Önsöz

Risale-i Nur’u sadece ilmî ve imanî meselelerin ve problemlerin bir çözüm kaynağı olarak değerlendirmek yanlış olur. Belki de onun bu yönü, onda var olan bir çok yönden sadece biridir. Onun belki de en önemli yönü Rahmet-i İlâhinin bir davetçisi olmasıdır. (Bunu, herkes kendine göre değerlendirebilir.) Önemli olan; farkında olsanız da olmasanız da, anlasanız da anlamasanız da siz onu okurken Rahmet-i İlahinin kapısını aralıksız çalıyor oluşunuzdur. Yani siz risale okurken aslında sabırla kutsi bir kapının önünde bekleyip, sürekli kapıyı tıklayan bir insan olarak kendinizi düşünebilirsiniz. Ama bu hazineden anlam olarak da istifade etmek için 'sözcük sorunu' nu aşmanız gerekli. Aşağıda size sunduğumuz metinleri 2-3 saat dikkatle incelerseniz büyük ölçüde anlama problemini de aşabilirsiniz. İhlasla bu sabır imtihanını aştığınızda o kapının hem anlama hem de feyiz yönüyle size açıldığını sevinçle göreceksiniz. Aşağıdaki metinleri hazırlayan ilahiyatçı arkadaşlara teşekkür eder, Say'lerinin meşkûr olmasını Allah(cc)'ın engin Rahmetinden niyaz ederiz.

kendinize işkence haline getirdiğiniz bir işten zevk alır duruma geleceksiniz inşallah. İlk Kurâ’n öğrenmeye başladığımız günleri hatırlayalım. Arapçada harfler ve harekeler var. Harekeler harf değil normalde.. Ama Arapça bir kelimeyi Türkçe yazacak olsak o harekelerin karşılığını da yazarız. Yani üstün, ötre ve esre için A-e, u-ü, ı-i seslerini.. Bu şu demektir: Türkçe olarak yazılmış Arapça kelimelerdeki bu harfler %90 harekedir ve kelimenin asıl harflerinden biri değildir. Yani asıl harfleri bulmak istiyorsak sesli harfleri çıkartıp, kalanlar üzerinde düşünmeliyiz. Peki asıl harfleri bulup ne yapacağız? Arapçada aynı kökten gelen bütün kelimelerde bu asıl harfler olmak zorunda.. yani bunlardan birinin anlamını bilmek, büyük oranında diğerlerini de bilmeyi sağlayacak. (Tabii ki kelime yapılarını bilmenin de bunda payı var; yeri geldiğinde bahsedilecek.) Şimdi bir misâlle konuya girebiliriz: Meselâ: Arapça “ْ‫ ”رﺎﻛْذأ‬kelimesini Türkçe َ َ harflerle “ezkâr” şeklinde ifade ederiz. Bu kelimedeki ünlü harfler olan “e” ile “a” harfleri, harekeleri ifade ettiğinden, kök harflerini yani asıl harfleri bulmak için bu harfleri kaldırıyoruz, geriye kalan “z-k-r” harflerinin asıl kök harfleri olduğunu buluyoruz. İşte buradan itibaren pratiğe başlıyor ve kendimize soruyoruz: “Ben bu kelimenin manasını biliyor muyum? Hayır.. Peki bilemez miyim?” Bakalım: Kelimenin kök harfleri olan “z-k-r” harfleri bana bir şeyler çağrıştırıyor mu? Düşünüyorum ve anlamını bildiğim “zikir” kelimesi aklıma geliyor. O halde zikirle ilgili bir manası olabilir diye tahmin ediyorum. Peki doğru mu? Evet, %100 doğru.. Tamam “ezkâr” zikirle ilgili bir kelime.. iyi ama tam olarak ne? İşte bunu bilebilmek için bazı pratik bilgilere ihtiyaç var. Fakat, bilmediğim bir sürü kelime var ve ben her kelimede bu kadar bilgiyle uğraşırsam bu işin astarı yüzünü geçer; daha zor hale gelir. Böyle yapacağıma yine babadan kalma usûlle her kelimenin anlamını görmek için sözlüğe bakarım daha kestirme... Hayır! Tam aksine... düşündüğünüz şekilde olursa her kelimeye sözlüğe bakmak lazım ve hem de anlamını tam ezberleyene kadar sözlüğe her defasında yeniden bakmak lazım. Fakat sözünü ettiğimiz pratik bilgiler sayesinde; yeni karşılaştığınız bir kelimede küçük bir dikkat, basit bir fikir jimnastiğiyle, aynı kökten gelen bildiğiniz

Türkçe Metinlere Arapça Ve Farsçadan Geçen Kelimeleri Anlama
Bu çalışma, hiç Arapça veya Farsça bilmeyen bir kişi düşünülerek ele alınmış, elden geldiğince teferruata inilmeden, sadece en çok karşılaşılan belli-başlı kalıplar, bunlar arasındaki anlam irtibatı vs.. yollar göz önüne serilerek “imkana göre en iyiyi yakalama” hedeflenmiştir. Bu şu demektir: Normal şartlardaancak sözlüğe bakmak suretiyle anlamını bilebileceğiniz pek çok kelimeyi, sözü edilen bazı pratik bilgiler sayesinde, zaten belli oranda bildiğinizi ortaya koyabilmektir. Bu sağlanabildiği takdirde; normalde sanki yabancı dilde bir metni okuyor gibi sürekli sözlüğe bakma ihtiyacı hissettiğiniz bir Risale-i Nur sayfası için, zamanla daha da az kelimeye bakmakla yetinecek; gözünüzde dağ gibi büyütüp “Anlayamıyoruz ki!” diyerek

1

www.bizimwebsite.com

com .bizimwebsite.bir başka kelimeyle yakınlıklar kuracak ve anlamı 2 www.

) Bilinmeyenler Bilinenler icbâr idhâl teşkîl muhârebe mükâleme intikâl iktidâr tekebbür teşekkül tecâhül tekâmül temâyül istihkâr istimdâd mürettib münekkid müsekkin muhârip muhâbir muhâtap müftehirâne müttefik müstehzî istimdât istintâc istihsâl mecbur dahil şekil harp kelâm nakil kudret kibir şekil cahil mükemmel meyil hakaret medet tertip tenkit teskin harp haber hitap iftihar ittifak istihzâ medet netice mahsul Bilinmeyenler Bilinenler 3 www. yakın anlamdaki kelimenin tahmini her zaman çok kolay olmayabilir tabii ki. uzmanlık gerektirmeyen ve bize en az %80 çözüm getirecek olan pratik bilgilere başlayabiliriz: Çoğul ( Arapça’da Türkçeden farklı olarak. “kelimenin kök harflerini tahmin edebilmek” ki bu. Dolayısıyla bu çalışma Türkçe metinler üzerinden yapılacak. İşte şimdi. şık üzerinde durmamız gerekiyor. Fakat bunun Türkçe metinlerde kullanımı yok denecek kadar azdır..büyük oranda doğru bir şekilde tahmin edebileceksiniz. Bu misâli çoğaltmak mümkün. Bunların anlamını bilmek 2 yolla olabilir: Ya doğrudan sözlük yardımıyla.com . Hatta daha da ötesi. Tabloda. Fakat en fazla kullanılan kelime yapıları hakkında birazcık bilgi sahibi oldukça bunun daha da kolaylaştığı görülecektir. uzmanlık isteyen kısmın ise %20’yi geçmeyeceğinden emin olabilirsiniz.. Ve bütün bu uzmanlık istemeyen kısımlar işin %8090’ını oluşturduğundan. aynı kökten gelen pek çok kelimenin anlamı hakkında en az %50 doğru tahminde bulunabileceksiniz. Böylelikle bilinmeyen kelimenin. Türkçe bir metinde Arapça ve Farsçadan geçmiş kelimelerin genel yapısına göz atmakla başlayalım: Bu kelimeler ya isim ya fiil ya da bunlardan türetilmiş yeni kelimelerdir. Arapça yazılışlara sadece ihtiyaç oldukça yer verilecektir.. daha hızlı ve daha iyi anlayacak. yeni karşılaştığımız bir kelimenin %90 ihtimalle Arapçadan.” Buraya kadarki işlemler uzmanlık istemiyor. Yani sadece kök harflerini doğru tespit etmekle. Meselâ aşağıdaki tabloda bilinmeyen bazı kelimeler ve karşısında onların çağrıştırdığı (aynı kökten gelen) başka kelimeler verilmiştir. anladıkça kelime hazinenizi zenginleştireceksiniz. “Tarafeyn=İki taraf” gibi. Bu metodu kullandıkça bilmiyorum zannettiğiniz pek çok kelimeyi bildiğinizi görecek. Arapça öğrenmeye karar verirseniz geniş bir kelime hazinesine sahip olarak başlayacaksınız.” Şu durumda.bizimwebsite. bildiğiniz bir kelimeyle en azından yakın veya ilgili bir anlamı olduğu anlaşılabiliyor.. O halde 2.. Bundan sonraki adım. Bir miktar Farsçadan ve ağırlıklı olarak da Arapçadan alınmış kelimelerin yoğunca yer aldığı Türkçe metinler. çok önemli bir husus. Türkçe harflerle yazılmış metinler olacaktır. Yukarıda da bahsedildiği gibi “doğrudan sözlük yardımıyla anlam öğrenme” metodu. veyahut da aynı kökten gelmiş ve anlamı bilinen bir başka kelimeyle karşılaştırmak suretiyle. %10 ihtimalle de Farsçadan geçmiş olduğu ihtimaliyle işe başlayabiliriz. tekil ve çoğul arasında “tesniye” vardır ki “iki” adet olan şeyleri ifade eder. Bu çalışmada hareket noktamız. Yani “aynı kökten gelmiş ve anlamı bilinen bir başka kelimeyle karşılaştırmak. belli oranda Arapça biliyor olacak. Peki kalan kısmı? Yani daha doğru bilgiye nasıl ulaşabiliriz? İşte bu da büyük ölçüde şuna bağlı: “Kelimenin yapısını bilmek. Çünkü bu kökten gelen hemen bütün kelimelerde aynı harfler yer almakta. bu çalışmanın çerçevesine girmiyor.

Farsça’da –ân ekleri de çoğul yapmakta kullanılıyor. müslimân. mukarrabîn. çoğul olduğunu tahmin ettiğimiz bir kelimenin sessiz harflerinden hareketle.. işin çok kolay tarafını kullanalım. Değişen sadece sıralama ve araya giren sesli harflerdir. Bu zorluğa girmek yerine. –în. Siyasiyyûn. muallimîn. bilmiyorum zannettiğiniz pek çok kelimenin. Arapçada oldukça fazla çoğul kalıbı vardır. temsilât. Ancak Türkçe’de bunların kullanımı yok denecek kadar az. Sadece bu kadarcık bir bilgiyle. Tabloda da dikkatten kaçmayan bu önemli nokta şudur: Kelimelerin tekil ve çoğul hallerindeki sessiz harfler çok azı hariç aynıdır. Ancak bu kalıpların doğru bir şekilde ezberlenmesi ve pratikte kullanılması oldukça zordur. dâllîn.com . Ef’ile (‫ )ﺔﻠﻌﻓأ‬emsile َ ْ َِ Es’ile emkine ezmine esliha elbise Ef’ilâ (‫ )ءﻼﻌﻓأ‬enbiyâ َ ْ ِ َ evliyâ eşkiyâ ağniyâ Mefâil (ْ‫)ﻞﻋﺎﻔَﻣ‬ َ ِ mesâcid makâsıd memâlik mesâkin Feâil (ْ‫ )ﻞﺋﺎﻌَﻓ‬hakâik َ ِ resâil fezail akâid Fuul (ْ‫)ﻞُﻌﻓ‬ ُ kütüb rusül turuk sübül Vezin Çoğul Ef’âl (ْ‫ )لﺎَﻌﻓأ‬ahkâm َ ْ ezvâk esbâb evhâm aksâm ecdâd ağyâr Tekil hükm zevk sebeb vehim kısım cedd gayr ilm fenn kabir melik nefs asl akl emr Fual (ْ‫)ﻞَﻌﻓ‬ ُ ümem cümel Fu’’âl (ْ‫ )لﺎﱠﻌﻓ‬tüccâr ُ tullâb füccâr hukkâm Fiâl (ْ‫)لﺎﻌﻓ‬ ِ َ Fial (ْ‫)ﻞَﻌﻓ‬ ِ ricâl cibâl niam fiten ilel Fuûl (ْ‫)لﻮﻌﻓ‬ ُ ُ ulûm fünûn kubûr mülûk nüfûs usûl ukûl umûr Feale (‫)ﺔَﻠﻌَﻓ‬ َ kefere aceze amele Ef’ul (ْ‫)ﻞُﻌﻓأ‬ َ ْ enfüs 4 www. bazı misâlleriyle birlikte aşağıda tablo halinde verilmiştir.) Bu eki atıldığında geriye tekil bir kelime kalıyorsa. aynı sessiz harflerin yer aldığı tekil halini bulabilmek. Zaten çok kullanılan kalıplara biraz dikkat edildiği takdirde. vukûât. Bunların belli başlıları. aslında bildiğiniz bir kelimenin çoğulu olduğunu fark edeceksiniz. Burada bizim yapacağımız. %99 bu kelime onun çoğuludur: İhtiyâcât.. mucizât.bizimwebsite. hâzırûn. zulümât. zamanla o kalıptaki bir kelimenin çoğul olduğuna kesin bir şekilde hükmedilmeye başlanacaktır.Karşılaştığımız kelimenin şekilde anlayabiliriz: çoğul olduğunu 2 Fualâ (‫ )ءﻼﻌﻓ‬fukarâ ُ َ َ cühelâ hükemâ vüzerâ gurebâ ulemâ ukâlâ ruesâ ümerâ fakir cahil hâkim vezir garib âlim âkıl reîs emîr misâl suâl mekan zaman silah libas nebî velî şakî ğanî mescid maksad memleket mesken hakikat risale fazilet akîde kitab resul tarik sebîl ümmet cümle tacir tâlib fâcir hâkim racül cebel nimet fitne illet kâfir âciz âmil nefs 1-Sonu –ât ile bitiyorsa: (Arapça’da –ûn. mevcudât. 2-Arapçada bir kurala göre yapılan çoğul kalıplardan birine uyuyorsa.

Bunun dışındaki masdarlar.encüm necm ekber esfel üsture kâide âlem cânib şâhid tasvir timsâl tesbîh tarih sabî ahî Efâ’il (ْ‫ )ﻞِﻋﺎﻓأ‬ekâbir َ َ esâfil Efâîl (ْ‫ )ﻞﯿِﻋﺎﻓأ‬esâtîr َ َ Fevâil(ْ‫ ﻞِﻋاﻮﻓ‬kavâid َ َ ) avâlim cevânib şevâhid temâsîl tesâbîh tevârîh ihvân Tefâîl(ْ‫ ﻞﯿﻋﺎﻔَﺗ‬tesâvîr َ ِ ) Fi’lân (ْ‫ )نﻼﻌِﻓ‬sıbyân ْ َ Masdar (fiil isimler) Arapça fiiller Türkçede fiil olarak kullanılmazlar. Sonunda bu eklerin olduğu bir kelime genelde mastardır: Cahil-cahiliye. Sâfi-sâfiyet.bizimwebsite. dört veya beş aslî harf ihtiva ederler. Mücerred (ilâvesiz) fiil masdarları selâmet nedâmet nezâfet letâfet Feâlet ( ‫ﺔَﻟﺎﻌ‬ َ َ ‫)ﻓ‬ sadâkat sarâhat melâhet şecâat denâet şikâyet rivâyet kırâat zirâat Fiâlet (‫)ﺔﻟﺎﻌِﻓ‬ َ َ hilâfet ticâret imâmet riyâset suhûlet suûbet Fuûlet (‫)ﺔﻟﻮﻌُﻓ‬ ُ َ hükûmet husûmet huzûr hücûm hurûc Fuûl (ْ‫)لﻮﻌُﻓ‬ ُ usûl tulû’ vücûd emr kesb katl Fa’l (ْ‫)ﻞﻌَﻓ‬ ْ fehm zann cereyân heyecân Fealân (ْ‫ )نﻼﻌَﻓ‬cevelân َ َ feyezân halecân ilm fikr Fi’l (ْ‫)ﻞْﻌﻓ‬ ِ hiss hükm şükr Fu’l (ْ‫)ﻞْﻌﻓ‬ ُ zulm talep ferah kerem Faal (ْ‫)ﻞَﻌﻓ‬ َ zarar gazap merhamet Mef’alet ( ‫ ﺔَﻠﻌْﻔ‬maslahat َ َ mes’ele ‫)ﻣ‬ ma’rifet Mef’ilet ( َ‫ﺔﻠﻌﻔ‬ ْ ِ َ mev’ize ‫)ﻣ‬ sıgar Fial (ْ‫)ﻞﻌِﻓ‬ َ kiber 5 www. Arapçada pek çok kelime bu köklerden türetilerek elde edilir. Mesulmesuliyet. En kolay anlaşılacak masdar. Bedevi-bedeviyet. Dörtlü ve beşli kökler çok azdır. Köklerin tamamına yakını üçlüdür. Fiilin herhangi bir harf ilave edilmemiş hâline “mücerred (ilâvesiz) fiil” denir.com . bir kelimenin sonuna –iye/–iyet getirilerek yapılan “yapma masdar”dır. Bunlar eklenmek suretiyle elde edilen yeni kalıptaki fiillere “mezîd (ilâveli) fiil” adı verilir. Bu yüzden Arapça fiil çekimleri bu çalışmanın dışında kalmaktadır. Burada sadece değişik fiil yapılarının mastar kalıpları üzerinde durulacaktır. değişik fiil yapılarının bir kurala bağlı mastarlarıdır. Onun yerine masdar halleri Türkçe’de genelde isim olarak kullanılırlar. Yeni kelimeler türetilirken. kelimenin kalıbına ve kurala göre bazı yeni harfler eklenir ki bunlara zâit (ilâve) harfler denir. Bunlar hakkında fikir edinmek için şu temel bilgilere ihtiyaç bulunmaktadır: Arapça kelimelerdeki kök harflerine aslî harf denir. Arapça kelime kökleri üç.

kalıp gereği yer alan bir zâit harf olduğundan.’si 2. En yaygın sekiz kalıbı vardır. e. sessiz harf olan “t” harfi. aslî harf o değil. istidrâk Mü’min . Ama kelimenin aslını tam olarak bilmek uzman işi olduğuna göre. İf’âl (ْ‫ )لﺎﻌْﻓإ‬kalıbı ِ َ Masdar Anlamı İcbâr İdhâl İhrâc İhzâr İfhâm İntâk İdrâk Îmân Mecbur etmek Dahil etmek Harice çıkarmak Hazır etmek Fehmettirmek Nutuk attırmak Derk etmek Îmân etmek Yakın kelimeler Mecburiyet Duhûl. Mezîd (ilâveli) fiil masdarları Bu mastarlar üçlü köklerden bir kurala bağlı olarak türetilmiş mastarlardır. onun solundakidir. u.sikal rahmet nedret Fa’let (‫)ﺔﻠﻌﻓ‬ َ َْ kesret hidmet (hizmet) Fi’let (‫)ﺔَﻠﻌِﻓ‬ ْ ni’met iffet kudret sür’at Fu’let (‫)ﺔﻠﻌﻓ‬ ُ َْ hürmet kemâl Faâl (ْ‫)لﺎﻌﻓ‬ َ َ karâr firâr visâl Fiâl (ْ‫)لﺎﻌِﻓ‬ َ ikâb suâl Fuâl (ْ‫)لﺎﻌﻓ‬ ُ َ türâb gaybûbet Fa’lûlet ( َ‫ ﺔَﻟﻮﻠﻌ‬beytûtet ُْ şeyhûhat ‫)ﻓ‬ fıkdân Fi’lân (ْ‫ )نَﻼﻌﻓ‬irfân ِ ْ nisyân şükrân Fu’lân (ْ‫ )نﻼﻌُﻓ‬küfrân ْ َ hüsrân enîn Faîl (ْ‫)ﻞﯿِﻌﻓ‬ َ yemîn kabûl Faûl (ْ‫)لﻮﻌﻓ‬ َ ُ tekrâr Tef’âl (ْ‫)لﺎﻌْﻔﺗ‬ َ َ ta’dâd mantık Mef’il (ْ‫ )ﻞِﻌﻔَﻣ‬mevlid ْ mevhib Tabloda kelimenin aslî kök harfleri renkli ve kalın yapılmıştır. Bir de Arapça kelime kökünde aslî harflerden olan “ ‫=ع‬Ayn” ve “‫=أ‬Elif” harflerinin cezimli hâlleri Türkçede yazılırken genelde (’ = apostrof) ile ifade edildiğinden onlar da aslî harflerden sayılmalıdır. Aslî kök harflerinin sıralaması da birbiriyle tamamen aynıdır. dehâlet Hurûc. istihrac Huzur Mefhum İstintak Müdrik. yapacak bir şey yok tabii ki. işte bu kadar. onlar sayılmadan geçilmesi lazım. Bilmiyor dahi olsak bu KÖK HARFLERİNİ BULMAK bakın ne kadar kolay: Kelimenin en sonundan sırayla 3 sessiz harfi (aradaki çiftler tek sayılır) tespit ediyoruz. Bu kurala uymayan sadece şudur: Bazı masdarların sonundaki –ât. Bunlar: İf’âl (ْ‫)لﺎﻌﻔْﻧاْ( )ﺔَﻠﻋﺎﻔُﻣ( ﻞﯿﻌﻔَﺗْ( لﺎَﻌﻓإ‬ ِ ْ ْ ِ َ َ ِ ِ َ ) İcbâr ) Teşkîl Muhârebe İnkılâb Masdarİdrâk Tahsîn Mükâleme İnşirâh İdhâl Te’dîb Münâkaşa İntihâr İftiâl Tef’îl Müfâale İnfiâl (ْ‫)ﻞﱡﻌﻔَﺗْ( )لﺎﻌﺘْﻓا‬ ِ ِ َ َ Masdar İktidâr Tahakkuk Tekâmül İstiklâl İftihâr Teşekkül Temâyül İstimdâd (ْ‫لﺎﻌْﻔِﺘﺳ ْ( )ﻞُﻋﺎﻔَﺗ‬ َ ِ َ İntikâl Tekebbür Tecâhül İstihkâr ‫)ا‬ Tefe’’ul Tefâul İstif’âl Tabloda ilk bakışta dahi gözden kaçmayan bir husus şudur: Aynı kalıptaki bütün kelimelerin harf sayıları eşittir. –et. 3. Burada kurala uymayan sadece şu vardır: İftiâl (ْ‫)لﺎَﻌِﺘﻓا‬ ِ ْ kalıbında sondan 3.’sü de 3..’si kelimenin ilk kök harfini. Yanıltacak husus: Ayrıca “‫=ع‬Ayn” ve “‫= أ‬Elif” harfleri “a. kök harfini gösterir. Bunların baştan 1. 2. ü” harfleriyle ifade edilebildiğinden aslî harf karşılığı kullanılan bu harfler hareke zannedilip hesaptan ayrı tutulursa hesap yanlış çıkar. Kök harflerini bulma konusunda yukarıda verilen ölçü burada da aynen geçerlidir. –ân ekleri kalıp gereği zâit harf olduklarından.

mektep. fâtih Şakk-ı kamer ِ ِ َ İstif’âl (ْ‫ )لﺎﻌْﻔﺘﺳا‬kalıbı Masdar Anlamı İstihkâr İstihsâl İstintâc İstihrâc İstimdâd İstihfâf İstintâk İstimlâk Hakir görme Hâsıl etme Netice çıkarma Çıkarımda bulunma Meded isteme Hafife alma Nutka zorlama (sorgulama) Birinin mülkünü Yakın kelimeler Hakir. mükemmel Nasip. kelâm. muharip Kelime. câzibe. hurûc Medet. cevaz. hakaret Hâsıl. tefânî Cârî. âlim. Edep Sınıf. tensip Lazım. müctehid Kudret. taksîm Fetih. tevhid Vifak. mahsul Hâriç. muztarr ْ Tef’îl (ْ‫ )ﻞﯿِﻌﻔَﺗ‬kalıbı Masdar Anlamı Teşkîl Ta’lîm Te’dîb Tasnîf Tahsîn Tekbîr Tasğîr Tekmîl Takrîb Tecziye Tesviye Şekillendirmek İlimlendirmek (öğretmek) Edeplendirmek Sınıflandırmak Hüsünlendirmek (güzelleştirmek) Büyük saymak. malum. suğrâ Kemâl. imdat Hafif. nâtık Mülk. İctimâ’ İctihâd İktidâr İftihâr İttihâd (yayılmak) Cem’ olmak (toplanmak) Cehd etmek (çabalamak) Kudret sahibi olmak Fahirlenmek (övünmek) Vahdet (birlik) sağlamak Vifâk (uyum) sağlamak Başlamak Bitirmek Muhtaç olmak Muztarr (çaresiz) kalmak Câmi Cihâd. âlim Hatır َ َ َ Müfâale (‫ )ﺔﻠﻋﺎﻔُﻣ‬kalıbı Masdar Muharebe Mükâleme Mükâtebe Mukâtele Müsâvât Anlamı Harb etmek (savaşmak) Kelâm etmek Kitâbetleşmek (yazışmak) Kıtâle girişmek (ölümüne savaşmak) Aynı seviyeye gelme Yakın kelimeler Harp. nâşir . fâni. büyültmek Küçük saymak. maktûl Seviye. iltizam Devâ İnfiâl (ْ‫)لﺎﻌﻔْﻧا‬ ِ ِ َ kalıbı İncizâp İnkısâm İnfitâh İnşikâk Masdar Anlamı Cezbeye kapılmak Kısımlara ayrılmak Fetholmak. kübrâ Sağîr. mütekebbir Hak. tesviye َ ُ Tefâul (ْ‫ )ﻞﻋﺎﻔَﺗ‬kalıbı Masdar Anlamı Temâyül Tecâhül Tekâmül Tenâsüp Telâzum Tedâvî Meyletmek Câhil görünmek Kemâl bulma. olgunlaşma Münasip olma Biri diğerine lâzım olmak Devâ için çalışmak Yakın kelimeler Meyil Cahil. kıtâl. kâmil.Îkâz Îcâd İfnâ İcrâ İrzâ İrâde İcâzet Îkâz etmek Îcâd etmek (vücud vermek) Fânî yapmak İcrâ etmek Râzı etmek Murâd etmek Cevâz vermek Teyakkuz Mûcit Fenâ. cehalet Kâmil. vahdet. kütüphane Katl. İftiâl (ْ‫ )لﺎﻌِﺘﻓا‬kalıbı ِ ْ َ Masdar Anlamı İntişâr Neşr olmak Yakın kelimeler Neşir. mükemmel Takrîben. kâdir. tefahhur Vâhid. malum. tahfîf Nutuk. lüzûm. kitabet. asğar. meczup Kısım. ekber. hakikat. karâbet Ceza Seviye İttifâk İbtidâ İntihâ İhtiyâc Iztırâr َ Tefe’’ul (ْ‫ )ﻞﱡﻌَﻔﺗ‬kalıbı Masdar Tekebbür Tahakkuk Teşekkül Ta’allüm Tahattur Temennî Anlamı Kibirlenmek Gerçekleşmek Şekillenmek İlme ulaşmak (öğrenmek) Hatırlatmak Temenni etmek Yakın kelimeler Kibir. muvafakat Mübtedi Müntehi Muhtaç Zarar. açılmak Şakkolmak (yarılmak) Yakın kelimeler Cezbe. muktedir Fahir. murad Câiz. mahsul Hâsıl. razı Mürid. kâtil. küçültmek Kemâle erdirmek (sonlandırmak) Yaklaştırmak Cezalandırmak Seviyeyi düzeltmek Yakın kelimeler Şekil İlim. cereyân Rıza. münasip. tekellüm Kitap. müftehir. musannif Hüsün Kebîr. mülkiyet. muhakkak Şekil İlim. müsavi.

her fiilin ism-i fâili olacak diye bir kural yok. Ancak unutmayın. her fiilin her kalıptan ism-i fâili olamaz. mustafî âlim ilm Dörtlü mücerred fiil olan “fa’lele”nin ism-i fâili “ْ‫=ﻞﻠﻌﻔُﻣ‬müfa’lil” vezninde olur.satın alma İstifâde İstibkâ İstîfâ Faydalanmak Bekâsını istemek Affını istemek temlik. Türkçedeki َ ِْ yansıması şöyledir: İsm-i fâil Kök terceme vesvese İsm-i fâil Fiilin sahibini belirtmek için kullanılan kalıptır. Mücerred (ilâvesiz) fiillerde Bütün üçlü mücerred fiillerin ism-i fâilleri mütercim müvesvis b. “ْ‫=ﻞﻋﺎﻓ‬fâil” vezninde olur. Zaten bizim işimiz de her fiilin her kalıbını bulmak değil. 1. müstemleke Fayda. kök harfinden َ ِ sonra bir elif eklenerek yapılır. bekâ Aff. müstefîd Bâki. doğru kullanılmış bir kalıptaki kelimenin anlamını bulmak. Türkçedeki yansıması şöyledir: İf’âl İsm-i fâil fâtih câhil sâlim nâdim sâdık tâcir hâzır hâric kâtil hâkim şâkir zâlim tâlip sâlih nâdir hâdim kâdir kâmil vâsıl şâkir kâfir sâil ârif âşık sâik ârif vâiz cârî râvî kâri Kök fetih cehl selâmet nedâmet sadâkat ticâret huzûr hurûc katl hükm şükr zulm talep maslahat nedret hidmet (hizmet) kudret kemâl visâl şükrân küfrân suâl irfân aşk sevk ma’rifet mev’ize cereyân rivâyet kırâat (ْ‫)ﻞﯿﻌﻔَﺗْ( لﺎﻌْﻓإ‬ ِ َ ْ ِ Muhbir ) Muhlis Müflis Müfsid Müşebbih Müşrik Muhsin Muhassin İsm. Mezîd (ilâveli) fiillerde Aşağıdaki tabloda her kalıptan bir miktar ism-i fâil gösterilmiştir.Mücbir Münakkış i Müdrik Müderris fâil Müdhil Müfettiş Muzırr Mübelliğ Mu’cib Müeddib Mu’ciz Mûcid Mukîm Tef’îl Müfâale İnfiâl ( ُ‫)لﺎﻌِﻔْﻧاْ( ﺔﻠﻋﺎﻔ‬ َ ََ ِ َ ‫)ﻣ‬ Muhârib Mutâbık Münkalib Müdâhil Münşerih Müdâfi’ Müntesib İftiâl (ْ‫)ﻞﱡﻌَﻔﺗْ( )لﺎﻌِﺘﻓا‬ ِ ْ َ َ Tefe’’ul Tefâul İstif’âl (ْ‫)ﻞُﻋﺎﻔَﺗ‬ َ (ْ‫)لﺎﻌﻔِﺘﺳا‬ ِ ْ َ Müstahkir Müntakil Mütekebbir Muktedir Mütehakkık Mütecâhil Müstakill İsmMüftehir Mütehakkim Mütekâmil i Muktebis Müteşekkil Mütemâyil Müstemidd fâil Mu’teriz Müteşebbis Mu’tedil Müstefîd İsm-i mef’ûl . bazılarının olsa bile kullanımda yok gibidir. Ancak unutmayın. “Muharebe” fiilinin ism-i fâili “muharib=harbeden” olur. “Fetih” fiilinin ism-i fâili “Fâtih=fetheden”. a. Dolayısıyla mevdudun üzerinden gideceğimize göre problem yok demektir.

Mezîd (ilâveli) fiillerde Kök cevhere debdebe tantana İf’âl (ْ‫لﺎﻌِﻔْﻧاْ( ﺔَﻠﻋﺎﻔُﻣ( )ﻞﯿِﻌﻔَﺗْ( )لﺎﻌْﻓإ‬ ِ َ ْ َ َ ِ َ Mücber ) ) İsm-i mef’ûl Müsbet Müsned Münakkaş Müdhal Mücessem Muhâtab ? Muhkem Müşekkel Mühmel Müeddeb Münker Murâd Tef’îl Müfâale İnfiâl İsm-i mekân Mekkî Nursî Şemsî Kamerî Rahmânî Manevî Mecazî Mânâsı Mekkeli Nurs’lu Şems’le ilgili Kamer’le ilgili Rahmân’a ait Manaya ait olan Mecaza ait olan Mübalağa sigası Bunlar mübalağa (yalan değil pekiştirme) ifade ederler. Türkçedeki yansıması şöyledir: İsm-i mekan Bir fiilin işlendiği yeri gösteren isimlerdir. “Cehl” fiilinin ism-i mef’ûlü “mechûl=bilinmeyen”. 1. kök ْ ُ harfinin başına “mim”. Türkçedeki yansıması şöyledir: İsm-i mef’ûl mücevher müdebdeb mutantan b. Arapça ismin sonuna şeddeli bir “ّ‫=ي‬yâ” eklemek suretiyle elde edilir. bir şeye mensup olmayı veya ilgili bulunmayı ifade eder. “bol ve sınırsız verme” gibi anlamları da katar. Dörtlü mücerred fiil olan “fa’lele”nin ism-i mef’ûlü “ْ‫=ﻞﻠﻌﻔُﻣ‬müfa’lel” vezninde َ َْ olur. Ancak unutmayın. “ْ‫=ﻞﻌﻔﻣ‬mef’al” veya “ْ‫=ﻞﻌﻔﻣ‬mef’il” vezninde َ ْ َ َ ْ ِ olur. son harfinden evvel de “vav” ilâvesiyle yapılır.com . Türkçedeki yansıması şöyledir: Kök İsm-i mekân mekteb meslek medrese mahkeme menzil mescid meclis kitâbet sülûk ders hukm nüzûl secde cülûs İsm-i fâil mechûl ma’lûm mahdûd masdûk maktûl mahkûm meşkûr mazlûm matlûp meşkûr mes’ûl me'mûr me'zûn ma’rûf ma’dûd ma’şûk Kök cehl ilm hadd sadâkat katl hükm şükr zulm talep şükrân suâl emr izn irfân add aşk İsm-i mensûb İsm-i mensûb.bizimwebsite. Türkçede metinde ise. kelimenin sonuna –î eklenmiştir (sonda sesli bir harf var idiyse o kaldırılır). a. her fiilin ism-i mef’ûlü olacak diye bir kural yok. Başlıca vezinleri: İftiâl Tefe’’ul Tefâul İstif’âl 8 www. Mücerred (ilâvesiz) fiillerde Bütün üçlü mücerred fiillerin ism-i mef’ûlleri (ْ‫)ﻞﱡﻌَﻔﺗْ( )لﺎﻌﺘْﻓا‬ ِ ِ َ َ (ْ‫)لﺎﻌْﻔِﺘﺳاْ( )ﻞﻋﺎﻔَﺗ‬ َ ُ ِ َ Müstahkar Müstahdem Muktebes Mütehayyer İsm-i Mükteseb Mütehayyel mef’ûl Mu’temed ? Müstehakk Müstemedd Müstefâd “ْ‫=لﻮﻌﻔَﻣ‬mef’ûl” vezninde olur. “tescil” fiilinin ism-i mef’ûlü “müseccel=tescil edilmiş” gibi.Fiilden etkileneni belirtmek için kullanılan kalıptır. Meselâ “Râzık” sadece “rızık veren” iken “Rezzâk” kelimesi.

Günah-kâr (ziyan-kâr) sitem-gâr (sitem edici) –âne: sıfat ve zarf yapar. Siyeh-fâm (siyah renkli) gül-fâm (gül renkli) –kâr. –istân: yer ismi yapar.Rezzâk Vehhâb Cerrâh Fa’âl (ْ‫)لﺎﻌﱠ َﻓ‬ Hammâl Sehhâr Dessâs Fe’âle (‫)ﺔﻟﺎﻌﱠ َﻓ‬ َ Allâme Fehhâme Alîm Rahîm Kerîm Sabûr Faîl (ْ‫)ﻞﯿِﻌﻓ‬ َ Fa’ûl (ْ‫)لﻮﻌَﻓ‬ ُ Fi’’îl (ْ‫)ﻞﯿﱢﻌِﻓ‬ Fuâl (ْ‫)لﺎﻌﻓ‬ ُ َ Mif’îl (ْ‫)ﻞﯿِﻌﻔِﻣ‬ ْ Sadûk Şekûr Sıddîk Şücâ’ Miskîn İsm-i tafdîl “ْ‫=ﻞﻌْﻓأ‬ef’al” vezninde olur. Lâ-yemût Nâ-mütenâhî Bî-çâre -Bazen iki ek üst üste gelebilir. . malik. –sâ: benzerlik ekidir. Ümid-vâr (ümitli) nam-ver (namlı) –yâr: sıfat yapar. şemsiye) –mend: sıfat yapar. Dev-âsâ (dev gibi) humayun-sâ (şâhâne) –fâm: renk ekidir. –ger: meslek sahibi ve meslek kılıcı isimleri yapar. –ver: sıfat yapar. Bilâ-istisna = hiç istisnasız Bilâ-tereddüd = hiç tereddüdsüz -Olumsuzluk eki olan “bî” ile karıştırılmaması gereken ve ve kısa telaffuz edilen “bi” ön eki ise. Bit-tabî Biz-zat Bil-fiilBiz-zarure Kelimenin Sonuna Gelen Farsça Ekler : –dân: âlet ismi yapar şam-dân (mumluk) çay-dân (çaydanlık) nemek-dân (tuzluk) –sitân. Hıred-mend (akıllı) hüner-mend (hünerli) –vend: sıfat yapar. efendi) –vâr. َ Echel (en/daha cahil=bilgisiz) Eslem (en/daha sâlim=selâmetli) Elzem (en/daha lazım=lüzumlu) Elyak (en/daha layık=liyâkatli) Ef’al (ْ ‫ ﻞﻌْﻓ‬Esfel (en/daha süflî=sefîl) َ َ Ekber (en/daha kebîr=büyük) ‫)أ‬ Ekser (en/daha kesîr=çok) Asğar (en/daha sağîr=küçük) Esahh (en/daha sahih=sıhhatli) Ekall (en/daha kalîl=az) Eşedd (en/daha şedîd=şiddetli) Çemen-zâr (çimenlik) gül-zâr (gül bahçesi) –gede: yer ismi yapar. Hudâ-vend (sahip. Bu durumda olumsuzluğun derecesi artırılmış olur. Gül-istân bahar-istan –zâr: yer ismi yapar. “birlikte” anlamındadır. Dost-âne peder-âne âciz-âne Olumsuzluk ekleri : -Osmanlıca’da olumsuzluk ekleri “lâ” “nâ” “bî” ekleridir. Mey-gede (meyhane) ateş-gede (ateş mabedi. ateşlik) –sâr: yer ismi yapar. Bağ-bân (bahçıvan) nigeh-bân (bekçi) saye-bân (gölgelik. Bu ekler kelimenin önüne gelir. uyanık) –veş: benzerlik ekidir. –gâr. Meh-veş (ay gibi) saye-veş (gölge gibi) –âsâ. Kuh-sâr (dağlık) çeşme-sâr (çeşmelik) –bân: meslek sahibi ve muhafaza edici isimler yapar. Baht-yâr (talihli) huş-yâr (akıllı.

fakr-ı mutlak. bu bir şeye aitliği ve mensubiyeti ifade eder. “Ekber” ise daha büyük manasına gelir. Bütün mensubiyet ifade eden isimlerde de bu geçerlidir. Bazen “elif” ve bazen de “t” harfi de olabilir. “salih amel” tamlaması “amel-i salih” alem-i kabir (kabir alemi) nur-u iman(iman nuru) kitab-ı mukaddes(mukaddes kitab) daire-i imkan(imkan dairesi) dava-i nübüvvet(nübüvvet davası) kelime ile karşılaşıverirsiniz: Kelimedeki Ek ve Kök’ü ayırma : Arapça’da bir şeyin sonuna şeddeli “‫(”ﻰ‬ye) gelirse. ebediyye. Bunu tesbit için de öncelikle ek harfleri çıkarmak bu konuda son derece yardımcı olacaktır. tam tamına. akliyye…/ Buhari (Buhara’lı). Risale’de bolca kullanılan terimlerdendir. cismani… “Kemal” ve “mutlak” kelimeleri. Bu konudaki detay arapça gramer bilgisini bilmeye bağlıdır şüphesiz. kemal-i hüsün… “Mutlak” kelimesi ise. imana ait). Misaller: Aciz-i mutlak (her yönüyle aciz). Misaller: İmaniyye (imanla ilgili. layık-elyak. kamil-ekmel… Not: Arkadaşlarımıza şöyle bir ipucu da verebiliriz: Size yabancı gibi görülen bir kelime aslında üzerinde yoğunlaşarak düşünüldüğünde ve o kelimenin kökü üzerinde bilinçaltı arşiv araştırması yapıldığında kısa zamanda bazı aşina olduğunuz kelimelerin hemen üşüştüğünü görebilirsiniz. İslami. son derece manalarına gelir. Ek harfler ise genellikle kelimelerin başlarında bulunan “mim” “M” harfleridir. kemal-i rahat. sesli harfle birlikte tabi ki. kudret-i mutlaka… Risale’de bazı İsm-i tafdil’ler de kullanılır. çok aşina olduğunuz bir . Ne var ki herkes için belli kolaylık da sağlamaktadır bu yöntem. abesiyet-i mutlaka. Mesela.Kelme tamlamaları : Osmanlıca’da tamlamaların kelimeleri (Türkçe’ye göre) ters gelirler. Misaller: Kemal-i emniyet (mükemmel. Buradaki “m” harfini. Nebevi. kemal-i intizam. kaldırdığınız zaman. kemal-i ciddiyet. Mesela. tam bir emniyet). “Kemal” tamlığı ve mükemmelliği ifade eder. Misal: Mütereddid. Misaller: Cemil-ecmel. lazımelzem. “Mekke’li” veya “Mekke’ye ait olan” manalarına gelen “Mekkiyyün” kelimesi gibi… “Mekkiyyün” kelimesi “Mekki” şeklinde de ifade edilir. “Kebir” büyük demektir. Bunun için öncelikle zor gibi görünen bir kelimenin kök harfleri üzerinde durmaya çalışınız. bütünüyle. İmam Hatipte okuyanların böyle bir avantajı vardır. karib-akreb. her yönüyle.

Cümlenin bütünlüğü içinde düşündüğünüzde anlam kendiliğinden oluşuverir. Eminim ki “shr” kelimesi öncelikle size “Sihir” . Bu arada “Hamule” kelimesini de duymadım bilemiyorum diyemeyeceksiniz bakın artık! Çok da ağır(!) kelimeler. Yani “NUR” olur. nurlandım aydınlandım Münevvir. kök “Shr” olur. Yarışmalarda hece kelime verilip yeni kelimeler türetilmesi istenmesi gibi. Anlarsınız ki mütereddid kavramı tereddüt etmekle ilgilidir. Tenevvür ettim. Ne çağrıştırıyor size bu üç harften kelimeler türetin. karşınıza “NVR” kök harfleri gelir.“Tereddüd” “Te” harfini de kaldırırsanız hep bildiğimiz kullandığımız “Red” kök harflerini elde ederiz. vermek veya almakla alakalıdır. hamuleler değilmiş risale-i nur’un sözleri demek ki bakınız! Dilimize kondurulmuş nice ağır kelimeler kavramlar yabancı sözcükler dolaşıp durmuyor mu zaten! MİSAL: “Musahhar” ayetlerde ve eserlerde sıkça geçer “Mu” ekini ve seslileri atalım. Böylece en azından cümlenin genel anlamı hakkında bir fikir sahibi olabilirsiniz. Reddetmek geri çevirmek kabul etmemek onaylamamak çekimserlik anlamları ile yola çıkılarak fikir sahibi olunabilir. mütereddid tereddüd eden şüpheye düşen çekimser kalan demektir. Çok iyi bildiğiniz iki kelime! Köküne ininiz. MİSAL: Tahmil. Çift harfleri tek kabul edelim. Anlarsınız ki bu iki kelime nur ile ilgili. Mütenevvir “Mü” “Te” “Mü-te” harflerini kaldırınız. Arş gibi ağır bir yükü taşıyan melekleri anlayabileceğiz. seslileri yok sayınız. “Hammal” gibi… “Hamile” gibi… Yani ağır yük taşımakla ilgili bir anlam ihtiva ettiği çok açık. aydınlatıcı Mütenevvir. Mütehammil Diyeceksiniz ki hiç duymadığım iki kelime… Hayır!. nur verici nurlandırıcı. nurlanmış aydınlanmış gibi anlamlar yerine oturur. “Hmil” ve “Hammil” kelimeleri kalır. Burdan belki de anlamı bilinemeyen “Hamele-i Arş” mefhumu da anlaşılmış olacaktır. Mütehammil kelimesi demek ki ağır yüke karşı dayanmakla ilgili bir anlam taşıyor. “Ta” ve “Mü-te” harflerini atınız. Bu ne demektir? Tedai ile sık kullandığımız kelimelere ulaşınız burdan. Tenevvür. MİSAL: Münevvir.

“-vari” eki: “-gah” ve “-istan” ekleri: "zî" eki: "maal-" eki: "-perver" eki: Kelime türetme eklerine bazı örnekler : "alel-" eki: "bila-" eki: x ile. bütün) yeksan (beraber. Ama bu yöntemle bildiğiniz kelimeleri de içinde sakladığını keşfedebilirsiniz. nurefşan (nur saçan) zehrefşan (zehir saçan) "artıran" manasını katar. aynı veya farklı iki kelime arasına gelirse. komutan) seraser (baştan başa) tek anlamına gelir yekpare (tek parça. arka-daş nida edatı olup. namahdud (hudutsuz) namadud (adedsiz) baş anlamına gelen serasker (baş asker. olarak anlamlarını katar. Büyülenmiş insan adeta iradesini kaybetmiş bir emre uyup peşisıra gitmektedir. maddî (madde cinsinden olan) ebedî (ebed özelliği olan) nereli ve nereye mensub olduğunu ifade eder mekkî (mekkeli) konevî (konyalı) aynı manasını katar. birlikte anlamlarına gelir. dehşetengiz (dehşet veren) şevkengiz (şevk veren) . refakat ve ortaklık bildirir. mevcudât (mevcudlar. Hakkı arayan) gayrendiş (başkalarını düşünen) "saçan" anlamı katar. maalesef (üzüntü ile) maaliftihar (iftihar ile) bir şeyin düşkünü. şuurlu) ile.(-li. -lu) pürdikkat (dikkatli) pürkusur (kusurlu) ile. onun taraftarı ve o şeyin koruyup gözeteni olduğu anlamlarına gelir. x yoluyla anlamlarına gelir. hürriyetperver (hürriyeti çok seven) intizamperver (intizamı çok seven) çoğul olma anlamı katar. Rengârenk (çeşit çeşit renkleri olan) Lebaleb (ağızdan ağıza) x için kaygılanan. “Teshir” kelimesi de geçtiği cümle bütünlüğü içinde benzer manayı ifade edecektir. umumiyet ile) zit anlam ortaya cikarir. x'i düşünen anlamını katar. kelimenin sonuna gelir "ey" mânası verir. Bir ayetten iktibas edilerek sorulan “Mugayyebat-ı Hamse”ye yabancı değilsiniz artık. “Mu” ekini atar. (-siz. Hep köke asla temele ana ifadeye yöneliyoruz oradan çıkış yapıyoruz demek ki! MİSAL: “Mugayyebat” kelimesini ilk duyanlarndan olabilirsiniz. bilinmezlik madde ötesi veya gelecek gibi anlamları ifade eden “gayb” kelimesini hemen farkedebilirsiniz ki türkçemize gayıb-kayıp olarak yerleşmiş bir kelimedir. var olan herşey) ibadât (ibadetler) o şeye ait olma. suz) bilaistisna (istisnasız) bilabedel (bedelsiz) "bila" ekiyle aynı anlamı verir. zîhayat (hayat sahibi. alelacele (acele ile) alelittifak (ittifak ile) olumsuzluk anlamı verir. bîçare (çaresiz) bîhaber (habersiz) kelimeye olumlu anlam katar. hakendiş (Hakkı düşünen. usülünde' anlamına gelir türkvari (türklerin tarzında) melekvari (melek tarzında) Yer belirtmek için kullanılır. eden' anlamını verir bestekâr (beste yapan) güftekâr (güfte yapan) sahtekâr (sahtecilik yapan) sıfat ve zarf türetmede kullanılır dostane (dostça) "-ât" eki: "-î" eki: "bî-" eki: "pür-" eki: “hem-” eki: “-daş” eki: “-a-” eki: "bil-" eki: "na-" eki: “ser-” eki: “yek-” eki: "-endiş" eki: "-efşan" eki: "-efzâ" eki: "-engiz" eki: “-kâr” eki: “-ane” eki: cansiperane (canını feda edercesine) 'tarzında.kelimesini hatırlatacaktır. canlı) zîşuur (şuur sahibi. hemzaman (aynı asırdan olan) hemcins (aynı cinsden olan) eşlik. “Yerleri gökleri de Rabbimiz adeta büyülenmiş bir hizmetkar gibi bizim peşimizden koşturmaktadır” gibi engin bir düşünce ile “Musahhar” kavramını daha bir lezzetli anlamanız da mümkün olabilecektir. veren" manalarını katar. İbadethag (ibadet yeri) Mezaristan (mezar yeri) x sahibi anlamına gelir. ona dair olma anlamı verir. Büyülemek büyülenmek etkilemek etkilenmek anlamları zihninizde uçuşacaktır. Yukarda açıklandığı gibi kelime sonlarındaki “at” ekinin çoğul anlamını ifade ettiğini de bilmeniz işi kolaylaştırır. güçlendirir. ferahefzâ (ferah arttıran) şevkefza (şevk arttıran) "koparan. bilbedahe (bedahetle) bilcümle (cümlesi ile. sözün manasını kuvvetlendirir. bir) yeknesak (değişmez tek halde olan) 'yapan.

olağan) -den anlamını katar. az sonra) an-aslin (aslından. kasıtlı olarak) li-maslahatin (bir iş için) yok. mizaçlı anlamlarını katar. ortası anlamını katar. üzerinde anlamını katar ale’d-devâm (devam etmek üzere. -de anlamını katar filhakika (gerçekte) filvaki (gerçekten) fi’l-asl (aslında) önce anlamını katar kable’l-vuku (vukuundan. herhangi) ile. üzerinde anlamını katar berkemâl (kemâl üzere. beynelmilel (milletler arasında) beyne’l-ülema (alimler. hoşmeşrep (sevimli. -den dolayı anlamını katar ligarazin (garez sebebiyle. mine’l-kadim (eskiden beri) mine’l-evvel (önceden beri) üzerine. beraber anlamını katar maatteessüf () ma’el âile () -den. üzerine. değil anlamını katar lâ-şey (hiç. cüzi) lâ-yemut (ölmez) lâlettayin (belli olmayan. an-karîb (yakında. ba’de harâbi’l-basra (basra harap olduktan sonra) badehu (ondan sonra) arası. ulema arasında) üzere. -den beri anlamını katar. menşeinden) içinde.bizimwebsite.com . mükemmel) 12 www. sonsuza kadar) ilâ mâşâ’ allah (allah isteyene kadar) ile’n-nihâye (sonuna kadar) sonra anlamını katar. devamlı) alelade (alışıldığı üzere. şair -> şaire (nisa olan şair) muallim -> muallime (nisa olan alim) müdür -> müdire (nisa olan müdür) -a kadar anlamını katar ile’l ebed (ebediyete. güzel huylu) pakmeşrep (temiz huylu) Dişileştirme ekidir. olmasından önce) kable’t-tarih (tarih öncesi) için.“-meşrep” eki “-e” veya “-a” eki “ilâ-“ eki: “ba’d-“ eki: "beyn-“ eki: “alâ-“ eki: “an-“ eki: “fî-“ eki: “kabl-“ eki: “li-“ eki: “lâ-“ eki: “ma’a-“ eki: “min-“ eki: “ber-“ eki: huylu.