You are on page 1of 8

Azîz Mahmud Hüdâyî’de Nûr-› Muhammedî Telâkkisi

D O Ç . D R . K A D ‹ R Ö Z K Ö S E

Cumhuriyet Üniversitesi ‹lahiyat Fakültesi Tasavvuf Anabilim Dal› Ö¤retim Üyesi

Evrende her fley bir de¤iflim süreci yaflamakta ve bu de¤iflim belli ölçü ve yasalara göre gerçekleflmektedir. Âleme egemen olan ve hiçbir flekilde de¤iflmeyen bu yasaya ‹bnü’l-Arabî (ö.638/1240), düzen ve ak›l anlam›na gelen, kelime/logos ismini vermektedir. Asl›nda logos terimi, ilk defa Herakleitos taraf›ndan kullan›lm›fl,1 Stoac›lar taraf›ndan yayg›nlaflt›r›lm›fl2 ve Philon taraf›ndan da dinî düflünceye sokulmufltur.3 ‹bnü’l-Arabi “kelime/logos”u, salt metafizik yönüyle, akleden ve bütün varl›klar›n içinde dolaflabilen bir kuvvet, yarat›l›fl›n, hayat›n ve alemin yönetiminin ilkesi olarak görmektedir. Felsefî metinlerde ilk ak›l, küllî ak›l, küllî ruh gibi kavramlar tasavvuf erbab›nca Kelime ve Hakikat-› Muhammediyye tabiriyle karfl›lanmaya bafllanm›flt›r.4 “Kelime” tasavvufi yönden, bütün ilahî ilimlerin kendisinden al›nd›¤› bir as›l, vahiy ve ilham›n kayna¤›d›r. ‹bnü’l-Arabî “kelime”yi, âlemle olan iliflkisi yönüyle “Hakîkatu’l-Hakâik”, her fleyin yaz›l› oldu¤u bir kay›t defteri anlam›nda “Kitab” veya “‹lm-i A’la”, insanla ilgisi olmas› yönüyle “Adem”, “Hakikat-› Ademiye”, “Hakikat-› ‹nsaniye”, “‹nsan-› Kâmil” ve “Nûr-› Muhammediyye” olarak isimlendirir.5 Öncelikli olarak konunun kavramsal tahlilini yapacak olursak, lügatte “karanl›¤›n z›dd› ve ›fl›k” anlam›na gelen nur kavram›, dünyevî ve uhrevî olmak üzere iki k›s›md›r. Dünyevî olan da ilahî nurlardan yay›lan ve basiret gözü ile anlafl›lan nur ile ›fl›kl› cisimlerden yay›lan ve bafl gözü ile anlafl›lan nur olmak üzere ikiye ayr›l›r.6 en-Nûr, Esma-y› Hüsnâ’dan biri olup Allah’›n ez-Zâhir ismi ile tecellisi, Allah’›n kâinattaki suretlerde kendini göstermesidir.7 Maddenin kalbden
231

.

Bir Kabe minyatürü 232 . .

14 Tasavvufta tenezzülât-› seb’a ve hazarât-› hamse diye ifade edilen tecelli safhalar›n›n ikincisi Hakikat-› Muhammediyyedir. bütün mahlukat›n var oluflunun/vücudunun temel ilkesi. tohum a¤açtan önce olup sonraki aflamalarda a¤ac›n kökü. “Hz. O.) de böyledir. levh ve kalem O’ndan sonrad›r. Peygamber.632/1235). O. Zengin bir ilham kayna¤› olan nûr-› Muhammedî mefhumuna eserlerinde yer veren mutasavv›flardan baz›s›n› flu flekilde s›ralayabiliriz: Sehl et-Tüsterî (ö.309/922). mestur olan her fleyin münkeflif olmas›n› sa¤layan ‹lmi ledünne ve kalbden masivay› ç›kar›p atan ilahî vâridâta da nur ad›n› vermektedir. Muhammed için de kullan›lmaktad›r. ferfli ve aralar›ndaki olanlar› O’ndan yaratt›. Ve yine bu mertebede temeyyüz yoktur. Abdülkerim el-Cîlî (ö. kürs. Muhammed’e mahsus nur veya nübüvvet nuru demektir. Allah kat›nda en sevgili ve en de¤erlidir. Peygamber’in cismanî hayat›ndan ayr› bir varl›¤›ndan daha bahsedilmektedir.923/1517) ve mutasavv›f›m›z Azîz Mahmud Hüdâyî (ö.). Bu makama “ilk ak›l”. Peygamber.13 Nur-› Muhammedi. ilk yarat›lan fley. Ömer b. latif-kesif ne varsa her fleyin kendi dairesi içerisine girdi¤i bir varl›k mertebesidir. bu hakikatin muhtelif alemlerin hepsinde tafsil edilen fleylerin toplu flekli olmas›ndan dolay›d›r. Burada eflyan›n hakikati henüz bilkuvve mevcûddur.15 Buna Hakikat-i Muhammediyye isminin verilmesi. Tanr› ariflerinin önde233 . sûretâ insan fleklinde görünse de asl› Hak’tand›r. flu beyitlerinde Muhammedî nurun insanl›k ve meleklerin hidâyet rehberi. Muhammed (s. dal› ve çiçekleri ç›k›p a¤aç öyle tamam oluyorsa. Adem toprak ile su aras›nda iken ben nebi idim. Allah’tan baflka hiçbir fley yokken ilk defa hakîkat-i Muhammediyye var olmufl. Muhyiddin ‹bnü’l-Arabî (ö. Muhammed’i. bütün yarat›klar bu hakikatten ve onun için yarat›lm›flt›r. Azîz Mahmud Hüdâyî’nin. “ilk gölge” olarak da isimlendirilir. el-Fâr›d (ö. varl›k a¤ac›n›n tohumudur. Bu mertebe lâ-taayyün’ün. Hz.”11 fleklinde yer almaktad›r. Hz.”17 tarz›nda devam eden sözlerinden anl›yoruz ki.1038 /1628). Kastallânî (ö. Arfl. Bundan dolay› Hz. Hüdâyî. “zulümât (karanl›klar)” kelimesinin alternatifi olarak ve tekil haliyle “hakikati” temsil eder mahiyette geçen nûr kavram›. Onun nuru Tanr›’n›n nurundand›r. Nur eflyay› aç›klayan.820/1417). Yâni “âlim” (bilen). “ilk nur”. Resulullah (s. eflyan›n hakikatini oldu¤u gibi keflf ve beyan eden bir nesnedir. Hakîkat-i Muhammediyye ad›yla da an›lan Nûr-› Muhammedî ise Hz.9 Kur’ân-› Kerîm’de genellikle.10 özel olarak “Allah yeryüzünün ve gökyüzünün nurudur. Dinî-tasavvufî edebiyat›m›zda Hz. Nas›l ki. Mansur el-Hallâc (ö.8 Tasavvuf erbab›.283/896). “Hz. Hüseyin b. Azîz Mahmud Hüdâyî’ye göre. . Allah Teala arfl›.638/1240). hakikî âdem ve hakikî insan olan hakikatü’l-muhammediyedir. “malûm” (bilinen) ve “ilim” (bilgi) birdir. taayyün suretiyle zuhur etti¤i ilk tenezzül mertebesidir. Adem’den önce yarat›lm›flt›r.uzaklaflt›rd›¤› ilahî feyzi ve dinî bilgileri a盤a ç›karmada araç olan ›fl›¤a da nur denir. Alemi ayd›nlatmas› sebebiyle Hz. sonra da onun nurundan di¤er varl›klar›n tümünü yaratmas› anlam›na gelmektedir.”16 demifltir. kainat için as›ld›r.12 Hakk Teâlâ’n›n önce Hz.

)’in zuhuruyla alemleri tamamlad› ve alemlerin yarat›lmas›ndaki gaye ortaya ç›km›fl oldu. Adem. Muhammed (s. rûhânî ve cismânî alemin mertebeleri. baflka varl›klar.a.a. vahdet güneflinin kendisinde görülüflüne ayr›ca dikkat çeker: Ey menba-› lütf ü cûd Yerin Makâm-› Mahmud Yarat›lm›fldan maksûd Sensin yâ Habiballah21 Hüdâyî’ye göre.ri oldu¤unu. Muhammed (a.20 Peygamber’den flefaat isterken.Âdem insanlar›n maddeden babas› (ebu’l-befler) iken Muhammed (s. Bu sebepten dolay› vücudu. Varl›k a¤ac›n›n en uzak mertebesi Hz. sevgi tarz›nda tecelli etmesinden dolay› “taayyun-› hubbi” ad› verilmektedir.19 Muhammedî ruh ile nurun bütün insanlardan. peygamber ve meleklerden önce var oldu¤unu beyan eden Hüdâyî. Yani Hz. Azîz Mahmud Hüdâyî’ye göre Allah.a. Peygamber’i insanl›¤›n manevi babas› ve enbiyan›n imam› kabul etmektedir: Kudûmun rahmet-i zevk ü safâd›r yâ Resûlallâh Zuhûrun derd-i uflflâka devâd›r yâ Resûlallâh Nebî idin Âdem dururken mâ’-i tîn içre ‹mâm-› enbiyâ olsan revâd›r yâ Resûlallâh Kemâl-i zümre-i kümmel senin nûrunla olmufldur Vücûdun mazhar-› tâmm-› Hudâd›r yâ Resûlallâh Hüdâyî’ye flefâat k›l e¤er zâhir e¤er bât›n Kapuna intisâb etmifl gedâd›r yâ Resûlallâh. Böylece o “Hâtem-i Enbiyâ” ve “Önceki ve sonrakilerin efendisi” oldu.v. Resulullah (s. flu beyitleri ile Hz. . en yak›n mertebesi Abdulmuttalib’in o¤lu Abdullah idi ifadesi ile nûr-› Muhammedî’nin zaman içinde nesilden nesile intikal etti¤ini. Adem’in çamuru.)’›n suretiyle zuhur etmifl oldu¤unu ifade etmektedir.v. ‹brahim ve di¤er peygamberlerin suretiyle.22 234 . son olarak da peygamberlerin sonuncusu Hz.v. nurlar ve nebilerin de onun gerçe¤ini tafsil ve beyan için yarat›ld›¤›n› seslendirmektedir: Nebîler gerçi halk› davet edib Kamusu etdiler irflâd-› ümmet Velî sen geçib ef’âl ü s›fât› ‹bâd› etdin asl-› zâta davet An›nçün hâtem oldun enbiyâya Seninle bitdi bünyân-› nübüvvet.v.18 Nûr-› Muhammediyye’ye ilk tecelli olmas›ndan dolay› “taayyun-i evvel”.)’in flerefli vücudunun ortaya ç›k›fl›na kadar devam etmifltir.)’in nebiler aras›ndaki yerine. di¤er peygamberlerin sonuna b›rak›ld›. Nuh.s.a.) ruhlar›n babas›d›r (ebu’l-ervâh). Resulullah (s.

“Gevher-i kân-› risâlet”. “fiems-i duhâ”.26 beytinde ifade etti¤i üzere Ahmed kelimesindeki mîm ç›kar›l›nca geriye sadece Ahad söz kalmaktad›r. Hz. “Hayru’l-befler”. “Bedr-i dücâ”.a. Peygambere karfl› hissetti¤i derin sevgiyi yans›tan na’t ve ilahileri.25 Zira Hüdâyî.29 Ârif ol âyine-i insâna bak Anda nûr-› Hazret-i Rahmân’a bak Ko harâbât ehlinin vîrânl›¤›n Anda mevdu’ kenz-i bî-pâyâna bak. “Hakk’›n Habîbi Mustafâ”.27 Ayinedir bu âlem her fley Hak ile kâim Mir’ât-› Muhammed’den Allah görünür dâim. “Arfl-› a’zam›n cilve-gâh›”. Kâmil insan›n suretinden hareketle. bütün oluflumlar›n ondan nefl’et ve bütün âlemin bu kozmik insandan zuhur etti¤i gerçe¤i. Ahad ise hüviyetine iflaret etmektedir. Dolay›s›yla kemale do¤ru yol almak isteyenler için Hakikat-i Muhammediyye. kendisini nebevî esaslar›n ateflli izleyicisi olarak görmüfl ve hayat›n›n her an›nda onu örnek almaya çal›flm›flt›r. beytinde hakikatü’l-muhammediyenin. 235 . “Mazhar-› tâmm-› Hudâ”.Peygamber’de ifadesini bulan kâmil insan›n vücuduna. Dolay›s›yla mîm. Muhammed’in manevî kiflili¤i onun için daima bir güç merkezi olmufltur. “Sidrenin seyrine doyamad›¤› zât”. “Verd-i gülistân-› Hudâ”.28 Azîz Mahmud Hüdâyî’nin zihin ve gönül dünyas›nda flu flekilde yer etmektedir: Cemâline edip insan› mir’at Kemâl-i hüsnünü seyran eden dost. onu. . ‹rtibat-› manevi neflesi ile Resûl-i Ekrem’e hitap ederken. umut ve üzüntüleri dile getirmifltir. ‹slam tasavvufunda insana verilen de¤erin bir tezahürüdür.23 Hz.Tasavvufu Peygamber ö¤retilerinin iç boyutu olarak gören Hüdâyî. yüre¤indeki ac›. Ahmed’in fark› Ahad’dan mîm-i imkân iledir Aradan imkân› kald›rsan kal›r vahdet hemîn. köylü kentli tüm Anadolu insan›n›n ilham kayna¤› olmufltur.) bir befler olarak insan-› kâmilin en güzel örne¤idir.24 Tasavvufî anlay›fla göre Hz. özünü anlayamayan kimse yarat›l›fl s›rr›na ulaflamaz. “‹ki cihan sultan›” diye yâd etmektedir. ‹lahilerinde peygambere hitap ederken. ulafl›lmas› arzu edilen bir idealdir. “Küntü kenz esrâr›n›n miftâh›”. Hakikat-i Muhammediyye anlay›fl› içinde bir beflerin alabildi¤ine yüceltilmesi. Muhammed (s. Sûretinde Âdemi halk eyleyen fiibh ü misli olmayan Sultân’a bak “Semme vechu’llah”› fehm ettinse ger fiefl cihetden bî-cihet Cânan’a bak Keflf olunca s›rr-› tahbîb-i Habîb Terk-i g›lmân et yeter vildâna bak. “Hakîkat ba¤›n›n serv-i bülendi”. “Mahbûb-› Hakk”. “insanl›k” mefhumunun ilk örne¤i ve madde alemiyle gerçekleflen ilk Tanr›sal irtibat oldu¤u.v.

Fürkat ehline yeter k›ld›n nazar Aç gözün vâs›l olan yârâna bak. buna Hak Teâlâ’n›n Cebrail ile söyleflisini ve peygamberle ashab›nda temayüz eden nurun hakikatini örnek vermektedir: Görüb dört nûru Cibrîl-i mükerrem Var ortas›nda hem bir nûr-i a’zam Dedi: yâ Rabb nedir bu penç envâr Diledi olmak anlardan haberdâr Dedi Cebrâîle ol Rabb-i Ekrem Muhammed nûrudur ol nûr-› a’zam O dört envâr dahi o dört velîdir Ebû-Bekr ü Ömer Osmân Alîdir. kay›tlardan uzaklaflmam›z› arzulamakta. Hz. Bu mahlûkât› var k›ld›n Kemâl-i kudretin izhâr k›ld›n fiükür kim Küntü kenz esrâr›n açd›n O kenzin zübdesin insâna saçd›n Hem ettin ana tahmîl-i emânet Ola tâ bâde-nûfl-› bezm-i vahdet. fiöyle ki: Nebiyy-i müctebâ geldi Resûl-i murtazâ geldi Habîb-i bâ-safâ geldi Muhammed Mustafa geldi. 236 .31 m›sralar› ile bizleri muhasebe ve murakabeye davet etmekte. . bir baflka beytinde. insan›n yan›nda alemin bir haflhafl tanesi kadar bile k›ymetinin bulunmad›¤›n› düflünen Hüdâyî.32 ‹nsan-› kâmili varl›¤›n s›rr› kabul ettikten sonra bizleri insan› incitmemeye davet etmekte ve kâmil kifliye ait bir kalbin Kabe’den eflref oldu¤unu söylemektedir. ‹nsan› yarat›lm›fllar›n en azizi gören. fiöyle ki: Kalb-i kâmil Kâ’be’den eflrefdir okursan sebak Kâ’be’yi mahlûk yapd› kalbi sun’-i pâk-i Hak33 Hüdâyî.30 Bu beyitlerinde Azîz Mahmud Hüdâyî. Hz. Muhammed’in bat›nî ve zahirî varl›¤›n› insanl›¤›n flifa kayna¤› ve derman hâli olarak yorumlamaktad›r. kendi iç hakikatimizi buldurmakta. ayna hükmündeki kâmil insandan Tanr›sal zât›n göründü¤üne ve eflyadan örtü kald›r›l›nca Tanr›sal birli¤in ortaya ç›kt›¤›na telmihte bulunmaktad›r. Tanr›’n›n kendi kudretini kâmil insan aynas›ndan seyretti¤ine. Muhammed’den sonra ilahî nurun insan-› kâmillerde tecelli etti¤ini beyan eden Hüdâyî. yarat›l›fl s›rr›na dikkatimizi çekmektedir. Geç Hüdâyî sûreti ma’nây› gör Katreyi ko lücce-i ummâna bak.

Hz.Külliyenin kuflbak›fl› görünümü Gönüllere flifâ olan kamu derde devâ olan Bize Hakk’tan atâ olan Muhammed Mustafâ geldi.34 Özetle. Allah’›n esma ve s›fatlar› ile bir bütün olarak kendisinde tecelli etti¤ini dile getirmifltir. küntü kenz s›rr›n›n inkafl›f› nûr-› Muhammedî telakkisinin idrâkine ba¤l›d›r. Muhammed. 237 . Hakk›n ilk taayyünü. Manzum ve mensur eserlerinin tüm sat›r aralar›nda peygamber sevgisini canl› tutmaya. onun manevî kiflili¤inden müstefid olmaya çal›flm›flt›r. Yaflad›¤› manevî coflkuyu sevenleri ile paylaflmak istemifltir. Ona göre Hz. ‹leri düzeydeki peygamber sevgisi. her türlü fazilet ve olgunlu¤un kemal buldu¤u kimsedir. O benimsedi¤i vahdet-i vücûd neflvesinin girift konular›n› anlafl›l›r bir üslupla ayd›nlatmaya çal›flm›fl. fler’î flerife sadakati. nûr-› Muhammedî telakkisi Tüsterî ve Halâc’tan beri tasavvuf düflüncesinde yer alan ve zamanla felsefî bir mahiyet arzeden bir husus haline gelmifltir. Nûr-› Muhammedî düflüncesini benimseyen sûfîlerdendir. tüm yarat›lm›fllar›n s›rr›. Peygamberin befleri kimli¤ini göz ard› etmeden onun hakikatine dikkat çekmifl. Muhammedî yolun inceliklerine vukufiyeti ile tan›nan Azîz Mahmud Hüdâyî de di¤er mutasavv›flar gibi. .

Bask›. Âlemin Yarat›l›fl› ve Hz. Dan. Divan. “Hakîkat-i Muhammediyye”. 5 Ebu’l-Alâ Afîfî. Yüksek Lisan Tezi. 27 Muslihüddin Vahyî. 16 ‹smail b.. Divan. ‹bn Arabi Ans›na (Makaleler). “Nûr-i Muhammedî”. 37-38. fiûle Yay›nlar›. Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. 10 ‹brahim. ‹stanbul 1997. Tanr›n›n mele¤i. Sosyal Bilimler Enstitüsü.) 2 Stoac›lar logos kavram›n› âlemin aklî düzeni. Abdülkerîm Cîlî –Hayat›. 24 Hüdâyî. 11 en-Nûr. sy. Edebiyat Fakültesi Bas›mevi. 1. Dergisi. en yüksek rahip. Terceme ve Tahlili. II/136. Eserleri. 33/43. 265. Âlemin Yarat›l›fl› ve Hz. Tasavvuf Felsefesi-. 52. Abdülâl fiahin. et-Talâk. ‹nsan Yay›nlar›.) 3 Logos kavram›n› dînî düflünceye sokan kifli. 21 Hüdâyî. Divan. 29 Mehmed Gülflen. ideal insan ve Allah’›n o¤ludur. 24.Mustafa Tatc›-Cemâl Kurnaz. Divan. el-Ahzâb. 19 Mehmet Demirci. 1. 94. (Kartal. XV/180. 180. Tahir Uluç. M. 7 Ethem Cebecio¤lu. Prof. her fleyde gizli olan hayat kayna¤›. Keflfü’l-Hafâ ve muzîlü’l-ilbâs ammâ ifltehere mine’l-ehâdîs alâ elsineti’n-nâs. Mirâcü’l-Beyan Mirâc’›n Tasavvufî Boyutu. bütün âleme hâkim olan ve âlemin kayna¤› olan “aklî prensip” anlam›nda kullanm›flt›r. MEB Yay›nlar›. a. Muhammed’in Zuhûru. ‹stanbul 2004. 94. (Kartal. ter. Külliyat-› Hazreti Hüdâyî. Ertan. 52. ‹nsan Yay›nlar›. Sûfî ve fiiir-Osmanl› Tasavvuf fiiirinin Poetikas›-. Tasavvuf Terimleri & Deyimleri Sözlü¤ü.23. 20 Hüdâyî. 13 Süleyman Uluda¤. Marifet Yay›nlar›. 22 Hüdâyî. 23. Muhammed’in Zuhûru. Alperen Yay›nlar›. Dergisi. 227-228. ‹stanbul 2002. 118. Azîz Mahmud Hüdâyî. Ankara 2002. 239. haz. Kamus Tercemesi. ‹stanbul 1338-1340. “Nûr-i Muhammedî”. s. tah.e. 126.. 414. ‹stanbul 1995. 36.195. Tasavvuf Terimleri Sözlü¤ü. ‹nsan Yay›nlar›. 57/9. ‹stanbul 2003. ‹zmir 1983. Muhammed el-Aclûnî. Tahir Uluç. 25. Divan. “Sembollerdeki Hazineler”.. ‹stanbul 2004. sy. 30 Hüdâyî. DEÜ. age. 101. 181. Mehmet Emin. 12 Demirci. 14 Muhammed Mustafa Hilmi. ‹stanbul 1998.161. ‹stanbul 1985. 6 Âs›m Efendi.Dr. 488. Kahire 1992. 15 Mahmut Erol K›l›ç. Osmanl› Tarih Deyimleri Ve Terimleri Sözlü¤ü. 25 Demirci. ‹bn Arabi Ans›na (Makaleler). ‹nsan Yay›nlar›. ‹stanbul 2001. sy. Anka Yay›nlar›. içkin tabii yasa. ‹stanbul 1993. 25. Kerim Kara-Mustafa Özdemir. 14/1. Râg›b el-Isfahânî. 31 Hüdâyî. 264. 244. Ziver Tezeren. 264. 34 Hüdâyî. 32 Hüdâyî. Azîz Mahmud Hüdyî’nin Hayâtü’l-Ervâh ve Necâtü’l-Eflbâh Adl› Eserinin Tahkik. 9 Mehmet Zeki Pakal›n. 187. ter.g. Muhyiddîn ‹bnü’l-Arabî’de Varl›k Ve Mertebeleri (Vücûd Ve Merâtibu’l-Vücûd). 39. Divan. 65/11. 91. ‹nsan yay›nlar›. M›s›r 1352 h. Dokuz Eylül Üniversitesi ‹lâhiyet Fak.D‹PNOTLAR “Ak›l” ve “Kelime” anlamlar›na gelen logos kavram›n› Herakletios. 28 238 1 . “Nûr-i Muhammedî”. D‹A. 18 Seyyid Mahmud Hüdâyî. Yunan felsefesinin. 17 Azîz Mahmud Hüdâyî.74. ‹lâhiyet Fak. Nur md. Divan. 1. II/706.el-Müfredat. Doktora Tezi. 76. DEÜ. 26 Hüdâyî. ‹stanbul 2002. IV. Divan. Yahudilerin kutsal kitab› Tevrat ile özdefl oldu¤unu savunan Philon’dur. Nur md. el-Hadîd. . haz. Tanr›n›n ismi.Ü. ‹stanbul 2004. Mustafa Tahral›.) 4 Mehmet Demirci. 23 Cemal Acer. Mu’cemu Ist›lahat›’s-Sufiyye. Divan. ter. duyulur dünyas›n›n üzerindeki etkin güç anlam›nda ele alm›fllard›r. Tahrc. ‹stanbul 1995. 62. Philon’a göre Tanr›n›n yarat›c› kelimesi olarak logos. “‹bn Arabî Hakk›nda Yapt›¤›m Çal›flma”. yönetici. Mahmut Erol K›l›ç. 33 Hüdâyî. 244. ‹lâhiyet Fak. Divan. 8 Abdurrezzak el-Kâflânî. Dergisi. II/726. 24/35. Daru’l-Inad. (Abdullah Kartal.