You are on page 1of 7

CH R IS TOP H E D EJ O U RS' L A S Y L E

Etik Ac , Ruhsal Ac , Ac lar n nsan


Ekranlarda rastlam s n zd r, byk sermayenin nde gelen isimleri pe pe e arz- endam ediyor. Nakarat, "sistem t k r t k r i liyor". Hakikaten "t k r t k r" m , ayr mesele, ama sistem yle ya da byle i lerken insan insan yapan her eyi -bedeni, ruhu, akl , vicdan - tyor. stanbul - Express 16 Ocak 2010, Cumartesi

Son dnemde i yerlerindeki intiharlar n pe pe e gelmesi herkesi sarst . Siz say n n nemli olmad n , tek bir vakan n durumun vahametini gstermeye yetti ini sylyorsunuz, i yeri intiharlar bize ne diyor? Christophe Dejours: Tek bir lm dahi i yerinin i leyi i a s ndan trajedidir. Bugne kadar, intiharlar n en ok grld toplumsal ve meslek kategori tar m al anlar yd . Tar mda al ma alan ile ya am alan farkl de ildir. Tar m al anlar n n intiharlar n n ana sebebi yaln zl k olarak de erlendiriliyordu. Bugn, di er retim alanlar nda da ayn sorunla kar kar yay z: Yaln zl k. yerinde intiharlar 1990'lar n sonlar nda grlmeye ba land ve o zamandan beri de artarak devam ediyor. Elbette daha nceleri de al ma ko ullar intihar sebebi olabiliyordu. Ama i yerinde intihar vuku bulmuyordu. Biri kendini ormanda asarsa, onu intihara gtren nedenler zerine karma k bir ak l yrtmeye giri ebiliriz. Ama i yerinde intihar ediyorsa, nedeninin i oldu u a ikrd r. Ayr ca, Marsilya'da intihar eden Telecom al an gibi, intihar edenlerden baz lar n n arkalar nda b rakt klar mektuplar da bu durumu a ka ifade ediyor. O Telecom al an daha yeni cret art alm t . ntihar n beklendi i bir psikolojik konfigrasyonla kar kar ya de iliz; kar m zdaki, uzun sredir k r lgan bir ki ili in semptomlar n gsteren, a r hassas, depresyon e ilimli, zaten bir kanad k r k, i yerinde tutunmakta zorlanan biri de il. Bu profile hi uymayan ki ilerin intiharlar yla kar la yoruz: inde terfi eden, belli bir sosyal evresi olan, aile ili kileri dzgn insanlar. Ama yak ndan inceledi inizde, ok derin bir yaln zl k duygusu ya ad klar m gryorsunuz. Eskiden yokken bugn i yerlerinde intiharlar oluyorsa, bir ey de i ti de mektir. Bu durum unu a a kar yor: al man n btn sosyal dokusu, i yerindeki beraber ya ama hali, birbirini kollama, birbirine sayg , dostluk, hepsinin temelden ve derinlemesine yap s de i iyor. rne in, bir m teri hizmetleri biriminde, a k ofisle rde, bir gazete brosunda o u zaman ok say da ki i bir arada al yor, ama her biri yaln z. Biri ac belirtileri, depresyon, znt, huzursuzluk, gerginlik gsterdi inde kimse k p rdam yor. Eskiden, birlikte al t klar birinin biraz kt oldu unu grd klerinde, meslekta lar hemen mdahale ederdi, "neyin var", "ne oluyor" diye sorulurdu. Dayan ma vard ; insanlar birbirlerine bak yor, birbirlerini gryor, birbirleriyle konu uyordu. Bir arada ya ama, intihara kar koruyucudur.

al an n i yerinde tacize ya da ayr mc l a u ramas , en zor i lerin zerine y k lmas , alen haks zl a maruz kalmas , bunlar al ma dnyas nda yeni eyler de il. Yeni olan, byle bir durumla kar la t n zda kimsenin k l n k p rdatmamas . yle bir durumda, kolektif bir ihanete u rad n z hissediyorsunuz. Bu basit, s radan bir yaln zl k de il, bir ihanet. ntihar pek ok faktrn bir araya gelmesinin bir sonucu olarak de erlendirilir. letmelerin ynetimleri de intiharlar bireysel dramlar olarak niteleyerek bu yn vurguluyor... Genel olarak, bir inceleme sonucunda, isabetli bir ekilde intihar n tek bir nedeni vard r demek zordur. Fakat intihar n ok etmenli oldu unu sylemek de topu taca atmakt r. Esas nda, intihara gtren sebeplerin dizildi i bir yol gibidir bu sre. al an n i le ili kisinin tart maya yer b rakmayacak ekilde intihara sebep oldu u vakalar gryoruz. Bu insanlardan baz lar n n ailev durumunun bir sredir krizde olmas da mmkndr. Bu durumda, ev atmosferini zehirleyenin, e le, ocuklarla ili kilere sirayet edenin i le ilgili s k nt lar oldu unu size izah edebilirim. teki psi ik durumunuzu eve ta rs n z. , zel hayat , mahremiyete var ncaya kadar smrgele tirir. Tersi de do rudur: Ciddi ailev dertleriniz varsa, o u zaman i e yans r. ve i d psikolojik a dan ba ms z de ildir. Bu nedenle, ok etmenlilik, her ne kadar kullan l olsa da yan lt c d r. al ma ko ullar nda, al ma organizasyonunda temel olarak de i en ne? al ma organizasyonundaki dn mn en temel unsuru, szde bilimsel temellere dayand r lan, performans n nicel ve objektif lm yoluyla bireysel de erlendirme yntemlerinin uygulamaya konmas . Bu yntemler insanlar birbirleriyle rekabete sokuyor. E er bu de erlendirmeye bir tak m yapt r mlar eklerseniz, bu basit bir prim bile olabilir, bir sre sonra insanlar bir arada ya amay bozan davran lara girmeye ba l yor: Dostlu a, vefakrl a s mayan bir rekabet, belden a a vurmalar, iftiralar, imalar, ikyetler, ihbarlar... E er bunun zerine bir de, de erlendirme sonula r na gre, "Bir sonraki tensikatta performans notu en d k olanlar gidecek" diyerek i in kendisini kaybetme tehdidini eklerseniz, bu byk gaddarl k. Asl nda bu, dpedz tehditle ynetim. Dolay s yla insanlar korkuyor, birbirlerine kar ku ku ve gvensiz lik duyuyorlar, drstl n, sadakatin yerini vefas zl k, ikiyzllk al yor. al ma ortam n n yap s temelden bozuluyor. kinci bir etken de "toplam kalite". al ma bilimleri, al man n hibir zaman planland gibi gerekle medi ini, mutlaka ngrlmeyen aksakl klar n, ar zalar n, anomalilerin oldu unu ortaya koyuyor. Toplam kalite denen, bir ideal, var olmayan bir ey. Dolay s yla, talimatla toplam kalite talep etmeniz, gerekli in inkr d r. Sonu: nsanlar yalan sylemeye, aksakl klar gizlemeye mec bur kal r. Ahlaken tasvip etmedikleri, i huzursuzlu u duymalar na neden olan davran lara srklenirler. Ben bunu etik ac olarak adland r yorum. Bugn al ma dnyas nda etik ac muazzam boyutta. al may , emek srecini yeniden d nmenin entelektel bir zaruret oldu unu sylyorsunuz... 15-20 y ld r, "al ma bilimleri bitti art k", "art k esas olan emek de il, ynetim" szleriyle ve son derece byk bir gnlllkle al ma meselesi derdest edildi. Temel toplumsal ve siyasal uzant lar olan bu ynetici vurgusu sadece siyasetiler taraf ndan geli tirilmedi. D nrler, ara t rmac lar, akademisyenler, kanaat nderleri de "eme in sonu" tezinde n yana tav r ald . Emek, genel olarak al ma, en itibars z konumda. E er t p alan ndaysan z, kalp, cerrahi, genetik dallar ndaysan z, gayet k bir durumdur; ama al ma hekimiyseniz en altta bile de ilsiniz; cinsellik psikologu, ocuk psikologu, evlilik psikologu, hepsi gayet ho tur, ama al ma psikologuysan z burun k vr l r... Eme in, al man n itibars zla t r lmas ynnde top-yekn bir toplumsal hareket var. Disiplinlerin tarihsel sreci a s ndan da nemli bir de i iklik oldu unu sylyorsunuz. Siz de al man n psikopatolojisinden -al ma kaynakl zihinsel hastal klar n incelenmesinden-, al anlar n hastalanmamak iin nas l davrand sorusunu ara t rd n z al man n psikodinami ine getiniz; ara t rma alan n z, zihinsel hastal klardan insanlar n delirmemek iin geli tirdikleri savunmalara kayd . Kitab n zda normalli in kolay olmad n anlat yorsunuz. Normalli i nas l tan ml yorsunuz? Esas nda, muamma olan normallik... Normallik ile sa l kl olmak farkl eyler. Sa l kl olmak bir ideal. Ara t rmalar insanlar n tam sa l kl olmad n , bir ara durumu, kabul edilebilir bir uzla may koruduklar n gs teriyor. Burada, "kabul edilebilir"lik nemli.

Bir durum, verili bir anda, toplumsal ve tarihsel bir ba lama referansla normal, kabul edilebilir olarak de erlendirilir; toplumsal zaruretler, bask lar ya da imknlar erevesinde e itli uzla malar vard r. Normallikle sa l kl l birbirine kar t rmamak lz m; bizim mcadele etti imiz, normallik. Normallik bir uzla mad r, hastalanmak ok daha kolayd r, lmek hayatta kalmaktan ok daha kolayd r. Hastal klara, enfeksiyonlara, kazalara kar mcadele etmek gerekir, ihtiyatl olmay renmek gerekir: Normallik ele geirilen, elde edilen bir eydir. '60'l , '70'li y llar ku a iin normallik, konformistler retmeye varan bir eydi, hi de matah say lmazd . Ba kald r , anti -otoriterlik, bizatihi delilik toplumsal muhalefetin ta y c lar olarak grlyordu. Ancak kendinden ok ey vererek normal kal nabilir. Normallik, toplumsal normlar kavrayabilme kapasitesini iermenin tesinde, bunlara dahil olabilmeyi, r za gstermeyi, muvafakat etmeyi ieriyor. Dolay s yla, normal olmak r za gstermek mi demek? Sadece bu kadar de il, ama bir kere bunu varsay yor. Normal olan ki i normlara sadece r za gsteren de il, o normlar kuran, geli tiren, onlara katk da bulunan ki idir. Normallik normlara r za gstermemi ve onlara bire ysel ve kolektif katk larda bulunmam gerektirmekle kalm yor, ayr ca bunu birok farkl norm sisteminde yapabilmemi gerektiriyor -nk istesek de, istemesek de farkl normatif sistemlere aitiz. Okulun normatif sistemiyle evinki ayn de il, i yerinin norma tif sistemiyle okulunki de ayn de il ya da irketin normatif sistemiyle ordununki ayn de il... Sonu olarak, normlar birbirinden ok farkl , hatta bazen tamamen z t birden fazla dnyaya aitiz. Dolay s yla, normallik "iy iolma" ile hastal k aras nda by k ustal kla kurulan bir uzla ma olarak ortaya k yor: Hastal k ile ac y zaptetmek, yat t rmak, dengelemek iin geli tirilen savunmalar aras nda bir uzla ma. Normalli i sa layan, ac ile savunmalar aras ndaki i te bu uzla ma. Normalli i hastal k ile iyi olma aras nda bir psi ik hal, bir uzla ma olarak tan mlay nca, al man n psikodinami inde klinik neyle ilgileniyor? al an insanlar n ac y dengelemek ya da zaptetmek, bast rmak iin icat ettikleri ve geli tirdikleri, ok mahirce, ok farkl biimlerde, ok yarat c savunma stratejileri var. Bunlar incelerken, kolektif savunmalar oldu unu grdk. Daha nce, insanlar n ac larla mcadele etmek iin savunma stratejileri icat etmek zere i birli i yapabildiklerini bilmiyorduk. Sonuta, herkesin ac s mstesna; ortak nedenleri, ortak dertleri olsa da herkes ac s n bir di erinden farkl ya yor. Zihinsel patoloji alan ndan normalli in incelenmesine geerken disiplinin ad n da de i tirdik: al ma psikopatolojisinden al man n psikodinami ine getik. Bir anda deli olmuyoruz, hemen hastalanm yoruz, nk bireysel ve kolektif olarak savunma stratejileri icat etme kabiliyetimiz var. Bireysel stratejiler o kadar esrarengiz de il, psikanaliz ve genel klinik psikoloji sayesinde bu konuda o k uzun sredir epey bilgi sahibiydik. al anlar n savunma stratejilerini analiz ederken, bu savunmalar n yetmedi i durumda ac ekmelerinde, al ma rgtlenmesinin bask lar n n roln grmemiz mmkn oldu. Baz lar "Bize habire ac dan bahsediyorsunuz, ama ac yok ki" diyordu. Haks z da de iller, nk savunma mekanizmalar yla denetlendi i iin ac her zaman grnmyor. tekinin ac s n o u zaman grmyorlar. Ac y grmemek iin hissizle me, duyars zla ma gerekiyor. Ve bu noktaya gelinebiliyor. nsan kendi ac s n grmeyebilir mi? Kesinlikle. Burada ok nemli bir mesele var. nsan kendi ac s na eri emiyorsa, nce ac s n hissetmekte, sonra onu d nmek ve onun hakk nda konu makta zgr de ilse, tekinin ac s n da grmyor. Bugn adaletsizli e ve ba kalar n n ac lar na kar nas l bylesi msamahakr bir noktaya geldik ki? Kendi ac m z tolere etti imiz iin mi? Kesinlikle! nsanlar kendi ac lar na kar kendilerini savunmak iin z rh ku anmak mecburiyetindeyse, tekinin ac s na duyarl olamazlar. Savunma stratejileri tekinin ac s n hissetmemek iin geli tiriliyor, nk buna katlanam yoruz. Sosyal hizmetler grevlisi olarak, i bulma kurumu gibi yerlerde al an ve zihinsel hastalarla, bedensel hastalarla ya da i sizlerl e srekli temas halinde olanlar , bir de, bizzat ac ekti rdikleri insanlarla temas halindeki profesyonelleri d nn... Kitab n zda beyaz yakal lara dair syledikleriniz ok a r; al maya devam etmek iin, tekinin ac s na duyars z olmalar gerekti ini anlat yorsunuz...

Ba ka trl nas l devam edebilirler? Na s l dayanabilirler? Ama devam ediyorlar, tekinin ac s na hissizle erek devam ediyorlar. Bu da k smen kendine kar hissizle mekle oluyor -elbette onlar n ac s n n kurbanlar n n ac s yla ayn olmad n da belirtelim. Bu insanlar n tam bir "blnme" ya ayabildiklerini, i d nda gayet hassas olabildiklerini yaz yorsunuz... Baz lar hakikaten ok a a l k, i yerindeki gndelik tav rlar kaba, karc , i ren oldu u gibi, zel hayatlar nda da pek f arkl de iller, kad nlarla, herkesle ili kileri, trafikteki, her yerdeki halleri i ren. Demek ki blnme ya amayan insanlar da var! Di erleriyse blnmeyi becerebiliyorlar; onlar evlerinde grd nzde i yerindeki tav rlar n akl n zdan bile geirmezsiniz. Byle bir ikili i leyi dzenini oturtmay nas l ba ar yo rlar? Psi ik a dan bu zaten bir sorun. Ama toplumsal a dan, zel varl ile toplumsal varl aras nda, aile iindeki zne ile i yerinde brnd rol aras nda bu kadar radikal bir kopu la, byle iki farkl dzeyde var olma kabiliyetindeyse insan, hibi r s n r yok demektir. Anlatt klar n z, zihnin geri kalan gayet normal i lerken tek bir blgeyi etkileyen deliriyum'u akla getiriyor... Hi deliriyum ya amayan psikotikler vard r; onlar n deliriyum ya amamas n n nedeni, en iddet ykl, en ac mas z, en korkun yanlar da dahil gereklikle kurduklar a r -uyumdur, bu sayede s hhatli ve sa lam kal rlar. Mesela i kenceciler, sava zaman nda, zulme maruz kalmak ile zulmetmekten ibaret bir deliler dnyas nda ya arlar, ld rt c bir ortamd r bu. te yandan, bunlar gayet kibar, nazik insanlard r, nezaketlerinin tek kayna da her gn tekine ya att klar bir doz st rapt r; gnlk st rap ya atma dozlar n al rlar ve rahatlarlar. Psiko-klinik a s ndan soru udur: Nas l oluyor da ok kalabal k topluluklar, btn bir nfus "ben"in blnmesi modeline gre davranabiliyor? Bu insanlar n hepsinin sapk n oldu unu d nemeyiz, bu mmkn de il. Peki nas l yap yorlar bunu? Bu blnme, bireysel stratejilerle de il kolektif savunma stratejileri zerinden sa lanabilir. Bu te mel bir nokta. Kolektif stratejileri tek ba na ta m yorsun; dolay s yla da ne icad n ne de sorumlulu unu tam olarak stlendi in s radanla m , normalle mi bir sapk nl k gibi. Bir yanda sistemlerini dayatan normopatlar, onlar n kar s nda da delirmemek iin savunma stratejileri geli tirenler mi var? Ve ayn zamanda r za var! Esas mesele bu. Bu bir etik sorun, ama ayn zamanda pratik de bir sorun, nk insanlar n tutumlar na etki ediyor. nsanlar n savunma mekanizmalar kar s nda ne denebilir ki? Bu savunma mekanizmalar olmasa, kendilerine ac verenle aralar ndaki ili kiyi stlenmeleri, ac lar n n, byle devam edemeyeceklerinin bilincine varmalar gerekecek. Bize sunulan artlarda al maya devam edebilmek iin, savunma stratejilerimizi kullanmak zorund ay z. tekinin ac s na fazla duyarl ysan z, al amazs n z. nsanlar n savunma stratejilerine ancak sayg duyabiliriz, ama -zira burada nemli bir ama var - bu savunmalar etkili oldu unda, bir anestezik i levi gryorlar, ki bu da bir hastal k halinde, ac kar s nda istenmeyen bir durumdur. lseri oldu u iin midesi a r yan birine kuvvetli bir anestezik verirseniz, a r s kaybolur, ama lser deli ini oymaya devam eder ve birden hasta iddetli bir kanama geirir ve lr. Yani savunma, hastal n devam n sa lam t r. Savunman n "sapk n", ters bir etkisi var. Sonuta savunma, ac ya kar a r tolerans geli tirilmesine neden oluyor ve yabanc la maya gtryor. Savunma mekanizmalar yn de i tirir ve ac n n su ortakl n n etkeni haline gelir. Sistemi ayakta tutan, sa altan, i leyi ini srdrmesini sa layan da al anlar n i yerindeki yeni al ma rgtlenmelerine ba l olarak ortaya kan yeni ac yla ba etmek iin icat ettikleri kolektif savunma stratejileridir, i te paradoks da burada. Yeni ac biimleri, g nmzn al ma organizasyonuyla ba lant l ; bu organizasyon, ayn zamanda genel olarak yeni ynetme biimi. Dolay s yla bu olgu, irketleri, i letmeleri oldu u gibi, devleti de kaps yor. al ma organizasyonundaki yeni durum al anlar n bildi imiz anlamd a rgtlenmesini zorla t r yor... Eskiden, irkette bir blm efi, fabrikada bir ustaba birisine haks zl k yapt nda, eziyet etti inde, bir ayr mc l k, al ma hakk n n ihlli sz konusu oldu unda, bunun kt oldu unu herkes bilirdi. nsanlar adaletli olmaya yneltilebilir, bir dayan ma hareketi ba lat labilir, bir ey yap labilirdi. Bugn ise btn bu haks zl klar, ihlller me ru kabul ediliyor. Teh dit, ynetmenin temel ilkesi haline geldi. Ne ad na? Ekonomik kriz ad na, rekabet ad na...

Sistem korku zerinden i liyor. Yeni al ma organizasyonlar yla, neoliberal dn mle, 1980'lerin ba ndan itibaren, al ma hayat na korku hkim oldu. O dnemden beri, finansal faaliyetler serpildi, borsa ykseli e geti ve bir daha da d medi. Burada devlet ok temel bir rol oynad ve oynuyor. al anlar n korkusu kitleselle en i sizlikle ba lant l de il mi? sizli in kitleselle mesine gerek yok. stihdam krizi '70'li y llarda ba lam t , '80'lerin ortalar na do ru ok ilerlemi ti . nsanlar btn bunlar nas l kabullendi? ten karma tehdidi, al anlar n gvencesizli i, ac lar , i sizlerin varl , sefaleti kullan l yor; al anlara "Sizden beklenene boyun e mezseniz, uyum sa lamazsan z, tutunamayanlar ordusunu boylars n z" deniyor. Art k al anlar da, hatta kamu sektrnde al anlar da dahil, herkes "prekaryala ma" tehdidi alt nda. Telecom'da, demiryollar nda, elektrik idaresinde al anlar da endi e, korku, y lg iinde ya yor. Kamu sektrnde al anlara bask uygulamak, aralar ndaki ba k rmak ok kola yla t . K rmaktan sz etti inize gre, al anlar aralar nda bir ba olu turmu lar, yle de il mi? '80'lerden beri al ma dnyas n n temel yap s n olu turan unsur korku, i ten kar lma tehdidi, prekaryala ma endi esi. irketlerde, hatta kamu i letmeleri nde beyaz yakal lar byle yeti tiriliyor. Bundan tamamen ba ms z olmayan ama daha farkl bir korku daha var, o da tutunamama, tutturamama korkusu; performans tutturamama, ritmi, hedefleri tutturamama, uyum sa layamama, teknolojik geli melere ayak uyduram ama korkusu... nk tehdit ve gvencesizle tirme sistemi lm sistemiyle iice. lmn ba l ca i levi al anlara korku salmas . Her eyin lye tbi tutulmas byk tehdit. lm, de erlendirme denen eyse tamamen keyf, rastlant sal. nsanlar kendilerinin llmesi iin gerekli verileri kendileri retiyorlar, bunlar enformasyon haline getiriyorlar, bilgisayarlara yklyorlar... Sonra bu, ba ka birileri taraf ndan llp de erlendiriliyor... llenlerin tart ma, mzakere etme hakk yo k. Herkes bir st taraf ndan, gizlice de erlendiriliyor... Tehdit boyutu bir yana, emek llemez. Eme in llmesi byk bir al ma hakk ihllidir, sutur. Eme in, i in sonular llebilir ancak, ki o da her zaman de il. al man n esas , sonunda do ruyu bulana ka dar bir y n yanl yolu denemek iin znelli in seferber edilmesidir; bu hatal , yanl yollar, ba ar s zl klar sayesinde zm bulabilirim ancak, ama bu g zle grlmez. al man n zn znellik ve grnmez olan olu turur. Grnmez olan da llmez. Ac da grlmyor. Hazz , zevk al n p al nmad n grmezsiniz, grd nz bir davran t r, bir glmsemedir. al man n, eme in llmesi utan verici bir durum. Bu sahte bir bilim, alenen yalan. Btn bunlar n gerisinde, i birli i yapan koca bir bilimciler ordusu var: Her eyi lebileceklerini, say ya vurabileceklerini iddia eden y nla psikolog, sosyolog, mhendis! Ve stelik bir de art k emek diye bir eyin kalmad n sylyorlar... Bir tarafta ma durlar n, onlar n kar s nda da bir avu sapk n tabiatl gaddar n oldu u d ncesi elbette do ru de il. Bu sistemin i lemesi iin onu al t racak y nlarca insan laz m. Foto raflarla bezeli, szde -makalelerle dolu i yaz malar uyduracak, dergileri, yay nlar karmak iin gece gndz al acak y nla insa n lz m ve herkes bu i birli ini yap yor. Szde-lmleri yapmak iin y nla insan lz m. ten karmakla tehdit etmek iin y nla insan lz m. "Daha fazla gayret etmezsen i inden olursun" demek iin y nla insan lz m. ok fazla insan n i birli i yapm as , co kular n , enerjilerini, heveslerini sisteme katmas lz m. Yani sistemi biz mi ayakta tutuyoruz? Bu ok temel bir nokta. Hibir sistemin kendi ba na i lemedi ini ony llard r biliyoruz. ki dnya sava aras nda geli tiril en siyasal sosyoloji teorisinden, rgtlenme sosyolojisinden biliyoruz. Sadece buyruklar n yerine getirildi i, kurallara uymakla yetinildi i, evkin, iste in, hevesin olmad bir durumda sistem i lemez. En iyi ihtimalle, ar zalan r, durur; en kt ihtim alle infilak eder. ernobil meydana gelir! Sovyet sistemi, milyonlarca insan n evk ve hevesinden faydalanamaz oldu unda d t; birden, iddetsiz bir ekilde durdu. Bir sistemin i lemesi iin insanlar n prosedrleri, kurallar bilmesi yetmez; bunlar alt st etmeleri, de i tirmeleri , zeklar n , hnerlerini ortaya koymalar , yani sistemi yarat c l klar ndan faydaland rmalar , i birli ini icat etmeleri gerekir. Bireysel dzeyde beceri ve hner, kolektif dzeyde ise i birli i. birli i buyurulmaz, bir reetesi yoktur, artlar kesin tayin edilmemi tir, insanlar bulur bunu. Buna da evk denir. Sistem ancak insanlar zek ve znelliklerini katarak onu al t rmaya r za gsterip muvafakat ettikleri takdirde i ler.

Bugn ya ad klar m z n sistemin bir sonucu oldu u, ekonomik sistemin, piyas an n bir sonucu oldu u ve dolay s yla yapaca m z bir ey olmad syleniyor bize. Bu ba tan a a bir yalan. nsan bilimlerinde k rk -elli y ld r bildi imiz eyin sonular bunlar: Hibir sistem, hibir kurum, hibir irket, hibir devlet, hibir ordu sad ece sistemin i mant n n gcyle ya da mekanik diyebilece imiz i lemlerle al maz. Kendi kendini dayatan bir i mant k yoktur, onu ortaya koyan, i ler k lan insanlar n katk s d r. Nazi sava sulular Nuremberg Mahkemesinde yarg lan rken, hepsi sadece k endilerine verilen emirleri yerine getirdiklerini sylediler. Yalan sylyorlard . Halbuki evk gstermi lerdi Aksi takdirde, Nazi sistemi asla i lemezdi. Bugn de insanlardan irketlerde, i letmelerde, kendi kendilerineyken onaylamad klar , k nad klar , a y plad klar , gnah olarak grdkleri icraatlara katk da bulunmalar , i tirak etmeleri isteniyor ve insanlar katk da bulunuyor. Peki ama, bylesi bir sisteme onca ki inin katk s nas l sa lan yor? Burada, psikolojik ve ahlk bir sorun var. Ahlk sorun, insan n k nad bir eyleme katk da bulunmas ile ahlk duygusunun gerekleri aras ndaki eli kiden kaynaklan yor. Pek ok uzman, insanlar n d sal zorlamalar sonucu byle davrand klar n , dolay s yla ahlk meselenin onlar iermedi ini syleyerek bu eli kiyi bertaraf ediyor. Geli memi , indirgenmi bir model insan veri alarak d nmektir bu. Sadece rantabilite hesab yaparak hareket eden "homo economicus", hesap makinesine indirgenmi insan. nsan modelinin basitle tirilmesine kat lm yorum. Ben bir zg rlk marj na sahip oldu umuzu d nyorum. zgrlk yoksa sorumluluk da yoktur. Yar n ehrinizin zerinde bir atom bombas patlarsa, madem ki insanlar kendilerini a an davran lara gre hareket ediyor, bir sorumlu araman z n da mns yoktur. E er i inizde bir hata yaparsan z, hastan z ldrrseniz mesela, bu sizi a an belirleyenlerin bir sonucudur... yle mi? Oysa insanlar sorumludur, nk zgrdrler. Psikopatolojik klinik tecrbesi, insanlar n o unun esnemeye gelmeyen kat bir ahlk duygusu oldu unu o rtaya koyuyor. Nevroz patolojileri de bunu do ruluyor. Ahlk anlamda sadakat, zihinsel patolojinin ba l ca kaynaklar ndan biridir. Ben insan modelini basitle tirmiyorum ve -sapk nlar ile paranoyaklar haricinde - insanlar n o unun bir ahlk duygusu oldu unu kabul ediyorum. Sisteme evklerini, hnerlerini, enerjilerini, co kular n , heyecanlar n , yarat c l klar n , zeklar n vere nler de bu insanlar. Neden byle bir evkle davran yorlar? nk ahlk eli kinin tesinde, duygusal ve psi ik bir eli ki de va r. Ahlk eli ki, psi ik ve duygusal bir ac do uruyor. darenin talebi zerine, servisimde grevli meslekta lar mdan drdn tazminats z i ten kar lmalar iin semeyi, yani hata ve kusurlar n kabul edersem, y llard r beraber al t m, beraber le yeme i yedi im insanlara bunu yapmay kabul edersem, bunu can gnlden yapt m m san rs n z? Bunu kabul etti im andan itibaren biliyorum: Ben bir ala m. Trajik bir ac d r bu. Kimim ben, bunu nas l kabul ediyorum? Bu son derece a r bir psi ik sorun, etik bir ac . Psi ik ac ile etik ac e anlaml de ildir. Ve i te burada, en umulmad k ke if ortaya k yor, ahlk duygusunu uyu turarak bu ac ya kar anestezi olabilecek savunma stratejilerinin varl n ke fediyoruz. O noktadan itibaren, tekine verilme sine katk da bulundu um ac ya duyars z hale geliyorum, nk kendi ac m , bir alak olman n, adi bir adam olman n ac s n uyu turmay ba ard m. Bu, zincirin ara halkas . al ma en kty do uran bir alan haline geliyor; i yeri bugn tekine ac vermeyi rendi imiz laboratuar. Devletin '80'lerin ba ndan beri yapt gibi, irket modelini dola ma sokarak toplumsal adaletsizli i s radanla t rmay , onunla i birli i yapmay reniyoruz. Neoliberalizmi analiz ederken ke fedilen bu ara halka, ok temel. Totali ter sistemlerin i leyi inde daha nce te his edilemeyen bir sreti bu. Totaliter bir sistemin i lemesi iin de insanlar n evki gerekir. Milyonlarca ki inin i tiraki olm asa Naziler lm trenlerini kald ramazd . Bugne kadar totaliter sistemlerde i birli i nin, ktnn renilmesinde al man n temel rol tam olarak anla lamam t . Genel olarak totaliter sistemlerin temel ara halkas n neoliberal sistem zerine al rken ke fediyoruz. Daha ara noktalar yok mu? Bu sistemde mmkn olan iki mant k var: Tehdid e dayal ynetim ve dllendirmeye dayal ynetim. Bunlar n ikisi de srekli art gerektirir. Yani tehditle bir hizmet elde ediyorsan z, verimlili i art rmak, sistemin devam n sa lamak iin tehdidi art rman z gerekir. nsanlar dllendiriyorsan z, onla ra mkfat, prim vs. veriyorsan z, bunu da art rman z gerekir.

ki mant k aras ndaki fark, tehdidin s n r vard r ama dllendirmenin s n r yoktur. stedi iniz kadar mkfat verebilirsini z ama bir yerden sonra tehdit edemezsiniz. Bir an gelir, s n ra daya n rs n z. Sovyetler Birli i'nde bu oldu ve sistem kt, retim durdu. Bu ekonomik krizdir. Bugn i leyi tam tersi ynde. Ekonomi gayet iyi i liyor, buna kar l k gittike daha kt ya yoruz. Zenginlikler h zla artmaya devam ediyor ama gittike daha fazl a yoksul var, daha da artacak. Ekonomik refah artt ka yoksullar da artacak. Zenginle en insanlar ve ykselen borsa kar s nda dzenleyicilik roln eskiden devlet stleniyordu. Ama devlet geri ekiliyor, zenginlik artt ka payla mdaki e itsizlik de art y or. Bu sistem y k ma gtrr. Bununla birlikte, her eyi y kmas iin al acak hi kimsenin kalmamas gerekiyor, o noktada de iliz. Daha ok uzun sre byle devam edebilir. Bir kere daha vurguluyorum, bu sistem o umuzun, o unlu un i birli i ve i tirakiy le i liyor, ba ka trl i leyemez. Bireysel dzeyde ama as l nemlisi kolektif olarak bunun zerine d nmeliyiz.(S /BB) _______________________________________________________________________ * Derleyen: Siren demen * Fransa'da 1996'da zelle tirilmeye ba lanan Frans z telekomnikasyon irketi France Telecom'da Ocak 2008'den Aral k 2009'a, iki y lda 32 al an intihar etti. zelle tirmeden bu yana esnek al ma modeli, irket ii genel rekabet ilkesi, gvencesizle tirme uygulan yor... Psikiyatr ve psikana list Christophe Dejours, pek ok kitab n n yan s ra 1998'de yazd "Souffrance en France -La Banalisation e l'injustice sociale" (Fransa'da Ac -Toplumsal Adaletsizli in S radanla mas ) ve 2009'da yay nlanan "Silicide et Travail - Que faire?" ( ntihar ve -Ne Yapmal ) adl kitaplar yla al ma dnyas n n lmcl sorunlar n inceliyor.