TENSES ( Zamanlar ) A ) Simple: Do + V1 1.) Past ( -di ) 2.) Present 3.

) Future

( -ir ) ( -ecek )

B ) Continuous: ( -yor ) Be + V1......ing 1.) Past( -yordu ) 2.) Present ( -yor ) 3.) Future (-yor olacak ) C ) Perfect: ( -miş ) Have + V3 1.) Past( -mişti ) 2.) Present ( -miş ) 3.) Future ( -miş olacak ) D ) Perfect Continuous: ( -mekte ) Have Been + V1......ing 1.)Past ( -mekteydi ) 2.)Present ( -mekte ) 3.)Future ( -mekte olacak ) To speak: Konuşmak ***Not: Bir fiilin mastarsız haline ( to’suz ) o fiilin birinci hali denir. D ) Perfect Continuous: ( -mekte ) Have Been + V1......ing 1.) The Present Perfect Continuous Tense: 2.) The Past Perfect Continuous Tense: 3.) The Future Perfect Continuous Tense: I have been speaking. ( Konuşmaktayım ) I had been speaking. ( Konuşmaktaydım ) I will have been speaking ( Konuşmakta olacağım )

Not: İngilizcede, zaman ne olursa olsun bir cümlede yapılacak değişikliklerin hepsi yardımcı fiil üzerinde yapılır. Not: Formal yazışmalarda kesinlikle kısaltmalar yapılmaz. Not: İngilizcede bir olayın basit olması demek, continuous olmaması demektir. Not: Bir olayın perfect olması demek iki olaydan öncekini vurgulamak demektir. Tek başına bir perfect olaya nadiren rastlanır.

C ) Perfect: ( -miş ) Have + V3 1.) The Present Perfect Tense: I have spoken. ( Konuşmuşum ) 2.) The Past Perfect Tense: I had spoken. ( Konuşmuştum ) 2 3 3.) The Future Perfect Tense: I will have spoken. (Konuşmuş olacağım ) B ) Continuous: ( -yor ) Be + V1......ing 1.) The Present Continuous Tense: I am speaking. ( Konuşuyorum ) 2.) The Past Continuous Tense: I was speaking. ( Konuşuyordum ) 3.) The Future Continuous Tense: I will be speaking. ( Konuşuyor olacağım ) 1

V1 V2 V3 Be: am, is, are.......was, were.............been Not: Her zamanda üç yapıyı bir arada gösterip üzerinde farklılığı görmek daha öğreticidir. Continuous: Progressive: Present: Devamlı, devam eden. Kademe kademe gelişen. Şu an, hediye.

Not: Devamlı zamanları continuous ile ifade etmek daha uygundur. Continuous’ları anlatırken “Be” fiilleri ve bunların hallerinden bahsetmek verimliliği arttırır. Not: Bir cümlenin zamanını öğrenebilmek için ilk önce yardımcı fiillere bakılır. Bu bize, bu cümlenin 4’lü gruptan hangisine gideceğimizi gösterir. The student has been waiting for us. My father will be repairing his car. He had seen us. We will have completed the study. Not: Perfect’li cümleler tek başlarına bir yargı ile kullanılmaz. Daha iyi anlaşılsın diye bu cümleler verildi. Normalde bu cümleler ingilizcede yoktur veya eksiktir. A ) Simple: Do + V1 1. ) The Simple Present Tense: ( Geniş zaman ) Ali speaks.( Ali konuşur ) 2. ) The Simple Past Tense: ( Dili geçmiş zaman ) Ali spoke.( Ali konuştu )

3. ) The Future Tense: ( Gelecek zaman ) Ali will speak. ( Ali konuşacak ) İngilizler dilde kısaltmayı çok severler. İngilizcede temel zamanları 4 gruba ayırarak inceledik. Simple dışındaki gruplarda yardımcı fiillerle zamanları çekiyor ve yardımcı fiillere bakarak cümlenin hangi zamanla kurulduğunu öğreniyoruz. Örneğin “have” varsa perfect, “be” varsa continuous’tur diyoruz. Bu yüzden İngilizler, simple dışındaki üç grupta kısaltma yapamamışlardır. I You He We You They do do does do do do speak. ( Konuşurum ) speak speak speak speak speak

Simple zamanlarda yardımcı fiil olmadan da hangi zaman olduğunu anlayabiliriz. Cümleye?Á‹П? ¿??? ????П???????lψψψψψψψ_????8?????????"?????????????$???Œ??ψ???????li aynıdır. Simple Tense’lerde bu durum karışıklığa yol açmaktadır. • To decrease: Azalmak ( verb ) To book: Rezerve yapmak ( verb ) • The decrease: Azalış ( noun ) The book: Kitap ( noun ) Bu zorluğu gidermek için simple cümlelerde üçüncü tekil şahıslarda temel fiile “s” takısı getirilir. Bu durum isimlerin tekil-çoğulu ile ters ilişkilidir. ”s” takısı kelimenin isim değil; fiil olduğunu gösterir. This decrease: This tekildir. Decrease’de “s” takısı yok. O zaman bu isimdir diyoruz. (Bu azalış ) This decreases: This tekildir. Decrease’de “s” takısı vardır. O zaman bu fiildir diyoruz. ( Bu azalma ) O halde şimdi simple zamanlara gidebiliriz. 1 .) The Simple Present Tense: ( Geniş zaman ): Ali speaks. ( Ali konuşur ) Not: Simple present’te “do” kısaltılır. Eğer düz olumlu cümlede “do” varsa, bu vurgu için kullanılır. I do believe. ( Tabi ki inanıyorum ) 2

2. ) The Simple Past Tense ( Dili geçmiş zaman ) I did speak. ( konuştum ) Did, do’nun ikinci halidir. Simple past tens’te yardımcı fiil kısaltılınca, kendisine uygulanan ikinci hale getirme temel fiile uygulanır. Yani temel fiil ikinci halde yazılır. Kısaltılmış şekliyle yazacak olursak; “I spoke.” şeklinde olur. Fiillerin ikinci halinin kullanıldığı tek yer Simple Past Tense’ dir. V2 kullanıldığından isim ile karıştırma problemi de kalmıyor. Eğer bu tense’ te “did” kullanılırsa simple present tense’te olduğu gibi anlamı pekiştirmek içindir. Olumsuz, soru ve olumsuz soru cümlelerinde “did” yardımcı fiili kullanılır. Did’in cümlede olması durumunda temel fiil daima V1 halinde yazılır.

3. ) The Future Tense: ( Gelecek zaman ) İngilizcede Future, bir zaman olarak kabul edilmez. Çünkü gelecekte olayın gerçekleşip gerçekleşmeyeceği belli değildir. Bu sebeple “Will” ve “Shall” aslında yardımcı fiil değillerdir. Bunlar Modal’lar içinde düşünülür. Bu sebeple normalde; I shall do speak. ( Konuşacağım ) You will do speak şeklinde yazılmalıdır. “Do” kısaltması yapıldığında, fiil de birinci halde olduğu için diğer Simple gruplarındaki gibi karışıklık olmuyor ve “Will” ve “Shall” sanki yardımcı fiilmiş gibi görev görüyor. Bu şekilde “–ecek, acak” anlamını temel fiile yükleyerek gelecek zaman anlamını katıyor. Burada önemli bir nokta da şudur: Cümleyi olumsuz veya soru yaparken Simple grubunun yardımcı fiili olan “Do” yu çağırmaya gerek yoktur. Çünkü bu görevi yardımcı fiil rolü üstlenen “Will” ve “Shall” görür. Modal mantığı da bu şekildedir. Yani aslında modal’ların kullanımında da normalde “Do” yardımcı fiili vardır ve kısaltma yapıldığı için direkt olarak modal’dan sonra temel fiil birinci haldedir. PRONOUNS Pro:...nın yerine, ileriye. Noun: İsim ( gramatikal olarak )

Bu yüzden “Pronoun” ifadesi ismin yerine geçen yani zamir demektir. Şimdilik şahıs zamirlerini göreceğiz. Şahıs zamirleri Subject Pronouns ( Özne konumunda ), Object Pronouns ( nesne konumunda ), Possesseive Pronouns ( iyelik zamirleri ), Reflexive pronouns ( dönüşümlü zamirler ) olmak üzere dört gruptur. Ayrıca konu ile yakın alakalı olması hasebi ile iyelik sıfatları da verilecektir. (Subject) Özne Z. I you he she It +VERB + we you they (Object) Nesne Z. me you him her ıt its us ours you them (Possessive) (Reflexive) İyelik Z. Dönüşümlü Z. mine myself yours yourself his himself hers herself its + NOUN itself ourselves our yours yourselves theirs themselves İyelik Sıfatları my your his her your their

Subject Pronouns’ lar mutlaka çekimli bir fiilden önce gelirler. Bu nedenle zaten bu zamirler özne; fiiller de yüklem oluyor. Yani çekimli bir fiilden sonra kesinlikle Subject P.’a rastlanmaz. Doğal olarak bu durumları ile ben, sen, o, biz, siz, onlar olarak çevrilirler. 3

) Bu konudan kesin bir soru gelmektedir. İkinci cümlede ise kalem isminin yerine geçen yours kullanılmıştır ki bu iyelik zamiridir. It’s not your money. ) I talked to them over this issue. onun. Not: Özneler daima yalın haldedir. onlarınki anlamındadırlar. sizinki. Ayrıca bu zamirler edatlar ile de kullanılırlar.Object Pronouns’lar da mutlaka çekilmiş fiillerden sonra gelirler. okulda. ) This is her money. ( O tezini tamamladı. okul. ( Biz onun için çalıştık. ( Eğer kitabını evde unutmuşsan bizimkini alabilirsin.onunki. Bir cümlede böyle zamirlerin özne veya nesne olduklarını anlamak için bunların fiilden önce-sonra durumuna bakmak gerekir. benimkini yazacak ) This is her money. ( Bu onun parasıdır. Sıfatların tanımı düşünüldüğünde bu daha rahat anlaşılır. Eğer bu ismi. He completed his thesis. Ali gibi. can I take your pen. he will write my thesis. Zamirler ismin yerini alan kelimeler oldukları için dolayısı ile iyelik zamirleri de sahip olunan bir nesnenin yerini alacaklardır. “I saw him ( Onu gördüm. Bunlar da aslında Özne konumundaki zamirlerle aynı anlamdadırlar. ( Bu onun parasıdır. Kitap. ( Ben bu konu hakkında onlarla görüştüm. Kitabı. Bu anlamları ile Türkçe örnek verelim: Benim kitabım. you can take ours. bizim. Örnekler: We met them last week ( Onları geçen hafta gördük. İyelik sıfatları daima bir isim ile kullanılırlar. can I take yours. ) If you forget your book at home. senin. ) We work for him. benim tezimi yazacak ) He completed his thesis. you can take our book. Aksi halde karışık bir durum olarak karşımıza çıkar. ) Şimdi de iyelik zamirleri ve iyelik sıfatlarını açalım. seni/sana. senin kalemini alabilir miyim? ) I forgot my pen. It’s not yours. ( O tezini tamamladı. Yani Inglizce mantığında ismin hal ekleri durumu fiilden güç alınarak eklenir ve çevrilir. 1. O zaman bu iyelik sıfatıdır deriz. Benim. ) If you forget your book at home. bizi/bize. sizin. sizi/size. seninkini alabilir miyim? ) Birinci cümlede iyelik sıfatı kullanılmıştır. ). Ama çeviride anlamı tamamlamak için beni/bana. he will write mine. ( Ben kalemimi unuttum. seninki. ( Eğer kitabını evde unutmuşsan bizim kitabı alabilirsin. Senin paran değildir. İki farklı durumda konuyu ele alacağız. onları/onlara şeklinde ismin hal ekleri eklenerek çevrilirler. bizimki. Reflexive Pronouns ( Dönüşümlü Zamirler ) Bu konu özellikle Ingilizce mantığı ile düşünülmelidir. Seninki değildir. I forgot my pen. Benimki. ( Ben kalemimi unuttum. Yukarıdaki tablodan da gördüğümüz gibi bazı özne ve nesne zamirleri birbirinin aynıdır. onu/ona. Çünkü sıfatlar ismi nitelerler. yerine geçecek bir kelime ile kullanmak istesek bu durumda iyelik zamirini kullanmamız gerekecektir. Son kısmı boş bırakarak iyelik sıfatı/iyelik zamiri ayırımını sorarlar. He gave me ( O bana verdi ) gibi. Ali’ye gibi hal ekleri almış durumda kesinlikle özne olamazlar. ) Özne veya Nesneyi Vurgulama 4 . onların anlamındadırlar. O da benimki olur. Dönüşümlü zamirler söz konusu yapıyı vurgulamak amacı ile kullanılırlar. Burada dikkat edilirse benim kelimesi bir isim ile ( kitap ) kullanılmıştır ve bunun kime ait olduğunu belirtir.

( Ben kendime baktım.. “Perfect” . We had been conducting the experiment. Burada kesinlikle me gibi object pronouns’lar kullanılmaz. Have var. Conduct: Beraber Götürmek. Mantığı iyi öğrenilmelidir. yürütmek anlamına gelir. ( Ben bu kitabı çevirdim. Çünkü özne ile nesne farklıdır. reflexive pronuoun himself’ tir. ( Biz işçilerin kendilerini ikna etmeliyiz.. ) Genel bir her bir ifadesi için subjective pronoun him. Verilen Bir Cümlenin Zamanını Bulma Bir cümlede zamanını bulmak için önce asıl fiile sonra da yardımcı fiillere bakılır. ) We should persuade the workers.. ve V2 formda oldu? Á‹П?¿???????П???????lψψψψψψψ_????8?????????"?????????????$???Œ??ψ???????aber. ) 5 . I loked at myself. ) I myself talked to the manager. ) Bu iki uygulama sınavlarda pek sorulmaz. ( Deneyleri yapmaktaydık ) Be + V1. ) We should persuade the workers themselves. ) Our children should develop themselves. Each student must work for himself.. ( Ben bu kitabın kendisini çevirdim. Bunların özelliğine göre cümlenin hangi zamanla kurulduğuna karar verilir.ing olduğundan “Continuous”lu bir zamandır diyoruz. ( Ben managerin kendisi ile konuştum. Biz yukarıdaki cümleyi çevirirken “O. ( Onlar kendilerini traş ettiler. ) ( Özne vurgulandı ) I translated this book itself. reflexive’ler kullanılır. ( Ben kendim manager ile konuştum. Bir de uygun reflexisve’i duruma göre özne veya nesneden hareketle kullanmamız gerekir.. ( Biz kendimiz işçileri ikna etmeliyiz. ) Özne ve Nesne Aynıyken Nesneyi Vurgulama Asıl sınavda sorulan kısım burasıdır. Edatların kullanımı dilden dile farklılık arz eder. ( Her öğrenci kendisi için çalışmalıdır.Vurgu neye ait ise reflexive pronoun onun yanında kullanılır. Aşağıda yazacağımız cümlelerin zamanları da aynı mantıkla bulunur: She will be waiting for us this time next week. ) We ourselves should persuade the workers. ) I myself translated this book. 2. İngilizce’de bazı fiiller edatla kullanılır. I loked at him ( Ben ona baktım. ) ( Nesne vurgulandı ) I talked to the manager. gelecek hafta bu zamanda bizi bekliyor olacak” deriz. ( Biz işçileri ikna etmeliyiz. ( Ben manager ile konuştum. ) I talked to the manager himself.. ) cümlesinde reflexive yoktur. ( Çocuklarımız kendilerini geliştirmeliler. ( Babam onları izliyordu. ( O gelecek hafta bu zamanda bizi bekliyor olacak ) ( Burada “for” bir edattır. Wait for: . gelecek hafta bu zamanda bizim için bekliyor olacak” der.için beklemek gibi. ( Ben kendim bu kitabı çevirdim. Ama bir İngiliz bu cümleyi düşünürken “O. Peki ben kendime baktım ifadesini nasıl yazarız? Bu durumda sanki I looked at me yazmalı gibi bir düşünce gelişir kafamızda. ) Yukarıdaki cümlede olduğu gibi özne. özne zamiri değil de direk bir isim olarak verildiğinde dikkat edip uygun reflexive’e gidilmelidir. ) They shaved themselves. I translated this book. ) My father was watching them.

biri diğerinden önce oluşmuşsa Perfect’ te gideriz. Past ) I was sleeping last night at ten o’clock. Past Perfect.. ) S. Past S. ) Gerek Simple Past.için mücadele etmek) We stadied English at university. I was sleeping. Past Perfect. Şimdi bu dört zamanın alternatif cümle kurma formlarını inceleyelim: 1. Past.. ( Biz üniversitede İnglizce çalıştık. hangisi sonra önemli değildir. past öncesi bir noktada. Past Continuous Past Continuous Özet olarak. bir devamlılık arz ederse: Continuous • Olay. Hangisi önce. ( Past Continuous ) 2. gerekse de Past Continuous tek başına bir cümlede kullanılabilirler. geçmişin öncesi olduğu için kompleks bir cümledeki iki cümlecik Past Perfect ile kurulamaz. When you phoned.ve çakışmışsa ikisi de Simple Past olabilir. ikisi aynı yerde kullanılabilirler. past öncesi devamlılık gösteren bir olayda oluşmuş ve ikisi çakışıyor demektir. Ev.. Geçmişte iki olay çakışmıyorsa. bir olayın öncesi ile ilgili ise: Perfect’tir. I saw them last night. ( O bizi sık sık eleştirir. ( anlık bir süre gerektiren durumlarda kullanılır. ) At: .de. ) In: . Past Perfect Continuous ise. b) Simple Past ve Past Continuous tek başlarına bir cümlede olabilirler.. ( Onu daha önce görmüşüm. Past Past Continuous 4. ) İki cümlecik var ve çakışmışsa biri S. 6 .da.. ) Cümlede iki cümlecik var . ) He often criticizes us.da.iki yüklem . ( Onlar zafer için mücadele etmekteydiler. üniversite gibi süreklilik gerektiren ifadelerle kullanılır. ( I was sleeping when you phoned.... Bu yüzden ikisi aynı yerde kullanılabilir ve birbirinin yerini alabilirler.I have seen it before. ) Zamanların Kullanıldığı Yerler Past Perfect xxxxXxxxx Past xxxxXxxxx X X Present Future Past Perfect Continuous Past Continuous Olay. hastane. ( S. bir noktada olup bitmişse: Simple • Olay. ( Süreklilik arzeder. . ) (Struggle for: . ) İki cümlecik var ve çakışıyorsa ikisi de Past Continuous olabilir. Zaman çizelgesinden de gözlenebileceği gibi Simple Past ile Past Continuous çakışıyor. a) Bir cümlede iki cümlecik Past Perfect ile kurulamaz. ) Thay had been struggling for victory. Past 3. I saw him when he entered the room. I was reading the newspaper while my wife was watching TV.de. S. . diğeri Past Continuous olabilir...

Yukarıdaki zaman çizelgesinde de gözlendiği gibi bir de Past’ın sonrası gerçekleşen olaylar vardır... biri Past Continuous olabilir. Çünkü kapı açılmıştır ve adam eylemini sürdüremeyecektir. işinden istifa edeceğini söyledi. sonra olan S. ( Ben eve vardığımda. Diyelim ki geçen hafta biri ile görüştük ve o.. Eğer biz onunla görüştüğümüzde yukarıda dediğimiz gibi istifa edeceğini söyleseydi bu durumda cümlemiz. Önceki Past Perfect Continuous. ) Past Perfect xxxxXxxxx S. Eğer eylem sürekli bir eylem ise. annem masayı hazırlıyordu. ( O. bitmiştir. The lesson had started when I arrived there. Bunlar. Past xxxxXxxxx Past’ın Sonrası xxxxXxxxx Past Perfect Cont. Bu da cümleden de anlaşıldığı gibi mümkün değildir. Geçmişin sonrası durumunda. ( O istifa ettiğini söyledi ) olurdu.. ( Kapıyı açtığımda. Past Burada geçmişte meydana gelen iki olay vardır. Önce cümle çözümlenecek. benim eve gitmemle annemin yaptığı eylem çakışmış. My children were sleeping when I arrived home.. annem masayı hazırlamaktaydı. Past ve Past Perfect ile kurardık. Dolayısıyla kapıyı açanın da adamın bakma eylemini görmesi mümkün değildir.. ( Ben eve vardığımda. “Hazırlamaktaydı” ifadesinde. Anladım ki adam anahtar deliğinden bakmaktaydı... sonraki Past Continuous veya diğer formlar da olabilir. çünkü eylem olmuş.. ) Türkçe’de “Hazırlamaktaydı” ve “Hazırlıyordu” aynı anlamda kullanılmaktadır. Past ile ifade edilmelidir. He said that he would resign. ( O istifa edeceğini söyledi ) olur. Türkçe’nin yapısından kaynaklanmaktadır. ) My mother was serving the table when I arrived home. ) Thomson’un Grameri adlı Kitaptan bir örnek: I saw the man on his knees when I opened the door. kapıyı açma ile adamın anahtar deliğinden bakması aynı anda olmuş olacaktı. yani olaylar çakışmıyorsa. Bu iki olaydan önceye giden Past Perfect. I understood that he had been looking at throw the key hole.c ) Bir cümlede iki cümlecik var ve ikisi çakışmış ise ikisi de Simple Past olabilir.uyumaktaydılar. Bu iki ifadenin karışıklığa yol açması İngilizce’nin yapısından değil. He said that he had resigned. adamı dizlerinin üstünde gördüm. continous ile verilmelidir. e ) Bir cümlede iki cümlecik var ve ikisi çakışmış ise ikisi de Past Continuous olabilir. d ) Bir cümlede iki cümlecik var ve ikisi çakışmış ise biri Simple Past. O zaman cümlemiz. Bu iki olay nasıl aktarılacak? Eğer biz onunla görüştüğümüzde istifa etmiş olsaydı ve bunu bize söyleseydi bu durumda biz cümlemizi S.. bunlar tamamen ayrı anlamdadır. Eğer Past Perfect Continuous yerine Past Continuous kullanılsaydı ki bu kullanım yanlış olurdu. Past Perfect S. sonraki eylem bir devamlılık da arz edebilir. Olayın son cümlesinde. çakışmamakta ve biri diğerinden önce meydana gelmiştir... Past Continuous Would Türkçe’nin yapısından kaynaklanan “Hazırlamaktaydı” ve “Hazırlıyordu” ifadelerinin anlam karışıklığını gidermek için yukarıdaki örnek verilmiş çok güzel bir örnektir. İngilizce’de. Yani cümlemiz. biri de sonra oluşmuşsa. “Hazırlıyordu” ifadesinde ise.. Önce olan Past Perfect ile sonra olan S. He said that he would be working as a manager at the bank... My mother had been serving the table when I arrived home. Geçmişte iki olaydan biri önce. ( Eve vardığımda çocuklarım uyuyorlardı ) My children had been sleeping when I arrived home. ben annemin yaptığı eylemi görüyorum. Bu durumdaki cümle kuruluşunda başka alternatifler de vardır. Past Perfect Continuous yerine kesinlikle Past Continuous kullanılamaz. (. Past’tır. bankada müdür olarak çalışacağını söyledi ) 7 . ben eve gittiğimde annemin yaptığı eylemi görmüyorum.

Present Perfect Tense ile Present Perfect Continuous Tense’lerin kullanıldığı yer aynıdır.de. Present Participle Sleeping Speaking Coming Past Participle Slept Spoken Come Perfect Participle Having slept Having spoken Having come Present Tense’lerin Kullanıldığı Yerler 1.. ) I have been smoking for ten years..... şimdi. ..... . ) PARTİCPLES Türkçe karşılığı “ortaç.dığı zaman While: . Şu ana kadar.. Bekleme eyleminin öncesi ile ilişkisi kurulur ve öncesinin konuşma anına etkisi de belirtilir. . Present Perfect Tense. az önce. Hayatında.) The Present Continuous Tense 3.dır . hiç. Aşağıda verilecek olan bu zarf ve edatlar görüldüğünde mutlaka Present Perfect Tense ile Present Perfect Continuous Tense’lere gidilmelidir. fakat sürekli bir durumda olmuştur.. şu ana kadar.) The Present Perfect Tense 4.. Present Perfect Tense ile Present Perfect Continuous Tense Gerektiren Zarf ve Edatlar: For: Since: Just: Yet: Already: Recently: Lately: Over: Ever: Never: .. bekleme eyleminin sadece konuşma anı ile ilgilenilmez.) Daha.den beri Henüz. We have been waiting for you since morning.. geçmişte bir noktada olmuştur....den beri” anlamına geldiği için konuşma anında geçen olayın öncesi ile ilişkisi kuruluyor.. 8 ...den beri . ( Ever’ın olumsuz yapısıdır. hiç. ( 10 yıldır sigara içmekteyim ) Birinci cümlede. Bu iki zamanın kullanımında önce ile ilişkisi düşünülmelidir... ( Bu bağlaç genellikle continuous’lularla kullanılır. ) For and Since Future X For and Since “.( Çok kısa bir süre önce olan eylemleri anlatır.) The Simple Present Tense 2. Ayrıca olayın etkisi konuşma anında devam etmektedir..) The Present Perfect Continuous Tense Present Perfect Present xxxxXxxxx X Present Perfect Cont.. Halihazırda.. Ayrıca bu iki zamana özgü bazı zarf ve edatlar vardır.iken.. Bu açıklamalar da zaman olarak Present Perfect Tense ile Present Perfect Continuous Tense’leri gerektirir. yeni..When: .mış bile Son zamanlarda Son zamanlarda Boyunca... sıfat fiil” demek olan Participles’lar İngilizcede biçimsel olarak üç bölüme ayrılırlar.da Hayatında. ( Sabahtan beri seni beklemekteyiz... Present Perfect Continuous Tense ise aynı yerde. henüz.

Bu sıfatın isimler önünde kullanılması ile elde edilen sözcük de Present Perfect gerektirir. Yet We have not decided yet. Örnekleyecek olursak.. ( Onlar projeden vazgeçmişler bile.. . ) Ever ve never Present Perfect gerektirir. ) Geçmişte olay belirsiz bir zamanda olduğu için Present perfect kullanılır. Çünkü bu iki zaman birbirine eşittir. In recent years.İkinci cümlede. Bu iki cümlenin anlamı bakımından karışıklık çıkması Türkçe’nin bu iki zaman açısından yetersiz oluşundandır. ) Bu cümleden eylemin çok kısa bir süre önce gerçekleştiğini anlıyoruz. Bunun için şöyle bir ayırım koyabiliriz: ****Zaman ismi varsa: Since ****Zaman miktarı varsa: For kullanılır. Burada karar vermeme öncesinden başlamış. Konuşma anının on yıl öncesi ile ilişkisi kurulur. ( Son zamanlarda onunla karşılaşmadım.. bir sıfat olan “recent” elde edilir. . Bu anlamı katan “just”tır ve bu yüzden Simple Past değil de Present perfect kullanıyoruz. ( Hala karar vermedik. No. I have never seen such a novel. hala karar verilmemiş ve her an karar verilip eylem sonuçlandırılabilir. ( Yet olumsuz cümlelerde kullanılır.. Hayatımda böyle bir roman görmedim. ( Son yıllarda enflasyon düşüyor. ( Henüz dışarı çıktı. ) Ever x Never Have you ever seen such a novel. For and Since’in kullanımının karıştırılmaması gerekir. ) Burada bizi perfecte götüren “Recently”dir. ( Hayatında böyle bir roman gördün mü? Hayır. Yani dışarı çıkanın merdivenlerde olabileceği. 1. Eğer çok yeni olmayan olaylar aktarılırsa o zaman “just” kullanılmaz. çok uzakta olmadığını anlıyoruz. ) Just He has just gone out. enflation has been falling down. ) Yet. ( Son birkaç yılda bilim adamları yeni bir tedavi geliştirdiler. konuşma anında geçen eylemin öncesi ile ilişkisini kuruyor. Over the past few years. I have smoked for 10 years şeklinde Present Perfect ile de cümleyi kurabiliriz. Already They have already given up the project. Çünkü konuşma anında geçen eylemin öncesi ile ilişkisini kuruyor.. Çünkü şu anda konuşulan eylemin öncesi ile ilişkisini “Recently” kuruyor ve olayın etkisinin hala devam ettiğini anlıyoruz. Recently = Lately I have not met him recently. Bu yüzden “yet” görüldüğü yerde Present Perfect Tense düşünülür.. Ayrıca bir zarf olan “Recently” den “ly” eki atılırsa. Over Boyunca. sigara içme eyleminin sadece şu anı ile ilgilenilmez. Scientist have developed a new cure.da anlamına gelen “Over” ın iki kullanımı vardır. ) 9 . zaman olarak Present Perfect gerektirir.) Çoğul bir zaman sözcüğünün veya bir etkinliğin önünde ise: Eğer “over” bu konumu ile kullanılırsa.de.

kontrolü elimizde olan bir eylemdir. ( Bir devamlılık gösterdiği için. Çünkü olay olup bitmiştir. Çünkü Allah’a inanmak. 2. Over the last meeting. “See”. ) Burada “over” tekil bir zaman önünde kullanılmıştır. Mantığı da şudur: Geliştirilen tedavi bir noktada olup bitmiş değildir ve etkisi sürmektedir. Türkçe’deki Geniş Zamana karşılık gelir.. I believe in God diyebiliriz.. Bu yüzden kullanılacak cümlede bir süreğenlik varsa “over”. I love my country diyebiliriz. Ancak.Burada “over” çoğul bir zaman önünde kullanılmıştır. Duyu eylemleri gibi. Her continuous formu olmayan fiiller için alternatif simple zamanı kullanılır. zaman olarak Simple Past gerektirir. aynı anlama gelen “in”.. görmek anlamında continuous formda kullanılamaz. Over the past month. Ancak.) Tekil bir zaman sözcüğünün veya bir etkinliğin önünde ise: Eğer “over” bu konumu ile kullanılırsa. Örneğin. Yani. kontrolümüz altındaki eylemleri ifade etmede kullanılır. Örneğin. Çünkü “uğurlamak” eylemi. I am loving my country diyemeyiz. . the prices increased by 10 %. 10 .) Derste uyudu: “over” kullanılır.) Simple Present ve Present Continuous Simple Present. ( Bir noktada olup bittiği için. içinde bulunan anda yapılan. “at” gibi sözcüklerden farkı nedir? “Over”da gizli bir “boyunca” anlamı vardır. bir noktada olup bitmişse diğerleri kullanılır. kontrolümüz altında olan ve istesek hemen inanmayacağımız bir durum değildir. I am seeing diyemeyiz. Ancak bu fiiller eğer duyu eylemi anlamında bir anlama sahip değiller ise continuous formda kullanılabilirler. Present Continuous için Simple Present Past Continuous için Simple Past Perfect Continuous için Present Perfect alternatif olarak kullanılır. (Geçen ayda fiyatlar %10 arttı. Derste söz aldı: “at” kullanılır. Present Continuous ise. alışkanlık haline gelmiş olan eylemler İngilizce’de bu tense ile ifade edilir. Ama “See off” uğurlamak demektir ve continuous formda kullanılabilir. Geçmişte.de. Her eylemin kontrolü elimizde olmayabilir. şu an ve gelecekte olabilecek eylemler. Peki bunun. Bütün “Linking Verbs”lerin Continuous formları yoktur. “Over”ın Diğer Kullanımı Daha önce de değinildiği gibi “over” ın . Başka örnekler verecek olursak. I am seeing off my friend gibi. the chairman explained everything(Geçen toplantıda başkan her şeyi açıkladı) Over the last meetings. Bu yüzden zaman olarak Simple Past gerektirir..da anlamına gelen kullanımı da vardır. Believe in: Dare: Detest = Loathe: See: See off: İnanmak cesaret etmek iğrenmek görmek uğurlamak I am believing in God diyemeyiz. the chairman has explained everything. Bu yüzden zaman olarak Present Perfect kullanılmıştır.

e kadar” anlamına gelen bu iki edat arasında çok önemli bir kullanım farkı vardır.. Present Until / till Future XxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxX Present Saat 10 Present Present X by Future X X Saat 10 Olayın gerçekleştiği nokta I will study untill 10 o’clock.. Bu açıklamayı zaman çizelgesinde gösterecek olursak.. The Future Perfect Tense ve The Future Perfect Continuous Tense zamanlarının kullanımında dikkati çeken “By” edatı vardır. ( Türkiye’nin nüfusu 2010 yılına kadar 100 milyonu aşmış olacak.e kadar” ifadesinin geçtiği bir noktada eylem oluyorsa “By” kullanılır ve bu da Future Perfectli yapı gerektirir. By: Exceed: . Eğer konuşma anı ile gelecekte belirtilen zaman arasında eylem sürekli oluyorsa Until / Till kullanılır. The population of Turkey will have exceeded 100 millions by 2010. Çünkü 100 milyona aşma eylemi sürekli olmayıp. ( Türkiye’nin nüfusu 2010 yılında 100 milyonu aşacak... Örneğin. Yani bir cümlede “.e kadar aşmak The population of Turkey will exceed 100 millions in 2010. Sınavlarda. Çünkü ikisi de aynı yerde kullanılır ve aynı anlama gelir.e kadar” anlamına gelen “by” edatının varlığı Future Perfectli yapı gerektirir.. bir anda gerçekleşen bir eylemdir. Eğer gelecekte belli bir zamanın öncesine vurgu yapılırsa cümle..) 11 . Present X Future Perfect xxxXxxx Future X Future Perfect Continuous Gelecekte belli bir zamanda olacak eylemleri ifade ettiğimizde cümleyi basit Future ile kurarız... ) Bu cümlede. Bu edat.. Zamanların kullanımında bu şekilde spesifik özelliklerine de dikkat etmek gerekir. Future Perfect ile kurulur. Bu yüzden continuous kullanılmamıştır. The Future Perfect Tense ve The Future Perfect Continuous Tense’lerle ilgili sorularda bu iki zamanın ikisi de şıklarda verilmez. Peki bu cümlede niçin Future Perfect Continuous değil de Future Perfect kullanılmıştır? Future Perfect kullanılmıştır. The Future Perfect Tense veya The Future Perfect Continuous Tense’lerden biri ile kurulur. Eğer konuşma anından sonra “.. ( Saat ona kadar çalışacağım ) He will have called us by 10 o’clock.Future Perfect Yapıları The Future Perfect Tense ve The Future Perfect Continuous Tense’lerin her ikisi de aynı yerde kullanılır.e kadar .. ( Saat ona kadar bize telefon edecek. ) Görüldüğü gibi “By” edatının olması Future Perfectli yapı ister. Basit Future ile Beşe kadar ders başlayacak. Saat beşte ders başlayacak. By ve Until / Till Arasındaki Kullanım Farkı By: Until / Till: . bir cümlede varsa mutlaka Future Perfect’i işaret eder.. gelecekte belli bir noktada gerçekleşecek olaydan söz edildiği için Basit Future kullanılmıştır.e kadar İkisi de “.

( Anahtarımı kaybetmişim. ) When you phoned. we will have completed our study. üç saatten beri çalışmaktaydım. 1990 yılında bir barış antlaşması imzaladılar. I have been studying for three hours. I lost my key. Ama kullanım yerleri değişebilir. Bu karışıklıkları gidermek için zamanların İngilizce’deki tanımından başlayalım. ( Yıl sonuna kadar. Bu nedenle Simple Past kullanılmıştır. By the end of year. Bu nedenle kaybedilen anahtarın bulunduğu anlaşılır.U. bitmiş olayları aktarır. Simple Past: Geçmişte. I saw him three days ago. ) Not: Sorulan bir soru üzerine “for”un kullanımı yukarıdaki cümlelerde anlatıldı. Yani Simple Past’ı kullanabilmek için kesinlikle zamanın belli olması ve olayın olmuş . for 15 years. Burada süreklilik olduğu için “by” artık kullanılamaz. ) Eğer gelecekte yapılacak bir eylemi. Normalde edatların asıl yerleri cümle sonlarıdır. Eğer olay geçmişte belirsiz bir zamanda olmuşsa ve etkisi konuşma anında da devam ediyorsa artık Simple Past kullanılamaz. telefon açma eylemi konuşma anından gelecekte belirtilen zamana kadar sürekli değil de bir noktada gerçekleşecektir. ) Birinci cümlede geçmişte olmuş-bitmiş olan “kaybetme” eyleminin etkisi konuşma anında yoktur. ) Burada “taşınma” eylemi. Dicle Üniversitesinde 15 yıldır çalışmakta olacağım. ( The Present Perfect Continuous Tense ) ( Şu anda üç saatten beri çalışmaktayım. birkaç yıl önce taşınmış. ) “For” edatının Farklı Perfect ifadelerindeki Kullanımı Now. ) They signed a peace agreement in 1990. İkinci örnek için de aynı açıklama geçerlidir. ) Simple Past – Present Perfect Kullanımı: Bu iki zamanın kullanımında Türkçe’nin yapısından kaynaklanan bazı karışıklıklar vardır. Bu durumda Simple Past’ın alternatifi olan Present Perfect’e gidilir. ( Bu ayın sonuna kadar çalışmamızı tamamlamış olacağız. ) Görüldüğü gibi birinci cümlede “görme” eylemi oluş-bitmiş ve belli bir zamanda ( üç gün önce ) olmuştur. İkinci cümleden ise anahtarın henüz bulunamadığı ve kaybetme eyleminin etkisinin konuşma anında da var olduğu anlaşılır. I will have been teaching Engilish for three years.bitmiş olması gerekmektedir. öncesi ile ilişki kurarak aktaracaksak tense olarak Future Perfect kullanırız. I will have been working at D. ( The Past Perfect Continuous Tense ) ( Sen telefon ettiğinde. ( Onu. Eğer bu iki şart eksik ise. ( Anahtarımı kaybettim. Bu kullanım da “by” edatını gerektirir ve “by” kullanımı da Future Perfect’i işaret eder. Bu durumda Simple Past’ın alternatifi olan Present Perfect’e gidilmelidir. Not: Edatların kullanım özelliğinden dolayı “By” cümlenin başına da gelebilir. hem belirsiz bir zamanda olmuş hem de etkisi konuşma anında devam etmektedir. alternatifi olan Present Perfect’e gidilmiştir. ) By the end of this month. My family has moved many years before. Zamanların Kullanımındaki Karışıklıklar 1. (Ailem. Olayın etkisi durumunu bir örnekle açacak olursak. I had been studying for three hours. “until” kullanılır. kesinlikle Simple Past kullanılamaz.Birinci cümlede. By the end of next month. ( The Future Perfect Continuous Tense ) ( Bu ayın sonuna kadar üç yıldır İngilizce öğrenmekte olacağım. belli bir zamanda olmuş. ) I have lost my key. ( Onlar. üç gün önce gördüm. zaman çizelgesinde de görüldüğü gibi konuşma anından gelecekte belirtilen zamana kadar çalışma eylemi sürekli yapılacaktır. Bu nedenle Simple Past kullanılmamış. İkinci cümlede ise. 12 .

alternatifi olan Present Perfect Continuous kullanılmalıdır. ( Bu gün kahvaltı yapmamışım. Bu nedenle Present Continuous kullanımı gerektirir.. She is working in a bank... Bu cümleyi “. önümüzdeki yıllarda ekonomimize büyük ölçüde katkıda bulunuyor olacak. Present Perfect’li bir cümlede eğer bir zaman dilimi kullanılmışsa ( this month... Çünkü öğle yemeğine kadar yapılacak bir yeme eylemi kahvaltı olacaktır. Present Perfect Continuous’ta ise. ) Today. Diğer fiiller de bu şekilde isimleştirilebilirler. Bakır’ da yaşamaktayım... : olumsuzluk katan bir ön ektir.. Ayrıca Present Perfect kullanımında önemli bir husus daha vardır. yukarıdaki kelimelerin hepsi “receive” den türetilmiştir. Bu nedenle Present Perfect ile kurulmuş bir cümledir. sanki cümle Simple Past ile kurulmuş gibi algılanır.için.almadım” diye çevrilir. türevleri ile birlikte yazarak çalışmak daha verimli olacaktır. I have been living in D.00 Saat 14. Con. Yani İngilizce’de yukarıdaki cümlede Simple Past kullanılamaz. ) Present Continuous – Present Perfect Continuous Kullanımı Present Continuous kısa bir zaman dilimi ile sınırlıdır. I did not have breakfast. ) bu zaman diliminin etki alanı devam etmelidir. : aldatıcı. this day vb. aldatmak. kullanılacak zaman Simple Past olmalıdır. ) 13 .. I have not had breakfast. ) Bu cümlede sadece olayın şu anı ile ilgileniliyor.. ( Hala belgeleri almadım. for. Öğrenilen bu kelimeleri. Ama Türkçe’ye uygunluk açısından “. ) Bu cümlede ise sadece olayın şu anı değil öncesi de işin içindedir. Saat 11.. just.00 Today. gibi ) olayın etkisi ve zamanı düşünülerek sonuca varılır. ) Present Perfect Bu cümlede. türevlerinin de anlamlarını bulunabilir.. Bakır’ da yaşıyorum. Eğer verilen bir cümlede bizi Present Perfect’e götüren bir işaret yoksa ( yet. Dolayısıyla bir kelimenin anlamı bilinirse. Bu yüzden İngilizce’den Türkçe’ye çeviri yaparken genel yapıyı ve anlamı bozmamak şartıyla kulağa hoş geldiği şekilde çevirmek gerekir. algılamak : kabul edilen yer ( Receive’ın isim halidir. B. since vb. öncesi ile bir ilişkisi kurulmaz. now. algılamak. this century.almamışım. ( Bu gün kahvaltı yapmadım. Böyle bir ifadede artık Present Continuous kullanılamaz. ) 2. (Future Continuous) ( A. Eğer öğleden sonra o gün için kahvaltı yapılmadığı söylense artık yapılacak bir yeme eylemi kahvaltı olamayacağından Present Perfect kullanılamaz. Bu nedenle Present Perfect kullanılmalıdır..Simple Past – Present Perfect kullanımında yukarda anlatılan detaylara dikkat edilmelidir. ) : kavram : (ses uyumuna göre ) beraber :.U will be contributing to our economy enormously in the years ahead. Örneğin. The E. Com Per To perceive De To deceive Deceptive : almak. Bu nedenle yapılan bu açıklama çeviri için geçerlidir.. Zaman dilimleri de genellikle “this” ile başlarlar. ( Şimdi D. Olayın sadece şu anı ile ilgilenilir. ( Beş yıldır D.” diye Türkçe’ye çevirmek İngilizce açısından daha uygundur. Gerçekte cümle görüldüğü gibi Present Perfect ile kurulmuştur. olayın öncesine gitmek gerekir.. : kavramak. kabul etmek.. ( öncesi ile ilişkili ) Zamanların Kullanımına Bazı Örnekler I haven’t received the documents yet. Dikkat edilirse. “have” var ve fiil üçüncü haldedir. Bakır now. : idrak etmek. saat öğleden önce on birde kahvaltı yapılmadığı söylenmek istense Simple Past kullanılamaz.. Bu şekilde cümleyi çevirirken. Bakır for five years. To receive To conceive Reception Concept Co. karşısında. Ayrıca kısa bir zaman dilimi vardır. ( at present ) She has been working in a bank since last year. : kandırmak. I’m living in D.

Bu ifadeyi zaman çizelgesinde gösterecek olursak. : cezalandırmak “Tribu” Latince bir kelime olup. ) ( Bu cümleden. : dosdoğru. the train had left. Past Past Perfect Not: Temel cümlecik Past Perfect ise. ) Fiil kelimelerinin anlamları bilinmezse de zamanların kullanımına hakim olmak bizi sonuca götürebilir. aşiret liderinin aşiret bireylerinin etkinliklerini izlerken oturduğu yüksek yer demektir. Burada Past Perfect Continuous yerine Past Continuous kullanılamazdı. A. : .) ( Bu cümleden.e atıfta bulunmak. Çünkü Past Continuous eylemin sonrasına da gider. Martinet: Kullanışlı İngilizce Dilbilgisi Rehberi.e bağlamak. “biz oraya vardığımızda” bekleme eylemi artık bitmiştir ve eylemin sonrasına gidilmez. . We have had several tests so far. “babamın arabayı. “Tribun” ise. ) S.) A. zaman cümleciği Simple Past olmalıdır.Yukarıdaki örneğin açıklamasına benzer şekilde cümlemizin zamanını çözümlüyoruz. “be” var Continuos..V. Roma döneminde üç önemli aşiret varmış. II. Thomson. They had been waiting for three hours when we arrived there. ben eve varmadan kısa bir süre önce tamir etmiş olduğunu ve benim bu eylemi görmediğim” anlaşılır. Örneğin bu cümleyi zaman uyumu açısından irdeleyebiliriz. III ) The workers will have given up going on strike. ( Eve vardığımda babam arabasını tamir etmişti.) Betty Schrampfer Azar: Fundamentals Of Englısh Grammar ( I. “will” var. “babamın arabayı tamir etmiş olduğunu ve benim bu eylemi görmediğim” anlaşılır. Halbuki örneğimizde. onlar üç saatten beri beklemekteydiler. ) Şu ana kadar birkaç test olduk. : dağıtmak. ( İşçiler. ) When I arrived home my father had repared his car. Bu yüzden Past Perfect Continuous kullanılmıştır.. ) When I arrived home my father had been reparing his car. çok. my father was reparing his car. “babamın hala arabayı tamir ettiğini ve benim bu eylemi yaptığını gördüğüm” anlaşılır. ) Go on strike: greve gitmek When he arrived at the station. ( O istasyona geldiğinde tren ayrılmıştı. Future. “Aşiret” anlamındadır.. When I arrived home. greve gitmekten vaz geçmiş olacaklar.. Her iki cümlecikte kesinlikle Past Perfect kullanılamaz. ) ( Bu cümleden. J. Simple Past xxxxXxxxx Past Perfect Continuous Past Continuous Present X ***** Gramer İçin Kaynaklar: 1. Şimdiye kadar 14 . 2. ileri : katkıda bulunmak.( Eve vardığımda babam arabasını tamir ediyordu. Roma döneminde ortaya çıkmıştır. ( Eve vardığımda babam arabasını tamir etmekteydi. yani Futre Continuous’tur diyoruz. Past Perfect Continuous Simple Past ( Oraya vardığımızda. Enormously Ahead To contribute To distribute To attribute To retribute : büyük ölçüde. Statta oturulan yer anlamındaki “tribün” kelimesi buradan gelmektedir.

anlamlarını yükleme katmazlar. Ama Modal’lar anlamlarını yükleme katarlar. ( Konuşabilirim. Mod.ebilmek: güç. İkisinin arasında : gerekir. Turkey should put emphasis on the production. Dolayısıyla Modal. mal You must wait for us untill 5 o’clock. yetenek : . (Onlar zamanında projeyi tamamlayabilirler. yapmak : üretmek : ürün. “kip” anlamına gelir. ( Türkiye üretimine önem vermelidir. ) ( Güç.So far By far Up to now Until now Up to the present ( time ) Till now Such far To date Hitherto Hepsi “şimdiye kadar” anlamındadır. ( Daha fazla mal üretebiliriz. aynı anlamda kullanılabilirler..malı: Must’ta zorunluluk söyleyenden kaynaklanır. : . bitirmek. Örnekler.) İki modal kesinlikle yan yana kullanılmaz. Modal’ ların Kullanımı 1. ( Gidebilirim ) ( tahmin) I can go. ( 5’ e kadar bizi beklemelisin.. ) ( Zorunluluk söyleyenden ) You have to brush your teeth three times a day. They can accomplish the project in time. ) 15 . -bilir Can May Be able to Must Have to Should Ought to : . eşya. 2. “Kiplik” demektir. Zorunluluk var: Have to’da ise dışardan kaynaklanır. yetenek ) I may not go. ( Gitmeyebilirim ) ( tahmin ) I can not go. ( Konuşmam. tahmin : .) Modal’lar daima V1 ile kullanılırlar.. : gerekir. Modal’lar yardımcı fiil sisteminden yararlanan ama farklı fonksiyona sahip ünitelerdir.) (Güç. ) I can speak.) Modal’ lar çekimsizdir. ( Gidemem ) ( güç.ebilmek: Can’ e eşittir. I may go. 3. Çok az bir nüans farkı vardır. yetenek) He may go abroad next year. yetenek ) Accomplish Produce Goods : gerçekleştirmek. . -malı We are able to produce more goods. ) Görüldüğü gibi yardımcı fiiller.meli. ) ( Nasihat var. Her ikiside “tavsiye öneri” anlamında kullanılır. ( Gidebilirim ) ( güç..) ( Zorunluluk dışardan ). ) ( Tahmin ) ***Not: “Can” ile “May” yapısı olumsuz cümlelerde tamamen birbirinden ayrılır. I don’t speak. : zorunda olmak. “mod” dan gelir. Yani şahıslara göre değişmezler.ebilmek: olası. tamamlamak. ( O önümüzdeki yıl yurt dışına gidebilir. yetenek ) -meli. Cümlenin akışına göre “şu ana kadar” ifadeleri ile hangi zamanın kullanılacağını kestirebilmek gerekir. ( Günde üç defa dişlerini fırçalamalısın.. MODALS “Modal”.

) Confess: itiraf etmek. ( Biz birbirimizi görebiliyorduk. ( . ***Not: Görüldüğü gibi iki modal bir arada kullanıldığında önce tam modal sonra semi modal yazılır. ( Ben amacıma ulaşabildim. Yazı dilinde kısaltma yapmak uygun değildir. koymak. 7 aylık olduğunda yürüyebilmesi gerekir) He may have to resign upon corruption.e biliyordu. yerleştirmek. ) He may have to explain the events. ) We were able to see each other. Each other: her bir diğeri = birbiri He could put a side some money when he was young. ) The minister must be able to confess everything. Modal’ ların Past ve Future Kullanımlarının Özel Anlamları Could – Was / Were able to Kullanımı Could. ( O olayları açıklamak zorunda kalabilir. ( Başkan her şeyi itiraf edebilmelidir. (O istifa etmek zorunda kalabilir. ( Onu yarın görebilmeliyiz.e bildi ) geçmişte yapılmış bir tek olay için kullanılır. He must be able to resign. ( Cesedi teşhis edebildi.Put: Vermek. ) We may have to give up the project. ( . başka modallar ile de kullanılabilirler. “Be able to ve Have to” gibi.. (O gençken biraz para bir tarafa koyabiliyordu. ) Each other: each = her bir. other = diğeri. We could see each other.) Was / Were able to.. ( Biz birbirimizi görebildik. ) Present Can May Be able to Must Have to Should Ought to Past Could Might was / were able to ------Had to -------------- Future ------------Will be able to ------Will have to ------------ Future formu olmayan modalların present formu future anlamında Türkçe’ de olduğu gibi kullanılırlar.( Could not ile Couldn’t kullanımlarının anlamları birbirinden farklıdır. ) 16 . yukarıda belirtilen üç özelliğe uymazsa veya kullanımında bu özellikler eksikse o zaman “semi modal” olur. ) A teacher must be able to travel. ) Recognize Corpse : tanımak. ( Bir öğretmen seyahat edebilmelidir. (Bir çocuk. teşhis etmek : ceset I was able to attain my goal. ( O istifa edebilmelidir. Örneklerde de görüleceği gibi bunlar çekime de girer. ***Not: Eğer herhangi bir modal. ( Projeden vaz geçmek zorunda kalabiliriz. A child should be able to walk when he is 7 month... ) We must be able to see him tomorrow. Çeviri yaparken de önce semi modalın anlamı söylenir. ) geçmişte yapılmış sürekli olaylar için kullanılır ve içinde bir “yor” anlamı gizlidir. Bunları sonraki derslerimizde öğreneceğiz. ) He was able to recognize the corpse.

1. hafızada tutmak) Detain : göz altında tutmak. Pertain. Attain : . Latince’deki “mano”dan köken alır. sorumluları cezalandırmak zorunda kaldı. ) Borcu vardı veya komşuları iyi değildi vs.Goal To attain : amaç : . Tain’den İngilizce’de bazı kelimeler türetilmiştir.. The Goverment had to punish the responsibles.. beraber tutmak = içermek. Motive: amaç Might’ın Kullanımı He might go home.) He didn’t have to give up the scheme. Retain. “tenere” dir. ) Punish : cezalandırmak Responsible : sorumlu Responsible for : . Must Must’ın Past formu olmadığı için geçmişte zorunluluktan dolayı yapılan bir eylemin zorunluluğunun söyleyenden veya dışardan kaynaklanması önemli değildir. Bu yapıda olumsuzluk gerektiğinde ikisinden biri kullanılabilir. İlerdeki konularla karışmaması için bunun iyi öğrenilmesi gerekir.. Yan cümleciği olan ifadelerde zaman uyumunu sağlamak açısından “might” kullanımına gidilir.e ulaşmak.. Dolayısıyla Maintain “elde tutmak. ihtiva etmek Retain : Re = tekrar. muhafaza etmek” anlamına gelir. ( !! !! !! ) We didn’t have to accept their sanctions. Ama bir zorunluluktan dolayı evini satması gerekliymiş ve evini satmış. geçmişte zayıf bir ihtimali belirtmek için kullanılır. yeniden tutmak = . Çünkü evi satma eylemi olmuş bitmiş bir eylemdir. Geçmişte bir zorunluluktan dolayı yapılması gereken ve yapılmış eylemleri ifade etmek kullanılır...için tutmak = ilgili olmak.) He had not to give up the scheme. ) 2. Had to: . Pertain : Per = için. Eş anlamlıları aşağıdadır. Objective. Mano el anlamındadır. ( O’ nun evini satması gerekti. ( Onların yaptırımlarını kabul etmemiz gerekmedi. ) 17 . Aslı Latince olup. Contain. Bu cümleyi “. Maintain : Main.e ulaşmak Attain kelimesinin kökü olan “tain” KPDS için hayati önem arz eden bir sözcüktür. ( Projeden vazgeçmesi gerekmedi. Şimdi bunları öğrenelim. Tutmak anlamına gelir.gerekti “Gerekti” anlamına gelir. Yani “may” kullanımına göre ihtimal daha zayıftır. Sustain Continue Keep preserve Contain : Con = beraber... End. proje “Had to” yapısını olumsuz yapmak için iki yol vardır. Tain = tutmak.. Goal. İkisi de aynı anlama gelir.. Obtain : elde etmek. ) Gidebilirdi ama gitmemiş anlamını verir. sağlamak.e tutmak ( soyut anlamda.den sorumlu Responsiblility : sorumluluk He had to give up scheme. ( O’nun projeden vazgeçmesi gerekti. Fazla yaygın bir kullanımı yoktur. Purpose. He had to sell his house. May’ın Past ifadesi “Might”. (Hükümet. İntention.. ( O eve gidebilirdi. ) Scheme: şema.gerekiyordu” diye çeviremeyiz. Aim. “Amaç” kelimelerini de öğrenecek olursak. yeniden. Yani geçmişte yapılan bir eylem için zorunluluk ayırımı ve bundan dolayı İngilizce’de farklı bir kullanım yoktur. .

(Yollar nemli. dün gece yağmur yağmış olmalı.. I will be able to drive a car. Örneğin. ( Onların yaptırımlarını kabul etmemiz gerekmedi. ) Bu cümleden. PERFECT MODALS Adından da anlaşılacağı gibi bu başlık altında modalların perfect kullanımını göreceğiz. dolayısıyla hiç kullanmadığım. Modallar ile ilgili olarak daha önce anlatılanlar KPDS’ de sorulmayan detaylardı.. will have to “Gerekecek” anlamındadır.mış olmalı” anlamına gelir. the Cabinet will have to fix salary rise. ) 18 . ) Sanction Accept : yaptırımlar : kabul etmek will be able to Kullanımı “. Almanya’da öğrenim görmüş olmalı. aldığım derslerden sonra ilk defa araba kullanabileceğim anlaşılır. Ayrıca başka kaynaklarda çok karışık bir şekilde anlatıldığı için kursta konu bittikten sonra başka kaynaklardan bakılmalıdır.) He will have to come..e bilecek” anlamına gelen “wiil be able to” ifadesi gelecekte yapılabilecek her durum için kullanılmaz ve özel bir kullanım şekli vardır. She must have studied in Germany. ( Hükümetin. Bu yapı geçmişe yönelik güçlü bir tahmin için kullanılır. Sade ve zor olmayan bir kullanımı vardır. Salary : maaş Rise : yükseliş. hem karışık hem de KPDS için önemli olması nedeni ile dikkatle çalışılmalı ve iyi öğrenilmelidir. Must + Have V3 Must + Have V3. ( O Almanca’yı akıcı bir şekilde konuşuyor. ( Birkaç dersten sonra araba kullanabileceğim. Bu yapı. Bu özellik Türkçe’de de böyledir. artış. Yani “will be able to” gelecekte ilk defa yapılacak eylemleri ifade etmede kullanılır. Bizi bu güçlü tahmine götüren delil de sınavdan çıkanın neşeli olmasıdır. Next week. İngilizce’de. gelecek hafta maaş artışlarını saptaması gerekecek. Bu nedenle “. normalde “be able to” present kullanımı bir Future anlam da içermektedir. it must have rained last night. daha önce araba kullanmasını bilmediğim. ) Fix : tespit etmek. Önemli olan “Must + Have V3” ün geçmişe yönelik güçlü tahminlerde kullanıldığını bilmektir. “. modallara “present perfect” yani “have + V3” eklenerek kurulur ve daha sonraki derslerimizde de detaylı olarak göreceğimiz gibi bu yapılar “Unreal” yapılardır. biri girdiği sınavdan sonra neşeli görüldüğünde “sınavı iyi geçmiş olmalı” deriz. saptamak. KPDS sınavında modal konusundan asıl olarak Perfect Modals yapılarından soru gelmektedir. After a few lessons. zam.. ) Perfect Modals kullanımlarında “Must + Have V3” ifadesi diğerlerinden ayrılarak farklı anlam yüklenmiştir. ( O gelmek zorunda kalacak... Burada geçmişe yönelik güçlü bir tahmin yapıyoruz... Ama hem Perfect Modals konusuna hazırlık hem de temel modal bilgileri anlamında iyi öğrenilmelidir. Anlama. The roads are wet. Must Have to Should Ought to + Have + V3 = Perfect Modals ( Unreal Yapılardır. Bu konu. Yine iyi derecede İngilizce konuşan biri için “İngiltere’de öğrenim görmüş olmalı” deriz.e bilecek” anlamındadır.We had not to accept their sanctions. Örnekler çoğaltılabilir. “akşam yağmur yağmış olmalı” dersiniz. Dışarı çıkarsınız yerler nemli. boşluk doldurma ve diğerleri gibi konularda da Perfect Modals’ tan soru gelebilir. ) She speaks German fluently.

Babam şimdiye kadar aramış olmalıydı. Ana kullanımları öğrendikten sonra karşılaşacağımız bu varyasyonları da çözebiliriz.. ) Could + Have V3 “. ) Mistake: Kill : yanlışlık. Bu nedenle KPDS için çok önemli olan bu konuyu dikkatle çalışmak ve iyi öğrenmek gerekir.. biri sınava iyi hazırlanmış ama sınavı geçememiş. Yani “gerekirdi” ifadesi ile “gerekti” ifadesini karıştırmamak gerekir.. ( Yanlışlıkla kocasını öldürebilirdi. ( Hükümet. ) İmprove: geliştirmek. geçmişte yapılması gerekli ve yapılmış olan eylemler için kullanılır. Our Goverment could have improved our standarts. ( Hükümet gerekli önlemleri almış olmalıydı) Step: adım. ) We ought to have warned them. Her üç kullanım da aynı anlamdadır. ) The Goverment should have punished the responsibles. İngilizce’de bunu söylemek için yukarıdaki üç yapıdan birini kullanırız. ( onları uyarmamız gerekti.e bilirdi” anlamındadır... They could have caused a crisis of confidence. Bu kullanım daha sonra Unreal yapılarda detaylı incelenecektir. Örneğin. En sık kullanılan “Should + Have V3” yapısıdır. geçmişte yapılabilecek ama yapılmamış eylemleri ifadede kullanılır.. ( Hükümetimiz. ( Çok geç oldu. ( Onları uyarmamız gerekirdi. Gördüğümüz bu temel kullanımların dışında geniş bir şekilde modal kullanım varyasyonları da vardır. standartlarımızı geliştirebilirdi. ) We had to warn them.. Örneğin: 19 .. iyileştirmek Bu cümleden.. Güç.Have to + Have V3 = Should + Have V3 = Ought to + Have V3 “... Hükümetin standartları geliştirme gücüne sahip olduğunu fakat bu geliştirmeyi yapmadığını anlıyoruz.. Bu durumda “geçmiş olmalıydı” deriz.e bilirdi” anlamındadır.mış olabilirdi” veya “. He study hard . sorumluları cezalandırmalıydı. “Had to = Gerekti” ifadesi ise. ) She might have killed her husband by mistake. “. Aslında geçmiş bir olayın olasılığı olamaz ama Might + Have V3 kullanımı genelde geçmişte tehlike arz eden durumlarda kullanılır.mış olabilirdi” veya “.mış olmalıydı” veya “gerekirdi” diye bu yapıları çeviriyoruz.. ) It is too late.mış olmalıydı” veya “gerekirdi” anlamındadır. yetenek anlamında.. Fakat burada ihtimal anlamı vardır. ( Bir güven krizine yol açabilirlerdi. ( O sıkı çalışır. hata öldürmek Böylece Modal olarak temel kullanımları görmüş olduk. Bu yapıların “gerekirdi” anlamı ile daha önce öğrendiğimiz “Had to = Gerekti” anlamı karışıklık yaratıyor. Yani geçmişte olması gerekli fakat olmamış eylemleri bu şekilde ifade ediyoruz. ) Confidence: güven Cause: . The Goverment should have taken the necessary steps. Geçmişte yapılması gerekli ama yapılmamış olan eylemler için kullanılır. e sebep olmak Might + Have V3 “.. Yukarıdaki açıklamada da geçtiği gibi.. ( Bana bağırman gerekmezdi. önlem. sınavı geçmiş olmalıydı.. he should have passed the exam. ( O düşebilirdi.. My father should have called up so far. ) You shouldn’t have shouted at me. She might have fallen down.

) They ought to have submitted their report. ) They must be studying now. “Putare” hesaplamak. ) Submit: sunmak We had to sell all our properties. Such a man can’t have done that. Compute = beraber düşünmek. ) : çözmek ( kimyasal anlamda) : halletmek Bu cümlede. ( O istifa etmiş olabilir. ) Unreal yapı olduğu için cümle olumlu görülmesine karşın olumsuz anlamdadır.. pute = düşünmek. ( O bu sabah hastaydı.. ( İki taraf anlaşmazlığı çözebilirlerdi. ( O patronunu görebilmiş.çıkarmamalıydı. ( Böyle bir adam bunu yapmış olamaz. ) Örnek Modal Cümleleri He may have been waiting for us.. tartışma : com = beraber. ) People shouldn’t have exalted the statue of computers. açıklamak You oughtn’t to have said all these to him. Eve gitmiş olabilir. KPDS için hayati önemde olan “pute”kelimesinin kökü ve türevlerini öğrenecek olursak: Pute. ) He has been able to see his boss. üstüne yıkmak) I should have turned down their proposal. ) She has to have sold her car. ( Onlar çalışıyor olmalı. ) Reveal: açığa çıkarmak. ( Hastayı taburcu etmek zorunda kaldık.mış olabilir” yapısı daima olasılık bildirdiğinden bu yapıda May + Have V3 yapısında “Can” kullanılamaz. ) She must have been developing a new method.He was ill this morning.. ) The two sides could have resolved the dispute. yüceltmek. ( O yeni bir metot geliştirmekte olmalı. ( O patronunu görebilmişti. ( İnsanların bilgisayar statüsünü yüceltmeleri gerekmezdi. Ama olumsuz ve soru yapısı vardır. He may have gone home. düşünmek anlamındadır. göstermek. ) Discharge: taburcu etmek. ) He may have resigned. We must have seen him. övmek. ) Exalt: yükseltmek. ( Onlar raporlarını sunmuş olmalıydılar. ) He had been able to see his boss. Computer: Bilgisayar. “Putare” den gelir. ) 20 .( Sırlarımı açığa çıkarması gerekmezdi. ün. ( O arabasını satmış olmalıydı. ) “. Dispute = anlaşmazlık. ( Bunların tümünü ona söylemen gerekmezdi. ( Önerilerini ret etmiş olmalıydım.. şöhret. ) He was able to see his boss. He shouldn’t have revealed my secret. Dispute Compute Repute Impute : dis = olumsuzluk. Latince kökenli bir kelime olup. Resolve Solve Settle : çözmek ( bir problemi. Genelde bu kelime kökünün anlamına göre türevleri çevrilir. : tekrar düşünülen. Yani Can + Have V3 şeklinde bir kullanım İngilizce’ de yoktur. ( Tüm mallarımızı satmamız gerekti. : suçlamak. bir sorunu.. ( Onu görmüş olmalıyız. ( O bizim için beklemekte olabilir. itham etmek (Atfetmek. ) We had to discharge this patient.. ( O patronunu görebildi. .

( teyplerde vardır. Türevleri ile birlikte çok iyi bilinmesi gerekir. ject = atmak. ) ***Concession: taviz. Yani. ) He is able to realize his goal. ( O amacını gerçekleştirebilir. ( Maaş artışını ret etmesi gerekti. itiraz etmek. Fransızca’ya “jet” olarak geçmiştir. ( O arkadaşını öldürmüş olamaz. ) They should have considered the offer. (Bize daha doğru bilgiler sağlamış olmalıydı. KPDS’ de çok geçiyor. ) İngilizceyi İngiltere’de öğrenmiş olabilirdik. . ( You might have broken your leg. İnject : İn = içine. karşı çıkmak.. ) He must have gone. ) He had to reject salary rise. Latince kökenli olup. ) Object : . fırlatmak anlamındadır. ( Sınavı geçmiş olabilirdik. sonrasında sağlanan nesne belli ise. ) He may not have brought it. ( Kaza yapmış olabilirdik.e atmak.. ) Evimizi satmamış olabilirdik..nın yerine atmak.. ) Ject : atmak. Project = . Ama olumsuz yapıda olabilir. Yukarıdaki cümlede sağlanan şey “daha doğru bilgi” dir. “cure = tedavi” den köken alır. He ought to have provided us with more accurate data. Project : Pro = ileriye. Türkçe’de. iğne yapmak Reject : Re = yeniden. Reject = yeniden atmak. Ya kaza yapsaydık olarak da çevrilebilir. İngilizce’ye “ject”. ) (Bence.****Can ile olumlu perfect modal yapılamaz. ) We could have passed the exam. ( Onu almış olmayabilir. İyi bilinmeli. ( Öneriyi düşünmüş olmalıydılar. olamazdık demeli!) Sen ayağını kırmış olabilirdin. ( O eve gitmiş olmalı. ödün. Önemli bir kelime ve KPDS’ de de sorulmuş önemli bir özelliği var. ) She may not have passed the exam. enjekte etmek. sağlamak. ) He was able to realize his goal. Örnek verecek olursak. “Can + Have V3” yapısı yoktur. İnject = içine atmak. He can have said this şeklinde bir cümle kuramayız. KPDS için önemli bir kelimedir. ( O amacını gerçekleştirebildi.nın yerine. Yani nesne belli olduğu için “with” ile geçiş yapmıştır. “Can’t + Have V3” şeklinde cümle kurulabilir. Fransızca’dan geldiği için “jet” (uçak ) olarak kullanılır. ( We could have learnt English in England. ret etmek Eject : dışarıya doğru atmak. tasarlamak. She can’t have killed her friend. ( O sınavı geçmiş olmayabilir. ayrıcalık.. ( We could not have sold our house. “with” ile geçiş yapar. Eğer “provide”. The committe members could have given more concession.) Provide: temin etmek. Accuracy : doğruluk Accuratly : doğru bir çekilde İnaccurate : yanlış İnaccuracy : yanlışlık İnaccuratly: yanlış bir şekilde 21 evimizi satmış . ) He had been able to realize his goal.. ( O amacını gerçekleştirebilmişti. Provition : teminat Accurate : doğru. ) We might have had an accident. ( Komite üyeleri daha fazla ödün verebilirlerdi.

( Onu yapmaktansa ölmeyi tercih ederim. but now she dosen’t. ) S.irdi ( Geçmişte alışkanlık gereği yapılan olayları ifade ederken kullanılır. Yardımcı fiil devreye girdiğinden “use” şeklinde birinci hale döner. Burada ise. ( Futbol oynar mıydın?) My father didn’t use to watch T. söyleyenin şu anda sigara içmediği anlamı gizlidir. ( Eskiden sigara içmezdim. modal olduğu için hemen sonrasında V1 geliyordu. Ayrıca genelde “used to” yapısı “but” ile geçiş yapar.. ) ****Not: Eğer “would rather / sooner” formundan sonra bir cümlecik gelirse.( Simple Past Tense’ nin özelliklerinden hatırlayınız. Bu özellik çok önemlidir ve KPDS’ de sorulmuş. ) Gerçi bu tartışma konusudur. Bu nedenle çok iyi bilinmesi gerekir. “Used to” yapısının soru ve olumsuzunda doğru kullanım yukarıdaki gibidir. tercih etmek I would rather die than do it. ) Recession: (ekonomik ) durgunluk. ) I used to smoke when I was at university. She used to gamble. ) 22 . ( O kumar oynardı ama şimdi oynamaz. Bu cümleciğin zamanı mutlaka Simple Past olmak zorundadır. ) Die : ölmek Dead : ölü Death : ölüm I would sooner sell than rent it. ) Did you use to smoke? ( Sigara içer miydin?) “Used to” yapısının olumlu ve sorusunda görüldüğü gibi “did” yardımcı fiilinden faydalanılır.. ) Simple Past “would rather / sooner” formunun ilk kullanımında. Karışık bir konu olduğu için mantığı daha sonra açıklanacaktır. Remain: kalmak used to: . Latince’de sonu “m” ile biten kelimeler İngilizce’ye geçince “a” ile sonuçlanırlar. ( Hükümet. Irak’ta ekonomik durgunluğun üstesinden gelmiş olmalı. “used to” modal olduğu için direk “not” alabilir diyenler de vardır ve bu kullanım informal olarak kullanılmaktadır. Ama gramer olarak “used not to” kullanımı yanlıştır. but now he is always before the screen.. I did not use to smoke. bu cümleciğin zamanı mutlaka Simple Past’ tır. ) would rather / sooner: yeğlemek. ) Bu cümlede. The Goverment must have overcome the economic recession in Irak.Data : veri. ( Evde kalmanı tercih ederim. sonrasında “that” ile geçiş yapmış ve öznesi olan bir cümlecik gelmektedir. ( Babam T. ( Erken kalksak daha iyi olur.V. Past I would sooner ( that ) you remained at home. Overcome: üstesinden gelmek Diğer Modal’lar had better: .se (daha) iyi olur We had better get up early. ) Did you use to play football. ( Üniversitedeyken sigara içerdim. Concession ve Recession kelimeleri her bir KPDS’ sınavında en az 20-30 defa geçer.V izlemezdi ama şimdi daima ekranın önündedir. I would rather ( that ) you remained at home. ( Kiralamaktansa almayı tercih ederim. Latince aslı “Datum” dur. ( Evde kalmanı tercih ederim..

) be going to Gelecek zamanı ifade etmek için kullanılan bir kalıptır. but we had some guests. diğer modallardan farklı bir özelliğe sahip olduğu için en sona bırakıldı ve diğerlerinden ayrı olarak veriliyor. ) She needn’t study such a lesson.irdi ( Geçmişte alışkanlık gereği yapılmayan olayları ifade etmek için kullanılır. ( Kompozisyonunu yazacağım. ( İng. Yakın gelecek diye de tanımlanır. çekilmemiş ve başka bir modal yok.se Bu yapı genelde “might” ile kullanılır. ) to’ya benzer. I needn’t go there. ( Böyle bir dersi çalışması gerekmez. Genelde olumsuz yapıda modal olarak kullanılır.. Bu özelliklerden yola çıkarak kullanımının modal mı yoksa esas fiil mi olduğu anlaşılır. “ihtiyacında olmak. Galiba may / might as well: Bari. ) NEED “Need”.. ( Sanırım haklısınız. ) was / were going to: Geçmişte yapılması düşünülüp yapılmamış eylemleri ifade etmek için kullanılır. ) I am going to write his composition.. Bu özelliklere sahip olduğu için “need” burada modal olarak kullanılmıştır. Öğrenmeğe ihtiyacım var.. Her iki durumda anlamı hemen hemen aynıdır..) (Kullanımı used Dare : Cesaret etmek I daresay=I dare say: Sanırım.. Ama “need” modal olarak pek olumlu yapıda kullanılmaz. Eğer modal olarak kullanılırsa daha önce söylenen üç modal özelliğini de taşıması gerekir.Screen : ekran Gamble : oyun.. ( Geçen akşam sizi ziyarete gelecektik ama misafirlerimiz vardı. ) I Daresay ( Sanırım.. “Need” hem modal hem de esas fiil niteliğinde olmak üzere iki ayrı kullanıma sahiptir. ( Kompozisyonunu yazacağım. ( Oraya gitmem gerekmez. I need learn English. gereksinim duymak” anlamına gelir. En güzel ifadesi “geleceğe dair önceden planlanmış veya yakın zamanda olması kesin olan eylemleri ifade etmektir. we were going to visit you. Öğrenmem gerekir veya İng. You might as well come tomorrow.. galiba ) I daresay you are right. ) 23 .. Esas fiil olarak kullanılırsa diğer fiiller gibi çekime girer. kumar Would : . Last night. ) ( önceden planlanmamış.” I will write his composition. ( Bari yarın gelseydin. ) ( önceden planlanmış. ) Görüldüğü gibi “need” den sonra fiil birinci halde.

( İstifa etmesi gerekmedi. ( Herhangi bir şeye ihtiyacı yok. (gerekmez). ) She needn’t have studied. *** “Need” modal olarak iki kullanıma sahiptir. Bu özelliklerden dolayı Didn’t need = Didn’t have to diyebiliriz. Kısacası bir esas fiil işlevine sahiptir. mastar almış 2. “Need” esas fiil olarak tıpkı diğer fiiler gibi tüm zamanlar için çekilebilir. ( Şunu öğrenmeye ihtiyacım var veya Şunu öğrenmem gerekir. ) şeklinde de yazabiliriz.Not: “Need” sadece modal olarak kullanıldığında olumsuzluk eki olan “not” ı alır. Her iki cümle de “Çalışması gerekmezdi” diye çevrilebilir. Present Modal ve Perfect Modal olmak üzere. ) I don’t need anything. ) She shouldn’t have studied. Call off: iptal etmek. Eğer esas fiil olarak kullanılırsa “not” almaz. ) “Need” in Simple Past kullanımı. ) 1. ) I need some money. ( Sizi uyarmaları gerekti mi? ) ( Esas fiil ) They needn’t spend so much energy on this project. bu görevi yardımcı fiil üstlenir. ) ( modal ) Speak to : . NEED’ in Esas Fiil Olarak Kullanımı I need to learn that. Pasta göre çekilmiş 3.) V1 almamış. Yani yukarıdaki cümleyi. Call: seslenmek. ( Benimle bu şekilde konuşman gerekmezdi. sonrasında mastar veya nesne almış. ( Biraz paraya ihtiyacım var. ( Herhangi bir şeye ihtiyacım yok. ) “Need”in yukarıdaki kullanımında görüldüğü gibi modal özelliği yoktur. Bu özelliklerden dolayı modal değil. ( Çalışması gerekmezdi veya çalışmaması gerekirdi. esas fiil olarak kullanılmıştır. ) ( Present modal ) Have you needed to confess everything. telefon açmak.e ile konuşmak 24 .) S. ( !! !! !! !! ) Yukarıdaki iki cümle arasında anlam farkı var ama çok önemli olmayan bir ayrıntıdır. ( Her şeyi itiraf etmeniz gerekmiş mi? ) (esas fiil ) Confees: itiraf etmek You needn’t have spoken to me that way. ) She dosen’t need to resign. She didn’t have to resign ( She had not to resign. ( Needn’t ve Needn’t Have V3 ) Örnekler I needed to call off the match.. ( Maçı iptal etmem gerekti. ) She dosen’t need anything. “Need” sahısa göre çekilmiş. ( Bu projede bu kadar çok enerji harcamalarına gerek yoktur. Syn “Cancel” Did they need to warn you.) Olumlu yapıda kullanılmış. daha önce gördüğümüz “have to” modalının Simple Past kullanımı ile aynı anlamdadır. ( Onun buna baş vurması gerekecek. ( İstifa etmeye ihtiyacı yok veya İstifa etmesi gerekmez. She didn’t need to resign. He will need to apply for that.

İngilizce’de ise bir yüklemden sonra çekilmemiş fiiller mastar yapısında gramatikal olarak üç pozisyonda olabilirler. tarz ***Not: Sınavlarda. KPDS için çok önemli birkaç gramer bilgisi ve önemli kelimeler var ki bunlar çok iyi öğrenilmeli. sağır değiliz. İlk önce KPDS için önemli olan kısımları öğreneceğiz. Bu şekilde kullanılan fiil sayısı da azdır. GERUNDS AND İNFİNİTİVES Bu konuda hem gramer hem de kelime öğreneceğiz. Bu bir sistemdir. go gibi ) “Öğrenmeyi istiyorum” cümlesinde “istemek” cümlenin yüklemidir. yöntem.) Gerund ( speaking. eş anlamını bulma gibi kilit noktalarda çok She needn’t study harder. ) Yarın gelmem gerekmez mi? ( Needn’t I come tomorrow. “Gereklilik” anlamı veren “should” veya “ought to” kullanılır. kullanım alanı sınırlıdır. İngilizce’de gramatikal olarak yukarıda da söylendiği gibi üç şekilden biri ile ifade edilebilir. alternatifinin de çözülebilmesi anlamına gelir. “Gerunds ve İnfinitives” ler. GERUNDS 25 . going gibi ) 2. “Gerunds ve İnfinitives” konularının her ikisi de tek başına ele alındığında önemli ve geniş konulardır. ) Yabancı dilimi değiştirmem gerekmedi (I didn’t need to change my foraign language) ( esas fiil ) Yarın gelmem gerekir mi? ( Do I need to come tomorrow. to go gibi ) 3. Bu kurallar çerçevesinde uygun olan şekliyle cümle yazılır. ) Bir cümlede soru sözcüğü olduğu zaman ( where. diğerleri sınav için çok önem arzetmese de öğrenilse iyi olur.) İnfinitive ( to speak. who gibi ) need kullanmıyoruz. ) You needn’t have shouted at us. Gerunds’lar ile başlayalım. Yalın mastar kullanımı spesifik özelliğe sahip olup. biçim.) Bare infinitive ( Yalın mastar ) ( speak. Çünkü notları yüksektir. ( esas fiil. : yol. Yalın mastarlar genellikle Causative ( ettirgenlik ) yapısında kullanılır ki bu konuyu daha sonra göreceğiz. “öğrenmeyi” ise çekilmemiş konumda olup. ) ***Son iki cümle “bize böyle bağırmamalıydın” şeklinde de çevrilebilir. Yani “Gerunds ve İnfinitives” lerin cümlede çekimsiz boyutu ile ilgileneceğiz. what. ) ( present modal ) We don’t need your help. çeviri. Bu durumda biri diğeri için altarnatif konumundadır. cümlede bir harekete verilen isimdirler. ( She needn’t have expressed this. ( Yardımınıza ihtiyacımız yoktur. Yani eğer cümlede gerund kullanılmıyorsa. Bu nedenle cümlede çekimsiz bir fiil denince “Gerunds ve İnfinitives” olmak üzere iki kullanım akla gelir. because her marks are high. kuralları vardır. ) ( perfect modal. 1.Way sorulur. Bu özellik olduğu için bir konunun iyi bilinmesi. Dikkat edilirse bu çeviri “ geçmişte yapılması gerekli ama yapılmamış” eylemleri ifade etmek için kullanılan “should + have V3 ve ought to + have V3 ” modallarının olumsuz kullanımı ile aynı anlamdadır. ) (Perfect modal ) She needn’t have complained us. Bunu dile getirmesi gerekmezdi. özellikle “Need”in Perfect Modal’ı. ) ( esas fiil. bu özellik sadece “need” için geçerlidir. Türkçe’deki ismin halleri durumunda kullanılırlar. ( Bize bağırman gerekmezdi. ( Daha sıkı çalışmasına gerek yoktur. onun alternatifi olan infinitive’e gidilir. ( Bizi şikayet etmesi gerekmezdi. we are not deaf. ) ( perfect modal. ) ( present modal.

( buradaki “in” edattır çünkü isimden önce gelir. Bundan sonra cümleler kurulurken KPDS için önemli olan kelimeler kullanılacak. Ratification: onaylama Specify: onaylamak.“Gerund” isim fiil ( verbal noun ) demektir. Yapı bakımından ortaçlara ( present participle ) benzerlerse de kullanış ve anlam bakımından çok farklıdırlar.. Bunun da yüzde 70-80’i birinci maddeye dahildir. ( O sigara içmeyi bıraktı. under.. Yüklemden sonra hiçbir şey olmayabilir veya bir isim gelebilir. Ama eğer yüklemden sonra edat var ve sonrasında da çekilmemiş bir fiil varsa bu mutlaka gerund olmalıdır. bir fiil ve bir isim özelliği taşırlar. bozmak. ) Approve: KPDS’de oldukça sık geçen bir kelimedir. Özellikle ilk üç maddesi KPDS için çok önemlidir ve konunun % 90’ ını kapsar. ihbarname. açıkça belirtmek. Attest: onaylamak Ratify: onaylamak. 1. Böyle sorularda cümlenin anlamı bilinmezse de soru çözülebilir. bildirmek. on. kararlaştırmak Disappoint : hayal kırıklığına uğratmak. Öğrenilmesi iyi olur. ) He gave up smoking.. Cümlede isim veya zamir olarak kullanılırlar. ) Hazardous : tehlikeli ( syn: dangerous ) Approve of : onaylamak Disapprove of : onaylamamak ( ikisi de “of” ile nesneye geçiş yapar. off. “Gerunds” yapısı geniş bir konudur. Bir fiilin –ing almış biçimidir. ( Üyeler. ( Başında bulunan “dis” ten dolayı “appoint” in olumsuzu şeklinde anlaşılabilir diye KPDS’de sık sık geçen önemli bir kelime. Specification: belirtme. bildirme. Appoint : atamak. ( O Amerika’ya göç etmeyi düşünüyor. Dört madde halinde anlatılacaktır. with. Affirm: onaylamak Reaffirm: tekrar onaylamak Confirm: onaylamak Bear somebody/something out: onaylamak 26 . onu başkanları olarak atamayı düşünüyorlar. for.. Geçen bu kelimeleri mutlaka iyi öğrenmemiz gerekir. ) Eğer bir cümlede yüklemden sonra bir edat varsa ve sonrasında çekilmemiş bir fiil kullanılmışsa bu mutlaka gerund’tır. of. ( “in” zarftır çünkü fiili etkilemiştir. The members are thinking of appointing him as their president. Notification: haber. tarifname Notify: onaylamak. isim fiil gibi ) ile birlikte kullanılarak anlamlarını bütünleştiren sözcüklerdir. “Gerund” lar. Çünkü yüklemden sonra edat vardır ve edattan sonra eğer çekilmemiş bir fiil varsa bu gerund olmak zorundadır. Diğer kısmı ileri düzey için önemlidir. Eş anlamlıları ile birlikte çok iyi bilinmeli. İlla da gerund olacak diye bir kural yoktur. ( Bilim adamlarının tehlikeli materyalleri kullanmayı onaylamamaları gerekirdi. gibi. engel olmak. He comes in the room. ) Think of : düşünmek ( tasarlamak anlamında ) Think over : düşünmek ( bir şey üzerinde ) Think about : düşünmek ( bir şey üzerinde. ) The scientists shouldn’t have approved of using hazardous material. bir isim veya isim türevi ( zamir. İn. hakkında) He is thinking of emigrating to USA. Mutlaka bilinmeli. Bu üç maddenin çok iyi bilinmesi gerekir. Certify. over . Böyle fiiller bir edat ile nesneye indirekt olarak geçerler. ) a) to appoint b) appoint c) appointing Boşluğa “appointing” gelmelidir.) Bir Edattan Sonra ( After a preposition ) Edat: Tek başlarına bir anlamı olmayan. ) He comes in.

As a researcher, he was always interested in developing something beneficial. (O bir araştırmacı olarak daima faydalı şeyleri geliştirmekle ilgilenirdi. ) Interested in : ..ile ilgilenmek ( daima nesneye “in” ile geçiş yapar. ) Develop : geliştirmek ( daha önce geçmişti ) = İmprove = Progress = Advance = Enhance = Extend = Boost = Grow up = Flourish = Thrive Beneficial: faydalı. ( syn: useful ) ***Not: Any, some, every, no kelimeleri; think, body, one, where kelimeleri ile birleştiklerinde sonralarında mutlaka bir sıfat isterler. Türkçe’deki mantığa ters bir yapıdadır. Any Some Every No think body one where

+

+

Adjective

Yukarıdaki örnekte de görüldüğü gibi Something geçmiş ve sonrasında da “beneficial” sıfatı gelmiştir. You must give up smoking. ( Sigarayı bırakmalısınız. ) He disapproves of joining the army. ( O orduya katılmayı onaylamıyor. ) Join : katılmak Disapprove of : onaylamamak They succeeded in persuading us. ( Onlar bizi ikna etmeyi başardılar. ) Succeed in Persuade : başarmak : ikna etmek

2.) Bazı Fiillerden Sonra Gerund Kullanılır Bu fiillerin sayısı 30 – 40 civarındadır. Bunlar yüklem olacakları zaman sonralarında eğer çekilmemiş bir fiil gelirse, “gerund” olmak zorundadır. Bu özellik tamamen ezbere dayalı bir durumdur. En önemli 10 - 15 tane fiili göreceğiz. Diğerleri liste halinde bize verilecek. Bu fiilleri yazarsak; Avoid : kaçınmak, sakınmak Understand : anlamak Consider : düşünmek Admit : kabul etmek, itiraf etmek Anticipate : sezinlemek Appreciate : taktir etmek Enjoy : hoşlanmak Mind : aldırmak, umursamak, umurunda olmak --------------------------------------------------------------Postpone : ertelemek Delay : ertelemek Defer : ertelemek Put off : ertelemek --------------------------------------------------------------Forgive : affetmek, bağışlamak Pardon : bağışlamak, affetmek Excuse : affetmek, mazur görmek --------------------------------------------------------------Hate : Detest : nefret etmek Abhor : --------------------------------------------------------------Like / dislike : sevmek / sevmemek Complain : şikayet etmek 27

Understand : anlamak Bu fiiller, yüklem olarak kullanıldığında ve sonrasında çekilmemiş bir fiil geldiğinde bu mutlaka “gerund” olmalıdır. You could have avoided hurting him. ( Onu incitmekten kaçınmış olabilirdin veya kaçınabilirdin. ) She considers moving away. ( O taşınmayı düşünüyor. ) Move : taşınmak, hareket etmek ( yanında away, in gibi değişik edatları alabilir. ) He hates getting up early. ( O erken kalkmaktan nefret eder. ) The thief admitted stealing the money. ( Hırsız parayı çaldığını itiraf etti. ) Thief Theft : hırsız : hırsızlık

I don’t anticipate meeting any problem. ( Herhangi bir problemle karşılaşmayı sezinlemiyorum. ) I don’t understand your complaining. ( Şikayetinizi anlamıyorum. ) 3.) Bazı Deyimlerden Sonra Gerund Kullanılır İngilizce’de, aşağıda yazılan deyimlerden sonra eğer bir çekilmemiş fiil gelirse, kesinlikle “gerund” olmalıdır. It is no use It is no good That is no point in Can’t help Feel like It is worth Look forward to Object to Oppose to Confess to Be used to Be accustomed to Get used to Get accustomed to Get around to Have trouble Can’t bear Can’t stand Have fun : anlamı yok, yararı yok, manası yok : anlamı yok, yararı yok : anlamı yok, yararı yok : elinde olmamak, bir şey yapmaktan kendini alamamak : canı istemek : ...meye değer : dört gözle beklemek : itiraz etmek, bir şeye karşı çıkmak : itiraz etmek, bir şeye karşı çıkmak : itiraf etmek : ..e alışkın olmak : ..e alışmak : ..e alışmak : ..e alışmak : dolaşmak, yayılmak, kandırmak : zorluk çekmek : dayanamamak : :

Bu kalıplardan sonra, ( zamanı ne olursa olsun, olumlu veya olumsuz olsun ) eğer bir çekilmemiş fiil varsa, bu fiil gerund yapısında olmalıdır. Her zaman bunlardan sonra “gerund” olacak diye bir kural yoktur. Bazen çekilmemiş bir fiil dışında da bir sözcük gelebilir. Örnekler I am looking forward to seeing you amoung us. ( seni aramızda görmeyi dört gözle bekliyorum. ) French is no worth learning. ( Fransızca öğrenilmeye değmez. ) I don’t feel like going out tonight. ( Bu gece canım dışarı çıkmak istemiyor. ) He must have confessed to committing the crime. (O suçu işlediğini itiraf etmiş olmalı. ) Confees to Commit : itiraf etmek ( zihinsel anlamda ) : işlemek ( suç, günah, hata, cinayet anlamında )

28

The hijackers objected to releasing the hostages. ( Uçak kaçıranlar ( hava korsanları ) rehineleri serbest bırakmaya karşı çıktılar. ) Hijacker Release Hostage : uçak kaçıran, hava korsanı : serbest bırakmak, salıvermek : rehine

I am used to studying late at night. ( Geç saatlere kadar çalışmaya alışkınım. ) He can’t help loughing when he sees me. ( Beni gördüğünde kendini gülmekten alamaz. ) She had trouble solving her problem. ( O problemini çözmede zorluk çekti. ) English is worth learning. ( İngilizce öğrenmeye değer. ) The minister confess to getting involved. ( Bakan suça bulaştığını itiraf etti. ) Get involve : biri ile bir suça bulaşmak

4.) Hem Mastar Hem de Gerund Alan Fiiller İngilizce’de, bazı fiiller hem mastar hem de infinitive alabilirler. Başlamak fiilleri Kesmek, ara vermek Devam etmek Start / Begin Cease Continue Bu fiiller ikisini de alabilirler ( Bu sınavda sorulmaz )

I start working on Monday. ( P. Tesi çalışmaya başlarım. ) I start to work on Monday. ( P. Tesi çalışmaya başlarım. ) Eğer bu fiiller Continuous formda çekilirlerse sonrasında da çekilmemiş bir fiil var ise tercihinizi gerund’tan yana kullanmayın deniliyor. Gramatikal olarak yasak değil ama iki gerund yan yana gelmesin diye infinitive kullanılır. Bu konu ile ilgili önemli ve temel bilgileri öğrenmiş olduk. Bundan sonra öğreneceğimiz detaylar ileri düzey içindir.

Bir önceki derste, eğer yüklemden sonra çekilmemiş bir fiil gelirse üç yapıdan biri ile kullanılabileceği söylenmişti. Aslında her dilde olduğu gibi İnglizcede de bu çekilmemiş fiil çekilmiş olan fiilin bir kısaltması gibidir. Yüklemden dolayı çekilmemiş olan fiilin zamanı ve kimin tarafından yapıldığı bellidir. Örneğin; “Ben öğrenmek istiyorum” derken, çekili olan fiil yani yüklem “istiyorum”dur. İnfinitive veya Gerund olacak çekilmemiş fiil de “öğrenmek”tir. Burada yüklemden dolayı öğrenmenin ne zaman istendiği ve kimin tarafından istendiği bellidir. İkisinin de öznesi “ben”dir. Gerund Kullanımı ile ilgili Örnekler I appreciate helping ( Yardımı takdir ediyorum. ) Bu cümlede “appreciate”den dolayı “help” fiili Gerund olarak kullanılmıştır. “helping”in de öznesi “I” dır. Başka bir cümlede yüklem ile Gerund’ın öznesi farklı olabilir. Örneğin aynı cümleyi bu şekilde de yazabiliriz. I appreciate you helping ( Yardımınızı takdir ediyorum. ) Bu cümlede ise yüklem ile Gerund’ın özneleri farklıdır. Yüklemin öznesi I, Gerund’ın öznesi you’dur. Gerund isim fiil olduğu için ve sıfatlar isim ile kullanıldığı için aslında you yerine your’un kullanılması daha uygundur. Yüklemin nesnesi olan “your helping” in de nesnesi olabilir. “The poor” gibi. Bu açıklamalardan sonra cümlemizi yazarsak şöyle olur. I appreciate your helping the poor. ( Fakirlere yardımınızı takdir ediyorum. ) 29

Yalnız dördüncü madde gibi istenilen zaman Gerund istenilen zaman İnfinitive almıyor. ( İşiniz hakkında yakınmanızı anlamıyorum. ) We can not get anywhere without discussing the issues properly. problem : uygun bir şekilde : tartışmak We get used to living under miserable condition. ) Issue Properly Discuss : mesele. My wife doesn’t allow me to go out. ) Accuse of Reluctant Will Unwilling Willing Irreluctant : suclamak : isteksiz : istek : isteksiz : istekli : istekli I do not understand your complaining about your jop. ( Biz meseleleri uygun bir şekilde tartışmaksızın bir yere varamayız.pişman olmak. ( Uzman bize hisse senetlerini satmayı önerdi. sorun. ( Bana dinlenmemi tavsiye etti ) “Recommend”den sonra nesne olduğu için ( me ) İnfinitive kullanılmıştır. hatırlamak ) Yukarıdaki üç fiil de bazen Gerund bazen de İnfinitive alırlar.This project is not worth maintaining . ) Regret. ( Bana dinlenmeyi tavsiye etti ) “Recommend”den sonra nesne olmadığı için Gerund kullanılmıştır. Remember ( üzgün . Eğer bu fiillerden sonra bir nesne varsa İnfinitive kullanılır. Eğer bu fiillerden sonra bir nesne yoksa Gerund kullanılır. ) My wife doesn’t allow going out. Advise: tavsiye etmek. He recommended me to rest. ( Karım dışarı çıkmama izin vermez. ( Bu kadar çok para harcadığıma üzgünüm. ) I regret to spend so much money. sefil 5. Bu gramatikal bir özelliktir. ( Bu kadar çok para harcamaya ( harcayacağıma ) üzgünüm. önermek. Allow = izin vermek. ( Karım dışarı çıkmaya izin vermez. ( Biz sefil koşullar altında yaşamaya alıştık. ***Kural: 1. Yani yukarıdaki iki fiil ( eş anlamları ile birlikte dört fiil ) hem Gerund hem de İnfinitive alabilirler. Buradaki espri biraz da anlama yöneliktir. daha sonra gerçekleşecek bir olaydan bahsediyorsa İnfinitive kullanılır. ) Allow = Permit. 30 . ) Expert : uzman Sharing : hisse senetleri 6. ) He accused everybody of being reluctant. unutmak. ( Bu proje devam etmeye değmez. ) *** “Regret” te genellikle gerund kullanımı tercih edilir. Eğer bu fiillerden sonra kullanılacak olan fiil daha önce gerçekleşmiş bir olaydan bahsediyorsa Gerund. ) Miserable : perişan. ***Kural: 2. ) The expert advised us to sell sharing. Bu fiiller bazen Gerund bazen de İnfinitive alırlar. ( O herkesi isteksiz olmakla sucladı. Advise = Recommend Fiilleri Dördüncü madde gibidir. Forget. I regret spending so much money. He recommended resting.

( evin sarsıldığını hissettim. ( Cüzdanımı almayı unuttum. Yalın mastar = fiilin birinci hali = “to”suz mastar. ) Gerund kullanımından dolayı birinci cümlede eğer o yarım saat durakta beklemişse benim beş on dakkasını gördüğüm. ) The grass requires cutting. Yalnız burada ki mastar “Pasif Mastar” dır. ( Arabamın yıkanmaya ihtiyacı var. ( Otlar kesmeye ihtiyacı var. I saw him waiting at the bus stop. sarsılmak Kullanımı biraz karışık olan bir konudur. ( Külube kabul edilmeye ihtiyacım var. ( Bu odanın temizlemeye ihtiyacı var. I need to be accepted in the club. “watch” genelde “bare infinitive” ile kullanılır. Burada Gerund ve İnfinitive kullanımının önemli bir farkı da vardır. This room needs to be cleaned. Bu madde de Türkçe çeviriden çok Inglızce mantığını kavramak önemlidir. Bu kullanımdaki cümlelerde özne genellikle cansızdır. olayın tümü alınmışsa Bare infinitive olarak kullanılmak zorundadır. Notice: ( görmek. I watched them enter the bar. ) 31 . ) My car wants washing. 8. istemek ) Bu üç fiil de aynı anlamda kullanılmaktadır. ) My car wants to be washed. ) *** Beşinci madde kullanımına uyuluyor. Yalnız buradaki mastar “Bare İnfinitive”dir. ) I saw him wait at the bus stop. ( Arabamın yıkamaya ihtiyacı var. Ama altıncı madde kullanımda en çok ihlal edilen bir kuraldır. I heard her singing. ( Bu odanın temizlenmeye ihtiyacı var. ( Cüzdanımı aldığımı unuttum. ) Bu kullanımda yaygın olarak “gerund” kullanılır. Eğer yüklemden sonra ( ki bu yüklem yukarıdaki dört fiilden biridir ) kullanılacak fiilin yarattığı olayın bir kesiti alınmışsa bu fiiller Gerund olarak kullanılmak zorundadır. We felt the house shaking. ) Aynı cümleyi şu şekilde de yazabiliriz anlam olarak aynıdır. ) ( sarsıntının tümünü ) Shake : sallanmak. Feel. ) Bu kullanımdaki özne canlı olamaz mı sorusu üzerine (olabilir diye) şu örnek verildi. ( Onu otobüs durağında beklerken gördüm.I forgot taking my purse. ) ( cüzdanı üzerinde demektir. ) See. ( Onu şarkı söylerken duydum. ) I forgot to take my purse. ) ( sarsıntının bir kısmını ) We felt the house shake. hissetmek.farkına varmak ) Hepsi de Gerund veya Mastar alabilirler. Hear. gerektirmek. İkinci cümlede ise Bare İnfinitive kullanımndan dolayı benim bu beklemenin tümüne vakıf olduğum anlaşılır. ( Onu otobüs durağında beklerken gördüm. ( evin sarsıldığını hissettim. Want ( ihtiyacında olmak. Üçü de hem Gerund hem Mastar alabilirler. tüm olaya vakıf olmadığım anlaşılır. ama “gerund” la da kullanılabilir. duymak. Passive infinitive: to be + V3 This room needs cleaning. Watch. ( Onları bara girerken gördüm. ) Need. ) ( Bara girme eylemi anlık bir eylem olduğu için tümü görülebileceğinden “bare infinitive” kullanılmıştır. 7. izlemek. Require. ) ( cüzdanı üzerinde değil demektir.

Bunların sayıları 10–15 tanedir. ( Ben sizin Inglizce öğrenmenizi istiyorum. Bu yapıda.. ) Burada yüklemin ve mastarın öznesi aynıdır. Burada en önemlilerinden birkaç örnek verilecektir. ) 8. hepsi gözlenebileceğinden “bare infinitive” ile aktarılır. ) Need : Hem gerund hem infinitive ( ama passive infinitive ) kullanılır.mek : tereddüt etmek : ummak. 1. yoksa gerund kullanılır.. : “ “ “ “ “ “ : “ “ “ “ “ “ : “ “ “ “ “ “ 6. Infinitives’leri kullanım yerlerine göre maddeler halinde göreceğiz. ( Ben öğrenmek istiyorum. Şimdi maddeler halinde Infinitives’lerin kullanıldığı yapıları öğrenelim. ) Allow Permit Advise Recommend : Nesne varsa infinitive kullanılır. “Bu fiillerden sonra mastar gelir” diye ezberlemektense yapı olarak bunları öğrenmek daha iyi olacaktır.e razı olmak : tenezzül etmek : karar vermek : istemek. Feel : “ “ “ “ “ “ “ “ Hear : “ “ “ “ “ “ “ “ Watch : “ “ “ “ “ “ “ “ Notice : “ “ “ “ “ “ “ “ }}} INFINITIVES Daha önce de söylendiği gibi çekimsiz fiilin kullanıldığı üç yapıdan biri de Infinitives’lerdir.. Ayrıca çeviri biçimini de kavramak önemlidir. Madde ayırımı bu şekilde fiillerin nesne alma veya özne durumuna göre yapılacaktır.***Not: Genelde kısa süren olaylar. mastarın öznesi You’dur. Require : “ “ “ “ “ “ “ Want : “ “ “ “ “ “ “ See : Olayın bir kesiti alınmışsa gerund.) Verb + Infinitive Yani hemen sonrasında Infinitive alan fiiller demektir. Uzun süren olaylar ise. Mastar hareketlerinde Infinitives’lerden faydalanılır. ) Bu cümlede ise yüklemin öznesi I. I want you to learn English. layık olmak : tesadüfen . bir kısmı gözlenirse “gerund” ile. yüklemden hemen sonra Infinitive geldiği için hem yüklemin hem de Infinitive'in öznesi aynıdır. Appear Can afford Claim Consent Condescend Decide Demand Deserve Happen Hasitate Hope Learn ( How ) Look : görünmek : gücü yetmek : iddia etmek : . talep etmek : hak etmek. ümit etmek : öğrenmek : görünmek 32 . sonrakini anlatıyorsa infinitive kullanılır. I want to learn English. {{{ Bu spesifik kullanımları özet halinde yazacak olursak. ) Regret : Önceki bir olayı anlatıyorsa gerund. 5. tümü gözlenmişse“bare infinitive” ile aktarılır. tümü alınmışsa bare infinitive kullanılır. Bu gruba giren fiiller liste halinde aşağıda sunulmuştur. Forget : “ “ “ “ “ “ “ “ Remember : “ “ “ “ “ “ “ “ 7.

.. anlaşmazlık Conflict : “ “ Deliberate : “ “ Discuss : “ “ Debate : “ “ Argue : “ “ The two goverments refused to resume the talks..yapmak Implement : Achieve(eyçhiv) : Accomplish : Execute : ( eksikut ) icra etmek Carry out : Built : Construct : Manufacture : Produce : Perform : Conduct : Fulfil’den sonra yazılan fiillerin hepsi onun eşanlamlısıdırlar. ( Bizi öldürmek için tehdit etmiş olmalı.mek I can’t afford to buy such a car in these economic condition.e yeniden başlamak.. ödün.. sürdürmek He must have threatened to kill us. tanımak : teklif etmek : planlamak : hazırlamak : vaat etmek : gibi davranmak : red etmek : karar vermek : . ) They had to promise to fulfil their commitment. He should have tried to resolve the dispute. KPDS’de en kritik yerlerde 4-5 defa geçer.meye çalışmak : eğiliminde olmak : tehdit etmek : ..meye çalışmak : görünmek : . Moda mod bildikten sonra Türkçe’ye uygun bir şekilde çevirmek gerekir.meye çalışmak : üstlenmek : seve seve.mek.. vaat.meye çalışmak. ) We decided to give up the project. ( Onlar vaatlerini yerine gitirmeye söz vermek zorunda kaldılar. Iyi bilinmeli. ) Happen : olmak Happen + ful Infinitive : tesadüfen . 33 .. ( Onu tesadüfen gördüm. ) Threaten: tehdit etmek Not: Bu yapıları Türkçe’ye çevirmek önemli bir husustur. I happened to see him. To promise : söz vermek Compromise : uzlaşmak. KPDS için çok önemli kelimelerdir.. ) Try : denemek. taahhüt.. ( Onun tartışmayı çözmeye çalışması gerekirdi. ( Ben bu ekonomik şartlarda böyle bir araba alacak güçte değilim. Dispute : tartışma.. ( eğer bir infinitive alırsa ) .Know ( how ) Offer Plan Prepare Promise Pretend Refuse Resolve Seek Seem Strive Tend Threaten Try Undertake Would love : bilmek. ) Commitment : söz. Fulfil : yerine getirmek. İyi bilinmeli. ( Her iki hükümet görüşmelere yeniden başlamayı red etti ) Refuse : red etmek Reject : Turn down : Talks : görüşme Resume : . ( Biz projeden vaz geçmeye karar verdik.

siperiş vermek Permit : izin vermek Recommend : önermek. Türkçe’ye çevrilmesi egzersizleri yapılmalıdır. uyarmak Want : istemek The U..N has urged the Iraq Goverment to compile with the resolutions of the security council.. bilgilendirmek Oblige : mecbur etmek.. çekilmek I would love to come along with you. ( Sizinle seve seve gelirim.. 34 .He always tends to hurt people...... ) Consent : . düelloya davet etmek Coerce : zorlamak... yüklemden sonra bir nesne gelir ve ardından mastar kullanılır. zorunda bırakmak Command : emretmek Compel : zorlamak.) To Compile with : uymak Resolution : karar. Allow : izin vermek Ask : istemek. motive etmek Promote : motive etmek teşvik etmek ( promotion ) Not: Bir kalıbın iyice öğrenilebilmesi için sözcüklerin değiştirilerek tekrar tekrar yazılıp. .. (Türkçe’ye meyil. tavsiye etmek Remind : hatırlatmak Require : gerektirmek Teach : öğretmek Tell : söylemek Tempt : ayartmak Urge : istemek. zorunda bırakmak Order : emretmek.e razı olmak Step down : geri adım atmak. Bu gruba giren fiiller aşağıda sunulmuştur. ) The doctor encouraged the patient to go home. teşvik etmek Enable : muktedir olmak.( Hoca oynamamıza izin verebilirdi. zorunda bırakmak Encourage : cesaretlendirmek.. mümkün kılmak Find : bulmak Forbid : yasaklamak Force : zorlamak.) She consented to step down. ( Doctor hastayı eve gitmeye cesaretlendirdi. ( Beni görmeye gelebilirdin ) 2. yürek Courage : yürekli Encourage : yüreklendirmek.ile Condescend : tenezzül etmek You could have come to see me. Burada yüklem olarak kullanılan fiiller bir nesneden sonra mastar gerektirirler..e sevk etmek Warn : ikaz etmek.. tavsiye etmek Cause : sebep olmak Challenge : meydan okumak... ) She should not have condescend to take his book. ) No one can force me to give up smoking... ) Cour : kalp... eğilim anlamında “tandans” olarak isim hali geçmiştir. cesaretlendirmek.mek Along with : . ( O çekilmeye razı oldu. ) Would love : seve seve . rica etmek Advise : önermek.. (BM . ) Verb + Object + Infinitive Bu kullanımda. azim Security : güvenlik Council : konsey The teacher could have allowed us to play. ( Onun kitabını almaya tenezzül etmemeliydi. ) Tend : eğiliminde olmak. ( Hiç kimse beni sigara içmeyi bırakmaya zorlayamaz. ( O genellikle insanları incitmeye eğilimlidir.. zorunda bırakmak Invite : davet etmek Notify : haber vermek.

hem de nesne ile mastara geçiş yapabilirler. ) Compel = Force : zorlamak Compulsive : zorlayıcı Compulsory : zorunlu We had to forbid them to eat pork. ( Inglizce öğrenmemizi tavsiye ettiler. ) Negative Infinitive: Infinitive’in önüne “not” getirilerek oluşturulur. Yani bu grup fiilleri birinci ve ikinci madde özelliklerini birlikte taşırlar.The U N urged the USA to lift the embargo. ) Silahları teslim etmelerini istedik. 3. ) The doctor wasn’t able to compel to me to give up smoking. ) Lay down: teslim etmek Gitmesine izin vermemeliydin. Ingilizce’den Türkçe’ye çeviri yaparken. pect: bakmak. ( Bize yardım etmesini istemen gerekir. düzen.) Not: Çalışırken arada Türkçe cümleler yazıp Inglizce’ye çevirmek verimliliği arttırır. zorunda bırakmak He orders us to be ready at 11 o’clock. ( Onlara domuz eti yemelerini yasaklamamız gerekti. ) to to to to forbid: bar ban prohibit yasaklamak Pork: domuz eti Kalmamızı rica ediyor. inceleyen. cesaretli bir şekilde. = müfettiş Spectator : seyirci Expect : ex: dışarı. Birkaç tanesini örnek verecek olursak. spect: bakmak. “not to go” gibi. Inspect: İçine bakmak = incelemek Inspector : içine bakan. devam etmek. ( Müfettiş bakanı istifa etmeye mecbur etti. verilmek istenen mesaj Türkçe’ye uygun olarak ifade edilebilmelidir. ) Urge: istemek ( şiddetle bir şeyi . Ask : İstemek 35 . Expect: dışarı bakmak = beklemek... ( We wanted them to lay down their arms. The inspector obliged the minister to resign. ( Bizi oraya gitmemek için uyarmış olmalıydınız. sıra They advised us to learn English. Attendance : hazır bulunanlar. ) Order: emretmek. ( You should not have permitted him to go. ( She ask us to stay. You ought to have warned us not to go there. sipariş etmek. ) You should ask him to help us. katılmak. ( Doktor beni sigarayı bırakmaya zorlayamadı. saygı göstermek Attend : bir yerde hazır bulunmak.) Hem Nesne ile Nem de Nesnesiz Kullanılabilenler Bu gruba giren fiiller hem nesnesiz. ( B M Amerika’nın ambargoyu kaldırmasını istedi. ummak Respect : tekrar tekrar bakmak. izleyiciler Oblige : mecbur etmek. ) Inspector : müfettiş Spect : bakmak Inspect : in:içine. ( Saat 11’de hazır olmamızı emrediyor. ) ***Not: Dikkat edilirse bu fiillerde mastar hep başkasına yaptırılıyor.

( Aranızda olmayı diliyordum. 4.lı : olaysız : .( Bizi kongreye katılmaya davet ) : ileri gitmek. ( Oğlunun ödülü kazanmasını umabilir. ) I wished you to be amoung us. Türkçe’den İngilizce’ye.sız could have invited us to participate in the congress.. değer. ) Görüldüğü gibi birinci cümlede yüklemin ve mastarın öznesi aynıdır. haketmek Merit : layık olmak haketmek. Daha sonra örnekleri ve Türkçe anlamları verilecektir. İngilizce’den Türkçe’ye çeviri egzersizlerinin yapılması konuyu daha iyi kavratır. ( O ödülü kazanmayı umabilir. savında bulunmak Deserve : Haketmek. To take part in : katılmak Participate : katılmak He can expect to win the prize. İstemek Clime : İddia etmek. ( Adam olayı görmediğini iddia etti. meziyet Meritorious : övülmeye değer. mastarın öznesi ise “me” dir. layık olmak Request : İstemek Want : İstemek Wish : Dilemek He asked to take part in the meeting. Madde ayırımı sıfatların değişik kullanımı ile ilgilidir.Beg : Rica etmek. ( O başkanımız olmayı hakeder. İkinci cümlede ise yüklemin öznesi “He”. ( Mitinge katılmayı istedi. ) He can expect his son to win the prize.) Mastar ve Sıfatların Birlikte Kullanımı Bu başlık üç madde olarak anlatılacaktır. Ümit etmek Help : Yardım etmek İntend : Niyetinde olmak İnvite : Davet etmek Merit : Haketmek. 36 . Gress Regress Progress : : : : iddia etmek olay olaylı .. ) Deserve : layık olmak. ) Amoung Between : arasında ( ikiden fazla nesne için ) : arasında ( iki nesne için ) Örnekler She deserves to be our chairwoman. değerli Deservedly : hakkıyle. ) He asked me to take part in the meeting. ( Mitinge katılmamı istedi. layık olmak Desire : Arzu etmek Expect : Beklemek. Her bir maddede kullanılan sıfatlar ayrı ayrı verilecektir. yürümek : geri gitmek : ileriye gitmek Bu konudaki kelimeler ve yapılar iyice kavranmalıdır. ) Claim Event Eventful Ful Eventless Less You edebilirdiniz. ( Aramızda olmanızı diliyordum. haklı olarak Deserving of : müstahak The man claimed not to see the event. ) I wished to be amoung you.

----. Kaba doğru. ihmalci düşünceli. ) Ept : . ) Sacrificy : Kurban. ( Valizlerimizi taşıdığı için çok düşünceliydi.1 ----Careless Considerate Inconsiderate Foolish Generous Kind Unkind Polite Unpolite Right Wrong Rude : : : : : : : : : : : : dikkatsiz. budalaca cömert. Örnek olarak verilen cümlelerin zamanı değişik olabilir. haksız kaba Normalde birine “naziksiniz” dendiğinde “You are kind” söylenecek diye düşünülür. ( O nazik değildir. ( Naziksiniz.” It is kind of you. Eğer bu sıfatlardan sonra çekilmemiş bir fiil gelirse bu mastar olmak zorundadır.e eğilimli Likely : muhtemel Unlikely : muhtemel olmayan Bound. Ama Inglizce’de bu yapı kullnılmaz. saygılı düşüncesiz. Fedakarlık Man is always liable to make error. ( insanoğlu daima hata yapmaya eğilimlidir. aptal. ( Bana yardım ettiğiniz için çok naziksiniz. Bunun yerine “İt is kind of you” denir. ) We are all quite willing to make sacrificies our family. Bu konudan alınması gereken mesaj “sıfatlardan sonra mastar kullanıldığı ve bu kalıpların çeviri mantığının iyi kavranması gerektiğidir. ahmak. ( Türkiye’nin antlaşmayı imzalaması kesindir. ) It is very kind of you to help me.Sure. ) Görüldüğü gibi bu kullanımda belirtilen sıfatlardan sonra mastar kulanılmaktadır.Certain: kesin Liable : .2 ----Bu maddede kullanılan sıfatlar şunlardır: Afraid : korkmuş Anxious : istekli ( can atacak şekilde ) Ashamed : utanmış Careful : dikkatli Curious : meraklı Determined : kararlı Eager : istekli Glad : memnun Quick : hızlı Reluctant : isteksiz ( İrreluctant: istekli ) Willing : istekli ( Unwilling: isteksiz. ) To error Error Unerring : hata yapmak : hata : isabet 37 . ) It was very considerate of him to carry our luggages. ----. saçma. nazik nazik değil. ( Hepimiz ailemiz için fedakarlık yapmaya oldukça istekliyiz. Ders çalışırken bu kalıpları yazmak ve diğer sıfatlarla yeri değiştirilerek tekrar tekrar yazmak daha verimli olacaktır. kaba nazik nazik değil.. ) Turkey is bound to sign the agreement. haklı yanlış. ) He is reluctant to lend us money ( O bize ödünç para vermeye isteksizdir. ( Onun sınavı zamanında başaracağı kesindir..e eğilimli He is bound to succeed in the exam this time. ) It is impolite of him. saygısız akılsız. Veya O kesinlikle zamanında sınavı başaracak.

Bu kullanımdaki “It” bilinen anlamdaki gibi değildir.. ( Bizim için bu problemin üstesinden gelmek zordur.3 ----İkinci maddede özne kişi veya zamirdi..” şeklinde olmalıdır. ( Onunla geçinmek oldukça güçtür. ) ***Not: Konuyu işlerken sınırlı sayıda örnekler veriliyor.. Daha önce de açıklandığı gibi ister çekilmiş. Bu maddede ise mastar. mücadele etmek. ) Convince : inandırmak It is rather difficult to get along with her. . yüklemin öznesinden ayrı bir özne ise. başka edat kullanılmaz. 3-4 defa sorulmuş. ----. Ama bu da anlam karmaşasına sebep olmaktadır. ) Cope with : üstesinden gelmek. Ama gramatikal olarak bu maddede olduğu gibi eğer mastar özne durumunda ise cümlenin sonunda yazılır ve özne olarak “It” yazılır. ) 38 . Verilen cümlelerde veya yeni cümleler kurarak listede olan bütün sıfatları kullanmak daha kalıcı bir öğrenme sağlayacaktır.. Yukarıdaki ifadeyi bu açıklamalar doğrultusunda yazarsak. zaruri : acil : tavsiye edilebilir It is impossible to overcome this issue. ( Öğrencilerim Inglizce öğrenmeye isteklidirler. özne durumuna geçer. Bu maddeye giren sıfatlar tamamen anlatılan mantık ile kullanılırlar.üstesinden gelmek zordur” gibi genel bir anlatımı ifade ederler. Bu maddede kullanılan sıfatlar şunlardır: Asuming Dificult Exciting Interesting Boring Easy Hard Impossible Possible Important Essential Necessary Imperative Urgent Advisable : eğlenceli : zor. Örneğin.. ( Onu inandırmak çok güçtür. Bu karmaşayı önlemek için mastarın öznesinden önce “for” edatı yazılmaktadır. ( Bu problemlerin üstesinden gelmek zordur.My students are willing to learn English.öğrenmek kolaydır.. Bu kullanımda da mastarı gerçekleştiren. yapısını bozmadan Türkçe’ye uygun bir şekilde çevirerek çalışmak verimliliği arttıracaktır. “İnglizce öğrenmek kolaydır” ifadesinin İnglizcesi normalde “To learn English is easy. KPDS için çok önemli bir kelimedir.. ) Overcome : üstesinden gelmek It was very difficult to convince him. ( Sizin için beni ikna etmek imkansızdır veya beni ikna etmeniz imkansızdır. Ayrıca yazılan her cümlenin sorusunu.. ( Bu sorunun üstesinden gelmek imkansızdır. olumsuzunu yazarak çalışmak gerekir. ) He is unlikely to accept your offer. “it is easy to learn English” ( İngilizce öğrenmek kolaydır ) şeklinde olur. Yukarıdaki cümleler “. Yine yazılan her cümleyi telafuz etmek. bunun mastardan önce yazılması gerekir.inandırmak güçtür. İyi öğrenmek gerekir. ) To get along with : . güç : heyecanlı : ilginç.ile geçinmek. ( Onun teklifinizi kabul etmesi olası değildir veya O muhtemelen teklifinizi kabul etmeyecektir. Örneğin. ister çekilmemiş bir fiil olsun öncesine özne sonrasına nesne geliyordu. Burada sadece for edatı kullanılr. It is hard for us to cope with these problems. . Edatı veya fiili yine sorulabilir. ) It is impossible for you to persuade me. esas : gerekli : gerekli. Bu nedenle bütün sıfatları içerecek örnek verilemiyor. anlaşmak It is hard to cope with these problems. Enteresan : sıkıcı : kolay : sıkı : imkansız : mümkün : önemli : temel.

. S.( Onun ertesi güne kadar raporu sunması gerekir..yazılacak..... A letter had been written by him.yazılıyor olacak...To present Represent Presentation : sunmak : yeniden sunmak : sunuş ACTIVE – PASSIVE Etken – Edilgen anlamındadır. Burada önemli olan bir cümledeki pasifliği görüp.. ( Ben onu gördüm.... “be” fiilinden sonraki temel fiil “ing” almamışsa bu 39 ..yazıldı....eğer “be” fiilinden sonra V3 varsa bu cümle pasif bir cümledir diyoruz... A letter is being written by him. S. ) Passive form oluşturulurken “be + V3” kullanılıyordu. ) Passive: He was seen by me.. Passive kullanımında ise özne yüklemden etkileniyor..... Present: He writes a letter...... onu yorumlayabilmektir.....( ...yazılıyor. Bunları iyi bir şekilde öğrendikten sonra diğerlerini de çok iyi çalışmak gerekir......( ....yazılıyordu... Active Infinitive To speak To write To give up Passive Infinitive To be spoken To be written To be given up Active Infinitive’in Passive formu % 99 yukarıdaki gibidir.. Past Cont: He was writting a letter.... ( O benim tarafımdan görüldü... Perfect: He has written a letter.( ... ( ......( . A letter is written by him.... Bir cümlenin Active kullanımında yüklemi yapan bellidir ve buna özne denir...... ) Pres..yazılmıştı. Nesne almayan fiillere de “geçişsiz fiiller” denir..... Burada nesne durumları hakkında bazı bilgiler vermek gerekiyor. Future Cont: He will be writting a letter........) Fut..Cont: He will have been writting a letter...... Passive formları iyi bilmek için “Subject ve Object Pronouns” lara hakim olmak gerekir...... Temel fiil de V3 şeklinde yazılır.yazılmış.. Daha önceki derslerimizden öznenin cümlede çekilmiş fiilden önce geldiğini..... ) To submit.( .. Active: I saw him. ) A letter was being written by him.. Bunları tek tek öğrenmek yerine yapı olarak sistemlerinin nasıl çalıştığını ve en önemlilerini öğreneceğiz. “Get ve Become” nin de kullanıldığı Passive form vardır..... ) A letter will be being written by him.yazılmakta olacak.İt was necessary for him to submit the report until the next day....Cont: He had been writting a letter..... Diğerleri de öğrenilse iyi olur. ) A letter has Pr.. Geçişsiz fiillerin olduğu cümlelerde yükleme maruz kalan bir nesne olmadığı için dolayısıyla böyle cümlelerin passive formu da yoktur.yazılmaktadır........) A letter will have been being written by him..) Past Perf. Active’i Passive’e çevirirken sadece yardımcı fiil üzerinde değişiklik yapılır....... Bunlara çok iyi hakim olunmalıdır........ ) A letter will be written by him. Bir cümlede nesnenin de çekilmiş fiilden sonra geldiğini. Past: He wrote a letter. Yine burada nesne yükleme maruz kalıyor.. (. S.. A letter has been being written by him. Bazı fiiller yüklem olduklarında nesne alırlar.Perf... İngilizce’de bütün active zaman ve modalların passive formu vardır... “to write ------> to be written” gibi... Bunların en önemlileri yukarda verilen beş örnekteki zamanlar ile uygulamasıdır..... Başka bir değişle.. Böyle fiillere “geçişli fiiller” denir. ) Örnekten de görülebileceği gibi active bir cümlenin nesnesi pasif cümlenin öznesi konumuna geçiyor. Bunu da daha sonra öğreneceğiz.Future: He will write a letter. ) Past Perfect: He had written a letter.... Present Cont: He is writting a letter.Perf. A letter had been being written by him....... (.... bu pozisyonda kullanılan pronouns’ların da “Subject Pronouns” olduklarını biliyoruz.( .. been written by him.(Bir mektup onun tarafından yazılır ) A letter was written by him. (.Cont: He has been writting a letter.yazılmaktaydı.. bu pozisyonda kullanılan pronouns’ların da “Object Pronouns” olduklarını biliyoruz.....

çok değişik anlamları vardır. ( Geçen aylarda bu kitap çok iyi satılmış. He is afraid of being killed ( O öldürülmekten korkar. ( O’na bir kitap benim tarafımdan verildi. “gibi” anlamında edat olarak kullanılabilmesi için sonrasında bir isim olmalıdır.. this book has been sold very well. ( O bölgedeki herkes tarafından tanınır veya tanınıyor. The robbers had been followed by the police. İki Nesneli Cümlelerde Passive Form Bu durumda nesnelerden biri “indirect object” diğeri “Direct object” tir. ) As : gibi. ) A book was given to him by me. ) Not: Her fiilin “Passive gerund” hali “being + V3” şeklindedir. He is known by everyone in the area. olarak. Bu durumda “Gerund ve Infinitive” lerin kullanımı düşünülmelidir. ) 40 .) Not: Infinitive konusundan hatırlayınız. ) Promise Refuse Send Show Tell : söz vermek : red etmek : göndermek : göstermek : söylemek Yukarıdaki cümlenin iki nesnesi vardır. Not: Yukarıdaki cümlede. ( Ben görmek istiyorum. Bu tür cümlelerde kullanılan fiiller şunlardır: Bring Give Leave Lend Order Pay : getirmek : vermek : ayrılmak : ödünç vermek : emretmek : ödemek I gave him a book. ) Not: “over” ın kullanımını hatırlayınız. Active: I want to see. ) He was found guilty by the jury. Çünkü Inglizce’de “be” fiilinden sonra ya “ing” li bir fiil veya V3’lü bir fiil gelir ve bu iki kullanım birbirinin alternatifidir. ( Passive gerund’lar da gerund’lar gibi kullanılırlar. )Passive: I want to be seen ( Ben görülmek istiyorum. ) He will be appointed as the new chairman. ( Yeni bir başkan olarak atanacak. ( O jüri tarafından suçlu bulundu.cümle pasif bir cümledir diyoruz. ( Soyguncular polis tarafından takip edildi. Bu durumda aynı anlamda olan iki farklı passive şekli vardır. İki nesneli bir cümlede. ) Guilty : suçlu Over the last months. ( Bir kitap ona benim tarafımdan verildi. They consider being employed.) Yukarıdaki cümle için şuna dikkat çekmek gerekir: İki nesneli cümlelerde passive formu yazarken “yalın object” başa alındığında “indirect object” ten önce “to” yazılır. Bu yapılar geçtiğinde dikkat çekilmelidir. ) Bu şekilde önce öğrendiğimiz kurallar bazen sonraki derslerimizde geçebiliyor. Passive Infinitive veya Passive gerund şeklinde de Passive formlar vardır. ( Ona bir kitap verdim. He was given a book by me. Bir edattan sonra eğer çekilmemiş bir fiil varsa bu mutlaka gerund olacaktır diye gerund kullanımının birinci maddesini hatırlayınız.. neden Passive infinitive değilde Passive gerund kullanıldı diye bir soru akla gelebilir. ( Onlar istihdam edilmeyi düşünüyorlar.. nesnelerden her biri özne yapılarak iki farklı şekilde Passive formu yazılabilir. Örneğin. İndirect object = him. Direct object = book’ tur.

.. modallar gibi çalışarak belli bir kurala göre temel fiillerden önce yazılarak ettirgenlik sağlamış olurlar... ( Erkekler kulaklarını deldirirler. Get “ olmak üzere ettirgenliği sağlayan üç fiil vardır... ( Sesimizi duyuramıyoruz. ) We can not make our voice heard. ) He will have the patient operated. Sınavda böyle bir ayırıma dayalı soru gelmez.. Bu fiiller. birine yaptırılacak eylem para ile yaptırılabilir.... ( .. ( Tekerleklerinizi değiştirebilirdiniz.kestirdim.kestirmişim.. Make. ) You could got your tyres changed.” Türkçe’de bu “tir” eki ile sağlanır... saç kesme eylemini kimin yaptığı belli değildir. ( O hastayı ameliyat ettirecek. yaptırılan eylemin kime yaptırıldığı belli değildir.. sildirdim. ayrı bir fiil yapısı yoktur.***Not: “consider”ın sonrasında “gerund” istediğini hatırlayınız. Örneğin....tamir ettirmiş olacağım.kestiriyordum. “Saçımı kestirdim” dediğinizde. ( .. ) I will have my hair cut.. ( ... diktirdim. Bu nesneyi herhangi bir nesne olarak Something ile gösterirsek. yaptırdığınız tamir etme eylemine maruz kalan “araba” dır. bazı istisnalar hariç şöyledir: Have Make Get : Birine “rica” ile bir şey yaptırmak. ( . Employ: istihdam etmek. “bir eylemi başkasına yaptırmaktır” demiştik. Have Make Get Causative’in İngilizce’deki bu yapısında.. ) I was having my hair cut.. ) I will have had my house repaired.. İngilizce’de ise “Have. .. Örneğin “arabamı tamir ettirdim” derken. ( . Cümlenin anlamına göre rica ile mi. “kestirdim.. : Birine “zor” ile bir şey yaptırmak : Birine “para” ile bir şey yaptırmak Bu ayrıntı KPDS sınavı için önemli değildir. İşte İngilizce’de yukarıdaki kullanım böyledir... ( . ) 41 + Sth + V3 şeklinde formülleştirilebilir. “bir eylemi başkasına yaptırmak demektir.. zorla yaptırılabilir. Ettirgenlik.. çalıştırmak.” gibi.kestireceğim. İngilizce dışında diğer dillerde yapısı basittir ama İngilizce’de biraz karmaşıktır. Peki.. Türkçe’de bunu sağlayan artı bir ek veya fiil yoktur. Başkasına bir eylemi yaptırırken bu eyleme maruz kalan bir nesne vardır. Ettirgenlik. ) Men have their ears pierced. ) I am having my hair cut. ( syn: recruit ) CAUSATIVE Ettirgenlik kipidir.. İngilizce’de ise bu nüans farkının kullanımı... I have my hair cut.kestiriyorum. zorla mı veya para ile mi yaptırıldığı anlaşılır..kestirmiştim. ) I have had my hair cut.. ( ... ) I had had my hair cut. ( Ben saçımı kestiririm ) Sth V3 I had my hair cut. rica ile yaptırılabilir..

Yani “Causative” kullanımında nesne zamiri konumundaki sözcük. ( Arabamı bir motorcuya tamir ettirdim. Peki V3 yerine V1 kullanılırsa ne anlama gelir? Eğer “Causative” yapıda nesne zamirinden sonra V1 kullanılırsa nesne zamirinin V1’ i gerçekleştirdiği anlamına gelir ki bu da aktiflik durumu olduğu için ettirgenliğin bu yapısına da “Active Causative” denir. ) Neden V3 Kullanılmaktadır????? Causative yapısını ezbere değil de mantığını kavramak şeklinde öğrenmek açısından bu soruyu cevaplamak çok önemlidir.. Çalışırken. Örnek olarak yukarıda verilen diğer cümlelerin de mantığı böyledir. motorcu. Daha sonra bize anlatılacaktır.. ( . Plug : priz 42 +SO+ V1 +Sth şeklinde olur. etkileniyor... Formül olarak bunu ifade edecek olursak: Have Make Get ***Not: “Active Causative” yapısında çok önemli bir özellik var ki KPDS’de sorulan bir ayrıntıdır... Eğer “have.kestirebilirim.***NOT: Görüldüğü gibi “Causative” yapısı tüm zamanlar için uygulanabilir.. Ayrıca tüm modallar için de uygulanabilir. ) ***Not: Son cümlede passive’lik olduğu için cümle sonuna “by him” gibi bir ifade ekleyebiliriz. ( Gözlerimi bir doktora kontrol ettirdim. ) He had got his car repeared. ( Evlerinin çatısını tamir ettirmiş olmalılar. saptamak.. Yani “Get” bu kullanımda fiili “Full Infinitive” olarak ister.. ( Öğretmen bir kompozisyon yazdıracak.. “.. I must have my hair cut.tamir ettirmişti. ) My father had his eyes examined. ) We could have had our article translated ( Makalemizi çevirtebilirdik. sonrasındaki eylemi yapmıyor. ( O arabasını tamir ettirdi. ona maruz kalıyorsa. Asıl “Passive Causative” yapısı bu değildir. bu eylem V3 olma durumundadır. ( Bahçemizde bir havuz inşa ettirmiştik. ( Babam gözlerini kontrol ettirdi. ) We should get a repairman to fix the plug... teknisyen. get” ten sonra bir nesne var ve sonrasında V3 varsa bu “Causative” dir diyoruz.. ) The teacher will have a composition written. ) Fix : tamir etmek. Bu kullanımda Get. I got a mechanic to repaire my car. “to” ile birlikte kullanılır. He got his car repaired. ) We had had a pool built in our garden. buna maruz kalıyor... ( . ( Prizi bir tamirciye tamir ettirmemiz gerekir. ( Odayı temizleteceğiz.” derken yazma eylemini “a composition” yapmıyor.. They must have gotten their roof repaired.. ( .. ) ***Not: Sınavda veya okurken “Causative” yapısını görebilmek önemlidir..) We shall get room cleaned..... bu yapıyı tüm modal ve zamanlara uygulayarak çalışmak daha verimli olacaktır.. ) I can have my hair cut... Ama bu tartışma konusudur.. ( Makalemizi ona çevirtebilirdik. make... düzenlemek Mechanic : tamirci..kestirmeliyim... Bu özelliklerden dolayı ettirgenliğin bu şekildeki kullanımına “Passive Causative” denir. I had a doctor test my eyes.. ) ***Not: Get’in bu kullanımda “to” ile birlikte kullanıldığına dikkat ediniz. .a composition written. ) We could have had him translate our article..

43 . Speak slowly. He speaks She speaks. V1 kullanımında. You can not make me tell the secret. Bunu Türkçe’ye uygun şekilde “konuşalım” diye çeviriyoruz. Peki diğer şahıslar için emir yapısı acaba nasıldır??? Diğer şahıslar için emir yapısı “izin vermek” anlamına gelen “let” fiilinden faydalanılarak oluşturulur. You speak. ( Çocuğu aşılattık. ( Yavaş konuş. Emir kipinin mastar yapısındaki “to” nun atılarak oluşturulduğunu savunanlar da vardır. ( Ailesinin hastayı ameliyat ettirmesi gerekti. Normalde yukarıdaki cümlede yazılmamış bir “you” vardır. “you” atılarak “we” için emir kipi oluşturulmuştur. ) Diğer şahıslar için de emir kipi oluşturulurken aslında yine Simple Present Tense’den faydalanılır. ) You don’t speak. Türkçe’de emir tüm şahıslara verilebilir. They speak. Çünkü formüle uymayan bazı istisnalar da vardır. Olumlu I speak. Olumsuz emir yapısı için geçerli değildir. ( Konuşalım. Bu da “sen ve siz” olmak üzere iki kişidir. You don’t speak.) ***Not: V1 ve V3 kullanımı. “İzin ver konuşalım” anlamına gelir. (Evlerinin çatısını birine tamir etirmek zorunda kaldılar. Let us speak. They don’t speak. ( Konuşurum. öncesindeki nesne “bunlara maruz mu kalıyor yoksa bunları yapan mıdır?” ayırımına göre yazılır. ) You speak. He doesn’t speak. İngilizce’de böyle değildir. We don’t speak. ( Bana sırları söyletemezsiniz. IMPERATİVE Emir kipi demektir. Ama bu açıklama sadece olumlu emir yapısı için geçerlidir.They had to get a mechanic to test the motor. ( Yüksek sesle konuşma. Bu yüzden Inglizce’de emir kipinin Simple Present Tense’den geldiği açıklaması doğrudur. ) Don’t speak loudly. ( Onların motoru bir tamirciye kontrol ettirmeleri gerekir. Diğer şahıslara emir verilmez. İnglizce’de emir yapısı Simple Present Tense ile kurulur ve sadece karşıdakine verilir. She doesn’t speak. ) We had our baby vaccinated. ) You must have your tooth filled. ) ***Not: Önemli olan okurken veya soru çözerken “Causative” yapısını görmektir. ( Dişlerinizi doldurtmalısınız. ) Vaccinate : aşılamak Their family had to have the patient operated. öncesindeki nesne V1’ i gerçekleştiriyor demektir. ) Sen ve siz için emir yapısı bu şekilde oluşturulur. ( Konuşmam. ) They had to have someone mend their roof. Olumsuz I don’t speak. İngilizce mantığına göre emir sadece karşıdakine verilir. Ayırım bu mantık ile yapılır. İngilizce’de Simple Present Tense’de özne söylenmediği zaman emir kipi oluşturulmuş olunur. V3 ‘te ise öncesindeki nesne V3’ e maruz kalıyor demektir. We speak. Formülsel olarak ezberlemekten ziyade mantığını kavramak daha iyidir.

.. “Help” için de aynı açıklama geçerlidir.. Emir kipinin soru formunu oluşturmak için de “shall” den faydalanılır.? ) Olumsuz Soru Shall I not answer the phone? ( telefona cevap vermeyeyim mi? ) Shall he not come in? ( .Emir verilecek “subject pronouns” lar Verb’den sonra geleceklerinden “object pronouns” lar konumuna geçerler ve “gideyim. Diğer gramer bilgileri çok iyi bilinse bile bu konuda eksiklik varsa hem 44 .. Ama çeviri... gitsin.. olumsuz. ( konuşalım.) RELATİVE PRONOUNS İlgi zamiri demektir. ) Doesn’t let him / her watch. ) Let him / her speak. soru ve olumsuz soru yapısını tüm şahıslar için yazarak çalışmak daha verimli olacaktır. ( seyretmesinler. KPDS’ de direk olarak ya bir soru gelir veya gelmez. Olumsuzunu yazarkan de aynı mantıkla “let” ten önce you var.. ) Let us speak.. Aslında önceki çeviri daha doğrudur.. My mother doesn’t let me go out.” diye çevirirler. ( seyretmeyelim. ) Don’t let us watch. ) Don’t let them watch. ( Öğretmenimiz Inglizceyi geliştirmeme yardım etti. ) Normalde “let” ten önce you var ve yazılmayarak diğer şahıslar için emir kipi oluşturulmuş demiştik. gitsinler” anlamında emir yapısına girerler.? ) ***Not: Emir kipinin oluşturulması kısaca yukarıdaki gibidir... atılmış ve sonrasında olumsuzluk ( Do not ) eklenerek diğer şahıslar için olumsuz emir kipi oluşturulmuş olunur. anlama gibi kilit noktalarda oldukça sık geçen bir konudur. Our teacher helped me improve English. ( konuşsun. gidelim. ( konuşayım..çıkmayalım mı? ) Shall they not be here? ( burda olmasınlar mı. Sonralarında V1 geldiği için “causative” olarak düşünülürler. Soru Shall I answer the phone? ( telefona cevap vereyim mi? ) Shall he come in? ( . ( seyretmesin.. Birkaç fiil üzerinde emir kipinin olumlu.. ( Annem dışarı çıkmama izin vermez... ) Let them speak. Let ve Help Bu iki fiilin “causative” olup olmadıkları tarışma konusudur.çıkalım mı? ) Shall they be here? ( burda olsunlar mı..gelsin mi? ) Shall we go out? ( . ) “Let” i causative olarak düşünenler bu cümleyi “Annem beni dışarı çıkartmaz..gelmesin mi? ) Shall we not go out? ( .. ( konuşsunlar ) Olumsuz Don’t let me watch. ( seretmeyeyim. Olumlu Let me speak.

Bir sıfat sözcüğü yarine aynı görevi gören bir cümlecik de gelebilir. Ben İngilizce’yi geçen yıl İngiltere’de iyi bir biçimde öğrendim. Özne + Yüklem + Nesne +hal zarfı + yer zarfı + zaman zarfı şeklinde olur. Yüklem tek başına da bir cümle olabilir.) Ben pahalı bir araba satın aldım. Yerleri ve sıralaması değişmez. Bu durumda bu cümleciğin ismi “sıfat cümleciği” olur. ) Dikkat edilirse bu cümlede nesne konumunda olan “the report” kelimesi ilgi zamiri olan “which” ile yer değiştirdi. Bir örnek üzerinde bu yapıları görelim. ( Göndermiş olduğunuz kitabı aldım.) I received the report. Buradaki “a” artikeli “car” içindir. Inglizce’de cümle “özne. ( Kitabı buldum. Tümleçler ise yüklemin nerede.dığı” olarak çevrilir I found the book which was important. ( I bought an expensive car. Dün onu okulda fark ettim. ne zaman. Özne. “which you had sent”cümleciği “Relative pronoun. yüklem ve nesne” yapısı üzerine kurulur. 45 . Cümleciklerin kurulma mantığı da cümle kurma mantığı gibi işler.dığı” olarak çevrilir. Özne yüklemi yapan. Bu üçlü yapı temel yapıdır. 1. İlgi zamirleri hem zamir hem de bağlaç gibi görevlidir. Bu açıklamalardan sonra yapı olarak bir cümle biçimini yazacak olursak. ***Not: İngilizce’de önünde “a” ve “the” artikeli olan kelimeler isimdirler. Ama özellikle konuşma dilinde yer ve sıralamaları değişebilir. Olsa da.. sabittir. Özne ve yüklemden sonraki yapılar obsiyoneldirler. Şimdi sıfat yerine sıfat cümlecikleri kullanılan ve ilgi zamirleri ile birbirlerine bağlanan komplex cümleler görelim. nasıl gibi sorular sorarak cümlenin diğer öğelerini buluruz. Relative Clause veya Adjective Clause” olmak üzere üç şekilde adlandırılabilir.bu sıfat isim ile artikel arasına gelir. nesne yüklemden etkilenendir. olmazsa da olur. Yani bir cümlede temel öğe yüklemdir. Bir cümlede tüm hareketler yüklem etrafındadır. “which” aynı zamanda iki cümleyi birbirine bağlayarak bağlaç olarak işlev gördü. ) Bu cümlede ise özne konumunda olan “the book” kelimesi. Başka bir değişle ilgi zamirinden sonra “özne” varsa Türkçe’ye “. Ama yüklemsiz bir cümle olamaz. ( Kitap önemliydi. ne zaman. neyi.sınav hem de genel anlamda İnglizce bilgisi açısından sıkıntı var demektir. ( Önemli olan kitabı buldum. nasıl yapıldığını açıklayan öğelerdir. Burada ses uyumunu sağlamak için “a” artikeli “an” haline dönüşmüştür. ) The book was important. Nesne: Yerleri ve sıralaması bu şekilde olup.. ( Raporu aldım. I learnt English well in England last year. ) Bu cümleleri kendi aralarında birleştirecek olursak. Bir isim önüne bir niteleme sıfatı geldiğinde -İngilizce’de sıfat daima ismin önüne yazılır. Yükleme kim. nerede. ) You had sent the report. The people ( insanlar ) the rich people ( zengin insanlar ) gibi. Bu nedenle mutlaka çok çok çalışılması gereken önemli bir konudur. Doğru yazılımı yukarıdaki şekildedir. Tümleç: Nesne’den sonraki yapılar tümleçtir. ***Not: Nesne iken ilgi zamiri ile kısaltılanlar Türkçe’ye “. ) I found the book. ( Raporu göndermiştin ) 2. ilgi zamiri olan “which” ile yer değiştirdi. ) Bu cümledeki “an expensive car” bir sıfat tamlamasıdır. I received the report which you had sent.. yüklem.. ( I noticed him at the school yesterday.

( Bankayı soyan adam polis tarafından yakalandı.an” olarak çevrilir. Unfortunately. Hem who hem de which yerine “that” kullanılabilir. İkisi de nesnel formda iken “. ( Bu metodu bulan bilim adamı.. ( Çözmek zorunda olduğumuz çok problemimiz var) The women who are working in bad condition are demanding social security. Which : Cansızlar ve hayvanlar için kullanılır Who : İnsanlar için kullanılır. Yukarıdaki cümlelerde ise nesne konumunda olan isimleri niteliyordu.en.. We have a lot of problems that we have to solve.***Not: Özne iken ilgi zamiri ile kısaltılanlar Türkçe’ye “. Türkçe’ye çevirirken bu cümleciğin anlamını isimden önce söylemek gerekir. .dığı”. we can not publish the article which you have sent. ) The man who you are waiting for..an” olarak çevrilir. İlgi zamirinden sonraki cümle bir cümlecik olur ve öncesindeki ismi niteler.en.. ) *** Eğer “the article” ı niteleyen bir sıfat kelimesi olsaydı “article” den önce yazılması gerekirdi. ( Onların imzaladığı anlaşma ) The workers who I met. . Test çalışmalarında ayrıca bunun üzerinde durulacaktır.. ( Beklediğiniz kişi. ) A car which runs 100 miles on hour. ) ***Not: Cümleciğin zamanını kestirebilmek gerekir. Çeviri yaparken Türkçe’nin bu özelliğine dikkat edilmelidir.. keşfetmek. ) İlgi zamirinin alanı nereye kadardır???? *** Eğer özneyi nitelemişse ikinci bir yükleme kadardır. ) ***Not: Bu cümlede “adjective clause”. 46 .. ***Not: Türkçe’de yan cümleciklerin özneleri “ın” eki eklenerek söylenir. ) Devise: bulmak.. ) ***Not: İlgi zamirinin önünde mutlaka bir isim vardır ve yan cümlecik bu ismi niteler. ( Kötü koşullarda çalışan bayanlar sosyal güvenlik istiyorlar.. . ) Dismiss: kovmak. The agreement which they signed.. He had to dismiss the boy who made noise. “the article” bir sıfat cümleciği ile nitelendiği için bir ilgi zamiri ile sonrasından gelmiştir.( Bursu kazanan öğrenci. vasiyet The student who won the scholarship. Başka bir değişle ilgi zamirinden sonra fiil varsa Türkçe’ye “.. Son KPDS sınavlarında özellikle sorulan kısmı burasıdır. Çeviride sıfat cümleciğinin anlamı isimden önce söylenir. ( Saatte 100 mil giden araba. özne konumunda olan bir ismi niteliyor. ( Maalesef gönderdiğiniz makaleyi yayınlayamıyoruz. KPDS’de geçen cümlelerin % 70-80’ ni bu yapıdadır. *** Eğer nesneyi nitelemişse cümle sonuna kadar devam eder. görevden almak The man who robbed the bank was cought by the police.en. ( Gürültü yapan çocuğu kovmak zorunda kaldı.an” olarak çevrilir... The scientist who devised this method.. öznel formda iken “.( Karşılaştığım işçiler.

O halde 47 . Eğer özel bir ismi niteliyorsa buna da “Non-Defining relative pronouns” denir. ) To go away: çekip gitmek. is a leading country in the Middle-East. ) Adequate : yeterli. was arrested. ) Eğer sıfat cümleciği bir cins ismi niteliyorsa ki onu tanımlıyor demektir. The information which / that you gave was inadequate. İngilizler parantez kullanmadığından Non-Defining yapılarda sıfat cümleciği virgül (. uygun olmayan The people who / that were waiting for you went away. ( Cinayet işleyen adam tutuklandı. ) in conflict Last : çatşma halinde olma : sürmek. ilgi zamirinin bu kullanımına “Defining relative pronouns” denir. Yani “for” edatı nesneye aittir. ***Not: Non. İlgi zamiri cümleciği sadece ek bir açıklama verir. İkinci husus ise İlgi Zamirlerinin her zaman bir ismin yanında kullanıldığıdır. who committed the crime. Görüldüğü gibi “look” fiili “for” edatı ile nesneye ( the book ) geçiş yapmıştır. geçen. isminden de anlaşılacağı gibi zamirdirler ve ayrıca bağlaç olarak da iki cümleyi birbirine bağlarlar. ) İlgi Zamirleri. (Çatışma halinde olan her iki taraf. ) Arrest : tutuklamak My father. Bu konu ile ilgili bilinmesi gereken birinci husus budur. İlgi zamiri cümleciği atıldığında cümlenin anlamı bozuluyorsa “Defining ilgi zamiri”. KPDS’de sorulur.) arasında ifade edilir. Konuşmada ise böyle cümleler söylenirken virgüllerde duraklayarak söylenmesi gerekir. ( Yurt dışında öğrenim gören dekanımız Fransızcayı akıcı bir şekilde konuşur. Ve You are looking for the book. bozulmuyorsa “NonDefining ilgi zamiri” olduğu anlaşılır. who studied abroad. speaks french fluently. Bu nedenle bunlara “Sıfat Cümleciği” de denir. ( Dün gördüğümüz çocuk kaybettiğiniz parayı buldu. Turkey. son The man who committed the crime was arrested.Defining yapılarda ilgi zamiri yerine “that” kullanılmaz. ( Geçen yıl ziyaret ettiğimiz Türkiye Ortadoğu’da lider bir ülkedir. dağılmak ( gitme belli bir noktaya olmadığından ) İlgi Zamirlerinin Edatlar İle Kullanımı I saw the book which you are looking for. Cümle ilgi zamiri ile birleştirilirken. ) The two sides who were in conflict signed a new agreement which would last for centries. asırlarca sürecek olan yeni bir antlaşma imzaladılar. uygun inadequate : yetersiz.( Sizi bekleyen insanlar çekip gittiler. olmak üzere. Bir isimden sonra gelirler ve bu ismi bir sıfat gibi nitelerler. Çünkü özel isimler belli olma niteliğindedir.The boy who we saw yesterday found the money which you lost. ( Verdiğiniz bilgiler yetersizdi. ( Cinayeti işleyen babam tutuklandı. Tanımlanmaya ihtiyaçları yoktur. ilgi zamiri nesne konumunda olan “the book” yerine kullanılır. Virgül duraklama demektir. İyi bilinmeli. ) Our dean. ( Aradığınız kitabı gördüm. which we visited last year. Bu çok önemli bir özelliktir. ) Yukarıdaki cümle ilgi zamiri ile bağlanmadan önce iki ayrı cümle şeklindedir: I saw the book.

Pollution is a serious problem for which we must fight. ) Bu cümledeki “Carry out” teki “out” edatı ilgi zamirinin yanına çekilemez. “give up” ın eş anlamlısı “quit” tir. ( On bin dolar ödediğim arabam bozuldu. Bu açıklamaya göre cümlemizi şu şekilde de yazabiliriz ki ikisi de aynı anlamdadır: I saw the book for which you are looking. ) She dismissed the student who you talked about. Amerikan İngilizcesinde pharasal verb’ler çok kullanılır. ( Hakkında konuştuğunuz öğrenciyi kovdu. ) The crime of which he was accused was very lenient.( Çevre kirliliği mücadele etmemizin gerektiği ciddi bir sorundur. ( Bu ameliyat ettiğimiz kadındır. dövüşmek. They didn’t like the study which we carried out. İyi bilinmelidir. ) Dismiss: kovmak ***Not: İki cümlenin aynı anlamda olduğuna ve edat hareketinin sadece nesnel formda olan ilgi zamiri ile yapıldığına dikkat ediniz. Daha sonra göreceğimiz ilgi zamirlerinin kısaltılması konusunda mantığı açıklanacaktır. ( Suçlandığı suç çok hafifti. This is the woman on whom we performed the operation. “Give”. Her pharasal verb’ün mutlaka bir eş anlamlısı vardır. Önemli bir özelliktir. ***Not: Pharasal Verb’lerde edatlar ayrılmadığından ilgi zamirleri ile birlikte hareket edemezler. Çünkü edatın ayrılması durumunda yapı pharasal verb olma niteliğini kaybeder ve anlamı değişir. “up” edatını alıp “give up” Pharasal verb’ini oluşturur ve bu da “bırakmak. ***Not: İlgi zamirlerinin edat ile kullanımında KPDS için çok önemli olan iki özelliği vardır ki çok iyi bilinmeli: 1. Örneğin. Görüldüğü gibi edat ile pharasal verb oluşarak yeni bir anlam ortaya çıktı. vermek anlamındadır. ) My car for which I paid ten thousand dollars was broken down. ( Yaptığımız çalışmalardan hoşlanmıyorlardı. ( Hakkında konuştuğunuz öğrenciyi kovdu. Pharasal Verbs: Deyimsel fiil demektirler. ) Fight for: Combat: Struggle for: mücadele etmek. ( Aradığınız kitabı gördüm. Çünkü pharasal verb’dür. vaz geçmek” anlamındadır. savaşmak. Eğer edat fiil kökünden ayrılırsa artık yapı pharasal verb olma niteliğini kaybeder. ) He is not a person on whom you can rely . “who” ilgi zamiri edat ile kullanılırsa “whom” a döner.kendisine ait olan edat da ilgi zamirinin yanına taşınabilir. ( O güvenebileceğin biri değildir. ) She dismissed the student about whom you talked. İngilizce’de 1000’ e yakın Pharasal verb vardır. My car which I paid ten thousand dollars for was broken down. ) Lenient : hafif 48 . Örneğin. ) Rely on : güvenmek Reliable : güvenilir Unreliable : güvenilmez Reliability : güvenilirlik ***Not: Bu iki farklı kullanım bir ihtiyaçtan doğmuştur. ( On bin dolar ödediğim arabam bozuldu. 2. Edat ile birlikte “that” kullanılamaz. Bir fiil kökü ve bir edattan oluşurlar.

Keep ( kept.... with whom he is living. ) Burada “keep”in özel kullanımlarına dikkat çekmek gerekiyor.ki onların anlamında da çevrilebilirler. bazıları Ankara’da olan bir çok evi vardır. Eğer ikisi öğrenci olan dört cocuk var ise cümle şöyle kurulur: I have four sons. two of whom are students.. ( Sigara içmeye ara verdik. ) He had many houses. one of which is a foreign mark... ( Öğrenci olan dört oğlum var. saklamak.Defining yapı olduğu için virgülün kullanımına ve edat ile kullanıldığı için “who” nun “whom” a döndüğüne dikkat ediniz.. ( Arkadaşımın biri yabancı marka olan üç arabası vardır.. ( Birlikte yaşadığı üvey babası ona karşı nazik değildi..meye devam etmek Keep + V1+ing : durmadan .. ) The car in which we were had had brakes...otuza yakın anlamı var..... “of which” cansızlar için kullanılır.. ( Yapabileceğimiz bir şey olmalıdır.. ( O durmadan konuştu. ( Sigara içmek için durduk. I have four sons who are students... ) Virgüle ve gruptan belirtilmek istenen sayının ilgi zamirinden önce geldiğine dikkat ediniz. Bu iki ilgi zamiri bir grup içinden bazılarını tanımlarken kullanılır..Accuse of : suçlamak Arraign : suçlamak Blame : ayıplamak. ) He kept speaking. is not kind to him. ( İçinde olduğumuz araba bozulmuştu.. ) “Stop” fiili için de benzer bir özellik vardır... ) My friend has three cars.. ) There be: bulunmak.. ot yemek için hep durdu...için durmak We stoped smoking.. Peki bu dört cocuğun hepsi değilde..ki onu. ) We stoped to smoke. ( İkisi öğrenci olan dört oğlum var... ikisi veya üçü öğrenci olsa cümlemizi nasıl söyleyeceğiz? İşte burada “of”whom ve of which” devreye girer. suçlamak She lost her bag in which there was alot of money. .. ( Onun... kept ): tutmak... The horse on which he was kept stoping to eat grass.... Bu kullanımda artık sıfat cümleciği dört cocuğu değil.. “ of whom” canlılar için. ( O içinde çok parası olan çantasını kaybetti.. ilgi zamirinden önce gelen ve çocuklardan ikisini belirten “two”yu niteler.. var olmak There must be something which we can do. Stop + Gerund: . He had many houses which were in Ankara..( Üzerinde olduğu at.. ) 49 .) ***Non. ) Bu cümlede sıfat cümleciği ( öğrenci olan ) çocukların hepsini niteler...meye ara vermek Stop + Infinitive: . some of which were in Ankara. ) His stepfather. işletmek.. Keep on + V1+ing : .. ( Onun Ankara’da olan bir çok evi vardır.. ) OF WHOM ve OF WHİCH ....mek He kept on speaking. ( O konuşmaya devam etti.

) ***Not: İlgi zamirlerinin kullanımında zaman uyumu olmaz.I have three friends. Asıl problem kısaltmalarda çıkmaktadır..( Çatıları fırtınada sallanan evler yıkıldı. fourty of whom are married. Bazı sınavlarda “where” in sorulduğu görülür. Bu kısaltmaların uygulamada görülmesi ve çözülmesi çok önemlidir.. ) Collapse : yıkılmak Our manager. Nitelenen isim bir zaman ismi ise kullanılır. konunun gramatikal boyutuydu. Bu not hem gramer hem de kelimeleri içerecek. . Bu özellik posessive’likten kaynaklanmaktadır. Gördüğümüz ilgi zamirleri dışında da pek sık kullanılmayan bazı ilgi zamirleri vardır. ( Oğlu USA’da okuyan müdürümüz önümüzdeki ay oraya gidecek.ki orada.ın gönlünü kırmak The woman whose husband was wounded was carying. ( Yaralanan bayan ağlıyordu. for one of whom I bought a present. ( Birisi için hediye aldığım üç arkadaşım vardır. Sınav tekniği kolay. Sonrasında bir zamir veya başka bir kelime gelemez. whose son studies in the USA will go there next month. ) ***Not... WHOSE “. Nitelenen isim yer ismi ise kullanılır.ki o zaman. ) İlgi Zamirleri konusunda şimdiye kadar gördüğümüz. Sonrasında gelen ismin önünde kesinlikle “the” artikeli olamaz. Aralıklı öğrenmeyi ( yaklaşık üç ay içinde ) uygulayarak bu notu iyi öğrenmek KPDS için çok önemli bir avantaj sağlayacaktır. Direk sorulması beklenen bir konudur. Mutlaka ama mutlaka “whose”dan önce ve sonra bir isim olmalıdır. Bir de bu konuda kısaltmalar var...... Bu ilgi zamirlerinin üçü de cansızlar için kullanılır..ki onun için. ( Geçen yıl kaldığımız otel kapatıldı. Hem canlı hem de cansızlar için kullanılır. Bunlardan en sık kullanılanı “where”dir. Son on yılın KPDS sınavlarında en çok sorulan ilgi zamiridir.ki onların” anlamındadır. bir kapıyı kapatmak sadece “close” ile söylenir.. . DİĞER İLGİ ZAMİRLERİ Where: When: Why: ..ki onun. 50 . ) Close down : kapatmak ( Soyut anlamda bir şeyi kapatmak. ( Kırkı evli olan yüz öğrencim vardı.. The woman who was wounded was crying. I bought a car whose engine was out of order. İyelik belirten zamirdir. ( Eşi yaralanan bayan ağlıyordu. ) Wound: yaralamak..) Eğer bu cümlede ilgi zamirinin yeri boş bırakılsa ve şıklarda da “which” ve “where” olsa “where” tercih edilmelidir.. Bunları da öğrendikten sonra kısaltmalara geçeceğiz. ) I have got a hundred students. Ayrıca yaklaşık 50 sayfalık not verilecek. ) The houses whose roofs were shaking in the storm collapsed.. Diğer ikisinden pek soru gelmez.( Motoru bozuk olan bir araba aldım. . Konunun esprisi budur. İyi kavranırsa anlama ve çeviriye yönelik rahatlama sağlanır.ki oraya. “which” in alternatifleridirler. . Ayrıca “at which” de where yerine kullanılabilir. The hotel where we stayed last year was closed down. . Nitelenen isim bir sebep ismi ise kullanılır. uygulaması zordur.

( Onların ortaya koydukları haklı gösterilemez.. ( Söylediğiniz doğru değildi. mahkeme. Bu durumda eğer “what” kullanılırsa “the thing that” in yerini alır.. Aslında “what” isim olarak “the thing” den gelmektedir. Önemli bir ilgi zamiridir. ) What they put forward can’t be justified. Bu nedenle “what”tan önce isim yoktur. ( Geçen yıl aldığımız otel türist doluydu. I can not forget the moment when we first met. I can not understand what you speak.The hotel which we bought last year was full of tourist. O zaman akla şöyle bir soru gelmelidir. What is important is your health. ) The things that are claimed can not be approved.. hakbilirlik 51 .. ) Put forth / forward Just Justly Justness Justice : ortaya koymak : doğru. What Mayıs KPDS’de çok sık rastlanır. dürüst. ) Full of : bir şey ile dolu. ( Önemli olan sağlığınızdır.an” veya “. ( İlk karşılaştığımız anı unutamıyorum ) “when” kullandık. Bu özellik “what” ın en önemli ayırt edici özelliğidir. What is claimed can not be approved. I can’t understand the reason why they have resign..ki orada biz aldık” gibi bir anlam çıkar.dığı” şeklinde çevrilirler.dığı” şeklinde çevrilir. The things that you said were not true. ) Bu cümlede yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda “the things that” yerine “what” kullanırsak cümlemiz şöyle olur: What you said was not true. Demekki “which ve where” tercihi cümlenin anlamı çözülerek yapılmalıdır. Bu üç ilgi zamirinden en sık kullanılanı “where”dir. En önemli özelliği kendisinden önce bir ismin kullanılmamasıdır. Örnek üzerinde bu açıklama daha iyi anlaşılacaktır. adaletli. İngilizce’de belirsizlik durumunda daima tekil kullanıldığından “what” ile her zaman tekil kullanılır. dürüstlük.. ) “what” kullanılırken. ( Söylediğiniz şeyler doğru değildi. Çünkü nitelenen isim bir zaman ismi ise “which” yerine “when” tercih edilir. Bu üç kullanım da genellikle nesnel formda olup “. Çevirisinde de genellikle “şey” söylenmez. Bu cümlede “where” kullanılamaz. Zaten “şey” i dememek için bu kullanıma gidilmiştir. Sadece “the reason” ile birlikte kullanılır. “what” da bir ilgi zamiri olduğundan duruma göre “. haklı : haklı olarak : doğruluk.. ( Konuştuklarınızı anlayamıyorum veya Ne konuştuğunuzu anlayamıyorum. ( İddia edilen şeyler onaylanamaz. : kullanımı bir noktada olan olayı ifade eder.. yerini aldığı “şeyler” in tekil-çoğul durumu belirsizdir. yargıç. ) Görüldüğü gibi ikisinin de anlamı aynıdır. ( İddia edilenler onaylanamaz.en . “the thing”de bir isimdir ve kendisinden sonra ilgi zamiri olarak “which” veya “that” gelir. Bu nedenle “which” kullandık. haklılık : adalet. Çünkü “. ) Can not Can’t : kullanımı bir sürekliliği ifade eder.. ( Onların niçin istifa ettiklerini anlayamıyorum ) “why” çok nadir kullanılır... Madem ki öncesinde bir isim yok peki “what” ilgi zamiri olarak neyi niteler? Bu soruya cevap verebilmek için “what” ın orjinine inmek gerekir. Eğer “the things that” yerine “what” kullanılmış ise çeviride “şey” söylenmemesi daha uygun olur. dürüstlük.

Geriye sadece “gerund” kalır ve “. Bu özellik bütün dillerde vardır. Ingilizcede genellikle sonu “ent” ile biten kelimeler sıfattırlar. vukku bulmak. I don’t approve of the events which are occuring in the area.. . meydana gelmek 52 . ( Olayları onaylamıyorum... Bu konuya hakimiyet için belli ipuçları geliştirilebilir... gerekçe.en.. . İlgi zamirlerinin olduğu bir cümleyi bu şekilde kurarsak yapı nasıl olur?? The students who are waiting for you want to see you.. ( Sizi bekleyen öğrenciler sizinle görüşmek istiyorlar. “those” görüldüğü yerde “people” yazmak işimizi daha da kolaylaştıracaktır. Those who study more are usually succesful. ( Daha fazla çalışanlar genellikle başarılıdırlar. ) Kısaltma yapılırken ilgi zamiri ile beraber “be” fiili de cümleden atılır.. (Bölgede meydana gelen olayları onaylamıyorum) Geliştireceğimiz ipucu: Eğer bir cümlede bir isimden hemen sonra bir “gerund” varsa burada bir ilgi zamiri kısaltması vardır demektir. İlgi Zamirlerinde Kısaltma Özne durumunda ( . haklı gösterme : haklı göstermek. temize çıkarmak What you are doing is not consistent with what you are saying. Main clause’da kesinlikle kısaltma yapılamaz.. ) Those who you talked to..en. iyi öğrenilmeli.Justifiable Unjustifiable Justification Justify : hakverilebilir. Konumuz sıfat cümlecikleri olduğuna göre yapacağımız kısaltma sıfat cümleciğinde olacaktır. bekleyen kişiler gibi ifadeler yerine bazen “bekleyenler” terimi kullanılmaktadır. Eğer nitelenen isim söylenmek istenmezse mutlaka “those” kullanılmalıdır. . Occur : olmak. Zaten Ingilizcede eğer isim kullanılmıyorsa mutlaka onun yerine bir zamir kullanılır kuralı vardır.ile uyuşan. Önemlidir. Kısaltma yan cümlecikte yapılır. O halde cümlemiz kısaltılmış şekliyle.an” anlamı verilmiş olur.. ) “those” genelde çoğullar için kullanılır. “what” görüldüğü yerde “the things that”. ) Those Yapısı Bekleyen öğrenciler. ) Active cümlelerde Bir kompleks cümlede bir temel cümle ( main clauses ) ve bir ( veya birden fazla ) yan cümlecik (subordinate clauses ) vardır. Those who are waiting for you want to see you. bekleyen insanlar. ( Sıfat ve edattan oluşan bileşik bir edattır.(Yaptıklarınız söyledikleriniz ile tutarlı değil. Çünkü sadece ilgi zamiri kısaltılsa “. savunulabilir : hakverilemez. ( Olaylar bölgede meydana geliyor. ) Subordinate clauses: The events are occuring in the area..) Consist with: . ( Sizi bekleyenler sizinle görüşmek istiyorlar.an” anlamı verilemez. ) Diğer ilgi zamirleri konusundan özellikle “what” ve “those” kullanımını iyi bilmek gerekir..en. I don’t approve of the events occuring in the area. ) Bu cümleyi “Sizi bekleyenler sizinle görüşmek istiyorlar” şeklinde yazacak olursak. savunulamaz : haklı neden.ile tutarlı.. ( Bölgede meydana gelen olayları onaylamıyorum.an ) iken kısaltma: 1. Bu yüzden ilgi zamiri ile beraber “be” fiili de kısaltılır... ) Main clause: I don’t approve of the events. ( Sizin konuştuklarınız. .

) The visiting Germany PM.i onaylamak şeklinde ismin “i” –ki Ingilizcesi “to” dur. ( Dövülen çocuk. ( Atanan üyeler. ) The car sold ( Satılan araba.nın onaylamak diye söylenir. The children who making noise. Kısaltılmış haldeki cümlemiz şöyle olur: I don’t recognize the man killed. The method used ( Kullanılan metod. Main clause’dan kısaltılan olayların zamanı çıkarılabilir.Approve of: . ( Almanya’yı ziyaret eden Başbakan. Yani yukarıdaki ifadeler şöyle de yazılabilir: The working women ( Çalışan bayanlar. ) The language spoken ( Konuşulan dil.i tasvip etmek ( of: . Bununla birlikte böyle yapıda olan diğer fiilleri de öğrenmek gerekir. ) Kısaltılacak cümlede fiil “ing”li değilse bile kısaltılırken “ing” li yazılır. ) The women working ( Çalışan bayanlar. ) Geliştirceğimiz ipucu: Eğer bir cümlede bir ismin hemen sonrasında tek başına bir V3 varsa burada bir ilgi zamiri kısaltılmıştır demektir..nın demektir. ) The members appointed. Türkçe mantığının böyle olmasından dolayı KPDS’de gelebilir. Ama gerçek edatı “of” tur.. ) Kısaltmadan sonra yan cümlecik tek bir sıfat sözcüğü gibi başa da alınabilir. ( Arkadaşlarını döven çocuk. Demek ki kısaltılan bu yapılarda V3 tek başına passive anlamı veriyor... ( Konuşulan adam ) The boy beating his friend.. Ama yaygın kullanım yukarıdaki gibidir. ( Paketi gönderen memur. ) The demonstrating students.. ) 53 . ( Konuşan adam ) The man spoken.. Inglizce’de . ) The students demonstrating.haliyle söylenir. ( Almanya’yı ziyaret eden Başbakan. The children who make noise. ) The employee sending this pocket. ( Atayan üyeler.. ) Kısaltma yapılmış yan cümleciklerde olayların zamanı belirsizdir. ) Passive cümlelerde I don’t recognize the man who was killed. ) The boy beaten. Oysa burada kısaltma yapılırken “be” fiili cümleden atılıyordu.. Türkçe’de bu . ( Gösteri yapan öğrenciler. ( Ben öldürülen adamı tanımıyorum. ) The man speaking. .i onaylamak. ) The PM visiting Germany. ) The members appointing. ( Gönderilen memur. ) The employee sent. ( Gürültü yapan cocuklar. ( Ben öldürülen adamı tanımıyorum ) Bir yapının passive olabilmesi için mutlaka “be” fiili olmalıdır. ( Gösteri yapan öğrenciler. 2..

Bu sorunun cevabını şimdi öğrenelim: Böyle bir cümlede V3 olan ismin yanında olandır. Bunun için gerund ve V3 ‘ten önce olumsuzluk eki olan “not” yazmak yeterli olacaktır. İlgi Zamirlarinin kısaltılması konusunu pekiştirmek için birkaç örnek yazalım. İlgi zamirleri cümleciklerinin kısaltmasında ise ( ismi nitelediğinden ) mastar ismin hemen yanındadır. ) İlgi zamirleri cümleciklerinde şimdiye kadar yaptığımız kısaltmalar geçmişte veya şu an içinde olan olayları kapsıyordu. meydana gelmek Happen: Bu tür cümleleri çevirirken İlgi Zamiri cümleciğini daire içine alıp. We can’t approve of the events occuring in the region. Ayrıca bu karışıklık nasıl çözülebilir diye bir soru sormuştuk. ) Occur: Take place: olmak.ki bu gelecek zaman anlamı katıyor . ) İlgi Zamirinin kısaltmasından sonra geriye kalan ve passive’lik anlamını katan V3 . Yukarıdaki cümleyi bu açıklamaya göre yazdık. vukku bulmak. The teacher to give the course. ( Bölgede meydana gelen olayları onaylayamayız. ) Disperse = Dispel : dağıtmak Crowd : kalabalık Gather : toplanmak.ayırt etmiş oluyoruz. Bu nedenle “Simple Past” ve kısaltmadaki “Passive” yapısı karışıklığı doğuyor.. I haven’t received yet the letter sent. ) The information given as regards this was not true. Çünkü önemli bir konudur. The matter reported revealed his innocence. Diğeri ise çekime girmiş ve V2 olarak kullanılan fiildir. ismin önüne getirilebilir. kalan kısmı çeviririz. ( Polis toplanan kalabalığı dağıtmak zorunda kaldı. ( Verilmemiş olan bilgi doğruydu. Bu özelliği ile ilgi zamirleri cümleciklerinin kısaltmasındaki mastarı . Active cümlecikler için active mastar. düzenli fiillerin V2 ve V3 hallerinin birbirine eşit olmasından dolayı Passive durumdaki İlgi Zamirleri cümleciğinin kısaltılmasında Simple Past – kısaltmadaki Passive karışıklığından bahsetmiştik.( Bildirilen husus onun suçsuzluğunu ortaya çıkardı. İkisinin de anlamı aynıdır. Daha sonra İlgi Zamiri cümleciğini de çevirip. bir araya gelmek.e ilişkin The police had to disperse the crowd gathering. ) I haven’t received yet sent the letter ( Gönderilen mektubu henüz almadım. ( Buna ilişkin olarak verilen bilgi doğru değildi. Passive cümlecikler için passive mastar kullanıyoruz. Çalışırken en fazla egzersizin bu konuda yapılması gerekir. cümledeki isimden önce söyleyerek tüm cümleyi çevirmiş oluruz. Olumsuz yapıdan örnek verecek olursak. ( Önerilen fiatı kabul etmesi gerekti.Çoğu fiillerin ( düzenli fiiller ) birinci ve ikinci halleri birbirine eşittir. Veil : örtmek Reveal : ortaya çıkarmak He had to accept the price offered. anlamak İlgi Zamirlerinin kısaltmasında Active ve Passive yapılarının olumsuz yapıları da vardır. ) Regard: . bir sıfat sözcüğüymüş gibi aynı gerund’ daki harekete sahip olup. Bu karışıklık nasıl giderilebilir? Önümüzdeki ders öğreneceğiz. İsmin yanında olma özelliği ile Passive’lik anlamını veren V3 fiilini ayırd etmiş oluyoruz. ) Önceki dersimizde. ( Gönderilen mektubu henüz almadım. The information not given was true. ( Kursu verecek (olan) hoca ) Yapının ilgi zamiri kısaltması olduğu nasıl anlaşılacak??? Normalde bir cümlede mastar yüklemin hemen yanındadır.. 54 . Peki gelecek zaman için yapı nasıldır??? ***Not: Geleceğe yönelik kısaltmalarda mastarlardan faydalanılır.

The results of the election held last week were not announced. kurmak The students to go abroad. yapmak. Gelecekteki olayları da kısaltırken mastarlardan faydalanıyoruz. yapmak.( C. ( Öldüren adam. Be to: Inglizce’de “be to” kalıbı üç yerde kullanılmaktadır.. held ) tutmak. Burada “being” kısaltıldığı için yazılmıyor. ... ( Yurt dışına gidecek (olan) öğrenci. ( Öldürülecek adam. ) The man killing.. ( O gelecek yıl yapılacak (olan) seçimde aday olmayacak. ) The passengers to get on the plane. ( Görevim Ingilizce öğretmektir. ) Yalnız ikinci kullanımda “be to” ifadesi “have to” dan farklı olarak bir “yor” anlamı içerir. 55 . duyurmak : seçim : (held.. “to be done” olarak passive yapıda kullanılmış olan mastar ise isimden hemen sonra kullanılmıştır.. ) Construct : inşa etmek. Yapıyı bu şekilde görüp. ( Öldürülecek (olan) adam.. Bu nedenle normal olarak kullanılan mastardır.B’nı Romanyayı ziyaret edecek. ) Aslında “öldürülen adam” ifadesinde de bir “gerund” vardır. ( Arkadaşlarımız tarafından yapılacak (olan) partiye katılmak istemedim. ) The man to be killed. ) The man to kill. taşımak The man to see you is a doctor. Peki mastar neden “..acak ( Shall=Will ): The President is to visit Romenia. ( Ülkemi terk etmem gerekiyor. çeviriyi yapmak çok önemlidir. ) I didn’t want to participate in the party to be done by our friends. . ( Toplantıya katılacak olan üyelerin mümkün olan en kısa zamanda bana başvurmaları gerekir. ) The man killed. ( Uçağa binecek (olan) yolcular. 1-) . ) 2-) Gerekir ( have to) : I am to leave my countyr. ) The bridge to be constructed ( İnşa edilecek (olan) köprü. ( Öldürülen adam. durmak ( önünde bir aktivite ile “yapmak” anlamına gelir ) He will not become a candidate in the election to be held next year. ( Yürütülecek (olan) proje. Bu cümlenin Ingilizcedeki normal yazılımı “the man (being) killed” şeklindedir.acak” anlamını veriyor? Bunun cevabı “Be to” kalıbında saklıdır. Bu durumda kısaltmalarda ister aktif ister passif olsun. ( Öldürecek adam. yürütmek. ) The project to be conducted. şu an ve geçmişteki olaylarda “gerund”dan faydalanıyoruz. ( Sizi görecek (olan) adam doktordur. ) The man to kill ( Öldürecek (olan) adam ) The man to be killed. ( Geçen hafta yapılan seçimlerin sonuçları ilan edilmedi... ) Conduct : götürmek.ecek. ) 3-) . ) Not: Dikkat edilirse “to participate” mastarı yüklemden sonra gelmiştir.ecek.mektir: My duty is to teach English. ) Announce Election Hold : ilan etmek. O zaman bu mastar gelecek zaman anlamını veren mastardır diyoruz. The members to participate in the meeting should apply to me as soon as possible.

) The students who are to participate.dığı” anlamını vermek zordur... ( Katılacak olan öğrenciler. The man to get out off the bus. the second” gibi bir sıra sayısı veya “the most” gibi superlative yapı var ise mastar . Not: Mastarların kısaltma yapısında mutlaka bir tümleç olmalıdır... ( Otobüsten inecek adam ) The first man to get out off the bus.cak” eki “. the only. ) The price they asked was to high ( Onların söylediği fiat oldukça yüksekti.cek.) I didn’t received the document he sent.. ) 56 . Kısaltılmış bu yapıları görmek ve çevirirken “.. gelecek zaman yerine geçmişi vurgulayacaktır.en. İkinci kullanımda ilgi zamiri kısaltmasını yaparsak. KPDS’de bu ayrıntı sorulmaz. ) 2.. ( Onun gönderdiği mektup kayboldu..acak” anlamını vermektedir.dığı ) İken Kısaltma 1. İki kullanımda “.Non-Defining ( Tanımlanmayan ) Yapılarda: Non-Defining yapılarda kısaltma yapılamaz.. ) Önemli Bir Not Eğer İlgi Zamirinin nitelediği isimden önce “the first.. ( Dün gördüğüm kardeşiniz çok sempatikti.. Your brother .ecek.. Daha çok cümlenin anlamına bakarak uygun düşen ifadeyi kullanıyoruz. seems very sempathic. .. ) The letter he had sent was lost. ..Yani çeviride “.. ) Birinci cümlede “will”. ikinci cümlede “be to” kullanılmıştır. the last. birinci kelimeden sonra virgül olmadan bir şahıs zamiri veya bir isim gelmişse burada mutlaka bir İlgi Zamiri kısaltması vardır demektir. ilgi zamiri ile birlikte be fiili de çıkartılacağından sadece mastar kalmış olur ve bu da “. . We couldn’t decided on the matter they put forward.. İlgi Zamirinin nitelediği “man” isminin önünde bir sıra sayısı olduğu için geçmiş vurgalanmış oldu. The country not to be represented. ( Otobüsten ilk inen adam ) İkinci cümlede. ( Onun gönderdiği mektup kayboldu. ( Katılacak olan öğrenciler.“Be to” ifadesinin bu şekilde üç farklı kullanımı vardır. who(m) I met yesterday. ( Onun gönderdiği belgeleri almadım.. Çünkü Inglizce’de iki isim yanyana gelmez. ) Defining ( tanımlanan ) Yapılarda: The letter which he had sent was lost. The students who will participate.acak” anlamını verir.ecek.an” ekine döner. Kullanımın hangi yapıda olduğunu çerçeveden çıkarıyoruz.. ) Defining yapılarda kısaltma yapılırken sadece İlgi Zamiri atılır. Geliştirilecek İpucu: Bir cümlede. (Onların ortaya koyduğu konuda karar veremedik. ( Temsil edilmeyecek ülke. Nesne Durumunda ( ... .

which dissappointed his parents.) yapıyı diğerlerinden ayırır.. leading to welfare. ( Öldürülen tek adam. which will be difficult. Ingilizce ifadesinde cümlede ilgi zamirinden önceki virgül (. the’yı sona alır. ( Sunulan son rapor.. ) Ahmet was student to leave the classroom. bütün ( sayılamayanlarda kullanılır. ( Sınırı geçmemiz gerekecek ki bu da çok zordur. ( O yine başarısız oldu ki bu da tüm aileyi üzdü. İlgi Zamirlerinin Kısaltmaları İle İlgili karışık Örnekler İt was difficult to arrange a date which was convenient for everyone. ( Temsil edilmeyen tek ülke. “which” kendisinden önceki bir ismin yerine değil de bir cümleciğin yerine kullanılır. ( Hükümet eğitime yatırım yaptı ki bu da refaha yol açtı. İnvestiment: yatırım Lead to: . Not: Test çalışmalarında connective yapısının kısaltması virgülden sonraki fiil boş bırakılarak çok sorulur. ) The only man to be killed. ) He was rude to the customer officcer. ( Ahmet sınıftan ayrılacak öğrenciydi. ) The report to be submitted. ( Ahmet sınıftan ayrılan son öğrenciydi. ( Sunulacak rapor.. ( Öldürülecek adam. ) Kısaltılması: He failed again. which made things force. ( Herkes için uygun olan bir tarih bellirlemek zordu. ( Gümrük memuruna kaba davrandı ki bu da işleri zorlaştırdı. ) Bu kullanımda “which”. ) Ahmet was the last student to leave the classroom.e yol açmak Whole: tüm. ) Arrange: ayarlamak. upsetting the whole family. ) He failed again. ( Hasta tedaviye cevap vermedi ki bu da tüm doktorları hayal kırıklığına uğrattı. düzenlemek. ) The man to be killed. ). Türkçe’de bu ifade iki ayrı cümle ile söylenir. dissappointing all doctors. We will have to across the frontier. ( O yine başarısız oldu ki bu da anne-babasını hayal kırıklığına uğrattı. bütün ( sayılabilenlerde kullanılır. ben şöyle çeviriyorum: O yine başarısız olarak tüm aileyi üzdü. The goverment made investment in education. Ayrıca tek virgül olduğu için ilgi zamirinden önceki isim özel isim de değildir. Bu özellikleri ile diğer yapılardan ayırt edilir.. Hasta tedaviye cevap vermeyarek tüm doktorları hayal kırıklığına uğrattı. ) The last report to be submitted. ). Bu yapıda “that” kullanılamaz. the whole) All: tüm. He failed again. ). which upset the whole family.ki bu da” olarak çevrilir.The only country not to be represented. ilgi zamiri “he failed again”in yerini almıştır. ) Connective Relative Pronouns Bu yapıda sadece “which” kullanılır. Hükümet eğitime yatırım yaparak refaha yol açtı. belirlemek 57 . all the ) The patient didn’t respond to treatment. ( O yine başarısız oldu ki bu da tüm aileyi üzdü. Çeviride de “. Bu tip cümleleri Aktif yapıda olduğu için kısaltmada gerund kullanıldı. the’yı başa alır.

durdurmak Spy: casus Confess to: itiraf etmek We had to give up the research which we have already undertaken. Ama ismi nitelemezler. sağlamak We have to find new alternative energy resources to be used instead of fossil-fuel.. expected to be 20 %. 58 . fosil yakıtları yerine kullanılacak yeni bir alternatif enerji kaynağı bulmak zorundayız. bir isim ile kullanılıp o ismin anlamını tamamlayan kelime gruplarıdır.. ) Protect: korumak Protection: koruma Expect: ummak. ilgi zamirinin nitelediği isimden önce söylenerek yapı çevrilmiş olunur.. applied to the police for protection. ) Arrest: tutuklamak. Sonrasında sıfat cümleciği. elverişli İnconvenient: uygun olmayan Treat: davranmak. ) Already: halıhazırda. Çünkü ismi niteleyen sıfatlardır. tedavi etmek Threaten: tehdit etmek Threat: tehdit İlgi Zamirlerinin olduğu komplex cümleleri çevirirken ilk önce sıfat cümleciği gözardı edilerek kalan yapı çevrilir. with whom I have been working for long. Daha sonra sıfat cümleciği çevrilir..( Uzun süredir beraber çalışmakta olduğum meslektaşım istifasını vermeye karar vermiş. ) Resource: Source: İnstead of: İn place of: Renewable: kaynak kaynak . -cek yerde yenilenebilir PREPOSİTİONS Türkçe ile batı dilleri arasındaki en büyük farklılık edatların kullanımındadır. -cek yerde .mış bile( tek başına kullanıldığında ). tek başlarına kullanılmayan. ( % 20 olması beklenilen enflasyon oranı belirlenen hedefi geçmiş bile. belirlemek Envisage: syn envision Target: hedef The information we have obtained was not reliable. Tanımından da anlaşılacağı gibi edatlar. daha önce ( bağlantılı cümlelerde ) Research: araştırma Undertaken: üstlenmek My colleage. whose life has been threatened. beklemek Except: hariç.Convenient: uygun. Inglizce’de edatların kullanım yeri ismin yanıdır. has already passed the target envisioned. has decided to give in his resignation. öngörmek. ( Biz. bu şekilde çevirerek sık egzersiz yapmak süratlı anlama alışkanlığını geliştirecektir. Komplex cümleleri. Türkçe’de edatlar hangi ismi etkilerse o ismin sonrasında gelir. ( Daha önce üstlendiğimiz araştırmayı bırakmamız gerekti.nın yerine.( Elde etmiş olduğumuz bilgiler güvenilir değildi) Reliable: güvenilir Obtain: elde etmek. tedavi etmek Threaten: tehdit etmek Threat: tehdit The inflation rate.nın yerine .. Edatlar isim ile beraber kullanıldıklarından Ingilizce’de üç kullanım yerleri vardır.. Ingilizce’de ise edatlar isimden önce gelirler. The man who was arrested finally confessed to being a spy. . dışında Treat: davranmak. ( Yaşamı tehdit edilen bakan koruma için polise başvurdu. ) Colleague: meslektaş Give in: vermek ( verilen soyut bir şeyse “give” nesneye “in” edatı ile geçiş yapar ) Counterpart: karşı taraf ( bakanlar için ) The minister. ) Envision: göz önüne almak. ( Tutuklanan adam sonunda bir casus olduğunu itiraf etti.

..den sonra Before: ... Basit Edatlar In: içinde ( sabit durumda ve dışında olmayan ) At: .de.e yakın Next to: . ( somut olarak ) Out of: . .dan ( soyut olarak ) Beyond: ötesinde Behind: arkasında Beneath = below = underbeneath: altında Beside: .1......den.e kadar Near: . ...sız Of: .. İn spite of: Despite: Due to Owing to On account to: Because to İn view of ..... ) By: ile. ... tarafından.. Biz.nın yakınında...e ilişkin With regard to About 59 .. “of” olarak telafuz edilir.. Çünkü edatların Inglizce’deki kullanımı Türkçe ile terstir.den başka. .. . .. yukarıda Down: aşağıya.. deyimselleşmiş kalıplarda.da Into: içinde ( hareket olduğunda ) On: üzerinde ( statik olarak ) Onto: üzerinde ( dinamik olarak ) Under: altında Up: yukarıya..) Komplex Edatlar KPDS’de bu edatlardan bir-iki soru geliyor.nın ( telafuzu hafif bir “v” sesi iledir ) Off: haricinde...... fazla” anlamını katar....den önce With: ile Without: . aşağıda After: .nın yanına.) İsimler ile for money 2.. dışında ( tek başına kullanılmaz. sıklıkla görülen yüze yakın edatları basit ve komplex olmak üzere iki gruba ayırarak öğreneceğiz. bitişiğinde Like: gibi Unlike: aksine As: olarak From: .e rağmen . Bu kullanımda artık edat değildir. Regarding Concerning As regards: .) Zamirler ile for them 3.dan..den..den dolayı KPDS’de genelde bu iki gruptan soru gelmektedir.) Gerundlar ile for learning Bir cümlede çeviri yaparken edatların etkilediği ismi bulmak problemlidir.nın yanında Over: üstünde ( temas olmadan ) “over” bir önek olarak kullanılırsa sonrasındaki kelimeye “aşırı. 1.

nesne ve tümleç durumundan biri ile kullanılabilirler....nın yerine.den önce .dışında From the point of view of İn terms of With regard to For my part As far as I am concerned As well as İn addition to Besides Appart from bakımından bana göre ayrıca.nın aksine hem... Önce mantığını kavramak gerekir.e oranla bana göre yoluyla vasıtasıyla except of:. itibariyle..... .... bakımından.hem. Bunu İnglizce'deki cümle kuruluşu üzerinde gösterecek olursak. yanısıra NOUN CLAUSES Sıfat Cümlecikleri kadar zor olmayan ama önemli bir konudur.İn case: İn the event of İn terms of: With respect to: According to: İn addition to: İnstead of İn place of Rather than: Apart from: Prior to Before Unlıke İn contrast to Different from As well as: İn relation to İn proportion to For my part: By way of: By means of: Except = .. Bu durumda isim bir kelime ile değil de bir cümlecik ile ifade edilmiş olur.e göre ( kıyaslamada ) .e ilaveten ..durumunda..den başka ..e göre ( görüş belirtirken ) .den ziyade . Demek ki Noun Clauses'lar ( ismin yerine kullanıldıklarından ) da bir complex cümlede özne. bir sıfat sözcüğü gibi bir cümlecik tarafından niteleniyordu.. ... yanısıra .... Başka bir değişle bir ismin kullanılabildiği her yerde bir Noun Clauses kullanılabilir. açısından .cek yerde . Bir cümlede isimler özne... 60 .. nesne veya tümleç olarak kullanılabilirler. .hariç. Sıfat Cümleciklerinde bir isim....dığı taktirde...... Noun Clauses'larda ise kullandığımız isimler ( veya zamirler ) bu cümlecikten etkilenirler.

Question Word: Tüm soru kelimeleri isim cümleciklerinde bağlaç olarak kullanılabilir. Örneğin bu cümleye sorarsak. Orijinal kullanım da ikinci kullanımdır. ( Onun suçunu itiraf edeceği açıktır. I know his failure. Bu bağlaçların anlamları farklı ama kullanılış biçimleri aynıdır. Sıfat cümlecikleri de dahil bu konuyu işlerken temel cümle.. 1. İngilizce'de asıl kullanım ikinci dediğimiz kullanımdır. Birinci kullanımda özne sona alındığı için çekili fiile bir özne gerekliliğinden "it" özne olarak kullanılmıştır. THAT Daha önce de söylendiği gibi Noun Clauses'lar ( NC ) complex bir cümlede üç durumda kullanılabilirler.) Yalnız bu çeviri konuşma dili için geçerlidir. What is clear? That he will confess to his guilt ( Onun suçunu itiraf edeceği ) şeklinde cevap alırız. Bağlacın anlamını "ki" olarak değil de cümleciğe yükleyerek çeviririz. ) 61 . ( Ben onun başarısızlığını biliyorum. İkinci kullanımda ise özne asıl yerine çekileceğinden artık "it" kullanımına gerek yoktur.ip . yan cümlecik gibi kavramları da göreceğimizden bunlara hakim olmak gerekir. Olaya tek yönlü bakar. İsim Cümlecikleri İle Kullanılan Bağlaçlar İsim cümlecikleri ile üç tür bağlaç kullanılr. Whether: . Burada "it" asıl öznenin yerini tutar. Bu şekilde cümlemiz. Dolayısıyle bu cümlecik bir noun clause olmuş olur ve nesne durumunda kullanılmış olur. O ve tümleç durumundan biri ile ifade edilebilir. Bu açıklamalardan sonra artık cümlemizi şu şekilde çevirebiliriz: Onun başarısız olduğunu biliyorum. Ama zor olduğu için birinci kullanım daha yaygındır. ( Biliyorum ki o başarısız olmuştur. Bu durumda NC’ların özne olarak kullanımı iki farklı şekilde yazılabilir.S VO Tümleç Bu cümle yapısında bir noun clause S. Not: Yan cümleciklerin türkçeye çevrilirken öznenin "ın" eki alarak çevrildiğini hatırlayınız. "or not" ile beraber de kullanılabilir) 3. "failure" ismi yerine "he has failed" ( O başarısız olmuş ) cümleciğini kullanabiliriz. Bu nedenle en sık kullanılan "that" i önce iyi öğreneceğiz. Bu isim yerine bir cümlecik de gelebilir.. Bu nedenle yukarıdaki cümle kuruluşunun bir alternatifi de vardır. bu bir isim cümleciğidir ve özne durumunda kullanılmıştır diyebiliriz. ( Onun suçunu itiraf edeceği açıktır. ) 2. ) Bu cümledeki "failure" ( başarısızlık ) kelimesi isimdir ve cümlede nesne konumunda kullanılmıştır. Ancak burada iki cümlecik olduğu için bu iki cümleyi bağlayacak bir bağlaca ihtiyacımız vardır. Şimdi yukarıdaki cümleyi bu açıklamaya göre yazalım: It is clear that he will confess to his guilt. ) That: ki ( En çok kullanılan bağlaçtır. ) That he will confess to his guilt is clear. İngilizce'de normal bir cümlede özne cümlenin başındadır. It is clear that he will confess to his guilt. Yazı dilinde ve sınavda kesinlikle böyle çevirmiyoruz. ( Onun suçunu itiraf edeceği açıktır. I know that he has failed. ) Özne durumundaki NC'lar "what" sorusuna cevap verirler. "that" in kullanımı iyi çözülünce sistem aynı olduğu için diğerleri de rahat bir şekilde anlaşılır. Şimdi bunları madde madde inceleyelim: A ) Özne Olarak İsim Cümlecikleri Bu yapıda genelde formülsel olarak cümle şöyledir: It is + ( sıfat ) that + NC Böyle bir cümle kuruluşu görüldüğünde.imediği ( Olaya ikili bakar.

yükleme kimi. ( Bu meselenin üstesinden gelmek çok zordu. kime. Bu yapının tek kullanımı vardır. Nesne harektinin her iki cümlede aynı olduğuna dikkat edininiz. It is difficult that he will give it up. Demek ki formüldeki sıfat yerine bir gerund veya bir “V3” de kullanılabilir. Cümlede nesne konumunda bir isim yerine bir isim cümleciği kullanılır. B ) Nesne Olarak İsim Cümlecikleri Bu yapıda isim cümlecikleri nesne konumundadır. ) The judge decided this. ( Onların barış görüşmelerine yeniden başlayacakları beklenilmektedir.( Onların mevzuda hemfikir olduklarını öğrendik. İsim cümleciği özne durumundaki gibi hareket edemez. ( Onun kaçışı şaşırtıcıdır. neye sorularını sorarak bulabiliriz. ( Benim avantajım üç dili konuşabilmemdir. ) That he will give it up is difficult. ( Dünyamızın yuvarlak olduğu biliniyor. KPDS'de cümlelerin % 90'nı bu yapıdadır. ( İnancım sizin bu sorunu aşacağınızdır. özne. ) Resume: yeniden başlamak ( restart ve rebegin kelimelerinin yerine kullanılır.3 soru gelebilir. ) Böyle cümleleri "vazgeçmesi" şeklinde de çevirebiliriz. KPDS'de çok geçer. ) My belief is that you will get over this problem. My father is an engineer. Ingilizce'de "be" ve "become" ( olmak ) fiillerinden sonra gelen kelimeler tümleçtirler. Ayrıca yine biliyoruz ki sıfat cümleciklerinin kısaltmasında eğer aktif ise "gerund" eğer passive ise “V3” kullanılıyordu. ( Onun ondan vazgeçeceği zordur. Birinci cümlede ise cümlenin nesnesi bir isim cümleciğidir. ) It is + Sıfat formülünde kullanılan sıfat yerine daha önceki bilgilerimizden biliyoruz ki sıfat cümlecikleri de kullanılabilir. We learnt that they had agreed on the matter. yargılamak C ) Tümleç Olarak İsim Cümlecikleri Tümleçler. şüpheli suçsuz. ) That we overcame this issue was very hard. masum hakim.Her iki kullanımda da anlamı aynıdır. Zaman uyumuna dikkat etmekle beraber daha sonra detaylı olarak öğreneceğiz. It was very hard that we overcame this issue. ) Get over: üstesinden gelmek 62 . ( Hakim zanlının masum olduğuna karar verdi. It is expected that they will resume peace talks. ( Benim babam bir mühendistir. yüklem ve nesne dışında cümleyi tamamlayan yapılardır. neyi. ( Hakim buna karar verdi. ) It is known that our world is round. ( Bu meselenin üstesinden gelmek çok zordu. Direk olarak da 2 . The judge decided that the suspect was innocent. ) That they will resume peace talks is expected. ) Nesne yapısındaki isim cümlesini. ) My advantage is that I can speak three foreign languge. ) Bu yapılarda iki cümlecik olduğu için haliyle zaman uyumu da aranmalıdır. ( Onun ondan vazgeçeceği zordur. ( Onların barış görüşmelerine yeniden başlayacakları beklenilmektedir. ) It is surprising that he has escaped. Şimdilik sadece gramatikal boyut ile uğraşacağız. Suspect: İnnocent: Judge: zanlı. ) Dikkat edilirse ikinci cümlede nesne "this" dir ve tek bir kelimeden oluşmuştur.

kaç ( Sayılamayanlar için ) How long: ne kadar ( zamanı sorar ) How far: ne kadar ( mesafeyi sorar ) How often: ne kadar ( frekansı sorar ) İsim cümleciklerinde QW'ların kullanımını. ) Corrupton: bozulma. nereye When: ne zaman Who: kim Whom: kimi. normal soru cümleleri ile karıştırmamak gerekir.. ) No one knows whether they live in the country or not. Whether he has ratified the bill is not known. Not: Cümlede özne konumunda olan isim cümleciği başa alınırsa bu kullanımda bağlaç olarak "If" kullanılamaz. ) Not: Gramatikal olarak isim cümleciklerinde bağlaçlardan sonra daima bir özne vardır.. Bir soru cümlesinde QW'lar daima cümlenin başında söylenir ve cümle sonunda soru işareti vardır. kime From whom: kimden With whom: kiminle To whom: kime (to whom it may concern: ilgili makama) Whose: kimin Which: hangi How: nasıl Why: niçin How many: kaç tane.e bulaşmak ( daima nesneye in ile geçer. It is not known whether he has ratified the bill. ( Onların iddiası bakanın yolsuzluğa karışmasıdır. Genellikle "or not" ifadesi parantez içinde verilir.. yolsuzluk Whether = If "..ip . ) My doubt is whether they will stay or not.. ) Get involve in: . ( Onların ülkede yaşayıp yaşamadıklarını kimse bilmiyor.imediği" anlamında olup. Soru Kelimelerinin İsim Cümleciklerinde Bağlaç Olarak Kullanılması Questıon Words ( QW ) What: ne Where: nerede. ne kadar. Soru sözcüğü olsun 63 . bazen "or not" ile de kullanılabilir. ( Onun yasa tasarısını onaylayıp onaylamadığı bilinmiyor. olaya iki yönlü bakan bir bağlaçtır. ( Benim kuşkum onların kalıp kalmayacağıdır.. ne kadar. Anlamı aynıdır.. ) Ratify: Specify: Approve of: onaylamak Notify: Yukarıdaki cümleyi ( isim cümleciği özne konumunda olduğu için ) şu şekilde de yazabiliriz. kaç ( sayılabilenler için ) How much: kaç tane. Bu bağlacın değişik konumlu isim cümleciklerindeki kullanımını görelim. ( Onun öneriyi kabul edip etmediğinden emin değilim.Their claim is that the minister got involve in corruption.. I am not sure whether he has accepted the offer. Bu bağlaç.

veya olmasın bir soru cümlesinde yardımcı fiil vardır ve özneden önce yazılır. ( Onun nereye saklandığı bilinmiyor. ) Zaman uyumunda temel cümle ve yan cümle arasında bir zaman uymu vardır. Where he hides is not known ( Onun nereye saklandığı bilinmiyor. Eğer böyle bir cümlede soru formu oluşturulmak istense bu değişiklik yan cümlecikte değil. a) Özne olarak. ) Obvios: belli. Complex bir cümlede yan cümlecik soru formu ile kurulamaz. 64 . Şimdi QW'ların isim cümleciklerinin her üç yapısında kullanımını görelim. Anlamdan temel cümlenin ve yan cümlenin zamanını çıkarabilmek gerekir. ( Onun suçu nasıl işlediği bilinmiyor ) Was not known Was unknown bilinmiyor. Dikkat edilirse QW'dan sonra cümle sonuna ? konulmamıştır. Ayrıca yardımcı fiil özneden önce yazılmamıştır. İt was not known how he had committed the crime. İt is not known where he hides. İs it not known where he hides? ( Nereye saklandığı bilinmiyor mu? ) Özne olarak kurulmuş bir isim cümleciğinde özne hareketini hatırlayarak cümlemizi diğer alternatifi ile yazalım. I don't know where he is working now. What can I do for you? ( Sizin için ne yapabilirim? ) Where are you going? ( Nereye gidiyorsun? ) When will you come back? ( Ne zaman döneceksiniz? ) How long will you be staying here? ( Burada ne kadar süre kalacaksınız? ) Soru cümlelerini. ) İt was uncertain how long they would stay there. temel cümlede yapılır. Bazen bu kural konuşma dilinde ihmal edilse de cümlenin soru olduğunu hissettirecek bir vurgu mutlaka vardır. öncesi sonrası durumunu iyi bir şekilde irdeleyip sonuca gidebilmek gerekir. ( Onun şimdi nerede çalıştığını bilmiyorum. ) Bu complex cümleyi soru yaparsak. ( Onun ne yapacağı belli değil. Burada önemli bir özelliği de hatırlatmak gerekiyor. meçhul b) Nesne Olarak. Bunun çevirisi değil de inglizce mantığı önemlidir. ) Hide: saklanmak Bu kullanımda QW'un bağlaç niteliğinin görülmesi gerekir. ( Orada ne kadar kalacağı belli değildi. İs where he hides not known? ( Onun nereye saklandığı bilinmiyor mu? ) İt is not obvious what he will do. Zaman tespitinde hem temel cümlecikte hem de yan cümlecikte olan zaman sözcüklerine dikkat etmek gerekiyor. QW'ların soru cümlelerindeki konumu ve soru cümlelerinde ?'nin kullanımını hatırlanarak yapılabilir. Geçmişteki olay. QW'ların bağlaç olarak kullanıldığı isim cümlecikleri ile bu şekilde ayırabilmek gerekiyor. Bu da yardımcı fiilin kullanımı. apaçık Obviousness: besbellilik Cümlelerdeki zaman uyumuna da dikkat etmek gerekiyor. O zaman "where" bağlaç olarak kullanılmıştır diyoruz.

mesi. ( Her iki taraf bir anlaşma imzalamış olduklarını bildirdiler ) Announce: bildirmek.. Ben Ali'nin burda olmasını istiyorum.acak" anlamı katıldığına dikkat ediniz. Ayrıca "bir cümledeki her ismin yerine bir NC gelebilir" özelliğinin hatırlayınız..meye can atmak It is expected that the embargo will lifted next year. . Doktor O'na dinlenmesini söyledi. Our doubt is who killed the man.. Bu yüzden de temel cümlecik kısa olur. ) c) Tümleç Olarak.. ( Bu olayın nasıl oluştuğunu öğrenemedik .. gibi. Cümle olarak örneklersek..) She didn't decide where we had to meet. ( Ben bu hediyeyi geçen yıl İtalya'dan aldım..) Aşağıdaki Fiillerden sonra İstemek Fiilleri: Desire Request Ask Beg 65 . ( Ambargonun gelecek yıl kaldırılacağı umuluyor ) İt was climed that the minister had embezzled money.ması" şeklindedir. Eğer bu fiiller temel cümlede kullanılırsa mutlaka yan cümlecikte SM kullanımını isterler.. ( Şüphemiz adamı kimin öldürdüğüdür. Soru: Böyle cümlelerde neden temel cümlecik kısadır? Bunu bir örnekle açıklayalım: I bought this present last year in İtaly. 1. No one knows how this problem can be resolved. . Cümlemizdeki "the present" isminden sonra bir NC yazarsak. zaman ve yer zarfları NC'a ait olacağından cümle sonuna atılır. ( Sonuçların negatif olabileceğinden korktuk ) Fear: korkmak Fearless: korkusuz It is said that he can be detained. ( Kimse bu problemin nasıl çözülebileceğini bilmiyor ) Subjunctive Mood ( İstek kipi ) Türkçe'de dilek kipi "..We couldn't learn how this event happened. ( O nerede buluşmamız gerektiğine karar veremedi. ) Bu cümlemizin öğelerinin Özne+Yüklem+Nesne+Tümleç ( Zaman zarfı+yer zarfı ) şeklinde sıralandığına dikkat ediniz. ilan etmek We feared that the results could be negative.ecek. Bunların sayısı 15'tir.. ( Bakanın zimmetine para geçirdiği iddia edildi ) Embezzle: zimmete para geçirmek The two sides announced that they had signed an aggrement. Bu fiilleri kolay olsun diye grup halinde yazacağız. ) I am anxious to know how much he earns by month. İngilizce'de Subjunctive Mood ( SM )'un kullanıldığı belli fiiller vardır. ( Aylık olarak ne kadar kazandığını öğrenmeye can atıyorum ) Anxious: endişeli Anxious + full İnfinitive: . ( Onun gözaltına alınabileceği söyleniyor ) ***Not: Modal'ların ( Özellikle "can ve may" ) bağlaç ile aktarıldığı zaman çevirisinde bir ".

I insisted that my son ( should ) be a doctor.. I advised her that she have breakfast early. KPDS'de bu fiil boş bırakılarak sorulur.. .. Bunlar temel cümlede olduklarında mutlaka dilek kipi kullanılmalıdır. ) Görüldüğü gibi "should" un kullanılmaması durumunda sonrasındaki fiil çekilmemiş gibi görünür. Boş olan yere ne gelmelidir? a) have b) has c) had d) to have e) has had "have" doğru cevap olur...breakfast early. SM yapısını Türkçe'ye çevirirken "should" un gerekir anlamı yerine Türkçe'deki dilek kipi anlamı olan "... iyi öğrenmek gerekir. Bu nedenle yukarıdaki cümleyi şu şekilde de yazabiliriz: The doctor recommended that he rest as much as possible. Önemlidir.... İnsist: Prefer: Require: Order: Move: ısrar etmek tercih etmek gerektirmek emretmek hareket etmek ( pek kullanılmaz. ) İngilizce'de bu fiiller dilek kipini gerektirirler. Yani olsa da olur olmazsa da. The doctor recommended that he should rest as much as possible. Yani "bare infinitive" olarak kalır. Çünkü temel cümlecikte "advise" fiilinin olmasından dolayı yan cümlecik yapısı SM olmalıdır. The committee requested that the documents ( should ) be summitted until tomorrow. ( Komite belgelerin yarına kadar sunulmasını istedi.. Yalnız "should" un kullanılması obsiyoneldir.. ) Aşağıdaki sıfatlardan sonra SM kullanılır Sıfatlar NC'ların özne yapısında kullanıldıklarından bu maddede sadece NC'ların özne yapısı olacaktır.mesi.. ( Doktor O'na mümkün olduğu kadar dinlenmesini tavsiye etti. Bu nedenle asıl olması gereken "should have" dir.. ) I advised her that she ... SM' un kullanıldığı en önemli sıfatlar şunlardır: Önemli Sözcükleri İmportant Crucial Vital Significant ( anlamlı ) Gerekli Sözcükleri Necessary 66 .Urge Demand Önermek Fiilleri Recommend Advise Propose Suggest Geri kalan beş fiil bir grup halinde verilemiyeceğinden ayrı yazacağız. "should" un kısaltılması formuna dikkat etmek gerekir.. "should" kısaltıldığından doğru cevap "have" olur. ( Oğlumun bir doktor olmasında ısrar ettim ) ***Not: Dilek kipinin yan cümlecikte kullanıldığına dikkat ediniz. ( Erken kahvaltı yapmasını önerdim ) 2.ması" şeklinde çeviririz. ( Doktor O'na mümkün olduğu kadar dinlenmesi gerektiğini tavsiye etti ) İngilizce'de SM yapısında sadece "should" kullanılır. Çok dikkatli olmak gerekir..

empoze etmek. tahliye etmek 67 . anlamı var ve karıştırılabilir diye KPDS'de çok geçen bir kelimedir) Cümledeki "measure" isminden sonra kısaltılmış bir RP cümleciği olan "taken" ı ekleyip cümlemizi tekrar yazalım: İt was reported that the plain had taken off one hour later due to the in adequancy of measure taken. ) It is essential that our environment be protected.. (Kurtarma ekibi felaket bölgesinin derhal boşaltılmasını önerdi ) ***Not: Dilek kipinin kullanımını ( Should'un kullanımını ) hatırlayınız.) It is estimated that the economic sanction impossed on Serbia can not be lifted in the near future.. İmpose: im: içine. ( Onun sıkı çalışması gerekir. Rescue: Evacuate: kurtarma(k) boşaltmak. uygulamak. Conserve: korumak Örnek Noun Clauses ve Relative Pronouns Cümleleri It is estimated that the economic sanction can not be lifted in the near future.. pose: bırakmak. uygulamak ***Not: KPDS'deki cümlelerin büyük bir çoğunluğu bu yapıdadır. (Alınan önlemlerin yetersizliğinden dolayı uçağın bir saat geç kalkmış olduğu rapor edildi ) The rescue team suggested that the disaster area ( should ) be evacuated immediately. maruz bırakmak.e empoze etmek. Expose: dışarıya bırakmak. Bu açıklamaya dayanarak cümledeki "sanction" isminden sonra onu niteleyecek bir RP cümleciği yazarak cümlemizi çevirecek olursak. düzenlemek Oppose: karşı koymak Prepose: önceye bırakmak Bu kelimeler de KPDS için çok önemlidir. ( Önlemlerin yetersizliğinden dolayı uçağın bir saat geç kalkmış olduğu rapor edildi ) Take off: havalanmak Due to: .İmperative ( zorunlu ) Mandatory ( zorunlu ) Essential possıble İnglizce'de bu sıfatlar kullanıldıklarında dilek kipi gerektirirler It is necessary that he ( should ) work hard. elverişli Adequancy: yeterlilik İnadequancy: yetersizlik Measure: tedbir. ( Çevremizin korunması temeldir. Expose: ex:dış. İmpose:içine bırakmak.den dolayı Adequate: yeterli. İt was reported that the plain had taken off one hour later due to the in adequancy of measure. Pose Bırakmak. pose: bırakmak. uygun. KPDS'de çok sık geçer ) Bir cümlede bir ismin yanına her zaman için onu niteleyecek bir sıfat yazılabilir. tutmak anlamında olan bu kelime kökünden bir çok kelime türetilmiştir. önlem ( ölçme(k). müeyyide ( Önemli bir kelimedir. Relative Pronouns ( RP ) bilgilerimizden de biliyoruz ki bir sıfat cümleciği ( RP ) bir sıfat kelimesinin yaptığı görevi bir cümlecik olarak yapabilir. ( Sırbistan'a uygulanan ekonomik yaptırımların yakın gelecekte kaldırılamayacağı tahmin ediliyor ) İmpose on: .. ( Ekonomik yaptırımların yakın gelecekte kaldırılamayacağı tahmin ediliyor ) Sanction: yaptırım. Böyle cümleleri iyi çalışmak sınavda büyük kolaylıklar sağlar. Repose: dinlenmek Compose: birleştirmek Dispose: sıralanmak. Preserve. ) Protect. ( Kalın ve italik yazılan cümlecik kısaltılmış bir RP cümleciğidir.

bizim başvurabileceğimiz başka metotların olduğunu söylediler ) Resort to: başvurmak.Calamity = Disaster: felaket We aware that it is rather difficult to draw some conclusions from the data. (Alınan önlemlerin yetersizliğinden dolayı uçağın bir saat geç kalkmış olduğu rapor edildi) Görüldüğü gibi RP kısaltmaları bir sıfat sözcüğünün yaptığı hareketi yapabilirler. İt is reported that the election to be held next week may be postponed. Dikkat edilirse ikinci nesne bir NC cümleciğidir. (Bilimadamları. piyasa Fierce: acımasız Competition: rekabet Relative Pronıuns ve NC konularını birlikte kullanabilmek gerekir. ( Komite tarafından sunulan verilerden bazı sonuçlar çıkarmanın oldukça zor olduğunun farkındayız ) Clude "Kapatmak" anlamında olan bu kökten bir çok kelime türetilmiştir. (Bilimadamları. Böyle iki nesneli cümlelerde karışıklığı önlemek için NC nesnesi sonra söylenir. ( Onlar. ( Gelecek hafta yapılacak olan seçimlerin ertelenebileceği bildirilmektedir. somut. Şimdi birkaç cümlemizi bu kurala göre yazalım. ( Biz hastayı kısa sürede iyileşebileceğine inandıramadık. Conclude: sonucuna varmak Conclusion: sonuç Conclusıve: sonuca götüren. Neden? ( Noun Clause'larda sadece "that" in edat almadığını diğer tüm NC bağlaçlarının edat alabildiklerini hatırlayınız. müracaat etmek ( syn: apply. bu tedavinin arzulanan sonuçları gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceğinden kesin emin değiller ) İt was reported that the plain had taken off one hour later due to the in adequancy of taken measures. Soyut anlamda başvurmak. KPDS'de çok geçer. Çünkü bu iki konu Ingilizce'nin en karmaşık konularıdır. ( Bu piyasaya giren sanayiciler. haberdar olmak ***Not: Yukarıdaki cümlede "to be aware of" un "of" edatı yazılmadı. The scientists aren't sure certain whether this treatment can achieve the desired result. ) 68 . ( Verilerden bazı sonuçlar çıkarmanın oldukça zor olduğunun farkındayız ) To be aware of: farkında olmak. ) "Data" dan sonra bir RP ekleyerek cümlemizi yeniden yazalım: We aware that it is rather difficult to draw some conclusions from the data presented by the committe. We are unable to convince the patient that he could recover soon. bu tedavinin arzulanan sonuçları gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceğinden kesin emin değiller ) Hatırlanacağı üzere RP kısaltmalarında aktifler için "gerund" pasifler için "V3" kullanılayordu ve bunlar bir sıfat sözcüğü gibi niteledikleri ismin önüne yazılabiliyordu. "us" ve "how long the experiment he was conducting would last" olmak üzere iki nesnesi vardır. kesin İnconclusive: sonuca götürmeyen. ) They said that there were other methots which we could resort to. ( O yapmakta olduğu deneyin ne kadar süreceğini bize söylemeye oldukça isteksizdi ) Bu cümlenin. The industrialists entering this market claim that a fierce competition will occur in the month ahead. ) Böyle cümleler de zaman uyumuna da özellikle dikkat etmek gerekir. He was rather reluctant to tell us how long the experiment he was conducting would last. somut olmayan İnclude: dahil etmek. içermek Exclude: hariç tutmak Preclude: engel olmak The scientists aren't sure certain whether this treatment can achieve the results desired. önümüzdeki aylarda acımasız bir rekabetin meydana geleceğini iddia etmektedirler ) Market: pazar.

kısa süre Cover: kapatmak Uncover: açmak RP ve NC konuları İngilizce'nin en karmaşık konularıdır. Aktif Simple İnfinitive: Perfect İnfinitive: to see ( görmek ) to have seen ( görmüş olmak ) to speak to have spoken Pasive to be seen ( görülmek ) to have been seen ( görülmüş olmak ) to be spoken to have been spoken Mastarların bu dört kullanımından faydalanarak NC'larda kısaltma yapılır. ) İnstallation: tesis. yan cümlenin zamanı simple present. Şimdi bu kısaltmanın nasıl yapıldığını görelim 69 . ( O'nun USA'da olduğundan şüpheleniliyor. Bu iki formun ayrıca hem aktif hem pasif kullanımı olacağından mastarlar dört şekilde kullanılırlar. ) Temel cümlenin zamanı simple present. Yani temel cümle ile yan cümle arasında her iki olayın öncesi sonrası düşünülerek zaman uyumu aranmalıdır. Çevirisini de rahatlıkla yaptık. Yine aşağıda yazacağımız cümlede de bir NC kısaltması vardır. Bu nedenle bir sonraki derse hazırlık anlamında mastarların olabilecek formlarını görelim. I don't know what to do. Çünkü zamanlar çakışıyor. NC'larda kısaltma yapılırken mastarlardan faydalanılır. ( O'nun Almanya'da öğrenim görmüş olduğu anlaşılıyor. Ama biz bunu bilmeden de şimdiye kadar böyle cümleleri kullandık. ) ***Not: Böyle cümlelerde zaman uyumuna da dikkat etmek gerekir. Bir sonraki konumuz NC'larda kısaltmalar olacaktır. Bir cümlede mastarlar iki değişik formda kullanılabilirler. tesisat. Aktif Simple İnfinitive: Perfect İnfinitive: to see ( görmek ) to have seen ( görmüş olmak ) to speak to have spoken Pasive to be seen ( görülmek ) to have been seen ( görülmüş olmak ) to be spoken to have been spoken We decided to improve the installation.Convince: inandırmak Recover: iyileşmek Soon: sonra. ) State: ifade Statement: ifade İt is suspected that he is in the USA. ( Ben ne yapacağımı bilmiyorum. montaj Yukarıdaki cümlede aslında bir NC kısaltması vardır. ( Anlaşmanın imzalanacağı ifade ediliyor. ) İt is understood that he has studıed in Germany. Bu konuda geçen örnekleri iyi öğrenmek konunun anlaşılmasında kolaylık sağlayacaktır. ( Biz tesisleri geliştirmeye karar verdik. İt is stated that agreement will be signed. zaman uyumu temel cümle ile yan cümle arasında aranır.

3. terketmek Leave: ayrılmak. ( Çocuğun öldürüleceğinden korkuluyor. ) The results of the election are reported to be announced tomorrow.) Çeviride sorulabilir. 4.1. He is stated to have fled the country. ( Onların polis tarafından yakalanmış oldukları söyleniliyor. ( Bakanın öneriyi onaylamış olduğu belirtilmektedir. yüklemden etkileniyor mu sorularının cevaplanarak duruma göre kısaltmada aktif veya pasif mastar kullanılır. ) Özne yapısında İt is claimed that he will be released the next mounth. yukarıda altı çizili olan kısımda yapılır. "from" edatını istemezler. terketmek ( Aslında ikisi de "terketmek" anlamındadır. Sınav boyutunu ise maddeler halinde yazalım. ) 70 .) Anlama yönelik çok önemli bir konudur. ( Onların polis tarafından yakalanmış oldukları söyleniliyor. Kullanıldıklarında sanki bir "from" olması gerektiği hissi Türkçe'den kaynaklanmaktadır.pasif durumunun ayırımını yapmak çok önemlidir. ) NC kısaltmaları çok iyi çalışılması gereken bir konudur. İt is reported that the minister has approved of the proposal. Kısaltma yapılırken "he" öznesi cümlenin başına çekilir. ) ***Not: NC kısaltması KPDS için hayati derecede önemli bir konudur. ) İt is expected that inflation will drop. ( O'nun gelecek hafta serbest bırakılacağı iddia ediliyor. ) Kısaltma: İnflation is expected to drop. ) Kısaltma: The minister is reported to have approved of the proposal. ) Kısaltma: The boy is feared to be killed. ) Flee: kaçmak. Sınavda kritik yerlerde oldukça sık geçen bir cümle kalıbıdır. He is claimed to be released the next month. ( Bakanın öneriyi onaylamış olduğu belirtilmektedir. ) Kısaltma: They are said to have been cought by the police. İt is feard that the boy will be killed. NC'larda bağlaçtan sonra mutlaka bir özne olmak zorunda idi. ( Onun ülkeden kaçmış olduğu belirtiliyor. ( Çocuğun öldürüleceğinden korkuluyor. Konuşma dilinde pek kullanılmaz ama yazı dilinde oldukça sık kullanılır. Kısaltma ile komplex cümle tek bir cümleye indiğinden artık bağlaca da gerek yoktur.) Cümlenin kısaltılmış şeklini verip eşanlamlısını sorabilirler. ) İt is said that they have been cought by the police. ( Enflasyonun düşeceği umuluyor. ( Enflasyonun düşeceği umuluyor. Bu durumda özne yüklemi yapıyor mu. bağlaç kısaltılır ve fiil mastar biçiminde ( to ) kullanılır. Özne hareketine ve mastar dönüşümüne iyi hakim olmak gerekir. ( O'nun gelecek hafta serbest bırakılacağı iddia ediliyor ) NC'larda kısaltma. 1. ( Seçim sonuçlarının yarın ilan edileceği bildirilmektedir.) Cümledeki kısaltmanın mastar kısmı boş bırakılarak sorulur. Bu açıklamadan sonra cümlemizi kısaltılmış biçimi ile yazalım. 2. ) Kısaltmalarda mastarın aktif .

( Ailenizin son derece mutlu olduğu görünüyor.( Ailenizin son derece mutlu olduğu börünüyor. Look Üçü de "görünmek" anlamındadır. ( Onun ödülü kazanmış olduğu görünüyor. ) Pass: geçmek Passage: geçit. ) Affair: olay. ) Cümlenin kısaltma öncesi: She seems that she has won the prize. ( Onların gelecek yıl başka bir kasabaya taşınacakları anlaşılıyor. ( Onun ödülü kazanmış olduğu görünüyor. ( Müdürün yasa dışı işlere bulaşmış olduğu söyleniliyor. ) Seem. ) Your family seems to be extremely happy. . Anlam olarak pasiflik durumları olduğu için ayrıca pasif yapılmazlar. ( Onun sınavı geçmiş olduğu görünüyor. ) She seems to have won the prize. ( Seçim sonuçlarının yarın ilan edileceği bildirilmektedir. Daha önce bu kullanımda geçen "it is V3" kullanımının mantığı ile çözülür. pasaj ***Not: KPDS'de özellikle bu yapıda "seem. ) 71 . look" fiillerinden sonraki kısım boş bırakılarak mastar kalıbı sorulur. Bu üç fiil NC yapısı içinde kullanılabilirler. ) Cümlenin kısaltma öncesi: İt is said that the manager has been involved in illegal affairs. ( Müdürün yasa dışı işlere bulaşmış olduğu söyleniliyor. ( Anlaşmanın her iki tarafça imzalanmış olduğu bildiriliyor. Appear. ( Onun sınavı geçmiş olduğu görünüyor. bulaştırmak İnvolve: gerektirmek ( hangi anlamda kullanılırsa kullanılsın daima "in" edatı ile nesneye geçer. iş The agreement is reported to have been signed by both side. appear. ) Kısaltma: He seems to have passed the exam. İt seems that he has passed the exam. kapsamak İnvolve: karıştırmak. ( Onların gelecek yıl başka bir kasabaya taşınacakları anlaşılıyor. ( Anlaşmanın her iki tarafça imzalanmış olduğu bildiriliyor. ) Cümlenin kısaltma öncesi: İt is reported that the agreement has been signed by both side.Cümlenin kısaltma öncesi: İt is reported that the results of the election will be announced tomorrow. ) Cümlenin kısaltma öncesi: İt seems that they will move to another town next year. ) İnvolve: içermek. ) Cümlenin kısaltma öncesi: İt seems that your family is extremely happy. ) The manager is said to have been involved in illegal affairs. They seem to move to another town next year.

Yarın gelirsen çalışabiliriz. ( O nereye gideceğini bilmiyor. Türkçe Uygulaması A. ) Kısaltma: My job is to teach English. Bu nedenle bunlara "Unreal Yapılar" denir. vb. ) Kısaltma: We can not decide whether to stay at home or to go out. Mastar kısaltması ise daha önce anlatıldığı gibidir. Yani cümle kuruluşu olumlu iken anlam olumsuz. Rahatlıkla birbirlerinin yerine kullanılabilirler. Şartlı cümle yapısının İngilizce ve Türkçe kullanımları arasında bazı farklılıklar vardır. CONDITIONAL SENTENCES Şartlı cümleler demektir. ) Nesne Yapısında We can not decide whether we will stay at home or go out. Türkçe'de durum böyle iken İngilizce'de neden iki type'e gerek duyulmuştur? 72 . ) Böyle yapılarda bağlaç anlamını cümleye kattığı için kısaltılamaz. cümle kuruluşu olumsuz iken anlam olumludur. ) 3. Bunlarda şartın yerine getirilme olanağı olmadığı için temel istenenin gerçekleşmeyeceği yapılardır. He doesn't know where to go. Unreal yapılarda ise cümle kuruluşu anlamla terstir.1) Gerçekleşebilir şart cümleciği: Çalışırsan öğrenirsin. Görüldüğü gibi bu yapıda şart yerine getirileceği taktirde temel istenen gerçekleşebilir. Kullanımda aralarındaki farklılığı ve İngilizce mantığını kavramak gerekir. ( O nereye gideceğini bilmiyor. ( İşim İnglizce'yi öğretmektir. Real yapılarda ister olumlu ister olumsuz olsun istenen gerçekleşebilir. Konuya girerken önce Türkçe yapısı anlatılacak. Bu nedenle bu yapıya "Real Yapı" denir. Görüldüğü gibi geçmiş zamanda birinci maddenin uygulanmasıdır. 3 ) Çalışmış olsaydın öğrenmiş olurdun. ) Görüldüğü gibi NC'ların cümlede tümleç olarak kullanıldığı yapıda da kısaltma mastarlardan faydalanılarak yapılır. Bunlar genellikle her dilde üç temel şekilde söylenirler. Türkçe'de Type 2 ve Type 3’ ün kullanımı hemen hemen aynıdır. B) Gerçekleşemeyen şart cümleciği: Bu yapı iki şekilde kurulur. ( İşim İnglizce'yi öğretmektir. 2 ) Çalışsaydın öğrenirdin. ) Tümleç Yapısında My job is that I teach English.Diğer NC Kısaltmaları 3. Peki bu açıklama neye yarar? Şartlı cümlelerin İngilizce mantığı için bu açıklama gereklidir. ) Cümlenin kısaltma öncesi: He doesn't know where he will go. Çünkü unreal yapılarda zamanlar real yapılara göre bir önceye çekilerek söylenir. ( Evde mi kalacağız dışarıya mı gideceğiz karar veremiyoruz. ( Evde mi kalacağız dışarıya mı gideceğiz karar veremiyoruz. Aradaki ayırım çok net değildir.

Şimdi uygulamalarını görelim. ( Gelecek hafta beni ararsan. + would have V3 Özet olarak. çeviriden ziyade yapının İngilizce boyutunu kavramak gerekir. Genelde kullanımı verildiği gibidir. Type 1 İf the goverment takes stricter measures. Type 3:İf + Presentperfect. ( Çalışmış olsaydın öğrenmiş olurdurn. Şimdi Şart Cümlelerinin İngilizce kuruluşlarını görelim: Type 1 İf you study. Type 3: Geçmişteki bir olayın aktarıldığı unreal yapıdır. Type 2: İçinde bulunulan veya gelecekteki bir olay için kurulan unreal yapılardır. KPDS'de mutlaka anlatılan şekilde gelir. while.İngilizce'de Type 2 ve Type 3 birbirinden çok ayrı şeylerdir. ) ***Not: Şartlı cümlelerde. Ama bu istisnai bir durumdur. you will find a good job easily. Ama unreal yapı olduğu için geçmişe çekilerek aktarılıyor. Sınavda 7 . +Simple Future Type1'i formülleştirecek olursak yukarıdaki formül çıkar. you would learn. ( Çalışsaydın öğrenirdin. Geçen yıl mezun olsaydın. Mutlaka iyi bilmeli. Bağlaçlar konusu ayrıca ele alınacaktır. Type1'de eğer aktarılan olay genel bir ifade ise temel Cümlecikte de Simple present olabilir. ( Hükümet daha sıkı tedbirler alırsa enflasyon düşecek. Çünkü olay şu an ve gelecek ile ilgilidir. yarın geleceksen gibi. Sınıfta olmasaydık. Type 3 İf you have studied.8 soruyu ilgilendiren bir konudur. + would +V1 Genel kullanımı formüldeki gibidir. ( Çalışırsan öğrenirsin. İngilizce'de ise bağlaçlar ayrı bir kelime olarak kullanılır. dün gelseydin gibi ***Not: Türkçe'de bağlaçların anlamları yükleme eklenerek söylenir. Eğer aktarılacak olay geçmişte ise mutlaka type 3' e gidilmelidir. Type 1:İf + Simple present. İf'li cümlecikte bir present etkisi vardır. ) İf + Simple Past . gerçekleşemez mi? Yapıya bu şekilde yaklaşmak gerekir. you would have learnt. if. Type 2 İf you studied. Olay ne zaman olmuş. ) İf +Simple Present. + + + will + V1 would + V1 would + Have V3 Şart cümlelerinin informal olarak değişik kullanımları varsa da asıl gramatikal boyutu açıklananlardır. sana yardım edeceğim ) 73 . Genel kullanımı verildiği gibidir. ( Bir yabancı dil öğrenirsen kolayca bir iş bulursun. when gibi. Type 2:İf + Simple past. Gelse çalışırken gibi. gerçekleşebilir mi. ) İf you learn a foreign language. ) İf +present perfect. I will help you with this matter if you call me next week. the inflation will drop. you will learn.

Bu kullanımda genellikle İF Clouse type 3. ) Görüldüğü gibi IF Clause type 3. MC type 2'dir. we would go for a picnic. Dolayısıyla mıx yapı unreal olan iki yapı arasındadır. Sınavda MC ve if clouse'ın fiilleri boş bırakılarak sorulur. Bağlaç arada iken (. MC type 2'dir. ) İf they had invited me. İf he had been operated on last month. ( birinci cümlede olduğu gibi ) Ama hangi biçimde olursa olsun eğer olay geçmişte olmuşsa mutlaka type 3'e gidilmelidir. ) Şartlı Cümlelerde Modalların Kullanımı Modallar da daha önce anlatılan mantık içerisinde şartlı cümle kalıplarında kullanılabilirler. Bazen type 2 ve 3 karıştırılarak sorulur. Type 3 İf I had known that he was your friend. pikniğe giderdik ) Görüldüğü gibi type 2 şu an ve gelecek ile ilgili olan unreal yapılardır. Eğer cümlede şu an ve gelecek ile ilgili bir ifade varsa mutlaka type 2'ye gidilmelidir. MIXED STRUCTURE Şartlı cümlelerin karışık yapılarıdır. Help+s. Hangisi vurgulanacaksa o önce söylenir. Type 1 can may should must 74 .) kullanılır. bağlaçtan sonraki kısım if clause'dır. If I had graduated last year. I would certainly have participated in their wedding ceremony last week. Bilinmesi iyi olur. Her iki tarafta da bizi type 2 ve 3'e götüren zaman zarflarına dikkat ediniz. Bazen bize geçmişi verecek bir zaman zarfı yerine aynı görevi gören bir NC'da verilebilir. Ama dikkatli olmak gerekir. İf clause cümleciği başta ise bu cümleciğin sınırını belirlemek için (. Tüm if clouse type'lerinde modallar kullanılabilir. yurt dışına giderdim ) İf I were you. Hem if clause'da hem main clause'da veya sadece birisinde olabilirler.o+with+sth: birine yardım etmek birine bir şey için yardım etmek Type 2 İf I knew some English now. Her üç yapının kullanım özelliklerine hakim olursak kolayca çözebileceğimiz bir soru olur.) e gerek yoktur. ( Eğer gelecek hafta tatil olsaydı. ( Eğer şimdi biraz İngilizce bilseydim. "Geçen yıl mezun olsaydım şimdi ben de çalışırdım" ifadesi mix bir yapıdır. ( Eğer geçen yıl mezun olsaydım şimdi sizinle çalışırdım. he would start to work next week. ( Eğer o geçen ay ameliyat olmuş olsaydı gelecek hafta işe başlardı.o: Help+s. Bu ifade genellikle gemişe yönelik bazı zaman zarfları ile kurulur. ( Eğer onun arkadaşınız olduğunu bilseydim onu redetmezdim. ) Görüldüğü gibi type 3 yapısında mutlaka bizi geçmişe götüren bir ifade vardır. ( Eğer beni davet etmiş olsalardı . Belki de konunun en zor olan kısmıdır. I would work with you now. MC ve İf Clause'den hangisinin başta söyleneceğini vurgu belirler. I wouldn't have rejected him. kesinlikle onların geçen haftaki düğün törenlerine katılırdım. Sınavda pek sorulmayan bir konudur.Görüldüğü gibi "if" bağlacı arada da yazılabilir. I wouldn't accept his offer. Ama KPDS'nin işi belli olmaz. I would go abroad. ( Yerinizde olsam onun önerisini kabul etmezdim ) İf the next week were holiday. Çünkü bağlaca kadar olan kısım MC.

75 . we would have taken action. ) Devrik yapı olduğunu nasıl anlarız? Cümle soru formundadır ama soru işareti yok. ) Soru gibi göründüğü halde cümle sonunda ? yoktur. ) Soru şeklinde olup cümle sonunda ? yoktur. ( Bize yardım etseydi bu projeyi tamamlamış olabilirdik. ( Yerinizde olsaydım oraya gitmezdim. En önemli devrik yapı type 3'te olanıdır. ( Eğer o bize bilgi vermiş olsaydı. Nasıl devrik yapılır? İf atılır ve "should" başa getirilir. ) İf he could have given up smoking. ) Yine aynı mantıkla devrik yapısı oluşturulur. ) İf he had helped us. ( Eğer o bize bilgi vermiş olsaydı. ( Yerinizde olsaydım oraya gitmezdim. O halde devrik yapıdır diyoruz. tedbirlerimizi alırdık. Were I you. Diğerlerinin sınırlı bir kullanımı vardır. ( Zamanım olsaydı sizi ziyaret edebilirbim. İf I had time. type 1ve 2'de pek devrik yapı olmaz ve sınavda pek sorulmaz. I would not go there. Should you see him. ( Eğer onu görecek olursan. he would certainly have recovered. ) Type 1'deki gibi "if" atılır ve "were" başa getirilerek devrik yapısı oluşturulur. En önemli devrik yapı şartlı cümlelerde olanıdır. I could visit you. Had she informed us. Bu yüzden kesinlikle devrik yapıdır diyoruz. ( Eğer o sigarayı bırakabilseydi kesinlikle iyileşirdi. İf I were you. Type 2 Sadece "were" de yapılır. KPDS'de kesinlikle gelir. Büyük bir olasılıkla soru gelse "can ve may" den gelir. we could have completed this project. İf you should see him. let me know. Type 3 İf she had informed us. Çünkü sadece soru ve devrik yapıda yardımcı fiil baştadır. let me know. bana bildir. Şimdi her üç type de ayrı ayır devrik yapıları görelim: Type 1 Sadece "should" kullanımında devrik yapı vardır. tedbirlerimizi alırdık. Mutlaka iyi bilinmelidir. I would not go there. we would have taken action. ) Bu cümleden onu görme ihtimalinin zayıf olduğunu anlarız. Bu yapı genelde konuşma diline yöneliktir. bana bildir. ) DEVRİK YAPI Şartlı cümlelerin her üç type'inde de devrik yapı olabilir. ( Eğer onu görecek olursan.Type 2 Type 3 could could have V3 might might have V3 ----------------- ---------------- Bu yapıda sık olarak görülen "can ve may" dir. Bu durumda tek alternatif cümlenin devrik olmasıdır. Ama yazı dilinde de sıkça rastlanır.

olmasaydı ( En önemli özelliği bağlaç olmamasıdır.. he can't achieve anything. I wouldn't miss such an opportunity........... ( Yerinizde olsaydım böyle bir fırsatı kaçırmazdım. İf için açıklanan her üç kullanım bunlar için de geçerlidir.. İf he continues to underrate his abilities... "but for" bir edat olduğu için kendisinden sonra bir cümlecik değil de bir isim gelir.se Unless = if not: .. ( elektrik ) santral Ülke.. ayrıca "not" istemez.... ( Senin geldiğini bilmiş olsaydım...... ( O yeteneklerini küçümsemeye devam ederse hiçbir şey başaramaz.... İf I had known that you were coming... Bu zaman sözcüklerine göre cümleyi type 3ve 2'ye göre kurarız. fabrika... Onun yerine aynı görevi gören "that you were coming" NC’ı vardır. gelme olasılığı zayıftır ama bilinmesi iyi olur.medikçe... Direk olarak 7 ... this shortage of electricity wouldn't happen now...şartıyla On condition that: ..... Plant: bitki. Diğer Şart Bağlaçları Even if: ...8 soru şartlı yapılardan gelmektedir... ( Eğer treni kaçırmamış olsaydık daha erken varabilirdik. ) Özellikle sınavda mıx yapılara dikkat etmek gerekir. ) Only if: sadece .mezse ( olumsuz anlamı içindedir.... ... Sınavda altı çizili fiil kullanımları boş bırakılır ve sorulur... I would certainly have participated in the party........ gramer sorularında vb..... Had she informed us. ) Underrate: Underestimate: küçümsemek Overrate: Overestimate: Overstate: abartmak Exaggerate: Enhance: İf I were you.. Bu durumda cümlenin soru formunda olduğunu ve sonunda ? olmadığını görmemiz gerekmektedir.. ) Bu şart bağlaçlarının hepsi de "if" ile aynı kullanıma sahiptir.. . Sorusu az... MC'da "now" zaman sözcükleri vardır.. En güzel sorusu cümle tamamlamadır.. Kıta: dişi olarak kabul edildiğinden "her" kullanıldı. ( Eğer Türkiye enerji santrallerini yıllar önce tamamlamış olsaydı. bir edat olmasıdır......şartıyla But for: .... ) Miss: özlemek. Hemen cümlenin bir type 3'lü şartlı cümle olduğunu ve zaman uyumunun buna göre yapılması gerektiğini anlarız. kesinlikle partiye katılırdım.. Eğer MC'da "now" olmasaydı o zaman MC'da type 3'e göre kurardık....... etkisi şu andadır... Bu şekildeki kullanımda çok dikkatli olunmalıdır. Sınavda eşanlamlı cümlelerde.... Provided = Providing: ... we could have arrived earlier.. cümle tamamlamada. Bu şekilde cümleyi boş bırakıp sorarlar. ) Yukarıdaki cümle bir sınav soru tipidir... Çünkü şart geçmişte. İf Turkey had completed her power plants long ago. Bunu görebilirsek soruyu çözmüşüz demektir..se bile ( olumsuz bir yargıya götürür.. Bu cümlede bizi type 3’e götüren bir zarf sözcüğü yok.. şimdi bu elektrik sıkıntısı (azlığı) olmayacaktı ) Dikkat edilirse İF Clause'da "long ago" ... Ayrıca bu konuya hakim olmak anlamaya yönelik büyük kolaylıklar sağlamaktadır..... kaçırmak İf we hadn't missed the train.Kesinlikle sınavda şartlı cümlelerin bu devrik formu sorulur.. 76 .....

. bu projeyi gerçekleştirememiş olurduk.. you must go to England. ) Cut down on: ( bir şeyi ) kısmak Unless the workers are satisfied with their salaries.(Eğer işçiler maaşları konusunda tatmin edilmezlerse. İf the goverment is to curb inflation. ( Eğer İnglizce öğreneceksen İngiltere'ye gitmelisin ) ***Not: Şartlı yapılarda Should kullanımı ". Eğer type 2 ve 3 de gelirse cümle. we couldn't have implemented this scheme. it must take stricter measures. ciddi bir şekilde hastalanacak. ( Değerli katkılarınız olmasaydı. ) Unreal Yapılar İnglizce'de unreal yapıların geçtiği üç yer vardır 1. bunların özelliklerine göre kurulur. 77 . .. we couldn't have implemented this scheme.. ) Curb: durdurmak Unless he cuts down on smoking. Unreal yapılarda bundan dolayı zamanının bir önceye çekilerek aktarıldığını hatırlayınız.cek olursa" anlamındadır. başka binaya taşındığımızı ona hatırlat. Keşke yapılarında ( I wish ve If only ) 3. the parties in the coalition may face great trouble in the next election.. bu kullanımı ile genellikle cümlenin başında olur. İf you are to learn English. ( Eğer onu görecek olursan.. ( Eğer değerli katkılarınız olmasaydı. daha sıkı tedbirler almalı. ) Unless the goverment can curb inflation. cümle olumsuz iken anlam olumludur.mış gibi yapısında ( As if ve As though ) Bu yapılar unrealdir. Type 2: İf it weren't for your valuable contributions. ( O sigara içmeyi kısmadıkça. Bu yapı bir şart yapısının geleceğe uygulanmasıdır. recall him that we have moved to another building. Soru olarak her üç type'de de gelebilir ama sıklıkla type 1 de kullanılır. he will get seriously ill soon. ) But for'lu cümleciğin etki zamanına göre MC type 2 veya 3'e göre kurulur. . Yani cümle olumlu iken anlam olumsuz. ( Hükümet enflasyonu durduramadıkça ( durdurmazsa ) koalisyondaki partiler önümüzdeki seçimlerde büyük sıkıntı ile yüz yüze gelebilirler. İF Clouse'ların type 2 ve type 3'ünde 2.. . İf you should see him. But for.. we couldn't implement this scheme. ) "be to" kalıbı aynı zamanda amaç da bildirdiğinden bu cümleyi "Eğer hükümet enflasyonu durdurmayı amaç edinirse. ) Go on strike: greve gitmek Satisfy with: tatmin etmek. Eğer cümle ortasında ise genellikle başka anlamdadır.. no one can stop them going on strike. bu projeyi gerçekleştiremezdik.cek. Nadir olarak type 1'de olabilir. kimse onları greve gitmekten alıkoyamaz.. (Eğer değerli katkılarınız olmasaydı... ) Type 3: İf it hadn't been for your valuable contributions.. ( Eğer hükümet enflasyonu durduracaksa.But for your valuable contributions. doyurmak Salary: maaş ***Not: Şartlı cümlelerde "be to" kalıbı ".. bu projeyi gerçekleştiremezdik. Yukarıdaki but for'lu cümleyi İF ile de yazabiliriz." şeklinde de çevrilebilir.cak" anlamını verir ve amaç belirtir..

Bazıları real yapılarda da kullanılabilir. My boss insulted me as if he had been my father. ( O sınavı geçmiş gibi davranıyordu.. Strive to: Çabalamak Seek to: araştırmak Try to: denemek + bir etkinlikle kullanıldıklarında ". İnglizce'de bu farklıdır. Olayların etki alanlarını hissederek olay belirtilen özellikte aktarılır. ) ( Şu an olduğu için bir öncesi Past kullanıldı. 78 . ) İf only I had known English last year.Real Unreal Past Past Perfect Would Present Past Future ( will ) İf only I had some money now. İnsult: hakaret etmek Türkçe'de olay ister geçmişte ister şu anda olsun aynı şekilde ifade edilir. Önemli olan bu konunun İnglizce mantığını anlamaktır.. ) He sat down next to me as if he had been my friend. ( Patronum bana babammış gibi hakaret etti. ( Keşke dün biraz param olmuş olsaydı. ( O arkadaşımmış gibi yanıma oturdu. İt seems as if inflation has dropped. ( Keşke şimdi biraz param olsaydı.meye çalışmak" anlamına gelirler. ( O sınavı geçmiş gibi davranıyor. ) Olay geçmişte olduğu için bir öncesi olan Past perfect ile aktarıldı. ( Keşke şimdi İnglizce bilseydim. ( Keşke gelecek hafta tatil olsaydı. ) ( Gelecek olduğu için bir öncesi would kullanıldı. İf only I knew English now. ) She acts as if she passed the exam. ) He always comes to sit down next to us as if he were our friend. Bu kural zaman uyumuna yönelik sorular için çok önemlidir. ) İf only I were a doctor now.. ) Olay geçmişte olduğu için bir öncesi olan Past perfect ile aktarıldı. ( Keşke şimdi bir doktor olsaydım ) ( Şu an olduğu için bir öncesi Past kullanıldı ) İf only the next week would be holiday. ( Keşke geçen yıl İnglizce bilmiş olsaydım. She was acting as if she had passed the exam. ( O daima arkadaşımızmış gibi yanımıza oturmak için gelir ) ***Not: Unreal yapılarda modal'lar da açıklanan kural çerçevesinde kullanılabilirler. ( Enflasyon düşmüş görünüyor. ) İf only I had had some money yesterday. Yukarıdaki cümle real bir ifade olduğu için açıklanmış kurallara ters düştü. Bu bağlaçların olduğu her cümle unrealdir demek yanlış olur. ) Olay şu anda olduğu için bir öncesi olan Past ile aktarıldı. ) Bu cümlede neden unreal ifadeler için açıklanan kurallar uygulanmamış? Real ve unreal yapıları birbirine karıştırmamak gerekir. Olay geçmişte ve etkisi şu anda da olduğu için Present perfect ile aktarıldı. Unreal yapılarda Present ve Future tenseler yoktur. ) ( Geçmiş olduğu için bir öncesi Past Perfect kullanıldı.

Bu iki grubun inglizce'de nerelerde kullanıldıklarını bilmek gerekir. Olmak Fiilleri Be Become Sound Görünmek Fiilleri See look appear Kalmak Fiilleri Stay Remain Böylece sekiz tanesini görmüş olduk. ) Sıfatlar Linking Fiiller İle Beraber Kullanılırlar: Sayıları onbeştir. Daha sonra KPDS için özel bazı zarfları ve sıfatlarla birlikte "Comparision" durumlarını inceleyeceğiz. Bunları. Örneğin "go" olumsuz durumlarda. Student ( isim ) intelligent student ( Sıfat tamlaması ) an intelligent student Sıfat tamlaması bu şekilde oluşur. He felt terrible. He looks happy ( O mutlu görünüyor ) He looks sad ( O üzgün görünüyor ) Burada sanki sıfat yerine zarf kullanılmalı hissi vardır ama "look" bir Linking fiil olduğu için zarf ( happly. Fransızca gibi bazı dillerde bu kural böyle değildir. sadly ) değil.. Please speak slowly ( Lütfen yavaş bir şekilde konuşun..leşmek Aralarında bazı nüans farkları vardır.. Ama bazen sıfat olması gereken yerde olmayabilir. Eğer ismin önünde bir artikel varsa sıfat isim ile artikel arasına gelir.leşmek" anlamını alırlar. Daha sonra değinileceği için şimdilik burada bırakıyoruz. 2. ) 79 . sad ) kullanıyoruz. Geriye kalanları da iki grup halinde verelim Feel: Taste: Smell: Go Get Grow Turn hissetmek tadı olmak kokusu olmak Geri kalan dördü "gitmek" fiilleri olup. 1. beraberlarinde sıfatlar kullanıldığı için ezberlemek gerekir. Sıfatların bu şekilde kullanımı ile "sıfat tamlamaları" oluşur. "turn" kaba ifadelerde kullanılır. sıfat ( happy. ADVERBS Zarfları. Kullanıldıkları yer % 90 birinci maddeye dahildir 1. . sıfatlarla beraber ". Kolaylık olsun diye bunlar grup halinde verilecek. Önce sıfatlardan başlayalım: ADJECTIVES İnglizce'de sıfatlar iki yerde kullanılırlar.) Zarflar Fiiller İle Kullanılırlar Bu kullanımda zarf fiili nitelemiş olur. Zarfların Kullanıldıkları Yerler Zarflar İnglizce'de üç yerde kullanılırlar.. Buna. Buna bozuk sıfat tamlaması denir. İntelligent a student gibi ..ADJECTIVES AND ADVERBS Sıfat ve zarflar konusu birbirleriyle ilişkili olduğu için beraber verilecektir.. ) Sıfatlar ismi nitelerler: Sıfat + isim. ( not terribly ) He is very young ( O çok gençtir ) gibi ***Not: Bunların dışındaki bütün fiillerle bereaber zarf kullanılır. sonra değinilecektir. Türkçe'deki gibi İnglizce'de de sıfatlar isimden önce söylenir. ilkin İngilizce'de kullanıldıkları yere ve oluşma şekillerine göre iki ayrı başlıkta ele alacağız.

Çünkü sıkı bir şekilde çalışmıştı ) She speaks English fluently ( O İnglizce'yi akıcı bir şekilde konuşur. gerçek tüm. ( O İnglizce'yi akıcı bir şekilde konuşur ) She speaks English fairly fluently. ( O sınavı geçti. ) Sıfatlara "ly" Eklenerek Zarfların Oluşturulması Bu maddedeki tüm zarflar köken aldıkları sıfatlara eş anlamdadırlar ve çoğunun anlamına "bir şekilde. isteksiz bir şekilde elverişli bir şekilde doğru bir şekilde sert bir şekilde sert bir şekilde. son derece doğru bir şekide büsbütün. ( O daima geç kalkar ) He always gets up very late. ) Zarflar Sıfatlar İle Kullanılırlar Bu kullanımda zarf sıfatı nitelemiş olur. bir biçimde" ifadelerini atarak zarfları sıfatlara benzeterek aktarırız. adil bir şekilde Zarfların Oluşturulması İnglizce'de zarfların oluşumunu dört madde altında inceleyeceğiz. ) Zarflar Zarflar İle Kullanılırlar Bu kullanımda zarf. öfkeli ***Not: Son ikisi hem sıfat hem de zarf olarak KPDS'de çok sık geçer. zarf olarak aktarılacak ise zarf olarak söylenir. İnglizce'de böyle bir dönüşüm yanlış olur. He always gets up late. ) İyi Sözcükleri Bunların sıfat ve zarfları birbirleri ile ilişkili değildir. Örneğin "yavaş" bir sıfattır. ) Türkçe'de "bir biçimde. Bunların sıfat ve zarfları için ayrı kelimeler oluşturulmuştur. tamamen gereksiz yere. She speaks English well ( O İnglizce'yi iyi konuşur ) an expensive dress a rather expensive dress 3. 2. doğru oldukça. zarfı nitelemiş olur. ( Zarfların oluşma şekillerini gördüğümüzde buna değineceğiz ). bir biçimde" eklenerek Türkçe'ye çevrilir. 2. 1. elverişli doğru sert sert Extremely: Truly: Wholly: Unduely: Reluctantly: Adequately: Accurately: Adamantly: Vehemently: aşırı bir şekilde. ) Sıfat ve Zarfı Aynı Olan Sözcükler 80 . Hatta çoğu zaman Türkçe'de konuşurken "bir şekilde.He passed the exam because he had studied hard. bir şekilde" ifadeleri sıfatlara eklenerek zarflar oluşturulur ve kullanılır. gereksiz bir şekilde isteksizce. bütün gereksiz isteksiz uygun. ( O İnglizce'yi oldukça akıcı bir şekilde konuşur ) Fair: Fairly: adil. ( O daima çok geç kalkar ) She speaks English fluently. Extreme: True: Whole: Undue: Reluctant: Adequate: Accurate: ***Adamant: ***Vehement: aşırı doğru. Good:iyi ( sıfat ) Well: iyi ( zarf ) 3. "yavaş bir şekilde" dediğimizde artık bu zarf olur. İnglizce'de sıfat olarak aktarılacak ise sıfat. Oluşumları % 90 birinci maddeye dahildir.

.. Bu yüzden kimse orada pek yaşayamaz.. aşırı yeterli 81 . Bu zarflar KPDS için çok büyük önem arzederler... ( O yeterli bir şekilde çalışmaz.Enough Too: Enough: çok çok fazla. ) enough = zarf A late decision.. ) enough = sıfat She doesn't study enough. muhtemel uygun.mez Barely: pek...Bunlar için sıfat ve zarf olarak ayrı kelimeler türetilmemiştir.. bir biçimde" eklenerek çevirisi yapılır. ) Tunik (İbrahim Tunik= yazarın adı) Maddesi Bu zarflar. ) Sınavda sorulursa "hardly" sorulur. Too . so anyone can live hardly in there.. ( Geç bir karar ) late = sıfat He gets up late. ( O pek çalışmaz. barely" grubu KPDS'de çok geçer. Bu yüzden bu grup zarflar ayrı olarak ele alındı.. doğru olası. ) late = zarf 4. ) hard = sıfat She can hardly work. scarcely. Zarf olarak kullanıldıklarında sıfat anlamlarına "bir şekilde..mez pek...Bakır is very very hot. Bu yüzden iyi çalışılması gereken bir konudur. sonunda Consistantly: sürekli olarak Steadily: sürekli olarak Constantly: sürekli olarak Bu zarflardan özellikle "eventually" ve "hardly. Bu dersimizde üç grup özel zarfları ve kullanımlarını göreceğiz. Cümlede kullanımlarına göre zarf veya sıfat olurlar. yeterli Much: çok ( sayılamayanlar için ) Little: az. küçük Late: geç Early: erken He has enough money..... tutarlı istikrarlı sabit Zarf Hardly: pek. birinci maddedekiler gibi sıfatlara "ly" eklenerek oluştururlar. ( D. İt is a hard question.. Hard: sıkı Fast: hızlı Near: yakın High: yüksek Enough: yeter... Bu grup cümlede bir olumsuzluk oluşturur. ) hardly:zarftır ve cümleye olumsuzluk katar D. ( O geç bir şekilde kalkar. bazen de üç soru gelir. ( Zor bir sorudur. Ama zarf olduklarında anlamları köken aldıkları sıfatlardan farklı olur. Bu zarflardan KPDS'de iki soru kesin olarak. ( Onun yeterli parası var. "scarcely ve barely" de parçalarda çok geçer. "ly" de almazlar. Bu yüzden bunlar birinci madde içinde verilmedi. Köken aldıkları zarflara benzetilip karıştırılacak diye bu zarfları sınavda çok kullanırlar. Sıfat Hard: Scarce: kıt Bare: Near: Late: Fair: Eventual: Consistent: Steady: Constant: sıkı Scarcely: yalın yakın geç adil.mez Nearly: yaklaşık olarak Lately: son zamanlarda Fairly: oldukça Eventually: sonuç olarak.Bakır çok çok sıcaktır.

Sınavda bu şekilde sıfatın sonrası boş bırakılarak "enough" sorulur..Bunlar da zarf oldukları için zarf kullanımının tüm özelliklerine sahiptirler. Ordinary: sıradan Negotiate: görüşmek Negotiation: görüşme Böyle sorularda boşluğun öncesi ve sonrasını çok iyi tahlil etmek gerekir. Hardly .. ( Bu araba bizim için alınamayacak kadar pahalıdır ) He is talking too quickly for us to understand. ( Kimse pek orada yaşayamaz. He can hardly walk..... Birbirlerinin yerine kullanılabilirler. Enough Sıfat +. ( O anlamayacağımız kadar hızlı konuşuyor.+ Sıfat biçiminde bir kullanımı vardır. ( Sıradan bir İnglizin.... Since he never studies. 82 . Genellikle soru "hardly" den gelir. ) An ordinary English should speak clearly enough for a foreigner to understand. ( O hiç çalışmadığı için sınavda pek başarılı olamaz............ Bunların kullanımını iyi öğrenmek gerekir. bir yabancının anlayabileceği kadar açık bir şekilde konuşması gerekir. Normalde zarflar sıfattan önce kullanılır..Barely Üçü de aynı anlamdadır.. ) Hardly ve hardlyever aynı anlamdadır.. Belli bir yapıda kullanılırlar.... ) Bir cümlede iki "too".. he can . ( Kahve içilemeyecek kadar soğuktu. İkisinden en fazla "enough" sorulur... İkinci boşluğa Too yazılmalıdır. Sıfattan sonra kullanılan tek zarf "enough" tır.. Sınavda bu şekilde sıfatın öncesi boş bırakılarak "too" sorulur.. ) Birinci boşluğa Enough .. Bu kullanım cümleye olumsuzluk katar........ This car is too expensive for us to buy... Şimdi bunu görelim Too . biçiminde bir kullanımı vardır.... iki "enough" veya bir "too" bir "enough" bulunabilir.. ( O pek yürüyemez. ( O böyle kritik bir durumu görüşecek kadar niteliklidir ama hükümet onu göndermeyecek kadar isteksizdir... ) Boşluğa "hardly veya hardlyever" gelmelidir. ) Undertake: üstlenmek Undertaking: teşebbüs The coffe was too cold to drink. ( O böyle bir işi üstlenemeyecek kadar gençtir.succeed in the exam..... He is experienced enough to overcome this issue. Bu üç zarfın kullanımı bilinmezse pek çözülebilecek bir soru gibi görünmüyor....... Diğer ikisi parçalarda geçer... ) Anyone can hardlyever live there. to negotiate such a cricial situation........ (O bu meselenin üstesinden gelecek kadar deneyimlidir ) ***Not: Enough'tan sonraki fiilin "full infinitive" şeklindeki kullanımına da dikkat ediniz. He is qualified.... ) ***Not: Sıfattan sonraki fiilin "full infinitive" şeklindeki kullanımına dikkat ediniz......... He is too young to undertake such a job...Scarcely . but the goverment is .unwilling to send him. Ayrıca taq question'larda da karşımıza çıkacaklardır. Her üçü de kullanıldıklarında cümleye olumsuzluk katarlar.... Ama sınavdaki boyutu sadece kelime anlamı ile sınırlı değildir...

( Tam olarak ne söylediğinizi anlıyamadım ) Bu konudan soru gelirse "quıte" ın "tam.Rather Her üçü de "oldukça" anlamındadır. 2 veya3 tanesi son işlenen zarf konusundandır. Kullanım olarak aralarında küçük nüans farkı vardır. tam olarak" anlamını katar. I could not quite understand what you said. sınavda bu ayrıntı sorulmaz.) Quıte bir fiili nitelediği zaman "tam.zeki. Sıfat ve zarf ile kullanımında ise "oldukça" anlamı vardır. 83 . but his sister is fairly clever. Kelime: Bağlaç: Fiil: Karışık: 8 tane 5 tane 5 tane 6 tane. Bunların.Fairly – Quite .çalışkan ) arzu edilen nitelik için "fairly". tam olarak" anlamı ile gelir. arzu edilmeyen niteli için "rather" kullanılır. İkili durumlarda ( aptal . tembel . KPDS'nin ilk 24 sorusu gramer sorularıdır. He is rather stupid. ( O oldukça aptaldır ama kızkardeşi oldukça zekidir.

Sıfatlarda Mukayese Sıfatlarda mukayese hece sayısına göre yapılır. ikincisi ise bir grup içinde "en iyi" anlamında "superlative" yapısıdır. En anlaşılır sade halde verilmeye çalışıldı. ) 84 . ) İkiden Fazla Heceli Sıfatlarda İkiden fazla heceli sıfatlarda comperative "more". ) İki Heceli Sıfatlarda İki heceli sıfatlarda durum biraz daha karmaşıktır. Narrow ( dar ) happy ( mutlu ) Simple ( basit ) narrower ( daha dar ) happier ( daha mutlu ) simplier ( daha basit ) the narrowest ( en dar ) the happiest ( en mutlu ) the simpliest ( en basit ) Comperative ( üstünlük ) more expensive ( daha pahalı ) more interested ( daha ilgili ) more frightening ( daha urkütücü ) Superlative ( en üstünlük ) the most expensive ( en pahalı) the most interesred ( en ilgili ) the most frightening (en ürkütücü ) Bunların dışında kalan iki heceli sıfatlar "more ve the most" ekleri ile mukayese edilir. ikiden fazla hecelilerde ve iki hecelilerde olmak üzere maddelere ayırarak konuyu işliyeceğiz.. Adjective ( yalın ) High ( yüksek ) Dark ( koyu ) Tall ( uzun ) Brave ( cesur ) Comperative ( üstünlük ) higher ( daha yüksek ) darker ( daha koyu ) taller ( daha uzun ) braver ( daha cesur ) Superlative ( en üstünlük ) the highest ( en yüksek ) the darkest ( en koyu ) the tallest ( en uzun ) the bravest ( en cesur ) 2.COMPARISON "mukayese. ) Tek Heceli Sıfatlarda Tek hecelilerde comperative "er".. Birincisi "daha" anlamında olan "comperative" .. ( Bu kamera sizinkinden daha pahalıdır..er ve the. Önemli iki mukayese yapısı vardır.est" ekleri ile diğerleri "more ve the most" ekleri ile yapılır. I am older than you ( are ) ( Ben sizden daha yaşlıyım... 1. Çünkü comperativede kıyas iki kişi veya nesne arasında yapılır. KPDS'de comperative bir yapı sorulursa mutlaka bir "than" eki vardır ve cümlede bu ek aranmalıdır. Bunlardan üç tanesi tek heceliler gibi ".est" ekleri ile yapılır. Bu durumda superlative aranmalıdır.. Aslında bu konu daha karmaşıktır.. karşılaştırma" demektir. Superlativede kıyas ikiden fazla kişi veya nesne arasındadır. Her dilde olduğu gibi İnglizce'de de sıfat ve zarflar her biri kendi arasında karşılaştırılabilir.. Bu temel şekli ile konuyu öğrendikten sonra başka gramer kitaplarından çalışılabilir. Adjective ( yalın ) Expensive ( pahalı ) İnterested ( ilgili ) Frightening ( ürkütücü ) 3. Şimdi bunu sıfat ve zarflarda ayrı ayrı görelim.. Bu yüzden tek heceli sıfatlarda. Ama zarflarda önemlidir. This camera is more expensive than yours... ) Sıfatlarda comperative durumunda yukarıdaki cümlede parantez içinde gösterilen fiil obsiyoneldir... superlative "the . Eğer "than" eki yoksa bu comperative değildir.. Şimdi örneklerle konunun KPDS ile ilgili boyutunu irdeleyelim. Diğer dillerde bu yapılar kolay olmasına rağmen İnglizce'de biraz karışıktır. Genelde kullanılmaz. superlative "the most" ekleri ile yapılır.

Bu edatların başa alınarak karmaşık bir şekilde sorulması: Burada dikkatli olup yapıyı görebilmek gerekir.. kişinin bulunduğu yere ( konuma ) göre ise "in" edatı kullanılır.. Ama işi daha çok karmaşık hale getirmek için of'tan sonraki yapıyı başa alarak sorarlar.lenient managers we have ever had. ( O zeki olduğu kadar çalışkandır da. ( Sizin makaleniz aldığımız makalelerden en kapsamlı olanıdır. ( Oğlum sınıftaki en çalışkan öğrencidir. özne çoğul ise tümleç çoğul olmak zorundadır.. ) Yukarıdaki örnekte iki kişinin karşılaştırılması vardır...... informative. Burada "than" olmadığı için comperative değil.... ) Şeklinde cümleyi boş bırakarak sorarlar. "İn" ve "of" edatlarının kullanımı: Mukayese konuma göre ise "in" .. Özne tekil ise tümleç tekil... Yapı olarak "as / so......e kadar" anlamına gelen eşitlik yapısıdır... ) Eğer kıyas. ) "of veya in" edatları oldumu mutlaka superlative gidilmelidir.. ) She isn't as / so intelligent as her brather. He is as intelligent as hardworking...tümleç uyumu aranmalıdır..as as/so... emsallere göre ise "of" edatı kullanılır.... ) 85 . ( O kardeşi kadar zeki değildir.. Böyle sorularda bir de özne .... ( Sizin makaleniz aldığımız makalelerden en kapsamlı olanıdır.My son is the most intelligent student in the classroom... Sorulabilen bir kalıptır. Eğer "the most lenient" i seçersek "o hayatımda gördüğüm en yumuşak müdürlerdir" anlamı çıkar ki yanlıştır. Araya sıfat veya zarf gelir. Burada özne . "of" olduğu için superlative'dir deyip. your article is . Bu özellikten de soru gelebilir. 2. kişinin emsalleri arasında ise "of" edatı kullanılır. Superlative'de özne . Of all the article we have received.... Eğer bu iki edattan biri varsa mutlaka superlative'e gidilmelidir..as" şeklindedir.. Soru şekli Your article is the most informative ( article ) of all the article we have received..as She is as intelligent as her brather.. Sıfatlarda comparision konusundan gelebilecek soruları ve nasıl yaklaşılması gerktiğini özetlersek.... ) Eğer kıyas... 1. 4. Equality Sıfat ve Zarflarda ".... ( Oğlum arkadaşlarından en çalışkan olan öğrencidir. Than'in olup olmaması durumu: Varsa comperative dir yoksa superlative aranmalıdır...çoğul açısından uyumunu ve yapının superlative olduğunu görmek soruyu çözmüş olmak demektir.. 3.tümleç uyumu: Özne ve tümlecin tekil . şıklardan "the most" u işaretliyoruz.tümleç uyumuna çok dikkat etmek gerekir.. Bu konudan en yaygın olarak sorulan soru şekli budur.. Bu yapıda ayrıca bir kişinin iki meziyati de karşılaştırılabilir. My son is the most intelligent student of all his friends. Olumlu: Olumsuz: as.. ( O hayatımda gördüğüm en yumuşak müdürlerdendir ) The most One of the most Doğru cevap "one of the most" dur. ( O kardeşi kadar zekidir.. He is .......

the most" yerine farklı sözcükler türetilmiştir.. ) İpucu: Aradaki kelimenin sıfat / zarf mı yoksa isim mi olduğunu tespit etmek gerekir. Birincisi genellikle sıfatlarla kullanılır. Şu ana kadar ( ever.. the most yapısı sorulabilir. present perfect ve şu ana kadar ifadelerine dikkat ediniz.. ( Bu müdür öncekilerden daha yeteneklidir... ) 86 .ones ve that .those' dur.. He is the oldest student in the classroom. ( O benimle aynı yaştadır... ) This writer is the most distinguished that I have ever seen..Katlamalı İfadelerde The same. ( Bu yazar şu ana kadar gördüğümüz en seçkin yazardır.. Present perfect yapısı sorulabilir.. This manager is more capable than the previous one. İyi bilmek gerekir.. so far . Bu cümleyi ayrıca değişik kelimelerle birkaç defa yazıp iyi kavramak gerekir.. ( Bu çalışma öncekinden daha kötü değildir.. ( O benim ablamdır.. This manager is more capable than the previous ( manager ). 2.vb ) sözcükleri sorulabilir. One .... ( O sınıftaki en yaşlı öğrencidir. kullanılmayabilir. Eğer özne tekil ise tümleç tekil ( one ). ( Bu müdür öncekilerden daha yeteneklidir.. Öncekinden farkı araya bir isim gelmesi ve as'in the same'e dönmesidir. The students are more prolific than the other ones. Onun yerine "one veya ones" kullanılabilir. Burada özne . Adjective ( yalın ) Good ( iyi ) Bad ( kötü ) Many. İkincisinin kullanımını sonra göreceğiz..tümleç uyumu önemlidir. ) This is the best film I have so far watched. ) Bu şekildeki kıyaslamalarda ikinci isim obsiyoneldir. Present Perfect yapısı her zaman superlative'de kullanılabilir.. He is the same age as I'm..the. ) Superlative. özne çoğul ise tümleç çoğul ( ones ) olacaktır.est veya more . ( Bu film şu ana kadar izlediğim en iyi filmdir. ) Bu zamir iki yerde kullanılır. Bunlarda comparision için "er . ". ) She is my elder sister. The same + noun + as şeklindedir.... ( Bu öğrenciler diğerlerinden daha verimlidirler.. This study is not worse than the previous one. much ( çok ) Little ( az ) Old ( yaşlı ) Far ( uzak ) Comperative ( üstünlük ) better ( daha iyi ) worse more less older elder farther further Superlative ( en üstünlük ) the best ( en iyi ) the worst the most the least ( few kurallıdır ) the oldest the eldest ( kardeşler arasında ) the farthest ( mesafe olarak ) the furthest ( soyut olarak ) ***Not: Özellikle ilk dördü çok önemlidir.... Düzensiz Sıfatlarda Comparision Daha önce anlatılan comparision yapısına uymayan sıfatlara "düzensiz sıfatlar" denir. Sınavda bu iyi kavranmışsa rahatlık sağlar.as şeklindedir. ) ***KPDS'de bu yapının üç yönü sorulabilir: 1.ile aynı" olarak çevrilir. 3.

. ) Soru şekli 1. As many as: As much as: sayılabilenler için kullanılır.daha fazla” ifadesi nasıl eklenebilir? ( iki / üç / dört kattan daha fazla ). ( Nüfusumuz son 25 yılda iki kattan daha fazla artmış. 3. Yani sıfattan "ly" eki ile türetilmemiştir.Multiple Comparison Çok . ) Düzensiz Olan Zarflarda: Sıfatlarda olduğu gibi düzensiz zarflarda da comparison için kelimeler türetilmiştir. Zarflarda Mukayese Zarflar da sıfatlar gibi kendi aralarında kıyaslanabilirler. 1.. Adverb ( yalın ) Quickly ( hızlı ) carefully ( dikkatli ) fortunately ( şans eseri ) Comperative ( üstünlük ) more qickly ( daha hızlı ) more carefully more fortunately Superlative ( en üstünlük ) the most quickly ( en hızlı ) the most carefully the most fortunately 2.. ) Sonuna "ly" almayan Zarflarda: Bunlarda kıyas ". Sıfatların kıyaslamalarının iyi anlaşılması bu konuya çok iyi bir hazırlık olur. 3.. Our population has more than doubled over the last twenty five years.. ) Bu cümle şu şekilde de yazılabilir.. ) He has twice as much money as I have. ) Sonuna "ly" alan Zarflarda: Bunlarda kıyas "more ve the most" ile yapılır.. Çünkü orada anlatılan kurallar zarf kıyaslamaları için de geçerlidir..est" ile yapılır.) Bu yapıda ". ( O benden iki kat daha fazla paraya sahiptir. katlı karşılaştırma olup. as money as ) sorulabilir To double: iki kat artmak To triple: üç kat artmak To quadruple: dört kat artmak Our population has doubled over the last twenty five years. ) Comparision konusunun en zor sorusu bu yapıdaki "more than" ifadesidir.. Tüm kalıp ( as much as. Yardımcı fiil ile temel fiil arasına "more than" yazılarak bu anlam verilir. ( Nüfusumuz son 25 yılda iki kat artmış... three times... KPDS'de en çok sorulan yapıdır... I have twice books as many as you have ( do ) ( Ben senden iki kat daha fazla kitaba sahibim. sayılamayanlar için kullanılır I have twice as many books as you have ( do ) ( Ben senden iki kat daha fazla kitaba sahibim. 87 . Maddeler ( iki madde ve düzensizler olmak üzere ) halinde zarfların kıyaslamalarını açıklamaya çalışalım. Adverb ( yalın ) hard ( sıkı ) Fast ( hızlı ) Early ( erken ) Comperative ( üstünlük ) harder ( daha sıkı ) faster earlier Superlative ( en üstünlük ) the hardest ( en sıkı ) the fastest the earlist Early zarfı sonunda "ly" olduğu için birinci maddeye dahil olmalıdır diye bir düşünce akla gelebilir ama bu istisnai bir durum olup orjin olarak "ly" harfleri vardır.er ve the ... much ve many ayırımı sorulabilir 2. katlama sözcüğü ( once. Bir kez KPDS'de sorulmuştur. twice. Gerek sıfatlarda gerekse zarflarda kat ifadesinden sonra "as many / much as" ifadesi yazılır..) sorulabilir.

Her dersin konusunu mutlaka biriktirmeden iyice çalışmak gerekir. I studied hard. Bu yüzden comperative yapısında sonda "than I me" diyemeyiz. ) Birinci cümlede "better" sıfat. ikincisinde zarftır. Bunların anlamları. He has a better English than my English. ( Bu çocuk kardeşi kadar sıkı çalışmaz. ( O tüm arkadaşlarından en dikkatli bir şekilde araba kullanır ) My wife drives more carefully than I do. ) You earn twice as much as I do. Bağlaçlar konusu gramer kitaplarında çok karmaşık halde verildiği için gerekli mesaj alınamıyor. ( Ben sıkı bir şekilde çalıştım ve sınav oldukça kolay görünüyor. ( Ben fotbolu eşimin sevdiğinden daha fazla severim. Equality Zarflarda eşitlik.Adverb ( yalın ) Well ( iyi ) Badly ( Kötü ) Much ( çok ) Little ( az ) Comperative ( üstünlük ) better ( daha iyi ) worse more less Superlative ( en üstünlük ) the best ( en iyi ) the worst the most the lest Dikkat edilirse düzensiz sıfat ve zarfların comparison durumları aynıdır. ) Katlamalı ifadelerde sıfatlarda "as much as" kullanılır. "Conjunction". kullanımları ve sınav boyutu ile ilgili ipuçları verilecektir. ) Bu kullanımda "and" bağlaç değil. ) Bu kullanımda "and" bir bağlaç olarak kullanılmıştır. ( Siz benim iki katım kadar kazanıyorsunuz. Bağlaçların iyi bilinmesi halinde normaldeki sınav puanı 10. ) farklardır. CONJUNCTION İnglizce'yi iyi bir şekilde öğrenme ve sınavdaki başarının büyük bir kısmı iyi bir bağlaç hakimiyetine bağlıdır. Ahmet and Mehmet quarrelled. and the exam seems fairly easy. ) **Not: Zarf comparisonlarında karşılaştırılan kişiler değil. ( O benden daha iyi İnglizce konuşur. Bağlaç: İki cümleciği ( kelime veya cümleyi değil ) birbirine bağlayan yapılardır. benim İnglizcemden daha iyi bir İnglizce'ye sahiptir. edat gibi kullanılmıştır. ( Eşim benden daha dikkatli bir şekilde araba kullanır. bağlantı anlamına gelen "junc" kökünden türemiş olup "bağlaç" anlamındadır. ( Onun benim kadar kazanması olası değildir. ) Eğer yukarıdaki cümleyi "than my wife" ile bitirirsek "Ben fotbolu eşimden daha fazla severim" anlamı çıkar ki bu da tehlikeli bir durumdur. She drives the best carefully of all her friends. ) This boy doesn't study so hard as his brother does. ( Ahmat ve Mehmet tartıştılar. Tek fark sıfat ve zarf kullanımından kaynaklanan ( araya zarf gelme. Her dersimizde 15 .20 tanesi geçecek. Bir fiil söylemek zorundayız. sıfatlardaki eşitlik durumu ile aynıdır.15 puan artar. Çünkü karşılaştırılan iki eylemdir. Kolaylık olsun diye grup halinde verilecek. He is unlikely to learn as much as I'm. ) He speaks better than I do. much kullanma vb. kişilerin yaptığı eylemlerdir. Bunlar kullanımlarına göre sıfat veya zarf durumuna geçerler. Bu yüzden her ders mutlaka iyi bir şekilde öğrenilerek bir sonraki derse gelinmelidir. I like football more than my wife like does. 88 . ( O.

iki cümlecik arasında olmadığı için kesinlikle bu bağlaçlardan biri olamaz. ) edat olarak. Peki. bu özelliği bilmenin faydası nedir? Eğer sınavda cümlelerin başında ve sonunda bir boşluk varsa ve bir bağlaç isteniyorsa. or you must leave it. Özellik 2: Coordinating Conjunction bağlaçlarından önce mutlaka bir virgül (.) vardır. ) Give in: Wage: boyun eğmek. Özellik 1 : Coordinating Conjunction bağlaçları mutlaka iki cümlecik arasında bulunurlar. Bu ayrıntıdır. ***Not: Bu bağlaçların. ancak yine sınavda başarısız oldu. Coordinating Conjunction bağlaçlarına ve kullanım özelliklerine hakim olmak çok büyük fayda sağlar. Konuşma dilinde genellikle "but" geçer. İt was raining heavily. ) ne de ( or'un olumsuzu olup iki alternatiften hiç biri anlamındadır. bağlaç olarak iki cümlecik arasında "zira" anlamındadır. ( Onlar daha yüksek ücretler istediler. but ve so" bağlaçlarında genellikle özne ortak olduğu için ikinci kez yazılmaz. ) bundan dolayı ( sonuca götüren bağlaçtır. "henüz" anlamında. ( Okul kurallarına uymalısın veya okuldan ayrılmalısın. yet he preferred the medicine. mutlaka iyi bilmemiz gereken üç temel özellik vardır. ( Yağmur şiddetli bir şekilde yağıyordu. Kendisinden sonra birinci cümlenin zıttı bir durum vardır. ) ***Not: So sonuç bağlacı olduğu için kendisinden sonra. zarf olarak. And: But: Or: Nor: So: ***For: ***Yet: ve ( paralellik arzeden bağlaçtır. Daha sonra bu ayrıntıya değinilecektir. but he failed the exam again. teslim olmak ücret "and. and the employer had to give in their demand. "yet" kullanımı ileri düzey içindir. ) Üç özelliğin uygulanmasına dikkat ediniz. birinci cümlenin sonucu gerçekleşmiş veya gerçekleşecek bir durum vardır. ) 89 . Bu şekilde bağlaçların kullanımına da dikkat etmek gerekir. They were requesting higer wages. ) veya ( iki alternatiften birini seçen bağlaçtır. 1. ( Ben oğlumun bir mühendis olmasını istedim. Özellik 3: Coordinating Conjunction bağlaçlarının olduğu cümleler kesinlikle baştan sona doğru çevrilir. Bir grup içinden birinin iyi öğrenilmesi diğerleri içinde geçerli olur.Bağlaçlar aynı kullanıma sahip olduklarından grup halinde verilecektir. Aynı şekilde "but" zıtlık bağlacıdır. bağlaç olarak "halbuki" anlamındadır. "için". Tartışmalı olmasına rağmen genelde sayılarının yedi olduğu kabul edilir.) bu kısaltmalarda kullanılmaz. Ayrıca sınav açısından önemli olanlar işaretlenecektir. He studied eight hours a day. "and" paralellik arzettiği için kendisinden sonra birinci cümlenin paralelinde gerçekleşen bir durum olacaktır. Bunun sağlıyacağı fayda ne olabilir? Cümle tam çevrilemezse bile en azından çevirinin baştan sona olduğunu bilirsek çözümde kolaylık sağlar. Şimdilik konuyu genel kuralları ile öğreneceğiz. ) ama. Bu özelliği bilmenin faydası ne olacak? Eğer sınavda ortası boş bırakılmış bir cümle var ve bağlaç soruluyorsa eğer boşluktan önce bir virgül (. ve işveren onların taleplerine boyun eğmek zorunda kaldı. halbuki o tıpı tercih etti. I wanted my son to be an engineer. ) "but ve yet" zıtlık bağlaçlarıdır. Bu yüzden (.) yoksa bu yedi bağlaçtan biri olamaz. Şimdi örneklerle kullanımlarını görelim. You must obey the rules the school. ancak. ( O günde sekiz saat çalıştı. fakat ( zıtlık bağlacıdır. so we postponed the match. ) Coordinating Conjunction İki cümlecik arasındaki bağlantıyı sağlayan bağlaçlardır. bundan dolayı maçı erteledik.

Bu yapılarda iki cümle vardır. ancak yarın gitmek için ısrar ediyor. Bu özelliklerinden dolayı bağlaç tanımına uymazlar. Sonuca götüren bağlayıcılar Therefore Thus Hence Consequently Grup: 4. iki cümlecik arasında zaman uyumu aranarak çözülmemelidir. ) 2. Eğer böyle bir cümlenin zamanları sorulursa. Bu yüzden istifasını vermek zorunda kaldı. Birinci cümle bitmiş. he had to give his resignation. ) Grup: 3. nor did he write to us. ) ***Not: Coordinating Conjunction bağlaçlarının kullanımında istisnai bir durum vardır. Yukarıdaki örneğe dikkat ediniz. He arrived yesterday. ) Grup: 2. Grup: 1. ) As a result . noktalanmıştır. ) İki cümle olduğu için ve aralarında nokta olduğu için bağlaç kullanılamaz. 2. ne de bize yazdı.) mantığı konuşmadaki duraklama içindir. ( O bizi aramadı. connector kullanılmalıdır. Bu maddedekiler grup halinde verilecektir. zamanını kestirebilmek gerekir. "nor" bağlacı kendisinden sonra devrik bir yapı ister. İkinci cümle connector açısından üç şekilde yazılabilir. ) İpuçları: 1. ( Onun hakkında ciddi iddialar vardı. İki cümle arasında bir zıtlık ilişki sağlayanlar.Virgülün (. Bu yüzden bunlara bağlaç değil de "cümle bağlayıcıları" denir. onunla ilişkilidir. ***Not: Bu yapılarda kullanılan cümleciklere "independent clause" denir. ( O dün geldi. ) Sentence Connectors Bu gruptakler cümlecik değil de cümleler arasında bağlantı kurarlar. İki cümle arasında paralel bir ilişki sağlayanlar Furthermore: Moreever: what's more: İn addition: Also: ayrıca ( en çok kullanılan ilk ikisidir. ) Connector ikinci cümlededir. Hepsinin kelime anlamı iyi bilinmelidir. İşte bu cümle bağlayıcıları ikinci cümlenin başında. ortasında veya sonunda olabilirler. He didn't call us. 90 Sonuç olarak. Kullanımları aynı olduğu için birini iyi bilmek diğerlerini de bilmek anlamına gelir. böylece ( en çok kullanılan ilk üçüdür. Ama ikinci cümle birinci cümleye çok uzak değil. Therefore. Her cümlenin kendi içine bakıp. Cümlecikler bağımsız oldukları için aralarında zaman uyumu yoktur. However: Nevertheless: Nonetheless: On the contrary: Still: ancak bununla bereaber ( en çok kullanılan "however"dır. Alternatif belirten bağlayıcılar Or else: Otherwise: aksi taktirde Kullanımları: There were serious claims about him. but he insists on going tomorrow.

Bununla bereaber o oynamak için dışarı çıktı. zorlaştırarak soruyorlar.... no.. ) They offered a good job.Therefore. therefore. Bu bağlaçta ayrıca başka bir kullanım daha da vardır......ya da ( İki alternatiften biri ) ne . give his resignation.... "Not only . Not only .. "as well" sözcüğü 91 .... he could do something else.. therefore.... every türevleri + else another + noun şeklindedir..) de de cümle bitmiştir. ( Sonuçlar olumluydu.olsun ) "Not only ... therefore..and: Either ........ Bu iki farklı yazılım anlam olarak aynı... ( Onlar iyi bir iş önerdiler... ) The results were favourable. da anlamındadır.. Bu durumda nokta yerine virgül olacaktır.... Çünkü ikili sözcüklerden oluşurlar ve her iki cümleciğe de serpişirler..gerekse ( olsun ....but also: Both ... Şimdi bu grup bağlaçları yazalım. diğer sözcüğünü sorarlardı. He had to give his resignation. ) Put into effect: yürülüğe koymak ( "into" edatı birkaç kez sorulmuş ) 3. still.hem de ya .... therefore.. aksi taktirde o başka bir şey yapabilirdi ) ***Not: "else" kelimesi "some.... Any.....but" veya "not only . Eğer bir bağlaç sorusunda bu ikisi şıklarda var ise büyük bir olasılıkla ikisi de cevap değildir. ) Connector çeviride başta söylenir.... (Enflasyon oranı son derece yüksekti....... Ama artık her iki sözcüğü de boş bırakıp. ) We had to punish him.but also" ve "Both ... 3. he went out to play....... he had to give his resignation..... some.aynı zamanda hem.......or: Neither ....or: sadece değil . ( Dışarısı çok soğktu.ne de ( İki alternatiften hiç biri ) gerek ....but also" bağlacının kullanımında "but also" kısmında bazı istisnalar vardır. bu nedenle ben onu kabul ettim. He had to. Bu cümleyi bir bağlaç kullanarak da yazabiliriz... Yani bu bağlaç "not only ..and" bağlaçları anlam olarak birbirlerine yakındırlar.. İt was very cold outside. "also" de. bu maddedeki bağlaçlardır..... Önceleri bu bağlaçların bir sözcüğü boş bırakıp..... ancak o oynamak için dışarı çıktı.... no. Yalnızca "but" veya yalnızca "also" olabilir......... İt was very cold outside.. but he went out to play. Çünkü (.. buna karşın onu ikna edemedik. Bunların dışında "başka" anlamını ismlerden önce "another" kullanarak veririz.. ( Dışarısı çok soğktu. any...... very" gibi sözcükleri ve türevlerinden sonra "başka" anlamında kullanılır.. En rahat öğrenilen ve sınavda en rahat görülebilen bağlaçlar.. Bu anlama gelen "as well" sözcüğü de "also" yerine kullanılabilir..) Correlative Conjunction "İlişki sağlayan bağlaçlar" demektir. ) Noktalı virgülden sonrada connector kullanılabilir.. I accepted it.. gramatikal olarak farklıdır. İnflation rate was extremely high...also" şeklinde de kullanılabilir.... bu nedenle hükümet bazı tedbirleri yürürlüğe koydu.. Bu nedenle sorusunda cümle iyi irdelenerek uygun bağlaca gidilmelidir.... the goverment put into effect some measures... ) İki cümle arasında nokta olduğu için "connector" kullanıldı..nor: Whether . Yalnız bu kullanımda önemli bir özellik vardır... However. 4. ( Biz onu cezalandırmak zorunda kaldık. we couldn't persuade him.... otherwise....

) The robber not only shot around also crashed everything. Örnek üzerinde bu özellik daha iyi anlaşılacaktır. He not only insulted his friends but also beat them.. ( Soyguncular sadece etrafa ateş etmediler.. aynı zamanda her şeyi yerle bir ettiler.... ) You must either obey your superior or leave such a job.. ( O sadece arkadaşlarına hakaret etmedi aynı zamanda onları dövdü. ) Sınavda "not only" nin başta kullanıldığı bir cümle verilerek devrik yapı istenir.but also" ve "Both .. ( O sadece arkadaşlarına hakaret etmedi aynı zamanda onları dövdü..... ( Soyguncular sadece etrafa ateş etmediler. ( Ben İngiltere'de hem İnglizce öğrenmee hem de insanları tanımaya çalıştım...but also" bağlacının kullanımında "not only" kısmı cümlenin başına alınarak da yazılabilir.. Sult: üstüne atlamak Consult: con: beraber. ) "Not only . ( Siz ya üstünüze itaat edersiniz ya da böyle bir işi bırakırsınız. Bir zarf sözcüğünün yaptığı işi bir cümlecik de yapabilir. hem de her şeyi yerle bir ettiler.. Bu durumda kural ihlal edildiği için telafisi gerekmektedir. ) He neither studied nor helped his father with his business..... Bu da "not only" den sonraki cümleciğin devrik olması ile sağlanır. The robber both shot around and crashed everything. Bu bağlaç "adverbial conjunction" olur. sult: ( bir insanın ) üstüne atlamak. aynı zamanda her şeyi yerle bir ettiler.. mağlup etmek Superior: amir. ) Bu iki bağlaç birbirlerinin olumsuzudur. ) Görüldüğü gibi iki cümle arasında anlamca pek fark yoktur.. I both tried to learn English and to know people in England. ( Soyguncular sadece etrafa ateş etmediler.. Eğer bu kuralı bilmezsek zorlanacak bir sorudur. sult: ( bir insanın ) üstüne atlamak. ( Soyguncular hem etrafa ateş açtılar.. Bu iki cümlede bağlaç yeri boş bırakılıp sorulursa. Zarf sözcüğünü irdeliyerek mantığını anlamak gerekir.and" ile de yazılabilir.. iyi bilinmeli. ) The robber not only shot around but crashed everything. aynı zamanda her şeyi yerle bir ettiler.. ( O ne öğrenim gördü ne de babasına işinde yardım etti.and" bağlaçları anlam olarak birbirlerine yakın oldukları için yukarıdaki cümle "both . Bu kullanım bağlacın rahat görülebilmesi için yapılan bir harekettir... Bu durumda iki cümlecik olur ve birbirine bağlamak için de bir bağlaca ihtiyacımız vardır. üstün Superiority: üstünlük 4. Çünkü "as well" sözcüğü daima cümle sonunda yazılır.. İnsult:hakaret etmek Beat: dövmek.. Consult: danışmak İnsult: in:içine. Önemli bir özelliktir.. Önemli Kural "Not only . aynı zamanda her şeyi yerle bir ettiler. hangi bağlacın uygun olacağı mesajı cümle etüt edilerek çıkarılmalıdır. ) Not only did he insult his friends but also beat them.. ) Adverbial ( Subordinating ) Conjunction Asıl bağlaç işlevi olan bağlaç grubudur.... ) The robber not only shot around but crashed everything as well.. Ama gramatikal olarak birbirinden farklıdırlar. The robber not only shot around but also crashed everything. 92 .. ( Soyguncular sadece etrafa ateş etmediler.."but" tan ayrılır ve cümle sonuna gider.

..) While you are studing.... Bu bağlaçlar anlamlarını yan cümleciğin fiiline yüklerler........... ( Bu kural sadece İnglizce'ye has bir özelliktir.mesi ile ...mıştı ki ....ceye kadar .dığı sürece . Bu durumda bir temel cümle ve bir yan cümle olmak üzere iki cümlecik olur ve bunları birbirine bağlamak için bir bağlaca ( adverbial conjunction ) ihtiyacımız vardır...........) When you were at home.. ..... ... Zarfların kullanılma özelliğininden zarfın başa alınabileceğini hatırlayınız... ( Siz evde olduğunuzda..... When we were in London.den önce .... ) Zaman uyumunda kesinlikle temel cümlecik ve yan cümlecik aşağıdaki şekilde kurulamaz... ( Ben onlarla geçen hafta karşılaştım..... Ayrıca iyi bilinmesi sınavın anlama yönelik sorularında büyük kolaylık sağlar.. Bunun yerine bir cümlecik de kullanılabilir.........imez .. .iken ............. Kullanımları 1.... ( Siz çalışırken...... Bu zaman uyumu çok önemlidir....mesi bir oldu tam .... Temel cümlenin zamanına göre yan cümleciğin zamanı tespit edilir...... .... Özellikle KPDS açısından önemli olan özelliklerine dikkat çekilecektir.dığından beri .........) While you were studing.. ( Biz Londra'dayken onlarla karşılaştım....... Adverbial Conjunction'ları anlamlarına göre gruplara ayırarak inceliyeceğiz...ir... ( Biz Londra'dayken onlarla karşılaştım................... Eylemin ne zaman yapıldığını belirlerler...... ) Zaman bağlaçlarının olduğu cümlecikte hiç bir future tense kullanılmaz.......oldu Son ikisinin yapısı farklı olmasına rağmen aslında anlamları aynıdır.......... Bu nedenle bu grup bağlaçlarda zaman uyumu vardır. ) ***Not: Bu bağlaç grubunu diğerlerinden ayıran önemli bir özellik vardır ki çok önemli ve mutlaka iyi bilinmelidir.... ( Siz evde olduğunuzda........dığı zaman .iken .......... I met them when we were in London. Bu durumda Zarf Cümleciği de başa alınabilir... ( Siz çalışırken...than: Hardly / Scarcely ... Yani yukarıdaki cümleyi şöyle de yazabiliriz.... Bunun bilinmesi zaman uyumu sorularında büyük bir rahatlık sağlar... Anlamları ile birlikte çok iyi bilinmeli.... Önceleri sıkça bu ikisi sorulurdu. . I met them..den sonra ... ) "last week"..ceye kadar .. ) When you are at home....I met them last week.. zaman belirten bir zarf tümlecidir..when: ..... When: After: Before: As: While: Just as: Until / Till: By the time: Since: As soon as: As long as: Once: No sooner ... Her grup için hem tek tek anlamları hem de kullanım özellikleri verilecektir. Past Present Future Past 93 ...........) Görüldüğü gibi bu bağlaçlarda bağlacın anlamı yükleme eklendiğinden zamanın ne olduğu kayboluyor. Direk bir soru kesin gelir..............tam iken . Fazla sayıda örnek çözülerek hakim olunabilir. .. Grup 1: Time Conjunction: Zaman bağlaçlarıdır.. .. Time bağlaçlarından en önemlileri yukarıya alındı....ce / ca .....

.2. yan cümlecik "simple past" tır? Bu soruyu bir cümle yazarak açıklayalım: I haven't seen him since last year. Bazen yan cümlecik başa alınarak da verilebilir.dığından beri.. 3.... I haven't seen them. ) 5. oyun oynarken vb. While: Uzun süreli olaylarda kullanılır. it began to rain. As I went out. ) 4. it began to rain. ( Present Perfect ) + Since + ( Simple Past ) I haven't seen them since they moved to another town. the phone rang up. the time'ın eklenmesi ile bağlaç olur. televizyon izlerken. As: Kısa süreli olaylarda kullanılır. ( Onlar başka bir kasabaya taşındıklarından beri onları görmedim. ( Onlar başka bir kasabaya taşındıklarından beri onları görmedim. Bu nedenle "as" bağlacının olduğu cümlecikte simple zamanlar ( continuous olmayan ) kullanılır. the children will have slept. dışarı çıkarken.. Bu cümlede zarf olan "last year" sözcüğünün yerini tutan bir cümlecik de yazabiliriz.iken" anlamındadır. ) Bağlacın bulunduğu cümlecik yan cümleciktir.. Aralarındaki fark nedir? Olayların oluşma süreleri bu iki bağlacın kullanımını belirler. ) Since: . Bundan dolayı since'in olduğu cümlede temel cümlecik "present perfect"... ( Tam ben evden ayrılırken telefon çaldı... ( Biz eve varıncaya kadar çocuklar uyumuş olacak ) By the time we arrive at home. Bu bağlaç genel zaman uyumunu bozan tek bağlaçtır.till: by edat olup ( zamanlar bilgisinden hatırlayınız ) bir ismin önünde ve future perfect ile kullanılır. ( Ben beklerken yağmur yağmaya başladı.ceye kadar" anlamındadır. ) Since bağlacının bulunduğu cümlede neden temel cümlecik "present perfect".. düşmemek gerekir. Futurlu tenseler bağlaç cümleciklerinde kullanılmadıklarından alternatifi olan Simple present'e gidilmiştir.. Future perfect By the time Past perfect Simple Past Mantığı: Bağlaçtan önceki zaman sonrasındaki zamanın öncesidir. ( Ben onu geçen yıldan beri görmedim. ) Zamanlar konusu işlenirken "since" in present perfect ile kullanıldığını çünkü bununla geçmişte olan bir olayın etkisinin şu ana kadar devam ettiğini söylemiştik. ( Biz eve varıncaya kadar çocuklar uyumuş olacak. ) While I was waiting. Bu cümleciğin eylemi geçmişte olacağından bunun da zamanı past olacaktır. "just" tan dolayı da continuous'ludur. Üçü de ".. ) Just as: Bu bağlacın kullanımında yan cümlecik zamanı "as" ten dolayı kısa olaylardır. Bu nedenle "while" bağlacının olduğu cümlecikte continuous'lu zamanlar kullanılır. The children will have slept by the time we arrive at home... yan cümlecik "simple past" olur. Bu nedenle "since" bağlacı genel zaman uyumunu bozan tek bağlaçtır. Just as I was leaving home. ) Bu cümlede eve varma olayının gelecekte olduğunu. 94 Simple present .. Bu sürekli zaman genellikle "past continuous" tur. Since they moved to another town. Until ve till arasında hemen hemen bir kullanım farkı yoktur.. çocukların uyumasının da gelecek te olan eve varma olayından önce olduğunu anlıyoruz. ) As ve While: ikisi de ".. ( Ben dışarı çıkarken yağmur yağmaya başladı.. Yani "by the time" bağlacının kullanımında zaman uyumu açısından iki alternetif vardır. eve girerken vb. ) By the time / until ..

.. Konuyu ezberlemeden mantığını anlamak gerekir..... I will wait for you until you return.... Now that. ( Biz eve varıncaya kadar çocuklar uyumuştu...... No sooner had he bought a car than he had an accident.. ) Grup 2: Cause Conjunction ( Sebep bağlaçları ) : Sebep bağlaçları ana cümlecikteki eylemin neden gerçekleştiğini anlatan yan cümleciğin başında bulunur... Bu kural ihlali olduğu için telafi olarak cümle devrik yapılır.......dığına göre” olarak da çevrilebilir.dığı için" anlamındadır. the children had slept.. ) İki olay vardır.. ) ***Not: "no sooner. Bu edatların hepsinin anlamı ". ( Turkiye 1950'lerin sonuna kadar AB'ne başvurmuştur.. Because As Since Seeing that Now that Given that Seeing that. ( Biz eve varıncaya kadar çocuklar uyumuştu. Aşağıda verilmiş olan yapılar normal kullanımları ile edat yapısındadırlar ve biliyoruz ki edatlar bir isim ile kullanılırlar. ( Arabayı alması ile kaza yapması bir oldu. I had hardly left home when it began to rain.... ( Türkiye'nin nüfusu önümüzdeki on yılın sonuna kadar 100 milyonu aşmış olacak. I had no sooner left home than it began to rain.... ( Arabayı alması ile kaza yapması bir oldu.than" ve "hardly.. ) Bu cümleden eve varma olayının geçmişte olduğunu ve çocukların uyumasının geçmişte olan eve varma olayından önce gerçekleştiğini anlıyoruz.den dolayı" dır. ( Evden ayrılmamla yağmurun yağmaya başlaması bir oldu. Given that bağlaçları. Eğer soruda future perfect verilmişse by ve by the time. ( Tam dışarı çıkıyordum ki yağmur yağmaya başladı... bunlar verilmişse future perfect istenir. Bu nedenle soruyu iyi okuyup bizi sonuca götürecek ipuçlarını bulmak gerekir.when" ile de aynı anlama gelmek üzere aktarılabilir.... ) He had no sooner bought a car than he had an accident.. öncesinde olan Past perfect ile ifade edilir.when" bağlaçları kullanımda başa alınabilir.. ( Siz dönünceye kadar sizi bekliyeceğim. Bu cümleyi "hardly.. Bu bağlaçların hepsi de ". Çünkü by the time'daki önceye çekme hareketi Until / Till'de yoktur.. ) By the time we arrived at home. "by ve by the time" ın dışında gramer olarak future perfect kullanılmaz.. ) Turkey had applied to the EU by the end of 1950s. Turkey's population will have exceeded 100 millions by the end of next decade. ) "by" lı cümlede zaman dilimi gelecekte ise: Future Perfect "by" lı cümlede zaman dilimi geçmişte ise: Past Perfect kullanılır. ( Tam dışarı çıkıyordum ki yağmur yağmaya başladı. Bunlar bir ekleme ile bağlaca dönüştüklerinden 95 ..The children had slept by the time we arrived at home. Ayrıca zaman uyumu bu bağlaçlarda da vardır. En son olan past. ) Özellikle "since ve by the time" bağlaçlarının kullanımlarını çok iyi bilmek gerekir.. çeviride daha güçlü bir anlam açısından “mademki veya . ) Hardly had I left home when it began to rain.. By the time için verilen özellikler Until / Till için geçerli değildir.

.... Bu nedenle eğer bunlardan ikisi şıklarda varsa ikisi de cevap olamaz. ( Yolun kötü şartlarından dolayı oraya zamanında varamadık. we couldn’t arrive there on time... Son sınavlarda direk edat veya bağlaç sorulur..... ) On time: On time: zamanında ( dakikası dakikasına ) zamanında ( genel olarak ) 96 . Due to Owing to Because of On account of İn view of . Yapı ve kullanımlarına göre hangi bağlaç anlamında olduğunu görebilmek gerekir.dığı için We had to give up the project since it began to be expensive.. ( Orada hava son derece soğuk olduğu için kimse yaşayamaz. ) Since.bağlaç ayırımı sorulurdu. birbirlerinin yerine kullanılabilirler. ( Proje pahalı olmaya başladığı için ondan vaz geçmek zorunda kaldık. Örneğin tense uyumundan dolayı yukarıdaki cümlede since ".. ) "owing to the fact that" in bağlaç oldığuna. ( O hastalığından dolayı sınavda başarısız oldu. They couldn't arrived there in time because the traffic was heavy. ( O hasta hasta olduğu için sınavda başarısız oldu ) Görüldüğü gibi edat ve bağlaç başa da alınabilir. ( Biz yağmurdan dolayı maçı iptal ettik. ) Due to the fact that he was ilness. Bunun sadece "be" fiilinden sonra kullanıldığı söylenir. Bu edatlar "the fact that" eklenmesi ile bağlaca dönüştürülür. Bağlaç olduklarında yukarıdakiler gibi ". Bu özellik KPDS'de şimdiye kadar hiç sorulmadı. ) Önceleri bu konu ile ilgili edat . As ve daha sonra göreceğimiz While bağlaçları farklı bağlaç olarak kullanılabilirler. ) Bu kullanımı ile "owing to" edattır.dığı için" anlamındadırlar. Due to his illness. Hem bu bağlaçlar hem de bu edatlar eş anlamlıdırlar. ve sonrasında bir cümlecik olduğuna dikkat ediniz.)'e kadardır. dismiss: görevden almak We called off the match owing to the rain..den dolayı + the fact that: .. ( Soğuk havadan dolayı kimse orada yaşayamaz. İnglizce'de bu kullanıma sahip olan sadece bu üç bağlaçtır. Bu durumda bağlaçlı cümleciğin sınırı (.. ) Miss: görevlendirmek. Şimdi bunu bağlaç olarak kullanalım. Sadece "due to" nun ileri düzey olarak bir nüans farkı vardır. Sebep bağlaçlarının anlamlarının bilinmesi yeterli olur... Çünkü edatlar bir isim ile kullanılır. Ayrıca aşağıdakilerin gramatikal olarak edat bağlaç ayırımını yapabilmek önemlidir. No one could live over there due to cold weather.. bir cümlecik ile değil.dığı için" anlamında kullanılmıştır..yukarıdakilerden ayrı olarak verildi. We called off the match owing to the fact that it was raining. ( Biz..... ( O daima işe geç kaldığı için kovuldu. Not: Buradan Grup 3’e kadar yazılanlar yeni kurstan yazılan örneklerdir... he failed the exam. Owing to the bad condition of the road. Bir de anlama göre hangi bağlacın uygun olduğunu seçmemizi isteyen sorular sorulurdu. yağmur yağdığı için maçı iptal ettik..den beri" olarak değil de ".. Ayrıca "the fact that" almamıştır. ) He was dismissed since he was always late for the work. ( Trafik yoğun olduğu için oraya zamanında varamadılar. he failed the exam.. ) No one could live over there due to the fact that it was extremely cold.

Inter: ara.. he was detained.. şaşırmak inandırılmak.iken. ( Faiz oranlarındaki yükselmeden dolayı paramı bankayı yatırdım. (Sırpların Kosova’daki zulümlerinden dolayı Nato olaylara müdahale etmeye karar verdi.Zarf ) 97 . ) Görüldüğü gibi bağlaç ortaya alınarak da yazılabilir.. ödün demektir. Bu ayırımı bilmek gerekir. Eğer bir cümlecik varsa bağlaç.. Grup 3: Concession Conjunction ( Zıtlık Bağlaçları ): Concession taviz. Yani "ben ders çalışırken o TV izliyordu" örneğindeki gibi. Eşanlamlı oldukları için ikisi şıklarda olursa ikisi de cevap olamaz. ) “was involved” şeklinde neden passive voice ile yazılmış sorusu üzerine şu açıklama yapıldı: to involve ( karıştırmak ). ) Mart ÜDS’de özellikle “owing to” edatının sorulması bekleniyor.Örneğin. Whereas While Bu iki zıtlık bağlacı ".... ( O yasa dışı olaylara katıldığı için gözaltına alındı. Since he was involved in illegal activities. Active to involve: to surprise: to convince: karıştırmak şaşırmak karıştırmak Passive karıştırılmak.dığı halde" anlamındadır. karışmak şaşırtılmak. Bunlar Türkçe açısından iki passive formlu olarak düşünülebilirler. to surprise ( şaşırmak ).Sınav uygulamalarında öncesi boş bırakılarak edat – bağlaç ayırımı sorulur.e rağmen. inanmak Due to the atrocities of Serbs in Kosova. ( Yollar kötü olduğu için oraya zamanında varamadık. "despite ve in spite of" edat olup "the fact that" eklenmesi ile bağlaca dönüşürler.. Ayrıca bu gruba "contrast" bağlaçları da denilebilir. "while" ın bu anlamı zıtlık anlamındaki "iken" dir.. However + ( Sıfat . oysa. Vene Convene Convention Revenue : gelmek anlamındadır. . Intervene: araya gelmek=müdahale etmek : toplanmak : toplantı : gelir In view of the rise in interest rates. ) We couldn’t arrive there on time because the roads were bad. Bu şekilde KPDS’de sorulmazdı ama ÜDS’de sorulur. ) Atrocity Intervene : zulüm : müdahale etmek Burad “vene” kelime kökünü açmak faydalı olacaktır. we couldn’t arrive there on time. ( Yollar kötü olduğu için oraya zamanında varamadık. Gramatikal olarak zıtlık anlamı vardır. to convince ( inanmak) gibi 5-6 fiil için özel birözelliktir. I invested my money in to the bank. halbuki" anlamındadır. Though Even though Although Despite the fact that İn spite the fact that Beşi de eşanlamlı olup ".. tümce varsa Edat kullanılır. Because the roads were bad. The Nato decided to intervene in the events. vene: gelmek..

( BM'lerin yoğun çaba göstermesine rağmen. ) However hard he work. İn spite of the fact that the UN made vigorous efforts. he can’t be as succesful as his father. çoğul eki s. İn spite of vigorous efforts. Bu üç bağlacın kullanımlarında özneden önceki sözcüğü iyi etüt ederek uygun olan bağlaç kullanılır. enflasyonun yükseleceği görünüyor.bağlaç kullanımı için sonrasında isim mi var yoksa cümlecik mi var şeklinde cümle irdelenerek uygun kullanıma gidilir. ( Yoğun çabalara rağmen her iki taraf sınır anlaşmazlığında görüş birliğine varamadılar. Gramerde bu edat kullanımı ile ilgili bir soru gelir. ) Görüldüğü gibi ilk kullanımda edat iken “the fact that” eklenerek bağlaç olarak ikinci cümlede kullanıldı. we played outside. tion. he will be cought. Bu şekilde bağlaç sonrası sözcükler iyi etüt edilerek uygun bağlaç kullanımına gidilmelidir. her iki taraf sınır anlaşmazlığında görüş birliğine varamadılar. ) However well he may swim. ( O ne yaparsa yapsın bizi ikna edemez. ance. ( O ne kadar çalışırsa çalışsın babası gibi başarılı olamaz. Whatever decision the goverment may take. ( Havanın soğuk olmasına rağmen dışarda oynadık. ) Cümlede her iki tarafın anlam olarak paralel mi. ( Soğuk havaya rağmen dışarda oynadık. However + ( Sıfat . Bu yapıda genellikle kullanılan ve KPDS'de sorulan "however" dır. ) Bu bağlaçların sonralarında kullanılan sözcük iyi etüt edilmelidir. ( O ne kadar iyi yüzerse yüzsün başarılı olamayacak. Sonu "ly" ile bitenler zarftırlar. sonuç mu olduğu irdelenerek uygun bağlaca gidilmelidir. Örneğin sonu "sion. canlı çaba. bağlaç mutlaka yukarıdaki üçünden biridir. Eğer hard burada kullanılmasaydı ve zarf ( veya sıfat ) olmasaydı "however" bağlacı kullanılamazdı. Eğer bir bağlaç kullanımında özneden önce bir sözcük varsa. he can't persuade us. ( Hükümet hangi kararı alırsa alsın. ) In spite of the fact that the weather was cold. ) Vigorous: Effort: Border: Border line: yoğun. Ayrıca bu bağlaçların kullanıldıkları kelimeye göre anlam kazandıklarına dikkat edilmelidir. ent" gibi ekler ile biten sözcükler isimdirler. inflation seems to rise. ) 98 . ) No matter where he may go. Ayrıca edat . the two sides couldn't aggree on the border dispute. başarılı olamaz.) "hard" ın bağlaçtan hemen sonra. we played outside. he can't be succesful. Kullanıldıkları sözcüklere göre "ne olursa olsun" gibi bir zıtlık anlamı katarlar. zıt mı. KPDS' de kesin olarak bu üçünden birisi ( büyük bir olasılıkla however ) sorulur. özneden önce kullanıldığına dikkat ediniz.Whatever + ( İsim ) No matter + ( QW ) Zıtlık bağlaçlarının en önemlileri bunlardır. ( O sıkı çalışmasına rağmen bir kez daha başarısız oldu. he failed once again. yakalanacak. Böyle bir soruda bu bağlaçlardan sonraki sözcüğü iyi bir şekilde etüt etmek gerekir. he can’t be succesful. the two sides couldn't aggree on the border dispute.Zarf ) Whatever + ( İsim ) No matter + ( QW ) Normalde bağlaç kullanımında bağlaçtan hemen sonra bir özne vardır. However hard he may study. No matter what he does. ) In spite of cold weather. Bu şekilde edat-bağlaç kullanımı iyi bilinmelidir. ( O nereye giderse gitsin. gayret sınır sınır hattı Although he worked hard. ( O ne kadar sıkı çalışırsa çalışsın.

The control group's results were favourable. However . ) Whatever suggestion they may propose. ) Probation: deneme Son cümle ilk ÜDS sınavından bir soruydu. KPDS'nin fix sorusudurlar. So ( Sıfat. onun mutlu olması muhtemel değildir. değilse zarf kullanılır.. Gurp 4: Result Conjunction ( Sonuç bağlaçları ) Bu bağlaçlar ana cümlecikteki yargının sonucunu veren yan cümleciğin başında kullanılırlar. However’ bir cümleyi . she will not be selected... ( Kontrol grubunun sonuçları olumluydu.. bu programın başarılı olması muhtemel değildir. hangi durumda sıfat kullanırız? Eğer bağlacın kullanıldığı cümleciğin fiili "linking verb" ise sıfat. ) No matter where he runs away. ) Good Well Goodness Good sıfat. ( O ne kadar zengin olursa olsun..... ) Although he may be rich ( O zengin olmasına rağmen.e rağmen’li bir bağlaçla nasıl yazarız? However rich he may be ( O ne kadar zengin olursa olsun. oysa hasta grubunun sonuçları olumsuzdu.. zarf ) that Such ( isim ) that 99 .. whereas the patient group's results were unfavourable. ) Whereas ve While eşanlamlı olup birbirlerinin yerine kullanılabilirler. Bu iki bağlaç "Connecting Conjunction" bağlaçları ile aynı kullanıma sahiptirler... Bu bağlaç grubunda iki tane bağlaç vardır..söylerse söylesin. İkisi de "öyle. he must work on probation.. the police will eventually catch him. Bağlaç "however" olduğu için sıfat veya zarf kullanılmalıdır. ( O nereye kaçarsa kaçsın. this program is not likely to succeed. Peki hangi durumda zarf... ( O ne kadar iyi . Yukarıdaki iki cümlenin anlamı görüldüğü gibi aynıdır. while the patient group's results were unfavourable. ( Onlar hangi önerileri önerirlerse önersinler.. seçilemeyecek. ) However qualified the young surgeon may be.. Ayrıca bu iki bağlacın kullanımındaki virgüle dikkat ediniz..No matter what he dose. (Kontrol grubunun sonuçları olumluydu... Bağlaç cümleciğinin fiili "linking" fiil olmadığı için de zarf kullanılmalı diye boşluğa gelecek sözcüğü seçiyoruz ki "well" dir. ) The control group's results were favourable. ( O ne yaparsa yapsın bizi inandıramaz.. Goodness isimdir.. ) Eventual: Eventually: Sooner or later: olası sonunda er geç Eğer bu bağlaçlardan sonraki sözcük boş bırakılarak sorulursa ( ki bu KPDS'de sorulmaz ) kullanılan bağlaca göre bu sözcüğün isim.. bağlaç veya QW olduğunu tespit ederiz. Gramatikal boyutu önemli olan bu iki bağlacın kullanımı biraz karışıktır. ( Genç cerrah ne kadar kalifiye olursa olsun bir süre denemede çalışmalıdır. polis sonunda onu yakalayacak. Örnekleri birkaç defa yazarak egzersiz yapmak konuyu daha iyi kavratacaktır. ) However rich he may be.. he is unlikely to be happy.ki" anlamındadır.. Well zarf..she may sign. he can’t convince us. oysa hasta grubunun sonuçları olumsuzdu..

.. ***Not: Düzenli sıfat tamlamalarında "such. Düzenli Sıfat Tamlaması a nice wheather an expensive car a beautiful girl güzel bir hava pahalı bir araba güzel bir kız Bozuk Sıfat Tamlaması nice a wheather expensive an cars beautiful a girl güzel bir hava pahalı bir araba güzel bir kız Görüldüğü gibi bozuk sıfat tamlamasında belgisiz tanıtıcı eki sıfat ve isim arasına gelmektedir.. Hava. ) Distinguish: ayırt etmek Distinguished: seçkin He is such a man that you can rely on him.She is so clever that everyone admires her.that" bağlacı kullanılır. ) So'dan that' e kadar olan yapı başa alınabilir. ( O öyle zekidir ki herkes ona hayrandır.. ) They were such naughty boys that the teacher had to shout at them.... Bu iki bağlacın kullanımı sadece yukarıda anlatılan boyutu ile sınırlı değidir.. Eğer sıfat tamlamalarında sıfat ile belgisiz tanıtıcı ek yer değiştirirse bu sıfat tamlamaları bozuk sıfat tamlamaları olurlar. Şimdi bunlara da örnek verelim.that"...that"....that" kullanıldığına dikkat ediniz. Buna geçmeden önce ilgili olduğu için Sıfat Tamlamaları'ndan bahsetmemiz gerekir.. Ayrıca çoğul ve sayılamayan isimlerin de kullanıldığı sıfat tamlamaları vardır. Her iki tamlama da aynı anlamdadır. Mirore: bakmak Miror: ayna Admire: hayranlık duymak She speaks Germany so fluently that you can not distinguish him from a german. ) Admire sözcüğü latince olan "mirore" den köken almaktadır. ( O öyle akıcı bir şekilde Almanca konuşur ki onu bir almandan ayırt edemezsiniz.. cloth cars girls kumaş arabalar kızlar nice cloth expensive cars beautiful girls güzel kumaş pahalı arabalar güzel kızlar İnglizce'de yukarıdaki verilen sıfat tamlamaları düzenli sıfat tamlamalarıdır.. ) Sıfat ve zarflar için "so.. Sıfat Tamlamaları: Türkçe'de bir ismi bir sıfat nitelediği zaman bu bir sıfat tamlaması olur... 100 . isimdir. Şimdi İnglizce'deki sıfat tamalamalarına bakalım. He is such an intelligent student that he can study abroad. ( Onlar öyle yaramaz çocuklardı ki öğretmen onlara bağırmak zorunda kaldı. Sınavda bu yapı sorulmadığı için şimdilik buna değinilmeyecektir.. Bu kullanım kural ihlali olduğu için bunun telafisi olarak bağlaç cümleciği devrik yapılır. ( Bu öyle yararlı bir bilgi ki onu değerlendirmek zorundayız. ( O öyle biridir ki ona güvenebilirsiniz. Doğal olarak bunların önünde "a veya an" belgisiz tanıtıcı eki yoktur. Yani sıfatın belgisiz tanıtıcı ek ile isim arsına geldiği sıfat tamlamaları düzenlidirler.. Esas zor olan ve KPDS'de sorulan kullanımı başkadır.. ( O öyle zeki bir öğrenci ki yurt dışında öğrenim göreblir... ) He is so intelligent an student that he can study abroad.. ) This is such useful information that we have to evaluate it.... "güzel bir hava" derken bu bir sıfat tamlaması olur.... Yalnız belgisiz tanıtıcı eki olan "bir" in ( İnglizce'deki "a veya an" ) Türkçe'deki kullanımı İnglizce'deki kullanımı ile terstir... ( O öyle zeki bir öğrenci ki yurt dışında öğrenim göreblir.... isimler için "such.. a wheather a car a girl bir hava bir araba bir kız a nice wheather an expensive car a beautiful girl güzel bir hava pahalı bir araba güzel bir kız Yukarıdaki sıfat tamlamaları tekil veya sayılabilen isimlerin kullanıldığı sıfat tamlamalarıdır. Bozuk sıfat tamlamalarında "so. Eğer bağlacın olduğu cümleciğin fiili Linking Verb ise sıfat. değilse zarf kullanılır.

Bağlaca dönüşürken "so as to" daki "as" te atılır. ( Onun o kadar parası var ki o tüm Diyarbakırı alabilir. Yani sıfat ve zarf ile "so".. ( Kızımı İnglizce öğrenmesi için yurt dışına gönderdim... Bu yapı ayrıntıdır.. ) He has such a lot of money that he can buy the whole Diyarbakır..... ) I sent my doughter abroad in order that she could learn English..diye . İki tanedirler ve ikisi de aynı anlamdadırlar... geriye sadece "to" kalmıştır... ) Yukarıdaki cümlede işaretli yerde aslında "in order to" vardır..mesi için ( bağlaç yapısı ) I went abroad in order to learn English.. ) Grup 6: Expectation Conjunction ( Beklenti Bağlaçları ): Ana cümlecikteki yargının hangi beklentiden dolayı istendiğini açıklayan yan cümleciğin başında kullanılan bağlaçlardır.. isim ile "such" kullanılır.. many. ) Amaç cümleciklerinde genelde modallar kullanılır. . öyle" anlamında aynı mantıkla kullanılırlar..mek için ( mastar yapısı ) . İn order to So as to .mek için" anlamını vermiştir...... gibi önünde a / an belgisiz tanıtıcı yoksa "so.. a lot of.... İn case: Lest ( for fear that ): . Yoksa normalde bir mastarın ". İn order to So as to Bu yapı ile mastardırlar ve "..... Böylece amaç bağlaçlarımız "in order that" ve "so that" olur...... İn order that ile so that bağlaçlarının kullanımı arasındaki fark şudur: İn order that: So that: ... a few. Diğer bağlaçlarda olduğu gibi bunlarda da zaman uyumu vardır. The goverment took drastic measures ***to curb inflation...mesi için ifadesinde ikisinin de isteği vardır.. ) 101 . ) "So" ve "such" tek başlarına da "böyle.. ve bu "to" sözcüğü "... Grup 5: Purpose Conjunction ( Amaç Bağlaçları ): Ana cümlecikteki yargının amacını belirten yan cümleciğinin başında kullanılırlar..mek için" anlamı yoktur.that" bağlacı kullanılır...... ".. ( Ben İnglizce öğrenmek için yurt dışına gittim.mesin diye Aslında her ikisi ".. İki tanedirler ve birbirinin alternatifidirler. gibi önünde a / an belgisiz tanıtıcı varsa "such. Yapılarındaki "to" atılıp yerine "that" eklenerek bağlaca dönüştürülürler. Ama öğrenilse iyidir.mesi için" anlamındadırlar. ( Hükümet enflastonu durdurmak için köklü tedbirler aldı.... I barred my windows so that no one could get into my house. ( Birisi uğrar diye bazı hazırlıklar yapmak zorunda kaldım.....mesi için ifadesinde sadece söyleyenin isteği vardır. ( Evime kimsenin girememesi için pencerelerimi demirledim.....mesi için ( bağlaç yapısı ) .) a little..Nicelik ( Quantitiers ) Sıfatlarında bu iki bağlacın kullanımı: 1...mek için" anlamı verilir..... KPDS'de sorulmaz.... Ama kısaltma olduğu için "in order" atılımış.. Tunik tahmini: Sınavda bozuk bir sıfat yapısı ile bu konudan soru elebilir....ihtimaline karşın" diye çevrilebilirler. ( Onun o kadar parası var ki o tüm Diyarbakırı alabilir.... Bundan dolayı ". I have to make some preparions in case someone may drop in...) much.that" bağlacı kullanılır. Ama birbirlerinden ayrılabilinsin diye farklı iki anlam verildi..mek için ( mastar yapısı ) in order that so that .... He has so much money that he can buy the whole Diyarbakır..mek için" olarak çevrilirler... 2..... ... few.. little.

the more: ne kadar ..... Zaman bağlacı durumundaki spesifik tense'sinden dolayı ayırımını yapabiliyoruz.. ) The tinner the oson layer gets the more ultraviolet rays will reach the world. The more we study the more we learn. ( Sana söylediğim gibi o haksız çıktı..dığı gibi As I told you he was unright.. ) İnglizce'de "...dığı için As he was a prominent figure. ) Prominent: saygın Fıgure: şekil...... Çünkü edatlar isimler ile kullanılırlar. ) ..... ) Break into: ( bir yere soygun amacı ile ) girmek Bu güne kadarki KPDS sınavlarında "in case" çok soruldu.. Comparison Conjunction ( Karşılaştırma Bağlaçları ) The more.. Dört değişik anlamda kullanılır.. 102 . ( Ne kadar erken uyursak.... ) Not: Anlama göre “the more.... olur... ) 2.. Ayrıca parçalarda çok geçti.. he fell down ( O merdivenleri çıkarken aşağı düştü.... Şimdi bunları tek tek görelim. As: En karmaşık kullanıma sahip olan bağlaçtır....dığı gibi" ifadesi bağlaç olarak kurulur.. ) We have to bar our windows lest someone may break into house.. Birincisi zaman bağlacı olarak ". Since: İki değişik kullanımı vardı... Önemli Bağlaçların Tekrarı KPDS açısından en önemli olan dört bağlacın tekrarını yapacağız. ( Birisi uğramasın diye bazı hazırlıklar yapmak zorundayım ) You shouldn't forget to take your credit card in case you may need money.... o kadar zinde uyanabiliriz. ) .. şahsiyet 3.. Diğerleri de elbette önemlidir ama bunlar karışık olduğu için ayrıca üzerinde durulmalıdır. ( Ne kadar çok çalışırsak o kadar çok öğreniriz. "lest" ise şıklarda var ama direk olarak sorulmamış.dığından beri" diğeri ise sebep bağlacı olarak ".. ( Ne kadar çok çalışırsa o kadar az öğreniyorum. while ve so that" tir. everyone respected him.... ( Birisi eve girmesin diye pencerelerimizi demirlemek zorundayız...... Bu dört bağlacımız "since...the more” kalıbı değişebilir The more I study the less I learn. ) Son cümle ÜDS sorusuydu.dığı için" anlamındaydı....iken As he stopped up the stairs. as..... olursa o kadar ... ( Ozon tabakası ne kadar incelirse ultraviole ışınlar o kadar dünyaya ulaşacak...... ( O saygın bir şahsiyet olduğu için herkes ona saygı gösterir....... 1.......... Bold olarak yazılan kısmı boş bırakarak sorarlar.. ) .... ( Paraya ihtiyacınız olur diye kredi kartınızı almayı unutmamanız gerekir.. Bu nedenle "as" kullanılır. "like" gibi anlamındadır ama edat olduğu için bir cümlecik önünde kullanılamaz..Drop in: ( bir yere ) uğramak Eğer yukarıdaki cümlede "lest" bağlacı kullanılsaydı anlam ters olurdu.. I have to make some preparations lest someone may drop in. ) The earlier we sleep the more sound we may wake up.

4. ) .....dıkça As we grow old, we become more sensitive. ( Biz yaşlandıkça daha hassaslaşırız. ) Değişik anlamları olduğu için soru "as" ten gelebilir. Verilen örnekleri birkaç defa yazıp çalışmak iyi olacaktır. While: İki değişik anlamda kullanılır. .....iken: .....oysa, iken: Zaman bağlacı olarak. Zıtlık bağlacı olarak

So that: İki farklı anlamda kullanılır. .....mesi için: Zaman bağlacı olarak bu anlamda kullanılır. The doctor explained my illness in medical terms so that I couldn't understand. ( Doktor anlıyamamam için hastalığımı tibbi terimlerle açıkladı. ) Bu nedenle: Sebep bağlacı olarak bu anlamda kullanılmaktadır. The doctor explained my illness in medical terms, so that I couldn't / didn't understand anything. ( Doktor, hastalığımı tibbi terimlerle açıkladı, bu nedenle hiç bir şey anlıyamadım / anlamadım. ) Dikkat edilirse bu kullanımı ile birinci grup bağlaçların kullanım özelliği ile aynıdır. Bu yüzden hem modal hemde normal bir fiil kullanılabilir. Anlam olarak iki cümle arasında bir fark yoktur. Ama gramatikal olarak farklıdırlar.

Tag Question ( TQ ) Kuyrukça soruları demek olup, ".........değil mi?" diye Türkçe'ye çevrilir. Diğer dillerde pek önemli bir ayrıntı olmamasına rağmen İnglizce boyutu önemli olan bir konudur. Tag Question, ( TQ ) cümle sonlarında ".....de / da, .....değil mi, tamam mı" gibi ifadelerdir. İnglizce' de ne yazık ki TQ'lar bir kelime ile yalnız yapılmıyor. Yüzlerce versiyonu olan ve belli bir sisteme göre çalışan bir konudur. Mantığı anlaşıldıktan sonra aslında pek de zor değil. KPDS'nin fix sorusudur. Ya "de, da" veya "değil mi" den kesin bir soru gelir. Özellikle "...de,... da" dan kesinlikle soru gelir. Eğer "değil mi" yi de sorarlarsa bu konudan iki soru gelmiş olur. Bu nedenle iyi bilmek gerekir. 1. ) .....değil mi? Bu ifade İnglizce'de belli bir mantığa göre çalışır. Kesinlikle ezberlemeden, bu mantığı yakalamak gerekir. Şimdi mantığını anlamak için uygulamalarını maddeler halinde görelim: a. ) .......değil mi ifadesi yardımcı fiil ile kurulur ve cümle olumlu ise TQ olumsuz; cümle olumlu ise TQ olumlu olur. Bu nedenle öncelikle cümlenin zamanı ve olumlu-olumsuz durumuna bakılmalıdır. He refused to participating in the meeting, didn't he? ( O taplantıya katılmayı red etti, değil mi? ) She doesn't study, does she? ( O çalışmıyor, değil mi? ) Yardımcı fiilin cümlede kullanılan tense'nin yardımcı fiili olduğuna dikkat ediniz. Yani İnglizce'de TQ'nı oluştururken herhangi bir yardımcı fiil değil de cümlemizin tense'sinin yardımcı fiilini kullanıyoruz. b. ) TQ'larda daima şahıs zamirleri kullanılır. The workers demand raise, don't they? ( İşçiler zam talep ederler, değil mi? ) "Don't the workers" değil de "don't they" yazıldı. Çünkü TQ'larda daima şahıs zamirleri kullanılır. Bu durumda cümledeki öznenin zamirini tespit etmek önem kazanmaktadır. Ayrıca öznenin tekil - çoğul oluşu da önemlidir. 103

Everybody was against the project, weren't they? ( Herkes projeye karşıydı değil mi? ) Every, no türevlerinde fiil tekil çekilir. ( Çünkü bunların zamirleri belgisiz zamirlerdir ve belgisiz zamirlerin fiilleri tekil çekilir. ) Ama özne çoğul olacağından TQ'nı oluşturulurken zamir olarak "they" kullanılır. "they" kullanımı da yardımcı fiili çoğul ister. Bu nedenle yukarıdaki cümlede "weren't they" kullanıldı. Everything has to be taken into consideration, haven't they? ( Her şey gözönüne alınmalıdır, değil mi? ) Take into consideration: gözönüne almak

c. ) Fiilin olumlu - olumsuz tespiti de çok önemlidir. Bazı cümlelerde olumsuzluk eki olan "not" olmadığı halde cümle olumsuzdur ve böyle cümlelerin TQ'ı olumlu olarak kurulur. No money was asked, was it? ( Para istenmedi, değil mi? ) They can hardly get on well, can they? ( Onlar pek iyi geçinemiyorlar, değil mi? ) Get on well: iyi geçinmek d. ) Bir bileşik cümlede TQ temel cümleciğe göre yapılır. Some of the members claimed that inflation would raise, didn't they? ( Üyelerin bazıları enflasyonun yükseleceğini iddia ettiler, değil mi? ) He should have rung up as soon as he arrived there, shouldn't he? ( Onun oraya varır varmaz telefon açması gerekirdi, değil mi? ) Ring up: telefon açmak Temel cümlecik çeviride sona gelen cümleciktir. Bu nedenle TQ çeviride sona gelen yükleme sorulur da diyebiliriz. e. ) I think, I suppose, I believe, I guess ( sanırım, galiba ), I am afraid ( korkarım ) gibi giriş cümlelerinde TQ bunlardan sonraki cümleciğe sorulur. Çünkü temel cümlecik bunlardan sonraki cümleciktir. I think, he will resign, won't he? ( Sanırım o istifa edecek, değil mi? ) I am afraid, the other team will not come, will it? ( Korkarım diğer takım gelmeyecek, değil mi? ) ***Not: Yukarıdaki ifadelerin bulunduğu cümlelerde iki cümlecikten herhangi birisi olumsuz ise TQ olumlu kurulur. Çünkü birinin olumsuzluğu diğerini de etkiliyor. I don't think, they will accept the offer, will they? (Sanmıyorum, onlar öneriyi kabul edecekler, değil mi? ) Giriş cümlesi olan "I don't think" olumsuz olduğu için TQ olumlu kuruldu. Çünkü yukarıdaki cümle aynı zamanda şöyledir: I think, they won't accept the offer, will they? ( Sanırım, onlar öneriyi kabul etmeyecekler, değil mi? ) Bu ayrıntı KPDS' de pek sorulmuyor. f. ) TQ'larda yardımcı fiil ile olumsuzluk eki "not" mutlaka kontraktlı yazılır. The money is everything, isn't it? ( Para her şeydir, değil mi ? ) Yani "is not it?" şeklinde yazılamaz. g. ) Birinci tekil şahısta "f" maddesinden dolayı TQ, "aren't I?" şeklinde kurulur. I am right, aren't I? ( Ben haklıyım, değil mi? )

104

Normalde bu cümlenin TQ'ı "amn't I" şeklinde olmalıydı. Ama "am" yardımcı fiili ile "not" olumsuzluk eki "amn't" şeklinde kısaltılamadığından alternatifi olan "are" yardımcı fiiline gidilmiştir. Eğer cümle olumsuz ise böyle bir sıkıntı yoktur. TQ "am I" şeklinde kurulur. I am not unright, am I? ( Haksız değilim, değil mi? ) h. ) Emir cümlelerinde "will" yardımcı fiili ile TQ kurulur. Don't go outside, will you? Let için de benzer bir durum vardır. TQ kurulurken "shall" den faydalanılır. Let's go shopping, shall we? Emir cümlelerinde TQ "tamam mı?" anlamındadır. Bu nedenle olumlu - olumsuz; olumsuz - olumlu durumu yoktur. Örnekler He can swim well, can’ he? ( O iyi yüzebilir, değil mi? ) He sold his car, didn’t he? ( O arabasını sattı, değil mi? ) He didn’t sell his car, did he? ( O arabasını satmadı, değil mi? ) The teacher makes us write composition, doesn’t he? ( Öğretmen bize kompozisyon yazdırır, değil mi?) Your brother was seriously ill,wasn’t he? ( Kardeşiniz ciddi bir şekilde hastaydı, değil mi? ) Their mother can’t speak English, can he? ( Anneleri İngilizce konuşamaz, değil mi? ) The workers will go on stike tomorrow, won’t they? ( İşçiler yarın greve gidecekler, değil mi? ) He has never visited his family, has he? ( O asla ailesini ziyaret etmedi, değil mi? ) Your son can hardly speak can he? ( Oğlunuz pek konuşmaz, değil mi? ) Everybody is here, aren’t they? ( Herkes burda, değil mi? ) Everything is all right, aren’t they? ( Her şey yolunda değil mi? ) Everybody agrees on the matter don’t they? ( Herkes konu üzerinde hem fikir, değil mi? ) He said that he would resign, didn’t he? ( O istifa edeceğini söyledi değil mi? ) They hardly admitted that they had stolen the money, didn’t he? ( O pek parayı çalmış olduğunu kabul etmedi değil mi? ) She said that we should wait for a while, didn’t she? ( O bir an beklememiz gerektiğini söyledi, değil mi? ) I think he will resign, wont he? ( Bence o istifa edecek, değil mi ) I don’t think she will join us, will she? ( Bence o bize katılmayacak, değil mi ) Don’t go ok. , will you? ( Gitme tamam mı? ) I am right on this issue, aren’t I? ( Bu konuda haklıyım, değil mi? ) 2. ) İnclusion ( Dahil Etme ) ".......de/da" anlamındadır. Bu yapıdan soru gelme ihtimali daha yüksektir. İnglizce'de bunu sağlayan çok sayıda kelime vardır. Türkçe'de katılınan yargı ister olumlu olsun ister olumsuz olsun dahil etme aynı 105

) He can speak German fluently. . ) He can travel all over the world. ( O Almancayı akıcı bir şekilde konuşur. Şimdi bir tablo halinde bunu verelim. ( O Türk kahvesini sevmez. neither does his mother. I can also. Tunik tahmini: Soru olumludan gelecek... ben de. ( O sigara içmez. Either'da olumsuzluk anlamını katan "n" olmadığı için sonrasındaki cümlecikte yardımcı fiil ile birlikte olumsuzluk "not" eklenerek olumsuz olarak yazılır. ) He doesn’t smoke. ( O dünyanın her tarafına gidebilir. I can too. ) He can travel all over the world. ( O Türk kahvesini sevmez. Dahil etmeyi sağlayan bir çok kelime vardır. ( O sigara içmez.şekilde ".Neither ( veya diğerlerini ) cümlede boş bırakarak sorarlar.. İfadenin olumlu-olumsuz oluşuna göre değişik kelimeler kullanılır.de. ( O sigara içmez. I don't either.Mayıs sınavları ters mantıkla işlediği için bu tahminde bulunuyor. Eğer too also. ) He can speak German fluently. Bu.. ( O Almancayı akıcı bir şekilde konuşur.. ) They don't like Turkish coffe. eğer either seçmişsek sonrası düzgün bir cümleciktir.. ( O Türk kahvesini sevmez. so can I. ) He tried to estimate the likely effects of the new millenium at the meeting and.. ben de.. ben de. neither do I.. ben de... Bu konuda şunlara dikkat etmemiz gerekir: * Yargının olumlu . ) Görüldüğü gibi her üç kullanım da aynı anlamdadır. ( O dünyanın her tarafına gidebilir. ben de.. ( O dünyanın her tarafına gidebilir. ( O Almancayı akıcı bir şekilde konuşur. annesi de ) He doesn’t smoke. ben de. annesi de ) Sorusu: • • * ". 106 Either . They don't like Turkish coffe. I can as well. ben de.. I can also. ben de. his mother doesn’t either. Olumlu Olumsuz Neither / Nor Either ( Sonralarındaki cümlecik devriktir ) ( cümlecik kurallıdır ) So Too / Also / as well He can speak German fluently. ) Görüldüğü gibi her üçü de aynı anlamdadır... nor do I. Eğer "so" seçmişsek sonrası devrik olmak zorundadır.. ( Kasım . da" anlamını veren yapının hepsini boş bırakarak sorarlar.. İnglizce'de böyle değildir... * Eğer yargı olumsuz ise neither. I can too.de/da" ile yapılır... also as well'den birini seçeriz.. so can I.. too. veya as well seçmişsek sonraları kurallı bir cümleciktir. ) They don't like Turkish coffe. ben de.olumsuz tespiti. * Eğer olumlu ise so.. Bu daha zordur. He can travel all over the world.. ) He can travel all over the world... . ben de. annesi de ) He doesn’t smoke... Neither veya nor seçmişsek sonralarındaki cümleciği devrik yaparız... ( O dünyanın her tarafına gidebilir. nor veya either’dan birini seçeriz. bağlaç anlamındaki so ( bu nedenle ) ile karışıklığı önlemek içindir.. nor does his mother.

. İlk aramamız gereken cümlenin olumlu .. İkinci bakmamız gereken cümlenin fiilidir ki Simple Past olduğu için yardımcı fiilimiz "did" olmalıdır.. Cümlenin anlamına göre hangisinin olacağı tahmin edilmelidir.. No ( hiç ). Every ( her ) Bu sözcükler sıfat olarak kabul edilirler ve her isimden önce kullanılabilirler. Other Başka. Sıfat Olarak: Daha önceki bilgilerimizden biliyoruz ki sıfatlar isimler ile kullanılırlar ve değişmez sözcüklerdir.. Sıfat olarak kullanımında eğer önünde "the" belirtili tanıtıcı yoksa "başka" anlamındadır.. Örneğin "zengin adam" derken rich man.. Eğer bir soruda bunlardan biri cevap ise şıklarda diğeri kesinlikle yoktur..a) neither did I b) I didn't either c) So do I d) so did I e) I did so KPDS'de sorusu bu şekilde gelir. c şıkkı da elendi. Yukarıdaki cümle olumlu olduğu için a ve b şıklarını eliyoruz.. İkincisinde ifade çoğul olmasına rağmen sıfat değişmedi. Some ( herhangi bir ).. Yani çoğul ( s alarak ) olmazlar. Bu nedenle ikisi eşanlamlı olarak kabul edilebilirler. Görüldüğü gibi cümleyi anlamaya bile gerek olmadan soruyu çözebiliyoruz..... Anybody: herhangi biri Anyone: herhangi biri 107 .. Ama belgisiz tanıtıcı alamaz. "s" li ve "s" siz yapısı sorulabilir. He has never been to the US and. Zamir formunda "the" lı ve "the" sız.. Ancak body. Other ( türevleri ile birlikte ) sıfat olarak ve zamir olarak olmak üzere iki kullanımı vardır. Çünkü sözü edilen bellidir..... Any ( herhangi bir ).. Çünkü belgisiz tanıtıcılar isimler ile beraber kullanılırlar... Other student: Another student: Other students: The other student: The other students: Zamir Olarak: Other bu kullanımı ile "s" alabilir. zengin adamlar derken rich men deriz.. Çünkü bahsedilen belli değildir. So kullanımının sonrasında devrik istediğini de bilirsek cevap ( d ) kendiliğinden çıkıyor... diğer anlamlarına gelen bu kelime karıştırıldığı ve KPDS için önemli bir uygulama olduğu için ayrı olarak değiniliyor.. Other: Others: The other: The others: başka başkaları diğer diğerleri Each Other One Another Birbirleri ile anlamındadırlar. .. a) neither I have b) I have either c) so have I d) so do I e) nor have I Yukarıdaki açıklamanın aynısı bu soruya da uygulanırsa cevabın ( e ) olduğu rahatlıkla görülecektir. Eğer the varsa "diğer" anlamındadır....... Each Other: One Others: ikiden fazla nesne için kullanılır İki nesne için kullanılır başka öğrenci başka bir öğrenci başka öğrenciler diğer öğrenci diğer öğrenciler Aralarında yukarıdaki nüans farkı olmasına rağmen bu günkü kullanımda bu fark ortadan kalkmıştır... one thing where gibi sözcüklerle kullanılırken kontraktlı yazılırlar.olumsuz oluşudur..

( Evet İtalya’da bazı arkadaşlarım var. ) No I have no friend in İtaly. ) No. herhangi birini görmemişim. ) Eğer böyle bir soruya cevabımız olumsuz ise iki şekilde söyleyebiliriz. I have seen nobody. ) Do you speak any foreign language? ( Herhangi bir yabancı dil konuşur musun? ) Yes I speak some foreign language. No. herhangi bir yabancı dil konuşmam. ( Evet herhangi birini görmüşüm. İtalya’da herhangi bir arkadaşım yok. ( Hayır. ) No. ) İkinci sıfatların kontraktlı yapıdan sonra kullanıldığına dikkat ediniz. ( Evet. Have you seen anybody? ( Herhangi birini görmüş müsün? ) Yes. ) No. I don’t speak any foreign language? ( Hayır. I have seen somebody. ) İki cevapta aynı anlamdadır ama ikinci cevap daha keskin bir ifadedir. ( Ucuz bir yer arıyorum. I haven’t seen anybody. ( Hayır. ) No I haven’t any friend in İtaly. 108 . İtalya’da hiç bir arkadaşım yok. ( Yararlı herhangi bir şey bulmamışım. herhangi bir yabancı dil konuşurum. Have any friend in Italy? ( İtalya’da herhangi bir arkadaşın var mı? ) Yes I have some friends in Italy. I speak no foreign language? ( Hayır. ( Hayır.Anything: Anywhere: herhangi bir şey herhangi bir yer + sıfat Bu kontraktlı yapıda eğer ikinci bir sıfat kullanılırsa. herhangi bir yabancı dil konuşmam. bu sıfat kontraktlı yapıdan sonra yazılır. Olumlu cümlelerde alternatifi olan some kullanılır. ) What are you looking for? ( Ne arıyorsun?) I am looking for somewhere cheap. ) I have not found anything useful. Any olumsuz ve soru cülelerinde kullanılır. ( Hayır. herhangi birini görmemişim.