You are on page 1of 8

Trkiye de Burjuva S n f n n Sosyal Profili M. Zeki DUMAN zet Burjuvazi, 19.

yzy l n endstriyel kapitalizmiyle ortaya kan toplumsal ve kltrel evrimi, ekonomik ve siyasal devrimi gerekle tiren ba l ca s n f olmu tur. Kapitalist pazar ili kilerine, retim aralar na ve sermaye birikimine dayanan burjuvazi, bu srete sadece ekonomik bir g olmakla yetinmemi , ayn zamanda toplumsal, siyasal ve kltrel yap lar da dn tren ba l ca g olmu tur. Bu makale, sz konusu Burjuva s n f n n Trkiye deki tarihsel geli imi, kapitalistle me serveni ve brokratik yap yla olan s n fsal/ karsal ili kisi zerinde duracakt r. Bu amala gcn sosyal ve kltrel bir sermayeden ziyade devletin brokratik ve ekonomik ili kilerinden alan Trk Burjuvazisinin soy kt zerine sosyoekonomik bir analiz yap lacakt r. Anahtar Szckler: Burjuvazi, Kapitalizm, Sermaye, Sosyal S n f, Milli Ekonomi. 1. Giri Trkiye de milli iktisat d ncesi, Osmanl n n da lma srecine girdi i ve ttihat Terakki nin iktidara geldi i bir dnemde -II. Me rutiyet Dneminde- gndeme gelmi tir. Etnik milliyetiliklerin ve az nl k gruplar n ba ms zl klar n ilan etmeleri, ekonomik kaynaklar n Duyun-i Umumiye daresi nce el konularak devletin borlar na kar l k alacakl lkelere verilmesi kar s nda Osmanl ynetimi zor duruma d m tr. ktisadi sermayeyi elinde bulunduran az nl klar n Osmanl dan kopmalar ise, sz konusu bu ekonomik zl h zland rmakla kalmam ayn zamanda lkenin gl devletlere olan mali ve siyasi ba ml l n daha da peki tirmi tir. nk Osmanl , o gne kadar ne milli bir ekonomi anlay geli tirebilmi ti ne de milli sermayeye dayanan bir s n f yaratabilmi ti. Kapitalizm ncesi sosyal bir formasyondan beslenen Osmanl mparatorlu unun klleri zerine kurulan Cumhuriyet rejimi ise, bu a dan tarihsel bir sreklili in izini srm , s n fsal bir toplumun alt yap s n olu turacak kurumlar , devletilik politikas yla uygulamaya koymu tur. Bu ba lamda Trkiye nin sosyal gerekli i iinde burjuva s n f n n realitesini ortaya koyabilmek iin ncelikle ekonomik ili kilerin tarihsel ve sosyolojik bir analizi yap lmal d r. Bu a dan Trkiye de burjuva s n f n n sosyal profiline ili kin u tespitler ne srlebilir: a) Trkiye de burjuva s n f , Cumhuriyet dnemi ncesi ge Osmanl devletinin sosyal, ekonomik ve politik yap s zerinden biimlenmi tir. Osmanl da burjuva s n f n , gayri Mslimler (Ermeni, Yahudi, Rumlar) te kil ederken, Cumhuriyet dneminde, bunlar n yerine devlet men ei milli bir burjuva yarat lmaya al lm t r. Bu trevi s n f, karsal ili kilerin devam iin iktidarla srekli organik bir ili ki iinde bulunma ihtiyac hissetmi tir. Hi phesiz ki Trkiye, ge modernle en bir lke olarak azgeli mi lik sorununu hl zememi tir. Kadim bir imparatorlu un miras zerinde ykselen Trkiye Cumhuriyeti, bu a dan benzer tarihsel srelerden geen teki lkelere gre (ekonomik, sosyal, kltrel ve siyasal a dan) daha ba ar s z bir performans gstermi tir. Nitekim XIX. yzy l ba lar nda imparatorluklardan do an yeni ulusal devletler (Almanya, talya, Japonya vb.) ok k sa bir sre iinde geli mi toplumlar aras na girmeyi ba ar rken, Trkiye, geli mi lik literatrnde hlen ya geli mekte olan lkeler ya da nc dnya lkeleri kategorisi iinde de erlendirilmektedir. Trkiye nin benzer tarihi sreleri ya ayan lkelerden farkl olan bu durumun -azgeli mi lik sorununun- alt nda yatan birok tarihsel ve sosyolojik nedenler sz konusudur. Ancak, bu nedenleri yaratan ko ullar salt Cumhuriyet dneminde uygulanan baz devleti politikalarda ya da Osmanl devletinin toplumsal ve siyasal yap s nda aramak indirgemeci bir tutum olacakt r. Di er bir deyi le, Trkiye nin siyasal, ekonomik ve askeri a dan geri kalmas na yol aan nedenleri belirli bir tarihsel dneme atfetmek ya da belirli politikalarda aramak, ok gereki bir yakla m olmayacakt r. Trkiye de ba ta politik alan (temsili demokrasi, e itlik, adalet, zgrlk, insan haklar vb.), olmak zere toplumsal (sosyal, e itim, sa l k, kentle me vb.), ekonomik (i sizlik, enflasyon, yoksulluk, yolsuzluk, gelir adaletsizli i vb.), alanlarda ya anan arp kl k ve geri kalm l n nedenleri hep ekonomik yetersizliklere ba lan lm t r. Ayn ekilde, ulusal lekli bir sermayenin veya milli bir burjuva s n f n n olamay da di er bir neden olarak gsterilmi tir. Geli mi lkelerin benzer sorunlar a m olmalar n n nedenleri ise, sz konusu bu lkelerin yeterli lekte milli bir ekonomik yap ya kavu mu olmalar na ba lan lm t r. nk ekonomik a dan geli mi olan bu lkeler, benzer biimde siyasal, askeri ve toplumsal refah dzeylerini de art rm lard r. Trkiye nin azgeli mi olmas n n nedenlerine/gerekelerine bak ld nda, yukar da da de inildi i gibi tarihsel-toplumsal, siyasal-kltrel ve yap sal-kurumsal nedenlerden kaynaklanan etkenlerin bu srete belirleyici bir rol oynad

grlecektir. Bu etkenleri ortadan kald rarak, milli bir ekonomi yaratma abalar na giri en ve ulusal ba ms zl ekonomik ba ms zl kla e de er tutan Cumhuriyeti kadrolar, bu anlamda nemli ad mlar atm lard r. Ancak, Cumhuriyet iktidarlar n n bu srecin i lerli ine ili kin gttkleri siyaset tarz (devlet brokrasinin de iinde bulundu u ve devletin gdmnde mili bir iktisat modelinin kurulmak istenmesi) hedeflenen amaca ula t rmay engellemi tir. Yukar da da vurguland gibi, Cumhuriyetin ilk y llar nda milli burjuva yaratma hedefini sekteye u ratan en nemli neden, Osmanl devletinin dayand brokratik gelene in dnyada geli mekte olan kapitalizme eklemlenememesi olmu tur. Bu konuda yap lan al malar n da gsterdi i gibi, Osmanl devleti di er imparatorluklardan farkl olarak haraca dayal bir ekonomik anlay benimsemi ve geli en dnya pazar na ayak uyduramam t r. Bununla birlikte Osmanl da iktisat alan , o unlukla merkezi bir u ra olarak grlmemi , mmetin gayr- Mslim tebaas n n bir me guliyeti olarak ele al nm t r. nk Osmanl toplumu, piyasa i lemlerinden ok iktidar alan yla ilgilenmi tir. nk ktidar, zenginlikten daha de erli bir meta idi ve iktidar ticareti Osmanl sisteminin ay rt edici bir zelli i (Mardin, 1999: 210) olarak grm tr. ktisadi faaliyetleri daha d k toplumsal katmanlar n (gayr-i Mslim ve zellikle reaya n n) me guliyeti olarak gren Osmanl Hanedan iin en nemli sorun, iktidar besleyen asker ve vergilerin merkeze dzenli bir biimde ula t r lmas olmu tur. Bylece Osmanl ynetimi, fetihlerde elde etti i ganimetlerin art k birikim leriyle uzun y llar kendisini besleyebilmi tir. Ancak, XVIII. yzy l n sonlar na do ru K ta Avrupa s nda ortaya kan endstrile me ve kapitalizm olgusu, Osmanl da devletin bizzat art k ticaretle i tigal olmas n zorunlu k lm ama bu konuda ge kal nd iin verilen abalar netice vermemi tir. Osmanl n n geri kalmas nda, geli en pazar ekonomisine ve artan kapitalist retim ili kilerine ayak uyduramamas yol am t r. Bu durum Osmanl Devleti nde, hem Bat devletlerindeki parlamenter rejimi sa lam temellere oturtan, at an s n flar n belirledi i bir toplumsal dzenin geli ememesine hem de Bat da sanayile me sonucu olu an ve giderek kendi kar t emeki kitleleri olu turacak olan bir burjuva s n f ve kltrnn de (Ycekk, 1997: 34) olu amamas na neden olmu tur. Osmanl sosyal formasyonunda iktisadi faaliyetlerin devletin alan d nda b rak lmas sadece bu me guliyetin basit bir etkinlik olarak grlmesi d ncesinden kaynaklanmam t r. Osmanl n n kendine zg olan teokratik ynetim anlay nda merkeze kar ykselecek her trl olu um, n kesilmesi gereken bir ban n ba olarak grlm tr. Bu durum sadece gayr- Mslimlerin iktisaden ykselmelerini sa lamam , ayn zamanda yerel topluluklar n sivil bir olu uma ynelik e ilimlerin nnn kesmesine de yol am t r. Dolay s yla Osmanl n n yerli (Trk) tebaas ndan olanlar n ticari faaliyetlerde bulunma istemleri do rudan devlet nezaretinde engellenmi tir. Trklerin her ne kadar sava zaman nda gerekli insan gcn (asker) ve kendisine kiralanan topraklardan denmesi gereken vergiyi dzenli biimde merkeze ula t rmay ba arm sa da zellikle XX. yzy l n ba lar na kadar imparatorlu un ekonomik ya am na, nemli ekonomik giri im sahipleri olarak kat lmalar na engel olmu tur. Bu i ler yabanc lara ya da Trk ve Mslman olmayan az nl klara b rak lm t r. (Atay, 1996: 66) Gerekten de Osmanl da ticaret btnyle imparatorlu un gayri Mslim tebaas na ait bir me guliyet alan olarak alg lanm t r. Osmanl da iktisadi faaliyetlerin ve kapitalist giri imcilerin ecnebilerden olu mas , modernle me srecinde ya anan teknolojik geli melerin takip edilmesini de engellemi tir. Bu durum, gayr- Mslim tebaas n n da i ine gelmi tir. nk gayr- Mslimler, hem devletin d k vergi sisteminden yararlanarak lke iinde ayr cal kl bir konum elde edebiliyorlard hem de zellikle XIX. yzy l n ba lar nda ortaya kan etnik milliyetilik ve az nl klar n siyasal ba ms zl k taleplerine de destek verebiliyorlard . kmekte olan bir imparatorlu u kurtarmak veya bu ynde ekonomik yat r mlar yapma olana na sahip gayr-i Mslimler, Osmanl n n kendilerine tan d ticari ve hukuki ayr cal klardan yararlanarak daha ok d lkelerle ili kilerini geli tirmeye al m lard r. Asl nda, Rum ve Ermeni burjuvazisi siyasi amalar n Osmanl btn iinde gerekle tirmeyi istemi olsayd , Jn Trklerin- ttihat ve Terakki nin- 1908 1918 deneyimi, brokratik reformculuk yerine gen burjuvazinin hkimiyeti alt nda kapitalist bir devlet kurulmas yla sonulanabilirdi. (Keyder, 2001: 11) Ekonomik yat r mlar n d lkelerde de erlendirmeye ba layan gayr- Mslimlerin bu davran lar kar s nda dnemin iktidar partisi, verilmi ayr cal lar , ticaret ve gmrk szle melerini ve kapitlasyonlar tek yanl kald rma karar ald . Buna ek olarak ulusal bir iktisadi yap lanma sreci ba lat larak yerli bir burjuva s n f yarat lmaya al ld . Bunun zerine Rum ve Ermeni tccarlar lkeden ayr larak Osmanl n n o gne kadar sahip oldu u iktisadi, siyasi ve ideolojik kazanlar n kaybetti. Bu durum, yani Mslman burjuvazinin gszl , brokrasinin korumas n ve devlet merkezli bir sosyal-ekonomik dn m kontrol etmeye ve ynlendirmeye giri mesini de mmkn k ld . (Keyder: 11).

Ancak her eye ra men milli patentli bir burjuva s n f n n ortaya kmamas ya da endstri ve burjuva devrimlerini haz rlayan nko ullar n Osmanl mparatorlu u nda hibir zaman olu amamas n ne lke iindeki gayr- Mslimlerin ikircikli davran lar na ne de btnyle d lkelerin Osmanl devleti zerindeki emellerine ba layabiliriz. Bu geli imin as l nedenlerini Trk Devleti nin sosyal tarihsel olu umunda ve toplum yap s nda aramak gerekir (Steinhaus, 1995: 23). Osmanl dan Cumhuriyete geerken burjuva s n f n n olamay n n alt nda iki nemli neden yatmaktad r. Birincisi, tar msal yap da byk toprak yap s n n olmamas dolay s yla tar msal yap n n bu zelli i nedeniyle, gcn s rf devletteki konumuna borlu olan brokrasinin kar s na, zerk bir toplumsal tabana dayanan toprak sahibi bir s n f n kmas mmkn de ildi , kincisi, yabanc sermaye ile ba lant l bir oligar i hkimiyetin de olmamas . Bunun yerine brokrasi ile yeni geli en burjuva aras nda bir mcadele ba lad . (Keyder, 2001: 10). Burada ncelikli olarak alt izilmesi gereken en nemli nokta; Trk feodalizminin ulusal burjuvazinin kuvvetlenmesini/glenmesini nledi idir. Cumhuriyet dnemiyle birlikte ulusal karakterli bir burjuva s n f n yaratmak iin ya yeni kurumlar n olu turulmas ya da yeni bir iktisadi s n f n yarat lmas gerekiyordu. Ancak bu konuda uygulanan politikalar sonucunda, sanayi burjuvazisinden ziyade byk toprak sahipleri ve brokratlar n ittifak yla olu an c l z bir ticaret burjuvazi ortaya km t r (Timur, 2003100) Endstriyel ve kltrel bir devrimi ya amam olan Osmanl n n Avrupa daki gibi bir burjuva s n f n n olu mas na yol aacak sermaye temerkzne de izin vermemi tir. Dayand feodal sosyal dzen ve asker- brokratlardan olu an ynetim mekanizmas yla Osmanl devleti, merkezin d nda geli ebilecek periferi s n fsal olu umlara imkn vermiyordu. Ayr ca zerk bir ekonomik ba ms zl a ve sivil bir siyasal bilince sahip burjuva kimli inin Osmanl toplumsal formasyonunda ortaya kmas da mmkn de ildi. Bunun d nda burjuva devrimi, asl nda imparatorluk rgtlenmesini paralayan radikal devrimci zelli iyle Osmanl n n dayand sosyal-kltrel ve sosyal-politik yap ya da ters d m tr. nk Burjuvazi, egemenli ini peki tirdi i her yerde, tm feodal, ataerkil ve uhrevi ili kilere son vermi , insan do a stleri ne ba layan feodal ili kiler karma as n hunharca paralam ve insanla insan aras nda yal n ki isel kar ve nakdi deme d nda hibir ba b rakmam t r. (Marx-Engels: 43 44) Bu ba lamda Weberyan bir zmleme yapmak gerekirse, Osmanl toplumunda ynetim sistemi, seklerle ememi , rasyonelle ememi ve kurumsalla amam yar feodal sosyal bir dzene ve karizmatik bir liderin keyfi egemenli ine dayanm t r. Bu yap , Osmanl toplumunda devletten ba ms z sivil bir inisiyatifin geli imini engellemekle kalmam , ayn zamanda kapitalizmin ve burjuva s n f n n olu mas na yol aacak geli melere de engel olmu tur. Oysa Bat Avrupa da burjuva-kapitalist dzeni haz rlayan sosyal-ekonomik ve ideolojik unsurlar daha feodalizm dneminde geli meye ba lam t r. Ayr ca gittike kuvvetlenen burjuvazi, geleneksel d nce, ya am ve ekonomim biimlerini etkisi alt na alm t r. Bylece burjuva devrimcilerine, var olan sosyal sistemi hukuk ve politikaya uygun bir biimde rgtlemek d yordu. Oysa Trkiye de burjuva devlet, burjuva toplumundan nce do mu tur. (Steinhaus, 116) Onun iin her alanda oldu u gibi ekonomi alan nda da devlet, belirleyici, dn trc ve ynlendirici bir rol oynam t r. b) Gerek Osmanl , gerek Cumhuriyet dnemindeki iktidar sekinleri, kendi varl k alanlar ndan ba ms z geli ebilecek her trl sivil olu umlara kar durdu undan, devletin d nda zerk bir giri imci s n f n (burjuvan n) ortaya kmas n engellemi ler. Bylece, Osmanl n n idari, mali ve siyasi yap s n n temelini olu turan miri toprak rejimi sayesinde merkezi g, hinterland d nda geli ebilecek zerk yap lara engel olmu tur. Cumhuriyet rejimi ise var olmayan ama var k l nmak istenen yeni bir iktisat s n f n yine merkezi hegemonyan n hinterland iinde kalarak yaratmaya al m t r. Osmanl mparatorlu unda oldu u gibi Cumhuriyet Trkiye sinde de devlet klt d nda geli ebilecek sivil olu umlara sempatiyle bak lmam t r. Bu durum merkezin egemenli inde kurulan ili kilerin d nda geli ebilecek zerk alanlar n ortaya kmas n engellemi tir. ktidar n merkezka ili kilerinden kurtulabilen gruplar ise areyi lkeyi terk etmekte bulmu lar. nk Trk siyasal hayat nda merkezi iktidar, reaya ve tebaas na ya am hakk n bah eden ve ayn zamanda ya am alan n s n rlayan tek ve belirleyici g olmu tur. ktidar oda d nda devletle toplum aras nda ara yap lar n ve sivil alanlar n olu turulamam olmas , Osmanl devletinin geli mesi nndeki en byk engeli te kil etmi tir. Asl nda devlet, saray-brokrasisi egemenli ini srdrebilmek iin, kendisinden ba ms z geli ebilecek her unsuru ezerken, yaln z geli ebilecek bir burjuvaziye set ekmi olmuyordu, ayn zamanda o burjuvazinin topluma kazand raca sanayile meyi ve teknolojiyi de ldryordu. (Ayd n, 2000: 257) Hlbuki Avrupa da gerekle en sermaye birikimi, hem sivil bir toplumun ortaya kmas na hem de sanayile menin nimetlerinden yararlanan sosyal bir devletin olu mas na zemin haz rlam t r. Ayn ekilde, ticaret burjuvazisi bir yanda siyasal iktidar n tahakkmn s n rlarken, di er yanda zgr ticaret merkezlerinin ortaya kmas na da nclk etmi tir.

Oysa Osmanl da devlet-brokrasi ve saray evresi, iktisadi birikime ve art de ere el koyarak ba ms z burjuva s n f n n ortaya kmas na msaade etmemi tir. Bu yndeki giri imler, sert askeri mdahalelerle engellenmeye al lm t r. Bat da, devlet-toplum, iktidar-muhalefet ve asker-sivil gruplar aras nda ya anan ili kiler, kar l kl konsenss temeli zerine biimlenmi tir. Bat da devlet, toplumun can ve mal gvenli ini korumak ve kollamakla mkellefken, Osmanl da bu haklar devletin kullar na bah edebilece i ayr cal klar olarak grlm tr. Nitekim Osmanl ynetimi mmetinin can ve mal gvenli ini ancak Tanzimat Ferman yla (1839) bah etmi tir. Benzer biimde Bat da devlet, toplumun jandarmal n yaparken Osmanl da reaya, devletin jandarmal n yapm t r. Cumhuriyet, Osmanl dan devrald bu miras , yani geleneksel idari ve kurumsal yap y aynen muhafaza ederek, merkezi iktidar anlay n daha kat biimde uygulad . Bat da ynetsel ve kurumsal mekanizmalar devletin nceli inde geli medi i gibi burjuva s n f da devletin gdmnde i leyen bir projenin sonucu olarak ortaya kmad . Tam tersine Bat da Ayd nlanma felsefesiyle ba layan sekrlerle me ve modernle me, insan akl n n kaynaklar n metodolojik bir ekilde kullanmay renen (Pernoud, 1991: 84) zgr birey profilini ortaya kard . nk Bat da siyasal ya am n erevesi de dhil olmak zere tm alanlarda kapitalist bir rgtlenme mant hkim olmu tur. Ba ka bir deyi le, Bat toplumlar nda ekonomik kerte tart mas z bir belirleyicili e/nceli e sahipken, Osmanl dan ba lamak zere Cumhuriyet dneminde de bu belirleyicilik ve ncelik s ras siyasi alanda odaklanm t r. Bu durum do al olarak temel retim arac olan toprakta zel mlkiyeti d layan bir sahiplenme biimini zorunlu k lm t r. (Ba kaya, 1999: 99) Bugn, Anadolu burjuvazisinden sz edemeyi imizin en nemli nedeni de, zel mlkiyete dayanan bir toprak rejiminin yarat lamam olmas d r. Gerekten de gerek Osmanl , gerekse Cumhuriyet dneminde uygulanan tar m politikalar nda zel mlkiyet yok say lm t r. Devlet, her eyin mutlak sahibi oldu u gibi tar m arazilerinin ve toprak mlkiyetinin de sahibi s fat yla hareket etmi tir. Tek parti dneminde A ar vergisinin kald r lmas sonras nda gndeme gelen toprak reformu meselesinde milletvekilleri aras nda ciddi antagonizmalar ya anm t r. nk yap lmas d nlen reformlarda kyl s n f na toprak verilmesi ynnde bir tasar ya kar toprak oligar isinin sert muhalefetiyle kar la lm t r. Bu a dan Trkiye deki toprak reformu tarihi ac kl d r. Toprak reformu giri imlerinin tamam , programlar n etkisizli i ya da k rsal kesim toprak a alar n n ya da politik temsilcilerinin engellemeleri sonucunda ba ar s z olmu tur. Toprak sahipli i, teki sermaye holdingleri, toplumsal a ar ve lkedeki firmalar n, mali ve politik karar organlar n n kurumsal rntleri hakk nda mikro dzeyde hemen hi bilgi de bulunmamaktad r. (Lindisfarne, 2002: 100) zerk bir burjuva s n f ve farkl la mam bir sosyal yap n n otoriter kltrne sahip Osmanl mparatorlu u nda toprak mlkiyetinin bizzat devlet tekelinde kalmas ve bu tekelin Cumhuriyet dnemine de sirayet etmesi, geni topraklara sahip yerel otoritelerin (A a, e raf, milletvekili) etkenli ini art rm t r. Dolay s yla zel mlkiyeti d layan bir politik srecin getirdi i oligar i dzenden en ok nemalanan s n flar n ba nda hem devlet brokrasisi (asker-sivil) hem de yresel gler gelmi tir. o unlukla azgeli mi toplumlarda grd mz bu durumun ortaya kartt en nemli sonulardan biri; devlet mekanizmas n n ba l ca iki g (merkezi iktidar elitleri, evresel sermaye gruplar ) taraf ndan ynetilmi olmas ve toprak mlkiyeti ile egemen sosyal s n flar n genelde siyasi ve askeri kesimlerin elinde toplanm bulunmas d r (Laroque, 1969: 21). Marx n ok nceleri syledi i gibi iktidar sultas , belirli s n fsal gruplar n tekelinde i leyen bir mekanizmaya dn t anda emek ve sermaye eli kisi de geni leyip yo unla acakt r. Bu srece girildi i anda devlet iktidar , giderek bir s n f n egemenlik ayg t n n toplumu kontrol alt na almak iin rgtlenmi bir kamu gc niteli ine de brnmeye ba layacakt r. (Durand, 2002: 78). Nitekim Trkiye de iktidardaki partiler; devleti, toplumu ihya eden a k n bir g, devlet olanaklar n n da ynetici s n f n kar na hizmet eden siyasi bir g olarak grm lerdir Ancak bu amaca do ru at lan her ad mda iktidar glerinin akrabal a dayal ili kiler belirleyici olmu tur. Dolay s yla Trkiye de iktidar olmak veya iktidara yak n durmak, k e dnmenin (iktisadi zenginli in) de ilk ad m n olu turmu tur. c) Trkiye de ulus devletin kurucu kadrolar , glerini burjuva s n f ndan de il, gbek ba yla ba land klar brokratik devlet gelene inden alm lard r. nk Trkiye de burjuva devlet, burjuva toplumundan nce do mu tur. Bununla birlikte ge modernle en lkelerde milli bir ekonomi yaratmay hedefleyen devletilik politikas , Trkiye de devleti kurtarmak suretiyle mevcut dzeni devam ettirmek eklinde anla lm t r. Trkiye toplumunda devleti nceleyen d nce/yap bir sosyal formasyonun kltrel kodlar yla zmlenemeyecek kadar girift ve karma kt r. Onun iin sorun sadece devletin niin her konuda oldu u gibi ekonomi zerinde de tasallutta bulunmak istemesi olay de il, devletin, topluma intizam verirken niin toplumsal bir mhendisli in uygulamalar ndan yola kmak istemesi nemlidir. phesiz ki iktisadi ba ml l n siyasi ba ml l getirece ini iyi hesaplayan Cumhuriyeti kadrolar, bu gerekten yol karak, daha sonra sosyal kalk nman n anahtar roln oynayacak ve zel sektrn geli ip

glenmesine yol aacak (Timur, 1997: 124) Anadolu patentli milli bir burjuvazi (Yerasimos, 1992: 35) yarat m n ngrm lerdi. Ancak yeterli sermaye birikiminin olmamas ve ticaret burjuvazisinin gayr Mslimlerin elinde olmas , devlet eliyle yerli bir sanayici s n f n n ortaya karmas n zorunlu k lm t r (Cem, 1989: 279). ktidar n, brokrat ve asker kanad eliyle yaratmaya al t yeni burjuva s n f devlet olanaklar n ard na kadar kullanmaktan ekinmemi tir. Brokratlar n tm, ne geni toprak mlkiyetine sahip soylu ailelerden ne de kapitalizme bula m zengin aile ocuklar ndan, o u da devlet memurlar s n f ndan ve daha ok byk kentlerde ya ayan orta s n f ailelerden geliyordu (Hsn, 1975: 14). Dolay s yla retim aralar n kontrol etmenin sadece siyasi kontrol getirmedi ini (Giddens, 1999: 32) gren asker ve sivil brokratlar, Marxvari bir deyi le, egemen s n f n, sadece maddi retim aralar n (nesneleri) de il, ayn zamanda zihinsel retim aralar n da (fikirlerini) kontrol eder esprisine iyi vak f olmu lard . Tarih boyunca, her ynetici s n f kendi kar n toplumun tm kar ym gibi yans tmaya gayret gstermi tir. Bunun iin devletin btn ideolojik ayg tlar n kullanmakta hi bir sak nca grmemi lerdir. nk onlara gre asl nda yap lanlar toplumun geli mesi, refaha ula mas iindir. zellikle devletin kurucu kadrolar , siyasi dzlemdeki hareket alan yla yetinmeyip, ayr ca ekonomi zerinde de sz sahibi olmaya al rlar. nk ancak ekonomiyi kontrol ederlerse ki ilerin yeni ulusal birime sadakati iin gerekli maddi ko ullar tam olarak sa lanabilirdi. (Keyder, 2004: 30) Nitekim Cumhuriyetin ilk y llar nda Yusuf Akura Jn Trk entelektelleri iin u uyar da bulunuyordu: E er Trkler Avrupa kapitalizminden yararlanarak kendi ilerinden bir burjuva s n f karmay ba aramazlarsa, sadece kyllerden ve memurlardan olu an bir toplumun ya ama ans ok zay f olur. Modern devletin temeli burjuva s n f d r. a da refah devletleri, burjuvazinin, i adamlar ve bankerlerin omuzlar zerinde var olur. Trkiye deki ulusal uyan Trk burjuvazisinin do u unun ba lang c d r. Ve Trk burjuvazisinin do al geli imi, e er kesintiye u ramaks z n srerse, Trk Devleti nin sa lam biimde kurulmas n n garanti edilmi oldu unu syleyebiliriz. (Ahmad, 1995: 67) Cumhuriyeti elitler, Trk burjuvazisini desteklemek ve bylece devletten beslenen brokrat, sivil asker s n f n kar n garanti alt na almak iin devletilik politikas n bir ara olarak kullanm lard r. Tekelci kapitalizmin kar yla da uyu an bu politika sonucu Trkiye de kaba hatlar yla farkl mlkiyet -Bat ve Gney Anadolu ile Anadolu nun baz kesimlerinde kapitalist mlkiyet, Orta ve Kuzey Anadolu nun baz kesimlerinde kk zel mlkiyet ile Do u ve Gneydo u Anadolu da da feodal mlkiyet-biimi (Fi ek, 1969: 104) ortaya km t r. Devletilik politikas n n bir sonucu olarak ortaya kan bu farkl mlkiyet ili kileri ve beraberinde ortaya kan blgeler aras geli mi lik farklar bu srete bir trl kapat lamam t r. nk ynetim kadrolar nca devletilik, retimde gerekle tirilmesi gereken toptan bir kalk nma program n n ad olarak de il, egemenlerin s n fsal karlar n nceleyen ve bu temelde bir iktisadi dzenin kurulmas n sa layan politikan n ad olmu tur. Bu a dan Trkiye de devletilik, esasen toplumdaki her trl dinami in devlet denetimi ve gzetimi alt nda gerekle ti i, her toplumsal geli menin devletin stn karlar a s ndan de erlendirildi i, devlet d hibir toplumsal olgunun zerk me ruiyetinin tan nmad btncl bir siyasal dnya ( nsel, 1995: 14) tasavvuru olmu tur. Nitekim Trkiye de devletilik politikas devlet kapitalizmi ve devlet liberalizmi eklinde i lev grm tr. Tekeli nin de yerinde belirtti i gibi, Trkiye de zellikle 1930 lu tek parti dneminde uygulanan devletilik ilkesinde liberal devletilik yorumunda oldu u gibi geici bir sre iin raz olunan ikincil bir zm de il, srekli olarak ekonomide birincil nemi olacak bir zm diye d nlm tr (Tekeli- lkin,1982: 106). Dolay s yla devletilik ilkesi, zel te ebbsn yetersizliklerini giderici ve zel te ebbsn glendirilmesiyle birlikte terk edilmesi gereken bir geici zorunluluk olarak alg lanmam t r. Ba bakan smet nn nn 1930 da yapt konu mada yapt u de erlendirme, devletin liberal ekonomiden ziyade devletilikten ne anlad n ortaya koyuyordu. Liberalizm nazariyat , bu memleketin g anlayaca bir eydir ( ) Biz iktisadiyatta hakikaten mutedil devletiyiz. Bizi bu istikamete sevk eden bu memleketin ihtiyac ve bu milletin f tri temayldr. Herkes ve her yer, hazineden are arar. Elektri i yap lmayan ehir, liman fena olan yer, suyu akmayan ky, i bulamayan adam hkmeti kabahatli bulur. Mutedil devleti olarak halk n temayl at na ve isteklerine yeti emiyoruz diye kusurluyuz. Devletilikten bsbtn vazgeip, her nimeti sermayedarlar n faaliyetlerinden beklemek kabahat! Bu memleketin anlayaca bir ey de ildir (Aydemir, 1996: 335 336, aktaran, nsel, 1996: 99). nn nn hakl olarak dile getirdi i bu realitenin alt nda yatan as l neden, yukar da da de indi imiz gibi hem Osmanl da hem de Cumhuriyet dneminde devletten ba ms z bir zengin kesimin/s n f n var olmamas d r. Osmanl dan ba lamak zere s n f olu umu tarz m za bak ld nda siyasi ve ideolojik belirlemelerin iktisadi zeminde kesi ti i karma k bir sre iinde gerekle ti i grlecektir. Trk toplumunun s n f haritas na bak ld nda tr kesimden sz edilebilir. Bunlar genellikle ya topra olmayan, kiral k olarak kendilerine bah edilen topraklarda vergi vermek ko uluyla geimini yapan fakir kyller veya zel mlkiyeti olmayan sadece devlete gbek ba yla ba l memurlar (brokratlar) ve bu iki kesim

aras nda tam da nereye oturtabilece imizden emin olamad m z komprador (arac ) bir s n ftan sz edilebilir (Keyder, 2001: 37). Trk toplumunda kyly bir s n f olarak saymazsak ve devlet sekinlerini de komprador bir grup iinde de erlendirirsek, gerek anlamda bir s n ftan sz edemeyiz. Nitekim Mustafa Kemal in Sovyet elisi Aralov a hitaben syledi i, Trkiye de s n flar yok Trkiye de i i s n f yok, nk geli mi bir sanayimiz yok. Bizim burjuvazimizi ise henz burjuva s n f haline getirmek gerekiyor. Ticaretimiz ok c l z, nk sermayemiz yok (Ahmad, 1985: 215) szleri bu gere i dile getiriyor. d) Trkiye de milli burjuva yaratma projesi, san ld gibi milli sermayeyi art ran, zel te ebbs harekete geiren ve ulusal kkenli ekonomik bir dzenin alt yap s n olu turan kamusal hedeflerden ziyade, asker ve sivil brokrasisinin palazlanmas n sa layacak trden zel giri imler ierdi i grlecektir. Nitekim devletilik ilkesi ad alt nda yap lan uygulamalar asl nda bu hedefi amalam t r. Ge modernle en lkeler, zel giri imi zendirmek ve milli bir ekonomik anlay olu turmak iin devlet gdml politikalara ba vurmu lar. Ancak bu durum, palyatif bir nlem olarak grlm tr. zel sermaye geli tikten sonra devlet esas alan na (yasama, yrtme, yarg ) ekilerek ekonomik faaliyetleri liberal ekonominin i leyi ine b rakm t r. Nitekim ge modernle en Almanya, talya ve Japonya da sre byle i lemi tir. zellikle Almanya, II. Dnya Sava ndan sonra yerle bir olan ekonomisini aya a kald rmak iin Listi milli ekonomi politikas n , anti liberal ve himayeye dayal devlet merkezli bir ekonomik seferberli e giri mi tir. Benzer biimde gerek talya da, gerek Japonya da (zellikle Meji dnemindeki uygulamalar) devletin ekonomiye olan mdahalesini anla l r k lmaktad r. Ancak yukar da da de inmeye al t m z gibi bu mdahaleler milli burjuvay yaratmakla sona eren bir ara dnem uygulamas olmu , sonras nda devlet ekonomi alan ndan elini ete ini ekmi tir. Trkiye de de ge modernle en lkeler gibi devlet, bizzat ekonomik faaliyetleri dzenlerken, milli bir burjuva s n f ve ulusal bir ekonomi retori inin arkas na s nm t r. Ancak grnen odur ki devlet elitleri, esasen kendileri devlet s rt ndan burjuvala mak istemi lerdir. Bu amaca ula mak iin uygulamaya konulan politikalar, Osmanl n n son dnemlerinde iktidara el koyan ttihat ve Terakki Partisiyle ba lam t r. Milli bir ekonomi felsefesini ilk kez dile getiren ttihat lar, bu alanda nemli abalar iinde bulunmu lard r. Dneminin on y ll k iktidar nda ttihat ve Terakki (1908 1918), yabanc irketlere tan nan ayr cal klar , kapitlasyonlar kald rd , yeni i kollar n n a lmas n sa lamak amac yla mesleki e itim okullar n at rd , milli bir banka kurdurdular. ttihat ve Terakki dneminde uygulanan bu politikalarda devlet brokrasisi bizzat nclk i levini grd. Milli irketler ad alt nda ekonomik i leri bizzat stlendi. o u zaman mahalli ttihat ve Terakki Te kilat n yeleri ile bu irketlerin ortaklar ayn ki iydiler. Hkmet bu gibi te ebbsleri desteklerken, parti te kilat ile yeni ortaya kan milli burjuvazi ebekesinin birbiriyle zde le mesini sa lad . Bylece, Osmanl brokrasinin ekonomi zerinde siyasi kontrol kurma ideali sava dneminde gerekle ti (Keyder, 2001: 91). Osmanl mparatorlu u nun ticari ve finanssal sermayenin o u Ermenilerin, Yahudilerin ve Rumlar n elindeydi. Devletle mali a dan i birli ine giren bu gruplar dnya ekonomisine eklemlenecek kadar glenmi lerdi. Bat Anadolu, Balkanlar ve Kuzey Afrika da, Ermeniler, Yahudiler, Levantenler veya yabanc lara k yasla, Rumlar geli en devlet-d arenaya daha fazla hkimdi. (Kasaba, 2005: 135). Ancak, ttihat ve Terakki nin iktidara gelmesi ve ekonomiyi millile tirilmeye al mas , az nl klar n elindeki ticari hegemonyay k rm t r. Hatta ticaret, bu yabanc ve gayrimslim ellerden al narak Mslman-Trk unsurlara (Toprak, 1995: 7) verilemeye al lm t r. Cumhuriyet Dnemiyle birlikte ticarete at lan bu yeni Mslman-Trk unsurlar milli bir burjuva s n f na dn eceklerdi. Fakat Bu yeni burjuvazi devleti olmal yd , yani varl do rudan do ruya devlet taraf ndan yarat lan maddi olanaklara ba ml olmal yd . Devletin do rudan etki alan iinde kalmal ve kendisine gsterilen yerin d na kmamal yd . adamlar n n yan s ra sivil ve asker brokratlar n bir blm de bir sre sonra ekonomik etkinlikler iinde yer ald lar ve bu yeni giri imci s n f glendirdiler. ( nsel, 1996: 138). Devlet sekinlerinin bu niyetini if a eden en gzel rneklerden biri Trkiye Bankas n n kurulu unun yksnde grebiliriz. 1924 te Banka s n n kurulmas devletin ekonomi felsefesini sembolize ediyordu. Banka Atatrk n nerisiyle kuruldu. Ama hem yabanc bankalarla hem de stanbul da hala ok gl olan Gayr Mslim kapitalistlerle rekabet edebilecek ulusal bir mali kurum olu turmakt . Kemalist sekinlerin, Atatrk n de ilerinde bulundu u en nde giden baz yeleri bu giri ime ortak oldular ve giri imi rgtleme grevi, btn i toplulu unun gven duydu u Celal Bayar a verildi. Bankas zel kar gruplar lehine e itli ekonomik faaliyetler yrten irketler arac l yla etkin bir lobi ve i evreleriyle hkmet aras nda bir arac olarak faaliyete ba lad . Asl nda banka ile devlet aras nda ylesine bir ortak ya am ili kisi vard ki, Bankas genellikle politikac lar n bankas alarak betimleniyordu (Ahmad,1995: 138).

Tek parti dnemi sonras nda iktidara gelen Demokrat Partililer de brokratlarla i birli i iinde yerli bir burjuva s n f yaratma abas na destek vermi lerdir. Yabanc sermaye ile giri ilen ortakl klar sonucu Trkiye de komprador bir burjuva s n f yarat ld . Bir e raf ve toprak a alar partisi grnm veren Demokratlar, zengin toprak sahipleri ve i adamlar n n karlar n nceleyen bir siyaset izledi. Nitekim on y l iktidarda kalan Demokrat Partisinin Trkiye yi yabanc larla birlikte ham madde pazar haline getirerek kalk nd rma politikas n n sonucu olarak birka y lda binlerce traktr, para durumu d nlmeden, yurda sokulmaya ba land . 1950 de 16.885 olan traktr say s 1955 de 40.000 e, 1957 de 44.000 e ykseldi. Bu traktrler yabanc sermayenin deste i ile yurda sokuldu ve %80 i toprak a alar na, arta kalan da di er toprak sahiplerine verildi (Trk, 1970: 54). 2. Sonu Trkiye de, Osmanl imparatorlu u nun dayand hara ekonomik dzen nedeniyle devletten ba ms z s n fsal yap lar ortaya kamam t r. Sanayile menin yaratt kapitalist retim ili kilerine eklemlenemeyen Osmanl , kendi iinde bir burjuva s n f n n olu umuna da izin vermemi tir. Cumhuriyete tevars eden bu geleneksel iktisadi anlay devletin ba ta ekonomi olmak zere, sosyal, siyasal ve kltrel dnyay yeniden tanzim etmeye zorlam t r. Bu srete olu turulmaya al lan milli iktisat doktrini ve yerli burjuva s n f , sivil ve askeri brokrasi iinden km t r. Nihayetinde Trkiye de endstrile me, kapitalizm ve pazar ekonomisi gerekle emedi i iin bu verili ko ullar n sonucu olan burjuva s n f da olu amam t r. Olu turulan, olu turulmak istenen burjuvazi ise, ancak devlet men ei tredi bir s n f olabilmi tir. Kaynaka Ahmad, F. (1985), Kemalist Trkiye de deoloji Aray Yay nlar , stanbul. 1919-1939, ttihat l ktan Kemalizm e, (ev.: F.Berktay), Kaynak

Ahmad, F. (1995), Modern Trkiye nin Olu umu, (ev.: Y.Alogan), Sarmal Yay nlar , stanbul. Atay, F.R. (1996), Atatrklk Nedir?, stanbul, aktaran, Mardin . (1997), Trkiye de Toplum ve Siyaset, leti im Yay nlar , stanbul. Ayd n, E. (2000), Osmanl Gere i Nizam lemin Gayri Resmi Tarihi, Cumhuriyet Yay nlar , stanbul. Ba kaya, F. (1999), Yediyz, topya Yay nlar , stanbul. Cem, . (1989), Trkiye de Geri Kalm l n Tarihi, Cem Yay nevi, stanbul. Durand, J.P. (2002), Marx n Sosyolojisi, (ev.: A.Akta ), Birikim Yay., stanbul. Fi ek, K. (1969), Trkiye de Kapitalizmin Geli mesi ve i S n f , Do an Yay nevi, Ankara. Giddens, A. (1999), leri Toplumlar n S n f Yap s , (ev.: .Bald k), Birey Yay nc l k, stanbul. Hsn, . (1975), Trkiye de S n flar, lke Yay nlar , Ankara. nsel, A. (1995), Trkiye Toplumunun Bunal m , Birikim Yay nlar , stanbul. nsel, A. (1996), Dzen ve Kalk nma K skac nda Trkiye, (ev.: A. Snmezay), Ayr nt Yay nlar , stanbul. Kasaba, R. (2005), Dnya, mparatorluk ve Toplum: Osmanl Yaz lar , (ev. B. Bykkal), Kitap Yay nevi, stanbul. Keyder, . (2001), Trkiye de S n flar ve Devlet, leti im Yay nlar , stanbul. Keyder, . (2004), Ulusal Kalk nmac l n flas , Metis Yay nlar , stanbul. Laroque, P. (1969), Sosyal S n flar, (ev. Y.Grbz), Remzi Kitabevi, stanbul. Lindisfarne, N. (2002), Elhamdlillah Laikiz, (ev.: S. Somuncuo lu), leti im Yay nlar , stanbul. Mardin, . (1999), Trk Modernle mesi, leti im Yay nlar , stanbul. Marx, K.-Engels F, Manifesto, op.cit., aktaran, Ycekk A. (1997), Dinin Siyasalla mas , Din-Devlet li kilerinde Trkiye Deneyimi, Afa Yay nc l k, stanbul. Pernoud, R. (1991), Burjuvazi, leti im Yay nlar , stanbul. Steinhaus, K. (1995), Atatrk Sosyolojisi, (ev.: M.Akta ), Sarmal Yay., stanbul. Tekeli, .- lkin, S. (1982), Uygulamaya Geerken Trkiye de Devletilik Olu umu ,

ODT Trkiye Belgesel ktisat Tarihi Serisi, No: 3, Ankara, aktaran, Kker, L. (1999), Modernle me, Kemalizm ve Demokrasi, leti im Yay nlar , stanbul. Timur, T. (1997), Trk Devrimi ve Sonras , mge Kitabevi, Ankara. Timur, T. (2003), Trkiye de ok Partili Hayata Gei , mge Kitabevi, Ankara. Toprak, Z. (1995), Trkiye de Ekonomi ve Toplum (1908 1950) : Milli ktisat-Milli Burjuvazi, Tarih Vakf Yurt Yay nlar , stanbul. Trk, . (1970), Trk Toplumunda Sosyal S n flar, nc Kitapevi, stanbul. Yerasimos, S. (1992), Azgeli mi lik Srecinde Trkiye III, (ev.: B. Kuzucu), Belge Yay nlar , stanbul. Ycekk, A. (1997), Dinin Siyasalla mas , Din-Devlet li kilerinde Trkiye Deneyimi, Afa Yay nc l k, stanbul.