Smith, Ricardo ve Marx İktisadında Tarım

(Emek Değer ve Rant Teorisi Yaklaşımları Bağlamında)
Gökhan Günaydın*

Giriş
David Ricardo, klasik iktisatın kurucusu Adam Smith’ten geniş oranda etkilenmekle birlikte, “(ondaki) temel teoriyi eleştirerek kendi sisteminin temelini”1 kurmuştur. Marx ise, çalışmalarında, klasik geleneğin analitik çerçevesinden önemli ölçüde yararlanmıştır.2 Sözü edilen üç iktisatçı arasında tarım sektörünü modelinde merkezi bir konumda kullanan tek iktisatçı Ricardo’dur. Bununla birlikte, her üçü de değer analizinde emek girdisi yaklaşımını benimsemiş olmak konusunda ortaklaşmaktadırlar. Çalışmada Smith, Ricardo ve Marx’ın analizlerinde tarıma ayırdıkları yer saptanmaya ve değerlendirilmeye çalışılacaktır. Bu üç yazarının görüşleri, ortaklaştıkları emek – değer teorisi ve farklılaştıkları rant teorisi kapsamı ile sınırlı kalınarak değerlendirilecektir. Yöntemsel olarak, Adam Smith’in klasik iktisada katkıları onun temel analizini geliştiren David Ricardo ile ilgili bölüm kapsamına alınmış olup, Ricardo’nun Smith’i izlediği ve ondan koptuğu konular öne çıkarılmıştır.
* Yrd. Doç. Dr., Bolu İzzet Baysal Üniversitesi İİBF 1 Bilsay Kuruç, Ricardo İktisadı’nın Bazı Metod Sorunları, AÜSBF Yayınları No: 301, Ankara, 1970, s.9. 2 J.William Barber, İktisadi Düşünce Tarihi, Şule Yayınları, İstanbul, 1997, s.170.

mülkiye 2009 Cilt: XXXIII Sayı:262

345

Klasik – Marxist İktisat Kuramlarının Genel Değerlendirmesi Klasik geleneğin analitik çerçevesinin oluşmasına. İngiltere’de.K. Senior. onların kuramlarının diğer yanlarıyla ilgili olarak kendisini muhalif bir eleştirmen olarak gördü.. tam adı “Ulusların Zenginliğinin Doğası ve Nedenleri Üzerine Bir Araştırma” olmasına karşın yaygın olarak ilk iki sözcüğü ile tanınan ünlü yapıtında4. hem kendi çıkarından hem de kamu çıkarından vazgeçmesi doğrultusunda kandırırlar. yine onların fikirlerinin çoğuna hayli eleştirel yaklaştı.k. Hunt. Mill’i entelektüel bir rakip olarak ciddiye aldı. bazı bakımlardan kamu çıkarından farklı. 265: “Marks’ın (klasik iktisadın düşünürleriyle ilişkisi) karmaşıktır. Bununla birlikte Marks. 346 mülkiye 2009 Cilt: XXXIII Sayı:262 .5 Smith ekonomi politiğin düşünsel temelini meta üretimi ve sermaye birikimi üzerinden kurgular. Yayımlandığı tarihten bu yana üç yüzyılı aşkın bir süre geçmiş olmasına karşın halen yoğun olarak tartışma konusu edilen Ulusların Zenginliği adlı yapıtı ile Smith. Temmuz 2005. s. sermaye birikimi süreçleri toprak mülkiyetini de kapsamına almaktadır. 3 E. Piyasa ekonomisinin hızla yerleştiği bu yıllarda bankacılık gelişiyor. geçmişin merkantilizmine karşı liberalizm düşüncesini ortaya koymuş. Say ve Bastiat’ya karşı neredeyse tamamen eleştirel ve aşağılayıcı bir yaklaşım içindeydi”. kapitalist bir toplumda genel olarak servetin nasıl artırılacağını araştırmıştır. ancak Malthus. taşralı mülk sahibinin cömertliğiyle oynarlar ve taşralıların çıkarlarının değil. Dost Kitabevi Yayınları. s. Oysa ticaret ya da manüfaktürün herhangi bir dalıyla uğraşan kişilerin çıkarı. Bentham. sanayi kapitalizmine geçişinin başlangıç dönemi yaşanıyordu. nüfus artıyor ve çelişkiler derinleşiyordu. İktisadi Düşünce Tarihi. Meta üretimi üretimin mübadele amacıyla yapılması esasına dayanırken.3 Adam Smith İktisadı Klasik iktisadın kurucusu olarak gösterilen Adam Smith. Smith ve Ricardo’nun değer ve kar kuramlarından derinden etkilendi ve bazı açılardan kendi kuramı bu fikirlerin bir uzantısı. 212. Thompson ve Hodgskin’in yazılarından da sıkça ve onaylayarak alıntılar yaptı. Ulusların Zenginliği. 4 Adam Smith. ancak burada. Alan Yayıncılık. Ulusların Zenginliği’nin yayımlandığı 1776 yılında. Ankara. her zaman için. inceltilmiş ve ayrıntılandırılmış biçimi olarak görülebilir. 1997. Smith’in ideolojisi laissez.faire temeline dayanır. hatta ona terstir”. 5 Smith. İstanbul. bir iktisadi büyüme teorisi geliştirmeye çalışmıştır. karla geçinen işverenler için şunları söylemiştir. bu temelde olmak kaydıyla kamu çıkarı düşüncesi zümrelerin öz çıkarlarına karşı savunulur. kendi çıkarlarının kamu çıkarı olduğu yolundaki gafil ancak içten inanç ile taşralı mülk sahibini. “Öz çıkarlarına ilişkin bu üstün bilgileri sayesinde. birçok iktisatçının önemli katkıları olmuştur. Dönemin İngiltere’sinde tarım ve sanayi ilişkilerinde farklılıklar öne çıkmaya başlamıştı. Bu analitik çerçeveden yararlanmakla birlikte klasik iktisat eleştirisini sağlam bir tutarlılıkla ortaya koyan Marks’ın klasik iktisat düşünürleriyle ilişkisi ise karmaşıktır. kitlesel üretim hız kazanıyor. A.

Büyümenin getirdiği kazanç. böylece oluşturulacak iktisadi gelişme ise herkese yararlı olacaktır. toplumun tüm sınıfları arasında paylaşılacaktır. 7 David Ricardo zengin bir burjuva ailesinin çocuğu olarak 1772 yılında İngiltere’de doğmuştur. iktisadi büyüme ve rekabet birbirini kuvvetlendiren olgulardır. 113. İstanbul. yapıtının bir başka bölümünde şöyle açıklamıştır. 1800’lü yılların başında Adam Smith’in “Ulusların Zenginliği” adlı yapıtını okuması ile başlamıştır. Etkin bir rekabet6 ancak iktisadi gelişme ortamlarında olanaklıdır. Smith’in çözümlemesine göre. Babasının mesleği olan borsa simsarlığı yoluyla kısa sürede oldukça büyük bir servetin sahibi olmuştur. rekabetin büyümeyi ençoklaştıracağı varsayımına dayanır. Sanayi devrimi artı değere kapitalistin el koyduğu kapitalist üretim biçimini egemen kılan gelişmeleri içerirken. A. piyasanın tekelleşme eğilimini. Ricardo’nun yaşadığı çağa iki büyük gelişme damgasını vurmuştur. eğlence ve vakit geçirmek için bile olsa biraraya toplandılar mı. Böylece tek yönlü bir kurgulama ile Smith bölüşümün büyüme üzerindeki etkisini açıklarken. 8 David Ricardo. üretim güçlerindeki bu gelişmeye koşut olarak. Bunlardan işçi sınıfı ücret. büyümenin sermaye birikimi. sonunda halka karşı bir konspirasyonun örgütlenmesine ya da fiyatları yükseltmenin bir yolunu bulmaya dayanır”. Ricardo İktisadı David Ricardo’nun7 iktisat bilimi ile tanışması. “Aynı iş sahibi insanlar. Belge Yayınları. Smith’in temel önermesi. Malthus. Ekim 1997. Ekonomi Politiğin ve Vergilendirmenin İlkeleri. Smith’in gelir dağılımı analizi toplumda üç “zümre”nin bulunduğunu savlar. s. Smith’e göre toprak sahiplerinin topladıkları rantlar ancak toprağı kullanan emeğin doğal ücretinin üzerindeki bölümünden feragat etmeye zorlanmasıyla artacak. söz.k.. Sanayi Devrimi ve Fransız devrimi. çev: Tayfun Ertan. Bunun ancak ekonomik–siyasi alanlarda serbestleşmenin sağlanması ile başarılabileceğini düşünen Smith’in merkantilizme getirdiği temel eleştiri. sermaye sahipleri kâr ve nihayet toprak sahipleri de rant elde ederler. büyümenin bölüşüm üzerindeki etkisini açıklamakta yetersiz kalmıştır. birikimin de kâr kaynaklı olduğuna ilişkindir.Bu bağlamda. Çağının önde gelen iktisatçıları olan Mill. Fransız devrimi. West. burjuvazinin yedeklediği emekçi – yoksul kitleler ile birlikte feodalizmi tasfiye etmesini anlatıyordu. mülkiye 2009 Cilt: XXXIII Sayı:262 347 . klasik iktisatın en önemli yapıtlarından olan Principles of Political Economy and Taxation (Ekonomi Politiğin ve Vergilendirmenin İlkeleri)’ı8 1817 yılında yayımlamıştır. Bu anlamda 6 Smith. Say ile arkadaşlık ilişkileri olan Ricardo.

Karl. s.k. Kapital. 348 mülkiye 2009 Cilt: XXXIII Sayı:262 .. Sol Yayınları. ekonominin tamamını dev bir çiftlik gibi düşünerek analiz etmiştir. 10 A. yalnızca görünüşleri ele alan. Birinci Cilt. klasik iktisadın en ileri – tutarlı ve sistematik temsilcisidir. 1997. Ancak bu sayede rant bir parazit olarak nitelenerek. klasik ekonominin emek değer teorisinin (metaların değerinin içerdikleri emek miktarınca belirlenmesi) geliştirilmesinde. burjuva toplumdaki gerçek üretim ilişkilerini araştıran bir ekonomi bilimini anlıyorum”.. Marx. “Smith’de doğru olanı izlemek ve yanlış olanı ayıklamak”10 olduğunu söyler.Ricardo. kendisinden sonra gelecek vülger (bayağı) iktisat okullarından farklı bir altyapıda oluştuğunu ortaya koymakta ve bir anlamda klasik iktisadın sınıf temelinde analiz geliştirmesinin tarihsel nedenini açıklamaktadır. Yine bu açıklamaya koşut olarak. toprak sahibinin kapitalist gelişim önündeki engelleyici etkisi. Belge Yayınları. 9 Sungur Savran. devrimci bir kimlik taşıyordu.Petty’den beri. burjuvazinin sosyo – ekonomik ve politik yönlerle dünyayı hızla değiştirdiği bir döneme tanıklık etmiştir. Ricardo ise Smith’in “Ulusların Zenginliği” ile çizdiği genel çerçeveyi büyük oranda benimseyerek analizini bu temel üzerinde geliştirmesine karşın. bilimsel ekonominin uzun süre önce sağladığı malzemeyi durup dinlenmeden ağzında geveleyip duran ve burjuvazinin günlük kullanımı için en münasebetsiz olayların en usa – uygun açıklamalarını arayan bunun dışında da tuzukuru burjuvazinin onlar için dünyaların en iyisi olan kendi dünyaları ile ilgili bayağı düşüncelerini bilgiççe sistemleştirmeye ve bunları ebedi gerçeklermiş gibi ilan etmeye kalkışan vülger ekonomiye karşılık. burjuvazi – emek arasında şekillenecek bir sınıf mücadelesinden korkmak için bir neden – henüz – yoktu. 8. Bu sırada çıkarılan Tahıl Yasası’nın tarıma yönelik olarak getirdiği korumanın bir bütün olarak ekonomi üzerindeki etkilerini araştıran Ricardo.. s. “Ricardo’nun Dehası ve Körlüğü”. Dokuzuncu Baskı.90. 11 Marx konu ile ilgili olarak Kapital’de şu açıklamalarda bulunur. W. Bu durum. klasik ekonomi politiğin. Ekonomi Politiğin ve Vergilendirmenin İlkeleri. belirleyici bir rol oynamıştır. Ankara 2009. İstanbul. üç yüzyıl boyunca klasik iktisadın izleyicileri kadar (Marx’ın deyişiyle) bayağı iktisadın11 Smith’e yaslanmasına uygun gerekçeler oluşturmuştur. klasik ekonomi politik deyince. Gerçekten de Smith’in yapıtlarında doğru ile yanlışın içiçe geçmişliği. Dönemin burjuvazisi. Ricardo’nun yönteminin. yalın ve sistematik kurgulaması ile burjuva iktisadını ötesine geçemeyeceği sınırlara ulaştırmıştır. İlkeler’in Türkçe çevirisine yazdığı “Ricardo’nun Dehası ve Körlüğü” başlıklı yazıda.9 Napolyon savaşları sonrasında İngiltere’nin net bir gıda ürünleri dışalımcısı olduğu dönemde hububat fiyatlarının artmasıyla birlikte toprak sahiplerinin gelirleri de yükselmişti. s. Ortak rakibin feodalite olduğu ve emeğin yedeklendiği bu dönemde. kapitalist kârından ve işçi ücretinden ayrıştırılabilmiştir. Bu anlamda Ricardo. “. 12. Sungur Savran.

Ricardo’nun yaptığı Smith’ten toptan bir devralma değildir. ölümünden sonra da ekonomi politikten uzun süre “Ricardo’cu iktisat” olarak söz edilmiştir. Neoklasik dünyanın üretim faktörlerine vurgu yaparak sınıfları görmezden gelen yapısına karşılık Ricardo. Böylece neoklasik iktisadın veri miktardaki üretim faktörü kıtlığına dayalı statik analiz biçimi karşısında Ricardo. Hegel’in diyalektiğini materyalist temele oturtmuş (kendi deyişiyle ayakları üzerine dikmiş). yaşadığı çağın İngiltere’sinin en önemli iktisatçısı olmuş. daha başlangıçta iktisat biliminin konusunu sermaye sahibi. Sraffa’cı ya da yeni Ricardocu olarak tanımlandı. önündeki engelleri parçalayarak geçen bir gelişim sergilemiştir. feodalizmi ve onun artıklarını hızla temizleyen. Aynı zamanda kapitalizmin kendi sonunu hazırlayarak aşılacağına ilişkin düşüncesi. birikim (büyüme) süreci içinde bölüşümü dinamik bir şekilde inceleyerek Smith’ten olan kopuşunu geliştirmiştir. 19. Smith’in vülger iktisatçılara kaynak oluşturacak önermelerini eleştirerek reddeden Ricardo (klasik iktisatçı Smith’i bayağı iktisatçı Smith’e karşı savunmak). Bu bağlamda neoklasik dünya malların bedelini üretim faktörlerinin kıtlık fiyatlarının belirleyeceğini öne sürerken. Marx İktisadı 1818 – 1883 yılları arasında yaşamış olan Marx. ilişki süreklilik – yenilik ve kopuş düzleminde şekillenmiştir. Ricardo. birikim süreçlerinde ortaya çıkan dinamik sonuçları araştırmaya yönelir. neoklasik iktisadın köklü bir eleştirisini yaptığı yapıtındaki orijinal teorinin kökeninin Ricardo’da bulunduğunu açıkladı. yüzyıl kapitalizmi. aynı zamanda Ricardo’nun dehasının anlaşılabilmesi için oldukça yalın bir karşılaştırma olanağı vermektedir. Marx’n bilimsel çalışmaları kapitalizmi tanımlamak ve onunla hesaplaşmak konusunda öncülleri olan burjuva iktisatçılardan ayrılmıştır. Böylece Ricardo 20.1960’lı yıllarda Piero Sraffa. Bu çerçevede mülkiye 2009 Cilt: XXXIII Sayı:262 349 . yüzyıl ortalarından bu yana dünya ekonomi politik sahnesinde yaşanan gelişmelerin de katkısı ile eşsiz bir tartışma alanı oluşturmuştur. 19. Başlangıçta Marksizm ile birlikte hareket edip daha sonra ayrılan bu hareket. yüzyılın ikinci yarısında bir kez daha iktisat bilimi tartışmalarında önemli bir yer tutmuş oluyordu. 19. Ricardo’dan sonra iktisat biliminin yöneldiği neoklasik özürcülük. toplumların tarihini bu çerçevede açıklamıştır. yüzyılın ikinci yarısından sonra yavaş yavaş unutulmaya başlanmış ve esas olarak Marksist gelenek tarafından yaşatılmıştır. Ricardo iktisadında bu belirlenim. toprak sahibi ve işçiler arasındaki bölüşümü düzenleyen yasaların belirlenmesi olarak açıklamaktadır. malların üretimi için ortaya konulan emek ile ortaya çıkar.

üretim daha önce hiç görülmemiş boyutlarda artmış. bütün toplumsal koşullardaki düzenin kesintisiz bozuluşu. Kapital. Ankara 2009.15 12 13 14 15 Alaattin Bilgi. üretimin gitgide artan ölçüde kazandığı toplumsal niteliğe karşın. Sol Yayınları. Karl Marx. kendisinden sonra egemen olacak üretim biçimine yol verecektir. Bu bağlamda Marx. bunlara sahip olmayanlardan ayırmaktı. kapitalist sistemdeki sömürü ilişkilerini artı değer analiziyle açıklamıştır. kapitalizmin teknik temelinin devrimci olduğunu vurgular. a. sonu gelmez belirsizlik ve hareketlilik. beraberlerinde getirdikleri eski ve saygıdeğer önyargılar ve görüşler ile birlikte tasfiye oluyorlar. klasik geleneğin yazarlarının ileri sürdüğü kadar kesin olmadığını belirtmiştir. aynı zamanda bölüşüm payları kategorilerini de yeniden tanımlıyordu. Kapital. teknoloji sürekli gelişmiş. 350 mülkiye 2009 Cilt: XXXIII Sayı:262 . Sol Yayınları.90. büyük çıkarlara sahip kişileri. s. bunun tersine. 1992. üretim araçlarını ve böylelikle üretim ilişkilerini ve onlarla birlikte. “Burjuvazi. Özet ve Kılavuz. Yerleşmiş olan ne varsa eriyip gidiyor. kutsal olan ne varsa lanetleniyor ve en sonu insan. Bu temel üzerinde. Bu bağlamda. emek örgütlenmiş ve üretim toplumsallaşmıştır. toplumsal ilişkilerin tümünü sürekli devrimcileştirmeksizin varolamaz. 1993. Marx’ın kapitalist üretim tarzının dinamiklerine dair izahatı için son derecede önemliydi.113. Tersine. Ankara. Komünist Parti Manifestosu. kendi gerçek yaşam koşullarına ve hemcinsiyle olan ilişkilerine ölçülü bir anlayışla bakmak zorunda kalıyor”. Artık ayrım çizgisi kapitalist toprak sahibi ve işçinin rollerini tefrik eden çizgi değildi. Üretimin sürekli altüst oluşu.William Barber. Birinci Cilt. eski üretim tarzlarının değişmeksizin korunmasıydı. bütün yeni oluşmuş olanlar kemikleşmeden eskiyorlar. s. Döneme tanıklık eden Marx. donmuş ilişkiler. “Marx modelinde gelir bölüşümünün işleyişine önemli bir yer verecek kadar klasik gelenekle ortaklığa sahipti.12 Marx. Ankara. Komünist Manifesto ve Komünizmin İlkeleri. Yurt Kitap-Yayın.14 Bu devrimci nitelik. Gerçekten de bölüşüme hükmeden yasalar. üretim araçlarının sahipliği hususunda yasal olarak tanınmış. kapitalist üretim koşulları ekonominin tüm alanlarını etkisi altına almakta ve aynı biçimde etkilemektedir. s.”13 Marx kapitalizmin de daha öncekiler gibi geçici olduğunu ve zamanı geldiğinde yerini daha üst düzeyde bir üretim biçimine bırakacağını savunmuştur. kapitalisti toprak sahibinden ayıran önemli bir fark yoktur: her iki sınıf ta emeği sömürerek artı değer elde ederler. Asıl önemli olan. Marx. Dokuzuncu Baskı. burjuva çağı bütün daha öncekilerden ayırt eder. -klasik geleneğin son derecede önem verdiği – tarım ve sanayi arasındaki ayrım büyük ölçüde buharlaşmaktaydı.192.g. J. kapitalistleşmiş tarım ile sanayi arasındaki ayrımın. uzlaşmaz çelişkileri olgunlaştıracak ve bu süreç. Karl Marx. s. Daha önce bütün sanayici sınıfların ilk varlık koşulu..13. üretimin nihai sonucu olan ürünün özel mülkiyetin konusu olmasıyla ortaya çıkan ve gittikçe derinleşen uzlaşmaz çelişkiyi saptamış.y. Bütün sabit. Marx’a göre iki katlı bir sınıfsal şema yeterliydi.

s.y.16 Teoriyi bu esaretten kurtaracak yaklaşımlar. Metaların değiştirilebilirlik değerinin. (2) Daha da önemlisi. kendisinden önce olduğu gibi insanla doğa arasında bir ilişki olarak değil. a. Bu noktadan itibaren Ricardo. Ricardo ile başlayan zincirde asıl olarak Marx tarafından geliştirilmiştir. Ricardo “değer” kavramını açıklarken. Ricardo tarafından geliştirilecek ve Marx’ta son haline ulaşacak olan emek – değer teorisi.m.g. 17 David Ricardo. her birinin üretimi için gerekli olan emek miktarı tarafından belirlenir.. bunun nedeni. Ancak ilk önermedeki tutarlılığına karşın. Smith ile birlikte “emek bazen daha fazla.18. a. insanla insan arasındaki ilişkiler bütünü olarak açıklaması ile eşsiz bir nitelik kazanır. kullanılan emek miktarındaki artış ya da azalışların metaların değerini artıracağı ya da azaltacağını söyler. bazen daha az miktarda mal satın alabilir. temelini Smith’ten alır. Smith bu temel ile çelişen teorik yaklaşımlar geliştirmiştir. bu malları satın alan emeğin değerinin değişmesi değil. bununla içiçe.31. değer kavramını. Buna göre. bu aşamada işin içine kâr ve rant da girdiğinden değeri malın üretimi için gerekli maliyetlerin toplanmasıyla elde edilecek bir “doğal fiyat”ın oluşturduğunu (“toplama teorisi”) ileri sürerek emek değer teorisini kapitalizm öncesi bir dünyaya hapsetmiştir”. Ricardo’dan alır. “Bu tutarsızlıklar iki başlık altında toplanabilir: (1) Değerin ikileşmesi olarak anabileceğimiz bir yaklaşımla Smith. kendi değeri asla değişmeyen emektir” sonucuna varmak doğru olmayacaktır. Marx’ta doruğuna çıkan analitik yapısının tutarlı temellerini. emek değer teorisini oluşturan asıl önermesinin yanısıra. Ricardo’nun Emek – Değer Teorisi Emek değer teorisi. mülkiye 2009 Cilt: XXXIII Sayı:262 351 .. her iki ölçütün de sermaye birikiminden ve toprağın mülk edinilmesinden sonra geçerliliğini yitirdiğini. Smith’in savlarını eleştirerek reddeder. malların değeri.g.17 16 Sungur Savran. ikinci bir tanım (“malın emrettiği emek”) geliştirmiş ve bu iki tanımı eşanlamlı imişçesine kullanmıştır. o malların değerinin değişmesidir” demek ve “her zaman ve her yerde tüm metaların değerini saptayan ve kıyaslayan tek ve nihai ölçüt. tahlilinin sonucunda. buna koşut olarak.Emek – Değer Teorisi Emek değer teorisi. Smith’in izinden giderek kullanım değeri ile değişim değeri arasındaki farkı vurgulamaktadır. s. O’na göre. üretimi için gerekli emek miktarı ile belirleneceğini savlayan Ricardo.

farklı emek türlerinin değerinin zaman içinde piyasada tam bir kesinliğe kavuşacağını ve bunu emekçinin ustalığı ile emeğin yoğunluğunun belirleyeceğini söyler.k.k.. bir metanın üretimi için gerekli emek miktarında zaman içinde oluşacak bir değişikliğin. metaların göreli değerinde hiçbir değişiklik yaratamaz... bu metaların birbirleri karşısındaki değerlerini. Bu bileşim farklılığı ise.”19 Bununla birlikte. Arpa ve yulaf. Ancak bu iki hayvanın göreli fiyatları.” 352 mülkiye 2009 Cilt: XXXIII Sayı:262 . s. metaların göreli değerinin. “emeğin ücretindeki değişiklik. benzer koşullar altında üretildikleri sürece. ücretlerdeki değişiklik ne olursa olsun birbirleri karşısında aynı ilişkide olacaklardır. emeğin değerindeki artıştır. kendisini metanın göreli değerinde de göstereceğini ortaya koyar. pamuklu mallara kıyasla arpa ya da kumaşa kıyasla yulaf.. Pamuklu mallar ile kumaş arasındaki ilişki de. makine. konunun açıklanmasını geyik ve kunduz avlama örneği üzerinden yapmaktadır. hem avlama faaliyeti için sarfedilen emek hem de av araçlarının yapımı için sarfedilen emek toplamı belirler. Ricardo. Ancak sözkonusu iki metanın değerleri.40.18 Bu bağlamda. Bunun nedeni.. sabit ve de dayanıklı sermaye kullanım durumlarına göre önemli değişikliklere uğrayacaktır. örnekteki malın değerini. s. bu hayvanların ortadan kaldırılmasında kullanılan emeği başka bir sınıf sağlıyor olabilir. Ancak ücretlerdeki düşme ya da yükselme karşısında.Ricardo. sermayenin sabit ya da döner sermaye bileşimlerinin farklı olması olanaklıdır. Metaların üretimi için gerekli emek miktarı herhangi bir nedenle düşerse. Bir uğraşta kullanılan toplam sermaye miktarı aynı olmasına karşın. bu emeğe yardımcı olan araç gerecin de etkilediğini ifade ederken. Buna karşılık. bunların üretiminde kullanılan emek miktarı tarafından belirleneceği ilkesi. s. 18 A. üretim sürecinin içerdiği sermaye bileşiminin farklılaştığı durumlar için tadilata uğramaktadır. yalnızca emeğe daha fazla fiyat ödenmeye başlanacaktır.k. emeğin değeri arttığında. metalardan birini ya da diğerini üretmek için gerekli olan emek miktarının artması ya da azalması dışındaki herhangi bir başka neden etkilemeyecektir. 19 A. daha az ya da daha fazla değerli hale gelebilir. üretilme koşulları tamamen aynı olduğu sürece değişmeyecektir. “Kullanılan emek miktarı sabitken. üretilmeleri için daha az emeğin yeterli olması nedeniyle düşecektir. ücretler artmış olsa bile. 44. 20 A. gerek sermaye oluşumunda gerekse hayvanların ortadan kaldırılmasında fiilen kullanılan emeğe orantılı olacaktır.37. sözkonusu üretim dallarında daha fazla miktarda emek gerekli olmayacak. metaların değerini yalnızca bunlara doğrudan uygulanan emeğin değil. Kunduz ve geyik öldürmek için gereken araçların tamamı belli bir sınıf insana ait olurken.20 O halde ‘emek miktarı değişmediği sürece malların değeri de değişmez’ kuralı. malların değerini değiştirmektedir. aynı miktarda emek ama farklı oranda sabit sermaye kullanılarak üretilen diğer metalar karşısında değişiklik gösterecektir. “Metalar. Bu bağlamda. metaların değeri de.

çünkü Ricardo’nun bütün amacı emek değer teorisinin kapitalizm koşulları altında da geçerli olduğunu kanıtlamaktır. bu analizde gerçekte gözden kaybolmuştur. düşme de o denli büyük olacaktır. s. “Smith’in tutarsızlıklarını ayıklama işlevi çerçevesinde.y. mülkiye 2009 Cilt: XXXIII Sayı:262 353 . Sungur Savran. 48.William Barber. kendisinden sonra. “Marx burada.. Bununla birlikte. Ücret farklılaşması ise bir diğer emek girdisi türünce belirlenir: işçileri beceriyle donatmak için harcanan emek – zaman.”24 Bu aynı zamanda vasıfsız işin değerini de ortaya koyar. “Emek gücünün değeri.174. zorunlu gereksinimleri karşılayacak kadar emek girdisi miktarı. ücret tabanını temsil eder. Ankara 2009. Sol Yayınları.173. hem de toplama teorisini eleştirir ve reddeder. bu özel nesnenin üretimi ve dolayısıyla yeniden üretimi için gerekli emek zamanı ile belirlenir.k. burjuva iktisat biliminin sınırlarına çarpmıştır. hem emek emri teorisini. Bunu yapabilmek için önce emek değer teorisinin rant ve kâr ile çelişmediğini ortaya koymak zorundadır.”22 Ricardo’nun analitik başarısı.18.üretilebilmeleri için sabit sermaye kullanılan malların değiştirilebilirlik değerinde bir düşme görülecektir ve sabit sermaye miktarı ne kadar büyükse.g. tam tersine değerin bölüşümü belirlediğini kanıtlamaya çalışmıştır. Karl Marx. Ancak aynı Ricardo.m. a. aynı zamanda içerdiği tutarsızlıkla. Başka bir deyişle. a. “üretim şemasından ayrı bir unsur olarak toprak. öteki her metada olduğu gibi. ilk klasistlerin ‘üretken’ 21 22 23 24 A. Dokuzuncu Baskı. Çünkü Ricardo bölüşümün değeri etkilemediğini. Bu nedenle kâr ve artı değeri birbirinden ayıracak soyutlama düzeyine ulaşamamıştır. Kapital. s. Marx’ın Emek – Değer Teorisi Marx değer analizinde Ricardo’cu emek girdisi yaklaşımının esaslarını benimsemiş. “Ricardo iktisadının tadilat sorununu” gündeme getirmiştir.”21 Ricardo. s. Bu bağlamda.. s. Ricardo’yu izleyerek sermaye mallarını stok edilmiş emek olarak görmüştür. J. O’na göre emek gücünün değeri de bizzat emek girdileri tarafından tayin edilir.. Mutlak ve göreli değer konusunda Ricardo’nun içine düştüğü açmazın nedeni. burjuva bakış açısını aşamamasından kaynaklanmaktadır.”23 Marx’ın Ricardo’nun yaklaşımını önemli ölçüde geliştirdiği açıktır. ücret değişikliklerinin malların göreli değerleri üzerinde bir etki yaratacağını öne sürerek. “Burada daha önemli olan ikincisidir. emek girdilerine ayrıştırılabilir görmüştür.g. eksik soyutlama sorununun içine düşmüştür. Marx toprakla ilgili iktisadi açıdan önemli herşeyi. Birinci Cilt.

toprak kullanmanın alternatif bir maliyeti olarak görürken. dolayısıyla da değerini yarı yarıya yitirmiş bulunmaktadır. Dokuzuncu Baskı. a.y. tarım ve imalat sektörlerini farklılaştırır. Rant Teorisi Neoklasik iktisat rantı. 26 Karl Marx.175. kuramının temellerini sağlamlaştırmıştır. değişimden sonra ancak yarım saatlik toplumsal emeği temsil etmekte. Marx üretimin bir değer ifade edebilmesi için. Sol Yayınları. özel bir öğrenim ya da eğitim gereklidir. emek girdisinin hangi koşullar altında değer üretici olacağına ilişkin yaptığı belirlemelerle. “insan organizmasının belli bir sanayi dalında hüner ve beceri kazanabileceği şekilde değişikliğe uğramasını ve özel türde bir emek gücü olabilmesini sağlamak için. “Tarımda doğa insanla birlikte çalışır. Adam Smith. Marx.”25 Marx’a göre. s. ‘çağın ortalama becerisi ve yoğunluk derecesi ile normal koşullar altında bir maddenin üretilmesi için gereken emek zaman’ toplumsal açıdan gereklidir. Buna göre. doğanın emeği hiçbir harcama gerektirmez.g. kapitalist üretim tarzının pre – kapitalist üretim tarzlarından olan farkını da açıkça ortaya koymuştur. s. 354 mülkiye 2009 Cilt: XXXIII Sayı:262 . az ya da çok bir meta eşdeğerine malolur.William Barber. üstelik ürünü en pahalı işçinin ürünü kadar değer taşımaktadır… Bu nedenle. emek gücünün az ya da çok karmaşık olma niteliğine göre değişir. Buna göre. ‘doğanın aldığı fiyat’ olarak tanımladığı rant konusunda. tarımda kullanılan işçiler ve iş 25 J. Birinci Cilt. mutlaka değişime yönelik olması gerektiğini savunarak.175. Ankara 2009. (maddi nesnelerin üretiminde doğrudan yer alan bir etkinlik olmamasına karşın) işçilerin eğitiminin normalde ‘üretken’ olarak mütalaa edilmesi gerektiğini ısrarla ileri süren Mill’in sarkık bıraktığı ipi yakalamıştı.. bu da. aynı zamanda kapitalist sistemin artı değer sömürüsü kavramına da bir giriş oluşturuyordu. Bu miktar. Bu bağlamda tezgahta çalışanların bir saatlik çalışma sonucu ortaya çıkardıkları ürün.”26 Marx. Ricardo’cu ve Marxist teori rant kavramını bölüşüm kategorisi içerisinde değerlendirir. Bu yaklaşım. el tezgahında yapılan iş ile dokuma makinesinde yapılan işi karşılaştırarak emeğin değerindeki değişimi örneklendirmektedir.terimini kullanış tarzlarına karşı çıkarak. el tezgahında aynı işi yapanlara göre yarı yarıya azalmıştır. Buna göre. dokuma makinesinde belli bir miktarda ipliği dokumak için gereken zaman. Kapital.

temel olarak rantın. yeniden üretimi doğuran unsurların gücü ile orantılı olmak zorundadır. Ricardo bu alanda da Smith’ten olan farklılığını ortaya koyarak işe başlar. “toprağın özgün ve yok edilemez güçlerini kullanarak elde edilen üründen toprak sahibine ödenen parçadır. a.y. diğerinin pahasına kazanç sağlamaktadır. s. Buchanan’dan aktardığı görüşlerle yanıt vermektedir. her zaman için. Bir sermayenin kullanabileceği bütün yolların içinde. ürünün satıldığı fiyattan elde edilir. a. toprak sahibinin rantını da yeniden üretirler. sadece kendi tüketimlerine ya da kendilerini çalıştıran sermaye ile sermaye sahibinin kârına eşit bir değeri yeniden üretmekle kalmazlar.”28 Ricardo toprak mülkiyeti ile ortaya çıkan rant üzerine yazarken. kuşkusuz bu yoldur”. tüketimi arza uyduran fiyattır. metaların göreli değerinde üretim için gerekli olan emek miktarından bağımsız olarak herhangi bir değişiklik yaratıp yaratmadığını inceler. s.”29 Bu bağlamda toprağın rant üretmesi için. sadece manüfaktürlerde kullanılan aynı miktar sermayeden daha fazla miktarda üretken emeği harekete geçirmekle kalmaz. ekim sürecinde insan emeği ile birlikte çalıştığı için tarım kesiminin ürün sağladığı ve bunun sonucunda rant getirdiği kavramı tamamen hayal ürünüdür. 28 David Ricardo.hayvanları. Bu toprak rantı. Ranttan sadece bir sınıf. Rant üründen değil. 296. Bu yüzden tarımda kullanılan sermaye. topluma en yararlı olanı. ülke toprağı ve emeğinin yıllık ürününe ülke halkının gerçek zenginliği ve gelirine. Hava ve suyun üretim için sağladıkları doğa gücüne karşın ranta konu olmamaları..k. Oysa Ricardo’ya göre rant. Doğa. Ricardo.y.27 Smith’in analizinde rantın yeniden üretiminin topluma ne denli yararlı olduğu anlatılırken. çok daha büyük bir değeri yeniden üretirler: Çiftçinin sermayesi ve bütün kârından başka. toprak sahibinin çiftçiye ödünç verdiği. doğanın sözü edilen güçlerinin ürünü olarak düşünülebilir… (Buna karşılık) manüfaktürlerde doğa hiçbirşey yapmaz. “Rantın yeniden üretilmesinden toplumun sağlayacağı hiçbir mutlak kazanç yoktur. manüfaktürde çalıştırılan işçiler gibi.69. rant kavramını sermayenin faizi ve kârı ile karıştırmaktadır ve çoğu zaman günlük dildeki anlamı ile kullanmaktadır. mülkiye 2009 Cilt: XXXIII Sayı:262 355 . Buna göre Smith. 29 A.g. herşeyi insan yapar ve yeniden üretim. Bu fiyat ise. sahiplenilmiş olması gerekir.g. “henüz hiç kimsenin ‘rüzgar ve güneş benimdir ve sağladığı hizmetlere karşılık ödeme 27 Adam Smith. aynı zamanda kullandığı üretken emek miktarı ile orantılı olarak.61. rantın topluma olan maliyetinden söz edilmemesine. doğanın üretime yardımcı olmasının fiyatı değil. s... çok daha büyük bir değer katar.

miktarı sınırsız olmaktan çıkıp kalitesi değişmeye başlar ve nüfus artışı nedeniyle daha düşük kalitedeki ya da daha az avantajlı konumdaki topraklar ekime sokulur. Buna karşılık “toprak ne zaman ki kendine özgü ayrıcalıklara sahip olur.63. Ankara. Baskı. Sanayide fiyatların oluşmasında ortalama maliyetler etken olurken.32 “Böylece marjinal toprağın dışındaki tüm toprak parçaları sürekli olarak rant elde ederler ve talep arttıkça fiyatlar yükselerek farklılık rantı da kitle olarak büyür.31 Ricardo. o zaman toprak kullanımı karşılığında rant ödenir. 32 David Ricardo. toprağın üretilemeyen bir üretim aracı olması ve fiyatların oluşumunda her iki sektör arasında farklılıklar bulunmasıdır. Tarımsal Yapılar ve Kapitalizm. a.. 90 ve 80 quarter mısır elde edildiği varsayılmaktadır. Her ne kadar bu iki koşul da tarımsal üretime özgü değillerse de... Buna göre 1. 356 mülkiye 2009 Cilt: XXXIII Sayı:262 . birinci sınıf toprak için 100 ile 90 quarter arasındaki fark olan 10 quarter değeri rant ödenmeye başlanacaktır.yapılmalıdır’ diyememesindendir”.g. ister rant ödemeden ikinci sınıf toprağı eksin. s. s. Yeni yerleşilen bir ülkede birinci sınıf toprak ekilerek 100 quarter mısır elde edilecek. Nüfus arttıkça ikinci sınıf topraklar da ekilecek. Burada önemli bir nokta. a. farklılık rantını tarımsal kesimin sürekli bir niteliği haline getirir: Rekabet eksikliği ve sermayenin hareketliliğinin göreli olarak düşük olması. Bunun nedenleri.”30 Bu çerçeve içinden türeyen Ricardo’nun farklılık rantı ve Marx’ın mutlak rant kavramları.g. farklılık rantının (mutlak rantın aksine) fiyatı 30 A. s. 3.y. 169.y. 168. aşağıda incelenmektedir. tarımsal fiyatlar marjinal toprağın maliyetine göre oluşmaktadır. kalitedeki toprakların belli bir büyüklüğünün ekiminden sırasıyla 100.k.64. ve 3. tarımın iki özelliği. İmge Kitabevi. 31 Korkut Boratav. her ürün için tek bir fiyatın oluşabildiği piyasa ekonomisinde işletmeler arası verim farklılıklarının bulunması önkoşullarına gereksinim gösterir. toprak verimlilikleri farkına göre ödenen rantın farklılaştığını örnek ile açıklamaktadır.. elindeki sermaye ile aynı sonucu alacaktır. Çünkü ikinci sınıf toprağı eken kişi ister 10 quarter değeri rant ödeyip birinci sınıf toprağı eksin. Ricardo’nun Farklılık Rantı Ricardo’nun farklılık rantı. 2. Şubat 2004. Bu süreç böylece daha alt verimliliğe sahip topraklara doğru devam edecektir. mısır onu eken kişiye ait olacak ve aynı zamanda sermayenin kârını temsil edecektir. 90 quarter mısır elde edilecek. Bu özellikler tarımda aşırı kârları sürekli kılar.

tarım içi bölüşüm ilişkilerine ait bir kategoridir. Tarım dışında kapitalist ilişkilerin egemen olduğu. s.artırmaması olgusudur. a. tüccar) arasında paylaşılacaktır. tefeci. Sermayenin azalması süreci devam ettikçe. fiyata bir eklenti değildir.”34 Bu değerlendirmelerle Ricardo. 34 David Ricardo.y. s. Ancak bu. Adam Smith’in. tali) bir bölüşüm ilişkisi olduğu ileri sürülebilir. mülkiye 2009 Cilt: XXXIII Sayı:262 357 . fiyatlar (talebe ve marjinal maliyetlere bağlı olarak) arttığı sürece ve bu yüzden rant kaçınılmaz olarak ve tanım gereği yükselir. metaların fiyatının bir parçası olamaz. Farklılık rantı. 35 A. en fazla miktarda emek kullanılarak üretilen mısır belirlemektedir.169. Buna göre.. Ricardo’nun kavramsallaştırmasına göre rant. “mısır fiyatını.”35 Farklılık rantı tarım – sanayi paylaşım sorunlarından çok. mısır için de geçerli olduğu gibi. artığın paylaşımın açıklayan (dolayısıyla temel değil. bu doğrultuda mısır fiyatları düşecek ve ekim alanları azalacaktır. ülkede zenginliğin arttığını ve artan nüfus için gıda sağlanmasının giderek zorlaştığını gösterir. Bu rant. toprakta kullanılan ve rant ödenmesinin gerekli olmadığı en son sermaye parçasının üretkenliği belirleyeceği için. dolayısıyla rant asla mısır fiyatının bir parçası olamaz. a. “Metaların çoğunluğunun bileşiminde hammadde bulunmaktadır. sermaye azaldıkça daralır. belirtisidir.g. s. bu rant. Bu ilişkiler zinciri içerisinde.g. Bu bağlamda. sermayedeki düşme mısıra olan efektif talebi daraltacak. sermayedeki büyümeyle artar.. ama. genel olarak rant kuramının sanayi sermayesi ile tarım arasındaki bölüşüm ilişkilerini hiçbir surette kapsamadığı anlamında 33 Korkut Boratav. Farklılık rantının artığa el koymayı değil.. büyük olasılıkla yine tarım içindeki sınıf ve tabakalar (köylü. en az üretken olandan başlayarak toprakların kullanımından vazgeçilir..70.k.. sermaye ile doğrusal bir ilişki içerisindedir: sermaye biriktikçe artar. zenginliğin nedeni değil. Rantın yükselmesi. küçülmeyle azalır.”33 Ricardo. nüfus kendisini onu istihdam eden fonlara göre ayarlar. ‘metaların değiştirilebilirlik değerini düzenleyen temel kuralın (bir metanın mübadele değerini o metanın üretiminde kullanılan göreli emek miktarınca belirlenmesi) toprak mülkiyeti ve rant nedeniyle değişebileceği’ varsayımını reddeder..y..69. bu hammaddelerin değerini. tarımın çok çeşitli örgütlenme biçimlerinde varlığını sürdürebilen bir bölüşüm kategorisidir. Buna karşılık rant. hatta kapitalist çiftçiliğin tasfiyesi farklılık rantının tarım dışına intikali için yeterli bir çerçeve oluşturmaz. sermaye – nüfus – rant arasında bir ilişki kurmaktadır. ürünlerin değiştirilebilirlik değeri düşer ve sonuçta toprak için rant ödeme gerekmez. rant. dolayısıyla ekonominin tümünün piyasa mekanizmasına bağımlı olduğu bir yapıda büyük toprak mülkiyetinin.

fiyata eklenmeyen. normal kâra ek olarak mutlak rantı da içeriyor olması gerekir. a..y. farklılık rantından ayrı olarak tarım ile sanayi arasında bir bölüşüm ilişkisi olma sonucunu doğurur. O’na göre mutlak rant. en verimsiz toprak dahi sahibine bir rant sağlar ve marjinal toprak rantı. ürün fiyatlarının. en verimsiz olan toprak herhangi bir rant doğurmaz. 658 – 678.k. s. bu ayrımı yapay bulmaktadır. farklılık rantı kavramına göre.. Marx’a göre “ rant yalnızca ne üretim fiyatı ne de metaların değeri tarafından değil.39 36 37 38 39 Korkut Boratav. Üçüncü Cilt. Bu özellik mutlak rantın. 173. 170. a. toprak sahibi hangi tür olursa olsun. 672. s. s. herhangi bir noktada oluşabilir. s. rantın oluşabilmesi için toprak verimlilikleri arasında fark olması gerekir.”36 Marx’ın mutlak rantı Yukarıda görüldüğü gibi.g. ancak fiyattan ödenen farklılık rantından ayıran en temel özelliktir. mutlak rantı. mutlak rant böylece tarım ürünü fiyatlarına bir eklenti olarak ortaya çıkmış olur. Kapital.g. Ayrıca. 179. Karl Marx. yani sınıf içi rekabetin göreli durumu. Fiili düzey ise. alıcıların gereksinmeleri ve ödeme yetenekleri tarafından belirlenen gerçek bir tekel fiyatına dayanabilir. Oysa toprak mülkiyetinin bir tekel oluşturduğu durumlarda. 180. 358 mülkiye 2009 Cilt: XXXIII Sayı:262 . kapitalistler ve toprak sahipleri arasındaki. mutlak rantı içerdikleri için yükselmiş olurlar. Böylece.. Bu rant. tüm toprak parçalarına eşit olarak yansır. toprağın işletme hakkını çiftçiye karşılıksız vermez. Kapitalistin tarıma yatırım yapmasının cazip olabilmesi için. tarım ürünü fiyatları. Bunun tahlili. Korkut Boratav.y. A. Sol Yayınları. tarım ürünlerinde fiyatların değerleri aşması durumunu. 172. farklı bir deyişle bu iki sınıf arasındaki güç dengeleri tarafından belirlenir. farklılık rantından ayrı olarak. 170.37 Mutlak rantın ölçüsü nedir? Marx. piyasa fiyatlarının gerçek hareketinin ele alındığı rekabet teorisine dahildir”38 Buna karşılık Boratav. Marx tarafından “mutlak rant” olarak kavramsallaştırılmıştır. fiili bir tekel durumu ile açıklamaktadır. Beşinci Baskı. kârları sıfıra indiren bir azami düzey arasında. Ankara 2006. ek toprakları üretime çekebilecek sıfıra yakın asgari bir düzeyle. Bu. toprak arz ve talebi. farklı bir ifadeyle. Bu temel soruna Ricardo’cu rant kavramının dışına çıkarak ve Marx’ın geliştirdiği mutlak rant kuramını inceleyerek yanıt aranmalıdır.yorumlanmamalıdır. Zira.

Böylece rant. • Tarımda küçük meta üretiminin yaygın olduğu yapılarda. toprakta özel mülkiyetin lağvedildiği fakat kapitalist çiftçiliğin serbest olduğu yapılarda mutlak rant alternatif bir maliyet.40 • Tarımda özel mülkiyete dayanan ve mülk sahiplerinin kapitalist çiftçi oldukları yapılarda mutlak rant vardır. büyüme ve rekabetin getireceği refahın. mülkiye 2009 Cilt: XXXIII Sayı:262 359 . toplumdaki üç sınıfa da (sermaye sahipleri. 181. İngiltere’de hazırlanan Buğday Yasası ile buğday dışalımına kısıtlamalar getirilmesinin buğday fiyatlarını yükseltmesi ve bu durumun toprak sahiplerinin lehine . geçmişin merkantilizmine karşı liberalizm düşüncesini temellendirmiştir. büyümenin bölüşüm üzerindeki etkisini açıklamakta yetersiz kalmıştır. küçük üreticinin kendisi dışında olan tarımsal fiyatı reddetme seçeneğine sahip olmamasıdır. burjuvazi ile toprak sahipleri arasındaki çıkar çatışmalarını merkezi sorun olarak değerlendirmiş ve burjuva sınıfı çıkarları doğrultusunda çözümlemeler üretmiştir. Adam Smith. Bu çerçevede. mutlak rant ortadan kalkmış ve sanayi sermayesi açısından toprak mülkiyeti fiilen lağvedilmiştir. Bunun nedeni. küçük üretici için fiyata eklenebilecek bir alternatif maliyet olamaz. 180.Bu bağlamda Boratav. Ricardo ise. 170.burjuva sınıfının çıkarları aleyhine 40 A. burjuva iktisatçılardırlar. getirdiği bunalım teorisi ile kapitalizmin de daha üst bir üretim tarzı modeli ile aşılacağını belirtmiştir. kapitalizmin feodal üretim tarzını yıkarkenki devrimci etkisini saptamakla birlikte. Ancak kurgusundaki tutarsızlıklar. toprak üzerindeki mülkiyet ilişkilerinin mutlak rant doğurma biçimlerini aşağıdaki gibi değerlendirmektedir. • Hipotetik bir durum olarak. Asıl olarak bir iktisadi büyüme teorisi geliştirmeye çalışan Smith.. dolayısıyla da fiyat artırıcı bir etken değildir. kaynağını Smith’ten aldığını ileri süren vülger iktisatçıların günümüzde dahi boy göstermesine neden olmuştur. aslında net hasıladan yapılan indirimlerdir. ayni veya nakdi olarak yapılan kira ödemeleri ise. Sonuç Klasik iktisadı kuran Adam Smith ve onun temellerini tutarlı bir şekilde kurgulayan David Ricardo. toprak sahiplerinden kapitalist çiftçiye intikal etmiştir.k. Böylece tek yönlü bir kurgulama ile bölüşümün büyüme üzerindeki etkisini açıklarken. Marx ise. s. toprak sahipleri ve işçiler) olumlu şekilde yansıyacağını öne sürmüştür. ancak rant.

gelişme sürecinin. Kapital. tarım alanında. Birinci Cilt. O’na göre kapitalist üretim tarzı. diğer alanlardan daha fazla devrimci bir etki yapmaktadır ve bu nedenle de. Kapitalizm geliştikçe de. tarım ile manüfaktürü çocukluk çağlarında bir arada tutan eski birlik bağını kopartıp atmıştır. Değer analizinde Ricardo’cu yaklaşımının hareket noktasını benimseyerek sermaye mallarını stok edilmiş emek olarak görmüş. çalışma saatlerini azaltacağını ve sonuçta artı değer oranının artacağını savlamıştır. eski toplumun kalesi olan köylüyü yok ederek.481. köylüleri ve çiftçiyi yalnızca “eski toplumun siperi” olarak nitelemekle 41 Karl Marx. ihtiyaç maddelerinin üretimi için gereken emek miktarını artıracağını ileri sürmüşlerdi. ancak daha üst düzey bir sentezin maddi koşullarının yaratıldığını ifade etmektedir. artı-değer analiziyle Ricardo’nun değer kuramını aşmıştır. tarım ile sanayi arasındaki ayrımın. ekonomide tüm alanlarda benzer etkiler göstererek ekonomik bütünselliği sağlayacaktır. Sol Yayınları. Kapitalizmin yükseldiği dönemi diğer iktisatçılarla birlikte yaşayan ve gözleyen Marx. ulusal gıda maddesi gereksiniminin fazlalığı. burjuva bakış açısını aşamamış ve bu nedenle de kendi sınırlarının ötesine geçememiştir. kısa sürede tüm sektörlere egemen olabilecek bir doğaya sahiptir. o güne dek görülmemiş bir tutarlılık içerisinde iktisat kuramını geliştirmiştir. Ama aynı zamanda gelecekte daha üst düzeydeki bir sentezin maddi koşullarını yaratır. kırsal bölgelerde de kentlerdeki düzeye yükselmiştir. Bu düşünceye göre. Böylece toplumsal değişme isteği ile uzlaşmaz sınıf karşıtlıkları. malların değerini düşüreceğini. ancak. Klasikler ise bunun tersine. yani tarım ile sanayinin geçici bir süre devam eden ayrılıklar sırasında kazandıkları daha yetkin biçimlere dayanan birliğini” 360 mülkiye 2009 Cilt: XXXIII Sayı:262 . Klasik iktisadın tutarlı temellerini kuran ve bir anlamda Marx’ın çalışmalarını önceleyen Ricardo. “Büyük sanayi. içlerinde Ricardo’nun da bulunduğu iktisatçılar. s. Dokuzuncu Baskı. klasiklerin sandığı kadar keskin olmadığını savunarak bu düşünceyi reddetmiştir. kapitalist üretim tarzının eski köylüyü yok ederek yerine ücretli işçiyi koyduğunu. bu bağlamda toprakla ilgili iktisadi açıdan önemli herşeyi de emek girdilerine ayrıştırılabilir olarak değerlendirmiş. Ankara 2009.gelişim göstermesi üzerine. ana geçim maddesinin maliyetini artıracak ve böylece kapitalistlerin artı değer oranı kaçınılmaz olarak daralacaktı. tarım ve sanayi arasında eskiden bulunan bağın koptuğunu. Marx.41 Marx. Kapitalist üretim. Marx. yerine ücretli işçiyi koymaktadır. Rasyonel olmayan eski usul tarım yöntemlerinin yerini bilimsel yöntemler almıştır. buğday yasalarının iptal edilmesini savunmuşlardır. Marx teknolojik gelişmenin emeğin üretkenliğini artıracağını.

ancak en iğrenç çıkarlara göre hareket ettiği ve bunları kabul ettirmede aptalca davrandığı doğrudur. Ankara.39.k. mülk sahibi olsun olmasın işçileştirdiği. Sürecin yeni dünya düzeni çerçevesinde “devrimci” niteliğini koruyup korumadığı ise. ‘toplumsal devrim yaratıcısı’ olarak nitelemekte ve İngiliz buharlı makinesi ve biliminin.. bu devrimi getirmekle İngiltere. tarihin bilinçsiz aleti olmuştur”. her zaman doğu despotizminin temellerini oluşturmuşlardır. suçu ne olursa olsun. Son tahlilde. Eğer tamamlayamayacaksa. Sömürgecilik Üzerine. bu konudaki gözlemlerini olabildiğince açık olarak ortaya koymaktadır. kapitalizmin gelişim düzeyine bağlı olarak köylü – çiftçileri. insanoğlunun. Bu konudaki düşüncesine bir açıklık getirmek gereksinimi hisseden Marx. anlatılması olanaksız vahşetler.kalmaz. 1997. Friedrich Engels. Hindistan üzerindeki İngiliz emperyalizmini. komünist devrimleri. güçlü bir tartışma konusu olmaya adaydır. zararsız görünümlerine karşın. Buna göre. “Bütün dikkatini sefil bir toprak parçası üzerinde yoğunlaştırarak imparatorlukların yıkılmaları.”42 Marx’ın bu konudaki düşüncesi öylesine belirgindir ki. yaratılan artı değeri ençoklaştırdığı. 40 mülkiye 2009 Cilt: XXXIII Sayı:262 361 . Hindistan köyleri üzerine yazarken. kendisini lütfedip farkeden herhangi bir saldırganın çaresiz kurbanı olan doğa olayları karşısında gösterdiği ilgiden fazlasını göstermeyerek seyirci kalmış bu barbarca bencilliği unutmamalıyız. Bu anlamda Marx’ın öngörülerinin 150 yıl sonra bile yaşama geçmeye devam ettiği söylenebilir. 43 A. Hindistan’da bir toplumsal devrim yaratırken. saf ve sevimli köy toplulukları. koskoca kentlerin nüfuslarının katledilmeleri karşısında. Sol Yayınları. 42 Karl Marx. şu belirlemelerde bulunmuştur. sömürü düzeyini yükselttiği gözlenmektedir. “İngiltere’nin. s. Asya’nın toplumsal durumunda köklü bir devrim olmaksızın yazgısını tamamlayıp tamamlayamayacağıdır. Hindistan’ın her yerinde tarım ve imalat sanayisi arasındaki birliği yıktığını anlatmaktadır. Ama sorun bu değildir. köylü toplulukları ya da en azından Batı’lı ülkelere göre daha az sanayileşmiş ülkeler olarak nitelenebilecek Rusya’da ve Çin’de ortaya çıkaracaktır.43 İzleyen süreçte tarihin çarkları. s. merkez ve çevre ülkelerinde kollarını aralarında tarımın da bulunduğu tüm üretim sektörlerine uzattığı ve zamanlamaları farklı da olsa. Sorun. kapitalizmin.

İkinci Cilt. Sol Yayınları. Karl. Şule Yayınları. Tarımsal Yapılar ve Kapitalizm. Komünist Manifesto ve Komünizmin İlkeleri. Karl. Ankara. Karl Marx. Özet ve Kılavuz. Sol Yayınları.. 1997. Yurt Kitap-Yayın. Ankara. 1992. İktisadi Düşünce Tarihi. İktisadi Düşünce Tarihi. Marx. Hunt. 2006. 1997. Dokuzuncu Baskı. Friedrich. 1998. çev: Ayşe Yunus – Mehmet Bakırcı. Ankara. Ricardo. 1999. Kapital. Felsefenin Sefaleti. İstanbul. Kuruç. Bilgi. Komünist Parti Manifestosu. Bilsay. Kapital. Birinci Kitap. Ricardo İktisadı’nın Bazı Metod Sorunları. Belge Yayınları. Alan Yayıncılık. Savran.. David. Korkut. 1997. Artı Değer Teorileri. Karl. Boratav. Üçüncü Cilt. Ankara. 2006. Dost Kitabevi. Birinci Baskı. Birinci Baskı. E. 1999. Birinci Cilt. Karl. Sömürgecilik Üzerine. Kapital. Smith.. Şubat 2004. Marx. Ekim 1997. Ekonomi Politiğin ve Vergilendirmenin İlkeleri. İstanbul. Baskı. 3. Alaattin. İstanbul. Marx. Belge Yayınları. Beşinci Baskı. Sol Yayınları. Sungur. İmge Kitabevi. “Ricardo’nun Dehası ve Körlüğü”. Beşinci Baskı. çev: Tayfun Ertan. Karl. Kapital. Ankara. Ekim 1997. Ankara.KAYNAKÇA Barber. J. Birinci Baskı. Sol Yayınları.William. Ankara. 362 mülkiye 2009 Cilt: XXXIII Sayı:262 . Engels. 1970. Ankara. Ulusların Zenginliği. Marx. Artı Değer Teorileri.K. Karl. İkinci Kitap. Sol Yayınları. Sol Yayınları. Ankara.. AÜSBF Yayınları No:301. 1993. Marx. Ankara. 2009. Ankara. Ekonomi Politiğin ve Vergilendirmenin İlkeleri. Sol Yayınları. İstanbul. Sol Yayınları. Marx. Marx. 2005. Karl. Ankara. Altıncı Baskı. Adam..

mülkiye 2009 Cilt: XXXIII Sayı:262 363 .