You are on page 1of 17

eki | Sonraki > [Milli Aşireti] KÜRT TARİHİ Mehmet Sait Keleşabdioğlu (mehmet sait keleşabdioğlu) Evrensel tarih, Kürtlerin

kökenini ve insanlık sahnesine çıkış dönemini milattan binlerce yıl öncesine dayandırıyor. Rus tarihçi Lazarev; Kürtlerin etnik ataları olan halkları 3?4 bin yıllarının sonlarında ön Asya da tarih sahnesine çıktıklarını belirtir. Bunlar Huriler, Lulubalar, Kassiler, Karduklar ve bazı boylardır. Yazara göre Kürt adı 3?4 bin yıllarında ortaya çıkmıştır. M.Ö 1. bin yılın Ortalarından itibaren Kürtlerin dolaysız atalarından söz edebiliriz. Kürt etnik sentezinin ilk kaynağı Kuzey Mezopotamya da yani çağdaş Kürdistanın tam merkezinde bulunmaktadır.8 bin yıl önce varlığını 600 yıl sürdüren Halaf kültürü bu topraklarda çağdaş Kürdistanın Suriye?de kalan toprakları üzerinde ortaya çıkmıştır. Yunanlı komutan Ksenefonda M.Ö 5. yüzyılda yazdığı ?Anabasis? kitabında Kürtlerin varlığından yaşam biçimlerinden söz eder. Bu saptamaya göre Kürtler sayısız soykırıma, tehcire ve savrulmalara rağmen direnerek etnik yüzünü koruyup günümüze kadar gelen nadir halklardan biriydi. Başka bir anlatımla Ortadoğu?nun ?Otoktan?(yerli) halklarından kendi topraklarında hayat bulan bir halk olarak tanımlanır. Sümer tabletleri incelendiğinde Kürtlerin Mezopotamya?nın yerli halklarından olduğu tezi daha ağırlık kazanmaktadır. Bu temelde neolitik toplumu üzerinde durmak daha çözümleyici olacaktır. Kürt tarihinin düğümü neolitik toplumdadır. Kavram olarak neolitik toplumun çözümlenmesi ve bu çağda yaşayan Kürtlerin prototiplerinin belirlenmesi tarihin aydınlanmasında kilit rol oynayacaktır. Bugün dahi neolitik toplum özelliklerini Kürtlerde görmek mümkündür. Neolitik toplum tarihte ilk defa yaklaşık olarak M.Ö 12 bin den beri, Toros-Zagros dağ

İlk düşünce kalıpları ruhsal yüceliş. Din ve mitoloji bütün temel kavramların kaynağını bu dönemin koşulları oluşturmaktadır.Ö 4 binlere kadar başat rolü oynamaktadır. Aryan dil ve kültür grubu M. iklim ve güvenlik bunda temel rolü oynar. Özellikle Hint-Avrupa dil grubunun esas kaynağının. bilgilenme. Tanrı kavramına ulaşma gibi temel ideolojik unsurlar bu dönemde büyük gelişme sağlar. bu büyük devriminin gerçekleştiği Dicle-Fırat havzasının yukarı kısımları olduğu kanıtlanan diğer bir gerçekliktir. Neolitik çağ. süre ve kapsayan itibariyle insanlığın ruh ve zihniyet yapısını oluşturan en temel dönemidir. İlk başarılı örnekleri Tel Khalet yerleşim yerinden ötürü bu döneme Tel Khalat kültürü denilmektedir.sisteminin iç ve dış çeperlerinde ovayla dağlık alanların birleştiği ve su kaynaklarına yakın tepelik bölgelerde gelişim gösterdiği kanıtlanmaktadır.Ö 6 bin yıllarına doğru neolitik kültür bu bölgede yaygın olarak kurumlaşmaktadır. Din ve mitoloji. Bu bölge aynı zamanda buzul dönemi boyunca üç kıtanın birleştiği bir alan olup Afrika?nın doğusundan çıkan insan türünün tüm dünyaya en güvenilir yayılma alanı olarak burayı seçtiğini göstermektedir. Bu kültür M. Yayılma ise fizik göçlerden ziyade kültürel olmaktadır. Kültürel yayılma sadece maddi üretim tekniğiyle sınırlı değildir. Bu kültürel yayılma daha sonra yayıldığı bölgelerdeki kültürlerle de büyük benzerlikler taşıdığı kanıtlanmaktadır. Daha sonra ise diğer bölgelere yayılmaktadır. Tarihe damgasını vuran neolitik toplum kültürü orijinalini bu bölgede bulunmaktadır.bin yıllarında şekillenmeye başladığı ve bu kültür oluşumuna kaynaklık eden ise tarım ve hayvancılık devrimidir. aslında toplumun bu büyük devrimsel gelişen zihniyet yansımaları olarak kimlik kazanmaktadır. Buda Mezopotamya?nın coğrafik ve iklim şartlarıyla yakından bağlantılıdır. Uygun beslenme. İnsanlığın en köklü adımının uygarlığı doğuracak tüm icatların bu alandaki kültür tarafından yaratıldığı gözlenmektedir.11 bin yıllarında Batmanın Çeme Hallone. Bu bölgede Kürtçe lehçelerinde kullanılan birçok kelime kaynağını bu dönemde ve bu zamanda oluştuğunu göstermektedir. yönetme. Aynı zamanda belirtilmesi gereken diğer husus ise Neolitik toplumu yaratan. Ergani?nin Çeme koteber ve Urfanın birçok toprak tepesinde yerleşime tarım ve hayvancılık devrimi. Güçlü ana kültürü bu dönemin diğer bir özelliğidir. tarihin çarklarını olabildiğince hızlandırmıştır.Ö 11. . toplum olma bilinci.Ö. Tarihin en büyük devrimi M. M.

bugünkü Kürtlerin atalarına ve analarının. neolitik devriminin uzun süreli dil ve kültür gücünden ileri gelmektedir. Diğer yandan bu devrim Proto-Kürtlerin ve Kürtlerin fazla yer değiştirmedikleri. hem de kültürel olarak en büyük anlamında tanrı veya tanrıçanın kendisi olmaktadır. Kürtçe de Sterk hem yıldız anlamına gelmektedir. Tarihi siz yaratacaksınız. bugün bile Kürt kültüründe tanrı daha sonrası ?en yüce ve büyük? anlamına gelen Star.dıştan gelen bir kültür veya fiziki topluluk olmayıp. yerleşik kaldıkları böylelikle kültürel ve dilsel saflığını uzun süre korudukları anlamına gelmektedir. Ayrıca tüm araştırmalar neolitik dönemde tanrı veya tanrıçaların yıldızlarla simgeleştirdiğini göstermektedir. tarih sahnesinde başta . Neolitik topluma Kürtlerin başat rolü ortadadır. Kürtlerde de bu durum fazlasıyla yaşanmaktadır. tüm bu tarihi dönemlerinde bölgenin asıl kültür ve dil yaratıcıları olduğu gösterilmektedir. gerek meçhul kızın Gıro adlı ezgisi bu gerçeği doğrulamaktadır. Tarihin yazılı olarak başladığı MÖ yaklaşık 3 binli yıllar döneminde. daha sonraki tüm göksel dinlerin temelini teşkil etmektedir. Ama tüm halkların emek tarihi hakkıyla yazılmamıştır. Gerek Gılgameş Destanı. Yine Sümer inanna ve Akadrası olan aynı tanrıça İştarın kaynağının. Tüm istilalara rağmen. Egemen sömürücü güçler tarafından yok sayılmış veya çarpık yansıtılmıştır. Sterk sözcüğünden türediği açıktır. Diğer birçok dil devletin resmi dili haline gelmesine rağmen lehçeler arasındaki farklılık oldukça derindir. uygarlığın başlatıcısı olacaksınız ve yok sayılacaksınız inanılmaz bir çelişki. Dört bin yıl önceki ezginin içeriği ve melodisi bile söylenmesi bu dil ve kültürün gücünü ifade etmektedir. Tanrıların ilk ortaya çıktıklarında yıldızlarla simgeleştirilmesi Kürt kültür kaynaklı olup.Kürtler demekte mümkündür. Ortaya çıkan gerçeklik. Ama aynı durum Kürtler için söz konusu değildir. bölgede en eski dönemlerden beri yerleşik olan kültür ve yaratıcı olan yerli gruplardır. Burada belirleyici etken. Kürtlerde bundan nasibini fazlasıyla almıştır. Belirtilmesi gereken bu anlamdaki diğer bir husus ise kültürel veya dilsel aktarımın nesilden nesile aktaran ananın belirleyici rolü olmasında ileri gelmektedir. Sanırım Kürtlerin eğer suç sayılacaksa tek sucu uygarlığa olan bu katkısının tarihe yazdırmamasıdır. bu kadar uzun süreden beri lehçe yakınlıklarını sürdürmeleri Kürtçe ve Kürtler açısından önemli bir başarıdır. Sümerlere kadar ki bölgede yaşayan tüm topluluklara Proto.

içerik ve biçim olarak. Birçok Sümer destan ve şiiri. söz ve biçim olarak çarpıcı bir benzerlik arz etmektedir. bütün teknik donanımını yukarı Dicle. Sümer dil yapısındaki bir çok ön ek ve dişil öğede bu kültürden alınmadır.Gelişim merkezleri olması alanın temel özellikleriyle .Bu özelliği . Guti.Dicle ve Fırat?ın kollarıyla birlikte çıktığı dağların ova kesimleriyle birleştiği noktalarda ortaya çıkmışlardır. Bir Dervişe Abdi destanı uyarlaması.Yüzlerce tümsekte yapılan kazılar bunu kesinlikle doğrulamaktadır. Mitaniler gibi adlar takmışlardır. kaynağını MÖ 2.gelen bir rolü Kürt asıllı topluluklarının oynadığı. bugünkü Dervişe Abdi Destanı.Dolayısıyla bu toplulukları incelediğimizde Sümerlerle bu topluluklar arasındaki ilişkiyi daha net bir biçimde görebiliriz.Uygarlık doğuran temel alan olmasına rağmen . Etimolojik olarak incelendiğinde bugünkü Kürtlerin atalarından bahsedildiği çok açıktır.Hint-Avrupa dil grubunun temellerinin de bu tarım devriminin merkezlerinde oluştuğu hem etimolojik hem de arkeolojik kazılarla doğrulanmaktadır.merkezi yapılar ve kurumlara kalıcı olarak sahip olmaması da bu özellikleriyle yakından bağlantılıdır.Bu özelliği aynı zamanda dört taraftan ve sürekli istila ve talan alanına dönmesine yol açmıştır. Zap ve Fırat havzasındaki neolitik çağ yaratıcı Horritlerden aldıkları rahatlıkla görülmektedir.onun günümüzde dilini bile hayvan sesi kadar özgürce kullanamamasının nedenini de izah etmektedir.Ö 6000?den beri bilinmektedir.ayrıca tarım ve hayvancılığın en verimli sahalarına ve doğal sulama gibi bir iklime sahip olması.onun adeta tarihin ?doğuran anası?. Çünkü Sümer dil ve kültür yapısına bakıldığında.Tampon bir geçiş bölgesi olmaktan kurtulamamaktadır.büyüten beşiği rolünü kaçınılmaz kılmıştır.Sümerce Hurrit=yüksek memleket) zengin maden yatakları ve doğu-batı geçiş noktasında yer alması. Sümer yazılı belgelerinde güçlü bir biçimde anlatılmaktadır.MÖ 2000 ?lerde yazılan Gıro şiiriyle. Kısaca bu Kürt asıllı topluluklara bakmak yerinde olacaktır. bugün bile Kürt aşiret kültüründe varlığını sürdürmektedir. Aynı Sincar bölgesinde meçhul bir kız tarafından Gıro olarak adlandırılan anonim bir halk kahramanı adına seslendirilmektedir.bin yıllarda yazılan Sümer tabletlerinde bulmaktadır. Kassit. Sümerlerde bu topluluklara Horrit. Temel bilgi ve mitolojik kavramları da daha fazla bu kültürden alınmıştır.Halbuki günümüze kadar buradan beslenmeyen uygarlık yok gibidir. Bu alandaki etnik yapılar M. Tarım devrimini merkezleri. Anadolu Hitit İmparatorluğu ile Sümer ardılı Babil-Asur İmparatorluğu arasındaki Yukarı ve Orta Mezopotamya ?nın (Luwice Gondwana.

Bunun çok erken dönemde. Hititlerle ve toplumsal temellerini oluşturan Luwi ve Khaldi etnik gruplarıyla sürekli ilişki halinde olmuştur. Guti Hanedanı yaklaşık M.Ayrı bir merkez kurma ihtiyacını güçlü bir biçimde duymamaktadır. Bu genel yaklaşımın ışığında Hurri adlı benzer ve akraba bağları olan aşiretlerin M.bir uygarlık alanı olarak merkezileşmeye kolay kolay fırsat tanımamaktadır. Sümerlerin sürekli bu tarz bir kavramlaştırma dil yapıları mevcuttur.Ö 2000?1500 yılları arasında bir konfederasyon teşkil ettiği.Çünkü yanı başında bu ihtiyacı gören merkez dururken. Tanrıça inanna mitolojisinde ve Gılgameş Destanında bu gerçeğin izlerine güçlü bir biçimde rastlanmaktadır. ama merkezileşerek Hititler kadar bir gelişmeyi sağlayamadıkları anlaşılmaktadır.otonomisi.Bugün bu alanda yaşanan bu gerçekliğin daha tarihin başlangıç yıllarında bir temele dayandığı anlaşılmak durumundadır.birleşince. sığır sahibi halk? anlamına gelmektedir. Yani Hurrilerin merkezi uygarlığa bir nevi Sümer?dir.Günümüze kadar bu anlayışın izlerini güçlü bir biçimde yaşamaktayız.Bu etnik yapısal özellikler etraftaki merkezileşmiş uygarlık güçlerinin istila ve işgal hareketleriyle birleştiğinde . Dil yapılarında ve birçok kelimede ortaklık söz konusudur. Gutiler daha çok da Sümerlerin doğusunda Zagros eteklerinde yaşayan diğer Aryen kökenli bir etnik gruptur. daha sonra Sümerler kuruluş aşamasındayken geliştiği de kabul gören bir görüştür. Babil ve Asur etkilerinin kuzey ve doğuya taşınmasında ilk halka rolünü oynamaktadır. sığır ) bugünkü Kürtçe?de yer alan ?öküz. Sümer uygarlığıyla komşulukları ve neolitiğin sahibi olmaları nedeniyle çok yakın akrabalıkları mevcuttur.Oynayan rol. Sümer şehir devletlerinin iki başlı oldukları dönemde bir tarafın müttefiki olarak hareket etmektedirler. Guti?nin kelime manası da (Gud=öküz. Ticaret yoluyla Sümer. Burada tarih günümüze kadar bu tip ittifaklara sürekli tanık olacaktır. yeni bir tane kurmanın gereği yoktur anlayışı oldukça güçlüdür. Semitik Akad Hanedanlığı?nın yıkılmasında bir kısım Sümer şehir devler yöneticileriyle yapılan işbirliği sonucunda kurulan ittifak temel rol oynamıştır. Bir anlamda Sümer şehir alanlarıyla Hurri tarımsal alanları doğal bir ittifak durumunu yaşamaktadır. Hurriler.Ö 2250-2150 yılları arasında yüz yıllık bir hanedanlık . bu durum kabile ve aşiret düzenlerinin çok güçlü yapılar olarak şekillenmelerini beraberinde getirmiştir.yanı başındaki merkezileşmiş siyasi güçlerin eyaleti.federesi olma biçimindedir.

Kassitler.Hurri dil grubu konuşulmakta.Ö 1500-1250 yılları arasında yaşamıştır. Elit tabakanın dili karışıktır.Asur ve Hititlerle sürekli ve şiddetli bir çatışma ortamını yaşamıştır.En son Asur İmparatoru Salmanassar tarafından varlığına geçici olarak son verilmiştir. Maden yataklarına. Mittaniler. Selçuklu İmparatorluğu?nda Nizam-ül Mülk?ün vezirliğinde tanık olmaktayız.At yetiştiriciliğinde meşhurdur. yüksek yerler memleketi) Van kıyısında merkezileşen önemli bir uygarlık parçasıdır. M. Sümer kutsal metinlerini okul sisteminde okutmaktadırlar. Khaldi ve Hurri etnik gruplarına dayanmaktadır.bugünkü Urfa. Bu tip bürokrasi Kassitlere kadar gitmektedir. Bu dönemde savaş teknolojisi güçlü Asur kralları hiçbir halka aman vermedikleri gibi. Devletin daha çok kuzey bölgelerinde yaşamaktadırlar.kurmuştur. Urartu (Sümerce.M. M.Ö 1595?te Mitaniler ve Hititlerin Babil?i istilalarında Kassitlerin rolünden de bahsetmek mümkündür. karşılarında direnen tek güç olmaları nedeniyle Khaldilerin böylesine boy hedefi olmaları anlaşılır bir husustur.Ö 1000?700 yılları arasında yaşamışlardır. Zaman zaman güçlerini birleştirerek hanedan değişikliğinde önemli rol oynamışlardır. Her tarafta olduğu gibi .. Asurların korkunç saldırılarına maruz kalmışlardır. Tarihte ilk defa en uzun sulama kanalı (56 km uzunluğu) ve barajları kurma ustalığını göstermişlerdir. başlangıçtaki gevşek federasyonlaşmayı giderek merkezi bir devlete dönüştürdükleri görülmektedir. daha çok kuzey ve doğu dağlık alanlarından gelen bir nevi yoksul kır emekçileri olarak Sümer kentlerinde yaşayan bir kesimdir. Mardin ve Şırnak bölgelerinde hüküm sürmektedir. Yüzlerce Hurrit kökenli aşiretlere dayandıkları. ağırlıklı olarak orta Mezopotamya da . Khaldilerin giderek ağırlık kazandıkları anlaşılmaktadır ve Ermenilerin ataları olmaları yüksek bir ihtimaldir.Habur çayının doğduğu yerde Wajukani adlı bir kent merkezine sahip olduğu. at yetiştirme merkezlerine ve orman kerestesine sahip olduklarından. Bürokrasi ve kültür alanlarında kendilerine göre bir ekol yaratmışlardır. Hurri konfederasyon denemesinden sonra kurulan daha güçlü bir federasyon konumundadır. Bunun izlerine İran kökenli vezirler olarak Abbasi İmparatorluğu?nda Barmekiler.Daha sonra yine bu sefer Semitik kökenli Amorit (Sümerce bu kelime ?Batılılar? demektir) gruplarla ittifak kuran bir kısım Sümer şehir yöneticileri bu hanedanlığı yıkmış ve sürmüşlerdir. Asurca devlet dili arasında yer almaktadır.Demiri kendi tekelinde tutmuştur.Bu hanedan Sümer toprağında hüküm sürmüştür. buradan çıkan tabletlerden anlaşılmaktadır.

Araplar dini yayma adı altında Kürdistan şehirlerini işgal ve talan ediyor. Kürtler kendi yurtlarının yerlisi olup.Ö 550 yıllarında güçlü ve merkezi Pers İmparatorluğu?nun kuruluşuyla sonuçlanır. Cebel ve Farsta yenilgiye uğratılır. M. Bu savaşlarda ve Kürt tarihi açısından dönüm noktası olan Şorezor savaşında Araplar Şorezor şehrini ele geçirmekle birlikte Kürtler halife yönetimini kabul etmiyordu ve daha sonra birbirini izleyen isyanlar başlıyordu. kendi medeniyetlerin ürünü olan köy ve şehirleri inşa ettiler. Bu husus da günümüze kadar varlığını sürdüren bir bölge gerçekliğidir. Fakat bu yenilgi Kürt-Arap savaşların sonuncusu olmuyor ve 10?11. hayvanları evcileştirip.Ö 625?lerde Asur İmparatorluğunu yıkar. . Kürtlerin üzerine sürer ve çocuk. aşiretler daha çok yerel halk dil ve kültürünün taşıyıcıları konumundadırlar. Urartulardan az sonra. bu sefer daha doğuda Gutilerin bir devamı gibi Babillilerle ittifak halinde hareket eden Aryen kökenli Med aşiretler federasyonu. Kürtler İsfahan. ekip biçmeyi. Medlerin gevşek federasyonu. Kürtler İslamiyet?ten önce Zerdüşt dinine tapıyor hayatı var eden aydınlığı. yükselen Aryen-Pers kökenli Akhamenit Hanedanlığı için bir geçiş rolünü oynar. yaşlı. Bu isyanlarda Cafer Faracis liderliğindeki Musul Kürtleri 830 yılında Azarbeycan ve Ermenistan arasında kalan toprakları büyük bölümünü ele geçiriyor ve halifenin orduları Dasin dağlarında bozguna uğratıyordu. yüzyıllara sarkıyordu. kadın demeden kılıçtan geçirilir. Ta ki.Sümer uygarlığının ağır dil ve kültür yapısı etkinliğini sürdürmektedir. Kürt Usıf e Selahaddin e Eyyup bütün Müslümanları Sultanı olana kadar. Kürtler Müslümanlığı gönüllü olarak kabul etmediler. Aşiretlerin dili farklıdır ve yazıya konu olmamaktadır. ona biat ve teslimiyet olarak algıladıkları için direndiler. siyasal otorite ilk defa Güneybatı İran?da yoğunlaşan Pers aristokrasisinin eline geçer ve kısa bir süre sonra M. ki bu savaşların en önemlisi de 642 yılındaki Nahavend Savaşı ve onu izleyen Musul. Tüm bu çabalara rağmen Kürtler Araplaşmıyor ama Selçuklu akınları ve kanlı baskınlarda devam ediyordu. Egemen ve işbirlikçi yöneticiler hakim dil ve kültürün taşıyıcıları iken. Müslümanlığı aynı zamanda Arap egemenliği kabul. güneşi kutsal biliyorlardı. ayı. Tikrit ve Cezire direnişleri Arapları geriletmiştir. Med kralı Astiyag ?ın yeğeni Kiros?un saray darbesiyle. Babil bir kez daha ve son olarak üstünlük kazanır. Araplar savaşta yetersiz kalınca Selçuklulardan oluşan ?Hassa ordusu? ki günümüzde kiralık asker olarak bilinir.

Şorezore. Mardin ele geçirdiler. Barbar Selçuklu baskınlarına son verdi. ekonomik ve siyasal amaçlarını ?Din mihveri? etrafında birleştirmiş ve Haçlı seferlerini başlatmıştı. Kavmiyet yerine Din savaşlarının verildiği böyle bir dönemde Kürtlük bilincini üste çıkması dönemin genel örgüsüne aykırıydı. Ahlat. Bu dönemde ümmetçiliğin evrensel açılımı bütün değerlerin önüne geçiyordu. Kürdistan Mirlikleri tam barış ve sükûna kavuştuk derken çok geçmeden sıra Kürtler üzerindeki Moğol istilası gelecekti. Tarafından Hasankeyf diye değiştirilen Hınsı Keyfliydi. Fakat Kürtler dönemin nesnel koşulları gereği bu gücü ulusal amaçlar için kullanmıyordu. Kirmeşah.1169?da Arap dünyasının hükümdarı oldu. Kürtlerinde içinde bulunduğu Arap ordularını yönetiyordu.Selahaddin Eyyubi Kürtler açısından kötü gidişin sonun oldu. Döneme hâkim olan ?Ümmetçi kalıplar? içinde kalınıyordu. Sultan Celaleddin kaçıp Kürdistan?a sığınınca Moğollar bunu bahane edip Kürdistan?a yöneliyor. Selahaddin Eyyubi. Selahaddin.1231 yılında Amedi. çevresine dönemin bilginlerini toplamış. Selahaddin Tikrit?te doğdu. Selahaddin en seçkin ordusunu Kürtlerden oluşturmuştu. Selahaddin Eyyubi?den sonra. bilim ve kültürel alanda tanınmış bir aileden geliyordu. Nitekim Avrupa?da. Selahaddin Eyyubi adaletli ve savaşçı kişiliğiyle dönemin haçlı komutanlarını yenilgiye uğratmasına rağmen Karizmatik kişiliğiyle birçok haçlı komutanını derinden etkilemiş ve daha sonra filmlere konu olmuştur. Cizre. Selahaddin Eyyubi İslamın iktidarını ele geçirince Kürtler rahat bir nefes aldı. katliamları sıradan bir uğraş haline getiriyorlardı. Nitekim kendiside İslam âleminin Sultanı olduktan sonra kültür ve bilime büyük önem vermiş. . Cengiz ve komutanları yıkıp yakmaya. Yusuf Selahaddinin kökleri TC. Moğollar 1219 yılında Harzanşeh devletine saldırıyor. Uzun savaşlardan sonra saldırmazlık anlaşmasıyla uzlaşmaya varılıyordu. Selçukluların Kürtlerin üzerindeki baskısı artıyordu. Selahaddinin amcası Şekux (Dağ aslanı) büyük bir askeri komutan. babası Eyyub ise Saddam Hüseyinin doğum yeri olan Tikrit?in valisiydi.Değinilmesi gerek önemli bir diğer nokta ise Selahaddin İmparatorluğu bir Kürt devleti olmamakla beraber birçok ordunun komutanı ve şehirlerin valisi Kürtlerdendi. daha sonra Moğollar tarafından yakılıp yıkılacak olan dünyanın en zengin kütüphanesini kurmuştu. varlıklı.

Diğer büyük mirliklerde Hakkari. behdinan. Musul istilalarından büyük kayıplara uğrayan Kürtler Timur?a karşı hazırlıklı davranıyor.yy?da başlıyordu. Timur 1400 yılında Bağdat?tan Azerbeycan?a dönüşü sırasında Kürtlerden ağır darbeler alıyordu.Afganistan?ın göçmen bir aşiret olan Osmanlı yönetimi ile Kürtlerin siyasal ve sosyal ilişkileri 15.Fakat Kürtler 1500 yılların başında Osmanlılarla İran arasında baş kösteren çekişmelerin ortasında kalıyordu. Egemenlik sınırları İran Kürdistan?ını batı bölgelerinde içine alan bugünkü güney Kürdistan?ının tümünü kapsıyordu. Erbil valisi Kırmenşah?ın kaderinin yaşamamak için kaleden çıkıp teslim olmasına rağmen Kürt savaşçıları kaleyi terk etmiyor gece baskınlarıyla Moğolların ordusunun büyük kayıplar verdiriyordu. eşi benzeri olmayan katliamlar gerçekleştirdiler. Bu istilalar içinde yine Kürtlerin kaderini önemli oranda değiştiren Erbil kalesinin direnişi ve ihaneti önemli bir diğer noktadır.sorandı. Timur?un saldırısını beklemeden ondan önce harekete geçiyor ordusunu yol boylarında ?vur kaç? yöntemiyle büyük kayıplar verdirtiyordu.Bizanslılarla kurdukları iyi komşuluk ilişkilerini osmanlılarlada yürütmeye çalışıyorlardı. Bu dönemde Kürtler bu imparatorlukları güçlerinin . Fakat Musul?daki komutanın işbirlikçileriyle Erbil kalesi Moğollar tarafından ele geçiriliyordu.erbil.Kürtler Osmanlılara romi yerleştikleri topraklarda Romalıların ülkesi anlamına gelen ? diyare rome? diyorlardı. Mirlikler diğer halklarla komşuluk ediyor ve refah düzeyi yüksek bir hayat sürdüyorlardı. Timur?dan sonra Kürt beylikleri Akkoyunlu ve Karakoyunlulara karşı?da bağımsızlıklarını koruyarak Roma-Bizans topraklarında oluşan Osmanlı devleti ile yüz yüze geliyordu. bahti. Hakkari de taş üstünde taş bırakmadılar. Şerefnameye göre Kürt mirlikleri 15. Fakat bazı işbirlikçi Kürtlerin saf değiştirip kendi halkına hançer çekmesi üzerine savaşın seyri değişiyordu. İki büyük imparatorluk Kürdistan?ı stratejik olarak önemli buluyorlardı.yy ?da iç açıcı bir durumdaydı. Musul.yy? da kendilerini İran ile Osmanlı imparatorluklarının dişlileri arasında buluyordu. Kürt mirlikleri arasında en gözdesi Evdalan hanedanıydı. hısnıkeyf.Beylikler halinde yaşayan Kürtler 16.Erbil. Kürtlerin yaşamlarının her döneminde Kendilerini katliamdan kurtaran ve özgürleştiren dağlara sığınarak bu istilada en iyi bir şekilde kurtulmaya çalıştılar.

Bir kısım mirliklerde şah İsmail?den yana tavır koyuyor ve yavuz selim Şah İsmaili çaldıranda yeniyordu. Şah İsmail?le Kürt savaşı birkaç yıl sürdü. Palu?dan Maraşa kadar bütün Kürt illerine kendi adamlarını vali olarak atıyordu. Çok iyi bir eğitim görmüş din adamı. Yavuz Selim Kürt vali ve mirliklerini yanına çekmek için kimilerine baskı kimilerine karşıda yoğun bir diplomasi yürütmüştür. Kürtlere karşı diplomasi ayağını yürüten yavuzun kadim hizmetkârı heybeler dolu altın karşısında kendisini satan İdrisi Bitlisidir. Bu dönemde Kürdistan?da İdrisi Bitlisi kişiliği Kürt tarihine damgasını vuruyor. kimside savaşarak direnmeye çalışıyordu. Bu bağlamda iyi dileklerini bildirmek üzere birkaç Kürt emirliği Şah İsmailli ziyarette bulundular. hediyeler gönderiyordu. Melleydi. Şah İsmail dengesizliği ile önce Kürt valilerini zindana atıp sorguluyor ve daha sonra serbest bırakıp Hasankeyf valisi Melik Halid?i görkemli bir düğünle kız kardeşiyle evlendiriyordu.farkında olup emperyal niyetlerini tahmin edebiliyorlardı. İki ordu 1514 tarihinde Van gölünün kuzeydoğusunu çaldıran vadisinde karşılaşıyordu. Kürt birliklerini hoşnut tutan jestlerde bulunuyor. Şah İsmail Kürtler üzerine sefer düzenlemeye başladı. İlk Osmanlı sultanlarının tarihini anlatan ?heşt be heşt? adındaki kitabının Farsça şiir dille yazılmıştı. İdrisi Bitlisi Bitlisli bir Kürttür. dengeli bir siyaset yürütüyordu. Kimi çevrelere göre sofi diye de bilinir. Bu sırada Osmanlı başında korkunç lakabıyla bilinen Yavuz selim Kürdistan?dan sonra sıra kendisine geleceğini biliyor ve İran imparatorluğuna karşı savaş ilan ediyor. Şah İsmaillin karşısında varlık göstermediler. Hayatını bölge sultanlarına hizmetle kazanıyordu. Hazırlıksız yakalanan Kürt mirlikleri. Şah İsmail Siirt?ten. Ulusal birliklerini pekiştirme yerine ikiye bölündüler bu yüzden bir birine kılıç çekecek duruma geldiler. Çok geçmeden Kürtler Amed mirliği önderliğinde merkezleşmeye gitti. Farsçayı çok iyi biliyordu. Kimi teslim olup yanına geçiyor. Çapakçur(Bingöl). 1501?de Şah İsmail tahta geçti. Şah İsmaillin daha önce savaş açtıkları Kürt mirliklerinin bir kısmı ?düşmanımın düşmanı dostumdur? mantığıyla Osmanlı tarafına geçiyor. Bu arada Osmanlıda boş duracak değildi. Bazı tarihçilere göre her şeye rağmen ikili görüşmelerde Kürtleri gözettiğini belirtilir. Ama tarihçilerin genel bir kabul ile . Osmanlılarla Kürt mirleri arasındaki anlaşmalara Kürtlerin bağımsız ve özgür kalacağına ilişkin maddeyi o koydu. Tarihçilere göre Kürdistan yöneticileri Şah İsmail ile Yavuz Selim arasındaki çelişkiden yararlanmayı bilemediler. Kürtler iki imparoturluklada iyi geçinmeye çalışıyor.

Tabi ki bu paylaşımda Rusyada pay koparma peşindeydi. Mora. Batı Asya ve Kürdistan?da etkilenme alanındaydı. 1800 de Osmanlı müdahalesi başlayınca tümü ile kopma bağımsızlaşma yolunda isyanlar sürecine giriyordu. Çürümüş Osmanlı İmparatorluğu güçsüzleşmesinden kaynaklı Fransız ve İngiltere?nin himayesine girmeyi kabul etmişti.Kürt beyliklerini Osmanlıya bağlayan Kürtlerin kaderini satan kişi olarak nitelendiriliyorlar. 18?19 y. Düşmanların körüklediği din mezhep gibi ayrılıklar kavga nedeni yapabiliyorlardı. Fakat Kürtler onlardan farklı şartların kurbanıydı. Bu dönemde Osmanlı ve Ruslar arsında da savaş vardı. Bu fırsatı iyi değerlendiren Abdulrahman paşa merkezi Süleymaniye olan baban mirliğinin başına geçince . Kürdistan?ın bağımsızlaşması bu emperyal devletlerin zararınaydı. Sırp. Tüm bu olumsuz gelişmelere rağmen Osmanlının Kürdistan mirleri ile imzalanan anlaşma gereğince savaşlarda Osmanlının yanında yer alıp yardım ediyor. Özellikle Rusya?nın bölge devleti olması ayrı bir öneme sahipti. Almanya ve Rusya?ydı. Girit isyanları Kürtlerden 20 yıl sonra baş gösterdi. Mirler. Kürtlerin bağımsızlaşma sürecinde Osmanlıdan ziyade engel teşkil eden Fransa. bey ve aşiret reisleri bir biri ile üstünlük kavgasındaydı.Kürdistan?ın bağımsızlaşması Rusya?nın alacağı payı küçülteceğinden Osmanlıyla savaşta dahi olsa bile Kürtlerin karşısında dururdu. İlk Kürt bağımsızlık hareketi 1800 başında behdinan soran ve babanların bulunduğu güney Kürdistan?da doğdu.y dünyanın sarsılarak değiştiği dönemdir. Yunanistan. şeyh. Öte yandan çekememezliklerin yarattığı iç bölünmeler ve kardeş kavgaları yüzünden Kürtler birlik kuramıyordu. Osmanlı İmparatorluğu bu dönemde batılı devletler tarafından içten paylaşılmıştı. Kürtler Osmanlıya karşı isyanda öteki halklara öncülük etmişlerdi. Bulgarlar. Ulusal kurtuluş hareketi sırasında bir kardeş ötekinin yenilgisinden mutluluk arıyordu. Fransız devrimi ile beraber Osmanlı İmparatorluğu içende yaşayan halklar yavaş yavaş bağımsızlaşma sürecine girdiler. Halkların ulusal bilincini ateşleyen Fransız ihtilalinin etkileri evrensel devrimlerle yayılıyordu. Bulgaristan ve Sırbistan?a destek veren batı devletler Kürtlerin karşısında Osmanlının yanında yer alıyorlardı. Ama iç işlerinde bağımsız özgür ve özerk kalıyorlardı. Bu şekilde de bağımsızlaşma mümkün görünmüyordu ve olmadı zaten. Arnavut ve Araplar Kürtlerden çok sonra isyan edecekti. 18000?lere kadar Kürdistan?ın özerkliğine el uzatılmıyordu.

1840 ?da Kürt sorunu dünyanın gündemi halinde gelmişti. Hakkari ve merkezi Mardin de bulunan milli aşireti isyanı izledi. Fakat bu isyanların başlangıcıydı. Bu dönemde Osmanlı barbarının öne sürdüğü görüş ise aslında günümüzdeki anlayıştan çokta farklı değildi. Daha sonra İstanbul?a götürülüp belli bir süre bekletildikten sonra ülkesine geri gönderme sözü verirler. Filistin ve Lübnan üzerinde hak iddia edince Osmanlı ordusu ile çatışır ve Osmanlı ordusunu dağıtıyordu. Reşit Paşa 1836 yılına kadar çocuk yaşlı kadın demeden büyük çapta katliamlar yaşatıyordu. Tabi ki bu tuzak olup mir Muhammed yolda şehit edilir. Kürt . Soran. Ta ki Reşit Paşa İngiliz ajanları ile ittifak yapıp bazı Kürt aşiretlerini satın alıp ümmetçilik fikrini atıncaya kadar. Rus tarihçinin anlatımına göre Kürdistan?da inanılmaz boyutlara varan katliamları feodal Kürtleri modernleştirmek adına yapılıyor ve dünyaya bu şekilde lanse ediliyordu. Kürt tarihini önemli bir dönüm noktası da 1840?larda Bedirhan Bey ile başlar. Bu isyanların en etkilisi 1813 yılında soran birliğinin başında bulunan mir Muhammed önderliğindeki isyandır. Bu durumda Kürtler rahat bir nefes almaya başladılar. daha sonra baban isyanının mirasını Behdinan. Botan. Botan mirliğinin önderi Bedirhan Bey Kürdistan?da genel ayaklanma başlattı. Bu dönemde Osmanlı ordularının başında Kürtlere özel bir kini olan Reşit Paşa bulunuyordu. İngilizler duruma el koyunca isyan bastırıldı. Bu öfke karşısında Kürt aşiretleri ilk defa topyekûn ulusal bilinçle hareket etmeye başladı. Osmanlı durumu iktisadi ve siyasi açıdan da iyi durumda değildi. Mir Muhammed 1833 yılında Mardin ve Diyarbakır da Osmanlı egemenliğine son verdi. Bu isyanın diğer bir özelliği ise Ermeni ve Yezidilerinde Kürtlere destek vermesidir. Bedirhan bey Kürdistan?da siyasi ve iktisadi alanda gelişmeler ve yenilikler getirmiştir. Durum böyle olunca bazı aşiretler Osmanlı tarafına geçer ve Mir Muhammed bunu üzerine halka zarar verilmemesi koşulu ile teslim olur. Kürt atasözü ?bexte Rome tuneye? Osmanlıya atfen söylenmiştir. Kürtler arasında geniş bir ittifak kurdu. Mir Muhammed bağımsızlığını ilan edip adına para bastırdı. Mısır Paşası Mehmet Ali kavalalı Mısır Suriye. İngilizlerden destek alan Osmanlı Kürdistan şehirlerinde yaptığı kıyım Kürdistan?ı ayağa kaldırıyor ve her yerde isyan ateşleri yanıyordu.bağımsızlıkçı siyaset izleyip bundan da başarılı olmuştur.

Fakat Kürdistan?ın bağımsızlaşması sadece Osmanlı sultanını rahatsız etmiyor İngilizleride ciddi boyutlarda rahatsız etmeye başlamıştı. Osmanlı ordusu Bedirhan beyle hareket eden diğer Kürt mirliklerine de saldırdı. Bedirhan Bey teslim olmuştu ama direniş Mehmet ve Muhammed Beyler tarafından devam ettiriliyordu. Osmanlı ekonomik anlamda iflas edince Kürtler Özgürlük koşusuna devam edecekti. Sıpki ve Hayderan aşiretleri daha sonra ordudan firar ediyorlardı. O dönemde Kürdistan?da yaşayan Hıristiyan halkalar ? Süryani ve Ermenileri? kışkırtmaya başlamıştı. Dengesiz olan Yezidi Şer barış görüşmeleri kabul etti ve tutuklandı. Bu durum karşısında İngilizler 99 komplosundaki gibi planlar üretmeye başlamıştı. Ordanda Halepe 1868 ?de yaşamını yitirdi. Bu arada da önemli bir noktada Dersimin durumuydu. Ve büyük bir katliam yaşatıyordu. 1877?de Erzurum valisi Semih paşa Dersim üzerine 4000 kişilik bir ordu ile yürüyor. Zorla askere alınan Zilan.gençlerini silâhaltına alıyor ve eğitiyordu. Osmanlının efendisi İngilizler Osmanlı ekonomisine tamamen el koymuştu. Fakat Osmanlı bu şekilde düşünmüyor. Küçük çaplı isyanlar 1877 Osmanlı Rus savaşlarına kadar devam etti. Osmanlı kırım savaşıyla iktisadi anlamda çöküşe uğradı. Bedirhan bey İstanbula götürülüp Girite sürgüne gönderildi. Bunda Kürt din adamlarıda nasibini alınca Bedirhan beyin bin bir çapa ile kurduğu ittifak yine boşa çıkartılmıştı. Ayaklanma kısa bir süre sonra Botan ve Hakkâri yöresine yayıldı. Abdulhamidin yeni dönem için keşfettiği din kardeşliği propagandasına son hızla devam edip yeşil bayrak açmıştı. Bu dönemde Osmanlı Kırım savaşı başlamıştı. Osmanlı Yezidi Şer?e verdiği sözü tutmamıştı. Dersim bu isyanlara sesiz kalıyor ve kendisini ayrı bir ada olarak görüyordu. Bu arda da Bedirhan beyin yeğeni Yezidi Şer Osmanlının kendisine verilen vaatlere kanınca cepheden çekildi ve 1847 ?de Bedirhan Bey Osmanlıya teslim oldu. Osmanlıya destek vermeyen Kürtler dağlara sığınıyordu. Bunun üzerine İstanbul?dan ülkesine geri dönüyor ve buna isyanla karşılık vermeyi düşünüyordu. Osmanlı Kürtlere din kardeşi adı altında yanaşmaya çalışıyor ve Kürtleri orduya çağırıyordu. Fakat Kürtler buna inanmıyor ve sessizce Kırım savaşını sonuçlarını bekliyordu. 1878 ilkbaharında Muş ve Bitlis bölgesinde aynı anda isyan patlak verdi. Kürdistan bağımsızlaşmaya doğru önemli adımlar atmıştı. Başlangıçta kendiliğinde . 1854 ?de isyan başladı ve şaşırtıcı bir şekilde büyüdü bunun üzerine İngilizler araya girip barış görüşmeleri başlattı.

Kürt aşiretleri arasında dayanışmayı kırmak ve birbirine düşürmekle ünlenmişti. 1800?lerin sonlarında kızıl sultan adıyla bilinen ikinci Abdülhamit vardı. İran. Ama yıllarca birlikte yaşamış . Şeyh 1879 yılında İran ve batıdaki Kürtlerle geniş çaplı isyan için temasa geçti.oluşan bu isyan Bedirhan beyin oğulları ile nitelik kazandı. Kürt tarihinde çokça tartışılan Hamidiye alayları bu mektebin ürünüydü. Abdülhamit. Durum iyiye gitmeyince topyekûn savaşla Kürdistan üzerine gidildi ve sonuç kan gölü. Ama özgürlüğe aç susuz Kürtler boş durmayacak isyan ateşini söndürmeyecekti. Birçok Kürt illi ele geçirildi. İsyan 1880 yılında Mahabat tearuzu ile başladı ve İran içlerine kadar ilerledi. Abdülhamit kurnazlığıyla biliniyordu. Ermeni ve Süryanilerle ilişkiye girip ittifak yapıldı. Ermeni sorunu 1878 yılında yapılan Berlin konferansıyla evrensel boyut kazandı. Kürdistan?da sönmüş kül olmuş her ateş adeta yeni alevlenmelerinin habercisiydi. Şeyh Übeydullah durumu görünce 1881 yılında geri çekildi ve tutuklanıp İstanbul?a götürüldü. Kızıl Abdülhamit tıpkı bir zamanlar Hıristiyan çocuklarını devşirdiği gibi Kürt ve Arap çocuklarını da devşirmek için aşiret mektepleri kurdu. Kürdistan?da ilk genel birlik ve dayanışma kurultayı 1880 yılında şeyh Ubeydullah önderliğinde Şemdinan da toplandı. Sultan isyanı bastırmaya çalışsada başarılı olamadı. Yine Kürtler arasında oluşan çatlaklar ve işbirlikçilerdi. Osmanlı ve İngiltere Kürtlere karşı dörtlü ittifak kurdu. Ulusal ruh bütünlüğünden yoksun kılan iç çelişkilere rağmen ataklar durmuyordu. Rusya. Toplantıya Kürdistan?ın dört bir yanında liderler katıldı. Şeyhin oğulları 5000 kişilik bir güçle tekrar isyan başlatsalar da başarılı olamadılar. Bu mektepte yetişen çocuklar kendi halklarına karşı silah çektiği gibi aydınlanıp ulusal mücadeleye verenlerde oluyordu. Kürtler geriledi fakat sorun dörtlü ittifak değildi. Şeyh Ubeydullah Kürdistan?da yaşayan tüm halkalar arasında sevilen sayılan bir isimdi. Kimi Kürt ağalarını İstanbul?a çağırıp ağırlıyor hediyelere boğuyordu. 1879 yılında Şemdinan da Şeyh Ubeydullah önderliğinde sönmeyen isyan ateşi tekrar alevlendi. Oluşturduğu Hamidiye alaylarıyla bugün ki koruculuk sistemine benzer bu güçle Kürtleri kendi yanına çekmekle gönül olamasana zor kullanarak diğer yanda da Rus sınır bölgesindeki Ermenileri katletmekti. Resmi gücüne güvenmeyen Abdülhamit oluşturduğu hafif süvari hamidiye alaylarıyla bu amacını gerçekleştirmeyi düşünüyordu.

Erzincan?dan halepe kadar egemenliğini kurmuştu.aralarında derin kültürel ve iktisadi ilişki olan iki halkı bir birine düşmeyecekti. Başlangıçta Kürtler ittihat ve terakkiye destek veriyordu. 1909 yılında Süleymaniye Kürt ulusal kurtuluş merkezi haline geldi. Bu devirde Kürt dernekleri kültür kurumları kurulmuş gazeteler yayınlanmaya başlanmıştı fakat 1909 yılında ittihatcilerin ırkçı yüzü ortaya çıkmış Kürdistan gönderilen birçok ajan kürdü kürde ve Ermenilere karşı kışkırtmaya başlamışlardı. Seyit Abdulkadir. Paşa kendi halkına zulüm edince hak desteğine yoksun kaldı ve Arap takviyeli Osmanlı ordusu paşayı Sincan dağında öldürüyordu. 53 büyük Kürt aşireti arasında sadece 13 tane destek vermişti. İbrahim paşa artan baskılar nedeniyle isyan başlatmıştı. 23 Temmuz 1908 ittihat ve terakki partisinin düzenlendiği jön Türk darbesiyle sultan etkisizleşiyordu. Abdülhamit bir yandan din kardeşliği naraları atarken diğer yanda Kürt kıyımı da son hızla devam ediyordu. 1911 yılında ise Kürt kurum ve dernekleri kapatılmıştır. 1906 yılında Erzurum?da isyan başladı Bişare Çetonun 1906 yılında Siirt?de başlattığı isyan Diyarbakır kadar yayılıyordu 1907?1908 kadar çatışmalar sürüyordu Abdülhamit kürdü kürde kırdırtma adına hamiye alaylarını İran Kürdistan?ına sürüyor fakat Kürtler birbirine silah çekmiyor ve Hamidiye alayları geri çekiliyorlardı Abdülhamit?in tüm çabalarına rağmen sindirilmiyordu tersine kendisinin sonu yaklaşmıştı. Rus tarihçi Lazerev bu olay için Kürtler dostlarını ve düşmanlarını ayırt edebilmişti diye yazar. Bunu hamawendi isyanı izledi. İbrahim ayaklaması sürerken dersim ayaklandı. Bunu güney Kürdistan?da Barzan ve Zibar aşireti destek verdi. Kürt önderlerinden şerif paşa Kürtlerin haklarına kavuşacağı umuduyla ittihatcilere destek vermişleri. Hamidiye alayları beklenen etkiyi gösteremedi. Ermenilere destek veriyordu. Bunların karşısında hem Kürt cephesinde hem de Ermeniler tarafında tepkiyle karşılandı. Osmanlının Kürtleri ve Ermenileri bir birine kırdırma çapalarına rağmen Kürtler 1903?1904 yılarında Sason?da yapılan Ermeni katliamına katılmıyor. Aynı yıl kör Hüseyin paşa Bitlis?te ve Beyazıt yönetimlerini elle . İsyanı başlatan Süleymaniyeli Şeyh Sait ölünce ayaklama ile tarih sahnesine çıkan oğlu şeyh Muhammet Barzenci devam ettirdi. Bunun üzerine Dersim Bitlis ve Beyazıt?ta Kürtler Ermenilerle birleşerek ? tedip ve tekmil? birliklerini püskürülüyorlardı. Emin Ali Bedirhan. İsyanlar gene sürüyordu. Yanı plan tutmayacaktı.

Birinci dünya savaşında Osmanlı toprakları üzerinde 24 ayrı devlet kurulmuştu bunlardan biriside tarihin hiçbir döneminde herhangi bir coğrafyanın ismi olarak geçmemiş Türkiye cumhuriyeti kurulacaktı.geçiriyordu. 1912 de Kürt önderlerinden Abdulrezzak Bey Kürdistan?da genel ayaklama çağrısı yaptı bunun üzerine ittihatçılar tüm Kürdistan?a askeri sevkıyat yaptılar. 1913 yılında ittihatçılar yönetimi bir iç darbeyle ele geçirdiler. İttihatçılar birinci tehlike olarak Ermenileri görüyordu. Mısır valisi kavalı Mehmet ali paşa sorunu kökten çözmek için Nizip ve Urfa çevresinde 60 bin kürdü kılıçtan geçiriyordu. Şeyh Abdulselam Barzani 1910 yılında Osmanlılara karşı isyan başlatıyordu. Abdulrezzak Bey e Yusuf Kâmil ve Bedirhan katılıyor. Resmi tarihe göre 1803?te 1914 yılına kadar 12 defa ayaklanmışlardır. ? İslam uğruna cihatla Kürtlere gidenler elleri boş dönüyorlardı. Kürtleri katlederek büyük tecrübe eden Osmanlı daha sonra bu yok etme yöntemlerini 1915 Ermenilere uygulayacaklardı. Kimi Rus kaynaklarına göre aynı süreçte katledilen Kürtlerin dışında 700 bin Kürtleri batıya sürmüştü.5 milyon topluca sürgünler ve kaçarak canını kurtaranlar dışındadır. Bu mücadele Antep?te bir Kürt aşireti olan karayılan yine Urfa Maraş?ta verilmeye çalışılmıştır. Yalnız bu 1. Anadolu coğrafyasını işgal eden emperyal güçlere karşı Kürtler Fransız ve Ruslardan kendi topraklarını kurtarmaya çalışıyordu.5 milyon ermeni katlediyordu bunun diğer tanımı ise etnik arındırma hareketidir. Baskı ile silaha altına alanlarda firar ediyorlardı. Yeni Ortadoğu coğrafyası değişmişti ama Kürtlere gene yer . Dünya savaşı ayak sesleri duyulmaya başlanmıştı. Ermeliyi kürde kırdırma politikası tutmayınca iş kendilerine düşüyor ve 1915?te günümüzde de hala tartışan 1. Bu dönemde isyanı bastırmaya çalışan paşalar kendi yok etme yöntemleri keşfetmişlerdi. Bütün Kürdistan?da isyan baş göstermiş ve ittihatçılar çılgına dönmüştü. Bir yanda da Ermenilerle ittifak çabaları sürüyordu. Kuyucu lakabıyla anılan murat paşa kurbanlarının başını kesit kuyuya atıyordu. Müdahalelerini kuşaktan kuşağa aktararak günümüze ulaştıran Barzani ailesi bu süreçte tarih sahnesine çıkıyordu. Osmanlı ordusunun başına getirilmiş Alman ve Avusturyalı generaller ? Gotz paşa ? ve ? General Moltke? anılarında yaşlı çocuk kadın demeden Kürtleri nasıl yok etmeye çalıştıklarını anlatır.

1920 parlamentoda Kürtler kendi kimlikleriyle yer alıyordu. Antlaşma her ulusun kendi kederi tahin etme çerçevesinde 62 madde de Kürdistan özerkliği güvence altına alınıyordu. Bu cemiyet bir yandan da Ermeni Dışnak partisiyle işbirliği içindeydi. Sınırları belirlenip devletin varlığı tescil edildikten sonra söylem ve tutumlar aniden değişiyor her şey tersine dönüyordu. onu tanıyan hukuksal bir belge olması nedeniyle Kürtler açısında önemlidir. Milletvekillerine Kürdistan mebusu diye adlandırıyordu. Yeniden yapılanma aşamasında Atatürk dâhil yeni sözcüler Kürtlerin hak ile özgürlüklerine kavuşacaklarını namus sözü olarak sık sık tekrarlıyorlardı.?fakat 1923 yılında Lozanda imzalanan anlaşmalarda TC. Antlaşmaya rağmen savaşın galipleri Kürtlerinin hakları konusunda ısrarcı olmuyor 1922 yılında ise Kürt sorunu dillerine bile almıyorlardı 1919 yılında yapılan Sivas Erzurum ve Amasya toplantılarında Kürtler Mustafa kemale destek sözü vermişti. Kürdistanın özerkliği için Avrupa nezlinde girişimlerde bulunuyordu. Yeni yapılanmanın tek söz ve karar merci Atatürk 16 ve 17 Ocak 1923 tarihinde İzmit?te gazetecilere yaptığı uzun görüşmede Kürtlerin bölgelerinde özerk yönetimler kurabileceklerini açıklayarak umut veriyordu. ? devlet hükümet nezlinde eşit haklara sahip ve ulusal haklardan yaralanan iki halka Kürt ve Türk halkına aittir. Bir sabah aniden Kürtlerin var olmadığına karar verilmiştir .verilmiyordu. Bu süreçte şeyh Übeydullah?ın oğlu Seyit Abdulkadir?in başında bulunduğu Kürt teali cemiyeti Kürdistan temsilciliği olarak ortaya çıkmıştır. 1924 yılında yürürlüğe konulan anayasa ile Kürtler dili kültürü kişiliği ve bütün varlığıyla artık yoktu. Bu deyim tutanaklarda geçiyordu. Lozan görüşmeleri sırasında Türk heyeti başkanı ismet paşa aynen şöyle diyordu. Bu toplantıların ardında yayımlanan bildirilerde Kürtlerin hakları teslim edileceği yazılıyordu. 10 Ağustos 1920 tarihinde Paris yakınındaki Serv kasabasında yapılan 13 bölüm ve 433 maddeden oluşan Serv anlaşmasıyla Kürdistan ilk kez uluslar arası arenaya oturan.