ARAPÇA BAZI BİLİMSEL SÖZCÜKLER VE TERİMLER

İnci KOÇAK Manche arabische wissenschaftliche Wörter stammen aus dem Sanskrit, aus den aegyptischen und sumerischen sowie persischen Sprachen. Der Kulturwandel bewirkt auch den Sprachwandel. Infolgedessen sind viele Lehnwörter im Deutschen , Italienischen usw. Das Wort Ziffer stammt aus dem arabischen sifr und das heisst " leer " . Ziffer bedeutete ursprünglich Null. Dieses Wort (sifr) wurde von al- Chawarizmi abgeleitet. Zum Beispiel wird das Wort Kaffee auch in deutscher Sprache gebraucht . Dieses Wort ist ursprünglich arabisch nicht echt deutsch.Die Europaeer sollen das Wort kahve, zuerst von den Türken gehört haben. in gleicher Weise schreibt Enno Littmann in seinem Buch Morgenlaendische Wörter im Deutschen" so: " - türkische Wörter [wanderten] nach Deutschland , meist auf dem Wege über Ungarn oder die slavischen Laender, und unter diesen waren wieder manche nicht echt türkisch , sondern von arabischer , persischer oder indischer Herkunft (S.4)." In der Tat sieht man viele morgenlaendischen Lehnwörter in den europaeischen Sprachen. Zum Beispiel das Wort Chemie ist auch in die deutsche Sprache von den Arabern im Mittelalter gekommen. CEBİR: Arapça'da , cebr sözcüğü , bir kırık kemiği yerine koymak yani düzeltmek anlamındadır.Harzemli bir Türk olan matematik, astronomi ve coğrafya bilgini Ebu Abdullah Muhammed b. Musa el-Harezmi (?-850?) "Hisab el-cebr ve'1-mukabele " adlı eserinde ilk kez cebir sözcüğünü kullanmıştır. Avrupalılar , "el- cebr ve'1-mukabele " ifadesini tercüme etmekte çok zorlanmışlardır. Uzun süre Latince'de el- cebr sözcüğü aynı şekilde kullanılmış ve sonradan algebre, algebra biçimini almıştır. XIV . veya XV. yüzyıllarda ilk kez İtalya'da " el-mukabele " kısmı çıkartılarak sadece algebra biçimi benimsenmiştir(l). Firuzabadi'nin " Kamus"unda el- cebr sözcüğü ; kırığı bütünlemek, tamamlamak anlamında açıklanmıştır. Kırmak sözcüğünün karşıtıdır.Bir

boş anlamıyla bazı atasözü ve deyimlerde de görülmektedir. Sayı ifade etmek için kullanılan sıfr sözcüğü de yine el-Harezmi tarafından türetilmiştir(6). Algorismus. kendinden başka sınırları bulunmayan veya uzunluğu . es-Sıfr . : Sütü bitti (boşaldı)(9). denklem (ta'adül) anlamındadır. boş şey anlamındadır(4). Aramızdaki sevgi bitti (8). İbn el-A'rabi'nin verdiği bir örneğe göre nokta anlamındadır. elimde bir şey kalmadığını görürsün. sözcüğü . küçük bir parça . el-Harezmi'nin adından çeşitli formlarda türetilmiş sözcüklerdir (3). " ciphr" olarak İngilizce'de de kullanılmıştır (11). eşitlemek. SIFIR: Sıfır sözcüğünün Sanskrit dilindeki ifadesinden Arapça'ya çevrildiği sanılmaktadır. null. kahretmek .46 İNCİ KOÇAK şeyi ıslah etmek .Zira Arapça'daki sayılar Hint kökenlidir. Geometriciler .genişliği ve derinliği olmayan şeydir. Ziffer . Algorithmus.zorla yaptırmak anlamlan vardır.düzeltmek. Hatim et-Ta'i'nin şu dizesinde de sıfr sözcüğü görülmektedir: (10) "Tükettiğim şeyin bana zarar vermediğini ve cimrilik ettiğim şeyden de .İki zıt anlamı olduğu için ezdaddan kabul edilmektedir(2). değersiz . çizgiyi oluşturmak için noktayı hareket ettirirler(l2). Örneğin: Elleri tüm iyiliklerden boş kaldı (7). sıfır . Şu cümlede olduğu gibi: Mallarından sadece bir nokta kaldı ." " Sıfr" sözcüğü . Batı dillerinde görülen Algrismo. da Mukabele. her taraftan kendini sona erdiren . NOKTA: Nokta. Araplarda sıfr sözcüğü . Sıfr sözcüğü Almanca'ya ziffer olarak geçmiştir.kıymetsiz anlamlanndadır(5).

kimiya' es. Almanca'da da Chemie biçiminde orta çağda kullanılmaya başlanmıştır (21).ARAPÇA BAZI BİLİMSEL SÖZCÜKLER VE TERİMLER 47 Burada nokta sözcüğü bir parça ekin veya bir hurma ağacı ifadesini vermektedir(13). ilm es-sma'a. Kimiya' sözcüğü. kimiya'i. (18).Yani nokta . Eski kimyaya. kararmak siyahlaşmak "anlamındaki fiilden türetilmiştir. Dilbilginleri arasında kimya sözcüğünün kökeni konusunda görüş birliği bulunmamakla birlikte çoğu . "çok az . Örneğin. Eski Mısırlıların uğraştığı bir sanatın da adıdır. iksiri ve ehl-i kaf da denmiştir (20). Bu sözcük Avrupa'ya geçtiği zaman. Bu bilime hacar (taş) veya miftah (anahtar) adları da verilmiştir(19). kimi. san'at el-iksir.Bu sözcüğün İbranice olduğunu ileri sürenler de bulunmaktadır(l7). ne olduğu bilinmeyen bir şeyi bu erimiş karışıma katarak altın yapma sanatı olarak tanımlanmaktadır(14). elhikmet. aynen kullanmışlar ve alChemie veya Alchemy demişlerdir. görüşü de ileri . san'avi. servet ve gönül kazanma aracı anlamlarına anlamlarındandır. kimavi.Eski kimyacılara. Mısır toprağının bereketine de işaret edilmektedir. çok küçük bir parça " anlamında kullanılmaktadır. KİMYA: Eski kimya gümüşü. Bu sözcükle . san'at el-kimiya'.bu sözcüğün Eski Mısır dilinden geldiği görüşünü savunmuştur. cevheri yani madenleri birbirine dönüştürmekte kullanılan cevher anlamındaydı ve iksir sözcüğü ile eşanlamlıydı (16). kimiya' el-gana.sa'ade. Kemt . Kimya sözcüğünün Yunanca olduğu sürülmektedir (22). Eski Mısırlıların kemt adında ve kara toprak anlamında bir şehirlerinin olduğu bilinmektedir. bakır ve daha başka madenleri eritip iksir adı verilen. kimiya' el-kulub terimleri. bir şeyi elde etmek için kullanılan yöntem anlamına da gelmektedir. mutluluk.Kimya. Arap dilbilginleri kimya sözcüğünü. veya kimiya' denirdi. "el-kimiya' " şeklinde kullanmışlardır(15).

Cevaliki'nin Arapça olduğunu ileri sürdüğü bu bitki adı . Kehrubadan teşbih taneleri ve sigara ağızlığı yapılmaktadır(27). Kehruba bir tür reçine sanılmıştı. çöllerde. Latince'de za'faran. Crocus Sativus olarak İspanyolca'da azafrano. SAFRAN el. Altının sahiplerinden ayrılışı çabuk. bilinmektedir. bakır anlamındadır. bakır bulunduğu için.iyiye . Akkadça'daki sipparru sözcüğünden türetilmiştir. Onu gören kişinin de güzelliğinden dolayı aklının başından gitmesi nedeniyle zahab adının verildiği düşünülmüştür(23). Bu sözcükler. Kahruba bir yere hafifçe sürtüldükten sonra saman çöpünü oluşan elektro-manyetik alan nedeniyle kendine doğru çekmektedir.48 İNCİ KOÇAK ALTIN Altın sözcüğünün Arapça'da birçok adı bulunmaktadır. BAKIR : (NUHASBakır anlamında kullanılan nuhas insanoğlunun ilk tanıdığı madenler arasındadır. baharat yapmakta kullanılırdı. dağlarda. İnglizce 'de copper Almanca'da kupfer olarak kullanılmaktadır (26). Cyprus adı verilmiştir. Latince'de cııprum. -HATİF)TELEFON: el-Hetf kökü. Hatif. cinlerin insanlara seslendiklerine. İtalyanca'da zafferano şeklinde kullanılır (25). Cabir eş-Şukri. Bu bitkinin Sumerce'deki adı Sam azupiruydu. dönüşü yavaştır. çünkü bu sözcüğün eski dillerde de yer aldığını belirtmiştir(24). Arapça'ya Sumerce'den geçmiştir. seslenen demektir. Ayrıca. söyleyenin görünmediği bir durumda duyulan ses demektir. Kıbrıs adasına da. kimisinin insanı gerçeğe . yüksek ve kuru bir ses anlamında kullanılır. Kimi dilbilginleri de bu sözcüğün Farsça'dan Arapça'ya girdiğini ileri sürmüşlerdir. En çok kullanılan zeheb dir. Bu madene zeheb adının verilmesinin nedenini şöyle açıklarlar: ez-zeheb ( altın). ELEKTRİK: (KEHRUBA ( Kahruba veya kahraba sözcüğü. Farsça'da saman çeken veya saman çalan anlamındadır. bunun mümkün olamayacağını. İslamiyet'ten önce Araplar. zahaba (gitti) fiilinden türetilmiştir. es-Sufr veya es-sıfr da bakır anlamında kullanılmıştır.

ARAPÇA BAZI BİLİMSEL SÖZCÜKLER VE TERİMLER 49 yönelttiğine. dağlarda. echo arasında büyük bir benzerlik vardır. Bu mitolojinin kahramanının adı Arapça'ya nercis.dur. su içmek için kaynağa eğilir. sonunda eriyip bitmiştir. Ancak bu kez . kendisine aşık olur. ormanlar sesiyle dolmuş. . Vücudundan göze benzer bir çiçek çıkar. Doğu-İslam edebiyatında göz daima nerkise benzetilir. kutlu bir kızdır. yanıp yakılmaya. Kahve. süt. Orman perileri tarafından büyütülmüştür. ağlayıp inlemeye başlamış. Zeus'un bile sevgisini kazanacak kadar güzeldir. kahiya kökünden gelmektedir. Ayrıca. Susar. Kahve ağacının (şeceretu'1-bunn) ve çekirdeğinin Arapça adı bunn. Seslenen cine hatif adını verirlerdi. Kahve sözcüğünün kökeninin Etiyopya dilinden gelme olasılığının bulunduğu hakkında da bazı görüşler vardır(32). Kahveyi içen kişinin kendisini tok hissetmesi yüzünden bu içeceğe kahve adı verilmiştir. yankı budur(29). Delikanlı onun aşkına önem vermediğinden Echo. Suda kendini görür. bolluk. Bu çiçeğe nerkis derler. Kıyamete dek güzellere. güzel koku anlamları için de bu sözcük kullanılır. Kahiya. yüzyılda Afrika'dan Habeşistan valisi Özdemir Paşa tarafından Yemen yoluyla ithal edilmiş ve Türkler aracılığıyla Avrupa'da da tanınmıştır (31). yüzyılın başlarında gittiği bilinmektedir. bu delikanlıya aşık olur. ormanlarda tek başına yaşar. Yalnız kendini beğenip aşık olmaya ve başkasıyla ilgilenmemeye Narsisizm adı verilir (30).Orada bir kaynak vardır. fakat o. güzelliğe hayran hayran bakar durur. iştahı olmamak demektir. bu aşkla hiç ilgilenmez. Kaçmak isterken düşer boğulur. Fakat ölümünden sonra iniltisi. Narkissos. bereket. mitolojide ırmaklar Tanrısı Kephisos'un oğludur. Latince'de coffea arabica yani Arap kahvesi olarak kullanılmıştır. Bizim Nerkis dediğimiz Narkissos (Narcisse) adlı güzel bir delikanlıya aşık olmuştur.KAHVE VE (KAFEİN) Güney Etiyopya'da ve Arap Yarımadası'nın güneyinde yetişen kahve ağacından elde edilen kahve XVI. Bu inançla . Farsça'ya ise nerkis olarak geçmiştir. Hindistan ve Brezilya'ya da Yemen'den geçtiği ileri sürülmektedir. Bu inanç İslamiyet'ten sonra da sürmüştür. ormanlarda kalmıştır ki. Echo. Kahve sözcüğü Arapça'dır ve şarap anlamında kullanılmıştır. kimisinin de insanı azıttığına inanırlardı. Yalnızlığı sever. Echo. Kahvenin Avrupa'ya XVII. . Bunun cezasını şöyle çektirirler: Onu bir kayalığa atarlar . seslenenin melek veya cin olduğuna inanılmıştır (28).

benzetme) dır. bir kavrayış ve zeka işareti sayılmıştır. el-'Ikal . AKIL : ( EL-AKL el.Akl. takdir" anlamındadır. arapçalaştırılırken hindaz biçiminde "he" harfi kesre yapılmıştır(37).İ l \ devenin ayağını v e dizini bağladıkları i p demektir. tahmin. Bir insanın ihtiyatlı ve akıllı olduğunu belirtmek ve övmek için "innehu 'akilun. ölçek . Bunun için deveyi bağlamak Araplarca . " s i n — " e dönüştürülmüştür Çünkü Arapça'da "dal. " bağlar mı?" diye sorarlardı. bağ. Bunlar arasında en doğrusunun elCevheri'nin görüşü olduğu dilbilginlerince kabul edilmiştir. el. deveyi en değerli ve yararlı şeyleri saydıkları bilinmektedir. Bu yüzden de devesini korumak . bağladı. hindaz sözcüğünün arapçalaştırıldığını ve kökeninin Farsça'daki endaze olduğunu ileri sürmüştür (36). önceleri Kızıldeniz'de Yemen kıyısında kahve ihraç merkezi olan Mocha şehrinin adından gelmektedir(34).yarbit. Mühendis sözcüğü de aynı kökten türetilmiştir (38).bağlıyor anlamındadır. ahmaklık ve cehalet kabul edilmiştir.Ayrıca bu konuda çeşitli görüşler bulunmaktadır. Abdulhak Fazıl . Endaze." şüphesiz o bağlar" derlerdi (39).50 İNCİ KOÇAK Almanca'daki Kaffebohne. Farsça kökenli olan bu sözcükteki " zay" harfi.mertebe.derece. "zay" harfi bulunmaz.çekirdek halinde kahve kahve ve bunn sözcüklerinden alınmıştır(33). ip anlamındadır. " hal. " Akala.Cevheri ise. altmış santimetrelik bir ölçü.ya'kilu . bir bedevinin birinci görevidir. Farsça'daki hindaz'dan türetilmiştir. ifadesi. Pehlevi dilinde az olarak kullanılmış. GEOMETRİ : (HENDESEHendese sözcüğü .£ "dan sonra. Kimyacılar. Deveyi bağlamamak ise. kahveden elde ettikleri maddeye kafein (caffeine) adını vermişlerdir (35).Aİ\ . Arapça'daki Almanca'daki Mokka sözcüğü ise.JSU. akl sözcüğünün etimolojisini özetle şöyle açıklamıştır: Arapların. Araplar bir insanın aoğru görüşlü olup olmadığını anlamak için " hal yakil yani. Farsça'da endaz ve endaze'nın anlamı kıyas ( bir şeyi başka bir şeye benzeterek hüküm verme. .

(dışında." ölçüsünde kullanılmaktadır. el-Ma'kulat' sözcüğü günümüzde bir felsefe terimi olarak . Arapçada bu tür sözcükler . Örneğin: İçilebilir Değişebilir . bitip tükenmez : Ahlak dışı (43): Fransızca sözcüklerin çoğunun sonunda . botanik ve kimya dallarıyla ilgili terimler arapçalaştırılırken naht yolu kullanılmıştır. akıl ile bilinen şeyler demektir (40). " L a en-nahiye y e r i n e sözcüğü -" kullanılarak bilimsel terimler elde edilebilir._ . aklın uygun bulduğu. bilinçaltı: ' Morötesi: Bileşik sözcüklerden de naht yapılabilir . " . Örneğin " hariç. Örneğin: Elektromanyetik : kullanılır (42). Yansıyabilir ( .dili bağlandı anlamındaki deyimde de " akl" sözünün bağlamak anlamı bulunmaktadır. " i'takala lisanuhu. sığınak gibi anlamları da vardır(41).ARAPÇA BAZI BİLİMSEL SÖZCÜKLER VE TERİMLER 51 Ayrıca.ible veya -able " eki bulunmaktadır. diyet. Akl sözcüğünün . Arapça'da naht yoluyla da bilimsel terimler elde edilmektedir. " f a ' u l . Örneğin: Telsiz: Sonsuz. dış) ve "fevk(üstünde) gibi sözcüklerle naht yoluyla şu terimler elde edilmiştir: Şuuraltı . Örneğin : Amfibik : yani: Hayvan ve bitki: yani: Özellikle zooloji." dili tutuldu.

Örneğin: Başağrısı : Nezle : Aksırmak : Başdönmesi Karaciğer ağrısı (46): Sonuç olarak. ilk kez el-Harezmi tarafından kullanılmıştır. anlamında kullanılan sözcüğüyle de bilimsel terimler elde edilebilmektedir. Eski Mısır dilinden . Bu ölçüde çok sayıda hastalık adı türetilebilmektedir. sözcüğüyle de . direnç : Kapasitans (elektrikte ) : "Sonra". Örneğin : Mukavemet.52 İNCİ KOÇAK Fransızca'da " . Arapça'daki bazı bilimsel sözcüklerin.Örneğin: Antibiyotik : Panzehir (45) : Arapça'da tıp bilimi ile ilgili sözcükler için kullanılan " fu'alölçüsü bulunmaktadır. Arapça'daki " mufa'alat" ölçüsünde anlamını bulmaktadır. Arapça olan kahve sözcüğü ise. Laticede'ki " post" anlamındadır. Farsça'dan veya Sumerce'den geldikleri görülmektedir.ance" ekiyle biten sözcükler . Türkler aracılığıyla Avrupa'da da tanınmıştır. "karşıt. Sanskrit dilinden. zıt" anlamındaki "zıddbilimsel terimler türetilmiştir. Cebir sözcüğü ise. Örneğin: Hicretten sonra : Ergenlik sonrası : Doğumdan sonra : Arapça'da.

Mahir Abdulkadir. el-Erkam el. 5. a. birbirinin karşıtı iki anlam ifade eden sözcüktür. Taşköprülüzade Ahmed Efendi.e. 375. Zur Geschichte der arabischen Algebra und Rechnenkunst.e. E. İstanbul .Ü. a. 19. 18. a. Enno Littmann. 222. 706. İstanbul 1981.1 (1979) 153-154. 9.17. 218.g. 11. 16.Kamus (çev. Rabat . el..Wiedemann.Suter. Omar Farruh. 1. Harizmi. 14. doğu kökenli bazılarının. a. İnsan Bilgilerinin Kaynağı Üzerinde Deneme (çev. 2. A. bir bölümü ise. Arapça. Milli Eğitim Basımevi.ARAPÇA BAZI BİLİMSEL SÖZCÜKLER VE TERİMLER 53 Araştırmamıza konu olan bu sözcükler arasında. İnkılap ve Aka Basımevi.2. 77. İslam Ansiklopedisi . el-Lisan el-Arabi.Mütercim Asım Efendi).e. Enver Bekr. 77.6 (1969) 561. İstanbul . Muhammed Ebu'l. Mevzu'atü'1-Ulum. 2. Enno Littmann'ın Morgenlaendische Wörter im Deutschen adlı kitabında da belirttiği gibi.Meydani.g. Eski Kimya. a.Ahdar.arabi fı'1-mizan. 4. 12. 518.1.m. 234.e.. Milli Eğitim Basımevi. 347. 4 (1966) 27-29.m. 15. Yusuf Hayyat). a.g. 423. Firuzabadi. a. el. Ahmed el. Bunların bir bölümü Türkçe. " Ezdad" veya "tezat".788. 20. Cabir eş-Şukri. Arapça'nın Gelişme Yolları (A.e.199.g.Fadıl İbrahim).m. 6. Cabir eş-Şukri.1 (1940) 300. 98. 423. Algorizm. Rabat .m. Ibn Manzur.Mustalah el-kimiya'i fi't-turas el-arabi. Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Yayınları No: 346). NOTLAR: 1.154. a. Beyrut 1987. Farsça veya Sanskrit kökenlidir(47). 937.Gölpınarlı. Beyrut 1988.108. İnci Koçak. Littmann.77.B. H.. . a. İkdam Matbaası. İslam Ansiklopedisi. Morgenlaendische Wörter im Deutschen. 10.Lisan el-Arabi. Der Islam. İstanbul 1305 /1887. Ankara 1984. 9 (1919) 116.arabiyye el-asliyye.. Abdülbaki Gölpınarlı. 4 (1950) 259. Strassburg . Maarif Matbaası. Condillac. Rabat. E.Hassan Hallak. Lisan el-arab ( yay. Musteva et-ta'lim el. İstanbul 1992. Abdullah el-Alaylı. el.1. Tarihu' 1ulum 'inde'1-arab . 21. Miraç Katırcıoğlu). . İstanbul.e. Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları No: 1006.g. el.4 (1945) 347.e. Mecma'ul-emsal (yay. a. . 6. 17. 130. 2. 7. 3. Aimanca'ya genellikle Macaristan ve Slav ülkeleri yoluyla girmiştir.1. Abdülhak Adnan Adıvar. . Beyrut 1990.Bkz. Taşköprülüzade.. Tübingen 1924. Mesnevi Tercümesi ve Şerhi.Lisan el-Arabi. 374. batı dillerine de geçmiş olduğu saptanmıştır. 13. Türkçe sözcükler. 8. İslam Ansiklopedisi. Firuzabadi. İstanbul 1313. Julius Ruska. a.

Cabir eş-Şukri. . Ibn Manzur.155. Bkz.446. el-Cevaliki. . 40. Enno Litmann. Kimiya el-ıtr ve't-tes'idat ( çev. F. et-Turas et-tıbbi 'inde'1-arab .e.e. ez. Satı el-Husri. Rabat.32.155.1. 24. el-Cevaliki.g. a. Abdulhak Fadıl.m. Kahve. Istanbul .g.e. .Van Arendonk. Karl Garbers) Leipzig 1948. 45. Cabir eş-Şukri. 88 (1924) N. 155. a.3(1974) 262. 337. Beyrut 1990. 77. 444.g. 400.F. K. Mu'cem el-usul elarabiyye fi'1-lugat. Cabir eş-Şukri. a. E. Kehruba.1. a.82.g. el-Lisan el-Arabi. A.1. a.e. 225.e.m. 444. .g.e. Maarif Basımevi. 46.e. 157. 17. Ebu Sa'id er-Ravbi. 552. Havle'l-ıstılah el-ilmiyye. 4 (1966) 36-37.m.Beyrut 1990. a. Ibn Manzur. Ibn Manzur. . Milli Eğitim Basımevi. Meşakil ve ma'ukat et-ta'rib. 154. 94. a.e.. Ibn Manzur. Beyrut 1988. et-Tahlil el-kimiya'i. a. " Naht". a. el-Lisan el-Arabi. a.m.3. C. Beyrut 1989. 6.g. Abdullah el-Alaylı . İslam Ansiklopedisi . Bağdat 1946. el. 6. 530. 61. cüz(1979) 537. 27. el-Müntehab ve'1-Muktedeb. Enno Littmann.116.Gölpınarlı.6. 6 (1955) 99. 36. 43. 639.838. ZDMG.İNCİ KOÇAK 22. Abdullah . Kahire 1968. Yusuf Hayyat. 32. Morgenlaendische Wörter im Deutschen. 11.g. a. 47.m. . s. . 640. .4. a. Deutschland und Morgenland im Lichte der Lehnwörter. Hassan Hallak. ..g. a. el-Lisan el-Arabi. 157. .Cevaliki.1(1975)45.g. 37.g.Zemahşeri.g. Cabir eş-Şukri. 23. et-Tatawur el.235. 100. a. 28. 39. et-Ta'rifat. 42. Aynı makale. . . 838. . . Abdulaziz b. A.g. 44. a.m. Cabir eş-Şakri.hayy fi'1-luga el-arabiyye. a. el-Cevaliki. 29. . 41. 35.e.g.m. İshak .1 (1979) 186.g. Mahmud Muhammed Habib. Mahir Abdulkadir.4. 26. Esasu'l-belaga. K. İnci Koçak. 38. Rabat .4. Ya'kub b.e.e. 33.g. el-Lisan el-Arabi. a. 25.g. İslam Ansiklopedisi.g.125. . 34. . a. 31. a. Omar Farruh.e. birkaç sözcük ile ifade edilen anlamları tek bir sözcükte toplamaya denir. 845 vd. Rabat .g. 157. Istanbul 1991. el-Curcani. Abdulaziz b. Abdurrahim). a. İstanbul . Wiedemann.768. Mehmed Zihni.g.e.Gölpınarlı.12.Mu'arreb (yay. el. Ibn Manzur. Mu'cem el-mustalahat el-ilmiyye ve'1-fenniyye. 353. Leipzig . 30. Daru'l-Beyda . Muhadarat el-Mevsim es-Sakafı. Mahmud Muhammed Habib. Abdullah . 845-848.1. el-Cuneydi.

Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları: 1006. Rabat. C.Van. 4 (1950)258-262 el-Ahdar. Abdulkadir. İstanbul 1981. Istanbul. el-Lisan el-Arabi. Kahve. el-Mu'arrab ( yay. Abdülbaki. et-Tatawur el-hayy fi'1-luga el-arabiyye. Firuzabadi. Abdullah . Ferruh Omar. Tarihu'1-ulum 'inde'1-arab. Rabat . Enver. Adıvar. Bağdat 1946. el-Curcani. el-Cuneydi. Beyrut 1988.Beyrut 1990. Fadıl . A. Hayyat. Muteva et-ta'lim el-arabi fi'1-mizan. Hallak.arabiyye fi'1-lugat.1(1979) 177-193. Gölpınarlı.Abdurrahim). İstanbul 1992. Mu'cam el-mustalahat el-ilmiyye ve'lfenniyye. el-Cevaliki. el-Lisan elArabi. Beyrut 1990. Abdulhak. et-Ta'rifat. . Hasan. Mahir.Abdullah . Rabat 6 (1969). el-Alaylı. Habib. Mahmud Muhammed. Istanbul 1305. Mucem el. el-Erkam el-arabiyye el-asliyye. el-Lisan el-Arabi.kimiya'i el-kemmi. Bekr.usul el.35-48. Harizmi. İslam Ansiklopedisi. el-Lisan el-Arabi.F. Arendonk. İslam Ansiklopedisi.1-6. et-Tahlil el. Condillac. el-Lisan el-Arabi. 4 (1966) 27-29. Beyrut 1990.17.ARAPÇA BAZI BİLİMSEL SÖZCÜKLER VE TERİMLER BİBLİYOGRAFYA 55 Abdülaziz b. Adnan.B.E. Yusuf. 11. Mütercim Asım). K. Maarif Basımevi İstanbul 4 (1955) 95-100. İnsan Bilgilerinin Kaynağı Üzerinde Deneme (çev. 3 (1974) 228-266. Meşakil ve ma'ukat et-ta'rib. Mesnevi Tercümesi ve Şerhi.Ahmed. İnkılap ve Aka Basımevi.Miraç Katırcıoğlu). Rabat. 561.Mustafa Kamil. Rabat 4(1966). Kamus (çev. Milli Eğitim Basımevi. 1-3.

Taşköprülüzade. Muhadarat el-Mevsim es- Ruska. Ahmed Efendi. Hatim.1-6. Wiedemann. 73-87. Deutschlahd und Morgenland im Lichte der Lehnwörter ZDMG (Zeitschrift für Deutschen Morgenlaendischen Gesellschaft). İstanbul .1(1979) 151-161.Lisan el-Arabi.Abdullah el-Alaylı. Zur Geschichte der arabischen Algebra und Rechnenkunst. et-Turas et-tıbbi Sakafi.cüz(1979) 537. Lisan el-arab (yay. Karl Garbers). . Eski Kimya. Manzur. E.Beyrut 1988.Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Yayınları No: 346. Morgenlaendische Wörter im Deutschen .17.Muhammed Ebu'l-Fadıl İbrahim). İkdam Matbaası. İnci. 1-4 Beyrut 1987.Yusuf Hayyat). 61. 1-2. et-Ta'i. Der Islam. Beyrut 1974. el-Mustalah el-kimiya'i fi't-turas el-arabi. Ankara 1984. Istanbul 1991. Kimiya el-'ıtr ve't-tes'idat (Çev.56 İNCİ KOÇAK el-Husri.F. Littmann. 88 (1924) N. Leipzig. İslam Ansiklopedisi. İstanbul.Cabir.İstanbul 1313. Strassburg . Koçak.9 (1919) 116-117 eş-Şukri. İslam Ansiklopedisi. Ebu Sadi. 12. Mehmed. 'inde'1-arab. Havle'l-ıstılahat el-ilmiyye.374-384. 36-49. el-Münteheb ve'1-Muktedeb. . el-Lisan el-Arabi. el. Divan. Mevzu'atu'1-Ulum. Zihni. er-Ravbi. A.1(1975). Tübingen 1924. el-Meydani.Rabat .4(1945). Mecma'u'l-emsal (yay. Leipzig 1948.Kahire 1968. K.Enno. Arapça'nın Gelişme Yolları. Kehruba. 107-119. Satı.Milli Eğitim Basımevi. Milli Eğitim Basımevi. İshak. Ya'kub b. Daru'l-Beyda.3. Julius.Ü.

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful