You are on page 1of 1153

OSMANLI MPARATORLUU TARH

Bu e-kitap taslak halindedir. Okumay zorlatrc tarama hatalar ierebilir. Bu taslak srm okurken dzeltir ve dzeltilmi srm bizimle paylamak isterseniz memnun oluruz. WEB: http://ayrac.org letiim: ayrac.org@gmail.com

Osmanl Devleti Osmanl Devleti'nin hayat izgisi 600 yllk bir sreyi iine almaktadr. yle ki, cihan devleti unvann alan bu devlet, en geni snrlarn 400 yl elinde tuttuu bilinmektedir. Gerileme dnemi dediimiz son 200 yl iinde bile fazla toprak kaybetmemi, topraklarnn byk blmn, ykl dnemlerini oluturan 20. yzyln balarna kadar koruyabilmitir. Bu zellikleri ile Osmanl, dnya medeniyetleri arasnda ilk sralarda yerini almaktadr.

21. yzyla adm adm ilerlerken, Balkanlar'da, Kuzey Afrika'da, Ortadou'da, Kafkasya'da ve tm slam Dnyas'nda, kprdanmalar grlyor. Kprdanmalarn kkeninde, hep Osmanl ruhu yatyor. Dman, hep Osmanl torunu diye saldryor. Osmanl corafyas 21. yzyla ok eylere gebe olduunu gsteriyor. Bu yzden Osmanl corafyasn iyi tahlil etmek gerekiyor. Sz konusu bu koca devletin, yzlmn, doal artlarn ve bu doal artlar zerinde oynad rol, insanlarn ve olduka farkl insanlarn bir arada uzun yllar birlik iinde yaamalarnn srrn, ynetim eklini, tarmn, sanayiini ve dnya ticaretindeki yerini, iyi bir ekilde aratrmak ve aratrmalardan gelecek iin baz sonular karmak lzumu vardr. Bunun iin de, tarih-corafya-gelecek lsn kaynatrmak gerekmektedir.

KURULUS DNEMI
Osmanli Beyliginin Kurulusu; Osman Bey, Oguz asiretlerinin ittifakiyla basa getikten sonra, siyas ve din bakimdan Anadolu'nun en itibarli ve nfuzlu tarikatlerinden Ahilerin mhim bir sahsiyeti olan Seyh Edebali'nin kizi ile evlenerek, gcn artirmis idi. Bundan sonra Osman Gazi, Bizans'a karsi genisleme politikasini uygulayarak, Inegl, Karacahisar ve Yarhisar'i ele geirdi ve blgenin mhim merkezlerinden olan Bilecik'i alarak, burayi beyligin merkezi yapti (1299). Bu tarih devletin kurulus tarihi olarak kabul edilir. Seluklu Sultani III. Alaaddin Keykubad'in Ilhanli Hkmdari Gazan Han'in kuvvetleri tarafindan tutulup, Iran'a gtrlmesi zerine Seluklu merasindan bazilari ve blgedeki Trkmen beyleri Osman Bey'e tevecch gstermis; Oguz an'anesine gre onun hkimiyetini tanimayi kabul etmislerdir. Nitekim Oguz beyleri Oguz Han tresine gre tertip edilen bir trende Osman Bey'in nnde diz kerek, onun verdigi kimizi imek suretiyle tbiyetlerini sunmuslardir. Ancak henz kk bir beylik durumundaki Osmanogullarinin, seklen de olsa bu dnemde, Ilhanli hkimiyetini tanidiklari bilinmektedir. Osman Gazi, beyligini iln ettikten sonra idaresi altindaki blgeleri bes kisma ayirarak buralari gvendigi ve savaslarda yararlik gsteren kimselere tevcih etti. Oglu Orhan'a Sultann, byk kardesi Gndz Bey'e Eskisehir'i, Aykut Alp'e In-n'y, Hasan Alp'e Yarhisar'i ve Turgut Alp'e de Inegl' verdi. Diger oglu Alaaddin'e ise seyh Edebali'nin emin ve nazirliginda, ailenin geimi iin, Bilecik ve havalisinin gelirleri tahsis edildi.1302'de Bursa tekfurunun liderliginde birlesen Rum tekfurlarinin Koyunhisar (Bafeon) savasinda agir bir maglbiyet tatmalari, Osman Bey'in Bursa ve Kocaeli taraflarina akinlar yapmasini olduka kolaylastirmisti. Bir taraftan Bursa te taraftan Iznik Trk kusatmasi altinda tutuluyordu. Ancak yaslilik sebebiyle Osman Bey, fetihler iin oglu Orhan'i grevlendirmisti. Nitekim 1324 yilinda Osman Bey vefat etti ve oglu Orhan Bey Osmanli tahtina ikti. Orhan Bey, 1326 yilinda Bursa'yi, uzun sren kusatmanin ardindan, ele geirince babasinin vasiyetini yerine getirerek, Osman Gazi'nin naasini Bursa'ya nakletti ve burayi devletin yeni merkezi yapti. Orhan Bey'in komutanlarindan Akakoca ve Karamrsel ise Istanbul kiyilarina kadar akinlarda bulunuyorlardi. Bu fetih ve akinlardan telslanan Bizans Imparatoru Andranikos byk bir ordunun basinda Osmanlilara karsi harekete getiyse de Maltepe (Palekanon) Savasi'nda agir bir yenilgi aldi (1329). Bu zafer, Iznik ve Izmit'in ele geirilmesini kolaylastirmistir. Rumeliye Geis; Karasi Beyliginde baslayan taht mcadelelerinden istifade eden Orhan Bey, Balikesir ve civarini topraklarina katarak, ileride gereklesecek olan Rumeli fetihleri iin mhim bir mevkiye sahip olmustur. Nitekim Karasi Beyliginin deniz gc ve Haci Il Bey, Evrenos Bey gibi degerli komutanlar artik Osmanlilarin emrine girmislerdir. Bizans iindeki taht kavgalari ve Bulgar-Sirp saldirilari karsisinda, gittike glenen Osmaogullarindan yardim isteyen Kantakuzen'in talebi zerine Orhan Bey'in oglu Sleyman, bir orduyla Rumeli'ye geti (1345). Edirne'yi kusatan Bulgar-Sirp kuvvetlerini bozan Sleyman Pasa bu zaferin karsiliginda Gelibolu'daki impe Kalesi'ni Bizans'tan aldi. Bylece Osmanlilar ilk kez Rumeli yakasinda bir s elde etmis oluyordu (1356). Sleyman pasa Gelibolu'nun ardindan Tekirdag'a kadar olan blgeleri de ele geirerek buralara Anadolu'dan getirilen Trkmenleri yerlestirdi. Bylece Rumeli'de de Trklesme hareketi baslamistir. Sleyman Pasa'nin lmnden sonra Rumeli'deki fetihler iin kardesi Murat Bey grevlendirildi (1359). Ancak 1362'de babasi Orhan Bey'in de lm zerine Murat Bey, Bursa'ya dnd ve Osmanlilarin 3. hkmdari olarak tahta ikti (1362).Rumeli ve Balkanlarda Fetihler; I.Murat (Hdavendigar) nce tahtta hak iddia eden kardeslerini bertaraf etmekle ise basladi ve bu arada elden ikan Ankara'yi yeniden aldi. Anadolu'da birligin saglanmasinin ardindan Murat Hdavendigar, inkitaya ugrayan Rumeli ve Balkanlarin fethine yneldi. Bu sirada Balkanlar karsiklik iindeydi. Bir taraftan Sirp Hkmdari Dsan'in lm ile Sirplar

arasinda i mcadeleler siddetlenmis, te yandan Macar Krali Layos, Balkanlarda Ortadokslara olan baskilari artirmisti. Evrenos ve Haci Il Bey komutasindaki kuvvetler bu durumdan da yararlanarak Kesan'dan Dimetoka'ya kadar olan yerleri fazla bir mukavemet grmeden ele geirmislerdi. Sazlidere Zaferi ile Edirne ve Filibe, Lala Sahin Pasa tarafindan fethedildi (1363/4). Bu savaslarda Bulgarlarin yaninda yer alan Bizans baris yapmak zorunda kaldi. Trk ilerleyisini durdurmak isteyen Macar, Bulgar,Sirp ve Ulahlardan mtesekkil bir Hali ordusu Macar Krali Layos'un liderliginde Edirne zerine yrd. Ancak Meri sahilindeki Sirp Sindigi denilen mevkiide, kalabalik Hali ordusunu hazirliksiz yakalayan 10 bin kisilik kuvvetiyle Haci Il Bey, byk bir bozguna ugratti (1364). Sirp Sindigi zaferiyle Osmanlilar, Balkanlardaki fetihlerine hiz verdiler ve bunu kolaylastiracagi iin Osmanli baskenti Bursa'dan Edirne'ye nakledildi. Fetihler karsisinda aresiz kalan Bulgarlar Trk himayesini kabul etmek zorunda kaldilar (1369). irmen Zaferi ile (1372) Bati Trakya ve Makedonya'nin bir kismi Osmanli hkimiyetine girdi ve Selanik ile Kstendil'in de ele geirilmesinin ardindan Sirp Krali Lazar, vergi verip, gerektiginde asker gndermek sartiyla Osmanlilarla baris anlasmasi imzaladi(1374). Yaklasik on yil sren mcadelede, Rumeli ve Balkanlarda fethedilen blgelere Anadolu'dan mtemadiyen Trk nfus kaydirilarak blgede demografik dengeler Osmanlilar lehine degistirilmeye baslanmisti. Bu tarihten sonra bir mddet Balkanlardaki fetihlere ara verilmis ve Anadolu'da Trk birligini saglamlastirmaya ynelik dzenlemelere geilmistir. Bu maksatla I. Murat, oglu Byezid'i Germiyan beyinin kizi ile evlendirmis; Tavsanli, Emet ve Simav gelinin eyizi olarak Osmanlilara verilmistir. Ayni sekilde Aksehir, Yalva, Beysehri gibi bazi sehir ve kasabalar Hamidogullari'ndan para karsiligi satin alinmis, Candarogullar da Osmanli hkimiyetine girmisti. Artik Osmanlilarin karsisinda tek bir g kalmisti; Karamanogullari. Alaaddin Ali Bey, Osmanlilarin yeniden Balkanlara ynelmesini de firsat bilerek, harekete gemis ancak I. Murat Konya nlerinde Karamanogullarini yendiginde Karaman beyi af dilemek zorunda kalmistir(1387) Murat Hdavendigar'in yeniden Rumeli'ye ynelmesiyle birlikte Nis ve Sofya da dahil olmak zere btn Bulgaristan fethedildi.(1385/88). Timurtas Pasa'nin Sirp kuvvetleri tarafindan baskina ugratilip, yenilmesi zerine cesaretlenen Bulgar, Leh, ek ve Macar krallari da Sirplarin yaninda yer aldilar. Fakat andarli Ali Pasa, Bulgar Krali Sisman'i esir alarak Bulgarlari bu ittifakin disina atti. Buna ragmen Hali ordusu ilerleyisini srdrnce, I. Murat ordusunun basina geerek dsmani Kosova'da karsiladi. I.Murat'in ogullari Byezid ve Yakup'un da yer aldigi Osmanli birlikleri byk bir zafer kazandi. Sirp Krali Lazar ve oglu esir edilmis, dsman kuvvetlerinin byk bir kismi imha olmustu. (20 haziran 1389). Fakat I.Murat savas meydanini gezerken bir Sirp tarafindan hanerlenerek sehit dst. Bunun zerine Sirp krali da Osmanli askerleri tarafindan ldrld. Osmanlilar iin Balkanlarda tutunabilmek yolunda lm kalim savasi olarak grlen I.Kosova Zaferi Sirplar tarafindan asla unutulmamistir. Gnmzde dahi masum Mslman halka ynelik vahsetin arkasinda bu maglbiyetin ezikligi ve intikam hissi yatmaktadir. Anadolu'da Trk Birligi'nin Saglanmasi; I. Murat'in sehit edilmesinin ardindan oglu Byezid, devlet adamlarinin ittifakiyla hkmdar iln edildi. Babasinin lmn firsat bilen Anadolu'daki beyliklerin Osmanlilar'a biraktigi topraklari yeniden ele geirmek maksadiyla harekete getiklerini haber alan Byezid, sratle Anadolu'ya dnd. 1390 yilinda Germiyan, Aydin, Mentese ve Saruhan beylikleri ortadan kaldirildi. Ertesi yil Hamidogullari Beyligi topraklari ele geirildi ve bu beyliklerin yer aldigi topraklarda Anadolu beylerbeyligi adiyla idar bir nite olusturuldu. Ardindan Osmanlilarin en nemli rakip olarak grdg Karaman Beyligine ynelen Yildirim Byezid, Konya'yi kusatti. Alaaddin Ali Bey'in baris talebi, Beysehir ve evresinin Osmanlilara birakilmasiyla kabul edildi.(1391). Fakat Yildirim Byezid'in Mora ile ilgilenmesini firsat bilerek Ankara Sancak Beyi Sari Timurtas Pasa'yi esir almasi zerine, Yildirim Byezid, Alaaddin Bey'e kesin bir darbe vurmaya karar verdi. Anadolu'ya geen Yildirim, gn sren savasin ardindan ele geirilen Alaaddin Bey'i ortadan kaldirdi ve topraklari Osmanlilara lkesine dahil

edildi(1397). Karamanoglu tehlikesinin bertaraf edilmesiyle, Anadolu'da Osmanlilara direnebilecek en gl devlet olarak Kadi Burhaneddin devleti kalmis idi. Daha 1392 yilinda, Kadi Burhaneddin'in mttefiki durumundaki Candaroglu Sleyman an bir baskinla ldrlp beyligin Kastamonu subesi ortadan kaldirilmisti (1392). Ardindan, ertesi yil Amasya ve Merzifon civari Osmanli hkimiyetine alinmisti. Kadi Burhaneddin'in 1398'de Kara Ylk tarafindan ldrlmesi zerine, ona bagli Sivas, Tokat, Kayseri, Malatya gibi sehirler birer birer ele geirildi. Bylece Firat'in batisinda kalan Anadolu topraklari Osmanli sancagi altinda birlestirilmis oluyordu. Yildirim Byezid'in Istanbul Kusatmasi ve Balkanlardaki Fetihleri. Yildirim Byezid'in Karaman seferine anlasma geregi katilan Bizans Imparatoru V.Yuannis'in oglu Manuel'in, babasinin lm zerine anlasmayi igneyerek Istanbul'a kamasi sebebiyle Yildirim, Istanbul'u kusatmaya karar verdi. 1391'de baslayan ilk muhasara 1396 yilina kadar srdrld. Bu maksatla Istanbul Bogazi'nda Anadolu Hisari insa edildi. Sehre dis yardimlarin gelmesini nlemeyi ve iase zorlugu altinda savunmayi kirmayi hedefleyen bu muhasara Timur'un Anadolu'ya ulasmasina kadar fasilalarla devam ettirilmistir. Bu kusatma srerken bir yandan da Yildirim, Bulgaristan, Arnavutluk ve Bosna taraflarinda fetih hareketlerine devam etmekteydi. Kusatma altindaki Bizans'in da talebi ile Trklere karsi yeni bir Hali ittifaki olusturan Macar Krali Sigismund, Ingiltere dahil btn Avrupa devletlerinden topladigi 120 bin kisilik bir orduyla harekete geti. Yildirim Byezid dsmani sasirtan bir hizla Nigbolu Ovasi'nda dsmani karsiladi. 50-60 bin kisilik Osmanli ordusu, sayica ok stn olan Hali ordusunu byk bir bozguna ugratti. Savas meydanindan kurtulabilenler, kaarken Tuna'da boguldular.(1396) Halilardan geriye sadece muazzam bir ganimet kalmisti. Bu ganimetle, Edirne ve Bursa'da pek ok cami, medrese ve imaret insa edilmistir. Zaferin ardindan, Eflk, Bosna, Macaristan ve Mora zerine seferler dzenlendi. Itibari bu zaferle bir kat daha artan Yildirim, Nigbolu dnsnde Anadolu birligini kurmaya ynelik niha adimlari atmaya baslayacaktir. Ankara Savasi ve Fetret Devri: Yildirim Byezid, Firat boylarina kadar topraklarini genislettigi sirada, Timur da Iran, Azerbaycan ve Irak'i ele geirmisti. Bazi Anadolu beyleri Timur'a siginirken, lkeleri istil edilen Celayirli Ahmet ve Karakoyunlu Kara Yusuf da Yildirim Byezid'in yanina kamisti. Bylece her iki devlet biribirine sinir komsusu olmus, ancak bu durum iki hkmdarin da Trk dnyasinin liderligine oynamalari sebebiyle olumsuz neticeler dogurmustur. Timur, Osmanlilara siginan Celayirli Ahmet ve Kara Yusuf'un iade edilmemesini bahane edip Sivas'i kusatmis ve kendisine teslim edilmesine ragmen sehiri tahrip etmisti(1400). Bu olaydan sonra da her iki hkmdar arasinda mektuplasmalar devam etti. Fakat Timur'un, Anadolu beyliklerine topraklarinin geri verilmesi ve bazi sehirlerin kendine birakilmasi gibi talepleri Yildirim tarafindan reddedildi. Dolayisiyla iki fatih iin savas artik kainilmaz hle gelmisti. 160 binlik Timur'un ordusunu, 70 bin kisiyle ubuk Ovasi'nda karsilayan Yildirim Byezid, savasin baslarinda stnlg ele geirdi. Ancak Timur'un safinda eski beylerini gren bazi askerlerin saf degistirmesi ve Kara Tatarlarin Osmanli ordusunun arkasini evirmesi savasin talihini degistirdi. Bir avu askerle direnmeye alisan Yildirim Byezid sonunda esir edildi (26 Temmuz 1402). Ankara Savasi'ni kazanan Timur, Anadolu beyliklerini tekrar ihya etti ve bylece Anadolu Trk birligi paralandi. Balkanlardaki Trk ilerleyisi durdugu gibi bir kisim topraklar da elden ikti. Yildirim'in ogullari arasindaki taht mcadeleleri Osmanli devletinin "Fetret Devri" boyunca 12 yil mddetle devam etti. Sayet bu savas gereklesmemis olsaydi, hibir direnme gc kalmayan Istanbul byk bir ihtimalle Yildirim Byezid zamaninda Trklerin eline geecekti. Dolayisiyla Ankara Savasi Osmanlilari en az 50 yil geriye gtrmstr.Esir dsen Yildirim Byezid, yedi ay boyunca Timur'un yaninda sehir sehir dolastirildiktan sonra zntsnden ecele yenik dst. Osmanli sehzadeleri tahtin sahibi olabilmek iin kiyasiya birbirleriyle mcadele etmeye basladilar. Bu mcadele elebi Mehmet'in tek basina devlet idaresine hkim olusuna kadar devam etti (1413). elebi Mehmet kardesleri Sleyman, Isa ve Musa elebi'yi bertaraf ettikten sonra Anadolu Trk birligini yeniden tesis etmek iin aba sarf etti. Glenen Karamaogullarinin nfuzunu kirdi, Karamanoglu Mehmet Bey'in eline geen Osmanli topraklarini geri aldi. Candarogullari beyliginden ankiri'yi ve ardindan Canik

(Samsun) blgesini yeniden Osmanli lkesine katti. Fakat Sehzade Mustafa ve Simavna Kadisi oglu Seyh Bedreddin'in isyanlari lkeyi karistirmaktaydi.(1419) Sehzade Murat Rumeli ve Manisa'da ortaya ikan bu isyani bastirdi, Seyh Bedreddin ve adamlari yakalanarak idam edildi. Timur'un beraberinde gtrdg Mustafa elebi de Anadolu'ya dndgnde tahtta hak iddia etmisti. Sehzade Mustafa'nin Selnik'te baslattigi isyan bastirildi. Asi sehzade Bizans'a siginmak zorunda kaldi. elebi Mehmet ldg zaman Osmanli lkesinde sknet byk oranda tesis edilmeye baslanmisti (1421). Babasinin en byk yardimcisi olan sehzade Murat tahta iktigi zaman Bizans tarafindan karsisina ikarilan amcasi Mustafa elebi'nin isyanini bir kez daha bastirdi ve Bizans'i cezalandirmak iin Istanbul'u kusatti(1422). Bu defa kk kardesi Sehzade Mustafa'nin isyan haberini alan II.Murat, kusatmayi kaldirarak kardesini cezalandirmak zorunda kaldi. Isyancilarin yaninda yer alan Anadolu beyliklerine karsi harekete geen II.Murat, Candaroglu Isfendiyar Bey'i itaat altina aldi. Izmir Beyi Cneyd'i ortadan kaldirip, Izmir, Aydin ve Mentese civarini ele geirdi. Germiyanoglu Yakub Bey'in ocugu olmadigindan, topraklarini Osmanlilara birakmayi vasiyet etmisti. Onun lmyle Germiyan ili de Osmanlilara katilmis oldu(1428). Balkanlarda da durum Osmanlilar lehine dzelmeye basladi. Nitekim Fetret devri sirasinda elden ikan topraklar geri alindigi gibi, 1440'a kadar Belgrat hari btn Sirp topraklari Osmanli hkimiyetine girmisti. Fakat Erdel ve Eflk'ta st ste gelen bazi kk bozgunlar Avrupa'da byk bir sevinle karsilanarak, Osmanlilara karsi yeni bir Hali seferinin tertip edilmesine cesaret vermisti. II. Murat, Balkanlardaki Osmanli varligini tehlikeye atmamak iin Macarlarla Segedin Antlasmasini imzaladi (1444) ve bu anlasmadan sonra tahttan feragat etti. Kk yastaki oglu II. Mehmet'in hkmdar olmasini firsat bilen Macarlar anlasmayi bozdu ve yeni bir Hali ittifaki olusturuldu. II. Murat yeniden ordunun basina geerek dsmani Varna Savasi'nda karsiladi. Macar krali ldrld. Halilarin lideri durumundaki Jan Hnyad glkle kaabildi(1444). andarli Halil Pasa'nin israriyla ikinci kez tahta ikan II. Murat, Mora ve Arnavutluk'a sefer dzenledi. Varna'nin intikamini almak isteyen Jan Hnyad yeniden harekete geti. Fakat II. Kosova Muharebesi'nde bir kez daha Sirplar byk bir yenilgiye ugratildi (1448). Varna ve Kosova savaslariyla Osmanlilar Balkanlardaki durumunu iyice glendirmis, Bizans'in batidan yardim alma umutlari ise tamamen ortadan kaldirilmistir. II. Murat 48 yasinda lnce II. Mehmet yeniden Osmanli tahtinin sahibi olmus (1451) ve Osmanli Devleti artik bu dnemde tam bir cihan devleti hline gelmistir.

Osmanl Devleti'nin Kuruluu Osmanl Devleti'nin kurucusu saylan Osman Gazi'nin babas Erturul Gazi, onun babas Gndz Alp'tir. Gndz Alp'in babasnn Kaya Alp, onun babasnn Gk Alp, onun babasnn Sarkuk Alp, onun babasnn Kayk Alp olmas ihtimali vardr. Yurt tutmak iin Orta-Asya'dan, Trkistan'dan Dou Anadolu'ya gelen bir Kay airetinin banda bu Sarkuk Alp'in bulunmas muhtemeldir. Yurt tutulan blge, Van Gl'nun kuzey-dousunda Ahlat civardr. Osman Gazi'nin bykbabas Gndz Alp'in, kendisi gibi Kaylardan olan Mardin Artuklularnn hizmetinde bir bey iken Caber'de Frat' geerken boulup Trk mezarna gmlm olmas ihtimali dnlebilir. Osmanl Devleti'ni kuracak aileyi bir buuk asr sonra Ahlat'tan oynatan sebep yaklaan Cengiz Han'n Moollar olabilir. Ahlat-Mardin yolu, gney-batya doru kuuuu 200 km'dir. Gndz Alp, Artuk Arslan'n (1201-1239) emrettii bir misyon iin 250 km daha gney-batya inip Caber'e gelmi olabilir. Bu misyonda baarl olmayan Kay Aireti reisi Gndz Alp' kaybedip onun olu Erturul Gazi'nin bakanlnda 1230 yaznda Yassemen meydan muharebesinde 39 yalarndaki Erturul Bey, Trkiye sultan Aleddin Keykubad'a kk fakat yiite bir hizmette bulunmu olmaldr.

Bunun zerine Aleddin, Erturul Bey'e Bizans snrnda dirlik vermitir. Erturul, Erzincan'dan ku uuu 900 km yol alarak batdaki dirliine erimitir. Muhtemelen tarih 1231 yldr ve Osmanl Devleti'nin nvesi kurulmutur. Erturul Bey, Trkiye mparatorluu'nun bir uc beyi durumundadr. Seluklu Trkiye'sinin Bizans'a kar olan bat snrlar, iki byk uc beyi tarafndan korunmaktadr, kuzey'de Kastamonu'da oturan obanoullar ve gneyde Germiyanoullar. Erturul Bey 1281'de lnceye kadar 50 yl bu obanoullarna tabidir. Dorudan doruya Konya'daki Seluklu mparatoru'na bal byk uc beylerinden deildir. Erturul Gazi'ye verilen yurd Bursa-Bilecik illerinin snrlarnn birletii yredir ve 1.000 km2 kadar bir toprak parasndan ibarettir. St, sonradan Bizans'tan fethedilerek bakent yaplmtr. Erturul Gazi'nin yerine olu Osman Gazi gemi ve 1324'e kadar 43 yl saltanat srmtr. 1300 ylna kadar babas gibi obanoullarna tabi kk bir u beyi olan Osman Gazi, bu tarihte dorudan doruya Konya Seluklularna bal byk bir uc beyi mevkiine ykselmitir.

Osmanl Devleti'nin Kuruluu Bu suretle Osmanl devletilii 69 yl obanoullarna, Kastamonu'ya tabi yaamtr. 1308'de Selukoullar dnce Osman Bey, dorudan doruya Tebriz'de oturan lhan'n byk uc beylerinden biri haline gelmi ve lhan'n Anadolu umum valileri tarafndan kontrol edilmitir. lhanllara tabiiyet, 1335'e kadar devam eder. Osman Gazi 1281'de babasndan 4.800 km2 kadar ald toprak mirasn 16.000 km2'ye kartarak 1324'te olu Orhan Gazi'ye devretmitir.Bu topraklar Bizans'tan fethetmitir. Osman Gazi'nin brakt miras bugnk Bilecik ili, Eskiehir merkez ilesi, Sakarya'nn Gevye, Akyaz, Hendek, Ktahya'nn Domani, Bursa'nn Mudanya, Yeniehir ve negl ilelerinden ibarettir. Orhan Gazi, babasnn yllardan beri kuatt Bursa'y alarak (6 Nisan 1326) bakent yapt. Bu suretle 1321'de Marmara'ya erien ve denize kan Osmanllar bir Bizans ehri daha aldlar ve az sonra Karadeniz'e de ktlar. 1231'den 1326'ya kadar 65 yl Osmanolu birer prenstir. Sadece 1300'de Seluklu sultanndan tabl'l-alem alarak byk u beyi olmulardr. 1326'dan itibaren Orhan Gazi artk gerek bir kraldr ve Anadolu Trkmen beyleri iinde yalnz Karamanolu ayn seviyededir. 1335'te Sultan Orhan artk lhanllara ballktan kurtulur ve tamamen mstakil, asker bakmdan ok gl, fevkalde dinamik bir devletin ba olur. 1324 ubat'ndan 1362 Mart'na kadar 38 yl sren saltanat fetihlerle geer. Babasnn dehasn, belki daha byk apta tevars etmitir. Son derece mahir bir diplomasi ile hem Anadolu Trkmen Beylikleri, hem Balkan devletleri, hem de Bizans ile mnasebetlerini devam ettirir ve daima Osmanl Devleti'nin lehine durumlar meydana getirir. 1329 Maysnda, o srada ok mhim bir ehir saylan znik'i fetheder. ehri geri almak isteyen Bizans imparatoru III. Andronikos Paleologos'u Trk topraklarna sokmadan Boazii'ne 40 km mesafede, Gebze civarnda yakalar. Yaplan savata imparator yaralanp kaar ve iki imparatorluk prensi muharebe meydannda kalr. Bu Pelekanon meydan muharebesi (2 Mart 1313) Osmanl hkmdarnn hretini btn cihana yayar. Zira Avrupa'nn unvan ve protokol bakmndan birinci hkmdar saylan Bizans mparatorunu ak sahra muharebesinde yenmitir.

Osmanl Devleti'nin Kuruluu 1345'te ilk Trkmen beylii olarak Balkesir-anakkale evresinde saltanat sren Karesi beyliinin topraklarn Osmanl Devleti'ne katar ve anakkale Boaz'nn Asya yakasn tutar. 1354'te Orhan Gazi'nin byk olu Veliahd Gazi Sleyman Paa Gelibolu yarmadasna, Rumeli'ye, Balkanlara, Avrupa'ya ayak basar. Trk tarihinin dnm noktalarndan biridir. "Rumeli Ftihi" ann kazanr. Gelibolu yarmadasn fetheder. 1354'te Ankara'y da alr. 1359'da attan derek lr ve Bolayr'daki byk mill ziyaret yerlerinden olan trbesine gmlr. Yerini kardei Gazi Murad Bey (I. Murad) alr. Murad Bey daha 1359'da Meri'i aarak Dimetoka'y alr ve stanbul surlarna kadar aknlar yapar. 1362'de babas Orhan Gazi'nin yerine geer. 4 ay sonra 1362 Temmuzunda da Edirne'yi fetheder. Artk Osmanl Devleti bir imparatorluktur. Dnyann gl devletlerinden biridir ve ekinilecek bir asker gtr. Sultan Orhan'n oluna brakt servet 95.000 km2 dir. Bugnk Bilecik, Bursa, Balkesir, Sakarya, Kocaeli, Bolu illerinin tamamn, anakkale ve Eskiehir illerinin en byk ksmn, stanbul ilinin Asya topraklarnn byk ksmn, Edirne, Krklareli, Tekirda, Ankara, Manisa, Ktahya, zmir illerinden de baz paralar iine alr. Bu topraklar zerinde Orhan Gazi'nin devletinin nfusu, o zamanki ngiltere krallnn nfusundan ok fazladr. Ve bu topraklar o ada dnyann en zengin lkeleri arasndadr. Boazlar, Marmara, Ege, Karadeniz arasnda iki ktaya yaylmtr. Dehetli bir jeopolitik ehemmiyet arz etmektedir. I. Sultan Murad, 1362'de babasnn yerine getikten bir ka ay sonra Edirne'yi ald zaman, bykbabasnn babas Erturul Gazi'nin Sakarya evresinde yurt tutmas zerinden 131 yl gemitir. 131 ylda Sakarya'dan Meri'e varlmtr. Bu topraklarn mhim ksm gaza ve cihad yoluyla Hristiyanlardan fethedilmi ve Trkletirilmitir. 1335'ten itibaren Trkiye'nin en gl hkmdar ve lideri olan Sultan Orhan'dan sonra 1362'de Sultan Murad artk hi bir Anadolu Trkmen beyliince mnakaa edilemeyecek bir dereceye erierek saltanatna balamtr.

OSMAN GAZI VE BEYLIK

Kaynaklarin, slih, dindar, kahraman, cesur ve merhametli bir kimse olarak tanittigi Osman Gazi, gnde bir yemek pisirtip fakirleri doyurmak, iplaklari giydirip donatmak, dul ve yetimleri gzetip korumak gibi iyi hasletlere sahip bir kimse idi. Hak ve adalete saygili, stn yeteneklere sahip bir hkmdar olan Osman Gazi, nn kilicindan ziyade adalet severligi ile saglamisti. Feth ettigi yerlerde ser' hkmlere gre hareket eder, tebeasi arasinda irk, din ve milliyet farki gzetmezdi. Gl bir komutan oldugu kadar sabirli ve olgun bir idareci idi. Yaninda alisanlar,

kendisine karsi byk saygi gsterirlerdi. En zorba kimseler bile onun huzurunda saygi ile hareket ederlerdi. O, kuvvet ve zenginlikten ziyade adalete daha ok nem veren, gl bir irade ve hosgrye sahip bir hkmdardi. Osman, Ertugrul Bey'in, Gndz Alp ve San Yatu (Savci Bey)'den sonra Sgt'te dnyaya gelen kk ogludur. Ibn Keml, onun dogum tarihini Hicr 652 (M. 1254) senesi olarak gstermekte ise de genellikle onun 656 (1258) senesinde dogdugu belirtilir. Bununla beraber bu tarihin 650 (1252) veya 657 (1259) oldugunu syleyenler de bulunmaktadir. Sgt'te dnyaya gelen Osman, Ertugrul Bey'in kk oglu idi. Ertugrul Bey, 93 yasinda vefat edince, onun idaresi altinda bulunan asiretler, gerek kabiliyet, gerekse hareketliligi sebebiyle Osman'in, babasinin yerine basa gemesini istiyorlardi. Geri Osman, babasinin son dnemlerinde ona veklet etmek suretiyle ynetimle ilgili konularda kardeslerinden farkli bir hviyete sahip oldugunu ortaya koymustu. Kardesleri bakimindan pek byk bir sikintisi olmayan Osman, amcasi Dndar Bey'le ugrasacaga benziyordu. Zira Ertugrul Bey'in kardesi Dndar Bey de birlige reis olmak istiyordu. Bu yzden Osman'la amcasi arasinda ihtilaf (anlasmazlik) meydana geldi. Zira, Kayi asiretinden baska bazi asiretler de Dndar Bey'in basa gemesini istiyorlardi. Bununla beraber Osman'in reisligini isteyen taraf daha etkili grnyordu. Bunun iin Dndar Bey, reislik arzusundan vazgeerek Osman'in asiret reisi olmasini kabul etmek zorunda kaldi. Gerekten, Osman Bey, Ertugrul Gazi'nin vefatindan sonra cesaret, mertlik ve ahlk meziyetleri sebebiyle asiret, kavim ve kabileye bas olacak bir vasifta grlmst. Amcasi Dndar Bey de dahil oldugu halde herkes ona itaat ve bagliligini bildirdi. Baslangita o, babasinin komsu Rum tekfurlari ile iyi geinme siyasetine devam etti. Asiretin basina getigi zaman yirmi yasinda bir gen olmasina ragmen, siyaseti iyi bilen, halim selim bir kimse olmakla birlikte, gerekleri savunma konusunda korkusuz ve cesurdu. O, tam bir cihad eri idi. Bu sebeple Osman Bey, kisa zamanda etrafinin yigitlerden meydana gelen bir hle ile evrelendigini grd. Bu hlenin iinde Konur Alp, Turgut Alp, Abdurrahman Gazi, Aka Koca, Gndz Alp, Karamrsel, Saltuk Alp, Samsa avus gibi isimler vardi. Byk bir kismi garip ve vatanlarim birakip gelmis olan bu insanlarin, Osman Bey etrafinda toplanmalari, devletin glenmesine sebep olmustu. Osman Bey, bunlarin tabi bir lideri durumuna geldi. Bundan baska, Osman Bey'in, Uc'lardaki Trkmenler arasinda byk bir nfuza sahip olan Seyh Edebali ile yakinlik ve akrabalik tesis etmesi, basta ahiler arasinda olmak zere Uc'lardaki diger topluluklarin kendisine baglanmasina sebep oldu. Bylece Osman Gazi, kendisini hem etrafindaki asiret reislerine sevdirmis, hem de

onlarin kendisine bagladigi umutlari bosa ikarmamisti. Gerekten de o, evresindeki Trkmen komsulari ile mmkn mertebe atismaya girmemek iin gayret sarf ediyordu. Ertugrul Bey'in oglu arasinda Osman Bey'e dsen taht, kardeslerini birer saltanat rakibi olarak degil, yeni devletin kurulup gelismesinde msterek bir gayretle el ele verdiren ve saltanat ihtirasi yerine, feragat, fedakrlik ve basirete gtren bir metod takip etmelerinin sebebi nedir? Ileride tafsilatli bir sekilde anlatilinca grlecegi gibi, Osman Gazi de kendisine yurt ve istikll veren Seluklu sultanina karsi ayni hassasiyeti gstermis, o, hayatta bulundugu mddete istikllini iln etmemisti. Bylece o, edep ve irfani, sahs ve nazar kaliplar halinde birakmayip devlet bnyesinde de ifadesini bulan bir anlayis olarak cemiyete mal olmustu.

OSMAN BEY VE AHILIK


Abbas halifesi en-Nsir li-Dinillah (575-622/1180-1225) rehberliginde kuruldugu kabul edilen ahilik, kisa zamanda Islm lkelerinde tesirini gstermeye basladi. Son derece dzenli ve disiplinli olarak alisan bu teskilt, milad X. asirda genellikle ilk Mslman Trk devleti kabul edilen Karahanlilar vasitasiyla Trk dnyasinda da boy gstermeye basladi. XI. asrin ikinci yansindan (1071Malazgirt) sonra, kapilarini Mslman Trklere amis bulunan Anadolu'ya, dogudan birok gler olmustu. Daha nce de Anadolu'nun Urfa'dan (Sanliurfa) baslayarak Adana'ya kadar giden sinirlarindan, zaman zaman giren Abbas ordulari, Nigde, Nevsehir, Kirsehir, Kayseri, Yozgat ve Ankara blgelerine akinlar yapmislardi. Ordu mensuplarindan bir kismi akinlar sonunda ele geirilen bu yerlerde bazan da yerlesip kaliyorlardi. zellikle VIII. yzyilin ikinci yansindan itibaren Abbas ordusunun ayrilmaz bir parasi durumunda olan Trkler de, bu ordu ile Anadolu'nun ilerine kadar gelmislerdi. Trkler, iklim ve jeolojik yapi bakimindan Orta Asya'ya benzeyen Kirsehir yresini begenerek burayi yerlesim blgesi olarak semislerdi. Bundan sonra normal ve isteyerek devam eden gleri, XIII. asirdaki Mogol istilasindan kama takib etti. Bu istiladan nceki glerde daha iyi bir iklime gelme, hayvanlar iin daha iyi bir kislak ve yaylak bulma dsncesi hakimdi. Bu sebepledir ki, Mogol baskinindan nce gelenler, daha ziyade gebe, asker ve hayvan yetistiricisi idi. 1225 tarihinden sonra gelenlerin ekonomik ve sosyal durumlari, bu ilk gelenlerden daha farkli idi. Zira, korkun bir katliamdan kurtulmak iin gelen bu sonuncular ogunlukla, esnaf, tccar, zengin ve sanatkrdi. Bu yeni gmenler, geimlerini saglayabilmek iin, yerli ve mslman olmayan esnafla rekabete girmek zorunda idiler. Bu rekabetin

kuvvetli, tesirli ve kisa zamanda meyvesini verebilmesi iin bunlarin birlesip bir teskilt iinde hareket etmeleri gerekiyordu. Bu teskilt, zellikle hayvancilikla ugrasan, baska bir ifade ile atli gebelerin ihtiya duyduklari bir sahaya cevap vermeliydi. BU DIPNOTUN YERI NERESI Byle bir alisma faaliyetinin iinde bulunuldugu sirada yeni bir Mogol tehlikesi bas gsterdi. Bu tehlikenin merkez ss Anadolu idi. Daha nce gelip buraya yerlesmis bulunan Mslman Trkler iin byk bir tehlike olan Mogollara karsi bazi kimselerin farkli sahalarda faaliyette bulundugu grlr. Bunlar: Ahi Evran ismiyle bilinen Seyh Nasirddin Mahmud (. 1262), Baba Ilyas, Haci Bektas ve Mevln Celleddin Rum gibi nemli sahsiyetlerdi. Bas gsteren Mogol tehlikesine karsi farkli alanlarda halki irsad etmeye ynelik alismalardan birisi de esnaf ve sanatkri bir birlik altinda toplamaya muvaffak olan Ahi Evran tarafindan yapiliyordu. Bylece o, sanat ve ticaret ahlkini, retici ve tketici menfaatlerini gven altina almayi, bu vesile ile kt politik ve ekonomik atmosfer iinde, onlara yasama ve direnme gc vermeye alisiyordu. Bu yzden ilk defa Kirsehir'de XIII. yzyilda kurulan ahilik, kisa bir zaman iinde Anadolu'nun hemen her tarafina yayilmis oldu. XIV. asir Islm dnyasi ile birlikte Trklk lemini canli levhalar halinde gzlerimizin nne seren Ibn Batta (1304-1369), Anadoludaki seyahatlerinde, kaldigi birok ahi zaviye ve tekkesinden bahsetmekle kalmaz, onlar hakkinda genis ve doyurucu bilgiler de verir. Anadolu'daki ekonomik ve sosyal hayatin dzenlenmesinde XIII. yzyildan itibaren byk bir rol oynadigini grdgmz Ahilik, sanatkr ve esnaf zmreleri arasinda yayilmis, sosyoekonomik zelligi agir basan bir teskilat olarak grnmektedir. Anadolu'nun sosyal ve ekonomik yapisina Mslman Trk sanatkr ve esnafinin is ahlki, insan terbiye ve egitimi, fazilet sahibi olma, sosyal yardimlasma ve dayanismada rnek olma gibi hususlarda etkili olan bu teskilat hakkinda bir hayli bilgiye sahip bulunuyoruz. Osmanli Devleti'nin kurulus hamurunda mayasi bulunan ahiligin oynadigi rol, kmsenemeyecek kadar byktr. Gerekten de Osman Bey'in faaliyetleri esnasinda Anadolu'da ahilik, byk bir g olarak faaliyetlerine devam ediyordu. Osman Bey, ahi reislerinden olan ve Eskisehir civarinda Itburnu denilen mevkide tekkesi bulunan Seyh Edebali'nin kizi ile evlenmekle ahilerin nfuzundan yararlanabilmistir. Seyh Edebali, o havalinin en itibarli ve sz dinlenen, kendisine hrmet edilen bir sahsiyeti

idi. Sam taraflarinda tahsilini ikmal etmis, zengin, tekke ve zaviye sahibi bir kimse idi. Herkese yardim eden bir kimse olmakla birlikte fakir ve dervis grnml olmayi tercih eden bu zatin damadi olmakla Osman Bey, ahilerin gcnden istifade etmisti. Nitekim Seyh Mahmud Gazi, Ahi Semseddin ve oglu Ahi Hasan ile sonradan Osmanlilarda kadi, kadiasker ve vezir olan andarli (Cendereli) Kara Halil de ahilerden olup bunlarin tamami Osmanli Beyliginin kurulmasinda ve bymesinde hizmet etmislerdi. Gerekten, bu dnemde Anadolu'nun sosyal bnyesine hakim olan ulema, dervis, sanatkr ve kahramanlar kadrosunu bir arada dsnmemiz gerekir. Mcahede sevkini ve Islm birligi susuzlugunu en ileri ve yksek voltaja ayarlamasini bilen bu iman adamlarinin, Seluklulara mvazi bir mukadderat izgisi stnde yryecek olan Osmanli Beyligi'nin kurulusu hadisesine fiilen katilmis olmalari, devletin ve Islm mmetinin bir talihi olmustur. yle ki bir tarafta olgun, sz dinlenir ve seviyeli bir seriat ulemasi ile beraber yryen, Snn ve muhtesem bir tasavvuf anlayisinin dogurdugu teskilt; br tarafta sik Pasazde'nin, Gaziyan-i Rm, Abdalan-i Rm, Ahiyan-i Rm, Bciyan-i Rm dedigi organize ve hamasdin teskilt. Biraz nce de belirtildigi gibi gerek Osman Bey, gerekse onu takib eden ilk hkmdar ve sehzdeler ile idare ve devlet adamlari, tasavvuf messesesinin veya yine bu teskilatin msterek esaslarina sahip ahiligin gaye, terbiye ve disiplinine gre yetismis, cesur, dinamik, mert ve i lemleri kontroll kimselerdi. Bu sebeple yeni devlet, muhtesem oldugu kadar dil ve msavati bir idare tezgahina, renk, sekil ve ahenk yetistiren bir i ve dis kuvvetler dengesini dnyaya hediye etmeye hazirlaniyordu. Hem akil hem de imanla desteklenen yeni devlet, adeta tabiatin himayesine kabul edilerek daha ilk yillarda mcahid ve yekpare ehresini kazanmisti. Su da var ki, Osman Bey'in etrafini evreleyen ilim ve hikmet kadrosu, yalniz yasadiklari devrin irfan, iman, ahlk, idare ve hukuk haritasini izmiyorlardi. Onlarin hizmet ve hedefleri, bir hanedan veya bir zmre ile belirli bir zamana has degildi. Bir medeniyet ve ideolojiyi devirler lsnde gereklestirmek iin gen padisahin sahsinda gelecek han, hakan ve ktlelere yol aip nclk ediyorlardi. Bylece yeni devlet, tam bir ahenk ve slup ile ise baslamis, msterek bir tezgahin basinda, istikbalin dokusunu rmeye ve gelecek zamanlara miras birakmaya hazirlaniyordu. Grldg gibi, devleti, bir yandan mantik, bir yandan da manev temellere oturtan Osmanlilar, merkez ve idar otoritenin, politika ahlkini

kontrol eden bir yardimci kuvvetler halkasi tesis etmekle de icra ve tesri organlarini hak ve adalet unsurlarinin murakabesine vermis oldular. Gerekten, Avrupa'nin kuvvetten baska bir g ve otorite tanimadigi bir dnemde, yeni yeni filizlenip gelisen Osmanli Devleti'nde adalet, hak ve hukuk prensiplerine gre davranip hareket etmek babadan ogula nesilden nesle (neslen ba'de neslin) vasiyet ediliyordu. Hoca Saadeddin Efendi (tarihi, Seyhlislm), Osman Gazi'nin, oglu Orhan'a olan vasiyetini su ifadelerle nakleder: "Dilerim ey sahib-i ikbl u ch Etme sen cnib-i zulme nigh Adl ile bu lemi bad kil Resm-i cihd ile beni sd kil Rh-i cihd ire edp ictihd Memleket-i Rum'da kil adl u dd..." Grldg gibi Osman Gazi, devlet i teskiltinda sakat ve zayif bir taraf birakmamak, bir atlak ve gedige meydan vermemek iin basta devlet adamlari olmak zere her ferdin kendi durumuna gre Islm'in arzuladigi adalet anlayisi erevesinde hareket etmesini istemektedir. Osmanlilarda, nesilden nesile vasiyet edilerek devam eden bu anlayisin sonucu olarak ortaya ikan uygulamaya bakan Gibbons, Osmanlilari sevmemekle birlikte su szleri sylemekten kendini alamaz: "Yahudilerin toptan ldrldg ve engizisyon mahkemelerinin lm satigi bir devirde Osmanlilar, idaresi altinda bulunan esitli dinlere bagli kimseleri baris ve ahenk ierisinde yasatiyorlardi. Onlarin msamahakrligi, ister siyaset, ister halis insaniyet duygusu, isterse lakayd neticesi meydana gelmis olsun, su vak'aya itiraz edilemez ki, Osmanlilar, yeni zaman tarihinde milliyetlerini tesis ederken din hrriyet umdesini (prensibini) temel tasi olmak zere vaz' etmis ilk millettir. Ardi arkasi kesilmeyen Yahudi ta'zibati (iskence) ve engizisyona resmen yardim mesuliyeti lekesini tasiyan asirlar esnasinda, Hiristiyan ve Mslmanlar, Osmanlilarin idaresi altinda ahenk ve baris iinde yasiyorlardi."

OSMAN GAZI'NIN RYASI

Osmanli kaynaklan, tamamen ilah takdirin bir tecellisi sonucunda, Osman Gazi'nin grdg bir rya ve buna bagli olarak evliliginden bahsederler. Osmanli kaynaklarinda birbirine yakin ifadelerle anlatilan bu rya, Hammer gibi Bati'li yazarlar tarafindan biraz da hayl gc ile sslenerek bir sahne oyunu gibi dramatize edilir. Devrin, egitim, din, kltr, sosyal, ekonomik ve hatta folklorik anlayisi hakkinda fikir vermesi bakimindan bu ryayi degisik kaynaklardaki anlatilislarini gnmz Trkesine yakin bir ifade ile buraya almakla dnemin anlayis ve fikr seviyesi bakimindan bir degerlendirme yapmaya imkan vermis olacagiz. "Osman Gazi biraz aglayip dua ve niyaz eder. Derken uykusu gelip uyur. Ryasinda kerameti aik ve belli olan bir seyhin kendi halki arasinda bulundugunu grr. Herkes bu seyhe gvenirdi. Aslinda onun dervisligi gizli idi. yle grnrd. Dnyaligi, mali, mlk ve koyunlari oktu. ilim sahibi bir kimse idi. Misafirhanesi devamli herkese aikti. Osman Gazi, bu dervise konuk olurdu. Osman Gazi ryasinda bu azizin kusagindan bir ayin dogdugunu ve gelip kendi koynuna girdigini grr. Bu ay, Osman Gazi'nin koynuna girince hemen onun gbeginden bir aga biter ki glgesi dnyayi tutar. Glgesinin altinda daglar var, her dagin dibinden sular ikar, o sulardan da kimileri ier, kimileri bahe sular kimileri de esmeler yaptirir. Osman Gazi gelip bunu seyhe haber verir. Bunun zerine seyh Osman'a "Ogul Osman, padisahlik sana ve senin nesline mbarek olsun ve benim kizim Malhun Hatun senin helalin oldu." deyip hemen nikahini kiydi. sikpasazde, Osman Gazi'nin ryasini yukaridaki ifadelerie anlatirken Nesr su ifadelerle olayi nakl eder: "Meger Osman'in halki arasinda aziz bir seyh vardi. (Ona) Edebali derlerdi, gayet kemal sahiplerindendi. Veliligi, kerameti belli olmustu. Halkin itikad ettigi kimse idi. Btn illerde meshur olmustu. Rya ilmini iyi bilirdi. Dnyaligi sonsuzdu. Fakat fakirmis gibi grnrd. Hatta (kendisine) dervis (fakir) lakabi ile hitab ederlerdi. O, bir zviye yapip gelene ve gidene hizmet ederdi. Zaman zaman Osman da onun zviyesinde misafir olurdu. Bir gece Osman Gazi, ryasinda bu seyhin koynundan bir ay ikarak, gelip kendisinin koynuna girdigini, hemen gbeginden bir aga bittigini, lemi tuttugunu, glgesinde daglarin bulundugunu, bu daglarin dibinden pinarlarin ikip aktigini, kiminin bahesini suladigini, kiminin esmeler akittigini grr. Osman Gazi, ertesi gn gelip bu dsn o azize anlatti.

Seyh ona "Ya Osman, mjdeler olsun. Hak Tel sana ve senin evladina saltanat verdi. Btn dnya evladinin himayesi altinda olacak, hem de kizim Mal Hatun sana hell (es) oldu" diyerek, hemen kizini Osman Gazi ile evlendirdi. Osman Gazi'nin dsn yordugu sirada, Seyh'in Turgut adli bir mridi de orada bulunuyordu. "Ya Osman, sana padisahlik verildi, skrne (olarak) bize ne verirsin?" dedi. (Osman) "Sana bir sehir vereyim" dedi. Dervis "Su kycegize de raziyim, bana bir nme (yazili kgit, mektup, belge) ver" dedi. Osman Gazi "Ben yazi yazmasini bilmem. Bir su kabi ile bir kilicim var. (Onlari) nisan olsun diye sana vereyim. Benim evladim anlari senin elinde grp ibka etsinler" dedi. O su kabi ile kili onlarin elinde kaldi. Simdi dahi padisah olanlar, onu (o ky) grp ziyaret ederler, o dervisin evladina nimetler (verirler) ve ihsanlar ederler. Bu Edebali dedigimiz seyh, yz yirmi yasinda ld. mrnde, birini genliginde, digerini de yasliliginda (olmak zere) sadece iki hatun aldi, ilk hatununun kizini Osman Gazi'ye verdi, sonraki hatunu Taceddin Krd'n kizi idi. Hayreddin Pasa ile bacanak oldular. Bu menakib, Edabali oglu Mehmed Pasa'dan nakledildi. Ayni rya, Solakzde tarafindan da su sekilde verilmektedir: "Osman Han, merhum babasinin yoluna devam ederek, Anadolu'daki kumandanlar arasinda ve gaza meydaninda kendini gsterdi. limlere ve seyhlere ok fazla itikadi vardi. O zamanin yce makam sahibi, hal bilen seyhi, Seyh Edebali hizmetine devam ederek onun dua ve hrmetini rica ve istid'a ederdi. Bir gece deti oldugu zre, Cenb-i Allah'a mnacatta bulunup hcet dilerken, kendileri uykuya daldilar. Rya leminde, Seyh Edebali'nin koynundan bir ayin dogup gelerek kendi koynuna girdigini grdler. Bu ay kendisinin gbeginden nihayeti olmayan bir aga seklinde biterek dali ve budagi ile btn dnyayi kusatir. Cihan halkinin bir kismi bostan sular, bir kismi ziraat yapar, bir kismi seyran eder, bir kismi da dolasir. Osman Gazi bu gzel yerden uzak kalinca sabah namazini eda edip seyh hazretlerinin huzuruna varir. Grdg ryayi bir bir anlatir. Seyhin bu

ryayi tabir etmesini diler. Seyh Edebali biraz kendi i lemine baktiktan sonra basini kaldirip Osman Gazi'ye; "Ey yigit mjdeler olsun! Sana ve senin nesline padisahlik verildi. Ryanda grdgn o ay, koynumdan ikip senin koynuna girdi. Sen benim kizimi alip bana damad olacaksin. Bundan ocuklarin ve soyun olacak. Kiyamete kadar yedi iklimde hkm sreceklerdir" dedi. Seyh Edebali hemen orada bulunan Mslmanlarin huzurunda kizi Rabia'yi Osman Gazi'ye nikahladi. Orhan Gazi bundan dnyaya gelmistir. Daha nce de temas edildigi gibi Osmanli kaynaklari tarafindan tamamen ilah bir takdirin tecellisi gibi nakl edilen bu rya, Hammer gibi Batili yazarlarca degisik sekillerde verilir. Hammer, benzer ryalarin grldgne dair haberlerin ok eskilere dayandigini ve hemen hemen birok padisah, hkmdar ve hanedan iin byle ryalarin grldgne dair nakillerin bulundugunu ifade ile syle der: "Byk padisahlarin dogumundan nce gelecekte nail olacaklari (ulasacaklari) g, kudret ve kuvveti gstermek zere bu neviden ryalarin nakli Sark (Dogu) tarihilerinde zaman zaman grlen bir istir. Bununla beraber bu det, sadece onlara has bir is degildir. Benzer haberler, gerek agdas, gerekse eski Bati tarihilerinde de grlr." Osman Gazi ile ilgili rya hakkinda byle diyen Hammer, kendisi de ayni ryayi degisik ifadelerle anlatmaktan geri kalmaz. Bu sebeple biz de Osmanli kaynaklari ile Hammer'in ifadesini karsilastirmak isteyenlere bir kolaylik olsun diye onun verdigi bilgiyi de temel hususiyetlerini bozmadan zet halinde vermek istiyoruz: Karamanin Adana sehrinde dogmus olan Seyh Edebali, Suriye'de (Sam'da) Fikih (slm Hukuku) tahsil ettikten sonra Eskisehir'e yakin Itburnu kyne gelip yerlesmisti. Osman, zaman zaman oraya gelip seyhle grsrd. Osman bir gece Edebali'nin kizi Malhatun'u grp sik oldu. Fakat seyh, Osman'in iyi niyetine tam olarak gvenemedigi ve bu gen ile kizi arasinda mevcud olan esitsizligi gz nnde bulundurarak evlenmelerini uygun grmedi. Osman, derdini silah arkadaslarina ve komsularina aar. Bunlardan biri olan Eskisehir beyi, Osman'in anlatmasi zerine Malhatuna gnl verir. Kizi kendisi iin istedi. Fakat o da geri evrildi. Edebali, Osman'dan ok Eskisehir Beyi'nin c almasindan korktugu iin, o beyin topraklarini terk ederek gelip Ertugrul blgesine yerlesti. Bu yer degisimi, iki bey arasinda byk bir dsmanliga yol ati.

Bir gn Osman, kardesi Gndzalp ile birlikte komsusu ve dostu olan Inn beyinin evinde iken, Eskisehir beyinin mttefiki ve Harman Kaya hakimi olan Kse Mihal ile birdenbire ikageldigi grlr. Bunlar, ellerinde silahla Osman'in kendilerine teslim edilmesini istiyorlardi. Inn beyi, gerek misafirperverligin bu sekilde bozulmasini kabul etmeyerek onlari vermeyecegini syledi. Bu esnada Osman ile Gndzalp ileri atilip mcadeleye basladilar. Eskisehir beyi korkup kaarken Kse Mihal esir alindi. Bunun zerine Kse Mihal kendisini esir alan bu gl insana karsi bir sevgi duydu ve ona tabi oldu. Daha sonra Osman, babasinin yerine geince, Kse Mihal atalarinin dinini birakarak Mslman oldu. O andan itibaren de Osman'in ykselmekte olan gcnn saglam dayanaklarindan biri oldu. Bylece Osman, Rumlar arasinda bir dost kazanmis, ama henz sevdigi insana kavusamamisti. Aradan iki yil geti. Bu iki sene zarfinda kuskular ve spheler onun yakasini birakmiyordu. Ondan sonra Mal Hatun'un babasi, Osman'in sebatkrligindan duygulanarak ilah bir isaret olarak grdg ryayi onun lehinde yorar. Buna gre: Osman Gazi, Seyh Edebali'ya misafir olarak gelir. Sabirla yatagina girip yatar. Uyuyunca su ryayi grr: Ev sahibi yaninda yatiyordu. Birdenbire ev sahibi Edebali'nin ggsnden bir hill ikti. Gittike byyen hill tam bir dolunay seklini alinca gelip kendi koynuna girer. Ondan sonra yanlarindan bir aga belirir. Bu aga dallanip budaklaniyor, gittike gzellik ve yesilligi artiyordu. Dallarin glgesi, kita ufuklarinin nihayetlerine kadar karalari ve denizleri kaplayiverdi. Kafkas, Atlas, Toros ve Balkanlar gibi drt byk siradag silsilesi, bu yapraklar adirinin drt destegi gibi grnyordu. Agacin kknden deniz gibi gemilerle rtlms olarak Dicle, Firat, Nil ve Tuna fiskiriyordu. Kirlar, ekinlerle evrilmisti. Daglar ise sik ormanlarla talanmis bulunuyordu. Bu daglardan ikan bereketli sular, gl baheleri ve servilikler arasinda dolasa dolasa akiyordu. Uzaktan kubbeler, ehramlar, dikili taslar, stunlar, hasmetli kulelerle ssl sehirler grnyordu. Btn bunlarin zirvelerinde birer hill parildiyordu. Minarelerin serefelerinden ezanlar, m'minleri namaza agiriyordu. Tam bu sirada hizla esen bir rzgr ikmisti. Agacin yapraklarini dnyanin btn sehirleri zerine, zellikle iki denizin birlestigi, iki karanin kucak atigi iki dnyayi eviren bir halkanin en degerli tasi niteliginde olan Istanbul'a dogru savuruyordu. Osman, halkayi (yzg) parmagina geirmek zere iken uyandi. Bylece, Osman ile Mal Hatun'un birlesmesinden dogacak olan soyun kuvvet ve kudretini tahmin ettirmekte olan bu ryanin tabiri, gen

savasinin Edebali'nin kizi ile evlenmesinde araya giren engelleri bertaraf ediverdi. Dgn sleni, hkmdarlarin dgn gibi degil, Peygamberin seriatina ve gsterdigi rnege uygun olarak yapildi. Iki sevgilinin nikhini, Edebali'nin mridlerinden mttaki bir zat olan Turud (baska kaynaklarda Turgud) adindaki dervis kiydi. Bu evlilik mnasebetiyle olsa gerek ki, Osman Bey, zevcesine (esi) Bilecige bagli Kozaga adindaki kyn gelirlerini pasmaklik olarak tahsis etmistir. Bilahare o da bu hasilati, tekkeye vakf etmistir. Bu konuda 985 (1577) senesi tarihini tasiyan ve Bilecik kadisina gnderilen bir hkmde syle denilmektedir: "Bilecik kadisina hkm ki, ecdad-i izamimdan merhum Sultan Osman Han elayhi'rrahme ve'l-gufran, mesayih-i izmdan Edebli merhum'un kerimesin tezevvc eylediklerinde kaza-i mezbre tabi" Kozaga nm karyeyi pasmaklik ihsan etmegin msrun ileyha dahi karye-i mezbrenin mahslun zviyesine vakf edp yende ve revendeye sarf olunurken hla karye-i mezkrede skin olan... Tarihlerde, Osman Bey'in zevcesi olarak gsterilen Mal Hatun veya Rabia Hatun, Seyh Edebali'nin Osman'la evlendirdigi, Orhan ve Alaeddin'in annesi olarak belirtilmektedir. Halbuki Gazi Orhan Bey'in 724 (1324) tarihli vakfiyesinde "Mal Hatun bint mer" kaydinin olmasi bu kadinin Seyh Edebali'nin degil, mer Bey'in kizi oldugunu gstermektedir. Ayni sekilde birok tarihteki rivayetlere gre Mal Hatun ve babasi Seyh Edebali, Osman'in vefatindan ay nce Bilecik'te vefat etmislerdir. Halbuki vakfiyede ismi geen Mal Hatun, Osman Bey'in vefatindan sonra hla hayattadir. Mal Hatun, herhalde Osman Bey'in oglu Orhan'in annesi idi. Osman Bey'in br zevcesi (esi) ve Seyh Edebah'nin kizi olan Bl Hun (Bala Hatun) ise muhtemelen Osman Bey'in oglu Aleddin'in annesi idi.

OSMAN GAZI'NIN SAHSIYETI


Osmanli tarihinin en dikkate layik sahsiyetlerinden biri olan Osman Bey, bir devlet kurucusu olarak tarih sahnesinin nemli kisilerinden biridir. Gerekten de Seluklu Bizans hududlarinda tesekkl eden bir uc beyliginin kisa bir mddet iinde byyerek tarihin akisini degistirecek bir g ve kuvvete erismesi, yeni bir din ve kltrn tasiyicisi olarak eski Bizans Imparatorlugunun enkazi zerinde kurulan yeni devlete Mslman Trk

damgasini vurabilmesi hadisesi, tarihiler arasinda henz tam anlamiyla izah edilememis bir mesele halinde mnakasa edilmektedir. Tarihte benzerine ender rastlanilan bir devletin kurucusu olarak Osman Bey ve ondan sonra gelen haleflerinin sahs meziyetleri bu gelismede byk lde rol oynamis grnmektedir. nitekim bu konuya dikkat eken yabanci bir arastirici, Osmanli Devleti'nin kudret kaynagi olarak grdg ana unsurdan birinin hkmdarlarinin sahsiyetleri oldugunu belirtir. Bir devletin gelisip bymesinde hkmdarlarin kabiliyet, ileriyi grs, anlayis ve hareketlerinin nemli derecede rol oynadigi bilinmektedir. Bu durum, gnmzden nceki asirlarda daha byk bir ehemmiyet arz ediyordu. Bu anlayistan hareketle Osman Gazi'ye baktigimiz zaman, onun gerek siyaset, gerek adalet ve gerekse halkina karsi olan sevgi ve merhamet bakimindan devrine gre zel bir yeri oldugu grlr. Bu sebepledir ki tarihler, onun, babasinin yerine getikten sonra Karacahisar'daki faaliyetlerinden bahs ederlerken syle derler: "Osman, bey nvanini alip beyligin basina getikten sonra ikametghi olan Karacahisar'daki kiliseyi camiye evirdi. Bir imam ve hatip tayin etti. Bir de her trl islere bakmak ve halk arasinda meydana gelen davalari hafta sonu olan Cuma gnlerinde karara baglamak iin bir Molla (Kadi) seti. Kayinbabasi Edebali ve drt silah arkadasi (kardesi Gndzalp, Turgutalp, Hasanalp ve Aykutalp) ile istisare ettikten sonra, Seyh Edebali'nin talebesi olan Karamanli Dursun Fakih'i imam olarak tayin etti. Pazarlarda din ve milliyet farki gzetmeksizin dzeni koruma grevini de ona verdi. Bir Cuma gn Germiyan Trk Beyi Alisir'in tebeasindan bir Mslman ile Bilecik Rum liderine bagli bir Hiristiyan arasinda ikan kavgada Osman, Hiristiyanin lehine hkm verdi. Bunun zerine btn lkede Ertugrul'un oglu Osman'in hak ve adalet severginden sz edilmeye baslandi. Bunun sonucunda da halk Karacahisar pazarina daha ok gelmeye basladi. Smiha Ayverdi'nin ifadesi ile "Mslman Trkler aleyhine hakikatleri degistirmeyi muamele ve detleri haline getirmis olan Garpli tarihiler arasinda bulunan Gibbons, zaman zaman gerekleri teslimden de geri kalmayarak yakistirmaciliktan vaz geer. Osmanli Imparatorlugu'nun Kurulusu adli eserinde Osmanlilar aleyhinde iftira derecesine varacak sekilde ifadeler kullanan Gibbons, Osman Bey'den bahs ederken su szleri sylemekten de kendini alamaz: "Osman, etrafini teshir eden icazkr bir sahsiyetti. yle bir sahsiyet ki, kabiliyetleri itibariyle kendisi ile rekabet edecek olanlar veya kendisinden stn olanlar bile maiyetinde seve seve hizmet ederlerdi. Osman, isinin erbabi adamlari kullanacak kadar byk bir adamdi. Orta kirattaki bir ok kimsenin yaptigi gibi, rakiplerini aradan

ikarmak ve etrafina yalniz kendisinden asagi simalari toplamak suretiyle stnlgn meydana koymak ihtiyacini duymazdi. Gerek kendini, gerekse baskalarini inzibat altinda tutmayi bilirdi. Bir bina kurucu, binasindan belli olur." Gerekten, Osman Gazi'nin gerek hak ve hukuk anlayisi, gerekse insanlari belli bir dzen iinde disiplinli bir sekilde alistirmasini bilmesi, onu zamanindaki birok idareciden daha stn bir sahsiyet haline getirmisti. Zira bina kurucu binasindan belli oluyordu. Bu sebeple olsa gerek ki halk, onun idaresindeki sehirlerin pazarlarinda haksizliga ugrama korkusu olmadan alis verisini yapiyordu. Bu da ekonomik bakimdan oldugu kadar sosyal ve idar bakimdan da komsu ve evre hkmdarlarin tebeasi bulunanlarin (uyrugunda olanlarin) psikolojik olarak Osman Gazi ile beyligine sempati ve hatta gipta ile bakmasina sebep oluyordu. Osman Gazi'nin, evresindeki bir ok prz ortadan kaldirip hakimiyetini tesis etmesi de bu anlayisla mmkn olmustur. Nitekim, Osmanlilar hakkindaki ilk Trke kaynak olarak kabul edilen Ahmed'nin manzum eserinde: "Oldi Osman bir ulu gzi kim ol, Nereye kim vardiysa buldi yol" seklindeki ifadesinden de anlasildigi gibi Osman Gazi, sahsiyeti, anlayisi, hal ve hareketleriyle btn islerin stesinden gelmeyi becerebilen nadir sahsiyetlerdendir. Bunun iindir ki vefat edip idareyi oglu Orhan'a biraktigi zaman, babasinin kendisine biraktigi topragin drt mislini ogluna birakmistir. 1281'de Ertugrul Gazi'nin ogluna biraktigi miras 4800 km2'den fazla degildi. Insan, XVI. asirdaki Osmanli Devleti'ni dsndg zaman bu rakamin zerinde heyecanla titremekten kendini alamaz. Zira bu toprak parasi, o muazzam devlet iin ok basit ve kk bir paradan teye bir mana tasimaz. Bu topraklar, Bilecik'in Sgt ve Bozyk kazalarini, Ktahya'nin Domani kazasini, yani en kuzeyindeki ikintiyi, Eskisehir'den Yarimca nahiyesini, yani Porsuk ile Sakarya arasindaki kismi, Eskisehir sehrini disarida birakip sehrin varoslarini yalayacak sekilde ihtiva ediyordu. Osman Bey'in 1324'te biraktigi miras 16000 km2 olmustur. Stratejik fetihlerin hayat ehemmiyeti bir yana, bu rakamdaki dikkate deger nokta, baba mirasinin 43 yil ugrasilarak veya buuk misline ikarilmis olmasidir.

Osman Bey 1291'de Karacahisar'i alip Porsuk'a iyice gney sirtini dayamis, 1299'da Bilecik, Yarhisar ve Inegl fethedilmis, 1302'de Koyunhisar ve 1301'de Yenisehir alinarak Marmara'ya 15, Iznik Gl'ne 10 km. yaklasilmistir. 1308'de Lefke (Osmaneli), Glpazari, Yenipazar, Geyve, Tarakli, Akyazi, bir mddet sonra da Hendek alinmis, Sakarya'nin btn dogu kiyilari ele geirilmistir. 1313'te Inegl'n kuzeybatisindaki Akhisar alinarak Inegl-Yenisehir feth edilerek Gemlik Krfezi gney kiyilari, Kestel dahil Bursa'nin btn varoslari Trklere gemistir. Onun siyas dehasina isaret eden Hammer, isim benzerliginden yola ikarak Osman Gazi'yi, Allah elisi Hz. Muhammed'in nc halifesi Hz. Osman (24-35/644-656)'a benzeterek syle der: "Peygamberin nc halifesi olan Osman'dan beri, Islm kanunlarina bagli bulunan lkelerin tahtlari stnde bu isimle hi bir hkmdar shret kazanmamistir. Bu halifenin, fatih ve kanun koyucu sifaati ile kazandigi nurlu san ve shret, yediyz yil sonra, Osman adinin hatirlattigi gibi Ertugrul'un oglunda ve onun daha sonraki kusaklarinda yine parlak bir sekilde gzkecekti." leride daha genis bir sekilde temas edilecegi gibi o, devlet olmanin geregi olan kanunlarin yrrlge konup uygulanmasinda, o dnem iin devlet erkni diyebilecegimiz arkadalan ile istisare ettikten sonra karara vanyordu. Nitekim sikpasazde'nin ifadesine gre "Bc-i bazar" denilen pazar vergisinin tarhi byle bir istisareden sonra olmustur. Keza, o dnem ve daha sonraki asirlarda devrine gre fevkalade ileri bir dsncenin mahsl olan "Dirlik" sistemi de yine onun tarafindan uygulanmaya konmustu. Toprak sisteminin nemli bir blmn meydana getiren timar, Osmanli toprak rejiminin temelini teskil eder. Zira bu cemiyette, iktisad, ictima, asker ve idar teskiltlarin tamami byk lde toprak ekonomisine dayanmaktadir. Toplum hayatinda en kk vazife sahibinden, devletin basinda bulunan hkmdara varincaya kadar hemen hemen btn sosyal gruplar geimini toprak gelirleri ile temin etmekteydiler. Bunun iindir ki Osman Gazi, feth ettigi yerleri silah arkadaslarina dirlik olarak verirken bununla ilgili bazi kanunlar da koyar. Nitekim bu konuda sikpasazde'nin ifadesi ile o syle der: "Her kime kim bir timar virem ni sebebsiz elinden almayalar. Ve hem ol ldg vakitte ogluna ve eger kck dahi olsa vireler. Hizmetkrlari sefer vakti olicak sefere varalar t ol sefere yarayincaya. Ve her kim kanun dzse Allah ondan razi olsun. Ve eger neslimden bir kisi bu kanundan gayri bir kanun koyacak olursa edenden ve ettirilenlerden Allah Tel razi

olmasin". Bu ifadelerden maddeler halinde su sonulari ikarmak mmkndr: 1- Hi kimsenin timari sebepsiz olarak elinden alinamaz. 2- Timar sahibinin lm halinde timari ogluna intikal eder. 3- Sayet ogul kkse, sefere gidecek yasa gelinceye kadar onun yerine hizmetkrlarinin sefere gitmesi gerekmektedir.

OSMAN BEY'IN SIYASI FAALIYETLERI


Daha nce de temas edildigi gibi, Ertugrul Bey'in vefatindan sonra, Kayi boyunun idaresini stlenebilecek kudret ve vasifta grlen Osman Bey, 23 yaslarinda iken beyligin basina getirilir. Filhakika Osman Bey, babasinin son gnlerinde de beylige veklet etmekte idi. Onun, beyligin basina getirilmesi, alti asirdan daha uzun bir sre yasayacak olan devlete "Osmanli" adinin verilmesine sebep oldu. Bylece Hammer'in de isaret ettigi gibi Islm dnyasinda, UI. Halife olan Hz. Osman'dan sonra bir Osman daha tarih sahnesine ikiyordu. Beyliginin ilk dnemlerinde Kastamonu Uc beylerinden obanogullari ile irtibati olan ve hatta bir bakima onlara bagli oldugu sylenen Osman Bey'in, obanogullarinin gaz faaliyetlerini durdurmalari zerine harekete geip gazaya devam ettigi belirtilmektedir. Osman Bey'in, Uc'larda gaz faaliyetlerine baslayip liderligi eline geirmesi, kudret ve nfuzunun gnden gne artmasina sebep oldu. Bununla beraber o, babasi Ertugrul Bey'in Rum tekfurlari ile iyi geinme siyasetine itina gsteriyor, onlarla dostane mnasebetleri devam ettirmek iin azam derecede gayret sarf ediyordu. Fakat bazi Rum tekfurlari onun glenmesinden kusku duyup rahatsiz olmaktaydi. Bu sebeple "Imdi bunlari bu vilayetten ikarmazsaniz veya kovmazsaniz ahir (son) pismanlik fayda vermez" gibi szler sylyorlardi. Bu tekfurlar iinde zellikle Inegl tekfuru, komsu tekfurlara Osman Bey'in ileride kendileri iin byk bir tehlike olacagini bildiriyor ve Osman Bey'e bagli Trk kabilelerine bir takim zararlar vermekten geri kalmiyordu. Bunun zerine Inegl'n zaptina karar veren Osman Bey, bir miktar kuvvet ile kaleyi almak iin yola ikar. Inegl tekfurunun Ermenibeli'nde pusu kurdugu grenilmesine ragmen Osman Bey, pusu kurmus ve gc bilinen bu kuvvetli dsman ile

arpismaktan ekinmez. Bu arpismada Osman Bey'in yegeni ve kardesi Saru Yatu'nun oglu Bay Koca sehid dser. Bu sehid, muharebe sahasina yakin olan ve adi geen yerin alt taraflarinda Hamza Bey ky arazisinde harap bir kervansaray yaninda defn edilir. Bu savastan birka gn sonra Inegl'e yakin bir mesafedeki Kolaca kalesi basildi, ahalisi teslim oldu ve kale zapt edildi. Asikpasazde'nin ifadesine gre hicretin 684. (1284) yilinda meydana gelen bu hadise, Osman Gazi'nin ilk fethidir. Bu olay, Inegl tekfurunun Karacahisar tekfuru ile ittifakina sebep oldu. Bir mddet sonra Osman Bey, Domani civarinda Inegl tekfuru ile yeniden karsilasir. Karacahisar tekfurunu da yanina alan Inegl tekfuru bu sefer yenilmekten kurtulamadi. Osman Bey, bu muvaffakiyetten sonra Karacahisar'i feth etti. Bununla beraber Osman Bey'in kardesi San Yatu da bu savasta sehid dst(1288). Saru Yatu'nun naasi, Sgt'e getirilerek orada babasi Ertugrul'un trbesine defn edildi. Bu muharebe esnasinda Karacahisar beyinin en gen kardesi Latos (veya Kalanos) da ldrld. Osman Bey, zellikle Karacahisar'in fethinden sonra siyas bir sahsiyet kazanmis grnmektedir. Nitekim o, bu basarisindan dolayi Anadolu Seluklu Sultani'nin kendisine gnderdigi hkimiyet (beylik) sembollerini (alamet) alarak bir sancak beyi durumuna geldi. Gerekten, Seluk hkmdari Giyasu'd-Din Mes'ud, umum siyaseti cmlesinden olarak uc beylerini taltif ettigi sirada Osman Bey'e de bir ferman gndererek ona Sgd' temlik etmis idi. Feridun Bey Mnseati'nda belirtildigine gre Sgd'n temlik ve iktasini gsteren ferman 683 (1284) tarihini tasimaktadir. Keza 688 (1289) tarihini tasiyan ve Kara Balaban avus ile gnderilen ikinci ve daha kapsamli fermana gre artik o, Uc Beyi olmustur. Fermanla birlikte kendisine tug, alem, kili ve gms takimli at gibi hediyeler de gnderilmisti. Bu fermanda Sgt ve Eskisehir'in ilhaki ile teskil olunan sancaga Osman Sah Bey'in tayin edildigi ve o siralarda Seluklu hkmetince alinan mir vergilerin tamamindan muaf oldugu bildirilerek syle deniyordu: "... Bir sancaklik yer itibariyle saadetimden msarnileyhe taklid edp verdim ve buyurdum ki, sol ki mukteday-i zat-i adalet simattir mesned-i emnet ve eyalette keml-i vekar ve sekine birle temekkn ve karar eyleyp... mefhumun sir ve disar ednp serr-i zlimi, mazlumdan def ve ates-i mezlimi ruy-i zeminden ref etmesine cidd ve chd gsterp... fevaidinden behremend olmaga alisip zaman-i hkmette vadi' (alak) ve serifgani (zengin) ve fakir, alim ve cahil, karib ve baid (yakin ve uzak) msafir ve mcavire cmleten yeksan bakup..."

Osman Bey, 691 (1291)'de Eskisehir civarinda bulunan Karacahisar'i aldiktan sonra Mudurnu taraflarinda bulunan Samsa avus ve kardesi Sulamis ile de grserek bir pln hazirlar. Buna gre kendisi ile tesrik-i mesai etmis olan Harmankaya Rum Beyi Kse Mihal da olmak zere Sakarya vadisindeki Sorkun (veya Sorgun ky), Tarakli Yenicesi, Mudurnu ve Gynk taraflarina akinlar yaparlar. Osman Bey'in, gnden gne yeni topraklar elde edip basari kazanmasi, evredeki Rum tekfurlarini olduka tedirgin etmeye baslar. Bu sebeple bunlar, Osman Bey'i ortadan kaldirma arelerini aramaya basladilar. Bununla beraber savas ve atisma olmaksizin Mudurnu ve Gynk taraflarina yapilan akinlar zerinden tam yedi sene geti. Bu mddet esnasinda Osman Bey, kuvvetlerini iyi bir disiplinle yetistirmekten geri kalmiyordu. Bylece gn getike durumunu kuvvetlendiriyordu. Fakat civarda bulunan Bizans tekfurlarinin da ona karsi olan dsmanliklari artiyordu. O zamana kadar her sene asiretin kiymetli esyasini kendi kalesinde muhafaza etmekte olan Bilecik tekfuru bile Osman Bey'in dsmanlari arasina girip onlarin saflari arasinda yer almisti. Kse Mihal, kizinin dgn esnasinda bu dgne davet edilen Rum beylerini Osman Gazi ile baristirmak istedi ise de bunda muvaffak olamadi. Aksine onlar, Osman Bey'in dostu olan Kse Mihal'i de kendi taraflarina ekmek istediler. Bu arada da Osman Bey'e karsi bir suikast plani hazirladilar. Bu suikastin uygulanmasi iin Yarhisar (Yenisehir ile Lefke yani Osmaneli arasinda) tekfurunun kizinin dgn uygun bir firsatti. Bilecik'in, Osman Gazi tarafindan fethi ile sonulanacak olan bu dgnde, zaman, mekan ve uygulama iin uygun sartlarin bir araya gelmesi neticesinde bir suikast plni hazirlandi. Buna gre Yarhisar tekfurunun kizi ile evlenecek olan Bilecik tekfuru dgnne Osman Beyi de davet eder. Suikast plni da bu esnada gereklestirilecektir. Fakat Osman Bey'i dgne dvete gelmis olan Harmankaya Rum Bey'i Mihal, Osman Bey'i durumdan haberdar etmis ve kendisi iin hazirlanan suikasti btn teferruatiyla ona anlatmisti. Bunun zerine dveti kabul eden Osman Bey, karsi tedbir aldi. Bu gaye ile Osman Bey, dgn hediyesi olarak bir sr kuzu gnderiyor, dgn mteakib btn kabilenin yaylaya ikmak zorunda bulundugunu ve eskiden beri oldugu gibi kabilenin btn kiymetli esyasinin yasli kadinlar vsitasi ile kaleye gnderilmesine msaade edilmesini taleb ediyordu.* Bilecik tekfuru, gzel bir firsat yakaladigini hesaplayarak buna memnun olmus ve dgn yeri olarak kararlastirilan Bilecik'e birka saat mesafedeki akir Pinari denilen yere gitmisti. Osman Bey ise asiretin agir ve kiymetli esyasi yerine atlara silah ykleyip 40 kadar yigit ve sekin gaziyi de kadin kiyafetine sokarak Bilecik'e gnderdi. Bu gaziler, dgn

mnasebetiyle bos kalip ihmal edilecek olan kaleyi zapt edeceklerdi. Gerekten de bu karsi plana gre tam zamaninda hareket edip Bilecik kalesini kolaylikla ele geirdiler. Gazilerinin basarisindan haberdar olan Osman Bey de yanindaki diger gazilerle birlikte Kaldirik (sikpasazde'ye gre "Kildirik" s. 16) Derbendi denilen yerde dgnden dnen Bilecik tekfuruna pusu kurdu ve onu hezimete ugratti. Bu esnada tekfur ve maiyeti de dahil olmak zere dgn halkinin ogu ldrld. Osman Bey, sabaha karsi Yarhisar zerine yrd. Yapilan ani bir baskinla kale kusatilip feth olundu. Halkin byk bir kismi da esir alindi. Geline ait esya ganimet olarak alindi. Daha sonra Bilecik'e dnld. Osman Bey, Bilecik ve Yarhisar'in fethinin dogurdugu saskinlik ve dsmanin psikolojik durumunun bozulmasindan istifade iin derhal Turgut Alp'i bir miktar svari kuvveti ile Inegl zerine gnderdi. Kaleyi kusatma altina alan Turgut Alp, harp yapmak suretiyle burayi ele geirmeye muvaffak oldu. Kalenin tekfuru ile ganimetleri Osman Gazi'ye getirdi. Osman Bey, bu vak'alarda elde edilen ganimet ile esirlerden, gelin ve ona ait esyanin disinda kalani tamamiyle gazilere dagitti. Nilfer adindaki gelini de bu hadiselerde pek ok yararligi grlen oglu Orhan'la evlenirdi. Bilahere bundan Murad Han Gazi ile Sleyman Pasa dnyaya geleceklerdir. Asikpasazde, Osman Gazi'nin, oglu Orhan'la evlendirdigi Nilfer ve dgn hakkinda su bilgileri verir: "Osman Gazi, onu oglu Orhan Gazi'ye verdi kim lfer Hatun'dur. (Lolofira, Llfer=Nilfer) Orhan Gazi ol demde yigit olmustu. Ve bir oglu dahi vardi kim onu g zerinde koyup dururdu. Bu drt pare hisarlari yerine mukarrer ettiler. Elhasil Osman Gazi dgn eyleyip Nilfer Hatun'u oglu Orhan Gazi'ye vermek ister. Ve hem yle etti. lfer (=Nilfer) Hatun oldur ki, Kaplica kapisina yakin yerde Bursa hisari dibinde tekyesi var. Nilfer suyu kprsn ol hatun yapti. Ve o suya Nilfer dey ad verdiler. Ve hem Murad Han Gazi ve Sleyman Pasa dahi onun ogludur. Ikisinin dahi atasi Orhan Gazi'dir. Ol hatun vefat edince Orhan Gazi ile defn ettiler." Milad 1299 senesinde meydana gelen bu fetihten itibaren Osman Bey'in gc daha ziyade artmisti. O, yeni fetih haberlerini bildirmek ve alinan ganimetten takdim etmek zere Anadolu Seluklu Sultani'na bir adam gndermek zereyken, Sultan UI. Alaeddin Keykbad'in, Ilhanli hkmdari Gazan Han kuvvetleri tarafindan esir alinip Iran'a gtrldgn grenir. Bu durumda ona hediye takdimine gerek kalmamis oluyordu. Bununla beraber, mstevli Ilhanli kuvvetlerinin Osman Bey'in Uc Beyligi'ne zarar verme ihtimaline karsi asiret ve oymagin

savunma isine nem verdi. Bunun iin tedbirler aldi. Su kadar var ki, Osman Bey, Seluklu Sultani UI. Alaeddin Keykbad'in yoklugunun meydana getirdigi bassizlik ve serbestlik zerine, daha rahat hareket etme imknini da buldu. Bu sebeple, ipekilik, dokuma ve demir madenleri ile meshur olan Bilecik'in merkez olmasi dsnlmeye baslandi. Gerekten buranin alinmasi byk bir basari oldugundan Osman Bey, fetih faaliyetlerine devam etmek zere Uc Beyligi merkezini buraya nakl eder. Osman Bey, merkezini buraya nakl etmekle birlikte Seluklulara olan bagliligini da devam ettiriyordu. Hoca Saadeddin Efendi, Osman Gazi'nin, Seluklulara olan bagliligindan bahs ederken, Seluklularin, Mogollar karsisindaki zaafini firsat bilen evredeki diger bazi beylerin nasil bagimsizlik sevdalarina dstklerini anlatarak syle der: "Seluklu Devleti, Mogollara yenilince Seluklularin parlakligi gitmis (yildizi snms), lke Mogollarin eline gemisti. Seluk hanedaninin elinde ok az yetki kalmisti. Bu hanedanin, nimetlerle besledikleri evredeki beyler, artik onlara boyun egmez hale geldiler. Bunlardan her biri bagimsizlik sevdasma dserek gleri yettigince lkelere sahip olmaya basladilar. Ama Osman Gazi'nin dostlugu geici olmayip, bu hakikatsizlerin tuttuklari yola gitmekten kainmis, gemis hukuku saymis, gc ve kudreti lsnde Seluklu topraklarini korumus, cihad sancagini dikip lkeler feth etmekle dsman gznde rklecek, savas meydanlarinda korkulacak bir kisi olmustu." Firhakika gerek Osman, gerekse ondan sonra gelen halefleri, yle manev bir disipline bagli idiler ki, Seluklu hatirasini onlarin btn hareketlerinde grmek mmknd. Bu sebeple Seluklularin tabi varisi olan Osmanli Beyligi, ikis ve ykselis devirlerinin dinamizmi iinde yer alan bu terbiye ve anlayisa aktif bir rnek teskil etmistir. Nitekim Osman Bey, kendisine yurt ve istikll tanimak zorunda bulunan Sultan'a karsi, o, saltanat ve hayattan ekilinceye kadar siyas istikllini iln etmemekle, edep ve irfani, sahs ve nazar kaliplar halinde birakmayip devlet bnyesinde de ifade bulan bir anlayis olarak cemiyete mal etmistir. Gerekten de Seluklu Sultani Alaeddin Keykbad tarafindan bagimsizlik nisanesi olarak davul, sancak vs. gnderildigi zaman, Osman Bey'in, alinan nevbeti ayakta dinlemis olmasi, Osmanlilarda nemli bir gelenek (an'ane) haline gelerek ikiyz sene muhafaza edilmistir. Binaenaleyh Osmanli Padisahlari, bes vakit namaz esnasinda mehterhane alindigi zaman onu ayakta dinlemislerdir. Bu gelenek 210 sene devam ettikten sonra Ftih Sultan Mehmed tarafindan kaldirildi.

OSMAN GAZI'NIN BAGIMSIZLIK KAZANMASI


699 (1299) yili gerek Osman Gazi, gerekse gen ve yeni devlet iin birok bakimdan nemli bir yil olmustu. Fetihler ve meydana gelen bazi olaylar, Osman Bey'in nemli kararlar almasini gerektiriyordu. Bu bakimdan tarihler onun bu yilda bagimsizligini iln ettigini ve artik "Han" olarak halki etrafina toplayip devlet messeselerini islettigini anlatirlar. Osman Bey'in, yrttg gaza hareketlerinde byk basarilar elde etmesi, Anadolu'nun diger blgelerindeki gazilerin de gelip etrafinda toplanmalarina sebep olmustu. Seluklu Sultani'nin ugradigi agir muamele karsisinda Seluklu emir ve askerleri dagilip baska yerlere gitmek zorunda kalmislardi. Bunlardan byk bir kismi ve bilhassa kili erleri, Bizans'a karsi cihad ve gaza isi ile mesgul olup onlara galebe alan Osman Bey'in bulundugu yere ynelerek onun yanina geldiler. Ayrica Seluklu ve Beyliklerin topraklarinda gebe bir hayat yasayip Mogollara tabi olmak istemeyen Trkmen asiretleri de beyleri ile birlikte Osman Bey'in lkesinde yasamaya ragbet ediyorlardi. Beri taraftan Seluklu devletinin ugradigi zaaftan dolayi bulunduklari yeri ve hizmetleri terk ederek bassiz kalan bir kisim Seluklu merasi da kendilerine bir bas ve siginilacak bir yer ariyorlardi. Bunun iin de en msait yer, Osman Bey'in topraklan idi. Bylece buralarda hizmet ve is imkni da bulacaklardi. Bu sebeple onlar da Osman Bey'in evresinde yavas yavas toplanmaya basladilar. Bylece hududlardaki Trkmenler ile Mogollardan kaip Uc'a gelen Trkler, Osman Bey'in mintikasina gelerek onun daha da kuvvetlenmesine yardimci olmuslardi. Seluklu Devleti'nin hududlarinda ortaya ikan Uc beylikleri ve bilhassa garptakiler, Mogol (Ilhanli) Devleti'nin istilasina maruz kalmaktan endise ediyor ve Sultan'in esir olarak Iran'a gtrlmesinden sonra Seluklu Devleti'nin artik sona erdigine kani bulunuyorlardi. Osman Bey'in reislik yaptigi asiret ve oymaklar, bu durum karsisinda hkmdarligin mesru olarak Kayi Han evladina dsecegini, bu sebeple Osman Gazi'nin emret ve riyasete (emirlik ve reislik) getirilmeye hak kazandigini sylyorlardi. Nihayet oymak beyleri, Trkmen kabilelerinin reisleri ve Seluklu Devleti blgesinden gelen muhacirler (gmen) toplanip: "Mogol istilasi Seluklu memleketlerinde karar kilmis ve devam etmektedir. Artik Seluklu devleti mnkarizdir. Dsmanlari kuvvetlidir.

Hlen Seluklu Sultanlarindan hi birisi Ilhanli Devleti'nin elinden mlk geri almaga gelmedi. Buna muktedir degillerdir. Bu uc memleketlerin korunmasi ve himayesi ise kuvvet, kudret, iktidar ve liyakat sahibi bir sultanin istikll ile hareket etmesini zaruri kiliyor, bylece dsmanlarin ve zalimlerin bu taraflara mdahalesi nlenebilir. Trkmen boy ve kavimleri arasinda haseb ve neseb, iyi ahlk, secaat ve semahat ile buna layik olan Osman Bey'dir. O, hem Kayilardan semahat ile buna layik olan Osman Bey'dir. O, hem Kayilardandir, hem de dindar ve mslmandir" deyip onu basa geirdiler. Osman Bey de bu umumi arzuya uydu ve karari kabul etti. Ona baglilik merasimi Oguz han tresine gre yapildi. Herkes Osman Bey'in nnde diz kt. Bu ona itaatin bir delili idi. Iste Osmanli Devleti'nin istiklli bu hadise ile (1299) basladi. Bu merasim ile Osman Bey, fiilen ve hukuken devlet reisi olarak padisah olmustu. Bu durum her tarafa da bylece bildirilmisti. Osman Bey, istikllini ilandan sonra byk bir dikkatle Mogollarin hareketlerini gzetlemeye basladi. Kendisi de dahil olmak zere mstakil veya yari mstakil uc beyleri, bagli bulunduklari Seluklu Sultanligi'nin hayatina son veren Ilhanli Devleti tarafindan kendileri hakkinda nasil bir hareket takib edilecegini beklemeye basladilar. Bununla beraber bu zaman zarfinda Osman Gazi'nin, bu yeni devletinin din, hukuk, sosyal ekonomik vs. gibi messeselerini tanzim etmesi ve bunun iin gerekli tedbirleri almasi tabi idi. sikpasazde bu konuda syle der: "Karacahisar'i alinca sehrin evleri bos kaldi. Germiyan vilayetinden ve baska yerlerden bir hayli adamlar geldi. Osman Gazi'den evler istediler. Osman Gazi de verdi. Kisa bir zaman iinde mamur oldu. Birok kiliseyi de mescid yaptilar. Pazar da kurdular. Halk toplanip "Cuma namazi kilalim ve bir kadi isteyelim" dedi. Dursun Fakih denilen aziz bir kisi vardi. O, halka imamlik ederdi. Durumlarini ona sylediler. O da gelip Osman Gazi'nin kayinatasi Edebali'ya syledi. Daha sz bitmeden Osman Gazi geldi. Sorup muradlarini grendi. "Size ne lazimsa onu yapin" dedi. Dursun Fakih "Hanim! Sultan'dan izin gerektir" der. Osman Gazi: "Bu sehri kendi kilicimla aldim. Bunda Sultan'in ne dahli var ki ondan izin alayim? Ona sultanlik veren Allah, bana da hanlik verdi. Eger minneti su sancak ise ben kendim dahi sancak kaldirip kfirlerle ugrastim. Eger o, ben Seluk hanedanindanim derse ben de Gk Alp neslindenim. Eger bu vilayete (lkeye) ben onlardan nce geldim derse, Sleymansah dedem de ondan evvel geldi."

Halk razi oldu kadiligi ve hatipligi Dursun Fakih'e verdi. Cuma hutbesi ilk nce Karacahisar'da okundu. Bunun tarihi hicretin 699 (1300)'unda vaki oldu. Nesr, Osman Gazi'nin istiklli ve Seluklu Sultani Alaeddin'den kendisine gnderilen hkmranlik nisaneleri hakkinda syle der: "Hlasa Osman'a davul ve bayrak gelince, o da ganimet malindan 1/5 (beste bir)'ini ayirarak hadsiz (hesapsiz) hediyeler ve nihayetsiz armaganlarla (birlikte) Konya'ya giderek, bu sultan U. Alaeddin'le bulusmak, rizasini alarak veliahdi olmak amacini gtt. Zira, bu Feramrz oglu Alaeddin Keykbad'in oglu yoktu. O, Osman'i hemen (hemen) oglu yerinde grerek (ona) davul, bayrak (alem) ve kili gndermisti. Osman Gazi de Sultan Alaeddin zamaninda her ne kadar bir nevi istikll bulmussa da lakin edebe riayet ederek, hutbeyi ve sikkeyi yine sultan adina kilmisti. Sultan Osman, nezdine gitmek hazirliklarini yaptigi sirada, Sultan Alaeddin'in teki dnyaya intikal ettigi (ldg), oglu kalmadigi iin yerine veziri Shib'in getigi haberi geldi. Osman bunu isitince "hkm yce ve ulu Allah'indir" diyerek derhal buyurdu: Dursun Fakih'i Karacahisar'a hem kadi hem de hatip yaptilar. Zira bu Dursun Fakih bir aziz kisi idi. Halka imamlik ederdi. Edebali ile de tanisikligi vardi. Karacahisar'a da Germiyan'dan ve baska yerlerden hayli Mslmanlar gelmis, senlenmisti. Osman Gazi adina okunan ilk hutbe, Karacahisar'da okundu. Bazilari, "Sultan Alaeddin"den davul ve bayrak gelmesi, Bilecik'in feth edilmesinden nice yillar ncedir. Karacahisar alindigi vakit, Akdemirle gnderdi" dediler. Daha nce de temas edildigi gibi Osman Gazi, Seluklu sultanina bagli kalmis, onun gnderdigi hkmranlik nisnelerini almakla birlikte ona karsi saygisizlik mnsina gelebilecek bir harekete tevessl etmekten kainmisti. Hatta, elde ettigi ganimetlerin beste birini ona gndermekle, onu devletin yegane reisi olarak tanidigini ve Islm hukuk anlayisina gre "Beyt'l-mal" hakki olan bu miktarin, yerine sarf edilmek zere onun hazinesine gndermisti. Gerekten, Feridun Bey'in Mnsetinda da belirtildigi gibi Seluklu Sultani Alaeddin b. Feramrz'dan mensurla birlikte kendisine gnderilen davul, sancak, kili gibi hkmranlik alhameti olarak kabul edilen bu esyanin gnderilme tarihi hicretin 688. (M. 1289) senesidir.

Osman Gazi, bagimsizligini (istiklalini) iln edip kendisi adina hkm verecek olan kadi ve yine kendi adina hutbe okuyacak hatib tayin ettikten sonra, devlet olmanin gerektirecegi yeni kanun, nizam ve sistemleri yrrlge koyup yerlestirmek zorunda idi. Btn bunlarin yapilmasinda evresindeki arkadaslarinin grslerinden de istifade ediyordu. Nitekim Osmanli dneminin ilk vergisi diye kabul edebilecegimiz bc ile ilgili kanunu yrrlge koyarken sadece kendi evresinin degil, baska beyliklerin vatandaslarindan olan insanlarin fikir ve uygulamasini da dikkate almisti. Keza onun hkmranliginin taninmasi da bu sekilde olmustu. Bu konuda en eski kaynaklardan biri olan sikpasazde syle der: "Kadi ve Sbasi konuldu. Halk kanun ister oldu. Germiyan'dan birisi geldi. "Bu pazarin bcini (vergisini) bana satin" dedi. Halk, "Han'a git" diye cevap verdi. O kisi hana varip szn syledi. Osman Gazi sordu: "Bc nedir?" Adam dedi ki: "Pazara ne gelse ben ondan para alirim." Osman Gazi: "Senin bu pazara gelenlerde alacagin mi var ki aka istersin?" dedi. O adam: "Hnim! Bu tredir. Btn vilayetlerde vardir ki padisah olanlar alir" dedi. Osman Gazi: "Tanri mi buyurdu yoksa beyler kendileri mi yapti?" diye sordu. O adam: "Tredir hnim, ezelden kalmistir." dedi. Osman gazi ok kizdi: "Bir kisinin kazandigi, baskasinin olur mu? Onun mlknde (malinda) benim ne dahlim var ki ondan aka alayim. Bre kisi, var git artik bana bu sz syleme. Sana ziyanim dokunur." dedi. Bunun zerine halk dedi ki: "Hnim! Bu, pazar beylerine dettir ki, bir nesnecik vereler." Osman Gazi: "Mdem ki siz yle diyorsunuz yleyse pazara bir yk getirip satan herkes iki aka versin. Satamayan ise bir sey vermesin. Kim bu kanunu bozarsa Allah onun dinini de dnyasini da bozsun" dedi. Grldg gibi dnemin ekonomik ve sosyal sartlarina gre devlet ile idare iin nemli bir gelir kaynagi olan ve "Bc-i bazar" denilen vergi, bir Germiyanli'nin teklifi zerine kabul edilmistir. Bu teklifin kabulnde Osman Gazi'nin yakin arkadaslari da tesirli olmus grnmektedirler. Osman Gazi'nin uygulamaya koydugu kanunlardan biri de daha nce temas edildigi gibi timarla ilgilidir. Savasa istirak karsiligi (daha sonra genellikle eskinci timari) olarak verilen timarlarin sahipleri sefer aninda harbe gitmek zorunda idiler. Osman Gazi, biraz nce belirtilen kanunlari uygulamaya koyduktan sonra eskiden beri Oguzlarin deti zere elde edilmis olan yerleri kardes, ogul ve silah arkadaslarina dirlik olarak verdi. Bu cmleden olarak Karacahisar

sancagi ki ona Inn derler oglu Orhan Bey'e verdi. Sbasiligini kardesi Gndz'e verdi. Yarhisar'i Hasan Alp'a verdi ki bu da yarar bir yoldasti ve kendileri ile birlikte gelmisti. Inegl mintikasini Turgut Alp'a verdi. Simdi dahi o azizin adi anilir. Inegl yresinde kyleri var ki ona "Turguteli" derler. Kayin atasi Seyh Edebali'ya Bilecik sr ve resimlerini (vergi) verdi. Hanimini Bilecikte babasi ile birlikte birakti. Kendisi Yenisehir'e giderek gazilere ev yapiverdi. Bu uygulama ile Seyh Edebali, hem beylik ailesine nezaret ediyor, hem de Bilecik kalesine hakim oluyordu. Hoca Saadeddin Efendi, Osman Gazi'nin dirlik olarak verdigi yerler hakkinda su bilgileri verir: "Osman Gazi 701 (1301-1302) tarihinde hkm altinda bulunan bel-delere keremli ocuklarini ve gzel yaradilisli beylerini tayin etti. Sultann demekle meshur olan Karacahisar sancagini Orhan Gazi'ye verdi. Eskisehir'i Gndz Alp'a, Inn kalesini Aygud Alp'a, Yarhisar'i Hasan Alp'a ve Inegl' Turgud Alp'a verdi. Ogullarindan yigit Alaeddin Pasa'yi keremli ve faziletli annesi ile birlikte Bilecik'te Seyh Edebali'nin yaninda biraktigi gibi, bu sehrin gelirini de seyhin harcamalarina ve evresindeki fakirlerin ihtiyalarina sarf edilmek zere ayirdi. Devleti iin Yenisehir'i merkez ve adaletin duragi edinerek askerlere konaklar yaptirip mescid ve hamamlar insa ettirmeye yneldi." Grldg gibi, Bilecik kalesini ailesinin ikamet mahalli olarak seen Osman Gazi, Beyligini bes idare blgesine ayirdi. Bunlari, savaslarda yararliliklari grlenler ile gvendigi kimselere tevcih etti. Bu arada Iznik zerine yapilabilecek bir harekatin tertip ve tanziminde elverisli bir konumda bulunan Yenisehir'i de hkmet merkezi olarak seti. Gaza faaliyetlerine devam edip lkesini genisletmek isteyen Osman Gazi'nin akinlari, bir mddet sonra Kprhisar'a yneltildi. Kprhisar'in evresi yagmalanmakla birlikte kale zapt edilemedi. Ierdekiler mahsur kaldi. Bu esnada (1302) syle bir hadiseden bahsedilir: Osman Gazi, fethini lzumlu grdg Kprhisar zerine hareket etme tesebbsne geecegi ve bu hususta gaziler ile beylerin de ayni fikirde olmalarina ragmen amcasi Dndar Bey'in, seferin aleyhinde bulundugu grlr. Dndar Bey, Kprhisar'inin alinmasi bir taraftan Germiyanogullarinin, br taraftan da Rum tekfurlarinin dsmanligini celb edecegini syler. Bu grsnde de israr edip harbe mani olmak ister. Osman Bey, kuvvetleri arasinda bozgunluk ve tefrika ikarmaya sebep olacak bu hareket karsisinda,

rivayete gre aniden sinirlenerek amcasini okla ldrr. Nesri'nin bu kaydini mubalagali ve hatali bulanlar, Osman Gazi'nin ihtiyar amcasina karsi byle bir hareketine mani bulunamayacagini ileri srenler de vardir. Nihayet Osman Bey, Yenisehir ovasinda topladigi kuvvetlerini alarak Kprhisar'a gelir. Halka sulh (harb etmeksizin, baris) yolu ile teslim olmasini teklif eder. Bu teklifin kabul edilmemesi zerine muhasara ve cenk baslar. Osman Bey, fethi abuklastirmak iin askerlerine yagmaya msaade ettigini bildirir. Bunun zerine yapilan kuvvetli bir hcumla kale feth olunur. ok siddetli bir arpisma olmasina ragmen halkin hayatina dokunulmaz. Daha nce de Osman Bey'in bagimsizlik hareketinden bahs edilirken temas edildigi gibi bu esnada Ilhanli hkmdari Gazan Mahmud Han, Misir'daki Memlk Devleti'ne karsi hareket ile Haleb'e gelmis, bilahare seferin ikmalini emrlerinden oban Bey'e havale edip Tebriz'e dnmst. Fakat Anadolu beylerini de onun maiyetinde bulunmaya memur etmisti. Ilhanli hkmdarindan gelen bu neviden emirlere itaat, kendi lkelerinde yari mstakil ve civardaki Bizanslilar ile harp ve sulh etmek haklarina sahip Anadolu beyleri iin bir vecibe kabul ediliyordu. Osman Bey de Kprhisar fethinden dndg zaman bu emri almisti. Bunun zerine oglu Savci Bey'i bir miktar askerle gnderdi ise de kisin siddetli ve yollarin kapali olmasindan dolayi bu asker birlik geri dnd. Bylece Ilhanli hkmdarinin emri de yerine getirilmis oldu. Osman Bey'in, Rum tekfurlarina karsi basari ile yrttg gaza harekati, Anadolu'daki diger gazilerin gelip etrafinda toplanmalarina sebep oldu. Osman Gazi, 1303 senesinde Yenisehir'den Iznik zerine hareket etti. Yolu zerindeki Marmara'ya gelince buranin tekfuru itaat edip el pt. Bunun zerine Osman Gazi de kendisini yerinde birakti. Halkin evlerine ve mallarina dokunulmadi. Bu savaslarin sonunda yurduna dnen Osman Gazi, dinlenmek zere bir mddet bekledikten sonra Iznik zerine yrmst. Harekattan haberdar olan bazi kylerin halki, Iznik kalesine siginmisti. Bir taraftan Iznik muhasara edilirken, diger taraftan da akincilar evre kylere akinlarda bulunuyordu. Bylece gerek Iznik, gerekse evresi sikistirilmis oluyordu. Bununla beraber ok mstahkem ve muhafizlari da kalabalik olan bu mhim kalenin zapti pek kolay grnmyordu. Bunun iin uzun bir mddet ugrasmak gerekiyordu. Muhasaranin kaldirilmasina karar verilmekle beraber, Iznik'in devamli sekilde tazyik ve baski altinda tutulmasini temin maksadiyla gneyindeki dagin etegine bir kale insa olundu. Iine levazim ve mhimmat konulan bu kalenin dizdarligi Taz Ali adinda gazi bir yigide havale edildi. Burasi Iznik'in fethinden sonra yikilmis fakat harabesi XVI. asra kadar ayakta kalmistir.

Osman Bey, Iznik kusatmasindan dndkten sonra bir mddet hareketsiz kalir. Bunun sebebini Gazan Mahmud Han'in yerine Ilhanli hkmdarligina geen Olcaytu Muhammed Hudabende Han'in, Anadolu beylikleri hakkinda takib edecegi siyasetin gelismesinde aramak lazimdir. Zira o dnemde, Karamanogullari beyligi Ilhanlilar tarafindan siddetle cezalandirilmisti. Mamafih bu sknet hali, Bursa tekfurunun reisligi altinda bir ittifakin kuruldugunun duyulmasindan sonra bozulacakti.

KOYUNHISARI MUHAREBESI ve SONRASI


Osman Gazi ve beyligi iin byk bir ehemmiyeti haiz olan Koyunhisari muharebesi, dneminin strateji bakimindan en nemli muharebelerinden biridir. Bu muharebe, Osman Bey'in Iznik sehrini baski altinda tutmasi zerine ilk defa Bizanslilarla karsi karsiya gelmesine de sebep olmustu. Osman Bey ve arkadaslarinin basarilan, Bizans Imparatoru ile komsu Rum beylerini harekete geirdi. Bu sebeple 1306 senesinde kendi aralarinda bir toplanti yaptilar. Bu toplantida basta Bursa Rum valisi olarak Atranos (bugnk Orhaneli kazasinin merkezi olan Adrianos kasabasi), Kete (Kite, halen Bursa'da bir ky) Bednos (Mednos, Madenos, Bursa'nin kuzey batisinda bugnk Balat ky) ve Kestel tekfurlan bu toplantida hazir bulunmuslardi. Bursa tekfuru, onlara uzun bir hitabede bulunarak Osman Gazi ve devletinin kendileri iin nasil byk bir tehlike oldugunu anlatmakla kalmamis ayni zamanda birbirleri ile nasil yardimlasacaklarini ve gnden gne byyen bu tehlikeyi nasil bertaraf edeceklerini de bildirmisti. Buna gre tekfurlar byk kuvvetler toplayarak ani bir baskinla bu tehlikeyi ortadan kaldirmaya karar verdiler. Bu arada Bizans'tan da Muzalon komutasinda iki bin kadar yardimci bir kuvvet geldi. Osman Gazi, casuslari vasitasiyla beyligi aleyhine dsnlen bu baskindan zamaninda haberdar oldu. Bu yzden kuvveti sayica ok az olmasina (bes bin civari) ragmen bu mttefik orduyu Koyunhisari (Izmit'in Kuzey Dogusunda eski bir kale Baphaeon) mevkiinde karsilamaya karar verdi. Az ve fakat evik bir kuvvetle hazir bekleyen Osman Bey, muharebeye girmekten ekinmedi. Bu muharebede iki taraf ta ok zayiat verdi. Tarihi Hoca Saadeddin Efendi bu siddetli arpismayi syle tasvir eder: "Kirilasica dsman edince cs u hurs Saflar kaynayip deniz misali eyledi cs"

"Yigitlerin oklari, gzellerin gzleri gibi fitneler samaya, Osmanlinin keskin kilici asiklarin kirpikleri gibi kanlar dkmele, ugursuz dsmanin kelleleri boru ve davul nagmeleri ile oynamaya baslayinca, kan deryasina gmlen kara kafalarinda yuva kuran fesad tohumlari, bozdoganlarin vuruslari altinda kirilmis, Islm ordusu yeni bir basari ve zafer kazanmisti." Gerekten ok etin geen bu savasta, Osman Gazi'nin yegeni ve Gndz Bey'in oglu Aydogdu sehid oldu. Gerek bu vak'a gerekse Osman Bey'in kuvvetlerinin azligi, Osmanli kuvvetlerinin duraklamasina sebep olduysa da bizzat Osman Bey'in ileri atilip orduyu tesyi etmesi sonucunda dsman geri ekilme zorunda kaldi. Maglubiyeti kabul edip ekilen dsman ordusu, takib edildi. Bu takib, Dinboz (Sogukpinar Nahiyesine bagli bir ky)'a kadar srd. Burada yeniden siddetli bir arpisma meydana geldi. Kestel ve Bednos tekfurlari burada maktul dstler. Bylece Bizans tarafindan da desteklenen birlesik ordu maglub oldu. Bursa ve Adrenos tekfurlari kendi kalelerine ekildiler. Kite tekfuru ise Ulubat tekfuruna sigindi. Osman Bey kuvvetlerinin, bu tekfura karsi byk bir kin ve hinlari vardi. Bu sebeple onu takib ederek Ulubat tekfurundan teslimini istediler. Tekfur, kale halkinin istek ve israrlarina dayanamayarak bir sartla onu teslim edebilecegini syler. Buna gre Osmanli kuvvetleri Ulubat nehri kprsnden gemeyeceklerdi. Gerekten de gerek Osman Bey'in hayatinda, gerekse onun halefleri zamaninda bu sz tutularak adi geen kprden geilmedi. Ancak gerektigi zaman nehrin denize dkldg yerden kayiklar ile karsi tarafa geerlerdi. Bylece Kite beyinin ldrlmesi ile bura ve Kestel de Osman Bey'in beyligine katilmis oldu. Bu muvaffakiyet, Osman Bey'in evresinde hatiri sayilir bir Bey haline gelmesine sebep oldugu gibi dsmanlarinin da kendisinden ekinmesine sebep olmustu. Bu esnada Ulubat Gl'ndeki Alyos Adasi Aygut Alp oglu Kara Ali Bey tarafindan sulh yolu ile feth olunmustu. Adanin iinde byk bir kilise bulunuyordu. Bu kilisenin rahibi, halk arasinda ok shretli bir kimse kabul edildiginden evi kutsal bir mekn olarak ziyaret ediliyordu. Kara Ali, bu rahibi ailesi ile birlikte Osman Gazi'nin huzuruna getirdi. Osman Gazi, rahibin gzel kizini Kara Ali ile evlendirdi. Koyunhisari muharebesi sonucunda, Bursa'nin kuzey tarafi hari olmak zere taraftan yolu kesilip tek basina ve yalniz birakildi. Bununla beraber, kuvvetli bir savunmaya sahip olan Bursa'ya deniz yolu ile Bizans'tan yardim malzemesi gelmeye devam ediyordu. Osman Bey kuvvetleri, Bursa nne kadar akin yapiyorlarsa da uzun mddet devam edecek bir muhasarada bulunamiyorlardi. Bununla beraber artik Izmit yolu da Osmanlilara ailmis bulunuyordu.

Bir taraftan Osman Bey'e bagli kuvvetlerin faaliyetleri, diger taraftan teki uclardaki Trk beylerinin Bizans kale ve topraklarina olan hcumlari sonucunda kazandiklari basarilarindan telasa dsen Bizans Imparatoru Ikinci Andronikos, kizkardesi prenses Maria'yi Ilhanli hkmdarina vererek Mogollarin yardimlarini kazanmak istiyordu. Bu sayede Osmanli tehlikesinden kurtulmus olacakti. Her ne kadar Ilhanli hkmdari, Trkleri tehdide tesebbs etmis ise de bunun pek fazla msbet bir neticesi grlmedi. Zira Ilhanlilar bu sirada hem ierde mesgul hem de harite Memlk sultani ile mcadele halinde bulunduklarindan uclardaki harekta bakacak durumda degillerdi. Bunun iin Osman Bey, faaliyetlerine devam ederek Iznik ile Izmit yolu zerinde olup Iznik'in en mhim karakolunu teskil eden ve Trkler tarafindan Karahisar denilen Trikokiya (Karahisar)'yi aldi. Temmuz 1308'de gereklesen bu fetih sayesinde Osman Bey, Iznik'i sikistirmaya basladi. Bizans Imparatorunun, gl bir sekilde ortaya ikan bu yeni hareket karsisindaki tavri ile ilgili olarak Gkbilgin de syle demektedir: "Bizans Imparatoru, Trk fthatindan kurtarilmasi iin daha nce Mahmud Gazan Han'a nisanladigi hemsiresi (kizkardesi) Maria (Meryem)'yi, bu defa da Ocaytu Muhammed Hudabende Han'a nisanlamis idi. Bu sihriyetten (akrabalik) memnun olan Ilhanli hkmdari, byke bir orduyu (Uzunarsili, Le Beau, XXIII. 105. fasil 53'ten naklen bu ordunun otuz bin kisilik bir kuvvet oldugunu belirtir.) seferber ederek, Bizans'a yardima gnderecek oldu. Bu ordu, tasavvura gre hem Osman Gazi'ye karsi, hem de Bati Anadolu'daki Trk beyleri tarafindan sikistirilip muhasara altina alinan Efes, Tire ve Salihli gibi Bizans sehir ve kalelerini kurtarmak vazifesi ile grevlendirilmisti. Fakat daha nce bu konuda uc beylerine yapilan ikaz ve ihtarlar herhangi bir fayda saglamadigi gibi, bu defa da prenses Maria'nin, Mogol yardiminin bir an nce gelmesi iin Iznik'e gelerek, Osman Bey'e mstakbel esi Ilhanli hkmdarinin kirk bin kisi ile hududa dogru ilerledigi seklinde haber gndermesi de bir sonu vermedi. Bati Anadolu'daki sehir ve kaleler, birer birer Trklerin eline geiyordu. Maria'nin, tehdidini bilhassa Osman Gazi'ye tevcih etmesi, bu taraftaki akinlarin siddetinden ve bu yerlerin de imparatorluk merkezine ok yakin olmasindan ileri geliyordu. Osman Bey ise bu kadinin kullandigi magrurane tavir ve lisandan hi rkmyor, bilakis daha cr'etli hareket etmeye basliyordu. Bu sebeple Bizans topraklarina akinlar siklastirildi. Kyler yagmalanip birok esir alindi." Osman Gazi, btn bu basarilarindan sonra biraz dinlenmeye ve halkinin idaresi ile daha iyi mesgul olmaya baslamak iin Yenisehir'e dnmst (1310). Aradan bir iki sene geti. Bu zaman zarfinda bir devlete yarasir

sekilde dzen kurulup egemenlik saglamlastiriliyordu. Bundan sonra zafer kazanmaya ve galip gelmeye alisik olan gaziler 713 (1313) senesinde bir araya toplanip Osman Bey'e hitaben: "Ey Gazi Han, Allah'a hamd ve minnet olsun, kfir maglub oldu. Simdiden sonra, vakit kaybederek bos oturmak size reva degildir. Gaza ile mesgul olmak gerek" dediler. Bu tesvik zerine Osman Bey: "Evvela Kse Mihal'i davet edelim, Islm'i kabul etsin, eger mslman olursa ne al, her nereye derseniz gidelim, eger o Mslman olmazsa evvela onun memleketi Harmankaya'yi evresi ile birlikte talan edelim" dedi. Bu karardan sonra hemen Kse Mihal'e haber gndererek "Hemen gelesin, byk seferimiz vardir, btn gaziler hazirdir, seni bekliyoruz" dedi. Kse Mihal, bu haberi alir almaz hazirliklarini tamamlayip sratle geldi. Osman Gazi huzurunda hazir oldu. El ptkten sonra Osman Gazi'ye kalbinin btn samimiligi ile: "Bana iman arzet, Mslman olayim" dedi. Bylece Kse Mihal, Osman Gazi'nin nnde Mslman oldu. Btn beyler ve pasalar bu ihtidaya sevindiler. O zamana kadar Osman Bey'le yaptigi ittifaktan ayrilmayan, gerektigi sekilde sadakat ve feragat gsteren Kse Mihal, artik Abdullah Mihal olmustu. Osman Bey, ona agir (kiymetli ve pahali) bir hil'at verdi. Ona karsi olan sevgi ve muhabbeti bir kat daha artti. Oglunu da hizmetine aldi. Daha nce idare ettigi yerleri tekrar ona birakarak kendisine bir sancak verdi. Kse Mihal'e sancak verilmesi, vaktiyle Seluklu sultaninin Osman Gazi'ye gndermis oldugu sancaga bir nazire gibi idi. Bylece kendisi hkmdar, Kse Mihal de maiyyeti beylerinden biri telakki edebilecek bir muameleye tabi tutuluyordu. Byle bir hareket, Osman Bey tarafindan ilk defa yapiliyordu. Osman Bey, bundan sonra Germiyanogluna karsi mdafaa ve muhafaza etmek zere, oglu Orhan Bey'i Saltuk Alp ile birlikte Karacahisar'a gnderdi. br oglu ise daha nce belirtildigi gibi anasi ile birlikte Bilecik'te idi. Osman Bey, Germiyan'dan gelebilecek tehlikeye karsi tedbir aldiktan sonra kilavuzlukta kullandigi Kse Mihal'in delleti ile Hakk'a (Allah'a) siginarak Leblebici Hisari (Lubluce) denilen ve Ulu Dag'in eteginde bulunan Cubuclea kalesi tarafina akina basladi. Buradaki tekfur, Osman Bey'i karsilamaya ikarak itaat ettigini bildirdi. Bunun zerine Osman Bey, onu yerinde birakti. Ayrica tekfurun ricasi zerine ogullarinda birini yanina aldi. Bundan sonra harekt, Lefke (Osmaneli) irmagi vadisine intikal ettirildi. Bu harekatin sonunda Lefke ve Mekece hisarlarinin tekfurlari da

itaat arz ettiler. Bylece onlar da daha nceki imtiyaza sahib oldular. Yerlerinde birakildiklari gibi mlk ve arazileri de hasardan korunmus oldu. Yeni feth edilen bu yerler hakkinda bilgisi olan Samsa avus, bu tekfurlarin itaatlerinin kerhen (zorla) oldugunu, firsat bulduklarinda bunlarin tekrar Bizans hakimiyetini kabul edebileceklerinin uzak bir ihtimal olmadigini belirterek: "Olamaya ki, cemaat kendi milletlerine rcu' gstereler" diye dsncesini aiklayarak buralarin kendisine verilmesini istemis ise de Osman Bey, bu adamlarin mlk ve memleketlerinden tamamen mahrum edilemeyecegini, bu yzden yerlerinde birakilmalari gerektigini ifade ile Samsa avus'a vermemistir. Bununla beraber Samsa avus'un szn de pek yabana atmayarak ona da Yenisehir suyunun Sakarya nehrine dkldg yerde ve bu irmak kenarindaki kk bir hisari (Hisarcik) temlik etti. Bylece Samsa avus, tekfurlarin harekatini gzetlemeye memur edildi. Bu ky, halen Osmaneli kylerinden biri olarak bilinmektedir. Daha sonraki dnemlerde Osmanli Devleti teskilatinda ve bilhassa saray vazifelileri arasinda rol oynayan "avus" tabiri ve rtbesi ilk defa bu gazi tarafindan tasinmistir. Osman Bey'in gazileri bundan sonra Geyve Akhisari tarafina hareket ettiler. Bu kalenin tekfuru, birka bin svari ile karsilik verdiginden siddetli bir harp oldu. Maglup olan tekfur nce kaleye ekildi, fakat kalenin sikistirilmasi zerine mdafaa edemeyecegini anlayinca sarp bir kaya zerinde bulunan Karacebesi hisarina kati. Akhisar ise gazilerin eline geti. Daha sonra da Geyve zerine varildi. Gazilerin hareketini haber alan tekfur, kaleyi bosaltarak halkini da yanina almis olarak Kuru Dere denilen mstahkem bir vadiye gitmisti. Burasi sarp ve geilmesi zor bir derbende sahipti. Gaziler, kisa bir zamanda burayi da feth ettiler. Tekfurunu yakaladilar. Bol ganimet elde ettiler. Osman Bey, burada bir aydan daha fazla bir mddet kalarak o memlekete eman ve emniyet gsterdi. Kylerini de gazilere timar olarak verdi. Bu arada Geyve'ye bagli bulunan Tekr pinari denilen etin ve metin kalenin de zapti gerekiyordu. Fakat bir aydan daha uzun bir sre seferde bulunan Osman Bey'in, hkmet merkezine dnmesini gerektiren acil ve nemli bir hadise zuhur etti. Bu yzden Tekr pinarinin alinmasi Aykut Alp'in oglu Kara Ali'ye birakildi. Osman Bey ise Yenisehir'e dnd. Osman Bey'in, Yenisehir'e dnmesini gerektiren olay, Ilhanli hkmdari Olcaytu Muhammed Hudabende tarafindan, oban Bey idaresinde byk bir ordunun Anadolu'ya sevkedildigi hakkinda alinan haberdi. Bu ordunun kime ne zaman taarruz edecegi bilinmediginden zamaninda tedbir almak gerekiyordu. Bu arada Kara Ali ok kisa bir zamanda Tekr pinanni aldi. Bu kale ve civarindan birok ganimetler elde

ederek Osman Gazi'ye gnderdi. Bu hizmetine mkafat olarak da Kara Ali'ye Tekr pinari ve evresi timar olarak verildi. Osman Bey, Sakarya vadisinde ve Marmara havzasinda bazi mevkileri ele geirirken, basta Bursa olmak zere Iznik ve Izmit'in zaptini da hedefleri arasinda sayiyordu. On seneden fazla srecek olan Bursa kusatmasinin baslangicinin 1314 yili oldugu anlasilmaktadir. Osman Bey, 1314 yilinda gaziler ile Bursa zerine yrr. Kalenin kapilarindan birini kendine karargah olarak seer. Bu Bizans kalesinin metinligi, sarpligi ve nfusu ile muhafizlarinin oklugu eskiden beri biliniyordu. Kale tekfuru, Osman Bey ile yaptigi meydan savaslarinda maglub oldugu iin kaleye ekilmisti. Osman Gazi tarafindan yapilan asker ve istisar bir toplantida Bursa kalesinin hcum ile zaptedilemeyecegi kanaatine varildi. Osman Gazi "Buna sabir gerektir" diyerek kale zerine havale (kontrol altinda bulundurmak iin) yapilmasini emr eder. Bunun iin iki hisar yapildi. Bunlardan biri kaplicalar tarafinda, digeri de yukari dag tarafina bakiyordu. Birincisi Osman Bey'in yegeni Ak Timur'un, ikincisi de Balabancik adindaki klesinin dizdarligi altinda idi. Osman Bey, insaatlarini bir yilda bitirdigi bu hisarlarin yapilmasi esnasinda etrafa akinlar tertib ettirdi. Her tarafi vurdurdu. Bu esnada dsman kaleden ikamiyordu. Hatta Asikpasazde'nin ifadesine gre "kfir, hisardan tasra parmagin ikaramazdi." Bu hisarlarin insa edilmesinden sonra Yenisehir'e dnen Osman Gazi'nin bu yigit komutanlari, Bursa'nin fethine kadar on seneden fazla bir mddet burada kaldilar. Komutalari altindaki elliser cengaverle sehre disardan yardim ve erzak sokmamak, ieriden ikacaklara mani olmak ve bylece Bursa'yi devamli bir sekilde baski altinda bulundurmak vazifesi ile mevkilerinde sebat ettiler. Bu esnada birok kyl, Bursa'ya siginmaktansa Osman Bey'e tabi olmayi tercih ediyor ve onlarin himayesinden faydalaniyordu. Osman Bey, aldigi yerlerin mahsul ve gelirlerini beylik iin (beytu'l-mal, hazine) zapt ediyor, ky ve nahiyeleri de timar olarak gazilere dagitiyordu. lhanli Devleti, Anadolu Seluklu lkesine hakim oldugu zaman, Anadolu'ya birok asiret gelmisti. Bunlardan bir kismi da Germiyanlilarin hakim bulundugu Germiyan ili mintikasina yerlesmisti. Bunlardan biri de Osmanli kaynaklarinda "avdarlu, avdaroglu", Bizans kaynaklarinda ise "Tohar" seklinde geen avdar asireti idi. Bu asiret, avdaroglu diye bilinen bir reisin idaresinde idi. Asiret, Osman Bey'in lkesinin hududunda konar ger bir halde yasiyordu. Bunlar, diger bazi ger asiretler gibi firsat

bulduka "yel gibi eser, sel gibi yol keser" ve ansizin ky basarlardi. Germiyanogullari ile Osman Bey'in gazileri ve halki arasinda bu siralarda mevcud olan sogukluk ve geimsizligin baslica sebebi de bu idi. Kaynaklar, Osmanlilar ile avdarli asireti arasinda meydana gelen bir hadiseyi syle nakl ederler: "Osman Gazi, Lefke kazasina gittiginde, Germiyan'dan avdar Tatari, Karacahisar pazarina hcum edip basmisti. Bunlar, bununla da kalmayarak pazari da yagmalamisti. Bu esnada Eskisehir'de at nallatmakta olan Orhan Gazi'ye haber gnderilmis. Bu haberi alan Osmanli yigitleri, derhal Orhan'in yanina gelip toplanirlar. Orhan, sratle yola koyulup avdar Tatarina yetismek ister. Daglar arasinda, Oynashisari denilen harabe bir hisarin yaninda onlara yetisir. Onlara gz atirmayan Orhan, aldiklarini tamamiyle biraktirdigi gibi onlardan bir kismini da yakalatip Karacahisar'a getirdi. Yakalananlar arasinda avdar Tatari'nin oglu da vardi. Orhan, babasi gelinceye kadar bunlari sakladi. Osman Gazi gelince avdar oglunu getirdiler. Osman Gazi "Ogul, bu zlim, komsudur. Hem de Mslmandir, ldrmek olmaz. Beyleriyle birlikte bunlara da and verelim ve onlari serbest birakalim, varsin memleketlerine dnsnler" dedi. yle de yaptilar. o zamandan t Yildirim zamanina kadar dsmanlik olmadi. Simdi dahi onlardan kalanlara avdarli denmektedir. Grldg gibi Germiyan taraflarindan gelip kendisini rahatsiz eden, pazarini basan ve oradaki mallara el koyan avdar Tatari'na karsi Osman Gazi, gayet yumusak davranmistir. Gerek komsuluk hakki, gerekse mslman olmasindan dolayi onu ldrmemis, sadece bir daha byle bir harekete girismeyecegine dair kendisinden sz almakla yetinmisti. Bununla beraber tedbiri de elden birakmamaktaydi. Caydirici olmasi bakimindan kendisi orada bulunacak, gazaya, oglu Orhan'i gnderecektir. Gnderirken de avdarli Tatari hakkinda syle diyecektir: "Ogul Orhan, her ne kadar bu Tatarla ahd edip, and vererek gnderdik ise de, bu Tatar and tutar taife olmaz. Ben burada oturayim. Bu defa var sen gaza et. Hak Tel'nin sana zafer vermesi mid olunur." Babasinin, Orhan'i kendi basina sefere gndermesi, ona olan gveninin bir ifadesi idi. Bundan byle Bizans'a karsi olan ftuhatlarda o, komutan olarak tayin ediliyor, maiyetine de Akakoca, Gazi Abdurrahman, Konur Alp ve Kse Mihal gibi nl gaziler veriliyordu.

ORHAN GAZI'NIN KOMUTANLIGI

Biraz nce temas edildigi gibi, Orhan Gazi, Germiyan'dan gelip Karacahisar pazarini yagmalayan avdaroglu'nun pesine dsms, Oynashisari denilen yerde onu maglup ederek perisan etmisti. Hatta onu esir alarak babasina gtrmst. Bu muvaffakiyet, Osman Gazi'nin itimad edip gvendigi gen oglu Orhan iin idarecilik ve komutanlik kapisinin aralanmasina sebep olmustu. Bu yzden, Osman Gazi tarafindan harp idare ve sevkini grenmek bylece tecrbe kazanmak zere Sakarya nehri ile Karadeniz arasindaki yerlerin feth edilmesi grevi ona verildi. Bununla beraber, Osman Gazi, henz toy bir delikanli denebilecek oglunun yanina yirmi senelik bir sadakat ve baglilik ile gvenilirlikleri isbatlanmis olmakla bitmeyen ayrica harb ile tecrbe edilmis en cesaretli silah arkadaslarindan drdn de onun komutasinda gnderdi. Bunlar: Aka Koca, Konur Alp, Gazi Abdurrahman ile daha nce Mslman olmus olan Kse Mihal idi. Kaynaklarimiz bu konuda su bilgileri vermektedirler: "Bir gn Osman Gazi dedi ki: "Ogul Orhan, bu Tatara geri and verdik. Ancak bunlarin Tatarligi gitmez. Gel, sen bu gazilerle Kara ebis ve Kara Tekin'e var. Allah, sana basari verir diye umarim." Orhan Gazi: "Hanim! Her ne buyurursan kabul ederim." dedi. Aka Koca, Konur Alp, Gazi Abdurrahman ve Kse Mihal'i yarar yoldastir diye Orhan Gazi'nin yanina verdi. "Gaziler! Ha greyim sizi ki din yolunda nasil davranirsiniz" dedi. Orhan Gazi'nin yalniz basina gittigi ilk gazasi budur. Orhan, babasinin duasini aldi. Himmet kilicini kusandi. Gaza niyeti ile sefere ikti. Dogruca Kara ebis'e yrd ki, Osman Gazi dahi oraya (nceden) gitmisti. Hisara varmaya bir konaklik mesafe kalmisti. Orada gazileri blk (kisim) ettiler. Bir blg vardi hisarin stne yrd ki, Orhan onlarla beraberdi. Bir blg geceleyin hisarin tesine geti. Bir blg de hisarin yaninda bir dereye girdi. Orhan Gazi, bir ka gn hisar nnde savasti. Savas ederken kendilerini sarsilmis gibi gsterip katilar. Bunun zerine kfirler Trkler kati deyip hisar nne iktilar. Bir Trk buldular. Tutup tekfura gtrdler. Tekfur "daha baska Trk var mi" diye sordu. O da "yoktur hepsi bu kaanlardir" diye cevap verdi. Tekfur bu sz isitince ok sevindi. Gzcler gnderdi. Hi Trk grmediler. Hisar kapisini ati. "Varalim, Trklerin ardini basalim" dedi. "Trkleri dereden ikartmayalim" dedi. Hemen atina binip srd.

O esnada yan tarafta gizlenmis olan Trkler, hisar kapisini tuttular. Yukaridaki Trkler de gzkt. Bunu gren tekfur "Hey daha Trk varmis" deyip dnd. Fakat hisar nnde duran Trkler ile karsilasti. Gaziler onu yakalayip hisari feth ettiler. Malini da gazilere blstrdler. Sipahisini ikarip hisari saglamlastirdilar. Bu hisarin asagi tarafinda Ap Suyu (Ebe Suyu) denen bir hisar daha vardi. Tekfuru alip oraya getirdiler. Onu da ahd ile aldilar. Bu iki hisara el koydular. Konur Alp'a Kara ebisi, Aka Koca'ya da Ap Suyu'nu verdiler. Orhan Gazi, bu tekfuru ordusu ile birlikte Akhisar'a getirdi. Halka emniyet ve eman verdi, kfileri yerli yerinde birakti. Ama Konur Alp, zaman zaman ikip Akyazi'ya hcum ederdi. Aka Koca da Ayan Gl (Sapanca Gl)'nun suyunun aktigi yerde Bes Kpr'de bir bogazcik vardi orayi durak edindi (s olarak kullandi). Oradan orman arasinda olan yere hcum ederdi. Elhasil Orhan Gazi bu ucu saglamlastirdi. Kfirleri de babasi Osman'a gnderdi. Kendisi Kara Tekin zerine yrd. Hisarin beyine haber gnderdi ki: "Bu hisari bana ver, seni yine hisarda birakayim. Ad benim olsun. Benim istek ve hedefim Iznik'tir" dedi. Kfir bu sz isitince hayli gcne gitti, kaleyi vermedi. Bunun zerine Orhan Gazi: "Gaziler! Islm gayretidir. Yrmek gerek ki, bu hisari yagma edelim" diyerek kalenin yagma edilmesini emr etti. Gaziler, derhal kalenin kapisini kirarak yagmaladilar, tekfuru yakalayip ldrdler. Orhan Gazi, tekfurun kizini byk bir ganimetle birlikte babasina gnderdi. Orhan, alinan esirleri, gazilerden tekrar satin aldi. Onlari ahd ve emnla hisara yerlestirdi. Samsa avus'u da hisara birakarak Yenisehir'de bulunan babasi Osman'in yanina dnd. Bundan sonra Kara ebis'teki Konur Alp'a ve Kara Tekin'deki Samsa avus'a Iznik'e havale gibi olsunlar (kontrol altinda tutsunlar) diye adam gnderdiler. (Onlar) zaman zaman gidip Iznik'in bahelerini harab ederlerdi. Bylece Iznik'e rahatlik vermezlerdi. Bir taraftan Konur Alp Akyazi ile, diger taraftan da Aka Koca Izmit ile mesgul oldular. Bu uclar son derece isler oldu. Syle ki, gaziler gece ve gndz at sirtindan inmeyerek fetihlerden fetihlere kostular. Konur Alp, Akyazi'da Tuz Pazarini aldi. Uzuncabel'de bulusarak iki gn iki gece kaldi. Kfiri dndrerek yine Tuz Pazarina geldi. Aka Koca da Akdemir'le birlikte Akova'ya hcum etti. Gazi Abdurrahman da Istanbul tarafindaki il'e hcum ederdi. Bunun zerine Istanbul'dan kfir seerek, gazilere karsi gnderirlerdi. Gazi Abdurrahman da Istanbul'dan gelen kfirleri kirardi. Her vakit bu hl ile durusurlardi, vurusurlardi. Islmiyet iin can ve bas

(ile) oynarlardi. Bylece Sakarya ile Karadeniz ve Sapanca Gl sahasindaki bazi kalelerin zapti basarilmis oldu. Milad takvimlerin 1318 senesini gsterdigi bu zaman diliminde Aka Koca, bilahare kendi adi (Koca Ili, Kocaeli) ile anilacak olan Sakarya Nehri'nin batisindan Izmit kalesine kadar olan yerleri feth etti. Bu yzden, hakli olarak bu blge onun adi ile adlandirilmistir. Btn bu olaylardan sonra Bizans Imparatorlugu, hududlarinin en nemli noktasi olan Iznik'in yavas yavas ve adim adim, hasimlari olan Osmanlilar tarafindan muhasara altina alindigini grms oluyordu. Gibbons'un: "Osman, cihanin bildigi en byk imparatorluklardan birinin, vahsi Asya kani ile en eski ve en yeni Avrupa unsurunu kaynastirmis olan tarihteki yegane milletin ve alti asir inkitaa ugramaksizin (kesilmeksizin) erkekler vasitasiyle devam etmekle temayz eden bir hanedanin messisidir" dedigi Osman Gazi, artik ihtiyarlayip yorulmustu. Bu arada Romatizmadan da muzdaripti. Bu sebeple 1320 tarihinden itibaren oglu Orhan Bey'i kendisine vekil tayin etmis oldugu sylenebilir. Bununla beraber, islerin daha iyi idare edilebilmesi iin kanun, nizam ve treler vaz' edilmesi ile mesgul oldugu, basit bir sekilde de olsa divan toplayarak istisarelerde bulundugu muhakkaktir. Bir yandan, uc beyliginden mstakil bir devlet haline geiste ortaya ikan islerin grlmesi ve memleketin mtemadiyen genislemesi iin gereken tedbirler alinirken, diger taraftan da mslman ve hiristiyan tebeanin asayis ve huzurunun bir kat daha artmasina dikkat gsterilmekte idi. Bilindigi gibi Osman Gazi, teskilt ve messeseler mevzuunda Seluklulari kendine rnek almisti. Bu sebepledir ki, daha nce de belirtildigi gibi Bizans hududunda aded uc blge ihdas etmisti. Bunlarin basina da merdan ve gazilerden Konur Alp, Aka Koca ve Samsa avus'u tayin etmisti. Bunlardan ilki yani Konur Alp, memleketin en kuzeyinden Karadeniz'e kadar olan yerlere, ikincisi yani Aka Koca, Izmit, (Nikomedia), ncs olan Samsa avus ise Iznik (Nicea)'e mteveccih idi.

OSMAN BEY'IN LM
Tarih kaynaklar, Osman Gazi'nin 1320 tarihinden itibaren faal hayattan ekildigini ve idareyi oglu Orhan'a biraktigini kayd ederler. Yakalandigi Nikris hastaligi yznden fiilen harblere istirak edemeyen Osman Bey, asker gazileri ve merayi Yenisehir ovasinda toplayarak herkesin

huzurunda Bursa'nin fethi isi ile Orhan Bey'i grevlendirdi. Onun maiyetine de Kse Mihal, Turgud Alp, Seyh Mahmud Gazi, Seyh Edebali ve kardesi Ahi Semseddin'in oglu Ahi Hasan'i tayin etti. Fakat daha nce, vaktiyle kardesinin oglu Aydogdu'yu sehid eden Etranos (Orhaneli) tekfurunun cezalandirilarak kalesinin alinmasini, bundan sonra Bursa'nin fethine tesebbs edilmesini emretti. Osman Bey'in, idareyi ogluna biraktiktan sonra ne kadar daha yasadigi kesin olarak belli degildir. Hatta, Osman Bey'in lmnden sonra mi Orhan'in hkmdar oldugu, yoksa henz o hayatta iken mi hkmdar kabul edildigi meselesi henz kesinlik kazanmis degildir. Bununla birlikte onun vefatinin 724 (1324) yilinda oldugu kabul edilmektedir. Zira 1324 tarihli bir vesika ile Orhan'in bu tarihte hkmdar bulundugu ve ilk akasinin tedkikinden de ayni senenin nc ayinda (724) Rebilevvel = 1324 Subat) Osmanli Beyi oldugu anlasiliyor. Uzunarsili, Belleten'deki makalesinde bu konuda farkli grsleri de vererek syle der: "Osman Bey'in vefati senesi tarihimizde birbirine uymamaktadir. Halil-i Konev ile Skrullah'da, Osman Gazi'nin vefati 710 (1310) senesinde, Idris-i Bitlis'de 721 (1321), Ltfi Pasa'da 718 (1318), Gibbons'un (Osmanli Imparatorlugu'nun Kurulusu, s. 33) adli eserinde 726 (1326) tarihinde gsterilmis olup, Asikpasazde, Tcu't-Tevrih, Hammer, Ali ve Meskkt kataloglari hep bu sonuncu tarihi kabul ederler. Halbuki elimizdeki 724 (1324) tarihli vakifnme, Orhan'in bu tarihte hkmdar oldugunu gstermektedir. Su halde Osman Bey'in vefat tarihini 1324'ten evvel veya o tarih baslarinda kabul etmek lazimdir. 723 Ramazan (1323 Eyll) tarihli Aspore Hatun vakfiyesindeki kayda gre Osman Gazi'nin bu tarihte hayatta oldugu anlasildigindan vefati 1323 Eyll ile 1324 senesi Mart'i arasinda olmalidir." Gerek bu grsler, gerekse Bursa'nin fethi ve Osman Gazi'nin cenazesinin oraya nakli meselesi gznne alindigi zaman, vefat tarihinin 1326 yili olmasi icab eder. Bununla beraber Orhan Gazi'nin hkmdarliginin da 1324 yilinda oldugu kabul edilebilir. Solakzde'nin, bize karayagiz, yassi burunlu, orta boylu, degirmi ehreli, ela gzl, seyrek sakalli ayakta durdugu zaman kollarinin dizine kadar uzandigi, tatli szl ve heybetli biri olarak tasvir ettigi Osman Gazi, iyi bir idare, keskin ve saglam bir grs, itidalli, yksek kabiliyeti, rakiplerine kendisini sevdirmesi ve mcadelesinde planli hareketi, sabirli ve msamahali olmasi ile etrafindaki asiretleri de nfuzu altina almayi basaran bir kimsedir. "Fahrddin" lakabini tasiyan Osman Bey, Bursa'nin fethi haberini lm dseginde almisti. Orhan Bey gibi degerli ve hayirli bir

halef biraktigi iin gz aik gitmeyecekti. Osman Bey, lm dseginde iken etrafina oglu Orhan ile hkmetin bykleri olarak kabul edilen gazilerden Turgut Alp, Seyh Ahi Semseddin, Ahi Hasan, andarli Kara Halil ve Kara oglan gibi devlet ricalini topladi. Onlara ve zellikle Orhan'a nasihatlarda bulunarak syle dedi: "Ben lyorum, ama esef edip zlmyorum. nk senin gibi bir halef birakiyorum. Adaletli ol, merhametli ol, iyi adam ol. Idare ettigin halka karsi esit muamele et, herkese karsi musavatli olup onlari himaye et. Islm dininin nesrine alis. nk yeryzndeki padisahlarin vazifesi budur. Ancak bu suretle Allah'in ltfuna nail olursun. Bilmedigin seyleri ulemaya danis. Bir seyi iyice bilmeden harekete baslama. Sana muti (itaat edenleri) olanlan hos tut. Beni Bursa'da Gmsl kubbeye (Gmsl Knbet) defn et." Buna gre Osman, oglu Orhan'a Bursa'yi baskent yapma vasiyetinde de bulunmus oluyordu. ay kadar nce kayinbabasi Seyh Edebali'yi, ondan hemen sonra da hanimi ve Edebali'nin kizi olan Mal Hatun (Malhun Hatun)u kayb eden Osman Bey, bizzat kendi eli ile anlari Bilecik'te defn etmisti. Osman Gazi ldg zaman (dogum tarihinin farkh kabul edilmesine bagli olarak) 66 veya 69 yasinda idi. Techiz ve tekfini ile andarli Kara Halil ile imami Yahsi Fakih mesgul olmuslardi. nce Sgt'te muvakkaten defn edilen Osman Bey'in nasi, daha sonra vasiyeti geregi Bursa'da Gmsl Knbed'deki trbesine nakl edildi. Bu trbede, XVUI. asir baslarina kadar Osman Gaziye ait olan ve ziyaretilere gsterilen iri taneli bir tesbih ile byk bir davulun kasnagi vardi. Rivayete gre bunlar, Sultan Alaeddin'in hediyeleri idi. Fakat ne yazik ki bu iki tarih hediye XIX. asrin ortalarinda Bursa'da ikan bir yanginda yok olmuslardi. Kaynaklarin verdigi bilgiye gre Osman Gazi, ok sade bir hayat yasadi. Elbisesi, Islm'in ilk muhariplerininki gibi sade idi. O, ne altin ne de gms birakti. Terekesi iinde fazla kiymetli bir sey yoktu. Kalan esya Denizli bezinden yapilmis sariklik bez, at iin zirh takimi (yanuk), bir tuzluk, bir kasiklik, bir ift izme, Alasehir dokumasindan kirmizi renkli sancaklar, sade bir kili (Ruh ve Hammer'e gre iki uclu), bir tirkes, bir mizrak, bir ka at, misafirlerine ikram iin besledigi sr koyun idi. Bunlardan baska iri taneli bir tesbih ile Seluklu sultani tarafindan Karacahisar'in fethinden sonra kendisine hediye edilen davulun kasnagi da zikr edilir. Kendi dneminde kara lakabi ile anilan Osman Gazi'ni sa, sakal ve biyiklari da kara idi. Trkmenler arasinda cesur kimseler iin kullanilan bu lakab, ondan baska insanlar iin de kullanilmistir. Nitekim Karasi Bey, Kara Iskender, Kara Ylk, Kara Yusuf ve Karakoyunlu gibi isimlerle zikr edilen bu neviden lakablara tesadf etmek mmkndr.

Daha nce de kisaca temas edildigi gibi Osman Bey, bir yneticide bulunmasi gereken btn vasiflan kendi sahsinda toplamisti. O, adaletle hareket etme ve halka karsi cmerte davranma gibi zelliklere de sahipti. Akinlarindan bizar duruma dsen Rum ahal, onun himayesi altina girince her trl taarruzdan masun ve mahfuz bulunuyordu. Bundan baska btn haklari da teminat altina aliniyordu. Kendi tekfurlarindan grmedikleri dilne muameleyi, Osman Gazi'ye tabi olunca hemen elde ediyorlardi. Bu hal, devletin ilk kurulus yillarinda onun etrafinda toplanan cemiyeti kalabaliklastiran ve senlendiren sebepler arasinda sayilmaktadir. Beytlmalden hi bir sey almadigi, kendi toprak ve srlerinden elde edilen gelir ile geindigi, tarihilerin ittifakla syledikleri gereklerdendir. Bu arada ganimetlerden kendi hissesine dsen miktar da onun varidatinin (gelirlerinin) bir kismini teskil ediyordu. Bir Germiyan'linin istegi zerine halka tarh ettigi "Bac-i bazar" vergisi, reyanin gnl hoslugu ile dedigi ve Bizans vergileri ile mukayese edilemeyecek kadar az ve adaletli bir vergi idi. Osman Gazi'ye, kendi dneminde daha sonraki Osmanli hkmdarlari iin kullanilan sah, padisah ve sultan gibi nvanlar verilmemisti. Diger btn Trkmen beyleri gibi, baslangita sadece Osman Bey denildigi, istikllinden sonra da bazan "han" denildigi kabul edilmektedir.

OSMAN BEY'IN OCUKLARI


Osmanli tarihleri, Osman Gazi'nin vefati esnasinda gerek miras taksimi, gerekse idareyi ele alma bakimindan Orhan ve Alaeddin adinda iki oglundan bahs ederier. Buna karsilik Halkondil, Osman'in ogul biraktigini syler. Halbuki vakfiye bize Osman Bey'in mteaddid ogullarini ve bir kizinin mevcudiyetini haber vermektedir. Buna gre Osman Bey'in Orhan'dan baska Alaeddin Ali, Pazarlu, Melik, oban, Hamid adinda ogullari ile Fatma adinda bir kizi bulunmaktadir. Bununla beraber bu ocuklarin hangi veya ka hanimdan olduklarini belirtmemektedir. Bu sebeple Osman Gazi'nin gerekte ka hanimla evlendigi ve ocuklarinin hangi hanimlardan olduguna dair henz tam bir bilgiye sahip degiliz. Su kadar var ki, Alaeddin Ali Bey'in, Seyh Edebali'nin kizi Bala Hatun'dan, Orhan'in da sman Bey'in ilk zevcesi ve mer Bey'in kizi Mal Hatun'dan dogduklari bilinmektedir. Bununla beraber digerlerinin bu kadinlardan mi yoksa baska kadinlardan mi oldugu henz kesin olarak tesbit edilebilmis degildir.

Alaeddin Ali Bey, Orhan'dan kkt. Osman Bey'in sagliginda dedesi Edebali'nin yaninda Bilecik'te, daha sonra da babasinin yaninda Yenisehir'de bulunmustur. Alaeddin Ali Bey, babasinin lmnden sonra kardesi Orhan Bey'e beylerbeyi olmus sonra kendisine temlik edilen Kite ovasindaki Futra veya Fodra (sikpasazde, s. 37'de Kurada) iftliginin hsilati ile geinmistir. sikpasazade'nin ifadesi ile bu ky bizzat Alaeddin Bey istemistir. Orhan da o ky kendisine vermisti. Alaeddin Bey, Kkrtl'de bir tekke yapti. Bursa'da Kaplica kapisina girilecek yerde kale iinde bir mescid, kapidan yukariya dogru ikinci bir mescid ve yaninda evler yaptirdi. Kendisi de orada sakin oldu. Alaeddin Bey, Orhan dneminde vefat ederek Bursa'da babasi Osman Bey'in trbesine defn edilmistir. Grldg gibi Alaeddin Ali Bey, Bursa ve evresinde vakiflar tesis etmek suretiyle birok hayir islerinde de bulunmustur. Alaeddin Bey'in ogullari daha sonralari ellerindeki yerler ve babalarinin vakiflarini idare ederek hayatlarini srdrmslerdir. Osman Gazi'nin diger ogullarindan yalniz Pazarlu Bey'in Iznik muhasarasi ve Pelakanon (Darica civan) muharebesinde bulundugu kayd edilmektedir. Osman Bey'in ocuklari - Melik Bey - Fatma - Hamid Bey - Orhan Bey - Alaeddin Bey - oban Bey - Pazarlu Bey

ORHAN GAZI DNEMI

Osman Bey'in, yigit ve bahadir oglu Orhan Gazi, Osmanli tahtina geip oturdugu zaman, ne yaptigini ve ne yapmasi gerektigini iyi bilen bir kimse idi. Gazi, Sucau'd-dnya ve'd-din, Ihtiyaru'd-din ve Seyfu'd-din gibi nvanlara sahip olan Orhan, babasinin suurlu politikasini devrine ve yerine gre hem kili, hem de ideoloji sahasinda devam ettirmek kararinda idi. Dedesi Ertugrul Gazi'nin vefat ettigi 680 (1281-1282) senesinde dnyaya gelen Orhan Bey'i, 1324 yilindan itibaren hkmdar kabul etmek mmkndr. Tahta clsu esnasinda bir sehzadesi dnyaya gelen Orhan Bey'in bu ogluna, kutlu ve mbarek olmasi iin "Murad" adi verilir. Tahti, kardesine teklif edip ondan feragat edebilecegini syleyecek kadar zverili bir kimse olan Orhan'in bu teklifi, Alaeddin Ali tarafindan geri evrilir. Zira Alaeddin Ali, tahtin kendisine daha layik oldugunu, bu sebeple onun bey, kendisinin de ona yardimci olarak kalmasini istemisti. evresindeki ulema, gazi ve silah arkadaslari tarafindan oy birligi ile reislige getirilen Orhan, Skrullah'in ifadesine gre gzel yzl, begenilir zl ve herkese karsi eli aik cmert birisi idi. "Savas gnnde de sanki Sm veya Nerimandi. Okundan kaza, kilicindan lm ders alirdi. M'mine rahmet, kfire zahmetti." Gerek siyaset, gerekse savasta tkenmeyen bir enerji ve ustaliga sahip bir hkmdardi. Gerekten, babasi gibi gl ve byk bir hkmdar oldugunu isbatlayan Orhan, tahta ikar ikmaz topraklarini genisletmek ve tebeasinin varligini ogaltmak iin fetihlere basladi. Aslinda, onun asker yeteneklerinin stnlgn gren babasi, daha lmnden nce onun kendi yerine gemesini istemisti. Bununla beraber o, yine de tahti kardesine teklif etmekten ekinmemisti. Osmanli Devleti'nin kurulus yillarinda zeka, cesaret, gvenirlilik ve taktikleri uygulama bakimindan fevkalade bir sahsiyet olan Orhan Bey'in zellikleri (hilye, fizik yapi) hakkinda su bilgiler verilmektedir: Bursa kalesinin fatihi Ebu'l-guzat Sultan Orhan, uzunboylu, ak benizli, ela gzl, ko burunlu, genis ggsl, iri yapili, heybetli ve vakur bir padisah idi. Ancak yumusak huylu olup kimseyi incitmez, kimsenin hatirini kirmazdi. Gler yzl, tatli szl idi. Bnyesi kuvvetli, sakal ve biyigi sik olup parlakti. Sag kulaginin altinda bir ben vardi ki, bu bir gzellik almeti olarak kabul ediliyordu.

Babasinin kendisine 16.000 km2 olarak biraktigi yeni beyligin basina getigi zaman, beyliginin yayilip gelisecegi evrede irili ufakli bir ok devlet vardi. Gerekten bu dnemde Anadolu'da Karaman, Germiyan, Saruhan, Aydin, Karasi, Mentese, andarogullari gibi Trk beyliklerinden baska Amasra'da Cenevizliler, Trabzon'da Komnenoslar, Marmara ve Ege'de Bizanslilar, Ak Deniz adalarinda Cenevizliler ile Venedikliler bulunuyordu. Tarih olay ve bunlardan bahs eden kaynaklarin belirttigine gre bu yeni devletin siyas anlayis ve hareketinde, Mslman Trk beyliklerinden nce, Trk ve Mslman olmayan unsurlarin tasfiye edilme isteginin agirlik kazandigi anlasilmaktadir. 1324 Subat'indan baslayip 1362 Mart'ina kadar devam eden Orhan Bey'in idaresi, 38 yil srmstr. Tarihin bu zaman dilimi, fetih ve idar messeselerin kurulup yerlestirilmesi ile geer. Devletin, Ilhanlilarin etkisinden ikarak tamamen bagimsiz hale gelmesi de yine bu hkmdar dneminde olmustur. dinamik, faal ve cesur bir kuvvetin basinda, mahirne bir strateji takib ederek evresindekilerle mnasebetlerini devam ettirip gelistiren Orhan Gazi, ileride de grlecegi gibi bu iliskilerinde hasimlarina karsi bile dil davranan, onlarin kisiliklerini rencide etmeyen ve kisilik haklarina riayet eden bir davranis iinde olmustur.

ORHAN GAZI DONEMI FETIHLERI


Babasinin, kendisine biraktigi vatan topragini dinamik ve faal kadrosu ile kisa zamanda birka katina ikaran Orhan Bey, fetih hareketlerine daha babasi hayatta iken baslamisti. 1320 yilindan itibaren faal siyas hayattan ekildigi anlasilan Osman Bey'in yerini, oglu Orhan'in aldigi grlmektedir.

BURSA'NIN FETHI
Osmanli Devleti'nin ilk baskentlerinden biri olmasi hasebiyle Bursa, devletin, idar, siyas, din, ilm, kltrel, sosyal ve ekonomik hayatinda nemli derecede rol oynayan bir merkezdi. ok daha sonralari gelecek olan Keecizde Fuad Pasa'nin "Bursa Osmanlinin dibacesidir" sz, Bursa'nin Osmanli tarihinde oynadigi role isaret etmektedir. Kurulusu, milattan nceki yillara dayanan Bursa, daha sonra Romalilarin eline geer. Roma'nin Dogu ve Bati olmak zere ikiye

blnmesinden sonra evresi ile birlikte Dogu Roma Imparatorlugunun (Bizansin) idaresinde kalmistir. Osmanli Devleti'nin kurucusu olan Osman Bey'in siyasi faaliyetlerinden bahsedilirken isaret edildigi gibi Osman Bey, Bursa'yi kusatma altina almis fakat fethine muvaffak olamamisti. Bununla beraber Bursa'ya Bizans'tan gelecek yardima mani olmak iin, sehrin yakinlarina iki kale yaptirmis, bunlardan birine Ak Timur'u, digerine de Balabancik'i muhafiz olarak tayin etmisti. Bylece Osman Bey, Bursa'ya disardan gelebilecek yardim yollarini denetim altina almis oluyordu. Bu sebeple 1315 yilindan iti. baren Bursa, Osmanlilar tarafindan evresinde insa edilen kaleler vasitasiyle bir mnda muhasara altina alinmis oluyordu. Orhan Bey, 1326 yilinda byk bir kuvvetle Bursa zerine yrr. sikpasazde ve Nesr gibi kaynaklar, Osman Gazi'nin, Bursa'nin fethinden nce oglu Orhan'a: "Ogul, sen nce Adranps (Orhaneli)'a git ki, o kfirin babasi Dinboz gazasinda benim Bay Koca'min dsmesine sebep oldu." diyerek onu Gazi Mihal (Kse Mihal), Turgut Alp, Seyh Mahmud ve Edebali'nin kardesi oglu Ahi Hasan'la gnderdi. Orhan Bey, bu tecrbeli komutanlarla grserek Bursa'nin gneyinde ve bir bakima Bursa'nin anahtari durumunda olan Adranos kalesini alip yiktirir. Orhan Bey'in gelisinden nce kaleyi bosaltip Elete dagina ikmis olan halk ve kale beyi, Orhan'a itaatini bildirirler. Bunun zerine tekrar yerlerine iade edilen halka karsi Orhan Bey, insaf llerini asmayacak derecede merhamet ve hosgrl bir sekilde davranir. Bundan sonra Bursa nlerine gelen Orhan Gazi, Pinarbasi mevkiinde karargahini kurup kaleyi kusatir. Bizans'tan beklenen yardimin gelmeyecegini anlayan ve kaleyi kurtarmaktan da midini kesen kale beyi, Gazi Mihal Bey vasitasiyle ve bazi sartlarla Bursa'yi teslim edecegini bildirdiginden 2 Cemayizelevvel 727 (6 nisan 1326) tarihinde Bursa Osmanlilara teslim edilir. Kale muhafizi olan Evrenos da Mslman olarak Osmanlilarin hizmetine girer. Orhan Bey, burayi aldiktan sonra babasinin na'sini buraya getirterek sonradan Gmsl Knbed diye meshur olan yere defn ettirir. Gerek strateji, gerekse psikolojik bakimdan Osmanlilar iin byk bir mn ve ehemmiyet ifade eden Bursa'nin fethini kk bir hadise olarak gstermeye alisan Gibbons, bunu zellikle Istanbul'daki i ekismelere ve halkin madd sikinti iinde

bulunmasina baglar. Bu arada Bursa'nin fethinden sonra Evrenos Bey'in mslman oldugunu, birok kimsenin de ona uyarak yeni fatihlerin (Osmanlilarin) dinini kabul ettigini de belirtir. Bylece kurulus dnemindeki Osmanli Beyligi'nin gcn ve evrelerindeki insanlar zerinde meydana getirdikleri olumlu havaya da isaret eder. Bursa'nin fethinden sonra, Orhan Gazi iin ele geirilmesi gereken hedef artik Iznik olmustur. Marmara havzasinda bir sanayi sehri olan Iznik, o dnemlerde Bursa'dan daha mhim bir sehir olma zelligine sahipti. Burasi Bizans'in, Anadolu'daki en byk sehirlerinden biri olmakla kalmiyor, ayni zamanda hiristiyanlik iin din bir merkez olma hviyetini de tasiyordu. Nitekim milad takvimin 325. senesinde Byk Kostantin tarafindan gnmz hiristiyanliginin akidelerinin tesbitinde rol oynayan en mhim konsil burada toplanmisti. 1074 yilindan Birinci Hali Seferi (1097) ne kadar Anadolu Seluklu Devleti'ne baskentlik eden Iznik, belirtilen tarihten itibaren Bizanslilarin elinde idi. Hatta 1204 yilindan 1261 yilina kadar da Bizans Imparatorlugu'nun merkezi olmustu. Bundan baska Iznik, Kocaeli yarimadasi bakimindan stratejik nemi haiz olan nemli bir sehirdir. Bursa'nin zaptindan sonra Osmanli Beyligi'nin merkezi buraya nakl edilmistir. Yeni hkmdar burayi yeni binalarla sslemisti. Insa edilen din ve sosyal eserlerle sehir, Mslman Trk sehri olma hviyetini kazanip yeni bir ehreye brnd. Orhan Bey, daha isin basinda eski kiliseleri mescid ve medreselere evirdi. Bursa'da fakir ve yoksullari doyurmak iin imret yaptirip onlara vakiflar tahsis eyledi. Buradaki bilgin ve hafizlara da maas bagladi.

PELEKANON MUHAREBESI VE IZNIK'IN FETHI


Gerek Osmanli, gerekse Yakin Sark tarihi bakimindan mhim bir hadise olan Pelekanon muharebesi, VI. Mirmiroglu'nun isaret ettigi gibi Osmanli tarihileri tarafindan zerinde fazla durulmayan veya kendisinden yeterince bahsedilmeyen bir muharebedir. O, bu konuda syle demektedir: "Osman Bey, Vatheos (Koyun Hisari) civarinda 27 Temmuz 1302 tarihinde Bizans askerlerini maglub ederek emretini (beyligini) etrafa tanitmis oldugu gibi, oglu Orhan Bey dahi Bizans askerlerini maglub ederek Pelekanon muharebesini kazanmis ve bu sayede

Britinya'nin en gzel yerlerini ve en byk sehirlerini zapta muvaffak olmustur. Bu sebepten nasi Pelekanon muharebesi Yakin Sark (Yakin Dogu) tarihi iin mhim bir merhale teskil etmektedir. "Istanbul'un fethinden 124 yil evvel vaki olan bu muharebede Osmanli askerleri, Bizans askerlerini payitahtlarinin yakinlarinda* maglub ve perisan, imparatorlarini yaralayip kamaya mecbur ettiklerinden dolayi, Osmanlilar Anadolu'daki Trkmen beylikleri arasinda mmtaz bir mevki almis olduklari halde maalesef Osmanli tarihileri bu muharebe iin ya bir sey yazmiyorlar veya pek az malumat veriyorlar." Daha nce de temas edildigi gibi Orhan Bey, Bursa'nin fethinden sonra btn dikkatlerini Iznik zerinde toplamisti. Iznik'in Osmanlilar tarafindan ele gemesi, Bizans'in Marmara havzasindaki en kuvvetli dayanaklarindan birisini kayb etmesi demekti. Gerekten de Trklerin, Kocaeli yarimadasindaki kaleleri alarak yavas yavas Bogaza dogru ilerlemeleri, Bizans Imparatorlugunu telasa dsryordu. Hem zapt edilen kaleleri geri almak, hem de uzun zamandan beri muhasara altinda bulunan Iznik'i kurtarmak iin bizans Imparatoru III. Andronikos (1328-1341) gizlice hazirliklara baslar. Andronikos, planini uygulamaya, Karasi emiri ve Bulgarlarla bir baris antlasmasi yaparak baslar. Ayni maksatla Kizikos (Kapidagi Yarimadasi)'a geer. Sphe uyandirmamak iin de Artaki (Erdek)'te bulunan Hz. Meryem'in mukaddes Ikonunu (tasvirini) ziyareti bir vesile olarak gsteriyordu. Btn bunlar, Orhan Bey'i hazirliksiz olarak yakalamak iindi. Erdek'ten Biga'ya gelen Imparator, burada Karasi Beyi Demir Han ile bir saldirmazlik antlasmasi imzalar. Daha nce de benzer bir muahedeyi Bulgar krali III. Mihal ile yapmisti. Bu sekilde siyas bir basari kazanmis grnen Imparator, Osmanlilara karsi sefere hazirlandi. Bu sebeple 1329 senesinin Mayis ayinda mmkn oldugu kadar sr'atle Trakya'dan iki bin civarinda asker getirtip Istanbul ve evresinde bulunan mevcut askerlere katar. Bu askerlerle Anadolu yakasinda bulunan skdar'a geer. Bunu haber alan Orhan Bey, Iznik muhasarasinda bir miktar asker birakarak sekiz bin kisilik ordusunun basinda Pelekanon** denen mevkide Imparatorun komutasindaki Bizans ordusu ile meydan muharebesine girisir. Bylece, Osmanli tarihinin ilk mhim meydan savasi baslamis oldu. Gn boyu deva eden muharebe, aksama kadar srmst. Gece muharebeye devamin tehlikeli oldugunu gren Imparator, ordugahina dner. Bu sirada vaziyeti fark eden Orhan Bey, firsati kairmayarak siddetli bir taarruza geer. Bu ani

taarruz, Bizans ordusunda byk bir panik havasinin yasanmasina sebep olur. Yaralanan Imparator, deniz yolu ile zorlukla Istanbul'a ulasir. Bu muharebede Orhan'in kardesi Pazarlu Bey de komutan olarak bulunmustu. Orhan Bey, Pelekanon zaferinden sonra tekrar Iznik zerine dner. Artik Bizans'tan herhangi bir yardim imkninin olamayacagini anlayan Iznik Rum Beyi, bazi sartlarla teslim olur. Bursa'nin zaptindan sonra halka gsterilen yumusaklik ve msamaha ile teslim sartlarina riayet edilmis olmasi, Iznik'in tesliminde de gsterildi. Sehir ve kaleyi teslim alan Orhan Bey, halktan, isteyenlerin esyasi ile birlikte gitmesine msaade etti. Hatta bu msamahakrlik ve msamahada o kadar ileri gitti ki, Iznik halkindan isteyenlerin kendi tebeasi olma ve sadece cizye vermek sartiyle kendi rf, det ve geleneklerini muhafaza edebileceklerini iln etti. Bunun zerine halkin byk bir kismi Iznik'te kalmaya karar verdi. Fakat Rum Beyi, deniz yolu ile Istanbul'a gitti. Iznik, Orhan Bey'e kapilarini atiktan sonra evresindeki bazi yerler de alinmisi. Iznik, blge itibariyle harb sahasina yakin olmasindan dolayi geici bir mddet iin beylik merkezi haline getirildi. Iznik kusatmasi esnasinda kalede bulunan Rum muhafizlari ile halktan gerek muharebede, gerekse alik, hastalik, vs. gibi sebepler yznden len erkeklerin dul kalmis olan kadinlari, Iznik'te bulunan Orhan Bey'e basvurarak kendilerine bakacak kimselerinin bulunmadigini sylemislerdi. Bunun zerine Orhan Bey, askerlerden arzu edenlerin bu kadinlari nikahla alabileceklerini ve bunlarla evlenenlerin Iznik muhafazasinda birakilacaklarini aikladi. Bylece, kimsesiz kalan kadinlarin evlenmesini saglayarak bu sosyal problemi de ortadan kaldirmisti. Iznik'in 1330 yilinda feth edilmesi, Avrupa'da byk bir hadise olarak yankilandi. Bu fetih, Bizans iin de byk bir mitsizlik sebebi oldu. Hele buradaki Ayasofya Kilisesinin camie evrildigi haberi, bsbtn bir teessre sebep olmustu. Biraz sonra temas edilecegi gibi Orhan Gazi, Iznik'i feth ettikten sonra orada pek ok eser meydana getirdi. Halka karsi byk bir sefkat ve merhamet rnegi gsteren Orhan Bey, halktan isteyenlerin btn esyasi ile birlikte sehri terk edebilecegini sylemisti. Fakat halk, Orhan Gazi'nin idare ve adaletine meftun olmustu. Bu yzden ok az kimse sehri terk etti. Hammer bu olayi su ifadelerle nakl eder:

"Iznik muhafizlarinin pek azi bu serbestiden istifade ederek tekfurla birlikte gittiler. Idarecilerin haksizligindan dolayi me'yus olmus ve Hiristiyan imparatordan ziyade Orhan'in msamahasindan mitvar olmus olan digerleri, sehir halki ile birlikte galibi (Orhan Gazi'yi) karsilamaya iktilar. Padisah, Yenisehir kapisindan sehrin gneyine girdi. Orhan'in buradaki davranisi, yce gnll ve zafer haklarini akilli bir siyaset ugruna gzden ikarmasini bilen bir hkmdarin hareketi oldu. Bylece hesaplari da bekledigi sonucu verdi". Grndg kadari ile Orhan Bey'in hareket ve bu harekete yn veren anlayisi, onun byle bir siyaset uygulamasina sebep olmustu. Nitekim, Orhan Gazi'nin, kocalari len veya kimsesiz kalan dul kadinlari gazilerle ser' nikah zere evlendirmesi bu anlayisin bir sonucudur. Osmanli tarihleri de devrin anlayis ve dili ile bu hadiseyi asagidaki ifadelerle nakl ederler: "Sonra gzel yzl kadinlar geldiler. Orhan: "Bu kadinlar nedir?" diye sorunca kendisine: "Sultanim, bunlarin erlerinin kimisi aliktan, kimisi de savasta kirilmistir. Yksek evlerde de bos kalmislardir." dediler. Bunun zerine Orhan, gazilere bunlari ser' nikahla almalarini buyurdu. Gaziler, bunun zerine bu kadinlarla evlendiler. Hazir ev, hazir avrat buldular, geip saray gibi evlerde oturuverdiler. Grldg gibi kadinlarin ser' nikahla alinmasi, onlara normal bir vatandas muamelesinin yapilmasi demekti. Bylece Orhan, onlari esir veya cariye durumuna dsrmekten kurtarmis oluyordu. Halbuki galib olan Orhan ve Osmanli idaresi, onlara karsi istedigi sekilde muamele yapmakta serbest idi. Bu sekildeki bir hareketine de mani olabilecek bir g mevcut degildi. Hammer ise Orhan Gazi'nin tamamen insan olan ve hatta yirmi birinci asra girmek zere oldugumuz su gnmzde bile uygulanamayan bu insan muameleye kendi aisindan farkli bir sekilde bakmaktadir. Ona gre Orhan, Iznik'in kendiliginden teslim olmasindan dolayi bol ganimetlerden yoksun kalan silah arkadaslarina mkfati unutmamistir. Sz gelimi, uzun bir kusatmanin, alisilmis sayilabilecek veba ve kitligin tesiri ile baba ve anneden, kocalarindan yoksun kalan ve yari yikik saraylarinda oturan Rum kadin ve kizlarini onlara blstrd. Bylece, ordusunun subaylarina bu yapilarin mirasilari ile evlenmelerine izin vermekle bu ihtisamli konutlarin yeniden senlenmelerine yol ailmis oldu.

Kaynaklarin verdigi bilgilerden anlasildigi kadari ile Orhan Gazi, Iznik'i feth ettikten sonra derhal sehre bir Mslman Trk hviyeti kazandirmak iin faaliyetlere girisir. Bu sebeple byk bir kiliseyi Cuma mescidi haline getirir. Orhan, umuma ait binalari kitbe ve gzel szlerle bezeyip ssleyen, bylece Dogu'nun eski bir gelenegine uyan ilk Osmanli padisahidir. Onun, sultanlik gnlerinden baslayarak btn camiler, medreseler, hastahaneler, esmeler, mezarlar ve kprler Osmanli lkesinin hemen her trafinda yaptiranlarin (bnilerinin) adlarini ve yapilis tarihlerini seyyahlara gstermektedirler. Bu bide (anit)ler zerinde ogu zaman Kur'an'dan alinmis tasvir, tesbih ve benzetme bulunan yetler okunur. Orhan Gazi, Iznik'te bir manastiri da medreseye (yksek okul = faklte) evirdi. Medresenin mderrisligini (profesr) Davud Kayser denilen birine verdi. Konya'da Mevln Siraceddin Konev'nin grencisi olan Taceddin el-Krd, bu medresede, Davud Kayser'ye halef olmustu. Taceddin'in lmnden sonra da Alaeddin Esved, daha ok yaygin olan adi ile Kara Hoca o greve atanmistir. Orhan Gazi'nin Iznik'te bulunan ve bazi kaynaklarda bir manastirdan evrilmis oldugu belirtilen medresesinin, kilise veya manastirdan degil, bizzat kendisi tarafindan insa ettirildigi Mecd gibi bazi kaynaklarda belirtilmektedir. Mecd, Seyh Davud Kayser'nin biyografisinden bahs ederken "Orhan Han Gazi Hazretleri, Iznik nm kasabada bir medrese-i ulya peyda edp seyh hazretlerine tayin eyledi" diyerek Osmanli Devleti'nin bu ilk medresesinin bizzat Orhan Gazi tarafindan yaptirildigini anlatir. Ayrica Osmanli dnemi ilk medreseleri zerinde arastirma yapan Mustafa Bilge de Orhan Gazi vakfiyesinden yola ikarak ayni kanaatte oldugunu syle ifade eder: "Bu medresenin, Nesr ve diger bazi kaynaklarda belirtildigi sekilde Iznik'te bulunan manastir veya kiliselerden evrilmis olmayip insa edilmis oldugunu belirten en kuvvetli delil, elimizde bulunan vakfiyedir. Orhan Gazi, Iznik'teki medresesini yaptiktan sonra tanzim ettigi ve Molla Hsrev tarafindan 841 H./1437 M. 'de tescil edilen vakfiye suretinde, medresenin bina edildigi ve Hayreddin Pasa Camii'nin yaninda oldugu aika belirtilmektedir." Sultan Orhan, bu medreseye sahibi bulundugu Kozluca kynn gelirlerini sahih ve seriata uygun bir sekilde vakf etmistir. Gerekten ok daha sonraki tarihlere (1136=1724) ait bir arz belgesi, Iznik'e bagli Kozluca kynn Orhan Gazi medresesine vakf edildigini gstermektedir.

Iznik, Trklerin eline getikten sonra, Orhan Bey buradaki yerli halktan isteyenlerin mallari ile birlikte sehri terk etmelerine msaade etti. Gitmeyenlerin ise Osmanli tebeasindan olmak ve sadece vergi (cizye) vermek sartiyle din, gelenek ve greneklerini muhafaza edebileceklerini bildirdi. Burayi bir mddet kendisine merkez yaparak Iznik'in bir Mslman Trk sehri olmasina gayret etti. Bunun iin orada cami, imret ve medrese gibi din, sosyal ve kltrel messeselerin temelini atti. Ayrica zevcesi Nilfer Hatun tarafindan bir imret, oglu Sleyman Pasa tarafindan da bir medrese insa edildi. Bundan baska diger hayir sahiplerinin yaptirdiklari tesislerle kisa bir mddet sonra Iznik, istenilen Mslman-Trk sehri hviyetini kazandi. Kaynaklar, Orhan Gazi'nin buradaki faaliyetlerinden bahs ederken onun bir hkmdar gibi degil, herhangi bir vatandas gibi davrandigini belirtirler. Nitekim onun yaptigi imrette pisirilen yemekleri bizzat kendisinin dagitmis olmasi, aksam olunca kandillerini bizzat kendi eli ile yakmis olmasi bunu gstermektedir. Orhan Gazi, Iznik ve bilahere Izmit'in fethinden sonra idar bir sistem kurarak memleketi buna gre idar blgelere ayirdi. Buna gre Izmit, oglu Sleyman Pasa'ya verilmis, onu Yenice, Gynk ve Mudurnu'ya havale etmisti. Bursa'yi da oglu Murad Han Gazi'ye vererek adini "Bey Sancagi" koymustu. Karacahisari amcasinin oglu Gndz'e verdi. Kendisi de btn bunlarin stnde memleketi idare ediyordu.

IZMIT'IN FETHI
Bir ticaret merkezi durumunda bulunan Izmit, Iznik'in fethinden hemen sonra Osmanlilar tarafindan alinmak istenmis ve hatta bir ara elde edilmis ise de sonradan yine Rumlara verilmisti. Osmanli kuvvetleri Iznik'in fethinden bir sene yani 1331 Haziran'indan sonra sehri kusatmislarsa da Bizans Imparatoru UI. Andronikos'un yardima gelmesi zerine Orhan Bey, Imparatoria anlasarak kusatmayi kaldirmisti. Orhan Bey, bu kusatmadan alti sene sonra (1337) sehri siddetli bir sekilde tekrar kusatti. Bu kusatma zerine disardan yardim alamayan sehir, teslim olmak zorunda kaldi. Kale muhafazasinda bulunan Paleologos hanedanina mensup Marika, mallarini alarak bir gemi ile Istanbul'a gitti. Izmit'in fethi ile Kocaeli Yarimadasinin tamami Osmanlilarin eline gemis oluyordu. Orhan Gazi, Izmit ve havalisinin idaresini oglu Sleyman Pasa'ya verdi. Sleyman Pasa'nin halka karsi din ve milliyet farki gzetmeden dil

bir sekilde davranmasi, ve evrelerinin tamamen Osmanlilar ile kusatilmis olmasindan dolayi civarda bulunan bir ok kale (Tarakli Yenicesi, Gynk, Mudurnu) de birer teslim oldular. Ayni sekilde Izmit Krfezindeki Gemlik, Armutlu gibi mevkiler de Kara Timurtas Bey vsitasiyle Orhan Bey kuvvetlerinin eline gemisti.

KARESI BEYLIGI'NIN ILHAKI


1340 yilina kadar Bizans topraklarinda fetih hareketlerine girisip sinirlarini genisleten Osmanli Devleti, fethedilen yerlere dogudan gelen Trkleri yerlestiriyordu. Bununla beraber Bizans topraklarinda genislemekte olan bir Trk devleti iin bu kafi degildi. nk Anadolu'da bulunan diger beyliklerin sinirlari, Osmanlilarin dogrudan dogruya btn Bizansi evirmesine imkn vermiyordu. Bu sebeple Karesi Beyligi topraklarinin alinmasi gerekiyordu. Bu, Bizanslilara karsi kazanilan zaferlerden daha nemliydi. Zira bu sayede Osmanlilar, anakkale'ye kadar gelerek, bogazin gney kiyilarini ellerinde bulunduracaklardi. Bu da ilk firsatta Avrupa'ya geme imknini saglayacakti. Bylece Orhan Gazi, Bizans'in taht kavgalarindan istifade edecek ve hatta topraklarina akinlar dzenleyip isgal edebilecekti. Gerekten de batiya dogru ailip genisleyebilmek iin sadece Istanbul Bogazina yaklasmak kfi degildi. Ayni sekilde anakkale Bogazi'na da yaklasmak gerekiyordu. Zira sadece bir taraftan tutulan Marmara ile stratejik g haline gelmek imkansizdi. Bu kk i deniz (Marmara) iki taraftan kiska iine alinmaliydi. Ancak bu sayede batiya geilebilirdi. O dnemde batida Karesi ogullan vardi. Fakat bunlar, anakkale Bogazi'nin Asya yakasini elinde bulundurmanin stratejik nimetini takdir edebilecek deha ve imkna sahip degillerdi. Bu arada Bizans da btnyle Gney Marmara'dan ekilmis degildi. Osmanlilar ile Karesiler arasinda Bizans'a ait bazi topraklar vardi. Osmanlilar, 741 (1342) tarihinde Ulubat, Mihali ve Kirmasti gibi yerleri Bizans'tan alip feth etmek suretiyle, merkezi Balikesir'de bulunan Karesiogullari Beyligi ile ayni hududlari paylasir oldular. Bu siralarda Karesi Beyligi'nde ikan bir hadise, Orhan Bey'e Trklerle meskn bulunan bu topraklarin zaptinda ilk firsati verdi. O zamana kadar Osmanlilar, sadece Bizans'la muharebe etmis ve lkelerini zellikle Bizans Imparatorlarindan aldiklari yerlerle genisletmislerdi. Ne Osman ne de oglu Orhan, Kk Asya'da bulunan diger beylere karsi hasmane bir tesebbste bulunmamislardi.

Osmanli kaynaklarina gre Karesi Beyi'nin lmnden sonra yerine oglu Demirhan gemisti. Fakat kardesi Dursun Bey, buna muhalefet ederek veya biraderi tarafindan ldrlmekten korkarak Osmanlilara iltica etmisti. Beyligin basina geen Demirhan'in fena ve kt hareketlerinden dolayi Karesi ileri gelenleri (mera), Haci Ilbeyi vasitasiyle Orhan Bey'in sarayinda bulunan Dursun Bey'i hkmdar olmak iin tesvik ederler. O da Osmanli hkmdari Orhan Gazi'ye Balikesir, Aydincik ve Bergama'yi verme teklifinde bulunur. Kendisi de Truva mintikasindaki Kizilca Tuzla ile Bayrami gibi yerlerde hkmdarligini srdrecekti. Bu teklif ile Orhan Bey'i tahrik ve tesvik eden Dursun Bey, byk bir ihtimalle 1345 yilinda meydana gelen Karesi seferine Orhan Bey'le birlikte istirak eder. Balikesir zerine yryen Orhan'in gelisini haber alan Demirhan, Bergama kalesine siginir. Bu arada Balikesir merasi basta Haci Ilbeyi oldugu halde Evrenos, Ece Halil ve Gazi Fazil Bey'ler, Orhan Bey'i karsilarlar. Orhan Gazi, iki kardesi baristirmak iin Dursun Bey'i Haci Ilbeyi ile beraber Bergama kalesine gnderir. Bunlar kale nne gelip grsmek isterler. Fakat kaleden atilan bir okla Dursun Bey maktul dser. Bundan ok mteessir olan Orhan Gazi, Bergama'ya gelip kaleyi muhasara eder. Halkin israrina dayanamayan Karesi Bey'i kaleden ikip Orhan Gazi'ye teslim olmak zorunda kalir. Bundan sonra Bursa'ya getirilen Demirhan gelisinden iki sene sonra Yumrucak (taun, veba) hastaligindan vefat eder. Bylece Karesi Beyligi'ne ait olan Balikesir, Manyas, Kapidagi ve Edincik gibi sehirler Osmanli topragina ilhak olunur. Karesi Beyligi'nden birok sahil blgesinin Osmanlilara gemesi ile Rumeli'ye geis kolaylasir. Bu ilhakin Orhan Bey bakimindan nemli bir yn de bu beylige tabi degerli komutan ve emirlerin Osmanli hizmetine girmis olmalaridir. Biraz nce isimlerinden bahs edilen ve anakkale bogazi ile evresini ok iyi taniyan bu degerli komutanlar sayesinde Rumeli fetihleri kolaylasmisti. Zira bunlar denizciligi de iyi biliyorlardi. Osmanlilar, Haci Ilbeyi, Ece Halil, Gazi Fazil Bey ve Evrenos Bey gibi asker ve idar bakimindan ynetici olacak durumdaki bu insanlardan istifade edip bilgilerinden yararlanmislardir. Karesi Beyligi'nin ilhakindan sonra uzun bir mddet nemli sayilabilecek bir fetih hareketine girisilmedigi anlasilmaktadir. Hammer bu sessizligin sebebi ve bu konudaki yanlis degerlendirmeler hakkinda asagidaki ifadelerle bir gerege parmak basarak syle der:

"Karesi'nin fethinden sonra yirmi sene zarfinda Osmanli lkesi yeni ve nemli bir fetih ile genislemedi. Bununla beraber tarihilerin buradaki derin sessizlikleri, Bizanslilarin zannettigi gibi devamli kayiplarin ve bozgunluklarin bir soncu degildir. Aksine, bu dinlenme aginda, Alaeddin (ulemadan)'in akillica grsleri ile kurulan yeni ordunun tam ve disiplinli bir dzene sokulmasi, ierde gvenlik durumunun sarsilmaz sekilde saglanmasi gibi isleri gelistirdi. Bu ifadelerin gerek sahidi ise Karesi blgesinin fethinden sonra insasina baslanan cmi, medrese, imret ve kervansaray gibi byk binalardir. Nitekim, Orhan'in dindarligi sebebiyle meydana gelen bu messeseler, (bes sene nce ilk medrese ve imretin tesis olundugu) Iznik'teki messeselerle kisa zamanda rekabet edip boy lsebilecek duruma geldiler." leride daha genis bir sekilde ele alinacagi gibi Osmanli Devleti'nin ilk teskilti, Orhan Gazi zamaninda kurulmustu. Bursa ve Iznik'in zapt edilmesi, Osmanli Beyligi'nin ilk devir tarihinde nemli hdiseler olarak mtalaa edilebilir. Orhan Gazi Beyligi'nin hududlari, artik devamli olarak genisliyordu. Yeni messeseler ile saglam temellerin atilmasi bu siyas varliga ve birlige bir hayatiyet saglayacakti. Zira bu beylik, yavas yavas eski asiret usl ve kaidelerinden ayrilmak zorunda idi. Ancak bu sayede modern bir devlet olma zelligini kazanabilirdi. Bu sebeple devlet, idar sahada adalet, asker sahada da yeni bir sistem ve teskilt meydana getirmek ihtiyacini hissetmeye basladi. Bu konularda ulema sinifindan gelmis olan vezir Alaeddin Pasa ile Bursa kadisi Cendereli (andarli) Kara Halil faaliyetlerde bulundular. Osmanli Devleti'nin mucizeli bir sr'atle ykselis ve inkisafini bir yandan tarih halet ve gereklerde, bir yandan da Islm prensiplerin adalet, insaf ve dinamizmine gsterilen sadakat ve saygida aramak icab eder. Onun iin de, devletin kurulus ve ykselis hadisesini fikirden aksiyona eviren ve kuvvetler birligini vcuda getiren faaliyetin sirrini, bu faaliyete istirak eden din, ilim, hukuk ve idare otoritelerinin kollektif idealizmi ile izah, isabetli bir inanis olsa gerekir. Orhan Gazi, Mevln Sinan, Dursun Fakih, Davud Kayser ve Taceddin Krd gibi byk limler; Aka Koca, Konur Alp, Abdurrahman Gazi gibi seme yigitler; Taptuk Emre, Glsehr gibi mutasavvif sairler; Abdal Musa, Abdal Murad, Doglu Baba, Geyikli Baba, Ahi Evren, Ahi Semseddin gibi ululara, evresinde yer

vermekle gerek devleti, gerek hkmdarlik makamini bir idealist reticiler zmresine dayamis oluyordu. Gerekten, seneler sren ve Osmanlilari bir hayli yoran cenklerden sonra orduyu, idareyi ve cemiyeti mayalayip yoguran manev temsilcilerin fetih tarihindeki hikyeleri, Asikpasazde, Nesr ve Ibn Keml gibi kaynaklarda anlatilir. Biz bu ulularin hizmet ve hikyelerine rnek olmasi bakimindan Asikpasazde tarihindeki bir rivayeti nakl etmekle yetinmek istiyoruz. Olay, sikpasazde'nin dilinden syle ifade edilir: "Hele simdi grelim Orhan Gazi Bursa'da neyler: Devletle geldi imret yapti. Vilyetin dervislerini teftis eylemeye basladi. Inegl yresinde Kesis Dagi (Uludag)'nin arasinda bir nice dervis gelmisti. Anda makam tutmuslardi. Bu dervislerden biri ayrilir varir dagda geyiciklerle yrr ve ol Turgud Alp ni sever. Orhan Gazi'ye adam gnderdi kim benim kylerim yaninda bir dervis daim nin yanina gelir. ninla musahabet eder. Turgut Alp pir olmustu (yaslanmisti). Geldi mukim oldu. Hayli mbarek dervistir dedi. Orhan Gazi eydr: Aceb kimin mrididir? Eydr: Sorun kendinden der. Geldiler sordular. Eydr: "Baba Ilyas mridiyim" der. "Seyyid Ebu'l-Vefa tarikatindanim" dedi. Emr etti kim getirin dedi. Geldiler davet ettiler, gelmedi. Dervis dahi haber gnderdi kim sakin gelmesin. Orhan Gazi'ye haber verdiler. Orhan Gazi yine haber gnderdi kim niin gelmez. Veya beni niin komaz anda varmaya. Cevab verdi kim dervisler gz ehli olur. Gzetirler dahi vaktinde varirlar kim dualari makbul olur. Bir nice gnden sonra bir kavak agacini omuzuna kodu. Dogru Bursa'nin hisarina geldi, padisahin hisarina (sarayina) girdi. Grdler, Han'a haber verdiler. Ol dervis geldi bir aga dahi getirdi, kapida dikiyor. Orhan Gazi ikti grd tamam dikmis. Dahi sormadin, Han'a eydr teberrkmz olduka dervislerin duasi makbuldur dedi. Hemandem dua etti, durmadi geri meknina vardi. Kavak agaci simdi dahi vardir (Asikpasazde zamani). Orhan Gazi dahi dervisin mekanina vardi. (Ey) Dervis bu Inegl nevahisi senin olsun dedi. Dervis eydr: Mlk ve mal Hakk (Allah)'indir, ehline verir biz nin ehli degiliz, der. Sordular: Ehli kimdir? Ayudtu: Hak Tel dnya mlkn sizin gibi Hanlara ismarladi. Kullari birbirleri ile mesalihin grsn dey. Orhan Gazi eydr: Dervis! Nola benden su sz kabul etsen. Dervis eydr:

Sol karsiki tepecikten bericigi dervislerin havlicigi olsun dedi. Orhan Gazi dahi bu sz dua aldi yine meknina gitti." Kendisiyle grsmek isteyen hkmdardan kse bucak kaan, ne onun yanina varmaya yanasan, ne de onu kendi meknina isteyen byk istigna, i zenginligi, ezeli tokluk ve gnl saltanati. Ne malda gz var, ne mlke tamah dsrms. Gazi Hnkr: "Sol Inegl nevahisini al senin olsun" deyince "biz onun ehli degiliz" diyor. Beyin israrlari karsisinda ufku gstererek "Su tepecikten bericigi dervislerin avlucugu olsun" diyor. Sirtladigi fidani hnkarin bahesine dikmekle de, Allah'in, mlk ve mali kendilerine ismarladigi han ve hkmdarlara yardimci ve destek oldugunu aiklamak istiyor. sikpasazde szlerine devamla syle der: "Orhan Gazi o dervisin zerine kubbe yapti. Yaninda tekye yapti. Bir de Cuma mescidi yapti. Simdiki vakitte onarilip bes vakitte padisahin ruhuna dua ederler. O zviyeye "Geyikli Baba Tekkesi" derler." Devletin kurulus hamurunda mayasi bulunan tasavvuf erbabi ile Orhan Gazi'nin ilgi ve mnasebetlerini anlatan Hammer, Orhan'in bu konuda babasini rnek aldigini syleyerek su sekilde fikrini beyan eder: Orhan, Dervis Turud ile Kumral Abdal iin tekke insa eden babasina uyarak Geyikli Baba'ya uygun bir zviye bina ettirdi. Pek ok ziyaretisi bulunan bu zviye, Uludag'in eteginde ve sehrin dogu taraflarinda idi. Adi geen dagin yksek bir yerinde ve Gkpinari denilen yerde Doglu Baba'nin trbesi bulunur. Sehrin kapilarinda ve Uludag'in zirvesinden dogan Alisir Irmagi kenarinda Horasan'da dogmus olan Dervis Abdal Murad'in tekkesi, batida ve Kaplica yakininda Abdal Musa'nin tekke ve mezari bulunmaktadir. Bu iki baba, Bursa muharebesinde iki Abdal veya iki aziz kisi ile Sultan Orhan'a refakat ederek, gerek dualari gerekse kerametleri ile neticenin kisa zamanda alinmasina vesile olmuslardir. Bursa fatihi (Orhan Gazi), bu insanlarin civarlarinda medfun bulunduklari birok zviyenin insasiyle onlara karsi minnettarligini ebedlestirmistir. Bu iki muttaki zatin (Geyikli ve Doglu Baba) isimleri, onlarin tabiat ve ahlklarini ok gzel izah etmektedir. Bunlardan ilki geyiklerle birlikte yasadigi, digerinin de sadece yogurt yiyerek hayatini srdrdgn gstermektedir.

Rivayete gre Geyikli Baba muhasara ordusunun nnde elinde altmis okkalik bir kilila bir ceylana binmis olarak harb etmistir. Abdal Murad'in, drt arsin uzunlugundaki aga kilicindan baska bir silahi olmadigi halde hayrete deger yigitlikler gsterdigi de sylenir. Abdal Musa da pamuk ile ates toplamistir. Geyikli Baba Hoy'da dogmus, Osman zamaninda kerameti ile shret bulmustu. Bu zat, daima tasavvufu vecd iinde yasar ve Uludag'da ormanlar arasinda geyiklerle birlikte gnlerini geirirmis. Orhan agirmadika oradan inmezmis. Rivayete gre yine bir gn geyige binmis ve omuzunda bir inar dali bulundugu halde sultanin sarayina gelir. Devletin bahtliligina bir isaret ve belirti olmak zere fidani baheye diker. Osmanli Devleti'nin, bu aga gibi kk salarak dallarini uzaklara ulastiracagini ve gklere kadar ykselecegini syler. Bu ve benzeri rivayetler, toplumun maser vicdaninda bir karsilik (makes)bulmus olacak ki, sosyal bir vak'a olarak gnmze kadar uzantisi devam etmektedir.

ANKARA'NIN ZAPTI
Osmanlilar, Anadolu'da bulunan devlet ve beyliklerin topraklarini zapt edip anlari hakimiyetleri altina almak yerine bati ve hatta Trakya'da bulunan blgeleri feth etmeyi yegliyorlardi. nk Anadolu'daki beylikler de kendileri gibi Msluman ve Trk unsurlardan meydana geliyordu. Bu bakimdan kendileri ile hasmane hareketlerde bulunmayan bu beyliklerin topraklarina karsi tamahkrlikta bulunup hi bir sebep yokken onlari ele geirdikleri sylenemez. Kurulus dnemindeki mtevazi imknlarina ragmen, Islm'i Anadolu'nun batisindaki topraklara tasimayi hedefleyen Osmanlilar, bu gayelerini gereklestirmek ve daha fazla mslman nfustan istifade iin zaman zaman komsu Mslman beyliklere de mdahalede bulunmuslardi. Bu sayede Istanbul ve anakkale bogazlarinin batisinda bulunan blgelere de Islm'in sesini ulastirabileceklerdi. Bunun iin de Rumeli'nin fethedilmesi ve Mslmanlarin eline gemesi gerekiyordu. Fakat bu da byk bir nfus ve insan gcne sahip olmaya bagliydi. Bu sebeple Mslman Trk nfusu ogaltmak gerekiyordu. Bu dsncede bulunan devlet ve idare adamlari, Bolu taraflarindan baska Ankara cihetine dogru da genislemek ve buradaki Trk nfusundan istifade

etmek gerektigine kanaat getirdiler. yle anlasiliyor ki Orhan Bey, Germiyan ve Karamanlilar'dan toprak kazanmayi dsnmyordu. Zira gl ve kuvvetli olan bu iki Mslman Trk Beyligi ile, ne kadar srecegi spheli olan bir maceraya girismek, Osman Gazi ile oglu Orhan'in takip ettikleri politikaya tamamen aykiri idi. Halbuki Bizans ve Mslman olmayan diger devletlere karsi elde edilecek muvaffakiyetlerin verecegi san ve seref Osmanlilari o kadar ykseltecekti ki, zaman iinde Germiyan, Karaman ve diger beylikler herhangi bir atismaya mahal kalmadan Osmanlilarin idaresini kabul edebilecek hale geleceklerdi. Osman Bey, oglu ve torununun bu politikasi ile din ve siyas anlayisi, onlarin btn davranislarinda kendini aik bir sekilde ortaya koymaktadir. Bu sebeple, Trk devletleri ile harbe girisip kuvvetlerini yipratmak Osmanlilarin aklindan bile gemiyordu. Zira bu yol, onlari ileriye degil, geriye srklerdi. ztuna'nin dedigi gibi "Rumeli madd, fakat Anadolu mnev gle feth olunacakti." Osmanlilarin, komsu ve kardes beyliklerle herhangi bir atismaya girismeksizin ihtiya duyduklari Trk nfusunu ogaltmak, bir bakima Aricara'nin ele geirilmesi ile mmknd. O dnemde Ankara Ahi'lerce idare edilen mstakil bir sehir devleti idi. Karamanogullari'nin Ankara zerinde birtakim emelleri varsa da fiilen onlarin topragi ve sinirlari iinde bulunmadigi iin bu yzden Osmanlilarla harb etmeyi gze alamazlardi. Anadolu'nun mhim merkezlerinden birisi olan Ankara, merkezi Sivas olmak zere kurulmus bulunan Eretna Beyligi (1335-1381)'nin idaresi altinda bulunmakta ve bu beyligin en bati ucunda yer almakta idi. Eretna Beyi Alaeddin'in vefati zerine yerine geen ogullari zamanindaki karisiklik, Ankara'yi bir mddet Karamanogullari'na daha sonra da mstakil bir idarenin, Ahilerin eline gemesine sebep oldu. Bu karisikliklardan istifadeyi dsnen Orhan Bey, oglu Sleyman Pasa komutasinda gnderdigi bir ordu ile Ankara'yi zapt ederek (1354) Osmanli lkesine katar. Bylece Osmanlilarin dogu hududunda bulunan kuvvetli bir nokta elde edilmis oldu. Ankara'nin Osmanlilar'a ilhaki mhim bir hadisedir. Bu hadise (Ankara'nin ilhaki), Osmanlilari Sakarya ile Kizilirmak arasindaki topraklara hakim kilmistir. Kizilirmak evresinin btnyle fethi de bir mnda Anadolu hkimiyeti demekti. Ankara 1361-1362 arasinda 1 yil kadar Osmanlilarin elinden ikmissa da, 1362'de Sultan Murad tarafindan evresi ile birlikte tekrar Osmanlilara kazandirilmisti.

RUMELIYE GEIS
Bilindigi gibi Asya, eskiden beri bilinen ve insanlik tarihinin besigi olarak kabul edilen bir kitadir. Bu bakimdan gerek Trk, gerek Avrupali ve gerekse diger bir ok milletin ilk yurdudur. Kavimler g sonunda insanlar, farkli blgelere dagilarak hayatlarini srdrdler. Bu siralarda bazi Trk kabileleri de Asya'dan Avrupa'ya geerek gmen milletler arasindaki yerlerini aldilar. Buna gre Avrupa ve zellikle Balkan Yarimadasi daha o zamandan beri Trklere yabanci olmayan ve onlar tarafindan taninan bir yerdi. Avrupa'ya gemis bulunan Trk kavim ve kabileleri, asirlari iine alan uzun bir zaman zarfinda surada burada vakit geirmis olduklarindan tarih sahnesinde pek gzkmeye imkn bulamamislardi. Bunlar, ancak Bulgar, Macar, Sirp, Ulah ve diger kavimlerin, Bizans Imparatorlugu ile yapilan mcadelelerinden sonra meydana ikmislardi. Osmanlilardan nce Avrupa'ya gemis bulunan bu insanlar, Trk, Peenek, Kuman, Alan, Yrk, Trkmen ve Tatar gibi isimlerle ortaya ikmislardi. Bunlar, bazan Bulgar, bazan Macar, bazan da Ulah gibi kavimlerle birleserek Bizans'a karsi mcadeleye giristikleri gibi bazan da kendi baslarina ve yalniz olarak mcadele etmislerdir. Bu Trkler, kendileri ile tesrik-i mesaide bulunduklari milletlerle zaman iinde kaynasmis, onlarin kltr degerlerine katkida bulunmus, meydana gelen harplerde byk kahramanliklar gstermislerdir. Bununla beraber zaman zaman da savaslarda maglub olan bu Trklerden bir kismi yine kendi z yurtlari olan Asya'ya dnms, bir kismi da galip gelen devletlerin iinde ve onlarin dinleri olan Hiristiyanligi kabul ederek hayatlarini devam ettirmislerdir. Bu sebepledir ki, Trkler Rumeli'ye ayak bastiklari zaman yer yer Ortaasya glerinden artakalmis ve zamanla Ortodoks kilisesine baglanmis topluluklarla karsilasmislar. Zira, bilhassa 5. asirdan beri Ortaasyadan bosalircasina akan Trk kavimleri bugnk Rusya'yi asip Dogu Avrupa'ya, Mora'ya, Adriatik kiyilarina ve Avrupa'nin kuzey sahillerine kadar uzanarak zaman zaman hakimiyetler kurmus, kismen Cermenler, daha genis lde de Slavlar ile karsilasarak dil ve din degistirmislerdir. Bilhassa Bizans Imparatorlugunun siyas hududlari iine yerlesen kavimler, Ortodoks birligine girmis olmakla beraber, bu topluluklardan dillerini, mill ve kavm zelliklerini muhafaza edenler de olduka mhim bir yekn teskil ediyorlardi. Hatta X. asir Bizans ordulari iinde Slavlar, Iskandinavyalilar, Ruslar, Iberler, Kafkasyalilar,

Araplar, Sicilya Normanlari oldugu gibi, Hazarlar, Peenekler ve Fergana Trkleri gibi Trk kavimleri de mhim bir yekn tutuyorlardi. Malazgirt zaferi ile Mslman Trkler lehine neticelenen SelukluBizans karsilasmasinda, bir ifadeye gre Bizans ordusunda bulunan Uz veya Peenekler kendi dillerini konusan, kendi kanlarini tasiyan irkdaslarina karsi cenk etmeyi kabul etmeyerek atlari ve silahlari ile beraber Seluklu ordusuna katilmislardi. Daha nce de kismen temas edildigi gibi asirlar boyu dalgalana dalgalana kabarip tasan Trk seli, ayak bastigi lkelerin siyas, ictima ve etnik bnyesinde derin iz ve eserler birakmis olmakla beraber, bazan da kendileri bu tesirlerin altinda kalmislardi. Nitekim, Bizans'in din temellere dayali olarak kolonize ettigi diger kavimlerle birlikte Trkleri de Ortodoks birligine ektigi anlasilmaktadir. Bu yzden Bizanslilar, Trkleri de bu kltr ve din kaynasmasiyla kendi mill hviyetlerinden soyma politikasi gdyorlardi. yle ki bazan harp esiri olan Trk hkmdarlari, ordulariyla birlikte hiristiyanligi kabul ediyor, bazi kabileler de reisleriyle beraber din degistiriyorlardi. Bizans devlet politikasinin, asilzdelik nvanini vermek ve toprak bagislamak gibi tavizleri, yine Ortodoks cemaatine yeni dindaslar kazandiriyordu. Bazan da mecbur gler yaptirilmak suretiyle Trk kavimleri, Helen harsinin (kltr) kesif oldugu blgelere srlyordu. Bylece onlari kendi kltrleri iinde eritip yok etme politikasini gdyorlardi. Esasen, asirlardir binlerce kilometreyi asarak Ortaasya'dan gelen esitli Trk kabileleri, bir yandan Cermen, bir yandan Slav tesiri altinda yerli halkin dillerini, dinlerini, toplum ve site hayatlarini benimseyerek onlarin iinde erimis bulunuyorlardi. Buna paralel olarak Bizans da hududlari iinde iskn edilen veya vazife alan yahut da esir edilen zmreleri, Ortodoks birligi ve Helen kltrnn baskisi altinda kavm ve mill hviyetlerinden ikarmis bulunuyordu. Kilise ve misyon teskilti, Trk kabilelerinin alnindaki tarih kaseyi rtmek iin Bizans'a bir hayli yardimci olmustur. Bizans'in bu neviden faaliyetleri her zaman asiri olagelmistir. O kadar ki, Yukari Tuna Steplerinden Kafkaslara ve Habesistan'a kadar btn gney lkeleri halkini, Incil'e baglamak yolunda muazzam bir teskilt hkm srmst.

Grldg gibi bir koldan Stepler memleketine, Dogu Avrupa'ya Bizans ve Mora'ya; bir koldan da Iran, Mezopotamya, Suriye ve Arap lkelerine yayilan Trk kabileleri farkli baskilar altinda eriyip yok olmus bulunuyorlardi. Iste in, iste Hind, iste Iran, asirlarca topraklarina yryen bu dalgalari kendinden seilmez hle getirmis, hatta defalarca kurduklari siyas hkimiyete ragmen adlari ve sanlari bile silinip gitmistir. Surasi zerinde dikkatle durulmasi gereken bir husustur ki, eger arkadan Osmanlilar yetismeselerdi Kkasya Trklg de ayni akibete ugrayacakti. Tarihin, gerekleri konusan dudagi sahittir ki, zaman sisleri arasinda kaybolagelen mazi miraslarini geri alip drt basi mamur bir Trk devleti kurmak ve onu tarih hassalari ile yasatmak kudretini yalniz Osmanlilar gsterebilmistir. Iste yine bu Mslman Osmanli Trklgdr ki, Rumeliye adim atar atmaz esitli devletlerin kltr ve diplomasisi tarafindan temsil edilmis bir Ortaasya bakiyesi ile karsi karsiya geldi. Bu topraklarda yerlesmis fakat kltr ve kavm itiyadlarini kiskan bir muhafazakrlikla saklamis olan bu Trk topluluklari da hakim millet olarak karsilarina ikan irkdaslarina derhal sarildilar ve onlarin idarelerine girmekte tereddd etmedikten baska, ftuhat ve yerlesme davalarinda soydaslarina yardimci oldular. Bylece idar, asker, sosyal, din ve tekmil btn messeseleri ile Rumeli'ye akmaya baslayan Osmanlilar, yalniz kendi irk ve medeniyetleri iin yeni bir lkeye sahip olmakla kalmayacaklardir. Zira asirlardir esitli kavimlerin bir cenk ve mcadele sahnesi olmus bulunan Balkanlar'da baris ve huzuru iade ederek tarihe karsi serefli bir borcu yerine getirmeye hazirlaniyorlardi. Gerekten de Hammer'in tesbitlerine gre Sleyman Pasa'nin Rumeli'ye geisi, Trkler tarafindan gereklestirilen 18. geis olmaktadir. Bundan nce Trkler su veya bu sekilde Rumeli'ye ayak basmis ve blgede esitli faaliyetlerde bulunmuslardi. Fakat bunlar genellikle geici bir sre iin oldugundan bilhassa Osmanli tarihileri tarafindan zerinde fazla durulmamistir. Ama Orhan Gazi'nin oglu Sleyman Pasa'nin geisi, artik Mslman Trklerin orayi vatan edinmelerine zemin hazirlamisti. Osmanli tarihileri, daha nceki geisler zerinde fazla durmazlar. Zira onlara gre nceki geisler, devamli bir fetih ve yerlesmeye yetecek kadar bir sebep teskil etmezler. Bu bakimdan bu geisler, zerinde fazla

durmaya degmez grnmstr. Bizans tarihilerinden de sadece Kantakuzen, Sleyman Pasa'nin geisinden fazla teferruata girmeden ve geisin detaylarina inmeden ana hatlari ile sz eder. Buna karsilik Trk tarihileri bu geisi tafsilatli bir sekilde anlatirlar. Bylece, halk arasinda Osman Gazi'nin ryasinin yavas yavas gereklesmek zere oldugu kanaati da yayginlasmaya baslar. Bilindigi gibi XIV. asrin baslarindan itibaren iten ie kmeye yz tutan Bizans Imparatorlugu'nun topraklarinda, Sirbistan ile Bulgaristan devletlerinin gz vardi. Bu devletler, imparatorlugun varisleri olmak iin bazi faaliyet ve alismalarda bulunuyorlardi. Bu dnemde, siyas, ekonomik, sosyal ve hatta din buhranlar iinde bulunan Bizans'in fazla uzun mrl olamayacagi biliniyordu. Bu bakimdan, adi geen devletin mirasindan Osmanlilar da istifade etmeyi dsnmek zorunda kaldilar. Bu devlet, gayelerini gereklestirmek ve en byk hisseyi elde etmek iin byk gayretler sarf ediyorlardi. Bu bakimdan Osmanli Beyligi'nin ilk messisi Osman Bey ve zellikle oglu Orhan, Bizans'in gerek i, gerekse dis durumunu yakindan takip ediyorlardi. Hatta bu yzden olsa gerek ki, ya basta bulunan idarecilere (hkmete) yardim etmek veya partilerden birini rakiplerine karsi daha faal bir rol oynamak iin desteklemeye alisiyorlardi. "Osmanlilarin, Bizans Devleti'ni sadece Avrupa kitasina srms olmakla iktifa etmeyerek, orada da Osmanli Beyligi'nin menfaatlerini temine ugrasmalari bunun iindir. Lakin bu ilk faaliyetlerden her zaman kat'i ve fiili neticeler beklenmeyecegi de muhakkakti. Yani Osmanlilarin baskin yaptiklari veyahut yardim maksadiyla girdikleri yerleri istilaya kalkismayarak evvela kendilerine zemin hazirlayacaklari gayet tabii idi. Orhan Bey,henz babasi Osman Bey'e veklet ettigi tarihlerden itibaren, Trakya sahillerine birok ikartmalar yaptirarak bu havalinin vaziyetini iyi bir surette grenmisti." Gerek Katalanlar, gerekse Latinlerle iyi iliskileri olmayan ve Latinlerin Istanbul'u alip Bizans Imparatorunu Anadolu'ya atmak iin gsterdikleri abalar yznden Bizans Imparatoru, Osmanlilara karsi zaman zaman yumusak bir siyaset takib etme ihtiyacini duymustu. Hatta bu ihtiya, onun Osmanlilar'dan yardim istemesine kadar variyordu. Bizans Imparatoru Kantakuzenos'un sik sik Osmanlilarin yardimina ihtiya duymasi, gelecekteki bu tr seferler iin Bolayir yakinindaki imbi (impe)'yi asker bir s olarak Osmanlilara vermesine sebep oldu. Bu konu ile ilgili kaynaklar su bilgileri vermektedir:

Damadi Orhan Bey'in verdigi kuvvetler ile, sikisik bir durumdan kurtulmaya muvaffak olan Kantakuzenos, zaman zaman da Papaya mracaat edip Hali seferlerinin tertip edilmesini isterken, basi sikistika da Orhan Bey'e bas vurmaktan geri kalmiyordu. Nitekim 1349'da Sirbistan krali Stefan Dusan, Selanik sehrini zapt etmek zere iken Kantakuzenos'un Orhan Bey'e mracaat ile temin ettigi ve Orhan Bey'in oglu Sleyman Pasa idare ve komutasinda bulunan 20.000 kisilik Osmanli kuvveti, onun lehine olmak zere vaziyeti kurtarmisti. Bu sirada Bizans donanmasi ile birlikte bir miktar Osmanli deniz kuvvetlerinin de harekata istirak ettigi grlr. Bu hadiseden kisa bir mddet sonra Kantakuzenos ile imparatorluk ortagi olan V. Ioannes arasinda mcadele alevlendigi zaman Orhan Bey, Cenevizliler ile birlikte yine Kantakuzenos tarafini tutmus ve yardimci kuvvetlerini gndererek bir taraftan Edirne'de kusatma altinda bulunan Kantakuzenos'un oglu Mateos'u kurtarmis, br taraftan da 10.000 kisilik bir kuvvetle Dimetoka'da Sirp ve Bulgarlara karsi mhim bir galibiyet elde etmisti. 1352 yilinda meydana gelen bu hadisede Osmanli kuvvetlerine Sleyman Pasa komuta ediyordu. Sleyman Pasa, bu vazifesini basari ile yapip Anadolu'ya dnerken, bir miktar askerini de Kantakuzenos'un bu yardima karsilik olarak Gelibolu yarimadasinda vermis oldugu imbi kalesinde birakmisti. Bylece Osmanlilar, Bizans'taki taht ve saltanat mcadelesine 1345'ten itibaren karismis, fakat buna karsilik hem ileride kendi hesaplarina yapacaklari Rumeli ftuhati iin tecrbe kazanmis, hem de Rumeli yakasinda yerleserek bir hareket ssne sahip olmus bulunuyorlardi. Gerekten, Orhan Bey saltanatinin nc ve son devresi, 1353'ten itibaren Rumeli'ye yerlesmek seklinde basladi. Bu yerlesme ve ftuhat, Kantakuzenos ile de ciddi anlasmazliklarin meydana gelmesine yol ati. Zira Kantakuzenos, Osmanlilarin Avrupa mintikasina yerlesmelerinin kendileri iin ne kadar tehlikeli oldugunu anlamisti. 1354'te Orhan Bey kuvvetlerinin Bolayir ve Tekirdagi'na kadar btn Marmara kiyilarina sahip olduklarini grdkten sonra buna mani olmayi dsnmst. Bu sebeple Orhan Gazi'ye haber gnderip 10.000 altin karsiliginda imbi'yi satin almak istedigini bu arada Trk kuvvetlerinin Gelibolu'yu terk ve tahliye etmelerini, Izmit'te kendisi ile grsmek arzu ettigini bildirdi. Buna karsilik Orhan Gazi, imparatorun kendisine yardim karsiligi verdigi imbi'yi teklif geregince terk edebilecegini, fakat Gelibolu'yu bizzat kendi kuvvetlerinin zapt etmis olmasindan dolayi iade edemiyecegini ve hastaligi sebebiyle de kendisi ile grsemeyecegini

bildirdi. Gerekten Kantakuzenos Izmit'e kadar gelmis olmasina ragmen Orhan Bey ile grsemeden Istanbul'a dnd. Kantakuzenos bu durumda Sirp ve Bulgarlarla birlikte olup Balkanlarin Osmanlilara karsi muhafaza ve mdafaa edilmesi hususunda basarisiz bir tesebbste bulundu. Kantakuzenos, bundan kisa bir mddet sonra Bozcaada'daki hapishaneden, Venediklilerin yardimi ile kurtulup gelen rakibi Ioannes'e saltanati birakmak zorunda kaldi. Bundan sonra bir manastira ekilen Kontakuzenos damadi Orhan Bey ile olan btn mnasebetlerini kesti. Gelibolu yarimadasinin Osmanlilar tarafindan feth edilmesi, Bizans'i alt st etmisti. Kantakuzenos buna sebebiyet vermekle itham edilmis, bu yzden imparatorluk tahtindan da feragat edip bir manastira ekilmek zorunda kalmisti. Bylece, Osman Gazi'nin, oglu Orhan tarafindan titizlikle takip edilen dahiyane projesi, gereklesmis oluyordu. Artik, Ege ile Karadeniz'e hakim olan Marmara'nin bir i deniz haline getirilmesi an meselesiydi. Sleyman Pasa, 1354'ten itibaren Rumeli'de (Gelibolu) kendisi iin yaptirdigi sarayda oturmaya basladi. Orhan Bey, ogluna byk bir selahiyet ve yetki vermisti. Bu arada Orhan Bey'in ikinci oglu ve Sleyman Pasa'niri ana baba bir kardesi Murad Bey, Haci Ilbeyi, Lala Sahin pasa, Evrenos Gazi, Gazi Fazil ve Ece Yakub Bey gibi degerli komutanlar, Sleyman Pasa'nin kurmay heyetini teskil ediyorlardi. 1358 veya 1359 yilinda bir avi takib ederken atindan dsp kaza neticesi vefat eden Sleyman Pasa, o siralarda 43 yaslarinda bulunuyordu. Sleyman Pasa'nin vefati zerine o siralarda 33 yasinda bulunan kardesi Murad Bey, onun yerine tayin edildi. Bylece Murat Bey veliahd da olmus oluyordu. Gazi Siileyman Pasa'nin vefati zerine Rumeli'deki ftuhat harekatinda bir duraklama grldyse de bu durum Lala Sahin Pasa, Haci Ilbeyi ve Evrenos Bey gibi dirayetli emirler tarafindan byk bir zlmeye sebep olmadan ber taraf edildi. Sleyman Pasa, feth ettigi yerlerde yerli halka ok iyi davraniyordu. Onlara, Bizans idaresinden ok daha iyi imknlar hazirliyordu. Bylece halefi olan ve daha sonra Sultan I. Murad adini alacak o byk hkmdara ftuhatinin yollarini izmis oluyordu. Sleyman

Pasa, feth ettigi Bolayir'daki trbesine defn edildi. Kendisinden asirlarca sonra gelecek ve gerekten byk bir hkmdar olan Sultan II. Abdlhamid, bu mezari yeniden yaptirmistir. Sleyman Pasa'nin, Melik Nasir, Ismail ve Ishak adinda oglu ile iki kizinin bulundugu belirtilmektedir. Ogullarindan Melik Nasir denizde bogulmustur ki bu hadise Sleyman Pasa'nin sagliginda olmalidir. Byk oglunun lm haberiyle son derece sarsilan Orhan Bey, Bolayir'a gelip oglunun kabrini ziyaret eder. Ftuhati, veliaht olan oglu Murad Bey'e emanet ettikten sonra Bursa'ya dner. Babasindan devr aldigi kk beyligi iki misli byterek, teskilatli bir devlet haline getiren Orhan Gazi, Mart 1362'de vefat etti. Onun vefati esnasinda oglu Murad, Rumeli'de devletin esas kuvvetlerinin basinda bulunuyordu. Trakya fetihleri ile byk ve hakli bir n kazandigindan baska, Bizans'a karsi yapilan savas ve ftuhat politikasini temsil ettiginden, o dnem devlet islerinde byk bir nfuzu bulunan ahiler ile gazilerin destegini alarak babasinin yerine tahta geti. Osmanlilarin, Gelibolu'ya yerlesmeleri, Avrupa'nin dikkatini ekmisti. Bu hareket, Mslman bir toplumun kendi kitalarinda yerlesmesi tehlikesini gndeme getirmisse de Balkan devletlerinin birbirleri ile ugrasmalari yznden o taraflarda bulunan Trkler iin bir tehlike arz etmiyordu. Bu bakimdan Osmanlilarin Balkan yarim adasina yayilma dsncesi, esas politikayi teskil ediyordu. Bununla beraber Sirp, Bulgar, Macar, Bizans ve Venediklilerin birlikte mdahale etmeleri ihtimali gz nnde bulundurularak derhal kkl bir yerlesme siyasetinin tatbikine baslandi. Bu gayenin gereklesmesi iin Anadolu'daki Osmanli arazisinden (Yani Karesi taraflarindan) bir kisim yrkleri nakl edip yerlestirdiler. Bu konuda Asikpasazde, Sleyman Pasa'nin, babasi Orhan'dan oraya yerlestirilmek zere nfus nakline dair olan arzusu hakkinda su bilgileri verir. "Atasi Orhan Gazi'ye haber gnderdi kim devletlu himmetinle Rum eli feth olunmaga sebep olundu. Kfirler gayet zebundur. Imdi syle malum ola kim bu taraftan feth olan hisarlara ve vilayetlere ehl-i Islm'dan ok dem gerektir. Bu feth olunan hisarlar iine koymaya ve hem yarar gaziler gnderin. Orhan Gazi dahi kabul etti. Vilayetine ger Kara Arap evleri gelmisti. Onlari Rum eline geirdi. Bir nice zaman Gelibolu nevahisinde sakin oldular." Orhan Gazi

bununla da yetinmeyerek, feth edilen bu yerlerdeki insanlardan asker sinifa mensub olanlari da Anadolu'ya naklettirmisti. Nitekim kaynagimiz bu konuya temasla syle der: Rumeli'ye yerlestirilen bu yrklere karsilik elde edilen yerlerin asker sinifina mensub Rumlarini da ileride isyan ikarabilir endisesiyle Balikesir ve havalisine nakl ettiler. Anlasilan o ki Osmanlilar, Rumeli'ye getikten sonra sadece asker tedbirlerle buralarda kalamayacaklarini biliyorlardi. Bunun iin kkl bazi tedbirlere bas vurmak gerekiyordu. Bu tedbirlerin basinda, yabanci unsurlarin bulundugu yerlerde o blgenin siyas ve asker emniyetini saglamak ve bos bulunan sahalari iskna amak iin Anadolu'dan Rumeli'ye Mslman Trk unsurunun geirilmesi geliyordu. Biraz nce de temas edildigi gibi bu sebeple Balikesir blgesinde yasayan Trk asiretlerinden bir grup 1357 tarihinde Rumeli'ye geirildi. Bu grup nce Gelibolu blgesine, sonra da Hayrabolu'ya yerlestirildi. Ilk grubun gemesinden sonra akillica yapilan propagandalar, Anadolu'dan pe ok ailenin Rumeli'ye gemesini sagladi. Bunlarin byk bir kismi, verimli topraklara yerlesip ziraatla mesgul olmaya basladi. Bir kismi ise Gelibolu'nun kuzey bati taraflarina giderek begendikleri yerlere yerlestiler. Bunlar, gerektigi zaman toplu olarak akinlara bile katildilar. Osmanli kaynaklan, byk lde birbirlerinden nakiller yapmak suretiyle Sleyman Pasa'nin, imbi kalesinin karsisinda ve Anadolu sahillerinde bulunan Viranca Hisar'dan Rumeli sahiline nasil adam geirdiklerini ve o sahillerde nasil faaliyetlerde bulunduklarini detayli bir sekilde anlatirlar. Asikpasazde'nin verdigi bilgi, tarih bir malumat olarak bu konuda su ifadelere yer vermektedir: "Bir gn memleketi gezerken Aydincik'a geldi. Temasa etmeye basladi. Bir garip binalar grd. Biraz durdu. Hi kimseye sylemedi. Ece Beg derler bir aziz er vardi. Hayli bahadir olarak anilirdi. Sleyman Pasa'ya: "Han'im dsnceye daldin" dedi. Sleyman Pasa: "Bu denizi gemeyi dsnyorum, yle gesem ki kfirin haberi olmaya" dedi. Ece Beg ve Gazi Fazil: "Biz ikimiz geelim, Han'im grsn" dediler. Sleyman Pasa: "Nereden geersiniz" dedi. Dedtier ki "Han'im! Burada bir yer var ki yakindir. Geecek yerlerdir." Gittiler. O yere vardilar ki orasi Grece'den asagi deniz kenarinda Viranca Hisar'dir.

imbi'nin karsisinda Ece Beg ile Gazi Fazil abucak bir sal yaptilar. Bindiler, imbi Hisari'nin civarina iktilar. Baglarinin arasinda bir kfir ele girdi. Getirdiler, sala koydular. Hemen Sleyman Pasa'ya getirdiler. Sleyman Pasa bu kfire bir kaftan giydirdi. Basina bir sapka verdi. Beline bir kusak ayagina da ayakkabi verdi. Kfiri donatti. Kfire dedi ki: "Sizin hisarinizda yer var midir ki, kfirler duymadan ieri girelim. Kimse bizi grmesin?" Kfir "Ben sizi syle ileteyim ki kimse grmeden sizi hisara koyayim" dedi. abuk birka sal daha yaptilar. Sleyman Paa yetmis-seksen yarar er aldi. Geceleyin getiler. Bu kfir, dogru imbi Hisari'nin bir ters dkecek yeri vardi. Bu mslmanlari oraya gtrd. Hemen oradan hisara girdiler. Kfirlerin de ogu disarda baglarinda ve harmanlarindaydi. Zira o vakit, harman vakti idi. Elhasil hisari aldilar. Kfirlerini incitmediler. Belki kfirlere dahi ihsanlar ettiler. Iinden bir ka taninmis kfiri tuttular. Bu hisarin limaninda gemiler vardi. O gemilere koydular. Karsida oturan askere gnderdiler. Velhasil o gn ikiyz adam geirdiler. Ece Beg, hisarin atlarina bindi. Bolayir yaninda Aka Liman derler bir liman vardi, oradaki gemileri yakti. Oradan srd yine hisarina geldi. Bu hisarin (imbi) limaninda olan gemileri sakladilar. Durmadilar, adam geirdiler. Elhasili askerlerin ogunu yanlarina getirdiler. Bu kfirlerden hi kimseyi incitmediler, gnllerini aldilar. Onlar da kendilerini gvenlik iinde buldular. Kadinlarini da kendilerini de hos tuttular. Kfirlerin gemicilerini gemilere koydular. Kendileri baslarinda durdular. Daha hayli adam geirdiler. Bir iki gn iinde iki bin er geirdiler. Bu kfirler (imbi kfirleri) gaziler ile ittifak ettiler. Yrdler. Bir gece Ayaslonca (Ayasilonya) derler bir hisar vardi, onu dahi aldilar. Ehl-i Islm elinde hisar iki oldu. Bunun halkinin dahi gnln hos tuttular. Bu iki hisari saglamlastirdilar. Hayli adamlar da Aydincik'tan gemi ile geldiler. Sleyman Pasa "Bu hisarlardan sipahi olan kfirleri ikarin. Evleri ile Karesi iline iletin ki, bunlardan sonunda bize bir ktlk gelmeye" dedi. yle yaptilar. Bir iki ay bu hisarlari iyice saglamlastirdalar. Durmadilar. Her yerden istegi olani getirdiler.

Birgn, Gelibolu'nun kfirleri bunlarin zerine gelmek iin toplandi. Bunlar da hemen karsiladilar. Savas oldu, kfirleri kirdilar. Hisarin kapisini yaptirdilar. Yakub Ece'ye ve Gazi Fazil'a yoldaslar verdiler. Bunlari Gelibolu'ya havale ettiler. Gece, gndz bunlar Gelibolu kfirlerine huzur vermez oldular. Iskelesine dahi gemi birakmaz oldular ki ika. Bu iki gaziye hayli yarar gaziler verdiler. Onlari Gelibolu ucuna koydular. Bolayir'da oturdular." Bu tarih metinden anlasildigina gre Osmanli, daha o dnemlerde bile mslman olmayan ve hatta kendileri ile mcadele eden bu insanlara karsi gerek bir hosgr ile muamele etmisti. Osmanlilarin, hareket ve davranislarindaki basarinin sirrini bu anlayista aramak gerekir.

EDIRNE'NIN FETHI
Osmanli fethinden nce kk bir sehir olan ve gnmzde "Kaleii" denilen sinirla evrili blgeden ibaret olan Edirne, Balkanlara geip orada tutunmak ve hakimiyet kurmak iin stratejik nemi haiz olan bir sehirdi. Bizans Imparatorlugu'na bagli idi. Sleyman Pasa'dan sonra Rumeli'nin ikinci fatihi diyebilecegimiz Sultan I. Murad, bu sehrin asker nemini anlamisti. Bunun iin de Edirne'yi feth etmeyi kendisine hedef olarak semisti. Ankara'nin yeniden alinmasindan sonra artik sira Edirne'ye geliyordu. Kaynaklardan byk bir kisminin, Sultan Murad'in, babasini mteakip Osmanli tahtina gemesinden sonra feth edildigini bildirdigi Edirne'nin zapti, Osmanlilarin Avrupa'ya kesin bir sekilde yerlesmeye alistiklarinin isareti idi. Sultan Murad, Ankara'dan dndkten sonra Trakya'ya geip faaliyetlere baslar. Geri Osmanlilar, Imparator Kantakuzenos'a defalarca yardima geldikleri zaman, gerek Edirne'nin, gerekse btn bir blgenin ehemmiyetini anladiklari gibi ulasim ve stratejisini de anlamislardi. Bundan dolayi Edirne'nin gerisini emniyet altinda bulundurmak ve Istanbul tarafindan gelebilecek bir Bizans taarruzuna mani olmak iin Tzurulon denilen ve daha nce alinip sonradan elden ikmis bulunan orlu'nun alinmasi gerekiyordu. Buraya hcum eden Osmanli birlikleri, kisa zamanda burayi tekrar alip surlarini yiktilar. Buradan piskoposluk merkezi olan ve Arkadiopolis denilen Lleburgaz'a getiler. Burayi da kisa bir zamanda ele geiren Osmanlilar, buranin surlarini da yiktilar.

Lleburgaz'in zaptindan hemen sonra Anadolu'dan gmenler nakl edilerek buraya yerlestirildi. Bu, Byk Seluklularin Anadolu'daki yerlesme siyasetlerinin bir benzeri idi. Bylece Osmanlilar'in Trakya'yi da Islmlastirmaya ynelik gerek maksatlari ortaya ikmis oluyordu. Bizans tarihinden bahs eden Dukas, Sultan Murad'in Trakya'daki faaliyetlerinden bahs ederken syle der: "Ayni sene zarfinda, Trk basbugu Orhan dahi vefat ederek, beyligini oglu Murad'a terk eyledi. Murad Bey, Trakya sehirlerinden biroklarini hkm altina aldiktan sonra, Edirne'yi muhasara etti. Selanik'ten baska btn Tesalya kitasini zapt etti. Bu suretle Murad, Bizanslilara ait tekmil yerleri ele geirdikten sonra Trivalya (Tuna nehri ile Bati Trakya arasinda kalan blge)'ya geldi. Grldg gibi Sultan Murad, Edirne yolu zerinde bulunan ve daha nce dsman eline gemis olan orlu ile Lleburgazi aldiktan sonra Edirne zerine yryp orayi feth etti. Bu arada Bizans'in daha nce geri almis oldugu Malkara, Kesan ve Ipsala, Gazi Evrenos Bey tarafindan tekrar zapt edilip Osmanli idaresine katildi. Haci Ilbeyi ise Enez Krfezi zerinde ve Meri'in batisinda bulunan Dedeagaci (Megri-Makri) kasaba ve limanini aldi. Buradan da Kuzeye dogru Meri'i takib etmek suretiyle Didimatihon denilen Dimetoka'yi zapt etmisti. Evrenos ve Haci Ilbeyi, yukarida belirtilen yerleri elde ettikleri sirada btn komutanlarin davetiyle Lleburgaz mevkiinde toplanan bir harp meclisinde, verilen karar zerine beylerbeyi Lala Sahin Pasa byk bir kuvvetle Edirne zerine sevk edildi. Bulgarlarin, Rumlara yardim etmeleri ihtimaline karsi sag koldan Karadeniz sahiline dogru ilerleyen bir kisim kuvvetler, Kirklareli'ni isgal; Serez ve Drama taraflarinda bulunan Sirplarin da mdahale edebilecekleri dsnlerek sol kola memur edilmis olan Evrenos kuvvetleri de Dimetoka'nin batisina dogru sevkedilerek savunma tertibati alindi. Nihayet Babaeski ile Pinarhisar arasinda Sazlidere mevkiine kadar gelmis olan Rum ve Bulgar kuvvetleri ile yapilan kesin bir meydan muharebesi sonunda dsman bozuldu. Bunun sonucunda da Edirne zapt edildi (764 H. / 1363 M.). Edirne'de bulunan Rum komutan ise Meri nehrinin kabarmasindan istifade ile bir gece, maiyetinin bir kismi ile bir kayiga atlayip Enez'e kadar inerek oradan da Sirp lkesine kamaya muvaffak oldu.

Sultan Murad, Edirne vaziyetini yoluna koyduktan sonra Beylerbeyi Lala Sahin Paa'yi burada birakarak kendisi Dimetoka'ya gitti. Bir mddet iin orasini kendisine karargah yapti. Orada bir cami ile kendisine bir saray yaptirdi. Sultan Murad, bununla yetinmeyerek faaliyetlerine devam etti. O, Lala Sahin'i kuzeyde Filibe ve Zagra taraflarina sevk ettigi gibi Evrenos Beyi de Bati Trakya'nin fethine (Gmlcine) memur etti. Lala Sahin Pasa pirin ziraatiyle meshur olan Filibe (Plovdiv)'i muhasara etti. Bu kusatmaya dayanamayacagini anlayan kale muhafizi teslim olarak ailesiyle birlikte Sirbistan'a gitti. Evrenos Bey de Gmlcine ile o havalide bazi yerleri aldi. Edirne'den sonra Filibe'nin de alinmasiyla Bizans, Bulgar ve Makedonya'daki Sirplarin birbirleri ile olan irtibatlari kesilmis oluyordu. Bylece Bizans, tamamiyla Osmanlilarca evrilmis bulunuyordu. Dogu Trakya'da yayilmakta olan Mslman Trklerin bu yayilmasini nlemek iin 1361 Temmuzunda Imparator Besinci Ioannis ile Venedikliler arasinda bir antlasma yapilmissa da bir fayda temin edilemedi. nk Osmanlilar, mtemadiyen Anadolu'dan gmen naklederek sahilleri de siki sikiya ellerinde tuttuklarindan ayrica yerli halka karsi ok merhametli ve dilane bir idare tarzi uyguladiklarindan ierde de herhangi bir isyan hareketine rastlanmiyordu. Bundan dolayi Bizans ile Venedikliler arasindaki ittifaktan bir netice elde edilemedi. Bunun zerine imparator 1364'te Osmanli Devleti ile anlasarak mevcud vaziyeti kabule mecbur olmustu. Bylece Bizanslilar aisindan Osmanlilarin eline gemis bulunan yerlerin tekrar alinmasi midi de ortadan kalkmisti. nk Imparator, Osmanlilarin aldiklari yerleri ne kendisinin ne de Sirplarin geri almak iin bir tesebbste bulunmayacaklarini garanti ediyordu. Edirne ve Dogu Trakya'nin fethi, Osmanlilarin Avrupa'da kesin olarak yerlestiklerini gsteren bir hadisedir. Bu, Anadolu Mslman Trk tarihi iin oldugu kadar Balkanlar ve buna bagli olarak Avrupa iin de bir dnm noktasi olmustur. Zira Osmanlilar sayesinde Avrupa, din msamaha, insana saygi ve hukuka riayet gibi kavramlarla karsilasti ki, bunlari daha nce pek bildigi ve uyguladigi sylenemez. Osmanli ftuhatinin manev sebep ve faktrlerinden bahsedilirken bu konuya daha detayli bir sekilde temas edilecegini belirtmek gerekir.

Babasindan devr aldigi kk beyligi iki misli byterek teskilatli bir devlet haline getiren Orhan Bey, 1362 yilinda vefat etti. Onun vefati esnasinda devletin sinirlari 95.000 km2'ye ikmisti.

ORHAN BEY ve DEVLET TESKILTI


Osmanli Devleti'nin ilk teskilti Orhan gazi zamaninda kuruldu. Daha nce kk bir beylik olan devlet, onun zamanindaki fetihlerle gittike genisleyip bymeye basladi. Bu genisleme duraksamadan devam ettigi iin yeni messeseler ile desteklenmesi ve saglam temellere oturtulmasi gerekiyordu. Bu bakimdan bu siyas varlik ve birlige bir hayatiyet ve devamlilik kazandirmak gerekiyordu ki bu da saglam ve temelli messeselerin kurulmasi ile mmknd. Beylik, yavas yavas asiret usl ve kaidelerinden az da olsa ayrilmak ihtiyacini hissediyordu. nk o ana kadar, daha nce karsilasmadigi farkli din, kltr, irk ve medeniyetlere sahip insanlari sinirlari iinde barindirmaya baslamisti. Bu da ortaya ikan yeni problemlere karsi zamanin ve sartlarin gerektirdigi zmleri bulmakla mmknd. Bu hareket tarzi ,ona modern bir devlet olma anlayisini saglamisti. Idare sahasinda, adalet, askerlik, vergi gibi konularda yeni teskiltlarin kurulmasi icapediyordu. Bu konularda ulema sinifindan gelmis olan vezir Alaeddin Pasa ile Bursa Kadisi Cendereli Kara Halil Efendi byk bir gayret ve faaliyet iinde idiler. Bu maksatla Orhan Bey'in tahta geisinin (cls) nc yilinda bir gms sikke basildi. Bu parada Osmanlilarin mensub olduklari Kayi boyu damgasi da bulunuyordu. Bilindigi gibi para, ekonomik ve sosyal hayatta nemli bir rol oynamaktadir. Keza o, bir devletin istikll (bagimsizlik) almetlerindendir. Osmanlilarin ilk defa kullandigi para birimi aka idi. Burada zerinde durmamiz ve belirtmemiz gereken bir nokta da simdiye kadar ilk Osmanli akasinin Orhan Bey zamaninda basilmis olmasi meselesidir. Halbuki yeni arastirmalar ilk Osmanli parasinin Osman Gazi dneminde basilmis oldugunu gstermektedir. Bununla beraber bu paranin nerede ve hangi tarihlerde basildigi belli degildir. Orhan Bey, idareciligi bakimindan tam bir devlet kurucusu idi. Btn tarih ve kaynaklar, onun Osmanli Beyligi'ni hakiki bir devlet haline getirdiginde mttefiktirler. Orhan Bey, ilk devlet teskiltinda Anadolu Seluklulari ile Ilhanlilari rnek almis ve buna gre bir hkmet teskilati vcuda getirmisti. Bunun esas temeli ise merkezdeki "Divn" idi. Henz bey nvanini tasiyan hkmdar bu

divana baskanlik yapmaktaydi. Divna, hkmet reisi durumunda bulunan ve ilk dnemlerde ilmiye sinifindan gelmesi mutad olan vezirin de icabinda baskanlik ettigi olurdu. Orhan Bey devri ilk vezirinin Ramazan 723 (Eyll 1323) tarihli ve Orhan Bey zevcelerinden Aspora Hatun vakfiyesinden anlasildigina gre Haci Kemaleddin oglu Alaeddin Pasa (l. 1340) adinda ilmiye sinifindan belki "ahi" ricalinden bir zat oldugu ve bunun isim benzerligi yznden Orhan Bey'in kk kardesi Alaeddin Bey ile karistirildigi grlmektedir. Ikinci veziri Ahi Mahmud oglu Nizameddin Ahmed Pasa idi. Sehir, kasaba ve kazalarin idaresinde ise, Osman Bey zamanindan itibaren elde edilen yerler, buralari feth eden beylere verilmek suretiyle dogrudan dogruya asiretin ileri gelen ve birer asker komutani durumunda bulunan kimselerce kullaniliyordu. Baska bir ifade ile Orhan Bey'in kurdugu bu sistem, Seluklu divn dairesi ile evrelerindekinin aynisi idi. Mesela Eskisehir, Bilecik, Iznik, Karacahisar, Inn, Izmit, Yenisehir, Bursa gibi sehirler, hep birer kaza teskil ediyorlardi. Bu sebepten oralarda bir kadi ve subasi bulunuyordu. Orhan Bey, Osmanli Beyligi'nde muntazam bir devlet teskilati meydana getirdigi sirada btn timarlilari belli birlikler halinde bazi kumanda kademelerine bagladi. O dnem Osmanli ordusunun en mhim unsurunu teskil eden bu birlikler, bilhassa asiretlerden, hizmetleri karsiliginda kendilerine timarlar verilmek zere genellikle toplu bir halde vazifeye alinan sipahilerdi. Bunlarin ileri gelenleri, kendi boy ve oymaklarindan topladiklari adamlari ile beraber, seferde vazife aliyorlardi. Gaza ve fetihten sonra bu gazilere baslangita timar (dirlik) verildigi gibi onlari idare edenlere de daha yksek bir timar tahsis ediliyordu. Tamami atli olan bu timarlar, bir alay haline konularak baslarina en byk timar sahibi olan kimse alay beyi tayin ediliyordu. Her kazanin timarlilari birer eribasi idaresinde idiler. Orhan Bey devletinin dayandigi ikinci sinif asker kuvvet yaya ve msellem teskilti idi. Bu asker teskiltin ortaya ikmasi zaruret halini almisti. nk her zaman, vaktinde sefere gelemeyen veya uzun sre devam eden kusatma hizmetlerinde kalamadiklarindan dolayi basarilari mahdud olan asiret sipahilerinin yerine, devamli bir asker birligin kurulmasi gerekiyordu. Ancak bu sayede, Orhan Bey zamaninda, sinirlari bir hayli genisleyen beyligin her tarafina zamaninda ulasilabilecekti. Osmanli Beyligi'nin ilk mhim fethi olan ve hem yeni hem de kuvvetli bir siyas varligi ortaya koyma yolunda belki en nemli

adim, Orhan Bey'in Bursa'yi aldiktan sonra burada kurdugu ve kendisinden sonra gelen haleflerinin de izinde yryerek devam ettirdikleri tesislerin, bu sehirde byk bir Mslman Trk nfusunun toplanmasina sebep olmasi geregi idi. O, isin hemen basinda kilise ve manastirlari cami ve medreseye evirmek suretiyle ilk ihtiyalari karsilamis oluyordu. Burada birok da vakif tesis etti. Orhan Gazi, feth ettigi lkelerde tebeasina karsi adaletle uyguladigi siyasete ok dikkat ediyordu. O, devletin temellerini babasindan tevars ettigi adalet anlayisi zerine kurmustu. Bu sebepledir ki tebeasi arasinda herhangi bir ayirim yapmadan herkese gerektigi sekilde muamelede bulunuyordu. Bununla beraber o, kendi toplumunun faydasina olan her konuda nclk ediyordu. Bu bakimdan zapt ettigi yerlerdeki kiliseleri mescid ve medreselere evirmekle yetinmemisti. Vakiflar kurmak suretiyle bu nclgn sosyal alanda da gstermisti. Nitekim Bursa'da yoksullar evi yaptirip fakirleri doyurmak iin mallar vakfeder. Yoksullar evinde bilgin ve hafizlara da maas baglar. Daha nceki Mslman devletlerde de varligina sahid oldugumuz imret messesesinin Osmanlilar'daki ilk messesi Orhan Bey'dir. O, Iznik'in Yenisehir kapisinda bir imret kurar. Bu imretin seyhligini, dedesi Edebali'nin mridi olan Haci Hasan'a verir. Orhan Gazi bu ilk imretin ailis merasiminde bizzat kendisi hizmet eder. Fakirlere orba dagitir, aksam olunca da imretin kandillerini, yine bizzat kendisi yakar. Bilindigi gibi toplumun egitim ve kltr hayatinin gelismesinde nemli derecede rol bulunan messeselerden biri de medreselerdir. Iste burada da ilk defa Orhan Gazi'nin faaliyete getigini ve ilk Osmanli medresesini 731 (M. 1330) yilinda Iznik'te kurdugunu gryoruz. Yine onun 1335 yilinda Bursa'da kurmus oldugu medrese zamanla Iznik medresesini glgede birakmis ve devrin yksek tahsil messesesi haline gelmistir. O, ilim ve ilim adamlarina saygida kusur etmezdi. Onlari takdir etmekte mahirdi. Ilk zamanlarinda kendisini Iznik'te ziyaret etmis olan Magribli (Fas) seyyah Ibn Batta, Orhan Gazi'den sitayiskr bir sekilde bahs eder. Onun, Trkmen meliklerinin byg oldugunu sylemekle kalmaz, onun yaninda grdg ikramlari ve onun lkesini nasil dolastigini aik bir sekilde anlatir. Orhan Bey'in, Sleyman Pasa, Sultan Murad, Ibrahim, Halil ve Kasim adlarinda ogullari olmustu. 1362'de vefat ettigi zaman Murad, Ibrahim ve Halil hayatta idiler. Orhan Bey, Kantakuzenos'un kizi olan esi Theodora'dan dogan oglu Halil'i ok

seviyordu. Ibrahim'in annesinin ise imparator III. Andronikos'un kizi Aspora Hatun oldugu ve Orhan Bey'in bu zevcesinden Fatma adinda bir kizinin da bulundugu sanilmaktadir. Bu sekilde Orhan Bey, hem Kantakuzenos'un kizini almis, hem de Paleolog hanedanina damat olmus demekti. Sleyman Pasa ile Murad Bey ise Yarhisar tekfurunun kizi olan Nilfer Hatun adindaki ilk zevcesinden idi.

I. MURAD (DNEMI)
Osmanli Devleti'nin byk kurucusundan biri olan I. Murad, kanun ve nizamlara saygili, teskilati ve komutanlik zelliklerini tasiyan bir hkmdardi. Az ve z konusan padisahin, iyiliksever ve merhametli bir kisiligi oldugu iin kendisine "Hdvendigr" lakabi verilmisti. Osmanli tarihinde Murad Hdvendigr ve Gzi Hnkr adlari ile anilip shret kazanan bu hkmdar, Orhan Gazi'nin 6 oglundan yas itibari ile drdncsdr. Latin kaynaklarinda Amurad adi ile anilir. Annesi, Yarhisar tekfurunun kizi Nilfer Hatun'dur. Daha nce de belirtildigine gre dogumu 1326 senesidir. Ana bir kardesi olan Sleyman Pasa'nin lm zerine o tarihlerde 36 veya 37 yaslarinda bulunan Murad, ahiler ve komutanlarin karari ile Bursa'ya davet edilerek hkmdar ilan edilmistir. Bazi kitbe ve eserlerde "Meliku'ldil el-Gzi es-Sultan Giyasu'd-Dnya ve'd-Din Ebu'l-Feth, Sihabu'd-Din" gibi nvanlari tasidigi da grlmektedir. Ordu ile milletin gz bebegi durumunda bulunan ve ok sevilen Sehzade Sleyman'in lm zerine, veliahd olup babasinin tahtina geen Murad, veliahd olarak yetistirilmemis olmasina ragmen hkmdarlik sorumluluklarini devr alirken tereddt ve saskinliga dsmeden yerine siki basip oturmustu. nk o, babasinin vefatindan nce Rumeli'de esas kuvvetlerinin basinda bulunuyordu. Trakya'da gereklestirdigi fetihlerle n kazandigi gibi idare ve ynetim isinde de pismisti. O, Bizans'a karsi yapilan ftuhat ve kazanilan zaferlerin temsilcisi durumunda idi. Bu sebeple de devlet islerinde byk bir nfuza sahip olan ahi ve gazilerin destegini alarak tahta geti. Tahta geince, babasinin Trakya'da izlemekte oldugu fetih siyasetini devam ettirmek istiyordu. onun, Rumeli'deki harp sahasindan ayrilip

Bursa'ya gelmesi zerine Bizans kuvvetleri taarruza geerek Trklerin elinde bulunan Burgaz, orlu ve Malkara'yi geri alip, Trk kuvvetlerini sahile dogru ekilmeye mecbur ettiler. Bunun zerine Sultan Murad, Rumeli'ye dnmek isterken Asya'da meydana gelen olaylar yznden Avrupa'daki tasavvurlarini geciktirmek zorunda kaldi.

ANKARA'NIN YENIDEN ZAPTI


Anadolu Seluklu Devleti'nin ortadan kalkmasindan sonra bu devletin mirasilari durumunda bulunan on bey arasinda kendisini en kuvvetli hisseden Karaman Beyi olmustu. Bu bey, Osmanlilarin her an artmakta olan glerinin kendisi iin tehlike meydana getirdigini sezip Osmanlilarin son tesebbslerinden de endiselenince onlara karsi ahiler ile Eretna Beyi'ni kiskirtmaya basladi. Ankara, daha nce Sivas ve Kayseri blgesinin hkmdari olan Alaeddin Eretna'ya ait iken, onun lmnden sonra 1354 yilinda Orhan Gazi'nin oglu Sleyman Pasa tarafindan zapt edilerek Osmanli topraklarina katilmisti. Orhan Gazi'nin vefati zerine Karamanoglu ile Sivas hkmdari Giyaseddin Mehmed'in tesvikleri ile Ankara ahileri, sehirdeki Osmanli muhafizlarini kovarak daha nceki beylerinin idare ve ynetimine dndler. Devamli olarak Ankara'yi kendi beyliginin hakimiyeti altinda kabul eden Eretna Beyi, Karamanogullarinin tesvikiyle tekrar Ankara'ya hakim duruma gelmisti. Sultan Murad, hem Rumeli hem de Anadolu'da meydana gelen bu tehlikeli durumda ne yapilmasi gerektigi hususunda ulema ve devlet erkni ile istisarede bulundu. Tehlikeli bir durum arzeden kardesler ve Ankara probleminin zm iin karar ve fetva aldi. Bunun zerine Sultan I. Murad Lala Sahin Pasa'yi Rumeli'de kaymakam birakip 25 bin askerle Ankara zerine yrd. Bu esnada Eretna Beyligi'nin idaresinden memnun olmayan sehir halki ve ahiler, mukavemet etmeden sultani trenle karsilayarak ona hediyeler takdim ettiler. Bylece sehir yeniden Osmanli hakimiyetine gemis oldu. Hoca Saadeddin Efendi, Ankara'nin yeniden zaptini anlatirken enteresan bazi noktalara da temas eder. Karamanlilarin ortaligi karistirmak iin Ermenilerle de is birligi yaptigini ve Mslman halka zulmetmek zere anlastiklarini anlatarak syle der: "Sultan Murad, Allah'in yardim ve keremi eseri olarak sahlik tahtina oturunca ilk isi halkin ve askerlerin ihtiyalarini grmek ve Hz. Peygamber'in seriatini yerine getirmek olmustur. Bylece halkin dileklerini yoluna koyduktan sonra Rumeli yakasinda olan askerlerin, baslarinda bir komutan ve serdarin bulunmamasi yznden sikinti iinde olduklarini ve keremli padisahlarinin yolunu gzlediklerini bildiginden, cihad niyetiyle lkeler feth etmek zere o tarafa ynelmisti. Anadolu'da ise "bazi hukkam ve mulk, sikak ve nifak zre ittifak meslegine slk edp hususa valiyan-i Karaman ve Ermeniye-i sugra (Karaman idarecileri ve Kk Ermenistan) ve civarlarinda olan bazi kt niyetli beylerin baslica emelleri Osmanli topragini

yagmalamak oldugundan hnkrin Gelibolu'ya yneldigini grenince bir araya gelip bazi kararlar ve gizli tedbirler almakta kusur etmemislerdi. Sonu ayrilik ve fesad olacak bu dsnce ile and iip el baglamislar. Ayrica evredeki kfir hkmdarlara da kararlarini duyurmuslardi. Bylece Islm lkelerini yagmalamak, Mslmanlara zarar ve ziyanda bulunmak iin, Seytan'in bu takimi ile gnl ve dil birligi etmislerdi. Bylece Islm'in geregini bir kenara birakip msrik ve kin ehli ile is birligi edip btn Osmanli lkesini arpip yakmak konusunda anlasmislardi. Bunun iin de bazi blgelere (hudud boylari) saldirarak Bursa ve Iznik zerine yrmeye kalkismislardi. Durum, melekler ordusunun sahi olan sultanin esigine iletilince din bilginlerini ve isleri yneten fukahayi toplamis, onlara amacimiz ve emelimiz dinimize destek olmak "kfirler ve mnafiklarla cihad et" (Kur'an, et-Tevbe 73) emrine uymaktir. Bu emirdeki siraya uyarak nce kfirlerin fitnesini def etmek, yaramazlarin zararina son vermek iin bu diyara gelmistik. Fakat simdi kulagimiza Karaman beylerinin evrelerindeki azgin topluluklarla birlikte Islm lkelerini yagmalamak konusunda is birligi ettikleri, bazi blgeleri yakip yiktiktan sonra Iznik ve Bursa stne dstkleri haberi geldi. Bu nifak takiminin byk lkeme yaklasmis olduklari su sirada zararlarini ortadan kaldirmaya, satiklari fitne atesini sndrmeye alismazsak, Islm lkeleri harap, halk ve kyller de berbat olurlar. Hal byle olunca ulemanin fetvasi ve akil sahibi kisilerin grsleri nedir diye sormustu. Faziletli kisiler topluca, tehlikenin def edilmesi isinin ne alinmasindan yana grs bildirdiler. Mnafiklarin ortaya ikardiklari karisikligin aradan giderilmesinin nemini belirttiler. Bunun zerine Gzi Hdvendigr da ulemanin fetvasini bayrak ve rehber edinerek Anadolu yakasina geti. Zaferleri tasiyan askerleri ile Karaman beylerini lkesinden ikarip sinir boyunu tutmak iin Ankara kalesini kusatti. Bu arada ol nifak ehli ile is birligi eden bazi yaramazlari ve kt yolun yolcularini yakalayip, bunlara katilanlar veya onlardan umut bekleyenler kirilip dklnceye kadar kovaladi. Ankara'ya sahib olan istikll davasina dserek bu kaleyi ve evresini ele geiren Ahi adini tasiyan cemaat, adalet issi Sultan Murad Han Gazi'nin yce kuvvetini ve erisilmez gcn grnce direnmeye imkn olmadigini anlamislar, hediye ve armaganlar derleyip padisahlara has peskeslerle sultanin otagina gelmisler, boyun egdiklerini bildirip kalenin anahtarlarini teslim etmislerdi. Onlarin bu tutumu padisahlik merhametine, sahlik yceligine uygun dstgnden tamami devlet hizmetine alindilar. Kale ile hisarin korunmasi iin asker ve dizdar birakildiktan sonra yakin evrede bulunan bazi kaleler de yneticilerinin elinden alinarak Osmanli lkesine katildi. Bu gzel sehir, yani Ankara pek ok geliri olan bir beldedir. Tarim rnleri yaninda zirh yapimiyla da taninmistir. Ayrica yn, moher ve daha baska nefis kumaslar burada dokunurdu. Bunlar, Iran, Arabistan, Bizans ve Prenk diyarina yollanirdi. O dnemlerin, byk lde tarim ve hayvanciliga dayali gelismis ekonomisi ile temayz eden Ankara, birok devlet ve beyligin dikkatlerini zerinde topluyordu. Bunun iindir ki Ankara'dan bahsederken Hammer de syle syleyecektir: "Iskender'in, Kk Asya'daki fetihlerinin kuzey noktasi olan bu sehir, Hilafetin ve Bizans Imparatorlugu'nun ykselis aglarinda Amuryum (Anamur) gibi, Kostantiniyye (Istanbul) ve Islm hkmdarlari arasinda srekli bir ekisme konusu idi. Harun Resid ile Me'mun Ankara'yi feth ettiler.

Harun Resid, Dogu Roma Imparatorlugu arazisi zerindeki zaferinin hatirasini ebedilestirmek iin Ankara'nin muhtesem iki kapi kanadini Bagdad'a nakl ettirdi. Ankara'nin elde bulunmasi, Murad iin nemli idi. Zira Orta Asya ticaretinin merkezi, Suriye ve Ermenistan'dan Trkiye ve Kilikya sahillerine giden yollarin merkez noktasi idi. Kk Asya'nin en zengin vilayetlerinden biri olan Ankara, eski aglarda yagli kuyruklu koyun srleri, uzun ve yumusak tyl keileri ile meshur oldugu gibi zamanimizda dahi rtleri, ynleri, bina harlarinin saglamligi, otuz alti esidi sayilan armutlarinin lezzeti, elmalari, zmleri gibi meyveleri de az shretli degildir. Ayas sulari da kaplica olmak ve iilmek iin en sifali sulardir. Keza Ankara, pehlivan yetistirmek ve ibadethaneleri ile de shret kazanmistir.

SULTAN MURAD'IN TESKILATILIGI


Murad Hdavendigr, Ankara'yi alip Karaman beyi tarafindan yapilan kiskirtmalarin sebep oldugu karisikliklari da bastirdiktan sonra gzlerini Avrupa'ya evirdi. Bu arada Sultan Murad, zamanin gerektirdigi bazi yeni kanun ve tesislere de bas vurmaktan geri kalmiyordu. Nitekim kendisinden nce bir sefere baslamadan evvel o agda en byk ve mertebe bakimindan en yksek sayilan taht merkezi olan Bursa kadiliginin, ordu kadiligi ile birlestirilmesini emr eder. Bylece ilk defa "kadiaskerlik messesesi" dogmus oldu. Byle bir messesenin teskiline de ihtiya vardi. nk daha nce her sefere ikista rtbesi en yksek olan taht kenti kadisi, seferlerde anlasmazliklari zer, askerlerin trelere gre nizam iinde hareket etmelerine bakardi. Murad zamaninda asker sayisinda meydana gelen byk artis, byle bir makamin ihdasina ihtiya gsterdi. Savasta ve barista islerin yrtlmesi, anlasmazliklarin giderilmesi, her trl zel durumlarin incelenmesi ve terekenin hesaplanmasi grevlerinin kadiaskerlere birakilmasi uygun grld. Bylece bu greve getirilen kimse, asker olan ve olmayan idareciler zerinde stn bir kontrol hakkina sahip bulunacaktir. O siralarda Bursa Kadisi olan andarli (Cendereli) Kara Halil Hayreddin Pasa en selahiyetli kisilerden ve kadilarin en ulularindan oldugu iin bu greve getirilmis oldu. Sultan Murad, zaman ve sartlarin gerektirdigi yenilikleri yapma ve tedbirlere bas vurmaktan ekinmiyordu. Gerekten, atalari en byk ocuklarini ordulara komutan tayin ederek onlari beylerbeyi sifati ile lkeler zapt etmeye gnderiyorlardi. Sultan Murad'in, delikanlilik agina gelmis oglunun bulunmamasindan dolayi en kidemli beylerden ve saltanatin temel direklerinden olan Lala Sahin Bey'in, asker ve ordunun tertibi, savas aralarinin saglanmasi iin "beylerbeyilik" grevi ile basa geirilmesi uygun grlmst. Bundan sonra o, deniz kenarinda, sayisiz askerin karsi tarafa geisini saglayacak gemiler yaptirmakla da grevlendirildi. Hammer, Beylerbeyligin, hanedanin disindan birine verilmesini daha degisik bir aidan degerlendirerek syle der: "Lala Sahin, beylerbeyi nvaniyla Osmanli ordularina bas komutan oldu. Beylerbeyi me'muriyeti Ayni zamanda vezirlik grevini de iine almaktadir nceki padisahlar zamaninda onlarin en yakin akrabasina veya byk ogullarina verilirdi. Nasil ki

Orhan'in biraderi Alaeddin ve ondan sonra oglu Sleyman'in bu iki hizmeti idare ettiklerini grmstk. Murad, bu sistemde bir karisiklik ve saltanat iin bir tehlike sezerek bundan sonra ogullarini msavere meclisine kabul etmemek ve asker bas komutanligini yabancilara tevdi' etmek suretiyle eski usl bozdu. Hkmete yeni bir gven veren bu sistem, Birinci Murad'dan sonra gelenler tarafindan da degistirilmemis ve ona uyulmustur.

SULTAN MURAD'IN RUMELI SIYASETI


Lala Sahin Pasa'nin orduyu toplamasi ve asker hazirliklarin yapilmasindan sonra Rummeli yakasina geildi. Padisah ilk nce kardesi Sleyman Pasa'nin mezarini ziyaret edip onun adina ve sevabi ona ait olmak zere sadaka dagitmisti. Sultan Murad bununla da yetinmeyerek onun adina vakiflar tesis etmisti. Bundan sonra hkmdar cihad iin yoluna devam etmisti. Ilk nce Gelibolu'dan fazla uzakta bulunmayan ve Elespon zerinde kurulmus olan Bontos kalesi kusatildi. Kale tekfuru byle sayisiz ve heybetli bir ordunun karsisinda tutunamayacagini anlayip kaleyi teslim eyledi. Bundan sonra da orlu zerine yryen Sultan Murad, orayi da fethederek yeniden ele geirdi. Daha nce belirtildigi gibi Edirne'ye varip orayi da fetheden Murad Hdavendigr, artik Balkanlar'da yerlesmek, mekan tutmak ve orayi yurt edinmek zere buraya yerlesir. Bilindigi gibi Edirne, Meri, Tunca ve Arda nehirlerinin kavsak noktasinda bulunmaktadir. Bu bakimdan buranin glsuyu ve glyagi Misir ve Iran'dakilerle boy lsecek bir durumdaydi. Sabunu, Suriye sabunlarini, sekerlemeleri Konya'ninkileri aratmazdi. Yerinin ve halkinin gzelligi dillere destandi. Osmanlilar, burayi Cenab-i Hak tarafindan zellikle korunan ve medeniyete pek ileri bir sehir saymislardir. Burasi sehri ssleyen yapilar, saraylar, arsilar, camiler, okullar ve kprler bakimindan pek ok seyyahin dikkatini ekmekteydi. Gerekten de Edirne, askerlik, siyaset ve ticaret mnasebetleri bakimindan sahip oldugu stratejik mevkii dolayisiyla Osmanli padisahlarinin taht merkezi olmaya degerdi. Bununla beraber Sultan Murad, ikametgah olarak Dimetoka'yi semis ve orada bir saray yaptirmisti. Sultan Murad'in, Edirne yerine Dimetoka'yi semesinin sebebi, o dnemde Dimetoka'nin daha bayindir ve mamur olmasi ile sarayinin Edirne'dekine gre daha iyi olmasi olarak gsterilmektedir. Padisah, Beylerbeyi Lala Sahin Pasa'nin Edirne'de oturmasini ve Kuzey Trakya'da fetihlere devam etmesini istemisti. Bu arada Evrenos da bu blgenin gneyinde Gmlcine ve Vardar gibi yerleri aldi. Bu iki sehirde Evrenos'un hatirasi, sadece bunlari feth etmis oldugu iin degil, fakat birok cami ile kervansaray yaptirdigi ve onlar iin yeteri kadar tahsisat bagladigi iin de sakli kalmistir. Lala Sahin'e gelince o, zafer sancaklarini Balkan eteklerine kadar ulastirmis ve en nemli yerlerden olup Belgrad'a kadar btn memlekete pirin vermekte olan iki Zagra (Eski ve Yeni) ile Filibe'yi almistir. Lala Sahin de Evrenos gibi Osmanli lkesine kattigi sehirlere ziynet veren ihtisamli yapilarla adini yasatmistir. Bunlar arasinda Filibe'de iki ok atimi uzunlugunda ve iki arabanin yanyana geebilecegi bir tas kpr anilabilir.

Lala Sahin Pasa'nin, Zagra'yi feth etmesinden sonra Osmanlilarin eline pek ok esir dsmst. Esir sayisi o kadar artmisti ki, bir adamin degeri yz yirmi bes aka gibi ok az sayilabilecek bir meblaga dsrmst. Hoca Saadeddin Efendi, gerek bu dnem ve gerekse nceki dnemde ortaya ikan "Pencik vergisi hakkinda bilgiler verir. Buna gre Karaman'da dogan fakih Kara Rstem, Karaman'dan Sultan Birinci Murad'in yanina gelir. Elde edilen diger ganimetlerin taksiminde olan uygulamanin esirler konusunda uygulanmadigini ve seriatin emr ettigi beste bir vergi demenin yapilmadigini grr. Bunun zerine hemen devrin kadiaskeri olan andarli Kara Halil'in huzuruna ikip diger ganimetlerden alindigi gibi esirlerden de beste bir hissenin devlet iin alinmasi gerektigini syler. andarli Halil'in, durumu Sultan'a arz etmesi zerine o da Kur'an ve Snnetin gereginin yerine getirilmesini ister. Durumun takdiri iin toplanan bir hey'et, her esir iin 125 aka fiyat takdir eder. Bu fiyatin beste biri olan 25 akanin pencik (humus) vergisi olarak devlet adina alinmasina, bu isin tedviri iin de Kara Rstem'in memur edilmesine karar verir. Sultan Murad, Edirne'den Bursa'ya dnnce komsu hkmdarlara Edirne'nin feth edildigine dair fetihnameler gnderdi. Bunlardan birinin rnegi Feridun Bey Mnseati (I, 93)'te verilmektedir.

BALKANLAR'DA OSMANLILAR'A KARSI KURULAN ILK ITTIFAK VE SIRP SINDIGI SAVASI


Osmanlilar, ele geirdikleri yerlerde teskilt kurup arazi islerini tanzim etmeye alisirlarken, Sirp ve Bulgarlar da Edirne ile Filibe'nin geri alinmasi iin faaliyetlerde bulunup papa vasitasiyle Avrupa'yi harekete geirmek istiyorlardi. 1364 yilinda Filibe'yi Osmanlilara teslim ederek ailesi ile birlikte Sirbistan'a gitmis olan Rum kale komutani, Sirbistan krali besinci Uros'a bas vurarak Trk kuvvetlerinin azligindan bahis ile onu Osmanlilar aleyhine kiskirtir. Sayet simdi bu isin zerine ciddiyetle varilmaz ve gz yumulacak olursa vaziyetin ileride ok daha vahim olacagini bildirir. Bundan baska Papa V. Urban'in tesviki ile Macar Krali Layos basta olmak zere Bulgar, Sirp, Eflak ve Bizanslilar arasinda bir ittifak saglanir. Balkanlar zerinde bir nfuz kurmak isteyen Macar Krali, bu ittifak neticesinde Osmanlilara karsi yapilan sefere bizzat istirak eder. Mttefik kuvvetlerin, Trkleri Balkanlardan atmak iin Meri vadisi boyunca Edirne'ye dogru yrmesi zerine Edirne'de bulunan Lala Sahin Pasa, bu tehlikeli durum karsisinda derhal Bursa'da bulunan Sultan I. Murad'a haber gndererek yardim ister. O, bununla da kalmayarak, maiyyetindeki komutanlardan Haci Ilbeyi'ni de 10.000 kisilik bir kuvvetle ileri gnderir. Haci Ilbeyi, mttefikler Meri nehrini getikten sonra onlara yetisebilmisti. Haci Ilbeyi, Meri nehrini geen ve kendilerine mukabele edilmedigi iin pervasizca hareket eden dsmanin gaflet ve sarhoslugundan istifade edip cesurane bir karar verir. Haci Ilbeyi 10.000 kisilik akinci kvveti ile gece yarisi dsman ordughina koldan baskin yapar. Asil byk Trk ordusunun kendilerini bastigini zanneden Halilar, byk bir bozguna ugradilar. Bir kismi kirildi, bir kismi da Meri'te boguldu. Gn dogarken kalabalik dsman ordusunun imha edilmeyen dkntleri kendilerini Meri nehrine zor attilar. Bunlardan byk bir kismi da nehirde boguldu. Macar krali Layos ise canini zor kurtardi. Rivayete gre bu kurtulusunu devamli

olarak boynuna asili vaziyette zerinde tasidigi Meryem'in tasvirine haml ettigi iin memleketine dndgnde bir skrane isareti olarak onun adina bir kilise yaptirmisti. Osmanli tarihlerinde Sirp Sindigi, yabanci tarihlerinde ise Meri veya irmen muharebesi diye bildirilen bu zafer ile Edirne ve Bati Trakya daha da emniyet altina alindi. Meri nehri ise tamamen Osmanli kontrolne girdi. Bu savasla Avrupa'da Osmanlilara karsi yapilan msterek bir mukavemete byk bir darbe indirildi. Sirp Sindigi savasi ile Trklerin Rumelide sr'atle ilerlemeleri saglandi. Bu sayede, Bosna'da oldugu gibi Balkan devletleri zerinde de hakimiyet tesis etmek isteyen Macarlarin nfuzu kirilmis oldu. Macarlarla Trkleri ilk defa karsi karsiya getiren bu savas, dsmanda yle bir korku izi birakmistir ki, Hammer'in ifadesiyle bu korkuyu ancak Hunyad (Kazikli Voyvoda) gibi birisi onu izale edebilmistir. Osmanlilarin, Balkanlardaki basarisi, Papa'yi yeni bir ittifak kurulmasi arayis ve tesebbsne sevk etti. Bizans Imparatoru, Macar Krali ve Italya'daki prenslerle is birligi yapmaya alisan Papa, Trklere karsi Hali seferi aildigini bildiren bir bildiri yayinladi. Ancak buna tek ciddi cevap, Savoy Dk U. Amadeo'dan geldi. Amadeo'ya bagli bir filo, 1366 yilinda Gelibolu'yu ele geirip tekrar Bizanslilara verdi. Fakat bu sirada Trkler, Trakya blgesine, durumun kendilerini pek etkilemeyecegi kadar yerlesmislerdi. Zaten kisa bir sre sonra Gelibolu tekrar alinacakti. Sultan Murad, mttefik dsman kuvvetlerinin Edirne zerine geldikleri haberini alinca derhal kuvvetlerini toplayip yola koyuldu. Fakat daha nce yol zerinde bulunan ve icabinda Rumeli'den dnerken korsan gemileri ile kendilerini tehdid edecek olan ve Katalan'larin elinde bulunan Biga'yi bizzat kendisi karadan, Edincik ve Gelibolu'dan getirttigi donanma da denizden muhasara etmisti. Bylece hem denizden hem de karadan kusatma altina alinan Biga zapt edilmisti. Biga'nin fethi esnasinda Sirp Sindigi zaferinin haberi gelmisti. Sultan buna ok sevinmis ve Allah'a hamd etmisti. Sultan Murad, Biga'daki evlerin gazilere taksim edilmesi ve kiliselerin cami haline getirilmesini de emr etmisti. Biga'nin fethinden sonra Bursa'ya dnen Sultan Murad, Sirp Sindigi muzafferiyetinin skranesi olarak Bilecik'te bir cami. Yenisehir'de bir imret ve Gazi Erenlerden Postin pus Baba'ya bir tekke; Bursa hisarinda bir cami ile ekirge'de bir imret, medrese, kaplica ve han yaptirmisti. Sultan Murad'in yaptirdigi bu hayir isleri ile ilgili olarak vakfiyesinden grendigimize gre o, btn bunlari ahiret azigi olarak insa ettirmis ve bunlara vakiflar tahsis etmistir. Anlasildigi kadari ile Osmanlilar, Trakya'da kazandiklari bu Sirp Sindigi zaferi ile gururlanip gevsemediler. Gerek gayeleri, Balkanlar'da yerlesip yurt tutmak oldugundan bu Hali seferi kendilerini ikaz ettigi iin arkadan gelecek olan tehlikelere karsi daha ok hazirlikli bulunmayi gerektiren tedbirleri almaktan geri kalmadilar. Muharebe ve dnemin siyas olaylari icabi 1365 yilinda devlet merkezini Bursa'dan Edirne'ye nakl ettiren Sultan Murad, kilicini yeniden kinindan ikarmak

lazim geldigini anlamisti. Zira barut kokusunu yakindan almaya baslayan Hiristiyanlik lemi, artik kendileri iin ortaya ikan bu tehlikenin farkina varmis bulunuyordu. Bu sebeple Hali seferlerini bir daha denemek isteyeceklerdi. Merkezin, Edirne'ye nakl edilmesinden sonra bu yeni taht sehri, saray, cami, medrese, imret gibi hayir eserleri ile dolduruldu.

SNNET DGN ve BURSA'DAKI HAYIR ESERLERI


Sultan Murad, Avrupa'da fetihlere devam etmek zere Bursa'dan hareket etmeden nce sehzadesi Byezid, Yakub ve Savci'nin snnet dgnlerini yapti. Gerek bu dgn gerekse Bursa'da yapilan eserler hakkinda Hoca Saadeddin, su bilgileri vermektedir: "hsan ve ltfu bol olan padisah, sapiklik yapilarini tek tek yikarak lkeler feth ederken btn puthaneleri viran eylemisti. Ama bundan sonra hayir yapilarini onarmak ve faydali binalari arttirmak gayesiyle btn gayretlerini sarf etmisti. Iyilik yapmak, adaletle hkm srmek, halki koruyacak tedbirleri almaya devam etmek ve Hz. Peygamberin snnetini yceltmek iin elinden geleni yapiyordu. Tahtkent Bursa'da nfus o kadar ogalmisti ki, cami ve mescidleri artirmak, imret ve ibadethaneleri yeniden ele almak gerekiyordu. evre lkelerde, gzel yaradilisli padisahin adaleti, ihsani ve basarili olanlari ykselttigi duyulmus oldugundan faziletli insanlar padisahin, otagini ziyarete heveslenmislerdi. Taninmis bilginlerin artisi ve kerem sahibi kisilerin ogalmasi her gn biraz daha kendini hissettirdiginden, gelip gidenleri agirlamak bu makamin sahibine aid olmakla ve gemis hkmdarlarin tutumlari da dikkate alinarak limler ve fazilet sahibi kimseler iin konaklayacaklari binalari yaptirmak da ona dsmst. Ilmin yayilmasi yolunda medrese ve egitim messeseleri insa ettirilmesini ngrdkleri kadar, temiz inanlari ve saf duygulan ile her zaman bid, zhid ve slih kisilerden, mesayih ve irsad sahiplerinden (mrsid) dilekleri oldugundan bu gibilere, yurtlarindan ayri dsenlere (garib), fakir ve zavallilara oturacaklari yerlerin yapilmasini da buyurmustu. Anlatildigina gre bu mutlu gnlerde Istanbul tekfuru, Yalova sahillerini yagmalamak ve Islm topraklarina zarar vermek iin bir ka gemi ile asker gndermeye cesaret etmisti. Ama Allah'in yardimi, Islm askerlerine siper olmus, bylece bu saskin grh (kalabalik) evrilip yok edilmisti. Bu savasta ele geirilenler arasinda bazi sanatkrlar da bulunuyordu. br ganimetlerle birlikte bunlar da baglanarak padisahin otagina gnderilmislerdi. Bunlar iinde bir de becerikli ve hner sahibi bir mimarin bulundugu anlasilinca hkmdar onu azad ederek yaptirilan hayir binalarina mimar ve usta basi tayin etmisti. Hkmdar, sarayin karsisina derhal bir cami yapilmasini emr etti. 767 (M. 1365) yilinda bu hayirli ise baslandi. Sehrin arka yakasinda hl Kaplica adi ile bilinen temizlik ve gzelligi ile vlen bir hamam yaptirdi. Bunun yani basinda da bir imret ve misafirhane ile mescid, mescidin st katinda medrese ve grenci hcreleri insa ettirdi. Gerekte bu

iki cami de deger ve yapi bakimindan yerlerini bulmuslardir. Sofa ve eyvanlarinin genisligi, stun ve kemerlerinin yapisi, iman ve inanan aik belgeleri olarak gzkr. Tamamlandiklari gnden zamanimiza kadar sabahin ilk isiklarinin dogusundan uykuya ekilen ana kadar genis alanlarinda farz ve nafile namazlar eda olunur. Zikir ve tesbihler edilir. Yine Bursa'da, Gkdere'nin su taksim yerinde bulunan mescid de bu Gazi Hnkr'in hayir eseridir. Ayrica Bilecik'te bir mescid, Yeni sehirde ise Postin pus demekle shret bulmus olan dervis iin de bir hankah yaptirmistir. Bunlara benzer daha nice yapilari vardir. Padisahlik burcunun yildizlan, devlet ggnn pariltilari olan sehzadeleri ki her biri birer inar gibiydiler. Yani bunlarin Bayezid Han, Yakub elebi ve Savci Bey'in Hz. Peygamber'in snneti geregince snnet edilmeleri, lkeler sahibi sultanin arzusu olmakla saltanat otaginda el baglamis kisiler, dgn hazirliklarini yapmak ve gereken tertibati almakla grevlendirildi. Sz edilen yilin ilk baharinda, ieklerin atigi demde sevin ve nes'e iinde yle gzel dgn ve dernek edildi ki, bu gk kubbe, altin bir sahan gibi parlayan gnes ve gms tabagi andiran ay'la donatildigindan beri, mislini grmemis. Isabetli tedbirler alan kisiler de benzerine rastlamamisti. Dernek kurulup davet edilenler yerlerini alinca sehzadelerin snnet edilmeleri buyrulmustu. Ondan sonra seyhlere, bilginlere kiymetli hil'atler ve hediyeler verildi. Fakir ve fukara da kurulan sofralarda doyuruldu. En sonunda davetliler, kiymetli armaganlarini, sayisiz hediyelerini kerem sahibi sahin otagina sundular."

BALKANLAR'DA YENI FETIHLER


Sultan Murad, Bursa'dan Rumeli'ye geip Bolonya zaferini kazandiktan sonra Edirne'ye dnms ve kisi orada geirmisti. Bu esnada Vezir-i azam andarli Hayreddin Pasa'yi, Rumeli'nin bati yakasinda bulunan Borlu, Iskete (Iskee) ve Marolya kalelerini almak zere buralara gndermisti. Evrenos Bey de andarli'nin idaresine verilmisti. nk Evrenos Bey bu blgeyi iyi taniyan bir kimse idi. Gmlcine'ye geldikleri zaman Hayreddin Pasa'nin bu sehirde kalmasi uygun grlerek Evrenos Bey, br beylerle birlikte Borlu ve Iskee zerine yrd. Aldigi gzel tedbirlerle bu lkeyi ele geirip, halkini da yurtlarinda birakti. Kalelere de isi bilen ve durumu kavrayacak olan erleri yerlestirdikten sonra Marolya kalesine geldi. Marolya aslinda bir kadin olup adi geen kalenin sahibi idi. Bu kadin, Serez hakiminin de akrabasi idi. Marolya, Serez'den yardim taleb etti. Oradan gelecek yardima gvendigi iin baslangita direndi. Yigite savasti. Bu yzden savas uzadi. Sonra Serez'den yardim gelmeyecegini anlayinca baris istemek zorunda kalip, kaleyi teslim etti. Sahibinin bir kadin olmasindan dolayi, daha sonra buraya "Avrathisari" dendi. Marolya kusatmasi devam ederken Sultan Murad, Serez zerine de Deli Balaban adinda gz pek bir yigidi gndermisti. Deli Balaban, Serez'i kusatma altina aldigi iin Marolya'ya yardim gelmemisti. Sultan Murad, Balaban'a yardim etmek zere Lala Sahin komutasinda kalabalik bir birlik gnderdi. Lala Sahin nce Kavala

kalesine yklenmis burayi bir hamlede zapt ederek gms madenlerini ele geirmisti. Oradan da Drama kalesine ynelmis ve kaleyi kisa bir zaman iinde feth etmisti. Oradan da Zihne'yi ele geirmisti. Halka karsi yumusak davranmis, herkesi kendi topraginda birakarak onlarin, sultanin adaletinden hosnud olmalarini saglamaya alismisti. Bu sekildeki tutum ve davranisin bir sonucu olarak Serez kalesine de baris yolu ile girilmisti. Ondan sonra da Karaferye kalesinin halkini zimmlik hukukuna tabi kilacagina inandirip sz verdikten sonra almisti. Feth edilen kalelerin bakim, onarim ve korunmasi islerini tamamladiktan sonra 776 (1374/1375) tarihinde toplanan ganimetlerle birlikte Sultan Murad'in yanina dnd. Sultan, bu kadar ganimeti ve lkeleri kendisine baris eden Allah'a hamd ettikten sonra Bursa'ya dogru harekete gemek istiyordu. Tam bu sirada Sirplarin kendi topraklarina hcum etmek gayesiyle byk bir ordu ile harekete gemek zere olduklari haberini aldi. Bunun zerine Sultan Murad, kalabalik bir ordu hazirlayarak byk oglu Yildirim Bayezid'i otaginda birakarak Gelibolu'ya gitti. Oradan da hi vakit kayb etmeden Sirp diyarina yneldi. Sirbistan hkmdari, Islm askerinin kalabalik oldugunu grnce, dizginlerini kais ynne evirerek hazine ve kiymetli esyalarini kalelere koyup, ekili araziyi yaktirip zahireyi yok ettikten sonra kaip gitmisti. lkenin halki da daglara ekilerek memleketi hos birakmisti. lkenin bos ve ekinlerin yakilmis olmasindan dolayi askerler bir kitlikla karsi karsiya kaldilar. Drt ay kadar sren bu hareketin sonunda Semendire yakininda bulunan Nis kalesinin feth edilmesine karar verilir. Bizans'in en mstahkem drt mevkiinden biri ve Trakya, Sirp ve Panuni arasindaki ulasim noktalarinin merkezi olan Nis zerine yryen Sultan Murad, zorlu ve kanli bir mcadele ile burayi ancak 25 gn sonra feth edebildi. Hoca Saadeddin'in ifadesine gre "kalenin saglamligina gvenen kfir, O yrenin btn malini bu kalede saklamisti." Buradan bir ok mal ve esir ganimet olarak alindi. Bylece ordudaki kitlik da giderilmis oldu. Byk Konstantin'in dogum yeri olan Nis'in Osmanlilarin eline getiginin duyulmasi zerine Lazar baris istemek zorunda kaldi. Hammer'in ifadesine gre her sene Padisaha bin libre gms gndermek istegi yerine getirildi. Hoca Saadeddin ise bu konuda syle der: "Padisah'a layik hediyeler ve armaganlarla eli gnderip, kulluklarini bildirip kapiya kabul edilmelerini diledi. yillik harac ikartip cihan hakiminin otagina sundu. Ayrica her yil elli okka gms gndermeyi de kabul etti." Bundan sonra Nis kalesi ile evresinin korunmasi iin tedbirler alindi. Bu arada harp ve sefer yorgunlugundan gcn yitirmis olan gazilere yurtlarina dnme izni verildi. Sultan Murad, ayni yil Sisman ile de baris yapti. nk Sisman, Sultan Murad'a birok hediye takdim etmis, bunun karsiliginda da sultan onu diger hkmdarlardan daha stn tutmus, onu tekrar lkesinin hakimi olarak yerinde birakmisti. Sadece her seferde padisahtan gelecek emre gre hazir olmasi gerektigi yolunda kendisine bir ferman verilmisti. Hammer, Sisman (Sosmanos)'in, vergi vermekten kurtulmak iin kizini Sultan Murad'a verdigini belirtir. Sonunda Avrupa'da baris kurulmustu. Orhan'in oglu (Sultan Murad), btn yorgunluklarini bir kenara atip artik dinlenebilirdi. Kisi, yeni devlet merkezi olan Edirne'de geirdi. Murad, zntsz, kedersiz ve savassiz alti yil iinde devletin i isleri ile ugrasti. Ordu teskilti dzeltildi. Sipahilerin timar usl ve bir nevi ulastirma askeri olan "Voynuk"larin kurulusu, mkemmel ve olgun duruma getirildi.

Asker malikneler (yurtluk)in timar ve zemete blnmesi, bazi kurallara baglandi. Islm'in diger sancaklarindan ayird edilmek zere sipahi sancaklari iin kirmizi renk seildi. Hz. Peygamber, alemi (sancak) iin gnes rengini (sanyi) begenmisti. Ftimler zemin (yesil), Emevler gndz (beyaz), Abbasler gece (siyah) renkleri almislardi. Osmanlilar da kan rengini kabul ettiler, Iran'da sofiler tarafindan o kadar saygi grms olan gk mavisi, birok asirdan beri Bizans sarayinin ve devletin sekin memurlarinin begendikleri renkti. Osmanlilar zamaninda bu renge hi ragbet gsterilmedigi gibi mavi, Msevlerin pabu ve serpuslarina tahsis edilmistir. Voynuk teskilati, padisahin tebeasindan olan hiristiyanlardan meydana gelmis bir asker grubu idi ki, seferlerde bayagi hizmetlerde kullaniliyorlardi. Ahirlari temizlemek, atlarin bakimi ve arabalari srmek bunlarin isi idi. Bu hizmetlerinden dolayi bunlar her trl vergiden muaf idiler. Osmanli sancaklarinin renginin tanzimi, asker maliknelerin islahi, voynuklarin tesisi gibi nemli kuruluslar, savasin sonuna dogru vefat eden Lala Sahin'in lm zerine beylerbeyi seilen Timurtas'in himmeti ile olmustu.

IRMEN ZAFERI
Osmanlilarin Balkanlardaki fetihleri, kisa bir zaman diliminde gereklesmisti. Bir bakima 10 yil iinde Gelibolu'dan Sirbisbtan'a kadar gelinmis, Adriyatik Denizi'ne kadar nfuz ve tesir sahasi kurulmustu. Avrupa, Osmanlilara karsi U. Hali seferini tertipleyerek Sirp Sindigindan 7 yil sonra tekrar talihini denemek istedi. Bununla beraber bu defa ki kuvvetlerinin eskiye gre biraz daha az oldugu, esas ve temel kuvvetlerin Sirplar tarafindan teskil edildigi anlasilmaktadir. Tarihte Ikinci Meri veya irmen savasi diye anilan bu muharebede Sirp Krali Vukasin ile kardesi veliahd prens Uglesa maktul dsmslerdi. Eflak (Romanya) prensi ise kamisti. Savasin bu sekilde sonulanmasi zerine Sirbistan'da hanedan ve iktidar degismisti. 26 Eyll 1371'de kazanilan bu zaferle, Osmanlilar iin Makedonya'nin kapilari ailmisti. Eski idarecilerinin tahakkmnden bikan halk, buralarda yeni bir sistem ve adalet anlayisi getiren Osmanlilari bekliyordu. Zira Sirp ve Bulgarlarin idaresi Bizans'inkinden de kt idi. Bu muharebe neticesinde Gazi Evrenos kuvvetleri tarafindan ikinci defa elde edilen Gmlcine'den baska Borla, Iskee ve Marolye; Kadiaskerlikten vezirlige ykseltilmis bulunan Kara Halil Hayreddin Pasa tarafindan da Kavala, Drama, Zihne ile Makedonya, Sirp kralliginin mhim sehirlerinden olan Serez ve daha sonra Karaferye zapt edildi. Sultan I. Murad, Serez ve havalisine Anadolu'dan asiretleri getirip yerlestirmisti. Osmanli Devleti'nin bu iskn politikasi, kurulustan itibaren devam etmekteydi. "Osmanli Devleti, kurulus devrinde konar-ger Trk asiretlerini yeni alinan blgelerin Trlestirilmesinde kullandigi gibi, yerlesik ahaliye nazaran savasi vasiflari, bir disiplin ve teskilt iinde olmalari sebebiyle de anlari fethedilen bu blgelere nakl etmistir. Nitekim Rumeli fatihi Sleyman Pasa zamaninda asiretlerin Rumeli'ye geirilip iskn edilmelerinde, feth edilen topraklardan kaan halkin yerini doldurmak gayesi de kismen rol oynamistir. Bu kabil iskan hareketleri, kurulus

devrinde devletin sik sik mracaat ettigi srgn usul ile yapilmakta idi. Bunlarin yanisira sonradan Rumeli'den de Anadolu'ya insan topluluklari nakledilmistir. Osmanlilar'in daha Rumeli'ye getikleri andan itibaren Trk topluluklarinin buraya nakledildikleri bilinmektedir. Trk topluluklarinin Rumeli'ye nakledilmeleri sirasinda, devlet tarafindan kendilerine zengin topraklar vermek, btn akrabalari ile geecek olanlara ise yurtluk, toprak ve timar gibi imtiyazlar tanimak suretiyle mhaceret tesvik edilmistir. Bu durum, ftuhati tesvik amaci tasidigi kadar, memleketin senlendirilmesi ve iskani gayesini de tasimaktaydi." irmen zaferinden faydalanan Trk akincilari, bir taraftan Adriyatik sahillerini, diger taraftan Yunanistan'a inerek Attika yarimadasini taradilar. Bu sekilde Osmanli Devleti'nin tesir sahasi, hemen hemen btn Balkanlari iine alan bir genislige ulasti. irmen zaferinin meyveleri derhal toplanmaya baslandi. Bunun iin Sultan Murad, Rumeli fthati plnini emin, metin ve seri adimlarla gereklestirmeye alisiyordu. Bu plnin iyi bir sekilde uygulanabilmesi iin de gerekli tesebbslerde bulunuluyordu. Nitekim bu maksatla Evrenos Bey, uc olarak kabul edilen Serez'i kendisine merkez yapti. Fakat daha sonra Bizans Impartorunun oglu olan Selanik valisi Manuel, Serez'i ele geirmek iin bir ayaklanma tertipledi ise de bu ayaklanma vezir Halil Hayreddin Pasa tarafindan bastirilmisti. Btn bu muvaffakiyetlerden sonra Osmanli kuvvetleri, Vardar nehri vadilerine girerken karsilarinda durabilecek bir kuvvet kalmamisti. Bylece bir buuk veya iki sene gibi, harp ve devletler tarihi iin ok az denebilecek bir srede Vardar'in dogusundaki yerler Osmanli hakimiyeti altina girmisti. Bu esnada akinci kuvvetleri de Balkan yarimadasinin batisina dogru akinlarina baslamislardi. Bulgar Krali Sisman ile Makedonya Sirp Krali'nin Samakov'da birlikte maglup olduktan sonra Kstendil'in elden ikmasi beklenen bir hadise idi. Hammer'in ifadesine gre, birok kaplicasi, hasmetli kubbelerle rtl on iki kkrtl suyu, sehrin her tarafina iilecek su dagitan kanallari ve dagdan inen irmaklarla sulanan baheleri ile taninan Kstendil, ayni zamanda yakinlarinda altin ve gmsten para basilan bir yer olmasi bakimindan da dikkat ekerdi. 1372 yilinda Kstendil ile evresi feth edilerek burada bulunan Bulgar Prensi arie Evdokia'nin oglu Kostantin, her trl vergiden muaf olma karsiliginda sehrin (Kstendil) anahtarini Sultan Murad'a teslim etti. Bylece Kostantin, Osmanli hakimiyetini kabul ile vergi ve gerektiginde asker vermeyi taahhud etti. Hoca Saadeddin, Kstendil'in fethi ile ilgili olarak sunlari syler: "Adaleti ile lkeleri tutan padisah, Allah'in verdigi destek ile ailan bahtini degerlendirerek cihad tresini srdrmek ve yeni lkeler zapt eylemek iin btn tedbirlerini almis bulunuyordu. Devletin gelismesi ile kendi z benliginde yeni fetihlerin ve zlenen basarilarin belirmis olmasi, onu cihad sancaklarini ama yolunda btn gayret ve himmetiyle alismaya yneltmisti. Rumeli uclarinda cihad yolunda ugrasan iyi niyetli beylerin, lkeler feth eden padisahi agirmalari zerine 773 (M. 1372) yilinin baharinda byk bir ordu ile tekrar Rumeli yakasina geti. Ilk is

olarak Lala Sahin'in Kstendil blgesinde almis oldugu yerleri korumak ve geride kalan topraklar zerinde kendi bayraklarini amak iin bu blgeye hareket etti. Kstendil tekfuru olan Konstantin, lkesinin genisligi ve ordusunun kalabalikligi ile evrede taninmis, Bulgar diyarinin hkmdari, altin ve gms madenlerinin bulundugu blgelerin de hkimi olmakla shret yapmisti. Gcnn stnlgne gururlanarak evresindeki "mulke itaat etmez" bagimsizlik arzusu kara kafasindan ikmazdi. Ama lkeler aan padisahin heybeti yregine tesir etmekle onun stn gc ve kudreti ile kendi lkesine dogru gelisi, devlet ve ikbal ile zerine yryse getigi haberi kulagina ulasinca, yenilecegini anlamis ye boyun egme yolunu tutmasi gerektigini kavramisti. Bunun iin Kostantin, padisahi kendisine layik hediyeler ve degerli armaganlarla karsiladi. Sahip oldugu kalelerin anahtarlarini teslim ederek kulluk yolunda gerekenleri yerine getirdi. Bylece padisahin iltifatini kazanmakla sevindi. deyecegi cizye ve harac ta tesbit edildikten sonra memleketini ynetme grevinin kendisine verildigini bildiren fermani aldi. Zamanin hkmdari da bu basaridan sonra tekrar Bursa'ya dnd." Osmanlilarin, Makedonya'yi feth ederek Kstendil'e gelmeleri Yukari Sirbistan despotu Lazar Grebliyanovi'i, Sultan Murad'la anlasmaya zorladi. Lazar, Osmanlilara vergi ile birlikte asker vermeyi de kabul ediyordu. Bu sekilde kral, prens ve despotlarin hakimiyetini taniyarak vergi ve gerektigi zaman muharebelerde yardimci kuvvet vermeleri genis lde fetihlerde bulunan Trk devleti iin byk faydalar ve basarilar temin etti.

PADISAHIN RUMELIYE TEKRAR DNS


Sultan Murad, Bursa'da bulundugu sirada 774 (1373) yilinda Vize sancak beyi Sirmerd Bey'den bir haber almisti. Bu haberde, Bizans Imparatoru'nun asker gndererek Vize evresini yagmalamaya ve halka zarar vermeye kalkistigi, ayrica kaleyi almaya yeltendigi bildiriliyordu. Bu istihbarat zerine hkmdar, derhal ordunun toplanmasini emr ederek sr'atle Gelibolu'dan karsi tarafa geti. Kuvvetlerini Malkara'da topladi. Lala Sahin, Evrenos Bey ve diger beyler, Malkara'da padisaha iltihak ettiler. Askerin bir kismini Ipsala civarindaki Ferecik kalesinin zaptina gnderip kendisi de atalca taraflarina yryerek Incegiz ve atalburgaz kalelerini aldi. atalburgaz hakimi, Incegiz hkiminin akibetini grenmis bulundugundan hisari Sultan Murad'a teslim etti. Bu sebeple de hkmdarin ihsanlarina mazhar oldu. Tam bu esnada Lala Sahin Pasa'nin da Ferecik kalesini aldigi haberi geldi. Bu haberden kisa bir mddet sonra bizzat Lala Sahin Pasa bir ok mal ve ganimetle padisahin otagina geldi. Sultan, buradan Incegiz yresinde bulunan Bolonya (Apolonya) kalesini almak zere hareket etti. Burada on bes gn kadar bir savas oldu. Buna ragmen kale bir trl dsmyordu. Sultan, bu kadar nemsiz bir kale ile vakit kayb etmeye degmeyecegini dsnms olmali ki, kusatmayi devam ettirmek iin orada kk bir kuvvet birakip oradan ayrilmaya karar vermek zere iken kale duvarlarindan birinin yikilmak zere oldugunu grenir. Bunun zerine Padisah,

Lala Sahin Pasa'yi hemen kale zerine gnderir o da orayi feth eder. Zengin ganimetlerle hkmdarin otagina dnen Pasa, kale halkini yer ve yurtlarinda birakmisti. Sultan Murad, Bolonya kalesinin duvarlarinin yikilmak zere oldugu haberini aldigi zaman bir inar agacina dayanmakta idi. Bu aga, o zamandan beri "ugurlu inar" diye anilir oldu. Fakat Hoca Saadeddin bunun inar degil kavak oldugunu ve kendisine "Devletl Kavak" dendigini belirtir ki, "hkmdarin dolastigi yesil ayirlik" ifadesi de bunun kavak olacagini gstermektedir. Osmanli Tarihi, "skf adi verilen islemeli klahlarin ilk defa kullanilmasini bu muharebe sonunda ulasilan zafer ve Bolonya'nin fethine baglar. Altin tellerle islenen bu klahlar Kapi kullarina tahsis edilmistir. Rivayetler bu olayin syle gereklestigini belirtirler: Kaleyi kusatanlar, pekok altin ve gms ganimetlerle Bolonya'dan ekildikleri sirada hkmdar, askerlerinden birinin basina ve klahinin altina bir tas koymus oldugunu fakat bunu tamamiyla gizleyemedigini grms. Bunun zerine o askeri huzuruna agirarak beste biri hazineye ait olan degerli bir seyi gizlemeye alismasini ayiplar. Hoca Saadeddin Efendi bu hadiseyi anlatirken syle der: "Sipahi, padisahin keremine ve ulu tutumuna gvendiginden ltuf ve ihsaninin genisligine, himmetinin bolluguna inandigindan gizledigi sirri aikladi ve kaptirmak korkusuyla sakladigi tasi meydana ikardi. Sonra syle dedi: "Sahimin devleti, ben, yoluna toprak olana bu sevin klahini giydirmekle mutlu kilmistir. Onu baskasinin elinden kurtarmak iin byle yaptim" demisti. Bu aik szler, bas taci edilecek bu dogruluk, o kiymetli tac kadar degerli davranis, keremli olmayi seven sah, yceler ycesi padisah katinda deger bulmus, kerem dolu yeller ltf denizlerini dalgalandirmis ve o altin taci (tas) anilan gaziye armagan etmesine sebep olmustu." Padisah, tasi askere biraktiktan sonra bunun bir hatirasi olmak zere de muhafizlari ile subaylarinin bundan byle sirma islemeli klah giymelerini emretti. Sultan Murad'in elbisesi satafatli degildi. O zamana kadar Germiyan fabrikalarinda yapilmis kumaslardan kirmizi renkli kaftan ve cbbe giyerdi. Basina da yine ayni blgede islenmis beyaz renkte ince bir bez sarardi. Fakat sonradan bu basligini degistirmisti. Tarihlerde verilen bu bilgilerin dogrulugunu tesbit, biraz zor grnmektedir. Hoca Saadeddin'in ifadesine gre muhtemelen o kilik kiyafet o gnlerde yayilmis olabilir. skfn, Gazi Sleyman Pasa'nin bir bulusu oldugu kesindir. Osmanli akinlari Rumeli'de devam ederken padisah, devletin i ve dis siyasetini belli bir l dahilinde tarassut ediyordu. Padisahin uyanik ve keskin bakisi, gerek Anadolu, gerek Bizans ve Balkanlarin siyas ve ictima dzensizligini, avucunun ii kadar aik gryor, onun iin de apraz menfaatlerin ugras meydani olan Rumeli cografyasini tepeden inme bir mdahale ile nce siyas ve asker mnda ele geirmek sonra da ictima ve meden alanda yeni bir nizama tabi tutmak zaruretini hissediyordu.

Bu dnemde Orta Avrupa olsun, Balkanlar olsun, birbirlerini disleyen, kemirip kanini ien dsman unsurlarin kaynasip arpistigi bir sel yatagi haline gelmisti. Hele gittike kabugunun iine bzlen Bizans Imparatorlugunda, debdebe ve tesrifattan ibaret kalmis lkesiz bir imparator vardi ki, bir yandan Osmanlilara boyun egerken, bir yandan da o bitip tkenmez i kavgalari, kanli didismeleri vahset ve zulm aliskanligi tarih ve an'anev dekoru iinde btn dehsetiyle devam etmekte bulunuyordu. Baska bir ifade ile Bizans kt idare ediliyordu. Nitekim tarihi Dukas, Imparator Ioannis Paleologos'u su cmlelerle tavsif ederken bir hakikata parmak basmis oluyordu. "Imparator Ioannis, budala idi. Yalniz kadinlarin gzel veya irkin olup olmadiklarini ve kimin karisi bulundugunu ve nasil ele geirecegini bilirdi. Diger hususat iin memleketi gelisi gzel idare ederdi."

BALKANLAR'DAKI FETIHLER
Sirp Sindigi zaferinden sonra Balkanlar'daki uc blgelerini sag, orta ve sol kanatlara blen Sultan Murad, koldan fetih hareketlerini baslatti. Sag kanat yani dogu sinir blgesi dogrudan dogruya Sultan Murad'in kendi komutasi altinda idi. Sol kanat yani bati blgesi komutani Evrenos Bey, orta kol komutani ise Kara Timurtas Pasa idi. 1365 yilinda Dalmaya kiyilarinin gneyindeki Dubrovnik (Raguza) Cumhuriyeti, Osmanli himayesini kabul eden bir muahede imzaladi. Ticaretle ugrasan bu kk Slav cumhuriyetinin ileriyi grebilmesi, onun asirlarca devam edecek olan hayatini garanti altina almasina sebep olmustu. Osmanlilar, yillik vergi karsiliginda bu devletigin i islerine karismadiklari gibi onu ortadan kaldirip ilga da etmediler. Dubrovnik'in himaye altina alinmasi ile Trkler, Adriyatik denizine dayanmis oluyorlardi. Halbuki bu esnada daha Akdeniz'e ikmamislardi. Gmlcine'yi ikamet merkezi olarak seen Gazi Evrenos Bey, Sirp Sindigi'dan kisa bir mddet sonra Serez'i zapt etmisti. Fakat henz Drama ile Kavala, Bizans'in idaresinde idi. Sultan Murad, Sirp Krali Stefan Dusan'in lmnden sonra Bulgar Prensi Ivan Aleksandr tarafindan alinan Trakya'nin Karadeniz kiyilarini denetimi altina aldi. Bylece Bizans'in Avrupa ile olan son karayolu bagi da kesildi. Bizans Imparatoru bu duruma bir are bulabilmek iin Roma'ya gitti. Drt kardinal huzurunda ve Saint Plerre Kilisesi'nde Ortodoks mezhebinin sapikliklarindan tevbe ve istigfar edip Latin Kilisesi'nin (Katolik) evladi oldu. Buna karsilik olarak da Papa, Bati dnyasindan kendisi iin byk lde yardim temin edecegi vaadinde bulundu. Fakat bu merasim, sahs menfaatlerin disinda samimi bir alis veris degildi. Bunun en belirgin delili ise Imparator'un Bizans'a dndg zaman, gittiginden daha da eli bos kalmasi ve mid ettigi yardimdan bir zerre dahi bulamamasi idi. 1369'da Roma'da resmen Katolik olan Imparator, Istanbul'a dner dnmez tekrar Ortodoks mezhebine

dnd. Byle siyas manevralar ile padisahin itimadini da bsbtn kayb eden Bizans Imparatoru, daha da zebun ve aresiz kalmis bulunuyordu. Bu asirlarda Ortodoks ve Katolik mezhepleri arasinda mnaferet ve ekisme o dereceye varmisti ki, bir Ortodoks, Trk idaresini Katolik idareye tercih ediyordu. Katolikler iin de durum bundan pek farkli degildi. 1367'de Kara Ali Bey oglu Timurtas Pasa, Tunca zerindeki Yanbolu'yu, Lala Sahin Pasa ise Samakov'u aldi. Samakov, Sofya'nin 50 km. kadar gneydogusunda idi. Sultan Murad da 1368'de Hayrabolu'yu, 1369 yilinda Kirkkilise (Kirklareli), Pinarhisar ve Vize'yi Bizanslilardan geri aldi. Buralar daha nce feth edilmis olmalarina ragmen bir ara Bizans tarafindan tekrar isgal edilmislerdi. Blgenin bu nemli sehirlerinin yeniden Osmanlilarin idaresine gemesi zerine, Bizans'in elinde Trakya'da fazla bir sey kalmadi. Tuna nehrinden Rodop Balkanlarina kadar orta ve gney Bulgaristan ile Osmanli fetihlerinden nce de kismen Trakya'ya sahip olan Bulgar Krali Yuvan Sisman, Osmanlilarla basa ikamayacagini anlayinca onlarla baris antlasmasi yapti. Bylece Osmanli himayesini benimsedigi gibi vergi vermeyi de kabul etmek zorunda kaldi. Bu arada Kral Sisman, kizkardesi prenses Marya'yi da Sultan Murad'la evlendirmek suretiyle akrabalik tesis etmek ve bu sayede Osmanlilarin gcnden de istifade etmek istiyordu. Gerekten de Sisman, kendisine muhalefet edip Macarlari Vidin'e sokmus olan kardesi Stratisimir'e karsi Murad'la Ulahlardan yardim alarak Vidin zerine gitmisse de muvaffak olamadi. Bu siralarda Trklerin, Bulgaristan ftuhati devam etmeye kararli grnyordu. Bu durumu gren ve daha nce devlet merkezi olan Tirnova'ya gelmis olan Bulgar Krali Sisman, Sirbistan Krali ile anlasarak birlikte Osmanlilar zerine hcum etmeyi kararlastirdilar. Lala Sahin Pasa, bu orduyu perisan etti. Bu amurlu meydan muharebesi ile Kuzey Bulgaristan kapilari da Trkler'e ailmis oldu.

SULTAN MURAD'lN ANADOLU SIYASETI ve YILDIRIM BYEZID'IN EVLENMESI


Birinci Murad'in, savas gnlerinde oldugu gibi baris zamanlarinda da yegne emeli, Avrupa ve Asya'da fetihleri devam edip sinirlarini genisletmekti. Bu sebeple o, Rumeli'deki hkimiyetini saglamlastirirken, Anadolu birligini saglamak gayesiyle de buradaki beylikleri de topraklarina katma siyaseti gdyordu. Fakat bunu gereklestirmek iin Anadolu'daki beyliklerle atismaya girmemeye ve barisi bir siyaset takip etmeye azam dikkati gsteriyordu: Bu siyaseti byk bir maharetle uygulayan Sultan Murad, Karaman ogullarinin tehdid ve tazyiki karsisinda Osmanlilara dayanmak ihtiyacini duyan Germiyan oglu Sleyman Sah (1361-1387)'in arzusu zerine oglu Bayezid'i, Sleyman Sah'in kizi Devlet Hatun ile evlendirdi. Tarih kaynaklarimizda uzun uzadiya anlatilan ve hakkinda teferruatli bilgi verilen bu evlilik, Sleyman Sah'in arzusu zerine olmustu. Buna gre Sleyman Sah, oglu II. Yakub Bey'i yanina agirip kendilerinin ve memleketlerinin Karamanlilardan korunmasinin g oldugunu, bu yzden Osmanlilar ile yakinlik kurmayi dsndgn, bunun iin de kizi Devlet Hatun'u Murad'in oglu Byezid'e vermeyi

dsndgn sylemisti. Yakub Bey, yasli babasinin bu teklif ve arzusunu kabul etmis olmali ki, Sultan Murad'a, Ishak Fakih adinda saygi deger bir kisi ile Germiyan lkesinin bazi ileri gelenlerini elilikle grevlendirip gnderirler. Her ne kadar Hammer, "Bu sebeple byk oglu Yildirim Byezid'e komsusu Germiyan hkiminin kizini almak istedi. Bu evlilik, padisahin arzularina pek uygun dsyordu. nk gen prenses eyiz olarak kocasina babasinin en gzel yerlerini getiriyordu" diyorsa da o gnn sartlari ve gittike yildizi parlayan Osmanlilarin durumu dsnlnce bu teklifin bizzat Germiyan Beyi Sleyman Sah'tan gelmis olmasi yadirganmamalidir. Bununla beraber bu meselenin daha nce gayri resm olarak grslp konusuldugu, ancak her iki tarafin arzusunun aika ortaya konmasi zerine erkek tarafi olarak ilk resm tesebbsn Sultan Murad'dan geldigini dsnebiliriz. Germiyan Beyi Sleyman Sah'in elisini, Edirne'de kabul eden Sultan Murad, onun getirdigi kiymetli hediyeleri kabul ettikten ve onu lkesine gnderdikten sonra dgn hazirliklarina baslamak zere kendisi de Bursa'ya gelir. Ilk is olarak bu mutlu ve neseli dgne katilmak iin Mslman hkamdar ve beylere davetiyeler gtrmek zere eliler gnderir. Hicr 783 (1381) yilinda gereklesen bu dgnle ilgili olarak kaynaklar, su ortak bilgileri vermektedirler: Murad , kizi istemek zere Ktahya'ya Bursa kadisi Hoca Mahmud Efendi, Kapi kullarindan Emir-i lem Aksungur Aga, Samsa avus'un oglu avusbasi Demirhan, Yildirim Byezid'in dadisi ile Kadi Mahmud Efendi'nin ve Aksungur'un eslerini (zevcelerini) gnderdi. Sleyman Sah da Cemaleddin Ishak Fakih'i bir heyetle I. Murad'a gnderdi. Ishak Fakih bu heyetle giderken yaninda pek ok hediyeler de gtrmst. Bu hediyelerin iinde meshur Germiyan atlari, Denizli bezleri, altin ve gms gibi gayet kiymetli esya bulunuyordu. Her iki taraf da kendi memleketlerinde tantanali bir sekilde dgn yapmislardi. Murad'in Bursa'da yaptigi dgn hakkinda kaynaklarda bir hayli bilgi bulunmaktadir. Bu bilgi sayesinde o gnn rf, adet, kltr ve folkloru hakkinda nemli sayilacak malumata sahip oluyoruz. Bu da bize dnemin ekonomik, sosyal ve siyas vaziyetini gsterme bakimindan nem tasimaktadir. Buna gre dgn syle olmustur: "Hazirliklar tamamlandi. Etrafin beylerine davetiler gnderdiler. Karamanoglu, Hamidoglu, Menteseoglu, Saruhanoglu, Kastamonu'da Isfendiyar ve Misir Sultanini davet ettiler. Kendi lkesindeki sancak beylerini de agirdilar. Evrenos Gazi'yi de davet ettiler. Ondan sonra dgne basladilar. Etrafin elileri geldiler. Beylerden hediyeler getirdiler. Iyi atlar, katarla develer ve fevkalade seyler getirdiler. Herkes det zre hediyesini verdi. Herkes mertebesine gre yerli yerinde oturdu. Misir Sultani'nin elisi dahi gel-di. O da hediyesini (sau) takdim etti. Ona btn elilerin stnde yer gsterdiler, oturdu. Bunlar, tamam olup oturduktan sonra izin verildi. Kendi sancak beyleri geldi. Hepsi mertebesine gre hediyelerini arz ettiler. Evrenos Gazi'nin hediyeleri ileri geldi. Yz kul ve yz kizoglan cariye. On oglanin elinde ii flori dolu on gms tepsi. Ve on oglanin elinde dahi on altin tepsi ve seksenin elinde gms ibrik ve gms masrapa. Elhasil bunlarin her birinin eli bos degildi. Btn etraftan gelen eliler hayrette kaldilar ki, bu hanin bir kulu byle byk hediyelerle

geldi. Murad Han Gazi gr ki neylese gerektir? Evrenos Beyin getirdigi kullan, karavaslari (criye) etraftan gelen bu elilere taksim etti. Etrafin elilerinin getirdigi atlari da Evrenos'a verdi. Gelen paradan bir kismini da Evrenos'a verdi. Kalanini bilgin ve yoksullara dagitti. Kendisine bir sey birakmadi. Bu dgn kim Murad Han etti kardas Yayildi sofralar dkld ok as Bir ay tamam yenildi nimetler Fakir gani v hem yedi evbas." Sultan Murad, gelini almak zere Bursa kadisi Hoca Efendi'yi, Sancaktari Aksungur'u, Samsa avus'un oglu avusbasi Demirhan'i, kadi efendi ile sancaktarin eslerini ve Yildirim'in dadisini bin kisiden fazla bir birlikle Ktahya'ya gnderdi. Sultanin temsilcileri Ktahya'ya yaklasinca Germiyanoglu Sleyman Sah, lkesinin ileri gelenlerini karsilayici olarak gndererek agirlamada, ikram ve iltifatta bulunmus, gereken saygiyi eksiksiz yerine getirmisti. Misafirlerin her birini durumlarina gre bir konaga indirmis ve herkesin degerine gre uygun yerler gstermisti. Bu suretle ziyafetler ekilmis, ev sahipliginin gerektirdigi btn grevler hakkiyla yerine getirilmisti. Bundan sonra da dgn ve nikah trenlerine baslandi. Nikah, ser'-i serif zere kiyildi. Nikahtan sonra kizini gelin olarak veren Sleyman Sah, eyiz olarak sunulan Ktahya, Simav, Egrigz (Emet) ve Tavsanli'nin devir tarihini de belirterek asnigirbasi Pasacik Aga'yi da yanlarina vererek gnderdi. Aksungur Aga, teslim alinacak kalelerin muhafaza tedbirlerini aldiktan sonra hep birlikte padisahin otagina (Bursa) dogru yola koyuldular. Bursa'ya yaklastiklari zaman devletin ileri gelenleri, padisahin yakinlari ve davetliler, sevin iinde onlari karsilayip sultanin sarayinda harem dairesine indirdiler. Gerek gayesi, Rumeli ftuhatini daha batilara gtrmek olan Sultan Murad, bir taraftan bu plnini uygularken bir taraftan da Anadolu'da birligi kurmaya gayret ediyordu. Bununla beraber mmkn mertebe Anadolu'da savas yapmadan bunu gereklestirmek istiyordu. Zira Anadolu'daki beyliklerin sakinleri de mslmandi. Bunun iin de bazi tedbirlere basvuruyor ve areler dsnyordu. Bu gayesinin gereklesmesi iin akrabalik tesisine gayret ediyordu. Nitekim Ktahya, Simav, Egrigz (Emet) Ve Tavsanli'nin Osmanli idaresine gemesi bu akrabaliklardan biri vasitasi ile gereklesmistir ki bu da, bir zamanlar babasi Orhan Gazi'ye kafa tutmus olan Germiyanoglu'nun, daha nce penelestigi adamin oglu ile hos geinmekten baska aresinin olmadigini anlamasi ile mmkn olmustur. Germiyanoglu, er ge Osmanli hududlari iine girmesi mukadder olan topraklarini pdisaha, kizini da sehzdesi Byezid'e vermek suretiyle siyaset sahnesinden sessizce uzaklasmaya ve sakin bir hayat yasamaya baslamisti. Mkrimin Halil Bey, Osmanlilara verilen yerler arasinda zikredilen Ktahya'nin, beyligin merkezi olmasi hasebiyle verilemeyecegini ileri srmekte ise de arsiv belgeleri, Ktahya'nin da verildigini gstermektedir. Nitekim Sleyman Sah da

buranin verilmesi zerine Kula'ya ekilmistir. Sleyman Sah, Karaman ogullarindan korunmak iin beyligin devaminin bu yolda mmkn olacagini grmstr. 1381 yilinda yapilan dgn dolayisiyla eyiz olarak verilen bir kisim Germiyan topraginin tesbiti "Tapu Tahrir Defterleri"nden de mmkn olmaktadir.

BAZI SEHIRLERIN HAMID OGULLARI'NDAN SATIN ALINMASI


Anadolu Beylikleri arasinda padisahin tasavvurlarini sezerek Germiyanoglunu takib eden Hamideli Emiri de Germiyan'la Karaman arasindaki topraklarini satmak suretiyle hem izzet-i nefsini kurtarmis, hem de boy lsemeyecegi bir rakibin karsisinda haddini bilerek zararli ikmamistir. Yildirim Byezid'in dgnnn sonunda misafirlerin dagilmasi esnasinda Murad Hdavendigr, Hamideli Beyi olan Hseyn'in elisine Hoca Saadeddin'in dili ile "Biraderim Hseyin Bey'e bizden selam edp diyesin ki aramizda olan sevgi ve dostluk ve birlik geregi bir iltimasimiz (istegimiz) vardir. Kabul ettigini bildiren cevabini ve bununla ilgili haberi bekledigimizi bileler." Bundan sonra Karaman beylerinin kendi lkesine karsi iyi niyet ve dostluk beslemedigini, Karaman tarafinda, Hamideli'ne bagli birok kale, sinirlarimizin korunmasi bakimindan bize gerekmektedir dedikten sonra o kalelerin usulnce satilip kendi mlkleri haline getirilmesini ister. Bu sayede de ikisi arasinda (Osmanli-Hamideli) yeniden kuvvetli dostluk baglan kurulmus olsun. Bu dnemde Hseyin Bey de zaman zaman Karamanlilarin saldirilarina ugramakta ve onlardan zarar grmekte idi. Simdi Sultan Murad'in ne demek istedigini anlamis ve onun komsusu olmayi ister olmustu. Fakat, kararlastirilmamis olan satis meselesi ylece duruyordu. Bu esnada Sultan Murad, Ktahya'yi ziyaret etmek zere yola ikmisti ki, Hamid eli hakimi Hseyin Bey, padisahin bu geziyi kendi lkesini ele geirmek iin tertipledigini sanarak biraz nce sz edilen konuyu tekrar ele alarak padisaha satma isine razi olduguna dair haber gnderdi. Bu haber padisaha ulasinca, Beysehir, Seydisehir, Yalva, Karaaga ve Isparta kalelerini satin almak zere temsilcisini gndererek bu kaleler iin epeyce bir para (80000 altin) der. Hseyin Bey, sznden dnmeyerek anilan para karsiliginda isimleri zikr edilen kaleleri satmaya karar verir. Sultanin temsilcisi ile kanunlara uygun olarak Mslman kadilarin imzalari ile satis akdi gereklesmis olur. Bylece bu sehirler de Osmanli Devleti'nin idaresine girmis oldu. Bu sehirlerin Osmanli idaresine girmesi ile Osmanlilarin Anadolu'daki varliklari daha iyi bir sekilde hissedilmeye baslandi. 783 (M. 1381) tarihinde gereklesen bu satis muamelesinden sonra Sultan Murad, adi geen kalelere, kendi adamlarim yerlestirerek oralari timar haline getirdikten sonra Bursa'ya tekrar dner. Grldg gibi Byezid'in evlenmesi, Osmanli Devleti'ne genis ve zengin bazi topraklari baglamisti. Yine bu evlilik trenleri esnasinda Hamideli hakimi Hseyin Bey'den Karaman'a komsu olan alti sehir alinmisti. yle anlasiliyor ki, Hseyin Bey, baslangita buralari vermek istememekteydi. Fakat padisahin gc karsisinda duramayacagini anlayinca bu sehirleri satmak zorunda kalmisti. Bu satis isinden sonra Anadolu'da Seluklu topraklarini blsen beyliklerden , beyliklerinin Osmanli Devleti idaresine girdigini grms oluyorlardi. Bunlar, Karesi, Germiyan ve

Hamideli beylikleri idi. Bunlardan ilki Orhan Gazi'nin fetihleri ile, ikincisi kizinin Byezid ile evlenmesi ile, ncs de satisla olmustu.

OSMANLI-CANDAROGULLARI MNASEBETLERI
Candarogullari'nin, Osmanli hkimiyetini kabul etmek zorunda kalmasi, Anadolu birliginin kurulmasi bakimindan atilmis nemli bir adimdir. Kastamonu, Sinop ve evrelerinde bir beylik kurmus olan Candarogullari, aslen Trkmen bir ailedendir. Beyligin kurucusu Semseddin Yaman Candar'dir. Osmanli Devleti'nin, Balkanlar'da giristigi sistemli ve planli fetihlerden sonra Anadolu'da Germiyanogullari ile Hamidogullari'na ait bazi yerlere sahip olmasi, Candarogullari tarafindan endise ile karsilaniyordu. Candaroglu Beyi Ktrm Byezid (Celaleddin Byezid Bey), babasi Adil Bey'in vefati zerine hkmdar olmustu. ok sert ve hasin bir kimse oldugu anlasilan Celaleddin Bey zamani, i ve dis gaileler sebebiyle huzursuzluk ve mcadeleler iinde gemisti. Celaleddin Bey, memleketinin idaresini en ok sevdigi oglu Iskender Bey'e vermeye mtemayildi. Bu durumu fark eden byk oglu Sleyman Sah, babasinin bu arzusuna ierleyerek kardesini ldrp ortadan kaldirmak iin firsat kollamaya basladi. Bu firsati yakaladigi anda da kardesi Iskender'i ldrmst. Osmanli tarihlerinde Ktrm Byezid diye anilan Celaleddin Byezid'in sert ve hasin tavrini ortaya koymasi bakimindan, ehemmiyet arz eden bir hadiseyi burada zikr etmek gerekir. O, oglu Iskender'i ldren byk oglu Sleyman'in, biri kiz digeri erkek iki ocugunu, yani kendi torunlarini ldrmekten ekinmemistir. Geri Ktrm Byezid, baslangita Sultan I. Murad'a itaatini arz etmekle beraber, gittike byyen Osmanli tehlikesi karsisinda yakin komsulari ile de iyi mnasebetler kurmaya alismakta idi. Daha nce de temas edildigi gibi Ktrm Byezid, tahtini kk oglu Iskender'e birakmak niyetinde idi. Fakat byk oglu Sleyman, kardesi Iskender'i ldrerek babasina isyan etmisti. Bu isyan esnasinda Sleyman, Osmanlilara siginip onlardan yardim istemisti. Sultan I. Murad tarafindan bu yardim istegi kabul edilmis olacak ki, Osmanli kuvvetleri Ktrm Byezid zerine harekete gemisti. Sleyman, Osmanli kuvvetleri ile Kastamonu'ya gelmis babasiyla harb ederek onu Sinop'a siginmak zorunda birakmisti. Hicr 785 (M. 1383) yilinda cereyan eden bu hadise zerine Candarogullari Beyligi, merkezleri Sinop ve Kastamonu olmak zere ikiye ayrilmisti. Bununla beraber Sleyman'in hkmdarligi uzun srmemisti. Durumu, Anadolu birligini saglamak bakimindan kendi hesabina uygun gren Sultan Murad, Sleyman Pasa'yi tevkif ederek Candar Beyli'ginin Kastamonu subesini lkesine ilhak eder. Fakat Sultan Murad'in bu hareketi, Sleyman Bey'e bagli olan Kastamonu halki tarafindan iyi karsilanmamistir. Bir firsatini bulup Osmanlilarin hapsinden kaan Sleyman Pasa, kendine bagli taraftarlarini topladiginda Osmanli kuvvetleri Kastamonu'dan ayrilmaya mecbur olmuslardi. Bylece Sleyman Pasa tekrar hkmdarligina kavusmus oldu. Fakat durumu dikkatle izleyen Sleyman Pasa'nin babasi Ktrm Byezid, Sinop'tan gelerek Sleyman Pasa'yi firara mecbur etmisti. Sleyman Pasa, Sultan Murad'dan tekrar yardim istedi. Sultan Murad, onu tekrar himayesi altina aldi. Sultan Murad,

bununla da yetinmeyerek onu Osmanli hanedanina damat yapti. Sleyman, bu akrabalik ve himaye sayesinde Kastamonu'yu tekrar ele geirdi. Bundan sonra Osmanlilarla dost geinen Sleyman, Osmanlilarin gerek Balkanlar'da gerekse Beylikler zerine yaptiklari seferlerde yardimci kuvvet gndermekten geri kalmadi. Grldg gibi, Osmanli hkmdari I. Murad'in yardimiyla beyligini srdren Sleyman Pasa, Osmanlilarla dost geindi. Bu sebeple Birinci Kosova muharebesinde ve onu takiben Yildirim Bayezid'in hkmdarliginin ilk senelerinde Anadolu beylerinin Osmanlilar aleyhine olan hareketlerinde o, Byezid'e yardimda bulundu.

SEHZDE SAVCI ISYANI


Osmanli tarihinde, ilk ciddi taht kavgasi olarak gsterilen bu isyan hakkinda Osmanli ve Bizans tarihleri arasinda farkli grsler bulunmaktadir. Yeri, zamani ve hatta Savci Bey'in o zamanki yasi hakkinda degisik grsler bulunmasina ragmen bu olay, ileride meydana gelecek olan ve "kardes katli"ne sebep olacak olaylara nclk etmesi bakimindan nemli bir olay olarak kabul edilmesi gerekir. Sultan Murad'in oglundan biri olan Savci Bey'in, babasina karsi ayaklanmasi, Osmanlilari oldugu kadar Bizansi da ilgilendiriyordu. nk bu isyanda Bizans Imparatoru Ioannes'in byk oglu Andronikos da bulunmaktaydi. Zira imparator, Selanik valiliginde bulunan ikinci oglu Manuel'i, saltanat ortagi yapmayi dsnmst. Bylece byk oglu Andronikos'un hakkini ondan daha kk olan kardesine verecekti. Bu, Andronikos'un kizmasina ve ondan intikam almasina sebep olmustu. Bu sebeple her ne pahasina olursa olsun imparatorlugu ele geirmeyi dsnp firsat kolluyordu. Bu firsat, babasinin kendisini vekil birakarak Sultan Murad ile birlikte bazi si beyleri cezalandirmak zere Anadolu'da bulundugu bir sirada ele gemisti. Tam bu esnada Sultan Murad'in, Edirne'de yerine vekil biraktigi Sehzde Savci ile birleserek babalarinin aleyhine bas kaldirdilar. Bu hadiseden haberdar olan Sultan Murad, derhal Rumeli'ne geerek Istanbul yakininda asi kuvvetleri bozguna ugratir. Dimetoka'ya kaan Savci'yi da yakalatarak gzlerine mil ektirir. Buna karsilik Imparator Ioannes, istemeyerek de olsa oglunun gzlerini tamamen kr olmayacak sekilde kaynar sirke ile yaktinr. Hammer'in ifadesine gre Ionnes bunu Sultan Murad'in baskisi zerine yapmak zorunda kalmistir. Osmanli tarihlerinde bu olay daha farkli bir sekilde verilmektedir. Buna gre yeni lkeler feth etmek zere Rumeli'ye geen Sultan Murad, byk oglu Bayezid (Yildirim)'i, gvenlik ve huzur kaynagi olmak, bakimli lkeleri korumak greviyle Anadolu hududunda, Germiyan vilayetinde birakip Ktahya'da oturmasini uygun grmst. Ortanca oglu Yakub elebi'yi Karesi vilayetinde, kk oglu Savci Beyi de Bursa muhafizliginda birakmisti. Savci Bey, genlik heyecani ve atilganligi ile basina buyruk olmak, diledigini yapmak hevesine kapilmisti. Onun bu toylugunu, bazi kt arkadaslari da desteklemislerdi. O da bu dsncelere kanarak babasina karsi bas kaldirmisti. Bylece padisahlik sevdasina dsmst. Tahta oturdugunu ilan ederek kendisine bagli olanlara hazineyi dagitti. Bu tutumuyla bazi eskiyayi yanina ekmis ve lkeyi istedigi sekilde idare etmeye baslamisti. Hatta adina hutbe okutarak evresine karsi saldirilara baslamisti. Btn bunlar, padisahin kulagina ulasinca o da

Edirne'den hareketle bu byk fitneyi bastirmak ve bu fesad atesini sndrmek zere Bursa'ya dogru yrd. Olayin kansiz bir sekilde ortadan kaldirilmasi iin de syle bir plan tasarlanmisti. Savci Bey'in hareket ve tutumundan habersizmis gibi davranilacak, Biga evresinde byk bir srek avi tertiplenecek. Savci Bey de Bursa'dan ikip padisahi ve ordusunu burada karsilayacakti. Bylece baba, bu yigit oglu ile Biga'da at kosturacak ve avlanacakti. ikartilan bu ferman sehzadeye ulasinca o, verilen emre itaat etmemis, evresinde ordu toplayip savas hazirliklarina baslamisti. Onun bu tutumu padisaha bildirilince hkmdar derhal Bursa zerine yrmeye karar verdi. Savci Bey ise yandaslari ile birlikte padisahla savasmak zere Bursa'dan ikip Kite ovasinda babasini karsilar. Sonuta hkmdara bagli olan askerlerin gayreti ile sehzdeye bagli olan eskiya grubu hezimete ugrayip dagilip kaar. Sehzde de yakalanip padisahin huzuruna getirilir. Suunu kabul edip zr dilemesi gerektigi ve bu sayede babasinin kendisini af edecegi bildirildigi halde o byle bir yola girmemis, aksine sert ve gerek disi szlerle babasina karsi gelmeyi srdrmst. Bunun zerine gzlerine mil ekilerek kr edilmisti. Bylece Andronikos ve sehzade Savci Bey gailesini ortadan kaldiran Sultan Murad, bu sefer baska bir olayla mesgul olma zorunda kaldi. Bu da dogrudan dogruya Bizans ile ilgili bir hadise idi Bu olay, o dnemlerde Bizans'in, Osmanlilar karsisindaki durumunu ortaya koymasi bakimindan da dikkat ekmektedir. Hammer bu olayi bize su ifadelerle nakl etmektedir: Imparatorun oglu Manuel, vali bulundugu Selanik'e yakin olan Serez'i Osmanlilarin elinden alma tasavvurunda bulununca padisah, onun bu hainligini, veziri Hayreddin Pasa'yi Selanik'i almakla grevlendirmek suretiyle karsilamistir. Manuel de l veya diri ek geirilecekti. Manuel, kendi kuvvetinin misli olan bu askere karsi koyamayacagini anlayinca sehri yz st birakip deniz yolu ile Bizans'a dnmst. Fakat imparator, yeniden Murad'in sphesini ekmek ve hiddetine ugramak korkusuyla firari ogluna siginma hakki tanima cesaretini gsteremedi. Bunun zerine Manuel Midilli'ye siginmak istediyse de, adanin Ceneviz valisi de onu kabule cesaret edemedi. Sonunda Manuel, her seyi gze alarak padisahin affina ve byklgne bas vurdu. midi de bosa ikmadi. Sultan Murad, dsmaninin kendisine gvenmesinden haz duyacak kadar yksek bir ahlak fazilete sahipti. Manuel'i karsiladi. Hareketinden dolayi yumusak szlerle onu ayiplamakla yetindi. Manuel de hatasini kabul ederek suunun bagislanmasini istedi. Padisah da onu bagisladi. Hatta daha da ileri giderek daha nce kendisini kabul etmeyen babasinin yanina yolladi ve onu iyi karsilamasini istedi. Iste bu zamanlarda Osmanlilarin g ve kuvvetleri o derece yksek ve Bizans'in kuvveti o kadar gevsek idi ki; Imparator, kendi ogluna bile devlet merkezinin kapilarini mttefikinin izni olmadika aamiyordu. Sultan Murad'in en degerli ve teskilati komutanlarindan biri olan ve son zaferi olmak zere Selnik'i Osmanli lkesine katmis bulunan Hayreddin Pasa'nin lm, bu siradadir. Hayreddin Pasa, vefati tarihi olan 10 Zilhicce 789 (22 Aralik 1387) da padisahin yaninda olmayip Rumeli'deki ordunun basinda idi.

andarli Halil Hayreddin Pasa, ordusu ile Yenice-i Vardar'da bulunurken hastalandigi iin Serez'e nakl edilmis ve orada vefat etmis ise de cesedi Iznik'te defn edilmistir. Trbesi Iznik surlarinin disinda Lefke kapisina yakin bir mezarligin ortasindadir. Halil Hayreddin Pasa vefat edince geride Ali, Ilyas ve Ibrahim isimlerinde erkek evlat birakmisti. Mstakimzde, Osmanlilarin nc veziri olarak gsterdigi Halil Hayreddin Pasa'nin ilim ve fazlindan bahseder. Onun, Celaleddin Kazvin'nin belagat ilminden Telhisu'l-Miftah adli eserini serh eyledi yazar. Gerek Osmanli, gerek yabanci tarihlerdeki kayitlardan Hayreddin Pasa'nin ok degerli ve teskilati bir devlet adami ve muktedir bir komutan oldugu anlasiliyor. Filhakika bu zat, idar, asker, mal ve siyas sahalarda ve Osmanli Devleti'nin kurulmasinda birinci derecede rol oynamistir. Iznik'te Yesil Cami adindaki camisi ve yine orada eski ve yeni imret denilen iki imreti, Gelibolu ve Serez'de de camileri vardir. Halil Hayreddin Pasa'nin vefati zerine padisahin yaninda bulunan byk oglu Ali Pasa vezir olur. Devletin, dirayetli ve maharetli bir generali; akilli, zeki ve tedbirli bir veziri olan Hayreddin Pasa, kendisinden daha asagi bir derecede bulunmayan ve hatta bazi ynleri ile kendisinden ok daha stn olan bir padisahin veziri idi. Fetihlerin gereklesmesi ve devletin gelismesinde el ele veren bu iki kisi, basarili bir grafik sergilemislerdir. Gerek Rum, gerekse Osmanli tarihileri arasinda Hayreddin Pasa ile ilgili en fazla belge birakanin, Halkondil oldugu sylenir. Bu tarihi, bu shretli zatla ilgili vesikalar arasinda, Sultan Murad ile Hayreddin Pasa arasinda geen su konusmayi nakl eder: Hayreddin Pasa bir gn Sultan Murad'a der ki: Efendimiz, ordularinla arzu edilen bir amaca erisebilmek iin harp islerini nasil idare etmek gerekir? Padisah bu soruya syle cevap verir: Elverisli firsatlardan faydalanmak, ihsan ve merhametle askerin sevgisini kazanmak suretiyle. Ama firsatlardan faydalanmak demekle neyi kast ediyorsunuz? Gayeye ulasmak iin her vasitayi, degisik ihtimallere gre hesaplamak, ona gre lmek ve karsilastirmak gerektigini sylemek istiyorum. Bunun zerine Hayreddin glmeye baslayarak syle der: Byk bir akillilik ile yaratilmissin. Bunu gryorum. Ancak yapilmasi veya yapilmamasi gereken seyleri nceden bilmedigin ve kendi kendine danisarak bir ciheti red ve digerini kabul etmeye gcn yetmedigi durumlarda, bu vasitalari nasil hesaplayip leceksin?

Bir seye karar verildigi zaman onu hemen yerine getirmek gerekir. Maharetli bir komutan, danismalarinda gayet ihtiyatli davranmali; ama icrada yildirim gibi sr'at gstermeli, ordusunun basinda da rnek olacak derecede yigitlik sahibi oldugunu isbat etmelidir. Iste vezir ile Sultan Murad arasinda, bu konusmalarin erevesine uygun sekilde Bizans Imparatorlugu'nun fethine hazirlanma basladi. Sultan Murad'in, gerek siyas, gerek idar, gerekse meden sahalardaki basarisinin sirrini onun yaratilis, karakter ve anlayisina baglayan bu ifadelere gre o, olaylar karsisinda cesurane kararlar veren bir kimsedir. Hi bir zaman acz belirtisi gsterip kararsizlik sergilemeyen, aksine btn ihtimalleri degerlendirip ona gre areler dsnen bir kimsedir. Olaylari degerlendirirken ok ihtiyatli, karar verildigi andan itibaren yildirim sr'atiyle onu uygulayan bir kimsedir. Bu yn ile o, "XVI. ve XVII. Asirlarda Osmanlilar ve Ispanya" adli eserin mellifi olan Leopold Won Ranke'nin, Osmanli Devleti'nin kudretini teskil eden unsurdan biri olarak kabul ettigi "hkmdar sahsiyetleri" ifadesine hak kazanmis grnmektedir.

OSMANLILARIN BALKANLAR'DAKI MUVAFFAKIYETLERININ MANEV SEBEPLERI


Kurulusundan itibaren Mslman bir topluma istinad eden bnyesi ile ser' hukuku hem amel, hem de nazar bir sekilde uygulayan Osmanli Devleti, bu anlayisim devletin btn sistem ve organlarinda devam ettiriyordu. nk "bu devlette din asil, devlet ise onun bir fer'i olarak grlmstr". Bu bakimdan Osmanli Devleti'nin btn messeselerinde bu anlayisin hakim olmasi ve sosyal bnyenin buna gre organize olmasi normal karsilanmalidir. Bu anlayis sebebiyledir ki, Osmanlilar, Balkanlarda idarelerine aldiklari yerli unsurlarin din ve vicdan hrriyetlerine mdahale etmedikleri gibi onlari diger milletlerin her trl baskisindan da kurtarmislardi. Her ne kadar Osmanlilar, kurulus yillarinda asker islere fazla ehemmiyet veriyor ve asker basarilarini bu sayede hazirliyorlarsa da, onlarin bu muvaffakiyetlerinin sebebini sadece asker saha ile sinirlandirmak mmkn degildir. Bilindigi gibi, tarih bir yerlesim blgesi olarak Balkan Yarimadasi'nin gneyinde Akdeniz bulunmaktadir. Burada yzlerce adasiyla Ege, adeta Balkanlar iindedir. Batida Adriyatik Denizi, kuzeyde ise Tuna irmagi bulunmaktadir. Farkli kltrlere sahip insanlarin yasadigi bu blge, jeopolitik yn ile nemli idi. Balkan yarimadasi iinde stratejik massif daglik blgeler, bogaz ve geitler, devletin kurulus asamalarini belirlemistir denebilir. Bu jeopolitik faktr, Balkanlarda Osmanlilarin yayilis ve fetih dnemlerini anlamak iin byk bir nemi haizdir. yle anlasiliyor ki bazi kimseler, Osmanlilarin Balkanlardaki ilerleyisini ve oradaki hakimiyetini sadece Osmanli asker gc ve karsi tarafin daginik olmasina baglamak istiyorlar. Bylece bir bakima Osmanlilarin fazla bir sey yapmadiklarini anlatmaya alisiyorlar. Nitekim bu konuda:

"Osmanlilarin Balkanlardaki genislemesi, hem i islerini halletmis olmalari, hem de fetih yntemleri yznden kolaylasiyordu. Balkanlarda cografya ve siyaset, siki bir sekilde birbirine baglidir. Daglar, ordularin geisine hesaba katilir bir engel olusturmazlar. Bir ka su yolunun denetim altina alinmasiyla Tuna vadisine geit bulunur. Eger Tuna'ya Demir-Kapi'nin ilerisinde bir noktadan erisilirse Macaristan ve Orta Avrupa akinlara msaittir. Blgeyi isgal etmek isteyenler, Eflak ve Bogdan ynnde hareket edebilir, daha sonra da Karadeniz kiyisi boyunca ilerleyebilirler. Bylesi genis bir arazinin savunulmasi siyas birlik ve bunun olmayisi halinde de isbirligi ve es gdm ister. Ondrdnc yzyilin son eyreginde Balkanlar, siyas bakimdan birlesik degildi. Burada oturanlar, kendi aralarindaki rekabet ve karsilikli kiskanliklarla hirpalanmis bulunduklarindan Osmanlilara karsi birlikte direnis gsterecek takatten mahrumdular." denilip fikirler ileri srlmektedir. Osmanli fetihlerini ve bu fetihlerdeki basariyi, blge halklari arasindaki ekisme ve cograf sebeplere baglayacak kadar basite indirgemek, her halde dogru olmasa gerekir. Zira Osmanlilardan nce de blge, defalarca istilaya ugramisti. Fakat bunlarin hi birinde Osmanli Trk'nn gsterdigi basariya denk bir muvaffakiyete tesadf edilmemistir. Aksine Balkan lkeleri, zaman zaman gelen bu kavimleri kendi bnyelerinde eritmesini bilmislerdir. Bu bakimdan Osmanlilarin basarili olmasinda ve hatta herhangi bir zorlama olmadan blge halklarini kendi dinlerine sokmalarinda baska sebepler aramak lazim gelecektir. Gerekten Osmanlilar, vicdan hrriyetini temel tasi kabul eden, ekonomik ve sosyal haklara saygi gsteren bir anlayisla, idareleri altina giren kavimleri yumusak ve msavati prensipler ile idare ediyorlardi. Onlar, bundan baska trl davranamazlardi. nk mensubu bulunduklari Islm, onlarin baska trl davranmalarina ve idarelerindeki insanlara karsi baska trl muamelede bulunmalarina izin vermiyordu. Islm, Mslmanlarin feth ettigi topraklarda yasayan hi bir kimsenin zorla dine girmesine msaade etmez. O, herkesi inan ve fikrinde serbest birakir. Hak ile btilin neler oldugunu, inanlar arasindaki orta ve dogru yolun hangisi oldugunu bildirmekle yetinir. Zorlama sonunda mslman olma keyfiyetinin Islmi bir hareket olmadigini beyan etmekten ekinmez. Bu sebepledir ki Mslman Trklerle Hiristiyan Balkanlilar arasinda ok iyi bir ahenk tesis edilmis, aralarinda din ayriligindan baska bir sey kalmamisti. Islm'i kabul etmeyenler bile Osmanli idaresinden o kadar memnundular ki, szde kendilerini kurtarmaya gelen Halilara hi iltifat etmediler. N. Jorga (Geschichte des Osmanischen Reiches, I, 456) bu mevzuda sunlari syler: "Ne kadar tedkik edersek edelim, Osmanli Imparatorlugu'nun idaresine giren bir sehir veya bir millet iinde, Osmanli idaresine karsi en ufak bir memnuniyetsizlige bile rastlamiyoruz. Balkanlari kurtarmaya gelen ve ekseriya btn Hiristiyan leminin vicdanlarina hitab edebilecek bir surette Hali seferleri karakteri tasiyan btn Avrupa milletlerinin istirak ettikleri o byk seferlerde bile Osmanli idaresinde bulunan yerli Hiristiyan halkin bunlara katilmak arzusunu gstermediklerini katiyyetle gryoruz. Osmanlilar, sadece idareleri altinda yasayan milletlerin, din hrriyet ve serbestisini saglamakla kalmamis, ayni zamanda Balkanlar'daki milletlerin de bunu kazanmalarina yardim etmislerdi. Sayet Trkler, Rumeli'ye ayak basip Balkan

Trklg'n kurmamis ve farkli kavimlere vatan olmus Balkan cografyasi stnde hkim ve efendi millet olarak teskilat ve idaresini tesis etmemis bulunsalardi, bugn ne Sirp, ne Sloven, ne Bulgar, ne Romen ne de bir Yunan milleti kalmis olurdu. Zira Ortodoks Balkan Hiristiyanligi ne ekmisse dindaslari olan Katolik Latinlerden ekmistir. yle ki bu zulm ve ceberut, Ortodoks mezhebindeki Balkan topluluklarim eritip ortadan kaldirmak yoluna giderken, ancak Trklerin Rumeli'ye adim atmalari ile Katoliklerin bu imha ve kolonizasyon politikasina son vermistir. Byk Lui (Ludwig I, 1342-1382) devrinde Avrupa'nin en byk devletlerinden biri haline gelen Macaristan, Balkanlara gz dikmis ve Vidin Prensligini zapt ederek, Katolikligi byk bir enerji ve tazyikle Balkanlara yaymaya baslamisti. Bu tazyik sonucu olarak Balkanlar, Katolik mezhebine girmeye mahkum olmustu. Fakat Osmanlilarin, Macarlari nlemek zere derhal kuzeye atilmalari bu tehlikeye bir set ekmis ve Balkanlarda Ortodoks mezhebinin serbeste yasamasini mmkn kilmisti. Uzunarsili da bu dnemden bahsederken: "Grlyor ki, yeni dogan Osmanli devletinin sr'atle genislemesinde, denizi asarak Balkanlari isgalinde yalniz fthatin ve devletler arasindaki ihtilaflardan istifadenin ve siyasetteki maharetin degil, ayni zamanda mnev sebeplerin de tesiri vardir. Ancak bu sayededir ki Trkler, Rumeli'de isgal ettikleri (feth ettikleri) genis lkeleri bir avu kuvvetle elde tutmuslardir. Ve yine bu sayede Timur'un sadmesiyle Osmanli Devleti, Anadolu'da paralandigi halde Rumeli'de dimdik durmustur" demektedir. Tarih olaylara bakildigi zaman bu ifadelerin ne kadar gerek olduklari grlr. Geri Osmanli Beyligi, daha kurulus safhasinda iken asker ve adl teskilatla ise baslamisti. Bu esnada zellikle asker islere fazla agirlik verilerek muvaffakiyetin sebepleri hazirlanmisti. Bununla beraber bu zahir (grnr) kudret, halki tamamen ayri dinde olan yabanci bir blgede, yani Balkanlar'da gz kamastiran hizli ve suurlu bir yayilma ve yerlesme iin kfi degildi. Bunun birtakim manev ve ruh sebepleri de vardi. Osmanli Beyligi, Anadolu'daki fetihleri esnasinda hi bir siyas firsati kairmamaya gayret ediyordu. Onlar, feth ettikleri yerlerdeki halkla kaynasarak onlarin din, rf ve sosyal islerine karismiyorlardi. Onlarin, vicdan hrriyetlerine hrmet etmis ve agir vergiler altinda ezilmis olan yeni tebeasindan belli bir vergi (cizye) almakla Yetiniyorlardi. Kanunlara aykiri olarak keyf hibir muameleye msaade etmediler. Bundan dolayi Osmanli Trklerinin sr'atle ilerlemeleri ve feth edilen blge halkinin Trk idaresini kendi idarelerine tercih etmelerinin sebebini anlamak kolaydir. Bu konuda ilk Osmanli eserlerinde (Asikpasazde, Nesr) epey bilgi vardir. Nitekim 1355 yilinda Osmanlilara esir dsms olan Selanik bas piskopos'i Gregory Palamas'in mektubu da bu durumu aik bir sekilde ortaya koymaktadir. O, Hiristiyanlari tam bir serbesti iinde grmst. Orhan'in oglu Sleyman Pasa, ona hiristiyanlik hakkinda serbeste bazi sorular sormustu. Isin daha enteresan tarafi, bizzat sultan Orhan, Palamas ile grsr ve ulema ile onun arasinda bir mnazaranin yapilmasini emreder. Osmanlilar, Anadolu'da nasil Hiristiyan varliklarini ve idare tarzlarini bozmayarak onlari kendi nfuzlari altina aldilarsa bu msaadeyi Rumeli'de daha genis bir sekilde

ve onlarin eski varliklarini muhafaza etmek zere tatbik etmislerdir ki, bunu Osmanli tahrir defterlerinde birok rnekleri ile grmekteyiz. Gerekten, dogrudan dogruya Osmanli ynetimi altina alinan topraklarda Osmanlilar, yerli senyr ailelerinin ogunu eski feodal topraklarinda timar sahibi olarak birakiyordu. Byle bir mazhariyete nail olabilmek iin bunlarin eski dinlerini birakmalari sarti aranmiyordu. 1500 tarihine kadar Rumeli'de pek ok Hiristiyan timar sahibi bulunuyordu. Yani halk gibi yerli aristokrasi de sadece yeni bir hanedani Osmanli hanedanini tanimaktan ve onun hizmetine girmekten baska bir sey yapmiyordu. Henz ilhak olunmayan blgelerde, tbi despotluk veya senyrlkler, kendi aralarindaki anlasmazliklar iin metbulari olan sultana bas vuruyorlardi. Zaten, bastan basa hiristiyanlarla meskn olan Balkan Yarimadasinda bu tarzdaki hareket ve davranisin Osmanli fetihlerini kolaylastirdigi bir gerektir. Kisa zamanda blgeyi bir Osmanli topragi haline getiren mil, bu dilne hareket ve idar siyasetteki inceliktir. Bir taraftan Bizans Imparatorlugunun bozulmus olan idare tarzi, vergilerin keyfi olmasi, Rum bey ve hatta imparatorlarinin kendi kplerini doldurmak isteyerek halki soymalari, asayissizlik ve ekonomik buhran gibi miller, halkin Osmanli idaresini memnuniyetle karsilamasina sebep olmustu. Bizans ve diger derebeylerin idare tarzina karsilik Osmanlilarin disiplinli hareketleri ve feth edilen yerlerin halkina karsi adaletli, sefkatli ve taassuptan tamamen uzak bir siyaset takip etmeleri, vergilerin tebeanin deme imknlarina gre tertip edilmis olmasi ve bilhassa Ortodoks olan Balkan halkini Katolik mezhebine girmek iin lmle tehdid edenlere karsi Trklerin buralardaki unsurlarin din ve vicdan hislerine hrmet gstererek bu ince ve hassas noktayi prensip olarak kullanmalari, Balkanlilarin Katolik tazyikine karsi Osmanli idaresini bir kurtarici olarak karsilamalarina sebep olmustur. Balkan milletleri bunu yapmakla, Osmanlilara karsi byle bir tavir sergilemekle yerinde bir karar vermislerdi. nk Osmanli rejimi, din ve irk ayirimi gzetmeyen, btn tebeayi Osmanli Devleti semsiyesi altinda birlestiren siyas bir idare idi. Osmanlilar, devletlerini kurarken kitleleri eken bu uzlasici, koruyucu ve hos grl siyaseti suurlu bir sekilde takib ediyorlardi. Onlarin idare sistemi, tamamen insan idi. Hi kimse dininden veya irkindan dolayi kk grlmemis, zorlanmamis ve sadece bu sebepten dolayi ldrlmemistir. Bir Batili yazarin bu konudaki grsleri, Osmanlilarin gayr-i mslimlere karsi takindiklari tavirin nasil oldugunu aik bir sekilde ortaya koymaktadir. Ona gre Osmanli idaresinin insan ynn ortaya koyan faktrlerden biri de sudur: "Kendi idaresi altinda yasayan Hiristiyan ve Msevler, vergilerini zamaninda verdike ve Mslmanlari kizdiracak kiskirtici bir harekette bulunmadika onlara en gzel bir sekilde muamele etmek." Osmanli fetihlerinin en aik ve bariz zelliklerinden biri de, onlarin bu hareketlerinin gelisigzel bir macera veya rastgele bir yerlesme ugruna olmamis olmasiydi. Onlarin her hareketi, bilinli bir yerlesmeye ynelik olarak yapilmistir. Bu da feth edilen yerlerdeki halkin hosnutluguna ve yeni idareden memnun olmalarina istinad ettirilmistir. Fetih prensiplerinden biri de yeni elde edilen stratejik yerlere, byk ve nemli sehir ile kasabalara Anadolu'dan gmenler getirtilerek yerlestirmek (iskn) olmustur. Elde edilen topraklar da mir, mlk ve vakif suretiyle muhtelif kisimlara

ayrilip sehir ve kasabalarda derhal ilm ve sosyal messeseler vcuda getirilmistir. Bu isabetli siyaset, gerek Anadolu, gerek Rumeli'nin fethinde o kadar maharetle tatbik edilmistir ki, halk bu yeni idareyi yadirgamadiktan baska gsterilen muamele ve msamahadan memnun kalmistir. Osmanlilarin hosgrsnden bahseden birok yabanci yazar, sadece Balkanlari degil, daha sonraki dnemleri hatta Istanbul'un fethinde gsterilen msamahadan sz ederek Osmanlilarin ne kadar hos grl olduklarini anlatirlar. rnek olmasi bakimindan Brockelmann'in bir ifadesini buraya aliyoruz: "Mslman Trkler, fetihleri esnasinda isteselerdi hiristiyanligi tamamen yok edebilirlerdi. Fakat mensubu bulunduklari din, buna msaade etmez. Bu yzden Ftih Sultan Mehmed, nasil ki daha nce dedeleri, kendi kilise teskilatinda serbest birakmak suretiyle Bulgarlari rahatsiz etmedilerse o da eski din gelenekle taninmis Islm devlet grsne de tamamiyle uygun olarak Ortodoks Rum ruhan sinifinin silsile-i meratibini btn selahiyetleri ile tanidi. Hatta o, hiristiyanlar zerindeki meden hukuk alaninda kaza hakkini tanimak suretiyle kilisenin nfuzunu artirdi bile." der. XV. yzyilin ilk yarisi iinde (II. Murad zamani) Rumeli'yi gezerek Trklerle diger Balkan hiristiyanlarinin sosyal durumlari hakkinda bir mukayese yapmis olan ve Trklerin her konuda Balkanlilardan stn olduklarini gsteren Bertrandon de la Broqulere ise sunlari sylemektedir: "Byk bir refah iinde bulunan Trk kylleri, Hiristiyan kyllerin ogunun aksine olarak hi bir zaman yalin ayak gezmezler, dizlerine kadar ikan sari izme giyerler; Trkler, erken kalkar ve islerine erken giderler. Sknet ve byk bir gayretle is grrler. Rumlar, Sirplar ve Bulgarlarin aksine olarak Trkler, evlerinin kendilerine mahsus olan kisminda ehl hayvan bulundurmazlar. Hi bir Trk, temizce yikanmadan evinden ikmaz. Bir hayvanin yedigi yemegi bir Trk yemez. Bir tavuk kesmek istedigi takdirde bile onu bir mddet temiz yiyecekle besler. Merhamet sahibi olan Trk, harpte mecburiyet altinda insan ldrr. Tabiaten sukt olmasina ve alismakla sertlesmis bulunmasina ragmen siir kabiliyeti yksek, ilme meyil ve istidadi oktur..." Bunlari syleyen seyyah, ahlk bakimindan da Trklerin Balkanlilardan stn olduklarini syle anlatiyor: "Trkiye'de giristigim her is ve bulundugum her mnasebette Trkler'de Rumlara nazaran ok daha fazla arkadaslik duygusunun mevcud oldugunu grdm. Ve Trklere Rumlardan ziyade itimad ettim." dedikten sonra: "Gerek sehirde, gerek kyde Trkler kuvvetli, cengaver, kanaatkr isi, namuslu tccar, sadik arkadas ve himaye edici efendilerdir. Kisaca, dogru ve samimi kimselerdir."

Iste Balkanlari fethe baslayan kk Osmanli Beyligi'nin manev ve sosyal cephesi de byleydi. Bu karakter ve manev cephe, devletin suurlu siyaseti, azim ve irade kudreti ile bir ahenk teskil edince bunun neticesinin ne olabilecegini yine Osmanli tarihi gsteriyor.

OSMANLI KARAMANLI MNASEBETLERI


Daha nce, Anadolu Seluklu Devleti'ne merkezlik (payitaht) yapmis bulunan Konya'nin yeni sahipleri olan Karamanogullari, bir bakima kendilerini Seluklularin vrisi grdklerinden, Anadolu'da stnlk iddiasinda bulunuyorlardi. Bu sebeple de Osmanlilarin, Anadolu'daki gelisme ve genisleme hareketlerine karsi koymaya alisiyorlardi. Geri Osmanli-Karamanli rekabeti, Osmanlilarin Eretna Beyligi'nden Ankara'yi aldiklari zamanda baslamisti. Fakat Sultan Birinci Murad, bir atismaya girmemek ve Mslman kani dkmemek iin byk bir gayret sarf ediyordu. Ancak Osmanlilarin, Germiyan ve Hamid ogullan arazisinden bir kismini evlenme, bir kismini da para ile satin alip Karamanogullan'nin kalbi durumunda olan Konya'ya dogru byk bir ilerleme kayd etmeleri, iki tarafi ayni sinirlan paylasan komsu iki devlet haline getirmisti. Byle olmakla beraber kizi Nefise Sultan'i Karamanoglu Beyi Alaeddin Ali Bey ile evlendiren Sultan Murad, Karamanlilar'la akrabalik kurmak suretiyle Anadolu'dan emin vaziyette Rumeli harektina devam edecegini mit ediyordu. Gerekten de Sultan Murad'in gayesi, Anadolu'daki Mslmanlarla degil, Bati'daki Hiristiyan devletlerle mcadele etmek, oralarda fetihlerde bulunmakti. Nitekim Karamanoglu'nun isyanini ve kendi topraklarina saldirisini duyunca syle demekten kendini alamamisti: "Su ahmak zalimin yaptigi isleri grn. Ben, Allah Tel yolunda din gayretiyle alisarak lkemi birakip, bir aylik yol kfir iine gireyim. Gece ve gndz mrm gazaya sarf etmek iin niyet edeyim, yeyip imeyi terk edeyim, bela ve mihneti seeyim, o gelip bir blk mazlum Mslmanlarin zerine dssn. Yagma edip anlari incitsin. Ey gaziler, bu zalimleri nasil edeyim? Beni gazadan men ederek, bana, Mslmanlar zerine kili sallamak kt isini isletir. Eger vaz geip cihad ve gaza ile mesgul olursam, Mslmanlar zlim eline dser. Eger zerine varirsam gaza kilan gazilerin kililarini m'minlerin zerine dndrmek lzim gelir" diyerek bir hayli tereddd geirmisti. Nihayet, Karamanli'nin bu zulm karsisinda aresiz kalinca, tekrar Anadolu'ya geerek Bursa'ya gelir. Hayreddin Pasa'yi da Rumeli'nde birakir. Sultan Murad, daha sonra bizzat Karamanoglu'na da syle diyecektir: "Hey bedbaht, mfsid, zlim, benim kastim ve isim gece gndz gazaya adanmaktir. Benim gazama mani olur. Ben gazada iken Mslmanlari incitirsin. Ahd emn bilir adam degilsin. Senin kkn kazimayinca huzur ile gaza edemem. Nasil barismak, zira gazaya mani olan ile gaza, en byk gazadir" diyecektir. Hemen hemen btn Osmanli tarihlerinde buna benzer ifadelerin bulundugunu sylemek mmkndr. Btn bunlardan, Sultan Murad'in, Karamanli ile bir savasa girmek istemedigini, zira Mslman kaninin akitilmasina gnlnn razi olmadigini ikarmak mmkndr. Kendi z kizini Karaman Beyine nikahlayip onunla akrabalik bagi kurmasi da bunun aik delilidir. Fakat Venedik, Sirbistan ve Papalik gibi Hiristiyan devletler,

Osmanlilarin Balkan fetihlerini basarisizliga ugratmak iin Karamanogullari'ni Osmanlilara karsi tahrik edip kullanmakta idiler. Bu tahriklere kapilan Alaeddin Ali Bey, 1386 yilinda Osmanlilarin elindeki Hamid Ogullari topraklarina saldirir. Karamanlilar, Osmanlilarin; Hamid Ogullarindan satin aldiklari Beysehri'ni isgal etmekle harbi baslatirlar. Halbuki Osmanli Devleti'nin bir kyne taarruz etmek, byk imparatorluklarin dahi cesaret edemedigi bir hareket iken, kiskirtmalar sonucunda Karamanoglu bu cesareti gstermisti. Bu da onun ne kadar dar grsl, ileriyi grmeyen bir kimse oldugunu gstermektedir. Esasen diger Anadolu beyliklerinin Osman ogullari gibi dahi yetistirememesi, onlari sonunda Osmanlilara katilma mecburiyetinde birakan mhim sebeplerden biri olmustu. Osmanlilar aisindan bu tecavze baktigimiz zaman, olaylarin baska bir boyut kazandigini grrz. Zira bu tecavz kalmadigi takdirde Karamanlilarin ve ondan cesaret alacak olan diger beyliklerin, Balkan ftuhatinin en kritik anlarinda Osmanlilar'i Anadolu'da rahatsiz edeceklerini ok iyi takdir eden Sultan Murad, derhal Anadolu'ya geip Bursa'ya gelir. Sultan Murad, Anadolu'daki beylikler zerindeki nfuzunu gstermek iin Candarogullari'ndan yardimci birlik ister. Bu birlik gelince Ali Pasa ve oglu Sehzade Byezid Bey'le birlikte Karaman seferine hazirlanir. Osmanli ordusunun iinde, antlasma geregi iki bin kadar da Sirpli asker bulunuyordu. Bunlar, yardimci kuvvet niteliginde idiler. Bylece Sultan Murad, Anadolu beylerine kudretinin derecesini gstermek istiyordu. Onlar, Osmanlilarin bu gcnden ne kadar ekinirlerse, Anadolu'da o kadar az Mslman Trk kani akacakti. 1386 Kasim'inda Konya yakinlarinda cereyan eden meydan muharebesinde Osmanli ordusu, Karamanlilari kolayca yenilgiye ugratti. Muharebede Byezid byk bir kabiliyet gstererek zaferin kisa zamanda kazanilmasini sagladi. Bu muharebedeki muvaffakiyetinden dolayi kendisine "Yildirim" lakabi verildi. Byk bir yenilgiye ugrayan Alaeddin Ali Bey, Konya kalesine siginmak zorunda kaldi. Padisah, bu zaferden sonra Konya'yi kusatma altina aldi. Ordu mensuplarinin, kusatilan halktan herhangi bir sey almalari yasaklandi. Yasaklara uymayanlar iin ok agir cezalar kondu. Birka Sirpli, emir disi hareket ettiklerinden, idam cezasina arptirildilar. Sultan Murad, sehri on iki gnden beri kusatma altinda bulunduruyordu. Fakat henz hcuma geilmemisti. Karaman Beyi, mevkiinin tehlikeli durumunu idrak etmeye baslayinca esi ve Sultan Murad'in kizi Nefise Hanim'i, Konya'nin ileri gelenleri ile birlikte ricada bulunmak ve kendisini af etmek iin padisaha gnderdi. Kizinin ricasi zerine Karamanoglunu af eden Sultan Murad, bizzat gelip af dilemek ve elini pmek sartiyle onu af edecegini bildirdi. Bunun zerine Karamanoglu, Osmanli ordughina gelip kayinbabasinin elini pt ve ondan af istirhaminda bulundu. Sultan Murad, Karaman lkesini yine kendisine vererek isyan eden Beysehri zerine yrd. Birka gn iinde orayi tekrar kendine bagladi. Burada bulunuldugu bir sirada Tekke Beyi'nin isyan ettigi haberi ve bu habere dayanarak Tekke zerine yrmesi hususunda Sultan Murad'a tekliflerde bulunuldu. Fakat Sultan Murad, bu teklifleri reddederek:

"Tekke Beyi fakirdir. Hkmeti Istenos ve Antalya sehirlerine inhisar etmistir. Bana isyan edecek ne gc var, simdi onun zerine varmak bizim iin ardir. Sivrisinek kovalamak sahine (veya arslan) yakismaz" diyerek tekrar Bursa yolunu tutar. Konya nndeki maglubiyeti zerine Karamanlilarin Anadolu'daki nfuzlari kirilmis, Sultan Murad'in seferde gsterdigi basarili taktik sayesinde btn Anadolu'da yildizi parlamisti. Bylece, Osmanlilarin Anadolu birligini gereklestirecegi kesin bir sekilde anlasilmis oluyordu. Gerekten bes yil sonra Yildirim Byezid'in Anadolu'yu zapt edebilmesinde Sultan Murad'in bu seferde takib ettigi siyasetin birinci derecede tesiri olmustur. Takriben bir buuk asir devam edecek olan Osmanli-Karamanli harplerinin ilki olan bu savasta yenilmesine ragmen Karamanoglu, Osmanli hkimiyetini hi bir zaman kabule yanasmamistir. Bunun iindir ki Sultan Murad uzaklasir uzaklasmaz, Kosova'yi hazirlamakla mesgul olan Halilarla mzakerelere girismis, fakat korkusundan Kosova muharebesinde Osmanli ordusuna katilmak zere bir birlik gndermekten de geri kalmamistir. Bylece iki yzl bir siyaset takip etmistir.

BALKAN ITTIFAKI VE KOSOVA SAVASI


Siyas ve asker sahada Avrupa'yi titreten Sultan Murad, gerektiginde Anadolu'ya atlayip Karamanoglu ile ellesiyor ve bu namli Trk beyini sindirip tekrar Rumeli'ye geiyordu. Fakat onu burada da bekleyen dsmanlari eksik degildi. Garp dnyasini titreten bu basiretli ve hakim adam, arkadan kendisine karsi birlesen kuvvetleri Kosova Meydan Muharebesinde ezecekti. Sonra da magluba kin ve intikam gsterecegi yerde, bir ruh ve mn medeniyeti kurmus olan devletinin o muhtesem insanlik anlayisi ile dnk dsmanlarina kollarini aacak ve anlari, dindaslarindan grmedikleri bir msamaha, rifk ve yumusaklikla bayraginin glgesinde toplayacakti. Sultan Murad, Karamanoglunu dize getirdikten ve kendisinden sz aldiktan sonra tekrar Bursa'ya dnd. nk devletinin iinde bulundugu siyasi durum ve dsmanlarinin devleti iin meydana getirdigi ittifak, onun uzun mddet baris iinde yasamasina ve srekli asayisten faydalanmasina elverisli degildi. Sirbistan taraflarinda yeni bir firtina bas gsterdiginden, Sultan Murad gerekli tedbirleri almak iin dinlenmeyi birakmak zorunda kaldi. Osmanli saflarinda Karaman Beyi ile savasan Sirplar, memleketlerine dndkleri zaman kendilerine istedikleri gibi riayet edilip saygi gsterilmedigi ve Konya nnde bazi kardeslerinin ldrldgn syleyerek halkin Osmanlilara karsi harekete gemesine sebep oldular. Sirp kralina mbalagali bir sekilde anlatilan haksizlik ve ldrme hadisesi, aslinda basit bir olaydi. nk Konya'nin muhasarasi esnasinda sehrin yagma edilmemesi, bizzat Sultan Murad tarafindan istenmis, aksine davrananlarin ldrlerek cezalandirilacaklari sylenmisti. Buna ragmen bazi Sirplarin emre muhalefet etmesi, byle bir olayin meydana gelmesine sebep olmustu. Sikyetler zerine Sirplar, isyana baslamislar ve Osmanlilara ait olan bazi yerleri isgal etmislerdi. Btn bir Sirp halki, blge halklari ve hatta Bulgarlarin kendilerine

yardim edeceklerine gvenerek ayaga kalktilar. Bulgar Krali Sisman, Sultan Murad'in dostu ve kayinbabasi olmakla beraber gizlice Sirp Krali Lazar ile ittifak etti. Bu arada Karamanoglu ile daha nce muharebe edip anlasan Bosna kralligini da cezalandirmak gerekiyordu. Balkanlari siyas nfuz altinda bulundurmak ve blge halklarinin Osmanliya karsi olabilecek ittifakina mani olmak iin daha nce buralarda (Bosna) bulunan Kula Sahin Pasa komutasindaki 20.000 kisilik bir Osmanli ordusunun hareketini gzleyen ve onlarin maksadini anlayan dsman, Nis yakinlarinda Plonik denen yerde 30.000 kisi ile Osmanli ordusunu byk bir bozguna ugratti. Osmanli ordusu zerine saldiran bu mttefik ordu, yle hareket etti ki Osmanli askerinden ancak bes bini, bu kana susamislarin "genel katliamindan kurtulabildi." 1388'de meydana gelen bu muharebede Hammer'in dedigi gibi ancak bes bin Osmanli askeri kurtulup geri dnebilmisti. Osmanli kuvvetlerinin Plonik'te bozguna ugramasindan byk bir cesaret alan ve Sultan Murad'in da Anadolu'da bulunmasini firsat bilen Bosna, Sirp ve Bulgar krallari, Osmanlilari Balkanlardan srp atmak iin ikinci bir ittifak kurdular. Bu ittifak, sonucu I. Kosova meydan muharebesinde belli olacak Osmanli Trklerine karsi UI. Hali Seferi'ni hazirlamaya sevk etmistir. Dsmanin faaliyet derecesini ve ittifakin nemini kavrayan Sultan Murad, bu ittifakin saglayacagi gc, asker ve siyas yollardan kltmeye gayret etti. Bunun iin sr'atli bir sekilde tedbirler almaya basladi. O zaman Teke, Aydin, Mentese, Saruhan ve Karaman beylerinin askerleri de Sultan Murad'in emrine girdiler. Sultan Murad, hemen savas hazirliklarina giristi. Yoklugunda Anadolu'nun syisini korumak iin, lkesini bes sancaga bld. O zamana kadar Byezid'in idare ettigi Germiyan'i, sehzadenin kardesi Yakub ile birlikte o da Avrupa'ya getiginden dolayi vezir Timurtas'a havale etti. Baska bir Timurtas (Subasi), Sivrihisar ile Sakarya'nin suladigi blgeye tayin edildi. Yine Subasilardan Kutlu Bey, Hamid blgesinde Egridir'e tayin edildi. Sultan Murad, Asya topraginda kalacaklarla Avrupa'ya gidecek askerin komutanlarini da nceden tayin etti. Btn savas hazirliklari tamamlanmisti. Bununla beraber Sultan Murad, seferden nce Sehzde Byezid'in oglunun snnet dgn ve kendisi ile iki oglunun Bizans Prensesi ile evlenmelerini kutlamak iin Yenisehir'e gitti. Padisah, Yenisehir'de yapilan bu dgnler sirasinda hediyeler gndermek ve Karamanoglu'na karsi yapilan savastan nce gsterdigi dostluga karsilik vermek iin, Yazicioglu'nu elilikle Misir'a gnderdi. Dgn henz bitmisti ki, Ali Pasa, hkmdarin emri ile hainliginden dolayi Sisman'i yola getirmek ve Bulgaristan'da Trklerin elinde bulunmayan son yerlerin fethini ve mttefiklerle birlesmeye mahal birakmadan Bulgar kuvvetlerini ortadan kaldirmak iin 30.000 kisilik bir ordu ile yola ikti. Pravadi'ye karsi Beylerbeyi Timurtas Pasa'nin oglu Yahsi Bey komutasinda bes bin kisi ayirdiktan sonra, NadirDerbent bogazindan Sumnu zerine yrd. Balkan'in en dogu bogazinda bir tepenin ortasinda bulunan Pravadi, hcumla alindi. Osmanli Devleti'nin daha sonralari Rusya ile meydana gelen harplerinde ordunun merkezi olacak olan Sumnu, Sisman'in eski kalesi olan Tirnova'nin dstgn duyunca teslim oldu. Sisman ise

Nigbolu'ya kapanmisti. Gcnn, karsi gelmeye yetmeyecegini anlayinca Ali Pasa'dan kendisi ile Padisah arasinda araci olmasini istemisti. Sultan Murad, Silistre'yi kendisine birakmak ve zamani gelen vergi taksidini demek sartiyla barisa razi oldu. Bundan sonra Ali Pasa, Kosova'ya dogru bir birlik gnderdi. Bu akinci firkasi birok esir ile dnd. Ali Pasa, etehezar (Hezargrad) kalesinin teslimi sarti ile esirleri Sisman'a geri vermeye niyetlendi ise de gerek Sisman'in Sz verdigi halde Nigbolu'yu birakmaktan vazgemeyerek onu yeni istihkmlarla kuvvetlendirmesi, gerekse kendisinin de Hezargrad'i elde etmesi dolayisiyla is sonusuz kaldi. Bunun zerine savas daha hizla yeniden basladi. Ali Pasa bir hisar ve bir sehri aldiktan sonra btn kuvveti ile Nigbolu nlerine vardi. Orayi kusatti. Bulgar Krali her taraftan sikistigini ve artik karsi koymanin faydasiz oldugunu anlayinca btn aile halki ile birlikte sartsiz teslim oldu. Osmanli, Pasasi, krali, ocuklarini ve hazinelerini Sultan Murad'in ordugh olarak setigi TaYHshi'ya gnderdi. Padisah, Sisman hakkinda licenab ve civanmerdne bir davranisgosrerdLOnun hayatina ilismedigi gibi kendisine durumuna lyik tahsisat ta bagladi. Ancak onun Bulgaristan'daki topraklarini elinden aldi. Sirp Krali Lazar, mttefikinin maglub olup dstgn grenince, mevkiinin tehlikeli durumunu anlamakta gecikmedi. Firtinanin sinirlarina dogru yavas yavas yaklastigini grnce zorlu bir karsi koymaya hazirdandi. O, sadece bununla da yetinmedi. Bu firtinaya karsi koymak iin taarruza karar verdi. Lazar, generali Dimitriyus'a, Bulgar sinirinda dik bir dagin tepesinde bulunan Sehirky almasini emretti. Sehirky'n evresinde bulunan askerler, o zaman Osmanli ordusunda bulunduklarindan sehir, Sirplilarin eline geti. Ancak Ali Pasa'mn gnderdigi on bin civarindaki asker sehri geri aldi. Sirp muhafizlarini da esir alip istihkamlarini da yiktilar. Lazar bu yenilgiye kizdiysa da cesaretini kaybetmedi. Sadece bir mevkiin kaybedilmesinden dolayi kendisini maglub saymayarak bir kat daha cesaretlendi. Bosna ve Arnavutluk hkmdarlarini kendisine baglamakta olan eski antlasmayi yenilemek iin bir tesebbste bulundu. Onlarin yardimindan emin olarak padisahi kesin bir savasa agirmakta tereddd gstermedi. Kralin komsulari ile haberlesmesi sirasinda Sultan Murad da ogullari Byezid ve Yakub'u yanina getirdi. Bunlar, yanlarina almis bulunduklari Ktahya ve Karesi sancaklari askerlerinden baska Saruhan, Mentese, Aydin ve Hamid illerinin paylarina dsen yardimci kuvvetlerini de almislardi. Bunlara Dobruca Tatarlan komutani Sarac ile Kstendil Prensi Konstantin'in yardimlarina ilaveten o sirada Hac'dan dnen Evrenos Bey de katildi. Bulgaristan isini halletmis olan andarli Ali Pasa, Yanbolu'da padisah ile bulusarak orduya katildi. Osmanli ordusu, Yanbolu'da Tatarpazarcigi yolu ile Sofya'ya geldi. Oradan gneybatiya sapilarak Kstendil'e varildi. Bu istikamette oldugu haber alinan Hali ordusuna dogru gidildi. Ordunun nc kuvvetleri Hicaz'dan dnms olan Evrenos Bey ile Pasa Yigit komutasinda idiler. Sirp despotunun merkezi olan Piristine'nin gneybatisindaki Kosova (Kara Tavuk ovasi) dzlgnde mttefik ordusu ile Osmanli ordusu karsi karsiya geldi. Sirp kaynaklarina gre Osmanli ordusu getigi

hi bir yerde zulm ve tahribat yapmamisti. Ordunun Kosova'ya varisinin ertesi gnnde harbe karar verilecekti. Osmanlilarin, Balkanlardaki durumunu tayin edecek olan bu muharebenin tarihi, kaynaklarda farkli olarak verilmektedir. Sirp, Bosna, Macar, Arnavut, Eflak (Romanya), Bogdan (Moldovya), Hirvat, Bohemya ve bir kisim Bulgarlardan meydana gelen bu muazzam Hali ordusundaki asker mevcudunun, Osmanli kuvvetlerinin bes kati oldugu belirtilmektedir. Bununla birlikte bu ordunun 100.000 civarinda, Osmanlilar'in da 60.000 kadar askerden meydana gelen asker bir birlige sahip oldugu kabul edilmektedir. Aradaki byk sayi farkina ragmen Sultan Murad, komutanlari ile mzakerede bulunur. Onlarin, nasil bir are ve tedbir almak gerektigini dsnmelerini ve dsndklerini de hi ekinmeden aik bir sekilde ortaya koymalarini syler. Bazi komutanlar, Macar atlarinin henz deveye alisik olmadiklarini syleyerek anlari atlara karsi canli bir engel gibi kullanmanin mmkn olabilecegini ifade ile bu develerin dsman atlarina dehset ve dzensizlik vermeleri iin ordunun n cephesine konulmasi teklifinde bulunurlar. Fakat Sadrazam, Gazi Evrenos Bey, Timurtas Pasa ve Sehzade Byezid bu teklife karsi ikip syle dediler: "Develer, svarilerin atlarina dehset vermek syle dursun, agir silahli svariyi grnce kendileri rkeceklerdir. Bu durumda bizim saflarimizin stne atilip kargasalik ve karisiklik dogmasina yol aabilirler." Ayrica, Osmanli askeri gibi din ve devleti ugrunda "feday-i cani, cana minnet bilen" saf ve gvenilir bk askerin itikad zaafina da sebep olabilecegini sylediler. Bu bakimdan hi bir seyden korkmadan ve sadece Allah'a gvenerek meydan muharebesi yapip dsmana saldirmayi teklif ettiler. Bu grs, btn asker erkn tarafindan kabul edildi. Bundan sonra herkes gayet mesrur bir sekilde ve kararli olarak, sabahla birlikte baslayacak olan savasa hazirlanmak zere birliklerinin basina gitti. Bu arada bir sey padisahin dikkatini ekmisti. Dsman tarafindan esmekte olan rzgr, Osmanli askerinin gzne toz toprak savuruyordu. Padisah, byle bir durumun savasta sebep olabilecegi felaketi dsnp zld. Btn gece Allah'a yalvarip O'ndan yardim diledi. Zafer karsiliginda kendisinin din yolunda sehid olmasi iin dua etti. Osmanli tarihleri Sultan Murad'in o geceki mnacat ve yakarisini su sekilde ifade ederler: "Ab-i ry-i Habib-i Ekrem iin Kerbelda revan olan dem (kan) iin Veda gecesi aglayan gz iin Askin ugruna srnen yz iin Ehl-i derdin dil hazini iin

Cana tesir eden enini iin Eyle ya Rab, ltfunu hem rh Hifzini eyle bize pst u penah Ehl-i Islma ol muin u nasir Dest-i a'dayi bizden eyle kasir Ya Rab, mcahidini etme telef Tir-i a'daya (dsman okuna) bizi kilma hedef. Bakma ya Rab bizim gnahimiza Bak sen can ve gnlden ahimiza Sakla gzmz cengin tozundan Islm erini koru saldiridan Bunca yil sren gayretlerimizi Gazalarda sanli kil ismimizi Etme ya Rab kahrinla beni fena Yzm halk iinde etme kara Dinin ugruna ben feda olayim Askerim nnde ben heba olayim. Din yolunda beni sehid eyle Ahirette beni said eyle Mlk-i Islmi paymal etme Menzil-i firka-i dalal etme Keremin oktur ehl-i Islma Dilerim kim erise itmama."

Gerekten, ertesi sabah safakla birlikte yagan yagmur, tozlan bastirdigi gibi agir silahli olan dsman svarisinin atlarinin, seri bir sekilde hareket etmelerine de mani olmustu. O gece, birlesik Hali ordusu da Osmanlilara karsi nasil bir hareket iinde bulunmasi gerektigini, toplamis oldugu harp meclisinde grsmeye baslamisti. Generallerden bir kismi, gece ansizin Trklerin zerine hcum edilmesini teklif etmisti. Fakat kendinden ok emin bulunan ve mutlaka galip geleceklerine inanan Yorgi Kastriyota, gece karanliginin dsmanin firarini kolaylastiracagini, bylece Osmanlilarin bsbtn yok olmaktan kolayca kurtulmus bulunacaklarini ifade ederek bu teklifi reddetti. Osmanli ordusunun aldigi savas dzenine gre Sultan Murad, ordunun merkezinde bulunuyordu. Ordunun sag kolunda veliahd sehzade Byezid, sol kolunda da sehzade Yakub bulunuyorlardi. Evrenos Beyin tavsiyesi zerine ordunun her iki cenahina ihtiyat olmak zere 1000'er kisilik oku birlikleri yerlestirilmisti. Bunlar, muharebenin en kizgin devresine kadar mdahalede bulunmayacaklar, savasin tam kizgin devresinde dsmani oklamaya baslayacaklardi. Rumeli Beylerbeyi Kara Timurtas Pasa Byezid'in, Anadolu Beylerbeyi Sanca Pasa da Sehzade Yakub'un maiyetinde idiler. Evrenos Bey'in birlikleri sag cenahta, Anadolu beyliklerinin birlikleri ise sol cenahta yer almisti. Balkan ve Orta Avrupa milletlerinden ogunun bulundugu birlesik Hali ordusunun merkezinde Sirp krali Lazar, sag kolunda yegeni ve damadi prens Brankovi, sol kolda da Bosna krali Tvartko bulunuyorlardi. Sirplarin top atisiyla baslayan byk meydan muharebesi, sekiz saat iinde kesin bir sekilde neticelendi. Kendilerinden sayi, techizat ve araziyi tanima bakimindan kat kat stn olan mttefik Hali ordusu karsisinda Osmanlilar, byk bir basari elde ettiler. Bu basarida Byezid (Yildirim)'in byk bir payi bulunuyordu. Baslangita bozulmak zere olan Osmanli'nin sol cenahina kendine has pek hizli bir manevra ile yetisip dsmani eviren veliahd sehzade, mttefiklerin korkun yarma hareketlerine ragmen kiskacini amadi ve bu kiskata perisan olan dsmani yok etmeyi basardi. Bas komutan Lazar da dahil olmak zere dsman ordusu Kosova sahrasinda kaldi. Kamak isteyen kk ve daginik dsman birlikleri de arkalarindan yetisen Sehzade Yakub tarafindan imha ediliyorlardi. Bylece Allah, Sultan Murad'in yzn kara ikarmamis, onun geceki dua ve niyazlarina icabet ederek onu muzaffer kilmisti. Fakat bu muzafferiyetin bir bedeli daha olacakti. nk Sultan Murad, duasinda sehadeti de istemisti. Hkmdar, harpten sonra harbin yapildigi sahrayi dolastigi sirada ller arasinda yarali olarak bulunan Lazar'in damadi Milos Obili, mslman olacagini ve padisaha gizli bir sz bulundugunu sylemek istedigini bildirince Sultan Murad'in msaade etmesi zerine yanma yaklasarak yeninde saklamis oldugu haner ile onu kalbinden yaralayarak attan dsrmst. Bu suikast zerine katil, Sultan Murad'in maiyyetinde bulunanlar tarafindan yakalanip ldrlmst. Bu olay, tarihlerde farkli sekillerde anlatilmakta ise de neticesi hep ayni oldugundan fazla teferruata

girmek istemedik. Sultan Murad yaralandiktan sonra bir mddet yasamis, yakinlarinin znt ve kederlerini su szlerle hafifletip onlara vasiyette bulunmustu: "Islm'in zaferi iin kendimin sehid olmasini Allah'tan ben istedim. Dualarim Allah tarafindan kabul oldu. Binlerce hamd ve sena olsun ki, Islm askerini muzaffer grerek hayata veda ediyorum. Oglum Sultan Bayezid'e uyunuz ki o sizi ogullari gibi grsn. Milos'un beni yaralamasina zlmeyin. Sakin reyayi incitmeyin. Mal ve irzlarina tecavz ettirmeyin. Eger reyanin mesru haklarini muhafaza ederseniz Cenab-i Hak da sizi ve devletinizi muhafaza ve payidar eyler, nk rizasi ondadir." Sultan Murad'in yarali olarak dstg yere hemen bir adir kurulup muhafaza altina alinir. Hkmdarin yarasi agirdi. Hayatindan mid kesilince derhal Veliahd Byezid'e haber verilerek oraya agrilir. Dsman takibinde bulunan Byezid, bu kt ve feci haberi alir almaz derhal oraya gelir. Babasini kanlar iinde grnce kendine hkim olamaz. Fakat Murad Hdavendigr, bu an, aglanip feryad edilecek bir an degildir. lm denilen sey herkesin basina gelecektir. Fakat baskalari ile mukayese edildigi zaman sehidligin cana minnet bir nimet oldugunu syleyerek oglunun zntsn hafifletmeye alisir. Ogluna asker ve siyas bazi tavsiyelerde bulunduktan sonra bu fani hayata gzlerini kapar. Ordu merkezinde cereyan eden bu hadiseden kollardaki sehzadeler ile diger komutanlarin haberleri olmamisti. Yine bu sirada Osmanli kuvvetleri tarafindan sarilmis bulunan Lazar, maiyeti ile beraber yakalanarak o esnada lmek zere olan Sultan Murad'a karsilik ldrlmslerdi. Kosova muharebesi, Osmanlilarin Rumeli'de kalmak iin Sirp Sindigi savasindan sonra kazandiklari ikinci byk muharebedir. Biraz nce belirtildigi zere Sultan Murad'in lmn mteakib, devlet adamlarinin da karari zerine zaten o maksatla babasinin yanina agrilmis bulunan Sehzade Byezid (Yildirim Byezid) hkmdar iln edilmisti. Durumdan haberi olmayan ve dsmani kovalamakta olan Sehzade Yakub elebi de "fitne katldan daha siddetlidir" hkmne gre "Baban seni istiyor" denilerek ordu merkezine davet edilmisti. Gelip otagdan ieri girince hemen ldrlmst. nk daha nce, Savci Bey olayi meydana gelmis ve devlet byk bir siyas alkanti iinde kalmisti. Bir daha byle bir olayin meydana gelmemesi iin Sehzade Yakub Osmanli tarihilerinin ifadesi ile sehid edilmistir. Byk bir asker birlige komuta eden Yakub elebi'nin saltanat davasina kalkisacagi gz nnde bulundurularak byle bir areye bas vurulmustur ki bu, btn devlet erkaninin teklifi ve yeni hkmdar olan Yildirim Bayezid'in tasvibi zerine olmustu. Sultan Murad lnce, ikarilan i organlari, sehid dstg yere gmld. Daha sonra cenazesi, oglu Yakub Bey'in cenazesi ile birlikte Bursa'ya gnderilerek ekirge'deki trbeye defn edildi. Sultan Murad'in yaralanip ldg (sehid edildigi) ve i organlarinin defnedildigi yere "Meshed-i Hdavendigr" adi verilen bir trbe yapilmis, daha sonra da buna bir cami ilave edilmistir. Bu trbe zamanimiza kadar Balkan Mslmanlarinin ziyaret ettikleri bir ziyaretgh olmustur.

Sultan Murad'in sehadeti, btn Islm lemini teessr iinde birakmisti. Bunun bir belirtisi olmak zere Memlk Sultani Meliku'z-Zahir Eb Said Berkuk, onun Bursa'daki trbesine konmak zere Kur'an-i Kerim czleri gnderip vakf etmistir. Gazi Hnkr ve Murad Hdavendigr diye meshur olan Sultan I. Murad'in hkmdarligi 27 veya 28 sene devam etmis olup hicr 791 (M. 1389) yilinda vefat ettigi zaman genel olarak kabul edilen grse gre 63 veya 64 yaslarinda bulunuyordu. Bu arada onun vefati esnasinda yasinin 66 oldugunu syleyen tarihilerin bulundugunu da belirtmek gerekir. Muhtelif rivayetlerden anlasildigina gre Murad Hdavendigr'in, Byezid (dogm. 761=1360), Yakub (dogm. 769=1367), Savci (dogm. 773=1371) adinda oglu olmustu. Bazi kaynaklara gre Savci'nin en byk ogul oldugu kayd edilmekte ise de bu, gerege pek uygun degildir. Bundan baska Ibrahim adinda baska bir oglundan bahs edilmekte ise de kaynaklarda bununla ilgili bir bilgi bulunmadigindan bunun kk yasta vefat etmis oldugu dsnlebilir. Otuz yila yakin (27 yil 3 ay) bir zaman, dnya sahnesinin ender rastladigi bir ustalik ve maharetle devletinin mukadderatini sevk ve idare eden Murad Hdavendigr, pek ok hayir yeri meydana getirmekle de shret bulmus bir kimsedir. Gnmze kadar gelen vakfiyesi, onun neler yaptigini, hayrat hakkinda neler dsndgn gstermektedir. Onun su tesisleri bu konuda bize bir fikir vermektedir: Bursa'da ekirge'deki cami, medrese, imret, misafirhane. Bursa hisarinda sarayinin yaninda Hisar Camii, Bilecik ve Yenisehir'de birer cami, yine Yenisehir'de gazi erenlerden Postin ps Baba iin yaptirdigi zviye. ekirge'de bulunan vakfa, vezir Hayreddin Pasa'yi hem mtevelli hem de nzir olarak tayin etmistir. Keza o, annesi adina Iznik'te de 790 Cemayizelevvel ayi baslari (Mayis 1388) tarihli bir imret yaptirmistir. O, ahiret azigi olarak insa ettigi imret ve diger tesislerine pek ok arazi vakf etmistir. Islm gelenege gre tesis edilen vakfiye bize vakiflarinin idaresi hakkinda, kimlerin bu vakiflardan nasil ve ne sekilde istifade edecegini, vakfi bozmaya, haksiz sekilde ondan yararlanmaya kalkanlara nasil muamele edilecegini de aiklamis bulunmaktadir. Bilgi edinilmesi bakimindan onun 787 Cemaziyelahir ortalan (Temmuz 1385) tarihini tasiyan vakfiyesinden bazi pasajlari buraya almayi faydali buluyoruz. "Vakf, hibe ve rehin olunmaz, kimse mlik olamaz. Telef ve helk olmaz. Kimse halef olup vris olamaz. Kiyamete kadar devam eder. Sebeplerden bir sebeple kimse elini uzatamaz, asli zere kalir. Sartlari zere devam eder. Gnlerin gemesiyle vakif ve vakfiye bozulmaz. Allah ve Reslne ve ahiret gnne iman edenlerden, Allah'in ve yarattiklarindan melik, kadi, vezir, muhtesibden ve insanlarin tamamindan hi bir kimse bu vakfi bozamaz. Bir kimse onu tahvil ve tebdil ederse gnah irtikhab etmis olur. Allah'in kitabina ve Reslnn snnetine muhalefet eden ve din kardesinin vakfinin fesadina sa'y eden (alisan) Allah'in gazabina ugrar. Onlarin zerine Allah'in, meleklerin ve btn insanlarin laneti olsun." Grldg gibi bu ifadeler vakfin muhafazasi gayesine ynelik bulunmaktadirlar. Bundan baska bir de vakiftaki hizmet ve onlardan yararlanma ile ilgili bilgiler bulunmaktadir ki buna gre hi kimse imrete inmekten men olunamaz. Hizmetiler, gelenlere gzel bir sekilde

hizmet etmek zorundadirlar. Hele fakirlere bu hizmeti ok daha iyi yapmalilar. nk onlar, kalbi kirik kimselerdir. Bu konuda da vakfiyenin kendi ifadesi ile syle demektedir: "Imrete, byklerden, limlerden, seyh ve sdattan birisi inerse hizmeti bunlara hizmet eder. Bunlarin sanina gre onlara hizmet eder. Hayvanlarina da hizmet eder. Bu hizmet sadece byklere mahsus olmaz. Imrete inenlerin tamamina byle muamele yapilir. Hatta fakir ve miskinlere bu yolda hizmet daha evladir. nk onlar, kalbi kirik olanlardandir. Imretteki kalislar 3 gn geerse bu, mtevellinin reyine baglidir." Skrullah, gazi ve sehid sultanin yaptirdigi hayirlardan bahs ederken sunlari syler: "Bursa'da ahiret iin bir yapi yaptilar. Hem konuk evi, hem cami, hem medresedir. Kimsesizler, yoksullar iin paalardan, tatlilardan, eksilerden daha gzeli olmayan yemeklerin hepsinden verilmesini, konuklarin hayvanlarinin da yemlendirilmesini buyurdu. Hatiplere, hafizlara, mderrislere muridlere ve grencilere vazife karsiligi aka bagladi. O evin karsisinda bir kubbe yapilmasini buyurdu. Her gn ayrica otuz hafiz o kubbede gzel sesle Kur'an okuyup hatm etmektedirler. Mbarek vcudu o kubbede dinlenmektedir." Gerek bu, gerekse daha nce verilen bilgiler, Sultan Murad'in nasil hayir yaptigini, kurdugu vakiflar vasitasiyla onlarin devamini sagladigi ve insanlara hizmeti bir ahiret azigi olarak kabul ettigini gstermektedir. Sultan Murad, tahta ikinca babasinin sikkelerinde oldugu gibi Seluk paralarini taklid etmek suretiyle sikke kestirmistir. Baslangita "kfi"ye yakin, daha sonra da "nesih" yazisi ile kestirdigi sikkeleri grlr. Kfi hatli olan sikkelerinin bir tarafinda kelime-i sehdet, etrafinda ilk drt halifenin isimleri ve diger yznde de "Murad b. Orhan halladallahu mlkeh" ibareleri bulunmaktadir. Sonradan kesilen akalarin bazilarinda kelime-i sehadet ile kendisinin ve babasinin isimleri, bazilarinda da akanin her iki tarafinda Murad b. Orhan yazisi grlmektedir. Sultan Murad'in 790 (1388) tarihli bakir sikkesinde kesildigi tarih ve ay bulunmaktadir. Daha nce de kisaca temas edildigi gibi Osmanli Devleti'nin kurulus hamurunda mayasi bulunan teskiltlardan biri de "ahilik"ti. Bu bakimdan ilk Osmanli padisahlari, bu teskiltin birer mensubu ve hatta reisleri durumunda idiler. Bazi vesikalar, Murad Hdavendigr'in bu teskilatin reislerinden biri oldugunu gstermektedir. Nitekim bu hususta onun Receb 767 (Mart 1366) tarihli olarak Malkara'da Ahi Musa iin yaptirmis oldugu zaviye vakfiyesindeki "ahilerden kusandigim kusagi Ahi Musa'ya kendi elimle kusadup Malkara'ya ahi diktim" ifadesi, onun ahi reislerinden biri oldugunu gstermektedir. Vakfiyesinde de grldg gibi Sultan Murad, bilgin, talebe, garip ve fakir olan kimselere karsi son derece sefkatle muamele eden bir hkmdardir. Hz. Peygamber'in soyundan gelen seyyid ve seriflere karsi ise zel bir ilgisi bulunmakta, onlara saygiyi Hz. Peygamber'e yapilmis saygi olarak kabul etmektedir. Bu sebepledir ki o, lkesinde bulunan seyyid ve serifleri her tri vergiden muaf sayan

fermanlar isdar etmistir. Nitekim, 787 (1385) tarihli bir ferman, onun Seyyid Bzrg Ali'nin evladlarini vergiden muaf saydigini su ifadelerle ortaya koymaktadir: "... Seyyid Bzrg Ali'nin ogullan yaslan ile kapima gelip ettiler. Bizim atamiz sizin duaciniz idi. Biz fakir kullariniz dahi size duacilariz. Biz kullarina bir hkm sadaka eyle ki sizden sonra gelen bizi ve evladimizi ve kullarinizi ve karaveslerimizi (criye) incitmeyeler. Hem simdiye degin atamiz bir dne sr vermedi. Ve koyun hakkin vermedi. Biz kullarina bir ihsan eyle bizden ve evladimizdan srlerin ve koyunlari haklarin kimesne taleb etmeyeler deyicek emr olundu ki, bu sdtlarin evladlari, kullari ve karavesleri ve bir damla kanlan deme can ola. Onlar, benim her defterimden ihrac olalar. Her kim bu hkm grp Seyyid Bzrg adini yazanlara teaddi ederse lnet ba'lnet ola. Rumeli kadilari ve sancak beyleri ve subasilari ve sipahiler her kanginizin yerinde eker bierse bir dne srlerin almayasiniz. Ben bagisladim canim iin olsun. Benim devletime duaya mesgul olalar. Her kande hatirlari dilerse yryeler..."

SULTAN MURAD'IN SAHSIYETI


Tarihler, Osmanli padisahlari iinde, Murad ismini tasiyanlarin ilki olan Sultan Murad'i, orta boylu, yuvarlak yzl, sahin bakisli, ko burunlu, seyrek disli, uzun boyunlu, iri parmakli, sen ve yakisikli bir padisah olarak tasvir ederler. Dahi bir asker ve devlet adami olan Sultan Murad, btn hareketlerinde belli bir pln erevesinde hareket etmis, son anina kadar kabiliyet ve dehasindan bir sey kayb etmemistir. Azim ve idare kudreti, iyilik severligi, tebeasina karsi merhametli olusu ve ordusunda inzibatli, verdigi emrin yapilmasini isteyen ve bunlari takib eden bir hkmdardi. Btn tarihler onun bu zelliklerinde birlesirler. Nesr bu konuda sunlari syler: "Bu Gazi Murad Han dahi, atasi gibi sahib-i hayr idi. Adil ve kmil, din perver, adalet yayici, li himmet, kesiru'l-menfaat (menfaat saglamasi ok), fakir dost, garip oksayici, dsknlere yardimci, rey ve tedbir sahibi, pehlivan, cesur ve yigit idi. Btn mrn gazaya sarf etmistir. Bunun ettigi gazayi Osman'in neslinden hi bir padisah etmedi. Himmet ve cmertlik sahibi idi ki kapisina gelen hi kimse mahrum gitmezdi." Sultan Murad'in sahsiyetinin azametinde ve Trk tarihi bakimindan oynadigi roln ehemmiyetinde, Osmanli tarihileri oldugu gibi yabanci tarihiler de mtefiktirler. Nitekim, Osmanlilari sevmemekle birlikte Sultan Murad'in vasiflarini ortaya koymaktan da kendini alamayan Gibbons, onun hakkinda su degerlendirmeyi yapar: "Otuz sene kadar bir mddet Murad, zamaninin hi bir devlet adami tarafindan stne ikilamayan bir kiyset ile Osmanlilarin mukadderatini sevk ve idare etmistir. Ftih ve Kanun hakkinda ok sey bildigimiz iin Murad, Osmanli sultanlari iinde kendine layik olan yere geememistir. Onun hayati esnasinda meydana gelen inkilablar, btn tarihin en hayret veren olaylarindan biridir. Onun fetihleri

1878'deki Berlin antlasmasina kadar bes asir devam etmistir. Kendisinin harb hususundaki cevvaliyet ve gayreti, babasininki gibi idi. Fakat babasinin tahayyl ettiginden daha genis bir icraat sahasina yayilmis oldugu iin daha mskl vaziyetlere maruz kaldigi halde gevsemedi. Emrindeki komutan-valilerin hi birisi ile arasinda bir anlasmazlik olmadi. Rumlara karsi muamelesi, onlarin seciyesini tayinde mkemmel bir feraseti oldugunu gsteriyor. Bizans Kilisesi erbabi nazarinda, bir kfir ve Isa'nin dsmani idiyse de, onlara Papalardan daha iyi muamele etmekle tevecch ve muhabbetlerini kazanmistir. Hem irk, hem de din mahiyette olan temsil mes'elesinde kazandigi tam muvaffakiyetin en parlak delilini grmek iin Ortodoks Patriginin 1385'te Papa VI. Urben'e yazdigi mektuptan daha iyi bir vesika olamaz. Bunda Patrik, Sultan Murad'in kiliseye hareketlerinde tam bir serbest verdigini syler." dedikten sonra "Osman, etrafina bir irk toplamistir. Orhan bir devlet kurmustur. Imparatorlugu kuran ise Murad olmustur." der. Bizansli tarihi Chalcondyle ise onun hakkinda sunlari syler: "Murad, hayatinda pek ok tehlikeler atlatmis ve pek ok hayir isleri grmstr. Rumeli ve Anadolu'da 37'den fazla byk ve mesakkatli harbi idare ederek hepsinden galip ve muzaffer olarak ayrilmistir. Dsmana muharebe meydanini biraktigi ve arka evirdigi asla grlmemistir. Isleri gzel bir sekilde tanzim ile, mnasib vakti geldiginde menfaatlerini koruyup yerine getirmekte mahirdi. Muharebede ok cesurdu. Sasirip telas gstermezdi. Askerini istirahat ettirdigi zaman kendisi av ile vakit geirir, dinlenmek nedir bilmezdi. Genliginde oldugu gibi ihtiyarliginda da aliskan, enerjik ve sertti. Her seyden nce iyice dsnr, maksat ve meramina ermek iin hi bir seyi ihmal etmez ve unutmazdi. Kendisine boyun egip itaat eden btn milletlere ve sarayindaki efrada yumusaklikla muamele ederdi. Yeri geldigi ve gerektigi zaman mkfatlandirmaktan geri kalmazdi. Herkesi adi ile agirmak adeti idi. Harbe girilecegi zaman askerini mnasib nutuklarla cesaretlendirir, yapilan en kk hataya tekrar etmemesi iin gz yummadan msebbibini cezalandirirdi. Verdigi sz tutan hkmdarlardandi. Aleyhinde dolaplar dndrmek isteyenler elinden kurtulamazlardi." Hammer, Sultan Murad'in dahiyne denilebilecek faaliyetlerini belirttikten sonra "adaleti ve gerektiginde siddeti cihetiyle halki, kendisini hem sever hem de korkardi. Ser' kanunlari itina ile muhafaza eylediginden, kurmakta oldugu devlete, o kanunlari te'kid ve te'yid edecek gayretlerin hi birinde kusur etmezdi." der.

YILDIRIM BAYEZID DNEMI


Babasi, Murad Hdavendigr'in tahta cls etikleri 761 (1360) yilinda dnyaya gelen Byezid, dil, yigit, bilginlerle yoksullari seven, zenginlere sefkat, zahidlerle iyi insanlara saygi gsteren bir hkmdar idi. Ela gzl,

arslan simali, kumral sakalli, grns kirmiziya mail, ak, mdevver ve berrak idi. Heykel gibi saglam ve gl kuvvetli idi. Cenk ve savas gnlerinde korkusuz bir padisah idi. Giydigi elbise genellikle Bursa kadifesindendi. Annesi Gliek hatundu. Osmanli penesinin kavradigi Rumeli agacinda, harp sahasinda hkmdar iln edilip babasinin tahtina oturan Yildirim'in bzusu, daha nice meyvelerini Osmanlilarin etegine dsrmek zere bekleyici idi. O, harp sahasinda hkmdar iln edildiginden muharebeye devam etmekten geri durmadi. Ayrica komutanlardan Pasa Yigit'i Bosna, Firuz Bey'i de Vidin taraflarina akina gnderdigi gibi bizzat kendisi de Kratova gms madenlerini zapt ile skp sehrine Trk gmenlerini iskn ettirdi. Avrupa'nin siyaset aktrleri, Yildirim nvani ile anilan Byezid'in fikir ve dsncelerini pek de bilmez sayilmazlardi. Babasinin biraktigi hududu, mucizeli ordusuyla ggsleyip alabildigine aan, aarken de karsilastigi sayisiz mskllere yutkunmadan katlanan, zellikle kilise iin bir Isa dsmani sayildigi halde, feth ettigi Hiristiyan lkelerinin halkina bu kilise mensuplarindan, hatta papalardan daha msfik ve anlayisli davranan koca Hdvendigr gibi, oglu da acaba ayni siyaset ve insanlik yolu stnde mi yryecekti?

YAKUB ELEBI OLAYI


Sultan Murad'in, Kosova Savasi'nda sehid olmasindan sonra devlet adamlari ile asker erknin ittifaki zerine yerine byk oglu Byezid geti. Asker hareketlerdeki sr'ati yznden "Yildirim" nvanini alan Byezid, Kosova savasinda Rumeli askeri ile sag cenaha kumanda etmisti. Savasin kazanilmasinda da byk bir rol oynamisti. Byezid, henz dsmani kovalamakla mesgul olan kardesi Yakub'u agirtarak hkmdarliga ortak olur endisesiyle onu ldrtmst. Bylece yeni bir buhranin ikmasina da engel olmustu. Bu olay, bazi devlet adamlari ile askerler arasinda ve Osmanli sinirlari disinda kalan Anadolu Beylikleri arasinda Yildirim Bayezid'e karsi bir hosnutsuzlugun dogmasina sebep olur. sikpasazde, bu olayla ilgili olarak "Ol gece askere izdirap dst" diyerek, askerin bu hadiseden nasil mteessir oldugunu anlatmaya alisir. Gerekten bazi yazarlar, Yildirim Byezid'in bu hareketini ok dramatik bir sekilde vermekte ve bunu, Yildirim'in Timur karsisindaki maglubiyetinin sebeplerinden biri olarak grmektedirler. Bu cmleden olarak Fatma Aliye sunlan syler: "Sehzadeler ve asker komutanlar, hezimete ugrayanlan takib ediyorlardi. Yildmm Byezid'e haber verildi. Hemen gelip zt-i shneye mahsus olan ak sancak altina oturdu. O ak sancak, Seluklu Sultani'nin Osman Gazi'ye vermis oldugu sancakti ki o zaman o sancagin altina zat-i shneden baskasi oturamazdi. Yildirim Byezid, o sancagin altina oturmakla ilan-i saltanat etmis oldu.

Zavalli Yakub elebi, hadiseden habersiz olarak ordugha geldiginde yorgunlugunu geirmeye ve rahat bir nefes almaya firsat bulamadan "pederin seni istiyor" diyerek Hdvendigr'in mbarek cesedi zerine kurulan adira gtrlp orada bogduruldu. Bu vak'a, btn tarih kitaplarinda mhim bir konunun ailmasina sebep olmustur. Bunu, Yildirim'in maglubiyet sebeplerinden biri ve belki birincisi olarak kayd edenler de olmustur. Savci Bey de buna bir rnek teskil etmiyor. nk Savci Bey, isyan bayragini ekmisti. Andronikos ile birlikte bir eskiya grubunun basina gemisti. Yakub elebi ise o zaman nemli bir vilayet olan Karesi'yi ok iyi idare etmis, harplerde zaferler kazanmis ve herkesi kendinden memnun etmisti." Murad Hdvendigr'in sehadeti zerine meydana gelen saltanat degisikligi, Anadolu Beylerinin ve zellikle kendisini Seluklularin mirasisi sayan Karamanlilarin ortadan kalkmis gibi grnen dsmanligini tekrar ortaya ikardi. Sehzade Yakub'un ldrlmesini bahane ederek, gya onun intikamini almak zere Byezid'e karsi harp aip her taraftan tecavze kalktilar. Karamanaoglu Alaeddin Bey tarafindan kiskirtilan bu beylikler, Aydinli, Saruhanli, Germiyanli, Menteseli ve Hamideli beylikleri idi. Nitekim Germiyanogullari'ndan Sah elebi oglu Yakub Bey, daha nce Osmanlilar eline gemis olan Germiyan kasaba ve blgelerini geri aldigi gibi Karamanlilar da Beysehri'ni zapt ettiler. Anadolu'da Kara Tatar denilen Mogollarin reisi Mrvvet Bey de Kirsehir'i zapt edip Sivas emiri Kadi Burhaneddin'e teslim etti. Diger beylerin her biri, bu karisikliktan istifade ederek bir takim yerlerin zaptina kalkistilar. Bu durum, Osmanli Devleti'ni ok zor durumlara sokmustu. Babasi tarafindan saglanmaya alisilan Anadolu birligi yeniden tehlikeye girmisti. Sultan Yildirim Bayezid'in bunlara sratli bir sekilde are bulmasi ve isleri dzeltmesi gerekiyordu. Bunun iin Byezid, Anadolu'ya gemeden nce Rumeli'deki durumu derhal dzeltmek gerektigini dsnerek kendisine muhalefette bulunan emir ve askerleri yeniden kendine bagladi. Sonra Sirp Krali Lazar'in henz kk yastaki oglu Istefan Lazarovi'in vasisi olan annesiyle anlasti. Bu yeni Sirp despotu da vergi (harac) ve gerektiginde muharebelerde btn askeri ile birlikte padisahin maiyetinde bulunmayi taahhut ettigi gibi her yil Osmanli padisahini ziyaret etmeyi de kabul ediyordu. Kosova maglubiyetinden sonra gerek Istefan Lazarovi, gerek Pristine hakimi Vuk Brankovi yerlerinde kalabileceklerini hi mid etmiyorlardi. Onlar, Yildirim'la anlasmayi canlarina minnet bildiler. Bu antlasmayi kuvvetlendirmek iin yeni Osmanli hkmdari, maktul Lazar'in kizi Marya Despina'yi nikahlamisti. Bayezid'in bu sekildeki genis msamahasina Anadolu'daki vaziyetin kritik durumu sebep olmustu. Bu baris sayesinde Rumeli'de, disardan gelebilecek ve zellikle Macarlar tarafindan yapilacak tahrik ile meydana gelmesi muhtemel bir muhalefet nlenmis oluyordu. Bylece meydana gelen dostluk, samimi bir sekilde Byezid'in vefatina kadar devam edecekti. Sirplar, Kosova'da hkimiyetlerine son veren darbeyi yemis olmalarina ragmen, din ve mill degerlerine karsi grdkleri genis msamaha ve msaade yznden fatihlerin (Osmanlilarin) idaresine

teredddsz katildilar. Hele Arnavud, Macar ve Dalmayalilara karsi yapilan akinlarda ganimetlere istirak etmeleri, anlari yeni idareye arabuk isindirdi. Yildirim Bayezid, Balkanlar'da kuvvetli kalabilmek iin akinci teskilatini yeniden canlandirmak ihtiyacini hissederek Evrenos Bey, Pasa Yigit Bey ve Firuz Bey gibi komutanlarin, basta Bosna olmak zere Eflak ve Tuna'nin kuzey taraflarina kadar akinlar dzenlemelerini emr etti. Daha nce de kisaca temas edildigi gibi bu akinlar esnasinda skp alinarak sehre Trk ahali yerlestirilmisti. Bu sirada Edirne'ye dnen Byezid, Anadolu'ya hareket etmeden nce burada din ve sosyal messeselerin kurulmasini emr etti. Bylece Edirne bir kltr merkezi haline gelmeye basladi. Gerekten de hl bu gn Yildirim adi ile anilan mahallede bir imret ile kubbesi drt kemer zerinde durmakta olan caminin temellerini atti. Bu arada kendisini tebrike gelen Venedik ve diger Italyan siteleri ile olan ticaret antlasmalarini yeniledi. Yeni hkmdar, Venedik ticaretini himaye etmeyi kabul ediyorsa da gelecek iin fazla teminat vermiyordu. Bu antlasma, daha sonraki Anadolu seferi iin byk bir nem tasiyacakti. Zaten bu yzden Byezid msamahali davranmisti. Byezid, Bursa'ya dnmeden nce hemen hemen bir sehir devleti haline gelmis olan Bizans gailesini de ber taraf etmek istiyordu. Bunu gereklestirebilmek iin de Bizans'taki taht kavgalarindan istifade etmeyi dsnyordu. Bylece Anadolu'da girisecegi faaliyet esnasinda Bizans tarafindan gelebilecek tehlikelerden emin olmak istiyordu. Osmanli Sultani, vaktiyle Savci Bey ile mstereken isyan edip fesat ikarma suundan dolayi hapse atilmis olan Imparator Ioannis'in oglu Andronikos ile onun oglu Ioannis'in mracaatlarini kabul ederek bir miktar askerle Edirne'den Istanbul'a yrr. Imparator Ioannis ile saltanat ortagi olan Manuel'i hal' ederek hapse attirir. Bu arada hapisteki prensleri de kurtarip hkmdar yapar ve bir vergi ile kendine baglar. Fakat kisa bir mddet sonra iki mahpus hapisten kurtularak sultana iltica ederler. Onlar, daha nceki vergiden baska belli bir miktarda asker vererek seferlere katilmayi da taahhd ederler. Bunun zerine Byezid, onlari tekrar hkmdarliga getirir. Bununla beraber Byezid, Andronikos ile oglunu hapse attirmayip kendilerine Bizans topraklarindaki Silivri, Eregli, Selanik vs. gibi yerlerin hkimiyetini verir.

BATI ANADOLU'DA TRK BIRLIGININ KURULMASI


Osmanli tahtinda meydana gelen degisiklikten istifadeyi dsnen ve Yakub elebi'nin ldrlmesini bahane eden Karaman oglu Alaeddin Ali Bey, komsu beylikleri de Osmanlilar aleyhine kiskirtmaktan geri kalmiyordu. O, bununla da yetinmeyerek Osmanlilara ait bazi yerleri de isgal etmisti. Byezid, Balkanlar'da gerekli tedbirleri aldiktan sonra Anadolu harektina baslamak zere eski taht sehri olan Bursa'ya gelir. O, burada, Rumeli'de

bulunup devletin sinirlan zerinde gerekli tedbirleri almakla mesgul olan komutanlarin islerini bitirip gelmelerine kadar bekledi. Bu esnada Bursa'da imar faaliyetlerine devam ederek sehirde cami, medrese, imret, misafirhane, dru's-sifa gibi hayir eserleri yaptirir. Ayrica Seyh Ebu Ishak dervisleri iin de byk bir zaviye insa ettirdi. Skrullah, onun Bursa'da insa ettirdigi hayir messeselerinden bahs ederken syle der: "Bursa'da bir Dru'l-hayr, bir hastahne, Ebu Ishakhne, iki medrese, bir cami yaptilar. Onlarin evkafini tayin buyurdu. Daru'l-hayrin evkafindan olmak zere as ve yemden baska her yil bilginlere ve yerli yabanci yoksullara 600 md bugday verilmek, her gn konuga ve yerliye et ile birlikte 300 anak as eristirilmek zere vakiflarini tayin buyurdu. Hastahne, Ebu Ishakhne, medreseler ve caminin her biri iin ayrica vakiflar tayin buyurdu. Grenek oldugu zere bunlara seyh, tabib, imam, mezzin ve mderris dikip akalarini tayin ettirdi. 30 hafiz, daru'l-hayra, 30 hafiz, camiye tayin buyurdu ki, her gn biri Tanri kelamindan bir cz okuya." Keza o, kaynaklarin ifadesine gre degirmen alistiracak kadar bol ve lezzetli iimi ile taninan Akaglayan adindaki suyu kapali knklerle Uludag'dan sehre indirterek yaptirdigi imret yaninda kemerler zerinden geirip cami, medrese ve hamama taksim etmisti. Artan suyu da mahallelere taksim edip esmelerden akitmisti. Btn hayir ve sosyal tesisler iin de vakiflar tahsis etmisti. Rumeli ve Bizans islerini yoluna koyan Byezid, Sirp kralini maiyeti ile birlikte ordusuna agirip harekete gemek istiyordu. Bizans Imparatorunun oglu Manuel de kuvvetleri ile birlikte Sultan'in ordusuna katilir. Padisah, bundan sonra Kastamonu emri Candarogullari'ndan Ktrm Byezid'in oglu Sleyman Pasa'yi da ittifaka agirir. Bu arada Edirne'de muhafiz olarak kalan Beylerbeyi Kara Timurtas Pasa'yi da Rumeli kuvvetleri ile birlikte Anadolu'ya getirtir. Bu kadar byk bir kuvvet toplamis olan Byezid, bir taraftan Bizans Prensi Manuel'i Rum kuvvetleri ile Alasehir zerine gndererek Bizans Imparatorlugu'na tabi olan bu sehri zapt ettirir. Btn Osmanli kaynaklan ve zellikle bu olayin meydana geldigi anda yasayan Ahmed bu sehrin Byezid zamaninda feth edildigine isaretle: "Ne Alasar kodi v ne Saruhan Ne Aydin u ne Mentese ne Germiyan" der. br taraftan Saruhan zerine yryen Sultan Byezid, burayi harpsiz denecek bir sekilde almis ve emir Hizir Sah ile kardesi Orhan'i Bursa'ya gnderip haps ettirmisti. Bundan sonra Aydin iline giren Byezid, Isa Bey'in fazl, kemal ve yasina hrmet ederek ona kendinin ve ecdadinin evkafina mutasarrif olmak zere kayd-i hayat ile (lnceye kadar) kendisine Tire'yi ikta olarak vermisti. Bu arada Yildirim, Isa Bey'in kizi Hafsa Hatun ile evlendi. Sultan Byezid, daha sonra kayin biraderi olan Germiyan oglu Yakub Bey'in de zerine yryerek basta Ktahya olmak zere btn lkesini alir. Anadolu birligini kurma gayretinde olan Byezid, btn islerini tamamlamadan bu hareketten vaz geecege benzemiyordu. Onun iin

Ahmed ve Mehmet Bey ismindeki iki kardesin idaresinde bulunan Mentese zerine de yrd. Burayi da kendisine baglayan Sultan, aldigi bu yeni yerlerin her birine kendi ogullarini vali olarak tayin etti. Bu arada Ktahya merkez olmak zere meydana getirdigi Anadolu beylerbeyligine Kara Timurtas'i getirmisti. Bundan sonra Hamidogullari beyligine ait yerlerin pek ogunu ele geiren Byezid, bu arada beylige bagli olan Antalya'yi da Osmanlilara bagli bir sancak haline getirdi. Btn bu hareketleri ile Yildirim Bayezid, Anadolu'yu bir Osmanli vilayeti haline getirerek merkeziyeti bir devlet kurmak dsncesinde oldugunu gsteriyordu.

OSMANLI DONANMASININ EGE VE AKDENIZDEKI FAALIYETLERI


1390 senesinin yumusak geen sonbahar ve kis mevsimleri, Osmanlilarin faaliyetlerini daha rahat bir sekilde yapmalarina sebep olmustu. Bati Anadolu'daki beyliklerin Osmanli hkimiyetine girmesi ile Osmanlilar, Ege ve Akdeniz kiyilarinda uzun sahillere sahip olmuslardi. Latinlerin idaresinde bulunan Izmir hari olmak zere btn bir Ege sahilinin alinmasi ile zellikle Aydin ve Mentese Beyligine bagli bulunan deniz kuvvetleri de Osmanlilara gemis oluyordu. Bu da Osmanli deniz gcnn gelismesine sebep oluyordu. Nitekim Osmanlilarin ilk mhim deniz faaliyeti bu zamanda yapilmis ve Sarica Pasa komutasindaki 60 para gemiden mtesekkil bir Osmanli filosunun, Sakiz ve Egriboz adalari ile Yunanistan sahillerini vurmasi zerine Venedikliler, adalardaki garnizonlan ve istihkamlari takviyeye baslamislardi. Sarica Pasa'nin faaliyetlerinden bahs ederken Hammer: "Bu siralarda Azepler komutani Sanca Pasa da Edirne'de baska bir cami yaptirmaya basladi. Bir kara kuvveti firkasinin (tmen) komutanligi ile Osmanli donanmasi komutanligini elinde toplamis olan bu vezir, Akdeniz Bogazi (anakkale) girisinde bir Frenk gemisini esir etmisti. Bu geminin iinde Imparator Manuel'le evlendirilecek olan bir prenses bulunuyordu. Sarica Pasa bu nisanli prensesi sultana takdim edince Byezid, onun gzelligine hayran olarak kendisiyle evlendi." diyorsa da gerekte byle bir olay cereyan etmemisti. nk Yildirim Byezid, sadece hanimla evlenmistir ki bunlar da Germiyan oglu Sleyman Sah'in kizi ve Mevln Celaleddin Rum'nin torunu olan Devletsah Hatun, Sirp Krali Lazar'in kizi Maria Despina ve Aydinoglu Isa Bey'in kizi Hafsa Hatun'dur.

KARAMAN SEFERI
Sultan Byezid, Bati Anadolu'daki beylikleri ortadan kaldirip kendine bagladiktan sonra Karamanogullari zerine yrr. nk Karaman Beyi Alaeddin Ali Bey, Sultan Murad'in vefatini mteakip Hamideli taraflarindaki Osmanli topraklarindan bir kismi ile Beysehri'ni alarak o taraflari vurmustu. Sultan Byezid, nce Hamideli'ne geti, oradan da Teke yani Antalya taraflarina indi. Antalya'yi alip Firuz Bey'e tevcih etti. 1391 senesinde meydana gelen bu hadiseler esnasinda daha nce Osmanli mttefiki olan Candaroglu II. Sleyman, Osmanli'yi kendisi iin tehlike saymis olacak ki Osmanlilarla olan ittifakini bozup Sivas'ta hkm sren Kadi Burhaneddin

ile grsmelere baslamisti. Byezid, Karamanogullari topraklarina girince Karaman oglu Alaeddin Ali Bey, Osmanlilara karsi koyabilmek iin Kadi Burhaneddin ile Candaroglu Sleyman'dan yardim istedi. Fakat Byezid, bu birlik ve yardimlarin birlesmesine firsat vermeden Karamanogullari'na ait bazi yerleri alip Konya'yi muhasara altina aldi. Bu arada Byezid ile basa ikamayacagini anlayan Karaman oglu Alaeddin Ali Bey, Taseline ekilmisti. Kusatma, hasad zamanina tesadf etmisti. Yildirim Bayezid de babasinin yaptigi gibi halkin mahsulne asla el dokundurulmamasini emr etti. Sehir halkindan, kale disinda mahsul olanlara teminat verilerek onlarin rahatlikla disari ikabileceklerini syledi. Bu teminat zerine sehir halki kaleden disari ikabiliyor, hasad edebiliyor ve istedikleri bedel ile Osmanli ordusuna satis yapabiliyorlardi. Gerekten Bayezid, babasi gibi blge halkina ok iyi davranmis ve satis yapmak isteyen halkin herhangi bir korkuya kapilmadan zahiresini getirip satabilecegini bildirmisti. Halk sattigi esyanin karsiligini tamamen aldiktan sonra avuslar refakatinda yerlerine gnderiliyordu. Hammer, Aksehir, Aksaray ve Nigde gibi sehirlerin sirf bu sekildeki bir muamele zerine teslim olduklarini ve kapilarini tekrar Osmanlilara atiklarini yazar. Alaeddin Ali Bey, Kadi Burhaneddin ile Candaroglu Sleyman'dan yardim gelmedigini grnce, kayinbiraderi olan Yildirim Bayezid'den baris istemek zorunda kalir. Bunun zerine Yildirim Byezid, barisi kabul ederek zaten Osmanlilara ait olan ve Karamanoglunun eline gemis bulunan Beysehir, Aksehir ve diger bazi yerleri almak suretiyle antlasma yapar. Bylece iki devletin arasinda Konya Ovasi'ndaki arsamba Suyu sinir olarak kabul edilir. Yapilan antlasmadan sonra buralarin idaresi Sari Timurtas Pasa'ya birakildi. Bylece, daha sonra da devam edecek olan Karaman seferinin bu ikinci safhasi bitmis oldu. Bu seferde Bizans Imparatoru V. Ioannes'in oglu Manuel de Yildirim'in ordusunda bulunuyordu.

ISTANBUL'UN MUHASARASI VE SEHIRDE TRK MAHALLESININ KURULMASI


Yildirim Byezid, Anadolu'daki seferlerle mesgul oldugu sirada Bizanslilar, bu durumdan istifade ile bazi tedbirler almaya basladilar. Bu meyanda Bizans Imparatoru loannis, ayagindaki agrilara ve yatalak bir halde bulunmasina ragmen, Istanbul surlari ile kulelerinin bazi yerlerini tamir ettirmeye basladi. Bu durumdan haberdar olan Yildirim Byezid, bu harekete ok sert bir tepki gstererek tamir ettirilen yerlerin derhal yiktinlmasini ister. Imparator, Yildirim'in yaninda bulunan ve tahtin yegane varisi olan Manuel'i dsnerek tamir edip yaptirdigi yerleri tekrar yiktirir. Ancak Imparator, surlarin yiktirilmasindan kisa bir mddet sonra lnce, Osmanlilarla birlikte Anadolu seferlerine istirak eden ve Bursa'da bulunan Manuel, bir yolunu bularak Bursa'dan kaip Istanbul'a gelir ve babasinin yerine tahta oturur. det oldugu zere, babasinin matem gnlerini geirdikten sonra Byezid'in kendisine ve sehre karsi takindigi tavri dsnmeye baslar. Byezid, yeni

imparatordan (II. Manuel) vergi artirimi, Istanbul'da bir Mslman mahallesinin kurulmasi ve bir cami insasi ile bir kadi tayin etmesini ister. Bizans tarihisi Dukas bu konuyu su ifadelerle dile getirir: "Byezid, Imparator Manuel'e eliler gndererek, Istanbul ierisinde Trklerin "kadi" tabir ettikleri bir hkimin devamli olarak bulunmasini arzu ettigini bildirdi. Bu kadi, Istanbul'da ticaretle istigal eden veya o maksatla oraya gidecek olan Mslmanlar arasinda meydana ikacak olan muamelat ve ihtilaflari muhakeme ve hallu fasl edecekti. Byezid, Mslmanlarin gvur mahkemesinde muhakeme olunmalarinin caiz olmadigini, mslmani, kendi hkiminin muhakeme etmesi icab ettigini, iftiralar ve haksizliklari, daha bir ok seylerle beraber bildirmis, nihayet sunu da ilave etmisti: "Sana emr ettiklerimi yapmak ve taleplerimi yerine getirmek istemezsen, kapilari kapa ve sehrin iinde hkmdarligini yap. Harite bulunan her yer ve her sey kmilen benim olacaktir." Yildirim'in bu talebi redd edilince, Istanbul'u teslim almak iin uzaktan muhasaraya basladi. 1391 senesinde baslayan bu tazyik sonucunda Byezid, Istanbul surlarina kadar olan btn Bizans kylerini muhasaraya basladi. Bu kusatma sonunda Manuel, Istanbul'da birka yz ev ile cami ve mahkemesi olan bir Mslman mahallesinin kurulmasini ve Hali'in kuzey tarafinda bir Trk garnizonunun bulunmasini kabul etti. Ayrica her sene Osmanlilara vermekte oldugu vergiyi de artirdi.

YILDIRIM BAYEZID'lN ANADOLU SULTANI NVANINI ALMASI ve diger OLAYLAR


Abbas Halifeligi dneminde Islm dnyasinda ortaya ikan yeni devletler, Memlk hkmdarlarinin yaninda (Misir) bulunan ve fakat siyas etkinligi fazla olmayan Abbas halifelerinin kendi hkmdarliklarini tasdik etme arzusunu bir gelenek olarak devam ettiriyorlardi. Bylece devletlerinin taninmasi, mesrulugu ve siyas nfuzlarinin artacagina inaniyorlardi. Filhakika, daha Murad Hdavendigr zamaninda baslayan Osmanli-Memlk mnasebetlerinin iyi bir sekilde devam ediyordu. Bu iyi mnasebetler, Yildirim zamaninda da devam eder. Bu sebeple 794 senesi Rebilahir (Subat 1392) ayinda, Rum lkesinde (Anadolu) sultan olmak iin halifeden "tesrif" isteyen Byezid'e, Karak Naibi mir Hsameddin Hasan el-Kuckun'yi birok hediye ile gnderen Sultan Berkuk'un bu vesile ile dostluk hislerini izhar ettigi grlr. Kendisine, halife tarafindan gnderilen tesrifi, Bursa'da giyen ve kili kusanan Byezid, bundan sonra Rum lkesinin sultani nvanini almis olur. Bu arada adi geen elinin ricasi zerine Byezid, Karamanoglu gibi Kadi Burhaneddin Ahmed ile dosta geinmeye razi olur. Bununla beraber Byezid ile Kadi Burhaneddin arasinda mcadele uzun sre devam edecektir.

Byezid'in, halifeden sultan nvanini almasi, onun Anadolu'daki Trkmen beylikleri zerine yapacagi seferleri bir mnda mesrulastiriyordu. Bu, ayni zamanda Anadolu birliginin saglanmasi iin de gerekli idi. Byezid, gerek bu hadiseden nce, gerekse sonra Anadolu isleri ile mesgul olmaya baslar. Bu maksatla daha nce kendisine bagli olan, fakat sonradan Kadi Burhaneddin tarafina gemis bulunan Kastamonu'daki andaroglu Sleyman Pasa'yi ortadan kaldirmak ister. Bir taraftan da Anadolu'da Kadi Burhaneddin'e dsman olan beyleri ve zellikle Amasya'da hkm sren Haci Sadgeldioglu Emir Ahmed'i kendi tarafina ekmeye alisir. 1391'de Kastamonu zerine gereklestirilen bu harekette Byezid, Kadi Burhaneddin'in tarafsiz kalmasini ister. Fakat bu konuda ondan msbet bir cevap alamaz. Ancak tam bu sirada Byezid, Eflk voyvodasi Mire'nin daha nce kendisine karsi yapilmis bir akinin intikamim almak zere, Tuna'yi geip 'Karin Ovasi (Karinbd)'ni yakip yiktigini grenince Kastamonu seferini birakarak Rumeli'ye geer. Arkus Ovasinda yapilan siddetli bir muharebede voyvoda esir edilerek kendisinden agir bir fidye alinmis ve Osmanli tabiiyetini kabul ettikten sonra yine memleketine gnderilmisti. Ayni sene hudud beyleri de byk akinlar yapmislardi. Bu akinlar sonucunda Bosna'ya girerek Naglazinze'ye kadar ilerlemislerdi. Yukarida belirtilen hadiseden sonra tekrar Anadolu'ya dnen Byezid, Kadi Burhaneddin'in, Candaroglu ile birlesmesine meydan vermeden tekrar Kastamonu zerine yrr. Fakat bu defa da mevsimin kis olmasindan dolayi geri ekilmek zorunda kalir. Zira byle bir mevsimde hareket ssnden uzak bir mintikada, dsman lkesinde kalmak dogru bir hareket olmazdi. Bu sebepten dolayi Byezid, tekrar Bursa'ya dner. Nihayet 794 (1392) ilkbaharinda Kastamonu blgesine giren Byezid, Candaroglu Sleyman Pasa'nin lm ile sonulanan savasta, beyligin Kastamonu kolunu ortadan kaldirir. Bununla beraber Sleyman Pasa'nin kardesi olan ve Sinop'ta hkm sren Isfendiyar elebi, Osmanlilarla dost geindigi iin kendisine dokunulmadigi gibi Sinop'ta ayni sekilde kalmasina msaade edildi. Byezid'in, Kastamonu'yu ilhak etmesi ve Osmancik'i kusatmasi zerine bir kismi aiktan aiga, bir kismi da istemeyerek Kadi Burhaneddin'e bagli grnen Kelkit, Yesilirmak ve Canik blgelerindeki beylerin, birer birer Osmanlilara iltihak ettikleri grlr. Bu vaziyet, Osmanlilar ile Kadi Burhaneddin Ahmed arasindaki mnasebetleri olduka gergin bir safhaya soktu. Iki tarafin nc kuvvetleri arasinda orumlu sahrasinda meydana gelen savasta Osmanli askeri bozguna ugrayarak geri ekilmek zorunda kalir. Bu savasta, Byezid'in, Karesi ve Saruhan sancaklari valisi bulunan byk oglu Ertugrul ldrlmst. Bu galibiyet, Anadolu'da Kadi Burhaneddin'in shretini bir kat daha artirdi. Hatta Kadi Burhaneddin, psikolojik etkisinden istifade ile Byezid'in Rumeli isleri ile mesgul oldugu ani, firsat bilerek Amasya'yi kusatma altina alir. Fakat mevsimin kis olmasi ve muhtemel bir Osmanli taarruzundan ekindiginden Tokat'a dner. Bu arada Osmanli kuvvetlerinin byk bir ordu ile Amasya zerine dogru

geldikleri haberini alinca aik bir sahrada onlarla karsilasmamak iin Sivas'a ekilir. Bylece Amasya Osmanli idaresine girer. Sancak beyligine de Byezid'in oglu Mehmed elebi tayin edilir(1393). Bu hareket zerine Taceddinogullari, Tasan oglu ve Bafra emiri, Sultan Byezid'e bagliliklarini bildirerek onun idaresine girdiklerini kabul ederler. Sleyman Pasa'nin, Byezid ile yapilan harpte ldrlmesinden sonra Kadi Burhaneddin'e iltica eden 500 kadar Kastamonu atlisi da Taceddinogullan ve dolayisiyla Osmanlilar tarafina gemis oluyordu. Bu arada Karaman oglu Alaeddin Ali Bey, Kadi Burhaneddin'e eli gnderip Amasya'nin Osmanlilarin eline gemesinden dolayi taziyetlerini bildirmek ve msterek dsmanlari olan Byezid'e karsi birlikte tedbir almak ve grs ahs verisinde bulunmak zere kendisini Nigde'ye davet etti. Alaeddin Ali Bey ile grsp birlesmek zere Sivas'tan hareket eden Kadi Burhaneddin, Karaman oglu ile anlasmak syle dursun, bsbtn bozusup harbe tutusurlar. Aralarindaki dsmanligin gittike bymesi her ikisinin de zayiflamasina ve rakipleri olan Byezid'in daha fazla kuvvetlenip Anadolu'daki kuvvetini daha saglamlastirmasina sebep oldu. Rakiplerinin arasinda meydana gelen anlasmazligi gren Byezid, artik kendisinin Anadolu'da durmasina gerek kalmadigini anlayarak yeniden Rumeli'deki faaliyetlerine baslar. Sultan Byezid'in bu dnemdeki faaliyetlerini inceleyen Mkrimin Halil Yinan, kaynaklarin verdigi bilgilere dayanarak syle der: "1393 senesi Nisaninda Venedik Senatosu, Trklere karsi birlikte harp etmek zere Macar Krali ile bir antlasma yapmaya karar vermis ve Macar Kralini harbe tesvik etmeye baslamisti. Diger taraftan uzun zamandan beri Istanbul'da kusatilmis olan Imparator Manuel, Hiristiyan devletlere mracaat ediyordu." "Macar Kralinin, Tuna kenarina gelmis olmasi ve Bulgarlarin bunlarla birlesme ihtimali, Byezid'i endiselendirdiginden Bulgar kralliginin son kisminin da ortadan kaldirilmasina karar verir. Bunun iin byk oglu Sleyman komutasinda bir ordu gnderdi. Bu ordu, Bulgarlarin payitahti olan Tirnova'yi uzun ve siddetli bir muhasaradan sonra feth etti. Daha sonra Tuna sahilinde birer mstahkem mevki olan Silistre, Nigbolu ve Vidin zapt olundu. Nigbolu'ya kapanan Bulgar Krali Sisman, oglu Aleksandr ile birlikte esir edildi. Rivayete gre kral ldrlms, oglu da Mslman olarak Byezid'in maiyetine girmistir. Macar Krali Sigismond, Bulgar lkesinin Trkler tarafindan alinmasi zerine Hiristiyan devletlere mracaat etmis ve Trklere karsi msterek bir Hali hareketi yapilmasi iin papayi tesvik etmisti."

YENI BIR HALI ITTIFAKI VE NIGBOLU SAVASI


Osmanli sinirlarinin Macaristan'a kadar dayanmasi, Macar Krali Sigismond'u korkutmaktaydi. Zira Sigismond, ufuktan azametle yuvarlanip gelmekte olan Osmanli dalgasinin, er ge kendi lkesini de basacagini grmekteydi. Tek basina altindan kalkamayacagini bildigi bir tehlikeye karsi

gece ryalarini, gndz hlyalarini tutan mid, her seye ragmen yine de bir Hali ordusunun yardiminda gryordu. Fakat imdadina agirabilecegi devletlerden Venedik, bu Katolik dindasina mzaheret eder grnmekle beraber, Sigismond'un zaferinin Balkanlarda bir Macar hegemonyasina yol aacagindan da endiseleniyordu. Cenevizliler ise siyas ve iktisad hayatlarinin saglikli bir sekildeki devamini Osmanlilarin tevecchn kazanmakta grdklerini gizlemiyorlardi. Sigismond, Osmanli tehlikesini bertaraf etmek ve hatta Kuds'e kadar gidebilmek iin Avrupa'nin muhtelif memleketlerine eliler gndererek yeni bir Hali ittifakinin kurulmasini istiyordu. Bu ittifakin kurulmasi iin Papalik makami da, yogun bir faaliyete giriserek kiliselerde Mslman Trkler aleyhinde vaazlar verdirmeye basladi. Bu tesebbsler, hedef Trkler oldugu iin kisa bir sre iinde olumlu bir sonu verdi. Bylece Sigismond ile isbirligi yapan Avrupa, heyecan ve mid iinde idi. Yalniz Fransizlar degil, Ingiltere, Iskoya, Lehistan, Avusturya, Italya, Isvire ve Gneydogu Avrupa lkelerinden gelen kuvvetler, Bulgaristan'da Sigismond 'un komutasi altinda toplanmaya basladi. Avrupa'nin her ksesinden szlp gelen cengaver, cesur ve tecrbeli svalyeler, Osmanli ordusunu aramaya basladi. Birlesik Avrupa kuvvetlerinden meydana gelen bu birlikler, Sigismond'un kendilerine bildirdigi gibi, karsi tarafta bir tecavz hareketi gremeyince, arastirmaya basladilar. Onlar, bu salib (ha) dsmanini bulup tepelemek istiyorlardi. Onlara gre bunu yapmak bir zaruret idi. Zira bu bir ha seferi idi. Ona tapmayani ezmek yolunda gecikmek olmazdi. stelik Eflak Voyvodasi Mire ile Bizans Imparatoru da Osmanlilar ile olan ittifaklarini bozmus, gizli gizli hazirliklarini tamamlamislardi. Papanin destegi ile tertiplenen bu Hali seferine batili btn svalye ve asilzdelerin katildiklari grlmektedir. Osmanlilara karsi byk bir kin ve nefret hissi ile dolu olan Halilar, Avrupa'yi bunlardan (Mslman Osmanlilar'dan) temizlemek istiyorlardi. Bunun temini iin de her sey yapilabilirdi. Byk bir birligin toplanmasi gerekiyordu ki bu da gereklesmisti. Nitekim, maiyetinde 1000 Fransiz svalyesi ile 7000 civarinda yardimci ve cretli asker bulunan Burgonya dukasi Jean de Nevers basta olmak zere birok asilzdenin maiyetindeki Alman, Ingiliz, Italyan, Ispanyol ve Polonyali svalyeler oldugu gibi, 1394 seferinin intikamini almak isteyen Eflk Voyvodasi Mire ve bir kisim Erdel kuvvetlerinin istiraki ile mevcudu 100.000'i (Skrllah, Behetu't-Tevrih 130.000 kisi) bulan ve Trkleri Avrupa'dan srmek gayesini gden bu Hali ordusu, Tuna boyunca ilerleyerek Vidin ve Rahova'yi aldiktan sonra 12 Eyll 1396'da Nigbolu nne gelmisti. Venedik ve Rodos gemilerinden mtesekkil bir donanmanin da yardimi ile kaleyi muhasaraya basladilar. Osmanli tarihi bakimindan nemli olan bu zaferi, kaynaklarin msterek dili ile kisa ve ana hatlari ile buraya almak istiyoruz. Nigbolu kalesini kusatma altina alan Hali ordusuna karsi kale muhafizi Dogan Bey, siddetli bir mdafaada bulunur. 15 gn devam eden bu kusatma esnasinda Istanbul nlerinde bulunan Sultan Byezid, Halilarin hareketini duyar duymaz,

muhasara manciniklarini yakip, Sucaeddin Evrenos Bey'i ileri gndermisti. Kendisi de Islm lemine mracaat edip durumu bildirdikten sonra yaninda bulunan 10.000 askerle yola ikar. Anadolu ve Rumeli kuvvetlerinin Kara Timurtas ile sehzadelerin komutasinda sr'atle toplanip Edirne'de kendisine ulasmalari zerine 60.000 kisiden meydana gelen Osmanli ordusunun basina geen Sultan Byezid, sr'atle Sipka geidini asmis ve Timova'da Stephan Lazarovi ile birlestikten sonra Osma vadisinde Nigbolu ovasina hakim bir tepede ordughini kurar. Kaynaklarin verdigi bilgilere gre kalenin erzak ve mhimmat durumunu bizzat tesbit eden Byezid, 25 Eyll 1396 pazartesi gn (Osmanli kaynaklarinda Cuma) Nigbolu nnde meydana gelen savasta mahirne bir manevra ile iki kisma ayirdigi ordusunun yaya askerini yani yenierileri merkeze koyup onlarin etrafinda kapikulu svarilerini tesbit ile sag ve sol kollara timarli sipahileri koymustu. Arkada da ihtiyat kuvvetleri bulunuyordu. Osmanli ordusunun harb nizami hill veya agzi aik kerpeten seklinde idi. Iki ordu, Nigbolu kalesi yakininda karsilastilar. Galibiyet serefini kazanmak isteyen Fransiz svarileri, baslangita Byezid'in merkezde yenierilerin nndeki ilk kademede bulunan ve Azep denilen hafif yaya kuvvetleri zerine yklenip onlari maglub ve imhaya basladilar. Fransizlar, teslim olanlari bile ldrdler. Bundan sonra da Azeplerin gerisindeki Yenieri kuvvetleri zerine yklendiler. Fakat Yenierilerin ok yagmuruna tutularak epey telefat verdiler. Ayni zamanda da sol kanatta Anadolu askerine komuta eden Sehzade Mustafa kuvvetlerinin yandan taarruzuna ugradilar. Fakat, bunlari da bertaraf ederek ilerlediler. Pln geregince Osmanli merkez kuvveti bir miktar geri alindi. Bu ekilmeden cesaret alan Fransizlar, daha da ileri giderek kiskacin iine girdiler. Onlar, Osmanli plnini bilen Sigismond tarafindan ileri gitmemeleri ve kiskacin iine girmeyip beklemeleri hakkinda verilen emri dinlemediler. Bu defa pln geregi Osmanlilarin nc hatti da ikiye ayrildi. Bylece Fransizlar tepeyi isgal etmis ve muharebenin Trklerin maglubiyeti ile neticelendigini zannettikleri sirada bizzat pusudan ikan Byezid'in komutasindaki kuvvetlerle karsilasinca sasirdilar. Fakat fazla zayiat vermemek iin daha nce atlardan inmis ve yaya olarak harb eden Fransizlar, geri dnp atlarina binmek istedilerse de kaacaklari kapinin kapanmis oldugunu grerek sasirdilar. Bunlari kurtarmak iin Sigismond'un gnderdigi kuvvetler ilerleyemeyerek geri ekilmek zorunda kaldilar. Tuzaga dsms olan kuvvetler kismen imha ve kismen esir edildiler. Osmanli ordusunun merkezine hcum eden Fransiz kuvvetleri ile olan muharebe, saat kadar srmstr. Eflk Voyvodasi Mire, muharebenin gidis seklini grnce neticeyi kestirerek hemen memleketine dnmst. Muharebenin en tehlikeli olan ilk safhasi bittikten sonra Trk kuvvetleri, derhal ve siddetle Sigismond'un kuvvetlerine hcum etmislerdi. Ihtiyat kuvvetlerini bile muharebeye sokmus olan Macar Krali, hibir basari elde edemedi. Sonunda kesin sonucun alinma zamaninin geldigini gren Yildirim Byezid, kendi ihtiyat kuvvetlerini taarruza geirmek suretiyle Halilari mthis bir panige ugratti. Sigismond, maiyetindeki bazi adamlarin yardimi ile Tuna nehrine gelip kendini bir baliki kayigina zor atti. Nehirdeki Venedik amirali Mocenigo'nun kadirgalarindan birine yanasarak Karadeniz yolu ile

Istanbul'a gelebildi. Oradan da Marmara ve anakkale Bogazindan geip Modon limanina ugradiktan sonra Dalmaya'ya ikarak memleketine gidebildi. Nigbolu muharebesinde Hali ordusuyla gelen prens ve asilzdelerden bir kismi ldrlms bir kismi da esir alinmisti. Muharebe sonunda savas meydanini gezen Yildirim Byezid, kendi hudud muhafizlarinin ve teslim olmalarina ragmen bir kisim esirlerin insafsizca ldrldklerini grnce fevkalde mteessir olup gzlerinden yaslar akmisti. Kendi esirlerine yapilan bu muameleyi gren Byezid, buna karsilik olmak zere dsmandan ele geirilen esirlerin bir kismini ldrtt. Harbe istirak etmeden kamis olan Eflk kuvvetleri ile Hirvat askerlerinden baska, diger btn dsman kuvveti ya imha edilmis veya kaarken nehirde bogulmustu. Nigbolu'da esir dsenlerden bir kismi nce Edirne'ye oradan da Gelibolu'ya gtrlp Hali donanmasi ile bogazdan gemekte olan Sigismond ve maiyetindekilere teshir edildikten sonra Bursa ve Mihali'e nakledilmislerdi. Bunlardan bir kismi da Memlk sultani el-Meliku'z-Zahir Ebu Said Berkuk'a gnderilmisti. Nigbolu'da esir dsen asilzdeler, sonradan Macaristan, Fransa ve Kibris krallarinin tesebbs ve Midilli prensinin kefaleti ile 200.000 altin florin fidye karsiligi serbest birakilmislardir. Nigbolu'da elde edilen parlak zaferden sonra daha nce dsmanin eline gemis olan kaleler geri alindigi gibi Osmanli himayesinde bulunan Vidin Bulgar kralligina da son verilmisti. Bundan sonra Macaristan'a byk bir akin yapilarak klliyetli miktarda esir alinmisti. Bu savastan sonra Garp dnyasi bir anda en sekin asilzdelerini kayb etmis, sngden kurtulan veya Tuna'da bogulmayan kili artiklari ise bassiz, idaresiz ve perisan kafileler halinde geldikleri yerlere dogru daglara dsmslerdi. te yandan Nigbolu muzafferiyetinden elde edilen ganimet ve fidyelerden alinan hisseler ile Anadolu ve Rumeli'de birok hayrat yaptiran Byezid'in Nigbolu'da ismine izafe edilen camii de bu sirada yaptirmis olmasi muhtemeldir. Savasi mteakip, akinci ve sekbanlar yerlestirilmek suretiyle u beylerinin faaliyet merkezi haline getirilen Nigbolu, serhad livasi olarak Osmanli idaresinde mhim bir rol oynamistir. Genellikle Tuna geitlerine hakim bir noktada, Eflk'i tehdid eden bir s zelligini tasiyan Nigbolu, Osmanli hkmdarlarinin zaman zaman Eflk ve Macaristan seferlerine iktiklari bir yer olarak Eflk ve Macar krallarinin taarruzlarina hedef olmustu.

ISTANBUL KUSATMASI
Nigbolu zaferinden nce Istanbul'un Yildirim tarafindan kusatma altina alindigini, fakat zaferle sonulanacak olan Nigbolu hadisesi sebebiyle muhasaranin kaldirildigina daha nce temas edilmisti.

Yildirim Byezid, Hali ittifakinin tesvikisi durumundaki Imparator Manuel'e eli gndererek Istanbul'un teslimini istemisti. Manuel bu istege cevap bile vermedi. Bunun zerine sehrin dis dnya ile irtibati kesilerek kusatma daraltildi. O dnemlerde kale surlarini yikacak byklkte toplar bulunmadigindan sehir halkinin alik sikintisi ile teslim olacagi dsnlyordu. Gerekten de halk, bu yzden sehri teslim etmeye meyilli idi. Zira Istanbul halki, Manuel ve Silivri Beyi Ioannis taraftan olmak zere ikiye blnmst. Henz deniz kuvvetleri fazla gl olmayan Osmanlilar, denizden bir sey yapamadiklari gibi, gelecek olan yardima da mani olamayacaklardi. Bununla beraber, Bizans'in Karadeniz ile olan baglantisini kesmek iin Bogazii'nde mstahkem bir kale, yani Anadolu Hisan (Gzelce Hisar) insa ettirilip Istanbul'un muhasarasi siddetlendirildi. Tam bu esnada bas gsteren Timur tehlikesi zerine Yildirim Byezid, muhasarayi kaldirmak zorunda kaldi. Bu arada Bizans, Yildirim'in sartlarim da kabul ediyordu. Buna gre: 1- Her sene Osmanli hazinesine verilmekte olan haracin arttirilmasi. 2- Istanbul'da bir Trk mahallesi kurularak bir cami yapilmasi. 3- Istanbul'daki Mslmanlarla Rumlar arasindaki anlasmazliklari Islm hukuku erevesinde karara baglamak zere bir kadi tayin edilmesi. 4- Silivri de dahil olmak zere Silivri'ye kadar olan yerlerin Osmanlilara terki. Bizans Imparatoru, bu antlasmaya riayet ederek Istanbul'da Sirkeci'de Trkler iin yedi yz hne ile bir mescid tedarik etmisti. Padisah da Istanbul'da ikamet etmek zere Tarakli Yenicesi ile Gynk ve Karadeniz sahili taraflarindan buraya gmen nakl ettirerek iskan etmisti. Ayrica kadi (hakim, yargi) ve imam da tayin etmisti. 3- KARAMANOGULLARI'NIN OSMANLILARA BAGLANMASI Osmanlilarin, Rumeli'de yeni sefer ve fetihlerle ugrasmasini firsat bilen ve Osmanogullari'nin btn bir Avrupa'ya karsi gelemeyecegini dsnen Karamanoglu Alaeddin Ali Bey, bu sirada Osmanlilara ait olan Ankara'ya yryerek orayi ele geirdi. Burada bulunan Anadolu Beylerbeyi Sari Timurtas Pasa'yi esir aldigi gibi maiyetinden bir ok kimseyi de ldrd. 1395 ve 1396 yillarinda Kadi Burhaneddin ile yaptigi muharebelerde yenilen ve Aksaray sehrini kayb eden Alaeddin Ali Bey'in Ankara'yi ele geirmesi, byk bir hata idi. nk Nigbolu savasindan sonra kendisini ok daha kuvvetli gren ve Avrupa'dan hi bir tehlike beklemeyen Yildirim Byezid'le tek basina karsi karsiya kalmisti. Bu hareketi ile o, Karamanlilari, Anadolu Seluklulari'nin mirasindan da mahrum etmis oluyordu. Bununla beraber Alaeddin Ali Bey, vaziyetin kendisi iin kt olacagini anlamakta gecikmedi. Bunun zerine derhal Sari Timurtas Pasa'yi serbest biraktigi gibi yanina bir eli katarak af dilemek ve yeni bir antlasma yapmak zere Yildirim'a gnderir. Baris teklifini red eden Byezid, Anadolu ve Rumeli'deki btn

kuvvetlerini toplayip Karamanoglu zerine yrr. bu durum karsisinda Alaeddin Bey, btn gc ile Byezid'e mukabele edebilmek iin harekete geer. Basta Varsak, Turgutlu ve Bayburtlu asiretleri olmak zere birok Trkmen boyundan ve bu arada hizmetinde bulunan Kara Tatarlardan kuvvetli bir ordu meydana getirir. Iki ordu Konya ovasinda karsi karsiya gelir. Iki gnlk bir muharebeden sonra sonucu belli edecek bir netice alinmayinca ikinci gnn aksami gece yarisindan sonra otuz bin kadar Osmanli askeri, Karamanoglu kuvvetlerinin gerisini evirir. Iki ates arasinda kalan Karamanoglu, Konya kalesine kamak suretiyle kendini zor kurtarir. Konya, on bir gn kadar muhasara edildi. Konya halki, mal ve canlarina dokunulmamak sartiyla sehri teslim edebileceklerini gizlice Byezid'e bildirirler. Alinan tertibat zerine sehir teslim oldu. Kaleden ikan Alaeddin Ali Bey, Osmanli askerleri ile arpisti ise de muvaffak olamayacagini anlayinca kamaya baslar. Fakat bu esnada attan dserek yakalanir. Yakalanir yakalanmaz derhal Yildirim Byezid'in huzuruna getirilir. Padisah, enistesi olan Alaeddin Bey'e niin byle yaptigini ve kendisine niin itaat etmedigini sorar. O da: "Niin sana itaat edeyim, ben de senin gibi bir hkmdarim" cevabini verir. Bu sze cani sikilan Byezid, onu, Ankara'da basip esir aldigi San Timurtas Pasa'ya teslim eder. Timurtas Pasa da derhal onu katl eder. Alaeddin Bey'in acele katlinden mteessir olan Yildirim Byezid, Pasa'yi tekdir etmis, fakat onun ikna edici konusmasi ve ileri srdg deliller zerine sknet bulmustur. Byezid, bundan sonra Konya'ya bir vali tayin ederek Larende (Karaman) zerine yrd. Burada Yildirim Byezid'in kizkardesi ve Alaeddin Ali Bey'in hanimi, iki oglu ile birlikte kardesinin kararghina gelir. Padisah, adirindan ikarak kiz kardesini disarida karsilar. Bylece Larende 1397 yilinda Osmanlilarin idaresine girer. Padisah, kiz kardesi ve ocuklarini Bursa'ya gnderir. Alaeddin Ali Bey'in katli zerine Karamanlilar'a ait sehirlerin Toroslarin kuzeyindeki sehirler (Konya, Larende, Nigde, Develi, Karahisar) Osmanlilara gemisti. Sadece Toros daglarinin gneyinde kalan Mut, Ermenek, Taseli ve Iel, Karamanoglu ailesinin diger kolundan gelen beyler elinde kalmisti. Karaman Beyligi'nin ortadan kaldirilmasi, Anadolu tarihi bakimindan mhim bir hadise idi. Zira bu hadiseden sonra Sivas'ta bulunan Kadi Burhaneddin Ahmed, Osmanlilarla ayni siniri paylasir olmustu. Bu da onun Osmanlilardan ekinmesine sebep olmustu. Zira daha nceki bazi faaliyetleri, onu Osmanlilarla hasim hale getirmisti. Osmanlilara karsi mukavemet etmesi mmkn olmadigindan btn gururuna ve Memlk Devleti ile olan gemisine ragmen bu devlete tabi olmak zorunda kaldi.

KADI BURHANEDDIN DEVLETI'NIN OSMANLI HKIMIYETINE GIRMESI


Karamanogullari'nin, Osmanlilar'a baglanmasindan sonra Anadolu'da merkeziyeti bir idare kurmak ve Anadolu birligini saglamak dsncesinde olan Byezid, Canik blgesindeki bazi Trk beylerini idaresi altina almak

iin harekete geer. Bu gayenin gereklesmesi iin 1398 ilkbaharinda o taraflara dogru bir sefere ikarak Canik Beyi Kubadoglu Cneyd'in zerine varir. Sonunda bunun merkezi olan Mslman Samsun'u zapt eder. Osmanli hkimiyeti altinda bulunmak sartiyla Cneyd Bey'e Ladik ve diger bazi kaleler birakilir. Samsun ve havalisi bir sancak itibar edilerek, Bulgar Krali Sisman'in, Mslman olan oglu Aleksandr'a verilir. Yildirim Byezid, daha sonra Bafra ve Giresun blgesindeki beyler ile arsamba ve Terme havalisine hkim olan Taceddinogullari'ni, sonra da Havza ile Merzifon'a hkim olan Tasanogullari'ni Osmanlilara baglar. Bu blgelerin zapti ile Karadeniz blgesindeki Osmanli sinin, Trabzon Rum Imparatorlugu sinirina kadar dayanmis oluyordu. Anadolu'daki bu basarilar sonucunda Yildirim Byezid, Kadi Burhaneddin Devleti'nin kuzey, bati ve gneybati taraflarini ele geirmisti. Fakat Sivas merkez olmak zere Anadolu'nun byk bir kismi hl Kadi Burhaneddin'in idaresinde idi. Yildirim Bayezid ile Kadi Burhaneddin birbirlerine bu kadar yaklasmis olmalarina ragmen msterek bir dsmana karsi koymak iin isbirligi yapmaktan ekinmediler. Bu tehlike, dogudan gelen ve daha sonra Anadolu'yu kasip kavuracak olan Timur tehlikesiydi. Anadolu'ya gelecegi haberi alinan Timur'un, Kadi Burhaneddin'e eli gnderdigi ve kendisine tabi olmasini istedigi anlasilmaktadir. Bunun zerine Kadi Burhaneddin, Osmanli hkmdari ile Misir Sultani (Memlk)na mektuplar gndererek tehlikeyi haber vermis ve "bilesiniz ki ben her ikinizin de komsusuyum ve benim memleketim sizin memleketiniz demektir. Ben, sizin hududlarinizin siperiyim ve askerlerinizin ncsym. Yoksa ben ona nasil mukavemet edip ve nasil msademe edebilirim. Halbuki onun ahvalini isitmissinizdir. Nice ordular bozmustur. Eger siz bana imdad ederseniz ben ona karsi dururum, beni yalniz birakirsaniz beni ona karsi harcamis olursunuz. Sizin nnzde bulunan ben, size gelecek belalara kfiyimdir. Maazallah eger ondan bana bir zarar gelirse pek me'muldur ki size de sirayet edecektir. Benim, Timur'un mektubuna cevap vermemekligini sizden alacagim cevaba gre bir cevap olacaktir." Yildirim Byezid, Kadi Burhaneddin'in mektubundan son derece memnun olup mtalaasini begenmis ve kendisine su cevabi gndermisti: "Eger Timur seni birakip giderse ne la. Sayet vaz gemezse karsi koyacak bir orduyu ona karsi sevkederiz ve onun iin istedigin kadar ona mukavemet et. Basiret ve hsn niyet zere olup onun askerinin oklugundan korkma. Zira nice az cemaat (topluluk) ok cemaata galebe etmistir. Eger sizce lzum grrseniz bizzat kendim geleyim ve askerimle oraya ineyim. Sizin bayraklariniz daima basta ve ayakta olsun. Ben, senin kilicina kol ve sana bazu olayim." Fakat bu muhabere devam ederken, kaderin bir cilvesi olacak ki, Timur daha Anadolu'ya gelmeden Kadi Burhaneddin vefat eder.

1398 yilinda Kadi Burhaneddin'in, Akkoyunlu hkmdari Karaylk Osman Bey ile yaptigi savasta lmesi, Osmanlilarin onun lkesine sahip olmalarina sebep oldu. Sivas, Kayseri ve evresi hkmdari Kadi Burhaneddin, bir zaman kendisine tabi olan ve daha sonra muhalefete kalkismis bulunan Akkoyunlu asiretinin reisi Karaylk Osman Bey'i takib ederek onunla meydana gelen muharebede yakalanip katledilmisti. Sivas halkinin karan ile oglu Alaeddin Ali Bey (Zeynelbidin) babasinin yerine hkmdar olmustu. Fakat Karaylk diye shret bulan Osman Bey, Sivas'i muhasara edip almak istediginden Sivas'in ileri gelenleri Osmanli hkmdarini yardima agirmislardi. Yildirim Byezid bu daveti kabul ederek oglu Sleyman elebi vasitasiyle Sivas zerine yirmi bin atli ve drt bin yaya gndermisti. Bu birlik, Karaylg maglub ederek Sivas'i kurtarmisti. Sleyman elebi, Sivas'i kendisi zapt etmeyip babasini davet ettiginden byk bir kuvvetle gelen yildirim Byezid, sehre girmisti. Byezid, Kadi Burhaneddin'in oglu Zeynelbidin'i, enistesi olan Dulkadiroglu Nasiruddin Bey'in yanina gnderdi. Bylece Kadi Burhaneddin'in lkesi (Sivas, Tokat, Niksar, Sark Karahisar, Kayseri, Kirsehir ve Aksaray), yani Orta Anadolu'nun dogu kismi da Osmanli Anadolu birligine katilmis oldu. Byezid, oglu Sleyman elebi veya Mehmed elebi'den birini buraya vali tayin eder. Kadi Burhaneddin'in devlet erkanini ve btn askerlerini maiyetine alir. Bylece, Kara Tatarlar da Osmanli Devleti'nin hizmetine girerler. Kadi Burhaneddin Ahmed'in lkesinin alinmasindan sonra Osmanli Devleti, Anadolu'nun yarisindan fazlasina hkim oluyor, kuvvet ve kudrete Misir Memlk hkmdarligina rakib olacak bir hale geliyordu. Ayni zamanda Misir Devleti'nin hkimiyeti altinda bulunan Malatya ve evresi ile Divrigi ve civarini da tehlikeye sokmus oluyordu. Is bu kadarla da kalmiyordu. Zira Memlk hkimiyetini tanimis olan Dulkadirogullari Beyligi de tehlikeye giriyordu. Bu durumdan endiselenen Memlk hkmdari Berkuk, Byezid'in ok kisa zamanda kazandigi bu parlak zaferlerden rkmeye baslamis ve bilhassa onun Hiristiyan dnyasinda elde ettigi zafer ve fetihler dolayisiyla, kendi Mslman tebeasinin ona karsi dogacak sevgi ve hissiyatini da dsnerek, o dnemde Misir'da Malik Mezhebi'nin bas kadisi olan meshur Ibn Haldun'a kendisinin Timur'dan ekinmedigini, asil Byezid'den korkmakta oldugunu sylemisti. Yildirim Byezid'in Bati ve I Anadolu'nun tamamini idaresi altina alarak doguya dogru bir genisleme siyaseti gtmesi, Osmanli Devleti ile Timur'un Imparatorlugunu da karsi karsiya getirdi. Bu arada Osmanli Devleti tarafindan bagimsizliklarina son verilen Anadolu beyleri, bu iki Mslman devleti karsi karsiya getirmek iin gayret sarf ediyorlardi. Bunlar, savas atesini alevlendirmek iin olaylarin zerine krkle varmaya basladilar.

MALATYA'NIN ZAPTI

Sultan Byezid, Kadi Burhaneddin'in lkesini kendi lkesine ilhak ettikten sonra Bursa'ya dnmst. Bundan kisa bir mddet sonra 15 Sevval 801 (20 Haziran 1399) gn vefat eden Memlk Sultani Berkuk'un bu ani vefati, gerek lkesinde gerekse disarda bazi tesirlerin meydana gelmesine sebep olmustu. Timur'un, kendisinden ekindigi Berkuk'un lmne sevindigi anlasilmaktadir. Nitekim Ibn Hatib en-Nsiriya'nin bildirdigine gre Berkuk'un lmnden byk bir ferah ve sevin duyan Timur, lm haberini getirene 15.000 dinar vermisti. Ibn Arabsah ise, Hind seferinde iken bu haberi alan Timur'un sevinten adeta utugunu tasvir eder. Memlk Sultani Berkuk'un lm zerine yerine geen oglu Ferec'in kk ve tecrbesiz olmasi yaninda emirler arasinda meydana gelen ihtilaflar ayni zamanda Yildirim Byezid'i de memnun etmis grnmektedir. Sayet Ahmed'nin verdigi bilgileri dogru kabul edersek Yildirim'in da buna sevindigini syleyebiliriz. Fakat bu sevincin dogrudan dogruya ve sadece lm sebebiyle mi yoksa baska bir maksattan mi kaynaklandigi belirtilmemektedir. Ahmed bu konuya bir aiklik getirmeden syle der: "Buni isidb Sam'a ol kasd eyledi Misir benm oldi dey syledi. Demedi ol ldi ben dahi lrem. Syle kim ol oldi ben dahi oluram." Gerekten, Ferec'in kk ve tecrbesiz olmasi, o esnada Timur'un da Hindistan'da byk bir istila ile mesgul olmasini firsat bilen Byezid, daha nce Anadolu Seluklulari lkesinde iken bilahare Misirlilar eline gemis olan blgelerin zaptina karar verir. Bunun iin daha nce Kadi Burhaneddin'e ait oldugunu belirttigi Malatya'nin kendisine verilmesi iin Nasirddin Ferec'e bir eli gnderir. Red cevabi almasi zerine Sivas'tan Malatya'ya gider. Sehrin mdafaa edildigini grnce sehri kusatir. Bu kusatmanin devam etmesinin aleyhlerine olacagini anlayan Malatyalilar teslim olur. Yildirim, oraya bir miktar asker koyarak geri dner. Bu arada Memlklara ait Khta, Besni, Divrigi ve Darende kaleleri de Osmanlilara gemis olur. Bylece Elbistan da, Orta Firat havzasina kadar uzanan Osmanli hududu iine girmis olur. Misir'da meydana gelen saltanat degisikliginden istifade ile Malatya ve evresini alan Yildirim Byezid'e karsi kader, baska bir sekilde tecelli edecekti. Bu tecelli de Ahmed'nin dedigi sekilde olacakti. Misir'da meydana gelen sarsintiyi dikkatle takip edenlerden biri de sphesiz ki Timur'du. O, Osmanlilar ile Memlklular arasindaki atismayi ok iyi degerlendirip her iki dsmanini ortadan kaldirmak iin zamanin geldigine karar verir. Timur, 1400 yilinda Azerbaycan ve Dogu Irak'ta hkimiyetini yeniden kurduktan ve Grcistan'i zapt ettikten sonra Pasinler'e dogru yol almaya baslar. Bu sirada Byezid'e itaati kabul etmeyen Erzincan Emiri

Mutahharten Bey ile Byezid tarafindan beyliklerine son verilen Mentesoglu, Saruhanoglu Hizir Sah, Germiyanoglu Yakub Bey, Aydinoglu Isa Bey'in oglu Musa Bey, Timur'a bas vurarak kendisine olan bagliliklarini bildirip topraklarini geri almak iin yardim isterler. Buna karsilik, Timur'un nnden kaan ve Bagdad'da hkm sren Celayirli Sultan Ahmed ile Karakoyunlu hkmdari Kara Yusuf, Sultan Byezid'e siginirlar. Bunlara byk bir iltifat gsteren Byezid, Sultan Ahmed'e Ktahya sehrini, Kara Yusufa da Aksaray'i ikamet yeri olarak tahsis eder. Ayrica bu sehirlerin gelirlerini de onlara verir. Bu iki dsmaninin, Byezid tarafindan kabul ve himaye edilmesi, zaten savasmak zere Anadolu'ya gelmis olan Timur'a savas iin bir firsat verir. Iki hkmdar arasinda teati edilen mektuplar msbet bir netice vermez. Hatta Timur, Osmanli idaresindeki Sivas'a girerek (Agustos 1400), sehri savunan herkesi kilitan geirtti. Timur, yalniz Sivas'i tahrib ile kalmamis, hatta kendisini mushaflar (Kur'an ve Kur'an sayfalan) ve tevhidler ile karsilamaya ikan ocuklari, ordusundaki atlarin ayaklari altinda ignetmistir. li'nin, Knh'l-Ahbar (III, s. 96)'inda zikr edilen bu vak'a, Timur ile ayni zamanda yasamis olan Ermeni tarihisi Thomas de Medzoph tarafindan da kayd edilmistir. Byle bir katliamdan sonra Sivas adeta bir harabeye dnms oldu. Timur, daha sonra gney istikametinde hareket ederek Malatya ve Suriye'yi isgal eder. Gerek Haleb, gerekse Suriye'nin diger sehirlerinde byk zulmler yapar. Sam'da (Dimask) byk bir katliama girisen Timur, sonunda Yezid b. Muaviye'nin kabrini buldurarak atirir. Kemiklerle birlikte kabri yaktirip iine pislik doldurur. Timur'un gneye inmesinden istifade eden Byezid, Sivas ve Erzincan'i da alarak Timur'a karsi stratejik bir stnlk saglamaya alisti. Bir ayaginin sakat olmasindan dolayi Osmanli tarihlerinde "Timurlenk" veya "Aksak Timur" diye isimlendirilen Timur ile Byezid arasinda teati edilen mektup ve gnderilen hediyeler de bir fayda saglayamamisti. Zira, Timur'un teklifleri bir bakima Osmanli hkmdarinin diger beyler gibi tamamen kendisine tabi olmasini emr eden bir mahiyet tasiyordu. Nitekim o, Sultan Byezid'den su isteklerde bulunuyordu: 1- Kemah'in Mutahharten'e geri verilmesiyle ailesinin serbest birakilmasi. 2- Sehzadelerinden birinin kendi yanina gnderilmesi. 3- Metbuiyet almeti olarak kendisine gnderilecek olan klah ile kemerin kabul edilmesi. 4- Anadolu beylerinden alinan yerlerin yine eski sahiplerine iade edilmesi. 5- Kara Yusuf'un kendisine teslimi. Bu esnada Kara Yusuf, Osmanlilar'in yanindan ayrilmis oldugundan istenenin Kara Yusuf'un ailesi oldugu anlasilmaktadir. Yildirim Byezid gibi bir hkmdar iin ok olmasina ragmen o, bu sartlan degerlendirmek iin evresiyle istisarede bulunur.

Bununla beraber, btn bunlara karsi ihtiyatli hareket edilmesini tavsiye eden vezir-i azam Ali Pasa'ya Sultan Byezid syle diyecektir: "Serefimiz ve karsi koyacak kuvvetimiz vardir. Tbi olamayiz ve istikllsiz yasayamayiz." Bu esnada o, Timur'la meydana gelebilecek bir savasi dsnerek Bizans Imparatoru ile anlasir ve Istanbul muhasarasini kaldirip oradaki askerini geri eker.

ANKARA SAVASI
Byezid ve Timur arasinda teati edilen mektuplar, ortaligi yatistirmaya kifayet etmeyince muharebe kainilmaz bir hal almisti. Tarihlerde tafsilatli ve genis bir sekilde verilen Ankara Meydan Muharebesi'nin btn detaylarina temas etmeyecegimize isaret etmek gerekiyor. Byk bir casusluk ve haber alma teskilatina sahib oldugu anlasilan Timur, elindeki kuvvetler ile Anadolu'da fazla bir is gremeyecegini anlayarak, Orta Asya'da bulunan en gzide kuvvetlerini getirmeye mecbur olmustu. Kisi, Karabag'da geirdikten sonra Azerbaycan ve Grcistan'da yeniden toplayip dzene soktugu ordusuyla Anadolu'ya yrmeye karar vermisti. Bylece Timur, bu yeni ordusuyla Erzurum ve Kemah yolunu takib ile Orta Anadolu'ya dogru yol almaya basladi. Osmanlilardan aldigi topraklan tekrar Trkmen beylerine vererek onlarin destegini sagladi. Bylece, Osmanlilarin, senelerce ugrasip sagladigi Anadolu birligini de bozmus oldu. Kirsehir'e dogru yrmekte olan Timur, o sirada Osmanli kuvvetlerinin kendi zerine dogru gelmekte oldugunu haber alinca, durumun kendisi iin msait olmadigini anlayip telasa kapilir. Ordusunun erkni ile grserek Osmanli ordusunu arkada birakmak zere Ankara yolunu tutar. Timur, Ankara nne gelir gelmez Ankara kalesini kusatir. Kale muhafizi Yakub Bey, burayi btn gc ile mdafaa eder. Timur, Byezid'in kendisinin geldigi yoldan gelecegini tahmin ile o cepheyi iyice tahkim eder. Ankara kalesini de kuzey dogu yani i kale tarafindan almak istiyordu. Bu maksatla kalenin suyunu keserek Osmanli kuvvetleri gelmeden nce burayi dsrmeye alisiyordu. Timur, Osmanli ordusunun daha ge gelecegini de tahmin etmisti. Fakat o, bu tahmininde yanilmisti. nk Byezid'in kuvvetleri seri bir yrysle ok daha evvel ve hem de Timur'un hi beklemedigi bir yoldan gelip ortaya ikmislardi. Halbuki Timur, Osmanli ordusunu gney dogudan gelecek diye beklerken Osmanlilar kuzey dogudan yani Kalecik, Rayli zerinden gelerek ubukova'da Meliksah kyne inmislerdi. Buna gre Timur bir baskina ugramis demekti. Bu tehlikeli durum karsisinda buhranlar geiren Timur, itidalini muhafaza ederek btn gece alisip cephesini degistirmis ve kale kenarindan da ekilmisti. Timur'u bu sekilde hazirliksiz yakalayan Byezid ise hayatina mal olacak bir hata isliyordu. O, Timur'un bu durumundan istifade etmek iin, ogullari ile komutanlarinin

hemen taarruza geilmesi hakkindaki israrlarini dinlemeyerek byk bir firsati kairmis oldu. Byezid, merte bir muharebe olmasini istiyordu. Byle bir anlayis ve bekleme, Timur'a vakit kazandirip onu dsms oldugu tehlikeli durumdan kurtarmisti. Ankara Muharebesi diye meshur olan ve Anadolu'daki Osmanli hkimiyeti ile Istanbul'un fethini yarim asir geciktiren bu savasin, gn olarak tarihi hakkinda farkli grsler bulunmaktadir. Bununla beraber dogruya en yakin olan grse gre 27 Zilhicce 804 (28 Temmuz 1402) tarihinde yapilmistir. Her iki ordunun mevcudu hakkinda kaynaklar farkli bilgiler vermekte iseler de, Timur'un ordusunun daha kalabalik oldugunda (160 bin) birlesmektedirler. Bu byk gce karsilik Osmanli ordusunun mevcudu ise yetmis bin civarinda idi. Ankara yakinindaki ubuk Ovasi'nda yapilan savasin baslangicinda Osmanlilar stn bir duruma gelmislerdi. Fakat Osmanli ordusundaki Kara Tatarlarin ihaneti ve Anadolu Beylerine bagli timarli sipahilerin Timur tarafina gemeleri, harbin Osmanlilar tarafindan kayb edilmesine sebep oldu. Bu tehlikeli hal zerine Bayezid'e geri ekilmesi tavsiye edildiyse de o, bunu kabul etmedi. Harbin kayb edildigini gren Yildirim Byezid, Vezir-i Azam Ali Pasa ile Murad Pasa, Yenieri Agasi Hasan Aga ve Karesi subasisi Inebeye, byk sehzade Sleyman elebi'yi alip kairmalarini emr eder. Bylece Yildirim'in basina bir sey gelse bile devleti yeniden kurmak ve toparlamak iin bir sehzade kurtulmus olacakti. Bu esnada ihtiyat kuvvetlerinin basinda bulunan elebi Mehmed de maiyetinde bulunan bin kadar adam ile sancak merkezi olan Amasya'ya dogru gitmisti. Bundan baska Osmanli ordusunda bulunan Sirp despotu ile kardesinin komutasi altindaki kuvvetler de kamislardi. Btn bunlara karsi Yildirim Byezid yerinde duruyor ve Minnet Bey'in kama teklifini red ederek serefle lmeyi tercih ettigini sylyordu. Fakat bulundugu yerde kalmasinin uygun olmadigini anlayarak daha gerideki ataltepe'ye ekildi. Maiyetinde iki bin yaya ve atli kuvveti kalmisti. Bu kuvvetlere karsi yetmis bin kisilik Timur kuvvetleri merkezden hcum ediyordu. ataltepe bir ka kat Timur kuvvetleri ile sarilmisti. Byezid, elinde balta ile hcum edenleri orada hemen yere seriyordu. Byezid, bu durumdan kurtulabilmek ve Timur'un kat kat olan saflarini yarmak iin ortaligin kararmasini bekliyordu. Bir ara az bir kuvvetle ilk muhasara hattini yarip firlamaga muvaffak oldu. Fakat sayisiz enberle evrilmis oldugundan her muhasara hattini zorlukla geiyordu. Byezid'in katigi haberi alininca takibi iin byk bir kuvvet gnderildi. Nihayet son mdafaa tepesinden saat ayrildiktan sonra ati yere yuvarlandi. Yeni bir ata binmesine meydan verilmeden yakalandi. Bylece Byezid, Timur'a esir dst (28 Temmuz 1402). Bylece kaderin, savaslarda sratli hareket etmesinden dolayi, kendisine layik grdg Yildirim nvanina sahip olan bu mert ve cesur hkmdar, aleyhine rlen agin iine dserek esir alinmis oldu. Mevln Hatif, Sehnmesinde Yildirim Byezid'in hcumlarindan ve kahramanca arpismasindan bahs ederken syle der:

"Byezid Han, yle bir siddetle hcum eylemis ki, nne geleni yere dsrp Timur'un nne kadar varmis. Timur, kendi zerine dogru yildirim gibi bir fedainin geldigini grnce rkms ve fena halde korkmustu. O esnada Timur'un yaninda bulunan Germiyanoglu, kendisine "Han'im, gafil olma bu firsat bir daha ele gemez. Bu fedai Yildirim Han'in kendisidir." deyince Timur hemen kemandazlarina "Sakin Yildirim'a bir zarar getirmeyiniz, sag olarak ele geiriniz" diye emir vermisti. Drt bir taraftan kemendler atilarak Yildirim'i attan dsrdler. Yaya kalinca etrafini sardilar. Yildirim Han hanerle bir ok kisiyi hk-i helke serdi (ldrd). Nihayet birok kisi etrafini sarip onu yakaladilar. Yildirim teslim olmadi, silahini da teslim etmedi. Bununla beraber onu kullanamayacak sekilde her taraftan tutmuslardi. Ankara galibiyeti ile Anadolu'yu harabeye evirecek olan Timur, bu galibiyetini Fransa krali VI. Sari ile Ingiltere krali IV. Henri'ye bildirmek zere mektuplar yollamis ve kendilerinin Nigbolu Muharebesinde yenemedikleri Osmanli hkmdarini yenip esir aldigini bildirmistir. Farsa metni elimizde bulunan mektuba gre Timur, Fransa kralindan byk bir vg ile bahs etmekte ve msterek dsman olarak kabul ettigi Osmanli Devletini perisan ettigini bildirmektedir. Isin nemli noktalarindan biri de Fransa kralinin mektubunu getiren F. Fransiskos adindaki papaza Timur'un ok iyi davranmis olmasidir. Fransa kralina devamli iyi dualarda bulundugunu ifade eden Timur, "bizim ve sizin dsmanlarimizi mzmahil eyledim" gibi bir ifade ile deta Osmanlilari ortadan kaldirmak iin bati ile is birligi yapmis ve belki de onlarin tesviki ile Anadolu'ya gelmis grnmektedir. Nitekim sz edilen mektupta Timur syle demektedir: "Bu muhibbinin, yz bin selam ve hayirhahligini dnyalar kadar ok hulusunu Fransa krali kabul buyursun. Ed'iye (dualar) tebliginden sonra siz emir-i kebirin re'y-i lilerine arz olunur ki, Ferrari Fransiskos adindaki vaiz rahib tarafimiza geldi. Ve mulk mektuplari getirdi. Ve siz emir-i kebirin iyi adini ve azamet-i sanini bize bildirdi. ok mesrur olduk. Su dahi beyan olunur ki, leskerenbuh ile gidp yaver-i bari-i Teala ile bizim ve sizin dsmanlarimizi mzmahil eyledim. Bundan sonra sultaniye sehrinin murahassasi F. Cevan'yi huzurunuza gnderdim. Her ne ki vaki oldu ise arz ve takrir eder. Simdi siz emir-i kebirden rica ederim ki, daima nme-i humayunlarinizin irsal kilinup bize haber-i selamet ve afiyetiniz ilm oluna..." Timur, muharebeden sonra Osmanli kuvvetlerini takib iin asker sevk ettigi gibi Osmanli sehzadesi Sleyman elebi'yi yakalamak zere de torunu Mehmed Mirza'yi otuz bin kisilik bir kuvvetle Bursa zerine gndermisti. Ankara nnde sekiz gn kalan Timur, oradan Ktahya'ya gelir. Burayi begendigi iin bir ay kadar burada kalir. Bursa zerine hareket eden Mehmed Mirza'nin maiyetinde amcasinin oglu Ebu Bekir Mirza, Emir Cihan Sah, Emir Seyh Nureddin ve Emir Synck bulunuyordu. Bursa'ya kadar olan yerleri yagmalayan bu 30 bin kisilik birlik, henz Bursa'ya ulasamadan Sleyman elebi kizkardesi Fatma ile kk kardesi Kasim elebi'yi yanina

alarak kamaya muvaffak olmustu. Bursa halkinin bir kismi Uludag'a ekilmis, bir kismi da sahile dogru firara baslamisti. Kamaya alisanlarin ogu esir edildi. Semseddin Cezer, Seyyid Semseddin Muhammed Buhar ve Semseddin Muhammed Fenar gibi Bursa'nin nemli sahsiyetleri de bu esirler arasinda bulunuyorlardi. Emir Seyh Nureddin, Bursa'yi elde edince yagmaya baslar ve mal iin Bursa halkina her trl zulm ve iskenceyi reva grr. Bunlar, halka bir sey birakmayacak derecede onlari soyarlar. Bursa'nin evresi de bu talihsizlikten nasibini alir. Bu soygun ve tahribattan sonra tamamen ahsab mimariye dayali olan Bursa atese verilir. Bylece Bursa tamamen yanar. Timur'un kuvvetleri, Sleyman elebi'nin kairmaya muvaffak olamadigi btn Osmanli hazinesini ele geirmisti. Bunca senelik seferlerin sonunda toplanan bu zengin hazine ile sarayin kiymetli esyasi Timur'un veziri Serafeddin Ali ile Mstevf Seyfeddin Tun tarafindan defter yapilip kayd edildi. Bu arada daha nce Sehzade Mustafa'ya nisanlanmis bulunan Ahmed Celayir'nin kizi, Bursa'da esir alinanlar arasinda idi. Byezid'in zevcesi (Sirp kralinin kiz kardesi) ile iki kizi da galiplerin eline dst. Btn bunlar, Ktahya'da bulunan Timur'a gtrlp takdim edildi. Timur, Ktahya'da bulundugu sirada etrafi vurdurup kendi emniyetini sagladiktan sonra Byezid'in, memleketlerini almis oldugu Karaman, Germiyan, Aydin, Saruhan, Mentese ve Hamid ogullari'nin beyliklerini tekrar kendilerine iade eder. Bunlar, Timur'un yksek hkimiyeti altinda dedelerinden kalan yerlere tekrar sahip olurlar. Timur, Byezid'in oglu Sleyman elebi'ye mektup yazarak kendisine tabi olmasini bildirmisti. Bunun zerine o da Seyh Ramazan ismindeki elisi vasitasiyle bu teklifi kabul ettigini bildirmisti. Buna karsilik Timur kendisine baglilik almeti olarak tac ve hil'at gndermisti. Bylece o, Sleyman elebi'ye Trakya'yi, elebi Mehmed'e Amasya ve evresini, Isa elebi'ye de Bursa ve havalisini vererek yksek hkimiyeti altinda Osmanli Devleti'ni paraya bld. Bu vesile ile ileride meydana gelecek olan ve Osmanli tarihinde "Fetret devri" diye anilacak kardesler arasindaki taht mcadelelerine zemin hazirlamis oldu. Anadolu'da sekiz ay kadar kalan Timur, birok sehri yakip yagmalattirdiktan sonra Rumeli, adalar, Bizans imparatoru ve Memlk sultanini nfuzu altina aldi. Anadolu'da eski beylikleri ihya edip kurduktan ve Osmanli Devleti'ni dagittiktan sonra memleketine dnd. Giderken, Seluklular zamaninda Mogollar tarafindan Anadolu'ya getirilip yerlestirilen Kara Tatarlari da yaninda gtrmst.

YILDIRIM BYEZID'IN LM
Bazan Anadolu'da, bazan da Rumeli'de ismine yarasir bir sekilde firtina gibi esip simsek gibi akarak Osmanli Devleti'nin lehinde olacak sekilde btn Trk beyliklerini tasfiye eden, Bizans'i muhasara ve tehdid eyleyen, Dogu Roma tahtinin mukadderatini Mslman Trk menfaatleri adina istedigi gibi tasarruf eden, Nigbolu'da Hali ordularina kesin cevabi veren, bu srekli zaferlerinden dolayi Abbas halifesi tarafindan "Sultan-i Iklim-i Rm" nvani tevcih edilen Yildirim Byezid, Timur'un eline dstkten sonra onunla

birlikte Bati Anadolu seferlerinde hazir bulunuyordu. Timur, cengaver ve bir zamanlar firtina gibi esmis olan bu esirini gittigi her yere kendisiyle birlikte gtryordu. Onbes gn gibi kisa bir zamanda Izmir'i zapt eden Timur, dnsnde henz Osmanlilara bagli bulunan Uluborlu ve Egridir kalelerini zapt ettirdi. Byezid, Egridir'in zapti esnasinda hastalanmisti. Bunun zerine Timur, onu Aksehir'e gndermisti. Tedavisi iin de meshur tabiplerinden Izzeddin Mesud Siraz ile Celaleddin Arab'yi gndermisti. Yildirim Han'in tedavisine memur edilen doktorlarin btn abalarina ragmen, cevval, izzet-i nefis sahibi, magrur ve zaferden zafere kosmaya alismis bir hkmdar olan Yildirim, maglubiyet ve esarete tahamml edemedi. Zaman zaman Timur'la yapilan sohbetlerde Timur'un kendisini serbest birakacagina ve tekrar Osmanli Devleti'nin basina geecegine dair syledigi szlere de inanmayan Yildirim Byezid'in, keder ve zntden gelen bu hastaligina are bulunamadi. Bunun iin 14 Saban 805 (9 Mart 14.03) Persembe gn ruhunu teslim edip intikal-i dr-i beka eyledi. ldg zaman kirk iki yaslarinda oldugu bildirilen Yildirim'in zehir kullanmak suretiyle intihar ettigine dair bilgiler varsa da bunlar geregi yansitmamaktadirlar. Zira agdasi ve Yildirim'i yakindan taniyan tarihi Ibn Arabsah ile Osmanli tarihilerinden Enver, Skrllah, Karaman Mehmed Pasa, Hoca Saadeddin ve Solakzde gibi kaynaklar ile Timur'un tarihisi Serafeddin Ali Yezd ve Nizameddin Sam kesin olarak intihardan bahs etmezler. Bunlara gre o, nefes darligi ve hunnaktan lmstr. Solakzde (Tarih, I, 122) gerekleri bilmeyen bazi kimselerin tarih yazmaya basladiklarini, cahil olduklari iin hakiki sebepleri bilmediklerini syleyerek bu zehir meselesine syle temas eder: "Buldugunu yazan ve tarihi zapt etme yolundan azan bazi ozanlar, tarih yazmaya lmlenip pek ok farkli kaviller irad etmislerdir. Bunlar ne saltanatin sanina layik gnller begenen tabirleri bilirler, ne de cls tarihleri ve halifelik mddetlerine vkiftirlar. Padisahlarin lmlerinin sebepleri beyaninda da nice lyik olmayan szler yazip ser'ce cevaz verilmeyen meseleleri o yce padisahlara isnad edip zehir iti veyahut Timur'un hekimleri zehirlediler diye buhtan ve iftira etmislerdir" der. Gerekten onun hastaliklarina esaret zilleti ve keder de eklenince kisa bir sre iinde vefat etmistir. Hkmdarligi 14 sene kadar devam etmistir. lm mteakip cesedi tahnit edilerek Aksehir'de Mahmud Hayran trbesine konulmustur. Timur, onun vefati zerine yaninda bulunan ailesine taziyetlerini bildirerek ihsanlarda bulunmustu. Semerkand'a dnerken cesedi oglu Musa elebi'ye teslim ederek hkmdarlara yarasir bir merasimle defn edilmesini istemis, Musa elebi'ye de babasinin mlknde hkmdarlik iin kemer, murassa kili ve yz at vermistir. Yildirim Byezid'in na'sinin Bursa'da kendisinin insa ettirdigi Cami yanina defnini vasiyet ettigini sylemeleri zerine Timur, Yildirim'in tabutunu ve Musa elebi'yi Germiyanoglu Yakub Bey'e teslim ederek Bursa'ya gnderdi. Tarihlerde, azim ve irade sahibi, cesur, cevval, mert, dobra dobra konusan bir kimse olarak zikr edilen Yildirim Byezid, ayni zamanda dindar bir kimseydi. Mizac itibariyle sert, hirin ve inati olan Yildirim Byezid, Sirp

prensesi ile evlendikten sonra, Vezir-i Azam Ali Pasa'nin da tesvikiyle ikiye baslar. Bu sefahat ve isret hayati zamanla saray muhitinden disari tasarak ktleye de sirayet etmekte gecikmez. zellikle ikbal ve mevki hirsi iliklerine kadar islemis olan Vezir-i Azam Ali Pasa, kendine uydurdugu arkadaslari ile gerek devletin adalet ve insaf tresine, gerek politika ve cemiyet gidisatinda hayli gedikler ati. Bu sebepledir ki, memlekette meydana gelen ahlk knt, zamanla kadilarin bile rsvetle is grmesine sebep olmustu. Nitekim Hoca Saadeddin Efendi'nin ifadesine gre (Tcu't-Tevrih, I, 139-140) Osmanli tarihinde "kadiyn-i fi'n-nr" diye tarihlere geen hadise, insanlarin can ve mali zerinde genis bir tasarruf yetkisine sahip olan ve gnmz ifadesiyle yargi denen kadilarin, adalete gre hkm etmemeleri yznden Sultan Byezid tarafindan yakilmak suretiyle cezalandirilmalarinin istenmesi hadisesidir. Gereklesmeyen ama dsnlen bu hadise bize, Byezid'in adalet anlayisina ne kadar nem verdigini gsterdigi gibi, onun ne kadar dindar bir kimse oldugunu da gstermektedir. Gerekten onun, Ali Pasa'nin igva ve tesiri ile sadece kendi sahsi ile ilgili yaptigi bazi islerden ve ikiden tamamen tevbe ettigi, bir daha iki lemlerine katilmayacagini belirterek sz verdigi, tarih kaynaklardan anlasilmaktadir. Nitekim Skrllah (Behcetu't-Tevrih, 57) gerek adalet anlayisi, gerekse bu iki meselesine temasla syle der: "Yeniden adalet gsterdi. Kadilari topladi. Onlarin kiyiciliklarindan sorusturdu. Taaddiden, seriata aykiriliktan, rsvetten zge nesne bulmadi. Kimden, seriata aykiri nesne almislarsa denmesini buyurdu. Onlarin terbiyesini verdi. Azli gerekeni azl etti. Halk, lkeler alanin yksek adalet ve sefkatini isitince ekim biimleri, is gleri ile, yurtlarini senlendirmekle ugrasir oldular. Osmaneli her ne kadar senlik idiyse de on kat daha senlendi. Gazi sultan, kt ve spheli islerden ekinmeyi ve Tanri'dan korkmayi kamudan ileri tuttu. Beglerle sultanlarin grenegi olan seriata aykiri eglence, algi ve bunun gibi aldatici Albizin (seytan) kuruntusundan gelen ne ki varsa hepsini birakti. O zamanin bilginleri ve seyhleri onun arkadasligi ile ycelirlerdi." Kaynaklar, onun Bursa Ulu Camii'nin insasi esnasinda bir hatirasini bize nakl ederler. Buna gre Bursa'daki Ulu Cami insa edildigi zaman Byezid, Emir Sultan diye shret bulan Semseddin Muhammed Buhar ile birlikte caminin binasini kontrol etmeye gelir. Konusma esnasinda padisah, bu gzel binanin Hz. Emir'in hosuna gidip gitmedigini sorar. Emir Hazretleri de yapinin saglamligi, gzelligi, alaninin genisligi ve atisinin yksekliginin tam bir l ve olgunlukta oldugunu syledikten sonra syle der: "Pek gzel olmus, lakin civarinda drt kseye de birer meyhane yapilsaydi" deyince Sultan Byezid: "Cami-i Serif, Allah'in evidir. Civarinda meyhanenin ne isi var?" der. Bunun zerine Emir Sultan: "Padisahim, gerekte Allah'in evi m'minin kalbidir. Niin kalbinizi iki ve mnkeratla dolduruyorsunuz?" diyerek tarih bir nasihatta bulunmus olur. Emir Sultan'in bu nasihati derhal tesirini gsterecek ve sultan bundan byle iki imeyecegine sz vererek eski hatalari iin de tevbe eder. Biraz nce de temas edildigi gibi o, sadece ikiyi terk etmekle kalmaz, ayni zamanda btn islerin, Allah'in

rizasina uygun bir sekilde grlmesini, dogruluk ve adaletten sapilmamasini, memleketin imar edilmesini, hayir tesislerinin insa edilip halka hizmetin saglanmasini ister. Bizzat kendisi bu neviden faaliyetlere n ayak olarak her sahada halkina rnek olur. Zaten hareket ve davranislari da bunu ortaya koyar. Nitekim Bursa kadisi olan Semseddin Muhammed Fenar'nin mahkemede sahidlik yapmak zere gelen padisahin, cemaatla namaz kilmayi terk ettigi iin sehadetini sahih saymayarak kabul etmemesi, bunu gstermektedir. Bizans tarihileri, padisahin zellikle Nigbolu zaferinden sonra kendisini zevk ve eglenceye kaptirdigini zikr ederler. Bu sebepledir ki son asir Avrupa mellifleri, zamanindaki hkmdarlarin ogundan daha stn olan Byezid'in isret ve sefahat yznden fikr ve beden kabiliyetlerini kayb ederek inhitata ugradigini ve bu sebeple tac ve tahtini kayb ettigini yazarlar. Bu ifadelerde byk bir mbalaga oldugu anlasilmaktadir. Zira her sene Anadolu'nun bir ucundan Rumeli'nin teki ucuna kadar, bazan bir ka defa at kosturan, mtemadiyen harp ve devlet islerini tedvir ile mesgul olan hkmdarin isret ve sefahata ne kadar zaman ayirabilecegini dsnecek olursak mesele daha bir kolaylikla anlasilmis olur. Byezid'in ne kadar dil, hak perest ve tebeasini seven bir hkmdar oldugu hakkinda tabip Ibnu's-Sagir'den naklen Misir tarihilerine geen malumat dikkat ekicidir. Buna gre o, her gn herkesin belli zamanda kendisini uzaktan bile grebilecegi genis bir yere gelir ve her taraftan gelen tebeasinin sikyet ve arzularini birer birer dinler. Tebeasinin maruz kaldiklari zulmleri derhal izale ederdi. O, idaresinde bulunan memleketlerde adalet ve asayis tesis etmisti. Byezid, azim ve irade sahibi, mtehevvir, aceleci ve her seyden nem kapan bir hkmdardi. Bununla beraber lim ve seyhlere karsi mtevazi ve hrmetkrdi. Muasiri olan hkmdarlara karsi ise magrur oldugu gibi, sahsen pek cesur oldugundan en byk tehlikelere atilmaktan ekinmezdi. Zamaninda yasamis olan Misir ve Suriye tarihileri, Byezid'in Islm hkmdarlarinin en hayirlisi ve en byg oldugunu zikr ederler. Bundan baska onun, agdasi olan diger Islm hkmdarlarinin cihad ve gazayi birakmalarindan dolayi onlara kizdigini da yazarlar. Keza bunlar, Yildirim Byezid'in Mslman hkmdarlarin kendi tebealarindan kanunsuz vergi almalarina tahamml edemedigini ve bu yzden onlara kizdigini da aika belirtirler. Bu hkmdar, bir asirdan beri anarsi ve mcadelelerle alkalanan Anadolu'ya bir vahdet getirerek buradaki insanlara siyas bir birlik kazandirmis ve onlari bir bayrak altinda toplamaya muvaffak olmustu. Bylece Byezid, Anadolu Seluklu sultanlarinin gerek halefi oldugunu isbatlamisti. Ancak Ankara maglubiyeti ile Anadolu'daki birlik bozularak blge tekrar tefrika iine sokulmustu.

ANKARA SAVASI'NIN SONULARI


Ankara Muharebesi'ndeki maglubiyet, Osmanli tarihi iin oldugu kadar Anadolu'daki Trk tarihi iin de byuk bir felaket oldu. Zira bu savasin

verdigi zafer sarhoslugu ile Timur, bir kasirga gibi eserek btn bir Anadolu'yu yakip yikmisti. Bu arada ocuklar dahil olmak zere binlerce kisiyi esir alip hunharca katl etmekten de ekinmemisti. Onun bu zulmleri, Anadolu insaninin hafizasinda silinmeyerek hl canliligini muhafaza etmektedir. Timur, Anadolu beyliklerini yeniden canlandirarak Osmanlilar da dahil olmak zere hepsini kendine bagladi. Bylece Anadolu birligini de paralayarak Osmanli Devleti'nin byk mcadeleler sonucunda kurmaya muvaffak oldugu bu birligi ortadan kaldirarak, blgedeki Islm hareketin zayiflamasina sebep oldu. Bylece Islm topraklarinin ortasinda bir ada gibi duran Hiristiyan Istanbul'un fethi ve Anadolu birliginin yeniden kurulmasi yarim asir gecikmis oldu. Osmanli Devleti'ni e blen Timur, bu hareketi ile Yildirim Byezid'in ocuklari arasinda taht kavgalarinin baslamasina sebep olmustu. Osmanli Devleti'nin Anadolu'daki sinirlan ise hemen hemen Sultan I. Murad'in devri baslarindaki sinirlarina ekilmisti. Buna karsilik Timur'un tesir sahasindan uzakta kalan Rumeli, btnlgn koruyarak Osmanli Devleti'nin agirlik merkezi durumuna ykseldi. Gerekten Ankara'da ugranilan hezimet, Balkanlar'daki Hiristiyan tebea zerinde kt denebilecek hi bir tesir yapmamisti. Hiristiyan Balkan halklari, Osmanli idaresine bagli kalmislardi. Bu durum, Rumeli'deki Osmanli idaresinin komsu Hiristiyan devletlerden daha dil oldugunu gsteren en aik delillerden biridir. Osmanli Devleti, bagli bulundugu dinin geregi olarak gayr-i mslim tebeasina karsi dilne bir idare ve siyaset takip ediyordu ki, bu da, o firtinali ve tehlikeli havada Rumeli'nin hadisesiz olarak elinde kalmasina sebep olmustu. Bazi yabanci kaynaklar, Osmanli Devleti'nin, Timur'un darbesini yeyip paralandigi ve sehzadeler arasinda taht kavgalari basladigi halde Balkan devletlerinin Osmanlilar'a karsi birlesememelerini, kiliselerinin birlesmemesine baglamislardir. Halbuki Osmanli idaresi, tebeasi arasinda adalet ve hengi temin etmek ve onlarin din islerine karismamak suretiyle bu gveni saglamis oldu. Bundan baska Osmanlilar, Balkanlardaki Hiristiyan Ortodoks mezhebine mensub mutaassib halkin Katoliklere karsi deta mdafaasini stlenmislerdi. Bu anlayisla, onlarin din ve vicdan akidelerine karsi saygi gsteriyorlardi. Bu sebeple onlarin bu akidelerine kimsenin mdahale etmesine de izin vermiyorlardi. Bunun iindir ki Rumeli'deki Ortodoks tebea huzur iinde yasiyordu.

FETRET DEVRI
Osmanli tarihinde, kardeslerin saltanat mcadelisi verdikleri ve 1413 yilina kadar devam eden karisikliklar dnemi diyebilecegimiz "Fetret Devri", Timur'un uyguladigi bir siyasetin sonucu olarak ortaya ikmistir. Yildirim Byezid, Ankara Savasi'nda Timur'a esir dstg zaman en bykleri Sleyman olmak zere Isa, Mehmed, Musa, Mustafa ve Kasim adlarinda alti erkek ocuga sahipti. Bunlardan besi babalari ile birlikte Ankara Savasi'na katilmislardi. Kasim ise ok kk oldugundan Bursa'da kalmisti. Sleyman elebi, muharebenin kayb edildigini grnce babasinin emri zerine Vezir-i Azam andarlizde Ali Pasa, Murad Pasa, Yenieri agasi Hasan Aga ve Subasi Eyne Bey ile birlikte yanindaki kuvvetlerle Bursa'ya gelmis, buradan da kk sehzade Kasim'i alarak byk zorluklarla Rumeli'ye geebilmisti. Isa elebi, muharebe meydanini terk ettikten sonra Balikesir taraflarinda saklanmis, Mehmet elebi Amasya'ya ekilmis, Musa ve Mustafa ise babalari ile birlikte esir dsmslerdi. Asil gayesi, gl bir Osmanli Devleti yerine, kendisine bagli ve onun yksek hkimiyetini taniyan paralanmis birka Osmanli Beyligi meydana getirmek olan Timur, baslangita bu gayesine ulasmis grnmekteydi. Ayrica o, Yildirim Byezid tarafindan kurulmaya alisilan Anadolu birligini de paralamak istiyordu. Bu sebeple Anadolu beylerine ait yerleri Osmanlilardan atip tekrar eski sahiplerine verdi. Geriye kalan Osmanli lkesini de Byezid'in drt oglu arasinda paylastirmisti Edirne'de bulunan Emir Sleyman'a Rumeli'deki yerleri verip kendisine tabi oldugunu ifade eden hkmdarlik almeti olarak kemer, klah ve hil'at gndermistir. Diger sehzadelerden Isa elebi Balikesir ve Bursa'da, Mehmed elebi Amasya'da, Musa elebi ise Isa'yi Bursa'dan ekilmeye mecbur ederek Bursa'da Timur'un al damgasiyla hkmdar olmuslardi. Ankara Savasi'ndan sonra Anadolu'da sekiz ay kadar kalan Timur, uyguladigi siyasetin meyvelerini verdigini grdkten sonra Doguya dnp in seferine ikarken arkasinda biraktigi Anadolu'nun politik yapisi Sultan I. Murad'in hkmdarligi sonundaki durumu andiriyordu. Timur, Byezid'in ele geirdigi topraklari geri almisti. Bylece Sultan Murad'in Ankara'dan Akdeniz'e atigi Osmanli koridoru kapanmis oluyordu. Karamanoglu Mehmed Bey, Anadolu'nun te birini kaplayan ve ilerinde Hamidogullari ve Germiyanogullari'nin topraklarinin dogu blgeleri ile Kayseri, Isparta, Antalya ve Alaiyye gibi kentler bulunan byk bir devletin basina getirilmisti. Timur, Anadolu'da Osmanlilara karsi koyabilecek bir g meydana getirmek iin byle yapmisti. Mehmet Bey, Osmanlilar da dahil olmak zere btn beyliklerin emiri olarak iln edilmisti.

Timur'un, Anadolu'da uyguladigi bu paralama politikasi sonucunda Osmanli lkesi sehzadeler arasinda taksim edilmis, on bir sene sren ve tarihlerde Osmanli Devleti'nin paralanmasindan dolayi "Saltanatta Ara" denilen ve kanli hadiselerle dolu bir devrin ailmasina, fetihlerin durmasina, Istanbul Imparatoru'nun trl entrikalarla bu durumu krklemesine sebep olmustu. Hatta bazi Avrupalilar, yeni bir Hali Seferi dzenledikleri takdirde Osmanlilar'i Avrupa'dan atabileceklerini dsnr olmuslardi. Ankara Savasi ve bunun sonucunda bir daha kalkinamamasi plni ile Osmanli Devleti'nin paralanmasi bu devlet iin mhim ve byk bir darbe olmakla birlikte eyrek asirda kendisini sr'atle toplamaya muvaffak olmasi bu devletin teskilt ve messeselerinin saglamligini gstermektedir. Buna karsilik Hindistan, Iran, Azerbaycan, Irak, Suriye ve Ege Denizine kadar genis topraklar zerinde fetihlerde bulunmus olan Timur'un, lmnden kisa bir mddet sonra devletinin ortadan kalkmasi, onun sadece tedhise dayali bir devlet kurdugunu gstermektedir.

SEHZADELERIN HAKIMIYET MCADELESI


Ankara bozgunu, yz sene zarfinda Anadolu'nun hemen hemen tamamina yakin bir kismi ile Rumeli'nin Tuna boylarina kadar en mhim yerlerini zapt eden Osmanli Devleti iin byk bir felaket olmustu. Ankara hezimeti ile bassiz duruma dsen Osmanli Devleti'nin Rumeli'deki topraklari Hiristiyan devletlerle evrili olmasina ragmen bu devletin yikilip ortadan kalkmayisi, onun ne kadar saglam temeller ve messeseler zerine kuruldugunu gstermektedir. Byle tehlikeli bir dnemde Balkanlar'da, Osmanli Devleti'ne karsi ayrilma veya isyan etme seklinde bir hareketin grlmemesi, Osmanlilarin, buralarda yasayan Hiristiyan halka gsterdikleri dilne muameleden kaynaklanmaktadir. Mslman Trkler, Balkanlar'daki Ortodoks halki, Katoliklerin baskisindan kurtarmak, onlarin din inanlarina kimseyi karistirmamakla din ve vicdan hrriyetine sayginin en gzel rneklerini vermislerdi. Gerekten de hi bir devletin idare tarzi, Osmanlilarin idaresi kadar iyi olamazdi. Balkan halklari bu geregi ok aci tecrbeler sonunda anlamislardi. yle anlasiliyor ki, Osmanli sehzadeleri arasindaki ekisme, Timur henz sahnede iken ortaya ikmisti. Bu da Bursa'yi elde etme yznden olmustu. Nitekim Mehmet elebi, ailesinin Bursa'daki topraklarini istemeye kalkismis, fakat Timur'un Musa elebi'yi tutmasi yznden bundan vaz gemisti. Babasi Yildirim Byezid ile birlikte

Timur'a esir dsen ve onun yaninda bulunan Musa elebi, Timur'un destek ve yakinligini kazanarak, Bursa ve Karesi blgesine hkim olan kardesi Isa elebi ile atismaya girer. Bu mcadeleden basarili ikan Musa elebi, Bursa'ya hkim olur. Fakat, Timur'un Anadolu'yu terk etmesinden sonra kuvvetlenen Isa elebi, eski payitaht olan Bursa'yi tekrar ele geirir. Maglup olan Musa elebi ise Ktahya'daki dayisi Germiyanoglu'nun yaninda kalmaya mecbur olur. Muhtemelen oradan da Karamanoglu'nun yanina gitmisti. Amasya'da bulunan sehzade Mehmed, Amasya, Canik, Tokat, Niksar ve Sivas taraflarinda bulunan yerli beylerden Kara Devletsah Kubadoglu, Gzleroglu, Kpekoglu, Kadi Burhaneddin Ahmed'in damadi Mezid Bey'le miicadele edip o havaliyi tamamen kendi nfuz ve hkm altina almisti. Subasi Eyne Bey'in tavsiyesi ile Bursa taraflarinda bulunan biraderi Isa elebi'ye mracaatla Anadolu'yu aralarinda taksim etme teklifinde bulundu ise de Isa elebi'nin kendisinin byk kardes oldugunu syleyip teklifi red etmesi zerine Ulubat'ta baslayan muharebede (1404) Isa elebi, maglub olarak nce Yalova'ya, oradan da Istanbul'a gitti. Edirne'de bulunan Emir Sleyman'in, Imparator'dan Isa'yi istemesi zerine, antlasma geregi olarak Isa Edirne'ye gnderildi. Ulubat savasinda, Yildirim Byezid'in meshur komutanlarindan olup Mehmed elebi'nin maiyetine giren Subasi Eyne Bey ile Isa elebi'nin yaninda yer alan Sari Timurtas Pasa maktul dsmslerdi. Savasi mteakip Bursa'ya giren Mehmed elebi, hkmdarligim iln etmesine ragmen, bir ihtiyat tedbiri olarak Timur'un adinin da bulundugu para bastirarak zekice bir siyaset takip etmistir. "Sikke-i mstereke" adi ile anilan bu paranin Bursa'da hicr 806 tarihinde basildigi anlasilmaktadir. Mehmet elebi, daha sonra Germiyanoglu Yakub Bey'in yaninda bulunan babasinin cesedini getirterek camiinin yanina gmdrmstr. Anadolu'daki bu mcadeleler devam ederken, en byk sehzade olan Sleyman elebi (Emir Sleyman), Edirne'de Hiristiyan unsurlarin destegiyle gvenlik iindeydi. Bu esnada Sirbistan'da Lazar'in yerine geen oglu Stefan (Istefan) hkm sryordu. Georg Brankovi de gney Sirbistan'da gcn yaymaya alisiyordu. Emir Sleyman, bu iki Sirp prensin atismalarindan istifade etmeyi basardi. O, babasinin Anadolu topraklarini ele geirmek ve kardeslerini ortadan kaldirarak Osmanli Devleti'ni yeniden eski durumuna getirmek istiyordu. Bu gayesini gereklestirebilmek iin Selanik, Makedonya'nin bir blm, Mora, Trakya kiyilari, Marmara ve Karadeniz'de Istanbul'a en yakin kiyi kasabalari verilmek suretiyle Bizans'tan para ve asker yardim saglandi. Bizans'in daha nce Osmanlilara demek zorunda oldugu vergi de kaldirildi. Bylece Emir Sleyman, kendi kardeslerine karsi yardim saglamak iin agir bir bedel demis oluyordu. Kendisine en byk rakip olarak Mehmed elebi'yi gren Emir Sleyman, kuvvetli bir ordunun basinda Isa elebi'yi Bursa zerine gnderir. Mehmed elebi'ye bagli kalan Bursa'lilarin mukavemeti zerine muvaffak olamayan Isa elebi, Bursa'yi atese verip yaktiktan sonra, Kastamonu'da bulunan Isfendiyar Bey'in yanina ekilir. Onunla ittifak halinde bulunan Aydinoglu Cneyd, Saruhanoglu Hizirsah Bey ve Menteseoglu Ilyas Beylerle Mehmed elebi zerine varip onunla savasmak istemisti. Fakat bu son tesebbsnde de muvaffak olamayinca Karaman iline siginmak ister. Fakat bu

arzusunu gereklestiremeden Eskisehir yakinlarinda yakalanarak ldrlr. Cesedi, Bursa'da Murad Hdavendigr trbesi yanina gmlr. Isa elebi'nin ldrlmesi zerine onunla ittifak halinde bulunan ve yukarida adi geen Ege beylikleri, Mehmed elebi'nin hkmdarligini tanimak zorunda kalirlar. Bylece Mehmed ve Sleyman elebiler, devletin Anadolu ve Avrupa blmlerinin hkmdarlari oldular. Bununla beraber Emir Sleyman, devletin tamamini istiyordu. Bu yzden ordusu ile kardesinin zerine varip nce Bursa, sonra da Ankara'yi zapt etmisti. Bu kayiplardan sonra Amasya'ya ekilmek zorunda kalan Mehmed elebi, mcadeleden vaz geme niyetinde degildi. Nitekim 1406 yilinda Yenisehir ovasinda kardesi Emir Sleyman ile savasmis, fakat maglub olarak tekrar Amasya'ya ekilmis ise de onu Rumeli'ye dnmek zorunda birakmak iin areler aramaya baslamisti. Anadolu'da drt yil kadar kalan Emir Sleyman'in, Sivrihisar yznden Karamanlilar'la arasinin ailmasini firsat bilen Mehmed elebi, yeni bir taktik deneyerek Karaman'da bulunan kardesi Musa elebi'yi kendisine bagli kalmak sartiyla Rumeli'ne gndermeye karar verir. Bu maksatla Karamanlilar'la Kirsehir'in Malya ovasinda bulunan Cemale kalesinde bulusan Mehmed elebi, Candaroglu Isfendiyar Bey ve Eflak voyvodasi Mire ile de mzakerelerde bulunmustu. Onlarin da muvafakati zerine Candar iline gelen Musa elebi, Temmuz 1409'da Sinop'tan gemilerle Eflk'a geer. Geri Emir Sleyman'in giilenip kendi bagimsizligini tehdid etmesinden korkan Eflk'in ve Sirp krali Stefan'in da destekleri saglanmisti. Musa elebi, Eflk'ta prensin kizi ile evlendi. Bylece Trkler, Ulahlar, Sirplar ve Bulgarlar'dan olusan bir ordu toplamayi basaran Musa elebi, Edirne zerine yrr. Musa elebi, Istanbul'a kamak zere yola ikan Emir Sleyman'in yakalanip ldrlmesi ve btn timarli sipahiler gibi sancak beylerinin de kendisine bagliliklarini bildirmeleri zerine Rumeli'deki Osmanli eyaletlerinin yegane hkimi olarak Edirne'de tahta geer. Bylece Emir Sleyman'in devleti, daha yetenekli ve enerjik Musa elebi'ye kalmisti. Gerekten, cesur, gz pek, faal bir kimse olan Musa elebi, elebi Mehmed'e olan bagliligini red ve inkr ederek hkmranligini iln eder. Subat 1411 yilinda gereklesen hkmdarlik ilnindan sonra adina para bastiran Musa elebi, gerek bir hkmdar gibi davranmaya baslar. Saray protokol ve merasimlerinde eski Osmanli saray geleneklerini kurmaya yeniden tesis etmeye alisir. Musa elebi, Emir Sleyman'a yardim eden Sirp despotu Stephan Lazarovi zerine yryerek nemli bir maden sehri olan Novo Brodo'yu zapt eder. Pravati ve kpr kalelerini de ele geirmek suretiyle, karisiklik dneminde Osmanlilar'in Balkanlar'da kayb ettikleri topraklan geri alir. Bu esnada Emir Sleyman'in Rumeli'ye geisi esnasinda Bizans'a biraktigi yerlerin ogunu geri alan Musa elebi, bylece Bizans'i da cezalandirmaya alisiyordu. Istanbul'u karadan ve denizden kusatma altina alan Musa elebi, 1411 yilinda Silivri'ye gelmis ve Istanbul'u alikla teslime zorlamak istemisti. agdas kaynaklarin ifadesine gre Musa elebi'nin tutumundan ekinen Manuel, Venedikliler'in de yardim etmemeleri zerine sehri teslim etmeye karar verir. Ancak daha nce Musa elebi tarafindan Bizans'a gnderilen ve bilahare Manuel ile is birligi yapan Candaroglu Ibrahim Pasa'nin tavsiyesi ile hareket eden

Manuel, elebi Mehmed'i Rumeli'ye geirmek suretiyle Istanbul kusatmasini kaldirmak tesebbsnde bulunur. Nitekim, Gebze kadisi Fazlullah'i Manuel'e gndererek onunla anlasan elebi Mehmed, nce Istanbul'a gelmis, 1412 senesinin Ekim ayinda da atalca yakininda bulunan Incegiz'de Musa elebi ile savasa girmistir. Kardesler arasindaki mcadele esnasinda sik sik taraf degistirmekle dikkat eken bir sahsiyet vardir. Aydinoglu Cneyd Bey adini tasiyan bu zat, Aydin ilindeki mevkiini saglamlastirmak iin bir dizi faaliyetlerde bulunmustu. Fakat sonunda elebi Mehmet duruma hkim olup eski birligi saglayinca onu Nigbolu muhafizligina getirmek zorunda kalmistir. Bununla beraber ona gvenemeyen eebi Mehmet, onu blgesinden alip uzaklastirmak ihtiyacini duymustu. Baslangita gayet halim selim grnen Musa elebi'nin, sonralari sert bir tavir takinarak gerek beylerinin gerekse askerlerinin kendisine olan bagliligini kayb etmesi, yenilmesinde byk bir rol oynamistir. O, Sofya'nin gneyinde bulunan Samakov kasabasi civarindaki amurlu sahrasindaki savasta ordusunun maglub olmasi zerine yarali olarak Eflk'a dogru kamak isterken yakalanip 10 Temmuz 1413'te ldrlr. Musa elebi'nin lm haberi, byk bir zntye sebep olmustu. Nasinin Bursa'ya gelmesi zerine sehri muhasara eden Karamanoglu Mehmed Bey, sr'atle geri ekilmek zorunda kaldi. Musa elebi'nin vefati zerine Osmanli hanedaninin blnmesi sona ermis oluyordu. elebi Sultan Mehmed, babasinin topraklarini yeniden toparlamaya gayret ediyordu. Onbir yil sren bu karisiklik dneminden sonra Osmanli Devleti, Gneydogu Avrupa'daki btn stratejik noktalari, Edirne, Sofya ve skp'; Dogu Balkanlar'da da eski sehir ve yerlesim blgelerini tekrar elde etmis oldu. Bunun sadece bir istisnasi vardi o da elebi Sultan Mehmed'e yardim karsiliginda Sirbistan'a birakilmis olan Nis'ti.

Sleyman elebi dnemi ve sehzadeler


I. MEHMED
Osmanli sultanlari iinde "Mehmed" adini tasiyan ilk hkmdar olan elebi Sultan Mehmed'in gerek dogumu, gerekse Yildirim Byezid'in kainci oglu oldugu hakkinda farkli grsler bulunmaktadir. "Nizm-i lem" iin, kardesi Musa elebi'yi de bertarafedip 1413 yilinda Edirne'de tek basina tahta geip idareyi ele aldigi zaman Osmanli lkesinde genel bir sevin ve

memnuniyet havasi esmeye basladi. zellikle ordu, byk bir cosku ile onu alkislamaktan geri kalmadi. nk o, kardesleri arasinda moral ve fizik nitelikleri bakimindan en ok dikkat ekeni idi. Hemen hemen btn beden eksersizlerinde maharetli olusu, gzelligi, gnl yceligi, dsnce ekiciligi ile hem beden gc hem de huy gzelligini belirten Gresi elebi nvanini almisti. Organlari birbirine mtenasib olarak uygundu. Halk tarafindan kendisine pehlivan lakabi takilmisti. Teni pembeye yakin beyazlikta idi. Gzleri ve kaslari kara idi. Uzun boylu, gr sakalli ve sik biyikli olmakla birlikte seklen zarifti. Alni aik, enesi yuvarlak, ggs genis, kollan uzundu. Kartal bakisli, arslan gl idi. Atalarindan farkli bir sekilde basina tlbent sarardi. Basinin etrafina kat kat sarilan bez, birok ikintilar teskil ederek sirmali klahinin ucundan baska yerini gstermezdi. Kendisinden nceki hkmdarlarin kaftanlarina uygun bir sekilde biilmis olan kaftanina, astar yerine baska bir renkle samur kaplanmis ve etrafina krk drlmst. Sultan Mehmed'i davranislarina, hareketlerinin abukluguna ve vekarina ait btn vglerin stne ikaran sey, Osmanli tarihileri gibi, Bizans tarihileri tarafindan da adaleti, sefkati, gnl yceligi, dostlugunda sebati, hem Trkler hem de Rumlar iin iyilik severligi hakkinda belirtilen ortak sehadettir. O, hiristiyanlara dsmanlik gstermemekle kalmamis, ayni zamanda onlara karsi dosta davranmistir. ok iyi yetismis, mmtaz bir egitim grmenin btn sonularini ve ince dsnrlgn rneklerini gstermistir. Osmanli tarihilerinin deyimi ile o, Tatar Tufani'nin tehlikeye dsrdg devlet gemisini kurtaran Nuh gibidir. mparator Manuel, mttefiki olan Mehmed'in son ve korkun rakibini yendigine dair aldigi haber zerine basarilarini tebrik edip kutlamak ve antlasma sartlari ile kendisinin yapmis oldugu hizmetleri hatirlatmak zere 816 (1413)'da eliler gnderir. Politikadan ok iyi anlayan Mehmed, taahhdlerine bagli kalarak Karadeniz ve Marmara Denizi'nde elinde bulunan kuleler ile Teselya kalelerinin imparatora verilmesini abuklastirir. Manuel'in elilerini, hediyelerle sevindirip geri dnmelerine izin verdigi zaman onlara su szleri syledi: "Imparatora syleyiniz ki, yardimi sayesinde atalarimin lkesini elde ettim. Bu hizmetinin hatirasi gnlmde daima sakli kalacaktir. Onun hosuna gitmek iin btn firsatlari arayacagim." elebi Sultan Mehmed, ayni sekilde Sirp, Ulah ve Bulgar hkmdarlarinin, Yanya dukasinin, Makedonya despotunun, Ahaiya prensinin elileri ile diger zevati kabul etti. Bunlarla birlikte bir sofrada yemek yiyerek hepsinin san ve shretini oksayici szler syledi. Hepsini sulh ve selametle geri gnderdi. Bunlara dedi ki: "Hkmdarlariniza deyin ki, ben, herkes ile baris ve sulh iinde kalmak istiyorum. Barisi hile ile bozmak isteyen kimse, sulhn hamisi olan Allah'a karsi hareket etmis bulunacaktir." Gerekten de elebi Sultan Mehmed, her seyden nce Timur'un istila ve yagmasiyla paralanan, sonra saltanat kavgalari ile kani ekilen memleketi, tedbirli, basiretli ve uyanik bir idareci dehasiyla avucunun iine alir almaz, babasinin ve kardeslerinin

Bizans'a karsi kullandiklari politikaya derhal son vererek memleketi o ynden gelecek olan tehlikelere karsi emniyete almis oldu. O, byle davranmak zorunda idi. Zira idare ve iradesinin gcn bekleyen, daha nice tehlikeler ve gaileler boy boy himmet ve gayret istiyordu. Bir kere kardeslerini yenip tek basina idareyi ele aldigi zaman, devlet bnyesinde hsil olmus atlak ve kntlerden nice yabanci ve zararli unsur ieri sizmis bulunuyordu. Bir yandan bunlari temizlerken, bir yandan da kayb olan topraklan yeniden Osmanli hududlari iine kazanmakla, memleketin sarsilmis olan itibarini iade ile ise basladi. elebi Sultan Mehmed, Edirne'de, btn bir Osmanli lkesinin hkmdari oldugunu iln etti. Bundan sonra da bazi faaliyetlerde bulunarak memleketin bozulmus bulunan idaresini yeniden dzenlemeye alisti. Bu cmleden olarak, kardesi Musa elebi'nin beylerbeyi yaptigi Mihaloglu Mehmed Bey'i tevkif ettirerek Tokat kalesine gnderdi. br taraftan, ileride devletin basina byk gaileler aacak olan Simavna kadisi oglu Bedreddin Mahmud'u fazl ve keremine hrmeten 1000 (bin) aka maas ile Iznik'te oturmaya memur eyledi. Daha nce de belirtildigi gibi, clsunu tebrik iin gelen evre imparator ve hkmdarlarin elilerini kabul ederek onlarla sulh iinde yasama teminati verdikten sonra Anadolu'ya geer. Otuzbir veya otuziki gnden beri muhasara ettigi Bursa'yi yakip yikan Karamanoglu'nu te'dib etmeden nce Ohri'den kaip Izmir'e gelen ve Musa elebi'nin taraftari olan Aydinoglu Cneyd Bey zerine yrr. Bu arada Ayaslug (Seluk)u zapt eden Cneyd, Mehmed elebi'nin zerine gelmekte oldugu haberini alir almaz kurtulusu kamakta bulur. Bunun zerine elebi Mehmed, Menemen, Kayacik ve Nif (Kemalpasa) kalelerini alarak Cneyd'in ailesinin iinde bulundugu Izmir kalesini kusatmaya baslar. Cneyd'in tesebbslerinden endiselenen civarin Trk ve hiristiyan beylikleri, donanmalarini gndermek suretiyle Mehmed elebi'nin yaninda Izmir muhasarasina katilip ona yardimci olmuslardi. Nitekim Izmir kalesi nne gelen Rodos, Midilli ve Sakiz Hiristiyan donanmalari gibi, Mentese donanmasi da Mehmed elebi ile isbirligi yaparak Izmir'in zaptinda rol oynamislardi. Bununla beraber ihtiyat bir tedbir olmak zere Izmir kalesinin surlarini yiktiran elebi Mehmed, ayni krfezde, svalyeler tarafindan eski Izmir (Gavur Izmir) kalesinin yerinde yaptirilmakta olan kaleyi de btn tehdid ve karsi koymalara ragmen yiktirmaktan ekinmemistir. Bununla beraber aradaki dostlugu bsbtn bozmak istemeyen elebi Sultan Mehmed, Rodos svalyelerinin, Osmanli hakimiyeti altinda bulunan Mentese ilindeki Halikarnas (Bodrum)'da Petronion kalesini yapmalarina msaade etmisti. te yandan elebi Sultan Mehmed, Cneyd Bey'in annesinin ricasi zerine onu affetmis ise de kendisine Anadolu'da degil, Rumeli'de Nigbolu sancak beyligini vermis, onun yerine de Aydin sancak beyi olarak Bulgar krali Sosmanos (Sisman)'un mslman olan oglu Sleyman (eski adi: Alexandr)'i getirmistir. 816 (M. 1413)

yilinda gereklesen bu hareket sonucunda, Cenevizlilerin Ege sahillerinde bulunan kolonilerinden Foa, Midilli ve Sakiz adalari, ekonomik bakimdan da Osmanlilar'la daha siki mnasebetlerde bulunmus ve onlarin nfuzu altina girmis oluyorlardi.

BURSA KUSATMASI VE ELEBI MEHMED'IN KARAMAN SEFERI


Karamanoglu Mehmed Bey, Osmanlilar'in fetret dnemi iinde bulunduklari ve elebi Mehmed ile Musa elebi'nin Rumeli'nde savastiklari bir sirada Bursa zerine yrmeye karar vermisti. 1413 yilinda yaninda Trkmen boylari oldugu halde nce Sivrihisar zerine yryp burayi zapt eden Mehmed Bey, daha sonra Bursa nne gelip Bursa hisarini kusatma altina alir. Otuz iki gn devam eden bu kusatma sirasinda hisarin subasisi bulunan Haci Ivaz Pasa, Bursa halkinin yardimi ile siddetle mukavemet etmisti. Bu arada burlara yapilan hcumlari da bertaraf etmisti. zellikle Karamanoglu'nun Bursa hisarina giren pinar suyunu kesmek suretiyle halkini teslime zorlama tesebbsn, zaman zaman yaptigi huru hareketleri ile bertaraf eden Haci Ivaz Pasa, esir aldigi Karaman askerlerini surlar zerinde Karamanoglu'nun gzleri nnde astiriyordu. Bylece onun maneviyatini bozmaya gayret ediyordu. Haci Ivaz Pasa, Karamanlilar tarafindan bir gece mesalelerle girisilmek istenen hcumu da tesirsiz hale getirip nledikten sonra hisarin Kaplica kapisini atirarak karsi hcuma gemis ve Karaman ordusunu perisan etmisti. Ivaz Pasa'nin yigitleri, byk ganimetlerle salimen geri dnp elde ettikleri ganimetleri ona arz ettiler. O da btn ganimetleri askerlere taksim ederek daha nice vaadlerde bulundu. Geri muhasaranin uzamasi, Bursa hisarinda bulunanlari bir hayli sikintiya sokmustu. Hatta Haci Ivaz Pasa bile birka yerinden ok yarasi almis olmasina ragmen anlari gizleyip kale muhafizlarina yardimda bulunuyor ve anlari teselli ediyordu. Bununla beraber kaledekilerin durumu gn getike zorlasiyordu. Fakat Karamanoglu da artik bir sey yapamayacagini anlamisti. Hele son hareket, onun maneviyatini bsbtn bozmustu. Byle psikolojik bir knt iinde bulunuldugu bir sirada Musa elebi'nin tabutu, dedesi Murad Hdavendigr'in kabri yanina defn edilmek zere Bursa'ya getirilir. Karamanoglu, bundan haberdar olunca cenazenin dzme olma ihtimalini dsnerek bizzat kendisi kontrol etmek ister. Bu maksatla varip kefeni aar ye cenazenin yzne bakar. Cenazenin gerekten Musa elebi'ye ait oldugunu grnce maneviyati daha fazla bozulur. Bunun zerine sehri atese verir. O, bununla da yetinmeyerek dayisi Yildirim Byezid'in kabrine hakaret ederek lkesine geri dner. Fakat gelirken takib ettigi gzergh tutuldugundan oradan dnmeye cesaret edemediginden Kirmasti (Mustafa Kemal Pasa) ve Isparta zerinden Karaman iline gider. Osmanli kaynaklan, bu dns esnasinda cereyan eden bir konusma daha dogrusu bir hadiseden bahs ederler ki, Karamanoglu'nun durumunu ortaya koymasi bakimindan dikkat ekici bir hadisedir. Buna gre Musa elebi'nin cenazesini grp teshis ettikten sonra devlet idaresinde tek basina kalan elebi Sultan Mehmed ile basa ikamayacagini anlayinca, Bursa kusatmasini kaldirip sr'atle lkesine dnerken

Harman Danasi denilen ve sisman olan nedimi, kamaktan yorulunca Karamanoglu Mehmed Bey'e: "Hanim, Osmanoglu'nun lsnden byle kaarsin, ya dirisi gelmis olsaydi ne are ederdin?" deyince bu sze gcenen Karamanoglu, onu bulundugu yerde bir agaca astirarak cezalandirmistir. Osmanli, Memlklu ve Bizans kaynaklarinin bildirdiklerine gre Karamanoglu, Bursa'yi atese verdigi zaman Orhan Gazi Camiini de yaktirmistir. Keza o, dayisi Byezid'in kabrini atirarak kemiklerini yaktirmisti. Nitekim bugn Bursa Orhan Camii kapisi stnde bulunan bes satirlik bir kitabe, bu yangini aik bir sekilde ortaya koyup o gn hl hatirlatmaktadir. Daha nce de belirtildigi gibi Izmir ve evresini zapt edip Cneyd'i bertaraf eden elebi Sultan Mehmed, yukarida belirtilen hareketlerinden dolayi Karamanoglu zerine yrmeye karar vererek sratle Inegl'e gelir. Buranin kadisi Mevln Kivamuddin'i bir elilik heyeti ile Memlk sultanina gnderir. Bundan sonra Kastamanu hakimi Candaroglu Kasim ve Germiyanoglu Yakub Bey'le birlestikten sonra Aksehir, Beysehir, Seydisehir ve Konya zerine yrmst. 1414 yilinda cereyan eden bu hadisede Karamanoglu, Konya nnde Ortakuyu mevkiinde Osmanli ordusuna mukavemet etmek istediyse de maglub olarak kamak zorunda kalir. Oglu Mustafa ise Konya kalesine siginir. Bu maglubiyete ragmen Karamrsel'i elilikle elebi Mehmed'e gnderen Karamanoglu, siddetli yagmurlardan dolayi zor durumda bulunan Osmanlilar'la barismistir. Bu baristan sonra Canik zerine gitmek zorunda kalan elebi Sultan Mehmed, ok gemeden Karamanlilar'in tekrar szlerini bozduklarini ve anlasarak Osmanlilar'a biraktiklari yerleri geri alma tesebbsnde bulunduklarini grenir. Bunun zerine tekrar o tarafa dner. Fakat Karamanoglu'nun yaptigi bu hareketten dolayi zlr ve zntsnden hastalanir. Bu sirada Byezid Pasa, ani bir baskinla Konya nnde bulunan Karamanoglu'nu yakalayip Mehmed elebi'nin yanina getirir. elebi Sultan Mehmed, Karamanoglu'nu, Karaman askeri ile Konya kalesine siginan oglu Mustafa'yi yanina getirmesi sartiyla affeder. Bunun zerine yaninda Osmanli kuvvetleri oldugu halde Konya surlari nne gelen Karamanoglu, hisar stnde kendisiyle konusan oglunu ikna ederek birlikte Osmanli sultaninin yanina gelirler. Bu defa basini kurtarmak iin ncekinden daha agir olan bir muahede imzalamak zorunda kalan Karamanoglu, Beypazari, Sivrihisar, Aksehir, Yalva, Beysehri, Seydisehri ve Nigde'yi Osmanlilar'a terk etmek zorunda kaldi. Hicr 818 (M. 1415) yilinda gereklesen bu antlasmaya gre Karamanoglu, gerektigi zaman Osmanlilar'a askerle yardimda da bulunacakti. Bu sartlarla Karamanoglu Mehmed Bey'i affeden elebi Mehmed'e karsi Karamanoglu syle demistir: "Madem ki bu can bu tendedir, memleket-i Osman'a kat'a yaramaz nazarla bakmayayim. Eger bakacak olursam Kelm-i Kadm (Kur'an) benden davaci olsun." seklinde yemin etmis, yeminden sonra da kendisine hil'at giydirilip at, deve, tabl (davul) ve lem verilmistir. Ancak koyu bir Osmanli dsmani olan Karamanoglu, daha ordughtan ikar ikmaz yeminini bozmus ve ovalara yayilmis bulunan Osmanli atlarini, maiyetindeki askerlerine yagmalattirmistir. Kendisine Kur'an-i

Kerim zerine ettigi yemin hatirlatilinca: "Bu can su tende durduka" sz ile kendi canini degil, koynunda saklamis oldugu gvercini kast etmis oldugunu sylemistir. Nitekim bu maksatla koynunda sakli bulunan gvercini saliveren Karamanoglu, sratle Konya'ya ekilirken syle diyordu: "Bizim, Osmanoglu ile adavetimiz (dsmanligimiz) besikten mezara kadardir, isimizin geregi de ahdi bozmaktir." Karamanoglu'nun bu hilesi, dnemin efkr-i umumiyesinde Karamanlilar hakkinda bazi fikir ve grslerin ortaya ikmasina sebep olmustur. Nitekim Asikpasazde tarihinde syle denilmektedir: "Karaman'da bulunmaz dogru bir yar Veliler ok bile kulmas ve ayyar Eder kavl karar ahd u peyman Ier andlar, yalan ok, eyler inkar Beyi ve kadisi hem eyhi mderris Hiledir isleri hem hr u mekkr Tekebbr, kel ve foduldur Karaman Aninn kahr eder ani Kahhar" Yine bu cmleden olarak "Karaman'in koyunu, sonra ikar oyunu" darbimeseli, bazi degisikliklerle gnmze kadar gelmistir. Karamanoglu'nun bu hilesinden sonra elebi Sultan Mehmed tekrar ve sratle Konya zerine yrms ve kisa bir arpismayi mteakip mstahkem hisarini zapt etmisti. Osmanli saldirisina karsi koyamayan Mehmed Bey, Silifke'nin kuzeyinde bulunan Varsaklar arasina kaip kurtulmustu. Bununla beraber elebi Sultan Mehmed, Memlklular'in himayesinde bulunan Karamanlilar'i fazla tazyik etmekten de uzak durmaya alisiyordu. Bu sebeple, Memlklular'la arasinin ailmasini istemeyen elebi Sultan Mehmed, Konya'yi Osmanli lkesine katmaktan vaz geer.

VENEDIKLILER'LE YAPILAN ILK DENIZ SAVASI


Bir kara devleti olarak kurulan Osmanli Devleti, daha Orhan Gazi zamanindan itibaren denizciligin nemini kavramis ve gelismesinin denizcilik sayesinde daha kolay olacagini anlamisti. Bu sebeple olacak ki 1321'lerden itibaren ynde denizlere ikma hareketine basladi. Yildirim Byezid zamaninda Gelibolu tersanesinin yapilmasi ile gelismeye baslayan Osmanli denizciligi, henz Venedikliler'le boy lsebilecek bir gce sahip degildi.

Ege Denizi'nde Venedikliler'e bagli Andros adasi beyi olan Pietro Zeno, Osmanli ticaret gemilerine karsi dsmanca bir muamele iinde bulundugu iin hicr 818 (M. 1415) yilinda Gelibolu tersanesinde hazirlanan 30 kadirga, ali Bey komutasinda Akdeniz'e ikar. Otuz gemiden meydana gelen bu Osmanli donanmasi, Venedikliler tarafindan Trk ticaret gemilerine karsi girisilen hareketlere mukabele etmek zere Andros, Paros ve Milos adalarina hcum etmis, bir hayli de esir alip dnmekte iken Egriboz adasi sahilinde rastladigi birka Venedik ticaret gemisini de zapt ederek geriye dnmst. Bu hadiseden bir sene sonra, Venedikliler'in Pietro Loredano komutasinda sevk ettikleri donanma, Lapseki nlerine gelir. Venedik amirali, Trkler tarafindan kendisine bir taarruz olmadika, kendisinin taarruz etmemesi hakkinda senatodan kesin talimat almisti. Bu talimat geregi o, Trklerden zapt ettikleri gemileri geri isteyecekti. Bununla beraber her iki donanma da harp tertibati almisti. Tam bu sirada Istanbul taraflarindan gelmekte olan bir Middili gemisini, Trklere ait oldugunu zannederek yakalamak isteyen Venedik amirali, geminin Osmanli donanmasina dogru kaip onlara siginmasi zerine geminin kendisine verilmesini ister. Bu istegi red eden Osmanli amirali, olaya mdahale ettiginden Marmara adasi ile Gelibolu arasinda siddetli bir muharebe meydana gelir. Henz yeni gelismekte olan Osmanli donanmasi, bu ilk ciddi deniz muharebesinde maglub olurken komutani (amiral) olan ali Bey de sehid olur (1 Rebilhir 819/29 Mayis 1416). Yaralanmis olan Venedik amirali ise Bozcaada'ya ekilir. 1417 yilinda Pietro Loredano tekrar gelerek Lapseki'yi almak istediyse de muvaffak olamaz. Sonunda Imparator Manuel'in araya girmesi ile iki taraf arasinda baris saglanmis ve esirler iade edilmisti. yle anlasiliyor ki Osmanlilar, yeni yeni grenmeye basladiklari bu denizcilik mesleginde henz tam bir olgunluga erismis degillerdi. Bu sebeple, kahramanca savasmis olmalarina ragmen Venedikliler'le basa ikamamislardi. Zaten Venedikliler de kendileri ile denizde rekabet edebilecek bir gc istemiyorlardi. Bunun iin Osmanli denizciligini baltalamaya ynelik her areye basvuruyorlardi. Nitekim bu ilk savasta maglub olan Osmanli donanmasi ve askerine karsi giristikleri katliam bunun aik bir delili olarak tarih sayfalarinda yer almaktadir. Gerek agdas tarihi Dukas, gerekse daha sonraki tarihiler bu katliami tafsilatli bir sekilde anlatirlar. Bunlarin verdigi bilgiye gre Gelibolu sahilinde cereyan eden muharebeyi seyr eden ocuk ve kadinlarin gzleri nnde o anda ele geirilen Osmanli amiral gemisi ile alti kadirga ve alti ektirmede ele geirilen btn esirler, topluca ldrlerek byk bir katliama tabi tutuldular. Bu arada btn savas boyunca yirmi yedi gemi, Venedikliler'in eline dst. Ertesi gn, lmden kurtulmus bulunan esirler, tekrar gzden geirildi. Bunlar iinde kendi istekleri ile Osmanli gemilerinde bulunan Ceneviz, Katalan, Sicilyali, Fransiz ve Giridli gibi Hiristiyan gemiciler de, gemilerin seren direklerine asilmak suretiyle ldrldler. Bu arada Osmanli amirali ile isbirligi yaptiklarini sandiklari vatandaslarini da amiral gemisinde iskence ile ldrdler. Katliamdan kurtulan Mslman gemici ve askerlerin bir kismi da idareleri altinda bulunan Ege adalarina alistirilmak zere gtrnldler. Dukas, bu muharebedeki katliami su ifadelerle nakl eder: "Evvela amiral ali Bey'in kadirgasina taarruz ederek, gemide mevcud btn erleri kilitan geirdiler. Hatta ali Bey'i de yakalayarak vcudunu para para ettiler. Sonra baska kadirgalara da

taarruz ederek btn Trk kadirgalarini zapt ettiler. Trkleri, kanlarinin ve ocuklarinin gzleri nnde merhametsizce paraladilar. Bu muharebe, Gelibolu'dan bir mil kadar uzakta cereyan etmisti. Venedikliler, aksama dogru muharebeye son verdiler. 27 adet Trk gemisini alarak Bozcaada limanina girdiler. Burada tahkikat yaparak erler arasinda Trk aslindan olanlari kmilen bogazladilar. Hiristiyan erler hakkinda da arastirma yaparak Trk donanmasina angarya olarak cebren (zorla) alinmis olanlarin hayatlarini bagisladilar. cret ve diger menfaat temini maksadiyla Trklerin hizmetine girmis olanlarini Bozcaada'da kazikladilar. Btn adada epeevre bag ktkleri ve bu ktklerden sarkmis zm salkimlari gibi asilmis erler grnyordu." Istanbul'un fethinden tam otuz yedi sene nce cereyan eden bu hadise, Venedikliler'in vahsetini ortaya koymaktadir. Osmanlilar'in, simdiye kadar tanimadiklari ve sahidi olmadiklari byle bir olay, onlarin daha sonra denizcilikte de maharet kesb etmek iin ok daha ciddi alismalarina sebep olmustu.

ANADOLU HAREKTI
elebi Sultan Mehmed, Eflk harektindan sonra asker harektini bir mddet iin Anadolu'ya evirmek zorunda kaldi. Bu harekt, plnli bir harekattan ziyade blgede Osmanli hkimiyetine karsi ortaya ikip ykselen tehdidlerin sonucu olmustu. Nitekim Candar beyleri ile olan mnasebet de byle bir endisenin sonucunda baslamisti. Candaroglu Isfendiyar Bey, Ankara muharebesinden sonra Timur'un yardimi ile, daha nce Osmanlilar'in eline gemis olan yerlerini geri almisti. Kardesler arasinda meydana gelen mcadelede, Isfendiyar Bey'in, Mehmed elebi'nin rakiplerini desteklemesi, aradaki dostane mnasebetleri bozmus ise de sonradan anlasarak pek ok olayda birlikte hareket etmeye basladilar. Nitekim Isfendiyar Bey, Karaman ve Eflk seferlerinde oglu Kasim Bey komutasinda birlikler gndererek elebi Sultan Mehmed'i desteklemisti. Osmanli tarihilerinin bildirdigine gre Osmanlilar'la birlikte hareket eden Kasim Bey, Eflk seferinden dnste babasi Isfendiyar Bey'in, lkesinin en verimli yerlerini, sevdigi oglu Hizir Bey'e verecegini duyarak Mehmed elebi'ye bas vurmus ve onun araciligi ile bazi yerlerin kendisine verilmesini istemistir. Bunun zerine Mehmed elebi, Isfendiyar Bey'e bir mektup yazarak Kastamonu, Tosya, ankiri, Kre ve Kalecik'in Kasim Bey'e verilmesini istemisti. Bu isteginin reddi zerine harekete geen Osmanli ordusu, Isfendiyar Bey'i Sinop'ta muhasara altina almisti. Osmanli hkmdari ile basa ikamayacagim anlayan Isfendiyar Bey, elebi Mehmed namina hutbe okutup para bastirmak suretiyle onun hkimiyetini kabul etmek zorunda kalmisti. Ancak, Kastamonu ile Kre hari olmak zere adi geen yerleri oglu Kasim Bey'e degil, elebi Sultan Mehmed'e birakan Isfendiyar Bey, Kastamonu'ya dnms ve btn camilerde Mehmed elebi adina hutbe okutmustur(1416).

CANIK BLGESININ ZAPTI


Osmanlilar'in, Canik blgesini ilhak etmek zere ugrastiklari dnemde dogu sinirlarinda Karakoyunlu ve Akkoyunlu Trkmen devletleri vardi. Bu iki devlet, devamli olarak birbirleri ile mcadele edip blge halkina zarar vermekte idiler. Hayati boyunca Timur'a dsman olmus ve onunla mcadele etmis olan Karakoyunlu Devleti'nin beyi Kara Yusuf, Osmanlilar'in dostu idi. Kara Yusuf, Erzincan'i Akkoyunlular'dan alarak kendi adamlarindan olan Pir mer Bey'e vermisti. Pir mer Bey, kendi sahasini genisletmek iin Sark Karahisar Bey'i Melek Ahmed Bey'in oglu Hasan Bey'i tehdid ederek burayi alip kendi blgesine katmak istiyordu. Bu tehdid zerine Hasan Bey, yardim istemek zere o dnemde Amasya valisi bulunan Sehzade Murad'a bir heyet gndermisti. Fakat henz yardim gelmeden harekete geen Pir mer bu beyi yakalayarak Sark Karahisar'i da zapt etmisti. Bundan sonra biri Sivas, digeri de Karahisar'a tabi iki Canik (bunlardan Samsun ve arsamba taraflari Sivas Canik'ine, Ordu taraflari da Karahisar Canik'ine aittir) blgesinde de faaliyette bulunan Pir mer'in bu hareketi, Osmanli Devleti'ni endiseye sevk etmisti. Nitekim, 1418 yilinda Pir mer'in Karahisar Canik'ini, mahall beylerden Alparslan oglu Hasan'in da arsamba taraflarim almasi, nihayet Candaroglu Isfendiyar Bey'in de Mslman Samsun'u alarak Bafra Bey'i olan oglu Hizir Bey'e vermesi, elebi Sultan Mehmed'in harekete gemesine sebep olmustur. Daha nce de belirtildigi gibi Sivas Canik'i mintikasinda biri mslman digeri Cenevizliler'e bagli olan ve kfir (Gavur) Samsun denen, birbirine yakin iki Samsun vardi. Yukarida belirtilen hadiseler cereyan ederken her iki Samsun'un alinmasina karar verilerek Amasya valisi Sehzade Murad'in lalasi Bieroglu Hamza Bey, Cenevizliler'in elindeki Samsun'a almaya memur edildi. Bu haberi duyan Ceneviz Samsun'u halki, sehri atese verdikten sonra gemilere binip buradan ayrilir. Bylece bu Samsun, savas olmadan ele gemis oldu. Bundan sonra da Mslman Samsun kusatma altina alinmisti. Sehrin muhafizi Isfendiyar oglu Hizir Bey, mukavemet edemeyecegini anlayarak sehri bizzat sefere katilmis olan elebi Sultan Mehmed'e teslim eder. elebi Sultan Mehmed, Hizir Bey'e kardesi Kasim Bey gibi kendisinin de Osmanli Devleti'nin hizmetine girmesini teklif etmis ise de Hizir Bey, aralarindaki dsmanliktan dolayi kardesi ile bir arada bulunamayacagini belirterek zr dilemis ve babasinin yanina dnmstr(1419). elebi Sultan Mehmed, Canik seferinden sonra Bursa'ya dnerken Iskilip taraflarinda bir Tatar cemaatine rastlar. Bunlar, Mogol istilasi zamaninda buralara getirilip yerlestirilmislerdi. Padisah, bunlarin kim olduklarini ve reislerinin nerede bulundugunu sorunca, kendilerinin Samagar Tatarlarindan olduklarini, reislerinin de Minnet Bey adinda biri oldugunu ve su anda bir dgnde bulundugunu sylerler. Bunun zerine elebi Sultan Mehmed, "bakiniz, ben harb ederken bu Tatar beyleri dgn pesinde kosuyorlar ve bab-i hmayunumda grnmyorlar" diyerek, ileride onlardan gelebilecek bir tehlikeye simdiden mani olmak maksadiyla onlarin Rumeli'ye g ettirilmelerini emr eder. Bu emir zerine yol hazirliklarina baslayan Minnet Bey, yanindaki btn Tatarlarla birlikte Rumeli'ye geer. Verilen emre gre bunlarin bir kismi Filibe taraflarina, diger bir kismi da Arnavutluk havalisine iskn

edileceklerdi. Emre uyularak, bunlardan bir kismi Filibe civarindaki Konushisar mevkiine, bir kismi da Arnavutluk tarafina yerlestirilmislerdi. Filibe-Istanbul yolu zerinde ve Filibe'ye yakin bir mesafede bulunan yere yerlestirilen ve sonradan Tatarpazari adini alan bu yer, adi geen Tatarlar tarafindan kurulmustur. Minnet Bey'in oglu Mehmed Bey, sonradan burada cami, imret ve kervansaray yaptirmistir.

I ISYANLAR ve SIMAVNA KADISI OGLU SEYH BEDREDDIN MAHMUD'UN ISYANI


elebi Sultan Mehmed devrinin en nemli hdiselerinden birisi, Seyh Bedreddin Mahmud ve taraftarlarinin ikardiklari isyandir. Seyh Bedreddin, gerek memleket iinde, gerekse Kahire, Sam, Haleb gibi Islm leminin en namli kltr merkezlerinde uzun zaman dolasip; ciddi ve parlak bir tahsilden sonra Hseyin b. Ahlat isminde bir zata intisb ederek seyhlik sifati almis olmasina ragmen, memleketin siyas ve sosyal bnyesine vurmayi tasarladigi darbeyi vurabilecek yikici bir zekaya sahipti. O, ilim ve irfan stadlarinin egitim ve terbiye nimazlarini kirarak, yerlesmis ve saglam sistemleri ezip geecek kadar sakat bir yol semisti. Bilgi bakimindan zamaninin ileri gelenlerindendi. Onun bu zelligi daha nce temas edildigi gibi hayatini kurtarmis ve kendisine srgn yerinde bile maas baglanmasina sebep olmustu. Gerekten Seyh Bedreddin Mahmud, hem zahir, hem de batin ilimlerdeki vukuf ve ihatasiyla mmtaz ve mstesna bir mevki isgal etmisti. Islm hukukunda zamaninin imami durumunda idi. Bu hususta "Cmiu'l-Fusleyn" adli eseri, onun degerini ortaya koyma bakimindan yeterlidir. Bu eserinden nce fikha dair "Letifu'l-srt" isimli eserini yazmisti. Seyh Bedreddin'in, "Kitbu't-Teshil" adi ile kaleme aldigi eseri, "Letifu'l-srt"in serhidir. Seyh Bedreddin bu eserini Edirne'de kadiasker iken yazmaya baslamis, 818 Cemaziyelhir'in yirmi yedinci sali gn (3 Eyll 1415) Iznik'te ikamet ederken bitirmisti. Bedreddin'in bu eserleri ulemaca muteber kabul edilmislerdir. Seyh Bedreddin'in tasavvuf sahasindaki grslerini ortaya koyan eseri, Vridat adini tasimaktadir. Seyh Bedreddin'in bunlardan baska eserleri de vardir. lkeye tek basina hkim oldugu gnden beri Seyh Bedreddin'in hareketlerini dikkatle takib eden elebi Sultan Mehmed, seyhin baslattigi din, siyas ve ictima mahiyetteki ayaklanmayi bastirmaya muvaffak oldu. Seyh Bedreddin, Misir dns Haleb, Konya ve Tire'de dolasmaya basladi. Daha sonra Edirne'ye gidip ana ve babasina kavustu. Burada, iki seneden daha fazla bir sre, Osmanli tahtini kardesleri ile paylasarak saltanat srmekte olan Musa elebi'nin takdirlerini kazanarak kadiaskerlige tayin edildi. Fakat elebi Sultan Mehmed'in kardeslerine galip gelmesi zerine mevkiini kayb ederek Iznik'e gnderildi. Gz hapsinde bulunmasina ragmen Seyh Bedreddin burada rahat durmuyor, gizlice adamlarini yetistiriyordu. Bu dnemde Bedreddin'e, hareketlerinin sorumlulugunu yklenecek ve kendisine yol aacak bir let lazimdi. Bu gaye ile Bedreddin, Izmir krfezinin gney ucunda ve Sakiz adasinin karsisinda Karaburun'da (esme) (o zamanki adi ile Stylaryus dagi) zerinde dogmus, asagi tabakadan birini seti. Bedreddin bu adamda, kendi grslerini aiklayabilecek enerji

ve heyecani buldugundan onu kendine kethuda, vekil ve din temsilci olarak seti. Brklce Mustafa denilen bu hizli fanatik, derhal kendini baba ve ruhan reis iln etti. Bundan dolayi da taraftarlari ona Dede Sultan adini verdiler. Bedreddin'e Torlak Kemal denilen bir yahudi de yardim etti. Bu yahudi, o zamanlarda Bedreddin'in grslerini yaymaya alisan dervislerin basina geti. Onun grslerinin temeli, esitlik ve fakr gibi insana cazip gelen sloganlara dayaniyordu. Buna gre kadinlar hari olmak zere her seyde ortaklik vardi. Bu meczuplar syle diyorlardi: "Ben, senin evinde kendi evim gibi otururum. Sen de benim elbiselerimi giyer, silahlarimi, arabalarini kullanirsin. Sadece kadinlar mstesnadir." Bu safhada Brklce Mustafa, Aydin, Yahudi Torlak Kemal de Manisa taraflarinda Rafiz Btin bir Sia'nin tehlikeli hriyeti ile faaliyetlerine basladilar. Bunlar, Seriat erevesi iine alinmis ahlk degerlerini hie sayarak beser zaaflarina genis msaadeler tanimak, bir taraftan da ferd mlkiyeti, din farkini ve evlilik messesesi gibi kanunun teminati altina alinmis sosyal barajlari da asip cemiyete yeni bir nizam tanimak yoluna koyuldular. Aydin ve Karaburun'da etrafina binlerce insan toplayan Brklce Mustafa'nin muvaffakiyetleri, seyhin Iznik'te kalmasini tehlikeli bir duruma sokmustu. Bunun iin ailesini Iznik'te birakarak Sinop'taki Isfendiyar Beyi'nin yanina kati. Gayesi, oradan Tatar iline gemekti. Isfendiyar Bey, elebi Mehmed'den ekindigi iin seyhe msaade etmedi. Bunun zerine Seyh Bedreddin, gizlice bir gemiye binerek Rumeli yakasina geip Zagra'ya gider. Seyhin, nfuz dairesi burada gittike genislemeye baslar. Seyh, bir mddet sonra Zagra'dan Silistre'ye, oradan da Dobruca'ya geer. Sonra da halkinin ogunlugu Si olan Deliorman'a yerlesir. Deliorman'dan her tarafa mektup ve adamlar gndererek byk bir propaganda faaliyetine girisir. Asikpasazde'nin ifadesine gre o syle diyordu: "Bundan sonra padisahlik benimdir. Sancak isteyen gelsin, subasilik isteyen gelsin velhasil her arzusu olan gelsin. Ben, halifeyim Mustafa (Brklce) da benim hizmetkrimdir." Bedreddin ile sirdaslarinin gizli amalari, Avrupa ve Asya'da bir hkmet kurmak oldugundan Hiristiyanlari ve zellikle Rumlari elde etmek istiyorlardi. Bu gayelerine erismek iin de dervislerin grsne gre Hiristiyanlarin, Allah'a ibadet ettiklerini inkr edenlerin kfir olduklarini iln ve kendilerine katilmak iin gelen Hiristiyanlari gkten inen melekler gibi bereketli kabul ediyorlardi. Gerekten de Brklce, Dukas'in da dedigi gibi gayr-i mslimi bol olan Karaburun (esme) havalisinde Trklerden ziyade Hiristiyan ve Yahudilere taviz vererek o suretle bu cemaatleri basina toplayabilmisti. Islm tarihindeki, Batin Hasan Sabbah hareketinin bir benzeri olarak karsimiza ikan bu hadise, devletin temelini kkten sarsmaya ynelik bir hadise idi. Karaburun, Aydin ve Manisa evresinde baslayan bu fesad hareketinden haberdar olan elebi Sultan Mehmed, gerekli tedbirleri almakta gecikmedi. Fakat, baslangita btn boyutlari ile byklgnn farkina varilamayan bu olay, Mslman Trk kanina hayli pahaliya mal oldu.

Si karekterli olan bu isyani bastirmak zere harekete geen Osmanli hkmdari, nce blge beylerini bunlarin zerine gnderecektir. Fakat bunlarin fazla bir varlik gsterememesi ve hatta maktul dsmeleri zerine daha ciddi tedbirlerin alinmasi gerektigine kanaat getirip Brklce Mustafa ve Torlak Kemal ile traftarlarini ortadan kaldiracaktir. Anadolu'nun bu blgesinde byk bir tehlike olarak ortaya ikan bu isyani bastirmak zere harekete geen yeni Aydin Beyi Sleyman (Aleksandr) Bey'in maglub ve maktul dsmesi zerine, Manisa Sancak Beyi Kara Timurtas Ali Bey, asilerin zerine yrms ise de muvaffak olamamisti. Bunun zerine Amasya sancak beyi ve henz on iki yasinda bulunan Sehzade Murad ile lalasi Byezid Pasa, sileri byk bir bozguna ugratip Yahudi Torlak Kemal ile Brklce Mustafa'yi ldrmslerdi. br taraftan etrafina pek ok Hiristiyan ve Yahudiyi toplayan Seyh Bedreddin, zerine gnderilen kuvvetlere mukavemet edemeyerek teslim olmus ve Serez'de bulunan elebi Sultan Mehmed'in yanina gtrlmst. Mehmed elebi'nin emri ile kurulan bir ulema divaninda durumu tesbit edilip toplum nizamini bozmakla sulanan Seyh Bedreddin Mahmud, gayet dilane cereyan eden bu muhakemede, Trk Islm birligine karsi giristigi bozguncu hareketin zararini kabul etti. Devrin en sekin limlerinden mtesekkil bir mahkemenin karsisinda suunu kabul eden Seyh Bedreddin iin, Saadeddin Teftazan'nin talebelerinden olan Heratli Mevln Haydar Acem'nin verdigi "Mali haram, kani hell" fetvasi zerine 1420 yilinda Serez pazarinda idam edilmisti. Din vecibelerin kalkmasi, kanunlarin bozulmasi, haramlarin helal kilinmasi, bazi kimseler iin gz boyayan hos msaadelerdi. Fakat bunlarin hepsinden cazip olani sphesiz ki memleketin muayyen bir zmre arasinda taksim edildi. Gerekten, sayilari binleri bulan, mrid ve dervisler zerinde seyhin nfuzu o derece kuvvetli idi ki, bu adamlar, Allah birdir dedikten sonra peygamberligi sadece seyhlerine lyik gryorlardi. Seyhe ve halifelerine uyanlar arasinda Trklerden ok Yahudi ve Hiristiyanlar grlyordu ki, bu da onlarin bol huzur ve kolayca servet temini gibi vaadleri ok cazib bulmalarindan ileri geliyordu. Brklce Mustafa ve Torlak Kemal gibi propagandacilar, seyhten aldiklari ilham ve hizla, kisa bir zamanda binlerce kisiyi ayaklandirmaya muvaffak olmuslardi. Tarih seyri ve neticesi ne olursa olsun, her kaynasma ve ayaklanmada mhim olan birer figran rolndeki yiginlarin ikardigi grlt degil, bu yiginlarin gizli veya asikr istek, izdirap ve zaaflarini sezip bunlari sahis ve zmre menfaatleri adina kullanmasini bilen anarsi merkezlerinin gayesidir. Bu belirli ihtiraslar etrafinda merkezlesen gayeler ise, sosyal sartlarin ve siyas buhranlarin halk iin sikintilar ortaya ikardigi devirlerde meydana gelen hosnudsuz ruh haletinden faydalanirlar. Nasil ki, Baba isyanlari Seluklu inkirazinin ortaya ikardigi sosyal bir alkantinin sonucu ise, Bedreddin Mahmud da sahne olarak ayni cografya parasini seip on yildan fazla sren sehzadeler mcadelesinin dogurdugu siyas ve ictima huzursuzluktan faydalanmasini bilmistir.

Byk bir mcadele ve gayret sonucu, i yaralari sarip memleket bnyesinin sagligini iade eden elebi Sultan Mehmed'in bu vatana en byk hediyesi, Ikinci Sultan Murad gibi hkmdar namzedi bir sehzade yetistirip birakmasidir.

MUSTAFA ELEBI'NIN ISYANI


Yildirim Byezid'in ogullarindan biri olan ve saltanat iddiasinda bulundugu iin tarihlerde Dzme Mustafa denilen Mustafa elebi, Seyh Bedreddin'den sonra devletin ikinci kez sarsilmasina sebep olmustu. Onun, bu sarsintida oynadigi rol, elebi Sultan Mehmed'in vefatindan sonra oglu II. Murad'i da mesgul edecektir. Babasi ile birlikte Ankara savasina katilan Mustafa elebi (l. 1422), Hamideli ve Teke sancagi askerlerinin basinda bulunuyordu. Ankara savasindan sonra Musa elebi ile birlikte kayb oldugu sylenmis, Yildirim Bayezid'in ricasi zerine arattirilarak bulunmustu. Kaynaklarin verdigi bilgiye gre Timur onu Semerkand'a gtrmst. Timur'un lm zerine sehzade Mustafa da diger hkmdarlarin ogullari gibi serbest birakilmisti. Yorucu ve zahmetli bir yolculuktan sonra Anadolu'ya gelebilen Sehzade Mustafa, Karamanoglu Ali Bey'e ait Nigde'de bir mddet kaldiktan sonra kardesi Musa elebi gibi Isfendiyar Bey'in yanina gider. Onun tesviki zerine Eflk Bey'i Mire ile baglanti kurup o tarafa geer. Fakat, kk yasta vefat ettigine dair ikarilan sayia ve elebi Sultan Mehmed'in siyas tesebbs zerine orada barinamayarak Bizans Imparatoru Manuel'e iltica edip ve ondan yardim ister. Kendi menfaatini gznnde bulunduran Imparator, grnste elebi Mehmed'in dostu idi. Hatta ona bir evlad gz ile baktigini bile syleyerek ona bu ynde teminat vermisti. Fakat btn bunlar, menfaat karsiligi idi. Gerekten Manuel, Musa elebi'ye karsi, elebi Sultan Mehmed'e yardim etmisti. nk o siralarda Musa elebi Istanbul'u kusatma altina almisti. Bu defa onun karsisina Yildirim Byezid'in yasa kendisinden daha byk olan (bazi kaynaklarda kk) ve saltanat iddiasinda bulunan Mustafa elebi'yi ikarmisti. Mustafa, Manuel'e Osmanli lkesinden daha ok menfaat temin edecegi garantisini veriyordu. Bu sebeple Imparator Manuel bu defa Mustafa'mn tarafini tutmaya baslamisti. Ulahlar'dan ve iki defa isyan edip iki defa da af edilen Nigbolu Sancak beyi Izmiroglu Cneyd Bey'den yardim gren Mustafa elebi, Teselya ve Selanik taraflarinda faaliyete geer. Burada faaliyette bulunmalarinin sebebi de herhangi bir muvaffakiyetsizlik halinde derhal Selanik kalesine siginabilmeleri iindi. elebi Sultan Mehmed, Mustafa ve Cneyd Bey'in giristikleri hareketleri haber alir almaz derhal harekete geer. Selanik mintikasinda iki ordu karsi karsiya gelir. Yapilan muharebede elebi Sultan Mehmed galip geldiyse de Mustafa ve Cneyd'i yakalayip ortadan kaldiramaz. nk magluplar Selanik kalesine siginmislardi. Selanik valisi Dimitrios Laskaris Leondarios, bunlara izaz ve ikramlarda bulunarak onlari teselli eder. Talihlerinin degismis olmalarindan mteessir olmamalarini, cesaretlerini kayb etmemelerini ve Selanik'in Trklere teslimi tehlikesi olsa bile, kendilerini Mehmed'e teslim etmeyecegini bu bakimdan msterih olmalari

gerektigini syler. Onlar da Dimitrios'un teselli veren bu szlerinden cesaret alarak rahat bir nefes aldilar. Selanik valisi Dimitrios'un, kaaklari, korumasi altina almasi zerine elebi Sultan Mehmed, maiyeti erkanindan birisini Selanik valisi Dimitrios Laskaris'e gndererek: "Bizans imparatoru ile aramizda mevcut olan bozulmaz dostluk ve sevgiyi pek iyi bilirsin. Bu dostlugu bozmaya ve Bizanslilara byk zararlar yapilmasina sebep olma. Bizimle Bizanslilar arasinda nifak ve dsmanlik sokmaya alisma. Bunun iin avlamakta oldugum avi bana teslim et. Bunu yapmayacak olursan, dostlugu birakarak dsmanligi ele alacagim. Kisa bir zaman iinde sehri zapt edip halkini esir edecegim, senin hayatina da son verip dsmanlarimi avucumun iine alacagim." dedi. Bu aik tehdide karsilik Selanik valisi Dimitnos Leondarios su yumusak cevabi verir: "Ey padisah, pekla bilirsin ki, ben despot degil bir kulum. Yalniz Bizans Imparatorunun kulu degil, ayni zamanda senin de kulunum. Zira sen, onun evladi makamindasin. Tarafinizdan sadir olan bu emrin icrasi ve neticeye erdirilmesi size ait bir keyfiyettir. Halbuki benim de vazifem cereyan eden hali imparatoruma haber vermektir. Sunu da biliniz ki, imparatorun himayesine siginan ve bir atmacanin takip ettigi keklik gibi, hayatini kurtarmak isteyen zt, alelde Trklerden biri degildir. Haber aldigima gre o senin kardesindir. Zaten alelde biri olsa dahi yine imparatorun izni olmadika onu size veremezdim. Bu sebeplerden dolayi bidane istirham ediyorum, biraz sabr ediniz. Ben, su dakikada cereyan eden vak'alari imparatora yaziyorum. Bu hususta emir vermek ona aittir. Ben ise verilecek emri ifa edecegim." diyerek padisahtan zr diler. Validen bu sekilde bir cevap alan elebi Sultan Mehmed, imparatora mracaat ile Mustafa elebi'nin kendisine teslim edilmesini ister. Bu istek karsisinda Bizans Imparatoru Manuel, elebi Mehmed'e gnderdigi mektubunda: "Sen benim evladim, ben de baban makaminda olmayi kabul ederek ahd ettik. Eger ettigin yemini tutmak istemiyorsan haksiz olani Allah'in adaleti cezalandirir. Bana iltica edenleri teslim hakkindaki teklifini yapmak degil, dinlemek bile istemem. Bununla beraber, biz Hiristiyanlarin itikad ettigimiz ekanim-i selse (Hiristiyanlik'taki l ilh sistemi)'ye yemin ederim ki, hkmdarligin devam ettike ve sen hayatta bulunduka mlteci Mustafa ile arkadasi Cneyd hapishaneden ikmayacaklardir. Sen bu dnyadan g ettikten sonra talihleri ne ise o olsun. Eger isin bylece halline razi degilsen istedigin gibi hareket et." szleri ile Mustafa ve Cneyd'in teslim edilmesi teklifini red eder. Bu arada, Selanik valisinden de Mustafa ile Cneyd'in kendisine gnderilmesini ister. Mektuptaki ifadelerden anlasildigina gre Imparator, gerek Sultan Mehmed, gerekse ondan sonra gelecek olan Osmanli hkmdarlarina karsi bunlari, hem bir koz, hem de bir emniyet subabi olarak kullanmak arzusunu tasimaktadir. O, bu arzusunu aika dile getirmese bile "hkmdarligin devam ettike..." demek suretiyle zimnen buna isaret etmektedir.

Sultan Mehmed, daha ileri gitmeyerek imparatorun teklifini kabul eder grnr. Selanik kusatmasini da kaldirarak Edirne'ye dner. Imparator, Istanbul'a getirilen Mustafa ile Cneyd'i ve maiyetlerindeki otuz kisiyi Limni adasina gnderir. Bu mltecilerin masraflari iin Osmanli Devleti, her sene yz bin aka vermeyi, buna karsilik imparator da elebi Mehmed hayatta kaldigi mddete Mustafa'yi serbest birakmamayi ve Mehmed'in haleflerinin Bizans'a karsi takinacaklari tavra gre hareket etmeyi taahhd ediyorlardi. Bu hadiselerden sonra elebi Mehmed, Mustafa elebi'ye yardim edip asker veren Eflk topraklarina akinlar yaptirmak suretiyle intikamini almis oluyordu. elebi Sultan Mehmed, 1420 yilinda Istanbul yolu ile Anadolu'ya gemek zere gelir. Bu arada Bizans casuslari, padisahin Anadolu'daki islerini bitirdikten sonra Istanbul'u almak zere kusatacagi haberini getirmislerdi. Bu haber zerine Bizans'in bazi ileri gelenleri, padisah Istanbul yolu ile Anadolu'ya geerken yolda yakalanip tevkif edilmesini imparatora teklif ettiler. Fakat Imparator Manuel, bu teklifi kabul etmez. Bununla beraber bu haber yznden ihtiyat bir tedbir olmak zere elebi Sultan Mehmed'i karsilamak iin ocuklarini da gndermez. Ama Bizans ileri gelenlerinden birogunu padisahi karsilamak ve hediyeler takdim etmek zere gnderir. Eliler, elebi Mehmed'i sehir disinda karsilayarak Bogaz kenarinda ifte sutun (Besiktas) denilen yere kadar kendisine refakat ederler. Dolmabahe ve Tophane sahillerine gelen padisahi, burada sira krekli kadirgada bulunan imparator bizzat kendisi karsiladi. Padisaha tahsis edilen gemi ile imparatorun gemisi yanyana olmak zere skdar'a getiler. elebi Sultan Mehmed, burada karaya ikarak adira iner. Aksam olunca maiyyeti ile birlikte Izmit tarafina hareket ederek Bursa'ya gelir.

MEHMED ELEBI'NIN VEFATI


Mehmed elebi, kisi Bursa'da geirdikten sonra 1421 yili ilkbaharinda Gelibolu yolu ile Edirne'ye dner. Bir ara Edirne civarinda tertipledigi bir av sonunda ormandan ikan bir domuzu takip ederken ani bir fel geirerek baygin bir sekilde attan dser. Derhal Edirne sarayina tasinan Mehmed elebi'nin durumundan sphelenen asker, byk bir heyecana kapilmis ise de bu heyecani yatistirmaya muvaffak olan devletin ileri gelenleri onu hayatta ve saglikli imis gibi gsterebilmislerdi. Hkmdarlarinin hayatta ve saglikli oldugunu gren asker ise sevinmisti. Padisahin hastalandigi Bizans Imparatoru Manuel tarafindan haber alininca, gya hatir sormak iin bir eli gndermisti. elebi Sultan Mehmed, gelen Bizans elisini kabul etmemis ve birka gnden beri hasta oldugunu, bu bakimdan iyilestikten sonra grsebileceklerini sylemisti. Fakat bu hastalikta" kurtulamayacagini anlayinca vezirleri olan Bayezid, Ibrahim ve Haci Ivaz Pasalari davet ederek kendileri ile gizlice grsmst. Bu grsmede, Amasya valisi olan byk oglu Murad'in hemen davet edilip hkmdar ilan edilmesini vasiyet etmisti. Bu vasiyetinde ayrica, hkmdar olacak olan oglu Murad'in, kk kardeslerini

ldrmemesi iin de bunlarin imparatorun yanina gnderilmesini bildirmisti. Bu grsmeden sonra Murad'a haber verip onu davet etmek zere Elvan Bey sratle yola ikarilmisti. Kararin ertesi gn hastaligi son haddine vararak aksam zeri vefat etti. Cemaziyelevvel 824 (Haziran 1421) tarihinde meydana gelen vefatin gn hakkinda farkli grsler bulunmaktadir. Behcetu't-Tevrih'te bu tarih 23 Cemaziyelevvel 824 (26 Mayis 1421) olarak gsterilmektedir. elebi Mehmed'in, Murad'in derhal getirilmesini istemesi, lm halinde kardesi Mustafa elebi'nin imparator tarafindan saliverilmesi endisesi idi. nk imparator ile yapilan antlasmada kendisi hayatta bulundugu srece kardesinin saliverilmemesi seklinde idi. Halbuki kendisinin lm ile bu sart ortadan kalkmis oluyordu. Bu yzden de onun lm gizli tutulmustu. sikpasazde'nin ifadesine gre asker padisahi grmek istemis, devlet erkani ise bir hekimin tedbiri sayesinde onu sagmis gibi askere gstermeye muvaffak olmustu. Bu arada imparator tarafindan padisaha gnderilen Leondari Dimitrios, aradan uzun bir sre getigi halde huzura kabul edilmedigi iin sphelenmis ve sonunda bir vasita ile padisahin ldgn grenmis. Bu haberi derhal Istanbul'a bildirmek iin yola ikardigi birka ulak, yollarin tamamen tutulmus olmasindan dolayi gidememislerdi. Fakat Leondari, deniz yolu ile padisahin lm haberini imparatora iletmeye muvaffak olmustu. elebi Sultan Mehmed'in cesedi tahnit edilerek sarayda muhafaza edildi. Bylece hem asker hem de halk kendisini hayatta biliyordu. Bu arada Murad'in Bursa'ya dogru yola ikmasi bekleniyordu. Murad'in Bursa'ya geldigi haberi zerine padisahin Anadolu'ya bir seferinin olacagi, fakat rahatsiz bulundugu iin yalniz basina gidecegi sylenerek cenaze Anadolu sahiline geirildi. Onun lmn bildirmemek iin pek ok tedbir alindi. Bylece vefati yaklasik 40 gn kadar saklanabildi. Padisahin cesedi, Bursa'da daha nce insa ettirdigi Yesil Trbe'ye defn edildi. elebi Sultan Mehmed'in bu tarihte 43 veya 47 yaslarinda bulundugu kabul edilmektedir. Kaynaklarin verdigi bilgiye gre elebi Sultan Mehmed, beyaz yzl, kara gzl, kara ve atik kasli, sik sakalli, aik alinli, genis omuzlu, orta boylu, uzun kollu ve gler yzl bir hkmdardi. Osmanli Devleti'ni tek bir idare altinda topladiktan sonraki hkmdarligi hicr tarihle 7 sene 11 ay ve birka gn, milad takvim ile de 7 sene 8 ay ve birka gn olmaktadir. elebi Mehmed'in zelliklerini kaynak eserlere istinaden veren Uzunarsili, onun hakkindaki kanaatlerini su ifadelerle aktarmaktadir: "elebi Mehmed, ne babasi Byezid ve kardesi Musa elebi gibi sert, ne de diger kardesi Sleyman elebi gibi yumusak ve kayitsiz idi. O, makul hareket eden, sabirli, azim ve irade sahibi, szne ve vaadine sadik, nazik, vakur ve ciddi bir hkmdardi. Yalniz dostuna degil, dsmanlarina da kendisini sevdirerek itimat telkin etmis ve kendisini saydirmistir. elebi Mehmed hakkinda Osmanli tarihlerinden baska yabanci kaynaklar da iyi sehadette bulunmaktadir. Zamaninin olaylari gzden geirilince bu kanaatte isabet oldugu anlasilir. Iyi grs, vaziyeti kavrayarak istedigini ve vaziyeti ona gre ayarlamasi, duruma gre uysal

davranarak ileri gitmeyisi, seri hareket etmesi de kendisini en tehlikeli gailelerden basari ile ikarmistir. Kk-byk 24 muharebede bulunarak kirka yakin yara aldigi rivayet edilmektedir. (Netyicu'l-Vukuat, I, 36)." Annesi, Germiyanoglu Sleyman Sah'in kizi Devlet Hatun olan Mehmed elebi, Osmanli Devleti'ni, karsilastigi byk bunalimlardan basari ile kurtaran bir sahsiyettir. O, sehzadeler mcadelesinden galip ikarak devletin birligini saglamisti. Onun en byk emeli, babasi zamanindaki topraklari tekrar ele geirmekti. Bu gaye iin aba sarf etmis ve byk lde de muvaffak olmustu. Daha nce sz edilen Venediklilerle yapilan deniz muharebesi bir tarafa birakilacak olursa Bizans ve diger devletlerle dostane faaliyetlerde bulunmustur. O, Memlklular ile de dosta geinmisti. Karamanoglu Mehmed Bey'in 822 (1419) yilinda Memlk ordusu tarafindan esir edilerek Kahire'ye gtrlmesi zerine, Karamanlilar'in, Kayseri'nin zapti konusundaki tesviklerine aldirmayan Mehmed elebi, dostlugu bozmamis ve sonucu belli olmayan bir maceraya atilmamistir. Yerli ve yabanci hemen btn kaynaklar, elebi Mehmed'in dirayetinden, sebatkrligindan ve iyi ahlkindan bahs ederler. Hammer, onun hakkinda sunlari yazar: "Hayir ve din isleri ile ilgili messeseler meydana getirmekte shretli Seluk sultani Birinci Alaeddin ile boy lsebilecek olan Birinci Mehmed; din limleri ve genellikle Kur'n'a gnl vermis olanlar hakkindaki cmertligi bakimindan da Misir sultanlari ile rekabet edebilir. Osmanli hkmdarlari arasinda ilk defa olmak zere Anadolu ve Suriye yolu ile Mekke ve Medine'ye giden hacilar kervani ile bu iki kutsal sehrin fakirlerine dagitilmak zere "Srre" adi ile altin olarak bir miktar aka gnderen odur." Gnmz yabanci tarihilerinden biri olan Norman Itzkowitz, elebi Sultan Mehmed'den bahs ederken sunlari sylemekten kendini alamaz: "Tek ynetici oldugu zaman I. Mehmed'in (1413-1421) hkmranliginin basarisini belirgin kilan ihtiyatlikti. Timur'un oglu Sahruh'un gc geri plnda agirligim hissettirdigi srece Mehmed, topraklarini geri almis bulunan Anadolu beylerine karsi asker harekata girisemezdi. Osmanli tahtinda gz olanlarin, Bizans destegine tabi olmalari sebebiyle de Kostantiniye ile iliskilerini yumusak tuttu. I isyanlar, taht kavgalari ve idar meselelerle srekli taciz edilen Mehmed, basariya gtrmeyi dsndg yeniden yapilanma tesebbslerini engelleyecek herhangi bir genel Avrupa tepkisini canlandirmama dikkatini gsterdi. Bylelikle onun kisa, ama hayat nemdeki hkmdarligi, Osmanli topraklarinin tamamen zlmesini nleyen bir koruyuculuk faaliyeti olma basarisina erdi." Bazi tarihiler tarafindan devletin ikinci kurucusu olarak kabul edilen elebi Sultan Mehmed, ocuk denecek yastan beri zerine almak zorunda kaldigi byk mesuliyetlerden dolayi son derece yipranmisti. Vcudunda kirk kadar muharebe yarasi tasiyordu. Bitmek tkenmek bilmeyen gailelerle karsilasmis ama btn bu gailelerin hakkindan gelmesini bilmistir. Bununla beraber babasi Yildirim Byezid'in son yillarda eristigi gce erememisti.

elebi Sultan Mehmed'in en byg Murad olmak zere Mustafa, Kasim, Ahmed, Yusuf ve Mahmud adlarinda alti oglu ile yedi kizi olmustur. Ogullarindan Kasim ve Ahmed, hkmdarin kendisi hayatta iken vefat etmislerdi. elebi Sultan Mehmed vefat ettigi zaman Murad Amasya'da, Mustafa da Hamideli (Isparta)'nde sancak beyi olarak bulunuyorlardi. Yusuf ile Mahmud ise henz kk yaslarda idiler. Isparta sancak beyi Mustafa, Ikinci Murad'in hkmdarligi zamaninda saltanat iddiasina kalktigi iin Iznik'te yakalanarak bogdurulmustu. Yusuf ile Mahmud ise ileride taht kavgalarina sebebiyet vermemeleri iin gzlerine mil ekilerek kr edilmislerdi. Fakat daha sonralari Bursa'da ikan bir veba hastaliginda ikisi de vefat etmislerdi. elebi Mehmed'in yedi kizindan Seluk, Hafsa, Sultan, Ayse ve Hatice hatunlarin ad ve durumlari bilinmekte ise de diger iki kizinin adi henz bilinememektedir. Bunlardan Seluk Hatun, Candarogullari'ndan Isfendiyar Bey'in oglu Ibrahim Bey ile evlenmisti. Ibrahim Bey'den ocuklari olan Seluk Hatun, kocasinin lm zerine Bursa'ya dnmst. 890 (1485) yilinda epey yaslanmis olarak vefat etmistir. Hafsa Hatun, andarzde vezirizam Ibrahim Pasa'nin oglu Mahmud ile evlenmis ve 847 (1443)'ten sonra Hacca giderek Mekke'de vefat etmistir. Sultan Hatun, Isfendiyar Bey'in diger oglu Kasim Bey ile evlenmistir. 848 (1444) de vefat etmistir. elebi Mehmed'in diger kizlarina gelince bunlar, Ikinci Murad'in hkmdarligi zamaninda Karamanogullari'ndan Ibrahim, Isa ve Ali Beyler ile evlenmislerdi. Kizlardan biri de Varna muharebesinde sehid olan Karaca Bey ile evlenmistir.

SULTAN MEHMED'IN HAYRATI


elebi Sultan Mehmed, kendisinden nceki Osmanli hkmdarlari gibi vatandaslarini (tebeasini) gzeten, onlar iin imknlar hazirlamaya alisan bir hkmdardi. Bu bakimdan gnn ekonomik, sosyal ve din sartlarinin gerektirdigi ihtiyalari karsilamak iin gayret sarf ediyordu. Bunun iindir ki o, fakir, kimsesiz ve hatta yolculari doyurmak iin imretler insa ediyordu. O, sadece bununla da iktifa etmiyor, ayni zamanda ve zellikle cuma gnleri fakirlere ve yoksullara yemek yediriyordu. Nitekim Hoca Saadeddin Efendi'nin "her cuma gn fukarayi it'am ve ehl-i ihtiyaca in'am-i amm edb" dedigi elebi Sultan Mehmed, cami, medrese ve arsilar insa edip onlara vakiflar tahsis ediyordu. O, babasi Byezid ve dedesi Murad gibi kendisinden nce geen hkmdarlar gibi devletin iki baskenti olan Bursa ve Edirne'yi camilerle sslemisti. Clusundan kisa bir mddet sonra, Edirne'de Emir Sleyman'in temelini attigi, Musa elebi'nin ancak pencerelere kadar insa ettirebildigi camiyi (Eski Cami) tamamlamisti. Filibe yolu zerinde ve Meri sahiline yakin bir yerde insa edilen bu camiye vakf olmak zere de Edirne'deki Bedesten insa ettirilmisti. Evliya elebi, gerek Ulu Cami diye isimlendirdigi bu cami (Eski Cami), gerekse bundan nceki cami hakkinda syle demektedir: "Edirne'de bundan ulu ve ruhaniyetli cami yoktur. Geri bundan kadim Mihal kprs dibinde Yildirim Han Camii vardir. Fakat Timur-i b nr (Nursuz Timur) hadisesinde bu cami na tamam kalmagla onu da elebi Sultan Mehmed itmam edb sevabini babasi Yildirim Han ruhuna hibe etmisti."

Sultan Mehmed, dedesi Murad Hdavendigr'in Bursa'da baslatip Yildirim Byezid'in yarim biraktigi byk ve hasmetli camii de tamamlatmistir. Byk harcamalarla ortaya ikan bu cami, yirmi bes blmeye ayrilmis olup bunlardan yirmi drd birer kubbe ile rtlmstr. Yirmi besincinin ortasinda yksek ve evresi yirmi ayak tutan yuvarlak bir pencere vardir. Pencerenin altina cami iinde genis ve kare seklinde bir havuz tesadf eder. Bursa Camii, Istanbul ve Edirne camilerinden bu havuzla ayird edilir. Istanbul ve Edirne'deki camilerden hi birinin yukaridan penceresi olmadigi gibi berrak ve devamli akan bir suyun verdigi serinlik te yoktur. Eskiden, kuslarin cami iine girip yuva yapmalarina engel olmak zere aik olan yerlere bakir tellerden bir kafes yapilmisti. Havuzda da dlger baliklari yzermis. Minberin oymalari iek, meyve, yaprak ve hatta ince islenmis elbise yakalari seklinde idi. Osmanli lkesinin mukaddes mabedleri arasinda sadece Sinop Camii'nde buna benzer bir minber vardi. Temeller, dibinden bir insan boyu kadar yaldizlanmisti. Duvarlara da "el-Esmau'l-Hsna" naks edilmisti. Binanin iki ucunda iki minare ykselir. Sultan Mehmed, Bursa ve Edirne'de iki byk camii tamamlatinca, Asya'daki merkezinde yeni bir cami yaptirmaya basladi. Yesil-mret Camii adi ile shret bulan bu mabed, gerek yapilisinda kullanilan mermerlerin az bulunusu, gerek onu ssleyen oymalarin inceligi bakimindan, Bursa sehrinin baslica gzelliklerinden biridir. Bu camiin duvarlarinin btn cephelerindeki renkli mermerler, kapi ve pencerelerin iine takildigi kirmizi mermerler zerine islenmis yazilar, kapi ssleri gz alicidir. Camiin iini bezeyen iniler de pek nefistir. Bunlarin zerine yazilmis Kur'an yetleri fevkalde gzeldir. Kirmizi mermerden oyulmus mihrabin zerafeti, karsisindaki kapinin gzelligi ile boy lsebilir. Zamaninda kubbeler ile minareler yesil ini ile kaplanmis olduklarindan, bu iniler gneste zmrt gibi parlar ve yapiya periler sarayi grnmn verirmis. Bundan dolayi bu cami Yesil imret adini almistir. Caminin yaninda elebi Sultan Mehmed'in trbesi bulunur. Sekiz kseli bir sekilde olan bu trbe, ok gzel bir bahenin ortasindadir. Yapinin duvarlari, distan ve iten yesil ini ile kaplanmistir. Bunun sekiz ynnde, gk renginde bir zemin zerine gms harflerle yazilmis Kur'an yetleri bulunmaktadir. Bu iki yapinin yakininda Birinci Mehmed, bir medrese ile yoksullar iin bir imret tesis ve her ikisine de padisahlara layik bir cmertlikle gelir (vakif) tayin etmistir. elebi Sultan Mehmed'in Yesil Camii, bu padisahin sultanlik aginin bir belirtisi olarak gnahtan sakinma ve sanat sevgisinin maddi ve devamli bir delilidir. Sultan Mehmed'e "elebi" nvaninin verilmesi onun buyrugu ile yapilan anitlardaki sanat sevgisinden ve ince zevkten dolayidir. Bu mnda kendisine "elebi hkmdar" denmistir. FETRET DEVRI
Fasila-i Saltanat olarak da bilinir. Yildirim Bayezid'in Ankara Savasi'nda (28 Temmuz 1402) yenilmesiyle baslayan bu dneme, kardesleriyle girdigi mcadelede basarili olarak ynetimi yeniden ele geiren Mehmed elebi son vermistir.

Ankara Ovasi'nda yapilan savasin ktye gittigini gren Yildirim bayezid'in ogullarindan Sleyman elebi, yanina Sadrazam andarli Ali Pasa, Murad Pasa ve yenieri agasi Hasan Aga ile birlikte kendine bagli olan birlikleri de yanina alarak Edirne'de saltanatini ilan etti. Savasa katilan diger sehzadelerden Isa elebi Balikesir'de, elebi Mehmed ise Amasya'da kendi hkmdarliklarini ilan ettiler. Yildirim Bayezid ile birlikte Musa elebi ve Mustafa elebi (Dzmece Mustafa) Timur'a tutsak dstler. Timur, zaferden sonra sekiz ay kadar Anadolu'da kalarak Osmanli topraklarini yagmaladi. Anadolu'da daha nceden bulunan ancak Osmanli topraklarina katilan eski Anadolu Beyliklerini yeniden canlandirdi. Osmanli topraklarini ise 4 sehzade arasinda paylastirarak Anadolu'dan ekildi. Bylece Osmanli Topraklari blnms oldu. Sehzadelerden ilk olarak Mehmed elebi harekete geti. Orta Anadolu'daki Trkmen beylerini safdisi birakarak gl bir Trkmen ordusu kurdu. Ilk arpisma ise Musa elebi ile Isa elebi arasinda Bursa'da meydan geldi. Musa elebi Bursa'yi alarak hkmdarligini ilan ettiyse de kisa bir sre sonra Isa elebi Bursa'yi yeniden ele geirdi. Bu olay sehzadeler arasindaki mcadelenin kizismasina yol ati. elebi Mehmed, diger kardeslerini safdisi birakarak Osmanli Imparatorlugunu yeniden bir birlik altinda toplamistir.

SULTAN IKINCI MURAD DNEMI


1404 Haziran'inda Amasya'da dnyaya gelen Murad, babasi elebi Sultan Mehmed (Birinci Mehmed)'in vefati zerine daha 17 veya 18 yasinda bir delikanli iken Osmanli tahtina geip idareyi eline almak zorunda kaldi. Ileride de temas edilip grlecegi gibi onun ynetimde bulundugu dnem, idar, mlk ve hukuk mekanizmanin istikrarli bir sekilde intizam ve ahenkle yryen bir devir olmustu. Bununla beraber hl Timur fetinden kalma ve islemekte bulunan bazi yaralarin bulunduguna isaret etmek gerekir. Yas bakimindan ocukluktan henz ikmis olan Ikinci Murad, hem savas sanatinda hem de siyas deha ve anlayista ocukluktan ok uzakti. Gerekten henz on iki yaslarinda iken Seyh Bedreddin Mahmud isyaninin bastirilmasinda oynadigi nemli rol, babasi elebi Mehmed'in, oglunun yasina gre vaktinden nce tahta ikabilecegini ve buna lyik olabilecegini sezdigi belirtilmektedir. Bunun iin de hkmdar, oglunun, hkmdarlarin grmesi gereken egitimden geirilmesini istemis, veliahdin savaslar ve iktidarin zorluklari ile karsilasmasini arzulamistir. Oglunun erken yaslarda tahta gemesi, babasinin tasarilarina da uygun dsyordu. Gen yasi, yakisikliligi, iliskilerindeki zerafet ve nezaket, ggs ggse olan savaslardaki mahareti, kendisinden daha yasli ve tecrbeli savasilar ile bilhassa vasisi durumundaki Byezid Pasa ile yaptigi tartismalarda son derece yumusak basli davranmasi ve ocuksu grnsyle askerlerinin onu hem kalpten sevmeleri, hem de kudretine saygi gstermeleri, Ikinci Murad'i ordunun yegane hkimi durumuna getirmisti. Babasinda grlen muntazam yz hatlari, oldugu gibi ogluna da gemisti. Onun manev etkisine yakisikliligindan

ileri gelmis bir tesir de eklenmisti. Velhasil, bir milletin, kendi basinda bulunan hkmdarda grmek istedigi, tabiatin taci olan yakisiklilik, btnyle Ikinci Murad'da toplanmisti. Sehzade Murad, 1410 yilina kadar Amasya sarayinda kaldi. Sonra babasi elebi Mehmed ile Bursa'ya, 1413'te de Edirne'ye gitti. 12 yasina girince Rum vilayeti beyligi ile Amasya'ya geldi. Amasya, Tokat, Sivas, orum ve Osmancik blgelerini iine alan Rum veya Danismendiye vilayeti, Osmanlilar'in dogu sinir vilayeti olup o dnemlerde fevkalde bir nemi haiz idi. Bu yzden Osmanli sultani, sarktaki gelismeleri ok dikkatle takip etmek zorunda idi. nk burada, kmsenmeyecek miktarda Trkmen ve Mogol gebeleri vardi. Bunlari, merkezin kontrol altinda tutabilmek pek kolay bir is degildi. Iste elebi Sultan Mehmed, byk oglu Murad'i lalasi Yrg Bey ile bu mhim vilayetin basina gnderiyordu. Tayininden bir yil sonra Murad, idaresinde bulunan Amasya kuvvetleri ile Brklce Mustafa isyanini bastirmak zere Saruhan ve Izmir taraflarina hareket emrini almisti. Babasi tarafindan, ileride hkmdar olabilecek sekilde yetistirilen Murad, babasinin lm haberini alinca Amasya ile Bursa'yi birbirine baglayan uzun yolu sratle asip Bursa'ya yetisir. elebi Sultan Mehmed'in lmnden ancak o zaman haberdar olan Yenieriler, yeni sultani karsilamak zere sehrin disina ikarlar. Yenieriler, onunla birlikte saraya kadar gelip huzurunda geit resmini tamamladiktan sonra bagliliklarini bildirirler. Bursa'da, devlet ileri gelenleri ile yenieriler tarafindan kendisine bey'at edilen Murad Bey, babasinin cenazesini muhtesem bir trenle Yesil Cami yanindaki trbesine defn ettirip bir hafta yas tutulmasini emr eder. 25 Haziran 1421'de, babasinin lmnden kirk gn sonra Osmanli tahtina geip hkmdar olan Murad'a, Yildirim Byezid'in damadi Seyh Emir Buhar hazretleri kendi eliyle kili kusatip hkmdarligini ilan eder. Hkmdar olduktan sonra evresinde bulunan beylikler ile politik bakimdan nemli olan Karaman, Germiyan, Mentese, Dulkadir, Isfendiyar beyleri ile Misir Sultani, Akkoyunlu ve Karakoyunlu emirleri, Hindistan hkmdari, Alman Imparatoru, Macar Krali Sigismond, Bizans Imparatoru ile Eflk ve Bogdan Voyvodalari, Sirp ve Bosna Krallari, Mora Despotu ve Venedik Cumhuriyeti gibi devletlerin tamamina zel eliler ile mektuplar gnderip kendisinin Osmanli tahtina geip hkmdar oldugunu bildirir. Tahta getigi sirada babasi gibi baris temaylnde oldugu anlasilan Sultan Ikinci Murad'in bu barisi arzusu, zellikle Bizans tarafindan farkli bir anlayisla yorumlanacaktir. Bu sebeple Bizans, hemen hemen her zaman oldugu gibi, bu sefer de, saltanat degisikliginin meydana getirecegi nazik durumdan yararlanmaya yeltendi. Sultan Murad'in, Osmanli toplumunu taht hakkinda tereddde dsrecek yasta baska erkek kardesi yoktu. Onun, iki kardesi, daha babalarinin sagliginda lmslerdi. Sadece ocuk denebilecek yasta iki kk kardesi kalmisti. Bunlar da daha sonra vebadan leceklerdi. Daha nce de temas edildigi gibi, Mslman ve Hiristiyan devletlere eliler gnderen Sultan II. Murad, Karaman Beyi ve Macarlarla birer baris antlasmasi yapar. Barisi seven bir kimse olarak Sultan Murad, bu duygusunu her zaman aiga vuruyordu. Fakat Bizans devlet adamlarinin Osmanlilar'daki saltanat degisikliginin meydana getirebilecegi ilk gnlerdeki saskinlik havasindan faydalanmak istemeleri, Sultan Murad'i mcadeleye hazirlanma mecburiyetinde birakti. Bizans'tan, Sultan Murad'i tebrik iin gnderilen eliye verilen gerek talimat, Mustafa elebi (Dzme Mustafa)'nin elde bulunusundan istifadeyi temindi. Imparator Manuel, bir koz olarak elinde tuttugu Mustafa elebi vasitasiyle Murad'dan bazi menfaatler temin etmek istiyordu. Buna gre, imparatorun elisi elebi Sultan Mehmed'in vasiyetine istinaden Murad'in, kk kardeslerinin kendisine teslim edilmesini ister. elebi Sultan Mehmed'in iki kk oglunun (Yusuf ve Mahmud) Bizans'a gnderilme isi, sadece bir vasiyet

olduguna gre iki devlet arasinda taahhde bagli olmayan bir mesele idi. Bunu bir hak isteme seklinde ileri srmek, Bizans kurnazligindan baska bir sey degildi. Nitekim elinin sehzadelerle ilgili talebine veziri azam ve Rumeli beylerbeyi olarak islerin idaresini elinde bulunduran Byezid Pasa, padisah adina "Mslman evladinin, mslman olmayanlar yaninda terbiye ve egitim grmesinin Seriat-i Muhammediye'ye aykiri oldugu, bu bakimdan efendisi imparatora bu vsilikten vaz geerek kendisi ile iyi iliskilerini devam ettirmesini rica eyledigini" syler. Bylece, daha nce alinan vsilik kararina uyulmayarak sehzadeler Tokat'a gnderilir. Manuel, elilerine verilen bu cevabi grenince, memleketinin iinde bulundugu acikli durumu ve gl bir dsmanin fkesini stne ekmekle kendisini tehlikelere atmis olacagini hesap etmeksizin Dimitrius Laskaris Leontarius'u iyice silahlanmis on kadirga ile Limni adasina gnderir. Leontarius, imparator adina burada adeta bir srgn hayati yasayan Mustafa elebi ile pazarliga girisir. Yapilan bu pazarliga gre Mustafa ve onun kader arkadasi olan Izmiroglu Cneyd serbest birakilacaklardi. Mustafa, tahtin mesru vrisi olarak kabul edilecekti. Limni adasindaki srgn hayatindan sonra byle bir devlet kusunun basina konmasina sevinen Mustafa elebi, saltanati ugruna bol bol vaadlerde bulunur. Imparator, entrikali siyasetinin Mslman Trkler arasinda ikaracagi nifaktan byk faydalar umarak Mustafa'ya bazi sartlar teklif edince bunlar byk bir istiyakla kabul edilir. Buna gre sayet Mustafa basarili olursa Gelibolu ile Istanbul'un kuzeyinde Bogdan sinirina kadar Karadeniz kiyisindaki btn sehirler ile gneyde Erysus ve Aynaroz'a kadar olan yerlerin tamamini Imparatora geri vermeyi taahhd etti. Bylece Mustafa, byk emeklerle elde edilmis bulunan topraklan, tekrar Bizans'a vermeyi kabul ediyordu. Mustafa, kendisi iin utan verici olan bu antlasmayi imzaladiktan ve yemin ile de onu teyid edip saglamlastirdiktan sonra Leontarius, 15 gemiden mtesekkil bir filo ile onu ve yandaslarini Gelibolu nlerine ikarir (Eyll 1421). Bu hareketi ile Sultan Ikinci Murad'a karsi cephe alan Bizans'la birlikte Anadolu beylikleri de yeni hkmdarin babasi olan Mehmed elebi'nin yaptigi ilhaklari geri almak ve Osmanli tabiiyetini tanimamak suretiyle ayaklanip Anadolu birliginin bozulmasina sebep oldular. Nitekim Germiyanoglu II. Yakub Bey, Sultan Murad'i tanimayarak Mustafa elebi'nin tarafini tuttugu gibi, Hamideli de Karamanoglu tarafindan isgal edildi. te yandan babalan Ilyas Bey tarafindan Osmanli sarayina gnderilmis bulunan Menteseogullari'ndan Ahmed ve Leys de bu karisikliklardan istifade ile kendi memleketlerine dnms ve bagimsizliklarini ilan edip kendi adlarina bastirdiklari paralara Osmanli hkmdarinin adini koymamak suretiyle onu tanimadiklarini gsterdiler. Anadolu birligine vurulan darbe bu kadarla da bitmiyordu. Aydinoglu ile Saruhanoglu eski topraklarindan bir kismini ellerine geirmislerdi. Keza taarruza geen Isfendiyar Bey de Osmanlilar'in himayesi altinda ankiri, Kalecik ve Tosya'da hkm sren oglu Kasim'i buralardan kovmustu. Sultan Murad, Bizans tarafindan tertiplenen ve Osmanli lkesini blmeye ynelik olan Sehzade Mustafa isyani ile ugrasirken bu oldubittilere karsi sessiz kalmak ihtiyacini hissetmisti. Zira gnn siyas sartlari bir mddet iin onu byle davranmak zorunda birakmisti.

MUSTAFA ELEBI'NIN ISYANI ve LDRLMESI


Sultan Ikinci Murad, hkmdarliginin ilk iki yilini i isyanlari bastirmak ve lke birligini yeniden tesis etmekle geirdi. Gerek kendisi gerekse devleti iin en byk tehlike Mustafa elebi'nin isyani idi, Daha nce de temas edildigi gibi Mustafa elebi, Bizans Imparatoru'nun sznden ikmamak, oglunu rehine olarak onun yarlina vermek ve Osmanlilar'a ait bazi yerleri Bizans'a terk etme karsiliginda Imparatorun adami ile bir antlasma yapmisti. Buna karsilik Imparator da Ikinci Murad'i degil, onu hkmdar olarak taniyacakti. Bu hareketin gereklesmesi iin de Imparator ona yardim edecekti. Iki taraf arasinda gereklestirilen bu

antlasma geregince Imparator, Limni adasinda srgn hayati yasayan Mustafa elebi'yi Gelibolu nlerine ikarip ona yardim edecekti. Onu, 15 gemiden mtesekkil bir filo ile Gelibolu nlerine ikaran Leontarius, bu hareketi ile Bizans adina byk bir basari saglamis oluyordu. Mustafa elebi, yaninda Izmiroglu Cneyd Bey ve maiyetine ilaveten bir kisim Rum kuvvetleri de oldugu halde Gelibolu'ya gelir. Mustafa elebi'nin kuvvetleri Gelibolu'ya iktiklari zaman karsilarinda Sultan Murad'in kuvvetlerini buldular. Iki taraf arasinda siddetli muharebeler oldu. Mustafa'nin kuvvetlerine kumanda eden Cneyd Bey, galib gelince Mustafa kadirgadan inip karaya ikar. Ama muharebe yeniden devam edip siddetlenir. Geceyi kadirgada geiren Mustafa elebi, Gelibolu halkinin ileri gelenlerini davet ederek kendisinin Yildirim Bayezid'in oglu oldugunu, Edirne'ye gitmesi iin kendisine yol verilmesini ve hkmdar olarak taninmasini ister, Gelibolu halki ve civardakiler, Mustafa elebi'ye bey'at ettilerse de Sahmelek komutasindaki kale muhafizlari kaleyi teslim etmediklerinden Mustafa elebi, Izmiroglu Cneyd Bey ile Leontarius'u kale nnde birakarak Aynaroz taraflarina dogru yryp bazi yerleri ele geirmisti. Halk, getigi yerlerde Mustafa elebi'ye iltihak ediyordu. Bylece, gn getike kuvvetleri de ogalip byyordu. Bu arada nemli olan mesele Rumeli'de sadece halk tabakasinin degil, askerin, komutanlarin ve Rumeli Beylerbeyi'nin Mustafa elebi'ye iltihak ederek onu hkmdar olarak kabul etmeleri geliyordu. Zaten onun kisa zamanda muvaffak olmasinin ve kuvvetlerinin ogalmasinin en nemli mili Rumeli bey ve komutanlarinin kendisine katilmalari idi. Mustafa elebi'nin, Mslman kani akitilarak zapt edilmis olan topraklari Bizans'a terk etmeyi kabul eden bir antlasma imzaladigi ve devletin birligini bozacak iddialarla ortaya iktigi halde Rumeli beylerinin ona iltihak etmesi dikkati ekecek bir noktadir. Bazi tarihilere gre bunun sebebini henz on sekiz yasinda bulunan bir delikanlinin yerine, yetiskin bir kimsenin tahta gemesi arzusu bulunmaktadir. Bununla beraber bu meseleye sadece yasa kk veya byk olma aisindan bakmamak gerekir. Blge halkini etrafina toplamayi basaran Mustafa elebi, Vardar Yenicesinden sonra Edirne'yi de ele geirmek suretiyle Rumeli'ne hakim olacakti. Cneyd Bey'in fikir ve yardimi ile Rumeli'nin "Yayasini" "Msellem" hale getiren Mustafa elebi, her birine elliser aka harlik tayin ederek yeni bir teskilat kurmaya muvaffak olur. Bu uygulama, askerin hosuna gider. Mustafa elebi'nin yaptigi tahribat ve kazandigi basari haberleri Bursa'ya ulasinca Sultan Murad'in huzuru ile Vezir-i Azam ve Beylerbeyi Byezid, ikinci vezir andarlizde Ibrahim, nc vezir Haci Ivaz Pasa'larla Timurtas Pasa'nin Umur, Ali ve Oru Beyler adindaki oglu bir grsme yaparlar. Bu grsmede Ibrahim Pasa ile Haci Ivaz Pasa, hem beylerbeyi olmasi hem de Rumeli beylerini yakindan tanimasi sebebiyle Bayezid Pasa'nin Mustafa elebi zerine gnderilmesini teklif ederler. Timurtas Pasa'nin ogullari ise bizzat padisahin gitmesini sylerler. Sultan Murad, ilk iki vezirin teklifi zere babasinin en gl vezirlerinden olan Byezid Pasa'nin gitmesini uygun grr. Gelibolu yolu kapali oldugundan Byezid Pasa kis mevsiminde Istanbul Bogazi'ndaki Gzelcehisar (Anadoluhisari)'dan Rumeli yakasina geer. Yaninda byk bir kuvvet yoktu. Edirne tarafina gidip orada da kuvvet topladi. Mustafa elebi'nin Gelibolu'dan ikip geldigini duyunca onu Sazlidere mevkiinde karsilar. Askeri, Mustafa elebi tarafina geen bu Pasa da sehzadeye iltihaka mecbur olur. Mustafa elebi, Timur ile yapilan savasta aldigi yaralari gstererek Byezid Pasa'yi kendine baglayip vezir tayin etmek istediyse de ok gemeden Evrenos ogullari ve Cneyd Bey'in de tesviki ile onu Sazlidere'de ldrtr. Byezid Pasa'nin ldrlmesinden sonra btn askerleri, Mustafa'nin tarafina geerler. Bundan sonra parlak bir

tren ve muzaffer bir eda ile Edirne'ye giren Mustafa elebi, burada hkmdarligini iln eder. Rumeli'deki btn sehir ve merkezler, onun hkmranligini tanidilar. Mustafa elebi, bundan sonra Anadolu'ya gemek zere Gelibolu'ya tekrar hareket eder. Artik Rumeli'nin btn beyleri ve kuvvetleri onunla beraberdirler. Mustafa elebi'nin Sazlidere basansini haber alan Gelibolu muhafizi, kaleyi Dimitrius Leontarius'a teslim etmek zorunda kalir. Dimitrius, buraya asker ve mhimmat koymaya hazirlanirken, Izmiroglu Cneyd Bey yetiserek buna mani olur. Bunun zerine Mustafa elebi'ye bas vuran Dimitrius'a, Mustafa elebi, Gelibolu'yu Imparatora teslim edecegine dair verdigi sz unutmadigini, ancak byle bir harekette bulunmasinin Mslman halk arasinda byk bir infiale sebep olacagini bu yzden halkin kendi padisahligini tanimayacagini syler. Bunun zerine Istanbul'a dnen Dimitrius Leontarius, durumu Imparatora anlatir. Mustafa elebi, Gelibolu kalesini tahkim ederek donanmaya komutanlar tayin eder. Buradaki isleri yoluna koyduktan sonra Edirne'ye dnerek, daha nce kardesi elebi Sultan Mehmed tarafindan devlet hazinesine konmus bulunan servete el koyarak sefahata baslar. mparator, Mustafa elebi'nin kendisini atlatarak Gelibolu'yu vermemesi zerine onu terk edip Sultan Murad'la anlasmak ister. Bu siralarda Bursa'da bulunan Sultan Ikinci Murad, Gelibolu'nun Imparatora teslim edilmedigi haberini alinca o da bu firsattan istifade etmek ister. Bunun iin, Byezid Pasa'nin lmnden sonra Vezir-i Azam olan andarlizde Ibrahim Pasa'yi eli olarak Istanbul'a gnderir. Fakat Imparator, Gelibolu ile iki sehzadenin kendisine teslim edilmesinde israr ettigi iin bir anlasmaya varilamaz. Bu durum, Sultan Murad'in, Mustafa elebi tarafindan kazanilan basarilardan bir hayli telasa dstgn gstermektedir. Gerekten de Sultan Murad, Yildirim Byezid zamaninda Bursa'ya gelen ve kaynaklarin ifadesine gre btn Osmanli padisahlarinin kendisine hrmet ettigi, kendisinden daima hayir dua bekledikleri ve kendilerine kili kusatan Emir Sultan'dan manev yardim talebinde bulunur. Verilen bilgiye gre Emir Sultan, Murad ile amcasi Mustafa elebi (Dzmece Mustafa) arasindaki mcadelede, Sultan Murad tarafini tutup onu tesci' etmis, ayni hkmdarin 1422 Istanbul muhasarasina beraberinde yzlerce dervis ile bizzat istirak etmistir. Cenevizliler, Osmanlilar'dan nce Foa'daki sap madenlerini isletiyor ve Saruhanogullari'na her sene bir miktar para vererek buradaki kalede ikamet ediyorlardi. Buradan elde edilen saplari da Avrupa piyasalarina ihra ediyorlardi. Blge, Osmanlilar'a getigi zaman bu vergiyi Osmanlilar almaya basladilar. Bu Ceneviz kolonisi, dogudaki diger Ceneviz kolonileri gibi belli bir sre tayin edilen podesta (vali, komiser) veya konsoloslar vasitasiyle idare ediliyorlardi. elebi Sultan Mehmed'in sagliginda Foa'da Jan Adorno adinda bir podesta bulunuyordu. Burasi on sene mddetle kendisine verilmisti. Adorno, Foa madenlerini islemek karsiliginda senede yirmi bin altin zerine elebi Sultan Mehmed'le anlasmisti. elebi Mehmed'in vefatindan sonra ortaya ikan Mustafa elebi hadisesi esnasinda, maden isi aksamis ve Jan Adorno yillik imtiyaz bedelini deyememisti. Adorno, elebi Sultan Mehmed'in lm haberini alinca bu firsattan istifade ile borcundan kurtulmak isteyerek Sultan Murad'a mektuplar yazar. Bu mektuplarda o, kendisini kadirgalarla Anadolu'dan Rumeli'ye geirebilecegini ve kendisine hi kimsenin yapamadigi hizmeti yapacagini sylemisti. Murad tarafindan memnuniyetle karsilanan bu teklif, zamani gelince iyi bir sekilde degerlendirilecektir. Bylece, Foa'lilarla da anlasan Sultan Murad'a karsilik Mustafa elebi, kazandigi zaferin sarhoslugu iinde kendini zevk ve eglenceye kaptirmisti. Askerinin hizmetlerine karsilik,

onlari mkfatlandirmayi aklina bile getirmiyordu. Hatta ylesine ki sayet Cneyd, Sultan Murad'in hazirliklarini bildirerek kendisini tembelliginden uyandirmamis olsaydi, aleyhinde silahlandigi gen padisahi da unutacak ve Edirne'de hareketsiz oturup duracakti. Cneyd, Mustafa'ya: "Murad, Imparatorla pazarlik halinde bulunuyor, stelik Frenklerle de anlasiyor. Biz de Edirne'de hi bir hazirlikta bulunmadan oturuyoruz. Onlar bu tarafa gelmeden nce biz karsi tarafa geelim. Her bakimdan dsmanlarimizdan stnz. Onlar bu tarafa geerlerse, bizim iin felaket olur." diyerek onu ikaz ediyordu. Cneyd, bu szleri ile dsmanlari olan Sultan Murad'in Cenevizlilerle birlikte Avrupa'ya gelmeden nce kendilerinin Asya'ya gemesini gtlyordu. Geri O, bu dsnce ve bunun mahsl olan hareketleri ile daha ok kendi menfaatlerine hizmet ediyordu. nk sonucundan midini kestigi bir tesebbsn sonlarindan, yeni bir hainlikle kurtulmak niyetinde idi. Mustafa elebi, derhal kuvvetlerini toplayarak 20 Ocak 1422'de Gelibolu'ya gelip Lapseki'ye geer. Sultan Murad'in mttefiki olan Cenevizlilerin donanmasi, Mustafa elebi'nin gemesine mani olmak istediyse de bunda muvaffak olamaz. Mustafa elebi'nin yaninda on iki bin atli ve bes bin yaya vardi. Mustafa elebi, burada gn kaldiktan sonra Bursa'ya dogru harekete geer. Bunu haber alan Sultan Murad, Bursa'dan ikarak Ulubad'a gelir. Ulubat deresi zerindeki kpry keser. Bylece Mustafa'nin ordusunun sol kanadi denize dayanmis, sag kanadi da Ulubat gl ve batakliklari ile kapanmis bulunuyordu. Sultan Murad'in maiyetinde Haci Ivaz Pasa ile Timurtas'in oglu Umur, Ali ve Oru Beylerle, Cneyd'in kardesi oldugu sylenen Hamza Bey de vardi. Iki taraf, Ulubat suyu nnde ve suyun iki kiyisinda karsilasirlar. Bu karsilasmada hibir taraf stnlk saglayamaz. Sultan Murad'in ordusunda Mihaloglu Mehmed Bey de vardi. Bu zat, Musa elebi'nin Rumeli'deki saltanati zamaninda onun beylerbeyi yani ordu komutani idi. Bununla beraber el altindan elebi Mehmed'e taraftar idi. elebi Mehmed zamaninda akinci beyliginde ve divanda bulunmustu. Seyh Bedreddin Mahittud olayinda Tokat kalesinde hapsedilmisti. Murad hkmdar olup, Mustafa elebi hadisesi ortaya ikinca Murad'in devlet adamlari, eski shretli Rumeli beylerinden olan Mihaloglu'nun serbest birakilarak gnlnn alinmasini ve bunun Rumeli akinci beyleri zerindeki nfuzunun byklgnden sz ettiler. Bunun zerine Mihaloglu Mehmed Bey derhal Tokat'tan alinarak Bursa'ya getirilmis, oradan da ordu ile Ulubat nne gelmisti. Mihaloglu Mehmed Bey, bir gece Ulubat ayinin kenarina gelerek Rumeli akinci beylerini isimleri ile agirmaya baslar. Bunlar, ay kenarina gelerek lms oldugunu sandiklan Mihaloglu'nun sag oldugunu anladilar. O, akinci beylerine padisahlarinin oglunu terk ederek bir dzme hkmdara tabi olduklarindan dolayi sitemde bulunur. Bu sitem karsisinda onlar, Mihaloglu'nun istegi dogrultusunda hareket edeceklerine sz verirler. Bylece Mihaloglu, Rumeli beylerinden, Murad'in tarafina geeceklerine dair sz almis oldu. Bu grsmeden haberdar olan Mustafa elebi, korkmaya baslar. Bu korku, kalbinde byk sphelerin meydana gelmesine sebep olur. Bu sirada Mustafa, Ulubat ayinin kiyilarina yaklasir. Murad, savasa hazirlanmakla beraber, tahta ikisinda kendisine kili kusatan Emir Sultan'in kendisi iin dua etmesini ister. Emir Sultan da gn st ste dua edip zaferin Murad'a ait olmasi niyazinda bulunur. Bu gn iinde Mustafa, sinirlerinin fazlasiyla gerilmesinden dolayi bir burun kanamasina tutulur. Mustafa'nin taraftarlari bunu, onun yenilecegine bir isaret sayarlar.

Tam bu esnada Vezir Haci Ivaz Pasa'dan, Mustafa elebi'ye gizli bir mektup gelir. Haci Ivaz, mektupta kendi sadakatinden bahs ettikten sonra Rumeli beylerinin Murad'la ittifakindan ve gnn tayin ettikleri bir baskinla ansizin kendisini yakalayacaklarindan inandirici bir sekilde sz eder. Bundan baska Timurtas Pasa ogullarindan da Cneyd Bey'e bir mektup gelmisti. Onlarin bu mektubunda da dostluklar hatirlatiliyor ve Rumeli beylerinin Mustafa elebi'yi yakalayarak Sultan Murad'a teslim edeceklerine temas ediliyordu. Sayet kendisi Osmanlilarin hkimiyetini taniyacak olursa, Aydin ve havalisinin kendisine verileceginden bahs ediliyordu. Mustafa elebi, Rumeli beylerinin Mihaloglu Mehmed Bey ile grsmelerinden spheye dsmst. Haci Ivaz Pasa'dan gelen mektup ise onun bu sphelerini bsbtn artirmisti. Bunun zerine durumu Cneyd Bey'e aar. Cneyd Bey, kendisine gelen mektuplari da ona gsterir. "Harp hiledir" kaidesince uygulanan bu pln, kisa zamanda tesirini gstermis ve Mustafa elebi'nin, Cneyd'den sphelenerek ona karsi gvensizlik duymasina sebep olmustu. Cneyd ise bu isin sonunu iyi grmediginden, bir gece Mustafa'nin ordusundaki herkes uyurken, gms ve altindan en degerli esyasini alarak, silah arkadaslarindan kendisine en ok bagli olan yetmis kisi ile oradan ikip Aydin yolunu tutar. Kaaklar, adirlarinda isiklan yanar durumda biraktiklarindan, gidisleri ancak safak vakti anlasilabildi. Bu haber orduda hemen yayildi. Mustafa'nin askerlerini dehsetli bir korku sardi. Bu korku sadece orduda degil, bizzat Mustafa'nin kendisinde de vardi. O, Cneyd'in Murad tarafina getigini zannetmisti. Bu esnada Sultan Murad'in ordusunda borazan ve davullarin almasi da ondaki bu dsnceyi kuvvetlendiriyordu. Aldatilmak suretiyle hi kimseye gveni kalmayan Mustafa elebi, bir an evvel Rumeli tarafina kaip kurtulmak istiyordu. ok az maiyeti ile Lapseki'ye dogru yola koyuldu. Bunun kamasindan sonra Ulubat nehri zerine kurulan kprden karsiya geen Rumeli beyleri ve akinci tavcilari (timarli akincilar) gelip Sultan Murad'a bas egdiler. Mustafa elebi kaarken Biga ayi nne gelerek mevsim sartlan geregi nehrin taskin olmasindan dolayi Biga kadisinin yardimiyla ve bir hayli altin karsiliginda geidi bulup karsi tarafa gemeye muvaffak olur. Sahile inen Mustafa elebi, orada bulunan gemilere binerek Gelibolu tarafina hareket eder. Giderken takip edilmemesi iin Anadolu sahilinde ne kadar nakil vasitasi varsa hepsine el koyar. Gelibolu limanim da tahkim eden Mustafa elebi, Gelibolu'daki vasitalarin Anadolu sahiline gememeleri iin onlari da karaya ektirmek suretiyle kendi konumunu emniyet altina alip sahillere muhafizlar tayin eder. Bylece, harp etmeksizin savas alanina muzafferne bir sekilde sahip olan Sultan Murad'in adamlari, kendisine hi tereddd gstermeden ve sicagi sicagina Mustafa elebi'nin takib edilip bu isin bitirilmesini teklif ederler. Ama Anadolu sahilinden, karsi sahile gemek zere onlara yardimci olacak bir vsita da yoktu. Fakat Sultan Murad, daha nce anlastigi Foa Ceneviz Beyi Adorno'ya vaziyeti bildirerek derhal harp gemilerini gndermesini ister. Adorno, hazir durumda beklemekte olan yedi kadirga ile bogazi geip Lapseki'ye gelir. Sultan Murad, bes yz kadar maiyeti ile kadirgalarin en bygne biner. Diger kadirgalarda da Trk ve Frenk askerleri bulunuyordu. Gemilerle denizin ortasina gelindiginde Adorno, Sultan Murad'in nnde diz kerek, sap madenleri sebebiyle Osmanli hazinesine olan borcunun bagislanmasini rica eder. Yirmi yedi bin Bizans altini tutan bu bor, Sultan Murad tarafindan aff edilerek Adorno'nun eline bir belge verilir. Gelibolu sahilinde bulunan Mustafa elebi, Ceneviz gemilerinin yaklastigini grnce Adorno'ya bir adam gndererek Murad'i karaya

ikarmamasini, buna karsilik kendisine elli bin altin vermeyi teklif ettiyse de bu teklif red olunur. Karaya ikmaya muvaffak olan Sultan Murad'in ordusu ile Mustafa elebi'nin ordusu arasinda meydana gelen muharebede Mustafa'nin kuvvetleri maglup olarak kaarlar. Gelibolu kalesi, Sultan Murad'a teslim olur. Harp meydanindan sr'atle kaan Mustafa elebi, nihayet Edirne'ye ulasir. Sarayda bulunan hazineyi alarak Eflk tarafina dogru kamaya baslar. gn kadar Gelibolu'da kalan Murad, kaleyi teslim aldiktan sonra sratle ve byk bir ordu ile yoluna devam edip Edirne'ye girer. Murad, Mustafa'yi takip etmek zere seme kuvvetler gnderir. Mustafa elebi, Sultan Murad kuvvetleri tarafindan sratle takip edilir. Bu kuvvetler, kendisini Edirne'nin kuzeyinde ve Tunca nehrinin kenarindaki Kizilaga Yenicesi'nde yakalayarak Edirne'ye getirirler. Sultan Murad, Mustafa'nin herhangi bir sahis gibi umumi meydanda asilmasini emreder. Onun, bu sekilde meydanda asilmasi, kendisinin Osmanli slalesinden olmadiginin belirtilmesi iindi. 825 (1422) yilinda Edirne'de asilarak ldrlen Mustafa elebi'nin Rumeli'deki hkmdarligi, takriben bir buuk yil kadardir.

ISTANBUL KUSATMASI
Bizans Imparatoru Ikinci Manuel'in, elebi Sultan Mehmed'in vefatindan sonra Mustafa elebi'yi salivermesi ve onunla anlasarak Osmanli Devleti'nin basina byk bir gaile amasi, Sultan Murad'in kendisinden nce bes defa kusatilmis bulunan ve hi birinde de alinamayan Istanbul, dolayisiyle Bizans problemine bir are dsnmesine sebep olmustu. Mustafa elebi isyanini, fazla kardes kani dklmeden basarili bir sekilde atlatan Murad, Bizans'in devamli surette oynadigi iki yzl rolne son vermek istiyordu. Sultan Murad'in, amcasina karsi olan galibiyeti, Bizans Imparatoru'nu korkutmustu. Mustafa elebi'yi serbest birakip onu Murad'la mcadeleye tahrik ederken, Osmanlilar'in senelerce kardes kavgalari ile kanlarini akitip zayiflayacaklarini dsnen imparatorun hesaplan tam anlamiyla gereklesmemisti. Halbuki btn ricalara ve kendisine saglanmaya alisilan menfaatlere ragmen Bizans Imparatoru Manuel, Mustafa elebi'ye yardimi daha krli bulmus olacak ki, Ikinci Sultan Murad'in btn tekliflerini red edecek ve hatta Sultan Murad'in elisi olan andarlizde Ibrahim Pasa'yi dinleme nezketinde bile bulunmayacakti. Geri Osmanlilar, baslangita imparatorun dsndg sekilde ikiye ayrilmakla beraber, bu ikilik davasi, kisa srms ve hemen hemen kansiz denecek sekilde sona ermisti. Hatta fazla zayiat verilmeden halledildiginden kuvvet kaybina da ugranilmamisti. Mustafa elebi hadisesinin bastirildigi ve sehzadenin bertaraf edildigi haberini alan ihtiyar Manuel ile saltanat ortagi olan oglu VIII. Ioannis'i bir telas alir. Bu sebeple grnste Murad'i tebrik etmek, fakat gerekte durumu grenmek ve aradaki soguklugu giderip dostluga evirmek iin Bizans asilzdelerinden Lakanas ve Marko Ganis adlarinda iki eli gnderirler. Bu eliler, btn kabahati Byezid Pasa'ya yklerler. Onlara gre Sultan Mehmed (elebi Mehmed)'in vasiyetine ragmen, Byezid, bu ocuklari vermedigi gibi elileri de kovmustu. Sultan Murad, bu iddiada bulunan elileri huzuruna kabul etmedigi gibi hediyelerini de red eder. yle anlasiliyor ki Sultan Murad ise Bizans'in bu iki yzllgne kanmamis, baska devletlerden tebrik iin gelen heyetleri kabul ettigi halde Istanbul ile ilgili hazirliklarini tamamlayincaya kadar Bizans elilerini kabul etmemisti. Fakat btn hazirliklarini

tamamlayinca elileri huzuruna agirarak Imparatorlarinin yanina dnmelerini ve yirmi bin askerin basinda olarak cevabini bizzat kendisinin getirecegini sylemelerini emr etmisti. Bu hareketle Sultan Murad, artik imparatora hesap sorma zamaninin geldigini kendisine bildirmis oluyordu. Gerekten de hazirliklar tamamlandiktan sonra Sultan Murad 1422 senesi Haziran ayinda nce on bin kisilik bir kuvvet ile Mihaloglu Mehmed Bey'i Istanbul evresini vurmak zere gndermisti. Bunun arkasindan da bizzat kendisi yirmi bin kisilik bir ordu ile hareket eder. 20 Haziran'da Istanbul nne gelen ordu, Yildizlikapi'dan Hali'e kadar sehri karadan kusatir. Osmanli donanmasi da bu kusatmada hazir bulunur. Osmanli ordusunda top ta vardi. Surlara hcum etmek ve onlari asmak iin sur yksekliginde ve hatta bazan ondan daha yksek tekerlekli kuleler yapilmisti. Bu kusatma daha ncekilere gre ok daha etin, zorlu ve sistemli olmustu. Bu kusatma ile Istanbul altinci defadir Mslman Trkler tarafindan kusatiliyordu. Kusatmalarin ilk drd Yildirim Byezid, besincisi Musa elebi tarafindan yapilmisti. Bizanslilar, her kusatilmada, Trklerin basina yeni yeni gaileler ikarip kurtuluslarini sagliyorlardi. Bundan nceki kusatmalarin en siddetlisi, Yildirim Byezid'in son kusatmasi idi. Fakat Timur belasi, Trkleri byk bir felakete ugratirken, Bizansi da drdnc muhasaradan kurtarmisti. Bylece Timur, Bizans'in mrn yarim asir kadar uzatmis oluyordu. Osmanlilarin muhasarasindan, Imparator kadar Bizans halki da korkuya dstgnden Istanbul'da halk arasinda bazi dedikodular yayilmaya basladi. Bunlarin basinda, elebi Sultan Mehmed zamaninda, Osmanlilara elilik vazifesi ile gnderilen Bizans'in taninmis sahsiyetlerinden ve ayni zamanda saray tercmani olan Teologos Koraks'in bu sefer ayni vazife ile Murad'a gnderilmemis olmasi, saray nazirinin hilesine baglaniyordu. Bu sebeple Imparator Manuel, halkin sphesini ortadan kaldirmak gayesiyle Teologos Koraks'i Istanbul nlerinde adirlarini kurdurmus bulunan Sultan Murad'a gnderdi ise de Koraks bir sey elde edemeyerek gerisin geriye dnmst. Bizans halkinin ektigi korku ve iinde bulundugu endisenin derecesi, ortalikta dolasan dedikodu ve rivayetlerden de belli oluyordu. nemli sahsiyetlere karsi itimatsizligin bir ifadesi olan bu rivayetler, bazi kimselerin iskence ile ldrlmesine sebep oluyordu. Nitekim Sultan Murad'a eli olarak gnderilen Teologos Koraks'in ldrlmesi, byle bir rivayetin sonucunda gereklesmisti. Buna gre Koraks, idareciligini kendisine vermek sarti ile Murad'a sehri teslim etme sz vermisti. O, Piyi (Silivri) kapisini amak suretiyle Murad'in sehre girmesini saglayacakti. Bu dedikodu, Teologos Koraks'in, Murad'in yanindan dnsnde tahkir edilmesine sebep oldu. Saray tercmani olan Koraks, Imparatorun huzurundan ikarken muhafiz askerler bagirip agirarak Koraks'in idamini isterler. El ve ayaklari baglanan Koraks, askerlere teslim edilir. Askerler, Koraks'in zerine ullanip onun gzlerini oyup vcudunu birok yerinden yaralarlar. Bundan sonra bir zindana atilan Koraks, gn sonra oldugu yerde lr. Evi de yagma edilip atese verilir. Bizans ierisinde byle hadiseler cereyan ederken, Sultan Murad da sehri almak iin esasli tedbirler aliyordu. Ordunun muhasarasi baslamadan nce Mihaloglu Mehmed Bey'in emrindeki askerler Istanbul evresini vurmuslardi. Sonra bizzat padisah, ordunun basina geerek kusatmaya basladi. Istanbul kara tarafindan tamamen sarilmisti. Sehrin surlarinin ikis kapilarinin karsilarina siperler kazdirildi. Bu siperler, gayet kalin, sert ve saglam kiris ile kalaslardan insa edilmis olup surlara dnk cephelerine ok, mizrak ve tas glleye karsi aga dallarindan sira halinde koruyucu mahiyette bir takim sedler ilave edilmisti. yle ki Trk

ordusu, bu kuvvetli siperler sayesinde Bizans surlarini delip tahrip edecegine inaniyordu. Murad'in yaptigi bu muhasara, o ana kadar Osmanlilar'in yapmis oldugu en byk ve en siddetlilerindendi. Sultan Murad, askerlerini gayretlendirmek ve onlarin sayilarini artirmak iin Istanbul ve hazinelerinin askerlere birakilacagini ilan ettirdi. Bu haber zerine orduya pek ok yerden katilmalar oldu. Kusatmaya, Yildirim Byezid'in damadi Emir Sultan adi ile bilinen Seyh Semseddin Buhar de bes yz dervis ve muhibbani ile katilmisti. O, askerlerin arasinda dolasarak manev nfuzu ile onlari cesaretlendiriyordu. Bu arada i murakebeye dalarak ve dua ederek Istanbul surlarinin Murad'in nnde ailacagi zamani bekliyordu. Emir Sultan, sonunda adirindan ikarak 1422 Agustos'unun 24 Pazartesi gn Kostantiniyye'nin dsecegini syledi. Bazi kaynaklarin ifadesine gre Emir Sultan, dedigi gn ve zamanda bir savas atina binmis oldugu halde sehre dogru ilerler. Seyh kilicini kinindan ekip "Allah, Muhammed" diye haykirarak atini srer. O, askerin basinda idi. Arkasindan Altinkapi ile Odunkapisi arasinda yani sehrin kara tarafindan surunu evreleyen byk hat zerinde savas basladi. Bu hcum esnasinda Imparator Manuel lm dseginde idi. Oglu Ioannis, Sen Roman kapisini savunan askerin basinda idi. Kostantiniyye'nin btn halki bu tehlikeli gnde silah altinda idi. Kadinlar ve ocuklar kili yerine tirpan kullaniyor, fiilarin altlarindan kendilerine kalkan yapiyorlardi. Savasin en kizgin zamanlarinda bir taraftan kopan "Allah" ve "Muhammed" nadalarina karsi, Bizanslilarin syledikleri "Hiristos" ve "Panaiya" kelimeleri isitiliyordu. Gnes batarken savas hl srp gidiyordu. Sonunda Osmanlilar, ordughlarina dndler. Bizanslilar, Mslmanlarin ekilmelerini gkten inen "Panaiya"nm (Hz. Meryem) grnsne baglamislardi. ylesine ki o devir mverrihlerinden Kanano'ya gre bunu bizzat Emir Sultan da grmst. Istanbul, bu kusatmada da feth edilemedi. Sultan Murad, ordusunu Istanbul surlari nnden ekip kusatmayi kaldirdi. Bylece Istanbul, Imparatorun entrikalari sayesinde bir defa daha Osmanlilarin elinden kurtulmustu. Imparator Manuel, Bizans'in bundan nceki muhasaralarinda oldugu gibi, padisahin basina yeni gaileler aarak hkmdarin dikkatlerini baska bir yne ekmeye alismis ve bunda muvaffak da olmustu. O, Sultan Murad'in kk kardesi ve Hamideli (Isparta) Sancak beyi Mustafa elebi'yi tesvik ederek sehzadenin saltanat davasina kalkmasina sebep olmustu. Iste bu yzden Sultan Murad, Istanbul muhasarasini kaldirmak zorunda kalmisti. Takriben iki ay kadar sren bu muhasaranin kaldirilmasi iin, hcum gn olan 24 Agustos 1422'de, burlar zerinde grldg ve Osmanlilar'in bundan dolayi kusatmayi biraktiklari iddia edilen kadin hayaleti, bir hikyeden ileri gidemez. Hkmdari, muhasaradan vaz geiren sebep ne Bizans'i kurtarmaya gelen Hz. Meryem, ne de Bizans'in gl bir sekilde karsi koymasidir. Kusatmanin kaldirilmasinin gerek sebebi, hkmdarin kk kardesi Mustafa'nin, saltanat dvasina kalkisip Iznik'e kadar gelmis olmasidir.

KK MUSTAFA ELEBI'NIN ISYANI


Kk Mustafa, elebi Sultan Mehmed'in oglu olup babasinin sagliginda henz on yasinda iken Hamideli sancak beyligine tayin edilmisti. Kk Mustafa, babasinin lmn mteakip, Murad'in Osmanli tahtina gemesi zerine, ldrlmek korkusu yznden Karamanoglu'nun yanina kamisti. Sultan Murad, Istanbul muhasarasi ile mesgulken Bizans Imparatoru'nun el

altindan tesvik ve ugrasilan sonucunda Anadolu'da saltanat iddiasina kalkismisti. Imparator, kusatmadan kurtulmak iin sehzadenin lalasi Sarabdar Ilyas'a mektuplar yazarak klliyetli miktarda altin gndermisti ki, bunlarla asker toplayabilsin. Is bu kadarla da bitmeyecek ve Imparator, Kk Mustafa'yi Istanbul'a getirtecekti. Istanbul'a gelen Kk Mustafa, Manuel ve onun ocuklari ile grsr. bu grsmede, muvaffak oldugu takdirde imparatora karsi yapacagi fedakrlik hakkinda teminat verdikten sonra Rumlarin verdikleri kuvvetlerle Anadolu tarafina geerek faaliyetlere baslar. Bu faaliyetleri esnasinda, daha basindan beri Osmanlilar'la ekisen Karamanoglu'nun Turgutlu Trkmenleri ile Germiyanoglu'nun kuvvetleri de kendisine iltihak eder. Sehzade Mustafa bu sekildeki bir iddia ile ortaya ikmakla, babasinin vasiyeti hilafina hareket etmis oluyordu. Mustafa, topladigi kuvvetlerle Bursa zerine yrr. Fakat Bursa halki, sehri ve kaleyi Mustafa'ya teslim etmek istemez. Bu sebeple kendisine, memleketin ileri gelenlerinden Ahi Yakub ile Ahi Hoskadem'i eli olarak gnderir. Bunlar, Mustafa'ya para ve hediyeler takdim etmek suretiyle onu Bursa'yi almaktan vaz geirmeye alisirlar. Eliler, Sehzade Mustafa'nin kendisine vezir yaptigi ve btn bu olaylara sebep olan Sarabdar Ilyas ile de grsrler. Heyet, Bursalilarin Sultan Murad'a bey'at ettikleri iin ona sadakatla bagli kalacaklarini ve gerekirse sehri mdafaa edeceklerini syler. Ayrica, bir Osmanli sehrinin Karamanoglu'nun kuvvetleri ile vurulmasinin da dogru olmayacagini anlatir. Sarabdar Ilyas, heyetin bu teklifini kabul edince, Mustafa'nin ordusu oradan ayrilip Iznik tarafina dogru harekete geer. Sehzade Mustafa, Iznik kalesini kirk gn kadar kusatma altinda tutar. Firuz Bey'in oglu olan kale muhafizi Ali Bey, gelismelerden Sultan Murad'i haberdar eder. Pdisah, kaleyi sulh yolu ile teslim etmesini bildirerek Mustafa orada mesgulken kendisinin yetisecegini yazar. Ayrica, kk sehzadeyi alet edip kullanan Sarabdar Ilyas'i da ondan ayirmaya alisir. Bunun gereklesmesi iin Sarabdar Ilyas'a adamlar gndererek kendisini Anadolu beylerbeyligine tayin edecegini bildirir. Sarabdar'a gelen adam, beylerbeyilik beratini da yaninda getirmisti. Bu makama karsilik Sultan Murad, Sarabdar Ilyas'tan ok nemli bir hizmet bekliyordu. O da kendisi gelinceye kadar Sehzade Mustafa'nin kamasina engel olup onu oyalamasi idi. Sarabdar Ilyas, tiynetini bir defa daha ortaya koymustu. Vaktiyle elebi Mehmed'in taraftari iken Sleyman'in vaad ettigi menfaat karsiliginda derhal elebi Mehmed'i birakarak karsi tarafa gemisti. Bu defa da saf degistirmekte bir sakinca grmemisti. Anadolu beylerbeyligine kondugunu grenince kendisinden istenen seyleri byk bir ustalikla basardi. Ali Bey, Sultan Murad'dan aldigi talimat zerine muhasaranin kirk gn uzamasindan dolayi halka ve sehre hi bir zarar gelmeyecegine dair yeminli sz aldiktan sonra teslim olur. Sarabdar Ilyas da aldigi beylerbeyilik mjdesi zerine sehirden ayrilmaz. andarlizde Ibrahim Pasa'nin sarayina yerlesen Kk Mustafa, timar ve memuriyetler vermek suretiyle hkmdarligini ilan etmis oluyordu. Bylece Osmanli mlknde, yeniden ikinci bir hkmdar tehlikesi belirmisti. sikpasazde bu hkmdarligi su ifadelerle nakleder: "Iznik'te, Ibrahim Pasa'nin sarayina kondular. Etraftan gelip timar isteyene timar dahi verdiler. Hkm ve hkmet ettiler." Sultan Murad, btn gc ile Istanbul'u kusatip feth etmek zere iken, kardesi Kk Mustafa'nin faaliyetleri zerine, bazi tedbirler alarak kusatmayi kaldirmak zorunda kalir. nk kardesinin hareketleri, memleketi ikiye blmeye ynelikti. Bu ise daha tehlikeli bir

durum arz ediyordu. Onun iin derhal Gelibolu yolu ile Anadolu'ya geip Iznik zerine yrr. Sultan Murad'in bu yolculugu devam ederken Sehzade Mustafa'nin, Iznik'te kalmasini tehlikeli bulan Germiyan ve Turgutlu kuvvetlerinin komutanlari, onu buradan uzaklastirmaya alisirlar. Onu tehlikeden korumak iin Karaman, Germiyan veya Istanbul'a gtrmek istedilerse de daha nce Sultan Murad'dan beylerbeyilik beratini almis olan Sarabdar Ilyas, esitli bahaneler ileri srerek buna mani olur. Sultan Murad'in ordusu, yola ikisinin dokuzuncu gn gece ge saatlerde Iznik'e gelir. Henz uyku mahmurlugunu atamamis ve Mustafa'ya bagli olan askerlerin saskin bakislari arasinda, sabahin erken saatlerinde ailan kapilardan Iznik'e girilir. O anda hamamda bulunan Kk Mustafa, Mihaloglu tarafindan yakalanmak zere iken Mustafa'nin beylerbeyi olan Taceddinoglu Mahmud Bey, efendisine bir at bulup onu kairmak ister. Fakat bunda muvaffak olamaz. Ama Mihaloglu'nu durdurup onunla vurusmaya baslar. Taceddinoglu ile Mihaloglu arasinda baslayan bu vurusma sonunda, her seyi idaresi altinda bulunduran ulu hakimin (Allah) ecel hkm, Mihaloglu'nun sehadet beratini kanla yazip hakkini teslim eyleyecektir. Nitekim, attan dsrlen Mihaloglu lmcl bir yara alir. Bundan bir ka gn sonra da vefat eder. Mihaloglu'nu atindan dsrp lmne sebep olan Taceddinoglu Mahmud Bey, daha sonra saklandigi yerde yakalanip Mihaloglu'nun adamlarina teslim edilecek ve onlar tarafindan ldrlecektir. Sultan Murad'in, Iznik'i kusattigi ve Taceddinoglu ile Mihaloglu'nun vurustugu sirada firsat kollayan Sarabdar Ilyas, Mustafa elebi'yi yakalayip Murad'in, sehrin nnde bulunan Mirahor basisina teslim eder. sikpasazde bu olayi da syle verir: "Bunlar bunda cenkte iken Sarabdar Ilyas, Mustafa'yi tuttu kucagina aldi. At zerinde Mustafa "Hey lala, beni niin tutarsin?" Hain Ilyas "Kardesine ileteyin" der. Mustafa "Beni kardesime iletme kim kardesim bana kiyar." der. Sarabdar Ilyas sakin oldu. Aldi gitti Hdavendigar'a karsi iletti." Mustafa, padisahin emri ile Iznik disinda bir incir agacinin dibinde bogdurularak cesedi Bursa'ya gnderildi. Sehzade Mustafa, Bursa'da babasinin trbesine defn edildi. Grldg gibi Kk Sehzade Mustafa elebi hadisesi, amcasininkinden daha kisa ve daha kolay bir sekilde halledilmis oldu. Ikinci Murad, Istanbul muhasarasini kaldirmakla, kardesinin fazla taraftar toplamadan hakkindan gelip kendisine birakilmis olan Osmanli tahtini emniyete almak istiyordu. Onun, vakit kayb etmeden isyani ortadan kaldirmaya tesebbs etmesi, memleketin ikiye blnmesini ve beyhude yere kardes kaninin akitilmasini nlemis oldu. Bylece, Bizans'in bu son oyunu da basarisizlikla son bulmus, ama olan aldatilmis bulunan zavalli Kk Sehzade Mustafa'ya olmustu. Bizans'tan menfaat temin eden ve kk sehzadenin ldrlmesine sebep olan Sarabdar Ilyas ise yaptiklari iin: "Suret ben gnahkr oldum. Illa bu ikisi vilayette olsa zarar-i mmdir. Ve biri dahi bu kim, ben efendim ogluna yaramaz is etmedim. Bu dnyanin murdarina bulasmadan sehid ettirdim. Ve hem cemi-i lem rahat oldu. Ve hem bizden nden gelenler bu kanunu koymuslar" diyerek yaptigi fenaligi tevile alismistir. Sultan Murad, Sehzade Kk Mustafa'nin gailesini bertaraf etmekle birkte benzer bir tehlikenin daha mevcud oldugunun farkinda idi. Bir daha kardes kaninin akitilmamasi ve lkenin, Bizans gibi entrikaci bir devlet ile, varligini Osmanlilar'in zayiflamasina baglayan Karaman gibi bir beyligin oyuncagi haline gelmemesi iin henz ortaya ikmadan bu tehlike ve fitnenin ortadan kaldirilmasi gerekiyordu. Bunun iin Sultan Murad, tarihi henz kesin

olmayan bir zamanda, Tokat kalesinde tuttugu Mahmud ve Yusuf adlarindaki iki kardesinin gzlerine mil ektirip onlari kr ettikten sonra anneleriyle birlikte Bursa'ya getirir. Idareleri iin de kendilerine yksek seviyeden maas baglatir.

CANDAROGLU ISFENDIYAR BEY ILE OLAN MCADELE ve IDAR DZENLEME


Karamanogullari'ndan sonra Anadolu Beylikleri'nin en kuvvetlilerinden plan Candarogullari, Karamanlilar gibi Osmanlilar'in en zor ve sikintili anlarindan faydalanmaya alisan beyliklerden biri idi. Nitekim Candaroglu Isfendiyar Bey, Sultan Ikinci Murad'in amcasi Mustafa ve kk kardesi Mustafa elebi'lerie mesgul oldugu ani firsat bilerek ondan yararlanmaya alisarak Tosya, ankiri ve Kalecik'i geri almisti. Halbuki buralar, daha nce elebi Sultan Mehmed zamanindaki gayretler sonucunda elde edilmis olup Osmanli himayesinde kalmak sartiyle Isfendiyar'in oglu Kasim Bey'e verilmisti. Isfendiyar Bey'in geri aldigi bu yerler, Osmanlilarin taraftan olan oglu Kasim'a ait yerlerdi. Isfendiyar Bey, bu topraklan almakla da yetinmeyip Tarakli Borlu denilen Safranbolu'yu alip Bolu'ya dogru uzanmisti. Bu arada Kasim Bey de Iznik hareketi esnasinda kaip Sultan Murad'in yanina gelmisti. Sultan Murad, Kk Sehzade Mustafa elebi olayini halledince Isfendiyar'a karsi kuvvet gnderdi. Kasim Bey de Osmanli kuvvetleri ile birlikte bulunuyordu. Osmanli ordusu Bolu'ya geldigi zaman Isfendiyar Bey'in ordusundaki Kasim Bey taraftarlari, efendilerinin bulundugu Osmanli ordusunun saflarina katilirlar. Bylece Isfendiyar Bey, bsbtn sarsilir. Bununla beraber savasi kabul etmekten baska aresi de kalmamisti. Bu sebeple Bolu ile Gerede arasinda yapilan savasta maglub olup bozguna ugrar. Muharebenin karisikligi arasinda kendi Kapicibasisi Yahsi Bey tarafindan basina vurulan bir "bozdogan"la kulagi sagir olur. Zorlukla Sinop kalesine siginan Isfendiyar Bey artik sagirdi. Candaroglu'nu takib eden Osmanli kuvvetleri, Kastamonu ile Bakir Kresini zapt ederler. Isfendiyar Bey, kk oglu Murad Bey baskanliginda bir heyet vasitasiyle baris istemek zorunda kalir. O, bu barisi saglamak zere Osmanli devlet adamlarina da ayri ayri mektuplar yazarak tavassutlarini ister. Bu arada torununun (Ibrahim Bey'in kizi) padisah tarafindan nikahlanmasini da teklif eder. Sultan Murad'in adamlari, barisilmasi iin hkmdarlarina ricada bulunurlar. Bunun zerine Sultan Murad, sulh yapmayi kabul etti. Bu antlasma geregince Kasim Bey'e yerleri tekrar geri verilecek, Osmanlilarin aldiklari Kastamonu ile Bakir Kresi Isfendiyar Bey'e iade edilecekti. Fakat Isfendiyar Bey, Bakir Kresi hsilatindan byk bir kismini Osmanli Devleti'ne verecek ve gerektigi zaman da Osmanli ordusuna asker gnderecekti (827 H./1423 M.). Sultan Murad, bundan sonra bazi idar tasarruflarda bulunup ondan sonra Edirne'ye dnmeye karar vermisti. Hkmdar iln edildigi zaman henz on sekiz yaslarinda bulunuyordu. Karsisinda da tehlikeli ve kuvvetli bir rakip olarak amcasi Mustafa vardi. Hkmdarliginin ilk senesi midsiz denecek kadar korkuntu. Bununla beraber etrafinda ve kendisine sdikane bir sekilde bagli olan Byezid, Ibrahim, Haci Ivaz Pasalarla Mihaloglu Mehmed Bey ve Kara Timurtas Pasa'nin vezirlik rtbesine kadar ikartilmis olan ogullan Ali, Umur ve Oru Bey'ler bulunuyordu. Daha nce de grldg gibi Byezid Pasa, Mustafa elebi hadisesinde Rumeli Beylerbeyi oldugu iin onun zerine gnderilmis, sonunda Dzme Mustafa tarafindan katl edilmisti.

Sultan Murad, kk sehzade Mustafa elebi olayini halledince vezirleri ile maiyetindeki bazi mhim sahsiyetler arasinda mevcut rekabet ve geimsizliklerin farkina varir. Devlet merkezinde fazla nfuz sahibi kimselerin varligini kendi kudret ve hkimiyeti iin bir engel telakki etmis olmali ki, bunlarin bir kismini yeni vazifelerle merkezden uzaklastirma ihtiyacini duyar. Sultan Murad, Rumeli'ye dnmeden nce bu isi halletmeliydi. Bunun iin Kara Timurtas Pasa'nin ogullarindan Umur Bey'i Ktahya'ya, Ali Bey'i Saruhan (Manisa) sancak beyligine gnderir. Oru Bey'i de Anadolu Beylerbeyi yapar. Padisah, kendi lalasi olan Yrg Pasa'yi da Rumiye-i sugra valisi olarak Amasya'ya gnderir. Evrenoszdeler ile Pasa Yigit oglu Turahan Bey ve Gml oglu gibi Rumeli beylerinin harp zamaninda padisahin maiyetinde birlesmeleri hari baska zamanlarda Rumelideki vazife yerlerinde bulunuyorlardi. Onun iin Rumeli beylerini ilgilendiren bir tedbire lzum yoktu. Bylece divanda sadece Ibrahim Pasa ile Haci Ivaz Pasa kalmislardi. Bu defa da iki vezir arasinda nfuz rekabeti bas gstermisti. Vezir-i A'zam Ibrahim Pasa, devletin kurulusu ile birlikte hizmete giren andarli hanedanindan olup babasi Hayreddin ve biraderi Ali Pasa'lar da bu vazifede bulunmuslardi. Ibrahim Pasa, elebi Sultan Mehmed'e olan sadakati ve tehlikeli zamanlardaki hizmeti ile taninmis olup elebi Mehmed zamaninda kadiaskerlik ve ikinci vezirlikte bulunmustu. Byezid Pasa'dan sonra birinci vezir olmustu. Haci Ivaz Pasa da elebi Mehmed'in btn savaslarina istirak etmis, Karamanog'lu'nun Bursa'yi muhasarasi sirasinda burayi mdafaa ve muhafazada sebat gstermisti. Mustafa elebi hadisesinde aldigi tedbirler ve yazdigi mektuplarla Mustafa elebi kuvvetlerinin dagilmasina sebep olmustu. Bu bakimdan byk hizmetleri olan degerli bir sahsiyetti. elebi Mehmed zamaninda hrmet grms, Yesil Camiin plnlarini tertip ederek disardan memlekete sanatkrlar getirtmisti. ste bu iki degerli vezir arasindaki rekabet, Haci Ivaz Pasa'nin sahneden ekilmesine sebep olmustu. Haci Ivaz Pasa'nin kul (yenieri) ile gizli mnasebetlerde bulundugu, padisaha suikast yapacagi ve divana silahla geldigi Sultan Murad'a haber verilir. Bir gn divanda Padisah, Haci Ivaz Pasa'nin ggsne eliyle dokunarak iinde zirh bulundugunu anlayip sebebini sorunca Haci Ivaz Pasa buna cevap veremez. Bu durum, sylenenlerin dogru olabilecegini hatirlattigi iin gzlerine mil ekilmek suretiyle Bursa'da ikamete mecbur edilir. Bu olayin hangi tarihte oldugu kesin olmadigi gibi, hadisenin bir at gezintisi sirasinda cereyan ettigine dair rivayetler de bulunmaktadir. Bu hadiseden sonra Ibrahim Pasa rakipsiz kalmis ve padisahin kendisine tam anlamiyla gvenmesinden dolayi tamamen mstakil imis gibi is grmstr. Haci Ivaz Pasa ise hicretin 831 (1428) yilinda Bursa'da vefat etmistir. Cenazesi Pinarbasi'nda Kuzgunluk mevkiine defn edilmistir. Bu idar dzenlemeden sonra padisah, Gelibolu zerinden yeniden Rumeli'ye geip Edirne'ye gelir. Sultan Murad, saltanatinin buhranli geen ilk yillarini geride birakip devlet islerini idar ve siyas bir dzene kavusturduktan, lke ve halkin problemlerine zm yollari bulduktan sonra biraz rahat bir nefes almaya baslar. nk artik ierde taht kavgasina yeltenip lkeyi blnme noktasina getirecek kimse kalmamisti. Disariya gre ise Sultan Murad'in gc, kendisinden ekinilir bir kuvvete ulasmisti. Bu bakimdan artik evlenip rahat bir nefes alabilirdi. Zira Isfendiyar Bey'in, bizzat padisaha vermeyi teklif ettigi torunu Hatice Alime Hanim'la evlenme zamani gelmisti. Bu sebeple padisah, gelini almak zere Isfendiyar Bey'in sarayina asnigirbasi Elvan Bey, Tavasi Serafeddin Pasa ile Reyhan Pasa; kadinlardan Halil Pasa'nin dul esi ve padisahin Sah Ana diye hitab ettigi Germiyanoglu Yakub Bey'in hanimi ile daha birok erkek ve kadini klliyetli miktarda mal ve esya ile gnderir. Bunlar "mihr-i muaccel"i takdim edip gelini getireceklerdi. Kastamonu'da slenler tertipleyen Isfendiyar Bey

de gelenleri rtbelerine gre agirlayip bir nice ikramda bulunur. Orada akd edilen dgn merasiminden sonra Isfendiyar Bey, torununu Halil Pasa ile Germiyanoglu Yakub Bey'in hanimlarina teslim ederek byk bir merasimle ugurlar. Hicretin 828 (1424) yilinda gereklesen bu dgnn, Sultan Murad bakimindan Edirne'de mi yoksa Bursa'da mi yapildigi kesin olarak tesbit edilebilmis degildir. Zira kaynaklardan bir kismi bunun Edirne'de, bir kismi da Bursa'da olduguna dair bilgi vermektedir. Bazi kaynaklar ise Sultan Murad'in bulundugu yeri zikr etmezler. Uzunarsili, Sultan Murad'in nikahladigi kizin adinin Hatice Sultan oldugunu hicr, 906 (M. 1500) tarihli bir vakfiyesi bulundugundan, kabrinin Bursa'da Kkrtl Kaplicasi'nin yakinindaki Hatice Sultan Trbesi denilen byk bir trbede oldugunu, orada daha baska kabirlerin de bulundugunu, ne trbe kapisinda ne de diger kabirlerde bir kitabenin bulundugunu nakleder. Sultan Murad, evlendigi yil iinde kiz kardeslerinden nn de dgnlerini yaptirir. Hemsirelerinden Sultan Hatun'u Isfendiyar Bey'in oglu Kasim Bey'e, Ayse Hatun'u bilahare Varna muharebesinde sehid dsecek olan Karaca Bey'e, Ayse Hatun'u da andarlizde Ibrahim Pasa'nin oglu Mahmud Bey'e nikahlamisti. Bu dgnler vesilesiyle byk ziyafetler veriliyor, fakir ve yoksullar doyuruluyor, dgne istirak eden herkese ihsanlarda bulunuluyordu.

RUMELI'DE ISTIKRARIN saglanmasi


Candaroglu Isfendiyar Bey zerine yapilan harekti firsat bilen Eflk voyvodasi Drakul, Silistre'yi geip Osmanli topraklarina taarruz etmisti. Sultan Murad'in emri ile bu taarruza karsilik olmak zere Firuz Bey de Eflk'a siddetli bir akin yapmisti. Bu akinda Firuz Bey, Drakul'u maglub etti. Maglub olan Drakul iki senelik haraca karsilik bir miktar para ve bazi hediyeler verecegini taahhd etti. Bu maglubiyetle Drakul, barisa zorlanmisti. Sultan Murad'in Anadolu'dan Edirne'ye gelmesi zerine Drakul iki oglu ile birlikte bizzat Edirne'ye gelmis ve bagliligini arz edip iki yillik vergisini de takdim etmisti. Bunun zerine yaptiklarina gz yumulan Drakul, yerinde kalmak zere lkesine gnderildi. Ama iki oglundan biri (veya ikisi) de rehin olarak Osmanli sarayinda alikonmustu. 1424 yilinda gereklesen bu barisla blge nisbeten rahat ve huzura kavusmus oluyordu. Blgede istikrarin saglanmasina tesir eden millerden biri de sphesiz ki Bizans'la varilan antlasmadir. Gerek Dzme Mustafa, gerekse Kk Mustafa olaylarini ikarip Sultan Murad'i ve lkesini bir hayli yoran, kardes kaninin akitilmasina sebep olan Bizans, artik yapacak bir sey bulamadigi iin Osmanlilar'la iyi geinmek ihtiyacini hissetmisti. Zira aksi takdirde kendi lkesi ve imparatorluklari tamamen elden gidebilirdi. Bu dnemde, Bizans Imparatoru Manuel, henz hayatta ise de ok yasli oldugundan sekiz dokuz seneden beri btn isleri saltanat ortagi olan oglu VIII. Ioannis gryordu. Ioannis, daha kt bir duruma dsmemek iin Sultan Murad'a mracaatla baris yapmak istedigini bildirir. Bunun iin eli olarak Lukas Notaras, Melahrinos ve Bizans tarihisi Franes'i Sultan Murad'a gnderir. Yapilan anlasma geregince Bizans, her sene Osmanli hazinesine yz bin aka veya otuz bin duka altini vermeyi kabul ettigi gibi, Misivri ve Terkos mintikalari hari olmak zere, daha nce Bizanslilara gemis olan Karadeniz sahilindeki btn yerler ile Selanik havalisinde bulunan Situnion ve Ustruma (Karasu) taraflarina ilaveten, Osmanlilar'in Zeytin dedikleri Izdin'i de terk ediyordu (28 Subat 1424). Yine 1424 senesinde Sirp despotu Istefan (Etyen) Lazarevi, Edirne'ye gelip eski dostluk antlasmasini yeniledi. Onunla birlikte bir Trk heyeti Alman Imparatorlugu'na seilmis olan

Macar Krali Sigismond'u tebrike ve iki yillik bir mtareke mzakeresinde bulunmak iin gnderildi. Buna gre Osmanli heyeti, hem Sigismond'un imparatorlugunu tebrik edecek, hem de iki yillik bir mtareke imzalayacakti. Osmanli hkmdari bu heyetle birlikte kiymetli hediyeler de gndermisti. Sigismond tarafindan kabul edilen Osmanli heyeti ile iki yillik bir baris antlasmasi imzalanir. Bu akitten sonra Sigismond, Osmanli padisahina ayni sekilde hediyeler gnderir. Rumeli'de istikrarin saglanmasina sebep olan anlasmalar yapildiktan ve blge harpsiz bir dneme girdikten sonra artik Anadolu'daki przlerin ortadan kaldirilmasina sira geliyordu. elebi Sultan Mehmed'in vefati ve iki Mustafa elebi'nin isyanlari zamaninda, daha nce Osmanli sarayinda rehin bulunan Mentese Beyi Ilyas Bey'in iki oglu Leys ile Ahmed kaarak memleketlerine gelmis ve hkmdarlik yapmaya baslamislardi. Rumeli'deki durumu dzene sokan Sultan Murad, Mentese tarafina gelerek bu iki kardesi elde edip Tokat kalesine gnderdikten sonra beyligi tamamen ilhak etmisti. Hicr 829 (M. 1425) tarihinden itibaren bu beylik artik tarihe karismisti.

IZMIROGLU CNEYD BEY'IN AKIBETI


Kaynaklarda Izmiroglu, Aydinoglu, bazan da Kara Cneyd diye adlandirilan bu beyin babasi olan Ibrahim, Yildirim Byezid tarafindan Izmir'e subasi olarak tayin edilmisti. Ankara savasi sonrasinda ikan kardes kavgalari esnasinda Cneyd Bey, nce Isa elebi'ye yardim etmis, arkasindan da Sleyman elebi ile birleserek onun tarafindan Ohri sancak beyligine getirilmisti. Kardesler arasindaki mcadeleden istifadeyi dsnen Cneyd Bey'in bu dnemdeki faaliyetlerinden ilgili blmlerde bahsedilmis ve hakkinda bilgi verilmisti. Daha nce de temas edildigi gibi Cneyd, Mustafa elebi (Dzme Mustafa) kuvvetleri ile Ulubat suyu kenarina kadar gelmisti. Burada, Sultan Murad tarafindan tatmin edilip Aydin beyligine dner. Bundan sonra btn gayretiyle eski Aydinogullan topraklarini tamamen elde etmeye alisir. Bylece Anadolu birligini yeniden bozma faaliyetlerine n ayak olur. Osmanlilara olan bagliligi red edip Osmanli idarecileri ile ugrasmaya baslar. Bunun zerine Sultan Murad, onu yola getirmek maksadiyla yeni Aydin ili beyi Yahsi Bey ile Anadolu Beylerbeyi Oru Bey'i vazifelendirir. Ancak bu beyler Cneyd'e karsi bir basari elde edemezler. Bu son muvaffakiyet zerine Aydin Bey'i olarak harekete geen Cneyd, Anadolu beylerini ve Bizans'i Osmanlilar'in aleyhine tahrike baslar. O, bununla da yetinmeyerek Venedik ile de ticar ve siyas mnasebetlere girisir. Bununla beraber Sultan Murad'in Anadolu Beylerbeyligine tayin ettigi Hamza Bey, bu meseleyi ciddi bir sekilde ele alarak Halil idaresinde gnderdigi kuvvetler, Cneyd'i Akhisar civarinda maglub edip onu sigindigi Ipsili kalesinde kusatirlar. Cneyd, Karamanoglu Ibrahim Bey'in yardimlarini saglamak maksadiyla gizlice onun yanina gidip bir miktar Karaman askeri ile dndyse de, bilahare bu yardimci kuvvetlerin kamasi sonunda Sisam adasinin karsisinda bulunan Ipsili kalesinde oglu Byezid ile birlikte tutunmaya alisir. Bu arada Bizans Imparatoru VIII. Ioannis ve Venedik ile temasa geerek yeni bir saltanat mddeisini Selanik'e geirip Rumeli'nde isyan ikarmayi tasarlar. Fakat Murad Bey, Cenevizliler'den kiralanan gemiler ile onu deniz tarafindan da sIkIstirdigmdan vaziyeti gittike ktlesmeye ve artik mdafaada bulunamayacak bir duruma gelir. Bunun zerine Hamza Bey'e teslim olmak zorunda kalan Cneyd, kanina girdigi insanlara karsilik 1425 yilinda ldrlr. anakkale hapishanesinde bulunan oglu Kurt Hasan ile kardesi Hamza Bey de ortadan kaldirilarak soyuna son verilir.

KARAMANOGLU MEHMED BEY'IN ANTALYA'YI KUSATMASI VE OGLU IBRAHIM BEY'IN OSMANLI HIMAYESINE GIRMESI
Ankara Muharebesi'nden sonra Timur tarafindan yeniden kurulan Karaman Beyligi'nin basina Alaeddin Ali Bey'in oglu Mehmed Bey tayin edilmis, kardesi Bengi Ali Bey de Mehmed Bey'in hkimiyeti altinda olmak sartiyla Nigde ve havalisine getirilmisti. Mehmed Bey, Osmanlilar'dan ekindigi iin bir ara Memlk sultaninin himayesini kabul etmisti. Fakat Memlk Devleti'ne ait bazi yerlere el uzattigi iin o devletle de arasi ailmisti. Gerekten de Tarsus kusatmasi yznden Memlklularla arasi ailan Karamanoglu Mehmed Bey, nce Nigde'ye hkim bulunan kardesi Bengi Ali Bey, sonra da Dulkadiroglu Nasirddin Mehmed Bey'le giristigi mcadeleyi kayb etmis ve Dulkadirliler tarafindan esir alinarak Kahire'ye gnderilmisti. Memlk Sultani Melik Meyyed Seyh, gerek Bursa'da, gerekse Tarsus ve Kayseri'de giristigi taskin hareketlerinden dolayi Karamanoglu Mehmed Bey'i azarlayip hapse attirmisti. Onun yerine de Karaman hkmdari olmak isteyen Nigde hkimi Bengi Ali Bey'i destekleyerek onun hkmranligini tanimisti. Bylece Bengi Ali Bey, Karaman hkmdari olmustu. Fakat Memlk sultani Melik Meyyed'in lmnden biraz sonra hkmdarligi elde eden Seyfeddin Tatar, Mehmed Bey'i serbest birakarak memleketine gnderir. Bengi Ali Bey, Mehmed Bey'in idareyi tekrar ele geirmesi zerine yeniden Nigde'ye ekilir. Bilindigi gibi Ankara Muharebesi'nden sonra Antalya ve Korkuteli ile civari, Timur tarafindan Hamidoglu Osman Bey'e verilmisti. Osman Bey, Antalya'yi Osmanlilar'dan alamamis ise de Korkuteli taraflarinda hkm sryor ve Antalya'yi da elde etmek iin are ariyordu. Gerek elebi Sultan Mehmed'in lm, gerekse Mustafa elebiler isyanin, meydana getirdigi karisikliklardan istifade etmek isteyen Hamidoglu Osman Bey, Antalya'yi zapt etmek istemis, fakat bu ise tek basina gcnn yetmeyecegini anlayinca Karamanoglu ile birlikte hareket etmeye karar vermisti. O dnemde, Osmanlilarin Antalya Sancak beyi olan Firuz Bey oglu Hamza Bey, bu birlesmeye mani olmak ve dolayisiyla sancagini kurtarmak iin henz iki kuvvet birlesmeden nce Korkuteli'nde bulunan Osman Bey'in kuvvetlerine baskin yapmis, Hamidoglu da bu msademe esnasinda ldrlmst. Bu olaydan sonra Karamanoglu Mehmed Bey, Antalya nne gelip kaleyi karadan kusatmisti. Bu sirada kaleden atilan bir glle, Karamanoglu'na isabet ederek lmne sebep olmustu. Bylece Antalya, hem muhasara hem de isgalden kurtulmustu. Karaman ordusunda bulunan Mehmed Bey'in byk oglu Ibrahim Bey, babasinin cenazesini alarak Karaman ordusuyla birlikte dnms ve Mehmed Bey'in cenazesini Larende'ye (Karaman) defn etmisti (27 Safer 826/9 Subat 1423). Mehmed Bey'in lm zerine yaninda bulunan ogullarindan Ali Bey, aralarindaki saltanat rekabeti yznden askerin Ibrahim Bey'i istedigini grnce kaip Antalya kalesine siginir. Ibrahim Bey ve diger kardesi Isa Bey ise babalarinin cenazesini alip memleketlerine dnerler. Fakat Mehmed Bey'in kardesi Bengi Ali Bey, kardesinin ldgn grenince Konya'ya gelip hkmdarligini iln etmisti. Bunun zerine Ibrahim ve Isa Beyler, babalarinin cenazesini defn ettikten sonra Osmanlilar'a siginmak zorunda kalmislardi. Bu arada Antalya sancak beyi olan Hamza Bey de Karamanoglu Mehmed'in lmn ve Antalya'nin kurtuldugunu, kendisine iltica etmis olan Mehmed Bey'in oglu Ali Bey'le Sultan Murad'a arz etmisti.

Ibrahim Bey, amcasi Bengi Ali Bey'in yerine hkmdar olmak zere Sultan Murad'in yardimini istemisti. Sultan Murad, eskiden beri aralarinda bulunan akrabaligi kuvvetlendirmek iin Ibrahim Bey'le kardesleri Ali ve Isa'ya birer kiz kardeslerini vererek onlari kendine baglamaya alisir. Osmanli siyasetine uygun dsen bu davranisla Sultan Murad, aradaki eski dsmanliklari ortadan kaldirmayi hedefliyordu. Bu dsmanligi tamamen yok etmek iin onlarin her birine Rumeli'nde birer sancak da vermisti. Bu arada Ibrahim Bey'e kuvvet verip onun Konya ve Larende zerine yrmesini saglayan Sultan Murad'in bu kuvveti sayesinde Ibrahim Bey, amcasini kairip Konya'da Karaman Beyligi'ne hkim oldu. Fakat bunun karsiliginda da daha nce Osmanlilara ait olup Timur tarafindan Karamanogullari'na verilmis olan bazi yerleri (Hamideli Beysehir) eski sahiplerine yani Osmanlilar'a terk etmeye razi oldu (1424). Sultan Ikinci Murad, gerek Rumeli, gerekse Anadolu'da kismen baris, kismen de mcadelelerle sagladigi sknetin devam etmesi iin daha bazi islerin yapilmasi gerektigine inaniyordu. Nitekim Amasya, Tokat ve Canik havalisindeki yerlerde bir takim kk Trkmen aile ve asiretleri vardi. Bunlar, gerek bulunduklari kalelerinin sarp olusu, gerekse devletin baska blgelerde mesgul olmasindan istifade ile zaman zaman evrelerini vurup eskiyalik ediyorlardi. Halk, bu yzden bir hayli sIkInti ekiyordu. Hatta Solakzde'nin ifadesine gre, insanlar bunlarin yznden evlerinden ikamaz hle gelmislerdi. Bunlarin normal bir hale gelmesi ve geregi gibi idareleri devleti bir hayli mesgul ediyordu. Bu yerli Trkmen ailelerinden bir kismi, Ankara muharebesinden sonra elebi Sultan Mehmed tarafindan ortadan kaldirilmis ise de byk bir grubu faaliyetlerine devam ediyordu. Sultan ikinci Murad, lalasi Yrg Pasa'nin faaliyetleri sonucunda bunlarin byk bir kismini ortadan kaldirmaya muvaffak olmustur.

GERMIYANLI MLKNN OSMANLI'YA VASIYETI


Daha nce, Yildirim Byezid tarafindan zapt edilmis bulunan Germiyan Beyligi, Ankara Muharebesi'nden sonra yeniden dirilttirilen diger Anadolu beylikleri gibi o da tekrar bagimsizligina kavusmustu. Germiyanoglu Ikinci Yakub Bey de lkesine yeniden sahip olmustu. Yakub Bey, "Fetret Dnemi" diye bilinen sehzadelerin mcadeleleri esnasinda elebi Sultan Mehmed tarafini tutmustu. Bir ara Karamanoglu'nun tecavzne maruz kaldiysa da elebi Sultan Mehmed'in, Karamanoglu'nu yenmesi zerine Yakub Bey, Osmanlilar'in himayesinde devletini idare etmisti. Kiz kardesinin oglu olan elebi Sultan Mehmed'in lm zerine Yakub Bey, Osmanlilar'daki saltanat degisikliginden istifadeye yeltendi. Bu yzden Sultan Ikinci Murad'in kardesi ve Hamideli Sancakbeyi Mustafa elebi'ye meyl ederek Karamanoglu ile birlikte Mustafa'ya kuvvet verip yardim eder. Bununla beraber Sultan Murad, Yakub Bey aleyhinde hi bir harekette bulunmuyordu. O da son anlarina kadar beyligini muhafaza etmisti. Hatta Osmanli hkmdari, "Sah Ana" diye hitab ettigi Yakub Bey'in esini, Candaroglu Isfendiyar Bey'in torununu alacagi zaman gelini getirmeye gndermisti. Erkek evladi bulunmayan Yakub Bey, kiz kardesinin torunu olan Murad'i gn getike sevmeye baslar. Bu sevgi, erkek evladinin olmayisi ve Osmanlilar'in ileride byk bir devlet haline gelecegini sezmesi zerine onun, lkesini Osmanlilar'a vasiyet etmesine sebep oldu. Bu sebepledir ki, ilerlemis yasina ragmen Edirne'de bulunan padisahi ziyaret etmek ister. Bu gaye ile yola ikan Yakub Bey, Bursa'ya gelir. Oradan anakkale Bogazi'na kadar giderek Gelibolu'da Rumeli yakasina ayak basar. Ikinci Murad, Yakub Bey'i karsilamak iin Meri ve

Ergene zerinde insa ettirmekte oldugu kpr sahasina kadar gelir. Bu vesile ile Sirbistan siniri valisi Ishak Bey'in idaresinde orada yaptirmakta oldugu kprnn insaat durumunu grme imknini da elde eder. Yz yetmis kemer zerine kurulan ve hlen Uzunkpr ilesine adini vermis bulunan bu kpr, yapilis tarzindaki zellikten dolayi Ikinci Murad'in sultanlik aginda kurulmus binalar arasinda ilk plnda yer alir. Yakub Bey, getigi btn yollarda oldugu gibi Edirne'de de hrmet ve itibar grr. Padisah, onu yasinin byklgne ve mevkiine lyik bir hrmetle karsilar. Yakub Bey, Edirne'de misafir bulundugu siralarda byk senlikler yapilir. Devrin en byk hekim ve sairlerinden olan Seyh, mihmandar sifati ile onun maiyetine verilir. Seyh, gezmelerinde ona refakat etmeye ve arzularinin en kgne kadar btn isteklerinin yerine getirilmesine memur edilmisti. Bu shretli misafir, grdg misafirperverlikten dolayi minnettar olarak lkesine dner. Sultan Murad'in, emrine verdigi askere karsi o kadar cmerte davranir ki, Gelibolu'ya ulastigi sirada parasi tkenir. O zaman padisaha bir mektup yazarak durum ve ihtiyacini bildirir. Sultan Murad, Germiyan Beyi'nin mektubunu okudugu zaman: "Cenab-i Hak, Germiyan Beyi'ni bize yle bir kardes olmak zere gndermis ki, kendi gelirinden baska bizimkileri de yiyor." diyerek derhal onun sanina lyik olacak sekilde bir miktar para gnderir. Ikinci Murad'i ziyaret ettigi sirada seksenini bulmus olan Yakub Bey, ilk karsilasmada Sultan Murad'in elini pmek istediyse de padisah elini vermez. Karsilikli psp musafaha ederler. Yakub Bey, ziyaretinin sebebini anlatarak iten gelen arzusunu sifah (agizdan) arz ile lmnden sonra memleketini padisaha vasiyet eyler. O, lkesini kizkardeslerinin ocuklarina birakmak istemiyordu. Edirne'de bir ay kadar kalan Yakub Bey, Ktahya'ya dnsnden bir sene sonra 832 Rebilahir (1429 Ocak)'ta vefat ederek Ktahya'da yaptirmis oldugu imret mescidi mihrabinin arkasina defnedilir. Yaninda zevcesi Pasa Kerime Hanim da vardir. Yakub Bey, hastalandigi sirada yazdirip Ikinci Murad'a gnderdigi vasiyetnmesinde lkesini Osmanlilara vasiyet eyleyip terk ettigini tekrarlamisti. Bylece Yakub Bey'in vasiyeti zerine beyligi, Osmanli idaresine girmisti. Buranin sancak beyligine de Kara Timurtas Pasa'nin torunu ve Umur Bey'in oglu Osman Bey tayin edilmistir. Aradaki fasilalar hari olmak zere takriben otuz sene kadar Germiyan hkmdari olan Yakub Bey, ok cmert bir insandi. Bilginleri seven bir kimse olarak Yakub Bey, sarayinda pek ok sair, edip, bilgin ve tabibin bulunmasini saglamistir. Edirne'de kendisine mihmandar olarak tayin edilen Seyhu's-Suara Seyh Sinan da bizzat kendi himayesinde yetisen ve sonradan Osmanlilar'in hizmetine giren bir kimse idi. O, ilim ve fikir adamlarini himaye hususunda babasinin izini takib etmisti. Trke'nin gelismesine hizmet etmis, meshur ilk Trke imret vakfiyesini gzel bir yazi ile hak ettirerek imretin duvarina koydurmustu. ok cmert, eli aik, ihsani bol bir kimse olan Yakub Bey, Bursa'ya geldigi zaman Osman, Orhan, Yildirim Byezid ve elebi Sultan Mehmed'in trbelerini ziyaret eder. Bu esnada henz hayatta bulunan Emir Sultan'i da ziyaret ederek elini per.

SIRBISTAN VE GVERCINLIK KALESI MESELESI


Sirbistan, Birinci Kosova muharebesinden beri Osmanlilar'in nfuzu altinda idi. Ankara muharebesinden sonra Sirbistan himayeden ikmamakla beraber kendi lehine bazi tavizler elde etmisti. Kosova muharebesinde ldrlen Lazar'in yerine Stefan Lazarevi (1389-1427) Sirp despotluguna getirildi. Stefan Lazarevi, Temmuz 1427 senesinde evlad birakmadan lnce onun yerine kiz kardesinin oglu Jorj Brankovi, Sirp despotu oldu. Osmanli tarihlerinde Vilk (babasinin adi Vulk) oglu diye bahs edilen Jorj Brankovi'in Sirp despotu olur olmaz bazi kalelerini Macarlara terk etmesi, Osmanlilar ile Sirp ve Macarlar arasinda bazi atismalarin ikmasina sebep oldu. Bu adam, selefi ve Osmanli dostu olan Lazarevi'in gtmekte oldugu siyaseti terk ederek gerektiginde Osmanlilar'a karsi kendini mdafaa etmek ve Trk taarruzlarini kuzeye yani Macaristan'a geirmemek iin hem Alman Imparatoru hem de Macaristan Krali olan Sigismond'a kendi topraklarindan bazi mhim yerleri vermisti. Bu yerlerden birisi de Sirplarin merkezi olan Semendire ile Orsova arasinda ve Tuna nehri kenarindaki Golumba (Kolomba) idi. Osmanlilar buraya "Gvercinlik" diyorlardi. Halbuki eski despot Stefan Lazarevi, lmeden nce burayi on iki bin duka altin borcuna karsilik "boyar" yani beylerinden birisine rehin olarak vermisti. Belgrad'i isgal eden Sigismond, parayi demeden Kolomba'i da almak isteyince, boyar kaleyi Osmanlilar'a terk etti Sigismond'un, Macaristan'a ailan yollar zerinde nemli ve stratejik bir mevkide bulunan Gvercinligi zorla almak istemesi zerine Sultan Murad, kalenin mdafaasina kosar. Macadar bir basari elde edemedikleri gibi Sigismond da lm tehlikesi geirerek bir fedaisi sayesinde zor kurtulmustu. Sigismond, muvaffak olamayinca Osmanlilarla anlasmak zorunda kalir ve Gvercinlik'in Osmanlilar'a gemesini kabul eder. Belgrad'in Macarlara verilmesi zerine hkmet merkezini daha nce Semendir'e nakl etmis olan Jorj Brankovi, Sigismond'un basarisiz oldugunu grnce ondan midini keserek Osmanlilar'la anlasmaya alisir. Varilan anlasmaya gre o, her sene Osmanli hazinesine elli bin duka altin vermeyi, Macarlarla mnasebetlerini kesmeyi ve padisah istedigi zaman Osmanli ordusuna asker gndermeyi kabul eder. Sultan Murad, Edirne'ye dndg zaman hkmdarlara nmeler gndererek yeni fetihlerini bildirir. Gvercinlik ve Kruseva gibi kalelerin ele geirilmesiyle Osmanli sinirlari, Sirbistan'in kuzeyinde yeni gelismeler kayd etmisti. Gvercinlik, Macaristan'a ailan yollar zerinde oldugu gibi bilhassa Sirbistan'in mdafaa ve elde tutulmasina yarayacak bir mevki isgal ediyordu. Onun iindir ki, zaptindan on alti yil sonra Segedin muahedesi yapilirken Gvercinlik zerinde bir hayli durulacaktir. Macaristan bakimindan ok nemli bir s olarak kabul edildigi iin burasi, her firsatta Macarlar tarafindan gzetlenecektir. Hatta Fatih Sultan Mehmed, 1473 senesinde Uzun Hasan'a karsi sefere giderken Macar elisi Padisahin ve dolayisiyla Osmanlilarin bu mskl durumundan yararlanarak Gvercinlik'in terkini veya kalesinin yikilmasini isteyecektir.

SELNIK VE YANYA'NIN FETHI


Birinci Murad zamaninda kusatilip alinamayan, fakat hicr 791 (M. 1394) yilinda Yildirim Byezid tarafindan zapt edilen Selnik, Ankara Muharebesi'nden sonra Bizans Imparatoru ile uyusmak isteyen Emir Sleyman tarafindan Bizanslilara terk edilmisti. Selnik sehrinin, Osmanlilar tarafindan ilk defa olarak fethi ve bilahare tekrar Rumlarin eline geisine dair bilgiler, Yildirim Byezid dnemi hadiseleri arasinda zikr edilmisti.

Osmanlilar'in saltanat degisikligi ve buna bagli olarak ikan taht kavgalari fitnesi ortadan kalkip tehlikeli durumlarinin dzelmesinden sonra sira daha nce ellerine gemis olan Selnik'in yeniden elde edilmesine gelmisti. Bunun iin Sultan Murad, Evrenoszdelerle Turahan Bey komutasindaki ordusuyla Selnik'i muhasara ettirmisti. Bu sirada Manuel'in oglu Andronikos, Selnik valiliginde bulunuyordu. Muhasara yznden sikintiya dsen halk, Andronikos'un muvafakati olsun olmasin, kendilerine yiyecek vermek ve sehri mamur hale getirmek sartiyla Venediklilere satmaya karar verir. Venedikliler, kendilerine sadik kalmak sartiyle Selnikliler'in tekliflerini kabul ile elli bin duka altin karsiliginda Selnik'i satin alirlar. Bylece Selnik halki, para karsiliginda kendilerini yabanci bir millete satarken, Venedikliler de kan yerine keselerinden para dkerek Ege kiyilarinin en mhim sehirlerinden birine sahip olurlar. Bu esnada zaten hasta olan Andronikos da Venedikliler'ce Mora'ya gnderir (H. 826 / M. 1423). Sultan II. Murad, Selnik'in Venedikliler'in eline gemesini istememisti. Fakat o sirada daha przl ve nemli isler oldugundan ses ikarmamis ve uygun bir zaman gzetlemeyi uygun grmst. Sultan Murad, 1426 yilinda Ayasolug'a giderek orada bulundugu sirada Midilli, Sakiz ve Rodos ile eski antlasmalari yeniledigi zaman Venediklilerin Selnik'i almalarindan dolayi bunlarla olan muahedeyi yenilemeyerek Venedik elisini geri evirmisti. Padisah, buradaki islermi yoluna koyduktan sonra Edirne'ye dner. Venedikliler yeni bir heyet gndererek muahedeleri yenilemek istedilerse de padisah: "Selnik, babamdan kalma mlkmdr. Byk babam Byezid bazusunun kuvvetiyle burasini Rumlardan aldi, eger oranin idaresi Rumlarin elinde bulunsaydi, bunlara haksizlik ettigimi belki iddia edebilirlerdi. Siz ise Italya'dan gelen Latinlersiniz. Buralara sokulmaniza sebep ne? Ya arzunuzla oradan .ekiliniz, ya da hemen gelirim" cevabini verir. Bylece eliler bir is gremeden geriye dnerler. Osmanlilar'in bu sekildeki kesin tutumu zerine Venedikliler, ilk gnlerden itibaren isi diplomatik yollarla ve grltsz atlatmaya alisirlar. Sultan Murad'a defalarca eli gnderirler ama bu abalarin hi birisi Sultan Murad'i bu oldu bitti karsisinda yumusatamaz. Bu arada Venedikliler, sehrin zapti kadar garip ve tuhaf olan bir muameleye bas vurarak bizzat Bizanslilarin tavassutunu temin ederler. Padisah, imparatorun bu tavassutunu ok garip bulmustu. Ioannis'in gndermis oldugu Nikola de Gona ve Frangopulos adlarindaki elilerine, sayet Selnik imparatora ait olsaydi orayi hi bir zaman zapt etmek istemeyecegini, fakat Venediklilerin, imparatorun arazisi ile kendi topraklan arasina yerlesmesine de msaade edemeyecegini syleyerek anlari da geri gnderir. Bu mzakereler esnasinda sefer hazirliklarini da ihmal etmeyen Sultan Murad, 1430 senesi Subatinin ortalarinda Edirne'den Serez'e gelir. Burada Anadolu Beylerbeyi olan Hamza Bey komutasindaki Anadolu kuvvetleri ile Sinan Bey komutasindaki Rumeli kuvvetlerini bir araya getirir. Kendisi Serez'de kalarak Hamza Bey'i ileriye gnderir. Btn kusatma hazirliklari yapildiktan sonra Venedik valisinden sehrin teslimini ister. Fakat Venedik valisi bunu red eder. Bunun zerine Hamza Bey sehri topla dvmeye baslar. Selnikliler, Venedikliler'den donanma ve yardim istedilerse de bu yardim gereklesmedi. Muhasara karargahina gelen Sultan Murad, sehrin bir an nce dsmesini istiyordu. Venedikliler Rumlara itimad edemediklerinden kendi askerlerini Rumlarin arasina dagitmislardi. Bu sekilde sehir mdafaa edilirken Rumlarin gevsekligini ve icabinda karsi tarafla anlasmalarini nlemeyi dsnyorlardi. Umumi hcumla alindigi takdirde sehrin zarar ve tahribata ugrayacagini hesaplayan Hamza Bey, hem buna mani olmak, hem de fazla zahmet ekilmeden fethi mmkn kilmak iin surlardan ieriye adamlar soktu. Sayet Venedikliler, Rumlardan gelebilecek bir hainligin

nn almak zere nceden gerekli tedbirleri almamis olsalardi belki de Hamza Bey'in adamlari gayelerine ulasacaklardi. Buna meydan vermemek dsncesi ile Venedikliler, her Rum askerinin yanina degisik memleketlerden cretle topladiklari adamlardan kurulu yagmaci (Butineur) denilen askerden birini koymuslardi. Ayrica Hamza'nin oklarinin ucuna mektuplar sararak Rumlari sehir kapilarini amaya tesvik etmesi, buna karsilik kendilerine hrriyet ve himaye vaad etmesi de bir sonu vermedi. nk Venediklilerin ok siki tedbirler almalari zerine sehre sokulan adamlarla ieriye firlatilan mektuplarin, Rumlar zerindeki tesirleri nlenmisti. 26 Subat gecesi meydana gelen depremde halk byk bir heyecan yasadi. Fakat Venediklilerin abasi sonucunda bu korku ve heyecan giderilerek mdafaa daha bir g kazandi. Rumlar, Venediklilere mecburen itaat ediyorlardi. Hamza Bey'in tekliflerini kabul etmeyen Venedikliler'e karsi padisah, hcuma karar verir. Bu, sehrin zapt edildigi zaman, det oldugu zere yagmaya ugramasi demekti. Hkmdar byle bir karar almak zorunda kalmisti. nk daha nceki btn baris ve teslim agrilari cevapsiz kalmisti. 28 Subat'i 1 Mart'a baglayan gece, Selnik halki arasinda genel hcumun ertesi gn yapilacagi sylentileri dolasmaya baslar. Bunun zerine halk, kalabalik topluluklar halinde kiliselerde toplanmaya basladi. En fazla kalabalik ise Aziz Dimitrios'un tabutu bulunan ve iinde devamli olarak "kutsal yag" akan kilisede toplanmisti. O gn aksama dogru, Osmanlilar'in, limandaki Venedik kadirgasini yakmasi, Venedikliler arasinda byk bir korkunun meydana gelmesine sebep oldu. Bu yzden btn askerlerini kaleden ekip gemilere bindirdiler. Venediklilerin, sehrin savunmasindan ayrilmalari, Rumlari bsbtn perisan etmisti. Bu yzden onlardan da bulunduklari mevzileri terk edenler oldu. Ertesi gn safakla baslayan genel hcum sonunda Osmanli askeri sehre girmeye basladi. Bu esnada Selnik halkindan bazilari, gruplar halinde Venedik kadirgalarina binmek istedilerse de bunlar, Venedikliler tarafindan gemilere alinmazlar. Selnik sehrini para karsiligi alan Venedikliler, sadece sehrin ticaretini dsnyorlardi. Zira Selnik, Ege Denizi'nde ticar mevkii parlak bir sehirdi. Fakat orada barinamayacaklarini anladiklari zaman dindaslari olan Rumlari, Mslman olan Osmanlilar'a terk etmekten ekinmemislerdi. yle anlasiliyor ki sehrin umum bir hcumla alinacagi sylentileri bosu bosuna ikarilmis bir iddia degildi. Zira Mart ayinin ikinci gn sato tarafindan yapilan siddetli bir hcum ve merdivenlerle zerlerine ikilan surlarin isgali sonunda, kale kapilarinin ailmasi ile sehir zapt edildi (27 Receb 833/2 Mart 1430). Selnik'in dsmesi, Avrupa ve bilhassa Venedik'te byk zntlere sebep olmustu. Selnik zapt edilince Sultan Murad, Vardar Yenicesi ile diger sehirlerden Trk aileler getirterek buraya iskn ettirir. Bu politikasi ile o, sehrin Mslman Trk hviyeti kazanmasina alisiyordu. O, sadece iskn ile yetinmiyerek buraya yerlestirilenler iin bazi imknlar da sagliyordu. Bu sebeple Aya Dimitri (Sen Dimitrios) kilisesi hari olmak zere diger btn kiliseleri camiye tahvil ettirir. Hammer'in ifadesine gre bazi kiliseleri de yiktirip onlarin malzemesinden sehrin ortasinda bir Trk hamami yaptirir. Bylece Mslmanlarin rahat ibadet etmeleri ve diger sosyal tesislerden istifade etmelerini saglamisti. Osmanli kaynaklan, Selnik'in kirk gnlk bir kusatma sonunda zapt edildigini yazarlarsa da yabanci kaynaklarda buranin daha kisa bir srede zaptedildigi bildirilmektedir. Subat

ortalarinda baslayan kusatma, 2 Mart'ta sona erdigine gre bu srenin ok daha az oldugu anlasilmaktadir. Selnik muhasarasi devam ederken, Amiral Andrea Moceniko komutasindaki Venedik donanmasi, Gelibolu'yu zapt etmek iin ugrastiysa da bunda basarili olamadigi gibi gemi bakimindan da zayiata ugradi. Zira henz emekleme durumunda bulunmasina ragmen Osmanli donanmasi, onlarin basarili olmasina ve Gelibolu'yu ele geirmelerine engel olmustu. Amiral Moceniko'nun yerine geen Silvestr Morisini Selnik'in intikamini almak iin 1431 yilinda anakkale bogazinin Anadolu yakasindaki istihkamlara ani bir baskinda bulunarak ele geirdigi muhafizlari ldrms, surlarini da tahrib etmisti. Bundan sonra Sultan Murad ile Venedikliler arasinda Gelibolu'da bir muahede imzalanir. Bu muahede ile Selnik'in Osmanlilar'a terk edildigi belgelendirilip kabul ediliyordu. Dukas'in ifadesine gre Venedikliler, Egriboz adasinin Osmanlilar tarafindan zapt edilmesinden korktuklari iin byle bir baris teklifinde bulunmuslardi. Selnik'in zaptindan takriben bir buuk sene sonra 13 Safer 835 (9 Ekim 1431)'de Yanya Osmanli topraklarina katildi. Yildirim Byezid zamanindan beri Yunanistan'in Epir blgesinde Latin kkenli despotlar vardi. Osmanlilarin yksek hkimiyeti altinda bulunan ve merkezi Yanya olan Epir despotu Karlotoi (Carlo Tocco) lnce ogullari arasinda hkimiyet mcadelesi bas gstermisti. Bunlardan Memnon adindaki ogul, Osmanlilar'dan yardim ister. Bunun zerine Sultan Murad, Karaca Pasa komutasinda gnderdigi kuvvetler ile Memnon'a yardim edip onu arzusuna kavusturur. Bununla beraber yerli Ruro halki, ogullar arasinda meydana gelen bu mcadele ile Latinlerden memnun degildir. Bu yzden aradan fazla bir zaman gemeden Yanya halkinin ileri gelenlerinin meydana getirdigi bir heyet, o siralarda Selnik civarinda bulunan Sultan Murad'i ziyaret eder. Heyet, halkin hrriyetine, rf, det ve ibadetlerine dokunmayacagina dair Sultan Murad'dan bir ferman aldiktan sonra sehrin anahtarlarini kendisine teslim eder. Sultan Murad, Yanya'yi teslim almak iin Karaca Pasa'yi grevlendirir. Karaca Pasa'nin sehri teslim almasindan sonra buraya da Trkler iskn edilir. Yanya'nin baris (sulh) yolu ile alinmasi ve zellikle halkin istegiyle Osmanli idaresinin kabul edilmesi, Osmanli idare ve adaletinin, Balkan halklari zerinde nasil iyi bir tesir meydana getirdiginin gstergesidir. Kendi dindaslari olan Latinlerin zulm ve ekismesinden bikan halk, adalet ve hak sinasliklarina gvendikleri Osmanliya baglanmayi tercih etmisti.

BALKANLAR'DAKI YENI OLAYLAR


Macarlar, eskiden beri Balkanlar'daki milletlerin Osmanlilar'a karsi tavir koymalarini istiyor ve kendilerini blge halklarinin bir esit hmisi kabul ediyorlardi. Bu yzden, Eflk ve Sirbistan'in Osmanlilar'la olan baglantilarini kesmekte kakarli grnyorlardi. Durumun nezaketini bilen Osmanli devlet adamlari da buna karsi tedbir almakta gecikmiyorlardi. Onun iin de zaman zaman atismalar meydana geliyordu. Bu atisma ve anlasmazliklara ilaveten blgede i karisikliklarda srp gidiyordu. Devamli karisikliklara sebep olan blgedeki olaylari Eflk ve Sirbistan hadiseleri olmak zere iki kisma ayirmak mmkndr.

EFLK HDISELERI
Eflk'in shretli voyvodasi Mira'nin lmnden sonra blge, senelerce srecek olan i karisikliklara sahne olacaktir. Bu mcadeleler esnasinda voyvodalarin bazilari Macarlar, bazilari da Osmanlilar'dan yardim greceklerdir. Eflk'taki i mcadele Mira'nin kardesinin

ocuklari olan Dan'lilar ve Mira'nin oglu Vlad Drakula'nin torunlari olan Drakul'lular arasinda cereyan ediyordu. Bu mcadeleler sebebiyle voyvodalar makamlarini yeterince saglama alamadiklari gibi bu dnem Eflk kaynaklari da kifayetsiz olduklari iin voyvodalarin saltanat tarihlerinde karisikliklar bulunmaktadir. Mira'nin lmnden sonra kardesinin oglu Dan, Eflk voyvodasi olmustu. Fakat bu voyvoda, Bogdan prensinin yardimini alan Vlad Drakul tarafindan ldrlr. Dan'in oglu Osmanlilar'dan yardim istedigi iin kendisine yardim edildiyse de bunda iyi bir basari saglanamadi. Bu yzden bu da babasi gibi Vlad tarafindan ldrlr(1431). Vlad, bu cesareti, Macarlarin ve bilhassa Sigismond'un kendisini himaye etmesinden aliyordu. Dukas ve Hammer'in ifadelerine gre Eflk Beyi (voyvodasi) Vlad, ya insafsiz ve zlimliginden veya Sigismond'un kendisine verdigi Dragon nisanindan dolayi Drakul (Efll dilinde hilekr, Seytan) lakabi ile aniliyordu. Vlad, btn bu himayelere ragmen Sigismond'un kendisini Trklerin elinden kurtaramayacagini dsnerek rakiplerine galip gelmekle birlikte Osmanlilar'a da sokularak grnste onlara olan bagliligini gstermek istiyordu. Filhakika Vlad Drakul, Osmanli hkmdarinin, Karaman seferine hareket edecegi esnada bizzat Bursa'ya kadar gelerek bagliligini arz ve Sultan Murad'in Macaristan'a yapacagi seferlerde kendisine her trl kolayligi gsterecegini vaad ettigi gibi byle bir seferde Osmanli ordusuna klavuzluk edecegini de taahhud eder. Bu arz-i ubdiyetten memnun olan Sultan Murad, onu tekrar lkesine gnderir. Byk bir idar ve diplomatik tecrbeye sahip olan Osmanli devlet erkni, Vlad'in iki yzllgn ok iyi biliyordu. Bu sebeple onun Macarlarla olan mnasebetlerini bozmak iin ayni sene (1432), yanina asker vererek onu Transilvanya'ya akin yapmaya memur eder. Bu sekilde, Vlad Drakul vasitasiyle Macarlara byk bir darbe indiren Sultan Murad, bilahare Macarlarla dostlugu yenilemek ister. Zira Sultan Murad, Macaristan ile dosta mnasebetlerin faydali olacagini dsnr. Bu sebeple Imparatorun bulundugu Bl sehrine tantanali bir elilik heyeti gnderir. Sigismond, heyeti Bas kilisede ve btn hkmdarlik alametleri zerinde bulundugu halde kabul eder. Bu elilik erknindan on iki kisi ilerleyerek Imparatora altin sikkelerle dolu on iki altin kupa, bir takimi sirma islemeli, bir takimi da kiymetli taslarla ssl ipekli elbiseler sunar. Bylece mtareke yenilendikten sonra Sigismond, Sultan Murad'in elilerini gayet sahane bir surette taltifederek birok hediyelerle Padisahlarina gnderir (Kasim 1433).

SIRBISTAN HDISELERI
Eflk voyvodasi Vlad Drakul gibi Sirp despotu Jorj Brankovi te Macarlara dayanip onlardan yararlanmak istiyordu. Zaten Macarlar da Sirp despotunu Osmanlilar aleyhine tesvikten geri kalmiyorlardi. Sirbistan'in iki nemli sehrinden Belgrad'in Macarlar, Gvercinlik'in de Osmanlilar elinde bulunmasindan dolayi her iki devletin Sirbistan zerindeki dikkatleri daha fazla hassasiyet kazanmisti. Sirp despotunun Osmanli Devleti'ne sadik grnmesine ragmen el altindan da Osmanlilar'in aleyhindeki bazi hareketleri, skp Sancak Beyi Ishak Bey tarafindan haber alinip merkeze bildirildiginden, onun komutasindaki bir ordu ile Sirbistan ilerine dogru bir akin yapilir. Bu akinla, Sirp despotunun Macarlarla olan alkasini kesmek ve Osmanlilar'a olan bagliligini glendirme hedeflenmisti. Ishak Bey komutasindaki Osmanli ordusunun Sirbistan ortalarina kadar bir akin yapmasi, Sirp despotu Brankovi'i telaslandirir. Bu yzden Macarlarla olan mnasebetlerini kesmeyi ve kizi Marya (Mara)'yi Osmanli hkmdarina zevce olarak vermeyi kabul ederek barisi saglayabildi. Sarica Pasa, Osmanlilara olan baglilik yeminini ettirmek ve padisahin nisanlisini getirmek

zere Jorj Brankovi'in sarayina gider. Bununla beraber yine ayni sene (1433) iinde, Evrenoszde Ali Bey'in Macaristan'a yaptigi bir akinda basarili olamamasi, Brankovi'i yeniden Macarlarla mnasebetlerini gelistirmeye yneltir. Hatta kizini padisaha nisanlamis olmasina ragmen onun henz kk oldugunu ileri srerek dgnn yapilmasini da tehir eder. Iki yzl harekette Eflk voyvodasindan da usta davranan Jorj Brankovi, Macar Krali Sigismond ile birlikte Karamanoglu Ibrahim Bey'le gizlice anlasarak onu, Osmanlilar aleyhine kiskirtmaya ve bir takim faaliyetlerde bulunmaya sevkeder. Bundan cesaret alan Ibrahim Bey, Osmanli lkesine saldiracak ve bazi yerleri ele geirecektir. Fakat ileride de bahs edilecegi gibi Sultan Murad, Karamanoglu Ibrahim Bey'in hakkindan geldikten sonra tekrar Rumeliye dnecektir. Durumun kendi aleyhindeki vehametini grmekte gecikmeyen Brankovi, padisahin hiddetini teskin ile dikkatini baska seyler zerine ekebilmek iin kizi Mara'yi aldirmasi istirhaminda bulunacaktir. Sultan Murad, pasalarini toplayip kendileri ile bu durumu grsnce pasalar "almak gerek sultanim" demislerdi. Bunun zerine sultan da "tedarik neyse edin" diyerek Kizlaragasi Reyhan Aga ve Oru Bey ile Sirp sinirlari zerinde toplanmis olan askerin komutani Ishak Bey'in esini gelini almak zere bir heyetle skp'e, oradan da Semendire'ye gnderir. sikpasazde hadiseyi su ifadelerle nakl eder: "Bir ka gnlk yol kalinca Vilk oglu, kfir beylerinin hatunlarini karsi gnderdi. Acayip konukluklar eyledi. Gayet iyi tazimle Semendire'ye getirdiler. Onda dahi nihayetsiz konukluklar etti. eyizinin hesabini yazmislar. Defterini zbek Aga'ya verdiler. Vilk oglu demis ki: "Ben eyizi kizima vermedim, Hnkra verdim, dilerse bu criyesine versin, dilerse gayri criyesine versin". Elhasil kizi Edirne'ye getirdiler. hnkr kendine dgn etmedi. "Bir sipahi kfirin kizina ne dgn gerek" dedi. Ve her ne kim Vilk oglu dedi, onu Hnkr'a dediler. Hnkr eder "Benim criyelerime verecegim yok mudur ki onun kizinin eyizini vereyin." dedi. Hi nesne kabul etmedi. Geri eyizini ol kiza verdi. Bir sehl zaman durdu, Bursa'ya gnderdi. Isfendiyar kizi dahi Bursa'da idi, onu Edirne'ye getirdi." Jorj Brankovi, mutad merasimle, kizini Osmanli sarayina gtrmek zere gelen heyete teslim eder. Edirne'ye gelen Mara oradan da Bursa'ya gnderilir. Sultan Murad, kizi Mara'yi Edirne'ye gndermis olan Jorj Brankovi'e pek gvenemiyordu. Bu sebeple Sirp despotu ile Eflk voyvodasinin Macarlar'la arasini iyice aarak kendisine baglanmalarini saglamak iin Macaristan harektina katilmalarini emr eder. Padisahin emri geregince Jorj Brankovi ve Vlad Drakul 1438'deki Macaristan akinina katilirlar. Her iki hkmdarin Evrenoszde Ali Bey komutasindaki akinci kuvvetlerine iltihaklarini mteakip Demirkapi zerinden Tuna nehri silir. Birbuuk ay kadar sren akinlar esnasinda, Transilvanya'da bazi sehirler zapt ve kaleler de tahrib edilir. Bu akinlar esnasinda birok ganimet elde edilir. Sultan Murad, 1438 kisinda Brankovi'in kizi Mara ile evlendi. Bununla beraber Sirbistan hududundaki Trk kuvvetlerinin komutani olan Ishak Bey'den aldigi raporlar, kayinpederine itimad edilemeyecegini gsteren delillerle dolu idi. Sultan Murad, mstereken icra edilen Transilvanya akinina ragmen Macarlarla aralarinin ailmadigini grnce, Sirbistan problemine kesin bir zm getirme kararma varir. Buna gre Karamanoglu'nu tahrik edenlerden birisi daha btnyle ortadan kalkacakti. Sultan Murad, Brankovi'in, Semendire'nin anahtarlari ile birlikte Edirne'ye gelmesini emr eder. Brankovi, itaat edecek yerde, byk oglu Greguar'i Semendire'nin tahkim ve

mdafaasina memur eder. Kendisi de diger oglu Lazar'i yanina alarak Sigismond'a halef olan Albert'e siginir. Sultan Murad, Brankovi gibi Eflk Voyvodasini da davet etmisti. Voyvoda Drakul, Jorj Brankovi'i taklid etmeyerek padisahin dvetine icabet eder. Vlad Drakul, ordugha gelince yakalanarak Edirne'ye gnderilir. Edirne'den de Gelibolu'ya yollanarak haps edildiyse de iki oglunu rehin olarak birakmayi kabul ettiginden hapiste uzun sre tutulmayarak serbest birakildi. Vlad Drakul lkesine dnerek yine eski makamina geer. Sultan Murad, Sirbistan isini kesin bir sonuca baglamak iin Semendire zerine kuvvet sevk eder. Brankovi'in oglu tarafindan mdafaa edilen Semendire, ay mddetle kusatilir. Bu esnada, Sirbistan islerini ok iyi bilen Ishak Bey, hacdan dnnce kusatmanin siddeti artirilir. Bu siddetli kusatmaya tahamml edemeyen Semendire, 1439 yilinda teslim olur. Asikpasazde, sehrin fethinden hemen sonra onun Mslman Trk sehri haline getirilmesi iin kadi tayin edildigini, Cuma namazinin kilindigini ve hisarina asker kondugunu yazar. Sehri mdafaa edenlerle birlikte esir dsen Greguar, daha nce rehine olarak Edirne'ye gnderilmis bulunan kardesi Stefan ile birlikte Tokat'a yollanarak hapsedilir. Semendire muhasarasi devam ederken bir Macar ordusu sehrin imdadina geldiyse de Ishak Bey ile Timurtas Pasaoglu Osman elebi tarafindan maglub edildikten baska Macaristan'a da akinlar dzenlendi. Osmanlilar bu sefer esnasinda pek ok esir ve ganimet aldilar. Seferde bizzat bulunmus olan tarihi sikpasazde, "esirlerin sayisinin ok fazla oldugunu, kendisinin bile bes esir satin aldigini, esirlerin fazlaligi sebebiyle fiyatlarinin dstgn, hatta bir askerin, gzel bir cariyeyi bir ift izme ile mbadele (degistirdigini) ettigini" yazar. Sultan Murad, bu sefer esnasinda, eteklerinde kuruldugu dagin madenlerinin oklugundan dolayi "Sehirler anasi" diye adlandirilan Novaberda'yi bizzat kendisi yeniden feth ederek ele geirdi (1439). Bylece Sirbistan'in diger sehir ve yerleri de zapt edilmis oluyordu. Novaberda, daha nce zapt edilmis ise de fetret dneminde tekrar Sirplara iade edilmisti. Maden ocaklari ile meshur olan Novaberda, asirlarca Osmanli ordusunun mermi ihtiyacini kullanmada hizmet grmst. Sirbistan'a karsi yapilan hareket, Bosna Krali Tvartko'yu korkuttugundan, Osmanli hazinesine daha nce vermekte oldugu yirmi bin duka altini yirmi bes bine ikarmisti.

BELGRAD'lN MUHASARASI
Tarih kronoloji itibari ile Karaman seferinden sonra olmasina ragmen, olaylarin akisi iinde Sirbistan hadiseleri ile yakin ilgisinden dolayi bu muhasaradan bahs edildikten sonra, Karaman olaylarina temas edilecektir. Sirbistan'in fethinden sonra Belgrad iin de bir seyler yapmak gerekiyordu. Zira o siralarda Macar hkimiyetinde olmakla beraber Belgrad, gerekte bir Sirp sehri idi. Filhakika o tarihlerde Bohemya'da meydana gelen krallik mcadelesi ile Alman Imparatoru ve Macaristan Krali Albert'in lmnden dolayi meydana gelen ekismeler, Sultan Murad'i dsncesini gereklestirmeye yneltmisti. O, bu sehrin stratejik durumunu ok iyi biliyordu. Bunun iin de "Belgrad, Engrs vilayetinin kapisidir" diyerek onun asker nemini ortaya koyuyordu. Sultan Murad, Belgrad'i muhasara iin nce Evrenosoglu Ali Bey komutasinda bir ordu gnderdi. Arkasindan bizzat kendisi de bu kusatmaya istirak etti. Kusatma hem karadan hem

de nehirden yapiliyordu. Osmanli toplari kaleyi dvmeye baslayinca ondan byk bir parayi yikip bir gedik atilar. Osmanli birlikleri buradan ieri daldilarsa da siddetli bir mukavemetle karsilastilar. Sehri Zovan adinda Raguza'li bir rahip mdafaa ediyordu. Evrenosoglu kusatmayi kaldirmadi. Surun etrafindaki hendek kenarina kadar byk bir siper kazdirdi. Bu arada kale burlarindan, kendisini rahatsiz edenleri de kairdi. Polonya Krali iken ayni zamanda Macaristan kralligina da getirilmis olan Viladislas, Sultan Murad'dan kusatmayi kaldirmasini rica etmis ise de buna pek aldiris edilmedi. Bu siralarda Macaristan ilerine dogru da akinlar devam ediyordu. Fakat alti ay kadar devam eden Belgrad kusatmasi, zamanin uzamasindan dolayi kaldmldi.

KARAMAN SEFERI
Murad Bey'in destegi sayesinde idareyi elde edip is basina gelmis olmasina ragmen, Karamanlilar'in, Osmanlilar'a karsi takib ettikleri tarih ve daim dsmanlik siyasetine devam etmekte mahzur grmeyen Ibrahim Bey, mevkiini ve yerini kuvvetlendirdikten sonra Sirp despotu ve Macarlar'la ittifak ederek Osmanlilar'in aleyhindeki faaliyetlerine baslar. Osmanlilarin, Rumeli'deki sIkIsik durumlarindan devamli olarak istifade etmeyi adeta bir prensip haline getiren Karamanlilar, bu sefer de rollerini Ibrahim Bey vasitasiyle oynuyorlardi. Evrenoszde Ali Bey'in, Macaristan'a yaptigi bir akinda muvaffak olamamasi zerine, Balkanlar'daki Hiristiyanlarla is birligine giren Ibrahim Bey, 1433 senesinde de Sirp ve Macarlar'la birleserek Osmanlilar'in aleyhinde bir ittifak kurmustu. Karsilikli anlasmalar geregince Macarlar ile Sirp despotunun Tuna'yi geip Gvercinlik (Kolambac) kalesine taarruzlari esnasinda Karamanoglu Ibrahim Bey de Beysehir'den sonra Hamideli'ni isgal etmeye baslayarak bu sancagin beyi olan Sarabdar Ilyas'i esir almisti. Rumeli islerinin kritik bir vaziyet arz etmesinden dolayi yerinden ayrilamayan Murad Bey, her iki tarafi da tarassut ediyordu. Bununla beraber Rumeli'ndeki isler yznden Edirne'yi birakip Karamanoglu'nun zerine gidemiyordu. Karamanoglu da bunu bildigi iin isgal sahasini gittike genisletmeye alisiyordu. Sultan Murad, Sinan Pasa komutasinda bir ordu sevk ederek Macarlari maglub eder. Maglub olan Macarlar'dan bir kismi Tuna nehrinde bogulurken krallari da zor kurtulmustu (1433). Sultan Murad, Gvercinlik nnde kazanilan bu zaferden sonra Rumeli'ndeki vaziyetin dzeldigini grnce vezir Saruca Pasa'yi Edirne muhafazasinda birakarak Karamanoglu'nun zerine yrr. Aksehir, Konya ve Beysehri'ni alan Sultan Murad, Bozkir'a kadar gidip Karamanoglu'nu takib eder. Yaninda bulunan Karamanoglu Isa Bey'i de Karaman hkmdari ilan edip, Ibrahim'i sonuna kadar takib edecegini aika ortaya koyar. Buna karsilik Ibrahim Bey, limlerden Mevln Hamza vsitasiyle zr dileyerek barisa talib olur. Padisahi bu konuda ikna etmek iin Mevln Hamza, epey dil dker. Bunun zerine Sultan Murad: "Senin hatirin iin gnahindan vaz geelim, fakat onun bu makama gelmesi bizim yardimimizla olmustur. Simdi onu azl ederek biraderi Isa Bey'i Karaman Bey'i yapmayi uygun grdm" deyince Mevln Hamza, Padisahin ayaklarina kapanarak onu dsncesinden vaz geirir. Sonunda is, Osmanlilar'dan aldigi yerleri iad etmekle tatliya baglanir. Sultan Murad, Skrllah'i (Behcet't-Tevnh adli eserin mellifi) Karamanoglu'na eli olarak gnderir.

Osmanlilar'a karsi giristigi tecavzden dersini aldiktan kisa bir mddet sonra Dulkadirogullan'na ait Kayseri'yi zapt etmesi, Ibrahim zerine yeniden kuvvet gnderilmesine sebep oldu. Bu son gelismeler karsisinda Macarlar'la ayni zamanda hareket eden Sultan Murad, Macarlar'in maglubiyeti zerine 1437 baharinda tabi mttefiki Dulkadirlilarla beraber dogudan ve batidan Karaman lkesine taarruz eder. Tokat'tan yola ikan kuvvetli bir Osmanli ordusu, Maras Bey'i Dulkadirli Sleyman Bey'le birlikte Kayseri'yi kusatirken, Murad Bey de Rumeli ve Anadolu kuvvetleri ile Aksehir'e girer. Bylece Karamanlilari, isgal ettikleri yerlerden ikarir. Ibrahim Bey, Ikinci Murad'in kiz kardesi olan haniminin ricalari zerine bu sefer de af edilir. Daha nce de belirtildigi gibi Sultan Murad, kizkardeslerinden birini de Karamanoglu Ibrahim Bey'in kardesi olan Isa Bey ile evlendirmisti. Isa Bey, Ikinci Murad tarafindan Hamideli sancakbeyligine getirilmisti. Karaman Devleti'nin yanibasindaki bir Osmanli sancaginin basina, Ibrahim Bey'in en byk rakibinin getirilmis olmasi onu rktmst. Bu korku yznden olsa gerek ki, 1437 yili sonlarina dogru Ibrahim Bey, kardesi Isa Bey ile giristigi bir vurusmada onu ldrr. Bu arada, Osmanlilar'in Dulkadirogullari'ni himaye etmesini bir trl hazmedemeyen Memlklular, Karamanoglu'nun Osmanlilar karsisinda ezilmesinden dolayi endiseye kapilirlar. Zira bu, Osmanlilarin tek baslarina Anadolu'nun hkimi durumuna gelmeleri, ve Anadolu'da kendilerine ait olan topraklarin kaybi demekti. Osmanlilar ile Memlklular arasinda Karaman ve Dulkadir gibi tampon devletlerin bulunmasi, Memlk Devleti iin bir garanti olarak grlyordu. Bunlarin, Anadolu'da Osmanlilari ezip ortadan kaldirmalari imknsizdi. Fakat ftuhati olan ve dnyanin en msait jeopolitik mevkiinde yerlesmis bulunan Osmanlilarin Memlklulari ezmesi imkn dahilinde idi. Bu durumu bilen Memlk idarecileri, Osmanlilarla savasmak zere bizzat sultanlarinin sefere ikmasini bile dsnmslerdi. Fakat Sultan Murad'in Anadolu'da kalmayip Rumeli'ye gemek zere oldugu haberinin gelmesi zerine sultan bu tasavvurundan vazgeer. Bununla beraber Suriye valisine Anadolu islerine ok dikkat etmesi emrini verir.

SAHRUH'A KARSI TAKIP EDILEN OSMANLI SIYASETI


Sultan Murad, dedesi Yildirim Byezid zamaninda oldugu gibi bir anda kendisinin de yeni bir tehlike ile karsi karsiya geldigini grr. Btn bati Hiristiyan dnyasini sevince bogan bu tehlike, dogudan geliyordu. Venedik gibi bazi Hiristiyan devletler ise bu tehlikeyi bir silah gibi kullanarak bazi Osmanli sehirlerini istila midine bile kapilmislardi. Timur'un ok dindar oldugu sylenen oglu Sahruh (1404-1447), Anadolu ve Iran'da babasi tarafindan tesis edilen fli durumu yeniden iade etmek arzusunda oldugundan Anadolu'daki olaylari yakindan takib ediyor ve mektuplari ile bazi durumlari tasvib etmedigini bildiriyordu. br taraftan, nce Timur'un sonra da Sahruh'un destegini saglayan Akkoyunlu Bey'i Karaylk Osman Bey, ona bir mektup gndermisti. Mektubunda Anadolu beylerinden Karamanoglu Mehmed Bey, Isfendiyar Bey, Hamidoglu Hseyin, Cneydoglu Hamza ve Dulkadir Bey Sleyman ile Birlikte Bizans ve Trabzon imparatorlari da dahil olmak zere Grc meliklerinin de emrine girmek iin kendisini beklediklerini yazmisti. Timur'un yaptigi tahribati unutmayan Osmanlilar, iislerinin karisik olmasina ragmen, kudretini devam ettiren Sahruh'un lmne kadar (1447) ona aiktan aiga cephe almaktan

uzak durmuslardi. Sultan Ikinci Murad, Memlk ve Karakoyunlular gibi Timurlulara kafa tutmayi dsnmyordu. O, dedesi zamanindaki Timur hadisesinden iyi bir ders almisa benziyordu. Sultan Murad, Memlk Devleti ile de iyi geinmeye dikkat ediyordu. Bu devletin, Anadolu siyasetine karsi kt bir tavir takinmamaya itina ediyor, onlarin ogu zaman Osmanlilar'in tabii olan Karaman ve Dulkadirogullari'nin islerine mdahale etmelerine ses ikarmiyordu. Zira o, Balkanlar'in ve Anadolu'nun mutlak hkimi olmadan, bu lkelerdeki tabi devletleri ortadan kaldirmadan, Timurlular ve Memlklular gibi kudretli Mslman dogu devletleri ile, sonunun nereye varacagi ve nasil bitecegi belli olmayan bir mcadeleye girmenin hi bir faydasi olmayacagini biliyordu. Btn Anadolu topraklari zerinde metbluk iddiasinda bulunan Sahruh, Memlklularin, Anadolu siyasetine karsi aik bir sekilde cephe aliyordu. 1437 yilina kadar Memlk yneticilerinin Osmanlilarla hemen hemen hibir ihtilafi olmadi. Hatta Sahruh, Anadolu'ya girince bunlar, drt elle Osmanli dostluguna sarildilar. Karamanoglu Ibrahim Bey de bu yzden onlara karsi cephe aldi. Zira bir Osmanli Memlk ittifaki demek Karaman Beyligi'nin haritadan silinmesi demekti. Sahruh'un, 17 Eyll 1429'da Selmas Meydan savasinda Karakoyunlularla mttefiklerini perisan etmesi ile Anadolu ve Suriye yollari btn genislikleri ile onun nnde ailmis bulunuyorlardi. O zamana kadar Sahruh'un aleyhinde olabilecek herhangi bir faaliyette bulunmamakla beraber Sultan II. Murad, bu durumdan endise duyuyordu. Sultan Murad'in bu endisesinin farkina varan Venedik, bu tehdidi siyas bir manevra ile kendi lehine evirmeye yeltendi ise de Sultan Murad'dan istedigini elde edemedi. Sahruh'un, adi geen savasi kazanmasi, Misir'da da byk endiselere sebep olmustu. Buna karsilik Osmanli Memlk yakinlasmasi daha bir perinlenmis grnyordu. Sahruh'un Herat'a dnmesi ile bu iki byk devlet rahat nefes aldilar. Sahruh'un nc Azerbaycan seferine ikmasi (1435), Osmanlilarca yeni bir tehlikenin isareti olarak grld. Buna karsilik Avrupa'da ise byk mit ve hayaller uyandi. Zira Yildirim Byezid dneminde oldugu gibi, II. Murad'in da basina bir felketin gelmesi artik an meselesiydi. Bu da onlar iin Osmanlilar'in ortadan kalkmasi ve Avrupa'nin, Mslmanlardan temizlenmesi demekti. Karakoyunlu hkmdari Iskender Bey, Sahruh'un oglu Muhammed Cuki Mirza'nin nnden kaarak Tokat'a gelip siyas mlteci olarak Osmanlilar'a siginir. Ibn Hacer'in ifadesine gre Iskender Bey, ulak gnderip kisi Tokat'ta geirmek zere II. Murad'dan msaade ister. Bunun zerine Sultan Murad, Amasya valisi olan Yrg Pasa'ya Iskender'in lyik oldugu sekilde agirlanmasini emr eder. O, bununla da yetinmeyerek Karakoyunlu beyine on bin altin ile sirmali elbiseler, islemeli silahlar, altin egerli atlar, kle ve criyeler gndermisti. Yine padisahin buyrugu zerine Yrg Pasa da Iskender'in askerleri iin lazim olan bin kepenek, iki bin ul ve torba ile davar vesair hayvan tedarik etmisti. Bu esnada Sahruh, kalabalik ve muazzam ordusu ile Azerbaycan'da bulunuyordu. Bu ordunun tehdid sahalarinin nerelere kadar uzanacagi pek kestirilemiyordu. Iskender Bey'in Osmanlilar'a siginmasi, babasi Kara Yusuf Bey'in Yildirim Byezid'e ilticasina benziyordu. II. Murad, Iskender

Bey'i reddetmeyi hkmdarlik serefi ile mtenasib grmemekle beraber, Timurlulara bagli olan ve ikide bir ayaklanan bu Karakoyunlu hkmdarlarindan da kurtulmak istiyordu. Zira o dnemin en gl ordusuna sahip olan bu Trk Hakanligi ile sonu nereye varacagi belli olmayan bir savasa girmek istemiyordu. Baharin gelmesi, Sultan II. Murad'a bu beyi topraklarindan uzaklastirma firsatini vermisti. nk Iskender Bey'in askerleri, baharla birlikte yredeki halka saldirmaya, onlarin oluk ocuklarini esir etmeye ve mallarini ellerinden almaya baslamislardi. Bunlara engel olamayan Yrg Pasa, durumu Sultan Murad'a bildirir. Byle bir karsiliga cani sikilan Osmanli Padisahi, Anadolu Beylerbeyi olan Timurtas Pasa oglu Umur Bey'i, Iskender'in zerine gnderir. Ona, ilk nce Iskender'e memleketi gzellikle terk etmesinin bildirilmesini, bundan bir netice alinmadigi takdirde zerine varilarak zorla hudud disi edilmesini emr eder. Umur Bey, aldigi emir zerine Iskender Bey'e bir mektup yazarak memleketi terk etmesini ister. Bu mektup zerine Iskender, askerlerini alip Osmanli lkesini terk eder. Zira artik Osmanli lkesinde kalmak tehlikeli bir hal almistir. Buna, 1436 baharinda Sahruh'un btn Anadolu devletlerine onu kabul etmemeleri gerektigine dair gnderdigi mektup da ilave edilirse artik Iskender Bey iin yapilabilecek bir seyin kalmadigi anlasilir. O da Tebriz'e gidip Sahruh'a boyun egmeyi uygun grecektir. Sahruh da isi daha fazla ileri gtrmek istemez. Irkdas ve dindas devletlerle mecbur kalmadika harbe girmenin bir mnsi yoktu. O da Herat'a dner.

OSMANLI ARNAVUTLUK MNASEBETLERI


Osmanlilar, elebi Sultan Mehmed dneminde 1415 yilinda Arnavutluk'taki Kruya (Akahisar)'i yeniden ellerine geirmislerdi. Bir yil sonra da Venedikliler'le ikan anlasmazlik yznden Yuvan Kastriota'ya hcum etmislerdi. 1417'de Avlonya'yi da zapt eden Osmanlilar, ilk defa Akdeniz sahillerine ikiyorlardi. Osmanlilar'in, Arnavutluk faaliyetleri daha sonra da devam etmisti. Bu seferler sonunda Gergi Araniti ile Yuvan Kastriota, Osmanli tabiiyetini kabule mecbur olmuslardi. Bunlardan Yuvan Kastriota, aralarinda en kg Gergi Kastriota olan drt oglunu rehine olarak Sultan Murad'in yanina gndermek zorunda kalmisti. Gergi, bir i oglani olarak padisahin hizmetinde Osmanli terbiyesi grerek byms ve Iskender adini almisti. Arnavutlugun, genellikle gney ve merkez kisimlarinda yeni bir teskilat kuran Osmanlilar, kuzeyde zellikle daglik blgelerdeki kabilelere dayanan Arnavut beylerini kendilerine tabi birer senyr olarak yerlerinde birakmislardi. Bu Arnavut beyleri iinde en kuvvetli olani Ergiri sancaginin kuzeyindeki blgeye hkim olan Yuvan Kastriota idi. O da diger Arnavut beyleri gibi muayyen yillik tahsisat szn alinca Venedik tarafina dnmekten ve onlara hizmet etmekten ekinmeyerek 1428'de Venedik himayesine girer. Zaman zaman Venediklilere mracaatla oglu Iskender Bey'in bir Osmanli Beyi sifati ile Venedik arazisine saldirilan olursa kendisini bundan sorumlu tutmamalarini da rica ediyordu. Fakat Selnik'ten sonra Yuvan Ili'ne gelen Osmanli kuvvetleri, ona tekrar boyun egdirdiler. Bu arada Arnavutluk'ta kylerin timar olarak taksimi esnasinda mukavemetler grld. zellikle Ergiri blgesinde, buranin eski Arnavut senyrleri olan Thopia Zenebissi ile Gergi Araniti tatmin olunmadiklarindan siddetli bir isyan ve ayaklanmaya bas vurdular. Asilere karsi hareket eden Evrenos oglu Ali Bey, bir bogazda pusuya dsrlerek agir kayiplara ugratildi. Osmanlilar, Venedikliler'in bu isyani tahrik ettiklerini dsnyorlardi. Onun iin bu konuda Venedikliler'e ihtarda bulundular. Durumun nezaket kazanmasi zerine bizzat sefere ikan Sultan Murad, Serez'e giderek harekt sahasina yakin bulunmak istedi. Buradan da Manastir'a gelerek Rumeli Beylerbeyi Sinan Pasa ile Uc Beyleri Turhan ve Ishak Beyleri, yanlarina yenieri blkleri de katarak harekt sahasina gnderdi. Isyan bastirilarak buradaki mahsur Trkler,

muhakkak bir katliamdan kurtuldular. Venedik senatosu Osmanlilar'in ihtari zerine asilere yardim edilmemesi iin Arnavutluk'taki makamlara emirler gndermisti. O zaman daglara siginan asi Arnavut senyrleri, Macar Krali ile iliski kurdular. Kral, Balkanlar'da Osmanlilara karsi yeni bir mttefik bulduguna inanarak anlari tesvik etti. Bylece Osmanlilar'i uzun sre mesgul edecek olan Arnavutluk gailesi ortaya ikti. Gerekten de uzun bir sre gemeden Izladi savasi sirasinda (Kasim 1443) Osmanli ordusundan kaacak olan Iskender Bey, Arnavut beylerinin basina gemek suretiyle mukavemet hareketini organize edip; Kuzey Arnavutluga giden Anayol zerindeki Kocacik kalesini zapt ederek babasinin topraklarini elde etmeye ynelik faaliyetlere giristi.

IKINCI MURAD VE HALI ITTIFAKI


Belgrad kusatmasinin basarisiz bir sekilde sonulanmasi zerine baslayan ve maglubiyetlerle geen buhranli bir ka yilin verdigi cesaretle Hiristiyanlar, Osmanlilar'i Avrupa'dan atacaklarina iyice kanaat getirmislerdi. Geri Osmanlilar, dsmanin gcnden dolayi Belgrad muhasarasini kaldirmis degillerdi. Bunun sebebi, kalenin ok mstahkem olmasi, uzun sren muhasaranin sebep oldugu salgin hastaliklarin verdigi zayiatti. Hiristiyan dnyasindaki bu anlayis ve sebep oldugu birlesme, Osmanlilar tarafindan grenilmisti. Gerekten 1439 yilinda Floransa konsilinde Bizans Imparatoru VIII. Ioannis Paleologos'un istirakiyle Sark ve Garp kiliseleri arasinda "Union"un imzalanmasi, Osmanli Devleti'nde byk bir kaygi ile karsilanmisti. Osmanlilar'daki bu kaygiyi grenen Ioannis, Sultan Murad'dan ekindigi iin ona eliler gnderip bu konsilin sadece din bir sebebe dayandigini, siyas bir gayesinin bulunmadigini bildirecektir. Bizans tarihisi Dukas bu olayi syle nakl eder: "Imparator, seyahatten avdeti mnasebetiyle Murad'a eliler gnderdi. Padisaha karsi minnettarligi ile hilesiz dostlugunu arzetti. Zira bazi kimseler, Murad'i imparator aleyhine harekete sevk etmek istemisler ve padisaha "imparator, Frengistan'a gittigi vakit Frenklerle ittifak edip Frenk oldu. Bunlar, denizden ve karadan padisah aleyhine yryecekler ve Trkleri Garp vilayetlerinden ikaracaklar" demislerdi. Eliler ise bu hususta Murad'a izahat vererek imparatorun Italya'ya seyahatinin kendisine arz edildigi gibi olmadigini, kendi dinlerinin akidelerinde (inanlarinda) meydana gelen ihtilaflarin halli iin gittigini sylediler. Bylece Padisah'in fikrini tashih ettiler." Bununla beraber daha o zaman Floransa'da Osmanlilar aleyhine denizden ve karadan bir Hali seferi plni kararlastirilmisti. Imparatorun mabeyincisi J. Torzello, o zaman syle yazmakta idi: "Rumeli'nin bahis mevzuu durumu gz nne alinir ve syledigim gibi hali askeri gelirse, Allah'in inayetiyle bir ay iinde her sey halledilmis olacaktir. Rumeli zapt olunduktan sonra bir ay iinde de Arz-i Mukaddes ele geirilecektir." Gerekten muasir Trk kaynaklari, Gazavat ve Misir sultanina gnderilen Varna fetihnmesi, Floransa toplantisini buhranin baslangici olarak kabul ederler. Bilindigi gibi Sultan Ikinci Murad zamani, Osmanli Macar mcadelesinin baslama dnemidir. Geri Sirbistan, Osmanlilar tarafindan feth edilinceye kadar Macarlarla bazi atismalar olmustu. Fakat genelde Macarlar, Osmanli hareketinin kendi hududlarinin ok uzaginda bulunmasindan dolayi bunu pek nemsemiyorlardi. Fakat Sirbistan'in Osmanlilar'a ilhaki ile Osmanlilar ile Macarlar komsu iki devlet haline gelmislerdi. Bu ana kadar Macar hkimiyetinde bulunan Erdel (Transilvanya) topraklarina yapilan akinlar hari tutulacak olursa, buraya girilmemisti. Akin hareketlerinde birok arpisma olmussa da bunlar, tam anlamiyla bir fetih ve ilhak degil, fethe zemin hazirlayan harplerdi. Halbuki Belgrad zaptina tesebbs edilmekle Osmanlilar, artik Macar topraklan iin de tehlike olmaya baslamislardi.

Bu sebeple iki millet arasinda bir mcadele kainilmaz oluyordu. nk Osmanlilar "lay-i kelimetullah" gayesi ile giristikleri hareketlerini daha ileriye gtrmek, Macarlar da buna mani olmak gayesini gdyorlardi. Macarlar karsisinda, kayda deger ve maglubiyetle biten arpismalarin ilki, Mezid Bey komutasinda Transilvanya'ya yapilan akin hareketidir. 30 Zilkade 845 (18 Mart 1442)'de Mezid Bey komutasindaki bir akinci kuvveti, Transilvanya'ya girmisti. Bu birlik, mutad akinlarda bulundugu gibi Sent Imre mevkiinde de byk bir basari elde ederek Hermanstad kalesini kusatma altina almisti. Bu siralarda tarihlerimizde Yanko denilen Jan Hunyad (Hunyadi Yanos), Macarlarin Osmanlilara karsi olan savaslarinda ilk defa ortaya ikar. Jan Hunyad, Simon de Kemeny ile birlikte muhasara altinda bulunan kalenin imdadina yetisir. Mezid Bey'in, yersiz gururu yznden kaybedildigi anlasilan bu savas hakkinda Hammer su ifadeleri kullanmaktadir: "Mezid Bey, daha nceleri kazandigi basari ile gururlandigindan, anlari karsilamaya yrd. Mezid Bey, yigitlikleri ile taninmis sekin sipahilerine Hunyad'in ati ile tasidigi silahlari tarif ederek onlar hakkinda bilgi vermisti. Sipahiler de Hunyad'i l veya diri yakalayip getireceklerine sz vermisti. Casuslari vasitasiyle bunu grenmis bulunan Hunyad, atini ve silahlarim Simon de Kemeny ile degistirmisti. Simon, degistirilmis bulunan bu kiyafete aldanmis olan Trklerin hcumuna ugradi. Bu karisiklikta Simon de Kemeny en iyi askerlerinden bin kisi ile birlikte yok oldu. Fakat Hunyad'in gc ve Hermanstad muhafizlarinin bir ikisi, savasin teki tarafa (Macarlar) kazanilmasina sebep oldu." Gerekten, kaynaklarin verdigi bilgiye gre muhasarayi kaldiran Mezid Bey, Hunyad'i karsilar. Siddetli arpismada Hunyad'in arkadasi Simon bin kisi ile maktul dser. Bylece Mezid Bey, galip gelmek zere iken Hermanstad'daki kusatilmis kuvvetin bir ikis yapip harbe istirak etmesiyle iki ates arasinda kalan akincilar, yanlarinda bulunan esirleri birakmak zorunda kaldiklari gibi yirmi bin sehid vererek maglub olurlar. Bu arada Mezid Bey ile oglu da sehid olur. Elde edilen Trk esirleri vahsiyne bir iskenceye tabi tutularak ldrlrler. Hiristiyan dnyasinin kendi dininden olmayanlara karsi sergiledikleri bu vahsiyane hareket, kendi eserlerinde syle nakl edilir: "nden ve arkadan hcuma ugrayan Trkler, arkalarinda tasidiklari esirleri dsmana terk ve yirmi bin ly birakarak kamaya basladilar. Mezid Bey ile oglu ldler. Hunyad, dsmanini takipten dnnce, galipler tarafindan getirilmekte olan esirleri kendisi sofrada bulundugu halde vahsiyne bir eglence olmak zere gzleri nnde ldrtt. Macarlarin kayiplari sadece bin kadardi. Hunyad, daglar zerinde Trk baslarindan tepeler yaptirarak Kizil kule geidinden Alpleri geip Eflk'a girdi. Tuna'nin iki yakasindaki memleketleri btnyle yakip yikti. Dnsnde, hemsehrileri kendisini vatan kurtarici olarak karsiladilar. Hunyad, askerleri gibi kendisi de kan iici oldugundan Sirp despotu ve Macaristan'in mttefiki Jorj Brankovi'e ganimet mallari ile savasta almis oldugu silahlar ve baska seylerle dolu bir araba gnderdi ki, bu araba on atla ekilmekte idi. Mezid Bey ile oglunun baslari da, arabanin tepesinde grlmekte idi. Bu dehset verici ganimetlerin ortasina oturtulmus yasli bir Trk, bunlari Brankovi'e bizzat sunmak zorunda birakilmisti." Jan Hunyad'in bu galibiyeti, Avrupa'da byk bir shret kazanmasina sebep oldu. Bu maglubiyetin acisini ikarmak ve cn almak zere Osmanli Devleti, ayni senenin Eyll ayinda ikinci bir kuvvet sevkine karar verir. Rumeli Beylerbeyi Hadim Sehabeddin Pasa (Kula Sahin) Anadolu ve Rumeli askerleri ile yenierilerin de katildigi bir kuvvetle Silistre

zerinden Eflk'a girer. Kuvvetine magrur olarak ihtiyatsiz hareket eden Pasa, tecrbeli akinci beylerinin tavsiyelerine kulak asmadigindan, Vlad Drakul ile birlikte hareket eden Jan Hunyad tarafindan Vazag mevkiinde byk bir bozguna ugrar. Kendi hayatini glkle kurtarabilen Kula Sahin Pasa, kaarak Tuna'yi geer. Ancak onun bu korkakligi kendisinin derhal beylerbeylikten alinmasina ve yerine Kasim Pasa'nin Rumeli beylerbeyi olmasina sebep olur. Hiristiyan lemde, byk bir sevince vesile olan bu iki galibiyet, Trkler aleyhinde bir Hali ittifakinin meydana gelmesine sebep olmustu. Papa IV. Eugenius tesviki ile Trkler aleyhinde derhal bir ittifak meydana getirilmisti. Bu ittifaka Macarlar'dan baska Leh, Ulah (Eflk) ve Sirplarla Alman Imparatorlugu dahilindeki milletler, Fransa ve Belika gnllleri yaninda, Anadolu'da Karamanoglu Ibrahim Bey, dahil olmustu. 22 Temmuz 1443'de Macaristan'in merkezi olan Offen (Budin)'den hareketle Semendire yakininda Tuna'yi geip Sirbistan'a gelen bu orduya bazi Bulgarlar, Bosnalilar ve Arnavudlar da katiliyorlardi. Sultan Murad'a dost grnmesine ragmen Imparator Ioannis de hem Papa'ya hem de Macar kralina eliler gndermek suretiyle onlari Trkler aleyhine kiskirtiyordu. Mttefiklerin basinda Polonya ve Macaristan krali Ladislas ile Jan Hunyad bulunuyorlardi. Macarlara iltica etmis olan Sirp despotu Jorj Brankovi ile Eflk Beyi Drakul ve Papa'nin vekili Kardinal Jlyen Cezzarini de bu mttefik Hali ordusunda yer aliyorlardi. Bu ordu, Sirbistan'i istila ile Krusevac (Alacahisar), Sehirky ve Nis'i tahrib edip atese verir. 1443 Ekim ayinda Osmanli topraklarina giren Halilarla ilk muharebe 3 Kasim 1443'te Morava nehri kenarinda ve Nis civarinda olur. kol halinde muharebeye istirak eden Osmanli ordusu, maglub olarak drt bin esir ve iki bin sehid birakir. Bu harpten nce Halilarla is birligi yapip onlarin mttefiki durumuna gelen Karamanoglu Ibrahim Bey, Halilarla ayni zamanda harekete geince Sultan Murad Anadolu'ya geerek Konya taraflarina gitmis, maglub olan Karamanoglu ile bir anlasma yaptiktan sonra derhal Edirne'ye, oradan da Sofya'ya hareket etmisti. Fakat bu sirada Morava savasi halilarca kazanildigi iin Sultan Murad, Balkanlarin gneyine ekilmek zorunda kalir. Bulgaristan'a giren Halilar, Sofya'yi alirlar. Halilarla birlikte hareket eden Bulgarlar, onlara hem svari kuvveti hem de yiyecek tedariki iin yardimda bulunurlar. Osmanli tebeasi olan Bulgar halkinin, Halilara bu sekilde yardimlari onlarin daha da glenmesine sebep olur. Bylece onlar, Meri vadisine yol veren Balkan geitlerine dayanirlar. Karaman seferinden yeni dnms olan Sultan Murad, bu istilayi Izladi derbendinde glkle durdurabildi. Halilarin bu cr'etli yrys, Osmanli Devleti'ni o kadar agir bir buhran iine srkledi ki, Trklerin pek yakinda Balkanlar'dan tamamiyla atilacagi her tarafta konusulan genel bir kanaat haline gelmisti. Yanko'nun basarilari, Papa IV. Eugnius tarafindan merasimle kutlaniyordu. Gerekten de Eyll 1444 yilinda Hali ordusunun bir kere daha Tuna'yi astigi zaman adi geen Papa, Trklerin artik tamamen Avrupa'dan atilacagindan sphesinin kalmadigini, durumun byle bir hal almasindan dolayi sevincini belirtecek kelime bulamadigini yazmakta idi. agdas Yunan tarihisi Chalkokondyles de, simdi Balkanlar'da yerlerinden atilmis birok yerli senyrn atalarinin topraklarini yeniden elde etmek iin acele harekete getiklerini gryor ve hatta "mttefiklerden her biri, Rumeli'nin isgalinden sonra ganimetin hangi parasini alacagini tasarlamakla mesguldu" der. Biraz nce de grldg gibi Halilarla Morava, Izladi ve Yalva muharebeleri yapilmis olup Osmanli ordusu zor durumda kalmisti. Tam bu siralarda Halilarin mttefiki olan Karamanoglu Ibrahim Bey, uygun zamanin geldigini dsnerek ve firsat bu firsattir diyerek Osmanlilar'la yaptigi antlasmayi bozarak 1444 Ilkbaharinda tekrar Osmanli hududunu geerek

byk lde istila ve tahriplere baslamisti. Bylece Osmanlilar, Rumeli ve Anadolu'da iki ates arasinda kalmislardi. Sultan Murad, gerek devam eden maglubiyetler, gerek bir nceki Karaman seferine katilan ve harbin kazanilmasinda faal bir rol oynayan Amasya Sancak Beyi byk oglu Sehzade Alaeddin'in Amasya'ya dndkten kisa bir mddet sonra vefati, gerekse bu yeni Karaman taarruzu yznden bir hayli sikintili anlar yasadi. Iste bu yzden Sultan Murad, baris yapmayi uygun grmst. Bu karari veren Sultan Murad, Jorj Brankovi vasitasiyle Macaristan kralina mracaat edip baris teklifinde bulunur. Vladislas bu mracaati kabul ederek Edirne'ye bir heyet gnderir. Burada "Edirne-Segedin" diyebilecegimiz bir baris antlasmasi yapilir. 12 Haziran 1444 (25 Safer 848) tarihinde Edirne'de imzalanan bu antlasmaya gre Sirplardan alinan yerler (Semendire, Kolomba, Kruseva, Toplie taraflan, Leskofa ve Zelenigrad) yine Jorj Brankovi'e birakilacak, Sirbistan'in tekrar kurulmasi ve despotun Osmanlilar'in yaninda bulunan iki oglunun iadeleri kabul ediliyordu. Buna karsilik Sirp despotu da Osmanlilar'a vergi vermeyi kabul ediyordu. Bundan baska Eflk, Osmanlilar'a vergi vermekle beraber Macarlarin nfuzu altinda birakilmakta idi. Sultan Murad, muahedeye sadik kalacagina dair Macar elileri nnde yemin eder. Bu antlasmanin Macar krali Vladislas tarafindan da tasdiki iin Macar elilik heyeti ile birlikte bir Osmanli heyeti de Macaristan'a gidecekti. Muahede geregince despotun Osmanlilar yaninda bulunan iki oglu da serbest birakilacak ve Izladi muharebesinde esir dsen padisahin enistesi andarlizde Mahmud elebi de yetmis bin duka altin kurtulus akesi (fidye-i necat) karsiliginda serbest birakilacakti. Bundan sonra Trkler ve Macarlar birbirlerinin topraklarina tecavz etmeyip dosta yasayacaklardi.

BU DIPNOT NEREDE
Edirne'ye gelen Macar heyeti ile birlikte padisahin tasdik ettigi muahedeyi Vladislas'a vermek ve onun tasdik edecegi muahedeyi de alip getirmek zere Kapicibasi Baltaoglu Sleyman Bey baskanliginda bir Osmanli heyeti Macaristan'a gnderildi. Osmanli mrahhas heyeti nce Jan Hunyad'a mracaat ettiyse de o, bu yanlisligi dzelterek, heyeti Segedin'de bulunan milli meclise gnderdi. Yz atli maiyetiyle hareket eden heyet, Segedin'e varir. Segedin'deki havaya gre antlasmanin imzalanip imzalanmamasi hususunda iki farkli grs bulunuyordu. Papa ile Bizans Imparatoru muahedenin imzalanmamasi taraftari idiler. Buna karsilik Edirne muahedesiyle memleketini kurtarmis olan Sirp despotu, muharebenin devaminda bir fayda grmeyecegini ve belki de zarar grecegini dsnerek sulhun akdini istedigi gibi Jan Hunyad da muahedenin muvakkat bir zaman iin kabul edilmesinde israr ediyordu. Nihayet kral, bunlarin grsn kabul ederek 12 Temmuz 1444'de Segedin'de muahedeyi imzalayarak Trk heyetine verir. Kral, barisi bozmayacagina dair kutsal kitaplarina el basarak Osmanli heyeti nnde yemin eder. On yili kapsayan muahede iki dilde yazilip teati edildi.

KARAMAN SEFERI
Halilarin, Balkanlari astigi ve Osmanlilar'in Rumeli'ni kayb etme tehlikesi ile karsi karsiya kaldigi bir dnemde, Karamanoglu Ibrahim Bey, daha nce imzaladigi muahedeyi bozarak 1444 Ilkbaharinda Osmanli hududunu geerek daha genis lde istila ve thriplerde bulunmustu. Bu yzden Anadolu ve Rumeli'nde Osmanlilar iki ates arasinda kalmislardi. Karamanoglu'nun, Halilarla birlesip Osmanli'yi arkadan vurmasi, Islm dnyasinda byk bir tepkiye sebep oldu. Devrin din bilginleri onu mskil durumda birakan vaazlara basladilar.

Karamanoglu'nun aleyhinde baslayan bu cereyan zerine Sultan Murad, Amasya'nin Hanef ulemasindan Abdurrahman el-Muslih tarafindan yazdmis bir mektupla, Islm dnyasinin ulemasina mracaat ederek, bir din dsmaninin taarruzunu def etmek iin ugrasan bir Islm hkmdarinin mlkne, baska bir Islm hkmdarinin taarruzuyla tahribat ve katl yapmasinin mslmanlikla ne derece telif edilecegi hakkinda drt mezheb ulemasindan fetva istemisti. Bylece Sultan Murad'in kendisi, Halilarla ugrasirken, Karamanoglu'nun, kendi lkesini tahrib edip Halilara yardim etmesine karsilik onun zerine yrmek iin din bir destek aradigi anlasilmaktadir. Murad Bey'in bu hakli mracaati zerine, devrin limlerinden Safi Kadi'l-Kudat'i Seyhlislm Sihabu'd-Din Ahmed Ibn Hacer el-Askalan (l. 1449), Hanef Kadi'l-Kudat'i Seyhlislm Saadeddin Deyr (l. 1462) ile Abdusselam el-Bagdad, Malik limlerinden Kadi'l-Kudat Seyhlislm Bedreddin et-Tenes (l. 1449), ve Hanbel limlerinden Seyhlislm Bedreddin el-Bagdad (l. 1453), Karamanoglu zerine yapilacak bir seferin mesru olacagina dair fetva verdiler. Hatta Ibn Hacer el-Askalan, verdigi fetvada, Karamanoglu'na karsi mukateleye gc yetenlerin onunla savasmalarinin vcib oldugunu belirterek kaninin hell oldugunu beyan ediyordu. Saadeddin Deyr ise kaleme aldigi fetvasinda Karamanoglu'nun yapmis oldugu fenaliklardan dolayi tevbe edip Hakk'a rcu' etmesini, bunun gereklesmesi iin de Frenklerle savasan Osmanoglu'na askerleri ile yardim etmesini tavsiye ediyor, aksi takdirde dnyada ve ahirette rezil olup hsran iinde kalacagini belirtiyordu. Keza Bedreddin el-Bagdad el-Hanbel ve Bedreddin et-Tenes de Ibrahim Bey'in katlinin lzim geldigine fetva vermislerdi. Amasya kadisi Abdurrahman el-Muslih de bu fetvalara yaptigi bir serhle fetva sahiplerinin grsne istirak ediyordu. Ibrahim Bey'in, Frenklerle birlikte hareket etmesini Mslmanlikla bagdastiramayan Sultan Murad, Islm dnyasinin taninmis limlerinden alinan bu fetvalar zerine harekete geer. Sultan Murad, oglu ve Manisa sancakbeyi Mehmed'i yerine vekil birakarak Edirne'den ayrilir. Henz tam anlamiyla istikrara kavusmamis Rumeli'nin tehlikeli durumunu da gz nnde bulundurarak yaninda bes alti bini amayan Kapikulu askeri oldugu halde 12 Temmuz'da anakkale Bogazi'ni geip Anadolu askeri ile birlestikten sonra Karamanlilar'a karsi byk ve mthis bir intikam seferine girisir. Osmanlilarin giristikleri bu intikam seferi karsisinda panik iinde Taseli'ne kaabilen Ibrahim Bey, esi olan padisahin kiz kardesi ile veziri Server (Srur) Aga'yi Yenisehir'de bulunan Murad Bey'e gnderip pek ok taviz karsiligi barisa razi olacagini bildirir. Eliler, padisaha ok yalvarirlar. Bunlar, Ibrahim Bey'in ilk tecavznde herhangi bir mdahalesinin bulunmadigini, son defaki tecavz de Turgutogullari'nin tahriki ile oldugunu beyan ederek ycniden barisin saglanmasina muvaffak olurlar. Murad Bey, kizkardesinin ve btn suu Turgutogullari'na ykleyen Server Aga'nin israrlari zerine ileri srecegi sartlari yerine getirmesi sartiyle Karamanoglu ile anlasmayi kabul eder. ok zor durumda kalan Ibrahim Bey, Murad Bey'le yeminle teyid ettigi bir "sevgendnme" (yeminlesme) akdederek ileri srlen agir sartlari kabul etmek zorunda kalir. Trke olarak kaleme alinan bu sevgendnmeye gre Ibrahim Bey, Osmanlilar'a karsi dsmanca hareketlerde bulunmayacagini Kur'an-i Kerim zerine yemin etmek suretiyle belirtiyor, Murad Bey ile oglu Mehmed elebi'nin dsmanlarina dsman, dostlarina da dost olmayi kabul ederek savas sirasinda da oglu emrinde yardimci kuvvetler gndermeyi taahhud ediyordu. Bu anlasmadan anlasilacagi zere, Islm dnyasinin efkr-i umumiyesi karsisinda sulu duruma dsen ve bundan endise duyan Ibrahim Bey, Osmanlilar'in Rumeli'deki mukadderatini tayin edecek olan Varna savasi sirasinda Osinanlilar'a zorluk ikarmadigi gibi Ikinci Kosova savasina da oglunun komutasinda yardimci kuvvetler gndermek suretiyle Osmanlilar'in, dolayisiyle Islm leminin dikkatlerini zerine ekti. Buna paralel olarak

Hiristiyanlar zerine yapacagi bir seferin daha nceki fena intibai silecegini hesaplayarak henz Kibrislilar elinde olup byk babasi Alaeddin Ali Bey'in 1367 yilinda fethine tesebbs ettigi Gorigos kalesini (Kiz kalesi) zapt eder. Daha nce de grldg gibi II. Murad, Karamanoglu zerine gitmeden nce oglu Manisa sancakbeyi Mehmed'i Edirne'ye getirtmis ve Karaman seferi esnasinda da onu yerine vekil olarak birakmisti. Sultan Murad, Karamanoglu ile yaptigi anlasmadan sonra Agustos balarinda Yeniehir'den Mihali ovasina gelmiti. Buradan kapikulu askerleri ve beyleri nnde henz 12 yasinda gen bir sehzade olan oglu Mehmed lehine tahttan feragat eder. Bylece kendisi Bursa'da rahat ve huzurlu bir sekilde ahiret ileri ile mesgul olup ibadet edebilecekti. Sultan Murad'in tahtini bir ocuga terk edis hadisesini mcerred ve sahs bir heves veya hevessizlik olarak degil, hkmdarin byle bir karara gidecek kadar asil ve feragatli bir ruh haletine sahip oldugunu grmck lazimdir. Bu tahttan uzaklasma keyfiyeti belki de Sultan II. Murad'in, devrine kazandirmis oldugu muvaffakiyetlerin anahtaridir. Zira tahti, sahs bir ikbal ve devlet ihtirasi adina degil, ktle menfaati namina stne almis olmanin en kesin ve aik delilidir. Solakzde, Sultan Murad'in ok alismak suretiyle Osmanli memleketinde gven ve emniyet temin ettigini, ileri yoluna koydugunu belirttikten sonra syle der: "Saltanat ilerinden feragat buyurup, bundan sonra halvette ve uzlette oturmayi arzu eyledi. Saltanat tantanasini, miskinlik sermayesine tebdil etmekle sonsuz ugurlar bulmayi ummakta idiler. Sultan Murad, bu karekter ve yaratilista olan bir kimse idi. Fakat ne yazik ki bu arzusu, gereklesmeyecekti. nk henz 12 yasinda olan bir ocugun bainda bulundugu devlet, kolay yutulabilir bir lokma idi. Bu sebeple Hiristiyanlar, on yillik bir muahede yapmis olmalarina ragmen bu antlasma on gn bile srmeyecektir.

VARNA SAVASI
Kutsal kitaplari olan Incil zerine yemin etseler bile kendilerine gre "dinsiz olan Mslmanlar" sz konusu olunca bu yeminin geerli sayilmayacagi anlayisini gelenek haline getiren Hiristiyanlar, Varna Savasi ile bu geleneklerini devam ettirmis grnmektedirler. Zira Osmanlilar ile Hiristiyan mttefikler arasinda imzalanan baris antlasmasi, daha mrekkebi kurumadan bu mttefikler tarafindan bozulmustu. Sultan Ikinci Murad ile Macaristan ve Lehistan Krali Vladislas arasinda 10 yil iin yapilan mtareke, alti hafta gemeden bozuldu. Incil zerine yapilan yeminden henz 10 gn gememisti ki, Papa'nin vekili Kardinal Julien Sezarini, kral ile krallik meclisi yelerine, Osmanlilarla imzalanmis olan antlasmanin bozulmasi ve Eyll'n ilk gn Orsova'nin kusatilmasi iin ekanim-i selse (Teslis, l ilh sistemi) ve Hz. Meryem ile azizlerden Etyen ve Ladislas zerine yemin ettirir. Hiristiyan dnyasini byle bir antlasmayi bozmaya ynelten firsat, Sultan Murad gibi tecrbeli bir hkmdarin hkmdarliktan ekilerek, devletin basina ocuk yasta bir kimsenin getirilmesi idi. Bu saltanat degisikligi, Trklerin, Balkanlar'dan atilmasi iin uygun ve kairilmaz bir firsatti. Bu firsatin degerlendirilmesi gerekiyordu. Bunun iin de, yapilan yeminin hi bir mn ifade etmeyecegi, bizzat din adamlari tarafindan belirtilmeliydi. Nitekim bu da yapildi. Bu arada Karamanoglu Ibrahim Bey fiilen bir sey yapamiyorsa da vaziyetin msaid oldugunu mttefiklere bildirmesi, Bizans Imparatorunun Papa'yi tesvik etmesi ve sarayinda bulunan Osmanli hanedanina mensup sehzade Orhan'i (elebi Sultan Mehmed'in oglu) atalca taraflarina salivererek saltanat iddiasiyla onu ortaya ikarmasi, durumu nazik

bir safhaya sokmustu. nk Osmanli ynetimi byle bir sey beklemiyordu. Zira yapilan antlasma, bagli kalinmasi gereken bir yemindi. Kime karsi ve hangi sartlarla olursa olsun bozulmamasi gerekirdi. Fakat Hali ordusu yeminine bagli kalmadigi iin byle bir savas vuku bulmustu. Dukas'in ifadesine gre antlasmanin bozulmasini anlamakta glk eken Sultan Murad, Hammer'in de belirttigi gibi, savas esnasinda "dsmanlarin hainliklerini kendi askerlerine gstermek istiyormus ve yemininden dnenleri cezalandiran Cenb-i Hakk'in, himayesini bekliyormus gibi, Hiristiyanlarin bozmus olduklari antlasmayi, hendegin kenarina dikilen bir mizragin ucuna astirmisti." Trkleri btnyle Balkanlar'dan uzaklastirmak iin gereken tedbirlere bas vuran Papa, Anadolu'daki Trklerin Rumeli'ye gemelerini nlemek iin anakkale Bogazini kapatmak zere Kardinal Franesco Gondolmieri komutasindaki donanmadan da uygun mektuplar aliyordu. Bu da savasin yeniden baslamasi iin bir firsatti. Papanin, donanma komutani olan Kardinal Franesco Gondolmieri, Anadolu'dan Rumeli'ye kuvvet geirilmeyecegini temin ediyordu. Bu vaziyet karsisinda artik Trklerin isi bitiriliyor ve Balkanlardan ikarilacaklarina kesin gzle bakiliyordu. Halilarin, basarili komutani Jan Hunyad'm, Trklerden alinacak Bulgaristan'a kral olacagi da vaad ediliyordu. Bylece, baslangita antlasmayi bozmanin ve yeniden Osmanlilarla bir harbe girmenin taraftan olmayan Jan Hunyad, fikrinden caydirilmis oluyordu. Edime-Segedin muahedesinin bozulmasi zerine, Macar, Bohemya, Eflk, Hirvat, Polonya ve Alman milletleri ile Papa taraftarlari da dahil olmak zere byk bir ittifak kurulmustu. Gizlice donanma vermek suretiyle Venedikliler de bu ittifaka dahil olmuslardi. Osmanlilar'in st ste maglubiyetleri, Venedikliler'i parsayi toplamak midine kaptirmisti. Sayet Osmanlilar maglub olurlarsa ki buna kesin gz ile bakiliyordu Gelibolu, Selnik ve Karadeniz sahilindeki bazi yerler, bunlara verilecekti. Bununla beraber Venedikliler, Papa'ya verdikleri gemilerine kendi bayraklarini degil, Papalik ve Burgondiya bayraklarini ekmislerdi. Bylece gya Osmanlilar'a karsi tarafsiz kaldiklarini gstereceklerdi. Osmanlilar'a vergi veren Raguza (Dubrovnik) Cumhuriyeti de Macarlarla birlikte hareket ederek harbin sonundaki taksimde Avlonya ile Kanina'yi almak istiyordu. Bizans Imparatoru, mttefiklerin galibiyetinden istifade edecegini mid etmekle beraber, Osmanlilar'dan ekindigi iin sureta pek istekli grnmyordu. Bununla beraber Imparator VIII. Ioannis, Macar Krali ve diger hiristiyanlara bas vurup Karamanoglu'nun isyanindan dolayi mttefiklerin acele sefere ikmalarini istemisti. Bu siralarda akd edilen Edirne muahedesi zerine, 30 Temmuz 1444 tarihli ikinci bir mektupla Trklerin ok zor durumda olduklarini bildirerek bir an nce harbe baslanmasini israrla tavsiye ediyordu. Bu hareketi ile harbe girmeden ve burnu kanamadan bir hisse almak istiyordu. Muahedenin bozulmasindan sonra derhal taarruza geilmedi. Bylece bir aikgzlk veya hile daha yapiliyordu. Zira, muahedenin bozulmus oldugundan haberi olmayan Osmanlilar'in, antlasma geregince Sirplara terk edecekleri yerlerin verilmesi bekleniyordu. Gerekten de muahedeye bagli olan Osmanlilar, antlasma geregi Sirplardan aldiklari yerleri geri verdiler. Ancak bundan sonra Eyll ayinda Birlesik Hali ordusunun taarruzu baslayacakti. Mttefikler, baslarinda Kral Vladislas oldugu halde harbe girmeyen Sirp despotunun (muahededeki yeminini bozmayacagini syleyen Sirp despotu, Osmanli Devleti'ni de durumdan haberdar etmisti) topraklarina girmeyerek Orsova'dan Tuna nehrine geip Vidin'e gelirler. Burayi yaktiktan sonra Nigbolu'da Eflk voyvodasi Vlad Drakul'un kuvvetleri ile birleserek Tuna boyunca yryp Sumnu'ya ulasirlar. Getikleri yerlerde mdafaasiz kyleri ve hatta kiliseleri yagmalayarak Sumnu'yu aldiktan sonra Pravadi yolu ile Vama nnde

belirdiler. Osmanlilarin, Tuna nehrinde isletilmek zere Kamik nehri agzinda yaptiklari yirmi sekiz nehir gemisi de, bu kuvvetler tarafindan yakilir. 18-22 Eyll'de Tuna'yi asip Varna yakinlarina gelen bu gl ordunun meydana geirecegi tehlikeden endiseye dsen Osmanli devlet ricali, durumun vahemetini kavradiklarindan basta vezir-i a'zam andarli Halil Pasa olmak zere diger devlet adamlarinin telkini ile II. Mehmed, babasini baskomutan olmak zere Edirne'ye davet eder. Cebe Ali (Veya Kassaboglu Mahmud Bey), tehlikenin byklgn anlatmak zere Sultan Murad'a gnderilir. Cebe Ali'nin tesirli konusmasi zerine Murad Bey, yaninda kirk bin Anadolu askeri ile Edirne'ye dogru yola ikar. Bu esnada anakkale Bogazi Hali donanmasi tarafindan tutuldugu iin oradan Rumeli'ye geme imkni bulamaz. Sultan Murad, dsmani sasirtmak iin kk bir kuvvet gnderip kendisi sr'atle Istanbul Bogazina gelip Gzelcehisar (Anadolu Hisari)'dan Rumeli'ye geer. Koordineli bir sekilde hareket eden Osmanli birliklerinden biri bogazin Anadolu tarafina geldigi zaman Veziri A'zam Halil Pasa komutasindaki bir diger birlik, toplarla Anadolu Hisari'nin karsisina gelip geis iin gerekli emniyet tedbirleri almisti. Her bir nefer iin bir duka altin verilmek suretiyle Ceneviz gemileri ile karsi sahile geen Osmanli ordusunun geis haberi, dsman birlikleri arasinda telasa sebep olur. Sultan Murad'in, bogaz geisini engellemek isteyen iki Bizans gemisinden biri, topla batirilirken digeri yarali olarak kaip kurtulur. Sr'atle Edirne'ye gelen Murad, oglu Mehmed ve vezir-i a'zami orada birakarak ordu komutani sifatiyla Varna nlerine gelmis olan Halilar zerine gider. Murad Bey, Varna nlerine geldigi sirada dsmanin ileri hareketini yakindan takib eden Rumeli Beylerbeyi Sehabeddin Pasa, esas orduya katilir. Harp dzenine gre Osmanli ordusunun sag kolunda Anadolu Beylerbeyi Karaca, sol kolunda da Rumeli Beylerbeyi Hadim Sehabeddin Pasalar (bazi kayitlarda sol kolunda Turahan Bey bulunmustur) bulunuyorlardi. Merkezde de bas komutan olarak II. Murad vardi. Daha nce de temas edildigi gibi merkez cephesinin nne bir mizrak ucuna takilmis olarak Segedin muahedenhamesi dikilmisti. Ordunun gerisi tahkim edilmediginden sarilma tehlikesi vardi. Merkezde yenierilerin nnde kaziklarla korunmus bir hendek bulunuyordu. Mttefiklerin, Ulahlar ve bes blk Macar'dan meydana gelen sol kanadi, Varna batakliklari ile muhafaza altina alinmisti. Sag kol ise aik ovaya ve sehre dogru dsmst. Burasi aik ve tehdide mamz oldugundan Macar kuvvetleri tamamen burada toplanmislardi. Siyah bayraklari altinda Kardinal Jlyen Sezarini komutasindaki kuvvetler bu kolda idiler. Kral Vladislas, merkezde Sen Jorj sancagi altinda bulunup elli svari ile koruma altina alinmisti. Baskomutan Hunyad ise hemen hemen her tarafta grlyordu. Her iki tarafin sahip oldugu insan gc, kesin olarak belli degilse de dsman kuvvetlerinin Trk kuvvetlerinden daha fazla oldugu bir gerektir. 28 Receb 848 (10 Kasim 1444) Sen Marten yortusuna tesadf eden Sali gn baslayan Varna Savasi, Halilarca ugurlu sayilan bir gnde oldugu iin sevince sebep olmustu. Bununla beraber, Hiristiyanlari byk bir korkuya sevk eden bir hadisenin de cereyan ettigini belirtmek gerekir. O anda patlak veren siddetli bir kasirga, kralinki hari olmak zere Hali ordusundaki btn bayraklari savurup atmisti. Muharebe baslar baslamaz Jan Hunyad, Osmanli ordusunun Karacabey komutasindaki sag koluna hcum ederek pskrtr. Sol kola yklenen Eflk kuvvetleri ise bu kolu bozguna ugratirlar. Hatta yandan padisahin bulundugu ordu merkezine dogru yrdlerse de sonradan pskrtlrler. Ordunun gensinin iyice tahkim edilmemesinden dolayi (burada agirliklar ve

develer bulunuyordu) bu kisim da tehdid altinda idi. Sag ve sol kollar dagilmis olduklarindan ordu merkezinde yalniz hkmdar, maiyeti ve kapikulu askerleri kalmisti. Fakat Sultan Murad telas gstermeyerek yerinde duruyor ve komutayi birakmiyordu. Osmanli ordusunun sag ve sol kanatlarinin bozuldugunu gren Macaristan krali Ladislas, kendini tutamayarak heyecana kapilir ve Polonya kuvvetleri ile birlikte Osmanli ordusu merkezine ve padisahin zerine hcum ederek sancaklarin bulundugu yere kadar gelir. Hkmdarlarinin byk bir tehlikeye maruz kalacagini gren yenieriler, byk bir gayretle savasip merkezden ieriye giren dsman kuvvetlerini evirirler. Tam bu esnada Timurtas adli bir yenieri, kralin atinin ayagina bir balta vurarak onu ati ile birlikte yere dsrr. Kralin dstgn gren Koca Hizir adinda bir yayabasi (Yenieri blk komutani), hemen kosup kralin basini keser. Kesilen basi bir mizragin ucuna takip yksek sesle baginp kralin ldgn syleyince Polonya kuvvetleri dagilip kamaya baglarlar. Byk bir kismi da kaamayarak ldrlr. Bu sirada Osmanlilar'in sol kolunu evirmekte olan Jan Hunyad, sr'atle yetiserek vaziyeti dzeltmeye alisip, "biz, kral iin degil, dinimiz iin vurusmaya geldik" dediyse de basarili olamaz. Kralin ldgn duyan Osmanli birliklerinin daha bir azimle geri dndklerini grnce toplayabildigi kadar askeri ile kamaya balar. Varna muharebesinde Anadolu Beylerbeyi Karaca Pasa ile Kara Timurtas Pasa'nin torunu Umur Bey'in oglu Osman Bey sehid olmuslardi. Dsman ordusunda ise Kral Ladislas ve muahedenin bozulmasinda birinci derecede rol oynayan Kardinal Julyen Sezarini lmslerdi. Bazi kaynaklarda (Sahav, et-Tibru'l-Mesbk f Zeyli's-Sluk, Ayasafya Ktb., nr. 3113, s. 191) Osmanlilarin bu savasta on bin kadar sehid verdikleri belirtilmektedir. Dsmanin telefati ise bundan daha fazla idi. Sultan Murad, kazandigi bu nemli zaferden sonra, gvendigi adamlarindan biri olan Azeb Bey'le savas alanini gezip dsman llerini grnce: Sasilacak sey degil mi? Btn bu delikanlilar arasinda bir tane ihtiyar yok, der. Bu sz zerine Azeb Bey ona su cevabi verir: Eger aralarinda yaslica bir kimse olsaydi, byle delice bir harekette bulunmazlardi." Osmanlilar, bu savata klliyetli miktarda savas ganimeti elde ettiler. Degerli esya ile dolu ikiyz elli araba, galip gelen Osmanlilar'in eline gemisti. Bu da gerekten byk bir ganimet idi. Mslmanlarin, Avrupa'daki varliklarinin devam edip etmemesi bakimindan bir dnm noktasi olan Varna savasindan sonra, zaferi mjdelemek zere belli basli sehirlerin kadilarina ve Islm hkmdarlarina fetihnmeler gnderildi. Sultan Murad, bu savasta esir alinan dsman askerlerinden bir kismini ve nasil demirden adamlari yendigini daha iyi anlatabilmek iin Macar asilzdelerinin giydigi zirhlarla donatilmis yirmi bes esiri, Misir Sultani Melik Zahir akmak'a gnderdi. II. Murad, bozulmasin diye bal iinde muhafaza edilen kralin basini zaferinin bir nisanesi olarak Bursa valisi Cebe Ali'ye gndermisti. Bursa halki, kalabalik bir topluluk halinde bu zafer nisanesini karsilamaya ikar. Nilfer suyunda yikanan bu bas, bir mizrak ucunda sokaklarda dolastirildi. Bylece, daha nceki savaslarda meydana gelen maglubiyetler yznden moralleri bozulmus olan halka moral verilmeye alisilir.

Murad Bey, savasi mteakip Edirne'ye dnnce vezirlerinin de istegi zerine bir mddet daha orada kalir. Zira tehlike henz tam anlamiyla ortadan kalkmis degildi. Bir mddet sonra tehlikenin tamamen kalktigini gren Murad Bey, oglunun mevkiini sarsmamak iin, yaninda Sarabdar Hamza Bey ile Iskender Pasa oldugu halde Manisa'ya ekilir. Manisa'daki ikameti mddetince kendisine Saruhan, Aydin ve Mentese sancaklarinin geliri tahsis olunur. deta, tahttan ikinci bir feragat anlamina gelebilecek bu fedakrliga ragmen Murad Bey'in, Varna galibi olarak byk bir shret kazandigi anlasilmaktadir.

II. MURAD'IN TEKRAR TAHTA GEISI


Murad Bey'in, Manisa'ya ekilmesinden sonra, devamli surette onu padisah olarak kabul edip buna gre muamele eden andarli Halil Pasa ile, gen padisahin etrafinda toplanan rakipleri ikinci vezir ve Rumeli Beylerbeyi Hadim Sehabeddin, gen padisahin lalasi Zaganos ve vezir Saruca Pasa'lar arasinda bir iktidar mcadelesi baslar. Bu arada, gen padisahi yeni fetihler iin tesvik eden Sehabedin ve Zaganos Pasa'lar, onu devletin siyasetine hakim tek hkmdar olarak grmek istiyorlardi. Bu durumdan haberdar olan ve kendilerini tehlikede gren Karamanoglu ile Kastamonu hkimi, Murad Bey'e bas vurarak vaziyeti anlatmak zorunda kalmislardi. Sonradan bunlara Bizans Imparatoru ve Despot da katilacaklardir, Murad Bey, bu bas vurular zerine kk sultan ile, onu bu siyasete iten vezirleri siddetle ikaz etmis olmasina ragmen, oglunun gerek bir padisah gibi hareket etmesinden dolayi da iten ie sevinmisti. Bundan sonra andarli Halil Pasa'nin hazirlayacagi uygun vasati beklemeye baslar. Nitekim ok gemeden yenieriler 1446'da Sehabeddin Pasa'nin aleyhine olmak zere isyan ederler. Halkin da destegi ile glkle bastinlari bu isyan zerine, devletin i ve dis emniyeti iin Murad Bey'in tekrar Edirne'ye gelip is basina gemesi gerekiyordu. Halil Pasa'nin gizli daveti ile Murad Bey, 5 Mayis 1446'da Rumeli'ye gitmek zere 4000 kisilik bir kuvvetle Manisa'dan yola ikar. Fakat sonradan fikrini degistirerek Bursa'ya gider. Ama Mora'da despot Konstantin'in tasarrufunun devam ettigi bir sirada Halil Pasa, Ishak Bey ve Anadolu Beylerbeyi zgroglu Isa Bey, onu tekrar Edirne'ye davet ederler. Bunun zerine Murad Bey, Agustos sonlarinda, oglunun haberi olmadan Edirne'ye gelir. Ertesi gn Halil Pasa, Ishak Bey, Isa Bey ve diger beyler aralarinda anlasip gen padisaha nezaketen tahtini babasi lehine terk etmesini, fakat onun bunu kabul etmeyecegini syleyerek bir emrivaki yaparlar. Murad Bey, yapilan teklifi kabul ederek tahta geer. Tursun Bey, Sultan Mehmed'in babasina olan saygisindan dolayi tahtini gnl rizasi ile teslim ettigini syleyerek syle der: "Amma n atasina nisbet-i keml-i inkiyadi var idi, hsn-i riza ile atasin getrdi, saltanatin teslim etti." O anda da orada hazir bulunan herkes kendisine bey'at etti. Mehmed, veliahd olarak Zaganos ve Nisanci Ibrahim Bey'le birlikte Manisa'ya gnderildi.

BALKANLAR'DA HAKIMIYET VE MORA SEFERI


Yildirim Byezid zamaninda Osmanli nfuzu altina girmis olan Mora, Ankara Muharebesi'nden sonra baglantidan kurtulmustu. Mora'nin byk bir kismi Bizans'a aitti. Eskiden beri imparatorun oglu veya kardesleri bu yarimadada "Despot" adi ile mstakil birer hkmdar gibi hkm srerlerdi. Mora Despotu olan Konstantin (1448'den itibaren Bizans Imparatoru), Segedin muahedesini kabul etmek zorunda kalan Sultan Murad'in, hkmdarliktan ekilmesi zerine durumu kendi lehine msait grerek Teb, Beotya ve Pindos taraflarini ele geirerek Mora'nin mdafaasi iin faaliyetlere girismisti. O, bununla da yetinmeyerek Osmanli taraftan olan Atina prensi II. Nerio Acciajoli'yi de kendisiyle birlesmeye zorlamisti. Kuzeyden gelebilecek bir Osmanli hcumuna karsi, Grdes ile Korent denilen ve karadan Mora'nin kapisi durumunda bulunan dar geidi (berzah) saglamlastirmisti. Bylece Mora, Osmanlilara karsi yeniden tahkim edilmis oluyordu. Mora seferinin sebebi de

Padisahin bu tahkimattan sphelenmesi idi. Osmanlilarin, nfuzlari altindaki Mora'dan vaz gemeleri mmkn degildi. nk Yunanistan ftuhatinin tamamlanmasi, Mora'ya hkim olmakla mmknd. yle anlasiliyor ki Osmanlilar'in gttkleri siyas hedef, Tuna'nin gneyinde, kendi ynetimlerinde olmayan bir toprak parasi birakmamakti. Daha nce de temas edildigi gibi Varna savasindan nce Papa donanmasinin anakkale Bogazini kapatmasi ve Macaristan Krali'nin Varna'ya kadar gelmesi, btn Hiristiyan dnyasina oldugu gibi Kostantin'e de cesaret vermisti. O da digerleri gibi Osmanlilar'in Varna'da tamamen perisan olacaklarini ve artik Balkanlari tamamiyle terk edeceklerine inaniyordu. Bu yzden de Osmanlilar'a ait bazi yerleri almisti. Sultan Murad, Varna zaferini kazandiktan sonra, Kostantin'in isgal ettigi yerleri geri vermesini istemis ise de uygun bir cevap alamamisti. Bu yzden Mora'nin tekrar nfuz altina alinmasi gerekiyordu. Sultan Murad, Mora seferinden nce blgeyi ve insanlarini taniyan akinci komutanlarindan Pasa Yigitoglu Gazi Turahan Bey'den buranin asker, siyas ve etnografik durumu hakkinda tafsilatli bilgi alir. Sultan Murad, gereken bilgiyi aldiktan sonra Turahan Bey'in akinci kuvvetlerini Mora'nin fethi ile grevlendirir. Korent kalelerini elde edebilmek iin ok miktarda top mermisine (glle) ihtiya vardi. Bes kaleyi birden vurabilmek iin develerle buraya bakir nakl edilerek toplar dklr. Serez'de toplanan Osmanli kuvvetleri, sratli bir yrysle 8 Ramazan 850 (27 Kasim 1446)'da Korent (Korintos) berzahini kapayan Hexamilion (Kesmehisar) surlari nne gelirler. Top atesiyle baslayan savasa bizzat Sultan Murad da katilir. Onun basinda bulundugu asil ordunun gayreti ile kale Aralik ayinin onunda zapt edilir. Osmanlilar'daki topulugun ilerlemesi sayesinde on gnde surlar delinmis ve Osmanli ordusu bu deliklerden ieri girip kaleyi zapt etmisti. Korent'in dsmesi ile Mora'nin kapilari yeniden Trklere ailmis oldu. Osmanlilar'ca Balyabadra adi verilen Mora'nin merkezi ve en byk sehri Petras, tekrar feth edildi. Mora'nin kapisi olan bu yerler alininca bir koldan Padisah, diger koldan da Turahan harekete geerler. Bunun zerine Despot Konstantin, tarihi Halkondilas'i eli olarak Sultan Murad'a gnderir. Eli, haber iletmesin diye baslangita tevkif edildiyse de sonunda serbest birakilir. Konstantin de senede belli bir miktar vergi vermeyi kabul eder. Ayrica Korent berzahi (geit) kendisine yiktirilir. Sonu olarak Osmanlilar'a karsi tecavzlerde bulunan Despot Konstantin ile kardesi Thomas, tekrar Osmanli tabiiyetini tanimak zorunda kalirlar. Bu basaridan sonra Edirne'ye dnen Sultan Murad, buradan getirdigi esirleri Anadolu'ya nakl ettirip, oradan da bu blgeye Mslman Trkleri getirtmek suretiyle nfus mbadelesi yapmisti. Eflk Voyvodasi Vlad Drakul, Sultan Murad'in Mora isini basarili bir sekilde sonuca baglayip Edirne'ye dndgn grnce, onunla anlasmak ister. Fakat Yanko tarafindan ldrlr. te yandan daha nce Osmanli ordusundan katigini belirttigimiz Arnavut Iskender Bey, Papa ve Macar Krali ile temaslarda bulunup Arnavutluk yolu zerindeki Kocacik hisarini ele geirmisti. Morava savasi sirasinda ordudan kaip bozgunluga baslamasi, Kroya sancagina tayin edildigine dair sahte bir ferman uydurup Kroya (Akahisar)'ya girip hisardaki Osmanli askerinin tamamini uykuda iken kilitan geirmesi, tekrar Hiristiyanliga dnmesi ve Papadan yardim grmesi gibi hareketleri yznden ortadan kaldirilmasi gerekiyordu. Iskender Bey, aldigi yardimlar sonucunda kazandigi bazi basarilarina gvenerek Venedikliler'le de bozusur. Osmanlilar bunu iyi degerlendirerek 1448 yazinda bir taarruza karar verirler. Gerekten de Sultan Murad, belirtilen yilda yaninda Sehzade Mehmed de olmak zere byk bir ordu ile Arnavutluga girerek Kocacik hisarini zapt eder. Fakat kisa bir mddet sonra Sirp Despotu Jorj Brankovi'ten, Jan Hunyad'in Macar, Eflk, Bohemya ve Almanya'dan topladigi 90.000 kisilik bir ordu ile Tuna'yi geip Sirp topraklarina girmek zere oldugu haberini alinca,

Sofya'ya ekilerek ordusunu yeniden dzene sokar. Buradan gney yolu ile Kosova ovasina gelerek dsmanini savasa mecbur eder.

IKINCI KOSOVA MUHAREBESI


Osmanlilar'a karsi tertiplenen bu yeni Hali seferi, Varna zaferinden drt yil sonra 17-19 Ekim 1448 tarihlerinde olmustur. Takdirin bir tecellisi olacak ki bu ikinci seferde bulunan Osmanli hkmdarinin adi da Murad'dir. Birinci Kosova'da Murad Hdavendigr (Birinci Murad), Ikinci Kosova zaferinde de Ikinci Murad bulunmuslardi. Osmanli Devleti, Iskender Bey'in ayaklandirdigi Arnavutlar'i yola getirmek iin ugrasiyordu. Sultan Murad, Iskender'in merkezi olan Kroya (Akahisar)'yi kusatma altina aldigi zaman Jan Hunyad'in hududu gemek zere oldugunu Sirp Despotu ile Vidin sancak beyinden grenmisti. Bu haberin alinmasi zerine Sultan Murad kusatmayi kaldirip Sofya'ya dnmst. Bu arada Jan Hunyad, Albert'in kk ogluna naib olarak Macaristan'in btn dizginlerini ele geirmisti. Varna muharebesinin kahramanligina srdg lekeyi silmek iin var gc ile alisip kuvvet topluyordu. Bunda muvaffak da oluyordu. nk kisa zamanda etrafinda, Macarlar'dan baska Eflk, Polonya, Erdel ve Almanya gibi devletlerden de kuvvetler toplanmisti. Bylece Jan Hunyad, doksan bin kisilik bir kuvvetin basina geip Sirbistan'i isgal ile yoluna devam eder. Sultan Murad, Hunyad'in Tuna'yi gemek zere oldugunu grenince derhal Arnavutluktan ikarak Sofya'ya gelir. Burada orduyu terhis etmeyerek timarli sipahilere memleketlerinden harlik getirmek zere "harliki"lar tayin edip Sofya'da beklemeye karar verir. Jan Hunyad ise yoluna devamla 1448 senesinin Ekim ayi ortalarinda Kosova'ya gelir. Osmanli hkmdari da 80-100 bin kisilik bir kuvvetle ayni yere gelir. Sultan Ikinci Murad, muharebeden nce baris teklifinde bulunmak zere dsmana eliler gnderdiyse de bunlar, Jan Hunyad tarafindan gerisin geriye gnderilmislerdi. Iki ordu harb etmeksizin karsilikli olarak bir gn beklediler. Muharebe 1448 Ekim ayinin 17, 18 ve 19. gn olmak zere gn srd. Savas, Jan Hunyad'in hcumu ile basladi. Osmanli ordusu klasik bir dzenle sag, sol ve merkez olmak zere blmlere ayrilmisti. Dsmanin sag kolunda Macarlar ile Sicilyalilar, sol kolunda da Alman, Bohemya, Transilvanya ve Eflk (Ulah) kuvvetleri bulunuyordu. Hunyad, Varna'daki hatalan tekrarlamayacagini dsndgnden savasi kazanacagindan emin grnyordu. Hali ordusunda, I. Murad'in oglu olan Savci'nin ldrlmesinden sonra kamayi basaran oglu Davud da vardi. Muharebenin ilk gn, hafif silahlarla baslayan savas, esit sartlar altinda devam ediyordu. Hunyad, Osmanli ordusunun ikinci gn ekileceginden emin grnyordu. Bu sebeple asil hcum ikinci gn gleden sonra baslayip aksama kadar devam etti. Savci Bey'in oglu Davud'un tavsiyesi ile gece yarisi Osmanli ordusuna yapilan baskin da bir ise yaramaz. Muharebe nc gn gnesin dogmasiyla tekrar baslar. Taktik geregi Osmanli ordusunun sag ve sol kanatlan mukavemet edemiyorlarmis gibi yavas yavas geri ekilirler. Bylece merkez, dsmana karsi aik ve korumasiz kaliyordu. Durumu fark eden dsman, btn gc ile merkeze yklenir. Yenieriler btn gleri ile karsi koyarlarsa da onlar da yine pln geregi geri ekiliyormus havasini verirler. Tam bu sirada Osmanli ordusunun sag ve sol kanatlari, merkeze girmis olan dsman kuvvetlerini yandan ve arkadan evirmeye baslarlar. Bu sirada Turahan Bey'in

bulundugu sol kol, Osmanli karsi taarruzunun merkezini teskil ediyordu. nk Osmanlilar'in sol kolu ile harb etmekte olan Jan Hunyad'in sag cenahini, Turahan Bey kuvvetleri evirmekte idi. evrildigini anlayan dsman, mitsizce savasmaya devam ediyordu. Tam bu esnada Vezir-i A'zam andarlizde Halil Pasa'nin delleti ve bazi vaadlerle Eflk prensini harpten ekilmeye ikna etmesi zerine dsman tam bir mitsizlige kapilir. nden ve arkadan hcuma maruz kalan dsman, perisan olmustu. Bununla beraber askerler, geri ekilerek siperlerine ulasabildiler. Hunyad, komutanlari ile grsp durum degerlendirmesi yapar. Ama gece yansi yanina aldigi bazi sekin svarileri ile harp meydanini terk edip kaar. Onun katigini bilmeyen ordusu, sabahleyin Trklerin hcumuna dayanmaya alisirsa da komutanlarinin katigini grenince tamamen dagilir. Bu ordudan pek azi kurtulur. Dsmanin zayiati on yedi bin kadardi. Halkondil'e gre Osmanlilar'in zayiati ise drt bin civarindadir. Bylece Kosova ovasinda Mslman Trkler ikinci defa parlak bir zafer kazanmis oluyorlardi. Ikinci Kosova, Avrupa'nin, Trkleri Balkanlar'dan srmek iin yaptigi sonuncu tesebbstr. Bundan sonra Avrupa tamamen savunma durumuna geecek, elindeki toprak ve menfaatleri kaptirmamak iin mcadele edecektir. Sultan Murad, 1450 yazinda oglu Mehmed'i de yanina alarak ikinci defa Amavutluk seferine ikar. Osmanli kuvvetleri Akahisar'i kusatip toplarla dvmeye basladilarsa da hisarin savunmasini Vrana'ya birakip disarda ani baskinlarda bulunduktan sonra sarp daglara siginan Iskender'in bu neviden baskinlari yznden alinamaz. Tam bu esnada Jan Hunyad'in yeni bir hcuma kalkisacagi sayiasi yayilir. Ekim soguklarinin da baslamasi zerine Sultan Murad, kusatmayi kaldirip Edirne'ye dner. Sultan Murad'in kaleyi feth etmeden Edirne'ye dnmesi, Hiristiyan leminde byk bir sevinle karsilanir. Bu hdiseden sonra Iskender Bey'in shreti birdenbire artar.

SEHZDE MEHMED'IN DGN


Akahisar kusatmasinin kaldirilmasi, Hiristiyan dnyasinda byk bir sevince sebep olmustu. Bununla beraber Osmanlilar zerinde fazla bir etkisinin, olmadigi anlasilmaktadir. Zira bu hadiseden hemen sonra Sultan Murad, sehzadesi Mehmed iin Edirne'de muhtesem bir dgn tertiplemisti. Sultan Murad, daha nce bir sefer evlenmis bulunan oglu Sehzde Mehmed'e Dulkadiroglu'nun kizini almak istedigini, Vezir-i A'zam Halil Pasa'ya sorup fikrini almak ister. O da bu grsn yerinde oldugunu syler. Bu sirada Dulkadir Beyligi'nde Nsirddin Mehmed Bey'in oglu Sleyman Bey bulunuyordu. Bundan ok seneler nce, elebi Sultan Mehmed Bey de Nsirddin Bey'in kizini almis oldugu iin arada bir akrabalik da vardi. Bunun iin derhal Amasya sancakbeyi Hizir Bey'in hanimi, grc olarak Elbistan'a gnderilir. Sleyman Bey'in bes kizindan en kg olan Sitti Hanim'in nikahi kiyildiktan sonra gelin olarak Edirne'ye getirilir. 1450 senesi kisinda (H. 854, Sevval-Zilhicce) gen sehzade Mehmed'in evlenmesi mnasebetiyle dogu ve batidaki dost hkmdarlar ile tbi beyler, Edirne'ye davet edilerek muhtesem bir dgn yapilir. Bu is ve davetlerin organizasyonu iin Saruca Pasa grevlendirilmisti. Dgnden sonra Sehzade Mehmed gen karisiyla birlikte Manisa'ya gider.

SULTAN II. MURAD'IN VEFATI VE SAHSIYETI


Sultan II. Murad, gen evlileri Manisa'ya ugurladiktan kisa bir mddet sonra 1 Muharrem 855 (3 Subat 1451) gn kusluk vakti vefat etti. Kaynaklarin ogu, Sultan Murad'in lmn nzl (fel) isabetine, bazilari da soguk alginligindan ileri gelen kisa bir hastaliga baglarlar.

Dukas ve Hammer gibi bazi tarihiler de asiri yorgunlugun lmne sebep oldugunu bildirliler. ldg zaman henz kirk sekiz yaslarinda idi. lm hadisesinden hemen sonra cesedi tahnit edilir. Vefat haberi Manisa'daki Sehzade Mehmed'e bildirilerek derhal gelmesi istenir. Halil Pasa tarafindan gnderilen bu haber zerine "Beni seven arkamdan gelsin" diyen Sehzade Mehmed, sr'atli bir sekilde Edirne'ye gelip babasinin lmnden 16 gn sonra Osmanli tahtina geer. Ileride "Fatih" nvanini alacak olan gen padisah, babasinin vasiyeti geregi cesedini Bursa'ya gndererek onu bugn hl "Muradiye" diye bilinen semtteki trbesine defn ettirir. Murad Bey, veya halkin dili ile Koca Murad 1446 Agustos'unda tanzim edip Eyll sonlarinda Halil Pasa, Saruca Pasa, Ishak Pasa ve kadiasker Mehmed b. Feramrz tarafindan tescil olunan vasiyetnmesinde nereye ve ne sekilde gmlecegini, stne yapilacak trbenin ne sekilde olacagini ve nihayet vakfinin sartlarini bildirir. O, asli Arapa olan ve oglu tarafindan uyulan vasiyetnmesinde syle diyordu: "... ldgm zaman beni Bursa'ya, caminin yakinindaki oglum Alaeddin'in 3-4 arsin yanina gmn. Mezarimin stne byk hkmdarlar iin yapilan muhtesem trbelerden yapmayiniz. Cesedimi lahde degil, snnet-i seniyye zre topraga koyun. Etrafi duvar fakat st aik bir trbe yapiniz. Hafizlarin Kur'an okuyacaklari yerin zeri kapali, kabrimin stne yagmur yagmasi iin oraya tesadf eden kismin st aik olsun. Azad edilmemis olan klelerimin tamami lmmden kirk gn nce azad edilmistir. Etrafima evlad ve akrabalarimdan kimseyi gmmeyin. Eger Bursa'dan baska bir yerde lrsem nsimi oraya nakl ediniz. Bu nakil, bir persembe gn olsun ki, defin cuma gn gereklessin..." II. Murad hakkinda gerek Osmanli, gerekse diger milletlere mensub tarihilerin ittifaka yakin bir sekilde beyan ettiklerine gre o, ince ruhlu, hassas, ok dil, merhametli, szne ve vaadlerine sdik, cesur, azim ve tedbir sahibi, gler yzl, ahdine riayet edenler hakkinda dost, ahdini bozanlar hakkinda da sedid idi. Hammer'in de ifadesine gre memleketini seref ve hakkaniyetle idare ederek milletinin hatirasinda mtedeyyin (dindar) ltufkr, dil ve metin bir hkmdar adi birakti. Savasta oldugu gibi barista da sznn eri idi. Ancak sznden dnenlerin korkun c alicisi idi. Sultan II. Murad, ince ruhlu ve hassas bir kimse idi. Ilm msahabeleri sever, ulemayi himaye eder ve onlara tahsisatlar ayirirdi. Musik, siir ve edebiyata dsknd. Denebilir ki siir, onunla Osmanli sarayina girmisti. Suara tezkireleri, onun sairliginden bahs ederlerken onun ilim ve sanata olan sevgisinden de uzun uzadiya sz ederler. Gldeste-i Riyaz-i Irfan'a gre bizzat kendi latif tab'i (yaratilisi) siire meyyl ve nkte syleyicilerin dilddesi olup haftada iki gn lim ve sairleri divaninda toplayip ilm mbheseler ederek ve sairlerin mnazara ve mnakasalarini dinleyerek "Ehl-i kemlin cevheri, ancak itibar ile parlayip ailir" derdi. agdas tarihi Ibn Tagriberd, onun sahsiyeti hakkindaki su ifadeleri ile geregi yansitmaya alisir: "Hkmdarligi uzun srms, ykselmis, hasmet kazanmis, saadete ermis ve Rm (Anadolu) hkmdarlarinin en byg olmustur. Cihaddan hi bir vakit geri kalmamakla beraber eglence ve zevke dsknd. Allah yolunda tehlikelere bizzat atilir ve bu ugurda yorulmak bilmez, varini yogunu harcardi. Btn hayati byle gemis denebilir. Bununla beraber halka karsi dil olup isleri ile yakindan ilgilenirdi. Ayni zamanda cmert ve iyi huylu idi. Yalniz su kadar var ki keyfine dsknd. Musik ehlini severdi. Fakat bir cihad haberi gelince derhal kalkar her seyi birakirdi." lkesinde kltr ve ilim hayatini ykseltmek iin her fedakrligi gze alabilen Sultan Murad, ilim adami ve bilginlere karsi son derece cmert davranirdi. Bu sebeple Arabistan, Trkistan

ve Kirim gibi yerlerden pek ok degerli lim, onun lkesine gelmisti. Bu da memlekette kltrn gelismesine ve ilm ilerlemenin sr'atli bir sekilde olmasina sebep olmustu. Gerekten de onun dneminde Arapa ve Farsa'dan bir ok eserin Trke'ye tercme edildigini, bunun da kltrel gelismeye tesir ettigini biliyoruz. Hatta onun adina birok eser telif ve tercme edilmisti. Sultan Murad, Edirne, Bursa, Selnik, Ipsala ve Ergene gibi nemli yerlesim merkezlerinde yaptirdigi hayir ve sosyal tesisler ile de dikkat eker. Yaptirdigi muazzam eserler sebebiyle kendisine "Ebu'l-hayrt" nvani verilmisti. Onun bu neviden faaliyetlerini gren devrinin devlet erkni ile zenginleri de benzer tesisleri kurmakta gecikmediler. Bursa'da Muradiye Camii, imret, medrese ve mstemilti Sultan II. Murad tarafindan yaptirilmistir. Fakat bu hakan asil dev eserlerini Edirne'de insa ettirmisti. Bunlarin en mhimleri, Muradiye (1435), Dru'l-hadis (1435), Yeni Cami (Bugnk adi ile Serefeli, 1447) gibi eserlerdir. " Serefeli" denen minare, Trk minarelerinin en gzellerinden biridir. 1413'te elebi Sultan Mehmed'in, Mimar Konyali Haci Alaeddin'e tamamlattigi Eski Cami'de oldugu gibi Serefeli'de de kisin abdest musluklarindan sicak su akardi. Sultan Murad, Edirne'yi ihya edercesine kalkindirmis ve Balkanlarin en byk sehri haline getirmisti. O, Ergene kprsn yaptirmak suretiyle blgeyi de yerlesime amisti. Dogu ile bati arasinda nemli bir geit vazifesi gren Ergene kprsnn yeri, orman ve bataklikti. Bu yzden burasi, eskiya, kanun kaaklari ve hirsizlar iin mkemmel bir barinak vazifesi gryordu. Sultan Murad, byle bir yerde kpr yaptirmak suretiyle hem ktlklerin barinagini kurutmus oluyor, hem ulasimin kolaylasmasini sagliyor, hem de blgenin mamur hale gelmesine yardim ediyordu. Kprnn insasindan sonra burada cami, hamam, imret ve pazar gibi halkin ihtiyalarina cevap verebilecek sosyal tesisleri kurduktan sonra halki oraya yerlestirir. O, bununla da kalmaz, gelip oraya yerlesen halki birok vergiden de muaf tutar. sikpasazde kpr insaatinin durumunu verdikten sonra syle der: "Kprnn iki basini mamur sehir edp imret ve Cuma mescidi etti. Hamam ve pazarlar yapti. Ve ol vakit kim imretin kapusu aildi. Sultan Murad ulemayi ve fukarayi kendisi aldi ol imrete vardi. Bir nice gn atlar etti. Akalar ve floriler lestirdi. Ol taam pistigi vakit kendi mbarek eli ile fukaraya lestirdi. Ve iragin kendi uyardi. Yapan mimarlara hil'atlar giydirdi. Ol sehrin halkini cemi-i avarizdan muaf ve msellem etti."

YKSELIS DNEMI
Istanbul'un Fethi: II. Mehmet, babasinin lm zerine ikinci kez Osmanli tahtina oturdugunda, devletin ortasinda bir ser adacigi hlinde kalmis khne Bizans'i ortadan kaldirmayi ncelikle hedef olarak belirlemisti. Bylelikle Osmanli devleti tam bir cihan devleti haline gelebilecekti. Hedefini gereklestirmek iin ilkin Sirbistan ve Eflk ile anlasma imzalayan Fatih, Karamanoglu tehlikesini de geici de olsa bertaraf etti. Bizans'a ulasabilecek muhtemel yardimi nlemek iin Bogaz'in Avrupa yakasina Rumeli Hisar'ini yaptirarak kusatma hazirliklarini tamamladi. Nihayet kusatilan Istanbul'a karsi 6 Nisan 1453'te kara ve denizden saldiri baslatildi. II. Mehmet, Edirne'de dktrdg aginin en gl toplariyla Istanbul surlarini karadan sarsarken 18 Nisan'da donanma btn Istanbul adalarini ele geiriyordu. Fakat, Hali'in zincirle kapatilmasi sebebiyle kara ve deniz birlikleri msterek bir harekta geemiyor ve bu durum da kusatmanin basarisina glge dsryordu. Nihayet 22 Nisan'da Osmanli donanmasinin karadan Hali'e indirilmesi gibi mthis bir plnin gereklestirilmesi, kusatmanin seyrini degistirmeye baslamisti. Seksen paralik donanmayi bir anda karsilarinda gren Bizans'in direnme gc artik kirilmisti. 29 Mayis 1453'teki niha harektla Istanbul fethedildiginde, II. Mehmet, Peygamberimizin mjdesine mazhar oluyor ve "feth-i mbin" ile "Fatih"lik serefini elde ediyordu.Bizans'in

ortadan kaldirilmasi hem Trk tarihi hem de dnya tarihi aisindan byk bir neme sahiptir. Bu fetihle Osmanli Devleti, artik tam bir cihan devleti hline gelmis, Islm dnyasi ve Avrupa iinde byk bir prestij ve g kazanmistir. Avrupa iin bu fetih ag aip, ag kapayan bir fetihtir. Katolik Avrupa'nin, Ortadoks dnyasiyla btnlesme abalari, Istanbul'un fethiyle nlenmis, aksine Balkanlari da tamamen ele geirmek suretiyle Fatih, kisa zamanda Ortadokslari himayesi altina almistir. Nitekim Papa V.Nikola'nin Trklere karsi harekete geilmesi fikri pek taraftar bulamamis, aksine, Ege adalarindaki halk, Balkanlardaki bazi despotluklar ve prensler Fatih'i Istanbul'un fethinden dolayi kutlayan mektuplar yazmislardir. Papa'nin istegine sadece Almanya, Napoli ve Venedik olumlu cevap vermis fakat onlar da kendilerinden ziyade Sirp, Macar ve Arnavutlari kiskirtarak sonu almaya alismislardir. Fatih'in Bati Politikalar: Sirbistan Seferleri; Istanbul'un fethinden sonra Osmanlilara bagliligini bildiren ve ele geirdigi bazi kaleleri geri veren Sirplar Macarlar ile is birligi yaparak yeniden dsmanliklarini gstermeye baslamislardi. Bunun zerine 1454-1457 arasinda kez pespese Sirbistan'a sefer dzenlendi. Belgrat disindaki btn Sirp topraklari ele geirildi. Sirp Krali Bronkovi'in lmyle baslayan taht mcadelelerinden faydalanan Osmanlilar, Sirplari vergiye bagladilar. Taht kavgalarinin yeniden alevlenmesi zerine, Mora seferinde bulunan Fatih, Sirp meselesine son verilmesini emretti. Mahmut Pasa, 1459'da baskentleri Semendire'yi ele geirilerek Semendire Sancakbeyligini olusturdu. Bylece Sirbistan'da 350 yil srecek Osmanli hkimiyeti baslamis oluyordu. Arnavutluk Seferleri; Papalik ve Napoli kralliginin destegi ve kiskirtmasiyla harekete geen Arnavutluk hkimi Iskender Bey, vurka taktigi ile Osmanli kuvvetlerine baskinlar dzenlemekteydi. Bunun zerine Fatih, bizzat sefere ikmaya karar verdi. 1465 yilinda gereklesen I.seferde, Ilbasan Kalesi'ni yaptirip, iine asker yerlestiren Fatih, Balaban Pasa'yi blge iin grevlendirerek, geri dnd. Ancak, Papa ve diger devletlerden aldigi kuvvetlerle Trklere saldiran Iskender Bey, Balaban Pasa'yi sehit etti ve Ilbasan kalesi'ni kusatti. Bunun zerine Fatih II. Arnavutluk Seferi'ne ikti (1467). Ele geirilen topraklarda yeni garnizonlar olusturuldu. Bu sirada Iskender Bey lms ve yerine oglu Jean gemisti. Arnavutlukta baslayan kargasa sebebiyle Fatih 3. kez Arnavutluk seferini baslatti. Arnavutlarin elinde kalmis olan Kroya ve Iskodra kusatildi. Nihayet 1479'da Arnavutluk da bir Osmanli vilayeti haline gelmis oluyordu. Mora Seferleri; Istanbul'un fethinden sonra Bizans Imparatoru XII. Konstantin'in ogullari, rakipleri Kantakuzen ailesine karsi Mora'da, Osmanlilarin yardimini istemislerdi. Turahanoglu mer Bey, akincilari ile duruma mdahale etti ve muhalifler bertaraf edildi. Fakat bu sefer iki kardes arasinda mcadele baslamisti. Blge lkelerinin Mora'yi istil niyetlerini bilen Fatih 1458'de harekete geti. Korent'i ele geiren Fatih, Mora'nin bir kismini merkeze baglayarak, burada bir sancak olusturdu. Atina ve diger blgeler ise Osmanli ynetimini kabul etti. Kardesi Dimitrios'a karsi Arnavutlarin destegini alan Tomas'in Osmanlilarla yapilan anlasmayi bozmasi zerine 2.kez Mora'ya sefer dzenlendi. Tomas, Papa'nin yanina kamak zorunda kaldi. Blgeye ok sayida Trk yerlestirildi. Venedikliler blge halkini Osmanlilara karsi ayaklandirmaya alisiyorlardi. Ancak bunda basari kazanamayan Venedik, Osmanli kuvvetleri tarafindan bozguna ugratildi (1465). Eflk ve Bogdan Seferleri; Yildirim zamaninda vergiye baglanan Eflk Prensligi'nin basina Fatih tarafindan Vlad (Kazikli Voyvoda) getirilmisti(1456). Osmanlilara bagli grnen Vlad aslinda gizliden gizliye dsmanlik ediyordu Vlad'in Fatih'in elilerini kaziga oturtarak ldrmesi zerine 1462 yilinda Fatih, Eflk'a bir sefer dzenledi. Bogdan'dan da yardim alan Osmanli kuvvetleri voyvodayi uzun sre takip etti. Neticede, sigindigi Macarlarin, Osmanlilarla yaptigi anlasma zerine Vlad'i esir etmeleri ile mesele zld. Fatih voyvodaliga Radul'u getirdi ve Eflk bir Osmanli eyaleti hline geldi. 1455'ten itibaren Osmanli Hkimiyetini taniyan Bogdan Prensligi'nin Kefe'nin fethinden sonra izledigi dsmanca siyaset zerine Osmanli kuvvetleri 1476'da Bogdan'a girdi. Fatih'in bizzat basinda oldugu Osmanli kuvvetleri Bogdan ordusunu byk bir bozguna ugratti. Bylece Bogdan da yeniden Osmanli hkimiyetini tanimis oluyordu.

Bosna-Hersek Seferleri; Osmanlilara vergi yoluyla bagli olan Bosna Kralinin, anlasmalara riayet etmemesi zerine skp'ten harekete geen Fatih, Sadrazam Mahmut Pasa ve Turahanoglu mer Bey'e Bosna'nin tamamen fethedilmesi emrini vermisti. 1463 yilindaki seferle Bosna Krali Osmanli hkimiyetini yeniden tanidi. Ancak seyhlislamin da fetvasiyla sonra ldrld ve bu topraklarda Bosna Sancakbeyligi olusturuldu. Fakat ordunun Istanbul'a dnmesi zerine ayni yil, Macar krali Bosna'ya girdi. Ikinci kez dzenlenen seferle Osmanlilar, Yaye disindaki btn kale ve sehirleri yeniden ele geirdiler. Bosna seferleri esnasinda Hersek Krali Stefan da lkesinin bir kisim topraginin Osmanlilara dogrudan baglanmasi sartiyla tahtinda birakilmisti. Ancak 1483 yilinda Hersek tamamen Osmanli topragi hline gelecektir.Fatih, Bosna'yi Osmanli topraklarina kattigi zaman "Bogomil" mezhebindeki Bosnalilara ok iyi davranmisti. Hem Katolik hem de Ortadokslarin kendi kiliselerine almak iin baski yaptiklari Bogomiller bu sebeple Osmanli ynetimine sicak bakmislar ve kendilerine saglanan din ve vicdan hrriyetinden etkilenerek zamanla Mslman olmuslardi. Iste bu Mslman Bosnalilara "Bosnak" denilmektedir. Fatih devrinde Osmanlilarin karada en gl komsusu ve rakibi Macarlar, denizde ise Venedik idi. Macarlar bu dnemde tek baslarina Osmanlilarla bas edemeyeceklerini bildiginden, dogrudan bir savasi gze alamamis, Fatih de tabi sinir olan Tuna'yi gemeyi dsnmemistir. Ancak akincilar vasitasiyla, Macaristan'a gvenligin saglanmasina ynelik yzlerce basarili akin dzenlenmistir. Keza Venedik Cumhuriyeti de Osmanlilarla dogrudan karsilasmaktansa Balkanlardaki diger devletleri kiskirtmayi yeg tutmustur. Gl donmasiyla Mora ve Ege'deki adalara sahip olmak isteyen Venedik, Osmanlilar karsisinda istedigi sonucu alamamis, aksine pek ok ada ve kiyi kaleleri Osmanlilarin eline gemistir. Ege Adalarinin Fethi; Istanbul'u ele geiren Fatih, Bizans'a ait btn topraklari hkimiyeti altinda birlestirmek istiyordu. Bylece Bizans'in yeniden dirilmesini nleyecegi gibi, iktisad ve siyas aidan da nfuz alanini genisletebilecekti. ncelikle Anadolu kiyisina yakin adalari hedef alan Fatih, Bizans, Venedik ve Cenevizlilerin elindeki bu adalardan Anadolu'ya yapilan korsan akinlarinin nn kesmis olacakti. Ikinci olarak Orta ve Dogu Akdenizdeki adalar hedef alinmisti ki, bu adalar Fatih'in Italya'ya yani eski Roma'ya geisini kolaylastiracakti.( Nitekim Gedik Ahmet Pasa komutasindaki bir Osmanli donanmasi Napoli Kralliginin elindeki Otranto'yu fethetmis ve buradan Gney Italya'ya akinlar dzenlenmistir.(1480) Fakat Fatih'in lmnden sonra basa geen II. Byezid, Gedik Ahmet Pasa'yi geri agirinca, sehir savunmasiz kalmis ve Italyanlar kaleyi tekrar ele geirmislerdir).1456 yilinda ncelikle anakkale Bogazi'na hkim olan adalardan Gkeada (Imroz), Tasoz Enez ve Semendirek adalari ele geirildi. Ayni tarihlerde Limni ve Midilli halki Trk ynetimine girmek iin Osmanlilara basvurmustu. nce Limni, ardindan, uzun sren kusatmayi mteakip Midilli (1467) ele geirildi. Venedikliler 264 yildir ellerinde tuttuklari Agriboz Adasi'ndan Mora ve Ege adalarindaki Trk birliklerine karsi saldirilarini yogunlastirmaktaydilar. Bunu nlemek maksadiyla Agriboz'un fethine karar veren Osmanlilar neticede 17 gn sren kusatmadan sonra amalarina ulastilar. Epir despotunun elindeki Zanta, Kefalonya ve Ayamavra gibi adalar da Fatih'in saltanatinin son zamanlarinda Osmanli topraklarina dahil edilmistir. Ancak St. Jean sovalyelerinin elindeki Rodos'a karsi girisilen birka muhasara neticesiz kalmistir. Fatih'in Dogu Politikasi: Karadeniz Politikasi; Osmanlilar, Anadolu'nun byk bir kismini hkimiyetleri altina almalarina ragmen kuzeyde, Karadeniz kiyisindaki bazi yerler Trabzon Rumlari, Cenevizliler ve Candarogullarinin elinde bulunuyordu. Anadolu Trk birliginin saglanmasi ve ticaret gvenligi aisindan bu blgelerin ele geirilmesi sartti. Iste bu sebeplerle, Fatih karadan ve denizden kuvvetlerini harekete geirdi. 1461 yilinda Cenevizlilerin elindeki nemli bir s olan Amasra teslim olmak zorunda kaldi. Seferin kendisine karsi yapildigini sanan Candaroglu Ismail Bey, Kastamonu'yu terk ederek Sinop'a ekildi. Bursa'ya dnerek birliklerini takviye eden Fatih, Trabzon seferine ikarken, Sinop da dahil Candarogullarinin topraklarini savasmaksizin ele geirdi. Fatih'in asil amaci 1204 yilinda Ltinlerin Istanbul'u isgal etmesi zerine Bizans hanedanina

mensup Komnenlerin ayri bir devlet olusturduklari Trabzon idi. Osmanlilara vergi vermeyi kabul eden Trabzon Rumlari bir taraftan Fatih'in rakibi olan Uzun Hasan ile ittifak iine girmisti. Nihayet Fatih, karadan birliklerini Trabzon'a gnderirken, bir donanma da Sinop'tan kalkarak blgeye yneldi. Bu sirada Uzun Hasan'in Osmanli ordusunu arkadan evirebilecegi ihtimaline karsi Fatih, ordusunu Sivas'in gneyinden Yassiemen'e evirdi. Uzun Hasan'in annesi Sara Hatun'un ricasi zerine Akkoyunlularla bir anlasma yapildi. Anlasmaya gre Akkoyunlular, Trabzon Rumlarina yardim etmemeyi vaat etmislerdir. Anlasmanin akabinde kara ve denizden Trabzon yeniden kusatildi. aresiz kalan Trabzon Hkimi David Komnen sehri teslim etmeyi kabul etti (26 Ekim 1461). Bylece 258 yil devam eden Trabzon Rum Imparatorlugu da tarihe karismis oldu. Karadeniz'in Anadolu kiyilarini tamamen hkimiyetine alan Fatih'in bundan sonraki hedefi, nemli ticaret limanlari olan Ceneviz kolonilerini ortadan kaldirarak, Karadeniz'i tam bir Trk gl yapmak idi. Gedik Ahmet Pasa komutasindaki donanma 1475 yilinda Kefe, Azak ve Menkup iskele ve kalelerini ele geirdi. Bylece Osmanlilar, Altinorda Hanligi'nin zayiflamasiyla ortaya ikan Kirim Hanligi ile komsu oldu. Azak Kalesi'nin dsrlmesi sonucunda bazi Cenevizliler ile birlikte Kirim hanlarindan Mengli Giray Han da esir edilmisti. Mengli Giray Han'in Istanbul'a getirilmesiyle Kirim Hanligi Osmanli hkimiyetine girmis oldu. (1478). Kirim hanlari 350 yil boyunca Osmanlilarin batiya karsi en gl mttefikleri olarak hizmet vermislerdir.Anadolu'da Trk Birliginin Gereklesmesi; Osmanlilarin kurulus devrinden beri en cidd rakipleri durumundaki Karamanogullari, Fatih'in politikalarina karsi, Akkoyunlu ve Memlklu devletlerinin destegini sagladigi gibi, Venediklilerle de bir ittifak kurmakta sakinca grmemislerdi. Bu dsmanca tavir zerine Fatih 1466 yilinda Karamanogullari zerine yrmeye karar verdi. Beylik topraklarinin byk kismi Osmanlilarin eline gemesine ragmen Fatih, Larende ve Silifke yrelerine ekilen Karamanogullarina karsi mcadeleyi, Otlukbeli Savasi'nin sonrasinda da srdrmstr. Fakat Karaman Beyi Kasim'in lmnden sonra (1483) beylik tamamen oradan kalkmis olacaktir. Akkoyunlu Beyi Uzun Hasan, 1467 yilinda Karakoyunlu topraklarina sahip olunca Osmanlilar aleyhine hkimiyetini genisletmeye baslamisti. Anadolu birligi ynndeki bu tehlike zerine Fatih, 1473'te harekete geti. Otlukbeli mevkiinde yapilan savasta Osmanlilar byk bir zafer kazandilar. Artik Akkoyunlular Osmanlilar iin bir tehlike olmaktan ikmisti. Fatih bundan sonra Hicaz su yolllarinin onarimi hususunu bahane ederek Memlklar'a karsi harekete geti. Fakat bu dnemde Memlklarla byk bir savasa girilmemistir. Fatih'in 1481'de hazirlik yaptigi ve lmyle yarim kalan seferin ya Rodos'a ya da Misir'a ynelik oldugu sylenir. Fatih'in lm zerine Osmanli tahtina byk oglu Byezid gemisti. Ancak diger oglu sehzade Cem, Rodos sovalyelerinin eline dsmesiyle sonulanan,taht mcadelesine girmisti. Byezid'in mtereddit ve ihtiyatli politikalari sebebiyle, Akkoyunlularin yerini alan Safaviler glenerek Anadolu'da Sahkulu Isyani gibi ayaklanmalari kiskirtmis, Memlklara karsi basarisiz seferler dzenlenmistir. Buna ragmen Byezid dneminde Kili ve Akkerman ele geirilerek Bogdan tamamiyla Osmanli hkimiyetine girmis(1484), Venedik ve Halilara karsi denizlerde stnlk kurulmus, Modon, Koron, Inebahti ve Navarin gibi Mora kiyilarindaki kale ve limanlar zapt edilmistir(1502). Barbaros kardeslerin denizlerdeki zaferlerine ragmen zellikle dogudaki olumsuz gelismeler ve Sahkulu Isyani(1511), devlet islerinden elini eken Byezid'in sagliginda sehzadeler arasindaki taht mcadelesinin kizismasina vesile olmustur. Nitekim Sehzade Selim'in mcadeleyi kazanmasi zerine 1512 yilinda II. Byezid tahttan feragat etmistir. Yavuz Sultan Selim Devri; Henz Trabzon'da vali iken Dogu'da Safavilerin nasil glendigini gren ve onlarla basarili bir mcadeleye giren Selim, tahta iktiktan sonra,

Anadolu'daki mezhep mcadelesine bir son vermek iin Safavilerle dogrudan savasa girmeyi kainilmaz grmekteydi. Nihayet ordusunun basinda Dogu seferine ikan Yavuz Selim, aldiran Ovasi'nda Sah Ismail'in ordusuyla byk bir meydan muharebesi yapti. Iki Trk hkmdarinin mcadelesinden Selim stn ikti (23 Agustos 1514). Dogu Anadolu topraklari Osmanlilarin eline geti. Yavuz, Tebriz'e kadar Sah Ismail'i takip etti. Dulkadirogullari beyligi Osmanli ynetimine alindi ve sonra ilhak edildi (1515)Babasi dneminde Memlklara karsi yapilan seferlerin ogu kez basarisizlikla neticelenmesi, Osmanlilarin dogu'da ve Islm dnyasinda stnlk kurmalari nndeki en byk engel idi. Bu sebeple, Safavi tehlikesini bertaraf ettikten sonra Yavuz, Memlklara karsi byk bir ordu hazirladi. Misir Memlk Sultani Kansu Gavri, Osmanli ordusunu Halep'in kuzeyinde karsiladi. Ancak Mercidabik Savasi Osmanlilarin zaferiyle son buldu (24 Agustos 1516). Kansu Gavri savas sirasinda ld. Malatya'dan Sina yarimadasina kadar olan topraklar Osmanlilarin eline geti. Kisi Sam'da geiren Yavuz, tekrar Misir'a yneldi. Yeni Memlk Sultani Tomanbay ile Kahire'nin kuzeyindeki Ridaniye mevkiinde yapilan savasi da Osmanlilar kazandi. (22 Ocak 1517). Bu savas Memlk Devleti'nin sonu oldu. Suriye, Filistin, Misir ve Hicaz Osmanli hkimiyetine girdi. Hlag'nun Bagdat'i isgal etmesiyle Memlk himayesine giren halifelik messesesi de bylece Osmanlilara gemis oluyordu. Nitekim Mekke serifi sehrin anahtarini Yavuz Sultan Selim'e sunarak itaatini bildirmisti. Yavuz dnemi Osmanlilarin dogu'da ve Islm dnyasi'nda en byk g haline geldigi bir dnemdir. Yavuz Sultan Selim'in sekiz yil sren hkimiyet devrinden sonra Osmanli tahtina oglu I.Sleyman geti (1520). I.Sleyman'in 46 yillik saltanatinda Osmanli Devleti siyas, asker ve iktisad ailardan zirveye ulasmistir. Bu sebeple dost dsman ona Kanuni, Muhtesem, Byk Trk gibi lkaplarla hitap etmis ve tarihe de byle gemistir. Avrupa'daki Gelismeler; Kanuni dneminde zellikle Avrupa'da nemli din ve siyas degisiklikler sz konusudur. Gl Macar kralliginin Osmanli hkimiyetine girmesinden sonra, Kutsal Roma-Cermen Imparatoru Sarlken en cidd rakip hline gelmis, onun olusturdugu imparatorlugun uzantisi durumundaki Avusturya Arsidkaligi Osmanlilara sinirdas olmustur. Bu devlet ile Avrupa'nin en gl hanedani olacak olan Habsburglar Avrupa'yi deta parselleyeceklerdir. Bu dnemde glenmeye baslayan Protestanlik, Avrupa'da mezhep atismalarinin siddetlenmesine sebep olmustu. Dogu Avrupa'da da Lehistan ve Ortadoks Rusya glenmeye baslamisti. Kanuni, Avrupa'daki siyas ve din ekismelerden faydalanarak, onlarin birlesmemesine zen gstermis ve bunu bir devlet politikasi hline getirmistir. Yine bu dnemde Akdeniz'de ve Okyanuslarda gl bir ticar ve iktisad filo olusturan Ispanyol ve Portekiz donanmalari Venedik'in yerini almis grnyordu. Belgrat'in Fethi ve Macaristan Seferi; Fatih'in Sirbistan seferinde ele geirilemeyen Belgrat, Avrupa ilerine yapilacak akinlar iin bir sirama noktasi idi. Bu sebeple Kanuni, Macaristan seferine iktiginda ilkin Belgrat'i kusatti ve ele geirdi(1521). Burayi bir s olarak kullanan Osmanlilar artik rahatlikla Avrupa ilerine sefer yapabilecekti. Nitekim Sarlken'e tutsak olan Fransa Krali Fransuva'yi, kendisinden yardim talep etmesi zerine, kurtarmayi amalayan Kanuni, 1526 yilinda karsisindaki ittifaki paralamak amaciyla yeniden Macaristan zerine bir sefer dzenledi. 29 Agustos 1526'da Moha Meydan Muharebesi ile Macar ordularini imha eden Kanuni, Budin'i (Budapeste) ele geirdi. Macaristan'in bir blm ilhak edildi ve kalan kismi Erdel Kralligi olusturularak Osmanli hkimiyetine alindi. Avusturya Seferleri; Macaristan'in ele geirilmesi zerine, len Macar krali ile akrabaligini ne sren Avusturya Arsidk Ferdinand, Macar topraklarinda hak iddia etmis ve Budin'i isgal etmisti. Bunun zerine Kanuni, yeniden Macaristan'a sefer dzenledi. Budin kurtarildi. Ancak Kanuni'nin asil maksadi Viyana idi. Osmanli ordusu sehri kusatti ise de ele geirmeye muvaffak olamadi(1529). I.Viyana Kusatmasi'nin sonusuz kalmasindan cesaretlenen Ferdinand, Budin'i tekrar isgal etti. Kanuni nl "Alman Seferi" ile mukabele ederek isgal edilen yerleri geri aldi. Ferdinand ile Istanbul'da bir anlasma yapildi. Bu

anlasmaya gre Ferdinand, Macaristan zerinde hak talep etmeyecek ve Osmanli hkimiyetini taniyacak ve elinde bulundurdugu Macaristan'a ait topraklar iin de Osmanlilara vergi verecekti.(1533). Ferdinand'in Macar kralinin lmn firsat bilerek anlasmayi bozmasi zerine Kanuni yeniden sefere ikti. 1562'deki bu sefer sonucunda Macaristan'da Erdel Beylerbeyligi olusturuldu. Avusturyalilar firsat bulduka Macar topraklarina tecavz etmisler ve her seferinde de Osmanlilardan gerekli cevabi almislardir. Nitekim Kanuni'nin son seferi de Avusturya'ya karsi olmus ve Zigetvar Kalesi kusatilmistir (1566) Fransa ile Mnasebetler ve Ilk Kapitlsyon; Avrupa birligini saglamak isteyen RomaCermen Imparatoru Sarlken, bu maksatla Fransiz Krali Fransuva'yi esir etmisti. Kendisinden yardim isteyen kral ile iyi iliskiler kuran Kanuni bylece Sarlken'e karsi bir mttefik kazanmis oluyordu. 1535 yilinda iki lke arasinda ticaret ve dostluk anlasmasi imzalandi. Anlasma ile her iki lke serbest ticaret hakki elde edecek ve bu haklar iki hkmdarin yasadigi srece geerli olacakti. Lkin kapitlasyon adiyla tarihe geecek olan bu ticar imtiyazlar srekli hle getirilmis, sonraki devlet adamlarinin basiretsizligi sebebiyle tek tarafli islemeye baslamis ve baska devletlere de imtiyazlarin taninmasiyla Osmanli ekonomisi giderek disa bagimli hle gelmistir. Iranla Mnasebetler; Sah Ismail'in yerine geen oglu I.Sah Tahmasp, babasi gibi, Osmanlilarin dsmani olan Venedik ve Avusturya ile ittifak kurmakta bir beis grmyordu. Osmanli ordusu, Avrupa'ya sefere iktiginda Safaviler, Dogu Anadolu topraklarina karsi saldiriya geiyordu. Bu sebeple, Kanuni, Irakeyn (iki Irak; Irak-i Acem ve Irak-i Arap) seferi diye bilinen bir sefere ikti (1534-35). Tebriz ve Bagdat Osmanli topraklarina katildi. Osmanlinin Avrupa ile ilgilenmesinden yararlanan Safaviler firsat bulduka yeniden harekete getiklerinde, blgeye 1555 yilina kadar Nahcivan ve Tebriz zerine birka kez sefer dzenlenmistir. Osmanlilar karsisinda fazla bir varlik gsteremeyen Sah Tahmasp nihayet baris anlasmasi imzalamayi kabul etmek zorunda kalmis ve Amasya Antlasmasi (1555) ile Osmanli stnlgn kabul ederek Bagdat, Tebriz ve Dogu Anadolu'nun Osmanli hkimiyetinde oldugunu tasdik etmistir. Deniz Seferleri ve Fetihler; Kanuni devri karada oldugu gibi denizlerde de byk bir stnlgn saglandigi bir devirdir. Fatih'in alamadigi, St.Jean svalyelerinin elindeki Rodos ve evresindeki adaciklar, basarili bir kusatma sonunda ele geirilmis(1522), II. Byezid zamanindan beri Akdeniz'de serbeste faaliyet gsteren Barbaros kardeslerin devlet hizmetine alinmasiyla deniz ve kiyilarda pek ok yer Osmanli hkimiyetine dahil olmustur. Cezayir'i ellerinde bulunduran ve Osmanlilar adina, 1492 yilinda Ispanya'da soy kirima ugrayan Musevleri Istanbul'a gemilerle nakleden Barbaros kardesler hakli bir ne sahip olmuslardi. 1533 yilinda Cezayir'i Osmanlilara birakarak kaptan-i deryalik grevini kabul eden Barbaros Hayrettin Pasa (Hizir Reis), 1538 yilinda Andrea Doria komutasindaki Hali donanmasini Preveze'de byk bir bozguna ugratarak, Osmanlilardin Akdeniz'in tek hkimi oldugunu btn dnyaya kabul ettirdi. Barbaros'un lmnden sonra yerine geen Turgut Reis de fetihlere devam etti.Nitekim St. Jean svalyelerinin elinde bulunan Trablusgarp onun tarafindan fethedilmis (1551), Preveze'den sonraki en byk deniz zaferi sayilan Cerbe Savasi sonunda Hali donanmasi bir kez daha hezimeti tatmistir. Sadece Akdeniz'de degil Kizil Deniz ve Hint Okyanusunda da Osmanli donanmasi faaliyette bulunmustur. Uzak denizlerde istenilen sonular elde edilememisse de bu dnemde Yemen ve Arabistan'in gney kiyilari ile Habesistan ele geirilmistir. Kanuni'nin lm ve Sonrasi; Zigetvar Muhasarasi esnasinda hastalanan Kanuni kalenin fethini gremeden 66 yasinda ld (1566). Siyas, asker ve iktisad bakimlardan

Osmanliyi zirveye ikaran bu byk hkmdarin yerine geen ne II. Selim (1566-1574) ne de III. Murat (1574-1595) ayni evsafta kisiler degillerdi. Ancak Kanuni devrinde baslayan fetih rzgrlari o derece siddetliydi ki, bu hkmdarlar devrinde de hizini devam ettirebildi. Sphesiz bu basarilarda sadrazam Sokullu Mehmet Pasa'nin dirayetli siyasetinin de rol byktr. Anadolu'nun Akdeniz'e bakan kiyilarinda bir iban basi gibi duran Venedik'in elindeki Kibris bu fetih rzgriyla kusatildi. Lala Mustafa Pasa komutasindaki Osmanli donanmasi adayi ele geirir geirmez (1571), buraya Anadolu'nun esitli sancaklarindan Trkler yerlestirildi. Artik Kibris da Trk olmustu. Bu durumu hazmedemeyen Venedik, Ispanyol, Malta donanmalari papa ve diger bazi Avrupa devletlerinin de destegi ile harekete geerek byk bir savas filosu olusturdular. Korent Krfezi yakinlarinda, Inebahti nlerinde yapilan deniz savasini Osmanlilar kaybetti (1571). Ancak kendileri de olduka fazla zaiyat verdiginden, Hali donanmasi Osmanli kadirgalarini takip edecek durumda degildi. Sokullu kisa zamanda donanmayi yenileyerek yeniden Akdeniz'e indirdi. Venedik bu durum karsisinda yeni bir savasi gze alamadi ve Osmanlilara vergi vermeyi kabul etti. Kili Ali Pasa komutasindaki donanma Tunus'u yeniden Osmanli topraklarina katti (1574). Bu esnada II.Selim lms ve yerine III. Murat gemisti. Bu padisah devrinde, Sah Tahmasp'in lmyle alkanan Iran'a savas aildi (1576) Grcistan ve Azerbaycan'in byk bir kisminin ele geirilmesiyle neticelenen ilk seferden sonra savas 15 yil srd. Bu uzun savas ile daha fazla yipranmak istemeyen Osmanli Devleti ile Iran arasinda 1590'da bir baris anlasmasi yapildi. Yine bu dnemde baslayan Trk-Macar Savasi I.Ahmet devrine kadar devam etti. Don ve Volga nehirlerini birlestirmeyi amalayan kanal projesi ile Sveys kanali tesebbsnn mimari olan Sokullu'nun 1579'daki lm ile Osmanli Devleti byk bir yara almistir. zellikle III.Murat'in oglu III.Mehmet'in (1595-1604), hkmet islerini annesine birakip, bir kseye ekilmesi Osmanli'yi XVII. yzyilda daha kt yillarin bekleyeceginin deta habercisi idi.

mparatorluun Temelleri Atlyor Dou Roma Fatihi olarak Edirne'ye dnen II. Mehmed, Karaman ve Bizans'tan sonra nc seferde Cenevizlilerden Enez'i ald (1453 sonu) ve Krm'a bir donanma gnderdi (1454 Temmuz'u). 1454'te ilk Srbistan seferine kt. Kuzey Ege adalarn donanma gndererek ele geirdi ve ilk Rodos seferini yaptrd, fakat bu aday alamad. kinci Srbistan onun altnc seferidir (1455, 1456). Bu ikincisinde babasndan sonra tekrar Belgrad' muhasara etti. Kaleyi savunan Hnyadi Yano ld. Fatih yaraland, fakat Belgrad dmedi. 1455'te Bodan Prenslii de Osmanl metbluunu kabul etti. 1458'deki yedinci sefer Fatih'in ilk Mora seferidir. 1459'daki sekizinci sefer ise drdnc Srbistan seferidir ki, Semendire'nin fethi ve Srbistan devletinin sonu olmakla neticelenmitir. 1460 yaznda dokuzuncu seferine kt. kinci Mora seferidir ve Mora prensliklerinin ilgas ve Trkiye'ye katlmas, Paleologoslarn sonu ve Bizans kalntlarnn silinmesi ile sonulanr. Sonra Gney Karedeniz meselelerini ele ald. 1461'de onuncu sefer ile Ceneviz'den Amasra'y ald. Baharda on birinci sefer ile Sinop'a geldi. Himayesinde bulunan Candar (sfendiyar) beyliine dosta son verdi. Yazn Trabzon'a yrd. Denizden donanma kuatlan Trabzon mparatorluu teslim oldu. Komnenos imparatorluk hanedanna son verdi. Bu suretle Batum ve Grcistan kylarna kadar btn Gney Karadeniz kylar Osmanl devletine katld gibi, Trabzon ve Rize gibi Anadolu'nun henz Trklememi olan paralar da Hristiyanlardan alnm oldu.

On ikinci Trabzon seferinden dner dnmez on nc sefer ile Eflak zerine yrd ve ayaklanan Kazkl Voyvoda'nn iini bitirdi.Fatih, ondrdnc seferini 1462'de yapt. Yaye'nin fethi ile neticelenen ilk Bosna seferidir. Onbeinci seferi ayn yln Eyllndedir ve Midilli adasnn fethidir. On altnc sefer 1463'te yaplan ikinci Bosna seferidir. Ertesi yl nc Bosna seferi ve on yedinci seferi yaplmtr. 1466'daki onsekizinci sefer Karaman zerinedir. 1466'daki on dokuzuncu sefer, Fatih'in ilk Arnavutluk seferidir. 1466-167'de de Arnavutluk zerine ikinci seferini yapmtr ki yirminci seferi tekil eder. Bu ard kesilmeyen seferlerde padiahn balca hedefleri yle idi: Tuna'nn gneyinde ve Frat-Toroslar snrnn batsnda Osmanl devletine katlmayan hi bir yer brakmamak, Karadeniz'i ve Ege denizini Trk i denizleri haline getirnek, Venedik donanmasn geerek deniz kuvvetlerini de kara ordusu gibi dnyann birinci silahl gc haline getirmek. Bu ileri tamamen gerekletirdikten sonra talya'y fethetmek. Bu plan artk btn dnyada biliniyordu. Fatih'in kafasndaki bir sr olmaktan kmt. Bu projeye kar yalnz btn Avrupa deil, Trkiye'nin dousundaki Mslman ve Trk komular da ayaklandlar. Bu suretle Osmanl mparatorluu'na kar dehetli bir koalisyon meydana getirildi ve ok uzun srecek sava balad.

mparatorluun Temelleri Atlyor 16 yl sren Byk Sava'ta Trkiye'nin karsnda yeralan byk devtetler ran, (Akkoyunlu Trk mparatorluu), Venedik, Macaristan, Almanya, Polonya, Kastilya, Aragon, Napoli idi. Orta ve kk devletlerin saylar 20 ksrdr. Trkiye mttefiksiz, tek bana idi. Fatih, Trk tarihinde belli baka rnei gsterilemeyecek bir politika dehas ile bu koalisyona kar on alt yl dayand ve dmanlarn teker teker, ikier er, beer onar yenerek byk savatan mutlak bir galip olarak kt. Trk cihan imparatorluunun gerek temeli atlm oldu. Cihann Osmanl devleti karsnda aciz kald ortaya kt. Venedik'in deniz stnl bir daha geri gelmemek zere maziye kart. Byk sava, 3 Nisan 1463'te Fatih tarafndan balatld. 28 Temmuzda Venedik Cumhuriyeti, Trkiye'ye harp ilan etti. 30 Eyllde Macaristan, Venedik'in yannda Trkiye'ye kar savaa girdi. Bir ka ay sonra Trkiye'ye harp aan devletlerin says, amayanlardan ok fazla idi. Her cephede dman ypratan, diplomatik manevralarla bezdiren Fatih, 1470 yaznda ordu ve donanmas ile Eriboz adasna yrd. Venedik'in Bat Ege'deki bu alnmaz ssn fethetti. Avrupa devletlerine "Rumeli sizin, Anadolu benim" diye eli gndererek Osmanl'y haritadan bile silmek isteyen Akkoyunlu Trk imparatoru Uzun Hasan Bey, Avrupallarn Osmanl ile baa kamayaklarn anlayp Tokat'a bir spriz taarruzu ile harbin dou cephesini at. 18 Austos 1470'de ehzade Mustafa, Kreli Meydan Muharebesi'nde Akkoyunlu ordusunu ezerek igal altndaki Osmanl topraklarn kurtard. Uzun Hasan iin kt iaretti. Korkun bir atl Trkmen ordusu ile Osmanl'nun zerine yryp iini bitirmek istedi. Fatih, 11 Nisan 1473'te skdar'dan hareket etti. 190.000 kiilik dnyann en etin harp makinesi saylan ordusu Austosta Erzincan yaknlarnda en byk rakibi ile karlat. Otlukbeli'nde Akkoyunlu Trkmen ordusu mahvoldu. Fatih o zamana kadar yalnz kuatmalarda kullanlan, sesinden atlar rktmek iin sahraya getirilen top silahn, tarihte ilk defa olarak taktik silah olarak kullanmt. Fatih'in aknclar Venedik varolarna ve Almanya ilerine kadar her yl Avrupa'y alt st ettiler. Venedik, Almanya ve Macaristan pes etti. Yirmi nc sefer Bodan, yirmidrdncs Macaristan zerine ald. 1478'de padiah, nc Arnavutluk seferine kt. Krm'a donanma gnderdi. 1475'te Krm Hanl Osmanl birliine girdi. 1480'de nc Rodos kuatmas netice vermedi. yonya adalarn aldktan sonra, donanmay talya'ya gnderdi ve 28 Temmuz 1480'de talya fthatnn balangc olmak zere

Otranto'yu igal ettirdi. talyan devletcikleri, Fatih Sultan Mehmed'i Bat Roma imparatoru olarak selamlamak zere hazrlklara baladlar. Fakat padiah 3 Mays 1481'de Maltepe ile Gebze arasndaki ordughnda, ordusu arasnda zehirlenerek ld. 49 yanda idi. mparatorluun Temelleri Atlyor ki defaki ocukluk saltanat saylmazsa, sonuncu saltanat 30 yldan 2.5 ay fazladr. Brakt imparatorluk 2.214.000 km2 'yi buluyordu. Ancak 511.0000 km2'' si Anadolu'da, gerisi Avrupa'da idi. Kuzeyde Trk snr, Moskova'nn gneyinden balyordu. Karadeniz'i kapal Trk denizi haline getirmi, Ege'de bunu baarmasna ramak kalm, Yunan (yonya) denizine hakim olmutu. Trk donanmasn cihan kudreti haline getirmi, iki Venedik donanmasnn gcnn zerine bir kudrete eritirmiti. Bu donanma ile talya'y fethederek, Katoliklii de hakimiyeti altna alacakt. Tahta getii zaman devletin 30 harp gemisi vard. 1474'te 23 yl alarak donanmay 108 harp ve 400 kadar nakliye gemisine kard. lmne kadar geen son yedi ylda ise donanmay 250 harp ve 500 nakliye gemisine ulatrd. stanbul niversitesi'nin de kurucusudur. Bat ve Dou dillerini ok iyi biliyordu. Edeb ve matematik ilimlerde bilgindi. Osmanl hkmdarlar iinde yetien en byk asker, en iyi diplomat ve devlet adam olduu gibi Osmanoullarnn en bilginidir. Baz tarihilere gre, Trk milletinin 2.500 yl iinde yetitirdii en byk ahsiyettir. Byk bir sanat bilim koruyucusu idi. Bu emsalsiz sava adam, imparatorluunu imar etmeyi de ihmal etmedi, her tarafta Trk bayndrlk eserleri ykseltti. 2 imparatorluk, 4 krallk, 11 prenslii fethetmitir. 3 olu ve bir kz olmutur. lmnde yalnz iki olu hayatta idi. Yerine byk olu II. Bayezid geti. Fakat kardei Sultan Cem bunu kabul etmedi. 1495'e kadar Cem gailesi devam etti. Daha 10 Eyll 1481'de talya fthat terkedildi. talya'nn fethinden vazgeildi. II. Bayezid bu arada 1483'te Macaristan zerine Morova seferine, 1484'te Bodan seferine kt. 1485'te 6 yl srecek olan ilk Memlk sava patlad. Msr-Suriye Trk memlk imparatorluu ile hi bir kazan salamayan bu savatan hemen sonra II. Bayezid, 1492'de nc sefere kt. Bu Macaristan ve Arnavutluk seferidir. Belgrad'n gene netice vermeyen nc kuatmas bu srada yaplmtr. 1493'te Yakup Paa'nn Adbina zaferi, Macaristan' sulha zorlad. Trkiye, Akdeniz'deki stnln bu devirde de muhafaza etti. 187'de Kemal Reis, ilk spanya seferini yapt. Fakat spanya'da son Mslman devletinin, Grnata'nn dmesine (2 Ocak 1492) engel olunamad. Kemal Reis'in ikinci spanya seferi (1510), spanya tebeas haline gelen spanya Mslmanlarna yardm iindir. Ertesi yl Kemal Reis (1511), Gelibolu aklarnda gemisi frtnadan batarak boulmutur. Osmanllarn yetitirdii ilk byk denizci ve Osmanl deniz ekolnn gerek kurucusudur. 25 ubat 1495'te Sultan Cem'in Napoli'de zehirlenerek 35 yanda lmesi, aabeyi II. Bayezid'e geni nefes aldrsa da saltanatn ikinci devresinde de babas ve olununkilere benzer byk hareketlere giriemedi. Bununla beraber talya'da nfuzu bykt. 1498'de Bal Bey'in ikinci Polonya seferi, Trkiye lehine neticelendirdi. Balbey, ikinci seferinde Varova'ya girdi. mparatorluun Temelleri Atlyor Venedikle kan sava, daha byk apta oldu. Padiah drdnc ve beinci seferini (1499. 1500) Venedik'in gney Mora'daki slerini temizlemek gayesiyle yapt. Bu arada Sapienza ak deniz muharebesinde Kemal ve Burak (Barak) reisler, Trklerin tarihteki ilk byk deniz muharebesini kazandlar (28 Temmuz 1499). Bu byk deniz vurumasnda 400 harp gemisi ve on binlerce denizci kar karya geldi. Venedik donanmas, ar hezimete urad.

1502'de Venedik'le sulh yapld. Fakat ayn yl ran mparatorluunda Akkoyunlu Trk hanedan dt ve yerine gene bir Trk hanedanndan olan ah smail Safev geti. ran'dan baka, Irak, Dou Anadolu, Gney Kafkasya gibi lkelere de hakim olan ve Trkiye'den sonra en gl devlet bulunan Safev mparatorluu, Akkayonlular ve Osmanllar gibi Snn deil, i idi. ah smail, kan, ate ve hileyle mezhebini yaymaya alyor ve Anadolu'yu tehdit ediyordu. Anadolu'da yer yer ayaklanmalar kard. Bu durum II. Bayezid'in son yllarn huzursuz kld. Sonunda sekiz olundan hayatta kalan n k olan Yavuz Sultan Selim namna tahttan feragat etti ve az sonra ld. Babas Fatih'tan sonra Osmanoullarnn en bilginidir. Deerli bestekrd. Babas, dedeleri ve olu gibi byk harp adam deilse de orduya ve donanmaya ok dikkat etmi, Trkiye'nin kudretini, titizlikle korumu, yalnz son yllarnda Safev basks altnda bunalmtr. Yavuz Sultan Selim, 42 yanda tahta kt. ok uzun mddet Trabzon sancak beyi olarak bir ok seferde bulunup tecrbe kazanmt. Trkiye'yi Safev bask ve hatta tehdidinden kurtarmak iin ordu tarafndan tahta karlm gibiydi. Bu misyonla, bir takm i meseleleri hallettikten sonra derhal ran meselesini ele ald. 23 Nisan 1514'te skdar'dan hareket etti. 2 Temmuz'da Sivas'a geldi ve ordusundan 40.000 kiiyi burada brakt. 100.000 kii ile yoluna devam etti. 23 Austos'ta gney Azerbaycan'da aldran sahrasnda ah smail'in 100.000 muharipten mteekkil ordusunu yok etti. ah, tesadfen cann kurtard. Yavuz, 16 Eyll'de ran Safev Trk mparatorluunun taht ehrine girdi. Bu suretle dnyann ikinci devletini bir mddet iin olsun Trkiye'yi tehdit edemez hale getirdi.ah smail, daha 10 yl yaad halde aldran'n cn almaya asla girimedi. Gene bu zafer neticesinde Gneydou Anadolu ile Kuzey Irak, ran'dan Trkiye'ye geti. Bu suretle Osmanllar, Anadolu'da Trk birliini gerekletirmi oluyorlard. ran'n elinde Dou Anadolu'da ancak kk paralar kalyordu.O zamana kadar Dulkadir Trkmen beylii (Mara) Osmanl'ya tabi idi. Yavuz, beylii dorudan doruya ilhak edip ortadan kaldrmak isteyince Yavuz'un annesi Aye Hatun'un babas, yani padiahn ana tarafndan dedesi olan Dulkadirolu Alddevle Bozkurt Bey direndi, 12 Haziran 1515'te Turna da muharebesi ile bu direni ortadan kaldrlp beylik Osmanl topraklarna katld. iddetli Safev savunmas krlarak 19 Eyll 1515'te de o zaman Amid denilen Diyarbakr alnd, Diyar- Acem'den sonra sra Diyar- Arab'a gelmiti

mparatorluun Temelleri Atlyor Buras da bir Trk devletinin elinde idi. Msr, Suriye ve evre lkeleri ellerinde tutan Memlkler, Trkiye ve ran Trk imparatorluklarndan sonra dnyann en gl devletleri idiler. slam halifesi de Memlk sultanlarnn himyesinde Kahire'de yaad, Kutsal ehirler (Mekke, Medine, Kuds) ellerinde olduu iin Memlk imparatorluunun manev gc de bykt. Yavuz Sultan Selim Han, 5 Haziran 1516'da ikinci sonuncu sefer-i hmayununa kmak zere Topkap sarayndan skdar ordughndaki ota- hmayununa geti. ukurova'ya geldii zaman merkezi Adana olan ve Memlklere tabi bulunan Ramazanoullar Trkmen beylii, kendiliinden Osmanl devletine katld. Yavuz'u, Halep yaknlarnda Mercdabk'ta Memlk Sultan Kansu bekliyordu. 24 Austos 1516'da, aldran'dan gn gnne 2 yl sonra burada gene ok byk bir meydan muharebesi geti. Memlk ordusu yok edildi. Sultan Kansu ld ve Abbas Halifesi esir dt. Memlkler, Msr'da iktidara geldikleri ve Eyyblerin yerini aldklar 1250 tarihinden beri

asla bu derecede byk bir darbe yememiler ve sultanlarn muharebe meydanlarnda brakmamlard. Yavuz, Haleb'e girdi (28 Austos). Ertesi gn Haleb Ulu Camii'nde kendisini slam halifesi ilan ettiren Cuma hutbesini okuttu. Bu suretle Hazret-i Peygamber'in vefat ettii 632'den beri Araplara ve 750 ylndan beri Abbas hanedanna ait olan hilafet Trklere gemi oldu. Suriye, Lbnan ve Filistin'i yldrm harektyla feth eden ve Kuds' de aldktan sonra am'a gelen Yavuz, burada Msr fethinin son hazrlklarn tamamlad. Trk nc ordusu Filistinle Sina arasnda Han-Yunus'ta bir Memlk ordusunu dattktan sonra (25 Aralk 1516), Yavuz 9-22 Ocak 1517'de lka'dan beri hi bir cihangirin cebren geemedii Sina ln 13 gnde geti. Kahire yaknlarnda 22 Occakta Ridaniye Meydan Muharebesi'nde Memlk Ordusu'nu datt. 24 Ocak'ta Kahire'ye girdi. 13 Nisan'da son Memlk Sultan II. Tumanbay idam edildi. 19 Mays'ta Donanma skenderiye'ye gelip demirledi. Yavuz, donanmay tefti etmek iin skenderiye'ye gelip Kahire'ye dnd. 6 Temmuzda Hicaz, Trkiye'ye katld. Mekke ve Medine, Trk topraklar oldu. Emnt- Mukaddese Mekke, Medine ve Kahire'den stanbul'a gnderildi. 8 aya yakn Kahire'de kalan Yavuz, 10 Eyllde hareket etti ve 25 Temmuz 1518'de stanbul'a dnd.

mparatorluun Temelleri Atlyor Yavuz'un bu Msr sefer-i hmayunu 2 yl 2 ay srmek bakmndan Osmanl tarihinin en uzun seferidir. Dnyann nc devleti olan Memlk imparatorluunun tamamnn Trkiyeye katlmasyla neticelenmi ve Yavuz'u, tarihin kaydettii en byk cihangirlerden biri yapmtr. O tarihte Memlk imparatorluu topraklarnda 19 milyon nfus yaad hesaplanmaktadr (ayn XVI. yzyl balarnda ngiltere nfusu 4.5, Fransa 12, spanya 6 milyon idi). 8 yl iinde ba dndrc iler yapan Yavuz, 50 yanda Edirne yaknlarnda ordughnda, ota- hmaynda, yeni bir seferin hazrlklar iinde iken ld (22 Eyll 1520). Osmanoullar iinde dedesi Fatih'ten sonra en byk kumandan, Fatih ve olu Kanun'den sonra en byk devlet ve siyaset adamdr. Dedesi ve babasndan sonra Osmanoullarnn en bilginidir. Osmanl cihan devletinin temellerini Fatih atm, Hint okyanusu ile Moskova gneyi, Bat Akdeniz ile Kafkasya arasnda Yavuz gerekletirmitir. 1512'de 2.373.000 km2 olarak teslim ald devleti 6.557.000 km2'ye karmtr (Avrupa'da 1.702.000 km2 , Asya'da 1.905.000 km2 , Afrika 2.950.000 km2 ). Yavuz devrinde Cezayir de spanyol tasallutundan kurtularak Trkiye'ye balanmtr. Bu, Barbaros Kardelerin, Oru Reisle Hzr Reis'in (Barbaros Hayreddin Paa) ahs teebbsleriyle gereklemi, fakat Yavuz tarafndan desteklenmi bir teebbstr. Oru Reis'le kardeleri Yavuz'un aabeyi Sultan Korkut'un adamlar olduklar iin Yavuz tahta knca balarna bir bela gelmesin diye Trkiye'yi brakp 1513 yaznda Kuzey Afrika'ya ayak basmlardr. Cezayir ve Tunus'ta bir takm sler elde ettikten sonra amirallerinden Karamanl Pr Reis'i (ki mehur Kemal Reis'in yeeni ve byk corafya ve kartorafya bilginidir) 1516 Maysnda stanbul'da Yavuz'a gndermilerdir. Yavuz bu teebbs desteklemi ve Cezayir'i fethetmeleri iin Oru Reisle kardelerine her trl yardm yapmtr. Barbaros kardelerin mcadele ettikleri, savatklar devlet spanya

olduu iin, misyonlar ok etindi. Zira spanya btn XVI. asr boyunca Avrupa'nn en gl, zengin ve byk Hristiyan devletidir ve bu yllarda Almanya imparatorluu ile birleecek, spanya kral ayn zamanda Almanya imparatoru, btn Amerika smrgelerinin sahibi olacaktr. 1517 balarnda Oru Reis, Cezayir ehrini fethederek ciddi ekilde bir devlete sahip olmu, bu yln 1 Eyllnde de spanya ile savaa balamtr. 1 Ekim 1518'de Fas snrnda Tlemsen kalesinde spanyol ordusu tarafndan kuatlp ehit edilmi, fakat Kuzey Afrika'da Trk hakimiyetini gerekletirmitir. Yerine kardei Hzr Reis "Barbaros Hayreddin Paa" ve Osmanl devletinin Cezayir beylerbeyisi olarak gemi, eserine devam etmitir (15 Mays 1519).

stanbul'un fethi 29 Mays 29 Mays Gregorian Takvimine gre yln 149. gndr. Sonraki sene iin 216 (Artk yllarda 217) gn var ...Detayl bilgi iin linke tklaynz. 1453, ...Detayl bilgi iin linke tklaynz. Sal gn geeklemitir.

nl talyan ressam Zanaro'nun Fatih'in stanbul'a giriini temsil eden bir tablosu.

Sal, Pazartesi ile aramba arasnda haftann ikinci ya da nc gndr. ...Detayl bilgi iin linke tklaynz. Fatih Sultan Mehmed padiah, olduktan sonra ilk i olarak, devaml ayaklanma karan Fatih Sultan Mehmed (1432 - 1481) 29 Mart 1432'de Edirne'de dodu. Babas Sultan kinci Murad, annesi Huma Hatun'dur. Fatih Sultan Mehmed, uzun boylu, dolgun yanakl, kvrk burunlu, adaleli ve kuvvetli bir padiaht. ...Detayl bilgi iin linke tklaynz.

Karamanolu Beyliine kar sefere kt. Karamanolu Beylii 13. yzylda, Konya ve civarnda hakim olup, 1487 senesine kadar devam eden byk Trk beyliine verilen isim. Karaman aireti, Ouzlar'n Avar boyuna mensuptur. Trkiye Seluklu sultan Birinci Alaeddin Keykubad (1219-1237), Trkmen airetlerini Bizans ve Kilikya hudutlarna yerletirmiti. Bu srada, 1228 senesinde Kilikya, Ermenilerden alnnca, Ermenek taraflarna da Karaman aireti yerletirildi. ...Detayl bilgi iin linke tklaynz. Karamanolu brahim Bey af diledi. Fatih stanbul'un fethini dnd iin onu balad. Fatih Sultan Mehmed, byk gayesini gerekletirmek iin, Karamanolu brahim Bey, Karamanoullar Beylii hkmdar. Dedesi Alaeddin Bey, babas Mehmed Bey'dir. Babasna kar gelerek onun zamannda hkmdarla getiyse de, ksa sre sonra babas idareyi tekrar ele ald. Mehmed Bey'in lmnden sonra Karaman Beyi oldu. ...Detayl bilgi iin linke tklaynz. Macarlara, Srplara ve Balkan kavimlerinden. Bir Slav boyu olan Srplar, Slav dillerinin gney grubuna giren SrpHrvat dili konuurlar. Srpaya mahsus sesleri belirtmek iin kabartlm Kiril alfabesi kullanlr. Hristiyan olup, Ortodoks mezhebine mensupturlar. ...Detayl bilgi iin linke tklaynz. Bizansllara kar yumuak davranyordu. Amac Bizans mparatorluu, Roma mparatorluunun S 395te Dou ve Bat olarak ikiye ayrlmasyla ortaya kt. Bakenti Roma olan Bat Roma mparatorluu 5. yzylda Germen kabilelerince ykld. Merkezi Konstantinopolis (bugn stanbul) olan ve Dou Roma mparatorluu da denen Bizans mparatorluu ise, bin yl akn bir sre varln srdrd. Bizansn ortaya k, Roma mparatoru Constantinusun bakenti Romadan bugnk stanbula tamasyla da yakndan ilikilidir. ...Detayl bilgi iin linke tklaynz. Hallarn birlemesini nlemek, onlar tahrik etmemek ve zaman kazanmakt. Bin yllk tarihinin sonuna gelmi olan Hal Seferleri, 1094-1270 arasnda, Avrupal Katolik Hristiyanlarn, Papann da etkisini kullanarak, Mslmanlarn elindeki Ortadou topraklar (Kutsal Topraklar) zerinde askeri ve siyasi kontrol kurmak iin dzenledikleri askeri aknlardr. ...Detayl bilgi iin linke tklaynz. Bizans kle kle sadece stanbul ehrinin snrlar iinde hkm sren bir devlet durumuna dmt. Ancak buna ramen Bizans'n varl, Balkanlardaki Trk hakimiyeti asndan tehlikeli oluyordu. Bizans mparatorlar, Anadolu'daki eitli siyasi gleri de Osmanl aleyhine kkrtmaktan geri kalmyorlard. Hatta zaman zaman Osmanl ehzadeleri arasndaki taht kavgalarna karp devletin i dzenini bozuyorlard. stanbul'un Osmanl Devleti'nin hakimiyeti altnda girmesi, ticari ve kltrel ynden nemli bir avantajn daha ele geirilmesi demekti. Boazlar tam anlamyla kontrol altna alnacak ve bu sayede, Karadeniz ticaret yollar ele geirilmi olacakt. Karamanoullar meselesini zen Fatih Sultan Mehmed, stanbul'un fethi iin gerekli hazrlklara balad. Devrin mhendislerinden Musluhiddin, Saruca Sekban ile Osmanllara snan Macar Urban Edirne'de top dkm iiyle grevlendirildi. "ahi" ad verilen bu toplarn yannda, tekerlekli kuleler ve artma gllelerin retilmesi (havan topu) yaplan hazrlklar arasndayd. Yaptrlan bu byk toplar stanbul'un fethedilmesinde nemli rol oynad. Yldrm Bayezid'in stanbul kuatmas srasnda yaptrd Anadolu Hisarnn

karsna, Rumeli Hisar (Boazkesen) ina edildi. Bu sayede Boazlar'n kontrol salanacak, deniz yoluyla gelebilecek yardmlara kar tedbir alnm olacakt. 400 paradan oluan bir donanma ina edildi. Turhan Bey komutasndaki bir Osmanl donanmas Mora'ya gnderildi ve stanbul'a yardm gelmesi engellendi. Eflak ve Srbistan ile var olan bar antlamalar yenilendi. Macarlarla da yllk bir antlama yapld. Osmanllarn bu hazrlklar karsnda, Bizansllar da bo durmuyordu. Surlar salamlatrlyor ve ehre yiyecek depolanyordu. Ayrca Bizans mparatoru Konstantin, Hali'e bir zincir gerdirerek, buradan gelecek tehlikeyi nlemeye alt. Ayn zamanda Hal dnyasndan yardm isteniyor, Papa ise yapaca yardm karsnda Katolik ve Ortodoks kiliselerinin birletirilmesini istiyordu. Ancak Katoliklerden nefret eden Ortodoks Rumlar, Roma kilisesine balanmak istemiyor, "stanbul'da Kardinal Klah grmektense, Trk sar grmeye razyz" diyorlard. Fatih Sultan Mehmed, hazrlklar tamamlandktan sonra, Bizans mparatoru Konstantin'e bir eli gndererek, kan dklmeden ehrin teslim edilmesini istedi. Fakat mparatordan gelen savaa hazrz mesaj zerine, stanbul'un kara surlar nne gelen Osmanl ordusu, 6 Nisan 1453'de kuatmay balatt. Osmanl donanmas ise Hali'in giriinde ve Sarayburnu nnde demirlemiti. Ordu; merkez, sa ve sol olarak ksma ayrld. 19 Nisan'da yaplan ilk saldrda, tekerlekli kuleler kullanld ve bu saldr ile Topkap surlarndan burlara kadar yanald. Osmanl Ordusundaki er says 150.000 ile 200.000 arasndayd. Bu kuvvetlere Rumeli ve Anadolu beylerine bal eitli kuvvetler de katlmt. ok iddetli arpmalar oluyor, Bizansllar ehri koruyan surlarn zarar gren blmlerini hemen tamir ediyorlard. Venedik ve Cenevizliler de donanmalaryla Bizans'a yardm ediyorlard. Fatih Sultan Mehmed Osmanl donanmasnn kuatma srasnda yeterince kullanlamadn ve bu yzden kuatmann uzadn dnyordu. stanbul'un Hali tarafndaki surlarnn zayf olduu biliniyordu. Bizans bu blgeye zinciri bu nedenle germiti. Yksekten atlan ta glleler Bizans donanmasndan baz gemileri batrmt fakat bir ksm donanmann Hali'e indirilmesi kesin olarak gerekliydi. Fatih Sultan Mehmed, stanbul'un fethedilmesini kolaylatracak nemli kararn verdi. Osmanl donanmasna ait baz gemiler karadan ekilerek Hali'e indirilecekti. Tophane nndeki kydan balayp Kasmpaa'ya kadar ulaan bir gzergah zerine kzaklar yerletirildi. Gemilerin, kzaklarn zerinden kaydrlabilmesi iin, Galata Cenevizlilerinden zeytinya, sade ya ve domuz ya alnarak kzaklar yaland. 21-22 Nisan gecesi 67(yada 72) para gemi dzeltilmi yoldan Hali'e indirildi. Hali'teki Trk donanmasna ait toplar, surlar dvmeye balad. Ciddi arpmalar cereyan etti. Bundan sonraki gnlerde top sava, ok, tfek atlar, lam kazmalar, byk ve hareketli sava kulelerinin surlara saldrlar devam etti. Kuatmann uzun srmesi ve kesin baarya ulalamamas askerler arasnda endie yaratt. Ancak, stanbul'u her ne artta olursa olsun almaya kararl olan Fatih Sultan Mehmed kumandanlarn ve alimlerin de bulunduu bir toplant dzenledi. Cesaretlendirici bir konuma yaptktan sonra, 29 Mays'ta genel saldrnn yaplacana dair kararn aklad. arpmalar srasnda Bizans' koruyan surlar zerinde kapatlmas mmkn olmayan gedikler almaya balamt. Surlar ierisine kk szmalar oluyor, ancak geri pskrtlyordu. lk defa Ulubatl Hasan ve arkadalarnn ehit olmak pahasna tutunmay baardklar stanbul surlar, artk direnemiyordu. 53 gn sren ve 19 Nisan, 6 Mays, 12 Mays ve 29 Mays'ta yaplan drt byk saldrdan sonra Dou Roma mparatorluu'nun 1125 yllk bakenti olan stanbul, 29 Mays 1453 sal gn fethedildi. stanbul'un fethi, ok nemli sonular da beraberinde getirdi. Fatih Sultan Mehmed, stanbul'un fethinden sonra batdaki hakimiyeti pekitirmek, snrlar

geniletmek, slam' en uzak yerlere kadar yaymak ve Hristiyan birliini bozmak amacyla Avrupa zerine bir ok seferler dzenledi. Srbistan (1454,1459), Mora ( 1460), Eflak ( 1462), Bodan ( 1476), Bosna-Hersek, Arnavutluk, Venedik ( 1463- 1479), talya ( 1480) ve Macaristan seferleriyle Osmanl mparatorluu Avrupa'daki hakimiyetini pekitirdi. Srbistan Krall tamamen ortadan kaldrlp Osmanl sanca haline getirildi, Mora tamamen fethedildi, Eflak Osmanl eyaleti yapld, Bosna tekrar Osmanl hakimiyetine alnd, Arnavutluk ele geirildi. 16 yl sren Osmanl-Venedik Deniz Savalar sonunda Venedik bar imzalamay kabul etti. talya'ya yaplan sefer srasnda Roma'nn fethi asndan ok nemli bir merkez olan Otranto, fethedildi ancak Fatih Sultan Mehmed'in lm zerine geri kaybedildi.

stanbul Surlar
stanbul'un o dneme kadar fethedilemeyen efsanevi bir ehir olmasnn en byk sebebi evresini kuatan surlard. O dnemde baka hibir yerde bu kadar salam savunma sistemi bulunmamaktayd. Uzunluk bakmndan eriilmez olmasna ramen in Seddi bile savunma asndan stanbul surlarnn yanna yaklaamyordu. Karada 6.492 m., Marmara ve Hali kylarnda 820 m. uzunluundaki surlar birka kademeden oluurdu. En nde Bizansn mobil kuvvetleri savunur, arkasnda 7 m. genilik ve derinliindeki su ile dolu hendekler bulunurdu. Bunlarn arkasnda mzrakl askerlerin bekledii savunma mazgallar vard. Savunma mazgallar geildii takdirde 5-7 m. yksekliindeki orta surlara gelinirdi. Osmanl ordusu orta surlar nnde ok sayda ehit vermiti. En arkada ise 12-13 m. ykseklikte asl surlar bulunurdu. Asl surlarn zerinde bekleyen askerler hibir canlnn sur dibine yaklamasna izin vermezdi.

stanbul'un Fethi'nin Nedenleri


1. Bizans'n, Osmanl Devleti'nin Rumeli'deki ilerlemesine ve bymesine engel olmas 2. Bizans'n Anadolu beyliklerini Osmanl Devleti'ne kar kkrtarak Anadolu'daki Trk birliini bozmaya almas 3. Bizans'n Osmanl ehzadelerini kkrtarak Osmanl Devleti'nde taht kavgalarna neden olmas 4. Bizans'n, Avrupa-Hristiyan dnyasn kkrtp Hal Seferleri'ne zemin hazrlamas 5. Anadolu ve Rumeli topraklar arasndaki balantnn salanabilmesi iin stanbul'un alnmasnn gerekmesi 6. pek Yolu'nun Avrupa'ya alan koluna hakim olmak 7. Kara ve deniz ticareti bakmndan stanbul'un nemli bir konuma sahip olmas 8. Boazlar yolu ile ekonomik canlln mevcudiyeti 9. Anadolu ve Rumeli arasndaki askeri geiin kolaylatrlmak istenmesi 10. II. Mehmed'in, Hz. Muhammed'in; ''"stanbul elbet fetholunacaktr. Ne gzel kumandandr o kumandan ve ne gzeldir o askerler"'' hadisine layk olabilme dncesi

stanbul'un Fethi in Osmanl Devleti'nin Yapt Hazrlklar


1. II. Mehmet, nce Macarlar ve Venedikliler ile bir bar antlamas yaparak Balkanlarda gven ve istikrar salad. 2. Karamanoullar ile anlaarak Anadolu'daki gvenlii salad. 3. Bizans'a Karadeniz'den gelecek yardmlar engelleyebilmek iin, Anadolu Hisar( Gzelce Hisar)'nn karsna Rumeli Hisar( Boazkesen Hisar)'n yaptrd. 4. stanbul'un gl surlarnda gedikler aabilmek iin, Bizans'n hapisanesinden Macar Usta

Urban karld ve Edirne'de ona, o zamana kadar grlmemi byklkte toplar dktrtld. 5. stanbul surlarna rahat asker karabilmek iin tekerlekli kuleler yapld. 6. Kuatmaya yardm iin bir donanma hazrland.

stanbul'un Fethi in Bizans'n Yapt Hazrlklar


1. Kale surlarn glendirdiler. 2. Osmanl Donanmas'nn Hali'e girmesine engel olmak iin, Hali'in azn zincirle kapattlar. 3. Bizansllar, suda yanabilen barut, neft ya ve kkrt ile yaplan Rum Atei (Gregois) adl silah yaptlar. 4. Osmanl Devleti'nin kuatmaya hazrlandklarn anlaynca depolarn yiyecek, silah, mhimmat vb. eylerle doldurdu.

Byk Kuatma
23 Mart 1453'te Edirne'den hareket etti ve 6 Nisan 1453te stanbulu kuatt. Kuatma, aralkl atmalarla 53 gn srd. II. Mehmet, andarl Halil Paann stanbulun fethine kar bir tutum sergilemesi zerine, son saldr hazrlklarn yapmas iin Zaanos Paay grevlendirdi. Bizansa yardmn gelmesini nlemek iin de Marmara Denizi ile anakkale Boaz'n ablukaya ald. Hibir yerden destek alamayan Bizansn bakenti 29 Mays 1453 gn dt. Bin yllk Bizans mparatorluu'na son veren II. Mehmet, bu olaydan sonra "Fatih" (lke aan, lke alan) nvann ald. Fatih, bir tren alaynn banda ehre girdi. lk i olarak Ayasofyaya giderek buray camiye dntrd. stanbulu Osmanl mparatorluunun bakenti yapt. Kentin ticaret merkezi olan Galatadan kam olan Rumlarn ve Cenevizlilerin dnmesini salad. Rum Patrikliinin yeniden almasna izin verdi; ayrca bir Yahudi hahambal ile bir Ermeni patrikhanesi kurdurdu. II. Mehmet stanbulu, farkl dinlerden insanlarn bir arada yaad, ticaret ve kltr merkezi olan bir bakent yapmay amalad.

stanbul'un Fethi'nin Trk Tarihi Asndan Sonular


1. Osmanl Devleti'nin Kurulu Dnemi bitti, Ykseli Dnemi balad. 2. stanbul'un Fethi ile Osmanl Devleti'nin Anadolu ve Rumeli topraklar arasndaki Bizans'n yaratt tehlike ortadan kalkt. 3. stanbul'un Fethi ile Karadeniz'i Akdeniz'e balayan ticaret yollar ele geirildi. 4. pek Yolu'nun Avrupa'ya giden kolu ele geirildi. 5. stanbul, Osmanl Devleti'nin bakenti yapld ve II. Mehmed lke alan, lke aan anlamna gelen 'Fatih' nvann ald. 6. Osmanl Devleti'nin slm Dnyas'ndaki saygnl artt. 7. Fener Rum Patrikhanesi Osmanl himayesine girdi.

stanbul'un Fethi'nin Dnya Tarihi Asndan Sonular


1. stanbul'un Fethi ile Orta a kapanp, Yeni a ald. 2. stanbul'un Fethi srasnda kullanlan byk toplarn, en gl surlar bile ykabilecei grld. Bu denli gl toplarn yaplmas, Avrupa'daki ' derebeylik'lerin yklmasna ve merkeziyeti krallklarn glenmesine neden oldu. 3. stanbul'un Fethi ile pek Yolu'nun Orta Asya'dan Avrupa'ya giden kolunun Osmanl

Devleti'nin eline gemesi, Avrupallar' yeni ticaret yollar arayna yneltti. Bu olay ' Corafi Keifler'in nedenlerinden birini oluturdu. 4. stanbul'un Fethinden sonra talya'ya giden bilim adamlar, orada eski Yunan ve Roma eserlerini inceleyerek, ' Rnesans'n balamasna katkda bulundular.

FTIH SULTAN MEHMED DEVRI


(II. MEHEMMED) Kaynaklarin, dil, akil, heybetli, cesaretli, idrak sahibi, iyi giyimli, kadirsinas, limlerin dostu, sairlerin hmisi, hakka kail ve maarif erbabina meyilli bir pdisah olarak tavsif ettigi Ftih Sultan Mehemmed Han, tarihin kayd ettigi byk sahsiyetlerin basinda gelir. Bu bakimdan onun, sahsiyet ve karekterini oldugu gibi btnyle ortaya koymak ok zordur. nk o, beser kudretinin ulasabilecegi en yksek noktalara ikmis ve kendinden nce veya sonra gelmis olanlarla mukayese edilemeyecek derecede byk bir hviyet kazanmisti. Onun, Manisa'da geirdigi ikinci sehzadelik devresi, gerek sahsi, gerek Osmanli Devleti iin ok verimli ve faydali olmustu. Zira, 5 yil sren bu dnemde o, sahsiyetini olgunlastiran ciddi bir alisma ve fikr faaliyet iinde bulunmustu.

Bu bes senelik mddet zarfinda o, bir yandan akademik bir faaliyet devresine girerek liyakatli hocalarin refakatinda malumatini genisletmis, felsefe ve riyaziye (matematik) okumustu. Dneminin nemli iki dili olan Arapa ve Farsa'yi ana dili gibi grenmisti. Bu meyanda o, Latince, Yunanca ve Sirpa grenme imknlarini da bulmustu. Tarih, cografya ve askerlik bilgisine de iyice vkifti. Bir yandan da dnya cihangirlerinin biyografilerini dikkatle tedkik ederek her birinin dogru ve yanlis taraflarina parmak koymustu. Bylece, yasanmis tarih maceralarinin muhasebe ve yeknu, onu, plan ve sistem fikrinin lzumuna esasli bir sekilde inandirmisti. Devletin, gelecekteki ihtiyalarini karsilamak yolunda kendini geregi gibi hazirlamak iin gece uyumamis, gndz dinlenmemis, hayatinin bir solugunu dahi bos geirmemis olan gen sehzde, hesapli ve sistemli gelecegin gen ftihi, saltanatinin devaminca, daima baslanacak bir isin plani ve bitecek bir isin endisesi ile yorulacakti. Babasi, II. Murad'in vefati zerine 16 Muharrem 855 (18 Subat 1451) Persembe gn Edirne'de Osmanli tahtina geen II. Mehmed'in dogum tarihi 27 Receb 835 (30 Mart 1432) olarak kabul edilmekle birlikte, buna yakin farkli tarihler de verilmektedir. Dogum tarihi hakkinda farkli grslerin bulunduguna temas edilen Ftih Sultan Mehmed'in annesinin kimligi hakkinda da degisik grsler bulunmaktadir. Bu farkli grsler, Batili yazarlarca ne srlmslerdir ki, kaynaklarimiz bu grslerin tamamini reddedecek sekilde aik ve net bilgiler vermektedirler. Zira kaynaklarimiz, konuyu, II. Murad'in evliliginden itibaren takib ederler. Nitekim kaynaklarimiz, Ftih Sultan Mehmed'in annesinin Mslman Trk oldugu ve Isfendiyar Beyi'nin kizi veya torunu oldugu, isminin de Hma Hatun oldugunu belirtirler. Ayni sekilde Ismail Hami Danismend de Bursa mahkeme (ser'iyye) sicillerine dayanarak konuyu tafsilatli bir sekilde ele alarak syle der:

"Ftih'in annesi olarak gsterilen Trk prensesi, Kastamonu ve Sinop'ta hkm sren Candarogullari hanedanindan Isfendiyar Bey'in kizi veya torunu Halime, veyahut Hatice Hatun'dur. Ikinci Murad'in bu kizla izdivaci hicretin 827 (m. 1424) yilindadir." Mellif, arastirmasinda bu ihtilaflarin sebeplerini de aiklar. Ama konuyu fazla dagitmamak iin biz bunun zerinde fazla durmayacagiz. Bununla beraber yeni arastirmalarin ortaya ikardigi gerek isim ve hviyeti ile ilgili bilgiyi aynen nakletmeden geemiyecegiz. "Daha sonralari Bursa mahkeme sicillerinde yapilan tedkiklere gre Ftih'in muhterem annesi, Hma Hatun'dur. Bu bahtiyar kadinin trbesi Bursa'da Muradiye Cmii'nin sark tarafinda mze idaresince istimlak edilen bir bahe iindedir. Cmiden arsiya dogru gidilirken bu zarif bide, cmiden yz metre kadar ilerdedir. Memduh Turgud Koyunluoglu'nun Bursa Halkevi nesriyati iinde ikan "Iznik ve Bursa Tarihi"nin 152-153. sayfalarinda "Htuniye Knbedi" ismiyle bahsedilen bu trbeyi Ftih, babasi Sultan Ikinci Murad daha hayatta iken len annesi iin hicr (m. 1449) tarihinde, yani Istanbul'un fethinden drt sene evvel yaptirmistir. Kitabesi Arapa'dir. Bu kitbenin en byk kiymeti, Ftih'in annesinin yabanci rivayetlerde iddia edildigi gibi Istanbul'da medfun olmayip trbesinin Bursa'da bulundugunu ve yine ayni yabanci masallarinda iddia edildigi gibi Hiristiyan olarak ldg iin trbesi kapali olmayip, Mslman oldugunun kitbe ile sabit oldugunu artik hi bir tereddde imkn birakmayacak bir kesinlikle ortaya koymasidir. Yalniz kitbede bu Hatun'un ismi yoktur, ancak bu da Bursa mahkeme sicillerinin 31,201 ve 370 sayili defterlerinin 35, 64 ve 40. sayfalarinda bulunmustur. Ftih'in annesinin ismi Hm Htun'dur.

FTIH'IN CLSU VE KARAMAN SEFERI


Ftih diye tarihe geen ve Trklerin yetistirdigi en byk sahsiyetlerin basinda gelen Sultan II. Mehmed, Manisa'da sancak beyi bulundugu sirada, babasi, Edirne'de vefat etmisti. Vezir-i azam andarlizde Halil Pasa, bu lm gizli tutarak durumu Manisa'da bulunan gen sehzdeye bir ulakla bildirir. Edirne'den yola ikan ulak, gn sonra lm haberini Manisa'ya getirir. Bizans tarihisi Dukas, bu haberlesmeyi su ifadelerle dile getirerek o dnemde bile Osmanli Devleti'nde posta vazifesi gren ulak (tatar)larin nasil sr'atli yol aldiklarini ve gizlilige nasil riayet ettiklerini anlatir: "Subatin besinci gn bir ulak, kuvvetli kanatli kartal kusu gibi Manisa'ya geldi ve Mehmed'e iyice mhrlenmis bir mektup verdi. Mehmed, mektubu aip okuyunca, babasinin vefat ettigini grd. Mektup, Halil ve diger vezirler tarafindan imza olunmus bulunuyordu. Mektupta babasinin vefatini

yazdiklari gibi, vakit kaybetmeksizin ve mmkn ise Pigasos (mitolojide kanatli atlara verilen bir isim) cinsinden uar bir ata binip, pdisahin vefati, civar milletlerce duyulmadan evvel, Trakya'ya gelmesini yaziyorlardi. Mehmed, mektupta yazilanlara uygun olarak hemen ok (sr'atli) kosan Arap atlarindan birine atladi ve sarayi erknina: "Beni seven armamdan gelsin" dedi. nnde sarayindaki kullarindan okular ve abuk yryenler, iki yanlarinda kahraman dilverler yaya olarak ve kili takinanlar ile mizrakli svariler arkadan geliyorlardi. Bu suretle tertip olunan alay, iki gnde Manisa'dan Bogaz'a vararak, Gelibolu Bogazi'ni getiler. Mehmed, maiyetinden geride kalanlarin gelebilmeleri iin Gelibolu'da iki gn daha bekledi. Bu arada Edirne'ye bir ulak gndererek, Gelibolu Bogazini getigini bildirdi. Halkin bas kaldirip karisikliklarda bulunmamasi iin, yeni pdisahin Gelibolu'da bulundugu her tarafa yayildi." Gelibolu'dan hareket eden gen pdisah, Edirne'ye ulasmakta pek acele etmedi. Sehrin disinda vezirler, beylerbeyiler, sancakbeyleri, ulema ve ordu tarafindan karsilandi. Lehinde byk tezahratlar yapildi. Ftih Sultan Mehmed'in, babasinin lm haberini almasi ve Manisa'dan hareket etmesi yeni arastirmalarda su sekilde verilmektedir: "Vezir-i a'zm, kimseye duyurmadan acele Manisa'ya lm haberini eristirdi. Yedi gn sonra haberi alan Sultan Mehmed, yaninda atabegi Sehabeddin Pasa oldugu halde, sr'atli bir sekilde hareket ederek iki gnde anakkale Bogazi'na geldi. Bizans'in bogazlari kesmeleri ve Orhan'i 1444 yilinda oldugu gibi Rumeli'de serbest birakmalari uzak bir ihtimal degildi. Gen Sultan, Gelibolu'ya gemeye muvaffak oldu. Bundan sonra onun, o derecede telas ve endise etmedigini gryoruz. Gelibolu'da babasinin lm ve yeni pdisahin geldigi haberi yayildi. Chalkondyles'in szn ettigi Edirne'deki yenieri ayaklanmasi, yeni Sultan'in, Gelibolu'ya varmasindan sonra olmalidir. Buna gre Yenieriler, sur haricinde toplanip sehri yagmaya hazirlanmislardi. Ancak andarli Halil'in byk otoritesi ve enerjisi sayesinde byk bir kargasanin n alindi. Halil, kalan kapikulu askerleri ile alelacele topladigi kuvvetleri, bunlarin zerine sevk ederek, silahlarini birakmazlarsa kilitan geirileceklerini, yeni sultani beklemelerini ve o geldikten sonra kendilerine ihsanda bulunacagini syledi. Asker "andarli'ya olan hrmetleri dolayisiyla" isyandan vazgeti. Bunun akabinde Sultan Mehmed, pyitahta girerek tahta oturdu ve yenierilerden sadakat yemini aldi. Bu rivayetteki unsurlar, olaylarin gelismesi ile tam bir uygunluk halindedir. Halil Pasa'nin, yeneriler zerindeki nfuzu, Sultan Mehmed'in ancak onun mdahalesinden sonra tahta gelip yerlesebilmesi, bilhassa kayda deger. Yeni Sultan adina vaad edilen bahsis ise, yenieriler tarafindan, Karaman seferinde adeta tehdidle alinacaktir.

Babasinin lmnden onbes gn sonra Sultan II. Mehmed, Osmanli lkesinin pdisahi sifatiyla Edirne'de ikinci defa tahta ikti (16 Muharrem 855/18 Subat 1451). Sultan Murad'in zamansiz lm ve oglu Mehmed'in tahta gemesi sonucunda devletin i ve dis siyasetinde bir degisikligin olmasi bekleniyordu. Sultan Ikinci Murad'in lmnden sonra hkmdar olarak Edirne'de grdgmz mstakbel Istanbul Ftihi, inzibatli ve sistemli bir hazirlik ile manev bir olus devresinin suurunu tasiyarak artik is basinda bulunuyordu. Osmanli devlet teskiltinda da, byk ve kkl degisiklikleri yapacak olan gen hkmdarin byk talihi, devlet otoritesinin politika ahlkini kuran ve kontrol altinda tutan limlerden mrekkep msavir kuvvetlerle kendi kendini evrelemis olmasi idi. Zira bu zmre, bagli bulunduklari prensiplerin mdafaasini, imanlarinin geregi bildiklerinden, pdisahlik makamina karsi serdengeti bir pervasizlikla daima meden cesaret gsterirlerdi. Iste hkmdarin karar ve hareketlerinin tosladigi duvar, bu salbet ve meyyideler sistemi idi. Dnyanin hi bir devrinde, hi bir idarenin bas eviremeyecegi bu mcahidler sinifi, kendi prensiplerinin sasmaz lleriyle, hkmdarlik makamina karsi bir tasfiye cihazi vazifesini grmslerdir. Devrandan nimet beklemedikleri ve dnyanin varligindan sd, yoklugundan ise nsd olmadiklari iin, kimseden ekinmemis, kendilerini kimseye borlu ve zebn hissetmemekle de hrriyetlerini kimseye bagislamamislardir. Iste gen hkmdar, ocuk yasindan itibaren byle bir muhit ve bu anlayista bir hoca ve msahib kadrosu tarafindan evrelenmistir. Bunlardan Molla Hsrev, Molla Gran, Hocazde, Hizir Bey elebi, Ali Tus, Molla Zirek, Sinan Pasa, Molla Ltfi, Fahreddin-i Acem, Hoca Hayreddin gibi ilim, irfan ve san'at erbabi, feyzine feyz katarak fikr ve edeb istikllini hazirlamis, bir yandan da baraj vazifesiyle coskun ve taskin kararlarinin demlenip durulmasina hizmet etmislerdir. Su kadar var ki, bu halkanin tam merkez yerinde, hepsinden imtiyazli ve hepsinden cesaretli bir hocasi daha vardi ki, tek basina gzn hkmdara dikmis olan bu meydan erinin adi Ak Semseddin idi. Sultan Mehmed, tahta oturur oturmaz durumun nezaketini kavramis ve bu sebeple babasinin vezirlerini yerinde birakmisti. Inalcik, Mehmed'in clsu ile Vezir-i a'zam Halil Pasa'nin rakiplerinin, iktidara geldiklerini sylemektedir. Bu konuda Bizans tarihisi Dukas asagidaki ifadeleri kullanarak mevzuya bir aiklik getirir: "Mehmed, tahtina oturdugu sirada

btn valiler ve babasinin vezirleri, Halil Pasa ile Ishak Pasa, karsi tarafta uzakta duruyorlardi. Kendi vezirleri ise Hadim Sahin (Sehabeddin) ve Ibrahim, det vechiyle pdisahin yaninda yer almislardi. O zaman Sultan Mehmed, kendi veziri Sahin'e sordu: "Babamin vezirleri neden uzakta duruyorlar? Bunlari agir ve Halil'e eski yerini almasini syle. Ishak da Anadolu ordulari komutanlari ve esrafi ile beraber, babamin cesedini Bursa'ya gmsnler. Sark vilayetlerinin (Anadolu Beylerbeyi) de idaresine nezret etsin" dedi. Vezirler, pdisahin bu szn duyunca hemen kosarak uslleri vechiyle pdisahin elini ptler. Bu suretle Halil basvezir oldu. Ishak da Murad'in cenazesini alarak birok esraf ve yniyle beraber ve byk bir intizam iinde Bursa'ya gitti. Cenazeyi orada kendisinin hazirlatmis oldugu trbeye defnetti. Bu cenaze alayinda fukaraya pek ok paralar verildi." Gen pdisah, tahta ikar ikmaz devletin hududlarinda tehlikeler bas gstermeye basladi. Ilk defa, henz bir ocuk olarak tahta iktigi zamanki buhranli durumlar tekrarlanmak zereydi. Enver (Dstrnme, s. 94) bu durum iin "Fitne ve sb doldu her diyar" diyerek durumun vehametini ortaya koyar. Gerekten de Anadolu ayaklanmisti. Karamanoglu Ibrahim Bey harekete geerek, Ftih'in babasi Murad tarafindan ele geirilmis bulunan yerleri zaptetmis ve Alaiye zerine yrmst. Ibrahim Bey, Bati Anadolu'da, Sultan Ikinci Murad'in son defa ortadan kaldirdigi beylikler iin, Karaman'dan gnderdigi saltanat davasi gden iddiacilar, Aydin, Mentese ve Germiyan'da faaliyete gemislerdi. Bu konularda fazla tafsilata sahip olmamakla beraber, Anadolu Beylerbeyi'nin bunlarla ugrasmak zorunda kaldigina bakilirsa bu hareketler ilk etapta basarili olmuslardi denebilir. yle anlasiliyor ki, Anadolu'da durum endise verecek bir boyuta ulasmisti. Gen hkmdar, bu mskl ve sikintili durumda, ister istemez babasinin baris politikasini srdrmek zorunda kalacagini anlamisti. Bu bakimdan. Anadolu'yu kurtarmak iin, batida birok fedakrliklarda bulunmak zorunda kaldi. Bylece, o tarafi (bati sinirlarini) emniyete alarak barisi saglamaya alisti. Gelen Sirp elisinin istekleri kabul edildi. Despot'un, Sultan Murad'la yaptigi "Yeminle musaddak" muahede ve ittifaklari yenilemeye razi oldu. II. Murad'in resm msaadesiyle 1449 yilinda Bizans tahtina gemis olan eski Mora Despotu Konstantin de, yeni pdisahin durumundan azam sekilde istifadeye alisti. Ftih, tahta geince, Konstantin hem tebrikte bulunmak, hem de eski andlasmalari tastik ettirmek iin bir Bizans elisi gnderdi. Yeni Sultan, barisi teyid ve eski ahidleri tastik ettigi gibi, ayrica, yaninda bulunan Osmanli saltanatinin mddeisi, Orhan'in masraflarina karsilik, Bati Trakya'da Karasu irmagi zerindeki yerlerin hasilatindan yilda, 300 bin aka isteyen imparatorun bu dilegini de kabul etti.

Gelecegin Istanbul Ftihi'nin bu sekildeki hareket ve davranislari, onun iyi bir diplomat oldugunu gstermektedir. Bu bakimdan, Edirne'deki clsu esnasinda, Bizanslilara karsi mltefit davranmasinin elbette bir sebebi ve mnsi vardi. Onun, o zamandaki dsncelerine yaklasmak ve onlari kesfetmek pek g bir is olmakla beraber, muhtemelen Ftih, henz hazirlikli bulunmadigi su siralarda, Bizans'in tesviki ile Hiristiyan milletlerin kendisine bazi engelleri ikarabileceklerini hesaba katarak Bizans'la dost kalmayi uygun grmstr. Ilk defa hkmdar oldugu zaman, ocuklugundan faydalanmak zere Hiristiyan milletlerin nasil harekete gemis olduklarini hi sphesiz unutmamis olan gen pdisah, herhalde yine byle bir durumla karsilasabilir endisesiyle olacak ki, simdilik bu sekilde davranmayi uygun grmst. yle anlasiliyor ki Ftih, Bizans hakkinda baska trl dsnyordu. Ancak henz tahta ikmis olan bu gencin, etrafini rktmemesi gerekiyordu. Byle bir davranis tabii bir hareketti. O da yle yapti. Onun iin Karaman seferi esnasinda kendisine yapilmis bulunan teklifleri suknetle dinlemis ve onlari kabul eder bir tavir takinmisti. Fakat Karamanoglu Ibrahim Bey itaat altina alinir alinmaz is degismis ve bu seferin dnsnde pdisah, Rumeli Hisari'nin yapilmasini emredecektir. Bu hisarin yapilisi, Bizans'a yersiz isteklerinin gzel bir cevabi idi. Bylece Bizans, yakin gelecekte ne gibi bir tehlike ile karsilastigini ancak o zaman idrak etmis ve hemen agiz degistirerek kuvvetli hasimlari karsisinda her zaman yaptigi gibi, bu sefer de yalvarmak, bunu yapamayinca da igfal etmekle durumunu kurtarmaya alismistir. Bu bakimdan, hisarin yapilmak istendigi yerin, Galatalilara ait oldugunu ileri srerek meseleyi diplomata halletmeye alismis ise de, Ftih'in verdigi cevap, hem susturucu hem de oksayici olmustur. Anlasma geregince gen pdisah, Istanbul kusatmasi mddetince Galata Cenevizlileri ile dost kaldi. Hatta Galatalilarin, gizliden gizliye Bizanslilara yardim ettiklerini bildigi halde bunu, aiga vurmayi menfaatlerine uygun bulmadi. Istanbul alinincaya kadar onlarin bu sekildeki dsmanca hareketlerine gz yumarak onlari grmezlikten geldi. Halbuki Istanbul'un fethini mteakip gnlerde, Galatalilar iin, kendi bahs ettiklerinden baska hi bir hukuk tanimayarak, orayi da dogrudan dogruya Trk topraklarina bagladi. lkesinin, iinde bulundugu nazik durum sebebiyle, dsmanlari ile olan eski antlasmalari yenilemeyi uygun gren gen hkmdarin bu davranisi, Avrupa tarafindan yanlis bir sekilde degerlendirilmisti. Bunun iin de Avrupa, onun hakkinda yanlis fikirler beslemekteydi. Onun, devletlerle olan muahedeleri yenilemesi ve onlara karsi yumusak davranmasi byle bir fikrin ortaya ikmasina sebep olmustu. Zira onlara gre, birka defa tahtindan mahrum edilerek Manisa'ya gnderilen Sultan Murad'in bu gen sehzdesi hakkinda Bizans'ta ve btn Avrupa'da acele hkmler verilmis ve o, kabiliyetsiz bir delikanli olarak taninmisti. Bundan dolayi Sultan Murad'in lm ve Ftih'in

tahta ikisi her tarafta byk bir memnuniyet uyandirmisti. nk bu delikanlinin beceriksizligi yznden, Osmanli Devleti'nin kendiliginden sona erecegi hlyasi, Avrupa'da tekrar kk salmaya baslamis ve Hiristiyanlik leminin kuvvetlerini, birlikte ve sr'atle hareket etmeleri lazimgelen bu devrede, tamamiyle felce ugratmisti. Aslinda yeni ve gen hkmdar da Avrupa'da byle bir fikrin yayilmasini istiyordu. Onun yumusak tavri, onlarda byle bir dsncenin meydana gelmesini saglamisti. Bu yzden hi kimse, Osmanlilara karsi harekete gemeyi dsnmyordu. Yalniz Franciccus Phlelphus bu dsnce ve fikirde degildi. O, Sultan Murad'in lmn takib eden gnlerde, Osmanlilar ve onlarin devleti hakkinda fikirlerini kaleme aldigi bir mektupla Fransa krali VII. Charles'a bildirmisti. Avrupadaki mevcud fikirleri, pesin hkmleri ve yanlis dsnceleri aksettiren bu mektubunda Phlelphus, Fransa kralina br Hiristiyan devletlerin basina gemesini ve Osmanlilara karsi yrmesini istiyordu. nk ona gre Osmanlilarin kudreti oktan kirilmisti. Harbe sokabilecekleri kuvvet olsa olsa 60 bin kisi olabilirdi. Baslarinda da harp grmemis, tecrbesiz, sefih, kadinlara dskn ve budala bir delikanli vardi. Phlelphus, bu kadarla da yetinmiyor, Fransa kralinin takib edecegi yolu bile gsteriyordu. Ona gre uygun bir rzgrla Hiristiyan ordusunun bir gnde Tarent'den Peleponez'e geecegini, Mora despotlarinin, btn kuvvetleriyle bu orduya katilacagini, Arnavutlarla Italyanlarin bu orduyu destekleyecegini ileri sryordu. Bylece, ok kisa bir zamanda Trklerin Avrupa'dan kovulacagini, hatta Asya'da Mslman hakimiyetinin kirilacagini iddia ediyordu.

KARAMAN SEFERI
Her firsatta, Osmanlilara karsi hasmne (dsmanca) bir tavir iine giren Karaman Beyligi, yasadigi mddete, Osmanli Devleti'ne karsi mmkn olabilen btn fenaliklari yapmis, "Hiristiyanligi takviye ederek Mslmanligi zaafa gtrmeye" alismisti. Yildirim Byezid'in mthis penesi altinda bir an ezilmeye mahkum olan bu beylik, Yildirim ile Timur (Timur-i b-nr) arasindaki mcadele ve Yildirim'in maglubiyeti ile sonulanan Ankara Savasi'ndan sonra tekrar meydana ikarak, gerek elebi Sultan Mehmed zamaninda, gerekse Ikinci Murad dnemlerinde durmadan Osmanlilar aleyhinde faaliyette bulunmustu. Ftih'in, kk yasta tahta ikmasini firsat bilen bu beylik, Orta Anadolu'da yine bir gaile meydana getirmeye alismis ise de, gen hkmdarin ok sr'atli hareket edisi, buna imkn birakmamisti. Ancak, Ftih biliyordu ki, Karamanlilar, bir firsat vukuunda tekrar ortaya ikacaklardi.

Gerekten, gen hkmdarin ilk gailesi, yine Karamanoglu'nun, Anadolu'daki diger beyliklerle elele vererek bir talih denemesine daha kalkismasi olmustu. karamanoglu Ibrahim Bey, bu defa da saltanat degisikliginden istifade etmek istedi. Bu yoldaki gye ve dsncesini gereklestirebilmek iin de Venedik Cumhuriyeti ile bir anlasma yapti. Alaiye'ye giderek Venediklilerle irtibat kurmak istedigi gibi, Anadolu beylerinin ogullarindan bazilarina da kuvvet vererek onlari, Osmanli hududlari iine gnderdi. Bunlar, Germiyan, Aydin ve Mentese beylikleri idi. Kaynaklarimiz bu konuda su bilgiyi verirler: Karamanoglu, birka haramzde tutup, her birini bir taifeye serdar edp, biri Germiyanogludur diye Ktahya zerine, biri Menteseogludur diye Mentese yresine, biri de Aydinogludur diye Aydin vilayetine gndermisti. Bunlar, o vilayetleri talan edp halka karsi olmadik iskenceler yapip, salginlar saldilar. Kendisi de edepsizlik ve sirrette yardimcilari olan adamlari ile Alaiye zerine yrmst. O gnlerde zgroglu Isa Bey, Anadolu Beylerbeyi idi. Karamanoglu'nun uygunsuz davranislarini ve cezalandirilmasi gereken islerini tahta (Pdisah) arzetmis, Karaman'la savasmak iin izin istemisti. Gen hkmdar, Isa Bey'in byle zor bir hizmeti basaramayacagini dsnerek onu grevinden alir. Bosalan bu greve Vezir Ishak Pasa'yi tayin eder. Anadolu Beylerbeyi olan Ishak Pasa, bas kaldiran bu kalabaligi dagitmak zere nc olarak gnderilir. Pdisahin kendisi de devlet ve ikballe Gelibolu Bogazi'ndan geip Bursa'ya gelir. Gen hkmdar, Karamanoglu Ibrahim Bey'in, bu faaliyetleri ile kendisine bagli olan Aksehir, Beysehir ve Seydisehir gibi yerleri isgal etmesi zerine, ilk seferini Karamanoglu zerine yapmak zorunda kaldi. Bu arada bir taarruza maruz kalmamak iin Rumeli Beylerbeyi olan Dayi Karaca Pasa'yi, Rumeli askeri ile Sofya'da birakti. Sultan Mehmed, Ishak Pasa'yi Karaman'a dogru gnderirken, kendisi de onu takip etmeye basladi. Bursa yolu ile Karaman topraklari zerine hareket ettigi zaman, veraset iddia ederek ayaklanmis olanlarin tamaminin Karaman'a iltica ettiklerini isitmisti. Yasli Ibrahim Bey ise artik her seyden midini kesmisti. Isyan iin kiskirttigi btn elemanlar, hareketten kalmis, Ftih'in geldigi yerlerde de halkin ona tabi oldugunu grmst. Bu durum karsisinda Taseli daglarina ekilmek zorunda kalan Ibrahim Bey, oradan, suunun bagislanmasini istemek ve barisi saglamak zere bir mektupla Molla Veli'yi pdisaha gnderir. Ayrica, sulhun yapilabilmesine tavassutta bulunmalari iin pdisahin vezirlerine ok miktarda hediyeler yollamisti. Filhakika vezirlerin "ve ulema ve eimme ve mesayih"in sefaatiyle pdisah sulha razi oldu. Yapilan anlasmaya gre Aksehir, Beysehir ve Seydisehir tekrar Osmanlilara birakiliyor, seferlerde de bir miktar Karaman askeri bulundurulacagi taahhd ediliyordu. Yine bu anlasmaya gre Ibrahim Bey, kizini da pdisaha verecekti. Fakat Ftih'in

byle bir evliliginin olduguna dair kaynaklarimizda bir bilgiye tesadf edilememektedir. yle anlasiliyor ki, ta Edirne'den kalkarak Anadolu ortalarina kadar gelen pdisahin, Karamanoglu isine bir son vermeden barisa riza gstermesi, vezirlerin sefaatinin bir sonucu olmasa gerekir. nk her firsatta, Osmanliya karsi olan dsmanligini aiga ikaran ve dsmanca hareketlerde bulunan Karamanoglu iin Ftih, hi te iyi dsnmyordu. Onun, Karamanoglu hakkinda: "Bizmle saltanat lafin idermis ol Karaman Huda fursat verirse ger kara yire karam ni" demesi, onun Karamanoglu hakkinda nasil dsndgn gstermektedir. Zaten o, Karaman Beyligi'ni ortadan kaldirmak emeli ile sefere ikmisti. Bu durumda, ele geen bu firsat aninda onu ortadan kaldirmasi gerekirken, birdenbire barisi bir sekilde hareket etmesinin elbette bir sebebi olmalidir. Gerekten de hadiseler, Karaman seferinde zaman kayb etmesine msait grnmyordu. nk en kk firsatlardan bile faydalanmayi ihmal etmeyen Bizans, yine kipirdanmaya baslamisti. Zira, daha nceki anlasmaya gre, kendilerine orlu'dan berisi birakilmis ise de Bizanslilar, bu sefer esnasinda Ftih'i rahat birakmamislar ve ortada bir sebep yokken onu tehdid etmek istemislerdi. Bunu da Osmanli ordusunun Frikya'da bulundugu bir sirada, elilerin ordugaha gelmesi ile aika ortaya koymuslardi. Bu sartlar altinda gen hkmdar, Karamanoglu'nun tekliflerini yeterli bulmak zorunda kaldigi iin barisa riza gstermisti. nk o, hem Bizans'in uygunsuz bir zamanda harekete geip taht ve saltanat mddeisi olan Orhan'i serbest birakmasindan, hem de Hiristiyan dnyayi onun aleyhinde harekete geirmesinden endise ediyordu. Ayrica o, Istanbul'un fethi hakkindaki ulv tasavvurlarini endisesiz bir sekilde tatbikten baska bir sey dsnmyordu. Bunun iin de karada ve denizde btn komsulari ile baris durumunda bulunmak, Sultan Mehmed iin nemli ve gerekli idi. Karaman seferinden dnp Bursa'ya yaklastigi sirada yenieriler hnkari karsilayip ilk seferi oldugu iin tre geregi sefer bahsisi istediler. Pdisah, Sehabeddin Pasa ve Turahan Bey'in tavsiyesiyle on kese aka verilmesini emrettiyse de onlarin bu sekildeki hareket ve cr'etleri, canini sikmisti. Bu yzden birka gn sonra Yenieri Agasi Dogan Bey'i azletti. Yayabasilarini da asker arasinda disiplini saglayamadiklarindan dolayi dvdrterek Yenieri Agaligi'na Mustafa Bey'i tayin etti.

Gen hkmdar, Karaman seferi dnsnde Bursa'ya geldikten sonra Anadolu Beylerbeyi olarak tayin ettigi ishak Pasa'yi, Mentese Beyligi'ne gndermisti. Ishak Pasa, Menteseogullarindan Ahmed Bey'in oglu Ilyas Bey zerine gitmis, onun agir isiten kulagina hi olmazsa grmek suretiyle, onun anlayacagi sekilde szleri okuyup, dilverliginin geregi olarak kendisini, adi geen lkeden atmaya niyetlenmisti. Ishak Pasa'ya karsi tutunamayacagini anlayan Ilyas Bey, Rodos'a kamisti. O ana kadar Ankara'da oturmakta olan Anadolu Beylerbeyileri bundan byle Ktahya'yi merkez edindiler. Solakzde, gerek Bursa'daki olay, gerekse Mentese konusunda su bilgileri vermektedir: "Sulhtan (baris) sonra azimetlerini Bursa ynne evirdiler. Sehre yakin geldiklerinde, Yenieri alay baglayip, saadetli pdisahtan bahsis ricasinda bulundular. Sehabeddin Pasa ile Turahan Bey, yenierinin durmalarinin sebebini beyan eyleyince, ihsan iin on kese aka ferman buyurdular. Lakin bu uygunsuz hareket, pdisahin hatirinda kirginliga yol ati. Birka gn getikten sonra, agalari mesabesinde olan Sekbanbasi Kazanci Dogan Bey, iyi bir sekilde dvldkten sonra azl olundu. Agaliga, Mustafa Bey adinda akilli ve yigit birisi getirildi. Btn yayabasilar ve dabcilar dayaktan geti. Bursa'ya dahil olduklari gn, Anadolu Beylerbeyisi Ishak Pasa'yi Mentese iline gnderdi. Bylece Mentese oglu Ilyas Bey, bu vilayetten ikarildi. Rodos adasina kati. Tasarrufu altinda olan memleketlerini ele geirme yoluna gittiler. O zamana kadar Anadolu Beylerbeyileri, Ankara'da oturmakta idiler. Ishak Pasa'dan sonra bugn de oldugu gibi Ktahya'da sakin olmalari kanun haline geldi.

ISTANBUL'UN FETHINE DOGRU


Istanbul, Schlumberger'in ifadesine gre, babasi Sultan Murad'in vasiyetiyle kendisine tavsiye edilmis ve ecdadi olan btn sultanlarin zihinlerini isgal etmis oldugu bu muazzam tesebbs gereklestirmek isteyen Sultan Mehmed, devamli olarak bu fethi nasil basarabilecegini dsnyordu. Zira bu sehrin fethi, Osmanli Trklerine sadece yeni bir baskent kazandirmayacak, ayni zamanda kurduklari devletin, Avrupa kitasindaki topraklarinin garantisi olacakti. Egemenlikleri altindaki lkelerin merkezinde ve Avrupa-Asya geidi zerinde bulunan bu yeni baskent ellerinde olmadan Trklerin kendilerini gvenlik iinde hissetmeleri imkansizdi. Kendilerini tedirgin eden Rumlar degil, Hiristiyanlarin birleserek Constantinopolis gibi bir sten harekete gemeleri ihtimaliydi. Sultan Mehmed, Konstantiniye'yi ele geirmek suretiyle "mjdeli emr" olmak ve Osmanli Asya'si ile Avrupa'sini birbirine baglayip devletin tabi

sinirlarini, cograf ve siyas birligini saglamak istiyordu. Hammer, hkmdara bu dsnceyi gereklestirme imkanini veren olaylari su ifadelerle dile getirir: "Bizans Imparatoru Kostantin, mevsimsiz olarak ve maharetsizce bir hareketle, pdisahin fetih arzusunu hemen uygulamasini tacil (sr'atlendirecek) edecek davranislarda bulundu. Sultan Ikinci Mehmed, Anadolu'da, Ibrahim Bey tarafindan sailmis olan nifak tohumlarini gidermeye alistigi sirada, Bizans elileri ordugaha gelerek Orhan'a tahsis edilmis olan akanin hemen denmesini istemisler ve belirtilen paranin iki misli olarak verilmeyecek olmasi halinde, sehzdenin serbest birakilacagini tehdid edici bir dille beyan etmislerdi." Bu neviden bir hareket, bir bakima Ftih'i tehdid ediyordu. yle anlasiliyor ki, bu tehdidin sonu da gelmeyecekti. Zira isi santaja kadar gtrmek demek olan bu istek, Osmanlilari devamli surette rahatsiz edecekti. Gerekten, Karaman seferi esnasinda Imparator Konstantin ve senato, bu seferi firsat bilerek gnderdigi elilerle Sehzde Orhan'a verilen tahsisatin arttirilmasini ve sayet bu yapilmazsa sehzdeyi Rumeli'ye saliverecegini de tehdid olarak bildirmekte idi. Gelen elilerin nce vezir-i azami grerek arzularini bildirmeleri, protokol geregi oldugundan eliler, imparatorun tekliflerini Halil Pasa'ya bildirdiler. Bu tekliflere gre imparator, Istanbul'da bulunan Sehzde Orhan'in her sene verilmekte olan tahsisatinin, masraflarini karsilayamamasindan dolayi artirilmasini istemekte, sayet bu teklifi kabul edilmeyecek olursa adi geen sehzadeyi Rumeli'ye saliverecegini tehdidkarne bir sekilde bildirmekte idi. Bunu grenen Halil Pasa, henz imzasi kurumayan ahde muhalif hareketlerinden dolayi agir szler syleyerek elileri tehdid ettikten sonra: "Simdi Anadolu'ya sefer ettigimizi ve Frikya'da bulundugumuzu grdgnzden istifade ederek, detiniz oldugu zre uydurdugunuz szlerle bizi korkutmak istiyorsunuz. biz ocuk degiliz, elinizden ne gelirse yapiniz. Orhan'i Trakya'ya pdisah yapmak istiyorsaniz hi durmayin. Macarlari da getirmek istiyorsaniz dvet ediniz. Yalniz sunu biliniz ki hi bir seye muvaffak olamayacaksiniz. Aksine ellerinizdekini de kayb edeceksiniz. Mamafih sylediklerinizi pdisahima arzedecegim. O, ne der ve nasil arzu ederse o olacaktir". diyerek durumu Sultan Mehmed'e bildirir. Hkmdar, imparator ve senatonun bu istekleri karsisinda hiddetlenecektir. Fakat uygun zamani bekledigi iin elileri gler yzle karsilar. Onlara, yakin zamanda Edirne'ye dnecegini ve orada grserek arzularini yerine getirecegini syledikten sonra onlari tatli dil ve mitli bir sekilde geri gnderdi.

Imparatorun, Sultan Mehmed'i tahrik eden bu istekleri ve elilerin syledikleri, Bizans tarihisi Dukas tarafindan tafsilatli bir sekilde su ifadelerle nakledilir: "Budala Bizanslilar, iyi dsnmeden, bos bir fikir ortaya atarak Mehmed'e eliler gnderdiler. det oldugu zre eliler, syleyeceklerini nce vezire sylerlerdi. Bu eliler vezire dediler ki: "Imparator Konstantinos her sene kendisine verilmekte olan 300 bin akayi almaya razi olmuyor. Sizin pdisahiniz gibi, Osmanogullarindan olan Sehzde Orhan, kemal agina ermis bir gentir. Her gn birok kimse kendisine gelerek, ona "emr" diye hitab ediyor ve kendisini pdisah ilan etmek istiyorlar. Orhan ise bunlara ihsanlarda bulunmak ve kendilerine hediyeler vermek istiyor ise de, parasi olmadigindan ve para istemek iin mracaat edecek baska bir yeri bulunmadigindan imparatora basvuruyor. Ya tahsisati iki misline iblag ediniz veya Orhan'i serbest birakacagiz. Osmanogullarini beslemeye mecbur degiliz. Bunlarin, beytlmaldan infak olunmalari gerekir. Orhan'in, tarafimizdan vaki olan tevkifi ve sehirden disari ikmamasi iin aldigimiz tedbirler yeterlidir." Halil Pasa, bunlari ve daha baska szleri dinledikten ve Pdisah Mehmed'e sylemek zere imparator ve senatonun bu tekliflerini duyduktan sonra, elilere sunlari syledi: Ey akilsiz ve saskin Bizanslilar! Tasavvurlarinizdaki seytanliklari oktan bilirdim. Bu bildiklerinizi unutun... Daha dn denecek derecede yakin bir zamanda sizinle yeminle teyid olunmus ahitnmeyi yaptik ve diyebiliriz ki, mrekkebi henz kurumamistir. Simdi ise Anadolu'ya sefer yaptigimizi ve Frikya'da bulundugumuzu grdgnzden faydalanarak, detiniz oldugu zre uydurdugunuz korkuluklari bize gstermek suretiyle bizi rktmek istiyorsunuz. Biz, fikir ve kudretten mahrum ocuk degiliz. Elinizden ne gelirse yapiniz. Orhan'i Trakya pdisahi yapmak isterseniz hi durmayin. Macarlari Tuna'dan bu tarafa geirtmeyi dsnyorsaniz onlar da gelsinler. Siz de daha nce kayb ettiginiz yerleri geri almak iin taarruza gemek isterseniz bunu da yapiniz. Yalniz sunu biliniz ki, bunlardan hi birine muvaffak olamayacaksiniz. Aksine ellerinizde bulunani da kayb edersiniz. Mamafih, sylediklerinizi pdisahima arzedecegim, o ne arzu ederse o olacak." Mehmed, basvezir ile eliler arasinda konusulan yukaridaki hususlari duyunca ok hiddetlendi. Ancak bunu belli etmedi. Bizans elilerini kabul ederek, bunlara dedi ki: "Az zamanda Edirne'ye dnmek niyetindeyim. Oraya geliniz, imparatoru ve sehre ait btn hususlari orada bana syleyiniz. Istenilen her seyi vermeye hazirim." Mehmed bu szleri ve daha buna benzer tatli szler syleyerek bunlara yol verdi. Birka gn sonra Bogazi geip Edirne'ye gelen Mehmed, Karasu civarinda bulunan kylere,

sdik klelerinden birini gndererek imparator iin tahsis olunan iradin (gelirin) verilmesini yasakladi. Bu gelirin tahsiline memur olanlari ve buna nezaret edenleri oradan kovdu. Bu suretle sadece bir sene bu gelir alinmis oldu."

BOGAZKESEN (RUMELI) HISARI'NIN YAPILMASI


Ikinci Mehmed, gerkek dedelerinin ve gerekse babasinin girismis olduklari byk ve cr'etli tesebbs gereklestirmek istiyordu. Tabiat ve cografya, Istanbul'u, dogu ve batidaki Osmanli lkelerine merkez yapmisti. Kostantiniyye, baska bir devletin elinde kaldika Osmanli lkesi, Hiristiyan istilasina aik bulunacagi gibi, Avrupa ile Asya arasindaki bag ve alaka da emniyete alinamazdi. Bylece devlet, tam ve saglam bir vcud olacak yerde, gvdesi ortasindan ikiye blnms olarak paralanmak tehlikesine maruz kalirdi. Gerekten su ana kadar, Osmanlilar tarafindan Istanbul'un fethi iin yapilan tesebbslerin her birinde bir engel ikarak veya ikarilarak muvafakiyet nlenmisti. Fakat burasi, imparatorun elinde bulunduka Osmanlilarin Rumeli'ye tamamen hakim olmalari mmkn degildi. Nitekim, Varna muharebesine gidilirken, anakkale'nin ve hatta Sarayburnu ile Bogaza dogru olan yerlerin dsman tarafindan tutulmus olmasi, bu arada Istanbul'un da, dsmani tesvik eden imparatorun elinde bulunmasi yznden byk tehlikeler altinda Ceneviz gemilerine 40 bin duka altin verilerek Rumeli sahiline geilebilmisti. Su halde, iki kitadaki Osmanli hakimiyetinin, devamli olarak sinsi bir siyasetle, Osmanlilar aleyhinde alisan Bizanslilar yznden, ne kadar korkun tehlikeler arzettigini hadiseler gstermektedir. Ikinci Mehmed, Karaman seferinden dnerken anakkale Bogazi'nin Frenk gemilerince tutuldugu haberini alinca, Istanbul Bogazi'na gelip babasinin getigi yerden Rumeli sahiline geer. Bu geis esnasinda, Anadolu Hisari'nin karsisina bir kale yapilmasini emreder. Istanbul'un fethinden baska bir sey dsnmeyen Sultan Mehmed, btn planlarini onun zerine koruyordu. Bunun iin atilan ilk adim, Bogazkesen Hisari'nin insasi oldu. Asker ehemmiyeti kadar bidev degeri de yksek olan bu muazzam kalenin insasi, Trk tarihinin varmis oldugu seviyeyi gstermesi bakimindan nemlidir. Drt buuk ay gibi akil almaz derecede kisa bir zamana sigdirilan bu insaat, gerek tuttugunu koparan bir tesebbs, teskilt, idre ve ikmal dehasi olarak hkmdarin; gerek yardimci ve tatbikati olarak fikri, madde

planinda gereklestiren ktlenin yksek bir teknik seviyesine sehdet etmektedir. Osmanlilarin, iki kita arasindaki gidip gelmeleri esnasinda, tehlikelerle karsi karsiya gelmelerinin kazandigi tecrbeleri, henz kuvvetli bir donanmaya sahip olamayan bu devlet iin, Istanbul'a sahip olmaktan baska are olmadigini ortaya koymustu. Zira tehlikeli durumlar, ancak bu sayede atlatilabilirdi. Bylece, pdisahin emri zerine, Karadeniz'den gelecek her trl yardima mani olmak ve iki sahil arasinda karsidan karsiya gemeyi saglayabilmek iin, Bogazkesen Hisari denilen Rumeli Hisari'nin yapilmasiyla ise baslandi. Sultan Mehmed, Karaman seferinden Edirne'ye dner dnmez, Anadolu ve Rumeli'ye fermanlar gndererek bin kisilik bir insaat ustasi kadrosu ile o miktarda amele ve kireci istedigi gibi insaata ait malzemenin ilk bahara kadar hazirlanmasini emir ile bogazda bir hisar yaptirilacagini bildirir. Bizans tarihisi Dukas, bu haber zerine gerek Istanbul, gerekse diger yerlerdeki Hiristiyanlarin nasil byk bir telasa kapildiklarini su cmlelerle belirtir: "Istanbul'da, btn Asya ve Trakya ile adalarda bulunan Hiristiyanlar, bu haberi duyunca ok zldler. Aralarindaki konusmalarda bundan baska bir seyden bahsetmiyorlardi. Ancak "artik Istanbul'un son gn geldi, milletimizin yok olma anlari almaya basladi. Deccal'in gnleri geldi, ne olacagiz? Veya, ne yapalim? Ey Allah'imiz! Canimizi al ki, bu kullarin, sehrin yok olusunu kendi gzleri ile grmesinler. Senin dsmanlarin, bu sehri muhafaza eden azizler nerededirler demesinler." Bu mnacati yalniz Istanbul halki degil, Anadolu'da daginik surette ikamet eden, adalarda ve garp vilayetlerinde bulunan Hiristiyanlar aglayarak bagiriyorlardi." "Kulle-i cedide" diye de isimlendirilen gnmzdeki Rumeli Hisari'nda, Ftih'in vakfiyesinden anlasildigina gre bir de cami vardi. Bu camide vazife gren imam (hitabet vazifesi dahil), bu hizmete karsilik her gn 6 aka, mezzin (temizlik isleri dahil) 4 aka cret aliyordu. Adi geen hisarin yeri tesbite alisilirken bogazin en dar yerindeki (660 m.) bu noktanin seimi, asker sevk ve idare bakimindan nemli idi. Bu yeni hisarin, karsisindaki hisar ile birlikte bogaz geisini kapatabilmesi tasarlanmisti. Geisi, makaslama ates ile nlemek ve akintilar yznden gemilerin burada, yani hisarin bulundugu kiyiya yaklasmak zorunda kalacaklarindan istifade ediliyordu. Hisar, yaklasan hedefleri toplarinin en uzak mesafesinden karsilayarak, gneyde en uzun mesafeye kadar takip edebiliyordu. Sultan Mehmed'in kale yaptirmak istedigi mevki, Bizanslilarin Hermaneum Promontarium dedikleri, bogazin en dar yeri olup, milattan bes asir nce Iran Sahi Dr, muazzam ordusu ile buradan Avrupa kitasina gemisti.

Hisarin yapilmasi ile ilgili hazirliklar zerine telasa dsen imparator, Edirne'ye eliler gnderdi. Bunlar, aldiklari talimat geregi, Sehzade Orhan'in tahsisatindan bahsetmeyeceklerdi. Pdisahla anlasabilmek iin her fedakrliga katlanacaklardi. Imparator, eliler vsitasiyle I. Murad'dan itibaren gelip gemis btn pdisahlarin, Istanbul'un hariminde bir kale yapmak ve hatta bir kulbe bile yapmak istemediklerini, Yildirim Byezid'in, Manuel'in muvafakati zere Trklerle meskun olan Anadolu sahilindeki kaleyi (Anadolu Hisari) yaptirdigini bildirdikten sonra, kale yaptirmak suretiyle Frenklerin gidip gelmelerine mani olmak ve gmrk resimlerini (vergi) hie indirip Istanbul'u a birakmak istedigini beyanla bunu yapmamasi iin ne istiyorsa onu vereceklerini bildirmisti. Sultan Mehmed, imparatorun gnderdigi eliler vsitasiyle sylenilen seyleri dinledikten sonra: "Ben, sehirden bir sey almiyorum. Imparator, sehrin hendeginden disari hi bir seye malik degildir. Sayet Mukaddes Agiz'da (Bogaz'da) bir kale insa etmek istersem, beni men etmeye hakkiniz yoktur. Her yer benim mlkm altinda bulunuyor. Anadolu yakasinda bulunan kaleler benimdir ve bunlarin iinde oturanlar da Trktrler. Garpta meskn olmayan yerler de benimdir. Bizans'in orada oturmaya haklari yoktur. Macar Krali zerimize yrdg zaman o karadan gelirken, Frenklerin kadirgalari Ege Denizi Bogazina gelerek Gelibolu Bogazini kapatarak, babamin Trakya'ya gemesine mani oldular. O zaman babam, Mukaddes Agiz'in yukarisina ikarak babasinin* insa eyledigi kaleye yakin bir yerden Allah'in inayeti sayesinde kayiklar ile bogazi geti. Binaenaleyh, babamin bogazi gemek iin ne zorluklara katlandigini ve ne sikintilara girdigini pekala bilirsiniz. Babamin, Istanbul Bogazi'ni gememesi iin imparatorun kadirgalari kesiflerde bulunuyorlardi. Ben, daha ocuktum. Edirne'de oturuyor, Macarlarin gelmelerini bekliyordum. Macarlar, Varna civarindaki yerleri yagma ediyorlardi. Bunlari gren imparatorunuz seviniyordu. Mslmanlar ise izdirap ekiyorlardi. Kfirler de sevin ve meserret iinde idiler. ok byk tehlikeler ile bogazi geen babam, karsi tarafa geer gemez, Anadolu kiyisinda bulunan kalenin karsisina, garp tarafinda diger bir kale yaptiracagina yemin etti. O, bu yemini yerine getirmeye muvaffak olamadi. Allah'in inayeti ile bunu ben yapmak istiyorum. Neden buna mani olmak istiyosunuz? Memleketimde istedigimi yapmaya gcm yetmiyecek mi? Gidiniz ve imparatora deyiniz ki, simdiki pdisah eski pdisahlara benzemiyor. Onlarin yapamadiklari seyleri bu kolayca yapabilecektir. Onlarin istemedikleri seyleri, bu isteyecek ve yapacaktir. Simdiden sonra bu husus iin gelenlerin derisi yzlecektir." Dukas'in, bu ifadelerinden anlasildigina gre Sultan Mehmed, Rumeli Hisari'nin insasina mani olmak isteyen Bizans Imparatoru'na, tarih

hadiseleri hatirlatmak suretiyle bu tesebbsndeki hakliligini isbat etmeye alisir. Onun iin bu isten vaz gemesinin mmkn olamayacagini tehdid yollu bir tarzda ona bildirir. Rumeli Hisari'nin yapilmasi hazirliklarina 1451-52 kisinda baslanmistir. Ilkbaharin baslangicinda Mart ayinin sonlarina dogru, Rumeli tarafina Anadolu Hisari'nin karsisina bol miktarda insaat malzemesi, usta, amele ve kirei gelmisti. Kereste Izmit ile Karadeniz Ereglisi'nden, taslar ise Anadolu tarafindan getirilmisti. alismak zere klliyetli miktarda insan gelmisti. Sultan Mehmed, bu sirada kara yolu ile bogaza gelerek bilirkisilerle (teknik eleman, mhendis) o havaliyi gezdi. Denizin akintisi hakkinda malumat aldi. Iki sahil arasindaki mesafeyi ltrd. Kalenin yapilacagi sahayi kendisi tayin ile hududunu tesbit ettirdi. Bundan sonra bir rivayete re nce kiyida, hisarin gney-dogu ksesindeki kule insa edilerek malzeme ve alismalarin selameti emniyete alinmistir. Ftih Sultan Mehmed, hisarin duvarlarinin Arapa "Muhammed" kelimesi seklinde olmasini istediginden planini da ona gre tasarlamisti. Buna gre her "Mim" (M) harfinin yerinde bir kule bulunmasini arzuluyordu. Kulelerden ikisi, birbirinin yaninda ve burunun eteginde idi. ncs denize daha yakindi. "H" ve "D" harflerinin bulunduklari yerlerde istihkamlar yapildi. Pdisah, bunlarin yapilmasina zen gsteriyor ve bizzat nezret ediyordu. Gerekten kseli olarak dsnlen hisarin projesi, bizzat Sultan Mehmed tarafindan tasarlanmisti. Eski an'aneye uyularak, hisarin yapilmasinda devletin ileri gelenlerinden de faydalanildigi ve bunlarin, masraflara katildiklari grlr. Bu insanlarin, kule ve surlarin bir kisminin yapilmasina nezret ettikleri anlasilmaktadir. Nitekim hkmdar, kale insasini vezir arasinda taksim eder. ksenin doguda, yani deniz sahilinde olan bir ksesine akropol olarak gayet metin bir bur yaptirma vazifesini Halil Pasa'ya verdi. Yamata, yani gneyde bulunan diger kseye byk bir bur yapilmasini Zaganos Pasa'ya, ve nc kseye, yani kuzeye dsen tarafa yapilacak burcu da Saruca Pasa'ya verdi. Vezir Sehabeddin Pasa da btn insaata nezret etti. Kaynaklar, Rumeli Hisari'nin, bizzat Sultan Mehmed'in idaresinde 1000 kadar usta ve onun iki misli isi alistirilarak drt ay gibi ok kisa bir zamanda (Hammer'e gre aydan daha az) tamamlandigini belirtmektedirler. Bununla birlikte insaatin btn mekan ve safhalarinda alisanlarin sayisinin, yukarida verilenden daha fazla olduguna isaret edilmektedir. Zira Dukas, "insaati arsin zerine ustalara taksim etti. Ustalar bin kisi kadardi. Her ustanin yanina iki yardimci koydu. Kale duvarinin i ve dis taraflarinda da miktari kfi ustalar ve yardimci ustalar alistirdi." demektedir. Buna gre 21 Mart 1452'de insaatina baslanan Bogazkesen

(Rumeli) Hisari, bes-alti bin kisinin alismasi sonucunda Temmuz ayinin sonlarinda tamamlandi.

Fatih zamaninda Osmanli Rumeli Hisari'nin asker nemi zerinde duran ve bu konuda epey bilgi veren Hseyin Dagtekin, adi geen hisarin, insa edildigi yerin aslinda insaata msait olmadigini, buna ragmen Osmanli hkmdarinin, gnmz asker tekniklerine uygun bir sekilde onu nasil mkemmel bir sekilde insa ettirdigini syle anlatir: "Gerekten, Rumeli Hisari tahkimatinin, en gayr-i msait arazi sartlarina ragmen, kiymetinden hi bir sey kaybetmeden, bir benzerine g tesadf eildebilecek kadar byk bir maharet gsterilerek, insa edildigi yere ve evreye intibak ettirilmek suretiyle vcuda getirilmis tipik bir tahkimat rnegi teskil ettigi grlr. Bundan baska, yeni hisarin en mhim bahsi olan bu konuyu islerken kalenin, grlen arazi zerine yerlestirilmesinde hakim olan asker grsn, gnmzn tabiye esaslari hakkindaki grsleri kadar ileri oldugunu msahede ettigimizden, besyz yil nce insa edilmis oldugu halde, modern bilgilerin verdigi grslerle tedkik etmekte herhangi bir tehlike olmadigini szlerimize ilave edebiliriz."

Ilk dnem, Osmanli asker mimarisinin gzel bir rnegi olan bu hisara yerlestirilen silah ve diger mhimmattan bahsetmeden, sadece bu dnemdeki asker mimarnin ne denli saglam olduguna bir iki rnekle isaret etmek isteriz. Bilindigi gibi, Istanbul'un fethinden nce Yildirim Byezid tarafindan, Bogazii'nde yaptirilan Anadolu Hisari ile Ftih Sultan Mehmed tarafindan yaptirilan Rumeli Hisari surlari ve Istanbul'un alinmasindan sonra Theodosius surlarinin stratejik bir noktasinda yapilan Yedikule, Osmanlilarin ilk mstahkem mevkileri hakkinda bize bir fikir vermektedir. Hisarin insaati esnasinda, deniz tarafindan gelebilecek bir saldiriya ugramamak iin, Gelibolu tersanesindeki donanmadan otuz kadar harp ve bir hayli nakliye gemisi bogaza getirilmisti. Bu yeni kaleye top ve topular kondu. Bylece karsi karsiya bulunan iki hisar sayesinde, bogaz geisleri kontrol altina alinmis oldu. Hisarin komutanligina Firuz Aga'yi tayin eden hkmdar, onun maiyetine drt yz yenieri askeri ile silah ve cephane verdi. Bundan sonra, Edirne'ye gitmek zere olan hkmdar, iki gn Istanbul surlarini ve hendeklerini tedkik ettikten sonra buradan ayrilip, Eyll ayinin ilk gn Edirne'ye dner.

ISTANBUL FETHININ HAZIRLIKLARI


Ftih Sultan Mehmed, Rumeli Hisari (Bogazkesen)'nin tamamlanmasindan sonra ordusu ile birlikte Istanbul surlarina iyice yaklasarak sehri yakindan grebilmisti. O, hem arazi hem de surlarla ilgili tedkikler yaptiktan sonra 1 Eyll gn Edirne'ye dnmst. Onun buradaki en nemli dsncesiIstanbul'u almakti. Nitekim Dukas, gen hkmdarin Istanbul'u almak iin ne denli kararli oldugunu verdigi su bilgi ile ortaya koymaktadir: "Harman vakti geti, sonbahar baslamak zere idi. Sultan Mehmed, Edirne'deki sarayinda vakit geiriyor, fakat gzne uyku girmiyordu. Gece gndz Istanbul'u nasil alabilecegini ve nasil bu sehrin sahibi olabilecegini dsnyordu." I dnyasinda, Kostantiniyye'nin fethi mevzuunda kendisini, uzun asirlarin gnlnden ve dilinden yuvarlanagelen bir manev mjdenin son ve gerek temsilcisi olarak gren hkmdar, zihn ve ruh imkanlarini btn hizi ve bereketiyle hep bu nokta zerinde toplamisti. Bununla beraber evresini teskil eden devlet adamlarinin mhim bir kismi, hakli veya haksiz endiselerle onu byle bir maceraya atilmakta desteklemiyorlardi. Hatta daha da ileri giderek, tecrbelerinden, bilgilerinden, hamiyetlerinden ve korkularindan sz aarak nne yiginlarca engeller ikariyorlardi. Bylece, onun kararini tasvib etmediklerini ortaya koyuyorlardi. O devri yasamis bir tarihi olarak

Tursun Bey, bu mcadeleleri zetle syle anlatir: "Her end erkn-i devlet ve mlziman-i hazret, tasrih kinaye birle, nun metnet menatini, ve mlk-i mzinin feth kasdinda hazayn (hazineler) harc idp, cem'-i asakir eyleyb are bulmadiklarin sem'-i serifine ilka ederler idi. Ve na taarruzdan ziyade fitneye sebep olmak tevehhmatin ve ihtimalatin sylerler idi." Fakat pdisah bunlara asla iltifat etmezdi." yle anlasiliyor ki Pdisah, zaman zaman, Vezir-i a'zam Halil Pasa'nin, Rumlari himaye etmekte oldugunu duyuyordu. Buna inanmasa bile pasanin bazi spheli hareketlerini kendisi de grmst. Bu sebeple, devlet erkni ile ulema ve komutanlarin fikirlerini grenmek zere onlari bir toplantiya agirdi. Herhalde bu toplantinin mahiyetini kimse bilmiyordu. Zira toplantiya gelenler agirlanmis, yedirilip iirildikten sonra dualar edilmis ve bundan sonra da vezirler tarafindan devlet isleri ile ilgili olarak hkmdara bilgi verilmisti. Iste bundan sonradir ki Ftih Sultan Mehmed, meclistekilere "mddet-i medid ve ahd-i baiddir ki, yine-i zamir-i mnirimde bir suret mrtesem olmustur. ni sizinle msavere muraddir" diyerek sze baslar. "Insanlar, fikir, anlayis ve zeka bakimindan ne kadar ileride olurlarsa olsunlar, bu meziyetler, kendilerini baskalari ile msavere etmekten alikoymamali." dsncesine sahip olan hkmdar, Hz. Peygamberin dahi bundan mstagni kalmadigini ve byle yapilmasini tavsiye ettigini*, bu tavsiyesinde de onun, Kur'an-i Kerim'in yetini** gznnde bulundurdugunu syleyerek, ortaya atacagi konu zerinde herkesin fikrini aika belirtmesini istemisti. Meclistekiler, pdisahin dsncesi yaninda kendilerininkinin bir sey ifade etmeyecegini, fakat pdisahin emirlerini yerine getirmis olmak iin dsnebildiklerini arzedeceklerini syleyince pdisah tekrar sze baslayarak: "... Dnya devleti mebbed olmaz ve cihan-i fnide kimesne baki ve muhalled kalmaz" der. Bundan sonra yaratilistaki gayenin, Allah Tel'yi bilip onun birligini kabul etmek ve yasandigi mddete onun "derghina takarrub" etmeye gayret etmek oldugunu, bu vesile ile en iyi ve faziletli insanin, kfr ve dalalet iinde bulunanlara karsi cani ve mali ile cihad eden insan oldugunu hadislerle belirtir. Bundan sonra Sultan Mehmed, "Belde-i tayyibe-i Kostantiniyye ki bag-i irem andan bir kse ve sreyya nk bostanindan bir kemterin kse, ismi ve resmi ile illerde meshur ve dillerde mezkr ve ktbi tevrihte mesturdur. Ne vechi vardir ki, nun gibi menzil-i serif ve makami latif benim vast-i memleketimde ve arsa-i vilayetimde olup dahi eyyam-i devletimde kfr ocagi ve bagiler yatagi ve tagiler duragi ola. Elhasil niyetim ve himmetim nun zerine mukarrer ve musammam olmustur." der. Gnmzn Trkesiyle sylemek gerekirse o syle diyordu: Irem baginin kendinden bir kse oldugu Kostantiniyye, adi ve sani ile dillerde sylenmis, illerde n taninmis ve tarih kitaplarinda yazilmistir. Niin byle gzel ve degerli bir yer lkemin ortasinda ve idarem arasinda olup ta saltanatim gnlerinde kfr ocagi, taskinlar yatagi ve siler duragi olsun. Kisacasi

Bizans'in zerine gitmeye niyetliyim. Umarim ki, tedbirimiz Allah'in takdirine uygun dser. Bu arada devletin kurulusundan, Rumeliye geisten, Istanbul'un, lkesinin ortasinda bir kfr beldesi olarak kalisindan, Bizans'in tezvirat ve evirdigi entrikalardan bahseden pdisah, szlerine syle devam eder: "Kendimizi ecdadimiza layik olmayan halefler olarak gstermeyelim, aksine, onlarin en has nesli oldugumuzu, onlarin kahramanlik ve meziyetlerinin benzerini gsterebilecegimizi ortaya koyalim. Zira onlar, nice tehlike ve sikintilarla kisa bir zaman iinde Asya ve Avrupa'daki btn bu yerleri ele geirip oralarin hakimi oldular. Nice byk sehir ve kaleleri fethe kadir oldular. dedikten sonra Bizans isini halletmeden hi bir mhim tesebbse girismeyecegini, bundan dolayi devlet erkninin bu husustaki fikirlerini grenmek istedigini belirtir. Bunun zerine meclis, isi mzakereye baslar. Bir kisim devlet erkni, pdisahin fikrine uyar, bir kismi da muhalif kalir. Muhaliflere gre Istanbul, alinmasi g bir sehirdi. nk iinde bol nfusu ve etrafinda ok kuvvetli bir suru vardi. Sehrin, siddetle mdafaa edilecegine gre, alinamama ihtimali de vardi. Byle bir durumda, devletin prestiji azalacakti. Onun iin byle bir tesebbse girismemek icab ederdi. Geri hkmdar, Bizans'in bol malzemeye ve klliyetli miktarda silaha sahip oldugunu biliyordu. Fakat meseleyi isten anlayan kimselerle msavere etmis ve buranin "akl tedbir"le alinabilecegi sonucuna varmisti. Nisanci Mehmed Pasa, gerek sehrin zaptinin zorlugu, gerekse Ftih'in kararligi hakkinda su bilgiyi verir: "Bu sehri, Rum, Sam ve Trabzon denizlerinin kucakladigi iki kita sarmisti. Kfirlerden byk bir kalabalik bu sehri gece, gndz koruyordu. Dogru ve saglam dsnce sahibi olanlar, buranin fethine imkn bulunmadigina, kfirlerin elinden alinmasinin muhal (imknsiz) olduguna, buraya mlik olmaya alismanin soguk demiri dvmeye, burayi elde etmek istemenin seytandan hayir ummaya benzedigine hkmediyorlardi. Lakin yce hazrete yksek himmet, kutlu kuvvet, saglam ve ktlklerden arinmis nefs verildigi iin, unsurlar kendisine pek aik surette boyun egiyordu. Bu sehrin, savasi kfirlerin eli altinda kalmasini iyi grmyordu.* Tacizde Cafer elebi de (s. 8) Meclisteki bu farkli iki grs syle nakleder: "Vezirlerden degisik grsler geldi. Isabetli grsleri olan zeki, akilli, cesur ve celdet sahibi olanlar, pdisahin bu dsncesini yerinde bulup gerekenin yapilmasi iin hazirliklara baslanmasini istiyorlardi. Bir kismi ise surlarin saglamligi, giris ve ikis noktalarinin zorlugunu ileri srerek Istanbul fethini, Anka kusunu avlamaya benzettiler. Keza onlar, buranin zaptini, gk kubbenin fethine denk sayilacagindan, bundan vazgeilmesinin daha uygun olacagini sylediler. Bu fikirler karsisinda gen sultan: "Allah'in takdiri olunca, alisilagelmis nice imknsizliklar, kolaylasir. Btn kinat onun aksine alissa da fayda vermez. Bunun aksine basit ve elde edilmesi kolay bir isi de, sayet Allah dilemez ise, cmle lem onu yapmaya

ynelse, yine de basaramaz. Bu konudaki midim ne mal ve mlk bolluguna, ne ordu ve kahramanlarin okluguna, ne de savas let ve vasitalarinin fazlaliginadir. Aksine, sadece Hakk'in ltuf ve yardiminadir. Esas gayem de, Islm'in yce prensiplerini ortaya koymaktir. Eger o kalenin benim tarafimdan fethi takdir buyurulmus ise, kale burlari tas ve topraktan degil, saf demirden de olsa fke ve kahr atesi ile onu eritip mum gibi yumusatirim" der. Muhalif grup, andarli Halil Pasa etrafinda toplaniyordu. Pdisahin, bu muhalefetten fena halde cani sikilmis olmalidir ki "eger o kal'anin benim elimde feth olmasi mukadder olmus ola, bur ve barulari tas ve topraktan degil de demirden olmus olsa ates-i hism ve kahrla mum gibi eritip yumusak eylerim." diyecektir. Hkmdarin yakinlarindan bir zmre ise, bu fikrinde kendisini destekliyor, hamleci kararlarina, emekleri, hevesleri ve heyecanlari ile yardim ediyorlardi. Meclis disinda, bu ikinci grubun fikrine katilanlarin basinda Aksemseddin geliyordu. O, bir taraftan gen hkmdarin ruh yapisinda bir cihad aarak onu kendi kendisinin emri kilip ktle emrine kostuktan sonra, bu orta malini "fi-sebilillah" cihada tesvik etmesi pek tabii idi. Meclisten, Istanbul'un feth edilmesine dair karar iktiktan sonra, beylerbeyilerine, sancakbeyleri ile subasilarina ve askerlikle ilgili olanlarin tamamina "ahkm-i serife" yazilarak bahara kadar hazirlanmalari ve savasa katilmak zere toplanmalari emrolundu. Bu sebeple, Rumeli ile Anadolu'daki Osmanli sehir ve kasabalarinda geceli gndzl alismalara baslandi. Fakat Gelibolu ile Edirne'deki faaliyet hepsinden daha fazla idi. Gelibolu'da tezgahlara yeni yeni gemiler konuyordu. Bu arada bakir kapli (zirhli) gemilerin de yapilmasina itina gsteriliyordu. Kritovulos, gen hkmdarin bu neviden faaliyetlerinden bahsederken sunlari sylyor: "Bir taraftan yeni gemilerin insasi, br taraftan da, zaman asimi yznden tamire muhta olanlari da tamir ettiriyordu. Bu gemilerin bir kismi zirhli olarak yapilmisti. Otuz ve elli ift krekle sr'atli bir sekilde hareket eden hafif gemiler de yaptirdi. O, gerek yeni gemi insaati, gerekse tamir konusunda hi bir masraftan kainmamisti. Bundan baska o, lkesinin kiyilarinda bulunan gemileri toplayip onlara komutan, dmenci ve diger grevlileri yerlestirdi. Gerek savas, gerekse kusatma iin kara ordusundan ok, deniz kuvvetlerine nem verdiginden bu ordunun daha iyi ve itinali seilmesine gayret etti. Komutasi Gelibolu valisi olan Baltaoglu Sleyman Bey'e verilmis olan bu donanma, 1453 baharinda Gelibolu'dan Istanbul'a dogru hareket etti." Donanmadaki bu gemilerin sayisinda farkli rakamlar verilmekle birlikte genellikle su rakamlar zerinde durulmaktadir: Donanma, Gelibolu'dan hareket ettigi aman 147 harp gemisinden mrekkepti. Bunlarin 12'si

ektirme, 80 tanesi ifte gverteli krekli, 55 tanesi de kk aptaki gemilerdi. Bu gemilerin iinde krekilerden baska yirmi bin kadar azeb askeri bulunuyordu. Edirne'ye gelince: Buradaki hazirliklarla bizzat padisahin kendisi mesgul oluyor, geceli gndzl durmadan alisiyordu. Uyku zamanlarinda bile fethi dsnen padisah, ok defa yataginin iinde rahatsiz bir gece geiriyordu. Dukas, onun bu andaki halet-i ruhiyesini su szlerle bize nakleder: "Mehmed, gece gndz, gerek yatarken, gerek uyanik bulundugu zamanlarda, ister sarayinda bulunsun, ister sarayin haricinde olsun, ne sekilde harb ederse ve ne gibi vasitalari kullanirsa Istanbul'u zapta muvaffak olacagini dsnp zihnini yoruyordu. ok defalar aksam olunca, ata binerek yalniz basina, bazan yanina iki kisi alarak,bazan yaya yryerek, asker kiyafetinde btn Edirne'yi dolasiyor ve hakkinda sylenen szleri bizzat dinliyordu." Iste yine byle uykusuz geirdigi gecelerin birinde andarli'yi huzuruna getirterek, altin ve gmse aldanmamasini kendisine ihtar ettikten sonra, muharebenin yakinda baslayacagini, Allah'in inayeti ve Peygamberin imdadi ile Istanbul'u alacagini, bu iste kendisine yardim etmesini syledi. Bu gece sohbeti ve olaylari ile ilgili olarak Bizansli tarihi Dukas, ok mhim bilgiler vermektedir. Ona gre: "Bir aksam, gece yarisindan sonra, saray bekilerinden birka tanesini gndererek Halil Pasa (andarli)'yi saraya getirtti. Bu bekiler, pasanin konagina giderek, pdisahin iradesini, pasanin harem agalarina bildirdiler. Bunlar da pasanin yatak odasina giderek, pdisahin kendisini davet ettigini sylediler. Halil Pasa bayilacak derecede korktu. Karisi ile ocuklarini ptkten sonra ikti. Beraberinde altinlar ile dolu bir de altin tepsi aldi. Daha nce de belirttigimiz gibi pasanin kalbinde bir korkusu vardi. Halil Pasa, pdisahin yatak odasina girdigi vakit, pdisahi oturmus ve elbisesini giyinmis bir vaziyette grd. Hemen etek perek altin tepsiyi nne koydu. Pdisah altinlari grnce, "Lala, bunlar nedir?" diye sordu. O da cevaben dedik ki, "Sevketmeb! Devletin byklerini, pdisah fevkalade bir saatte huzuruna davet ettigi vakit, elleri bos girmek det degildir. Ben ise, huzurunuza ikmak iin getirdigim bu altinlar benim degildir. Sana ait olan altinlari sana takdim ediyorum". Pdisah da cevap olarak dedi ki, "Senin altinlarina ihtiyacim yoktur. Hatta sana bunlardan fazla altin ihsan edecegim. Senden yalniz bir sey istiyorum. Bana Istanbul'u ver." Halil Pasa, pdisahin bu son sz ve talebi zerine titredi. Zira teden beri Bizanslilarin hukukunu mdafaa ediyordu. Onlarin sag eli mesabesinde idi. Bizanslilar da,

pasanin bu sag elini hediyelerle doldururlardi. Trkler pasaya "kfir ortagi" adini taktilar ve herkes ona "dinsizlerin ortagi ve yardimcisi" diyordu. Halil, pdisahin son talebine karsi dedi ki: "Sevketmeb! Bizans Imparatorlugu'nun byk bir kismina seni sahip etmis olan Cenab-i Hak, Istanbul'u da sana ihsan edecektir. Ben eminim ki, senin elinden kurtulmayacaktir. Allah'in inayeti ile ben ve btn kullarin, byk iste muvaffak olmak ugrunda birbirimiz ile yarisarak mallarimizi, canlarimizi feda edecegiz ve kanlarimizi dkecegiz. Binaenaleyh bu hususta msterih ol." Halil Pasa'nin bu szleri, bu korkun ejderi biraz teskin etmisti. Halil'e dedi ki: "Yatagimin bu bas yastigini gryor musun? Bu yastagi btn gece yatagimin bir ucundan br ucuna ve diger uctan teki uca nakletmekle mesgul oldum. Yataga yatiyor ve kalkiyordum, gzme uyku girmiyordu. Altin veya gms paralar seni aldatarak, intac etmek istedigim byk isi geri birakmaya sevk etmesin! Bizanslilarla yakinda ciddi bir sekilde harp yapacagiz, Allah'in yardimi ve Peygamberin imdadi ile Istanbul'u alacagiz". Mehmed, bunlari ve buna benzer baska oksayici szleri syledi. Halbuki pdisahin bu oksayici szleri arasinda kalbi burkan, kani kurutan ve isiran ihtarlar da vardi. Bu ihtarlardan sonra pdisah, Halil Pasa'ya ruhsat verdi ve "sulh ve mslemetle" git dedi. Mehmed o gecelerde, sabahlara kadar Istanbul'un fethi isi ile mesgul oluyordu. Eline sehrin haritasi ile mrekkep alarak ve sehrin etrafindaki mevkilerin seklini resm ederek, harp fennine asina olanlara toplarin ve muhasara aletlerinin nerelere konmasi lazim geldigini tesbit ettigi gibi, lagim ailacak yerleri de resim (plan) zerinde isaret ediyor, hendeklerin baslarini ve merdivenlerin surun hangi tarafina konmasi lazim geldigini gsteriyordu. Velhasil btn gece bu hazirliklarla mesgul oluyor, sabahlari, gece verilen kararlarin akillica ve dsmana karsi hilekrane tatbik ve icrasini emrediyordu." Edirne'de bulunan Ftih Sultan Mehmed'in, yakindan ilgilendigi baska bir konu daha vardi. Bu da ordusunu toplarla techiz etme isi idi. Tarihte bir topu parkina sahib olan ilk hkmdarin Ftih oldugu belirtilmektedir. Surasi bir gerektir ki, Istanbul'un fethinde en nemli rol oynayan vsitalardan biri toptur. Geri topun bir harp silahi olarak kullanilmasi Istanbul'un kusatilmasi ile birlikte baslamis degildir. Fakat o tarihe kadar toplar, aplari ve sayilari itibariyle fazla bir sey ifade etmiyorlardi. Ftih Sultan Mehmed, bu silahin tahrib gcnn byklgne inandigi iindir ki, o tarihe kadar grlmeyen sayi ve apta top yapilmasina nem verdi. Byk apta toplarin yapilma isini Orban (Urban) adindaki Macarla Trk mimarlarindan Mslihiddin ve mhendis Sarica zerlerine aldilar. Saruca byk bir top dkmeye muvaffak oldu. Orban da ok byk apta bir top yapabilecegini,

fakat glle yapmasini bilmedigi iin bu ise karismayacagini syledi. Bunun zerine pdisah, mermi isini bizzat zerine aldi. Kaynaklar, gen hkmdar ile Orban arasinda geen muhavereyi su sekilde verirler: Orban: "Byk toplarinizi dkebilirim, ama mermi ve ince hesaplardan anlamam" deyince hkmdar "Benim senden istedigim sadece topu iyi dkmenden ibarettir. Kalani ben dsnrm" demisti. Ikinci Mehmed, Istanbul muhasarasinda ok byk rol oynayacak olan bu essiz toplarin en ince teferruatina kadar btn hesap ve planlarini kendisi yaptigi gibi, resimlerini de bizzat izmisti. Kendi nezreti altinda dktrms oldugu toplardan biri ok bykt. Byk emek ve masraflarla yapilan bu toplara "sah" denmisti. Bu toplarla atilan glleler, Kara Deniz sahillerinden getirilen kara bir tastan veyahut yuvarlak hale getirilen mermerlerden yapiliyordu. Dukas, byk topun Edirne'deki ilk deneme atisindan, uzun uzadiya bahseder. Bu topun, Edirne'den Istanbul'a kadar getirilebilmesi iin iki ay kadar bir zamana ihtiya hasil olmustu. Top, otuz araba ve altmis manda ile ekiliyordu. Onun her iki tarafinda, ikiser yz adam bulundugundan yolda kaymamasi saglaniyordu. Yollarin kt yerlerine tahta dsemek ve kpr yapmak zere ayrica elli usta ile ikiyz amele nden gidiyordu. Istanbul'u kusatmak zere hareket eden Trk ordusunda byk top ile ondrt batarya top vardi. Subat baslarinda Edirne'de baslayan sevkiyat, Mart sonlarina dogru, Istanbul'dan bes mil kadar uzakta bulunan bir yere gelmis oldu. Anadolu ve Rumeli'de beylerbeyiler ile sancakbeyleri gerekli miktarda askeri topluyor, techiz ediyor ve belirlenen zamanlarda yerlerinde bulunmalarini saglamak iin alisiyorlardi. Anadolu askerleri, Bogazin dogu sahilindeki Beykoz kasabasinin stndeki ormanliklarda toplandilar. Ftih, bunlari karsiya geirmek zere Beykoz, Kilyos ve Fenerbahe'de dalyanlari bulunan Rallis Petropulos adindaki Rum'a emir verdi. Petropulos bu emri, iki gemisiyle askerleri ve mhimmati karsiya geirmek suretiyle yerine getirdi. Gen hkmdar, kusatma boyunca Istanbul'a yapilabilecek btn yardimlara mani olmak iin her areyi dsnyor ve her tedbire basvuruyordu. Bu maksatla o, Turhan Bey ile ogullari Ahmed ve mer Beyleri Mora topraklarina akina memur etti. nk Mora'da, Bizans Imparatoru'nun kardesleri Dimitrios ile Thomas hkm srmekte idiler. Ftih, Imparator Constantinos'un, bunlardan yardim istedigini grenmisti. Bu sebeple, Turhan Bey, 1 Ekim'de sefere ikmisti. Osmanli hcumlari, Despotlarin kuvvetlerini yok ederek onlara gz atirmadigi gibi Bizans tarafindan beklenen yardimin gelmesine de engel olmuslardi. Bu arada Subat 1453'te hkmdarin emri ile Dayi Karaca Bey, Istanbul civarindaki Rum kasabalarini teker teker ele geirdi. Bu kasabalar, Karadeniz sahilindeki

Misivri, Ahyolu, Vize ile Ayios Stefanos idi. Bigados da kendiliginden teslim oldu. Hkmdar, savasla ilgili btn tedbirleri aldiktan ve btn hazirliklarini tamamladiktan sonra 23 Mart 1453 (12 Rebiulevvel 857) gn Edirne'den hareket eder. Kesan mevkiinde mola veren hkmdar, anakkale Bogazi'ndan geecek olan Anadolu kuvvetlerinin gelmesini bekler. Kesan'da kendisine iltihak eden bu orduyu alan pdisah, yoluna devam ederek 1453 Nisan'inin besinde Istanbul surlari nne gelir. Ertesi gn, yani 6 Nisan (26 Rebilevvel) Cuma gn de sehri kusatma altina alir. Bizans tarihisi Dukas ve ondan naklen Hammer, Fatih'in gelisini ve otagini kurusunu syle anlatirlar: "Paskalyayi takib eden Cuma gn (6 Nisan) Mehmed, sehir nnde grnerek (Egrikapi) karsisina gelen tepenin arkasinda adirini kurdu. Ordusunun meydana getirdigi izgi, sarayin Tahta kapisindan Yaldizli kapiya kadar uzaniyordu. Yine Tahtakapidan Kosmidi (Eyb civari)'ye kadar cenup tarafta bulunan baglara ve ovalara yaymis idi. Bu yerler, esasen daha evvel Karacia (Karaca Bey) tarafindan tahrib olunmuslardi. Nisanin 6. Cuma gn, sehir muhasara edildi. Byk top, imparatorun yeniden tahkim ettirmis oldugu Egrikapi (Kaligarya) nne konmustu. Pdisah, bu kapinin tahrib edilemeyecegini anlayinca topu Sen-Romen kapisi nne tasitti. Bundan dolayi bu kapi "Topkapi" adini almistir." Takriben iki ay sonra "Ftih" diye anilacak olan Mehmed'in ordulari, Istanbul surlari nnde grndkleri zaman, Katolik Hiristiyan dnyasi, Katolik ve Ortodoks kiliselerinin birlesmesi gerektigini, bu birlesme iin, bundan daha iyi bir zamanin olamayacagini dsnyor ve ancak bu sayede Bizans'a yardim yapilabilecegine inaniyordu. Bu yardimla o, Ortodoks Kilesisi'ni asimile edip tamamen ortadan kaldirmayi hedefliyordu. Dnemin Hiristiyan lemindeki bu ekisme ile, Islm'dan alinan ilhamla, Osmanlinin sahip oldugu din msamahasi (hosgr)ni karsilastirma bakimindan bu mevzuda kisaca ve zet olarak bilgi vermek istiyoruz. Bylece, Ortodoks Mezhebi'ndeki Rumlarin, iinde bulunduklari psikolojik durumu anlama imknini da bulmus olacagiz. Bu karsilastirmayi da bizzat kendi kaynaklarindan yapmakla meseleye daha rahat bir aiklama getirmis olacagiz. "Mehmed'in askerleri tahribat iin Istanbul kapilarina dayanirken, sehir halki Rum ve Latin kiliselerinin birlesmelerini saglamak veya engellemek iin birbirleri ile budalaca ekisiyorlardi. o tarihten bir nceki yilin 12 Araliginda, Ayasofya'da iki firka (mezheb) arasinda sekl bir uzlasma saglanmistir. Fakat bu uzlasma, Avrupa'nin byk devletlerini, kendi sonulari ile ilgilendirip bu yoldan biraz yardim saglamak midi ile yapilmisti. Sizmatizm atesi henz snmemis oldugundan, her gn bir takim irkin ekismeler grlyordu.

Muhaliflerin dsmanligi son dereceyi bulmustu. Bir grup papaz ve ileri gelenler, imparator ile birlikte Katolik yininde hazir bulunurlar iken, baska kesisler ile halkin bir kismi manastirlardan ikmiyorlardi." Hammer, bu konuda daha fazla tafsilat vererek iki kilisenin nasil birbirleri ile atistiklarini anlatir. Fakat biz, dnemin Bizans tarihisi olan Dukas'in verdigi bilgiyi de vermek suretiyle Katolik ve Ortodoks kiliselerinin birbirlerine karsi olan bu hasmne tavirlarini ortaya koymaya alisacagiz. "Gennadios, her gn birlesme taraftarlari aleyhine va'z etmekten ve yazilar yazmaktan geri kalmiyordu. Saint Thomas Akinu'nun sahsi ve eserleri aleyhine yeni mtalaalar ve itirazlar tertip ediyordu. Bir de Dimitri Kidoni aleyhinde bulunuyor ve bunlarin rafiz olduklarini isbat ediyordu. Senatodan bas amiral byk duka (Lukas Notaras), Genadios ile ayni fikri paylasiyor ve onunla is birligi yapiyordu. Istanbul aleyhine toplanmis olan sayisiz Trk askerlerini gren halka hitaben bu byk duka, Latinler aleyhine sunlari sylemeye cesaret etti: "Istanbul'un iinde, Trk sarigini grmek, Latin serpusunu grmekten daha iyidir." Grldg gibi Imparator, Avrupadan yardim alabilmek iin Papa tarafindan sart kosulan Katolik kilisesi ile birlesmeyi kabul etmis, onun gnderdigi Kardinal Izidor vasitasiyle Ayasofya'da yin yapilmisti. Bu hareket, Hiristiyanligin, Ortodoks Mezhebi'ne bagli olan halkta, byk bir nefret uyandirmisti. Latinlere karsi olan bu nefretin kkleri ok eskilere dayaniyordu. Zira 1204'teki Latin istilasinin aci hatiralari, halkin hafizasindan daha silinmemisti. Sehirde yaptiklari yagma ve Rumlara yapilan iskenceler ile onlari her trl haktan mahrum edisleri, henz unutulmamisti. Bu istila esnasinda Istanbul'daki bidelerin ogu tahrib edilmis, mezarlar soyulmus, birok eser mahvolmus ve Trk fethine kadar bu facianin izi silinememisti. Trkler, Istanbul'a girdiklerinde bir kismi ok harab 50'ye yakin kilise, bazi resm binalar, yikilmis messeseler, bozuk yollar ve terk edilmis saraylar bulmuslardi. Bu sekildeki tahribata karsilik, Mslman Trk'n msamahasi biliniyor, Osmanli hkmdarlarinin vicdan hrriyetine, din ve mezheb serbestisine verdikleri mukaddes mn farkediliyordu. Rumlar, her mezhepteki hiristiyanlarin, mal, can ve din hrriyetine sahip olarak Osmanli lkesindeki rahat hayatlarini gipta ile karisik bir hayranlikla msahede ediyorlardi. Bu, Mslman ve byk devletin, gayr-i mslim tebeasina (vatandasina) verdigi byk rahatlik ve kazan imkanlari da bunlara ilave edilince, bazi Bizanslilarca Osmanli idaresi bir nimet ve kurtulus olarak grlyordu. Bu anlayisin bir sonucu olarak, imparatordan sonra, en yksek dereceli devlet adami olan Grandk Notaras: "Konstantinipolis'te kardinal sapkasi grmektense Trk sarigini grmeyi tercih ederim" diyordu. Makamindan uzaklastirilan eski patrik Gennadios (fetihten sonra Ftih tarafindan Rum Patrikligi'ne getirilen kimse) da Ortodoksluk iin en iyi

tercihin bu olduguna inaniyordu. Zira Trk sarigi, dsmanlari olan milletler tarafindan dahi hakkin, dogrulugun, adaletin, din ve vicdan serbestisinin isareti olarak grlyordu. Tazim ve tekrim ediliyor, onun hakim oldugu idare araniyordu. Hatta bir rahibe btn hiristiyanlarin saskin bakislari nnde mezheb degistirmeyi red ederek tamamen Islm olan kiyafeti kabul edip, Hz. Peygamberin nbvvetini tasdik ettigini haykirmisti. nk, Sultan Mehmed'in temsil ettigi idare, insan tabiat ve yaratilisina son derece uygun idi. Devrinde hayal edilen ve arzu edilen esaslara dayanmis bulunuyordu. Bu, onun Islm mmessilligini ne kadar azametle temsil ettigini gsterir.

KUSATMA VE ISTANBULUN FETHI


Bilindigi bi Cuma, iinde Cuma Namazi bulundugundan Mslmanlarcaek olarak kabul edilmektedir. Iste byle bir gnde Edirne'den baslayan hareket, 6 Nisan (26 Rebilevvel) gnne tesadf eden baska bir Cuma gn, gen hkmdarin, ordusu ile birlikte ed ettigi (kildigi) Cuma Namazi'ni mteakip baslayan kusatma ile ilgili yerli ve yabanci bir ok kaynakta bilgi bulunmaktadir. Birbirlerini tamamlar mahiyette olan bu bilgileri kisaca ve ana hatlari ile vermek gerekiyor. Zira tafsilatina girdigimiz zaman sadece bu kusatmanin, hacimli bir eseri dolduracak kadar genis olacagi grlecektir. Bu sebeple biz, konunun detaylarina girmeden vermek ve kaynaklarina dipnotta isaret etmekle yetinmek istiyoruz. Cuma namazindan sonra muhasara hareketine baslanilmasini emreden gen hkmdar, madd kuvvet kadar mnev kuvvetin de tesirine inaniyordu. Bu sebeple sultanin etrafinda, ulema, mesayih ve bunlarin talebelerinden meydana gelen bir halka bulunuyordu. Bunlar, asker arasinda gaz ve cihadin faziletinden bahsederek onlari "Feth-i Mbin"e tesvik ediyorlardi. Onlar, bununla da yetinmeyerek "Feth-i Mbin"in muhakkak oldugunu, Kostantiniyye fethinin Sultan Mehmed tarafindan gereklestirilecegini askere telkin ediyorlardi. limler, seyhler ve seyyidlerden meydana gelen halkadan bahseden Hoca Sa'duddin Efendi bu konuda su bilgileri vermektedir: "Ulema, mesayih ve seyyidler, eski detleri zre ol gazi hkmdarin katinda bulunmak, gaza sevabini elde etmekle yceldiler. Onun otagi yaninda yryp dua etmekten bir an dahi geri kalmadilar. Sultan-i lisan (sani yce sultan)la at basi giderek onun * yet-i kerimesinde belirtildigi gibi "onun verdigi nimetlere skr ederler" derecelerine dogru yneldiler. Her an, fetih ve zaferin nasib olmasi duasina, emel ve dileklerinin gereklesmesi iin yakarista bulundular. Gerekten de rehberi zafer olan bu seferde, temiz ruhlar birlikte, gayb ordulari ise askerin ncs olarak ilerlemekte idi. Ama o tarihlerde hayatta olan ve gizli sirlari bilenlerden ve kerametleri zahir olan

Aksemseddin Hazretleri ile Akbiyik Dede, Islm askerlerine yz akligi olmak iin duaya devam ediyor ve hkmdarin emri geregince otag yaninda yryorlardi. Bylece onlar da, dilekleri gereklestiren Allah'in yardimlarini taleb iin ayni yola dstler." Bizans surlari nnde saf tutan Osmanli ordusunda, piyadeler sagli sollu ayrilmis, arka ve yanlara svariler konmustu. adet byk hcum firkasi teskil edilmis ve 14 bataryalik bir topu parki kurulmustu. Kisa bir zaman iinde muhasara iin mevki alan ordu, hazirliklarini yrtrken Sultan, Bizans Imparatoru'na, Mehmed Pasa'yi, baska bir rivayette de Isfendiyar oglu Ismail Bey'i eli olarak gnderip, sayet teslim olurlarsa, halkin mal ve canlarinin gvenlikte bulunacagini, isteyenlerin btn esyasiyla birlikte arzuladiklari yere gidebilmekte serbest olacaklarini, aksi takdirde harp hukukunun gerektirdigi seylerin yapilacagini bildirdi. Bu teklifin reddedilmesi zerine, kusatma hareketine hiz verildi. Sah denilen byk top, gnmzde Topkapi denilen yerde mevzilendirildi. 12 Nisan'da safakla birlikte topu bataryalari atese baslayarak, surlar bombardimana tutuldu. Bu bombardimanlarin ok ustalikli yapildigi, nokta atislari ile surlardaki muhayyel bir gen dvlerek, zedelenen kenarlarin zerine, ortasina yapilan top darbeleriyle byk gedikler aildigi rivayet edilir. Bu sekildeki bir bombardiman, Trk topusunun harp teknigindeki maharetlerini gstermektedir. Schlumberger, bu konuda asagidaki ifadeleri kullanarak Osmanli topusunun, bu fetihteki rolne isaret eder: "Yine Nisan'in on ikinci gn byk bombardimanin basladigi gnd. Bu elem verici tarihten itibaren muhasaranin son buldugu 29 Mayis tarihine kadar yedi hafta boyunca o korkun toplar, gnn her saatinde sasmaz bir intizam dahilinde dehset saan bir grlt ile agir mermer gllelerini Bizans surlarina firlatmaktan bir an dahi geri kalmadilar. Simdiye kadar hi kimsenin asla isitmemis oldugu bu harikulade top patlamalarini isiten hurafe perest (hurafelere inanan) halkin, duar oldugu canhiras feryad ve dehset, tasavvur edilsin. Tesirin tahribkarligi derhal grld. Asirlar oyunca nice gl milletlerin hcumlarina dayanmis olan bu asirlik duvarlarda, derhal gedikler ailmaya baslandi. Bu glleler, kesif bir toz ve duman bulutu iinde mthis bir grlt ile geliyor, surlara arpip tahribatini yaptiktan sonra bin para oluyorlardi. Kusatilmis olanlar, ok kisa bir mesafeden yapilan bu ilk top atesini mteakip, bin seneden beri bu sevgili beldenin maglup edilemez bir tanriasi makaminda tuttuklari ve varligiyla magrur olduklari bu khne surun kendilerini korumaya yetmeyecegini anladiklari zaman, tarifi imkansiz bir ye's ve kedere kapildilar." Mutlak surette galip gelmek azmiyle btn hazirliklarini tamamlayan Sultan Mehmed, ortaagin en byk kalesini yikmak iin yaptirdigi mthis toplari

ile Istanbul surlari nne gelip muhasaraya baslar. 6 Nisan - 29 Mayis arasinda 54 gn sren kusatmanin tafsilatina girmek istemiyoruz. Ancak, Ftih nvanini alacak olan Sultan Mehmed, Istanbul surlari nnde, kendisini btn mukadderatla karsi karsiya getiren iki etin imtihan daha geirmisti. Durumun nazikligini ortaya koymasi bakimindan kisaca bunlardan sz etmek gerekiyor. 20 Nisan'da bugday ykl bir Bizans gemisiyle drt Ceneviz gemisi, Baltaoglu Sleyman Pasa'nin btn gayretlerine ragmen, Lodos rzgari ve Bogaz'daki akinti sebebiyle Halic'e girmeyi basardilar. Bu basari, Bizans'ta byk bir mit ve sevin uyandirdi. Bu gemilerin, batililar tarafindan gnderilen donanmanin ncleri oldugu sayiasi yayildi. Tursun Bey'in ifadesiyle bu hadise, "ehl-i Islm arasina ftur ve perisan saldi. Amma ma'nide yet-i kerimesinin isaretine uygun olarak bu hadise, alinan tedbirlerle Mslmanlarin lehine tecelli edecektir. Gerekten, muhasarayi basarisizliga ugratacak byk bir tehlike belirmisti. mitsizlik, bozgun dogurabilirdi. O zaman, Aksemseddin tarafindan Pdisaha sunulmus olan bir mektup, bu muvaffakiyetsizligin, umum bir hayal kirikligi dogurdugunu ve zaferi spheye dsrdgn isbat etmektedir. Mektup, alinmasi gereken tedbirleri de tavsiye etmektedir. Dsman gemilerinin Halic'e girmesi zerine, hisimla atini denize dogru sren ve kaftani islanincaya kadar denize girmis olan gen hkmdar, bu durumu hazmedemeyerek Baltaoglu'nu komutanliktan azlip, onun yerine Hamza Bey'i tayin eder. Sultan, btn vezir ve komutanlarin katildigi bir Divan toplar. Orada, andarli ile ona tabi olanlar, ortaya ikan durumdan istifade ile Imparator'la mzakerelere girisilmesi ve muhasaranin kaldirilmasi fikrini tekrar ortaya atarlar. Gen hkmdar iin durumun ne kadar nazik bir hale geldigini tasavvur etmek mmkndr. Vaziyeti, andarli Halil Pasa'nin eski rakibi ve fetih fikrinin kuvvetli mdafii Zaganos Pasa kurtarir. Sehabeddin Pasa ve Koca Turahan Bey'le Aksemseddin'in ve Sultanin hocasi Ahmed Gran (Molla Gran)'nin yardimlari ile bu bedbin grns yenmeye ve savasa devam azmini yenilemeye muvaffak olurlar. Bunlar, tesci' edici szleriyle askerin cesaretini ykselttiler. Hoca Sa'duddin bu konuda sunlari syler: "Ulemanin ileri gelenlerinden Seyh Ahmed Gran, byk seyhlerden Aksemseddin ve makami yce vezirlerden Zaganos Pasa, lkeler hakimi sultan ile ayni grs ve fikirde olup, baris ve anlasma yolunu benimsememislerdi. Fetih almetleri belirdigi sirada isten el ekmek vazife anlayisina sigmaz diyerek zaferleri glge edinen askerlere nasihatlarda bulundular ve tatli bir dille "sonra Rum lkesi size ailacaktir" hkmnde belirtilen gerek vaadi hatirlatarak "byk savas, Kostantiniyyenin fethidir"

gereginden hareketle ortaya konan gayret ve ihtimami bir bir gazilere anlattilar." Bizans'in, Hali tarafindan da tazyiki iin limana girise mani olan zincirin kirilmasi denenmisse de basari saglanamamisti. Bunun zerine ince donanmanin Halic'e karadan geirilmesi gen hkmdar tarafindan dsnlmst. Bizans Rumlari arasinda da "Gemilerin karadan yzdrldg grlnceye kadar Istanbul'un zaptinin kimseye myesser olmayacagi" hususunda bir inan ve anlayis bulundugundan, kusatilanlarin btn mitlerini kirmak iin bu ise tesebbs edilmistir. O sirada, Galata, Cenevizlilerin elinde bulunup ayri bir kalesi vardi. Bura sakinleri, Trklerle dost olmakla beraber geceleri de Bizanslilara yardim etmekteydiler. Halic'e denizden girmenin imkansizligi yznden 50-70 kadem uzunlugundaki 15-22 sira krekli 70 kadar gemi, 22 Nisan gecesi sabaha kadar Halic'e geirildi. Solakzde bunu "Himmet-i merdn ile Besiktas dedikleri yerden Kasim Pasa deresine dogru, dag parasi gibi gemilerin altina rugan (yag) ile terbiye olunmus ktkler dseyip, bir rivayette yelkenler aarak yrttler ve gemileri birbirine baglayarak zerine metrisler koydular" cmleleri ile anlatir. Bu sevkiyat yapilirken Beyoglu tepelerine yerlestirilen bataryalarla Hali'teki Bizans donanmasi taciz edilip hareketsiz birakildigi gibi surlarin etrafinda da bombardimana devam edilip, esas faaliyet, iyi bir sekilde gizlenmisti. Sabahleyin 70 para kadar geminin, Hali'te yelken atigini gren Bizanslilar, hayret ve dehsetle bu manzarayi seyre baslamislardi. Bu sekilde, karadan gemi yrterek denize indirme teknigi byk bir basari idi. Ftih, bununla da kalmadi, ihtiya karsisinda byk dehsinin yeni bir kesfini de ortaya koydu. Havan toplari dktrd. Onlarin, balistik hesaplarini bizzat yaparak tecrbelerinde bulundu. Beyoglu sirtlarindan ve Galata surlarindan asirma atislarla Hali'teki dsman gemilerini batirmaya basladi. Bylece yeni bir cephe ailmasi ve Bizans'in her taraftan sikistirilmasi, Imparator'u, en agir sartlari kabul ederek baris teklifinde bulunmaya zorladi. Fakat Ftih, Imparator'un gnderdigi elilere: "Ya ben Bizans'i alirim, ya Bizans beni" diyecek kadar, fetih isinde azimli oldugunu ve teslimden baska bir teklifi kabul etmeyecegini bildirmisti. Gemilerin Halic'e indirilmesinden sonra Defterdar ile Kumbarahane Iskelesi arasinda bin kadar duba zerine, bes askerin yan yana yrmesine imkn verecek ve top geirilebilecek sekilde muntazam, saglam dsemeli bir kpr kurdurdu. O dnem tekniginin bir harikasi kabul edilen bu kpr, Rumlarin mneviyatlarini yeniden ve esasli bir sekilde sarsti. Ftih Sultan Mehmed'in karsilastigi ve deta imtihan edildigi buhranli ikinci hadiseye gemeden nce, onun dsmani olan ve Ftih'i sahsen taniyan

Bizans imparatorluk prensi meshur tarihi Dukas'in karadan yrtlen gemiler ile pdisahin bu husustaki faaliyetleri hakkindaki dsncelerini buraya almayi faydali buldugumuzu belirtmek isteriz. O, syle diyor: "Pdisah, cesurne ve cr'etkrane bir planin tatbik ve icrasini dsnd. Galata'nin sark tarafinda ve ifte sutun altindaki cihette olan yer ile, Galata'nin diger cihetinde ve Kosmidion denilen yerin karsisindaki Hali sahili arasinda bulunan ve Galata'nin arkasinda olan ormanlik dag yolunun dzeltilmesini emr etti. Bu yolu, mmkn oldugu kadar dzelttiler ve makaralar ile gemileri denizden karaya ikardilar. Bu gemilerin, geidin (Bogaz) mukaddes agzindan ekerek, kara yolu ile,Halic'e nakl olunmalarini emr etti. Bu suretle emir icra olundu. Gemiler ekiliyordu. Her birinin bas tarafinda bir kaptan ve arka tarafinda bir dmenci oturuyordu. Bir digeri de elinde kregi tutarak, yelkeni harekete geiriyordu; biri de davul, baska birisi de borazan aliyor ve denizcilere ait sarkilar okuyordu. Muvafik rzgarin esmekte oldugu sirada, ormanlari ve dereleri asarak, denize varincaya kadar karadan geiyorlardi. Bu gemilerin sayisi seksen idi. Bunlar arasinda iki sira krekli kadirgalar da vardi. Geri kalan gemileri orada biraktilar. Byle bir harikayi kim grd ve kim isitti? Keyahsar (Keyhsrev) denizde kpr insa ederek, karada yrr gibi bu kpr stnden karsiya asker geirdi. Bu yeni Makedonyali ve bana kalirsa neslinin en son pdisahi olan Mehmed, karayi denize tahvil etti (evirdi). Ve gemileri dalgalar yerine, daglarin tepelerinden geirdi. Binaenaleyh bu, Keyahsar'i da geti. Zira Keyahsar, Elispondos (anakkale Bogazi)'u geti ve Atinalilara maglub olarak muhakkar (hakarete ugramis) bir halde geri dnd. Mehmed ise, karayi denizde oldugu gibi geti ve Bizanslilari mahv etti. Ve hakiki altin gibi parlayan Atina'yi (burada kastedilen Istanbul'dur) yani dnyayi tezyin eden (ssleyen) sehirlerin kraliesini feth etti." Istanbul'un, kusatma altina girdigi gnden, dsecegi gnne kadar Hali'te byk bir Venedik gemisinde bulunarak, olup bitenleri yakindan takib etmis olan vak'anvis Nicolas Barbaro, efsanev mes'ale isigi altinda gemilerin, dag ve tepelerden geisinin dehset saici cereyanini, taifelerin sevk ve setaretini, tekbir seslerini, sevin nrlarini ve davul vzelerini uzun uzun anlattiktan sonra "Bu gemilerin, sanki denizde imis gibi karada hareketleri hadisesini gzleriyle takib etmemis bir kimse iin bunun, inanilmayacak kadar garip bir manzara oldugunu tekrar ederim. Ben bunu, Keyhsrev'in Athos dagini yarmasinda gsterdigi cearet ve fedakrligin kat kat stnde bulurum. Bunlari bizzat gzlerimle grdm. Eger bu harikulade olayin meydana gelmesinde hazir bulunmamis olsaydim, buna inanilmaz ve garip masallar gibi grnms olacak olan diger rivayetlere de artik inanirim" der.

Ftih Sultan Mehmed'in, muhasara esnasinda karsilastigi ve deta imtihan edildigi ikinci nemli hadise, Mayis sonlarina dogru kendisini gstermisti. Hemen hemen btn kaynaklarin belirttigine gre o gnlerde Osmanli ordughinda, Bati hkmdarlarinin birlestikleri, Hunyad'in sehri kurtarmak zere kuvvetli bir ordu ile yolda oldugu ve byk bir Hali donanmasinin Agriboz'a veya Sakiz Adasi'na ulastigi sayialari yayilip byk bir endiseye sebep oldu. Tekrar mirildanmalar basladi. Basindan beri kusatmaya karsi gibi grnen andarli, hakli ikacak gibiydi. Gerekten, Venedik, 7 Mayis'ta hazirladigi bir donanmayi G. Loredano komutasinda Ege sularina gndermisti. Papa da kendi hesabina bes kadirga techiz ettirip yola ikarmisti. br tarafta Karamanoglu, Venediklilere verdigi sz zerine Istanbul surlari nnde herhangi bir gevseme halinde harekete gemeye hazir bulunuyordu. Kuvvetli bir casus sebekesine sahip olan Osmanli hkmdarinin, bu faaliyet ve hazirliklardan habersiz kalmasina imkan yoktu. Bir gecikme, sonucu ok tehlikeli ve mes'um neticeler dogurabilirdi. Tczde'nin ifadesiyle: "Te'hir olicak mebada derya yznden dahi kffardan muavin gelip halka zaaf-i kalb tri olmaga sebep ola". Gerekten de Istanbul muhasarasinin sonlarina dogru (25, 26 Mayis) bir Macar heyeti, Osmanli kararghina gelir. Bu heyet vsitasiyle, Jan Hunyad'in, naiplikten ekildigi ve Ladislas'in kral oldugu greniliyordu. Bu yzden Jan Hunyad, Sultan Mehmed'le seneyi kapsayacak sekilde yapmis oldugu mtarekenin, ahidnmesini geri istiyordu. Zira idareyi gen krala devr etmekle imzalamis oldugu ahidnmenin geersiz oldugunu ve bu yzden onu geri isteyerek ve Osmanli hkmdarinin ahidnmesini de iade ediyordu. Macar heyeti, vezir-i azam ve onun yaninda bulunan iki vezirle grsr. Sefir, efendisinden aldigi talimat zerine, pdisahtan Istanbul kusatmasinin kaldirilmasini ister. Aksi takdirde Macarlarin, Bizans'in lehinde hareket edip onlarin yaninda yer alacaklarini bildirir. Macar elilik heyeti, Bati devletlerine ait bir filonun da Bizans'a yardima gelmekte oldugunu bildirir. Macar elisiyle olan grsme, gen hkmdara bildirilir. Macarlarin Rumlara yardim edeceklerine dair olan tehdidi ve bir Bati filosunun yardima gelecegi szleri, Sultan Mehmed'i dsndrr. Bunun zerine, 27 Mayis aksami bir meclis toplayarak vaziyeti grsr. Vezir-i a'zam Halil Pasa, daha nce grms oldugu Hali seferinin tehlikelerini yakindan bildigi ve Bati Hiristiyanlarinin yeni bir Hali seferi dzenlemelerinden korktugu iin, imparatorun agir bir vergiye baglanarak muhasaranin kaldirilmasini teklif eder. zellikle Hiristiyan Bati'nin birleserek Mslman Trkleri Balkanlardan atmak zere harekete geebileceklerini, bunun da daha byk bir felakete sebep olacagini syler. Zira o, Yildirim Byezid'in akibetini, Izladi, Varna ve Ikinci Kosova muharebelerini hatirliyordu. Buna karsilik Zaganos Pasa, Istanbul'a yardim yapilamayacagini, Bati devletleri arasindaki rekabetin bu yardima engel olacagini, yardim yapilsa bile nemli olamayacagini syler.

Onun bu grsne bazi mera ile ulema ve Aksemseddin istirak ediyorlardi. Benimsenen bu grs zerine, genel bir hcuma karar verilir. Geri, Venedik veya Papa'nin donanmasinin Sakiz'a geldigi haberi alinmisti. Son olarak yapilacak hcumun neticesine kadar Macar elisi iade edilmeyerek alikonuldu. Bu arada muhasaranin uzamasi, bazi dedikodulara sebep olmustu. Pdisah da endiseli ve sikintili idi. Ancak Aksemseddin'in sebat ve hcum edilmesi ile ilgili mektubu ve manev tebsirati havi yazisi, herhalde Sultan Mehmed zerinde tesirli olmustur. Fetih esnasinda, Sultan Mehmed ile Aksemseddin arasindaki ilgi, tesvik ve sabri tavsiye hususu, su ifadelerde aiklik kazanir. "Bhusus, fetih tarihinin i yzn idare eden Aksemseddin, cepheden cepheye at oynatan, kafasi ve bedeniyle de en agir ve zorlu yk tasiyan pdisahin bir dinamo gibi zaman zaman bosalir olan mneviyatini besliyor ve takviye ediyordu. Gen hkmdar, sihirbaz kudretiyle kal'alar kurdurmus, toplar dktrms, donanmasina bir gecede daglari asirtmis, gen, din, nizamli ve talimli ordusuyla karalari denizlere evirtmis, denizleri tutusturtmustu. Ama yine de Bizans surlarina arpip pskren ve uzadika uzayan muhasaradan da zaman zaman mitsizlige dser gibi oluyordu. Ne ki gen hkmdarin kulagina durmaksizin "Korkma, sehri alacaksin" diyen ses, ona her zaman deste ve yar olmakta bulunuyordu. Ama bir trl neticelenmeyen kusatma ve Ortodoks kiliseninin son ve tek mid olarak Katolik kilisesine boyun egmesine karsilik, Papa'nin da Avrupa'li kuvvetleri, sehre yardimci olmak zere gnderme ihtimallerinin kizistigi bir gerekti. Iste biagin kemige dayandigi bu ok nazik demde, pdisahin, Veliyddinoglu Ahmed Pasa'yi, Ak Seyh'in adirina niyaz ve sual babinda gndererek seyhinden fethin gnn, hatta saatini ve sehre girilecek noktayi grenmis gryoruz. Fakat, Seyh'in ogullarindan biri, babasinin mustuladigi an gelip attigi halde, fetih haberinin gelmemesi zerine, pdisahin gazabindan korkarak, merakla babasinin adirina geldigi vakit, kapida bulunan nbeti: "Ieri kimseyi komayasuz diye siparis olundu" diyerek delikanliyi Ak Seyh'in yanina almaz. Bu esnada adirin bir yanindan etegini kaldirip ieri bakan gen adam, babasinin basi secdede, gz yaslari ve enin ile aglayip yalvarmakta oldugunu grr. Bu uzun niyaz ve yanik mnacattan sonra, Seyh'in basi secdeden kalkar. Bu esnada da ordu, yatagini asmis sel gibi, tasa kpre sehre girmekte, Ak Seyh de kendi kendine "Elhamdlillah, Elhamdlillah" diye Cenabu Hakk'a skr etmeye, tekbir getirmeye baslamis bulunmakta idi."

Aksemseddin ile Ftih arasindaki mnasebetlere temas etmis olmakla birlikte, daha nce toplanmis bulunan harp meclisinden kisaca sz etmemiz gerekiyor. Zira btn teklif ve abalara ragmen Bizans teslime yanasmadigi gibi, Ftih'i zor durumda birakacak bazi tesebbslerde de bulunuyordu. Bunun iin 27 Mayis'ta, Ftih'in baskanliginda toplanan bir harp surasinda uzun mnakasalar yapilmisti. Vezir-i a'zam Halil Pasa'nin muhasarayi kaldirma taraftari oldugunu bu surada aika syledigine daha nce isaret edilmisti. Buna karsilik Zaganos Pasa ile hem tib hem de manev ilimlerde derin malumata sahip bulunan Aksemseddin, fethin, Mslmanlarin 850 senelik en byk idealleri bulundugunu, Bizans'in mnen tefessh ettigini, maddeten de hi bir gcnn kalmadigini, Rum halkin byk bir kismi ile bazi ileri gelenlerin Osmanli idaresini bir kurtarici olarak kabul ettiklerini, Istanbul'a hakim olan devletin hem Islm, hem de Hiristiyan dnyasinda byk bir manev nfuza sahip olacagini, bu sebeple kat'i neticenin alinmasina kadar muhasaraya devam edilmesini istediklerine temas edilmisti. Hz. Peygamberin ashabindan ve hicret esnasinda kendisini Medine'de evinde misafir etme serefine nail olan Ebu Eyyub el-Ensar'nin kabrini kesf ettigi gibi, Kur'an'da Istanbul'a isaret ettigi kabul edilen * "beldetn tayyibetn" lafzinin "ebced hesabi" ile iinde bulunduklari 857 hicr senesini isaret ettigini syleyen Aksemseddin, bu sebeple "feth-i mbin"in muhakkak bulundugunu, derin bir vecd ile dile getirir. Btn bu grsmelerden sonra meclis muhasaraya devama karar vererek dagilir. Sultan Mehmed, harp hazirliklarini tamamladiktan sonra sehre bir eli gndererek Imparator'a "sehri menkul serveti ve yakinlari ile terk edebilecegini" bildiren bir mesaj gnderdi. Imparator bu talebi reddedince Ftih, btn orduya tellallar ikararak genel hcumun yapilacagi gn tesbit etti. O, yemin ederek askerlere syle dedi: "Bu muharebede kazan olarak yalniz sehrin binalarini ve surlarini istiyorum. Sehrin diger btn menkul servetini ve mahsurlarini ganimet olarak size birakiyorum." Bundan sonra, btn ulema, mesyih ve gazi dervisler, asker iinde zaten coskun bulunan hcum ve kazanma halet-i ruhiyesini, mnev tebsirlerle bir kat daha artirdilar. Bu esnada gen hkmdar da mnadiler vsitasiyle orduya tebligatta bulunarak "ilk defa sura ikacak olan askerlerin rtbelerinin artirilacagini, eline hkm-i serif sadaka olunarak (verilerek) t nesli munkariz oluncaya degin evladinin, kiyamete kadar baki olacak bulunan Devlet-i l-i Osman'de, her zaman muhterem sayilacagini" bildirdi. Bu esnada Osmanli toplari surlari dvmeye devam ediyor, Bizansli muharipler, devamli mesgul edilerek yorgun birakiliyorlardi. Fetih sabahinin gecesi, Trk ordusunda "Mum donanmasi" denilen ates ve isik senliginin icrasi ile geti. Istanbul'u tamamen kusatan Trk deniz ve kara ordusunda

kandiller, fenerler, mes'aleler ve atesler yakilarak Kostantiniyye (Istanbul) bir isik enberi iine alindi. Askerin hep bir agizdan getirdigi tekbir ve tehlil sedlari, ortaligi inletiyordu. Gecenin karanligini yirtan bu isik enberi ile tekbir sesleri, tatli bir ahenk meydana getiriyordu. Isik ve seslerden meydana gelen bu ugultuyu gren Bizans, nce Osmanli ordusunda yangin iktigini zannederek sevinecek, fakat kisa bir mddet sonra, bunun bir donanma oldugunu anlayinca derin bir ye's ve mitsizlige dsecektir. Bu esnada Bizans, Ayasofya'da Imparatorun da hazir bulundugu son bir yine katiliyordu. Bu yin, Bizanslilarin Ayasofya'da icra ettikleri son yindi. 20 Cemaziyelevvel (29 Mayis) Sali sabahi ezan ve namazdan sonra, Trk ordusunun byk ve tarih hareketi basladi. Ordu, hem kara, hem de denizden btn cephelerden harekete geti. Toplar, hep birden sehir zerine evrilerek ateslendi, etrafi kesif bir duman ve barut kokusu kapladi. Ilk hamlede iki bin merdivenle 50 bin yigit ileri atilmis, harbin en siddetli aninda, Aksemseddin ile Molla Gran ates hattina girerek, gaz yolunda sehidlik mertebesine ulasmayi taleb ile askere nderlik edip rnek olmuslardi. Bizzat gen hkmdar dahi, askeri tehyic edici szlerle, elinde kili ile Topkapi gedigine saldirmisti. Bu sirada Ulubatli Hasan adindaki muazzez nefer, tekbirlerle Topkapi suruna sancak dikti. Bylece Islm dilverlerinin ve Oguz kavminin, asirlardan beri hayal ettigi mukaddes bir rya gereklesiyordu. Ulubatli, Hz. Peygamberin mjdesine mazhar olarak 30 kadar arkadasiyla sehdet mertebesine ulasti.* Bu sirada Osmanli sancaginin surlarda dalgalandigini gren ve daha nce yaralanmis bulunan Latin komutani General Giustiniani, gemisine ekilmek ister. Kalmasi hususunda israr eden Imparator'a "Allah'in, Trklere amis oldugu yolu takip edecegim" cevabini verdi. Bu, artik Osmanli'ya mukavemet edilemeyeceginin bir ifadesi idi. Bizans'in, surlardaki bayraginin indirilip yerine Osmanli bayraginin dikilmesinden sonra, ezanlar okunmaya baslandi. Sultan Mehmed Han, surlardaki bu manzarayi grnce, atindan inerek, Hz. Peygamber'in medih ve sensina nail olmanin verdigi bir sevin, ayrica devletini, Islm'in mukaddes serefine mazhar kilan medhiye-i Resulullah'a** kavusmanin verdigi heyecanla skr secdesine kaparak Cenab-i Hakk'a hamd eder. Sonra otag-i hmyununa ekilerek devlet erkninin tebriklerini kabul eder. Bu sirada, sehri koruyan gruplarla birlikte Bizans Imparatoru da ldrlmst. O, ayakkabisindan taninmisti. Ftih, vatanini mdafaa iin len bu serefli askerin cenazesine saygi gstererek onu merasimle defn ettirdi.

Istanbul'un fethi, gen sultan iin ayni zamanda saltanatinin da fethi olmustu. Ftih, sehrin zaptini mteakip Sehzde Orhan'i aratti. l veya diri getirene byk mkfatlar vaadetmisti. Bizanslilarin yaninda kendisine karsi surlar zerinde savasmis olan bu Osmanli sehzdesinin lm ile Yildirim Byezid'in ogullari arasindaki taht kavgasi kesin olarak sona ermisti. Gerekten de sehrin dstgn gren Sehzde Orhan, surlardan atlayarak vefat etmisti. Feth-i mbinin gereklestigi 29 Mayis 1453 Sali sabahini anlatan bir yazar, o gn su ifadelerle tasvir eder: "O gn, her zamankinden daha parlak dogan gnes, gz kamastirici altin sarisi isinlari ile deta Islm'in zaferini kutluyor, cihanin incisi Kostantiniyye'ye sel gibi akan sanli Trk ordusunu sicak bir itenlikle kucaklayip zerine mukaddes nurlar saiyordu. 29 Mayis 1453 sali sabahi, muhakkak ki bir baska sabahti. Bu parlak ve essiz ilkbahar sabahinin cihan tarihindeki yeri ise, apayri bir zellik tasiyordu. Zira o mukaddes Sali sabahi ile bir ag kapaniyor, yeni bir ag ailiyordu. Bu yeni aga, essiz dehasi, rakipsiz kuvvetiyle, Avrupa barbarlari dahil, btn cihana saskinliktan kk dilini yutturup, henz 21 yaslarinda ok gen bir pdisah olarak, Ftih nvanina hak kazanan byk trk, Ftih Sultan Mehmed Han damgasini basmisti. Iste o mukaddes Sali sabahi, byle essiz bir sabahti."* Osmanli ordusunun sehre girip hakim olmasi zerine bileginin gc ile Ftih nvanini almaya hak kazanmis olan gen serdarin da sehre girdigi grlr. Yaninda, emr, vezir, solak, sipah ve yayalardan baska, devlet ricali, limler, hocalari, seyhler, dervisler, kalenderler ve erler bulunuyordu. Btn bunlarin yaninda zellikle saginda ve solunda Aksemseddin ile Akbiyik sultanin bulunmasi dikkat ekiyordu. Ftihne bir ihtisam ve byk tezahratlarla sehre girmis olan pdisah, Hammer'in (II, 302) dedigi gibi, Hiristiyanligin sarktaki merkezini teslim almak zere, Ayasofya'nin nnde atindan inmis ve mbedin esiginde skr secdesine kapanmisti. Tursun Bey'in ifadesiyle haraba yz tutmus olan Ayasofya, fetih hakki olarak cmiye evrilecekti. Rivayete gre Ftih Sultan Mehmed, Ayasofya'da iki rekaat skr namazi ile ikindi namazini kildiktan sonra mbedin gn iinde bu mbedin Cuma namazi iin hazirlanmasini emreder. Cuma gn, Aksemseddin Hazretleri, Sultan Ftih'in koluna girip minbere ikartarak hutbe okumasini istemis. Ftih de Hak Tel Hazretlerine hamd ve sendan sonra hutbeyi okur. Aksemseddin de Cuma namazi kildirmisti.** Ftih Sultan Mehmed, fetihten sonra Bizans ahalisi hakkinda Hiristiyan dnyasinda esine rastlanmayan bir msamaha hareket etmisti. O, askerlerine, mukavemet edenlerden baskasinin ldrlmemesini,

emrederek, sadece esir edilmelerini istemisti. Daha nce de temas edildigi gibi o, Imparator'un cesedini buldurmus, onu Rumlara teslim ederek inanlarina gre defn etmelerini saglamisti. Rumlardan, sehir disina kaanlarin tekrar evlerine dnebileceklerine de msaade etmisti. Fethi takib eden ilk Cuma namazindan sonra meydana gelen ikinci nemli hadise, Ok Meydani'nda yapilan fetih ve zafer alayidir ki, gn gece sren senlik, ziyafet, oyun ve eglencelerden sonra, basardigi byk iste, evresinin yardimlarini unutmayan pdisah, "Shedaya rahmet-i Rahman, gazilere seref san, tebeama fahr skran" dedikten sonra asker ve sivil yzbinlerce kisiye zafer hediyesi olarak mal, mlk ve arazi dagitmistir. Fakat bu noktada da mhim olan yine Aksemseddin'in, orada hazir bulunan gazilere sesini ykseltip "Ey gaziler, bilin ki, cmleniz hakkinda ahir zaman peygamberi " Ne gzel askerdir onlar" diye buyurmustur. Insallah cmleniz magfursunuz. Ama gaz malini israf etmeyip hayir ve hasenatta sarf edin. Pdisahiniza da itaat ve muhabbet eyleyin, diyerek gzilerin tamamini sehrin imarina ve amme messeseleri kurmaya tesvik etmis olmasidir. Istanbul, Osmanlilarin eline getigi zaman perisan ve harab bir vaziyette idi. Fakat bu tahribat ve yoksulluga sebep olan Mslman Trkler degil, Hiristiyan Avrupa idi. Zira Comnene'ler devrinde, taht ekismelerinden ve i idaresizliklerinden faydalanarak sehri basan Hali ordulari, bu zengin ve mamur beldeyi sefil ve yoksul bir harabeye evirmislerdi. Bylece sehir, bir daha belini dogrultamayacak bir hale gelmisti. Bundan sonra ne yikilan saraylar bir daha yapilmis, ne yagmalanan kiliseler bir daha doldurulabilmis, ne kairilan sanat eserleri, ne tahrib edilen bideler bir daha yerlerine getirilebilmisti. Yarim asirdan fazla sren kan kokusu iinde, vahset ve zulm ile ezilen bu sehir, bir yazarin ifadesi ile yeni sahipleri olan Mslman Trkler syesinde "ba's ba'de'l-mevt"e, bir yeni dogusa ugramak talihine ermis bulunuyordu. yle anlasiliyor ki sehir ve mabedlerin yagmalanmasi bir bakima Imparatorun eliyle de oluyordu. Nitekim Istanbul fethine tanik olan Bizansli Yeorgios'un verdigi bilgilere gre, devletin, askerlerin maasini verecek parasi olmadigi iin kral, Allah'a adanmis kutsal esyalarin kiliselerden alinip paraya evrilmesini emretmisti. Bylece gerek Ayasofya, gerekse sehirdeki diger kiliselerde bulunan esya fetihten nce alinip paraya tahvil edilmisti. Ftih, fetihten sonra Galata'daki Ceneviz kolonisini de teslim alarak, onlara hukuk beratlar verdi. Bu arada Sultan Ftih, Latin Kilisesi ile birlesme taraftari olmayan ve bu birlesmeye muhalefet ettigini daha nce grdgmz Gennadius'u Patriklik makamina getirmek suretiyle

Ortodokslari himayesi altina almis oluyordu. Bylece Hiristiyan dnyasindaki iki kilise ayirimini desteklemis oldu. Merasimle bu yeni Patrige mrassa bir as ve at hediye edip iltifatlarda bulundu. Bylece Ftih, Roma'ya hakim oluyordu. Bu sebeple kendisine "Roma Cihan Imparatoru" denebilirdi. Bu anlayistan hareketledir ki, Roma'yi elinde bulunduran ister Mslman, ister Hiristiyan olsun; ister kavuklu, ister sapkali bulunsun, Roma leminin hkmdari idi. Bu lem, hukuken onun lkesi sayilirdi. Bylece, Yildirim'dan beri kullanilan "Sultan-i iklim-i Rm" tabiri, Istanbul'un fethi ile Ortodoks dnyasi tarafindan da kabul edilip tasdik edilmis oluyordu. Bu tasdikin, Avrupa fetihlerinde byk faydasi grldg gibi, kuvvetli oldugumuz devirlerde de Patriklik makaminin bizde bulunusu, yararimiza olmustur. Ftih, bu hareketiyle Dogu Hiristiyanligini Katolik Roma'dan tamamen ayiriyordu. Buna kendi gcn de katarak asirlardan beri dogu dnyasinin Roma'liya karsi gsterdigi reaksiyonu deta yeni bir senteze kavusturuyordu. Gerekten de Istanbul'u fetheden Trkler, Sark, yani Ortodoks kilisesinin, Bizans Imparatorlugu zamanindaki btn haklarini tanimak suretiyle Rumlari memnun etmis ve onlari mteaddid mzakerelere ragmen bir trl yanasmak istemedikleri Garp (Katolik) Kilisesi'nin nfuz ve hakimiyeti altina dsmekten kurtararak eskisi gibi kiliselerinin istikllini emniyet altina almislardi. Nitekim, Osmanli hkmdari, Istanbul fethinden sonra ilim ve faziletle taninmis olan Gennadius'u Rumlara Patrik olarak tayin etmis ve Patrikhne'ye Bizans imparatorlari zamanindakine benzer selhiyetler vermisti. Osmanli Devleti'nin bu ince hesapli siyaseti, bir buuk asirdan beri zaman zaman kileselerin birlesmesi iin Papa'ya yapilan mracaat kapisini tamamen kapatmisti. Is bu kadarla da bitmemis, devlet, Galata'daki Cenevizlilerle Galata halkina da bir fermanla teminat vermisti. Bu hareketiyle Osmanli Devleti, gerek Balkanlar'da kendi idaresi altindaki ve gerek Mora, Sirbistan, Eflk ve Gney Arnavutluk'taki Ortodokslari samimi olarak kendi idaresine baglamisti. Istanbul'un, 29 Mayis 1453 (20 Cemaziyelevvel 857)'de Osmanli Trkleri tarafindan feth edilmesi, Avrupa'yi ve zellikle Papa ile Napoli Kralligini, ayrica Gney Avrupa memleketlerini hayret ve dehsete dsrmst. Bununla beraber, gerek Osmanlilarin byk bir cihad ruhu ile asker gce sahip olmalarinin etrafa verdigi korku, gerekse artik Hiristiyanlik taassubunun yerini, tedricen de olsa akl muhakemenin almis olmasi yznden birok devlet, sesini ikaramaz hle gelmisti. Bu sebepledir ki, Papa V. Nikola'nin, yapmak istedigi ve yeni bir Hali Seferi iin saga sola bas vurmasi sonusuz kalmisti. Nitekim, Papa'nin btn Hiristiyanlari silaha sarilmaya davet eden 30 Eyll 1453 tarihli beyannmesi, fazla bir alaka uyandirmadigi gibi, Papa'nin, Osmanlilar aleyhine harekete getirmek istedigi

Adalar halki ile Balkan yarimadasi'ndaki despotluklar ve bu meyanda Sirp, Eflk, Bosna, Mora, bazi Arnavut kral devlet ve senyrleri, Osmanlilarin Enez zaferinden sonra 1454 senesi ilkbaharinda gndermis olduklari elileri vsitasiyla Istanbul fethinden dolayi Osmanli hkmdarini tebrik ediyorlardi. Hiristiyan Bati dnyasinda beklenmedik bir felket olarak kabul edilen Istanbul fethi, zafernmelerle Islm dnyasina bildirilmisti.Reslullah (s.a.v.)'in hadiseleri ile ta'ziz edilmis olan Ftih Sultan Mehmed ve ordusu, byk bir tebcile layik grlmslerdi. Misir, Sam, Bagdad ve diger Mslman sehirler ile lkelerde merasimler tertiplenip kutlama trenleri yapilmisti. Kahire'de bulunan Abbas halifesinin emriyle camilerde Mslman Trk sehidlerine dua edilmis ve Ftih'in ismi hutbelerde zikredilmisti. Bu andan itibaren btn Islm dnyasi, Peygamberlerinin mjdesine (tebsirt) mazhar olan Osmanli Devleti'ni, Islmiyetin byk bir temsilcisi olarak kabul etmeye baslamisti. Hali srlerine karsi Islm'i, Seluklu ve Osmanli devirlerinde serefle mdafaa etmis olan Trk milleti, bu fetihle, btn Mslman dnyasinin snmez ve eksilmez muhabbetini kazanmisti. Bu sebeple Memlk Sultani, Ftih'e eli gndererek kendisini tebrik etmisti. Keza, Gney Hindistan (Behmen) Sultani Alaeddin II. Ahmed Behmen Sah (1435-1457) da eliler gnderip Ftih'i tebrik edenler arasindaki yerini almisti. Islm dnyasinin, Istanbul'un fethinden dolayi bu kadar sevinmesinin sebeplerini, ok derinlerde aramak gerekir. Zira bu sehrin fethi, Mslmanlar iin nemli bir hedef haline gelmisti. Bu hedefe ulasmak gerekiyordu. nk bu, peygamberlerinin, asirlarca nce haber verdigi bir olayin gereklesmesi demekti. Ayrica, bu olayda basari saglayan, onun mjdesine nail olacakti. Bunun iindir ki, Hz. Peygamberin vefatindan kisa bir mddet sonra, nce Emevler, daha sonra da Abbasler tarafindan defalarca muhasara edilmesine ragmen ele geirilemeyen Istanbul, Ftih'ten nceki Osmanli hkmdarlarinca da kusatma altina alinmisti. Bununla beraber fetih basarisi, henz 21 yaslarinda bulunan gen Osmanli hkmdarina nasib olmustu. Hz. Peygamber, Istanbul Ftihi'ni ve fethi basaracak olan orduyu, tebsir etmisti. Kur'an-i Kerim'deki "beldetn tayyibetn" yeti, "Ebced Hesabi" ile "Feth-i Mbin"in hicr tarihini gsteriyordu. Istanbul'un fethi, bir bakima gen Sultan iin saltanatin da fethi olmustu. Bu sirada Ftih, esitli sebeplerden dolayi kendisine kizdigi andarli Halil Pasa'yi vezir-i azamliktan azl eder. Zira onun hakkinda ortada esitli sylentiler dolasiyordu. Hatta Bizansla isbirligi ettigine dair rivayetler de vardi. Nitekim Bizans Tarihi adli eserinde Dukas, fetihten sonra Ftih ile Duka arasindaki konusmayi verirken sunlari syler: "Byk Duka gelip etek

ptkten sonra Pdisah ona dedi ki: "Sehri teslim etmemekle iyi bir is yapmadiniz. Bak ne kadar zararlar, ne kadar hasarlar yapildi, ne kadar kimse esir oldu". Duka buna cevap olarak "Efendim, sana sehri verecek kadar selhiyetimiz yoktu, hatta imparatorun bile byle bir selhiyeti yoktu. Bundan baska, senin adamlarindan bazilari da szle ve mektuplarla imparatora haberler gndererek, "korkma, pdisah size tahakkm edemiyecektir" diyorlardi. Pdisah, sylenen bu szleri Halil Pasa'ya atfetti." Bu yzden azledilen andarli Halil Pasa, kisa bir mddet sonra idam edilecektir. Pasa, vasiyetnmesinde btn mal varliginin pdisaha ait oldugunu bildirmekle birlikte, mallari mirasilarina birakilmis, sadece nakit paralari hazine adina alikonmustu. Ftih, fetihten sonra Gennadius gibi lim ve mnevver bir Ortodoksu patrik tayin etmekle, feth ettigi lke halkinin geleneksel imanini kurtarmis oldu. Sayet bu makama katoliklige meyyal bir baska ruhanyi getirmis olsaydi, Ortodoksluk yavas yavas snp ortadan kalkacakti. Patrik, gelenege uygun bir merasimle pdisahin huzuruna kabul edilerek kendisine murassa bir as ve at verilmisti. Bu meyanda eski Bizans halkinin evlenme, bosanma, lm ve din ayin gibi sahs meselelerinin de kendi cemaatlerince tedvir edilmesine msaade edildi. Ftih Sultan Mehmed, patrik tayini ve Istanbul'un ticar, iktisad, ictima, adl ve diger hizmetleri grmek iin grevliler tayin ettikten ve 18 Haziran'a kadar Istanbul'da kaldiktan sonra Edirne'ye dner. O, byk bir zafer alayi ile, aylar nce ayrildigi sehre tekrar giriyordu. Gen hkmdar, Istanbul'u bir Mslman Trk sehri haline getirmek iin, Anadolu'dan getirttigi Trk ailelerini vergilerden muaf tutmak suretiyle iskn edip sehrin yeniden senlenmesini sagladi. sik Pasazde'nin bu konuda verdigi bilgiyi, dnemin dil zelliklerine de dokunmadan buraya almak istiyoruz. Bylece o dnemde nasil sade bir Trke'nin kullanilmis oldugunu da grms olacagiz. "Pdisah, Istanbul'u feth etti, subasiligini kulu Sleyman Bey'e verdi. Ve cemii vilayetine kullar gnderdi. "Hatiri olanlar gelsin evler, baglar, baheler, mlkler verelim" dediler. Ve her kim geldiyse verdiler. Bu sehri mamur ettiler. Pdisah yine emr etti kim, ganiden ve fakirden evler srdler. Ve her vilayetin subasilarina ve kadilarina adamlar gnderdiler. Bu gelen halka da evler verdiler. Sehir mamur oldu. Bu verdikleri evleri mukataaya verdiler. yle olunca bu halka g geldi. Dediler ki "Bizi memleketimizden srdnz getirdiniz bu kfir evlerine geri vermek iin mi getirdiniz?" Bazilari avradini ve oglanini (ailesini) koyup kati. "Kula Sahin" derlerdi atasindan kalmis bir vezir-i akil (akilli bir vezir) vardi. Pdisaha der

ki: "Hey devletlu sultanim, atan, deden nice memleketler feth ettiler, hi birine mukataa koymadi. Sultanima da layik olan budur ki bunu yapmaya" dedi. Pdisah da onun szn kabul etti. Yine hkm etti: "Her ev ki verirsiniz mlklge verin (verdiginiz her evi mlk olarak verin)" dedi. Ondan sonra mektuplar (yazili belge, tapu) verdiler ki mlkleri ola. Sehir yine mamur olmaya yz tuttu. Mescidler yapmaya basladilar." Grldg gibi, Istanbul'un Mslman Trk sehri haline getirilebilmesi iin her imkni degerlendiren Ftih, bu yeni gelenlere esitli kolayliklar saglamaya basladi. O, Istanbul'un iskni iin Anadolu'nun muhtelif yerlerinden sanat sahipleri ile muhtelif siniflara mensub Trk nfusunu buraya celb edip iskn ettiriyordu. Ilk nce 5000 aile getirildi. Daha sonra degisik tarihlerde Karadeniz sahilleri ile Karaman, Aksaray, Egirdir, Bursa, Manisa, Tire, arsamba, Kastamonu, Samsun, Sivas ve Izmir gibi yerlerden gelen Trk aileleri ile Istanbul kisa bir zamanda hviyet degistirerek bir Mslman Trk sehri haline geldi. Bu hviyet degisikligi, sadece nfusla degil, semt isimleri ile de olmustu. nk gelenlerin yerlestikleri bu yerlere onlarin geldigi yerlerin ismi verilmisti. Nitekim, gnmzde bile Aksaray, Karaman, arsamba gibi semt isimleri, hl o gnn hatiralarini tasimaktadirlar. Her ne kadar Balkanlar'dan da nfus nakli olmussa da bu, pek fazla bir sey ifade etmiyordu. nk bunlarin sayilari ok azdi. Anadolu'dan getirilen Trklere ev, bag, bahe verilip vergiden muaf tutulmalari, onlarin sehrin iktisad hayatini ellerine geirip bu sahada sz sahibi olmalari iindi. Harap bir sehri devralan Ftih'in, Istanbul'u imar ve iskn etmek gibi byk bir problemle karsi karsiya kaldigi anlasilmaktadir. Bu problemi zmek ve sehre yeni bir ehre vermek iin Osmanlilarin eskiden beri uyguladiklari bir yntemle meseleye yaklastigi grlmektedir. Bu da biraz nce temas edilen g uygulamasidir. Baska bir ifade ile Istanbul, fetihten sonraki byme ve gelismesini buraya yapilan hne nakline borlu grnmektedir. sik Pasazde, Nesr, Tursun Bey, Dukas, Kritovulos gibi agdas kaynaklarin verdigi bilgiler ve gnmzde yapilan arastirmalar, Ftih'in daha ilk gnlerden baslayarak Istanbul'u canlandirmak ve senlendirmek iin gsterdigi abayi ortaya koymaktadirlar. Istanbul'un eski olan ve gnmzde bile varligini koruyan mahalle adlari, bize bu yerlesmenin sehir iindeki dagilimi konusunda nemli ip ulari vermektedir. nk (daha nce de belirtildigi gibi) bu yeni gelenler, yerlestikleri yerlere, geldikleri sehir ya da kasabanin adini vermislerdir. Evliya elebi, Seyahatnmesinde bu yeni gelenlerin kurduklari mahallelerin isimlerini vermektedir. Ftih, bir yandan bu srgnlerle Istanbul'un nfusunu artirirken, bir yandan da fetihten hemen sonra sehirde genis bir insa faaliyetine girer. O, fetih

esnasinda harap olan surlarin onarilmasi ve sehrin yeniden dzenlenmesi isiyle, Istanbul Subasiligina getirdigi Karistiran Sleyman Bey'i grevlendirmisti. Bu arada msellem ve yaya sancakbeylerine, hendeklerin temizlenmesi emredilmisti. Bylece 13 km. karelik bir alani evreleyen surlar onarildi. 1457'den sonra daha genis bir imar faaliyetine girisecek olan Ftih, bir taraftan da esirlerin yevmiye (gnlk) 6 veya daha fazla aka karsiliginda alismalarini emretti. Bylece Rum esirlerinin refah dzeyi yksek bir duruma gelmeleri saglandi. Bu sayede esirler para biriktirip kendileri iin takdir edilen kurtulus akesini deyip hrriyetlerine kavusabileceklerdi. Gerekten Ftih, btn tebeasina (vatandaslarina) zellikle de esirlere karsi ok merhametli idi. O, herkesi ayni standartlara sahip olan esit duruma getirmek istiyordu.

FTIH'IN SIYASETI
Istanbul'u feth etmek suretiyle lkesinin ortasinda bulunan ve bir ada durumuna gelmis bulunan engeli ortadan kaldiran Ftih Sultan Mehmed, artik Balkanlara dogru ynn evirebilirdi. Bu sirada Istanbul gibi Trk topraklari arasinda sikismis bulunan ve Ceneviz'e bagli Enez kalesi ile buna tabi olan Imroz, Limni ve Tasoz adalari da itaat altina alindi. Ikinci Kosova zaferinden sonra Osmanlilarin Bati'da byk bir fetih dnemine girmemeleri ve dirayetli bir hkmdar is basina getigi takdirde Orta Avrupa'ya dogru Trk hakimiyetinin genislememesi iin bir sebep yoktu. Fetihlerinde bir sira ve irtibat grlen Ftih Sultan Mehmed, Istanbul'u aldigi zaman Balkanlarda karisik bir ortam bulunmaktaydi.

FTIH'IN BATI SIYASETI


Ftih'in, gerek Bati, gerek Dogu, gerekse Kuzey siyasetleri geregi, yaptigi mcadelelerinden (Sefer-i Hmayn) kisaca ve ana hatlari ile bahs etmek istiyoruz. Zira btn tarih kaynaklarimiz ve yeni arastirmalarda bu konuda genis ve tafsilatli bilgiler bulunmaktadir. Bu sebeple biz, konuyu btn teferruatiyla anlatip daha fazla uzatmak istemiyoruz.

SIRBISTAN SEFERLERI
Ftih'in, Istanbul'u fethinden sonra Balkanlar'da byk karisikliklarin meydana geldigi bilinmektedir. Ilk bakista bu karisikliklarin Osmanli'ya pek zarari dokunmayacak gibi grnyor olmalari, Osmanlilarin o havaliye bigane kalmalari iin bir sebep degildi. Bunun iin Osmanlilar, Orta Avrupa

ve Kuzeyden gelebilecek bir tecavze karsi lkelerini kolayca mdafaa edebilmek iin tedbirler almak zorunda idiler. Kaynaklarin verdigi bilgiye gre, fethi mteakip her taraftan tebrik iin gelen eli heyetleri arasinda Sirp Kirali Georges Brankovitch'in gnderdigi heyet de vardi. Tarihlerimizde, Vilkoglu diye tanitilan Sirp Kirali Brankovitch, iki yzl bir siyaset takip ediyordu. Bir taraftan tebrik iin gnderdigi eli heyeti ile, vaktiyle Osmanlilardan aldigi kalelerden bir kisminin anahtarlarini geri verirken, te taraftan da Ulah ve Macarlar'la mnasebetlere girisiyordu. Vergisini de zamaninda vermiyordu. Kritovulos, Sirp Krali Brankovitch'in bu iki yzllgn su ifadelerle nakl etmektedir: "O, saltanatinin neye bagli oldugunu iyice anladigindan pdisahin babasina (Sultan Ikinci Murad) ve Ftih Sultan Mehmed'e daima itaat edip vergisini de zamaninda derdi. Fakat bir mddet sonra gizli bazi fikirler besledigi, durumundan anlasilmisti. Zira vergisini zamaninda vermedigi gibi, pdisahla yaptigi anlasmaya riayet etmeyip Macar ve Ulah'larla Osmanlilar aleyhine olacak sekilde mnasebetlerde bulunmaya basladi." Casuslari vsitasiyle bu durumdan haberdar olan Ftih, tebrik iin gelen Sirp elilerine iltifat etmemis ve teslim etmek istedikleri kalelerin kafi olmadigini, vaktiyle Osmanlilardan alinan kalelerin tamaminin iade edilmesi gerektigini sylemisti. Buna razi olmayan Sirp Kirali, Osmanli topraklarina tecavze baslamis, hatta bu yzden skp yolu kapanarak gidis ve gelisler durmustu. Hoca Sa'duddin, btn bu bilgileri verdikten sonra "hatta skp yolu mesdud olup yende ve revende (gelip gidenler, yolcu, ibn sebil) meci' ve zehabtan munkati' oldu" diyerek Sirp Kirali'nin sebep oldugu olaylari anlatir. Bu arada Trk sehir ve kasabalarindan bazilarinin Sirplar tarafindan yagma edildigini, Pristine kadisinin arzindan grenen Pdisah, bir taraftan akincilari Sirbistan zerine gnderirken, te taraftan da Sirp Kirali'na haber yollayarak Sirp topraklarinin Lazar'in oglu Stephan'a ve dolayisiyla kendisine ait oldugunu syleyerek, Sirbistan'i terk etmesini istemisti. Bununla beraber Sofya sehrini kendisine ihsan edebilecegini syleyen Pdisah, bu sekil kabul edilmedigi takdirde, Sirbistan aleyhine harekete geebilecegini bildirmisti. Haberi gtren eli, yirmibes gnde geri dnmek iin emir almisti. Ge kaldigi takdirde ldrlecekti. Halbuki Sirp Kirali bu tarihlerde Tuna'nin br tarafinda bulunuyordu. Bu halden faydalanan Sirp ileri gelenleri, Ftih'in elisini oyalamaya alisiyorlardi. Bylece zaman kazanarak savas iin hazirliklarini tamamlamak istiyorlardi. Eli bunu hissettiginden, zamaninda Pdisahi durumdan haberdar etti. Bunun zerine Ftih Sultan Mehmed, ordusunun toplanmasini bile beklemeden yirmi bin kisilik bir kuvvetle Sirbistan zerine hareket etti. Bylece Sirbistan'a ilk sefer baslamis oldu. Ordunun byk kismi Sivricehisar (Ostrowtz)'da Pdisaha ulasti. Yapilan kusatmalarda bir ok kale zapt edilemesine ragmen bazilari da alinamamisti.

Bununla beraber Trk ordusu, byk basarilar saglamis sayilirdi. Bu basarilarina yenileri eklenebilirdi. Fakat Pdisah, birdenbire sefere nihayet vererek Edirne'ye dner. Kaynaklarimizin tamami bu dnsten bahs etmekle birlikte sebebinin ne oldugunu zikretmezler. Bu arada, Sirp ve Macar birlesik ordusu, Sirbistan'da birakilmis bulunan Firuz Bey oglunu maglub edip bir kisim Osmanli topraklarini elde ederler. Buradaki savas, Macarlarin lehine sonulanmakla birlikte Jan Hunyad, yalniz kendi ordusu ile Ftih Sultan Mehmed'e karsi savasamayacagini idrak ederek 1454 yilinin sonuna dogru Imparator Friedrich'e bir mektup yazarak Sirbistan hadiselerini anlatmis ve Hiristiyanligin kurtulmasinin bir Hali ordusu ile mmkn olacagini bildirmisti. Bunun zerine mesele Frankfurt'ta ve Wienerisch-neustad't'de toplanan meclislerde mzakere edilmis ve Hunyad'a yardimci bir kuvvetin verilmesi kabul olunmustu. 1454-1455 kisini Edirne'de geirmekte olan Ftih'in, harp hazirliklarina basladigi grlmekte, fakat bu hazirliklarin neresi iin oldugu bilinememekteydi. Bu siralarda hudud komutanlarindan Evrenoszde Ishak oglu Isa Bey, Sirplarin, Osmanlilara karsi bir savasa hazirlandiklarini, fakat i durumu iyi olmayan Sirbistan'in kolayca zapt edilebilecegini bildiriyordu. Bir fesat kaynagi olan Sirbistan'in zapt edilmesi, Pdisahin, Bati'daki gayelerinin tahakkuku iin gerekiyordu. Ayrica bu devletin bulundugu cograf ortam da, bunu gerekli kiliyordu. Bu yzden hkmdar, 1455 baharinda Edirne'den hareket ederek Sirbistan zerine yrd. Burada basta madenleri ile meshur olan Novaberda sehrinin alinmasina karar verilir. Geri bu sehir, Sultan Ikinci Murad zamaninda Osmanlilarin eline gemisti. Fakat Segedin antlasmasi ile yine Sirplara terk olunmustu. Bu sehir, Osmanlilarin eline getikten ve birka kale daha feth olduktan sonra Ftih Sultan Mehmed, Karaca Pasa'yi Sirbistan'i yagmaya memur ederek kendisi ceddi (dedesi) Sultan Birinci Murad'in sehid edildigi Kosova'ya gelir. Bu mddet zarfinda isini bitiren Karaca Pasa, burada orduya katilmisti. Buradan da hep birlikte nce Edirne, arkasindan da Istanbul'a dnlmst.

BELGRAD KUSATMASI
Ftih Sultan Mehmed, 1456 yilinda Macarlarin elinde bulunan Belgrad'i almak iin harekete geer. Zira daha nce bazi blgeleri Osmanlilarin idaresine gemis bulunan Sirbistan'i elde tutabilmek ve kuzeyden gelecek istilalari durdurabilmek, ayni zamanda Macaristan'da basarili bir harekta girisebilmek iin Tuna kiyilarinin ve bilhassa Belgrad mstahkem kalesinin elde bulunmasi gerekiyordu. Sehrin bu konudaki degerini daha nce anlamis olan Osmanlilar, Sultan Ikinci Murad devrinde burayi almaya tesebbs etmislerse de Jan Hunyad'in, Osmanli hududlarina tecavz etmesi, kusatmanin kaldirilmasina sebep olmustu. Sava ve Tuna nehirlerinin birlestigi noktada kurulmus olan Belgrad'in zapti ok zordu. nk sehir, su yollari vasitasiyle birok yerden yardim alabildigi gibi mstahkem bir kaleye de sahipti. Etrafinda su ile dolu genis bir hendek vardi. Firsat bulduka civarindaki Mslman Trk topraklarina saldirmaktan da ekinmeyen, bylece Osmanli gvenligini tehdid etmekte olan bu sehir ve sakinlerinin, kesin olarak Osmanli hakimiyetine girmesi gerekiyordu. Kendi topraklari zerinde emniyeti saglamayi birinci derecede nemi haiz bir is telakki eden Ftih Sultan Mehmed, 1456 baharinda Belgrad'i almaya karar verir. Ancak bu sehrin degeri, Sirplar ve Macarlar tarafindan da bilindiginden, her iki devletin burayi kaptirmamak iin btn gayretlerini harcayacaklari tabii idi. Bu sebeple Ftih Sultan Mehmed, esasli bir sekilde hazirlanma ihtiyaci duydu. Bunun iin Morava kenarinda kurdurdugu dkmhnede alistirilan binlerce isi tarafindan toplar dkld. Bunlar arasinda boylari 27 kadem olan 22 byk top vardi. Ayrica o zamana kadar grlmemis byklkte tas glleler atabilen yedi tane havan topu da yapilmisti. Bunlardan baska, daha kk muhasara toplari arasinda muhtelif apta yz kadar top vardi. Btn kisi hazirliklarla geirmis olan Pdisah, baharda byk bir ordunun basinda Sofya zerinden Belgrad'a yrd. Tuna yolu ile hareket etmis olan ve ikiyz paradan ibaret bulunan donanma, Dayi Karaca Bey'in komutasinda idi. Ayrica byk toplar da Dayi Karaca Bey'in nezretinde ayni yoldan sevkedilmislerdi. Bylece Belgrad, hem karadan hem de nehir tarafindan kusatilmak isteniyordu. Yapilan muhasara ve bes yz kadar askerin kaleye girmeyi basarmis olmalarina ragmen, savas kazanilamadigi gibi Dayi Karaca Bey de, bulundugu metrise bir top gllesinin isabetiyle sehid olmustu. Jan Hunyad, byk bir kuvvetle yardima geldigi Belgrad'i, simdilik Osmanli'nin eline gemekten kurtarmisti. Hkmdar, "tedbirlerinin takdire muvafik gelmedigini grnce, geregi gibi sihhat ve selmetle Dru's-saltana'ya avdet buyurdular." yle anlasiliyor ki, bu muhasara esnasinda, Ftih'in kararghina kadar gelmis bulunan dsmandan birka kisiyi, gen hkmdar

bizzat kendisi kilila ldrmst. Bu davranis, bozulmaya yz tutmus olan Osmanli askerine kuvvet ve cesaret asilamis olmalidir ki, yeniden dsmana saldirmislardi. Bununla beraber Sava nehri yolu ile gelen yardima mani olunamadigi iin muhasara kaldirilmisti. Uzunarsili, Ftih'in bu savastaki durumunu su ifadelerle vererek onun nasil bir bozgunu nledigini anlatir: "Ftih Sultan Mehmed'in, karargha hcum eden dsmana karsi gsterdigi sebat ve mukavemet, korkun bir bozgunu nlemis ve sonu belki de byk bir Hali Seferi vcuda getirebilecek olan tehlikeyi bertaraf etmistir. Bu mcadelede dsman da fazlaca yipranmis oldugundan ekilmis, Osmanli kuvvetleri de bu seferden basarisiz dnmslerdir." Bu savasta yaralanmis olan Jan Hunyad da 20 gn sonra 11 Agustos 1456'da lmst.

SEHZDELERIN SNNET DGN


Belgrad seferinden dnen Ftih Sultan Mehmed, Edirne'deki ikameti esnasinda biri (Byezid) Amasya'da, digeri (Mustafa) Manisa'da sancakbeyi olan iki sehzdesinin snnet edilmelerine karar verir. Bunun zerine her iki sehzde de merkeze agrilir. Bu dgn iin Ftih, evre hkmdarlara dvetiyeler gndererek, onlarin da bu mutlu gnlerinde yanlarinda bulunmalarini arzu eder. Ftih'in, ilim adamlari ile halka karsi nasil davrandigini, nasil bir protokol uyguladigini gstermesi bakimindan nemli olan bu dgnden, btn Osmanli kaynaklari bahsederler. Bununla beraber biz, bu dgnde hazir bulundugunu syleyen sik Pasazde'nin msahedelerine dayanarak verdigi malumati zetleyerek buraya almak istiyoruz: O vakit, Sultan Byezid Amasya'da idi. Onu getirtti. Mustafa elebi dahi o vakit Manisa'da idi. Onu dahi getirtti. Bunlar hep Edirne'ye geldiler. Dgne basladilar, Etrafa agirlikla davetiler gnderdiler. Btn sancak beyleri ve her sehrin ululari geldiler. Nice gnlk yollar dgnclerle dolmustu. Edirne'nin evresine konup doldular. Pdisahin otag ve adirlarini Ada'ya kurdular. Pdisah dahi devletle Ada'ya geip oturdu. Her tarafin halki, tayfa tayfa geldi. nce ulem davet olundu. Pdisah dahi gelip tahta oturdu. Sag tarafina fzil kimselerden olan "Mevln Fahreddin" oturdu. Solunda ise "Mevlna Tosyav" oturdu. Pdisahin karsisinda ise "Mevlna Skrullah" oturdu. Onun yanina Hizir Bey elebi oturdu. Emr olundu: Hafizlar, Kelm-i Kadim-i Rabban (Kur'an-i Kerim) okudular. Ulem, okunan bu yetlerin tefsirini yaptilar. Ilm sohbetler olundu. Ondan sonra izin verildi: Edipler, gzel medihler ve gazeller okudular. Pdisaha layik sohbetler yapildi. Ondan sonra izin oldu: Sofralar kuruldu, nimetler yenildi. Yemekten sonra yine edebiyatilar okudular. Ondan sonra tekrar

Kur'an okundu. Ondan sonra sekerli seyler getirdiler. Her ilim ehlinin nne sini koydular. Bu ulemnin hizmetkrlari futalar doldurdular. Fakir (ben) dahi bir futa doldurdum, hizmetkrima verdim. Ondan sonra pdisah, gelen bu hrmete lyik kisilere ihsanlarda bulundu. Niceleri fakir geldi, zengin gitti. Ikinci gn fukara tayfasi davet olundu. Onlara da geregi gibi hrmet olundu. Pdisahin ihsanlari bunlara da yetisti. Bunlar da "Fukar Kanunu" geregince saygilarini gsterdiler. nc gn begler (emr) davet olundu. Bunlara dahi Pdisah kanunu nasilsa ylece yapildi. Bu dgnn tarihi hicretin 861'inde vaki oldu. d- SIRBISTAN'IN ILHAKI: Osmanli kuvvetlerinin Belgrad'dan ekilmelerinden sonra sira tekrar Sirbistan'a gelmisti. Georges Brankovitch ile, Jan Hunyad'in kayinbiraderi olan Belgrad valisi Mihail arasinda eskiden beri bir sogukluk bulundugundan Mihail, bir ara Brankovitch'i yakalayip haps etmisti. Brankvitch 30 bin altin dedikten sonra serbest birakilmisti. Ihtiyar Brakovitch, 1457 senesinde lms, Greguvar, Etyen (Istefan) ve Lazar adinda erkek ile Sultan II. Murad'dan dul kalmis olan Mara (Meryem Sultan) adinda bir kiz evladi birakmisti. Brankovitch'in lm zerine, Sirbistan'in idaresini ele geiren en kk kardes Lazar, ldrme tehdidi ile diger kardeslerini lkesinden kairmisti. Brankovitch'in kizi Mara da Osmanlilara siginmisti. Ftih Sultan Mehmed, onun taht zerindeki hakkini koruyacagini bildirerek kendisine Serez taraflarinda mlk verdi. Bylece Mara, refah iinde bir hayat geirdi. Yeni Sirp despotu Lazar, bir sene sonra 1458'de ld. lkesi, esi Elen ile kk yastaki kizina kaldi. Elen, Sirbistan'in elinden alinma ihtimalini dsnerek burayi malikne olarak Papa'ya peskes ektigi gibi kizini da Bosna kralinin ogluna nikahladi. Elen'in, oynamak istedigi oyundan haberdar olan Osmanli Devleti, Sirbistan isini kesin olarak zp bir sonuca baglanmaya karar verir. Bu sebeple Pdisah, hicr 862 (1458)'de Mora seferine giderken Mahmud Pasa'nin maiyyetine bin kadar yenieri vererek onu Sirbistan zerine gnderir. Mahmud Pasa, Sirplarin baskenti olan Semendire etrafindaki bazi kaleleri aldiktan sonra Semendire'yi kusatir. Pasa, sehrin dis istihkamlarini aldiysa da sehri zapt edemeyerek muhasarayi kaldirir. Bu arada Ostrovi (Sivricehisar), Rodnik ve Saba (Bgrdelen) gibi yerleri alir. Bgrdelen'in alinmasindan sonra Macaristan'a akinlarda bulunur.

Bu esnada Mora seferinden dnms olan Ftih Sultan Mehmed, Mahmud Pasa ile bulusur. Sirbistan isinin tamamen bitmesi iin Mahmud Pasa'yi Semendire zerine tekrar gnderir. Daha nce, evresindeki kaleler Osmanlilarin eline getikleri iin Semendire bir bakima yalniz ve yardimsiz kalmisti. Bu durum karsisinda, direnmenin fayda vermeyecegini anlayan Elen, hazineleri ile birlikte gidebilme sarti ile teslim olur. 8 Kasim 1459'dan itibaren Osmanli idaresine giren Sirbistan, bu devletin, bir sancagi olarak "Semendire Sancakbeyligi" adi ile bir akinci komutana verilir. Burasi, Belgrad'in zaptina kadar Macaristan'a yapilacak akinlar iin ve kuzeyden gelecek tehlikelere karsi iyi bir s oldu.

MORA SEFERLERI
Istanbul'un fethi sirasinda Mora, son Bizans Imparatoru Konstantin'in kardesleri Dimitrios ile Thomas tarafindan idare ediliyordu. Bizans Imparatorlugu'nun en yakin vrisleri olan bu iki sahsin, imparatorluga hak iddia edebilecek durumda olmalari, bir mana ifade etmemekle birlikte, ilerisi iin bir tehlike arzediyordu. Bu mirasilar ortada bulunduka Bizans meselesi, tedavisi mmkn olmayan bir iban gibi srp gidebilirdi. Nitekim Imparator Konstantin'in lm zerine Mora Rumlari, imparatorun kardesi Dimitrios'u imparator yapmak istemisler, fakat kardesi Thomas razi olmadigi iin bunu yapamamislardi. Sonunda Mora, bu iki kardes arasinda taksim olunarak iki Rum devleti ortaya ikmisti. Dimitrios'un devlet merkezi Mistra (Hammer, III, 40, Isparta), Thomas'inki de Patras idi. Her iki kardes, mcadelelerinde, Mora Arnavutlarindan yardim alarak birbirleri ile ugrasiyorlardi. Bu esnada Osmanlilar, bunlara mdahelede bulunmayarak seyirci kalmislardi. Iki kardes arasindaki mcadelede, Dimitrios'a ait bazi yerlerin Thomas'in eline gemesi zerine Dimitrios'un Osmanli Pdisahina eli gndererek yardima istemesi, Thomas'in anlasmalara aykiri hareket ederek vergisini gndermemesi ve Latinlerle ittifak kurmasi gznnde bulundurularak, Mora'ya sefer yapilmasina karar verildi. Ftih, btn gizlilik kaidelerine riayet ederek yapacagi seferin nereye olacagini aiklamadan, bir ihtiyat tedbiri olarak Mahmud Pasa'yi Sirbistan taraflarina yollar. Bu esnada kendisi de Mora zerine hareket eder. 1458 Mayis'inda, ordunun toplanti yeri olan Serez'de btn asker tedbir ve tertibatini aldiktan sonra Mora'ya hareket eder. Osmanli kaynaklari (sik Pasazde, s. 149; Hoca Sa'duddin, I, 463), Mora seferi ile ilgili olarak baska bir sebep daha gstermektedirler. Buna gre, Serez'den bir gen, dstg bir ask sevdasi yznden Mora'daki Ballabadra

sehrine gittigi zaman, orada Mslman kadinlarin ok kt ve berbat bir hayat srdklerini, kfirlerin en bayagi ve agir islerini yapmak zorunda kaldiklarini grr. Tamami gz yasli olan bu kadinlarin, kocalarinin da hapse atilmis olduklarini, bu yzden herkesin canindan bezmis oldugunu grenir. Gen, gizlice bu kadinlarla konusup durumlari hakkinda onlardan bilgi alir. Insani znt ve kedere gark bu vaziyeti grenen gen adam, derhal pdisahin katina gelerek yce divanda zntlerini aiklayarak Mslman kadinlarin, din dsmanlarinin elinden ektikleri eziyet ve grdkleri iskenceleri bizzat grdgn bir bir aiklar. Pdisah, din dsmanlarinin, Mslmanlara yaptiklari iskence ve etkirdikleri eziyetleri grendigi zaman, problemin, kknden halli iin, bu lkenin de idaresi altina girmesinden baska ikar yol olmadigi kanaatine varir. Bu olay, daha kis aylarinin bitmedigi bir zamanda olmustu. Mora'nin elde edilmesi, Osmanlilar bakimindan byk bir nem tasiyordu. Osmanlilar, burayi Italya'ya yapacaklari seferler iin bir s olarak kullanacaklardi. Zira, Balkanlari nfuzu altina alarak bir Akdeniz Imparatorlugu kurmak isteyen Napoli ve Aragon Krali V. Alfons, Arnavutluk Prensi Iskender Bey'i, Osmanlilara karsi destekleyip ona yardim ediyordu. Adi geen kral, daha nce de Mora despotu Dimitrios ile Mora'yi nfuzu altinda bulunduracak sekilde bir anlasma yaparak onu himayesine almisti. Btn bunlar, Osmanlilara karsi onun dsnce ve tavrini ortaya koyuyordu. Bylece V. Alfons, Osmanlilarla mcadele etmek zere Arnavutluk ile Mora'yi s olarak kullanmak istiyordu. Fakat Osmanlilar, daha atik davranarak onlara karsi olan planlarini uyguladilar. Teselya'ya giren Osmanli ordulari, Korent berzahina dogru yryerek yollari zerindeki Filke kalesini aldilar. Sarp bir mevkide bulunan ve kat sur ile evrili olan bu mstahkem kalenin zapti kolay degildi. Bununla beraber sehir ve kalesi, Anadolu kuvvetleri tarafindan muhasara edildi. Gen Ftih, buranin dsmesini beklemeden Mora'ya girer. Burada birok sehir ve kaleyi

feth eden pdisah, drt ay sonra Korent'e dndg zaman burasi henz fethedilememisti. Osmanli hkmdari, Mora'nin anahtari durumunda bulunan Korent'in zaptinin, Mora'nin kolayca ele geirilmesini saglayacagini bildiginden burayi almak istiyordu. Mcadeleler sonunda, Ftih'e karsi koyamayacagini anlayan sehir halki, baris yapmak suretiyle teslim olmaya karar verdigini hkmdara bildirir. Bunun zerine Mora despotlari ile Osmanlilar arasinda asagida belirtilen sartlara gre bu anlasma yapilir: 1. Muahede geregince Korentliler, mallarini muhafaza edebileceklerdir. 2. Osmanlilarin, Mora'da zapt ettikleri sehir ve kaleler, yani Mora'nin te biri dogrudan dogruya Osmanli Devleti idaresinde kalacaktir. 3. Mora'nin diger sehir ve kaleleri, Dimitrios ile Thomas'in idaresinde bulunacak ve bunlar her sene er bin altin vergi vereceklerdir. 4. Hariten bunlara bir taarruz vuku buldugu zaman Osmanli hkmdari despotlari mdafaa etmeyi zerine alir. Bu anlasma ile, Mora'nin, Venediklilere ait kisimlari hari olmak zere bir kismi dogrudan, bir kismi da vergi vermek suretiyle Osmanlilara baglanmis oldu. Ftih, Kuzey Mora sancakbeyligine akinci komutanlarindan Turahan Bey oglu mer Bey'i tayin eder (Temmuz 1458). Mora seferi esnasinda Atina da Trk idaresi altina alinir. Thomas, yeminle saglamlastirilan anlasmayi ve zerinde ittifak saglanan sartlari ay sonra bozar. nk o, Mora'daki Arnavutlara gveniyordu. Bu sebeple hem kardesi Dimitrios, hem de Osmanlilara karsi yeniden mcadeleye baslar. Daha sonra iki kardes, aralarindaki arpismadan ne kadar zarar grdklerini anladiklari iin barisirlar. Aralarinda bir ittifak kurarak Osmanlilara karsi vaziyet alirlar. Bu durumu grenen Ftih Sultan Mehmed, Zaganos Pasa'yi Mora'ya gnderir. Osmanlilara karsi bir sey yapamayacagini anlayan Thomas, baris talebinde bulunur. Doguda bas gsteren Akkoyunlu hkmdari Uzun Hasan gailesi yznden, fazla agir olmayan sartlarla yeniden bir anlasma yapilir. Bununla beraber Thomas, bu sartlari da yerine getirmeyince, Uzun Hasan'in btn tahriklerine ragmen o tarafa hareket edilmeyerek Mora isini temelden bir sonuca baglamak iin, Ftih-'in idaresindeki Osmanli ordusu, Mora'ya hareket eder. Korent'e gelen hkmdar, Thomas'in zerine gitmeden nce birdenbire yn degistirerek Isparta zerine yrr. Dimitrios teslim olur. Ftih'e karsi koymak zere sahildeki Matina kalesine ekilen Thomas ise, btn sehirlerini kaybettikten

sonra Kalamata'ya gider. Orada da tutunamayacagini anlayinca Roma'ya Papa II. Pi'nin yanina siginir. Bylece Mora yeniden ve tamamina yakini Osmanlilarin eline geer. Ftih, Mora halkindan bir kismini Istanbul'a naklettirip onlarin yerine Trk gmenleri yerlestirir (hicr 856/m. 1460). Teslim olup Pdisahin yanina gelen Despot Dimitrios'a, Enez sehri ikametgh olarak gsterilerek oradaki tuz madenlerinden senelik altmis bin aka varidat (gelir) tahsis edilir.

EFLK'IN HAKIMIYET ALTINA ALINMASI:


Tuna nehrini, devleti iin tabii bir sinir kabul ettigini tahmin ettigimiz Fatih Sultan Mehmed ve hatta daha nceki Osmanli hkmdarlari, bu nehrin kuzeyinde bulunan ve bugnk Romanya'yi teskil eden Eflk ile Bogdan prensliklerini himayeleri altinda bulundurmayi kafi gryorlardi. Bununla beraber, bunlarin kendilerini mesgul edecek kadar kuvvetli olmalarini veya bsbtn zayif dsmelerini de istemiyorlardi. Muhtemelen Osmanlilar, tabii sinirlarinin disinda mtalaa ettikleri bu prensliklerin, daha uzakta bulunan Lehistan ve Macarlarla kendi aralarinda tampon bir devlet olarak kalmalarina taraftardilar. Osmanli sinirlarina yakin bulunmasindan dolayi Eflk'ta Osmanli nfuzu gn getike artmaya basladi. Bu sebeple Eflk daha Yildirim Byezid zamaninda senelik bir vergi vermeyi kabul etti. 1456 yilinda Ftih, Wlad'i Eflk prensligine tayin etmisti. Wlad, kardesi Radul ile birlikte Osmanli sarayinda rehine olarak bulunmustu. Hkm srdg memlekete Ftih'in yardimi ile sahip olmasina ve Pdisaha karsi dost kalacagina dair yemin etmis bulunmasina ragmen Wlad, sznde durmayarak Osmanlilar aleyhine Macarlarla anlasma yapacaktir. Ftih'in, Karadeniz ve Trabzon'da bulundugu siralarda, Eflk'ta bazi hadiseler olmaktaydi. Burada Trklerin "Kazikli Voyvoda", Macarlarin "Drakul" (Seytan), Ulahlarin "epelpu" (Cellad) dedikleri Wlad adinda zulm delisi bir adam, halka idarenin en korkuncunu tattirmaktadir. Tarihi Tursun Bey tarafindan "Keferenin Haccac'i" diye vasiflandirilan bu adam, vahsi ve insanlik disi birtakim zevklere sahipti. Hammer, onun yukaridaki sifatlarini verdikten sonra, bunun yaptigi barbarliklara da rnekler verir. Bu sahsin daha iyi taninmasi ve farkli milletler tarafindan aldigi bu lakaplarda ne kadar hakli (!) oldugunu ortaya koymasi bakimindan bir ka rnek vermek yerinde olacaktir. O, kaziklara vurulmus ve iskence iinde can vermekte olan Trklerin meydana getirdigi byk halkanin ortasinda, saray halki ile birlikte yemek yemekten zevk alirdi. Eline Trk esirleri geince

ayaklarindaki derinin yzlmesini ve meydana ikan kirmizi etlere tuz ekilmesini, sonra da bunlari keilere yalatmasini emrederdi. Bylece, diri diri ayaklarinin derisi yzlen esirlerin iskencesi, daha byk olurdu. O, kendisine gnderilen Osmanli elilerinin sariklarini baslarina iviletmistir. Wlad'in yaptigi hareketlerden bazilarini grmezlikten gelen Ftih Sultan Mehmed, onu Istanbul'a davet eder. Ancak Wlad, dsmanlarinin oklugundan ve memlekette bulunmadigi bir sirada tac ve tahtinin Macarlara verileceginden korktugundan, Eflk'i dsmanlarina karsi muhafaza edecek bir kuvvetin gnderilmesini rica eder. Bunun zerine Pdisah, Silistre Beyi Yunus Bey ile akircibasi Hamza Bey'i Eflk'i beklemek zere grevlendirir. Yunus Bey ile akircibasi Hamza Bey, Tuna kenarina geldikleri vakit, nehrin donmus oldugunu grrler. Bununla beraber Tuna'yi gemek hazirliklari yaptiklari ve dostluktan baska bir sey mid etmedikleri, hatta itibar greceklerini sandiklari bir sirada Wlad'in byk bir saldirisina ugrarlar. Bu baskinda Yunus Bey sehid, Hamza Bey de esir edilmisti. Wlad, daha sonra Hamza Bey'i ldrerek basini Macar kralina gnderir. Kan dkc Wlad, aldigi esirlerin tamamini kaziga vurduktan sonra, Osmanlilara ait bazi sehir ve kasabalari tahrip etmekten de ekinmez. Btn bu olanlari haber alan Ftih Sultan Mehmed, hiddetinden ve zntsnden yerinde duramayarak 150 bin kisilik bir ordu ve 25 byk, 150 kk para deniz kuvveti (nehir donanmasi) hazirlayarak, Allah'in kullarina zulm eden bu zlimi ortadan kaldirmak iin Eflk seferine ikar (H. 866/1462 M.) Ftih, Eflk ortalarina kadar gittigi halde, Wlad'in kuvvetleri ortalarda grnmyorlardi. Wlad, Ftih'in, casuslari vasitasiyle nceden haber aldigi bir gece baskini dzenleyerek Pdisahi ldrmek ister. Fakat bunda muvaffak olamadigi gibi, perisan bir halde canini zor kurtarip kaabilir. Osmanli akincilari onu bulmak iin btn bir Eflki tararlar. Pdisah da ordusuyla prensligin baskentine yrr. Sehrin yakininda kaziklanmis 15 bin adamdan kurulu korkun bir orman grnce nefretle "Devlet kuvvetini byle kullanmis, tebeasina ve Allah'a karsi bu denl cinayetler islemis bir adam, asla itibara layik degildir" der. Yarali olarak kaip Macarlara siginan Wlad, onlardan yardim ister. Fakat Macar Krali, hi yoktan Osmanlilarla bir anlasmazliga dsmek istemediginden bu yardimi yapmamis, hatta Wlad'i yakalayarak haps etmisti. te taraftan Osmanlilar, Wlad'in kardesi Radul'u oniki bin duka yillik vergiye baglayarak Eflk prensliginin basina getirdiler. Bylece Eflk, mmtaz bir eylet haline getirilerek, Osmanlilara sikica baglanmis oldu.

Wlad, Radul'un lm zerine zindandan kaip tekrar idareyi ele almak istediyse de ldrlerek kesik basi memleket memleket dolastirilir.

BOSNA-HERSEK'IN ALINMASI
Balkanlari ve hatta Tuna'nin gneyinde kalan btn Avrupa topraklarini kendi devletinin sinirlari iinde grebilecek duruma gelmis olan Ftih Sultan Mehmed iin Bosna, zel neme sahip bir yerdi. Ftih, Papalik ve Venedik'in, diger Avrupa devletleri ile birleserek kendisine doguda sinir komsusu bulunan Trk ve Mslman devletleri de kendisinin aleyhine tahrik ederek, Osmanli Devleti'ni iki taraftan nasil sikistirmak istediklerini, kuvvetli istihbarat teskilti vasitasiyle iyi biliyordu. O, Istanbul'un fethinden sonra, Avrupa'da meydana gelen reaksiyonu da iyi takip ediyordu. Istanbul'un fethi ile ticar menfaatleri sarsilmis olan Venedik Hkmeti, Mora'nin Trklerin eline gemesinden bsbtn mteessir oldu. Ege denizindeki Osmanli faaliyetlerini de yakindan takip eden Venedik, Osmanlilarin aleyhinde olacak sekilde, onlarin etrafinda bir ittifak enberi meydana getirmeye alisiyordu. Bunu bilen Ftih, byk bir deniz kuvvetine sahip olan Venedik'e yardimda bulunabilecek olan Macaristan'la, ikisinin arasina girmenin asker bakimdan gerekli olduguna inaniyordu. Bu sebeple, zaten Katoliklerden nefret eden Bosna Kralligi'ni feth etmeye karar verir. Bylece aleyhindeki ittifak enberini kirip ortadan kaldiracakti. Bosnalilar, Katolik baski ve tazyiklerinden biktiklari, Trklerin izse din ve mezheb serbestisine byk bir saygi gsterdiklerini bildiklerinden, Osmanlilara karsi koymaya pek taraftar degillerdi. Bu sebeple Kral mukavemet edemedi. Bu arada orduyu hmayun koldan Bosna'ya girmis ve btn bir Bosna topragini feth etmisti. Halki, kendine yakin gren Ftih, burayi Minnet Bey idaresinde bir sancak beyligi haline getirerek Osmanli topraklarina ilhak eder. Halkin, Osmanlilara karsi olan sevgisinden dolayi eli silah tutanlarin tamamina yakini orduya alinir. 30 bin Bosnali ise yenieri gibi hizmet etmek zere Pdisahin sancaklari altinda yemin eder. Bosnalilar, bir mddet sonra da Islmiyeti kabul ederek "din-i mbin-i Islm" ile sereflenirler. Bu olaylar, hicr 867 (m. 1463) yilinda olmustu. Bu sefer esnasinda, Hersek Dukasi Stefan Kosari de kk oglunu rehine vererek bagliligini arzetmis bulundugundan, yerinde birakilir. Bu ocuk ihtid edip (Islhamiyeti kabul edip) "Ahmed" ismini aldi ki, daha sonra "Hersekzde Ahmed Pasa" adi ile anilarak damad ve sadrazam olur. Hersek, Duka'nin lmnden bir sre sonra, Osmanli topraklarina katilir.

OSMANLI - VENEDIK MNASEBETLERI


Baslangita, Osmanlilarla dosta geinmeyi iyi bir tedbir olarak kabul eden ve ekonomileri asindan bunu lzumlu gren Venedikliler, daha sonra bu fikirlerini degistireceklerdir. Zira, Trklerin Mora ve Sirbistan'a sahip olmalari, Arnavutluk'ta faaliyet gstermeleri ve Ege denizini ele geirmek istemeleri, Venedik devlet adamlarini Osmanlilara karsi farkli bir sekilde dsnmeye sevk etmistir. Bu yzden onlar, Trkleri bu faaliyetlerinden vazgeirmek ve hatta bunlari durdurmak iin sr'atle bazi tedbirlerin alinmasi gerektigine karar verirler. Onlar, ya harb edecekler veya Yunanistan ile Balkanlar'daki btn mevzilerinden geri ekileceklerdi. Bu durum karsisinda Venedikliler, Fransa, Burgonya, Milano, Papa, Macaristan, Uzun Hasan ve mttefikleri olan Karamanlilara bas vururlar. Bylece Osmanlilari iki cepheli bir savasla tehdid etmek istiyorlardi. Onlar, 1463'te, Arnavutluk Prensi Iskender ile Osmanlilarin aleyhine bir ittifak kurdular. Bu arada Macarlarla da ayri bir ittifaka girerler. Bununla beraber, takriben 16 sene devam edecek savaslar sonucunda Venedik hkmeti, en agir sartlar karsiliginda bile olsa, Osmanlilarla baris yapmayi daha krli grecektir. Bu sebeple Venedik Senatosu'nun 25 Nisan 1479'da tasdik ettigi OsmanliVenedik barisi, 25 Ocak 1479'da imzalanmis olur. 14 maddeden meydana gelen bu baris anlasmasi, Osmanlilarin lehine ve Venediklilerin aleyhine olmustu. Denebilir ki, bu kadar yil devam etmis olan muharebeler, Venedik ve mttefiklerine maglubiyet, Osmanlilara ise dnyanin en byk devleti olma gibi bir glibiyet temin etmistir.

BOGDAN MESELESI:
1455'te Osmanli hakimiyetini tanimak ve yilda 12.000 altin vermeyi kabul etmek zorunda kalan Bogdan, Osmanlilarin, karada ve denizde birok devletle ugrasmak zorunda kaldiklarini grnce bu hakimiyetten kurtulmak isteyecektir. Daha sonra temas edilecegi gibi Osmanlilar, 1473 yilinda Uzun Hasan zerine yrmek zorunda kalmislardi. Sayet bu savasta maglub olsalardi, Bogdanlilar Macarlarla birleserek Osmanlilar aleyhine mstereken harekete geeceklerdi. Ancak Osmanlilarin byk bir galibiyet elde ettiklerini grnce bu dsncelerinden vaz geerler. Bununla beraber, daha sonra Osmanlilar ile Bogdanlilar arasinda savaslar olacak ve Ftih, bizzat Bogdan'a girecek, Bogdan Voyvodasi ise kaacaktir. Bununla beraber bir mddet sonra Bogdan Voyvodasi, Pdisaha mracaat ederek, simdiye kadar vermekte oldugu "bin sikke-i efrenc" yerine alti bin flori verecegini,

Osmanlilarin dostuna dost, dsmanina dsman olacagini bildirir. Pdisah bunu kabul etmis ve Bogdan'i bu sartlarla affetmisti.

FTIH'IN EGE DENIZI SIYASETI


Istanbul'u feth eden Osmanli Pdisahi, anakkale Bogazi'na ve Trk sahillerine yakin olanlardan baslamak zere, Ege'deki adalara nfuz etmeye alisir. Bylece, yabancilara siginacak bir yer birakmamaya, ve kendi sahillerine yapilabilecek korsanlik hareketlerini nlemeye alisiyordu. Gerekte, Anadolu topraklarinin bir devami telakki edilen bu adalarin bir kismi Bizans'a, bir kismi da Venedik ve Cenevizlilere ait bulunuyordu. Yalniz Rodos Adasi bunlarin disinda idi. Istanbul'u fethetmeye muvaffak olan Ftih, Bizans'a ait olan btn topraklarin kendi idaresi altinda tekrar birlesmesini istiyor gibidir. O, kendi topraklarina yakin yerlerde bir yabancinin ticaret yapmasina degil, dolasmasina bile tahamml edemiyordu. Zira byle bir durum, zamanla kendi lkesini tehlikeye sokabilirdi. Korsanlik hareketleri ile kendisine ait sahil kentleri vurulabilirdi. Bu sebeple o, Ege Denizi'nde Bizanslilar ile baska milletlere ait olan adalari almak zere harekete geer. anakkale Bogazi'na yakin adalardan baslayarak yavas yavas Ege Denizi ilerine dogru ilerleyen Ftih, bu deniz zerinde iki istikamet (yn) takib eder. Bunlardan birincisi onu Italya'ya gtrecektir. Gerekten, bu yolun zerindeki adalari teker teker aldiktan sonra Italya topraklarina asker ikarir. Ikinci yol ise Anadolu sahillerinin yakinindan gemekte idi. O, bu yol stndeki adalarin (Midilli, Sakiz, vs.) bir kismini haraca baglayarak bir kismini da ilhak ederek Rodos'a kadar gider. Surasi unutulmamalidir ki Ege adalarinin ilhaki, pek kolay olmamistir. Zira Osmanlilarin bu tesebbslerine karsi gerek Papalik, gerekse Venedikliler ile Napoli Kiralligi, donanmalariyla buna mani olmak istemislerdi. Hatta zapt edilen bazi adalari tekrar geri almislardi. Osmanlilar, buralari yeniden almak iin yeni donanma sevk etmek zorunda kalmislardi. Bylece elden ele geen adalar, nihayet kesin olarak Osmanli idaresinde kalmistir.

ENEZ, IMROZ, SEMADIREK VE TASOZ'UN ALINMALARI:


Sirbistan seferinden sonra Enez, Imroz ve Semadirek Beyi olan Dorya ile hkmet idaresinde ortagi olan yengesi arasinda ikan ihtilaf zerine kadin, yksek hakimiyetini tanidigi Osmanlilara mracaat ile sikyette bulunmustu. Gerek kadinin mracaati, gerekse Enez Beyi'nin devletle yapmis oldugu anlasmayi bozmasi, keza Enez halkinin Ipsala ve Ferecik taraflarindaki

Mslman Trklere ait kle ve cariyeleri kairarak satmalari zerine Enez'in alinmasi kararlastirildi. Bundan sonra Enez, karadan bizzat pdisah ve denizden donanmanin tazyiki ile kisa bir srede alindi.* Bundan sonra diger adalar da alindi. Bu adalarin Osmanli idaresine girmesi 1456 yilinda olmustu.

LIMNI ADASININ ZAPTI


Enez, Imroz ve Tasoz'un alinmasindan sonra yine 1456 senesinde Limni halki ile Midilli Prensi Nikola Gateluziyo'nun kardesi olan Limni Prensi arasinda anlasmazlik ikar. Ada halki, prensi istemeyerek onun yerine bir Trk beyinin gnderilmesini istediginden Osmanlilar da himayelerinde bulunan Limni adasina Gelibolu'nun eski Sancakbeyi ve kaptani olan Hamza Bey'i gnderirler.

MIDILLI ADASININ ZAPTI


Osmanli sahillerinin yakininda bulunup korsan yatagi olan ve Aragon korsanlarinin Trk sahillerini vurup getirdikleri mallardan hisse alan, baska bir ifade ile korsanlarla birlikte hareket eden Midilli Prensi'nin hakkindan gelinmesi kararlastirildi. Bu siralarda Ftih Sultan Mehmed, Edirne'de bulunuyordu. Edirne'ye davet ettigi deniz komutanlari ile grstkten sonra byk bir donanmanin hazirlanmasini emr etti. Btn hazirliklar tamamlandiktan sonra 1462 senesinde Mahmut Pasa komutasindaki donanma irili ufakli ikiyz para gemi ile denizden ada zerine yrd. Mahmut Pasa, adanin merkezi olan Midilli nlerine asker ikararak sehri kusatir. Bursa yolu ile hareket eden hkmdar, adanin karsisindaki Edremit krfezine inmis ve oradan da Ayvalik'in gneyindeki Ayazmend (Altinova)'e gelmisti. Sultan Mehmed, muhasaranin iyice sikistigi bir zamanda bir harp gemisiyle adaya geer. Oradaki durumu inceledikten sonra tekrar Ayazmend'e dner. Midilli halki, daha fazla dayanamayacagini anlayinca teslim olur. Mahmud Pasa, ada idaresinin tanzimi ile grevlendirilmisti. kisma ayrilan ada halkinin bir kismi yerlestirilmek zere Istanbul'a gnderilir.

EGRIBOZ ADASININ FETHI


Venedikliler, Ege Denizinde Osmanlilara ait bazi adalar ile Foa'yi vurmuslardi. Ftih bu harekete karsi, Venedik'in Ege'deki en byk

mstemlekesi olan Egriboz adasini ele geirmeye karar verir. Bylece bu devlete en byk darbeyi vurmus olacakti. Bu sebeple Mahmud Pasa'yi Derya Kaptanligi'na tayin ederek yz para gemi ile denizden gndermis, kendisi de 70 bin kisilik bir ordu ile karadan hareket etmistir. Evripos kanalinin en dar yeri olan Kulkis'ten gemilerden bir kpr yaptirarak ordusunu derhal adaya geirip birka hcumdan sonra kaleyi feth etmisti. (1470) Egriboz Adasi'nin, Osmanlilar tarafindan zapti, Avrupa'da byk bir hayret ve teessr meydana getirmisti. Bu hal, zellikle Venedik ve Italya'nin diger devletleri arasinda derin bir endiseye sebep olmustu. Zira Dogu Roma (Bizans, Istanbul) gibi Bati Roma'nin da elden gidecegi telasina kapilan Papalik, her taraftan yardim taleb etmisti.

FTIH'IN KARADENIZ SIYASETI


Bilindigi gibi Osmanlilar, eskiden beri Anadolu birligini kurmak ve burada gl bir Mslman Trk Devleti meydana getirmek iin ugrasiyorlardi. Bu gayelerine ulasmak iin gsterdileri gayretlerinin bir sonucu olarak onlar, Anadolu'nun byk bir kismini hakimiyetleri altina almaya muvaffak oldular. Bununla beraber, kuzeyde Karadeniz'e kiyisi bulunan kisimlar (Samsun hari), baskalarinin elinde bulunuyorlardi. Bunlar, Trabzon Rum Imparatorlugu, Isfendiyarogullari Beyligi ve Amasra (Amasteri) Cenevizlilerin idaresinde idi. Karadeniz'in bu sahil blgesinde byk ve nemli birok sehir bulunuyordu. Istanbul'u feth etmis bulunan Osmanlilarin, gerek ekonomik, gerek siyas gerekse din bakimdan buralara da hakim olmasi icab ediyordu. Osmanlilarin bu niyetini fark eden Venedik ve Ceneviz gibi deniz ticareti ile geinen devletler, Istanbul'un fethi zerine byk bir telasa kapilmislardi. Dogrusunu sylemek gerekirse bu durum sadece onlari degil, Avrupa'yi da ciddi endiselere sevk etmisti. Dogudaki bazi kk beylik veya emrlikler ise, siranin yavas yavas kendilerine gelecegini dsnyorlardi. Bu sebeple, Osmanlilara karsi bir dogu ve bati ittifaki tehlikesi ufukta grnyordu. Bir taraftan, Bati'nin byle bir hareket iin Anadolu emrliklerini tahrik etmesini nlemek, diger taraftan da Anadolu birligine vcud vermek ve devlet merkezinin hem jeopolitik, hem de asker emniyetini temin iin, Karadeniz sahillerini elde bulundurmak gerekiyordu. Bu sebeple Ftih Sultan Mehmed, buralari elde edebilmek iin bir plan hazirlar. O, hazirladigi planinin geregi olarak ayni mevsimde arka arkaya sefer tertiplemek zorunda kalir.

Ftih, dsnce ve hareketlerini gizli tutmakla meshurdur. Seferin nereye yapilacagini kendisinden baskasi bilmezdi. Karadeniz seferinde de bu gizlilige riayet edilmisti. O, donanmayi, Vezir-i a'zam Mahmud Pasa komutasinda sevk ederken, kendisi de karadan hareket etmisti. Hedefin neresi oldugunu bir mnasebetle soran kadiaskere "Hocam, eger sakalimin tellerinden biri, zihnimden ne getigini bilecek olursa onu bile hemen koparir yakarim" diyerek, asker harekt esasinin gizlilik oldugunu gstermis olur. Ftih Sultan Mehmed bakimindan Karadeniz sahillerinin fethi byk bir nem tasiyordu. Hatta o, simdiye kadar dedeleri tarafindan buralarin (Amasra gibi) fethedilmemis olmasini hayretle karsiliyordu. Gerekten o, Amasya iin Mahmud Pasa'ya: "Mahmud! Ol hisar ne yerdir kim ni benim atam dedem almadi?" diyerek, atalarinin simdiye kadar burayi almamalarini adeta tenkid konusu yapar. Zeki sadrazam, Ftih'in bu sorusunu: "Sultanim bunun alinmadigina sebep ol kim Hak Tel'nin takdirinde bu, feth olunmak sultanim elinden ola" diyerek, bu fethin, Allah tarafindan kendisine nasib olacagini syleyerek cevaplamisti. Bu cevabiyle o, bu ise hemen baslanabilecegini de ima etmis oluyordu. Amasra, Cenevizlilerin nemli bir ticaret merkezi idi. Istanbul'un fethinden sonra mskl bir duruma dsms olmasina ragmen eskiden oldugu gibi hareketlerine devam etti. Geri buradakiler, bir miktar vergi veriyorlardi. Fakat bunu bazan zamaninda bazan da ge veriyorlardi. Bununla beraber etraflarini vurmaktan ve bilhassa denizde soygunculuk yapmaktan da vazgemiyorlardi. Bylece, bir yilda verdikleri vergiyi adeta bir gnde geri aliyorlardi. Bundan baska bu sehir, Anadolu'dan kaan esirlerin sigindigi bir yerdi. "Memlik-i mslimine hayli zarar edp nice kimseleri girift edp diyari efrence gnderip bey'eden" ve Karadenizde sefer yapan Mslman gemilerine bilhassa musallat olan Amasralilar, bu taarruzlarinin sebebi soruldugu vakit inkr ediyor, bunu yapanlarin "levent gemileri" oldugunu ve bunlarin kendilerini de dinlemediklerini sylyorlardi. Aradaki anlasmalari birka defa bozan Amasralilarin, Istanbul'un zaptindan ve Osmanlilarla

Cenevizlilerin arasinin ailmasindan sonra, etraftaki tecavzleri daha ok artmisti. Amasralilarin yaptiklarina son vermek ve problemi temelinden halletmek zere kendisi karadan, Mahmud Pasa da denizden Amasra'ya gidip sehri kusatma altina alirlar. Bu kadar muazzam bir ordu ile basa ikamayacagini anlayan Amasra idarecileri, Mahmud Pasa'nin ikna edici konusmasi karsisinda teslim olmuslardi. Onlar, pdisaha sehrin anahtarini teslim etmekle hayatlarini kurtardilar. Byle bir hareketten dolayi pdisah onlari esir muamelesine tabi tutmamisti. Ftih, basta tekfur olmak zere Amasralilarin ileri gelenlerini Istanbul'a gnderdi. Silah kullanmadan Amasra'yi ele geiren Ftih Sultan Mehmed, Bursa'ya dnmsken tekrar Karadeniz'e ynelir. Burada mstahkem bir kale olan Sinop'ta Isfendiyaroglu Ismail Bey hkm sryordu. Mahmud Pasa'nin teklifi ve idareci zelligi ile olsa gerek ki Mahmud Bey ile Isfendiyaroglu arasindaki konusmalardan sonra Ismail Bey, Ftih Sultan Mehmed'e bey'at edecektir. Halbuki o sirada, Ismail Bey'in idaresinde Sinop'ta 400 top, 2000 topu, limanda demirli birok gemi ve onbin muharip asker vardi. Buna ragmen byle bir kalenin, silah atilmadan teslim olmasini, Ismail Bey'in ne derece byk bir iman sahibi oldugunu ve Anadolu birliginin kurulmasina taraftar bulundugunu, bunun da ancak Istanbul'un Ftihi vasitasiyla mmkn olacagina olan inanci ile izah etmek mmkndr. Ismail Bey, Ftih'e bey'ata karar verirken kendisinin sahib bulundugu yksek din suur ve fazileti ile birlikte, Sultan'in Istanbul'u fethetmek suretiyle Islm leminde kazanmis oldugu prestijin de etkisinin bulundugu sylenebilir. Ismail Bey, vezir-i zamin delletiyle ordugahta Osmanli ricali tarafindan byk bir merasimle karsilanmisti. Hatta Ftih bile adirinda ayaga kalkip birka adim yrmek suretiyle onu karsilamisti. Nitekim Dursun Bey "Erkn-i devlet, Ismail Beg'i izzet ikram ile pye-i serir-i saltanata yitistrdiler. Pdisah dahi visaktan tasra bir ka kadem istikbal edp musafaha ma'nasi oldi." diyerek btn bir devlet erkni ile birlikte pdisahin da onu karsiladigini anlatir. Iskenderoglu'nun, Ftih'in elini pmeye kalkismasi zerine hkmdar: "Ismail Bey, sen benim ulu kardasimsin, reva midir kim elim pesin" diyerek bu hkmdari tahtinda kendi yanina oturtmustu. Dirlik olarak Ismail Bey'e istedigi Yenisehir, Inegl ve Yarhisar kazalari verilmistir. Pdisahin, Koyulhisar seferine ikisini firsat bilen Karamanoglu Ibrahim Bey, Ismail Bey'e haber gndererek, isyan etmek iin zamanin msait oldugunu bildirir Karamanoglu'nun birlikte hareket edebilecekleri teklifine karsilik Ismail Bey, byle bir seye riza gsteremeyecegini sylemisti. Bu durumun Osmanlilarca duyulmasi zerine bir ihtiyat tedbiri olarak, Ismail Bey'e dirlik olarak Filibe verilerek kendisi oraya gnderilmisti.

Bizans Imparatorlugu'nu ortadan kaldiran ve Mora'daki Rum varligina son veren Ftih Sultan Mehmed, Latinleri kendi aleyhine tahrik etmek isteyen Trabzon Rum Imparatorlugu'nu da ortadan kaldirmaya karar vermisti. Tek bir nefes sehid vermeden ve bir ok dahi atma ihtiyaci hasil olmadan Amasra, Kastamonu ve Sinop'u alan Osmanli hkmdari, birbirine bagli kisimdan meydana gelmis olan Trabzon kalesini hem denizden hem de karadan kusatir. Bu durum, Imparator David Komnen'i mitsizlige dsrr. Hamisi olan Uzun Hasan'dan da yardim alamayacagini anlayan imparator, Mahmud Pasa'nin akrabasindan olan bas mabeyincisi Yorgi Amiruki vsitasiyle Mahmud Pasa ile anlasarak sehir ve kaleyi teslime karar verir. Imparator, Pdisah adina Mahmud Pasa tarafindan yapilan teklifi kabul eder. Bylece, 258 sene devam eden Trabzon Imparatorlugu 26 Ekim 1461 (21 Muharrem 866) gn tarihe karisir. Karadan Trabzon zerine varmakta olan Ftih Sultan Mehmed'e elilik heyeti ile birlikte Uzun Hasan'in annesi Sre Hatun da gelmisti. Ftih, Akkoyunlu hkmdari Uzun Hasan'in annesine byk bir saygi gstererek ona "ana" diye hitab etmisti. Ordusuyla Trabzon'u eviren sarp daglari asarken zaman zaman yaya yrmek zorunda kalan pdisaha Sre Hatun: "Hey ogul! Bu Trabzon'a bunca zahmet nedendir?" diye sorunca, Ftih su manidar cevabi vermisti: "Hey ana, bu zahmet din yolundadir. Zira bizim elimizde Islm'in kilici vardir. Eger bu zahmeti ekmezsek bize gzi demek yalan olur. Bugn yahud yarin huzur-i Ilhye ikinca mahcub olurum" diyerek gazilik nvani ile cihd ve bu ugurdaki alismaya nasil ehemmiyet verdigini anlatmak ister. Kurtulus midi grmedigi iin teslim teklifini kabul eden imparator, sekiz oglu ile birlikte Edirne'ye gndermisti. David'in en kk oglu hak dini kabul ederek Islm'la mserref olmustu. Bylece Bizans'in son Anadolu bakiyyesi de Osmanli lkesine katilmis oldu.

FTIH'IN I VE DOGU ANADOLU SIYASETI


Toros daglari ile Anadolu'nun kuzey daglari arasinda uzanip giden ve Uzunyayla'ya kadar devam eden Orta Anadolu ile, bunun tesinde baslayan Anadolu'nun dogu kismi zerinde, bilhassa Firat'a kadar kadar olan sahada, Ftih Sultan Mehmed, Osmanli Devleti'nin bir btn teskil ettigine inanmis gibi idi. Halbuki Orta Anadolu'nun byk bir kismi ile Dogu yaylalarinin btn devletin sinirlari disinda kalmisti. Her iki blgede hkm srmekte olan beylikler, Osmanlilari her bakimdan tehdid eden bir mevkide

bulunmakta idiler. Konya, Karaman, Larende ve civarina, hatta Toroslarin gneyinde denize kadar olan sahalara sahip olan Karaman Beyligi, yasadigi mddete, Osmanli Devleti'ne karsi mmkn olabilen btn fenaliklari yapmis, "Hiristiyanligi takviye ederek Mslmanligi zaafa gtrmeye" alismisti. Yildirim Byezid'in mthis penesi altinda bir an ezilmeye mahkum olan bu devlet, Yildirim-Timur karsilasmasindan sonra tekrar meydana ikarak, elebi Sultan Mehmed zamaninda ve II. Murad devrinde durmadan Osmanlilar aleyhine faaliyette bulunmustu. Ftih'in, kk yasta tahta ikmasini da firsat sayan bu devlet, Orta Anadolu'da yeni bir gaile meydana getirmeye alismis ise de, gen hkmdarin ok sr'atle hareket edisi buna imkan birakmamisti. Ancak Ftih biliyordu ki, Karamanlilar bir firsat vukuunda tekrar ortaya ikacaklardi. Anadolu'nun teki kisimlarinin gvenligi ve nihayet Trk birligi bakimindan buralarinin da Osmanli topraklari ierisinde bulunmasini zaruri sayan Ftih Sultan Mehmed, bu beylige hi bir hak tanimamak suretiyle ortadan kaldirmayi belki daha nceki tarihlerde tasarlamis, fakat hadiselerin seyri, onun gzlerini baska taraflara evirmesine sebep olmustu. Yakin, uzak Osmanlilarin aleyhindeki her tesekkle el uzatan Karaman Beyligi'nin, Ibrahim Bey'in lmesinden biraz sonra, durumu bsbtn naziklesti. Osmanli topraklarinin dogusunda bulunan ve gittike kuvvet kazanan Akkoyunlu Devleti'ne gelince o, Osmanlilar iin gn getike daha ciddi bir tehlike konusu olmaya basladi. Nitekim Karadeniz sahillerine gz dikmis olan bu devletin ynecitileri, Trabzon Rum Imparatorlari ile akrabalik tesis etmis, bu yzden Ftih'in Trabzon'u almak isteyisine mani bile olmaya alismislardi. Bu mani olmak isteyiste, Trabzon Imparatorlugu'nu mdafaa etmekten ziyade bu topraklarin, Ftih'in eline gemesini nlemek gayesi vardir denebilir. Bundan baska Isfendiyar topraklari zerinde hak iddia edebilecek bir mevkide olan Kizil Ahmed Bey'i kabul edip himaye eden ve onu Osmanlilara karsi elinde bir silah gibi tutan Uzun Hasan, OsmanliAkkoyunlu sinirlari zerinde hadiseler ikarmaktan da ekinmiyordu. Ayrica Osmanlilarla Karaman Beyligi arasinda ikan anlasmazligi da firsat bilen Uzun Hasan, Karamanogullarina sadece siyasi yardimda bulunmakla degil, ayni zamanda fiilen asker gndermek suretiyle de yardim ediyordu. Iste btn bu hareketler, Ftih'i ister istemez dogudaki bu tehlike ile mesgul olmaya sevk etti.

KARAMAN MESELESI
Osmanlilarin en byk hasmi olup elebi Sultan Mehmed'in damadi olan Karamanoglu Ibrahim Bey, otuz dokuz sene hkmdarlikta bulunduktan sonra hicr 868 (m. 1463)'de vefat etmisti. Ibrahim Bey, yedi oglundan en

byg olan Ishak Bey'i, Osmanlilarla kan bagi olmadigi iin ok seviyordu. Annesi bir cariye olan Ishak Bey'i veliaht yapmis ve merkezi Silifke olmak zere Iel valiligine tayin etmisti. Daha sonra da btn devlet islerini ona birakinca teki kardesler buna itiraz etmislerdi. Bu hareketin basinda bulunan Pir Ahmet Bey, Konya'nin ileri gelenleri ile anlasarak hkmdarligini ilan etmisti. Bylece Karaman mirasi meselesi ortaya ikti. Uzun Hasan, devam eden bu miras isine karisma sevdasina dst. Anadolu'daki Mslman Trk beyliklerine karsi insafli bir sekilde muamele eden Osmanli hkmdari, sonunda Konya'ya girerek, Taseli taraflari hari olmak zere btn bir Karaman lkesini topraklarina katar. Ftih Sultan Mehmed, Konya'da adina sikke kestirdigi gibi, sehzdesi Mustafa'yi da buraya vali olarak tayin eder. Vezir-i a'zam Mahmud Pasa'yi Toroslara kadar gndererek lkenin ilhakini tamamlar. Mahmud Pasa, Konya'ya dnnce buradaki is ve sanat erbabinin Istanbul'a yollanmasi isi ile grevlendirilir. Pasa'nin bu icrasinda bazi sikyetler meydana gelir. yle anlasiliyor ki Pasa da yaptigi bu isten pek memnun degildir. Hatta bunlara karsi "ihtiyar benim elimde degil, mazuruz" dedigi rivayet edilmektedir. Rum Mehmed Pasa, Mahmud Pasa'nin haksizlik yaptigini, sadece fakirleri hicret ettirdigini syleyerek sikyetlerde bulunur. Bu arada onun, Mevlana'nin torunlarindan birini de bunlarla birlikte yolladigi, fakat Ftih Sultan Mehmed'in bunu grenmesi zerine o zati hediyelerle tekrar geri gnderdigi rivayet edilir. Osmanli idaresine yeni alistirilmakta ve hatta isindirilmakta olan bir memleketin halki hakkinda icra edilen bu neviden muameleler yznden artan sikyetler zerine Mahmud Pasa, vazifeden alinarak yerine Rum Mehmed Pasa tayin edilir. Karaman probleminin tamamen ortadan kalkmasi iin aba sarfeden Osmanlilara karsi Akkoyunlu Devleti de btn gc ile Karamanlilari destekliyordu. Hatta bu maksatla Uzun Hasan, 50 bin kisilik bir kuvveti yardima gndermisti. Yapilan savaslarda galip gelen Osmanlilar, Karamanlilarin elinde kalan son kaleleri de almaya muvaffak olmuslardi. Son olarak Kayseri ile Nigde arasinda bulunan Develihisar, Karamanogullari adina mdafaa edilmekte idi. Kale komutani Atmaca Bey, kaleyi Sehzde Mustafa'ya teslim edecegini bildirince, sehzde kaleyi teslim alarak Karaman gailesinin son kalintisini da ortadan kaldirir. Bu arada hastalanan sehzde, kaleyi teslim alip dnerken 19 Agustos 1474'te Bor'da vefat eder. Sehzde Mustafa'nin lmnden sonra Karaman Valiligi'ne Cem Sultan getirilmisti. Cem Sultan'in iyi meziyetleri, Karaman halkinin Osmanlilara tabi olmasinin nemli sebeplerinden biri olarak kabul edilmektedir.

OSMANLI-AKKOYUNLU REKABETI VE OTLUKBELI ZAFERI


Uzun Hasan, hkmdarlik tahtina oturuncaya kadar Akkoyunlular pek fazla nem tasimiyorlardi. Fakat onun is basina gelmesi ile birlikte durum degisti. nk o, Karakoyunhkmdari Cihansah ile Mverannehr hkmdari Ebu Said Miransah'i ldrmeye ve topraklarini da kendi lkesine katmaya muvaffak olmustu. Daha sonra Horasan hkmdari Hseyin Baykara'yi yenerek topraklarindan bir kismini almis olan Uzun Hasan, bu suretle Firat havalisinden Maverannehr'e kadar uzanan byk ve kuvvetli bir devlet kurmus oldu. Topraklarinin genislemesi nisbetinde, gururunun da arttigini grdgmz Akkoyunlu hkmdarinin ayrica bir "Cihangir" olmak sevdasi da vardi. Iste bu dsncesi ve kendisini ok stn grs, onu Osmanli topraklarini alma sevdasina dsrd. O, Ftih Sultan Mehmed'i de yenebilecegini tahmin ediyordu. Hatta rivayet edildigine gre o, Ebu Said'i maglub ettigi gn, atini meydana srms ve "Bu diyarin serdarlari, secaatin srini grdler, firsat el verirse bu nbet isterim ki, cr'et ve celdetim Hdvendigr'a (Osmanli hkmdari) gsterem," demisti. Galibiyetleri ile magrur olan Uzun Hasan, Osmanlilara stn gelecek durumda oldugunu tahmin ediyordu. Bundan dolayi Osmanlilardan kaan Karaman ve Candarogullarini bir byklk eseri olarak ayni zamanda kabul etti. Bunlar, devamli olarak Hasan Pdisah'i Osmanlilar aleyhine tahrik ediyorlardi. Nihayet bu emellerinde muvaffak oldular. Bu muvaffakiyet de 1472 yilinda Osmanlilara ait olan Tokat sehrinin Uzun Hasan kuvvetleri tarafindan yakilip yikilmasi ile kendisini belli etmisti. Uzun Hasan, Osmanlilarla harp halinde bulunan Venedik Cumhuriyetinin, Osmanlilar aleyhinde kendisine ittifak teklifi zerine daha 1463'te bunlarla anlasmisti. Bundan baska yine Osmanli-Venedik muharebesi esnasinda Hasan Bey, Venediklilerle ittifak etmis olan Halilarla birlikte hareket iin bunlarla grsmek zere Rodos'a eliler gndermisti. O, bu elilik heyeti vasitasiyle Osmanlilara ait Tokat sehri ile daha baska bazi mhim sehirleri isgal ettigini de Halilara bildirmisti. Uzun Hasan, 1472 yilinda Venediklilere yeni ittifak teklifinde bulunmus, bu teklif, Venedik elisi Katerino Zeno vsitasiyle derhal senatoya bildirilerek Akkoyunlu ordusu iin top ve topu ustasi istenmisti. Btn bu hareketlerin tesinde Akkoyunlu hkmdari Uzun Hasan'a bagli kuvvetlerin, Osmanli hududlarini geerek taarruz etmesi, Osmanlilari bu meydan okumaya karsilik vermeye zorladi.

Ftih Sultan Mehmed, Uzun Hasan zerine hareket etmeden nce kis mevsiminde ondan gelen mektuba agir bir cevapla mukabelede bulunmustu. Bu mektupta Ftih Sultan Mehmed, Uzun Hasan'in yaptiklarindan, ehl-i Islm zerine gidip onlara zulmde bulunmasinin dogru olmadigi, eger yapabiliyorsa din dsmanlari ile savasmasi gerektiginden bahs ederek, yapilan haksizligi ortadan kaldirmak iin bizzat kendisinin gelecegini bildirir. Gerekten de Frenklerle ittifak yapmis olan uzun Hasan, Osmanlilarla yapacagi muharebeyi makul gsterebilmek iin onlardan Kapadokya ile Trabzon Imparatoru'nun kizinin kocasi olmasi hasebiyle Trabzon'u istemekte idi. Iste Ftih Sultan Mehmed bu istekler karsisinda agir bircevap yazar. Bu cevabinda o, bundan byle elisinin ok, sznn de kili oldugunu syleyerek Akkoyunlu hkmdarini, kozlarini paylasmak ilkbaharda zere harbe davet eder. Osmanli ordusu, 13 Zilkade 877 (11 Nisan 1473) Pazar gn, Ftih'in komutasinda skdar'dan hareket eder. Iznik yolu ile Yenisehir'e gelini. Beypazari'nda Karaman valisi Sehzde Mustafa, Kazabat'ta da Amasya Valisi Sehzde Beyzit, emirlerindeki kuvvetlerle orduya katilirlar. Farkli rivayetler bulunmasina ragmen bu katilimlarla ordunun yekunu takriben seksen bes bin kisiye ulasir. Tarihte "Otlukbeli Zaferi" diye shret bulan bu savasta, Osmanli ordusu byk bir zafer kazanarak dogudaki bu tehlikeyi bertaraf eder. Btn kaynak eserlerde tafsilatli bir sekilde kendisinden bahsedilen bu zaferden uzun uzadiya bahs etmek istemedik. Ftih, galip gelmisken kendisi gibi Trk ve Mslman olan, ayni zamanda Oguzlarin Bayindir koluna mensub bulunan Akkoyunlu kuvvetlerini takip ettirmedigi gibi Trk ve Mslman olan lkesine de dokunmadi. Kemal Pasazde, bu takip etmeyis hadisesini Sehzde Bayezid'in hizmetinde bulunan Halil Pasa'nin oglu Ibrahim Pasa'nin agzindan nakl etmekte ve onun, bunun sebebini Ftih'e sordugunu, ondan "gyenin saltanat yikmak degil, Uzun Hasan'a ders vermek oldugu, Islm memleketlerini tahrib ile Islm hkmeti yikmanin dogru bulunmadigini, te taraftaki gaza harplerini birakip, burada Mslmanlarla ugrasmanin iyi bir sey teskil etmedigi" cevabini aldigini nakl eder. Bu cevap, hkmdarin, ne denli yksek bir telakki ile hareket ettigini aik bir sekilde ortaya koymaktadir. Nitekim sik Pasazde de Ftih'in bu hareketini "Mrvvetle vilayetin yikmadi, yine kendi vilayetine tevecch etti" diye takdir etmekte ve Osmanli hanedaninin adalet,

insaf ve fazilet ile muttasif bulundugunu aiklar. Osmanli Devleti'nin, Timur'dan beri karsilastigi bu en byk tehlikenin atlatilmasinda ve zaferin kazanilmasinda rol oynayan baslica mil, Osmanli asker kudret ve teskiltiligi ile atesli silahlardaki kiyas kabul etmez stnlgdr. Otlukbeli zaferi, Osmanlilara karsi yapilmis olan sark ve garb ittifakinin bir cephesini tamamen tesirsiz hale getirmisti. Ftih, bundan son derece memnunluk duydugundan ve kendisine bu imkani hazirladigi iin Allah'a skran hislerini ifade etmek zere, ordusunun almis oldugu btn esirlerin zd edilip serbest birakilmasini emreder. Bylece, Osmanli adalet ve msamahasinin en gzel rneklerinden birini daha vermis olur. Bu suretle de o, halka karsi dil olan idaresinin nmnelerini gstermis oluyordu. O, Oguz boylari arasindaki ekismenin btn yan tesirlerini izale ederek ihtilaf sebeplerini silmek istiyordu. Bu da Islm dnyasinda, kendisi ve devleti iin byk bir sempatinin dogmasina vesile oluyordu. Sonu olarak sunu syleyebiliriz ki, Ftih Sultan Mehmed, ok kisa bir zamanda byyp gelismis ve Omanlilar iin korkun bir tehlike haline gelmis olan Akkoyunlu Devleti'ni, Otlukbeli zaferi ile tehlikesiz bir hale getirmisti. 1473'te kazanilan bu zafer, Uzun Hasan Devleti'nin sr'atle kmesine ve nihayet ortadan kalkmasina mil olan sebeplerin basinda gelmektedir. Bu zaferden sonra, Osmanlilar aleyhine harekete gemis olan Halilarin mitleri de kirilmis oluyordu.

FTIH'IN GNEY SIYASETI


Cihan tarihinin grdg en byk hkmdarlardan biri olan Ftih Sultan Mehmed'in, Anadolu birligini saglamak ve hatta bir bakima Islm birligini temin iin byk bir gayret iinde oldugu kabul edilmelidir. Onun, Osmanli devlet sinirlarini Tuna ve Italya'ya dayamak istedigi kesinlik kazanmis grnmektedir. Karadeniz'in btn sahillerini almak ise, onun dsncelerinin basinda gelmekte idi. Bununla beraber, kendi lkesinin gneyinde uzanan topraklar zerinde, verilmis bir kararinin olup olmadigini sylemek pek mmkn degildir. Zira hdiseler, Ftih Sultan Mehmed'in bu blgelerle ilgilenmesine imkn vermemisti. Serbest kalip buralarla mesgul olmaya basladigi siralarda, bu sefer de lm, ona bu yolda yrmeye izin vermemisti. Ftih'in, Hicaz su yollari ile ilgilenmesi, basit bir hadise olmadigi gibi yadirganacak bir hadise de degildir. Zira bu suretle o, btn Mslmanlara ait olabilcek bir ise parmagini koymus oluyordu. Bu hadise su idi: Hicaz'a giden bir Osmanli hacisi, yollardaki su kuyularinin (birke) harab oldugunu ve hacilarin bu yzden sikintiya dstklerini grmst. Hac farizasini eda edip

dndkten sonra, durumu hkmdara bildirmisti. Bunun zerine pdisah, bu kuyulari tamir etmek iin bazi adamlari grevlendirmisti. Misir hakim ve niblerine de bu adamlara yardim etmeleri iin mektuplar gndermisti. sik Pasazde'nin ifadesine gre Karamanoglu da Misir Sultani'na bir eli gndererek, Ftih'in su yollari bahanesi ile Mekke Sultanina yklerle flori gnderdigini ve onu Misir'a karsi isyana tesvik ettigini yazmisti. Karamanoglu'nun bu yalan haberine inanan Misirlilar, "biz cizmiyiz kim birkemizi ol meremmet ide" diyerek Osmanlilari geri evirmislerdi. Meseleyi kendi i isleri olarak kabul eden Memlklerin, Karamanoglu'nun verdigi bu haber zerine Osmanli ustalarini hakaretle geri gndermeleri, iki devletin arasinda serin bir havanin esmesine sebep oldu. Halbuki Pdisahin onlarin i islerine karismak gibi bir niyeti yoktu. Zira sik Pasazde bize bu konuda ok net bilgiler vermektedir. ona gre Ftih, bu kuyular iin vakiflar dzenleyecek ve bu vakiflarin geliri sayesinde blgedeki Araplar, bu kuyulari koruyacaklardir. Bylece vakiflarin geliri ile tamir edilecek olan bu kuyulardan, zellikle kuzeyden Hacca gidecek olanlar istifade edeceklerdi. Isin i yzne bakildigi zaman, Memlklularin, Osmanlilari ok yakindan takip ettikleri anlasilacaktir. Onlar, Anadolu'da Trk birligini kurmaya alisan ve bu konuda kendilerine engel olan kuvvetleri teker teker ortadan kaldiran Osmanogullarinin, Toros'larin gneyine inmelerine pek taraftar degillerdi. Bu yzden Karamanogullarina yardim ediyorlardi. Sonu olarak Misir'dan, Dulkadir topraklarina kadar uzanan zengin Misir Memlkleri Devleti, gelecekte kendisi iin byk bir tehlike olacagi anlasilan Osmanli Devleti'ni, sinirlarina yaklastirmamak ve onunla kendi arasinda zayif ta olsa tampon bazi tesekkller bulundurmak arzusunda idi. Iste bu sekildeki hareket tarzi, Ftih'i, gneye giden yol stnde bulunan Dulkadir isleri ile ilgilenmeye sevketti. Memlk sultanlari ile Osmanlilarin arasinin ailmasina sebep olan daha baska olaylar da vardi. Nitekim Ftih, Trabzon seferinden zaferle dndg vakit, zaferi tebrik iin her taraftan eliler geldigi halde, Misirlilar buna lzum grmemislerdi. Bu durum, aradaki dostluk hislerinin sarsilmasina sebep oldu. Bu yzden, "Hoskadem" Misir sultani oldugu zaman, Fatih de onu tebrik etmemisti. sik Pasazde bu konuyu su ifadelerle dile getirir: "Her tarafin pdisahlarindan eli geldi, Han'a vilayet (Trabzon) mbarek olsun diye, Ancak Misir sultanindan eli gelmedi. det-i muhabbet terk olundu. Adavete (dsmanliga) bir bahane bu oldu... Pdisah dahi buna bir pare (para) mell oldu. Sonra mezkur (adi geen) Hoskadem dahi Misir'a sultan oldu. Pdisah dahi taht mbarek olsun diye eli gndermedi. det bu idi ki gnderileydi. Iki taraftan det terk olundu. Ve muhabbet kesilmeye basladi." Dulkadirogullari mnasebetiyle bozulan iliskilere ragmen Sultan Kayitbay zamaninda Ftih, sik Pasazde'nin ifadesiyle "Taht mbarek olsun

diye eli gnderdi. Iyi hediyelerle avusbasini eli gnderdi. Eli kim Misir'a vardi yine kanun zre hrmet etmediler, eli msteki geldi pdisahina haber verdi. Rum Pdisahi (Anadolu'ya baslangita Rumeli dendigi iin Pdisahina da Rum pdisahi, yani Rum lkesinin pdisahi dendi) buna dahi mell oldu. hir, Misir sultani dahi bu elinin ardinca bir eli gnderdi. Misir'in muhtesibini* gnderdi. Bu muhtesibin gelmesi pdisaha hos gelmedi." Gerekten, Ftih Sultan Mehmed, Misir muhtesibinin eli olarak gnderilmesine kizmistir. Zira byle bir eli, devletler arasindaki protokoln ignenmesi demekti. nk "o, arsi ehlinin bygdr, pdisahlara eli olarak gnderilmez, bu bir hafifliktir." szleri ile ifade edilen anlayis, bunu aika ortaya koymaktadir.

FTIH'IN SAHSIYETI VE LM
1451 yilinda 21 yasinda iken yeniden Osmanli tahtina geen Ftih Sultan Mehmed, Istanbul'u fethedip bin yz yillik Dogu Roma (Bizans) Imparatorlugu'nu ortadan kaldirarak tam anlamiyla "Ftih" nvanini aldigi gibi, yksek kabiliyet ve dehasiyle herkese gcn kabul ettirmis olan byk bir devlet adami idi. Ftih, yaptigini bilen ve ne yapmasi gerektigini hesaplayip dsnen adamdi. Onu, ktle mukadderatini elinde tutan sayili dhiler ve cihangirlerden ayiran stn vasif, icraat ve basarilarinda, firsat ve tesedflerden faydalanmis olmasi degil, yaptigi ve yapacagindan haberli bulunan bir sisteme sahip bulunmasi idi. Halbuki byk shretlerden pekogu, sevki tabiilerini rehber tutan, gafil ve zamanin maglubu kimselerdir. Binaenaleyh Ftih, ihraz ettigi san ve serefe, tesadflerin yardimi ile degil, kendi istihkak ve kudretiyle ulasmistir. Dern metanet ve zihn kemaline, hayat ve icraatinin her safhasinda sahid oldugumuz Sultan Ikinci Mehmed, beser olarak dsebilecegi hatalari asgariye indirmek yolunda, etrafina zengin ve kaliteli bir msahipler ve msavirler kalabaligi toplayan ve bunlardan her birinin karsisinda gerektiginde boyun egen bir adamdir. Bununla beraber o, devlet idaresinde sertti. Hissiyatini gizlemeyi bilir, yapacagi seferleri tatbik sahasina koyuncaya kadar gizli tutardi. Zamani gelince de birdenbire maksadini aiklardi. Bu yzden dsmanlarini sasirtarak bir senede birka ftuhata birden nail olurdu. Harpte cesurdu, maglubiyeti nlemek iin cesurane bir sekilde ne atilip askeri tesci ederdi. Her zaman sogukkanliligini muhafaza ederdi. Adaletle hkmetmeyi siar edinen; cesaretli ve gayretli biri olan Ftih Sultan Mehmed, atalarinin elbiselerini birakarak ulema elbisesi giymeye basladi. limlerle sohbette bulunmayi deta bir vazife telakki ediyordu. Bu yzden

Istanbul, lim ve fazil insanlarin siginagi haline gelmisti. Gerekten o, ulema, sair, tasavvuf erbabi ve sanatkrlari himaye etmisti. Onlara tahsisatlar vermis ve alismalarini temin gayesiyle messeseler kurmustu. Ayni zamanda kendisi de sair olan Ftih, siirde "Avn" mahlasini kullanirdi. Bostanzde Yahya (Tarih-i Saf. I, 52) onun bu zelliklerini su ifadelerle nakleder: "Bni-i mebani-i hayrat ve messis-i esas-i hasenat olup ulema-i ser'-i metin ve fudala-i fedail yin, devrinde revnak bulup cihet-i maaslari iin Tetimme (medrese) ve imret bina buyurup nice evkaf tayin buyurmuslardir. Kendiler dahi ulema zmresinden madud olup (sayilip) fadli bhir ve marifet-i zhir sahibi idiler. Ve siir-i b-nazirleri (benzersiz, essiz) dahi vardir. Mahlas-i serifleri "Avn"dir." Bildigimiz kadari ile Ftih, Trk tarihinin en renkli ve en byk sahsiyetlerinden biridir. Ana dilinden baska sark ve garp dillerini bildigi, genis bir kltr ve bilgi hamulesiyle ykl bulundugu, riyaziye, topuluk ve askerlikte kesif yapacak kadar kudret sahibi oldugu anlasilmaktadir. Serbest fikirli ve herhangi bir saplantisi olmayan hkmdarin, limleri davet ederek ilm mbaheseler yaptirdigi da anlasilmaktadir. Farsa ve Rumca'dan Arapa'ya tercme edilmis felsef eserleri okur ve yanina celb ettigi limler ile mdavele-i efkr ederdi. 1466 senesinde Batlamyus'un haritasini Ivrikios'a yeniden tercme ettirip haritadaki isimleri Arap harfleri ile yazdirmistir. Kritovulos bu konuda sunlari yazar: "Pdisah hazretleri, lisan-i Faris ve Yunan'den Arapaya tercme edilmis olan sr-i felsefiyeyi mutalaa ve nezd-i shnelerinde bulunan fudala ile bu babta mdavele-i efkr eder ve bilhassa Aristo'nun mebahis-i felsefiye ile pek ziyade mesgul olurdu. Bir vakit cografiyundan meshur Batlamyus'un, meslek-i cografye aid levayihine tesadf edip mezkur layihalarda fenn bir surette izah ve tarsim edilen (izilen) sekilleri, nazari dikkate almis ise de bu haritalar daginik olduklarindan, yeniden Filozof Ivrokios'a havale ederek Arapa yazdirir." Tetkik edilip arastirildigi zaman grlecegi gibi hemen hemen btn osmanli Pdisahlarinda ve zellikle Ftih Sultan Mehmed'de ilim ve ilim adamlarina karsi byk bir saygi vardir. O da digerleri gibi daha sehzadeliginde "ulm-i liye ve 'aliye"yi tahsil etmisti. O, "Ilmi taleb ediniz hadisine uygun olarak tahsil ve mzakerelerden geri kalmazdi. Bu sebeple o, Molla Iyas, Molla Gran, Hocazade Muslihiddin Mustafa, Hatipzde Mehmed, Molla Siraceddin ve Abdlkadir gibi hocalardan ders almisti. Ftih, ok gen yasta tahta ikmis, daha ocuklugunda byk sorumluluklar yklenmis, otuz sene kadar kesintisiz sefer ve gazalarla mesgul olmustu. Bizzat yirmi bes seferde bulunan Ftih, 17 devlet ile ikiyz ksur sehir ve kale fethetmisti. O, btn bu alismalarinin sebebini ve dolayisiyle hedefini su misralarla dile getirir:

"Imtisl-i "chid fi'llah"* oluptur niyetim, Din-i Islm'in mcerred gayretidir gayretim" Bu ifadeler onu, sirf ihtiras iin harb eden ve kili sallayan dnya cihangirlerinden ayirmaktadir. O, Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)'in, insanlik ugrunda katlandigi mesakkat ve mskllere ggs gerdigi gibi, ayni yolun yolcusu bir idealist olarak ggs vermis bir serdar ve fikir adamidir. O, hedefledigi gayeye ulasmak iin, btn imkAnlari degerlendiriyordu. Bu sebeple Istanbul'u aldiktan sonra, Ortodoks ve Ermeni patrikleri ile Yahudi bashahamini bu sehre yerlestirir. nk o, Istanbul'u idealindeki cihan devletinin merkezi yapmak istiyordu. Hatta bir rivayete gre "Dnyada tek bir din, tek bir devlet, tek bir pdisah ve Istanbul da cihanin payitahti olmalidir," seklindeki sz ile bu dsncesini dile getirir. Bu ifadelere bakilirsa, gayesinin bir cihan devleti de olmayip, Islm dinini her tarafa yaymak oldugu anlasilir. Zira Ftih, Islm leminin hmisi sifatiyle kendisini i'l-yi kelimetullah'in en byk temsilcisi olarak grmekte idi. Gerekten, daha sehzdeliginde cihangirlik emelinde oldugu belirtilen Ftih iin, Bosnali Hseyin Efendi, bizzat pdisahin agzindan "Bu hnedanin maksad-i a'lasi, i'l-yi kelimetullah'tir demektedir." Keza onun, nizam-i lem iin, Trabzon zerine varirken, ektigi sikinti ve katlandigi eziyetleri gren uzun Hasan'in annesi Sra Hatun'a "Valide" diye hitap edip sylediklerine, daha nceden biliyoruz. Onun yaptigi fetihler, giristigi gazalar ve tebeasi iin yaptiklarina bakilirsa, riza-yi ilh'yi kazanmaktan ve Reslullah'in yolunda yrmekten baska bir sey dsnmedigi grlr. Vefati dahi yine "i'l-yi kelimetullah" iin iktigi bir sefer-i hmayun esnasinda vuku bulmustu. Bu seferin, nereye mteveccih oldugu kesin olarak bilinememektedir. Hazirliklar, byk bir sefer iin yapilmisti. Ama nereye oldugunu kimse bilmiyordu. Tursun Bey "Ve cihet-i sefer Anadolu oldugu malum olundu, amma Arab mi, Acem mi malum olmadi" diyerek bu byk seferin nereye olacaginin bilinemedigine isaret eder. Ftih Sultan Mehmed, 1481 yili Nisan ayinin 29. gn (27 Safer 886) 50 yasinin iinde iken, byk bir ordunun basinda hasta olmasina ragmen skdar'a gemis ve bir at arabasina binerek, doguya dogru ilerlemeye baslamisti. Ancak, Gebze yakinindaki Hnkr veya Tekfur ayiri denen yere geldigi vakit, hastaligi bsbtn artar. Bu yzden 3 Mayis 1481 Persembe gn (4 Rebilevvel 886) ikindi vakti, 31 yillik hkmdarliktan sonra vefat eder.

Ftih'in lm, gizli tutularak hamam yapmak zere Istanbul'a getigi sylenip askerin yerinde kalip beklemesi emrolundu ise de birka gn sonra kayiklarla Istanbul tarafina geen yenieriler, vefat hadisesini grenince, bazi edepsizliklere basladilar. Ftih'in lm, onbir gn gizli tutulup saklanabilmisti. sik Pasazde, Ftih'in vefatini ve sebebini su ifadelerle gnmze ulastirmaya alisir: "Vefatina sebep, ayaginda zahmet vardi. Tabibler, ilacindan aciz oldular. Ahir, tabibler cem olup ittifak ettiler, ayagindan kan aldilar. Zahmet ziyade oldu. Sarab-i farig (ila) verdiler, Allah rahmetine vardi. yle anlasiliyor ki, Ftih'in hastaligi, genellikle hnedanda rastlanan "Nikris illeti" idi. Tarih rivayetler de bunu desteklemektedirler.

FTIH SULTAN MEHMED VE HOSGR


Gnmzde, "hosgr" diye ifade edilen prensip ve anlayisa eskiden "msamaha" deniyordu. Szlklerde bu kelime, "grmezlige gelme, aldirmama, bir kabahatliya karsi siddet gstermeyip geivermek" seklinde manalandirilmaktadir. Bir beylik olarak ortaya ikisindan itibaren bnyesi ve sartlarin gerektirdigi degisiklikleri yapmaktan ekinmeyen Osmanli Devleti, saglam temeller zerine bina edip gelistirdigi ve kemal mertebesine ulastirdigi messeseleri vsitasiyle uzunca bir hkmranlik dnemi geirme imkanini buldu. Devletin, hayatiyet sirlarini teskil eden ve onu, Anadolu'nun diger beyliklerine gre daha uzun mrl yapan unsurlardan biri de sphesiz ki, hosgr adini verdigimiz anlayisin, devlet nizam ve hakimiyet telakkisinde nemli bir rol oynamasidir. Kurulusundan itibaren Mslman bir topluma istinad eden bnyesi ile, Ser' hukuku hem nazar, hem de amel bir sekilde uygulayan Osmanli Devleti, bu anlayisini devletin btn sistem ve organlarinda da devam ettiriyordu. Zira "bu devlette din asil, devlet ise onun bir fer'i olarak grlmstr". Bu bakimdan, devletin sosyal bnyesindeki anlayisin buna gre organizesi normal karsilanmalidir. Bu anlayis sebebiyledir ki, Osmanlilar, Balkanlar'da idarelerine aldiklari yerli unsurlarin din ve vicdan hrriyetine mdahale etmedikleri gibi, onlari her trl baskidan da kurtarmislardi. Islm'dan aldiklari ilhamla Osmanlilar, idareleri altinda bulunan gayr-i mslimlere karsi hosgrl davranmayi, onlarin din hrriyet ve serbestilerine mdahale etmemeyi devletin temel prensiplerinden biri haline

getirmislerdir. Bu prensibi iyi kullanan ve ona son derece riayet edenlerden biri de sphesiz ki Istanbul'un ftihi olan Sultan II. Mehmed'dir. Onun, Istanbul'un fethinden sonra Ortodoks Patrikligi'ne verdigi serbestiyet ile yinlerini yapma konusundaki rahatligi bilindigi ve daha nce de kismen "Bi avnillahi Taala Hz. Resl-i Ekrem hrmetiyle makami Konstantiniyye feth oldukta etraf u eknafta olan sahlar ve krallar sitne-i saadetime eliler gelp feth-i fthu arz edp bu def'a Kuds-i Serif'te olan Rumlarin Patrigi Atanasyos nm rahib ruhbanlari ile gelp sitane-i saadetime yz srp Hz. Resl-i Ekrem (s.a.v.) hazretlerinin mbarek eliyle ve penesiyle imzali olan hatt-i hmayunlari ve Hz. mer b. Hattab (r.a.) (tarafindan) verilen hatt-i kf ile ve seltin-i maziyeden hatt-i hmayunlari ibraz edip reca eyledi. Kuds-i Serif ire ve tasrasinda namazlari ve ziyaretghlari ke'l-evvel... mucibince zapt ve tasarruf eyleyeler. Ahardan kimesne rencide eylemeye. Eger bundan sonra gelen halifeler, vezirler, ulema, ehl-i rften vesair mmet-i Muhammed'den aka in veya hatir in feshine murad ederlerse Allah'in ve Hz. Reslun hismina ugrasin. Sene 862 (1457). BOA. Ali Emir, Ftih, nr. 22.

SULTAN II. BYEZID


( BYEZID-I VEL )
Modon fetihnmesinde, "Emiru'l-M'minn Sultanu'l-Guzat ve'l-Mcahidn Nsiru's-Seriat ve'l-Milleti ve'd-Din Giysu'l-Islm ve Muinu'l-Mslimn Sultan Byezid diye anilan Sultan II. Byezid, 85l (l447) yilinda Dimetoka'da dogdu. II. Byezid, Ftih Sultan Mehmed'in, Glbahar Hatun'dan dogan byk ogludur. Yedi yasinda iken Amasya sancakbeyligine gnderildi. Sultan II. Byezid'in zamani, gerek Osmanli cografyasi, gerekse ekonomik hayati bakimindan istikrarli ve emniyetli bir devir idi. Gerek bu gerekse ve daha nceki dnemlerde yenilmeye degil, genellikle yenmeye alismis bir ktle psikolojisi iin, hududlardan sadece zafer sesleri degil, refah ve bolluk da beraber girmekte bulunuyordu. Osmanli medeniyetinin ahengini meydana getiren muhtelif unsurlarin her biri, hem federal ve mstakil hviyetleri iinde kendi merkezlerine bagli, hem de msterek ana merkezin mali ve mensubu olarak, hatta XVII. ve

XVIII. asirlarda bile hla, semv bir nkte gibi, latif, ince ve kemalli ehresiyle dnyaya yz gstermekte devam etmekte idi. Ftih Sultan Mehmed vefat ettigi zaman, byg Byezid, kg de Cem olmak zere iki oglu kalmisti. Byezid, o dnemde merkezi Amasya olan Rum Eyleti, Cem de merkezi Konya olan Karaman Eyleti'nin valisi idiler. Daha nce de belirtildigi gibi Ftih'in, Mustafa adinda bir oglu daha vardi. Fakat bu sehzde babasinin sagliginda vefat ettiginden, o sirada Kastamonu Sancakbeyi bulunan Sehzde Cem, len kardesinin yerine Karaman valiligine tayin edilmisti. Kaynaklarin, uzun boylu, beyaz tenli, melek huylu, genis ve aik yzl, el gzl, siyah atik kasli, mutedil sakalli, yznde ben bulunan, genis omuzlu ve yksek gsterisli olarak belirttikleri Byezid-i Veli, 85l (m. l447) yilinda iki bayram (Ramazan - Kurban) arasinda dogmustu. 886 Rebilevvel'inin 13. (12 Mayis 1481) gn 35 aslarinda iken, babasinin yerine tahta geer. Her ne kadar onun dogum tarihi ile ligili farkli yillar veriliyorsa da genellikle yukarida belirtilen tarih kabul edilmektedir. Ftih Sultan Mehmed'in ani lm, tabi bir hdise gibi karsilanmadi. lkede byk bir siyas buhranin ikmasina sebep oldu. Ftih vefat eder etmez, Vezir-i Azam ve Mevln'nin soyundan gelmis olan Karaman Mehmed Pasa, bir taraftan Keklik Mustafa adinda bir avusu, byk sehzde Byezid'i davet iin Amasya'ya gnderirken, br taraftan da kendi adamlarindan birini Cem Sultan'a gnderip yolu uzak bulunan Byezid gelmeden nce onu Istanbul'a davet ile bir emr-i vaki yapmak istemisti. Fakat Cem'e bu mektubu gtren sahsi, Anadolu Beylerbeyi ve Byezid'in damadi olan Sinan Pasa yakalayarak ldrr. Vezir-i Azam'in, Konya'da bulunan Sehzde Cem'e gnderdigi mektup ve bu vesile ile Fti'in lmnden haberdar olan yenieriler, ayaklanarak Pendik nlerine demir atmis bulunan birka gemiyi zapt ederek skdar'a gelirler. Oradan da Istanbul'a geerek Yahudiler ile zengin halkin evlerini yagmalarlar. Yenieriler, Fatih'in, bulunmayacagi siralarda Istanbul'da hkmet islerine bakmak zere Silifke'den agirmis oldugu Ishak Pasa'nin kiskirtmasi ile Vezir-i Azam Karaman Mehmed Pasa'yi da ldrrler. Bu feci hadiseden sonra iktidar, btnyle Ishak Pasa'nin eline gemis demekti. Zira Divan, devletin islerini tedvir etmekle onu grevlendirdi. Ishak Pasa da kendisine verilen bu genis yetkiyi iyi kullanarak asayis ve gvenligi sagladi. Yenieriler, Sehzde Byezid'in tarafini tuttuklari iin, babasi gelinceye kadar, o siralarda Ftih'in yaninda ve henz 11 yaslarinda bulunan Byezid'in oglu Korkut'u, 5 Rebilevvel 886 (4 Mayis l48l) de Saltanat Kaymakami ilan ederler. te yandan devlet byklerinden acele davet mektuplari alan Byezid, maiyetinde 4.000 kisi oldugu halde Amasya'dan yola ikip skdar'a gelir.

Ertesi gn, oglu Korkut'tan saltanati resmen devr alip l2 Mayis l48l de Osmanli tahtina ikar. Yeni padisahi, byk bir tezahratla karsilayan vzera ve asker, Ishak Pasa'nin vezir-i azam olmasini, onun rakibi olup, terakkilerinin artirilmasina muhalefet ettigi sylenen Hamzabeyoglu Kara Mustafa Pasa'nin, azil ve nefy edilmesini ister. Yeni padisah, ilk hamlede mesele ikarmamak iin, bu istekleri kabul eder. O, basinda siyah bir kavuk ve ayni renkte bir elbise giymis oldugu halde Istanbul'a girmisti. Topkapi Sarayi'na girerken, kapi nnde saf tutup, kendisini merasimle karsilayan Yenieriler, subaylari vsitasiyle bir arzuhal takdim ederek, Karaman Mehmed Pasa'nin ldrlmesi sebebiyle vki olan kusurlarinin affini ve cls bahsisi verilmesinin kabul edilmesini taleb ederler. Yenierilerin bu istekleri, yeni sultan tarafindan kabul edilir.Bu, Osmanli tarihinde Yenierilere verilen cls bahsisinin ikincisi olmustu.(Ilki Ftih Sultan Mehmed tarafindan verilmisti.) Cls bahsisinin ikinci rnegi olan bu uygulamadan sonra, her tahta ikista, cls bahsisi tekrarlanmisti. Bu usl, zamanla devlet maliyesi iin deta bir yikim halini alaacaktir. Bu bahsisler, ancak yz yil sonra Sultan Birinci Abdlhamid tarafindan Rusya ile yapilan savas sirasinda ve birdenbire kaldirilabildi. Byezid'in, tahta geisinin ertesi gn, Ftih Sultan Mehmed'in cenaze merasimi icra edilmisti.Namazdan sonra Ftih'in naasi, kendisi tarafindan yaptirilmis olan camiin arkasindaki trbeye defnedilmisti. Tabutun altina nce Sultan Byezid ve vezirler girmislerdi. Cenaze namazini Seyh Ebu'lVefa adiyla shret bulmus olan byk lim Konyali Muslihiddin Mustafa kildirmisti. Gnmz Istanbul'undaki Vefa semti hla bu zatin ismi ile anilmaktadir. Cenaze defn edildikten sonra bey'at merasimi yapilarak Sultan Byezid, resmen Osmanli tahtina oturmus olur. Bundan sonra Ishak Pasa'ya sadaret tevcih olunur. Bu arada yenierilerin btn isteklerinin kabul edilmesi mahzurlu grlerek daha nce Mustafa Pasa hakkinda verilen karardan dnlr. Bylece henz skdar'da bulunan Mustafa Pasa getirtilerek ikinci vezir olarak ilan ve tayin edilir.

II. BYEZID DNEMININ BAZI I OLAYLARI


II. Byezid, babasi Ftih Sultan Mehmed'in lmnden sonra Osmanli tahtina oturur oturmaz ierde, bir kismi siyas, bir kismi da din renge boyanmis gerekte dis kaynakli olan siyas bazi isyan hareketleri ile karsilasir. Bu olaylara temas etmeden ve onun sahsiyet ile karekterinin olusmasinda nemli rol bulunan ve bir bakima onun bu zelliklerini canli birer levha gibi nmze seren faaliyetleri grmeden disariya karsi olan

siyasetini anlayip takdir etmek mmkn olmazdi. Zira onun dis dnya ile olan mnasebetlerinde, i proplemlerin tesiri, sanildigindan daha byk olmustur. Bu sebeple biz de nce i olaylara temas etmeyi faydali bulduk. I KARISIKLIKLAR VE CEM OLAYI Ikinci Byezid tahta iktigi zaman, Konya'da vali olarak bulunan kardesi Giyaseddin Cem elebi'nin muhalefeti ile karsilasir. Zira Cem, "mlk-i mevrs"da hakki bulundugunu iddia ediyordu. O, bu iddiasini da bazi delillerle isbat etmeye alisiyordu. Gerekten, Cem Sultan'in, saltanat makamini elde etmek iin giristigi tesebbs, tedkik edilmesi lazim gelen sebeplere dayaniyordu. Daha Ftih'in sagliginda devlet erkani arasinda her iki sehzdenin taraftarlari bulundugu ve basta Karaman Mehmed Pasa oldugu halde, bunlardan bir kisminin, Byezid'den daha meziyetli, daha cesur ve faal bir zat olan Cem'i saltanata layik grdg anlasilmaktadir. Karaman eyaletinde beraber bulunduklari zamandan beri, Cem'i takdir eden Gedik Ahmed Pasa'nin, hi sevmedigi Byezid'i padisah olarak grmek istememesi gibi, sehzde Mustafa'nin lmnden sonra, Ftih Sultan Mehmed'in de Cem'i Byezid'e tercih ettigini gsteren delillere tesadf edilmektedir. Nitekim Kanunnme-i l-i Osman (Istanbul l330, s. 32 )'da sehzdelere yazilacak hkmlerin elkabi bahsinde yalniz Cem isminin zikredilmesi ve yazilarda ona "...vris-i mlk-i Sleyman...oglum Cem edmellahu bekahu" diye hitab edilerek rnek gsterilmis olmasi, herhalde bir tesadf eseri olmasa gerekir.Geri buna dayanarak Ftih tarafindan Cem'in veliahd ilan edildigini iddia etmek mmkn degilse de, ibreyi bsbtn manasiz saymak da dogru degildir. Byle bir ibrenin isaret olarak kabul edilmesi herhalde daha dogru bir kanaat olacaktir. Btn bunlara ilaveten, Cem Sultan'in bizzat kendisi de babasinin erine geme hakkina sahip olduguna kani idi. Zira kendisine gre o, babasinin padisahligi zamaninda dogmus ve bu yzden Uzun Hasan seferi esnasinda babasina vekalet etmisti. Bu da tahtin asil vrisinin kendisi oldugunu gsteriyordu. Buna dayanarak o, kendisinin tahta gemesi icab ettigini sylyordu. Bu millerin tesirinde kalan Cem, maiyyetindeki msavirlerin, zellikle Karamanoglu Kasim Bey'in telkinleri ile harekete gemeye karar verir. Gedik Nasuh Bey'i, maiyetinde Karaman, Varsak ve Turgutlu boylarina mensub kuvvetler oldugu halde Inegl zerinden Bursa'ya gnderir. Gedik Nasuh Bey, 28 Mayis'ta, Ikinci Byezid tarafindan Ayaz Pasa kom