K A DIN

KADIN ELE~TJRiSi NEyj OERC;EKLE~TIRDi?
Jale Parla 99

L ;\ R I N
Iul in Kr ivrcva

ZA1'llr\NI

HAREM DEN KADIN PARTlsiNE OiDEN YOLDA KADIN DEROiLERl VE ONcD KADINLAR
I
Zehra Teska

116

19. yiizyrltn
Sosyulizm'in

diisii

ve gcn;ckli!ii olan ulus, 1929 huhrruuyla vc
olusruran

Nasyonul

Marx'a gore temel dayanuklanm varnusa bcnziyor.

iktisndi turdcslik, Diinya Sava-

SO'U YILLARDA TORKiYE'DE

FEMiNiZM

tarihsel gelenek vc dil birliglnl imhn etmcsiylc birlikic hell) doruk noktasrna hem de snurlnrmu Gcrcekten de, ikinci

Ayse Duzkan - Mellem Ahrska 145

r

c

r
96;

Salih Ecer,

42; Cevdct Koral, 70;

Roni Margulies,
143.

Mehmet Yasin, 114; Orhan Tekelioglu,

DEFIER DEROist 1-20. SA YILAR KAYNAKC;ASI
163

~1'nIB, terimin yukanda andigrmrz anlannyla, 111usaJ dcgerlcr ndina snvusrlnll~ olsa da, bir gerccklik olarak ulusa son verdig] iddia cdilebilir; 0 noktadan itibaren UIIlS, toplumsal ve felscfi i~ bliliinliigiinii yitirerck, ynlnizca ideolojik ya cia dar anlnmryln siyasal amaclar l1gruna kullatulan bir yumlsama haline d[)l1li~lii. Bir an once bu rnakaledc bizi \lgra1(1 racnk ol.giil sorunsala vnrrnak icin, iktisadi tiirdesli): ya-ulsamasnun ycrini k(/r~lirklr 11£18111lhlrga brrakugrm scyleyebiliriz - sozkonusu olan iktisadi super gi.i~lcrden birine boyun cgmek olrllathgl durumlarda ... Tarihsct gclcnck vc di! birJigi ise daha knpsayrci ve derin bclirlcyicilcr olnrak ycnidcn sckillendirildiler. Tarihle cografyaum i<;:i~egecmcsinin SOIlLlCU olurnk olu~rnll~ killHire! ve cograli hafrza diyc tanunlanabilccck bir sitngescl pavd« ... flu haftzanm cesitli bicimlcri, bugun halfi kullaruhyor olsnlar cia g[j~'lcriJli yitirmekte ohm siyasal partilerin iizcrinde yeniden scrpi!itirildigi YCIl; toplumsal bolgeler yarauyorlar, Btltuu toplumsal bolgelcrin payla~tlgl btl hafrza ya du sirngcscl payda, ayru zamauda, iktisadi kurescllcsme vclvcyn hiri"\rneklesmenin otcsinde. 1I111slnn a~i1n ve kimi zumun b(i[(in bir kl1:1YI kusutan kimi uze:!:I,leri aC;lga ';lkanyor. Boylclikle ulustan iistlln yeui bir toplumsal grl1p kurulmus

oluyor; Kendi ozgOn yonlerini

kaybctmck

bir yana,

I

ulus, bu grubun icindc onlan ycnidcn kesfcdip. tuhaf bir znmansnihk, hir tilr "gelecekte tamamlanunshk" icinde vurguluyor: uylc ki en basunlmrs gecmis, en modern bir rnantrki ve sosyolojik d;lgl1lll1 tiirilnc. kcudine 67g0 bir yon kazandmyor. Cunku bu haf'iza ya da ortuk simgescl pnydn, zuman ve mckfln icindc biraraya gclmis insanlarm maddi liriinkrin iiretimiyle (yani iktisatla vc blll11111 gcrcklirdigi insan iliskileriyle, ikncgin siyusctlc
\'5.) ilgili sorunlnra kaimasryla.Tmyat
VC

vcrdigi cevaplarla olumlc, bcdcnle,

dcgi I, ycnidcn iiretimle. turun varsckslc vc simgcylc ilgili, Egcr, or-

8 Defter

negin Avrupa'run boylesi bir sosyo-kiiltiircl grup oldugu dogruysa, ban a oyle geliyor ki bu grubun varolusunun tcrnelindc, ortak haftzayla elbette iyi~e gecrnis olan arna ozellikle, ortaklannm baskrsi alunda hrzla degi~ebilen iktisat degi], kendisini sanattn, dindc, fclsefede ifade eden bu "simgcsel payda" var, Boyle kurulmus bir toplumsnl grubun, hem koklcrini bclirli bir ycniden uretim tarzinda ve bu lawn, biyolojik ulrtl, zarnana harac odemek zorunda clan insaniyetiyle i liskileudiren tasannundu bulan bir dayalllkfdlgl; hem de ortak simgescl paydanrn, evrenselligi dolayrsiyla, bir baska S05yO-

ktllulrel simgesel paydada yankrsuu bulma zorunlulugundan kaynaklanan bir kmlganhg: oldugu a~ik1ir. Bu yuzden daha kendisini yeni kurmusken
Avrupa'dan, kendisini baska ulus-otcsi sosyo-kulturel gruplara 6zgil kiiltiircl, sanatsal, Ielsefl ve dinscl kurgularln knrsrlasurmasr, halta onlarda kendisini bulmast isteniyor. Sozkonusu varliklar tarihsel baglarla baglt oldugunda (Avrupa ve Kuzey Arnerika ya da Avrupa ve Latin Amerika orneklerinde oldugu gibi) bu dogal gorunuyor: arna ayru fenomen, simgesel diye adlandrrdrgumz paydanin evrenselligi, gecmisrc de bugun de birbirine kar§lYI11I~ gibi g6riinen ilretim ve yeniden uretim tarzlanrn (orn. Avrupa ve Hindistan ya da Avrupa ve Cin) yan yana koydugunda da meydana geliyor, Kisacast A vrupa tam bir sosyo-kulturel topluluk sozkonusu oldugllndu, surekli olarak ikili bir sorunsalla karst karstya kaliyoruz: tarihsel katmanlasrna sonucu olusan kimlik'leriyle, turihten kacarak antropolojiye toslayan bu arular baglanusuun yol ar;:tlgl kimlik yitiini. Basku bir deyislc, iki zaman sal boyutla karsr karsiyayiz: r;:izgiscl tarihin zamant ya da (Nietzsche'nin dcdigi gibi) alaskan zamall ve baska bir tarihin zamaru, dolayrsiyla baska bir zaman, bu ulus-otesi sosyo-kulturel topluluklan daha da buyuk varliklnr icinde kusatan (yine Nietzsche'yc gore) anttsal zamall. Bu tiir sosyo-kulttlrel organizmalann dinamiklerini ozetlediklerini dii~iind(igiil11 bazi olusumlarn dikkat cekmck istiyorurn. Soru sosyo-kulttircl gruplarla, yani tlretimdeki yerleriyle, ama ozellikle de yeniden urctim tarzi ve tasanrnlarmdaki rolleriyle tarumlanan gruplarla iJgili; sozkonusu gruplann tasartmlan, bu olusumun ozgill sosyo-kiiltilrel ozelliklerini tasisa da, grupla iliskileri raprazdlr ve onu diger sosyo-kulturel olusumlara baglar. Akhrnda ozelliklc ya~ gruplan (ornegin, Avrupa'mn gen~ insanlan), cinsel b6liinrneler (6mcgin "Avrupalt kudmlar") vcsairc gibi sosyo-kUlWrcl gruplar var. Avrupa'daki "gCI1~ insanlar"l11 ya da "kadllllar"ll1 bir tikellikleri 01dugu elbette a~ikftr uma onlnn "gem; insanlar" ya da "kadllllur" diye (aI1l1nlayan §cyill onlan Avrupa'daki kokenleri ile r;:apra;~ bir i1i~kiye soktLlgu ve Kuzey Amerika ya da C;in'deki bcnzer gruplarla ili§kilendirdigi de aym derecede a~ikfir. Yani, aym zamanda "antlsal tarih"e de ait olduklan

. ijl~iidc, yalruzca Avrupah "gene insanlar" ya da Avrupah "kadmlar" 01makla kalmayacnklar, son dcrcce ozgUl bir tarzda ycnidcn urctim ve tasurunmdaki yapisal ycrlerinin evrenscl ozelliklcriui yankrlayacaklardrr. Bu yilzdcn, izlcycn sayfalnrda okur, once Avrupa'daki kadrnlar sorunsaluu, zaman iizerine bir incclcmeye yerlcstirmc yolunda bir cabayla kar§Ila~ucak: feminist harekctiu hem devraldrgr hem de d6nii~t(irdiigU bir znmall. [kinci olarak iki evreyi ya da iki kndrnlar kll~agllll ayirdcuneyc calr~acagIl11. Bunlnrin her ikisinin talcplcri de dolaysiz bir sekilde cvrensclci ve kozmopolit olmakla birliktc, yine de birinci kll~agll1 daha ~ok (yukanda tel kin edildigl sekliyle) ulusal sorunsal tarnfrndan bclirlenmis, ikincisinin ise daha cok "simgescl paydadaki yerlcri tarufindan bclirlcnmis olmasi vc dolayisiyla A vrupah I'e Avrupa-otesi olmasi bnkrmmdun ayirdcdilebi lirler, Son olarak, hem iizcrine egilinen sorunlar hem de onerdigim r;:o7.Unllcllle tam araclliglyla, bundan boyle kapsanu dunya olycginde alan bir alanda, bir Avrupali -ya da hie dcgilsc Avrupali bir kndin- icin takuulabilecck, benim gecerli buldugum bir tavn sunrnaya cahsacagjm.

Hangi Zaman?
Joyce'un dedigi gibi, "Babanm zamam, anncnin tfir(i"; gcrcekten de insan kadrnlann adim ve kaderini dii~iindiiglindc, (.(lIIrall, 0111~ya da tariluen z.iyade, insan tiirunil yarn Ian ve §ekillcndircnllleUilll uklmdan gcciriyor, 0,-nellik, onun seceresi ve kazalanna iliskin modern bilimler, kcndisi de belki toplumsnl-tarihscl konjonkturun bir sonucu olan bu sezgiyi kendi tarzlannda dogrllillyoriar. Hastalannm dii~ vc funtazilcrini dinlcdiktcn sonra Freud, "isteriuin rnckflna bagh oldugunu" I d[j§iinmli~lil. Cocukl.mn simgcseI islevi edinmesiylc ilgili daha sonraki urasurmalnr, anne scvgisinin siirckliligi ve niteliginin, ~ocug\lll gtilrnesini saglayan, sonra da sonucta isaret ve sozdizlmine varan simgesel gosterhnlerin tiilllUnii saglayan ilk mekansnl referanslann belirmesini kosulladigim gostermcktedir.? Dahasr, antipsikiyatri vc psikozlarm tedavisinde kullanrldrgr haliyle psikanaliz, transferans ve iletisim kapasitesini hastnya kazandrrrnazdan once, ycni rnekflnlann, allne mekfUlllldaki cski yelcrsizliklcri (amir eden tal min edici ycdcklerill diizenlelllllcsine giri§irler. Orneklcri ~ogall<lbilirim. Ancak hersi dc

2. R. Spitz. La Premiere Anllce de la I'it? dc /'{·lIjiml. P'lri~: pur. 195R: D. WinniCOli. Jell (I ,.hlli!.'. Pnris: Gallimard. 1975: Julia Krislcva. "Nom.~ (/t' Jicu" ill I'olylogll". Paris: Edilion~ du Scuil, 1977.

I. Sigmund

rreud vc Carl G. lung, Correspondellce.

Paris: G~lIiman.l, 1975. 1:87.

10

Defter

K:I<llnl:1f111

Znruaru

11

sayrsiz anacrkil goriillUrnlu (vc anaerkil olarak ycniden belircn) dinin "kadm?a atfeuikleri rnekfin sorunsalmda birbirlerine yaklasirlar; Platen da kendi sisteminde antik ~agdaki atomistleri ozctleycrek mekflm cllOra'llIll, matriks uzaymm crisihnczi olarak bclirunistir; bcslcyici, adlnndmlamaz, Bir'i, Tann'yi onceleyen, dolayrsiyla metafizige kar§1 gelcn. Zamana gelince; kadm oznelligi, temclde mcdcniyet tarihi boyunca bilincn ~ogul zarnan halleri arasmdan 'tekrariama ve ebediyet: koruyan ozgtll bir onlem saghyor gibidir. Bir yanda dongulcr, gcbclik, dogamnkine uyan ve kliselestiriciligi dehset verebilecck bir zamansalhk dayatan ancak duzenlilig] ye cznellik-otesi zaman clarak, kozmik zaman olarak, yasanan seyle ahengi basdondurucu g6riilerc ye adlandrrrlarnaz jouissance'a" yol u9un- bir biyolojik ritrnin ebedi tckran vardtr, bte yandan da, belki de bunun sonucu olarak, anrtsal zumansallrgm hicbir ~atlagl ya da kayl§1 olmayan kUtlescl varhgr sdzkonusudur; bunun (gecen) cizglsel zamania 0 kadar az alakasi vardir ki, "zamansnlhk" sozcligU bile pek uyrnaz: Hayali mekftn gibi her seyi kapsayan ve sonsuz olan bu zamansalhk, insana Hesiodos'un efsanesindekl Kronos'u, babasi Uranos'tan aytrrnak icln Gaia'yr.kutlesel varlrgryla snnp sannalayan ensest iliskisi icindeki ogiu hatrrlatrr, Ya da insanin akhna, tum dinsel inanclardaki kendilerini onceleyen ya da aym zamanda bulunan bir anne kliltiiniin izini surduren cesitli yenidcn dirilme efsaneleri gelir; bunun en yak In zamanlardaki incelmis bir 6megi alan Hrristiyanhk'ta Bakire Ana'mn govdesi olmcz, ayrn zarnan icinde bir mekansalhktan digerine (Ortodoks inancma gore) uykuya dalma yoluyla, ya da (Katolik inancma gore) uruc yoluyla hareket eder.J Btl iki tiir zamansalligm (dongiisel ve arntsal), zorunlu olarak annelikIe ili§kili gorlildiigU Ol~Ude kadm oznellijiine gelencksel olarak baglanryor olrnasr, bu tekrarin ve bu ebediyctin ge§itli medeniyet ye deneyirnlerde, ozellikle de mistik olanlarda, tck degilse de temel zaman kavrarnlan oldugu ger~cginj unutturrnamuhdrr bize." Belli bazi modern feminizm akrmlannm kendilcrini burada buluyor oimalan, onilln "erkek" dcgerleriylc temclden uzla§maz blmaz. ' Buna kar~!llk. kcndini sczgiye blrakan kadm oznelligi. beIirli bir zaman kayranllna gore bir sorun oillr: tasan, teleoloji, 9izgisel ve .gelecege dO!1lik l19lhm olarak zaman; yola ylkt~. ilerleme ye van~ olarak zaman ba~ka bir deyi§lc tarihin zalllam.5 Bu Wrdcn' zamansalhgm her medcniye-

* 7.c\'k. ha7. (~.n.)
3. Bk7.. julia Kristcva, "Ilcrcliquc de l'amour", Tel qlld, no: 74 (1977}. 55. 30.49. 4. 13k7..H.C. Pucch. La CliNe ,,/ It, t<'1II1'5. Paris: Gallimard, 1977. 5. Bkz. Alice Jardine. "Introduction to Julia Krislevu's 'Womcns's Time''', SigH5, c. 7, no; 1 (1981),55.5-12.

lin mantrksal vc onlolojik degcrlcrindc ickin oldugu, hu zamansalhgm digerlerinin saklamaya ~all§lJklan bir kopusu, bcklcntiyi, ya da tsurabi a~lga vurdugu, simdiyc kadar bol bol gosrcrikli. Bu cizgiscl znmnmn citmlclerin telaffuzu (isim + fiil; konu-yorum: bas-son) oluruk gCiriilen dilin dc zamam oldugu; bu zarnanm kendi cngcline, aym zamanda 0 telaffuzun da -6Iiimengeli olan cngelc dayandig: da cklcnebilir. Bir psikanalist buna "saplanulr znruau" diyecektir, 7.:UIlHlIHl cgerncnliktc koleuin gercek yaplsllli fark edcrek. Hauralarmdan rstrrap duyan kadrn ya da erkck isterik, kcndi bcnligini daha ziyade daha onccki zamansal hallerde bulacakur: d6Ilg(j~el ya da arutsal. Belki de ruhsal ynpilara gom[iJmii~ olan btl zulrk, belirli bir medenlyeuc yinc de toplumsal gruplar vc idcolojiler arasrudaki bir zltllg:l donU~lir; bu sekilde bazi Ieministlerin radikal konumlan, spiritilel ya dn mistik esinli bazi rnarjinal gruplarm soylerniyle, ve ne tuhuftrr ki, ycni bilimsel kaygtlarla birlesir. Mekfindau aynstmlnrnayacuk bir zuman sorunsalt, surekli genisleyen ya da kazalar ve fclaketlerle riunini bulan bir mekan-zaman, gerek uzay bilimcileri, gerekse genctikcileri surek li ugra§tlrrmyor mu? Dstelik, baska bir duzcyde, bi Iginin saklanmasi \'C yeniden Uretirniylc kendini gostercn yagda~ medya devriminin, talebin kuprislerine bugh olarak donan ya da genisleycn, kuynngma doncn arna denctlenerneyen, oznesini ttimuyle atluyrp ge~ell ve kendisindeu yararlnnanlara sadcce iki mesguliyct brrakan -Kim kaynak (programlamnl uzerindc cgemcnlik kuracak , kim sonll~ (kullaunn) iizcrindebir zamnn fikrini ima clligi de dogru degil mi? Bu yazmrn cerccvesi icinde, duyulrnadtk kannasrkhktaki bir sorunsa1111icine boyle hizli bir kesif turu yapma iznini kcndirne ozcllikle iki nedenden otUrii verdim. Okur hi~ kuskusuz gonderme )'aptlgllil terimdeki . dalgalanmalardan hayrete dii~IllU~ durumdadrr: anne, kadrn, istcrik ... Kannncu c;agda~ idcolojidc "kndm" tcriminin aldlgl gorunurdcki tutarltltk, eylcmci amaclarla kullamldrgmdaki "kitle" ya da "sok" ctkisi bir yana, s6zcugiin alundu islcyen yqit1i islcvlcr ya da yaptlar arasllldaki fark! si 1me yoniinde olumsuz bir ctki yamll11aktadtr. Gcr~cktcl1 de bUlll iradeleri Ve me~guliyellerinin ~ogllllllgunu vurgulamalllll zamal1l gelllli~lir artlk; b6ylelikle bu farkhhklunl1 kcsi~lIlcsil1del1 daha kesin, daha az ticari, dahil i9lenJikii olnrak, iki cins araslIldaki gerc;ck teme! Jarkflltk orla),a ~Ikabi lir: \ Feminizlll, ll1uhtqelll bir i~ bn~ararak bu i"arkhltgl aCI vcrici klhlll~, yan! borsayla sava~lar c11~1l1daslkllltldan patlayan bir tllcdeniycHc siirprizler \'e simgesel hayat iiretebilmcyc uygull hale gc!irl11i~tir. Dallasl, bu sosyo-kU!tUrcl dagtlllllll1 ic;indc ycraldlgl 7.alllana dcginmeksizin Avrupa'dun \'cya "Avrllpa'da~i kachnlar"dan bahsetmek bcsbelli imkanslzdlr. Rir yiizyJ! (ince bir kadtn cluprhltglllln ortaya C;I ktlgl dogruy·

•••••

L',

........

~

__

r

•••

__

• __

~a

__

~

~

~,,____._..__

--r-.
I
i

I

12

Defter

I I
I

Kndmlarm

Zarnarn

13

sa cger, buyuk ihtimalle kendi zaman nosyonunu gctircn bu duyarhlik "ebedi bir Avrupa" fikriylc, haua belki "modern Avrupa" fikriyle bile uzlasma icinde degildir. Bu duyarhhk daha ziyade, Avrupa'nm gecmisl ve bugtlnu uraclligl ve yoluyla: ayrrca hafizarun amban alan "Avrupa" toplaIlllllill araclhgl vc yoluyla kendi Avrupa-asm zamansallrgim aramaktndrr. Hcrhaltikflrda, Avrupa feminist harekcrleri icindc, kolayca cril olarak nitelen en ve ayru anda hem mcdeniyete hem de saplunuya nit DIan bu cizgisel zrunausallrk knvranuna kar§l lie; tavir sozkonusudur,

lkiKusak:
Baslangicta oy hakki savunuculanrun ve varolussal feministlcrin mticadelesi olarak kadm hareketi bir rasan ve tarih zarnam olarak kcndisine cizgisci zamanda bir yer edinmcye e;:ah§tl. Btl anlarnda harckct dolaysiz bir §ekilde evrenselci olmakla birlikte, ayru zamanda da uluslann toplumsal ve siyasal yasarnlarma dcrin kokler salryordu, Kadmlann btiliin siyasal talepleri ...,.c§it i§e esit tier-et, toplurnsal kurumlarda erkeklerinkine dcnk bir gtie; sahibi olrnak, gerektiginde, yani e;:izgisel tarihe dahil olmakla bagda§madlgmda kadmsi ya da anac diye addedilcgelrnis degerlerin rcddl- biittln bun" lar belirli bazi degerlerlc kurulan Ozde~illl 111011(111111111 parcasrdrr; bir kll~kusuz btl degerler ideolojik dcgil (idcolojik Dian la, hakh olarak gericilige karst milcadelenin bir parcasi olarak mucadcle cdiliyordu) ulus-devlette egcmcn olan akrlcihjim manuksal ve ontolojik degerleriydi. Simdl burasi bu ozdesirn mantrguun ve ondan tureyen mUcadelcnin kadrnlar icln sagladJgl ve saglamaya devam enigi yararlan (kurtaj, degum kontrolii, esit ticret, mesleki kabul vb.) sayrnarnn ycri degil; kisa zamanda biitlln bunlann Sanayi Devrirni'ndcn de oncrnli sonuclan olacak. Yaklasinu evrcnselci 01dugu olt,:iidc bu akrrn "Evrensel Kadm" etiketi alunda farkh ortam, yag, medeniyet ya da ruhsal yapilardaki kadrnlann sorunlanru kiiresellestirir. Bu kiiresel tarz kadin ktqaklannt ancak bir halef-selef iliskisi olarak, kuruculann ongordiigti prograrmn giderek gerceklestirilmesi yolunda bir ilcrlerne olarak tasarlayabilir, Bir yandan kadrn harekctine Mayrs I 968'den soma kattlan daha gene kadinlarla, diger yandan estetik ya da psikanalitik bir deneyimi olan ka- I dlnlarla baglanllit olan ikinci evrede ise ~izgiscI zamansaIllk neredcyse tal1lamen reddedildi vc sonuc;: olarak siyasal boyut tamaJT1lyla ta§kln bir ku§kunun g6lgesi altmda kald!. Nispcten daha yeni olan btl feminizm akimlntn h5.Iii selellcrindcn s5zcUigi ve kndllliann toplul1lsal ve kiiltlircl onay gormesir,il1 hula onlln da temelll1cselesi oldugll dogruysa da, btl akII1l ken-

t

disini, kcndi kimligi ve dolayrstyla dn zamnnsalhgin kendisi hakkmdaki tasanrnlnn bakrrnmdan birincisindcn nitel olurak Iarkh bir ktl~aga ait gortlyormusa bcnziyor. Aslcn kadm psikolojisi ve onun sirngescl gerceklesimlerinin ozgUlltigiiyIe ilgilencn btl kadmlar, kiiltilrtln gccmistc dilsiz breaktl!;r ozne-ici yu da bcdenscl dcncyimlcrc hir dil kaznndmuaya !;ah11yorlar. Sunatci ya da yazar olurak isaretlerin dimr1l1igi Iizerinc haun sayihr bir arasurmayu koyulmus durumdalar, Bu arasunnn, hit; dcgilse hedeflcri dtlzcyindc, keudisini biiyilk cstctik vc dinscl knlkrsmalarln iliskllcndiriyor. Bu deneyimi yeni bir kllpga ozgti saymak, baslungrctuki toplumsal vc siyasal kimlik talcplcrinc, daha ince ve zor dile gelir sorunlarrn eklcndigi anlanuna gelmiyor sadcce. Aynca karsr cinstc bir kar~JllgJ olmayan, indirgeuemez bir kimligin, bu haliyle infilak ctmis, yogul, akrskan vc bclirli bir anlamda Kendi kcndisiylc ozdes olmayan bir kimligin kabul gormesini ralcp etrnekle btl feminizmin, birbirleriyle yansitma vc baslangrctaki taleplerinin hakhllgll1l onaylatma iliskisi arucrhgiyla iletisim kuran ozdes kimliklcrin cizgisel zarnarumn drsrnda kendisini konumlandrrdigt anlnnuna geliyor. Boylesi bir feminiztn bir yandan arkaik (efsanevi) hafizayla, diger yandan da marjinal hareketlcrin dongusel ya da nnrtsal znmarnyla bulusuYOf. Avrupa ya da Avrupa-asm sorunsaluun bu sekilde dile getirilmesinin feminizmin btl evrcsine dcnk diismesi tcsndufi dcgildir, Son olarak, SOil yillarda A vrupa'daki, ozclliklc de Fransa vc halya'daki feminist harcketlerdc patlak vcrenin, bu iki tavnn bir kafJ~1111101dUgll anlasrlryor: Tarihe daliil oltnak ve bu turihin zumarurun indirgencmcz bir fnrkhhk ugrullrl silrdiirtilen bir dencye dayaulgJ owel kisnlnmalan radikul bir sekilde reddetmek. halde, "ycni bir kadin k1l1agl" ifadesine vcrilcn hu anlanu kabul cttigil11izdc, iki tiir soru sorulabilir, Hangi toplumsal \'c siyasnl silrcr ya da olaylar bu d(j110~[j111ii kiskrrtu? Katkr ve tchlikclcriyle bu ku~agln sorunlari nclcrdir?

o

I

I

Toplumculuk I'e Freud'culuk Bu yeni kadin kU~Ugl Amcrika'da daha sckilsiz vc bilincsiz, Avrupa'da daha kitlcselse, insan. hi~ degilse bir hipote7. olamk. bUlllin topllllllsal iIi~ki[erIe zihniyetlcr arasl11daki hir yanklan, toplul11culuk ve FrclId\:ull1k tara· rilldan yaratilll11§ bir yanktan kaynak!andlg1l11 dii!iiincbi lir. Toplulllcu{uk ile giderek daha gcni!i kitlelere yayilan \'e sagdllyullLlll gercgi addedilen e~itljkc;:i ogreliyi vc de1110kratik rejimlcrdc hiikiill1cllcr vc siya~i partiler tarafll1dan benil11seJ1{'n \'c c~illik~ilik alallllli. yallllze;! l11allan degil klilttirii

I

,~

1
.j

'.r ··r .:

i <

i ,
!

.1

!'v

~~~~~~~~~~~~~~~~~====~~~.
14
Defter

--.-.---.- ..,,-,-,,_._-..----. --.----- ..-·-·-----r--· -----..... --- - .
Kadmlnnn Z:lIn~01

I
15 ~
~

.1

1 j
/. j r

t

de kapsayacak sekildc genisleten toplurnsal pratigi k~s~cdiyo~lIm. Fr~ud'culuk ile de, bu esitlcstirici vc toplumsallastmci alan icindc cinscl farkhlrk ve birbirlerine indirgcncmeyen ozncler arasindnki farkhhk sorusunu ortaya alan kaldiruci kustediyorum. .. .. Daha baslangrcta kadmlanmn (oruegin Flora Tn~lan.) esitlikci yu cia Iarkhlasunci tulcplcriylc sursrlnns ulan Bau Sosyalizrni, klSl~ zamanda toplurn ve kululrde kadin roliinlin ozgiilliigiiniin tanrnmasiru Is[~ycr~, ~u kadmlardan kurtularak, onlardan yalnrzca Aydmlanma HlimanlZll1111111 e§itlikc;i vc evrcnsclci ruhunu, yani "ikinci cins"i kurlarn~anlll tc~ ve bi.ri: cik yolunun iki eins arasuida kurulacak zorunlu bir ozdesim oldugu fik:1l11 devraldr, Burada bu "ideal"in sosyalistlerden esinlenen harekct ve partiler tarafindan pratikte uygulanrnaktan cok uzak oldugu ve yeni kadm ku§agl11m da MUYlS 1968'den sonru kismcn bu duruma kar§1 bir isyan ola~ak ortaya 91ktlg1 tlzcrinde uzun uzadrya durmayueagllll: Yu1t.~lze~ tcond~. ve Dogu Avrupa'da uygulanrnayn kondugu olC;iidc pratiktc, iiretitnde ve uretim lliskilerindekt yeti Uzerine kurulmus bir insan kavranuna dayananan sosyalist ideolojinin, aym insarnn bir yandan yeniden iiretillI,. di~cr yanda II simgesel diizen icindeki ycrini ihmal eUigini soylcrnckle yetinelim. Sonuc olarak bu idcolojinin butunlestirici, hatta mutlakiyetci ~uhu acismdan ..k~dmlann ozgiil niteligi asli olmayau, hatta varolrnayan bir sey olarak gor~lebildi.s Ayrn e§itlib;:i ve aslinda sansiircu uygulamamn Aydt~la~lIna Hurnanizrni tarafmdan dinsel ozgulluklere ve ozel olaruk Yahudiler e de dayaulrms oldugunu yeni ycni gorrneye ba§hyoruz.7.: .., Yine de bu tavnn kadinlar icin gerceklestirdikleri son derece onct~lh olmaya devarn cdiyor; oruek olarak Dogu Avrupa'nrn sosyali~t ulkelerindeki kadrnlann yazglS1l1t alacaglm:\=ok az bir abartmayla: ~u ul.~c!.er~.e ~_Y hakki savunucularmm ve varolussal ferninistlcrin taleplerinin, buyuk ?I~ude kar§dandlgl soylenebilir. Ne de olsa ilk feminizmin lie; temel talebi sar: sakhklar ve aksamalurla da olsa uygularuyor: iktisadi, siyasi ve mesick! esitlik, Ddrduncustl, escinsel iliski ler de dahil olmak iize;re, kurtajryla dogum kontroliiyle cinsel esitlik, hula devlet gerckcelerinin ya~1 sira ~Mark.~gil ahlakm da golgesi alunda, Dolayrsiyla sorun olan vc YCIll kusagm 1l1~cadelesi icin asli goriinen, bu dordUncU e~itlik. Ama aslmda tamamen blr kandmnndan ibaret olan bu sosyalist ba~afllardan otUrii ve onlarla aym zamanda, mUcadele ~imdi urttk c§itlik araYl§lyla dcgil farkll1tk ve ozgiilliikJe

ilgi!i, Tam dn bu noktada yeni kusak, simgescl sorun diye adlandmlabilecek seyle yilzlcsmck dururnunda kahyor, Ayru zamandu hem biyolojik, hem fizyolojik, hem de yenidcn urctime iliskin alan cinscl Iarkhhk , oznelerin toplumsal sozlcsmcnin kcndis! olan bir sozlc~l11c)'le, ynni iktidar, dil ve anlnmln iliskilcrinc tcrcilmc olur ve on Ian tcrcumc cdcr, Ycni kndrn kupgltun feminist bozgunculugunuu en kcskin vc di lc gelirilmez, hassas yonil, bundan boyle, cinsel olanla simgcsel olunin vazgccilmcz bir sekilde iyic;c ge~tigi alnm tchclit cdccck: once di~iI olanm vc sonundu her tck kadr- . run ozguIliigiin(i kcsfctmek ugrunn ... Toplumcu ogrelinin belirli bir doygunluk noktasmu ula~ml~ olmasr, ycni bir toplumsal sozlesrnc prograrm olarak bir OI~[jdc potansiyelini tiiketmis 01n1[151 yolu Frcud'culugu acryor, (Program III fiilcn gcrceklcsmcsinin daha cok otelcrde oldugunu biliyorum; burada yalnrzca d[j~lince sisieminden sozediyorum.) Freud'culuk terimi vc pratiginin, psikanalizin hularuk ve 110fmla§tlrlCI bicimlerinc hakh olarak tepki gostercn Arncriknn aydill bilinci ve en onernliai de feminist bilinc uzerlndc bir sok etkisi yaratugllll biliyorum. Sozlerimt feminist bilincle sunrlayacnk olursnrn: Freud kadmlan a~ag!layan, haua istismar eden biri olarak gortllmcdi mi? Kadmlan bir HiI' ast-erkekler, jgdi~ edilmis erkekler olarak hayal eden, ayru zamanda hem ptiriten hcm de yoz ve fallokrat bir Viyanah degit miydi?

iifdi~ ml Edilmis, Dile mi Tiibi?
Freud'u a~lp kadmlar hakkrnda daha adil vc modern bir gi)rO~e ulasmayn cahsmadan once, igdi~ cdilmc kavranuyla lie dcmek iSlcdigini nnlamayn cahsalnn. Sorun her seyden once bir igdi1 cdilmc korkusi; ya cia endisesi yn da buna denk duscn bir penis hasedidir; dolayrsryla hcr iki cinsiyeucn ncvrotiklerin soyletninde kolayca algilanabilceck ill/gael olusurnlardan sozediyoruz, Ama zamamna ozgU biyolojizminc ve mckanizrnine takilrnayip Freud'u dikkatli okursak, iki §eyi on .plana C;lkardlgllll goriir[iz. Birincisi, igdi~ edilrnislj]; hayali de, ana denk d(j~en penis hascdi de, "ilksel sahne" kaVntlllllllll on kabu[(i olan birer hirotcz, yalli leoriye i~kirt a priori raraziyelerdir; teoriyi ieat edenin iJcolojik falltazileri olmalan anlanunda degil, ilevrotik soylcllldc hiy c1urmadan i~ goren ~eyi a<;lklamak Uzerc "koken"c yerle~tirill11csi gerckcn malltlksal zorunluluklar olmnlan anl<ll1l1ndu ... Ba~ku Jeyi§le, ger~eklikte hi~bir ~ey onlan val' kilmasa da, crkekte ve kadllldu ncvrotik soyJcl11 ancak ilbel sahne vc igdi~ edilmc hayaJlerinin onlln (ellle! lIedenleri olamk kaydedildiginde, kendi manllgl i~il1dc anla§llabilir. Yine daha rarkh terimlcrle siiylc)'ccck olursak: igdi.~cdilrni~ligin

, ,

!.

6. Bkz. D. Desnnti. "L'Autre Sexe des bOlchcviks", Tel qlld, no: 76 (l978}: Julia Kristeva Des ellilloises, Pmis: Editions des femmes. 1975. 7. Elk7.. Arthur liertzberg. Tilt! Frellch Ell/igluellmelll GlJ(t/lre Jews, New York: Co'lumbin University Press. 1968.

16

Defter

':
1

:

'

, 1

:'

'. " "

,"

','

gercekligi, modern astrofizige gore evrenin kokcninde yatan infilak hlpotezinin "er~ck!igindcn daha fazla dcgiklir, Bunu kanulayan hicbir seyin olmamasi anlannndn, bu, bir inane meselesidir; ama fark surada ki, btl "big bang" evreninin bir sUrU fcnomeni ancak bu ilk hipotez aracrhgryla acnnlanabllir krhrnyor. Ama boylesi bir zihinsel yontem cansiz maddedense kendi oZllclligimize ve belki de bilgiscvcr dU~ilncclllizill temcl mekanizmalanna uygulandigruda insarun ya~adlgl sarsinu kat be kat Iazla oluyor, Dahasi Freud'un yazdlgl kirni metinler (ornegln Riiyalann YOr/I1IH1, arna ozellikle ikinci konunun metinleri, ozellikle de Metapsikoloji) ve 011larin Lacan tarafindan yakmlarda yapilnus acilunlau, igdi§ cdilmenin, nihayetinde, simgesel alaru ve oraya kazmmis olan btltiln varhklan olusturan bir radikal islemin hayali lnsasi oldugunu dil§iindilrUyor. Bu islem isaretleri ve onlann sozdizimini olusturur; yani furazi bir dogu halinden, doga iJe i<;:iye gCymi§ bir hazdan ayrtlmak anlarmna gel en dili ... Oyle ki, bundan boyle bu yolla nesneye gonderme )'apan ve onu ancak bu yolla oznedcn ayiran bir eklcmlenmis farkhhklar sebekesl artrk anlamt yaratsm. Daha bastan sozdizirnsel olan dili kosullayan ve biltiin dil psikolojisi ve cocuk psikolojisinin tanikhk etligi mantiksal bir i~lem olan bu aynhk, dolayrsiyla, her iki cinsin de, kadmlann da erkeklerin de ortak kaderidir. Bazi biyolojik vc ailevi kosullarla iliskilerin kadmlan (ozclliklc de isteriklcri) bu aynllgl ve oradan tiireycn dili inkflr etmcye scvkettigi, bunlar karsismda dchscte duscn erkeklerin ise (ozellikle obscssiflcrin), her ikisini de abartarak onlarla basa crkrnaya ~alJ~llklan, Freud'un buluslanrun bu konu hakkmda bize ogreltikleri arasmdadir. . Analitik durum gercektcn de, penisin, bu aynlma islemi sirasmda gonderrne yapilan baslrca nesne haline gelerek, yoksunluga ya da dile dahil edilme srrasrnda ozneyi olusturan arzuya lam anlamim kazandrran ~ey 01dugunu gosteriyor, Burada yalurzca, simgesel ve toplumsal olaru kuran bu islemin butun hakikatiyle gortlnebilmesi ve her iki cins tarafmdan da anla§!labilmesi icin, gerceklesme ve biltilnsellikten' yoksun kalmanuza yol acan ne varsa hepsine uznndrgrm belirtmekle yctlnecegim. Yani hos, saghklt ve dogal bir durumun drslanmasr: krsacasr, simgesel olarun zuhur cdebilmesl icin vazgecilrnez olan krrilmn ... ~imdi artlk kadllllann, (oplumsal. kiiltilrel vc mcslcki gcr~ekle~meleri o;:er~evesinde, bu teorik cihazdan harekct edcrek, ya bll r,:ero;:cvclcrdcki deneyimlerini azamiIe§tirmck ya da -Jaima ~er~evenin kcndisindcn ba§lalllak kaydl)'lao;:cr<;:cveyi ve tcorik cihazlll kendisini sorgulamak iizere kendi konumlarllll naSI1 degerlcndirebileceklerini vc cinsel ve simgescl farkhhklannt nasl1 alliamaya ~ah~acaklanl1l gl1rmcye bu§layabiliriz.

Kurban Olmayt Yasamak
I Ierlmlukftrda, kendi kcndilerini bulmalanna yol ncnus ya da bu siirccc sadcce cslik ennis alan (toplumcu ya da Frcud'cu) baskulnsuulann hi lincinde olsunlar olmasmlar, Avrupa'daki kadmlann bugunku gtlndcmindc dufan acil soru §oyle dilc gctirilebilir: Simgcsol sozlcsmc icerisindeki hizim yerimi: 11(J olabilir? Toplumsnl sozlesrne, esit insanlar (crkckler) nrasmdaki bir iliski .olmak bir yana, Inrklrhklnn aynsunp cklcmleycrek i lctilcbilir bir anlnrnin uretilmesini miimktln kilan, aslcn bir dizi kurbanlrk ili~kilcriysc, bizim bu kurbanhk vc/vcya dil dtizcnindcki ycrimiz nedir? Aruk dl~lanrnayi istcmedigimizdcn ya tin bizdcn otcdcn bcri talep cdilcgclll1i~ olan islevlc (anne, kan, hcmsire, doktor, 6grcllllcil olarnk bu toplumsnl-simgcsci sozlcsmcyi korumak, duzcnlcrnck ve surcklilestlrmck islcviylc) yetinmcdiglmlzdcn, once bizc gclcnck tarnfmdan bahsedilmis olun ycrimizi, sonra da OU yerin dOllii~tltrmck iSlcdigillliz scklini nusil <I<;lga crkarabili-

riz?

. Bugiln a<;:lga ~lktlgl ~ckliylc kudmlann simgcscl duzcndeki yerinin, hangi youlerinln toplumsnl-tarihscl bir konjonktiirdcn (Hrristlyun olsun, humanist OISlll1, sosyalist olsun crkck CgCIllCIl idcoloji) kaynaklal1c1lgll1f. hnngilcrinin bir yaprdan kaynaklundrguu dcgerlcndirmck gli<;, lIakkrndu konusabilcccgimiz ycgfinc scy, bclirli bir toplumsnl-tarihscl haglal11da gozlencn bir yaprdir, Bizim icin de bu, Hiristiyan, Ball mcdcniyeti vc onun laik uznnulundtr, Ruhsnl-simgcscl bir yapl)'1 bu unlnmda kullandlglnuzda, kadmlar, "biz" (bu ~ogul zamiri btlttlnlestirici hir sckildc kullnnrna11111 sakrncnlnnna i liskin yazuun basindaki uyanyt tckrurlnmaya gcrek val' 1111?), bu yapuun kayip hanesine yazrldrklanru, toplumsal-simgescl sczlesmenin ve baglnnllHlIllll tcmel bicimi alan dilin drsurda brrakrkhklanm hissediyorlar, Orada bir duygu bulanuyorlar, kendi bcdculcrinin, cocuk bedenlcrinin, baska bir erkek ya dn kadrn bedeninin dogaslyla kurduklan sonsuz sayrduki akiskan isarctlcsmcter! bulamadrklan gibi, Bir OIc;'iidc erkeklerlc de paylasrlan bu husran, bugun oncclikli olarak kadmlar tarafrndan dilc getiriliyor; 0 kadar ki, bu husramn dilc gctlri lrnesinin yeni feminist idcolojillin Qzlillii olu~turdllgunu siiyleycbiliriz. Toplumsal kodun vc tJilin temclindc yatan kllrb;lI1la~tIl'lCl ayrL~l1la manllgl \'c dilin dizimscl yaplSI ile kurulan ozdqilllin zorillgU. halla belki dc olanakslzhgl, simgcsel olanln' reddjne yola~lyor; bu da babanll1 i~lc\,j nin rcddi \'C son kct1cdc deJilik -psikozolarak ya§alll)'or. Ama bu ~ekliylc nadircn Llla~lIall bu Sl11lr dUHlln, toplul1lsal-silllgcscJ sozlqlllc diye andlglll1lz ~cyc ikj tiirdcn kar~l-yallrll11 Y:lpllll1;lSllla yol aC;l-

,
t

i
.',

18

Defter

Kachnl.mn

Zalll:1I11

19

"

Bir yandan btl sozlcsmeyi elc gccirmck, onun tadint crkurmak ve onu bozguna ugr:tlmak yolunda ball giri§imlcr val'. Arna nusil? Yamun kavrnrulara ddktilmcsi lor (lam cia kavrumlasunua bir hilsrnn. yarulanrnn ya da kurbnn cdi Imc olaruk dcgcrJcntlirildiginticn), ya da knvrnmlnsunnalar usm ve cogunlukla olumcill ideolojilcrin kahplanyla yaprhyor, Digcr yandaysa, baslangrctan bcri dahn acik garii§lli vc kcndi kendini tahlil cuneyc daha yatkm bir tuvir val'. Bu tavir, bu toplumsal-simgescl diizcni gormczlikten gelmcden, onunla yuzlesmekten kacmmadan sozkonusu sozlesmenin bilnye ve isleyisi ni incelemeyc cahsma cabasmdan ibarettir. Sozkonusu incelemenin baslangrc noktnsi, antropolojinin, pslkanalizin, dilbilimin biriktirdijii bilgilerden <;ok, bu sozlesmcylc bir owe ve bir kudrn olarak yuzyuze kalmdrgmda ya~anan son dcrecc kisise! duygulardrr. Bu, kadmlann bescri bilimlerdc yuruttuklcri, kuskusuz, orncklcri hiila seyrck gontlen vc duraksayarak yilrlltulen ama her zarnan muhalif kalan etkin arastrrrnalamS ve ozellikle <;agda~ sanaun ucunda, kodu kmnayn, dili parcalamaya,
YOI'.

ctll siddcucn daha az degil daha bir yenilcnmeye de yol a~abilir.
Diinyntnrihscl

fazla bir scyc yol ncahilir. Arna ktiltiirel Buyiik bir ihtimallc ikisi birden olncak. hir (incltlc silhip bu nYUIlUIl (id(iI \'C hcdr li hunlar.

Giiciin TCI'Q,-ii

1'(,

Teriirizmin Gilcii

govde ve duygulara.

toplumsal

sozlesmenin

bastrrdigt ndlandmlrnanuslara

daha yakm ozgiil bir soylcm bulmaya, onayak olur, Burada soz(in(i ettigim. (en azindan sozdizirnsel varolusu) son derece sorunlu olan ve kelime dagarclgl dtlzeyindeki oLglilliigli de, herhalde cinscl-simgcscl farkhhktan cok toplumsnl marjinalligin lirUnii olan "kadm di Ii" degil. Ne de bir iki istisna disinda (ama basunh olanrn istisnalar olmasi, her iki cins icin de dogru degil mi?) <;ogunlukla, ya la~kllI )'a bunahmh bir romantizmin tekrnnndan ibaret olan vc her zaman narsistik doyumlurdan yoksun bir ego'nun infilnkiru ternsil eden kadm iirilnlcrinin cstetik kalitesinden sozediyorurn. Ama berilerinde yutan kasit rnuglak du olsa, son yillarda SOli derccc aydmlaucr olmus olan ortak cmcllcrimizin bir isarcti olarak yine de korumak istcyeccgim bir ~cy val': Yen! kudiu ku§ugl onde gelen toplurnsal kaygusunun, bir kurbanlrk sozlesmcsi olarak toplumsalsirngesel sozlesme oldugunu gosteriyor. Hie degilse yiiz yrldir, "yaban du§Unce", savaslar, rliya ya da yazarlann soylemleri iizerinde duran antropolog ve psikologlar bu olgu lizerinde durrnanus cfa olsalar, kadinlar simdi, bu kurbanhk sozlesmesini kendi iradelerinc ragmen yasadrklanru ifade ediyorlar - dolaYlsly1a kitlesel bir fcnomenle kar~1 kar~lyaYlz. Bu lemelden hareketle kadmlar, kendi lerinin bir dirili§, toplumun ise bir cinayet olarak gordtikleri bir isyana kalkl~lyorlar. Bu kalkl~l11a, kimi laman 51limS. Bu ara~llrlllalnr ItC~il1i abucmik kadln dcrgilerinuc periyouik olarak basLimnkta· du; bunlardun en prcslijlilcrindcll biri ~udur: SigHS:JOllmol oj Women in Cullllre allli Soder)', University of Chic~go Press. Ayne:! ~u olel s~YII~r dikblc deger: "Eeri~,ure, fcminitc, fcminisme", La Rem£' des sciences JWJ1Iaill£'s (Lillie III). no: 4 (1977) ve Les femmes ella philosophic", lA.· Docrrirwl de sOl'icrJcc (Edilions Solin). no: 3 (1977).

Feminist hareketlerin bask lSI alunda, once sosyalist illkelcrdc (55('B vc Cin gibi), giderek de nail dcmokrasilerindc hukumet, sannyi vc kii!liirdc kudrnlar onderlik konumlunna tcrfi ettiri liyorlar, Btl diizeyde kndrnlann rnaruz kaIdlgl esltsizliklcr. degersizlcstinuelcr, azunsnnmalar vc hatta zuliimlerin egcmenligi beyhude bir egemenlik. Oulara kars: vcrilcn nulcadcIe, gUnli gecmls olana karsi vcrilen milcadclcdir. Dnva, her §cye kursm anla~IIIllI§, ilkc kabul edilmlstir, Gcriye kalan, degi§ll1eye kar~1 olan direnci krrmakur, BlI anlamda bu milcadcle, yeni ku~ngll1 basltca ilgi alanlunndan biri olmakla birlikte, onun, kclimenin tam anlammda, kcndi sorunu degildir. Iktidar'la iliskisl baknmndnn btl ku§,lgm kcndi sorunu, daha ziyade, ~oyJesi kavramlara dokulebilir: Kndmlar iktidara gclir tie onunla ozdeslesirlersc ne olur? Yu tla tam tcrsine, kudmlar iktidari reddcder de fikir kulliplerinden terorist komandolara kadnr uzanan degi~ik vechelcr knzanubilen bir karsi-iktidnr tasunsr, bir paralcl toplum yaraurlursn, 0 zamun lie olucak? Kadmlunn yilrfitme. sanayi ve ktilttir iktidarlarnu clc gccirmcleri, bu. gUne kadar srizkonusu iktidarin dogasnn kokHi bir ticgi~ikligc ugratllw(lt. Bu, karar vermc mcvkilerine yukscltilcn kadrnlanu, birdcnbire kcndi lcrinden binyrllanlir csirgcncn hem iJ..tis;ldi hem nnrsistik nvnntnjlnn cklc cdcrek mcvcut stntilkouun bashca dnyanaklnn, stntilkonun muhufrzlan. kurulu

diizenin en Ianatik koruyuculan hali ne gcldik leri Dogu'da acrkcn gi)rtilcbilir.? Eskiden httsran cdici, buskrci ya da IIla~tll1laz olarak dcgerlcndirilcn bu iktidar yaprianyla kadmlann boyle bir ozdcsim kurabi lrncsi, modern totaliter rejimlcrin sik srk kullandiklan bir ~cy oldu: Alman Nasyonal Sosyalistlcriylc ~ili cuntasr, sayrlabilecek orneklcr araslllda.IO Buntin ba~lallgl<;ta inkur edilen bir simgesel d(izcllc )'11PII,1I1paranoidee bir ka[,~I-yallrim oldugu olgusu, belki bu naho~ fcnomeni biraz olstlll ar;lklayabilir. Allla yine de a\,lklamil, bu egilimin diinya ol<;eginue kitlcsel bir ~ckilde yayllmaSlnI engellemiyor; ger~i bu yaydIlll belki yuk,lfIda si)zii cuilen totaliler or9. Db, Des CiJi/J/Ji.fl'.f. 10. Dkl .. l\,!.A. ~laccioccl'i. Hh;IIf<'IJI.< {'''lIl" frill' wmlt·.f<' '/11 I'm'i.flll<'. Paris: JOIIR, 1976; MichCIc M:Hlcfart, "U Coup d'elal au rcmluill",l.",,·/(·/III'.' ';'''''1'1'1/0. Or;lk 1975

20

Defter

Kadmlarrn

Zurn.uu

21

ncklcrde oldugu kadar dramatik bicimlcr kaznnmiyor ama her yerde istisnalan, deneyleri, rastluntrsal olusumlan mahvetmck pahasma dtlzlcstirmeye, istikrar kazandrrmayn, konformizme hizmet cdiyor. Kimilcri fcminizm gibi iizglirliikC;ii bir hurckctin, kimi ydnlcriylc, konformlzmi pekistirerck scnuclanmasmdun hayrflanacaklardrr: baska bazrlan ise ayrn olgu karsismda keyiflenccek ve bundan.yarar saglayacnklardrr. Secirn kampnnyalan, hatta siyusal partilerin hayatiycti bile, biiliin kumnrlunru bu ikinci egilim uzerine oynuyorlar, Dcneyim, kadrnlarrn baskaldrn nitclikli ve yenilikci inisiyatiflerinin bile (sisterne hemcn teslim olmadiklunnda bile) iktidar sisteminiu icine almdrklanrn vc sistemin hesnbma yaztldiklanm gdsteriyor; vc kurumlarrn, kadmlann onlara dahil olmasiyla gcrceklesecegi otcdcnberi beklenen dcmokratiklesmesi, son~nela kadinlar urasmdan birkac "§ef"in imal edilmesindcn ibaret kahyor, Ikinci cinsin, yabancr olarak yasunan ve dolayisryla bir karsi-yaunm konusu olan bir deger sisterniyle bu ~ekilde biltunlestirilmcsiuin ontlmtlze c,:Jkard[g[ g[j,;:IUk sudur: Iktidann merkezilesmesiudcn nasil kacinacagrz, kadmlnn bundan nasrl ayrrablleccgiz ve bunelan sonra da onlann kritik, farklrlasnus ve ozcrk mudahaleleriyle karar-veren kururnlan nasil daha csnek krlacagrz? Tabii bir de daha radikal feminist akrrnlar var. Bunlar, sdzkonusu iktidar ne olursa olsun, rncvcut herhangi bir iktidar rohiylc ozdesim rolilne esIcstirllmcyi toptan rcddediyor vc ikinci cinsi bir kal",n-faplulIl krlmak istiyorlar. Boyleliklc "kadin toplumu'', gcrcck ya da Itayali hllttln jouissance olusrhklannm sigmak bulabileccgl, rcsmi zcplumun bir otcki beni olmus oluyor. Aym zamanda hem husruna llgralan hem kurban eden toplumsalsimgesel sczlcsmeye karsr, bu karsr-toplum krsusiz, o7.g0r, gerceklestirici ve uyumlu olarak hayal ediliyor. Bir otesi olmayan ya da ajkmitgm ya dttnyarnn bu tarafma indirgcndigi (protestanlrkta oldugu gibi) ya da r;[irlimekte oldugu (katollklik ve onun gunluk mcydan okuyuslannda oldugu gibi) bizim modern toplumlunnuzda. bu karsr-toplum, tam da bir a-topya (yersizlik) otdugundnn, yasarun dismda bir yeri tanrmladrgmdun, utopya barajmm ta~km antlll lell1sil ettiginden, ycgane slg[nak olarak kahyor, Her toplum gibi bu kar§Hoplum ela dl~lanan bir unsurun, elogru dOz~ giin kurulmu§ cemaalin kendisini <lnndmlbi[mesi ir;in bUWn k5tUliiklen yUkledigi bir gilnah kcc;isinin ihraci uzerinc kurulu II ... Bu aflnma en nihayct cernaa!i gclccekleki herhangi bir ele~liriden koruyabilccektir. Her tiirlU ele~liriyi bertaraf etmck ir;ill, sur;lu olam yabancl olana, yaltllzca sermaycII. "Kurbnnhk ii,:crine kurulu ,llliropolnji"nill ilkc1cri Rene Girard l~rarlTld~n La Vi· o/clfce ['I /e sClcrc'de W,lriS: Gra;;cl, 1971} \'c o7.clliklc Des Cltoses cctdt('c.~ de{'tlis /0 Jom/atioll tit< mom/e'Lia (Paris: Gras~ct, 1978) gcli~tirilmi~lir.

ye, oteki dine, tileki cinsiycte ycrlcstircn hu mnnuk. modern protcsto harekctleri tarafrudan srk srk tckrnrlnnuusur, 0 halde fcminizm, bu 1tl,1I11lglnJ sonuuu kadar gOUirclI bir tcrsine dijl1ll1ii~ cinsiyclC;ilik ,'IIIIII)'or 1l111"!Marjiualizrnin cinsiyete, ya~a, dine ya du idcolojiyc gore filr!dJla~all bici mleri, modern dtinyada jOlli.l·,WII1C£"IIl, laik bir u~klnli k ulnlntln SOil sti:!lIlai!lIl1 rcrnsil ediyorlar. GC't;'tigimiz )'lIlara kiyasln daha az abaruh hic;illllt:rd~ de olsa bu sorunla ilgilcnen knchnlnrm saYISJ aruyor ve 1111 dn kursr-toplum sorununun kitlcscl bir bicim ahnnsrna ),01 aciyor: "Gokyuztlntln yansrndnn ne daha aZI nc dnha fazlnsl ... Ikinei kll~ag<l iizgii bu rudikullcsmcdcn iiliirli, Icminizm de dahil 01mak tizcrc bu protcsro hurekctlcrinin "ba.~langl<;ta iizglirliikr:;ii"ykcn, miicudele cdilcn temcl knlrplann bildik kiiliiliiklcrinc hCII7cr hule uclmcsinin nedcninin saelece daha sonra harekcrc ickiu supmular ya du l~sadlifi tlJ~ manipulasyonlar oiJnadlgl gidcrck daha aC;lkc;a gor(iHiyor. Aksine br~liktidar ve karsr-toplum manukluumn kcndileri, yaprlan, hirer bonzes (simulacrum) olan ozleri gercgi, mucadclc edilcn toplum \·c iktidan zorunlu olarnk yeniden ulrctirlcr. Bu anlamda ve a~1I"I Hegclci Olullgll kuskusuz teslim edilmcsl gerekcn bir bakis acrsrndan, modern fcminizmin, hcrftangi bir simgcscl sdzlcsme il;-in \',lzgc<;ilmcz ohm siddct (aynlmu. igdi~ cdilmc vs.) hakkmdaki bilinclenme siirccinin anlanndan birindcn iharet oldllgu iddia cdilcbilir. Boylecc iktidarla onu pckistirmck uzcrc Ci7dqint kurmuk ya da _ bcnJigin bunahmlannm sagaltlclSI vc her zaman daha bastun bit" ihliil olau joulssance'ui saglaYlclsJ 01<111- rCli~ist bir kursr-iktidann in~;I~t, ycni kadin kll~agJy[n toplumsal sozlcsme arnsmdaki yiizlcsmcnin alabikccgi iki toplumsal bicim olarak gorunmekrcdir. Burada tcrorizm sorunuyla da knrsilnsrlmasr, yaprsal acrdan baglanltlr bir olgudur. Filistin komundolan. Baudcr-Mcinhoff Ccrcsi, KI7.iI Tugaylnr gihi lerorist orgiitlerde kudrulann, cok suyilarda yer aldrklannn (malumnt kaynnguta gore siddetli ya <fa tcmkinli bir sckildc) srk srk isaret cdildi. Kndm slimiirlis(lniin halil c;ok fazla o!rnasJ, kaelllliara kar~1 onyargJlann half[ t;ok ~iddelli oll11aSI, bu olguyu )clerli bir 111csafeucll degcrlcndirchill1tcnin 5niinde bir cngel oIU~luruyor. Al1la bu :ll1uan iliharen hllnlln, toplul11safsimgesel sozle§lllenin in kiln dedigimiz ~c)'in vc bir ki mfigi kOrtJll1:t m(icadelesinde yeganc SaVUllll1a bi(,"imi olarak bu sozlqrncye kaql hir ya111"1 III yaplllallll1 knr;lIulmaz sonucu oldugu siiy1cnebilir. I'aranoyayla ayl1l tlirdCIl o[an bu mekanizma hcr iiiI' siy,r~al kalJlIllHn tClllclincic yalar, ~idell.'t ve 6liim[in yenidCJ1 ve daha csnck hir larzd,J ol.lil11scllmcsinc hi7.mel ell ij!i <ilC;tidc dc. farklt IlIcdcnifL,~tiriei lal Irlam ynl a~'abilir. Ama hir (illte loplumsal-silllgcsci stizlc~ll1cnin btl katlltilllintian c;oj..; \'ah~jl.'c tll~landlj!JIlda, Or-

22

ncrlcr

negin bir kadrn, kadrn olaruk duygusal hayaunm ya da sosyal bir varlik olarak kosullannm (aile haynundan toplumsal kurumlara varnsiyu) mevcut soylem ya da iktidar tnrafmdan ~ok vnhsi bir sekilde gormezlikten gelindigini hisscttigindc. maruz kaldlgl siddctc kar~1 bir ynurim yapnrnk, hilsrnn diye ya~adlgt scylc milcadele edcbilmck icin kcndisini bu ~iddctin "cin tuunus'' bir ajam krlabilir. Kullandigr araclar kimi zamnn oransrz goriilcbi lse de, kuynuklandrklan ozncl ya da daha acik tcrimlerlc soyleyecck olursak narsistik yam acrsmdun bakildrklunndn, oylc degildirlcr. lktidardn olan burjuva dcmokratik rcjimlcre zorunlu olarak kar§1 olan bu terorist siddct, ozgiirlqliriei program olnrak, miicadele ettigindcn dahu da baskrcr, duha da kurbanhk tizcrinc kurulu bir duzen sunar. !~in usrl yadrrgaucr yonu, kadmlann knttldlgl bu terorist gruplanu siddctinin totalitcr rejimlere degil, clbette oztindc somtlnicii olmukla birlikte, genislcmektc clan demokratik hukuksalhgrn krsmi bir ho~gtirUyii tcmin cUigi liberal sisternlerc yonelmesidir, Seferberlige, her durumda, bir ulus, ezilen bir grup ya da sagllkll ve iyi oldugu hayal edilen bir iusanhk iizii adma, yani keyfi, soyut, hatta kolii ve SOil kcrtcde aynmct bir duzcnin cngcllcdigi hayali ve ilkel . bir tannin adina kalkisrhr, Ama diizene yoneltilen baskicihk suclamasmm berisinde, on un fazla zayrf', ynni saf, iyi ama aruk yitirilmls alan bu cevhere layik olumayacak kadar zayif oldllgll sikaycti yak mudur acaba? Antropoloji toplumsnl diizenin kurbanhk tlzcrinc kurulu oldugunu gosterdi ama kurbuuhk siddeti buyurur, baglal' ve chlilestirir. Toplumsal dtizeni inkfir ctrnek insaru, zincirindcn bosannus bu sozde iyi cevherin infilak etmcsi, her tiirlU ktsutun, yasa vc hukuktan bagunsrz rnutlak bir keyriligc diinU~· mesi tehlikesiyle yiizyilze brrakrr, Tektunnh dinlcrin krizindcn sonra, son iki yuzyrlm devrimleri vc ozelliklc de Fasizrn vc Stalinizm, bask! alunda turulan iyiniyetin, katliarnlarla sonuclnnan manugrru, btiuin lrajik souuclanyln harckete gccirdilcr. Kadmlar, digel' toplumsal katcgorilcrc, sozgclim] somurtllcn srruflarn kryasla, boylesi terorizru aygnlunna yuunm yap maya daha 1111 yatkmlar? :;;u anda bu sarll),a, OIUllllli yu da OllllllSlIZ hi9bir kO~lIlsllz yalllt vcri lemez. Ama elbelte daha i.inccsinden de, ama lli9 degibe .fcminizmin ilk §afagllldan bu yall<l istinai, yani bclirli bir anlamda kUl1ulmll~ kadmlann siyasal faaliyetlerinin. cinayet, kamplo ve su9 bi<;imlerini aldrgma i~aret elmek gerekiyar. Son olarak da kii(;Uk klzm annesiylc girdigi sUy ortnkltgl; baba· !lIn i~leviylc nynl un lama gelcn yokluk \'e ayn Irk tcmelindc OIU§l11l1§ i§a· retler dUzcninc bOYlill egmek (izere anncdell aynlmakta kii9Uk erkek <;oellguna ktyasla daha bUyOk gii9liik <;ekmcsi var. Erkek 90eugun kar§1 cinsle ili§kisillde yenidell kqredcbikccgi anneylc temaSI, klz yocuk bir dull a asia yineleycmeyeccktir; veley ki kClldisi de ya bir ~acllk dogurarak ya da son

kuskuyla yakla~l1~r cscinsc] ili~kikrc gircrck. ncden. kendisinc yahunci olan hir silllgcsel sistcmin 011<1 verccegi hangi ~;Iibcli ijdlil ug.rllna btl gc\,i~i ynpstn ki '? Yani sonuc olarak. biiliin ill! unsurlnr =kaduun kndm-nnnc'vc olau cbcdi borcu- onu simgcscl diizen icerisinde daha yaralanabilir. llCI ~'cktigindc daha kolay krnlabilir vc kcndisini 0 diizcndcn korudupund., da, dahn lurcin krhyor, Egcr iltopynlnru ickin olun iyi vc an bir ccvhcre 01;[11 in;III<;:, ilkcl, bOtiin~cl. hcrseyi kapsuyan hir unncnin kadir-i lllutl:IJdlglll<l duyulan In:lI1~'S;t V(' do. layrsryln hcrhungi bir hiisran. nynhk, kopuslara yolncnn hir <imgcsel diizcnin (krsucnst igdi~ cdiltni~ligin) inkflrrysa; hu hayali ger\,L'klqtinlll'k lIgru. na kar§1 yaunmlann harckete gcc;irdigi siddeti. t.un tin bu ilkcl anne efsancsinin kendisinc mcydana okurnadan, asia yal1~llrallla)'acagI7 dcmckiir. Kadtn hnrckctinc, $011 zamnnlnrda Lacnn'm skundal varatan ..Kadm dive bir ~ey yoktur" 12 cihulcsiyle orneklcdigi turden bir pnrnnovunm 1.\ mu~aJiat 01 masm I da, bu cercevc icinde nnlamak gcrckir, Gcrcckrcn de efsancvi bir birligc sahip, iktidardun duyulan terorun ve i ktidara duyulan arzunun bicirni olan bir terorlzmin ifadesi olan yiicc bir gUC; olaruk. biiyiik "K" ilc ya . ZIh1ll1 bit' kadm yoktur. Ama yine de modern diinyadu inallllllHll i\1\'cklc bozgunculuk ynpall hir giiC; olnrak rol oylla~ ahiliy or. Alc~1c "ywilllak degilsc ncdir ki bul? dcrccc
WI'

olnu ve toplumun

bir anne OISlIlI. Zatcn

Yarattklar:

[)i,~i/IIi Erkc]: uti?

Eski kusak Icministler tarafuidan yabanc!la~llm·l. halta gcrici olurak niteIendiri len anne olmn arzusu, buguuku fellliJli~t kll~ak icin de <t.indart ha!ine gclmis dcgil. Arna sun yrllarda anallgrn mcslcki hayatlan ya da Icrninist Iaaliyctlcrlylc bagda~lllaz olmadrjinn dii~iillCll kudrnlann ,ayl~IIIJa bir arusa tamk olduk (bunun kaynagllHla hayut knlitcxindeki bazi iyilesmelcr de yauyor; giinliik cocuk bakllll mcrkczlcri Ili n. yU\ aJann sa) ISlndaki artl~. erkeklerin c;ocllk baklllli ve cv ilayatll1a daha etki 11 bir ~d:ilde k;llIlmaya ba~lamaSI \'s.). Bli kadmlar anallk roliinii kc~rcttikkrindc. burada yalll17ca bu role i9kin olan bol1l1k \·c bercketi dcgi I, lQlrap \·c scvincin birlik[c tirdiiklcri kanna~aYI cia ke~rcdiyorlar. BlI egililll de a~tn w;I,lra \'arabilir. Or. ncgin Iczbiyellkril1 \'c O:;OCUglll1lltckba~1I1" ycti?ltrlllCYc kar:lr \·cnlli~ ka·
12. Bkz. J<lt"qu('s L;IL·an. ··Dietl ct la jl)uissJnc(' dc' 1:1 j~llllnc··. 1'1Il/He (Park Ec1ili. ons Uti ScuiJ. 19751. ss. (, I· 71. o7cllikic s. ('S. 13. Kr~. t-lichcline Enriqucz. '"Fanlasfllcs p"r,mnYa<.(uc': uiITercncC" '!C' ~('xcs. nn. n1l1scxtlalitc. loi Uti perc". TOl'iqu('s. no: I ~ r 1974).

24

Defter

Kndmlnnn Zamam

25

.,

I.
:;.

,.

,'.
(.

."

:"

dmlarin babanm islevini reddetmcsinde, simgesel olnrun yukarida sozilntl ettigimiz inkfirtnm en a~1rI bicimlerinden birinin yalll stra, anahk iktidanI1In tutkulu bir sekildc kutsallastmlmasimn en siddetli bicimlcrindcn birini gormck milmkiln. Bu isc, bliriln bir ahlaki ve yasal diizcni, yerine bir sec;:enek sunmadan huzursuz eden bir meydan okumadrr, Burada Hcgel'in (ailevi ve dinscl clan) kadm hakkiyla (sivil vc siyasal alan) erkek yasasi arasmda yapllg1 aynnu hanrlayalnn. Toplumlannnz erkek ynsasrmn kullarumlan ve kotiiyc kullarumluruu iyi bi liyor olabilirlcr: arna ~u an icin kadrn hakknun yalmzcn bir boslukla tcmsil edildigini kaydetmek durumundayrz, Ve eger, diger seylerin yalll srra bu anachk pratiklcri de genellestirilcceklersc, yoklugunda cocuklar, da crkeklcri de boyundurugu altum alacak olan siddetten korumak uzerc uygun yasalan gcllstirmek kudrnlann sorumluluguna dlisen bir istir. Ama bunu yapabilirlcr mi? Ozellikle onlan kurbanhk konumuna indirgcyen egemen dlizcnin yOlae;:tlgl lursla soru sormayi brrakuklannda, yeni kadrn ku~agll1tn yuzyuze kaldlgl sorulann en onemlilerinden biridir bu. Bu durumla karst karsiya kalmdrgmda, anahgm reddcdllmesluin kitlesci bir politika olamuyucagl giderek daha asikftr hale geliyor; kcndi izlercevrclcrini gcnisletmek isteycn feminist gruplar da bunun giderek daha cok farkma vanyor. Bugltn kadmlarm buyuk bir trogulllugll, kendilerini tammnen degilse de krsrnen gerceklestirrne imkfimm dilnyaya bir cocuk getirrnekte goruyorlar. Bu anuhk arzusu ncye karsihk geliyor? Gecmis kusagill sorrnadan rafa kaldlrdlgl bu soru, yeni ku§ag.tn sorrnak zorunda oldugu ycni sorulardun bid. Bu soruyn verilecek bir cevabm yoklugunda, feminist idcoloji kapiyi dinin gcri domnesine acrk tutmus oluyor; dinsel soylern bi ulcrce yrklrr, analann umut, rstirap ve endiselerini yansnracnk unsurlan Kendi biinyesinde bunndirageldi. Freud'un, cocuk arzusunun penis arzusu oldugu, bu anlamda da simgesel ve fallik bir egernenligi ikame ettigi iddiaSIIlI ancak kismen kabul edebiliyorsak, bu deneyirn hakkinda kadmlann ne soylediklel'i e;:ok dikkatli dinlcnllleli. Hamile~igin, oznenin koklu bir §ebide yanlmasl sonueu ya~allan bir Slllav olnrak dcneyilllielldi~ii anla~lhyor: bedenin kcndi Ozerine kntlanmasl, kendinin \'e otekinin, bilincin ve dogal11n, soz ve fizyolojinin aynlmalan ama bir arada varolll1ulan. Ki~inin Kendi kendisiyie ozdqliginc yoneltilmi~ bu tehdide, bir bUtlinlUk, narsistik hir tamallllanml~ltk, kurllmla~\lnh11l~, toplull1salla~llll~. nerdeysc dogal bil' lOr psikoz hayali c§lik cdcr. <;:ocugun geli~i ise anneyi. onSllZ nadiren yapyubileccgi bir deneyimin labirentlerine salar: Bir ba~kas, ic;in dllYlilan sc\'gi. Kendisi h;in, kcnoisiylc ozde~ olan bir varltk i~in degil, a§k ya da einscl lutkuda oldligU gibi. "ben"im kayna~(lgllll biri i~ill hie;: degil. Bllnlar )'CrillC dikkat. ~cfkat \'c kendini lI11utmak ugruna giri~i Imi~, Ullin, zor \'e

zevkli bir crrakhk surcci, Bu yolda, mazohizme dusmcdcn. kisini n Kendi duyussal, zihinsel ya da meslcki yctencklcrini yokctmcdcn bnsnnya ulasmasi - SUC;:SlIZ bir anahk icin sozkonusu olan buymus gibi gorunuyor. Yani kclimenin en gii~W unlammda. bir yaradrhs. Bu an rein, "titopik" diye nitclcndirilebilir rni? Kaduun olumlnnma \'c kcndini gosrerme ar7.115U. digcr yandan da sanatsal ve ozclliklc de edcbi yaraulara yoneliyor. Nicin ozellik!c cdcbiyat? Edcbiyat, toplumsul normlann karsismdu. kcmli disuida hep bosunIan, geeeye ait, gillj ve bilinc-dist bir CHen hakkrnda bir bi Igi, hauu znman zarnan 0 evrcnin hakikatiniu kcndisini if~a etligi icin mi? Soylcnmeyeni, tckinsiz olnm bu sckilde a~lgn crkararak, toplumsal sozlesmcnin kendi iizerinc donmcsini sagladl£l icin mi? Toplumsal isarctlcrin insarun hevesini kursagrnda brrakan. soyut diizenindcn, gundelik iletisimin siradan kelimclcrindcn bir oyun, hayal vc huzza husrcdilmis bir mckfin yarauigi icin mi? Flaubert "tvladame Bovary mi? 0 benim." dcrnisti. Bugun bir 90k kadrn "Flaubert rni? 0 benim"!n hayalini kuruyorlar. Toplumsal ve simgesci bagla~l1la hakkmdaki asin normatif bir bakrs acisrndnn bakrldrgmda sanilabilecegi gibi, hayali olanla kurulan bu ozdcsim, yalmzca bir ozdcsirnden, bir Ietistcn. her ne pahasina olursa olsun nnncnin pcnisiue duyulan inanct surdurmcktcn ibarci degiluir. Bu ozdesim aym zumnndu, kadrulunn tisllerinden toplurnsal sozlcsmedcki kurbunliga akraba yonleri aunak, top11l1111nnmlZI daha esnek ve ijzgur bir soylcmlc bcslcmck cnbasrua da trunkIlk edcr. Bu soylernin ayrrdedici ozelligi. buguuc Kadar topluluk icinde dolasima girmemis olanlan adlandmnastdrr: bcdeuin bilmecelcri. diisler, gizIi scvinc ve utanclar, ikinei einsin nefretlcri. Bundan otllrii, kadinlann yazilannm hem "uzmanlar'un hem de 111cdyanm muazzam ilgisine mazhar olmus olmasi nnlasilubilir, Ama yol ustiindcki tchlikeler de nzrmsnnmamnh: ornegin bu yuzrlarda. kituplan sayiSIZ kadrmn uretimi icin bir "model" olu~turdugll halde ge~itli erkek yazarIan n acnnasrz bir a~agtlanl11asfna talllk oJunmuyor IllU? Feminist eliketini ta§llnasalardl, sardil slzlunmalanndmi ya da piyasa romalltizmlerindell otiirU tragi ge~l11i} diye mahkum eeli leeek saYlslz yap 11m yillc de ~altlgllll gormUyor lllUyUZ? Ve bir~ok kadln kalcmlerini, fallokratik iklidafln nihai dayanaklan olarak gordiiklcri Oil ve i.~arete kar~l vc hakikati aneak "jcst"lcrdc vc "1111I"larua bulunacak yan-scssiz bir bedcnsdlik adllla. hayaIi sut;lamalar uretmcyc scferbcr etmiyorlar nll? Ama sOI1lH;lar nc kauar pibeli ol11r~a olSlln selll[llolll ortada; kadlnlar yazlyorlar ve hava gcrgill bir beklcyi~lc yUkW: Ycni olan fie yazacaklar?

gr~ ,

;::.

t,

Ik'

__

26

Defter

.'.

Baba, Ogul ... Fe Kadui? Adina
Avrupa'daki bu ycni kadm ku~agHlIn kcndini ortaya koyu~ bicirninin saydlgl1l1 bu birkac unsuru, bana ~1I asamada daha az sakhrgnn ama daha incclikli alan kudrn harckctinin kendisini toplumsal-siynsul dtizlcmin dtesinde, mcdcniyctimiziu dinsel krizi cerccvcsi rcindc konumlnndrrdrguu dil~lindiir[iyor. "Dinden kasum, konusan oznclerin onlan konusan OWC olaruk kuran scyiu, yani simgesclligin -rlilin ikili eklcmlcnmcsinin, sozdlziruinln ve bunlarrn onkosullanyln d[i~(jl1ccIer, duygulur vs. gibi bunlarm ycrine gc<;Cll §cylcrinycrinc, kcndilerine bir tasarun (hayvan, kadm, erkek, cbcvcyn V5.) cdinmcyc duyduklan haynli zorunluluktur, Fcminizmin §imdi aydlllllga kavu§tllrtlugumllz bugunku praliginill kimi unsurlari, onun da bir onceki kodun (Hiristiyanhk ya da onun laik humanist ccsidi) kadmlara dayattrgi hiisrnnlnrt tclaf eden boylcsi bir tasurnn oluugunll du§Undiir(jyor, Bu ideolojinin, yaraucrlan tarafrudnn srk sik o!u11llandlgl gibi, sozdc ana-erkil inanclurla (bir bnska dcyisle soyu anaya dayah toplurnlan nitclcyen 0 inanclarla) bazr akrabahklan oldugu olgusu, idcolojinin kokten ycni liginc golge dii~Unncllleli. Bu idcoloji buna, kiiltiiriimiizc huyatiyet kazandmsmdu ve toplumsal-simgcscl sozlcsrncnin simrlnmulnnnn kar~1 prutcstosunda, siddct vc terorizm risklerine daha az maruz kalmayan, daha . gcni§ kurbauhk karsiu akunm bir par<;asl olarak giirliniiyor. Radikulizmin bu duzcyindc, mcydan okunan toplurnsalhk ilkcsinin la kcndisidir. Gayet iyi bilimligi gibi, bazi <;l1gda~ dii~iinlirler modcrullgin, insan tarihinde insanlann dinsiz yll~alllaya kalkrsnklan ilk <;:1£ olmakla nitclcndigi clu~unccsindcdirlcr. Bugunkli bicimiylc, Icminizm tit; bir dine doniisrne stirecinde dcgi! midir? Yoksa tam tersinc, oncu feministlerin umdugu gibi, feminizm furklrhk fikrindcn yola 91ktlgl icin Kadm, Kadrn Gtlcu, Kadm Yuzrsr'nu olun lnancrndan kurtulmayi becererek btl farkhlik talebini di~il buuinun tum ve her bir unsuruna yoneltmcyi ve sonucta her bir kadrrun tekilligini, bunun 51esinde her bir kadrmn <;ogullllgUIlU, <;ogul di lini, ufkun otcsindc, gorli~iil1 otcsinde, inanem kendisinin otesindc ortaya <;Ikarabilecck l1li? Niltai seferbcrlik i<;ill bir etkcll Illi? Ya da ,<oziimlcmc i9ill bir elkcn? TUm llnrsizll1lcrin hiisrana lIgraltldlgl lcknokralik bir <;agda hayali bir destck Illi? Evrcnill, atomlarlll, hlicreJcrin -gcr<;ck 9agda~lammzlIlakl§kan ve ozglir bir oznc!!igin in~asl <;agnsllli yapttklnn bl1 zaman a uyarlan1111~ nr:u;lar 1111 yoksa? Soru sorlllll1u~lllr. Sonnak y;1lll!lall1l~ ollllak :lniallllna Illt gcliyor?

Baska bir KII,wk Baska bir Mckiindtr
Eger yukandnki sozlcr .1;jyll'IJehiliyor.m -tum bunlunn tI",lim olup olmadigl buska bir meselc- bunun ncdcni hi!,' kusku-u. bundun (ineck! iki kadm ku~agllla oranla biruz mcsalc katctmcuin bup.iin mumkun olmusnnlandrr. 1311nun ima ettigi, clbcuc, ell azindnn A vrupn'da hllgiill lip'illc'll hir kll~agln bicirnlcnmekte olJugudlir. Ka,;leltigiltl. mcsuley i ikinci kusuktnu devrul1l11~ olan ycni bir gelle;' kadrnlar grubu (ki bunun i.\lIl'mi de kli,;iimscllmcmcli) ya da ycni bir "kirlcscl feminist harckct" dCf:il. "Kusuk" sii1.eiiiWnii kullarusrm bir kronolojidcn ziyudc i,w/'l'I edi. i bir lI1d.cilll. hem bcdene hem de arzuya dnyah bir zihinscl mckflm irna cder, Bu ncdcnle bugiln aruk aym tarihscl zuman icindc her ih; kU'iagtn parulcl varolusunu, hatta flu li~unlin birbirlcriyle orUlcbileccgi ihtimalini dl~];t1l1ayan -tam ter~inc-· bir ii~iillcli tavnn, dolnyisiyla da (i<;lincii bir ku~agtn nulmkiin oldujju savunulnbilir, Vargucumlc savuudugum -Itaynl ettigillt"!hu [iI;iindi tavuda. iki rukip varlrk arusmduki karsulik anlunundaki crkck/kadm bi,llinlllcsinili kendisi, mCllIji;:.ijJe ait olnruk giiriilcbilir. "Kimlik'Lhaua "cinscl kimlik", kimlik kuvnunuun kcndisiuin hi It' tarll~l1w kouusu cdildigi l-ir ycni tcorik IT bilimscl mckancla nc anlama gdt;bilir?14 GGr~l'kI(,~lllc\i mumkun ol,a l'ilc, aucak cinslcrdcn birinin blltlinsclligine yi\n"icn·].; \ c' rarklrhgm <ilin-

.\

I.

,

'.

~ ,~
,

i:

i

,'

."",;.

.

mcsinc yol acacak hir varsayuusnl bisl'hslidli" (inct iyor d,'gili III y:rinrzL"a. Bcnim kustcuigim, Iter scyden ~illcc. jirr!.:/iIlJ... ~"rl1nSaIII1111 kitlcse llijiinin bozulmasr, boyleliklc de ilk <l~an1<lda rakip gruplar. ve dolayrsiyla ciusler arusmdaki "(iliimilnc S;tI'a1"111 giininiird('ki drnmati Uiginin '1I.alld masuu saglal11ak. HII da bir lIZl;I~Ill:t aduiu ucgi I -fcminizm ~'II azmdan toplumsal sozlesmcde Indirgcncmcz .. huun olumclll olarun lie oldllgllnH giiSll~rll1c crdcmine sahiptir-, tam d:r miicudclenin. <1111anSrZ farkhhgrll. siddctin aznmi uztasmuzhkla i~lC'digi 0 ycrdc, yani kisiscl V~ cinscl kinlligin kendisiudc tasarlanarnk onun tam ba!'!rrndall daiirlmnsrru 5<1[:1:1I11<1k adrna olucnkur . . Buradan zorunlu olarak cikan ~OIHle;'. bunun yalmzca bugtin "kisiscl dcngc" ularak gord[iglimii7. ~ey i<;in dt;gil. toplul11sal. 1I11I<al. dinsel \"c si· yasnl gruplarda loplnnrnl~ saldtrgan vc iilulirlic[i g(j(;lcrili kar}tl rklt dl'llgcICl1lllcsindCIi olu~an toplumsal dcngcnill ta kcndi'i i~'ill dc ri,klcr i<;crdigidir. Ancak 7.atcn bugiinkii "dellgcllill" ijn k:tbuHi olan day:lrttll1laz !!crilill1 duruillu ve infilak clmc ris~i degil midi!'. ondan ~Tkl'nkrill hazilarrlll bl1
14. Bb .. LC\'i-Slr'1Uss'un yiinclligi
Kim/if.;

Knrllrlu ~cl!1i!Jcr

I ['.lri,

(ir :1'~cI 8:. Fa.'1I\1C'I·

Ie. 19771.

_'

28

Defter

Kaihnlann

Za man I

29

'; '

dcngeyi iktisadmdan mahrum birakmaya. kcndilcrini ondan koparmaya, farkllllgi duzenlemek icin baska araclar aramaya iten? Burada kendimi kadin sorunuyla baglanuh kisiscl bir duzcylc smrrlayacak olursam, birinci ve ikinci kusaklunn mi litanltgllla karst gorccc bir kayusizhk maskesi altmda, (eril oldugu kadar disil) cinsiyctcilikten, giderck de her tiir insanbicimci liktcn bir rticunun yukseldigini gorilyorum. Bunun krsa zamanda toplumsal sorunlara sirum doncn bir digcr tinselcilik bicimine ya da her tiir statukoyu desteklemeye hazir bir bnski bicimine donusebilecegi gen;egi, surecin radikalizmini gozden kacirtmnmah. Bu stirec toplutnsal-sintgesel sijzlc~/J1ellill kurucu ayrunuun ipclle,\'tirifmesi olarak; oznel, cinscl, idcolojik vb, olsun her tfirden kimligin tam da icine yerlestirilen bir aynm cizgisi olarak ozetlcnebilir, Bu oyle bir tarzda yaptlmahdir ki bir toplumun ya da karsr-toplumun YlklCISI olnrak bir gunah kecislkurban yaratrnaya yonelik geleneksel vc giderek fi9lga vurulan cabnnm yerini her kimligi, her ozneyi, her cinsi niteleyen kurban/cellat poransiyelle-

olusmus bir hayat imkam saglamasrm boyle anlayabiliriz. Burada Spinoza'nm sorusunu tekrar sornbiliriz: Kadrnlar ctige rnaruz rnudur? Klasik [elscfcnin talllrnladlgl'ctige -ki bu haglarnda feminist kusaklann ini~ vc ,>lkl§lan ichlikcli bicimde istikrarsrz goriinlir- olmasa bile, kadmlar, ~aglJ1lIZln (savasrnn, uyusturuculardan, yapay dollcnmcye kadar) ccsitli duzeylcrdc ya,pcligl vc yeni bir ctigi tafep eden 1117.11 t;o7:Ullllcyc zuten kaulmukta dcgillcr mi? Spinoza'nrn sorusuua olumlu yanu verebilrnck, ferninizmi, tiirlerimizin soylcmsel ve bilimscl seriiveninin ufkunu ~1I auda ttkarnakta olan 0 insanbicimci kimlik ciu}iincesindc yalnizca bi r <111 olarak gorme pnhasmn mUmkiindiir.

Iarkhhklardan

rinin tuhlili alabilsin.
Fcminizmin de katkida bulurunus oldugu gilnUmliz ideolojik i~lcyi§ibasanlan gerekse icine dG~Wgii kordUgi.imlerdcn sonra gercek bir imkfin olarak orta.ya cikan bu sertlveni, dinsel soylern degilse, hangi soylem destekleycbilir? Bana oyle geliyor ki "estetik uygulamalar" denilecclcn seylerin rolU mutlaka artmali; yalruzca bilginin bugunku kitle ileti~im araclarr, veri-bankasi slstcmleri, ve ozelde modern ilctisim tcknolojisi yoluyla saktnnmast ve tckduzelcstirilmesinl dengclcmek icin degil, simgescl baglll kendisinin kirnligin! demistifiye eunek icin, dolaytstyla biitiinleyen ve esitlcyen olarak, evrensel ve birlestirici bir alet olarak dilin ortakligrml! demistifiyc edilmesi icin de, Kadlll ve erkeklerin o~glil sill1g~sel k.~pasitelerindeki dalgalanrnalara gore, kadtn ve crkcklerm. hem ~t~'oloJlk hem de sinigesel varhklanntn goreceliiJilli ortaya ~lkartablJmek 1~11l; her bir kisinin tekilligi ile birlikte, daha otesi her bir kisinin muhte~11cJ ~ldesirnlerinin (ornegin ntomlarla, aileden yrldizjara varasiya) ~ogulluguyla birlikte ortnya ~lkartabilJllek icin, Aynca, i~ ile dl§, ben ile otcki, biro gru_p ile digerinin her terkibinde kacuulmaz olarak ortaya cikan oltim tehditlcrine karst bu akt§kanllk ortuya siirUldUgUnde herkcsin hcmcn yiiz yiize geleeegi sorumluiugu vurgularnuk icin. Gerck bireyscl gercksc toplumsal kozlanyla, icsellestinnenin bu dtlzeyinde, "estetik uygulamalar" diye adlundtrdrgun sey hi~ kuskusuz ebedi ahlak sorusuna modern bir yantttan ~ba§ka bir sey degildir, En azindan. diizcninin kurban euneye dayah ~J~ugu~~u~~ biliucindc olan bir ctiain, kcndini olusturan unsurlardan her birine yuku dagllip bir rand an onlan suclu linn ederken bir yandan da on lara hemen bir jouissance ve ccsitli uretimler imkaru. hem meydan okumalar hem de

nih gerek

KADINLARIN BELLED! Uluslararasi Kadm Ktlttlphaneleri Sempozyum Tutanaklan Kadrn Eserleri Kutupbancsi ve Bilgi Merkezi KADINLARA KI\R~I Marilyn French SAVA~

Istanbul Ktltuphanelcriudcki Eski HarOi Ttirkce KADIN DERGILERi B!I3L!YOGRAFYASI Kadm Eserleri Kiitiiphnnesi \'C l3ilgi Merkezi OS III AN

t.r

K A [5 IN H ARE Serpil Cakrr

KET i

R TO L 0 K i 1'>1L1 K lslarnc: Kadin Kimliginin Olusum Ogckri
Aynur

o

Ilyasogru

Metis Yayinlan,

Basrnusuhip

Sokak 312, Cngaloglul

istanbul

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful