You are on page 1of 95

T.C.

MARMARA NVERSTES LETM FAKLTES GAZETECLK BLM GENEL GAZETECLK ANABLM DALI

GSTERGEBLM ve SNEMA
ARATIRMA PROJES

Yazan

SERKAN SAVAER
95040006
Danman

R. GR. ATLLA GRGN


istanbul 1999

NDEKLER GR 1. GSTERGEBLMN TANITILMASI 1.1. 1.2. 1.3. 1.4. Gstergebilimin Tanm Gsterge Nedir Gstergebilimin Alan Gsterge Trleri 1.4.1. Belirti (ndiz) 1.4.2. Grntsel Gsterge (kon) 1.4.3. Simge (Sembol) 1.5. Gstergebilimin Tarihesi 1.5.1. Charles Sanders Peirce 1.5.2. Ferdinand De Saussure 3 3 5 6 8 9 10 10 11 12 15 1

2. GSTERGEBLMN KAVRAMLARI 2.1. letiim, Dizge, ifre 2.2. Dizi 2.3. Dizim 2.4. Yap, Eklemlenme

17 17 19 20 24

3. ANLAM(LAMA) 3.1. Dzanlam 3.2. Yananlam 4. GSTERGEBLM ve SNEMA 4.1. Gstergebilim ve Sinema likisi 4.2. Sinema Gstergebilimi: Metz 4.3. Sinemada kon, Belirti, Simge 4.4. Sinemada Eretileme ve Dzdeimece 4.4.1. Chaplinde Eretileme 4.4.2. Griffithte Dzdeimece

29 29 33 37 37 43 52 56 59 62

5. SNEMADA PARAST BRMLER 5.1. Renk 5.2. Alc Devinimleri 5.3. Geiler 5.3.1. Kesme 5.3.2. Zincirleme 5.3.3. Bindirme 5.3.4. Kararma-Alma 5.3.5. Silinme SONU 79 TERMCE KAYNAKA 87

66 67 68 71 71 74 75 76 76

81

G R

ns anol u, yeryzndeki s erveni boyunca s yl encel erl e, s anat l arl a, gi zem ci l i kl e, ni hayet bi l im arac l yl a s rekl i ya ad dnyay anl am l and rm aya al m t r. nk i ns an di er canl l ardan ay ran zi hi ns el yap s ve buna bal gel i m i ent el ekt el m erak onun i i nde ya ad dnyay anl am l and rm a abas n ol u t urur.

Nesneleri ve olgular iinde yaadmz kltre bal olarak alglarz. Bu algladklarmz snflandrarak, aralarnda ilikiler kurar, bylece zihnimizdeki kavramlar olutururuz. Bu yolla doa baz kavramlara indirgenmi ve bu kavramlar artracak gstergelere ulalm olur. Kavramlar gereklerden ayr birimlerdir. Her kltrde farkl oluurlar. Kltrlerin farkllamas ile normlar ve buna bal olarak da snflandrma farkllaacaktr. Bylece her kltrn kendine zg kavram dizgesi olumutur. Her kavram snflandrmann esi, gerek dnyann bir soyutlamasdr. Ayrca tek bana varolan bir kavram yoktur, kavramlar belli bir dizge iinde yer alr; bu ekilde, yer aldklar dizge iindeki dier kavramlarla olan ilikileri sonucunda biimlenir, anlam kazanrlar. Dnyadaki nesneleri kavramlatrp, soyutlama ve bunlar bir gsteren vastas ile anlatma insan doasnn temel zelliidir. Bylece en ilkel kabileler bile aklayamadklar olaylar kendilerine gre anlaml hale getiren sylenler retirler. Btn bu anlatlanlar yeni palazlanmakta olan bir bilimin alanna giriyor: Gsterge dizgelerinin bilimi anlamna gelen Gstergebilim . Yani gsterge kavram bu bilimin temeli. Gstergebilim, diller, dzgler (Kodlar), belirtiler vb. gibi gsterge dizelerini inceler. Bu bilimin kurucularndan Ferdinand de Saussure, Gstergebilimi Gstergelerin toplum iindeki yaamn inceleyen bilim olarak tasarlamtr. evremize dikkatle baktmzda toplumsal iletiimi salamak iin retilmi ve ayn toplumun bireylerince kabul edilmi, saymacalam, yzlerce gsterge olduunu grebiliriz. Yaammz kolaylatran, anlamlandrmamza yardmc olan bu gstergeleri farknda olmadan renip, kullanmaktayz. nsan deneyiminin iki biiminin rn olan gstergelerin birincisi, d dnyann nesnel tam algsyla ilgilidir. Akl bu dnyann elerini bir bantlar dizgesi iine alr. kincisi kiisel, btnyle znel gereklik karsnda ruhu coturan duyguyla, sanatlarla ilgilidir. Sanatlar gereklii betimgeleme yntemleridir. nsanda soyutlama, genelleme, anlaml dizgeler oluturma dnda, gerein bir benzerini yaratma tutkusu vardr. Bu balamda gerekliin benzerini oluturabilmek iin insann kullanaca gzelduyusal (estetik) biimler sonucunda olumutur sanat. Bu abas ile insann lmszlk araynda olduu da sylenebilir.

Gerekliin benzerini ok yetkin bir ekilde yakalayan fotorafn ardndan devinimli grntler elde etmeye yarayan sinematografn kefi ile sinema sanat domutur. nsanoluna gereklii kusursuz betimgeleme imkan veren sinemann bu nitelii gereklie ok yakn olan doasndan kaynaklanr. Grntnn yannda ses, mzik, yaz vb. gsterge dizgelerini ieren sinema ile insanolu geree en yakn imgeyi yaratma imkann yakalamtr. Toplumlarn kltrlerinin bir paras niteliindeki sinema ve onun rn olan film, doal olarak, birok bilimin konusu olabilmektedir. Bu aratrma projesi ile ise kurulmak istenen, sinema ve kendisi gibi yeni bir bilim olan Gstergebilim arasndaki ilikidir. Gstergebilimdeki gsteren, gsterilen, gsterge, biim, ierik, dz anlam, yan anlam, dizge, dzg, dizi, dizim ve anlamlama gibi kavramlarn sinemasal biimlerinin ne olduu sorusuna cevap verme abas bu almay oluturacaktr. Bylece sinemaya bu ekilde de yaklalabilecei ortaya konulmak istenmitir. Gstergebilimci filmdeki dzglerin neler olduunu saptamaya alr. Filmi anlaml klan sreleri saptamaya alr. Gzelduyusal bir ayrma gitmeden, her eit filmi incelemeye deer bulan Gstergebilimsel yaklam, nesnel bir bak asyla filmi zmler. Bu almay oluturacak olan, Gstergebilim ve sinema arasndaki ilikiyi belirleyip, insann yaratt kltrn bir rn olan sinemaya naif bir yaklamdan fazlasn gsterme abasdr. nsanolunun yaam anlamlandrma abasna ortak olmak bu almadaki motivasyonumuzu salamaktadr.

1. GSTERGEBLMN TANITILMASI 1.1. Gstergebilimin Tanm Dilimizde zellikle dilbilim (Franszca linguistique) szc rnek alnarak retilmi olan gstergebilim (Franszca smiotique ya da smiologie) terimi ilk bakta gstergeleri inceleyen bilim dal ya da gstergelerin bilimsel incelemesi olarak tanmlanr. Ancak gstergebilimin gnmzdeki etkinlik alan, kendisini oluturan gsterge ve bilim szcklerinin anlamsal toplamndan fazla ve deiik bir boyut kazanmtr. Gstergebilimin gstergeleri inceleyen bilim dal olmasnn yannda ne anlama geldiini belirtmeden nce insan bilimlerinde gsterge kavramyla ne vurgulanmak isteniyor onu aklayalm. Gsterge, dil ile ilgili bilimlerde, bir baka eyin yerini tutabilecek nitelikte olduundan kendi dnda bir ey gsteren, belirten (anlam olan) her eit biim, nesne, olgu, vb. olarak tanmlanr. Szgelimi, toplumsal bir dizge (sistem) olan ve temelde insanlar arasnda bildiriimi salayan diller, gsterge diye adlandrlan birimlerin (rnein szckler) kendi aralarnda kurduklar ilikilerden oluur. Dilsel gstergelerin temel zelliiyse, birbirinden ayrlamayan iki dzlem iermeleridir: Bir yanda ses ya da sesler btn vardr, bir yanda da kavram. Dilbilimciler sesi ya da sesler btnn gsteren; kavram da gsterilen diye adlandrrlar. imdi bu tanmdan kalkarak, gsterge kavramnn anlamn geniletip yle diyebiliriz: nsanlarn bir topluluk yaam iinde birbirleriyle anlamak amacyla yarattklar ve kullandklar doal diller (szgelimi Trke, Franszca, ngilizce,vb.) eitli jestler (el-kol-ba hareketleri), sar dilsiz alfabesi, trafik iaretleri, baz meslek gruplarnda kullanlan flmalar (szgelimi denizcilerin flamalar), reklm afileri, moda, mimarlk dzenlemeleri, yazn, resim, mzik, vb. eitli birimlerden oluan birer dizgedir. Deiik gerelerin kullanlmasyla (ses, yaz, grnt, hareket, vb.) gerekleme aamasna gelen bu dizgeler belli kurallarla ileyen birer anlaml btndr. Bu anlaml btnlerin birimleri de genelde gsterge diye adlandrlr. Szgelimi bir tablodaki bir renk esi ya da bir figr bir gsterge olarak deerlendirilebilecei gibi, bir yaznsal yaptta bir kahramann amac ya da davran veya moda asndan bir bluz, bir etek, bir kazak, vb. evresindeki br birimlerle ilikiye girmi bir gsterge olarak deerlendirilebilir. Trkede gstergebilim , diye adlandrlan bilim dal da, en yaln tanmyla, gsterge dizgelerinin ileyiini bilimsel bir yntemle inceler ve betimler. Ne var ki, bu tanm daha ok yaln gsterge dizgeleri iin geerlidir. Szgelimi trafik iaretleri, sar dilsiz alfabesi, bir telefon rehberinin dzeni, denizci flmalar, el-kol-ba hareketleri, demiryolu

grevlilerinin iaretlemeleri, bir giysinin temizlenmesi ya da bakmyla ilgili iaretler gibi gndelik yaamn ak iinde karlatmz anlaml dizgeler, belli bir uzlama sonucu, ilk anda zme urayan, anlamlar baktmz an kapal grnen ama kapal grnd anda da almaya balayan, toplumsal bildiriimde u ya da bu biimde kolaylk salayan yaln dizgelerdir. Bu tr dizgelerin toplum iinde anlalmas nasl hzl bir srele gerekleiyorsa, incelenmesi de o lde ksa srede yaplan bir betimlemeyle sonulanr. Bu tr yaln dizgelerdeki gstergelerin ne anlama geldiini dilbilimden (doal dilleri betimler) kaynaklanan ve gzleme dayanan bir yntemle betimlemek gstergebilimin olsa olsa kken anlamn (gstergelerin bilimsel incelemesi) karlar. Bu yaklam biimi de bildiriim gstergebilimi diye adlandrlr. Buna karlk son derece karmak yaplar olan, sylediinin dnda da bir eyler belirten, anladmz sandmz anda yeni anlamlarla dolan, deiik biimlerdeki yaklamlara ve hatta yorumlara olanak veren, kucakladka derinleen, derinletike insan kucaklayan, insan kltr var olup gelitike onunla birlikte evrim geirip srklenen anlaml btnler de vardr. Anlalmas ve snflandrlmas doalar gerei hi de kolay olmayan bu tr dizgeler (szgelimi yaznsal metinler, resimler, vb.) yukarda sraladmz bildiriim amal yaln dizgelerin incelenmesi gibi bir betimleyici yntemle kavranamaz. ncelikle eitli dzeylerde ayrntl bir biimde zmlenmeleri ve yeniden yaplandrlmalar gerekir. Bu tr bir zmleme ve yeniden yaplandrma da bilim kuramsal (epistemolojik), yntembilimsel (metodolojik) ve betimsel (deskriptif) adan tm kapsayc, tutarl, yaln ve retici bir kuram, bir model oluturma abasn gerektirir. Byle bir abay yerine getiren de anlamlama gstergebilimi diye adlandrlan yaklamdr. Anlamlama gstergebiliminin asl amac da insan evreleyen anlamlar evrenini, bu evren iindeki anlamlarn retilme srecini (anlamlama), ksacas, insann insan iin ve doann insan iin tad anlamlar kavramaktr. Gstergebilimi tanmlama semioloji/semiotik terimlerinin betimleyebiliriz: denememizi ve Bat dillerindeki anlamlarn u gzlemlerimizle

Gnmzde dorudan doruya bildiriim amacyla yaratlm dizgelerdeki gstergeleri yine bildiriim srecindeki ilevleri asndan aratran ve dilbilimin betimleme yntemini kullanan etkinlik alanyla (semioloji), bir dizge iindeki anlamlarn oluumunu, retili biimini yeniden yaplandran ve bu amala kendine zg bir kuram gelitiren etkinlik alann (semiotik), Trkede ayn terimle belirtilseler de birbirinden ayrt etmeyi bilmek gerekir. Gstergeleri bildiriim asndan inceleyen birinci etkinlik, yani semioloji, gereki bir yaklam benimsediini syleyerek, doada var olan, gzlemlenebilir, somut, fiziksel nesneleri betimliyormu gibi, dile ve dilyetisine yzeysel boyutta (gzlemlenen boyut) yaklar. kinci yaklamsa dilyetisini gzlemlenecek tek katmanl bir nesne olarak deil, oluturulmu, ina edilmi, anlamsal katmanlardan kurulu bir btn olarak grr ve onun retili biimini anlamak iin kuruluunu, oluum srecini yeniden

kavramaya, terim yerindeyse, insan evreleyen dizgeleri anlamaya anlamlandrmaya alr. Bunu gerekletirirken de gzlemlenebilen dil olgularn betimlemekle yetinen bir tutum olmay deil, genel bir dilyetisi kuramn yaratmay, bir bilim kuram biiminde dzenlenmeyi amalar. Ne var ki, Trkedeki gstergebilim terimi bu ikinci yaklam, ilk anlamyla, yani gstergeleri inceleyen bilim dal anlamyla hi karlamaz. 1 1.2. Gsterge Nedir Trkede gsterge denince nce aklmza bir ara gelir. Szlkteki karl da yledir: Bir aygtn ilemesiyle ilgili kimi lmlerin sonucunu kendiliinden gsteren ara. Otomobildeki benzin gstergesi, kumanda tablosuna yerletirilmi kk bir aratr, buna bakarak depoda ne kadar benzin olduunu anlarz. Bu u demektir: kide bir arabay durdurup, benzin deposuna bakmak yerine benzin gstergesinin ibresine bakp benzin durumunu grrz. O kk ara, bizim ikide bir benzin deposuna bakp durumu dorudan saptamamz gibi zahmetli ve zaman alc bir ilemin yerine geer, bize benzin hakknda gerekli bilgiyi verir. Tabii, benzin gstergesinin bize ilettii bilgiyi doru yorumlayabilmek iin, gstergeyi okumay bilmemiz, renmi olmamz gerekir! 2 Toplumsal uzlamaya dayanan dil gstergesinin gsterenini gsterilenle birletiren ba nedensizdir. rnein, karde kavramnn, kendisine gsterenlik yapan k-a-r-d-e- ses diziliiyle hibir i bants yoktur. Baka herhangi bir dizili de onu ayn oranda gsterebilir. Diller arasndaki ayrlklar, dorudan doruya da deiik dillerin varl bunu tantlar: kz gsterileninin gstereni Franszcada boeuf, Almancada ise ochs eklinde yazlr. 3 Bize bilgi aktaran araclar yalnzca, okumay bildiimiz u kk aralar mdr? Yoksa baka bir eyin yerine geip, kendisi o ey olmad halde o eymi gibi bize bilgi ileten baka trden araclar da var m? Szgelimi, ilkokullarn kaplar nne, srcleri uyarmak amacyla, elele tutumu iki kk ocuk resmi tayan bir direk dikilir. Bu direin stndeki resim bize bilgi ileten bir aracdr. Btn ilkokullarn kapsna srekli: Dikkat, dikkat, buras bir ilkokul, nnze ocuklar frlayabilir, yavalayn! diye baran gerek iki ocuk koymak hi de uygun bir zm olmayacaktr. Direk ve resim son derece akllca bir zmdr, srcye niin dikkat etmesi gerektiini, gerek ocuklarn yerine, onlar temsil eden bir izim koyarak iletirler, bylece kapda baracak gerek ocuklarn dersleri karmalar da nlenmi olur! Tabii, srcnn bu bildiriyi anlamas iin, ehliyet snavna girmeden nce trafik iaretlerinin dilini (okumay) renmi olmas gerekir!
1

Mehmet Rifat, Gstergebilimin ABCsi, stanbul: Simavi Yaynlar, 1992, ss. 5-9. Fatma Erkman, Gstergebilime Giri, stanbul: Alan Yaynclk, 1987, s. 8.

Ferdinand De Saussure, Genel Dilbilim Dersleri, (ev. : Berke Vardar), Ankara: Birey ve Toplum Yaynlar, 1985, s. 73.

Btn bu anlatlanlardan sonra gsterge nedir, sorusunu yantlayabiliriz: Kendisi o ey olmad halde, o eyi artrarak iletiim salayan her arac bir gstergedir. Yani benzin deposunda ne kadar benzin olduunu gsteren ara gibi, bir trafik iareti, bir resim ve szck, hepsi birer gstergedir. te, gstergebilim de iletiim amal btn bu araclar, gstergeleri inceleyen, birbirleriyle olan ilikilerini aratran, trlerini saptamaya alan bilimdir. Kzlderililerin dumanla haberlemelerinden, modadan, yazdan, matematik formllerinden, mimari ve dizayn sluplarndan, resim, edebiyat, iir, sinema ve dile kadar yaylan, yani tm kltr olgularn kapsayan geni bir alana sahiptir. Gstergebilim iin, kltr iletiim asndan inceleyen bilim daldr da diyebiliriz. 4 Gsterge nedir, sorusu yantlandna gre imdi, konuyu biraz daha geniletip, anlalrln artrmak iin gstergebilimin alanna ksaca deinelim. 1.3. Gstergebilimin Alan Gstergebilim, gsterge dizgelerini inceleyen bilim dal olduuna (ve neredeyse evremizdeki hemen her eyi gsterge sayabildiimize) gre, olduka geni bir alan kapsar. Ne var ki, bu alann tanm konusunda bilim adamlarnn tam bir gr birlii iinde olduu sylenemez. Saussuree gre gstergenin toplumsal, baka bir deyile de iletiimsel yan nemlidir. Saussure, gstergebilimin toplumsal yaamn tm alanlarn kapsamna alacan sylemitir. amzn nl talyan gstergebilimcisi Umberto Eco alan tanmlamas yaparken alt eik olarak hayvanlar arasndaki iletiimi (zoosemiotik), st eik olarak da en gelimi insan iletiimi olan sibernetii sayar. Umberto Ecoya gre, gstergebilim, en doal ve kendiliinden oluan iletiim dizgelerinden, en karmak kltrel dizgelere kadar uzanan bir yelpaze stnde yer alr. Eco, daha sonra alan biraz snrlayarak u tanmlamay yapar: Gstergebilim, tm kltrel olgular (yani toplumsal uzlamalara dayanarak birbirleriyle iliki kuran insanlarn sz konusu olduu durumlar) iletiim sreleri sayar ve inceler. letiim dizgesi denince, kukusuz, ilk akla gelen dildir. Ama gstergebilimin dille balayp bitmediini durmadan yineledik. Toplumsal ortak paydalarn hepsi birer dizgedir ve iletiime yarar. rnek olarak bir ilkokuldaki belli bir iliki dzlemini ele alalm. Birbirleriyle iliki kuran birimlerimiz renciler, retmen ve baretmen olacaktr. Bunlarn arasndaki iliki her zaman szl deildir, baz davran ilkelerini (kurallarn) de ierir: retmen ieriye girince renciler ayaa kalkar. Ama bir snfa ba retmen ya da mfetti girerse, rencilerle birlikte retmen de ayaa kalkar. Ayaa kalkmak toplumsal bir sayg ilikisinin simgesidir. Bir renci snfta bir
4

Erkman, ss. 8-10.

ey sormak istiyorsa ya da retmenin sorusuna cevap verecekse parmak kaldrarak retmenin kendisine sz hakk vermesini bekler, retmenin onayn alnca konumaya balar. renciler arasndaki iliki ise eitlik ilkesine dayanr, bir renci snfa girdiinde, teki rencilerin ayaa kalkmas beklenmez. Parmak kaldrma (sz hakk isteme) retmene saygy olduu kadar, snftaki dzeni, yani renciler arasndaki ilikiyi de dzenler (herkesin bir arada konumamas, rencilerin birbirlerinin sz hakkna sayg gstermesi). Ayaa kalkma, toplumumuzda, kn bye, ya da genelletirirsek sayg duyan kiinin sayg duyulan kiiye ynelttii bir nezaket bildirisidir. Ayaa kalkmama saygszlk, umursamazlk (baz durumlarda da, rnein snfa bir renci girdiinde toplumsal stat asndan eitlik) gsterir. Bunlar ocukluumuzda hepimiz renmiizdir. Bir yatan sonra da dnmeden uygularz. Btn bunlar ve daha bir oklar bir arada toplumsal sayg tresinin dizgesini oluturur. Ne var ki, bu davran gstergelerinin biimleri mutlak deildir. Toplumsal yaamda bir takm deiiklikler olduka, gstergelerin de bazlar kullanlmaz olur, anlamlar deiir ya da yerlerini baka gstergeler alr. Davranlarla belirtilen sayg dizgesinin gstergeleri dilsel deil, davransaldr. Bunlarn ne zaman, nerede kullanlaca, baka hangi gstergelerle bir arada bulunaca bir sayg tresi dizgesi iinde saptanmtr. rnein retmen ieri girince ayaa kalkmsanz, sayg tresi kapsamnda ona belli bir bildiri (size sayg duyuyorum) aktarmsnzdr. Bu baka davranlarnz da belirler: retmenin szn kesmemek, kapda nden yol vermek, karsnda aznz ap esnememek, ayaklarnz masann stne uzatmamak, el skrken nce onun elini uzatmasn beklemek gibi. Btn bu davran biimleri bir toplumdan tekine farkllklar gsterebilir (deiik tarihsel kesitler iinde ayn toplumda da farkllklar gsterebilir). nemli olan ayn toplumun ayn tarihsel dneminde yaayan kiilerince bilinmesidir. Dizge bu adan uzlamsaldr, yani mutlak deildir, deiebilir. Neyin ne anlama geldii hakknda o toplumun yeleri arasnda u ya da bu biimde bir uzlama olmas nemlidir. Yabanc bir kltr ortamnda, o ortamn bilmedii (stnde uzlamaya varmam olduu) davran gstergelerini uygularsanz, sizi anlamazlar, bildirinizi aktaramam olursunuz. Yal bir ngilizin elini pp alnnza gtrrseniz, o yal ngiliz bir hayli arr, bunda hakldr da, nk ngiliz toplumundaki sayg tresinin dizgesinde bu gsterge tannmamaktadr. rettiimiz, setiimiz, kullandmz her eyle isteyerek ya da istemeyerek evremize kendimiz hakknda baz bildiriler iletiriz. Dolaysyla gstergebilim mimari ve endstri rnleriyle de yakndan

ilgilenir. Econun tanmn yinelersek: Gstergebilim, tm kltrel olgular (yani toplumsal uzlamalara dayanarak birbirleriyle iliki kuran insanlarn sz konusu olduu durumlar) iletiim sreleri sayar ve inceler. 5 1.4. Gsterge Trleri Gstergelerin bir biimi, bir de ierii bulunur. Biimlerin ayr bir dizge alan vardr. erikle balants kurulmam biim tek bana anlamsz olduu gibi, biimle balants kurulmam kavram da ifade edilemeyeceinden iletiimsel niteliini yitirir ve toplumsal iletiim rgs iinde bir deer tayamaz. Saussure, biime gsteren, ierie de gsterilen demi, bu ikili yapsyla tanmlad gstergeyi iki yz birbirinden ayrlamayan bir kda benzetmitir. /aa/ dilsel gstergesi, /a//a// seslerinden oluan bir biimle, zihnimizdeki /AA/ kavramna karlk gelen bir ierik arasnda kurulan ban bir rndr. Bu ba kurulmadka, iki yan da havada kalr ve gsterge olumaz. Gstergebilimdeki en yaygn gsterge emas: Gsterge

Gsteren (biim/ anlatm)

Gsterilen (ierik/ kavram)

Gsterge kavramnn en ok tartlan yan gsterilen yandr; gsterilenin, yani kavramn, ieriin gerek dnyayla olan ilikisi! Gsterilen, hibir zaman gerek dnyadaki nesnelerin bire bir kopyas deildir, dnya hakkndaki duyumlarmzn, alglarmzn bir soyutlamasdr. Kavramlar nesnelere bal olarak oluur, ancak bu oluum bir soyutlama srecinden geer. Ne var ki, bazen de insan zihni, elindeki mevcut kavramlar btnnden yola karak, gereklikte somut olarak hi karlamad durum ve nesneleri hayal gcyle retip, bunlara adlar yaktrr. Szgelimi masallarda rastladmz olaanst varlklar, periler, ejderhalar, yedi bal dev gibi. Bu varlklarn somut karlklar olmayabilir, ama bunlar da nnde sonunda insanlarn somut baz isteklerini, zlemlerini da vurma giriimleridir! Charles Sanders Peirce, btn gstergeleri, nce ayr lt kullanarak her lt erevesi iinde balca tre ayrmtr. Bunu yle aklayabiliriz: Diyelim ki, evdeki eyalar snflandryorsunuz.
5

Erkman, ss. 30-33.

Bunlar kullanm ilevlerine gre (oturma, stnde bir i yapma, yatma gibi) ayrabildiiniz gibi (oturma: iskemle, koltuk; stnde i yapma: tezgh, masa; yatma: ezlong, yatak), malzemelerine gre de ayrabilirsiniz: Metal, tahta, hasr gibi. Peircein snflandrma lleri iinde bizi en ok ilgilendirecek olan, gstergenin gnderme yapt gerek nesneyle olan bants asndan yaplan snflamadr; nk Peirce, zellikle bu lde dilsel gstergeler alanndan kar. Peircee dayanlarak kullanlan bu ayrm yledir: 1.Belirti (indiz); 2.Grntsel Gsterge (ikon); 3.Simge (symbol). 1.4.1. Belirti (ndiz) Belirtide, gsterenle gsterilen arasnda nedenli bir ba vardr! Duman atein, yerdeki su birikintisi az nce yamur yam olduunun, evdeki yank yemek kokusu yemein atete unutulup yanm olduunun belirtisidir. Belirtinin oluumunda, temelde bir ey aktarma niyeti yoktur. Hrszn girdii evde baz izler brakmas, kendini belli etme, bir bildiri yollama, iletiim amac tamaz. Doa, insanlar uzaktan duman grp de bir yerde ate yandn anlasnlar diye atee duman eklememitir. zetlersek: Bu belirtilerin gsterge kapsamna girmesi iin, bunlar alglayan kiinin, neyin gstergesi olduklarn renmi olmas gereklidir; Bu gstergeler nedenlidir; letiim niyetiyle retilmemilerdir. Bir gstergenin belirti saylabilmesi iin bu niteliin bir arada bulunmas gerekir. 1.4.2. Grntsel Gsterge (kon) Grntsel gsterge, nesnenin benzemesi asndan nedenlidir. Niyetlidir, yani iletiim amacyla retilmitir. Fotoraf tam anlamyla bir grntsel gstergedir. Ama yalnlatrlm (ya da soyutlanm) bir plan izimi de grntsel gsterge saylr. Planla, yaplacak bina arasndaki benzerlik, fotoraftaki gibi birebir bir kopya deildir, ama plan, nesnesinin (binann) niteliklerini ve bu nitelikler arasndaki ilikileri yanstr. Ne var ki bu nokta tartmaldr. Fotoraf bile bir bakma tam anlamyla, birebir bir kopya saylmayabilir. Fotoraf ekilen nesne boyutlu olabilir, oysa fotoraf iki boyutludur. ki boyutlu bir gstergeye bakp, bunun boyutlu bir nesneye gnderme yaptn anlamak da, bir tr renmeyi gerektirir. Fotorafla konusu arasndaki birebir iliki bu boyut sorunu kapsamnda bozulmaktadr. Eco, bu soruna yle bir aklama getirmektedir: Grntsel gsterge, bize gnderim nesnesini artrmak iin, benzerlik alannda yeterli ipular tayan gstergedir. Unutmayalm ki, dnyadaki nesneleri alglarken de tm ayrntlar alglamayz, belli ana izgiler bizde o nesnenin armnn olumasna (yani nenenin ne olduunu anlamamza) yeter. te grntsel gsterge,

bu asgari ana izgiler araclyla kurduu benzerlik sayesinde nesnesini yanstr. Bu nedenle yle bir resim, bizde surat kavramn artran bir grntsel gsterge olabilir. 6 1.4.3. Simge (Sembol) Peirce: Yorumlayan olmasayd kendisini gsterge yapan zellii yitirecek olan bir gstergedir. Ya da bir baka deyile, bir simge (sembol) dinamik nesnesi tarafndan, yalnzca yorumlanaca ynde, anlamda belirlenen bir gstergedir. Bu adan bir simge, herhangi bir eye, bir kural gerei iletir. Daha akas, bir simge, insanlar arasnda bir uzlamaya dayanan bir gstergedir: Szgelimi, doal dillerdeki szckler uzlamaya dayal birer simgedir. nk bir szck, belirttii eyi, yalnzca bu anlama geldiini anlamamz sayesinde belirtmi olur. Bir baka rnek de terazi figrnn adaletin simgesi olmasdr. Demek ki simge, ilettii eye doal bir bantyla deil de saymaca bir bantyla ulatrmas bakmndan, rastlantsal, keyfi bir zellik tar. 7 1.5. Gstergebilimin Tarihesi Gsterge kavram stne Eskia dan gnmze birok felsefeci, bilim adam ve hekim dnce retmi, bata dilsel gstergeler olmak zere eitli alanlardaki gstergeleri, belirtileri (szgelimi tp alanndaki) incelemilerdir. Bugn Bat dillerinde kullanlan ve Trkede gstergebilim ile karladmz semiyotik szc Yunancadaki semeiotike teriminden, semiyoloji szc ise Yunanca semeion (gsterge) ve logia (kuram; sz anlamndaki logostan) szcklerinin birleiminden domutur. Gsterge (ya da belirti, iaret) anlamna gelen Yunanca semeion, teknik ve felsefi bir terim olarak .. V.yyda Yunanl hekim Hippokrates ve Yunanl felsefeci Parmenides tarafndan daha ok kant, belirti, semptom anlamna gelen Yunanca tekmerion ile e anlaml olarak kullanlmtr. Bir gstergeler retisi ise Stoaclarla birlikte zellikle mantk ve dil alanndaki tartmalarda ortaya kmtr (.. III.yy.). Stoaclar gsteren (semainon) ile gsterilen (semainomenon) arasndaki kartlklardan sz etmilerdir. Yunanl hekim Galenos ise hastalk belirtilerinin incelenmesi anlamnda semeiotike terimine bavurmutur. te bu ilk kaynaklardan sonra da Bat dnce tarihinde bir gstergeler retisi yerlemeye balamtr. Gerekten de Ortaa da skolastik felsefeciler dneminde anlamlama biimleriyle (modi significandi) ilgili ok sayda kitap yazlm ve hatta bu dnemin dilbilgicileri modusular diye adlandrlmtr. Modusular, dilin dnyay bir ayna gibi yansttna inanyorlar ve ierik (anlam) ile biim arasndaki ilikiyi ortaya
6

Erkman, ss. 44-47.

Mehmet Rifat, XX. Yzylda Dilbilim ve Gstergebilim Kuramlar, stanbul: Yap Kredi Yaynlar, 1998, s. 117.

karmaya alyorlard. XVII. ve XVIII. yy larda da genel bir dil ve anlam kuram tasarlayan Locke, Leibniz, Diderot, Condillac, Lambert gibi felsefeciler gstergelerle ve anlam tayan biimlerle ilgilendiler. Bunlarn arasnda ngiliz felsefecisi John Locke (1632-1704) drt kitaptan oluan An Essay Concerning Human Understanding (nsan anlay stne bir Deneme) (1690) adl yaptnda gsterge sorununa da yer vermi ve gstergeler retisi anlamnda semeiotike terimini kullanmtr. Burada Lockeun gstergebilime, bilimler arasnda ayr bir yer verdii grlr. J. Lockeun bu nemli yaptndaki grlerden etkilenen Fransz matematikisi Jean Henri Lambert (1728-1777) ise gstergeler retisinin J. Locketan sonraki en nemli temsilcilerinden biri saylr. J. H. Lambert iki ciltten oluan Neues Organon (Yeni Organon) [1764] adl yaptnn her iki cildini kendi iinde iki blme ayrr ve toplam olarak drt ayr bilim daln ele alr: Dianoioloji (mantk yntemi); aletioloji (metafizik dersi); semiyotik (genel dil bilgisi dersi); fenomenoloji (gerei gerek gibi grnenden ayran yntem). Gstergeler retisi anlamndaki semiyotik terimi J. Locke ve J. H. Lambertin etkisiyle XIX. yyn balarnda yeniden kullanma girer. 8 ada gstergebilimin iki ncs Charles Sanders Peirce ve Ferdinand de Saussure birbirlerinden habersiz bu bilim zerinde alp, gstergebilimin bamsz bir bilim dal olmasn salamlardr. 1.5.1. Charles Sanders Peirce Gstergebilimin bamsz bir bilim dalna dnmesini salayan kii A.B.Dli felsefeci, mantk ve matematiki C. S. Peirce (Cambridge, Massachusetts, 1839-Milfort, Pennsylvania, 1914) olmutur. C. S. Peirce, btn olgular kapsayan bir gstergeler kuram tasarlam ve mantkla zdeletirdii bu kurama, daha dorusu gstergelerin biimsel retisine semiotic adn vermitir. 1879-1884 yllar arasnda Johns Hopkins niversitesinde mantk ve felsefe dersleri veren C. S. Peircee gre, gstergebilim (semiotic) her eit bilimsel inceleme iin bir bavuru erevesi oluturan genel bir kuramdr. Kuramc, tasarlad bu gstergebilimi de dala ayrr: 1. Salt (katksz) dilbilgisi; 2. Gerek anlamnda mantk; 3. Salt (katksz) szbilim (retorik). Gstergebilim kuramyla ilgili yazlarn belli bir kitapta toplamamtr. Sz konusu yazlar, bilginin lmnden on yedi yl sonra Collected Papers of Charles Sanders Peirce (Charles Sanders Peircen Toplu Yazlar) [1931-1958; 8 cilt] adyla yaymlanmaya balam ve C. S. Peircen gstergebilim asndan deeri ancak bu yaymlardan sonra anlalmtr. Yaklamnn en belirgin zellii, gsterge kavram iin nerdii tanm ve snflandrma biimidir. Gstergebilimsel olgularn
8

Rifat, Gstergebilimin ABCsi, ss. 17-19.

eksiksiz bir snflandrmasn yapmak isteyen C. S. Peirce, sonunda lklere dayal bir gstergeler dizelgesi oluturur: son aamada da 10 lk ve 66 snf ieren bir gstergeler dizgesi tasarlar. C. S. Peircen l ayrmlarndan en nemlilerini belirtecek olursak ncelikle gsterge kavramyla ilgili u tanmlamasn vermemiz gerekir: Bir gsterge ya da represantamen, bir kii iin, herhangi bir eyin yerini, herhangi bir bakmdan ya da herhangi bir sfatla tutan bir eydir. Birine yneliktir, bir baka deyile bu kiinin zihninde edeerli bir gsterge ya da belki daha gelimi bir gsterge yaratr. Yaratt bu gstergeyi ben birinci gstergenin yorumlayan olarak adlandryorum. Bu gsterge bir eyin yerini tutar: Yani nesnesinin. Sz konusu gsterge, bu nesnenin yerini, her bakmdan deil de, benim, kimi kez, representamenin temeli diye adlandrdm bir eit dnceye iletme bakmndan tutar. Buradaki Dnce szcn, gndelik dilde yaygn olan, bir tr Platoncu anlamda ele almak gerekir. Bu tanmda belirginleen gsterge (representamen), yorumlayan ve nesne kavramlar C. S. Peircen en nemli l ayrmlarndan biridir. Yukarda szn ettiimiz, gstergebilimi dala ayrma ilemini de, Amerikal felsefeci, representamenin eye bal olmasna dayandrr: temele, nesneye ve yorumlayana. C. S. Peirce gstergelerin snflandrlmasnda ayr lk belirler: Gstergeler ayr le gre blmlenebilir. Birinci blmleme, gstergenin kendisinin yaln bir nitelik, gerek bir varlk ya da genel bir kural olmasna gre yaplr. nc blmleme, yorumlayann gstergeyi ya bir olaslk gstergesi ya bir gerek gsterge ya da bir mantk gstergesi biiminde canlandrmasna gre yaplr. Bu saplamadan hareket eden C. S. Peirce sz konusu lkleri yle belirler:

1. Birinci le gre, bir gsterge nitel gsterge, tek(il)


gsterge ve kural gsterge diye adlandrlabilir:

nitel gsterge, bir gsterge olan bir niteliktir: Szgelimi bir sesin
tonu, bir kimsenin kulland koku.

tek(il) gsterge, bir gsterge olan bir ey ya da gerekten var olan bir
olaydr.

kural gsterge, bir gsterge olan bir kuraldr ( bir yasadr ). Bu kural
genellikle insanlar tarafndan konmutur. Szgelimi her saymaca gsterge bir kural gstergedir ama bunun tersi dnlemez.

2. kinci le gre, bir gsterge, grntsel gsterge ( ikon ),


belirti ve simge diye adlandrlabilir:

grntsel gsterge, belirttii nesne var olmasa bile, kendisini

anlaml klan zellii tayacak bir gstergedir : Szgelimi geometrik bir izgiyi canlandran, kurunkalemle izilmi bir izgi. Bir baka deyile, grntsel gsterge belirttii eyi dorudan temsil eder, canlandrr. Bu adan bir resim, bir desen, bir fotoraf bu tr zellik tar. Demek ki grntsel gsterge, varlna iaret ettii nesneyle bir benzerlik ilikisi iindedir.

belirti, nesnesi ortadan kalktnda kendisini gsterge yapan zellii


hemen yitirecek olan ama yorumlayan bulunmadnda bu zellii yitirmeyecek olan bir gstergedir. Szgelimi: inde, ate edilmi olabileceini gsteren bir kurun deliinin bulunduu bir mulaj; eer ate edilmemi olsayd, delik olmayacakt; ama burada bir delik var, herhangi biri bunu ate edilmi olmasna balasn ya da balamasn. Bir baka deyile, belirti, dinamik nesnesiyle kurduu gerek iliki gerei bu nesne tarafndan belirlenen bir gstergedir. Demek ki belirti, varlna iaret ettii nesne ile bir bitiiklik, bir yaknlk ilikisi kurar. Szgelimi, duman atein belirtisidir, bulutta yamurun.

simge, yorumlayan olmasayd kendisini gsterge yapan zellii

yitirecek olan bir gstergedir. Ya da bir baka deyile, bir simge (sembol) dinamik nesnesi tarafndan, yalnzca yorumlanaca ynde, anlamda belirlenen bir gstergedir. Bu adan bir simge, herhangi bir eye, bir kural gerei iletir. Daha akas bir simge, insanlar arasnda bir uzlamaya dayanan bir gstergedir: Szgelimi, doal dillerdeki szckler uzlamaya dayal birer simgedir. nk bir szck, belirttii eyi, yalnzca bu anlama geldiini anlamamz sayesinde belirtmi olur. Bu ikinci le (grntsel gsterge, belirti, simge) dayanlarak yaplm birok gstergebilimsel aratrma vardr. Szgelimi reklamcl konu alan aratrmalarn u tr bir snflandrma yaptklar grlr: 1. Bir rnn reklam dorudan doruya grnts verilerek yaplabilir; 2. Bir rnn reklam, eitli toplumsal ve kltrel belirtiler (dayankllk, ucuzluk, stnlk, vb.) yaplabilir; 3. Bir rnn reklam, o rne simgesel bir zellik verilerek yaplabilir.

3. nc le greyse, bir gsterge szcebirim, nerme ve


kant olarak adlandrlabilir.

szcebirim ya da terim yorumlayan asndan nitel bir olaslk

gstergesidir; bir baka deyile herhangi bir olas nesneyi canlandran olarak kavranabilir. Bir terim, herhangi bir bilgi salayabilir; ama herhangi bir bilgi salayc olarak yorumlanamaz. Nesnesini yalnzca zellikleri bakmndan canlandran bir gstergedir. Tek tek ele alnan btn szckler gibi, szcebirim de ne doru ne de yanl olan her gstergeye verilen addr.

nerme, yorumlayan asndan gerek bir varolu gstergesidir; ikili


bir gstergedir (zne-yklem), bilgi reten bir gstergedir, tmce deeri vardr.

kant ya da karm, yorumlayan asndan bir kural gstergesidir;


nesnesini gsterge zellii asndan canlandrr. Bir simge olmas gerekir; simge olarak da ayrca bir kural gsterge olmak zorundadr. eli bir gstergedir ya da usa uygun bir biimde ikna edici gstergedir. Bir ncl ile bir sonu ierir ve yorumcuda bir deiiklik yaratmas gerekir. 1.5.2. Ferdinand De Saussure ada gstergebilimin Avrupadaki ncsyse svireli dil bilimci F. de Saussuredr. rencilerinin derledii ders notlarna dayanlarak lmnden sonra yaymlanan Cours de Linguistique Gnrale (Genel Dilbilim Dersleri) [1916] adl yaptnda F. de Saussure doal dilleri dilbilimin inceleme konusu olarak grrken, doal dillerin dndaki gsterge dizgelerinin ileyiini aratracak bir baka bilim dalnn kurulmasn ngrr ve bu bilim daln da Franszca smiologi (gstergebilim) terimiyle adlandrr. F. de Saussure, tasarlad gstergebilim konusunda zellikle u saptamay yapar: Dil, kavramlar belirten bir gstergeler dizgesidir; bu zelliiyle de yazyla, sar-dilsiz alfabesiyle, simgesel trenlerle, incelik belirten davran biimleriyle, askerlerin kulland iaretlerle, vb., vb. karlatrlabilir. Yalnz dil bu dizgelerin en nemlisidir. Demek ki, gstergelerin toplum iindeki yaamn inceleyerek bir bilim tasarlanabilir; bu bilim toplumsal ruhbilimin, dolaysyla genel ruhbilimin bir blmn oluturacaktr; biz bu bilimi gstergebilim (Franszca smiologie; gsterge anlamndaki Yunanca semeiondan) olarak adlandracaz. Gstergebilim bize gstergelerin ne gibi zellikler ierdiini, hangi yasalara bal olduunu retecektir. Henz byle bir bilim var olmadndan, onun nasl bir ey olacan syleyemeyiz ama kurulmas gereklidir, yeri de nceden belirlenmitir. Dilbilim, bu genel bilimin bir blmnden baka bir ey deildir; gstergebilimin bulaca yasalar dilbilime de uygulanabilecek ve dilbilim, bylece, insanla ilgili olgular btn iinde iyice belirlenmi bir alana balanm olacaktr. Gstergebilimin kesin yerini belirlemek de ruhbilimciye der; dilbilimcinin grevi, gstergesel olgular btn iinde dili zel bir dizge yapan eyin ne olduunu tanmlamaktr.(...) Eer dilbilime ilk kez bilimler arasnda bir yer verebilmisek bunun nedeni, dilbilimi gstergebilime balam olmamzdr. A.B.Dde C. S. Peirce mantksal kkenli bir gstergebilimin

temelini attna inanrken, Avrupada toplumsal olan ile ruhsal olan ayn kuram iinde birletirmeye alan F. de Saussure gstergebilimden ileride kurulmas gereken bir bilim dal olarak sz eder. 9

2. GSTERGEBLM KAVRAMLARI 2.1. letiim, Dizge, ifre letiim her eyden nce, duraan bir nesne deil, bir sretir, yani en az iki kii gerektirir. letiim szcnn ortasndaki // tretme eki zaten Trkede bir eylemin karlkl gerekletirildiini anlatmaya yarar: Sylemek, anlamak, bulumak gibi. letiimin gereklemesi iin en azndan bir verici (gnderici), bir alc, bir de gnderilen bildiri (mesaj) olmas koulu vardr. zellikle karlkl doal konumada, alc cevap verdii anda verici durumuna geer. Bildirinin vericiden alcya ulamas iin bildiriyi tayacak, iletecek bir kanal, bir tayc gereklidir. Doal karlkl konumada bu tayc ses dalgalardr. Evinizdeki TV alcsndan size ulaan da ses ve k dalgalardr. Bu dalgalar kat, taycnn fiziksel katdr (ses, k, radyo, elektromanyetik dalgalar). Ses dalgalarnn kulamza ulamas yeterli deildir, vericinin kulland dili de (Trke,
9

Rifat, XX. Yzylda Dilbilim ve Gstergebilim Kuramlar, ss. 114-119.

Japonca, vb.) anlamamz gerekir. Bize Trke aktarlan bir bildiri kukusuz Trkenin tmn kapsamaz. Trkenin tm iinden yaplm bir semedir. Ama bu semenin doru deerlendirilmesi, anlalmas iin vericinin de alcnn da Trkeyi tmyle bilmesi gerekir. Demek ki, doal bir karlkl konumada tayc kanal olarak fiziksel ses dalgalarnn yansra, toplumsal bir uzlamann rn olan bir dizge, iki tarafn da bildii bir dil gereklidir. 1 0 F. de Saussure Genel Dilbilim Derslerinde dilin nitelikleri hakknda unlar syler: ok kark nitelikli dil yetisi olgularnn oluturduu btn iinde dil, kesin izgilerle ayrt edilebilecek bir konudur. Bir duyma imgesinin evrim iinde bir kavramla bulutuu noktaya yerletirebiliriz onu. Dil yetisinin birey dnda kalan toplumsal blmdr dil ve birey onu tek bana ne yaratabilir, ne de deitirebilir. Dil varln yalnzca topluluk yeleri arasnda yaplm bir tr szlemeye borludur. te yandan, ileyiini bilebilmek iin bireyin dili renmesi gerekir. ocuk onu yava yava edinir. 1 1 Dil, szck daarndan ve bu szcklerin nasl bir araya getirileceine dair kurallardan (dilbilgisi) oluan bir dizgedir. Bir dizgeyi bilmek (burada bir dili), o dilin ifresini de bilmek demektir. Yani iittiimiz szcklerin anlamlarn bilmek ve yan yana getirili kurallarnn da anlamn bilmek! Yabanc bir dil renirken, bir szlkteki szcklerin tmn, anlamlarn renmeden ezberlemek, sonra da bir dilbilgisi kitabndan soyut olarak dilbilgisi kurallarn bellemek o dili bilmek demek deildir, belki biimsel dizgeyi renmi olursunuz, ama ifreyi bilmedike kullanamazsnz. Ahmet yarn geliyor bildirisinin ifresini zmek iin /Ahmet/, /yarn/ ve /geliyor/dan oluan ses kmelerinin (szcklerin/dilsel gstergelerin) ne anlama geldiini bilmemiz gerekir. Ama Trkede /Ahmet yarn geliyor/ bildirisiyle /yarn Ahmet geliyor/bildirisi birbirinden farkldr. Birincisinde yarn nemlidir. Bu, Ahmet ne zaman geliyor? sorusuna cevaptr. Bu soruya ksaca (eksiltili) /yarn/ diye de cevap verebiliriz. /Yarn Ahmet geliyor/ bildirisi ise Yarn kim geliyor?sorusuna cevaptr. Bir szcn yer deitirmesinin anlamn doru zmleyebilmek iin, Trkede, fiilden nce gelen szcn anlam asndan vurgulandn bilmemiz gerekir. Hangi durumda hangi kural seeceimizi bilmek, anlamla soyut dilbilgisel kural arasndaki balanty, yani ifreyi bilmek demektir. mrnde daha nce hi trafik lambas grmemi birisi, byk bir kentin trafik lambalaryla donanm bir kavanda bir sre durur da, olup biteni izlerse, unlar saptar: (Tabii, trafiin dzenli iledii bir kavakta durmak kouluyla!)
10 11

Erkman, ss. 33-34. De Saussure, s. 17.

1) Trafik lambasnda bir krmz bir yeil k yanmaktadr. kisi ayn anda yanmaz. Dizge yledir: yeil : krmz : + +

Bu bir kartlk ilikisidir. zleyen kii bir sre sonra bu kartl, yeille krmznn ayn anda yanmadn, ya birinin ya tekinin yandn anlayacaktr. Bu ilk kuraldr. 2) mrnde daha nce hi trafik lambasyla karlamam adammz bir kartlk daha saptayacaktr. Bir caddeden gelen arabalar kavaktan bir sre hzla geerler, sonra bir sre hepsi birden durur. Bu da bir kartlk ilikisidir. ge: dur: + +

3) Olup biteni hayretle bir sre izleyen kii yanan lambalarla arabalarn hareketi/ durmas arasndaki balanty kefedecek, yani kartlk ilikisine dayanan bu ikili dizgenin ifresini zecektir: yeil krmz : GE : DUR

Trafik lambas rnei son derece basit bir dizge/ifre olayn sergilemektedir. Gerek bir konuma dili ok daha karmaktr ve yalnzca bu rneklerde grdmz ikili kartlklardan ibaret deildir. Bir dil pek ok szcn ve kuraln bir araya gelmesiyle rlm bir a, karmak bir toplumsal olgudur. Bir dilin dizgesi ve ifresi bireylerden bamsz olarak vardr. Bir dilde yeni szckler ancak ortak toplumsal gereksinmeler ya da yeni bilimsel bulular, toplumsal deneyimler gibi durumlar sonucunda oluur. Toplumun ortak bilincinde yer alan dilbilgisi kurallar ise ok daha zor deiir. te bu ortak ve herkese paylalan bilgi, dilin anlalabilmesine olanak salar. Birisine bir ey aktaracamz zaman, bu ortak dizgenin ve ifrenin olanaklarndan yararlanarak onu bir kerelik bir duruma (bireysel bildiriye) uyarlarz. Ksacas, dil toplumsal, konuma/ sz ise bireyseldir. Verici, dili yani toplumsal dizgeyi/ ifreyi bilmektedir. Konumaya baladnda bu dizge bilgisinden yola karak (ve bu bilgisini yorumlayarak) bireysel bir bildiri/sz oluturur. Bu sz/bildiri alcya ulatnda, alc da dil/dizge/ifre bilgisinden yola karak iittii szleri anlar, yorumlar, ifrelerini zer. 1 2 nsann btn yaam, temelde, iinde yer ald dnyay kavramak, yorumlamak ve yeniden anlamlandrmakla geer.
12

Erkman, ss. 35-38.

nsan, evresindeki varlk, nesne ve eylerin, deiik dzeyde oluturduu ilikiler an anlamlandrrken, temelde bir snflandrma eylemini gerekletirir. Snflandrma, varlk, nesne ve eyleri oluturan anlaml ilikilerdeki belirleyici, ayrc nitelikleri dizgesel ya da yntemli bir biimde eitli blmlere, alt blmlere ayrmak, datmak demektir. 1 3 nsan yaarken, bir snflandrma eylemini trafik rneinde belirttiimiz gibi farknda olmadan da yapar. 2.2. Dizi Dizi ilikisi, birbirinin yerine geebilecek gstergeler arasnda oluan ilikidir. Ayn dizide yer alan iki gsterge dizgi iinde birbirinin ilevini tayabilir. Dilden rnek verirsek, Ahmet kapy at cmlesinde zne Ahmettir. Ahmetin yerine, Mehmet, Aye gibi adlar koyulabilir. Yada ocuk, kapc gibi gene insanlar gsteren, gene ad tr szckler koyulabilir. stenirse kedi, kpek gibi, ne yaptn bir dereceye kadar bilen baka canllarn adlar olan szckler de kullanabilirim. Biraz daha zorlayarak, fizik glerinden dolay kapnn almasna yol aacak eylerin adn da bu cmlede zne olarak kullanabilirim: frtna, rzgar gibi. Verdiimiz rnekte Ahmet, Mehmet, ocuk, kapc, kedi, kpek, frtna, rzgar birbirlerinin yerini alabildikleri iin bir dizi olutururlar. Listeyi uzatabiliriz ama, mant deimez. Bu diziyi bir kapy ama fizik gcne sahip eyler bal altna yerletirebiliriz. Dizinin baln kapy ama niyetiyle fizik g kullanabilen eyler olarak deitirirsek, frtna, rzgar kalemlerini listeden karmamz gerekir. Kapy aabilen insan tr canllar desek, kedi ve kpei de liste d brakmamz gerekir. Ev eyalarn da ilevlerine gre diziler oluturacak biimde ayrabiliriz. a) stne oturulan : skemle, tabure, koltuk, kanepe. b) inde yatlan : Yatak, divan, sedir, hamak. c) stne bir ey konan : Yemek masas, mutfak tezgah, yaz masas, kk sehpa. d) ine bir ey konan : Elbise dolab, sandk, bfe, buzdolab. 2.3. Dizim eitli dizilerdeki birimlerin seilip anlaml bir btn oluturmalar iin baka dizilerin birimleriyle iliki kurmalar gerekir.

13

Mehmet Rifat, Homo Semioticus, 2.b., stanbul: Yap Kredi Yaynlar, 1996, ss. 10-11.

Birbirleriyle ilikiye girerek anlaml bir btn oluturan birimlerin kurduu yapya dizim denir. 1 4 D i z g e Giysi Bedenin ayn noktasnda, ayn anda bulunamayacak olan ve deiimi giyimsel bir anlam deimesine yol aan paralar, ek paralar ya da ayrntlar bei: Takke / bere / geni kenarl apka, vb. D i z i m Ayn kyafette deiik elerin yan yana bulunmas: Eteklik bluz ceket.

Besin Bir yemein, belli bir anlatmla iliYemek boyunca seilen kili olarak seildii, benzerlik ve ayyemeklerin gerek zinrlklar sunan yiyecekler bei : cirlenii : Bu mndr. Giri yemei, kzartma ya da soukluk trleri. Lokantadaki mn her iki dzlemi de gerekletirir : szgelimi giri yemeklerinin yatay okunuu dizgeye, mnnn dikey okunuuysa dizime denk der. Mobilya Ayn mobilyann (bir yatak) Deiik mobilyalarn slup deiikliklerinin bei ayn uzamda yan yana getirilmesi (yatakdolap- masa, vb.) Mimarlk Bir yapdaki elerden biriYapnn btn iinde nin slup bakmndan gsayrntlarn birbirine terdii eitlilik: deiik dam, balan. 15 balkon, giri, vb. biimleri. Dizimlerin kuruluu da ounlukla bir toplumdaki uzlamalara baldr. Kadnlar etek yerine pantolon giyebilir ama, bizim toplumumuzda erkekler gmleklerinin altna etek giymez. Oysa sko erkekleri pekala ekose, pilili etekler giyerler, Arap erkekleri sokakta entariyle dolar, eski Romada da erkekler pantolon giymezdi! Her anlaml btn dizim fikrini ierir, bunun tek istisnas ola ki telefon rehberleridir! Bir dizim, eitli dizilerden ald birimleri yan yana getirirken baz kurallara uyar. Mehmet kapy at cmlesinde zne, nesne, yklem, ilev dizilerinden alnma birer dizi birimi vardr. Bu birimlerin arasndaki ilikinin nasl kurulacan szdizim kurallar belirler. Mehmet kap
14

Erkman, ss. 52-54.

15

Roland Barthes, Gstergebilim lkeleri, (ev. : Mehmet Rifat-Sema Rifat), stanbul: Szce Yaynlar, 1986, s. 57.

amak demeyiz. At Mehmet kap da denmez. Mehmetle (zne) at (yklem) belli bir srayla dizilir: nce zne, sonra yklem! Mehmet, yani zne nc tekil ahstr, dolaysyla yklem nc tekil ahsa gre ekim taks alr, nk Trkede zneyle yklem arasnda ahs ekimi asndan uyum olmaldr. Amak fiili, -i ekimli nesne gerektirir, bu yzden kap-y deriz. Bir akam yemeinde orba, scak yemek, zeytinyal ve hoaf arasnda zaman asndan bir sra gzetilir. nce hoaf, sonra zeytinyal, sonra orba, sonra scak yemek sunulmaz. Ama bunlarn bir ksm gene de uzlama, toplumun alkanlklarna baldr. Franszlar salatay yemekle birlikte yemez, yemein sonunda yerler, ngilizler iin sabah kahvaltsnda peynir yemek tuhaf bir tutum saylr, Uzakdouda yemein en sonunda sofraya ayrca bir kap halanm pirin gelir, stelik bu pirinci yemek ok ayptr, ev sahibine sunduunuz yemeklerle doymadm demek olur. Bir dizim, birimlerini zamann ak iinde artarda dizebilir: yemeklerin sras, szcklerin cmle iinde sralanmas, mzikte notalarn sralanmas gibi. Bunun yan sra hangi birimlerin ne gibi uyum kurallaryla bir arada bulunaca da nemlidir. Ancak birimlerin zaman iinde artarda dizilmedii, ayn anda algland dizimler de vardr: Resim, desen, grafik, mimari, moda gibi. Bir resme bakarken, bakmaya nereden balayacamza dair bir kural yoktur. Gene de resmin eleri arasnda belli bir uyum salanm olmaldr. stelik uyum anlay dnemden dneme deiebilir de! Deime, uyum kural gzetilmeyecek demek deildir. Bu iki ilkenin (artzamanl ve ezamanl) kart dizimlere de rastlanr. Sinema, tiyatro, ma byle dizimlerdir! Bir futbol manda sahaya baktmzda, eitli oyuncular, kaleleri ve topu ayn anda alglarz. Tek bana top anlamszdr, top ancak o anda evresinde kimin olduu, sahann neresinde bulunduu gibi ezamanl ve tm futbol sahasn ieren bir kesit erevesinde anlamldr. Ama bir futbol ma bu kesitler (enstantaneler)in zaman iinde artarda dizilmeleriyle anlam kazanr. Soyutlanm dizim kurallar bir araya gelerek dizgeyi olutururlar. 1 6 Konuya farkl bir bak as getirmek iin, iirin dizimsel ve dizisel bantlarna bakalm: Ayn yap iinde ayn anda birlikte var olan birimler arasndaki ilikiler dizimsel bantlar olarak adlandrlr. Bir yap iindeki birimler ile bu birimlerin yerini alabilecek deerde olan ama o yap iinde var olmayan birimler arasndaki ilikiler de dizisel bantlar (ya da armsal bantlar) oluturur. Bir iirde var olan birimlerin (szcklerin deyin isterseniz) kendi aralarnda kurduklar ilikiler iirin anlamlandrlmasn salar; ama, bu
16

Erkman, ss. 55-56.

iirde bulunan bir birimin ekim, arm alanna giren, ancak, metnin gereklemi halinin dnda kalm bir birimin de yorumlayc eletirmen tarafndan dikkate alnmas sz konusudur. nk yukarda da vurguladmz gibi iirin yaps iine girmi bir birim yalnzca ayn anda, ayn dizim iinde var olan br birimlerle kurduu ilikilere gre deil, ayn zamanda okurun okuma ufkunda, kltr ansiklopedisi (bilgi birikimi)nde artrd, dolaysyla ilikiye girdii yzeysel metin d ama derin yap ii birimlere gre de anlam kazanr. Bu durumda incelenen iirin yaps kk evreni, yorumlayc eletirmenin (yani okurun) balamdan kaynaklanan arm ufku da byk evreni oluturur. Paul Eluardn, Fransada bir ok eletirmen tarafndan yorumlanm u nl iki dizesine bakalm: La terre est bleue comme une orange Jamais une erreur les mots ne mentent pas Dizelerin, salt szcksel anlam gzeten evirisi yle: Dnya mavidir bir portakal gibi Asla bir yanl (yok) szckler yalan sylemez Dnya mavidir bir portakal gibi dizesindeki szckler arasnda yatay iliki dzleminde bir birleim (dizimsel bant) sz konusudur. Ama bu dizedeki Dnya mavidir-bir portakal gibi birimleri, o dizim iinde yer almayan, birleim eksenine girmemi dnya yuvarlaktr-bir portakal gibi ilikisini artrabilir. Dize okurda yapaca bir anlk armla onu iirsel (yaznsal) olmayan gndergesel gereke (dnyann yuvarlak olmasgereine) gnderip yeniden metnin iirsel gerekine, yani iirin yaznsal ilevine eker. Sradan dilsel bir anlatmda (dnya yuvarlaktr) yer alabilecek gnderge ilevinin iinde (yani dil d gerein iinden) bir an geilirken, sradan anlatmn nasl dnm geirdii de bir bakma anmsattrlm olur: Dnya Dnya Dnya Dnya vb. ardndan: Dnya mavidir bir portakal gibi. air (Eluard) baz alardan (rnein sz dizimi asndan) edeerli olarak grd birimler arasndan (dizisel bant), gerek bakmndan orada bulunmamas gereken bir birimi de (mavidir) semi ve onu bir anlam etkisi yaratmak iin, balangta geree benzer yap yuvarlaktr bir portakal gibidir mavidir mavidir uzaydan baknca

sunan bir tmcenin yuvarlaktr dndaki birimleriyle birletirmitir (dizimsel bant). 1 7 2.4. Yap, Eklemlenme Yap hem gndelik dilde, hem bilim alannda sk sk kullanlan bir kavramdr. Trkede, gndelik dilde ina etmek srecine gnderme yapt gibi, bitmi binaya da gnderme (arm) yapar. Yap, tek ve somut bir nesne olabilecei gibi, ayn ilkelere gre kurulmu eylerin ortak ve soyut kurulu ilkelerinin toplamdr da! u karki ev yeni yaplmtr, salam bir yapdr (evler somutta olsun, kuram dzeyinde soyutta olsun, deiik trden birimlerin kaynatrlmasyla oluur), bir beste yaplr, bir yemek yaplr. Kularn umaya elverili bir yaplar vardr, uak bu yapy taklit etmitir. Gstergebilimde, yap ve dizge kavramlar zaman zaman ayn anlamda kullanlmtr. Bir yapnn ne olduunu ve nasl anlalacan, nl antropolog Lvi-Strauss yle tanmlar: Bir yapy kurmak (ya da zmek/yorumlamak) iin iki koul yerine getirilmelidir. Yap bir iselballn bir arada tuttuu bir dizgedir. (sel-ballk, rnein su molekllerinin birbirini ekmesi, birbirine kenetlenmesi durumudur.) Bu isel-balln saptanmas, yapy anlamak iin gereklidir, ama yeterli deildir. Bu isel-balln ne olduunu anlamak iin tek bir dizgeye bakmak yetmez, tek bir dizgeye bakldnda, bu dizge bize tek doruymu gibi gzkr. Bir yapy, dizgeyi anlamak iin, baka benzer dizgelere ynelmek gerekir. Ancak bir dizgeden tekine geildiinde, benzer niteliklerin baka dizgelerde nasl dnmlere urad grldnde bir yap hakknda fikir edinebiliriz. Lvi-Straussa gre, yap, dizgeden daha kapsaml bir btndr. Saussuree gre ise yap bir dizgedir: a) Bu dizgede, bir deer tayan her birimi, yeri (pozisyon) ve teki birimlerle arasndaki fark belirler; b) Bu yapnn (dizgenin) ortaya kmas iin deiik olgularn (grng/fenomen) tek ve ayn k-dizgesine (gnderme dizgesine) yerletirilebilir olmalar ve ayn ilikiler btn iinde birbirleriyle karlatrlabilir olmalar gereklidir. Bunlar biraz amaya alalm: Sayg tresinde bulunan eitli davran gstergelerinden sz etmitik. Bu gstergeler, szgelimi, ayaa kalkmak, el pmek, nden yol vermek ya da ayaa kalkmamak, yolunu kesmek gibi deer-birimleridir. Ayaa kalkmak gstergesinin bir dizge iinde anlam kazanmas iin ya da anlam alannn snrlanabilmesi iin ayaa kalkmama, el pme gstergeleriyle arasnda bir fark olmas gerekir. Ayrca bunlarn bir dizge oluturmalar iin hepsinin (sayg tresi gibi ayn ve tek) bir ilikiler btn iinde yer almalar zorunluu vardr. Ayaa kalkma
17

Mehmet Rifat, Gsterge Avclar iiri Okuyan airler 1, stanbul: Yap Kredi Yaynlar, 1997, ss. 23-25.

gstergesi sayg tresi iinde yorumlanr, ayaa kalkmayla bir trafik gstergesi olan ge iaretini ayn yapya, ayn dizgeye sokmak anlamszdr, bu iki gsterge ayr ayr dizgelere aittir. (Ama ok daha geni bir toplumsal davranlar dizgesi incelenirken, trafikte yol vermeyle, sayg tresi arasnda iliki benzerlikleri aratrlabilir!) te yandan, Lvi-Straussa dnersek, bir tek toplumdaki (o toplumun bir tek tarihsel kesitindeki) sayg tresini incelemek, bize bu dizge hakknda yeterli bilgi veremez. Ancak deiik sayg treleri incelenirse, bu trelerin ilevsel yaplar hakknda doru bir fikir edinilebiliriz. Yalnzca ayaa kalkmak nemli deildir. Ayaa kalkmak, davran dizgesinin biimsel dzleminde yer alr. Bu dizgenin bir de kavramsal, ilevsel (ierik) dzlemi vardr. ki dzlem arasndaki ilikiyi kuran da ifredir. Bu ifreyi zebilmek iin, ou zaman ya ayn toplumun deiik tarihsel kesitlerindeki dizgeleri incelemek ya da baka toplumlardaki treleri incelemek gerekir. Bir dizge ancak ayn alanda geerli baka dizgelerin araclyla bize gizlerini aar! Yap kavramndan yola ktmzda, karlatmz baka bir nemli kavram da eklemlenmedir. 1 8 Bir bildiri anlaml birimlere blnebildiinde, bu bildiri eklemlidir. Anlaml olu, elbetteki her trl gstergebilimsel kendiliklerin varolma kouludur. rnein yol panolarndaki kamyon, tekerlekler, asi, src yeri gibi blmlere ayrabilir. Ama bu eleri varl ya da yokluu gstergenin deerini etkilemez. Oysa ceket giyinmemek ya da yerine kazak giyinmek, bir giysi takmnn anlamn deitirir. Bu adan dil, ift-eklemli oluundan dolay, gsterge dizgeleri arasnda zel bir durum sunar. Gerekten bildiri ilk ilemde biimbirimlere (kk ve eklere) ayrr; bunlarn her biri zel bir gsterilenin karldr; sesbirimin yerine bir bakasnn gemesi bir anlam deiiklii dourur (kol/sol, kil/sil, kat/sat, vb.). Ama bu rneklerde grld gibi k/s kartl, duruk bir anlamsal kartlkla ayn deildir. Oysa bir yandan kurgucu, sorgucu, sargc, vb., arasndaki kartlk uygunluk iindedir: Eyleyen/eylem sonucu. ki tr eklemlilii, dizimbilimsel dzeylerle kartrmamak gerekir. Gerekten birinci eklemlilikte birok dzeyin bulunduu grlebilir: Tmce, nerme, dizim, szck, biimbirim gibi. Ama bu karmak gstergelerin her biri, birbiri ardndan gelen (ardk) temel gstergeler bireiminden baka bir ey deildir. Bu gstergeler, her dzeyde bir araya gelen anlam eleri ierir. kinci eklemlilikte bu anlamsal kurucularn varl son bulur. Sesbirimlerin ilevi biimbirimlere deikenlik kazandrmak ve ayrt edilmelerini salamaktr, ama kendi ilerinde bir anlam tamazlar. ift-eklemlilii, dzg deiimi ve okuma dzeyleriyle karlatrmamak gerekir: Charles Bovarynin kasketinin bir anlam varsa (hdklk), bu anlam, daha nce anlatld dil ya da resimgeleme
18

Erkman, ss. 57-59.

(ikonlatrma) dzgsnden bamsz bir baka dzgde (yaznsal dzgde) verilmi bir anlamdr. 1 9 Eklemlenme, eklem kavramndan gelir. Bir btn iinde paralarn birbirine nasl takld konusudur. (Tpk bedenimizin eklem yerlerinde olduu gibi.) Her yap birimlere ayrlabilecek bir btn oluturur. Btn birimlere ayrabileceimiz gibi, birimleri de eklemleyerek btne varabiliriz. Ancak bir yapdaki birimleri saptarken, bu birimlerin birer gsterge olma koullar vardr. Gstergeden daha kk birimlere ulamaya kalkmak yap, dizge anlaynn dnda kalr. Gstergeyi bu anlamda yeniden tanmlarsak (daha nceki tanmlar sakl kalmak kouluyla), btnln ve deerini (gsteren-gsterilen deerlerini) yitirmeden, eitli/deiik dizimlerin iinde yer alabilecek en kk ilevsel birim diyebiliriz. Bir cmledeki her szck bir gstergedir. Szck kavram da aslnda kaypak bir kavramdr, szcklerin pek az yaln birimlerdir, genellikle tretilmi, dilbilgisel ekim taklaryla donatlm olarak karmza karlar. Szgelimi, /tembelliimiz/ szc, /tembel/ kkne bir tretme eki /lik/, kaynatrma ve yumuatma ses birimleri /i/ ve ekim taks /miz/ eklenmesiyle olumutur. Ama bu yalnlk-karmaklk sorununu bir yana brakarak, eitli dizimlerde anlam btnln koruyarak yer alabilecek szckleri birer gsterge sayalm. Tembelliimiz szc nnde yaln olmasa da, tek bir ilev birimi olarak, ayr cmlede/dizimde yer alabilmektedir: a) Tembelliimiz elimizi kolumuzu balyordu. b) Tembelliimiz bize ok eye malolmutu. c) Tembelliimiz yznden bu ii de kardk. Bu cmle de szcklerin birbirlerine eklemlenmeleriyle olumu dizimlerdir. Yani, bir konuma dili cmlesini ilk aamada szcklere ayrmak ve dolaysyla bir birinci eklemlenme dzlemi saptamak mmkndr. Ancak, dilbilimciler, dili ift eklemli (iki eklemlenme dzlemine sahip) bir dizge olarak kabul ederler. Birinci dzlem, yukarda gsterdiimiz gibi, dizimin szcklere ayrtrlmas aamasdr (ya da tersi: szck-gstergelerin eklemlenerek dizimi oluturmas). kinci eklemlenme dzlemi ise sesler dzeyindedir. Szckler seslerden oluur. Bir dildeki tek tek sesler de birer gsterge saylrlar, nk yerleri ve birbirleriyle aralarnda bulunan farklar nedeniyle bir btnle sahiptirler, birbirleriyle olan ilikileri araclyla deer kazanmlardr ve bir btnden tekine getiklerinde belirleyici ve ayrc niteliklerinden bir ey kaybetmezler. Szckler seslerin eklemlenmesiyle oluur. Trkede, bir nszn yerine baka bir nsz getirerek anlam deitirebiliriz, sesler kendi
19

Pierre Guiraud, Gstergebilim, (ev. : Mehmet Yaln), 2.b., stanbul: mge Kitabevi Yaynlar, 1994, ss. 49-50.

balarna anlam tamamakla birlikte, baka seslerle iliki kurarken anlam deiikliklerine yol atklar srece, ilevsel birim olma niteliklerini, dolaysyla gsterge olma niteliklerini korurlar. /yol/, /yok/, /yoz/ szcklerinde /l/, /k/, /z/ seslerinin birbirinin yerini almasyla anlam deiir. Dilbilimciler btn teki dizgelerin tek eklemli, yalnzca dilin ift eklemli olduunu savunurlar. Bu konu ok tartmaldr. Birinci eklemlenme dzlemine dil dndan bir rnek: /masa/ y ilev birimi (gsterge) sayalm. Nasl bir odada olursa olsun, masa ilev btnln korur. Bir yemek odas yle eklemlenebilir: Masa, drt iskemle, bfe, lamba, hal... Burada ikinci bir eklemlemeye gidilemez, masann ayaklar nasl olursa olsun, masa olma nitelii deimez (oysa /k/ sesiyle /l/ sesinin yer deitirmesi iki apayr anlam birimine gtrmt bizi: /yok/ ve /yol/). Ayrca halnn bir parasyla masann bir parasn kartrp ilevsel bir baka eya yapamam. yi de, bir sinema filmini eklemlenme asndan ka aamaya ayrabiliriz? Birimler neler olmaldr? Her plan (ekim) bir birim midir? Yoksa her sekans m (birka plandan oluan bir sinema cmlesi) bir birim saylmaldr? Her plan bir birimse, bir plan daha kk paralara blnmez mi? stelik, plan ilev btnln koruyan, birim-gsterge nasl sayabiliriz, iki ayr filmde tpk iki plann varolduu grlmemitir! Bir ziyafet sofras plannda, her oyuncu, masann stndeki her ey teker teker birer birim midir? Bu birimlerin btnl nasl saptanacaktr? Bir oyuncunun tmn deil de, yalnzca takt kolyeyi ya da sa biimini bile ayr bir birim saymak gerekmez mi? Ksacas, dilde eklemlenmenin ift basamakl olduu rahata ileri srlebilir ama, baka dizgelerde bu konu olduka karmak ve kaypak bir grnm tamaktadr. 2 0

20

Erkman, ss. 59-62.

3. ANLAM(LAMA) 3.1. Dzanlam Bir gstergede, gsterenle gsterilen arasndaki ilikinin kurulmasna anlamlama diyoruz. Bir gstereni grdmz, duyduumuz, u ya da bu biimde algladmz zaman, onun gsterileni yani anlam zihnimizde oluur. Sinemada bir ev grdmz zaman, bu grntsel imge, bizde /EV/ kavramn oluturur. Dolaysyla ev grntsyle, ev kavram arasnda bir ba kurulur, grntyle kavram ilikilendirilir, baka bir deyile anlamlama sreci gerekleir. Burada dikkat edilmesi gereken, zihnimizdeki kavramn ya da bir gstergenin tad anlamn, gerek dnyadaki nesnelerle zde olmad gereidir. Kafamzn iinde gerek bir ev deil, /EV/ kavram vardr! Zihnimizdeki kavramla gerek dnyadaki nesneler ayn ey deildir. Bu noktada, gstergeyi iki aamal bir birim olarak yorumlamak doru olur. nce gerek dnya vardr. nsanlar gerek dnyadaki olgular ve nesneleri u ya da bu biimde (iinde yaadklar kltre gre de deien bir biimde) alglarlar, snflandrrlar ve aralarnda ilikiler kurarlar. Bu snflandrmann bir sonucu olarak (gerek dnyann, evrenin bu snflandrmay ynlendirmesi, kltrle evre arsndaki bir etki-tepki mekanizmasnn varl sakl kalmak kouluyla) zihnimizdeki kavramlar ortaya kar. Hayatla ba edebilmek iin, evrenin insana sunduu ve ilk anda karmakark gibi gzken bir ynlar btn, anlaml (insan iin anlaml) bir blmlenmeye, snflandrlmaya ve ilikilerin saptanmas ilemine tabi tutulur. Ancak bu ilemden sonradr ki, ya da bu ilemle birlikte, doa ve evre baz kavramlara indirgenir ve bu kavramlar temsil edecek gstergelere ulalr. u halde, gstergenin birinci basaman, dnyadaki gerek olgulardan kavramlara gei olarak yorumlayabiliriz. Bu ilk aamada,

gerek dnya olgu ve nesnelerini gsterilen , zihnimizde bunlarn izdm olan kavram gsteren olarak niteleyebiliriz. Bu aamada da gerek nesnelerle kavramlar arasnda bir anlamlama ba vardr. Gsteren (yani, burada kavram) nesnenin kendisine eit deildir; onunla zde deildir, nesnenin yerini tutar. Bir toplumdan tekine geite, pek ok kavramn rtmedii grlr. zellikle gemilerinde kltr alverii olmam toplumlarda snflandrmalarn deiik ltlerle yapld, dolaysyla deiik kavram dizgelerinin varl saptanr. Ksacas, her kavram bir snflandrma esidir, gerek dnya nesnelerinin bir soyutlamasdr, baka bir deyile onlarn yerine geen bir gsterendir. Her kavram belli bir anlamsal dizge iinde bir yer tutar. Tek bana varolan, ilikileri olmayan bir kavram yoktur. Her kavramn deeri, iinde bulunduu anlam dizgesindeki yerine , ayn dizgede bulunan teki kavramlarla olan ilikisine baldr. Bundan kacak sonu, kavramlarn da salt ve mutlak birimler olmad, kltrle bantl bulunduklardr. Tabii ki, her kltrel yap, evreden, doadan esinlenir. Bu adan bakldnda, kukusuz, kavramlar byk lde nedenli birimlerdir, ama bir topluluun snflandrmay nasl yapt da bir dereceye kadar rastlantsaldr. Benzer koullarda yaayan iki topluluk, evresini deiik yaklamlarla yorumlayabilir. Bu adan bakldnda da, kavram iin rastlantsal denebilir. Kavram birimleri bylece olutuktan sonra, sra, kavramlarn iletiim amasnda nasl temsil edileceine gelir. Bu iletiim gstergelerinin ikinci aamasdr. /EV/ kavram, dilde /e/v/ ses beiyle mi temsil edilecektir, yoksa rnein, Almancada olduu gibi /h/a/u/s/ ses beiyle mi? Baz iletiim dizgelerinde, gstergenin ikinci basama diyebileceimiz aamada, bu ba tmyle nedensiz kurulur (konuma dillerinde), bazlarnda ise (grntsel ya da ilevsel gstergelerde) ba nedenlidir. te ikinci aamada kurulan bu balara anlamlama diyoruz. kinci aamada, gsterenin gnderme yapt kavrama da, gstergenin dzanlam diyoruz. zetlersek; kavramlar, birinci aamada gerek dnyann (gsterilen) zihnimizdeki soyutlanm, genelletirilmi karlklardr (gsteren). kinci aamada, yani iletiim/davurum aamasnda ise, kavram gsterilen , davurma biimi de (ses imgesi, grnt imgesi, vb.) gsteren olur. Kavram nasl bir yaam deneyimiyle olumu olursa olsun, ayn ve tek bir dizgede kalnd srece, bir gsterenle karlatmzda, tartmasz olarak ilk aklmza gelen kavram, o gstergenin dzanlamdr. Dzanlam zihinsel kavray (kavram dzleminde yer alr, gerek dnya ile ilikisi dolayldr. Bir gsterenin dzanlam

(gsterilen), gerek dnyadaki nesne deil, o nesnenin zihnimizde yaratt yansmadr. Bu yansmann snr da, alan da kltrn szgecinden geerek, kltrn mdahalesiyle oluur. Konuulan dil alannda, kavramlarn anlamsal dizgeler erevesinde yer aldn saptamak fazla sorun karmaz. Ancak baka dizgelere geildiinde, i biraz karr. rnein mzik gstergelerinin dzanlam nedir? Fotorafta, dzanlam kavramla m yoksa gerek dnyadaki bir kerelik gerek nesneyle mi rtmektedir? Umberto Eco, bu sorulara yant bulmaya alrken u sonulara varr: Bir nota tek bana bir deer tamaz, bir mzik dizgesi iinde, teki notalarla kurduu ilikiler erevesinde bir deer kazanr, notann deeri ya da dzanlam dizgelemi bir alanda tutuu yerdir. 2 1 Belli bir dzeye bal her birim, ancak bir st dzeye katlabilirse bir anlam kazanr: Bir ses birim, her ne kadar eksiksiz olarak betimlenebilirse de tek bana hibir ey demek deildir; ancak bir szcn iinde yer alrsa anlama katlabilir; szcn kendisi de tmce iinde yer almaldr. 2 2 Bir fotoraftaki (bir kiinin fotorafysa) kiiyi tanyorsam, aa, bu o! diyebilirim. Zihnimde canlanan, o kiinin somut kendisi deil, o kii hakkndaki algm, o kiinin bendeki imgesi, kavramdr. Bir kiiyi ne dereceye kadar tam olarak, gerek dnyadaki btn varolu biimleriyle, durumlaryla bilebiliriz? Kiiler hakkndaki bilgilerimiz de, kltrel (ya da zihinsel de diyebiliriz) bir etkinliin sonucunda oluur, mutlak deil, renmeye dayaldrlar. Hatta grdmz fotoraf kendimizinki bile olsa (ya da aynaya baksak), bu saptama geerlidir. Gene Econun tanmna bavurursak, bir gstergenin dzanlam, o kavramn belirlenmi bir alanda tad anlamsal deerdir. Burada karmza kan ikinci sorun da, gndelik konuma dilindeki kavramlarla, bilimsel dillerin kavramlar arasndaki farklardr. Gndelik konuma dilinin dnyay yorumlay, kavram oluturmas yava ileyen ve yava deien bir mekanizmadr. Eskimi ya da yanl olduu kantlanm bilimsel modellerin de tortularn tar konuma dilleri. Anlam alanlar esnek ve kaypaktr. Gndelik dilde, ayrca, bir kavrama karlk gelen eitli szckler olabilecei gibi, ayn szcn birka deiik kavram da karlad grlr. Bir kavram, toplumun alm bir deneyiminden artakalm olabilir. E zamanl bir kesit alndnda, bir konuma dilindeki baz kavramlar, o dili konuan topluluun gemi deneylerine tanklk etmekten teye gitmeyebilirler. Dolaysyla, kavramlarn gerek deneyleri tam karlamama oran gndelik dil kapsamnda daha yksektir.

21

Erkman, ss. 63-72.

22

Roland Barthes, Anlatlarn Yapsal zmlemesine Giri, (ev. : Mehmet Rifat-Sema Rifat), stanbul: Gerek Yaynevi, 1988, s. 16.

Oysa bilimsel dil, daha kesin olmak zorundadr. Bilimsel bir kavramn, anlam alan, snrlar, ilikileri, hangi kategoriler iinde geerli olduu tam olarak verilmelidir. Bilim, yalnz gzlem yaparak yasalar bulup bunlar snamakla kalmaz, ann verilerine gre, srekli olarak evreyi deitirmeyi de tasarlar. evreyi insan yararna deitirebilme, zellikle 20. yy'a artk tek kiinin yapabilecei bir i olmaktan kmtr. Bu nedenle ortak alma, dnyann eitli kelerindeki bilim adamlarnn birbirlerinin yaptklarndan haberdar olmas arttr. Dolaysyla, bilimsel iletiimin de, kukuya yer brakmayacak bir kesinlikle gereklemesi zorunludur. Bir iiri herkes kendine gre yorumlayabilir ama, Einsteinn nl E= m.c2 denklemini her bilim adamnn kendine gre yorumlamasn beklemek samadr. 2 3 Bilimsel iletiim, d dnyann nesnel tam algsyla ilgilidir. Us, bu dnyann elerini bir balantlar dizgesi iine alr. Gzelduyusal iletiim (iir vd.) ise kiisel, btnyle znel gereklik karsnda ruhu coturan duyguyla ilgilidir. Sanatlar, gereklii betimgeleme yntemleridir; gzelduyusal gsterenler de, duyularla kavranabilir nesnelerdir. Gzelduyusal bildirinin (ileti) bizi anlama gtren o yaln geililik ilevi yoktur; kendi iinde bir deer tar; kendisi bir nesnedir, bir nesne-bildiridir. Sanat, zneyi etkiler, yani rgensel ya da ruhsal varlmz stnde bir izlenim, bir etki brakarak duygulandrr onu, bilim ise nesneldir, nesneyi yaplatrr. Bilim, doaya vermeye altmz bir dzeni anlatr; sanat, bu doa karsnda yaadmz cokudur. Bilim yoluyla dnyay Usun ablonuna alp anlamlarken; sanat yoluyla, ruhsal varlmz doa dzeninin bir yansmas olarak zer, kendi kendimizi anlamlandrrz. 2 4 Bilimsel dilde gerek olguyla kavram, kavramla (gsterilen) bunun anlatm biimi (gsteren) arasndaki kaymalar en aza indirgenmek zorundadr. Her bilimsel gstergenin tek ve belirli bir dzanlam olmaldr. Bilimden gndelik dil stnden geerek, sanata doru gidildiinde, dzanlamla gstereni arasndaki rtme yava yava keskinliini yitirir. Dzanlam keskinliini yitirdike, ayn gsterene bal anlamlarn says artabilir. te, bu aamada ortaya kan bu deiik anlamlara yananlamlar diyoruz. Bilimsel keskinlikten uzaklatka, baka iletiim dizgelerinde, karmza kan anlam eitlenmelerinin ve yorumlarn
23 24

Erkman, ss. 72-73. Guiraud, ss. 85-86.

says oalr. Bu artn en youn olduu alanlar sanat dallardr. Sanat, bu anlam bolluu nedeniyle yoruma aktr. 2 5 3.2. Yananlam Yananlam olgular gnmze kadar dzenli bir biimde incelenmemitir. Bununla birlikte gelecek hi kukusuz bir yananlam dilbiliminindir, nk toplum durmakszn, insan dilinin kendisine salad birinci dizgeden kalkarak ikinci anlam dizgeleri gelitirir. Bazen ak, bazen rtl, usullatrlm biimde gelien bu oluturucu eylem, gerek bir tarihsel insanbilimle ok yakndan ilgilidir. Kendisi de bir dizge olan yananlam, gsterenler, gsterilenler ve bunlar birbirine balayan bir olu (anlamlama) kapsar. Her dizge iin de ilk elde, bu enin dkmn yapmak gerekir. Yananlamlayclar diye adlandracamz yananlam gsterenleri , dzanlam dizgesinin gstergelerinden (bir araya gelmi gsterenler ve gsterilenlerden) oluur. Yananlamlaycnn bir tek yananlam gsterileni varsa, birok dzanlam gstergesi bir tek yananlamlayc oluturmak iin bir araya gelebilir. Bir baka deyile, yananlam dizgesindeki birimler zorunlu olarak dzanlam dizgesindeki birimlerle ayn boyutta deildir. Dzanlaml byk sylem paralar, yananlam dizgesinin bir tek birimini oluturabilir (szgelimi birok szckten oluan, ama yine de bir tek gsterilene gnderen bir metnin anlatm biimi). Yananlam, dzanlaml bildiriyi nasl kaplarsa kaplasn, onu tketmez: Her zaman dzanlamdan geriye bir eyler kalr (yoksa sylem olanakszlar), yananlamlayclar da sonu olarak hep kesintili, dzensiz ve kendilerini tayan dzanlaml bildiri tarafndan zmsenmi gstergelerdir. Yananlam gsterilenine gelince, hem genel, hem btnsel, hem de dank bir zellik tar: Dnyapsal bir e olduu bile sylenebilir: Franszca bildirilerin tm szgelimi Fransz gsterilenine gnderir; bir yapt ise Yazn gsterilenine gnderebilir. Bu gsterilenler de kltrle, bilgiyle, tarihle sk bir iliki iindedir. Dnyann dizgeye onlar araclyla girdii sylenebilir. 2 6 Dzanlamn, belli bir toplulukta, iletiim asndan, bir ortak payda oluturduunu, belli bir dilsel gstergeyle karlaan bireylerin, kuku duymadan yaptklar ortak yorumun, o gstergenin dz anlam saylacan sylemitik. imdi, Yahya Kemalin, hepimizin bildii, nl Sessiz Gemi iirini bir kez daha birlikte okuyalm: SESSZ GEM Artk demir almak gn gelmise zamandan, Mehule giden bir gemi kalkar bu limandan. Hi yolcusu yokmu gibi sessizce alr yol; Sallanmaz o kalkta ne mendil ne de bir kol. Rhtmda kalanlar bu seyahatten elemli,
25

Erkman, s. 73.

26

Roland Barthes, Gstergebilimsel Serven, (ev. : Mehmet Rifat-Sema Rifat), stanbul: Yap Kredi Yaynlar, 1993, s. 70.

Gnlerce siyah ufka bakar gzleri nemli. Biare gnller! Ne giden son gemidir bu! Hicranl hayatn ne de son matemidir bu! Dnyada sevilmi ve seven nafile bekler; Bilmez ki giden sevgililer geri dnmeyecekler. Birok gidenin her biri memnun ki yerinden, Birok seneler geti; dnen yok seferinden. lk drt dizede, bir limandan kalkan bir gemiden sz edilmektedir. Bunda, kuku duyulacak, aracak bir ey yoktur, btn limanlardan her gn birok gemi kalkar. Dzanlam asndan ya da szcklerin szlk anlamlar asndan bakldnda, ilk drt dizede, ite byle sradan bir olay anlatlmaktadr, ama acaba? iirde daha derin, ikinci bir anlam kat yok mudur? 2 7 iir bir noktadan sonra, doas gerei, tekil iletim yokluuna, daha dorusu iletim oulluuna yol amaz m? Bu doa da okanlamllk olgusuna iletmez mi bizi? 2 8 Dzanlam katnda, Trke bildiimiz iin (yani birinci iletiim ifresini bildiimiz iin) hemen kavrayabileceimiz yle bir yk sz konusudur: Limandan bir gemi kalkar. Ortalk sessizdir. Rhtmda kalanlar zntldr. stelik bu bir kerelik bir olay deildir, sk sk tekrarlanr. Ayrca, bu gemiyle gidenlerin hi biri geri dnmez. Demek ki, gittikleri yerden memnundurlar. Ancak bu ilk okunu iirin hepsi deildir. Gerek nesnelere gnderme yapan szcklerin (liman, rhtm, ufuk...) bazlar, sanki salt o nesnelere deil, baka bir eylere daha gnderme yapmaktadrlar. Liman bildiimiz stanbul liman (zmir liman...) ya da rhtm Karaky yolcu salonunun nndeki rhtm deil gibidir. nk, demir alma gn gelmitir ama (bu, btn gerek gemiler iin geerli bir kavramdr), zamandan demir alma gn gelmitir. Sahici gemiler kalkarken grlen mendil, kol sallama gibi doal davranlar grlmez. Kalanlar hznldr, siyah ufka bakarlar (sahici ufuklar genellikle pek siyah olmaz!), gzleri nemlidir; bu bir ayrlktan te, bir matemdir. stelik gidenler geri dnmez. Gerek hayatta da gemiyle gidip geri dnmeyenler olabilir ama, burada dnmeyecekleri fazlaca kesindir. Gerek hayatta bu ayrlk sahnesi bu kadar sessiz de olamaz. Btn bu ip ularna baknca airin hi de sahiden bir limandan kalkan gerek bir gemiyi anlatmadn, lm anlattn kavrarz. iirin tmne, lm anlattn kavradktan sonra, bir daha bakarsak, yeni bir ifreyi zmekte olduumuzu grrz. Ya da, yeni ifreyi zm olduumuz iin lm kavramna vardmz! lm bu yeni ifrenin anahtardr. Anahtar bulduktan sonra, tek tek kavramlara dnersek, hepsinin ikinci bir anlam bulunduunu saptarz. te bu ikinci anlamlar yananlamlardr. iirin zel ifresinde (yananlam katnda) rhtm, karayla denizin deil hayatla lmn kesitii erittir. Rhtm szcnn,
27 28

Erkman, ss. 73-74. Rifat, Gsterge Avclar iiri okuyan airler 1, s. 30.

Trkede ierdii karayla denizin kesitii erit anlamn, air biraz soyutlayarak zenginletirmi ve yalnz karayla denizin deil, birbirine zt iki eyin kesitii erit olarak kullanlmtr. Rhtm szcnn dz anlamn tam olarak yok etmemi, bu anlamn yalnz bir boyutunu, bir uzantsn alarak, buradan baka bir eye (hayatla lmn kesimesi) atlamtr. Rhtmn dzanlam katnda ierdii bu ztlarn kesimesi boyutu olmasayd ve air bu boyutu kullanmasayd belki iirin kendine zel ifresini zemeyecektik! air, rhtm szcne yeni bir boyut getirirken, bu boyutu rasgele sememi, bizim yeni ifreyi zebilmemiz iin, bildiimiz rhtm kavramnn dzanlamna da bir lde dayanmtr. Eski ifreyle (Trke: bildiimiz rhtm kavramn) yeni ifre arasnda yle bir denge kurmu ki, biz eski ifrenin bilgisiyle yeni ifreyi zebilelim! Bunu yalnz rhtm kavramnda deil, teki kavramlarda da yapmtr. Bir sanat, eer iyi ve zgn bir sanat yapt vermek istiyorsa, hep yeni bir ifre oluturma kaygs tar. Ne var ki, yeni ifre, eski ifrenin ip ularyla zlemiyorsa, yapt o denli bireysel kalr ki, yalnzca kendini yaratan sanat (ve belki de sanatnn bir iki yakn) tarafndan anlalr, dolaysyla izleyiciyle sanat yapt arasnda iletiim kurulamaz. te yandan ifre ok kolay zlyorsa, bu da yapta, baya,sradan gibi sfatlarn yaktrlmasna yol aar. imdi, birisi kalkp lm, gene liman, rhtm, uzaklaan gemi gibi benzetmelerle anlatmaya kalksa, bu Yahya Kemalin kopyas olur, zgn bir yapt olmaz. te, bu ikinci, yeni ifre, yananlam katnda yer alr. Her sanat yaptnn, kendine zg bir yeni ifresi, dz anlamn tesinde bir ikinci okunuu vardr. Bazen, bu okunularn says daha da ok olabilir. Sanat yaptlarnn zellii, bu getirdikleri yeni ifrenin, nceden belirlenmemi olmasndadr. imdi, yeniden, artk yeni ifresini, yani yan anlamlarn zm olduumuz, Sessiz Gemi iirine dnelim. /Rhtm/ szc, Trkede (birinci, dzanlam katnda) bir gstergedir. Gstereni, (iitim imgesi) /r//h/t//m/ ses beinden oluur. Gsterileni, karayla denizin kesitii ky eridi kavramdr. Yananlam katna getiimizde, RIHTIM kavram bu kez yeni bir gsterge oluturmaktadr. Bu yeni gstergenin de bir gstereni, bir de gsterileni vardr. Birinci gstergenin gsterileni, ikincisinde gsteren durumuna gemekte, kavramn bir boyutu alnarak, baka bir eye dntrlmektedir. /r//h/t//m/ 1.Gsterge: /RIHTIM/ (denizle karann kesitii yer (iki zt eyin /RIHTIM/kesitii yer) 2.Gsterge: rhtm (hayatla lmn gsterilen gsterilen gsteren

gsteren

kesitii yer) 2 9 Bir dilsel anlatm ak olur, buna karlk, baya olmazsa, o iyi bir dilsel anlatmdr: Kukusuz en ak dil, herkesin ortak olarak kulland szckleri kullanan dildir. Fakat byle herkes iin ortak olan szckleri kullanan dil, aklk yannda ayn zamanda bayal da beraberinde getirir. diyen Aristoteles, Poetikada Allmam szcklerin kullanlmasyla bir dilin, gndelik ve kaba olmaktan kurtulup, yceleceine deinir. Ama bir air kar da btn iiri bu gibi allmam deyimlerle yazmak isterse, o zaman bu anlalmas ok g bir dil, bir bilmece dili olur. 3 0

4. GSTERGEBLM ve SNEMA 4.1. Gstergebilim ve Sinema likisi Sinema yoluyla gerekleen bildirimenin incelenmesi iin btn bildirime sistemlerinin incelenmesinde olduu gibi ilk yaplacak i sinemann hangi ifreleri, nasl kullandn aratrmaktr. Bilindii gibi konuma dili bir bildirime sistemidir ve ift eklemlidir. Herhangi bir mesaj ok kaba bir deyile szcklere blebiliriz, /Ahmet-ieri girdi/ mesaj kelime ierir, bir dilde binlerce szck vardr ve bunlar belli kurallara uyarak biraraya getirerek sonsuz sayda mesaj aktarabiliriz. Yani belli birimleri birletirerek, daha karmak bir aktarm salarz, bu, dildeki eklemlemenin ilk katdr. Ancak kelimeler de daha kk baka birimlerden, kendi balarna anlam tamayan seslerden oluur, bir dildeki ayrc zellik tayan seslerin says ise 50-60 gemez. Ses dzeyindeki bu eklemleme de ikinci kat meydana getirir. Yani seslerin bir araya geliiyle szckler, szcklerin bir araya geliiyle de mesaj ortaya kar. Her bildirime sisteminin bir ifresi vardr. Bir ifreyi, rnein bir yabanc dili anlamak iin o dildeki belirtilerin anlamlarn ve biraraya getirili kurallarn bilmek, yani ifrenin anahtarn bilmek gerekir.
29

Erkman, ss. 74-76. Aristoteles, Poetika, (ev. : smail Tunal), 6.b., stanbul: Remzi Kitabevi, 1993, s. 63.

30

Metz, film olayyla ilgili semiolojik aratrma olanaklarn bulmaya alrken, daha fazla blnemeyecek bir birimin varln, Primumu kabul ediyor. Bu primumun iinde artk birbirinden ayrk birimler bulunmadn, primumun bylesi birimlerin bir eklemlenmesi olmayacan belirtiyor. Metze gre bu primum resimdir; yani gerein bir eit ayns, analogonudur ve bir dilde mevcut olan uzlamalara indirgenemez. Sinema gstergebilimi ancak szn gstergebilimi olabilir (stelik bu szler belli bir dilden alnma deildir), ya da belli sz tiplerinin gstergebilimi olabilir, bu szlerden kastedilen sentagma birimleridir, bu birimlerin birbirine balanmasyla filmin sylevi ortaya kar. Baz ifreler antopolojik-kltrel ifrelerdir; bunlar doumdan itibaren eitim yoluyla renilir (alglama, tanma ifreleri ve deneylerle edinilen verilerin belli kurallara uyularak grafie evrildii ikonik ifreler gibi), baz ifreler ise teknik adan ok daha karmaktr ve uzmanlk ister, bunlar resimlerin (planlarn) biraraya getiriliini dzenler ve baz insanlar tarafndan belli baz durumlar iin renilirler (ikonografik ifreler, pln ve montaj kurallarn kapsayan bilgiler, ykleme ileviyle ilgili ifreler gibi). Metze gre film sylevi gstergebilimi bu ikinci trden ifrelerle uramaktadr. 3 1 Dnyada saylamayacak kadar anlat var. Her eyden nce alacak sayda tr sz konusu; bu trler de, sanki her zdek, insann, anlatlarn gvenip aabilmesine uygunmu gibi, deiik tzlere dalm. Anlatnn dayana, eklemli dil (szl ya da yazl), grnt (duraan ya da devingen), el-kol-ba hareketi ve btn bu tzlerin dzenli bir karmndan oluabilir. Sylende, sylencede, fablda, masalda, uzun ykde, destanda, hikyede, trajedide, dramda, gldrde, pandomimde, tabloda, vitrayda, sinemada, izgi resimlerde, sradan bir gazete haberinde, konumada anlat hep vardr. 3 2 Sanatlar, doann ve toplumun betimlemeleridir: Bu betimlemeler, gerek ya da imgesel, grnr ya da grnmez, nesnel ya da znel olabilir. Sanatlar medyay (iletiim aralarn) ve bunlara denk den dzgleri kullanr. 3 3 imdilerde grntler gerein benzerlii olarak ideal bir dnya yaratm amacn gtmektedir. Eer plastik sanatlar tarihine bakarsanz k noktasnn estetik kayglardan ok, psikolojik isteklerden kaynaklandn grrsnz. Bu benzerliin hikyesidir ve isterseniz siz buna gerekliin hikyesi diyebilirsiniz. 3 4

31

Umberto Eco, Sinematografik ifre, (ev. : Fatma Akerson), Gerek Sinema, Say: 9, (Ocak, 1975), ss. 25-27. 32 Barthes, Anlatlarn Yapsal zmlemesine Giri, s. 7. 33 Guiraud, s. 88.
34

Andr Bazin, Sinema Nedir?, (ev. : brahim ener), stanbul: Sistem Yaynclk, 1993, s. 15.

Peirce, sinemann temel birimi olan fotoraf zerine unlar sylyor: Fotoraflar, zellikle ipak fotoraflar temsil ettikleri nesnelere belli bakmlardan tmyle benzediklerinden reticidirler. Ama bu benzerlik fotoraflarn ekilme koullarnn onlar doaya tpatp uygun olmaya fiziksel olarak zorlamasndan ileri gelmektedir. Bu bakmdan fiziksel ban sz konusu olduu ikinci tr gstergelere girerler. Roland Barthes, belirti terimini kullanmasa da benzer eyler syler. Barthese gre fotorafa baktmzda var olan deil, daha nce olan grrz. Fotorafn dzgs de yoktur ona gre. nk gsterge ile nesnesi arasna herhangi bir ey girmedii gibi insan da iin iine girmez. yleyse fotoraf, dzgs olmayan bir iletidir. Christian Metz, bu gr sinemaya uygulayacaktr, daha sonra. Metze gre ekim gereklemi bir sylem birimidir. Baka bir deyile savdr. Szlksel bir birim olan szcn tam tersine gereklii gsterir. Tpk bir szce gibi. Ev grnts salt evi gstermez. Grnt ite bir ev diyerek bir tr gerekleme belirtisi tar. 3 5 Sinemann en zgn elemanlarndan olan kurguyla birlikte grnt, aratrmaclarn en ok zerinde altklar iki edir. Sadece kurgu konusuna adanm zmlemeler bir yana, estetik, psikoloji hatta sosyoloji ya da Balazs, Mitry, Metz, Barthes, Schefer, Deleuze, Foucault gibi yazarlar tarafndan gelitirilmi olan semiyoloji denemeleri hep sinemasal iletinin dier bileenlerine bal olarak hareketli grntnn alglanmas konusuna ncelik vermilerdir. 3 6 Metz, estetik kuramn gelitirmede Bazine ok ey borludur. Bazin, grntye inanan ynetmenler (Ayzentayn, Pudovkin, Kuleov, Gance, vb.) ile geree inanan ynetmenler (Stroheim, Dreyer, Murnau, Flaherty, Renoir, Welles, vb.) kartln kurarken sessiz sinema-sesli sinema gibi yapay bir ayrm yadsyordu. Bazin, te yandan sinema bir dildir derken, kendinden sonra gelecek Metz gibi kuramclarn ve sinema gstergebiliminin ncs olacan bilmiyordu. Konumuz asndan, 1934 ylnda Esprit dergisinde sinema zerine yazlar yaymlamaya balayan Roger Leenhardt ok nemli. nk Bazinin on yl sonra gelitirecei kuramlar iin Leenhardtn yazlar temel olacakt. Leenhardta gre ses, grntden ok konuyu ne kardndan, sanatta gereklemi byk bir aamayd. Ayrca, gsterii uygulaymlar hor gren Leenhardt, Ayzentayn sinemann retorik ustas olarak grmyordu. nk ona gre fotoraf ileme (manipulation) arac deil, gerei yanstma aracdr. 3 7

35 36

Seil Bker, Sinema Dili zerine Yazlar, Ankara: Dost Kitabevi, 1985, s. 30. A. efik Gngr, Sinemada Grnt Ynetmeni, Ankara: Kitle Yaynlar, 1994, ss. 21-22. 37 Bker, Sinema Dili zerine Yazlar, ss. 30-31.

Sesin geree inananlarca nemini vurgulamak iin yle bir rnek verelim: Grntde bir alma odas olsun. Bu alma odasnn nasl bir mekn iinde yer aldn, sadece tek bir tannan sesle belirlemek mmkndr. Ku ya da crcr bcei sesi, bu mekn krsal bir blge olarak belirtir. Yaklap uzaklaan bir polis siren sesi ise, bu mekn bir yerleim yeri, rnein ehir olarak belirtir. Gemi siren sesi ise denize yakn bir mekn artrr. Perdedeki tek bir grntnn ardndan baka grntlere gerek kalmadan ses, yaratt boyutla izleyeni ynlendirir. 3 8 Kukusuz Leenhardt sinemasnn geree ne denli yakn olduundan sz eden ilk kuramc deildi. Ancak Bazinden nce sinema gereklik ilikisini en iyi irdeleyen kuramcyd. O sinemann bir anlama arac olmadn, gsterme arac olduunu sylerken, Bazinin de, Metzin de ncs oluyordu. Leenhardta gre sinema kuramclarnn grlerinin tersine, bir dizi gsterge yerine baka bir dizi gstergenin kullanlabilecei bir simge dizgesi deildir. Daha sonra Metz ayn dnceyi gstergebilimin terimleriyle dile getirir: sinema langue (dil) deil, langage (dilyetisi)dir. Leenhardta gre anlamlama retoriktir. Retorik ise konumann ve uzlamsal sanatn kipidir. O retorik ieren sinemay ho grmez, nk sinemada nemli olan eretileme deil, eksiltidir. Evreni gizemli bulduundan eksiltiyi yeler. Evren ona gre tmyle verilemez. Bazinin k noktas fotoraf grntsnn varlkbilimiydi: Fotoraf imgesi (grnt), zellikle sinematografik imge br imgelere benzetilebilir mi, onun br imgeler gibi nesneden bamsz bir varl olduu dnlebilir mi? mgelemi canlandran, bellee yardm eden benzerlikleri plastik sanatlar hakl klyordu. Oysa fotoraf yine de baka bir eydir. Bir nesne ya da kiinin imgesi olmaktan ok onun izidir. retilme biimi onu br yeniden retim uygulaymlarndan temelden ayrr. Fotoraf gerek ve belirgin bir izlenimin mercek araclyla kalplatrlmasdr. Bylelikle o kendinde salt benzerlikten te bir ey, yani zdelik tar. Bu grler peircen grlerine benzer. Bazinin szn ettii nesne ile onun izi arasndaki varlksal ba Peircen tanmdr. Bazine gre: Tm sanatlar insann varolmasn gerektirirken, fotoraf stnln insann olmamasndan alr. Fotoraf bizi doadaki bir grng gibi etkiler, gzellikleri kkenlerinin ayrlmaz bir paras olan bir iek ya da kar tanesi gibi. Bazine gre biz doadaki gizli gereklii ortaya karmak iin imgelemimizi doaya yneltiyoruz. Sinemann ham maddesi gerekliin brakt iz. Onun kuram nsel olarak nesneyi gerektiriyor ya da doay. Fotorafa bakarken salt nesnenin niteliklerini deil, onun varln gryoruz.
38

Levend Kl, Grnt Estetii, stanbul: Kavram Yaynlar, 1995, s. 92.

Bylece gerekliin sinemada brakt izlerin iki zellii ortaya kyor: zler nesnelere doutan baldr ve izler hazrdr. Yorumu gerektirmezler, grnce tanrz onlar. Sinema bu nedenle gerekliin kendisi deil, sonumazdr. Belirti nesneyle arasndaki gerek bantdan tr yorumcunun gcl gstergeyi edimli gsterge olarak yorumlamasn gerekletirir, nesneyi betimlemeksizin yorumcunun dikkatini eker. Belirti nesneden etkileniyor, ama onun nesne tarafndan edimli deitirimi de sz konusu. Bazinin, gerekliin kendisi deil sonumazdr dedii bu. boyutlu uzam yanlsamasn gerekletiren perspektif, ayrca ses, renk ve geni perde bizi, geree daha ok yaknlatran uygulaymsal gelimelerdir. Bu nedenle de Bazin bu tr gelimeleri sevinle karlar. Gerekliin tam temsil edilebilmesi olanakldr artk. 3 9 Ayzentayn da gerekten yola kar, Bazin de. Ayzentayn filmin gerekle ban koparr. Montajla gerei yeniden dzenler. Bazine gre montajdan yana olan ynetmenler olay yok ederler. Olayn yerine kurmaca olay koyarlar. Kuleov, Ayzentayn ve Gancen kurgular olay gstermez, olay antrr. Bazin gerekten yola kar, ama gerein tesine gemez. Filmin gerekle ilikisini koparmaz. Bazin, ekimler arasndaki doal kurguyu yadsmaz kukusuz, ama montaj, ekimler arasndaki ak ilikiyi yadsr. Ayzentaynn montaj anlayn eletirir. Montajn yerine uzun ekimi, alan derinliini koyar. Bazin montaj yadsmaz, montajn nemini azaltr. rnein Welles, Citizen Kanede (Yurtta Kane,1941) dramatik etkiyi kesmeye ba vurmadan yaratr. Alan derinlii kullanmyla Welles birka sahneyi bir evrime sdrr. Alan derinliini Welles bulmad kukusuz. Bazine gre Wellesin nceli Renoir. Bazine gre Renoirn derinlik yaratma abalar montajn nemini azaltt. evrinme ve derinlik anlam yaratmada etkili oldu. Bazin, olayn paralanmasn istemiyor, kurgusuz film olmaz, ama ynetmen alan derinlikli uzun ekimleri kurgu ile kaynatrabilir. Alan derinlii olayn ayrntlarn gstermekle kalmaz, anlama da katk getirir. Alan derinlii izleyicinin grnt ile yakn bir iliki kurmasn salar. stelik alan derinlii izleyicinin katksn gerektirir. zleyici etkin olmak zorundadr. Ayzentayn, izleyicinin montajdan tr filme katlacan syler, Bazin ise uzun ekimden tr. Bazine gre montajda izleyici ynetmenin setiini grr. Montajla yan yana gelen iki grntnn bir tek anlam vardr. Montaj doas gerei ok anlamlla kapaldr. Bazine gre yk gizem ve belirsizlie gereksinim duyar. Gizem ise alan derinlikli grntde vardr. 4 0
39 40

Bker, Sinema Dili zerine Yazlar, ss. 31-32. Seil Bker, Film ve Gerek, Eskiehir: Anadolu niversitesi Eitim Teknolojisi ve Yaygn Eitim Vakf Yaynlar, 1989, ss. 21-22.

Sinemada bir kartlk varsa, bu kartlk iki ayr sinema dilinden kaynaklanmaktadr. Grntye inanan Ayzentayn, Pudovkin, Kuleov, Gance gibi ynetmenler Metzin deyimiyle langue yaratanlar, geree inananlarsa langage yaratanlardr. Bazine gre sesin sinemaya girii, geree inanan ynetmenlerin anlatmn desteklemitir, nk ses gerein ayrlmaz bir esidir. Bazin sinemada uzlamdan yana deil, ona gre uzlam gerekliin grntsn ssler gibi grnse de aslnda onu karartr. Simgeye Metz de kar kar, nk simge sinema dilini languea dntrr. Olgunun bir kezlik oluunu vurgulayan Bazin, stdyoda gerekletirilen yapmlarn stdyo hilesinin en yetkin rnekleri olmalarna karn yknlemeze ykndklerini syler. Bir kezlik olgunun yeniden yaratm baka sanatlara zgdr. Sinemada ancak grntnn temsil edilen olaya ball sz konusu olabilir. Burada Bazinin, Peircen belirti tanmna nedenli yaklat ak. Bazin, izleyicileri honut etmek iin kimi filmlerde uzlamsal biem ve ileti kullanlmasn ho grmez. Ona gre sinemann gerein deiik ynlerini anlatacak saysz biemi vardr. Bazin, 1948de Alc Kalem bildirisinde sinemacnn romanc ile e deerli olduunu vurgulayan arkada Alexandre Astruc anmsatarak, ynetmenin biemini hammaddenin gerektirdii gibi yaratmada zgr braklmasn ister. Alc kalemcilere gre sinema diyebileceimiz bir olgu yoktur, yalnzca filmler vardr ve her film kendi biemini bulmaldr. Daha sonralar Barthes, Metz gibi yazarlar sinema dilinin anlam yaratmada ne denli varsl olduunu vurguladlar. Sinema dilini uzlam ve klielere indirgemek Barthesa gre bayalktr. rnein, zamann getiini belirtmek iin takvimden hzla kopan yapraklar gstermek, Parisi anlatmak iin neon klarn, bulvar kahvelerini, Eyfel Kulesini gstermek. Bazinin sinema yaklamnn Peircen kuramna kout olduunu gsteren bir rnek de sinema tiyatro karlatrmasdr. O gerek dramatik dzenleme gerek sahne dzenlemesiyle tiyatroyu sinemadan ayrr. Tiyatro yaamdan ayr bir gereklik. Oysa sinema doal dnyay salt genileten bir ortam. Tiyatro izleyiciyi pervane gibi na eker. Sinema tam tersine izleyiciyi alcnn srekli olarak aydnlatt sonsuz, karanlk bir dnyaya eker. Alcnn srekli olarak gsterdii dnya ise doal dnyadr. Nesneleri doada hazr olan, nesneleriyle varlksal balar olan grntler alcnn srekli olarak aydnlatt sonsuz karanlk dnyada izleyicinin karsna karlar. 4 1 amzn bilimi olarak nitelenen gstergebilim giderek zel dallarn da oluturuyor. Sinema gstergebilimine de artan bir ilgi var. Roland Barthes, Christian Metz, Pier Paolo Pasolini, Umberto Eco gibi
41

Bker, Sinema Dili zerine Yazlar, ss. 33-36.

kuramclar bu yeni bilim dalnn nda sinema diline, kuramlarna, estetiine yaklayorlar. nk sinema her eyden nce bir dil olgusu. 4 2 Bu aratrma projesinin amac gstergebilimin ya da sinema gstergebiliminin genel sorunlarn tartmak deil. Gstergebilimin kuramlarnn sinemayla ilikisini belirlemek olabilir. Bu nedenle bu blmde Peirce ve Bazinin grntye ilikin grlerinin koutluunu gstermeye altk. 4.2. Sinema Gstergebilimi: Metz Christian Metzin dedii gibi, sinema yaps gerei yananlam yaratr. Baka yananlam yaratclarna gereksinimi yoktur. nk sinemada gsterenle gsterilen birliktedir, bundan dolay da seyirliin kendi anlamlamas vardr, bylece seyirliin kendi gsterge olmutur. Bu olguyu Saussurea dayanarak amaya alalm. Saussurea gre gsterge bir nesneyle bir ad birletirmez, bir kavramla bir iitim imgesini birletirir. itim imgesi sesin anlksal izidir, duyularmzn tanklyla bizde oluan tasarmdr. izim 1 Saussuren szl dillerdeki gstergeler iin verdii izelge. izelgede kavram (aa) gsterilen , iitim imgesi gsteren, kavramla iitim imgesinin birleimi gsterge.
aa

(kavram) iitim imgesi iitim imgesi

ZM 1
Aa kavramnn yazl olarak sunulduunu dnelim. Saussuren izelgesinden yola karak izim 2deki gibi bir izelge izebiliriz. Kavram (aa) gsterilen, yazl imge gsteren, kavramla yazl imgenin birleimi gsterge. Bu ilemde de imge anlkta tasarlanyor.
aa

(kavram) yazl imge yazl imge

ZM 2 Son olarak gstergenin grsel bir e olduunu varsayalm (izim 3). Grsel e bal bana bir gsteren, sinemada gstergenin kendisi.
42

Seil Bker, Film Dili Kuramsal ve Eletirel Eilimler, stanbul: Kavram Yaynlar, 1996, s. 56.

aa

(kavram) grsel e grsel e

ZM 3 Ynetmen bu doal anlatml grntlerle diledii anlam yaratr. Metze gre her ekim bir dzenlemedir, seyirliin kendi gzellii vardr. Potemkinde (Bronenosets Potemkin, Ayzentayn, 1925) deiik aslan heykelinin ayr ekiminden oluan ayrm grkemli bir dizim oluturur, ama, bu szl dillere zg bir olgudur. Metze gre szl dillerde kullanlan szdizimsel ilemlerin sinemada kullanlmas, sinema dilinin bir dil dizgesi olmasna yol at. Giderek bu olgu bir gelenek durumunu ald. Birok kii filmi salt szdizimsel yapsndan tr anlayabileceini sand. Oysa insan szdizimini anlama yetisi olduu iin anlar, yani filmi anlad iin szdizimini anlar. Dil dizgesi dzenlenmi bir dzgdr. Dilse daha geni bir alan kapsar. Saussuree gre dil dizgesi dilin nemli ama yalnzca belli bir blmdr. Metze gre dil dizgesine zg szdizimsel ilemlerden yoksun olduunda film olaylar daha ok anlalr klar. Sinema dili evrenseldir, grnty alglama tm dnyada ok az deien bir olgudur. nk sinema dilinde ift eklemleme yoktur. Sesbirim gsterendir, gsterilen deildir. Oysa sinemada grnt hem gsterendir, hem de gsterilen. Szl diller sesbirim asndan ayrmldrlar, bundan dolay deiik dilleri konuanlar birbirlerini anlamazlar. Sesbirim baka dillere evrilemez. Her dil kendi ses yapsnn zellikleri iinde tanmlanabilir. Sesbirimden yoksun olan grnty evirmek diye bir ey zaten sz konusu olamaz. Filmin sesbirimi olmadndan o her dile evrilmitir, bu nedenle de evrenseldir. 4 3 Bir ev gstermek isteyen ynetmen, kendisi hangi ulustan olursa olsun, ev gstermek zorundadr. Yani sinemada gsteren ile gsterilen arasndaki iliki nedenlidir. Bu nedenlilik ilikisi yananlam dzeyinde de vardr. Yalnz, yananlam sz konusu olduunda gsterilen gsterenin tesine geebilir. Baka bir deyile yananlam simgeseldir. Metze gre grnt dorudan tad anlamdan baka bir anlam tayabilir, ama hibir zaman dzanlamla elikiye dmez ya da onu yadsmaz. Gsterenle gsterilen yine bir aradadr. 4 4

43 44

Bker, Sinema Dili zerine Yazlar, ss. 38-40. Bker, Film Dili Kuramsal ve Eletirel Eilimler, s. 74.

ncelleri Bazin ile Barthes da olsa, Metz giderek doal anlatml grntlerle sinema bize dorudan seslenir grnden uzaklar. Filmin gereklik izlenimini ne denli kurduunu dnr. Film bize dorudan seslenmiyorsa, grnt baat deilse, iletilerin izleyiciye aktarld bir sre olan anlamlamay tayan nedir? Metindeki dzg ya da dzgler diye yantlar bu soruyu Metz. yleyse filmden kacak her olas anlam bir dzg tar, bundan dolay gstergebilimciler ncelleri Bazinin anlad anlamda dorudan ya da dolaysz anlam yadsrlar. Ynetmen kendinden nce var olan dzglerle karlaacaktr, ama bu dzglerin oran szl dillerdeki gibi byk deil. Ayrca bu dzgler deimez ve srekli de deil. Filmin anlalmas, bellekte kalmas, gereklik izlenimi, vb. gibi incelenecek pek ok konu var. Filmoloji tm bu sorunlarla ilgileniyor. Kitle iletiimcisi ierik zmlemesi yoluyla filmin ieriinin izleyici ile ilgisini kuruyor. Estetiki de ruh zmleyici de filmle ilgileniyor. Gstergebilimci iletiden, yani filmden kalkar, dzgye varr. nk Metze gre filmin alglanmas tmyle onun ikonik zelliine dayanmyor, sinema bir sylemdir ve dzglere dayanr. Gstergebilimsel zmleme filmi yaratmaz, film zaten yaratlmtr. Ama sinemann dzglerini yaratr, onlar aklar, nesneler gibi belirler. Aslnda bu dzgler filmde stleri rtl dururlar, zmleme onlar ortaya karr. Gstergebilimcinin szn ettii dzgler iletinin ya da filmin anlalmasn salayan mantksal ilikilerdir; fiziksel varlklar yoktur, ama filmin iletisini gerekletiren kurallardr. Gstergebilimci filmleri inceledikten sonra, filmlerde ileyen kurallar ya da dzgleri belirler. Ynetmen dzgleri ileti gndermek iin kullanr, gstergebilimci ise iletileri oluturan dzgleri belirlemeye alr. Geleneksel film eletirisi genellikle filmin iletileri zerinde younlar, gstergebilimsel eletiri ise bu iletileri yneten dzglerde younlar. Filmin ya da metnin gnderdii iletiyi yinelemez, diegesise (grntsel gsteren) ynelir. Metz, diegesis ya da filmin yapntsal dnyasnn gsterilenlerinin gsterenlerden bamsz olarak ele alnamayacana inanr. Gsterilen gsterenden bamsz olarak ele alnamadna gre, ayn dzg nasl oluyor da deiik dillerde ortaya kabiliyor? Dzgnn fiziksel varl yoktur, ama o fiziksel bir gerete ortaya kar. Dzgnn ortaya kt gere onun biimini de etkiler. Tablodaki renk ve k oyunu ile fotoraftaki ayn deil. nk anlatm aralar deiik, gsterenleri deiik. stelik sinema devinimli; fotorafn, izgi romann, tablonun, fotoromann ikonik zellikleri var, ama devinimli deiller. Sinemann anlatm gereci Metze gre gereklik de deil, arpc montaj da deil. Sinemann anlatm gereci filmin be kanal: 1-devinimli grnt, 2konuma, 3-mzik, 4-ses, 5-yaz. Bu be kanaln oluturduu bir anlatm arac olan sinemada ortaya kan dzgler trdr: sinemaya zg dzgler, sinemaya zg olmayan dzgler, sinemann br sanatlarla paylat dzgler. Metz, hzl kurgunun sinemaya zg olduunu syler. Sinemaya zg olmayan kltrel dzglerse bizim alg alkanlklarmza dayanr. Metz, kltrel dzglerin doal gibi

alglandn, nk kiinin toplumda bu dzgleri ok iyi iselletirdiini syler. Sinemann br sanatlarla paylat dzglerden birine rnek olarak k ve glge dzenlemesini verir, Metz. Bu dzgnn resme zg olduu dnlr. Oysa davurumcu filmlerde bu eden alabildiine yararlanlmtr. Kimi anlat uygulamalar (geriye dnler gibi) yaznda da sinemada da kullanlr. Ayn dzg deiik metinlerde kullanlabilir,

Murnau Nosferatu (1921) ama gsterilen ya da ileti ile ilgili tartma hep sz konusu olur. nk dzgnn ortaya kt gere ya da gsteren deiiktir. Dzglere kullanmlarndaki younluk asndan da yaklalabilir. Kimi dzgler hemen hemen tm filmlerde kullanlabilir: evrinme her filmde yer alabilir. Ama bu tr genel dzgler deiik balamlarda deiik anlamlar yaratrlar. evrinme bir filmde bir kr grnm betimlerken, brnde bir otomobili izleyebilir. 4 5 Trlere, dnemlere, auteur (yazar)lara zg dzgler de vardr. Kovboy filmlerindeki giysi dzgleri, davran dzgleri, kr grnmleri yalnzca kovboy filmlerine zgdr. Tm filmleri zgl dzgleriyle tannr ve tanmlanr. 4 6 Dzglerin yzeysel grnlerinin ardnda altdzgler de vardr. Her filmde oyunculuk, giysi, k, bititirme, alc devinimleri vb. dzgler var. Davurumcularn oyunculuk anlay ile Yeni Gerekilerin oyunculuk anlay birer altdzg. Gstergebilimci sinema tarihi boyunca kullanlan dzgleri aratrabilecei gibi, tek bir dzgy ortaya karan altdzgleri de aratrabilir. Gstergebilimci iin nemli olan filmin yapm, datm, ruh bilimsel etkisi, vb. deil, iletilerin dzenlendii filmdir. Gstergebilimcinin inceledii film bir metin kukusuz. Ne tr olursa olsun metin btnyle okumamz gereken iletiler toplamdr. Tek tek iletiler metnin balam iinde anlam kazanr, metin iinde bir dizge oluturur. letiler rasgele sralanm eler deildir. 4 7 Resimgesel karakterlerinden dolay, gzelduyusal gstergeler, mantksal gstergelere gre ok daha az saymacalam; bundan dolay
45 46

Bker, Sinema Dili zerine Yazlar, ss. 40-43. Bker, Film Dili Kuramsal ve Eletirel Eilimler, s. 79. Bker, Sinema Dili zerine Yazlar, ss. 43-44.

47

da ok daha az dzglemi ve toplumsallamtr. Kukusuz bu gstergeler saymacadr; hem de kimileri yksek dzeyde... Ama bu saymacalk hibir zaman balayc, kanlmaz, genel, mantksal gstergelerin gerektirdii zorunlu bir nitelik deildir. Gzelduyusal gsterge bir yerden sonra her trl saymacalktan syrlr; anlamda betimgede btnleir. Bu nitelik kendisine, yaratc gcn kazandrr. 4 8 Dizge metnin kartdr, tpk dzgnn iletinin kart olmas gibi: her dzg bir dizgedir; her ileti bir metindir. Dizge belirli bir metne zgdr, ama dzg pek ok metinde yer alabilir. Dizge ve dzg soyut varlklardr. Dzg mantksal bir biimdir. Dizgenin de maddi bir varl yoktur, metnin anlalabilirliine dizge diyoruz. Bu durum yle zetlenebilir: DZGE Soyut DZG X X METN Somut LET

Metz, dilbilim terimleri kullanarak, gstergebilimciyi izleyiciden ayrr. Her ikisi de filmi anlamak ister ve metni naiv olarak okur. Ama gstergebilimci filmin nasl anlaldn anlamak ister; metni st dille okur ve metnin anlama srecinin ne olduunu aklar. Onun zerinde durduu ey dizge. Dizge metnin anlalmasn salyor. Metin dizgeyi gstermez, dizgeyi gstergebilimsel zmleme yapan aratrmac ortaya karr. Dizgeyi ortaya karmak iin gstergebilimci naiv okumay amak, st dile dayanan bir okuma gerekletirmek zorundadr. Dizge birden ok metinde grlrse artk dzg olur. Her dzg bir dizgedir, ama her dizge bir dzg olamaz; tek bir dizge olarak kalr ve ileti deildir. Kimi metinler iletiye dnmez, tek bir metin olarak kalrlar. Metin ve dizge kavramlarna Louis Hjelmslevin anlad anlamda yaklar Metz. Metin somut, dizge soyut: filmi izlerken dizgeyi deil, metni grrz. Metz, filmin yoksul bir dzgs, varsl bir iletisi, yoksul bir dizgesi, varsl bir metni olduunu syler. Bylece sinemay, ilk dnemlerinde, dzgs olmayan bir dil olarak tanmlayan Metze (kendisine) yaklar. Geirdii byk deiime karn, Metz, filmlerdeki dzglerin szl dillerdekine edeerli olduuna inanmaz. nk grntde anlksal arm sonucu oluan uzlamlarn dzglenmesi sz konusu deildir. Film gerek dnyadan grntlerle; gsterenle gsterilenin birlikte olduu grntlerle yapntsal yky kurar. Metin filmin iletilerini dizisel ve dizimsel eksenlerin etkileimi ile oluturur. Dizisel anlam ba yledir: gonca siyah solmu krmz gl gl gl gl

Bu tr balantda ayn dizi ierisinde bulunan gstergeler birbiriyle yer deitirebilir. Ynetmen gonca gl yerine solmu gl
48

Guiraud, s. 86.

grnts gsterebilir. Bu onun deiik seenekler arasndan gerekletirdii zgl bir semedir. Saussure semenin in absentia ile ilgili olduunu syler. nk diziden tek bir gsterge, anlamn dizimde yer almayan ama alabilecek dizideki br gstergelerle kartlndan edinir. Aralarnda ortak bir yn bulunan gstergeler arm yoluyla bellekte birbirine balanr. Gstergeler ayn dzlemde dizilmilerse, buna dizimsel balant denir. Dizimsel balant yatay dzlemde yer alr. Burada diziden seilen gstergelerin birleimi sz konusudur. Gsterge, dizimsel boyuttaki br gstergelerle bant kuracak biimde yerletirilir. Gstergeler birbirine uzamsal yaknlklarndan dolay balanrlar. Metinde bu srelerden biri ar basabilir. Gstergebilimci tek tek filmlerde ya da ynetmenlerde bu srelerden hangisinin ar bastn ortaya karr. letileri deil, sz konusu film ya da ynetmende o iletileri ortaya karan yapy tartr. Metz, televizyonda izlediimiz futbol mann diziminin, dizisel bantdan seilen grntlerle olutuunu vurgular. zleyici de pek ok alcnn ektii deiik grntlerden bir seim yapldn, izledii dizimin bu seim sonucu olutuunu bilir. zlediini anlar, tpk derin yapy kullanan ama onu betimleyemeyen konuucu gibi. Burada Metz, Chomskynin kulaklarn nlatyor: konuucu da izleyici gibi kurallar bilir, kural dn yadrgar, ama kurallar betimleyemez. Ayn durum film grnts iin de sz konusudur. zleyici film yapm zerine hibir ey bilmese de, televizyon grntsnden daha karmak olan film grntsnn derin yapsn anlar. Ama bu yaplar bir stdille aklamak gstergebilimciye der. Film karmak bir sylemdir: bir metindir, dzenlenmi bir btndr, bir dizgedir. Varl iletisinde deil dizgededir. Onun iin her film metninin kendine zg bir yaps vardr. Sinema dilini kavramak iin pek ok film incelenebilir. Ama bir tek film kendine zg yapsyla biriciktir. Kt film sinema dilini mekanik olarak uygular; zgn film dzglerle oynar, yeni yeni bileimler yaratr. Saussureden bu yana dil dizgesini anlamak iin szden balamak zorunda olduumuzu biliyoruz. Saussure, toplumsal nitelikli dil dizgesini, kiisel olan szden ayrr. Sz kiisel, dil toplumsaldr. Sinema dilini aratrmak iin de filmden balamak zorundayz. Filmi aratrmak sinema dilinin bir parasn aratrmaktr. Sinema dilinin kimi zelliklerini grebileceimiz film, zgl bir metindir. Sinemann tm zelliklerini grebileceimiz genel bir metin, aratrmacnn ne kalk noktasdr, ne de var. nk byle bir metin yoktur. Film metinleri ok eitli. Gstergebilimci tek bir filmle yola kar. Onun grevi, zmleme yoluyla metinsel dizgeleri, sinemasal dzgleri ya da alt dzgleri (sinemada kimi kez anlam altdzg belirler; rnein, belirli bir tr n seilmesi bir altdzgdr) ortaya karmaktr. Sinemasal olmayan dzgleri zmlemek baka bilim dallarna der.

Gstergebilimciyi bekleyen glk sinemada eitli dzg ve altdzgleri hesaba katmak zorunluluudur. nk sinemann szl dil gibi daha nce var olan bir dizgesi yok. Szl dilin dzgsnden bir iirin yapsn ayrt etmek daha kolay. Toplumsal dilbilimcinin szl dilden bir altdzgy ayrt etmesi daha kolay. Ama bu ayrm sinemada bu denli kolay olmayabilir. Barthesn oul okuma, Econun ak yapt olarak adlandrd deiik dzeyde okumalar film metni iin de sz konusudur. oul okuma oul dzgye deil, metinsel dizgeye dayanr. En kt, uzlamlara en ok dayanan film bile, anlatacan bir dzen iinde sunmak zorundadr. Byle bir filmin de dayand bir anlat dzgs vardr. Bunuel ya da Bergmann filmleri ruh zmsel ve siyasal okumaya olanak veriyorsa, bu onlarn dzglerinden tr deil, dizgelerinden trdr. Ele ald filmi kendi bana ve kendisi iin inceleyen, nesneyi kendi eleri arasndaki bantlardan oluan bir dizge olarak ele alp, bu dizgeyi ortaya karmaya alan gstergebilimciler biimle ilgilenmekle sulanrlar. Metz, grntnn gerekliine ve anlatnn biimine yneldiini sylyor; ardndan da biimin kimi zelliklerini ierie borlu olduunu ekliyor. u unutulmamal: biim ierikten bamsz deil; gsterilenin biimi gsterenin biimi kadar nemli. Metinlere biim veren dizgeyi ortaya karmaya alan zmleyici ierikle de ilgileniyor: Gsteren Anlat (sylem) Gsterilen erik (yk)

Biim bir yanda, ierik bir yanda deil. erik gerekliini yapya borlu, biim ise ierii oluturan yaplarn dzenlenmesi. Metz, bu konuyu Hjelmsleve dayanarak aar. Hjemsleve gre anlam biimlenmemi bir yndr, biimden nce ve ondan bamsz olarak vardr. Anlam bir dil dzleminde belirmedike, biimlenmemi bir yn olarak kalr; ancak biimlendiinde tze dnr. Bu durumda tzn doas anlama baldr, onun zgl bir biimi yoktur; biimi, ancak ona biim verildiinde edinir: tz, biim ve anlama eklenen nc bir ey deildir; anlam biim de dzenlenirken tz ortaya kar. Hjemslev, tzn anlamdan bamsz olmadn, biimin tz olarak, anlamn bir zellii olarak ortaya ktn vurgular: tz biimlenmi anlamdr ya da tze dnm anlamdr. Anlam biimlenmemi, tz biimlenmi aklayandr. Anlam her biimleniinde yeni bir biimin tz olduuna gre, her dilsel ierikte zgl bir biim kar kamza: ieriin biimi. Bu durumda alt e sralar Hlelmslev; anlatmn biimi, ieriin biimi, anlatmn anlam, ieriin anlam, anlatmn tz, ieriin tz. Metz, sinema gstergebiliminin anlatmn anlam ile ilgilendiini syler. Anlatmn anlam bir dili brnden ayran bir edir. Bir dilden brne ieriin anlam deiebilir, ama bu deiim anlamn doasyla

ilgilidir. Metz, gstergebilimsel zmlemenin Hjemslev'n anlad anlamda tz ile bantl olduunu syler. Biimle (dzglerle) ilgilenen gstergebilim, biimleri anlatmn anlamna bal olarak aklar, anlam dzglerle balantlar iinde ele alr. Gstergebilimcinin szn ettii dzgler, Hjemslevin anlad anlamda tz birimlerdir. Bu tz birimlerin gsterenleri anlatmn tz gsterilenleri ise ieriin tz olarak biimlenir. Sinemasal sylem grnt, mzik, konuma, ses ve yaz gibi be duyumsal dzene dayanr. Bundan dolay sinema gstergebilimi ruhbilime baldr. Film dili bu be ayr dizgeyi izleyicinin anlamasn gerektirir; grsel ve iitsel alg deiik kltrlerde ayr olabilir. Filmi anlayabilmek iin gerekli olan yeti de kltreldir, sonradan edinilir. Filmdeki kltrden aktarlm yananlamlarn aktarlmas gerekir. O dnemdeki anlatlarda grlen temel anlat yaplarnn alglanmas gerekir. Filmlere zg dizgelerin alglanmas gerekir. Bunlara filmdeki konumalar da eklenebilir. Bu adan filmin toplumsal-kltrel boyutu var. Filmin toplumsal simgelere, ideolojilere, eitli estetik etkilere, eitli sanat akmlarna, ynetmenlerin yaratc glerine ak. Bir metin (film, yk, roman, vb.) tmyle kltrel bir nesnedir. Toplumun genelde rettiinin kk bir parasdr. Bundan dolay da toplumbilimin, ruhbilimin, estetiin, tarihin, vb. bu kk parayla balants vardr. 4 9 nl ruhbilimci Carl G. Jung, Bilin Ve Bilinaltnn levi adl kitabnda bilinalt kavramn aklarken bir zaman grd Pragl renci filmini anlatarak, bunu rnek gsterir: G bir sorunla karlatmzda, hemen anln byl deyneini sallyor, sorunu dncemizden karp atyoruz. Bylece sorun kendiliinden, iimizdeki teki kiiye, karanlk yanmza, varlmzn bilinalt blmne terk edilmi oluyor ve o yanmz da bu sorunu zmlemeyi stleniyor, Tanr bilir ya, hem de nasl! Pragl renci adl filmi grdnz m bilmem? Szn ettiimiz bu ruhsal durumu ok gzel betimliyordu. Filmin kahraman, para sknts eken bir renci. Karsna eytan kyor ve odasndaki eyalarn kendisinin olmas kouluyla renciye ykl bir para teklif ediyor. renci anlamay kabul ediyor, nk odasnda bozuk bir ayna, eski bir karyola, eski bir dello klc ve birka kaytan baka bir ey yok, ksacas hepsini eytana verebilir. Fakat eytan, bir an aynaya bakmasn istiyor renciden ve aynaya bakt anda bir el hareketi yapyor, rencinin aynadaki grnts yok oluyor ve eytann peine taklyor. renci fazla tasalanmyor; yalnzca berbere tra olurken aynada kendini grememek biraz cann skyor, fakat grntsn kaybetmek, ilk balarda fazla sorun karmyor. Sonunda, renci nianlanyor ve gen kzn ailesinden biriyle kavga ediyor. Dello kanlmaz olduundan, kaynpederi kendisinden karsndakini ldrmemesini rica ediyor, nk renci ok iyi kl kullanan biri. Tabii renci verdii sz tutacaktr. Fakat dello gn, arpma yeri olan kent dna kmak iin hazrlandnda arabasnn tekerleinin krk olduunu gryor renci
49

Bker, Sinema Dili zerine Yazlar, ss. 45-49.

ve yola yaya kyor. Delloya ge kalmtr ve can sklmaktadr. arpma yerine ulamasna az kala, aalarn arasndan eli kll birinin yaklatn gryor. yice yakna geldiinde, adamn kendisinin dier yan olduunu ve elindeki klcn kanlarn otlara sildiini fark ediyor. O an, ne olup bittiini anlyor. Koarak arpma alanna geliyor. Dello bitmi, hasm kanlar iinde yerde l yatmaktadr. Bylece kaynpederine verdii sze ihanet etmitir. Neden? nk glgesini eytana rehin vermitir. eytann alp gtrmemesi iin, glgemizin ne deer tadn bilmek her zaman yararldr. 5 0 Metze gre sz konusu bilimlerin hibiri anlaml bir nesne olan filmi nesnel olarak aklamad. Filmi kapal, anlaml bir sylem (ieriin biim ve tz, anlatmn biim ve tz) olarak ele alan gstergebilim bu iin stesinden gelecek gibi grnyor. Metz, gstergebilimin imdiki durumda en yetkin aklamay getirmediini kabul ediyor. Ama en yetkin aklamay getireceine de inanyor; bilimin gelieceine inanyor. Gstergebilim yukarda ad geen bilimlerden ald verilere dayanarak baaracak bunu, onlardan ald yntemlere dayanarak deil. Grld gibi sinema gstergebiliminde, ele alnan anlaml nesnenin dnda kalan, onun gereklemesine yardm eden verilerin varl yadsnmyor. Ama aklanmak istenen nesne yaptsa, ona eilmek gerektii vurgulanyor. Metz, sanat kavram ile sanat yapt kavram arasndaki ayrma benzetiyor. Yazn sanatnn yaptlar roman, iir, vb., yontu sanatnn yontu, resim sanatnn tablo. Sinema sanatnn yapt ise film. Film somut bir nesne, sinema ise ideal nesne. Tm filmler sanat yapt, nk tm bir ama dorultusunda dzenleniyor. zleyici beensin beenmesin, film sanat yaptdr. Deniz ya da ormandan holanrz, ama onlar sanat yapt deildir. Kimi sanat yaptlarndan holanmayz, ama onlar yine de sanat yaptdr. Estetik haz alnsn alnmasn tek tek filmleri inceleyen bilimin ad sinema gstergebilimidir. 5 1 4.3. Sinemada kon, Belirti, Simge Peircen gsterge kuramn sinemaya uygulayan Peter Wollen, kimi ynetmenlerle kuramclarn sinemann ikonik, kimilerinin belirtisel, kimilerininse simgesel ynn ne kardklarn, br ynlerini nemsemediklerini syler. Andr Bazin, Roland Barthes, Christian Metz sinemann ikonik ve belirtisel zelliklerini vurgular, simgeseli nemsemezler. Barthes ile Metz dilin kodlanm ya da kodlanmam olabileceini dnr, kodlanmla kodlanmamn bir arada olabileceine inanmazlar. Metz, sinemay Peirce anlamda simgeye dntrecek her giriimin karsndadr. Bazin, sinemann belirtisel (bu szc kullanmasa da) ynn vurgular, grnt ile gsterdii arasndaki varlksal ban
50

Carl G. Jung, Bilin ve Bilinaltnn levi, 3.b., (ev. : Engin Bykinal), stanbul: Say Yaynlar, 1998, ss. 236-237.
51

Bker, Sinema Dili zerine Yazlar, ss. 49-50.

gerekliliinden sz eder. Onun kuram nsel olarak nesneyi ya da doay gerektirir. Fotorafta nesnenin yalnzca niteliklerini deil, varln da grrz. Bu durumda Bazinin Yeni Gerekileri k noktas olarak almas doal. nk Yeni Gereki ynetmenlerin filmleri, Sinema gerein kendisi deil, sonumazdr (asimptot) savna iyi bir rnek oluturur. Bazin de nceden hibir eyi tasarlamadan, profesyonel oyuncu kullanmadan, olaylar doal ak iinde ekmenin ye tutulmas gereken bir yol olduuna inanr, yknmeye nem vermez; Rossellini'i doal dekorda, senaryosuz ekim yapt iin ver. Rossellini evirmekte olduu filmin sonunu bilmez. Yapnty en alt dzeye indirir. Star kullanmaz, oyuncularnda makyaj yoktur. Bazine gre olay rgs, gerek oyuncular, mise en scnei olmad, yetkin bir gereklik yanlsamas yaratt iin De Sicann Ladri di Biciclette i (Bisiklet Hrszlar, 1948) ilk salt sinema rneidir. Sternberg sinemada ikonu yaratan ynetmene iyi bir rnek. O gerekiliin her eidine kar. Doa ile grnt arasndaki varlksal ba yok etmeye alr; ama simgeyi yaratt da sylenemez. Ynetmenin kr krne doaya bal kalmamas gerektiine, onun kendi biemini yaratmas, kendi yorumunu getirmesi gerektiine inanr ve yapay bir dnya yaratr. Bu dnyada gerek doa yoktur, ona gre The Saga of Anatahann (Anhatan Efsanesi, 1953) tek aksayan yan gerek deniz ekimleridir. Bu ekimler dnda, filmde her ey yapaydr. Sternbergin yaratt dnya onun kendi imgeleminin rndr, bir d dnyasdr. Bundan dolay dekor kullanr; dekora a, tl, vb. koyarak oyuncularn gerek dnyadan kopmalarn salar. Oyuncuya makyaj yapar: Dekora ve aalara alminyum boya pskrtr. Bylece yalnz insan yzn deil, doay da deitirir. (Sinemada ikonu yaratan baka bir ynetmen, Max Ophls Lola Montste (1955) aalar sarya, yolu krmzya boyar.) Sternberg her ayrm kafasnda kurar, kurgu yaparken de hi duraksamaz. Her ayrntnn zerinde durur, Marlene Dietrich gibi nl oyuncular kullanr; bylece doann sonumazn deil, benzerini (yani ikonu) yaratr. konik gsterge uzlama (simge gibi) ya da varlksal baa (belirti gibi) dayanmaz. konik gsterge ne thesistir (konulmu olan), ne de nomos (doa yasas). Sinemada ikonik gstergeyi yaratan ynetmen, tabloyu yaratan ressam gibi zgrdr; doaya bal kalmaz ama yaratt ikonik gsterge, nesne olmasa da, nesnenin zelliklerini tar. Ayzentayn, grnler dnyasnn sradan izleyici iin anlaml olmayacana inanr. O yeni bir dnya dzenlemesine katlmas iin, izleyicinin oke edilmesi ve drtlmesi gerektiine inanr. zleyici, filmi anlamak iin kendini zorlamaldr. Ayzentayna gre izleyici grnlerin iinde olan ama onlar aan irek (esoteric) anlam ancak anlksal armla kavrar. Onun iin de Peirce anlamda simgesel anlatm film dilinin temel biimidir. 5 2
52

Bker, Film Dili Kuramsal ve Eletirel Eilimler, ss. 89-91.

ekim ile kurgunun sinemann temel eleri olduunu syleyen Ayzentayna gre ilk bilinli sinemaclar ile ilk kuramclar, kurguyu tek tek ekimlerin tulalar gibi birbiri ardndan sralanmasyla gerekletirilen bir betimleme arac gibi gryorlard. Bu tulaekimlerdeki devinim ile bileen paralardan doan uzunluk da o zamanlar dizem saylyordu. Ayzentayn bunu hepten bir yanl anlay olarak deerlendirmitir. Belirli bir nesneyi yalnzca d deviniminin doasna bakarak tanmlamak demektir bu. Yaptrma gibi mekanik bir ilemin, bir ilke dzeyine karlmas demektir. Ayzentayn, byle bir uzunluklar ilikisinin dizem diye adlandrlamayacan syler. Bu durumda dizemsel ilikilerden ok lml (metric) ilikiler doar. Kuramc olarak Pudovkinin bile paylat bu tanma gre, kurgu bir dncenin, tek tek ekimler araclyla ortaya konmasdr: Destans (epic) ilke. Oysa, Ayzentayn, kurguyu bamsz hatta birbirine kart ekimlerin atmasndan doan bir dnce olarak tanmlar: Dramatik ilke. * Ayzentayn, atmann sanat eserindeki nemine deinirken, kurgu anlayn aklamaktadr: Bir tablonun devinimsel etkisi nasl oluur? Gz tablodaki bir enin ynn izler; bundan grsel bir izlenim edinir; bu izlenim daha sonra ikinci bir enin ynn izlemekten doan izlenimle atr. Ynlerin bu atmas, btn kavramaktaki devinimsel etkiyi oluturur. 5 3 Ayzentayn sinemann bir ekleme, bir yan yana koyma sanat olduunu dnr. ki ayr ekimin birbirine eklenmesiyle oluan dnce kukusuz, anlksal bir armn sonucudur. Ayrca szcklerin yan yana sralanarak tmceleri oluturmas gibi, ekimler yan yana sralanarak ayrmlar oluturur (yalnz szck uzlama dayanan bir gstergedir, yani Peirce anlamda simgedir, grntyse ikonik gstergedir). Grev (1924) filminde kovalanan ve ldrlen iileri gsteren ekimlere kart olarak konan mezbahada boazlanan kz ekimleri onun arpc kurgusuna iyi bir rnektir. Ekim (1928) filminde, kinci Sovyet Kongresi srasnda K Sarayna hcum edilirken, Boleviklerin konumalar arp alan eller ekimiyle kesilir. Burada izleyiciden Boleviklerin konumalarn, anlksal bir armla, halk uyutan bir arkya benzetmesi beklenir. Ayn filmde Kerenski, ardnda bakanlaryla K Sarayna girer; imparatorluk makamna gitmek iin byk merdivenin basamaklarn kmaya balar. Araya zerinde Sava Bakan, Hava ve Deniz Bakan, Dileri Bakan, General,
*

Destans ile dramatik burada biimin yntembilimiyle ilgili olarak kullanlmtr, yoksa ierik ya da Sergey M. Ayzentayn, Film Biimi, (ev. : Nijat zn), stanbul: Payel Yaynevi, 1985, ss. 63-65.

olaylar dizisi ile ilgili olarak deil! (evirenin Notu.)


53

Diktatr, vb. yazlarn bulunduu ekimler girer. Kerenski ilk kata dek kar, eitli alardan ayn basamaklar kt gsterilir; bylece izleyicide, Kerenskenin kt ama ilerlemedii dncesi yaratlmak istenir. Bazine gre, sinema gerek dnyann sreklilik ve trdeliini yanstmaldr; montaj ynetmenin kastl ve bozucu olarak ie karmasdr. nceli gibi Metz de Ayzentayna kar kar. Metze gre Ayzentayn gereklii nce ayn ilevli birimlere ayrtrr, sonra da birimleri yeni ve cansz bir btnde yeniden kurar; bu Metze gre tekhnedir (zanaat). Barr ile Metze gre Ayzentayn beyaz ekmei beyaza boyarken, Rossellini kepekli un kullanr. Metz, Ayzentaynn ilemeci dncesini (manipulative mind) knar, onun nesnelerin duygusuyla yetinmeyip grntlerde zgl anlamlamalar aradn syler. Kuramclarla ynetmenler sinemada ikon, belirti, simge (bu terimi kullanmasalar da) belirlenimlerinden birinin ar bastn vurgularken, Roman Jakobson sinemada belirlenimin de yan yana bulunduunu syler. Peter Wollen, Godardda bu belirlenimin yan yana olduunu, Godardn Peircen yetkin gstergesini yarattn syler. Peirce, yetkin gstergede belirlenimin i ie olduunu sylemiti. Wollena gre Godardn sinemasnda Ayzentaynn montajyla Rossellininin gereklii yan yanadr. Godardn filmlerinde kavramsal anlam, resimsel gzellik ve belgesellik birlikte olduu iin, onun elinde sinema Peircen yetkin gstergesi olmutur. Filmlerinde belgesele yakn bir gerekilik var ama filmleri belgesel deil. Giannettiye gre, James Joyceun romanda gerekletirdiini Godard sinemada gerekletirir. Film dilini yeniden bulur, yeni biimler yaratr. Ardndan gelenlere pek ok olaslklar brakr. Onun gerekletirdii her ey yeni deil kukusuz. ncellerinden hep esinlenir. Jean Cocteau, Ernst Lubitsch, Ren Clair bunlardan yalnzca birka. Filmleri sinema tarihinin bir izgesidir (spectrum) sanki. Tek bir filminde Renoirn lirizmini, Yeni Gerekilerin toplumculuunu, cinma veritnin gerekiliini, Cocteaunun iirsel grntlerini, Amerikan tr filmlerinin canlln grebiliriz. Onun cinma verit, cinma direct, cin raportage gibi akmlardan etkilendii ak. Bu akmlar doay stdyoya, doal yapay a, sradan kiiyi profesyonel oyuncuya yeler; Mlisin deil, Lumirein geleneini srdrr ve ykl filmler belgesele benzer. Godard, Ayzentayn ile Hitchcocka sayg duysa da doalamay yeler. A Bout de Souffle (Serseri Aklar, 1959) Belmondo ve Sebergin oynadklar bir film olmaktan ok, Belmondo ve Seberg stne bir belge filmidir derken gstergebilim asndan belirtiyi, Sinemada bir oyuncu ile oyuncu olmayan birisi arasnda bir bakalk grmyorum. Her ikisi de

yaam iinde var olan kiilerdir derken gstergebilim asndan ikonu yarattn vurgular. Godard, grece anlaml szckleri kullanan szl dille iletiimin olanakszlndan sz eder. Onun pek ok kahraman da szl dille iletiim ve szcklerin anlam konusunda kukuludur. Godard sesleri, szckleri, grntleri sralayarak yeni bir dil oluturur. Yeni bir dil arad iin sinematografik dili bylesine deiik elerden oluturur. Peircen ikon, belirti ve simge belirlenimlerini bir arada kullanarak yetkin gstergeyi yaratr. 5 4 4.4. Sinemada Eretileme ve DzDeimece Roman Jacobson szyitimi zerine nl yazsnda tm zamanlama dizgelerinin dizisel ve dizimsel eksenlerin etkileimine dayandn vurgular. Sylem belirli dilsel varlklarn seimi ve birleimiyle oluur. Dilsel gstergeleri dzenlemedeki bu iki yoldan biri olan seme deiik seenekler arasndan belirli bir seimi gerekletirme edimidir; birleim ise gstergeyi dilin dizimsel boyutundaki br gstergelerle bant kuracak biimde yerletirme edimidir. Jakobsonn belirttii gibi Ferdinand de Saussure semenin in absentia, birleiminin in presentia ile ilgili olduunu syler. nk eler sz zincirinde birbiri ardnca sralandnda ortaya kan dizimin dayana uzamdr. Oysa aralarnda ortak bir yn bulunan szckler arm yoluyla bellekte birbirine balanrsa, bu bantnn dayana uzam deil beyindir. Dizimsel bant, ayn anda birlikte olan (in presentia) eler arasndaki bantdr. armsal bant ise ayn anda birlikte olmayan (in absentia) eleri gcl bir belleksel dizide birbirine balar. Jakobsona gre szyitimi semeye ya da birleime bal olabilir. Bireyin dilsel iletiim yetisinde ortaya kan bu tr bir szyitiminin bir hastalk ya da bozukluk olmasna karn, yaznda ve grsel sanatlarda ortaya kan szyitimi eretileme ya da dzdeimecedir. Jakobsona gre sylem iki dorultuda geliir. bir konudan brne benzerlik ya da bitikenlik yoluyla geilir. Benzerlik yoluyla geildiinde eretileme, bitikenlik yoluyla geildiinde dzdeimece ortaya kar. Normal szl davranta iki sre de srekli iler, oysa szyitiminde bu srelerden biri ya da br snrlanr ya da tmyle engellenir. Kimi kez de kltr, kiilik ve szl biimin etkisiyle bu srelerden biri brne yelenir. Yaznda ve grsel sanatlarda bu iki kutuptan biri ya da br belirli biem, kii ve akmlarda ne geer. Lirik Rus arklarnda eretileme, destanlarda dzdeimece ar basar. (Benzerlik iirin temelidir, dzyaz ise bitiiklikten yola kar. iir eretilemeye, dzyaz dzdeimeceye eilimlidir.) Romantik ve simgeci yazn okullarnda eretilemenin ok kullanld sylenir de, gereki yaznda dzdeimecenin ok kullanld sylenmez ya da bu olgunun zerinde durulmaz. Oysa, Jakobsona gre gereki yazn belirleyen dzdeimecedir. Bitiiklii yeleyen gereki yazar olay rgsn ve karakterleri brakr, evreye ya da konunun getii yer ve zamana dner. Gereki yazar kapsamlaya tutkundur. rnein, Tolstoy Anna Kareninann intihar sahnesinde dikkatimizi Annann kk, krmz el
54

Bker, Film Dili Kuramsal ve Eletirel Eilimler, ss. 91-101.

antasna eker. Sava ve Barta st dudaktaki tyler ve plak omuzlar kapsamlaylar, yazarca, bu zellikleri olan kadn kahramanlar gstermek iin kullanlr. Genellikle eretilemeyi inceleyen aratrmacnn ii daha kolaydr. Benzerlie dayanan eretilemeyi ele alrken yorum yapabilir. Bundan dolay eretileme zerine yaz bulmak da kolaydr. Oysa dzdeimece yoruma olanak vermez. 5 5 Yaznn hem somut hem soyut olduu, sinemannsa yalnzca somut olduu ve eretilemenin sinemada olmad sylenir. Bu dnceler ou kez sinema kuramclarndan kaynaklanyor. Siegfried Kracauerden bu yana sinemann nesnel dnyann anlatmn salayan bir ara olduu, doadaki nesneleri olduklar gibi verdii sylenir. Szl dil (yaznn gereci) nesne, duygu ve dnce yerine onlarn simgelerini kullanyor. rnein gl szc gl nesnesinin yerine kullanlan bir simge, oysa sinemada gln kendisi kullanlr. Yani yaznsal anlatmda, betimlenen nesne ile okuyucu arasnda szl dil var, oysa sinemasal anlatm dolaysz. Bundan dolay sinema yaps gerei somut konularla ilgileniyor, szl dil ise soyut konular anlatmaya yatkndr, diyenler var. Kalem alp yaz derdimi Glm yavaa yavaa gibi bir eretileme sinemada olanakl deil. nk sinema grntye aktarabilecei nesnelerle snrldr. Film gl gibi somut bir nesne ile sevi gibi soyut bir kavram nasl birletirir ve eretileme yaratabilir? Jean Mitryye gre sinemada gerek eretilemeler bulmak olanakl deil, nk eretilemede iki eyin benzerlii o denli ak deil. Kardan beyaz bir manto olarak sz edildiinde, benzetilen (kar) yerine beyaz manto geiyor, tmcede kar szc yok artk. Oysa sinemadaki eretilemelerde benzetilen de benzeyen de yan yana. Charlie Chaplinin Modern Times (Asri Zamanlar, 1936) filminde koyun srsnn ardndan metro istasyonundaki iiler gsterilir. Mitryye gre, bu rnekte olduu gibi, sinemada eretilemenin iki esi de yan yana. Bundan dolay da sinemada eretilemeden sz edilemez. Filmin yapsn gz nne alrsak Mitry ve onun gibi dnenlerin o denli hakl olmadklarn grrz. Filmde yaratlan eretileme ile dzdeimece, yazndakilerin tpatp benzeri deil kukusuz. Yazn ile sinemann gereleri ayn olmadna gre sinemann eretilemeyle dzdeimeceyi kendine zg bir biimde yarataca ak. Sinema eretilemeyle dzdeimeceyi kendi yaps, olanaklar, koullar elverdiince yaratacaktr. Sinemada yaratlan eretileme deildir demek, eretilemeyi yalnzca bir sz sanat olarak grmektir. Yazn ile sinemann yap ve gereleri o denli ayr ki, ikisini karlatrmak ve zdelikler aramak doru deil. Nitekim daha 1933te Rudolf Arnheim Film als Kunst adl yaptnda sinemann br sanat trlerinden ayrml olduunu vurgular.
55

Bker, Sinema Dili zerine Yazlar, ss. 61-62.

Gestalt olan Arnheim insan gz ile alc merceinin alglama biimlerinin ayrml olduunu da vurgular. Alc, snrllklarndan tr, gzn algladklarn deil, kendi algladklarn ekiyor. Alcy kullanan da doay kopya etmiyor. Bu ok nemli, nk eretilemede bir enin yerine gerekte ilgisiz bir e kullanlyor. Kar yerine beyaz manto, sevgili yerine gl, vb. Filmin gerein bir kopyas olduu grn benimsersek, sinemada eretileme yaratlamayacan doal olarak benimsemek zorunda kalrz. Arnheim filmin yalnzca olan gstermediini sylyor. Film gerecinin snrllklar var: ereveleme, alcnn gr as, k, vb. Bu durumda ekim biimi ierii belirler. Bir kiinin alt ve st adan deiik ekimleri izleyicide deiik etkiler dourur. Yani ierik ayn olsa da ekim biimi anlam belirler. Tek bir ekimde eretileme yaratlabilecei gibi, kurgu yoluyla da eretileme yaratlabilir. Sinemann kendine zg bir dili olduunu dnrsek, yaratt eretilemenin ya da dzdeimecenin de sinemaya zg olduu kendiliinden ortaya kar. Roman Jakobson, Griffithin deiik ekim alar, perspektif ve ekim odaklaryla tiyatro geleneini ykp, deiik kapsamlaya dayanan yakn ekimleriyle dzdeimeceli bir dil yarattn vurgular. Oysa Chaplin, eretilemeli bir dil yaratmtr. 5 6 4.4.1. Chaplinde Eretileme Onun filmlerinde darmadank, rlplak gerein yeri yoktur hibir zaman. Chaplin, ekilsiz ayakkablar, melon apkas, dar gelen ceketi, ok bol pantolonu ile kendine karikatral bir grnt bulmutur; bu eler bize gsterdii yaama oranla son derece karikatraldir. Ama sonuta, vurucu oyun anlarnn, komik anlarn, ritmik yaplarn yan yana getirilii sayesinde reddettii bir dnyann, insann insan tarafndan smrld, zulmn ve polis devletinin egemen olduu, bir yandan da Chaplinin de iinde alt kapitalist ortamn nimetleriyle bezenmi bir dnyann canavarln bu karikatrle vurgular. 5 7 Sinemada onun zerine yazld kadar hi kimsenin zerine yazlmad. Hi kimse onun kadar evrensel bir ne kavumad. Onun commedia dellarte uzants bir soytar olduu sylenir. Tm soytar ve akrobatlar gibi de evrensel bir dili vardr. zlekleri gibi jestleri de evrenseldir. Yaratt avare tipi tm zamanlara, tm lkelere zg. Fransz iin bir Franszdr o, Japon iin bir Japon. Ad arlo, yerel bir ad deil bu. Ulusal bir dil konumuyor, akrobatik pandomim yapyor. Kendisi yle diyor: Ben kendimi bir dnya vatanda sayyorum. Uluslar aras bir anlaytaym ben. Birmanyada, inde ya da Tombuktuda domu olabilirdim. Ama yine de ayn insan olacaktm. lk vatandalm
56

Bker, Film Dili Kuramsal ve Eletirel Eilimler, ss. 123-125.

57

Vsevolod E. Meyerhold, Chaplin ve Chaplinizm, (ev. : Ali Berktay), Agon Tiyatro, Say: 10 (MartNisan 1997), s. 158.

deitirmediysem, buna hibir zaman fazla nem vermediimden. Bu konuya daima doum yeriyle ilgili bir rastlant gzyle baktm. Evrensel bir dil olan pandomimi yeleyen dnya vatanda Komedi oyuncusuyum, pandomim komedide, dramda olduundan ok nemlidir der. Yaratt gldr ile gerekten kaar grnr ama gerek dnyaya gnderme yapar. Kozintsev onun filmlerindeki dnyann stdyo duvarlar dnda olduunu syler. Glt (gag) gerek olan bir eretileme ya da eretileme olmu bir gerektir. Yani soytarnn kendisi bir eretileme, gnderme yapt dnya da gerek dnya. Filmlerinde masals eler yok. iklet ineyen polisler, puro ien kabadaylar, apkal beyler, Smith-Wesson tabancalar, Ford otomobiller var. Gldrleri salt sopalama (slapstick) deil, onlarn toplumsal boyutu var. The Immigrant (arlo Gmen,1917) filmindeki Amerikaya var sahnesi, yalnz kendi geliini deil, otuz yldr Amerikaya yerlemeye gelenleri anlatyor. Ayrca Gebe Yahudi imgesi ile arlonun takma ad Avare (tramp) arasndaki benzerlik ilgin. Avare gezginci paryadr. Hannah Arente gre arlonun dnyas son derece yere yakndr... Ama bu dnya ayn zamanda ok kat bir biimde gerektir... arlonun, yaratt bu herkese kuku ile baklan sefil parya rneiyle toplumun kendilerine kar tutum ve davranlarn gren basit kiilerin sevgisini kazanmamas olanakszdr. arlo Yahudidir, ama emekidir, herhangi bir lkenin, herhangi bir zamann emekisidir. Chaplin, grnte nemsiz olaylar biraraya getirerek eretilemeler yaratr. Yukarda belirttiimiz gibi bir koyun srsnn ardndan, metrodan kan iileri gsterir. Sinema tarihinde hibir sahne bu denli tartmalara yol amad. Onun iileri kmsediini yazdlar, iilerin eylemsizliini gstermeye altn yazdlar. Jakobsonun dedii gibi, eretilemeler zerine yorum yapmak kolaydr, bundan dolay da eretileme zerine daha ok yaz vardr. Varoluu ile, izdii karakter ile eretileme yaratan Chaplin, kurguyla eretilemeler yaratmay srdrr. Modern Times filminde a kardelerini doyurmak iin muz alan kz, polisin dvd grevci grntsnn ardndan u arayaz gsterilir: Devlet kimsesiz ocuklara Bakmakla ykmldr. Bu ayrm ile ayn filmdeki krmz bayrakl nl ayrm Ayzentaynn arpc montajn anmsamamza yol ayor ve Chaplinin eretilemeli dilini sergiliyor. A Dogs life (Bir Kpek Hayat, 1918) filminde kpein yaamyla avarenin yaam arasnda koutluk i bulma kurumunun nndeki sahneyle verilir. Kurumun almasn bekleyen isizler arloyu tartaklarlar. Ardndan kpeklerin kavgas gsterilir. Onun filmlerinde genelde insann insana ettii anlatlr. Filmlerin kapan ayrmlar ok ilgin. Chaplin kararma ile uzaklar. Bir sonraki almayla balayan filmi ncekinin devam gibidir.

Filmlerin arasnda bir ban olduunu syleyebiliriz, kimi filmlerinin ekim yllar deiik de olsa, aralarnda bir dnce birlii vardr. Filmleri dzdeimecenin ar bast yaptlar gibi kapal deildirler, onlar gerek dnyaya gnderme yaparlar. The Great Dictator (arlo Diktatr,1940) filminde yalnzca Hitler ile Mussoliniye gnderme yapt sylenemez. Genelde diktatrlke gnderme yapar. Film bir talama, Chaplinin ilk szl filmi. Mizah, bundan dolay, glt ve pandomimden ok konumalardan kaynaklanr. Sopalama vardr, ama oran sessiz filmlerine gre dktr. Filmin al tmcesi: Diktatr Hynkel ile Yahudi berber arasndaki benzerlik tmyle rastlantdr. Deiik alardan ekme, kurguyla etki yaratma Griffithden Mack Sennett yoluyla Chapline geer. Gerald Mast, Chaplinin tm ekim trlerini kullandn vurgular. Askerler berber dkkanna saldrdklarnda yakn ekimle bir ku kafesi gsterilir. Bu srada Hannah ile Jaeckel atda saklanmlardr. Bu yakn ekim -Griffithin tam tersine- eretileme yaratmak iin kullanlmtr. atda saklananlara gnderme yapt, berberin tutuklanmasna gnderme yapt, kafese sktrlm tm Yahudilere gnderme yapt sylenebilir. Filmde diktatr elinde kre ile dans eder. Bu srada berber mterisini Macar danslar eliinde tra eder. Kamptan kaan berberi, Hynkel sanan askerler ondan bir sylev vermesini isterler. Berber bir gn diktatrlerin yok olup, glerinin halka geeceinden, gelecek gnlerin diktatrsz ve mutlu olacandan sz eder. Bu arpc konumann sonunda alc yakn ekimle Hannahy gsterir. Gizemli bir mzik eliinde onun rzgrda uuan salarn ve yzn grrz. Gzyalar iinde umutla glmser. Ayrntl ve yakn ekimi evre ve kiileri betimlemekten ok, eretileme yaratmak iin kullanan Chaplin, pandomim anlatmn bozmamk iin kesmeye bavurmaz. arloyu Keatonla karlatran Mast, Keatonn kesmeye daha ok bavurduunu, bylece hz arttrarak insan ile evreyi deiik perspektiflerden verdiini vurgular. Uzam kesitlere blmez Chaplin. nk bir dansr gibi devinim iindedir perdede. Bazin sopalamada uzamsal srekliliin nemini vurgular, sopalamann ok baarl olmasn gltlerin insann nesne ve evreyle ilikisinden kaynaklanmasna balar. Chaplinin filmlerinde uzam yok edilirse gldr yok olur. Bu durumda Griffithinki gibi bir kurgu ya da yakn ekim kiinin evre ve nesnelerle ilikisini keseceinden gldry yaratmayacaktr. The Kid (Yumurcak, 1921) filminin son sahnesi zerine iki deiik yorum var. Mutlu sonun balangc olan bu sahnede arlo polis arabas yerine zel bir otomobile biner. Gzlerinde korku, merak, aknlk okunur. Bir saniye sren bu grnty otomobil cam bulanklatrr. Gilbert Seldes bu sahneyi duygusal younluu asndan ver. Mc

Caffreye gre bu sahnede Seldesin bulduklarn belirten bir yakn ekim yoktur ve eletirmen sahneyi iyi yorumlayamamtr. Bu durumda Chaplin, yakn ekimi anlat gerektiriyorsa kullanr, diyebiliriz. Yani yakn ekimler ilevseldir, Chaplinde. Okumann aklanmas, anlalmas dizisel dzeyde gerekleiyorsa, yani armlara dayanyorsa dil eretilemelidir, Chaplinin dili gibi. 4.4.2. Griffithte Dzdeimece Okumann aklanmas , anlalmas dizimsel dzeyde gerekleiyorsa, yani birletirmeye dayanyorsa dil dzdeimecelidir. Jakobsona gre bir konudan tekine benzerlik (similarity) ya da bitikenlik (contiguity) yoluyla geilebildiine gre, Griffith bu yollardan ikincisini yeliyor, diyebiliriz. Mitry, Griffithin kurgusunun anlatm iin olduunu vurgular. Onun amac izleyiciyi heyecanlandrmak, etkilemektir. Griffithe gre sinemann amac anlatmak ya da betimlemektir, anlamlandrmak deil. Bundan dolay da eretilemeyi yelemez. Theodore Huff, Griffithin alc kullanm ve kurgusuna biograph editing dendiini vurguluyor. A sk sk deiir, anlatm ve etki iin nesne ve kiiler yakn ekimle verilir, geriye dnler, kout anlatmlar oktur. Chaplin Gone With The Wind (Rzgar Gibi Geti, 1939) filminin mezbaha benzeri sahnelerle anlatmak istediini The Birth Of A Nation (Bir Ulusun Douu, 1915) filminin birka lyle ok daha iyi anlattn sylemitir. The Birth Of A Nationda uzun evrinmeli ekimler ksa yakn ekimlerle kesilir. Bunlarn ou saniye sren ksa ekimlerdir. Oradan oraya kouan insanlar, alevleri, savan yaratt korkuyu betimleyen ekimlerdir bunlar. rnein, hcumdan nce otuz ksa ekim vardr. Ayn filmde kabin sahnesinde yirmi sekiz saniye sren bir ayrmda on bir ekim vardr. Sinema dilini yaratan ilk ustalardan biri Griffith. Ynetmenler ancak Griffithten sonra tiyatronun etkisinden kurtulurlar. Belli adan ve uzaklktan ekme yerine deiik alar ve yakn ekimleri denemeye balarlar. Oyuncu ya da nesneyi yetkin bir biimde ortaya karacak boy ekimlerini yelerler. rnein Griffith, genel bir ekimden boy ekimine, sonra da yakn ekime geer, bylece olay ya da kiiyi ok daha iyi betimler. Deiik ekimlerle dramatik g, gerilim ve uzam yaratr. Kendisi, oyuncular ilk kez yakndan filme aldnda, yapmc ve izleyicilerin kiilerin yalnzca yzn gsterdii iin onu knadklarn, bugn ynetmenlerin ounun oyuncularn i duygularn izleyicinin iyi duymas iin yakn ekim kullandklarn syler. Way Down East (Gney Yolu, 1935) ayrntlarn betimlendii, alayan sahnesiyle nl bir film. Annann (Lilian Gish) buz ktlelerinden kurtuluunu betimleyen ekimler ok nl. Ayrca Anna alayana doru koarken yakn ekimle gsterilir, kirpiklerinde buz paracklar vardr. Judith Of Bethulia (Bethulial Judith, 1913) Griffithin ksa filmlerde gelitirdiklerini uygulad bir film. Bu filmde LAnne der

nire a Marienbad (Geen Yl Marienbadda, 1961) filminde olduu gibi, yknn can alc noktalar ilk ayrmda verilir. ekim 1 Bethuliann surlar yar genel ekimle verilir. ekim as, kayalar arasndaki ekim yerini daha geni gsterecek biimde ayarlanmtr. ekim 2 Kuyu banda Naominin (Mae March) yakn ekimi. ekim 3 Kuyudan su eken Naominin bel ekimi. ekim 4 Ar kovay kaldran Naominin yakn ekimi. ekim 5 Naominin sevgilisi Bobby Harron gsteren boy ekimi. Naomiye glmser ve su testisini omzuna koymasna yardm eder. ekim 6 Sevgilisine bakan Naominin yakn ekimi. Harron sada hemen hemen ereve dnda. ekim 7 Kuyudan uzaklaan sevgililerin boy ekimi. Sevgililer sadan ereve dna karlar. ekim 8 Sevgililer soldan bir yakn ekimle ereveye girerler, uzun bir ekimle sadan ereveden karlar. Bu giri ayrm Griffithin dizimsel ya da dzdeimeceli kurgusuna iyi bir rnek. Nesne ve kiilerden ayrlmadan, onlar deiik alardan betimleyen bu ayrmda ynetmen konunun ana izgilerini de verir. Suyun Bethuliallar iin nemini vurgular. Bethulial iki sevgiliyi gstererek izleyiciyi onlardan yana eker. Bu ayrmn ardndan alc matemdeki Judithi gsterir. Judith, pencereden kydeki mutlu yaam izler. Kyden uzaktr, yalnzdr. Asur Kral ile General Holofernesin ilikisini aklayan bir arayazdan sonra alc Holofernesi tek bir yakn ekimle gsterir. ayr ekimle Asur ordusu gsterilir, kesmeyle Asurlularn saldrsna, saldrdan kesmeyle kuyu balarndan kaan Bethulial kadnlara geilir. Bu ekimlerde grld gibi kesmeye eretileme yaratmak iin deil, olay ve kiileri daha iyi betimlemek iin bavurur Griffith. Bu giri ekimlerinde bir saniye bile bou bouna harcanmaz ve Griffithin daha sonra geni olarak anlataca youn olaylar verilir. Griffith, Asur ordusunu, bu orduya kar koymaya alan Bethuliallar verdii ekimlerden, odasnda yalnz bana oturan Judithe geer. (Judith, Holofernesi batan karp onu ldrmeye karar verir, ama onu sever, yine de onu ldrr.) Griffith, yakn ekim ve betimlemenin o denli iyi bir ustasdr ki, zaman zaman karakterleri brakp evreye ynelir, doann gzelliini uzun uzun gsterir. Drt deiik yknn kout olarak anlatld Intolerance (Hogrszlk, 1916) filminde ykler arasndaki ba beik grnts

ile kurulur. Kimi kez de ba iki yk arasnda kurulan koutluk ile salanr. Bu ba o denli iyi kurulur ki izleyici geiten tr tedirgin olmaz rnein, Ferisilerle On Yediler Komitesi arasnda koutluk vardr; evlilik pazarnda kzlarn koca bulmak iin yaptklar ile ada ykde erkekleri tavlamak iin rdek gibi yryen kz arasnda koutluk vardr. Saint-Barthelemy kymnn anlatld ykde Fransz Protestan olan Brown Eyesn yzn, sevgilisi Prosperle vedalarken, alt saniye sren bir yakn ekimle gsterir, Griffith. Bu uzun ekimde sevgilisine tutkun bir kzn duygularn olduu gibi grrz. Tam Griffithe zg bir biimde, tek bir uzun ve yakn ekimde karakterin tm zellikleri verilir. Dear onen ei tutukludur. G koullarda ocuunu bytmeye alr, Dear One. Jenkins Foundation adn alan On Yediler Komitesi durumu duyar. Kadnn ocuuna bakamayacana karar verir. nk komite yeleri Dear One bira ierken grrler. Dear One ocuunu alamayacaklarn haykrr. Kadnlar onun zerine giderler, onu yere drp ocuu alrlar. Alc yakn ekimle Dear Onen ban gsterir, yar baygndr, alc uzanm kolunda evrinir, yakn ekimle ocuun patiini tutmaya alan elini gsterir. Einin durumas srasnda Dear Onen yakn ekimleri ok nl. Mae March, duruma sahnesi iin Gerekletirdiim en g sahne der anlarnda, ellerinin ekimi iin unlar syler: Bilinsizce mendilimi buruturmaya baladm ve mendili yzme bastrdm. Griffith Gzel, devam et, dedi. Durumadan sonra Dear Onen eve dn uzun bir ekimle gsterilir, yz tm duygularn grebileceimiz bir biimde yakn ekimle verilir. Szck ya da mime gereksinim yoktur artk. ODell, Griffithin grntlerini duygusal younluklar asndan Goyann resimlerine benzetiyor. Intolerancen sonunda yarm saniyeden bile az sren ekimlerle karlarz. Drt yknn de sonuna yaklatmzda, Griffith olaylar bir belgeselci gibi vermeye balar, kurgu da duygusal ierie uyar. Drt yknn de sonunu merak ederiz. Bu arada srekli kesme vardr, ama eretileme amacyla deil, geciktirim amacyla. Griffith kout kurguyu geciktirim amacyla kullanr. Geriye dn, olay betimlemek iindir. Kii, nesne ve olaydan ayrlmayan Griffithin alcs sinemada dzdeimeceyi yaratr.5 8

58

Bker, Film Dili Kuramsal ve Eletirel Eilimler, ss. 125-130.

5. SNEMADA PARAST BRMLER

Szl dillerde anlam ayrc eye sesbirim denir. Aadaki rneklerle bu konuyu aklamaya alalm: /yazma/ /kazma/ Bu szcklerle /y/ ve /k/ dndaki sesler ayndr. Bu iki szc /y/ ve /k/ sesbirimleri birbirinden ayrr. Bir sesbirimin deiik sesbirimsel deikeleri olabilir. rnein kil szcndeki /i/ nin eitli sesbirimsel deikeleri vardr. Kiiler /i/ yi deiik biimlerde sylerler, ama /i/ nin syleni biimi iletiimi engellemez. nk szcn anlam deimez. Ama /kil/ yerine /kl/ denirse iletiim gereklemez. nk /i/ ile // iki ayr sesbirimdir, /i/ yerine // denirse szcn anlam deiir. Sesbirimler parasal ve parast olmak zere ikiye ayrlr: Yazma szc be parasal sesbirimden oluur. ki parasal sesbirim ayn anda st ste olamaz. nk sesbirimler uzamda yer kaplarlar ve birbirlerini izlerler. Parasal sesbirimlerin zerindeki brnsel nitelikli dil olgularna parast birimler denir. Vurgu, ton, sre, durak gibi ses olgular brnsel niteliklidir. Parasal sesbirimin uzamda yer kaplamasna karn, parast birim uzamda yer kaplamaz. O sz zincirinde yer kaplayan parasal sesbirimin zerinde yaar. Ama o da anlam ayrc edir. rnein aadaki szckler deiik ierikleri gsterirler: yazma (birinci hecesi vurgulu, buyrum kipi) yazma (ikinci hecesi vurgulu, barts) Bu rnekte vurgu anlam ayrc olarak ilev grr. Vurgu bir hecenin brne gre baskl sylenmesidir. Metze gre sinema dilinde de parasal ve parast birimler vardr. Sinema dilinin parasal birimleri ekim, ayrm, vb. gibi uzamda yer kaplayan elerdir. Sinemann parast birimleriyse renk, alc devinimleri, geiler gibi uzam ve zamanda yer kaplamayan elerdir. leri kaydrmann tek bana bir anlam yoktur. leri kaydrma, alc bir nesneye yneldiinde anlam yaratr. Sinemada parast birimlerin tek balarna anlamlar yoktur, ancak belirli bir nesnenin zerinde olduklarnda anlam yaratrlar. Bundan dolay onlarn yarattklar anlamlar belirli filmlerden rnekler verilerek incelenebilir. 5.1. Renk Ynetmenler balangtan bu yana grntye renk katmak istediler. Tek tek kareleri, hi enmeden, ince fralarla boyadlar. Griffith, Way Down Easti (Gney Yolu, 1920) kimyasal boyada renklendirir. zellikle rmak sahnesinde renkler ok etkileyicidir. Batmakta olan gne ve mavi sular sahnenin dramatik etkisini arttrr. Buz dann grnd sahnede

mavi iyice koyular. Griffith filmin balo sahnesini ise elle boyar. nk oyuncularn giysilerinin gze arpmalarn ister. Way Down Eastde dramatik etkiyi arttrmak iin renklerden yararlanan ynetmen Intoleranceda (hogrszlk, 1916) drt yky birbirinden ayrmak iin renklerden yararlanr. Sessiz dnemde filmi renklendirmenin tek yolu siyah-beyaz kopyay kimyasal banyoda ykamak. Bundan dolay ynetmen rengi dilediince kullanamyor. Teknik olanakszlklar belirli kodlarn olumasna yol ayor. Genellikle d alanlar sarya, gece sahneleri maviye, sava sahneleri krmzya, deniz sahneleri yeile boyanyor. Yine olanakszlklardan dolay filmlerin gece sahneleri gndz ekiliyor, sonradan maviye boyanyor. Ynetmen gece geen bir sahneyi (teknik yetersizlikten dolay) gndz ektiinde, onu maviye boyamak zorunda. Maviyi baka bir amala kullanrsa izleyici kodu amlayamaz. Ynetmenler gerektiinde olanaklar zorlayarak, rengi bir biim esi olarak kullanmaya alyorlar. Kuramclarsa renk zerine kuramlar oluturmaya alyorlar. Rudolf Arnheim siyah-beyaz filmin anlatm gcne inanyor, renkli filmin siyah-beyazn yaratt etkiyi yaratamayacan sylyor. Arnheim, sinemay geree yaklatrd iin renge kar. Ayzentayn, Yellow Sound (Sar Ses) adl sahne dzenlenmesinde sary izlei destekleyecek biimde kullanmad iin Kandinskiyi knar. Kandinski bu dzenlemesinde sary biim iin, grsel len iin kullanr, biimsel eleri ierik elerinden tmyle ayrr. Ayzentayna gre byle bir dzenleme insan yalnzca duygulandrr. Oysa, Ayzentayn, Van Gogh ile Gaugini sarnn ierik ve izlekle ilikisini kurduklar iin ver. Ayzentayn, sanatnn diledii rengi semesine kar deil. Ama rengin ieriinden soyutlanmasna kar, yalnz biim iin dzenlenmesine kar. Federico Fellininin Giulietta Degli Spiritinde Juliet krmzya tutkundur. Ama bu filmde krmznn anlam deiiktir. Juliete krmz, dlemindeki kadn anmsatr, onun iin Juliet krmz peruk, krmz barts takar, masaya krmz mumlar koyar. Alfred Hitchcockun Marniesinde Marnie krmzdan kaar, krmz ieklere bile dayanamaz. Filmin sonunda kk bir kzken annesini korumak iin bir denizciyi ldrdn reniriz. Bu renk ona kan ve iledii cinayeti anmsatr. Godardn ikinci filminin banda Camill ile Paul krmz k altnda birbirlerine olan sevgilerinden sz ederler. Bir sre sonra alc yavaa kayar, krmz yavaa koyu maviye dnr. Filmin ilk ayrm yky renklerle anlatr: Filmde Camillin Paula olan sevgisi kmsemeye ya da nefrete dnr. Ynetmen dilerse kltrel uzlamlar ykar, renkle diledii anlam

yaratr. Bu durumda izleyici rengin anlamn balamdan tr karr. 5.2. Alc Devinimleri Sinemada montajn egemen olduu dnemde, ynetmenler alcy devindirmekten kanyorlard. Montajdan yana olan ynetmenlere gre alc devinimi alcnn varln kantlad iin doal anlatm da bozuyordu. lk sinemaclar alc deviniminin olaan olmadn dnyorlard. Oysa bugn izleyici alcnn devinmedii filmlerin olaan olmadn dnyor. nk alc devinimi gereklik izlenimini kesmeden ok daha iyi yaratyor. Alc belirli bir uzamdan evrindiinden ya da kaydndan doal dnyaya zg sreklilii yaratyor. Kesmeyle de iki deiik e arasnda balant kurulur, ama kesmenin yarataca etki alc deviniminin yarataca etkiden ok ayrmldr. Kesme bir dnceden brne atlamamz salar, alc devinimiyse bir dncenin belirli bir srete gelimesini salar. Renoir ilk kez ikinci filmi Nanada alcy devindirir. Bu filmde de kesme oktur, ama nemli olan Renoirn alcy yerinden oynatmaya balamasdr. Daha sonraki filmlerinde alcy daha ok devindirir. Nanada alc ilk kez Nana drst kadn roln oynayamadnda devinir. Nana ok kzgndr, soyunma odasna koar. Alc da ayn hzla onu izler. Daha sonraki ekimde Muffat, Georges, ve Vandeuvres Nanay grmeye geldiklerinde, alc bir nceki ekimdeki gibi Nanay izler, ama bu kez biraz daha yavaa. Birinci ekimde Nana kzgndr, ikincisinde ise serinkanl ve kararl. Orson Welles, Touch Of Eviln (Bitmeyen Balay, 1958) ilk ayrmnda bir dizi ksa ekim yerine alcy devindirir. Bu ayrmda alc devinimi yerine kesmeye bavursayd yaratlan etki ayn olmazd kukusuz. nk bu ayrmda alcnn uzun sre devinmesi, uzun ekimden sonraki kesmeyi anlaml klar. ekim saatli bir bombay kuran bir elin yakn ekimi ile balar, daha sonra bombay otomobile yerletiren kiiyi izlemek iin saa kayar. Bu arada otomobile iki kii biner, otomobil Susan ve Vargas'n yanndan geerken alc otomobili brakr, Susanla Vargas izlemeye balar, onlarla birlikte kalabala karr. Susan ve Vargas snr kapsnda otomobille karlaana dek alc kayar. Bir sre otomobille sola kaydktan sonra yeniden Susan ve Vargasa dner, onlar pmek zereyken bir patlama sesi duyulur, Susan ve Vargas ne olduunu grmek iin dnerler. ekim son bulur, kesme ile alevler iinde yanan otomobil grntsne geilir. Balangtan bu yana izleyici bombann patlayacan bilir, bekler; bu arada alc hi durmaz, uzun sre devinir, izleyicide uzun sre bekler. Sinemada gerekletirilen uygulaymsal gelimeler film anlatsnn biimini de etkiledi. ada ynetmenler alcy ve renkleri diledikleri gibi kullanabiliyorlard artk. Onlar da alc devinimi ve renkleri izlei destekleyecek biimde kullanmaya baladlar, filmin izleini alc devinimi ve renklerle oluturmaya baladlar.

Cinema szc Yunanca devinim anlamna gelen kinesis szcnden tryor. Sinemann ekicilii de deviniminden tr. Balangta ynetmenler kiileri, nesneleri devindirdiler. Artk alcy da devindiriyorlar. Bu konuda Antonioni unlar sylyor: Uzun ekimleri kullanma alkanlm Cronacay ekmeye baladm ilk gn kendiliinden ortaya kt. Yerinden oynamayan alc beni rahatsz etti. Kendimi felce uram gibi hissettim, sanki benim ilgimi eken tek eyi, karakterleri izlemem engelleniyordu. Ertesi gn kaydrma arabasn aldm ve karakterlerimi evrede dilediim kadar izledim. Benim iin gerei sunmann en iyi yoluydu bu. Antonioni gizem yaratmak iin de alcy devindirir. Lavventurada (Serven, 1959) Sandro ile Claudia bo bir meydanda dolarlar. Bir duvardan tepenin eteklerindeki evlere bakarlar. Claudia Sandroya Buras kent deil, mezarlk der. Bundan sonraki ekimde onlarn beyaz, st ak bir otomobile bindiklerini grrz. Arkada bir kilise vardr. Otomobil kalkar, yol almaya balar, alc da otomobille birlikte nce yava sonra hzl kaymaya balar, otomobil yitip gidene dek onu izler. Krk saniye sren bu ekim iin Antonioni unlar syler: Filmdeki en belirsiz ekim bu. Sanyorum aklamak olanaksz. Bu ekimi neden istediimi bilmiyorum. Annann orada olduuna inanmyordum... Kaydrmal ekimin yaratt gizeme gereksinimim olduunu hissettim... ekimin bir bilmece yaratacan biliyordum... Dikey evrinmenin cokuyu, sevinci, dey evrinmenin bitkinlii, yenilgiyi gstermesi gibi bu tr kaydrmalarn Peircec anlamda simgeler olduklarn sylemek olanakl. Sidney Lumet de The Pawnbrokerda (Tefeci, 1965) Peircec anlamda simgeleri, kahramann dnce ve duygularn yanstmak iin, ok yetkin bir biimde kullanr. The Pawnbrokern kahraman yal bir tefecidir. Tefeci bencil, dkkanndan dar kmayan bir adamdr. Dkkan onun kendi isteiyle setii bir tutukevi ya da tel bir kafestir. Filmin sonunda soyguncu dkkan basar ve ondan kasay amasn ister. Tefecinin gen yardmcs onlara engel olmaya alr, yaralanr, dkkandan caddeye kar, bu olay Lumet dikey evrinme ile verir, dikey evrinme yardmcsnn kendisi iin yaamn tehlikeye attn gren tefecinin sevincini vurgular. Tefecinin sevinci birka saniye srer, nk tefeci yardmcsnn yarasnn lmcl olduunu grr, alc dkkana dey evrinir. Dikey ya da dey evrinmeyle, ynetmen ok deiik anlamlar da yaratr. Stuart Legg Telephone workersda (1933) kentlerdeki hzl bymeyi ve buna bal olarak ortaya kan iletiim sorununu dey evrinmeyle dile getirir. Alc ak bir gkyznden yeni binalarn zerine dey evrinir. Zincirlemeyle ak bir gkyzne geilir. Alc binalarn zerinden yeniden dey evrinir. Zincirlemeyle yeniden ak bir gkyzne geilir. Bu denli basit bir ilemle kentin olaanst bymesi ok etkili bir biimde anlatlr. Legg kentin hzl bymesini,

hzl devinim ve hzl kurguyla anlatabilirdi. Ama Legg, Peircec anlamda simgeyi yelemedi. Hzl bymenin, hzl devinim ve hzl kurguyla anlatlmas Peircec anlamda simgedir ya da klie anlatmdr. Sinema bu tr klie anlatmlarn stesinden gelebildii iin ve deiik anlamlar yaratabildii iin bir dildir, Metzin deyii ile langagedr. Bu rnekte grld gibi, sinemada, ynetmen klie anlatmlar kolayca krabilir ve bilinen bir yntemle ok deiik anlamlar yaratabilir. Sinemada Peircec anlamda simgeler, klie anlatmlar temel ilke olsayd, ynetmen onlarn dna kamasayd, onun yaam ok tatsz olurdu, sinema dil olamazd. Oysa sinemada, ynetmen Peircec anlamda simgeleri bile izlei destekleyecek biimde kullanabiliyor. Welles, Otelloda (1942) alcy alabildiine devindirir, ama konu ve izlekle balantl olarak. Filmin banda Othello kendine gvenir, mutludur, kabna smaz, alc Othello ile birlikte devinir durur. Bir gn Iago ile Othello siperler boyunca yrrler, alc da onlar izler, Iago Othelloya einin onu aldattn syler, Othello yavalar, alc da yavalar, Othello durur, alc da durur, Othellonun iine kuku reklenir, tkenmek bilmez enerjisi yok olur, alc da artk devinmez. Othello ile alcnn durgunluklar filmin sonuna dek srer. Godardn son filmlerinde de alc yava yava bir yne kayar, sadan sola ya da soldan saa. Godardn kaydrmal ekimleri sinema tarihindeki br kaydrmal ekimlerden ayrml. rnein, Murnauninkiler gibi uzamda derinlik salayan bir ileri kaydrma deil. Godard alcy dz bir izgi zerinde kaydrr. Onun kaydrmal ekimleri Ophlsnkilere de benzemez. Ophlsn alcs karakterleri izler. Godard, Ayzentayn gibi bireyci burjuva kahramann yadsr. Bundan dolay alcs bireye hizmet etmez, bir kahramann brne yelemez. Onun alc devinimleri Fellinininkilere benzemez. Fellini alcy evrindirerek uzamdaki kiileri ve nesneleri bulur. Alc evrinerek ya da kayrak gerein iine girer, gerei etkiler. Godardn alcs ise gerein karsndadr, dndadr. Fellininin alcs gerein iine girmekle kalmyor, kahramann bak asn da veriyor. znel bir alc bu, kahramanla zdeleiyor. 8 da karakterler alcya tepki gsterdiklerinde Guidoya da tepki gsteriyorlar. Alc znel olduu iin Fellinide daha ok yakn ekimler var. Fellini kiilerin yzlerini gsteriyor. Godardsa uzun uzun, olanaklar el verdiince evreyi nesnel bir bak asyla kaydediyor. Godard karakterleri tek bir izgi zerine yerletirir, bundan dolay karakterlerin biri brne gre alcya daha yakn deildir. Oysa Fellini karakterleri ve nesneleri deiik yerlere koyar, karakterlerden kimileri alcya uzak kimileri yakndr. Bylece uzamda derinlik de yaratr. Brian Hendersona gre Godard uzun kaydrmal ekimlerinde uzam ve zamanda sreklilik salamasna karn, derinlikten kand iin Bazinin gerekilik anlayndan uzaklar. Godard, Bazinin anlad anlamda gereki deildir. zellikle La Chinoisede (inli Kz, 1967) Bazinin gereki estetiini yadsr. Bazin, izleyicinin ok katmanl grntden dilediini semesini ister. Godard, izleyiciden grntnn iine girip, ondan bir seim yapmasn istemiyor. Tam tersine grntnn dnda kalp onu bir btn olarak deerlendirmesini istiyor. Yani Godard, gelenei ykyor ve uzun kaydrmal ekimi yeniden buluyor. Alcy kendi filmlerinin izleini

destekleyecek biimde kullanyor. Bazin gerek dnyann srekliliini bozmad, olaylar doal ak iinde verdii iin alc deviniminden yanadr. Ama ada ynetmenler uzun kaydrmal ve evrinmeli ekimleri ok deiik amalar iin kullanrlar. Oysa Bazin, gerei daha iyi yakalad iin alc devinimini ver. 5.3. Geiler 5.3.1. Kesme Sinema, eretileme yaratmak isteyen ynetmene ok deiik olanaklar sunuyor, bunlardan biri de kesme. Kesme eretileme iin gerekli olan uzakl salar. Eretilemede birbirine uzak iki e balanr. Antonioni, La Nottede Pirelli binasn, hastane ve katedrale balar. Pirelli binas gelien sanayii ya da kentlerdeki dev yaplarn giderek attn gstermek iin kullanlabilirdi. Ynetmen, eretileme yaratrken deiik seeneklerden bir seme yapar. Bir dizideki pek ok seenekten birini seer. zleyicinin eler arasnda bant kurmasn salar, ama bu bantnn dayana beyindir. nk izleyici anlam anlksal bir armla kartmak zorundadr. Dizisel bant ayn anda birlikte olmayan eler arasndaki bantdr. Roman Jakobsona gre bir konudan brne benzerlik (similarity) ya da bitikenlik (contiguity) yoluyla geilir. Benzerlik yoluyla geildiinde eretileme, bitikenlik yoluyla geildiinde dzdeimece ortaya kar. Szl dilde iki sre de etkin bir biimde iler; cesur bir kii yerine aslan, kurnaz bir kii yerine tilki dendiinde eretileme yaratlr. Oysa Sobay yaktm, Feneri yak dendiinde dzdeimece yaratlr. nk iki rnekte de yaklan soba ya da fener deildir, sobann iindeki kmrdr, fenerin iindeki fitildir. Bu rneklerde bir eden brne bitikenlik yoluyla geilir. Tm gsterge dizgelerinde bu iki sreten biri ya da br youn bir biimde kullanlr. Sinemada da kimi ynetmenler eretilemeyi yelerken kimileri dzdeimeceyi yeler. Antonioni Oirelli binasndan kesmeyle hastaneye geerek benzerlie dayanan eretilemeyi yaratr. Griffith, The Birth Of A Nationda (Bir Ulusun Douu, 1915) pamuk tarlasnda alan iki klenin uzun ekiminden kesmeyle ayn klelerin bel ekimine, yine kesmeyle klelerden birinin pamuk toplayan elinin yakn ekimine geerek bitikenlie dayanan dzdeimeceyi yaratr. Bu tr kurguda deiik ekim birleerek yeni bir anlam yaratmazlar. Bel ekimi ile yakn ekim, uzun ekimin oluturduu anlam aydnlatr; uzun ekimin gsterilenini daha iyi aa karr. Kesme daha nce ekilmi olana dardan yaplan bir mdahaledir. Ama grntlere yeni bir yaam verir, sinemaya kendine zg bir dil yaratmas iin olanak salar. Ynetmen daha nce yaratt grntleri balarken bir kez daha yaratc gcne bavurur. Arnheim kimi kez aralarnda gereki bir ilikiden ok, kavramsal ve iirsel iliki olan iki grnt birletiriliyor diyerek kesmenin nemini

vurgular. Sinemada anlaty oluturmada geilerin byk nemi var. Geiler olmasa belki de sinemada yalnzca belgeseller olurdu. Yalnz ynetmen alcy saa sola evrindirerek, ileri geri kaydrarak da bir konudan brne geebilir, kesmeye bavurmadan eretilemeler yaratabilir. Uygulaymsal gelimeler ynetmenlerin bir sahneyi kesiksiz, doal renklerle, doal seslerle kaydetmelerini salad. Ynetmenler sinemada gereklik izlenimini ok yetkin bir biimde yaratmaya baladlar. Bundan dolay sinema Peircec anlamda simgesel bir dil olmaktan, ister istemez vazgeti. Uygulaymsal gelimelerden sonra gsterenle gsterilenin ayn olduu Saussurec anlamda simgesel bir dil oldu. Yalnz bu, bu tr filmlerin yananlamlar yoktur anlamna gelmez kukusuz. nk Saussurec anlamda simgede gsterilen gstereni aar. Mitryye gre simgede gsterilenle gsteren arasnda bir nedenlilik ilikisi vardr, ama gsterilen gstereni aar. sa armha gerildii iin ha Hristiyanlk simgesidir, yalnz Hristiyanlkta hata olandan daha ok ey vardr. Bu nedenli ama filmin ikinci anlamn oluturur. kinci anlam simge szc ile belirtilir, nk gsterge szc (simgenin tersine) nedensiz anlamlamalar iin kullanlr. 2001: A Space Odysseynin (2001: Uzay Maceras, 1968) ilk blmnn sonunda maymunlar uzun kala kemiklerini silah olarak kullanmay akl ederler. Blmn sonunda ynetici kemii sevinle havaya frlatr, izleyici kemii yakn ekimde grr. Stanley Kubrick, izleyiciyi kesmeyle biimi kemie benzeyen uzayda yol almakta olan, ince uzun bir uzay gemisine geirir. ada ynetmenler de eretileme yaratmak iin kesmeden yararlanyorlar. Ama onlarn kesmeden yararlan biimleri Ayzentaynnkinin ayns deil kukusuz. ada ynetmenler bu yeni tr montaja kolaj diyorlar. Kolaj, anlatnn dankln rtmeye almyor, tam tersine ortaya seriyor. Bu tr montaj en ok uygulayanlardan biri de Godard. ada yaam anlatmann ancak tm anlatm biimlerinin sinemaya uygulanmasyla gerekleeceine inanan Godard, anlatm biimlerinden birini brne yelemez. Bir belgeselci tavryla film ekmesine karn, gerek grrse montajdan da yararlanr. Sesleri, szckleri, posterleri, neon klarn, baka ynetmenlerin filmlerinden grntleri, resimleri sralayarak eretilemeler oluturur. Bertolt Brechtten etkilenen ada ynetmenler kesmeyle kolaj olutururlarken izleyiciyi izlediine yabanclatrmay amalarlar. Duygusal zdelemeyi tmyle yok etmeyi dnmeseler de denetim altnda tutmaya alrlar. Sinema bunu gerekletirmesi iin ynetmene ok deiik olanaklar sunar. Bu olanaklardan biri, belki de en nemlisi kesmedir. 5 9 Resnais, geleneksel dramatik sinemann nl dramatik erisini,
59

Seil Bker, Sinemada Anlam Yaratma, Ankara: mge Kitabevi, 1991, ss. 56-154.

Godard hari hibir sinemacnn yapmad lde paralamakta ve seyircinin zdeleme eilimlerini bu yolla denetim altna almaktadr. zgrlk Resnaisnin sinemaya getirdii en nemli yenilik dramatik eriyi paralamann bir arac olarak bavurduu, geriye dn (Flashback)lere benzer bir ekilde uygulad ileriye sramalardr. La Guerre Est Finienin bakiisi Diego bir sre sonra bulmay tasarlad gen kz ve onunla yapacaklarn dnr ancak Resnais bunu, geleneksel sinemadakinden farkl bir ekilde verir. Diegonun kafasndan geirdikleri ile yknn ileriki bir aamasna rastlayan gerek buluma i-ie geer. Resnais bu yntemi Je Taime, Je Taimede daha ileri boyutlara gtrerek tm filmi bu ileri geri sramalar temeli zerine kurmutur: Bilim adamlar tarafndan bir zaman makinesi iine yerletirilen filmin bakiisi, onlarn setii tarihlere gnderilerek, gemi olan yaamnn deiik zaman dilimlerindeki kesitlerini yeniden yaarken ileri-geri sramalarda bulunur. Buradaki epizotik yap Brechtin ngrd anlatma ok yaklamakta ve hemen hemen ayn ilevi grmektedir. Yaamn zamansal adan da taklidine dayal geleneksel sinematografik yapdan farkl olarak, seyirci, kesintiye urayan sreklilie kendini kaptrmad iin olaylar ve kiilerle tam bir zdelemeye girmeksizin eletirel bir tutum alabilmektedir. 6 0 5.3.2. Zincirleme West Side Storynin banda Robert Wise filmin erkek kahraman Tony ile kadn kahraman Mariay zincirlemeyle birbirlerine balar. zleyici nce caddeyi temizleyen Tonyyi grr, renkler parlaklar, dokunmu bir kuma andrmaya balar, giderek Mariann alt dkkandaki kumalardan birinin rengine dnr. amzn Romeo ve Julietini zincirlemeden baka bir gei tr bu denli iyi balayamazd. Zincirleme kesme gibi iki grnty birletiriyor, ama zincirlemede ilk ekim yava yava yitip giderken ikinci ekim yava yava belirdii iin belli bir noktada iki ekim st ste biniyor. Bundan dolay gei ani ve kesin deil, izleyici iki ekim arasnda kolayca balant kurabiliyor. Gei ok yumuak olduu iin, izleyici ierikleri ayn olan ya da olmayan iki ekimin birletiini gzleriyle gryor. Zamann getiini zincirlemeyle gsteren ynetmenler, zincirlemenin Peircec anlamda simgeye ya da klie anlatma dnmesine yol ayorlar. Bunun nedeni ok basit. Gen bir insann yznden kesmeyle yal bir insann yzne geilirse, izleyici ikisinin de ayn kii olduunu anlamayabilir. Oysa gen bir insann yznden zincirlemeyle ayn insann yallna geilirse, izleyici iki grntde de ayn kii olduunu anlar. Balzs, zincirlemenin dlere gemek iin ok uygun bir yntem olduunu syler. Narkosenin kahraman dler gren kk bir kzdr. zleyici onu birden bire caddede grr, kapy atn, merdivenleri indiini, caddeye ktn grmez. zleyici, kz hi yerinden oynamamasna karn, onu birdenbire kitapda, tiyatro giesinin nnde, karl ormanda grr. zleyici onun buralara nasl geldiini grmez.
60

Mutlu Parkan, Brecht Estetii ve Sinema, 2.b., zmir: deart, 1991, s. 61.

Zincirlemeyle birbirlerine balanan grntlerde yalnzca evre deiir. Her ey dtr. Onun iin izleyici, kzn bir yerden baka bir yere gittiini grmez. Balzs bu tr bir anlatmn tiyatro ya da romanda gerekletirilemeyeceini vurgular. Metzin sinemaya zg dedii bu olsa gerek. 5.3.3. Bindirme ki ekim st ste konarak ayn film zerine basldnda birbiriyle hi ilgisi olmayan nesneler yan yana gelebilir. Ayrca iki ekim st ste geldiinde perspektif yok olur. Bu tr bir grntde nc boyut yoktur. Bu durumda bindirmenin nesnel gereklii ok iyi bozduunu syleyebiliriz. Bundan dolay bindirme gerekstc grntler yaratmak iin ok uygun. Bindirmeyi bir rastlant sonucu bulan ynetmen de Mlis. Paris Opera Alannda film ekerken alcs tutukluk yapyor, ekilen sahneleri izlerken, eridin takld noktaya gelince MedelineBastille otobsnn cenaze arabasna, erkeklerin kadna dntn gryor. Gerekstclere gre imge birbirinden az ok uzak iki gerein yaklatrlmasndan doar. Yaklatrlan gerekler birbirinden ne denli uzak olursa, imge o denli gl olur. Birbirinden uzak iki eyi sinemada bindirmeyle birletirmek ok kolay. Gerekstc eretileme nesneler arasndaki balantlar kopararak nesnel gereklii bozar. Ren Magritte bir erkein gvdesine ku kafesi yerletirir. Elleri ve bacaklar olan bu erkein ba yoktur, ama apkas vardr. Gerekstclk resimde baarl. Ama sinemada ok daha baarl. nk sinemada devinim var, devinim grntnn gcn arttryor. Bindirme kahramann duygularn, dncelerini gstermek iin uygundur. Genellikle ynetmenler kahramann yzn yakn ekimle gsterirler ve bu yakn ekimin zerine onlarn dlerini bindirirler. zellikle sessiz sinema dneminde bu tr bir anlatm yeleyen bir ynetmen arayaz kullanmaktan kurtuluyordu. Ama sesli film ynetmeni kahramann dlere daldn ok deiik biimlerde anlatabilir. Bundan dolay d Peircec anlamda bir simgeyle gstermek zorunda deildir. Sinema ylesine varsl bir dil ki sessiz dnemde bile ynetmenler Peircec anlamda simgeleri krabiliyorlar. Arnheim da bindirmeyle ok deiik anlatmlar yaratmann olanakl olduunu vurgular ve Jacques Feyderin Les Nouveaux Messieursnden (Yeni Efendiler, 1928) bir rnek verir: Bu filmde Feyder, grlt karanlara umutsuzca dert anlatmaya alan bir konuucunun yakn ekimine, piyanonun iindeki ses mandallarnn ini klarn gsteren bir yakn ekimi bindirir. Bylece konuucunun banda davul alnyormu izlenimini uyandrr. Ynetmen bir ekimden brne kesmeyle geseydi ayn izlenim uyanmayabilirdi ya da benzetme bu denli etkili olmayabilirdi. Zincirleme gibi bindirme de zamann getiini gsterir. Pudovkin Kaakta (1933) yaplmakta olan bir geminin bir paras stne bitmi bir gemi grnts bindirir. Bindirme birbirinden uzak iki eyi kolayca birletirir. Legg,

Telephone Workersda evleri telefonla ilgili insanlarn telefona olan bamlln vurgular.

ekimlere

bindirerek

Bindirmenin bir gei yntemi olup olmad bile tartlabilir, nk ou kez birbirinden uzak iki eyi birletirmek iin kullanlr. Bundan dolay bindirmenin bitiiklie dayanan bir anlatm yarattn syleyebiliriz. stelik bu tr bir anlatm baka bir dilin yaratmas olanaksz. 5.3.4. Kararma - Alma Kararma alma ise bitiiklie dayanan bir anlatm yaratmaz. Tam tersine bir durak ilevi grr. Kararma ve onu izleyen alma romanlardaki duraklara benzer. Pek ok romanda bir blm bittiinde yeni blm yeni sayfadan balar. Kararma alma sreklilii, anlatnn akn keser, bir blm kapatr. Kimi ynetmenler, perde bir an iin de olsa bo kald iin bu ynteme kar. Aslnda bu boluk ou kez izleyiciye dinlenme olana verir. zleyici bu arada dramatik doruu sindirir. Kararma alma yalnzca bir durak ilevi grmyor kukusuz. Yaratc gc olan ynetmenler onunla da deiik anlatmlar yaratyorlar. Arnheim, uyanan ya da uykuya dalan bir kiinin bu yntemle ok iyi gsterilebileceini syler. nk insan birdenbire uyanamayaca gibi birdenbire de uyuyamaz. William Wyler, Mrs. Miniverda (1942), Bayan Miniverin baarsn vurgulamak iin kararmadan yararlanr. Bir sabah Bayan Miniver bir apka satn alr. Einin bu harcamay gereksiz bulacan dnd iin tedirgindir. Oysa ei de ayn gn bir otomobil satn alr. O gece alc Miniverlarn yatak odasnda evrinir, karyolann direindeki apkada durur, grnt kararr. Gn Bayan Miniverin apka almasyla balar ve onun apkasnda karararak biter. Kararma alma zamann getiini de gsterebilir. Notoriousda (Aktan da stn, 1946) Alicia bir parti verir. Partiye yabanc bir erkek gelir. Alicia, arl olanlarn da evinden gitmelerini ister. Yabanc kalr. Alc onu arkadan gsterirken grnt kararr, yznden gsterirken alr. Kararma alma olduka yumuak bir gei salar. 5.3.5. Silinme Silinme ise kararma almaya gre olduka sert bir gei salar. nk ikinci ekim erevenin herhangi bir yerinden belirerek ilk ekimi herhangi bir biimde (dz, eri, krk, eik izgi) siler. Sinema perdesini duvar takvimine benzettiini, olaylarn doal akn bozduunu, izleyiciyi sarstn ileri srerek pek ok kii silinmeye kar kyor. Ama ynetmenler yine de silinmeyi kullanyorlar onunla deiik anlamlar yaratmaya alyorlar. Silinme, zincirlemeden daha hzl olduu iin bir dizi olay

gstermek iin ok elverili. Silinme 1930larda 1940larda ynetmenlerin gzdesi. rnein Mamoulian Dr. Jekyll and Mr. Hydeda (1932) silinmeyi kout kurgu gibi kullanr. Bir gece Jekyll, Hyden kimliine brndkten sonra kendisini bir toplantda bekleyen nianls Murielden kaar. Silinme grnty ikiye bler: Solda Jekyll, sada toplant grlr. Silinme Jekylli siler, grnt yalnzca toplanty ve Jekylli gsterir. Silinme grnty yeniden ikiye bler: Sada evinde ikisini yudumlayan Ivy (Hyden daha sonra ldrecei kadn), solda Muriel grlr. Silinmenin bu biimde kullanm filmin izleine de uyar. ki kimlikli erkein (Jekyll ve Hyde) iki kadn olmaldr. Kimi kez silinmenin tiyatro perdesine benzer bir ilev grmesi filmin izleine, ieriine ok uyar. rnein Woody Van Dyke The Thin Mande (Hayal Adam, 1934) kzlar korosunun grntsn aadan silinme ile aar, gerek sahnede olduu gibi. Le Fantme De La Libert de (zgrlk Hayaleti, 1974) doktorun yardmcs babasnn hasta olduunu renir, doktordan babasna gitmek iin izin ister. Bunuel, izleyiciyi silinme ile otomobilde yol almakta olan doktorun yardmcsna geirir. Yamur yamaya balar, silecekler durmadan alr. Ayn filmde Aliettein babas Monsieur Legendre doktora giderken otomobilini ok hzl srer. Polisler durdurur onu. Doktora gittiini syler. Bunuel, izleyiciyi silinme ile doktorun muayenehanesine geirir. Monsieu Legendre kanser olduunu renir. Doktorun yardmcsnn yaam doktorun muayenehanesinden karrken, Monsieur Legendreinki ise muayenehanesine girerken deiir. 6 1 Kurgu yasalarn, zanaatn btn dier yasalar gibi ok iyi bilmek gerekir. Ancak gerek yaratclk, bu yasalarn inendii ya da biim bozukluuna uratld an balar. Bu yzden rnein Leo Tolstoyun van Bunin kadar tutarl bir biemci olmad ve romanlarnn Buninin yklerindeki zarafete ve mkemmellie ulaamad gereinden Buninin Tolstoydan daha iyi bir yazar olmas sonucu karlamaz. Yaplan, daha ok, Tolstoyun ar ve bazen sebepsiz yere uzatlm cmlelerini, hantal anlatmn ho grmektir. Dahas bunlar, Tolstoyun bireyselliini belirleyen zellikler olarak deer bile kazanr. Dostoyevskinin eserlerinin balamndan, ilerinde yer alan insan tanmlamalar kartlp alndnda karmza dolgun dudaklar ve soluk yzleriyle son derece gzel insanlar kar. Ancak burada sz konusu olan yalnzca bir zanaatkr deil, ayn zamanda bir sanat ve filozof da olduundan bunun pek de o kadar nemi yoktur. Tolstoya olaanst deer veren Bunin, Anne Kareninay baarsz bulur ve bilindii gibi, bu roman yeniden yazmaya kalkar, tabii ki beceremez. Bunlar, tpk organik yaplar gibidir. ster iyi ister kt olsunlar canl organizmalardr ve kimsenin onlara dokunmaya hakk yoktur. Kurgu da ayn eydir. Kurgulamada yalnzca usta olmak nemli
61

Bker, Sinemada Anlam Yaratma, ss. 154-169.

deildir. fade edilmek istenen zel konum iin gerekten organik bir gereklilik oluturduunu insan hissedebilmeli... 6 2

Ek 1: Sinematografik ifre Umberto ECO

Sinema yoluyla gerekleen bildirimenin incelenmesi iin btn iletiim sistemlerinin incelenmesinde olduu gibi belki de ilk yaplacak i sinemann hangi ifreleri, nasl kullandn aratrmaktr. Bilindii gibi konuma dili bir iletiim sistemidir ve ift eklemlidir. Herhangi bir mesaj kaba bir deyile kelimelere blebiliriz, /Ahmet- ieri girdi/ mesaj kelime ierir, bir dilde binlerce kelime vardr ve bunlar belli kurallara uyarak bir araya getirerek, sonsuz sayda mesaj aktarabiliriz. Yani belli birimleri birletirerek daha karmak bir aktarm salarz. Bu dildeki eklemlemenin ilk katdr. Ancak kelimeler de daha kk baka birimlerden, kendi balarna anlam tamayan birimlerden oluur, bir
62

Andrey Tarkovski, Mhrlenmi Zaman, (ev. : Fsun Ant), 2.b., stanbul: Afa Yaynlar, 1992, s. 143.

dildeki ayrc zellik tayan seslerin says ise 50-60 gemez. Ses dzeyindeki bu eklemleme de ikinci kat meydana getirir. Yani seslerin bir araya geliiyle kelimeler, kelimelerin bir araya geliiyle de mesaj ortaya kar. Bu dzene ift eklemleme dzen diyoruz. Her iletiim sisteminin bir ifresi vardr demitik. Bir ifreyi, rnein bir yabanc dili anlamak iin o dildeki belirtilerin anlamlarn ve bir araya getirili kurallarn bilmek, yani ifrenin anahtarn bilmek gerekir.
a) Konuma dili dndaki iletiim ifrelerinin ille de konuma dili modeline gre kurulmas gerekmez (zaten pek ok sinema dilbilimcisi bu konuda yanlmaktadr). b) Her ifrenin sistemletirdii baz anahtarlar vardr. Bu anahtarlar dar ya da geni kapsaml belli bir alan iinden seilir. Bu anahtarlarn da analitik blmleri, ayrntya degin bileenleri vardr. Ancak bir ifre ana hatlarndaki bu ayrntlardan ayr olabilir, bu ayrntlar kendilerine degin baka ifrelerle aklanabilir. Bir filmin ifresiyle sinematografik ifre ayn ey deildir. Sinematografik ifre gerein sinematografik aygtlarla yeni batan retilmesi srecini belirler. Filmsel ifre ise iletiimin baka bir alann, belli anlat(ykleme) kurallarnn geerli olduu bir alan belirler. Kukusuz filmsel ifre sinematografik ifreye baldr, dayanan sinematografik ifreden almaktadr; tpk her trl retorik ve slup ifresinin de dayanan aslnda konuma dilinin ifresinden almas gibi. Ama yine de bu iki olguyu, yani sinematografik asl anlamla(denotasyon) filmsel ikinci ve yan anlamlar(konotasyon) birbirinden ayrmak gerekir. Filmde de, televizyonda da ayn sinematografik denotasyon mevcuttur. Pasolini (1966da) bu ortak durumdan yola karak, bu tr iletiim biimlerinin topuna birden sinematografik yerine grsel-iitsel denmesini nermiti. Ancak grsel-iitsel iletiimin iinde szler, sesler ve ikonlarla iletilen bildiriler yer almaktadr. Oysa sz ve sesle iletilen bildiriler ikonun asl ve yan anlamlarnn belirlenmesinde ne denli vaz geilmez olurlarsa olsunlar (bu belirleme sz ve sesi de ne denli etkilemi olursa olsun), yine de szl sesli bildirilerin kendilerine zg, bamsz ifreleri vardr, bu ifreler baka snflandrmalarn iinde yerlerini almak zorundadrlar. Eer bir filmde birisi ngilizce konuuyorsa, syledikleri -hi deilse dolaysz ilk anlam dzlemindengiliz dilinin ifre kurallarna uyar. Oysa zaman boyutunu da ieren ikonik bildiri (hareket halindeki ikon da diyebiliriz) zaman boyutunu iermesinden doan zellikleriyle birlikte sunulduundan, baz kendine zg niteliklere blnr ki, bunlarn teker teker incelenmesi gereklidir. Demek ki, hi deilse imdilik, ikon dzleminin yalnzca grsel boyutunu zmlemeye alacaz. Bu zmlemeyi yaparken de bu boyutun en basit biimlerini ele alacaz. Baka trl sylersek: sinemacnn kullandn varsaydmz dilini zmlemek iin baz yollar nereceiz: szgelimi sinema aygtnn bize Larrive du train a la gare ya da Larroseur arrosden* baka hi bir ey sunmam olduunu varsayacaz. Bu noktaya gelinmiken, sinema semiolojisi stne yaplm iki almaya deinmenin iyi bir balang olaca kansndayz. Bu almalardan biri Metzin biri de Pasolininin. Metz film olayyla ilgili semiolojik aratrma olanaklarn bulmaya alrken, daha fazla blnemeyecek bir birimin varln, Primumu, kabul ediyor. Bu primumun iinde artk
*

Larrive du Train a la Gare : Trenin Gara Gelii, Lumier kardelerin ilk filmlerinden. Larroeur Arros : Su Veren Adamn Islan, Lumierlerin ilk filmlerinden (ev. notu).

birbirinden ayrk birimler bulunmadn, primumun bylesi birimlerin bir eklemlenmesi olamayacan belirtiyor. Metze gre bu primum resimdir; yani gerein bir eit ayns, analogonudur ve bir dil de mevcut olan uzlamalara (konvention) indirgenemez. Sinema semiolojisi ancak szn semiolojisi olabilir (stelik bu szler belli bir dilden alnma deildir), ya da belli sz tiplerinin semiolojisi olabilir, bu szlerden kastedilen byk sentagma birimleridir, bu birimlerin birbirine balanmasyla filmin sylevi ortaya kar. Pasoliniye gelince, Pasolini bir sinema dilinin varln kabul eder. Ancak hakl olarak, bu dilin gerek bir dil olma onuruna kavumak iin ille de, dilbilimcilerin konuma dili iin saptadklar gibi, ift eklemli olmas gerekmeyeceini ileri srer. Yalnz Pasolini de bu sinema dilinin eklem birimlerini belirlemeye alrken biraz kaypak bir gerek kavramnn snrnda kalmaktadr: sinematografik bir sylevin (yani grsel-iitsel bir dilin) birincil eleri, kamerann bize aktard nesnelerdir. Bu nesneler tamamen zerk olarak (dorudan doruya) gerei aktarmaktadr, bu gereklik her trl uzlama anlaynn dndadr. Yani uzlamann peinden deil, nnden gider. Pasolini giderek bir gerek semiolojisinden sz eder, sinemay da insan davranlarnn doal dilinin bir yansmas olarak grr. Resmin (ya da plann) gerein ayns (analogonu) olduu kavramna gelince, bizce bu gr doru deildir. Ancak bu gr uzun sentagma zincirlerini aratrmak iin plan daha fazla zmlenemez bir birim olarak kabul etmek biiminde anlalrsa, yntemsel adan pekala yararl olabilir (nitekim Metzde byle yapmaktadr). Yalnz planda mevcut uzlama boyutunun kklerine inen bir aratrmay engellerse zararl olabilir. Yani ikonik belirti ve anlatmlar iin sylenen her ey sinematografik plan (resim) iin de geerlidir. Ayrca Metzin kendisi de bu iki gr badatrmay nermitir. yle ki: baz ifreler antropolojik kltrel ifrelerdir; bunlar doumdan itibaren eitim yoluyla renilir (alglama, tanma ifreleri ve deneylerle edinilen verilerin belli kurallara uyularak grafie evrildii ikonik ifreler gibi), baz ifreler ise teknik adan ok daha karmaktr ve uzmanlk ister, bunlar resimlerin (planlarn) bir araya getiriliini dzenler ve baz insanlar tarafndan belli baz durumlar iin renilirler (ikonografik ifreler, plan ve montaj kurallarn kapsayan bilgiler, ykleme ileviyle ilgili ifreler gibi) . Metze gre film-sylevi-semiolojisi bu ikinci trden ifrelerle uramaktadr (Film-sylevi-semiolojisi sinematografik dili inceleyen semiolojinin karsnda yer alr ve ikisi birbirini tamamlar). Bu ayrm verimli olabilir; ancak bu iki ifreler grubunun karlkl birbirini etkiledikleri ve artladklarn gz nnde tutmak gerekir; yle ki bir grubun incelenmesi mutlaka br grubun da incelenmesini gerektirmektedir. Szgelimi Antonioninin Blow Up filminde, parkta bir resim eken bir fotoraf, stdyosuna dndkten sonra resimleri byte byte, sonunda bir aacn arkasnda yatan bir insan kefetmeyi baarr. Bu adam bytt resmin baka bir parasndan anlaldna gre, bir itin yapraklar arasndan uzanan bir el tarafndan vurulmutur. Bu ykleme esi ilevini ancak (filmde - ve film stne yaplan eletirilerde bu e fotoraf makinesi objektifinin gerekle hesaplamasn ve her eyi acmasz bir biimde grdn vurgulamaktadr), ikonik ifre, ykleme fonksiyonlaryla ilgili bir ifreyle badatrlrsa yerine getirilebilmektedir. Nitekim filmi grmemi bir kimseye bu bytlm fotoraflar gsterilse, bu fotoraflardaki pek de iyi seilmeyen baz lekelerin yatan adam ve tabancal el gibi baz zel anlamlar aktarmas beklenemez. Ceset ve tabancayla silahlandrlm el anlamlarnn bunlar tayan belirtenlere yklenmesi ancak yknn btnl iinde mmkndr. yknn btnl filmi izleyenlerde (ve ba oyuncularda) belli bir gerilimin birikmesine yol aar, izleyicileri bunlar grmeye hazrlar. Filmin btnl bir idiolekt grevi yapar, yani belki de baz grltler olmaktan teye gitmeyecek sinyallere belli bir ifrenin taycs olma deerini ykler. Deinilen bu noktalar Pasolininin sinemay gerein semiolojisi olarak grme fikrini ve sinematografik dilin temel elerinin perdede yanstlan gerek nesneler olduu inancn rtmeye yeter sanyoruz (nitekim Pasolininin tutumu ei bulunmaz bir semiolojik safdilliktir

yani kltr olgularn doa grntleriyle izah etmek yerine, baz doa olgularn kltr grntlerine indirgemek istemesi semiolojinin vard temel sonulara zt dmektedir). Ancak Pasolininin aklamalarnda stnde durulmas gereken baz noktalar vardr; bu noktalar rtmek baz yararl gzlemlere yol aabilir. Bir davrann bir dil olduunu sylemek semioloji asndan ilgintir, yalnz Pasolini davran kavramn iki ayr anlamda kullanmaktadr. Tarih ncesi insanndan beri gelen iletiim kalntlarnn davranlar yoluyla deitirilmi, gerek olarak keldiklerini sylerken, davran fiziksel bir sre olarak anlamakta ve belirti nesnelerinin bu sreten ktn kabul etmektedir. Bu belirtiler Lvi Straussun (1960) sz ettii belirtilerdir. Lvi Strauss bir toplumda mevcut olan aletleri iletiim sisteminin eleri olarak anlamakta, iletiim tipinin rnein, belirtici (anlam tayan) bir el hareketi (jest) yapmak eklindeki bir davranla ilgisi yoktur, oysa Pasoliniyi de sinema dilinden sz ederken ilgilendiren bu davranlar. Davrann bu ikinci anlamna biraz daha yakndan bakalm: gzlerimi hareket ettiriyorum, kolumu kaldryorum, bedenimi hareket ettiriyorum, glyor, dans ediyor, vuruyorum ve btn hareketlerim aslnda iletiim davranlar, bunlarla evremdekilere bir eyler sylyorum, ya da onlar benim hakkmda baz yarglara varyorlar. Ama btn bu hareketlerin doal olmakla ilgisi yok (dolaysyla da doa, us d, kltr ncesi anlamnda bir gereklikle de ilgisi yok): tersine hepsi de uzlama ve kltr. Bu davranlarn dilini aratran bir semioloji dal da var zaten, buna da Kinesik deniyor. Kinesik henz yeni yeni olumaya balayan bir disiplin ve Proksemikle (Proksemik konuanlar arasndaki mesafenin nemini aratryor) balantlar var. Kinesikin amac insann yapt hareketleri anlam birimleri olarak snflamak ve bunlarn ifrelerini bularak sistemletirmek. Pittenger ve Lee Smithe gre ne el, ne de beden hareketleri insan doasndan gelen igdler deil, hepsi de renilen davran sistemleri, ayrca kltrden kltre de ak fark gsteriyorlar. Ray Birdswhistell klasik anlamda bir derleme yaparak hareketlerin (jest) sistemini kurmu, ifreleri de aratrmalarn yrtt blgelere gre ayryor. Hatta tecrit edilebilen ve kendi bana anlam tayan en kk hareket parasna Kinem" (ayn snftan olan btn kinleri temsilcisi) demeyi de neriyor. Ayrca kinemleri birbirlerinin yerine koyarak deneme yoluyla daha byk semantik birimlerin varln da saptam. Bu semantik birimler de iki ya da daha ok kinin bir araya gelmesiyle yeni bir anlam birimi oluuyor, Birdswhistell bu anlam birimine kinemorf (iinde yer ald snfn genel temsilcisine de kinemorfem) diyor. Kin sadece bir figr olduu halde, kinemorfem bir belirti ya da sem olabiliyor. Bu verilerden yola kldnda daha geni kapsaml bir kinesik sentaks kurmann mmkn olduu grlr; bu sentaksn da belli ifrelerle ileyen sentagma birimlerinin varln aklamas olasdr. Ancak burada bizi ilgilendiren bir nokta var: canl bir kendiliindenlik (spontanite) beklediimiz yerde , kltr, uzlama, sistem ve ifreyle karlatk. Burada da semiolojinin kendine zg tipik tavryla hakl ve baskn ktn gryoruz; bu tavr doay topluma ve kltre tercme etmek olarak nitelendirebiliriz. Eer Proksemik konuan iki kii arasndaki uzakl saptayan geleneksel ve belirleyici ilikileri inceleyebiliyorsa, eer bir pmenin mekanik evrelerini ayrt edebiliyorsa, ya da bir selamn basit bir Allahasmarladk olacakken, ackl bir elvedaya dnmesi iin iki kii arasndaki uzakln ne olmas gerektiini saptayabiliyorsa, o zaman sinemaya tercme edilen (transkripsiyon) davranlar dnyann zaten kendisi bir belirtiler dnyas demektir. Demek ki sinema semiolojisinin tercme ettii, aktard doal ve kendiliinden olan deildir, sinema semiolojisi kinesike dayanmaktadr, kinesikin ikonlara evrilme (transkripsiyon) olanaklarn aramaktadr ve sinemaya zg, stilize bir hareket (jest) dilinin zaten var olan kinesik ifrelerini nasl etkilediini ve deitirdiini incelemektedir. Sessiz filmlerin normal kinemorflar abartmak zorunda kald aktr, Antonioninin filmleri ise bunlarn younluunu azaltr gibidir; ancak iki durumda da stilistik gerekliliklerden ortaya kan yapay bir kinesik sinematografik mesaj alan grubun alkanlklarn etkilemekte ve bu grubun kullana geldii ifreleri deitirmektedir. Gerek bu anlatlanlarn, gerek kinemorflarn biim deitirmeleri, birbirlerinin yerlerini almalar ya da tannma eiklerinin incelenmesi sinema semiolojisi iin ilgin konulardr. Ama ne olursa olsun ifrelerin belirleyici evreleri iinde

olduumuz kesin. Artk filmi gerein fevkalade bir aktarm olarak gremeyiz; film kendinden nce de var olan bir dili kullanmaktadr ve kendide bir dildir. Bu iki dil de sahip olduklar uzlama sistemleriyle birbirlerini karlkl etkilemektedirler. Akla kavuan baka bir nokta da, sinematografik iletiimin daha fazla blnemeyen birimleri olduu grlen hareketlere de (jest) semiolojik inceleme yntemleri uygulanmasnn pekala mmkn olduudur. Pasolini sinema dilinin ift eklemli olduunu (bu eklemler konuma dilindeki ift eklemlilie tekabl etmese bile) ileri srmektedir. Burada zmlenmesi gereken baz dnceler ortaya kmaktadr. Pasoliniye gre: a) Sinematografik dilin en kk birimleri bir planda grlen eitli gerek nesneler (eyalar) dir. b) Gerein birer biimlenmesi olan bu en kk birimlere (foneme) kinaye olarak kinem ad vermek gerekir. c) Kinemlerin bir araya gelmesiyle daha byk bir birim, yani plan ortaya kmaktadr, bu da konuma dilindeki moneme tekabl etmektedir. Bu iddialar aada grlecei zere dzeltmek gerekir:

1) Bir plan meydana getiren deiik gerek nesneler, ikonik semlerdir.


Bunlarn dolaysz sebeplilie dayanan anlamlara sahip gerek olgular olmadklarn, uzlamalar kullanarak etki yaptklarn biliyoruz. Eer bir nesneyi o nesne olarak tanyorsak, bu belirtenlik nitelii tayan biimsel bir yapya, ikonik ifrelere dayanarak bir belirtilen yaktryoruz demektir. Ancak Pasolini szde gerek bir nesneye sembol olma grevi ykledii anda, belirti, sembol, belirtilen ve gnderme yaplan asl nesne (referans) arasnda ak seik bir ayrm yapmyor demektir. Oysa semiolojinin hi kabul edemeyecei bir ey varsa, o da belirtilenin gnderme yaplan asl nesneyle kartrlmasdr. 2) Ne olursa olsun bu en kk birimler fonemlerin karl olarak tanmlanamaz. Fonemler ayrtrlan belirtilenin paralar deildir. Oysa Pasolininin kinemleri (ayr ayr saptanabilen nesnelerin resimleri) belirtilenin birimleridir. 3) Daha byk bir birim olan plan da moneme tekabl etmemektedir. Anlatma tekabl eder ve dolaysyla da bir semdir. Bu noktalarn aklanmasyla sinematografik resmin, gerein bir yansmas olduu yanlsamas giderilmi olacakt. Ancak bu yanlsama pek de giderilemez, nk pratikten edinilen bilgiler bize bu olayn temelinde byle bir durumun yine de var olduunu kukuya yer vermeyecek bir biimde gstermektedir; ayrca daha derinlere inen semioloji aratrmalar bu olgunun derinlerde yatan baz iletiimsel nedenleri olduunu gstermektedir, yle ki sinema eklemli bir ifreye sahiptir. kiden fazla eklemi olan bir ifre olabilir mi? Konuma dilinde ikili eklemleme kullanlrken ne tr bir tasarruf ilkesine uyulduuna bakalm: Konuma dilinde birbiriyle iliki kurabilen pek ok sayda belirti vardr. Bu belirtileri meydana getiren belirtilerin, yani figrlerin, says ise snrldr, bu figrlerin ilevi bir araya gelerek belirtici birimler oluturmaktr, kendi balarna anlam tamazlar, ancak birbirlerinin yerini aldklarnda anlam fark salarlar.

yleyse nc bir eklemleme bulmann anlam nedir? nc bir eklemleme ancak belirti birleimlerinden st belirtilenler retilebildii anda bir anlam tar. Bu st belirtileni belirtileri birletirerek elde edemeyiz. Bir st belirtilen saptand anda, kendisini meydana getiren belirtilerin artk onun paralar olmadn, bu belirtilerin st belirtileni meydana getirirken figrlerin herhangi bir belirtiyi olutururken yaptna benzer bir grev yklendiklerini grrz. Demek ki eklemli bir ifrede u evreler vardr: Belirtileri meydana getiren figrler (ki bunlar belirtinin tad anlamn paralar deildir, sentagmalar meydana getiren belirtiler, bu belirtilerin birleiminden ortaya kan X eleri; X esini meydana getiren belirtiler de figrler gibi bu enin tad anlamn paralar deildirler. Konuma diline ait bir belirti olan /kpek/ szc /k/, //, /p/, /e/, /k/, figrlerinden meydana gelir, ama bu figrlerin hi biri kpein belli bir parasn tanmlamaz. Tpk bunun gibi bir st belirten esi olan /X/i de meydana getiren belirtilerin hi biri /X/in tad anlamn bir parasn dorudan doruya kendisi tayamaz. Bu durumda l bir eklemlemeye sahip tek ifrenin sinematografik ifre olduunu gryoruz. Pasolininin rneklerinden birinde szn ettii planlardan birine bakalm: bir snfta rencilerine bir eyler anlatan bir retmen. Bu plan, resimlerin zaman iinde akn bir yana brakarak, tek bir karesini alp inceleyelim: Bu kare u blmlerden meydana gelmi bir sentagmadr; Ayn zaman dilimi iinde bir araya gelmi ikonik anlatmlar; rnein burada uzun boylu, sarn bir adam var, ak renk bir kostm giymi, vb. Bu semler gerektiinde daha kk ikonik belirtilere blnebilir, rnein bir insann burnu, gz, drt keli yzey vb. gibi, bu belirtileri semin varl temeline dayanlarak kontext biiminde alglanmaktadrlar, sem bu belirtilere hem kontext iindeki anlamlarn vermekte, hem de onlara birinci dereceden (denotasyon) ve ikinci dereceden (konotasyon) anlamlar yklemektedir. Bu belirtiler alglama ifrelerine uygun olarak grsel belirtiler biiminde zmlenebilirler: /ke/, /aklk koyuluk ilikileri/, /yuvarlaklar/, /figr arka plan ilikileri/ gibi. Ancak bu kareyi bu anlamda zmlemenin gereksiz olabileceini de hatrlatmak isteriz, bu kare uzlamaya dayanlarak pekala tek bir sem gibi kabullenilebilir (ben pekala bunu rencileriyle retmen biiminde ikonografik bir sem olarak alglyor ve rnein ocuklaryla baba gibi bir semden ayrt edebiliyorum), tabi bu daha fazla zmlenemeyecek bir eklemlemenin varln engellemez. Bu ifte eklemlemeyi geerli olan dilbilimsel uzlamlara uygun olarak aklamak istersek, paradigma ve sentagma eksenlerini kullanabiliriz: Var saylan (alglama ifrelerinden tketilen) ikonik figrler bir paradigma meydana getirirler, bu paradigma iinden seilen birimler bir araya getirilerek ikonik belirtileri olutururlar, ikonik belirtiler ikonik anlatmlar salayacak ekilde birletirilir. Bu birleimler yeniden bir araya gelerek fotogramlar(kareyi) oluturur. Ama kareden plana getiimizde unu grrz: kiiler baz hareketler (jestler) yapmaktadr: ikonlar zaman iinde sralanan hareketleriyle kinemorfemleri oluturmaktadr. Ancak sinemada ortaya kan bir ey daha vardr. Kinesik yle bir sorun ortaya atmtr: belirtici hareket birimleri olan kinemorfemlerin (kinemorfemleri dolaysyla monemlerle karlatrmak ve kinesik belirtiler olarak tanmlamak mmkndr) zmlenerek kendilerini oluturan kinesik figrlerin saptanp saptanamayaca, yani kinemorfemlerin ayrk paralar olan, ancak bir kinemorfemin tad anlamn bir parasn meydana getirmeyen kinemlerin saptanp saptanamayaca (yani kendi bana anlam tamayan eitli hareket birimlerinin bir araya gelince anlam tayan bir hareket birimi oluturabilmeleri). Ancak kinesik, sreklilii olan bir hareket btn iinde mevcut ayrk anlar saptamakta glklerle karlamaktadr: oysa kamera bu glkle karlamaz. Kamera kinemorfemleri bir ok ayrk birime blmektedir, bu birimler kendi balarna anlam tamamakla birlikte, br birimlerin karsnda ayrc deer tarlar. Evet ve hayr anlamndaki iki tipik ba hareketini, yani iki belirtiyi, bir ok kareye blebilirim ve bir ok deiik poz bulurum, bu pozlarn hi birini de evet ve hayr

kinofermine eitleyemem. /Saa doru eilmi bir ba/ evet belirtisinin bir figr olabilir, sadaki kiiyi gsterme belirtisiyle birletirildiinde de samdaki kiiye evet diyorum yolunda bir sentagma meydana getirebilir, ama ayn figr bir hayr belirtisine de ait olabilir, eilmi ba belirtisiyle birleebilir (eilmi ba belirtisinin de ayrca eitli yan anlamlar olabilir ve bu belirti pekala ban eerek hayr, demek sentagmasnn iinde yer alabilir. Demek ki kamera bana anlam tamayan kinesik figrler salamaktadr, bu figrleri bir karenin zaman iindeki duraanl erevesinde tecrit etmek mmkndr, ama bu figrleri birletirerek de daha byk ve sonsuz sayda yeni belirti elde etmek olasdr. imdi, bu durumu grafik olarak gstermek istersek, iki boyutlu eksen sistemlerini bir yana brakarak boyutlu bir sistem kullanmalyz. konik belirtiler bir araya gelerek anlatmlar ve kareler (fotogram (srekli ve zamanda (senkronik) bir izgi stnde) yaratrken, ayn zamanda zaman iinde ilerleme gcne sahip, derine giden bir boyut da yaratmaktadrlar, bu boyut ya da baka bir deyile dzlem bir plann iinde yer alan tm hareketin paralarnda oluur, bunlar zaman iinde ilerleyen birlemeleri kullanarak bu ikinci dzlemi yaratan hareketlerdir, bu dzlem birinci dzleme kyasla dikeydir ve belirtilmek istenen davrann btnlnde oluur. Sinemaya bu eklemlilii yaktrmann anlam nedir? Bir ifrenin eklemlenmesinin yarar udur: mmkn olan en ok saydaki olay, birbiriyle birletirilebilen en az saydaki eyle aktarabilmek. Eklemlemeler ekonomik zmlerdir. Ancak birletirilebilecek eler saptanr saptanmaz, ifre biimlendirdii geree oranla yoksullar. Ama birletirme olanaklar saptannca da aktarlacak olaylarn zenginliinden yine biraz bir eyler kazanlr (en yatkn konuma dilleri bile, anlattklar eylerden hep daha yoksuldur, yoksa bir belirtinin birka anlama gelmesi diye bir olay olmazd). Bunun sonucu olarak da gerei ister bir konuma dili araclyla, ister krlerin eklemsiz, yoksul ifrelerinin araclyla adlandrmaya kalktk m, bilgimiz yoksullaverir, ama bilgiyi aktarabilmek iin de bu yoksullamay gze almak arttr. te iir dilinin abas da bu noktadadr: iir dili belirtiyi ift anlaml klarak mesaj alan kiinin bu yitirilen zenginlie yeniden kavumasna alr, tek bir btn iine ayn anda beklenmedik eitli anlamlar sokar. Eklemsiz ya da ok ok iki eklemli ifrelere alk olduumuzdan eklemli bir ifreyle karlanca (bu ifre tekilere oranla daha fazla bilgi kapsama niteliini de tamaktadr.) Bir plan erevesinde bir tek kinesik belirti bile ortaya ksa, insan bu duyguya kaplrd. Oysa gerekte hem karelerin zamanda ak iinde, hem bir tek karenin kapsamnda bir ok kinesik figr birlemektedir; plann geii boyunca da bir ok belirti sentagmalar oluturmakta ve btn zenginlemektedir; bylece sinema kukusuz konumadan daha zengin bir iletiim tr olmaktadr. konik anlatmda olduu gibi, sinemada da eitli anlamlar sentagma ekseni boyunca birbirini izlemek yerine, ayn anda grnrler ve birbirlerini etkilerler; bylece bir ok yan anlama da (konotasyon) yol aarlar. unu da eklemek gerekir: bu l grsel eklemlemenin insanda uyandrd gereklik duygusu, tonlarn ve szlerin tamamlayc eklemlemeleriyle daha da karmak bir biim alr (ama bu dnceler artk sinema ifresiyle deil, sinemann aktard mesajn semiolojisiyle ilgilidir). eklemlemeyle yetinmek istiyoruz; zaten btn teki dillerden daha zengin bir uzlamlar dizisi dolaysyla daha yatkn bir biimlendirmeyle karlap da, kendimizi gerei yanstabilen bir dil karsnda bulduumuzu sandmz anda duyduumuz ok yeterince iddetli; ite sinemayla ilgili metafiziksel dnceler de buradan kyor. te yandan namuslu olmamz gerekirse, katl bir eklemleme dncesinin de metafiziksel bir sinema semiolojisi grne bal olup olmadn sormamz gerekir.

Sinemaya tecrit ederek baktmz zaman, kukusuz, daha nce var olan bir iletiim sisteminden kp gelimi olmadn ve bu katl eklemlemeye sahip olduunu grrz. Ancak daha geni kapsaml semiolojik gzlemleri dikkate alacak olursak, ifreler arasnda hiyerari olduunu saptarz. Her ifre kendinden daha sentezci bir ifrenin sentagmatik birimlerini zmler, ayn zamanda daha analitik bir ifrenin sentagmalarn kendi belli bal eleri olarak kullanr. Bu anlamda bakldnda, sinemann zaman iinde ilerleyen hareketinden daha nceki bir ifreye ait sentagmalarn belirti birimleri olarak kullanld grlr. Bu bir nceki ifreler fotorafsal ifrelerdir, fotorafsal ifrelerse alglama ifrelerinin sentagma birimlerini kullanrlar... Demek ki kareyi fotorafsal bir sentagma olarak grebiliriz: Bu fotorafsal sentagma sinemann zaman iinde ilerleyen ekleminde ikinci eklemlemenin bir esi olarak boy gsterir ve kinesik anlam yoktur. Ancak bu gr bizi, sinemaya bakarken, tm ikonik, ikonolojik ve stilistik deerlendirmeleri, ksacas sinemay figratif sanat olarak kabul eden btn alar bir yana brakmaya zorlar. te yandan bu yalnzca bir yntem saptama sorunu olarak da grlebilir. Tabii ki sinematografik dili, daha fazla zmlenemeyecek birimler olan karelerden yola karak deerlendirmek mmkndr. Bunun iin de nce, aktarlan sz olma niteliiyle filmin, sinematograftan ok daha karmak olduunu saptamak gerekir; film yalnzca kelime ve ses ifrelerini kullanmakla kalmaz, ikonik, ikonografik, alglama, tonalite ve aktarm ifrelerini de yeniden bnyesine alr. Ancak film bunlarla da yetinmez; eitli ykleme ifrelerini, montaj gramerlerini ve koca bir retorik aygtn da kullanr. Film semiolojisi bugn bunlar da aratrmaktadr. Ancak btn bunlar gz nne alndktan sonradr ki, sinematografik iletiimin kendine zg gereklik etkisini aklamak iin l eklemleme yolunda bir var saym ayakta kalabilir.1

PLN SEKANS ya da GEREN SEMOLOJS : SNEMA


Pasolininin Pesaro Film enliinde dzenlenen ak oturumda yapt konumas (1966). Kennedynin lm zerine halkn arasndan bir seyircinin ektii 16mmlik filmi ele alalm. Bu bir pln-sekanstr, hem de yaplabilecek en tipik pln-sekans. Grnt ynetmeni-seyirci, gr alar bakmndan hibir seim yapmamtr: yalnz nerede bulunuyor idiyse oradan, grebildii kadarn ereveleyerek ekmitir. yleyse bu tipik pln-sekans bir znel ekimdir. Kennedynin lm zerine yaplabilecek bir filmin dier btn gr alar eksiktir: bizzat Kennedynin kendi asndan, Jacquelineninkine ate eden katillerinkinden, onun su ortaklarnnkine, orada buluna dier seyircilerden polislerinkine kadar ve daha biroklar. Btn bu gr alarndan ekilmi filmlerin var olduunu farz edelim; bu demektir ki o srada olan biten gerek olaylar ayn anda deiik alardan saptayan birok plan-sekans vardr: yani birok znel grler. Bylece znellik, her grsel-iitsel (audio-visuel) tekniin eriebilecei gerekliin en u snr oluyor. Tek bir gr asnn dnda, olmakta olan bir gerei grmek ve iitmek mmkn deildir, bu gr as da hep gren ve iiten bir znenindir. Bu zne, etten ve kemikten bir znedir, nk biz bir konulu filmde her ne kadar ideal bir a seiyorsak da ki bu bir bakma soyut ve tabii deildir, bu durum, o noktaya alcy ve teybi yerletirdiimiz andan itibaren gereki, hatta natralist oluyor etten ve kemikten bir znenin grd ve iittii ekilde (yani gzleri ve kulaklaryla).

Umberto Eco, Sinema Semiolojisi, Gerek Sinema, (ev: Fatma Akerson), Say: 9, (Aralk 1974 Ocak 1975), ss. 25 35.

Olu halindeki gerein grlmesi ve iitilmesi hep imdiki zamandadr. Sonsuz bir znellik olarak, sinemann ilk ve ematik bir esi anlamnda, pln-sekansn zaman imdiki zamandr. Dolaysyla sinema imdiki zamanoaltr. Televizyonun direkt yayn da olmakta olan bir eyin imdiki zamanda gsterilmesidir. Kennedynin lm zerine bir tane deil de, bir dzine kadar pln-sekansn, yani bakann lmn imdiki zamanda znel olarak oaltan (tekrarlayan) filmlerin, var olduunu farz edelim. Yalnzca bilgi edinmek iin bile olsa (rnein tahkikat yrten polis karakolunun bir gsterim salonunda) btn bu znel plansekanslar birbiri ardna grdmz, yani, maddi olarak deilse bile, onlar kendi aralarnda birletirdiimiz anda ne yapm oluyoruz? En ilkel biimde de olsa bir eit kurgu. Bu kurguyla ne elde ediyoruz? imdiki zamanlarn oaltlmasn, tpk bir olayn gzlerimizin nnde bir kez deil de bir ok kez olmas gibi. imdiki zamanlarn bu oalmas gerekte imdiki zaman yok ediyor, hiletiriyor, sz geen imdiki zamanlarn her biri bir dierinin bakaln, beklenmezliini, uymazln, yanltcln ortaya koyuyor. Bir polis tahkikat iin filmleri incelerken (ki estetik kayglar hi yoktur, yalnz olmu eyi tam olarak tekrar canlandrabilmek iin bunlarn belgesel yanlaryla ok ilgilenilir) aklmza ilk gelen soru udur: bu filmlerin hangisi bana olaylar geree en yakn olarak gsteriyor? Gerein bir daha tekrarlanmayacak bir safhas bir ok zavall gz ve kulan (ya da alc ile teyp) nnde meydana gelirken, duyu organlarnn ya da teknik aralarn her biri tarafndan deiik ekillerde saptanmtr (genel ekim, diz ekimi, ba ekimi ve mmkn btn gr alar): gerein grd bu filmlerin her biri yle yoksul, yle aldatclardr ki insana acmak gelir, yle ya saylamayacak kadar ok filmin yannda bir tek gerek vardr. Her eye ramen ak olan bir ey var, o da gerein btn yanlaryla kendini da vurmu olmas: orada bulunanlara bir ey sylemitir bu gerek (orada bulunanlar da bunun bir parasydlar: NK GEREK KENDNDEN BAKA HBR KMSEYLE KONUMAZ): kendi dilinde bir eyler demitir, bu dil de hareketin dilidir (konvansiyonel ve sembolik insan dilleri de bunun iindedir): Bir silah sesi, birok sesleri, den bir vcut, fren yapan bir otomobil, lk atan bir kadn, baran insanlar..., btn bu sembolik olmayan iaretler bir eyin olduunu sylerler: bir bakasnn lm, u anda burada, imdiki zamanda. Bu imdiki zaman, tekrar ediyorum, plan sekans olan birok znel ekimlerin zamandr, ki bu plan sekanslar kaderin oraya koyduu tanklarn deiik gr alarndan saptanmlardr. Demek ki hareketin dili imdiki zamann sembolik olmayan iaretlerinin dilidir ve her eye ramen imdiki zamanda pek anlam tamazlar, tarlarsa eer bu yalnzca zneldir, yani eksik belirsiz ve esrarl Kennedy lrken, kendi hareketleriyle anlatmtr olay: gen kz havasndaki kk burjuva bir kadnn gsz kollar arasnda, siyah bir bakanlk arabasnn arka koltuunda vurularak, lerek. Fakat Kennedynin, bir ok seyircinin nnde, hareketinin diliyle anlatt ey gene de imdiki zamanda yani havada, belirsiz kalyor. Btn hareket dillerinin her an gibi bu da bir araytr. Neyin aran? Kendi kendisiyle ve d dnya ile olan ilintilerinin dzenlenmesinin de, kendisi gibi hareketleriyle anlattklar eylerle olan balantnn aranmas. Bu olay da Kennedynin son yaama belirtileri (iaretleri), etraftaki dier kimselerin bir eyler anlatan canl belirtileriyle bir balant, iliki kurmaya alyordu. Ate eden katil ya da katillerinkiyle rnein. Btn bu canl iaretler kendi aralarnda bir dzene konmad srece, gerek Kennedynin gerekse katillerin hareketlerinin dili eksik kalacak ve bir ey anlalamayacaktr. yleyse btn olanlarn anlalabilmesi iin ne yaplmaldr? Herkesin aramakta olduu ilikilerin tespit edilmesi. imdiki zamanlarn yalnzca oaltlmasyla deil, yani tpk deiik znel grlerin yan yana konmas gibi deil de, aralarnda dzenlenmeleriyle. Bunlarn dzenlenmesi, imdiki zaman yalnz yok etmekle (var olduu kabul edilen birok filmin F.B.In bir salonunda yan yana konarak gsteriliinde olduu gibi) kalmyor, onu gemi zaman yapyor. Yalnzca olmu, bitmi olaylar kendi aralarnda bir dzene konabilir ve dolaysyla bir anlam kazanrlar. imdi tekrar yle bir varsaym ne srelim: var olduunu kabul ettiimiz birbirine eklenmi filmleri inceleyen arasnda yle biri var ki analiz yapmak iin mthi kudretli bir zekaya sahip. Bu zeka yalnzca dzenleme iinde alabiliyor. Filmlerin natralist paralarn dikkatle inceledikten sonra gerei anlyor ve tekrar canlandryor. Nasl? znel pln sekanslarn iinden gerekten anlam tayan ksmlar seerek ve bunlarn arasndaki gerek sray bularak. Sz konusu olan en basit anlamyla bir kurgudur.

Bu tip bir dzenleme almasndan sonra deiik gr alar birbirleriyle birleirler ve balangtaki znellik yerini nesnellie brakr; gerei yakalamak ve tekrar canlandrmak iin orada bulunan heyecanl gzler ve kulaklar (veya alclar, teypler) ortadan kalkarlar ve onlarn yerini bu kez anlatc alr. Bu anlatc imdiki zaman gemi zamana dndrr. te buradan, sinemann (daha dorusu grsel iitsel tekniin) znden sonsuz bir pln-sekans oluunu karyoruz, tpk grdmz ve iittiimiz srece gerein gzlerimize ve kulaklarmza var gibi ancak bizim lmmzle biten sonsuz bir znel plan sekans): bu pln-sekans da sonunda hareketin dilinin tekrarlanmasndan baka bir ey deildir: baka bir deyile, imdiki zamann oaltlmas. Fakat iin iine kurgu girdii andan itibaren, yani sinemadan filme geildiinde (dediimiz gibi bunlar iki ayr eydir, tpk dilin eitli kelimelerden ayr oluu gibi) imdiki zaman hep gemi zaman oluyor (yani deiik birok canl anlatmla birbirine geiyorlar): bu yle bir gemi zamandr ki, estetik bir takm semeler nedeniyle deil de sinemann niteliinde olan nedenlerden imdiki zaman tarzndadr hep: yani tarih anlatmnda kullanlan imdiki zaman (un presente storico)(*) yleyse artk lm hakknda ne dndm syleyebilirim. Birok defa syledim ve her seferinde de iyi anlatamadm, gerein bir anlatm, dili vardr hatta gerek bir dildir ve aklanabilmesi iin, hala eksik olan, bir Genel Semioloji gereklidir. (Semiologlar hala ok belirli ve ayrlm eylerle yani var olan eitli anlatmlarla, dillerle urayorlar; Semiolojinin gerei tasvir eden bir bilim olduunu daha anlamadlar). Bu dil, insan sz konusu olunca, insann hareketleriyle birleir. nsan her eyden nce hareketleriyle kendini anlatr, (pragmatiklerin kabul ettii anlamda deil) nk ancak hareketleriyle gerei deitirebilir ve insann ruhunda iz brakr. Fakat bu hareketler, tamamlanmad srece btnlkten uzaktrlar ve kesin bir anlam tamazlar. Lenin yaad sralarda, hareketlerin dili daha tam olarak zmlenemezdi, nk ortada daha birok alternatif vard ve gelecek mmkn baz eylemlerle deiebilirdi. Ksacas, Gelecek olduu srece (yani bilinmezlik) insan kendini tam olarak da vuramaz. ok namuslu bir insan 60 yanda su ileyebilir: bu kt hareket btn gemi hareketlerini deitirir ve o artk o zamana kadar olduundan deiik birisi olarak ortaya kar. Ben lmedike, kimse beni tandn garanti edemez, yani hareketlerime bir anlam vermesi mmkn deildir, baka bir deile dilbilimi olarak yanl ve eksik zmlenir. Dolaysyla lmek gerekli, nk yaadmz srece anlamsz ve hayatmzn dili (ki onunla anlaabiliyor ve ona en byk nemi veriyoruz) baka bir dile evrilemez: bu yalnzca, mmkn olan klarn bir kargaas (kaos) ve devaml bir zm bulmayan anlam ve ilikilerin aranmasdr. lm hayatmzda ani bir kurgu yapar: baka bir deyile lm gerekten anlaml anlar seer (ki bunlar artk zt ya da deiik baka anlarn hareketleriyle deitirilemezler) ve bunlar gelimelerine gre bir sraya koyarak, dilbilimi olarak tanmlanamayan, belirsiz, deiken, sonu olmayan imdiki zamanmz, dilbilimi olarak tanmlanabilen (Genel Semioloji alannda) ak seik, kesin, deimez bir gemi zaman yapar. Yalnzca lm sayesinde hayatmz anlatmak istediini anlatabilir. Demek ki kurgu, yaplmas mmkn olan bitmemi znel birok upuzun pln-sekanslardan meydana gelen film paralar zerinde yapt etkiyi yapmaktadr. Filmi dili olmayan sz diye tanmlayabiliriz: gerekten de filmler anlalabilmeleri iin bizi sinemaya deil de gerein kendisine gtrrler. Burada, her zaman yaptm gibi sinemayla gerei birletirme iini tekrarlayacam ve bu yzden de sinemann semiolojisi, gerein genel semiolojisinin bir maddesidir, diyeceim. Bir filmdeki siyah kvrck sal, glen siyah gzl, sivilceli yzl, boaz biraz i, kendisine ait her eyden biraz komik ve saf grn yansyan bir gencin planna bakalm. Filmin bu pln sakn bizi sembollerden yaplm toplumsal bir anlamaya gtrmesin, sinema gibi? Evet bu bizi sz geen toplumsal antlamaya gtrr, fakat bu toplumsal antlama sembolik olmad iin gerekten ayrlamaz. Yani bizim kafamzda hep bir eit gerein tz (ya da baka bir deyile hep szn ettiim u Genel Semioloji) vardr. te biz kendini da vurmayan, bilincimizin dndaki gerei anlamamza yarayan bu tzkle deiik filmleri de anlarz. Daha basit ve anlalr sylemek istersek,
(*)

Trke dil bilgisinde geni zaman olarak geer (ev. notu)

diyebiliriz ki, biz filmlerde gerei bulur ve hemen tanrz, gerek orada bize kendini tpk hayatta olduu gibi gsterir. Bu film kiisi sinemada bizimle gerek hayatta da olduu ekilde iaretlerle, yani hareketlerinin canl belirtileriyle konuur ki bunlar ylece sralayabiliriz: IFizik varlnn anlatm; II- Tavrlarnn anlatm; III-Konuma ve yazma dilinin anlatm.

Btn bunlar hareketlerin anlatm eklinde zetlenebilir ve nesnel dnya ile aramzdaki ilikileri saptar. Gerein Genel Semiolojisinde bu maddelerin her biri de tabii ki kendi arasnda birok paragraflara blnecektir. Bu oktandr yapmay tasarladm bir itir. Burada yalnzca, tavrlarn anlatm diye isimlendirdiimiz ikinci maddenin dierlerinden daha ilgi ekici ve karmak olduunu belirteceim. lk nce kendi iinde iki paragrafa ayrlr; yani genel tavrlarn anlatm dili (ki her eyi kalplatran, bir toplumdaki eitimden renilen bir eit olmak ekli diye zetleyebiliriz) ve zgl tavrlarn anlatm, dili (bu da belli toplumsal durumlarda ve belli anlarda, o durumun zel ekilde anlatlmasna yarar). rnek olarak az nce szn ettiim kvrck sal, sivilceli yzl oyuncuyu alalm ele, onun genel tavrlarnn anlatm eitli hareketleri, yz ifadesi ve szleriyle, bana onun tarihsel, etnik ve toplumsal ynn hemen gsterir. Fakat zgl tavrlarnn anlatm bize o yeri en somut ekilde belirtir (dil konusunda ivenin, lehenin [diyalektin] ve argonun yapt gibi). Demek ki zgl tavrlarn anlatm, ilkel ekli tabiat ya da hayvan dnyasna ait olarak, uygulanan bir dizi kurallardan meydana gelmitir; kuyruunu aan tavus kuu, sabahleyin ten horoz, belli bir mevsimde renklerini gsteren iekler gibi. Evrenin anlatm demek ki znde bir gsteridir. rnek olarak aldmz kvrck sal ocuk bir az dalamasnda, kavgada halkn kendi kalplarndan gerekli her eyi ihmal etmeden yerine getirecektir: pek iyi anlamam, duymam gibilerden taknd daha tartmann bandaki tutumundan, hrsla tehditlere balamasna, kollar ak olarak hasmnn vcudunu yumruklamaya balamasna vb. varncaya kadar. zgl tavrlarn anlatmnn, izlenen canl, yaayan kurallarndan, belli belirsiz bir ekilde, bilinli olarak izlenecek kurallara geilir: eski, arkaik, sihirli olanlardan, gnmzde burjuva uygarlnn tespit ettii iyi ahlak ve grg biimlerine. Daha sonra da, gene belli belirsiz olarak sembolik fakat iaretlerle olmayan eitli insan dillerine, anlatmlarna geilir: yle bir anlatm ki insan burada meramn anlatabilmesi iin kendi vcudunu, kendi yzn kullanr. Dinsel gsteriler, pantomim, dans ve tiyatro gsterileri hep bu eit canl ve grsel anlatmlardr. Sinema da byledir. Szn ettiim Genel Semioloji zerine baz aklamalarda daha bulunmak iin burada tekrar genel semiolojinin hem Gerein Anlatmnn Semiolojisi ve hem de Sinema Anlatmnn Semiolojisi olabileceini gstermeye alacam. Fazladan bir eyin daha dikkate alnmas gerek: grsel iitsel oaltma. Bir anlatm olarak ele aldmz hayatn dil bilimi niteliklerini aynen sinemada da yaratan bu eit oaltma biimleri zerine bir sinema grameri saptar ve gelitirebiliriz. Burada zellikle belirtmek istediim konumuzun en can alc noktas udur: Semioloji olarak hayatn tekrarlanmas (oaltlmas) anlamndaki sinemann zaman arasnda hi fark olmamasna karlk, hayatn zaman ile eitli filmlerin zaman arasnda kkten bir deiiklik vardr. En katksz ekliyle bir pln sekans ele alalm: yani gcmn yettiince izleyebileceim birbirini sonsuza kadar takip eden eitli hareket ve eylerin bir parasnn znel bir gr asndan grsel-iitsel oaltlmas. Bu katksz pln sekans haddinden fazla can skc birbirini izleyen birok anlamsz hareket ve eylerden meydana gelmitir. Hayatmda 5 dakikada olan ve bana grnen eyleri perdede gsterdiimde , ortaya hibir ilgin yan olmayan ve mutlak olarak hibir nem tamayan eyler kar. Ama bu hayatta byle olmaz, nk vcudum yaamaktadr, bu 5 dakikalk sre ise gerein kendi kendisiyle yapt hayat bir konumadr. Demek ki varln kabullendiimiz bu katksz pln sekans hayatn hayat olarak ne kadar anlamsz bir ey olduunu ortaya koyuyor. Fakat gene de bu varln kabul ettiimiz katksz pln-sekans sayesinde matematik bir kesinlikle bu anlamsz eyin anlatmndaki esas cmlenin ben varm ya da var, ya da yalnzca olmak olduunu reniyorum. Fakat olmak tabii bir ey midir? Hayr, bana hi de yle gelmiyor, hatt tam tersi, kanmca esrarl, mucizevi ve tamamen doal ddr. yleyse pln-sekans ykl filmlerde, az nce szn ettiimiz niteliklerine gre, sinematografik anlatln en natralist eklidir. Adam kadn tokatlar ve arabasna atlad gibi

uzaklar gider. imdi ben, etten kemikten bir tann olabilecei bir yere alcy ve teybi yerletiriyorum ve sahneyi hi kesintisiz o tann grebilecei ve duyabilecei ekilde otomobil kayboluncaya kadar filme ekiyorum. Duyularmn nnde meydana gelen olayda da, olayn film olarak oaltlm halinde de esas ve hakim cmle btn bunlar oluyor dur (gereklerin iinde yaarken nasl ilgisiz deilsem, gerein film olarak oaltlm ekli karsnda da ilgisiz deilim. Madem ki film de gerein tz araclyla yarglyorum olaylar, yleyse perdede grnen olaylar gerekten onlar yaarmm gibi, hemen hemen ayn duygular bende tekrar canlandrr. Sinema bu eit pln-sekanslardan vazgeemeyeceine gre natralist olma durumuna dmekte. Fakat natralizmden korkmak (hi olmazsa sinema konusunda) olmaktan korkmaktr. Yani olmakta tabiiliin olmas korkusu; temelinde gemi zamann yanl anlalmasnn yaratt anlamazln yatt, gerein belirsizliinin korkusu. Natralizm bir yana, sinemayla uramak, yanan bir kdn zerine yaz yazmak gibi bir ey. Sinemada natralizmin ne olduunu anlatmak iin ar bir durumu ele alalm: New Yorkta New Cinema bodrumlarndan birinde saatlerce sren pln sekanslar gsteriliyor. Tam anlamnda katksz bir sinemadr bu (birok defalar dediim gibi) tek bir grme asndan gerein gsterilmesi olduu iin de natralist olarak zneldir,yle ki gerein tabii srecine de sadktr. Her zaman olduu gibi, kltrel olarak doru olan eyleri, gerek belgeleri aramak yolundaki Yeni Sinema hep Yeni Gerekliin bir sonucudur. Fakat yeni gerekliin iyimser olmasna, iyi eyler istemesine karlk, yeni sinema geree pln sekanslarla ynelerek her eyi alt st ediyor: geree olan ballyla ve uzun plnsekanslarla anlamsz olan, vardr ana cmlesinin yerine var olan, anlamszdr ana cmlesini getiriyor. Fakat bu anlamszlk yle bir kzgnlk ve acyla duyulmaktadr ki, seyirciye ve onunla birlikte onun dzen anlayna, olan eylere kar insanca sevgisine de saldrlmaktadr. Yeni Gerekiliin ksa, anlayl, ll, yapmacksz, sevimli pln sekanslar bize akademik konvansiyonlar iinde zevkle estetik karlatrmalar yaptmz ve her gn yaadmz gerekleri gstererek haz vermektedir; Yeni Sinemann uzun, sama, lsz, doal d, sessiz pln-sekanslar aksine bizi, yaamann akademisi anlamndaki Yeni Gereki natralizmle estetik karlatrmalar yaptrarak, gerek karsnda dehete drmektedir. Yani pratikteki gerek hayat ile tekrarlanm hayat, yani gerek ile sinema arasndaki farkllk sorunu yalnzca bir zamann ritmi sorunudur. Fakat bu yle bir zaman farkdr ki sinemadan sinemaya deimektedir. Bir plnn uzunluu ya da plnlarn birbirini izleme ritmi, bir filmin deerini deitirir: onu u ya da bu akma, u ya da bu dneme, u ya da bu ideolojiye sokar. Ayrca ykl filmlerde, pln-sekans yanlsamasn kurguyla da vermek mmkndr, bylece pln-sekansn deeri daha bir ideal, yani tam anlamda bir evren seimi oluyor. Halbuki gerek plnsekans olanlar olduu gibi zamana da sadk kalarak tekrarlyor (oalyor); sahte bir pln- sekans ise olayn eitli ksmlarn ekerek ve tabii (natralist) olmak iin zamanla oynayarak bunlar birbirine ekleyip ayn eyleri taklit ediyor. Halbuki Yeni Sinemadaki kurgularn balca zellii, gerek zamann yanlln ak bir ekilde gstermesidir (yani az nce szn ettiim upuzun pln-sekanslarda olduu gibi anlamsz eylerin deerini alt st ederek zamann rahatsz ediciliini vermek). Yeni Sinemann yneticileri hakl mdrlar? Yani bir filmde gerek zaman kesin olarak yklmal ve bu ykma da stili en belirgin ba esi mi olmaldr? Eski ve yeni masallarda olduu gibi olaylarn zaman iindeki gelimelerinin seyircideki grntsn tamamen ortadan kaldrmal mdr? Bana kalrsa Yeni Sinemann yneticileri filmlerin iinde lmyorlar: kmldyorlar, kvranyorlar, daha dorusu can ekiiyorlar, fakat lmyorlar. Bu yzden de filmleri, zamann sama olaylar karsndaki straplarn yanstyor, dolaysyla bu filmler yalnzca hayatn bir blm olarak yorumlanabilirler. Natralizm korkusu onlar belge snrlar iinde tutmakta ve znellik de, ya bitmek tkenmek bilmeyen pln sekanslarla seyirciyi kendi gereinin anlamszl karsnda dehete drmekte, ya da ynetici seyircinin gene kendi gereiyle zamann ak zerine olan duygularn kurguya dayanan filmlerle tepe taklak etmekte, ve gerek de en sonunda psikolojik belgelerin znellii olmaktadr. Grnte hibir ey anlalmayan en nc bir edebi yazda bile bir gerek belirmektedir: gerekten kurtulunamaz, nk gerek bizzat kendisi konuur ve biz de onun emberinin iindeyizdir. Okunmas imkansz bir nc yazda da (zamanla ylesine oynayp, bize orada gerekleri tekrar yaama olanan vermeyen bir sinema sekansnda da olduu gibi) beliren bir gerek daima vardr ki, bu yazarn kendi yazs araclyla kendi psikolojik zavallln, edebi hesaplarn, asil ya da rezil kk-burjuva

sinirliliini ortaya koyar. Hayatn btn her eyiyle tam olarak ve gerekten zmlenebilmesinin, anlalabilmesinin ancak lmden sonra olabileceini tekrarlamak zorundaym: nk tam bu noktada zaman yerli yerine oturmakta ve anlamsz olan eyler ortadan kalkmaktadr. Hayatn ana cmlesi artk yalnzca olmak deildir. Ve tabiilii de yanl bir ideal, yanl bir hedeftir. Hayatn anlamszlnn dehetini gstermek iin pln- sekans eken biri kadar, anlamszln iirini gstermek iin pln-sekans eken kii de hataya dmektedir. Hayatn devamll, lm annda ya da kurgu ileminden sonra, birok anlar kaybeder: artk birbirine uymayan hibir an yoktur. lmden sonra , hayatn sz geen devamll yoktur, fakat anlam vardr. Ya lmsz ve anlatlmam olmak ya da anlatmak ve lmek. Sinema ile hayat arasndaki fark yok kabul edersek, hayat anlatan Genel Semioloji sinema iin de kullanlabilir. Bunun iin, hayatta meydana gelen bir olayn (rnein imdi ben konuuyorum) anlam neyse odur, yani kendi anlamdr (ki ancak lmden sonra ne olduunu tam olarak anlayabiliriz), sinemada grnen bir olayn anlam da ayn olayn hayatta olduu sradaki anlamdr. Ve yalnz dolayl olarak anlamna kavumaktadr. Sinemada bir filmdeki olay, o olayn gerekten olduu zamanki anlamn tar, fakat artk anlam tamamlanmtr ve anlalabilir, zmlenebilir (lm gerekten gelmi gibi). Bu demektir ki bir yk iin bile olsa filmlerde zaman akm durmutur. ster istemez durumu kabul etmek zorundayz. Zaman, hayatn canl olduu sre deildir artk, lmden sonraki hayatndr ve ekilde de gerektir, bir hayal deildir ve pekal da bir film konusu olabilir.1

SONU Gstergebilim, dnya ve insan arasndaki ilikileri incelerken, ayn zamanda insann insanla ve toplumla karlkl ilikilerini de aratrr. Ve btn bu aratrmann sonucunda ortaya kard (adlandrd) anlamlama dizgelerini kendisine asl inceleme konusu yapmaktadr. Gstergebilim, insann dizgeletirerek alglama, dnyadaki gerek nesneleri kavramlatrma, bylece gerei soyutlama ve genelleme ile anlalr/anlaml klmasn kendine konu edinmitir. Buna karn dnyada henz ok yeni olan bu bilim dalnn neyi ve nasl inceleyecei konusunda bir gr birlii yoktur. Hemen hibir deerin olduu gibi kalmayp zamanla deiime urad dnyamzda gstergebilimin de deimez bir takm kurallar yoktur. Gstergebilim gibi, her kltre gre farkl verilerin varln ortaya koyan bir bilim, bulgularnn her toplulua, her kltre ve de her zamana uyacan iddia edemezdi. Gstergebilim, F. De Saussure ve C. Sanders Peirce nclnde kurulmutur. Bu bilimin Avrupadaki temsilcisi F. De Saussure ve Amerikadaki geliiminin balangc olan C. Sanders Peirce, birbirlerinden habersiz olarak, ayn zamanda, ayn konu zerine kafa yormular ve bylece gstergebilim denen bu yeni bilim dal birbirinden bamsz, habersiz alan iki kiinin sayesinde kurulmutur.
1

Pier Paolo Pasolini, Pln Sekans Ya Da Gerein Semiolojisi: Sinema, (ev.: Engin Aya), Yeni Sinema, Say:27 (Mart, 1969), ss. 22 28.

Dilimize gstergebilim diye evirdiimiz ve gstergeleri inceleyen bilim anlamn ifade eden bu terim, dnyada Saussuren nerdii Smiologie ve Peircen nerdii Semiotic terimleriyle Trkede semiyoloji ve semiotik bilinmektedir. nsan var olduu gnden bu yana gerek dnyann bir benzerini yaratmaya alyor. Andr Bazine gre bu tmyle ruhbilimsel bir istek. nsan lmszln ardnda olduu iin gerein benzerini yaratmaya alyor. Kendini mumyalatan Firavun lmszln ardnda. Mumya ile kendini zdeletirdii iin lmsz olacana inanyor. Bazine gre Barok resim insandaki gereklik tutkusunun bir sonucu. Ama fotoraf gerein benzerini ok yetkin bir biimde yaratarak, resim sanatnn kendi izlenimci gereini yaratmasn salyor. Resim gerein benzerini yaratmak zorunda deil artk, biimlerle diledii gibi oynayabilir. Maksim Gorki, Lumirein bir gsterisini izledikten sonra Bu yaamn kendisi deil, ama gstergesider. Perdeye yansyan devinimli grntleri grenler, onun geree ne denli benzediini sylemekten kendilerini alamyorlar. nsan, sonunda gerein benzerini ok yetkin bir biimde yaratt. Gstergebilimciler bu bilim sayesinde sinemay yetkin bir biimde anlamann olanakl olduunu sylyorlar. nk sinema her eyden nce bir dil olgusu. Peter Wollen, sinema eletirmenlerinin imdiye dek film dilinden, dilbilimciler yokmuasna sz ettiklerini syler, bu durumdan yaknr. imdiye kadar sinemann dil olduu hep sylendiyse de ona dilbilimsel yaklam getirilmedi. Ruhbilimsel, toplumbilimsel, gzelduyusal vb. yaklamlar ye tutuldu. Bu alma ncelikle, dnyada yeni yeni tannan, lkemizde ise hemen hi bilinmeyen gstergebilimin tantlmasn amalamtr. Bu nedenle gstergebilimin genel geer kavramlarnn sinema gstergebilimcilerince sinemaya nasl uyarlandn, rnekleriyle birlikte vermitir. Bu ekilde rnein, dizim ve dizi, dzanlam ve yananlam gibi dilbilim kkenli gstergebilimsel kavramlarn sinemasal biimleri gsterilmitir. Sinema doas gerei dzanlam ok yetkin bir biimde verir. nk bir ynetmen hangi ulustan olursa olsun evi anlatmak iin bir ev gstermek zorundadr. o halde yan anlam yaratan nedir? phesiz biim. Rus aratrmacs, yazar Vladimir Propp, olaan st halk masallarn inceledii Masaln Biimbiliminde birok masal kahramanlarnn ilevlerinin aynlna deinir. Ve bu kahramanlarn sadece 31 ilevi olduunu belirtir. Ayn ierie sahip saysz film vardr, fakat bunlarn hi biri birine benzemez. Onlar farkl klan zellik ise hammaddeyi kullanma biemleridir. Deiik kltrlerde farkl kltrel dzgler vardr. Dolaysyla ayn film deiik lkelerin izleyicileri tarafndan farkl alglanabilir. Filmin yaratlma sreci bir kerelik bir sreken, okunma sreci sonsuz saydadr. zleyiciler grnty kendi kltr ve yaant birikimleriyle

okurken, onu srekli gerekletirirler. Sinema gstergebilimi, kavramlar, yaklam ve zmleme yntemiyle sinemaya yeni bir bak as getirmitir. Globalleen dnyamzda gelien iletiim aralar ve olanaklar sayesinde iletiler de her geen gn yeni biimlerde aktarlmaya balanmtr. Her dnem kendini kabul ettirmesini bilen sinemann popler iletiim aralarndan biri olarak srekli, anlatacak bir eyleri olmutur. Bir lkenin insanlarnn, onlarn kltrlerinin her trl zelliini tayan bu evrensel dile naif bir yaklamdan fazlasnn gstermesi gerektii dncesindeyiz. nsann insan -ve bylece kendisini- tanmasna n ayak olan bir iletiim aracnn rn diyebileceimiz filmin daha yetkin bir biimde izlenmesi gerekmez mi? Yaam, ona yeni anlamlar yklendii srece gzelleir. Sinema, btn bu anlamlar iinde barndran ve yenilerini de yaratmaya aday bir iletiim arac olarak fazlasyla ilgi grmeyi hak ediyor.

KAYNAKA 1. Aristoteles. Poetika. (ev.: smail Tunal). 6. Bask. stanbul: Remzi Kitabevi,1993. 2. Ayzentayn, Sergey M. Film Biimi. (ev.: Nijat zn). stanbul: Payel Yaynevi, 1985. 3. Barthes, Roland. Anlatlarn Yapsal zmlemesine Giri. (ev.: Mehmet Rifat-Sema Rifat). stanbul: Gerek Yaynevi, 1988. 4. Barthes, Roland. Gstergebilim lkeleri. (ev.: Mehmet Rifat-Sema Rifat). stanbul: Szce Yaynlar, 1986. 5. Barthes, Roland. Gstergebilimsel Serven. (ev.: Mehmet RifatSema Rifat). stanbul: Yap Kredi Yaynlar, 1993. 6. Bazin, Andr. Sinema Nedir. (ev.: brahim ener). stanbul: Sistem Yaynclk, 1993. 7. Bker, Seil. Film Dili-Kuramsal ve Eletirel Eilimler. stanbul: Kavram Yaynlar, 1996. 8. Bker, Seil. Film ve Gerek. Eskiehir: Anadolu niversitesi Eitim Teknolojisi ve Yaygn Eitim Vakf Eitim Aratrma ve Bilimsel Yaynlar, 1989.

9. Bker, Seil. Sinemada Anlam Yaratma. Ankara: mge Kitabevi, 1991. 10. Bker, Seil. Sinema Dili zerine Yazlar. Ankara: Dost Kitabevi, 1985. 11. Eco, Umberto. Sinematografik ifre. (ev.: Fatma Akerson), Gerek Sinema. Say: 9. (Aralk 1974/Ocak 1975), ss. 25-35. 12. Erkman, Fatma. Gstergebilime Giri. stanbul: Alan Yaynclk,1987. 13. Guiraud, Pierre. Gstergebilim. 2. Bask. Ankara: mge Kitabevi, 1994. 14. Gngr, A. efik. Sinemada Grnt Ynetmeni. Ankara: Kitle Yaynlar, 1994. 15. Jung, C. Gustav. Bilin ve Bilinaltnn levi. (ev.: Engin Bykinal). 3. Bask. stanbul: Say Yaynlar, 1998. 16. Kl, Levend. Grnt Estetii. stanbul: Kavram Yaynlar, 1995. 17. Meyerhold, Vsevolod. Chaplin ve Chaplinizm. (ev.: Ali Berktay), Agon Tiyatro. Say: 10. (Mart-Nisan 1997), ss. 153-162. 18. Parkan, Mutlu. Brecht Estetii ve Sinema. zmir: deart,1991. 19. Rifat, Mehmet. Gstergebilimin ABCsi. stanbul: Simavi Yaynlar, 1992. 20. Rifat, Mehmet. Gsterge Avclar-iiri Okuyan airler 1. stanbul: Yap Kredi Yaynlar, 1997. 21. Rifat, Mehmet. Homo Semioticus. 2. Bask. stanbul: Yap Kredi Yaynlar, 1996. 22. Rifat, Mehmet. XX. Yzylda Dilbilim ve Gstergebilim Kuramlar 1. stanbul: Yap Kredi Yaynlar, 1998. 23. Saussure, Ferdinand De. Genel Dilbilim Dersleri. (ev.: Berke Vardar). Ankara: Birey ve Toplum Yaynlar, 1985. 24. Tarkovski, Andrey. Mhrlenmi Zaman. (ev.: Fsun Ant). 2. Bask. stanbul: Afa Yaynlar, 1992.
T ER MC E

alma (fade in): ekimdeki karanln gitgide almasyla grntnn ortaya kmas. Kart kararma. alma-kararma (fade): Bir gei tr. Kararmayla biten ekimin ardndan almayla balayan ekim gelir. alan derinlii (depth of field): Alcnn net olarak grntledii perspektif alan.

alc (moving picture camera): Filmi grntlemede kullanlan optik aygt. alc as (camera angle): evirim arasnda alcnn konuya bak as. altkod (subcode): Bir kodda ortaya kan ve genellikle yan anlam belirleyen ikincil kod. anlam (meaning): Balam ve durum dnda bir szcn artrd anlksal imgelerin tm; gcl anlam. anlamlama (signification): Anlamn retilmesi, aktarlmas ve kavranmas eylemi; gereklemi anlam. Anlamlama bir grntnn gcl anlamnn tesindeki yan anlamn, ikincil anlamn ve oul anlamlarn kapsar. anlatm (exression): Sylemin gsteren alan. Kart ierik. ayrk(diskret): Ayn dzlem zerinde yer alan ve tecrit edilebilen birimler. Sz gelimi, bir dilde ayrc nitelik tayan sesler. ayrm (sequence): Sahnelerden oluan ve kendi iinde btnlk tayan film birimi. belirge: nsanlarn stlerinde, herkesin grebilecei biimde tadklar, giyindikleri ve kimlik, i, ilev vb. belirten im, gsterge. Rozet, madalya, amblem gibi. belirti (index): Nesnesi ile arasnda varlksal bir ba bulunan gsterge. rnein fotoraf. belirtke (signal): Belirti olarak ilev gren biim. rnein demiryolu, karayolu belirtkeleri. benzek (pastiche): Deiik biem ve trleri yknerek oluturulan yapt. benzeim: ki nesne, olgu ya da dizge arasndaki doal ve tzsel benzerlik. betimge (figure): mge yaratc gsterge. Ortada olmayan bir eyin biimini grntsel olarak betimleme, canlandrma ya da bu yolla canlandrlan biim. Bu da bir tr anlamlama ya da gstergedir. biem (style): Bir metni bir bakasndan ayrmamz salayan deyi zellikleri, metne zg nitelikler. biim (form): gstereni oluturan maddi btn. biimge (figure): Bir nesneyi, bir kavram izgilerle grsel olarak biimlendirip anlamlandrma; byle bir anlamlamay salayan biim.

bindirme (superimposition): ki ayr grntnn ayn anda grlmesini salamak iin evirim srasnda ya da daha ok basm srasnda gerekletirilen ilem. brn (prosody): Ton, vurgu, durak, sre gibi ses olgularna verilen ad. arpc montaj (montage of attraction): Ksa, izleyicide ok etkisi yaratacak biimde kurgulanmas. yakn ekimlerin

ekim (shot): Alcnn bir kez srekli olarak altrlmas ile elde edilen film paras. Plan. evrinme (pan): Alcnn evirim srasnda bulunduu yerde yukarya aaya, zellikle saa sola dndrlmesi. deike (variant): Bir dil biriminin deiik biimlerde sylenmesi. denotasyon: Bkz. dzanlam. dil (language): Doal diller dnda kalan gsterge dizgeleri. rnein sinema dili. dil, dil dizgesi (language system): ift eklemli, sesli gstergeler dizgesi. Trke, ngilizce gibi. dilbilim (linguistic): Szl dilleri inceleyen bilim dal. dizge (system): eleri birbirine bal btn. Sistem. dizi (paradigm): Bir balamda birbirini oluturduu gl dzlem. Kart dizim. artran gstergelerin

dizim (syntagm): Bir balamda art arda gelen gstergelerin oluturduu dzlem. Kart dizi. durak (caesura): Szckler arasndaki ses kesintisi. Konuma srasnda anlam gerektirdiinde gerekletirilir. dzanlam (denotation): Bir birimin nesnel anlam. Kart yananlam. dzdeimece (metonymy): Dizimsel dzeyde, benzetme amac gdlmeksizin, gerekletirilen deimece tr. sobay yak gibi. Kart eretileme. eretileme (metaphor): Dizisel dzeyde, benzetme amacyla, gerekletirilen deimece tr. Yryordum, alyordu rmaklar gibi. Kart dzdeimece. eklemleme(articulation): Paralar birbirine ekleyerek, u uca getirme; ilevlerine gre yerli yerine getirme: dilde, seslendirme rgenleri

araclyla sesleri (ayrk biimlere dntrme.

biimlere

sokup kesitlendirerek)

anlaml

eksilti (ellipsis): Bir dizimde yer alan kimi birimlerin anlam eksikliine yol amayacak biimde karlmas. figr: Bkz. Sapmaca. fonem: Anlam ayrmaya yarayan en kk ses birimi. geriye dn (flashback): imdiki zamanda geen sahneler arasna gemiteki olaylar gsteren sahneler yerletirilmesi. gnderge (referent): Bir gstergenin belirttii dil d nesne. grnt (image): Fotografik olarak, kimyasal ilemler yoluyla film zerinde oluturulan ya da gsterim sonucu perde zerinde oluan grsel imge. gsteren (signifier): Gstergenin maddi yan. rnein, aa szcnn ses, yaz ya da grnt olarak izi. Kart gsterilen. gsterge (sign): Gsteren ile gsterilenden oluan ve anlamlamann temel birimi olan nesne, vb. rnein, aa szc ya da grnts. gstergebilim (semiology, semiotics): Gsterge dizgelerini inceleyen bilim dal. gsterilen (signified): Gstergenin imgesi. Kart gsteren. kavramsal yan. rnein aa

hzl kurgu (fast cutting): ok ksa ekimlerin birbirini izlemesinden oluan kurgu. k dzengeciyle alma (iris in): Bir gei tr. Grnt bir noktadan balar, giderek ember biiminde geniler. ierik (content): Sylemin gsterilen alan. Kart anlatm. idiolekt: Kiisel deyi, slup. ikon (icon): Grntsel gsterge. Benzerlik ilikisinden tr nesnesinin yerini tutan gsterge (resimge). ileti (massage): Gndericinin alcya ynelttii bildiri. izlek (theme): Bir yaptn temel motifi. kararma (fade out): ekimdeki grntnn gitgide karararak silinmesi. Kart alma.

kar a (reverse angle): Alc as, bir nceki ekimin asnn tam tersi olan ekimin as. kavramsal yaz (ideographic writing): Kavramlar gstermek iin, harfler yerine, soyut ya da somut izimleri kullanan yaz tr. kaydrmal ekim (tracking shot): Alcnn devindirilmesiyle gerekletirilen ekim. kesme (cut): ki ekimi, kullanlmakszn, birletirme. herhangi bir herhangi noktalama bir yne

yntemi

kinem: Bir kinem ayrc nitelii olan belli bir hareketi temsil eder, ancak ayn anlama gelen hareketler kiiden kiiye farkllk gsterir. Bu zel, yani telaffuz fark tayan hareketlerin her biri bir kindir. Ancak ayn anlam deerini tadklar srece ayn kinem snfna girerler. kinesik: Hareketlerin (jest) bir iletiim sistemi oluturduklar grnden yola karak, bu sistemin ifrelerini zmlemeye alan disiplin. kod (code): Bir ileti oluturup onu amlayan gsterge ya da kurallarn btn. Dzg. konotasyon: Bkz. Yan anlam. kurgu (editing): ekilen film paralar arasndan senaryodaki sraya gre dizme, dzenleme ii. seim yaparak

monem: Bir dilde ayrc nitelik tayan en kk anlam birimi. nedenlilik (motivation): Bir gstergenin arasnda zorunlu bir ban bulunmas. gstereniyle gsterileni

nedensizlik (arbitrariness) : Bir gstergenin gstereniyle gsterileni arasnda zorunlu bir ban bulunmamas. noktalama (punctuation): Bir filmin ekim, ayrm, vb. gibi elerini birbirini birletirmede kullanlan yntemlerin tm. Bkz. alma, kararma, kesme, zincirleme. optik kaydrmal ekim (zoom shot): Gr asnn deiir odakl mercekle deitirildii ekim. paradigma: Bkz. dizi. parasal birim (segmental unit): Sesbirim, biimbirim gibi uzamda tek bana yer kaplayan e. parast birim (suprasegmental unit): Ton, vurgu, sre gibi uzamda tek bana yer kaplamamasna karn anlam oluturan e.

resim yaz (hieroglyph): Yaln resimlere dayanan yaz tr. sapmaca (figure): Blnmeyen en kk birim. Yeni bir imge yaratmak amacyla olaan dizgeden sapma. Syleme daha bir incelik, canllk ve etkinlik kazandrmak iin szcklerin kullanm ve anlamlarnda deiiklik yapma. saymaca: Gerekte yle olmad halde yleymi gibi kabul edilen, yle saylan. sem: Semem anlam tayan birimdir (szce tekabl edebilir). Ancak bir sememin birka semi olur. rnein iskemle sememi, oturulan bir ey, arkal, tek kiilik semlerini tar. sesbirim (phoneme): Sesbilimin anlam deitirebilen en kk birimi. rnein /e/, /y/, /s/, vb. silinme (wipe): Bir gei tr. kinci ekim erevenin herhangi bir yerinden belirerek, ilk ekimi herhangi bir biimde (dz, eri, krk, eik) siler. sz (parole): Saussuree gre; dilin bireysel kullanm, bir kiinin genel dil kurallarn uygulayarak, zel bir ey sylemesi. sre (duration): Bir sesin ya da sesler kmesinin gerekletirilmesi srasnda geen zaman. tz (substance): Hjelmslevde biimin kart. Anlatmn tz yaznn grafik izi (bir szcn byk ya da kk harfle yazlmas, siyah ya da krmz kalemle yazlmas gibi) ya da ses rnts (szck deiik ses tonlarnda sylenebilir) olabilir. eriin tz ise dilsel birimin dndaki eylerdir. Peters bu tanmlardan yola karak grntde anlatmn tznn nesnenin fiziksel grn olduunu syler. eriin tz ise, grntdeki nesnenin dndaki, gzmzle grdmz tm nesnelerdir. vurgu (stress): Bir hecenin brne gre daha baskl sylenmesi. yananlam (connotation): Bir birimin nesnel anlamnn yannda oluan ikincil anlam. yanslama (parody): oluturulan yapt. Bir yapt dolayl bir biimde yknerek

yorumlayan (interpretant): Bir gstergenin yorumcuda oluturduu gsterge. zincirleme (dissolve): Bir gei tr. lk ekimin son grntleri yava yava yitip giderken, sonraki ekimin ilk grntleri yava yava glenerek belirir.