclanrmsn, Serasker olan Damad Said Pasa sultana giderek soyle soylemlsti, "Bu adam llan-i cumhuriyet edecek, saltanatm elden gidiyor."! $irndi tam anlarmyla bu ne demek? saltanan kaldmp Turkiye'de cumhuriyeti kurrnayi amacladigrm ml ima ediyor? Bu pek olasi bir §ey gibi gozukmuyor, Muhtemelen, suclayan kisi Resid Pasa'nm Turkiye'de anayasal bir monarsi kurmak icin dolaplar cevirdlginl kastetrnisti, BOyle bir yargi o zamamn ihtirnallerine daha cok uyuyor. Midhat Pasa'ya da yoneltilen ve onun

36

~,

------------------------------------------------

TORKiYE CUMHURiYETI'NIN OSMANLI KOKENLERI

reddettigi benzer bir suclama ile karsilasiyoruz. Midhat Pasa gercekten temel Islami demokrasiye dayanarak hakh cikarmaya ~ah~tlgl mesrutiyet hakkmda yazilar yazdi. Tutuklanmasmdan sonra Midhat Pasa ve onunla beraber yakalanan diger kisiler sorguya cekilmisler ve Sultan Murad'in tahta gecmesinden soma "curnhuriyetin ilam"m planlamakla suclanrmslardi. Sorgulamadaki sozlu ifadeye gore: "01 sirada Midhat Pasa hukumet-i Osmaniyye'nin bilkulliyye yed-i iktidarlanndan almacak surette saltanat-i seniyyenin inkilabma dair yani cumhuriyet yapilmasina mutedair bazi tefevvuhatta bulunmus oldugundan Nurl Pasa mudafaa etmek istemesi uzerine muhim muzakererniz vardir diyerek disan cikanldigun, Nuri Pasa beyan ediyor; bu muzakere ne idi ve cumhurlyet uzerine ne soz soylendi ve ne kadar verildi bey an buyurunuzt'< Cevabuun cok ilginc olacagi bu soruya, ne yazik ki, sorgulanan kisl tarafindan muhtemelen bilgece bir sekilde kacamak cevap verildi. Buradaki kullamm cumhuriyete daha fazla benziyor ve inkilab kelimesinin kullarumi imah, Vine de kesin olmaktan uzaktir.

Midhat Pasa'mn dusmanlanrun oldukca hoslanna giden bu sorun, yeniden Midhat Pasa'run davasiyla gunderne geIdi. Ancak, her ne kadar, Resid ve Midhat Pasalar lngiliz, Hollanda ve lskandinavya'daki bicimiyle anayasal monarsi istedilerse de, burada ylne curnhuriyetcilige yoneltilen suclamalar ashnda suphelidir. 1876 yihnda Ali Suavi3 tarafmdan yayimlanan ilginc bir makalede, cumhuriyetin gercek anlarru arastmhyor, buna gore, Turk Muslurnanlarca anlarrn, istibdada goturen Avrupa tam degil de, daha cok Mushiman yoneticislnin darusmanlanyla olan muzakeresi anlamma gel en geleneksel me9veret'tir. Buna donecegiz,

Turk siyaseti icensinde gecen en onemli ikinci kellme de istiklal (bagimsizlik) kelimesiyle iliski kurabilecegimiz hurriyettir (ozgurluk). Bu iki kavram arasmda yine bir zarnanlar kansikhk soz konusuydu. Hurriyet ve istiklal terimleri de esanlarnh ve birbirinin yerini tutabilen ifadeler olarak kabul ediliyorlardi: hurriyet istiklal, istiklal de hurnyet demekti. Fakat simdi daha iyi biliyoruz ki, hurriyet ile istiklal ayn kavramlardir, Bunlar birbirlerinden farkh olduklan gibi somurgecillk sonrast dunyada bu iki ifadenin birbirlerine uyu§mayan kavramlar olduklanna Inamldi, birisi basladigmda digert sona erer. Her iki kelime de Arapca-lslami terimlerdir ve hicbtri osmanli'run icadi degildlr. Her ikisi de, cumhuriyetin tersine, klasiktir ama Osmanhcada ancak 19. yuzyilda siyasi terim olarak kullarulrmslar. Hurriyet kelimesi Arapcadaki humya'dan geliyor ve klasik Arapca kullammmda bir hukuk terimiydi. Kole olmanm aksine ozgur olmak anlarruna geliyordu, yani kole olmama durumuydu. Normal olarak hukuki, bazen de toplurnsaldi, ama hieblr sekilde siyasi degildi. islam dunyasi, Batidan farkh olarak, ki:ileligi siyasi bit metafor olarak kullanmadl.lstlklal, "tam yetki" [full powers] anlamma gelen ida-

37

I

~

II

.. _':

DEMOKRASiNiN rORKivE SEROVENI

ri bir kavrarndi, Biryonetici veya general acil bir durumda disanya gonderildiginde kendisine tam yetki verilebiliyordu. Yani, her zamanki suurlamalara ve kisitlamalara bag-It olmadan sirursiz yetki verilmesine istiklal vermek deniyordu.

Bu iki terim, daha bircoklanyla beraber, 19. yuzyil Osmanh Imparatorlugu'nda genellikle gazeteciler ve tercumanlardan olusan iki grup tarafindan yeni ihtiyaclan karsrlarnak, ozellikle baska bir dilde tasarlanrms antlasmalann ve dtger belgelerin tercume edilmesini saglarnak uzere yeni lugatm birer parcasi olarak icat edilrnislerdi. Antlasmalann Turkce metinIeri bu bakimdan son derece ogreticidir. Ozgurluk kelimesine -hurriyet olarak degll de, ayru manaya gelen serbesti seklinde- bir osmanh resmi beIgesinde bildigim kadanyla ilk olarak 1774 tarihli Ku«;uk Kaynarca Antlasmasi'nda, Italyanca metni Turkceye tercume etme gorevi verilmis olan tercumarun, Kmm TatarIanmn siyasi bagimsrzhguu gosteren sozcuklerin karsihguu bulmak zorunda kaldigmda rasthyoruz. Yunanistan'm bagtmsizhgrru taruyan 1830 tarihli Londra Protokolu'nde yine bu terime istiklal-i kamil, "tam bagirnsizhk" olarak rasthyoruz, Aynca yeniden yuzyihn ortalanna dogru ve sonrasmda cabucak buyuyen Osmanh basirunda oldukca srk cikan, Avrupa'da ve diger yerlerde gundemdeki bazi oIaylann yorum ve tarusmalannda buluyoruz.

Kavramlann ii«;iincu grubunu ulus ve ulke ifadelerini iceren ve ozellikle Osmanhca ve Arapcada farkh bir anlama gelmesine ragmen Turkcede ulus anlarmna gelen millet kelimesi ve ulke ile, patrie ile esanlarnli oIan vatan kelimeleri olusturuyor. Bunlar yine klasik kavramlardir, ancak, her ikisi de 19. yuzyil boyunca yeni icerikler kazandiklan gibi halkm anlayisiyla resmi kullarumm her zaman ayru olamayacagi gerceglnden hareketle belli bir belirsizligi de tasiyorlardi, Bu iki kelime de 1839 Tanzimat Ferrnaru'nda ve sonraki belgelerde ortaya «;lklyorlar, MIa bu beIgelerin bazilannda kansikhgm devam ettiglnl goruruz, Ornegin dini hesaba katmadan tekil Osmanh mflleti uzerinde israr ediliyor ve ayru belgede Musluman milleti ve diger milletlere deginiliyor. Zaman icerisinde millet kelimesi dini cemaat anlammdan siynhp laik ulus anlamma burunerek buyuk olcude degtsime ugradi, ancak bazilan bu deglsirnin busbutiin tarnamlanrnadigiru soyleyebiltr.

Vatan kavrarru evve1ce hicbir siyasi tcerik tasmuyordu. Yalrnzca bir insarun degum. koken ya da ikametini belirtiyordu. 19. yiizyilda ise i.ilkenin siyasal ve duygusal cagnsmum kazandi.

Simdiye kadar acikladigun tum kavramlar ve gelismeler 18. yuzyilm son doneminin ilk yillanna ve 19. yuzyila aittirler. Ancak yeni dusuncelerin glrisi ve Musluman Turkler arasinda kabul gormesi, ister rnilliyetci isterse yeni lslamci savunmaci bales acisma sahip romantik tarihcilerin gormedikleri ya da yanhs anla-

38

i

"

..... -- .. -.-. ·~~I

TORKlvE GUMHURiYETi'NiN OSMANLI K6KENLERI

diklan -gercekte lse ihmal edip carpitnklan- geleneksel TUrk-Islam geleneginde mevcut alan belli unsurlar tarafmdan kolaylastmlrrusn. Dusunce ve gelenek islahatcilanrun bir~ogu islahatlanru hakiki geleneksel usullere geri donus olarak gosterip daha da cazip hale getirmeye cahsular, Hatta bazen Avrupa'dan uyarlamaya cahsnklan uygulamalann Islam ya da TUrk kaynakh oldugunu iddia edecek kadar ileri gittller. Bu tarz bir savunmaci tarih yazrcihg. bazen en uc noktalara kadar ulasabiliyor, ornegin bazi Arapca ve Turkce ders kitaplan, yazarlanrun farazi atalanrun sahip oldugu gercek demokrasiden dem vurup yabancilann zararh rolune vurgu yaparlar.

Bu turden romantik fantezileri bir tarafa birakarak sozu edilen degislk nosyonlann hayali koklerinden farkh olarak, TUrk ve Islam ge<;:mi§i iclnde ne derece gercek temellere sahip olduguna bakahrn. lse kanun karsismda sorumlu hukumet dusuncesine bakmakla baslayalim. osmanh lmparatorlugu'nun dizginlenmemis bir despotizm oldugu seklindeki amiyane gam§ elbette yanhsur, Osmanh devleti, Osmanh egemen gucii hem teo ride hem de uygulamada simrlandmlrrusn, Onu kisitlayan guclerin basmda seriat kurallan geliyordu. Sultan seriata tabi idi dolayisiyla kanunun uzerinde degil altmdaydi, Kanun yaprmyor ve hatta kuramsal olarak yorumlayamiyordu bile. Yasa tarafmdan tebaasmm en cellmsizinden bile daha az olmaksizin krsitlannusn. Anayasal suurlayrci bir gU9 olarak seriatin kendi eksikliklerinin oldugu da dogrudur. Seriat, Sultana flilen despotik olmasa da otokratik yetkiler tahsis ediyordu. Giinahta itaat yoktur diisturuna ragmen, bir buyrugun giinah oIup olmadigiru smayacak herhangi bir prosediir koymada basansiz kaldig; gibi insanlann padisaha nereye kadar itaat edecekleri hususunda da bir kriter gellstirrnede adz kalrrusnr.

Bununla beraber, osmanli Devleti'nde serlann ongordugu sirurlamalan uygulamak icin, gorecell olarak daha yuksek bir medeniyet seviyesine ulasmis diger Islam devletlerinde gorulemeyecek boyutta, ciddi bir hamle daha yapildi. Bunu sembolize eden olay ftkrhcilara goreceli olarak daha dusuk statulerin verildigi diger Islam devletlerinin aksine, Osmanh Devleti'nde yuksek statulerin verilmis 01- masidir. Kanunname Al-i Osman'da beyan edildigt gibi Osmanh tesrifattrun nizamlanna gore bayramlarda ulema sultaru selamlamak icin gelir ve sultan da bunlann selamlanm ayakta kabul ederdi. onemt kii~umsenmeyecek alan bu davranis sembolik bir harekettir. Buna benzer bir dusunceye ~inasi'nin Resld Pasa icin 1856 Islahat Ferrnaru'run Ham dolayisiyla yazdigi gazelde de rasthyoruz, Bu gazelde ~inasi "bildlrir haddini sultana senin kanunun"? diyerek daha radikal ve . osmanh toplumu icln kesinIikle yeni olan bir tarz ile dusuncesini ifade etmlsti. Yeni olmasina karsm tumuyle de oncesiz deglldi, Mesela, henuz reformun olmadigi

39

DEMOKRASININ TORKiYE SEROVENi

donemlerde Osmanli'da vuku bulmus oIaylan gaz onune ahrsak, bir problem icin

"_

kendisinden fetva isteyenlere kisaca "olmaz" diyerek kestlrip atan Seyhulislam'm

tavnnda da benzer bir radikallik geruruz.

tslamiyetten Turkhik arkaplanma donecek olursak, varhgiru Turk asked kedlannda haIa surduren, Mogolyasa dusuncesinln efsanelestirllmts fakat yine de ayakta kalrrus hatiralan ve Turklestinlmis Mogollann uygulamalanyla takviye edilmis bozkir hurriyetinin ilk nuvelerini goruruz.

Daha ozgul bir ornegi ele alacak olursak, Sunniligin egemenlik kavrammda antlasmaya ve nzaya (consent) dair bir unsur var. Riza kacuulmaz surette geri cekilmeyi ya da kabul etmeyi ima eder. Sunni fiklunm egemenlik kurumlan uzerine ifade ettigi goruslere gore emir otoritesini ne nesepten ne de dogrudan dogruya Tanndan alir. Elbette tanrrdan ahr ama nihai olarak. Otoritenin dogrudan verilmesi Arapcada bay'a demek olan ve Turkcede bi'at'a donusmus olan bir sozlesrne ve secim surecinin sonucunda gerceklesir, Bu kelime cogunlukla yanhs bir flkirle "baghhk sozu" olarak tercume ediliyor. Bu tercurne, terimin ve ifade ettigi resmiyetin temeI anlammt saptmyor. Kelimenin koku satm almak veya satmak manasma gelen Arapca bir fiilden geliyor ve kavram soz vermeyi ya da boyun egmeyi degil antlasmayi ifade ediyor. Sunni fikhimn kat! teorisine gore bi'at yeni basa getmlmts yoneticiyle inananlar cemaati arasindaki iki tarafh bir anlasmaydi, Her birlnin digeri icin yuklendigi belirli gorevleri vardi ve yoneticinin anlasmaya dair gorevleri oldukca detayh bir sekllde beyan ediliyordu. Buyruk altindakilerin gorevi ise itaat etmekti - ancak bu gorev ne suursiz ne de kosulsuzdu,

Aslmda, teoriyi bir kenara birakacak olursak, egemenlik gelenegi kahtimsal veya az ya da cok teokratlk oldu. Bununla beraber hukmedenlerin ve hukrnedilenlerin karsihkh olarak vermis olduklan taahhutlerin anlasmaya dayanmasiru ongoren gelenekse1 biciml varhgiru surdurdu, Bu, tabii ki, haklardan ziyade gorevlerln deglsimiydi. Bununla birlikte bazi belirli durumlarda benim sana karst olan gorevim senin bana karsi olan haklannla hemen hemen aym manaya gelebiliyordu. Yoneticinin buyrugu altmdakiler uzerinde yukumlulukleri vardi ve anlasrna teoride, hatta bazen de uygulamada bazi kosullann yerine getirilememesi durumunda feshedilebilirdi. Sultanhk yonetim sekli olarak hie suphe yok ki bir otokrasiydi, ancak hakikat onun bir mutlakiyet olmadigiydi. Dogrusu, bu dururna, belki tuhaf bir paradokstur ama, modernlesrne surecinin ge1eneksel toplumda var olan suurlayicr kenar guclerinl yok edip egemenleri giie;;lendirdigi 19. yuzyilda gellnmistir.

Bu kisrtlayici gucler nelerdir? Bunlar Islarn'dan ziyade Osmanh ve Ti.irklerdir. lslami nazariye ve Islam hukukunun bu konuda pek yardtrnci oldugu soylene-

40

TURKiYE CUMHURiYETi'NiN OSMANLI KOKENLERi

mez. islami gelenekte Avrupa'da ya da Greko-Romen dunyasmda gorulen kurumsaI [corporate] birimler, organlar veya haklar 1slami gelenekte gaze carpmazlar. Bu gelenek icinde bulabildiklerimiz ise yoneticiye istisareyi tavsiye eden genel ve cok net olmayan nasihatlerdir, Fakat, bu sureci ortaya koyma, duzenleme ve kururnlastirma noktasmda herhangi bir cabayla karsilasrmyoruz. K1asik istisare metinlerinde cok sey soyleniyor. U1emaya ait kitaplan okuyacak olursak eger, bilginlere darusrnarun ne kadar arzu edilir bir sey oldugunu goruruz. Vezirler tarafmdan luzum duyuldugunda yazilan risalelere bakngmuz zaman vezirlerin kendilerine damsilmasunn onernine vurgu yaptiklan gorulur. Ulerna istisareyi desteklernek icin sikca Kur'an 'dan iki ayet zlkreder: wa-amruhum shura baynahum, "isleri kendi aralannda darusmaya bagh olanlar" (Kur'an XLII, 36/8); ve wa- shavirhumfi'l-amr, "islerinde 'onlarla istisare et" ya da "bu iste" anlammda da olabilir. (Kur'an III, 153/9). Bu arada, bazi Sii otoriteleri, ikinci ayetin Sunniler tarafmdan Ali'nin yerine Halife Osman'm tahta gecistni hakh cikarmak icin Kur'an'a sokuldugunu iddia ediyorlar. Kur'an'ez istisareye onern verilmls ve cok sik zikredilmis olsa bile bozktr insanlannm gelmesine kadar pratik ya da kurumsal cok az etkisi olrnustur,

Islam tarihinin ortalan, kabaca 11. yuzyildan 14. yuzyila kadar olan donern, tam manasiyla bir doniim noktasiydi. Butun Ortadogu toplumu, kultuni ve hukumeti Turklerin ve Mogollann Ortadogu'ya gelmeleriyle ve yeni hayat kahplanmn kurulrnasiyla donusmeye baslarrusn. Rejimlerin denge ve istikrara kavusmasi glbi, erken donemlerde pek rastlayamadiguruz siyasi onemleri olan yeni ozellikler ortaya ciknusn.

Bu siyasi degisimin bir yonu de meclislerin, darusma organlanmn ortaya 91kmasi ve mesveretin, ma§wara'nm kururnsallasmasi oldu. Bunlar yine de, Avrupa'dakl parlamentolardan, synod ve corte'lerden cok uzaktadirlar, ama klasik lslamiyetten cok ciddi bir degisiml de sirngelerler. A§agl yukan miladi 921 yilmda ibn Fadlan admda bir Arap gezglni, bir TUrk halki olan Volga Bulgarlanrun devlet duzenini Kur'an'iu ayetlerinden aktararak aglklar5: wa-amruhum shura baynahum, Ve devamederek Volga Bulgarlannm cahsmalanru soyle anlatir: "Ne zaman bir sey hakkmda mutabik olsalar ve onu uygulamaya karar verseler iclennden en a§aglh@ ve en tuhaf gelir ve yapuklan anlasmayi bozar." Ibn Fadlan demokrasiyi sevmedi. Duzensizlige, anarsiye ve bunlar gibi kansikhklara yol actigim ileri suren bu tip yontemlere duyulan hosnutsuzlugu belirten baska belgeler de var.

Bununla beraber, Turk ve Mogol idaresi altmda ilk kez tam veya krsmi uyelige sahip olan nizamh suralara rasthyoruz ve bu yeni bir seydi, Bu belki de Cin ama buyuk bir ihtimalle de buyuk Mogol Kabile Kurullan'ru ifade eden kurultai

41

DEMOKRASININ TORKivE SEROVENI

I! .j

~

.. !

j

geleneginden mulhern bir aktarmaydi, Benzert seylere tum Mogel sonrasi Islam topraklannda rastlayabiliyoruz. lran'daki kar~llIgl vezirln baskanhk ertigi, daha soma da SafevllerinJanqi'si olan llhanhlann Yuce Divam divan-i buzurg'dur. Bu divan, Memhlk sultanhgi, Misir ve Suriye'de sayilan 6 ile 9 arasmda degisen, mashwara veya mushtr al-dawla olarak bilinen hukurnet mustesarlanndan olusuyordu. Ne yazik ki, yerel tarihcllerin ahsilmarrus ve pek zevk vermeyen bir gelenek hakkmda soyleyebilecek cok az seyleri vardi. Bazilan butun bu fikir icin hosnutsuzluklarmi belirttiler. Misirh bir tarihci olan Qalqashandi 1375 yilrnda Memluklulerin Sis'i ele gecirmelerlnden bahsederken sunlan soyluyor: "Otorite baskalanna darusir oldu, tebaa anarsik bir yapiya burundii, kaleler yikihp enkaza dOndil."6 Demokrasiyi basanyla uygularrnslar ve akabinde yenilmlslerdi,

. Vakanuvislere gore en basindan beri Osmanh lmparatorlugu'nda buna benzer lstlsari kurullann izlertne rasthyoruz. 11k Turk vakanuvislerinden Ali Yazicioglu, Osmanh Devleti'nin dogusunu anlatirken sunlan soyluyor: "Filcumle 01 illerun begleri ve kedhudalan cern olub Osman beg katma geldiler ve mesveret kildilar. " "C:ok kaal u kilden soma sozleri ihtiyan bu oldi."? Bu, Osmanh Devleti'nin dogusunun otantik izahau olabilir de olmayabilir de. Ancak eger bir efsaneyse bile, ilk Osmanh vakanuvislerinin bu tarz bir efsaneyi secmeleri bile kesinlikle anlamhdir,

15. yuzyildan itibaren, Osmanh vakamlvislerinde mesveret'e yonelik duzenlt gonderrneler vardir ama bu gonderrnelerde bu kuruluslar duzenli kurumlar olarak degil, mevki sahibi klsilerin -askeri, sivil, dini- mevcut konulan konusrnak icin btr araya geldikleri ad hoc kurumlar olarak karsmuza cikarlar. Somalan bu olay daha sik cereyan etmeye basladi ve 18. yuzyildan itibaren duzenli bir prosedure domistu. Bu devirde mesveretin uygulanmasi, suurlayict guclerin giderek kuvvetlenmesinden dolayi yeni bir gerceklik haline geldi. Bunlar gercek yetkilerle kusaulrrusu ve bazen seriata, bazen de, adma genelIikle deb-i dirin-i osmani, yani "eski osmanh gelenegi" denen teamullere dayandmlan, gelenekten ve populer destekten gil<_;: ahrlardi. Bu uygulamayla karsilasugmuzda, bir yenilik yapilnus 01- dugundan kusku duyabiliriz.

Birkac tane simrlayicr guc vardi. Bunlardan ilki, elbette, vakiflarda tutulan mulkun idare ve yonetim hakkim ellertnde bulundurmalan sayesinde iktisadi baglmslzhklanm kazanan ve halkm da kabuluyle otoriteyi ellerine geciren, saglam bir yapiya sahip olan ulema idi. Iclerinde kendilerine has bir hiyerarsik duzene sahip olduklanndan sultan tarafindan bir atama ya da terfl gerceklestlrilrniyordu ve kendilerine halk tarafmdan saygt duyuluyordu.

lkincl bir grup, bir cesit yerel hakirnllk ve yadsmmayacak olcude yerel ozerklige sahip orta simftan olusan ayan ve derebey1erinden meydana geliyordu. Orta-

42

i

;i

~~~~~~ ... _. '~~--~ .. ' .. ~ - .-.-.-----~ .-----.----- .. -.-~

TORKIYE GUMHURiYETi'NiN OSMANLI KOKENLERi

c;ag lngiliz baronlan gibi monarsiye karst hak ve ayncahklanm resmilestirmek istediler. 1807'de kendi idarelerini ayirrnaya cahsnlar ve 1808'de sultarun gucunun anlasrnayla kisttlandigrm detayh bir sekilde beyan eden unlu Sened-i ltnfak'; sultana zorla kabul ettirmeyi basardilar. Bu belge elbette uzun orrnirlu olmadi. 19. YUZYIl, sundugu takip etme ve baski altma alma araclanyla Turk Magna Carta'si icln iyi bir zaman degildi.

Vine de bu dusunceler etrafta dolasrp duruyordu. 1826' da Olen Osmanh tarihcisi ~anizade, osrnanh saraymda duzenlenen istisari gonismelerden soyle bahsetmektedir: "her bir tedbir-i umur-i millkiyeleri hademe-i devlet ve vukela-i raiyyetten ibaret iki siruf erbab-i mesveret rneydarunda ber vech-i serbestiyet bahis u munazara He karargir ve hukm-u agleb her rre vech ile netice olursa ... tenfir."8 Bu, bir dizi butunuyle radikal dusunce iceren dikkate deger ilginc bir pasajdir. Sanlzade "cogunlugun karan" anlamma gelen hUkm-iigaleb'ten soz eder. Bir grup insamn ortak karara varmasi ve cogunlugun azmhga egemenlik sagladigr bir oylama yapmasl, cogunluk, kolektif, karar, gibi kavramlar, oncekilere kiyasla yeni ve yabanciydi. ngin~ olan baska bir §ey daha var ki, 0 da bundan bahsederken serbest blr rnuzakereyi takip ettigirri soyluyor olmasi: "Bir vech-i serbestiyet bahs u munazara ... " Serbest tartismada kimler yer ahyor? lki grup: Biri, oldukca acik olan ve "devlet memuru" anIarruna gelen hademe-i devlet, digeri ise "buyruk altmdakilerin vekili" demek olan vukela-i raiyyet. Temsilen secilen bu kisa pasajda, milletvekilleri, demokratik hukumet ve cogunlugun karanndari bahsedildi, ama hepsi de geleneksel bir dil icinde sunuldu. osmanh tarthdlenm dikkatli bir sekilde okumak gerekir; aksi takdirde kolayhkla kelimelerin ardma gizlenmts bu tip yenilikler gozden kacmhr.

19. yuzyil ve 20. yuzyilm baslan iki buyuk ve birbirleriyle cellsen gelismeye sahne olmustur. Bir yanda otoriteryanizme dogru guclu bir kaYl§ vardi. 19. yuzytl reformlanmn temel etkisi araci ve sirnrlayici guclerin iptali ve ortadan kaldmlmast olrnustur. II. Mahmud'un Tiirkiye'nin Biiyiik Pedrc'su oldugu soylenegelmistir, Muhtemeldir. Evlilik faaliyetleri yuzunden olmasa da, ulemayi kamulasnrmasindan dolayi, 0 aym zamanda Turkiye'nin VIII. Henry'siydi. Henry'nin manasnrlar icin yapnklanru, II. Mahmud ulema icln yapu ve daha soma halefleri ulemayi bir memurluk dalma indirgediler. Boylece cok buyuk bir simrlayict otorite clan ulema, bagunsizhguu, gucunu ve etkisini kaybetti.

Buna benzer diger bir degisiklik, sipahilerden ve de tasra esrafmdan artakalanlann Ilgasi olarak ortaya cikn. Bu durum, merkezilestinlmls devlet idaresinin yerel ozerkligi ortadan kaldirdigr anlamma geliyordu. Modern haberlesmenin baslamasi bu sureci oldukca lnzlandirdi, Telgraf, bask! altmda tutmamn bashca araci haline geldi. Barid'i ortac;:ag Islam toplumunun bir kurumu olarak inceleyecek

43

DEMOKRASiNiN TURKlvE SERUVENi

olanlar, osmanh De_vleti'nde telgrafm ne kadar onemli oldugunu hemen kavrayacaklardrr. Otoriter kelimesi geleneksel anlanu olan geriye donu§ gibi gericilik manasmda anlasilmamahdir. Tam tersine otoriter gelismeler genellikle buyuk reformlarla iliskilendirilmistir, Muhtemelen, Osrnanh sultanlan arasmda en onernli reformist II. Abdulharnid'di,

Aym zamanda otoriteryanizmin etkin urmarnsi liberal ve demokratik dusuncelerin ve ozellikle de anayasal ve ternsili hukumet dusuncesinin gelismesine neden oldu. Otoriteryanizm nasil ki muhakkak gerici bir surette degerlendlrilerneyecekse, liberalizm de muhakkak surette ilerici olarak gorulernez. Keza, liberalizm de geriye goturen tutumlarla sikca baglannlandmlmisur. Bazilan demokrasiye oylesine kuvvetli inandilar ki, onu korumak ve baskalanna kabul ettirebilmek icin zor kullanmaya bile istekliydiler, digerleriyse demokratik slyaseti, iktidan ele gecirmek ve soma da ayru imkanlan kendi siyasi ve ideolojik rakiplerine yasaklamak icin bir yol olarak gorduler.

Bunlar elbette asin ifadeler ve Turklerin bir90gu son yuzyilda daha dengeli bakmayi ve karsihkh daha fazla hosgon; gosterrneyi ogrendi. Tiirklerin hurriyete ve ilerlemeye dogru gittigi yolda hala bircok engel var, ancak her seferinde aksilikler azahyor ve ilerleme devam ediyor. Turkiye'nin hurriyet ile ilerleme arasmda bir secim yaprnast gerektigini soyleyen bazt kotumserler de var. Ben inamyorum ki, Turkiye her ikislnl de yapabilir -her ne kadar uzun ve zorluysa da- Turkiye bu yolda.

Notlar

Cavit Baysun, "Mustafa Re~it Pasa", Tanzimat (iC;inde). Istanbul 1940, s. 739, zikreden Ali Fuad, Rica/-i Muhimme-i S(yas(ye, Istanbul 1928, s. 11. cf. Roderic H. Davison, Riform in the Ottoman Empire 1856-1876, Princeton 1963, s, 44.

2 Ismail Hakki Uzuncarsih, Mithat ve R[j~lii Pasalann Tevkjflen'ne dair vestkalar; Ankara 1946, s. 153.

3 M. C. Kuntay, Altsuavi. Istanbul 1946, s. 95; cevlren Serif Mardln. The Genesis if Young Ottoman Thought: a Study if Modernization if Turkish Political Ideas. Princeton 1962, s. 322-3.

4 ~inasi. Kenan Akyuz (icinde), Ball Tesirinde Tiirk~iiriAntolqjisi. Ankara 1953, s. 8; lngilizce cevirisi idn bkz. B. Lewis, The Emergence if Modem Turkey, 2. Bash, Oxford 1968, s. 137,

5 Ibn Fadlan, Sami Dahhan (iclnde), Damascus 1379/1959, s. 91-2; FranSlzca cevtrisi icln bkz.

Martus Canard, Annates de l'Instuud d'Studes Oriantales, XVI, 1958, s. 67-68, 6 Al-Qalqashandi, SuM ai-A'sha, VIII, Kahire 1335/1915. s, 30,

7 Yaztcioglu Ali. Se/rukname, zikreden Agah Sirrt Levend, Tiirk Dilinde Gelisme ve sadelesme sqjhaian, Ankara 1949, s. 34.

8 ~anizade, tanh, IV, Istanbu11921, s. 2-3.

44

, . -~ .. ',. '.' _~.~" ~.~" "'-'.' .. ~==_ .. _. __ =._,. _ .. ~. ~~=~~~ .. ~-' --._--~--.",- ".-==~~

- .. _"" j

TARiHSEL PERSPEKTiF i<;iNDE TURKLERiN DEMOKRASi DENEYi

Demokrasi istikrarsiz ve 0 nedenle de zaman zaman patlayici bir icerige sahip bir sozcuk ve kavrarndir. Yuzyilmnzda neredeyse butun yonetimler, bu sozcugu farkh ve kimi zaman celisik anlamlarda kullanarak, su veya bu vesileyle kendilerinin "demokratik" olduklanm ileri surmiislerdir. (_;:ogu kez demokrasi sozcuguniin omine, etkisi sozeiigun anlamiru degistirecek hatta terslne cevirecek -halkin, temel, organik ve benzeri- kimi nitelemeIer getirilir. Boyle bir degisme 01- maksizm bile, "demokrasi" ve "dernokratik" sozcukleri, eski dernokratik toplumlarda bu sozcuklerin normal anlammm tam tersini ifade etmek amaciyla kullarnlnusnr, Savas-sonrasi d6nemde yeni bir "demokratik cumhuriyet"in llamyla bir sum diktatorlugiin kurulduguna taruk olmadik rru? S6zciigu amaclanna uyduracak sekilde yeni anIamIarIa donatan sadece yonetimler ve rejimler degildir. Zaman zaman, su veya bu dinin savunuculan, bir veya bir baska ideolojlnin taraftarlan, dinlerinin veya ideoIojilerinin "tek gercek demokrasi" oldugunu lleri surrnuslerdir. Bu iddialar hakkmda sadece sunu dlyecegim. butun iddialan dogrudur, ancak kendi ozel demokrasi tarumlanru kabul etmeleri kosuluyla. Ben kabul etmem, 0 nedenle bu tur iddialar bu rna kale icin anlamsizdir.

Bu denemede, siyaset bilimi veya siyaset felsefesi acismdan her seyl kucaklayict nitelikte bir demokrasi tarurrn vermek gibi bir amacrm yok. lcimde boyle ele avuca sigmaz bir tutku beslemlyorum. Amacim cok daha mutevazi - baslt, uygulamada cahsir bir tatum sunmak, bir on cahsma, bir taslak olarak modern Turkiye'nin anayasa tarihinin evre1erinin ele ahrup incelenmesine katkida bulunmak. Bu amacla demokrasi basit kuralIarIa tammlamr. bncelikle, yonetimin yetkesinl halktan almasi ve dolaytsiyla halka karst sorumIu ve halk tarafrndan degistirilebilir olmastdir. lkinci olarak, halkm secimini bilinen ve yerlesmis kurallarla, yasal

45

olarak belirlenmis arahklarla duzenlenen secimler biciminde yapmasi. Uygulamayla ilgili olarak karsilanmasi gereken baska bazi kosullar da vardir, Gimumuzde pek cok ulkede su veya bu bicimde bir secim sekli var. Bati-tlpi secimler, npkr Bati-tarzi giyim gibi t;agda§hgm evrensel olcude tarunrms sembolleridir. Nasil ki modern ordular kendilerini denetleyen hukumetlerln ilke ve uygulamalanndan bagimsiz olarak, Batt tam askeri ceketler ve pantalonlar giyiyor ve bugunlerde kepler takiyorsa, modern hukurnetler de Bati-tipi secimler duzenlemektedirler. Bu onlann mcdemliginin temel ogesidir: aym zamanda bu onlann uluslararasi orgutlerden cesttlt adlar altmda yardim alabilmelerine de katkida bulunmaktadir,

Bir bashk icin onemli olan sapkanm biclmi degtl, fakat onun orttiigii kafamn sekli ve sembolize ettigi akildir. Secim icin onernll olan, gozlerncilerce, secmen davramsiru arasnran bilim adamlan ve digerlennce, bitmez tukenmez bir tarusma konusu yapilan degisik bicimleri degildir oncelikle, Onemli olan onun sonuclandir. Can ahci smama neticedir. Secmenler. basit secim sureciyle, hukumeti yerinden edip yerine yenisini getirebiliyorlar rm? Profesor Samuel Huntington secimlerle yonetirnini iki kez deglstirmedikce bir ulkeye gercekten demokratik denllemeyecegine dikkat cekmistir. Gelismekte olan ulkelerde ikinci degisimin onemi aciktir. Kimi durumlarda oyle olmaktadir ki, iktidan elinde tutan bir yonetim belki ilkesel olarak, belki dikkatsizlikle, kendisinin secimle go rev den uzaklastmlmasma izin vermektedir. Yazik ki, cogu kez tamk olunan, yerlerine gecenlerin bir kere yerlerini saglamlasnrdiktan soma, gorevi geldikleri yoldan terk etmemenin yollanm arasnrmakta ve bunun da butun onlemlerini almaktadirlar, Turkiye'de, birkac onyil boyunca yonetimi cekismesiz elinde tutmus olan bir partinin, bir genel sedrni hazirlayip, idare ve nezaret ettikten soma kaybettigi 1950 secimleri oncesi, esnasi ve sonrasinda orada bulunma frrsatim oldu. Bircok bakimdan 1950 genel secimlerinde yenilgileri, Ataturk'un Cumhuriyet Halk Partisi'nin biitun basanlanmn en biiyiigii olmustur, Ne yazik ki, onlann yerini alanlar demokratik secim ozgurlugune aym baghh8:i gostermediler. ozellikle, yargiclann bagimazhgun suurlamaya cahsarak, demokrasinin vazgecilmez guvencelerinden birinin gucunu ciddi sekilde zayiflatular. Bu guvencenin onanmi ve korunmasi yasamsal onemini korumaktadir.

Her turlu yonetim biciml genel olarak kabul gorrnus bir mesruiyet ilkesine gereksinim duyar. Bu nufusun sadakatini -salt boyun egme ve gonulsuzce onaylamadan farkh olarak- temin eder: aym zamanda sistem icerisinde banscil ve kabul edilmis bir ardilhk icin bir temel saglar. Bircok siyasi rejimde, mesruiyet ve onunla birlikte ardillrk lit; kaynaktan turemistir: Tann'dan, yani teokrasi, oncellerden, ki zorunlu olarak olmasa da, genellikle bir monarsi bicimidir, ve halktan, ya-

46

DEMOKRASININ TORKIYE SEROVENI

TARIHSEL PERSPEKTiF iCiNDE TURKLERIN DEMOKRASI DENEVI

ni demokrasi. Bu ~t;: kategori karsihkh olarak dislayiu degildir, degislk basan duzeylerinde, hlc olmazsa bunlardan ikisini birlestirmeye cahsan ulkeler vardrr. Britanya ve lskandinavya ulkeleri Devletin Basi He Hukiimetin Basi arasmda, ilki icin bir denge ve sureklilik unsuru olarak monarsiyi muhafaza ederek, ikincisini demokratik yontemlerle secerek, acik bir aynm yapar. Fransa ve Turkiye gibi diger ulkelerde, rnonarsl He demokrasiyi birlestirme cabasi terk edilmistir ve bizzat devletin basi demokratik surecin bir parcasr haline gelmistlr. Teokrasi sozcuk anlarmyla ve ilkesel oIarak, Tann'mn yonetimi demektir. Kuskusuz uygulamada bu, tannsal otoriteyi temsil etme, tannsal erekleri yorumlama ve tannsal kararlan yerine getirme iddiasmdaki insanlarca yonetim anlamma gelir. Bu su can ahci soruyu davet eder: bu yoneticiler kimin tarafmdan ve nasil secilirler? lddialan kimin tarafmdan ve nasil incelenir, gecerli kiluur? Bir yoneticinin seleflerince aday gosterilmesi, ya da bir yonetimin halk tarafindan secilrnesinde, yetkili kilmma sureci acik ve yasaldir ve her iki turun lstikrarh yonetlm bictmlerlnde, normalde tarusilmaz. Tann tarafmdan yetkili kihnma daha kolay ileri surulur, daha gU9 dogrulamr. Gecmiste teokrasi sikhkla, hatta genellikle, monarsi He birlesmistir, Bir elde her seyi bilme ve her seye kadir olma niteliginin, digerinde secrnenlerin oZgUr iradesinin toplanmasi hie kuskusuz daha gUt;: sinarur.

Herhangi bir yonetim bidminde iktidan elinde bulunduran bir yoneticinin olumu veya yerinden edilmesi bir mesele teskil eder. onun yerini kim alacaknr? Ardilhk ya da seclm, ya da bu ikisinin bir terkibi sancisiz, sarsinnsiz bir ge9i§ saglayabilir. Dunyarun bircok yerinde <;ogu kez eski sistem <;okml1§, yeni sistem ne anlasilnus, ne tam olarak benimsenmistir ve bu arada ardil, hepsi cok yanhs kullarulan devrim terirniyle arnlan, coup d'etat" veya ayaklanma He, suikast veya it;: savas ile belirlenmektedir. Bu ulkelerde en acil siyasi gereksinimlerden biri, iktidann giden yonetirnden ardihna aktanlmasi icin dengeli ve adil bir sistem gelistirilrnesi ve bunun uygulanmasi, ge<;i§ surecinin ve yeni yonetimin mesruiyetinin, uzennde yonetme erkini kullanacagi toplum tarafindan kabuludur. Bu bakimdan kahtsal ardilhk sisterninin acik ustunliikleri vardir. Bati'daki en buyuk ogula oncelik hakki tamyan sistem normalde 1slam dunyasmdaki rnonarsilerde uygulanmadi, buradaki daha yaygm usul, yonetiml elinde bulunduran erk sahibine yerine gececek ardih akrabalan arasmdan secme hakki verilmesiydi. Bu ilke 0 kadar gii<;lu bir sekilde koklesmistir ki, gunumuzde, monarsinin seklen ilgasmdan soma bile, kahtsal cumhuriyetd baskanhk sisternine, hatta -Suriye ve Irak'ta- kahtsal devrimci :;:eflige dogru egilimlere taruk olmaktayiz, Daha eski ve daha istlkrarh devletlerde kahtsal yonetim orununun kahtsal aktanmma, veya yonetimle ilgili kalitsal taleplere fevkalade seyrek rastlarur ve genellikle hos karsilanrnaz .

• coup d'etat: fr. hukumet darbesi (c.n.)

47

DEMOKRASiNiN TURKiYE SERUVENi

Yetmis bes yil once Turk halki, devleti icin cumhuriyetci yonetim bicirnini secti, Bu secimle doruguna ulasmis olan ulusal dirilis hareketi Turk tarihinin en karanhk donernlerinden birinde basladi, Osmanh yonetimi, kendi kaderini belirleyecek bir kararla, sonu feci biten bir savasa girdi - belki de suruklendi deyimi daha dogru ve uygun bir sozcuk. 1919'da, hazin bir yenilgiyle irnparatorlugun sirti yere geldi, baskenti lsgal edildl, eyaletleri paylasildi. Hatta anayurdu bile aym kaderi paylasacak gibiydi. Gelinen durumda umuda pek yer yoktu. Turkiye'nin ittifak ettigi buyuk gucler bir savas kaybetmisti, Turkiye'nin tarih ve kultur itibariyle dahil oldugu lslam dunyasi, Avrupa'nm somurgeci guclerinin denetimi altma giderek daha fazla giriyordu. Ancak yine de oldukca kisa bir zaman dilimi icinde her sey deglstl, 1918'in maglup guclerinden sadece Turkiye kendisine galip Miittefikler tarafmdan empoze edilen bansi reddedip, ozgur ve esit sartlarda, temeI ulusaI amaclanru temin eden bir bans anlasmasiru rmizakere edebildi. Ve 1slam dunyasirun kalaru yabanci yonetimler altma girerken, neredeyse sadece Turkiye, egemen bagunsizhgnu korumakla kalrnadi, onu pekistirmeyi de basardi. Kemal Atanirk'un ve onderlik ettigi ulusun basanlan arasmda -dunyarnn bu bolgelerinde nadiren rastlanan- bagimsizhk ile ozgurluk arasinda aynm yapma becerisi gormezden gelinebilecek bir basan deglldir, Neredeyse yitirilmis bagrmsizlrk, askeri zaferle yeniden elde edlldi ve perclnlendt - bu bir ulusal kutlama nedenidir. Fakat Turkiye'de bagimsizhk basansi bir son degil, ancak bir baslangic olarak gonildu, nadir ve kiyrnetli bir sey, yani ozgurluk icin yeni bir arasurmanm baslangic noktasi,

Dunyarnn bircok yertnde, bilhassa Yeni Dunya'da, temsili demokrasinin insanhgm dogal durumu ve ondan herhangi bir sapmamn duzeltllrnesi gereken bir anormaIlik ve hatta belki de cezalandmlmasi lazim gelen bir sue oldugu yolunda yaygm bir kam vardir, Bu varsayim cogu kez butunuyle gercekci olmayan beklentilere, bilhassa -son yillarda- Sovyetler sonrasi devletlerde, yol acrrusnr, Bu varsaymu paylasnuyorum ve daha gercekci, daha karsrlasnrmah bir yaklasima gereksinim duyuyomm. Demokrasi butun yonetim blclmlerinin, muhtemelen en iyisi, kesinlikle en zorudur. Gunurnuzde dunyarnn buyuk bolumunde soyle veya boyle bir demokrasi blciml uygulanmakta veya hie olmazsa resmen aciklanmaktadu ve hatta ozgun demokratik kurumlar hatm sayihr ilerlemeler kaydetmektedir. Fakat her ulke kendi tarihsel kosullan icinde, ve geleneklerinin ve deneyimlerinin I§lgmda, gorulmeli ve incelenmelidir. lngiliz, Fransiz, ve Rus imparatorluklannm yerini alan cesitli devletlerdeki demokratik kurumlann basan ve basansizhkIan ortaya cikabilecek farkhhklara ornek teskll eder. Demokrasi ancak birkac ulkede koklii ve bunyevi bir sey, uzun ve kesintisiz bir evrimin sonucudur. <;ogun-

48

TARIHSEL PERSPEKTiF iQINDE TORKLERiN DEMOKRASI DENEVI

da yeni ve disandan ithal edilmistir, Kimilennde demokratik kurumlar ulkeyi terk eden somurgeciler tarafmdan miras birakrlrmsnr, kimilerinde ise galip dusmanlarca zorla benimsetllmistir. Turk demokrasisi ne miras birakilrrus ne de zorla benimsetilrnistir, Turklerin ozgur secirnini temsil eder. Dogru, buyuk olcude yabanci modellere dayamr, fakat modellerin seclmi - veya kotu seclml - kendilerine aittir, demokratik gelismenin adunlan ve tam yabanci guclerden cok i~ dinamikler tarafindan seklllendirilmistir.

Cagda§ demokratik kurumlann bunlan kabule ve islerlik kazandirmaya ham halklar arasmda ayakta kahp serpllrnesi daha kuvvetli ihtimaldir. Bu hazirhk acik ki belli bir ekonornik ve toplumsal gelisme diizeyine ulasmaya baghdir, ama aym zamanda daha eski ve daha koklii geleneklerin mevcudiyeti de buna yardimcr olabilir. Bu gelenekler kendi baslanna ele almdiklannda belki demokratik olmayabilir, fakat demokratik bir dogrultuya isaret edebilirler. Bununla beraber bu unsur abarnlmamahdir, Anglo-Amerikan demokrasisinin koklerinin Anglo-Sakson kabilelerin eski yasannlannda bulunacaguu iddia eden kisilerce ve yerli kokleri baska yerlerde arayanlarca bir yigm sacmahk kaleme almrmstir. Fakat bir egllim veya yatkmhk denen seyin varhgi veya yoklugu onemlidir. 11k bakista egilimler Zit dogrultulan gosterir gibidir. Benzer kulnirel ve tarihsel mirasa sahip diger ulkelerde oldugu gibi, Turkiye'de siyasi gelenekler, buyuk bolumu itibariyle, ilk Batt demokrasilerinin dogurnuna dek bircok uygarhkta hukum surmus otokratik yonetim tipine yol acan buyruk ve boyun egme gelenegidir. Hem buyurma hem boyun egrne ahskanhklan zor terk edilen ahskanhklardir,

B6lge icin daha ozel bir diger guduk, siyasette kabul edilmis herhangi bir yasarna islevinin eksikligidir, Elbette, uygulamada yoneticiler yasalar yaptilar ve yururhige koydular; yorumlama ve uygulama sureclen ve bazen yasamn kodifikasyonu yasamayt olusturuyordu. Ancak bu ge1eneksel bir toplumda bu sekilde tarunnuyor ve bu nedenle yasama yetkisini yerine getirecek hicbir yasama orgam, ruhani meclis, konsey ya da parlamento bulunmuyordu. Elbette toplannlar, tarnsmalar, damsma toplannlan yapihyordu, ancak bunlar kurumsallasrnamisu ve karar alma gucune sahip degillerdi. Merkezde bir yasama meclisinin ve baska yerde benzer butunleyici gruplann yoklugu, Bati-tipi demokrasinin iki ayrrt edici ozelligini gelistirme ve uygulama ihtiyacuu dogurmarrusur. temsil ve cogunluk karan.

Fakat demokrasi eglliminln unsurlanna tarihsel kayitlarda rastlarnak gii~ ise de, bunlan gerek Turk gerek lslam geleneklerinde bulmak zor degildlr. Osmanh hanedanmm kurulusuyla ilgili en eski vakayinamelere gore, Anadolu Beylikleri yeni bir onder secmek uzere darusma tmesvereti icin toplanmislar ve Osrnan't

49

~ ~

I

'j

_J

DEMOKRASININ TORKiYE SEROVENI

secmislerdir. Osmanh Devleti' nin kurulusuyla ilgili vakayinameler buyuk olcude efsanevi ozellik tasirlar, fakat efsanelerini bu sekilde biclmlendirmeyi secmelerl anlamsiz degildir. lslarn'm egemenlik kavranu hem akdi (sozlesmesel) hem nzai ozellikler tasir ve yeni bir hukumdara sunulan biat (Arapca baya'dan) kavramtyla sembolize edilir. Bu sozcuk zaman zaman bas egme veya baghhk yemini diye cevrilir. Fakat satin alma ve satma anlamma gelen bir fiilden niretilmls Arapca terim daha cok iki tarafm -yoneten ve yonetilen- birbirlerine karst yukumluluklerini kabul ettikleri bir anlasma, uzlasrna anIamma sahiptir. islam siyaset geleneglnde diger iki unsurun demokratik potansiyeli vardtr. Biri farkhligm kabulu, dolayrsiyla hosgoru olcusunun benimsenmesidir. Bu hicbir zaman demokratik teorl He tarumlandigi haliyle esit haklar duzeyine ulasmarrusnr. fakat bu 0 donemin diger bircok toplumunda kural oIan hosgorusuzlukten cok daha iyiydi. lkincisl hukukun iistiinliigi.i. ilkesidir - tebaasmm en celimsizinden daha az olmamak uzere hukurndar bile hukukla baghydr, Aym sekilde bu da modern demokratik kavramlann icerigini tam olarak karsilamaz, fakat Mushiman yonetimlerin, her ne kadar genellikle otokratik iseIer de, zorbalasmalanru engellernistir.

Eski sistem hicblr surette duragan degildi, 1532'de bir yi:inetim uzrnam deniIebilecek Niccolo Machiavelli Fransiz ve TUrk sistemlerini karsilasnmustu "Bunin Turk monarslsinde bir bastan bir basa tek bir yonetlci hakirndir, digerleri onun kullandtr, ve ... 0 bunlan keyfince deglstirir veya gerl caginr. Fakat Fransa Kralr'rnn etraf cok sayida eski soylularla cevrilidir, onlar bu huviyetleriyle tebaalannca tarumr ve sevillrler: kralm kendisini tehlikeye atmaksizin yoksun birakamayacagl ayncahklara sahiptirler." Bunu daha sonraki bir gozlemcinin, 1786'da lstanbul'da FranS1Z elcisi olarak bulundugu sirada yazrrus alan Kont de Choiseul-Gouffier'nin gorusuyle karsilasnnn: "Burada isler Krahn tek belirleyici oldugu Fransa'daki gibi degtl. (Sultan) ulema'yi, hukuk adamlanru, yuksek makam sahiplerini ve bu gorevlerde artik bulunmayanlan ikna etmek zorunda, " Bu ikisi arasmdaki zithk carpicidir. Machiavelli uzaktan, Choiseul-Gouffier islerln yurutuldugti merkezden bakiyordu. Daha onemlisi Choiseul-Gouffier osmanh sistemine iki bucuk yuzyil soma, onernli degisikliklerin bas gosterdigi bir donernde bakiyordu:

Turkiye'de, seriacva hakim otoriteye empoze ettigi teorik sirurlamalan hayata gecirmis alan toplumdaki ara gucler geltsmist! Bilhassa, sehirli bir asilzade zurnresi, tasrada bir derebeylik sirufi [ayan, esraf, erkan vs.] ve kaza mensuplan ve elbette askeri ve dini mercilerin genisleyen ve dinlenen otoritesi bunlara dahildir.

1808 'de Osmanh sultam, upkr ortacag lngilteresl'ndeki Kral John gibi, beyleri tarafmdan, kendi gucunu sirurlayan, onlannkini tamyan bir beige imzaIamaya zorlandi, Fakat Sened-i /ttifak, veya Uzlasma Belgesi, Turklye'nln Magna

50

.~. , .. '.:~.' .. ~, .. ' - ===._-.=.'.·_~C · __ .

J

TARiHSEL PERSPEKTIF IQiNDE TORKLERiN DEMOKRASi DENEyi

Carta's: degildir, lngiliz krah gibi TUrk Sultam da gucunun bu sekilde smtrlanmasina zorla razt olmustu, lngiliz krahndan farkh olarak, ondokuzuncu yuzyihn kaynak ve olanaklan Sultan'm elinin altindaydi ve 0 gerek Dogu gerek Bati'daki eski monarklann duslerinin de otesinde, yeni Iletisirn ve gozetlm, denetim ve bask! araclanna sahipti. Bu bakrrndan ona Batt teknolojisinin yam sira Bati'daki dusunce akimlan da yard im etmistir. 1862 'de yayimlanan bir denemesinde buyuk ingiliz tarlhci Lord Acton suna dikkat cekmistl: "1789 fikirlerinin ozu egemen gucun suurlanmasi degil, ara guclerln etkinligine veya gucune son vermedir." Sultan Mahmud ve halefleri ileri gelenlerin [ayan] ve dlgerlerinln eski guclerinin budanmasmda bit hayli basanh oldular ve trajik bir paradoksla buna kosut bir kurumsal cagdaslasma ve ente1ektiiel Batihlasma sureci eslik etti, hatta kismen katkrda bulundu.

Fakat Batih demokratik fikirlerin ulkeye sokulmasi ve uygulanmasi, her ne kadar giic,: ve kimi zaman amaclanarun tersini dogurucu etkilere sahip olsa da, uzun vadede daha buyuk bir dernokratiklesmeye yol acti, Daha 19. yuzyilm baslannda Osmanlt tarihcisi Sanizade, 1815 yilmm olaylanru aciklarken, muzakere ve istisare mahiyetindeki toplantilann dcgasmi tarnsir. Kuskusuz bu tur lstisarelefin kokenini lslarni dusturlara ve eski Osmanh tatbikatma dayandirmaya ve suistimalleriyle ilgili ikazlarda bulunmaya ozen gosteriyordu: ama aym zamanda bu tur istisarelerin normalde "kimi iyi orgutlenmis devletlerde" iduvet-i muntazame) yararh sonuclanyla uygulandigina dikkat ceker ve bunlara kanlanlara islam siyaset dusuncesi icin tamarnenyeniolan temsili bir nitelikatfeder.

Bu kurullann uyelerinin lkl gruptan olustugunu belirtir; devlet memurlan ve tebaanm temsilcileri (vuke1d.-i ra(xyet). Bunlar ozgurce tarusu ve muzakere ederler tber vech-i serbesiyet) ve boylelikle bit karara ulasirlar.I Bu goriinu~te nedensel bir temeli olmayan, zoraki algtlanabilir bicim tcinde, kamusal temsil, DZgUr tartisma ve ortak karar verme gibi koktenci ve yabanci kavramlar, Osmanh kamu soyleminde gorunur hale gelmistlr, Cumhuriyet bunlan gerceklestirrnistir,

Demokraside Turk deneyiminin baslangicmdan bu yana neredeyse iki yuzyil gecti, Turklerin demokrasi deneyirni onemli sorunlar yasadi, agu engellerle karstlasu ancak butun bunlardan sag cikmayr basardi, Bu sorunlara ve engellere karsin -belki de bunlar nedeniyle- TUrk demokrasisi benzer deneyim ve geleneklere sahip ulkeler arasmda en basanli olamdir. Bundan sonraysa digerleri icin bir model olusturabilir. Turkiye'de demokratik kurumlann tarihinin kilometre taslan vardir - Sened-i lttifak, Tanzimat reformlan, ilk anayasa [1. Mesrutiyet], Jon Turk' Devrimi [II. Mesrutiyet], ve hepsinden onemlisi, Kemalist ve post-Kemalist Cumhuriyet. Hikayede sapmalar ve kesintiler vardir - buyuk btr gerilimin soz konusu

51

.... -· . ....,....- .. -,.i

DEMOKRASiNiN TORKiYE SEROVENi

oldugu ve demokratik deneylmin yetersiz kaldlgl durumlarda bu normaldir. llglnc ve carpici olan her yoldan crkismm ardindan, demokratik surecin tekrar yoluna koyulmasi ve TUrk halkirun ozgurluk yolculugunu surdurmesldir,

Ceviren: Hamdi Aydogan

Not

I :;ianizade, Tan?l IV, Istanbul, 1291, s. 2-3.

52

NEDEN TURKivE iSLAM DUNYASINDAKi TEK DEMOKRASi?

Banh blcimlyle, yani anayasal ve temsili yonetimi Iceren sekliyle demokrasi, gorece uzun bir gozden dusmusluk doneminden soma yeniden unlenrnekte ve demokratik olmayan ulkelerdeki bircok insan, sorunlan icin tek olmasa bile, en iyi ~6zilmii Banh demokrasi biciminde gorrneye baslamaktalar. Bununla beraber bir gucluk var. Demokratik sistemlerin dogasi ve karakteri, yontern ve amaclan, genellikle -en fazla- bunlann icinde yasayan insanlar tarafmdan anlasilir, Demokratik olmayan ulkelerdeki en bilgili ve en sofistike gozlernciler bile, Batt demokrasilerinin slyasi sureclerini anlamada buyuk, cogu kez asilmasi lmkansiz, gucluklerle karsilasrrlar. Bilhassa uzun bir donern lcerlsinde dogrudan kisisel deneylm dismda, smrrh yonetim, yurttashk ve insan haklan ve kauhmm anlanuru kavramalan fevkalade gUt;tiir - ve mevcut demokrasilerin dismda cok az kimse boyle bir deneyime ulasrna sansina sahlptir.

Bununla beraber demokraslyle elde edilen, 0 nedenle onu cekici kilan, baska, daha dogrudan fark edilebilen avantajlar vardir, bilhassa §U lkisi: ekonomik basan ve askeri ustunluk - yani, zenginlik ve guc, Pazardaki basan daha inandmci ve uzun erimde daha yararh iken, savas alamndaki basan muhakkak ki daha trajiktir. 0 nedenle demokratik olmayan diinyada gecmisteki her bir demokratik cosku dalgasmm, demokratik guclenn daha az demokratik olan veya demokratik olmayan hasimlan uzerindekl carprci nitelikte bir asked zaferin ardindan gelmesi ve buyuk olciide onun tarafindan tesvlk edllmesi sasirnc, degildtr.

53

~ I I

H

_____ 1

DEMOKRASiNiN TURKiYE SERUVENi

Birinci Dunya Savas: oncesi Arkaplan

Bu, Islam ulkelerinde, bilhassa hem yonetlcllerin hem entelektuellerin Bati'run zenginlik, gii~, ve saldrrgan kendine guvenl He karsilasurdiklannda, toplumlanmn yoksulluklanrun ve devletlerinin zayifhgmm giderek daha fazla ayirdina vardiklan ondokuzuncu yuzyilm ortalanndan itibaren iyice acik bir hale gelir. Bu dil ogrenimlnin, tuccar, egitimci ve giderek daha fazla (kara-deniz) askeri personel blciminde (Musluman ulkelerdeki) artan Banh varhgimn ve Ban ulkelerindeki onernli Miislilman, daha cok da Osmanh varhgirun getlrdigi, Batt lie daha yakin bir ternas donemiydi, Disanda belli bir sure yasayan ilk Muslumanlar diplomatlardi. Onlan gorevli ogrenciler izledi, ardmdan -demokratik fikirlerin yayilmasmdan soma- siyasi surgunler ve zamanla bircok farklr tiirden gezginler geldi.

Bu bin yildan fazla bir zaman soma dramatik bir degisimdl: 0 donemde, tutsaklan fidyelerini vererek kurtarmak veya kuraklik zamanlannda yiyecek satmak gibi oldukca sirurh ve ozel belli amaclar disinda, farkli inane dunyasma mensup ulkelerde seyahat kmanabilecek ve hatta yasaklanrms bir ~ey olarak goruluyordu,

Ondokuz ve yirminci yuzyillarda demokratik rekabeti tesvik eden bircok demokratik basan kaydedildi. Daha ondokuzuncu yuzyihn ilk yansi boyunca, FranSIZ Devrimi sonrasmm koktenci dusunceleri ve Britanya'da parlamenter monarsinin pratikteki ornegl, anhk da olsa belli bir ilgi uyandirrmsu, Bununla beraber buyuk degisimler Kmrn Savasi'ndan soma basladi, ilk kez ortak bir dusmana karst muttefik olarak Turk ve Ban ordulan aym safta savasn ve hem savas cephelerinden hem miittefik baskentlerden haberler, gunluk olarak telgraflarla iletildi, gunluk gazetelerde yayimlandi. Az cok demokratik Bauh guclerin demokratik olmayan Rus hasimlanna karst kazandiklan zaferin etkisi, 0 nedenle daha oncekilerin turnunden daha dogrudan ve am amnaydi.

Bu zaferi 1860 'lardaki bir demokratik hareketler dalgasi ve gostermellk demokratik reformlar izledi. Bunlann kimlsi yukandandi, 1861 'de Osrnanh vesayeti altmdaki Tunus beyi, bir Islam iilkesinde ilk defa, yazih bir anayasayi yururluge koydu, 1866'da MISlr hidivi bir adim daha atn ve yine turunun ilki oIarak, secllrnis bir mec1isi toplannya cagirdr. Mec1is u9 yenilenme donernini saptadi ve bunu 1869, 1876, ve 1881 'de baska benzer "secllmis" meclisier izledi, 1857'de 0 zamanlar Osmanh vesayeti altinda bulunan Eflak-Bogdan beyliginde cekismeli secirnler yapildi, fakat 1866'daki MISlf secimleri bir Islam ulkesindeki ilk secirndi.

~

I:

"

__ '"_'_'._'_' , .. __ , _., __ ._ , __ " . .,:.JI

54

NEDEN TORKiYE ISLAM DONYASINDAKi TEK DEMOKRASi?

Yukandan v_erilen bu zoraki ve suurh odun ve ayncahklardan uzun erlmde daha onemlisi asagidan gelen hareketlerdi - otoriteye karst gelisen, ne kabilesel, ne etnik, ne hizipsel, ne bolgesel, fakat farklL bolgesel, etnik ve dinsel arkaplanlardan insanlan ortak bir amac etrafmda bir araya getiren bir ideoloji ve ozlernin esinledigi ilk muhalefet hareketleri. Bunlann en onemllsi, 23 Arahk 1876' da ilk Osmanh anayasasirun llaruyla sonunda hedefine ulasnus olan 1860 ve 1S70'lerin Osmanh mesrutiyet hareketiydi. Genel bir secimden soma 1877 Mart'mda lstanbul'da 25 uyeli bir senato, 120 uyeli bir Meclls'ten ibaret -Islarn tarihindeki ilk- parlamento toplandi. Altmci ve son toplannsi 28 Temmuz 1877'de yapildi. Bir sonraki secimlerln ardmdan ikinci parlamento 13 Arahk 1877' de toplandi ve beklenmedik bir canhlik sergiledi: 14 ~ubat 1878 'de Sultan Meclis'i dagitu ve uyelere bolgelerine di:inmelerini buyurdu. Resmi aciklamanm sozleriyle:

Mevcut kosullar Parlamento'nun gorevlerini eksiksiz olarak yerine getirmesi icin elverissiz oldugundan ... ve anayasa ile, sozu edilen Parlamento zamanm gereksinimleriyle uyum iclnde oturum doneminin sirurlanmasi veya krsalulmasr saltanatm kutsal imtiyazlanrun bir bohirnurui olusturdugundan, dolayisiyla sozil edilen hukuka uygun olarak ... Senato ve Mec1is'in mevcut otururnlannm bugunden itibaren kapatrlmasi icin bir Devlet-i Ali fermaru yaymlanrmsnr.!

Parlamento yaklasik bes ay icinde hepsi hepsi iki oturum yapu, Bir daha otuz yil toplanmadi.

Yeni bir demokratik iyimserlik donerni [aponlann Rusya uzerindeki goz kamastmci zaferiyle 1905'te basladi, Ku<;uk bir Asya gucunun gU<;lii bir Avrupa imparatorlugu karsismda e1de ettigi bu zafer, Iran ve Turkiye dahil, Avrupa somurgeclliginin tehdit ettigl butun Asya ulkelerinde bir sevinc ve umut dalgasi estirdi. Kimileri daha ileri gidip, galip [aponlann batihlasmayt kabul etmis ve onun bir parcasi olarak lnglliz modeline gore bir anayasa ve cift meclis sistemini benirnsemis bir Asya ulkesi, maglup Rusya'nm ise eski istibdat duzenini surdiirmekte hala israr eden bir Avrupa giici; olduguna dikkat ceklyordu. Ders, 0 zaman cyle gorunuyordu ki, acik ve kesindi ve bir tur parlamenter rejimin yerlestigl Rusya'da bile anlasilrrusn, Kisa zaman arahklanyla, anayasal yonetimi, biri kurmak, dtgeri yeniden olusturmak icin, 1906 lran mesrutiyet devriminin ve 1905 Jon TUrk devriminin Iran ve Turkiye'de yakindan izlenip coskuyla alkislanrrus olan [apon zaferini takip etmesi kesinlikle rastlantisal degildir.

Her ikisi de cok buyuk bir basan saglayamadi. Gerek osmanh, gerekse lran mesrutiyetcileri neredeyse basindan itibaren hem icerideki cekismelere, hem disa-

55

DEMOKRASiNiN TORKlvE SEROVENI

ndan yapilan mudahalelere karst mucadele etmek zorunda kaldilar, her ikisi icin de deneyim yoksunlugu ve taklpcilerl arasmda gercek anlayis, hatta destek eksikligi buyuk ayak bagl oldu. 1914'te savasm patlamasiyla, her iki mesruti rejim de yozlasarak, bircok bakimdan yerini aldiklan geleneksel-ve 0 nedenle bir dereceye kadar srrurh- otoriter rejimlerden daha baskici ve daha zarar verici istibdat duzenlerine donustu.

Diinya savaslan ve Soguk Savas

1918 'de demokratik Batth mutteffklerin daha az demokratik Merkezi Gu~lere karst elde ettigi zafer, demokrasilerin savaslan, baslatmaya daha az istekli olsalar da, daha iyi sonlandirabileceklerinin bir baska karutim sundu. Mutteflkler arasmdaki tek mutlakiyet rejimi olan Rusya'mn ~oki.i§ii ve Batt kampmda oncu roluyle Birlesik Devletler'in muzaffer 91kl§l, demokrasinin bir ulusu, dengeli, zengin, ve akilh degilse bile, hie olmazsa giiglii klldlgI onermesi icin son karuu sagladi. lngilizler ve Fransizlar, ortadogu'da ve hatta lslam dunyasmm buyuk bir bolumundeki egemen gucler, neredeyse yonetimleri veya egemenlikleri altmdaki butun ulkelerde anayasal ve parlamenter cumhuriyetler kurarak, kendi modellerine uygun rejimlerin olusturulmasma on ayak oldular veya bunlan tesvik ettiler.

1930'lara gelindiglnde bu demokratik kurumlar hazin bir durumdaydi, Ve bunlann basansizhgmm sorumlulugunun ~ogu sornurgeci veya baska harici rmidahalelere yuklenebilirse de, bazi ulkelerde, sorunun bir bolumunun iceriden kaynaklandigiru ileri suren sesler vardi. Bununla beraber bircok yerde bu luzumsuz bir say olarak goninrnekteydi. 0 donemde liberal demokrasi Avrupa'da artik sunuma ham tek model degildi, En cekicl olam da degildi, cunku bircoklanrun gozunde hem sahip olduklanm ileri surdukleri emperyal guc, hem de kurduklan veya tesvlk ettikleri kurumlann ve uzerine oturttuklan liberal ekonomilerin hazin basansizhklan nedeniyle Inamluhgim ciddi bicimde kaybetmisti. Liberalizm ve demokrasinin yerine once ltalya'dan, daha soma Almanya'dan gelen, yeni bir mesaj genis destek kazandi. ltalyan ve Alman blrligi uzun zamandir daha buyuk bir ulusal birligl yogurmarun modeli olarak goruluyordu ve cogu Arap, tipki ltalyan ve Almanlann cogu gibi, kisisel oZgiirlugunii ulusal birlik ve giic;: icin kurban etmeye ham ve gonulluydu, Fasizrn ve Nazizm basan ve saygtnhk i<;in bir yol sunar gibi gorunuyordu. Aym zamanda asina oIduklan benzer dusmanlarla savasmamn tistunliiklerini de kullarnyorlardi. Bu arada bazi Turkler de daha buyiik bir pan- Turkist birlik ruyasiyla kendilerinden geciyorlardi, her ne kadar onlar icln

56

NEDEN TORKIYE iSLAM DONYASINDAKi TEK DEMOKRASI?

Nazi Almanyasi'yla paylastiklan ortak dusman Bat! degil, Turk halklanmn buyuk bolumu uzerinde egemen emperyal gil<; Sovyetler Birligi ise de.

1945'e gelindiginde fasizm ve Nazizm yenilgilerin en kusku duyulmayacak, en asikar olamm tatml§tl- savas alarunda. Fakat bu defasmda liberal demokrasinin zaferi 1918'deki kadar ne acik, ne de onun kadar ikna ediciydi. Durgunluk doneminin ekonomik facialan unutulmanusn ve askeri zafer -busbunin nedensiz olmayan bir sekilde- en azmdan Batlh gucler kadar Sovyetler Birligi'ne de atfedUrnisti, Bu zafer amnda lngiliz secmeni Winston Churchill ve kabinesini yerinden edip, yerlerine sosyalist gibi gorunen bir yi:inetimi sectiginde sosyaIizmin durumu daha da gudenmisti.

1990'larda Sovyetler Birligl'nin giicii, hatta varhgi, sonuna gelmis ve Mark-

. slst ekonominin ~ekiciligi giderek eriyen kokten inanchlar safmda yer alanlarla Slmrlanrrusu. Stalinci Sovyet modelinden, daha yumusak Ban Avrupah bicimlere kadar uzanan yelpaze icerisindeki sosyalist programlann tumu guclesen ekonomik sorunlanm cozrnede basansiz kalrmslar, hatta onlara adim uyduramarmslardi, Dolayisiyla "demokrasi" buyusunu muhafaza etti, fakat bu gercekle bagmusi olmayan, sozden ibaret bir buyu idi ve hem Nazi, hem komunlst sistemlerden uygun unsurlarla birlesen ve giderek daha da fazla ozgurluklerinden yoksun birakilnus yoksul halk kitlelerine hukrneden bir tek parti diktatorlugu olarak tarnmlaruyordu.

soguk savastaki carpicr Amerikan basansi -savas alamndaki basan kadar dramatik- ve Birleslk Devletler'in ve diger Batih ulkelerin elde ettigi nisbi refah, bir kez daha demokratik kurumlann genel faydah neticelerini pekistirir gibiydi. Almanya ve japonya'run ekonomik basanlanyla, cikanlan dersin gucunden bir sey eksiltmedi, daha da percinledi, ~unkii her iki ulke de eski otokratik kurumlanm terk etmis, anayasal ve temsili yonetim bicimini benlmsemisn.

soguk Savas'in sonundan ve Sovyet1er Blrligi'nin cokusunden once, dernokrasi ilerlemesini surduruyor ve az cok bansci bir sekilde, cesitli diktatorluklerln yerini ahyordu, Bu hareket bilhassa Giiney Avrupa'da ve Latin Arnerika'run bazi b61gelerinde kayda degerdi, aym zamanda Asya ve Afrika'da bircok iilkeyi de etkiledi. Simdiye kadar islam dunyasmda cok az bir basan gosterdi, Demokratik hareketler, i:izellikle entelektueller arasmda, bir olcude destek kazamrken, hosnutsuzlar icin rakip bir ilgi odagmdan gii~lii muhalefetle -gunumuzde 1slam koktencileri diye toptanci ve belli belirsiz tarunan farkh akimlann muhalefetiyle- karstlasmaktadirlar, Buniar sikhkla birinden digerine, hatta lslam'in ana g6vdesinden daha da fazla, hann sayihr farkhlik gostermektedirler. Bununla beraber Batlh anayasal ve ternsili yonetim sisteminin esasmi olusturan temel ilkelere karsi derin bir

57

i1 . __ .J

DEMOKRASiNiN TORKivE SEROVENi

nefreti paylasirlar. Hatta kimi g6zlemeiler -ve bazr Muslumanlar- aslmda lslarn'm dogasmdan kaynaklanan ozellikler nedeniyle demokrasiyle bagdasamayacagim Iddia edecek kadar ileri gittiler.

Bu varsayimla llglli her turlu tartismamn terimlerin tammlanyla baslarnasi gerekir. lslarn'i tammlamak, en azmdan bu cercevede, Muslumanlann hakkidtr. Musluman olmayan uzmanIar ve diger gozlerncller, lslam'm gecmisi ve bugunuyIe ilgili betimleyici, hatta cozumleylcl ifadeler kullanabilir, fakat Muslumanlann geIeeekte ne yaprnasi gerektigini veya ne yapabileeeklerini soylemek onlara dusmez. Bu soruya aneak Muslumanlar eevap verebilir - on dart asirhk zengin ve cesltll tarih ve kulnir mirasmdan neleri muhafaza edeeeklerine, bu mirasr nastl yo" rumlayaeaklanna ve onu yeni gereksinimlere ve meydan okumalara nasil uyduraeaklanna sadece onlar karar verebilir. Hie kuskusuz Muslumanlar tarafmdan verilen bircok farkh eevap olacaktrr: hangi cevabm kabul gardiigii belirleyici olacaktir.

Sirndiki amacinuz icin demokrasinin tarnrm basit bir istir: lktidan elinde bulunduranlann, siddete basvurulmaksizin ve evrensel olarak anlasilrrus ve kabul edilmis bilinen kural ve yontemlerle degisttnlip, yerlerine yenilerinin getirildlgl anayasal ve temsili bir yonetim sistemi. Samuel Huntington'm isaret ettigi gibi, bir demokrasinin "yerlesmis" olarak kabul edilebilmesi icin bu en azmdan iki kez yinelenmelidir.s

1930 ve 1940'Iarda Kara Avrupasi ve Latin Amerika, iktidara geImek Icin demokratik 6zgiirliigu kullanmis ve daha soma onu ayrn yoldan kaybetmemenin butun onlemlerini alnus antidernokratik guclerin klasik ornegtni sunarlar. Adolf Hitler demokratik Almanya'da serbest secimle iktidara geldi, fakat sag kaldigt sureee arnk Alrnanya'da serbest secimler yoktu. Bugun dunyada, Han ettikleri prog" rarnlan ve ideolojileri bakinundan Nazizm veya fasizmden oldukca farkh, fakat onlann, kullarup daha soma blr kenara birakmayi dusundukleri demokratik kurumlara donuk kucumsemelerinl paylasan baska akimlar var.

Uluslararasi lslam Konferansi'ru olusturan elIi bir egemen uye devletten baZISt demokrasiyi hlc denernemistir, kimisi tecrube etmis, basanh olamarrus ve bu cabadan vazgecmistir: birkacr merkezi iktidarm dikkatli ve sirurh bir gevsetllmesiyle birlikte tekrar denemektedir. Birkaci ilk sinamayi, yonetimin demokratik yonternlerle degisimi asamasiru, gecti, Modern zamanlarda aneak biri daha ileri smamayi -iktidardakilerin demokratik yontemlerle ikinci kez degisimlni- halk ira" desine boyun egmeye istekli ve kendi lstegiyle geldigi yoldan gitmeyi kabul etmis bir yonetim asamasiru gecu. Bu biri Turkiye Cumhuriyeti'dir.

58

---'-----'-------- ====

- -----"--------- ~~~~~~~~~-

NEDEN TURKIYE ISlAM DUNYASINDAKI TEK DEMOKRASi7

Neden Turkiye?

Turkiye'nin demokrasi yolu kolay olmadi, Tersine, ilerleme engellerle kaph ve bircok bozulmalarla kesintiye ugrayan bir yol boyunca gucltikle gerceklesti. <;1- glr acict 1950 genel secimlerinden, bir siyasl iktidar tekelini birkac on yil elinde tutmus bir partinin serbest bir secimi kaybetmeyi ve halkm iradesine boyun egmeyi kendiliginden kabul etmesinden bert, Turklerin deyisleriyle, ug askeri "mudahale"den baska bir §ey olrnarrusnr. llginc olan bu mudahalelerin yapilrms olmaSI degll-bu her seyden evvel bu bolgede ve siyasi kulturde normdur- fakat her iig rnudahaleden soma da askerlerin kislalanna geri cekllrnis ve demokratik surecin yeniden baslamasma izin vermis, hatta bunu kolaylasnrnus olmasidir. 0 zamandan bu yana Turkiye demokratik degisim smaviru, sade bir kere degil, fakat bircok kez gecmistir.

Bu demokrasi tarumi aslkar ki sirurh ve bicimsel: yurttas, insan ve azmhk haklan gibi dlger mulahazalan dogrudan hesaba katmarnaktadir. Ne var ki, hem belirsizlikten uzak, hem de olciilebilir olma ustunlugune sahip ve bu sekllde tammlanan demokrasinin muhafazasnun, ozgur bir toplumun en temel parcastm olusturan diger haklann saglanrnasi ve korunmasi icin en iyi olanaklan sundugundan kesinlikle kusku duyu1amaz.

Turklye'deki demokrasinin goreceli basansi hakkinda yapilacak bir aciklama, eger bulunabilirse, baska yerlerde demokrasinin basansrzukianmn izahi ve belki duzeltilmesi icin de faydah olabilecektir.

Eger yuz yrl veya belki daha az bir zaman once yaziyor olsaydim, bir ulus olarak Tiirk1erin, baskalannm yoksun oldugu hangi ayirt edici ozelliklere sahip olduklanm dusunerek baslayabfltrdim. Zamarurmzin entelektuel ikliminde bu tur aciklamalar aruk kabul edilebilirlik niteligini yitirdi. Hatta "ulus" yerine "kultur" sozcugum1 koysak bile arastnma hala bazi tehlikeler tasiyacaknr. lyl ki, bu esaslar cerceveslnde yapilacak bir arasnrma, baska bir suru aciklama secenegt bulundugundan, pek zorunlu degildir.

En ikna edici olanlardan biri siyasi aciklama olarak nitelendirilebilecek olarudir. Neredeyse Asya ve Afrika'daki butun Islam ulkeleri Icin yadsmamaz bir gercek iken, sadece Turkiye'nin, hicbir zaman sornurgelesttnlmedigl, hicbir zaman somurge yonetimine veya tahakkumune boyun egmedigl ileri surulur. Tiirkler her zaman kendi evlerinin ve hatta uzun bir sure baska bircok evlertn de efendisi 01- . mustur, Sonunda efendilik1erine meydan okundugunda, bagimsizhk savaslanru kazandilar ve dolayisiyla siyasi hayatm kusaklar boyu bagimsizhk mucadelesinin

r.

f:

I

59

,

J

DEMOKRASiNiN TORKiYE SEROVENi

.~

:.:

golgesi altmda kaldigt ve ozgurluk ve bagirnsizhk terimlerinin, ilkinin aleyhine, fiilen esanlarnh sozcukler haline geldigi ulkelerde rrnirnkun olmayan belli bir gercekcilik, yansizlik ve ozelestiri duzeyine ulasabildiler,

Turkiye'de demokratik kurumlar, ne yenik dusrnus Mihver ulkelerde oldugu gibi, galip devletler tarafindan zorla benimsetilmis, ne de eski lngiliz ve Fransiz somurgelerinde oldugu gibi, terk eden somurgecller tarafmdan miras birakilrrusnr:

TIirklerin ozgiu secimiyle uygulamaya sokulmustur. Bu hie kuskusuz bu kurumlara cok daha fazla hayatta kalma sansi vermistir.

Elbette aciklamamn tarnarru bundan ibaret olamaz. Her seyden once somurge yonetiml altma girmernis alan baska Musluman ulkeler vardtr. Afganistan Sovyet isgaline kadar flilen bagunsiz kalmistrr. Suudi Arabistan kendi islerinl kendi yunitur ve baska ulkelerinkine cornertce katkida bulunur. Suriye ve Irak yabanct yonetim altma girdikleri kisa bir donernden daha haun sayihr olcude uzun bir sure bagrmsizdi, aneak yine de demokrasinin basansizhgmm en belirleyici ve en drarnatik oldugu yer burasidir. Turkiye glbl lran da bagunsizhguun tehlikeye dii~tiigunii gormus, fakat hicbir zaman kaybetrnemis ve 1slam devriminden sonra bile anayasal ve temsili hukumetin biclm ve yapilanru muhafaza etrnistir. Bununla beraber meveut yapi icinde ozgiin bir guc/erk aktanmma goz yumulmasi pek olasi gorunmemektedlr. Koklu, yerlesik, egemen bagrmsizhk aciklamanm blr parcast olabilir, fakat tarnarm degildir.

Siyasi aciklamanm yanmda, tarihsel aciklama diye adlandmlabilecek alan bir baskasi vardir - bunin Musluman ulkeler icerisinde Turkiye Bat! ile, gecmist neredeyse Osmanh Devleti'nln kurulusuna kadar giden, en uzun ve en yakm temasi yunitmustur. Uzun sure Bati'ya karst lslarn'in kihei ve kalkaru olan Turkiye, banhlasma ve Batih bir siyasi yonelim dogrultusunda bilincli bir secim yapn. Ozellikle parlamenter demokraside Turk deneyimi 125 yildir devam etmektedir -Islarn dunyasinda baska herhangi bir ulkedekinden cok daha uzun bir sure bu- ve dolayisiyla onun gunumuzdeki ilerlemesi cok daha giiglii, daha buyuk ve daha derin bir deneyim temeli uzerine oturmaktadir, Osmanhlar doneminde, Mustafa Kemal Ataturk ve takipcilerl doneminde dernokrasinin seruveni, demokrasinin kii<;iik ve aneak tedrieen artan dozlarda ahnmasi gereken daha guclu bir ilac oldugu inancrm pekistirir gonlnmektedir. Cok buyuk ve aniden alman bir daz hastayi oldurebilir,

Daha sonraki TUrk hukumetleri bilincli bir sekilde tam demokrasiye derhal gecrneye kalkismadilar, bunun yerine, daha ileri gelismenin temellerini haztrlayan ve aym zamanda sivil toplumun dogusunu tesvik eden bir dizi sirurh demokrasi asamasmdan gecmeyi sectiler. Bu surec ulkede yasanun blrcok farkh boyu-

60

NEDEN TORKivE ISLAM DONVASINDAKi TEK DEMOKRASi?

tunda, sozgelinu, kesinlikle ozgur ve zaman icerisinde sorumlu olacagi da umut edilen gazete yaymcihgmda ve benzer gozlemlerde bulunulabilecek i~<;i sendikalannda gorulebilir. Donernin basbakarn Suleyman Demirel'in i~t;i sendikalannm daha once zor ahma tabi tutulrnus mal varhklanrun lade edilmesi He ilgili aldig; karar bu cercevede ilginctir. Bu sendikalan kendi siyasi destekcileri olarak gordugunden dolayi degil, -aslmda durum tam tersineydi- fakat gii<;lii ve yerlesmis <;1- kar gruplannm, baska cikar gruplannm baska sekilde sirurlayip, askiya alabilecegi veya busbutun yok edebtlecegi demokratik kurumlar icin bir guvence oldugunun ayirdma vardigmdan dolayiydi,

Bircok gozlerncl ekonomik kosullara ve ozelde, Musluman ulkeler arasmda tek olan Turkiye'nin, onernli bir ekonomik gelisme ve yasam standardmda maddi bir yukselrne gostermeslne ve bunu da yeraltmda petrol kaynakIanrun bulunmasi gibi sans veya talih eseri degil, fakat kendi cabalanyla yakalamasma buyuk onem atfetrnistir. TUrk ekonomik geiismesinin nedeni, baskalan tarafmdan kesfedilen ve baskalanrun dusundugu arnaclar icin baskalan tarafmdan kullarulan kaynaklar degildl. Gellsmenin kokeninde, ekonomik etkinlige karst yeni yak1asunlann, ekonomik gelisrne icin yeni politikalarm ve bu politika1an yunirluge koyabilecek yeni toplurnsa1 unsurlann belirmesiydi.

Osmanhlarm son donerninde ve bilhassa Atatiirk zarnarundaki bu tur sosyoekonomik degisme zaten, giderek artan olcude Ban'daki benzerlerinin tavirlanm ve geleneklerini sergileyen, mesleki, teknik, idart, girisimci orta suufi meydana getirmisti. Bunlar sivil toplumun vazgecilmez bit parcasmi olustururlar, bunlar 01- madan Ban-tipi demokratik kurumlar ayakta kalamazlar. Diger bazt ulkelerde paralel bir iyilesme zaten gelisrne halindedir ve tala Ortadogu'da ozgur toplumlann ortaya 9lkl§1 icin en iyl umudu sunabllir.

Bazi gozlemciler, ozellikle lslam'da demokratik gelisrne icin bir engel gorenlerle ayru saftakiler, Turkiye ve 1slam dunyasirun kalaru arasmda can ahci farkh- 11k olarak sekularizme isaret ederler. tngilizce "secularism" sozciigu bir ol<;iide yaruluci olabilir, <;iinkii <;ogu kez din karsiti bit felsefe baglammda kullarnlmaktadrr. Turkcede kullamlan tabir, "aynhk" -din ve devlet arasmda aynhk ilkesi- diyebllecegimiz bir anlama gelen Fransizca laicite'ye dayandmhr,

Turkiye'de bu, lslam'in devletten aynlmasi, Kutsal Hukuk'un (Shan"a) yunirlukten kaldmlmasi, yerlerine dinsel bir karaktere sahip olmayan medeni ve ceza yasalanmn kabulu dahil, bir dizi sert ve koklu onlemlerle Ataturk tarafmdan gerceklestlrildl. islam dunyasmdaki diger bircok ulke sozcugun su veya bu biciminde ya lslam't anayasalannda kutsal bir kalmti olarak biraktilar veya bizzat Islam'm anayasa1an oldugunu ve baska bir seye lhtiyaclanmn olrnadigiru ileri sur-

61

DEMOKRASiNiN TORKiYE SEROVENI

mekteler. 11k akla gelen istisna, sekiiler olmamakla birlikte hicbir dine resmi bir

'-

nitelik kazandirrnayan Endanezya Cumhuriyeti'dir. Musluman cogunluklara sa-

hip eski Sovyet cumhuriyetlerinin secirnlerl henuz bilinmiyor. Eski ustalanndan devraldiklan sistem laicite degildir, fakat daha kesin ve dogru bir sekilde, bir baska inancm, kendi kutsal metinleri, ogrenleri, hiyerarsi ve engizisyonu ile Marksizm-Leninizm'in resmen kabulu ve zorla benimsetilmesi diye tammlanabilir.

sivil Toplum

Son zamanlarda gittikce yaygmlasan bir terim olarak, bir "sivil roplumun ortaya cikisma daha once isaret edilmlsti, Zaman zaman farkh ve hatta celisklll anlamlarda kullarulan bu terimin yakm zamanlardaki yaygmhgi, dil kirlenrnesinin son haddine vardigi, "bans" ve "ozgurluk" gibi diger sozcuklerle birlikte, "demokrasi" sozcugunun normalden daha fazla lekelendigi komunist Dogu Avrupa'da baslarms gorunmektedir. Buradan Ban Avrupa'ya yayildi, done min Fransa basbakarn Michel Rocard tarafmdan Mayts 1988'de hukiimetine hitaben hazirIanrms bir geneigede kullaruldi ve Journal Qff!ciel'de3 yayimlandi. Daha soma gittikce artan olcude ortadogu ulkelerinde de isitilmeye baslandi,

Adi ge~en terimin uzun, karrnasik ve Ilginc bir tarihi vardir ve ulkeden ulkeye anlam tonlan bakimmdan degisiklik gostermektedtr. Bundan cok uzun bir zaman once degil, "Islam and the Civil Society" ("tslam ve Sivil Toplum") uzerine yazdigun bir makalenin bir Almanca cevirisi yayimlandi, ;ia§lrdlglm nokta AImanca cevirinin "Islam und die Civil Society" bashgiyla yayinlanmis olmasiydi. Alman cevirmen acik ki bu lngilizce ifadenin bir Almanca karsihguun olrnadigiru hlssetrnisti. Kuskusuz gecmiste bir Almanca karsihgt vardi: Sozgelimi sivil toplum, lngilizce yazmarms olan Hegel tarafmdan enine boyuna rarusrlnusnr. Fakat bunu cevlrmenlmln dikkatine sundugumda, aldigim cevap, Hegel'in kullandigi Almanca "Biirgerliche Gesellschqft" tabirinin Alman okuyucu icin simdi tamamen farkh ve konuyla hicbir bagmusi olmayan bir sey ifade ettigi oldu. Dolayisiyla "sivil toplum"un tarihsel ve sozcuksel evrimine birkac dakika ayirmak yararh olabilir.

Tabir Batt Avrupa'da ilk kez onucuncu yuzyilda, Aristote1es'in Politikon'unda gorulur - Avrupa ortacagi'nda siyasi dusuncenin gelisiminde devasa bir etkisi olmus bir ceviri, Dusunce baskalannca, bilhassa Summa Theologzca'smda Aquino'lu Tommaso tarafindan devrahndi, Latince cevlride Grekce polis ve politeia sozcuklerlni karsilamak icin kullarulrrns olan "civitas" tabirini yetersiz bularak,

62

".- ~---. -, -. -~-~-

NEDEN TORKivE iSLAM DONYASINDAKi TEK DEMOKRASi?

daha soma lngilizce, Franstzca, ve baska dillere "sivil toplum" (civil society) diye tercume edilmis olan "communitas civilis"i kullanmayi tercih etti,

Bu dusunce Tommaso'cularca ve daha soma Hobbes, Locke ve Rousseau glbi siyaset ve hukuk dusunurlerince ve onsekizinci yuzyil lskoc aydmlanrnacilannca (sozgelimi Adam Ferguson sivil toplumun tarihi uzerine bir deneme kaleme aldt) ve daha soma bilhassa hukuk feisefesi uzerine derslerinde Hegel tarafmdan daha da gelistlnldi. Bu derslerinde Hegel, hicbir surette tek oimasa bile, muhtemelen hala baskin olan sivil toplum tarumuu ortaya koydu: aile ve devlet arasmda var clan: aile seviyesinin uzerinde ve deviet duzeyinin altinda var olan kurumlar, orgutler, baghhklar ve birlikier. Tarummda bunlar kendi cikarlan pesinde olan ozel kistler tarafmdan yaratihr. 0 nedenle bunlar, sirurlayicr oImasa bile, buyuk olcude, iktisadi hedefler icin olusmus gruplardan mutesekkil oIup, ekonomik nitellge sahiptirler ve digerlerl rnulkiyeti korumak ve semerelerinden yararlanmak, adaleti ve benzer lslevlerl yerine getirmek lcin tesekkul etmislerdir.

Bir sivil to plum anlayisi 1937'de Mussolini'nin hapishanelerinden birinde 01- mus ve daha cok olurnunden soma unlenen yazilanyla tarnnan ltalyan neo-Marksisti Antonio Gramsci tarafmdan canlandmlrms ve yeniden bicimlendirilmistir. Bu kavrami yakin zamanlarda maruz kaldigr ilgisizlikten kurtararak, belli bir toplumda hakim snufin hegernonyasrm saglayan ideolojiyi ureten ve yonlendiren kurumlar ve gruplar butunu diye tammlamak suretiyle ona yeni bir ivme kazandurmsnr,

Gramsci'nin bu yeniden yorumunun son yillarda hatm sayihr bir etkisi 01- mustur. Hatta kimileri sivil toplumun Gramsci'nin bulusu veya yaransi oldugu izlenimine kapilrrns gorunurler. Bu incelemede, digerlerini ancak olasi kansikhktan uzak durmak icin yeri geldiginde anarak, Hegel'ln tarumma yakm kalmayi oneriyorum, Dolayistyla tablrle kastedilen veya soylendiglnde akrlda canlanan, aile ve devlet arasinda yer alan cikar gruplan, birIikler, orgutler, baghhklar ve otoritelerdir. ortadogu'yla ilgili amaclar icin, aile kavrarruru, degum. etnik grup, kabile, klan ve -asagiya dogru bir helezon icinde- din, mezhep, hizip, bolge ve daha kiicuk yerlesim birimiyle diger bircok istemdisi otomatik baghhklan da icine alacak derecede genisletip yeniden tammlayabiliriz. Sivil toplum, eger olacaksa, bunlar ile devlet, yani bir toplumda yasal olsa da her zaman etkin olmayan siddet kulIanma tekeli, arasinda vardir, Lubnan'da isleyen bir dernokrasinin ilk kez ciddi bir smamaya tabi tutuldugunda cozulmesini, bu aniamda gercek bir sivil topium ekslkligine baglarnak belki de mumkundur. Bir baska deylsle, soydan kaynaklanan baghhk He gucun empoze ettigi itaat arasmda birlikler veya ittifaklar yetersizdi. lradi birlikler ya eksikti ya da daha eski ve daha kuvvetli gucler tarafrndan zayiflaulrrns veya onernsizlestirilmisti,

63

DEMOKRASiNiN TORKiYE SEROVENI

~enligi torenlertyleilgili, Kdnunname-i Al-i Osman'da belirlenmls kurallarda sembolize edilir. Yuksek mevki sahipleri sultan'i tebrik etmek uzere geldiklerinde, der Kdnunname, Sultan devletin ve hukukun yuksek rutbeli memurlanru kabul etmek Icin ayaga kalkmahdir.v osmanhlar, Sultan'in halline bile yetkisi olan, en yuksek ornegini seriart« bulan ustun bir dinsel otorite taruyorlardi. Bu otoritenin, yani seyhulislarrun, gercek rolu esas itibariyle siyaset ve kisiliklerin oyunuyla beIirlenmisti, Bu cercevede onemll olan, boyle bir yasal yetkiyle, bu tur bir otoritenin her halde tarunrrus olmasi gereklihgidlr.

Osmanli Devleti'ndeki sozii edilen bu Istikrar ve sureklilik, sultanlann egemen gucune etkin tahdit ve smirlamalar -buyuk olcude Osmanhlann son yuzyillannda- getirebilecek ara guclerin ortaya ciktsuu ve guclenmesiru mumkun kilnusu. Ondokuzuncu yuzyrhn biiyuk degisimlerlnden, ozellikle, sozgelimi Sultan Abdulhamid'ln Fatih Sultan Mehmed veya Muhtesern suleyman'in kullanabildiginden daha buyuk bir mustebit guce sahip olmasmi olanakh kilrms olan teknoIojik degisirnlerden soma aruk bunu yapamadilar.

Dolayistyla ondokuzuncu yuzyil Turkiyesi'ndeki mesruti ve temsili hukurnet hareketinde, Banh uygulamalan almak veya taklit etmek arzusundan daha fazla bir sey vardi. Ayru zamanda uzun erimde muhtemelen cok daha onemli olmus bir §ey daha vardi - kaybedildigi dusunulen bazi eski yerlesik haklan yeniden kazanmak ve zorla benimsetilen yeni bir zorbahk diye algilanan seyi suurlama arzusu, Gene Osmanhlann ve rnesrutiyetdlerin yazilannda bu yon siklikla zikredilir, fakat bircok modern uzmanca, yabanci dusuncelerl ve uygulamalan mesrulasurmaya ve bunlara yerIi ve sahici kokler atfederek daha kabul edilebilir kilrnaya doniik romantik veya mazur gosterici bir caba diye gozardi edllmistir.

Kuskusuz, ondokuz ve yirminci yuzyildaki reform savunuculannca ortaya konulan diger benzer argiimanlarda oldugu gibi, bunda da mazur gostericl bir unsur vardi. Kimi zaman bu sacmahk boyutlanna ulasir, sozgelirni, bir Yenicert ayaklanmasuun bir temsilciler meclisiyle karsilasunlmasmda oldugu gibi. Fakat Osmanh mesrutlyetcilerinin argiimanlannda romantik bir yeniden tarih yazimmdan daha fazla bir sey vardir, Osmanh tarihseI gercekliglnde, Turkiye Cumhuriyetl'nin anayasal ve temslli yoneurninln nihai zaferinde onemli bir unsur olabilecek bir temel bulunur.

"Nihai zafer", daha yeni yeni palazlanan bir demokrasiyi, yanm yuzyilda iic;: askeri mudahale gedrmis ve hala devasa sorunlarIa ve giic;:lii meydan okumalarla bogusan demokrasiyi dogru bir sekilde nitelendiremeyecek kadar giic;:lii bir tabir gibi gorunebilir, Fakat bu gucluklere ragmen Turk demokrasisinin basanlan, benzer arkaplandan gelen, benzer geleneklere ve deneyime sahip dlger i.ilkelerle kar-

66

Ceviren: Hamdi Aydogan

NEDEN TORKIYE iSLAM DONYASINDAKi TEK DEMOKRASI?

srlasnnldigmda sasirttcr olmustur. Bunlar, siyasi ve ekonomik deglsiml onceleyen, eslik eden ve izleyen, toplumsal, kulturel ve entelektuel hayatta derin ve kapsam- 11 degisimlerle rnurnkun olrnustur, Yuzyildan fazla bir sure modern Tiirkiye'nin donusumunu izlemls clan blrisine, bu degisim surecinin, geciktirilebilir veya hatta duraksatilabillrse de, arnk geri dondurulemeyecegi kesin gorunur,

67

Notlar

Zablt Ceridesi, ll, s. 46. bkz .. Robert Devereux. The First Ottoman Constlttonal Period (Baltimore, Md.: John Hopkins University Press. 1963) s. 236.

2 Samuel P. Huntington, The Third Wave: Democratization in the Late 20th Century (Norman: University of Oklahoma Press, 1991), s. 266 vd.

3 Tabirin bu ve daha oncekl tarlhi icln bakuuz, Guy Berger, "La societe et son discours," commentaire, 12/46 (1986), s, 271-78 ve daha sonraki yayimlar.

4 Kdnunname-i AI-i Osman, TOEM ilavesl (Istanbul, 1330), s. 25.

-,-._ .

YAPI KRED YAYINLARI !TAR H

Matthew Smith Anderson Dogu Sorunu

CeUiI Dayar Kayseri Cezaevi GOnlUgO

Maurice M. Cerasi Osman II Kenti

Fanny Davis Osmanh Hanrm

Selim Deringil

iktidann Sembolleri ve ldeolo] - II. AbdOlhamid Diinemi (1876-1909)

Ali Vaslb Efendi

Bir Sehzaderm Hatlratl - Vatan ve Menfada GiirdUklerim ve i9itliklerim (Haz.: Osman Selaheddin Osmanoglu)

Suraiya Faroqhi

Osmanh DOnyaslnda Oretmek, Pazarlamak, Ya~amak

Fabio L. Grassi

italya ve TUrk Sorunu (1919-1923) Kamuoyu ve DI§ Politika

Liddell Hart

2. DOnya Sava§1 Tarihi (2 cilt)

NiHiler Hatemi

Mare§al Fevzi Cakrnak ve GUnlUkleri - (1919-1921 /1950) (2 cilt)

Ekrem lsrn

istanbul'da GOndelik Hayat - Everyday Life in istanbul

Halil lnaleik

Osmanll lrnparatortuqu Klasik gag (1300 -1600)

ismet iniinii Defterler (1919-1973) (2 cilt)

YAPI KREDi YAYINLARI ITARIH

j

f!

~

I,

!1

.---'-

YAPI KRED

YAYINLARI ITAR H

Bernard Lewis Oemokrasinin Turkiye Serliveni

Cev. Seha L. Meray Lozan Barl~ Konleransi (8 cilt)

Amin Maalouf Araplann Gtizlinden Hagll Seferleri

Gerald MacLean Oogu'ya Yolculugun Yukseli~i

Donald Edgar Pitcher

Osmsnn lmparalorludu'nm Tarihsel Cografyasl

Andre Raymond Yenigerilerin Kahiresi

Hasan Hrza Soyak Atatlirk'ten Hatlralar

Houari Touati Ortagagda islam ve Seyahat

Bir Alim Ugra~lnln Tarihi ve Antropolojisi

Necdet Ugur ismet intinu

Wolfgang Miiller-Wiener istanbul'un Tarihsel Topografyasl

EdiUirler: Helene Desmet-Gregoire - Fran~ois Georgeon Dogu'da Kahve ve Kahvehaneler

Hamlayanlar: Irene Feneglio - Fran~ois Georgeon Dogu'da Mizah

YAPI KRED

Cumhuriyetin 75 YIII

YAYINLARI !TARIH