Spekülatif Realizm ve Transendental Materyalizm

Kant-Hegel-Deleuze-Zizek Dörtgeni İçinden Çıkarak Doğanın Sonsuzluğunun İçkin Olduğu Aşkınsal Bir Anla D!n"ası #aratan $ransendental %ater"aliz &in 'l! s!z 'znesi S()elling Cengiz Erdem 2011
Evrenin merkezinin dünya olmaktan ziyade güneş olduğunu iddia eden Kopernik Devrimi’nin ve aklın sınırları olduğunu, yani bilebileceklerimizin sonsuz olmadığını öne süren Kant’ın öncülüğünde ger ekleşen !ydınlanma "areketinin gözleri kör etmesi kuvvetle mu"temel bir aydınlığa kavuşmakla ne denli derin bir bağlantı i erisinde olduğunu artık "epimiz biliyoruz# !kılcılığın ışıkla ilgisi Kopernik ve Kant’tan beridir sürmekte$ %atta kimilerinin, rasyonalizmin ve bilimin ışığıyla kör olduğu belirtmeye bile gerek bırakmayacak derecede bariz gelinen noktada# &elli ki ışık ve aydınlanma arasındaki ilişki körlükle "akikat arasındaki ilişkiye paralel bir seyir izlemektedir ezelden beridir# Dünyayı değiştirebilmek i in öncelikle onu anlamak gerektiği ise o kadar aşik'r ki, bunu i(ade etmek ayıp ka acak, "atta okuyucunun idrak kabiliyetine "akaret tel'kki edilecek neredeyse# )üneşsiz bir dünyada insan da olamayacağından dünyanın insandan bağımsız kendinde*şey olarak nasıl bir yer olabileceğini ta"ayyül edebilmek i in güneşin söneceği yönünde bilimsel verilere dayanan bir spekülasyonlar serisi oluşturmaksa ziyadesiyle elzemdir# +ira insansız bir dünya ta"ayyül edebilirsek, insan merkezli düşünceyi aşar ve dünyayı güneş sistemine "apsolmuşluktan kurtarmak suretiyle ait olduğu yere, yani evrenin sonsuzluğuna kavuşturabiliriz# ,nsansız bir dünyayı ta"ayyül edebilmek i in bir ölümsüz gibi düşünebilmek gerektiğini ise bilmiyoruz sözlerimize eklemeye gerek var mı, ama gene de

ekliyoruz işte, belki vardır diye### %emen belirtelim, ölümlülere, yani dirilere "as bir özellik olan düşünme kapasitesi, yarattığı sınırsız düzey sayesinde * ki bunu sonlu bir varlık olan insanın sonsuzluğu düşünüp matematiksel olarak a ıklayabilmesinden anlıyoruz * düşüncenin sonsuzluğu "'li"azırda kendi i inde barındırıyor olduğunu gösterir# Düşüncenin öznesi olmaktan ziyade ta kendisi olan insan ise bu anlamda ölmsüzlüğü bünyesinde barındırıyor demektir# &uradaki önemli nokta söz konusu ölümsüzlüğün (iziksel ölümsüzlük olmaktan ziyade meta(iziksel ölümsüzlük olduğudur# -ani epistemolo.ik bağlamından tamamen koparılmış salt ontolo.ik bir düzlemde zu"ur eden düşünce olayı# &ir olay olarak düşüncenin zu"ru i in gereken yüzey elbette ki maddi olacaktır# /'kin akılda tutulmalıdır ki bu maddi yüzey !ristoteles’in izdiği sınırlar i ine "apsolmuş (izik anlayışını aşan bir maddi düzeydir# 0eta(iziksel düzlemin maddenin uzantısı olduğunu ortaya koyan aşkınsal materyalizm işte bu tarz bir düşüncenin ürünüdür# 1zellikle 2c"elling tara(ından geliştirilen bu (else(i yaklaşım, 3ic"te’nin Kant’ı radikalleştirmek suretiyle idealizmin doruğuna ıkmasına bir tepki olarak maddenin yeniden ön plana ıkarılmasını i erir# 0aksadı yeni bir doğa (else(esi geliştirmek olan 2c"elling’e göre maddenin madde* ötesi etkileri vardır ve yaratılan söz konusu madde*ötesi etkiler maddeyi aştığı gibi, madde de onları aşar# &irbirine aynı anda "em i kin "em de aşkın olan iki (arklı varlık boyutundan, da"a doğrusu varlığın iki (arklı düzleminden söz ediyoruz demek ki burada# &unlardan biri beş duyumuzun duyumu da"ilinde olan görünen4(enomenal5 düzey, diğeri ise beş duyumuzla ulaşamayacağımız ama zi"nimizle algılayabileceğimiz4numenal5 düzeydir# 1nceleri 2pekülati( 6ealizm, sonraları 2pekülati( 0ateryalizm, en son olarak da 7ransendental 0ateryalizm adlarıyla anageldiğimiz bu teorinin amacı, özne ve nesnenin diğer adları olan (enomenal ve numenal düzeyler arasındaki ilişkiyi bağlılaşımcılıktan kopararak, söz konusu ikiliğin üstesinden gelmek yerine onu bir ger ek olarak kabul edip bu iki düzey arasında nasıl da"a sağlıklı ve üretken bir ilişki kurulabileceğini

kuramsallaştırmaktır# %epimizin takdir edeceği üzere doğadaki değişimler ka ınılmaz olarak siyasi arenada da köklü değişimlere sebep olabilmektedir# &elli ki aşkınsal materyalizm veya naturalizm4transcendental materialism or naturalism5 son derece yerinde bir (else(i yaklaşımdır# %er ne kadar idealist olmasa da !lman ,dealizmi’nin ileri gelenlerinden kabul edilen 2c"elling’in öncülük ettiği bu yaklaşıma göre (ikirlere veya idealara ra"imlik eden doğanın kendisidir# &azı okuyucularımız bunun son derece bariz olduğunu, zira düşüncelerin beyin denen organ tara(ından üretildiğini, insanı bir bitki olarak düşünecek olursak beynin de bu bitkinin i eği veya meyvesi olduğunu dile getirebilirler# 2öz konusu okuyucularımızın bu düşüncesi elbette ki son derece yerinde bir tespittir# !ncak iş bununla kalmıyor ne yazık ki# 2c"elling’in (else(esini yeniden yorumlayarak günümüze uyarlayan 8ain %amilton )rant’a göre 2c"elling’in önemi Kant’ın aşkınsal idealizminin öne sürdüğü 9idealar ger eği4maddeyi5 belirler: anlayışına ters düşen bir bi imde 9ger ek4madde5 ideaları belirler: anlayışını benimsemiş olmasından kaynaklanır# %egel’in Tinin Fenomenolojisi adlı kitabında "er şeyin zaman i erisinde kendisinden (arklılaşıp ötekisine dönüştüğünü, da"a doğrusu "er şeyin, ötekisini kendi i inde "'li"azırda barındırdığını ve oluş sürecinde i teki ötekinin dışsallaştırılarak öznenin kendisi "aline gelmesinin ka ınılmaz olduğunu sık sık tekrarladığını akılda tutarsak, kendi i inde kendinden da"a kendi olan bir boşluk olarak öznenin kendini i(ade edebilecek ve kendinden (arkını dile getirebilecek bir spekülasyon bi imini "ayata ge irebilmek i in ka ınılmaz olarak Kant ile %egel arasında, )illes Deleuze’ün deyimiyle bir ayırıcı*sentez4dis.unctive*synt"esis5 işlemi ger ekleştirmek zorunda olduğunu söyleyebiliriz# +ira bir nesnenin kendini bir özne olarak tasvir edebilmesi ancak Kant’ın düşünümsel yargı ve %egel’in spekülati( diyalektik strate.ilerinin kendi i lerinde bölünüp idealist yanlarından arındırıldıktan sonra materyalist yanlarının aşkınsallığın i kin

olduğu ger ek i spekülasyonlar atısı altında yeniden birleştirilmesiyle mümkün kılınabilir# ;itekim ne aşkınsal idealizmi, ne de spekülati( idealizmi tasvip eden +izek’in 2c"elling’i /acan ve %egel üzerinden okumasıyla ortaya ıkan transendental materyalizmi, Kant’ın ve %egel’in idealizmlerinden radikal bir kopuş ger ekleştirerek kendinde* <ey’in aşkın olmayan bir dışarı ve i kin olmayan bir i eride konumlanmış olduğunu ortaya koymaktadır# Diyalektik 0ateryalizm’in "er şeyin sürekli ötekisine dönüşmesinden ibaret kısır*döngüsünü kırıp geride bırakılan konuma söz konusu konumu aşacak şekilde müda"ale etmek gerektiğini ortaya koyan bir duruş olarak 7ransendental 0ateryalizm, aklın doğa tara(ından oluşturulduğunu, (akat aynı aklın da doğayı oluşturduğunu dile getirir# Klein’ın terimleriyle i(ade edecek olursak 7ransendental 0ateryalizm bir nevi pro.eksiyon*intro.eksiyon 4dışa yansıtma = i e yansıtma5 mekanizması i erisinde nasıl bir "ayat yaşayacağımızı bizi aşan gü lerin belirlediğini kabul edip, söz konusu bilin dışı gü lerin 4doğa, evren5 son derece olumsal 4rastlantısal, contingent5 "areket ettiğini akılda tutarak tüm varlığı mevcut insan yapısına indirgemeyip, önce ger ekten insan olmanın, sonra da eğer gerekli görülürse insanı bile aşmanın mümkün olduğunu ve yürürlüğe konulabileceğini öne sürer# %er ne kadar kendinde*şey olarak ölümsüzlük düşüncesini "ayata ge irebilmek sinir ve damar sisteminin bozguna uğratılmasını gerektirir gibi gözükse de işin aslı "i de öyle değildir# 3'ni bir bedende4(enomenal5, ('ni olmayan bir düşünceyi4numenal5 barındırabilecek kudrete erişmek olarak da nitelendirebileceğimiz bu 9oluş modu: özellikle >?# -üzyıl sonu ve >@# -üzyıl başında +izek ve &adiou gibi düşünürlerin de ka(asını kurcalamıştır# Yüzyıl (The Century) adlı kitabında &adiou yirminci yüzyılın sadece bir kıyımlar ve (el'ketler yüzyılı olarak anılagelmesine karşı ıkarak, söz konusu yüzyılın aynı zamanda bir yaratılar ve yeni yaklaşımlar yüzyılı olarak da okunması, okunabilmesi gerektiğinin altını izerek, &rec"t, &reton, &eckett, Aessoa, 0allarmB gibi pek ok büyük

sanat ı, yazar ve düşünürün, 9)er ek tutkusu: diye nitelendirdiği bir tutkuya sa"ip olduğunu öne sürer# CacDues /acan’ın %ay'li*2embolik*)er ek ü lemindeki )er ek kavramını, yani bilin dışını kasteden &adiou’ya göre )er ek tutkusu, /acan’ın da altını izdiği üzere, bir nevi ulaşılmazın peşinde koşma eğiliminin "em sebebi, "em de sonucudur# İdeolojinin Yüce Nesnesi adlı ilk kitabında /acan’ın )er ek kavramıyla Kant’ın kendinde*<ey kavramı arasındaki (arkın altını şu sözlerle izer +izekE )er ek kaydedilemez, ama biz bu imk'nsızlığın kendisini kaydedebiliriz, yerini tespit edebilirizE &ir dizi başarısızlığa neden olan trvmatik bir yerdir bu# /acan’ın bütün söylemek istediği, )er ek’in, kaydedilmesine dair bu imk'nsızlıktan başka bir şey olmdığıdırE )er ek, simgesel düzenin ötesinde, onun ulaşamadığı bir sert ekirdek, bir tür Kant ı 9kendinde*<ey: olarak varolan aşkın, poziti( bir kendilik değildir = )er ek kendi i inde "i bir şey değildir, simgesel yapıdaki, merkezi bir imk'nsızlığa işaret eden bir boşluktan ibarettir# 1zneyi 9)er ek’in bir cevabı: olarak tanımlayan esrarlı /acancı cümle işte bu anlamda anlaşılmalıdırE 1znenin boş yerini, simgeselleştirmesinin başarısızlığı sayesinde kaydedebilir, kuşatabiliriz, ünkü özne kendi simgesel temsilinin başarısız olduğu noktadan başka bir şey değildir#F@G &u alıntıdan da anlaşılacağı üzere )er ek, sembolik4simgesel5 düzeni aşan poziti( bir şey olmaktan ziyade, sembolik düzene i kin bir "i tir# 2embolik düzende temsil edilmesi namümkün olduğu i inse kayda ge irilmesi imk'nsız bir boşluktan ibarettir# %atırlanacağı üzere Kant’ın kendinde*<ey’i ise (enomenal düzlemi aşan numenal boyutta konumlanmış, bilinemez (akat düşünülebilir olan poziti( bir olguydu# Konuya a ıklık getirmek i in Huentin 0eillassouI’nun spekülati( materyalizm4spekülati( maddecilik5 dediği, !drian

Co"nston’un ise transendental materyalizm4aşkınsal maddecilik5 şeklinde adlandırdığı ve ru" ile beden arasındaki ilişkiyi mercekleri değiştirdikten sonra mercek altına alan bu (else(i düşünüş usJlünden ba"sedeceğiz şimdi# 2on yıllarda öne ıkan Huentin 0eillassouI’nun spekülati( materyalizminin temel iddiası olan kendinde*<ey’in insan düşüncesinden bağımsız olarak bilinebileceği iddiasıyla +izek’in aşkınsal materyalizmi arasındaki en temel (ark öznenin konumuna ve işlevine ilişkindir#F>G ;itekim +izek, The Speculative Turn Continental !aterialism and "ealism adlı kitapta yayımlanmak üzere kendisiyle yapılan bir röporta.da spekülati( realizmin en büyük eksikliğinin bir özne teorisinden yoksun olması olduğunu a ık a i(ade etmiştir#FKG %egel üzerine yazdığı, #s it Still $ossi%le to %e a &e'elian Today( adlı makalesinde ise +izek kendi aşkınsal materyalizmiyle Huentin 0eillassouI’nun spekülati( materyalizmi arasındaki (arka 0eillassouI’nun aynı kitapta yer alan $otentiality and )irtuality adlı makalesine atı(ta bulunarak vurgu yapar# +izek’e göre 0eillassouI özneyi /acan’ın negati( )er ek’iyle özdeşleştirmek yerine Kant’ın poziti( kendinde*<ey’iyle özdeşleştirdiği i in, savunduğu aşkınsallık karşıtı i kin materyalizme ters düşer# &u bağlamda denebilir ki +izek’in durduğu yerden bakılınca 0eillassouI’nun tutarsızlığı bağlılaşımcılıkla4correlationism5 it"am ettiği Kant’ın izdiği er eve i erisinde kalmasından veLyani insandan bağımsız nesnel ger ekliğe 4kendinde*<ey5 ulaşmak isterken ka ınılmaz olarak aşkınsal özneye gereksinim duymasından kaynaklanır# Mysa +izek’e göre bize gereken ne aşkınsal bir özne teorisi, ne de özneyi nesnel ger ekliğe indirgeyen bir nesne teorisidir#FNG &ize gereken aşkınsallığın i kin olduğu materyalist bir (else(e anlayışı geliştirmek yolunda %egel’i 2c"elling’le birlikte yeniden okumak ve şunu akılda tutmaktırE )er ek, karşı kutupların dolaysız akışma noktası olarak tanımlanırE %er kutup dolaysızca karşıtına ge erO "er biri kendi i inde zaten kendi karşıtıdır# &unun tek (else(i muadili %egelci diyalektiktirE %egel’in 0antık’ının en

başında Parlık ve %i lik birbirlerini tamamlamaz# %egel’in söylemek istediği, bunların "er birinin kimliğini ötekinden (arkı sayesinde kazandığı da değildir# 2öylemek istediği şudurE Parlık kendi başına, onu 9olduğu gibi:, sa( soyutlanmışlığı ve belirlenmemişliği i inde, başka bir özgülleştirmeye gerek duymadan kavramaya alıştığımızda, kendisinin %i lik olduğunu gösterir#FQG %i liğin Parlığa, Parlığınsa %i liğe i kin olduğunu ortaya koyan bu sözler numenal düzleme ait aşkınsal bir olgu olan kendinde*<ey’in bilinebilmesinin 9düşüncenin sa( i kinliği ile doğrudan doğruya örtüşmesi:ni gerektirdiğine vurgu yapar# Düşünce dolayımıyla kendinde*<ey’in bilgisine ulaşmaksa ancak bir ıkarma işlemiyle mümkün kılınabilir# &ir soyutlama yaparak, nesnelliğin bizim öznelliğimize bağlı oldukları varsayılan bütün tikel, somut belirlenimlerini ıkartarak = bütün tikel, belirli i eriklerin bu şekilde soyutlanmasından sonra geriye kalan şey tam da sa(, boş bir Düşünce bi imidir#FRG !z önce sözünü ettiğimiz ve Kant’ın (else(esinde vücut bulan, insanı dünyadan, dünyayı ise insandan bağımsız düşünememe durumuna 0eillassouI’nun verdiği ad bağlılaşımcılıkdır4correlationism5# &ağlılaşımcılık Kant’ta en zayı( "alindeyken, 3ic"te’de gü lenir ve idealizmin doruklarına kadar ıkar# Kant kendinde*şeyler’den oluşan numenal düzeyi düşünülebilir ama bilinemez bir şey olarak tanımlarken, 3ic"te numenal düzey diye bir şeyin olamayacağını, zira numenal düzeyi konumlayan öznenenin kendisinin (enomenal bir varlık olarak sadece (enomenler4görüngüler dünyası5 düzeyinde düşünebileceğini ileri sürer# Dolayısıyla Kant’tan (arklı olarak 3ic"te a ık a ortaya koyar ki kendinde*şeyler’in dünyası olarak numenal düzey bilinemez olmakla kalmaz, düşünülemez de# Sünkü 3ic"te’ye göre kendinde*şey’in onu düşünen öznenin (ikrinden bağımsız olarak düşünülmesi imk'nsızdır# FTG

&ağlılaşımcılığın doruk noktasının !lman ,dealizmi’nin de doruk noktası olması ise "i de şaşırtıcı değildir# &ilindiği gibi 3ic"te’den sonra 2c"elling’le birlikte !lman ,dealizmi kısa süreli bir doğaya ve maddeye dönüş yaşamış, (akat ne var ki %egel’le birlikte tekrar kavramlar ve idealar dünyasına yönelerek diyalektik materyalizmin determinizmi gereği 0utlak ,dealizm ve 0utlak 0ateryalizm arasında gidip gelmeye "apsolmuştu ;ietzsc"e +erdüşt’ü4+arat"ustra5 yaratıncaya kadar# ;ietzsc"e’yle birlikte sarsılan %egelci diyalektik materyalizm i ine düştüğü ve kendisiyle birlikte materyalizmi de sürüklediği girdaptan ancak /acan, Deleuze, &adiou ve +izek sayesinde ıkabilecekti# &u dört düşünürün ortak noktası ise düşüncenin kaynağında maddeyi görüyor olmalarıydı# -ani "akikat düşüncelerin, (ikirlerin ve ideaların dünyaya "ükmetmesi olmaktan ziyade, maddenin, doğanın, adlandırılamayanın, "i liğin ta kendisinin düşünceleri doğuran etkenler olduğuydu# 3akat özellikle +izek’in %egel ve /acan destekli aşkınsal materyalizmine baktığımız zaman görürüz ki asıl mesele maddenin düşünceyi doğurduğunu kavramak meselesi değil, maddeden doğan düşüncenin de maddeyi değiştirebilecek güce ve kudrete sa"ip olduğunu kavramak meslesidir# +ira ancak böylelikle diyalektik materyalizmin ölüm ve yaşam, aşkın ve i kin, sonlu ve sonsuz arasındaki rolleri değiştirmekten ibaret kısır döngüsü kırılarak aşkınsal materyalizme4transcendental materialsim5 yönelmek suretiyle ru" ve beden, insan ve dünya, numenal ve (enomenal, düşünce ve varlık, madde ve düşünce, insanlık ve insanlıkdışı, ölüm ve yaşam, ölümlülük ve ölümsüzlük arasındaki ilişkiye yeni bir boyut kazandırılabilir# Dünyayı değiştirmek i in öncelikle onun ne olduğunu ve nasıl alıştığını anlamamız, sonra da bu anlayış er evesinde dünyayı insana "apsetmeksizin değiştirmeye yönelik eylemlere girişmemiz "em mümkündür, "em de gerekli# Kısaca özne ve nesne olarak da anabileceğimiz tüm bu ikili zıtlaşmalar doğanın yapısı gereği vardır# Aek ok düşünür bu ikili zıtlaşmaların üstesinden gelip, özne ve nesnenin birlik ve bütünülüğünü vurgulamaya alışmış, veL(akat bu girişimlerinde başarısız olup sükJtu "ay'le uğramışlardır#

Parlığın bu iki boyutunun asla ayrılmaz bir bütün olarak görülmemesi gerektiğini, bil'kis bu ikiliğin mu"a(aza edilmesi gereken bir ikilik olduğunu söyleyen 6ay &rassier işte tam da bu noktada transendental materyalizmin ni"ilist yüzü olarak ıkıyor karşımıza# +izek’in &adiou’dan (eyz alarak yaşamın merkezine sonsuzluğu bir boş küme olarak yerleştiren /acan ve %egel destekli transendental materyalizminden (arklı olarak &rassier, Deleuze ve )uattari’den (eyz alarak, özellikle non*p"ilosop"y kavramını yaratan /aruelle’in de etkisi altında, yaşamın merkezinde yaşamı aşan bir şey olarak bulunan kendinde*şey’in ölümsüzlük değil, ölümün ta kendisi olduğunu söyler# &u iki (arklı yaklaşımın ortak noktası ise ölümlülükle ölümsüzlüğün birbirini dışlayan durumlar olduğu varsayımından "areket etmeleridir# Mysa biz biliyoruz ki insan denen ma"lJk ölümlü olduğu i in ölümsüz ve ölümsüz olduğu i in de ölümlü olan bir varlıktır# Pe işte budur insanı aynı anda "em tra.ik "em de komik kılan elişkinin nedeni de, sonucu da$ 9Mlmak, ya da olmamak, işte bütün mesele bu,: dedirtmişti 2"akespeare %amlet’e zamanındaO bir bildiği vardı elbet# 1lüm söz konusu olduğunda insanın bildiği tek şey "i bir şey bilmediği ger eği olarak ıkıyordu karşımıza# !şılması gereken bir varlık olarak ölümlü insan kendisini neden ve nasıl aşması gerektiğini kavradığında "akiki özgürleşmeye doğru ilk adım da atılmıştır olur# &u noktada akılda tutulması gereken "usus mutlak özgürlşemenin ancak özgürlük kelimesi anlamını yitirdiğinde, yani özgürleşmeye gerek kalmadığında ger ekleşebileceğidir# Demek ki yapılması gereken aslında ezelden beridir ta"akkümü altında yaşadığımız 9güneş merkezli evren: (ikrinden kurtulmaktır# )üneşi merkeze almayan bir evren doğal olarak bildiğimiz "'liyle insanı da merkeze almayan bir evren olacaktır# &öylelikle kendisinin merkezde olmadığı güneşsiz bir dünyada insan kendinden bağımsız bir varoluş düşünebilecek, kendinden bağımsız bir dünya ta"ayyül edebilecektir# %ayal gücü ve aklın yaratıcı senteziyle ortaya yeni anlam dünyalarının ıkması ise "em gerekli, "em de

zaten ka ınılmazdır# &u noktada ka ınılmaz sözcüğünü kullanırken sakın ola determinist bir yaklaşımı benimsediğimiz sanılmasın, böyle bir ga(lete düşülmesin# +ira bilakis bizim maksadımız determinizme ve idealizme karşı materyalist ve aşkınsal bir varoluş tarzını düşünümsel olarak "ayata ge irmektir# %atırlanacağı üzere &adiou (else(enin dört koşulunu aşk, bilim, sanat ve siyaset olarak belirlemişti )arlı* ve +lay adlı kitabında# &adiou’ya göre "akikat ancak mevcut durumdan, düzenden, rutinden radikal bir kopuş neticesinde zu"ur edebilirdi# &ireyin özne olabilmesi i in işte bu radikal kopuşa sebep olan olaya sadakat göstermesi ve /acan’ın sözleriyle i(ade edecek olursak 9arzusundan ödün vermemesi: gerekirdi# 2embolik ger ekliğin dayatmalarına karşın aşklarının "akikatine sadık kalmayı se ecek iki özneyi birbirinden (arklı iki dışa yansıtma = i e yansıtma mekanizmasına benzetebiliriz# , ine doğdukları toplumun yapısal olarak kü ük birer modeli olduğunu iddia edecek kadar ileri gitmeye cüret ve teşebbüs etmekten ka ınmayacağımız bu iki mekanizmanın etkileşiminden, ortaya mevcut toplumsal yapıdan (arklı yapısal özellikler sergileyen yeni bir dışa yansıtma = i e yansıtma mekanizması ıkmasının ise kuvvetle mu"temel olduğunu sözlerimize ekleyebiliriz# ;e var ki bu noktada akılda tutmakta (ayda gördüğümüz önemli bir olguya da temas etmenin zaruri olduğunu düşündüğümüzden şunları da a((ınıza sığınarak kaleme almayı uygun bulduğumuzu i(ade etmeden ge emeyeceğizE ,ki kümenin ara kesiti olarak zu"ur eden söz konusu yeni mekanizma kendi i inde dışa yansıtma ve i e yansıtma komponentleri olarak ikiye bölünmüş olacağından, adına aşk 4love5 demeyi alışkanlık "aline getirdiğimiz duygu durumunun "er iki özneyi de tekilliğe indirgeyip birleştiren aşkın 4transendental5 bir birlikten ziyade, "er iki öznenin de birbirine i kin 4immanent5 olduğu bir ikilik durumu şeklinde zu"ur ettiğini dile getirebiliriz# /'kin işte tüm bunları öne sürebilmek i in öncelikle 6omantik aşk kavramının 9biz bir bütünüz: anlayışına ters düşen bir bi imde &adiou’nun aşk kavramının 9ikimiz de kendi i inde

bölünmüş etmeliyiz#

birer

"i iz:

anlayışını

benimsediğini

teslim

!şk4Mlay5 anlayışı &adiou’nun aşk4olay5 anlayışıyla işte bu noktada örtüşen Deleuze’ün 9"er aşk kendi sonuna doğru ilerler, "er bilin kendi ölümünü ister,: sözüne ters düşen bir bi imde 0arcel Aroust’un S,ann in -ove adlı yapıtında ka"ramanımız Mdette adlı bir kadına ılgınca aşıktır, (akat Mdette artık onu sevmemektedir# Saresizlik ve acılar i inde, acı ekmekten kurtulmanın tek yolunun artık Mdette’i sevmemeyi başarmaktan ge tiğini düşünür önceleri# !ma kısa bir süre sonra idrak edecektir ki aslında istediği Mdette’e olan aşkını sürdürmeye devam etmesine rağmen acı ekmiyor olmaktır, zira aşık olmaktan duyduğu4duyacağı5 "az buna bağlıdır# Eğer aşkı biterse "ayatı da anlamsızlaşacak ve ölmeyi arzulamasa bile pek yaşayası da olmayacaktır# -ani bir nevi psişik ölüme ma"kum olup bu"rana sürüklenecektir# &uradaki mesele aşk acısı yaşamakta olan reddedilmiş öznenin psişik ölümden sonra psişik yeniden*doğumu "ayata ge irip, artık Mdette’e aşık olmamasına rağmen, kendini aşık olmak kapasitesini yitirmemiş bir özne olarak yeniden yaratıp yaratamayacağı meselesidir# !nlam dünyasının koordinatları alt*üst olmuş, gere eklikle arasındaki bağ yara almış bir insanın yeniden anlamlı bir "ayata kavuşması ve tekrar aşık olabilecek yetkinliğe erişmesi ancak eski benliğini geride bırakıp yeni bir benlikle yeniden doğmasıyla mümkün kılınabilir# &izim ölümsüzlükten anladığımız işte budur# %er insan ölümlü olduğu gibi "er aşk da sonludur# /'kin tıpkı "er insan gibi "er aşk da yeniden doğmaya, (akat bu se(er (arklı bir nesneye yönelmiş olarak, muktedirdir# ;eyse o, yani tam da bir kurbandan başka bir şey, bir ölüm*i in*varlıktan başka bir şey ve dolayısıyla ölümlü bir varlıktan başka bir şey# &ir ölümsüzE ,nsanın başına gelebilecek en kötü durumlar, o kendini "ayatın karmakarışık ve zorbaca akışı i inde ayrı bir yere koyabildiği sürece, onun böyle olduğunu, yani ölümsüz olduğunu gösterir# ,nsanın "er"angi bir ve "esini

düşünmek i in, bu ilkeden yola ıkmamız gerekir# ,nsan "akları varsa da, bunlar kesinlikle "ayatın ölüme karşı "akları ya da se(alete karşı "ayatta kalmanın "akları değildir# 1lümsüz’ün kendi kendilerine dayanan "aklarıdır ya da 2onsuz’un ıstırap ve ölüm denen olumsallığın üzerinde uygulanan "aklarıdır# 2onu ta "epimizin ölecek olması, geride sadece tozun kalacak olması, ,nsan’ın, koşulların onu maruz bırakabileceği "ayvan*olma ayartısına karşı koyabilen biri olarak kendini olumladığı anda sa"ip olduğu ölümsüzlük kimliğini "i bir surette değiştirmez#FUG &ir ölümsüz olabilmek, da"a doğrusu "'li"azırda olunubulunan ölümsüzlüğü idrak etmek suretiyle "ayata ge irebilmek i in ölümden ka mak özüm değildi# &il'kis "ayatta kalıp ölümlülüğü en ince ayrıntılarına ve en u noktasına kadar tecrübe etmek suretiyle "'li"azırda i"tiva ettiği ölümsüzlüğü yazarak a ığa ıkarmak gerekiyordu# 1lümsüz olabilmek i in önce ölmek gerektiği gibi bir durum söz konusuydu# ,lk bakışta elişik gibi görünen bu paradoksal durum ise insanın i indeki ölümsüzlük potansiyelini ger ekleştirmesi i in son derece gerekli bir koşuldu# 1lü bir insanın bir da"a asla ölemeyeceği bariz olduğuna göre, bir ölü (ormunda sürdürülen yaşamların ölümsüzlere ait yaşamlar olduğu söylenebilirdi# 1lüm ka ınılmaz bir sondu elbet, (akat bu son sonluluğun sonu olabilirdi ancak# 2onluluğun sonunun da sonsuzluğun başlangıcı olduğunu ise bilmiyoruz bu aşamadan sonra söylemeye gerek var mı#FVG &ir gün "epimiz öleceğiz, bunu "epimiz biliyoruz# &ilmediğimiz şey bu ölümün "angi koşullar altında ve ne zaman ger ekleşeceğidir# 2adece ölecek oluşumuzu bilmek bile "ayatlarımızı "'li"azırda yaşamakta olduğumuzdan (arklı yaşamak i in ge erli ve yeterli bir sebeptir# !ma ne yazık ki pek oğumuz yaşamlarımızı bir gün mutlaka öleceğimiz ger eğini ink'r üzerine kurmuştur# Eğer insanlar bir gün mutlaka öleceklerinin idrakiyle yaşıyor olsaydı, "'li"azırda bir ölümsüzmüş gibi sürdürürlerdi bence varlıklarını# <unu demek istiyorumE <u anda yaşıyor olduğumuza göre,

"'li"azırda ölümden arınmış, yani ölümsüz varlıklarız "epimiz de# +ira zaten ölümsüzlüğün ilk şartı yaşıyor olmak, yani ölü olmamaktır# Diğer yandan bakıldığında görülen ise şudurE %enüz ölmediğimiz, yani ölümden arınmış olmadığımız i in "epimiz ölümlü varlıklarız# -aşam bir ölüm sürecidir ve ölümsüzlük ancak ölümlülük ortadan kalkınca, yani artık ölmek namümkün bir "'l alınca mümkün olup olasılıklar alanına da"il edilebilir# Dünyayı değiştirebilmek i inse "ayatı ve ölümü, ikisinin de ötesindeki sonsuzluktan önce veL(akat ikisini de aşan sonsuzluktan düşünebilmek gerekir# 2onluluktan sonra "i bir şey yoktur, bir "i vardır zira# %er yeni şey işte bu "i likten mevcut anlam dünyasının koordinatlarını bozguna uğratacak şekilde, yani bir anlamsızlık, bi imsizlik, yokluk (ormunda zu"ur eder# &u kendinde*şey /acan’ın )er ek, Kant’ın ise ;umenal dediği, zaman ve mek'nı aşan transendental düzlemin ta kendisiymiş gibi görünebilir# Mysa The #ndivisi%le "emainder (./lünmez 0rtı*) adını taşıyan ve 2c"elling’in (else(esini /acan’cı bakış a ısıyla okuyup yeniden yazan kitabında +izek, /acan’ın )er ek’iyle Kant’ın ;umenal’inin aynı şeyler olmadığını söyler# Aeki o zaman nedir bu kendinde*şeyW &ilindiği gibi Kant’ın aşkınsal idealizmini %egel’in spekülati( idealizminden ayıran en önemli (ark, Kant’ın kendinde*şey’i düşünebileceğimizi (akat bilemeyeceğimizi, %egel’inse kendinde*şey’den ancak 0utlak &ilgi’ye dair neticeler ıkarabileceğimizi dile getirmesinden kaynaklanan bir (arktır# Kendi anlam dünyamız bağlamında yeniden yazacak olursak diyebiliriz ki Kant bizim birer ölümlü olarak kendinde*şey’i 4ölümsüzlüğü, sonsuzluğu5 düşünebileceğimizi ama bilemeyeceğimizi 4tari( edemeyeceğimizi5 söylerken, %egel kendinde*şey 4ölümsüzlük, sonsuzluk5 düşüncesinden ancak bizim*i in*"ayat’ın 4ölümlülüğümüzün, sonluluğun, (enomenler dünyasının5 anlamı "akkında ıkarımlar yapabiliriz demektedir# %er iki durumda da kendinde*şey olarak sonsuzluk veya ölümsüzlük soyut bir (ikir olmanın ötesine gidememekte ve kendinde*şey olarak ölümsüzlük 7anrı’yla bir tutulmak suretiyle dinin etkisinden kurtulamamış

meta(iziksel bir düzleme yerleştirilmektedir# Kant’a göre ölümsüzlük ölümlülüğü evreleyen bir durumken, %egel i in ölümsüzlük ölümlülüğün i indeki bir boşluktur# &ir başka deyişle Kant i in sonsuzluk özneyi aşkınken, %egel i in sonsuzluk özneye i kindir# %er iki durumun da aynı anda doğru olduğu bir ger ek# /'kin bu "er iki durumda da ölümsüzlük veya sonsuzluğun soyut bir (ikir olmanın ötesine gidemediği ger eğini değiştirmiyor# 2ekülarize edilmiş4l'ikleştirilmiş5 bir sonsuzluk teza"ürü eşitliği ve adaleti obür dünyaya "'vale etmek yerine bu dünyada sağlamaya alışır# )erek +izek’te, gerek Deleuze ve )uattari’de, gerekse de &adiou’da gözlemlendiği üzere kendini ortaya koyduğu eşitli bi imlerle 7ransendental 0ateryalizm "em maddenin, "em de ru"un anlamlarını genişleten yaklaşımıyla, insanı aşan asıl kuvvetin, insanın kendisinin de bir par ası olduğu doğa olduğunu ve düşüncenin doğanın derinliklerindeki kaotik, rastlantısal ve bilinmez kuvvetlerin ta"akkümü altında zu"ur ettiğini öne sürer# ;e aşkınsal idealizmi, ne de spekülati( idealizmi tasvip eden biz de Kant’ın ve %egel’in idealizmlerinden radikal bir kopuş ger ekleştirerek kendinde*şey’in düşünceden ve bilgiden bağımsız olarak var olabileceğini kuramsallaştırmaya yönelecek ve 2c"elling’in izinden gideceğiz# X!şkınsal olmayan bir dışarı ve i kin olmayan bir i eriX şeklinde özetleyebileceğimiz kendinde*şey’in konumunun zamanın ve uzamın birleştiği yer olduğunu söyleyen 2c"elling, söz konusu kendinde*şey’in yokluğunun temsili olarak gördüğü )er ek veya ;umenal’i doğanın sonsuzluğuyla bir tutmuş ve yarattığı doğa (else(esiyle aşkınsal düzlemin doğanın ta kendisi olduğunu ortaya koymuştur# 7ransendental 0ateryalizm’in kuramsallaştırmaya alıştığı sonsuzluğun i kin olduğu sonlu bir varlık teza"ürü de işte 2c"elling’in en azından teoride ger ekleştirdiği bu i kin aşkınsallık modelinden (eyz alınarak "ayata ge irilmelidir, ki sanırız öyle de yapılmıştır zaten#

Atı* +esneleri F@G 2lavo. +izek, İdeolojinin Yüce Nesnesi, ev# 7uncay &irkan 4,stanbulE 0etis, @VVV5, @UT F>G Huentin 0eillassouI ba"se konu spekülasyon bi imine 2pekülati( 0addecilik demeyi se erken, 6ay &rassier benzer bir spekülasyon türüne 2pekülati( )er ek ilik demeyi se miştir# ,kisinde de aynı kalan sözcüğün 2pekülati( sözcüğü olduğu gözden ka acak gibi değil# &elki de işte bu yüzden biz de az önce spekülasyon terimini kendimizden emin bir bi imde zikretmiş olmamıza rağmen bunun ne tür bir spekülasyon olacağını dillendirmemeyi se mişizdir, kim bilir# >??T yılında /ondra’daki )oldsmit"s Yniversitesi’nde 6ay &rassier, Huentin 0eillassouI, )ra"am %arman, ve 8ain %amilton )rant’ın konuşmacı olarak katılımıyla düzenlenen bir kon(eransta &rassier tara(ından ortaya atılan spekülati( ger ek ilik kavramı insan aklından, düşüncesinden, bilincinden bağımsız ger eklikler ve insandan bağımsız kendinde*şeyler olduğunu ortaya koyan (else(i bir akımdır# )erek Kıta 3else(esi’nden, gerekse de !nalitik 3else(e’den radikal bir kopuş ger ekleştirerek Kant ve %egel’in uzantısı olan tüm (else(i yaklaşımların, 0eillassouI’un 2onluluktan 2onra4!(ter 3initude5 adlı kitabında ortaya koyduğu deyimle bağlılaşımcılığın4correlationism5 dünyadan bağımsız bir insan veya insandan bağımsız bir dünya tasavvur etmekten aciz olduğunu iddia eden spekülati( ger ek ilik "em yeni bir düşünce alanı, "em de yeni bir düşünme bi imi yaratması bağlamında önem arz etmektedir# ,nsan bilincinden bağımsız kendinde*şeyler’in var olduğu noktasında birleşen &rassier, 0eillassouI, )rant ve %arman’ın (else(eleri arasında pek ok (ark da mevcuttur aslında# !ma biz şimdilik birleştikleri bu ortak nokta üzerinden tartışacağız spekülati( ger ek ileri, özellikle de 0eillassouI ve &rassier’i# 0eillassouI’nun 2onluluğun 2onu’ndan bir yıl sonra yayımladığı %i liğin Sözülüşü4;i"il Znbound5 adlı kitabında

&rassier, %eidegger ve Deleuze’ün zaman ve ölüm okumalarının eleştirisi ve /yotard’ın )üneş 3elaketi42olar [atastrop"e5 makalesinin bir yeniden okuması üzerinden güneşin N#Q milyar yıl i erisinde sönerek dünyadaki yaşamı sona erdireceği ger eğinin insan bilincinden ve düşüncesinden bağımsız bir ger eklik olarak görülmesi gerektiğini ve bunun da "epimizin "'li"azırda yaşayan birer ölü olduğumuz anlamına geldiğini öne sürmektedir# %er iki yazarda da karşımıza ıkan ortak özellik kendinde*şey olarak mutlağın40eillassouI5 ve "akikatin4&rassier5 var olabileceği iddiasını taşıyor oluşlarıdır# &enim i in önemli olansa kendinde*şey olarak ölümsüzlüğün veya sonsuzluğun, ölümlü ve sonlu bir varlık olan insandan bağımsızlaşan kimliksiz ve kişiliksiz bir bilincin a*ni"ilistik spekülasyonları dolayımıyla politik bir ama i in kullanıma sokulabileceği, sokulması gerektiği ger eğidir# &adiou’nun "akikat ve olay teorisinden "areketle, bir ölümsüzün gözüyle ve bilinciyle tasvir edilen ölümlülerin dünyası mevcut*yapı i erisinde gedikler a mak suretiyle yeni "akikatlerin zu"ur etmesini sağlayacaktır kanaatindeyim# FKG 2lavo. +izek and &en \oodard, #ntervie,1 The Speculative Turn Continental !aterialism and "ealism , eds# %arman, &ryant, 2rnicek 40elbourneE re#press, >?@@5, N@Q FNG +izek and \oodard, 8ntervie], N@Q FQG +izek, ,deolo.inin -üce ;esnesi, @UR*T FRG +izek, @UT FTG Mlmayan şeyleri varmış gibi gösterme eğilimi i inde oluşumun sebebi, söz konusu olmayan şeylerin var olduğunu düşünmemdir# Dikkat ederseniz cümlemi 9olmayan şeylerin var olduğunu bilmemdir,: yerine 9olmayan şeylerin var olduğunu düşünmemdir,: diyerek noktaladım# +ira ben bilmek ve düşünmek mastarları arasında dipsiz bir u urum olduğu kanaatindeyim# Dipsiz bir u urumun varlığından söz etmiş olmamın maksadı, siz de takdir edersiniz ki, olmayan

bir şeyin var olmasının ne anlama geldiğini bir meta(or aracılığıyla göstermek arzusunu taşıyor oluşumdur# Elbette ki benim sözünü ettiğim "er şey salt benim tara(ımdan söz konusu edildikleri i in kanıtları kendilerinden menkJl "akikatler değildir# &ir meta(or olarak 9dipsiz u urum: olgusu boşlukla dolu bir varlığı i(ade eder# 3akat şu da bir ger ek ki dünyada dipsiz u urumlar namevcuttur# Dünyada olmayan olguların varlığından söz edebilmemiz bile (iziksel dünya koşullarında var olması imk'nsız olan pek ok olgunun düşünsel düzlemde mümkün olabileceğinin göstergesidir# +ira düşünce doğası gereği meta(iziksel bir olaydır ve vazi(esi maddi bir olgu olan dil vasıtasıyla (iziksel dünyada boşluklar oluşturmaktır# 7abii burada dil vasıtasıyla derken sakın dili ve aklı ara sallaştırdığımızı sanmayın# !klıda tutun ki burada ba"se konu düşüncenin (iziksel dünyada dil vasıtasıyla yarattığı şey boşluktan başka bir şey değildir# &oşluk yaratmaksa bizim pro.emiz bağlamında bir ama olmaktan ziyade bir ara tır# -ani buradaki ama dilin ara sallaştırılmasına karşı dili boşluk yaratmakta kullanılan bir araca dönüştürmek suretiyle ama la aracın rollerini değiştirerek kendilerinin ötekisine, yani birbirlerine dönüşmelerini sağlamaktır# &irbirlerine dönüşen ama ile aracın birbirlerini yok etmesinin ka ınılmaz olduğunu söylemeye ise bilmiyoruz gerek var mı# Parılmak istenen nokta şudurE 2onsuzluk özne ile nesne, ama ile ara , neden ile sonu arasındaki ilişkinin anlamsızlaşarak ortadan kalktığı, böylece de işte varlıkları birbirleriyle ilişkilerine bağımlı olan bu kavramların bizzat kendilerinin yok olduğu, zaman ile uzam i indeki bir boşluk (ormunda zu"ur eden o malJm i kin dışsallıktır# 1zneye i kin aşkınsal bir kavram olan sonsuzluk mevcut*egemen varoluş bi iminde kısa*devre yaratarak mevcut*egemen düzenden bir kopma yaratır# ,şte !lain &adiou’nun Parlık ve Mlay4&eing and Event5 adlı kitabında boş*küme olarak nitelendirdiği o söz konusu sonsuzluk bu ölümsüz öznedir# FUG !lain &adiou, 2ti* 3/tülü* 3avrayı4ı 5zerine .ir 6eneme , ev# 7uncay &irkan 4,stanbulE 0etis, >??N5, >T*U#

FVG &u arada yeri gelmişken belirtelim, biz ve ben biriz, ünkü ben zaten i imdeki karakterlerin rollerini "ayata ge irdiği bir tiyatro sa"nesinden başka bir şey değilim# -ani ben bizim tiyatrodur denebilir, "atta ben yokum aslında, ünkü biz bilmekteyizdir ki bir ölür, geriye okluk kalır diye de eklenebilir# 1len bir’in yerine asla sı(ır ge mez, ünkü sı(ır, olmayan bir’den başka bir şey değildir# &ir’in yerine bir başka şeyden ziyade "i liğin kendisi ge tiği zaman ortaya ıkan niceliksellik ve niteliksellik dışı duruma verilen addır sı(ır# &ir ise asla sa( "aliyle var olamayacağına göre "er şey iki’den başlar# Aeki ama bir’in asla var olamayacağını da nereden ıkardıkW &ir’in asla var olamayacağını bir yerden ıkarmış değiliz sevgili okur# &ir zaten "i yoktu, asla olmadı# 2ayılar sı(ırdan başlar ve iki ile devam ederdi ama biz iki’ye ge ebilmek i in bir’in bölünebilir varlığına o kadar ok i"tiya duyduk ki asla olmayan bir şeyden varmış gibi söz ettik# Mlmayan bir şeyden olması mu"temel bir başka şeye ge iş aşamasında bir basamağa i"tiya duyduk ünkü biz# &ir işte böyle doğdu, yani olmayarak olan, olmayandan olana ge ebilmek i in oldurulan ve "ali"azırda bölünmüş olduğu "alde bölünebilir bir bütünlük maskesi takmış olarak doğdu bir# Demek ki sı(ırdan sonra bir değil, iki gelir, ünkü "er bir kendi i inde olan ve olmayan diye ikiye bölünmüştür, bölünmüş olarak doğar ve bölünmüş olarak ölür# &ir, "ep ve sadece doğumdan önce ve ölümden sonra var ol4may5an bölünmüş bir bütünlüktür#

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful