Diwali “Işıkların Festivali”

Festival iyinin kötü, ışığın karanlık ve bilginin cehalet üzerindeki zaferini kutlar.

Diwali Zamanları Diwali günü Vedik takvime gore belirlenir ve dolayısıyla Batı takviminde değişir. Genellikle Ekim ya da Kasım aylarına denk düşer. Diwali Vikrama takviminde Kartik ayının hilal gecesine düşen bir Yeni Yıl festivalidir. Festivalin adı Sanskritçe bir kelime olan, ışık dizisi anlamına gelen dipavaliden gelir. Diwali Fenerleri

Diwali Kutlamaları Diwali, “ışıkların festivali” da olarak bilinir çünkü evler, dükkanlar ve halka açık yerler diyas adı verilen küçük toprak gaz lambalarıyla süslenir. Geleneksel olarak hardal yağıyla yakılan bu lambalar, pencerelerin kenarlarına, kapılara ve süslemek için binaların dışına yerleştirilir. Diwali festivali beş güne yayılır. Işıklar, havaifişekler ve tatlılar işin içine girdiği için, çocuklarca da en sevilenidir. ş adamları festivalin zenginlik tanrıçasıyla olan ilişkisinden ötürü yeni bir muhasebe yılına başlamak için uygun bir gün olarak görür.
Diyalar, Diwalide yakılan geleneksel kandiller

Diwali aynı zamanda başarılı bir hasatı kutlamak içindir. Diwali Geleneği Deepawali de denen bu gece de ilk olarak Laksmi’ye hizmet edilir ve gümüş paralar sunulur. Kutsamalarını isteyerek Laksmi’nin kilden figürlerine, Vişnu ve diğer yaratanrılara hizmet edilir. Işıklı toprak lambalar tavanları, duvarları, kapı girişlerini hatta tüm evi süsler. Işık dizileri bu karanlığı parlak ve canlı yapmak bir tarafa, aynı zamanda Deepawali gecesi aileyi ziyarete gelen geçmiş ataların ruhlarını karşılamak içindir. Bengal’de geçmiş ataların ruhlarına

Diwali puja

rehberlik etmek için direklere yanan fenerler takılır. Deepawali gecesi lambaların yakılması öylesine önemlidir ki bir aile yasta olsa ve hiçbir kutlama yapılmıyorsa bile, beş lamba daima evin stratejik yerlerinde yakılır. Havaifişeklerin sadece eğlence için değil aynı zamanda bu gece dolaşan kötü ruhları korkutup kaçırmak için atıldığına inanılır. Ravananın Öldürülmesi Ve Lord Rama’nın Ayodha’ya Dönüşü Deepawali aynı zamanda Ramayan destanının ana teması olan iyinin kötü üzerine olan Rama’nın Ravana üzerindeki zaferine işaret etmek için kutlanır. Yedi bölüm 24,000 dizeden olusan Ramayan destanı, eşi Sita, kötü Lanka kralı Ravana tarafindan zorla kaçırılan Ayodhya prensi Rama’nın öyküsünü anlatır. Bilge Valmikinin Ramayana destanı bugünkü şekliyle I.O. 500 den 100 lere tarihlenir ya da yaklaşık olarak Mahabharata’nın ilk uyarlamalarıyla yaşıttır. Bu özel günde, Rama öndört yıllık bir sürgünün ardından Ayodhaya’ya eve dönmüş ve kral olarak taçlandırılmıştır. Ayodhya’da ki her ev Onu karşılamak için aydınlatılmıştır. Işıklandırmalar ülkeden ruhsal karanlığın kaldırılmasını sembolize eder ve Ram Rajya’nın ifadesidir, Rama’nın kanunu kusursuz kanunla eş anlamlıdır.

On kolu ve on tane kafası olan Ravana, Rama’nın karısı Sita’yı kaçıran Sri Lanka adasının kötü kralıydı. Rama kendisinin mi yoksa kardeşinin mi Ayodha’nın bir sonraki kralı olacağı konusunda ki bir anlaşmazlıktan ötürü 14 yıllık bir sürgündeydi. Büyük bir savaşın ardından Rama iblisi öldürüp kendi karısını kurtardı. Rama’nın eşi Sita ile birlikte Ayodhya’ya dönüşü ve bunu izleyen taç giyme töreni Diwali’de kutlanır. Rama ve Sita ilk Ayodhya döndüklerinde karanlık, ayın gözükmediği bir geceydi. Böylece insanlar kral ve kraliçe yollarını bulabilsinler diye evlerinin dışına küçük lambalar koydu, bu da ışıkların festivalini geleneğinin başlangıcı oldu.

Umutların yeşerdiği, arkadaşlıklara ve iyi niyetlere sadaketle bağlılığın yenilendiği bu özel zamanda, bizler için nektar dolu olan bu hikayeler ve neşeyle kutlanan bu renkli ve aydınlık zamanlara ait meşgalelerin özündeki felsefe Yüce Olanın, yarıtanrıların, tanrıçaların ve büyük bilgelerin aşkın eylemlerinin özündeki felfeseyi otoritelerin onayladığı Hindistan’ın kadim Vedik yazınlarında şöyle anlatır;

Srimad Bhagavatam; Onsekizinci enkarnasyonunda Lord, Kral Rama olarak göründü.Yarıtanrılar için memnun edici olan meşgalelerini icra etmek üzere Hint Okyanusunu kontrol ederek ve ardından okyanusun diğer tarafındaki kötü Kral Ravana’yı öldürerek insanüstü güçler sergiledi.
Lord bizim aramızda Rama, Nrisimha, Varaha ya da Krişna olarak özgün formlarında göründüğü zaman, insan gücüyle imkansız olan bir çok harikulade roller icra eder. … Lord Krişna daha annesinin kucağında yattığı günlerde bile insan gücüyle imkansız olan faaliyetlerini sergiledi. Lordu öldürmek için göğsüne zehir sürdüğü halde Putana cadısını öldürdü. Lord da bir bebek gibi onun göğsünü emdi ve aynı zamanda hatta hayatını da içine çekti. Benzer şekilde, tıpkı ki bir kurbağayı şemsiye gibi kaldıran bir çocuk misali

Govardhana tepesini kaldırdı ve sırf Vrindavan’ın sakinlerine koruma sağlamak için birkaç gün aralıksız ayakta dikildi. Bunlar Puranalar, Itihasalar (tarih) ve Upanişadlar gibi yetkin Vedik yazınlarda anlatılan Lordun insanüstü faaliyetlerinden bazılarıdır. (Kraliçe Kunti’nin Öğretilerinden alıntı, çeviri A.C. Bhaktivedanta Swami Prabhupada.)

“Gece karanlık Aşk fenerini Yaşamın ve sadakatinle yak”

Geleneksel Diwali Adetleri

Diwali’de yerine getirilen adetlerden en önemlileri gerçekleştirilen pujalar ve prasadamdır. Pujalar günlük olarak yapıldığı gibi çok çeşitli özel günlerde de , Tanrı’yı onurlandırmak için yapılan törenlerdir. Beş güne yayılan Diwali’de gözlenen pujalar Vedik takvimde belirtildiği gibi isimlenir ve bu beş günde çeşitli pujalarla kutlanır: 1. Dhanatrayodashi ya da Dhan teras: Dhan “zenginlik” anlamına gelir ve Trayodashi de “13. gün” demektir. Bu şekilde isim, bu günün ayın ikinci yarısı olan 13. güne denk geldiğini belirtir. Bu gün aynı zamanda yarıtanrıların ve iblislerin büyük okyanusu çalkalaması sırasında ortaya çıkan Dhavantri Jayanti olarak da saygı görür. 2. Naraka Chaturdashi: Chaturdasi Narakasura iblisinin öldürüldüğü onüçüncü gündür. yinin kötü ve ışığın karanlık üzerine zaferini ifade eder. Güney Hindistan’da kutlamalrın esas günüdür. Sabah mümkün olduğunca erken, gün doğumundan önce kalkılır, kokulu yağlardan bir banyo yapılıp yeni giysiler giyilir. Evin etrafına konulan küçük lambalar yakılır ve evlerin dışına rangoli denilen farklı motiflerde yer süslemeleri çizerler. Lord Sri Krişna’ya ya da Lord Sri Vişnu’ya, dünyayı bu gün de iblis Narakasura’dan kurtardığı için sunularla özel bir puja gerçekleştirirler. Gündoğumundan önce, yıldızlar hala gökyüzünde görünürken yıkanmanın kutsal Ganj’da yıkanmaya denk olduğuna inanılır. Bu yüzden sabah insanlar birbirini kutlarken, “Ganga Snaanam yaptın mı?” diye sorarlar. Pujanın ardından çocuklar iblisin yenilgisinin habercisi olan fişekler patlatırlar. Bu bir sevinç günü olduğundan, bir çokları çok özenle hazırlanmış kahvaltı ve yemekler yer, aileleri ve arkadaşları ile buluşur. Geceleri tekrardan kandiller yakılır ve Lakşmi’ye ibadet edilir ve özel yiyecekler sunulur. Bunun aysız bir gün olmasından ötürü, çoğu atalarına özel tarpana (su ve susam tohumları sunusu) gerçekleştirir. Bu güne Roop Chaturdashi de denir. 3. Lakshmi Puja: Lakşmi puja, zenginlik Tanrıçası Lakşmi’nin ve hayırlı başlangıçların Tanrısı Ganesh’in, tüm sokaklar ve evler boyunca bolluk ve refahı karşılamak üzere

kandillerin yakılmasını takiben Hindu evlerinde hizmet edildiği Lakshmi Puja, Divali kutlamalarının en önemli gününe işaret eder. 4. Govardhan Puja : Annakut da denilen bugün Krişna’nın Indra’yı yendiği gün olarak kutlanır. Govardhan puja için Krişna’nın kaldırdığı Govardhan tepesini sembolize eden bir yiyecekten bir dağ süslenir. 5. Bhaiduj: Bu gün de, kardeşler birbirlerine olan sevgilerini ifade etmek için biraraya gelir. Çoğu Hint festivali aileleri, kardeşleri biraraya getirir ve bu anlamda önemli eski festivallerdendir. Diwali ziyafetleri Hindistan yıl boyunca kutlanan renkli festivallerin anavatanı olduğu halde, Diwali bunların içinde en canlı, eğlenceli ve göz alıcı olanlarından biri. Festival aynı zamanda uzun, doyurucu, özenle hazırlanmış ziyafetlerle günlerce önceden başlayan hazırlıklarla eşanlamlı. Herkes gücünün yettiği en iyi malzemeleri alıp hiçbir harcamadan kaçınmaz. Bayanlar bir araya gelip günlerce tatlılar, tuzlular ve atıştırmalıklar hazırlar. Bu anlamda prasadam festival süresince gözlenebilecek en önemli sunulardan biridir. Prasadam tam anlamıyla değerli hediye, Tanrının merhameti demektir. Genellikle bir aziz, manevi öğretmenlere ya da bir Avatar tarafından takipçilerine verilen yenilebilir şeylerdir.Yenilebilir şeyler (bunlar yazınlarda tahıllar, meyveler, her tür sütlü preperasyonlar, Deitilere sunulabilecek vejeteryan yiyecekler olarak bahsedilir) öncelikle deitiye, manevi öğretmenlere ya da Avatar’lara sunulur ve ardından Onun adına dağıtılır. Deitinin kutsamalarının prasad içine yerleştiğine inanılır. Spirituel uygulamalarda, özellikle kutsal yerlere geziler ve tapınak ziyaretlerinde prasadam almak ve darshan denilen Deitilerin görülmesi başlıca faaliyetlerdir. Prasad bir adanan ile ilahi olan arasında alma verme sürecinin sonunda meydana gelir. Örneğin, bir adanmış çiçekler, meyveler ya da tatlılar gibi maddi bir sunu yapar, önce buna bhoga denir ve ardından Deiti bu sununun “zevkini çıkarır” ya da sunudan biraz tadar ve artık bu ilahi olarak yatırım yapılan bu madde daha fazla maddi değildir ve spirituel olarak kabul edilir ve prasadam denir. “Mithai” olarak bilinen irmikten, buğday ve nohut unundan ya da süt kremasından üzerine taze rendelenmiş hindistancevizi, havuç ya da bazen beyaz balkabağı eklenen tatlılar yapılır. Karışımlar kakule gibi kokulu tohumlarla parfümlendirilir, yemiş ve kuru üzümlerle süslenip renkli kare ya da yuvarlaklar şeklinde kesilir. Tatlıların hazırlanması, tüketilmesi ve dağıtılması festivallerin önemli bir yüzüdür. Hem tatlı hem tuzlu atıştırmalıklar büyük miktarlarda hazırlanır. Bunlar nohut unu, kimyon, dövülmüş yeşil biber ya da şeker ve kakuleden yapılmış gevrek purileri (derin yağda kızartılmış içi dolu ekmek benzeri yiyecekler), Bombay usülü karışım chidwa, ve “ghugara” olarak bilinen içi taze hindistancevizi, üzüm, yemiş ve baharatla doldurulmuş yarım ay şeklinde ki hamur işlerini kapsar. Tatlı ve tuzlulardan başka Diwali’de yenen yemekler de bölge ve topluluğa göre değişir; her birinin kendi spesiyalleri ve “olmazsa olmaz” yemekleri vardır.

Tatlı bir Diwali Tarifi ☺ BALKABAĞI HELVASI Hazırlama süresi 30 dakikadan az Pişirme süresi 10-30 dk

Malzemeler • • • • • • • • • 450 g tatlı kabak ya da havuç 550 ml (yarım litre) süt 1 çorba kaşığı kakule tohumu, ezilmiş 1 çorba kaşığı çekirdeksiz kuru üzüm 2 yemek kaşığı tuzsuz tereyağ 8 yemek kaşığı şeker 3 yemek kaşığı ortadan ikiye bölünmüş ceviz, kıyılmış badem ve hafif kavrulmuş kıyılmış antepfıstığı 1 tatlı kaşığı gülsuyu (isteğe bağlı) Süslemek için gümüş plaka (Hint manavlarında mevcut olan bir malzeme), yemiş ve gül yaprakları (isteğe bağlı)

Yapılışı 1. 2. 3. 4. Sebzeleri kesip, soyun ve ince ince rendeleyin. Yapışmaz büyük bir tavada sebzeleri süt, kakule ve üzümlerle karıştırın. Yavaş yavaş ısıtıp ara sıra karıştırarak azar azar kaynamaya getirin. Sebzeler yumuşayana kadar ve neredeyse tüm suyu buharlaşıncaya kadar karışım kalınlaştıkça sık sık karıştırarak pişirin. 5. Tereyağı, şekeri, yemişleri ve kullanıyorsanız günsuyunu da ekleyin ve iyice karıştırın. 6. Helvayı soğuması için sığ bir kaba yayın; süsleyin. 7. Soğuyunca kare şeklinde kesip servis edin.

H NT KÜLTÜR MERKEZ HERKESE MUTLU D VAL LER D LER!
www.indianculturalcenter.org

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful