You are on page 1of 33

MUHY DD N BNL-ARAB (.

638/1240)YE GRE HAYAL VE DZEYLER

M. Mustafa AKMAKLIOLU mcakmaklioglu@hotmail.com Ar. Gr., Erciyes . lahiyat Fakltesi

Hayal, kintn en geni, varlklarn en mkemmel olandr. Hayal, aslna hkmeden ferdir. ( bnl-Arab, Ftht)

bnl-Arabnin dnce sisteminin belki de en nemli zelliklerinden biri hayale verilen nemdir. Esasnda bnl-Arab, hayalden ilk olarak bahseden bir dnr deildir. Kendisinden nce bir ok filozof hayalden bahsetmi ve zellikle hayalin epistemolojik dzeyde nemine dikkat ekmilerdir.1 Yine birok ada aratrmac, dn ifade asndan hayalin nemine deinmi ve genellikle kendi duyarllklar dorultusunda, hayali sadece insan znesine gre deerlendirmilerdir. Dolaysyla tpk ilk dnem mslman dnrler gibi; edebiyat, sanat, bilim ve teknolojide2 yaratc hayal gcnden bahseden bir ok ada

Mslman filozoflarn hayal hakkndaki grleri hakknda ayrntl bilgi iin bkz., Necati, Muhammed Osman, ed-Dirsetn-Nefsaniyye inde Ulemil-Mslimn, (Dr-rk), Kahire 1993; Durusoy, Ali, Hayal maddesi, D A., c. 17, ss., 1-3. 2 Bkz., Addington, Jack Ensign, % 100 Dnce Gc, ev: Birol etinkaya, (Akaa yay.), stanbul 1997, s., 79. 1

aratrmac da hayalin insn dzeyine vurgu yaparken ontolojik stats hakknda pek bir ey sylememilerdir. slam dncesi tarihi ierisinde, hayal hakknda ileri srlen grleri u genel kategoride ele almak mmkndr: 1-Hayal, be duyunun fonksiyonel bir devamndan ibarettir. Dolaysyla da duyularla idrak edilmeyen tahayyl olunamaz, tahayyl olunamayan da dnlemez. Hayal, duyumlarla dnce arasnda bir idrak gcdr. Kind, Ihvan- Saf, bn Bcce ve bn Rd bu grtedirler.3 2-Hayal gc (musavvira) ile mtehayyilenin fonksiyonlar bir birinden ayrdr. Mtehayyile duyumlarla akl arasnda arac olan hayal yetisi (musavvira) duyumlardan kaynaklanan imajlar saklar. Mtehayyile ise, bu imajlar birletirip, ayrmak sretiyle serbest tarzda retir. Bu ilem vehim iin yaplrsa tahayyl, akl iin yaplrsa tefekkr adn alr. Duyumlarn suretlerini saklayan hayal yetisi ile kavramlar saklayan hafza arasndaki konumuyla srekli yeni eyler retir. Dolaysyla mtehayyile, hayal yetisinden daha st bir seviyeye iaret eder; soyut ve metafizik varlklara ait benzetmeler yapp, semboller retebilir. Mtehayyile, sdece fizk alemden deil, bunlardan daha nemli olarak metafizik lemden de, mnev etkilenmeler, irne ilhamlar eklinde etkiler alr. Farab ve bn-i Sina bu grtedirler. Farab, bu adan vahyin iniini de mtehayyile ile aklar. Frb ve bn-i Sin bu grtedirler.4 3Baz dnrler ise, hayalin ayrca kozmolojik gerekliinden bahsetmilerdir. Mesel; Shreverd, d dnyada gereklii olan hayal lemini, ortak duyuya ait suretlerin hazinesi olarak grr. Shreverd, bnl-Arab ve Molla Sadra bu grtedirler.5 Fakat bnlArab, bu gr daha ileri bir dzeye gtrerek hayali, sadece ara bir lem olarak kozmolojik dzeyle snrl tutmam, btn lemle e tutarak ona ontolojik bir seviye kazandrmtr. bnl-Arab, marifet teorisi asndan hayalin epistemolojik nemine dikkat ekmekle beraber, hayali nesnel gereklik zemininde tartmak suretiyle hem kendisinden nceki filozoflardan hem de ada dnrlerden ayrlr. nk ona gre hayal, sadece dncenin temel kurucu esi deil, ayn zamanda lemin de bir esidir. Dolaysyla bnl-Arab hayali, hem psikolojik hem de ontolojik dzeyde olduka geni bir anlam
Necati, ed-Dirsetn-Nefsaniyye..., s., 27, 104, 211, 238; Durusoy, Hayal, D A., c. 17, s., 1. Necati, age., s., 59, 130, 131; Durusoy, agm., c. 17, s., 1, 2. 5 Agm., c. 17, s., 3.
4 3

erevesi ierisinde, nemli bir kavram olarak ele almaktadr. Esasnda bnl-Arabnin retilerine in aratrmaclarn da takdir edecei gibi, onun hayal/berzah anlay hemen hemen btn sistemiyle alakaldr denilebilir. Mesel ruh ile beden arasnda bir berzahta olan nefs hayal mertebesindedir.6 Yine, lemde zuhur eden ilh sfatlarn toplamndan ibaret olan ulhiyyet Allah ile lem arasnda, hakikati muhammediyye ise Allah ile insan arasnda bir berzahtr.7 Bu sebeple bnl-Arabnin bu hususlardaki grleri, bizzat hayalin de berzah olmasndan dolay onun hayal anlayyla paralel olarak aklanabilmektedir. Bunun da tesinde bnl-Arabnin retisinde bu kavramn nemi ve kapsamllna binaen baz aratrmaclar onun felsefesine hayal felsefesi ismi vermilerdir.8 Hayalin bu geni kapsamllna paralel olarak, bnl-Arabye gre hayal ile ilgili olan ilimler de olduka eitlidir. O, marifetin temel dayanak noktalarndan biri kabul ettii hayale taalluk eden ilimleri u ekilde sralar: Berzah ilmi, rhan varlklarn maddi suretler eklinde tecessd ettikleri alemin ilmi, cennet ars ilmi, Hakk Telnn kyamet gnnde farkl suretlerde tecell etmesi ilmi, nefsi ile kaim olmayan varlklarn madd suretler eklinde zuhur etmesi ilmi, insanlarn uykularnda grdkleri eyin ilmi, mahlktn lmden sonra ve tekrar har edilmelerinden nce bulunduklar mahallin ilmi, ayna gibi parlak cisimlerde grnen suretlerin ilmi.9 Grld gibi bnl-Arabnin hayal anlay onun; varlk, insan, ulhiyyet, eskatoloji, Allah-lem ilikisi, vahiy ve ilham...gibi, dnce sisteminin temel konularyla alkaldr.

bnl-Arab, nefsin bir hayal, bir berzah oluunu u ekilde aklar: Ruh tm ilah sfatlara yaratltan sahip, blnmeyen ve terkibi olmayan bir gerekliktir. Bu yzden ruh yaratltan aydnlk, diri, bilen, gl ve irade sahibidir. Buna karlk bedenin bir ok paralar vardr, karanlk ve hareketsizdir. bnlArabnin hayalin yeri olarak tanmlad nefs ise bu iki ynn karmdr. Ne saf bir k ne de salt bir karanlk olup bu ikisi arasnda berzah hlindedir. Nefs iki anlamllk derecesi iinde her ilah sfata sahiptir. Nefs veya hayal, ne kl ne karanlk, ne diri ne l, ne latif ne kesif olan, ama her zaman bu iki kart ular arasnda bir yerde bulunan ara bir alana iaret eder. Bkz., Chittick William C., Hayal Alemleri, ev.: Mehmet Demirkaya, (Kakns Yaynlar), I. Basm, stanbul 1999, s. 42, 43. 7 Bu hususlar hakknda ayrntl bilgi iin bkz., Eb Zeyd, Nasr Hmid, Felsefett-Tevl: Dirsetn f Tevlil-Kurn inde Muhyiddin bnl-Arab, (Drt-Tenvr), Beyrut 1993, s., 51 ve devam. 8 Bkz., age., s., 49. 9 bnl-Arab, Muhyiddin el-Fthtl-Mekkiyye, haz: Ahmet emsettin, (Drl-Ktbil- lmiyye), (IIX), Beyrut 1999, c. III, s. 464. Biz bu almamzda ncelikli olarak, Fthtn Osman Yahya tarafndan hazrlanan tahkikli nerini kullanmaya gayret ettik. Fakat maalesef bu alma yarm kald iin, ayrca Ahmet emsettin tarafndan hazrlanan Beyrut basksn kullandk. Bu sebeple bu iki basky tefrik etmek amacyla eser, sonraki atflarda, Ftht (thk.) ve Ftht (byr.) eklinde ksaltlacaktr. 3

Bu sebeple bnl-Arabnin hayal anlayn btn ynleriyle ele almak olduka geni kapsaml bir almay gerektirecektir. Biz bu almamzda, bnl-Arabnin dncesinde hayalin farkl dzeylerdeki anlam erevelerini belirlemeye alacaz. Hayal ve Dzeyleri bnl-Arabnin hayal kavramyla anlatmak istedii sadece zihne ait bir kurgu deildir. O, hayali kendi varlk tasavvuru asndan olduka nemli bir konuma yerletirir. Bu kavramla, ontolojik dzeyde, Hakkn ilk zuhur mertebesine, btn leme (m siv) ve duyular alemi ile metafizik alem arasnda, kendine zg bir takm ileyi biimleri olan nc bir aleme iaret edilmektedir. Hem bilgi hem de varlk tasavvuru asndan bakldnda, bnl-Arabnin genel dnce sisteminde hayal kavram olduka nemli ve bir o kadar da geni bir muhtevaya sahiptir. Esasnda yaplan btn bu ayrmlar mutlak deildir. bnl-Arabnin genel varlk tasavvurunda olduu gibi, hayal anlaynda da tek bir ezeli hakkat ve onun farkl tezahrleri sz konusu olduu iin burada zikredilen farkl dzeyler bir birleriyle balantl olarak ele alnacaktr. 1- nsni/Epistemolojik Dzey Epistemolojik olarak tahayyl, duyu organlar kadar gerek, hatta onlardan daha aktif alan bir bilgi yetenei ve bir alglama yetisidir. nsandaki bu yeti, alglanabilir verilerin deiimini gerekletirmek sretiyle onlar, deifre edilmesi gereken sembollere dntrr.10 nsn/epistemolojik dzeyde hayal, en dar anlamyla hiss olarak alglanabilen, ekil ve suretleri olan eylerle, ekle ve surete sahip olmayan bilinci, ksacas d dnyann okluu ile znenin birliini bir araya getiren yetenei temsil eder. Madd dnyann karanl ile ruhun aydnl arasnda bulunan bir berzah11 olarak tahayyl, madd duyumlar ile mcerret manlar, karlkl olarak bir birine yaklatrr. Epistemolojik dzeyde hayal, iki kart idrak dzeyini (mlmt-mahsst) bir birine yaklatrp, uzlatran nc bir idrak dzeyidir.12

10

Schwarz, Fernand, Kadm Bilgeliin Yeniden Kefi, ev: Aye Meral Aslan, ( nsan Yaynlar), stanbul 1997. s. 384. 11 Chittick, Hayal Alemleri, s. 77. 12 Chittick, William C., The Sf Path of Knovledge, (Universitiy of New York Press), New York 1989, s. 115. 4

bnl-Arab, zellikle ansiklopedik eseri Fthatta hayali; duyumlar, akl, mfekkire, mzekkire ve musavvira13 gibi dier insni yetilerle, hakikati alglayabilmeleri asndan mukayese eder ve insann dier rhn yetileri gibi hayalin de kendine mahsus bir idrak gc olduunu vurgulayarak14 kendi marifet teorisi asndan deerlendirir. Hayalin alglamas hep sretler eklinde olur. Sadece duyumlardan ald suretleri daha latif bir hale sokmaz, ayn zamanda madd unsurlardan arnm haldeki salt mnlar da belirli baz suretler eklinde kabul eder. Bu sebeple hayal alemine inen mnlar bir takm hissi suretlere brndkleri iin ne gayb lemine ne de ehadet alemine aittirler. Asl tibaryla maddeden mcerret olan bu mnlarn, bu ekilde hayalde hiss suretler eklinde tezahr arz bir durumdur. Buradaki arzlik, mnnn kendisinden dolay olmayp mny idrak eden ynndendir.15 Bu sebeple semboller ile, hakknda sembol getirilen eyin hakikati arasnda dorudan bir alka kurulup, hiss gereklik dzeyinde de ayn sembolle alglanmas hatal olacaktr. nk mnalarn ekl suretlere brnmesi sadece hayalde gerekleir. rnein ilmin st eklinde idraki ancak hayalde mmkndr. Hiss lemde bu tarz bir sembolik idrak iddias yalan olur. Madd duyumlar aleminde ilim asl st olamaz ve
Hayalin epistemolojik dzeyini daha iyi anlamak iin insann bu manevi yetileri hakknda ksaca bilgi vermek faydal olacaktr. Hiss-i Mterek: Duyumlar vastasyla elde edilen cz sretleri birletirip, ekillendiren kuvvedir. Yamur damlalarnn gk yznde dz bir izgi, hzla dnen bir melenin daire eklinde grlmesinde olduu gibi. Her iki durum da gzde deil, hiss-i mterekte gereklemitir. nk gz eyay olduu grr. Eer duyumlardan kaynaklanan cz sretleri bir btn olarak idrak eden bu kuvve olmasayd, dokunarak hissettiimiz eyin ayn zamanda renkli ya da renksiz oluuna hkmedemezdik. Et- Tehnev, Muhammed Ali b. Ali, Kef-u Istlhtil-Fnn, (I-II), (Kahraman yaynlar. Kalkta 1862 basksndan tpk basm), stanbul 1984, c. I, s., 304. Vehm: Duyulardan, mevcut duyumlarn dndaki cz anlamlar idrak eder. Kurdun koyundan katn sylemek gibi. Duyumlardan ayrdr, nk mnlar duyumlarla idrak edilemez. Yine bu kuvve hiss-i mterek ve hayalden de ayrdr. nk bu her ikisi de ancak duyumlardan kendilerine gelen eyleri ekillendirirler. nsandaki en kuvvetli yetidir. Dier, akl, fikir, mdrike ve musavvira gibi yetilere galip gelebilir. draki ok hzldr, btn mevcdata tasarrufu vardr. nsan bu yetisine hakim olursa bir ok tasarrufta bulunabilir, fakat bu yeti insana hakim olursa, onunla diledii gibi oynar ve onu artr. Age., c. II, s. 1513. Hafza: vehmin idrak ettii mnlar muhafaza edip hatrlatan yetidir. Bu sebeple mzekkire/zkire diye de isimlendirilir. Hayalin, hissi-i mterekin hazinesi olduu gibi hafza da vehmin hazinesidir. Age., c.I, s. 311. Musavvira:kuvve-i hayal: Hayal ile ayn anlamda kullanlr. Hiss-i mterein idrak ettii suretleri, duyumlar ortadan kalktktan sonra saklayabilen yetidir. Musavvirann saklad suretler zerinde her hangi bir tasarrufu ve fiili sz konusu deildir. Sadece bu suretleri saklar. Mtehayyile: Musavvirann saklad hiss suretler zerinde tasarruf ve fiilde bulunan yetidir. Onlar zerinde, birletirip, ayrmak suretiyle tasarrufta bulunur. Mtehayyilenin ayn zamanda, vehmin duyumlardan idrak edip, hafzann saklad cz mnlar zerinde de tasarrufu vardr, bu mnlara suretler verir. Farab, bni Sin ve Gazal mtehayyileyi, ry, vahiy ve nbvvet asndan olduka nemli grrler. Bkz., Necati, ed-Dirsetn-Nefsaniyye... s., 130, 131, 184. 14 bnl-Arab, Muhyiddin, el-Fthtl-Mekkiye, Tahkik: Osman Yahya, (El-Heyetl-Msryye), Msr 1985, c.IV, ss. 315-324. 15 Age., c. VI, s, 97. 5
13

bu ekilde alglanamaz.. Yine mesel; hayalin ztlklar birletirmesi hakikatine binaen azn ok, oun da az gsterilmesi ancak hayal ile mmkndr. Burada bnl-Arab, Karlatnzda onlar sizin gzlerinizde az gsteriyor, sizi de onlarn gznde azaltyordu... (Enfal 8/44) ayetini ve Bunlarn gzne tekiler iki misli grnyordu... (l-i mrn 3/13) ayetini zikreder. Bu durumu ancak hayal takdir edebilir. nk hissi lemde azn ok, oun da az gsterilmesi yalan, hayalde ise hakikattir.16 nk hayal leminde eya, mahiyetinin hilafna idrak edildiinden grld ekil zere hkmedilmez, asln renmek iin tabire ve tevile ihtiya vardr. Hayal suretleri yorumlama gcn ise Allah (cc.) dilediine verir. Burada bnl-Arab, hayal ile his arasndaki ayrma dikkat ekerek bunlarn bir birine kartrlmasn en byk phe olarak tavsif eder.17 Hayal vastasyla soyut mnlar ete, kemie brnr, somut bir hal alr, varlklar bizatihi kendilerinden kaynaklanmayan varlklar, razlar, nispetler kendi ztlar ile kaim olarak gzkrler. Mesel lm ko suretinde gzkr. Bylece ekli olmayan ekle brnm olur.18 Hissin hayale verdii sureti hayal, fikir yetisi vastasyla mkltlar arasna ilhak eder. nk hayal, hissin verdii kesif suretleri daha latif bir hale sokar. Akl, mahiyeti gerei kesif suretleri kabul etmez, ve yine gayb lemi de ehadet lemini dorudan kabul etmez. ehadet lemindeki suretleri gayb leminin kabul edebilmesi iin berzahn (hayal alemi) kesif suretleri daha latif bir hale sokmas gerekmektedir.19 Grld gibi hayal hem insn epistemolojik dzeyde hissler ile akl arasnda geililii salayan ara bir durum, bir berzah, hem de varlk dzeyinde gayb lemi ile ehadet lemi arasnda geililii salayan ara bir lemdir. Bu adan hayal, gayb lemine ait eylere sret verme buna mukabil tabi eyleri de rhnletirebilme ilevine sahiptir20 olduu iin mutlaklk ile mukayyetliin, en u snrlarn bir araya getirme zellii gsterir.21

16

bnl-Arab, Ftht, (byr.), c. VI, s., 307. Age., c. VI, s., 307. 18 Age., c. III, s, 275. 19 bnl-Arab, Ftht, (thk.), c. VI, s. 98. Bu noktada bnl-Arab, tpk hayal gibi akam ve sabah namazlarn ehadet lem ile gayb lemi arasnda geii salayan bir berzah olarak grr. Akam namazyla kul, ehadet leminden gayb lemine, sabah namazyla da gayb leminden ehadet lemine geer. Bkz., Ayn yer. 20 Corbin, Henry, Creative Imagination in the Sufism of bn Arab, Franszcadan ev: Ralph Manheim, (Princeton University), Princeton 1969, s., 189. 21 bnl-Arab, Ftht, (byr.), c. VI, s., 253.
17

Bu anlamda bnl-Arab; hayali tanmlamak iin, iki ayr varlk alan, iki ayr durum aras anlamnda berzah22 kavramn da kullanr. Ona gre berzah, gne ile glge arasn ayran izgi gibi, ayrd iki eyin tam ortasndadr, taraflardan her hangi birine ar bir ekilde ynelmez, taraf olmaz.23 Bu sebeple hayalin temel karakteristii belirsizlik ve srekli deiimdir. bnl-Arab, hayalin bu ekildeki belirsizliini ayna sembolizmi ile anlatmaya alr. yle ki; aynaya bakan kimsenin, orada yansyan suretin kendisine ait olduu ya da olmad ynndeki yargs ne dorudur, ne de yanltr. nk aynada yansyan suret onun bir ynden aynsdr ve bunu bu ekilde idrak eder, dier ynden kendisinden farkldr. nk aynann evsafna gre orada yansyan suret farkllar. Mesela; eer ayna kk ise kendi suretinin aynada grdnden daha byk olduunu kesin olarak bilir. Bunun tam tersi de olabilir. O halde aynada yansyan suretin hkm nedir? te bu soruya bnl-Arab, hayali tanmlarken kulland paradoksal ifadelerle cevap verir: Bu suret hem vardr, hem yok; hem ispat edilendir, hem reddedilen; hem bilinendir hem de bilinmeyen.24 Asl tibaryla tek ve paralanmaz olan berzah, aralarnda bulunduu iki tarafa ynelik hususiyetleri sayesinde iki farkl durumu birletirebilir. Bunu da her iki taraf bir birine kartrmak sretiyle deil, bizatihi kendi hakikati tibaryla yapar. Mesel; beyazla siyah birbirine kartrarak gri tonu elde etmez. Kendisi zt itibaryla, tabir caizse, hem siyah, hem beyaz olup, ztlklar kendi hakikati zere birletirir.25 Hayal, mkulat ile mahsst ve fizik ile metafizik arasnda olduka hassas ve bir o kadar da nemli bir noktada bulunmaktadr. nk hayalin berzah olma zellii ona, bir birinden olduka bamsz iki ayr alem arasnda bir geililik imkn tanmaktadr. Mesel, zihin de tasarlanan bir suret olduka latiftir. Bu suretin, kesif olan madd hisler alemine dorudan aktarlmas mmkn deildir. Hayal ise duyumlarn madd formlarn, latif bir hale dntrebildii gibi, olduka latif olan zihn suretleri de daha kesif bir hale dntrebilmektedir. te bu ekilde hayal, soyut zihn formlar biraz daha kesif, hayal
Berzah: Farkl iki ortam arasnda yer alan ve bu iki ortama btnyle benzemedii gibi tam olarak onlardan farkl da olmayan ara ortam. ki eyi yek dierinden ayran nc ey, ara blge... ki hal, iki sfat, iki mertebe ya da iki farkl lem arasnda bulunan ara hal, sfat, mertebe ya da leme de berzah denilmektedir. Bkz.: Uluda, Sleyman, Tasavvuf Terimleri Szl, (Marifet Yaynlar), stanbul 1991, s. 93, 94; Cebeciolu, Ethem, Tasavvuf Terimleri ve Deyimleri Szl, (Rehber Yaynlar), Ankara 1997, s. 151. 23 bnl-Arab, Ftht, (thk.), c. IV, s. 407. 24 Age., c. IV, s. 408, 409. 25 Eb Zeyd, Felsefett-Tevl... s., 51. 7
22

sretlere dntrerek maddi aleme yaklatrr. Mesela zihinde tasarlanan bir ev plann hayal, hissi suretlerden daha latif, akl tasavvurlardan ise daha kesif bir hale sokar, bylece bu tasavvuru madd aleme yaklatrm olur. Daha sonra bu hayal ev tasavvuruna gre de bina madd lemde gzle mahhas olarak in edilir.26 Zra, birbirine mutlak anlamda zt olan ve aralarnda hibir ekilde bir mnasebet ve irtibat bulunmayan iki alan ve durumun, aralarnda hibir ba bulunmakszn bir birini etkilemesi mmkn deildir. Ontolojik dzeyde de bu byledir. Mutlak mnezzeh ve sbhn olan Allah (cc.), hayal vastasyla kendinin dndaki varlklara, hem ontolojik, hem de psikolojik dzeyde tecell edebilmektedir. Dolaysyla da mahlkat hayal vastasyla hem varlk kazanmakta ve hem de Rabbni tanma imknna kavuabilmektedir. te hayal bu ekilde, Allah ile lem arasnda mnasebet ve irtibat alkas27 salamaktadr. Buradan hareketle bnl-Arab, hayali tasavvuf tecrbe asndan da olduka hassas bir noktaya yerletirir. nk hayal genilii ve kapsamll sayesinde maddi alem ile metafizik lemi birletirdii gibi ayrca btn zamanlar da kuatr. Gemi, gelecek ve an, bir btn olarak ancak hayal ile idrak edilebilir. te hayalin bu zellii sayesinde tasavvufi tecrbenin objesi, srekli canl tutulabilmektedir. nsan sevgilisine, ancak onun sretini hayalinde husle getirince ak olabilir. Byle olmasayd gz, kula vb. gibi duyumlar sevgilisinden uzaklat zaman onunla olan alakas kesilirdi. te bu ekilde insan, madd sureti olmayan sevgilisini, gzyle grmese de, srekli hayalinde canl tutarak sevgisini ve Ona olan itiykn canl tutabilmektedir.28 Ksacas hayal, hem sureti olmayana suret vermek, ve hem de bu sureti insanda srekli tutmak suretiyle Allah (cc.) ile kul arasnda bir ekilde sevgi ve itiyak alakas salamaktadr. Hayal, metafizik lem ile madd lem arasnda ara bir lem olmas zelliinden dolay vahyin balangc da ilk olarak, hiss lemde deil, hayal leminde gereklemitir. nk
26

bnl-Arab, Ftht, (thk.), c. VI, s., 99-100. Bu durumu, bnl-Arabnin ilk dnem renci ve arihlerinden olan Konev (. 673/1274), mnasebet ve irtibat kavramlaryla aklar. Tanrnn leme tesirinin mmkn olabilmesi iin veya lemin Tanry tanyabilmesi iin her ikisi arasnda belirli bir mnasebet bulunmaldr. Konev bunu, Bir ey, kendisine her ynden zt baka bir eye tesir edemez ve Bir ey kendisinden btnyle zt bir ey tarfndan bilinemez ifadeleriyle dile getirmitir. Bkz., Konev, Sadreddin, Fussl-Hikemin Srlar, ev: Ekrem Demirli, ( z yay.), stanbul 2002, s., 19, (mtercimin notu). Ayrca mnasebet konusu hakknda bkz., Konev, Sadreddin, lh Nefhalar, ev: Ekrem Demirli, ( z yay.), stanbul 2002, s., 234 ve devam. 28 bnl-Arab, Ftht (byr.), c. VI, s. 224, 225. Konu hakknda ayrntl bilgi iin bkz. Kasm, Mahmud, el-Hayal f Mezhebi Muhyiddin bn Arab, Kahire 1969, s. 38 ve devam.
27

mkul mnalar hayale duyumlardan daha yakndr. Duyumlar en aa ve kesif, mnlar ise en yksek ve olduka latif mertebededirler. Hayal ise her ikisi arasnda ara bir durumdur. Dolaysyla salt mn olan vahyin hisler lemine inebilmesi iin her ikisi arasndaki hayal mertebesinden gemesi gerekmektedir. te bu ekilde eer vahyin gelii uyku halinde ise ry29, Cebrail (as.) insan suretinde gzkmesi gibi uyanklk halinde ise tahayyl adn alr. Bundan dolay vahyin balangc gerek rya gerekse tahayyl ile olsun hayal vastasyla olmutur. Burada bnl-Arab, Hz. ieden nakledilen, Raslullaha vahyin ilk gelii sadk rya eklinde olmutur. O hibir rya grmezdi ki sabah aydnl gibi ak seik zuhur etmesin.30 eklindeki rivayeti zikreder.31 bnl-Arabye gre dnme yetisi (fikr); duyular, hafza ve tasavvur gcn ynlendiremedii gibi hayal gc zerine de etkin bir otoritesi yoktur.32 Byle olmakla beraber, hayal gc duyumlar, hafza ve hatrlama (mzekkire) yetisine muhtatr. nk insan, bu yetisiyle ancak be duyusunun verdii suretleri tahayyl edebilir. Yine hafza gc bu zahiri yetilerin verdii suretleri saklamasa hayalde hi hibir ey kalmaz. Ayrca hafza her hangi bir ekilde zafiyet geirip kendisinde bir engel husule geldii zaman da hayal gc bir ok eyin farkna varamaz. te bu noktada hatrlama yetisi hayale kard eyleri hatrlatr. Dolaysyla hayal gc ayn zamanda hatrlatma yetisine de ihtiya duyar.
33

29

bnl-Arab ryay ksmda ele alr: 1- lah mjde olan rya; Hz. Peygambere vahyin inii ryann bu ksmna girer. Bu eit rya da her hangi bir yanlma sz konusu deildir. nk bu rya Allah tarafndan grevlendirilmi, Rh diye isimlendirilen melek vastasyla grlr. nsan uyuduu zaman nefs-i natkas madd duyumlardan uzaklaarak beynin n tarafnda bulunan bitiik (muttasl) hayale ykselir. Rya ile grevli melek, Allahn izni ve diledii kadaryla bu kiinin hayaline ayrk (munfasl) hayalden suretler aktarr. te bu ekilde mjde niteliinde olan rya gereklemi olur. Bu tarz rya; uyku, gaybet ve fen hallerinde olabildii gibi yakaza halinde de olabilir. 2- nsann uyankken alglad duyumlar hayaline nakolur. Uyuduunda ise duyu organlar maddi duyumlardan uzaklat iin hayalin hazinesine ynelir ve oradaki suretleri grrler. te bu ekilde hayale kaznan suretlerin hissi mterek tarafndan uykuda iken alglanmas ryann bu ikinci ksmdr. 3-eytandan gelen ryalar. Hi kukusuz bnl-Arab ryann bu eidinden birincisine deer verir. Bkz., bnl-Arab, Ftht (byr.), c. IV, s. 9; Konuk, Ahmet Avni, Tedbrt- lhiyye Tercme ve erhi, Haz: Mustafa Tahral, ( z Yaynclk), stanbul 1992, s. 352. Tasavvuf geleneinde rya ile ilgili ayrntl bir alma iin bkz., Yksel, Hasan Avni, Trk- slam Tasavvuf Geleneinde Rya, (MEB. Yay.), stanbul 1996. 30 Bu rivayet hakknda bkz., Kurt, Ali Vasfi, Endlste Hadis ve bn Arab, ( nsan Yaynlar), stanbul 1998, s. 657, dipnot: 550. 31 bnl-Arab, Ftht (byr.), c. IV, s. 7; el-Kn, Abdrrezzk, erhu Fussil-Hikem, Kahire 1966, s. 133, 134. 32 bnl-Arab, Ftht,(thk.) c. IV, s. 317. 33 bnl-Arab, Ftht,(thk.), c. IV, s. 318. 9

Grld gibi bnl-Arab epistemolojik dzeyde hayalin bir takm snrllklarndan bahseder. nk bnl-Arabye gre her bir insn yetinin muhakkak hata yapabilme imkan, bir engeli ve bir snr olduu iin34 hayal de, snrl ve kaytldr. Byle olmakla beraber bnl-Arab, kendi hayal anlayn, sadece duyumlardan kaynaklanan somut suretlerle snrl tutmaz, sfnin seyr ve mrcna paralel olarak, hayalin giderek daha latif suretleri alglayabileceini syler. Bu dorultuda bnl-Arab, fikir ehlinin hayal anlayn snrl kabul eder ve kendi hayal anlayn olduka geni tutar. yle ki fikir ehline gre hayal; sadece duyularn vermi olduu suretleri muhafaza eder. Bu suretler ya bizzat duyulardan kaynaklanr ya da duyulur eyler arasnda iliki kurup birletirmek suretiyle dnme yetisinden (fikr) kaynaklanr. bnl-Arab, fikir ehlinin hayal gc vastasyla Hakk tanma giriimlerinin bu noktada sona erdiine dikkat eker. nk bnl-Arabiye gre hayal gc bu ekilde tanmlanrsa, her neyi idrak ederse etsin hl hiss olan bir eyi idrak ediyor olacaktr. nk bu tanmlaya gre hayal, sadece gerek duyularn dorudan verdii, gerekse dnme yetisinin duyulur eyleri terkibinden meydana gelen suretleri kabul edebilmektedir. Duyumlarn ise Allah (cc.)la ilintili olmas asla mmkn deildir. Dolaysyla da duyumlarn snrlar ierisinde kalan bir hayal gcnn Allah (cc.)a taalluku asla mmkn olmayacaktr.35 eyhl-Ekber ise, daha sonra da aklamaya alacamz gibi, hayali, sadece epistemolojik uur dzeyinde deil, ontolojik dzeyde, olduka geni bir nesnel gereklik zemininde tartr. Burada bahsetmeye altmz insni alglama yetisi olarak ise hayal, bu nesnel gereklik dzeyinden, mutlak hayalden btnyle ayr ve bamsz deildir. Hatta bu mutlak gerekliin farkl bir dzeyde tezahrdr. Dolaysyla da, mahiyeti gerei suretlerle alglayabilen bu yeti, sadece duyumlarn verdii madd, somut suretlerle kaytl deildir. Srekli daha latif, ilh ve rhn suretlere ynelebilir. 1a-Hayal drak Nasl ki ontolojik dzeyde mutlak hayal btn lemin zuhurunu salyorsa, insan dzeyde de hayal aktif ve gerekletirici konumdadr. nk insan anlamda hayal, mutlak, metafizik hayalin bir ksm, onun bir uzantsdr. Dolaysyla burada sz konusu olan hayal, basit anlamyla btnyle zihnin rettii salt bir kurgu, snr tanmayan bir fantezi deil,

34 35

bnl-Arab, Ftuht (thk.)., c. IV, s. 319. Age., c.II, s. 99, 100. 10

metafizik hayalin bir uzants olarak alglayabilen ve alglad eyleri gereklie dntrebilen aktif bir hayaldir.36 nk muttasl ve munfasl hayalden bahsederken de greceimiz gibi; mesel, melek gibi rhnlerin sretlerini bu insn yetiye, ancak ontolojik dzeydeki ayrk hayal ykseltebilmektedir.37 te bu mutlak hayale mukabil olarak, insan da kendindeki bu yeti vastasyla, btn lemleri, onlarn sembollerini ve hatta Rabbini tahayyl edebilmektedir. Dahas, esasnda hayalin bu her iki dzeyi, tek ve ayn ezeli srecin farkl grnmleridir. Ksacas, hayal iinde hayal sz konusudur.38 nk mahlkt, hiss gereklik dzeyinde de hayalde, mutlak hayal mertebesindedir. Bu sebeple Hz. Peygamber, nsanlar uykudadrlar, ldkleri zaman uyanacaklar diyerek hissi gerekliin de bir hayal olduuna iaret etmilerdir.39 Bu hayal yetisi, kendisi de bir perde olmakla birlikte srekli, mutlak, gizli ve bilinemez olan zhr edip at iin, bir birine zt iki farkl imkana sahiptir: Hem rter, gizler ve hem de aar zhar eder. Hayal, latif ya da kesif olsun muhakkak bir sureti, bir formu gerektirdii iin mutlak hakikat iin bir perdedir. Bu dzeyde hayal idrak, eer somut ve youn bir suret eklinde olursa insan putperestlik tehlikesine hapsedebilir. Fakat ayn zamanda bu hayal perdesi gittike latif bir hal alabilir ve sonuta insan kurtulua gtren, varl hakikati zere bilmeye, yani marifete ulatrabilir.40 te bu ekilde, sadece madd duyumlarn alglaryla kaytl olmayan metafizik yn itibryla hayal, akl gibi Allah tanma gc olan bir yeti olarak tanmlanmaktadr, bir farkla ki; akl Allahn karlatramazln (tenzih) idrak ederken hayal, Onun benzerliini (tebih) kavrar. Allah hakkndaki en mkemmel bilgiye ise bu iki yeti vastasyla ulalr. nk Allah Zat itibariyle hibir eye benzemezken, sfatlar itibaryla benzerliinden bahsetmek mmkndr.41 te Hakkn sfatlar tibryla bu benzerliini, farkl suretlerdeki tecelllerini, ne akl ne de duyumlar alglayabilir. Bu durumu ancak, mahiyeti ve kapsamll gerei ztlklar birletirme kabiliyeti olan hayal idrak edebilir. Hakk tel zt itibaryla mutlak, gizli, ve bilinemez iken, sfatlar itibaryla tecelli ederek, bilinen ve grnen olmutur. Dolaysyla da hem tenzih ve hem de tebihten sz
36 37

Corbin, Creative Imagination... s., 187. bnl-Arab, Ftht (byr.), c. III, s. 468. 38 Corbin,, age., s., 188. 39 el-Kn, erhu Fuss..., s. 137. 40 Corbin, age., s., 187. 41 Chittick, Hayal Alemleri, s. 40. 11

etmek mmkndr ve Allah-lem-insan arasndaki mnasebette, ne tam bir aynlk ne de mutlak bir ayrlk sz konusudur. Bu sebeple bu hakikat, bnl-Arabnin retisinde klasik ya/ya da mant yerine, hem/hem de ya da ne/ne de eklinde ifadesini bulur. Dolaysyla, iki kart alandan birini mutlak olarak tercih yerine, temelde tek bir hakikat kabul edildii iin, bir birinden ayr gibi grlen her iki taraf uyumlu bir btnlk eklinde alglanr. Bu ise, varlkta iki yn bulunmasndan dolaydr: Kendine ait imkn ve yokluk yn ile Hlikna ynelik varlk ve vcub yn. Dolaysyla her ey hayalin hakikatine uygun olarak ift anlamldr. Bu, birden fazla anlama gelme ise, mutlak belirsizlik ve cehaletten deil, bizzat varln temelinde bulunan ontolojik hakikatten dolaydr.42 te bu noktada bnl-Arab ska, o/o deil (huve l huve)43 eklindeki paradoksal ifadeyi zikreder: Vcdla muttasf her ey o/o deildir, lemin hepsi o/o deildir, belirli bir srette zuhur eden hakikat o/o deildir, snrlandrlamayan/snrl, grlemeyen/grnendir.44 Allah (cc.) zt tbaryla mutlak mnezzeh ve sbhn olduu iin, lem bu ynden Allahtan gayrdr. Dier taraftan lem, btnyle ilh isimlerin tecellisinin sonucu olduu iin Ondan btnyle ayr da deildir. Ayrca, daha sonra hayalin ontolojik dzeyinden bahsederken aklayacamz gibi lem, Rahmnn nefesidir. Nefes ise, nefesin sahibinden ayr deildir. Dier bir deile lem, Hakkn sfatlaryla zuhur ettii tecell yeridir.45 bnl-Arabnin bu paradoksal anlayna paralel olarak bir ey hakknda, ya nefy ya da ispat yerine, hem nefy ve hem de ispat sz konusu olabilmektedir. bnl Arabi bu konuda temel referanslarn Kurandan almaktadr. O, bu hususta ska u ayetleri zikreder: Onun benzeri hibir ey yoktur. O, iiten ve grendir. (r 42/11), Attn zaman sen atmadn, fakat Allah att (Enfal 8/17). lk yette hem tenzih ve hem de tebih sz konusu iken, bu son ayette atma eylemi Hz. Peygamber iin hem dorulanmtr (attn zaman) hem de reddedilmitir (sen atmadn).46 Btn bu paradoksal durumlar, en ak bir ekilde ancak hayalde zuhur eder ve en ak ifadesini de ancak hayalde bulabilir.
Chittick, William C., The Sf Path..., s. 112. Bkz., bnl-Arab, Ftht, (byr.), c. III, s., 470, 474; c. IV, s., 12; c. VI, s. 73. 44 Age., c. IV, s., 12. 45 bnl-Arabnin retisinde, tenzih-tebih ve o/o deil eklindeki paradoksal dncenin ayrntlar iin bkz., Chittick., The Sf Path..., ss., 69-76, 113-115; Izutsu, Toshihiko, Sufism and Taoism: A Comparative Study of Key Philosophical Concepts, (California University Press) London 1984, ss., 4965; Chittick, Hayal Alemleri, ss. 40-43 46 bnl-Arab, Ftht, (byr.), c. IV, s., 12, 85, 101, 288; Chittick., The Sf Path... s., 113, 114.
43 42

12

nk btn bu durumlar bizzat hayalin hakikatiyle ayndr. Bu ekildeki ztlklarn idraki, ryada daha tam ve daha geneldir. nk rya sadece ariflerin deil avamn da idrakini salar. Arifler ayrca bu durumu, gaybet, fen, mahv vb. gibi hallerde de idrak edebilirler.47 Hayal yetisi, Allahn Ztn idrak edemese de tecelllerini grebildii iin, hayalin mahiyetine uygun olarak, Hakk hem grme hem de grmeme sz konusudur. Burada, bnl-Arab, ihsan hadisinde geen Allaha sanki Onu gryormu gibi ibadet et ifadesinden mlhem olarak, lafzlar leminde hayal mertebesine tekabl eden lafzn keenne: sanki olduunu vurgular.48 eyhin yorumuna gre bu hadiste Hz. Peygamber, Allah sanki kblede gryormu gibi tahayyl ederek namaz klmay buyurmulardr. nk Hz. Peygamber insandaki hayalin hakikatini bilmektedir. Akl tebihe dmekten dolay Hakka herhangi bir suret atfetmeyi reddeder. Madd gz ise zahirde gzken eyadan bakasn gremez. Dolaysyla da ancak hayal, akl asndan kendisi iin suret ve tasavvur imkansz grnen Hakk Tely tasavvur edebilmektedir.49 Burada yine hayalin belirsizliine ve srekli deikenliine iaret edilmektedir. bnl-Arabnin ska kulland paradoksal ifadeleri hatrlayacak olursak, eyhin bu hadisi: sen Allah grmyorsun/ama gryorsun eklinde yorumladn syleyebiliriz. nk hayalin hakikati bunu gerektirmektedir. Hadiste geen keene: sanki kelimesini bnl-Arab, lafzlar leminin hayal mertebesi50 olarak alglad iin hadisi, kendi hayal anlay dorultusunda yorumlamaktadr. Sfnin bilgisi hep ztlklarn birletirilmesi eklindedir. Burada bnl-Arab, eitli vesilelerle Eb Said el-Harrzn (. 277/890) Allah ancak ztlklar birletirmek

bnl-Arab, age., c. IV, s., 12. bnl-Arab, Ftht, (thk..), c. IV, s. 407. 49 Bkz., Age., c. IV, s., 417, 418. 50 bnl-Arab, Keenne: sanki edatn lafzlar leminin hayal mertebesi olarak grr. Hayalin sultn bizzat keennenin kendisidir der. nk ona gre harfler sadece bir takm somut gstergelerden ibaret deil, ayr bir varlk alandr. Harfler de tpk dier varlklar gibi bir mmettir. Onlarn da peygamberleri, eriatleri, avam ve havass vardr, onlar da muhatap ve mkelleftirler. Onlarn da latif ve kesif varlklar vardr. Ayrca harflerin farkl lemlerinden de bahseder. Mesel; He ve Hemze harfleri, bizzat bnl-Arabnin azamet lemi diye isimlendirdii cebert lemindendir. Ha, H, Ayn ve Gayn harfleri ise melekt lemindendir... Bkz., bnl-Arab, Ftht, (byr.), c. VI, s. 36. bnl-Arabnin retisinde dil-varlk ilikisi hakknda bkz., Eb Zeyd, Felsefett-Tevl... s., 297 ve devam. Ebu Zeyd, Nasr Hamid, Sf Dncede Hakikat-Dil likisi zerine: bn Arabde Dil, Varlk ve Kuran, ev: mer zsoy, slmiyt, c. 2, say: 3, (Temmuz-Eyll 1999), ss., 16-38; Lorry, Pierre, The Symbolism of Letters and Language in the Work of Ibn Arabi, (Franszcadan ev: Karen Holding), Journal of the Muhyiddin Ibn Arabi Society, Oxford 1998, c. XXIII, ss., 32-42.
48

47

13

suretiyle tandm (camiul-ezdd) ifadesine yer verir.51 Btn bu ztlklar ve paradokslar, ne duyumlar, ne de akl alglayp idrak edebilir. Bunu ancak hayal kabul edebilir. nk hayali gereklik, dier iki gereklik arasnda bulunur ve her ikisinin zelliklerini tar. Bu paradoksal durum ve dolaysyla da ztlklarn birletirilmesi bizatihi hayal iin de geerlidir. nk hayal, kendisini tanmlayan iki ynle hem ayndr hem de ayr.52 Hayal, ontolojik olarak btn lemi kapsad gibi, idrak gc asndan da mklt, mahsst, ztlklar ve srekli deimeyi kuatabilecek tarzda geni ve mkemmeldir. O kadar genitir ki, var olmas imkansz olan bile ancak hayalde varlk kazanabilir. nk varl zorunlu ve mutlak olan Allah (cc.) hibir suret kabul etmedii halde, bu hayal mertebesinde suret ile zuhur etmi ve bylece, aklen imkansz gibi grnen, hayalde varlk kazanmtr. Yine bu alemde, akln imknsz grd, bir cismin iki ayr mekanda bulunmas da mmkn olur. Nitekim Hz. Ademin, kendini ve neslinden gelecek olan zrriyetini Hakkn elinde grmesi53 bu ekildedir. Hakkn eli iinde olan da, dnda olup kendisini Hakkn eli iinde gren de Hz. Ademdir. Ve yine evinde uyuyan bir kimsenin kendisini baka bir ehirde grmesi de ayn ekildedir. te bu ekilde aklen imkansz olan eyler hayal mertebesinde mmkn olabilmektedir.54 Ve hatta muhal, ancak hayal vastasyla takdir edilip varsaylabilir. nk muhalin, her hangi bir ekilde, her hangi bir mertebede varl kabul edilmeseydi ne takdir edilebilirdi ne de varsaylabilirdi.55 Bu genilii ve kemli sayesinde hayal, eyada diledii gibi tasarrufta bulunur. bnl-Arab, tanmlamaya alt hayalin bu kaytsz tasarruf gcnden Allah (cc.)n mutlak kudret ve tasarruf gcn aklama cihetine gider ve yle der: Allah (cc.)n mahlktndan olmasna ramen hayal iin bu tarz bir mutlaklk sz konusu iken, onu yaratan ve ona bu kuvveti veren Yce Hlk hakknda ne dersin? Ve sen, Allahn mahlktndan olmasna ramen hayalin muhal zerine olan kudretini kendi nefsinde grp kabul ettiin halde, Allah hakknda nasl olur da kaytllk ile hkmedersin de, Allah (cc.) muhal olana kadir deildir! dersin...56

51

bnl-Arab, Ftht, (thk.), c. I, ss., 260-263. Corbin, Creative Imagination... s., 188; Chittick, Hayal Alemleri, s. 42. 53 Konuyla ilgili hadis iin bkz., Kurt, Endlste Hadis..., s. 680., dipnot: 882. 54 bnl-Arab, Ftht (byr.), c. III, s. 467. 55 Age., c. III, s. 469. 56 bnl-Arab, Ftht (byr.), c. 3, s. 275.
52

14

Hayal mkemmeldir, nk kendisi bulunduu mertebesinden ayrlmad halde duyular ona ykselir mnlar ona iner. Tam tasarruf sahibidir, akllar hayrete drecek ekilde mnlarla cisimleri bir birine kaynatrr, mnlara diledii sureti giydirir.57 bnl-Arab, hayalin genililiini yle ifade eder: Muhakkak hayali tabiat kuatr. Fakat daha sonra hayal kendisini kuatan tabiata bile hkmeder de dilediinde onu maddi olarak vcda getirir. te bu (hayal) aslna hkmeden ferdir. nk o (hayal) yce bir ferdir ki; Allah (cc.), hkm bakmndan ondan daha genel, mertebe bakmndan da daha muhteem bir ey yaratmamtr. Onun hkm, muhalden tut da dier btn mevcdt ve mdmta siryet eder... lh kudret ve iktidr da onunla zuhur eder. Allah, rahmeti onunla kendisine farz klmtr... O, Allahn kyamette farkl itikadlara gre tecell ettii mertebedir... te bu ekilde her ne kadar hayal tabiattan kaynaklansa da, ilh kudret ile teyit edilmesinden dolay, onun tabiat zerine muhteem bir otoritesi vardr. Dolaysyla da her kim ocuunun asil olmasn istiyorsa, hanmyla birlemesi esnsnda byk limlerden istedii birinin sretini nefsinde hasl etsin (tahayyl etsin)...58 Hayalin bir dier zellii, bir dier hakikati ise srekli deimedir. Hatta bnlArab, bu deime zelliini hayalin, dier hissi ve rhn idraklerden ayrc vasf olarak zikreder. Ve o, kimi zaman insanlarn bu idrak trlerini birbirine kartrdklarn, grdkleri hayal sreti sabit hissi suretler sandklarn syler. Bu durumda olan kiinin tek kriteri hayalin srekli deime zelliidir. Eer suret deimeyip kalyorsa, idrak edilen ya z tibaryla sabit bir ruh, ya da hiss bir surettir, yok eer srekli deiiyorsa hayal bir srettir.59 Dolaysyla da srekli deimeyi, her an yenilenmeyi, farkl ekillerde ve srekli deien tecellleri de ancak hayal kavrayabilmektedir. bnl-Arab, ite bu ekildeki geni idrak gc asndan hayali nur diye isimlendirir. Bunun da tesinde ona gre hayal, nur ismine, bu isimle vasflanan dier btn mahlkttan daha ok layktr. nk hayal her ne olursa olsun, her eyi idrak edebilme gcne sahiptir. Hatta onun nuru mutlak yoklua bile nfz eder de onu bir

57 58

Age., c. III, s. 464. Age., c. VI, s., 309. 59 Age., c. V, s., 294. 15

varlk olarak tasavvur edebilir.60 Tecelller de bu nur vastasyla idrak edilebilir. Btn idrak yetileri, Allahn kendilerine bahetmi olduu nur vastasyla alglayabilirler. Nitekim duyumlar da byledir. Fakat hayalin nuru, hiss nur gibi somut ve madd deildir. Bu noktada bnl-Arab, tpk duyumlarda olduu gibi hayale de hatann atfedilemeyeceini syler ve kimi zaman kendisi de kullanmakla61 beraber fasid hayal tanmlamasn yanl bulur. nk hayalin idraki, duyumlarn idraki gibi dorudur. Hkm ise, ne duyumlara ne de hayale aittir, hkm akl verir. Dolaysyla yanlg akla isnat edilir. Buna istinaden bnl-Arab, hayalin hepsinin sahih olduunu, fasid hayalden sz edilemeyeceini tekrar vurgular.62 Byle olmakla beraber bnl-Arab, hayali, eyann hem en geni ve hem de en dar olan; ne vardr, ne yok; ne bilinendir, ne bilinmeyen; ne ispat edilendir, ne de reddedilen eklinde paradoksal ifadelerle aklamaktadr. Hayal eyann en geni olandr, nk o aklen imkansz olan bile tasavvur edebilir. Daha nce de bahsedildii gibi ztlklar birletirir ve mdmu tasavvur edebilir. Yine hayal eyann en dar kapsaml olandr, nk o, hiss ve manev eyleri, nispetleri ve izafetleri ve hatta Allahn cellini ve ztn ancak bir suret zere kabul edebilir. Onun hakikati bunu gerektirir, istese de bu hakikatinin dna kamaz. te bu ekilde, suretlerle kaytl kalmas sebebiyle hayalin kapsam olduka snrl ve dardr. nk hayal mny maddeden soyutlayamaz. Bu sebeple de ilmi st, bal, arap ya da inci eklinde; slam kubbe ve direk; Kuran ya ve bal; dini ba; Hakk tely ise insan ve nur63 suretinde grr. Dolaysyla da ona en yakn olan ey hislerdir, nk suretleri hislerden alr.64 Fakat hayalin snrll mutlak deildir. Hayalin hakikati ift anlaml, ift ynl olmasndan dolay hem snrl, hem snrszdr. Hem duyulara yakn somut, hem de soyut anlamlara yakn latiftir. Suretlere bal kalmasndan dolay snrl, bu suretleri srekli aarak latifletirebildii iin snrszdr.

60

bnl-Arab, Ftht, (thk.), c. IV, s. 419; Kasm, Mahmud, Hayal..., s. 9. Mesel o, yce topluluklarla (mele-i l) birlikte olduunu iddia ettii halde Rabbi hakknda her hangi bir ekilde ilim elde etmeyen, ondan faydalanamayan kiinin fasid hayal sahibi olduunu, iddiasnn da yalan olduunu syler. Bkz., bnl-Arab, Ftht, (thk.), c. IV, s. 235. 62 bnl-Arab, Ftht, (thk.), c. IV, 420; Kasm, age. s. 9, 10. 63 Bu tarz benzetmelere zellikle hadislerde ska rastlamaktayz. Bu ifadeler bnl-Arabye gre sradan benzetmeler deil, hayal leminin kendi ileyi tarz ierisinde ortaya kan sembollerdir. 64 bnl-Arab, age., c. IV, s., 408; ss., 417-419; Kasm, age. s. 8, 9
61

16

1b-Hayal ve Kalp Hayalin ontolojik dzeyinden bahsederken deinmeye alacamz gibi, Allahn dnda btn lem bir hayal olduu iin, her bir varln bu lemde zuhur eden gereklii, onun hakkati iin bir semboldr. Dolaysyla da bu semboln, yorumlanmas (teviltabir), arkasndaki esas gereklie geilmesi gerekmektedir. Haddi zatnda bnlArabnin de ska tekrarlad gibi, tevil kelimesi kk tibaryla asl, ilk gereklie dnme anlamna gelirken, tabir kelimesi de kardan karya geme anlamlarn tamaktadr. Bu sebeple de her iki kelime, bnl-Arabnin retisinde sembolik dzeyden, temel ve hakk gereklik dzeyine gemeye iaret etmektedir. Ve bu, sadece ry lemi iin deil, btn lem bir hayal olduu iin hiss gereklik dzeyi iin de geerlidir. Bu sembollerin tesine geme, onlar yorumlama ise sadece, kinatn bir hayalden ibaret olduunu alglayabilen aktif hayal vastasyla olabilir. Aktif hayal, bu sembolleri aar ve bu suretle de yeni tecelller elde edebilir. Sembolik gereklikleri tabir ise, herkesin elde edebilecei sradan bir ey deil, peygamberlik nurundan kaynaklanan nemli bir ilimdir.65 Peygamberler ve varisleri bu ilmin sahipleridir. Bu hayal gereklik ve onun yorumlanmas vastasyla arifler, srekli deien, madd okluk dzeyinden, deimeden kalan asl birlik mertebesine ykselirler. Ksacas, btn kinata hayal gereklik hakim olduu iin yorumlama (tevil) vardr, tevl olduu iin sembolizm vardr, sembolizm olduu iin de her bir varln iki boyutu vardr. te bu iki boyutluluk bnl-Arabnin retisinde Hakk-halk, Lht-nst, Rabbkul eklinde ift kavramlarla karakterize edilir. Bu ift kavramlar temelde birlie (vahdet) iaret eder ki Corbin bu birlie, karlkl sevgi ya da mnasebet ilikisine dayal, ahenkli birliktelik anlamna gelebilecek ekilde unio sympathetica demektedir. Burada her iki terimin birlii, mutlak anlamda ayrln ve bakaln deil, e zamanl ve ztlklar btnletirici (camiul-ezdd) birlie iaret etmektedir.
66

Yine varln bu iki boyutunun

(Hakk-halk) e zamanl ve btnletirici birliini de idrak edebilen insann aktif, yaratc

65

Chittick, The Sf Path..., s. 119. Corbin, Creative Imagination..., s., 208; Eb Zeyd, FelsefettTevl... s. 226. 66 Corbin, age., s., 209. Corbinin, bnl-Arabnin retisini bu ekilde (unio sympathetica) alglamas hakknda ayrntl bilgi iin bkz., age., ss., 120-135. 17

hayalidir. nk bu uur dzeyinde hayal, tpk ontolojik yaratmada olduu gibi ilh tecellye dayaldr.67 bnl-Arab, hayalin bu yaratc fonksiyonunu kendi terminolojisi ierisinde himmet68 kavramyla ifade eder. Ona gre, her insanda, gerekte olmayan eyleri vehmederek hayalinde yaratabilme gc genel olarak mevcuttur. Fakat bu hususta yetkinlik, marifette olduu gibi, btn mertebeleri elde etmi olan arife mahsustur. Arif, kalbin manevi bir gc olan himmet ile, d dnyada mevcut olmayan eyleri, yine d dnyada husle getirebilir.69 Her iki durumda (himmet-vehm) da hayal yetisi faaldir ve bnl-Arab, her ikisi iin de yaratma kelimesini kullanmtr, fakat sonular btnyle farkldr. Bu her iki durumda aktif hayalin, bir birinden olduka farkl ileyi tarz vardr. Sradan insann vehminde aktif hayalin fonksiyonu temsldir ve btnyle bitiik hayalin bir paras olan semboller retilmektedir. Arifin yaratclnda ise aktif hayal, kalbin zel bir yetenei olan himmetin hizmetindedir. Ksacas arif, aktif hayal sayesinde, kalbine yansyan eyleri tasarlamakta ve orada yansyan objeyi, kalbinin manevi bir yetisi olan himmetiyle younlamas sonucu d alemde, hayl bir gereklik olarak zuhur ettirebilmektedir.70 Dolaysyla sradan insann yaratcl, bitiik (muttasl) hayal dzleminde, kendi subjektif dnyasndan bamsz deilken, arifin yaratcl ayrk (munfasl) hayalde, ayr bir zt mertebede gerekleebilir. Fakat bnl-Arabnin, varlk ve mertebeleri anlayn71 dndmz zaman, bu eylem, esasnda vcdun farkl mertebelerinde var olan bir objenin, hayal ile alglanp, himmet ile zerinde hakimiyet kurularak hiss varlk dzeyinde ortaya karlmasndan ibaret olduunu syleyebiliriz. nk, esasnda her bir varlk mertebesi bir st mertebenin, temelde de ilh tecellinin yansmasndan ibaret
67 68

Corbin, age., s., 212, 214. Himmet: Herhangi bir eyin ya da keml mertebesinin husle gelmesi iin kalbin, btn rhn kuvveleriyle Hakka ynelmesidir. Kalb younlamay ifade eden bir terimdir. Bkz., el-Crcn, Ali b. Muhammed, et-Tarft, Haz.: Muhammed b. Abdlhakm el-Kd, (Drl-Kitbil-Msr), Kahire 1991. s., 258; el- Kn, Abdrrezzk, Rehz-Zll f erhil-Elfz Mtedvile beyne Erbbil-Ezvk vel-Ahvl, tah.: Sad, Abdlfettah, (Mektebetl-Ezheriyye), Kahire 1995, s. 116 69 Afif, Ebul-Al, et-Tlikt al Fususil-Hikem, ev.: Ekrem Demirli, (Fussul-Hikem Okumalar in Anahtar), ( z yay.), stanbul 2000, s., 165, 166. 70 Corbin, Creative Imagination..., s., 223. 71 Konu iin bkz., Kl, Mahmut Erol, Muhyiddin bnl-Arabde Varlk ve Mertebeleri, (MSBE. Baslmam Doktora Tezi), stanbul 1995. 18

olduu iin hayal/himmet ile hiss lemde hsle gelen ey, zaten farkl varlk mertebelerinde, ilh tecell sonucu yaratlmtr. Ayrca arifin bu yaratcl, temelde ilh yaratma sfatnn bir tecellsinin sonucudur. nk bnl-Arabye gre lem, btn nispetleriyle birlikte, Hakkn sfatlarnn tecellisinin sonucudur. Dolaysyla arifin bu hayl yaratcl, lemde her an tecell etmekte olan Hakkn yaratclndan ibarettir. Arif bu mertebeye, manev yolculuuna binaen Hakkn sfatlarnn kendisinde tecellisi ile ular.72 Daha nce bir ok vesileyle vurgulamaya altmz gibi, mklat ile mahsst arasnda berzah olan hayalin idraki, latif de olsa surete baldr. Mcerret mnlar bile hayalde suret kazanmtr. te bu suretten, saf ve gerek mnya gei, gerek ilmin elde edilmesi ise ancak kalp ile mmkn olur. nk genelde dier btn sfler zelde de bnl-Arab, marifet asndan, akl ya da fikir yerine kalbi merkeze almlardr. Hayal, akl ile duyular arasnda bir berzah olduu iin bu erevenin dna kamaz. Nitekim bnl-Arab bu yn tbaryla hayalin bir takm snrllklarndan da bahsetmitir. Hayal eer duyumlarn snrlar ierisinde kalm ise, bu, en ok snrl ve kaytl olan avmn hayalidir. Arifin hayali ise, idrakini ruhtan ve kalpten alarak, eyay mahiyeti zere tanr. Mnev yolculuu ve miracna binaen arifin kalbinde Rabbn tecelller zuhur eder. Dolaysyla kalp, Hakkn marifet dzeyinde tecellgh olur. Hayal ise kalpte olan yanstan aynadan ibarettir. Sonuta arif, hayal idraki ile ilimden mahedeye ykselir. Mahede, sfnin bulunduu hal ve makama baldr. Fen haline ulat zaman mhededen mkefeye ular ve her eyde Allah grr. Artk hayal idrakteki srekli deiiklilik ve eitlilik kalmaz. Deiiklik iinde deimeyip ayn kalan idrak eder. Btn bu farkl ve belirsiz suretlerin, deimeyen tek bir hakikatten ibaret olduunu idrak eder. te bu alm kalbin idraki sonucu gerekleir. Hayl marifette, tevile ihtiya varken kalb marifet aktr, tevile ihtiya duymaz. Fakat kalb marifet, hayal marifet sonucu hasl olur.73

72

Affif, Ebul-Al, The Mystical Philosophy of Muhyiddin bnul-Arab, (Cambridge University Press), New York 1939, ss., 133-136; Afif, Tlikt..., ss., 167-169; Corbin, Creative Imagination..., ss, 226228 73 Eb Zeyd, Felsefett-Tevl..., s. 210, 211. 19

Hayal ile kalp arasndaki alka zahir ve btn alkasna paraleldir. Hayal bir ynden varln, bir ynden de insann zahirine eittir. Kalp ise insann batn ve Hakkn insandaki tecell yeridir. Zahir ve batn ise btnyle bir birinden bamsz deildir. Zahir/hayal, btna ulamak iin bir kprdr. Kalp ise btna ancak zahirin aracl ile ular. te hayalin tasavvuf marifet asndan nemi bu noktadadr.74 1c-Bitiik ve Ayrk Hayal Esasnda bnl-Arabnin bu iki kavramla anlatmak istedii, hayalin insn ve ontolojik dzeylerinin dnda bir ey deildir. Bitiik (muttasl) hayal ile insan dzey, ayrk (munfasl) hayal ile de ontolojik dzey kastedilmektedir. Biz burada sadece her iki kavram bir biriyle mukayese edebilmek amacyla ayn balk altnda ele aldk. bnl-Arab, mkl olan eyleri suretlere brndren, duyumlar da latif bir hale sokmak sretiyle mcerret manalara yaklatran insan yetiye bitiik (muttasl) hayal derken, Cebril (as.)in Dihye sretine brnmesi gibi zahiren husule gelen hayale de ayrk (munfasl) hayal demektedir. Yine Kuranda zikredildii zere Hz. Musa ile sihirbazlar arasnda geen hadise de75 ayrk hayal dzleminde gereklemitir. Bu noktada bnl-Arab, bitiik hayal ile ayrk hayal arasndaki fark u ekilde aklar: bitiik hayal, insan zihniyle alakal bir durum olduu iin tahayyl edenle birlikte yok olur. Fakat ayrk hayal ise, maddeden mcerret mnlar ve ruhlar srekli kabul edebilen zti bir mertebedir.
76

Dihye veya bir rb suretinde grnen Cebrail (as.)i hem Hz.

Peygamberin ve hem de etrafndakilerin grmesi hadisesinde olduu gibi ayrk hayal, biztihi hiss olarak zuhur eder ve tahayyl eden ahstan ayr olarak idrak edilir.77 Bu mertebede ruhlar ve mnalar kendi zelliklerini yitirmeden somut bir hale gelebilmektedirler. 78 Haddi ztnda, daha nce de vurgulamaya altmz gibi, insni bir yeti olan bitiik hayal, ayrk hayalden mutlak mnda bamsz deildir bilakis ondan

Age., s. 211, 212. Th 20/ 65, 66, 67. Fakat burada bnl-Arab, sihirde her zaman iin batl bir ynn olduunu eitli vesilelerle vurgular. Sihir kelimesinin Arapada seher vakti anlamna gelen seher kelimesinden geldiini ve dolaysyla da sihirde k ve karanln yani hem hak ve hem de batl bir ynn bulunduunu syler. Gzn sihri idrak etmesi onun hak yn, iin esasnda idrak edildii gibi olmamas ise onun batl yndr. Bkz., bnl-Arab, Ftht (byr.), c. IV, s. 308. 76 bnl-Arab, Ftht (byr.), c. III, s. 467, 468; Corbin, Creative Imagination..., s., 219. 77 Hakm, Suad, el-Mucemus-Sfiyye, (Dendele), Lbnan, 1981, s. 449. 78 bnl-Arab, Ftht (byr.), c. III, s. 467.
75

74

20

meydana gelmektedir.79 Adet ayrk hayalin insni dzeyde bir uzants gibidir.80 Hatta baz ynlerden olduka mull bir mertebe olan mutlak hayale benzedii iin bitiik hayal, Hakk Tely farkl suretlerde kabul edebilir. Nitekim bunu eriat de dorulamtr.81 bnl-Arabye gre insan uykuda iken veya uyankken bu ara lemi, hayal lemini mahede edebilmekte, kendi zihn tahayylnden bamsz hayali suretler grebilmektedir. Arif, muttasl hayali ile eyay hakikati zere munfasl hayalde mahede edebilmektedir. Bu ekilde arifin muttasl hayali ilim ve marifetinin ounu bu mutlak hayalden almaktadr. Nitekim melein bir insan suretinde grlmesi bu ekildedir. Burada suret ayrk hayalde gerekleir, bitiik hayalde alglanr. Yani hayal ayrk hayalden bitiik hayale dorudur. Melein insan ekline brnm suretini bitiik hayale, hiss olarak gerekleen ayrk hayal ykseltir. Eer ayrk hayalin bu zellii olmasayd bitiik hayal bu sureti alglayamazd. Dolaysyla, bitiik hayali de idare eden, onu devam ettiren, mstakil sadece tek bir hayal vardr, o da ayr, zt bir gereklii olan, hibir ekilde kaytlanmayan mutlak hayaldir.82 nk mutlak hayal, sadece vcdun deil, ayn zamanda btn bilinir eylerin de kaynadr. Vcibul-Vcd ile mmkinl-vcd arasnda bir berzah olduu gibi, sonsuz ilah ilim ile snrl beeri ilim arasnda da bir berzahtr. te bu sebeple mutlak hayal iin, hem genel anlamda varla ve hem de insan ve marifete nispetle; am, hakkatl-hakik, hakkat- muhammediyye, akl- evvel ya da

79

bnl-Arab, Ftht (byr.), c. III, s. 468. Burada bnl-Arabnin varlk-insan ve hatta Kuran anlaynn bir birleriyle btnlk arz edecek ekilde alkal ve paralel olduunu hatrlamak lazm. Bu benzerlik ve paralellik, insan da dahil olmak zeri btn varlklarn Allahn kelimeleri olduu ve temelde de tek bir hakikatin varln farkl btn mertebelerinde zuhur etmesi esasna dayanmaktadr. Dolaysyla varlk, Allahn kelime-i merkmu, Kuran kelime-i melfzu, insan da btn hakikatleri kendisinde toplamas tibaryla kelime-i cmiidir. O, bu anlay erevesinde insana kk lem, leme de byk insan demektedir. Dolaysyla insandaki hayal yetisinin, varlkta ara bir alem olarak kendine has zellikleri bulunan ayrk hayal leminden bamsz olmamas, onun bir uzants eklinde dnlmesi onun sisteminin gereidir. bnl-Arabnin varlk ve insan hakkndaki bu tarz grleri iin bkz., Izutsu, Sufism and Taoism..., s. 218 ve devam; Affif, The Mystical Philosophy..., s. 68 ve devam; Eb Zeyd, Felsefett-Tevl..., s. 157 ve devam; Sevim, Seyfullah, slam Dncesinde Marifet ve bn Arab, ( nsan yay.), stanbul 1997, s. 132. 81 bnl-Arab, Ftht (byr.), c. III, s. 466. Burada bnl-Arab, Cenb- Hakkn, namaz klann kblesinde olmasyla ilgili rivayete iaret eder. Hadisin farkl rivayetleri iin bkz., Kurt, Endlste Hadis..., s. 677, 678 dipnot: 857. Ayrca bnl-Arab, daha nce de bahsettiimiz gibi, ihsan hadisinde geen Allaha sanki Onu gryormuasna ibadet et ifadesini bu anlay dorultusunda yorumlar. Bkz., bnl-Arab, Ftht (thk.), c. IV, s., 417, 418. 82 bnl-Arab, Ftht (byr.), c. III, s. 468; Corbin, Creative Imagination..., s., 220; Eb Zeyd, Felsefett-Tevl..., s., 85.
80

21

kalem-i l eklinde farkl kavramlar kullanlr.

83

Btn bu kavramlarla ifade edilmek

istenen ey mutlak berzah/hayaldir. bnl-Arab, bu anlay dorular tarzda, hakkatlhakiki, hayalin hakikatine uygun olarak u ekilde vasflandrr: Hem Hakk, hem lem iindir. Ne varlk, ne yoklukla, ne hds ve ne de kdem ile vasflanr; kadm ile kadm, hads ile hadstir... O, alemdir, ya da lem deildir desen doru sylemi olursun. Yine o, Hakktr, ya da Hakk deildir desen de doru sylemi olursun. O, btn bunlar kabul eder...84 Hayal mertebesinde gerekleen ilah tecelller de hep bu ekildedir. Burada bnlArab, Cenb- Hakkn, ahirette farkl suretlerde tecelli etmesini85 de bu ekilde hayal anlayyla aklar.86 nk zat ayn kalmakla birlikte farkl suretlerde tecell ancak ayrk hayalde gerekleebilir ve bu bitiik hayal ile idrak edilebilir. Bitiik (muttasl) hayali bnl-Arab iki ksma ayrr: 1- nsann kendi zihn tahayylnn rn olan, tahayylde gerekleen hayal. Bitiik hayalin bu tr insann kendi iradesine bal olarak gerekleir. Bu yetisiyle insan duyumlaryla alglad eyleri, duyumlar kaybolduktan sonra da zihninde tutabilmeye muktedir olabilir. Burada insan ya duyumlardan kaynaklanan suretleri tek tek hayalinde muhafaza eder, ya da hislerden elde edilen bu suretlerden tasavvur yetisinin (musavvira) onlar birletirmek suretiyle elde ettii yeni sureti muhafaza eder. Tasavvur yetisi tarafndan oluturulan kll suretin btn paralar duyumlardan kaynaklanan suretler olmakla beraber tasavvur yetisinin oluturduu yeni suret hissi olarak alglanmayabilir, hiss bir gereklii olmayabilir. te bitiik hayalin bu ksm btnyle irad olarak insann tahayylnde gereklemektedir. 2Eb Zeyd, Felsefett-Tevl..., s. 47 ve devam. bnl-Arabnin dncesini anlamay zorlatran hususlardan belki de en nemlisi onun zengin stlhatdr. O, ayn temel hakikati, deiik vehelerine binaen, bir ok farkl terimle ifade eder. Burada da ayn husus sz konusudur. Temelde bu kavramlarla, Allah ile m siv arasndaki bir berzaha (kelime) iaret edilmektedir. Bu berzaha, btnyle leme nispetle hakkatl-hakik, tasavvufi anlamda insana nispetle hakkat- muhammediyye, genel anlamda insana nispetle insan- kamil ya da dem, lemin her zerresine yaylm salt metafizik dnme kuvvetine nispetle kll/ilk akl, her eyin saylp yazld bir kayd olarak ta kalem-i l der. Btn bu farkl kavramlar, ayn hakikate iaret eden izafet, nispet ve tibardan baka bir ey deildir. Bu noktada Aff, btn bu kavramlarn, bnl-Arabnin vahdet-i vcd retisine uygun olarak, bir tek hakikatin muhtelif cihetlerini gsteren iaretler eklinde deil de, farkl hakikatlere iaret eden isimler olarak grlmesi tehlikesine dikkat eker. Bkz., Aff, Ebul-Al, Mslmanlarn Logos/Kelime Nazariyeleri, slam Dncesi zerine Makaleler iinde, ev: Ekrem Demirli, ( z Yay.), stanbul 2000, s., 79, 80. 84 bnl-Arab, Ftht, (thk.), c., II, s., 223, 224. 85 Allah (cc.)n ahirette deiik suretlerde tecelli etmesiyle ilgili hadisler ve farkl rivayetleri iin bkz., Kurt, Endlste Hadis..., s. 680, dipnot: 880. 86 bnl-Arab, Ftht (byr.), c. III, s. 468. 22
83

Bitiik hayalin ikinci ksm ise, uykuda grlen suretler gibi insann salt tahayyl rn olmayan hayaldir. duyumlarn
87

Bu tr hayalde suretler, irad olarak deil, uyku haliyle birlikte erip hayal gcnn glenmesiyle kendiliinden ortaya

sknete

kmaktadr.88 Grld gibi bitiik hayal insan/psikolojik bir dzeydedir, bir eit idrak ve marifet yetisidir. Ayrk hayal ise fizik ve metafizik vehesiyle ontolojik bir seviyededir. Fakat bu iki ayr hayal tr mutlak anlamda bir birinden bamsz deildir. kisi arasndaki ayrklk ve bakalk alkas yoktur. Aksine her ikisi de tek bir hakikatin farkl iki yndr. Bu her iki hayal arasndaki alka parann (muttasl) btne (munfasl) nispeti gibidir.89 Daha nce de zikredildii gibi, bnl-Arab, ayrk hayalin, insann dnda, mstakil, ontolojik ve zti bir mertebe90 olduunu vurgulamasna ramen Affif ayrk hayali insn/psikolojik hayalin bir tr olarak alglamtr.91 Fakat alglayabildiimiz kadaryla insn dzeyde olan bitiik (muttasl) hayaldir. Ayrk (munfasl) hayal ise ontolojik seviyededir.92 yle anlalyor ki ayrk hayal ile, en aasndan en ykseine kadar varln btn mertebelerine iaret edilmektedir. Ksacas ayrk hayal, madd duyular leminden, metafizik, mutlak hayal mertebesine kadar btn varlk mertebelerine yaylmtr ve sreklidir. bnl-Arabnin tasavvurunda varlk ilk kez, mutlak hayalde zuhur ettii ve varlkta her an yeni bir yaratl (halk- cedd)93 sz konusu olduu iin ve yine yaratma, mutlak yokluktan deil, bir varlk mertebesinden dier bir mertebeye doru olduu iin94 hayal mertebesi sreklidir.95 imdi burada hayalin bu olduka geni ksmna, ontolojik seviyesine deinmeye alacaz. 2-Ontolojik Dzey bnl-Arabnin hayal anlaynn temelini oluturan nokta daha ok ontolojik dzeydir. bnl-Arab ontolojik anlamda hayali iki farkl mertebede ele alr. lk olarak
87

bnl-Arab, Ftht (byr.), c. III, s. 468. Bkz., Eb Zeyd, Felsefett-Tevl..., s. 54. 89 Bkz., Ayn yer. 90 bnl-Arab, Ftht (byr.), c. III, s. 445, s. 467; c. 6, s. 213. 91 Affif, The Mystical Philosophy..., s. 130. 92 bnl-Arab, Ftht (byr.), c. III, s. 467, 468; Eb Zeyd, Felsefett-Tevl..., s., 54, 55; Hakm, Mucem..., s. 449. 93 Bkz., bnl-Arab, Ftht (byr.), c. III, s. 70 94 Age., c. III, 466. 95 Eb Zeyd, Felsefett-Tevl..., s., 55.
88

23

Allah (cc.) dnda btn varlklarn zuhur yeri olan mutlak hayalden bahseder. Dolaysyla bu anlamda btn lem bir hayaldir. Bylelikle bnl-Arab hayali, varln ve yaratmann ilk temel unsuru olarak grmektedir. Ayrca madd duyular lemi ile metafizik gayb alemi arasnda bulunan ve kendine has bir takm zellikleri bulunan hayal (berzah/misal) leminden bahseder. bnl-Arab, hayal lemi olarak adlandrd bu alemde peygamberlerle karlamay ve onlardan birtakm bilgiler almay mmkn grr.96 Bu sebeple hayalin her iki dzeyi de bnl-Arabinin retisinde tasavvufi tecrbe asndan olduka nemlidir. 2a-Mutlak Hayal / el-Hayall-Muhakkik / el-Hakkul-Mahlk Bih / el-Am Bilindii gibi bnl-Arabye gre lemde varln zuhuru yoktan yaratma eklinde deil, ilh tecell sonucudur. Bu anlaya gre mutlak ahadiyyet97 mertebesinde olan Hakk Telnn varln deiik mertebelerinde zuhuru sonucu lem varlk kazanmtr. Hakkn varlktaki ilk tecellisi, mutlak hayal mertebesinde gereklemitir ki, bnlArab bu ilk mertebeye, Hz. Peygambere isnat edilen bir hadise istinaden am (latif bulut) demektedir. eyhl-Ekbere gre am, Hakkn zuhrunu (:keynnet)98 kabul eden ilk mahaldir. O, bu grn u hadisle aklar: Hz. Peygambere (sav.), mahlkt yaratmadan nce Rabbimiz nerede idi? diye sorulunca o, altnda ve stnde hava bulunmayan amda idi eklinde cevap vermitir.99 Arap rfnde am ince bir bulut anlamna geldii iin Hz. Peygamber, amy altnda ve stnde hava bulunmayan eklinde vasflandrmak sretiyle Hakkn keynneti ile bu latif bulut arasnda her ynden bir benzerliin
96 Chittick, Hayal Alemleri, s. 22. 97 Bata bnl-Arab olmak zere bir ok sf mutlak varlk mertebesini ifade edebilmek iin; Kenz-i mahf, Mehl-i mutlak. Gayb- mutlak, Ahadiyyet-i mutlak... gibi bir ok tbir ve ifade kullanmlardr. Btn bu ifadelerle, her trl kayttan ve artlanmadan uzak olan, henz hibir taayyn gstermemi olan L taayyn mertebesine iaret edilmeye allmtr. Bkz., Kl, bnl-Arabde Varlk..., s. 184. 98 Bu noktada bnl-Arab, Hakkn be var olu mertebesinden (:keynnet) bahseder: 1- Hakkn amda var oluu. Hakkn varln kabul eden bu ilk mertebeye yazmzda mutlak hayali incelerken deinmeye alacaz. 2- Rahman, Ara istiv etti. (Th 20/5) ayetine istinaden Hakkn Artaki var oluu. 3Rabbimiz her gece dnya semasna iner hadisine istinden dnya semasndaki var oluu. 4- O, gklerde ve yerdeki tek Allahtr (En-m 6/3) yetine istinden yer yzndeki var oluu. 5-Nerede olursanz olun O, sizinle beraberdir (Hadd 57/4) yetine istinden bizde olduu gibi her varlkta da kendi varlk mertebelerine gre var oluu: umm keynnet. Bkz., bnl-Arab, Ftht (byr.), c. III, s. 465, 466. Btn bu aklamalardan sonra bnl-Arab, Hakkn bu mertebelerdeki var oluunun kendi celline yakr bir ekilde olduunu, Ztnn gerektirdii gibi her hangi bir tasavvur, tebih ve keyfiyet sz konusu olmadn hemen vurgular. Bkz., Ayn yer. 24

olmadna iaret etmektedir.100 Bu metafizik bulut, btn suretleri kabul eder, ayn zamanda varlklara ekillerini verir; hem aktif hem pasiftir, hem alp, kabul edicidir hem de gerekletirici (muhakkik). Dolaysyla varln temel hakikati (hakkatl-vcd) konumunda olan, mutlak varlkta farkllama ve oalma mutlak hayal vastasyla mmkn olmutur.101 Allah (cc.) ite bu latif amda kendi dndaki btn lemin suretlerini aar. Bu anlamda am, suretlere gereklik kazandran bir hayal (el-hayll-muhakkik) dir. nk o, kintn btn suretlerini kabul ettii gibi henz olmam olana da sret verir. te bu, hayalin genilii, her eyi iine alabilme zellii sebebiyledir. Dolaysyla btn lem, bu mutlak hayal dzeyinde varlk kazanr. Btn mevcdt burada, mutlak hayalde zuhur eder. O evveldir, ahirdir, zhirdir ve batndr (Hadd 57/3) ayetinde ifade edilen Hakkn zahiri de mutlak hayaldir.102 Mutlak zt mertebesinde hibir eyle kaytl olmayan Allah (cc.), kendi ilh isimlerini yn- sbite103 lerindeki hakikatleri zere zuhur ettirmek suretiyle, bu ilk tecellide, mutlak hayal mertebesinde kendini, yine kendisine aar. te bu sre, aktif, yaratc hayal olarak alglanmaktadr. 104 lem, ilm ilhde ezel olarak mevcut olduu iin lemin yaratlmas, ilm/mkl dzeyden ayn/mahss dzeye gei eklinde olmutur. Bu ise, ilhi tecellnin, hayalin farkl mertebelerinde zuhuru ile tamamlanr. Dolaysyla mutlak hayal, lm sretleri, ilh tecell yoluyla mhss sretler eklinde zuhur ettiren yaratc, ilh tahayyldr. Tabir caizse lem, ilh muttasl hayalde ezeli olarak mevcuttu. lh muttasl hayaldeki bu hayali vcd, tecelller yolu ile farkl mertebelere ayrld zaman munfasl hayale dnmtr. te bu ekilde lem, ilm dzeyden varlk dzeyine, ilh, yaratc hayal vastasyla gemitir.105 bnl-Arab, bu ilk hakikati ifade ederken, eitli vehelerine gre farkl tabirler kullanr: Am, mutlak hayal ya da Rahmann nefesi tabirleri ayn temel hakikati, her ey
Hadis iin bkz., Kurt, Endlste Hadis..., s. 677, dipnot: 849. bnl-Arab, Ftht (byr.), c. III, s. 465. 101 Corbin, Creative Imagination..., s., 185. 102 bnl-Arab, Ftht (byr.), c. III, s. 466. 103 yn- sbite: Eynn, varlk lemine kmadan nce, ilm-i ilhdeki sabit, mcerret ve makul suretleri. Ayrntl bilgi iin bkz., Aff, Ebul-Al, bnl-Arabnin Sisteminde Ayn- Sbite ve Muteziledeki Mdmt, slam Dncesi zerine Makaleler iinde, ev: Ekrem Demirli, ( z Yaynclk), stanbul 2000, ss., 259-271. 104 Corbin, Creative Imagination..., s., 186.
100 99

25

kendisinden

yaratlm

olan

hakikati

(el-hakkul-mahlk

bih)

ifade

etmede

kullanlmaktadr.106 Bu hakikate bnl-Arab, mutlak hayal der, nk Allahn, ilm-i ezelsine gre, mevcdtn sbit sretlerini tahayyldr. Yine bu hakikate Rahmnn nefesi der, nk bu hakikat, Rahmnn bilinme arzusundan kaynaklanan nefesidir. Am der, nk bu ilk hakikat, bu ilh nefesten hasl olan latif, metafizik buluttur. El-Hakkulmahlk bih der, nk btn mahlkat burada sret ve varlk kazanr. bnl-Arab mutlak hayalde (am) Hakkn tecelllerini kabul edebilme gc grmektedir. Haddi zatnda bu am, Hakkn dnda bir ey deildir. nk o, Rahmnn nefesidir Bu grn bnl-Arab, dier btn sflerde olduu gibi lemin varlnn temel ilkesi saylan ilah ak anlayyla temellendirmeye alr. bnl-Arab, hem Hakkn var oluunu kabul edebilen ve hem de btn kinatn kendisiyle zuhur ettii amnn oluumunu sfler arasnda ska dile getirilen; Ben gizli bir hazine idim, bilinmiyordum. Bilinmeyi sevdim ve mahlkt yarattm.107 kuts hadisiyle aklama cihetine gider. Burada bnl-Arab, Rahmnn nefesi ifadesini insann nefes alna benzeterek aklama cihetine gider. nk nefes alma, insann iindeki sknty rahatlatma hareketi olduu gibi, konuma esnasnda harflerin ve kelimelerin de vastasdr. Rahmnn nefesi de ayn ekilde hem kendindeki bilinme itiyaknn dar vurumu hem de kelimelerinin, dolaysyla da btn varln108 kaynadr.109 Hadiste zikredilen bu ilhi sevgiden, ilh nefes alma hasl olur. nk sevginin sevende bir hareket etkisi vardr. Nefes alma ise kendisine ak olunan iin yaplan bir itiyak hareketidir. te am, Hakkn bu ezeli sevgisinden hasl olan nefestir, Rahmnn nefesi110 dir. Grld gibi am, dorudan Rahmnn nefesine balanmaktadr. Dier

Bkz., Ebu Zeyd, Felsefett-Tevl..., s. 56. Corbin, age., s., 186. 107 Bkz., Acln, smil b. Muhammed, Keful-Haf, (I-II), (Dr-u hy- Trbil-Arab), Beyrut 1352, c. 2, s., 132. 108 bnl-Arabye gre btn mahlkt, Allahn bitmez tkenmez kelimeleridir. O, bu grnBir eyi yaratmak istedii vakit ona sadece ol! der, o da hemen oluverir (Bakara 2/117) ve Mesih, ancak Meryemin olu sdr. O, Allahn resl ve Meryeme att kelimesidir... (Nisa 4/171) ayetlerine istinden aklar. Konu hakknda ayrntl bilgi iin bkz., Bkz., Eb Zeyd, Felsefett-Tevl..., s. 263 ve devam. 109 Chittick, The Sf Path..., s. 127. 110 Bir ok hadiste bu tabir kullanlmaktadr. bnl-Arab, genellikle Fthtda, Rahmnn nefesini Yemen tarafnda buluyorum hadisini zikreder ve yorumlar. Bu tabirin getii hadisler iin bkz., Kurt, Endlste Hadis..., s. 678, dipnot: 861.
106

105

26

mahlkt bu konumda deildir. nk dier yaratlmlar, Hakkn ya ol emri111, ya tek eli112 ya da iki eli113 vastasyla varlk alannda zuhur etmilerdir. Am ise byle deildir, onun zuhuru zellikle Rahmnn nefesiyledir. 114 bnl-Arab, Hakkn ilk keynnetinin bu ekilde isimlendirilmesini de bu noktada belirginletirir. nk daha nce de bahsettiimiz gibi am Arap rfnde bulut anlamna gelmektedir. Bulut ise buharlamadan meydana gelir. Buharlama ise bnl-Arabnin deyimiyle kintn temel unsurlarnn nefes almasdr. te bu tibarla Hakkn ilk keynneti olan mutlak hayale am denilmitir.115 Bir farkla ki; Hz. Peygamberin de vurgulad gibi, metafizik anlamda kullanlan bu amy, yani mutlak hayali hibir ey kuatamaz ve ona hkmedemez. Fakat fiziki anlamda bulutu hava kuatr ve onu istedii yne sevk eder. te bu itibarla Hz. Peygamber Hakkn ilk zuhurunu kabul edebilen amdan bahsederken, onu havann kuatamayacan zellikle beyn etmitir. Zr o, Rahmann nefesinden meydana geldii iin varlklar ierisinde Ona en yakn olandr.116 Hakkn ilk zuhur yeri olan bu am, lemin zarf, mekn olan hal ile doldurulmutur. Hal ise, maddlik sz konusu olmakszn vehm bir uzam (imtidad- mtevehhem) dr.117 te bu noktada bnl-Arab am/mutlak hayale her eyin kendisiyle yaratld Hakk (elhakkul-mahlk bih) der. Burada amya Hakk denilmesi Rahmann nefesinin ayn olmasndandr. Nefes ise, nefes alann iinde gizlidir. Btnda iken btnn, zhirde iken de zhirin hkmndedir. Btnda ilk, zhirde ise sondur.118 Allah ile mutlak yokluk arasnda bulunup, her ikisinin zelliklerini tayan bir berzah olduu iin amnn iki yn vardr: Hakka ait btn yn, halka ait zahir yn. Btn ynyle Hakkn nefesidir, zahir ynyle btn lemin zuhur ettii ilk unsurdur. Bu berzah vastasyla bir taraftan Hakk, mahlktnn sfatlarn kendine izafe ederken (tebih), dier taraftan mahlkat, Onun

Alemin Hakkn ol: kun emri ile yaratldn ifade eden; Bir eyi yaratmak istedii vakit ona sadece ol! der, o da hemen oluverir melindeki ayetler iin bkz.: Bakara 2/117; l-i mrn 53/47, 59; Enm 6/73; Nahl 16/40; Meryem 19/35; Ysn 36/82; Gfir 40/68. 112 Mahlkatn yaratlmasyla ilgili bu tarz ifadelere hadislerde ska rastlanmaktadr. Hakkn tek eliyle yaratmasn ifade eden hadisler iin bkz.: Kurt, Endlste Hadis..., s. 678, dipnot: 859. 113 Hakkn iki eliyle ya da elleriyle yaratmasn ifade eden ayetler iin bkz.: Ysn 36/71; Sd 39/75; Zriyt 51/ 47. 114 bnl-Arab, Ftht (byr.), c. III, s. 466. 115 Ayn yer. 116 Ayn yer. 117 Hal: Cisimden bamsz her hangi bir harici varl sz konusu olmayan vehm boluk, fez. Alemin mekn. Maddeden ayr bir varl dnlmedii iin salt bir ey deildir. Bkz. el-Crcn, et-Tarift, s. 113. 118 Age., c. III, s. 466, 468; Corbin, Creative Imagination..., s., 186. 27

111

sfatlaryla sfatlanabilir. Yine Hakk, zt itibaryla mutlak mnezzeh kalrken bu mutlak hayalde kendini zhar eder.119 Btn varlklarn kendisinde ekillendii amnn mutlak hayal olmasndan hareketle bnl-Arab, Allahn dnda btn lemin hayal olduunu syler. nk btn kainatn temelinde am vardr. Ulv ruhlardan, srekli Hakk mahede etmelerinden dolay kendilerinden gemi meleklerden (mheyyemn) lemin btn tr ve ahslarna kadar btn varlklar ite bu amda zuhur etmilerdir. Bu noktada bnl-Arab, yaratln mutlak yokluktan varla doru deil, varln bir mertebesinden dier mertebesine doru, zafi yokluktan yine izaf varla doru olduunu vurgular. Ve yaratl bir halden baka bir hale, bir eyden baka bir eye doru sreklidir. 120 te btn bu yaratln temelinde yatan ise bnl-Arabnin el-hakkul-mahlk bih eklinde isimlendirdii Rahmnn nefesi olan am, yani mutlak hayaldir.121 2b-Btn lem: M Siv Mutlak hayalin btn varlklarn ilk, temel esi olmasndan hareketle bnl-Arab btn lemin bir hayalden ibaret olduu grn aklamaya alr. Fakat bu noktada daha ok hayalin negatif ynne, yokluk anlamna vurgu yapar. Daha nce de bahsetmeye altmz gibi hayal, bir berzah olmasndan dolay paradoksal bir ekilde hem mspet hem menfi ynde ift anlamldr: Hayal ne vardr ne yok, varlklarn hem en snrl hem de en geni kapsaml olandr. eyhl-Ekber, mutlak hayal, Rahmann nefesi olan am sz konusu olduunda onun gerekliinden, geni kapsaml ve hakikat oluundan bahsetmekle beraber m siv sz konusu olduunda ise onun yokluk ynne meyleder. yle ki; hakikatte varlk Allaha aittir, konuturan, hareket ettiren, icat edip yok eden hep Odur. Allahn dndaki btn suretler ise, kendilerine nispet edilen btn eylerle birlikte kurulmu bir hayaldir. Bu noktada bnl-Arabi, btn kinat ve burada husle gelen eyleri glge oyununa benzetmektedir. te tpk glge oyununda olduu gibi, lemde de suretleri var eden onlar hareket ettirip durduran ile bizim aramzda gerilmi olan bir perde vardr. te bu perde bizimle Onun arasn ayrr.122 Bu noktada mahlkatn varl, btnyle hayalin hakikatine uygun dmektedir. nk mmkn varlk, mutlak varlk ile mutlak yokluk arasnda bir berzahtadr. Mutlak vcd, bizatihi
119 120

Chittick, The Sf Path..., s. 126. bnl-Arab, age., c. III, s. 466; Kl, bnl-Arabde Varlk..., s. 190. 121 bnl-Arab, Ftht (byr.), c. III, s. 466,467. 122 bnl-Arab, Ftht (byr.), c. III, s. 467. 28

zorunlu olarak sadece Allahndr. Bunun mukabilinde ise hibir ekilde varlk kabul etmeyen mutlak yokluk vardr. Mutlak vcda yokluk asl izafe edilemeyecei gibi, mutlak yokluu da varlk izafe edilemez. Mahlktn varl ise, bu ikisi arasnda hem varl hem de yokluu zt olarak kabul edebildii iin123 m sivnn varl, hayalin hakikatine uygun olarak hem vardr, hem de yok. Bu ekilde lem mutlak Vcd ile mutlak hilik arasnda bir yerdedir. Bir ynden lem Vcd ile ayn iken, dier ynden Ondan ayr olup hilikle ayndr. Hz. Peygamberin nsanlar uykudadr, ldkleri vakit uyanrlar hadisi, bnl-Arabnin, bu lemin bir hayal olduu dncesini destekleyen geleneksel bir metindir.124 bnl-Arabiye gre bu hadisle bu dnyada, hissi lemde alglanlan eylerin uyuyan kimsenin alglamas gibi hayal olduu vurgulanmaktadr. nsanlar bu dnya ile ahiret arasnda bir berzahtadrlar ki bu da hayal makamdr.125 Ayrca bnl-Arab, Vcd ile eya arasndaki ilikiyi aklamak iin Fussta glgek ilikisini anlatr. Glge alan, hayal ile ayndr; nk glge, tpk hayal gibi iki ynden, hem k hem de eya ynnden tanmlanr. Burada bnl-Arab, mutlak vcda nur, mmkn vcda ise glge der. Zt ve asl olan nurdur. Glgenin ise , nurun varlna bal olarak ancak izf bir vcda sahip olabilir. Dolaysyla lemin varl zt ve gerek deil, vehmdir. Allahn Zatndan baka her ey berzahta bir hayal ve uup giden bir glge olduu iin126 gerek varlk (el-vcdul-muhakkak) sadece Allaha aittir. Hakk Tel bu hayal varlkta ancak onun hakikati nispetince zuhur eder, ztyla asla zuhur etmez.. Hakkn zat dndaki her ey srekli deien bir hayal ve yok olup giden bir glgedir. te bu sebeple; dnya, ahiret, bu her ikisi arasnda olanlar, ruh, nefs... ksacas Onun ztnn dndaki her ey asla tek bir halet iinde bulunamaz. Srekli bir suretten, dier surete deiip dururlar. Bu ise hayalin ta kendisidir.127 Ksacas lemin varl, hem mutlak varlk (nur) ile mutlak yokluk (glge) arasnda olup bu her iki ynden tanmlanmas, hem de srekli deimesi ve belirsiz olmas tibaryla hayal ile ayndr. te bu ekilde bnl-Arab, hayale en byk berzahtr, onu bilmeyen hibir eyi bilemez gibi pozitif anlamlar yklemekle beraber, lemden bahsederken, berzahta bir hayal, uup giden
123

Age., c. III, s., 374. el-Kn, erhu Fuss..., ss., 140-142; Chittick, Hayal Alemleri, s. 44, 45. 125 bnl-Arab, Ftht, (byr.), c. III, s., 470. 126 Chittick, Hayal Alemleri, s. 44, 45; Corbin, Creative Imagination..., s., 191, 192. 127 bnl-Arab, Ftht, (byr.), c. III, s., 470; Dnan, Gholam Hossein, Mevln ve bn-i Arabye Gre Hayal lemi, ev: Firdevs Pshbn, Uluslararas Mevln Bilgi leni Bildirileri, iinde, (TCKB. Yay.), Ankara 2000, s., 514.
124

29

bir glge eklinde negatif anlamlar da ykler. Bu, hayalin belirsizlii ve ift anlamllndan dolaydr. Burada bnl-Arab, yine bir ok vesleyle yapt gibi, hayale istinaden kendi vahdet anlayn aklamaya alr. Esasnda tek bir hakikat, tek bir ayn vardr, farkl olan mahal, hkm ve nispetlerdir. Bizim hiss ve gerek zannettiimiz ey ise esasnda hayaldir. lemde, kimisi hayal, kimisi hiss olarak grlen eylerin esasnda tamam hayaldir. Bu noktada bnl-Arab, ancak sofistlerin128 kendilerinin bu grlerine yaklaabildiklerini, fakat onlarla da aralarnda esasl bir fark olduunu vurgular. yle ki septikler; btn bu belirsizlie, deikenlie istinaden hibir hakikatin olmadn iddia ederler. bnl-Arabye gre ise, btn her ey deiken ve belirsiz olmasna ramen hakikattir, gereklii vardr.129 nk ona gre biztihi hayal bir hakikattir, hem de btn varlk mertebelerinden daha gerek, daha mkemmel ve daha kapsaml olan bir hakikat. 2c-Hayal (Misal/Berzah) Alemi Hayalin berzah olma fonksiyonuna mukabil olarak, bnl-Arabnin kozmolojisinde, madd mahede lemi ile metafizik gayb lemi arasnda ara bir leme ya da dzeye iaret edilmektedir. Bu ise, varlklarn gerek sembollerinin bulunduu nrn misal/hayal lemidir. Ruhlar leminde bulunan her bir ferdin, cisimler aleminde brnecei sretlerinin bir benzeri, bir rnei burada bulunduu iin bu leme misal lemi denilmitir.130 Hayalin metafizik yn btnyle bu leme baldr. nk btn varlklarn temel gereklikleri gerek semboller olarak burada zuhur etmektedir. Bu lemdeki semboller, bu temel, basit suretlerinin tesinde, onlar aan anlamlar tarlar, dolaysyla da yorumlanmalar (tevil-tabir) gerekmektedir. te bu sembolik gereklik, aktif hayalin idrakine iaret etmektedir.131 Ayn zamanda bu lem, ekil, boyut ve alana sahip olduu iin cismi ve cevheri olan, ayrca rasyonel btn ideleri sembolize eden bir evrendir.

128

Septisizm/phecilik: Hibir bilginin kesin olamayacan, akln asl tereddtten kurtulamayacan, bu yzden de yakn bilgiye ulamay mmkn grmeyen akm. lk temsilcileri eski Yunanda ki sofistlerdir. Bkz., Bolay, S. Hayri, Felsef Doktrinler Szl, (Aka yay.), Ankara 1990, s., 232. 129 bnl-Arab, Ftht, (byr.), c. VI, s., 334. 130 Kl, bnl-Arabde Varlk..., s. 250. 131 Corbin, Creative Imagination..., s., 190. 30

Dolaysyla imajinal lem, uyumluluklarn ve sembollerin dnyas olarak karmza kmaktadr; gerekliin eitli dzeylerini bir birine balayan dnyann merkezidir.132 Misl lemi, yar bamsz bir alan olarak tanmlanan ara bir lemdir. Grnmeyen ruhlar lemi ile grnen maddi alem arasnda, hem ruh hem de maddenin sfatlarn ve zelliklerini tayan bir lemdir. rnein cinler bu alemde yaarlar.133 Genel olarak insanlar bu leme uykularnda ularlar, sekin kullar ise uyankken (yakaza) de ulaabilirler. te bu hayal gereklik kendisini tanmlayan iki aleme (gayb-mahede) ne btnyle benzer, ne de onlardan tamamen farkldr. Bu her iki lemin toplamndan ibaret olduu iin en geni varlk mertebesidir. nsan, bu en geni mertebeye dier varlklardan en ok layk olandr. nk insanda bu hayal lemine paralel bir ekilde hayal yetisi vardr. Ne salt mnev varlklar, ne de mele-i ldaki rhni varlklar byle bir yetiye sahip olmakla muttasflardr. Byle olmakla beraber onlar hayal mertebesinde hayal suretlere brnebilirler. te buradan hareketle bnl-Arab, insann bu en geni hazrette hayal suretlere brnmeye dier varlklardan daha layk olduu sonucuna varr. Hayal yetileri olmad halde rhn varlklar bu lemde temessl edebiliyorlarsa, kendisinde hayalin hakikati olan insan bu ekilde suretlere brnmeye onlardan daha layktr. Fakat bu zellie en ileri dzeyde ancak havs sahiptir. Sradan insanlar bu leme sadece uykularnda girebilirler.134 bnl-Arab bizatihi kendisinin bu tarz hayal tecrbelerinden Fthtnda ska bahseder. Bu lemde Hz Peygamber135 ve dier nebilerle grr, kendisinden ok nce yaam Allah dostlaryla buluur, Kbenin hakikatini mahede eder ve onunla konuur...136 bnl-Arab hayal lemini en mkemmel lem olarak tanmlar. Gerek varlk alan olarak grr. Hayal leminin btn her eye tahakkmnn olduunu iddia eder: Bu lemde, mnlar ete kemie brnr, somut bir hal alr, varlklar bizatihi kendilerinden kaynaklanmayan varlklar kendi ztlar ile kaim olarak gzkrler, ekli olmayan ekle
132 133

Schwarz, Kadm Bilgeliin..., s. 384, 385. Chittick, Hayal Alemleri, s. 43. 134 bnl-Arab, Ftht, (byr.), c. VI, s. 61, 62. 135 Nitekim eyhin en nemli iki eseri Ftht ve Fussun kaleme aln hakknda bu tarz tecrbelerini geni geni anlatr. Fussun yazl hakknda bkz., el-Kn, erhu Fuss..., s. 9; Konuk, Ahmed Avni, Fussul-Hikem Tercme ve erhi, Haz.: M. Tahral- S. Eraydn, (M FV. Yay.), stanbul 1999, s. 97. Fthtn yazl hakknda ise bkz., bnl-Arab, Ftht, (thk..), c. I, s. 46. 136 bnl-Arab, Ftht, (thk..), c. I, ss., 216-219. 31

brnr ve muhal olan mmkn olur. 137 Ksacas bu anlamda hayal, rhn lemle fizk lem arasnda, her ikisine de ynelik olan ve kendine has zellikleri bulunan bir varlk mertebesidir. Hayalin btn mertebelerinde olduu gibi bu lem de; aydnlk-karanlk, grnen-grnmeyen, zahir-btn, yksek-alak ve latif-youn gibi birok ztlar iftine dayanarak dile getirilir.138 Sonu olarak, bnl-Arabye gre hayal, hangi dzeyde olursa olsun ara bir durumdur ve paradoksal bir ekilde iki anlamlla iaret eder. Bu ynyle, bnlArabnin hayal hakkndaki bu aklamalar, epistemolojik ve ontolojik dzeyde, hemen btn felsefi sistemlerde karlatmz bir problemi; mklt ile mahsst ve fizik ile metafizik arasndaki ikilik ve kartlk problemini zme kavuturma abasna matuf gzkmektedir. Epistemolojik dzeyde, maddeden mcerret mnlar ile madd leme taalluk eden duyumlar arasnda, hayal vastasyla karlkl bir geililik salanr. yle ki; bu seviyede hayal, soyut mkul eyleri, hiss suretlere dntrp, sembolletirmek suretiyle hislere, duyumlardan kaynaklanan kesif suretleri de daha latif bir hale sokmak suretiyle dnlr eylere yaklatrr. Bu sayede mklt ile mahssat arasndaki ikilik ve eliki mutlaklktan karlm olur. Ayrca hayal lemi, hakikatin sembolleri ve delletleri lemidir. nsandaki hayal yetisi, bu leme bitimek sretiyle oradan marifet elde edebilmektedir. Dolaysyla vahiy ve ilham gibi marifete taalluk eden tecelller de bu kavramla aklanr. Ayrca hayal, iki kart durumun zelliklerini tamasndan dolay; Allah-lem ilikisi, tebih-tenzih, zt-sfatlar, birlik-okluk, cebr-hrriyet gibi paradoksal durumlar idrak edebilmektedir. Yine genelde sfilerin, zelde bnl-Arabnin eserlerinde ska rastladmz

paradoksal ve sembolik ifadeler ile zengin iirler hayalin kendine has ileyi tarzndan kaynaklanmaktadr. Bu sebeple hayal hakknda sylenen btn bu deerlendirmeler bizi, bu tarz ifadelerin bir biriyle elien ifadeler ve sradan benzetmeler olmayp bizatihi lemin mahiyetinden kaynaklanan hakikatler ve semboller olduu eklinde olduka nemli baz sonulara gtrmektedir. Zr bu husus, tasavvuf metinlerin doru okunup yorumlanmas asndan nem arz etmektedir.
137

138

bnl-Arab, Ftht (byr.), c. III., s. 275. Chittick, William C. bn Arbye gre Hayal Alemi ve iirsel maj, Varolmann Boyutlar iinde, ev: Turan Ko, ( nsan yay.), stanbul 1997, s. 309. 32

Ontolojik dzeyde ise metafizik ile fizik ya da Allah ile lem arasnda varsaylan ikilik ve eliki, en genel anlamyla hayal vastasyla bir birine yaklatrlmak sretiyle aklama cihetine gidilmitir. Filozof ve kelamclar farkl frkalara blen bu problemi eyh, hayal anlay ile zmeye almtr. te bu anlay vastasyla hdis, fn, nks ve snrl olann; kadim, bk, mkemmel ve mutlak olandan zuhuru aklanabilmitir. Hatta ou zaman bu ikilik ve eliki tmden ortadan kaldrlm, temelde tek bir hakikat, grnte ise bir ok yn ve nispetin olduu vurgulanmtr. Dolaysyla her ne zaman bnl-Arabnin sisteminden bahsedilecek olsa, bunu tanmlama da kullanlacak ifadeye srekli vahdet izafesi yaplacak gibi gzkmektedir. nk gerekte varlk sadece Allaha aittir, Onun dndaki her ey ise mutlak hayaldedir.

33