You are on page 1of 15

Journal of istanbul Kiiltiir University 2006/2 pp.

245-259

EKOLOJiK Du~iiNCEDE KAOTiK EGiLiMLER

-Utopik Dusunce Gen;ek mi Oluyor?-

Ahmet MUTLUJ

6ZET

Bu calismada soyut bir dunya gorusu olarak degcrlendirilen ekolojik dusuncenin, aslmda somut bir gorus oldugunu gostermek amaclanmaktadir. Bunun icin kaos kuramma basvurulmaktadir. Kaos kurarm, ekolojik dusunceye bilimsel dayanak saglayacak niteliktedir. Calismada, yonetim olgusundan hareketle, ekolojik dusunce ve kaos arasmdaki ortak konulara dikkat cekilrnektedir.

Anahtar Kelimeler: Kaos, kaotik yonetim anlayisi, ekolojik diisiince, ekolojik yonetim anlaytsi, Toplumsal Ekoloji

ABSRACT

The common oppinion about "ecological thought" is absract, but it is concrete and the aim of this study is. To indicate how it is concrete, we have refered to chaos theory. Chaos theory supports platform. In this study, we draw attention on the common subjects of ecological thought and chaos.

Keywords: Chaos, mechanical administration approach, ecological thought, ecological administration approach, Social Ecology.

onus

Utopya, bir seyi hayata gecirmeyi onceleyen ideallerin sistematik kurgusu olarak dusunulebildigi gibi gerceklige hicbir zaman ulasamayacak ve ancak imgelerden ibaret dusunceler butunu olarak da dusunulebilir. Ekolojik dusunce, kendi toplum projesiyle utopyanm ilk anlamma sahip oldugunu ileri surerken, bu dusunceyi elestirenler, ona heniiz somut bir niteliginin/soylerninin olmamasi nedeniyle, utopyamn ikinci anlarmrn yuklemektedirler.

Ekolojik dusuncenin somutlasabilmesi, onun dogadan ziyade topluma yonelik tasanrmyla ilgilidir. Cunku, zaten biyoloji bilimi ekolojik dusuncenin doga tasanmma bilimsel destek saglamaktadir. Oysa, toplumsal tasanmla ilgili bilimsel bir dayanak olmadigmdan dolayidir ki, "pratigin" egemen oldugu gunumuzde ekolojik dusunceye supheyle yaklasilmaktadrr, Aslmda, ekolojik dusunce taraftarlannm bilimsel dayanak gibi bir kaygilan olmamakla birlikte, bu durumun ekolojik dusunceye katki saglayacagi aciktir. Hatta, artik ideolojik gorus niteligi kazanan ekolojik dusuncenin boyle bir dayanaga ihtiyaci oldugu soylenebilir.

Bu cahsmanm konusu, kaos kurarm ile ekolojik dusunce arasmdaki iliskidir. Bu iliskiyi irdelemek uzere, "yonetim dusuncesi" gibi spesifik bir konu secilmistir. Calismada once kaos kurammm soma da ekolojik dusuncenin yonetim yaklasnrn irdelenecektir. Ekolojik dusuncenin yonetim anlayismi yansitan iyi bir ornek oldugu dusuncesiyle "Toplumsal Ekoloji" akmu secilmistir. Kaos kurammm, olay ve olgular konusunda klasik bilime gore daha gercekci yaklasimlar tasidigrndan hareketle, Toplumsal Ekoloji ve kaosun yonetim yaklasimmdaki kosutluklar, aslmda ekolojik dusunce ile gecek dunya imgesi arasmdaki kosutluklar biciminde okunabilecektir. Bu da ekolojik dustmcenin gercek dunyadan uzak olmadigmi, bizzat dunya gerceklerine dayandigim gosterme cabalanna katki saglayabilecektir.

IG.O. Corum iiBF Kamu Yonetimi Bolurmi,

245

Ahmet Mutlu

I. YONETiM DU~UNCESi ve KAOS

Yonetim dusimcesinin dogusunda ve gelisiminde bilim anlayismm etkili oldugu bilinmektedir. 10-15 yildan beri yonetim paradigmasmm degisme sure cine girdigi, en azmdan mekanik yonetim anlayismm ciddi olarak elestirildigi soylenebilir. 20. yuzyilm baslannda ortaya cikan kuantum, izafiyet gibi bilimsel kuramlarla mekanik paradigma sorgulanmaya baslarrns ve bu durum, yonetim dusuncesini de etkilemistir. Son olarak kaos kuramiyla doruk noktasma ulasan bu surecte, degisen yonetim yaklasimmm temel nitelikleri de acik bicimde ortaya cikmaya baslarmstir. Bu siireci anlamak icin kaos oncesi ve sonrasi yonetim anlayislanna bakmak gerekir.

1. Mekanik Ydnetim Anlayrsi

Yonetim dusuncesi, sosyal bilimlerin pek 90k konusu gibi evrimsel bir tarihe sahip disiplinlerden birisidir. Yonetim dusuncesi, tarihsel olarak doneminin bilim paradigmasi tarafmdan belirlenmistir. Mekanik yonetim anlayisi da bilimsel bilginin ve mekanik ilkelerin esas oldugu klasik bilim anlayisi tarafmdan belirlenmistir.

1.1. Klasik Bilim Anlaytsi

Ortacagm organik dunya gorusu, 17. yuzyilda aydmlanrnayla topyekun bir degisime ugrarmstir. Daha once akla ve inanca dayali bilgi uretimi, aydmianmayla birlikte salt bilimsel bilgiye dayah hale gelmistir. Ortacag boyunca "doga olaylanm aciklamak" amacr tasiyan bilgi, aydmianmayia "dogayi donusturmek ve ona egemen olmak" amacrm tasimaya baslarmstir [1]. Boylece yeni paradigmayia bilginin kaynagi, amaci ve islevi degistirmistir.

Klasik bilim anlayismm temel ozelliklerini birkac noktada toplamak mumkundur. BunIar;

1) Doganm kesin yasalara uyan bir yapisi vardir. 2) Gezegenler ile gulle gibi siradan nesnelerin hareketlerindeki yasalar aymdir ve bu nedenle zekarmz, do gal olaylann ic hakikatlerini kavrayabilir. 3) Hakikatin ozunde matematiksel yasalar vardir ve hesaplama, aklm ideal modelini olusturur [2J. 4) Degisim vardir ve dogrusaldir. 5) Sadece gozleyebildigimiz, etki edernedigimiz nesnel (dissal) bir gerceklik vardir. 6) Bu gerceklik, zamandan bagimsiz bir evrensellige sahiptir [3]. Bu ozelliklere gore evrende butun olup bitenler, tipki bir saatin/makinenin isleyisi gibi belli yasalara bagh bir duzenlilik icinde ve bir nedensellik bagiyla belirlenmektedir. Klasik bilimin metodolojisi ise gozlem/deney ve sebep-sonuca dayah veriler elde etme (determinizm) uzerine kuruludur. Bu arnacla, hem matematiksel yontemleri, hem de doga yasalanm basite indirgeyen (indirgemecilik) ve duzenliligi iceren tumevanm yontemi kullaruhr [4].

"Mekanik evren paradigmasi" olarak da adlandmlan yeni paradigmanm iki temel islevi vardir. Bunlardan ilki, dogamn isleyis bilgisini ogrenmektir. Ikincisi ise elde edilen bu bilgileri uygulamaya aktararak (teknik), doga uzerinde egemenlik kurmaktir. Yeni paradigma, doga ve topluma yonelik gecmis yuzyillann bakis acilannda koklu degisiklikler yaratrmstrr. Ozellikle, toplumsaI alanla ilgili yeni goruslerin radikal nitelikli oldugu soylenebilir,

1.2. Mekanik Yonetim Anlayisr ve Etkileri

Kokeni aydmlanma olan modemlik, ortacag organik dunya gorusunun tersine, toplumsal yasarmn butun alanlannda farkhlasmalar ongorur. Modernlesmeyle, eski toplumlarda varolan butunlesmis ve kaynasrrns yapmm kmldigi, sinifh bir toplumun olustugu, devletin egemen oldugu ve bireyin kayboldugu bir yapi ortaya cikrmstir. Bu cercevede modernite, yeni bir toplum, devlet, orgutlenme ve ekonorni anlayislan getirmistir [5].

246

Ekolojik Dii~iincede Kaotik Egilimler -Utopik Diislmce Gercek mi Oluyor?-

Modem toplumda geleneklere ve inanca dayah yasamm yerini "akla dayah" yasam bicimi alrmstir. Bilginin kaynagi olan akil, teknolojik ilerlemenin yonuntl belirlerken, aym zamanda insanlann ve nesnelerin yonetimini elinde bulunduran arac olmustur [6]. Aracsal akil ve evrenin mekanik tasanm, zamanla ideolojik bir nitelik kazanrrns ve araclar, "amac" haline gelrnistir. Bu durumun dogal sonucu olarak, arnaclar makinelere indirgenmis ve insan bu makinen in kontroliine girmistir. Boylece, diger canhlardan farkh olarak insan, dogamn tahakkumunden cikrnak isterken, daha buyuk bir tahakkum (teknoloji, hiyerarsi, devlet, ekonomi vs.) altma girmistir. Modernlesme surecinde ortaya cikan tahakkum bicimleri, burokratik, teknokratik ve merkezi bir toplum yaratrmstir. Bu stirecte bireycilik on plana cikrms, insanlar, yasama ve cevresine karst aracsal bir tutum takmmaya baslarmslardir. Organik dunya gortisunun tersine, yasam alanlan kategoriklestirilmistir. Ornegin, yasam ile is, farkh alanlar olarak aynI arak, bireylerin uretim surecindeki belirleyicilikleri ortadan kaldmlrmstrr.

Bireysel ve toplumsal alanda gorulen degismeler, politik alanda ve yonetim dtisiincesinde de soz konusu olmustur. Aydmlanma dusunurleri, fizik ve matematikteki bulgulan, yasamm diger alanlanna oldugu gibi siyasal iktisadi dusunceye ve yonetim dusuncesine de yansitrmslardtr. Bu baglamda, toplum bilimleri cozumlemelerinde sikhkla fizik bilimine basvurulmustur]"] .

Aydmlanma sonrasi toplum ve yonetim dusuncesi, bugunku toplum ve yonetim dusuncesi uzerinde hala etkilidir. Bu baglamda, halihazirdaki toplumsal ve yonetsel sorunlar, aydmlanma donemi dusuncesiyle iliskilendirilmektedir. Diger deyisle, modem toplum modelinde aklm bir arac olmaktan cikip, "amac" haline gelmesiyle ortaya cikan sorunlar, bugunku toplum yaprsmi da yakmdan ilgilendinnektedir. Toraine'nin sordugu gibi [8]:

" ... Zayifliklanndan kurtulmus toplum kendi gtictimin, kendi uygulayimlannm ve i:izellikle kendi siyasal, ekonomik ve askeri gtic carklanmn ki:ilesine donusmedi mi? Taylorcu yi:intemlere bagh isciler, isleyimsel ussallastirmada usun utkusunun onlan uygulayirn kihgma btirunmiis bir toplumsal gucun agirlig: altma soktugunu gi:irebiliyorlar rmydi? Kamu yi:inetimleri ve ozel yi:inetimler i:izel yasami denetleyip ona istedigi gibi bicim verirken, i.istelik aym anda bu bicimi kendi cikarlanm isletme gi:irevlerinin ustilnde tutarken, burokrasi butiintiyle ussal-yasal yetki olarak tammlanabilir miydi? .. "

Gunumuzde siyasal yasamm toplumsal temellerinin zayiflamasma bagh olarak, bireylerin siyasal surece katilmada isteksiz olduklan ve dolayisiyla politik alanda bir bunalrm yasandrgi dile getirilmektedir [9]. Bu durum, modemitenin halen etkili olan ekonomik ve politik niteliklerinin sonucu olarak degerlendirilebilir.

Halihazirda "ideolojik" bir zemini oldugu kabul edilen ve ekonomik temelli olan kuresellesme, yonetim olgusunun da icinde yer aldigi politik dusunceyi bicimlendirrnektedir. Gerek uluslar arasmda, gerekse ulusal olcekte gorulen "yansmaci gelisrne" anlayisi, kuresellesmenin ideolojik soylerni durumundadir. Yansmaci soylem, ktiresel, ulusal ve toplumsal dtizeyde, sistemin kosullanna en iyi uyum saglayarnn yasayacagmi ve kazanmanm ancak "yansarak" olabilecegini soyleyen bir icerige sahiptir. Bu soylem, "Sosyal Darwinci" nitelige sahiptir [10] ve bu niteligiyle dayarnsmadan '10k, rekabeti/catismayi vurgular.

Gte yandan, egemen sistemde [11] "politika" kavrami da indirgemeci ve hiyerarsik bir nitelikle algilanmaktadir. Gercekten de bugtin politika, salt "devlet yonetimine indirgenrnis durumdadir [12]. "Politika" anlayismdaki indirgemecilik, toplum ve yurttas kavramlanna yansimistir. Toplumun katihmct boyutu unutulmus ve "yurttas" kavrarm giderek "secmen" kavrarm ile bir tutulmaya baslannustir [13]. Yam sira yurttas imgesi, "toplumsal bir kisi" degil, bir "vergi mtikellefi" haline gelmistir. Boylece, "iyi bir yurttas'', yasalara uyar;

247

Ahmet Mutlu

vergilerini Mer; kendi inisiyatifi dismda secilmis adaylara oy verir. "Secmen" ve "vergi mukellefi" yurttas anlayisi, egemen sisternin bireye, "tek tipci" ve "dogrusal" bakisim ortaya koyar. Yurttas, "vergi numarasi'' ve "yurttashk numarasi" ile belirlenir ve bunlar, bireyin kendi kisiliginden bagimsiz gecerlige sahiptir. Bu niteligiyle yurttas, devlet idaresini mesrulastiran indirgemis ve hiyerarsik bir arac durumundadir.

Indirgemecilige ve hiyerarsiye dayah yurttas anlayisrm egemen sistemin "esitlik" anlayismda da gormek mumkundur. Egemen soylem, yuvarlak bir ifadeyle "herkes esittir" demekle, bireysel zeka, yetenek, yas, saghk, fiziksel sakathk vb. farkhhklan goz ardr eder [14). Boylece, farkhhklara dayah esitsizlikleri kabul eden bir esitlik ongorusu yerine, dogrusal/tek tipci bir esitlik anlayisi ortaya cikar.

Toplum ve yurttas anlayismdaki degisimler goz onune almdigmda, birkac on yildir demokratik sureclere ve secimlere katihmm azalmasi, basit bir "bikkmlrk" olarak okunamaz. Bookchin'in vurguladrgi iizere, yukandaki turden bir yurttashk yaklasirm, onernli psikolojik ve politik sonuclar dogurur, Bu sonuclardan birisi, toplumdaki rolleri vergi mukellefligiyle smirh bireylerin, kendi kisiliklerine ve dogal cevrelerine iliskin olusturduklan pasif nitelikli imgedir. Ote yandan, gittikce gucsuzlestirilen yurttas, kolayhkla tevekkul sahibi, cekingen birisi haline gelebilmektedir. Toplumsal gucun buyuk olcude ortadan kalkmasi kisinin insanhgirn azaltir, bireyselligini yok eder. Bu tur insanlann gozunde toplum, cok sayida problemi banndiran bir yapidan ote anlam tasimaz. Toplumsal alan, savasm, ekonomik dengesizligin ve ozel yasama girebilen politik ve ideolojik aynhklann potansiyel bir kaynagi olarak gorulur [15]. "Toplumsal yasarmn, yerel otonomiye ve katihmci bir yurttashga izin vermeyecek kadar karmasik" oldugunun soylenmesi/dayatilmasi, yukandaki sureci pekistirir. Dolayisiyla, boyle bir bakis acismm dogal sonucu, bireyin kendine ve topluma yabancilasmasidir.

2. Kaos Kurarm ve Yonetim

Doga bilimlerindeki arastirmalardan buyuk olcude etkilenen kaos kurammi, yonetim gibi sosyal bilimler konulanna uygulamamn gorece olarak zor oldugu ifade edilmektedir [16]. Ancak, bazi niteliksel ozellikleriyle kaos, yonetim bilimine katki saglayabilir, Bu cercevede, baslangic sartlanna hassas bagimhhk, zamamn geri donussuzlugu ve catallanma sureci, anarsik orgutlenme gibi ozellikler onemlidir.

2.1. Kaos Kurami

Bilimdeki yeni gelismeler, klasik bilimin temellerini olusturan ve bugun de gecerli olan onermeleri tartismaya acmaktadir. "Gorelilik" ve "kuantum" kuramlanyla baslayan bu siirec, 1990'h yillardan bu yana kaos kuramiyla surmekte ve egemen bilimsel anlayism "gercek dunya imgeleri"nin topyekun sorgulanmasma yol acmaktadir.

Kaos kurarm, dunyayi ongorulebilir bir mekanizma olarak degil, acik ve esnek bir sistem olarak gorur. Soz konusu kuram, fiziksel dunyanm isleyisiyle ilgili olarak, zorunlu kesinlik derecesindeki baslangic kosullanna hie bir zaman erisme yetenegimizin olmadigim one surer [17). Ongorulemezlik metaforu olarak, yuzlerce kilometre uzunlukta ve dagmik bir yapiya sahip olan "bulut" kullamhr [18].

Kaos kavrammm farkli tammlan yapilabilmektedir. Jim Yorkea gore kaos, "baslangic durumuna hassas baghhgi bulunan bir zaman sal evrimdir" [19). Ruelle' e gore ise kaos, "buyuk sonuclan olabilen kucuk nedenlerdir" [20). Yapilan tammlann ozunde "duzensizligin icindeki duzen" anlayisi vardir. Kaotik sistemin ozellikleri soyle siralanabilir: 1) Bir yapmm, gercekte ne zaman kaos durumuna gececegini ongormek ilke olarak olanaksizdrr ve bu kaotik sistemlerin tipik bir ozelligidir. 2) Bu tur yapilar, baslangic

248

Ekolojik Dii$iincede Kaotik Eglllrnler -Otopik Dtisunce Gercek mi Oluyor?-

kosullanna simsiki baghhk gosteren, dogrusal olmayan ve geri bildirimli sureclerdir. 3) Ortaya cikan yeni yapi, surecin baslangic kosullarmdan etkilenir ve bu kosullar belirlenemez. 4) Dolayisryla, gercek bir sistemde var olan, ancak gozlenemeyen ve klasik bilimde, "kusur" ya da "rasgelelik" adi verilerek dikkate almmayan kavramlann, kaosta ozel bir yeri vardrr [21]. Dolayisiyla, kaos kurarm klasik bilimden farkh onermelere sahiptir.

Kaotik yapilann isleyisi, genellikle ilginc dallanmalardan olusan sekillerle sembolize edilir. Icinde dallanmalann ortaya ciktig: her sistem, bir yandan hem determinist (belirleyici), hem de rastlantisal (indeterminist) elemanlar icermek zorundadir. Bir sistem, iki dallanma noktasi arasmda determinist belirleyici yasalara boyun egerken, dallanma noktalannm yakmlannda kaotik davranarak, izleyecegi yeni yolu belirlemektedir [22]. Kaosun onemli ozelliklerinden olan "kendine ozgu'Tuk, sistemin hangi yoldan gideceginin, sistemin gecmisine ve cesitli dissal kosullara bagli olmasmi ve bu yuzden "ongorulemez" olusunu ifade eder [23]. Tum bu nitelikleriyle kaos kurarm, dogayi aciklarnak icin genellemelere, yuvarlamalara basvurmadan, en kucuk olaylann bile onemli olabilecegini belirtir.

2.2. Kaotik Yonetim Yaklasmu

Halihazirda belirli bir duzenin, kurulu bir yapmm, belirlenmis kosullann ya da duzenlilige sahip sureclerin bozuldugu ve buna karsilik, onlem almmasmda ya da cozum uretilmesinde guclukler oldugu durumlarda "kaos"tan soz edilir. Buradan hareketle, kaosla ilgili bilgi, "epistemik kabullenis icinde bir olumsuzluga denk gelmektedir" [24]. Aslmda yasayan sistemlerin genel ozelligini olusturan kaosun olumsuz algilarusi, "denge, duzen ve duraganhk" ongorulerine dayah mekanik paradigmanm, yasarm kavrayis bicimimiz uzerindeki belirleyiciliginin bir sonucudur.

Kaotik yaklasim, toplumsal belirlenimcilige karsit ongoruler icerir, Yasayan bir sistem olan toplumsal yapi, devingen oldugundan, surekli degismeye ugramaktadtr. Bu devingenlik, gozlenebilir nitelikli olabilecegi gibi dikkati cekmeyecek kadar kuciik nitelikli de olabilir. Niteligi nasil olursa olsun, toplumdaki devingenlik, mutlaka etkili sonuclar dogurur. Kaotik yaklasim, ne kadar iyi duzenlenirse duzenlensin ya da denetlensin, her hangi bir toplumsal olaym buyuk etkileri olabilecegini ileri surer. Toplumsal yapiyla iliskili istikrar/denge durumunda ortaya cikacak kucuk bir degisme/olay, buyuk olcekli toplumsal sonuclar dogurabilir.

Cesitli araclarla (yasalar, kurallar, cezalar, vs.) toplumu duzenlemeye cahsmak, toplumun ozunde/kimliginde yipranmalara yol acacaktir. Kaotik yaklasima gore duzen, toplumsal sistemin parcalan olan birey ve gruplann ozgurluk simrlanrn belirler. Toplumsal yasamda duzen adma konulan kurallar, degisik davramslarrn, dusuncelerin ve eylemlerin onune gecer [25] ki, son tahlilde bu durum, potansiyelinin farkmda olan toplumlarda "kisitlanma" duygusuna yol acar. Toplumun dinamikleriyle uyusmayan duzenlerneler, toplumun "kendiligindenlige dayah gelisimi/evrimi" uzerinde baski olusturacagi icin iflas edeceklerdir [26]. Bu bakimdan kaosta, ozellikle "toplurn muhendisligi" gibi yaklasimlara siddetle karst cikihr.

Kaotik yaklasima gore toplumsal yapi, farkhlasmaya ve cesitlilige dayah bir buttmdur.

Farkhhklar ve cesitlilikler, bireyler icin gecerli oldugu gibi toplumsal gruplar icin de gecerlidir. Toplum, bireylerin ve gruplar arasmdaki farkhhklann gerceklesmesine dayah uyumulbirlikte evrim ve isbirligini [27] ifade eder. Bu cercevede, toplumsal yapidaki farklihk ya da cesitlilikler yok sayilamaz. Farkhliklara verilen onem, "ozgurluk" ve de "yaraticihk" ile kaos arasmdaki siki iliskiden kaynaklanmaktadir. Ote yandan, toplumsal yapida bireyler, gruplar ya da topluluklar arasmdaki iliskiler agi, dayarnsma ve karsihkh bagimhlik, rekabetten daha onernlidir.

249

Ahmet Mutlu

Kaotik yaklasima gore toplumsal yapi, hem yapisal hem de anarsik sureclerden olusur, Yapisal sureclerde kararlar, duzenli bicirnde belirlenir. Anarsik sureclerde ise kararlar "cop tenekesinden" cikar [28]. Bu cercevede, toplumda tam anlamiyla bir "duzen saglanmasi" degil, toplumsal yapidaki karmasik iliskilerin varhgmi kabul ederek ve onlara firsat tamyarak, uyumlu bir butune ulasrnak soz konusudur. Diger deyisle, kaotik yonetim mantigmda toplum, "karmasik dinamiklere sahip uyumlu bir butun'tdur.

Kaosta toplumsal sistem, karsit guclerin bir "oyun alam'tdrr. Planlama, yapilandirma ve kontrol gibi bazi gucler, sistemi denge ve duzene iterken, yeniliklicat, yeni girisimler ve den erne gibi gucler de dengesizlige ve duzensizlige iter. Toplumdaki aktorlere verilecek yeterli ozgurluk, toplumsal gelisme surecinde yeni seyleri denemeyi [29) ya da yeni haklan gunderne getirmeyi saglayacaktir. Bu baglamda, toplumun yonetilmesinde nihai olarak bir istikrar/denge hedeflenmekle birlikte, bunu saglamanm yolu, toplumun ic dinamiklerinin ozgurce kendini gerceklestirmesine olanak saglamaktan gecer. Dolayisryla, Nonaka'nm da belirttigi gibi orgutlerin/toplumsal yapmm siirekli olarak gelisebilmesi rein alt birimlerininlbirey ve gruplann ozgur birakilmasi gerekir. Bu, birimler arasi yaratici catismayi doguracaktir [30]. Karsitlrklann yaratict etkinlige donusebilmesi, "deneme'tnin tesvik edilmesiyle olur. Nitekim, orgut kaotik hale gectiginde yasamsal onem tasiyan "kendi kendini duzenleyen orgut (self organizasyon)"[31) kavrammm ozti de deneme yapmaya dayamr

Ozgurluk ilkesinden hareketle, toplumsal duzene aykm icsel ve dissal eylemler/aktorler, toplumsal gelisme icin tehdit olarak degil, bir olanak olarak degerlendirilir. Weick ve March'rn da vurguladigi gibi orgutun/toplumsal yapmm misyonuyla ilgili olmayan eylemler, degisen sartlara ve karmasikhga altematif cozumler uretme araci olabilirler [32). Briggs ve Peat, kaosa gore orgutteki/toplumsal yapida farkh bakis acilannm "paha bicilemez" degerler oldugunu vurgularlar [33). Bu cercevede kaotik yaklastmm, orgutlerde/toplumsal yapida "reddetme"yi dogal bir davrarus olarak ongordugt; ileri surulebilir.

Kaotik yaklasim, toplumsal yapmm karmasik iliskiler sisteminden olustugunu kabul etmekle birlikte, bu yapmm butunlugunu de goz ardi etmez. Toplumsal butunlugtm gerceklestirilmesi, istikrann/dengenin saglanmasim gerektirir. Diger deyisle, toplumsal yapmm isleyisinde icsel farkhhklara ve dissal etkilere karsihk, belirli bir duzen ve denge seviyesi olusturma egilimi de olmahdir. Iste kaotik nitelikli bir yonetimin ozelligi de burada ortaya cikar: "Toplumsal sistemi, karmasiklik ve denge arasmdaki kararh noktada tutabilmek". Yonetsel otorite, "kaos esigi (edge of chaos)" denilen bu nazik noktayi saglayabilmek adma, yukandaki hassasiyetlere dayali yonetsel erk kullamr. Farkhhk ve cesitlilige olan egilimin dogal sonucu olarak, mekanik ve organizelik/duzenlilik yerine organize olmamayi ongordugu soylenebilir, Bicimsel organizasyonun olmamasi, yoneticinin kontrolu gonullu olarak birakmasi ve sorumlulugu digerlerine devretmesini gerektirir [34). Merkezi kontrolun yokluguna ragmen toplumun gelecege yonelik isleyisi, uyuma ve surekli olarak yeniden organize olmaya dayah otonom alt sistemlerin cahsmalanyla olacaktir.

Kaotik yonetim yaklasima gore bir toplumum yonetsel yapisi, merkeziyetcilikten uzak ve hiyerarsik olmayan, kendi kendini duzenleyen sistemler biciminde olmahdir. Kaotik bir yonetsel yapi kurmak icin sunlar onerilmektedir [35): 1) Bilgi ve haber paylasnm saglanmasi, kolektif bilgiye guvenilmesi. 2) Yenilik ve yaraticihgm saglanmasi. 3) Takirn cahsmasi olmasi. 4) Cesitlilige izin verilmesi. Dogaldir ki bu ilkeler, onceden belli, kontrole tabi ve yasa seklinde degil, uyum saglama biciminde gerceklesmelidir. Ote yandan, Koc da kendi kendini duzenleyen sistemler icin $U iki temel unsurun zorunlulugunu vurgulamaktadir [36): 1) Bicimsel ya da bicimsel olmayan iliskilerin varligi. 2) Kimligi, yani kendi kendini tammlama. Dil ve kimlik olmazsa, toplumsal sistem olur.

250

Ekolojik Diiliincede Kaotik Egilimler -Utopik Diiliince Gen;ek mi Oluyor?-

Aciktir ki, kaotik yaklasimda otorite ve hiyerarsik iliskilerden cok, toplumsal aktorler arasi baglanti, etkilesim ve uyum onemlidir. Toplumsal aktorlerin uyumunu saglamak ise onlara verilecek ozgurluk, deneme inisiyatifi ve kendini gerceklestirme olanaklanyla mumkundur. Bireylerin ve gruplann bu nitelikleri, dogal olarak onlann politika yapma ve karar almada etkin olmalan sonueunu doguracaktir. Ote yandan, politika ve politik yonetirn kademeleri (yoneticilik), merkezi ve hiyerarsik olmayan, halkm genel egilimlenne duyarh ve esnek nitelikler tasimak durumundadir. Bu nitelikleriyle kaotik yaklasim, egemen yonetim yaklasimi karsismda soyut bir dusunce olarak gorulebilir. Aneak, tarihte kaotik yaklasima kosut bazi uygulamalann olmasrj.I"], onun somut bir yonetim dusuncesi olabilecegini gosterir.

II. EKOLOJiK DU~UNCEDE YONETiM ANLAYI~I VE TOPLUMSAL EKOLOJi 1. Ekolojik Dusunce ve Yonetim AnlaYI~1

1970'li yillardan bu yana ekoloji, genellikle "biyolojik" nitelikli degil, "normatif" nitelikli bir kavram olarak anlasilmaktadrr. Bu baglamda ekoloji, tipki sosyalizm ya da muhafazakarlik gibi "siyasal" bir kategoridir.

Ekoloji, insan toplumlanna iliskin gozlem ve ongorulerden yola cikan geleneksel siyasal kategorilerden farkh olarak, doga bilimlerinden yola cikar [38]. Siyasal niteligiyle ekoloji, yaygm olarak "ekolojik dusunce" olarak ifade edilmektedir. Ekolojik dusunceye gore ekolojik sorunlar, kesinlikle salt dogayla ilgili bir sorun olrnayrp, insanligm dogayla iliskisindeki sorunlardir [39]. Dolayisiyla, ekolojik sorunlar, aslmda egemen sistemdeki kurumsal sorunlardan olusmaktadir.

Ekolojik dusuncenin, doga ve toplum ongorulerinde "butunselci" yaklasimi nedeniyle modem bilime, akilcihga ve aydmlanmaya karst bir durusu vardir. Simonnet'nin de vurguladigi gibi bilimsel ve teknolojik ogretinin, bireylerin secenekleri ve yasama sekli uzerindeki etkileri irdelenerek, cagdas toplumun gelismesini belirleyen bilimsel ve teknik gerekireilik (determinizm) koklu bicimde sorgulamr [40]. Boyle bir yaklasimm sonueu olarak kuresellesme, yoksullasma, atomlasma, anonimlesme, kapitalistlesme, banliyolesme, burokratiklesme, sanallasma, homojenlesme, standartlasma, antidemokratiklesme, apolitiklesme ve gayriinsanilesme eiddi bicimde elestirilir [41].

Ekolojik dusunce, toplumun dogasiyla ilgili iliskileri, kurumsal temsil iliskilerine vanneaya kadar dusuncenin odagina yerlestirmeyi ongorur [42]. Bu cercevede, toplumdaki farkh iktidar odaklan ince, kucuk parcalara aynlmahdir. "Ekosistemler" olarak koy, mahalle ve kasaba, yasamm temel islevlerinin var olabildigi toplumsal yapilanmanm ana unsurlan olmalidir. Olcek kucuklugu, yerel demokrasinin uygulanmasma, cesitlilige dayah eanh bir toplumsal iliskinin kurulmasma yoneliktir [43]. Bu tur yapilar, ortak eylem ve amaclan gerceklestirmenin yam sira yeni ozgurlukcu iliskiler kurmak, birbirlerini egitmek, sorunlanm paylasmak, cinsiyetci ve hiyerarsik olmayan eylem ve baglar gelistirmek icin oldukca uygundur. Boyle bir orgutlenme, yerelligi esas alan ekolojik bir butunluge dayamr.

Egemen toplumsal orgutlenme biciminden radikal olarak aynlan ekolojik toplumsal orgutlenme bicimi, ekoloj ik diisuncedeki yonetim dusuncesinin dinamigidir. Bireylerin, hayatm her alanmda karar sureclerine ozgurce katildigi ve maddi hayatm turn araclannm komunal mulkiyetle isletildigi, uretildigi ve ihtiyaea gore paylasildigi "ozyonetim"] 44] esastir. Ozgurlukcu ve esitlikci bir ideal olarak ozyonetim, ekolojik toplumsal orgutlenme icin butunsel bir uygulama ongorur. Ciinkii, toplum, birimlerin toplarrn olarak degil, bir butun olarak goruldugunden, salt birimlerdeki ozyonetimle yetinmek yerine, butimu kusatan bir ozyonetim dusuncesi savunulur. Ekolojik dusuncedeki ozyonetim, dogadaki kaotik

251

Ahmet Mutlu

isleyise kosutluguyla dikkati c,;eker[45]. Ozyonetim, Toplumsal Ekoloji'nin yonetim tasanmmda merkezi on em tasir.

2. Toplumsal Ekoloji ve Yonetim Tasarum 2.1. Toplumsal Ekoloji

Ekolojik dusunce icindeki akirnlardan birisi olan Toplumsal Ekoloji, radikal goruslere sahip Murray Bookchin tarafmdan gelistirilmistir. Kropotkin'in "anarko-komunizm" dusuncesinin etkili oldugu Toplumsal Ekoloji'nin amaci, ekolojik krizin toplumsal kaynaklanna iliskin tutarh bir gorus gelistirmek ve toplumu akilci bir cizgide yeniden yaprlandiracak "eko-anarsist" bir proje sunmaktir [46].

Toplumsal Ekoloji 'nin temel hareket noktasi, toplumla dogayi karst karsiya getiren sorunlann toplum ile dog a arasmda ortaya cikmadigi, toplumsal gelismenin icinden ciktigr dusiincesidir. Daha acik ifadeyle, toplumla doga arasmdaki karsithk ve bolunme, toplumsal alandaki bolunmelerden, insanlann kendi aralanndaki catismalardan ve tahakkum iliskilerinden [47] kaynaklanmaktadir [48]. Toplum-doga karsithgmm ve toplumdaki catismalann temel kaynagi, "akil disi", "anti ekolojik" toplum yapisidir ve hiyerarsi, snnfci ve rekabetci kapitalizm boyle bir toplum yaplsmm temel dinamikleridir. Dolayisiyla, Toplumsal Ekoloji'nin cozum onerisi, toplumu "yeniden kurma"ya dayamr [49]. Ekolojik toplum, butuncu bir nitelik tasir. Cunku, insamn insan uzerindeki tahakkumu, ekolojik, politik, ekonomik, burokratik, sosyal adaletsizlik ve diger toplumsal problemlerin kaynagi oldugundan, bu sorunlann birbirinden bagimsiz, kismi cozumleri olamaz.

2.2. Toplumsal Ekoloji'nin Yonetlm Tasarnm

Kaosun onemi, mekanik yonetim anlayisma karsit olmakla ilgiliyken, Toplumsal Ekoloji'nin onemi de egemen siyasal sisteme karsithktan kaynaklamr. Buna gore kaosun ve Toplumsal Ekoloji 'nin ilgi alanlan farkh gorunse [50] de aslmda standartlasma, otorite, mekaniklesme gibi hem yonetim hem de siyaset anlayismda gecerli olgulara bakislan kosuttur,

Toplumsal Ekoloji'nin yonetim tasanrm, ekolojik topluma gore bicimlenmistir, Ekolojik toplum, genel hatlanyla egemen toplumsal yapmm ters yuz edilmesine dayamr. Buna gore devrimci bir kuram ve uygulama oneren ekolojik toplum projesi uc,; temel oncule dayamr. 1) Otoritenin devredildigi kurumlan tammayan bir politik topluluk olarak, kelimenin fiziksel anlammda "hucre-doku toplum"un yeniden kurulmasi [51], 2) Tahakkumun, sadece ekonomik somuru olarak degil, tum bicimleriyle ortadan kaldmlmasi, 3) Hiyerarsinin, sadece toplumsal simflar olarak degil, tum bicimleriyle ortadan kaldmlmasi [52]. Bu oncullerden hareketle, ekolojik toplum projesi, hem sosyalizmin, hem de kapitalizmin toplum yapisma karst alternatifbir toplum bicimi onerir.

Ekolojik toplum projesi, dogal, toplumsal ve psikolojik nitelikler tasir ve tum karsihkh bagimhhklan hiyerarsik olmayan bir tarzda yorumlar [53]. Cunku ekolojik dusunce, farkhlasmayi, ic gelismeyi, cesitlilik icinde birligi ve nihayet butunlugu [54] vurgulayan diyalektik bir dogaya sahiptir. "Kendiligindenlik" [55], toplumsal yasamm onemli bir unsurudur.

Ekolojik toplum ilkelerinin yasarna gecirilmesi, "dogrudan eylem"le olanaklr gorunur.

Dogrudan eylem ilkesi, ekolojik yonetim bicimi hakkmda onemli bir mesajlar tasir. Dogrudan eylem, "yonetim" ve "etkinlik"in demokratiklestirilmesini on gorurken , aym zamanda her bireyin "oz"ununlbenliginin -ken dine ozgu, yaratici ve yetkin bir varhk olarakgelistirilmesini de ongorur. Bu, hem kapitalist dunyanm burokratik toplumunda, hem de sosyalist dunyarun totaliter toplumundaki onculere/lidere bagimh olma dusuncesinin reddi

252

Ekolojik Dii$iincede Kaotik Eglllmler -Utoplk Diijiince Gercek mi Oluyorz-

anlamma gelmektedir. Toplumsal Ekoloji'ye gore ozgur bir toplum, benligi yadsimaz, tersine, "sadece 'seckiri' uzmanlar ve ... dahilerin degil, herkesin toplumu yonetme yeteneginde oldugu inanciyla onu destekler, ozgurlestirir ve gerceklestirir". Bu baglamda dogrudan eylem, yasama gucunu kendi eline alan kent demektir. Her bireyin icinde sakh gucleri uyandirarak, yeni bir "oz giiven" ve "oz yeterlilik" duygusu gelistirmesi ve boylece toplumun kontrolunu -iktidari, "ternsilciler" olmaksizm dogrudan sahiplenmek- ustlenmesi demektir [56]. Boylece, "ozgurlukcu bir toplum" ve "komun" [57] orgutlenmesi gerceklestirilebilecektir.

Toplumsal Ekoloji'de soz konusu ilkelerle iliskili bicimde, ozgurlugtm "pratik" olarak yeniden tanmu yapihr [58]. Buna gore "benligin ozerkligi ve kendini gerceklestirme hakki; askm, duygunun canlanmasi ve bedenin kisrtsiz disavururnu; duygunun oldugu gibi ifadesi; insanlar arasi iliskilerin yabancilasmadan uzaklasmasi; komunlerin ve cemaatlerin olusumu; herkesin yasarn araclanna ozgurce ulasmasi; plastik metalar dunyasmm ve kariyerlerin reddi; karsihkh yardim pratigi; becerilerin ve karst teknolojilerin kazamlmasi; yasam ve doganin dengesine yonelik yeni bir saygi; cahsma etiginin yerine anlamh cahsma ve haz alma" [59] gibi unsurlar, pratik anlamda ozgurliigtm tarumi icindedir.

Ozgurltigun yeniden tamrm, bir bakima halihazirdaki ozgurluk yaklasimmm eksikligine isaret eder. Bugun cesitli duzeylerde varolan ozgurluk bicimleri, aslmda sadece "demokratik" bicimlerdir ve ozgurluk dusuncesini icermeyebilmektedir. Ornegin, "isyeri demokrasisi" uretici etkinlige ozgiirlukcu degil, sadece katihmci bir nitelik katmaktadir [60]. Kolayhkla hiyerarsi ya da somuruyu besleyebilecek demokratik uygulamalann olumsuzluklardan kurtulabilmesi, aym zamanda ozgurlukcu olmasmdan gecer ki, ozgurlugim yeniden tanimlanmasi da bu bakimdan onemlidir.

Toplumsal Ekoloji 'nin yonetim tasanmmda yerlesimler, cografi olarak, politik kararlann halk meclisinde dogrudan demokrasi yoluyla olusturulmasma olanak verecek bicimde "insani olcek'tte olacaktir. Diger yandan da bir yerlesim, kendi komsusu olan yerlesimlerin, bolgelerin, daha buyiik cografi alanlann ve nihayet tum insanhgm yasadigi cografyanm "butunleyici bir parcasi" olacaktir [61]. Soz konusu dusiincenin kurumlan "ozgurlukcu belediyecilik (libertarian municipality)" ve "konfederalizm"dir. Bu kurumlar, "ozgurlukcu kurumlar" olarak tarif edilir ve bu terim, "metaforik" degil, kelime anlarmyla" ahmr [62].

"Ozgurlukcu belediyecilik" projesi, yasarmn maddi araclan uzerinde halk denetimi olmasim on goren yeni bir politika one surmesi anlammda "ozgurlukcu'tdur. Ozellikle halk meclisleri araciligiyla, kamu meseleleri uzerinde yurttas denetimi olmasmm ongoren yeni bir politika one surmesi anlammda ise "belediyeci"dir. Bir yandan icine kapah ve yayilmaci hale gelebilecek "ken dine yeterli" topluluklann dar ufuklulugundan kacmmak, diger taraftan da bu topluluklann isleyislerini akilci ve ekolojik bicimde koordine etmek icin bolgesel bir temelde belediyelerin ve ekonomilerinin karsrhkh bagimhligi [63] anlammda da "konfederalist"tir [64].

Ozgurlukcii yerel yonetirnciligin amacr, yok olrnus olan kamusal alam canlandmp, yeni bir politik alana donusturmek ve pasif secmenlerin otesinde aktif yurttaslar [65] olusturrnaktrr [66]. Aktif yurttaslar tarafmdan olusturulan mahalle ve kasaba meclis toplantilanyla, bunlara dayanan iktidan kurumsallastrrarak, radikal anlamda politikanm koklerine geri donulecegi ve dogrudan demokrasinin yeniden dirilecegi ongorulmektedir. Ote yandan bu proje, tabana dayah bir dogrudan demokrasi talebini icerir [67]. Bu proje, "liderlik" kurumunun varhgirn kabul eder ve gonulluluge, deneyime, bilgiye ve istege bagh kendine ozgu bir liderlik kurumu [68] ongorur.

Bir yerlesimdeki politik kararlann bu yerlesimdeki tum yurttaslann katilrrm ile yuz yuze ahndigi (dogrudan demokrasi) "halk meclisleri", ozgurlukcu belediyecilik dustmcesinin

253

Ahmet Mutlu

temelini olusturur, Halk meclisleri, yurttaslann kendi hayatlanna ve yasadiklan yerlesime/topluma dogrudan mudahale ettikleri gercek politik alan olarak nitelenir [69].

Halk meclisleri, ihtiyaca, hosnutsuzluga vb. dayah olarak idarecileri geri cagirabilir ve onlann cahsmalanna son verebilirler. Idarecilerin etkisi, sadece meclisin verdigi kararlan uygulanmasiyla ilgili olup, bunlar tumuyle meclis iradesine bagimlidirlar. Bu temel aynm, demokratik surec icinde halk meclislerinin yapisal degil, islevsel varhgiyla ilgili bir meseledir. Meclislerin, ilke olarak herhangi bir demografik ve kentsel kosulda -rnahalle ya da kasaba duzeyinde- isleyebilecegi ongorulur [70].

Toplumsal Ekoloji'nin, halk meclislerinde kararlar ahmrken, butun toplulugun "konsensus?e varmasi gibi haya1ci bir hedefi yoktur. Bir meclis icinde ya da meclisler arasmda, bir azmhgm, cogunluk tarafmdan alman karan dusurme hakki yoktur. Ancak, bu tutumun "ortak akilci kararlar"a donusmedigi durumlarda, "gizli bir tiranhk" doguracagi da gozden uzak tutulmaz [71]. Bu sorun, ozyonetimli, yiiz yuze meclislerin altmda yetkin bireylerin yetismesiyle ilgili olan etik, hatta egitimsel bir sorun olarak gorulur. Bu nedenledir ki, gercek anlamda yurttashk, politika ve secim gibi olgular, etik ve egitimsel gelismenin parcalan olarak kabul edilir.

Halk meclislerinde "politik kararlann ahnmasi" ile bu "politik kararlann uygulanmasr" arasmda onemli nitelik farkr bulunmaktadir. Bir yeri ilgilendiren politik karar alrm surecinde, 0 yerde yasayan herkes yer ahr. Ancak, halk meclisinde bir konuda karar almdiktan soma bu karann esgudumu ve icrasi, bu konuda uzman olan kisilere birakihr. Halk meclisleri, bu kararlar sonucu ortaya cikan projelerin ve bunlan gerceklestirenlerin denetimini yapar [72].

Ozgurlukcu belediyecilik, tek bir toplulugun yerel yonetimde denetimi saglayip, onu mahalle meclisleri temelinde yeniden yapilandirdigi yalmlrms bir durumu degil, bir "hareket"i konu edinir. Bu yaklasim, topluluklan birbiri ardma degistirip, yerel yonetimler arasmda konfedere iliskiler sistemi oturtacak, kendi adma cahsan bolgesel iktidar olusturacak bir hareketin varhgrm varsaymaktadir [73J.

Ozgurlukcu belediyeler, "konfederal" bir agla bir birine baglamr. Konfederalizm, gtiy birligine dayah bir toplumsal/politik ongoru tasir. Konfedere sistemin isleyisi de mahalle meclislerindeki gibi topluluklann hepsinin soz sahibi olabilecegi bicimde tasarlamr. Bu meclisler, mahallelerde ve kasabalardaki halk meclislerinden gelecek olan delegeler tarafmdan olusturulan, yasal gucleri bulunmayan, ancak buyuk etik giice sahip kurumlardir, Meclisler, her belediyenin, kasaba ve sehirlerin farkhhklara uyum saglayan, gorevleri kesin olarak belli, her an geri cagnlabilir ve rotasyona tabii olan vekillerden olusur, Konfedere meclislerde alman kararlann, mahalle, kasaba ve sehirlerdeki halk meclislerinin cogunlugu tarafmdan onaylanmasi gerekir. Secilmis olan vekiller, hicbir sekilde ve kosulda kendi baslanna "politika olusturma" yetkisine sahip degildir. Onlar, mahalle meclislerinin alacagi politik kararlan "icra etmekle" yetkilidirler [74] ve bu konuda halk meclislerine karsi sorumludurlar. Bu baglamda konfederasyon meclisleri, yerlesimleri birbirine baglayan bir "idari meclisler ag:" islevi gorur [75]. Bu tiir bir yapi, yerel yonetimlerin bolgesel orgutlenmesi ve bolgesel konfederasyonlann daha biiyiik olcekte orgutlenmesi biciminde de gelistirilebilir.

Halk meclislerinden konfederal meclislere uzanan yukandaki sistemde dikkati ceken en onemli nokta, otoritenin yukandan asagiya degil, asagidan yukanya dogru kullarnlmasidir. Tabanda yer alan halk meclislerinin gucu en fazla iken, yukanda yer alan konfederasyon meclislerinde politik guc azahr ve bu, daha ust kategorilere gidildikce daha da azahr.

Toplumsal Ekoloji'de yonetim tasanrrn bir biitiin olarak degerlendirilir. Bu baglamda konfedere sistem, bilincli bir sekilde olusturulmus birbirlerine bagimli bir yerlesimler

254

Ekolojik Dii~jjncede Kaotik Egllirnler -Otopik Dii~iince Gercek mi Oluyorz-

butununden olusur. Dogrudan demokrasi ile siki denetim altmda olan idare ve esgudum, konfedere sistem icinde kaynastmlrrnstir. Bu sistem, bagimsizhk ve bagimhhk kavramlannm diyalektik bicimde geliserek, cok daha zen gin bir bicim olan "karsihkh bagimhhk'ta donusumunu icerir. Bu baglamda, "SIVI hal de olan ve surekli olarak gelisen toplumsal bir metabolizmadir". Toplumda farklihklann ve farkhhklan ortaya cikarma potansiyelinin coklugu, ekolojik toplumun kimligini pekistirir ve bu kimlik, sozu gecen "metabolizma" icinde korunur.

Toplumun icinde ve toplumla dogal dunya arasmda gorulen katihmci nitelikteki bir evrim surecini ongoren konfedere sistem, netice itibariyle gelecekteki bir toplumun "turu'tnu ve "nasil olmasi gerektigini" dayatan bir sistem degildir [76]. Bu sistem, "gelecegin gorunuste ekolojik bir yorumunu yapmak" olarak degerlendirilmektedir. Toplumsal Ekoloji' de bicimsel bir "tuzuk" ya da "yonetmelikler"le acik sekilde tasarlanrrns bir organizasyon bicimi, otoriterciligi besleyecegi gerekcesiyle reddedilir. Otoritercilikten kurtulusun, en iyi sekilde sadece gucun acik, kisa ve detaylandmlrms dagitmu ile garanti edilebilecegine inanihr.

SONU<::

Ekolojik dusunce, ekolojik sorunlarm salt bir doga sorunu olmadigirn, ayru zamanda insan ve toplumlar arasi iliskiyle ilgili bir sorun oldugunu one surer. Dolayisiyla, sorunun giderilmesi icin oncelikle insan ve toplum anlayismda degisiklikler yapmak gerekir. ate yandan, kaos kurarrn da ekolojik dusunceye kosut bicimde mekanik anlayism indirgemeci, dogrusal ve tek tiplilige dayah bir toplumlbirey anlayisi olduguna dikkati cekmektedir. aciktir.

Yeni bir bilim paradigmasi olarak kaos, toplumu, dogrusal olmayan iliskilerden olusan dinamik sistemler olarak gorurken, bireyler arasmda isbirligi, karsihkh etkilesimin birbirlerini ve toplumu etkiledigini varsaymaktadir. Bu baglamda, bireyler arasi farkhhklar ve cesitlilikler dikkate almmakta ve bireylerin her stirecte kendilerini gerceklestirmelerine olanak tanmmaktadrr. Yonetim surecinde bireylerin kendilerini ifade edebilmeleri, karar ahmlanna etkin olarak katilmalan ve almrms kararlan etkileyebilmelerini onermek, gunumuzun yonetsel krizi dusunuldugunde, belki de kaosun en onemli tarafim olusturmaktadrr.

Ekolojik dusuncenin onernli bir akirm olan Toplumsal Ekoloji'nin, kaotik yonetim anlayisryla pek cok konuda kosut oldugu gorulmektedir. Toplumsal Ekoloji de tipki kaos kurarm gibi klasik bilim elestirisinden hareketle, egemen sistemin aksakhklanna dikkati cekmektedir. Toplumu canh bir sistem olarak gorme ve toplumdaki farkhhk ve cesitliligi yaraticihk ve zenginlik icin firsat olarak gorme, toplumsal yasamm dogrusal/tek yonlu degil, dogrusal olmayan/cok yonlu bir sekilde isledigini vurgulama, catismadan cok isbirligi ve dayamsmayi vurgulama, toplumun, kendi ic dinamikleriyle ve dis dinamiklerle iliskinin bir urunu olduguna isaret etme, bireylerin kendini gerceklestirmesi, aynntih yasa ve kurallann reddi, karar ahrru ile bu kararlan uygulama sureclerinin/aktorlerinin farkh olmasi, politikanm merkezine bireyi koyma, karar verme sureclerine dogrudan katilma ve etkin denetleme, liderligin otorite ve hiyerarsiden ziyade "rehberlik" ozelligini vurgulama, merkeziyetciligin ve hiyerarsinin reddi, kendiliginden orgutlenme, ozyonetim ve gucun tabandan tavana dogru yayilisi yd. gibi nitelikler, kaosun ve Toplumsal Ekoloji'nin onemli ortak noktalanrn olusturmaktadir.

Kaos ve Toplumsal Ekoloji' de benzer toplumsal ve yonetsel goruslerin olmasi, genel olarak ekolojik dusunceye bilimsel bir dayanak saglanmasi olarak yorumlanabilir. Bir diger deyisle, sayet kaos kurammm egemen bilim paradigmasim sarstigi kabul ediliyorsa, onun

255

Ahmet Mutlu

toplum ve yonetim ongorusu de kabul ediliyor demektir. Bu durumda, kaosun yaklasmuyla kosut olan ekolojik dusuncenin gorusleri de bilimsel bir dayanaga kavusmustur. Ekolojik dusuncenin bilimsel bir dayanaga kavusmasi, ona karst yoneltilen en buyuk elestirilerden birisi olan "uygulanamaz dusunceler butunu" nitelemesini gecersiz hale getirmektedir.

KAYNAK<;::A

[I] Gorrnez, K.(2003), (:evre Sorunlan ve Tiirkiye, Ucuncu Baski, Ankara, Gazi Kitabevi, 29.

[2] Forti, A., (1995), "Modern Bilimin Dogusu Ve Dusiince Ozgurlugu", Bilim Ve lktidar Der. F. Mayor; A.

Forti, C;:ev.M.Klic;:iik, Tubitak Yayinlan.Ankara, 25,65.

[3] Koc, U.,(2006), "Kornplekslilik Yaklasrrm ve Bilgi Yonetimi", http://iibf.ogu.edu.tr/kongre/bildirilerIlO- 03.pdf (14.03).

[4] Mutlu, A.(2004}, "Ekolojik Sorunlar ve Karrnasik Bir Cozum Olarak Kaos", Doga ve (:evre, Ed. C.

Gunduz; S. Mutun; T. Senol, Biyologlar Derncgi, lzrnir, 541.

[5] Gormez, a.g.e., 32.

[6] Touraine, A.(I994), Modernligin Elestirisi, C;:ev.H.Tufan, Yapi Kredi Yaymlan, istanbul, 23.

[7] Bir aydmlanma dusiinunl olan Hobbes, (doga) bilimdeki basarmin siyasal teori alanmda da tekrarlanabileceginc inanan dustmurlerden biridir. 0, geometri ve metafizigi siyasal dusunceye ornek alarak, dogadan farkh nitelikte olan toplumun, insan tarafmdan yaratildig: ve yine insan tarafindan degistirilebilecegi gorusundeydi. Hobbesun toplumu, kargasa (doga hali)'dan geometrik duzene gecisi ifade eder. Bkz. Sunar, i.(1986), Diisiin ve Toplum, Birey ve Toplum Yaymlan, Ankara, 61-67. John Locke ise dogal bansm bozuldugunu ve sivil yasama gecildigini soyler. Insan, "dogal haklan'tm kendinde sakh tutarak sivil topluma gecmektedir. Toplumsal yasalar, kurallar, devlet ve yonetici guc, birikimin korunmasi icin bir aracnr (Sunar, 1986: 79-81). Dolayisiyla yonetimin nihai amaci, devletin gucunu artirmakur, Bkz. Tezcan, L.(1998), "Modern Devlet ve Yonetirn Teknolojisi", Birikim, Mart, 50.

[8] Toraine, A.,(2002), Demokrasi Nedir", Ucuncu Baski, Cev. O. Kunal, istanbul, Yapi Kredi Yayinlan, 9.

[9] Touraine, a.g.e., 83.

[10] Sokrnen, P.,(2002), "Dunya Sistemine Eklemlenme Cagmda Yeni Gelisme Anlayislan, Yeni Yonetim Bicirnleri", Yerel Yonetimler Sempozyumu Bildirileri, Ankara, TODAiE Yaymi, 601.

[II] Egemen sistem"le anlatilmak istenen, ozellikle sosyal, ekonomik ve politik olmak uzere, mekanizmin ve kapitalizmin, yasarrun butun alanlanrn etkileyen kurallan ile degerleridir.

[12] Devlet yonctimi, devletin kurumlanrun ve bu kurumlann himayesinde yasayan insanlann "profesyonel" olarak yonetrne isiyle ugrasan -secilmis ya da atanrrus- kisiler tarafindan yonctilmesidir. Bkz. idem, S., (2002), "Toplurnsal Ekoloji Nedir? Ne Degildir?", Toplumsal Ekoloji, Bahar, 15. Devlet yonetirninde halk, "edilgen bir kitle" dururnundadrr. Halbuki politika, "yonetim sisteminin pratik sorunlanmn cozumunun yam sira kisinin .. ' topluma karst ahlaki zorunlulukla gerceklestirdigi kent/ulke etkinliklerine adanmasrru iceren bir yaklasirn olarak, daha zengin bir icerigc sahiptir. Bkz. Bookchin, M., (2002), "Kornunalist Karar Am", Toplumsal Ekoloji, Bahar, 43. Nitekim politikada her insan, kendi hayatmda ve toplum yasarmnda soz sahibi/potansiyeli olan aktif bir yurttastir. Devlet yonetirni, merkeziyetci, otoriter, oligarsik ya da monarsik, hiyerarsik, seckinci gucu bir elde toplayan ve temsili 6geierle beslenir. Buna karsihk politika, demokratik, ozgurlukcu, hiyerarsik olmayan, gucil dagitan bir duyarhhgi icerir. Bkz. idem, a.g.m. IS. Politika ve devlet y6netiminin farkh seyler oldugu hakkmda daha fazla bilgi icin bkz, Bookchin, M.,(1999a), Kentsiz Kentlesme, Cev. B.Ozyal<':lll, istanbul, Ayrmti Yaymlan, 307.

[13] Bookchin, M.,( 1999b), Toplutnu Yeniden Kurmak, istanbul, Metis Yaymlan, 288.

[14] Bookchin, M.,(I994a), Ozgiirliigiin Ekolojisi, C;:ev.A.Ti.irker,istanbul, Aynnn Yayinlan, 68. [IS} Bookchin, M.,(1999b), 38.

[16] Bkz. Thietart, R.A.; B. Forgues, (1995), "Chaos Theory and Organization", Organization Science, Vo1.6, No.1, January-February,19-31 ve Ruelle, D.,(1999), Rastlantt Ve Kaos, Cev. D.Yurt6ren, 13.Baskl. Ankara, Tubitak Yaymlan, 21.

[17] Trigg, R.,( 1996), Akzlcllik Ve Bilim, Cev. K. Yerci, istanbul, Sarmal Yayinevi, 230.

[18] Mori, H.; Y. Kuramoto,( 1993), Dissipative Structure And Chaos, Springer-Verlag Berlin Heildelberg, 129. [19] Ruelle, a.g.e., 65.

256

----------------------------_.----_

Ekolojik Dtisuncede Kaotik Egilimler -Utopik Dlistlnce Gerc;ek mi Oluyori'-

[20J Barreau ve Dig.,(l991), Rastlantt, Cev. O. Erdogdu, istanbul, Pencere Yaymlan, 133. [21J Nakamura, K.,(l993), Quantum Chaos, Cambridge, Cambridge University Press, 20. [22] Cramer, F.,(l998), Kaos Ve Diizen, Cev, V. Atayman, istanbul, Alan Yaymcilik, 186. [23J Capra, F., Ya~al71l11 Orgiisu, Cev. B. Kuryel, istanbul, Yapi Merkezi, B.Y.Y., 183-184. [24J Kuryel, B.,(2003), "Kaos, Epistemoloji ve Matematik", Agackakan, Nisan, 41.

[25J Kaotik yaklasirmn bu ongorusu, farkhliklann toplumda yol acmasi muhtemel olan

"basrbozukluk/kargasa'tdan farkh bir nitelige sahiptir. Kaosa gore toplumsal devingenlik, bu farkhhklar sayesinde olusmaktadrr. Diger deyisle, toplum den en "istikrarh sistem", icinde pek 90k farkhhgi banndiran bir yaprdrr. Toplum icinde bireylerin ve topluluklann farkh davraruslan olmakla birlikte, bu davraruslann butunu "istikrarh bir toplumsal yapr" bicirninde gorulur. Bkz. Latif, H.,(2005), Fraktalist Yonetim, istanbul, Bizim Avrupa Yaymlan, 68.

Tipkr, kuslarm bagimsrz kanat crrprslarma ragmen, ucarken sagladrklan esgudumlu ve di.izenli yapi gibi ...

[26J Kaosun isbirlig! ongorusuyile Kropotkin'in evrim anlayisi arasmda onemli bir kosutluk oldugu vurgulanmahdir. Kropotkinin "birlikte evrim" adrm verdigi ve dogadaki evrimin, canhlar arasindaki mucadeleden 90k, farkh canh turleri arasmdaki karsihkh uyum ve isbirligiyle gerceklestigini one surdugu gorusu, Darwin 'in rekabete ve hiyerarsiye dayah evrim gorustlne karsittir. Darwin'in evrim gorusu, aym zamanda egemen sistemin "rekabet'te dayah toplum yapismm da kuramsal temelini olusturmaktadir.

[27J Thietart; Forgues, a.g.e., 22. [28J Thietart; Forgues, a.g.e., 22. [29J Thietart; Forgues, a.g.e., 22.

[30] Kendi kendini di.izenleyen orgut (self organizasyon), kendi icinde bir seyler yaratma anlamma gelmektedir.

Orgutun, disandan degil, kendi icinden i.ireyen veya crkan ve siklikla ic dinamige dayali olarak davranma ve faaliyet gosterrnesidir. Bkz. Ti.iz, M. V .,(2001), Kaos Ortaminda Self Organizasyon DaVra17l~1, istanbul, Alfa Basirn Yayim Dagmm Ltd. Sti., 58. Self organizasyon, kaos kurammda kullamlan esas kavramlardan birisidir. Bkz. Cramer, a.g.e., 277-286.

[31] Thietart; Forgues, a.g.e., 22. [32] Thietart; Forgues, a.g.e., 22.

[33] Briggs, J.;F. D. Peat,(2001), Kaos, Cev.S. Soner, lzmir.Ege Meta Yaymlan, 241. [34] Ti.iz, a.g.e., 93.

[35J Ti.iz, a.g.e., 82):

[36] Koc, U., a.g.m.

[37] Kaotik yaklasirnm ongoruleri, gecmiste uygulanmrs bazi deneyimlerle iliskilendirilmektedir. Bu uygulamalann temel belirleyici ozelligi, katihm, i~birligi ve uyuma dayah olmasidir. Bu baglamda ornek olarak "ozyonetirn" sistemi gosterilmektedir. Bkz. Latif, H., a.g.e., 66-67. Ti.iz, ozyonetim sistemini, kendi kendini di.izenleyen organizasyonlann temel kavramlanndan birisi olarak gorrnektedir. 0, kaotik baglamda ozyonetimin ball ozelliklerine dikkat cekmektedir. Ornegin, ozyonetimde otorite mutlak degildir, Gercekte ozyonetirn, takirmn/toplurnun kendini yonetmesidir. BUtUn isler ve karar verme otoritesi sadece isi yapan kisi tarafmdan degil, bir cok kisi tarafmdan gorulur ve bunun icin karsihkh yardunlasmaya gereksinim duyulur. Bkz. TUz, ag.e., 87, 89.

[38J Bramwell, A.,(1989), Ecology in the 20th Century: A History, New Haven and London, Yale University

Pres, 4, 39.

[39] Bahro, R.,(1997), "Ekolojik Bunalim: 'Bilince Geri Cekilmek ya da blLim!''', Birikim, S: 97, MaYls,26. [40] Simonnet, S.,( 1990), Dominique, Cevrecilik, Cev. M. Selami, istanbul, lletisim Yayinlan, 10.

[41] Kayrr, G.b.,(2003), Dogaya Donus, istanbul, Baglam Yayinlan, 80.

[42] Bahro, R., a.g.e., 27.

[43J Simonnet, D., a.g.e., 80.

[44] Ekolojik dusuncedeki ozyonetim kavrarm, goreceli olarak 1970'li yillardaki ozyonetim yaklasrmlanndan farklidrr. Otonorn gUci.in kuram ve uygulamasi olarak algilanan ozyonetim, Michel Bosquet'nin ifadesiyle, "hcrkesin digerleriyle kurdugu iliskilerin ti.imU i.izerinde hak sahibi olmasrdir". Bkz. Simonnet,D.,a.g.e., 77.

257

Ahmet Mutlu

[45] Ozyonetim dusuncesinin, dogadaki kaotik isleyise uygun ilkeleri soyle siralanabilir: 1) Ozyonetim, hukurn siiren cesitli gucler altmda butunsel bir birlesmeye ve gucle idare edilen bir birlige yonelen celiskili toplum yapisindan dogar. Ozyonetim, boyle bir toplumda tek etkin itiraz bicimi olarak, yeniden ve yeniden "ozgi.irlLik''Li giindeme getirir. 2) Ozyonetim, toplumdaki bu celiskilerden dogar ama onlan cozrncye ve asmayi hedef1er. 3) Ozyonetirn, soz konusu celiskiler butununu s;ozdUgU oranda yeni bir butunluk olusturur, 4) Bu baglarnda ozyonctirn, iki farkh boyutuyla dusunulmelidir. Bkz. Lefebvre, H.,(2004), "Bir Oz-yonetim Sosyolojisinin Ogeleri", Conatus, S: I, Subat-Mayrs, 183-184.

[46] Bookchin, M.,(l994a), 26.

[47] Toplumsal Ekoloji'ye gore, insanm doga uzerindeki tahakkumunun kaynagi, insanm insan i.izerindeki tahakkumudur. Insanm insan i.izerindeki tahakkumunun yok edilmesi, doga i.izerindeki tahakkumu de yok edecektir. Dolayrsiyla, doga ile toplum iki farkh kategori olarak gorulrneyip, tersine, bir butun olarak algilamr.

[48] Bookchin, M.,(1994a), 44.

[49] Mellor, M.,(1993), Sintrlan Yikmak, Cev, O. Akmhay, istanbul, Aynnn Yaymlan, 128.

[50] Her ne kadar yonetim ve siyaset, iki farkh olgu olarak dile getirilse bile bunlann kolay kolay birbirlerinden aynlamayacagi uzerine cesitli gorusler vardir. Bkz. Ergun, T.,(l997), "Postmodernizm ve Kamu Yonetimi", Amme Idaresi Dergisi, 30/4 Arahk, 3.

[51] Toplumsal Ekoloji'ye gore insanoglu heni.iz hiyerarsi ve tahakkurnun ortaya cikmadrgi avcr-toplayrci

donemlerde yukanda deginilen "hucre-doku toplurn" formunda yasamaktaydi.

[52] Bookchin, M.,(l996), Ekolojik Bir Topluma Dogru, Cev A. Yilmaz, istanbul, Aynnti Yaymlan, 227. [53] Bookchin, M., (J9%), 262.

[54] Toplumsal Ekoloji'de "butunluk" kavrammm, fasizrn ve diger total iter ideolojilerde esas olan turdeslesrne, standartlasma ve insanlann baskrci bicirnde uyumlastmlmasiyla yakmdan ilgili olduguna dikkat cekilir. Bu nedenle ihtiyatla yaklasilan "butunluk" kavrarm, yukandaki cagnsimlann tersine, kendisine cok zengin bir bicim cesitliligi veren ve boylclikle klasik bilimde "rasgele" olarak nitelenen essiz ozelliklere sahip renk renk yapilardan, cklcmlcnmelerden ve dolayirnlardan ibaret gorulur,

[55] Toplumsal Ekoloji'de "kendiligindenlik", egemen diizenin yerlestirdigi oznel bask I araclanrn parcalayan ozbilincin ve kendini yabancilasmadan kurtarmanm butunleyici parcasi olarak degerlendirilir, Bu baglamda kavram, dis yaptmmdan ve krsrtlamadan uzak davrams, duygu ve dusunceyi ifade eder. Kendiligindenlik, orgutlenmeyi ve yaprlasmayi engellemez. Tersine, hiyerarsik olmayan orgutlenrne bicirnleri, gercekten organik, kendi kendini yaratan ve iradeye dayah bicimler iiretir. Bkz. Bookchin, M., (1996), 244, 250. Bu ilkeye gore kitlelerin "onculer?e ya da "liderler?e ihtiyaci oldugu dusuncesi, "yaratrlrms bir rnit''tir ve tarihte bu mitin tersini gosteren durumlar vardir.

[56] Bookchin, M.,(1994b), "Yoketrne Gtlcil Yaratma Giicii",Birikim, Ocak-Subat, 55.

[57] Toplumsal Ekoloji'de komun tipi orgutlenme baz: ozelliklere ve islevlere sahiptir. Komi.in yasammda cahsrna, mi.ilkiyet ve aile iliskileri, kan baginm otesindc basat bir yap! olusturur, Ozel mulkiyet genellikle kaldinlrms ya da kosullu olarak korunmustur. Mekanlar, kendi basma ekonomik, siyasal ve manevi bir birim olusturan grubun ortak mahdir. Herkes, olanaklan olcusunde grup icinde cahsir. Grup kararlarmm almmasmda temel 01S;i.i, uyelerin gorusleridir. Bireyin kisiligi, grubun varhgmi surdurebilmcsinde temel etkendir. Sorumluluk sahibi bireysellik ve ortaklasrnacihk, birbirinin kosulu olan iki temel unsurdur. Grup icinde hiyerarsi yoktur ve yonetim yetkisi, -tahakkum icerrnemek uzere- bilincli olarak kabul edilir. Bireylerin yaptiklan islcrin tutti, toplumsal statuyu ya da geleneksel simflandirmalan belirleyen bir olc,:ii degildir. Her grup, grup uyclerinin benligini ve bireysclligini guclendirmeyi amaclar. Hayat pratigini esitlerneye calismak, butun uyeler icin benzer davranis normlan dayatmak, grubun gucunu, dinamigini doguran gucu yok etmek anlamma gelir. Bkz. Degen, H.J.,(Der.),( 1999), Anarsizmin Bugiinii, istanbul, Aynnti Yaymlan, 88-89.

[58] Toplumsal Ekoloji'de ozgurluk tammmda Fourier'nin gorusleri etkili olrnustur, Fourier'nin ozgurluk yaklasinu karmasikhk olgusuna dayanrnaktadrr. Ona gore basit olan yanhs ve kotudur. Buna karsihk, karmasiklik, cesitlilik, karsitlik, cokluk dogru ve iyidir. Karmasikhk, toplum yaprsi icin oldugu kadar, ruhun ihtiyaclan icin de gecerlidir. Frank Manuele gore "Fourier'nin psikolojisi, cogunlukta ve karmasikhkta kurtulus ve mutluluk oldugu onculu uzerine temelleniyordu". Fouriernin aradigt sey, cesitlilik aracrhgiyla istikrar ve istikrar sayesinde secme ve karar verme ozgiirliigiidLir. Kisaca, cokluk aracrhgiyla ozgiirli.igii gerceklestirmektir. Bkz. Bookchin, M., (1994a), 472.

[59] Bookchin, M, (1996),247-248.

258

Ekolojik Dusimcede Kaotik Egillmler -Otopik Dusunce Gercek mi Oluyor?-

[60] Bookchin, M., (I 994a), 362-363.

[61] Ata, S.,(2002), "Toplumsal Ekoloji'nin Politikasi", Toplumsal Ekoloji, S: I ,Bahar, 22.

[62] Ozgurlukcu kurumlar, kclime anlarmyla ahndigmda, ternsili, anonim, mekanik iliskilere gore degil, dogrudan, yi.iz yuze olan iliskileri ifade eder. Aynca, iktidann devredilmesine ve "seyirlik politika"ya degil, katilmu, ilgiyi ve etkinligi vurgulayan "yurttashk" duygusuna dayarurlar. Buna gore ozgurlukcu kurumlarda bazi ilkeler vardir. Oncelikle, turn olgun bireylerin kendi toplumsal meselelerini dogrudan

yonetmeleri =npki ozel meselelerini yonetmeleri gibi- esastir. Burada belirleyici olan, katilmaya zorlama yada katilma ihtiyaci degi], katilma ozgurlugudur. Ozgurluk, karar alma sureclerine kanlrnayi secen insanlann sayisma gore degil, bunu yapma firsatma sahip olmalanna gore ortaya cikar. Bkz. Bookchin, (I 994a), 478.

[63] Konfederal ag icerisindeki yerel yonctirnlerin ekonornik kaynaklanrn birbirleriyle paylasmast ongorulur.

Yerlesimler arasmda karsrhkh bagrrnhligm var olrnasi, konfedere sistemin gerceklesmesinde cok onemlidir. Cunku, konfederasyon sadece gereksinimlerin paylasrldigi bir ekonomik iliskiler agl degil, ortak kaynaklara, uretime ve politikalan birlikte olusturmaya dayanan bir ortakhktir. Yasamm maddi temellerini oldugu kadar, kamusal alarn da kucaklayan bir halk projesidir. Bkz. Ata, S., a.g.m., 26.

[64] Bookchin, M., (I 994a), 70.

[65] Ozgur bireyin "kendini gerceklestirmcsine, politik sureclerde ve karar ahrmnda aktif rol almasiru ifade eden "aktif yurttas" modeli, Antik Yunan'daki yurttas bicirninden etkilenmistir. Antik Yunan'da her yunan erkegi dogustan politik bir varhk idi. Onlar icin politika yaprnak, insarun dogasmda olan bir seydi ve ayru zamanda erdem gostergesiydi. Politik alana kauldigt oranda insanlann ozgur olduguna inarulrnaktaydi. Bkz. idem, $., a.g.m., 17.

[66] idem, s., a.g.m., 16.

[67] Biehl, 1.,(1998), The Politics of Social Ecology-Liberitarian Municipalism, Black Rose Books, 158-180. [68] Toplurnsal Ekoloji'de liderligin her zaman varoldugu kabul edilir. Ekolojik toplum projesinde, etkin

rehberlik yapmayi saglayacak gerekli psikolojik ozelliklere sahip olmalan nedeniyle gorusleri digerlerinden daha fazla saygi goren liderlerden soz edilir. Liderler, ozgurlukcu yaklasrrru, gercegi, Iiderlerin hayati onernini, kendi aktivitelerinin etkin sekilde kontrol edilmesini ve gerekli goruldugunde uyeler tarafmdan geri cagnlmasma olanak veren mekanizmalan kabul edeceklerdir. Bkz. Bookchin, M., (2002),45.

[69] Ata, S., a.g.m, 21.

[70] Bookchin,M., (I 999b), 174. [71] Bookchin, M., (1999b), 174. [72] Ata, S., (2002), 22.

[73] Bookchin, M., (I 999a), 182. [74] idem, s., a.g.m., 13

[75] Ata, S. a.g.m., 23.

[76] Boyle bir "duzen" ongorustl/dayatrnast, Toplumsal Ekoloji'nin temel ilkelerinden olan "cesitlilik icinde birlik" ilkesinin ihlal edilmesi demek olacagmdan, bu akurun kendisiyle celiskiye dusrnesi anlanuna geJir.

259