PRATİK YABANCI DİL DİZİSİ-1 3

Örnek cümleler içinde kullanılış J o ve Türkçe karşılıklarıyla

FOnu

" I
y e n iy c z y il

açı köğ retim kurumu

HAZIRLAMA KURULU

Şükrü MERİÇ

Orhan ERCEM

Gordon JONES

ÖNSÖZ

Şunu öncelikle söylem eliyiz ki, bu kitap bir "deyim ler sözlüğü" d e ­ ğildir. Amacı, bir deyim dili olan İngilizceyi öğrenenlere İngilizce deyim leri uygulamalı olarak ve örneklerle öğretm ek, sindirm elerini sağlam aktır. Türkçede olduğu gibi İngilizcede de günlük konuşmalarda d e yim ­ ler çok kullanılır. Elinizdeki kitapta İngilizcede en çok kullanılan deyim ler yer almış bulunm aktadır. Basit ve en çok kullanılandan, nispeten daha güç ve daha az kullanılanlara doğru bir sıra izleyen bu deyim leri çalışır­ ken baştan başlamanızı ve bir defada çok sayıda deyim öğrenm ek yerine azar azar ezberlem enizi ve eski öğrendiklerinizi sık sık te k ­ rarlam anızı öneririz. Deyim lerin kullanıldığı cüm leleri de birçok kereler okum ak suretiy­ le bellem eniz çok yararlı olur. Burada deyim lerin bazılarında bulunan "one's" sözcüğü üzerinde kı­ sa bir açıklam a yapalım : "one" sözcüğünün, "bir" anlam ından baş­ ka, "biri, bir kimse, insan" anlamını da verdiği malumdur, "s" ile m ülkiyet ifadesi almış olan "one's" sözcüğünün verdiği anlam , "b iri­ nin, bir şahsın, bir kim senin" dir.

5

içinde "one's" sözcüğü bulunan bir deyim cüm le içinde kullanılınca genellikle "one' s" yerine bir m ülkiyet sıfatı kullanılır. Bu durum da d e y i m d e k i "one' s" buraya bir m ülkiyet sıfatının geleceğini işaret e t­ miş olm aktadır. Örneğin, to make up one's mind (birinin bir şahsın, bir kim senin kararını verm esi) deyim indeki "o n e 's'ye rin e , I make up my mind. She makes up her mind. cüm lelerinde "my, her" m ülkiyet sıfatları kullanılmıştır. FONO

Sit down, please. Lütfen, oturunuz. The old wom en sat down on the chairs and w atched the soldiers. Yaşlı kadınlar sandalyelerin üstüne oturdular ve askerleri seyrettiler. They sat down in fro n t of the church. Kilisenin önüne oturdular. We are always very polite to to u rists. If you want, you can sit down. Biz turistlere (karşı) daima kibarızdır. isterseniz oturabilirsiniz.

to stand up ayağakalkm ak

«

W hen the tea ch e r com es in we stand up. Öğretmen girdiği zaman ayağa kalkarız. Please stand up. Lütfen ayağa kalkınız. She stood up when she saw me Beni gördüğü vakit ayağa kalktı.

to look al bakm ak

Ş:|l|

She looked at her frie n d 's new dress. Arkadaşının yeni elbisesine baktı. Don't look at me, look at your book. Bana bakma, kitabına bak. 1 was looking at the map when you came in. Sen içeri girdiğin zaman ben haritaya bakıyordum. What are you looking at? Neye bakıyorsun?

to look for aramak

My m other is looking fo r her bag. Annem çantasını arıyor. What are you looking for? Ne arıyorsun? They are looking fo r you. Seni arıyorlar. When are you going to look fo r a house? Ne zaman ev arayacaksın?

8

»ut on lili i

giymek

Can't you put on som ething else? Başka bir şey giyemez misin? I will put on my new coat. Yeni ceketimi giyeceğim. Did he put on his brown overcoat? Kahverengi paltosunu mu giydi?

to la k e a b u s (ta x i e tc .)

otobüse (taksiye vs.) binmek

Do you take a bus every morning? Her sabah otobüse mi binersiniz? She som etim es takes a taxi. 0 bazen taksiye biner. 1don't take a bus in the m orning. I go there on foot. Sabahleyin otobüse binmem. Oraya yayan giderim. We wanted to ta ke a taxi, but we hadn't enough money. Bir taksiye binmek istedik, fakat yeterli paramız yoktu.

n

1 J to go to bed yatm ak

We go to bed at eleven o 'clock. Saat on bir'de yatarız. Our neighbours go to bed early. Komşularımız erken yatarlar. Do your children go to bed late? Çocuklarınız geç mi yatarlar? W hat tim e do you usually go to bed? Genellikle kaçta yatarsın?

I get up at seven o 'c lo c k every m orning. Her sabah saat yedide kalkarım. Do you get up early? Erken mi kalkarsın? She got up late th is m orning. Bu sabah geç kalktı. He never gets up early. O hiç erken kalkmaz.

m

all right pekâlâ^ k abul, uygun, tamam

All right, I w ill com e w ith you. Pekâlâ, sizinle geleceğim. W ill it be all right if I answ er you tom orrow ? Sana yarın cevap versem uygun olur mu? She can sleep here. It is all right w ith me. Burada uyuyabilir. Bence uygundur. All right, you can bring your friend. Pekâlâ, arkadaşını getirebilirsin.

I think zannedersem, ka n ımca, bence,galiba

I th in k w e 're late fo r school. Galiba okula geç kaldık. I think I left the fro n t do o r open. Galiba ön kapıyı açık bıraktım.

I think you d o n 't love me any more. Galiba beni artık sevmiyorsun.

to catch a bus boat...) bir otobüse (trene, vapura...) yetişmek

I have to catch the first bus every morning. Her sabah ilk otobüse yetişmek zorundayım. Did you catch the last tra in yesterday night? Dün gece son trene yetiştiniz mi? If you don't hurry up, you can 't catch the boat. Acele etmezsen vapura yetişemezsin.

to get back

■ dönmek, geriye gelmek

She got back from Ankara tw o days ago. Ankara'dan iki gün önce döndü. When did you get back fro m school? Okuldan ne vakit döndünüz? I will sit w ith you until your blind frie n d gets back from the cinem a. Kör arkadaşın sinemadan gelinceye kadar seninle oturacağım.

£Z3

to get on (bir taşıta) binmek

They get on the tra in at this station. Trene bu istasyonda binerler. She got on the tram. Tramvaya bindi. The old w om an couldn't get on the bus. Yaşlı kadın otobüse binemedi. You can get on the bus at this bus stop. Bu otobüs durağında otobüse binebilirsin.

to get off (bir taşıttan) inmek

.......

They get off the tra in at this station. Trenden bu istasyonda inerler. She got off the tram. Tramvaydan indi. The old wom an couldn't get off the bus. Yaşlı kadın otobüste n inemedi. You can get off at the next stop. The station is very near. Bundan sonraki durakta inebilirsiniz, istasyon çok yakındır.

ALIŞTIRMALAR

Bu cümlelerde boş bırakılan yerlere aşağıdaki sözcüklerden uygun olanını koyunuz.

going - at - to - for - on - on - stand - take - up - down - all - get - off up

1. I have lost my pen. I am looking............. it. 2. What time did you go............. bed last night? 3. I think it's........... to rain. 4. You can go now. But you must............. back in time. 5. Hurry........... We must catch that bus. 6. May I lo o k ...........your pictures? 7. It's very cold. P u t............your coat. 8. Shall we..............a bus to the station or shall we walk? 9. Please take that chair and s it............. 10.............. right. You can go now. 11. What time do you get............. in the morning? 12. You must............. up when the teacher comes in. 13. If you get........... this bus, you can get to the station. 14. You can't get............The bus doesn't stop here.

hazırlamak, hazırolmak, hazırlanm ak

Get ready soon, I'm w aiting. Çabuk hazırlan, bekliyorum. Can you get the tea ready in five minutes? Çayı beş dakikada hazırlayabilir misin? Get ready fo r a big surprise! Büyük bir sürpriz için hazır ol!

come on haydi

Come on! I can't wait all day. Haydi! Bütün gün bekleyemem. Come on and te ll me more about it. Haydi bana onun hakkında daha fazla anlat. Come on and w rite the letter. Haydi mektubu yaz. Come on! Let's go to the cinema. Haydi! Sinemaya gidelim.

at first ilk önce, önce

At first I th o u g h t you were a doctor, ilk önce sizin bir doktor olduğunuzu sandım. At first she co u ld n 't understand the letter, ilk önce mektubu anlayamadı. At firs t she d id n 't know our names, ilk önce isimlerimizi bilmiyordu. At firs t I co u ld n 't understand him. ilk önce onu anlayamadım.

-------

_

İ little by little azar azar, yavaş yavaş

mmm MM 111 *

.

Mm*

You can pay your debt little by little. Borcunu yavaş yavaş ödeyebilirsin. She must lose w eight little by little. Azar azar kilo vermeli (kaybetmeli). Little by little , Peter grew stronger. Yavaş yavaş Peter kuvvetlendi. The to u rists got used to Turkish fo o d little by little. Turistler Türk yem eğine yavaş yavaş alıştılar.

to wait for (birisini) beklemek

I am w aiting fo r John. John'u bekliyorum. She w aited fo r me in the park. Parkta beni bekledi. Who are you w aiting for? Kimi bekliyorsunuz? The students will wait fo r th e te a c h e r in the classroom . Öğrenciler öğretmeni sınıfta bekleyecekler. "T T

how much kaç para, ne fiyatta

How much is this hat? Bu şapka kaç paradır? How much did you pay fo r your car? Otomobilin için kaç para verdin? How much did th e y ask fo r the overcoat? Palto için kaç para istediler? How much are these flowers? Bu çiçekler kaç paradır?

17

to uyumak_
L l

: —

.::

rifiM ,-As... .'. « :. i,

i,-

'M •

Some people go to sleep in a bus. Bazı kimseler otobüste uyurlar. I could not go to sleep because of the noise. Gürültüden uyuyamadım. I can't go to sleep w ith the light on. Işık yanarken uyuyamam.

of course kuşkusuZx tabii, elbette

Of course he is a good teacher. Şüphesiz iyi bir öğretmendir. Of course I w ill study my lessons. Şüphesiz derslerime çalışacağım. Of course th e y like you more than me. Şüphesiz seni benden daha çok severler. Of course you can understand these. Şüphesiz bunları anlayabilirsiniz.

18

0 şapkasını çıkarmaz. Y o u rfrie n d is not clever at ali. Arkadaşın hiç akıllı değildir. Hiç terbiyeli değilsiniz. You to o k my book w ithout asking me. 1 am not tire d at all. Robert şapkasını çıkardı. Please take your shoes off before you com e in. Kitabımı bana sormadan aldınız. . He is not a good man at ali. 1w ill take off my coat because it is hot here. Hiç yorgun değilim.to take off çıkarmak • He doesn't ta ke off his hat. 0 hiç (katiyen) iyi bir adam değildir. Ceketimi çıkaracağım çünkü burası sıcak. Robert to o k off his hat. You aren't polite at all. Lütfen girmeden önce ayakkabılarını çıkar.

Tatiller sona erdi ve okul başladı. My frie nd w aited fo r the nurse and at last she came.sonunda He caught the th ie f at last. Çay partisi erken sona erdi. The tea party came to an end early. Nihayet anladı. and school began. He understood at last. nihayet. The holidays came to an end. to come to an end b itm ek. Arkadaşım hemşireyi bekledi ve nihayet o geldi. Nihayet hırsızı yakaladı.------------------------------------------------._ _ _ _ _ --------------_ r ~ -------------------. Film ümit edilmedik şekilde sona erdi. The film came to an end unexpectedly. . Hikâye bitti.sona erm ek The story came to an end.

. It has been raining fo r hours. themselves etc. h aftalardır(gün 1erdir.. Saatlerdir yağmur yağıyor. Sanırım soruları kendi kendine cevaplandırdın. Arkadaşımı günlerdir görmedim. Can he go there by himself? Oraya kendi kendine gidebilir mi? I think you answered the questions by yourself.) kendikendim e (kendine. by myself (yourself. Bana yardım etmediler. I haven't seen my frie n d fo r days. vb. Çocuk yiyeceğini kendi kendine yedi.. Mektubu kendi kendime yazdım. . Yıllardır burada oturuyorlar. I haven't eaten meat fo r years. kendilerine.) ■• They have been living here fo r years. yıllardır.for weeks (days. years.) I wrote the lette r by myself. The boy ate his fo od by himself. Yıllardır et ye m e d im . They did not help me.

.first .. I have found my pencil.... Did you finish the work all.. an end? 2. 7..ALIŞTIRMALAR Bu cümlelerde boş bırakılan yerlere aşağıdaki sözcüklerden uygun olanını koyunuz.........The guests will soon come...... 3..by .....weeks ...... Take.. You must get up early......... 5.. She has been waiting.........little ........off ..... How does the story come..the bus for 50 minutes.. . 11.... 13. 12...... all ...... much are these stockings? to sleep at once............... You can finish the w o r k .go ......We shall be late for the concert.... I couldn't understand the meaning at..last.on . 6..ready . You don't understand me a t .. 10.............your coat...... by little.. I haven't seen him fo r..... 14.fo r .... It is hot. 9.... I must get..... com e..how of 1. yourself? 4.... 8....course I believe you.....at ..to ...

. Beni istemezseniz çıkacağım. Tell him to get out.) The w eather was fin e but the old man caught cold. fakat yaşlı adam üşüttü. I don't want to see you again. Söyle dışarı çıksın. Hava güzeldi. üşütm ek If you d o n't put on your overcoat when you go out. Üşüttüğün zaman yatmalı ve istirahat etmelisin. çıkarm ak Get out. I shall get out if you don't want me. defolmak.to get out (kapalı biryerden) çıkm ak. you w ill catch cold. Dışarı çık (defol) ! Seni bir daha görmek istemiyorum. to catch cold soğukalm ak. I caught cold. He is making to o much noise. W hen you catch cold you must go to bed and rest. Dışarı giderken paltonu giymezsen üşüteceksin. Üşüttüm. (Soğuk aldım. Çok gürültü yapıyor.

Bardağınızı yanlışlıkla aldım. Onlar Londralı. You can carry th e se chairs tw o by two. gezinti yapmak I com e fro m Texas. Yürüyüş yapacağız. Onları birer birer yiyebilirsin. They com e fro m London. Arkadaşım KaliforniyalI.. to come from (biryer) . Parkta bir yürüyüş yaptılar. fakat ben Birminghamlıyım. to go for a walk yürüyüş yapmak. W here do you com e from ? Sen nerelisin ? M r frie n d com es fro m C alifornia. but I com e fro m Birm ingham . bilmeden o n e b y o ne (tw o b y tw o ... Bilmeden yanlış hapları aldın. You can eat them one by one. Mektupları kutuya üçer üçer attı. Bring the boys in one by one. İstersen yürüyüşe çıkabiliriz.) I to o k yo u r glass by m istake. Çocukları içeriye birer birer getir.by mistake yanlışlıkla.. He to o k th e wrong bus by m istake Bilmeden yanlış otobüse bindi. « He dropped the letters into the box three by three. Bu sandalyeleri ikişer ikişer taşıyabilirsin.. li olmak to have a walk. You to o k the wrong pills by m istake. Ben Teksaslıyım. W ould you like to go fo r a w alk along this street? Bu cadde boyunca bir gezinti yapmak ister misiniz? We can go fo r a w a lk if you wish.) birer birer (ikişer ikişer. 24 .. We w ill have a walk. They had a w alk in the park.

kararında olmak. . . I hope th is ship leaves th is week. Umarım (inşallah) yarın yağmur yağmaz. W hat are you going to do ton ig ht? Bu gece ne yapmak niyetindesin? W here are you going to put the table? Masayı nereye koymak niyetindesin? I hope it w o n 't rain tom orrow . Onu yakında göreceğim (kararım öyle).cak I am going to see him soon. İnşallah yakında iyileşirsiniz. I hope yo u 'll get b e tte r soon.going to Zmmmmmm niyetinde olmak. cek. İnşallah bu vapur bu hafta hareket eder.

_________ yaya olarak.. Havalimanına yürüyerek gidemezsin. Hiç durmadan konuşmaya devam etti.. Did you com e by bus or on foot? Otobüsle mi yoksa yürüyerek mi geldiniz? You can't go to the a irp o rt on foot. dinliyorum. I am listening.. . Oraya yürüyerek gittik. Aynı hikâyeyi her yerde söylemeye devam ettiler. Go on. Devam et.I went on reading the sto ry book.. O okula daima yürüyerek gider. He always goes to school on foo t. Hikâye kitabını okumaya devam ettim. yürüyerek We w ent there on foo t. They w ent on te llin g the sam e story everywhere. She went on ta lkin g w ith o u t stopping. :í'¿ "-i.

W rite it by hand. Don't type th at letter. w M w » » 1 .all day long bütiingün vR"Xv. Şu mektubu daktiloda yazma. Elle yaz. by hand elden.w.■ r1 He studies English all day long. Kız bütün gün yalnızdı. Onu bürosuna elden götür. Bütün gün İngilizce çalışır. The girl was alone all day long. Take it to his office by hand. Bütün bu cam tabaklar elle boyanmıştır. Sizi seyrederek bütün gün orada oturdum. Bu mektubu postalama. I sat there all day long w atching you. These glass plates are all painted by hand. . elle Don't post this letter.

Shall I w rite in pencil? Kurşunkalemle yazayım mı? 29 .made shoes. You can't w rite your com position in pencil.made sweater. Kurşunkalemle yazma. Hand . Bu dükkânda elde yapılmış eşya satarlar. This is an official letter. elyapısı George has a new hand .made eldeyapılm ış. Elde yapılmış ayakkabıları tercih ederim. George'un el yapısı yeni bir süveteri var.made copper trays are expensive. I prefer hand . elişi. They sell hand . Bu resmi bir mektup. El yapısı bakır tepsiler pahalıdır. Kompozisyonunu kurşunkalemle yazamazsın.hand .made goods at this shop. kurşunkalemle Don't w rite in pencil.

.. I......on ..get .....rain? 9.. You can carry these chairs two by.... Don't.....on... made .... She never writes her letters. 14...two . Shall we.......... I came to school. 11... This carpet was made by....your coat off...... pencil..... I am from Turkey.take .... 6...you're not late..........from .....foot this morning....sweater.....in . .... This is a hand...go ............. ? 3... It rained all day....hope .....a walk by the river? 10.. You may catch cold... 8.....long ............. 7...have .. Where do you come... Please.......... I am listening to you.. 12......mistake..yesterday..... Somebody has taken my umbrella. 4....hand to-by 1 Please. Do you think it's going........ 13.. out or I shall call the police.... VI .ALIŞTIRMALAR Bu cümlelerde boş bırakılan yerlere aşağıdaki sözcüklerden uygun olanını koyunuz... 2. 5....

(evden hiç çıkmaz.all the time sürekli. The w eather is g e ttin g better every day. Sınıfta sürekli uyur. iyileşirsen bizimle gelmelisin. sağlına kavuşmak.) -----------------------------------. iyileşti ve hastaneden çıktı. inşallah çabucak iyileşirsin. düzelmek I hope you'll soon get better. Sen hep başka şeyler düşünüyorsun. 0 her zaman evdedir. She got better and left the hospital. hep.--------. Hava her gün biraz daha düzeliyor. You must com e w ith us if you get better. You are thinking of som ething else all the tim e. devamlı olarak He sleeps in class all the tim e. 31 . She stays at home all the tim e.- to get better iyileşmek.

Az önce (yağmur) yağıyordu. . Geliyorlar.. Kar yüzünden maçı erteledik. so I to o k my um brella. .. bu yüzden şemsiyemi aldım. ju st now şimdi. They are com ing. We put off th e m atch because of the snow. Otobüsten şimdi indik. Onları şimdi (az önce) gürdüm. Hastalığı nedeniyle okula gidemedi.because of yüzü n den. Yağmur yüzünden pikniğe gidemediler.sebebiyle.dendolayı They co u ld n 't go fo r a picnic because of the rain. I saw them ju s t now. She co u ld n 't go to school because of her illness. It was raining just now. azönce We got off the bus ju s t now.

33 . Bir ateş yaktı ve balıkları pişirdi. iki erkek kardeşim var. Have you got an aspirin? Aspirinin var mı? W hat have you got in your bag? Çantanda neyin var? I've got a siste r and tw o brothers. She has got th re e green bags. Biraz su kaynatmak için ateş yaktılar. They made a fire to boil som e water. She made a fire and cooked the fish. to make a fire ateşyakm ak They made a fire outside the tent. Çadırın dışında bir ateş yaktılar.to have got I sahip olm ak 1 have got a book. Bir kitabım var. Bir kız. Üç yeşil çantası var.

Köpeklerden korkarım. What are you afraid of? Neden korkuyorsun? to be angry with kızm ak.. Öğretmen öğrencilere kızdı.çekinmek t W omen are afraid of mice. Bana kızma..den)korkm ak. I just w anted to help you. Are you afraid of me? Benden korkuyor musun? 1 am afraid of dogs. Why are you angry with your son? He's only eight years old. Sadece sana yardım etmek istedim. Oğluna niçin kızıyorsun? 0 daha sekiz yaşında. .to he afraid ioft (. Kadınlar farelerden korkarlar. Will you be angry with me if I go now? Şimdi gidersem bana kızar mısın? The te a c h e r was angry w ith the students.darılm ak n _ 1 Don't be angry w ith me.

if necessary gerekirse. We want to have a ta lk with your father. Bu mesele hakkında onunla bir konuş. Sabahleyin konuşacağız. You will fly to catch him. if necessary. Onu yakalamak için gerekirse uçacaksın. Gerekirse daha erken gelebilirim. 35 . W e'll have a ta lk in the morning. Babanızla görüşmek istiyoruz. icabederse III! 1can come earlier if necessary. Gerekirse bütün programı değiştir.gö rüşmek Have a ta lk w ith him about this problem .to have a talk kon m m a vavm ak. Can you give us some more if necessary? Gerekirse bize biraz daha verebilir misiniz? Change the w hole program m e if necessary.

B rom field sold cotton to European countries and made a lot of m oney in a very short tim e. Bromfield Avrupa ülkelerine pamuk sattı ve çok kısa zamanda çok para kazandı. Öğretmen ev ödevini mürekkeple istiyor. W here did she make so much money? Bu kadar çok parayı nerede yaptı? Mr. The te a c h e r w ants the hom ew ork in ink. Bu form (kâğıt) mürekkeple doldurulacaktır. This fo rm should be fille d up in ink. Bazı kimseler para kazanmak için Avustralya'ya giderler. Kanada'da çok para kazandı. Mektuplarınızı mürekkeple yazmalısınız. Mr.parayapm ak He made a lot of money in Canada. . Some people go to Australia to make money. İ l i İ lik mürekkeple________________ : ______ ________________ _ You must w rite your letters in ink.parakazanm ak.

.What's the m atter? ÜH Ne var? Ne oluyor?Ne oldu ? i m i . When she was th e re .. Bizimle arkadaş olmak istemez. She doesn't w ant to make frien d s w ith us. Kolayca arkadaş olamam. Ne oldu? Çok kederlisin. . (ne oluyor)? Banyo yaptığına memnun değil misin? to make friends arkadaş oim ak __ I can't make frie n d s easily. W hat's the m atter? You are so sad. she made frie n d s w ith all of them . Ordayken onların hepsiyle arkadaş oldu. W hy is he so angry? W hat's the m atter? Niçin çok öfkeli? Ne oldu? W hat's the m atter? Aren't you glad to have a bath? Ne var..

....you.a ll . Your friend left ju s t .friends ..easily......better ..... . dogs. Some girls are afraid. I can go and see him myself. 2.you got a pen? 13.. ink... 3. What's...........the time......have n o w . All the letters must be written. money . 8.talk with your father... 6......you? 7...of ..........a . How has he made so much.in ........... matter? Can't you see the picture? 4.. It's getting cold...... Is your father still angry........ She talks in the classroom.. a fire? 10... 14................. 9.........................the . 11. I must have........ We missed the bus because...............of . How is your mother? Is she getting..if 1... 12... She can't make.ALIŞTIRMALAR Bu cümlelerde boş bırakılan yerlere aşağıdaki sözcüklerden uygun ola nını koyunuz......make . ? 38 .....? 5. necessary........... Shall we.....with .

You must answ er my questions at once. Please com e here at once. Sorularıma derhal cevap vermelisin.istemek. : VV : .. Öğretmenimiz ona derhal dışarı çıkmasını söyledi. : : İV :. The police caught the killer at once. 39 . Lütfen derhal buraya gel. . Emniyet katili derhal yakaladı. hemen •• : . Yaşlı kadın bir fincan çay istedi. Mektuplarını istedim fakat onları bana vermediler. V. Kız bir kalem istedi. talep etmek The girl asked fo r a pencil. at once derhal. Our te a c h e r told him to go out at once.V • V : . The old wom an asked fo r a cup of tea. W hat did you ask for? Ne istediniz? I asked fo ry o u r letters. . but th e y d id n 't give them to me.

every o th e r day m- gün aşırı. She is used to cold w eather. He was a rich m an's son. . 0 soğuk havaya alışıktır. A wom an com es to clean th e house every other day. Onu beklemeye alışığım. Gün aşırı İngilizce derslerimiz var. He is not used to carrying heavy things. iki günde bir We have English lessons every other day.alışık olmak___________ __________________ __ ________ I am used to w aitin g fo r her. They are used to studying in the library. Öğretmen bize gün aşırı ev ödevi verir. Ağır şeyleri taşımaya alışık değildir. 0 zengin bir adamın oğluydu. Bir kadın iki günde bir evi temizlemeğe gelir. Kütüphanede çalışmaya alışıktırlar. The te ache r gives us hom ew ork every other day.

for ever ebediyen. Aynı eski arabayı ilelebet kullanamazsın. ilelebet.to go for a picnic pikniğe çıkmak. They will live in tha t sm all house fo r ever. sonsuza dek I shall rem em ber him fo r ever. Al . He likes to go fo r a picnic with his w ife. All the children have gone f o r a picnic. Karısı ile pikniğe çıkmayı sever. Haydi yarın bir pikniğe gidelim. Bütün çocuklar pikniğe gittiler. I w ill love you fo r ever. You can't use the sam e old car fo r ever. Onu ebediyen hatırlayacağım. Seni sonsuza dek seveceğim. İlelebet o küçük evde oturacaklar. piknik yapmak Let's go fo r a picnic tom orrow .

. The old w om an looks a fte r her grandson when his m other goes to w ork in a fa c to ry . özen gösterme k ____ She w ill look a fte r our children when we are away. Ev ateş aldı. Küçük kulübe tutuştu ve biz onu söndüremedik. Kitapları sobanın yanına koyarsanız tutuşacaklar. Sinemaya gittiğim iz zaman oğluma annem bakar. tutuşm ak —— The house caught fire . Biz yokken çocuklarımıza o bakacak.to catch fire Hîvwî!: k ateşalm ak. Annesi bir fabrikada çalışmaya gittiği zaman yaşlı kadın torununa ba­ kar. The little hut caught fire and we co uld n't put it out. they w ill catch fire . If you put the books near the stove. The curtains and the door caught fire. Perdeler ve kapı tutuştu. to look alter bakm ak. W ho w ill look a fte r the old man? Yaşlı adama kim bakacak? My m other looks a fte r my son when we go to the cinem a.

.hemen m He w ill go th e re righ t away. do you mind sizce bir sakınca var m ı? mahzuru var mı ? Do you mind if I open the window? Pencereyi açmamda sizce sakınca var Do you mind standing up? I hate to i sitting on my bed. Derhal oraya gidecek. Ayağa kalkmanızda bir sa­ kınca var mı? (Lütfen ayağa kalkar mısınız?) İnsanların yatağımda oturmalarından nefret ederim. Can you com e to the sta tio n right away? Derhal istasyona gelebilir misin? We will send you the books right away.right away derhal. Kitapları size derhal göndereceğiz.

sesini kesmek. If you wait in th is hot room. please? I am reading. you w ill fall asleep. and the n fe ll asleep. Bebek uzun bir süre ağladı ve sonra uykuya daldı. Y our father is sleeping. Çiftçi ot üstünde yattı ve uyudu. Babanız uyuyor. uykuya dalmak __ The baby cried fo r a long tim e. Söyle ona. Yaşlı kadın televizyon seyrederken uyudu. . The old w om an fe ll asleep while w atching television. Susun çocuklar. The farm er lay on the grass and fe ll asleep. Shut up. boys. Will you shut up. Tell her to shut up. Lütfen susar mısınız? Okuyorum. sesini kessin. susmak It is rude to say "shut up!" but it isn't an insult. Bu sıcak odada beklersen uykuya dalarsın.to fall asleep uyumak. "Sus!" demek kabadır fakat bir hakaret değildir.

Can you ta ke good pictures? iyi resim çekebilir misin? He likes to ta ke his children's pictures. fotoğraf çekmek l i l l l l i i l l ! s llllli All the to u rists are ta kin g pictures. Çocuklarının resmim çekmekten hoşlanır. to take a picture (photo) resim çekmek. She was right here. . 1 will give him the le tte r right now. (photos) Bütün turistler resim çekiyorlar. Tam şimdi mendilini kullanamazsın.right here (then. now) tam burada (o zaman. şimdi) ' ■ ] You can't use your handkerchief right now. Ona mektubu tam (hemen) şimdi vereceğim. Tam buradaydı.

... 5. .to .if .. Onların çiçeklerine bir bakalım.. shut........ 13.. He doesn't go to work every day. 9.. Yeni kitaplarım a bir bak... 4.. You must go to school rig h t...tomorrow...... Where did the fig h t take place? Kavga nerede oldu? The accident to o k place when we were w alking down the street.. picnic ... When did the accident take place? Koza ne zaman oldu? The m eeting w ill take place at nine o'clo ck in the morning....... Can I....asleep at the cinema? 3..... . The man was killed................... Karım sizin yeşil elbisenize bir bakmak istedi... 14..... We are going for a.fall .........catch ... Do you sometimes.. olmak ----------------------------------' ï 11..... Take a look at my new books. day...once .fire... I shall live in this town. She is asking.up right away . Kaza biz caddeden aşağı yürürken oldu.....for . 10.. Do you mind.... here........fo r ... a picture of your daughter? 6.. I can't hear the music. 2.... Yeni otomobillere bakmak istedik..... He goes to work .ever...to take a look at bakmak. 7. ° ther My w ife w anted to take a look at your green dress. Who will lo o k ... I open the windows? 12.after ...... You must answer me at. She Is not used cold weather.every .. to take place vuku bulmak. the children if you go now? 8.... ... Toplantı sabahleyin saat dokuzda olacak.......... Let us take a look at th e ir flow ers....your help. We w anted to ta ke o look at the new cars..... Be careful! Your newspaper will.... bir bakıvermek ALIŞ TIR M ALAR Bu cümlelerde boş bırakılan yerlere aşağıdaki sözcüklerden uygun ola­ nını koyunuz....take 1.

Işığı.to turn off ( ışık. Who turn ed on the radio? Radyoyu kim açtı? .b. radyov. m usluk.) kapam ak Turn off the radio. radyov. b . Lütfen musluğu açınız.) açm ak I w ill tu rn on the light. You must turn off the light before you go to bed. Radyoyu kapa. kapamalısınız. Please tu rn on the tap. Yatmadan önce lambayı. yakacağım (açacağım). Who fo rg o t to turn off the tap? Musluğu kapamayı kim unuttu? ( ışık. m usluk.

Bazı kimseler el sıkmayı sevmezler. Please make r o o m f o r t h e newcom ers. 1 don't like shaking hands. Sana yer açamayız. ¡ki arkadaş el sıkıştılar. . Arkadaşlarınızla karşılaşınca el sıkışırsınız. Lütfen yeni gelenler için yer açınız. çünkü otomobil çok kalabalık. Arkadaşlarınıza yer açın. El sıkmayı sevmem.r to shake hands e! sıkm ak. to make room for yer açmak Can you make room fo r me on this sofa? Bu divanda bana yer açabilir misiniz? We can't make room fo r you because the car is too crowded. Make room fo r your friends. Some people don't like shaking hands. When you meet your friends you shake hands. el sıkışmak The tw o frie n d s shook hands.

O daima bir kimsenin karsısında oturur. Şoföre yakın biryere oturdum. Hava şimdilik güzel. Şu anda hiç boş odamız yok.At present we have no fre e room s. The baby isn't crying at present. She opened the door of the c o m p a rtm e n t and to o k a seat by the w indow . . Kompartımanın kapısını açtı ve pencerenin yanında biryere oturdu. Bebek şimdilik ağlamıyor. I to o k a seat near th e driver. to take a seat biryere (biroturm averine) o tu rm a k ___________________ — He always takes a seat opposite som ebody. The w eather is fin e at present.

Your m other is sick. Annen hastadır.... Siz alışverişe gittiğiniz zaman bebeğinize bakabilir.. Oğlumu gördün mü? Annesinin mücevherlerini alarak bu sabah evden kaçtı. Hırsız bütün paramı aldı ve kaçtı... Çocuklarınıza bakacağım. She can take care of your baby when you go shopping. "' ‘ .. ilgilenmek.. W ho is going to take care of the baby when you are away? Siz yokken bebeğe kim bakacak? kaçmak_ The boy ran away fro m school.. alâkadarolm ak I w ill ta ke care of your children. .. Çocuk okuldan kaçtı. you must take care of her.to take care of 1 " . The th ie f to o k all my m oney and ran away.. ona bakmalısın.... Have you seen my son? He ran away fro m home this m orning t a ­ king his m other's jew els. bakm ak...

. more or less aşağıyukarı _____________ It is a three . Robert falls in love w ith bea utifu l girls as soon as he sees them . Aşağı yukarı üç saatlik bir yolculuktur. I answered half of the q uestions more or less. Peter on dokuz yaşındayken Mary'ye âşık oldu. Onun oğlu yaşlı bir kadına aşık oldu. Robert güzel kızlara. Aşağı yukarı soruların yarısına cevap verdim. He gets more or less 3 0 0 0 do lla rs a month. Aşağı yukarı ayda 30000 dolar alır.(birisine) aşık olmak I fe ll in love w ith th a t girl. Aşağı yukarı sizinle aynı yaştadır. His son fe ll in love w ith an old woman. onları görür görmez âşık olur. He is more or less the sam e age as you.hour jo urne y m ore or less. Şu kıza âşık oldum. Peter fe ll in love w ith M ary when he was nineteen years old.

| | : |||: We travelled by day and spent the nights in hotels. Henry can 't get used to o u rfo o d . hemen ikli­ me alışacaklar. geceleri otellerde geçirdik. She likes travelling by night..:. Henry bizim yiyeceğimize alışamaz. . You w ill get used to cold weather. Soğuk havaya alışa­ caksınız.. O gündüzleri çalışır.togetusedto alışmak > : i . : ’ They w ill soon get used to the clim ate Yakında. O geceleyin yolculuk etmeyi sever..:.. He w orks by day. 'ii. Gündüzleri yolculuk ettik. 7 l] * * ] If> 1 if (I 4 ) J _ vv/ i 1 by night (by day) geceleyin. geceleri (gündüzleri) ||:i ' ■ ■■ ..

... Who will take care..look ..from prison this morning....the children when you go away? 14.......by ........ Don't turn....... present? 8.....at your new dress? ... love with that girl. What time did the accident.. 6..on ...........room o ff-a t 1.....night.. Shake hands. place? 4... I can't get used.........of ... May I take a.take .. 2.. He works............... 3.. 7... 10.. Please...... 13.... Can you make.. I have fallen...... Who is the new director. a seat....in ........for me too? 5..the guests when they arrive...away ... You'll get more or....take .... The meal isn't ready because somebody turned....the radio...........the gas..ALIŞTIRMALAR Bu cümlelerde boş bırakılan yerlere aşağıdaki sözcüklerden uygun ola­ nını koyunuz. Two killers ran. 9.... Do not stand up. . I want to read my book. 12.... .......50000 liras.... I want to sit down........ to ..less ...with ... ......these new hats.. 11.

Zaman zaman tenis oynarız. 55 . Don't catch an illness w aiting fo r your girl frie nd .— _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ _ .h astalanm ak She caught one illness a fte r another. From tim e to tim e he catches a fish.------to c a tc h an illn e s s birh a st a lığ a y ak alan m ak. Arada sırada bizi gör­ meye gelir. ---------. fro m tim e to tim e zam anzam an. From tim e to tim e he comes to see us. Children catch th is illness at school. Kız arkadaşını bekleyerek hastalanma. Çocuklar bu hastalığa okulda yakalanırlar. Birbiri arkasına hastalıklara yakalandı. aradasirada___________________ We play tennis fro m tim e to tim e. Arada sırada bir balık yakalar.

...... varmak I th in k we w ill get th e re at six o'clock............... Kız mektubu aceleyle yazdı. Mary yemeği aceleyle pişirdi ve istasyona gitti........... Mary cooked the meal in a hurry and w en t to the station.... ..... When did th e y get there? Oraya ne zaman vardılar? . Aceleyle kapıya koştum. telaş içinde I ran to the d o o r a hurry. Sanırım saat altıda oraya varacağız. Our bus got to Ankara at eight o 'clock.... Otobüsümüz Ankara'ya saat sekizde vardı.... .... The girl w ro te th e le tte r in a hurry..............to get to (a place) biryere vasıl olmak. ... She left the house in a hurry........... Evi telaş içinde terk etti.... — — - in a hurry aceleyle..... acele.

Kavgaya iştirak etmedi. She was at home so she cou ld n't take part in the m eeting. katılmak He did n 't ta ke part in the quarrel. Oh dear! It's raining again. aman Yarabbi! Oh dear! I've fo rg o tte n my key. Oh dear! The days are getting shorter. Aman Yarabbi! Gün­ ler kısalıyor. I d o n't want to ta k e part in th is conversation.to take part in iştirak etmek. oh dear! aman Allahım. Aman Allahım! Yine yağmur yağıyor. Aman Allahım! Anahtarımı unutmuşum. . bu sebepten toplantıya katılmadı. Evdeydi. Bu konuşmaya katılmak istemem.

. to get ill (well.. gına getirmek. Karısından bıkmış gibi görünüyor... We are tire d of th e old film s on TV.... ... wet) hasta (iyi. Yıllardır aynı işi yapm aktan bıktı. ... ıslak vs.. Televizyondaki eski filmlerden bıktık.I . 58 . İyileşeceksin. Yayan gidersem yorulurum...) olmak I got ill last w eek..... Şapka ıslandı.. tired. The hat got w et.. '... He seem s to be tired of his w ife. ... canına tak demek__ He is tire d of doing the same w o rk fo r years. to be tired of bıkmak. yorgun. You w ill get w ell. . Geçen hafta hastalandım.... I get tire d if go on foot.. ...

That's w hy he w ill stay in a fte r school.He was late th is m orning. Genellikle insanlar ucuz şeyleri pahalılarına tercih eder. . İn general. İn general to u ris ts w ant inexpensive but clean h o tel's and good service. Genellikle babalar haklıdır. in g e ne ra l. Bu sebepten onu görmenizi istiyorum. Bu yüzden okuldan sonra (okulda) kalacak. İn general fa th e rs are right. That's w hy I ask you to see him. people p re fe r cheap thin g s to expensive ones. T hat's why we ca n't begin. Bu sabah geç kaldı. Englishm en. can't learn fo re ig n languages. I can't see him tom orro w . Henüz burada değil. Genellikle turistler pahalı olmayan fakat temiz oteller ve iyi servis ister­ ler. She isn't here yet. Onu yarın göremem. Bu sebepten başlayamayız. İngilizler genellikle yabancı diller öğrenemezler.

. Some people d o n't like going shopping. I d o n 't like going shopping w ith the m because they spend tw o ho­ urs buying a tie. Resim duvarda baş aşağıdır. Otobüs tarlada baş aşağıydı. Bazı kimseler alışverişe gitmeyi sevmezler. .. Why did you put the vase upside down? Vazoyu niçin baş aşağı koydun? Why are you holding the paper upside down? Gazeteyi niçin baş aşağı tutuyorsun? .--------togos ahsyerişegitmek When do you go shopping? Alışverişe ne zaman gidersiniz? My m other w ent shopping. Onlarla alışverişe gitmeyi sevmem. — upside down bas aşağı The picture is upside down on the w all. Annem alışverişe gitti. . The bus was upside down in the fie ld . çünkü bir kravat almak için iki saat harcarlar.

fakat o kaçtı. . Bu pis şehirden uzaklaşmak istiyoruz. to get away kaçmak. bırakmak The old man gave up drinking beer. She w ill give up going to tea parties.to give up vazgeçmek. uzaklaşmak How did he get away fro m prison? Hapishaneden nasıl kaçtı? They locked the doo r but he got away. We want to get aw ay from this d irty city. Kapıyı kilitlediler. Yaşlı adam bira içmekten vazgeçti. Some children g o t away from school. You must give up trying to ta ke a photo of her. Çay partilerine gitmekten vazgeçecek. Bazı çocuklar okuldan kaçtı. Onun resmini çekmekten vazgeçmelisin.

. I want to help you... If you g e t..get ...ALIŞTIRMALAR Bu cümlelerde boş bırakılan yerlere aşağıdaki sözcüklerden uygun ola­ nını koyunuz..up down .....to ..................of ..go ...tired ....... Can I. hurry.........living in a village... you can get to the station..shopping with you? 11.. She is tired.... 6.....in 1..... How did you.. 13. 12. I don't like modern music... Don't turn the box upside..a ..this bus.. How can I get... 14.. The bus doesn't stop here....... dear ..... 9..... You can't g e t.......why ..time ... Will you take......catch .. I am here. to time.... That's...part . ......... in our new play? 5.. I shall give.. 4... smoking next week......general.. If you work so hard you'll g e t........... 2... 8................. You get angry from ........away from school? 3.. the new hospital? 10..... They ran to the station in.. 7.

There is no m ore sugar left in the house. The children entered the school one a fte r another. We have no more books to give you. . artık. başkaca. Evde hiç şeker kalmamış. The fishes learnt to swim o n e a fte ra n o th e r. Artık hiç parası yok. arka arkaya She washed the glasses one a fte r another. Bardakları arka arkaya yıkadı.no more daha. Balıklar birbirinin peşin­ den yüzmeyi öğrendiler. Çocuklar birbirinin peşinden okula girdiler. hiç He has no more m oney left. one after another (one after the other) birbirinin peşinden. Size verecek başka kitabımız kalmadı.

Okula giderken arkadaşlarına rastladı. 64 . so I to o k Yağmur yağmak üzere idi. Tren istasyonu terk etmek üzeredir. oraya giderken She met her frie n d s on her way to school. It was about to rain. Alışverişimi daima eve gelirken yaparım. You are about to hear good news. Is there a post o ffic e on your way to the office? Daireye giderken (yolunun üzerinde) bir postane var mı? I always do my shopping on my way home. İyi bir haber duy­ mak üzeresin. bu yüzden yağ­ murluğumu aldım. on one’s w a y (to) biryere giderken.to be about to üzere olmak The tra in is about to leave the statio n.

Futbol takımı başarılı olmadı. send fo r the doctor. Birçok kişi kışın hastalanır. İnşallah tatilinde hastalanmazsın. y e rs fe ll ill. Hasta fenalaşıyor. müdüre haber verin. I hope you w o n 't fa ll ill during your holiday. The patient is g e ttin g worse. doktoru çağrın. The children are fig h tin g . Çocuklar dövüşüyorlar. çünkü en iyi oyuncularının ikisi hastalan­ dı. Many people fa ll ill in winter. The fo o tb a ll te am was not successful because tw o of his best pla-. hastalığa yakalanmak Last w eek he fe ll ill.t o f a l l ill ---------- hastalanmak. Geçen hafta hastalandı. send fo rth e headm aster. Did you send fo r the milkm an fo r som e m ore milk? Biraz daha süt için sütçüye haber gönderdin mi? .

Çalışma vaktidir.It’s time (to. Seni düşünüyorum. Isn't it tim e to have tea? Saat beştir.. Gitme zamanıdır. ) . It's tim e to go. It's five o'clock.me) vaktidir We can't stay any longer. Daha fazla kalamayız. . Çay içme zamanı değil mi? We had a very long break. The old man was th in kin g of the days of his childhood. (. aklından g eçirm ek _______________ • / What do you th in k of this man? Bu adam hakkında ne düşünüyorsun? I am thinking of you. to think of düşünmek. . It's tim e to work. Çok uzun teneffüs yaptık..... Yaşlı adam çocukluk günlerini düşünüyordu.

iş için. Have you com e to see me on business? Beni iş icabı mı görmeye geldiniz? by accident kazara. görevle . He went to Paris on business. The gentlem en are here on business. Kazara kaleciye tekme vurdu. He kicked the goal keeper by accident. Paris'e iş için gitti. I to o k your bag by accident. He is away in Samsun on business. She broke the vase by accident. . Kazara merdivenlerden düştü. yanlışlıkla She fe ll down the stairs by accident. Çantanızı yanlışlıkla aldım. Vazoyu kazara kırdı.on business iş sebebiyle. Beyler iş için buradadırlar. istemeyerek. Samsun'da iş gereği bulunuyor.

Just a m inute. bir saniye (lütfen) Just a m inute. 1th ın k th e re is a car com ıng. Onu oraya koymayın. Bir dakika. Bir dakika (bir dakika müsaade) şapkanızı getireceğim. Don't put it there. Can 1 s p e a k to you just a minute? Sizinle bir dakika konuşabilir miyim? Just a m inute. niçin olmuyormuş? You can't go now. (Niçin gidemez mişim?) Why not w rite him a letter? Niçin ona bir mektup yazmıyorsunuz? W on't you bring your wife? (Why not?) Karını getirmez misin? (Neden olmasın?) Why not bring your friends to the party? Arkadaşlarınızı ziyafete niye getirmeyesiniz? PLH . neden olmasın. wlıy not? niçin.ju st a nıinute bir dakika. I'N bring your hat. (Why not?) Şimdi gidemezsin. Galiba gelen bir araba (otomobil) var. Bir dakika.

Haftaya tarihten sınava gireceğim. Sınava haziranda girecekler. to take an examination smava girmek. fakat geçemedi. Her gün en aşağı on sayfa okumalısınız. She waited fo r you at least tw o hours. I'll take an exam ination in history next week. . en aşağı_ You must read at least ten pages everyday. Her yıl en az bir elma alır. Sınava girdi. I must sleep at least eight hours. He took an exam ination but he couldn't pass. imtihan olmak ■ They'll take the exam ination in June. En aşağı sekiz saat uyutmalıyım. He gets at least one apple every year.at least en az. Seni en aşağı iki saat bekledi.

. 3... 4.....by . The sheep died one.... .......... Who are you thinking.. The director is coming.....just on why 1................ Has anybody send. I found your suitcase..........take .... of ... 7.. another..way .. least 1... a minute. books to give anybody. an examination in history? 5.... 12............ The train is a b o u t.to have a rest......to ................ to Ankara.accident. the doctor? 2...000 liras........ ? 14... 13..fell . business? 9... 6.. I have no.... Did you. You'll see many small villages on your...at .............. 8.. It’s.after ..not go to the theatre instead? 11..time .. ill last week....more ... You must give me......000..ALIŞTIRMALAR Bu cümlelerde boş bırakılan yerlere aşağıdaki sözcüklerden uygun ola nını koyunuz. Are you in İstanbul...for . She... arrive..... 10....

Smith arada bir hikâyeler yazar. Benim daktilomdan yararlandı. She made use of my typ ew riter. I make use of tre es. Frenler bozulunca ağaç­ lardan yararlanırım. yararlanmak_______ __________ You can make use of my o ffice . istifade etmek. When the brakes are out of order. O bizim evimize gelmez. She doesn't com e to our house. fakat ben onu arada bir kütüphanede görü­ rüm. . Arada bir tiyatroya gitmeyi severiz. Smith w rites stories now and then. but I see her in the library now and then. Büromdan yararlanabilirsiniz. * to make use of kullanmak.now and then arada bir We like going to the th e a tre now and then.

Yenilerini almaya ne dersin? W hat about the new fu rn itu re ? You prom ised to buy it in Septem ber. Turistler Antalya'ya hareket ettiler. We are leaving fo r the m otel or. fakat diğerlerinden ne haber? The tyres are old. .. Sunday. but w hat about the others? Öğrencilerden onu geldi.. Şiddetli yağmur yüzünden uçak Roma'ya hareket edemedi. . . The to urists left fo r Antalya. Pazar günü motele gidiyoruz. The plane c o u ld n 't leave fo r Rome because of the heavy rain.biryere doğru yola çıkmak. Yeni mobilyadan ne haber? Onu eylülde satın almaya söz vermiştin. . W hat a bout buying new ones? Oto lastikleri eski.? ne haber?. what a b o u t. hususunda ne dersiniz? Ten of the stu d e n ts cam e. . Tren şimdi Ankara'ya gidiyor.eğitmek The train is leaving fo r Ankara now.

Artık sigara içmiyor. Sonra görüşürüz. . Artık burada otu ramam. G od-bye now. Sonra görüşürüz. I'm in a hurry. Artık onlar bizim eve gelmiyor. see you later sonra görüşürüz. She doesn't sm oke any longer. I can't live here any longer. They d o n 't com e to our house any longer. Şimdi gitmem lazım.any longer artık. Sonra görüşürüz. şimdilik hoşça kal I II see you later. I must go now. Artık bana (mektup) yazmıyor. daha uzun süre He doesn't w rite to me any longer. Acelem var. See you later. Şimdilik Allahaısmarladık. I II see you later.

The thief came face to face w ith the police. . Probleminizi eşinizle yüz yüze tartışmalısınız. karşı karşıya !fSIB8Îİillİ«l*K: lli * İ I want to ta lk w ith him fa ce to face. You should discuss your problem w ith your w ife fa c e to fa c e . Hırsız polislerle yüz yü ­ ze geldi.(kind) of you çok iyisiniz. Onunla yüz yüze konuşmak istiyorum. Yeni komşulara yardım etmekle çok naziksiniz. Beni burada karşılamakla çok naziksiniz. It's very good of you to visit me. face to face yüz yüze. Beni ziyaret etmekle çok iyisiniz. It was very kind of you to help the new neighbours. çok naziksiniz it s very It's very kind of you to meet me here.

Let her play in the garden. Ziyanı yok. Bırak bahçede oynasın.Let (me. it will be all right ziyanı yok. Yarın geç gelebilirsin.. It'll be all right.) izin verin.) (bana. Ziyanı yok (bir sakınca yok.. Bu gece sokağa çıkabilir. zararı yok You can come late tom orrow .) He can w rite w hatever he wants to. bırakın Let me help you w ith your coat. It'll be all right. müsaade edin. Her ne istiyorsa yazabilir. Let them show you what they brought. Bırakın sizinle gelsin. . Getirdiklerini size göstermelerine izin verin. It'll be ell right. She can go out to n ig h t. Müsaade edin paltonuzu tutayım. Ziyanı yok. Let him come w ith you. ona. her.. h im ..

Paketleri mümkün olduğu kadar çabuk göndereceğim.as soon as possible mümkün olduğu kadar çabuk Please answer my letter as soon as possible. Lütfen mektubuma mümkün olduğu kadar çabuk cevap ver. White goes well w ith other colours fo r most wom en. Ekseri kadınlar için beyaz diğer renklerle iyi gider. Sports shoes don't go w ith a dark suit. Yeşil bir şapka kahverengi elbiseyle iyi gider. I will send the packets as soon as possible. Spor ayakkabılar koyu bir elbiseyle gitmez. A green hat goes w ell w ith a brown suit. I will bring your breakfast as soon as possible. Kahvaltını mümkün olduğu kadar çabuk getireceğim. .

you have failed again. başka bir deyimle You only got 4 in your exam. The tra ffic is g e ttin g worse day by day. (lay by day günden güne The patient is g e tting better day by day. O zemin katın altında oturur. Trafik her gün biraz da­ ha bozuluyor.in other words başka bir tabirle. başka bir deyişle bodrumda. in the basement. Hasta günden güne iyileşiyor. He lives below the ground floor. She is getting uglier and fatter day by day. In other w ords. Başka bir deyimle tekrar sınıfta kaldın. in other w ords. Sınavda sadece 4 aldın. . Günden güne çirkinleşi­ yor ve şişmanlıyor.

She comes here now.. in other..see ......what face fo r 1.... 4 .. .. possible. You're not my friend..... It's getting warmer day by.. Please bring my books as soon.of .................. I can do it myself.. Your shirt doesn't go...you to bring me a present. you have failed your class..... let . They have just left.. it'll be. 8..... How can I make use.your tie.... You must talk about this with the director........ 2................. longer..ALIŞTIRMALAR Bu cümlelerde boş bırakılan yerlere aşağıdaki sözcüklerden uygun ola nını koyunuz.to face. . 10... It's very kind.......... Good bye now.with .. about your son? Isn't he coming with us? 5...words ... 13.. 12.....day .right....all .......you later. 9.this dictionary? 7.. 11......of ..... me tell you the whole truth.............as ..... 14...then.......and ..any . 3..the park.... 6....... .

Your car w ill break down if you don't put water. Merak etme. Oğlun neredeyse döner. Otobüs Pendik'te bozuldu. dönm ek Don't worry. gerigelm ek. Su koymazsanız otomobiliniz bozulur. The ele ctric pum p broke down and we had to carry water.to b re a k down bozulmak The bus broke dow n at Pendik. Bir yere gitme! Bîr daki­ kaya kadar döneceğim. i . Your son will be back soon. W hat tim e will you be back? Saat kaçta döneceksin? Don't go anyw here! I'll be back in a m inute. Elektrikli pompa bozuldu ve su taşımak zorunda kaldık.

fakat iki ayda İngilizce öğrenemezsin. Do you believe in fa iry tales? Peri masallarına inanır mısınız? Of course. to believe in inanmak. Kuşkusuz Allaha inanırlar. Bazı kimseler hayaletlere inanırlar. they believe in God. . Some people believe in ghosts.hv the side of yanında. Gölün yanı başında oturuyorlar. She w alked by th e side of her mother. yanı başında. They live by the side of the lake. Annesinin yanında yürüdü. itikat etmek . Yeteneğine inanırım. but you ca n 't learn English in tw o months. I believe in your ab ility. Ev nehrin yanı başındadır. yakınında The house is by th e side of the river.

. Genellikle mektupları daktiloda yazarım.. Yaşlanınca çok iyi göremedi. as a rule genellikle . Büyüyünce parmağını emmeyi bırakacak... but now I'm w riting to you by hand.. fakat şimdi sana elle yazıyo­ rum. he lived w ith his ch ildren Yaşlanınca çocuklarıyla birlikte oturdu... 81 . she couldn't see very w ell. We go to the seaside as a rule in sum m er.yaşlanmak. As a rule I typ e le tte rs.. He'll stop sucking his fin g e r when he grow s old. m . ihtiyarlamak W hen she grew old.. We have lunch at the canteen as a rule because it's cheaper.. Yazın genellikle deniz kenarına gideriz. Genellikle öğle yemeğini kantinde yeriz çünkü daha ucuzdur..... When he grew old..

Asansör bozuktur.!J!. yol verin. Can you make way fo r me? Bana yol verebilir misiniz? On the w hole. but he makes m istakes. The lift ıs out of order. I can't eat anything with you now. yol vermek They made way fo r the old man. the report was correct. Make way fo r other people. Yaşlı adam a yol açtılar. her şey dikkate alınırsa to make way yol açmak. Genel olarak rapor doğruydu. Genel olarak akıllıdır. Please make way. Midem bozuk. Genel olarak güvenilir bir adamdır. Hemen hemen bütün at­ lar yan yana koştular. fakat hatalar yapar.! !| on the whole genel olarak. Zilimiz bozuktur. Orada durmayın. Diğer insanlara yol açın. side by side yan yana mm All the cars were parked side by side. Geç kaldım.!!!. Almost all the horses ran side by side. cC 3 82 83 . On the w hole. he is a reliable man. Şimdi sizinle bir şey yiyemem. He is clever on th e w hole. Yana yana düşmana doğru koştular. Don't stand there. Bütün arabalar yan yana park edilmişti. Side by side th e y ran tow ards the enemy. My stom ach is out of order. Was the te lepho ne out of order? Telefon bozuk muydu? Our bell is out of order. Lütfen.!!. I am late.

Sıcak havada süt çabuk bozulur. Onun annesinden büyük olduğunu öğrenince onu bırakacak. Onun ismini bulamadı. This meat has gone bad. öğrenmek I will find out the tru th soon. çürümek In warm w eather m ilk goes bad quickly. 84 . Food in a re frig e ra to r does not go bad. Gerçeği yakında öğreneceğim. Adam. Soğutucuda yiyecek bozulmaz. Onu yiyemeyiz. keşfetmek. The man w ill find out the tim e of the next lesson.to go bad bozulmak. gelecek dersin vaktini öğrenecek. We can't eat it. to find out bulmak. He will leave her when he finds out tha t she is older than his mot-)1 her. She co uld n't fin d out his name. Bu et bozulmuş.

. Döşemenin üstünde şurada burada kitaplar vardı. We were there the other day. Bahçede şurada burada iskemleler vardı. Geçenlerde eski arkadaşım Bill'e rastladım. Şurada burada tek tük siyah bulutlar var. Geçenlerde oradaydık. here and there şurada burada There w ere books here and there on th e floor. Geçen gün benim dünyada en güzel kız olduğumu söyledin. The other day you told me that I was the most beautiful girl in the w orld. There w ere chairs here and the re in the garden.the other day geçen gün. There are black clouds here and the re . geçenlerde I ran into my old friend Bill the other day.

... out .....................fairy stories? 5. ? 8.............down . the whole....ALIŞTIRMALAR Bu cümlelerde boş bırakılan yerlere aşağıdaki sözcüklerden uygun ola­ nını koyunuz..your mistake? 14............. 7. Please..... other day....be ... if you don't cook it soon..again? 9.back? 3..way fo r the director... side.. 86 . 13.on . The telephone i s .. 2... 12.. This meat will go.. What will she do when she grows.... Did your car b re a k ....the ........ 11..... What time will they.... The book was interesting..out ...........rule............in . I met her on the street. Do you believe.the mountain........ We d o n 't go out at night as. of order... There were small lakes here a n d ....... 10.a ......of .old • by 1......make . They have a new house by the side.. 4...... Did you find..bad ........there . 6... They were sitting on the bench side....

Biz evliyiz. W e're m arried. Biz birbirimize âşık değiliz.to be in love (with) (birisine) âşıkolm ak He is in love w ith Mary. O Mary'ye âşıktır. W e're not in love w ith each other. Last year she was in love w ith Tom Geçen yıl o Tom'a âşıktı. Yeni bina o taraftadır. Do you see the man over there? Oradaki adamı görüyor musun? The new building is over th ere. 87 . They put the baskets over th ere. Sepetleri o tarafa koydular.

Send me a card as soon as you get there. Mümkün olduğu kadar çabuk döneceğim. Dikkat et! Bir kamyon geliyor.as soon as (yap)ar (yap)maz. Caddenin öbür tarafına geçerken dikkatli olmalısınız. Adamı görür görmez kapıyı kapattım. I to ld them to look out as th e y w ere getting off the bus. to look out dikkatli olmak. dikkat etmek • S ilili Look out! A tru c k is com ing. She opened the door as soon as she saw me. Look out! You will break the vase Dikkat et! Vazoyu kıracaksın. . I shall come back as soon as possible. You must look out when you cross the street. Beni görür görmez kapıyı açtı. Otobüsten inerlerken dikkatli olmalarını söyledim. Oraya varır varmaz bana bir kart gönder. olur olmaz As soon as I sow the man I shut the door.

bu sebepten ona güveniyorum. I can't give you my w ord.) We buy sugar by the kilo. metreyle... eve bir daha geç gelmeyeceğim. Şekeri kiloyla satın alırız. çünkü emin değilim.) paund'ta (kiloyla.. Kumaş metreyle satılır. Is milk sold b y th e litre? Süt litreyle mi satılır? word saz . Söz verdi.vermek_______ to give o n e s / I give you my word. m e tre . so I am depending on him. Cloth is sold by the m etre. lit r e . I will never com e home lateagain.. He gave his w ord. Sana söz veremem. because I'm not sure. Sana söz veriyorum.by the poıınd ( k ilo . litreyle. .

Tıp ilmine göre. She travelled fo r nothing. parasız You can't get anything fo r nothing. bedava. They gave us those books fo r nothing. Bedava yolculuk etti. Bedava hiçbir şey elde edemezsiniz. Gazeteye göre bugün yağmur yağacak.according to . He stays at our house fo r nothing. egore----------------------------- According to the newspaper it w ill rain today. siz ölü bir adamsınız. Evimizde bedavaya oturuyor. Jüriye göre o suçlu değildir.. Şu kitapları bize bedava verdiler. you are a dead man. .. She is not guilty according to the jury. According to the science of m edicine. karşılığım vermeden.

The referee put a sto p to the boxing m atch. but we ca n 't do w ith o u t bread. They must put a stop to making a noise in th e s tre e ts a fte r every match. durdurmak. Hakem boks maçını durdurdu. You must put a stop to your laziness. Mahpus iki gün gıdasızlığa katlandı. Tereyağı yokluğuna katlanabiliriz. Onun terbiyesizliğine bir son vermeliyiz. siz yapmak. son vermek We must put a stop to his rudeness. yokluğuna katlanmak We can do w ith o u t butter. 91 .. Savaşta bazı insanlar şeker yokluğuna katlanmak zorunda kaldılar.to do without. Tembelliğinize son vermelisiniz. The prisoner w ent w ith o u t food fo r tw o days. Her maçtan sonra sokaklarda gürültü yapmaya bir son vermeliler. In the w ar som e people had to do w ith ou t sugar. to go without .. fakat ekmeksiz yapamayız.

Ormana gelinceye kadar dosdoğru (arabayı) sürdü Go straight on fo r a mile and then take the second turning to the right. Dosdoğru yürürsen onları göreceksin. Many drivers run over rabbits at night on purpose. you'll run over the flow ers. 92 .straight on dosdoğru. çiğnemek We ran over a cat just outside the tow n. Şehrin tam dışında bir kediyi çiğnedik. Be careful. you will see them . If you walk straight on. ezmek. Birçok şoför geceleyin kasten tavşan çiğnerler. to run over üstünden geçmek. çiçekleri ezeceksin. Dikkatli ol. sapmadan He drove straight on till he came to the w ood. Dosdoğru bir mil git ve sonra sağda ikinci dönemeci takip et.

a b o u t th e sam e hem en hem en aynı The population of France and Italy are about the same. Bayram tatilinin ilk gününde altı ziyaret yaptık. He paid a call here last week Geçen hafta buraya uğradı. Fransa ve İtalya'nın nüfusu aşağı yukarı aynıdır. Their ages are about the same. Bu iki oteldeki fiyatlar aşağı yukarı aynıdır. Annen ziyaret ediyor. to pay a cali. . The prices in th ese tw o hotels are about the same. uğramak $ We paid six visits on the first day of the Bayram holiday. Your m other is paying a visit. Onların yaşları hemen hemen aynıdır. to pay a visit ziyaret etmek.

.....pay .... .................. I can't give you any more money.. 8.. You'll have to. As soon.......over .. you'll seethe hospital..out .... According. . Your car is.. love with that actress? 4.. it isn't going to rain tomorrow.. about ..... 9. 12......... If you walk s tra ig h t......... I give you my.. The train ran.......over ..do ......... please send me some money.ALIŞTIRMALAR Bu cümlelerde boş bırakılan yerlere aşağıdaki sözcüklerden uygun ola­ nını koyunuz.to this nonsense! 14. 2...a call to our old teacher? 10....stop .on -in . He worked at this school... 3... 6......to .. Do they sell oranges by. the radio.the -for 1.as .. Will you please put a ...... 13..th e same as mine. there... 11...... pound? 7......... Shall we. Are you still.word . you get this letter...........w ithout it.... 5. There's a car coming.......... to be near you all the time.. Their new house is........ L o o k ..... nothing. a sheep....

.... Çin uzaktadır............... ............ Ahm et and Ayşe w ill get married soon............... ■ t o g e t m a r r ie d -evlenmek . Our te a ch e r got m arried last month.... Evlenince çalışmayı bırakacak........ Ahmet'le Ayşe yakında evlenecekler.. Yeni okul uzak değildir...... ...... ■■..... — She'll stop w orkin g w hen she gets m arried......... Henüz evlendiler.. Haber almak güçtür...... They have just got m arried..........................uzakta China is fa r away............. Is your house fa r aw ay fro m here? Eviniz buradan uzak mıdır? The new school isn 't fa r away....... .... Öğretmenimiz geçen ay evlendi.. It's hard to get news......... 95 .

yanm ak The house is on fire ! Call fo r help! Ev yanıyor! İmdat iste! The cinem a w as on fire but th e people left qu ie tly. Alman arabalarından çok Amerikan arabalarını sever (tercih eder).. pop m usic or classical music? Hangisini daha çok seversin. Sinema yanıyordu ama halk sessizce terk etti. Onlara yardım edelim. The fo re s t is on fire . 96 . tercih etmek I like oranges bette r. W hich do you like bette r. Ceketiniz tutuşmuş. Portakalları daha çok severim. to lik e . Y our coat is on fire . Orman yanıyor. Let's help them . Türk yemeklerini Alman yemeklerinden daha çok severim. b e tte r s yılıl daha fazla sevmek. She likes A m e rica n cars b e tte rth a n G erm an cars. pop müziği mi yoksa klasik müziği mi? I like Turkish fo o d b e tte rth a n German fo o d .t o be o n fir e yanıyor olmak..

.

.

KPSS PROFICIENCY ■m YAYINCILIK İREM .SUAT GÜRCAN RIDVAN GÜRBÜZ SINAV STRATEJİLERİ KPDS .ÜDS YD S .

.

.

KPSS PROFICIENCY YAYINCILIK İREM .ÜDS YDS .SUAT GÜRCAN RIDVAN GÜRBÜZ SINAV STRATEJİLERİ KPDS .

.

“He who dares to teach must never cease to [earn. ” ‘ jcfiard 9(mnj Vann R May yon g el iviial you tuishfor! .

adayların farklı gramer konu başlıkları altında görerek karıştırdığı ve farklı an­ lamı olan birçok yapıyı “ önemli yapılara genel bakış” başlığı altında bulabileceksiniz.English Translation (Türkçe . Ayrıca. baskısını yapan “ Test Y our KPDS Level” isimli kitabımıza ve yine kısa sürede 7. daha önce yayınladığımız ve geçmiş yıllarda çıkmış KPDS soruları paralelinde hazırladığımız ve kı­ sa sürede 14. soru bankası olarak nitelendirebileceğimiz ve her türlü soru tipini içeren ve 8. bu kitabımızda dil bilgisi konuları ve soru tipleri ile ilgili yüzlerce özgün soru bulunmaktadır. Bunun yanı sıra. “ Suat GÜRCAN & Rıdvan GÜRBÜZ Yaklaşımı ile SINAV STRATEJİLERİ” isimli yayınımızın birinci bölü­ münde dil bilgisi konuları ve testleri mevcuttur. Irrelevant Sentences (Anlam bütünlüğünü bozan cümleyi bulma). English-Turkish Translation (İngilizce -T ürkçe çeviri). iyi anlaşan yapıları vs. Maalesef dil kitapları piyasa­ sında artık kısır bir döngü oluşmuş ve çoğu aday sürekli olarak çıkmış soruları çözerek tekrar tekrar sınavlara gir­ mektedir. ipuçlarını. çoğu yapıyı daha iyi yorumlayabilmenizi ve okuduğunuzu daha iyi anlamanızı sağlayacaktır. Ancak ÜDS ve KPSS İngilizce sınavlarında "Situational Expressions (Verilen duruma uygun düşen ifadeyi bulma) ve Restatement (İngilizce yakın anlamlı cümleyi bulma)” soru tipleri şimdiye kadar sorulmamıştır. Kitabımızın ikinci bölümünde bu soru tiplerinin nasıl çözülmesi gerektiğine dair hiçbir kaynakta bulamayacağınız. Özellikle bu iki başlık. Kitabı benzerlerinden farklı kılan husus sınav denemesi çözmeye başlamadan önce gramer bilginizi pekiştirmek ve mükemmel bir gramer bilgisi ile sınava girmenizi sağlayacak ayrın­ tılı bir konu anlatımının bu kitapta sizlere sunulmuş olmasıdır. Turkish . Tüm gramer konularının ayrıntılı konu anlatımı ve testlerinin ardından sizlere beş adet karışık gramer testi sunulmuştur. Farklı konu­ ları farklı kitaplardan çalışmak maalesef konuların karışmasına ya da tam özümsenememesine neden olmaktadır. ÜDS. Reading Passages (Okuma parçaları) başlıklı soru tipleri mevcuttur. Burada en önemli nokta adayın çıkmış sorularla değil. göreceksiniz. bu kitap. KPSS İngilizce gibi sınavlarda dil bilgisi sorularından sonra “ Cloze Tests. "Vocabulary. her gramer konusunun ardından özgün sorulardan oluşan testleri çözerek konuyu pekiştirmeniz hedeflenmiştir. Bu kitap. Bu soru tiplerinin tümü KPDS ve YDS'de mevcuttur. “ Suat GÜRCAN & Rıdvan GÜRBÜZ Yaklaşımı ile SINAV STRATEJİLERİ” isimli yayınımızın ikinci bölü­ münde ise sınavda dil bilgisi konuları sonrasında karşınıza çıkacak soru tipleri üzerinde durulmuştur. özgün sorularla çalışarak yeni sorular üzerinde sınava hazırlanmasıdır. teknikleri. Bu kitap ile amacımız çıkmış sorular öncesine kadar dil bilgisi ve soru tiplerini tek bir kitaptan çalışarak daha kısa sürede ve aynı mantık doğrultusunda sınava hazırlanmanızdır. bu nedenle bu yayınımızda sınavda karşınıza çıkacağı gibi hazırlanan karışık gramer testlerini çözerek dil bilgisi seviyenizi geliştirebilirsiniz. baskısını yapan “ ÜDS Sağlık B ilim le ri” sorularından oluşan “ Test Y our ÜDS Level” isimli ÜDS setimize. baskısını yapan “ Exam D ictionary” ve cep kitapları olarak nitelendirebileceğimiz “ Pocket Series" isimli yayınlarımıza ve KPSS adayları için hazırladığımız KPSS İngilizce sorularını içeren “ Test Y our KPSS Level" isimli yayınımıza gösterdiğiniz ilgiden dolayı teşekkürü bir borç biliriz. . iyi çalışan bir adaya çıkmış sorulara ya da deneme sınavlarına kadar olan süreçte tek başına yetecek bir kaynak olarak sîzlere sunulmuştur. baskılarını yapan “ ÜDS Sosyal B ilim ler” ve “ ÜDS Fen B ilim leri” ve 6. Ayrıca. Paragraph Completion (Paragraf Tamamlama). Dialogues (Karşılıklı konuşmalar). Restatement (İngilizce yakın anlamlı cümleyi bulma). Yayınımızı farklı kılan bir diğer özellik ise şu ana kadar hiçbir kitapta toplu olarak verilme­ yen ve adayların çoğu zaman karıştırdığı “ kısaltmalar” konusunun “ kısaltmalara genel bakış” başlığı altında tek bir konu halinde verilmesidir. Bildiğiniz gibi KPDS.ÖNSÖZ Öncelikle. On birinci yayınımız olan “ Suat GÜRCAN & Rıdvan GÜRBÜZ Yaklaşımı ile SINAV STRATEJİLERİ” isimli ya­ yınımız ise “Kelime bilgisi çok iyi olmayan bir adayın sorularda anlama girmeksizin doğru yanıta ulaşabilmesini nasıl sağlayabiliriz?” sorusuna cevap olarak hazırlanan bir kitap olmuştur. Situational E xpressions (Verilen duruma uygun düşen ifadeyi bulma). çıkmış sorular üzerinden çalışıp sürekli sınava giren adayların istekleri ve ihtiyaçları göz önüne alınarak hazırlanmıştır. Preposition ve Phrasal Verb" yapılarını içeren ve kısa sürede 3. Karışık gramer testle­ rini çözmek adayın hangi konuda eksik olduğunu tespit eimek amacıyla çok önemlidir. Sentence Completion (Cümle Tamamlama). tamamıyla kendi yöntemlerimizle ve ÖSYM sorularının detaylı analizleri ile ortaya çıkarttığımız stratejileri. Herhangi bir gramer konu­ sundan sonra o konu ile ilgili testleri yaparken sürekli benzer bilgiler kullanıldığı için testler daha kolay gelmektedir.İngilizce çeviri). Fakat.baskısını yapan “ Advanced English Tests” isimli yayınımıza. YDS.

Naci DÜZ. Kitabımızın ikinci ölümünü çalışırken özellikle soru tiplerindeki konu anlatımlarında verilen stratejilere dikkat etmenizi önermekteiz. uzun bir çalışmadan sonra titizlikle hazırlanmıştır. bu kitaptan sonra çıkmış oruları analiz edebilecek seviyeye gelebileceğiniz için sınava girmeden önce sadece deneme sınavları çözmek eterli olacaktır. ve Sermin elik DÜZ. ÜDS Sosyal. ÖSYM mantığına hakim olup sınavlara girmek kesinlikle daha faydalı olacaktır. ve şu ana kadar ınavlara birlikte hazırlandığımız tüm KPDS. ÜDS. bu stratejiler sınav çözümüne olan yaklaşımınızı tamamıyla değiştirecek yeni bilgiler içermektedir. Çünkü. Bu kitap Suat GÜRCAN ve Rıdvan GÜRBÜZ'ün şimdiye kadar ÖSYM tarafından yapılan tüm KPDS. ve “ Prepositions & Phrasal Verbs in the Pocket” isimli yayınlarımızdan çalışabilirsiniz. YDS öğrencilerimiz. sınavlardaki şifreleri de özerek. edat. Kitabımızdan en üst düzeyde faydalanabilmeniz dileğiyle. Konularla İlgili daha fazla soru çözmek isteyen adaylar ise “ Advanced English Tests” isimli itabımızdan da faydalanabilirler. Phrasal 'erbs gibi konuları da “ KPDS . Feyza Doyran ve Doç.İkinci bölümde her soru tipi İle ilgili ayrı ayrı stratejiler ve kurallar verildikten sonra ilgili konunun ardından öz­ ün olarak hazırladığımız testleri yaparak ve konuyu pekiştirerek verdiğimiz stratejilerin işe yarayıp yaramadığını örebilirsiniz. Duygu BAYRAM. Diğer bir deyişle. Fen. sîzlere de teşekkürler. Fatih CANPOLAT. ÜDS. Ahmet AŞPINAR.. Çiğdem Sağın Şimşek. bizleri sürekli teşvik eden İlhami Özkaya ve ODTÜ İngilizce Öğretmenliği bölümü hocalarımızdan rof. Yukarıda bahsettiğimiz soru tipleri içerisinde sadece çeviri sorularında ve yakın anlamlı cümle sorujrında çıkmış sorular kullanılmıştır. Dr..ÜDS sözlüğü” olarak nitelendirebileceğimiz “ Exam D ictionary” . Dil bilgisi ve soru tipleri konu anlatımlarını çalışırken ve ilgili testleri çözerken bir yandan da oku­ la parçaları okuyarak ve sınav kelimelerine yoğunlaşarak sınav notunuzu artırabilirsiniz. Çeviri ve yakın anlamlı cümle soruları dışındaki tüm soru tiplerine ait testler özgün olarak hazıranmıştır. "Çeviri sorulan nasıl çözülmelidir?" başlığı devamında göreceğiniz çeviri testleri YDS. Yakın anlamlı cümlelerin soruları ise YDS ve KPDS çıkmış sorutaından alınmıştır. Dürrin Alpakın Martinez Caro. Okuma parçaları kısmında ise üçer. “ Exam Words i the Pocket” . ¡elime bilgisi çok iyi olmayan bir adayın sorularda anlama girmeden doğru yanıta ulaşabilmesini sağlayacak bu ilgiler sınav notunuzu kesinlikle artıracaktır. KPDS'de ise 5 soru olduğunu tekrar hatırlatmak isteriz. Okuma arçaları kısmında soru sayısı ayrımı yapmadan tüm soruları çözmek kesinlikle faydalı olacaktır. Erdal GÜRSEL.. Sınava hazırlanırken bu süreç içinde okuma yapmayı ve kelime çalışmayı da imal etmeyiniz. Sağlık ve KPDS çıkmış sorularından alınmıştır. Hakan ÖZDEMİR. dörder ve beşer soruluk testler mevcuttur. Bunun sebebi ise sınavlarda çeviri ve yakın anlamlı sorularda ÖSYM'nin ürekll ölçtüğü kendine has bir mantığı olmasıdır. Bu nedenle bu soru tipleri için kitabımızda özgün soru kullanıllamıştır. \/ı .Dr. KPDS ya da 'DS’ye girecek olan bir adayın bu kitaptan sonra “ Tesit Your KPDS Level” yayınımızı. Kelime. ÜDS'ye girecek adayların ¡e “ Test Your ÜDS Level" setimizden faydalanmalarını öneririz. ÜDS ve KPSS'de 4.. “ Suat GÜRCAN & Rıdvan GÜRBÜZ Yaklaşımı ile SINAV STRATEJİLERİ” isimli yayınımızı detayları ile birkte bitirmeniz dil bilgisi ve soru tipleri konusunda sîzleri sınava etkili bir şekilde hazırlayacaktır.Dr. DS ve KPSS İngilizce sınavlarındaki soruları çok detaylı bir şekilde incelemesi sonucu. Bu kitabın hazırlanmasında ve sınav gruplarında kullanılmasında bizlerden akademik anlamda yardımını eslremeyen ve bu kitabın özgün sorularında emeği geçen değerli meslektaşlarımız Erkan ÖNLER. çünkü her bir okuma arçasıyla ilgili YDS’de 3. Bu tür sınavlara hazırlanırken İngilizce'ye hakim olup ınavlara girmek değil.

com . Cloze Tests 4. Verilen Sorunun Cevabını Bulma KPDS 7 15 15 15 8 8 11 10 10 10 11 60 - ÜDS 10 24 10 24 5 5 10 10 10 - YDS 10 12 15 15 4 4 8 8 8 7 8 45 6 150 72 - 180 180 ■ Yazarlarla İletişim İçin: suat qurcan@vahoo. Cloze Tests 4. Bütünlüğü Bozan Cümle 9. Yakın Anlamlı Cümleler 12. Paragraf Tamamlama 8. İngllizce-Türkçe Çeviri 6. Türkçe-İngilizce Çeviri 7. Gramer B ilgisi 3. Yakın Anlamlı Cümleler 12.com ridvan_gurbuz@hotmail. Kelime B ilgisi 2. Karşılıklı Konuşmalar 10. Okuma Parçaları 13. İngilizce-Türkçe Çeviri 6. Cümle Tamamlama 5. Cümle Tamamlama 5. Verilen Sorunun Cevabını Bulma KPDS 5 10 10 10 5 5 6 6 6 6 6 25 - ÜDS 6 12 5 12 3 3 5 5 5 24 - YDS 10 12 10 10 4 4 5 5 5 5 5 21 4 100 100 80 SINAVLAR İÇİN ÖNERİLEN ZAMAN SÜRELERİ SORU TİPİ 1. Türkçe-İngilizce Çeviri 7. Kelime B ilgisi 2. Duruma Uygun Düşen İfade 11. Duruma Uygun Düşen İfade 11.coni gurcan suat@hotmail. Bütünlüğü Bozan Cümle 9.SINAVLARDA ÇIKAN SORU TİPLERİ SORU TİPİ 1. Karşılıklı Konuşmalar 10.com ridvangurbuz@yahoo. Paragraf Tamamlama 8. Okuma Parçaları 13. Gramer B ilgisi 3.

.

...........................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................74 Passive & Causatives Test 2 ............. ............................................................................................................................................................................ 136 Adjectival Clauses Test 1 .............................................................. 105 Gerunds & Infinitives Test 4 ................................................................................................................................................................. ..................................................................... 56 M odality Test 3 ..................................................................................... 154 Reductions in Adjectival Clauses Test 5..................................................................................................... 80 Passive & Causatives Test 4 ................................ 108 ADJECTIVES & ADVERBS.................... 33 Tenses Test 4.............................................. ...........................................................................................................................102 Gerunds & Infinitives Test 3 ..................................................................................................................................................................................................................... 86 Gerunds & Infinitives Test 1 .............................................................................................................................................................. ....................................1 TENSE SYSTEM IN ENGLISH..... ..................................178 IX ....................... :........................................ ............................................ .............................................................................................................................................................................157 NOUN CLAUSES & A U XILIARIES............................ 145 Adjectival Clauses Test 2 ............................................................ 27 Tenses Test 2........................................ 124 Adjectives & Adverbs Test 2 ..................................................................................................................................................................................... .................................................................................................................................................... 62 PASSIVE VOICE & CAUSATIVES....................130 Adjectives & A dverbs Test 4 ............................................................................................................................................................................................................................ ...................................................................................................................................... .. 160 Noun Clauses Test 1 ......................................................................... 53 Modality Test 2 .................................................................................. 30 Tenses Test 3...............................................................................................................................................................................................................İÇİNDEKİLER B Ö L Ü M 1 : D İL B İL G İS İ BASIC CONCEPTS IN ENGLISH.................................................................59 Modality Test 4 ........................................................................................................................................................39 Modality Test 1 ...............................127 Adjectives & Adverbs Test 3 ...................................................................... 65 Passive & Causatives Test 1 ........................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................ 36 MODALITY................................................................................................................................................10 Tenses Test 1.................................................................................................................................................. 148 Adjectival Clauses Test 3 ............................................................. ..................................................................................................................................................................................................................................................................... ....................................... 83 GERUNDS & INFINITIVES.. 111 Adjectives 8t Adverbs Test 1 .............. ................................................................................................................... 175 Noun Clauses Test 2 ....................151 Adjectival Clauses Test 4 ......77 Passive & Causatives Test 3 .....................................133 ADJECTIVAL CLAUSES.................................... 99 Gerunds & Infinitives T e s t2 ..................................

................... ...................................................................................... .............................................................. 212 injun ctions & A dverbial Clauses & Inversions Test 1 ................................................................................................................................................................................................................................328 ammar Revision Test 5 ................................... 402 ıntence Completion Test 3 .........432 ıglish-Turkish Translation Test 3...............................................................446 ıglish-Turkish Translation Test 5................................................................................................................................... .......................................................................................................................................................................................................209 DNJUNCTIONS & ADVERBIAL CLAUSES & INVERSIONS.................................................................................................................................................. 398 ıntence Completion Test 2 ................................................53 îterminers & Quantifiers Test 1...................................................................................... ..............................................................................................................................................................275 SALTMALARA GENEL B A K IŞ ..........................316 •ammar Revision Test 3 ..........OZE TEST SORULARI Nasıl Ç özülm elidir?. 190 f” & “ W ish" Clauses / C onditionals Test 1 ..........................sun Clauses Test 3 ........................ 184 nun Clauses & A uxiliaries Test 5 ............................................................................................................................................................................................... ........................... .............................................................................244 injun ctions & A dverbial Clauses & Inversions Test 4 ........................................................................................................................247 injun ctions & Adverbial Clauses & Inversions Test 5 ..................... 349 JMLE TAMAMLAMA SORULARI Nasıl Ç özülm elidir?....................................................................................................................................................................................... 278 VJEMLİ YAPILARA GENEL B AKIŞ........................................................................................................................................................................................................................364 ıntence Completion Test 1 .................. 414 ıgllsh-Turkish Translation Test 1........................................................ 439 ıglish-Turkish Translation Test 4...........................425 ıglish-Turkish Translation Test 2............................................................................................................................................................................................................................................................... 287 •ammar Revision Test 1 ............241 injun ctions & A dverbial Clauses & Inversions Test 3 .................................................................... 181 ju n Clauses Test 4 ......................272 îterminers & Quantifiers Test 3................................................................................................................................................................................................................................... 310 ammar Revision Test 2 .......................................................250 ÎTERMİNERS & QUANTIFIERS....................................................................................................................... ............................................. 187 F” & “ WISH" CLAUSES / CONDITIONALS............................................................................................................................................453 X ........................................................... 410 GİLİZCE-TÜRKÇE ÇEVİRİ SORULARI Nasıl Ç özülm elidir?......................................................................................................................................................269 îterm iners & Q uantifiers Test 2..................................................................................................334 ÖLÜM 2: SORU TİPLERİ VE ÇÖZÜM TEKNİKLERİ ............................................ ........................................................................203 f" & “ W ish" Clauses / Conditionals Test 2 ..............238 injun ctions & A dverbial Clauses & Inversions Test 2 ...................................................................................... .....322 •ammar Revision Test 4 .................. ........................................................................................................................................................................................................................................................................................ 340 oze T e s ts .................................................................................................................................................................................................................... 206 f” & “ W ish” Clauses I Conditionals Test 3 ............................... 406 ıntence Completion Test 4 ..

........................................................................... 604 Dialogues Test 5........................................................................................................................................................................ .............707 Reading Test 6.................................................... 591 Dialogues Test 3 ........................................................................................................................................................................................................................................................................................... 650 Restatements Test 1 ........................................... 529 Paragraph Completion Test 4 .............................. 461 Turkish-English Translation Test 1............................................................546 Irrelevant Sentence Test 1 . 566 Irrelevant Sentence Test 4 ...................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................... 465 Turkish-Engllsh Translation Test 2....................................................................................585 Dialogues Test 2 ......................................689 Reading Test 2............................................ 640 YAKIN ANLAMLI CÜMLELERİ BULMA SORULARI Nasıl Ç özülm elidir?.................................................................................................................................................................... 558 Irrelevant Sentence Test 2 ............................................................................................... 486 Turkish-English Translation Test 5.....................727 ANSWER KEYS............................................................... 674 Reading Test 1......................................... 664 Restatements Test 2 ............................................................................................................................722 Reading Test 9.................................................................. 627 Situational Expressions Test 2 ............................................................................................................................................................................................... ............................................................................................................ 479 Turkish-Engllsh Translation Test 4...........................693 Reading Test 3...................................................................................... 522 Paragraph Completion Test 3.... 733 XI ......................................................................... ....................................................................................702 Reading Test 5.................................................................. ..................................... 500 Paragraph Completion Test 1....... 493 PARAGRAF TAMAMLAMA SORULARI Nasıl Çözülm elidir?..............................................................................................................................................................................................................................................................................................................................TÜRKÇE-İNGİLİZCE ÇEVİRİ SORULARI Nasıl Ç özülm elidir?..............................................................................................................712 Reading Test 7....................................................... ...............................................................................717 Reading Test 8..............................632 Situational Expressions Test 3 .......................................................................................................................................575 Dialogues Test 1....................................................................................................................:.....................................................................622 Situational Expressions Test 1 .................. 570 KARŞILIKLI KONUŞMA SORULARI Nasıl Ç özülm elidir?................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................... 562 Irrelevant Sentence Test 3 ......................................................................................................................................471 Turkish-English Translation Test 3............................................................................................................................................................................................................................................................................. 597 Dialogues Test 4 .......................................................................................................................................................................................................................................................................................................... 697 Reading Test 4................................ 668 OKUMA PARÇASI SORULARI Nasıl Ç özülm elidir?........................................................................................................................................................................ 536 ANLAM BÜTÜNLÜĞÜNÜ BOZAN CÜMLE SORULARI Nasıl Ç ö zülm elidir?............................515 Paragraph Completion Test 2..................................................... 611 VERİLEN DURUMA UYGUN DÜŞEN İFADEYİ BULMA SORULARI tfasıl Ç özülm elidir?.........................................................................................................................................................................................................................................................................

.

BASIC CONCEPTS IN ENGLISH İNGİLİZCE CÜMLENİN TEMEL UNSURLARI Cümlenin temel unsurlarını “ Verb” (fiil) ve “ Noun” (isim) olarak ikiye ayırabiliriz. öncesine onu niteleyen bir başka isim alarak da kullanılabilir. fiilleri nesne alıp almadıklarına ya da kaç nesne aldıklarına göre 3 başlık altında toplayabiliriz. Ancak. e) Bir isim. Türkçe'de “ isim Tamlaması” denilen bu kullanım İngilizce’de Noun Phrase olarak adlandırılır: wall paper. Cümlenin öğelerini anlatırken “Verb" başlığı altında bu gruplan ayrıca detaylı olarak işleyeceğiz. çünkü bir cümle temel olarak bir özne ve bir fiilden oluşur. c) İsmi niteleyen bir sıfatın önüne onu niteleyen bir zarf getirildiğinde yine son kelime bir Noun (isim) olduğu için elde edilen yapı bir Noun Phrase'dir. television channel. etc. isim öbeği. highly clever boy. Ama. daha sonra işleyeceğimiz Passive Voice (Edilgen Çatı) konusunda edilgenliği anlatırken fiillerin nesne alıp almadıklarına göre bir yaklaşım kullanacak olmamızdır. öncesine onu niteleyen bir ‘quantifier” ya da bir “determiner” alarak da kullanılabilir. etc. Hatta. the problem . “ L V erb (F iil) : İngilizce’de. yukarıdaki örneklerde bahsi geçen yapıların tamamını tek bir isim öbeği oluşturmak için de kullanabiliriz. Verb ve Object başlıklarını detaylı olarak inceleyelim: 1 . Şimdi Noun Phrase yapılarının nelerden oluşabileceğini görelim: a) Tek başına bir isim aynı zamanda bir Noun Phrase olarak da adlandırılabilir: boy. extremely expensive car. “Verb’’ (fiil) ve “Noun Phrase (isim öbeği) başlıklarını detaylı olarak işleyeceğiz. d) Bir isim. çünkü Noun Phrase yapılan sadece tek bir isimden oluşabileceği gibi aşağıda verileceği üzere çeşitli kelimelerin bir araya gelerek oluşturduğu bir yapı da olabilir. vb. ete. Yukarıdaki örneklerde farklı şekillerde oluşturulmuş isim öbekleri görmekteyiz. Buna göre İngilizce'de fiilleri. expensive car.) olabilir. Şimdi. Şimdi. CÜMLENİN ÖĞELERİ İngilizce’de cümle dizilimi genel olarak Subject + Verb + Object şeklindedir. Cümlenin öznesi isim ya da isim gibi işlev gören herhangi bir yapı (zamir. her durumda son kelime mutlaka bir isim olmalıdır. b) Bir isim. isim cümleciği. Türkçe’de “Sıfat Tamlaması’’ denilen bu kullanım İngilizce'de Noun Phrase olarak adlandırılır: clever boy. Bu kullanım da bir Noun Phrase oluşturur: many topics. etc. 2. Bu gruplandırmayı yapmamızın amacı. ete. a) b) c) V “Intransitive Verbs” (Nesne almayan fiiller) V + O “Transitive Verbs” (Tek nesne alan fiiller) V + O + O “Ditransitive Verbs” (Çift nesne alan fiiller) şeklinde 3 ana grupta toplayabiliriz. öncesine onu niteleyen bir sıfat alarak kullanılabilir. İngilizce’de “Noun Phrase" (isim öbeği) adı verilen ve sadece bir isimden değil ismin önüne gelerek onu niteleyen kelimeler dizisinden oluşan bir yapı bulunmaktadır. a car. Bu durumda son kelime yine mutlaka bir isim olmalıdır: an extremely huge key hole. N oıın P h ra se (İs im Ö b e ğ i) : İngilizce bir cümleyi anlamak için en önemli hususlardan birisi o cümledeki Noun Phrase yapılarını anlayabilmektir. cümlede kullanılan fiil nesne almayan fiil ise (“ neyi” ya da “ k im i” sorusuna cevap vermiyorsa) nesne kullanılmayacağı için sadece “ Subject + Verb dizilimi de cümle yapmak için yeterli olabilir. car. sırasıyla Subject. etc. Ancak. Bu öbeklerin nasıl oluşturulduğunu inceledik.

BRSIC CONCEPTS IN 6NGUSH A) SUBJECT (ÖZNE) : Cümlede özne pozisyonunda kullanabileceğimiz yapıları işleyeceğimiz bu bölümde dikkat edilmesi gereken en önemli nokta bütün yapıların isim ya da isim gibi İşlev gören yapılar olmalarıdır.Başarılı olmak için çok çalışmalısın.Kitap okumak kişiyi bilgili yapar.g. . 1) Noun Phrase (isim öbeği): İngilizce Cümlenin Temel Yapıları başlığı altında işlediğimiz Noun Phrase {isim öbeği) yapıları bir cümlede özneyi oluşturabilecek yapılardan biridir. “Amaç’’ bildiren “To Vo” yapısı yerine aynı şekilde “in order to V o” ya da “so as to Vo” yapıları da kullanılabilir: e. we. you should work hard. They arrived at the crime scene later than the police. he. Bir isim gibi işlev gördüğü için de cümlede özne pozisyonunda kullanabileceğimiz alternatif bir yapıdır. . 3) V ing (gerund) : Türkçe’de “fiilimsi” adı altında İşlenen bu yapı fiilden isim yapmanın iki yolundan biridir. e. suç mahaline polisten sonra vardılar. Some awfully rich men came here to spend the weekend. ya da “amaç” bildiren ve “-mek için” şeklinde çevrildiği kullanımıdır. başlıbaşına bir amaç değildir.Birkaç çok zengin adam haftasonunu geçirmek üzere buraya geldi. . .Öğrenme sonu o/mayan bir süreçtir. they): "Özne zamirleri" şeklinde Türkçe'leştirebileceğimiz bu gruptaki yapılar bir cümlede ancak özne pozisyonunda kullanılabilirler. Birinci örnekteki “one” sözcüğü genel anlamda “kişi” şeklinde çevrilebilir ve “a person” ifadesinin yerine kullanılan bir zamir görevindedir. She hates cooking. Cümlenin öznesi ise “you” zamiridir. you. it. yani özne değildir.Denizde yüzmek benim favorimdir.g. So as to J Bu kullanımda “To V0” yapısı “amaç” bildirmektedir. “To Vo” yapısının cümle başındaki kullanımı ile ilgili önemli bir noktayı hatırlatmak gerekir.g: To read book makes one knowledgeable. e. . The car is expensive.Çok sigara içmek sağlına zararlıdır. 4) To V0(infinitive): Türkçe’de “mastar” adı altında işlenen bu yapı “fiilimsilerden’’ sonra fiilden isim yapmanın ikinci yoludur.Yemek yapmaktan nefret eder. Çünkü. . Smoking too much is to the detriment of your health.g: To "1 İn order to r be successful. 2 . To swim in the sea is my favorite. 2) Subject Pronouns (I.Okuma. . bir cümlenin öznesi ancak ve ancak isim ya da işim gibi işiev gören yapılardan oluşabilir.g. you. . . Ayrıca. e. . Learning is a never-ending process. Bir isim gibi işlev gördüğü için de cümlede özne pozisyonunda kullanabileceğimiz alternatif bir yapıdır.Onlar. she.Araba pahalı. e. Reading is not an end itself. İngilizce'de “To Vo” yapısı cümle başında ancak iki şekilde kullanılabilir: “To Vo” yapısı ya yukarıdaki örneklerde olduğu cümlenin öznesi olur.

Ancak. ilk cümledeki “these” ifadesi “bunlar” anlamına gelmektedir ve öncesinde konuşulmuş cümledeki çoğul bir isme gönderme yapmaktadır.. ■ * « “Wh-” soru kelimeleri “How” soru kelimesi “Whether (or not)” 3 ... .. ..Bu benim kitabım.devamlarına isim almadan bir isme gönderme yapmak için de kullanılabilirler.g. . That. Many.. These will prove to be useful. Şimdi Noun Clause yapılarını iki ana başlık altında inceleyerek özne pozisyonunda nasıl kullanıldıklarını görelim: a) Kararlı Durum Bağlaçları: “That” & “The fact that” İngilizce’de tam bir cümlenin önüne “that” ya da “the fact that” getirildiğinde o cümle artık bir cümle (sentence) olmaktan çıkar ve cümlecik (clause) olur. Those): Devamlarına isim alıp “işaret sıfatı” olarak da kullanılabilen bu yapılar.... This is my book. İkinci cümledeki “this” yapısı ise “tekil işaret zamiri” olarak kullanılmıştır.. The fact that they lost the match disappointed us.. Bir başka deyişle.g.İkisi de benim arkadaşım. Ayrıca. . These. İsim görevinde kullanılacağı için de “isim cümleciği” (Noun Clause) diye adlandırılır..Onların maçı kaybetmeleri bizi hayal kırıklığına uğrattı... . e. That he came late made me angry.g..): Genelde devamlarına bir isim alıp onun miktarını anlatmak için kullanılan bazı miktar ifadeleri devamlarına isim almadan. e.Onun geç gelmesi beni kızdırdı. “Zamir" olarak ismin yerine kullanıldıkları için de cümlede özne olabilirler. Birinci örnekteki “both” yapısı “her ikisi de” anlamı vermektedir. . İkinci örnekteki “some” yapısı ise cümleden çıkarılacak anlama bakılırsa “some people” yerine kullanılmış ve yine zamir olup tek başına cümlede özne görevinde kullanılmıştır. Bu yapılara “kararsız” dememizin nedeni içinde bulundukları cümlede net bir yargı içermemeleridir... Bu pozisyonlardan biri de özne pozisyonudur.Bunlar faydalı olacak. isim almadan.Bazıları katilin o olduğuna inanıyor. 7) Noun Clauses (İsim Cümlecikleri): Noun Clause yapıları her ne kadar kendi içlerinde tam bir cümle gibi olsalar da cümle içinde cümlecik gibi kullanılırlar.. ancak hangi isme gönderme yaptıkları bir önceki cümleden anlaşılabilir. 6) Bazı m iktar ifadeleri (Some. Daha önce bahsi geçen “iki kişiye” gönderme yapan bu yapı tek başına. ..S uat GÜRCRN S Rıdvan GÜRBÜZ 5) İşaret Zam irleri (This. “That” ve “the fact that” yapılarına “kararlı durum bağlacı” dememizin nedeni kendilerinden sonra gelen cümlenin net bir yargı içermesidir. Bu durumda ismin yerini tuttukları için "işaret zamiri" olarak adlandırılan bu yapılar bir cümlede özne olabilirler. b) Kararsız Durum Bağlaçları: Kararsız Durum Bağlacı olarak adlandırdığımız ve Noun Clause (isim cümleciği) yapan yapılardan cümlede özne olabilecekler aşağıda listelenmiştir. e.. yani zamir olarak ismin yerine kullanılmış ve özneyi oluşturmuştur. işaret edilen şeyin ismi yerine “this” (bu) ifadesi kullanılmıştır. AH. “that” ve “the fact that” bağlaçlarıyla yapılan Noun Clause yapıları özne konumunda kullanıldıklarında aralarında ne anlamsal ne de gramer olarak bir farklılık söz konusu değildir. Bu cümlecikler isim gibi işlev gördüğü için de bir isim hangi pozisyonda kullanılabiliyorsa o pozisyonlarda bulunabilirler. etc. None. bu durumda neye gönderme yaptıkları daha önceden verilen bir cümleden anlaşılabilmededir.. Both. Both are my friends... yani bahsi edilen bir ismin yerine “zamir" olarak da kullanılabilirler.. .. Some belive that he is the murderer.

Where she was yesterday isn't known to anyone.g. Fiilin “ V3” halini “ have V3” yapısında Perfect Aspect yaparken. Fiilin Present Simple halidir. “ be V3” yapısında ise Passive yaparken kullanırız. She can swim well. ve “ V3” yapıları İngilizce cümlede yukarıda verilen kullanımlarının yanı sıra daha başka şekillerde de karşımıza çıkabilirler. e. “ V ı„0” Vı: Vz: V3: Vı„g: To Vn: Fiilin “ to Vo” halini “ Infinitive” (mastar) yaparken kullanırız. How he cooks these meals is still a mystery.Bu yemekleri nasıl pişirdiği hala bir sır.g. The man w ho is reading the newspaper is mv father.g. e. Aktif Adverbial Clause kısaltmalarında kullanılır.g. (Present Perfect) They had left the room before we got there. exciting games. I go to school. . interesting result. he saw me.g. . e.Onların gelip gelmeyecekleri henüz kesin değil.Sokaktan aşağı inerken beni gördü.g.RRSIC CONCEPTSIN CNGUSH e. Whether they w ill come (or not) is not certain yet.Gazeteyi okuyan adam benim babam. f B) VERB (FİİL) : Bu bölümde İngilizce bir cümlede fiillerin hangi formlarda karşımıza çıkabileceklerini İnceleyeceğiz. onun yerine “ whether” bağlacı kullanılır. etc. yani hiçbir özne ya da zamana göre çekimlenmemiş haildir. She goes to school. e. I w ent to the school. - 4 . Kararsız Durum Bağlacı olmasına rağmen " i f yapısı özne konumunda kullanılmaz. W alking down the street. Ayrıca. (Past Simple Passive) Fiilin “ Ving” halini “ Be Ving” yapısında Progressive (Continuous) Aspect yaparken ve yapısında “ G erund" (fiilim si) yaparken kullanırız. Şimdi bu kullanımların hem V ing hem de V 3 için neler olabileceğini görelim: “ Vı„B” • « Sıfat yapar: Developing countries. fiilleri nesne alıp almadıklarına göre gruplandırarak daha sonra İşleyeceğimiz Passive Voice (edilgen çatı) konusuna dâ ön hazırlık yapacağız. bir fiilin hangi halleri olduğunu detaylı olarak işleyelim: 1) İngilizce'de Fiilin Halleri: ■ V0: Fiilin yalın.g. (Future Perfect) This question was asked by John. . While he was walking down the street. She went to the school. e. She has finished the school. (Past Perfect) She w ill have graduated by the year 2010. he saw me. Şimdi. Bu çeviri aynı zamanda bir diğer Kararsız Durum Bağlacı olan “ whether” bağlacının da çevirisidir. ıpmadığı” şeklinde çevrilir.Onun dün nerede olduğu hiç kimse tarafından bilinmiyor. Aktif A djectival Clause kısaltmalarında kullanılır. “ If” yapısı Kararsız Durum Bağlacı olarak kullanıldığında “ -ıp . e. The man reading the newspaper is my father. . Fiilin Past Simple haildir. .

■ Pasif Adjectival Clause kısaltmalarında kullanılır: e.Doğru kullanılırsa bu bilgisayar en az 3 yıl dayanır. this computer will last at least three years. çünkü pasif yaparken sadece bir nesne özne pozisyonuna getirilir ve diğer nesne normal yerinde kullanılır. (aktif) “Fiilin ardında 2 nesnesi var.Geçen yıl kullanılan metot etkili oldu.” . The method used last vear proved to be effective.Bana bir hediye verildi. 5 . • Ditransitive V erbs (V + O + O): Türkçe'de böyle bir fiil grubu bulunmasa da Inglizce'de var olan bu gruptaki fiiller iki nesne birden alabilirler. She gave me a présent.S uat GÛRŒN < Rıdvan GÛRBÛZ S • Vş: ■ Sıfat yapar: Developed countries.g. ya da kaç nesne aldıklarına göre 3 ayrı grup altında detaylı olarak ele alacağız. (aktif) “Fiilin ardında 2 nesnesi var.Bana bir hediye verildi. çünkü “ neye / kim e” soruları Türkçe’de “ dolaylı tüm leç” öğesini verirken İngilizce'de “ dolaylı nesne" öğesini vermektedir. Türkçe'de “dolaylı tümleç” denilen yapı İngilizce’de “dolaylı nesne” olduğu için İngilizce’de nesne unsuru hem “ neyi I kim i” hem de “ neye / kime” sorularıyla tespit edilir. hem "nevi/kimi'1 hem de "neve/kime” sorularına yanıt verirler. ■ 2) İngilizce’de Fiil Türleri: Bu grupta fiilleri nesne alıp almadıklarına. aşağıdaki aktif örneklerde de görüldüğü üzere nesneler kendi aralarında yer değiştirebilirler. The method w hich was used last vsar proved to be effective. Nesne olmadığı için de bu fiiller pasif yapılmaz diyebiliriz. Some unexpected problems arose.Bana bir hediye verdi. (aktif) “Fiilin ardında nesnesi var. çünkü Pasif yaparken fiilin nesnesi özne poziyonuna getirilmelidir. Ayrıca. çünkü paêif yaparken mevcut nesne özne pozisyonuna getirilmiş olur. Bundan dolayı da Pasif yapılamazlar. ete. İngilizce’de bu sorulara “ neye / kime” sorularını da eklemek durumunda kalacağız. ya "nevi/kimi" va da "neve/kime" sorularına yanıt verirler. yapılabilen bu fiillerin ardından pasif yapıda artık başka bir nesne kullanılmaz. Yani "neyi/kiml" ya da “neye/kime” sorularına yanıt vermezler. Nesne alabildiği için pasif. She broke the window last nlght. . Yani.g.” . Bu konuya daha sonra Passive Voice (edilgen çatı) konusunu anlatırken de ayrıca değineceğimizi hatırlatarak fiil türlerini inceleyelim: ■ Intransitive V erbs (V): Türkçe'de “geçişsiz fiil’’ diye adlandırılan bu gruptaki fiiller nesne almazlar. . She siept for hours. (pasif) ''Fiilin ardında nesnesi yok. Ancak." . e. Pasif Adverbial Clause kısaltmalarında kullanılır: e.g. A present was aiven to me. e. > e. If it is used pronerlv.Bana bir hediye verdi. this computer will last at least three years. Türkçe'de bir fiilin nesne alıp almadığını fiile yönelttiğimiz “ neyi I kim i” sorularına cevap verip vermediğinden anlayabiliriz. ■ Transitive Verbs (V + O): Türkçe'de “geçişli fiil" diye adlandırılan bu gruptaki fiiller tek nesne alırlar.Saatlerce uyudu.Bazı beklenmedik problemler ortaya çıktı. ." . She gave a present to me. Yani.Dün gece cam kırıldı. (pasif) "Fiilin ardında tek nesne var. (pasif) “Fiilin ardında tek nesne var.” . If used properly.g. . Yani.g. I was aiven a present. excited boy. The window was hroken last night. İki nesne alabildikleri için iki şekilde pasif yapılabilen bu fiillerin ardından pasif yapıda tek nesne kullanılabilir.Dün gece camı kırdı.” .

.g: I am planning to go on holiday in June. her.Haziran'da tatile gitmeyi planlıyorum. you. He admitted stealing the money. Bu örnekte “çalma” (stealing) eylemi “itiraf etme” (admit) eyleminden daha önce olmuştur. Jonathon doesn’t like me. . öneri" anlamı veren fiillerin nesnesi olur: e. Şimdi. nesne olabilecek yapıların tamamı ya bir isim ya da isim gibi işlev gören yapılar olduğudur.Parayı çaldığını itiraf etti.g.Üniversitede Almanca okumaya karar verdi.Onlar zaten gerçeği biliyorlar. Unutulmaması gereken en önemli şey.Uzun bir tatile çıkmayı önerdiler. . Bir isim g gibi işlev gördüğü için de cümlede fiilin nesnesi olarak kullanabileceğimiz alternatif bir yapıdır. 2) Object Pronouns (me. it. • Verb + O b je c t: Bu grupta bir fiilin nesnesi nelerden oluşabilir onu inceleyeceğiz. İkinci örnekte ise “okuma” (to study) eylemi “karar verme” (decided) eyleminden daha sonra olacaktır.BRSİC CONCEPTS IN CNGLISH C) OBJECT (NESNE) : Bu kısımda hangi yapıları “nesne" görevinde kullanabileceğimizi ve “nesne" unsurunu bir cümlede nerede arayacağımızı işleyeceğiz. us. .g. 3) Vin (gerund): Türkçe’de “fiilimsi” adı altında işlenen bu yapı fiilden isim yapmanın iki yolundan biridir. Bir isim gibi işlev gördüğü için de cümlede fiilin nesnesi pozisyonunda kullanabileceğimiz alternatif bir yapıdır. She hates walking İn the rain. . They already know the truth.Onları çok iyi tanıyorum. bir fiilin nesnesi olabilecek yapıları işleyelim: 1) Noun Phrase (isim öbeği): İngilizce Cümlenin Temel Yapıları başlığı altında işlediğimiz Noun Phrase (isim öbeği) yapıları cümlede fiilin nesnesini oluşturabilecek yapılardan biridir. .Piyano çalmayı seviyorum. 6 . Yani ya bir fiilden sonra ya da bir Preposition’dan (edat) sonra nesne aranır. you him. They suggested going on a long vacation. “To Vo” yapısı bir fiilin nesnesi olduğunda. . b) “ Ving” .Jonathon beni sevmez. . 4) To V0 (Infinitive) : Türkçe'de "mastar"‘adı altında işlenen bu yapı ‘'fiilimsiierden” sonra fiilden isim yapmanın ikinci yoludur. them): “Nesne zamirleri" olarak Türkçeleştirebileceğimiz bu gruptaki yapılar cümlede fiilin nesnesi olabilecek yapılardandır.Yağmurda yürümeyi sevmez. She decided to study German at university. Birinci örnekte “tatile gitme” (to go) eylemi “planlama” (planning) eyleminden daha sonra olacaktır. İngilizce cümlede fiillerin ve edatların (preposition) nesnesi ofur.: a) “ Vino” . c) “ Ving” .Bu kitabı istiyorum. I like playing the piano. geçmişten geleceğe değişmeyen bir anlam veren ve genele gönderme yapan fiillerin nesnesi olur: e. .g. e.g. J want this book. genelde nesnesi olduğu fiilden daha sonra gerçekleşecek olan bir eylemi yani o fiile göre geleceği işaret eder: e. öğüt. “ Vjng” bir fiilin nesnesi olduğunda genelde üç farklı anlam ve kullanımı vardır. I know them very well. e. genelde "tavsiye. . Şimdi fiillerin ve Preposition'ların nesnesi olabilecek yapıları ayrı ayrı ele alacağız.g. nesnesi olduğu fiile göre daha önce olmuş bir evlemi gösterir: e.

.): Genelde devamlarına bir isim alıp onun miktarını anlatmak için kullanılan bazı miktar ifadeleri devamlarına isim almadan. Bu cümlecikler isim gibi işlev gördüğü için de bir isim hangi pozisyonda kullanılabiiiyorsa o pozisyonlarda bulunabilirler.. b) Kararsız Durum Bağlaçları: Kararsız Durum Bağlacı olarak adlandırdığımız ve Noun Clause (isim cümleciği) yapan yapıların tamamı bir fiilin 7 ... I know (thatl he is a murderer.Onun bir katil olduğunu biliyorum. . Both. Bu durumda ismin yerini tuttukları için “işaret zamiri” olarak adlandırılan bu yapılar bir cümlede fiilin nesnesi de olabilirler.. 7) N oun C la u s e s (İsim cüm lecikleri): Noun Clause yapıları her ne kadar kendi içlerinde tam bir cümle gibi olsalar da cümle içinde cümlecik gibi kullanılırlar.g . 6) Bazı m ik ta r ifa d e le ri (Some... bu durumda neye gönderme yaptıkları daha önceden verilen bir cümleden anlaşılabilmededir. These.Bunları satın almak istiyorum. e. “ know” fiilinin nesnesi olan “ this" yapısı ise “ bu” anlamında “ tekil bir isme” gönderme yapmak için kullanılmıştır.. “ tha t” ve “ the fact that” bağlaçlarının bir fiilin nesnesi konumunda kullanıldıklarında aralarında ne anlamsal ne de gramer olarak bir farklılık söz konusu değildir. Brad believes (that) they have some psychological problem s. “ That” ve “ the fact that” yapılarına “ kararlı durum bağlacı” dememizin nedeni kendilerinden sonra gelen cümlede net bir yargı içermesidir. ancak hangi isme gönderme yaptıkları bir önceki cümleden anlaşılabilir.Sue bunu biliyor.. . Those): Devamlarına isim alıp ‘işaret sıfatı” olarak da kullanılabilen bu yapılar devamlarına isim almadan bir isme gönderme yapmak için de kullanılabilirler. Bu pozisyonlardan biri de nesne pozisyonudur.. .İkisine de inanmıyor. ete. yani bahsi edilen bir ismin yerine “zamir” olarak da kullanılabilirler. "Zamir” olarak ismin yerine kullanıldıkları için de cümlede fiilin nesnesi olabilirler. I want to buy these. Hatta.g.. e. e. ancak genelde “ that” bağlacı tercih edilir.g.. . “ believes” fiilinin nesnesi olan “ neither” yapısı ise “ ikisi de değil” anlamında yine daha öncesinde bahsi geçmiş olan “ iki şey ya da kişiye” gönderme yapmaktadır. Ancak.S uat GÜRCfîNS Rıdvan GÜRBÜZ 5) İşaret z a m irle ri (This. Şimdi Noun Clause yapılarını iki ana başlık altında inceleyerek bir fiilin nesnesi pozisyonunda nasıl kullanıldıklarını görelim: a) Kararlı Durum B ağlaçla rı: “ That” & “ The fact that” İngilizce'de tam bir cümlenin önüne “ that” ya da “ the fact that” getirildiğinde o cümle artık bir cümle (sentence) olmaktan çıkar ve cümlecik (clause) olur.. . . Many. Ayrıca. Sue knows this. İlk cümledeki “ buy" fiilinin nesnesi olan “ these” yapısı “ bunlar” anlamına gelmektedir ve öncesinde konuşulmuş cümledeki çoğul bir isme gönderme yapmaktadır.Brad.. I learned both. He believes neither. . Ali. İkinci cümlede. istenildiği takdirde bir fiilin nesnesi oldukları durumda “ that” ya da “ the fact that” bağlaçları kullanılmadan da Noun Clause devam edip fiilin nesnesi görevini sürdürebilir.. That. İsim görevinde kullanılacağı için de “ isim cüm leciği” (Noun Clause) diye adlandırılır. İlk cümledeki “ learned” fiilinin nesnesi olan “ both” yapısı “ her ik is i” anlamına gelmektedir.. . onların psikolojik problemleri olduğuna inanıyor.İkisini de öğrendim. None.. Daha önce bahsi geçen “ iki şeye” gönderme yapmaktadır İkinci cümlede...

Ama. I am very much interested |n the latest technology. e. Ancak. Kısacası. him.Bu problemler benim kapasitemin ötesindeler. .Onlar bana karşılar.Aysun’un dün nerede olduğunu bilmiyorum. Bir isim gibi işlev gördüğü için de cümlede Preposİtion'ın nesnesi olarak kullanabileceğimiz alternatif bir yapıdır.Geremy’nin o sınavı nasıl geçtiğini bilmiyorum. bir Preposition’dan sonra aktif fiil getirilecekse bu fiil mutlaka “ V|ng” şeklinde getirilmelidir.Son teknolojiyle çok ilgiliyim. Bu grupta bir Preposition’ın nesnesi nelerden oluşabilir onu inceleyeceğiz. us. Özne konumunda kullanılmayan “ i f ’ Kararsız Durum Bağlacının bir fiilin nesnesi olarak kullanılabildiğini görmekteyiz. it. 2) O bje ct P ro n o u n s (me. Bu yapılara “ kararsız” dememizin nedeni içinde bulundukları cümlede net bir yargı içermemeleridir. Bir fiilin nesnesini oluşturabilecek Kararsız Durum Bağlaçları aşağıda listelenmiştir: • o « “ Wh-” soru kelimeleri “ How” soru kelimesi “ Whether (or not)” / " if (. Unutulmaması gereken en önemli şey. hatırlatılması gereken önemli bir husus da şudur: “ w hether" bağlacı “ or not” yapısını ister kendinden hemen sonra ister cümlenin sonunda alır ya da istenirse “ o r not” kullanılmayabilir. Birinci örnekte “ in” edatından sonra. —Onu düşünüyorum. ® P re p o s itio n + O b je c t : İngilizce cümlede devamında nesne olması gereken ikinci ve son yapı Preposition (edat) yapılarıdır.Onların gelip gelmeyeceklerini bilmiyorum. He is really good at reading.or not)” I don’t know w h e th e r/if they will come for not). These problems are bevond my capacity. î don’t know how Geremv managed to pass that test.. you. Hatta. Şimdi. 1don’t know where Avsun was yesterday. I am thinking about becoming a member of them.g.BPS/C CONCEPTSİN 6NGUSH nesnesi olabilir. e. uiF’ bağlacı “ or not” yapısını ya cümlenin sonunda alır ya da hiç almaz. Bir başka deyişle bir Prepositon'dan sonra “ to Vo” yapısı kullanılmaz. Birinci örnekte “ o f” edatından sonra. 3) Ving: (gerund) : Türkçe’de “fiilimsi” adı altında işlenen bu yapı fiilden isim yapmanın iki yolundan biridir.g. her. nesne olabilecek yapıların tamamı ya bir isim ya da isim gibi işlev gören yapılar olduğudur. .g.Onların bir üyesi olmayı düşünüyorum. ikinci örnekte ise “ beyond” edatından sonra getirilen yapılar birer Noun Phrase olup bu edatların nesnesi pozisyonunda kullanılmışlardır. . e. . . th e m ): “Nesne zamirleri” olarak Türkçeleştirebileceğimiz bu gruptaki yapılar cümlede fiilin nesnesi olabilecek yapılardandır. bir Preposİtion'ın nesnesi olabilecek yapıları işleyelim: 1) N oun P hrase (isim öbeği): İngilizce Cümlenin Temel Yapıları başlığı altında işlediğimiz Noun Phrase (isim öbeği) yapıları cümlede bir Preposİtion'ın nesnesini oluşturabilecek yapılardan biridir. . .Okuma konusunda gerçekten iyidir. 8 .g. e. ikinci örnekte ise “ against” edatından sonra getirilen yapılar birer Object Pronoun olup bu edatların nesnesi pozisyonunda kullanılmışlardır. “ i f ’ bağlacı kendinden hemen sonra “ or not” yapısını alarak kullanılmaz.. I am thinking of him. They are against me. .

Şimdi Noun Clause yapılarını iki ana başlık altında inceleyerek bir Preposition’ın nesnesi pozisyonunda nasıl kullanıldıklarını görelim: a) Kararlı Durum Bağlacı: “ The fact that” Kararlı Durum Bağlacı olan "T hat” yapısı bir Preposition’dan sonra kullanılmaz. I don't know about either.g. I am not concerned about where she was yesterday.Zengin olmasına rağmen mutlu değil. Those): Devamlarına isim alıp ‘işaret sıfatı” olarak da kullanılabilen bu yapılar devamlarına isim almadan bir isme gönderme yapmak için de kullanılabilirler. etc.O testi geçmeyi nasıl başardığını bilmiyorum. .g. Özne konumunda kullanılmayan “ if” kullanılmayacağını da hatırlatalım. i am not that fond of these. e. Kararsız Durum Bağlacının bir Preposition’ın nesnesi olarak da e. İkinci cümledeki “ th is” yapısı ise “ bu” anlamına gelmektedir ve öncesinde bahsi geçen tekil bir isme gönderme yapmaktadır. . Bu pozisyonlardan biri de nesne pozisyonudur. “Zamir" olarak ismin yerine kullanıldıkları için de cümlede bir Preposition’ın nesnesi olabilirler. 9 . yani bahsi edilen bir ismin yerine “zamir” olarak da kullanılabilirler. .g. Both.g. Bu cümiede tek başına. Many.Bununla ilgilenmiyor. b) Kararsız Durum Bağlaçları: Kararsız Durum Bağlacı olarak adlandırdığımız ve Noun Clause (isim cümleciği) yapan yapıların tamamı bir fiilin nesnesi olabilir. . None. e.Bunları o kadar da sevmiyorum. yani zamir olarak ismin yerine kullanılmıştır. bu durumda neye gönderme yaptıkları daha önceden verilen bir cümleden anlaşılabilmededir.S uat GÜRCRN & Rıdvan GÜRBÜZ 4) İşa re t z a m irle ri (This. . Bu cümlecikler isim gibi işlev gördüğü için de bir isim hangi pozisyonda kullanıiabiliyorsa o pozisyonlarda bulunabilirler. 6) Noun Clauses (İsim cüm lecikleri): Noun Clause yapıları her ne kadar kendi İçlerinde tam bir cümle gibi olsalar da cümle içinde cümlecik gibi kullanılırlar. In spite of the fact that he is rich. ancak hangi isme gönderme yaptıkları bir önceki cümleden anlaşılabilir. These. Bu yapılara “ kararsız” dememizin nedeni içinde bulundukları cümlede net bir yargı içermemeieridir. Cümledeki “ either" yapısı “ ikisinden biri” (bu cümledeki gibi olum suz cümlede olduğunda “ ikisinden hiçbiri) anlamı vermektedir ve daha önce bahsi geçen “ iki şeye” gönderme yapmaktadır. he is not happy. . Bu durumda ismin yerini tuttukları için "işaret zamiri" olarak adlandırılan bu yapılar bir cümlede Preposition'ın nesnesi de olabilirler. That. Birinci cümledeki “ these” ifadesi “ bunlar” anlamına gelmektedir ve öncesinde konuşulmuş cümledeki çoğul bir isme gönderme yapmaktadır. isim almadan. A ll. Bîr Preposition’dan sonra gelip onun nesnesini oluşturabilecek Kararsız Durum Bağlaçları aşağıda listelenmiştir: * « * “ Wh-” soru kelimeleri “ How” soru kelimesi “ Whether (or not)” I am not sure about whether she w ill come (or n o tl. I don't know about how she managed to pass that test.İkisi hakkında da bilgim yok. Şhe is not interested m this. 5) Bazı m ik ta r ifa d e le ri (Some.Dün nerede olduğuyla ilgilenmiyorum. .Gelip gelmeyeceğinden emin değilim. e. Ancak. Onun yerine sadece “ the fact that” yapışı kullanılır.): Genelde devamlarına bir isim alıp onun miktarını anlatmak için kullanılan bazı miktar ifadeleri devamlarına isim almadan.

. Buna göre. İngilizce'de 2 Tense mevcuttur: 1) PRESENT TENSE 2) RAST TENSE Bu açıklama “FUTURE kavramı tense değil midir?" sorusunu beraberinde getirmektedir. Bu sorunun cevabı da bizi Time kavramının ne olduğunu açıklamaya ve bu kavramı analiz etmeye yönlendirmektedir. Bu açıklamada future kavramıyla ilgili bir ipucu ya da çekim yoktur. V2 ve V 3 halleri incelendiğinde fiilin Present hali “ begin” olarak. present and future” şeklinde verilmektedir. unlim ited duration in w hich things are considered as happening in the past. su anda ya da gelecekte olduğu düşünülen ve sınırsız olan süreç” Time olarak tanımlanabilir. “Tense" kavramı ise.İngilizce'de "zaman" kavramını ve sistemini daha iyi anlayabilmek için öncelikle “ tense” kavramının tanımını yapalım: TENSE: > Verb + Time agreement (Fiil + Zaman uyumu) Cümlede kullanılan fiil ile zaman ifadelerinin mutlaka uyum içinde olması gerekmektedir. “ Olayların geçmişte. Neden İngilizce'de 2 Tense olduğunun bir diğer açıklaması bu şekilde fiil çekimleri düşünüldüğünde yapılabilmektedir. İngilizce’de kac TENSE vardır? Yukarıdaki açıklamadan çıkaracağımız sonuç "Tense" kavramının “eylemin gerçekleşme zamanını veren dilbilgisi yapısı" olduğudur. Yani. Tense kavramını “ verb + time agreem ent" olarak yukarıda açıklamıştık. Şimdi ise Time kavramını inceleyelim: TIME: 'Time' ifadesinin kelime anlamı sözlükte “ Indefinite. Kac TIME vardır? Yukarıdaki açıklamadan da anlaşılacağı gibi 3 Time mevcuttur: 1) PRESENT TIME 2) PAST TIME 3) FUTURE TIME İngilizce’deki fiil çekimlerini düşünerek bir örnek verelim: Düzensiz fiillerin birinci. Past hali “ began” olarak geçmektedir. Sonuç olarak tim e kavramı tense kavramının altında düşünülmeli ve incelenmelidir. fiilin herhangi bir özneye göre son ek alarak ya da yazımının değişmesi ile beraber çoğunlukla eylemin gerçekleşme zamanını göstermesidir. Ayrıca Past Participle olarak genellikle perfect ve passive yapılarda kullanılacak V3 (begun) çekimi de verilmiştir. İkinci ve üçüncü hallerinin çekimi yapıldığında fiiller 3 grup altında toplanmaktadırlar: Base form(present) Begin Past Simple Began Past Participle Begun Future ??? "Başlamak” anlamına gelen “begin” fiilinin Vi.

(He is not here now. We went out for dinner about a month ago. John has left the room. tamamianıp tamamlanmadığına" dair bilgi veren Tense A spect kavramıdır. (He was not there when we got there. (He will not be there when we get there. Simple Aspect ya eylemin tamamlandığını (complete) bildirir.g.Ayda biryurtdışına çıkar. John will have left the room when we get there.g. John had left the room when we got there. Bu kullanımlarda eylemin genelde belirtilen zaman noktası ile bağlantısı söz konusudur. V2) Simple Aspect bir eylem ya da eylemler dizisi bütün olarak değerlendirildiğinde kullanılır. She goes abroad once a month. (permanent) .Yaklaşık bir ay önce akşam yemeği için dışarı çıktık.) . Birmingham'da bir konferansa katılıyor.Oraya vardığımızda John odadan ayrılmış olacak.) —John odadan ayrıldı. He is attending a conference in Birmingham. C) Perfect Aspect: (Have V3) Perfect Aspect bir eylemin ya belirtilen zaman noktasından daha önce gerçekleştiğini. Progressive Aspect ya eylemin devam halinde olduğunu yani tamamlanmadığını (not complete) ya da durumun geçici (temporary) olduğunu ifade etmektedir.Bana böyle davranıfsın istemiyorum.) . e. ya da bahsi geçen durum süreklilik (permanent) veya tekerrür (repetition) ifade eder.S uat GÜRCRN & Rıdvan GÜRBÜZ TENSES IN ENGLISH PRESENT TENSE PAST TENSE ^ PRESENT TIME X FUTURE TİME 1 PAST TIME Bu gruplamadan sonra önem kazanan husus “olayların devam edip etmediğine. e. (in progress. B) Progressive (Continuous) Aspect: (Be Ving) Progressive Aspect bir eylem ya da eylemler dizisi devam halinde ise (in progress) kullanılır.g.Bugün burada değil. Tense Aspect konusunu üç ana başlık altında inceleyelim: 1) Simple A spect 2) Progressive (Continuous) Aspect 3) Perfect Aspect A) Simple Aspect: (Vi.Oraya vardığımızda John odadan ayrılmıştı.Şu an için halamla kalıyorum. (repetition) . e. Şimdi eylemlerin gerçekleşme zamanlarını ifade eden yapıları ve bu yapıların farklı kullanımlarını örneklerle inceleyelim: 11 . Şimdi. I am staving with my aunt for the time being. ya da eylemin belirtilen zaman noktasına kadar devam ettiğini gösterir. He isn't here today. (complete) . I don't want to be treated like this. (temporary) . not complete) .

e. e.g.Başbakan. The Earth revolves around the Sun. Galatasaray beats Leeds: 2-1 Bu cümleler gazetede geçen başlıklardır ve muhtemelen bir önceki gün gerçekleşen olaylara gönderme yapmaktadırlar. (genelde yapılan bir eylem) b) General Statements. The concert starts at 10 p.Konser Cuma günü saat 10’da başlayacak. The Prims minister meets Clinton.g.g.g. The meeting ends at 2 p. . . Leeds’/ 2-1 yendi. eğer kullanılmışsa. (düzenli olarak yapılan bir eylem) They go abroad every July. .T€NSeSVST6M !N &İGUSH 1. -Dünya Güneş'in etrafında döner. (her yıl tekrar edilen bir eylem) We watch football matches in a local coffee most of the time. d) Press language (future/past meaning): Basın dilinde kullanılan Present Simple kullanımı yaygındır.Babası bir bankada çalışıyor. . Hangi zamana göndermede bulunulduğunu haberin devamından ya da. . . He speaks English besides French.Galatasaray. Başlıkların altındaki açıklamalar Past yapıda olabilir ancak başlıklarda Present Simple kullanılmıştır. His father works for a bank.g. .O New York'ta yaşıyor. PRESENT SIMPLE: “V i” Present Simple yapısının nerelerde kullanıldığını ve hangi anlamlara sahip olabileceğini inceileyelim: a) Daily routines I Regular activities: Günlük ve düzenli olarak yapılan eylemlerin anlatımında Present Simple kullanılır.Su yüz derecede kaynar.m tomorrow.Fransızca 'run yanı sıra İngilizce de konuşur. zaman ifadelerinden anlamak mümkündür. permanent situations: Genei durumlar ye süreklilik bildiren durumların anlatımında Present Simple yapısı kullanılır. e. . ancak Present Simple’ın bu şekilde kullanıldığında hem Past hem de Future anlam taşıyabileceği unutulmamalıdır.Oxford treni yarın saat 1'de gelecek. The Oxford train arrives at 1 p.m. on Friday.İrak halkı yeni hükümeti protesto etmek için toplandı. . 12 .Toplantı saat 2'de bitecek. Coffee grows in Brazil. c) Scientific truths/general facts: Bilimsel gerçekler ve doğrular anlatılırken Present Simple kullanılır. . e) Timetable/schedules (future meaning): Bizim değiştirme şansımızın olmadığı programlanmış eylemler ve zaman tablolarındaki olayların anlatımında anlam Future olsa bile kullanılan yapı Present Simple olmalıdır. She visits her uncle twice a week. She lives in New York. e. Bu cümlelerin çevirilerine dikkat edilmelidir.m. Iraqi people gather to protest the new government.g. Aynı şekilde yine basın dilinde kullanılan bir başlık yukarıda belirtildiği gibi “geleceğe’’ de gönderme yapabilir: e. Water boils at 100 C. e. Bu başlıkların çevirilerine dikkat edilmelidir: . too. Clinton ile görüşecek.Brezilya’da da kahve yetişir.

“Now. erir. . for the time being. Listen.İstanbul'a gidersem Topkapı Sarayı’nı ziyaret edeceğim. . i) KeyVVords: Aşağıda sıralanan ifadeler her zaman olmamakla beraber genelde Present Simple ile kullanılabilir. Present Simple If you heat Ice. e-9If I goto İstanbul.g. The teacher is checking the exam papers right now. 1 B u konuyla ilgili g en iş a ç ıkla m a y ı " C o n d itio n a ls & W i s h C la u s e s " b ö lü m ü n d e bulabilirsiniz. currently.. at present. right now.Baba çok erken kalkar ve şehre iner. The poor family lives in a small cottage. h) If Clause Type 1: Anlamda Future Possibility (geleceğe yönelik olasılık) var ise “if’ yapısının bağlı olduğu yan cümlecikte genelde Present Simple kullanılabilir. e.Buzu ısıtırsan. e.Öğretmen şu anda sınav kağıtlarını okuyor. .” gibi emir kipleri de eylemin konuşma anında olduğuna göndermede bulunurlar.g. . g) 1lf Clause Type 0: "Cause/effect” (neden-sonuç) anlamı var ise ya da ‘‘scientific truth" (bilimsel gerçeklik) anlamı içeren cümlelerde “i f yapısının bağlı olduğu yan cümlecikte ve ana cümlecikte genelde Present Simple kullanılır. presently” gibi zaman ifadeleri eylemin konuşma anında olduğuna gönderme yaparlar. at the moment. Ayrıca "Look. e. 2.Fakir aile küçük bir kulübede yaşamaktadır.g. 13 . ete. If + Present Simple. it melts. The father gets up very early and goes to the town. % 0 Never Not at ali Not ever %25 Almost never Rarely Barely Hardly (ever) Seldom %50 Occasionally Sometimes At times Now and then Now and again From time to time %7 5 Usually Generally Mostly Most of the time Often Frequently %100 Always All the time Every day/week.S uat GÜRCRN & Rıdvan GÜRBÜZ f) Narratives: Masal ve hikaye anlatımlarında Present Simple kullanımı yaygındır. PRESENT PROGRESSIVE (CONTINUOUS): “am/is/are V ing” Present Progressive (Continuous) yapısının nerelerde kullanıldığını ve hangi anlamlara sahip olabileceğini inceleyelim: a) Actions happening at the moment o f speaking: Konuşma anında gerçekleşen olayları anlatırken Present Progressive kullanılır. I will visit Topkapı Palace. .

in the 1960s. During W W II. A t that time. ago.. Bu tür anlatımlarda genelde olayın gerçekleştiği zaman bellidir. A t the time. . . gradually.. during the 1960s. Two days/weeks/months.. more and more" gibi olayın aşama aşama gerçekleştiğini gösteren yapılarla Present Progressive kullanımına sıklıkla rastlanır. etc. e) Events occurîng gradually at present: Zamanla/giderek gelişen veya değişen olay veya durumlardan bahsederken Present Progressive kullanımı tercih edilir.g. 3.g. . 14 .Onlar sürekli gürültü yapıyorlar! You are continually leaving your dirty socks around. In 1960. They are getting married next June. once (bir zamanlar) gibi zaman ifadeleri geçmiş zaman için pointed time ifade etmektedirler. e.g.1965'ten 1980’e kadar İstanbul'da yaşadı. . these days ve for the time being" gibi zaman ifadeleri eylemin geçici bir süreliğine yapıldığına gönderme yapar. . ama şu an için halamla kalıyorum. "Day by day. e.Normalde ailemle yaşıyorum. d) Complaints: Yapılan bir şeyden rahatsız olduğumuzu ve durumdan şikayetçi olduğumuzu ifade etmek için “ always".rem e s v s rm in cngush b) Temporary situations: Geçici bir süreliğine yapılan eylemlerden bahsederken Present Progressive kullanımı tercih edilir. Past Simple ile kullanılan Yesterday. c) Arranged / Pre-planned activities: Geleceğe yönelik yapmayı planladığımız şeyleri anlatırken kullanabileceğimiz yapılardan bir tanesi de Present Progressive' dir. "Nowadays.g. “ constantly” . e. “ continually" ve “ invariably" gibi sıklık bildiren zarflarla Present Progressive kullanırız. e. . but I am staving with my aunt for the time being. Between 1960 and 1990.Birinci Dünya Savaşı boyunca insanlar açlık çekti. Last night/week/month/year.James yarın New Jersey'den aynhyor/ayrilacak. From 1990 to 2000. . The conditions in our office are getting more and more unbearable. They are always making noise.g. James is leaving New Jersey tomorrow. . People suffered from hunger during World War I.. He lived in Istanbul from 1965 to 1980.Bizim iş yerindeki şartlar gitgide daha da dayanılmaz oluyor.Sen kirli çoraplarını her zaman ortalığa atıyorsun. Normally. PAST SIMPLE: “V2” Past Simple yapısının nerelerde kullanıldığını ve hangi anlamlara sahip olabileceğini inceleyelim: a) Completed action in the past I A pointed time in the past: Geçmişte olmuş ve tamamlanmış eylemleri anlatmak için Past Simple kullanılır. 1 live with my parents.. e.Haziran’da evleniyorlar/evlenecekler.

Bu anlamda.g.Başlamanın tam zamanı.evamında Past Simple kullanıldığında yapı Past olsa bile anlam Present şeklindedir.S uat GÜRCRN < Rıdvan GÜRBÜZ S b) Actions happening one after another: Geçmişte birbiri ardına meydana gelen olaylardan bahsederken iki olay arasında çok büyük bir zaman farkı olmadığı için Past Simple kullanımı tercih edilir. . Bu yapıdaki cümlelerde şu an için mevcut olmayan bir durumdan (unreality) bahsedilmektedir.g..) .Bizim gitme vaktimiz geldi. Bu yapıların çevirisine dikkat edilmelidir. 15 . . “ It's tim e" yapısı “ It’s high tim e" ya da “ It's about tim e" şeklinde de kullanılabilir. e. c) Past Habits/States: Geçmişteki alışkanlıklardan bahsederken veya geçmişte var olan durumları ifade ederken “ used to ” anlamında “ V 2” yapısı da kullanılır. I wish you were with me right now.g.. The official first signed the contract. . Bu yapılardan en yaygın kullanılanları aşağıda verilmiştir. Ancak. . .Yetkili önce kontratı imzaladı ve sonra sekreterinden onu postalamasını istedi. and then he wanted his secretary to post it.Gitme vakti geldi! It's high time to start. (I cannot speak French. Bu şekilde “unreality" bildirdiğimiz yapılarda olayın gerçek zamanının bir derece geçmiş halinin kullanımı tercih edilir. eğer “ It's tim e” yapısından sonra bir özne kullanılacaksa fiil daima Past Simple kullanımına uygun olarak çekimlenir. It's time to go.) . Past Simple yapısı her kullanıldığı yerde geçmişte bir noktaya işaret etmez. . Ayrıca. zamanı" “ It’s tim e” yapısının iki şekilde kullanımı mevcuttur. e. /A rtık gidelim.Ders başlamak üzere. (You aren't with me now. When the teacher entered the class. . Türkçe çevirisi düzgün olsa da “was/were V inB" yapısı kullanılmaz. . He wore/used to wear a brace on his teeth as a boy. e. e) 1 1w ish I if only + S ubject + V 2: “Keşke'' anlamını veren bu yapıların d. e. Eğer “ It’s tim e" yapısı kendisinden sonra bir fiil ile takip edecekse fiil daima “ to V0” şeklinde kullanılır.Öğretmen sınıfa girdiğinde öğrenciler ayağa kalktı.g. If only I could saeak French. d) It’s (high/about) time + Subject + V 2: ". the students stood up. It's about time the lesson started. Bazı yapılarla beraber Past Simple kullanıldığında anlam Present Time ya da Future Time olabilir. 1 B u k o n u yla ilgili g e n iş a ç ık la m a y ı “C o n d it io n a ls & W i s h C l a u s e s ' b ö lü m ü n d e bulabilirsiniz. . There w as/u sed to be a theater on this corner in the past.Keşke şimdi benimle olsan.Keşke Fransızca konuşabilsem. It's time we went.Çocukkken diş teli takıyordu.Eskiden bu köşede bir tiyatro vardı.

If + Past Simple.Sinemaya gitmek yerine evde kalmayı tercih ederim.g.Yeteri kadar param olsa büyük bir ev alırdım. 16 .Dün bu vakitte araştırma projemi bitirmeye çalışıyordum.Bana kendi kızıymışım gibi davranıyor. She treats me as i f I were her own daughter. . .) . . I was trv'ma to finalise my research project at this time yesterday. g) 2Would rather + Subject + V2: “Tercih ederim" anlamına gelen “would rather" yapısı başka birinin yapacağı bir eylemle ilgili olarak tercih ifade etmek için kullanıldığında kendisinden sonra bir özne alarak kullanılır. “I f yapısının bağlı bulunduğu tarafta Past Simple kullanılır. 3 B u k on u yia İlgili g e n iş a ç ık la m a y ı “M o d a lit y In E n g l is h " b ö lü m ü n d e bulabilirsiniz. would / could I might + Vo e. 3 B u k on u yla ilgili g e n iş a ç ık la m a y ı " C o n d i t i o n a ls & W i s h C l a u s e s " b ö lü m ü n d e bulabilirsiniz. . PAST PROGRESSIVE: “was/were V lng” Past Progressive yapısının nerelerde kullanıldığını ve hangi anlamlara sahip olabileceğini inceleyelim: a) Actions in progress at a definite time in the past: Geçmişte bir noktada devam halinde olan ve bir süre devam eden eylemlerden bahsederken Past Progressive kullanılır. Bu yapılar eğer “unreality” (gerçek dişilik) bildiren cümlelerde kullanılırsa olayın gerçek zamanının bir derece geçmiş hali kullanılacağından Present anlama sahip olan bir cümleyi Past Simple kullanarak oluşturmaktayız. e. (I don't have enough money.Onlar benim her zaman Türkçe konuşmamı tercih eder. bu kullanımda yine Present Time’a göndermede bulunulmaktadır. (I am not her daughter. h) 3 If Clause Type 2: Anlamda “ Present Unreality" (şu anki gerçeği yansıtmayan durum) varsa. I would rather we staved at home Instead of going to the cinema.g. Everybody except me was sleeping last night. e. I could buy a large house.T€NS€SYSTm IN ENGLISH f) 1 As if I As though + S ubject + V2: "Sanki" anlamı veren bu yapıların iki anlamda kullanımları mevcuttur: “gerçek" ve “gerçek dişilik" (unreality). They would rather I spoke Turkish all the time. 1 B u k on u yla ilgili g e n iş a ç ık la m a y ı " A d v e r b i a l C la u s e s " b ö lü m ü n d e bulabilirsiniz. . Bu şekilde kullanıldığında Present/Future anlamda bir eylemi vermek için Past Simple kullanılır. If I had enough money.g.Dün gece ben hariç herkes uyuyordu.g. e.) 4. Ancak.

“ ju s t as” . d) Events occurring gradually in the past: Geçmiş zamanda giderek gelişen veya değişen olay veya durumlardan bahsederken Past Progressive kullanımı tercih edilir. Bu cümleleri de yine “ w hile” . She has been abroad twice. Bu tür cümleleri “ -iken” anlamına gelen “ w hile” . gibi yapılarla oluşturabiliriz. c) Actions done at the same time in the past: Geçmiş zamanda aynı anda iki farklı özne tarafından yapılan ve bir müddet devam eden iki farklı eylemden bahsederken Past Progressive kullanılır. Ben gazete okurken onlar akşam yemeklerini yiyorlardı.Bomba patladığında turistler müzeyi geziyorlardı. Her health was deteriorating day by day until she gave up smoking. mv son was watching me. While I was cooking. 17 . e.Biz maçı izlerken elektrikler kesildi. {We don’t know the exact time. e. e. Bölme eylemini ifade ettiğimiz kısımda ise Past Simple kullanılmaktadır. etc. 5. more and m o re " gibi olayın aşama aşama gerçekleştiğini gösteren yapılarla Past Progressive kullanımına sıklıkla rastlanır. PRESENT PERFECT: “have/has V3” Present Perfect yapısının nerelerde kullanıldığını ve hangi anlamlara sahip olabileceğini inceleyelim: a) Completed action w ith no pointed time: Gerçekleşme zamanını vermeden geçmişte ya da yakın geçmişte tamamlanmış bir eylemi anlatırken Present Perfect kullanılır. oğlum beni izliyordu.Tam evden ayrılırken telefon çaldı.g. ancak en yaygın kullanım “ w hile” yapısıdır.g. Tourists were visiting the museum when the bomb exploded. “ as” . . “ w hen” .S uat GÜRCRN & Rıdvan GÜRBÜZ Geçmiş zamanda başlamış ve devam eden bir olayın bir başka olay tarafından bölündüğü durumlarda bölünen olayı ifade etmek için Past Progressive kullanılır.İki defa yurtdışında bulundu.Ben yemek yaparken.g.Sigarayı bırakana kadar sağlığı günden güne kötüye gidiyordu.g. . Kişi bu eylemi geçen hafta ya da yıllar önce yapmış olabilir. Ancak cümlede “eylemin zamanından değil sadece eylemin gerçekleştiğinden” bahsedilmektedir.g. “ when” .) . "Day b y day. gradually. The electricity went out aş we were watching the match. They were having their dinner while 1was reading newspaper. e. “ as” . . . e. . the phone rang. “ju s t as” yapılarıyla bağlayabiliriz. Just as 1was leaving home.

O zamandan beri. yesterday.Su işe geçen yıl başladım. d) Experiences: Hayat boyunca tecrübe edilen şeylerden bahsederken Present Perfect kullanılır.) alabildiği gibi Adverb (zarf) olarak da kullanılıp bir önceki cümlede geçen Past ifadeye göndermede bulunur. two years ago.2 e. bağlaç olarak kullanılıp kendisinden sonra Past Simple içeren bir yan cümlecik (since I started teaching) ve devamındaki ana cümlecik Present Perfect olmak durumundadır. Ever since. S Since: “Since” yapısı hem Preposition olarak kullanılıp kendinden sonra nokta zaman ifade eden bir zaman ifadesi (1995.Hayatımda hiç yurtdışına çıkmadım. .g . Have you ever eaten Chinese food? .) ile. They have painted the house. . I started this job last year. He met her in 1998.g. Ayrıca. (F a ls e ) 18 . (Since as an adverb) . (Since as a conjunction) .Onlar evi boyadılar. e. I have lived in Ankara for 5 years. birçok problem yaşadım. I have had lots of troubles. “only” sıfatı ile veya “superlative” ile nitelenen bir ismin devamında Present Perfect kullanılır. Bu iki durumda "since" sözcüğünün bulunduğu cümlenin fiili Present Perfect halinde çekimlenir.Hiç Çin yemeği yedin mi? I have never been abroad. e.Onunla 1998'de tanıştı. (T r u e ) I h a v e b e e n sm o k in g ten ciga re tte s tod a y. f) With ordinal numbers and superlatives: Sıra sayı sıfatları (first. e.Tamirci arabayı tamir etti.g. 2 B ir e yle m in a n la tım ın d a ra k a m s a l bir d e ğ e r k u lla n ıld ığ ın d a P ro g re s s iv e y a p ı ku lla n ılm az. . e.g. he has been madly in love with her.Bu şimdiye kadar girdiğim en zor sınav.Geldiğimizden beri leziz hiçbir şey ikram etmediler. Benzer yapılar Present Perfect Progressive ile de kullanılabilmektedir. O zamandan beri ona deliler gibi aşık. last year.g.g. c) Actions happening repeatedly: Yapılan eylemin tekrarlandığını ifade eden ve rakamsal bir ifade içeren yapılarla Present Perfect kullanımı yaygındır. . e . The mechanic has repaired the car. . They haven't served anything delicious since we arrived. . I h a v e sm o k e d te n sig a re tte s to d a y . etc. e.Beş yıldır Ankara'da yaşıyorum (yaşamaktayım).g. Since then.T€NSéSVST6M !N ŒGUSH b) 1 Actions still affecting the now point: Geçmişte başlayıp bugüne kadar devam eden yani “now" noktası ile halen bağlantısı olan olayları ya da durumları anlatırken Present Perfect kullanılır. t P r e s e n t P e r fe c t y a p ıs ın ın b u k u lla n ım ı P r e s e n t P e r f e c t P r o g r e s s i v e a n la tım ın d a tekrar açıkla na ca ktır.Bugün seni defalarca aradım. g) Keywords: Aşağıdaki yapıları bir cümlede gördüğünüzde aklınıza ilk gelen yapı Present Perfect olmalıdır. second. e) Present Perfect indicates result: Yapılan herhangi bir eylemin sonucundan bahsederken Present Perfect kullanılabilir ve bu anlamda kullanıldığında Present Perfect yapılan eylemin tamamlandığını gösterir. (Since as a preposition) . This Is the most difficult exam I have ever taken. etc. Bu kullanımda eylemin ne kadar veya kaç kere tekrarlandığı vurgulanmaktadır. I have called you so many times today.

already.İnsanlık son yirmi yılda birçok beklenmedik felaket yaşadı.Bu dönem iki sınava girdik. . and therefore I feel exhausted now. Alison: Have you ever eaten Chinese food? .Yönetim kurulu üyeleri üç aydır biraraya gelmediler. As I've already seen it. s This morning. for 3 hours now. The Prime Minister has visited about 76 countries so far. ever: The psychologist hasn’t been able to solve ¡he problem of the little boy yet. (henüz tamamlanmamış zaman ifadeleri): We have taken two exams this term. e. 19 . in my life. to date: şu ana kadar e.Daha önce hiç Çin yemeği yedin mi? B art No! I haven’t. yet.g. For + a period o f time: for 15 years.S uat GÜRCRN & Rıdvan GÜRBÜZ s e. . all the week. . week/month/year/decade/century s In Durinç Over For Over the past two decades.g. this term. . ■/ So far. s Just. for 5 days.Başbakan bugüne kadar 76 ülkeyi ziyaret etti.Psikolog küçük çocuğun problemini henüz çözemedi.g. .g. The members of the board haven’t come together for three months now. . . up to now.Son zamanlarda fiyatlarda dikkate değer bir artış var.Bütün sabah çalıştım ve bu yüzden şimdi kendimi bitkin hissediyorum. the mankind has experienced many unexpected disasters. e.Şimdi/henüz geldi. s e. etc. Lately. -Daha önce gördüğüme göre gelmeme gerek yok.g. e. etc. 1 " O v e r th e la s t w e e k e n d ” y a p ıs ı g e ç m iş le bir n o kta d a kaldığı için yani İçinde b u lu n u la n a n a k a d a r d e v a m e tm e diği için P a s t S im p le ile kuHanilir. s All my life. this year. all year. there's no need for me to come. e.Hayır! Yemedim. hitherto. I have worked all morning. .g.g. up till now. etc. recently: son zamanlarda There has been a remarkable increase in prices lately. . She has just arrived.

ancak devam etme olasılığı çok yüksektir. e.g.) . Ancak. eylemin şu an ile herhangi bir şekilde ilişkisi bulunmakta ise Present Perfect Progressive kullanılır. . (Eylem devam halinde. Bütün gün çalıştı. 20 . ancak çalışma eyleminin etkisi olan yorgunluk devam etmektedir. (Eylem bitmiş durumda. Bu anlatımda eylemin bundan sonra devam edip etmeyeceği önemli değildir. e. Araba kullanıma hazır.Onu tanımıyorum. gözlerinin şişmesi ağlama eyleminin etkisi olarak görülmektedir. Ağladın mı? Bu örnekte de ağlama eylemi bitmiştir. Cümlenin genel zamanı Present ise aşağıdaki örnekte olduğu gibi Present Perfect kullanımı tercih edilse de Past bir konu içerisinde kullanıldığında Past Perfect ile de kullanımına rastlanabilir. The mechanic has been repairing the car. d) KeyW ords: Present Perfect için kullanılan zaman ifadeleri Present Perfect Progressive yapıda oluşturulan cümlelerde de kullanılır.g.Tamirci arabayı tamir etti. 1have been living in Ankara for 10 years.10 yıldır Ankara'da yaşamaktayım. The mechanic has repaired the car. . bir başka deyişle.g. . b) If the effect o f the action tha t has ju s t ended is presently seen: Yapılan ve biten bir eylemin şu anda etkileri görülebiliyorsa ya da. 6. Bu cümlede ifade edilen çalışma eylemi bitmiştir. Daha önce onu hiç görmedim.PRESENT PERFECT PROGRESSIVE: “have/has been Ving” Present Perfect Progressive yapısının nerelerde kullanıldığını ve hangi anlamlara sahip olabileceğini inceleyelim: a) Action that began in the past and still continues: Geçmişte başlayıp halen devam eden bir eylemi anlatırken Present Perfect Progressive kullanılır. e. I have never seen her before.Gözlerin şişmiş.Tamirci arabayı tamir ediyor.TCNSeSVST€M !N 6NGUSH s Before (as an adverb): "Before’' yapısı bağlaç ve Preposition olarak kullanılmasının yanında aynı zamanda zarf olarak da kullanılabilir.O yorgun görünüyor. Böyle kullanıldığında “ daha önce” anlamına gelen “ before” yapısı zarf olduğu için genelde cümle içinde herhangi bir yerde kullanılabilmektedir. Hatırlanacağı gibi. Araba henüz kullanıma hazır değil. vurgu "result" (sonuç) üzerinde iken Present Perfect kullanıldığını daha önce belirtmiştik. She looks exhausted. 5 aydır İngilizce öğreniyorum.İngilizce öğrenmeye Mayıs’ta başladım. I have been learning English for five months. e. Your eyes are swollen. .g.g.) . I don’t knovv her. She has been working all day. c) Present Perfect Progressive indicates action: Eylem halen yapılıyorsa ve vurgu ‘‘action” (eylem) üzerinde ise Present Perfect Progressive kullanılır. Have vou been crying? . e. I started learning English in May.

PAST PERFECT: “had V 3” Past Perfect yapısının nerelerde kullanıldığını ve hangi aniamlara sahip olabileceğini inceleyelim: An action happening before another action in the past: Geçmişte yapılan bir eylemden daha önce meydana gelen olaylardan bahsederken Past Perfect kullanılır. he had not been abroad. Past Simple) e. S By the time: (By the time + Past Simple. birinci eylem kişinin sınıfa girme olayıdır. When he entered the class. Past Perfect/Past Simple) e. Bu örneklerde Past Perfect ile anlatılan yani daha önce olan eylemin cümlenin hangi kısmında kullanılması gerektiğine dikkat edelim: S Before: (Before + Past Simpie. Yani gerçek zamanının bir derce geçmiş hali olarak Past Perfect kullanılmıştır. Bv the time they arrived. . geçmişte yapılan iki eylemden daha önce gerçekleşen eylemi Past Perfect kullanarak ifade ederiz. .g. e.1990’a kadaryurtdışında bulunmamıştı.Biz tren kalktıktan sonra istasyona vardık. Bu cümlede yapılan iki eylem vardır. We arrived at the station after the train had İeft.g. Dersin başlama olayı daha önce meydana geldiği için bu cümlede Past Perfect kullanımı uygundur. .S uat GÜRCRN & Rıdvan GÜRBÜZ 7. Şimdi "unrear bir anlam veren bu yapıların Past Perfect ile kullanımlarını inceleyelim. . S After: (After + Past Perfect/Past Simple.Onlar gelinceye kadar biz çoktan yemeğimizi yemiştik. Ancak. we had already had our meal. “Past Perfect kullanıldığı zaman mutlaka iki cümle olmalıdır" ifadesi yanlıştır. Bir diğer deyişle. İkinci eylem ise dersin başlama olayıdır. the train had already İeft. . Past Perfect yapısının bazı zaman bağlaçlarıyla nasıl kullanıldığı aşağıdaki örneklerde ele alınmıştır. geçmişte gerçekleşen durumun aksi ifade edilir. Bu yapılarla beraber Past Perfect kullanıldığında. By the time we arrived at the station. The train had ieft before we arrived at the station.O. ete. Yukarıdaki örneklerde Past Perfect yapısı geçmişte olan iki eylemden hangisinin daha önce olduğunu anlatmaktadır. Basit bir cümlede (sadece bir eylem olan cümle) geçen bazı zaman ifadeleri de (by 1980. gerçekte geçmişte olan iki eylemden önce olanı değil gerçek zamanı Past Simple ya da Preseni Perfect olan bir eylem anlatılmak istenmektedir. Bu ifadeler Past Perfect ile kullanıldıklarında.Biz istasyona varıncaya kadar tren çoktan kalkmıştı. . the lesson had already started. e-9Bv 1990.g. ‘‘unrear (gerçek dışı) diye tabir ettiğimiz bir anlatım sergileyen yapılarla “eylemlerin gerçek zamanı değil bir derece Past halleri kullanıldığı için” bu tür yapılardaki Past Perfect kullanımı farklılık arzetmektedir.g. sınıfa girdiğinde ders çoktan başlamıştı. 21 . Past Perfect/Past Simple) e. Bu ifadelerin çevirilerine dikkat edilmelidir.Tren bizistasyona varmadan önce kalkmıştı.) Past Perfect kullanabilmemizi sağlar.

e.Sanki adamı öldürmemiş gibi davranıyor. w ould have V i / could have Va/ might have V i e. e.g.g.g. She didn’t come to the party. . I wish he had taken us to the theatre. 22 .g. Bu şekilde kullanıldığında Past anlamda bir eylemi vermek için Past Perfect kullanılır. Jonathan married Sue. “ I f yapısının bağlı bulunduğu tarafta Past Perfect kullanılır ve bu kullanımda yine Past Time’a göndermede bulunulmaktadır. e) If Clause Type 3: Anlamda “ Past Unreality” (geçmişte gerçekleşen durumun tersi) varsa. Bu yapılar eğer “unreality" (gerçek dışı durum) bildiren cümlelerde kullanılırsa olayın gerçek zamanının bir derece geçmiş hali kullanılacağından Past anlama sahip olan bir cümleyi Past Perfect kullanarak oluşturmaktayız. . you could have met her. but I would rather he hadn't married her. Keşke tiyatroya aötürsevdi. d) Would rather + Subject + had V3 “Tercih ederim" anlamına gelen “would rather" yapısı başka birinin yapacağı bir eylemle ilgili olarak tercih ifade etmek için kullanıldığında kendisinden sonra bir özne alarak kullanılır. but she is the murderer. Bu şekilde “unreality" bildirdiğimiz yapılarda olayın gerçek zamanının bir derece geçmiş halinin kullanımı tercih edilir.Dün gece babam bizi sinemaya götürdü. onunla tanışabilirdin. If you had come to the party last week. Keşke gelseydi.Jonathan. c) As if/As though + Subject + had V3 “Sanki” anlamı veren bu yapıların iki anlamda kullanımları mevcuttur: “gerçek" (reality) ve “gerçek dışı durumla^' (unreality). My father took us to the cinema last night. She behaves as if she hadn't killed the man. gerçek zamanı olan V j ile değil bir derece Past hali olan “had V3" ile ifade ederiz. . Sue He evlendi ama ben onun Sue ile evlenmemesini tercih ederdim. . . ama katil o. If + had V i . Bu yapıdaki cümlelerde geçmişte gerçekleşen durumun tersinden (Unreal Past) bahsedilmektedir.TeNsesYsrm in zn g u sh a) 1w ish / if only + Subject + had V3 “Keşke" anlamını veren bu yapıların devamında Past Perfect kullanıldığında gerçekte gerçekleşmiş yani Past bir ifade verilmeye çalışılmaktadır. If only she had come. geçmişte kalan bir eylemi. . Bundan dolayı.Partiye gelmedi.Geçen hafta partiye gelmiş olsaydın.e.

b) If the effect o f the action that already ended was seen in the past: Geçmişte yapılan ve biten bir eylemin etkisi yine geçmişte bir noktada halen devam etmekteyse Past Perfect Progressive kullanılır.Onun sınavı geçeceğini umuyorum. I had been waiting (or half an hour.2030 yılında Türkiye nüfusu ikive katlanacak. e. Expectations. PAST PERFECT PROGRESSIVE: “had been Ving” a) Action that continued until another past action: Geçmişte yapılan iki eylemden daha önce başlayarak. . ifade edilen beklenti ya da ümitleri “will V0” yapısı kullanarak aktarabiliriz.Enflasyonun son çeyrekte dizginleneceğini umuyorlar. I hope she will pass the exam. . Şimdi bu yapıları. İn 2030.ve bu kararları gerçekleştirmek için istekliliğimizi anlatmak için "will + V0” yapısı kullanılır. b) W illingness and sudden decisions made at the time o f speaking: Konuşma anında verilen ani kararları. Roger : Really? I will call him immediately. hangi durumlarda kullanıldıklarını ve ne anlam ifade ettiklerini inceleyelim: « W IL L + V0 : a) Predictions. e.O geldiğinde ben yanm saattir bekliyordum. She was very tired.g. bir süre devam edip tamamlanan ya da ikinci eyleme kadar devam eden eylemi anlatırken Past Perfect Progressive kullanılır. Hopes: Gelecekle ilgili yapılan tahminleri.Çok yorgundu.S uat GÜRCAN < Rıdvan GÜRBÜZ S 8. They expect that inflation will be curbed in the last quarter. 9. population of Turkey will be doubled.g. . . .Gerçekten mi? Hemen onu aravavım. 23 .g. e. Bütün gün çalışmıştı. e. She had been working all day. When she came. George : Today's Ali’s birthday. FUTURE SIMPLE: Geleceğe gönderme yaparken kullanabileceğimiz birkaç alternative yapı mevcuttur. . .g.Bugün Ali'nin doğum günü.

etc. before long.O hamile. e.g.T fm e svsrm in cngl/s h c) If Clause Type 1: Bir olayın gerçekleşmesine bağlı olarak ortaya çıkacak gelecekteki bir durumu ifade ederken If Clause yapısının ana cümleciğinde genellikle "will + V0” yapısı kullanılır. in/within two weeks. e. e. Sanırım bayılacağım. ® BE GOING T O + V 0: I. e. . in 2050. next year. will + Vn e. Future Plans and Intentions: Gelecekle ilgili yaptığınız belli başlı ve değişmeyecek planlardan bahsederken “be going to + V0" yapısı kullanılabilir.İstanbul'a gidersem Topkapi Sarayı’nı ziyaret edeceğim. As usual.g. II.Önümüzdeki Salı babam 50 yaşına girecek. If + Present Simple. She is pregnant. I don’t feel well.1 Temmuz’da evlenecekler. d) Making deductions about someone's characteristic behaviour: Çok iyi tanıdığınız bir kişinin hangi durumda nasıl davranacağı ile ilgili yapılan çıkarımlarda “will + V0" yapısı kullanılır. Deductions based on present clues: Şu anda mevcut olan ipuçları ve kanıtlardan yola çıkarak yapılan çıkarımları ifade ederken “be going to + V0” yapısı kullanılır. .Her zamanki gibi yine geç gelecek ve özür dilemeyecek. I think I am going to faint! . tomorrow. . . two weeks later. 24 . My father will be 50 next Tuesday.g. briefly. We are going to meet at 3 o'clock tomorrow afternoon. . She is going to have a baby.g.g. tomorrow morning. e) Future Facts: Gelecekte gerçekleşmesinden kaçınamayacağımız bir gerçekliği ifade etmek için “will + Vo'1kullanılır.Kendimi iyi hissetmiyorum. soon. he will be late again and he will not apologize. shortly. etc. I will visit Topkapi Palace. If I go to Istanbul. . Doğum yapacak.Yarın öğleden sonra saat 3'de buluşacağız. f) Key Words: Aşağıda sıralanan İfadeler genelde Future Time ifade eden yapılar ile beraber kullanılırlar. They are going to get married on July 1sl.

(P resent Sim ple) : Bizim dışımızda yapılmış olan programlardan bahsederken (zaman tabloları. Bundan dolayı. bu yapı sınavlarda genelde “unreal” kullanımla yani “ yapacaktım ama yapmadım” anlamında karşımıza çıkmaktadır. She is seeing her dentist at 3 pm tomorrow.n/N ou n Phrase" “Be on the brink of V:m/N oun Phrase’’ ‘-e üzere olmak” / “-nın eşiğinde olmak.Şirket iflasın eşiğinde.g.g. The PM was going to visit India.m on Monday. e. 25 .) gelecek zaman anlamı dahi olsa Present Simple kullanılır. The concert starts at 10 p. Yukarıda verilen bu yapılar da eylemin içinde bulunulan zamandan daha ileri bir zamanda gerçekleşeceği anlamını verirler. . and he did so. but I didn't have time. The Oxford train arrives at 1 p. "Be about to V0" "Be on the verge o f Vt™/Noun Phrase" “Be on the edge of V™ /Noun Phrase" “Be on the point o f V«.m tomorrow. . * V. Bu şekilde iki anlamı ve kullanımı olsa da. . . .S uat GÛRCRN < Rıdvan GÜRBÜZ S ® AM / IS / AR E + V ing: arrangem ents: Yukarıda anlattığımız “be going to + Vo” yapısına ek olarak “am / is / are Vins" (Present Progressive) yapısını da daha önceden planladığımız şeyleri anlatırken kullanabiliriz. The film is about to start. (unreal past) . • Future in the Past: “ was/were going to Vo” Geçmişte yapmaya niyetlenip daha sonra yaptığımız eylemleri anlatırken (real past) ya da geçmişte yapmayı planladığımız ama yapmadığımız eylemleri ya da niyetlerimizi aktarırken (unreal past) “ was/were going to + Vo” yapısını kullanabiliriz. . vb.Oxford treni Pazartesi saat 1’de gelecek.Seni arayacaktım ama zamanım olmadı. I was going to call you.Başbakan Hindistan'a gidecekti ve öyle de yaptı.g.g. e. (real past) . belirlenmiş ve değişmeyecek programlar. The company is on the verge o f bankruptcy. e.Film başlamak üzere. Present yapıda kullanıldıklarında bu yapılar da Future Time başlığı altında işlenebilirler.Konser yarın saat 10'da başlayacak.Yarın saat 3 'te dişçisiyle görüşecek. e.

ete.g. etc. .g.refl/sesvsreM in & jg ush 10. Bu kullanımda vurgu zaman süreci üzerindedir. . By Friday. I will have finished my project.” gibi zaman ifadeleri kullanılmaktadır.Cuma'ya kadar-projemi bitirmiş olacağım. Bu yapı ile beraber genelde "by 2050. 26 . I will be wearing this suit. we will be living In Spain.1will have been working for this company for 20 years. b) Future actions that have planned before: Yapılması daha önceden planlanmış eylemleri anlatmak İçin bazen Future Progressive yapı kullanıldığını da görebilmekteyiz. FUTURE PROGRESSIVE: “will be Vlng” Geneldeki çevirisi “-yor olacak” şeklinde olan Future Progressive yapısının nerelerde kullanıldığını ve hangi anlamlara sahip olabileceğini inceleyelim: a) Actions in progress at a definite time in the future: Gelecekte bir noktada devam halinde olacak olan olaylardan bahsederken Future Progressive yapı kullanılır. e. . In two weeks.Yarın bu saatlerde Londra’ya seyahat ediyor olacağım.Onlar gelene kadar biz yemeğimizi bitirmiş olacağız. FUTURE PERFECT PROGRESSIVE: “will + have + been + V.2020’de. This time tomorrow I will be traveling to London.Gelecek yıl bu zamanlarda Ispanya 'da yaşıyor olacağız.g. e.Erkek kardeşimin düğününde bu takım elbiseyi giyeceğim. * By + pointed time in the future: by 2030. e. e. . .İki hafta içinde dersler başlamış olacak. İn 2020. * By the time + Present Simple/Present Perfect. İn 2050. At this time next year. We will have had our meal by the time they arrive. the lessons will have started. 11 ■ FUTURE PERFECT: “will have V3” Geneldeki çevirisi “-mış olacak” şeklinde olan Future Perfect yapısının nerelerde kullanıldığını ve hangi anlamlara sahip olabileceğini inceleyelim: a) An action done before a definite time in the future: Gelecekte belli bir zaman noktasından önce tamamlanmış olacak eylemleri anlatırken Future Perfect kullanılır. Future Perfect. 12.g. İn 10 years' time. . For my brother’s wedding.ng” a) An action in progress for a period of time at a definite time in the future: Gelecekte bir işi ne kadar süredir yapıyor olduğumuzu anlatmak İçin Future Perfect Progressive kullanılır. by the following week. 20 yıldır bu şirkette çalışıyor olmuş olacağım. .

mostly Europeans. Margaret Mee — her first Amazon expedition to observe. hydroponic farming — in a number of areas. A) B) C) D) E) made has made had made was making would make Between 1815 and 1914. parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. Today. and that the moon — round the sun. The work of scientists in the last twenty years — the world that men can travel outside the earth’s atmosphere in spaceships. It is generally believed by scientists that millions of years ago plant life — In the water. A) B) C) D) E) found / goes would find / went had found / had gone have found / goes were finding / was going In 1956. at the age of 47. they — out that our earth is not flat but round. A) B) C) D) E) was had been has been is would be Long ago. the world — the greatest peaceful migration in Its history: 35 million people. A) B) C) D) E) progressed would progress was progressed was going to progress has progressed 27 . there — a sharp increase in the popularity of parachuting as a sport. Until recently. A) B) C) D) E) originated has originated had originated has been originated had been originated In the past 40 years. A) B) C) D) E) has witnessed had witnessed was witnessing witnessed would witness 7. groundwater — clean. A) B) C) D) E) showed had showed was shown would show has shown z < E 3cs s W 4. especially in those where water is in short supply and temperatures are too extreme for ordinary agriculture. and that new forms of plant life. Over the past 25 years or so. collect and paint the flowers of the region. A) B) C) D) E) been have been had been was were 5. left their homelands to start new lives in America.Tenses in English / Test-1 01. that could live on land developed gradually.-24. there seems to be a problem with groundwater. so it was not necessary to purify it before people drank it. sorularda.

A) B) C) D) E) reveals / is reveal / has been has revealed / used to be revealed / would be had revealed / had been 28 . A) B) C) D) E) rose has been rising had risen was going to rise have risen > A) B) C) D) E) dug used to dig will dig have dug would dig 11. A striking example o lh o w man can drastically alter the interdependence patterns of ocean life — off the coasts of southern California. A) B) C) D) E) became I caused has become / caused had become / caused was becoming / has caused became I had caused 16. It — until the Fourth Dynasty that the most famous pyramids were built. researchers — deep into Atlantic sea-floor sediments and Greenland glaciers to study the chemistry of j§ ancient mud and ice. § 14. average temperatures — by about 0. A) B) C) D) E) would / be had / been used to / be will / be was going to / be 15. It seems almost certain that by 2021 the United States — no longer — a great food-exporting nation. which fits in well with predictions from climatologists about how human activities should have warmed the planet.Tenses Test 7 9. mothers. There is a popular belief that the feminist movement. which — very popular and powerful in the early 1970's. Epidemiology studies — that the prevalence at birth of orofacial clefting (OFC) — on the increase. computer programmers — to make it easy for people to use computer systems. s c O » S S ■S In recent years. A) B) C) D) E) tried would be trying were trying had tried have tried 12. Since 1900. A) B) C) D) E) wasn't hadn't been hasn't been isn't wouldn't have been 10. and homemakers.50C. A) B) C) D) E) had occured was occuring has occurred would occur is going to occur 13. Over the past several years. — women to be dissatisfied with their traditional roles as wives.

A) B) C) D) E) have been / is increasing were / has been increasing are / increases are / has been increased were / has increased 24. which — tablet or written sheets. Scientists — the health status of native people in the South Pacific over decades. — the center of ij! asphalt mining. international trade — increasingly Important in the future to achieve food security worldwide. In fact it — a problem since 900 BC when Hit. The term “book” — from the early English word boc.£ 23. of course. killing the crew of seven. A) B) C) D) E) occurred / exploded occurred / had been exploding has occurred / exploded had occurred / would explode used to occur / was exploding S' A) B) C) D) E) had been / was has been / is was / was would be / was has been I was 19. their oxidative stress — . a town 3 located West of Babylon. 5 22. A) B) C) D) E) increased / have brought increased / had brought is increasing / brought would increase / have brought has increased / have brought 21. when the shuttle Challenger — soon after take-off. One of the world's worst space flight disasters — on 28 January 1986. Since. As world population — . Studies on rats show that when they — deprived of sleep.S uat GURCRN & R idvan GÜRBÜZ 17. people — about environmental changes that may seriously impact their future well-being and even survival. A) B) C) D) E) came / had meant comes / means will come / has meant is coming / is meaning had come / meant 29 . Recent studies — that smokers are more susceptible to common colds and flu than non-smokers. A) B) C) D) E) is / will become was / has become was / will become is / was becoming has been / is becoming S S . A) B) C) D) E) have studied would study had studied had been studying were studying 18. Air pollution is not a new phenomenon. A) B) C) D) E) showed shows had shown have shown were showing 20. not every country — selfsufficient In food production.

Tenses in English / Test01. A) B) C) D) E) are still using ’/ have begun will still be using / had begun have still been using / began still used / are beginning were still using / began 4. which — throughout Europe. Research — that the wives of soldiers — subject to depression when their husbands are away on duty for long periods. People — in the Maldives for 2. A) B) C) D) E) shows / have been has shown / are showed / would be is showing / are will show / were 3. In ancient times. but now there — several models on the market. parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. 1400's. The Dyson company — pioneers in the market for bagless vacuum cleaners. Asia. The currents of the Indian Ocean — direction spectacularly according to the monsoon winds. A) B) C) D) E) were changing changed will be changing had changed change Many peoples — Stone Age technology when Europeans — their voyages of exploration and discovery in the A. people — on clay tablets.300 years. Military rule — Indonesia for more than 30 years until public protests — an end to the General Suharto regime in 1998. A) B) C) D) E) has dominated / have forced was dominating / had forced will dominate / force had dominated / was forcing dominated / forced People — books in some form for more than 5. The ancient Romans — a relatively advanced banking system to serve their vast trade network. sorularda. 1. Today.000 years. A) B) C) D) E) lived / will live have lived / live had lived / lived are living / are living were living / live 8. the islanders — from fishing and growing coconuts. or other materials.D. and much of Africa. strips of wood. A) B) C) D) E) were developing / is extending had developed / has extended developed / extended develop / extended will be developing / will extend 30 .-24. A) B) C) D) E) were / are had been I were will be / have been have been / would be used to be I were 5. A) B) C) D) E) are using / were writing used I have written have used / wrote will be using / used to write had used / are writing 2.

when sea levels were low. creating all species and human beings. although modern Africa — to struggle with its post-colonial legacy and environmental problems. and they — able to cross from southeast Asia over land bridges and small stretches of water. all African nations — independence. Aboriginals first — Australia during the last Ice Age. The Aboriginals — that Dreamtime is a period when Ancestral Beings — the land. the current — clockwise in February. Lemon juice and vinegar — sour because they — weak acids. A) B) C) D) E) are tasting I are containing have tasted/will contain taste / contain tasted / would contain are going to taste / contain 10. A) B) C) D) E) are believing / are shaping have believed / will shape had believed / had shaped believe / shaped will believe / will shape 16. A) B) C) D) E) flowed flows had been flowing will flow is flowing 13. A) B) C) D) E) have reclaimed / continues reclaimed / has continued reclaims / will continue had reclaimed / would continue will reclaim / is continuing 31 . hydrogen gas — off and the metal dissolves in the acid to form a compound called salt. and counter-clockwise In August. A) B) C) D) E) is reacting / has been given has reacted / will be given will react / is given reacted / was given reacts / is given 11. The grease — it difficult to remove the dirt with water alone. When an acid — with a metal. By the time Europeans — . there — about 500 different tribal groups living in Australia: A) B) C) D) E) had arrived / were arrived / were were arriving / had been arrives / will have been will arrive / have been 15. In the Bay of Bengal. A) B) C) D) E) reached/ were had reached / will be have reached / had been reach / are will reach / have been 14.S uat GÜRCRN St Ridvan GÜRBÜZ 9. because water and grease — . Since the 1950s. A) B) C) D) E) makes / don't mix made / hadn't mixed will make / hasn't mixed has made / didn’t mix is going to make / wasn't mixing z 5! < £ 12.

there — a fall in the average annual rainfall. By the end of the 8th century. A) B) C) D) E) had forced force will force have forced forced 19. Ever since a landowner — and released 12 wild rabbits in 1859. Britain's people. Ancient Rome — special places where sick people — medical treatment-the world’s earliest hospitals. European leaders — that their countries — African territories as colonies when occupied by Europeans. a growing number of people — to towns to escape war. Since the 1950s.Tenses T esté 17. A) B) C) D) E) has had / can receive has / may receive will have / will receive had / could receive had had I are receiving z <E > 20. where we came from. — a rich culture. they — into a ravenous horde that nibbles away at the nation's crops and agricultural profits. A) B) C) D) E) was / fascinated has / been fascinated had / been fascinated will have / been fascinated is / being fascinated 18. which included masterpieces of jewellery. because larger centers — more jobs and food. A) B) C) D) E) has imported / multiplied imported / have multiplied imports / will multiply is importing / are multiplying had imported/were multiplying 32 . and literature. A) B) C) D) E) had decided / can claim decided / could claim were deciding / were claiming decides / can claim will decide / could claim 21. In Africa. known as the Anglo-Saxons. architecture. A) B) C) D) E) move / are offering moved / were offering are moving / offer had moved / would offer will move / have offered 23. In 1884. A) B) C) D) E) had created were creating will be creating have created are creating 24. Climatic changes — our earliest ancestors out of the tropical forests and into open woodlands and grasslands. drought. Humankind — always — by the question of who we are. and how we used to live. or famine. A) B) C) D) E) was / has become had been / became is / becomes has been / has become will be / will become 22. and much of the la n d — very dry.

parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. which it — to divulge last year. A) B) C) D) E) had fallen fell would fall was falling has fallen Ben Bernanke — for the first time that America — into recession in the first half of the year. A) B) C) D) E) has expressed / is supposed expressed / would be supposed is expressing / has been supposed had expressed / will be supposed expressed / was supposed 33 . where they — a report on the crisis by the Financial Stability Forum. Next week. the governments — to impose tighter limits on the risks that banks can take. DC. New ru le s ' — inevitable the moment the Federal Reserve — Bear Stearns and pledged to lend to other Wall Street banks. China’s president.Tenses in English / Test-3_______I 01.-24. sorularda.a tightly guarded ceremony for the Olympic torch in Tiananmen Square. A) B) C) D) E) is dominated had been dominated is being dominated was being dominated has been dominated by the America — concern that North Korea has still not kept its promise to declare all its nuclear programmes. A) B) C) D) E) admitted / could slip admits/w ould slip has admitted / had slipped will admit / slipped had admitted / may slip 2. A) B) C) D) E) would meet / discussed are meeting / had discussed meet / are discussing are going to meet / discussed will meet / will discuss The number of apartment sales in Manhattan — by 34. 1. For three decades. —. A) B) C) D) E) have been required / would need are required / need will be required / are needing were required / had needed would be required / needed Over the last weekend. If taxpayers — to bail out investment banks. A) B) C) D) E) will become / rescued had become / has rescued became I rescued have become / rescues were becoming / was rescuing A) B) C) D) E) has hosted will have hosted hosted had hosted had been hosting 4. public policy — power of markets. the G7 finance ministers — in Washington.3% in the first quarter of the previous year compared with a year earlier. Hu Jintao.

bans on owning mobile phones and other consumerelectronics — . in Cuba. he — aware that books. When parents — to their children from story books. In recent weeks. A) B) C) D) E) are reading / was becoming read / became read / becomes will read / has become had been reading / would become 14. A) B) C) D) E) broke out / will be forced has broken out / were forced breaks out / are forced will break out / have been forced had broken out / had been forced 11. and children's magazines. A) B) C) D) E) will be m urdered/won't take was murdered / didn't take had been murdered / won't take is murdered / hasn't taken has been murdered / hadn't taken 34 . A) B) C) D) E) made / became was making / was becoming had made / will become is going to make / has become will make / had become 12. and newspapers hold something of interest and amusement for him. Theories that Marilyn Monroe — are purely speculative as there is nothing to suggest that she — her own life. A) B) C) D) E) had diminished was diminishing diminished has been diminishing is diminishing 10. comic strips of the better type. unemployment among young people — in the UK.Tenses Test 3 For two months now. A) B) C) D) E) project / is reducing have projected / would reduce had projected / will reduce projected / has reduced are projecting / will have reduced 16. The former pop star — his acting debut in a mid-week drama called ' 'Eastenders" and soon — a popular actor. A) B) C) D) E) has been fighting was fighting is fighting will be fighting had been fighting 13. Medical experts — that AIDS — life expectancy to thirty-nine in Ethiopia and to thirty-seven in Swaziland by the year 2020. Mr Ahern — to clear his name of bribery allegations before a special tribunal. Since the introduction of extended practical education and modern apprenticeships. Whenever a war — innocent people --refugees to escape to other countries. magazines. A) B) C) D) E) are removed have been removed were removed will have been removed had been removed 15.

it — a total vindication of Simon's innocence. When they — the body buried in another man's garden. A) B) C) D) E) wilt learn I have been has learnt / would be had learnt / are was learning / will be learnt / are . as all citrus fruits — good sources of the vitamin. was a lone gunman who acted from unknown personal motives. Thomas Mann — a dally diary which chronicled events in Nazi Germany while he and his family — in exile in France and Switzerland. A) B) C) D) E) was / increasing has / increased had / increased did I increase is / increasing 18. The career of jazz composer and pianist Duke Ellington. a disease caused by a deficiency of vitamin C.z 23. Uncertainty still — the assassination of President John F. believed / would be would believe / is had believed / has been have believed / was 22. until ship captains — that including lemons in the sailors' diets corrected this problem. A) B) C) D) E) were finding / was had found / had been will find / is have found/ has been found / was 24. really — when he and his big band — a steady job performing at Harlem's Cotton Club in 1927. A) B) C) D) E) surrounded / had been surrounded / was surrounds / is had surrounded / would be will have surrounded / has been 19. Sailors often used to suffer from scurvy. his assassin. People initially — that the world — flat and that anyone sailing too far would fall off its edge. A) B) C) D) E) was keeping / had lived has kept / were living is keeping / are living kept / lived had kept / would be living 35 . The mass graves that were discovered — an indication of the horrors that — in the country.Since their invention in 1901. but the general assumption — that Lee Harvey Oswald. perhaps the greatest American composer. A) B) C) D) E) were / had happened had been / would happen are I were happening will be / will have happened have been / happened 5 s » S w cs 20. A) B) C) D) E) used to believe / was. Kennedy in 1963.S uat GÜRŒN & Rtdvan GÜRBÛZ 17. the usage of vacuum cleaners in the home — steadily — . A) B) C) D) E) has taken off I have got will take off / get was taking off / had got took off / got had taken off / were getting 21.

The results we — weren't what we — . In his books. We — a small amount of money every month and we — .Tenses in English / Test-4 01. This Is the first time In the company's history n that sales — $10 million. A) B) C) D) E) were obtainin/w ill expect will obtain / have expected had obtained / expected obtained / had expected are obtaining / expect se 6. so we may have to carry out the experiment again. parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. Charles Dickens clearly — the poverty of nineteenth-century England. Recent restrictions on imports — depletion of the country's oil reserves. sorularda. A) B) C) D) E) would lead had led have led were leading had been leading to a She desperately — a bicycle. A) B) C) D) E) has wanted / begged wanted / begged had wanted / begs is wanting / has begged will want / will have her 36 . and — parents day and night for one.-24. A) B) C) D) E) has depicted depicts will depict had depicted will have depicted 5. to have enough to buy a car. A) B) C) D) E) save / hope will save / hoped have been' saving / will hope had saved / would hope were saving I had hoped A) B) C) D) E) have topped will have topped topped will be topping had topped Prices — sharply in the last month and the government is battling to bring the economy under control. A) B) C) D) E) will have risen had risen rise have risen will be rising £ e g JK . 1. eventually. The lecture was so boring that on several occasions I — that my attention — to wander. A) B) C) D) E) had realized / would start was realizing / has started has realized / will start realize / Is starting realized I had started 4.

A) B) C) D) E) will celebrate / has emigrated celebrates / emigrated has celebrated / was emigrating is celebrating / had emigrated celebrated / will emigrate 16. The festival. Psychologists — that the combative and aggressive instinct is permanent in all human beings. Physiology. Many of the pioneers — no information as to what difficulties they — once they arrived in their new land. A) B) C) D) E) have / can cause will have I must cause had/ may cause have had / will cause are having / could cause thing 11. who — to Great Britain from the West Indies in the 1950s.roughly equivalent to standing 100 feet from a commercial jet at the moment of take-off. in which he — money to provide prizes for outstanding work in Physics Chemistry. A) B) C) D) E) have / will face are having / have faced have had / are facing had / would face were having / had faced 13. it was found that 25 percent of the women interviewed — drying and burning of the skin after using certain soaps. the instinct for aggression — childhood. and eight percent had cracked lips after using certain lipsticks.S uat GÛRŒN < R idvon GÛRBÜZ 5 9. with a correct understanding of children. Nobel’s famous will. The local shops nowadays — away sets of kitchen knives free with every purchase over £50. Studies — that sound levels from the machines — 115 decibels or more . Most headset stereos — one common: they — hearing loss. Literature and Peace. ten percent — eye and nasal irritations after using certain perfumes. Medicine. Notting Hill Carnival. In a survey. but it is probable that. A) B) C) D) E) le ft/is had left / will be was leaving / was will leave / has been has left I is 15. A) B) C) D) E) will report / have had have reported / have been having report / have reported / had had reported / are having 37 . — a memorial to his interests and ideals. A) B) C) D) E) shows / may reach will show / would reach showed / will have reached had showed / may reach have shown / can reach 10. A) B) C) D) E) are giving were giving will have given had given gives 14. A) B) C) D) E) had believed / doesn't survive believe / will not survive will believe / hasn't survived have believed / didn't survive believed / wouldn't survive z cs 12. — the traditions of the British black community.

A) B) C) D) E) were using / have had used / have would use / are having had used / had will use / have 20. A) B) C) D) E) laughs / doesn't possess is laughing / hasn’t possessed will laugh / didn't possess laughed / had possessed laughs / won't possess 23. A) B) C) D) E) was transformed had been transformed will have been transformed has been transformed will be transformed 24. A) B) C) D) E) signed / had paralysed signs / would paralyse had signed / will paralyse was signing / was paralysing will sign / paralysed 18. Nepal's government — a peace with an ethnic alliance. — the environment H A) B) C) D) E) will provide / will damage are providing / had damaged provide / is damaging provided / would damage were providing / damages 22. Over the past 15 years India — Into a far more powerful beast. the person who habitually — longest and loudest when a joke is retold — a particularly keen sense of humour. Scientists — that genetic variation in chromosome 15 — directly on a person’s susceptibility to lung cancer. The Germans Daimler and Benz — the horseless coach. A) B) C) D) E) had invented / was were inventing / is invented / will be would invent / had been have invented / was 21. The athletes of ancient Greece — potions to fortify themselves before a contest.Tenses Test 4 17. but Henry Ford — the first to use the assembly line for mass production. settling a strike that — the South of the country. and their modern counterparts — everything from anabolic steroids and growth hormones to doses of extra red blood cells. A) B) C) D) E) will rely has relied relied is relying relies 19. Forests — a natural barrier against avalanches and landslides. which proved a boon for poor Alpine § farmers. A) B) C) D) E) concluded / had been acting will conclude / acted conclude / would be acting have concluded / acts had concluded / acted 38 . More often than not. The test usually employed for testosterone abuse — on measuring the ratio of two chemicals found in the urine: testosterone glucuronide (TG) and epitestosterone glucuronide (EG). but the skiing industry.

e. He was a very independent child. “ ought to". e. “ can could” . e. Türkçe’de öğrendiğimiz kip kavramıyla eşdeğer tutulabilir.g. Modallar “ yetenek. “ could” . (Past ability) . . İngilizce’deki modal yapıları “ shall . Bu anlamıyla “ w ould” yapısı sadece “ eylem bildiren fiille r” ile beraber kullanılır. olasılık. Ayrıca. “ Used to ” ve Past Simple yapıları hem eylem bildiren hem de durum bildiren fiillerle kullanılır. “ used to” ve Past Simple kullanabiliriz.Uğraşmasına rağmen Jane'i evde kalmaya ikna edemedi. vb. “ need” ve “ dare” yapıları olmak üzere on iki adettir.Çok bağımsız bir çocuktu ve bu yüzden asla yardım istemezdi. Bir modal yapısı hiçbir özneye ya da zamana göre çekimlenmez. He could speak four languages when he was 10. Bu anlamda ayrıca. neden ve nerede kullanılır? İngilizce’de modal.g.m ight” . rica. “ w ill -w o u ld ” . vb. he couldn't persuade Jane to stay at home. . gereklilik. Modal nedir. “ w ould” ve “ m ight” yapıları bazı anlamlarında kendilerinden sonra sadece V0 aldıklarında bile Past Time ifade ederler.” anlamlar vermek için kullanılan yapılardır.should” .). bir modal yapısı birden çok anlama gelip farklı kullanımlara da sahip olabilir. “ may . bu yapılara ek olarak modal olmadıkları halde modal yapıları gibi anlamlar veren yapılar da mevcuttur (have to. Try as he might. Modal yapıları kendilerinden sonra sadece Vo aldıklarında genelde Present Time ya da Future Time ifade ederler. yapılarının yanı sıra “ m ust” . Bu örnekte kullanılan “ could” yapısı aslında “ ability” (yetenek) bildiren “ can” yapısının Past halidir. Ancak.10 yaşındayken dört dil konuşabiliyordu. Bu örnekte kullanılan “ m ight” yapısı aslında “ may” yapısının Past halidir.g. Bu yapıları iki grup halinde değerlendirmemiz mümkündür: Real Past Unreal Past Needn't have V3 1 } "-egerekyo«u"(ama yaptın) Would have V3 “ -erdP (ama -medi) 39 . Perfect Modals diye adlandırılan ve bir eylemin geçmişte tamamlandığını (bazen bu yapılar geleceğe de göndermede bulunurlar) gösteren yapılar da bulunmaktadır. Bu örnekte kullanılan “ w ould” yapısı geçmiş alışkanlıkları ya da durumları anlatırken kullandığımız bir yapıdır. tavsiye. Ancak. and so he would never ask for help.¿m . Modal yapıları kendilerinden sonra sadece V0 alarak kullanılmazlar. be able to. zorunluluk.

be able to) İngilizce'de genel anlamda bir şey yapma yeteneğimiz olduğunu ya da belirli bir şeyi yapabilme yeteneğimizi “caH'' yapısını Kullanarak ifade ederiz. We shall be able to learn the results of the games when he arrives. She can play the güitar. I could/was able to climb any tree in the forest. İngilizce'de geçmişteki yeteneklerimizden bahsederken “could” kullanırız. (general ability) . (particular action in the past) .O geldiğinde maçların sonuçlarını öğrenebileceğiz.g.Mesajı okudu ama onu anlamadı. After he has taken this course. could. e.Küçükken ormandaki her ağaca tırmanabiliyordum. Understand. When I was young.g.) She can answer these questions In an hour. “ Was/Were abla to” ve “ cotıld” arasında bir kullanım farklılığı söz konusudur. e. / She is able to play the guitar. Present Time ifade ederken bu iki yapı arasında bir farklılık söz konusu değildir. e. ABILITY: “Yetenek.Bu soruları bir saatte cevaplayabilir. (particular action In the past) .0 'nun James'e söylediği şeyi oldukça net duyabildim. o. Burada kullandığımız “could” yapısı yukarıda bahsettiğimiz “can" yapısının Past halidir. I was able to accomplish the task on time yesterday. Bu şekilde kullanıldığında “ was/were âble to " yapısı “ managed to ” (-i başartfrmj anlamı taşımaktadır. e. -ebilirlik” (can.MODfillTY Şimdi “modal” yapılarını'verdikleri anlamlara göre gruplar halinde inceleyelim: 1. 40 .ğ. . Bu* anlamda “can” yapısının yanı sıra modal olmamasına rağmen “be âble fö" yapısı da kullanılmaktadır.g. Olumsuz cümlede “ cou ld n’t" ve “ wasn't/weren’t able to ” kullanımları arasında hiçbir farklılık söz konusu değildir. (ability in particular circumstances) .” gibi algılama fiilleri ile beraber geçmişteki tek eyleme gönderme yaparken “ could” yapısının kullanımı mümkündür.Gitar çalabiliyor. Geçmişte belli bir anda bir seferliğine yaptımız eylemlerde (particular action & actual performance in the past) yetenek bildirmek istiyorsak “ could" kullanılmaz ve onun verine “ was/were able to ” kullanılır. . accomplish the task on time yesterday. istisnai bir durum olarak “ see. I could hear quite clearly what she said to James. he will be able to speak German very well.İşi dün zamanında bitirebildim/bitirmeyi başardım. hear. Ancak.Bu kursu aldıktan sonra Almanca 'yi çok İyi konuşabilecek.g'. Future A b ility ifade etmek için “ be able to " yapısını “ w ill” ve “ shall” modal yapıları ile beraber kullanabiliriz. e. Ayrıca. . (particular action in the past) Geçmişte belli bir anda bir seferliğine yaptımız eylemlerde (particular action & actual performance in the past) yetenek bildirdiğimizde "cou ld” kullanılmadığını söylemiştik. (particular action In the past) .g. He read the message but he couldn't / w asn't able to understand it. etc.

Measles can be fatal. Sue : Who can it be at the door? . .g.Haftasonunda kontrat imzalanabilir. Olumlu cüm lelerde gerçekleşmesi muhtemel tüm olasılıkların herhangi :birinden söz öderken yani General Possibility bildirirken “ may". . might well. . They could reach an agreement after these negotiations.Bu müzakerelerin ardından bir anlaşmaya varabilirler. . “ can” yapısının da kullanıldığı ve olasılık ifade eden durumlar bulunmaktadır. . be unlikely to Vo. e. .g. POSSIBILITY: “ Olasılık” (may. . Olumsuz cüm lelerde General Possibility bildirirken “ may not” ve “ might no t" yapılarını kullanırız. Yani. e. Bu anlamda “ can” modal yapısı soru cümlelerinde kullanılır. teorik olarak gerçekleşmesi mümkün olan (Theoretical Possibility) durumları anlatırken de “ can" yapısı kullanılabilir. might.Herkes Almanca öğrenebilir. can.Kapıdaki kim olabilir? John : It may/m ight/could be the postman.Bu bölümün sonunda düzensiz fiillerin bir listesini bulabilirsiniz. Bu cümlelerde “ geleceğe yönelik olasılık" (statement o f future possibility) ifade edilmektedir. We might not go on holiday next month. .Postacı olabilir.Kontrat haftasonunda imzalanmayabilir. Bu anlamda “ can" yapısı kullanılmamaktadır. e. “ m ight” ve “ could" yapılarını kullanırız.list of irregular verbs at the end of this section.Suat. Ancak. Bu cümlede verilen anlam bu eylemin herhangi bir zamanda yapılabileceğidir (statement o f present fact). . ne zaman bu bölüniün sonuna bakılırsa düzensiz fillerin listesi görülecek anlamı verilmektedir. Anybody çan learn German. You çan find a . The contract may not be signed at the end of the week. could well) “Possibility” ifade etmek için kullandığımız yapıları verecekleri anlamlar ve kullanıldıkları yerleri dikkate alarak incelemek gerekir. .g. Bu iki kullanımın yanı sıra.Gelecek ay tatile gidebiliriz. be bound to Vo. We might go on holiday next month. could. bazı durumlara bağlı olarak ortaya çıkabilecek durumları (Occasional Possibility) anlatırken de “ can” yapısı kullanılabilir. e. may well. be likely to Vo.GÜRCÜN < R ıd va n GÜRBÜZ S 2. The contract may besigned at the end of the week.Kızamık ölümcül olabilir. e.g.Gelecek ay tatile gitmeyebiliriz. Ayrıca.g. çünkü cümlenin olumlu ya da olumsuz olması gibi faktörler kullanabileceğimiz yapıların neler olacağını etkileyecektir.

. ?” şeklinde kullanılacaksa “i f yapısının ardından Past Simple kullanılmalıdır. “ Be bound to Vn” : e. He may/m ight/could w ell find the course difficult.g. Can/Could you pass the salt please? . ?" yapısı da rica da bulunurken kullandığımız yapılardandır..g.. “ Be unlikely to Vn” : e. “ May/might as w ell” yapıları olasılık ifade etmez. Bu şekilde kullanıldığında eylemi gerçekleştirecek kişi konuşmacı değil karşı taraftır. We may/might as well walk home..Beni dinler misin? Bu yapıların yanı sıra “ W ould you mind . e. . The dispute is unlikely to be settled for a long time.g. lütfen? Will/Would you listen to me? . Ancak. will. Evde otursam da olur..Burada sigara içmemin senin için sakıncası var mı? 42 . Bu şekilde kullanıldığında eylemi karşı taraf değil başka bir kişi yapacaktır.g.Bazı insanlar sırt ağrısı çekebilirler.Beni birkaç saniye beklemenin senin için sakıncası var mı? Eğer “ W ould you m ind if . . . f think this meeting will be a complete waste of time. . Eğer bu yapının hemen ardından bir fiil getirilecekse fiil Vlno şeklinde getirilir.g. Some people are likely to suffer back problems.g.g. bu yapının iki farklı kullanımı söz konusudur. 3. e.Ders ona zor gelebilir. would) Birinden ricada bulunurken soru cümlesi şeklinde “ can” . REQUESTS: “Ricalar” (can. Eve yürüyelim bari. it is bound to affect your work. Would you mind if I smoked in here? . “ could". “ w ill” ve “ w ould” yapılarını kullanırız.Evde sorunların varsa işini etkilemesi kuvvetle muhtemeldir. “ may/might as w ell” yapıları ile Yukarıda örneklendirdiğimiz “ m ay/might/could w ell" yapıları karıştırılmamalıdır.Uyuşmazlık uzunca bir süre çûzümlenemeyebilir. e. Would you mind w aiting for me for a few seconds? .Bu vakitte otobüs yoktur. . could. “ mav/might/could w ell” : e.Tuzu uzatır mısın. There are no buses at this time.Sanırım bu toplantı tamamen vakit kaybı olacak. If you have problems at home.g. e. I may/might as well stay at home.MODALITY Olasılık ifade eden diğer yapılar aşağıda örneklendirilmiştir: “ Be likely to Vn": e.

“Have to”. have got to. You have to work overtime tomorrow. “have got to” ve “need to" yapılarıdır. could) İzin isterken soru cümlelerinde ya da izin verirken düz cümlelerde “may". . Çok çalışmalıyım. “can". (External obligation) . e. 1must study a lot. e.g.g. My grades are poor. Alex: May I go out with my friends tonight? . (External obligation) ~ Pazartcsi'ye kadar projeyi teslim etmek zorunda.Yarın 10'da orada olmak zorundayız. OBLIGATION & NECESSITY: “Zorunluluk & Gereklilik” (must. e. “have got to” ve “need to" yapıları modal olmadıkları için öznelere ve zamana göre çekimienebilir. yani içten gelen zorunluluğu anlatırken “must” yapısı kullanılır. Şimdi bu yapıları inceleyelim: Must: “Internal obligation” Konuşmacının kendisinden kaynaklanan. Sun: 5. Have to I Has to: “External obligation” Kişinin kendisinden değil dışarıdan kaynaklanan zorunlulukları ve yasalar ve kuralların getirdiği gerekliliklerden bahsederken. but don't be late. have to. “might” . PERMISSIONS: “İzinler” (may. (Internal obligation) ~ Notlarım kötü. She has to hand the project in by Monday.g. need to ) “Zorunluluk” ya da “gereklilik” bildiren yapılar “must” ve asiında modal olmadıkları halde moda! gibi anlam ifade eden.Bu gece arkadaşlarımla dışarıya çıkabilir miyim? Ali right! You çan go out.S uat GÛRCRN ÆRtcJvan GÜRBÜZ 4. {External obligation) . Bu ifade notlarınızı görmeniz sonucu sizin kendi kendinize hissettiğiniz bir zorunluluk ve kendi kendinize aldığınız bir karardır. dışarı çıkabilirsin ama geç kalma. We have got lo be there at ten tomorrow. Have got to / Has got to: “Have got to" yapısı dıştan kaynaklanan zorunluluk anlatırken konuşma dilinde yaygın olarak kullanılır. 43 . “could” yapılarını kullanırız. “have to”. can.Yarın fazla mesai yapmak zorundasın.g. e. might.Tamam.

“ have to " ve “ have got to ” yapılarının geçmiş hali “ had to” yapısıdır ve bu yapı geçmişte bir şeyi yapmak zorunda kaldığımızı ifade eder. Ben: I have an unbearable headache.1 e. “ ought to " ve "had better” yapıları ise aynı anlamlara sahiptirler. Ought to. ABSENCE OF OBLIGATION IN THE PAST: (didn’t have to. so I didn't have/need to cook anything. don't/doesn't need to. Şimdi ise “must" yapısının güçlü tavsiyelerdeki (strong advice) kullanımını işleyelim: e. OBLIGATION IN THE PAST: (ha d to) "Zorunluluk" ya da “gereklilik” bildiren “ m ust” .Hem en b ir doktora görünm elisin! Should. so I had to wait for a tong time. . A) POSITIVE ADVICE: “ O lum lu Tavsiyeler” Must: “ Strong A dvice” □aha önce "must" yapısının içten gelen zorunlulukları (internal obligation) ifade ederken kullandığımızı görmüştük. should. “ Should” .g.Dayanılmaz b ir baş ağrım var. ' "musln't" kullanımı ilo ilgili dolaylı bilgiyi “Prahibİtion” S "Negative Advice” & “Negative Deduclion” başlıkları altında bulabilirisiniz. bu yüzden herhangi b ir şey pişirm em e gerek kalmadı. e. You needn't / don't have to / don't need to wait for me until I am back. b u yüzden uzun b ir süre beklemek zorunda kaldım."Son Sam uray’ film ini izlemelisin. .g. Oldukça güzel b ir film. 44 .g. My husband ordered pizza for dinner. Nick: You must see a doctor soon! . had better) Tavsiyede bulunurken kullandığımız yukarıdaki yapılardan “ m ust” diğerlerine göre daha kuvvetli tavsiyeler ifade eder. ought to.M O D ñU TY ABSENCE OF OBLIGATION: (needn’t. e. You should see “The last Samurai”. ancak “had better" yapısı sadece Present ve Future anlamda kullanılır. . . Bu anlamda “ m ustn't" yapısının kullanılmadığına dikkat ediniz. ADVICE: “Tavsiyeler” (musí.g. d o n ’t/doesn’t have to) Bir zorunluluk durumunun ortadan kalktığını anlatırken ya modal olarak “ needn't" yapısı ya da Present Simple şeklinde çekimlenen “ n o t have to " veya “ n o t need to " yapılan kullanılır. didn’t need to) Geçmişteki bir zorunluluk durumunun ortadan kalktığını anlatırken Past Simple şeklinde çekimlenen “ not have to " veya “ not need tp " yapıları kullanılır. It is an awfully good film.Eşim akşam yem eğine pizza ısmarladı.Ben geri dönene ka da r beklemek zorunda değilsin. 6. yani Past ifade edecek şekilde kullanılmaz. The shuttle to work was delayed.İş servisi gecikti. .g. Had better: “ M ild/Soft Advice" e.

.Daha ye ni üç ham burger yedi. I am used to physical work. Şim di yorgun oimaiı.g. He has just eaten 3 hamburgers. . . You mustn’t eat anything for 5 hours after the operation. 8. 45 . A ç olamaz. I am accustomed to typing fast.g. Durum ifade eden bu yapılar kendilerinden sonra VmB ya da “ Noun” ile takip ederler. e. . POSITIVE DEDUCTION: “Olumlu Çıkarım” (must) Olumlu cümlelerde. Look! Their lights are off.E ğer daha uzun yaşam ak istiyorsa sigara içmeye devam etmemeii. e.A ğ ır işlere alışkınım. • • Am/is/are + used to + Vı„B/ Noun Phrase Am/is/are + accustomed to + Vm l Noun Phrase : "-e alışkın" : “-e alışkın" e. 9. . She is used to getting up early.O erken kalkmaya alışkın. “ ought not to ” ve “ had better not” yapıları kullanılır. . . They mustn't be at home. “ can’t” ya da “ m ustn’t” kullanarak ifade ederiz.Geç saatlere kadar uyanık kalm am alı / kalmasa iy i olur.S uat GÜRCRN < Rıdvan GÜRBÜZ S B) NEGATIVE ADVICE: “ Olumsuz Tavsiyeler” 0 lumsu2 cümlelerde bir tavsiyede bulunurken “ m ustn’t” . mustn’t) Olumsuz bir cümlede. var olan bir duruma bağlı olarak ortaya çıkması kuvvetle muhtemel olan sonuçları “m usf kullanarak ifade edebiliriz. var olan bir duruma bağlı olarak ortaya çıkması kuvvetle muhtemel olan sonuçları.Am eliyattan sonra 5 saat boyunca hiçbir şey yememelisin.Evde olmamalılar. HABITUAL ACTIVITIES: “Alışkanlık haline gelen eylemler” Var olan alışkanlıkları ifade ederken "be used to " ya da “ be accustomed to ” yapıları kullanılır. He has worked for 13 hours today. .g. Bak! İşıkları kapalı.g. “ sho uldn't” . e. He must be very tired now. You just read. Sen sadece oku. NEGATIVE DEDUCTION: “Olumsuz Çıkarım” (can’t. He shouldn’t / ought not to go on smoking if he wants to live longer. . 7.Ben hızlı yazm aya alışkınım. She had better not stay awake until late hours. He can’t be hungry.Bugün 1 3 saai çalıştı.

g. He wore a brace on his teeth when he was a child.Biz çocukken haftasonları bizi sinemaya götürürdü. . They were very fond of playing baseball when they were at high school. e.or b ir süreçti. They both used to smoke too much.„g/ Noun : “-o alışmak" I got accustomed to living in Ankara at last. . Aşağıdaki cümlelerden "bahsedilen eylemlerin artık yapılmadığı" anlaşılmaktadır. but it was a difficult procoss. Şimdi tablo halinde bu kullanımı özetleyelim: Past Habit (alışkanlık)__________ Past Action (eylemi_________ Past State (durum) used to used to used to would would V2 V2 V2 46 . . ama şim di içmiyorlar. . e. “ w ould" (sadece eylem bildiren fiiller ile) veya Past Simple kullanılır.Onların h e r ikisi de çok fazla sigara içiyordu. but now they don't. HABITUAL ACTIVITIES IN THE PAST: “ Geçmişteki alışkanlıklar” Eskiden yaptığımız ancak şu anda yapmadığımız eylemlerden ve alışkanlıklardan bahsederken “ used to".Küçükken o çok utangaçtı.g.g. Durum bildiren fiiller ile “ w ould" yapısı kullanmadığımızı tekrar hatırlatalım. She would take us to the cinema at weekends when wo were children.MODRUTY Bir şeye alışma eylemini bildirirken ise durum bildiren “ be” fiili yerine durum bildiren yapıları eylem bildirir hale getirirken kullandığımız “ get" fiilini kullanırız.Yakında bizim le çalışmaya alışacağını umuyorum. Bu kullanımda da yine “ get used to ” ve “ get accustomed to” yapıları kendilerinden sonra Vın ya da “Noun" ile takip eder. . PAST STATES: “ Geçmişte var olan durum lar" Geçmişte yapılan eylemlerin yanı sıra geçmişte varolup artık mevcut olmayan durumları da “ used to " veya Past Simple kullanarak ifade ederiz. ama /. Q • • Get + used to + Vi„a/ Noun : "-e alışmak" Get + accustomed to + V.Onlar lisedeyken beyzbol oynamaya çok düşkündüler.Sonunda A n ka ra ’da yaşam aya alıştım.On yaşındayken diş teli takıyordu. I hope he will get used to working with us soon. . . e. She used to be very shy when she was young.

> “ Would rather/sooner" yapısı eğer geçmişte "bir şey yapmış/yapmamış olmayı tercih ederdim” anlamında kullanılacak ise kendinden sonra Perfect yapı olarak bilinen “ have V 3” yapısı ile devam eder. ama o şirkette çalışmayı reddetti. Would prefer: > “ Would prefer” yapısı kendinden sonra her zaman “ to Vo” alarak kullanılır. I would rather John had accepted the offer. e. .g. ama çok içiyor. Genel tercihlerimizi ya da belli bir durum İçin geçerli olan tercihlerimizi ifade ederken bu yapıların ardından sadece V» getirilir. but she smokes heavily. “ Be” yapısı ikinci kısımda tekrar edilmeyip sadece Vıng yapısı da kullanılabilir. I w ou/dm iterstayathom eÇ thân )go out. e.S uat GÛRCRN < Rıdvan GÜRBÜZ 5 10. I would prefe r to stay at home Qather than) (to) go out.g. (Past) . Bir şeyi başka bir şeye tercih ettiğimizi anlatırken ise ikinci tarafa “ than” yapısı kullanılarak geçilir ve fiil kullanılacaksa (fiil aynı fiil ise kullanılmasına gerek yoktur) yine sadece V 0 getirilir.g.g. e. . Now. Yani.Şim di burada çalışıyor olmaktansa evde uvuvor olmayı tercih ederim.g. (Present) . I can't answer the guestions. 47 . Şimdi soruları cevaplayamıyorum. . I would rather be sleeping at home Çthâg) (be) working in here now. > “ Would rather/sooner” yapısı eğer başka biri için tercih ifade etmek üzere kullanılacaksa ardından bir Subject (özne) alarak kullanılır ve devamında fiil gerçek zamanının bir derece geçmiş hali (one tense back) ile getirilir. I would rather have listened to him carefully. I would rather not speak German at home.Keşke John teklifi kabul etmiş olsaydı. > “ Would rather/sooner" yapısı eğer içinde bulunulan durumdan duyulan memnuniyetsizliği anlatmak için kullanılacaksa konuşma anına gönderme yapacağı için kendinden sonra “ be Vlno” yapısı getirilerek kullanılır. Present tercihler için Past Simple. Bir şeyi başka bir şeye tercih ettiğimizi anlatırken ise ikinci tarafa "rather than” yapısı kullanılarak geçilir ve fiil kullanılacaksa (fiil aynı fiil ise kullanılmasına gerek yoktur) yine sadece “ to Vo” getirilir.Evde Almanca konuşmamayı tercih ediyorum. e.Dışarı çıkmaktansa evde kalmayı tercih öderim.Bana kalsa sigara içmemeli. ancak bu yapıları kullanırken yaptığımız tercihin niteliği yapıyı nasıl kullanacağımızı etkilemektedir. Genel tercihlerimizi ya da belli bir durum için geçerli olan tercihlerimizi ifade ederken bu yapıların ardından sadece “ to Vo” getirilir. I would rather she d idn’t smoke. Şimdi bu yapıları ve yaptığımız tercihlerin bu yapıları nasıl değiştirdiğini işleyelim: Would rather / sooner: > “ Would rather/sooner” yapısı kendinden sonra her zaman Vo alarak kullanılır. PREFERENCES: “Tercihler” Tercihlerimizi bildirirken kullanabileceğimiz çeşitli yapılar mevcuttur.Dışarı çıkmaktansa evde kalmayı tercih ederim. e. Bir şeyi başka bir şeye tercih ettiğimizi anlatırken ise ikinci tarafa “ than" yapısı kullanılarak geçilir ve yine “ (be) V(nB ” yapısı kullanılır. > “ Would rather/sooner” yapısı kendinden sonra “ not” eki getirilerek olumsuz yapılır. e. .g.Onu dikkatli dinlemiş olmayı tercih ederdim. . Past tercihler için Past Perfect kullanılır. but he refused to work for that company.

Yukarıda incelediğimiz ve sadece fiillerle beraber kullanabildiğimiz "would rather/sooner” ve "would prefer” yapılarından farklı olarak “prefer” fiili iki isim (noun) arasında tercih yaparken de kullanılır. e.Sandwich yem ektense b ir bardak çay içm eyi tercih ederim.„„” yapısı kullanılır.Sue onların. (Present) . 48 . e. Sue would rather them to have accepted her offer. Now. Su şekilde kullanıldığında iki isim arasında geçiş yapısı olarak “to" edatı kullanılır.Graham sandviç yemeMense b ir bardak çay içmeyi tercih eder.Onu dikkatli dinlemiş olmayı tercih ederdim .g. > “ Would prefer” yapısı kendinden sonra “ not” eki getirilerek olumsuz yapılır. . > “ Would prefer" yapısı eğer geçmişte "bir şey yapmış/yapmamış olmayı tercih ederdim" anlamında kullanılacak ise kendinden sonra Perfect yapı olarak bilinen “ to have V 3” yapısı ile devam eder. noun noun y “ Prefer” fiili ayrıca kendinden sonra başka bir fiil alarak da kullanılır. I would prefer to have listened to him carefully. Prefer: > “ Prefer” fiili bir şeyi bir şeye tercih ettiğimizi anlatırken kullanabileceğimiz bir diğer yapıdır. > “ Would prefer” yapısı eğer başka biri için tercih ifade etmek üzere kullanılacaksa ardından bir Object (nesne) alarak kullanılır ve devamında fiil Present’a göndermede bulunmak için “ to Vo” . . “ To be” yapısı ikinci kısımda tekrar edilmeyip sadece V|„g yapısı da kullanılabilir. but they refused to work for Sue. I would prefer n o t to speak German at home. I would prefer her not to smoke.g. Şimdi soruları cevaplayamıyorum.Çayı kahveye tercih ederim. I can’t answer the guestions. e. e.g. . Past'a göndermede bulunmak için “ to have V3” şeklinde getirilir. . I prefer tea ('To)coffee. (Past) .MODRUTY f “ Would prefer” yapısı eğer içinde bulunulan durumdan duyulan memnuniyetsizliği anlatmak için kullanılacaksa konuşma anına gönderme yapacağı için kendinden sonra “ to be Vini” yapısı getirilerek kullanılır.Onun sigara içm em esini tercih tercih ederim ama aşırı sigara içiyor.g. onun teklifini kabul etmiş olmalarını tercih ederdi. I would prefer to be sleeping at home Çjith e r than> (to be) w orking in here now. Bir şeyi başka bir şeye tercih ettiğimizi anlatırken ise ikinci tarafa “ rather than" yapısı kullanılarak geçilir ve yine “ (to be) V. e.Şimdi burada çalışıyor olmaktansa evde uvuvorolm avı tercih ederdim .g. e. ama onlar Sue'nun yanında çalışmayı istemediler.Evde Almanca konuşm am ayı tercih ediyorum. . I prefer drinking a cup of tea ( to ) eating a sandwich.g. but she smokes heavily. . Eğer tercih ifade ederken geçiş yapısı olarak arada "to " kullanılırsa fiil “ Vjno” şeklinde. Graham prefers to drink a cup of tea ÇTather than) to eat a sandwich. arada “ rather than” kullanılır ise fiil “ to V0” şeklinde getirilir.

e. Bu odaya sadece personel girebilir. Şimdi bu yapıları inceleyelim: Be to Vn: “ Görevlendirme” ve "P rogram lar" > “ Be to Vo" yapısı birine görevlendirmede bulunurken veya belirli bir program dahilinde olacak olan eylemlerin başlangıç ve bitiş zamanları ile ilgili beklentileri ifade ederken yaygınlıkla kullanılır. > “ Was/were to have V3” yapısı İse “yapacaktım ama yapamadım” anlamında olup geçmişte gerçekleştirilmesi planlanan ancak gerçekleştirilemeyen şeyleri ifade ederken kullanılır. yasaklama bildirirken modal olmamalarına rağmen benzer anlamlar taşıyan “ be forbidden to". Bu yapı “yapacaktım ve yaptım" anlamında olup geçmişte gerçekleştirilmesi planlanan ve gerçekleştirilen şeyleri ifade ederken kullanılır. I will collect some data and you are to type them as soon as possible.g. EXPECTATIONS : “Beklentiler” (Be to V0 Be supposed to V0) > Bir beklentinizi ifade ederken yukarıdaki yapılardan herhangi birini kullanabilirsiniz. It is a “staff only” room. Bu yapı “ must” veya “ have to ” yapısına ya k ın ö r anlam taşımaktadır. e.Bu odaya giremezsiniz.Film saat 7’de başlayacak. but the announcement was delayed. It’s forbidden to smoke here. . You mustn’t smoke here.g. Daha önce “ m u stn 't” yapısının olumsuz tavsiyede bulunurken (negative advice) ve olumsuz çıkarımda bulunurken (negative deduction) kullanıldığından söz edilmişti. .Burada sigara içemezsiniz. 12. 49 . ama açıklama ertelendi. The Prime Minister was to have announced the final decision yesterday.Ben biraz bilgi toplayacağım ve sen de en kısa zamanda bunları yazacaksın. The film is to start at 7 p.g. -A rk a d a ş la rım a bazı m ektuplarpostalayacaktım (vepostaladım ). ’*■ “ Be to Vo” yapısının Past hali “ was/were to Vo” şeklindedir. It is prohibited to write in ink on the exam papers. “ be prohibited to ” ve “ not allowed to ” yapıları da kullanılabilir. Şimdi ise aynı “ m ustn’t" yapısının yasaklama (prohibition) ifade ettiği kullanımını inceleyelim: e.g. Aralarında anlamca çok küçük farklılıklar olan bu yapıları biribirinden ayırmamız bizden istenmeyeceğinden beklenti anlamında bir İfadeye ihtiyaç duyulacağı durum ve sorularda bu yapılardan herhangi biri kullanılabilir.S uat GÜRCRN < Rıdvan GÜRBÜZ S 11. Burada sigara içm ek yasak.g. . . . Ayrıca. e. . PROHIBITION: “Yasaklama” (mustn’t) Yapılması yasak olan eylemlerden bahsederken “ m ustn’t” yapısı kullanılır. Darby : Why were you at the post office yesterday? W erner: I was to post some mall to my friends.m.Başbakan nihai kararı dün açıklayacaktı.Sınav kağıtlarına tükenm ez kalemle yazı yazm ak yasaktır. You aren't allowed to enter this room. e.

Bu yapı “yapmam gerekirdi ama yapmadım" anlamında olup geçmişte gerçekleştirilmesi gereken ama yapılmayan şeyleri ifade ederken kullanılır.g. Asking for Someone’s opinion: “Akıl Danışma” (Shall. Şu anda proje üzerinde çalışm ıyor olabilir. The show is supposed to finish at 2 a. A: Jane's lights are off. Could be Vinn: “-yor olabilir” Konuşma anında olan bir durum ile ilgili düşük olasılıklı tahminde bulunurken “may be Vmg” . A: Do you know where James is? . e. Bu yapının karşıtı “mustn’t be Ving” ve “can't be Vı„g" yapılarıdır. e. Should I leave margins on this page? . You were supposed to attend the meeting yesterday. e.g. Neredeydin? 13. He must be sleeping. she can't be/mustn't be studying.MODRUTV Be supposed to : “ Beklentiler” ve “ Programlar” > “Be supposed to” yapısı "beklenti” anlamının yanı sıra belirli bir program dahilinde olacak olan eylemlerin başlangıç ve bitiş zamanları ile ilgili beklentileri ifade ederken yaygınlıkla kullanılır. Should) Birisine bir konuda akıl danışırken genel itibariyle “shall” ve “should” modal yapıları kullanılır.Şimdi proje üzerinde m i çalışıyor? B: I don't know. Uyuyor olmalı. Şimdi bu yapıları inceleyelim: e.Jam es’in nerede olduğunu b iliyor m usun? B: He is at his room. Olumsuz cümlede ise “may not be Vıng” ya da “might not be Ving" yapıları düşük olasılık ifade ederler. Bunlardan bazıları aşağıda verilmiştir.m. e.Dün toplantıya katılm an gerekiyordu. A: Is she working on the project now? . She may/might not be working on it now. but he mav/miaht/could be sleeping at home. Bu yapı “should” ve “ought to" yapılarına yakın bir anlam taşımaktadır.Öyleyse. May be Vinn.Evet. “might be Vıng".Bu sayfada kenar boşluğu bırakm alı mıyım? MODALITY PROGRESSIVE (modal + be + VmB ) Modal yapıları kendilerinden sonra “be Vı„g” yapısı kullanıldığında genelde konuşma anına göndermede bulunurlar. Ayrıca. . . olabilir. .Bilmiyorum. bu grupta “must be Vi„0" yapısını da “-yor olmalı” anlamında kullanabiliriz.Gösterinin saat 2'de bitm esi lazım. > “Be supposed to” yapısının Past hali “was/were supposed to" şeklindedir. .Odasında.g. B: Then.g. çalışıyor olamaz. Might be Vmn. we could do so. . .Oturma odasını haftasonu boyayalım mı? Sean : Yes.Jane'nin ışıkları sönük.Sarah projeyi Pazartesi'ye kadar bitirmeli. . ya da “ could be Vıng” yapıları kullanılır.Bilmiyorum am a evde uyuyor olabilir. Where were you? . Brad : Shall we paint the living room at the weekend? . 50 . .Jam es'in nerede olduğunu biliyor musun? B: I don't know.g. A: Do you know where James is? . Sarah is supposed to finalize the project by Monday.

. .g. I shouldn't have told anything to him. Mav/might/could have V-.Buraya beş dakika erken gelm iş olsaydın onu görebilirdin.Yarın bu vakte kadar bu işi bitirm iş olabiliriz. : Past possibility II “ -mış olabilir" “General possibility" anlamında bu üç yapıyı kendilerinden sonra sadece V0 getirerek kullanmıştık.İngiliz tem silciler Salı'ya kadar İstanbul'a varmış olabilirler. Toplantıyı unutmuş olabilir.S uat GÜRCRN S Rıdvan GÜRBÜZ MODALITY PERFECT (modal + have + V3) Modal yapıları kendilerinden sonra “ have V3” yapısı alarak geçmişe göndermede bulunurlar. If you had come here 5 minutes earlier. Past regret II “ -meliydi/-malıydı” "Advice" (tavsiye) anlamında “should" yapısını daha önce anlatmıştık. English representatives might have arrived in İstanbul by Tuesday. We could have finished this task by this time tomorrow. . you could have seen her.Bilmiyorum. Eğer geçmişteki herhangi bir şey için düşük olasılık ifade etmek istiyorsak bu yapıları kendilerinden sonra “ have V3" getirerek kullanabiliriz.g. She should have studied more.g. Bu yapıyla aynı anlama gelecek şekilde “ might have V3" ve “ would have V3” yapılarının da kullanılabileceğini bilmek gerekir. Bu şekilde kendinden sonra “ have V 3 ” alan bazı yapılar bazen geleceğe de gönderme yapabilirler. She mav/might/could have forgotten about It. Daha fazla çalışması gerekirdi. Kathy couldn't pass her final exam. A: Why didn't Elena come to the meeting yesterday? . Eğer verdiğimiz tavsiye veya eleştiri geçmiş anlam içeriyorsa ya da geçmişte yaptığımız ya da yapmadığımız bir eylemden duyulan “ pişm anlık” sözkonusu iso “ should have V3” ya da “ ought to have V3” yapılarını kullanabiliriz.Ona hiçbirşey söylem emem gerekirdi. . .Elena dün niye toplantıya gelmedi? B: 1don't know. Bu üç yapı ayrıca kimi zaman “geleceğe” de göndermede bulunabilir. e. Hatırlanacağı üzere If Clause Type III yapısının ana cümleciğinde bu üç yapıyı da kullanabilmekteyiz. Could have V3 : Missed opportunity In the past II “ yapabilirdin ama yapmadın” “ Could have V3” yapısı yukarıda verdiğimiz “Past possibility” anlamı dışında ayrıca “geçmişte kaçırılmış fırsatlardan” bahsederken de kullanılabilmektedir. O güvenilir birisi değil.Kathy final sınavını geçemedi. e. .g. e. Şimdi bu yapıları inceleyelim: Should/ought to have V-ı : Past advice. . e. He isn't a dependable person.

M O D R U T Y ___________________________________
C ouldn't have V i e.g. : “ mezdim / mazdim”

If you hadn't helped me, I couldn't have passed the exam. - E ğ e rse n bana yardım etmeseydin, sınavı geçemezdim.

Must have V i

: Deduction in the past II “ -mış olmalı"

Geçmişe yönelik kuvvetli bir tahminde bulunuyorsanız ya da başka bir deyişle geçmişe yönelik bir çıkarımda bulunuyorsanız “ -mış o lm alı" anlamına gelen “ m ust have V3” yapısı kullanılır. Bu yapının “zorunluluk” anlamı ile bir ilgisi bulunmamaktadır. e.g. It was a difficult exam, and Joe passed it. He must have studied a lot. - Zo r b ir sınavdı ve Joe o sınavı geçti. Çok çalışmış olmalı.

Mustn’t have V-ı : Negative decution in the past II “ -mamış olmalı" Geçmişe yönelik kuvvetli ve olumsuz bir tahminde bulunuyorsanız ya da başka bir deyişle geçmişe yönelik olumsuz bir çıkarımda bulunuyorsanız “-mamış olmalı” anlamına gelen “mustn’t have V3” yapısı kullanılabilir. e.g. A: She passed by without saying even “hello”. - "Merhaba" bile demeden yanım dan geçti. B: She mustn't have noticed you then. - Sen/ fark etm em iş olm alı öyleyse.

Can’t /couldn’t have V i : Negative decution in the past II “ -mış olamaz” Geçmişe yönelik kuvvetli ve olumsuz bir çıkarımda bulunuyorsanız “-mış olamaz” anlamına gelen “can't/couldn’t have V3" yapısı kullanılabilir. e.g. They only put the for-sale sign yesterday. They can't have sold their house yet. - Satılık ilanını daha dün astılar. Henüz e vi satm ış olamazlar.

Needn't have V * : Absence o f necessity In the past II “ -e gerek yoktu ama yaptın” Geçmişte, bir eylemin yapılmasına aslında gerek yoktu ama yine de eylem gerçekleşti anlamı verilmek istendiğinde “needn't have V3" yapısı kullanılır. e.g. We needn’t have hurried indeed. The meeting started 30 minutes late. - Aslında acele etmemize gerek yoktu. Toplantı yanm saat geç başladı. You needn't have bought any bread. 1 had already bought some. - Ekmek almana gerek yoktu. Ben zaten almıştım.

52

Modality in English / Test01.-24. sorularda, parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. 1. — you pick me up in an hour as I have a few farewells to make before we finally leave? A) B) C) D) E) May Can Might Shali Should

1

5. You — a valid excuse fo r you r absence from the meeting, o r you — into trouble w ith the manager. A) B) C) D) E) can find / must get are able to find / ought to get should be finding I may have gotten had better find / will get were supposed to find / had to get

2. Before we start spending money on a new office, perhaps we — if we — the space we already have more effectively. A) B) C) D) E) should see / can utilize may see / could utilize were able to see I had better utilize could see / had to utilize are to see / might have Utilized

The boss tried to halve the employees' holidays from fo u r to tw o weeks, but the workers w ent on strike immediately and he — his decision. A) B) C) D) E) might have reversed was supposed to reverse had to reverse should have reversed could have reversed

3. Your genes — how much you smoke and how likely you — lung cancer as a result. A) B) C) D) E) controls / might get have to control / had better get are supposed to control / ought to get may control / are to get need to control / have to get

more com fortable in the office this 7. It sum m er as a new air-conditioning system has been installed. A) B) C) D) E) could have been has got to be was to be had better be should be

4. The airline — hundreds o f flights when problems in the baggage-handling system resulted in a backlog o f at least 20,000 bags. A) B) C) D) E) was able to cancel would rather cancel ought to cancel may cancel had to cancel

8. Perhaps the m o st outstanding electric gu itarist In history, Jim i Hendrix — music, and so he — all o f his tunes by ear. A) B) C) D) E) mustn't have read / could learn couldn’t read / had to learn wouldn’t read / may have learnt might not read / was able to learn shouldn't have read / can iearn

53

M o d a litu Test 1
9. Strong acids, such as sulphuric acid and nitric acid, are very dangerous and — carefully. A) B) C) D) E) must be handled can be handled may have been handled were to be handled could be handled 13. Sea turtles — to the surface to breathe, but when they are caught by the fishing webs they can 't go to the surface and be choked. A) B) C) D) E) need to go used to go would have gone should have gone may have gone

10. A ir pollution from industry and traffic — serious health problems in towns and cities, as well as long-term damage to the environment. A) B) C) D) E) has got to cause should have caused can cause ought to have caused was supposed to cause

14. He said he did w hat he liked despite his mother's views and appeared to boast that he — prim e m inister when he was 25. A) B) C) D) E) must be had better be could have been should be will have been

11. For the ir abundance and diversity, no animals — the insects. There — a m illion species across the w orld. A) B) C) D) E) would rather match / would be have had to match / can be used to match / must have been could have matched / will be can match / may be

15. The origin o f life is not well known to science, though lim ited evidence suggests that life — well-established only a few 100 m illion years after the form ation o f the Earth. A) B) C) D) E) will have been must be should have been may have been Is to be

12.lt — ou r dog w hich barked continuously all night, because it was sleeping inside w ith us. A) B) C) D) E) can't have been may not be won't have been shouldn't be might not be

16. The earth's crude oil reserves are finite. New sources o f energy, more friendly toward the environment, exist and — . A) B) C) D) E) would rather be exploited must be exploited were supposed to be exploited might have been exploited were to be exploited

54

S uat GURCRN & Ridvon GURBUZ
17. Meal planning involves several factors. The food — nutritious and appealing, and its cost should be w ithin a fam ily's b u dget A cook also — the time required to prepare certain meals. A) B) C) D) E) can be / is able to consider shall be / would like to consider had to be / used to consider should be I must consider might be / was able to consider 21. Ed: My car broke dow n in Death Valley last week. I — it tow ed more than a hundred miles to the nearest mechanic. That — a fortune!

Lilly: A) (3) C) D) E)

should have had / may cost could have / has to cost had to have / must have cost may have had / would cost was supposed to have / can cost

18. — you be a dear and get me a glass o f water? A) B) C) D) E) May Should Would Might Ought

H

22. Rupert — the money, but it seems unlikely. A) B) C) 0) E) must have taken was supposed to take should have taken would prefer to take might have taken

19.1 am not sure whether he is there now; hebut even if he is not, he — there later. A) B) C) D) E) may not be / may go must not be / has to go had better not be / has had to go couldn’t have been / can go ought not to be / must go

23. Ted's flig h t from Amsterdam took more than 11 hours. He — exhausted after such a long flight. He — to stay in ton ight and get some rest. A) B) C) D) E) would be / ought to prefer must be / might prefer had better be / used to prefer shall be / is able to prefer may be / had to prefer

20. If he were more polite, he — better liked. A) B) C) D) E) might be can be may be will be must have been

24. If you w ant to get a better feeling for how the c ity is laid out, you — downtown and explore the waterfront. A) B) C) D) E) would waik were to waik might walk would rather walk must have walked

55

Modality in English / Test-2
01.-24. sorularda, parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. 1. While hiking in Alaska, you m ust keep an eye out for bears. If you see one, you — it, but you ___ be afraid o f them either. A) B) C) D) E) don't need to approach / can't couldn't have approached / needn't weren't to approach / shouldn’t mustn't approach / don't have to may not be approaching / couldn't 5 C
m J

5. When I was a child my grandmother was continually correcting our manners. She always used to say, "One — with one’s mouth open." Or, she w ould correct us by saying, "One — one's elbows on the table." A) B) C) D) E) hasn't got to ea t/nee dn’t rest can’t e a t/m ay not rest couldn’t have eaten / shouldn't rest had better not eat / might not rest mustn’t eat / mustn't rest

2. Yesterday, f — all day fo r m y French final. I Z didn't get to sleep until after m idnight. D* § A) must have crammed w B) may bo cramming C) should have crammed D) needn't have crammed E) had to cram

6. I've redone this math problem at least twenty times, but my answer is w rong according to the answer key. The answer in the book — wrong! A) B) C) D) E) was supposed to be must be would rather be shall be may have been

3. Nate:

Oh no! I com pletely forgot we — Jenny up at the airport. Barbara: She must still be sitting there waiting fo r us. had to pick would have picked were supposed to pick must have picked had better pick
g >■

7.

A) B) C) D) E)

Tomorrow is Nancy’s birthday. She said you didn’t need to buy her anything fo r her birthday, but I really think you at least — her some flowers or a nice bottle o f wine. A) B) C) D) E) should get could be getting would love to get were supposed to get have had to get

cc > g JK

4. Ingrid received a scholarship to Yale University which w ill cover 100% o f the tuition. She — at ail about the increasing cost o f education any more. A) B) C) D) E) doesn't have to worry couldn’t have worried wasn’t supposed to worry ought not to have worried would rather not have worried

8. You look very fam iliar. I — you before. A) B) C) D) E) should have met might meet could meet must have met was supposed to meet

56

S uat GÜRCRN & R/dvon GÜRBÜZ
9. Debbie said she was really busy this week, but I think she — at the party if she doesn't have to w ork overtime on Friday. A) B) C) D) E) must be showing up can show up might show up has to show up was supposed to show up 13. You — ! That can't be true. A) B) C) D) E) can’t,have kidded would rather not kid had better kid must be kidding may not be kidding

10. Oh my God, he's unconscious. Don't move him. He — internal injuries. Somebody call an ambulance! A) B) C) D) E) might have would have had had better have ought to have had was to have

14. New research suggests that exercise — the chance o f heart disease as w ell as cancer. That's w hy I toid my father that he — walking once a day. x A) B) C) D) E) had better reduce / can start would reduce / has got to start is to reduce / must have started could have reduced / may start can reduce / should start

11. Australia — the U.N. agreement when it was firs t signed in 1997 among the developed countries, but it didn’t w ant to do so at that time. A) B) C) D) E) muSt ratify might ratify ought to ratify had better ratify should have ratified

15. You must be joking ! If you thin k I'm going to give you a tip after yop mixed up the meal orders, spilled w ine on me and insulted my wife, you — your head examined!!! A) B) C) D) E) had better get were supposed to get could have got were to get should have been getting

w SI > § c=

16. Tim: 12. Dan: Where’s the remote control? I want to change the channel. Fiona: 1 don’t know. It — under the couch. Or, perhaps I absent-mindedly took it into the kitchen. I'll check in there. couid have been might be was supposed to be does have to be ought to have been

Simona: A) B) C) D) E)

W hile I was a student, I spent a year and a ha lf studying Pygmy culture in the Central A frican Republic. My research focused on unique aspects o f the the ir social structure and religion. That — absolutely fascinating!

A) B) C) D) E)

ought to have been would rather be must have been was supposed to be will have to be

57

M od alitu Test 2
17. We — Sally and her husband to come to the picnic on Saturday. We haven’t seen them in weeks, and they really — a nice day at the beach. A) B) C) D) E) are to invite / have got to enjoy should invite / might enjoy are supposed to invito / shall enjoy have to invito / ought to enjoy could invito / had bettor enjoy 21. At first, my boss didn’t w ant to hire Sam. But, because I had previously worked with Sam, I told my boss that he — another look at his resume and reconsider him for the position. A) B) C) D) E) must have taken will have to take may have taken would rather take should take

18. You — along some cash. The restaurant doesn't accept credit cards. A) B) C) D) E) had to take couid have taken might be taking have got to take must have taken

22. Lewis told ju ro rs that the prosecutor was an old friend, a "good man" and a good father, so he — 4 people. A) B) C) D) E) needn't have killed shouldn’t have killed wouldn’t kill can’t have killed may not kill

19. We — Tony to see if he's at home before we go over to his house. He m ight not be there and we don't w ant to drive all the way over there for nothing. A) B) C) D) E) had bettor call might have called should have called ought to bo calling had to call

2 3 .1don't have to go to w ork tom orrow because it is Memorial Day. The best thing about a day off from w ork is that I — up at 6:00; I can sleep in till noon if I w ant to. A) B) C) D) E) neodn’t have got don't need to get couldn’t have got didn't need to get mustn’t get

20. Before arriving in Tambis he — through or even stayed fo r a sho rt tim e in Manila because the route from Vladi passes by this place. A) B) C) D) E) must have passed should have passed ought to pass would have passed was supposed to pass

24. You — so much. It doesn't do you any good. Either you get the job, or you don't. If you don’t, ju s t apply fo r another one. Eventually, you w ill find work. A) B) C) D) E) shouldn't worry weren’t supposed to worry might not have worried shouldn’t have worried could not worry

58

Modality in English / Test-3
01.-24. sorularda, parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. 1. Jenny's engagement ring is enormous! It — a fortune. A) B) C) D) E) must have cost should have cost was supposed to cost would rather have cost used to cost
5 . | — Arabic flue ntly when I was a child and we

lived in Egypt. But after we moved back to Canada, I had very little exposure to the language and forgot alm ost everything I knew as a child. Now, I — ju s t a few things in the language. A) B) C) D) E) was able to speak / may say used to speak / have been able to say would rather speak / could say were to speak / had better say could speak / can say

When you have a small child in the house, you S — small objects lying around. Such objects — , z causing serious injury o r even death. ^ A) B) C) D) E) don’t have to leave / must bo swallowed couldn’t have left I might be swallowed cannot leave / have to be swallowed needn’t have left / ought to be swallowed mustn't leave I can be swallowed

The book is optional. My professor said we — it if we needed extra credit. But we — read it if we don’t want to. A) B) C) D) E) would read / didn’t have to have to read / may not could read / don’t have to might read / needn’t have would sooner read / had better not

3. Dave: Nathan: A) May B) Must C) Should D) Can E) Need

— you hold your breath fo r more than a minute? ! N o J can’t.

You — your um brella along with you today. The weatherman on the news said there's a storm north o f here and it — later on this afternoon. A) B) C) D) E) might take / had better rain should lake / might rain have had to take / should rain must have taken / could rain could have taken I may rain

4. Please make sure to w ater my plants w hile I am gone. If they don’t get enough water, they

Can we pull over at the next rest stop? I really — the bathroom and I don’t know if I — it until we get to Chicago. A) B) C) D) E) should use / had to hold can use / will be able to hold ought to have used / could have held would rather use / must hold have to use / can hold

A) B) C) D) E)

might die would die have had to die must have died may have been dying

59

M o d a lity Test3
9. Leo: Nancy: Where is the spatula? It — in this drawer but it’s not here. I ju s t did a load o f dishes last night and they’re s till In the dish washer. It — in there. That’s the only other place it could be. 13. Do you — w ith your mouth open like that? Geez, it’s making me sick watching you eat that piece o f pizza. A) B) C) D) E) can chew used lo chew needed to chew have to chew may chew

A) B) C) D) E)

should be / must be may be / might be has got to be / had better be is supposed to be / had to be used to be / would like to be

10, Oh nol Frank’s w allet is lying on the coffee table. He — it here last night. A) B) C) D) E) could be leaving should have left had better leave must Have left may leave

14. If you are over 18 in California, you — take a driver training course to get a driver's license. You can have a friend or a fam ily member teach you instead. But remember, you — still get your perm it before you start practicing. A) B) C) D) E) didn’t have to / should shouldn't have / may are not to / had better don't have to / must weren’t supposed to I could

11. Ned: — I borrow your lighter fo r a minute? Stephen: Sure, no problem. Actually, you — keep it if you w ant to. I’ve given up smoking. A) B) C) D) E) Will / may Can /can Shall / have to Could /would Would I might

15. Mrs. Scarlett’s body was found in the lounge ju s t moments ago, and it’s still warm! Nobody has left the mansion this evening, so the killer — someone in this room, it — any one of uslll z 5£ cs A) B) C) D) E) would b e ! could be must b e /m ight be is supposed to be / will be has had to be I must be can be / used to be

12.1 can't believe she said that to Megan! She — her cooking in fro n t o f everyone at the party last night. She — said she was full or had some salad if she didn’t like the meal. A) B) C) D) E) may not have insulted / might have would rather not insult / must have had better not insult / would have wasn't supposed to insult I will have shouldn't have insulted / could have

16.— you always say the firs t thin g that pops into your head? — you think once in awhile before you speak? A} B) C) D) E) Will / May not C ould/Shan’t M ust/C an't Would / Mustn’t Need / Might not

60

S uat GÜRCRN & R idvan GÜRBÜZ
17. Ted: I do n't know w hy Denise started crying when I mentioned the wedding. It — w hat you said about her brother. Or, perhaps she is ju s t nervous. After all, the big day is tomorrow. 21. You — the application if it has not been com pletely filled out. Check that the name, address, and background inform ation are correct. If the form is n o t accurate and complete, you w ill be rejected and you — reapply at a later date. A) B) C) D) E) can't submit I were supposed to had better not subm it/w ould like shouldn’t submit / had to didn’t have to submit / can mustn't submit / will have to

Pamela:

A) B) C) D) E)

might have been was supposed to be would rather have been must have been ought to have been

22. Tina: 18.1was reading the book last nigh t before I w ent to bed. I never took it out o f this room. It — around here somewhere. Where — it be? A) B) C) D) E) should have lied / would was supposed to lie / must had better be lying / may must be lying I can may be lying / will g > < E =* > S us ®

Stephanie:

Look at these flowers - they're beautiful! But, there's no card. Who — them? It m ust have been David. He's the only one w ho w ould send you flowers.

A) B) C) D) E)

could have sent may send should be sending must send would have sent

19. You — be rich to be a success. Some of the m ost successful people I know haven't go t a penny to their name. A) B) C) D) E) had better not don't have to should not must not were not supposed to

23. You — to pay the rent tom orrow . The landlord is very s tric t about paying on time. A) B) C) D) E) don’t have to forget haven’t got to forget may not have forgotten needn’t forget mustn't forget

20.1 — at the meeting by 10:00. I w ill probably a taxi if I w ant to be on time. A) B) C) D) E) ought to have been / be able to take must be / have to take was to be / need to take had to be / be taking could b e /ta k e

24. You — be so rude! W hy do n't you try saying "please" once in a w hile. A) B) C) D) E) had better not wouldn’t like don’t mind would rather not be wouldn’t love

61

Modality in English / Test01.-24. sorularda, parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. 1. I — her $10,000, bu t I never made it past $7,000 because my house in Arkansas w ouldn't sell. A) B) C) D) E) would pay could pay was able to pay was to pay was supposed to pay

1

5. Unfortunately, James and Michelle had already made plans, so they — w ith us to the exhibition at the Museum o f Contemporary Art. A) B) C) D) E) may not have come shouldn't have come ought not to come couldn't come weren't supposed to come

A dult dinosaurs were about the size of elephants, so they — able to crawl under rocks when tem peratures fell. Since some people might be allergic to chemicals in artificial plant foods, the book J says that you -— an organic brand to avoid w C£ skin irritations. ,“" A) B) C) D) E) could have used may be using might have used were supposed to use should use A) B) C) D) E) couldn’t have been needn’t have been shouldn't have been didn’t need to be wouldn't be

Betty was an excellent pianist. But, according to court documents, she also had emotional 13 problems so she — suicide. ^ >
cr

In order to w in the pie eating contest, Norman has to eat sixteen pies in ten minutes. He — that many pies, otherwise he w ould explode! A) B) C) D) E) can't possibly eat wasn't possibly supposed to eat had better possibly not eat could not possibly eat needn’t have possibly eaten

A) B) C) D) E)

is able to commit may have committed is likely to commit ought to have committed used to commit

3‘ s S C£ —

4. We —- the highway patrol to check road conditions. The road to Smithsville — passable. A) B) C) D) E) ought to have called / can’t be may call / couldn’t have been shall call / shouldn't have been could have called / won’t be had better call / might not be

We should call Tim before we go over to his house; he — there. I don’t want to drive all the way there fo r nothing. A) B) C) D) E) may not have been might not be wouldn't be hadn't been wasn't to be

62

S uat GURCRN & Ridvon GURBUZ
9. i know Eve wants to go to the ballet with us, but we’d better call her before we get her ticket. She works Wednesday nights, and she — time off that evening. A) B) C) D) E) won't have got didn't use to got had better not get might not be able to get wasn't supposed to get 13 . | — my credit card to get it to stop. I am very angry with that lousy company. A) B) C) D) E) will have cancellod might have cancelled would cancel may have cancelled will have to cancel

14. To prevent heart disease, many — lifestyle than take drugs. 10.1 would love to go on the cruise to Tahiti with «§ Robin and Michelle. But such a luxurious trip g — a fortune. I doubt I — something like that, a? <T 3A) B) C) D) E) will have to cost / must afford . must have cost / had better afford can cost / have io afford must cost / could afford may have cost / am to afford § •£= A) B) C) D) E) are to change would change may have changed should have changed would rather change

11. Susan — the speaker because the crowd was ac d cheering so loudly. C j z > «= A) wasn’t supposed to hear Zb B) didn't have to hear § W C) couldn't hear .S E D) used not to hear E) can't hear

15. One of the hardest moments for her was when she — her baby having loved, cared for this tiny infant for six weeks. A) B) C) D) E) hgd given must have given should have given was able to give had to give

12.1 — in that team. It was waste of time. A) B) C) D) E) couldn't have played didn't need to play can't have played shouldn’t have played mustn’t have played

16. Jerry — angry at me. I’ve never done anything to upset him. A) B) C) D) E) can't be had better not be wasn't supposed to be won’t have to be shouldn't have been

63

M od alitu Test 4
17.1 — smoking years ago, Mary. If I had, I wouldn't be in such bad shape now. A) B) C) D) E) had better givo up ought to have given up was able to givo up am supposed to give up may have given up 21. The plane had taken off from Germany and — in Bangor, Maine, to refuel, but it was diverted because of the wind at about 3 a.m. A) B) C) D) E) had better land has had to land was supposed to land may have landed must be landing

18. Mendel was born i i Heinzendorf in Silesia, which — part of Austria, but is now in Czechoslovakia. A) B) C) D) E) could be would be used to be should have been must bo

22. Dr. Winocur noted that the study assessed only the short-term effects of the drugs and there was a possibility there — some recovery of cognitive function over time. A) B) C) D) E) might have been must have been would rather be should have been had to be

19. Fifteen years ago students — to internet cafe to study their lessons, but presently, they are congested with students. £ A) B) C) D) E) needn’t have gone must have gone might have gone didn’t use to go had better go
V

23. The Mayor stated that people — in their yards unless they have a hard surface parking area. A) B) C) D) E) aren't parking couldn’t park didn't need to park needn’t have parked aren't supposed to park

z ¡>
ce

DW .5

§

20. Someone broke into the house and stole my jewel and money. I — the door. A) B) C) D) E) must have locked could have locked might have locked would have locked should have locked

24. If you need to change the reservation, you ■ the original booking and re-book the flight. A) B) C) D) E) have had to cancel had to cancel may have cancelled could cancel will have to cancel

64

LJ
PASSIVE
Bir cümlede eylemi yapanın değilde eylemin yapılıp yapılmadığı ön plana çıkarılmak istenildiğinde, ya da kişiye direk olarak gönderme yapmayı istemediğimiz durumlarda Passive diye adlandırdığımız ve temel yapısı “ Be V3” olan yapı kullanılır. istenilen her fiil edilgen haie getirilemez. Bir fiilin Passive yapılabilmesi için nesne alması gerekmektedir. Şimdi, hangi fiilleri Passive hale getirebileceğimizi görebilmek için fiilleri nesne alıp almadıkları ya da kaç nesne aldıklarına göre gruplandıralım: 1) Intransitive Verbs (V) “Geçişsiz Fiiller" Bu gruptaki fiiller hemen sağına (kendinden sonra) nesne almayan fiillerdir. Nesne almadıklarından dolayı bu fiiller Passive yapılamazlar. Bu fiillerin nesne almadıklarını, fiile yönelttiğimiz “ neyi” , “ kim i” sorularının cevapsız kaldığından anlayabiliriz. e.g. John arrived at the meeting hall. - John toplantı salonuna vardı.

2) Transitive Verbs (V + O) "Geçişli Fiiller” Bu gruptaki fiiller hemen sağına {kendinden sonra) tek nesne alan fiillerdir. Nesne aldıkları için Passive yapılabilirler. Bu fiillerin nesne aldıklarını, fiile yönelttiğimiz “ neyi” , “ kim i” sorularının cümlede karşılıkları olduğundan anlayabiliriz. e.g. Smith built a new bridae. (Active) - Smith ye ni b ir köprü inşa etti. A new bridge was built by Smith. (Passive) - Smith tarafından ye ni b ir köprü inşa edildi. Passive olan cümlede dikkat edilmesi gereken şeyler vardır. Bunlardan bir tanesi Passive yapısının nasıl oluşturulduğudur. Açtive olan cümlede Past Simple yani V2 (built) kullanılmıştır. Passive yapının temelinin “ Be V3” olduğunu düşünürsek "be" fiili Active cümlenin zamanı ne ise ona uygun olarak çekimlenir. Yukarıdaki cümlede Past Simple yani Vz (built) kullanıldığı için “ be” fiili de V 2 halinde çekimlenecektir. “ Be” fiilinin V2 hali “ was/were” olduğundan dolayı Passive yapı “ was/were V3” şeklinde olmuştur. Ayrıca, Passive cümlede dikkat edilmesi gereken şey tek nesne alan bir fiil olan “ bu ild ” (inşa etmek) fiilinin hemen sağında artık bir nesne olmayışıdır. Çünkü, nesne Passive yaparken özne pozisyonuna getirilir. Bu şekilde tek nesne alan fiiller hemen sağlarına hiç nesne almadan kullanıldıklarında çok büyük ihtimalle diğer nesne özne pozisyonuna getirilmiş yani Passive yapılmıştır denebilir.

3) Ditransitive Verbs (V + O + O) “Çift Geçişli Fiiller” Bu gruptaki fiiller hemen sağına (kendinden sonra) iki nesne alan fiillerdir. İki nesne aldıkları için iki şekilde Passive yapılabilirler. Bu fiillerin iki nesne aldıklarını, fiile yönelttiğimiz “ kime / neyi” , sorusunun cümlede karşılıkları olduğundan anlayabiliriz. İki nesne alan fiillerin en sık kullanılanı “ give” fiilidir. Yaygınlıkla kullanılan diğer çift geçişli fiillerden bazıları “ send, teli, ask, cali (isim vermek), buy, teach, offer, ete." fiilleridir. e.g. Jimmy gave her a présent.
ı. o ¡3.0

- Jim m y ona b ir hediye verdi.

l.O. (indirccl Objcct) “Dolaylı Nesne"; D.O. {Direct Objoct) "Dolaysız Nesne” olarak Türkçe'ye çevrilebilir.

65

P fiss/ve vo ice & œ usm w es
Bu cümlonin yüklemi “ give” fiiline “ kime / neyi” sorusunu yönelttiğimizde “ ona b ir hediye" şeklinde bir yanıt almaktayız. Cümlenin iki nesnesi olduğu için iki farklı şekilde Passive yapılması mümkündür. a) She was given a present by Jimmy. - Ona Jimmy tarafından b ir hediye verildi. Bu cümlede Indirect Object diye adlandırdığımız ve “verme” eyleminden yani el değiştirme eyleminden dolaylı olarak etkilenen “ her” nesnesi özne pozisyonuna getirilmiştir. Nesne kullanımı bakımından incelediğimizde ise, iki nesne alan “ give” fiili bu cümlede hemen sağına tek nesne almıştır, iki nesne alan bir fiil devamında tek nesne ile kullanılmışsa çok büyük İhtimalle diğer nesne özne pozisyonuna getirilmiştir, yani Passive yapılmıştır denebilir. b) A present was given to her by Jimmy. - Ona Jim m y tarafından b ir hediye verildi. Bu cümlede Direct Object diye adlandırdığımız ve “verme" eyleminden direk olarak etkilenen yani el değiştiren “ A present" (hediye) nesnesi özne pozisyonuna getirilmiştir. Bu şekilde Direct Object’in cümlenin öznesi konumuna getirildiği Passive yapılarda eylemin kime yönelik yapıldığını göstermek için Passive yapının ardından “ to ” edatı kullanılır. Nasıl Passive Yapılır? Daha önce de belirttiğimiz üzere Passive yapının temeli “ Be V 3” yapısıdır. Active bir cümlede ana fiil hangi haliyle çeklmleniyorsa “ Be V3” yapısındaki “ be" fiili o halde çekimlenip cümlenin nesnesi özne pozisyonuna getirilerek cümle Passive yapılır. e.g. They have prepared a difficult test. (Active)
- O nlar zo r b ir test hazırladılar.

A difficult test has been prepared. (Passive)
- Z o r b ir test hazırlandı.

Bu örnekte görüldüğü gibi, Active cümlede “have V3” (Present perfect) yapısı kullanılıp ana fiil V3 şeklinde çekimlendiğinden “be V3” yapısındaki “be” fiili de V3 hali olan “been" şeklinde kullanılmıştır. e.g. You must finish the work by seven o'clock. (Active) - İşi saat yediye kadar bitirmelisin. The work must be finished by seven o'clock. (Passive) - İş saat yediye kadar bitirilmeli. Bu örnekte görüldüğü gibi, Active cümlede “ m odal V0” yapısı kullanılıp ana fiil Vo şeklinde çekimlendiğinden “ be V3 yapısındaki “ be" fiili de V0 hali olan “ be” şeklinde kullanılmıştır. " e.g. They are demolishing many slums to make way for new buildings. (Active) - Yeni binalara yo l yapm ak için birçok gecekonduyu yıkıyorlar. Many slums are being demolished to make way for new buildings. (Passive)
- Yeni binalara y o l yapm ak için birçok gecekondu yıkılıyor.

Bu örnekte görüldüğü gibi, Active cümlede “ am/is/are Vı„g” (Present Progressive) yapısı kullanılıp ana fiil Vı„a şeklinde çekimlendiğinden “ be V3” yapısındaki “ be” fiili de Vıng hali olan “ being" şeklinde kullanılmıştır. e.g. They expect a cease-fire later this week. (Active)
- Bu hafta ilerleyen zamanlarda b ir ateşkes bekliyorlar.

66

S uat GÜRCAN & Rıdvan GÜRBÜZ
A cease-fire is expected later this week. (Passive) - Bu hafta ilerleyen zamanlarda b ir ateşkes bekleniyor. Bu örnekte görüldüğü gibi, Active cümlede “ V i” (Present Simple) yapısı kullanılıp ana fiil Vı şeklinde çekimlendiğinden “ be V3” yapısındaki “ bo" fiili de V 1 hali olan “ am/is/are" şeklinde kullanılmıştır. e.g. We will discuss the new proposals at our next meeting. (Active)
- Ycrti önerileri gelecek toplantımızda görüşeceğiz.

The now proposals will be discussed at our next meeting. (Passive) - Yeni öneriler gelecek toplantımızda görüşülecek. Bu örnekte görüldüğü gibi, Active cümlede “ w ill V0” (Future Simple) yapısı kullanılıp ana fiil Vo şeklinde çekimlendiğindon “ be V 3 yapısındaki “ be” fiili do V0 hali olan “ be” şeklinde kullanılmıştır. ” e.g. They will have built three new houses by the end of next year. (Active) - Gelecek yılın sonunda üç ye ni ev inşa etmiş olacaklar. Three new houses will have been built by the end of next year. (Passive) - Gelecek yılın sonunda üç ye ni ev inşa edilm iş olacak. Bu örnekte görüldüğü gibi, Active cümlede “ w ill have Vs” (Future Perfect) yapısı kullanılıp ana fiil V3 şeklinde çekimlendiğinden “ be V3” yapısındaki “ be" fiili de V3 hali olan “ been" şeklinde kullanılmıştır. Yukarıdaki örneklerde verilen Passive yapıların oluşumunu (“x" herhangi bir yardımcı fiil ya da modal olarak düşünülebilir.) Etken : Edilgen : Vı am/is/are V2 was/wsre V3 x + V0 x + be V3 aşağıdaki şekilde formüle edebiliri?:

V3

x t-V i„B x + being V3

x + V3 x + bocn

V3

Passive Forms o f N on-finite Verbs: Yukarıda verdiğimiz örneklerde “finite” diye nitelendirdiğimiz çekimli fiiller kullanılmıştı ve bu fiilleri edilgen hale dönüştürmüştük. “Non-finlte” diye tabir edilen ve çekim eki almayan fiilleri de (Infinitlves & Gerunds) edilgen halo getirebiliriz. Şimdi Infinitive ve Gerund yapılarını nasıl edilgen yapabileceğimizi inceleyolim: Active Infinitive Perfect Infinitive Gerund Perfect Gerund e.g. To choose sth. To have chosen sth. Choosing sth. Having chosen sth. Passive To be chosen To have been chosen Being chosen Having been chosen

They are known to treat her badly. (Active) — Ona kötü davrandıkları biliniyor. She is known to be treated badly. (Passive) - Ona kötü davranıldığı biliniyor. She Is believed to have killed ten people. (Active) - Onun on kişiyi öldürdüğüne inanılıyor. She is believed to have been killed. (Passive) - Onun öldürüldüğüne inanılıyor. I dislike waiting for people. (Active) - insanları beklemekten hoşlanmıyorum. I dislike being waited. (Passive) - Bekletilmekten hoşlanmıyorum.

e.g.

e.g.

67

Bu yapılar Passive yapıldığında da beraberlerindeki Preposition’ların cümlede tutulduğunu unutmayınız.Sunum boyunca notlara başvuruldu / notlardan faydalanıldı. . (Active) .Bütün bina son teknoloji ile donatılmış. (Passive) . The instructor referred to the notes throughout the presentation. Bu cümlelerde fiilin üçüncü hali eylemin nasıl ya da kim tarafından yapıldığını anlatmaz. Ayrıca bazı fiiller genelde kendilerinden sonra belli bir Preposition ile beraber kullanılır (e. . (Active) . 68 . sadece bir ismi niteler durumdadır. They are known for their debut album. (Passive) .Sınavda kopya çekmekle suçlandığını reddediyor. The referee called off the game because of the rain. (V 3) The message is written on the envelope. Stative Passive: Fiillerin üçüncü halleri bazen bir cümlede sıfat gibi işlev görür.Bu ofiste dakikliğin üzerinde dururuz. .Öğretmen sunum boyunca notlara başvurdu / notlardan faydalandı . e. She denies having been accused of cheating in the exam. Bu yapılar Passive yapıldığında da beraberlerindeki Preposition'ların cümlede tutulduğunu unutmayınız. call o ff = cancel).Hakem yağmurdan dolayı maçı iptal etti. bir şeyin durumunu ifade ederler. (Passive) .g. operate on. The game was called off because of the rain. — ► Stative Passive adjoclivc.Mesaj zarfın üzerinde yazılı.O Jo hn ’u kopya çekmekle suçladığını inkar ediyor. -. e. The boy is interested in chemistry. Sho denies having accused John of cheating in the exam.g. Peter is addicted to heroin. (Active) . We insist on punctuality in this office. Phrasal and Prepositional Verbs In the Passive: Qaz.Onun bacağı kırık. e.g. The whole building is equipped with the latest technology.g.g. The notes were referred to throughout the presentation. . e.Yağmurdan dolayı maç iptal edildi.Çıkış albümleri ile tanınıyorlar. Her leg is broken.\ fiiller deyimsel bir anlam verecek şekilde bir Proposition ile beraber kullanılıp Phrasal Verb diye adlandırdığımız yapıları oluştururlar (e.g. görünüş itibariyle Passive gibi durmalarına rağmen eylem bildirmeyen bu yapılar sıfat görevindedir diyebiliriz. deal with).Çocuğun kimyaya ilgisi var. interfere with. . (Passive) . Punctuality is insisted on in this office. Bundan dolayı.Kendi geleceği hakkında endişeli.g.passive v o ic e s cnusnnves e. . Yani.Bu ofiste dakikliğin üzerinde durulur. (Active) . — ► Stative Passive adjoctivG (V 3) “ Stative Passive” yapılarının büyük bir kısmı kendilerinden sonra bir P reposition ile beraber kullanılırlar. She is worried about her own future.Peter eroin bağımlısıdır.

. “ It” as the Empty Subject in the Passive: Daha önce iki nesne alan fiilleri iki şekilde Passive yapabileceğimizi görmüştük.Onun bacağı kırık.On saatten fazla çalıştığı için bitkin düştü. (Active) subjcct vorb objcct . eğer “That Clause” kısmındaki eylem ana fiil ile eş zamanlı ise (aynı zamana ait ise) “ to Vo” .Yorgun olduğu için ödevini tamamlayamadı. “Infinitive" yapının hangi halinin kullanılacağına ise That Clause kısmındaki eylemin ana fiilin zamanı ile ilişkisine bakılarak karar verilir. OD is s a id that he is in the habit of stealing money.Herkes Kathy'nin kocasını öldürdüğünü biliyor. 69 . (Passive) .g.Onun para çalma alışkanlığı olduğunu söylüyorlar. People thought that social workers were doing valuable work. ( jt ) is k n o w n that Kathv killed her husband. ve “That Clause" kısmındaki eylem ana fiilin zamanıyla aynı olup bir de süreç ifade ediyorsa “ to be Vı„g” yapıları kullanılır. İlk olarak “ boş özne” konumunda “ it" kullanımını inceleyelim. — Stative Passive ► . . (Passive) . Bu durumda That Clause kısmı “ Infinitive” (to Vo. Bu şekilde “ boş özne” olarak “ it” kullanılıp Passive yapabilmenin yanı sıra “ That Clause” kısmının öznesi bütün cümlenin öznesi konumuna getirilerek de Passive yapılabilir. “That Clause" kısmındaki eylem ana fiilden daha önce gerçekleşmiş ise “ to have V 3” .İnsanlar yardım severlerin değerli b ir iş yaptıklarını düşünüyorlardı.g. e. (Active) subjcct vorb objcct . . (Active) subjcct verb objcct .g. she got exhausted.Onun para çalma alışkanlığı olduğu söyleniyor.S uat GÛRCRN & Rıdvan GÜRBÜZ “ Stative Passive” yapılarını “ be" fiili yerine “ get” kullanarak eylem bildiren yapılar haline getirmek mümkündür. She couldn't complete her homework since she was exhausted. (Passive) . — ► Stative Passive adjociivc (V3) Her leg got broken yesterday.Kathy'nin kocasını öldürdüğü biliniyor. Thev sav that he is in the habit of stealing money.Onun bacağı dün kırıldı. Everybody knows that Kathv killed her husband. Having worked more than 10 hours. Bu şekilde oluşturulan cümleler iki şekilde Passive yapılabilir. Yani. İki şekilde Passive yapılması mümkün olan bir başka durum ise “ That Clause” yapısının bir fiilin nesnesi olarak kullanıldığı cümlelerdir. Her leg is broken. e. ( it) w as th o u g h t that social workers were doing valuable work.Yardımseverlerin değerli b ir iş yaptıkları düşünülüyordu. to be V ı„„ to have V3) yapı haline getirilir.g. e. e.

passive vo ice & crusrtivcs e.Yardım severlerin değerli b ir iş yaptıkları düşünülüyordu. (Passive) . fActive) verb objoct . Bu örnekte görüldüğü gibi ana f iil (say) ile That Clause kısmı (know) aynı zamanda olduğundan Passive yapının ardından That Clause kısmı “ to V0" şeklinde getirilir. Bu örnekte görüldüğü gibi ana fiil (know) ile That Clause kısmı (killed) eş zamanlı olmayıp That Clause kısmındaki “killed” eylemi daha önce gerçekleşmiştir. > Yukarıdaki örneklerin tamamında That Clause kısmında Active yapılar bulunmaktadır. e. ve “to have V3” kullanmamız gereken yerde (That Clause kısmındaki eylem ana fiilden daha önce gerçekleşmişse) “to have been V 3 ” yapıları kullanılır. e. e.Onun bazı çok etkili kim seleri tanıdığı söyleniyor.İnsanlar yardım severlerin değerli b ir iş yaptıklarını düşünüyorlardı. Everybody knows that Kathv killed her husband. Buna göre Passive yapının ardından That Clause kısmı olayın daha öncc gerçekleştiğini gösteren “to have V3” şeklinde getirilir.g. 70 . (Passive) .Herkes Harrie'ye kötü davranıldığını biliyor. That Clause kısmı yukarıdakiler gibi Active değil de Passive yapıda olduğunda ise “to Vo” kullanmamız gereken yerde {ana Îiil ile That Clause eş zamanlı olduğunda) “to be V3” . e.Jane'nin kocasının öldürüldüğü düşünülüyor.Onun bazı çok etkili kim seleri tanıdığını söylüyorlar. Harrie is know n to be treated badly. (Ana fiil ile That Clause eş zamanlı) subjoct vorb objoct . People consider that Jane’s husband was murdered. Bu örnekte görüldüğü gibi ana fiil (thought) ile That Clause kısmı (were doing) aynı zamanda olup vo “were doing” yapısı süreç bildirdiğinden Passive yapının ardından That Clause kısmı “to be Vino” şeklinde getirilir. (Active) subjoct vorb object .Kathy'nin kocasını öldürdüğü biliniyor.İnsanlar J a n e ’n in kocasının öldürüldüğünü düşünüyor.g. Everybody knows that Harrie is treated badlv.g.g. (Passive) . People thought that social workers were doing valuable work. Passive yapılırken. They subjoct say that he knows some very influential people. . . ( That Clause daha önce olmuş) subject vorb object . (Active) subjoct verb objoct .Herkes K a th y’nin kocasını öldürdüğünü biliyor. He is s a id to know some very influential people. Kathy is known to have killed her husband.g. Social workers w ere th o u g h t to bo doing valuable work.H arrie ’y e kötü davranıldığı biliniyor. Jane’s husband is considered to have been murdered.

Yukarıdaki iki örnekte geçen “çalma" (stealing) ve “gitme" (going) eylemlerinin tamamı görülmemiştir.etc. finish. develop.Banka saat 10'da açılır. Yani. Bazı fiiller hem nesne alarak hem de nesne almadan kullanılabilirler.m. The book was sold more than expected. . . The bank opens at 10 a. 71 .Eve giderken görüldü.g. bu fiillerin kullanımlarında iki şekilde de kullanılabilecekleri göz önüne alınmalıdır.Banka saat 10'da açılır. .. The bank is opened at 10 a. Bu durum dışında. . to be V3.Kitap beklenenden daha çok sattı. He was seen going home. Bu yüzden Passive yapıdan sonra bu fiiller “ Vjng” şeklinde getirilmiştir.. . .Paul parayı çalarken yakalandı. to have V3. bir Passive yapının devamında fiil gelecekse fiilin yukarıda verilen “ to ” almış şekilleri ile kullanıldığını unutmayalım. hem “ g e çişli” (Transitive) hem de “ gecissiz” (Intransitive) olarak kullanılabilirler.g. The book sold more than expected.S uat GÜRCRN& Rıdvan GÜRBÜZ > Buraya kadar anlatılanlardan ve örneklerden de anlaşılacağı üzere bir Passive yapının ardından fiil getirilecekse fiil “ to ” almış şekli ile getirilir (to Vo. grow. eğer Passive yapı evlemin bir kısmına tanıklık edildiğini gösteren bir fiil1 ile yapılmış ise Passive yapıdan sonra fiil “ Vmg” alarak gelir. . Ancak. sell. to have been V3).m.Kitap beklenenden daha çok satıldı. close. ’ E y l e m i n bir kısmına y a d«a t a m a m ı n a tanıklık edildiğini g ö s t e r e n fiiller ' V o r b s af P o r c o p t i o n " baş ğ aitı da " G o r u n d s & İnfinitivcs" k o n u s u n d a lı ı rı detaylı alarak işlenmiştir. Öyleyse.” e. to be Ving. e. start. Bu fiillerden en çok kullanılanları şunlardır: “ open. Paul w as c a u a h t stealing the money. print.

V0 Yukarıdaki örneklerde verilen “ my m other” (annem) kişisi “ ütüleme” işini. Her parents don't let her go out. ve “ her” (o) kişisi “ dışarı çıkma” eylemini gerçekleştiren kişilerdir.O dün dişini çektirdi. s Have Get j . “ her tooth” (onun dişi) nesnesi “ çekme” eyleminden etkilenmekte. Bu isimler “ have” ve “ get” fiilleri ile beraber kullanıldıkları ve yapılan eylemlerden etkilenen pozisyonda oldukları için kendilerinden sonra “ V3” alarak kullanılmışlardır.H er Pazar elbiselerim i ütületirim. “ me” (ben) kişisi “ taşıma” eylemini. B) “ Eylemin kime yaptırtıldığı” ifade ediliyor ise: Eylemin kime yaptırtıldığı belirtiliyor ise “ have” ve “ get” fiillerine ek olarak başka fiillerde kullanılmaktadır. . . Yukarıdaki örneklerde verilen “ my clothes” (elbiselerim) nesnesi “ ütü” işinden etkilenmekte. “ Have” . “ Let” ve “ Make” fiilleri bu şekilde kendilerinden sonra eylemi gerçekleştiren bir “ agent” ile takip ediyorsa devamlarında fiil yukarıdaki örneklerde olduğu gibi “ V0” halinde kullanılır.Bana kutuları taşıttı.PFtSS!V€ voice & ŒUSRTtVeS CAUSATIVES Causative Structure "ettirgen yapı" anlamına gelmektedir ve yine edilgen (Passive) yapıda olduğu gibi eylemler kışının kendisi tarafından yapılmamaktadır. . ~ H er Pazar annem e elbiselerim i ütületirim. Şimdi ettirgen anlam veren fiilleri ve nasıl kullanıldıklarını inceleyelim: A) Sadece "Eylemin yaptırtıldığı” ifade e diliyor ise: Sadece eylemin yaptırtıldığı belirtiliyor ise “ have” ve “ get" fiillerinin ardından yapılan eylemden etkilenen sev getirilerek devamında fiil V3 hali ile gelir. Vo She made me carry the boxes. - I have my m other jron my clothes every Sunday.g.g. Vn She got her tooth pulled yesterday. 72 . ve “ his hair” (onun saçı) nesnesi “ kesme” eyleminden etkilenmektedir. V n e. Şimdi bu şekilde kullanılabilecek fiilleri ve nasıl kullanıldıklarını inceleyelim: s Have Let V + AGENT (İşi yapan) + “ VD ” Make J e.+ İşten etkilenen + “ V3” 1have/get my clothes ironed every Sunday.Anne babası onun dışarı çıkmasına izin vermiyorlar. —O yarın saçını kestirecek. V(| . v3 He will have his hair cut tomorrow. Ettirgen yapıda “ eylemin kime yap tırıldığınd an” ya da sadece “ eylemin yaptırıldığından” bahsedilmektedir.

. I w as m ade to carry the boxes. to v0/ Vo e. ve “ me” (ben) kişisi “ hazırlama” eylemini gerçekleştiren kişilerdir. Yukarıdaki örnekte de görüldüğü üzere verilen “ A lison” kişisi “ ödev yapma” işini gerçekleştiren kişidir. to Vn Yukarıdaki örneklerde verilen “ m y secretary” (sekreterim) kişisi “ dosyalama” işini. e. “ the little boy” (küçük çocuk) kişisi “ ayrılma” eylemini. > + AGENT (işi yapan) + “ to V0” e. “ Let” fiili ile Passive kullanmamız gereken durumlarda “ allow ” fiilinin Passive olarak “ be allowed to ” şeklinde kullanımı daha yaygın bir kullanımdır. • Benim onlara kok yapm am ı istiyorlar. to Vo Yukarıdaki örneklerde de görüldüğü üzere verilen Passive yapıların devamlarında fiil “ to V0” şeklinde getirilir. to V q They want me to prepare cake for them..Konuşmasına m üsadc edilmedi.g.etc. -.g. s Help + AGENT (işi yapan) + “ Vo” ya da “ to V0” I helped Alison to do / do his homework. “ Help” fiili kendisinden sonra eylemi gerçekleştiren bir “ agent” ile takip ediyorsa devamında fiil yukarıdaki örnekte de olduğu gibi “ to Vo” veya “ V0” halinde kullanılır.Küçük çocuğu odadan çıkm aya zorladı. to Vo Kutuları bana taşıttılar.g. “ Force” ve “ Want” fiillerinin yanı sıra yukanda listelenen ve yukarıda verilemeyen onlarca fiil bu şekilde kendilerinden sonra eylemi gerçekleştiren bir “ agent” ile takip ediyorsa devamlarında fiil yukarıdaki örneklerde olduğu gibi “ to Vo” halinde kullanılır.Alison 'un ödevini yapm asına yardım ettim. . “ Get” . She w a s n ’t a llo w e d to spoak. . 73 .. “ Let” fiili genelde Passive halde kullanılmaz. to V o She forced the little boy to leave the room. 0 Dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta “ make” ve “ let” yapılarının Passive yani "edilgen” olarak kullanılmasıdır.S uat GÜRCRN & Rıdvan GÜRBÜZ s Get Force Want Ask Tell .Bu bölgeleri sekreterim e dosyalatacağım. Bu iki kullanım arasında anlamca hiçbir farklılık söz konusu değildir. ) will got m y secretary to fils these documents.

He's having his old photographic studio. spenders. England. 1. glass workers in Birmingham.-24. Notting Hill Carnival — in London each sc August bank holiday. A) B) C) D) E) was fell / were gathered has felt / had been gathered is felt / are gathered will be felt / have gathered feels / will be gathered 5. sorularda. A) B) C) D) E) will / be abandoning had / been abandoned was / abandoned have / been abandoning would / be abandoned During the fermentation period of wine­ making.Passive & Causatives / Test-1 01. A) B) C) D) E) gave / were travelled had been given / have travelled will be given / travelled are given / travel were given I travelled 74 . The puppies — obviously — by their mother. and economizers. The usual spot where the cramp — is the calf of the leg. many poor families — to the countryside to help with harvesting the fruit. — two weeks* holiday at the end of August. parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. A) B) C) D) E) converted to convert is converted to be converted converting garage — into a During the industrial Revolution. and — the largest and ¡3 most colourful street event in Britain. z cr A) B) C) D) E) holds / was was held I would be is held / is will be held / had been has been held / would be > «5 w ■ — 4. A) B) C) D) E) will be classified classify were being classified are classified would be classifying The commission — that Mr Mugabe’s ruling ZANU-PF party — in the parliamentary election. people — into three categories ¡S according to their attitudes towards money: jjjl misers. A) B) C) D) E) announced / had been defeated was announced / defeated will be announced / has defeated is being announced / will be defeated has announced / would be defeated 3. and it sometimes comes with such violence that the muscles — up into knots. A) B) C) D) E) will be converting had been converted has converted were being converted is converted 2. Generally. the natural sugar in the grapes — to alcohol. so we decided to take them in and look after them. Far from taking a break.

but — from doing so by the hero. A) B) C) D) E) h a d / beheaded has had / to behead had had / to bo beheaded was having / beheaded would have / beheaded 12. He — his second w ife — and his fifth wife. but he — because he was too young. A) B) C) D) E) was applied / was rejected had applied / rejected applied I was rejected will be applied / has been rejected applies I is rejected 11. and — the award to decorate her studio. m et the same fate. — w ith sufficient safety equipment.King Henry VIII o f England had s ix w ives. A) B) C) D) E) expose / do not provide are exposed / are not provided will be exposed / won't provide have exposed / are exposing wore exposed / won’t be provided 10. She — a lo t o f m istakes on her firs t day at the clothing factory and — only fo r completed articles. A) B) C) D) E) have caught will be catching are caught had been caught wore to bo caught 16. he to an art school for children. A) B) C) D) E) is trying / is prevented was tried / prevented has tried / had been prevented will try / has been prevented tried / were prevented 13. A) B) C) D) E) can test / is changed could be tested / had changed is tested / has been changed can be tested / changes has tested I will change 75 . In the North A tlantic Ocean.S uat GUBCRN & B/dvan GUBBUZ The basic theme o f most James Bond film s is that an evil organization — to carry out a sinister plot o f some kind. A nne o f Cleves. She — w ith £1000 fo r w inning the painting com petition. A) B) C) D) E) presented / was used had been presented / has used will present / will use was presented / used has been presented / would use 14. A) B) C) D) E) was made / pays made / was paid has made / has been paid will be made / had been paid makes / is paid 15. who — to asbestos dust. w hich — colour in acids and alkalis. The workers at the m otor parts factory. delicious northern lobsters — o ff the eastern seaboard of Canada. At the age o f seven. A solutio n’s pH — w ith universal indicator solution or paper.

women. A) B) C) D) E) can built / was developed could be built I had been developed were built / developed built/w as developed had been built I was developed 24.£ 23. they — a large envelope. i> C C > A) B) C) D) E) are known / use were known / were using had known I used would be known / have used know / are used 22. which — in what is now central Nigeria. American Eleanor Roosevelt (1884-1962). — also — as basic human rights. The earliest evidence of Iron Age settlement — the nok culture (500 BC . Since 1945. A) B) C) D) E) approved to approve approving to be approved approve 20. instead of wings. A) B) C) D) E) were / being viewed are I viewing should / be viewed has / been viewed could / have been viewed 18.Airships and balloons — as lighter-than-air aircraft because. and the elderly. was the person most responsible for getting the Declaration-—. full of gas or hot air § that is lighter than the air in the atmosphere around it. men. Some people believe that the right to the necessities of life.Passive ÆC ausatives Test 1 17. such as food and clean water. A) B) C) D) E) calls / exists has been called I has existed was called / will be existing had been called / exists is called / existed 21. A) B) C) D) E) were separated separate will be separated are separated have separated 76 .AD 200). or bag. In-patients usually stay in dormitory-type wards. A) B) C) D) E) are being signed have signed were signed have been signed would be signed 19. many international agreements — to protect the rights of oppressed people around the world. Balloons fly where the wind airships have engines and— . Practical airships — only after the lightweight interna) combustion engine — . They — into medical and surgical groups of children. A) B) C) D) E) is blown I steer was blown / were steered blows / can be steered blew I could be steered had blown / are steered them while 5 C jjj =? » § . chair of the UN Commission on Human Rights and widow of a former US president.

A) B) C) D) E) need to overcome has overcome is overcoming had overcome must be overcome In the late 1990's. Since then. A) B) C) D) E) causes has caused is caused has been caused caused Supporters of capital punishment — that. sorularda. one of the most common neurological disorders in the world. rape. in certain circumstances. A) B) C) D) E) are believing I are deserved were believed / deserved believe / deserve will believe / were deserved have believed / have been deserved 77 .-24. Prior to using genetically modified LAB to deliver life-saving antivirals to children.S.Passive & Causatives / Test-2 01 . people who take human life — to lose their own lives. These laws — by a 1972 U. kidnapping. Supreme Court decision. — by abnormal electrical activity in the brain. a number of obstacles — . A) B) C) D) E) secures was secured could secure can be secured might have been secured The first printed books in Europe — during the mid-1400’s. A) B) C) D) E) resuited / is also imposed were resulted / was aiso imposed have resulted / has also been imposed have been resulted I also imposed are resuited / also imposes 2.500 deaths — by the Chernobyl accident. A) B) C) D) E) has been caused has caused is caused were caused had caused 3. The death penalty — for such serious crimes as armed robbery. parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. millions of books — on almost every subject and in every written language. and treason. A) B) C) D) E) were allowed I influenced ” allowed / were influenced have been allowed / are influenced allowed / are infienced allow / had been influenced Epilepsy. 38 states of the United States had laws that — the death penalty. 1. most executions — from convictions for murder. Figures from the Ukraine Radiological Institute suggest that over 2. European industry maintains a leading position in this market and this — only by the superiority of the end products. A) B) C) D) E) were appeared / were printed appeared / have been printed are being appeared / printed have appeared / were printed will appear I have been printed Since the early 1800's.

In addition. Critics also — against the risk of executing mistakenly convicted people. Capital punishment — during the Middle Ages. A) B) C) D) E) accused was accused has accused had been accused accuses 16. A) B) C) D) E) have been executed / upheld were executed / was upheld have executed / upheld executed / has been upheld have been executed / was upheld 14. Many people — the death penalty. Hundreds of people — in the United States since the Supreme Court — the death penafty in 1976. A) B) C) D) E) have executed / are awaiting were executed / were awaiting execute / wait had been executed / are awaited have been executed / are awaiting 10.Passive & C ausatives Test 2 9. In 1997 the Conference on “Environment and Society: Education and Public Awareness for Sustainability" — jointly by UNESCO and Greek Government and endorsed the “Thessaloniki Declaration”. several thousand have been sentenced to death and — the outcome of legal appeals. A) B) C) D) E) was used used has been used has used had been used 12. The ancient Greek philosopher Plato was the first known literary critic. After the 1972 decision. He — poetry of imitating the mere appearance of things. A) B) C) D) E) had begun / were made began / were made has begun / made began I made was begun I made 15. chiefly because they consider it cruel. many state legislatures — new capital punishment laws designed to satisfy the Supreme Court’s requirements. A) B) C) D) E) are opposed / warn oppose / were warned have opposed / arc warned oppose/warn opposed I warned 11. The Stone Age — about 21/2 million years ago. A) B) C) D) E) have passed were passed passed had passed had been passed 78 . A) B) C) D) E) is organized has organized has been organized was organized had been organized 13. Hundreds of people — in the United States since the Supreme Court upheld the death penalty in 1976. when small stones — into crude chopping toots. especially for crimes against the state and church.

A) B) C) D) E) was said / to work out is said / work out is said / working out says / works out said / worked out 18.S uat GÜRCAN < Rıdvan GÜRBÜZ 5 17. A week ago I went down to my branch and filled out an application form there and got the man — it before I left so that there was nothing missing. which — respectively the tough and the gentle. 3j 22. Once a year. at a special ceremony. z A) have been used / may call g . The text is the main part of the book. Two main techniques — for training elephants. A) B) C) D) E) is divided has been-divided divides was divided has divided 23. A) B) C) D) E) being checked checking to be checked checked to check 24.lt — that the newly gained insight will aid researchers towards the development of innovative neuroprotective therapies. The President had his speech — by a very talented group of writers.2 A) B) C) D) E) to be written write to write written being written 20. A) B) C) D) E) anticipated was anticipated had been anticipated has anticipate is anticipated 21. It — into separate parts called chapters or books. y z =h 5 S . A web-based interactive tool for cleft lip and palate speech and language assessment — . A) B) C) D) E) has been developed has developed was being developed developed had been developed 79 . B) are used / may be called » A) award C) had used / may call § B) are being awarded D) were being used / may be calling C) are awarded E) used / may be called D) were awarded E) have been awarded 19. a few u distinguished people — Nobel Prizes. It — that the falling of an apple to the ground helped the great mathematician and scientist Sir Isaac Newton (1642-1727) — _ the laws of GRAVITY.

a number of books about strange things which occurred in the Bermuda Triangle. The water on the earth — constantly in a z process known as the hydrologie cycle.Passive & Causatives / Test-3 01. a part of the Atlantic Ocean. Venezuela. A) B) C) D) E) was observed observed has observed has been observed had been observed 5. The quality of life — with better facilities and a significant increase in the workforce behind the services. A) B) C) D) E) had been seen was seen might see should have been seen can be seen .5 million persons — to have pleural effusions each year in the United States. parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. 1.-24. the return of Hailey’s Comet — on Earth every 76 years. 2. Around 1975. A) B) C) D) E) has hunted has been hunted was hunted hunted had hunted The increasing divorce rate — as a product of conflict between the changing economic system and its social and ideological superstructure. A) B) C) D) E) have been written had written were written had been written have written 4. A) B) C) D) E) recycle has recyclcd is recycled was rccyclod has been recyclcd S jg A) B) C) D) E) was produced has been produced had produced produced has produced 3. For more than two thousand years. A) B) C) D) E) can improve improves has been improved improved can be improved The first oil from the sea — some decades ago by the off-shore drilling rigs in Maracaiba Bay. sorularda. which is used in cosmetics the manufacture of margarine and the softening of leather. A) B) C) D) E) are discovered had been discovered discover would be discovered have been discovering 7. Approximately 1. The whale — by man for many centuries mainly for its blubber.

By February 15. it — more than 130 years since Levi Strauss — blue-jeans and they are s till very popular today.its fish and animais. A) B) C) D) E) had discovered have been discovered were discovering have discovered have been discovering 13.S£ 15. and its minerals. Psychologists — that a stim ulus is maintained in a sensory storage system w hich holds information fo r less than a second. Ever since man the hunter and gatherer — his nomadic w ay o f life.Suot GÛRCRN < R idvon GÜRBÜZ S 9. A) B) C) D) E) have carricd out would be carried out carried out have been carried out had been carried out 16. A) B) C) D) E) has been / invented has been / was invented was / has invented is / has invented is / has been invented 10. 1876. A) B) C) D) E) filed has filed was filed had been filed had filed 81 . its plant life. A) B) C) □) E) found was finding has been found has found was found 11.C. Bell — an application for a patent fo r his 'im provem ent in telegraphy' at the United States Patent Office. Knowledge o f farm ing — into Central Europe by im m igrants from the M iddle East and appears to have spread w idely and rapidly during 5000 B. A) B) C) D) E) establish \ have been established be established have established be establishing =£ ¡1 3 w 3S 5 § . Nations are beginning to realize that laws must — to protect the resources in the oceans . he — w ith genetic =£ manipulation. “ Cooperative education” is a significant innovation in university education programs and it — increasing favor in recent years. Experiments — to investigate the connection between deliberately inflicted pain and dreaming. 13 ^ A) gave up / has Involved S (E B) gave up/ has been involved C) had given up/was involved § D) has given up/ was involved E) was given up / has been involved 14. A) B) C) D) E) brought has been brought had been brought has brought was brought 12.

A) B) C) D) E) was risking / had exposed were risked / exposed had risked / exposed risked / were exposed had risked / were exposed 23.Passive <5 Causatives Test 3 17. slowing possible changes in the global climate. based on standardized tests) because they — to lead emissions from motor vehicles. Once the recycled glass — . Since the Industrial Age. it — with raw materials and the whole process begins again! A) B) C) D) E) was cleaned / mixed has cleaned / is mixed has been cleaned / is mixed cleaned / was mixed had cleaned / mixed 22. The Chernobyl accident killed more than 30 people immediately.000 children in Bangkok — losing four or more points of IQ (Intelligence Quotient. It is important to note that all protein combinations — in real-life situations on blood samples derived from herds before a final decision is made on the suitability of each tested combination. A) B) C) D) E) have been absorbed absorbed have absorbed had absorbed had been absorbed 24. A) B) C) D) E) should have been caused had to cause may have been caused might be caused should be caused 19. For thousands of years. people around the world — intimately with botanical healing agents and evolved effective healing traditions. Scientists estimate that more than half (54 per cent) of all taxonomic families were lost because of the climate change and they think that change — by a comet or meteor impacting the Earth. 135. A) B) C) D) E) has suggested has been suggested suggested suggests has been suggesting 82 . a novel patient classification scheme — based on B cell defects. and as a result of the high radiation levels in the surrounding 20-mile radius. about half of the anthropogenic emissions of carbon dioxide (C02) — by the Earth's oceans. A) B) C) D) E) would have evacuated must have been evacuated should have evacuated had to be evacuated need to be evacuated 18. A) B) C) D) E) could have been tested should have been tested must have been tested should be tested may be tested 20. In Thailand. a 1990 study found that some 70. A) B) C) D) E) have been lived have lived lived were lived had lived 21.With the aim to pave the way for new diagnostic tools.000 people— .

stores. A) B) C) D) E) have made are going to make were being made will have been made will be making to physician 8. sorularda. In most countries. factories.-24. almost all sewage — in some way before it goes into the waterways as a semiclear liquid called effluent. A) B) C) D) E) has determined determines is determined was determined has been determined 2 . 206 million patient visits — assistants (PAs) in 2014. the government — the percentage of a bank’s funds that — for loans and investment.Passive & Causatives / Test-4 01. management consultants. A) B) C) D) E) provide have been provided have provided were provided are provided Most day-care programs in the United States and Canada — by individuals or nongovernment organizations. In the United States. parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. houses. 1. including advertising agencies. Inventors — the first engine-powered vehicles during the late 1700's and the early 1800's. The rate of inflation — by changes in the price level. A) B) C) D) E) are levied levy have been levied have levied will levy 4. A) B) C) D) E) run are run were run have been run have run Property taxes — on the value of such property as farms. A) B) C) D) E) produced were produced have been produced have produced had produced Market research services — by several kinds of companies. and specialized market research organizations. an average of all prices. and business equipment. A) B) C) D) E) has treated treats was treated is treated has been treated Inflation is a continual increase in prices throughout a nation's economy. A) B) C) D) E) is limited / can be using limits / can be used will be limited / can be used has limited / can use will have limited / can use 83 .

A) B) C) D) E) had taken / made would be taken / to make has taken / to be made took/m ake took I to make 13. A) B) C) D) E) was sent will be sent has been sent had sent will send 16. At the Congress of Paris in 1894. • A) B) C) D) E) would be negotiated had negotiated negotiated was negotiating had been negotiated 11. and Southeast Asia — as a result of the explorations.with headquarters to be established in Switzerland. A) B) C) D) £) are established were established established have been established will have established § g > <2 > 14. A) B) C) D) E) are regarded regard have been regarding will regard were being regarded 12. half of America's buildings £ — after 2000.lt — that by 2030. you're probably in the right place. 3 ¡C A) estimates/will be built > B) has been estimated / will have built » C) was estimated / have been built § D) had been estimated / will build . A) B) C) D) E) would be entrusted had entrusted was entrusted will have been entrusted entrusted 10. International Olympic Committee members — as ambassadors from the IOC to their national sports organizations." one young miner advised Strauss. if you're comfortable with the person you are working with and have confidence that your wishes — properly. The incoming governor refused to honor the contract because it — during the term of the previous governor. “in the goldfieids we need strong pants that don’t wear out. India. the control and development of the modern Olympic Games — to the International Olympic Committee . An itinerary — to the passangers in advance before they arrive in Hong Kong.the IOC . So Levi Strauss — some of his denim to the nearest tailor and had him — the miner a pair of pants.Passive < C ausatives Test 4 5 9. Trade routes between Europe and Africa.£ E ) is estimated / will have been built E 15. A great period of overseas exploration began in the 1400's. A) B) C) D) E) will handle have been handled are going to be handled will have handled were handled 84 .

and many are from immigrant families. when Henry Ford — his Model-T in one "flavour": black. A) B) C) D) E) is taken / is produced takes / produces has been taken / will produce was taken I produced is taken / has produced 22. cleaning. Petroleum is one of the most valuable natural resources in the world.S uat GÜRCRN & Rıdvan GÜRBÜZ 17. The auto industry — a long way from the early 20th century. Beethoven — for a cure. in order to have conversations with his friends. The largest amount of coal which — from underground mines — using continuous miners. A) B) C) D) E) has been affected / permits has affected / is permitted affected / permitted affects / permits affects / is permitted 24. A) B) C) D) E) had searched / to write was searched / write searched / write was searching / written has searched / to be written 19. A) B) C) D) E) comes / was offered has come / offered will be coming / had offered came / had offered would come / offered 21. z <r A) B) C) D) E) hadn’t been interrupted / was reduced wasn't interrupted / had been reduced isn’t interrupted I is reduced won’t be interrupted I was reduced won’t be interrupted / has been reduced 20. so that working life — for too long. but it — as the lifeblood of industrialized countries. Some people call petroleum black gold. but by 1819 his deafness had become total. A) B) C) D) E) may be described might describe will be described describes has described 18. and they — it as a slur on their own cooking. and often are foolish enough to let the adolescents — that they are annoyed. Trade today — the lives of most people. however. A) B) C) D) E) were regarded / to see regarded / seen have regarded / to see regard I see are regarding / seen 23. A) B) C) D) E) revealed / emerged reveal / have emerged are revealing / have been emerged were revealed / are emerged had revealed / emerged 85 . Afterwards. Improved transportation — trade between all parts of the world. Surveys often — that more than half of all the teenage entrepreneurs that — in the United States recently are firstborn children. he had them — down their questions and replied orally. the period now — to a week or less. All his life. The Chinese New Year season traditionally lasts about a month. Parents are often upset when their children praise the homes of their friends. or furniture.

L e a rn in g Is a never-ending process. Bunu yaparken ya fiile “ in g " son eki getiririz ya da fiilin önüne " io ” getirir mastar yaparız. Ancak.GERUNDS & INFINITIVE Fiilleri isim haline getirip bir isimmiş gibi cümlede özne. yani bir fiil ya da bir Propositon'dan sonra gelebilir.„„) "Ving” yapıları bir cümlede hangi pozisyonlarda kullanılabilir vo hangi yapılar devamında “ Vı„0" kullanımını gerektirirler inceleyelim: 0 “ Vı„0” as the subject: “ Ving” yapıları cümlede özne olarak kullanılabilir ve tek bir “ Vln0” yapısı özne olarak kullanılıyorsa yardımcı fiil ya da fiil tekil özneye göre çekimlenir. 86 . . objoct Bu örnekte verilen “ otobüsle seyahati sevme” ifadesi geçmişte de günümüzde de geçerliliği olan bir ifadedir. . Öncelikle bir fiilin nesnesi olarak kullanıldığı durumlarda “ V ing” yapısının genelde hangi anlamlar verdiğini inceleyelim.Yalnızken müzik dinlemek seni rahatlatır. Bu bölümde “ Vinfl” (Gerund) ve “ to Vo” (Infinitive) yapılarının nerelerde ve nasıl kullanıldıklarını İnceleyeceğiz: GERUNDS (V. iki “ Vıno” yapısı “ and” ile bağlanıp özne olarak kullanıyorlarsa yardımcı fiil ya da fiil çoğul özneye göre çekimlenir.Öğrenme hiç bitmeyen b ir süreçtir. L is te n in g to m usic when you are alone makes you feel relaxed. Bu şekilde kullanıldığında “ Vı„B yapısı ” genelde 3 noktaya gönderme yapar: 11 Geçmişten geleceğe değişmeyen durum: e. nesne ya da diğer pozisyonlarda kullanmamız mümkündür.g. a) Verb + Object (V i„ 0) “ Vı„g” yapısı bir fiilin hemen ardından kullanılıp o fiilin nesnesi olabilir. yani geçmişten geleceğe değişmeyen bir durumdan bahsetmektedir.Okuma ve dinleme dil öğrenmenin iki kilit unsurudur.g. subject .„g” yapıları cümlede bir fiilin ya da bir Prepostion’un nesnesi olarak kullanılabilir. e. subjcct . İZİ “ Vı„B as the object: ” “ V.Otobüsle seyahat etmeyi çok seviyorum. subjcct R ea d ing and lis te n in g are two key elements of learning a language. I enjoy travelling by bus.

S uat GÜRCRN < Rıdvan GÜRBÜZ 5 2) Gecmis: e. Öneri ve Ûfiüt: e. . They are good at plavino tennis. object She insisted on going to the theatre. Bu şekilde Preposition’dan sonra fiil getirilecekse fiil “Vjn ” şeklinde olmalıdır. . -meden” anlamında kullanılır.D oktor ilaçları günde iki kez almayı önerdi.D eğerli eşyaları satarak gerekli parayı toplayabildik. G-9By selling the valuables. object Bu örnekte verilen “ilaçlan alma” (taking the piils twice a day) ifadesi “önerme” (suggest) eyleminin nesnesi pozisyonundadır. Buradan çıkaracağımız sonuç. object Yukarıdaki iki örnekte “playing” fiili “at” edatının ve “going” fiili “on” edatının nesnesi olarak kullanılmıştır. öğüt” ifade eden fiillerden sonra yani bu fiillerin nesnesi olarak bir fiil getirilecekse bu fiilin “Vina” şeklinde getirileceğidir.Parayı çaldığını kabul ediyor. “tavsiye.g. 87 . . b) Preposition + Object (Vıng) Bir Prepositon’ın hemen ardından bir fiil getirilecekse bu fiil “Vjn ” şeklinde çekimienmelidir. we managed to raise the necessary money.Masa tenisi oynamada iyiler. g e. . The doctor suggested taking the pills twice a dav. e. obı'oct Bu örnekte verilen “ parayı çalma" (stealing) İfadesi “kabul etme” (admit) eyleminden daha önce gerçekleşmiştir. His biggest leisure time activity is reading detective stories. complement ~ Onun boş vakitlerinde en çok yaptığı şe y dedektif hikayesi okumaktır. Diğer yapı “without + Ving” ise “-meksizin.Tiyatroya gitmekte ısrar etti. He admits stealing the money. 0 “Ving” as the Subject Complement1: “ Ving” yapıları cümlede “be” fiilinin ardından gelerek cümlenin öznesini tamamlayabilirler. " 3) Tavsiye. düşünmeden imzaladı.g.g.'-arak” anlamına gelmektedir.Kontratı. yani “ Vı„B yapısı nesnesi olduğu fiilden daha önce gerçekleşen bir eyleme gönderme yapmıştır. 1 "Be’’ ve diğer "ünking verb" yapılarından sonra gelon ifadeler nesns olmadıkları için “complement” (tamamlayıcı) alarak adlandırılırlar. He signed the contract without thinking. . öneri. g ^ Bu şekilde çok kullanılan Preposition’lardan ikisi “by” ve “without” yapılarıdır. . Bu yapılardan “by + Vina” yapısı “-erek.g.

Yapıların bazılarında "to ” Preposition'u kullanılmıştır. go shopping.Vlng.Onların hiçbiri tekrar uyumak istemedi.Yetişkinlerle dolu b ir masada tek çocuk olmaya alışkınım.Yeni başbakan ile çalışmayı dört gözle bekliyordu.g. It’s no good trying to persuade him to come with us. Mesela.GSRUNDS < INFINITIVeS 5 Şimdi kendilerinden sonra “ Vı„n’’ kullanımını gerektiren belli başlı yapıları inceleyeceğiz: ’ r C -i.Artık orada kalm anın b ir anlamı yoktu. go hiking.Onu bizimle gelmeye ikna etmeye çalışmanın b ir yaran yok. None of them fe lt like going back to sleep. tahammül edem em ek ” : “-e değer" : "-nın faydası/yararı yok" : “-nın faydası/yararı yo k” : “-nın anlamı yo k” : "-e alışkın" It’s worth taking this risk if you really can get what you want. . I can't help eating chocolate whenever I see some. go swimming. . : “-e alışkın olmak" : ‘-e alışm ak” : "-e alışkın olmak" : “-e alışm ak ” : dört gözle beklem ek " :"-/ istem ek ” : “-e karşı olm ak” : "-e karşı olmak. We went clim bing in the Alps last month. . .Geçen ay Alpierde tırmanmaya gittik. There was no point in staving there any longer. Bu yapılarda kullanılan “ to " Preposition'u mastar (Infinitive) yapan ve devamında “ Vo" alan “ to” ile karıştırılmamalıdır. “go fishing.Eğer gerçekten istediğini elde edebileceksen bu riski almaya değer. v “ V|ng” after idiom atic expressions: Aşağıda sıralanan yapılar kendilerinden sonra “ Vı„„" kullanımı gerektirirler. efc. -e itiraz etm ek" : "~den kendini alamamak" : “-e dayanamamak. I am accustomed to being the only child at a table full of adults.” gibi.g. . . e. . He was looking forward to working with the new Prime Minister. . Be used to Get used to Be accustomed to Get accustomed to Look forward to Feel Sike Be opposed to Object to Can’t help Can’t bear Can’t stand It’s worth It’s no use It’s no good There is no point in In the habit of e. 88 .' JO Herhangi bir aktiviteden bahsediliyorsa “ go” fiili kendisinden sonra Vlno alır.We zaman çikolota görsem yem eden edemiyorum. tahammül edememek" : "-e dayanamamak.

B ir çeşit kelime oyunu oynayarak m ükem mel vakit geçirdik. They had fun telling iokes to each other." gibi bir şey harcama anlamında kullanılıyor ise devamlarında VinB şeklinde çekimlenen bir fiil gerektirirler.g. e. i am happy about my sister’s getting married. th e ir” yapılarından sonra ya da Possessive “-s” takısı alan isimlerden sonra bir fiii getirilecekse fiil “ Ving” şeklinde getirilir. . e.Haftalıklarını bu eski moda elbiseleri satın alarak harcamamalısın. ^ “Ving” after “spend” and “waste”: “Spend" ve “waste” fiilleri bir şey yaparak "zaman. .g.Kız kardeşimin evlenm esinden m utluluk duyuyorum. para. e.g. ^ “ Vmg" after “busy”: Genelde sıfatlar kendilerinden sonra “to V0’' alarak devam ederler.Birbirlerine fıkra anlatarak eğlendiler. h is. . . “Busy” sıfatı kendisinden sonra bir fiil ile takip edecekse bu fiil V ing şeklinde çekimlenir. ancak “busy” sıfatı bu kurala bir istisna oluşturmaktadır. We had a great time olavino a kind of vocabulary game. You should not spend vour weekly wages buying these old-fashioned clothes. “Vmg” after“trouble” and “difficulty”: “Trouble” ve “difficulty” isimleri kendilerinden sonra genelde “in” Prepositon’ı ile beraber kullanılırlar. She had touble (in) parking her car. Have fun/rest/a good time + Vmg: Have fun/rest/a good time yapıları kendilerinden sonra bir fiil alacaksa fiil VınB şeklinde çekimlenerek getirilir. “in” alsalar da almasalar da devamlarında bir fiil gelecekse fiil Vinfl şeklinde getirilir. Ancak. her. . What made me angry was her being late. its .Raporlarımla meşgulüm. . . 89 . I am busy with my reports.Beni kızdıran şey onun g eç kalmasıydı. 1am busy writing mv reports.Rapor/arımı yazmakla meşgulüm.Yeteneğini pem be dizilerde böyle önem siz roller oynayarak harcıyor. Eğer “busy” sıfatı bir isim ile devam edecekse “with” edatı alarak devamında isim getirilir. . He is wasting his talent playing such trivial roles in soap operas.Arabasın* parkefmekfe sikini/ çeki/. . vb. . e. She had some difficulty (in) getting used to working atmosphere of the firm.Firmanın çalışma ortamına alışmakta biraz zorluk çekti. enerji.g. e.g. o u r.S uat GÜRCAN & Rıdvan GÜRBÜZ ^ “Ving” after possessive forms: Possessive Adjectives diye adlandırılan "m y. yo u r.

.GCRUNDS & INflNIT/VeS •v Perfect Gerund " H a vin g V3 Yukarıda işlediğimiz gibi “ Vıng” yapısını normalde daha önce gerçekleşen bir eylemi anlatırken kullanabiliyorduk.D olandırıcılıktan tutuklanm ış olduğunu gizledi. subjcct .Terörist grubun yasa dışı eylemlerinde ye r aldıklarını inkar ettiler. e. They denied having taken part in the illegal activities of the terrorist group. e. e. Bunu vurgulamak için “ having V3” yapısı kullanılmıştır. Bu örnekte verilen “yasa dışı eylemlerde yer alma” eylemi "inkar” eyleminden daha önce gerçekleşmiştir.g.Bazı tem bihlerde bulunulmasına rağmen geç gelmeye devam etti. She concealed having been arrested for fraud. Despite being given some warnings. 90 .ö ğre n ci olmak gerçekten zo r b ir iş. Passive Gerund “ B e in g V 3 ": “ Ving” yapısının edilgen hali “ being V3” şeklindedir. e. Ancak. INFINITIVES fto Vn ) “ To Vo" yapıları bir cümlede hangi pozisyonlarda kullanılabilir ve hangi yapılar devamında “ To V0” kullanımını gerektirirler inceleyelim: 0 “ To Vo” as the subject: “ To Vo" yapıları cümlede özne olarak kullanılabilir ve özne olarak kullanıldığında tekil özne olarak düşünüldüklerinden yardımcı fiil ya da fiil tekil özneye göre çekimlenir. subject To s tu d y m e d ic in e a t u n iv e rs ity was the only thing I wished for as a boy. She hates being asked personal questions. -. •4* Passive Perfect Gerund " H a vin g been V3 Yukarıda işlediğimiz ve işaret ettiği eylemin daha önce olduğunu ifade eden “ Having V 3” yapısının Passive hali “ Having been V3” şeklindedir.K işisel sorular sorulmasından nefret ediyor. . To be a s tu d e n t is a really difficult job.Üniversitede tıp okum ak çocukken istediğim tek şeydi.g. she went on arriving late. bir eylemin diğerinden daha önce gerçekleştiğini vurgulamak için “ Having V3” yapısı kullanılır. . .g. Bunu vurgulamak için “ having been V3” yapısı kullanılmıştır.g. Bu örnekte verilen “tutuklanma" eylemi edilgen olup “gizleme” eyleminden daha önce gerçekleşmiştir.

g. It is essential for you to study hard. Bir fiilin nesnesi olarak kullanıldığı durumlarda “ to VD yapısı genelde nesnesi olduğu fiile göre daha sonra gerçekleşecek bir olay " ya da durumu. e.Çok çalışman gerekiyor.g.S ınıf tartışmasına katılmaya istekli. 91 . e. It is im portant fo r me to learn a foreign language. He is w illing to participate in the class discussion. complement What I will do in the meeting is n n l to speak until the last moment.Yabancı dil öğrenmek benim için önemli.amanda yurtdtşm a gitm eyi planlıyorlar. -. 0 “ To V q as the Subject Complement: ” Daha önce işlediğimiz gibi “Vm8" yapılan özneyi tamamlamak üzere “be” fiilinin ardından getirilebiliyordu. objcct They are planning to go abroad as soon as possible. It is im portant to take the necessary precautions. . . 0 Adjective + fo r + noun phrase/object pronoun + “ To Vo” : Eğer sıfatlardan sonra “ fo r + noun phrase I object pronoun” gibi bir ifade varsa yine yapı “ to Vo” ile devam eder ve bu yapı genelde “ it” İle başlayan cümlelerde kullanılır.Mühendis olmayı istiyorum. o.Toplantıda yapacağım şey son ana kadar konuşmam ak olacaktır. . yani bir fiilden sonra gelebilir. Aynı şekilde “ to Vo” yapıları da cümlede “ bo” fiilinin ardından gelerek cümlenin öznesini tamamlayabilirler. My only aim is to get a hioh score.Gerekli önlem leri almak önemlidir.g.En kısa /. yani geleceği ifade eder. Bu örneklerde verilen "müdendis olm a’’ ifadesi “istem ek” fiilinden ve “yu rt dışına gitm e ” eylemi "planlama” eyleminden sonra gerçekleşeceklerdir. complement . objcct . -.g. 0 “ To Vo” after certain A djectives: Sıfatlardan sonra fiil getirilecekse İstisnaları olmakla beraber genelde “ to Vo” yapısı kullanılır. I w ould like to be an engineer.Tek amacım yüksek b ir not almak. e.S uat GÜRCRN & Rıdvan GÜRBÜZ 0 “ To Vo” as the object o f a verb: “ To Vo” yapıları cümlede bir fiilin nesnesi olarak kullanılabilir. ancak daha önce işlediğimiz “busy" sıfatt gibi kendisinden sonra “Ving" ile devam eden sıfatlar da bulunmaktadır. .

Beyzbol oynama yeteneği onu dünyaca ünlü birisi yaptı. .Sorumluluğu paylaşma istekliliğinizi takdir ediyorum.. . isim leri sonrasına alarak kullanılır ve eğer bir fiil ile devam edecekse bu fiil "to Vo” şeklinde çekimlenmelidir. .Evlenemeyecek kadar küçük. . . 0 Too .. e.. 0 Enough: “ Enough” yapısı sıfatları ve zarfları önüne. It was careless o f me to leave the keys in the house. e. . 0 Noun + “ To Vo” : Çoğu isimden sonra bir fiil getirilecekse fiil “ to Vo” şeklinde getirilir.Umarım iayıkıyla ağıriayam ayacağım ız kadar çok kişi davet etmemişizdir.. I hope we haven't invited too m any people to welcome properly.g. Bu yapı genelde “ -meyecek kadar” anlamında çevrilir.Anahtarları evde unutmam benim dikkatsizliğimdi. I appreciate your w illingness to share the responsibility. .Bu m ağazayı kendi başına işletm ek için yeterli deneyim i var.Sana bağırması onun kabalığıdır. . It Is rude o f him to shout at you. e. He has enough experience to run this shoo on his own. His ability to play baseball made him a world famous person. She is too young to get married.g. It is too late fo r us to buy a ticket far the concert. He İs experienced enough to run this shop on his own.G rnum s & INFINITIVES 0 Adjective + Of + noun phrase/object pronoun + "To Vo” : Eğer sıfatlardan sonra “ o f ’ Prepositon'u getirilip sonra da “ noun phrase I object pronoun” varsa yine yapı “ to Vo" ile devam eder ve bu yapı genelde “ it” ile başlayan cümlelerde kullanılır. 92 .Konser bileti almamız için çok geç.g.g. Bu şekilde yaygınlıkla kullanılan isimler bu bölümün sonunda listelenmiştir.Bu mağazayı kendi başına işletm ek için yeterince deneyimli. e. to Vo” yapısı olumsuz bir anlam taşımaktadır ve arada bir sıfat veya zarf alarak ya da “ many/few/little/much +noun” alarak kullanılır. to Vo: “ Too . .

. Bunu göstermek için de “ to have V 3 " yapısı kullanılmıştır.g.g. _ + to Vo: Bu yapılar kendilerinden sonra bir fiil getirildiğinde “to Vo" ile devam ettirilirler. . Tell me how to answer such questions. lı ı 93 . I don't know w hat to do. 0 The first/second .Bana bu tür soruları nasıl cevaplayacağımı söyle. .N eil Arm strong aya ayak basan ilk insandır.Babasını öldürdüğüne inanılıyor.Bu durumda yapacak tek şe y bir süreliğine beklemektir. Bu yapı bir Noun Clause kısaltmasıdır. Neil Armstrong is the firs t man to land on the moon. Bu şekilde sadece “ to Vo" kullanabilmenin yanı sıra “ so as to ” ve “ in order to” yapıları da kullanılabilir. . e. Bu örnekte verilen "babasını öldürme” eylemi “inanma” ifadesinden daha önce gerçekleşmiştir. e. To be able to memorize a word.g. e. 0 The best/m ost. He is believed to have killed his father. The on ly thing to do in this case is to wait for some time. Bu kullanım Adjectival Clause bölümünde “Reductions of Adjectival Clauses” başlığı altında detaylı işlenmiştir. .S uat GÛRCRN S Rıdvan GÜRBÜZ 0 Question W ord + to V0:1 Soru kelimelerinden sonra genel itibariyle fiiller "to Vo” şeklinde getirilir.. Bu anlamda kullanıldığında “ to Vo" yapısı cümle başında da kullanılabilir. 1 B u k o n u " N o u n C l a u s e " b ö l ü m ü n d e " R e d u c t i o n s o f N o u n C l a u s e s " baş ğ altında d a h a detaylı işlenmiştir.. 0 The only.. e. . He got up early not to be late for the meeting. She went to the bookstore so as to buy certain books.g. ■ Bazı kitapları alm ak için kitapçıya gitti. 0 Infinitive o f Purpose: Amaç bildirmek için bir fiil kullanılacaksa bu fiil “ to Vo" şeklinde çekimlenir. you should use It in a sentence.B ir kelimeyi ezberleyebilm ek için cümle içinde kullanmalısın. ..We yapm am gerektiğini bilmiyorum.Toplantıya geç kalmam ak için erken kalktı. -ir Perfect Infinitive “ To H ave V3": Bir eylemin diğerinden daha önce gerçekleştiğini vurgulamak için ”to Vo” kullanılacak yerlerde “ To have V 3 ” yapısı kullanılır.

. 94 . “ b ir şey yapmayı bırakmak" anlamında kullanılırsa “ Ving" alarak kullanılır.g. ~ Sıradışı nesneler toplamaya ilgisi olduğu biliniyor. Bunu göstermek için de “ To have been V3" yapısı kullanılmıştır.Yiyecek b ir şe yle r alm ak için durduk. Being a father means having lots of responsibilities. She hopes to be adm itted to the university. e. e. e.Bağırm ayı kes. uğraşmak” anlamlarında kullanılırsa “ to Vo” .g. Stop shouting.g. ancak bu yapılarla beraber Vmg ve To V0 kullanımları arasında anlam farklılığı vardır. GERUND OR INFINITIVE ? Bazı fiiller kendilerinden sonra hem Vjng hem de To Vo alırlar. niyet etmek” anlamlarında kullanılırsa “ to Vo” . . . i didn't mean to hurt you. ama yapmaya çalışmalısın. His father is believed to have been killed by the thief.Elbetteki egzersizler zor. . Gerçekten üzgünüm. Try: “ Try” fiili eğer “ çalışmak.Üniversiteye kabul edilm eyi ümit ediyor.Babasının hırsız tarafından öldürüldüğüne inanılıyor. but you must try to do them. i’m really sorry. . e. .g. e. ■* Stop: “ Stop” fiili eğer “ bir şey yapmak için durmak” anlamında kullanılırsa “ to Vo". demek istemek.g. She is known to be interested in collecting strange objects.Neden m akul riskle r alm ayı denemiyorsun? Of course the exercises are difficult.Seni incitm ek niyetinde değildim. “ anlamına gelmek” anlamında kullanılırsa “ Vmg" alarak kullanılır. You are giving me a headache. Başımı ağrıtıyorsun.Baba olmak birçok sorum luluk sahibi olmak anlamına gelir. “ denemek” anlamında kullanılırsa “ Vın|]” alarak kullanılır. Bu örnekte verilen "öldürülme" eylemi edilgen olup “inanma” eyleminden daha önce gerçekleşmiştir. Why don't you try taking reasonable risks? . We stopped to buy something to eat. . Şimdi bu filleri ayrı ayrı ve örneklerle inceleyelim: ^ Mean: “ Mean” fiili eğer “ kastetmek.GERUNDS & INFINITIVES + Passive Infinitive ‘T o be V3 “ To Vo” yapısının edilgen hali “ to be V3” şeklindedir. çabalamak. -r Passive Perfect Infinitive "T o h a ve b e e n V3": Yukarıda işlediğimiz ve işaret ettiği eylemin daha önce olduğunu ifade eden “ To have V3” yapısının Passive hali “ To have been V3" şeklindedir.

We went on talking about the problems of our firm throughout the meeting. daha sonra o/ası çözümleri tartıştık. “yaptığın bir şeyi unutmak" “ yaptığın bir şeyi “yaptığın “Go on” fiili eğer “değişiklik yaparak bir şeye devam etme” anlamında kullanılırsa “to yapmadan aynı şeye devam etme” anlamında kullanılırsa “ V ina” alarak kullanılır. . üzgün hissetmek” anlamında kullanılırsa “to birşeyden pişmanlık duymak” anlamında kullanılırsa “ V ı„„” alarak kullanılır.Him alayalari ilk görüşünü hiç unutmadı. . V 0". e. “değişiklik At the beginning. V 0” . e. and she was robbed. and then we went on to discuss possible solutions. She forgot to lock the door. -* Regret: “Regret” fiili eğer kötü haber verirken “üzülmek. “satın alma eyleminin yapılacağı hatırlanmıştır". please. Yukarıdaki ilk örnekte “toplantının başından sonuna kadar problem leri konuşma eylem i" yani “değişiklik olmadan aynı öylem sürdürülmüştür” .Sana yalan söylediğime pişmanım.g. i regret telling lie to you. . Lütfen beni bağışla. bundan dolayı " V i„ g” kullanılmıştır. İkinci örnekte ise. yani "geçmişi işaret" etmektedir ve bundan dolayı “ V |„B” kullanılmıştır. .Böyle b ir kontrat imzaladığım ı hatırlamıyorum.g. e. yani “geleceğe gönderm e yapılm aktadır" ve bundan dolayı “to Vo” kullanılmıştır. İkinci örnekte ise. yukarıdaki örnekte olduğu gibi ikinci eyleme geçerken “go on” fiili “to Vo” alarak kullanılır. . and went to the supermarket. .Kapıyı kilitlemeyi unuttu ve soyuldu. bundan dolayı “ V lno” kullanılmıştır.g. I don't remember signing such a contract. Yukarıdaki ilk örnekte "Himalayaları görm e" eylemi daha önce gerçekleşmiştir. İkinci örnekte ise. Yukarıdaki ilk örnekte “im zalam a"eylem i daha önceye gönderme yapmaktadır. “(op/anfı esnasında görüşülen şeylerde b ir değişiklik olmuştur". e. I regret to tell you that you are fired.Ekmek alacağımı hatıdadım ve markete gittim. . bundan dolayı “to V 0” kullanılmıştır. -İr Go on: Vo” .Bunu söylediğime üzgünüm ama işten çıkarıldın. . Remember: “Remember” fiili eğer “yapacağın bir şeyi hatırlamak” anlamında kullanılırsa “to hatırlamak” anlamında kullanılırsa “ V ı„„” alarak kullanılır.Başlangıçta problem lerim izi konuştuk. Vo” . Forgivo me.g. yani “yapılan b ir şeyi unutmama" anlamı söz konusudur. "kapıyı kilitleme eylem i" yapılmamıştır yani özne "yapacağı b ir şeyi (kapıyı kilitlemeyi) unutmuştur". we talked about our problems.Toplantı boyunca firmamızın problem lerini konuştuk. Böyle bir durumda. She never forgot seeing the Himalayas for the first time.S uat GÜRCAN & Rıdvan GÜRBÜZ -4 Forget: > “Forget” fiili eğer “yapacağın bir şeyi unutmak” anlamında kullanılırsa “to anlamında kullanılırsa “ V ı„„” alarak kullanılır. 95 . 1remembered to b uy some bread.

” gibi fillerle “ -e başlamak" anlamında kullanılıyorsa “ to V0” . believe.” gibi fiiller eylemin bir kısmına (d art of action) tanıklık edildiğini anlatıyorsa kendilerinden sonra bir “ noun phrase/object pronoun” alıp devamında fiili Vmg şeklinde alır. She came running.” gibi fiiller bir öylemin tamamına (whole action) vani basından sonuna kadar tanıklık edildiğini anlatıyorsa kendilerinden sonra bir “ noun phrase/object pronoun” alıp devamında fiili Vo şeklinde alır.g. She came to understand the reason why I had resigned from that post.Koşarak geldi.Barmeni ısmarladığı birayı hazırlarken izledi. 96 . hear.O işten istifa etmemin nedenini anlamaya başladı. (edilgen: “ to be ironed” ) My shirt needs ironing. VERBS OF PERCEPTION İZİ “Algı fiilleri” diye adlandırılan “ see. . Bu şekilde eylemin bir kısmına (part o f action/ tanıklık edildiğini gösterdiğimiz durumlarda yukarıdaki örnekte olduğu gibi “ Vm g" (going) yapısı kullanılır.g.) ifade ediyorsa “ Vmg” alarak kullanılır. fee!.g. hear. See Hear Watch Feel Listen.GffíUNDS ó} INFINITIVAS + Come: “ Come” fiili eğer “ understand. feel. + noun phrase / object pronoun + V 0 (Whole Action) He watched the barman prepare the beer he had ordered. My shirt needs to be ironed. barmenin birayı hazırlamasına başından sonuna kadar tanıklık edilmiştir. Bu gruba “ need” fiiline ek olarak “ demand". . e. watch. Yukarıdaki örnekte. ~r Need: “ Need" fiili normalde etken bir evlem ile takip ediyorsa “ to V 0” alarak kullanılır.Onu iki saat önce eve giderken gördüm. “ gelme eyleminin nasıl yapıldığını” (koşarak. eve gitme eylemine başından sonuna kadar tanıklık edilmemiştir. Ancak kendisinden sonra aldığı eylem edilgen bir evlem ise ya “ to be V3 " ya da “ V ıng” yapısı kullanılır. I saw him going home two hours ago. . etc. (etken: “ to fin d ” ) -Y a zaca k ilginç b ir şey bulmaya ihitiyacı var. yürüyerek. üsten. See Hear > + noun phrase / object pronoun + VmB(Part o f the Action) ■ Watch Feel Listen__ e. She needs to find something interesting to write about. listen. etc. sadece eve giderken karşılaşılmıştır. etc. .Gömleğimin ütülenmeye ihtiyacı var. e. (edilgen: “ ironing” ) . Eylemin tamamına (whole action) gönderme yapılan bu örnekte “ V 0” (prepare) yapısı kullanılmıştır. 0 “Algı fiilleri” diye adlandırılan “ see. watch.g. ete. Yukarıdaki örnekte. “ w ant” gibi fiilleri de alabiliriz. “ require” . e.

Onu kasadan parayı çalarken yakaladık. . . We caught him stealing the money from the safe. “ fin d ” ve “ catch” fiilleri hiçbir zaman anlamca eylemin tamamına tanıklık edildiğini ifade edemeyeceklerinden kendilerinden sonra bir “ noun phrase/object pronoun” aldıklarında devamlarında fiii her zaman V jng şeklinde kullanılır. The police found the m issing children sleeping on a bench in the park. e. .g. Verbs Followed by Infinitives (to Vo)Afford Agree Aim Appear Arrange Ask Attempt Beg Begin Care Choose Claim Consent Continue Dare Decide Demand Deserve Expect Ail Happen Hesitate Hope Hurry Intend Leap Leave Long Neglect Offer Plan Prefer Prepare Pretend Proceed Promise Propose Prove Refuse Seem Shoot Strive Struggle Swear Tend Threaten Volunteer Wait Want Wish Nouns Followed by infinitive s (to Vo): Ability Aim Ambition Attempt Capacity Concern \ Decision Demand Desire Determination Duty Eagerness Effort Enthusiasm Failure Goal Hope Insistence Mission Motivation Need Offer Plan Possibility Potential Power Promise Proposition Refusal Request Right Scheme Skill Strategy WMngness Wish Verbs Followed by Gerunds: Acknowledge Admit Advise Allow Anticipate Appreciate Attempt Avoid Can't help Celebrate Complete Confess Consider Defend Delay Deny Detest Discuss Dislike Dispute Dread Endure Enjoy Escape Explain Facilitate Fancy Feel Like Finish Forgive Give Up Imagine Include Justify Keep Mention Mind Miss Necessitate Omit Permit Picture Postpone Practise Prevent Prohibit Propose Quit Recall Recollect Recommend Report Resent Resist Resume Risk Suggest Support Tolerate Understand 97 .Polis kayıp çocukları parkta b ir bankta uyurken buldu.S uat GÜRCAN & Rıdvan GÜRBÜZ 0 “ Smell” .

GERUNDS & INFINITIVES “Verb + Preposition” Followed by Gerunds: Abstain from Account for Adjust to Agree on Apologize for Apply for Approve of Argue about Believe in Blame for Care about Care for Complain about Comply with Concentrate on Consist of Deal with Decide on Depend on Dream about Dream of Excel in Forget about Insist on Look forward to Object to Participate in Persist in Plan on Refer to Rescue from Succeed In Take advantage of Think about Think of Worry about “Adjective + Preposition" Followed by Gerunds: Absorbed in Accused of Accustomed to Addicted to Afraid of Alarmed to Amazed at Angry at Annoyed at Appropriate for Ashamed of Aware of Capable of Cautious of Certain about Certain of Clever at Enthusiastic about Impatient with Essential to Expert in Intolerant of Irrelevant to Jealous of Keen on Necessary for Negligent in Offensive to Patient with Prior to Proud of Qualified for Ready for Regardless of Regretful for Relevant to Responsible for Subject to Successful in Suitable for Surprised at Susceptible to Suspicious of Tired from Tired of Tolerant of Unconscious of Useful for Weak in Worried about Used to Indispensable to Proficient in Concerned about Familiar with Concerned with Confident of Conscious of C ontent with Famous for Fatal to Favorable to Fond of Free from Good at Good for Guilty of Happy about Ignorant of Convenient to Crazy about Dependent on Eager for Eligible for Engaged with Optimistic about Short of Sick of Skillful in/at Sorry for Pessimistic about Similar to Pleased at Prepared for 98 .

Supporters of Barack Obama stepped up the pressure on the Hillary Clinton — from Democratic presidential race. cat owners were in danger of — to be evil people. France sent doctors to the Colombian jungle to try — Ms Betancourt. Mr Gore wants America — its greenhouse-gas emissions by 90% by the middle of the century. A) B) C) D) E) withdrawing having withdrawn to have withdrawn to withdraw being withdrawn I am considering — Easter. who is feared — in very poor health. A) B) C) D) E) to have gone going being gone to go to be going away on holiday over 4. Attempts — crises away may do more harm than good. A) B) C) D) E) to be reduced to have been reduced to reduce being reduced reducing 8.Gerunds & Infinitives / Test-1 01. Sarah's joy at — a transfer to the Swiss branch of the bank was mingled with sadness because she knew she would have to leave all her friends at the office A) B) C) D) E) to offer to have been offered being offered having offered to be offered I remember when you had tried — that wall to escape from the neighbour when he saw you — apples in the orchard. A) B) C) D) E) to climb I stealing climb / steal climbing / to steal having climbed / to be stolen to be climbed / stealing During the Middle Ages. sorularda. A) B) C) D) E) regualting to regulate to be regulated having regulated regulate 5.-24. A) B) C) D) E) to treat / to be having treated / be to have treated / having been treating I being to be treated / to havo been 99 . A) B) C) D) E) to be thought having thought thinking to think being thought 3. 1. parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz.

It’s certain that — the aggressiveness of a child will make him later more aggressive and anti-social. Sinclair Lewis. A) B) C) D) E) to being having been been to be being 15. the first American — the Nobel Prize for Literature. As you refuse — on Sundays there is no point in — you overtime. A) B) C) D) E) To o b tain/to be climbed Having obtained / to climb • Obtaining / being climbed To have obtained / to climb To be obtained / climbing 16.Gerunds < In fin itiv e s Test 1 5 9. and the incidence of cheating seems — dramatically as a result. satirized the American businessman and small town in his Main Street and Babbitt. or prefer reading or playing the piano are in danger of — "sissy". A) B) C) D) E) to be won to win to be winning winning having won 10. A) B) C) D) E) to be industrializing industrialized being industrialized to industrialize at industrializing 100 . he will later on revenge himself for his sufferings by criminality or by acts of cruelty. the only country — was Britain. A) B) C) D) E) working / to offer having worked / to be offered to have worked / being offered to w ork/ offering to be worked / to have offered 14. Testing for anabolic steroids was introduced in the 1970s.— the majority of its benefits.The widespread epidemics in Europe in the Middle Ages were believed — the work of witches. Boys who abstain from rough games. A) B) C) D) E) having repressed to repress to be repressed being repressed by repressing 12. During the reign of Queen Victoria. A) B) C) D) E) being labelled labelling to have labelled to be labelled to label 11. the Palmyra needs — twice daily to extract the nutritious juice from its flower-bunches. A) B) C) D) E) to be fallen being fallen having fallen falling to have fallen 13.

a spider can make a very delicate thread or a thick. The problem of cruelty is very difficult — . You should think about — until you have enough money — a decent video camera rather than rushing to buy. dynamite. — certain tubes.S uat GÜRŒN & R idvon GÜRBÜZ 17. but saw it — as a weapon of war to kill and injure his fellow me.-to be used to handled / to be used to handle / to use having handled / using being handled / being used 23.1 don't want her — to dinner because I know she will say something — me. It requires the parents — good temper and good sense. A) B) C) D) E) handling /. A) B) C) D) E) to watch / being thought to have watched / thinking being watched / to think watching / to think watch / think 18.1 have spent a few minutes — those people across the road and I am beginning — they are rather eccentric. trying to find out where the child's real interests lie and guiding its energy to these channels. A) B) C) D) E) saving /to get to have saved / to be got to be saving / getting having saved / to be getting to save I being got 21. A) B) C) 0) E) By using / by combining For using / being combined Being used / combining To use / to be combined On being used I having combined 101 . A) B) C) D) E) for being hurt hurting to be hurt to hurt to have hurt 2 2 . broad band of silk. A) B) C) D) E) to have spent spending to spend being spent having spent € w G S 20. A) B) C) D) E) to be coming / annoying to come / to annoy coming / to have annoyed to have come / being annoyed being come / to be annoyed 19. or — the threads in different ways. The desire — living things generally appears in the child who has been given a strong hatred of authority. — the peacetime industries of mining and road building. A) B) C) D) E) improving / to use to be improved / being used to have improved / using being improved / to be used to improve I used 24. Spenders are people who have a tendency — too much on too many unnecessary things. Nobel invented a new explosive.

I've decided not — the m atter ju st now. but tell me again as I've forgotten most o f the 3. A) B) C) D) E) pursuing to pursue having pursued to be pursued to have been pursued A) B) C) D) E) to be / to eat to have been / to be eaten being / eating to being / to have eaten to be / eating 102 . t h e first essential in elephant training is — a > single trainer to the anim al w ho will be entirely responsible for the job. W e dislike — even though w e are all eager — money on having a good tim e and getting the things w e want. 5. A person with good qualifications is bound — brighter prospects than som eone without. I have trouble — m odern art as some artists only appear — . so don't w ait — if you're hungry. 1. sorularda. I'm likely — home late this evening. if you w ant your g u e s ts — their meal. but 8. don't think I've forgotten about it.bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. You m ustn't mind — trouble over the cooking z 2 . I vaguely rem em ber you — me this before. details. A) B) C) D) E) to having having to have to be having had Uf 5 cs A) B) C) □) E) to have told to tell being told telling to be telling 4.Gerunds & Infinitives / Test-2 01. I cannot understand them not wanting to m ake the kind o f beautiful things we all like looking at. A) B) C) D) E) to have to work / spending had to work / to be spent having to work / to spend being had to work / to be spent have to work / having spent A) B) C) D) E) to understand / shocking understanding / to shock to have understood / to be shocked to be understood / having shacked In understanding / shock 6 .-24. parçada boş . A) B) C) D) E) to be assigned being assigned to have been assigned having assigned to assign A) B) C) D) E) to take / to have enjoyed taken / enjoying taking / to enjoy having taken / to be enjoyed to have been taken / to enjoy 7.

- A) B) C) D) E) to have emptied emptying to have been emptied to empty to be emptied A) B) C) D) E) to be understood understanding having understood to understand to have been understood 103 . It is worth — the news if you want to keep up to date. of the shifting attitudes in society in recent years. the first 10. their problems in the use of living A) B) C) D) E) to watch having watched to be watching watching watch A) B) C) D) E) furnish / solve furnishing / to soive to furnish I solving to have furnished / being solved being furnished / to solve 14. The police officer asked the suspect -— the contents of his pockets out onto the table. Although it hasn't been proved. by the A) B) C) D) E) to have heard being heard having heard hear hearing A) B) C) D) E) to kill to have been killed being killed having been killed to be killed 15. The old find it difficult — the young because 12. He had given up — tw enty or thirty times but was 11. Interior designers help their clients — homes and — space and furnishings. 13. The police put barriers around the stadium to try — those supporters without tickets from — to get in.1 detest — loud car radios even more than listening to politicians rant and rave. so weak-willed he couldn't prevent him self from — again as soon as he was offered the deadly weed. A) B) C) D) E) stopping / to attempt to stop / attempting to have stopped I being attempted to be stopped / having attempted being stopped / attempting A) B) C) D) E) smoked / to start to have smoked / started being smoked / to have started smoke I having started smoking / starting 16.S uât GÜRCRN & Ridvon GÜRBÜZ 9. settlers of Roanoke are believed — Indians.

As the sky darkened. 24.000 islands in the Indian Ocean. A) B) C) D) E) to harvest / completirg harvesting / to complete having harvested / to be completing to be han/ested / complete having been harvested / to complete A) B) C) D) E) to have been being to be be to being 19.1 stopped — in London when 1 realised it was time for jne — on. the whole fam ily were engaged in — the ripe cotton. I've never stopped thinking about it. so 23.Gerunds & In fin itiv e s Test 2 17. it may decide A) B) C) D) E) being muttered / left muttered / to be leaving muttering / to leave to mutter / leaving having muttered I to be left A) B) C) D) E) to sell / to advertise selling / advertising to have sold / being advertised being sold / to be advertised to be sold / advertise 20. Are you sure you rem em bered — the oven off before you left? A) B) C) D) E) forgetting being forgotten to have forgotten to be forgotten forget A) B) C) D) E) having turned turning being turned to have turned to turn 104 . to himself. Michael and his friends spend their summers — in the Mediterranean and — for sunken Portuguese ships which m ight hold treasure. 21. which was plainly disturbing other people. hoping — their task before the storm broke out. but not me. He was very dirty and kept — they asked him— . When a com pany wishes — or improve the sales o f its products or services. Everybody in the fam ily seem s — about that tragic event. 22. There are estim ated — more than 5. A) B) C) D) E) to dive / to have looked to be diving / looked having dived / to look diving / looking being dived / being looked A) B) C) D) E) living / to move to have lived / moving live / to have moved for living / to be moved by living / moving 18.

Several studies can have be found helpful in that — ultrasonography transudative from exudative pleural fluid. the basic building blocks of all matter. parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz.out what sort o f people are likely to buy a product. IVIy boss is a m onsterl He made me — till 8 pm on Friday evening. How can you perm it your children — around 3 New York at the dead o f night? over 2 Sb <S A) ' B) C) Dj E) to be wandered to wander wandering having been wandered wander s u» CE — A) B) C) D) E) being worked to have been worked to work work worked 4. 3. and w hat will m ake them — than another.-24. 2. but now I can’t find them anywhere. The purpose o f m arket research is — . I rem em ber — my rings o ff in the bathroom 8 . A) B) C) D) E) to gain / choosing to have gained I choose gaining / to choose gained / being chosen having gained / to be chosen A) B) C) D) E) to distinguish to have distinguished distinguishing being distinguished to be distinguished Seeing as you have m issed the last two weeks because o f illness. Doctors usually work in different years — hospital ^ general w departments for several training before — a speciality. 1. you should offer — this weekend at home. A) B) C) D) E) to take bein taken to have taken taking having been taken A) B) C) D) E) to work having worked working to have worked work 105 . one product rather I A) B) C) D) E) finding / to buy to have found / bought having found / buying being found / to be bought to find / buy A) B) C) D) E) understanding to be understood being understood to understand to have understood g ~ 3 6 . which has enabled us — the properties o f the elements. The form ulation of the atomic theory is one of the great achievem ents o f science.Gerunds & Infinitives / Test-3 01. sorularda.

The strike m eant — at the airport for another day.To answ er questions' about the ancient geography of the earth in order to make comparisons with the present day geography. W e had worked hard all m orning. 1 3. so at midday we stopped -— a coffee and a sandwich. I regret — that ou r team has lost. It is difficult for people living in a prosperous country — w h at it is ¡ike to grow up in one of the poor countries in Africa. 14. a large majority of A mericans are in favor of — the present 55m ile-an-hour speed limit.G erunds < In fin itiv e s Test 3 S 9. j£j 15. W e regret — you that you have failed the first part of the test. A) B) C) D) E) fallen to fall being fallen falling having fallen A) B) C) D) E) to make making to have made to be made being made 10. A) B) C) D) E) having to be having to have having had have A) B) C) D) E) to stay to have stayed staying having been stayed stayed 106 . You can go home now if you wish. Latin America and Asia. A) B) C) D) E) to imagine imagining to be imagined to have imagined being imagined A) B) C) D) E) being retained to retain to be retained having retained retaining 11. According to a recent survey. 5 A) B) C) D) E) having said to say saying to be said say S w cs A) B) C) D) E) informing to inform to have been informed having informed inform 12. 16. it is necessary — m aps of the lands and seas that existed during past ages. And here are the results o f the match. Ten million people in the United States alone are seeking m edical help for chronic insomniadifficulty In — asleep.

Did you rem em ber — that bag of apples I 23. a generally nurturing environm ent that has allowed the human race to expand and develop in countless ways. The world population approxim ately 5. A) B) C) D) E) buying having bought buy to buy to be bought A) B) C) D) E) planning / painting to pian / to paint to have planned / being painted to plan / paint p la n /to paint 20. Most people are accustomed to — the world around them as a relatively stable place. com pose a song. financial. Europeans found groups in southern Africa like their Stone Age ancestors.-— turns m aterials th a t would otherwise become w aste into valuable resources and generates a host of environm ental. 24. nations have the 18. allowing a person — how — a picture. A) B) C) D) E) to be to have been being be having been A) B) C) D) E) producing being produced to be produced to produce to have produced 19. and so on. Within the next 50 years. and social benefits. A common EU strategy is absolutely essential — professionals’ knowledge and perspectives in genetics field and emerging technologies. Mental images can substitute for the real thing. A) B) C) D) E) seeing being seen have been seen have seen be seeing A) B) C) D) E) Recycling Being recycled To be recycling To have recycled To be recycled 22.000 opportunity — the sam e levels of energyyears ago is estimated — about 7 million. W e need those apples for the cake this evening.S uat GURCRN & Ridvon GURBUZ 17. services with as little as half the primary supply currently consum ed. asked you to get. 2 1. A) B) C) D) E) to enhance to be enhanced to have been enhanced enhancing being enhanced A) B) C) D) E) living to live to have lived having lived being lived 107 .

but few expected him — on after the war. A) Parking / to make B) To park/m aking C) Having parked / to be made D) To be parked / being made E) Being parked / to make additional street 1.-24. sorularda. local elections are nonpartisan. 5. A) to be learning B) learning C) having learnt D) to be learnt E) to have ben learning z ^ ~ by — the technology. A) to allow / to pay B) to allow / paying C) to be allowed / paying D) being allowed / paying E) allowing / paying — the health and econom ic well-being of current and future generations.Gerunds & Infinitives / Test-4 01. A) to go A) identifying B) to be identified C) being identified D) having identified E) to have identified B) going C) to have gone D) to be going E) having gone that Churchill w as clearly the man to lead the country to final victory. — at the curb is being prohibited in more and more places in order — space available for traffic. and practical solutions already at our disposal. London's Aviation Club subsidizes its airlines by — them to keep flying w ithout — their bills. — together. know-how. candidates appear on the ballot w ithout — by political party. A) To have danced B) To be danced C) Danced D) By dancing E) On being danced is the preparation of food for eating by makes food more applying heat and It appetizing and easy — . parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. we must reduce our em issions of heat-trapping gases 2. — 4. that is. members o f a group express their sense of common identity or belonging. A man and w om an w ho date each other spend other person. During W orld W ar II m any Britons believed In some countries and in parts o f the United States. A) To cook / diesting B) By cooking / to digest C) Having cooked / being digested D) To be cooking I digest E) Cooking / to digest 108 . A) Protecting / using B) Protecting / to use C) To be protected / using D) To protect/to use E) To protect / using a great deal o f tim e together — to know the g w C £ 7.

m arket researchers use secondary sources as much as they can. A) B) C) D) E) to discourage to have discouraged discouraging being discouraged to be discouraging A) B) C) D) E) to look looking having looked being looked to have been looked 11.S uât GÜRCRN & RicJvon GÜRBÛZ 9. People disagree about w hether capital 14. A) B) C) D) E) to have carried being carried to be carried having carried carrying A) B) C) D) E) to reduce reducing to have reduced to be reduced being reduced 12. Tigers are easy to breed and raise in zoos. but they need little food. Aesthetics is the youngest branch of 16.000 feet (4. world. Supreme Court ruled that "the im position and — out o f the death penalty" was cruel and 15. acid rain in the unusual punishm ent in violation of the 8 th and 14th amendments to the Constitution. Mice always seem — for som ething to eat. enough tigers are born in captivity that no m ore need — for zoos. which was first used in the late 1700’s. In 1990. punishm ent is moral or is effective in — crime. They dam age much more food than they eat. Today. It is m ore than m eters) above sea level. A) B) C) D) E) capturing being captured to have captured to capture having captured A) B) C) D) E) Saving To have saved Being saved To save Having saved 10.570 philosophy — its own name. Tibet is believed — the highest town in the 15.— tim e and money. the United States Congress amended the Clean A ir A ct of 1970 — United States and Canada. A) B) C) D) E) to give to be given having given being given giving A) B) C) D) E) to being being having been be to be 109 . 1 3 .

hobbies w ere largely limited to the wealthy. Dental services deal with the prevention and treatm ent o f diseases of the teeth and their — tissues and nerves. Kafka wanted his unpublished manuscripts — after his death. A) B) C) D) E) to be advanced to advanced being advanced advancing having been advanced A) B) C) D) E) to support supporting to have supported having been supported support 110 . Taxation is a system of — money governm ent services and activities. their individual A) B) C) D) E) to raise / to finance raising / to finance to raise / financing having raised / to finance raising/financing A) B) C) D) E) to have displayed displaying being displayed to be displayed to display 1 9 . Artists paint the things they see around thempeople anim als. A novel implantable encapsulated cell device was designed tow ards — the potential of 24. skiing. and objects because it would be very difficult — a subject that no one has ever tried to paint. com petitiveness on a global scale.— the quality o f European fishery products is key in order to increase the sector’s 23. In the past. 22. but his friend Max Brod edited and published them anyhow. The average person was too busy — a living to find time to pursue a hobby. These sports give hobbyists the opportunity skills and sportsm anship.G erunds & In fin itiv e s Test 4 17. and tennis. Thousands of hobbyists take part in sports. A) B) C) D) E) to burn having burned to be burned to have burned burning A) B) C) D) E) to find to have found finding to be found being found 18. such as bowling. mountain climbing. nature. fishing. A) B) C) D) E) Improving To be improved To have improved Having been improved Being improved A) B) C) D) E) to have earned having earned earn earning being earned 20. neurotropic factors as therapeutic agents for the treatm ent of neuro-degenerative diseases. 21.

fikir ya da inanış bildiren sıfatlar kendilerinden sonra “ Kararsız Durum Bağlaçları" (“wh-" soru kelimeleri. + to V0) e. Birleşik sıfatlar diye adlandırdığımız bu yapılar iki anlamlı kelimenin bir arada kullanılması ile elde edilir. interesting (Ving). “how ” soru kelimesi. a d a n g e ro u s attempt. Yani sonradan ek alarak sıfat haline getirlen yapılar değildirler. Yukarıdaki örneklerde görülen sıfatlar kelime kökü olarak sıfattırlar. + That Clause) e. Şimdi bu şekilde bir isme eklenip isimden sıfat yapan eklerin bazı yaygın kullanımı olanlarını inceieyelim : +ic history historic -HOal politics political +able fashion fashionable +ful beauty beautiful +ent depend dependent +ive effect effective +ous danger dangerous -Hess hope hopeless Ayrıca. d broken (V 3). etc. hakkında bilgi veren kelimelerdir.¡ki saatte bütün soruları yanıtiayamayacağından endişe ediyor. an u n e xp e cte d recovery. time-consuming.g. 0 Duygu .Onun yardım ı sayesinde ciddi b ir saldırı önlendi. 111 . Bu şekildeki sıfatların yanı sıra isimlere bazı ekler getirilerek oluşturulan sıfatlar da vardır. home-made. (adj. “w he th e r/if) alabilirler. small car.g. pretty women. boyu. interested (VG). etc. She is worried that she cannot answer all the questions in two hours. Sıfatlar Nasıl Kullanılır? 0 Sıfatlar kendilerinden sonra bir fiil alacaklarsa bu fiil istisnalar dışında “ to V0” şeklinde getirilir. + w h. etc. yaşı. e. e. vb. an e x tra -c u rric u la r activity./ how / whether I if) e.Hangi yönü seçeceğinden emin değildi. (adj. She wasn't sure w hich direction she would choose.g. e. Şimdiye kadar gösterilen yoilar dışında da sıfat oluşturmak mümkündür. büyüklüğü. etc. A serious assault was avoided owing to his heip. durumu. bazı fiillere.g. (adj. 0 Sıfatlar genel itibariyle niteledikleri ismin önünde kullanılırlar ve bu şekilde kullanılan sıfatlar “ attributive adjectives” olarak tanımlanır.İngilizce öğrenmek zor değil. (adj. “ -ing” ya da “ -ed” takısı (V3) getirilerek ya da fiiller bir İsmi niteleyen sıfat halinde kullanılabilirler. + noun) e. absent-minded. . .g. .ADJECTIVES & ADVERBS ADJECTIVES Sıfatlar bir ismi niteleyip niteledikleri ismin rengi.g. It is not d iffic u lt to lea rn English. 0 Duygu. fikir ya da inanış bildiren sıfatlar kendilerinden sonra “ That Clause” alarak kullanılabilirler. big mistake. .g.

yet I don’t want them inside.RDjecTives & rdvçrbs 0 Sıfatlar "L in k in g Verbs” ya da “ Copula{r)n diye bilinen eylem bildirm eyen fiillerin ardından gelerek “ complement” yaparlar. I cannot sleep on it. They becam e u n p le a se d hearing the bad news about the injured guy. This article lo o k s lik e the one we copied the other day.g. Taste. i am not sure whether i will go on with it. .) Be Become Prove Get Seem Appear Look Feel Taste Smell Sound The snake is very much alive. . . “ Ving” and “ Vetı” as A djectives: Yukarıda da bahsettiğimiz gibi bazı fiillere “ ing” takısı getirilerek bazıları ise “ V3" halinde çekimlenip isimleri niteleyebilecek bir yapı durumuna yani sıfat haline getirilirler. Bu örnekte görüldüğü üzere “ the film ” öznesi “ etkileyen” pozisyonunda olduğundan “ -ing” takısı ile yapılmış “ fascinating” sıfatı ile. The patient appears/seems/Zooks pa/e. Linking Verbs yapılarının en sık kullanılanı “ be” fiilidir ve bu yapıların ardından gelen yapılar “ nesne” değil “ com plem ent” (tamamlayıcı) olarak adlandırılırlar. The committee g o t s u p ris e d to see the applicant they rejected previously. 1 " F e e ! İl k e ” y a p ıs ı a y r ıc a “ i s t e m e k " a n la m ı n a d a s a h ip tir v e k e n d is in d e n s o n r a “ Vinp” ile ta k ip e d e r . Feel. Bir ismi “ -ing” ile mi yapılan yoksa “ V 3 ” şeklinde çekimlenen bir sıfatın mı niteleyeceği hususunda belirleyici rol oynayan 2 faktör vardır: a) Active or Passive? Tanımladığımız isim ‘etkileyen’ poziyonunda ise “ -ing” .Bu makale geçen gün koplayaladığım ız makaleye benziyor. The music s o u n d s a little b it s lo w for such a vigorous party. The flowers in the living room s m e ll rather g oo d . Şimdi "Linking Verb" yapılarının neler olduğunu ve sıfatlarla nasıl kullanıldıklarını inceleyelim: (Copular/Linking Verb + adj. My pillow fe e ls lik e 1 a stone. This mushroom soap ta s te s a w ful.Film öyle b ü y ü le y ic iy d i ki hepim iz etkilendik. Bu şekilde kullanılan sıfatlara “ predicative adjectives” İsmi verilir. ‘etkilenen’ pozisyonunda ise “ -ed” takısıyla yapılan sıfatlar kullanılır. Onda uyuyamıyorum.Yastığım taş gibi. I fe e l a b it e xh a u ste d because of the over-loaded work throughout the day.g. “ we” öznesi ise “ etkilenen” pozisyonunda olduğundan “ -ed” takısı ile yapılmış “ pleased” sıfatı ile nitelenmiştir. The m o vie was such a fa s c in a tin g one that we were ail im pre sse d . Smell ve Sound” fiilleri “ İlke” ile beraber kullanıldıklarında kendilerinden sonra bir isim alırlar. e. Please check his blood pressure again. 112 . e. The method p ro v e d h e lp fu l. “ Look.

hard: adj.Ülkenin durum undaki y e n i düzelm eler oldukça iyi. ve c örneğinde “ continuously” zarfı “ upgrade” fiilini nitelemektedir. c) The space crafts are still going on being upgraded co n tin u o u s ly .actually. “ hardly any” . early . “Hardly” zarfını “ hardly ever” .conversely. . “ Lately” yapısı “ son zamanlarda” anlamında. bitm iş olduğunu belirtmek için ise “ -ed” takılı ya da “V 3 şeklinde çekimlenen sıfatlar kullanırız. hard . “ hardly” ise “ neredeyse hiç. frank . Ya sen? We know h a rd ly anyone in this neighbourhood. late . Yukarıdaki a örneğinde “ aw fully” zarfı “ great” sıfatını. etc.Beklenm edik şekilde korkakça davrandı va onunla yüzleşm ek istemedi. adv. (düzensiz zarflar) 0 Düzensiz zarflardan olan “ late” zarfı “ lately” ile.g. . Bu örneklerde de görüldüğü üzere “ con tinuing " sıfatı “ -ing” ile yapılmış olup sürecin tamamlanmadığını yani devam eden bir süreci ifade etmektedir. ADVERBS Genelde sıfatlara “ -ly” takısı getirerek oluşturduğumuz zarf yapılarının hepsi bu yolla elde edilmez. which will end next year. ya da başka bir zarfı niteleyerek derecelerini artırır ya da doğrudan fiili nitelerler.late: adj. ” e. 0 Zarflar bir cümlede ya bir sıfatı. The USA is one of the few fully d e v e lo p e d countries in the world.Biz s o n za m an la rda Blairlerden haber almadık. . converse . . good . e.obviously. e.Başvurunun kabulu gelecek y ıl sonuçlanacak d eva m eden b ir süreç.Uzay araçları halen sürekli olarak geliştirilmeye devam ediyor.g. obvious .frankly.g. have you? . b) She behaved u n e x p e c te d ly cowardly and didn't want to face with him. adv. adv. ikinci örnekte ise “ -ed” eki ile yapılmış “ developed” yapısı kullanılarak “gelişme" eyleminin tamamlandığı ifade edilmiştir. b örneğinde “ unexpectedly” zarfı “ cow ardly” zarfını.fast: adj. zar zo r” anlamlarında kullanılan farklı zarflardır. . actual . Bunlar düzensiz zarflar olarak adlandırılır. We haven’t heard anything about the Blairs la te ly .ABD dünyadaki tamamen g e liş m iş birkaç ülkeden biridir. “ hardly anywhere/anything/anyone” gibi yapılarda da kullanabiliriz. adv.early. .well ad]. The admission of application is a c o n tin u in g process. adv. a) The new improvements in the condition of the country are a w fu lly grea t. e. Bazı zarflar bu kurala aykırı olarak yapılır. fast . Burada unutulmaması gereken bir nokta şudur: “ Hardly” anlam olarak olumsuzluk ifade ettiği için her zaman gramer olarak olumlu yapılarla kullanılır.B u muhitte n ere d e yse h iç k im s e y i tanımıyoruz. 113 . “ hard" ise “ hardly” ile karıştırılmamalıdır.S uat GÜRCRN < Rıdvan GÜRBÜZ 5 b) In Progress o r Completed? Tanımladığımız isme ait bir durumun henüz tamamlanmamış olduğunu ifade etmek için “ -ing". adj.g.

e.Kamyon n e re d e yse zavallı yaşlı kadını ezecekti. Bu zarflar “ neredeyse” anlamı taşımaktadırlar. 0 Derecelendirme bildiren bir diğer zarf grubu “ barely” . “ Hardly” ve “ Scarcely" zarfları “ neredeyse h iç " ve ayrıca “ zar zor/güç bela" anlamlarında kullanılabilirler. Ayrıca.Bin kişinin ölümüne y o l açan kasırga g e rçe kte n b ir felaketti. We could h a rd ly /b a re ly /s c a rc e ly answer the questions asked by the boss. e. He hardly/barely/scarcely managed not to crash into the parked car. . Bu zarflardan “ Barely".g. Ayrıca. The hurricane causing one thousand deaths was v irtu a lly a calamity. . . “ a bit” ve “ m uch" zarflarıdır.g. Bu şekilde “ too” zarfını nitelemek için kullanılabilecek olan zarflar “ rather” . 0 Derecelendirme bildiren bir diğer zarf “ too" yapısıdır. Dolayısıyla negatif bir anlamı olan “ too” yapısı kendinden önce başka zarflar kullanılarak nitelenebilir. We b a re ly /h a rd ly /s c a rc e ly overcame the unforeseen troubles. e. Bu zarfların kendileri olumsuz anlam içerdiklerinden olumlu cümlelerle kullanılırlar ancak bulundukları cümleyi anlamca olumsuz yaparlar. This boy is a little to o shy.R Djecrıves & adverbs Adverbs o f Degree: 0 Bu grupta bahsedebileceğimiz zarflardan “ badly". 0 Derecelendirme zarfları arasında ön plana çıkan bir diğer grup “ alm ost” .g. The questions In the proficiency exam were m u ch too hard.Beklenm edik sıkıntıların n ere d e yse üstesinden geliyorduk. They h a rd ly know about me. He is ra th e r to o thrilled. “ hardly".Beklenm edik sıkıntıların z a r z o r üstesinden geldik. bu gruptaki zarflarla yukarıda anlatılan “ hardly. (W e c o u ld n ’t. “ scarcely” ve “ little ” zarflarından oluşmaktadır.Park etmiş arabaya çarpmam ayı z a r z o r başardık.Onlar beni n ere d e yse h iç tanımıyorlar.Olimpiyatlar'da aldığı sonuç bizi çok fazla hayal kırıklığına uğrattı. e. “ virtu a lly" zarfı diğer üç zarftan farklı olarak “ gerçekten" anlamında da kullanılabilmektedir.Patron tarafından sorulan soruları z a r z o r yanıtlayabildik. The cafe on the third floor is a b it to o crowded.) . “awfully” ve “ te rrib ly” zarfları kendi asıl anlamları olan “ kötü şekilde” anlamlarına ek olarak “ çok fazla/oldukça” anlamında da kullanılırlar.) . The professor little knew about his new assistant.g. “ far” . We a lm o s t/n e a rly /p ra c tic a lly overcame the unforeseen troubles. (W e did .P rofesör y e n i asistanını n ere d e yse h iç tanımıyordu. ‘‘a little ". Ancak “ Little” zarfı sadece “ neredeyse hiç” anlamı taşır. The van a lm o s t/n e a rly /p ra c tic a liy ran over the poor old lady.g. scarcely” zarfları arasındaki anlam farklılığına da dikkat etmek gerekir. I have fa r to o much exam anxiety. . We are te rrib ly /b a d ly /a w fu lly disappointed with the result he got in the Olympic Events. . “ Çok fazla/gereğinden çok" anlamında kullanılıp “sıfat" ya da “ zarflan” niteler ve n e g a tif b ir ça ğrışım d a bulunur. barely. . 114 . e. . “ nearly” . “ practically" ve “ virtually” zarflarıdır.

He played fa irly well and scored two goals in the first half. ad v. “ quite” ve “ rather” zarfları sıfat ve zarflara ek olarak fiileri nitelerken de kullanılabilirler. I ra th e r disapprove o f her attitude towards the children in the orphanage.Onun yetim hanedeki çocuklara karşı tutumunu k e s in lik le uygun görmüyorum.Daha bütün tasarım ı tam am en bitirmedim. e. a fa irly well-known character q u ite a boring program a ra th e r good boy / ra th e r a good boy Sentence Adverbs: Bütün bir cümleyi niteleyerek konuşmacının olaya bakışını ve tutumunu anlatan belli başlı zarflar şunlardır: Wrongly Seriously Perhaps Annoyingly Honestly e. Sometimes. It was a fa irly long-lasting movie. we remembered in time that we had forgotten the keys at home.g. . “ quite” zarfının diğer İkisinden farklı olarak “ tamamen” anlamı da vardır. • a d j. It is q u ite difficult to sav that he is dead. He was o b v io u s ly involved in some illegal activities. a d j. Mesela.g. 115 . I q u ite [ike his manners. Bu anlamda “ rather” ya da “ fairly” zarfları kullanılmaz. a d j.S uat GÜRCRN & Rıdvan GÜRBÜZ IZI Bu grupta değerlendireceğimiz diğer zarflar “ fairly” . Presumably Understandably Evidently Of course Certainly Personally Rightly Fortunately Possibly Admittedly Luckily Actually Naturally Clearly Obviously Surely Maybe Really F ra n kly. ad v.Onun tarzını o ld u k ç a beğeniyorum. . Ancak. “ quite” ve “ rather” zarflarıdır.g. He felt ra th e r tired after working all day. you behave ra th e r foolishly even if we are in public. e. . “ Fairly” zarfı sadece sıfat ya da zarflan nitelemek için kullanılır. 1 haven't q u ite completed the whole design yet. Unluckily Unfortunately Surprisingly Definitely Undoubtedly Indeed In fact Frankly . F o rtu n a te ly.g. “ Quite” ve “ Rather” zarfları tekil bir İsimle beraber “ Adj + Noun” yapısında kullanılacaksa “ a/an" yapıları “ fa irly " zarfından once. Bir diğer fark ise fiilleri niteleme bakımından ortaya çıkmaktadır. Bu zarflar “ oldukça” anlamına gelmektedirler ancak kullanımlarında küçük farklılıklar bulunmaktadır. e. “ rather" zarfından önce ya da sonra kullanılır. although a d m itte d ly it was never treated fairly by the press. “ Fairly". “ quite” zarfından sonra. He answered the question quite carefully. I think that the suggestion is utterly ridiculous. The policy is regarded to have failed. ad v.

e. not forever.richer. COMPARATIVES •J* Sadece iki taraf arasında bir kıyaslama söz konusu iken kullanılan yapılar “ com parative” yapılardır. "late” . rich . etc. •4 Sıfat hail ile zarf hali aynı olan “ fast” ." anlamı katmaktadır.. They gained more experience than she / her / she did / did she. too. Bu gruba dahil edebileceğimiz yaygın olarak kullanılan zarflar şunlardır: Even Just Purely e.g. e s p e c ia lly Germany and France. Bu yapılar sıfata “ daha . short . early . e. Çeşitli şekillerde "com parative” yapı oluşturulabilir. “ Than” yapısı bir özne. Some countries.g. tall .g. ete. (tek heceli sıfatlar) 1 more exhaustive.faster. e. iki ya da daha fazla heceli sıfatların ise önüne “ more” yapısı getirmektir. fast . Bu kurala “ early" zarfı dahil değildir. She cannot do such a thing. late . hard . This is e x a c tly what I have been trying to illustrate. more carefully. etc.g.Benden daha çok çalışıyor. ya da bir devrik cümle ile takip edebilir.taller.g. (çok heceli sıfatlar) •* Zarflar İle kıyaslama bildiren bir yapı yapılacaksa sonu “ -ly" ile biten zarflar önlerine “ more” yapısını alırlar. She works harder than I / me / 1do / do I. e ither. “ hard” yapıları “ -er” takısı alarak “ comparative” hale getirilirler.shorter. Either Also Notably Primarily Especially Exclusively Particularly Merely Simply As well Chiefly Exactly Only Mainly Too Solely Mostly I m e re ly demanded you to look after my parrot for one day.later/latter2 -*■ İki taraf arasında karşılaştırma yapılıp ikinci tarafa geçilirken arada ‘than’ yapısı kullanılır. The director wants to attend the seminar. “ L a l e ” y a p ıs ı iki ş e k i l d e “ c o m p a r a t i v e ” y a p ılır : a ) " l a t e r ” (d a h a s o n r a ) . Bunlardan birincisi tek heceli sıfatların sonuna “ -er" takısı. I a lso added your name to the list. 2 ! İn g iliz c e 'd e h e c e le m e i ş le m i y a z ı lı ş a g ö r e d e ğ il o k u n u ş a y a n i t e la ffu z a g ö r e y a p ılm a k t a d ır . will not attend the summit. . O n ly the director was against the idea.earlier. b ) " l a t t e r ” {iki ş e y d e n İk in c isi I s o n r a k i) 116 . more frankly. except for him everybody quite agreed on it. .R pjecnves & rdvcrbs Focusing Adverbs: Cümlenin belli bir öğesini vurgulamak için genelde niteleyecekleri öğeden hemen önce kullanılan zarflardır. bir düz cümle. bir nesne. more hastily.Ondan daha fazla deneyim kazandılar.harder.. e. more interesting. “ Early” zarfı sonu “ -ly” ile bitmesine rağmen sonuna “ -er” takısı alarak “ com parative" hale getirilir.

The m ore money you have. the more .better Bad .worse _ / * Much . 117 . F a rx * & 0< ldC • m Later: (Daha sonra) He arrived later than us..more Little . a little. This answer sounds rather better than the previous one. . The longer you work. no. Normalde ‘‘comparative" yapılar önüne “the” almadan kullanılır. even.” Birbirine bağlı olarak değişen iki durumu karşılaştırma kullanarak bildireceksek bu yapıyı kullanırız... Ancak bu kullanımda "comparative” yapılar mutlaka önlerine “the” alarak kullanılır.” : “ne kadar.more Many ...Uzun b ir tartışmanın ardından çok daha mantıklı b ir sonuca ulaşabildik. e. Bu sıfatlar aşağıda verilmiştir: Good . Bu görevde yaygın olarak kullanılan zarflar şunlardır: far.g. the better s/he can play basketball. rather. alm ost. Further: (Daha uzak)&(daha fazla ‘m ore’) We need further/m ore explanation for it. nearly. Elder: (Aile bireylerinden büyük olanı) My elder borther works for IBM. Laie<T • Latter: (İki şeyden İkincisi) I saw two films yesterday..S uat GÜRCAN 6 Rıdvan GÜRBÜZ Irregular Adjectives and Adverbs: Her sıfatın sonuna “ -er" takısı ya da önüne “ more" yapısı getirilerek “ com parative” yapılmazlar. hardly.Bu cevap öncekinden çok daha iyi. o kadar iyi yaşarsın.. scarcely.A/e kadar uzun süre çalışırsan. .. The taller someone is. . many. the better you live. Older: (Daha yaşlı/eski) The theatre building is older than their manor house.B ir insan ne kadar uzunsa o kadar iyi basketbol oynayabilir. a lot.less Farther: (Daha uzak) Your hotel is fa rth e r from the sea than ours. o kadar...g. the more you earn.Ne ka da r çok paran varsa. The latter was perfect. a bit. e. any. . Bazı sıfatlar bu kurallara bağlı kalmadan “comparative” yapılırlar. . m uch. We were able to reach a m uch m ore logical conclusion after a long debate. 0 Bir “com parative” yapının önünde belli başiı zarflar kullanarak “com parative” yapının derecesini artırıp azaltabiliriz. “The more . o kadar çok kazanırsın.

Living in the country d o e s n 't cost as/so much as living in big cities. You should drive as carefully as you can in order not to have an accident. as” yapısını miktar ifadeleri “ many... few ve little " ile birlikte kullanmamız mümkündür.. . . e.g.Bugüne kadar onun ka da r çalışkan b ir çocuk ile karşılaşmadık. . . i hadn't expected their team to get as high a score as they did. much. Ralf wasn't as/so m u c h in te re s te d in the new developments in the medicine as Aysun.as” yapısı tercih edilir..g.Kimyada bunlar kadar faydalı m etotlar bulm ak kolay b ir iş değil.Burada bugüne kadar bunun kadar kötü hava görmedim..Köyde yaşam ak büyük şehirlerde yaşam ak kadar pahalı değildir. 0 “ As/so.. 0 “ As/So.kadar” 0 Kıyaslama bildiren bir başka yapı olan “ Such . .B ir insan istediğini elde edebilmek için mümkün olduğu kadar kararlı olmalıdır.Yönetim kurulu onunki kadar yararlı bir araştırma yapacağımı beklem iyordu.Onların takımının o ka da r yüksek b ir skor alacağını ummamıştım.... Olumsuz bir cümleyle kullanacağımız zaman genelde “ so.as” yapısı arada bir “ adj + noun” kullanımını gerektirir. as: “ ..e r ” takıları ve ‘more’ kullanımı dışında “comparative" yapabileceğimiz bir diğer yapı “ as.. We haven't met as/so studious a bov as him so far. e. e. I haven't seen s u c h aw ful w eather a s this so far here. as: “ . . İkinci örnekte ise sayılamayan bir isim (weather) kullanılmış ve son örnekte İse çoğul bir isim (methods) verilmiştir...kadar" 0 Sıfat ya da zarflara getirilen “ . Bu iki ifadenin arasında bir stfat ya da zarf kullanılabilir. . •i> S u c h .g.g. The board didn't expect me to make s u c h a beneficial survey as hers. e. e.. . Yukarıdaki örneklerden birincisinde arada sayılabilen tekil bir isim (survey) kullanılmıştır.R pjea/ves <s novem s -*■ A s /S o .. it is not an easy job to find su c h useful methods as these In chemistry. . We intend to invite as fe w p e o p le to the wedding ceremony as possible. but I managed it.. 118 ..as” kalıbı normalde arada “ adj + noun” yapısı ile kullanılmaz ama arada kullanılacak isim sayılabilen tekil bir isim ise “ adj + a/an + noun” şeklinde yapısı kullanılır. A man must be as determ ined a s possible to be able to get what he wants.g.. e.as” yapısıdır.. Kullanılacak • bu isim sayılabilen tekil ise sıfatın önünde “ a/an” yapıları kullanılır.Düğüne müm kün olduğu kadar az insan davet etme niyetindeyiz.Kaza yapm am ak için olabildiğin kadar dikkatli araba kullanmalısın.R a lf tıptaki ye ni gelişmelerle Aysun kadar ilgili değil. ama ben onu başardım.g... Bunu dışında bu İsim sayılamayan ya da çoğul bir isim olabilir. ....

ki..g. She was so efficient a secretary that the boss promoted her before long..O ka da r az deneyim i va r ki bunu kendi başına yapamaz. (= Her grades are as good as mine." 0 Sonuç bildiren bir yapı olan “ so. She isn’t such a qualified candidate as to deal with all these diplomatic troubles. The computer enlarges brainpower in the same way that other man-made machines enlarge muscle power.g.. Ancak.. that: “ .) Our grades are the same. e. She has so little experience that she cannot do this on her own.. ya da ikinci tarafı belirtmediğimiz zaman da sadece “ the same” şeklinde kullanılması mümkündür..ile a y n ı.Onun kazandığının yarısı kadarını bile kazanmam benim için mümkün değil. e. e. eğer sayılabilen tekil bir isim ile kullanılacaksa “ adj + a/an + noun” şeklinde kullanımı mümkündür... e.. .O k a da r çalışkan b ir sekreterdi ki patron çok geçmeden onu terfi ettirdi.) Her grades are the sam e as mine.İkinci vize gerçekten Öncekinin en az ik i katı k a da r zordu..1 .. much.Biraz ek eğitim olmadan işe girecek kadar kalifiye değil.ile a y n ı. diğeri ise kendinden sonra “ adj + noun” alan "such + adjective + noun + as to Vn" yapılarıdır..” “The same .... a n d 119 ... 1 “ as/so.B ilgisayar d iğer insan yapım ı makinelerin kas gücünü geliştirdiği aynı şekilde beyin gücünü geliştirir.. “ tw ice as... 0 e.g. .. as” yapısı araya isim alarak kullanılır ve iki şeyin aynı olduğu anlamını verir..Bütün bu diplomatik sıkıntılarla baş edecek kadar nitelikli b ir aday değil. “ ü z c ü m l e " y a d a " d e v r i k c ü m l e ”getirilebilir. .S uat GÜRCAN & Rıdvan GÜRBÜZ 0 ‘Yapacak kadar’ anlamında kullanılan iki farklı yapı vardır. .... as: “ . (=Tony is as heavy as me/l am/am I. (devrik) .... . Bunlardan biri kendinden sonra sadece sıfat ya da zarf alan “ as/so + adjective/adverb + as to Vn". Bu şekilde kullanıldığında “ that” yapısından sonra cümle gelir..that” yapısını miktar ifadeleri many.. ■» The s a m e . The second mid-term was really at least twice as difficult as the previous one. So difficult was the exam that few people were able to pass..that” yapısı arada bir sıfat ya da zarf alarak kullanılır.g.that" yapısını “ devrik” yaparak da kullanmamız mümkündür.g. 4» So + a d j/a d v + ..g. 0 “ S o.. ■+ The s a m e .as” ve “ three times as.g.Sınav o kadar zordu k i çok az kişi geçebildi..” J “ The same . 0 Karşılaştırdığımız özelliğin kaç kat olduğunu belirtmek isitiyorsak “ half as. e. . Tony is the sam e w eight as me/l am/am I.. The exam was so difficult that few people were able to pass.as” . It is not possible for me to earn even h a lf a s much a s her/she does/does she..as" gibi yapılar kullanılırız.th a t: “O kadar. . e. “ S o...Sınav o k a da r zordu k i çok az kişi geçebildi.. Kimi zaman arada isim kullanmadan “ the same as” yapısını bir bütün olarak.as" yapısı ikinci taraftaki “ s ”yapısının ardı ndan “ e s n e " . He isn’t so qualified as to get the post without having some additional training. few ve little ile birlikte kullanmamız da mümkündür. The exam was so difficult that few people were able to pass.. that” yapısı araya İsim alarak kullanılır ve iki şeyin aynı ofauğu anlamını verir.

. e.Öyle etkili birisi ki istediği her şeyi yapabilir. .O kadar ciddi problem leri var ki para tek başına yeterli olamaz. They have such severe problems that money itself cannot be enough.. Her iki durumda da “ enough" yapısı bir fiil ile devam ettirilecekse bu fiil “ to Vo” şeklinde getirilir. .. She doesn't speak slow ly enough to understand.Öyle çok kaynağım ız var ki başka hiçbir şeye ihtiyacın olmayacak.g. e. Such a difficult exam was it that few people were able to pass. . e. ... bu yapılar arasına bir sıfatla beraber sayılabilen tekil bir isim getirip “ adj + a/an + noun" şeklinde de kullanmak mümkündür... 120 . Ayrıca." 4 0 “ Too .Kahve içilemeyecek kadar sıcak.Seni duyamayacağım kadar çok gürültü var.” 0 Sonuç bildiren bir diğer yapı olan “ such. 0 “ Such.RDJeCTIVÇŞ & RDV€RBS Such + adj + noun + th a t: "O kadar. it was such a difficult exam that fevt people were able to pass. . to Vo" yapısı olumsuz bir anlam taşımaktadır ve araya bir sıfat veya zarf alarak ya da “ many/few/little/much +noun” alarak kullanılır. “ a few” ve “ a little " ile birlikte kullanmamız da mümkündür.Öyle zor b ir sınavdı ki çok az kişi geçebildi. ...g. adj I adv + enough + to V o: She is not o ld enough to enter the disco.that" yapısı arada bir sıfat ve isim alarak kullanılır.-emeyecek kadar.g.. Diğer yandan. . He is such an influential person that he can do what he wants. The coffee is too hot to drink.. 0 “ Such.that” yapısını “ devrik” yaparak da kullanmamız mümkündür. ■r Enough : “yeterli” 0 “ Enough" yapısı eğer bir sıfat ya da zarfı niteleycekse bu sıfat ya da zarf yapıları “ enough" yapısından önce getirilir. Ayrıca.Öyle özgüvenim var ki h e r sınavı geçebileceğimi düşünüyorum. There is (oo much noise to he ar you. We have such a lo t o f resources that you will not need anything else.. arada sadece isim getirerek “ such + noun + that” şeklinde de bu yapıyı kullanmamız mümkündür. enough + noun + to Vo : I don't have enough experience to get the post.that” yapısını miktar ifadeleri “ a lot of". (inverted) . “ enough” yapısı eğer bir ismi niteleyecek olursa nitelenen bu isim “ enough” yapısının ardından getirilir. I have such self-confidence that I think I can pass any exam.. It was too complicated a question to answer in two minutes.ki...İki dakikada çözülemeyecek kadar karışık b ir soruydu. ■» Too + adj I adv + to V0: “ .g. e..

. short .. etc." anlamı katmaktadır. his.. Old • The eldest: (Aile bireylerinden en büyük olanı) My e ld e s t uncle is now abroad. e. almost. nearly ve altogether” gibi derecelendirme zarflarıyla nitelendirilebilirler.less . etc. 0 Superlative yapılar “ by far. the m ost carefully.. • The latest: (up-to-date) This machine is of the la te s t technology.the best Bad .the tallest.. hard .taller .the earliest. Bu sıfatlar aşağıda verilmiştir: Good . (çok heceli sıfatlar) 0 Zarf kullanılarak en az üç şey arasında bir kıyaslama yapılacaksa sonu “ -ly" ile biten zarflar önlerine “ the most” yapısını alırlar.. e. his m ost successful student.-est" şeklinde “ superlative” hale getirilirler.the hardest 0 Genelde "superlative" yapılar önlerine “ the” alarak kullanılırlar. their.. the ir least appreciated offer Irregular Adjectives and A dverbs: Her sıfat “ the .the m ost Little . 121 . Bu yapılar sıfata “ en ..-e s t” yapısını kullanmak. It is for sure that I am q u ite th e w o rs t m em ber of the team.shorter .faster ..S uat GÜRCRN & Rıdvan GÜRBÜZ SUPERLATIVES 0 F. e. etc.. tali .harder . “ Early” zarfı sonu “ -ly” ile bitmese de sonuna “ -e s t" takısı alarak “ the .worse the w orst Much . iki şekilde “ superlative” yapı oluşturulabilir. The furthest: (En uzak)&(en fazla ‘the m o s t’) The novel explores the furthest extremes of human experience. early . fast . my best friend. Bazı sıfatlar bu kurallara bağlı kalmadan "superlative" yapılırlar. • The oldest: (En yaşlı/eski) The o ld e s t tapes were used In such a modern party. 0 Sıfat hali ile zarf hali aynı olan “ fast". (tel< heceli sıfatlar) the m ost exhaustive. Bunlardan birincisi tek heceli sıfatlarla “ the .more . I am pretty m u ch th e b e s t student in the class.. Ancak kendilerinden önce “ my.g.” şeklinde “ superlative” yapılmaz. Y a n i “ s o n t e k n o l o ji ” d e r k e n “ b u g ü n ü n s o n iste n m e k te d ir .the least y ® The farthest: (En uzak) The fa rth e s t landmark visible is about thirty kilometres away. B ir b a ş k a d e y i ş l e a r k a s ı g e le c e k t ir . etc.more .earlier .the shothest..the fastest.the m ost Many .n az üc taraf arasında bir kıyaslama söz konusu iken kullanılan yapılar “ superlative" yapılardır.1 Latex The last: The la s t man to leave the building was Jonathon. e.g.g.. e. “ late” . quite.-est” ya da “ the m ost .better .g. the m ost hastily. “ T h e l a s t ” i s e a r k a s ı y a n i d e v a m ı o lm a y a n “ s o n u n c u y u ” ifa d e e d e r .-est" şeklinde “ superlative” hale getirilir. the m ost interesting. t e k n o lo jis i” dönm ek " T h e l a t e s t ” d e r k e n “ k o n u ş m a a n ı iç in e n s o n " a n la m ı v erilir. Bu kurala “ early” zarfı dahil değildir. much. “ hard” yapıları “ the .g.. İkincisi ise iki ya da daha fazla heceli sıfatların ise önüne “ the most . She is b y fa r the b e s t worker in our factory.” gibi aitlik bildiren yapılar aldıklarında “ the” yapısı kullanılmaz. Jason’s.” yapısını getirmektir.

He argued his case m o s t p e rsu a sive ly. (= v e ry persuasively) It was a m o s t b e a u tifu l morning. e. I lik e this red dress b e s t among all my dresses. e.Bu cümlenin sonundaki nokta kadar büyük olan bu bakteri tanım lanan en büyük bakteridir. 1always regard you as m y c lo s e s t frie nd . askerlerine ateşkes em ri verdi.g. as large as the full stop at the end of this sentence. e. Ayrıca. .g. e. 0 “ -diğı g ib i” anlamına ilaveten “ as” yapısını kendinden sonra bir isim getirerek “ olarak” anlamında da kullanabiliriz. 122 .g. this has the m o s t s e n s ib le reasons for increase in taxes. he ordered his soldiers to make cease-fire.Muham m ed AH tüm zam anların en iyi boksörüdür. . This is the la rg e s t bacterium ever identified. e.g. M üzik Tarihi dersini almayı daha çok istiyorum. Ancak. “ Least” . .Seni h e r zaman en yakın arkadaşım olarak görürüm.Ünlü aktörler en çok b ir gün şöhretlerini yitirmekten korkarlar. . Work hard like vour father.Bütün elbiselerimin içinde en çok bu kırmızı elbiseyi seviyorum. (= v e ry beautiful) 0 Superlative yapılar zaman ya da bir grup ifade eden sözcüklerle beraber kullanırken “ o f” kullanılır. “ Like” kendinden sonra isim alırken. Mohammed Ali is th e b e s t b o x e r o f all times.g. . “ superlative” yapılar “ ever” yapısı ile yapılan cümlelerde de yaygın olarak kullanılır.fip je crıve s & rdverbs 0 “ More” . Grup İfade eden yapılarla “ among” kullanımı da mümkündür. I w a n t to to take the course of History of Music bette r. 0 M o s t* adjective/adverb: “ Most” yapısı önünde “ the” olmadan bir sıfat ya da zarfın önünde kullanıldığında “ very” anlamına gelir. The famous actors m o s t fe a r that they may lose their fame one day. “ Such as” : 0 “ Like” yapısını “ g ib i” ve “ as” yapısını “ -dığı g ib i” anlamında kullanmamız mümkündür.Bugüne ka da r yapılan deklerasyonlar arasında vergi artışı için en m akul sebepleri içereni bu. " O f’ edatının bulunduğu bölümün cümle başına getirilmesi yaygın bir kullanımdır. .Okuldaki bütün öğrenciler arasında Kidd en çalışkanıdır.Bu iki seçm eli dersten. .Başkumandan olarak. iAs th e c o m m a n d e r-in -c h ie f. = Work hard as vour father does. Kidd is the m o s t s tu d io u s amono all the students in the school. . bu iki yapının bu kullanımında farklılık vardır. . “ M ost” . “ Like” . O f a ll th e d e c la ra tio n s made so far. “ As” . Of these two selective course. “ as” kendinden sonra cümlecik alır. “ Better” ve “ Best” yapıları önlerine “ the” almadan fiilleri nitelerken de kullanılabilen yapılardır.

. Turkey has great numbers of problems s u c h a s/like overpopulation. ~ Sekreter olarak görev yapıyor. 0 Ö rn e kle n d irm e yapacağımız durumlarda “ like” ve “ such as” yapılarından faydalanabiliriz. .Derek ve annesi g ib i İnsanlar kendilerinden başka kimseye güvenmezler..Türkiye’nin aşırı nüfus. Some countries. unemployment etc. Bu kullanım “ like" için geçerli değildir.g. Aşağıdaki iki örneği inceleyiniz.as” yapısı bu şekilde bitişik kullanılabilmesine ek olarak örneklendirilecek ismi arasına alarak da kullanılır.g. işsizlik v.Bu kadar para seyahat ve konaklama gibi m asraflar için yeterli değildir. gibi birçok problemi var. orduya tahsis ettikleri kadar para ayırmıyorlar. S uch oeoole as Derek and his m other don't rely on people other than themselves.. . e. e. lik e /s u c h a s Turkey. 123 .b. That sum of money is not enough for s u c h costs a s travel and accommodation. . 0 “ Such. don't allocate as much money on education as on army. She works as a secretary. . Aşağıdaki örnekte ‘like * ve ‘s u c h a s ’ kullanımı arasında herhangi bir fark bulunmamaktadır.S uat GÜRCRN (5 Rıdvan GÜRBÜZ 0 “ A s” yapısının kendinden sonra isim aldığındaki kullanımı ile “ like” yapısının kendinden sonra isim aldığı kullanımı arasında anlam farkı vardır.g. She works lik e a secreta ry.Sekreter gibi çalışıyor. e.Türkiye gibi bazı ülkeler eğitime.

— damage can accumulate because Loud noise causes hearing loss by killing irreplaceable hair cells in the inner ear. w ho consume the fish raw. parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. by anything else.its pH. A) B) C) D) E) like so many similarly alike as A) B) C) D) E) more I than such a / that too much / as as much / as so / that 124 . A) B) C) D) E) as much more than too much the most so few as £ u A) B) C) D) E) like such as more many as as 6 . 7. 1. and people's incomes 4. and only those who have suffered from it can conceive its z 2. but Dr Thomas Gilbert can tell — many. Perhaps — swim m ers have been drowned by cram p — fatal power.-24. Nobody eats — Pacific salmon — the ^ Japanese. 3. 5. Poor countries cannot afford social services and old age pensions. A) B) C) D) E) the sam e/that so I as such a / as more / than very much / than 2 > <r ^ s 5 •— A) B) C) D) E) E ither/or Many/more Such/that The earlier / the more The same / as 8. pickled. fried. The concentration of hydrogen ions in a solution is known ---. sorularda.Adjectives & Adverbs / Test-1 01. w A) B) C) D) E) so many / that such a lo t/a s as much / as more / do too much / less A) B) C) D) E) too many / as more / than as much / as not only / but less / as much . baked. but are rarely given these — presents. — a child begins using a headset. A good do ctor can tell a lot from a stool sample. smoked and put in soup. The computer enlarges brainpower in — way — other m an-made m achines enlarge muscle 3 power. are — low — they have nothing to spare for savings. salted. Girls do enjoy playing with toy cars and train sets.

a healthy sense of self. 12. The news circulated — quickly round the office — by the end of the day. man's sym bols are letters and numbers. emerged in the United States are firstborn ¡jji children. — sugar or coffee. m akes up too high a proportion o f a country’s economy. Environm entalists 10.S uot GÜRCRN < R idvon GÜRBÜZ 5 9 . A) B) C) D) E) so many as likewise as many alike such as A) B) C) D) E) more / than such a lot / that so / that less I as much the most / even than 16. and he seems to understand even — concepts with no effort at all. He's good at all the sciences particularly physics. Com puters and word processors have become — com m onplace these days — the traditional 11. inner drive. Surveys often reveal that — teenage entrepreneurs that half of all the have recently jj§ construction are claim ing felled — that trees the — com pany necessary w hile building the new road. A) B) C) D) E) Like As Such as Many a Alike A) B) C) D) E) more complicating than as complicated as the most complicated very complicating one too complicated that ' 14. all teenage entrepreneurs possess qualities — ingenuity. the com puter expresses knowledge in terms of symbols. W hen one particular crop. everyone had heard it. and m any are from im m igrant >■ families. -— man. and the m achine’s symbols are electromagnetic im pulses that represent letters and numbers. and a clearcul purposè. Certainly. a good intellect. dm w A) B) C) D) E) as much as more than so little too many such a little A) B) C) D) E) more / than as much / as too many I that such a lot of / as so many / that 15. typewriter is virtually obsolete. A) B) C) D) E) such / that “ too / rather than as / as more /than so / that A) B) C) D) E) too many similarly so much such as as 125 . then the country becomes too dependent on the price of that com modity on the world market. 13.

more homely and 21. which they usually do with great spirit and humour. Although physically the sam e as the adjoining two houses. has been known to live for over 4.000 years. other m etals. trees have — lifespan the bristlecone pine o f the western US. Olympics allow the Brazilian people to display their patriotism. — events — the Football World Cup or the 22. for example. A) B) C) D) E) Both / and Such / as Not only / but also So many / that As little I as A) B) C) D) E) E ither/or Less I more than The more / the stronger Such a few / that So many / as 2 3 . — hydrogen ions an acid form s in water. stomach powders or indigestion tablets can cure this. A) B) C) D) E) much very quite so fairly A) B) C) D) E) as many as many more many enough too many such a lot of 18. A) B) C) D) E) such / as so / that little enough / than more / as much as too / too A) B) C) D) E) such/ that too / than m ore/than so I that as I as 126 . Of all living species. A) B) C) D) E) the longest longer than as long as long enough such a long that A) B) C) D) E) As Like Such as The same Similar 24. copper form s a variety of salts when mixed with different acids.R diectives Q Rdverbs Test 1 17.— 19. — 100 different tree species can be found in one hectare. — it is. In Indonesia. but 20. and the lower its pH. this looks — Inviting. Some foods cause your stom ach to produce — m uch acid — it gives you discomfort. Her w ages w ere — paltry — she could barely afford a sandwich and her bus fare home.

— people travel by air — ever before. birds and animals can also move into these areas and establish people. a brilliant young em pire the world had — general created — seen. but others are vast land masses. 1. often have square towers decorated with stone relief. sorularda. A) B) C) D) E) the same as such likewise like as A) B) C) D) E) same as no bigger than so big as so bigger such a lot of that 127 . be treated fairly. A) B) C) D) E) Very Fairly Such Too Much A) B) C) D) E) as like many such the same 4. undisturbed by been identified. — the one at Earls Barton.Adjectives & Adverbs / Test-2 01. to 3. Anglo-Saxon churches. Today.to say w hat w e want. — high a w ind puts the balloon at risk on take-off a nd:Ianding. The em pire was creation of Alexander the Great of M need on. Most of us believe that — human beings we have certain rights . and not be discriminated against. and there are m any millions more yet to be discovered. parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. In less than four years. Some islands are — rocks. A) B) C) D) E) many more / do they more / than as much / as too many / that less / as A) B) C) D) E) the largest I ever so large an / already larger than / yet such a large / that too large / never — a million and a half species of animal have Since airports cover — vast areas. England. 8. 5. new ecosystem s.-24. A) B) C) D) E) so as much such a lot too such A) B) C) D) E) As much as More than Many more Such a lot of Too many 7.

A) B) C) D) E) like such as as despite as though 128 . 15 times — the Sun. wet or dry. A) B) C) D) E) like such as as if such as 10.A djectives < Adverbs Test 2 5 9. The properties o f rocks are also im portant clues about the ancient past and are used — guides to reconstruct paleogeography. air constantly moves. and many o f the others are — to cause serious injury. the geologist gains direct knowledge about the distribution o f the lands and seas and also the natural environm ent o f the area. A) B) C) D) E) though as such as if such as z H E a§ ■S 11. A) B) C) D) E) the largest as largely as larger than largely than so large as 13. move across land and sea and bring about weather changes. warm or cool. 'prom otion' Is a company’s efforts to influence customers to buy. —. many types o f antiseptics — alcohol. Hearing specialists used to w orry about loud noise — a cause o f deafness only in industrial and military situations. A) B) Cj D) E) like as as though such the same 16. 3 u A) B) C) D) E) Like Despite As Such as As if 14. Pioneer Venus Orbiter found that the cloud of gases and dust w hich make up the tail spread over a region about 20. the temperature and salinity. and .£ A) B) C) D) E) so large large enough so large as largely enough so largely 12. ü » S S . masses o f air. A t least 6 o f the 23 species in the crocodile fam ily w ill attack and eat human beings if they can.— a marketing term.— all gases. A) B) C) D) E) As Such as As though Like Such S Ç 3 15. iodine. Today.000 km across.000. By studying the clues.climate. iodoform and form alin are manufactured and used quite commonly.

A) B) C) D) E) such / that as /a s s o /a s the same / as s o /th a t 18. A) B) C) D) E) so / that such / that too / to as / as so /a s 19. A) B) C) D) E) a s / as the same I as m ore/than such / as to o / to 129 . Education fo r Environm ent and Sustainability is more urgently needed in — regions and countries being in a transitional phase o f their developm ent — the Mediterranean. A) B) C) D) E) so / that such / as such/ that as / as the same / as I 20. teachers w ill be replaced by teaching machines — more knowledgeable than any human being.S uat GÜRCAN & Rıdvan GÜRBÜZ 17. People usually regard the presence o f even a single volcano in the ir particular geographical region — a cause o f great concern. — the greatest deficiency shown by the ape in the human environm ent Is its lack o f language ability. A) B) C) D) E) A lot Too Rather than Very By far 22. The co st o f obesity to the health services in Western nations is currently estimated at around 9 percent. A) B) C) D) E) such like such as as too 21. A) B) C) D) E) as like such as such too 24. Glass containers made w ith high levels of recycled glass are — pure and clear ____ those made solely from virgin raw materials. A) B) C) D) E) by far far many less too 23. In democratic countries. the economic strength o f the tobacco industry is — great — measures taken by governments to protect the rights of nonsmokers cannot be applied effectively. IVIr Bilham w ants to gather evidence — quickly — he can before rain o r earth-slips obliterate it. In education. and the overall social cost o f the condition is seen — a m ajor hindrance to economic development.

Venus has alm ost — mass — Earth but a thicker atmosphere.-24. containing — knowledge on every subject — might be held in m illions o f boks. they become very dependent on these medicines.Adjectives & Adverbs / Test-3 01. The Internet is like a vast library. When people take sleeping pills regularly at particularly high doses fo r — longer than one or tw o weeks. parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. Three-Way Catalysts (TWC) are used to convert these pollutants into less harmful substances — water. A) B) C) D) E) so / that such / that the same / as as / as such/ as sc z 2. and so purchasing power decreases rapidly. 1. The climate o f various regions could change e — quickly fo r many plan t and animal species g — adjust. A) B) C) D) E) such/ that s o /th a t as / as the same / as such/ as 4. During a period o f severe inflation. The atmosphere traps the sun's heat near the E a rth 's surface in — way — the glass does in a greenhouse. A) B) C) D) E) the same / than as much / as more / that so / that such a lo t/ that 3. composed o f 96% carbon dioxide. S A) B) C) D) E) enough / to too / to so / that such / that more / than 5. A) B) C) D) E) very many far any too 8. prices rise — faster than wages. A) B) C) D) E) such as such just as so as as many 3. A) B) C) D) E) enough / to too / to so / that such a / that the same / as 7. oxygen and carbon dioxide. A) B) C) D) E) by far many less too rather 130 . The birth o f a new language is — a rare event — scientists w ho w ant to watch it happen generally have to make do w ith computer sim ulations. sorularda.

13. Mice always seem to be looking fo r something to eat. A t present. The am ount o f food you eat can play a — more important roje in w eight control than the kinds o f food. According to the W orld Commission on Water for the 21st Century. Chickens are by far — kind o f poultry raised throughout the world. A) B) C) D) ■E ) even / that quite / than a lot / as so many / much no / quite 15. Because the moon is relatively close to the earth. especially bar soaps. Poultry are birds that are raised to provide meat and eggs fo r human food. more than half o f the w orld's major rivers are — depleted and polluted — they endanger human health and poison surrounding ecosystems.S uat GÜRŒN St R idvan GÛRBÛZ 9. the number of species estimated to have gone extinct as a result of human action is still far — those observed during the major mass extinctions of the geological past. They damage — food — they eat. A) B) C) D) E) By far More than Such Very Too 131 . A) B) C) D) E) fairly very so rather quite 12. A) B) C) D) E) very too much many quite A) B) C) D) E) smaller than the smallest so small that too small small enough 10.— the largest am ount o f perfume is used in soaps. A) B) C) D) E) more common so common that less common too common the most common 11. but they need little food. A) B) C) D) E) enough/to to o /to such a / that s o /th a t as / as 14. A) B) C) D) E) as many / as so much / that the same / as much so little / as much more / than 16. Violations o f the law are — more common among adolescents and young adults than in any other age group. it seems — larger than the stars and about the same size — the sun.

The pyramids of Egypt at Giza. 22. was one of — painters history. (1452-1519).R diectives & RcJverbs Test 3 17. built as tombs for Egyptian kings. heart disease. — appendicitis. and other diseases of the heart and blood vessels. Dancing extends beyond the human species itself. A) B) C) D) E) as that like such as than A) B) C) D) E) so old that older than the oldest too much old as old as 19. and m ost versatile geniuses in A) B) C) D) E) so many / that such / as the same / as much / than as much / as Z D* cr A) B) C) D) E) the greatest greater than as much great as too great such a great 20. 21. Some synthetic materials have — chemical makeup as naturally occurring materials. Lacto-vegetarians do not eat eggs. A) B) C) D) E) as such a lot more the same no less A) B) C) D) E) as the same such as like so that 18. Leonardo da Vinci. cirrhosis. A) B) C) D) E) more / Such less / So much / More than too much / The more the most I As much A) B) C) D) E) so good as too good rather better good enough the best 132 . Sweet chocolate and sem isweet chocolate are processed in the sam e w ay — milk chocolate. diabetes. are — preserved of all the ancient wonders. Dance is among — human art form s. 23. but they drink milk and eat — milk products — butter and cheese. Obese people are — likely than thinner people to get certain diseases. Copernicus suggested in 1543 that the earth is — the other planets and that the planets revolve around the sun. diseases include coronary 24.

parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. and makebelieve. — calories it uses. ingenuity. m ay grow up to 40 feet (12 meters) long.Adjectives & Adverbs / Test-4 01. vigorous the A) B) C) D) E) either I or most I as many the more / the more such a / less than as / much as A) B) C) D) E) too so very such as 8 . daydream ing. many things. The average person w as — busy earning a living to find tim e to pursue a hobby. A) B) C) D) E) larger than the largest so large as too targe such a large A) B) C) D) E) such / as as / as so / as the sam e/as so / that If society needs w om en workers. — activity. it must perm it them to have — opportunities — men.-24. Exercise burns up calories. Whale sharks. The ancient Egyptians laid these outer stones z — exactly — from a distance the pyramid [£ appeared to have been cut out of a single g white stone. A) B) C) D) E) as many I as such/ that too much / than so / that more / as A) B) C) D) E) the same as such like so 133 . — critics — the English poet Sir Philip Sidney praised literature as the image of an ideal world. 3. 1. Sharks vary greatly in size and habits. hobbies w ere largely lim ited to the wealthy. During the late 1500's. vu A) B) C) D) E) such / as so many / that as much / as such I like the same / as A) B) C) D) E) so / that more / than such / that so / as the same / as In the past. sorularda. — o f all fish. Imagination is the capacity to consider objects or events in their absence or as they m ight be. the heat is — great — it partly melts the rock inside the earth. Im agination m ay refer to A t certain depths. — fantasy.

Som e exam ples o f — are the grey. w ithout reference to its historical period. Banking is nearly — old — civilization. 15. There are two main groups o f whale: toothed and toothless. Some kinds o f food go through a process called dehydration. — porpoise. w as not always — popular — it is today. the and the sperm killer w hale whale. and it was considered a slightly dirty and unpleasant habit. the author's life.— new critics — C leanth Brooks and John Crowe Ransom analyzed a w ork o f literature as a self-contained whole. Sm oking. It was mostly men who z A) B) C) D) E) lower I greater than the lower / the greater as much lover / great as the lowest / the greatest too low / very great 5 s 3- smoked. The ancient Romans developed a relatively advanced banking system to serve their vast trade network. hot and dry air passes over the food and absorbs — m oisture — possible.R diectives < Adverbs Test 4 5 9. the humpback. They are — smal l — it is im possible to see 16. M echanisation is a way o f producing ■ food . the includes the dolphin. In this process. or other external influences. This is because — a company's costs are. S Uf cs A) B) C) D) E) such / as so / as so / that too / like more / more 1 1 . A) B) C) D) E) quite / as much as much / as too I than s o /th a t such / rather than A) B) C) D) E) as much / the most efficiently too many / so efficiently such a / as efficiently more / more efficiently the same / such efficiently 134 . The desire for profits motivates companies to produce their goods efficiently. A) B) C) D) E) s o /a s the same / as a s /a s such / as s o /th a t A) B) C) D) E) The most / the least As many / much The former / the latter Such / too many The former / so many 10. them even with a high-powered microscope. the right and the blue whales. of course. A) B) C) D) E) L ike /a s As / as S uch/that S o /th a t Such / as A) B) C) D) E) many more / than the most / as the same / that such a / as as much / as ‘ 12. — because m achines can do work faster and — . — its profits can be. 13. 14. Atoms are the sm allest particles o f m atter that have the properties of th e chemical elements.

It takes 80 years for the w ater to be renewed. both have fortunes based on oil . A) B) C) D) E) as / so like / such more than / as a such as / the most too / rather A) B) C) D) E) too such a more as much as like 22 . to appoint a governm ent official responsible for 'free-tim e'. and the latter on a highly efficient oil-drilling bit. In Europe. A) B) C) D) E) as the same such as like the most A) the slowest B) too slow C) slower D) as slowly as E) slow enough 135 . far — a process to cope with the remorseless rush o f pollution.the form er on the'Standard Oil Co. In Mexico during the century. only France has taken the problem 19. two of — men in the world. Today. Scientists say that breathing the air of New York is — smoking forty cigarettes a day.P. the Aztecs cultivated it. Meat which has to be kept fo r a long time is frozen. I. f\) So much I as sixteenth A) B) C) D) E) such as as as many the same too B) C) D) E) The same / that Such / as Like / such as The more / the more 23. The young people in the 1930's and 1940’s first took up smoking — a mass habit. a 3 a: life spectacularly because they are non­ intensive form s of all. 20. A) B) C) D) E) as rich as richer than a lot richer so rich as the richest A) B} C) D) E) as serious as the most seriously such seriously too serious seriously enough ’ 24. — activities — walking and gardening prolong 1 8. 2 1 .S uat GURCRN < Riclvcin GURBUZ S 1 7 . This was the period w hen the pressures of living first began to be — great that people needed the relaxing qualities o f nicotine.lt Is not a new idea to grow amaranth — foodstuff. Getty and Howard Hughes. and this makes it — cold for bacteria to grow until it is thawed out again.

. Cümleden atıldıklarında. sadece o isim hakkında ekstra bilgi verir. cümlenin anlamında bir kopukluk ortaya çıkar. I am so keen on m y parents. The Sun. 0 Hem Defining Adjectival Clause hem de Non-defining Adjectival Clause bölümlerindeki örnekler dikkatle incelendiğinde virgül olduğunda “ that” yapısının kullanılmadığı görülmektedir. also enlightens the other planets and stars in the universe.Öğretmeye cesaret eden kişi asla öğrenmeyi bırakmamalıdır.ADJECTIVAL CLAUSES “ Adjectival Clause” ya da “ Relative Clause” diye bilinen bu konu başlığı altında bir ismi niteleyen tümcelerin nasıl kullanıldığını ve nasıl oluşturulduğunu inceleyeceğiz.Focused Adjectival Clauses) 2) Nitelediğimiz jsim sıfat tümcesinin nesnesi ise (Object . nitelenen isim hem konuşmacı hem de dinleyici tarafından zaten bilinen bir isim olduğu için. nitelenen ismin ne olduğunu açıklığa kavuşturan bilgi de atılacağı için. Bu gruplamanm yanı sıra nitelediğimiz ismin sıfat tümcesindeki görevi göz önüne alınarak bir alt gruplama daha yapılabilir. One w h o /th a t dares to teach must never cease to learn.g. 2) Non-Defining (Non-Restrictive) Adjectival Clauses: “ Non-Defining A djectival Cluses” diye adlandırılan yapılar.Focused Adjectival Clauses) 136 . Subject-Focused Adjectival Clauses: Sıfat tümcelerini yukarıda belirtildiği gibi fonksiyonlarına göre iki başlık altında topladık (Defining Adjectival Clauses & Non-defining Adjectival Clauses). Bu yüzden bulundukları cümleden atılamazlar. Buradan yola çıkarak "virgülün kullanıldığı “ non-defining adjectival clause” yapılarında ‘that’ relative word olarak kullanılmaz" denilebilir. . .Dünvavı sürekli aydınlatan güneş aynı zamanda evrendeki diğer gezegen ve yıldızları da aydınlatır. e. Özneden sonra kullanıldıklarında başında ve sonunda virgül alarak.Bütün havatım boyunca beni sürekli destekleyen anne-babama çok düşkünüm. w ho have never stopped backing me up all mv life. Bu nedenle.Bu toplantıda aydınlatılması gereken şeyler b ir sonrakine bırakılmamalıdır. Bu gruplama da iki şekilde olabilir: 1) Nitelediğimiz isim sıfat tümcesinin öznesi ise (Subject . cümleden atıldıklarında cümlede herhangi bir anlam noksanlığı söz konusu olmaz. . The things w h ic h /th a t are to be enlightened in this meeting shouldn't be left to the next one. nesneden sonra kullanıldığında ise sadece başında virgül alarak kullanılırlar. 2 tür sıfat tümcesi olduğunu belirterek sıfat tümcelerinin anlatımına başlayalım: 1) Defining (Restrictive) Adjectival Clauses: “ Defining Adjectival Clauses" diye adlandırılan bu sıfat tümceleri nitelediği isimle ilgili ayırtedici bir özelliği anlatır.g. w h ic h shines to the Earth all the time. Öncelikle. e.

. Where did you put the scissors w h ic h /th a t/0 you were using earlier? . yüzyıla kadar dayanan gem i enkazları buldular. Non-Defining yapılarda ise (virgül var ise) nesne durumunda insan dışındaki şeyleri nitelemek için sadece ‘w hich’ kullanılır.Ö.B ir gem i enkazından hazine çıkarm ak için kullanılan ilk dalgıç elbisesi John ve Charles Dean tarafından geliştirildi. . Nitelediğimiz isim sıfat tümcesinde nesne görevinde bulunuyor ise Defining yapılarda insan dışındaki şeyleri nitelemek için 'w hich' ya da ‘that’ kullanılabilir.Bövle b ir is icin gerçekten ihtiyaç duyduğun iyi b ir m usluk tamircisi bulm ak kolay değil.D algıçlar M. w h ich the instructor rated as the best one.Parayı çalmaya niyetlenen tezgahtar satış müdürü tarafından işten çıkarıldı. wasn't informative. . Peter. w h o was persuaded bv his children. . Divers have found the wrecks o f vessels w h ic h /th a t date as far back as the 23rJ century BC.g. Bu durumda ‘that’ ya da ‘0 ’ hiçbir şekilde kullanılmaz. bought a puppy for them. . w h ic h was used to recover treasure from a shipwreck. was developed by John and Charles Dean. veya hiçbir relative w ord kullanılmadan (0 ) cümle devam ettirilebilir.g. nitelenen isim sıfat cümlesinde bir Preposition’dan sonra gelip o Preposition yapısının nesnesi olabilir. Isn't easy to find. veya hiçbir relative w ord kullanmadan (0 ) cümle devam ettirilebilir.g. Non-Defining yapılarda ise (virgül var ise) İnsan dışındaki şeyleri nitelemek için özne durumunda sadece 'w hich' kullanılır.Öğretmenin en ivi olarak değerlendirdiği sunum öğretici değildi. A g ood plumber.S uat GÜRCAN & Rıdvan GÜRBÜZ Şimdi S ubject-Focused Adjectival Clause yapılarını inceleyelim: Nitelenen isim sıfat tümcesinin öznesi durumunda ise Defining yapılarda insanları nitelemek için ‘w ho’ ya da 'that' kullanılabilir. e. The first sea diving suit.Üniversitenin sadece b ir yıllığına ise aldığı okutman kısa sürede yetenekli b ir öğretmen olduğunu gösterdi. ‘That’ ya da ‘0 ’ hiçbir şekilde kullanılmaz. The salesm an w h o /th a t intended to steal the money was fired by the sales manager. Bunun yanı sıra. e. 23. > Nitelenen isim sıfat tümcesinin öznesi durumunda ise Defining yapılarda insan dışındaki şeyleri nitelemek için ‘w hich’ ya da 'that' kullanılabilir. 137 . Object-Focused Adjectival Clauses: Nitelediğimiz ismin sıfat tümcesinin nesnesi olması durumu iki şekilde ele alınabilir. The lecturer w h o m /w h o /th a t/0 the university hired for only a year proved to be a competent teacher in a short time period.g. .Çocukları tarafından ikna edilen Peter onlara b ir Itöpek aldı. Bu iki durumu şimdi ayrı ayrı inceleyelim: a) Nitelediğimiz isim sıfat tümcesinde b ir fiilin nesnesi görevinde bulunuyor ise Defining yapılarda insanları nitelemek için 'whom '. Non-Defining yapılarda ise (virgül var ise) özne durumunda insanları nitelemek için sadece ‘w ho’ kullanılır. w h o m /w h o you really need for a job like this. e. Non-Defining yapılarda ise (virgül var ise) aynı durumunda insanları nitelemek İçin sadece ‘w hom ’ ya da ‘w ho’kullanilir.Daha önce kullandığın m akası nereye koydun ? The presentation. 'w ho' ya da 'that' kullanılabilir. . . e. İlk olarak nitelenen isim sıfat cümlesinde bir fiilin nesnesi konumunda olabilir.

insan dışındaki şeyler için ise sadece ‘w hich’ kullanılır. . The project o n w h ic h you are working presently isn't to be submitted tomorrow. . . İkinci durumda ise Preposition relative worcf un önüne getirilir.Herverde aradığım ız eski projektörüm üz sorun çıkarmaya başlıyor. Aynı yapıları nitelediğimiz isme ait preposition sıfat tümcesinde normal yerinde iken de kullanabiliriz. The board mem bers. is commencing to cause problems.Focused başlığı altında gördüğümüz yapılar kullanılır: . Bunlardan birincisinde Preposition sıfat tümcesinde normalde olduğu verde kalır.g.İnsan dışındaki şeyler için: w h ic h /th a t/0 e.İnsanlar için: w h o m /w h o /th a t/ 0 . The project w h ic h /th a t/0 you are working on presently isn’t to be submitted tomorrow. w ith w h o m 1have been working for years. w h o m /w h o I have been working w ith for years. The board members. .RDjecrivnL cmuses b) Sıfat tümcesinde nitelenecek isme ait bir preposition varsa sıfat tümcesi iki şekilde yapılabilir. Bu durumda Defining ve Non-Definlng yapılarda insanlar için sadece ‘w hom ’ . is commencing to cause problems. .Birkaç dakika önce konuştuğun çocuk en çok 7 yaşındaydı. The child to w h o m you were walking a few minutes ago was seven at most.Birkaç dakika önce konuştuğun çocuk en çok 7 yaşındaydı.g.Su anda üzerinde çalıştığın projenin yarın teslim edilmesine gerek yok.g. O ur o ld projector. .Su anda üzerinde çalıştığın projenin yarın teslim edilmesine gerek yok. The child w h o m /w h o /th a t/0 \/ou were walking to a few minutes aao was seven at most. O ur o ld projector. whom Preposition + which whose + noun 138 . e. fo r w h ic h we looked everywhere. are quite knowledgeable.Yıllardır beraber çalıştığım yönetim kurulu üyeleri oldukça bilgili. Hatırlayacağınız gibi Non-Defining (virgül var ise) sıfat tümcelerinde nitelediğimiz isim nesne konumunda iken insanlar için sadece ‘whom* veya ‘w ho’ . . w h ic h we looked fo r everywhere. are quite knowledgeable. e.Yıllardır beraber çalıştığım yönetim kurulu üyeleri oldukça bilgili. . insan dışındaki şeyler için de sadece ‘w hich’ kullanabiliyorduk. Bu durumda Defining yapılarda Object.Herverde aradığım ız eski projektörüm üz sorun çıkarmaya başlıyor.

had a great style.) . The mountain on the too o f which you see snow is a part of the mountain range Alps.Hafıza kapasitesi benimkinin varisi kadar olan ye ni b ir telefon aldı.. Whose + noun”: Nitelediğimiz isim sıfat tümcesinde bir olayın ya da durumun gerçekleştiği bir yeri bildiriyorsa ve buna bağlı olarak da o cümlede dolaylı tüm leç görevinde kullanılmışsa (sıfat cümlesinin yüklemine sorulan “NEREDE" veya “NEREYE” sorusunu yanıtlıyorsa) relative word olarak ‘w here’ kullanılır. where at least 1 million Turks live..) She has just bought a new phone memory capacity of which is half as large as mine.) . There are lots of sights to be seen in that sm all town-where I grew up. looks like as if it were a Turkish province.g. in whose books you can often see something related to Nihilism.Kapağı Jason tarafından tasarlanan kitabın daha matbaada işi bitmedi. Nietzche.Kitaplarında genelde nihilizm ile Haili bir şevler görebileceğiniz N ietzche'nin m ükem m el b ir tarzı vardır. . e. Eğer ‘of which’ kullanılacaksa preposition ‘of which' yapısından önce gelen ismin önünde kullanılır. (I grew up in that sm all tow n. The mountain on whose top you see snow is a part of the mountain range Alps.Detayları isinin ehli b ir avukat tarafından sekillendirelecek b ir kontrat üzerinde uzlaştık.. Nietzche. Ancak... ‘W hose’ ya da ‘Of which' kullanımında sıfat tümcesinin Defining ya da Nondefining olması virgül haricinde bir fark yaratmaz.. (His a b ility . ‘of w hich’ yapısı ‘w hose’ dan farklı olarak ismi arkasına değil önüne alır (noun + o f which).) (Nerede 1 m ilyon Türk yaşıyor? = Berlin'de.. Sıfat tümcesinde nitelediğimiz iyelik bildiren isme ait bir preposition varsa bu preposition sıfat tümcesindeki normal yerinde ya da ‘whose’ yapısının önünde kullanılır.g. We have agreed on a contract whose details will be shaped bv a competent lawyer. (Its memory capacity. w hose books you can often see something related to Nihilism in . George.A ilesi ciddi b ir felaket yasayan kızı işten çıkarıp çıkarmamakta emin değildim. Which. PLACE: “WHERE. e.) .) ..) . The publishing house isn't still finished with the book whose cover was designed bv Jason. Daha önce belirttiğimiz gibi insan dışındaki şevleri nitelerken ‘w hose’ verine ‘o f w hich’ yapısı da tercih edilebilir. I wasn't sure about whether to fire the girl whose fam ily had experienced a serious disaster.. (Her fa m ily .) 139 . Preposition + Which. e.. ‘W hose’ yapısı iyelik bildiren bir yapı olduğu için kendisinden sonra mutlaka bir isimle beraber kullanılmalıdır (Whose + noun). e. The mountain whose too/too o f which you see snow on is a part of the mountain range Alps.S uat GÜRCRN <S Rıdvan GÜRBÜZ POSSESSIVE: “WHOSE + NOUN” and “NOUN + OF WHICH”: Nitelediğimiz isim sıfat tümcesinde sahiplik bildiriyorsa hem insanlar hem de insan dışındaki şeyler için ‘whose’ kullanabiliriz..g.D ili etkili kullanma yeteneği bilinen George matematikte iy'ı değil.Zirvesinde ka r gördüğün dağ Alp sıradağlarının b ir parçasıdır. (At least 1 million Turks live in Berlin. had a great style. Ancak.. (The book's cover. “of w h ich” yapısı sadece insan dışındaki varlıkları nitelerken aitlik bildirmede kullanılır. Bu farklılığa rağmen her iki kullanımın anlamı aynıdır.. She has just bought a new phone whose memory capacity is half as large as mine. . (Its details .) (Nerede büyüdüm ? = O küçük kasabada. That.) Berlin. (Details o fit. isn't brilliant at maths. whose ability to use language efficiently is well-known. (Memory capacity of i t ..g.) We have agreed on a contract details o f which will be shaped bv a competent lawyer.

.g. (O b ject-fo cu sed ) 140 . e. daha önce İşlediğimiz Subjectfocused ve Object-focused konularında belirttiğimiz insan dışındaki varlıkları nitelerken kullanılan sıfat tümcesi yapma kuralları uygulanır.Akdeniz sahilinde olan Antalya h e r yıl binlerce turist çekiyor. (. . Antalya.. .. (O b ject-F o cu sed ) u p in .. w h ic h is on the mediterranean coast. nitelenen isim özne pozisyonundayken insan dışındaki şeylerle normalde kullandığımız ‘w hich’ veya ‘that’ (virgül varsa “that" kullanılmaz) yapılarından birini. Preposition sıfat tümcesindeki gerçek yerinde kullanılacaksa ‘w hich’ . “ Reason" sözcüğünü nitelerken kullandığımız “ why” sözcüğünün verdiği aynı anlamı 'w hy' relative word’unun yerine 'for which'. Ancak bu durumda nıutlaka nitelediğimiz isme ait preposition sıfat tümcesinde kullanılmalıdır.g. (S u bje ct-focu se d) The reason w h ic h /th a t/0 he mentioned in his resignation wasn't fully satifactory. (. açıklama” halinde çevriliyorsa ‘why* ya da ‘fo r w hich’ kullanılamaz. e.. .) Eğer ‘reason’ sözcüğü ‘-nın nedeni’ olarak değil de “ . There are lots of sights to be seen In that sm all town w h ic h /th a t/0 I grew There are lots of sights to be seen in that sm all town in w hich I grew up. ‘that’ veya " 0 " (virgül varsa “that” ve "0 " kullanılmaz) yapılarından birini kullanırız. Turkey.. (S u b je ct-F o cu se d ) The sm all island w h ic h /th a t/0 Jason visits every summer is known for Its warm climate.. Eğer ‘reason’ sözcüğü sıfat tümcesinde nesne görevindeyse (Object-focused) hiçbir relative word kullanmadan da (0 ) sıfat tümcesi yapılabilir.. ve ‘explanation’ sözcüğü '-nın açıklaması’ olarak değil de “ . . The explanation w h ich w as made bv the director was far from being satisfactory.. ve nitelenen isim nesne pozisyonundayken insan dışındaki şeylerle normalde kullandığımız ‘w hich’ ... e. Yani bir başka deyişle.İstifa dilekçesinde sunduğu neden. ‘tha t’ ya da '0 '. REASON: “WHY /. Bir başka deyişle “reason” veya “explanation” sözcüğü sıfat cümlesinin öznesi (Subject-focused) ya da nesnesi konumunda (Object-focused) ise “ w hy” kullanılmaz. Bu durumda nitelenen İsim özne pozisyonundayken insan dışındaki şeylerle normalde kullandığımız ‘w hich’ veya ‘that’ yapılarından birini kullanırız.. . is a country worth visiting.Müdür tarafından yapılan açıklam a . e.g. The reason w h y he resinned from his post isn't known to anyone. relative w ord un önüne getirilecekse sadece ‘w hich’ kullanılır. ‘that’ ya da ‘0 ’ kullanarak da vermemiz mümkündür.istifasının nedeni.. w h o se p e o p le are very friendly.Büyüdüğüm o küçük kasabada görülesi birçok ye r var.RDM CTIVRL CLRUS€S Nitelediğimiz isim yer bildirip sıfat tümcesinde dolaylı tüm leç pozisyonunda ise ‘where’ kullanmadan da sıfat tümcesi yapabiliriz. Nitelenen yer ismi sıfat tümcesinin öznesi (Subject-focused) ya da nesnesi (Object-focused) olabilir.g.istifasının nedeni. Bu durumda. neden” halinde.g.) The reason fo r w h ic h /th a t/0 he resigned from his post isn't known to anyone..İnsanları dost canlısı olan Türkiye görmeye değer b ir ülkedir.. For + Which”: Bir olayın sebebi hakkında sıfat tümcesi yaparak bir yorumda bulunacaksak ‘reason’ ve “ explanation" sözcüklerinden sonra 'why' kullanılır ve doğru çevirisi ‘-nın sebebi’ ve “ -nın açıklaması" şeklinde olmalıdır.. A itlik anlamı verirken yer isimlerinden sonra "whose + noun" yapısı kullanılır.Jason'un h e r vaz ziyaret ettiği küçük ada sıcak iklimiyle tanınıyor. . e. Bir yer ismi her zaman “ where” ile yapılan bir sıfat tümcesi ile nitelenmez. attracts thousands of tourists every year.

e. (/ saw y o u ..) I can clearly remember the day on which I saw you for the first time. which surprised me a lot. He blames me for anything.o n that day. I can clearly remember the dav w hen/that/0 I saw you for the first time. . Bu durumda relative word olarak sadece ‘w hich’ kullanılır ve genelde kendinden önce virgül gelir. EXPRESSIONS OF QUANTITY IN ADJECTIVAL CLAUSES: Eğer niteleyeceğimiz ismin sayısını.g. on that day. B ir b a ş k a d e y iş le . which I think is unfair.g. k i biz buna şaşırdık.b. Preposition + Which. ( ( saw you . insan dışındaki varlıkları nitelerken özne ya da nesne pozisyonunda “ w hich” .Seni ilk kez gördüğüm günü nef bir şekilde hatırlıyorum. nitelenen isim özne pozisyonundayken insan dışındaki şeylerle normalde kullandığımız ‘which’ veya ‘that’ (virgül varsa “that” kullanılmaz) yapılarından birini. Which.. on that day.. (I think this is unfair. . İnsanları nitelerken özne ya da nesne pozisyonunda “ w hom ” 1.S uat GÜRŒN & Rıdvan GÜRBÜZ TIME: “WHEN. ifade edeceksek sıfat tümcesinde kullanabileceğimiz sadece üç relative word vardır: ‘w hom ’ . e. etc. a t which we were suorised. . ve nitelenen isim nesne pozisyonundayken insan dışındaki şeylerle normalde kullandığımız ‘w hich’ .Yeterlilik sınavını geçm eyi başaramadı. ( Object-Focused) CO-ORDINATING ADJECTIVAL CLAUSES: Sıfat tümcelerini kullanarak sadece bir ismi değil anlam olarak bütün bir cümleyi nitelemek de mümkündür. Eğer virgül yoksa “when" yapısının olmadığı yerde aynı anlamı ‘that’ ya da ‘0 ’ kullanarak verebiliriz. Nitelenen zaman ismi sıfat tümcesinin öznesi (Subject-focused) ya da nesnesi (Object-focused) olabilir. ki bu beni cok şaşırttı. Bu durumda. She didn't manage to pass the proficiency exam. Eğer preposition kullanacaksak onunla beraber mutlaka ‘which’ kullanılmalıdır. aitiik bildirirken ise “ whose + noun” yapıları kullanılır. . ‘that’ veya “ 0 ” (virgül varsa “that" ve “0 ” kullanılmaz) yapılarından birini kullanırız. . Çünkü “ m iktar yapısı + o f + relative w ord” yapısına uyacak yani kendilerinden hemen önce bir preposition alarak kullanılabilecek yapılar bu üç yapıdır. k i ben bunun haksızlık olduğunu düşünüyorum . Monday is the day w hich/that com es before Tuesday. b u k u lla n ım d ış ın d a "w h o m " y a p ıs ı h e r z a m a n n e s n e p o z is y o n u n d a k u lla n ılır y a n i k e n d is in d e n s o n r a b a ş k a b ir ö z n e alır. I can clearly remember the day which I saw you for the first time on.H e r şeyden beni suçluyor. ‘w hose’ ve ‘w hich’. 1 141 .g.Pazartesi en cok nefret ettiğim gündür. She couldn’t finish the race in the alloted time.Seni ilk kez gördüğüm günü net b ir şekilde hatırlıyorum. daha önce işlediğimiz Subject-focused ve Object-focused konularında belirttiğimiz insan dışındaki varlıkları nitelerkenki sıfat tümcesi yapma kuralları uygulanır. (Subject-Focused) Monday is the day w h ich/th at/0 I hate most. “ w h o m ” y a p ıs ın ın b u k u lla n ım d ış ın d a k e n d is in d e n s o n r a fiil y a d a y a r d ım c ı fiil g e tirilm esi y an i ö z n e p o z is y o n u n d a k u lla n ılm a sı s ö z k o n u s u değild ir.. Yani bir başka deyişle.) Bir zaman ifadesi her zaman “w hen" ile yapılan bir sıfat tümcesi ile nitelenmez.) .Yarışı verilen süre içinde bitiremedi.) sıfat tümcesinde onun yerine preposition kullanmadan ‘w hen’ kullanılır. . That”: Nitelediğimiz isim sıfat tümcesinde bir olayın ne zaman gerçekleştiğini bildiren bir zaman ifadesiyle beraber kullanılmışsa (in that m onth. e.P azartesi Salıdan önce gelen gündür. miktarını v.

The next step following submitting the application form is to wait for the board's decision. ignoring environmental problems. the new generations will destroy their own future.Başvuru formunun teslim ini izleyen sonraki aşama yönetim kurulunu kararını beklemektir. REDUCTION OF ADJECTIVAL CLAUSES: Kısaltma yapabilmek için herşeyden önce bilinmesi gereken şey nitelediğimiz ismin sıfat tümcesinde özne pozisyonunda olması gerektiğidir. The new generations.g. Eğer Non-Defining bir yapıda (virgül varsa) kısaltma yapılıyorsa kısaltılan sıfat tümcesi normal yerinde kalabileceği gibi nitelediği isimin önüne de getirilebilir. who ignore environmental problems. . Those who longed for such an opportunity for a long time got what they wanted. .Uzun süredir bövle b ir fırsat bekleyenler istediklerini elde ettiler. We employed two secretaries.Delegeler. Present Progressive ve Past Progressive yapılarda ise “ Being V3" kısaltmaları kullanılır.H e r ikisi de bu alanda oldukça iyi olan iki sekreter işe aldık.Çevresel problem lere aldırmayan ye ni nesiller kendi geleceklerini yo k edecekler.g. teorilerinin coöu bugün bile kullanılan Einstein hakkında b ir yazı okudular. çoğunluğu ülkedeki suni gündemden oluşan başkanın konuşm asından m enün olmadılar. The money stolen from the bank the previous day was found by some officials on the outskirts of the town.g. will destroy their own future Ignoring environmental problems.Önceki gün bankadan çalınan para şehrin dışında bazı görevlilerce bulundu. . . The delegates weren't pleased with the speech o f the chairman. e.Öğrenciler. Başka bir deyişle. 142 . The new generations. . b ) P a s s iv e V o ic e : (V 3 / B e in g V 3) Sıfat tümcesinde yer alan fiil edilgen çatılı bir fiil ise Present Simple/Past Simple/Present Perfect ve Past Perfect yapılarında “ V3". b o th o f w ho m are quite efficient in this subject. edilgen (passive) yapılar farklı. The patient being exam ined bv the doctor at the moment looks as If she will pass away shortly. sıfat tümcelerinde kısaltma yapabilmek için sıfat tümcesinin subject-focused olması gerekir.g. will destroy their own future. Those longing for such an opportunity for a long time got what they wanted. The patient who is being exam ined by the doctor at the moment looks as if she will pass away shortly. Şimdi bu kısaltmaları detayları ile inceleyelim: a) A c tiv e V o ic e : (V lng) Sıfat tümcesinde yer alan fiil etken çatılı (active) bir fiil ise zamanı ne olursa olsun Vı„0 halinde kısaltılabilir. e. e. m o s t o f w ho se th e o rie s are used even today. m o s t o f w h ic h was based on artificial agenda in the country. The students read an article about Einstein. Çünkü etken (active) yapılar farklı. . “ to be" fiili farklı ve “ modal” yapıları ile farklı şekillerde kısaltma yapılır. .Doktorun sim di muavane ettiği hasta sanki yakında ölecek gibi görünüyor. The next step which follow s submitting the application form is to wait for the board’s decision.rdj& h vr l anuses e. Kısaltma yaparken sıfat tümcesinin nasıl bir yapıda olduğu dikkate alınmalıdır. . The money which was stolen from the bank the previous day was found by some officials on the outskirts of the town.

. He is the first man chosen as the representative of the women. The people along the both sides of the road were watching the parade. e. e. teklik bildiren ‘the only’ sıfatı. He is the first man to be chosen as the representative of the women.g ..Şirket kaynaklarının kötüye kullanılmasından sorumlu olan kişi cezalandırılmalı.Ava ayak basan ilk kişi N eil Arm strong idi. d) Be + Prepositional Phrase: Sıfat tümcesinde ‘to be' fiilinden sonra bir preposition ya da preposition öbeği kullanılmışsa relative word ve ‘to be’ fiili atılarak sıfat tümcesi kısaltılabilir.g.g... . I need a box w h ic h is b ig enough to hold all these items. . The man at the door says insistently that he wants to see you. the second. the most. the next. the last. e.. The first person to land on the moon was Neil Armstrong.person who underw ent a heart transplant operation. The person w h o is re s p o n s ib le for the abuse of the company sources should be penalized. .S uat GÜRCAN < Rıdvan GÜRBÜZ 5 c) Be + Adjective Phrase: Sıfat tümcesinde ‘‘to be” fiilinden sonra bir sıfat ya da sıfat öbeği kullanılmışsa relative word ve ‘to be’ fiili atılarak sıfat tümcesi kısaltılabilir.Kapıdaki adam ısrarla sizi görm ek istediğini söylüyor. She was the oldest. “ to b e " yapısı atılarak sadece “ V 3 " kullanımı da mümkündür. Ayrıca. Sıfat tümcesinin yüklemi ed ilg e n bir yapıdaysa kısaltma yapılırken “ to b e V 3 " kullanılablir. She was the oldest person to undergo a heart transplant operation. e) To + Infinitive: Eğer sıfat tümcesiyle niteleyeceğimiz isim kendinden önce “ the first.” sıra sayı sıfatları.. The person re s p o n s ib le for the abuse of the company sources should be penalized.Madam Curie N obel Ödülü'nü iki kez kazanan tek kadın bilim adamıdır. .Kalp nakli operasyonu geçiren en yaşlı kişi o idi. The ffrs i person who landed on the moon was Neil Armstrong.) alıyorsa kısaltma yaparken “ to + infinitive” yapısı kullanılır. v. veya superlative yapılar (the best.b.b. He is the first man who was chosen as the representative of the women. . Madam Curie is the only woman scientist who won the Nobel Prize twice. . e. I need a box b ig enough to hold all these items. 143 .Kadınların tem silcisi olarak secilen ilk erkek o. v.. Madam Curie Is the only woman scientist to win the Nobel Prize twice. .g. The man who is at the door says insistently that he wants to see you.Yolun h e r iki tarafındaki insanlar geçit törenini izliyorlardı.Bütün bu eşyaları alabilecek büyüklükte b ir kutuya ihtiyacım var. The people who were along the both sides of the road were watching the parade.

e.Stuart'in yeterince çalıştığı için kolaylıkla yanıtladığı şey soruydu. is also good at playing the piano. Etken yapılar İçin ‘to + infinitive'. who is brilliant at modern sciences. . ‘may’ ve benzeri şekilde düşük İhtimal bildiren modalları kısaltırken anlamda bir değişiklik olmaması için genellikle “ Nkely/possible/probable + to + infinitive” gibi bir yapı tercih edilir. c örneğinde ise “ because he had studied hard enough” ifadeslndedir. a) It was Stuart who answered the question easily because he had studied hard enough. e. Ayrıca. . yukarıdaki edilgen örneklerin aksine eğer passive bir modal yapısının kısaltması söz konusu İse ‘to be’ yapısı atılamaz. . Jason is also good at playing the piano. There are many things that m ust be done in the process of teaching how to write an essay. Jason. Jason.Önümüzdeki gün açıklanması muhtemel olan ye ni deklarasyon halk arasında ye ni b ir tartışma çıkaracak. b örneğinde vurgu “ the question” isminde. who was the second President of Turkev. a örneğinde vurgu "S tuart” isminde. B rilliant at modern sciences. edilgen yapılariçin ise ‘to be V3' kullanılır.Stuart'in soruyu kolaylıkla yanıtlam ası çok çalışmasındandı. Stuart answered the question easily because he had studied hard enough. . . founded in 1956. c) It was because he ha d studied hard enough that Stuart answered the question easily. brilliant at modern sciences. Mesela.Stuart yeterince çok çalıştığı için soruyu kolaylıkla yanıtladı. f) Appositive Phrase: Non-Defining sıfat tümcelerinde kullanılan “ to be” fiili ve relative word’un atılmasıyla oluşturulan Appositive Phrase bir isme açıklık kazandırmak için isimden sonra ya da önce kullanılan isim ya da zamir grubudur.g.g. There are many things to be done in the process cf teaching how to write an essay. 144 .Türkiye’nin ikinci Cumhurbaşkanı olan İsmet İnönü A ta tü rk’ün b ir çağdaşıydı. Ama.RDJ&JNftL CLAUSES “ To + Infinitive” yapısını modal içeren sıfat tümcelerinin kısaltmasında da kullanırız. The second President o f Turkey. . is an English-medium university. is an English-medium university. I have a lot of responsibilities which I will fu lfill. is also good at playing the piano. . was a contemporary of Atatürk’s.Deneme vazmavı öğretme sürecinde yanılması gereken birçok şey var.Yerine getireceğim birçok sorumluluğum var.Yeterince çalıştığı için soruyu kolaylıkla yanıtlayan Stuarttı. The new declaration which m ay be released the following day will arouse a new dispute among public. which was founded In 1956. Founded in 1956. . The Middle East Technical University is an English-medium university. CLEFT SENTENCES Bir cümlenin fill hariç-herhangi bir öğesini vurgulamak İçin o öğeyi içinde bulunduğu cümleden çıkarıp “ İt” öznesi ile başlayan bir yapının ardından getirme işlemi “Cleft Sentence" yapma diye adlandırılır.Modern bilim lerde cok ivi olan Jason aynı zamanda piyana çalmada da iyidir. İsmet İnönü was a contemporary of Atatürk’s. Yukarıdaki örneklerde görüldüğü üzere vurgulanmak istenen öge “ İt” öznesinden sonra getirilip cümle ondan sonra devam ettirilmektedir. I have a lot of responsibilities to fulfill. İsmet İnönü. was a contemporary of Atatürk's. . ismet İnönü. e. The Middle East Technical University. .1956'da kurulan O DTÜ eğitim dili İngilizce olan b ir üniversitedir. The Middle East Technical University.g. the second President o f Turkey . Bu şekilde kullanıldığında cümledeki vurgu “ it” yapısından sonra kullanılan öğeye yüklenmektedir. The new declaration likely to be released the following day aroused some curiosity among public. b) It was the question that Stuart answered easily because he had studied hard enough.

jg A) B) C) D) E) that where on which whom whose A) B) C) D) E) whose who which whom with whose 7. will bring up w h ole networks of lost ideas and forgotten terrors. 1. forest depletion. or single-nucleotide polymorphism . sorularda. Forestry experts estim ate that two-thirds of the several thousand avalanches — descend into inhabited parts each year are the result of 3. Cuba’s governm ent lifted a rule — cars on the island. A spider can make m any different kinds of silk thread. parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. A SNP. found — Ford's assem bly line system is not being utilized for mass production. The best quality olive oil is that — is extracted from the olives at the first pressing.-24.Adjectival Clauses / Test-1 01. The childreii. u Z 2. if skillfully pursued by the doctor. is a place — genom es routinely differ from one another by a single genetic letter. A) B) C) D) E) from whose each of which for which that who A) B) C) D) E) which what why where of which 145 . — has its own special purpose. A) B) C) D) E) who I which whom /where that / what whose / in which why I why 2 i> G ^ w ■ “ A) B) C) D) E) that whose who whom where 8. it can give him clues to forgotten things — . — are cared for by the Chain of Hope come from countries — are stricken by 3 poverty or torn by conflict. Today there are hardly any factories to be 4. barred Cubans from staying at tourist hotels or hiring A) B) C) D) E) who whose which in that why A) B) C) D) E) what where whose on which that x 3 6 . if a patient lets his conscious mind wander at will. 5.

m any — live in urban areas. such as the . — annoys me to no end. 16. 15. or give pleasure. W henever ! argue with m y brother.R diectiva / Clauses Test 1 9. M any Islands in the Indian Ocean. Clare Short resigned from the governm ent over the Prim e Minister's controversial plans 3 regarding Iraq. Canada has a special police force o f mounted officers — w ear a distinctive red uniform. A) B) C) D) E) that whom what when which A) B) C) D) E) who whose why where that 146 . > A) B) C) D) E) that which where whom whose A) B) C) D) E) where with whom that when on whose 11. 13. The boy band was not prepared for the Instant fam e — accompanied the debut of their first album. Advertising and m arketing are vast industries — affect all our lives. — she and m any others in the § governm ent didn't agree w ith. » cs 14. — attractive beaches and a warm clim ate attract increasing num bers o f tourists.000 Aboriginals in Australia. Today. there are about 250. In all civilizations.£ A) of whom B) from whose C) that D) who E) of which 12. A) B) C) D) E) how that when why who A) B) C) D) E) of which that who where why 10. articles are consumed — have no nutrient value but m ake the food more attractive. Seychelles and the M aldives. are coral atolls. A) B) C) D) E) whose what who which whom > » I . my sister sides with him.

160 miles) long. The way — an animal moves depends on its com plexity. and the way it does it. The law is often used unfairly against certain groups o f people — culture has m inority status w ithin their society. A) B) C) D) E) whose / who in which / what where / whose when / whom that I that 18. A) B) C) D) E) who that in which whose with whom 23. At the heart o f an airport is the control tower. A) B) C) D) E) how / what whose / when that / in which whom / where why / who 24. At 6. and — densely forested north has few inhabitants.695 km (4. A) B) C) D) E) whose in which who why with whom 147 . the Nile supports the thousands o f people — live on its fertile banks. Zj Û A) where 2E A) where > B) who Œ B) which C) to which > s D) when C) with whom w Ç S E) whose D) from whose E) when 20. modern humans belong. A) B) C) D) E) whose each of whom where many of which who 22. Homo is the genus. o r group o f species. Everything — an animal does.S uat GÜRŒN S Ridvan GÛRBÜZ 17. A) B) C) D) E) where/which at which / that whose/where which / whose that/w hom 21. — air traffic controllers m onitor every £ moment of an aircraft’s arrival and departure. lifestyle. makes up its behaviour. The Republic o f Congo. 19. Civil rights are those rights — people enjoy in individual countries and — are protected by law. — is a hot. was a French territory until 1960. humid land. and where it lives.

The period in all human cultures — people used stone. Criticism is the analysis and judgm ent of works o f art. sorularda. It focuses on style and on general principles o f psychology. Waste management is a sector — certain countries fall behind when compared to northwestern European countries. Dr. A) B) C) D) E) which that whom whose when 8.Adjectival Clauses / Test-2 01. The Stone Age ended in the Near East about 3000 B.-24. -— bronze replaced stone as the chief material — tools were made.C.. w <£ when that where about which in whose A) B) C) D) E) 3. This disease was named after a German physician. tools. It tries to interpret and to evaluate such w orks and to examine the principles — they may be understood. Stone Age is a term used to designate the 5 w Z 2. A) B) C) D) E) of whose where that by which whom • 6. parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. A) B) C) D) E) why when that which in which £ 5. A m arket is com m only th o u g h t o f as a place -— com m odities are fo u g h t and sold. Rhetorical criticism analyzes the means — a w ork o f art affects an audience. A) B) C) D) E) when who why that whom United States is the only Western ^ industrialized nation — executions s till take ^ place. A lois Alzheimer w ho was the firs t scientist — described this disease back in 1906. rather than metal. 1. A) B) C) D) E) whose which with whom by which where 148 . A) B) C) D) E) where which that in whose whom z 7. A) B) C) D) E) th a t/th a t when / from which w hom /w ith whose in which I whom where / why 4.

carries warm w ater to a A) B) C) D) E) in which who where whose which A) B) C) D) E) when where that which how . Illnesses traced to heavy m etals date back to ancient Rome. In Its full force the G ulf Stream . In the 1970s in Britain. political seek to heat or use a solar heat installation or a ^ combined heat and pow er plant (CHP). — . Pressure institutions groups are like informal parties.£ A) B) C) D) E) where which whose who whom 12.Newly A ssociated StatesNETwork (PV-NAS-NET) is another EC funded project — key objective is to expand the cohesiveness o f the PV RTD activities o f the NAS and the EU. A) B) C) D) E) when whom that which whose A) B) C) □) E) where which whose that whom 10. Toxins lodged in the soil can affect local plant life. — depth o f up to 100 meters. enter underground w ater supplies and can even be resuspended in the atm osphere — they can be inhaled by humans. begins in towns and cities in Northern Europe to initiate the Brundtland City Energy Network in 1990.S uat GÜRCAN Sı Rıdvan GÜRBÜZ g.lt was the Brundtland Report — Inspired 16. and smelters w ere held responsible for loss of intelligence among children and for brain 5E damage and abnorm al behavior among adults. Soil contam ination in urban environm ents is a growing problem . 13. ju s t influence the decision-m aking process. — lead pots. A) B) C) D) E) which who whom whose why > § ~ A) B) G) D) E) where which whose who whom 11. The new storage technology can benefit all types of users — produce otherwise unused j§ 3P 14. A) B) C) D) E) when where which that whom ' * § . it seem ed that union power had grown to the point — union leaders w ere am ongst the m ost influential political figures in the country. vj 15. The Photovoltaic . 149 . pipes. the G ulf of M exico.

Day care is a service — children or dependent adults are cared for w hile the person who norm ally cares for them cannot do so. | 21. Galileo built a telescope — he discovered that the moon has mountains and valleys. that the m ilky w ay is m ade up o f m any stars. A) B) C) D) E) when that whose where which z > CE > A) B) C) D) E) where with whom in which whose what 24. among 'other things. If prices increase during the period of a loan. and. the choices of two or influence one or groups A) B) C) D) E) which / whose that /th at who i that that / whose which I who A) B) C) D) E) whose in which why whom in that 150 . They provide information about the custom s. Israel makes up m ost o f the Biblical Holy 18. is making situations — more individuals another. Supply and dem and are econom ic forces — determine the am ount o f a product — produced and its price. Land. ideals. Many paintings tell about the history of the period — they w ere created. the debtor repays the debt with dollars less valuable than those — w ere borrowed. the sun has spots.A d je ctiva l Clouses Test 2 17. Butterfly caterpillars have chewing 23. — they use to eat leaves and other plant parts. Game theory is a method of studying decision­ 20. and interests of people of past societies. the place — the religious and national identity of the Jews developed. A) B) C) D) E) through which which in which how that is A) B) C) D) E) that who whose where what 22. A) B) C) D) E) which that in which whose whom > c > § •S A) B) C) D) E) which when whose where what 19. m outhparts.

An invention is som ething created by human effort — did not exist before. A) B) C) D) E) when whose that where whom Some years ago.-24. using needles. on the southwestern coast o f England.Adjectival Clauses / Test-3 01. A) B) C) D) E) which when whose where in which 6. Atoms are the sm allest particles of m atter — have the properties o f the chemical elements hydrogen. is based on the Chinese model of health and disease A) B) C) D) E) that whose from which with whom which A) B) C) D) E) with which which where whose in which 4. parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. today who are not satisfied with the education — their children are receiving in the public schools. Acupuncture. and so on. A) B) C) D) E) which / who that / that tha t/w ho in which / that that / in which 151 . Companies can Increase the money — they run the ir business in a number o f ways. a lifeboat station — did not have the new type o f lifeboat received a radio call from a small ship — was sinking. iron. oxygen.S. A) B) C) D) E) who that whose when where A) B) C) D) E) where when that whose to which 7.Earthquakes are probably one q f the most frightening and destructive happenings of nature — man experiences. Plants have three system s — make possible the interchange o f substances among various parts o f the plant body. sorularda. A) B) CJ D) E) whose whom where that when 5. There are many people In the U. — Is the method o f treating diseases byi.

kerosene. were killed or badly injured on the roads in Britain. of them — are interested in worldly problems. A) B) C) D) E) which / in which that I which where / that in which / that in which / which A) B) C) D) E) when where how what which 16. — causes further increased w age demands. A) B) C) D) E) some of whom three of whose three of which all of which which A) B) C) D) E) th a t/th a t who / that who / whose whose / that whom / that 152 . Crimes vary. — were teenagers. — are calcium . — are commonly known as gasoline. There are m ore than tw enty different minerals In the body. A) B) C) D) E) to which when where that whose A) B) C) D) E) where / that in which / where that/w hich where / which whose I that 11. lubricating oil and fuel oil. 14. 15. Refineries are huge 'factories’ — crude oil is separated into ‘fractions'. Applied m athem aticians. Measles is ju st a childhood disease — most of us experience and shake off in a w eek or two. Simply described. diesel oil. and iron. 13. inflation is the situation ____ increased wage dem ands result in higher prices of consum er goods. system s of justice vary. A) B) C) D) E) some of whose whose any of which to whom most of whom A) B) C) D) E) that when what how where 10.R diectiva! Clauses Test 3 During the late 1970's about 1. Sewage and garbage attract crocodiles by providing a rich diet — unfortunately inflames their aggression. — 12.500 pedestrians. have learned to solve many w ere alm ost im possible to solve ten or tw enty years ago. but the greatest variation between countries is in the methods of punishm ent — they use. phosphorus.

Perhaps the biggest air pollution disaster of all 20. — A) B) C) D) E) whose 5 which of which where in which A) B) C) D) E) that which whose whom who 24. The sam e s e t o f experim ents indicated that protein efficiency in this group had increased. The m ost im portant source o f radioisotopes is the atomic reactor. Amaranth is a kind of high-protein grain and it may easily be grown in m any areas — unable to support other crops are 22.S uat GÜRCRN & R idvàn GÛRBÜZ 17. A research team in Spain has developed a new fast and reliable diagnostic for human brucellosis based on serum sam ples. 21.lt has been discovered that am aranth is a highly nutritious food — seed is high in protein. A) B) C) D) E) whom to which what when that A) B) C) D) E) whose which that when where 153 .it contains an im portant amino acid called lysine. Many o f the scientific achievem ents — take for granted today have reached beyond the dream s of scientists. — m eant that reduced feed rations could result in better utilisation o f nutrients. we far tim e occurred in Bhopal. India in 1984 — a toxic cloud drifted over th e city from the Union Carbide pesticide plant. 23. C raniofacial anom alies (CFA) are com plex and diverse congenital m alform ations — significant part o f w orld's population^ affect a A) B) C) D) E) where which what when about which w G E S A) B) C) D) E) whose at which that where who 19. A) B) C) D) E) that what which when who A) B) C) D) E) that which of which who whose 1 8 . — yields large quantities of some isotopes from the fission of uranium. and. lowers the risk o f contam ination.

Most dream ing occurs during REM sleep.the eyeballs move rapidly beneath the closed lids.Adjectival Clauses / Test-4 01. A) B) C) D) E) with which in whom what from whose where A) B) C) D) E) which that where when whose 7. parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. In Lowry's paintings the em phasis is on the industrial landscape — men. people have continuaily gj sought new medical know ledge — delay death. 3 boom erang. has been able to predict the areas — earthquakes m ight occur. A) B) C) D) E) from whom of which whose who of whom A) B) C) D) E) when about which where whom whose sc 6. a u Z 2. By banning the use of tobacco from places — nonsmokers w ould be exposed. they can ^ w . the blades — shape o f an airfoil. 5.SE period during — . many — compare with those of W illiam Shakespeare and John Milton. The early inhabitants of Australia invented the 3.-24. A) B) C) D) E) of whom whose where of which that A) B) C) D) E) when in which that whose from whom 154 . A large group of scientists at the National Centre for Earthquake Research in California. thousands of lives m ay be saved. w ere killed or badly injured on the roads in Britain. — m ost were teenagers. 1. 8. sorularda.500 pedestrians. Throughout history. Wordsworth w rote 523 sonnets. women and animals seem insignificant. During the late 1970's about 1. they carved in the w z A ) B) C) D) E) whose on which when where why <s § ■ — A) B) C) D) E) whose which that of which whom 4.

after a decâde-long process of research and underwater searching. W illow trees and cottonwoods grow at the bottom of the Grand Canyon — there is plenty 11. commerce. emphasis on m anufacturing.S E A) where B) about which C) in whose □) that E) when 16. 13.S uot GÜRŒN & Ridvan GÛRBÜZ 9. — an estimated 1 billion rabbits were around. Planning for system atic extermination programs began in the 1940's. A) B) C) D) E) on what that whom from which whose A) B) C) D) E) where at which that whose when 10. became a Brazilian national hero and was also known as Perola Negra. — nickname does not mean anything. meaning Black Pearl. the team finally located the hull of a ship — seemed consistent with known information concerning the design of the Queen Anne's Revenge. — each had its rights and obligations. in November 1996. of water.Pele. of artificial lighting and the age — eye problems start. causing land erosion and destroying native habitats. A) B) C) D) E) that whose from which at which where A) B) C) D) E) whose where whom why at which 155 . A) B) C) D) E) who whose of which whom that H > (j » 5= . § and services. functions are based are obtained efficiently 5 S w A) B) C) D) E) whose that on which where which A) B) C) D) E) which from whose when of which that 15. The birds — penguins are descended were as capable o f flight as any normal bird. A well-developed econom y places great these g > 14. trade. There is a close relationship between the use 12. From the Code o f Hammurabi it is evident that there were distinct social classes. The raw materials — with a small m anpower commitment.

was sunk off the Atlantic coast o f the American colonies. In the northern English county of Cumbria. Everybody knows that Santa Claus lives som ewhere near the North Pole — a carpet of snow covers the mountains and the amazing Northern Lights shine brightly in the Arctic night. 22. — their distinctive rgusic and vocal styles add considerable colour to the entertainm ent scene. A) B) C) D) E) which who whose that from whom S w cs A) B) C) D) E) when whose at which with whom where 19. In 1718 the Queen Anne's Revenge. are not provided with sufficient safety equipm ent. A) B) C) D) E) about which when why with whom on whose Z » <r A) B) C) D) E) which what that where whose 20. the world will be increasingly complex. Fairly large com munities o f settled Gypsies are found in Spain. 23. — been the flagship o f the infamous had pirate Edward Teach's fleet. In a lecture titled "The Terror of Change". — are exposed to asbestos dust. Patricia Gulas Strauch cited three aspects of our future — there is little disagreement: the speed of change will accelerate. A) B) C) D) E) with whom I when whose / where which 7 which at which I in which that/whose A) B) C) D) E) which whose what where why 156 . they hold annual fairs — all the farmers gather and take part in sports. 24. 21.R diediva! Clauses Test 4 17. A) B) C) D) E) that/w here whose / in which who / which of whom / that when / why A) B) C) D) E) when why that whose where 18. including wrestling in a traditional style. and nations and world issues will be increasingly interdependent. The workers at the motor parts factory. — opponents stand chest to chest and take hold of each other. M ost outpatients assess the quality of the treatm ent on thS speed — they are dealt with. The children — are cared for by the Chain of Hope come from countries — are stricken by poverty or torn by conflict.

A) B) C) D) E) producing produced to be produced to have been produced to produce A) B) C) D) E) produced producing to be produced to have produced to produce 157 .Reductions in Adjectival Clauses / Test-5 01. contain electrons. cheap — by earthquakes m easured are g by g « *» andi transportation to all parts o f the city and suburbs. or emit. synthetics -— from petroleum w ithin a year m ake up more than 67 million tons o f textile fibres. 2. 5. The vibrations discovered. recorded instruments called seism ographs A) B) C) D) E) produced producing having been produced to produce to be produced A) B) C) D) E) to have having to have had having had to be having 7. distribution. The am ount of garbage — each day is growing at an alarming rate. This effect. Philipp Lenard showed that ultraviolet light directed onto a m etal m akes it send out. which is som etim es all the called business includes activities — with the m ovem ent of goods and — services from producers to consum ers. Today. sorularda. — as the photoelectric effect. H alf o f the 4. electrons. The vitamins necessary for a healthy body are normally supplied by a good mixed diet — a variety o f fru it and green vegetables. In 1902. A report recently — for a large international travel service and banking com pany found out that travel and tourism accounted fo r alm ost $ 2 trillion o f the sales in 1987 A) B) C) □) E) preparing having prepared being prepared prepared to be prepared A) B) C) D) E) to be known having known to know knowing known ^ Sj 6. Indicated that atoms 1. u Z London has 10 lines that provide quick.-24. z A) B) C) D) E) to include included including having included to be included e g ¡£ A) B) C) D) E) connecting having been connected having connected to connect connected 8. M arketing. parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. 3. London was the first city — a subway.

such as chlorofluorocarbons. the World Bank. most of the tim e. — a lifetime of about only 1. pollutants. the IMF. a m agazine — the Year. A) B) C) D) E) learned to be learned learning being learned having learned A) B) C) D) E) testing to test to have tested tested who was testing 158 . The G reek mathem atician Archimedes. The factors that contribute to the warming up of the atmosphere are mainly carbon dioxide gas. Executive Travel organises a com petition to find the Airline of discovered that the comet was losing about ten metres of material from its surface every orbit. A) B) C) D) E) to be produced producing having produced to produce produced 10. and other instrum ents of globalization A) B) C) D) E) to be associated associating associated having associated to associate A) B) C) D) E) affecting affect have been affecting affected have affected 15.000 people — nuclear pills.000 years it will disappear. The biggest problems — concern governance. lived from about 297 BC to 212 BC. Scientists 11. who 12.R eductions in R diectiva / Clauses Test 5 9. — by the burning of fossil fuels and forests. near Britain's oldest 13. and methane. Newly 1. they arise from involuntary body m ovem ents in response to the current. A child — to talk notices a thousand times a day the difference between the language he uses and the language those around him use. 14. was the first scientist — his ideas by experimenting. One thing about the injuries — with electric shocks is that. Every year.000 orbits In about 100. A) B) C) D) E) calling is called was called called calls A) B) C) D) E) to suggest suggesting suggested to have suggested to be suggested 16. used nuclear power station are to be given anti- A) B) C) D) E) lived to be living to have lived to be lived living in refrigerators. which Is how scientists w ork today.

— 19. Scientists can now get immediate feedback 20. Gross domestic product (GDP) is the value of all goods and services — in a country during a given period. from their deep sea instrumentation thanks to a data transmission concept — at the Center for Marine Environmental Research in Germany. The word bank com es from the Italian word banco. A) B) C) D) E) which meant to mean meaning that means to be meant A) B) C) D) E) publishing to be published to publish published having published 23. One puzzle is that. A) B) C) D) E) involved involving having involved to involve to be involved A) B) C) D) E) imposed to impose to have imposed imposing having been imposed 22. Treasury Department. — bench. A) B) C) D) E) to produce produving to have produced to have been produced produced £) B) C) D) E) developing developed to be developing having developed to have developed 159 .S uat GÜRCRN S Ridvnn GÛRBÛZ 17. fo r less than 30% of their current-account surplus. Targeting neurodegenerative diseases 21. according to data — America's 18. Kiri Te Kanawa is one of the sopranos regularly In OPERA in London. by OPEC members' holdings o f American government securities fell from $67 billion in January this year to $54 billion in August. Official reserves of Middle East oil exporters have risen by around $70 billion this year. Value-added tax is a ta x — by a government at each stage in the production of a good or effectively depends upon the full clarification of the m olecular and cellular m echanisms — in the developm ent o f the nervous system. A) B) C) D) E) who sang sung to sing singing to have sung z » CE 3- S A) B) C) D) E) accounted to account accounting to be accounted to have accounted 24.

"That Clause” yaprının cümlede özne pozisyonunda kullanılması çok tercih edilmez. Bunun yerine yine c örneğinde olduğu gibi “boş özne” (empty subject) olarak “it” kullanılıp Noun Clause yapısı cümlenin devamında getirilebilir. Yani.g. She knows the truth. Genelde Noun Clause yapıları “That” ile yapılan yapılar olarak bilinir ancak soru kelimeleri İle de Noun Clause yapılması mümkündür. = That he will recover from the illness is certain.g. = She believes ( that) she will break the record. e. = The judge drew attention to the fact that the culprit was to defend herself. Bu şekilde kullanıldığında anlamda herhangi bir farklılık ya da bozulma olmaz. Bu yapılar genelde birbirlerinin yerine kullanılabilirler1 ve bağlı bulundukları cümlede bir olay. N o u n C la u s e b) She believes this."Whether” and " I f A) KARARLI DURUM BAĞLAÇLARI: Yukarıda da belirtildiği gibi Kararlı Durum Bağlaçları başlığı altında inceleyeceğimiz yapılar “That” ve “The fact that” yapılarıdır. The judge drew attention to it.The fact that 2) Kararsız Durum Bağlaçları . "That" bu şekilde bir Preposition'dan sonra gelmez. This is certain. İlk olarak Noun Clause yapılarını iki başlık altında toplayalım: 1) Kararlı Durum Bağlaçları . Bu şekilde bir fiilin nesnesi pozisyonunda iken Noun Clause yapıldığında “That" ya da "The fact that” kullanılmayabilir. " kararlı" (belirli ve net olan) bir durum ifadesi söz konusudur. ' Bir P r e p o s itio n a rd ın d a n s a d e c e “ T h e f a c t t h a t ” y a p ıs ı kullanılır. Bu yapılar kendilerinden sonra tam bir cümle (sentence) alır. Aynı şekilde b örneğindeki Noun Clause yapısı "believe" fiilinin nesnesidir.NOUN CLAUSES & AUXILIARIES NOUN GLAUSES "Noun Clause” yapıları bir isim gibi işlev görürler ve cümlede bir İsim nasıl kullanılıyorsa Noun Clause yapıları da aynı şekilde kullanılır. N o u n C la u s e = It is certain that he will recover from the illness. aşağıdaki örnekte olduğu gibi bir Preposition'dan sonra sadece "The fact that" kullanılır ve cümleden çıkarılması mümkün değildir. = I know (that) she knows the truth. Ancak. 160 ."How" soru kelimesi . Yukarıdaki a örneğinde Noun Clause yapısı “know” fiilinin nesnesi (Object) konumundadır. a) I know it. She will break the record. .Hakim sanığın kendini savunması gerektiği aercenine dikkat çekti. ya da bir gerçeklik ifadesi gerektirdiklerinden yani net bir ifade içerdiklerinden dolayı bu yapıları "kararlı durum bağlacı” diye adlandırıyoruz. N o u n C la u s e c) He will recover from the illness. The culprit was to defend herself. bir olgu. B ir P re p o sitio n a rd ın d a n “ T h a t ” ku lla n ılm a z. N o u n C la u s e Yukarıdaki örneklerin hepsindeki "That Clause ’’ kısımlarında net bir durumdan ya da gerçeklikten bahsedilmiştir."W h-" soru kelimeleri .That . c örneğindeki Noun Clause yapısı cümlenin öznesi pozisyonundadır ve bu şekilde özne pozisyonunda kullanıldığında "That” ya da "The fact that" atılamaz. e. 0 Yukarıda da belirtildiği gibi "That” kullandığımız yerlerde genelde "The fact that" kullanmamızda herhangi bir gramer yanlışlığı olmaz. Ancak. Bu bölümde Noun Clause yapılarının nasıl yapılacağını ve cümlede nasıl kullanılacağını işleyeceğiz.

v. It is his opinion that we should book two rooms in advance. My Impression is that advertisement is an indispensable part of business life.Önceden iki oda ayırmamız gerekliği onun fikri. (Adjective + That Clause) e.Benim izlenimim reklamın iş hayatının vazgeçilmez b ir parçası olduğudur.Yakında bu programla birçok sorun yasayacaksınız gibi görünüyor.g.g. Who soru kelimesi bir soruda özneyi sorabildiği gibi nesneyi de sorabilir.g. .Bu soruyu ilk kimin cevaplayacağını m erak ediyorum. . a) What will the President tell about this crisis? I want to know what the President will tell about this crisis. . Bu yapılar " That Clause" yapısının aksine bağlı bulundukları cümlede bir kesinlik veya belirginlik ve netlik ifadesi içermediklerinden dolayı bu yapıları “kararsız durum bağlacı" diye adlandırıyoruz. ■* Soru kelimeleri ile Noun Clause yaparken değişme ihtimali olan tek yapı Who soru kelimesidir.Onların macı kaybetm eleri şaşırtıcı.ine Whom da kullanabiliriz. Sorunun öznesi “You" ifadesidir. Unutulmamalıdır ki soru kelimeleri ile yapılmış bir soruyu Noun Clause haline dönüştürürken soru cümlesi soru kalıbından çıkarılıp düz cümle haline getirilir. b) How dan we escape from this prison? How we can escape from this prison is a secret.g. 0 Soyut isim lerden sonra That Clause kullanımı sık karşılacağımız bir kullanımdır. e.Viza aldığına m emnun oldum.Başkanın bu kriz hakkında ne söyleyeceğini bilmek istiyorum. I'm glad t/iaf you got the Visa. b) Who have you seen there? (N esn e yi soruyor. . seem.Orava vaktinde varabilm iş olm am ız b ir mucize.Orada kim i gördüğünü bana söyle.Bu hapishaneden nasıl kaçabileceğim iz b ir sır. . C o p u la r ya d a L in k in g V e r b d iy e g ru p la n d ırıla n fiiller ile ilgili d etay lı bilgiyi “ A d je c tlv e s & A d v e r b s " b ö lü m ü n d e b u lab ilirsin iz. A) KARARSIZ DURUM BAĞLAÇLARI: Daha önce de belirtildiği gibi Kararsız Durum Bağlaçları başlığı altında inceleyeceğimiz yapılar “ Wh-” soru kelimeleri. .) Tell me who/whom you have seen there. It is s urprising that they lost the game. b örneğinde verilen Noun Clause ise cümlenin öznesini (subject) oluşturmaktadır. “ How” soru kelimesi ve “ Whether/IF’ yapılarıdır. Nesneyi sorduğu durumlarda Who yc. 0 Bazen de That Clause cümlede Copular ya da Linking Verb’ diye bilinen “ be. It is a miracle that we were able to get there on time. a) Who will be the first to answer this Question? (Özneyi soruyor. appear.b" gibi fiillerden sonra gelerek özneyi tamamlar. It seems that m u will have many problems with this program soon.) I wonder who will be the first to answer this question.g. e. e. .S uat GÜRCAN & Rıdvan GÜRBÜZ 0 Çoğu sıfattan sonra That Clause yaygın olarak kullanılır. (Abstract noun + That Clause) e. 161 . . . . Yukarıdaki a örneğinde yapılan Noun Clause cümlede “know" fiilinin nesnesi (Object) pozisyonundadır.

Eğer “If" bağlacı ile beraber kullanılacaksa ıtıutlaka cümlenin sonunda tercih edilmelidir. Aynı Noun Clause yapısını cümlede özne (Subject) pozisyonunda kullandığımızda sadece “ W hether" kullanılır. Bu şekilde Preposition normal yerinde kullanıldığında nesneyi sorduğundaki gibi “who" ya da “whom" soru kelimeleri kullanılabilir. 4. Ancak.. “with w hom .g.g. e. e.“Or n o t" yapısının kullanıldığı yer farklılık gösterebilir. Yukarıda verilen b örneğinde ise Noun Clause yapısının öznesi “you” ifadesi olup “who” yapısı Noun Clause kısmında nesne görevindedir. Bunun yerine sadece “whom” (e. Bu şekilde nesne görevinde kullanıldığında yukarıdaki b örneğinde olduğu gibi “who" yapısı yerine “whom" yapısı da kullanılabilir. Buna ilaveten.İse bâsvuruo başvurm adıklarını merak ediyorum. “ or n o t" yapısı hiç kullanılmasa da anlamda değişiklik ya da bozukluk meydana gelmez.(o r no t)" kullanılır. ama-“ //” bağlacından hemen sonra gelemez. “If” bağlacından hemen sonra bu şekilde “or not” getirilmeyeceğini tekrar hatırlatalım. (“I f kullanılmaz. I wonder i f they have applied for the post o r not. ■* Yardımcı fiil ya da m odal ile yapılmış soruları Noun Clause yaparken bir geçiş bağlacı olarak “ W hether (or not)" ya da “if. Mesela. I wonder w hether o r not they have applied for the post.) S u b je c t . ikinci örneğimiz olan b örneğinde ise “whether" bağlacının hemen ardından “or not” yapısı getirilmiştir. e. Özne pozisyonundayken “If" kullanılmaz. Bu örnekteki kullanımın aynısı bu sefer “ i f ’ bağlacı ile d örneğinde verilmiştir. e. a) b) c) d) I wonder whether/if they have applied for the post..g.Kiminle yasadığını bana söyler misin ? Yukarıdaki a örneğinde yapılan Noun Clause yapısında “with” edatı normal yerinde kullanılmıştır.g. 162 .İse başvurup vurmadıkları bilinmiyor. Ancak. I wonder w hether they have applied for the post or not.") kullanılır.Kiminle yasadığını bana söyler misin? b) Will you tell me with whom you live? . yukarıda verilen b örneğindeki gibi Preposition eğer ait olduğu soru kelimesinin önünde kullanılacaksa “who" kullanılmaz.g.NOUN CLRUSeS ¡5 RUXIURRIS Yukarıdaki a örneğinde yapılan Noun Clause yapısının öznesi “who" soru kelimesidir. “or not” yapısının kullanımları farklılık göstermektedir. Üçüncü örneğimiz olan c örneğinde ise “whether” bağlacı ile Noun Clause yapılmış ve “or not” sonda kullanılmıştır. Yukarıdaki a örneğinde “whether” ya da “ i r ’ bağlaçları ile “or not” yapısı kullanılmadan Noun Clause yapılmıştır. “ Whether" bağlacından hemen sonra gelebilir ya da cümlenin sonunda kullanılabilir. Bunu kendisinden hemen sonra bir yardımcı fiil (will) ya da fiil kullanılmasından anlayabiliriz. Who do you live w ith ? a) Will you tell me w ho/whom you live with? . ■* Yukarıdaki “whether/if” örneklerinde Noun Clause cümlede “wonder” fiilinin nesnesi (Object) pozisyonundadır. Yukarıdaki örneklerde hep aynı anlam verilmektedir.İse başvurup başvurmadıklarını m erak ediyorum. Have they applied for the post? a) I wonder whether/if they have applied for the post or not. . ■ Eğer Who soru kelimesi nesneyi sorarken soruda nesneye bağlı bir Preposition da kullanılmışsa bu » Preposition yapısı Noun Clause yapısında iki yerde kullanılabilir. Whether they have applied for the post (or not) is not known... .

e. yani ne ile yapılırsa yapılsın her Noun Clause bir fiilin nesnesi olabilir.Bilim adamlarının kus gribine b ir tedavi bulup bulamayacakları halen m erak konusu.g. . The professor has a s k e d me w hen I will hand the project. e. . . a) Noun Clause as the Subject o f the Sentence: Daha önce de belirtildiği üzere bir Noun Clause cümlenin öznesi pozisyonunda kullanılabilir. She would like to k n o w i f James will attend the course (o r n o t). Kararlı Durum Bağlaçlarının cümlede özne olarak kullanılması çok yaygın değildir. W here she leaves her purse is very secret. Bu kullanım için herhangi bir yapı sınırlaması yoktur.Programın avantajlarının dezavantajlarından daha ağır basacağına inanıyor. f jt ) İs obvious th a t he committed the crime. + Bütün " W h soru kelimeleri ve " H o w " ile başlayan Noun Clause yapıları cümlenin öznesi pozisyonunda kullanılabilir.Öğretmen bu iki gazın birbirleri ile nasıl reaksiyona girdiklerini gösterecek. Şimdi Noun Clause özne pozisyonunda iken nelere dikkat etmeliyiz onları inceleyelim: * Eğer bir K a ra rlı D u ru m B a ğ la cı cümlenin öznesi pozisyonunda kullanılacaksa “ th a t” veya “ the fa c t th a t” bağlacı mutlaka kullanılmalıdır. W h e th e r scientists will find a cure for bird flu is still a matter of wonder.S uat GÜRCAN & Rıdvan GÜRBÜZ. yani Noun Clause’ö an atıiamaziar. . 163 .g. b) Noun Clause as the Object o f a Verb: N oun C lause cümlede bir fiilin n e s n e s i pozisyonunda kullanılabilir. Şimdi ise detayları ile bir Noun Clause yapısının cümlede nerelerde kullanılabileceğini İnceleyeceğiz. özne pozisyonunda “ i f * bağlacı kullanıiamıyordu. .Sucu onun islediği acık.Hastanın tedaviye nasıl vanıt vereceği öngörülemiyor. . Hatırlanacağı gibi Noun Clause cümlenin öznesi pozisyonunda iken " if " bağlacı yerine "w h e th e r" yapısı kullanılmaktaydı. That he committed the crime is obvious. Ancak. .Sucu onun islediği acık.Profesör bana proievi ne zaman teslim edeceğimi sordu. POSITION and FUNCTION of NOUN CLAUSES Bir cümlede Noun Clause yapılarının nerede ve nasıl kullanılacağına Kararlı Durum Bağlaçları ve Kararsız Durum Bağlaçları' m anlatırken değinmiştik. They haven’t to ld us w h e th e r they will be joining us (o r not).g. . The instructor will illu s tra te h o w these two oases react with each other. Yani. He b e lie v e s th a t the advantages of the program will outweigh its disadvantages.Cüzdanını nereve bıraktığı çok gizli. H o w the patient will react to the treatment cannot be predicted. . Onun yerine “ İ t " yapısı “ empty subject” (boş özne) olarak cümlenin öznesi pozisyonunda kullanılır ve devamındaki Kararlı Durum Bağlacının bağlı bulunduğu cümleye göndermede bulunur.James'in derse katılıp katılmayacağını bilmek istiyor. .Bize katılıp katılm ayacaklarını bize söylemediler. e.

yani Noun Clause İçindeki bir yapıya ait değildir. Ancak. Yukarıdaki c örneğinde kullanılan “ w ith” edatı Noun C/ause içindeki “ stay” fiiline bağlı olarak kullanılmış ve normal yerinde tutulmuştur. Yukarıdaki b örneğinde kullanılan “ to” edatı ana cümlecikteki “ related” sıfatına bağlıdır. . . e. . yani Noun Clause içindeki bir yapıya ait değildir. Yukarıdaki a örneğinde kullanılan “ about” edatı ana cümleciğin yüklemi olan “ w onder” fiiline bağlıdır.O senin kim i lid e r seçeceğinle Haili. c) 1want to know w ho/whom vou would love to stay w ith . “ i f 1 ve " th a t" ile başlayan Noun Clause yapıları bu şekilde bir Preposition'dan sonra kullanılmaz. bu örnekte “ w ho” soru kelimesi Noun Clause yapısının nesnesidir (özne: "you").Senin sorun bizim su anda tartıştığım ız şevle ilgili değil. Bu durumda “ i f ’ yerine “ w h e th e r ” kullanılır.Bu ödülü kimin h ak ettiğini m erak ediyorum. You have to give me the answer of the question o f w ho se book this is. Bu şekilde Noun Clause içindeki bir yapıya ait olan bir Preposition soru kelimesinin önüne getirildiğinde “ w ho” kullanılmaz. Yukarıdaki d örneğinde kullanılan “ w ith” edatı Noun C/ause içindeki “ stay” fiiline bağlı olarak kullanılmış ve soru kelimesinin önüne getirilmiştir.Yönetim kurulu m ali krizi asıp asamayacakları konusunda çok endişeli.g. a) I w onder about w ho deserves this reward. .supervisor will award me.Müfettişin beni ödüllendirecek olmasından çok heyancanlıyım. The board is very concerned a b o u t whether they can overcome the financial crisis. Bundan dolayı “ about” edatının ardından “ w ho” soru kelimesi kullanılabilmektedir. ya da Preposition soru kelimesinin önüne getirilerek kullanılır ve bu durumda “ w ho” yerine “ w hom ” tercih edilir. b) It’s related to w h o /w h o m you will choose as the leader. . . d) 1want to know with whom vou would love to stay.Bu kitap kimin sorusunun cevabını bana vermek zorundasınız. Ancak. .Kiminle kalm ak istediğini bilm ek istiyorum. I am very excited about the fact that the. Bundan dolayı b örneğinde olduğu gibi nesneyi sordukları için “ w h o ” ya da “ whom” soru kelimeleri kullanılabilmiştir. Bundan dolayı “ to” edatının ardından “ w ho” soru kelimesi kullanılabilmektedir. Your question isn’t related to w hat we are discussing now. 164 . Ayrıca. . Noun C/ause yapısının önüne getiriien Preposition ana cümlecikteki fiil ya da sıfata bağlıysa “ w ho” soru kelimesi Preposition’dan sonra kullanılabilir.g. Aynı durumda “ th a t” yerine ise " th e fa c t th a t” bağlacı kullanılır. bu örnekte “ w ho” soru kelimesi Noun Clause yapısının öznesidir bu nedenle nesneyi soran “ whom” soru kelimesi zaten bu örnekte kullanılamaz.noun anuses & nuxames c) Noun Clause as the Object o f a Preposition: Bir Noun Clause yapısı bir Preposîtion’dan sonra da gelebilir.Kiminle kalm ak istediğini bilm ek istiyorum. Ayrıca. e. Bu durumda sadece “ whom ” yapısı kullanılır. Bu durumda nesneyi sorarken kullandığımız “ whom ” soru kelimesinin kullanılması da mümkündür. eğer kullanılan Preposition Noun Clause içindeki bir yapıya ait ise Preposition ya Noun Clause’da normal yerinde kullanılırak “ w ho” ya da “ w hom ” yapılarından biri tercih edilir.

A d v e rb ia l C lause yapılarında "-ever w o rd s" yapıları yan cümleciği oluşturup mutlaka bir ana cümlecik ile beraber kullanılırlar. Bu durumda " i f bağladı yerine.Onların bulduğu şey bizim yıllard ır aradığımız şeydir. . Noun Clause yapılarında ise bu yapıların bağlı bulunduğu kısım cümlede ya özneyi ya da nesneyi oluşturur.C. |Whoever : kim olursa —— ► any person —— p.) yapılarında kullanılır. (A. — ► any way — ' Bir cü m le d e y ü k le m e ğ e r “ b e ” fiili ya d a "be" fiilinin d e ait o lduğu “ L in k in g V e r b ” d iy e a d la n d ırıla n “ b e . "w hether” bağlacı tercih edilir. “-ever WORDS” in NOUN CLAUSES İngilizce’de "-e v e r W ords” yapıları hem A dverb C lause (A. e t c . “ i f bu şekilde kullanılmaz.H er nereye baktıysam.C.S u a t GÜRCRN & Rıdvan GÜRBÜZ d) Noun Clause as the Subject Complement1: Bir Noun Clause yapısı cümlede Copular ya da Linking Verb diye anılan fiillerden sonra gelerek özneyi tamamlayabilir. W herever I looked. I couldn't find mv glasses.g. What they are trying to find out is w hether this new method will work..” gibi fiillerden o lu şu yo rsa bu fille rd en s o n ra g e le n y a p ıla r n e s n e (o b jec t) d iy e değ il “ c o m p le m e n t ” (ta m a m la y ıc ı) d iy e a d la n d ırılırla r. = N o m atter where I looked. e.Onların anlam aya çalıştıkları şey bu ye ni metodun işe yarayıp yaramayacağıdır.g..) yapılarında hem de N oun Clause (N.Problem onun taşınm ak istememesidir. The problem is that he doesn't want to move.C.C. e.any person — ► any place I I I I I I I [Whomever : kim olursa [Wherever [Whenever [Whichever [Whatever [However : neresi olursa : ne zaman olursa — > any time : ne/hangisi olursa — ► a n y th in g : ne/hangisi olursa — ► any thing : nasıl olursa . . (N. W herever I looked is none of your business. s e e m . gözlüklerim i bulamadım. .) Y a n C ü m le c ik A n a cü m lec ik . Ancak.) S u b je c t . iki kullanım arasındaki farka dikkat etmek gerekir. Ancak.Nereye baktığım seni ilgilendirmez. 165 . . a p p e a r . What they have found is w hat w e have been looking for for years. Noun Clause olarşk kullanıldıklarında “-ever words” yapıları aşağıdaki tabloda verilen anlamlarda kullanılırlar.

noun anuses & numm/es 0 W h o m eve r yapısı Noun Clause'da sadece nesne pozisyonunda iken kullanılır. e.Onu tekrar gördüğüm e memnun oldum. H o w e ve r you design vour room is up to vou. Yani Noun Clause tarafının yüklemi olan "know" fiilinin öznesi "whoever" yapısıdır.g. 0 W h a te ve r yapısı nitelediği ismi sınırlandırmaz.H er kim i tanıyorsan ondan ödevinle ilg ili yardım alabilirsin.Bu takım la hangisi u ya r ona bakalım. Subject REDUCTION of NOUN CLAUSES Noun Clause’larda kısaltma yapabilmenin temel şartı ana cümleciğin öznesi ile Noun Clause’un öznesinin aynı olmasıdır. (özne) . e.g. özne -pozisyonunda kullanılmaz.g. Yukarıdaki a örneğinde “ whoever” yapısı Noun Clause kısmının öznesidir. Subject 0 W h e reve r yapısı Noun Clause yaptığında “ her neresi olursa” anlamındadır ve cümlede özne ya da nesne pozisyonundadır. Yukarıdaki b örneğindeki “ whom ever" ya da “ whoever” yapıları N oun Clause kısmının nesnesi görevindedir. (nesne) . Let’s see whatever goes well with this suit. . (sınır yok) .g. . . Tell me w h e re v e r vou would like to go. She Is happy that she is here. b) You can get help with your task from whoever/whomever you know. a) You can get help with vour task from whoever knows it.g. Kısaltma yapılırken Noun Clause “To Vo” haline dönüşür.g. Kırmızı mı yoksa siyah göm lek mi? 0 W he ne ve r yapısı Noun Clause yaptığında “ne zaman olursa" anlamındadır ve cümlede özne ya da nesne pozisyonundadır. Whenever you would like to visit me is convenient for me. e. W h o e ve r ise hem nesne hem de özne pozisyonunda kullanılabilir.O burada olmaktan mutlu. ~ H e r nereye gitm ek istediğini bana söyle. ancak W h ic h e v e r yapısı nitelediği ismin sınırlı bir listeden olduğu anlamını verir. = I am glad to have seen her again. ana cümleciğin nesnesi ile Noun Clause'un öznesinin aynı olduğu hallerde de kısaltma yapılabilir. Ayrıca. Bu fark W h a t i[e W h ich soru kelimeleri arasında da geçerlidir.Odanı h e r nasıl dizayn edeceğin sana bağlı. e.H e rk im biliyorsa ondan ödevinle ilgili yardım alabilirsin. Yani Noun Clause’un öznesi “ you” yapısı ve “know" fiilinin nesnesi “whomever" va da "whoever" yapısıdır. . Objoct 0 H o w e ve r yapısı Noun Clause yaptığında “ nasıl olursa” anlamındadır ve cümlede özne ya da nesne pozisyonundadır. = She is happy to be here. e. I am glad that I have seen her again.Beni ziyaret etmeyi istediğiniz her vakit bana uyar. 166 . e. Red or Black shirt? (sınır var) .Bu takıma ne uyar ona b ir bakalım. Let's see whichever goes well with this suit.

Bu problem leri nasıl çözebileceğim i bilmiyorum. = It Is important fo r u s to be there on time.H angi yoldan gitm em i bana söyler m isin? I don't know how I can solve these problems.g.Sınavı geçmen gerekli. Bu durumda onun yerine yukarıdaki örnekte olduğu gibi “ W hether” kullanılır.Bu ilacı günde iki kez almanı tavsiye ederim. . = I can't decide w hether to change my mind. + Object + to Vo” yapısı kullanılır. Bu şekilde “object” halinde kullanılan öge That C/ause kısmının öznesidir. (p assive ) . zorunluluk veya öneri bildiren bir sıfat. edilgen (passive) cümlelerde ise “ be V3” yapıları kullanılır. 0 Noun Clause’da kısaltma yapılırken “ i f " kullanılmaz. .g.Onun b irh a fta dinlenm esi doktorun tavsiyesidir. e. I can’t decide whether I should change my mind.Fikrimi değiştirmem gerekip gerekmediğine karar veremiyorum. ur< SUBJUNCTIVE in NOUN CLAUSES Eğer ana cümlecikte gereklilik. Subjunctive yapı ile devam eden ve yaygın kullanılan kelimeler: Verbs: Advise Ask Demand Insist Order Urge Prefer Propose Require Recommend Suggest Adjectives: Advisable Necessary Nouns: Advice Demand Insistence Order Proposal Recommendation Suggestion Crucial Vital Essential Recommendable Imperative Significant Important Urgent Mandatory Obligatory 167 . Aslında bu tür cümlelerde bir “ should” yapısı gizlidir ve bu "should" yapısı kullanılmadığı için etken (active) cümlelerde “ Vo” . . . = It is necessary fo r y o u to p a s s the exam. fiil ya da isim kullanılmışsa That Clause yapısında özne ne olursa olsun fiil yalın haliyle hiçbir şeye göre çekimlenmeden (V0) gelir. (active) . (active) . I recom m end that you (should) take this pill twice a day. = I don't know h o w to solve these problems. It is important that we be there on time. I should take? = Can you tell me which way to take? . It is the doctor's advice that he (should) rest for a week.Kontratın Pazartesi’nden önce imzalanması gereklidir. e. It is necessary that you pass the exam. It is essential that the contract (should) be signed before Monday.Zamanında orada olmamız önemli.S uat GÜRCAN < Rıdvan GÜRBÜZ S Can you tell me which way. 0 “ İ t " öznesi boş özne olarak oluşturulan “ That C lause” yapılarında kısaltma yaparken şahıs bildirmek İçin “ for .

All types of citrus can stand temperatures down to around 28F. e. .Bütün turunçgillerin 28F'a kadar düşük sıcaklığa dayanabildiği bilim sel olarak kanıtlandı. They assured me that she w o u ld c e rta in ly Pass the exam. . e. She will certainly pass the exam.Onun sınavı kesinlikle geçeceğinden eminim. It was scientifically proved that all types of citrus can s ta n d temperatures down to around 28F. a) Main Clause Present Yapıda ise: Cümlenin Main Clause kısmı eğer P re s e n t Tense şeklinde çekimlenen bir yapıyla oluşturulmuşsa. Yani eğer Noun Clause doğal va da tarihsel bir gerçeği veya kısacası değişmeyen bir doğruyu ifade ediyorsa Main Clause Past Tense şeklinde çekimlenmiş olsa bile olayın gerçek zamanı kullanılır. I am sure that she w ill certainly pass the exam. 13 Bu kuralın yukarıda var olduğu söylenen istinası ise genel geçerliliği olan durumlardır. b) Main Clause Past Yapıda ise: Cümlenin Main Clause kısmı eğer P a s t Tense şeklinde çekimlenen bir yapıyla oluşturulmuşsa. She passed that exam last week. e. SARS iş a respiratory disease spread by a coronavirus.g. Noun Clause tarafında anlatılan eylemin gerçekleştiği gerçek zaman kullanılır. . I have heard that she passed that exam last week. Scientists agreed that SARS iş a respiratory disease spread by a corona virus.g.noun anuses & num m es TENSE RELATIONS in NOUN CLAUSES Noun Clause bir cümlede nesne pozisyonunda iken o cümlenin Main. Buradan şu sonuca varabiliriz: eğer Main Clause Past ise. She will certainly pass the exam. Clause kısmında yer alan fiilin çekimlendiği zamana göre Noun C/ause bazen değişikliklere uğrar. She has passed the exam. .Bilim adamları SARS'ın korona virüsünün yaydığı b ir solunum yolu rahatsızlığı olduğunda uzlaştılar. Noun Clause kısmında Tense değişikliğine gidilmez.Onun sınavı geçtiğini biliyorum. Noun Clause konusunda zaman ilişkisini iki başlık altında İnceleyeceğiz.Onun sınavı kesinlikle geçeceğine dair bana teminat verdiler. i know that she has passed the exam. . 168 .Geçen hafta sınavı geçtiğini duydum.Onun geçen hafta sınavı geçtiğini duydum. . Bir başka deyişle. I heard that she h a d p a s s e d the exam the previous week. Noun Clause kısmında Present vapı kullanılmaz.g. . aşağıda anlatacağımız istisnai durum dışında. Noun Clause tarafında anlatılan eylemin gerçek zamanı değil gerçek zamanın bir derece geçmiş hali kullanılır (One Tense Back). She passed the exam last week.

B) Neither / Nor: Olumsuz iki cümlenin özneleri hariç diğer öğeleri aynı ise ikinci cümlenin tamamını yeniden yazmak ya da söylemek yerine “ neither” ya da “ nor” yapıları kullanılabilir. 169 . Denmark and Portugal don’t comply with the protocol. e.g. . . Olumsuz iki cümlenin eğer özneleri hariç diğer öğeleri aynı ise ikinci cümlede özne ve o lu m s u z y a rd ım c ı f iil kullanılarak devamında “ e ith e r" getirilmesi yeterlidir. Ben de.) . Ancak. = We haven't seen this film before. Bu şekilde bir yapı oluşturulduğunda kullanılan yardımcı fiil ilk cümlenin yükleminin yardımcı fiilidir. = Jim doesn’t want to stay at home tonight. “Either" yapısı ikinci cümlenin sonunda kullanılır. There were no giraffes. J im m y h a s n ’t. Hatırlanacağı gibi bu şekilde “either” yapısını da kullanmıştık. = They weren't willing to answer the question. either. e. e. Tom doesn't eat meat. either. Eğer ikinci cümlenin öznesi hariç diğer öğeleri ilk cümle ile aynı ise ikinci cümlede özne ve yardımcı fiil kullanılarak devamında “ either” getirilmesi yeterlidir. -da” bağlacının yaptığı gibi bir eklemede bulunmak istiyorsak “ either” yapısını kullanılırız.H ayvanat bahçesinde hiç zebra yoktu. Their boss wasn't willing to answer. N o r d o e s Tom. Jim m y de.Jim bu gece evde kalm ak istemiyor. either.g. N e ith e r d o D en m a rk a n d P o rtu g a l. Zürafa da yoktu. I don't want to stay at home tonight.B iz b u filmi daha önce izlemedik.S uat GÜRCRN S Rıdvan GÜRBÜZ AUXILIARIES İngilizce’de kısa yanıtlarda yardımcı fiil kullanılır. “either” yapısından farklı olarak “ neither” ya da “ nor" yapıları devrik bir yapı ile kullanılır ve kendileri zaten olumsuz anlam içerdiklerinden dolayı beraber kullanıldıkları yardımcı fiil olumlurolur. T h e ir b o s s w a s n ’t. Bu kullanımların yanı sıra "değil mİ?” soruları diye adlandırabileceğimiz “Question Tags” yapılarında da yine yardımcı fiiller kullanılır. Britain does not comply with the protocol. either. .g. Bu şekilde bir yapı oluşturulduğunda kullanılan yardımcı fiil ilk cümlenin yükleminin yardımcı fiilidir. Danimarka ve Portekiz de.) I don't eat meat. (=Denm ark and Portugal don ’t. . ya da söylenen bir şeye katıldığınızı ya da katılmadığınızı ifade etmek için kullanacağınız kısa yapılarda hep yardımcı fiil kullanılır. She doesn't have any qualifications. (=Tom doesn’t. Jimmy hasn't seen this film before. . They weren't willing to answer the question. Onların patronu da. I d o n ’t.Onlar soruyu yanıtlam aya istekli değillerdi. A) Either: Eğer daha öncesinde söylenen olum suz bir cümleye Türkçe’deki “ -de. . Sue doesn't have any experience. e ith e r. Bu kullanımın yanı sıra söylenilen bir şeye eklemede bulunmak için. either. Şimdi bu bölümde yardımcı fiilleri yaygın olarak kullandığımız yapıları İnceleyelim.Ben e t yemiyorum. Onun hiç vasfı da yok. Jim doesn't want to stay at home tonight.Ingiltere protokole uymuyor. There were no zebras at the zoo. = Britain does not com ply with the protocol. We havön'tseen this film before.Sue'nin hiç deneyim i yok. Tom da. = I don't eat meat. Bu şekilde yardımcı fiil kullanımlarında eğer bir yan cümlecik ve bir ana cümlecikten oluşan bir cümle varsa elimizde ana cümleciğin yükleminin zamanı kullanılır. either.

H er s is te r does.) . Sam enjoys travelling a lot. (=His wife is. too. It makes one feel comfortable.İş birçok olanak sunuyor. ' Olumlu İki cümlenin özneleri hariç diğer öğeleri aynı ise ikinci cümlede özne ve o lu m lu y a rd ım c ı fiil kullanılarak devamında “ to o " getirilmesi yeterlidir. I do. Jo n a th o n was. Jonathon was at home. So do I.) . Two of his friends managed to pass the final exam.noun anuses < nux/unn/es s C) Too: Daha öncesinde söylenen olum lu bir cümleye Türkçe'deki “ -de. So d id I. (ana cüm leciğin yüklem i “think“) = Phil thinks that you are right. Ben de. So Is h is w ife. Everybody had a wonderful time. Two o f h is frie n d s d id. = We were at home at the time of the murder. .P hil senin haklı olduğunu düşünüyor.) . . = He m anaged to pass the final exam. too.O b ir İngilizce öğretmeni. “Too" yapısı ikinci cümlenin sonunda kullanılır. The job offers many opportunities. too. “too" yapısından farklı olarak “ s o " yapısı devrik bir yapı ile kullanılır. too.O nlar birkaç kez N ew Y ork’ta bulundu.) . His wife is an English teacher. Cinayet anında biz evdeydik.H ayvanat bahçesinde aslanlar ve kaplanlar vardı. too. too. e. I did have a wonderful time. e. too. = They have been to New York several times. They have been to New York several times.Final sınavını geçm eyi başardı. Hatırlanacağı gibi bu şekilde “too” yapısını da kullanmıştık. 1think that you are right. . e. Onun kız kardeşinin de. Onun b ir geleneksel kü ltü r anlayışı var. = Everybody had a wonderful time. (=1 do. Ancak.g. I enjoy travelling a lot. Onun eşi de. 170 .g. There were lions and tigers at the zoo. Filler de vardı. Bu şekilde bir yapı oluşturulduğunda kullanılan yardımcı fiil ilk cümlenin yükleminin yardımcı fiilidir. too. Bu şekilde bir yapı oluşturulduğunda kullanılan yardımcı fiil diğerlerinde olduğu gibi ilk cümlenin yükleminin yardımcı fiilidir. I have been to New York several times. -da” bağlacının yaptığı gibi bir eklemede bulunmak için “ to o " yapısını kullanılırız. = She has an understanding of traditional culture. We were at home at the time of the murder. İnsanın huzurlu olm asını da sağlıyor. Ben de. Her sister has an understanding of traditional culture. too. . too. So have I. Ben de. Onun iki arkadaşı da. (-1 did. He is an Enghllsh teacher.H erkes harika zaman geçirdi. He managed to pass the final exam. Phil thinks that you are right. (=I have. Eğer ikinci cümlenin öznesi hariç diğer öğeleri ilk cümle ile aynı ise ikinci cümlede özne ve yardımcı fiil kullanılarak devamında “too" getirilmesi yeterlidir. D) So: Olumlu iki cümlenin özneleri hariç diğer öğeleri aynı ise ikinci cümlenin tamamını yeniden yazmak ya da söylemek yerine “ s o " yapısı kullanılabilir.Sam seyahat etm eyi sever. Ben de. . = Sam eniovs travelling a lot. = He te an English reacher. She has an understanding of traditional culture.g. There were elephants. Jonathon da.

b u t I d id n ’t . öncesindeki olumlu bir ifadeye katılımı anlatırken “too“ ve “so" yapılarını kullandığımız gördük.Evet.g.Evet. b u t I was. The girls in the class refused to write it as well. They weren't willing to go out.Sınıftaki kızlar da kompozisyon yazmayı istemedi.Geç kalıyoruz. B: So y o u are.Sm ic 40 soruyu yanıtladı.Sınıftaki hiç b ir erkek öğrenci kompozisyon yazm ayı istemedi.g. We had better go.Henüz bize sonucu bildirmedi. e.A kıcı b ir şekilde Fransızca konuşuyor. . değil mi? B . Operatörlerimizin çoğu şu anda meşgul. Gitsek iy i olur. ama ben istekliydim. e. . 0 Eğer önceden sözü geçen bir eylemi tekrar yeniden yazmak ya da söylemek İstemiyorsak ikinci cümlede fiil olarak “do” kullanılır ve “ do so” yapısı oluşturulur. 0 Söylenen bir şeye katıldığımızı ya da o ifadeyi onayladığımızı ifade ederken yine “ so ” yapısını kullanırız.S uat GÜRCRN <5Rıdvan GÜRBÜZ 0 Şimdiye kadarki konu anlatımlarımızda. Onlar dışarı çıkmaya istekli değillerdi. . .Bu işten atıldım demek. . . . 171 . A: It is getting late. . öyle. Rusça da konuşabiliyor. Smlc answ ered the set of 40 questions. A: This means that I am fired. A: It makes me feel important. He asked me to write to him. She hasn’t let us know the result yet. He can a ls o speak Russian. Yarın bildirecek. öyle. B: So i t is.g. He can speak Russian as welt. doesn't it? . ama Jane değil. She w ill d o so tomorrow. Bu iki yapıya ek olarak “ as w ell” ve “ also” yapılarını da kullanabiliriz. 0 Söylenen bir şeye ters yönde anlam içeren bir ifade ile eklemede bulunacaksak “ but” bağlacını kullanırız ve devamında bir önceki cümlenin yardımcı fiilinin negatif ya da pozitif hali kullanılır. Most of our operators are busy at the moment. b u t Ja ne is n ’t. e.Bu kendim i önem li hissettiriyor. “ so + subject + auxiliary” şeklinde kullanılır. ama ben yanıtlamadım. He speaks French fluently. B: The girls In the class a ls o refused to write it. e.Benden ona yazm am ı istedi bende yazdım / övle yaptım. . So i t does. “ As well” yapısı genelde cümle sonunda tercih edilirken “ also” yapısı cümlede genelde fiilden önce yardımcı fiilden sonra kullanılır. A: All the boys in the class refused to write an essay. He speaks French fluently. . öylesin.g.Evet. and / d id so. Ancak bu kullanımında “ so” yapısı devrik yapı almaz.

= I suppose not.g.Bizim için odaların rezarvasyonunu yaptırdı mı? B: I am a fraid that she hasn't booked the moms for us. “ Hope” fiili ve “ be afraid" yapıları olumsuzluk ifade ettiğinde kendilerinden sonra “ not” yapısı alırlar. A: She will not fail in the exam.Sanırım öyle.Sanırım bulamadı. B: I don’t think that they will have difficulty in answering these questions.Problemine b ir çözüm bulamadı. 172 . . “ Believe” ve “ Suppose” gibi fiiller yukarıdaki gibi “ not” yapısı ile beraber kullanılabilirler ya da kendileri olumsuz olup “ s o " .noun anuses a mxiumies 0 “ So” ve “ n o t" yapılarını bir “ That Clause” yapısının yerine kullanabiliriz. = I hope n o t . "S o " yapısı olumlu b ir 'That C)ause"verine. am afraid n o t . will she? .Korkarım yapmadı.Sınavda başarısız olmayacak. değil mi? B: I suppose that he hasn't been able to find a solution to his problem. e. A: Do you think that it made much of a difference to the family? . “ Think" fiili genelde “ no t" yapısı ile kullanılmaz. Eğer olumsuzluk verilecekse “ thin k" fiilinin kendisi olumsuz yapılır.İle kullanılırlar.Bulduğunu sanmıyorum.g. = I don ’t suppose so .Bu soruları yanıtlam akta zorluk çekecekler. Yani. A: He hasn’t been able to find a solution to his problem. = I. .Onun aileyi çok değiştirdiğine inanıyor musun? B: I think that it made much of a difference to the family. . e.Ben öyle sanmıyorum. değil mi? B: I hope that she will not fail In the exam. = I think so. . e. I don’t suppose that he has been able to find a solution to his problem. Ancak. A: They will have difficulty in answering these questions. = I d on ’t think so. Bu kullanım “That Clause” tekrar yazılmasın ya da söylenmesin diye yapılır. “ Expect".Umarım olmaz. kendileri olumsuz yapılmaz. has he? . A: Has she booked the rooms for us? . "n o t" ise olum suz b ir "That Clause'’ yerine kullanılır.g. .

S uat GÜRCAN <S Rıdvan GÜRBÜZ QUESTION TAGS Türkçe’deki “değil mi?” sorularına karşılık gelen bu yapılar olumlu cümlenin devamında olumsu? yardımcı fiil.Böyle b ir durumda hiçbir şey yapılamaz. değil mi? 1 173 . nlıımsuz cümlenin sonunda ise olumlu yardımcı fiil ve cümlenin öznesine uygun olarak "I. we.H iç kimse böyle zo r b ir soruyu b ir dakikada cevapiayamaz. c a n 't sh e? . everyone (everybody). değil mi? 0 Eğer cümlenin öznesi “ som ething. s h o u ld n 't th e y? . değil mi? No one can answer such a difficult question in a minute. everything. anything. değil mi? She can oortrav anything as long as it remains still. e. d o e s n ’t it? . They haven't applied for the position advertised in the newspaper. he.Projeye bazı itirazlar var.Hareket etm ediği sürece herhangi b ir şeyi resmedebilir. h a ve th e y? .H e r şe y seni rahatsız ediyor. can it? . değil mi? e. a re n ’t th e re ? . e. anyone (anybody).Önceden görülen çözülecek birçok problem var.Gazetede ilan edilen pozisyona başvurmadılar. Som eone should find a solution to this problem. can they? . değil mi? There have been some objections to the project.g. There are many foreseen problems to dealt with.g.g.Birisi bu problem e çözüm bulmalı. you. w o n ’t he? O bizim y e n i organize topluluğumuzun b ir parçası olacak. değil mi? He w ill be a part of our new organized community. Nothing can be done in such a case.g. e. nothing" yapılarından biri ise “question tag” kısmında özne olarak “ it” kullanılır. it. değil m i? A nything makes you feel disturbed. değil mi? 0 Eğer cümlenin öznesi “ there” yapısı ise “question tag” kısmında özne olarak yine “ there” kullanılır. she. they" özne zamirlerinden biri ile yapılır. no one (nobody)” yapılarından biri ise “question tag” kısmında özne olarak “ t h e / ’ kullanılır. h a v e n 't th e re ? . 13 Eğer cümlenin öznesi “ someone (somebody).

değil mi? I think that sh e is the m urderer.Kımıldamadan orda duracaksın.H iç kimsenin tavsiyesini dinlemiyor. c o u ld he? N eredeyse hiç soru cevaplayamadı. değil mi? S ta n d there without moving.O bombayla ne yapabileceğini biliyorlar. neither.g. Noun Clause yapılarında ana cüm lecik eğer “I” öznesi ile yapılmış ise ana cümlecik değil genelde Noun Clause kısmı “question tag” yapılır. can s h e ? Onun vize alabileceğini sanmıyorum. e. She th in k s that his father will forgive her. scarcely. e. no one. s h a ll w e? .g. nobody. değil mi? 0 Eğer cümle “ L e t’s ” ile yapılmış bir öneri cümlesi ise "question tag” kısmı "s h a ll w e ? ” şeklinde yapılır. “i” öznesinin bulunduğu ana cümlecik olumsuz yapılmış ise “question tag” kısmı olumlu yardımcı fiille yapılır. d o n ’t they? . D o n ’t m ake noise any more. She n e v e r listens to anybody’s advice. rarely. katil değil mi? I d o n ’t think that s h e can get the visa. d id they? N o t m a n y students passed the proficiency exam.Başka b ir tane aldıktan sonra bu sözlüğü kullanmayacak.A rtık gürültü yapm ayacaksın. Emir cümlesinin olumlu ya da olumsuz olması bu yapıyı değiştirmez. nothing. e. w ill y o u ? .noun anuses & nuxiumies 0 Eğer cümlede “no. alabilir mi? She w ill n o t use this dicitonary after she buys another.Çok az öğrenci yeterlilik sınavını geçti. seldom. Ancak. never. değil mi? He could answer h a rd ly any questions.g. little (not much)” gibi bulundukları cümleye olumsuzluk katan yapılar varsa “question tag" kısmındaki ya rdım a fiil h e r zaman olumlu olur. değil mi? 174 . e. değil mi? F e w students passed the proficiency exam.Babasının onu affedeceğini sanıyor. d id th e y? . L e t’s make use of these old boxes.g. none.H aydi bu eski kutulardan faydalanalım. Önerinin olumlu ya da olumsuz olması bu yapıyı değiştirmez. değil mi? T hey k n o w what she can do with that bomb. is n ’t sh e? ~ Onun katil olduğunu sanıyorum. w ill s h e ? . does sh e? . few (not many). olur mu? 0 “Question tag” yaparken elimizde b ir yan cümlecik ve bir ana cümlecikten oluşan kom pleks b ir cümle yar ise dikkate alınması gereken kısım ana cümleclkdir. değil mi? 0 Eğer cümle e m ir c ü m le s i ise “question tag” kısmı “w ill y o u ? ” şeklinde yapılır. w ill y o u ? . d o e s n ’t she? . barely. hardly.

Since headsets are used privately. the French President. A) B) C) D) E) will be cancelled had been cancelled cancelled can cancel would cancel 2.Noıın Clauses / Test-1 01. in its 2015 budget. A) B) C) D) E) w hy/w ha t where / how when / who what / the fact that that /which £ z <s Eh 5. India’s government said it — the debt of 30 million small farmers at a cost of $15 billion. from politics for five years. sorularda. Recep Tayyip Erdogan. and to bar both the prime minister. 1 . Turkey’s constitutional court — that it — up a case to ban the ruling Justice and Development Party. A) B) C) D) E) who where why whom that 175 . — at the NATO summit in Bucharest that France — an extra 800 troops to Afghanistan. A) B) C) D) E) What Whose That Whether Where ■ causes lung cancer is well 6. Abdullah GUI. Nicolas Sarkozy. cümlede boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. A) B) C) D) E) is saying/would have taken had said / has taken was saying / took said / would take would say / has been taking how what where whose that Statistics from the developed countries suggest that it is only when people's living standards begin to rise — birth rates begin to fall. A) B) C) D) E) announces / would have sent announced / would send is announcing/will be sent had announced / was sending was announcing / had been sent The answer of the question — we smoke lies in part of human chromosome 15. and the president. parents often don’t realize — loud their children’s A) B) C) D) E) 3. — smoking established. As expected.-24. and depends on — is known as allele T of SNP rs 1051730.

Noun Clauses & flu x /lia rle s Test / 8. A) B) C) D) E) where / which whom I what what / If whether / the fact that whose /w ho 12. Student doctors spend one year training at a teaching hospital in order to gain firsthand experience of — patients are treated. Swedish scientist Swante Arrhenius (18591927) won acclaim for his research into — compounds form ions in solution. A) B) C) D) E) when what whose how which 9. C 5 ® S . it is reasonable to assume — it should make a good profit next year. the management — us that extra nurses and doctors — in. A) B) C) D) E) when whether that If what 15.£ A) B) C) D) E) how long how many where whose how much 11.this is made possible by a network of j§ satellites that provide coverage of the whole g planet. A population density diagram on a map shows — people there are to every square mile or square kilometer. Because the business has been successful and has grown considerably during the first year. £> A) what e B) whose A) when C) where B) who D) whom C) whose E) when D) where E) why 10. are . A new system now allows people with cellular 13. Due to the sudden disaster. The president’s questionable behaviour caused the parliament to make an Inquiry into — he had been doing to see — his activities had broken any laws. A) B) C) D) E) whose how much If that how 176 . A) B) C) D) E) had promised / would call has promised / will be called promised / can be called was promised / had been called would promise / called 14. She decided to go ahead and buy the dress phones to make calls irrespective of — they regardless of — her mother might say.

A) B) C) D) E) how many / which whether / where if / how much whose / why how long/w hom A) B) C) D) E) what which whether if that 23. § scientists disagree about — human species •— have existed and — were ancestors of others.£ 20. in the mid-1800’s scientists wanted to know — the atom was really indivisible. A) B) C) D) E) what whether whose whichever whomever 22. A) B) C) D) E) whether how that when where 17.S uot GÜRŒN ÆR idvon GÜRßÜZ 1 6 . w A) B) C) D) E) had been realized / escaped were realizing / will escape have realized I had escaped realized / had escaped will have realized / was escaping 5 S 2 . Because the fossil evidence is limited. Animals are classified into groups according to their similarities and — they have common ancestors. 2j! g ' cs 3- 18. A) B) C) D) E) where whom whose how many what 21. A) B) C) D) E) which / what how / what w hat/w here that/w hich where / how 177 . By October researchers — that the virus — from the test sites and spread throughout the 2E 30-sq-km island. One way to help determine — your household waste has hazardous components is to read the labels on products. A) B) C) D) E) whether that whichever whatever the fact that 19. A) B) C) D) E) tha t/w hy w h y/th a t w hether/why whether / that if / what 24. Fertilizers contain nitrogen to replenish — plants remove from the soil. They also wanted to know — atoms of different elements had different properties. One of the reasons the use of pesticides in farming should be severely restricted and controlled is — pesticides kill ’good' and ’bad* § insects indiscriminately. A report in Public Library of Science (PLOS) Medicine suggests — family size can greatly influence the development of stomach cancer linked to the bacterium Helicobacter pylori. identifying — kind of data should be gathered and how it should be analyzed. The Spanish scientists focused their attention on — the design phase should be approached.

z A) B) C) D) E) that/how what/how how/what why/how when / what 2. The council — that distributing the anti­ radiation tablets — unnecessary alarm among the population. — retrieved the country from bankruptcy and spun it into an economic boom was the massive inflow of foreign capital. What I would recommend is — we review our recruitment procedures. A) B) C) D) E) how whom which how much that • .Noun Clauses / Test-2 01. A) B) C) D) E) The fact that When If How What se 6. A) B) C) D) E) whether /o r why/what that/which when/ how the fact / that 3.-24. 1. They differ according to — aspect of art the critic chooses to emphasize. There is no doubt — the accident at Three « Mile Island permanently changed both the g nuclear Industry and the NRC. parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da İfadeyi bulunuz. S A) B) C) D) E) that whom which wherever however 7. sorularda. People in other European countries have been wondering for some time — and — Norway =j has stayed out of the European Union. Biodiversity is important because each species can give scientists some clues as to — life evolved and will continue to evolve on Earth. Criticism can be divided into four basic types. 178 . A) B) C) D) E) whatever how if what why 5. A) B) C) D) E) what how that when where 8. 3 u z A) was worried / is causing » B) has been worried / had caused *■ ss C) would be worried / caused 5 cs D) is worried / will cause — E) had been worried / would cause 4. People disagree about — capital punishment is moral — is effective in discouraging crime.

Try to become more aware of — is going on around you. A) B) C) D) E) whether what when however whose 179 . year in and year out. A) B) C) D) E) that/w hether what / if how / what when / whatever who / that O j> > § 12. They that eight hours of daily exposure. 10. avoiding the traffic and the depressing suburbs. § u A) B) C) D) E) How/whether Who /th at Whether / why That / however What I the fact that The advantage of traveling by train is — it delivers you immediately in the city centre. — the professor doesn't appear to understand is — in such situations children will adapt much better than adults. or irreversible. People can sometimes be left with an unfinished marriage. before they are free to start a fresh life. A) B) C) D) E) that what where if how z 5 > § — 11. A) B) C) D) E) know / had eventually resulted knew / would eventually result have known / eventually resulted would know /w ill eventually result are knowing / was eventually resulting 13. hungry people are worried about not — to eat. your character and the help you get from people around you. not knowing — they will have to wait seven years. A) B) C) D) E) whose however whom that what 16. but — they will eat or not. A) B) C) D) E) Whether Whatever How long How Whose 3 15. to the noise of the proverbial boiler factory — in permanent. A) B) C) D) E) what whether how whyever that 14. Over large parts of the world.— easily you adapt yourself to your new environment depends on your age.S uat GÜRŒN & R/dvan GÛRBÜZ 9. as the law says. hearing loss. Imagine — difficult it will be to do any one of the activities you can now if you are blind.

S. A) B) C) D) E) however / what where / when who / whether whom I the fact that why / whose 180 . A) B) C) D) E) how many what where whose whether 3 ^ After World War I. Romantic attachment is — people feel when they fall in love. America’s largest fast-food chain and frequent target of environmental protests — last week that it — phasing out foam packaging within 60 days at its 8. A) B) C) D) E) what / how whether / how long who / if the fact that / whose where / what S w (C 19. A) B) C) D) E) the fact that how far who how many what v> « 9- s W 20. A) B) C) D) E) whether / how the fact that / if who / who where /whose that I what CE 24. A) B) C) D) E) that what whom If whose 21. A) B) C) D) E) if / how many the fact that I what whether / how much whose / whom w hat/whether 23. the look in his eyes.'culturally different' means 'culturally wrong' will only promote intercultural misunderstanding and this is — we should all try to avoid. This machine told them — the bottom of the ocean was like and told — deep the ocean is in each place. Someone who has stolen the card will not know — number has to be keyed in order to use it. Richard asked him — it was possible to fly round the world without refuelling. and the spontaneity of his gestures tell us not only — he is but also — he is enjoying life or is miserable and ill at ease. A) B) C) D) E) had announced I cart begin announced / would begin has announced I wilt begin announces / might be beginning was announcing / could have begun 18.500 U. There are some tiny sensors that adjust office illumination depending on — or not people are actually using the room and — light is streaming through the windows. scientists made a new machine. 22. Always thinking —.Noun Clauses & A u xilia rie s Test 2 17. How one holds himself. the tone of his voice. restaurants.

A) B) C) D) E) Where What Whether The fact that Which 1 Copernicus argued that the Sun — the centre of the solar system and that the Earth and the planets — around the sun.not big lies. 1 . 01. — children often look like their parents. A) B) C) D) E) whether how many when just how what 4. Children's thinking focuses on things and events that they can observe directly in the present. but — we call 'white lies'. for example. A) B) C) D) E) why what which that when 181 . The only real questions are about when we lie and — we tell lies to.Noun Clauses / Test-. these laws mean. In humans. Newton studied light. parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. A) B) C) D) E) what how that why when Everybody teils lies . A) B) C) D) E) the fact that/w here whose I what w hat/w ho w hether/if whatever/whose Archimedes lowered a bar of gold into water and measured — spilled out. A) B) C) D) E) was I revolved is / would revolve was I have revolved has been / revolves is / revolve 6. the destruction of ancient forests or the depletion of the ozone layer have had.-24. and discovered — sunlight is a mixture of all the colours of the rainbow. — made communication even faster was the electric telegraph. A) B) C) D) E) w hat/w hat tha t/tha t that/w hat whether / what what I that 8. Adolescents can better compare they observe with — they can imagine. Gregor Johann Mendel discovered the laws of heredity. sorularda. A) B) C) D) E) how many how long how often how much how far Experts say it could be 20 or 30 years before they know for certain — effect the build-up of greenhouse gases. which was 20 introduced in 1840.

A) B) C) D) E) The fact tha t/tha t W hat/whether W hether/how many When / that The fact that / whom — prices 11. for example. They particularly believed — economic factors determine social structure and change. A) B) C) D) E) how what whomever how much if 12. A) B) C) D) E) that whose where whom how 15. Like today’s researchers. — Israel was giving away land that should historically belong to it. and some protested it. Market researchers determine influence demand.— the person is committing a serious crime indicates — he or she has a reckless disregard for human life and safety. Some opponents argued. In basically capitalist systems. A) B) C) D) E) that / that whether I that if /whether the fact that / what what / that 182 . private decision-makers determine — resources will be used and — mix of goods and services will be produced.Noun Clouses <?A u xilia rie s Test 3 5 — genetic education for non-genetic health professionals will meet the arising needs is an open question. A) B) C) D) E) whose / whom how / what when / that that/w hat that /whose 5 > c 14. A) B) C) D) E) Whether That If Since Whose 13. or floor. ancient scholars based their ideas of the universe on — they observed and measured and on their understanding of — objects move as they do. but until recently. was like. Not all Israelis agreed with the peace process. A) B) C) D) E) which when whether that if 10. Almost three-fourths of the earth is under the ocean. and they test the effectiveness of current and proposed advertising. people didn't know — the ocean bottom. Marx and Engels combined the notion of dialectic with the view — the forces underlying historical development are always material. A) B) C) D) E) whether/how tha t/w hy w hat/w hy why / whose tha t/w hy 16.

No one knows — the universe is finite or infinite in size. The physical features of a country strongly influence — the people of that country live. Studies of the sky indicate — there are at least 100 billion galaxies in the observable universe. Genes determine — excess weight is stored as lean or fat tissue. This helps people appreciate different kinds of art and judge them intelligently. Scientists have discovered — mice and certain other animals have a gene that causes the satiety center not to operate. A) B) C) D) E) why whether when what that 21. The school inspectors want to take a close look at the courses offered and — standards are achieved by pupils. — most impresses people today is the wide range of Leonardo’s talent and achievements. Majority rule is based on the idea — if all citizens are equal. A) B) C) D) E) why when where that whether 183 . Superstitions help overcome fears by providing security. A) B) C) D) E) why whom the fact that how long what 18. A) B) C) D) E) that / that that/w hether if/w hether whether /th a t w here/w hat 19. the judgment of the many will be better than the judgment of the few. A) B) C) D) E) that whether what the fact that when 22. Aestheticians try to find — there are standards of art criticism.S uat GÜRŒN & Ridvan GÜF18ÛZ 17. They reassure people — they will get — they want and avoid trouble. A) B) C) D) E) that / that ■ that/w hether whether / whether whether I that if/if 23. A) B) C) D) E) whether / what what / that that/w hat if/th a t that/w hether 24. » <s 3A) B) C) D) E) What The fact that Whether If Where 20.

Materialism is often considered a "scientific" philosophy because it is closely associated with the view — everything that occurs can be explained by scientific laws-perhaps even by the laws of physics alone. A) B) C) D) E) that if whether what when I 5. But they sp cultivated the beans before Columbus arrived * in America in 1492. Historians do not know — the Maya Indians of Central America and the Aztec Indians of u Z Mexico had cultivated cacao beans. As well as Immune system function. Biologists wondered — there should be so many species with little variation. In some cases. migrating animals are forced from their normal route into an unfamiliar area. The scientists work together to learn — people adopt such harmful behavior patterns as smoking and overeating.Noun Clauses / Test 01. The scientists also study — to encourage more healthy behavior. A) B) C) _D) E) what/where that / how whether / that if/w hether where / how £ 6. A) B) C) D) E) where I what why / that w hether/if th a t/th a t what I whether 2. Such observations led many biologists to believe — species change over time and some species had evolved from others. A) B) C) D) E) that whether when if whom _ S g g ~ 7. but people of the Arabian Peninsula were the first to use it. sorularda. A) ■ B) C) D) E) whether that what which how 4. No one knows — Arabic originally developed. parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. Sometimes. the "lost" animals seem to be able to determine — they are and — to reach their original destination. the researchers also looked at — smoking accelerated the progression of HIV to full­ blown AIDS. A) B) C) D) E) if that when whether where 184 . A) B) C) D) E) the fact that I how where / what when / if why / how whether/when 8. It seems likely — sleep is an important component of how memories are formed and shaped.S £ A) how long B) how many C) how much D) how E) how far 3.-25. 2 u* . 1.

The distinguishing mark of anthropology among the social sciences is -— it includes for serious study other societies than our own. not knowledge. A) B) C) D) was accepted / had been conveyed accepted / would convey has been accepted / conveyed is accepted I conveys B) would accept / will convey 185 . A) B) C) D) E) what whether that if when 13.S uat GÜRCRN ¿ R idvon GÜRBÜZ g 9. it — that advertising — selling messages better than other techniques in certain situations. plan — forms of media the client’s advertisements should appear in. In 1967. — the American Astronautical Society that he — to see the first orbital Hilton in his lifetime.— an electron stays inside a solid or escapes depends on the amount of energy the electron possesses. and finally prepare the client’s advertisements. A) B) C) D) E) what whether that if . The problem with industrial basic research. was — cancer cases would eventually begin to rise in areas where fanout from the accident landed. that If How What 15. 1986. Universally. A) E) ? C) D) E) had told / would hope would tell / can hope has told I hope tells / may hope told / hoped 12. the founder of thé Hilton hotel chain. Advertising agencies conduct market research. A) B) C) D) E) Whether. when 16. The fact. A) B) C) D) E) How Whether What Why The fact that 14. and — differentiates it from government basic research. One of the most disturbing predictions following the near meltdown of the Chernobyl nuclear power plant on April 26. A) 0) C) p) £) how much which whether whom where 11. is — its true product is insurance.— students have different preferred learning styles also has important implications for course evaluation through feedback. A) B) C) D) whom / however where /w ho w hether/that what / the fact that B) how / if 10. Barron Hilton.

After a summer in the Swiss Alps studying glaciers and glacial deposits. in much of Europe — by large continental glaciers. long ago. The remains of corals and clamshells (sea animals) in very old limestone deposits — that the area — once part of a shallow sea. He — that his boss In London just — how difficult things were for him in Zalesia. it — whether the company — earnings or losing money. Payments of interest must be made on time. People have always wanted to know more about the other planets in our universe. and that the moon goes round the sun. for example. A) B) C) D) E) felt / did not understand had felt / doesn't understand has felt / hadn’t understood feels / wasn’t understanding would feel I won't understand z 5 s » S w cs 20. scientists — to suspect that there — a second man-made source of carbon dioxide which may be as Important as the burning of fossil fuels. they — out that our earth — not flat but round. A) B) C) D) E) discovered / had been spread had discovered / are spread is discovering / would be spread has discovered / were spread will discover / had been spread 24. A) B) C) D) E) has indicated / had been indicate/was would indicate / has been has indicated / would be will indicate / is 23. In the past few years. Thus. Quebec. A) B) C) D) E) didn't matter / made hasn't mattered / would make won't matter / was making hadn't mattered / had made doesn't matter / is making 21. A) B) ■ C) D) E) had claimed / was becoming claimed / will become claim / became are claiming / had become claim / has become 22. Many dynamiters — that precision blasting — an art in July of 1930 at the Saguenay River Power Project. Agassiz — that the rocks found. A) B) C) D) E) has found / was found / is had found / would be would found / has been was finding / had been 186 . A) B) C) D) E) have been assured / would eat were assured / had eaten will be assured / ate are assured / will be eating had been assured / has eaten 19. We — that within a few years we — artificial meat as readily as we now eat lamb or beef. A) B) C) D) E) began / was were beginning / has been have begun / is would begin / had been had begun / was 18.Noun Clauses < A u xilia rie s Test 4 S 17.

Noun Clauses & Auxiliaries / Test-5 01. A) B) C) D) E) So do Neither do Neither don't Do too Either Anorexia and Bulimia may be autoimmune diseases. I enjoy new faces and everyone was very friendly. The jo b offers many opportunities.. parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. I think so I don't think either Nor was it No. wasn't it? Vladimir: — though there were lots of people we didn 't know. A) B) C) D) E) either too neither so nor 5. Alison: This means that I am fired. Claire: Oh. Britain doesn’t com ply w ith the protocol. doesn’t it? Manager: — So I am Nor do I I don't either So it does It did so It was quite a good party.. A) B) C) D) E) either so too neither also ¡e 5 2 e A) B) C) D) E) too either neither so nor 8 . A) B) C) D) E) So did I Yes. 1. It makes one feel comfortable. The United Kingdom abolished capital punishm ent in 1969. sorularda. A) so may B) nor may C) too D) either E) neither do Day care is a service in w hich children or dependent adults are cared fo r while the person who norm ally cares fo r them cannot do 3. — Denmark and Portugal. and — several other psychiatric illnesses.-24. Claire: 4. I'm afraid not A) B) C) D) E) 187 . She doesn’t have any qualifications. Sue doesn’t have any experience. -— . A) B) C) D) E) didn't either neither does was too also had did so 2. — . Canada — in 1976.

Tom hasn't got a car and — . A) B) C) D) E) ! think so I don’t think you wouid I don't either ) think you do nor do you 10. so they waited for me to give them a lift. but it’s not good fo r the non-smoker. and — Susi. A) B) G) D) E) so too either as weii neither 14. A) B) C) D) E) neither does so has nor has so does does either 188 . think. George w asn't w orking w ith his colleagues at the time o f the robbery — . and I had never done any teaching before — . Walter has to revise fo r the exam. if you ju s t. Look at me.Noun Clouses & fíuxU ioríes Test 5 9. — . Nothing can happen to me! Believe me. I don’t need doctors. A) B) C) D) E) also as well neither so either A) B) C) D) E) neither has Martin sc has Martin Martin has too Martin did as well nor does Martin 16. When I arrived I really did n 't know what to expect. — . It's obviously not good fo r the sm oker himself to inhale such poisonous thing. j§ SJ g 2h *■ § « A) B) C) D) E) so does Janet and Janet was but Janet was neither did Janet Janet didn’t either 15. And — . 11. nothing w ill! A) B) C) D) E) so do you neither have you you didn't either ! hope they can nor will you 13-Thum: Do I look to you like a man that would harm you? Phlip: No.1 was able to pass the exam after such awful days — my homemates. A) B) C) D) E) neither did and so were and so did nor were but weren't 12. I don't need medicine.

O I expect so Neither am I But I don’t So am I I have too » > S . A) B) C) D) E) neither too also either so 25.1 might have been more successful at the D) Neither was training scheme. When I graduated.____ . The docum ent doesn’t explain w hy they have wanted to cancel the m atch . and actually. — ? A) B) C) D) E) isn’t he does he doesn't he is it so do I 189 . C) does it Jay: — the film fo llow in g it. E) So does A) B) C) D) E) neither nor as well so too 19.£ 24. A) B) C) D) E) neither did didn't either had too • was as well did so A) B) C) D) E) 20. like to travel a lo t. Kid: I’m going to search about Caucasus for my essay. — was I. Cudi: — . I also w onder about it and w ant to ~ learn jnore about that region. she promised to buy me a present that I had been looking for and she — . Sean: I tho ugh t the news bulletin was rather 3 B) hasn't it depressing.1 d o n 't th in k w e can a ffo rd such an expensive car. You were expecting to pass it. My parents. and my husband do esn't thin k we can afford such an expensive car 2 1 . A) B) C) D) E) but I don't and I have too and I haven't either and neither did I but so do I A) B) C) D) E) either too neither nor as well 22. and — might you.S uat GURCRN 5 Fhdvan GPRBUZ > 17. — ? A) haven't they 18. w h o have never been abroad. you know. We have both failed the exam. He hardly listens to w hat is advised to him. 5 D) do they »■ E) don't they A) So did § B) Nor does — C) So was 23.

v- If + Present Simole . etc. Might. hem “ I f bağlacının bağlı olduğu yan cümlecikte hem de ana cümlecikte Present Simple kullanılır. Type 1 yapısında hem yan cümlecik hem de ana cümlecikte verilen durumların gerçekleşmesi ya da gerçekleşmemesi ihtimal dahilindedir. Bu şekilde kullanıldığında “ I f ’ bağlacı yerine “ when(ever)” yapısı da kullanılabilir. ana cümlecikte ise “ w ill/shall” yapıları ve bu yapılatın varyasyonları (will be Vı„B. “İP bağlacının bağlı olduğu bir yan cümlecik ve devamında bir ana cümlecikten oluşan bu yapılar verilmek İstenen anlama göre bu iki kısımda belirli zaman yapılarının kullanımını gerekli kılarlar. V a n Cümlecik A n a Cümlecik .etc. e v re n s e l g e rç e k lik ya da g e n e l g e ç e rlilik ifade ederken Type 0 yapısı kullanılır. Verilmek İstenen anlamı düşündüğümüzde farklı şekillerde If Clause yapısı oluşturmamız mümkündür.. Yani.effect relationship I scientific fa c ts ) N eden-sonuç.Söz verirsem sözümü tutarım. Ice m e lts if you h e a t it.. w ill / shall May.) kullanılır. have to . Imperatives (em ir cümleleri) 190 . Şimdi.Dünya kendi etrafında dönmezse gece-gündüz oluşmaz. yan cümlecikte ve ana cümlecikte kullanabileceğimiz yapıları inceleyelim: v If + Present Simole Present Progressive Present Perfect Can Must. Type 1 yapısına uygun bir cümle yaparken “ I f ’ bağlacının bağlı bulunduğu yan cümlecikte genellikle “ Present Simple” . days and nights d o n ’t o c c u r. If the earth d o e s n ’t tu rn around itself. ought to . IF CLAUSES “ If Clause" yapıları “şart" ifade eden yapılar olup belirli kurallara bağlı kalarak oluşturulurlar.. have to Should. w ill have V3. Bu yapı oluşturulurken. b) TYPE 1: "Open C onditions” (Future possibility / Real Situations at present/in the future) İçinde bulunduğumuz anda ya da gelecekte belli bir şart yerine geldiğinde gerçekleşebilecek olay ya da durumları Type 1 kullanarak ifade ederiz. Burada bu konuların ayrıntılı anlatımlarını ve diğer Conditional yapılarının kullanımlarını bulacaksınız. bu yapılar haricinde her iki tarafta da kullanımı mümkün olan çeşitli yapılar mevcuttur..g. Y a n Cümlecik A n a Cümlecik . A n a Cümlecik Y a n Cümlecik If I m ake a promise. Present Simole Yar) C ü m l e c i k A n a cümlecik e. Could Can Must. I k e e p it. -Isıtırsa n buz erir. Şimdi bu yapıları inceleyelim: a) TYPE 0: ( cause .CONDITIONALS Daha önce “Tense System in English" başlıklı konumuzda If Clause ve Wish Clause yapılarına değinmiştik.etc. Ancak.

Bu yapıyı oluştururken var olan ya da olacak olan gerçek bir durumu değil bu durumların aksini İfade ettiğimiz için gerçeği ifade eden zaman yapılarının bir derece aecmis halini. e. Bu nedenle ana cümlecikte Past Simple ya da Past Progressive yapılarını da kullanmayız diyebiliriz. don’t disturb her. Past Perfect ve Past Perfect P rogressive yapılan kuşanılmaz. Bu örnekte de görüldüğü gibi “get" eylemi gelecekte olacaktır. “ Present Simple” yerine “ Past Simple” . Y a n Cümlecik A n a Cümlecik He m ay leave the office if he has finished the task. Y a n Cümlecik A n a Cümlecik . yan cümlecikte olasılık bildiren “ may” . ' “ İP’ b a ğ la cın ın b ağ lı o lduğu k ıs ım d a " s h o u ld “ ku llan ılırsa eylem in ya da durum un gerçekleşm e olasılığının a z o ld u ğ u n u g österir. ona onun sınav sonucunu bildir. you w ill fe e l better.Mektubum u vaktinde alırsa planlarını değiştirebilecektir.g.g. . If you sleep. Bu yapılar yerine düşük olasılık ifade etmek İçin yukarıdaki örnekte olduğu gibi yan cümlecikte “ sho uld" yapısı kullanılır. “ w ill” yerine “ w ould” . yan cümlecikte ya da ana cümlecikte kullanılmayan bazı yapılar vardır. he w ill b e a ble to change his plans. If you s h o u ld meet him. ana cümlecikte kullanılmaları mümkün olmasına rağmen Past Simple ve Past Progressive yapılarının ana cümlecikte kullanımları KPDS. > Ana cüm lecikte kullanılmayan yapılar: Yan cümlecikte olduğu gibi ana cümlecikte kullanılmayan çeşitli yapılar vardır. we cannot get there on time. YDS ve benzeri sınavlarda sorulmamaktadır. ancak yan cümlecikte “ w ill” ve “ shall" yapıları kullanılmadığından aynı anlamı yan cümlecikte “ Present Sim ple" kullanıp ana cümleciği gelecek zaman ifade edecek şekilde oluşturarak verebilmekteyiz.Çalışıyorsa onu rahatsız etme. Bu yapılar sadece Type 1 yapısı ana cümleciğinde değil. Yani. Type 2 ve Type 3 yapılarının ana cümlecik kısmında da kullanılmaz. “ might” ve “ could" yapıları da kullanılmaz. Örneğin. Ayrıca. Ayrıca. Bu yapıların yokluğunda geleceğe gönderme yaparken “ Present Simple” ve yukarıdaki tabloda verilen diğer yapılar kullanılır. !f she is studying. A n a Cümlecik Y a n Cümlecik 1if we should m iss the 10 o'clock train. .S uat GÜRCAN <S Rıdvan GÜRBÜZ e. . Ancak. Şimdi ayrı ayrı yan cümlecikte ve ana cümlecikte kullanılmayan yapıları inceleyelim: > “ I f ’ bağlacının bağlı olduğu tarafta kullanılmayan yapılar: Yan cümlecik diye adlandırdığımız bu kısımda “ w ill” ve “ s ha ll" yapıları kullanılmaz.İşi bitirdiyse ofisten ayrılabilir. let him know his exam result.(one tense back) kullanırız. e. If he g e ts my letter in time.O lu rdâ p n u görürsen. Present Perfect P rogressive. “ may" yerine “ might” kullanmak gibi.Saat 10 trenini kaçırırsak oraya zamanında varamayız. ana cümlecikte Present Perfect. ÜDS. c) TYPE 2: “ Unreal Present” (Contrary to the Present Fact) Şu anki ya da gelecekteki bir durumun aksini ifade ederek şart cümlesi yaparken Type 2 kullanılır. .Uyursan kendini daha iyi hissedeceksin.g. 191 . Y a n Cümlecik A n a Cümlecik Yukarıdaki tabloda da görüldüğü üzere hem “ I f ’ bağlacının bağlı olduğu tarafta hem de ana cümlecikte çeşitli yapılar kullanabilmekteyiz. .

Ancak. so I cannot tell you what to do". Bu yapıyı oluştururken geçmişte gerçekleşen gerçek bir durumu değil bu durumun aksini ifade ettiğimiz için gerçeği ifade eden zaman yapılarının bir derece geçmiş halini (one tense back) kullanırız. . T y p e 2 ya p ıs ın d a " İF ’ b a ğ la c ın ın b a ğ lı o ld u ğ u k ıs ım d a P a s t A b ilit y ifa d e e d e rk e n “ c o u ld " ku llan ılab ilir.İngilizce konuşabiisen işe girebilirdin. bu yapılar haricinde her iki tarafta da kullanımı mümkün olan çeşitli yapılar mevcuttur. I w o u ld be s le e p in g if I w eren't here now. Yani. If I kn e w how it worked. . Couid e. ana cümlecikte ise “ w ould” yapısı ve bu yapının “ would be Vin0" varyasyonu kullanılır. I w o u ld give him your message. bu ” yapılar haricinde her iki tarafta da kullanımı mümkün olan çeşitli yapılar mevcuttur. olayın gerçek zamanı olan Present Simple yerine Past Simple. A n ca k. I c o u ld te ll you what to do.Onu yarın görecek olsam mesajını ona iletirdim.Şimdi hurda olmasam uyuyor olurdum. you m ig h t g e t the job. Bu örnekten çıkarılacak sonuç şöyle olmalıdır: “I don't know how it works.commomıs Type 2 yapısına uygun bir cümle yaparken “ I f ’ bağlacının bağlı bulunduğu yan cümlecikte genellikle “ Past Simple". ana cümlecikte İse “ w ould have V3” yapısı ve bu yapının “ would have been Vı„B varyasyonu kullanılır. Birkaç örnekte daha Type 2 yapısını inceleyelim: e.Gelecek hafta şehir dışında olm asalar onları ziyaret edebilirdik. Type 3 yapısına uygun bir cümle yaparken “ If” bağlacının bağlı bulunduğu yan cümlecikte “ Past Perfect” . 192 . Ancak. Şimdi. 2 T y p e 1 y a p ıs ın ı a n la tırk e n “ If” b a ğ la c ın ın b ağ lı o ld u ğ u k ıs ım d a P o s s ib ility a n la m ın d a " c o u id ” k u lla n a m a y a c a ğ ım ı? ) s ö y!em iştik . Could h a v e V3 1 “ i r b a ğ la cın ın b ağ lı o ld u ğ u k ıs ım d a T y p e 1 d e o lduğu gibi T y p e 2 ya p ıs ın d a d a " s h o u ld " k u lla n ılırs a eylem in y a da durum un gerçekleşm e olasılığının az o ld u ğ u nu g österir.g. . Yani. 1 If I s h o u ld see her tomorrow. If they w e re n 't out of town next week. d) TYPE 3: “ Unı’eal Past" (C ontraiy to She Past Fact) Geçmişteki bir durumun aksini ifade ederek şart cümlesi yaparken Type 3 kullanılır. .Onun nasıl çalıştığını bilsem sana ne yapman gerek tiğin i söylerdim.g. ' If you c o u ld s p e a lı English. . yan cümlecikte ve ana cümlecikte kullanabileceğimiz yapıları inceleyelim: + If + Past Simple Past Progressive Could (Past ability) Had to Should would Might. ve “ can” yerine “ cou ld” yapıları kullanılmıştır. we c o u ld v is it them. Bu yüzden. geçmişi ifade ederken kullandığımız “ Past Simple” yerine “ Past Perfect” kullanmak gibi. örnekteki cümlede su anda var olan gerçeğin tersi temel alınarak bir sart cümlesi yapılmıştır. Şimdi. yan cümlecikte ve ana cümlecikte kullanabileceğimiz yapıları inceleyelim: 4- if + Past Perfect Past Perfect Progressive Couid have V 3 w ould have V* Might have V 3.

Bu yüzden.g. Şimdi bu iki durumu ayrı ayrı inceleyelim: > If + Type 3. . örnekteki cümlede geçmişteki gerçeğin tersi temel alınarak bir şart cümlesi yapılmıştır. today.g. Yani.g. olayın gerçek zamanı olan Past Simple yerine Past Perfect kullanılmıştır. Yani. If he had given me his number. Present Progressive (are waiting) yerine daha önce değindiğimiz Conditional kurallarına uygun olarak “ would be Ving” kullanılmıştır. so we are waiting at the bus stop now”. .” 193 .g. so we are able to go skating today.Dün gece çok şiddetli b ir don olmasaydı buğun kayıyor olamazdık. Past S imple (sold) yerine Past Perfect (hadn’t sold). Type 2 : Geçmişte yapılan ya da yapılmayan eylemlerin şu ana olan etkilerinden bahsederken kullanılır ve genellikle cümle sonunda “ now. örnekteki cümlede geçmişteki gerçeğin tersi temel alınarak bir sart cümlesi yapılmış ve bu durumun günümüze etkisi verilmiştir. . the photographs w ouldn’t have com e out very well. If the shop had packed the goods properly.” e. Birkaç örnekte daha Type 3 yapısını inceleyelim: e.Problem ini bana açıklamış olsaydın sana yardım edebilirdim. . İki kısımda da gerçeğin tersi ifadeler yer aldığından dolayı her iki kısımda da olayların gerçek zamanlarının bir derece geçmiş halleri kullanılmıştır. I w ould have been able to help you.S uat GÜRCAN & Rıdvan GÜRBÜZ e. .Soruların tamâmını cevaplayabilmiş olsaydı sınavı geçebilirdi.E ğer güneş doğru yerde olm asaydı fotoğraflar çok iyi çıkmazdı. they m ight not have g o t damaged. . . ana cümleciğinin ise Type 2 şeklinde yapılması ya da tam tersi bir şekilde yan cümleciğin Type 2. . so I c o u ld n ’t help you". e.Arabamızı satm amış olsaydık şim di otobüs durağında bekliyor olmazdık. ana cümleciğin ise Type 3 şeklinde yapılması durumu "Mixed Type" diye adlandırılır.g. e) MIXED TYPES: “ Past and Present Unreality” Bir “If Clause" yapısının yan cümleciğinin Type 3. He could have passed the examination if he could have answ ered all the questions.Mağaza eşyaları düzgünce paketlemiş olsaydı eşyalar zarar görmezdi. Birkaç örnekte daha bu “ mixed type” türünü inceleyelim: e.Tavsiyeme uymuş olsaydın şim di zor durumda olmazdın. if the sun hadn’t been in the right direction. Bu örneklen çıkarılacak sonuç şöyle olmalıdır: “You didn’t explain your problem to me. Bu cümleden çıkarılacak anlam şu şekildedir: "Since you didn't take my advice. if you h ad explained your problem to me.Bana num arasını vermiş olsaydı ona telefon ederdim. Yani. at the moment” gibi olayın şu anı etkilediğini gösteren zaman ifadeleri lie kullanılır. Bu örnekten çıkarılacak sonuç şöyle olmalıdır: "We soId our car. you are in a difficult position now. I would have telephoned him. You wouldn’t be in a difficult position now if you had taken my advice. We couldn’t be skating today if there hadn’t been a very sharp frost last night. Bu cümleden çıkarılacak anlam şu şekildedir: “There was a very sharp frost last night. If we ha d n ’ s old our car we wouldn’t be waiting at the bus stop now.

she could have helped you to translate the passage. w ill / shall May. . she couldn't help you to translate the passage.. so I couldn't buy that car". Yani. Bu örnekten çıkarılacak sonuç şöyle olmalıdır: “I am not a rich man. örnekteki cümlede geçmişte olmadığı gibi bugün de var olmayan bir durum (ben oecmiste de zengin değildim simdi de zengin değilimi temel alınarak bir sart cümlesi yanılmış ve bu durumun geçmişteki bir olay ya da duruma etkisi verilmiştir. Bir örnekte daha bu “ mixed type" türünü inceleyelim: e." “ İF CLAUSE" yapılarını ve kullanımlarını inceledikten sonra aşağıdaki tabloda “ If Clause" ve “ Result Clause” içinde kullanılabilen yapıların genel bir özetini bulabilirsiniz: TYPE I ^ If + Vi Am/Is/Are Vmg Have/Ha's V 3 Aro/is/are to V 0 Can Must.CONDmONRLS > If + Type 2.Alm anca konuşabilse sana parçayı çevirmende yardım edebilirdi. Could have V 3 194 .etc. e. Could Can Must. Bu cümleden çıkarılacak anlam şu şekildedir: “Because she doesn't speak German.g. Type 3: If I were a rich man \ c o u ld have b o u g h t that ca r yesterday.g.etc. Might. Could (Past A bility) yerine daha önce değindiğimiz Conditional kurallarına uygun olarak “ could have V3” kullanılmıştır. .... ought to . have to Should. If she spoke German.Zengin b ir adam olsam dün o arabayı alabilirdim. Yani. have to . Imperatives (em ir cümleleri) TYPE II * If + V? Was/Were Vmg Was/were to Vo Could (Past ability) Had to Should w ould Vn / would be Vin q Might Vo / might be Vmg. Present Simple (am) yerine Past Simple (were). Could Vo / could be Vjng TYPE 11 1 * If + had Va Had been Ving Could have V 3 w ould have V* Might have V 3. İki kısımda da gerçeğin tersi ifadeler yer aldığından dolayı her iki kısımda da olayların gerçek zamanlarının bir derece geçmiş halleri kullanılmıştır.

Bu örnekte. iust give me a ring. etc. e*g. Eğer yan cümleciğin fiili “be” değil de başka bir fiil ise “ were” yapısı başa getirildikten sonra fiil “ to Vo” şeklinde çekimlenir. Could Vo/ could be V ing would have Va Might have V 3l Could have V3 lf + V 2 Was/Were Vjng Was/were to Vo Could (Past ability) Had to Should Aşağıdaki tabloda ise Type ne olursa olsun “ If Clause” ve “ Result Clause” içinde kullanılamayacak yapıları görebiliriz: Trave/has V-. I would help the poor. s ty p e 2: Type 2 yapısının devrik hali “ i f ’ yerine sadece “ were” yapısı cümle başına getirilerek yapılır.) Y a n C ü m le c ik A n a cü m lecik . yan cümlecikte fiil “ be” fiilidir (were). telefon et yeter.S uat GÜRCRN < Rıdvan GÜRBÜZ S MIXED TYPES If + had Vs Had been Vin g Could have V 3 ■ + would Vn / would be Vmn (now.sirbrsinavlarda test edilmiyor. (= I f you need myhelp again. e.g. Inversion in the Conditional Clause: Yan cümlecikte “i f kullanmak yerine yan cümlecik çeşitli şekillerde devrik yapılarak “I f kullanılmadan da şart ifade etmek mümkündür. I would call the police. just give me a ring. S h o u ld you need mv help again. todav. I would help the poor. e. Bu durumda yapılan işlem sadece “ if” yerine “ were” yapısını cümle başına getirmektir. yan cümlecikte fiil “ have” fiilinin Past hali olan “ had” yapısıdır.g. (= I f I h a d lots of money.Senin yerinde olsam p olisi arardım. 195 . hangi Type yapısında nasıl devrik yapılar oluşturacağımızı inceleyelim: / TYPE 1: Type 1 yapısının devrik hali “ i f yerine sadece “ should” yapısı getirilerek yapılır. Y a n C ü m le c ik A n a cü m lecik (= I f I w ere you. Bu durumda yapılan işlem “ ¡F* yerine “ were” yapısını getirip devamında ise özneyi yazdıktan sonra fiili “ to V0” şeklinde getirmektir. Bunun dışında ne yan cümlecikte ne de ana cümlecikte başka bir değişiklik yapılmaz. Şimdi.) Y a n C ü m le c ik A n a cü m lec ik .Çok param olsa fakirlere yardım ederdim.) wasjjtferëî fia d V 3. I would call the police. shall may^jnigfiCcouldfpBssihility) would / be going to Vo v2(KPDSröeg. Were 1 to have lots of money.) Might Vo / might be V jnH.Tekrar yardımıma ihtiyacın olursa.) . Bu örnekte ise. Were 1you.

. Y a n C ü m lo c ik A n a cüm locik (= if you ha d com e to the party. You can be successful only i f you study hard. 196 . Fakat. “Only if” yapısının bağlı bulunduğu yan cümlecik eğer ana cümlecikten sonra yani ikinci kısımda kullanılıyorsa herhangi bir değişiklik olmadan aynen “i f ’ yapısı gibi kullanılır.. . koşuluyla/şartıyla" “Provided (that)" ya da “providing (that)” yapılan ‘‘i f ’ ile aynı anlamdadır ve kullanım şekilleri de aynıdır..Partiye gelm iş olsaydın onunla tanışabilirdin.CONDITIONALS s TYPE 3: Type 3 yapısının devrik hali “ i r ’ yerine sadece “ had" yardımcı fiili cümle başına getirilerek yapılır.Ancak çok çalışırsan başarılı olabilirsin. OTHER CONDITIONALS Şart aniamı veren tek yapı “i f değildir. “only if' yapısının bağlı bulunduğu van cümlecik ana cümlecikten önce kullanılıyorsa. you cou ld h a v e m et h er.. You can work here as long as you obey the rules and regulation. Şimdi bu yapıları inceleyelim: 4* P rovide d (that). you will not be penalized.g. Ancak. you could have met her. Ancak. . “only i f 1 yapısı ile ilgili olarak dikkat edilmesi gereken bir durum söz konusudur.g .Çok çalışman koşuluyla sınavı geçebilirsin. . e. . e . You can enter the disco providing (that) you are at least eighteen years old.. Only if you register can you attend the course. 4* As lo n g as. you can pass the exam. e. bir başka devisle “only i f ’ yapısı cümle basında kullanılıyor ise ana cümlecik devrik yapılır. e. Provided (that) you study hard. P ro v id in g (th a t):".B n az 18 yaşında olman şartıyla diskoya girebilirsin.Kuralları çiğnemediğin sürece cezalandırılmayacaksın.Kurallara ve yönetm eliğe uyduğun sürece burada çalışabilirsin.Ancak kayıt yaptırırsan kursa devam edebilirsin. . So long as you don't break rules.-sa" “Only if” yapısı “i f ’ yapısının biraz daha vurgulu halidir. . H ad y o u co m e to th e p a rty .şartıyla" “As long as" ve "so long as” yapıları da “ i f ’ anlamı vermektedir ve yine kullanım şekilleri aynıdır.) .g. “ I f yapısına benzer bir şekilde ya da bazı farklılıklarla yine şart anlamı veren çeşitli yapılar mevcuttur.. cümle başında kullanıldığında ana cümlecik devrik yapılmalıdır. O nly if: “ancak . S o lo n g as: “-dığı sürece / . “so long as" yapıları genelde olumsuz cümlelerde tercih edilir. (inverted) ikinci örnekte görüldüğü gibi “only i f ’ yapısının bağlı olduğu yan cümlecik.g. Bunun dışında ne yan cümlecikte ne de ana cümlecikte başka bir değişiklik yapılmaz.

.etc) gerek yoktur. no t" yapısı kullanılır.g.B eni düğününe davet etse bile oraya gitmeyeceğim.S uat GÜRCRN < Rıdvan GÜRBÜZ S -fr Even if: “-se bile. . Şimdi bu durumları işleyelim: • “ Unless” yapısının “ unreality" ifade eden Type 2 ve Type 3 yapılarında kullanımı pek yaygın değildir. e. “ U nless" yapısı zaten olumsuz bir anlam içerdiğinden bağlı bulunduğu kısımda olumsuzluk verecek başka bir ifadeye (not.not” yapısının yerine kullanılabilir..g. 197 . İkinci örnekte görüldüğü gibi “ even if” yapısı Type kurallarına uyulmadan kullanılmıştır. U nless: "-m ezse. not” yapısı kullanılır. Ancak. She w ill not forgive him unless he apologizes.g.g.Yeterince çok çalışm am asına rağmen sınavı geçm eyi başardı..n o t” yerine “ unless" kullanamayacağımız durumlar vardır. he was able to pass the examination. -e rağm en" “ Even i f yapısı “ -se bile” anlamına gelerek “ if" yapısı ile aynı kurallara bağlı olarak kullanılabilmenin yanı sıra “ -e rağmen” anlamına da sahip olup “ although” yapısı gibi de kullanılır. e. fakat sınavlarda bu kullanım test edilmemektedir. not” yapısı kullanılır. I will not go there. Bu örnekte “ unless" yerine “ if . ikinci örnek cümlede “ even i f ' yapısı “ although” anlamında kullanılmıştır diyebiliriz..Özür dilem ezse onu affetmeyecek. If he d o e s n ’t k n o w our address.. Yan cümlecikte Past Perfect. Bu şekilde ana cümlecikte duygularımız ifade ediliyorsa “ i f . hardly.. Bu şekilde ana cümlecikte soru sorulduğunda “ i f . Even if he invites me to his wedding. “ A lthou gh” yapısı gibi kullanıldığında Type kurallarına uygun olarak kullanılması gerekmez.. what will he do? • “ Unless” yapısı ana cümlecikte duygularımızın ifade edildiği durum larda kullanılmaz. Bu yapılarla berabef “ I f . ana cümlecikte ise Past Simple kullanılmıştır. (Type 2) * “ Unless” yapısı ana cümlecikte soru sorulurken kullanılmaz. If he d o e s n ’t w in th e race.. e. If he d id n ’t k n o w our address. Even if he hadn't studied hard enough. e. -m edikçe” “ Unless” yapısı belli durumlar hariç “ if. . no t” yapısı kullanımı anlamı etkilemez. e. vurguyu artırmak için “ unless" yapısının bağlı bulunduğu kısımda “ olum suz" bir yapı kullanımı mümkündür.. . he would have difficulty finding our house.g. . Böyle bir Type kullanımı bulunmamaktadır. I will be surprised.... Ancak “ if ... Buna göre. (if he does not apologize).

CONDITIONALS S u p p o s e th a t. In case o f emergency./diyelim k i ...-e te d b ir olarak” şeklinde çevrilebilecek bir yapıdır. please dial 112 immediately... .?” yapılarının kısaltılmış halidir.g.? ) Type 3 .-e ihtim aline karşılık. Suppose that you w ere the winner of this week’s lottery.. e.Zamanında geri getirm eye söz vermen koşuluyla bisikletim i ödünç alabilirsin. ne yapardın? -> W h a t i f .. ... Ayrıca.. “ what w ould happen if... .. " a s s u m in g t h a t" ve “ im a g in e t h a t ” g ib i y a p ıla r d a kullanılabilir. + (J u s t) In case : “ .Ya yanım ızda biraz para olmasaydı..? ” . “ In case” yapısı sadece vurguyu artırmak için önüne “ ju s t” yapısı alarak kullanılabilir. .g. . ne olurdu? ■* O n c o n d itio n th a t: “ ...Varsayalım ki bu haftanın piyango talihlisi sensin. 198 .. lütfen hem en 112'yi arayın.. . e. durum unda" anlamına sahip olup kendinden sonra bir yan cümlecik değil “ Noun Phrase” alır.. “ in case o f ’ şeklinde kullanıldığında ise “ . e. You can borrow my bike o n c o n d itio n th a t you promise to bring it back on time.. ? : t “Ya . What if she doesn't keep your secret? (What will happen i f .Onun adresini bilm ezsen ne olurdu? W hat if we hadn't had some money with us? (What would have happened if.g.Ya senin sırrını saklamazsa ne olacak? W hat if you didn't know her adress? (What would happen if. e.A cil durumda. .-sa/-saydı" “ W hat if .. ?) Type 2 . Bu yapılardan hangisine göre çeviri yapacağımızı “ i f ’ bağlacının bağlı olduğu kısımda hangi Type kurallarına göre bir yapı verildiği belirleyecektir. ..-sa diye.. ” 1 “ Suppose that” ve “ Supposing tha t” yapıları genelde “ imaginery” (hayali) bir durumdan bahsettikleri için “unreality'1 bildiren Type 2 ve Type 3 ile kullanılırlar ve genelde ana cümleciği soru yapısı şeklinde alırlar.?’’ yapısı aslında “ w hat w ill happen if.g. You had better eat something in case we cannot find any restaurant on the way..?) Type 1 ...-e ihtim aline karşılık” “ İn case” yapısı çok sık kullanılan ve “ .şartıyla/koşuluyla'' “ On condition that” ifadesi “ i f ’ yerine kullanılabilen ve yakın anlam veren bir yapıdır. . what w o u ld you do? ..Yolda restoran bulam ama ihtimalimize karşılık b ir şeyler yesen iyi edersin. “ S u p p o s e t h a t " y a p ıs ı ile a y n ı a n la m a g e le c e k ş e kild e “ a s s u m e t h a t " . S u p p o s in g th a t: “varsayalım ki....? ” ya da “ what would have happened if ..

. .Şefle ilişkisi olmasaydı çoktan işten çıkarılmıştı.Onun desteği olmasa Jam es kendi başına hiçbir şey yapamaz. B u t fo r your love and affection..olmasa da" “ Whether or (not)" yapısı “ olsa da.olmasa. Bu kullanımda "or” ya da “or not" mutlaka olmalıdır. . ..Senin yardımın olm asaydı sınavı geçemezdim. (T y p e l) . (Type 2) . I would have trouble doing my homework... B u t fo r her support. “ But fo r" yapısı herhangi bir zaman ifadesi içermediği için bütün Type yapıları ile kullanılabilir ve çevirisi kullanıldığı Type yapısına göre değişir. he w o u ld fe e l like an orphan. W hether we travel bv bus o r train.g. i f i t h a d n 't b een fo r your help. James c a n n o t d o anything on his own. ......g. (Type 3) •v Whether .. e. I will love you forever. olmasa da” anlamında kullanıldığında bir yan cümlecik ve bir ana cümlecik ile şart cümlesi yapar.Senin sevgin ve şefkatin olmasa»o kendini öksüz gibi hissederdi. e.olmasa” anlamı verir.of (not): “olsa da. she w o u ld have b een fired long ago.Otobüsle de gitsek trenle de gitsek geç kalacağız. If it hadn’t been for: "..olmasa” Bir Type 2 yapısı olan bu yapı “ i f ’ kurallarına bağlı olarak kullanılır ve yukarıda belirtildiği gibi “ .. e.g. .Beni sevsen de sevmesen de seni sonsuza dek seveceğim...olmasaydı” > “ But fo r” yapısı kendisinden bir Noun Phrase devamında ise bir ana cüm lecik alarak kullanılır. e. / f i t w eren't fo r your great contributions. -» But for: “.olmasaydı" Bir Type 3 yapısı olan bu yapı “ i f ’ kurallarına bağlı olarak kullanılır ve yukarıda belirtildiği gibi “ .S uat GÜRCRN & Rıdvan GÜRBÜZ ■i If it weren’t for: "... 199 . Whether you love me or n ot..olmasaydı" anlamı verir. I couldn't have passed the exam.g. we will be late. . B u t fo r lişr relationship with the boss.Senin önemli katkıların olmasa ödevim i yapmakta sıkıntı çekerdim.

or else. . > T h e n : "o zam an” If only we had a car. Bu nedenle Type 2 yapısına uygun bir cümle oluşturulmuştur. I w o u ld h ave v is ite d you yesterday i f I h a d h a d some time." You m u s t s tu d y harder than ever.-m eden’’ Without any help. .. Bu cümledeki eylem geçmişte kaldığı için bu anlamın aynısını Type kurallarına uygun olarak oluşturulmuş bir Type 3 yapısı ile vermemiz mümkün olabilirdi. e. > O th e rw is e / o r e ls e : “ ... Bu cümledeki eylem Present anlam taşıdığından ve gerçek dışı bir durum yansıtmadığından dolayı bu anlamın aynısını Type kurallarına uygun olarak oluşturulmuş bir Type 1 yapısı ile vermemiz mümkün olabilirdi..Hiç yardım olmaksızın sen kendi başına bu problemin üstesinden gelemezsin.a m a .” I w o u ld h ave v is ite d you yesterday.Dün seni ziyaret edecektim ama vaktim olmadı.g.... e..COND/T/Omis IMPLIED CONDITIONALS Şu ana kadar değindiğimiz yapılar dışında bazı diğer yapılar da şart ifade eder bir anlama sahip olabilirler.Arabam ız yok.. so we c a n 't g e t there on time.g. o th e rw ise you c a n n o t pass the exam.g. ..y o k s a . Aynı anlamı başka bir şekilde verecek olursak: We d o n ’t h a ve a car..-sız: . but” yapılarıdır. You c a n n o t c o p e with this problem on your own i f you d o n ’t get any help. you can not cope with this problem on your own. we c o u ld g e t there on time. . Şimdi bu yapıların nasıl şart ifade ettiklerini örnek cümlelerde inceleyelim: > B u t: “ .Keşke arabam ız olsa.H iç yardım almazsan tek başına bu problemin üstesinden gelemezsin. w ithout. Bu şekilde en yaygın olarak kullanılan yapılar “ otherwise. bu yüzden oraya zamanında varamayız 200 . . e. Açık olarak bir koşul cümlesi olmayan bu yapılar yine de bir koşul cümlesinin vereceği anlamın aynısını verebilmektedirler. . b u t I d id n ’t have any time. Then..Vaktim olsaydı dün seni ziyaret edecektim. .. > W ith o u t: ". Bu örnekteki yapılar Present anlam taşıyıp gerçek dışı bir durum yansıtmaktadır...g. Bu cümledeki eylem Present anlam taşıdığından ve gerçek dışı bir durum yansıtmadığından dolayı bu anlamın aynısını Type kurallarına uygun olarak oluşturulmuş bir Type 1 yapısı ile vermemiz mümkün olabilirdi. .. . You c a n n o t p a ss the exam i f you d o n ’t s tu d y harder than ever.H er zamankinden çok çalışmazsan sınavı geçemezsin. e.a ksi takdirde. O zam an oraya vaktinde varabilirdik.H er zamankinden çok çalışmalısın aksi takdirde sınavı geçemezsin..

. I wish I h ad listened to my teacher's advice..bir ifade verirken öznelerin aynı olması durumunda “ w ould " yapısı yerine “ cou ld” ya da “ Past Simple” yapıları kullanılır. Bu şekilde Kullanıldığında bütün özneler için “ were” kullanımı tercih edilir. / wish she were with me now.S uat GÜRCAN 6/ Rıdvan GÛRBUZ WISH CLAUSES Türkçe’ye “ keşke" şeklinde çevirebileceğimiz “ wish clause" yapıları gerçeğin aksi bir durumdan bahsettikleri için her zaman olayın gerçek zamanının bir derece Past hali ile (one tense back) yapılmış cümlelerle takip ederler.Keşke sinemaya gitmeseydik. içinde bulunulan anda ya da gelecekte hoşumuza gitmeyen bir durumu başkasının değiştirmesini istediğimizde. Temel cümlenin öznesi ile yan cümleciğin öznesi aynı olduğunda (/wish /.) . c) Past Wishes: Geçmişte yapılan eylemlerden ya da gerçekleşen durumlardan duyulan “ pişm anlık” ifadesini "wish clause" yapılarında Past Perfect (had V 3 ) kullanılır.. . = (You didn't come to the party..Keşke şim di benimle olsa. .) . . I wish I could speak Russian. Bir başka deyişle. > Wish + Subject + W ould e.g. 201 .e tc.Onu davet etmelerini istiyor. .g. > Wish + Subject + Past Simple e. e.Keşke Ruşça konuşabilsem. / wish I could attend the party tomorrow..Keşke fikrini değiştirse.Keşke öğretmenimin tavsiyelerini dinlemiş olsaydım.Keşke yarın erken kalkm ak zorunda kalmasam. I wish she w ould change her mind. . I wish you ha d com e to the party yesterday. a) Present Wishes: Şu anda içinde bulunulan durumun tersini istediğimizi anlatırken “ w ish clause” yapılan ile Past S imple kullanılır.) . He wishes they w ould invite him. Ancak. bir başka deyişle kendimiz dışındaki özneleri eleştirdiğimizde ya da bir öznenin diğer bir özne ile İlgili eleştirisinde “ w ould” yapısını kullanabiliriz.Keşke m ırıldanmayı kessen. = (She is n 't with me new. I wish I didn’t have to get up early tomorrow.) “ w ould” yapısı kullanılmaz.g. “ wish clause” yapıları kendilerinden sonra Present Tense yapıları almazlar.Keşke yarınki partiye katılabilsem . Geleceğe yönelik. . . Bu yapı kullanıldığında “present” ya da “future” ile ilgili hiçbir anlam verilmemektedir. she wishes s h e .g. Tamamıyla “past" ile ilgili pişmalık ifade edilmektedir. I wish we ha d n ’t gone to the cinema. > Wish + Subject + Past Perfect (had + V3) e..Keşke dün partiye gelm iş olsaydın. I wish yo u would stop murmuring. Film berbattı. The film was terrible. b) Future Wishes: “Wish Clause” yapılarında “ w ould” yapısının kullanımı belirli kurallara bağlı olarak gerçekleşir. = (I cannot speak Russian.

I f o n ly she h a d lis te n e d to mv advice. she w o u ld n ’t have h a d those problems.g. i f o n ly I k n e w where she is now.Tavsiyemi dinlemiş olsaydı o problemleri yaşamazdı. "If only" yapısı kendisinden sonra bir sonuç cümlesi alarak kullanıldığında “ unreality” anlamı taşıdığından sadece Type 2 ve Type 3 kurallarına uygun olarak kullanılır.Keşke onun şim di nerede olduğunu bilsem. I could come with you. e. Y a n c ü m lec ik A n a cü m lecik . “ If only” yapısı da aynı şekilde olayın gerçek zamanının bir derece Past hali ile (one tense back) yapılmış cümlelerle takip eder. = I w ish he h a d n 't m a rrie d that girl. e.CONDfflONRlS ■* “ Wish clause” yapılarında olduğu gibi gerçeğin aksi bir durumdan bahsederken “ If on ly” yapısı da kullanılır. 202 . = I w ish she w o u ld s ta y with us next week.g.Keşke o kızla evlenmeseydi. . .Keşke gelecek hafta bizim le kalsa. Y a n cü m le c ik A n a cü m lecik . Bu iki yapı aynı anlamda kullanılmaktadır. “I wish" yapısı bu şekilde kendisinden sonra bir sonuç cümlesi almaz.Keşke kayak yapm ayı bilsem sizinle gelebilirdim. = I w ish I k n e w where she is now. I f o n ly she w o u ld s ta y with us next week. I f o n ly I knew how to ski. •* “ If only" yapısı “ I w ish” gibi kullanılmasının yanı sıra bir sonuç cümlesi ile beraber de kullanılır. . I f o n ly he h a d n ’t m a rrie d that girl.

If rationality — supreme in economics. He's very discriminating you know. A) B) C) D) E) if only if in case suppose that unless Before the days of cassettes and CDs. sorularda. 3 The conditions of poor people in developing §£ countries cannot be improved — there is a * reduction in the rate at which population is g Increasing. we — to expel him from the school. one had to be very careful with records as they — if they — too long in warm places. 5 a If they — more parental guidance as children.“If” & “Wish” Clauses / Conditionals / Test-1 01. A) B) C) D) E) had warped / were left could have warped / are left would warp / were left warped / would be left has warped / have been left 3. A) B) C) □) E) wouldn't improve / don’t have does not improve / will have hasn't Improved / would have hadn't improved / can have might not improve / could have 203 . — a drowning person succeeds in grasping the person who is trying to save him.-24. 1 . parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. A) B) C) D) E) got/stayed gets / stays would get / had stayed had got / will have stayed has been getting / stays I'm afraid that if Billy's conduct during the lessons — . A) B) C) D) E) Only if As if In case If Whether 6.S 4. A) B) C) D) E) reigned I would spend has reigned / would have spent reigns / may have been spending reigned / could have spent had reigned / will spend se 5. and he will =£ immediately notice it — we serve him a cheap O bottle of wine. they — the problems they are experiencing now. She — really restless if she — in one place for longer than about three months. travellers — their foreign cash based upon its value in the currency of their home country. A) B) C) D) E) had received / might not be having received / won’t be having have received / wouldn't have receive / couldn’t have will receive / can’t have » A) B) C) D) E) unless as long as if on condition that provided that S . both will probably sink together.

According to the scientist if present trends — . one half of all species of life on earth — extinct in less than 100 years. Without air. A) B) C) D) E) as though unless provided that as if even if 14. or die of 5 \J there — be a rise of between 20°C and 30°C in exposure to the cold. — standards in public schools are actually falling. the trend of more Intense hurricanes will continue well into the future. all air travelers leave from airports. pollution. Webster's study suggests that — there's a dramatic reduction in fossilfuel use. If the birds’ feathers. A) B) C) D) E) had been may have been has been would be must have been z 15.C onditionals Test 7 9. A) B) C) D) E) have continued / may have been continue / will be had continued / would have been continued / will have been continue / could have been > Œ 12. — their buoyancy and drown. A) B) C) D) E) Unless As if Only if Whether or not Otherwise 13. A) B) C) D) E) W hether/or O n ly /if Unless / and E ither/or if only / otherwise 16. the birds ^ atmosphere — to be twice that of today's. Computer studies have suggested that if the 10. According to Mann. many parents feel that the only way to secure a good education for their children is to send them to private schools. — clogged with oil. Nowadays. because the gases air contains are vital to plants and animals. <= A) had become / would lose g A) would be / will B) may become / will lose j" B) had been / would C) became / would have lost C) will be / can D) are becoming / could lose D) could / would E) become / may lose E) w ere/w ould 11. as a result of habitat destruction. the Earth — a lifeless planet. which usually keep them concentration of carbon dioxide in the warm and dry. it is understood that a diet which contains nothing harmful may result in serious diseases — certain important elements are missing. which range in size from small local facilities to enormous international terminals. and climate change. Z » average temperature. — they are business people off to visit clients — families going on holiday. invasive species. A) B) C) D) E) unless supposing even if in case provided 204 .

they — them on deposit at the bank until needed. A) B) C) D) E) in case even If whether unless as long as 205 . If the scientific names of all the kinds of insects — in The World Book Encyclopedia. If present rates of consumption — . petroleum — scarce sometime in the mid-2020's. z i> <s A) B) C) D) E) continued / will become had continued / might have become have continued/would become continue / may become should continue / became 19. Even if you know all the details of the encrypting and decrypting algorithms. It may result — consumers demand more goods and services than businesses can produce. no nation or group chooses war — it can get what it wants peacefully. temperatures over northern Europe — by more than 10“C during the winter months. A) B) C) D) E) were printed / would take are printed / is taken had been printed I would take had printed / would have taken were printed / will take S'. . 20. Were the Gulf Stream to fail.— some prices rise and others fall. A) B) C) D) E) Providing / even so Suppose that / unless In case/w hat if Should / whether If/ only if 24. A) B) C) D) E) as If if unless providing that In case z » c > 23. Therefore.S uat GPRCRN & Rtdvan GORBOZ 1 7 . the price level may not change. If people — confident they can withdraw their funds at any time. A) B) C) D) E) whether provided that that supposing even If 22. it — more than 6. you cannot decrypt any messages — you know the key that was used when they were encrypted. Inflation has many causes.000 pages to list them. A) B) C) D) E) were / would leave had been / would have been are I will leave will be / will leave are / have been 18. inflation occurs — most major prices go up. In modern times. A) B) C) D) E) will fall would have fallen had fallen would fall fell 21.

A) B) C) D) E) providing as If suppose that unless In case 3. it — like a tennis ball next to a basketball. A) B) C) D) E) had compared / can find had compared / may have found will compare / will find is going to compare / has found compared / would find xj 2. A) B) C) D) E) ate / would have burned will eat / burn eat / will burn had eaten / would burn should eat / have burned 8. we cannot lead our own lives according to our own views of right and wrong. A) B) C) D) E) were seen / would look is seen / will have looked had been seen/w ould look had been seen I would have looked were seen / has looked 5. 1. g (V . sorularda. he — that the rhythm of his clock is faster than the rhythm of the clocks on the ground. An infected pregnant woman can transmit the |= AIDS virus to her fetus — she has no g symptoms.-24. Because house mice cannot see well. If the moon — next to the earth. — we are living at home and are dependent on our parents. people often treat them they were more mature psychologically than they are. A) B) C) D) E) As long as Unless Even if Whether But for 206 . j§ u z A) unless > B) even if »• C) if i D) in case of ~ E) whether 7. A) B) C) D) E) If unless even If as long as whether 4. Some states permit a couple to marry — the bride or groom cannot be present at the wedding ceremony. they may enter a lighted room — people are there. If you — fewer calories than you use. your body — its stored fat for energy.£ A) providing B) suppose that C) if D) even if E) in case Because early-maturing boys and girls appear older physically. If a conductor on a fast-moving train — his clock with the many clocks in the stations he passed. parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz.“If” & “Wish” Clauses / Conditionals / Test-2 01.

If The United Nations — to send weapons inspectors to Delaware.vlll keep rising over the next tw o decades — the region's producers invest substantially more than they currently Intend. A) B) C) D) E) Unless \Whether So long as Even if As if x =j 5 s ag ¡{! 15. he w ill believe he has a good future and w ill be happy to work hard. they — a surprising num ber o f superguns being assembled in backyards. A) B) C) D) E) were I were added is / are added has been / have been added is / add had been / would be added 12. — he doesn't have a title. If we give a lo t o f responsibility to a younger man. A) B) C) D) E) even if unless if as if whether 207 . is relatively conspicuous. none o f the mechanical activities w ill be affected by its m otion. A) ' B) C) D) E) if unless even if whether in case 11. — the procedures are carried out properly w ill it be possible fo r safety representatives to find out the real cause o f the accident A) B) C) D) E) If Unless Supposing Should Only if 13. so they m ust be you r priorities.— the train runs smoothly. w ith constant velocity. In an 'ordinary' home you lose 25 per cent o f heat through the ro of and 35 per cent through the walls. A) B) C) D) E) were / would find would be / could find are / have found were / will find had been / would find 16. — in bank deposits. £ A) B) C) D) E) if only otherwise whether unless without > S w . A) B) C) D) E) in case unless whether as if supposing that 10.S uat GURCRN & Btdvan GURBUZ 9 . If the glue — to be sold as a liquid. — £ u you r house is made o f windows. substances called antigelling agents — w hile it is still hot. The International Energy Agency has given w arning this week that o il prices . Russian investment. London property or football clubs.££ GC 14.

Parents — greatly surprised and deeply touched if they — how much belief their children usually have in their character and infallibility. aggressive. O £ 3c A) Were g B) Had £ C) Whether D) Should E) In case 23. but less sleepy. would be I realised can be / will realise 20. Modern means of communication are so rapid vary a great deal in how much sleep they that a buyer can discover what price a seller is 3 normally require . A) B) C) D) E) would get / were still had gotten I would still be have gotten / would have still been get / will still be are getting I may still be 22.000. Last year about 30. more asking. and can accept it — he wishes. If you — less sleep than normal . » s > A) are getting / would awake A) unless § B) have gotten / would have awoken B) if £ C) will get I awake C) even if D) were getting / might awake D) as if E) get I awake E) whether 19. You have to apply yourself.you — more friendly. — you are a record A&R man. A) B) C) D) E) could be accomplished / made Wpis accomplished I had made had been accomplished / will make has been accomplished / makes will be accomplished / has made 24.— the virus turn into something easily transmitted between humans. A) B) C) D) E) unless if whether supposed in case 21. or an accounting clerk.and people 18. There can be no doubt that if those people — proper food. he realized that the task — effectively only If he — language more precise. It clearly makes no sense to say whether a sentence Is provable — it means something. although he may be thousands of miles away.C onditionals Test 2 17. Doing it. many of them — alive today. a salesman on the street.000 people died of some minor diseases. it will be likely to infect a large proportion of the world's § population. A) B) C) D) E) might be / had realised will be / were realising have been / have realised. a child. and how much this faith means to . A) B) C) D) E) if otherwise unless buffor if only 208 . All jobs are basically the same.

> A) B) C) D) E) is laid / would be stretched were laid / would stretch may be laid / would have stretched had been laid / can stretch have laid / could have stretched u» . his reign of terror — for only a matter of months. creative writing is certain to involve some search for meaning. a measure of wonder and discovery. play. z S > C £ 3<v cs A) B) C) D) E) is destined / is reduced will destine / was reduced may be destined / had been reduced would be destined / reduced would have destined / had reduced If more glass — . such as overturning or thrust faulting. it — to accept the responsibility.“If” & “Wish” Clauses / Conditiona 01. — it takes the form of poem. they — from John 5 : O'Groats to Land’s End 140 times. parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. A) B) C) D) E) although provided even If whether supposing 3. recycling rates for all glass colours — . sorularda. — there is no structural evidence to the contrary. the studies warn that the global ecosystem — for collapse if it — in complexity. A) B) C) D) E) On condition that Provided Only if If only Whether Because an ecosystem decreases in stability as its species are made extinct. If traders — right that Mr'Liu’s contracts were purchased In April.-24. and a degree of personal involvement in the result. If all the aluminium drinks cans recycled in the w UK last year — end to end. A) B) C) D) E) were / will have lasted have been I would last are / will have lasted had been / would be lasting are I has lasted If genetic materials — through the present Holocene extinction event. 1. personal essay. or even biography. numerous medical cures — impossible forever.E S Each rock is considered younger than the one on which it rests. A) B) C) D) E) are recycled / would increase have recycled / will be increased can be recycled / would have increased were recycled / could be increased had recycled / would have Increased Provided that Europe — to continue reaping the benefits of nuclear power. A) B) C) D) E) are lost / will become were lost / may have become had been lost / will become lost/w ould have become are losing / will become 2. novel. short story. A) B) C) D) E) wanted / will have wants / will have would want / had had had wanted / should have wants / are having 209 .

Anti-viral drugs such as Tamiflu and Relenza — the duration of illness caused by seasonal influenza if they — within 48 hours of symptoms appearing. A) B) C) D) E) as if provided otherwise if only but 16. A) B) C) D) E) has consumed / might have exceeded was consuming / has exceeded consumed / would exceed could consume / may exceed had consumed / had exceeded 13. the increasing expectation pandemic. No one shall be disquieted on account of his opinions. If every person in the world — as much as the average American or Western European. If the parents — and expressing dislike towards their own bodies. If a Norwegian. a Korean and a Masai — 14. — their manifestation does not disturb the public order established by law. z A) has caused I would cauSe œ A) Unless B) were caused / has caused g B) Provided C) causes / may cause S C) If D) had caused / would be caused D) Even if E) had caused / may have caused E) Only if 12.— the birth-rate were at no more than according to the projections from the 1957 replacement level. it — between 2 million and 7. cc > A) is abandoned / may be S A) may increase / decreased B) had been abandoned / have been j£ B) could have increased / didn't decrease C) could be abandoned / will be C) would increase / don’t decrease D) have been abandoned / were D) have increased / had decreased E) were abandoned / would be E) will increase / decrease 11. =i of India.the message that appearance is very important. 15. A) B) C) D) E) have been dieting / had received diet I would receive are dieting I will receive have dieted / would received had been dieting / may have received 210 . including his religious views. the child —. £ from present levels.C onditionals Test3 9. A) B) C) D) E) reduce / are taken will reduce / have been taken would reduce / had been taken could have reduced / took may have reduced / were taken 10. Greenhouse gas concentrations in the together on a desert island.4 ¡e of life would add enormously to the population million deaths. they — able to S£ atmosphere — during the next century unless easily communicate their basic moods and u greenhouse gas emissions — substantially intentions to one another by their actions. If a new influenza virus — only a mild disease. the demand for natural resources — nature's supply.

z <r » A) B) C) D) E) had been taught / would have been is taught /w ould be will be taught I may be has been taught / has been was taught / may have been 20. If we — sustainable development. the temperature of the Earth is higher than it would — be. A) B) C) D) E) fell / might have stayed falls / may stay has fallen / has stayed would fall / would have stayed fell / stayed 21. Whether or not the economy — into an official recession. There may have been very little water on Mars. A) B) C) D) E) can smooth may be smoothing would have smoothed had smoothed may have smoothed 19. The emission of electrons from a material occurs -— the electrons inside are in some way given sufficient energy to break through the surface. Only in that way could the craters have survived. A) B) C) D) E) if only even if whether otherwise but 211 . Otherwise. If he — the details of the local time system just as he should have been taught the local spoken language. it — possible for him to adjust himself accordingly.S uat GÛRCRN & Rıdvan GÜRBÜZ 1 7 . A) B) C) D) E) would be-'/ might come could be / has come will be / is coming are / comes could have been / came 23.— we can investigate the planets only from the surface of the Earth. A) B) C) D) E) whether if only suppose that unless only if 18. we — to display greater responsibility for the ecosystems on which all life depends. Thanks to the small quantity of carbon dioxide in the atmosphere. A) B) G) D) E) are to achieve I will need achieved / may need have achieved / had needed had achieved I need could achieve / needed 24. Dr Balicer argues that sizeable Tamiflu stockpiles — worthwhile even if a pandemic — only once every 80 years. the action of air and water — them down. we are limited in what we can find out. A) B) C) D) E) Even if As long as If only Whether Only if 22. it — weak for longer than many now expect.

fo r I was very tired.) (. “ fantboys” yapıları önceki cümleden “ (. benim de istifa etmeye niyetim yok. . Bu şekilde kullanılan yapılar “ fantboys” şeklinde formüle edilebilir. “ or” . “ but” . . Add the numbers together first. ana haber büiienr başlayacak. bu yüzden yerde uyum ak zorunda kaldım. Then the main news conference will start. “ nor” .) (:) (!) (?)” noktalama işaretlerinden biri ile ayrılabilirler ya da iki cümle arasında hiçbir noktalama işareti kullanılmayabilir.Belli ki b ir planı yok. yine d e ” “bundan dolayı. yoksa" “ama. e. . fakat" "veya. Bu yapılardan "n o r” kendinden önceki cümlenin ya yapı olarak olumsuz olmasını. I ha ve n ’t been asked to resign. o r he would have said something.Ona gideceğim i söyledim. . “ and” ." "sonra. He obviously doesn’t have a olan. yoksa bir şe y söylerdi.. “ then” . There weren't enough beds.C O N JU N C T IO N S & ADVERBIAL CLAUSES & INVERSIONS COMFOUND SENTENCES Bu grupta işleyeceğimiz bağlaçlar iki cümleyi birbirine bağlarlar. Şimdi bu yapıların anlamlarını ve örneklerle kullanımlarını inceleyelim: For And Nor Then e. bu yüzden" You cook the lunch.) (. Lewis will give a TV interview. so I had to sleep on the floor. çünkü çok yorgundum.Onun tavsiyesi tuhaf görünüyor ama yine de onun haklı olduğuna inanıyorum. . . .Ebeveynler yem eklerini yiyordu ve çocuklar oyun oynuyorlardı. sonra onları çarp. dolayısıyla.Lewis bir Tv röportajı yapacak.g.Yeterince yatak yoktu.. . Daha sonra. 212 .Sen öğlen yem eğini p işir ve ben çocuklara bakayım. th e n multiply them. "çünkü" ‘Ve" “.ne de. Bu yapıların açılımı “ fo r” . . Her advice seems stranoe. . Ancak.g. a n d I will look after the children. The parents were having their dinner a n d the children were playing. daha sonra” 1 told her that 1 would leave. “ yet” ve “ so” şeklindedir. She is 83 b u t she still goes swimming every dav. ya “ha rd ly"ve “never” gibi olumsuz yapan yapılar ya da "refuse" ve “deny” gibi olumsuzluk ifade eden fiiller içermesini gerektirir ve kendinden sonra gelen cümleyi de devrik olarak alır. n o r do / intend to do so.Benden istifa etmem istenilmedi. Yukarıdaki örneklerde genelde “ fantboys” yapıları önlerine virgül alarak getirildiler. But Or Yet So “ama. Y e t I believe she is right.Seksen üç yaşında ama yine de h e r gün yüzm eye gidiyor.Önce rakamları topla.

or"." "Not on ly.b u also”..Kirlilik sadece çevreye za rar verm ez aynı zamanda yeryüzündeki hayatı da tehlikeye atar. . e.but also: “S a d e ce . b u t also with the teachers themselves. “not only” yapısının ardından bir s ıfa t geliyorsa "but also" yapısından sonra da bir sıfat. .g.....and" ve “neith er. Yukarıdaki a örneğinde "not o n ly . N ot only does pollution do harm to environment. .Kirlilik sadece çevreye zarar verm ez aynı zamanda yeryüzündeki hayatı da tehlikeye atar. b) Pollution n o t o n ly does harm to environment b u t it endangers the life on the earth (as well). Şimdi bu yapıları ayrı ayrı örneklerle İnceleyelim: a) Not only.Sadece egzersiz ya pm ıyo r aynı zamanda eskisinden daha az ye m ek yiyor. c) There are problems n ot only with the students.değil.. “merely”. .Sadece oyuncular değil aynı zamanda antrenörleri de yenilgiden sonra kötü b ir durumdaydı.no r” yapılarıdır. e.O sadece insanları güldürm üyor aynı zamanda ağlatabiliyor da.. .. b u t it (also) endangers the life on the earth. .Sadece öğrencilerde değil öğretmenlerin kendilerinde de problem ler var. “either.Sadece dürüst değil aynı zamanda çalışkan da.. Devamındaki b örneğinde birbirine bağlanan yapılar fiiller. . "both. "Not on ly.ya cümlenin sonunda kullanılır ya da “also” yapısı hiç kullanılmayabilir. “N ot on ly.but a ls o " yapısı yukarıdaki gibi aynı cins gramer yapılarını birbirine bağlamanın yanı sıra iki cümleyi de birbirine bağlayabilir. .. ... Mesela. İki cümleyi bağlarken "also” yapısı ya cümledeki normal yerinde (fiilden önce) .but also" yapısı bu gruptaki diğer bağlaçların da yapacağı gibi gramer olarak aynı işleve sahip olan yapıları birbirine bağlar. c örneğinde birbirine bağlanan yapılar Prepositional Phrase' 1er ve d örneğinde birbirine bağlanan yapılar sıfatlardır.K irlilik sadece çevreye zarar vermez aynı zamanda yeryüzündeki hayatı da tehlikeye atar. a) Pollution not only does harm to environment b u t it (also) endangers the life on the earth.. but he can (also) make them cry.. b) He n o t only does exercise but also eats less than before. .g.but also” yapısı yukarıdaki gibi iki cümleyi birbirine bağlarken “not only” yapısı cümle başına getirilirse “not only” yapısının bağlı olduğu taraf devrik yapılır..... .. “solely” ve “simply” zarflarını da kullanabiliriz. 213 .g. e. Ancak iki cümleyi bağlarken "but a ls o " yapısı bitişik kullanılm az. He not ju s t plays baseball but he goes for walk every morning as well. .g. "Not on ly.. z a rf geliyorsa bir zarf. Not only can he m ake people laugh. e.S uat GÜRŒN & Rıdvan GÜRBÜZ CORRELATIVE CONJUNCTIONS Bu grupta işleyeceğimiz bağlaçlar ikili olarak kullanılırlar. fiil geliyorsa bir fiil ile devam eder.O sadece beyzbol oynam ıyor aynı zamanda her sabah yürüyüşe de çıkıyor.but a ls o " yapısını yaparken “only” yerine “just”. Cümle sonunda kullanıldığında “also” yerine “as well” yapısı da kullanılabilir. "not only. Bu yapılar.b u t also” yapısı N oun Phrase yapılarını birbirine bağlamıştır. aynı zamanda . a) N ot only the players but also th e ir coach were in a bad mood after the defeat... Yani “not only” yapısından sonra nasıl bir yapı geliyorsa “but also” yapısından sonra da aynı cinsten bir yapı getirmeliyiz. d) She is n o t only honest b u t also hardworking.

CONJUNCTIONS < RDV6RBIAL CLRUSCS 6/ INVERSIONS 5 b) Both..Ö ğrenciler Fransızca ya da İspanyolca seçebilirler. e. “ either” yapısının ardından bir s ıfa t geliyorsa "o r” yapısından sonra da bir sıfa t.or: “ a .Bebek ne konuşabiliyor ne de yürüyebiliyor... f i i l geliyorsa bir f i i l ile devam eder. .but also” yapısından farklı olarak “ both. fi i l geliyorsa bir f i i l ile devam eder. “ both” yapısının ardından bir s ıfa t geliyorsa “ a n d " yapısından sonra da bir s ıfat..o r" yapısı da gramer olarak aynı işleve sahip olan yapıları birbirine bağlar.. a) This time.. . Mesela.g. “ Not on ly.. Yani “ either" yapısından sonra nasıl bir yapı geliyorsa “ or” yapısından sonra da aynı cinsten bir yapı getirmeliyiz.. b) The babv can n e ith e r speak n o r walk. h em . z a rf geliyorsa bir zarf. Son örneğimiz olan c örneğinde ise ik i c ü m le birbirine bağlanmıştır. “ either. b) Students could choose e ith e r French o r Spanish.. Yukarıdaki a örneğinde “ b o th . . Yani “ both” yapısından sonra nasıl bir yapı geliyorsa “ and” yapısından sonra da aynı cinsten bir yapı getirmeliyiz. Eğer "e ith e r..Bebek ne konuşabiliyor ne de yürüyebiliyor. Devamındaki b örneğinde ise birbirine bağlanan yapılar isim le rd ir. sadece yukarıdaki örneklerde olduğu gibi aynı cins yapıları birbirine bağlar. I b o th cleaned the house a n d tidied my room..a n d " yapısı sıfa tla rı birbirine bağlamıştır. Mesela.Dün hem evi tem izledim hem de odamı toparladım... Yukarıdaki a örneğinde “e ith e r.Otobüsle gelebilirsin ya da b ir taksiye binebilirsin. Bu şekilde kullanıldıklarında anlamları aynı olan bu iki yapının sadece cümlenin negative ya da pozitif olması bakımından kullanım farklılığı vardır. e.... .... Son örneğimiz olan c örneğinde ise fiille r birbirlerine bağlanmıştır.. . Devamındaki b örneğinde ise birbirine bağlanan yapılar özne görevinde kullandığımız yapılardır.. c) E ith e r he forgot about the m eeting o r he deliberately staved aw av.” y “ E ith e r.." “ B o th ... I will try a method that is b o th simple a n d effective.. Ayrıca.Bu sefer hem b asit hem de etkili b ir m etod deneyeceğim. a) You can e ith e r com e bv bus o r take a taxi.g.or” yapısı cümleleri de birbirine bağlayabilir.. a) The hahv cannot e ith e r speak o r walk..n e ” şeklinde çevrilir..O y a toplantıyı unuttu ya da bilerek gelmedi.a n d " yapısı da gramer olarak aynı işleve sahip olan yapıları birbirine bağlar ve o lu m lu cüm le lerd e ku lla n ılır.o r " yapısı fiille r i birbirine bağlamıştır. c) Yesterday. b) B o th she a n d h e r siste r liv e in New Orleans.g.n o r” anlamı verir yani “ n e .and” yapısı iki cüm leyi birbirine bağlamaz. c) Either. e...Hem o hem de kızkardeşi N ew Orleans'da yaşıyor. 214 .o r” yapısı o lu m s u z cü m le d e kullanılırsa “ n e ith e r. . . y a . z a r f geliyorsa bir zarf...and: “h em . .

. Bu iki grup “ Concessive Contrast” ve “ Direct Contrast” diye adlandırılmaktadır.. n e. 215 . Y a n C ü m le c ik A n a cü m lecik . They have n e ith e r any opportunity to work together..n o r " yapısı yukarıdaki gibi aynı cins gramer yapılarını birbirine bağlamanın yanı sıra iki cümleyi de birbirine bağlayabilir. Yani “ neither" yapısından sonra nasıl bir yapı geliyorsa “ nor” yapısından sonra da aynı cinsten bir yapı getirmeliyiz. Bu grupta bahsedebileceğimiz zarflar şunlardır: 1) Although I Though I Even Though I Much as I Even if: Bu yapıların hepsi “ -e rağmen. b) He was n e ith e r as slim n o r as healthy as I was.g.. “ N e ith e r. e.. Bu anlamlara ek olarak “ even i f ’ yapısı genelde “ -se bile” şeklinde çevrilir. e. . M uch as he wasn't a member of the club.Kulubün üyesi olmamasına rağmen içeri girmesine izin verildi.n or" yapısı da gramer olarak aynı işleve sahip olan yapıları birbirine bağlar ve olum lu cümlelerle kullanılır.g. he was allowed to go in. Son örneğimiz olan c örneğinde ise /7///er birbirine bağlanmıştır. Devamındaki b örneğinde ise birbirine bağlanan yapılar “ as + s ıfa t" yapılarıdır.. A n a c ü m le c ik Y a n C ü m le c ik .Sadece üç yaşında olm asına rağmen annesi ona büyük elbiseleri giydiriyor. a) N e ith e r Sally n o r Simon can swim well. -dığı halde. .We Sally ne de Simon iyi yüzebiliyor... ADVERBIAL CLAUSES of CONTRAST Zıtlık bildiren zarf cümleciklerini iki grup altında inceleyeceğiz. . Yukarıdaki a örneğinde “ n e ith e r. ancak kendisi anlamca olumsuz olduğundan cümle olumsuz çevrilir. Her mother dresses her in grown-up clothes a lth o u g h she is only three. c) They can n e ith e r speak German n o r understand it. Bu yapıları aşağıdaki örneklerde birbirlerinin yerine kullanabiliriz ve anlam farkı ya da gramer hatası oluşmaz. Şimdi bu grupları ve bu gruplarda kullanacağımız yapıları ayrı ayrı inceleyelim. .nor: “n e . Ancak iki cümleyi bağlarken “ n o r " yapısından sonraki cüm le devrik yapılır. -se de" anlamına sahiptirler ve bir yan cümlecik İle devamında b ir ana cüm lecik alırlar. A) CONCESSIVE CONTRAST: Bu grupta kullanabileceğimiz zarflar iki şey arasındaki doğrudan karşıtlığı değil bir beklentinin aksine ortaya çıkan durumun beklenti ile oluşturduğu zıtlığı anlatırken kullanılır..n o r" yapısı is im le ri birbirine bağlamıştır. e. Mesela. ." 1 "Neither.. n o r can th e y see each other often. “ neither" yapısının ardından bir s ıfat geliyorsa “n or" yapısından sonra da bir sıfat z a rf geliyorsa bir zarf..g.. fiil geliyorsa bir fiil ile devam eder.Onların ne beraber çalışma imkanları va r n e d e onlar birbirlerini sık görebiliyorlar.S uat GÜRCRN & Rıdvan GÜRBÜZ d) Neither.O nlar Alm anca'yı ne konuşabiliyorlar ne de anlayabiliyorlar. -e karşın.O ne benim ka da r za yıf ne de sağlıklıydı.

Ancak. -e karşın. the climbers were able to reach the top. N o u n C la u s e y a p ıla rın d a n ala n “ t h a t " ve “ IF ’ b a ğ la ç la rı P re p o s /fo n ’la rd an so n ra k u lla n ılm a d ık la rı için “ D e s p ite " v e “ In s p ite o f ’ ya p ıla rın d an so n ra k u llan ılm azla r. . e. he doesn’t have a luxurious life. -e karşın” anlamına sahiptirler ve Preposition oldukları için kendilerinden sonra genelde bir N oun P hrase. V a n C ü m le c ik A n a cü m lecik . O b je ct P ro n o u n ya da Vı„a alırlar ve bir cümle ile devam ederler. I will go dancing at weekends. She went on interrupting me in s p ite o f w h a t I had told her.Fakirliğine karşın çok cömertti. Aşağıdaki örneklerde bu yapılar birbirlerinin yerine kullanılabilir. Their house. th o u gh . 1. th o u gh .g. 1 2 3 “ H o w e v e r ” y a p ıs ın ın b u ş e k ild e k u lla n ılm a s ın d a n b a ş k a d a h a fark lı k u llan ım ları d a o ld u ğ u u n u tu lm a m a lıd ır.g. . Their house is still shabby. is still shabby. . İkinci cümle içinde iki virgül arasında kullanımı da mümkündür.g. Bu şekilde ikinci cümlenin sonunda ya da ikinci cümlede iki virgül arasında kullanıldığında “ though” yapısı yerine “ nevertheless” . D esp ite him. “W h i ls t ” y a p ıs ı sa d ece C o n cess/V e C ontrast a n la m ın d a kullan ılır. . . 216 . W h ile /W h ilst it has proved to be useful. even though.g. gruptaki yapılar gibi bu yapılarda bir yan cüm lecik ile devamında b ir ana cüm lecik alırlar. -se de” anlamına da sahiptirler. He was very generous d e sp ite his poverty.Ona rağmen haftasonları dansa gideceğim.' “ W h ile " y a p ıs ın ın h e m C o n c e s s iv e C o n tra s t . though. much as" yapıları gibi beklentinin aksine doğan zıtlıkları anlatırlar. Bu şekilde kullanıldığında genelde ikinci cümlenin sonunda yer alır. They spent lots of money on the decoration. In s p ite o f m any difficulties. 2) While2/Whilst: Bu yapılar “ iken” anlamında zaman bağlacı olarak kullanılmalarının yanı sıra “ -e rağmen. “ nonetheless” ya da “ however"1 yapıları da kullanılabilir.Yararlı olm asına rağmen bu m etod kusursuz değil.Zengin olm asına rağm en rahat b ir hayatı yok.Dekorasyona çok para harcadılar. Buna rağmen. They spent lots of money on the decoration.3 e.h em d e D ire c t C o n tra s t a n la m ın d a k u lla n ıld ığ ın ı u n u tm a y ın ız . e. evleri halen biçimsiz. this method is not without pitfalls. 0 "D espite" ve “ In spite o f ' yapıları kendilerinden sonra “ the fact that” ya da soru kelimeleri ile yapılan Noun Clause yapıları ile de devam edebilirler.CONJUNCTIONS & flDVŒ BIRL CLRUSCS & INVERSIONS 0 “ Though” yapısı diğerlerinden farklı olarak “ buna rağmen" (despite this) anlamında kullanılarak iki ana cümleciği bağlayabilir. e. .Ona söylediğim şeye rağmen beni rahatsız etmeye devam etti. -dığı halde.Birçok zorluğa karşın dağcılar zirveye ulaşabildi. 3) Despite / In spite of: Bu yapılar “ -e rağmen. D esp ite th e fa c t th a t he is rich. grupta bahsettiğimiz “although. Bu anlamda kullanıldıklarında 1.

mine.g. 5) No matter how + Adverb / Adjective: Bu yapı yukarıda işlediğimiz “ however + adjective/adverb” yapısı ile aynı anlam ve aynı kullanım a sahiptir. gayretleri büyük ölçüde takdirle karşılandı. Yukarıda ki a örneğinde “ however” yapısı “ hungry” sıfatı. . both. . b örneğinde ise “ fa s t " zarfı ile kullanılmıştır. b) I don’t think that we will get there in time h o w e v e r fa s t we drive. B. -e karşın. all. Yukarıdaki örneklerde “ no m atter how ” ve “ however” . D e sp ite th is . se de” anlamına gelir. -dığı halde. .Sınav zo r olsa da yeterince çok çalışarak geçm eyi başardım. H o w e ve r h a rd we tried. that. yapıları “ hard” zarfı ile kullanılmıştır. . -e karşın. ■ .g. we could not convince him of going there alone. . 0 “ Despite” ve “ In spite o f ’ yapıları kendilerinden sonra ismin yerine kullanılan yani tek başına kullanılabilen “some. -dığı halde. Hepsine rağmen yapm ak istediğim şeyi yapacağım.g. Bu şekilde kullanıldığında “as” yapısı bir tümce ile tamamlanıp devamında bir ana cümlecik alır ve “ -e rağmen. e.Arkadaşlarım o oyunda oynamamı istemiyorlar.g. he couldn't persuade his father to let him go out at night.e tc " gibi “ determ iner” yapıları da alabilirler.S uat GÜRCRN < Rıdvan GÜRBÜZ S 0 “ Despite” ve “ İn spite o f ’ yapıları ayrıca kendilerinden sonra “ ikame sözcük” diye adlandırdığımız ve kendilerinden önce geçen bir ismin ya da bir cümlenin tamamının yerine kullanılan “this. those.eic" gibi yapıları da alabilir. • e.Ne kadar aç olsam da b ir tam p izza yı bitiremeyeceğim. He couldn't win the race. . My friends don't want me to play in that game. I will do what I want. these.Yarışı kazanamadı. 4) However + Adverb I Adjective: “ However” yapısı kendisinden sonra bir s ıfa t ya da za rf alarak cümleye devam edip devamında bir ana cümlecik getirildiğinde “ -e rağmen.. \ e. a) D iffic u lt a s t he exam was. Yukarıda ki a örneğinde “ d iffic u lt” sıfatı ve b örneğinde “ hard” zarfı kullanılmıştır.Ne ka da r uğraşsak da onu oraya yalnız gitmeye ikna edemedik. b) H a rd a s he tried.Ne kadar hızlı gidersek gidelim vaktinde orada olacağımızı sanmıyorum.Çok uğraşmasına rağmen babasını ona gece dışarı çıkması için izin verm eye ikna edemedi. Desa/te a ll.g. Bu yapı oluşturulurken yukarıdakinden farklı olarak yapılan tek şey “ however” yerine “ no m atter how ” yapısının kullanılmasıdır. . I won't be able to finish off a whole pizza. yours. . e. a) However hungry I am. 6) Adverb / Adjective + as: Beklentinin aksine gelişen bir durumla ortaya çıkan zıtlık anlamını daha önce işlediğimiz yapılara ek olarak “Adverb / Adjective + as” yapısı kullanarak da verebiliriz. -se de” anlamına gelir. I was able to pass it by studying hard enough. Buna rağmen. we could not convince him of going there alone.. his efforts were appreciated largely. 217 . No m a tte r h o w h a rd we tried.

a) Try as he m a y . 0 Whereas / While: Bu bağlaçlar “ oysa. b) T ry as he m ig h t. I can’t find what I look for in it. B) DIRECT CONTRAST: Bu grupta değineceğimiz bağlaçlar iki taraf arasındaki doğrudan bir zıtlığı ifade eder. . Tom is very extrovert and self-confident w h ile Kathy is shy and quiet. -dığı halde.g.Kathy utangaç ve sessiz iken Tom dışa dönük ve özgüvenlidir. 8) Try as he may/might: “ Try as he may” ya da "try as he m ight" yapıları “ çok uğraşmasına rağmen” anlamına sahiptirler ve devamında bir ana cümlecik alır. Bu anlamda “ whereas” ve “ w hile" bağlaçları yaygınlıkla kullanılır.CONJUNCTIONS St RDVeRB/RL CLRUSCS St INVERSIONS 7) Adverb I Adjective + though: Yukarıdaki " A d v e rb / A d je c tiv e + a s " yapısına benzer bir şekilde “ as” yerine “ tho ugh” kullanarak da zıtlık bildiren bir yapı elde edebiliriz. . e. -se de" anlamına gelir.g. w h e re a s his wife looks about thirty. Stewart couldn't keep up with them. . Yukarıda ki a örneğinde “ though” yapısı “ comprehensive” sıfatı ve b örneğinde “ carefully” zarfı İle kullanılmıştır. b) C a re fu lly th o u g h the project was planned.Çok uğraşm asına rağmen başkan çevrecileri memnun edemiyor. . e. oysa eşi yaklaşık otuz gösteriyor. the president can’t please environmentalists. . there were still some drawbacks. -iken” anlamına sahip olup bir yan cüm lecik ve b ir ana cüm lecik ile kullanılırlar. Bu şekilde kullanıldığında “ though” yapısı bir tümce ile tamamlanıp devamında bir ana cümlecik alır ve “ -e rağmen. He is at around sixty.Çok uğraşm asına rağmen Stewart onlara ayak uyduramadı.O altm ış ya ş civarında. e. . .Proje dikkatlice planlanm ış olmasına rağmen halen bazı eksiklikler vardı.Bu kitap kapsam lı olm asına rağmen aradığım şeyi bulamıyorum. 218 .g. a) C om p re h e n sive th o u g h this book Is. -e karşın.

. -den dolayı. S e e in g th a t we need to arrive there by nine o'clock. Diğer “neden” bildiren yapılardan farktı olarak sadece Present yapılar ile kullanılır. Yani Past yapı ile kullanımı mümkün değildir. . . -dığı için” anlamında kullanılırlar ve kendilerinden sonra bir yan cüm lecik ve bir ana cümlecik alırlar.Jason gerekli niteliklere sahip olduğu için işe kolayca girdi. . he could give you some advice. Bu bölümde neden sunmak için kullanılan yapıları örneklerle detaylı olarak inceleyeceğiz. we had better leave at six. e. .Yerleştiğine göre neden biraz ciddi çalışmaya başla mıyorsun? 219 . 1 ) As I Because / Since: “-den dolayı.S uat GÜRCRN < Rıdvan GÜRBÜZ S ADVERBIAL CLAUSES OF REASON Söylenilen şeye bir neden sunmak için bazı yapılar kullanırız. She couldn't understand what he said s in c e it was very noisy.Çok gürültülü olduğundan onun söylediği şeyi anlayamadı. -dığı için. grup bağlaçları gibi söylenilen bir şeye neden sunmak için kullanılırlar. Genel olarak “ -diğine göre” anlamında çevrilebilir ve kendisinden sonra bir yan cümlecik ve bir ana cümlecik alır.Saat 9'a kadar oraya varmamız gerektiğine göre saat 6 ’da ayrılsak iyi ederiz. 3) Inasmuch as: “-diğine göre. N ow (th a t) the children have'left home we can move to a smaller house. he easily got the post. -diğine göre” anlamında çevrilebilirler ve kendilerinden sonra b ir yan cümlecik ve bir ana cüm lecik alırlar. . madem ki” Bu yapı olan b ir olayın sonucunda başka b ir olayın meydana geleceğini ya da gelebileceğini ifade etmek için kullanılır. -dığı için" Bu yapıda yukarıda verdiğimiz 1.g. 4) Now (that): “-diğine göre. grup bağlaçları gibi söylenilen bir şeye neden ya da temel oluşturmak için kullanılır. -den dolayı. why don ’t you take up some serious study.Yanıldıklarının farkına varamadıkları için onlar adına üzüldük. We felt sorry for them in a sm u ch a s they couldn't recognize th a t they were wrong.Bay M oreton doktor olduğuna göre sana biraz tavsiye verebilir. -dığı için” Bu yapılar da yukarıda verdiğimiz 1. Genel olarak “ -diğine göre. —Ç ocuklar evden ayrıldığına göre daha küçük b ir eve taşınabiliriz. 2) Seeing that / Seeing as: “-diğine göre. . -den dolayı. Ancak bu yapılar genelde konuşma dilinde tercih edilirler. -dığı için” anlamında çevrilebilir ve kendisinden sonra bir yan cümlecik ve bir ana cümlecik alır.g. -dığı için" Bu yapılar "-den dolayı.g. ve 2.g.Senin işine yaradığına göre bu iyi b ir karardı. e. S e e in g as Mr Moreton is a doctor. This was a good decision in a s m u c h as it worked for you. N o w Ith a t ) you are settled. Genel olarak “ -den dolayı. e. e. B e ca use Jason had the necessary qualifications.

. . She cites other academicians' work only in so fa r as it supports her own theories.. Th anks to th in she knows her students well.etc. fo r they had never been in the forest alone before. . . Object Pronoun ya da Vmg alırlar. I can work late (ju st) in case it is necessary. these.g.. O w ing to internet cafes.g.Birisi beni izliyordur diye bilerek b ir tur daha attım. -dığı takdirde" Bu yapı b ir şey o labilir diye ya da b ir şeyin olması ihtimaline karşılık başka b ir şeyin yapıldığı anlamını verir. . 6) For: “çünkü" Şimdiye kadar işlediğimiz bir yan cümlecik ve bir ana cümleciği birbirine bağlayan ve hem cümle başında hem de ikinci tarafta kullanılabilen diğer bağlaçlardan farklı olarak “ fo r” yapısı iki cüm leyi birbirine b a ğ la rve öncesinde bir sonuç ifadesi alarak ya ni ikinci tarafta kullanılır ve “ çünkü” anlamında çevrilir.oldukları için kendilerinden sonra genelde bir Noun Phrase. we decided to take no further action.Özründen dolayı daha ileri götürmemeye karar verdik. ..) veya bir determiner some. . that. 220 .Üyeler b ir fikir birliğine varam adılar çünkü her birinin farklı düşünceleri vardı.ihtimaline karşılık. They didn't go out for a walk on a c c o u n t o f bad weather.Ç ocuklar kısa sürede yollarını kaybettiler çünkü daha önce ormanda h iç yalnız kalmamışlardı. Aşağıdaki örneklerde bu yapılar birbirlerinin yerine kullanılabilir.Kötü havadan dolayı yürüyüşe çıkmadılar. I made an extra tour on purpose.etc) ile de kullanılırlar. e.g. 7) In so far as I İn as far as: “-m esi bakımından. e. She is an experienced teacher. people can reach their e-mail boxes easily. all. The members couldn’t reach an agreement.Internet kafeier sayesinde insanlar elektronik posta kutularına kolayca erişebiliyorlar. “ (Just) in case" yapısı bu anlama ek olarak " if” (eğer) anlamına yakın bir şekilde “ -dığı takdirde” anlamına da sahiptir ve kendisinden sonra bir yan cümlecik ve bir ana cümlecik alır. (Ju st) in case anyone was following me. e. e.O tecrübeli b ir öğretmen.. . Bu sayede öğrencilerini iyi tanıyor... . The children soon lost their way. -dığı için. . Ayrıca. both. -dığı ölçüde/kadarıyla" Bu yapılar bir olayın ya da durumun hangi noktaya kadar ulaştığını açıklamak için kullanılırlar. . fo r each had different Ideas.CONJUNCTIONS & ROVERBİRİ CLAUSES & INVERSIONS 5) (Just) In case: "-r diye.D iğer akademisyenlerin eserlerinden sadece kendi teorilerini desteklediği kadarıyla alıntı yapıyor. -nın sayesinde” anlamlarına sahiptirler ve Preposition .. bu yapılar bir ikame sözcük (this.g. .Gerektiği takdirde geç vakte kadar çalışabilirim. 8) Because of / Due to / Owing to / On account of / Thanks to I In view of: Bu yapılar “ -den dolayı. In v ie w o f her apology. Bu yapılar her iki durumda da bir cümle ile devam ederler.

. . . a) The soup was so filling that I don't think I will want a main course. -den dolayı’’ Bu yapı “-mesi bakımından” ya da "-den dolayı” anlamını verir ve bir eylemin neden yapıldığını ya da durumun niçin oluştuğunu açıklar. The strike was due to the fa ct that the workers had nonr working conditions...Çorba o kadar doyurucuydu kİ ana yem ek isteyeceğim i sanmıyorum..Burada hiçbiryeri bilm ediklerinden dolayı kalacak y e r ile ilgili bazı problem leri var..t h a t ” v e “ S u c h . e.t h a t ” y a p ıla rı İçin d e ta y lı bilgiyi A d je c tiv e s & A d v e rb s b ö l ü m ü n d e bulab ilirsin iz. They oppose the bill on the grounds that it Is too restrictive. . ADVERBIAL CLAUSES of RESULT Bir şeyin sonucunda ne olduğunu ya da olacağını anlatırken kullandığımız yapılar sonuç bildiren yapılardır.. düşünüldüğünde” anlamı da vardır. 1 ) so. “ be" fiilinden sonra “ In view o f kullanıldığında anlam olarak “ -nın fikrinde" (be o f the opinion) anlamı verilir..Kanun tasarısına çok kısıtlayıcı olduğu gerekçesiyle karşı çıkıyorlar. She Is in view o f adding new questions to the existing question bank.1 e. Yani “ be" fiilinden sonra kullanıldığında “ in view o f ’ yapısı ile bu gruptaki diğer yapılar farklı anlam verirler. 221 . ' N o u n C la u s e y a p ıla rın d a n o la n “ t h a t ” v e “ I f b a ğ la ç la rı Prepositon 'la rd an so n ra k u lla n ılm a d ık la rı için b u y a p ıla rd a n so n ra d a k u lla n ılm a zla r. .Başkan boğazı ağrıdığından dolayı konuşmayı kendisi yapm ayı reddetti.S uat GÜRCAN & Rıdvan GÜRBÜZ 0 Bu yapılar kendilerinden sonra “ the fact that” ya da soru kelimeleri İle yapılan Noun Clause yapıları ile de devam edebilirler. b örneğinde ise arada zarf (carefully) kullanılmıştır...g. . Bu yapılardan “ in view o f ' yapısının diğerlerinden farklı olarak ".that2 : Bu yapı araya genelde bir sıfat (adjective) ya da bir zarf (adverb) alarak kullanılır ve “ o kadar .g. 10) In that: "-mesi bakımından.g. In view o f the fact that Hobson was not a trained economist his achievements were remarkable.g.g. Ayrıca. 0 e..k i” şeklinde çevrilir. e... .O kadar dikkatli araba kullanıyor ki bugüne kadar hiç kaza yapm adı. . The President declined to deliver the speech h im self art account o f th e fact tha t he had a sore throat. e.H obson’un eğitim li b ir ekonom ist olmadığı dikkate alındığında başarıları olağanüstüydü. .Grev işçilerin kötü çalışma şartlarına sahip olm asından dolayıydı.Varolan soru bankasına y e n i sorular eklemeyi düşünüyor. 9) On the grounds that: “-m esi gerekçesiyle" Bu yapı “mesi gerekçesiyle" anlamını verir ve bir eylemin neden yapıldığını açıklar. . Bu bölümde sonuç bildirm ek için kullanılan yapıları örneklerle detaylı olarak inceleyeceğiz. " S o . Yukarıdaki a örneğinde arada sıfat (filling). b) She drives so carefully that she hasn't had any accident so far. dikkate alındığında. They have some problems with accomodation in that they don't know anywhere here. .

e.Öyle dikkatli b ir şo fö r k i bugüne kadar hiç kaza yapmadı. e. iste r istem ez bazılarını unutursun.. Make a note of these questions. .Çok yorgundu. Kendisinden önce mutlaka neden ifade edecek bir cümle gerektiren bu yapı genelde “ so" şeklinde kullanılmasına karşın kimi zaman “ so that” şeklinde de karşımıza çıkar ve genelde kendisinden önce virgül kullanılır. b ir saatte güneşten yanarsın. b) She is such a careful driver that she hasn't had any accident so far. . ' .Bu soruları n ot al. There was snow everywhere. you will get sunburned in an hour. o r (else) she will die soon. . You will inevitably forget some otherwise.g.Güneş.g. aksi takdirde bu üniversiteye giremezdi. She felt very tired.Öyle doyurucu b ir çorbaydı ki ana yem ek isteyeceğimi sanmıyorum. Yoksa.that: Bu yapı araya genelde bir sıfat + isim (adjective + noun) alarak kullanılır ve “ öyle . Otherwise. bu yüzden eşyaların şeklini tespit etm ek zordu. . he couldn't have got into this university.Oldukça zeki olmalı.. 3) so (that): Bu yapı “ bu yüzden” anlamında çevrilip sonuç bildirmektedir. He must be quite intelligent.g. aksi takdirde" anlamında çevrilip iki cümleyi birbirine bağlarlar. a) It was such a filling soup that I don't think I will want a main course.. She has to have the operation. 4) Otherwise / or else I or : Bu yapıların üçü de “ yoksa. A ksi takdirde. krem i kullanm ayı unutma. kimi zaman bir noktalı virgül kimi zaman da nokta ile ayrılırlar. yoksa yakında ölecek. Bu yapıların kullanılabilmesi için öncelerinde bir cümle olmalıdır.Am eliyatı olm ak zorunda..c o n ju n c tio n s '& RDveRBmi anuses & in v c rs io n s 2 ) such. Sonuç bildirirken bu iki yapı arasında bir anlam farkı olmamasına rağmen Adverbial Clauses o f Purpose başlığı altında işleyeceğimiz “am aç” bildiren “so that" ile karıştırılmamalıdır. Yukarıdaki a ve b örneklerinde arada sıfat + isim yapıları kullanılmıştır. İki cümleyi birbirine bağlarken ilk cümleden kimi zaman bir virgül. “ otherw ise" yapısı kimi zaman İkinci cümlenin sonunda da kullanılabilir. bu yüzden erken uyudu. Remember to use sun cream. so (th a t) I cannot tell her I love her.ki” şeklinde çevrilir. so (th a tl the shape of things was difficult to identify. . so (th a t) she went to bed early. e. 222 . bu yüzden ona onu sevdiğimi söyleyemiyorum. . . Ayrıca. I am not an emotional type. otherwise.H e r yerde k a r vardı. .D uygusal biri değilim.

“Lest” yapısı ise “ -meşin diye. e.Telefon zilini duyamaz diye Helen radyoyu kapattı. Amaç bildiren bu iki yapı bir cümlenin devamında kullanılabilecekleri gibi cümle başına da getirilebilirler. . Bağlacın bağlı bulunduğu tarafta “will. Helen turned the radio down le s t she (should) miss the phone ringing.M uhafızları uyandırabiliriz korkusuyla fısıldayarak konuştuk. .g. 223 . would. . He changed his name a fter he left Germany. -mesi için. Bu yapılar yerine bağlacın bağlı bulunduğu tarafta gelecek zaman anlamı vermek için Present Simple. He disguised himself le s t he (should) be recognized. Bu özelliği ile amaç bildiren “ so that” yapısı daha önce işlediğimiz sonuç bildiren ve. ADVERBIAL CLAUSES of TIME Bir olayın gerçekleşme zamanım ifade ederken kullandığımız yapılardır. 2) For fear that / Lest1 : “For fear that” yapısı “korkusuyla” şeklinde çevirebileceğimiz bir yapı olup amaç bildirir. We spoke in whispers fo r fe a r th a t we might wake the guards. In o rd e r th a t safety standards are maintained.A lm anya’y ı terk ettikten sonra ismini değiştirdi. Bir yan cümlecik ve bir ana cümlecikten oluşarı bu yapıiar ik i ta ra f a rasında b ir zam an u yu m u gerektirirler. I got a phone call from Stuart. ."b u y ü z d e n " anlamına gelip öncesinde mutlaka bir cümle gerektiren “ so (that)” yapısından ayrılır. be going to " gibi gelecek ifade eden yapılar genelde kullanılmaz. -mez diye” anlamına sahiptir. . . 0 A fter: “sonra” e. So th a t you deserve to' be respected.Yüzünü net olarak göremeyeyim diye karanlıkta duruyordu. Bu genel bilgilerin ardından şimdi zaman tümcesi yapan bağlaçları ayrı ayrı inceleyelim.Saygı görm eyi hak etm ek için önce insanlara saygı göstermelisin. . e. .S uat GÜRCAN & Rıdvan GÜRBÜZ ADVERBIAL CLAUSE of PURPOSE Bir şeyin hangi amaçla yapıldığını anlatırken kullandığımız cümleler amaç bildiren yapılardır. He was standing in the shadow so th a t I could not see his face clearly. 1 “ L e s t” y a p ıs ın ın b ağ lı old u ğ u c ü m le le rd e “ S u b ju n c tiv e ” k u llan ım ı ya n i “should ” y a p ıs ın ın ku lla n ılm a m a s ı y a y g ın d ır. Present Perfect ya da M odal yapıları kullanılır.g.Tanınmasın diye kılık değiştirdi.g. Bu bölümde amaç bildirmek için kullanılan yapıları örneklerle detaylı olarak İnceleyeceğiz. Her iki yapıda amaç bildirir niteliktedir. A fte r you had left.Güvenlik standartlarının korunabilmesi için düzenli kontroller gereklidir. you should respect people first. regular checks are required. 1) So that / In order th a t: Bu yapıların her ikisi de “-sın diye. -mek için” anlamında çevirebileceğimiz yapılar olup amaç bildirirler ve birbirlerinin yerine kullanılabilirler.Sen ayrıldıktan sonra S tuarttan b ir telefon aldım.

224 .İşten eve g elir gelm ez seni arayacağım. It is logical to stop and think for some time w hen you confront a burden ahead of you.Piyasaya sürülür sürülm ez b ir PlayStation 3 almayı planlıyorum. .Temel kuralları b ir öğrensen oynam ası kolaylaşır. .Tenis oynarken ayak bileğini burktu.Önünde b ir engelle karşılaştığında durup b ir sûre düşünm ek mantıklıcadır. you should think carefully about it first. i am planning to getting a PlayStation 3 as s o o n as it is released. 0 Once: “bir -s e . . =The m omentthat) “-r-m e z ” Im m e d ia te ly she'd gone. B e fo re you make a decision.Kalacak b ir y e r bulur bulmaz sana adresimi gönderirim. e.Karlar erir erim ez Hintli kadınlar işlerine başlarlar. 13 When: “-diğirıde. . 0 While: "-ken” W hile the prison warders were eating their lunch.O g id e r gitm ez çocuklar oyalanmaya başladı. .g. e. It gets easier to play o n ce you learn the basic rules. e. . -r -mez” Once I've found somewhere to live I'll send you my address. Clean up that mess b e fo re your father sees it. e.Gardiyanlar öğlen yem eklerini yerken tutuktular kaçtılar.g.g. the Indian women begin their work.g.Baban görm eden önce bu dağınıklığı topla. . She sprained her ankie w h ile she was playing tennis. the boys started to mess about. 0 The moment (that): (=As soon as) "-r-m ez” The m o m e n t (th a tl the snows are melted. e S- I recognized her im m e d ia te ly I saw her.r -m e z ” A s s o o n a s I get home from work. 0 Immediately: (=As soon as. . he waved. . I will send the ticket th e m o m e n t (th a t) ] get the money. . .Beni gördüğünde el salladı.g.g. .B ir karar vermeden önce ilk olarak çok dikkatli düşünmelisin.O n u görür görm ez tanıdım.CONJUNCTIONS & RDVCRBIRL CLRUSCS & INVCRSIONS 0 Before : "-meden önce” e. I will call you. the prisoners escaped. When he saw me. 0 As soon as: “. . . .Parayı a lır alm az b ileti göndereceğim. -diği zaman" e.

g. 225 . -dikge.g. The virus had already occupied the whole body b v the tim e a diagnosis was made. kaçmıştı. your job tW you learn to be happy with it.Onunla son karşılaştığım da ailevi problem lerine çözüm bulmaya çalışıyordu. I noticed a piece of paper on the floor. (The) L a s t tim e we went to the cinema. .Polis suç m ahaline varana kadar. e. I will be more careful.İşinden m utlu olmayı öğreninceye kadar işinden tatmin olamazsın. 0 By the time: "-e kadar" e.Yaşlandıkça hayatı daha ciddiye alıyor.Gelecek sefere m ali danışmanlığa ihtiyaç duyduğunda gel beni gör. . He Is taking life more seriously a ş he gets older.g. . 0 (The) Next Time2: “gelecek sefer -dığında" (The) N e x t tim e I do such a hazardous work. .1931 yılında yasa çıkarılana. . B v th e tim e the police arrived at the scene of crime. 0 (Just) As: “-ken.g. As the bomb went off. . come and sşe me. You will not get satisfaction from. everybody around got scared. . .Bomba patladığında civardaki herkes korktu. . kadar Türkiye'deki kadınların o y kullanma hakkı yoktu.Gelecek sefere böyle tehlikeli b ir iş yaptığım da daha dikkatli olacağım.A rabaya binerken yerde b ir parça kağıt gördüm. (The) N e x t tim e you need financial advice. " (T h e ) N e x t T im e ” y a p ıs ı s a d e c e P r e s e n t y a p ıla rla kullan ılır. 0 (The) Last Time1: “s o n -dığında” He was trying to find solutions to his family problems (the) la s t tim e I ran across him. . e. Women in Turkey didn't have the night to vote u n til the law was introduced in 1931. katil çoktan. -e değin" e. we saw a horror movie.g. the murderer had already left. . e.S uat GÜRŒN S Rıdvan GÜRBÜZ ¡3 Until/Till: “-e kadar. bütün vücudu kaplamıştı.. -diğinde" A î I was getting into the car.Bir teşhis konulana kadar virüs çoktan.Sinemaya son gittiğim izde b ir korku film i izledik. ’ " ( T h e ) L a s t T im e ” y a p ıs ı s a d e c e P a s t y a p ıla rla ku llanılır.

Until the police arrive. b) (Just) A s railway bridges were the great structural symbols of the 19lh century. “ No sooner.Nasıl dem iryolu köprüleri 19.Polis gelene kadar h e r şeyi olduğu gibi bıraksak iyi ederiz. yüzyılın m ühendislik-am blem i oldu.. ..g. ne zaman -se” e. I start to feel queasy every time I hear the word “culture". No sooner had he put the phone down than it rang again. -m ıştı ki -d i. a) (Just) A s railway bridges were the great structural symbols of the 19lh century.) . No sooner had I arrived at the station than the train came in.e r . W henever you get Into a trouble. we had better leave things aş they are.Ben İstasyona varır varmaz tren geldi. . -m esiyle -m e s i bir oldu" e. highway bridges become the engineering emblems of the 20 lh century.. c) /Just) A s railway bridges were the great structural symbols of the 19m century. Bu durumda “ no sooner” yapısının bağlı bulunduğu kısım devrik yapılır. 0 Hardly/Barely/Scarcely. He had no sooner sat down than the phone rang. (Bu cümlenin çevirisi aşağıdaki gibi de olabilir.when” yapısı da cümle başına getirildiğinde “ hardly.g..when/before: “-e r-m e z . so highway bridges became the engineering emblems of the 20lh century. yüzyılın mühendislik am blem i oldular. ....T a m uykuya dalm ıştım ki b ir kaza beni uyandırdı.Tam telefonu kapatm ıştı k i telefon tekrar çaldı. scarcely” yapılarının bağlı bulunduğu kısım yukarıda bahsettiğimiz “no soon e r.We zaman sıkıntıya düşsen sürekli beni arıyorsun.. yüzyılın büyük yapı sem bolleri olduysa otoyol köprüleri de 20.g. -m esiyle -m e s i bir oldu" e. Şimdi bir yan cümlecik ve devamlarında bir ana cümlecik ile kullanılan bu gruptaki yapıları örneklerle inceleyelim: 0 (Just) As : “-dığı gibi” e. .m e z . ADVERBIAL CLAUSES of MANNER Bir olayın nasıl olduğu ya da eylemin nasıl yapıldığı anlatılırken kullanılan zarf tümceleri “A dverbial Clause o f Manner“ diye adlandırılır.CONJUNCTIONS & RDVeRBIRL CLRUSCS & INVERSIONS 0 No sooner. 0 Whenever / Every time: "her -diğinde. e.Dem iryolu köprülerinin 19. you are always calling me. H ardly ha d I fallen asleep when a crash woke me. . .Tam gelm işti k i tekrar gitm ek zorunda kaldı. yüzyılın büyük yapı sembolleri olm ası g ib i otoyol köprüleri de 20.g. . so did highway bridges become the engineering emblems of the 20lh century.g. . He had hardly closed the door when he noticed that he had forgotten the key inside. barely. -m ıştı ki -d i. .Tam kapıyı kapatmıştı ki anahtarı içeride unuttuğunu farketti. 226 . She had no sooner arrived than she had to leave again.th a n"yapısında olduğu gibi devrik yapılır.than” yapısı bu şekilde kullanılmasının yanı sıra "n o sooner” yapısı cümle başına getirilerek de kullanılabilir.g. .“Kültür" kelim esini h e r duyduğumda midem bulanmaya başlıyor.. e. . “ Hardly/Barely/Scarcely.than: “.Tam oturmuştu k i telefon çaldı..

They listened to him as i f he w ere a king. b ir kralmış gib i dinliyoriardı. e. but he behaves as i f nothing had happened. -mış gibi” “A s i f / A s th o u g h " yapılarının iki anlamda kullanımı söz konusudur. Ana cümleciğin önünde “ so" yapısı kullanıldığında a örneğinde olduğu gibi cümle normal devam edebilir ya da b örneğinde olduğu gibi ana cümlecik d e v rik yapılır. Ancak. ama sanki hiçbir şey olmamış gibi davranıyor. . JaSHsSSc REDUCTION of ADVERBIAL CLAUSES Zarf tümcelerini kısaltırken aktif (etken) fiil ile yapılmış yan cümlecikler genelde Vı„g. > “ As if / As 'though” yapısının bağlı bulunduğu tarafta “ be” fiili kullanılmışsa gerçek dışı durum anlamı bile olsa “ had been” yapısı değil “ were” yapısı kullanılır. a) Take an umbrella. pasif (edilgen) fiil ile yapılmış yan cümlecikler ise V 3 / being V 3 ile kısaltılır. Bu iki yapı “ gerçek durum ” ya da “ gerçek dışı durum” (unreality) İfade edebilir. It looks as / f it is going to rain.g. “Gerçek durum" ifade ederken "as i f / a s though" yapıları “ gibi” şeklinde çevrilir ve . Son örneğimiz olan c örneğinde de “ gerçek dışı durum ” söz konusudur ve yine olavın gerçek zamanı fare) değil bir derece oecmis hali (were! kullanılmıştır. Ayrıca. Yukarıdaki a örneğinde “ gerçek durum ” ifade edildiği için olavın oercek zamanı (is going to) kullanılmıştır. Ancak. . sanki.bağlı bulundukları tarafta olayın gerçek zamanı kullanılır. 227 . edilgen fiiller ise “ having been V 3” şeklinde kısaltılabilir. Kısaltma yaparken dikkate alınması gereken en önemli husus “aktif-pasif” ayrımıdır. eğer “ gerçek dışı” bir durumdan bahsediliyor ise “as if / as though" yapıları “ sanki -mış gibi” şeklinde çevrilir bağlı bulundukları kısımda olayın gerçek zamanının b ir derece aecmis hali (one tense back) kullanılır. . too. gerçek dışı durum söz konusu olduğunda Present yapı kullanılmaz.Vazoyu ktrdı. c örneğinde olduğu gibi “ so” yapısı kullanılmadan da cümle yapılabilir.Şemsiye al. Bir başka deyişle. e. Bu üç kullanımın da anlamı aynıdır. . eğer yan cümlecik P erfect A spect İçeren bir fiil ile yapılmışsa yani bir başka deyişte daha önce o/an b ir eylemi anlatıyorsa etken fiiller “ having W . Ana cümleciğe geçildiğinde ise “ so” yapısı kullanılabilir. Ayrıca. b örneğinde “ gerçek dışı durum ” söz konusudur ve bu yüzden olayın oercek zamanının Ihas hannened) bir derece geçmiş hali olan “ had happened” yapısı kullanılmıştır.g. 0 As if / As though: "gibi. Bu durumda anlam ya da yapı değişikliği olmaz.Onu. c) A s I f lung cancer and heart diseases were not enough. Yağmur yağacak gibi görünüyor.Sanki akciğer kanseri ve kalp hastalıkları yetmiyorm uş g ib i araştırm acılar şim di sigaranın bazı yaygın ağrıların da sebebi olabileceğini söylüyorlar. researchers now say smoking may be to blame for some common aches.S uat GÜRCRN < Rıdvan GÜRBÜZ 5 “ -dığı g ib i" anlamında kullanılan “ as” bağlacı önüne “ ju s t" yapısı alarak da kullanılır. b) He has broken the vase.

Çok sık kullanılmasa da eylemin daha önce olduğunu vurgulamak için “ having V j” yapısı da kullanılabilir. cümlede tutulabilecekleri gibi istenirse cümleden atılabilirler de. . = She got often nervous when facing the camera. . cümlenin anlamına göre. 1 "N e d e n "b ild iren " A s .İflasın eşiğinde olduklarından dolayı katı önlem ler aldılar.Ülserli hastayı muayene ettikten sonra.Eğer çok ısınırsa b ir m o to r duman çıkarır.Trafiği yönlendirirken p olis memuruna araba çarptı. an engine starts to smoke.grup kısaltma örneklerinde bağlaçlar atılmamıştır.Kötü şekilde yaralanm asına rağm en teslim olmayı kabul etmedi. he refused to surrender. the doctor decided to operate on her. doktor ameliyata karar verdi.Haberi öğrendikten sonra ne olduğunu bize bildirdiler. . I f it gets too hot. you must think carefully about it first. A fter he exam ined the patient with ulcer. kısaltma yaparken unutulmaması gereken çok önemli bir şey de yan cümlecik ile ana cümleciğin öznelerinin aynı olmasıdır. Before you m ake a decision. = The Police officer was hit by a car directing traffic. = Although sometimes missing their friends. A fter they ha d learned the news. Aşağıdaki l. = A fter having learned the news.g. 2. . the doctor decided to operate on her. S in c e " b a ğ la ç la rın ın b ağ lı b u lunduğu yan c ü m le d e k ısa ltm a y a p ıld ığ ın d a b u b a ğ la ç la r c ü m le d e n atılır. they let us know what had happened. . they took stringent measures.CONJUNCTIONS < RDVERBIRL CIRUSES < INVERSIONS 5 S 1) Aktif fiilin kısaltması: (Vin / Having V3 a ) Yan cümleciğin yüklemi aktif iken kısaltma yapıldığında genelde Vı„0 yapısı kullanılır.grup örneklerde ise kısaltma yaparken bağlaçlar da atılmıştır.Kamerayla karşılaştığında genelde heyecanlanıyordu.grup örneklerde ise kısaltma yaparken bağlaçlar da atılmıştır. She got often nervous when she. they took stringent measures. Ayrıca. . e. Ancak. Bu grup dısındaki’ baölaclar. they let us know what had happened. = Being on the point of going bankrupt.grup kısaltma örneklerinde bağlaçlar atılmamıştır.g. they let us know what had happened.Kim i zaman arkadaşlarını özlemelerine rağmen Lam bertleryeni evlerini sevdiler. The Lamberts liked their new home. e. Ayrıca. . = Although badly wounded. an engine starts to smoke. faced the camera. kısaltma yapıldığında. sebep ifade eden bağlaçlar genelde atılır. you must think carefully about It first. he refused to surrender. 228 . = A fter learning the news. = if getting too hot.g. 2. . The Police officer was hit by a car while he was directing traffic. Aşağıdaki l. yan cümlecikteki eylem ile ana cümlecikteki eylem eş zamanlı iki eylem ise “ being V 3" yapısı kullanılabileceği gibi yan cümlecikteki eylemin daha önce gerçekleştiği durumlarda ise eylemin daha önce olduğunu vurgulamak için "bavins been V j” yapısı da kullanılabilir. B e c a u s e . Although he was badly wounded.Bir karar vermeden önce Ilk olarak onu çok dikkatli düşünmelisin. 2) Pasif fiilin kısaltması: (V3 / Being V3 / Having been V3) Bağlaç varken ve yan cümleciğin yüklemi edilgen iken kısaltma yapıldığında genelde V 3 yapısı kullanılır. = Having exam ined the patient with ulcer. e. Kısaltma yağarken. = Before m aking a decision. 'Since they were on the point of going bankrupt. Although sometimes they m issed their friends. . The Lamberts liked their new home. kısaltma yaparken unutulmaması gereken çok önemli bir şey de yan cümlecik ile ana cümleciğin öznelerinin aynı olmasıdır.

he had high blood glucose levels. = The day was a great success with the team winning 3 bronze medals and 5 certificates of merit. = W hen a d m itte d to the hospital. A fte r they h a d b ee n h e ld in prison for three days.S uat GÜRCAN 6} Rıdvan GÜRBÜZ When he w as a d m itte d to the hospital. e. .Eğer uygunsa. The dav was a great success because the team won 3 bronze medals and 5 certificates of merit. = A c tiv a te d on April 15lh. she had an unexpected heart attack. I f it is p la n n e d carefully in advance. = While in the U. this new account will enable us to transfer'money. .g. they got a chance to make a statement. known as the “ Crocodile Hunter” died a fte r b e in g s tu n g by a stingray. dairenizi paylaşm ak istiyorum. . = P la n n e d carefully in advance.Dün gece am eliyat edilirken. you can use the word "early” as an adverb or an adjective. she got used to living in hard conditions. this new account will enable us to transfer money. Jane had an unexpected heart attack.. When it is a c tiv a te d on April 15lh.Nisan'in 15’i nde aktifleştirildiğinde bu ye ni hesap para transferi yapm am ızı sağlayacak. e."Timsah avcısı” olarak bilinen Steve Irwin b ir vatoz sokması sonucu öldü. = Steve Irwin.Parqadi<olduğu gibi "early" kelimesini b ir za rf ya da b ir sıfat olarak kullanabilirsin.Takım 3 bronz m adalya ı/e S üstün başarı belgesi kazandığından dolayı gün oldukça başarılıydı. the projeci will prove to be useful. Bu şekilde kısaltma yapıldığında yan cümleciğin öznesinin önüne “ w ith” edatı getirilir. . it iş in the passage. = If appropriate. /fit iş appropriate. edilgen fiil ise V ı şeklinde özneden sonra kullanılır. Özneyi atmadan kısaltma yaparken etken fiil VlnB şeklinde. known as the "Crocodile Hunter” died a fte r he w as s tu n g by a stingray.. REDUCTION of ADVERBIAL CLAUSES with DIFFERENT SUBJECTS Yan cümlecik ile ana cümleciğin özneleri farklı ise yine kısaltma yapmamız mümkündür.g. Jane beklenmedik b ir kalp krizi geçirdi. they got a chance to make a statement. Steve Irwin.g. Bu şekilde “ be” fiili varken kısaltma yapılıyorsa yan cümleciğin öznesi ile ana cümleciğin öznesinin aynı olması gerekmez. . = /is in the passage.S. 229 . . e. she got used to living in hard conditions. = H a v in g b ee n h e ld in prison for three days. .\ would like to share your flat. = B e in g o p e ra te d on last night. REDUCTION OF ADVERBIAL CLAUSES with the verb “TO BE” Eğer yan cümlecikte “ be” fiili kullanılmış ise kısaltma yaparken “ be” fiili atılır. W hile Jane w as b e in g o p e ra te d on last night. the project will prove to be useful. I would like to share your flat. he had high blood glucose levels.Üç gün hapiste tutulduktan sonra ifade verme fırsatları oldu.Am erika'dayken zo r şartlarda yaşamaya alıştı. ancak bu şekilde kısaltma yaptığımızda yan cümleciğin öznesi atılamaz. . .Hastaneye yatırıldığında kanında yüksek oranda glukoz vardı. While she was in the U. you can use the word “early” as an adverb or an adjective.S. .Önceden dikkatlice planlanırsa proje yarariı olacak.

CONJUNCTIONS < RDVCRBtRL CLRUSCS 5 INVCRSIONS S
The students left the school since the lesson was cancelled. = The students left the school with the lesson cancelled. - Ders iptal edildiğinden dolayı öğrenciler okuldan ayrıldı.

Ayrıca, özneler farklıyken kısaltma yapmanın başka bir yolu da bağlacı atıp öznenin ardından etken yapılarda “ Vı„g" ve “ having V 3 " ; ve edilgen yapılarda “ V 3 ” , “ being V 3 ” ve “ having been V 3 ” yapılarını getirmektir. e.g. /Is the w eather was bad, the match was cancelled. = The w eather being b ad, the match was cancelled. - Hava kötü olduğundan dolayl m aç iptal edildi. > A fter the book ha d been edited, the w riter sent it to the publishing house. = The book having been edited, the w riter sent it to the publishing house.. - Kitap düzeltildikten sonra, yazar kitabı yayınevine gönderdi.

“AND” Bağlacı Atılarak Yapılan Kısaltmalar: İki ana cümleciği birbirine bağlarken kullandığımız bir bağlaç olan “and” bağlacı kimi zaman aynı anda olan eylemleri birbirine bağlarken kimi zamanda birbiri ardına olan eylemleri anlatırken kullanılır. Kısaltma yaparken hangi tarafın kısaltılacağına karar verirken eylemlerin eş zamanlı mı olduğu yoksa birbiri ardına mı gerçekleştiği önemlidir. Eş zamanlı eylemleri kısaltırken iki eylemden herhangi biri kısaltılabillr, ancak birbiri ardına gerçekleşen eylemleri kısaltırken önce olan eylem kısaltılır. Şimdi bu anlatılanları örneklerde inceleyelim: e.g. a) James was talking to his friend on the phone and was driving to work. = James was talking to his friend on the phone, driving to work,. - Jam es işe giderken telefonda arkadaşı ile konuşuyordu.) = Talking to his friend on the phone, James was driving to work. - Telefonda arkadaşıyla konuşurken Jam es işe gidiyordu.) b) He pulled the trigger and shot her on her head. = Pulling the trigger, he shot her on her head. - Tetiği çekerek onu başından vurdu. Yukarıdaki örneklerde etken fiiller kullanılmış ve bundan dolayı Vı„0 şeklinde kısaltılmışlardır. İlk örneğimiz olan a örneğinde eş zamanlı bir durum söz konusu olduğu için iki fiilden herhangi biri kısaltılabilmektedir. Ancak, b örneğinde ardışık eylemler verildiği için önce olan eylem Vı„0 şeklinde kısaltılmıştır. 0 Eğer edilgen bir fiili kısaltacaksak V 3 yapısı kullanılır. The probe was launced the other dav and was in the orbit of Mars in two days. = Launched the other day, the probe was in the orbit of Mars in two days. - Birkaç gün önce fırlatılan insansız uzay roketi iki günde M ars'ın yörüngesine yerleşti.

e.g.

230

S uat GÜRŒN 5t Rıdvan GÜRBÜZ

SENTENCE ADVERBS 1) CONTRAST: “zıtlık”
Zıtlık bildiren zarfları, doğrudan karşıtlık bildirenler (Direct Contrast) ve beklentinin aksine gelişen bir durumun oluşturduğu zıtlığı anlatanlar (Concessive Contrast) şeklinde iki grup altında toplayabiliriz. Concessive Contrast • . • • • • However Still Even so Nevertheless Nonetheless All the same
“ancak, ama yine de’’ “yine de" “yine de; böyle olsa bile” “ama yine de" “am a yine de" “buna rağm en"

Direct Contrast • • • • Conversely On the other hand In Contrast By contrast
“diğe rya nd a n ; aksine" “diğer yandan" “oysaki; d iğer yandan” “oysaki; d iğ e rfa n d a n "

e.g. The first part was easy; however, the second took hours. He’s always gone to church, even so he is a really mean person. We disliked each other, nevertheless we agreed. It rained every day of our holiday - but we had a good time all the same. John does whatever his teacher assigns, on the other hand Stewart doesn’t. Their economy has expanded enormously, while ours, by/in contrast, has iieclined.

2) RESULT: “sonuç”
Sonuç bW ren zarflan aşağıdaki şekilde listeleyebiliriz. Therefore Thus Hence Accordingly Consequently As a consequence As a result Thereby e.g. Diets that are high in saturated fat and cholesterol tend to clog'up our arteries, thereby reducing the blood flow to our hearts and brains. We were unable to get funding and therefore had to abandon the project. Prior to the presentation he had lost his notes; therefore/consequently, he decided to present using the information from the internet. The government has cut university budgets; consequently, class sizes have been Increased.
“bu yüzden, bundan dolayı, dolayısıyla" “b u yüzden, bundan dolayı, dolayısıyla" “b u yüzden, bundan dolayı, dolayısıyla" “bu yüzden, bundan dolayı, dolayısıyla” “b u yüzden, sonuç olarak, dolayısıyla’’ “sonuç olarak" “sonuç olarak" “öylelikle, o suretle, böylece”

231

CONJUNCTIONS < RDV6RBIRL CLAUSES < INVERSIONS S S

3. ADDITION: “ekleme”
Daha önce belirltilen bir şeye eklemede bulunurken kullanılan yani ek bilgi veren yapıları aşağıdaki şekilde listeleyebiliriz. Also Besides Further Moreover Furthermore In addition What's more e.g. I'm cold, and I'm also hungry and tired. She won't mind your being late; besides, it’s hardly your fault. I suggest we use Barkers as our main suppliers - they're good and furtherm ore they're cheap. The whole report is badly written. Moreover, it's inaccurate. This small guidebook is clear, honest, and practical. W hat's more, it fits in your camera bag! “dahası, “dahası, “dahası, "dahası, “dahası, "dahası, "dahası, üstelik” üstelik”; '-e ilaveten" üstelik” üstelik” üstelik” üstelik” üstelik”

4. TIME:“zaman IJ
Belli bir zamana gönderme yapan cümle zarflarını aşağıdaki şekilde listeleyebiliriz. • • • • • • At first Afterwards Later : “ilk olarak”
: ,fsonra"

: “sonra” : “sonra" Then In the meantime : “bu süre içinde, bu arada” Meanwhile : "bu arada”

e.g. At firs t 1thought he was joking but then 1realized he meant it. We had tea, and afterwards we sat in the garden for a while. Give her the letter to read, then she'll understand. Carl's starting college In September. Meanwhile, he's travelling around Europe.

5. EXEMPLIFICATION: “örneklendirme”
Örneklendirme ifade eden cümle zarflarını aşağıdaki şekilde listeleyebiliriz. • • • • • • For instance For example To As As To illustrate an example an illustration exemplify : : ; : ; : “mesela, örneğin" “mesela, örneğin” “mesela, “mesela, “mesela, “mesela, örneğin" örneğin” örneğin" örneğin"

e.g. Offices can easily become more environmentally-friendly by, fo r example, using recycled paper. In the electronics industry, fo r Instance, 5000 jobs are being lost.

232

S uat GÜRCAN < Rıdvan GÜRBÜZ 5

6. PARTICULARIZATION: “özele indirgeme”
Özele indirgemede bulunurken kullandığımız yapıların en sık kullanılanları aşağıda listelenmiştir. in particular Particularly Specifically Especially Notably e.g. They have begun attracting investors, most notably big Japanese financial houses. They invited her to speak especially because of her experience in inner cities. We’re particularly interested to hear from people who speak two or more European languages. On the whole, I love music, especially pop music. : “özellikle” : “özellikle” : “özellikle” : "özellikle” : "özellikle”

7. EXPLANATION: “açıklama”
Açıklama bildirirken kullandığımız yapılar aşağıda listelenmiştir. That is Namely In other words That is to say / To put it in a différent way To put it another way e.g. These cities*are riparian settlements, that is, they are located near the lakes or rivers. We need to get more teachers into the classrooms where they're most needed, namely in high poverty areas. : yam : "yani” ■“başka bir deyişle” . : “yani” : “başka bir deyişle” : “başka bir deyişle”

8. SIMILARITY: “benzerlik”
Benzerlik bildiren yapılar aşağıda listelenmiştir. Likewise Similarly Correspondingly By the same token In the same way e.g. Just water these plants twice a week, and likewise the ones in the bedroom. Cars must stop at red traffic lights, sim ilarly (= in a similar way), bicycles should stop too. The cost of living in the city is more expensive, but salaries are supposed to be correspondingly higher. He hasn't been friendly to us, but by the same token we haven't been very friendly to him. : “ayra : “aynı : “aynı : “aynı : "aynı şekilde” şekilde" şekilde” şekilde" şekilde”

233

CONJUNCTIONS & RDVERBIRL CLRUSeS & INVERSIONS

9. EMPHASIS: “vurgulama”
Vurguda bulunmak için kullanılan yapılar aşağıda verilmiştir. « In fact • Indeed • • As a matter of fact Actually : “aslında, gerçekte" : "gerçekten, doğrusu, hatta" : “aslında" : “aslında, gerçekten”

e.g. Few of us get the calcium we need. Actually, most of us do not obtain the necessary amount to maintain a healthy life. No, I don't work. In fact, I've never had a job. A: Have you always lived here? B: As a m atter o f fact (= The truth is) I’ve only lived here for the last three years. For such creatures, speed is not important; indeed, it is counterproductive.

10. REFUTATION: “çürütme”
Söylenen bir şeyi çürütmek ve aksine bir görüş ifade etmek için genelde “on the contrary" yapısı kullanılır. » On the contrary : “aksine"

e.g. Black bears don’t attack humans. On the contrary, they usually run away from us. Graham : Didn't you find the film exciting? Brad : No, I didn't. On the contrary, I nearly fell asleep half way through It!

11. TRANSITION:
Konuyu değiştirmek için ya da bir konudan başka bir konuya geçiş sağlamak için yaygın olarak kullanılan yapılar aşağıda listelenmiştir. Bu yapılar “ e gelince" ve "...ile ilgili olarak" şeklinde çevrilebilirler ve devamlarında bir cümle değil isim ya da isim gibi kullanılan herhangi bir yapı alırlar.
0

• •
o 0 0 0 0 0'

As regards : With regard to : Regarding : In the case of : Concerning When it comes to : As for As to With respect to

“ e gelince, ...konusunda ”
“-e gelince, ...ile ilg ili olarak" “-e gelince, ...ile ilgili olarak" “-e gelince, ...ile ilgili olarak" “-e gelince, ...He ilg ili olarak”

“ e gelince, ...ile ilgili olarak” : “-e gelince, .. .ise" : "-e gelince, -nın hakkında"

: “-e gelince, ...ile ilg ili olarak”

234

e.g. There is no problem as regards the financial arrangements. Everybody is going to the party. As for me, I am not going. He was uncertain as to which road to take. There's no decision as to when the work might start. I am writing to you with regard to your letter of 15 March.

12. SUMMATION / CONCLUSION:
Özetleme ya da sonuçlandırmada bulunurken kullandığımız belli başlı yapılar aşağıda verilmiştir. • • • • • • . In summary In brief In short In conclusion To be brief To sum up All in ali : “özet olarak, kısacası” : “kısacası” : “kısaca” : “sonuç olarak” : “kısacası" : "özet olarak” : “özet olarak; her şeyi hesaba kattığımızda”

e.g. He's disorganized, inefficient, never there when you want him. In short, the man's hopeless. All in all, I think you've done very well.

13. EXCEPTION:
Hariç tutma yani bir şeyi bir gruptan ayırma anlamı verecekken kullanılan yapılar aşağıda listelenmlştir. Bu yapılardan “except that” ve “save that” yapıları devamlarında bir cümlecik alır. Diğer yapılar edat (preposition) oldukları için devamlarında bir isim ya da isim gibi işlev gören yapılar alırlar. Bu yapılardan "but” yapısı bu kullanımı dışında ayrıca bağlaç olarak da kullanılır, (bkz. Adverbial Clauses / Compound Sentences)
a s

Except that Save that • Except (for) » But
a a-

“ ...-den başka; . .hariç; . .dışında" “ ...-den başka; . .hariç; . .dışında" “ ...-den başka; ..hariç; ..dışında" “ ...-den başka; ..hariç; ..dışında" “...-den başka; ..hariç; ..dışında” “ ...-den başka; ..hariç; ..dışında“

Saving Apart from

e.g. All my students b ut Jack were in the class. The milseum is open daily except Monday(s). It's cool and quiet everywhere excspt in the kitchen. Everyone was there except fo r Sally. They look very similar except that one is a little taller. Apart from the salary / Salary apart, it’s not a bad job. Apart from you and me I You and me apart. I don't think there was anyone there under thirty.

235

CONJUNCTIONS < RDVCRBIRL CLRUSCS S INVERSIONS 5

INVERSIONS

İngilizce'de iki türlü “ inversion” (devrik yapı) oluşturulabilir. Devrik yaparken cümle soru haline dönüştürülür ama sonuna soru İşareti konulmaz. Bu bölümde devrik yapıları Negative Inversion ve Positive Inversion oimak üzere iki başlık altında analiz edeceğiz. A) NEGATIVE INVERSION: Bir cümleye olumsuz anlam katan yapılar eğer öznenin önünde kullanılıyor ise o cümle devrik yapılır. Şimdi “negative inversion” yapan yapıları örneklerle inceleyelim: e.g. She little knows what surprises we have in store for her.
Little does she know what surprises we have in store for her. - Ona ne sürprizlerim iz olduğunu neredeyse hiç bilmiyor.

i had no sooner opened the door ıhar, the phone started ringing. No sooner had I opened the door than the phone started ringing. - Tam kapıyı açmıştım ki (etefon çalmaya başladı. I had hardly gone to the bed when there was a knock at the door.
Hardly had I gone to the bed when there was a knock at the door. 1

- Tam uyumuştum k i kapı çaldı. He not only resigned from the post but he also left home. N ot only did he resign from the post but he also left home. - Sadece işinden istifa etm edi aynı zamanda evden de ayrıldı. She didn’t say a single word. N ot a single word did she say.
- T e k b ir kelim e söylemedi.

I will not have a holiday until I finish this project.
N ot until I finish this project w ill! have a holiday.

- Bu projeyi bitirene kadar tatil yapmayacağım. i haven't seen a more beautifully decorated room anywhere so far. Nowhere have I seen a more beautifully decorated room so far. - Bugüne kadar h içbir yerde daha güzel dekore edilmiş b ir oda görmedim. He will not accept the project offered by the union on any account. On no account will he accept the project offered by the union. Under no circum stances will he accept the project ottered by the union. - Hiçbir şekilde sendikanın sunduğu planı kabil! etmeyecek. She has never experienced such an emotion. N ever has she experienced such an emotion. - Öyle b ir duyguyu hiç yaşamamış. t haven’t seen her talking to anyone at any time.
A t no time have I seen her talking to anyone.

- Onu hiç kim se ile konuşurken görmedim

'

“ H a r d ly ... w h e n /b e f o r e ” y a p ıs ın d a “ h a r d ly ” y e rin e “ b a re ly ” ya d a “ s c a r c e ly ” y a p ıla rı d a ku llan ılab ilir. B u y a p ıla r d a ay n ı şe kild e cüm le

236

ı

S uat GÜRCAN < Rıdvan GÜRBÜZ S
I have seldom seen him looking so miserable. 1 Seldom have I seen him looking so miserable. - Onu p e k nadir hu kadar çaresiz görmüştüm. We will see any improvement in our schools only when the government stops interfering. Only when the government stops interfering will we see any improvement in our schools. 2 - A ncak hüküm et m üdahale etm eyi bıraktığında okullarımızda biraz iyileşm e görebileceğiz. I picked some roses. I realized only then that my mother's favorite vase was missing. I picked some roses. Only then did I realize that my mother's favorite vase was missing. - Birkaç gül topladım. Ancak ondan sonra annemin favori vazosunun kayıp olduğunu fark ettim. Adams was not invited, and any of his friends weren't, either. Adams was not invited, and n either were any of his friends. Adams was not invited, and no r were any of his friends. - Adams davet edilmedi. Onun hiçbir arkadaşı da davet edilmedi.

B) POSITIVE INVERSSCN:
Yukarıda incelediğimiz olumsuzluk anlamı veren yapıla.- dışında da devrik yapı yapılabilir. Bu gruptaki yapıları “positive inversion" başlığı altında topladık, çünkü bu yapılar herhangi bir clumsuz anlam içermemektedirler. Şimdi "positive inversion" yapan yapıları örneklerle inceleyelim: e.g. The road surface was so hot that the asphalt melted. So hot was the road surface th a t the asphalt melted. - Yol yüzeyi o kadar sıcaktı k i asfalt eridi. She is such an efficient secretary that you don't need to do anything on your own.
Such an efficient secretary is she that you don’t need to do anything on your own. - Öyle iyi b ir sekreter ki- senin h içbir şeyi kendi bsşırıa yapmana gerek yok.

I would like to know what's happening out there. My friends would, too. I would like to know what’s happening out there. So would m y friends. - Orada neler oluyor öğrenm ek istiyorum. Arkadaşlarım da öğrenmek İstiyor. To be ab'e to be promoted, you should work hard as your father does. To be able to be promoted, you should work hard as does y o u r father.
- Terfi edebilm ek için babanın çalıştığı gibi çok çalışrnclısın.

No one could have worked harder than she did. No one could have worked harder than d id she.
- H iç kim se ondan daha çok çalışamazdı.

Simon isn’t aş tall SSjlişbiQther_iş. Simon Isn’t as tall as is his brother.
- ISimon Kardeşi kadar uzun değildir.

There is so much concentration on the naw classroom managem ent procedures. On the new ciassrocm irtanagem ^nt procedures is there so much concentration. - Yf-.ni s ın ıf yönelim i m etodları üzerinde çok duruluyor. 0 “ If Clause” yapılarında da devrik yapı kullanılır, “ if Clause” yapılarının nasıl devrik hale getirildiği "Conditionals” bölümünde işlenmiştir.
t b a ş ın d a ku lla n ıld ığ ın d a b ağ lı o ld u kları cü m ley i d ev rik ya p arlar. " O n ly w h e n ” , “ o n ly a f t e r " ve “ o n ly i f ’ g ibi y a p ıla r cü m len in ikinci k ıs m ;n d a ku lla n ıld ığ ın d a c ü m le n o rm al kıılia n ıiır. A n c a k , bu y a p ıla r cürnlfi b aş ın a g etirild iğ in d e a n a c ü m le d e v rik ya p ılır.

2 “S e ld o m " z a rfın a e k o la ra k bu cü m lo d e “ r a r e iy ” z a rfı d a kullan ılab ilird i v e “ r a r e ly ” z a rfı d a c ü m le b a ş ın d a ku lla n ıld ığ ın d a c ü m le d ev rik olurdu.

237

Conjunctions & Adverbial Clauses / Test-1
01.-24. sorularda, cümlede boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. 1. Syria hosted the 22-country Arab League's annual summit, — only half of the leaders turned up. A) B) C) D) E) or further but even because A survey said apartment sales may have recorded so steep a decline — demand was elevated last year by record Wall Street bonuses and a falling dollar. A) B) C) D) E) otherwise even so moreover because thus

2. Relations between North and South Korea 2 worsened — the North expelled South Korean officials from their joint industrial park at g Kaesong. w A) B) C) D) E) as therefore owing to although however

—- Zimbabwe’s official electoral commission delayed the publication of results of a presidential election for five days after the poll on March 29th, it looked likely that Robert Mugabe had lost. A) B) C) D) E) Though Unless As if Now that Whereas

3. The gene called UGT2B17 comes In two varieties, one of which has a part missing and — does not work properly. A) B) C) D) E) however despite in contrast to in case therefore

The credit crisis will damage — the reputation of the financial system — the lives of those who lose their houses, businesses and jobs as a result of it. A) B) C) D) E) too / that either / and not just / but also as well / as rather / than

4. — collapsing prices were not enough, American mortgage firms now have to cope with home rage. A) B) C) D) E) Even if As if Rather than While Since

8. Before governments set about reforming financial regulation, they need — to be clear about the causes of the crisis — to understand just how little regulators can achieve. A) B) C) D) E) neither / but both/and thus / so even / more as / as

238

S uat GURCRN & Rtdvan GURBOZ
9. Financial markets have imploded every decade or so, — because French and Spanish kings reneged on their debt in the 16th century, — because speculators inflated railway stock in the 19th century. A) B) C) D) E) as / as even / much if only/then o r/eithe r w hether/or 13.— several devices, such as the method "free association" used by psychiatrists, we now know how to bring back lost memories. A) B) C) D) E) By means of Despite However Thus In case of

10. Dr. Brennan claims to have discovered an increased susceptibility to lung cancer in nonsmokers with the relevant SNPs, — his sample size is small and his result is not supported by Dr Amos’s work. A) B) C) D) E) because since on the grounds that though in that

■§ §jj » » S w

14. Of the world's 2,500-plus species of palm trees, the Palmyra palm is most Important to man, next to the coconut palm, — it yields food and provides over one hundred different useful end-products. A) B) C) D) E) even though because no matter so that in order to

11. People treat foreign banknotes — they were Monopoly money. A) B) C) D) E) though rather than because even if as though > S § £

15. Various drugs are being developed for the relief of allergy sufferers. — , your best help is to convert to a cosmetic product to which you have no harmful reaction. A) B) C) D) E) Instead of In addition to However No matter Besides

12. Our unconscious mind contains many millions of past experiences that, — our conscious mind knows, are lost forever. A) B) C) D) E) because even though now that so far as besides

16. Some of America's finest novelists began to write in the 1920s, or the "Jazz Age", — this decade is sometimes termed. A) B) C) D) E) when as on account of in spite of as well as

239

Conjunctions S A dve rbial Clauses Si Inversions Test 1
17.— reading, thousands of newspapers, hundreds of magazines and dozens of books roll from the presses daily, speeded by technological invention. — , no one has enough time to read as much as he wouid wish. A) B) C) D) E) As well as / Rather than Regarding / Although As for/Yet Because of / However Despite / Apart frorr. 2 1 . — man must usually instruct or program the machine minutely, its chief present advantage is that it can manipulate symbols a million times faster than a man with pencil and paper, and can make calculations in a few minutes that might take man alone a century. A) B) C) D) E'| Although Whatever However Because In that

18. Parents should decrease their reading lo the child - — he barns to read and put hi-n on his own as soon as possible. A) 3) C) D) E) as even so much as whereas raiher than

22. Even good mvirvnais, — seized with cramp, have been known to sink instantly, overcome with the sudden pain, anti nothing can save' tha victim — the greatest presence of mind. S w cs A) B) C) D) E) before/than as far as I thus when I but since / yet moreover / or

19. Tea and coffee — contain caffeine, which is a mild stimulant and — causes the kidneys to excrete more water. 23. The rr e‘h A) B) C) D) E) either / much t> 9tw?3 n / so more than / thus both / also or I otherwise cf savhig 3 person drowning —

cram dem p ands great praufU».
A) B) C) D) E) despite rather than as well as because of now that

20. The process of weaning can be carried out — the chMa hirr;sialf, with a little encouragement, will choose 3 new and wider form cf pleasure, and so pass Sightly through-this, the most intense, emotional experience of life. A) B) C) D) E) owing to in case of instead of whatever so that

24. In most societies differences in play between boys ?nd girls are — merely expected; — actively encouraged. A) B) C) D) E) thus / also more / most so / as such/ that not / but

240

Conjunctions & Adverbial Clauses / Test-2
01.-24. sorularda, parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. 1. — the Atlantic and Pacific, the Indian Ocean has no natural outlet to the north, — the Suez Canal at the northern tip of the Red Sea links it with the Mediterranean Sea. A) B) C) D) E) Unlike / although As / because Just as / though Like / despite In spite of / regardless 5. Toothpaste contains an alkali to cancel out acidity in the mouth that would — damage teeth. A) B) C) D) E) moreover although otherwise as well as hence

a: 6. There is a tremendous fizzing —- hydrogen =j gas is given off. z 5 £ A> even so 2. Oceans are salty — minerals dissolved from g B) although rocks by rivers are washed Into them. S C) on the grounds that D) because of A) the moment E) once B; because C) even though D) whereas E) on account of 7. Even the weakest acids cannot be stored in metal containers — acids are corrosive to most metals. A) B) C) D) E) because thus in addition besides no matter

3. Tigers apd elephants live in the forests of Sumatra, -a-- rare animals such as the Komodo £ Dragon, a carnivorous lizard. dL
£

A) B) C) D) E)

therefore though in case of as well as in that

cc ¡g ¡g

4. Some tribes developed an elaborate sign language — they could send silent messages to each other when they were stalking game. A) B) C) D) E) in case because of no matter however so that

8. Alkalis are good at dissolving oil arid grease, ----- they are widely used in the manufacture of soaps and detergents. A) B) C) D) E) moreover much as in order that so besides

241

Conjunctions < A dve rbial Clauses < Inversions Test 2 5 S
9. Newspapers and magazines carry advertisements, — do billboards, television, and radio. A) B) C) D) E) because as while after when 13. An essential part of African life, drums are used for signaling — for music. A) B) C) D) E) because as well as in addition therefore though

10. An advertising campaign often combines posters and television advertisements — repetition ensures people to remember the 3 product. A) B) C) D) E) as if furthermore so that thus due to » § —

14. About 99 per cent of Egypt’s people live along the lush, fertile banks of the river, and most are farmers, — the oil Industry and tourist trade provide a growing number of jobs. A) B) C) D) E) since in view of apart from although no matter what

11. Although most of Africa is warm or hot all year round, the climate varies greatly — the wide range of landscapes. A) B) C) D) E) because of despite as well as in order to regardless

15. The gases In air have many uses. — , divers use tanks of oxygen to enable them to breathe underwater, and nitrogen is used in explosives. 3<E 3A) B) C) D) E) Thus Moreover As a result Besides For example

12. — both world wars were European, thousands of Africans lost their lives as colonial rulers forced them to join the army. A) B) C) D) E) Since Besides Although Irrespective of Even so

16. A candle will burn in a jar of air — it uses up all the oxygen. A) B) C) D) E) by the time until after because therefore

242

S uat GÜRCAN & Rıdvan GÜRBÜZ
17. The pressure of air can be increased by compressing it, — , pumping more and more of it into a limited space. A) B) C) D) E) besides in spite of that is on the contrary however 21. George Washington was an inspiring general, who kept the morale of his troops high — several defeats at the beginning of the war. A) B) C) D) E) in contrast however in spite of after all thanks to

18. The ability to soar over obstacles — oceans and mountains makes aircraft the fastest form of travel. A) B) C) D) E) such as as as such so that so as

22. All animals respond to their environment. A cat, — , will arch its back when threatening a rival, but lower its body when stalking a mouse. A) B) C) D) E) moreover when even so for example despite

19. Airships were usually lost for two reasons: — they were uncontrollable In bad weather; — the highly inflammable hydrogen gas used inside the envelope exploded. A) B) C) D) E) both / and the more / the more m ore/than so much / as eith er/o r

23. Many species of spider, Including black widow spider, spin webs — trap their insect food. A) B) C) D) E) as though in order to in case of so that due to

z
» e 3S ur cs

20. Today airship pilots use the much safer helium gas in special nylon envelopes. they still have to be wary of the weather. A) B) C) D) E) Though Despite Irrespective of However So that

24. Most ants live in nests or colonies, usually underground. — , weaver ants bflild nests out of leaves in trees, and army ants build “live nests” of worker ants. A) B) C) D) E) Whereas Because So Just However

243

Conjunctions & Adverbial Clauses / Test-3
01.-24. sorularda, parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. 1. Recently, world attention has focused on countries that deny their citizens basic human rights. — this, abuses of human rights are still common. A) B) C) D) E) Nevertheless Moreover In contrary Because of Despite — general — specialist, most hospitals have wards for in-patients, clinics for out-patients, operating theatres for surgery, and pharmacies for dispensing drugs. A) B) C) D) E) Whether / or ' N either/nor Unlike / as Less/ than Supposing I that

^

6

— adult insects — their young ones are food for a host of predators, including other insects, spiders, lizards, birds, and mammals. A) B) C) D) E) As / like Both / and W hether/ or Not o n ly/and Nor / neither

2. Civil rights include basic human rights, — political rights such as the freedom to join a w trade union. A) B) C) D) E) in spits of as well as furthermore nonetheless due to

3. The evolutionary sequence from the earliest human ancestors is not a straight line, but is — a “tree” with many dead ends. A) B) C) D) E) thus in spite of despite instead because

3
5 c
£

Everything on Earth is made up of atoms in different chemical, combinations. Water, — , is a compound of two elements, two atoms of hydrogen and one atom of oxygen. A) B) C) D) E) since despite for instance nonetheless that is

4. — we all look different, we are identical in the way our bodies are constructed and function. A) B) C) D) E) Since In case Although Otherwise However

As scientists investigated the atom, it became apparent that the atom was — a solid piece of matter, — was made up of even smaller particles. A) B) C) D) E) both / and e ith e r/o r w hether/or n o t ! but not only / but also

244

S uat GÛRCRN & R idvan GÛRBÜZ
Many animals have better hearing than us. Dogs, — , can hear higher frequencies; and bats can hear sounds with incredibly high frequencies - up to 48,000 Hz. A) B) C) D) E) for instance however although because nonetheless 13. A major recent development has been the use of acupuncture in medical operations. In such cases, it is used instead of anaesthetics — take away the pain felt by the patient. A) B) C) D) E) so that since although despite in order to

10.— some Aborigines still live a traditional life in remote desert areas of the Australian outback, many now live in poor conditions in 3 cities and towns. 5 A) B) C) D) E) Since Despite In contrast However Although

14. Today, the study of earthquakes has grown greatly — scientists all over the world study the causes of earthquakes. A) B) C) D) E) as though in spite of however therefore

11. Fresh water, which people can use for drinking or for agriculture, is — on the earth's surface in lakes and rivers — underground. A) B) C) □) E) not I but ' whether / or ye t/still either / or not on ly/and

15. Different diseases are associated with lack of particular vitamins. Even a slight lack of vitamin C, — , is thought to increase significantly the possibility of catching cold easily. A) B) C) D) E) even though therefore for instance as though since

12.— Soviet troops invaded Afghanistan in 1380, many countries in the West including Britain and the United States, boycotted the Moscow Games. A) B) C) D) E) Hardly When No sooner Irrespective of Whereby

16.— the advances in technology, Japan's National Space Development Agency is doubtful about the future of space travel. A) B) C) D) E) Much as Seeing that In spite of However No matter

245

The people who own stocks receive dividends.Conjunctions < R dverbia / Clauses < Inversions Test 3 5 S 17.— gases always try to move from high to low pressure. they are now making long-term forecasts into the next century with growing confidence. A) B) C) D) E) in other words In that Even so Regardless of Nevertheless 21. periodic payments of the earnings of a company. A) B) C) D) E) Nevertheless Hence Yet in order that To illustrate 24. — . All of us have been influenced to buy certain products — some form of advertising. A) B) C) D) E) since • therefore despite however ■ in case 18. — . Controlled explosions are mostly used in areas of dense population. — . subway construction crews in New York often use dynamite underground without the people above being aware of it. Most large whales can stay underwater for up to 20 minutes. winds are caused by the flow of cold air which tries to replace the rising hot air. The sperm whale. A) B) C) D) E) Even though Since However So that In order to 23. — . the students who are really interested in their school subjects cannot learn much in these classes. Promotion includes the elements of giving information and influencing customer behaviour. A) B) C) D) E) in spite of on account irrespective of because of thereby z » cc > S 22. A) B) C) D) E) inasmuch as Consequently In contrast to Nevertheless Even though 246 . it includes all selling activities. Often students who do not want to learn behave badly and disturb the classes.— the weathermen’s forecasts for a month ahead are only a little better than guesswork. — . It can dive to 3000 metres and stay below for more than an hour. is an exception. A) B) C) D) E) but that is because therefore so long as z 3 5 a » S 20. A) B) C) D) E) As a result However Since Seeing as Even if w cs 19.

poor people in a developing country will need to see clear signs of much better conditions ahead — they can think of having smaller families. so we'll just £ have to wait and see." A) B) C) D) E) Thereby Because of When Even if Though 8. So.Conjunctions & Adverbial Clauses / Test-4 01. E. I recommend you to plant this variety — it generally yields a larger crop than other types. The chairman has given us no clue — what z ' he’s going to say at the meeting.O. i S w ee A) instead of B) as to C) so much □) rather than E) unlike 3. A) B) C) D) E) as pertaining to instead contrary to whereas He had described his home town so vividly to me that on my first visit there. sorularda. A) B) C) D) E) Instead of. parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. I felt — I had been there before. A) B) C) D) E) like such as rather than as if while 2. The general effects of inflation can be discussed according to — they are largely positive — largely negative. Economizers can enjoy more and various material things and activities — their careful utilization of funds.-24. ”— spider webs unite. In his book Sociobiology. Having a large family can be a form of insurance. Wilson quotes an old Ethiopian proverb. A) B) C) D) E) although because unlike contrary to due to 4. despite in addition to due to however Many dieticians say it is better to eat vegetables raw — cooking removes many of the nutrients. A) B) C) □) E) both / and n o t/ but if /o r not only / and whether / or If you are planning to grow your own tomatoes. A) B) C) D) E) before therefore as such unlike in spite of 247 . they can halt a lion.

if they are low-income people. A) B) C) D) E) besides thereby now matter how however because 16.— she is quite a good pianist. and are capable of a considerable degree of 3 personal affection. the period has now been reduced to a week or less.Conjunctions & A dve rbial Clauses < Inversions Test 4 S Misers seem almost obsessed with the idea of saving. Astrologers want us to believe that our characters are formed — we are born. Many superstitions are related to the celebration of the Chinese New Year. . it comes about a month later than the Western New Year. A) B) C) D) E) despite as well as although in accord so 13. so that working life will not be interrupted for too long.— the Lunar New Year In China Is based on the lunar calendar. — they accumulate money in banks if their income is large.1 enjoyed the film — the ending was somewhat predictable and sentimental. — . Elephants like to have one master — dogs do. The Chinese New Year season traditionally lasts about a month. according to the particular zodiac sign we are born under. she lacks the talent necessary to make a professional career in music. 12. A) B) C) D) E) beforehand afterwards as sbon as whereas in case 248 . One should be especially careful not to break any dishes. A) B) C) D) E) therefore in order that for regardless yet . or in the house . — such an accident is believed to bring about serious problems between members of the family throughout the coming year. A) B) C) D) E) Inasmuch as As far as So that Because of Although 14.stuffed in mattresses or under the living room rug . g l> c A) unlike » B) rather than § C) just as — D) no matter E) even though A) B) C) D) E) therefore even though due to no matter however 11. A) B) C) D) E) Since Afterwards Owing to Therefore Then 15. 10.

As young children. A) B) C) D) E) so that in order to on account of in that because 249 . so it's — you that everything is going so well. A) B) C) D) E) As When No matter how Although Regardless greeted and a <E 20. when we're learning a second language. sympathetic treatment by parents and teachers will gradually suffice to cure the problem cruelty. we shouldn't be expected to produce it untii we 3 . it is impossible to make him give up. but she caught up with her classmates quickly by studying hard after she had recovered. My daughter dropped behind In her ciass — her illness. When walking in mountainous areas. self-love. . the villagers of the Welsh valleys found it difficult to adapt to the changes wrought on their community by the closure of all Welsh c d |i mines. — . and a belief in life.have taken it in. A) before B) once C) even though 0 ) no sooner E) unless 24. — he has made up his mind about something. you must carry a relief map — you can be aware of the steepness of your chosen path. A) B) C) D) E) instead of but as yet for yet 19. S A) B) C) D) E) Likewise As if Despite As well as So as to 22. we absorb a lot of language before we utter our first words. A) B) C) D) E) Instead of As well as Rather than Although Despite z > 23. My son is so stubborn that.S uat GÜRCAN & Rıdvan GÜRBÜZ 17 . Except in the worst cases. and it is the absence of these which is the cause of cruelty. — it will give back self-confidence.— huge investments from central government. All of you have put tremendous effort into the campaign. he always customers with i pleasant grin handshake. — miserable he felt. A) B) C) D) E) in spite of as well as much as thanks to now that 21. . A) B) C) D) E) despite because of instead of in contrast with thus : 18 .

1. It also kills harmful bacteria that could — cause illness. A) B) C) D) E) whereas that is consequently instead of therefore 3.-24. The book — ranks as one of humanity's greatest inventions. transport. A) B) C) D) E) Although Despite However Thus Since may seek to treat each work of art as complete in itself. societies must also decide whether a crime is petty or serious. sorularda. cümlede boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. A) B) C) D) E) in order to with a view to thereby whereby so that 8. A) B) C) D) E) although or either otherwise so that Competition between companies is vital — it helps to improve the quality of the product and to keep prices down. — deciding what is legal and what Is illegal. governments and industries don't even consider changing their policies. A) B) C) D) E) because despite so that whereby owing to 250 . Books are a reasonably inexpensive and convenient way to store. Cooking makes food more appetizing and easier to digest. It is widely believed that the world's population has exploded — the improvements in medical science. A) B) C) D) E) however though thus nevertheless so 5.Conjunctions & Adverbial Clauses / Test-5 01. which has naturally led to improved standards of public health. A) B) C) D) E) As well as As well In addition Beside Moreover — the warnings of the scientific community and the deep concern of millions of ordinary people. and find knowledge and information. Anemic people do not have enough iron in their blood. A) B) C) D) E) because though however In order that thereby 4. and this causes their hearts to beat faster — their bodies can get more oxygen.

Among the many legends about crocodiles. A) B) C) D) E) On the other hand Hence Since For Unlike 11.1 don't mind when we have the meeting.which saves money. — gathering and storing information. A) B) C) D) E) N either/nor Hardly/when Only / but E ither/or No sooner/ than 10 . . which has retained sterling.— . A) B) C) D) E) besides despite owing to although Instead of 251 . Wednesday — Thursday would suit me. difficult and it reduce drilling. there are those of living to be a hundred years old. A) B) C) D) E) In spite of Therefore In addition However Although long. It is generally thought that plants need soil for growing. Most of the European countries have converted to the Euro. — most crocodiles live for about fifty years. the subway trains are clean and they run every few minutes. § 5 A) As well aB) Moreover § C) Besides ~ D) As a result of E) In addition 14. New York's trains can sometimes be less clean and reliable. — . — Britain. A) so B) C) D) E) yet and nor for 16. what they need is the nutrients and moisture contained in the soil. A) B) C) D) E) in order that as far as apart from besides as long as 12. A) B) C) D) E) Nonetheless Thus Whereby In order that In fact 15. the computer can also solve complicated problems that once took months for people to 3 do.S uât GÜRCRN fi R idvan GÛRBÜZ 9. 13. Research on various aspects of aetiology and pathogenesis of orofacial clefting (OFC) malformations is rather limited — the great number of patients. Exploration for oil is expensive process. In Paris.

A) B) C) D) E) Because of Whereas In case of In addition to Once 24. human activity in many of well. In order to survive. The improvement of effectiveness refers to desired product quality. A) B) C) D) E) such I that either/or as / as neither I nor not / but A) B) C) D) E) Even though By the time Rather than As a result of Whereas S w CS 20. A) B) C) D) E) In addition to Consequently However Moreover Therefore 22. A) B) C) D) E) likewise indeed once because whereas 18. There is increasing interest on the development of new cancer biomarkers that would — merely improve risk assessment — 23 .— the pressures of the rapidly growing facilitate selection of adjuvant treatment. — .Drs.Conjunctions & ß dverbiaI Causes & Inversions T ests 17. A) B) C) D) E) as / as either / or hardly/when so /th a t such / as 19. Â) B) C) D) E) although owing to regardless of except for still 21. further efforts are required towards modelling more malformations. including the melting of ice and glaciers. The prospective registry and recommendations on distraction osteogenesis have been received with great appreciation from both surgical teams and patients. — these areas is increasing dramatically. A) B) C) D) E) instead of regardless of due to since despite 252 . Global sea levels could rise — several fac. every organism must — adapt to its environment — modify the environment to make it more hospitable. GDNF was shown to interact with syndecan-3 in vitro —~ the implications of that interaction have not been fully explored. — the increase of efficiency would result in a reduction in costs.— its other benefits this new method also minimizes the risk of infection in laboratory workers by reducing the manual handling steps required. as human population.

A large amount of. ' 7 V \ n u m b e r o f s tu d en ts a r e . . a lot o f/lo ts o f /p le n ty o f patience is needed to get enough experience. The secretary does have a great deal o f w ork 2 to do today. Bunların yanı sıra.DETERMINERS & QUANTIFIERS İngilizce’de nicelik bildiren çok sayıda yapı vardır.. A good few.Sıcakta birçok insanın bayılmasına tanıklık ettim. A large am ount o f money was invested in the recently devised scheme.g . A vast amount of. gruplar halinde nicelik bildiren yapıları inceleyelim: 1 . Yukarıdaki a örneğinde kullanılan “ p e o p le ” sözcüğü ç o ğ u i bir isimdir ve devamında kullanılan “ were” yapısı özne çoğul olduğu için kullanılmıştır. A great quantity of: Kendilerinden sonra sadece sayılam ayan tekil isim aiarak kullanılan bu yapıların hepsi ‘çok’ anlamı taşımaktadırlar. Bundan dolayı devamında kullanılan tekil öznelerle kullanılan “ is” yapısı kullanılmıştır.Sekreterin bugün yapacak çok işi var.Bütün alanlarda. Quite a few. birçok’ anlamında kullanılan bu yapılar genellikle olumlu cümlelerde tercih edilirler.g. Yukarıdaki fa örneğinde kullanılan “ p a te n c e ” sözcüğü sa yılam a ya n bir isimdir ve bunun sonuncunda tekildir. “T h e n u m b e r o f ’ y a p ıs ı " -n ın s a y ı c ı" a n la m ın d a ku llan ılır v e d e v a m ın d a k i yardım cı fiil tekil özn e ye göre çekim lenir. Bu yapıların bazıfarı sadece çoğul isimlerle kullanılırken. Lots of. e. “T h e n u m b e r o f s tu d en ts is . . a m a “ e s e r ” a n la m ın d a k u llan ılırsa s a yıla b ilir b ir İsim dir. .Sonuca ulaşabilmem iz için birçok problem çözülm ek zorunda. Scores of. Large numbers of: Kendilerinden sonra sadece çoğul isim alarak kullanılan bu yapıların hepsi ‘b irço k’ anlamına sahiptirler ve özne olarak kullanıldıklarında fiil çoğul özneye göre çekimlenir. e.A number of1. yeterince deneyime sahip ölm ek için çok s a b ir gereklidir.. e . 3. —İsyanlarda birçok insan öldü.Dosyalanması gereken birçok sayfa vardı. b) In every field. Şimdi. A great many. ' . a) A lot o f/L o ts o f/P le n ty o f people were killed in the riots. There were a good few pages to be filed.A lot of. . A large number of.A good deal of. .g." " W o r k ” ismi e ğ e r " iş ” a n la m ın d a k u llan ılırsa sayılm az. bazıları da sadece tekil ya da sayılamayan isimlerle kullanılır. Bir cümlede özneyi nitelediklerinde fiil tekil özneye göre çekimlenir. i witnessed scores o f people fainting in the heat.. /ı large num ber o f problems have to be solved so that we can reach a conclusion. e. A good many. 253 .Son zamanlarda geliştirilen plana çok miktarda para yatırıldı. hem çoğul isimle hem de sayılamayan ya da tekil isimlerle beraber kullanılan nicelik ifadeleri de mevcuttur.g.. Plenty of: Çoğul isim ler ya da sayılam ayan isimlerle beraber ‘çok. 2. . A great deal of.

e. it happened to be a short interview. . .Çevirmen en son konuşm ada yaptığı birkaç hayati hatadan dolayı işten atıldı. Ancak. . 5. .Ergenlik dönem indeki çocukların çoğu kentsel alanlarda yalnızlıktan sıkıntı çekiyor..Çoğu çocuk kentsel alanlarda yalnızlıktan sıkıntı çekiyor. Several questions remained unanswered despite a discussion of ten hours. A few o f m v close friends were with me yesterday. A tew Few the. Bu yapılar bir cümlede özneyi nitelediklerinde fiil çoğul özneye göre çekimlenir. Bir başka deyişle “ little” yapısı “ az” diye de çevrilebilir. those. us.Öğrenci. these. my. 254 . > Since the mayor didn't have much time.İçinde oldukları otobüsün düşük hızı sayesinde çok az yolcu yaralandı. “ a little " yapısı miktar bakımından “ little” yapısından fazlalık ifade eder.Yakın arkadaşlarımın birkaçı dün benimleydi. We’ve got a little bacon and a few eggs for the breakfast.Many. you) ya da bir determiner (the. M any children suffer from loneliness in urban areas. . + çoğul isim e.Kahvaltı için biraz pastırm a ve birkaç yum urtam ız var. I have little interest in politics. .etc. M any o f the children in the adolescence period suffer from loneliness in urban areas. . our. Little: Kendilerinden sonra sadece sayılam ayan tekil isim alarak kullanılan bu yapılardan “ a little” ve “ little " yapıları “ biraz" diye çevrilir.. these. Few passangers got injured thanks to the low speed of the bus they are on. my. his.1 0 saatlik b ir tartışmaya rağmen soruların birkaçı halen yanıtsız duruyor. “ several” yapısı “ birkaç” .g. . Several o f the questions still remain unanswered despite a disccusion of ten hours.Belediye başkanmın çok zamanı olmadığı için kısa b ir röportaj oldu. Several. Ancak. “ a few” yapısı sayıca “ few” yapısından fazlalık ifade eder.g..D€TŒMIN£RS & OURNT/flERS 4. “ a few ” ve “ few " yapıları “ az" diye çevrilir. . A few: Kendilerinden sonra sadece çoğul isim alarak kullanılan bu yapılardan “ many" yapısı “ b ir çok".) ve devamında bir çoğu l isim gerektirir. Bu yapılar kendilerinden sonra eğer “ o f ’ alarak kullanılacaklarsa ya bir “ Object P ronoun” (them. bu z o r olanların birkaçı hariç neredeyse bütün soruları yanıtladı. A little.Siyasete az ilgim var. except for few o f these difficult ones.g.1 0 saatlik b ir tartışmaya rağmen birkaç soru yanıtsız kaldı. “ Much” yapısı ise “ çok” anlamında kullanılan bir yapıdır. -. e. bu yüzden gerçekten çok mutluydum.. h is .. so that I was really quite happy. The student answered nearly all the questions. The interpreter was fired because of a few vital mistakes he did in the very last speech.Much. Few. those. .

Bu örnekte tek başına kullanılan “most” yapısı aslında “most people” anlamı vermektedir. ve “no” yapısı “hiç" anlamında kutlanılır. b) I couldn' t see any wild animals in this forest. c) Some people had difficulty in understanding the lecture. Yukarıdaki b. Yukarıdaki a v e b örneklerinde olduğu gibi sayıiamayan ya da çoğul isimlerle kullanılan “any” yapısı eğer olumlu b ir cümlede kullanılırsa kendinden sonra genelde tekil isim alır. she can do what she bears in her mind. birkaç”. Yukarıdaki a prneğinde “any” yapısı sayıiamayan “hesitation” ismi ile beraber kullanılmıştır. c) A n y man will recognize where the trap is if you put that rope in such a place.Sınıfta neredeyse hiç öğrenci yok. No: Kendilerinden sonra hem çoğul hem de sayılamaz isim lerle kullanılabilen bu yapılardan “most” yapısı “çoğu. e. etc. pek çok”. Yukarıdaki d ve e örnekleri de olumlu gibi görünebilir ama bu örneklerde kullanılan “give up” ve “hardly" yapıları anlamca olumsuzluk verdiklerinden cümleler olumlu olsa dahi “any" yapısı çoğul olan “hopes" ve “students” isimleri ile kullanılmıştır. çünkü olumlu cümlede “any” yapısı kendisinden sonra genelde tekil İsim alır.Bazı insanlar konferansı anlamakta zorluk çektiler.g..S uat GÜRCAN < Rıdvan GÜRBÜZ 5 6. .. d) She gave u p any hopes after the phone call. Some.Most. but most understood. 255 . . ama çoğu anladı. Yukarıdaki c örneğinde “any" yapısı olumlu cümlede kendisinden sonra “man” tekil İsm ini almıştır. Yukarıdaki a örneğinde “most" yapısı sayıiamayan “cheese” ismi ile beraber kullanılmış ve bundan dolayı özne tekil olduğu için “is” yardımcı fiili kullanılmıştır.Bu ormanda hiç vahşi hayvan göremedim. Ancak.. herhangi biri tuzağın nerede olduğunu fark edecektir. b) M ost Swiss people understand French.etc" gibi olumsuzluk bldiren zarflarla “give up. . a) If she doesn’t have any hesitation. Şimdi bu yapıları ayrı ayrı inceleyelim: Most: e. “any” yapısı “herhangi. e) There are hardly any students in the classroom. .E ğer o ipi öyle b ir yere koyarsan. Any: e.Çoğu peynir inek sütünden yapılır. . .g. Any. a) Most cheese is made from cow's milk. barely.g.” gibi olumsuzluk içeren fiiller yapıca olumlu cümlelerde kullanılmalarına rağmen olumsuzluk ifade ettiklerinden dolayı bu tür yapıların bulundukları cümlelerde “any” yapısı çoğul isim alabilir. . .Telefon görüşmesinin ardından bütün ümitlerini yitirdi. Yukarıdaki c örneğinde “most" yapısı cümlede daha önce geçen bir ismin yerine kendinden sonra bir isim almadan kullanılmıştır.Çoğu İsviçreli Fransızca anlar. hiç”. Yukarıdaki b örneğinde ise “any” yapısı çoğul “animals” ismi ile beraber kullanılmıştır. Yani zamir olarak kullanılmıştır.örneğlnde “most” yapısı çoğul “people” ismi ile beraber kullanılmış ve bundan dolayı özne çoğul olduğu için “understand” fiili çoğul özneye göre çekimlenmiş ve “-s” takısı almamıştır. “some" yapısı “biraz.E ğer hiç tereddütü yoksa aklındaki şeyi yapabilir. “hardly.

ancak kimi zaman "Can . us. c) Many people like chocolate.Birçok insan çikolatayı sever. a) No logical reasons were/was given to us for the delay. “ No” yapısı bu şekilde tekil bir isimle beraber kullanılıp cümlede özne olduğunda devamındaki fiil tekil özneye göre çekimlenir. a) Some aspects of technology will be analysed in the program..Eğer istediğini elde etmek istiyorsan biraz özen göster. Bu örnekte tek başına kullanılan “ som e” yapısı aslında "som e people” anlamı vermektedir. “ Some" yapısı yukarıdaki örneklerde olduğu gibi genelde olumlu cümlelerde kullanılır. . 0 Bu yapılardan “ m ost". . his. Yukarıdaki b örneğinde ise “ soma” yapısı sayılam ayan “ attention” ismi ile beraber kullanılmıştır.. you. b) The patient did get no advice after a session of two hours.g.? ” tarzında yapılan bazı soru cümlelerinde de kullanılır. etc. . Yukarıdaki a örneğinde “ som e" yapısı çoğul “ aspects" ismi ile beraber kullanılmıştır. Bu şekilde “ no” yapısı çoğul bir isimle kullanılıp özne olduğunda devamında fiil ya da yardımcı fiil anlam farkı olmadan tekil ya da çoğul şekilde çeklmlenebilir ama yazı dilinde tekil olarak çeklmlenmesi daha çok kullanılır.e tc . ' “ N o " y a p ıc ı ke n d isin d e n s o n ra m u tla k a bir isim a la ra k ku llan ılır (n o m o n ey . Yukarıdaki a örneğinde “ no” yapışı çoğul “ reasons” ismi ile beraber kullanılmıştır. my. Yukarıdaki c örneğinde “ som e” yapısı cümlede daha önce geçen bir ismin yerine kendinden sonra bir isim almadan kullanılmıştır. ou r.)../to saaliik seansın ardından hasta hiç tavsiye almadı. . these. ama bazıları nefret eder. c) No attempt will flourish unless one really believes it will work. Yani zamir olarak kullanılmıştır.Gerçekten işe yarayacağına inanmadıkça hiçbir teşebbüs başaı ııı olmaz.Bu program da teknolojinin bazı yönleri tahlil edilecek. Y a n i " n o ” y a p ıs ı tek b a ş ın a ku llan ılm az. 256 . b) Pay some attention if you desire to get what you want. those.) ve devamında ya sayılam ayan bir isim ya da çoğul isim gerektirir.Erteleme için bize h içbir m antıklı sebep sunulmadı. .. “ some” ve “ any” yapıları kendilerinden sonra eğer “ o f ’ alarak kullanılacaklarsa ya bir “ Object Pronoun” (them.g. but some hate It. . Yukarıdaki b örneğinde ise “ no” yapısı sayılamayan “ advice” ismi ile beraber kullanılmıştır.? " ve "W ould you lik e . No1: e. A yrıca . " n o " y a p ıs ı k e n d isin d e n so n ra " o r a la ra k d a ku llan ılm az..DÇKRMIN€RS < OURNTIFISRS 5 Some: e. Yukarıdaki c örneğinde ise “ no” yapısı sayılabilen tekil b ir isim olan “ attem pt" ismi iie kullanılmıştır. no explanation. . it) ya da bir determiner (the.

Şimdi bu yapıları ayrı ayrı inceleyelim: Both: e.Adam onların h e r ikisini de boğazlam ak üzereydi.g. e örneğinde olduğu gibi kısa cevaplarda ise yardımcı fiille özne arasına gelir. Yani zamir olarak kullanılmıştır. . Yukarıdaki a örneğinde “both” yapısı çoğul “delegates” ismi ile beraber kullanılmıştır. We couldn’t find any o f the things we needed. The man was about to slaughter both o f them I them both. d örneğinde olduğu'gibi yardımcı fiil yoksa ana fiilden önce kullanılır. “Both” yapısı bu şekilde kendisinden sorya çoğul isim alarak kullanılır. h is . those. Most o f the cheese is too vapid to eat. . . .Sınıfta iki öğrenci var ve h e r ikisi de 25 yaşın üstünde. it the. e) A: Which of you can make up a sentence using the word “report"? . a) Both delegates were in favour of the new agreement.S uat GÜRCRN < Rıdvan GÜRBÜZ S Most | Some Any e. Yukarıdaki c örneğinde olduğu gibi “Both” yapısı cümlenin öznesi ile beraber kullanıldığında yardımcı fiil varsa ondan sonra. . Yukarıdaki b örneğinde ise “both” yapısı cümlede daha önce geçen bir ismin yerine kendinden sonra bir isim almadan kullanılmıştır. + çoğul isim /sa yıla m a ya n isim Most o f the peoo/e here know each other.H e r ik i deiege de y e n i anfaşmayı destekliyordu. Bu örnekte tek başına kullanılan “both” yapısı aslında “both students” anlamı vermektedir. c) They were both fascinated by her appearance. 257 . . . us. . d) We both longed for such an opportunity to show what we could do on the stage. my.. 7.Peynirin çoğu yenm eyecek kadar yavan/tatsız..İhtiyacım ız olan şeylerin hiçbirini bulamadık. b) There are two students in the class and both are over 25. “Both” yapısı cümlenin nesnesi ile beraber kullanıldığında ise aşağıda gösterildiği gibi iki şekilde kullanılabilir: e.g. you.Sağlık problem lerinin bazıları doğrudan beslenme şekli ile bağlantılıdır.. Bunlara ek olarak.Buradaki insanların çoğu birbirlerini tanır.Onların h e r ikisi de onun görünüşünden büyülendi.H e r ikim iz de yapabiliriz.Both. Neither: Sadece iki şeyden bahsederken kullandığımız bu yapılardan “both” yapısı “her ikisi”. “either” yapısı "ikisinden biri”. . Either.g. Some o f vour health ornhlem s are directly linked to the nutrition style.H e r ikim iz de sahnede ne yapabileceğimizi göstereceğim iz böyle b ir fırsat bekliyorduk.Hanginiz ”report" sözcüğünü kullanarak b ir cümle yapabilirsiniz? B: We both can. . these. ve “neither” yapısı “ikisinden hiçbiri” anlamına gelmektedir. j y them.

Ancak. . (Both are . .e tc . Yukarıdaki a örneğinde “ neither” yapısı sayılabilen tekil “ offer” ismi ile beraber kullanılmıştır. b) N either appeals to me because of low wages. .etc. “practically" ve “nearly” zarflarının yanı sıra “not” olumsuzluk ifadesi ile nitelenebilirken “each” hiçbir şekilde nitelenmez.Onların h e r ikisinin de bilgisayarları ile aynı sorunları var. bir bütün olarak grubu niteler ve “hepsi” anlamına daha yakındır. .g.g. “ every" ise aynı şekilde bir grubun bütün öğelerini vurgular ancak c grubun üyelerini ayrı ayrı değil.d eter m in ers & q u an tifie r s S uat GÜRCAN < Rıdvan GÜRBÜZ 5 0 “ B oth" yapısı da kendisinden sonra “ o f alarak kullanılabilir. .g. Ayrıca. Bu örnekte tek başına kullanılan “ neither" yapısı aslında “ neither offer” anlamı vermektedir. 0 “ Either” ve “ neither” yapıları kendilerinden sonra “ o f ’ alarak da kullanılabiiiriler. . y o u ) ya da bir determiner (the. Ancak. us. “ Either” yapısı bu şekilde kendisinden sonra sayılabilen tekil isim alarak kullanılır ve özne olarak kullanıldığında fiil ya da yardımcı fiil tekil özneye göre çekimlenir (iş). Bu şekilde de kullanıldığında “each” yapısı yukarıdaki örnekte olduğu gibi yine tekil olarak düşünülmelidir. 0 Ayrıca “e v e r/’ yapısı bir birim/rakam ifade eden yapılarla da kullanlır.Each or Every? Bu iki yapı da kendilerinden sonra sayılabilen tekil isim alarak kullanılırlar ve her zaman tekil olarak değerlendirilirler.. “ Neither" yapısı bu şekilde kendisinden sonra sayılabilen tekil isim alarak kullanılır ve özne pozisyonunda kullanıldığında İse fiil ya da yardımcı fiil tekil özneye göre çekimlenir (appeals). Bu durumda “ o f yapısının ardından ya bir “ Object Pronoun” (them .. 0 “Every” sıfatı “almost”.Okuldaki h e r çocuk kavga ile ilgili olarak ayrı ayrı sorgulandı. Bu kullanımda “ o f ’ yapısının yanı sıra “ determ iner” yapısının da kullanılmaması mümkündür. Ayrıca.g. yani zamir olarak. Yukarıdaki b örneğinde ise “ either” yapısı cümlede daha önce geçen bir ismin yerine kendinden sonra bir isim almadan kullanılmıştır.İki tekliften hiçbirisi düşük ücretlerden dolayı bana cazip gelmiyor. . Aşağıdaki.. H e r biri farklı b ir şey getirmeye söz verdi. 0 “Each” yapısı kendisinden sonra bir isim almadan daha önce bahsi geçen bir ismin yerine tek başına zamir olarak kullanılabilir. bir determiner ve devamında bir çoğul isimle beraber kullanıldığında “ o f ’ yapısı atılabilir. I answer every single letter I receive.Tartışmaların ikisine de katılm ak istemedim. Bu şekilde de kullanıldığında “ eith er" yapısı yukarıdaki b örneğinde olduğu gibi yine tekil olarak düşünülmelidir. . Bu şekilde de kullanıldığında “ neither” yapısı yukarıdaki b örneğinde olduğu gibi yine tekil olarak düşünülmelidir. Both Kof) thel explanations made by him were to illustrate the real crime rate.A dadaki h e r evin elektriği yok.g. Alm ost every building was damaged In the earthquake. Yukarıdaki a örneğinde “ either” yapısı sayılabilen tekil “ reaction” ismi ile beraber kullanılmıştır. Yani zamir olarak kullanılmıştır.g.g. Olumsuz bir cümlede “ either" yapısı özne olarak kullanılmaz.Onların ikisi de bu gece kulubüne giremez. a) N either offer appeals to me because of low wages. Either. “ bo th" yapısı bir Object Pronoun ile kullanıldığında “ o f ’ yapısı atılamazken. m y.. c) N either o f them is/are allowed to enter this night club.) ve devamında çoğul isim getirilir. m y. these.Öğrenciler piknikle ilgili konuştum. Bu yapılardan “ each” . .. o u r. (Both reactions are . 258 259 .H e r çocuk yılbaşında eğlenir. “every” sıfatı kendinden sonra “single” ifadesini alarak bir bütünün her bir parçasını vurgulayabilir. Yukarıdaki b örneğinde ise “ neither” yapısı cümlede daha önce geçen bir ismin yerine kendinden sonra bir isim almadan kullanılmıştır. our. Each child in the school was questioned separately about the fight. ama yazı dilinde tekil yapı daha çok kullanılır. b ve c örneklerinde olduğu gibi “ neither” yapısı çoğul isimle devam edip cümlede özne pozisyonunda olduğunda daha önce işlediğimiz “ n o " yapısında da olduğu gibi fiil ya da yardımcı fiil anlam farkı olmadan “tekil" ya da “çoğul" şekilde çekimlenebilir.İki oyundan hiçbiri um duğum uz kadar heyecanlı değildi.İkisinden hiçbiri düşük ücretlerden dolayı bana cazip gelmiyor. .H er iki tepki de kaba b ir tutum olarak değerlendirilir. .. Both o f them have the same troubles with their computers. Yani zamir olarak kullanılmıştır. e. these. Yani zamir olarak kullanılmıştır. you) ya da bir determ iner (the. e. Bu örnekte tek başına kullanılan “each” yapısı aslında “each student” anlamı vermektedir. E very child enjoys the New Year's Eve.D ört haftada b ir doktorunla görüşmelisin. .Neredeyse bütiln binalar depremde h asar gördü.) .Onun tarafından yapılan açıklamaların h e r ikisi de gerçek suç oranını göstermekteydi. You should see vour doctor every fo u r weeks.g.. b) N either o f the gam es was/were as much exciting as we expected.. bir grubu oluşturan öğeleri avrı avrı vurgulayıp ‘her b ir’ anlamını taşır. those. e. N ot every house on the island hâs electricity. “every” yapısının tek başına. b) E ither is regarded as a rude attitude. e. Bu örnekte tek başına kullanılan “ either" yapısı aslında “ either reaction” anlamı vermektedir. . kullanımı söz konusu değildir. E ach promised to bring something different. I talked about the picnic with the students. e. 8.) . us. Bu durumda “ o f yapısının ardından ya bir “ Object Pronoun” (them. e. a) E ither reaction is regarded as a rude attitude. Neither: e. “ either” yapısı sadece yukarıdaki b örneğinde olduğu gibi olumlu cümlede ya da soru cümlelerinde özne olarak kullanılır. .) ve devamında ço ğ u l is im getirilir. th o se .H e r ikisi de kaba b ir tutum olarak değerlendirilir.Aldığım h e r b ir m ektubu cevaplarım. a) I didn’t want to participate in either o f the discussions. Yukarıdaki örnekte kullanılan “each" yapısı cümlede daha önce geçen bir ismin yerine kendinden sonra bir isim almadan kullanılmıştır. e. h is. his.

) ve devamında çoğul isim ya da sayılam ayan b iris im getirilir. . b) We all have our own cameras in order that we can take lots of photos In a short time. his. Bu durumda “ o f ’ yapısının ardından ya bir “ Object Pronoun” (them. Each o f the participants is going to be given a suprlse prize. our..) ve devamında çoğul isim getirilir. our. you) ya da bir determiner (the.) ve devamında çoğul isim gerektirir.g.Kısa süre içinde çok fotoğraf çekebilelim diye hepimizin kendi fotoğraf m akinesi var.All or Whole? “ A ll" yapısı kendinden sonra çoğul b ir isim ya da sayılamayan b ir isim alabilir ve “bütün.g.. a) The girls had ağ left by the time we reached the place where we would meet.Öğrencilerin hepsi toplantıya katılmalı. b örneğinde olduğu gibi yardımcı fiil yoksa ana fiilden önce kullanılır.Bütün ekm ekler çabucak bayatlar. it) ya da bir determiner (the. you. .Bütün kiaplar b ir fikir içerm eleri bakımından çok önemlidirler. “ ali” yapısı bir Object Pronoun ile kullanıldığında “ o f ’ yapısı atılamazken. e. .Evet hepimiz bitirdik.. hepsi” anlamında kullanılır.etc. his.g.. you) ya da bir determiner (the. 0 "A ll” yapısı kendisinden sonra “ o f alarak kullanılabilir. us.Çok yoğun çalıştıklarından dolayı. e. Bu durumda “ o f" yapısının ardından ya bir “ Object Pronoun” (them.g. us.Kızların tamamı buluşacağım ız yere varana kadar gitmişti. ou r. bir determ iner ve devamında çoğul ya da sayılamayan bir isimle beraber kullanıldığında “ o f ’ yapısı atılabilir. 260 . .Mutfaktaki ekmeğin tamamı o kadar bayattı ki hiç yiyemedik. 9. they each received bonus. Bunlara ek olarak. Kendisinden hemen sonra “ o f ' alabilen “ each” yapısının aksine "every” yapısı kendisinden sonra “ o f ’ alamaz.Testi bitirdiniz mi?) B: We aji have. c) A: Have you finished the test? . All Kof) the breadl in the kitchen was so stale that we couldn't eat any of it. us. 0 “ Each” yapısı cümlenin öznesi ile beraber kullanıldığında aşağıdaki a örneğinde olduğu gibi yardımcı fiil yoksa ana fiilden önce. Bu kullanımda “ o f yapısının yanı sıra “ determiner” yapısının da kullanılmaması mümkündür. his.” şeklinde kullanılır ve bu yapı devamında “ each” yapısında olduğu gibi ya bir “ Object Pronoun” (them.. these. b örneğinde olduğu gibi yardımcı fiil varsa ondan sonra kullanılır..D6TÇRMINSRS < OURNTIFISRS 5 0 “ Each” yapısı kendisinden hemen sonra “ o f ' alarak da kullanılabilir. 0 Aşağıdaki a örneğinde olduğu gibi “ A li" yapısı cümlenin öznesi ile beraber kullanıldığında yardımcı fiil varsa ondan sonra. . a) As they had worked so hard.. .Katılımcıların h e r birine sürpriz b ir ödül verilecek. Eğer “ every” yapısı ile “ o f' kullanılacaksa “ every one o f. . my. . A ll books are of high importance In terms of having an idea in. Every one of the m em ber countries should accept Turkey’s integration to the EU. my. my. b) They have each taken their own share. those. .. these. those. onların h e r biri ikramiye aldı. e. Ancak.etc.etc. . A ll f(of) thel students are to attend the meeting.Üye ülkelerin h e r biri Türkiye'nin Avrupa Birliği’n e entegrasyonunu kabul etmelidir. those. e. All bread gets stale quickly. these. c örneğinde olduğu gibi kısa cevaplarda ise yardımcı fiille özne arasına gelir.Onların h e r biri kendi paylarını aldılar. .

Bütün hayatını gerçek aşkı arayarak geçirdi. . . “The/this/my.g.g.g.H içbir uçak yüzde yü z güvenli değildir..Yaz için hiçbir p/anımız yok. c) There is no time to talk about it now.. Yukarıdaki a örneğinde “no” yapısı kendisinden sonra sayılabilen tekil b ir isim (aeroplane).Büfün ekm eği kendi başına yedi. 0 Ali yapısı ikame olarak kullanılıp devamında onu açıklayan “that” ile yapılmış bir Adjectival Clause yapısı alarak da kullanılabilir. a. Bu kullanımda “AH” yapısı özne pozisyonunda ise yardımcı fiil tekil olur. Almadığında ise herhangi bir anlam farklılığı söz konusu olmaz. Whole forests in North Africa were destroyed during Roman times. A ll forests İn North Africa were destroyed during Roman times. e. ve c örneğinde ise sayılam ayan b iris im (time) kullanılmıştır. (= every single one of them) . Bir başka deyişle. . “no" yapısı zamir olarak yani tek başına kullanılmaz. . e.Kuzey Afrika 'daki bütün orm anlar Roma döneminde tahrip edildi. . 0 Çoğul isim lerle beraber kullanıldıklarında “AH” ve “Whole” yapıları arasında anlam farklılığı mevcuttur.g. Ancak. . “whole” yapısı zaman ifadeleri ile kullanıldığında mutlaka önüne bir determ iner (the.NO or NONE? “No” yapısını daha önce işlemiştik ve hatırlanacağı üzere “No” yapısı kendisinden sonra mutlaka bir isim alarak kullanılır.ete. He ate the whole loaf by himself. He gave some courage to a ll o f us / us all. a) No aeroplane is 100% safe. Bu durumda “that” yapısının istenirse kullanılmayablleceğini de hatırlatalım. “whole” kullanımı ile “ali” kullanımı arasında net bir fark vardır.Onunla ilg ili konuşm ak için hiç zaman yok. (= entire areas of forest) . I waited all fth e ) week for him to reply my letter. b örneğinde çoğul bir isim (plans). Ancak. e.M ektubumu cevaplam ası için bütün hafta bekledim.. All (that) I want you to do is to be quite. . e. it is not necessary to read the whole book I all the book to get a general idea.. Bu isim sayılabilen tekil.) almalıdır.Yapmanı istediğim tek şey sessiz olman. He spent his whole life / all his life in search for finding true love.etc.g. sayıfamayan ya da çoğul bir isim olabilir. e. 0 “Ali” yapısı zaman ifadeleri ile kullanıldığında ‘the’ alabilir. .” gibi determ iner yapılar "whole” yapısının öncesinde kullanılırken hatırlanacağı gibi “ali” yapısının sonrasında kullanılmaktaydı. b) We have got no plans for the summer. / He ate all the loaf by himself.Hepimize biraz cesaret verdi.Kuzey Afrika'daki orm anlık alanların tamamı Roma döneminde tahrip edildi.Genel b ir fikir edinm ek için bütün kitabı okumak gerekli değildir.g. 10. . 0 Sayılabilen tekil isimlerle kullandığımızda “All” yerine “Whole” kullanımı daha yaygındır. I waited th e whole week for him to reply my letter.S uat GÜRCRN < Rıdvan GÜRBÜZ S 0 “ AH” yapısı cümlenin nesnesi ile beraber kullanıldığında ise aşağıda gösterildiği gibi iki şekilde kullanılabilir: e. 261 . . .

Yukarıdaki a örneğinde “ h a lf’ yapısı kendisinden sonra çoğul b ir isim (answers). Ancak. Daha önce belirttiğimiz gibi. yo u .Gerekli paranın yarısını topladıktan sonra.Şehirden ayrılm adan önce hiçbirimizle konuşmadı.Kitapların tamam ı benim değil. ve c örneğinde ise sayılabilen tekil b ir isim (book) kullanılmıştır.g. -H iç b irin i.Kitabın yarısını özetleyeceksin. she ran away with it. . th o se . Bu üç örnekte kullanılan “ o f yapıları kendilerinden sonra bir determ iner alarak kullanılmıştır ve istenirse atılabilir. d) Not all the books here are mine. bu şekilde bir Object Pronoun ile kullanıldığında “ o f ’ atılamaz.Bu peynirin hiç biri iyi değil. a) None o f m v brothers remembered my birthday. you.. c) She spoke to none o f us before leaving the town.g: a) H a lflo fi the answers were already written on a separate sheet.g. c) You are going to summarize h a lf lo t) the book. s a y ıla b ile n te k il ya da sayılam a ya n b ir is im getirilir. “ O f’ yapısının ardından ya bir “ Object Pronoun” (them . H a lf o f them belong to my friend.. “ None" yapısı zam ir olarak yani daha önceden bahsi geçen bir ismin yerine tek başına kullanılabilir. us.e tc . ve c örneğinde ise Object Pronoun (us) kullanılmıştır. daha önce belirttiğimiz gibi “ No” yapısı bu şekilde kullanılmaz. m y. Bir Object Pronun ile beraber kullanıldığında daha önce işlediğimiz diğer yapılarda olduğu gibi “ o f ’ atılamaz ama “ Of + determ iner” yapısının “ h a lf’ İle kullanımında ‘o f atılabilir. Yukarıdaki a örneğinde “ none" yapısı kendisinden sonra çoğul b iris im (brothers). o u r. . . Oniarın yarısı arkadaşımq ait. us. th o se . th e se . e. it) ya da bir determ iner (the. e. b örneğinde sayılamayan bir isim (cheese).) ve devamında ç o ğ u l is im ya da sa yıla m a ya n b ir is im getirilir.e tc.Kitapların kaç tanesini okudun? B: None.. 1 1 -Half: “ H a lf’ yapısı kendisinden sonra sayılabilen tekil. b) None o f this cheese is any good. Ancak. . 262 . h is .. it) ya da bir determiner (the.) ve devamında ç o ğ u l is im . sayılamayan ya da çoğul b ir isim alabilir. . these. b örneğinde sayılamayan bir isim (money). m y. e. “ H a lf’ yapısı kendinden sonra genelde ‘o f alarak kullanılır. b) Having raised h a lf t of) the money required. . “ O f’ yapısının ardından ya bir “ Object Pronoun” (them . A: How many of the books have you read? . h is. o u r.p e re m iN m s s ı o u r n tifier s "None” yapısı bir ismi niteleyecekse kendinden sonra mutlaka “ o f ’ almalıdır. d örneğinde “ h a lf yapısı bir O bject Pronoun (them) ile kullanılmıştır.Kardeşlerimden h içbiri doğum günümü hatırlamadı. .. parayla kaçtı.Cevapların yarısı zaten ayrı b ir kağıtta yazıtıydı.

.g. 0 “ Others” yapısı z a m ir olarak kullanılır yani kendisinden sonra herhangi bir isim almaz.takip eden yardımcı fiil tekil olacaktır. Özne olarak kullanıldığında kendinden sonra.. Yukarıdaki a vë b örneklerinde kullandığımız “ others” yapıları rakam olarak net bir sayıya gönderme yapmamaktadırlar. . diğer” anlamına gelmektedir. The others. Others.Many a/an: “ Many a” yapısı kendinden sonra tekil bir isim almasına rağmen “ birçok” anlamına sahiptir. any. Zamir olarak kullanıldığında ise tekil bir ismin yerine kullanılır.. Anlamca çoğul isimlerin yerine kullanılıp “diğerleri. . . “ other” yapısının farklı formlarının farklı anlamları ve kullanımları vardır. a) Two of the five students failed in the exam. but o th e rs refuse to use it. D iğer öğrenciler geçti.Other. We should find o th e r w avs of teaching essay writing. / Som e o th e rs will be . .g .g.Bunlar makale yazm ayı öğretmenin etkili yollan değil.Bugün birkaç tane daha başka aday mülakata alınacak. m any. e.Beş öğrencinin ikisi sınavdan kaldı. 263 . e. Başka yo lla r bulmalıyız. 13.g. M any a man h a s gathered to protest the new regulations. 0 “ The other” yapısı ya iki şeyden diğer ya da belli bir grupta geriye kalan son şeye gönderme yapar. Sıfat olarak kullanıldığında kendisinden sonra hem tekil hem de çoğul isim alabilir. Bu yapının gönderme yaptığı grubu oluşturanların sayısı belli değildir. . .B unlar yetersiz.Yeni müdürümüz ile iyi geçinmekten başka hiçbir seçeneğimiz yok. Another: “ Other” yapısı çeşitli formları olan bir yapı olup “ başka. b) Some writers use allegory often. Bu yapı hem sıfat hem de zam ir olarak kullanılır. The other. e . Şimdi bu formları ve kullanımları ayrı ayrı inceleyelim: 0 “ Other” yapısı sıfat olup kendisinden sonra ç o ğ u l is im alarak kullanılır. a) These are not effective ways of teaching essay writing.S uat GÜRCRN & Rıdvan GÜRBÜZ 12. We should find o th e rs . e.Bazı yazarlar sık sık kinaye kullanır ama diğerleri kinaye kullanmayı istemez. These are not effective.. The o th e r students passed.efe” gibi yapılarla niteleyebiliriz. . . e. Ancak.g. We don’t have a n y o th e r option but to get along with our new director. Makale yazm ayı öğretmenin başka yollarını bulmalıyız. Som e o th e r applicants will be interviewed today. 0 “ Other” ve "others” yapılarını “ some. başkaları” anlamı verir.Yeni düzenlemeleri protesto etmek üzere birçok kişi toplandı.

Onlardan biri ofisinde. The other PC iş at her home. e. Bu cümlede aslında “ a n o th e r s h e e t” anlamındadır. Onlardan biri ofisinde. The o th e r is at her home. Give me a n o th e r. Ancak. lütfen? b) One sheet is not enough. I have read seven of these 10 books.g.Onun iki bilgisayarı var. Bana b ir tane daha ver. c) She has two PCs. b ir başka” anlamına sahiptir. . İkinci fa örneğinde ise “ another” yapısı tek başına yani zam ir olarak kullanılmıştır. 0 “ Another” yapısı “ bir diğer. Mesela a örneğinde geriye kalan üc öarencive. 0 “ Another” yapısı yukarıda belirttiğimiz gibi normalde kendisinden sonra tekil isim alarak kullanılır.g. Diğerleri halen eldeğmemiş duruyor. Son c örneğimizde ise “ the other” yapısı tek başına yani zam ir olarak “ the other PC” anlamında tekil olarak kullanılmıştır. e. One of them is in her office. They love each other. . . . . b irb irleri” anlamına sahiptirler.g.Pazartesi benim için uygun değil. D iğer bilgisayar evinde. 264 . b ve c örneklerinde ise geriye kalan tek PC’ve göndermede bulunmaktadır.Onun iki bilgisayarı var. Yukarıdaki a örneğinde “ the other” yapısı çoğul bir isim olan “ students" ile kullanılmıştır. gruplandırma ifade eden rakamlarla beraber kullanıldığında kendisinden sonra çoğul isim alması mümkündür. “One another” yapısı genelde ikiden fazla şeye gönderme yaparken. a) Monday is not convenient for me. IZI “ One another / Each other” yapılan daha önceden bahsi geçen taraflar arasında karşılıklı bir ilişkiye gönderme yaparlar ve “ birbiri.B ir üçyüz kişinin daha deprem de hayatını kaybettiği bildirildi. £1 “ The others” yapısı sadece zam ir olarak kullanılır ve sayısı belli olan çoğul bir isme gönderme yapar. Can you please come a n o th e r day ? . Diğeri evinde.B ir sayfa yeterli değil.Bu on kitabın ye di tanesini okudum.g. “each other” ise iki şeye gönderme yaparken kullanılır. One of them is in her office. Bu yapı ya sıfat olarak kendisinden sonra tekil bir isim alıp kullanılır ya da zam ir olarak yine tekil bir ismin yerine kullanılır. . Everybody in the class should help one another. e. Yukarıdaki örnekte “ the others” yapısı “geri kalan üç kitaba” göndermede bulunmaktadır. Başka b ir gün gelebilir misin. Yukarıdaki a örneğinde “ another” yapısı te/c//“ day” ismi ile kullanılmıştır. The o th e rs still remain untouched. . Bu örneklerin tamamında dikkat edilmesi gereken şey “ the other” yapısının rakam olarak net bir savı söz konusu olduğunda kullanıldığıdır.Sınıftaki herkes birbirine yardım etmeli. Yani belli bir rakam ifade etmektedir ve çoğul olarak kullanılmaktadır.D€T€RM!N€RS& QURNTIflGJS b) She has two PCs.Onlar biribirlerini seviyorlar. İkinci örneğimiz olan b örneğinde ise “ the other” yapısı tekil bir isim olan “ PC” ile kullanılmıştır. e. It has been reported that a n o th e r 300 people were killed in the earthquake.

Devamındaki cümlede ise P o s s e s s iv e P ro n o u n s yapılarından olan " y o u r s " ve " m in e " yapıları cümlelerin özneleri olarak kullanılmıştır.O onunkini getirecek ve onlar onlarınkileri getirecekler. M v calculator is here.g. Ayrıca zamir olmayan benzer bir grup da P o s s e s s iv e A d je c tiv e s grubudur ve bu gruptaki yapılar kendilerinden sonra mutlaka bir isim almalıdır. Yours is on the desk. .Senin hesap m akinen sıranın üstünde. Yukarıdaki b örneğinde “ h e r " ve “ th e ir" yapıları kendilerinden sonra " n o te b o o k " ismini almışlardır ve devamındaki cümlede P o s s e s s iv e P ro n o u n s yapılarından olan " h e r s " ve “ th e ir s " yapıları ismin yerini tutarak cümlede nesne olarak kullanılmışlardır. . O b je ct P ro n o u n s ve P o s s e s s iv e P ro n o n u n s olmak üzere üç grupta toplayabiliriz.Seninki sıranın üstünde. Benim hesap makinem burada. She will bring hers and they will bring theirs. a) Your calculator is on the desk. Şimdi bu gruplan inceleyelim. e. Benimki burada. . Y o u r c a lc u la to r (senin hesap makinen) -> y o u rs (seninki) M y c a lc u la to r (Benim hesap makinem) — m ine (benimki) > a) She will bring he r notebook and they will bring th e ir notebook.O kendi dizüstü bilgisayarını getirecek ve onlar kendi dizüstü bilgisayarlarını getirecekler. Bu yapıların cümlede hem özne hem de nesne pozisyonunda kullanılmaları mümkündür. Daha önce de söylediğimiz gibi P o se ssive A d je c tiv e s grubundaki bu yapılar kendilerinden sonra mutlaka bir isim alırlar. . Subject Pronouns Object Pronouns Me You i Him Her ! It Us You Them 1 Possessive Adjectives 1 My + noun | Your His || Her ■ Possessive Pronouns Mine Yours His Hers Its Ours Yours Theirs | | * | | 1 i 1 [ You r He She [ u We 1 You I They | I 1 its I Our 1 Your || Their P o ssessive P ro n o u n s grubundaki yapılar "Possessive A d je c tiv e + noun” gibi işlev görürler ve bir ismin yerine geçmektedirler. 265 . H e r n o te b o o k (onun dizüstü bilgisayarı) — h e rs (onunki) > T h e ir n o te b o o k (onların dizüstü bilgisayarları) -> th e irs (onlarınki) Yukarıdaki a örneğinde “y o u r” ve "m y ” yapıları kendilerinden sonra " c a lc u la to r " ismini almışlardır.S uat GÜRCRN < Rıdvan GÜRBÜZ S PRONOUNS İngilizce’de zamirleri S u b je c t P ro n o u n s . Mine is here.

. a) She invited m e to the party.Kazadan dolayı kendini suçladı. a) He was able to produce a solution. e. Şimdi bu yapıları ve kullanıldıkları yerlerle nasıl kullanıldıklarını inceleyelim: Subject Pronouns Reflexive Pronouns Myself Yourself Himself Herself Itself Ourselves Yourselves Themselves 1 You He She It We You They 0 Reflexive Pronouns yapılarından birini kullanabilmek için o cümlenin öznesi ile nesnesinin aynı kisi/sev olması gerekir. e.g. 266 . . He cut h im s e lf. . . Devamındaki b örneğinde ise "us"yapısı " w ith " Preposition'un nesnesi olarak kullanılmıştır. .g.peremmeRs a ourntirçrs S u b je c t P ro n o u n s grubundaki yapılar cümlede her zaman özne pozisyonunda kullanılırlar. b) We should seek professional aid. .Biz profesyonel yardım istemeliyiz.Onlar bizimle kalıyorlar. e.B eni partiye davet etti. O b je ct P ro n o u n s grubundaki yapılar cümlede her zaman ya bir fiilin ya da bir Prepositon'un nesnesi olarak kullanılırlar. b) They stay with us.g. Yukarıdaki a örneğinde "H e" yapısı b örneğinde ise ‘W e " yapısı cümlelerin özneleri olarak kullanılmıştır. She blamed h e rs e lf for the accident. Reflexive Pronouns: Bu grupta değerlendireceğimiz yapılar Türkçe'de " d ö n ü ş lü lü k " ifadeleri olarak kendilerine karşılık bulurlar.Kendini kesti. Öznesi ve nesnesi aynı olmayan cümlelerde Reflexive Pronoun kullanılmaz. Yukarıdaki a örneğinde "m e " yapısı " in v ite " fiilinin nesnesi olarak kullanılmıştır.O b ir çözüm üretebildi.

Bu sırrı aramızda tutm amız lazım.Kendi kendine konuşuyor. She cleaned the house b y herself. 267 . . Ancak. Yukarıdaki a ve b örneklerinde Preposition öznenin eylemden etkilendiğini anlatmaktadır ve özne ile nesne aynıdır. vardım alm adan" anlamı verirler. b) They are angry with themselves. .Öğretmenin kendisini görm eyi istediler.O evde yalnız. 0 Reflexive Pronouns yapıları nesneyi vurgularken nesneden hemen sonra getirilir. e. a) He is talking to him self. a) They themselves built the house. They wanted to see the teacher him self. Diğer c ve d örneklerinde ise Preposition bir yer ifade etmektedir. b örneğinde fiilin nesnesi olduğu i$n nesneden sonra ve c örneğinde fiilden hemen sonra kullanılmıştır.g. Özneyi nitelerken özneden hemen sonra kullanılabileceği gibi fiilden hemen sonra da kullanılabilir. c) He doesn’t have any money with him .Kendilerine kızıyorlar. . .Biz müdürün kendisi İle konuştuk. .Özerinde hiç parası yok. .Evi kendileri inşa ettiler. 0 Reflexive Pronouns yapıları by + reflexive pronoun şeklinde de kullanılabilir. e. . Bundan dolayı R eflexive Pronoun kullanılmıştır. .S uat GÜRCRN < Rıdvan GÜRBÜZ S 0 Reflexives Pronouns yapıları bir Preposition'dan sonra kullanılabilir. Bundan dolayı özne ile nesne aynı olmasına rağmen bu iki örnekte Preposition bir yer ifade ettiği için de Object Prponoun yapıları kullanılmıştır.g.g. c) They came them selves. . özneyi nitelerken fiilin devamında bir nesne varsa nesneden sonra getirilir. e.E vi kendileri inşa ettiler.Evi kendi basına / vardım almadan temizledi.Kendileri geldiler. e. . Özneyi vurgularken " them selves" yapısı yukarıdaki a örneğinde özneden hemen sonra. b) They built the house them selves. eğer Preposition öznenin yapılan eylemden etkilenmesini değil de bir yer ifade ediyorsa özne ile nesne aynı olsa bile Reflexive Pronoun değil Object Pronoun kullanılır. Ayrıca.g. Bu şekilde kullanıldığında ya “yalnız" ya da “kendi basına. . She is by herse lf at home. 0 Reflexive Pronouns yapıları özneyi va da nesneyi vurgulamak için de kullanılır. We talked to the director him self. d) We should keep this secret between us.

Kalacak hiçbir yerim yok. . on y o u r own. I don't need anybody.H er y e r karla kaplıydı. . “now here" yapılarıdır.Civardaki heryere yürüyorum ve daha uzun yolculuklar için otobüse biniyorum. . = I was sitting bv m vsetf in the room. . = She cleaned the house bv herself. .D€T&m N€RS& QUANTIFIERS 0 "On + posessiVe a d je c tiv e + o w n " (on m y own.. Özne olduklarında bu yapıların hepsi tekjl olarak değerlendirilirler ve fiil ya da yardımcı fiil tekil özneye göre çekimlenir.Odada te k basıma / yalnız oturuyordum. don't forget the sun cream. Everywhere was covered in snow.Evi kendi basına /vardım almadan temizledi.g.Sen olmadan hiçbir şey yapılamaz. .O n u hiçbir yerde bulamadım. e.g. I Some Somebody Someone Something e. Nowhere I don't have anywhere to stay. “a ny”. Anywhere Everywhere She has nowhere to go. Any Anybody Anyone Anything Every | Everybody | Everyone [ Everything N othing can be done without you. If you are going som ewhere hot. 268 . There was no one in the cinema. “everywhere". . I know som ewhere we can go.Sıcak b ir yere gidiyorsan güneş krem ini unutma. I couldn’t find him anyw here. Indefinite Pronoun olarak kullanabileceğimiz ikinci grup yapılar yer bildiren “som ewhere".etc.) yapısını kullanarak yukarıda By * re fle x iv e pronoun kullanarak verdiğimiz "yalnız" va da "kentti hasına. . Aşağıdaki örneklerde bu yapılar Indefinite Adverb olarak kullanılmışlardır. She cleaned the house on h e r own. vardım atm adan" anlamlarını verebiliriz. on his own. e. Yer bildiren bu yapılar genel itibariyle Indefinite Adverb olarak kullanılırlar. > Somewhere e. “every" ve "no" yapıları ile yapılırlar ve cümlede özne va da nesne olabilirler. “anywhere". No Nobody No one Nothing 1 | Someone iş folllowing us. I walk everywhere locally and take the bus for longer journeys.Gidecek hiçbir yeri yok. . Indefinite Pronouns: Bu grupta değerlendireceğimiz yapılar “some".Birisi bizi takip ediyor.g.. She is very old and goes now here these days.g.Sinemada hiç kimse yoktu. .Hiç kimseye ihtiyacım yok. . . .Gidebileceğimiz b ir y e r bliyorum.O çok yaşlı ve bu günlerde h içbir yere gitmiyor. . . I was sitting on m v own In the room.

-24. — are primarily after big money but most are driven simply by the desire to shape their own destinies. family break-ups. 1. parçada boş bırakılan yere uygun diişen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. the Persians burned or smashed ■ on the Acropolis In Athens and killed • defenders. B) C) D) E) Much more A great deal of Neither Most None 2. — entrepreneurs are content with modest revenues. The language teacher has — devices which g she can employ in order to get her students to w speak. In popular cowboy films. or shooting at — . A) B) C) D) E) each both none neither other ' — heroin addicts live chaotic lives involving crime. A) B) C) D) E) Little / much Som e/others A lot of / a good amount Large numbers of / each Every / many I think the best exhibits at the British Museum are in the Egyptian section. sorularda. A). A) B) C) D) E) the other another one another others other — of the states of the USA have capital punishment. j# S E A) B) C) D) E) that many much each those =■ s: w — 4. and so on. There is a fascinating display of mummies and -— things from ancient Egypt. A) B) C) D) E) somewhere / theirs anything / itself nothing / it nobody / him everything / its The total population of Istanbul is greater than Z S — of the whole of New Zealand. so serious offenders such as murderers are executed In them. A) a vast amount of B) much more C) too much D )a n u m b e ro f E) the whole In 480 BC. homelessness. A) B) C) D) E) Many Either Any Every Both 269 .Determiners & Quantifiers / Test-1 01. disagreements are often settled by duelling.

— o f the orig in a l peoples o f eastern Africa. A) B) C) D) E) many large amounts of neither each a good deal 16. — map has a scale bar that shows how distances on the map relate to actual miles and kilometres. A) B) C) D) E) Most / theirs The whole I themselves Many / their Each / it H alf/them 270 . A) B) C) D) E) Many / they A lot of / theirs Scores of / its Few / them The other / themselves 15. are nomads. A) Both B) All C) Each D) Other E)* Lots of 13. A) B) C) D) E) several each lots of neither other 10. giving the controllers precise details o f — position. who move fro m place to place w ith — herds o f cattle in search o f water and grazing land. com m unities had sacred shrines where they placed offerings fo r the spirits o f the ir dead ancestors. — people in Equatorial Guinea believe that Illness is due to the influence o f bad spirits. Like — A fricans. A) B) C) D) E) quite a few / each a good deal of / most other / many another I more all / much 11 . extended families. A) B) C) D) E) none / their each / its some / itself neither / it another / themselves 14. Among the people o f Equatorial Guinea there is a strong tra dition o f large. particularly th e Dinka o f Sudan. In — parts o f A frica. A) B) C) D) E) themselves other another itself one another 12. w ho stay together and help — In times of hardship.D eterm iners < Q u a n tifie rs Test 1 S 9. — w ith their own customs and languages. because the acid dissolves vital minerals that the plants need fo r healthy grow th and allows — to be washed away. A irport radar tracks — aircraft as it lands. — crops grow well in high ly acidic soil. There are hundreds o f different peoples in Central Africa.

The rich empire of Persia occupied — modern dust. such as chalk.Air is not naturally “pure" and contains varying amounts of — substances. The control tower makes sure that — pilot follows the correct flight path. such as 22. sc polluting gases. — were followed by the “rigid" and the less usual “semirigid” types of airship. that all aircraft land in the right place. — continent matches the wealth of wildlife found in Africa. and Iraq. A) much / that B) a few /e ach C) a little / many . A) B) C) D) E) their / them it / its itself / it its / it them / they 271 . A) B) C) D) E) Every Each other Much of Many a No other 21. □) most / both E) few / either 20. § H A) all / any > B) each / each » C) many / the other S D) no / every E) every / others 23. adult amphibians have four legs. and Iran. water vapour. Sj[ A) each A) every » B) a lot of B) others > C) both C) half § D) none D) other •— E) much of E) each 19. which means it is unique. A) B) C) D) E) Any None Neither All Some 24. Turkey. and that there is a safe amount of time between — take-off and landing. An animal's behaviour enables it to increase — chances of survival and find a mate so that — can pass on its genes to the next generation. The earliest airships were “nongrid”. — with four or five digits.S uat GURCRN < R idvan GURBUZ S 1 7 . bacteria. is called a base. — substance that neutralizes acidity. A) B) C) D) E) That Such These No Neither 18. pollen. Apart from the caecilians and — species of salamander.

vibrations. A) B) C) D) E) A lot o f/ some Many / each Most / those A good deal / several Others / the whole — amphibians take to the water to mate and produce their eggs. Not all sounds are the same. The Chinese believe that ail forms of life are controlled by two basic movements of energy.Determiners & Quantifiers / Test-2 01.-25.S ri Û A) B) C) D) E) The other Another The others Other Others 4. and — that are fixed in one place. In the 1700's. or — signals. England had more than 200 capital offenses. A) B) C) D) E) Most / some Many / every Each / the others Several / all All / much The science of chemistry is based on our understanding of atoms and their behaviour in interacting with — . Insects normally reproduce by mating. occasionally in burrows in the ground or in moss. is crucial in hospitals. One is outward moving and — is inward moving. A) B) C) D) E) the other / every many / the whole each one / others several / most one another 1 other 7. Animals are made up of many cells. such as music. A) B) C) D) E) Plenty of Each No' Most Both 8. but — make nests on land. — are unpleasant and these we call noise. — move actively. 1. attracting — first with scents. displays. Some are pleasant to hear. parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. Jjj § w ee A) which B) that C) what D) these E) the ones A) B) C) D) E) those the other another one another some other 3. 2. or sedentary. Modern equipment. 2 » c D* s W . move their body parts. especially — modified to ^ be mobile. sorularda. A) B) C) D) E) the others the other another other others 272 . — were abolished in the 1800’s.

In line with Kyoto protocol. A) B) C) D) E) the whole many several little half of 273 . factors. There are — different kinds of electric fish living in the various rivers and oceans of the world. A) B) C) D) E) a number of a large amount of too much every a good deal of 13. There are — possible reasons for the increase jn the number of students who are not receiving a good basic education. A) B) C) D) E) great quantity of too much the number of a great many a good deal of 11. Everybody knows that some substances conduct electric current. A) B) C) D) E) any much no none every 10. while — substances do not. — . that is.— high-energy compounds found in our bodies. A) B) C) D) E) another the others other the other others 14. contain phosphorus. The term “placebo" is used to describe a 'pill* that contains — medical ingredients but that often produces the same effect as genuine medication. renovating and building to reduce energy consumption and carbon dioxide emissions. A) B) C) D) E) The number of A good amount of Great deal of Too much A number of 15. such as adenosine triphosphate (ATP). A) B) C) D) E) the others the other another other others 16. A) B) C) D) E) a great deal of large numbers of a number of a great many a good many 12. Scientists now agree that our universe is basically dependent on two. one of which is matter.S uot GURCRN < Rtdvcrn GURRUZ S 9. they are conductors. — building sector needs to change the current way of designing. energy. The hole in the stratospheric ozone layer over the Antarctic has attracted — attention.

D) E) everybody nobody anybody nothing • something 24. One group of piglets was subjected to a two day fast at the beginning of the experimental period whereas — was not. A) B) ■ C). A) B) C) D) E) a number of a vast amount of a deal of too much a little 274 . including fishing and § u tourism. The CyberCab is like a taxi in that it can stop — . pick up passengers and take them to where they need to go. Cosmic radiation is dangerous. 19. z A) B) C) D) E) a vast amount of a large amount of a great. This project analysed — interferograms from the area under study in order to gain a detailed knowledge on the associated permanent scattering effects.£ In the months following the accident. animal. A) B) C) D) E) others the others many others each other the other 3 u z 5 a§ . — could be directly correlated to the accident. although questions were raised about possible adverse effects from radiation on human. A) B) C) D) E) everything anybody neither something none 20. The EC-funded AQUALITY project focused on seabream and sole products and collected objective reference data from — ELI regions.D eterm iners S Q u a n tifie rs Test 2 17. and plant life in the TMI area. but — knows exactly what levels aviation professionals are exposed to. 18. European coastal waters are intricately linked to — key industries.quantity of a number of a little > =■ § ■ — — recommendations have been put forward regarding assessment of brown field sites using geophysical techniques. A) B) C) D) E) Little A number of Much A large amount of Eveiy 23. A) B) C) D) E) a vast amount of a good deal of a large number of a great deal of a great quantity of 21. A) B) C) D) E) something nowhere anywhere nobody anybody 22.

and — countries where private enterprise is encouraged. A) B) C) D) E) other another others the others the other In modern societies. Profits are. A) B) C) D) E) all both some most any Collecting is probably the most widespread kind of hobby because almost — can be collected. Canada. A) B) C) D) E) Several / a number of A few / great amount of Few / a great deal of A little / a lot of Little / plenty of 4. — kinds of devices remove sulfur and nitrogen compounds from fuels or industrial emissions before they reach the atmosphere. sorularda.Determiners & Quantifiers / Test-3 01. A hobby offers a way to relax after periods of hard work. — people came from rural areas to central cities in search of employment. 1. parçada boş bırakılan yere uygun diişen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. — factors contributed to the development of metropolitan areas. generation creates new dances as an expression of — own sense of life and fun.-24. vital to the economic system of the United States. A) B) C) D) E) nobody something nothing anything anybody 275 . many people enjoy dancing simply for entertainment. A) B) C) D) E) Every/theirs All /its T h e/th eir Each / its Each / themselves 2. w A) B) C) D) E) every each all whole some Scientists and engineers have developed ways to reduce the acidity of rain. Profit is the amount of money a company has ^ left over from the sale of its products after it g has paid for — the expenses of production. Market research is the process of gathering and analyzing Information to help business firms and — organizations make marketing decisions. A) B) C) D) E) a great amount of several a little little each 3. A) B) C) D) E) another other the others others each other 7. Originally. People of almost — age can enjoy hobbies. For example.

but — do basic research.Determ iners < Q u a n tifie rs Test 3 5 9. It is one of two main economic models. A) B) C) D) E) a little little a lot of only a few most and 12. Game theory is a method of studying decision­ making situations in which the choices of three or more individuals or groups influence w Z A) B) C) D) E) one another ourselves itself the other another <r 9* 15. But — people recognized its full value until the 1800's. Plenty of people have used petroleum for thousands of years. A) B) C) D) E) plenty of lots of few great amount of large numbers of 276 . — is central planning. A) B) C) D) E) another the other others the others other 14 . Still. Israel has — natural resources and imports more goods than it exports. Capitalism is an economic model that calls for control of the economy by individual households and privately owned businesses.— who has ever owned a hamster will know that the animal spends an inordinate amount of time sleeping. thousands of — products are made from petroleum. A) B) C) D) E) the other others other the others another 16. A) B) C) D) E) a number of few a little great amount of a good deal of 10. A) B) C) D) E) Something Everything Nobody Anything Anyone 11. A) B) C) D) E) Another Other The other Others Each other 13. it has achieved a relatively high standard of living. Deflation tends to occur during periods of ¡3 economic depression but may also happen at Id — times. Nearly all companies do research development. which calls for government control of the economy. In addition to fuels.

they brought cheer to som e parts of Europe and fear to — . Actually. A) B) C) D) E) large numbers of a great deal of a number of a great many a good many 18. The personnel officers say it's usually obvious at the start w hether — has the rig h t qualities or not. — o f local government spending is directed towards the private sector. When Europe's leaders agreed last December that negotiations fo r Turkey's entry Into the European Union could begin in October this year. The hole in the stratospheric ozone layer over the Antarctic has attracted — attention. As well as the ultim atum game. altruistic or charitable behaviour. There are — d ifficu lt trade-offs fo r — president when it comes to diplom acy and the fight against terrorism . and addiction. A) B) C) D) E) few / many several / few many / any a lot of / some much / every 19. A) B) G) D) E) the number of little only a little a great amount of a number of 23. A) B) C) □) E) the other other another others each other 22. no one knows w hy — o f the storms become hurricanes and — do not. A) B) C) D) E) one another itself other another the other 21. A) B) C) D) E) a lot / the other some / others m any/other quite a few / another a little I others z. neuroeconomists have focused on such issues as people's reasons fo r tru sting — . A) B) C) D) E) a good many a great quantity quite a few large numbers several 24.S uat GÜRCRN < R idvan GÛRBÛZ 5 17. 20. Diesel-powered autom obiles offer advantages over the ir gasoline-powered counterparts. A) B) C) D) E) somebody everywhere no one each other nobody 277 . Despite the huge budget deficit.

Ayrıca İngilizce’de V ing. H aving V3. Bu cümlelerde özne olarak V ing yerine To Vo yapısı da kullanılabilir ancak tercih V ing’den yanadır. (To read is essential so as to broaden one’s horizons. kullanım ları Herhangi bir soruda seçenekleri aşağıdaki gibi gördüğünüzde bu soru size zor bir soru gibi görünebilir ve soruyu görür görmez “sanırım bu bir kısaltma sorusu.. A djective Clause kısaltm ası sorusu mu?. (Bu cüm ledeki “ h a v in g t o ” yapısı zorunluluk ifade eden “ have t o ” yapısının V ing şeklinde çekimlenmiş halidir. Aşağıdaki cümleler Ving ile başlamaktadır ve altı çizili kısımlar cümlelerin öznesi konumunda olan yapılardır. Bu durumda. A d ve rb ia l Ciause kısaltm ası sorusu mu?. V in g ’nin Gerund özne konumu cümle dizilimi aşağıdaki şekildedir: Ving ________ __ __________________________________________ : ________ .) H aving the necessary qualifications is a prerequisite for applying a job. gibi soruları düşünebilirsiniz.g. _ To V o _______________________________________________________________ . W a lk in g but not running is advisable to those who are suffering from heart diseases. Bu soru acaba G e ru n d /ln fin itiv e sorusu mu?. V in g (Gerund) yapısının yanı sıra To V o (In fin itive ) kullanımı da özneyi oluşturabilecek bir yapıdır. Bu nedenle bir soruda boşluk başta ise ve cümlede herhangi bir virgül yoksa. R eading a book or listening to slow music provides relaxation after a hard days's work. yardımcı fiil ya da fiile kadar olan yer özneyi oluşturuyorsa bu soru bir G e rund /lnfinitive sorusudur yorumunu yapmak gerekmektedir. To Vo.) H aving to work hard all the time might strain one’s nerves. V3. ve devamında virgülle ayrılmaz. H aving been V3 kullanımlarını genel olarak bilmekte de fayda vardır. Bu sorulara cevap bulabilmek için cümle dizilimi ve boşluğun cümledeki yeri dikkatle incelenmelidir..) L iv in g in the sam e house but not sharing the household duties shows her responsibility. Bu nedenle daha önceden çeşitli başlıklar altında incelediğimiz bu yapıları tekrar gözden geçirelim: V in a KULLANIM LARI: 1. R eading is essential so as to broaden one’s horizons..KISALTMALARA GENEL BAKIŞ Vîng / V3 / To Vo /H aving V3. adj + to V o dizilimi mi. Ancak tercihiniz genellikle V ing olmalıdır. 278 . e. V in g : Gerund olarak cümle başında ve cümlenin öznesi konumunda kullanılabilir. bu soruyu büyük ihtimalle yapmakta zorlanacağım" şeklinde düşünebilirsiniz. A) B) C) D) E) capturing / to have escaped to be captured / escaping being captured I having escaped captured I to escape to capture / escaped Bu tür soruları doğru yapmanın en kolay yolu öncelikle bu sorunun ne sorusu olduğunu bulabilmektir. (To have the necessary qualifications is a prerequisite for applying a job.. yoksa özel b ir yapıdan s o n ra gelen V ing yapısı mı? vs.

.. Bu dizilimi Gerund (Ving) yapısının özne olarak kullanımından virgül sayesinde ve öznenin cümle başında olmaması sayesinde ayırt edebilirsiniz...) To smoke. “ in order to Vo” yapıları da kullanılabilir.) Bu cümlede V ing sıfat olarak kullanılmış ve devamındaki “ c o u n trie s ” ismini niteleyip bu isimle beraber cümlenin öznesini oluşturmuştur.... Ving: Sıfat olarak kullanılıp devamındaki ismi nitelediği durumda cümle başında kullanılabilir. are inconsiderately polluting the Earth... Bu nedenle bağlacı atıp cümleye Ving İle 279 . özneyle ilgili bilgi Vermektedir.... Bu durumda devamındaki isimle beraber cümlenin öznesini oluşturabilir: e.. Hatırlanacağı gibi. Today’s people.... Adverbial Clause kısaltma sorularında cümle dizilimi aşağıdaki gibidir.) Bu cümlelerde To Vo yerine “ so as to Vo” ..• bildirmek üzere “ -mek iç in ” anlamıyla da kullanılır..... To learn English. e..... bir zarf tümcesinde kısaltma yapabilmenin ön koşulu yan cümlecik ile ana cümleciğin öznelerinin aynı olmasıdır.. (Gelecek nesilleri düşünmeyen günümüz insanı düşüncesizce Dünya'yı kirletiyor.. 2... (Gelişmekte olan ülkeler gelişmemiş ülkelere bir yardım eli uzatmalıdırlar. w h o aren’t th in k in g o f the fu tu re generations.. 3. Today's people.. N ot th in k in g of the future generations. (Sigara içmek için dışarı çıktı.. Ancak bu durumda To Vo yapısı cümlenin öznesini oluşturmaz.. ÖZNE . Bu özne hem soldaki hem de sağdaki eylemi yapan ortak öznedir. are inconsiderately polluting the Earth...g... Şimdi birkaç örnekle Adverbial Clause kısaltma kullanımını ele alalım: ••• Aşağıdaki cümle zaman bağlacı olan “ while” ile başlamaktadır. e. Bu kullanımda özne genellikle cümle ortasındaki virgülden sonra ortaya çıkar... özneler ortaktır ve olay eş zamanlıdır....S uat GÛRCRN < Rıdvan GÜRBÜZ 5 < Cümle başında To Vo yapısı yukarıdaki örneklerde olduğu gibi özne olarak kullanılabildiği gibi amaç '..... Aynı özneye sahip yan cümlecik ve ana cümlecik söz konusu olduğunda... he went out........ Özneler farklı ise. virgüle kadar özne yoktur ve özne virgülden sonra ortaya çıkar.... she went abroad. V in g .) Bu cümlede özne “ tod ay’s people” yapısıdır ve “ not th in k in g o f the future ge nera tions" kısmı bu . daha önce Adverbial Clause kısaltmaları konusunda anlattığımız gibi farklı bir kısaltma şekli kullanılır...g..... today's peonle are inconsiderately polluting the Earth.... n o t th in k in g o f the fu tu re generations...... Genelde bu tür kısaltmada eş zam anlı bir ifade ya da genel anlatım söz konusudur. (İngilizce öğrenmek için yurt dışına gitti. Aşağıdaki cümlelerde cümlenin öznesi altı çizili kısımlardır.g. ❖ Ayrıca özellikle no n -d e fin in g relative C lause (virgülle ayrılan Adjective Clause türü) dizilimlerinin kısaltıldığı durumlarda bazen aktif olduğu için V ing ile yapılan kısaltılmış kısım tanımladığı İsmin önünde de yer alabilir. Cümle virgülle ayrılır.. Ving: Adverbial Clause yapılarını kısaltırken yapı aktif ise kullanabileceğimiz bir yapıdır...... Yan cümlecikteki fiil aktif olarak çekimlenmiştir... D eveloping co u n trie s should give a helping hand to underdeveloped countries..

..” şeklindedir... Since he was feeling tired...V in g . . Studying English at home.... Ving + is im ..... (Yorgun hissettiği için erken yattı) ❖ Bu bilgi cümle tamamlama sorularında doğru yanıtı bulmamızda zaman zaman işimize yarayacaktır.... ancak özne ortaklığı ön koşul olduğu için B seçeneği doğrudur.g..: Aktif eş zamanlı zarf cümlesi kısaltması 280 .........g......KISALTMALARA G€N€L BAHİS başlayabilirsiniz... e... Aslında çeviri olarak düşünüldüğünde A seçeneği de uygun gibi düşünülebilir. : Sıfat yapar 3........... Bu tür dizilimleri öncelikle Adverbial Clause kısaltm ası olarak düşünmekte fayda vardır... e.. Hangi bağlacın atıldığı ise anlam aracılığı ile bulunabilir........ Cümlede virgüle kadar olan kısımda özne yoktur....... Arayacağınız özne soru kökünde verilen eylemi yapan özne olmalıdır. a) the electricity went off... I fell asleep. Size verilen cümle tamamlama sorularında virgüle kadar olan dizilimde özne yoksa ve cümle Ving ile başlıyorsa... yorgun hissettiği için erken yattı) Feeling tired.. b) I fell a sleep. ❖ Buraya kadar anlattığımız Ving yapısının cümle başındaki olası kullanımlarını özetleyelim: 1. bu dizilim Adverbial Clause kısaltm asıdır yorumu ve kısaltma özne ortaklığı koşulu ile ofu r bilgisi ile seçeneklerde doğrudan özne arayışına gidiniz......g..... Cümlenin asıl açılımı ise “ W hile I was studying English.... Yan cümlecikteki fiil aktif olarak çekimlenmiştir.......... Cümlede virgüle kadar olan kısımda özne yoktur. Bu tür dizilimleri öncelikle Adverbial Clause kısaltması olarak düşünmekte fayda vardır..________ ... Bu nedenle bu cümle Adverbial Clause kısaltmasıdır yorumu ve kısaltma özne ortaklığı koşulu ile o lu r bilgisi ile seçeneklerde doğrudan “ İngilizce çalışabilecek b ir özne” aranmalıdır... V in g ........... e.. ö z n e . (O......... he w ent to bed early. Hangi bağlacın atıldığı ise anlam aracılığı ile bulunabilir. Bu nedenle doğru yanıt “ I” öznesinin verildiği B seçeneğidir.... While he was w alking down the street........ Cümlede virgüle kadar olan kısımda özne yoktur....: Gerund özne pozisyonu 2... (O. caddeden aşağıya doğru yürürken beni gördü) W alking down the street.. he saw me. (O. caddeden aşağıya doğru yürürken beni gördü) ❖ Aşağıdaki cümle “ neden” ifade eden “ since” bağlacı ile başlamaktadır......... Anlam olarak ise “ Evde İngilizce çalışm aktan" bahsedilmektedir.... Aşağıdaki ikinci cümle Ving ile başlamaktadır ve virgülle ayrılmıştır. Bu nedenle bağlacı atıp cümleye yine Ving ile başlayabilirsiniz... özneler ortaktır ve olay eş zamanlıdır.. Cümle Ving ile başlamaktadır ve cümle virgülle ayrılmaktadır.. he saw me... he w ent to bed early.. ... Aşağıdaki ikinci cümle Ving ile başlamaktadır ve virgülle ayrılmıştır..

Hatırlanacağı gibi.. The Middle East Technical University.... Bu kullanımda özne genellikle cümle ortasındaki virgülden sonra ortaya çıkar. ÖZNE ......... The Middle East Technical University is an English-medium university.. Bunun dışında cümlede İsimden sonra gelen ve “ aktif Adjective Clause kısaltması” olarak değerlendirebileceğimiz V ing kullanımı da mümkündür.... 2.......... (which was) founded in 1956.. Is an English-medium university.. The man (who is) reading a newspaper is my father. Ayrıca özellikle n o n -d e fin in g relative C lause (virgülle ayrılan Adjective Clause türü) dizilimlerinin kısaltıldığı durumlarda bazen pasif olduğu İçin V3 ile yapılan kısaltılmış kısım tanımladığı ismin önünde de yer alabilir. bir zarf tümcesinde kısaltma yapabilmenin ön koşulu yan cümlecik ile ana cümleciğin öznelerinin aynı olmasıdır...g..) Bu cümlede özne “ The M iddle East Technical U n ive rsity" yapısıdır ve “ Founded in 1956” kısmı bu özneyle ilgili bilgi vermektedir.. (1956'da kurulan ODTÜ... virgüle kadar özne yoktur ve özne virgülden sonra ortaya çıkar..... Özneler farklı İse...... Genelde bu tür kısaltmada eş zam anlı (eylemler eş zamanlı ise V3 yerine “ being V3” yapısı da kullanılabilir) bir ifade ya da genel anlatım söz konusudur. Students studvino English need to practice a lot. Aynı özneye sahip yan cümlecik ve ana cümlecik söz konusu olduğunda. founded in 1956.... V3: Sıfat olarak kullanılıp devamındaki ismi nitelediği durumda cümle başında kullanılabilir. Adverbial Clause kısaltma sorularında cümle dizilimi aşağıdaki gibidir..... daha önce Adverbial Clause kısaltmaları konusunda anlattığımız gibi farklı bir kısaltma şekli kullanılır. Cümle virgülle ayrılır. D eveloped c o u n trie s should give a helping hand to underdeveloped countries..... Is an English-medium university. eğitim dili İngilizce olan bir üniversitedir. e... Noun ♦ W rtg Students (who study) English need to practice a lot..g.. V3 : Adverbial Clause yapılarını kısaltırken yapı pasif ise kullanabileceğimiz bir yapıdır. V3/ Being V 3 .. (Gelişmiş üikeler gelişmemiş ülkelere bir yardım eli uzatmalıdırlar. Bu durumda devamındaki isimle beraber cümlenin öznesini oluşturabilir. genelde cümledeki Noun + Ving dizilimini a k tif A djective Clause kısaltması olarak değerlendirmekte fayda vardır... Buna göre.. Bu özne hem soldaki hem de sağdaki eylemi yapan ortak öznedir..) Bu cümlede V3 sıfat olarak kullanılmış ve devamındaki “ c o u n trie s ” ismini niteleyip bu isimle beraber cümlenin öznesini oluşturmuştur... The Middle East Technical University...... 281 ..... e.S uat GÜRCAN S Rıdvan GÜRBÜZ En çok karşılaşabileceğiniz cümle başındaki Ving kullanımları yukarıdaki gibidir... ' The man reading a newspaper is my father... Noun ♦ Ving V3 KULLANIM LARI: 1. e... 3...g.. Founded in 1956.

.. If the method is used properly.... Arayacağınız özne soru kökünde verilen fiil pasif yapıda olduğu için eylemden etkilenebilecek bir özne olmalıdır......g.. (Eğer metot düzgün kullanılırsa....: Sıfat yapar 2..: Pasif eş zamanlı zarf cümlesi kısaltması 282 ....... Cümlede virgüle kadar olan kısımda özne yoktur. V3/Belng V3........ ❖ Buraya kadar anlattığımız V3 yapısının cümle başındaki olası kullanımlarını özetleyelim: 1....... Used properly... it w ill prove to be more effective. Aslında çeviri olarak düşünüldüğünde A seçeneği de uygun gibi düşünülebilir. V 3 .... e. daha etkili olacak) Yukarıdaki cümle If bağlacı ile başlamaktadır ve yan cümlecik kısmında “ is used” pasif yapısı kullanılmıştır.: Adj... Özneler ortaktır ve olay eş zamanlıdır........._______. Burned in the o v e n ... negatif davranışlar edinebilirler) Yukarıdaki cümle when bağlacı İle başlamaktadır ve yan cümlecik kısmında “ are exposed” pasif yapısı kullanılmıştır.......... a) we couldn't eat the chicken b) the chicken was inedible Cümle V3 He başlamaktadır ve virgülle ayrılmaktadır. Bu tür dizilimleri öncelikle Adverbial Clause kısaltması olarak düşünmekte fayda vardır.... children might have adverse behaviour... the method w ill prove to be more effective........ Exposed to violence............... Cümlenin asıl açılımı ise “ Since the chicken w as burned in the oven... V3 + N oun...” şeklindedir.. bu dizilim Adverbial Clause kısaltm asıdır yorumu ve kısaltma özne ortaklığı koşulu He olur bilgisi ile seçeneklerde doğrudan özne arayışına gidiniz....H6RLTMRLRRR G6N6L BRKIS Şimdi V3 ve Being V3 yapılarının Adverbial Clause kısaltması olarak kullanıldığı birkaç cümleyi İnceleyelim: e........g.... Bu nedenle bağlacı ve özneyi atıp cümleye yukarıda olduğu gibi V3 ile başlayabilirsiniz... Being exposed to violence.......Clause kısaltması (V3 cümle başında) 3.... (Çocuklar şiddete maruz kaldığında...... Bu bilgi cümle tamamlama sorularında doğru yanıtı bulmamızda zaman zaman işimize yarayacaktır. they might have adverse behaviour. Bu tür dizilimleri öncelikle Adverbial Clause kısaltması olarak düşünmekte fayda vardır.. children m ight have adverse behaviour. Hangi bağlacın atıldığı ise anlam aracılığı ile bulunabilir... It was inedible. Being used properly. ancak özne ortaklığı ön koşul olduğu için B seçeneği doğrudur.... cümlede virgüle kadar olan kısımda özne yoktur... e. Bu nedenle bu cümle A dverbial Clause kısaltmasıdır yorumu ve kısaltma özne ortaklığı koşulu ile olur bilgisi ile seçeneklerde doğrudan “ fırında yanabilecek bir şey” aranmalıdır... Size verilen cümle tamamlama sorularında virgüle kadar olan dizilimde özne yoksa ve cümle V3 ya da Being V3 ile başlıyorsa..Ö zne....... Bu kullanımda. Ö z n e .......... Bu nedenle doğru yanıt "the chicken" öznesinin verildiği B seçeneğidir......... Anlam olarak ise “ Fırında yanan bir şeyden” bahsedilmektedir...g....... the method w ill prove to be more effective..... cümlede virgüle kadar olan kısımda özne yoktur... When children are exposed to violence...... Bu nedenle bağlacı ve özneyi atıp cümleye yukarıda olduğu gibi V3 ile başlayabilirsiniz......... Hangi bağlacın atıldığı ise anlam aracılığı ile bulunabilir.. Özneler ortaktır ve olay eş zamanlıdır... Bu kullanımda.......

” şeklindedir... bu dizilim Adverbial Clause kısaltmasıdır yorumu ve kısaltma özne ortaklığı koşulu ile olur bilgisi ile seçeneklerde doğrudan özne arayışına gidiniz...... b) her parents congratulated her................ Cümlede virgüle kadar olan kısımda özne yoktur..... she started to look fo r a jo b ...... a) she started to look for a job. he went out.. Yan cümlecikteki eylemin daha önce olduğunu kısaltmada vurgulamak için bağlacı da atarak cümleye Having V3 ile başlanmıştır. Buna göre.. Cümlenin asıl açılımı ise “ After / Since she had graduated......... he went out. Size verilen cümle tamamlama sorularında virgüle kadar olan dizilimde özne yoksa ve cümle Having V3 ile başlıyorsa. Bunun dışında cümlede isimden sonra gelen ve “ pasif Adjective Clause kısaltması” olarak değerlendirebileceğimiz V3 kullanımı da mümkündür.. Kısaltmanın yapıldığı cümle Having V3 ile başlamaktadır ve virgülle ayrılmıştır........ The precautions taken are not strict enough. Aslında çeviri olarak düşünüldüğünde B seçeneği de uygun gibi düşünülebilir... Cümlede virgüle kadar olan kısımda özne yoktur.. Having graduated from u n ive rsity. Yan cümlecikte “ had finished” şeklinde aktif bir fiil mevcuttur.. \ ❖ Bu bilgi cümle tamamlama sorularında doğru yanıtı bulmamızda zaman zaman işimize yarayacaktır...g.. ancak özne ortaklığı ön koşul.... ..... (O............. e. Bu nedenle doğru yanıt "she” öznesinin verildiği A seçeneğidir....g...... genelde cümledeki Noun + V3 dizilimini pasif Adjective Clause kısaltması olarak değerlendirmekte fayda vardır..... Aşağıdaki dizilim “ having V3” yapısının kullanımını göstermektedir: Having V3 ... 283 ...S uat GÜRŒN & Rıdvan GÜRBÜZ En çok karşılaşabileceğiniz cümle başındaki V3 kullanımları yukarıdaki gibidir....... After he had finished his homework. e.. The method used will be effective..özne ... Özneler ortaktır ve olaylar farklı zamanlıdır...... e. Bu tür dizilimleri öncelikle Adverbial Clause kısaltması olarak düşünmekte fayda vardır.. Arayacağınız özne soru kökünde verilen eylemi yapan özne olmalıdır. ..... Having finished his homework. Noun ♦ V3 “ H aving V3” KULLANIM LARI: "Having V3” yapısı olaylar arasında zaman farkı olduğunu gösteren bir yapıdır ve genellikle cümle başında Adverbial Clause kısaltma sorularında olaylar arasında zaman farkı varsa ve fiil aktif olarak çekimlenmişse kullanılır.... ödevini bitirdikten sonra dışarıya çıktı) Yukarıdaki cümle “ after” bağlacı ile başlamaktadır......... Bu nedenle bu cümle Adverbial Clause kısaltmasıdır yorumu ve kısaltma özne ortaklığı koşulu ile olur bilgisi ile seçeneklerde doğrudan “ üniversiteden mezun olan biri” aranmalıdır. Anlam olarak ise “ üniversiteden mezun olmuş birinden” bahsedilmektedir.... Cümle Having V3 ile başlamaktadır ve cümle virgülle ayrılmaktadır.g. The method (which is) used will be effective..... Hangi bağlacın atıldığı ise anlam aracılığı ile bulunabilir. Noun ♦ V3 The precautions (which are) taken are not strict enough... olduğu için A seçeneği doğrudur....

Yan cümlecikte “ had been edited” şeklinde pasif bir fiil mevcuttur... Özneler ortaktır ve olaylar farklı zamanlıdır................ ÖZET Şimdi.... buraya kadar anlattığımız bu yapıların kullanımlarını özet halinde bir gözden geçirelim: ❖ Cümle dizilimi aşağıdaki gibi ise öncelikle Adverbial Clause kısaltması olabilir yorumunu yapınız: 1) 2) 3) 4) V in g .......ö z n e ........................ b) his parents were extremely angry Cümle Having been V3 ile başlamaktadır ve cümle virgülle ayrılmaktadır........ Yan cümlecikteki eylemin daha önce olduğunu kısaltmada vurgulamak için bağlacı da atarak cümleye Having been V3 ile başlanmıştır...... Cümlenin asıl açılımı ise “ Since/After he had been dism issed from the séhooi............................... Cümlede virgüle kadar olan kısımda özne yoktur.. Having been dism issed from the school.... •t" Bu bilgi cümle tamamlama sorularında doğru yanıtı bulmamızda zaman zaman işimize yarayacaktır.............. e..................: farklı zamanlı a k tif Having been V 3 .........................ö z n e . it was sent to publishing.... Aslında çeviri olarak düşünüldüğünde B seçeneği de uygun gibi düşünülebilir.... Size verilen cümle tamamlama sorularında virgüle kadar olan dizilimde özne yoksa ve cümle Having been V3 ile başlıyorsa.................. .......... ... : farklı zamanlı p a sif Yukarıdaki 1.: eş zamanlı a ktif V3 / Being V 3 .... Cümlede virgüle kadar olan kısımda ' özne yoktur................ özne ..... Anlamca “ okuldan kovulm aktan" bahsedilmektedir......g....: eş zamanlı p a sif Having V 3 .............. Hangi bağlacın atıldığı İse anlam aracılığı ile bulunabilir....................... cümle Adjective Clause kısaltması olsa bile Adverbial Clause kısaltması mantığıyla da doğru yanıta ulaşılabilir..... the book was sent to publishing.............. Aşağıdaki dizilim “ having been V3” yapısının kullanımını göstermektedir: Having been V3 ...... maddelerdeki dizilim Non-defining Adjectival Clause yapısının cümle başındaki kısaltması ile aynı olduğu için. bu dizilim Adverbial Clause kısaltmasıdır yorumu ve kısaltma özne ortaklığı koşulu ile olur bilgisi ile seçeneklerde doğrudan özne arayışına gidiniz. ve 2........................... Kısaltmanın yapıldığı cümle Having been V3 ile başlamaktadır ve virgülle ayrılmıştır............................ (Kitap düzeltildikten sonra baskıya gönderildi) Yukarıdaki cümle “ after” bağlacı ile başlamaktadır.. ö z n e ................... After the book had been edited.." şeklindedir. ....HISRLTMRLRRR GŒ 6L BRUIS “ H aving Been V3” K U LLAN IM LAR I: "Having been V3” yapısı olaylar arasında zaman farkı olduğunu gösteren bir yapıdır ve genellikle cümle başında Adverbial Clause kısaltma sorularında olaylar arasında zaman farkı varsa ve fiil pasif olarak çekimlenmişse kullanılır.............. ö z n e ...... 284 ............ ..g.......... Bu tür dizilimleri öncelikte Adverbial Clause kısaltması olarak düşünmekte fayda vardır.. Bu nedenle bu cümle Adverbial Clause kısaltmasıdır yorumu ve kısaltma özne ortaklığı koşulu ile olur bilgisi ile seçeneklerde doğrudan “ okuldan kovulan özne” aranmalıdır................... e......... Having been edited. a) he decided to join the army...... he decided to jo in the army......... Bu nedenle doğru yanıt “ he” öznesinin verildiği A seçeneğidir..... ancak özne ortaklığı ön koşul olduğu için A seçeneği doğrudur. Arayacağınız özne soru kökündeki “ having been V3” yapısı pasif olduğu için verilen eylemden etkilenebilecek bir özne olmalıdır....................

Having been V3” yapılarına gidilmelidir.............pasif kısaltma Cümle başında boşluk varsa ve cümlede herhangi bir virgül yoksa..... aşağıda örneklendirdiğimiz ve daha önce Infinitives konusunu anlatırken öğrendiğimiz “soru kelimelerinden sonra bir fiil gelecekse genelde “ to Vo” kullanılır'' kuralı (wh......aktif kısaltma : eş zaman /genel ifade .......................................... Örneğin.......... ile yapılmaktadır......... farklı zaman...... Aktif çekirınleme gelecekse Ving.. yardımcı fiil / f i i l........................... : Gerund To Vo ........... Seçeneklerde “ Ving........................ pasif çekimleme söz konusu İse V3 / Being V3 yapısı işaretlenmelidir......... cümle virgülle ayrılmışsa ve virgüle kadar özne yoksa virgülden sonra özne ortaya çıkıyorsa bu ortak öznedir ve bu dizilim için öncelikle “ Adverbial Clause kısaltması” yorumu yapılmalıdır.................... Cümle içerisinde herhangi bir isimden sonra boşluk bırakılmışsa ve İsimden sonra fiil kullanımına geçilecekse (seçeneklerde fiil çekimlemeleri varsa) bu dizilim ismi niteleyen bir “ Adjective Clause kısaltması sorusu” yorumu yapılmalıdır.... ....... She doesn't know how she should use the computer.. : pasif Bu kullanımlarda genellikle cümle diziliminden................... : ak tif ....... She doesn't know how to use the computer....... I don't know w hat I should do with this naughty b'oy........ boşluğun ve öznenin cümledeki yerinden sorunun ne sorusu olduğuna kanaat getirerek doğru yanıta ulaşmanın önemli olduğunu vurguladık................... 285 .. Ancak bu kuralları farklı konularda ve farklı başlıklar altında daha önce işlediğimiz için Noun Clause kısaltmalarında herhangi bir sorun yaşamazsınız... : Infinitive ❖ Cümle dizilimi aşağıdaki gibi ise Adjective Clause kısaltması olabilir yorumunu yapınız : .....g..... yardımcı fiili ya da fiil tespit etmeniz sonucu boşluk öznenin içinde kalıyorsa bu dizilim için öncelikle “ G erund/Infinitive sorusu” yorumu yapılmalıdır.. Seçeneklerde “ Ving / V3 I Being V3” yapılarına gidilmelidir... Eğer sorunun neyi sorduğunu bulursanız eleme yapmak daha kolay olacaktır. aktif ve pasif bilgisi ile de doğru yanıta ulaşılabilir.... > Cümle başında boşluk varsa.. Adjective Clause kısaltmaları: Noun + Ving Noun + V3 / Being V3 : aktif kısaltma : pasif kısaltma Superlative + to Vo : aktif kısaltma Superlative + to be V3 / V3 : pasif kısaltma > > Noun Clause kısaltmaları: Noun Clause kısaltmaları genellikle To Vo.Noun + V ing... V3/Being V3..... Adverbial Clause kısaltmaları: Ving V3 / Being V3 Having V3 Having been V3 > : eş zaman /genel ifade .. Eş zaman.y a rd ım c ıfiil/fiil...... I don't know w hat to do with this naughty boy....... ancak tercih genellikle Ving olmalıdır........ Örneğin............... Having V3...Noun + V3 / Being V 3 ./ how + to Vo) aslında bir Noun Clause kısaltmasıdır ve yine öznelerin ortak olması şartı geçerlidir: e..S uat GÜRCRN < Rıdvan GÜRBÜZ 5 ❖ Cümle dizilimi aşağıdaki gibi ise Gerund I Infinitive sorusu olabilir yorumunu yapınız: Ving ..aktif kısaltma : farklı zaman ......... ............pasif kısaltma : farklı zaman ........................... Seçeneklerde “ Ving / To Vo" yapılarına gidilmelidir...............................

. "sınavı geçme" eylemi daha önce gerçekleşmiş oiduğu için “ to Vo” yapısının geçmişi işaret eden hali olan “ to have V3” yapısı kullanılmıştır.g. •5* “ V ing" ve “ to Vo” yapılarının diğer özel kullanımları için “ Gerunds / Infinitives" ve “ Adjectives I adverbs" konu başlıklarını tekrar inceleyebilirsiniz. She is happy that she has passed the exam She is happy to have passed the exam. Aşağıdaki örnekte. 286 . e. yine daha önce Infinitives konusunda verdiğimiz genelde “bir sıfattan sonra “ to Vo” yapısı getirilir (Adj + To Vo) kuralı da yine özünde bir Noun Clause kısaltmasıdır.MSRLTMRLRRR G6N€L BRH1S Ayrıca.

. Yaslandıkça hayatı daha bir ciddiye alıyor. Çok gürültülü olduğundan onun ne söylediğini anlayamadı. 287 . “ -dığı gibi” anlamında benzetme. ^ . As Jason had the necessary qualifications..... aşağıdaki en son örnekte görüldüğü gibi "devrik" yapı ile de kullanılabilir: Do as she does. . She couldn’t understand what he said as it was very noisy. As you know .. 4. as are his brothers. Gardiyanlar öğlen yemeklerini yerken tutuklular kaçtılar.. Davetine bir cevap bile v o llm a dmina oöre herhalde gelmeyecek. he's probably not going to come... Bu nedenle karıştırabileceğinizi düşündüğümüz bazı yapıları tek başlık altında... ediğine göre^anlarninda sebep bağlacı olarak : as + SVO (since. Resimde gördüğünüz gibi.. Ümit’s a teacher. 2 ... As the prison warders were eating their lunch.nesne eksik : as + SV.: I nabbed him aş he was going out the door. Bu sayede bu yapıları cümle İçerisinde gördüğünüzde hangi anlamı ile kullanıldığını daha kolay tespit etme şansınız olacaktır. tüm kullanımlarını görebileceğiniz bir formatta düzenledik.. ‘‘\diğl İçin...nesne eksik : as + inversion (“ -dığı g ib i” anlamında devrik de olabilir. ¿İnçe?^ bağlacı olarak i : ... the prisoners escaped.. Ümit. Bildiğin gibi.. kardeşlerinin olduğu gibi öğretmendir...:.. “ -dlkçe / -dikça” anlamında bağlaç olarak : v ' : i 1 - t ŞVO He’s taking life more seriously as he gets older. Kapıdan çıkarken onu yakaladım... he easily got the post. Bu yapılar farklı konular içerisinde ayrı ayrı anlatıldığı için aralarındaki farkı ayırt etmek de zorlaşmaktadır.. Onun yaptığı gibi yap. because) As he didn 't bring the money.. Jason gerekli'niteliklere sahip olduğu icin işe kolayca girdi.3.. Parayı getirmediği icin kitabı alamadı...ÖNEMLİ YAPILARA GENEL BAKIŞ İngilizce’de özellikle dil bilgisi konularına çalışırken aynı yapının farklı kullanımları göze çarpmaktadır. As he didn 't even reply to your invitation.. 1. Ayrıca.... Tenis oynarken ayak bileğini burktu... bağlacı olarak ..nesne eksik : as + SV. : as + SV..as ? ŞVOı (vvhen/while) .. he didn 't get the book... She sprained her ankle aş she was playing tennis.. As you see in the picture.. as + ŞV / as + SVO “As" yapısı “-dığı gibi” anlamında kullanıldığında devamında tam cümle alabileceği gibi genelde nesnesi eksik yan cümlelerle kullanımı sıkça görülür...

I haven't expected such awful weather as this.olarak . O. O. He has broken the vase. Bu akşama kadar iade etmek şartıyla onu alabilirsin. kız kardeşi kadar çalışkan değil.kadar : as + adi / adv * as: ..jotarak’!. She speaks as fluently as a native speaker. She is n 't şo hardworking aş her sister. evini saravmıs gibi anlatıyor. Beklediğim kadar çok kişi vardı. O. : as + adj I adv + as: . You can have It as long as you return it by this evening. bir yabancı kadar akıcı konuşuyor...kadar : as many + noun + as: . Bu kadar kötü bir hava beklemiyordum. O. She earns as much money as her father..kadar : so + adj I adv + a s :. She w ent to the bookstore so as to buy certain books. O.kadar : the same + noun + as : .. ile aynı «aa * noun" * . . . O. There were as many people as I had expected.. : as + noun : as + noun . . 8..kadar : as much + noun + as: .'“ .öNeMii vrpurrr Gem i brhis 5... Yasadığım sürece benden bir kuruş bile alamayacaksın. Derin bir uykuda gibi görünüyor.olarak I respect her both as a teacher and as a person. ama sanki hiçbir şey olmamış gibi davranıyor. • I’m telling you this as a friend.. Sekreter olarak çalışıyor.kadar (genellikle negatif cümlelerde) : such + adj + noun + as: . 7. 0 .. Onu. bazı kitapları almak icin kitapçıya gitti 288 .: “ s ö iS to* kalıbı jçiHcie He did that so as to annoy me. : as + noun Ben ona hem bir hoca hem de bîr insan olarak saygı duyuyorum. Bunu sana bir arkadaş olarak söylüyorum. She works aş a secretary..... Kıyaslama/ Karşılaştırma yapmak için bazukahplarla birlikte kullanılır: ^ He's not as smart as Jane. “ as if / as though” kalıbi içinde "-glb(/-miş gibi” anlamı verirken kullarillin He looks as if/as though he’s fast asleep. b ut he behaves as if /as though nothing had happened. babası kadar çok para kazanıyor. She is at the same age as me. Jane kadar akıllı değil.olarak ... 9 . He describes his house as if/as though it were a palace. beni kızdırmak icin yaptı.. Vazoyu kırdı. benimle aynı yaşta. “ as long a s / soilohgıas” kalıbı içinde "¿dığı siirece / eğer’i anlamiiyerirken kullanılır: You w o n 't get so much as a penny from me as long as I live..

don’t allocate as much money on education as on army..“ such + noun / noun phrase + as” kalıbı içinde “ örnekleme” yaparken kullanılır: . “ such as” kalıbı şeklinde “ örnekleme” yaparken kullanılır:. Bütün bu diplomatik sıkıntılarla baş edecek kadar nitelikli bir aday değil. Bu kadar para seyahat ve konaklama gjbj masraflar için yeterli değildir.. 13 “ as such” kalıbı içinde “ öyle/şöyle/böyie" anlamı verirken kullanılır: He's a teacher and is known as such.‘'as/so -ı.: such as + noun : . Such countries aş Turkey are not capable o f stabilizing their economy. Sanırım bu toplantı tamamen vakit kaybı olacak. 12.-yı yapalım” anlamı verirken kullanılır: There Is no bus... Turkey has a number o f problems such as inflation and unem ploym ent. Derek ve annesi giW tereddütlü insanlar kendilerinden başka kimseye güvenmezler..“ may/mlght as w e ll" kalıbı içinde “ bari. Bari evde oturayım. I think this meeting w ill be a com plete waste o f time.adj/adv:*'as to. Aynı şekilde “ İlke” yapısı da örnek vermek için kullanılabilir. Such hesitant people as Derek and his m other don’t rely on people other than themselves. Bari yürüyelim. Türkiye gibi bazı ülkeler eğitime. yapacak kadar” anlamı verirkenikullanılın He isn’t aş/so qualified as to get the post w ithout having some additional training. such as / like Turkey.. We m ight as w ell w alk. orduya tahsis ettikleri kadar para ayırmıyorlar. 11. “ such + adj + noun + as to Vo” kalıbı içinde "yapacak kadar” anlamında : She isn't such a qualified candidate as to deal w ith all these diplom atic troubles... Some countries. Aslında ilaç değil *15. That sum o f money is not enough fo r such costs aş travel and accommodation.S uat GÜRCRN < Rıdvan GÜRBÜZ 5 ■10..glbi Türkiye'nin enflasyon ve işsizlik fljbi bir çok sorunu var. 16. I may/might as well stay at home. 289 . Otobüs yok. gibi “ Such as” yapısı bu kullanımında öncesine örneklendireceği ismi devamında ise örnekleri alarak kullanılır. O öğretmendir ve herkes onu öyle tanıyor ..g ibi Bir önceki maddede ele aldığımız “ such as” yapısının farklı bir türevi olan “ such + noun I noun phrase + as” yapısı bu kullanımında araya aldığı “noun I noun phrase" kısmını örneklendirir ve örnekler “ as” yapısından sonra gelir.Vo' kalıbı içinde ". Biraz ek eğitim olmadan işe girecek kadar kalifiye değil. Türkiye gibi ülkeler ekonomilerini dengeleyemiyorlar.. iü c lj$ ö iB ® ln t jlŞ iilı r t d a " anlamı verirken kullanılır: It's not a medicine as such.

There's no decision as to w hen the w ork m ight start. O. 18...îçin'öö'-?‘'. inasmuch as he hadn’t studied.ÖNEMLİ YRPILRRR GENEL BRH/S H'7'».” yapısı içinde -dığı kadarıyla” anlamı verirken kullanılır.'^ : s o 6 ı ı t. Bildiğim kadarıyla Cem köpeklerden nefret ediyor. As far as I remember. Hard as he tried. işin ne zaman başlayabileceği ile ilgili bir karar yok.r.'.. Onun yeni vergi politikası ile ilgili önerisi mantıksızdı. Otobüsten iner inmez seni arayacağım. '= . As far as I know.-r. Sınav zor olsa da yeterince çok çalışarak geçmeyi başardım. çünkü çalışmamıştı.'i"' 19.''. As far as the scientists are concerned. I was able to pass it by studying hard enough. Hatırladığım kadarıyla o sırada Sure orada değildi.. . Yanıldıklarının farkına varamadıkları icin onlar adına üzüldük. “ As regards. :?1>:.^'0hla^^^': #W J Ö f^ She is at the same age as me. There is no problem as regards the financial arrangements. “ Adv/adj + as” diziliminde “ zıtlık” ifade:edip “ -e rağmen.. Finansal düzenlemeler ile ilgili herhangi bir problem yok. Piyasaya sürülür sürülmez bir PlayStation 3 almayı planlıyorum.1. Başarısız oldu. 290 . Bilim adamlarının ilgilendiği kadarıyla bu yeni sonuçlar ümit vaadediyor. -■ V ? . I am planning to get a PlayStation 3 as soon as It is released.îie^ay^^. benimle aynı yaşta. Sue w asn’t there at the time. -sa da “ anlamı verirken kullanılır: D ifficult as the exam was. Çok uğraşmasına rağmen babasını ona gece dışarı çıkması için izin vermeye ikna edemedi. as to " yapısı içinde He ilgili:/ -e gelince’? anlamı verirken kullanılır: Her proposal as regards the new tax policy was unreasonable.. 22. these new results are prom ising.l<aIIbí.„ı-rm az” âhlamf verirken kullanılır: As soon as I get o u t o f the bus..":ygpiöilçiride':“ .ÍTh1B'ş"arTıe:+"n. "Inasmuch aş" yapısı içinde “ -dığı iğin. Cem hates dogs. he couldn’t persuade his father to let him go out at night.oüW^ í:^s’^ . Her grades are the same as mine Onun notları benimki ile avnı.. “ As far a s . çünkü” anlamı verirken kutlanılır: He failed. 20.as». I w ill call you..'. We fe lt sorry fo r them inasm uch as they c ouldn't recognize that they were w rong.

As fo r inflation. Bana bir hediye alacağına dair söz verdi ve öyle yaptı. (= His wife is. He asked me to w rite to him. A: I liked the movie. 2.'. “ böyle. I'll have to go..) 0 bir İngilizce öğretmeni.^ B a â i S ^ ö î a f e k ^ î & Ö . bir tornado mala mülke de zarar verir. too. o giderek daha iyiye gidiyor. Benden ona yazmamı istedi bende yazdım / övle vaotım. too.) They have been to New York several times. besides. .' y ^ f c Î o n 0 ^ n l ^ m J ^ V e r ^ S B Î < ’. So have I.'r i^ . .. There weren’t enough beds. Yeterince yatak yoktu. So is his w ife. so I had to sleep on the floor.S uat GÜRCAN Q Rıdvan GÜRBÜZ 23»‘^Âs for” yapışı içinde“ -e gelince” anlai^i yerirken kullanılır: Turkey’s m ost im portant problem is unemployment. Enflasyona gelince..'. 3. She promised to buy me a present and she did so. She speaks English as well as Spanish. He jş an English teacher. Onun eşi de. . 291 . şöyle. A: I think we w ill w in the match. Çalışmadı. şo she failed. Ben de. Bu şekilde kullanıldığında yardımcı fiil bir önceki cümleye bağlı plarak seçilmelidir: .: ben de öyle umuyorum. If that's şo. Öyle” anlarrn vermek için kulanılır. It Is gradually getting better. “ As well as” yapısı iie aynı anlamı vermek için “ in addition to. As well as taking lives. verirken kultamUr.* - She hadn’t studied. ( = I have. B: Şo did I..Ş ö k i ld e 'k u H a n ı l ı r : ^ : . apart from ” yapıları da kullanılabilir. bu yüzden başarısız oldu.) Onlar birkaç kez New York'ta bulundu. (Ben de. B: I hope so. Eğer öyleyse gitmeye mecburum. “ Ekleme” ifade ederken “ de I da” bağlacı anlamı verecek şekilde deyrik cümleyle kullanılabilir. and I did so. İnsanları öldürmenin vanı sıra. Türkiye’nin en önemli problemi işsizliktir. İspanyolca'nın vanısıra İngilizce de konuşabiliyor. a tornado also damages property. bu yüzden yerde uyumak zorunda kaldım.

Yüzünü net olarak aöremevevirtı dive karanlıkta duruyordu. She has şo little experience that she cannot do this on her own. “ so many/much+noun + that + SVO ” kalıbı içinde ''o kadar .. Sınav o kadar zordu M hemen hemen herkes kaldı.>:ı... 5.. There was snow everywhere. “ so i ¿ d jja d V # Îs ’i^a (!b i‘19|ride-'. 8.''" “ So that” yapısı ile aynı anlam ve kullanımda “ In order that” yapısı da kullanılabilir. bu yüzden otobüsü kaçırdı.. 0 kadar az deneyimi var ki bunu kendi başına yapamaz ^^“çöİetsMiifiifeİTOİKflfiafiBiıridabiiii'adlective^yaidaiî'adverb^ilekullanılabillrı The exam was şo difficult. O kadar hızlı konuşuyor ki onu zar zor anlayabiliyorum. so (that) the shape o f things was d iffic u lt to identify.” anlamı vermek için kullanılın She earns so much money that she can buy whatever she want. She speaks şo fast that I can hardly understand her. 1am not an em otional type. She is ş g young. so (that) she missed the bus.k i.k İ.. She woke up late. bu yüzden eşyaların şeklini tespit etmek zordu. regular checks are required. Köyde yaşamak büyük şehirlerde yaşamak kadar pahalı değildir.ÖNEMLİ YRPILRRR GENELBRMS 4. Güvenlik standartlarının korunabilmesi icin düzenli kontroller gereklidir. Duygusal biri değilim. bu yüzden ona onu sevdiğimi söyleyemiyorum.” aniamı vermek için kullanılır: The exam was so d iffic u lt that alm ost all the students failed. Her yerde kar vardı.» ■ Did you ever see a tree so lovely aş this one? Hiç bu kadar güzel bir ağaç gördünüz mü? Living in the cou ntry doesn't cost şo much as living in big cities. She wakes up early so that she can catch the bus. Ralf tıptaki yeni gelişmelere onun kadar ilgili değil. Sınav çok zordu.içinikulIanUır::WT. Geç kalktı... O kadar fazla para kazanıyor ki ne isterse satın alabilir. 6. He was standing in the shadow so that I could not see his face clearly. so (that) I cannot tell her that I love her. “ sö t h i i . i ’ kilıbi İÇİhde‘^rrtöly-mEik İçin i-sm (Jİye^ahlârfii yöfniök'îçirtlüllinıim ^-«. So that safety standards are maintained. Otobüsü yakalamak İçin erken kalkıyor. Ralf wasn’t ş o much interested in the new developments in the medicine as her. O jo k küçük.ka^ antertıt wermek. “ so + adj / adv + that + SVO ” kalıbı İçinde "o kadar . 292 .

beni kızdırmak icin yaptı.. Terfi edebilmek için babanın çalıştığı gibi çok çalışmalısın. ju s t give me a ring. Biraz ek eğitim olmadan işe girecek kadar kalifiye değil. To be able to be promoted. Çok daha fazla kelime çalışmalısın.) Tekrar yardımıma ihtiyacın olursa." kalibı içinde “ . tell her to call me. “ as/so + adj/adv + as to Vo” . Hava bozarsa evden yararlanabilirsiniz. 293 .. Kuralları çiğnemediğin sürece cezalandırılmayacaksın. You should study m uch more vocabulary. you w ill not be penalized. Onu. You can w ork here so. Eğer onu görürsen beni aramasını söyle. xs«s» s You w on't get so much as a penny from me so Iona as I live. telefon et yeter. She went to the bookstore so as to buy certain books. Kurallara ve yönetmeliğe uyduğun süTece burada çalışabilirsin • İl. ju s t give me a ring.’’ kalıbı içinde “ -dığı sürece/sğer" anlamı vermekiçin Hullanıllra. Bazı kitapları almak icin kitapçıya gitti İ 2.. Should (if) you see her. You can use the house should (if) the weather turn bad. Yasadığım sürece benden bir kuruş bile alamayacaksın.S uat GÜRCAN & Rıdvan GÜRBÜZ 10 “ so long as.long as you obey the rules and regulations. i‘öorSıS'töi*''KaliBriğiHde:î‘'frfie^/îfiriaÎŞ|Ş1nTi:..afiılamı Vermek için kullanılırı Aynı anlamı vermek için “ in order to Vo” ve “ To Vo” yapıları da kullanılabilir.si/!««f -. {= j f you need m y help again. He did that so as to annoy me. you should w ork hard as does your father. 1 SHOULD ~ | Bu kullanımda “ tju g h t to ” ve “ had better” yapıları da kullanılabilir.yapacak kadar” anlamı vermek için kullanılır: He isn't as/so qualified as to get the post w ithout having some additional training. So Iona as you don’t break rules. Should you need my help again.

KBte|)aşkaşıria. (pasif anlam) Gerekli önlemlerin alınması tavsiye edilmektedir. Olurda yurt dışına gidersem sana güzel hediyeler alacağım. She suggests that I (should' im prove m y English. İkisini de sevmiyor. I w ill buy you some nice presents. . You can have either. . He should have studied more. 6. . Olur da onu görürsen.f^|((iyinişrna” a Should I start a new course? Yeni bir kursa başlamalı mıvım? n l ' a t r ı t < . 294 .. A She should easily get that prize. her iki” anlamı vermek için kutlanılır. (active anlam) Bu ilacı günde İki kez almanı tavsiye ederim. 0 ödülü kolaylıkla kazanması lazım. If you should meet him. ona onun sınav sonucunu bildir..V3” şeklinde “ geçmişe yönelik tavsiye ve pişnıanlık” bildirmek için kullanılabilir: He failed. öğüt. . She doesn’t like either one. Zamir olarak daha önceden bahsi geçen İki şeyin yerine kullanılarak “ he r ik is i. Either İs regarded as a rude attitude. Her ikisi de kaba bir tutum olarak değerlendirilir. Daha çok çalışmalıydım. 4. I recommend that you (should) take th is pill twice a day. Başarısız oldu. Her iki tarafında bir kedi oturuyordu. If 1should go abroad. Bu kullanımda “ shall” yapısı da “ I” ve “ we” özneleri ile birlikte kullanılabilir. let him know his exam result. On either side o f him sat a cat. 1 EİTHER I 1. gereklilik ya da zorunluluk ifade eden bir anlam varsa “ should” atılabilir: (subjunctive) It is advisable that necessary precautions (should! be taken. İkisinden birini alabilirsin. İngilizcemi geliştirmemi tavsiye ediyor. 2. Noun Clause yapan “ that + SVO” içinde "should” kullanılmışsa ve “ that clause” öncesinde tavsiye.. ikisinden b iri" anlamı vermek için kullanılır: . Sıfat olarak kullanılıp iki şeyden bahsederken devamında “ tekil” bir İsmi niteleyerek “ ikisi de.. : v . öneri. Daha çok çalışmalıydı. “ Should have. 1should have studied more. îkisî de.ÖNCMLİ VRPILRRR G€N€L BRH/S î'3v'*Hf'^lşMSÖ>fTçiifıislflâö\*^Tîtf^&|ior'yö^(Ri®jQİîfil<affl^âHlöiTÎınÎîî/pnTİğk’ [Çin kullanılabilir.

Adams davet edilmedi. Yg bunu yaparsın.) A: I have never been abroad.S uat GÜRCAN S Rıdvan GÜRBÜZ Fitlıer you do this or you clear out of here for good. (Hiç yurt dışında bulunmadım). 0 ya toplantıyı 'unuttu va da bilerek gelmedi. Bebek ne konuşabiliyor ne de yürüyebiliyor. Neither appeals to me because o f low wages. (Briç oynamayı bilmiyorum. The coffee is neither too cold nor too hot. < teklif de düşük ücretlerden dolayı bana cazip gelmiyor. ikisi de. 3. ikisinden b iri" anlamı : vermek için kullanılır: I liked neither.. The students have to choose either Spanish or English as an elective course. A: I don’t know how to play bridge./da” anlamıverrnşk(çiiıkıJllanıfir: ’ ' . Onun hiçbir arkadaşı da davet edilmedi. (Ben_de) Adams was not invited. . Zarf olarak kullanılıp ardârda kullanılan İM iiegâtif cümlenin İkincisinin sonunda “ ekleme’’ bildirecek şekilde ¡¡¿"de. (Bende. Zamir olarak daha önceden bahsi geçen iki şeyin yerine kullanilarak “ her ikisi. ki mac da umduğ&muz kadar heyecanlı değildi. B: I haven’t been." anlaını vânnekjiçin kul|âtıi|jr. The baby can neither speak no r walk. and any of his friends weren’t. Sıfat olarak kuiiariılip iki şeyden bahsederken devamında "tekil*’ bir ismi niteleyerek “ ikisinden h içb iri” ¡„anlamı Yertnek için kullanılır: Neither student can answer this.. I NEITHER | 1. Ne beyazı ne de kırmızı olanı sevdim. 2. ya da buradan temelli defolursun.. i Neither game was as much exciting as we expected. Neither offer appeals to me because o f low wages. n o r . i .) Ş: I don’t either. “ Neither „ . ki öğrenci de bu soruyu cevaplayamaz. either. Either he forgot about the meeting or he deliberately stayed away. either. İkisini de sevmedim. İkisi de düşük ücretlerden dolayı bana cazip gelmiyor. Kahve ne cok soğuk ne de cok sıcak. ! 295 . ^ I liked neither w hite nor red one.” şeklindeıparalel yapı olarak “ ritm iğ i d e i. Öğrenciler seçmeli ders olarak ya İspanyolca va da İngilizce seçmek zorundalar.

Onların her ikisi de partilerinin lideri olarak görülüyor. 3. Dün hem evi temizledim hem de odamı toparladım. Ingiltere protokole uymuyor. Neither do Denmark and Portugal.” i already know both boys well. “İki takım da gerçekten iyi.” 2. hem de zeki. Bu kullanımda bir önceki cümle ile paralel yardımcı fiil kullanıldığında dikkat ediniz. I w ill try a method that is both simple and effective. . and ... Bu sefer hem basit hem de etkili bir metod deneyeceğim. I both cleaned the house and tidied my room.. (Hiç yurt dışında bulunmadım) B: Neither have i. (Filmi sevmedim) B: Neither did i. “ Both . aynı şekilde “ n o r yapısı da kullanılabilir. (Ben de) Britain does not com ply w ith the protocol. 296 .. “Ben zaten her iki çocuğu da iyi tanıyorum. "Evet. Both are my friends. Zârriir olarak daha önceden bahsi geçen iki şeyin yerine kullanılarak “ her ikisi de” anlamı vermek için kullanılır: A: Did the packages come? "Paketler geldi mi?" B: Yes. her ikisi de geldi. r Both teams are really good.. yoksa ana fiilden önce gelerek özneyi vurgular. Ayrıca. We have both passed the test. Yesterday... A: i didn’t like the movie. both came. 1 .. Her ikimiz de testi geçtik. hem de . Bir cümlede. İkisi de benim arkadaşım.” şeklinde paralel yapı olarak “ hem . This time. yardımcı fiil varsa ondan sonra. (Ben de) A: 1 have never been abroad.. Danimarka ve Portekiz de I BOTH | 1. Sıfat olarak kullanılıp iki şeyden bahsederken devamında “ çoğul” bir İsmi niteleyerek "ik is in i de” anlamı vermek için kullanılır.Ö N M U VRPILRRR G Œ a BRUIS 4. Bahar hem güzel.” anlamı vermek İçin kullanılır: Bahar is both beautiful and intelligent. 4.. They are both regarded as the leader o f their party.. Zarf olarak kullanılıp negative bir cümlenin ardıhdarı gelen yapıca pozitif cümleyi “ devrik” yaparak “ ekleme” bildirecek şekilde “ de / da” anlamı vermek için kullanılır. .

j-laitanm ilk gününden beri. “ S ince" yapısının içinde bulunduğu cümle ise “ have/has V3” şeklinde çekimlenmelidir. They started the w ork then and have been at it ever since. ? almalıdır.. I haven’t heard from her since. Since the firs t day o f the week.. Onu geçen hafta gördüm. Polis o iki kızın İkisini de tutukladı. w hy do n't you ju s t buy the w hole building? Madem ki bu kadar zenginsin. Ben görmeyeli onlar çok büyümüşler. Sizin ikinizi de iyi tanıyorum. Bağlaç olarak “ -dığı İçin. faydalı hlçbirşey üretmedik.. she failed. için cümlede herhangi bir yere gelebilir. Bir cümlede nesriederı sonra gelerek nesneyi vurgplar. Since he left Saturday. . neden binanın hepsini almıyorsun? She was late since there was heavy traffic. Cumartesi gittiğinden beri onu tekrar görmedim. She called me two days ago. Bu kullanımın olduğu cümlede “ have/has V3". -den. Su dunitnda yan cümlecik V2.başarısız oldu..kullanılın. madem kİ” anlamıyla da kullanılabilir. * Zarf (adverb) alarak “ o zamandan beri” anlamıyla Kuİlânîlabilir. dolayı.5. but she hasn’t since given me a ring once more.. İşe o zaman başladılar ve o zamandan bu vana yapıyorlar. Çalışmadığı icin:. I know you both well.S uat GÜRCRN & Rıdvan GÜRBÜZ . i. “ Ever since” yapısı da aynı şekilde kullanılmaktadır.... İ . Bü durumda devamınacümlecik değllblr isim.: .. Edat (preposition) olarak “ -den beri” anlamıyla kullanılabilir.. Bu durumda mutlaka öncesinde zamani V2 olan bitmiş bir cümle olmalıdır. . we haven’t produced anything useful.. t I SINCE I Hi: Bağlaç olarak “ -den beri” anlamıyla kullanılabilir. çünlü... \ 3. The police arrested those tw o girls both. Bu durumda “ since” yapısı zarf olduğu. I haven't seen him again. They have grown a lot since I saw them. :.. Geçen yıldan beri birbirimizi görmedik. 297 . . O zamandan beri ondan haber almadım. Bu durum anlamı değiştirmez: I saw her last week. We haven’t seen each other since last year. Since she hadn’t studied. Since you're so wealthy. Bu anlamıyla kullanıldığında “ -den beri” anlamında olduğu gibi bir zaman sınırlaması söz konusu değildir.. Yoğun trafik olduğu için oec kaldı. ama o zamandan beri bir kez daha aramadı. ana cümlecik ise Have/has V3 şeklinde çekimlenir. Beni iki gün önce aradı..

.. “ Only i f 'kalıbı şeklinde “ ancak . Yağmur yağacak gibi görünüyor.. Onun gelin gelmeyeceğini bilmiyorum. O beni davet etse bile düğününe gitmeyeceğim.“^a'İ3İİ6. Eğer gerekli önlemler alınırsa sorun kalmayacak. 2.3. .şeklinde “ -m e şe /-m a sa .kSİİB(-.” anlamı verebilir: . g ib i.. .. ‘ • ’■ ö i|§ ■ 298 .. “ o n ly i f ’ yapısi cümle başında kullanıldığında ana cümlecik kısmının devrik oluşuna dikkat ediniz. he was able to pass the examination. If necessary precautions are taken.(devrikl Ancak kayıt yaptırırsan kursa devam edebilirsin. . .Ti5adar^-Err^rhenf^ıılpriııylâ'Zitlıki|?de^debilite:r':vv:y • ' I w ill not go to her wedding even if she invites me. there w on’t be any problem.. Senin önemli katkıların olmasa ödevimi yapmakta sıkıntı çekerdim. Ayrıca.iW h g iiP kalıbı ^k|indeSya. You w ill be able to pass the exam if you study hard. Ancak çok çalışırsan başarılı olabilirsin. îfc “ l f . İ t î w l M M # .-sa” anlamı verebilir.. ^ . You can be successful on ly if you study hard.-ıpm adığı. . 6. Yeterince çok çalışmamasına rağmen sınavı geçmeyi başardı.Ö N €M Ü V m iR R R G& J6L BRH B m 1. i dont know if she w ill come.. İşe başvurup başvurmadıklarını merak ediyorum. “ As i f ’ kalıbı şeklinde ".!*‘Eğer": anlamıyla’’şart cOıjlIeçlğr yapabilir: . Only if you register can you attend the course. If it weren’t fo r your great contributions.5.” anlamı verebilir. Eğer çok çalışırsan sınavı geçebilirsin. I would have trouble doing my homework.. “ Noun Clause'* yapısı olarak özellikle de bir fiilden sonra nesne pozisyonunda “ whether” gibi kııljariiiıp . Even if he hadn’t studied hard enough. î '’i..şfi??f ¡Mlapi ^ b i i f n • W hat if she d oesn't keep y o u r secret? Ya senin sırrını birine söylerse? :5î«l^h®îl<alıbKşöHiHÜe:. I w onder if they have applied fo r the post or not.-m ış gibi” anlamı verebilir: It looks as if it is going to rain. ' .

If only you had passed th a t test. 299 . Onunla tanıştığım günü asla unutmayacağım. Zaman bağlacı olarak “ -diğine göre” anlamı verebilir: How can she buy a yacht when all she makes is five thousand liras a m onth? Ayda sadece beş bln lira kazandığına göre nasıl yat alabilir? 3.yapı her zaman “ unreal" bir anlam verdiği için devamında "present” yapı almaz. -ınca” anlamı verebilir: You have to get up when the bugle blows.. 1960 is the year when she was born. If It hadn’t been fo r your help.” kalıbı şeklinde “ -meşeydi / -masaydı... En az üç yüz milyon lira alması gerekirken sadece elli milyon aldı.?^jeçfl^. Güneş batınca yola çıkarız. When she should have gotten at least three hundred million.S uat GÜRCRN S Rıdvan GÜRBÜZ 8. All vardığında o hâlâ giyiniyordu. Zaman bağlacı olarak “ -mesi gerektiği halde" anlamı verebilir. she only g o t fifty m illion. 2. You shouldn't be thinking o f such things when you’re about to kick the bucket. Bu yapı hem “ I w ish” İfadesi yerine kullanılabilir. i “ If o n ly" kalıbı şeklinde “ keşke. = I w ish they were here now. Senin yardımın olmasaydı sınavı geçemezdim. 2 ve Type 3 yapılarına uygun If Clause oluşturabilir: If only they were here now. 1960 onun doğduğu yıldır. Seni ilk kez gördüğüm oünü net bir şekilde hatırlıyorum.” anlamı verebilir. Eğer o testi geçseydin. Zaman bağlacı olarak “ -Ikon. I couldn't have passed the exam." anlamı verebilir. o zaman işe başvurabilirdin.. you could have applied fo r th a t position then. -dığında. “ If It hadn’t been fo r. Boru çaldığında kalkman lazım. We'll hit the road when the sun goes down. I can clearly remember the day when I saw you for the firs t time.. ve her zaman bir derece “ past” olmuş (one tense back) yapılarla kullanılır. Keşke şimdi burda olsalardı. hem de Type.. İnsan nalları dikeceği zaman böyle şeyleri düşünmemeli. 9. I WHEN | 1. |i:ğn8®l®JŞSerllşn|)|tzamaiTÎfadesinI'hi®eyef#|!. When A li arrived.Çfauşef oluşturabilir:' -v i:. she was still dressing.I w ill never forget the day when I met her. Bu .

you can’t get rid of them easily any more. ... I w ill go on holiday.Ö N &Aİİ VRPILRRR G e m BRHIS 5. 3i Bağİ&Ş elirak kullanılıp “ bir .. Bu durumda “ when” yapısının içinde olduğu cümlecik (Noun Clause) genelde cümlenin tamamının ya öznesi ya da nesnesi görevindedir..-s e ” anlamı verebilir: Once he starts he w ill be obliged to continue.. O. Onun ne zaman geleceğini bilmiyorum..-m ez” anlamı . 2.. . . Bir zamanlar sadece Brezilya’da yetişen bu ağaç artık tüm tropik bölgelerde yetişmektedir. ZaW'biârak. Yani “ w hen" yapısından sonra gelen cümlecik (Noun Clause) cümleden atıldığında geriye tam bir cümle kalmaz.. erbbtlîKi-<'C'^ ^ There was once a theatre here..-r .Ş8Î<röB'ri*?:'aHraimî. ju s t after. bizi ayda bir kez ziyaret ediyor. Geriye kalan cümlenin ya öznesi ya da nesnesi eksik olur: I don’t know when she w ill come... 4.. '.. verebilir: ■ ■■■■■■• Once the school is over.K' n She visits me once a month. Okullar kapanır kapanmaz. • ..külla. w hen" gibi bağlaçlara benzer olarak “ . |~ONCE | 1. When they w ill arrive depends on the traffic. Sorü kelimesi olarak kullanılıp “ ne zâm an"ıarilam ıylabir Noun Clause yapısı oluşturabilir.... 300 . The professor has asked me when I w ill hand the project. 5 . Once you become a member. Bir üye olursan...i’î This tree once grew o n ly in Brazil now grows in all the tropical regions. .. ilip “ Bli* kez^bÎMjefâ“ -anlaml!verebilir:'.. Bağlaç olarak kullanılıp “ as soon as. Profesör bana projeyi ne zaman teslim edeceğimi sordu... hemen tatile gideceğim.. Zarf 0İârak’(<üilanijitj:\‘. .. Onların ne zaman geleceği trafiğe bağlı. Bir başlarsa devam etmek zorunda kalır.. Burada bir zamanlar bir tiyatro vardı... .‘bÎr”idmâîi:iâri. artık onlardan kolay kolay kurtulamazsın.

Önümüzdeki tek sorun kalmak ya da gitmek.da olsa” anlamı verir. 0 beni sevse de sevmese de ben onu sonsuza kadar seveceğim. bu kullanımında devamında “ o r not” yapısı zorunlu değildin She couldn't decide w hether to sign or not. Ayrıca.-mese de / ister.. Arabayla da gitsen otobüsle de oitsen uzun bir seyahat olacak. The only question facing us is whether we're to stay o r to go. Bağlaç olarak kullanıldığında “ .. | BÜT | 'i. whether autocratic or democratic. 301 . Jack hariç herkes sınıfdaydı. Edat (preposition) olarak kullamldığındai“ except'' ya. Şimdi mi gitsem acaba? Whether she w ill come or not is not known Onun gelip gelmeyeceği bilinmiyor. İmza atın atmayacağına karar veremedi.. I'll get it done... bunu bitireceğim. 2. Otokratlk de olsa demokratik de olsa. whether at the office o r at home. Geriye kalan cümlenin ya öznesi ya da nesnesi eksik olur.. Büroda olsun. I wonder w hether I should go now..-se de . da-“ e x c e p tfoHf yejg)şi«gibf "ja H İH ç f^ a rıl^ ı'y e rir: The new maid w ill do alm ost anything but wash windows. Yeni hizmetçi. Yani “ w hether” yapısından sonra gelen cümlecik (Noun Clause): cümleden atıldığında geriye tam bir cümle kalmaz. m ust deal w ith this problem.. İt w ili be a long journey w hether you drive or go b y bus. Anybody but Jack was in the class..-ıpmadığı" anlamıyla bir Noun Clause yapısı oluşturabilir: Bu durumda * . I will love her forever w hether she loves me or not. Sen gelsen de gelmesen de ben gidiyorum... All governments. İster arabayla git ister otobüsle uzun bir seyahat olacak. They asked me w hether they could bring her. İster. her hükümet bu problemle uğraşmak zorunda. evde olsun..da olsa . pencere silmek hariç. hemen hemen her işi yapar.. “ whether” yapısının içinde olduğu cümlecik (Noun Clause) genelde cümlenin tamamının ya öznesi ya da s nesnesi görevindedir. / . Bana onu getirip getiremeyeceklerini sordular. duruma göre “ o r” ya da “ or not” yapılarından birinin kullanılması zorunludur: I'm going w hether you come or not.S uüt GÜRCftN < Rıdvan GÜRBÜZ S I w h e t h e r "] 1. Bu şekilde kullanıldığında bir yan cümlecik ve bir ana cümleğl birbirine bağlar. Ayrıca. Soru kelimesi otarâk kullanılıp “ -ip ..

But fo r her relationship w ith the boss. şöyle demek daha doğru o lu r. Bağlaç olarak kullanıldığında “ fakat." anlamı verir: There is no shortage o f basic skills In the workplace. işyerinde temel becerilerde eksiklik yok. Bu akşam dışarı çıkmaktansa evde kalmayı tercih ederim. She w ent abroad not to have a vacation but to improve her English. 2. Sizin İçin hemen hemen her şeyi yaparım.Ö N m U V ffflu m G6NGL 8RH15 2.jçerislnde “ withoU tî'::yapısınâ:&fin?işr alarakftm ese." kalıbı içerisinde ". Yeteri kadar çalışmamıştı ama sınavı geçebildi. but she was able to pass the exam. yurtdışına tatil için değil İngilizcesinin geliştirmek için gitti.. 3. hayat zor olurdu. Rather. b u t.. Soru epeyce zordu.. 4. but she also speaks Spanish.. -mektense" anlamı verir: I decided to v is it a friend rather than go home.. İş arkadaşlarıyla oldukça iyi geçiniyor. The question was rather difficult. . life w ould be difficult. “ W ould rather” kalıbı içerisinde “ .. she would have been fired long ago. “ Rather than” kalıbı içinde “ -den ziyade. but (also)" paralel yapısı içerisinde. 3. “ Not. I RATHER 1 1.." anlamı veren “ not only. “ But for” kaljbj. I w ould rather stay at home than go out this evening.kullanılın Not only does she speak English. hâlbuki k i" gibi anlamlarla iki ayrı cümleyi bağlan I'll do alm ost anything fo r you. the problem is p o o r management.’ ama. d e ğ il. aslında.-yi tercih etmek” anlamı verir. 5. ancak..... Burası. Eve gitmektense bir arkadaşı ziyaret etmeye karar verdim. O. Sen olmasan. sıfatları ya da başka zarfları nitelerken “ oldukça. Zarf olarak kullanılıp fiilleri. epeyce. evden ziyade müzeye benziyor.... Zarf olarak kullanılıp öncesindeki cümleye gönderme yaparak “ daha doğrusu. 4. Şefle İlişkisi olmasaydı çoktan işten çıkarılmıştı. sadece İngilizce değil ayrıca İspanyolca da konuşuyor. ama onu yapmam.. but I w on't do that. lâkin.” anlamı yerir./ rmasa'lanlâmı verir: But fo r you. O. Aslında fdaha doğrusu) problem kötü yönetim. b ir h a yli" anlamı verebilir: > He's getting along rather well w ith his fellow workers.. “ S a d e c e d e ğ il. ayrıca .. She had not studied hard enough. This place is rather like a m useum than a home. 302 .

. ‘would sooner” kalıplan içinde kullanılır: ' . Would you help me? Bana yardım eder misin? Would you please hand me tha t book? Lütfen o kitabı bana verir misiniz? 4.. ..kon» Jnhnı. -nıekle birlikte. Esra Ankara'dayken. They told us they w ould resign. • “ W ould Vo" yapısı yukarıda anlattığımız 1. Bize istifa edeceklerini söylediler. "w ould p re fe r".M ıkı cylCL . Bağlaç olarak kıi'laııılıp “ -iken.l clmalıdu.-lıp --.. it's not true o f Tuğçe. jk « ilk ı. . Every m orning w hile running in the park I see one particular deer.' w ould ju s t as s oo n". ”‘î ____J . He said that he w ould v is it us. WHILE 1 Zaman Bağlacı rl.. d- Esra stayed w ith her m other w hile she was in Ankara. Geçen yaz her gece yürürdük. .yapardı'' unlum vDiıı. Her sabah parkta koşarken bir geyik görüyorum. We would w alk every nigh t last summer.l'jnıldbıiır While w hat you say is true o f Tuğba. ve 2.S uat GÜRCRN < Rıdvan GÜRBÜZ 5 I. . maddelerdeki kullanımlarının dışında genelde Present anlam verecek şekilde kulllanılır. 303 . Bu akşam dışarı çıkmaktansa evde kalmayı tercih ederim. Çok sigara içerdi. ___ i would rather. oysa kız kardeşi esmer. . -dıgı halde. w hile her sister's a brunette. stay at home than go o ut this evening. .ek if n “ used to Vo" yapısı yorıııe kullamlc-hılır Ancak bu şekilde kullanıldığında devamında gelen fiil mutlaka eylem bildiren b’i fi.. ynııı duıuır bildiren fiililer ııe bu anlamıyla She would smoke a lot.ı. Dedikleriniz Tuğba için geçerli olmakla birlikte TuSce için geçerli değil.WOULD | 1 “ . 2. annesinde kaldı. O sarışın. Bizi ziyaret edeceğini söyledi. oysa" gibi anlamlaıla “ whereas” bağlacında L olduğu gibi genellikle iki farklı taraf arasındaki zıtlığı anlatmak 'çın Kı. She's a blonde. “ Tcrcıhtc bulunurken” kullandığımız 1would rather".

ı ■ men ünce?" e.in ozresı olabılcccyı gibi cuınlcdn r.ilm lesnosı do tjla H r Ya dn nçiKlamP geıoktıre. anrnk lu sckı'ıJr> kiıll-ırıldıfjınrf. Bu mineçiçeği. Noun Clause yapabilir “ That’’ yapısının olıışiurduğL Noun Clause kışını. The method that was used did not prove to be effective. He left ju s t a little w hile ago. The things that are to be enlightened in this meeting shouldn’t be left to the next one. a while y. O sınavı geçtiği için mutlu.ÖNEMÜ YRPILRRR GENEL BRH/S 3 .»im m r.. She is glad that she has passed the exam. Epey zamandır burada yoktun. DOn bana vardım eden adam bu. bu kullanımında "that-1 yapısından sonra gelen Aujcriive Clause kısıntıda " t lı a f atıllı«! dzne ya dn nesne eksik kain. İstediğim şey tatile gitmek. ' 'M 2." . vııpu' gulnır-yecot'jinı hatıı'ayalıın Ayııca. jşunulduğuı -Je cim le-.r: ya d=| nesnenin yerini tutar: .r She listened to them fo r a w hile. 0 biraz evvel çıktı. 304 . 3. bu t then she got bored. fakat sonra sıkılmaya başladı. lıır nuıddet" an'ami v c . After that he w ent to bed. Ondan sonra yatağa girdi. Bu toplantıda aydınlatılması gereken şeyler bir sonrakine bırakılmamalıdır. 1 • “ •• i Are you the man that invented the cotton gin? Çırçırı icat eden adam siz misiniz? This is the man that helped me yesterday. butun cumlo . bıı loıllammında ‘*that ' yapısından sonra gelen ijaun (JL lisd ! He said that he w ould go on holiday. What I w ant is that we go on holiday. Kullanılan metot faydalı olmadı. You've been away q uite a w hile."h ırp u ıp . §u da ağaçminesi. Onları bir müddet dinledi. Tatile gideceğini söyledi. Öncesindeki ismi niteleyen bir Adjective Clause oluşturabilir. yanı "th a t" yripısı Adjjctivu Clause :r -r'e nzr. Did you see that? Onu gördün mü? This is a verbena and that's a lantana. • .. H w n İ l I f l f f i l | i @ J | | | | S | P | | | j | P î f | i 5 ^ 1 | P | t â i M e k ’ için kullanılır.bir sıfattan sonra yeya^so/ııı ıs'm&er^ sonra ^a tjd e h ılır Ayrıra.

SVO. “ In that” kalıbı içerisinde “ .r~T-«â^ iâ()lântMwmj^'içfji. İngilizce’yi akıcı konuşabilmek icin çok fazla pratik yapmalısın...kaeİâr/iıkİ ■^ ’:â Î. O.. 4. The exam was go d iffic u lt that nearly ail the students failed.. Aynı anlamı "in order that” yapısı da verebilir. 6.” anlâmi vermek rçın kullanılır.+.|to(..^ < < !Şâ6.:'' It was such a d iffic u lt exam that nearly all the students failed.bakımından / acısından” anlamı verirken kullanılır: The two countries are alike in that they are ruled in the sdme way. : l^'kalibiiiçeriöirid : e.â ilfV r^ ^ i v.” kalıbı içerisinde “ -mek/-mak için. Sınav o kadar zordu ki hemen hemen herkes kaldı. "So tha t.. farzet k i . İki ülke aynı şekilde yönetilmeleri bakımından benzerlik göstermektedir. -sın diye” anlamıyla amaç bildirmek İçirt kullanılır. 5.ir. asstim e tKât” kalıpları içerisinde "diye lim ki.S uat GÜRCRN & Rıdvan GÜRBÜZ It is believed that she stole the money. O kadar zor bir sınavdı j<j hemen hemen bütün öğrenciler kaldı. He believes that the advantages o f the program w ill outweigh its disadvantages. tftatli:-’! tSİi6Cİ!Nl<ft. w hat w ould you do? Diyelim ki kayboldun.iy â b (tHât)’’ . v 9.. Eâer kurallara uyarsan bizimle oynayabilirsin. o kadar hızlı konuşuyor ki onu hemen hemen hiç anlayamıyorum. “ Suppose that.: He studied very hard so that he could pass the exam... 305 . Geç kalktı. bu yüzden otobüsü kaçırdı. ne yapardın? 10. Programın avantajlarının dezavantajlarından daha ağır basacağına inanıyor. “ . “ so + ad j/ ady + tfta t + SVĞM’ kâirbı İ ç i n d e .lthat:.Kullâhtlir. imagine that.^ p rT ^ eK İçÎriik liâ u rîiil. So that you can speak English fluently. Parayı onun çalıdığma inanılıyor. 7it“Sü<ihl#(8/İn):lid( ♦rnöurı^+.. She speaks şo fast that I can hardly understand her. s o that she missed the bus.kâlibı içinye virgülden sonra ''Bü yüzdöri" anlamı vermek için kullanılır: She woke up late... you should practice a lot. I am o f the opinion that the elections were not fain Bence seçimler adil değildi. Sınavı geçmek icin çok çalıştı. • You can play w ith us provided that you obey the rules..” anlamı vermek : için kullanılır: Suppose that you were lost.

You can con sult me a bout such matters.bu tür yeni metodlar .such new m ethods are ..m She has achieved all her goals except tha t s he cou ld n't learn Spanish.. .." bo ylc. . diğer bir devisle... İngilizce’yi akıcı konuşabilmek icin cok fazla pratik yapmalısın... Sınav o kadar zordu ki hemen hemen bütün öğrenciler kaldı."yapısı “ bu yüzden" anlamıyla “ soııuç ’ b İJııınek ç ıı de kullanılabilir Bu şekilde _ kullanıldığında örcusınc vırıjul aldığına dikkat tuelıın She woke up late. " anlan dıgında a ray a gen e ld e «sıfat y a da z a ıf ald.. Geç kalktı..ÖN 6M U VRPILRRR G€N€L BAHİS These settlements are all riparian settlements.. Bu gibi meselelerde bana danışabilirsiniz... bu yüzden otobüsü kaçırdı. She speaks şo fast th a t I can hardly understand her..such people. so th a t .. göllerin yanında konumlanmışlardır.. n l j r ı ' v e t kci kul'....-ıinın.. you should practice a lot. So that you can speak English fluently.bu tür insanlar.. Bu yerleşkelerin hepsi kıyı yerleşkeleridir. 2. k i . .. I SO THAT l He studied very hard so tha t he could pass the exam. İspanyolca öğrenmek hariç tüm amaçlarına ulaştı. Sınavı geçebilmek icin cok çalıştı. ıdj / ad v + th a t + SVO" kalıbıyla içerisinde “ o kadar .. so th a t she missed the bus." diılarr..'ı dd “ noun phrase" a'tiidk kullanıldığında “ bu tu r.. they are located near the lakes.... “ Such” yapısı dev. O kadar hızlı konuşuyorjd onu hemen hemen hiç anlayamıyorum I SUCH I 1... 306 . tha t is . Büvle şeyler ona kolay geliyor...ğını hâtırL’ valım verm ek için The exam was şo d iffic u lt that nearly all the students failed.’ d ı ıçeıijiııut’ ‘ ... 12 'E x c rp t th a t/s a v e tha t. Such things are easy fo r her.i bir “ no un" y... “ . hariç .

“ Such + (a/an) adj + noun + tha t + SVO" kalıbı içerisinde “ o kadar. Övle görünüyor. Bu kadar kötü bir hava beklemiyordum. Türkiye gibi bazı ülkeler eğitime.." anlamı vermek için kullanılır: It was such a d iffic u lt exam that nearly all the students failed. 2... palmiyeler ve benzeri ağaçlar serada tutulmalı.g ibi” anlamıyla araya giren İsme örnek vermek içirt kullanılır. k l .. Aynı kullanımda “ like" yapışı da “ örnp'k" vermek İçin kullanılabilir: Fruits such as raspberries and blackberries don't keep fo r long. Derek ve annesi gjbi İnsanlar kendilerinden başka kimseye güvenmezler. “ SİıcH *• nöun I nöürı phrase + as” yapısı “ . '?• “ And şuch" kalıbı:içerisinde "ye. Turkey has a number o f problems such as inflation and unemployment. Orange trees.. 307 .S uat GÜRCRN < Rıdvan GÜRBÜZ 5 2 L Such” yapısı devamına herhangi bir yapı almadan yani daha öncesinden bahsi geçen bir şeyin yerine zamir ı“ ülarakda kullanılabilir pu şekilde kullanıldığında genelde“ öyle” şeklinde çevirisi yapılır: It appears to be such. Ağaççileği ve böğürtlen gjbi meyveler uzun süre dayanmaz. 6.„ g ib i" anlamıyla öncesinde verilen isme “ örnek” vermek İçin kullanılır. Türkiye gibj ülkeler tehlikededir.benzeîÎeH” anlamı vermek IÇln kullanılır. “ As such” kalıbı' İçerisinde “ aslında” anlamı vermek için kullanılır: This’s not a medicine as such. 7. O kadar zor bir sınavdı M hemen hemen herkes kaldı. Türkiye’nin enflasyon ve işsizlik gjbj bir çok sorunu var. 4. I jÖrnekler “ as” yapısından sonra getirilir Such countries aş Turkey are in danger. I haven’t expected such awful weather as this. don’t allocate as much money on education as on army. Some countries. “ As such” kalıbı içerisinde “ öyle/şöyle/böyle" anlamı vermek için kullanılır: He’s a teacher and is known as such. Bu kadar para seyahat ve konaklama gibi masraflar için yeterli değildir. Bu aslında ilaç değil. orduya tahsis ettikleri kadar para ayırmıyorlar.. Such people aş Derek and h is m other do n't rely on people other than themselves. J..f‘Şuçh as" yapışı " . 0 öğretmendir ve övle tanınıyor. palms. and such should be kept under glass in winter. That sum o f money is not enough fo r such cosis as travel and accommodation. such as/like Turkey. Kışın portakal ağaçları.

. You've given me too much change. bile” anlamıyla “ vurgu” yapmak için kullanılir: Alm ost all the students have passed the exam.. “ Even so” yapısı şeklinde “ fakat. O beni davet etse bile düğününe gitmeyeceğim.‘.ÖN&AÜ YRPILRRR GÇN6L BRH/S I EVEN I U' . 1 hope we haven’t invited too many people to welcome properly. They praise him too much..ir:Ş She is too young to get married. “ Even so” .^ ') :Ş ğ ^ % . -sa bile" anlamıyla zıtlık ifade etmek için kullanılır. Onu fazla övüyorlar.piillhdbi‘^ a iî l! e î . Bana fazla para verdin. 1.Vö"ikalifaiviçerisİriöe'‘‘% m ej^cökîk a d İi“ i^nfarni'"vârmek?lçinttpanıl... • “ Even though". Sınav aşırı zordu. he w asn't able to pass the exam.Jt:ğhIâm(V!â:&tfife. -sâ da. buna rağmen. Hemen hemen herkes sınavı geçti. 4. çok.fc. 0 evlenemevecek kadar kiiniik.) amaç vurgu yapmaktır ve bağlacın kullanımını değiştirmez. Even Jack was successful.'toö . Jack bile başarılı oldu.. even when. D on't eat too much. I’ 3. için kullanılın:: ■ : I w ill not go to her w edding even If she invites me. “ İvSfi1f-Vyâ0iŞi. “ aşırı.^ â . Zarf olarak “ hatta.. Çok çalıştığı halde sınavı geçemedi. he co u ld n 't pass the exam. Konser bileti almamız için çok geç. böyle olsa bile” anlamıyla zıtlık ifade eden bir zarf olarak kullanılır: He had studied hard. . 2ı “ Even though” bağlacı şeklinde “ -e rağm en.. 308 . ve “ Even i f ’ yapıları dışında herhangi bir bağlacın önünde “ even" kullanıldığında (even after. 1 rw ı 1. :2. Umarım layıkıyla ağırlavamavacağımız kadar çok kişi davet etmemişizdir. even so. It is too late fo r us to buy a ticke t fo r the concert. gereğinden çok” anlamıyla bir sıfat ya da bir zarfı nitelerken kullanılabilir: The exam was too difficult. .« Ö .'. O çok çalıştı. Fazla veme. etc. vine de sınavı geçemedi. Even though he studied hard. Bu durumda “ even” yapısı paranteze alınıp cümle ona gore değerlendirilebilir. yine de.Mde etmek.

İnsanın huzurlu olmasını da sağlıyor. Filler de vardı. to o . to o . O filmi sevdi. İş birçok olanak sunuyor. Ben de sevdim. You have to get rid o f that house and the Mercedes to o ! 0 evi. bir de Mercedes'i elden çıkarman şart! She liked the movie. The job offers many opportunities./ da” bağlacı aniamı verecek şekilde ardarda gelen ikl pozitif cümleden ¡kincisinin : sonunda kullanılır. Sen de Arapça öğrenebilirsin. Hayvanat bahçesinde aslanlar ve kaplanlar vardı. to o . 1liked the movie. 309 . There were elephants. You too can learn Arabic. There were lions and tigers at the zoo. It makes one feel com fortable.S uat GÜRCAN & Rıdvan GÜRBÜZ Ş f“ Ekleme’' ifade ederken “ de.

A) B) C) D) E) became/grew became / is growing has become / is growing had become / grew was becoming /has been growing I — a lo t because I d o n 't remember much of the day. A) B) C) D) E) had developed have developed will have developed developed are developing When it g o t dark out. A ll the girls — the schools own skirts and trousers w ith the tag on and there over the top prices. sorularda. My school is pathetic. Many peoples — Stone Age technology when Europeans — the ir voyages o f exploration and discovery in the A. London bankers — many o f the features o f modern banking. A) B) C) D) E) have to must have had should have had had to must 310 . th is tax — in popularity. Since the early 1800's.-50. France — the firs t nation to adopt a value-added tax. For example. used to drink must have drunk would drink 3. 1.000 years. 2. People — books in some form fo r more than 5. A) B) C) D) E) resulted had resulted result have resulted will result A) B) C) D) E) should have drunk might drink . in ancient times. m o st executions from convictions fo r murder. =i S A) will still have used / begin £ > B) had still used / began g C) were still using / began Jg D) are still using / have begun E) will still use / begin 7.Grammar Revision / Test-1 01. people — on clay tablets o r other materials A) B) C) D) E) have been using / had written had used / wrote have used / wrote used / have written were using / wrote In 1954. the players — abandon the ir search fo r the lo s t softball.D. parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. A) B) C) D) E) can wear may wear could wear were able to wear have got to wear 4. By the 1600's. Today. and about 40 nations use it. 1400's.

A) B) C) D) E) had been tllscovered were discovering will discover would be discovered have been discovered 15. Mr.5 m illion persons are found — pleural effusions each year in the United States. Approxim ately 1.S uat GURCRN & Ridvcin GURBUZ 9 . A) B) C) D) E) have/ tune up to have / tuned up having / tuned up have / tuned up having / to tune up the car — 311 . 1 really w ant to thank my friends for helping me survive this moment. A) B) C) D) E) had better not would prefer not would not like couldn't didn't have to 14. SanChez w on’t let his kids — movies that seem — violent behavior. A) B) C) D) E) had been thought / saw has been thought / is seen will be thought / have been seen was thought / were seen would be thought / would see 10. This week Americans — w ith images of Barack Obama posing as the commander-inchief. A) B) C) D) E) watch / to promote to watch / to promote watching / promoting to be watched / to promote watched / promoted 12. New technologies that w ill m ost probably have significant potential in the future — arid presented to specifically serve the needs of the SAPIENTIA project. A) B) C) D) E) to have to be having having having had have 16. You — lie to me about th is because I do have my ways o f finding out the secret you hid. We took the precaution o f — before we began ou r long trip. or I think I — suicide already. A) B) C) D) E) must have commited ought to have commited could have commited had commited have commited 13. A) B) C) D) E) had been bombarded have been bombarded are bombarding was bombarded bombarded 11. Bird flu — only to infect birds until the first human cases — in Hong Kong in 1997.

There are often great changes in weather along the coast. A) B) C) D) E) such a lot of so much that as much as so many that too much 18. A) B) C) D) E) as many / as such a lot of / than too much / to so much / that the same / as 312 . bu t I s till prefer silver jewelry. A) B) C) D) E) saying / insulting to say I to insult to be said / to be insulted to say / being insulted to say / insulting 23. she did not comprehend such slang terms — “ cool” and “ gross. Although my Japanese friend knew English pretty well when she came to th is country. They looked — poles. It's possible — w hat you really think w ith o u t — other people. Silver is considered — infe rior to gold. the temperature can vary by — forty degrees. The guards outside the palace stood stiffly. In one day. Parents who are angry about budget cuts plan — tonight's school board meeting w ith a noisy dem onstration. A) B) C) D) E) as rigid as as rigidly as too rigid more rigidly than so rigid that 19.Grammar Revision fast 1 17. Being outspoken doesn’t necessarily mean being rude." A) B) C) D) E) that as the same so more 20. describe the problem. A) B) C) D) E) disrupting to be disrupted to disrupt being disrupted to have disrupted 22. A) B) C) D) E) Quite Even Much Hardly No sooner the Dial and 24. A) B) C) D) E) being to have been having been to be be 21.— kindergarten students can learn procedure fo r reporting an emergency: 911. give your name and address. We had — fun camping — we extended our vacation one more day.

only 202 — are inhabited. A) B) C) D) E) which where that whose when 26. A) B) C) D) E) whose where what that when 32. A pplied mathem aticians.S uat GÛRCRN < Rtdvan GÛRBÜZ S 25. A) B) C) □) E) the fact that / that that / how whether / how th a t/If where / that 313 . have learned to solve many o f them — were alm ost im possible to solve ten or tw enty years ago. A) B) C) D) E) like as such such as so 29. wear long pants — a precaution against poison ivy. A) B) C) D) E) of whom whose in which with whom of which 27. A) B) C) □) E) who dig t whose that dug / where dug / that digging/which who dug / what 31. I had a preconception o f m y brother’s girlfriend as being — unfriendly. but scientists know — there is a pattern to — they move.1think It’s extravagant to buy a prom dress — w ill be w orn only once.190 small coral islands.The movement o f c lo u d s . A) B) C) D) E) who / that tha t/w ho whom / which whose / what which I that 28. Scientists — up an ancient c ity found a piece o f pottery — they thin k is a tin y fragm ent o f a bowl. — are interested in w orld ly problem s. If you walk in the w oods.m a y seem to be random. and It som etimes com es w ith such violence that the muscles are gathered up Into knots. so I borrowed one from a friend. The usual sp o t — the cramp Is fe lt is the calf of the leg. A) B) C) D) E) as such rather like the more 30. From her voice on the phone.The Maldives consists o f 1.

Grammar R evision Test 1 33. Many people th in k they are really sisters. The sym ptom s o f attraction -falling in love.1 read an interesting article on — to cope w ith d iffic u lt people.5 A) B) C) D) E) did they weren’t they did it wasn't it didn't'it A) B) C) D) E) that which how why if 36.— the tw o close frie nds happen to have the same last name is m isleading. The em ission o f electrons from a material occurs only if the electrons inside are in some way given s ufficie nt energy to break through the surface — a so rt o f energy barrier exists. a picture o f a small circle with a dot in the middle symbolized the sun.are very much like — happens when you take an artificial s tim u la n t A) B) C) D) E) how where the fact that what whether 38. 34. The lifeguard at the pool suggests that young children — at the sha llo w end. A) B) C) D) E) where which whose when why 37. A) B) C) D) E) to stay have stayed stayed be stayed stay 40. A) B) C) D) E) that whether how which how far > > | •— A num ber o f parents believe — they can provide a better education fo r the ir children at home. — ? g > “ S . 5C mI m 39. In ancient Egypt. Reading m ovie reviews can help you evaluate 3 — a film is w orth seeing. A) B) C) D) E) The fact that Whether What How much How long 314 . A) B) C) D) E) what that who whose whom 35.

my grandm other is still energetic — to go fo r a long. but succeed. A) B) C) D) E) all whole both every either 44. — ? A) B) C) D) E) can't we don't we can we have we isn't it 46. I fina lly found my glasses in my pocket. « 1648. w A) In spite of C 2 B) Although A) one/another C) Since B) o n e /th e other D) In order that C) each / others E) Because of D) both / the others E) another / the other 45.S uat GOKRN < Ridvan GORBOZ S 4 1 . A t the age o f 70. — . A) B) C) D) E) Whereas Although However Otherwise Therefore 48. — minerals are shiny yellow. A) B) C) D) E) nevertheless even though in contrast due to actually 47. we can’t abolish hunger. they were born on separate days. A certain w orthless mineral Is known as “ fo o l’s gold” because it resembles real gold. — . W ith ou r advanced farm ing methods. A) B) C) D) E) both enough as well as also though 42. A) B) C) D) E) even though in case despite in fact on the contrary 50. A) B) C) D) E) Too m a n y /a little Much / a few M any/few A lot o f/little Several / great deal of 315 .— the Johnsons’ tolerance. There was an interval o f several hours between the births o f the tw ins. It doesn’t participate in wars o r support g — country against — . the ir son-in-law’s different religion is not a problem fo r the 2 49. fast walk every evening after dinner. Switzerland has been a neutral country since family. A) B) C) D) E) All Both Either Neither None 35 e z 43. i do n 't think Jim is conscious tha t he som etimes seems very rude. — people strive to become movie stars. The company is so strong that it is expected to prosper — sim ilar companies are going out of business. he w ould n't be so ill-mannered. A fter a thorough search o f — corner o f my apartment.

He was able to maintain a high average throughout college while holding a full-tim e job. A fter I — som e spaghetti. We — endure a few more weeks o f cold.-50. sorularda. A) B) C) D) E) to happen happen to be happened happening to have happened 4. However. I — tha t the “ super-giant” box of laundry soap — a better buy than the “ fam ily econom y” box. a player — a consistent winner. so I resorted to eating it w ith ketchup. parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. since the s p o rt w as mentioned in . not a w in n e r now and then. someone w ho — how to use it — how all its features w ork. A magician astonished the audience making seemingly im possible thin gs — . 1. To be rated number one in tennis. My brother — excellent study skills. When the new copying machine arrives in our q office. I — I did n 't have any spaghetti sauce. A) B) C) D) E) had cooked / had realized cooked / had realized have cooked / realized had cooked / realized cooked / have realized x u 6. gray w inter before spring — . in 1839. w e A) knew / demohstrated B) ¿knows I demonstrated C) knqws-/will demonstrate D) has known / would demonstrate E) knew / would demonstrate 7. it — earlier. Using a calculator. by 3 u z > > § •— A) B) C) D) E) had to start should have started must have started was supposed to start needn't have started 3. A) B) C) D) E) must have should have had could have was supposed to have may have z 2.Grammar Revision / Test-2 01.English publications as early as 1744. A) B) C) D) E) have determined / is had determined / will be determined / was was determined / would be 5. New York. Many people believe that baseball originated in Cooperstown. A) B) C) D) E) can be should have been might be could have been must be 316 . A) B) C) D) E) will have to / arrives have to / will arrive had to / arrives have had to / would arrive will have to / would arrive 8.

Louis. My dispute w ith m y b rothe r ab out w ho w ould get the last piece o f pie — when our father ate it. 11. A) B) C) D) E) had occured has occured was occured occurred had been occured . A) B) C) D) E) to be accompanied accompany accompanying to have accompanied to accompany 317 . steps — to preserve the remaining giant redwood trees o f CJalifornia and Oregon fo r future generations.600 iron bands that hold the copper skin to the frame — . so he wrapped a waffle around the ice cream and — it that way. My boss can be very critica l o f me when I don’t do m y best w ork. During the 1980s. A) B) C) D) E) praising being praised to be praised to praise to have praised 12. The firs t m oonw aik — on July 20th. The Myers asked my siste r — them to the seashore to help take care o f the ir young children. but she’s also quick — me w hen 1do well.S uot GURCRN & R idvon GURBUZ 9. A) B) C) D) E) were belrtg taken are taking are being taken were taking have been taken 15. A business owner who tries customers —. A) B) C) D) E) was settled settled has been settled has settled had settled 10. one giant leap fo r m ankind". 1969. the Statue o f Liberty — The damaged torch and the 1. after Neil Arm strong stepped on the moon and said.to the police. An ice-cream seller ran out of cups. A) ■B) C) D) E) restored I replaced was restored / were replaced has been restored / have been replaced was restored I replaced had been restored / were replaced 16. A) B) C) D) E) had originated / had sold originated / sold has been originated / was sold originated / had sold was originating I was selling 13. A) B) C) D) E) should report must have been reported could have reported might report should be reported to deceive 14. “ That’s one sm all step fo r a man. For the tim e being. The ice-cream once — at the 1904 W orld’s Fair in St.

Our apple tree bore — an abundant crop this year that w e’ll have plenty o f applesauce ajl winter. vegetables. and herbs. Melba looked forward to spending the evening in — solitary activities — reading and taking a long bubble bath. A) B) C) D) E) s o / that more / as so / as such/ that too I to 18. Our pet hamsters were — fertile — we ended up selling many baby hamsters back to the pet store. A) B) C) D) E) so / that such / that as I as such / as the same / that 19. A) B) C) D) E) to care being cared caring to be cared to have cared 23.1 didn’t mean — my brother by telling our parents that he was using drugs. the womat decided — a degree in social w ork and become a social worker. A) B) C) D) E) to pursue pursuing to be pursued being pursued to have pursued 21. Granddad had a strong objection to boys' — long hair. Elena loves gardening. but I don’t think they’re — strange — the peanut-butter-andtuna sandwiches he eats. A) B) C) D) E) to wear / to get wearing / to get to be worn / getting being worn / to be getting wearing/getting 24. In the mood to be by herself. A) B) C) D) E) betraying to betray to be betrayed being betrayed to have betrayed 22. My brother thinks my Chip-and-dip sandwiches are peculiar. Granddad cut his hair whiie he was asleep. A) B) C) D) E) such / that a s / as so I as more / than so / that 20. I wanted to help him. Once when my father refused — a hair cut. A) B) C) D) E) so such too more as 318 . so she spends a considerable am ount o f tim e — fo r flowers.GrammarR evision Test 2 17. At the age of 49.

A) B) C) D) E) the fact that whether how what why 319 . A) B) C) D) E) such as that so with 29. The city residents are planning a community garden — they can grow the ir own fresh. Because the prices and food are so good. Surprisingly. IK) B) C) D) E) causing to be causing to have caused having caused caused 32. A) B) that C) how . My brother was upset when he received a letter o f rejection from a college — he wanted to attend.S uat GURCRN < Ridvan GURBUZ 5 25. the team decided — the Red Lion Inn would be suitable fo r its annual banquet. I w ish the weddings were not going to coincide because I’d really like to go to both. or — she had to wear black. A) B) C) D) E) that/w hether whether I that w hy/w hose if/w hether where /when 27. Our neighbor is getting married on the same day — my cousin. A) B) C) D) E) that which where how whose 26.D) what E) why whether 28. Sharon asked her m other — her blue dress was suitable fo r a funeral.2 31. wholesome fru its and vegetables. there have been cases — a bump on the head has restored the sight o f a 3 blind person. Jack didn’t know — people were giving him peculiar looks until he realized there was a food stain on his shirt. Seat belts in cars protect passengers from injuries — by abrupt stops. A) B) C) D) E) which whose what when how 5 > § . A) B) C) □) E) what that how in which whether 30.

tv CE 35. A counselor m u st remain neutral. The pain and sw elling cou ld get worse. Movies are rated PG_13 — they contain material tha t is im proper fo r young children. He always makes him self repulsive by insulting and making fun o f people. A) B) C) D) E) Unless In case As though Whether If S . A) B) C) D) E) will walk I aggravates walk / will aggravate walked / could be aggravated had walked / could have aggravated walked / had aggravated w cs S 36.— you ever go to a marriage counselor. they need to come Into the next one ready to w in A) B) C) D) E) Even if If Unless In case As long as 4 0 . — they have lo st the previous game. Someone in the laboratory w ill analyze the blood sample to see — or no t the patient has an illness. Business at the store was so slow that the salespeople had a dispute over w ho — get the ■§ next customer.GrammarR evision Test 2 33. La Tanya decided — car to buy after making a com parison o f all the cars in her price range. A) B) C) D) E) unless in case if suppose that whether 34. H A) B) C) D) E) would will can may has to 38. A) B) C> D) E) if unless as if regardless of as though 320 . Athletes need to have a positive attitude.1 w on’t go to the party — Le ster is there. don’t expect him o r her to agree w ith ju s t you or ju st you r spouse. If you — on you r sprained ankle. A) B) C) D) E) that if when which where 39. A) B) C) D) E) that whether where if when 37. you — the injury.

Ginny enjoys rock clim bing. A) B) C) D) E) plenty / little a number of / a few m o st/few scores of I little a lot of / little < 321 . — she feels very proud after making a climb. A) B) C) D) E) or neither so for nor 50. The principal leader o f England is the prime m inister. — . A) B) C) D) E) although even so nonetheless since so that 42. and — is green. A) B) C) D) E) another others the other the others each other 45.S uat GÜRCRN & Rıdvan GÜRBÜZ 41. A) B) C) D) E) whereby as regards irrespective of moreover hence . w ho had ju s t gotten his own apartment. Ned was ready to return to the com pany o f other humans. Iowa has many huge > farms. The queen o f England has — real power. A) B) C) D) E) because otherwise therefore however besides 47. — they gave the ir surplus pots and pans to th e ir son. A) B) C) D) E) taken being taken taking to take to be taken 46. A) B) C) D) E) many no much any none a: 5 jg 44. Mrs. 48. A fter — a s o lita ry vacation in a cabin fo r two weeks. She rushes him to the doctor — he gets the sniffle s or scrapes his knee. Brad's father placed — em phasis on doing w ell in sports b u t gave — attention to doing well in school. human babies are dependent upon the ir parents fo r years. Some animals can take care o f themselves as soon as they are born. > A) B) C) D) E) Because Even though However No matter On account of 49. She calls them lazy — th e ir house needs painting and the ir yard is overgrow n w ith weeds. The Barkleys had more kitchen supplies than they need. Everyone is surprised to see tha t there’s a contrast between Peggy’s eyes. it’s a d ifficu lt challenge.its soil is so fertile. A) B) C) D) E) whenever whatever whoever wherever whichever z 3 5 CE 43. One eye is brown. H ill’s concern about her little boy’s health is excessive. My aunt is c ritica l o f her neighbors.---.

many premature babies — . The ju ry ’s decision was unanimous. you m ust be sure to exclude air from the jars. Joan's basketball skills are Inferior to those of the other team members. A) Bj C) D) E) have been injured injured had been injured had injured were being injured 322 . parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da İfadeyi bulunuz. the pickles — . Otherwise. It's apparent that Leon and Bess — their quarrel. A) B) C) D) E) are not likely mustn't ought were supposed had z A) B) C) D) E) will spoil spoiled has spoiled had spoiled would have spoiled c 4.Grammar Revision / Test-3 01. since they are dating steadily again.-50. A) B) C) D) E) was improving will improve improved has been improving has improved In the past. Fatigue an accident. A) B) C) D) E) settled had settled have been settled were settled have settled The group o f laughing children became solemn when they heard that the ir frie nd — . A) B) C) D) E) have died / have lived had died / have lived died / live died / lived have died / have been living You — when you are very sleepy. but the coach believes that Joan — quickly. 1. Every ju ro r — that the woman on trial parlor after getting her hair cut. A) B) C) D) E) beieves / had robbed would believe / could rob believed / had robbed has believed / robbed believes / will have robbed A) B) C) D) E) must drive / might cause shouldn’t have driven / should cause ought to drive / would cause shouldn't drive / can cause are not supposed to drive / had to cause When you preserve pickles. sorularda. but w ith modern medical care. m ost o f them — normal lives. Teeth that are brushed and flossed regularly — to decay.

S uat GÜRCRN S Rıdvan GÜRBÜZ 9. the trip — . or on ly popularized the habit o f smoking. A) B) C) □) E) are signed up I will cancel sign up / will be canceled signed up / was canceled have been sign up / would be canceled had signed up / could have canceled 15. A) B) C) D) E). Cindy utilized her swimming skills — a camp lifeguard. A) B) C) D) E) some / Either no / Both none / Neither a little / The others a great amount of / Other 10. Last summer. A) B) C) D) E) more much as too so 12. If fewer people — .1 hesitated — long about buying the car that someone else bought It first. introduced tobacco into Europe. he was not aware o f the harm he was doing to future generations. A) B) C) D) E) to vanish / slipping vanishing I to slip to be vanished / slipping be vanished / to slip vanish / slipping 14. We fe lt it was more humane to have her painlessly — to sleep. When our cat developed a fatal blood disease.” A) B) C) D) E) to put put putting to be out to be putting 13. There is — disagreement on whether Sir W alter Raleigh. the 16th century adventurer and explorer. we didn’t w ant her to suffer. A) B) C) D) E) like as such so such as 323 . The magician made the rabbit under a secret door. — way. The minim um number o f people allowed for each bus tou r Is eight. Rico is — an awkward dancer that he constantly steps on his partner’s feet. The mechanic's verdict was that the car was — damaged to fix. A) B) C) D) E) such so too more much 11. too bad so bad such badly too badly more badly 16.

— they decided — them a coffee grinder. Alma had trouble — accustomed to the snowy Minnesota weather. in some towns. A) B) C) D) E) whose who that which where 324 . 2jj receive special care. Eating w ild m ushrooms can be dangerous because a poisonous m ushroom sometimes resembles one — is safe A) B) C) D) E) who whose of which where that 19. She jum ps up on us and begins —. A) B) C) D) E) to become becoming to have become become having become 18. it’s “ Welcome Wagon” — them about the town. Patients w ith the m ost severe illnesses are puppy fo r Christm as this year.our hands before the door is even shut. — they learned a lo t in class is the ultimate com plim ent students can pay a teacher. A) B) C) D) E) greeting / to lick to greet / to be licked to greet / licking to be greeted / licking greeting / licking 21.S z A) B) C) D) E) that which whose where of which 20. The whole town sympathized w ith the fam ily — house burned down. Our little brother proposed — ou r parents a 23.Grammar R evision Test 3 17. u A) B) C) D) E) to buy I to give to buy / giving buying / giving buying I to be given to be bought / to be given » > § . A) B) C) D) E) visiting to be visiting to visit to be visited being visited' custom ary fo r the newcomers and tell » =» § •S E 22. Our dog is eager — us when we come home. After years o f living in sunny Puerto Rico. but instead we kept in a separate part o f the hospital. A) B) C) D) E) To be said Say Having been said Saying Said 24.

5j A) B) C) D) E) to be converted to convert converting being converted to have converted 30.1 can’t understand the desire to possess very expensive cars and jewelry. If I — more money. but after a few days it became a great burden to him.S uat GORCRN t5 Rtdvan GURBUZ 25. You — children if you instructions at one time. and violets. 3 W A) to cause > B) to be caused !> C) being caused § C B D) having been caused E) causing A) Unless B) !f C) Even though D) Due to E) However 28. A severe storm hit ou r area. At firs t the lie he had to ld d id n 't bother the boy. A) B) C) D) E) to include to have included including being included included 29 . 27. — great damage and several deaths. the hotel cannot assure you th a t it w ill be safe. Now. daffodils. In the spring. — bluebells. A) B) C) D) E) — too many 32. If you — a bicycle on a busy city street. A) B) C) D) E) were riding / need would ride / needed are riding I need had riden / could have needed will ride / would need 31 . A) B) C) D) E) would have gone would go went can go could have gone will overwhelm / are given would overwhelm / give would be overwhelmed / were given will overwhelm / give could have been overwhelmed / had given 325 .— you leave je w elry in your hotel room. I — It on travel. ink. the woods contain a variety of wildflow ers. He also j§ used them in more than three hundred other | j products. including glue. Scientist George W ashington Carver was the firs t — peanuts into peanut butter. A) B) Q) D) E) had / would spend will have / spend had had / would have spent had I spent could have / would have spent 26. and dyes. you to be alert at all times. he w ishes he — back and undone what he had done.

— driving. I fina lly gave up. A) B) C) D) E) Although Since If While Unless 40. — . — the snowfall fina lly ceased. We try to make our visits to our j§ hometown coincide — we can see each other. If your next-door neighbors hate yo u r dog. — to learn to roller-skate. A) B) C) D) E) because though in addition to further thus 326 . A) B) C) D) E) In spite of so that owing to because much as 34. g 5 c A) in order to > B) as well as C) even though D) so that E) as if 38. The ad said. I fell dow n twenty tim es and the crashed into o wall. — more frustration than pain.GrammarR evision Test 3 33. it’s a d ifficu lt situation. Rodrigo hesitated to ask Julie to m arry him he wasn’t sure he was ready to get married." A) B) C) D) E) unless if even if in case only if 37. we w ent out to shovel the driveway. A) Trying I Feeling B) Tried / Felt C) Trying / Felt D) Tried / Feeling E) Having tried / Having been felt 36 . A) B) C) D) E) Hardly Once No sooner Afterwards Meanwhile 35. it’s im portant to maintain a safe distance between your car and the car ahead o f you. A) B) C) D) E) although in spite of as for fear that likewise _ g 5 > § 39. don’t aggravate the problem by w alking the dog on th e ir lawn. The children visiting the chicken farm held their noses — the obnoxious smell. Don’t bother to apply — you are w illing to show up on tim e every day. My best friend and I have moved to different states. “ Reliable store clerk needed.

. When it comes to weather. Our new coffeemaker is automatic. At fam ily reunions we spend a lo t o f time trying to figure out — we are all related. — seemed to be a random collection o f spots and streaks o f brilliant color. A) B) C) 0) E) whether / how how / that where / whether that / that how / how 46. A) B) C) D) E) can be will be would be should have been has been x 3 u z > e 3- w 43. I asked the salesman to demonstrate . You can . Doctors — that a good attitude — a significa nt role in helping people recover from diseases.. The parking-lot attendant pointed to indicate — Lonnie should drive the car all the way up to the fence. Our fam ily is rather com plex— It Includes many second marriages and stepfamilies.£ count on him to tell you the truth and to fix — Is w rong w ith your car. Dick. A) B) C) D) E) will shine may shine shines would shine will be shining 50. A) B) C) D) E) how that when where whether x =j £ cs 49. The phrase “ Tom. and it turns on — in the morning. S ¡¡i ~ A) all B) any C) several D) a few E) a little 45. one must not take anything fo r granted. A) B) C) D) E) whether what how that when 47. One was a clearly organized arrangement o f black and white dots.to use the camera. o r Harry” means “ — > member o f the general public” . but it was clear — he didn’t know anything. A) B) C) D) E) another the others others the other each other 44. We set it at night. We studied tw o paintings in art class. We assumed that the sun — during the outdoor wedding.S uat GÜRCRN < Rıdvan GÜRBÜZ S i l . A) B) C) D) E) had found / can play have found / should have played find I can play were finding / would have played have found / can play 42. A) B) C) D) £) wherever whoever whatever whenever whichever S 48. The tw o single friends realized It — practical to move in together and s p lit the rent. However. Joe Sherman is a reliable mechanic. we were mistaken. A) B) C) D) E) by Itself by himself on their own on his own by herself 327 .

parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da İfadeyi bulunuz. A) have had / has been A) B)' C) D) E) had visited / has gone visited / had gone used to visit / has gone would visit / went visited / went B) C) D) E) had / was have / was are having / is will have I will be When Warren — he was w orking Thursday. A) B) C) D) E) didn't need to think wouldn’t think didn't use to think hadn't thought can't have thought 4. A) B) C) D) E) could see used to see had to see would see had better see 328 . For many people. A temporary w orker — to fill In fo r Kwan until she -— from her injury. he — withdraw his offer to baby-sit fo r his sister's kids. 1. the ir allergies are bad enough that they w onder If they — an allergist. but since Adam got married. sorularda. but Boston — the first Luis and Adam — each other once or twice a American c ity to have a subway. the frequency o f th e ir visits — down. areas deep in forests and beneath the seas. . A) B) C) D) E) was realizing / had to realized / had to had realized / has had to has realized / has to realized / has to You — it was a coincidence that last Sunday's game was Interrupted by a thunderstorm by accident. Humans so far — even the m ost remote parts of the planet. Much of our knowledge about ancient times — from paintings and other works o f art because many early cultures — few or no written records. A) B) C) D) E) comes / left came / have left has been coming / are leaving comes / had left came / had left sc 6.Grammar Revision / Test-4 01.-50. A) B) C) D) E) will hire / recovers has been hired / has recovered was hired / recovers will be hired / recovers is hired / is recovered 5. week. A) B) G) D) E) explored have been explored were explored have explored were exploring 8. Several cities in the States — subway systems now.

A) B) C) D) E) should have hidden must have hidden had better hide could hide was able to hide 13. A) B) C) D) E) to be revised revising to have revised to revise being revised 329 . m ust be consumed very soon after they — . A) B) C) D) E) had elected / had been was elected / has been elected / would be has been elected / is will be elected / could be 16. Financial markets — more exchange rates — in 1973. Biomass is considered — one o f the most prom ising renewable energy sources. The samples o f solid biofuels — from different places such as from the place where the raw m aterial. like new bread and fresh cream and strawberries. A) B) C) D) E) being to have been be having been to be 11. and searched his quarters. grows. Some goods. from deliveries or from stock.1 — be poor in a cottage full o f books than a king w ith o u t the desire to read. He — it elsewhere. A) B) C) D) E) would sooner would prefer could have ought to had better 14. A) B) C) D) E) may take might have been taken may be taken could have been taken would take 10. but found none.S unt GURCRN < Rtdvan GURBUZ 5 9. Recent price increases fo r lum ber have made it necessary fo r carpenters — their construction charges. Ever since Sarkozy — French president in May 2007. would have grown / had been freed grew / have been freed had groviti I freed grow / are freed have grown / were freed z 5 c 3- S A) B) C) D) E) produce have been produced are producing had produced were produced 12. from production plants. A) B) C) D) E) volatile since 15. I checked. Nicolas Sarkozy — breathlessly hyperactive. in both his personal and his official life.

so no one knows w ho is the authentic hero. Mom’s energy Is — abundant — the rest of us can't keep up w ith her. A) B) C) D) E) enough / to so / that such/ that more / than too / to 330 . so his m other proposed tha t he take a nap and get back to w ork later. A) B) C) D) E) such/ that as / as so /th a t so I as more /than 19. X M Z j> C G > A) B) C) D) E) as too so such as such s w eg 20. A) B) C) D) E) such /that so /th a t as / as so / as more / than 18. A) B) G) D) E) playing to play to have played having played played 22. Transparent wrap allows you — w hat’s Inside a container. A) B) C) D) E) to be seen to have seen being seen to see seeing 21. The tolerance o f ou r neighbors is obvious when you see children o f different races — together at the ir house. A) B) C) D) E) to be saved being saved saving to be saving to have saved 24. Every year. My friend's nicest tra it Is her ab ility — herself. charities — the Am erican cancer Society and the March o f Dimes appeal to us fo r money to help cure disease. Rafael was obviously — tire d — study. A) B) C) D) E) to be laughed laughing to laugh being laughed to have laughed at 23. Extremely ill people may be — desperate fo r i cure — they w ill try anything. Several people claim -----th e little g irl1 from the burning building.Grammar R evision Test 4 17.

1 suggested tha t Patty — some o f her money In a savings account. but at least no one came — to her to catch it. D) E) if even if .£ 28. It’s strange. Because we anticipated a snowstorm . A) B) C) D) E) which whose that whom how 32. It never cured her cold. Dean was anxious about his new job. but true. They really don’t believe — it is w rong to cheat. A) B) C) D) E) that yet how many how often whether 30. Several long-distance phone companies make the same promises. 31. I’d like to advise Alan to break up w ith Elaine. Grandma's remedy fo r a cold was to wear garlic around her neck. steal. A) B) C) . we bought extra groceries — we co u ld n 't get to the store fo r several days. A) how B) if C) whether D) that E) which z » ■a » § •S 27. Marsha's children often have an angry conflict about — turn it is to put out the trash. He worried about doing well and — he w ould like 3 u his supervisor. s A) B) C) D) E) whether / that which / that that /th a t that/w hether which / why > > w B) so that C) despite D) if E) thanks to I . A) B) C) D) E) close enough as close such close so close as more close than 29.S uat GÜRCRN & Rıdvan GÜRBÜZ 25. but she disregarded my idea and spent it all. but I know he'll get angry — I offer my opinion. — som e crim inals don’t have a conscience. so it is hard to evaluate — is best.in case unless so that 331 . A) B) C) D) E) put has put have put be put have been put 26. o r even kill.

the museum keeps them away from bright lights and extreme temperatures.GrammarR evision Test 4 33. A) B) C) D) E) with a view to whatsoever despite so that so as to 35. A) B) C) D) E) Provided Even though In spite of Nonetheless On the other hand 37. After — fo rty pounds.1 couldn’t recollect my aunt's phone number. Doctors once suggested total bed rest after surgery. A) B) C) D) E) Besides In addition In contrast Unlike In order to 38. w orkers should wear heavy shoes — protect their feet. and — I had to call the phone company’s inform ation number. He never w anted to see them again. you can eliminate the need to iron many items. all of Gale's clothes were lavender o r purple. A) B) C) D) E) lost having been lost being lost losing to lose 332 . A) B) C) D) E) Although In contrast Instead of Besides In addition 36. The faces o f the people in the faded old photo were not distinct. — . A) B) C) D) E) However Hence In addition Similarly By contrast 3 9 .— preserve its valuable old fabrics. — you hang up clothes righ t after the dryer stops. Herb decided to dispose o f all the clothes th a t reminded him of his old size. Hence. we couldn’t Identify anyone. current practice is to have patients w alk as soon as possible after an operation.— being a variety of colors. A) B) C) D) E) Therefore Otherwise However Furthermore Even if 40. — . Open sandals are not adequate footwear for factory work. A) B) C) D) E) yet however whereby despite therefore 34.

A) B) C) D) E) them / their him / his those/theirs us / them me / theirs cs 3- a- 43. the restaurant manager asked — to settle — quarrel outside. A) B) C) D) E) know knowing known to be known to know 46. In fact. A) B) C) D) E) something nothing nowhere anything anytime 44. To be eligible. The library has a vast collection o f books for adults. Movie stars are the prey o f thoughtless photographers w ho w ill do — to get a photo. When the c o n flict between the tw o diners became noisy. A) B) C) D) E) alt any either both several 47. A) B) C) D) E) all some both whole every 49. you have to be at least thirty-five years old.1 perceive from the wonderful smell that — is barbecuing ribs. sho rt scenes that w ill make people want to come and see the — movie. The vote electing Wayne president o f the book club was unanimous. A) B) C) D) E) too much a great deal a little much so many 333 . but we communicate 3 often by sending letters and making phone « calls. A) B) C) D) E) any other no other some other another no others 50. A) B) C) D) E) someone somewhere anything everybody anywhere 48. It's not true that — American can become president o f the United States. Alice and I rarely see — . g w cs A) other B) another C) the others ( D) others E) each other 45. Previews advertise film s by show ing several excerpts.S uat GÜRCAN & Rıdvan GÜRBÜZ 41. there was — candidate to vote for. — that she m ight not get into the one she wanted most. but n ot — fo r children. A) B) C) D) E) another the others other others one another 42. The little boy ran crying to his teacher after children excluded him from the ir game. Jen had the foresight to apply to several colleges.

You asked me a question. A) B) C) D) E) for example however though therefore unlike 334 . there’s not much to do — endure the 2. A) but A) B) C) D) E) In contrast Moreover Since Even though No matter B) C) D) E) rather than instead o f except that so that 3. — the tw o bowls o f onion dip looked the se runny noses and sneezes./ to as / as so / that much / than such I that 8. he is a very kind and gentle man. 5 A) in order to £ B) lest A) although 5 C) so that B) thereby g D) because C) for example g E) in case D) inasmuch as E) however 4. — we can suggest solutions.Grammar Revision / Test-5 01. the actor played a brutal criminal. many people hire professionals to prepare their tax returns. — income tax form s are so complex. we must carefully analyze the city's money problems. In the m ovie. A) B) C) D) E) In spite o f Although Due to Because Irrespective of S 6. same. parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. — . sorularda. Until som eone finds a cure fo r the common E 13 cold. 1. there was a d is tin c t difference in their taste. — . Americans usually eat th e ir big meal in the 7. In Ireland. Glass containers made w ith high levels o f recycled glass are — pure and clear — those made solely from v irg in raw materials.-25. so w hy don’t you evening. it is custom ary to eat a stop ta lkin g fo r a minute — I can respond? big dinner in the afternoon and a lig h t meal at sc night. A) B) C) D) E) No matter However After Since Before 5. In real life . A) B) C) D) E) too.

he had no choice — to do so.1 fe lt sorry fo r m y sister — she made the agonizing decision to end her marriage. — he disciplined them in gentle ways. A) B) C) D) E) as because of despite although so that 335 . 5 A) B) C) D) E) In addition to Therefore However Thus Furthermore 14. A) B) C) D) E) yet though so for as 13. starring Boris Karloff. Jose wanted to teach his children to be nonviolent. — on the Inside.The Farrells were miserable on their camping trip — the green flies didn’t stop biting them fo r a minute. The external appearances of the tw o houses were sim ilar. such as sending them to their rooms for some quiet “ tim e out” . we keep it unlisted. — . The Nets w ill win because they are a talented 3 team. A) B) C) D) E) so and for yet or S w cs 12. There have been at least six movies about Frankenstein’s monster. they are coached w ell. the homes differed quite a bit. Although the lawyer was reluctant to tell his client disappointing news. — the best is still the 1931 version.S uat GURCRN < R/dvan GURBUZ S 9. A) B) C) D) E) though in spite of hardly since only if 15. A) B) G) D) E) despite neither but either as well 10. — we’re reluctant to have people know our phone number. A) B) C) D) E) so nor for or but 11. A) B) C) D) E) Even though Since In view of Only if Even if 16.

— the the ory o f evolution. the question “ Want to go fo r a w a lk ? ” w ill revive him. A) B) C) D) E) Rather than Besides In addition to In contrast According to 20. my neighbor says she has found joy. A) B) C) D) E) No matter However Instead of Regardless of So long as 336 . I have to transfer all the books into boxes.GrammarR evision Test 5 17. The w orld population approxim ately 5000 years ago is estimated — about 7 m illion. not hardship. A) B) C) D) E) So that Thanks to In order to Because of No matter 19.— others thin k raising a handicapped child must be a burden. A) B) C) D) E) Despite In order that Because Due to Although 22. A) B) C) D) E) while by the time due to during once the church 23 . A) B) C) D) E) However No matter Regardless of Before In contrast to 18. a used-car seller sometimes turns back the mileage counter on the car. in caring fo r her son. — how tire d o u r dog is. A) B) C) D) E) to being to have been being having been be 21. the class was moved to the library.— the street w orkers o u t-id e our classroom w indow were such an interference. — deceive a buyer. plants and animals have developed in ways that help them do well in their environm ent. — I can paint the bookcase. A) B) C) D) E) In order that Because So as to On the other hand Although 24. An abrupt burst o f laughter — service surprised everyone.

allowed the human race — and develop in Si countless ways. A) B) C) D) E) until by the time while since once heat can 32. ££ u Z > <s > § IV ce A) B) C) D) E) if unless once even if in that 28. W ith ou r advanced farm ing methods. 5 A) However a DB) As well as A) being seen / expanding § C) Even though B) see / to expand — D) Now that C) have seen / having expanded E) In the meantime D) seeing / to expand E) be seen / expanded 27. Most people are accustomed to — the world 30. — convert it into steam. The soldier obtained a three-day pass — attend his S ister’s w edding. A) B) C) 0) E) a number of plenty of the number of quite a few scores of 26. — . My cousin may appear rich. We need a good rain to renew the supply o f around them as a relatively stable place. People w ho spend tim e w ith young children need to possess — patience. people are generally nurturing environm ent that has 3 being asked not to w ater the ir lawns. The Johnsons decided not to buy the house — they learned that there was a nuclear power plant in the vicinity. he owes ' thousands o f dollars on his credit card.S uat GURCRN S R/dvan GURBUZ 25. a water throug hou t th is area. — . — ? A) B) C) D) E) can we can't we don't ws have we isn't It 337 . A) B) C) D) E) Thereby Indeed Likewise For fear that Otherwise 29. we can’t abolish hunger. Cold can turn water into ice. but his fancy car and nice clothes are m isleading. * A) B) C) D) E) no matter only if hardly despite in order to 31.

He can clarify — the hardest problems so that everyone can understand. the robbers tried to evade the police by leaving through a hole in the roof. A) B) C) D) E) although though even if yet either 40. A) B) C) D) E) therefore in addition to nevertheleses besides otherwise 39. In my favorite cops-and-robbers movie. — he w ill escape. Patel is a great math teacher. many people w ant a deep suntan. — Mrs. Too much sun can cause skin cancer.— turns materials that w ould otherwise become w aste into valuable resources. such as by sw irling a brig ht purple cape around her shoulders. Our dog w ill do anything to evade a bath.Grammar R evision Test 5 33.. Mr. A) B) C) D) E) so as to even if unless in order that moreover 37. A) B) C) D) E) yet for so or nor S w cs 35. Johnson prefers not to be noticed when ha enters a room. A) B) C) D) E) even rather much a lot any 34. we have to shut the bathroom door. The doll is old and tattered. but the little boy loves it —. Johnson enjoys making dram atic entrances. Mr. Once we get him near the tub. A) B) C) D) E) so that therefore whereas in spite of owing to 338 . — their plan failed. A) B) C) D) E) To be recycled Being recycled To be recycling To have recycled Recycling 38. the police were w aiting on the roofl A) B) C) D) E) For ' Therefore Because Otherwise Even so a c > 36. The grocery Is buying the shop next door — It can expand enough to double Its space.

A) B) C) D) E) to hold holding to have held being hold having held 46. so than that which 43. Gold is such a so ft substance — it can be pounded into a very thin sheet. A) B) C) D) E) as a result of besides so yet or else 47. My basketball coach counseled me to w ork at 3 the shoe stbre fewer hours — week to gain z 49.1 w ould rather w ork fo r someone w ith a consistent manner — someone full of praise one day and screaming insults the next. In dreams. A) B) C) D) E) the other another the others'. others each other 48. a picture o f a small circle with a dot in the middle symbolized the sun. A) B) C) D) E) as. in ancient Egypt. — ? A) B) C) D) E) wasn't It? had it? did it? didn't it? was it? 339 . gj the air. Hawks have — good eyesight — they can perceive a tiny mouse from hundreds of feet in more time to study. I realized that it was a m irror and I was looking at myself. 3A) B) C) D) E) all some many both each § C B ™ A) B) C) D) E) so / that as / as so / as more / than such / that 45. but when I got closer. A form al w edding can be very expensive. A group o f bystanders overwhelmed the purse-snatcher. A) B) C) D) E) another the others others the other each other 50. people often humiliate themselves by doing things — going outdoors without their clothing on. — Julie and Ed have decided on a casual wedding in the park. I thought the glass in the door was transparent and that I was seeing someone on — side. A t first. — him down until the police could arrive. The surgery left a horizontal scar that runs from one side o f m y stomach to — . A) B) C) D) E) which that who more so 42.S uat GÜRCRN < Ridvan GÛRBÜZ S 41. A) B) C) D) E) like such as so more 44.

Çünkü. boşluktan önceki ve sonraki cümlenin de zaman çekimlemesi önemli ipuçları olabilir. diğer boşlukları da doğrudan zincirleme etkileyebilir. gramer sorusu olan boşlukları önce yapmak kelime soruları olan boşlukları sona bırakmak da önemlidir. Cloze Test sorularında öncelikle okumaya başlamadan önce paragrafın ne iie ilgili olduğu tahmin edilmelidir. Bu nedenle Cloze Test içerisinde öncelikle en iyi bildiğiniz. kelime. öncesindeki cümle ve devamındaki cümle arasındaki anlam bütünlüğü kontrol edilmelidir. sadece bir soru gibi bile düşünebilirsiniz. 340 . soruların neyi ölçmek istediğine bağlı olarak Cloze Test sorularında doğru sayılarınız çok istikrar göstermeyebilir. phrasal verbs ve gram m ar bilginiz bağımsız sorular şeklinde ölçülmekteyken Cloze Test'in amacı aynı bilgileri bir paragraf içerisinde okuma anlama bilginizle birleştirerek ölçmektir. İkincisi ise yukarıdan aşağıya bazı kelimeleri işaretleyerek genel bir tarama yapmaktır. Ayrıca. Bunu yapmanın İki yolu vardır: Birincisi. Sınavlarda Cloze Test'e kadar olan kısımda vocabulary. prepositions. Bir diğer önemli unsur ise Cloze Test içerisindeki soruları sırasıyla yapmak zorunda olmamanızdır. Örneğin üçüncü boşluğu önceden yapmanız ikinci boşlukta sizi doğru yanıta daha kolay götürebilir. Cloze Test kısmındaki sorular kelime. Şimdi ayrıntılarıyla Cloze Test sorularına nasıl yaklaşmamız gerektiği konusunda hangi aşamaları takip etmeniz gerektiğini inceleyelim: ^ Genel tarama / paragrafın ilk cüm lesini okuma: Amaç: “ Paragraf ne ile ilg ili ola b ilir? " sorusuna vanıt bulmak Cloze Test sorularında genellikle paragraf doğrudan okumaya başlanır ve birinci boşluğa gelindiğinde seçeneklere gidilerek değerlendirme yapılır. Cloze Test'te preposition (edat) sorulduğunda boşluğun sadece solundaki kelimeye odaklanarak doğru yanıtı bulma eğiliminiz olabilir. phrasal verb ağırlıklı ise ve seçeneklerdeki yapıların genelini bilmediğiniz ifadeler oluştursa bile bu soruların bazılarında parçadan yola çıkarak 5 soruda 1-2 doğru yapabilirsiniz. ancak Cloze Test sorularını asla ayrı ayrı ele alacağınız sorular olarak düşünmeyiniz. noktalama işaretleri. preposition ve phrasal verb bilgilerinizi tekrar etme imkanı bulabileceksiniz. Cloze Test sorularında sizlere sunulan 5 boşluk olduğu için bu bölüm ilk bakışta 5 ayrı soru olarak görülebilir. aynı cümlede iki ya da üç boşluk da verilmiş olabilir. Öncelikle daha kolay cevaplayabileceğiniz soruları "yapmanız Cloze Test sorularındaki en önemli ipucudur. ancak edat sorularında boşluğun hem solundaki dizilime hem de sağındaki dizilime bakmak gerekmektedir. Buna göre.CLOZE TESTS CLOZE TEST SORULARI nasıl çözülmelidir? ÖSYM tarafından KPDS-ÜDS-YDS-KPSS gibi sınavlarda 2003 yılından beri Cloze Test formatı uygulanmaktadır. Cloze Test sorularına ayrılan kitabımızın bu bölümündeki Testler sayesinde gramer. Ayrıca tense sorularında eğer boşluğun olduğu mevcut cümlede zamana dair önemli bir ipucu ya da herhangi bir zaman ifadesi yoksa genel olarak paragrafın zaman akışı ipucu olarak değerlendirilebilir. Aksine. bu soru tipine bir ön yargı geliştirmemeniz gerekir. sizin için kolay olabilecek boşluklara yönelmeniz daha faydalı olacaktır. Ancak. to p ic sentence dediğimiz ve paragrafın genel fikrini verebilecek ilk cümleyi okumaktır. Ayrıca. edat. Bu anlamda tüm cümleyi birlikte değerlendirip birbirine bağlı olan soruları bu bağlantıyı dikkate alarak çözebilirsiniz. ancak bu yaklaşım kesinlikle yanlıştır. Cioze Test soru tipi verilen bir paragraf içerisinde beş boşluk bırakılarak sunulan bir soru tipidir. Cloze Test sorularında ilk boşlukta yapabileceğiniz bir yanlış. çünkü boşluğun devamındaki bir ifade ile birlikte kullanılan edat da sorulabilir. Bağlaç sorularında ise seçeneklerdeki yapılara bağlı olarak boşluğun devamında tam cümle olup olmaması. Öncelikle bu iki aşama İçin bir örnek verelim. Ayrıca. Dil bilgisi ağırlıklı sorular verildiğinde ise 5 soruda 5 doğru yapabilme ihtimaliniz yüksektir.

and left a massive public health and environm ental disaster in its wake.” Tahmin: Bu paragraf “ b ir fırtına ve yol açtığı etkilerden" bahsedebilir. About 2. packing winds sf more than 250 km/h (155 m ph). 6 million people were affected by the evacuation orders and United States vice president Al Gore___ (5) it the largest peacetime evacuation in United States history STRATEJİ!!! Paragrafın ne ile ilgili olduğunu bulmak İçin sadece ilk cümle okundu. As it approached the Southeastern coast in mid-September. Floyd. evleri yok etti. çevresel felakete yol açtı._____ (3) widespread deaths.S uat GÜRCAN < Rıdvan GÜRBÜZ S 4s Paragrafın ne ile ilgili olduğunu bulmak için sadece ilk cümle okunabilir ve paragrafın ne ile ilgili olduğuna dair bir tahmin yürütülebilir. South Carolina. the strongest and rarest kind. a notorious storm ._____ (2). and North Carolina ordered _____ (4) to evacuate coastal areas. the strongest and rarest kind. The damages_____ (1) the storm caused were less than anticipated.. Floyd. officials in Florida. more than 250 km/h Seçtiğimiz kelimeler genel olarak paragrafın konusuna ait kelimelerdir ve bu tarama sonucunda da paragrafın “ bir fırtına ve negatif sonuçlarından” bahsettiği anlaşılmaktadır. South Carolina. the Texas-sized Floyd was a category 5 storm. killed more than 50 people. destroyed thousands o f homes. The dam ages____ (1) the storm caused were less than anticipated.. packing winds of more than 250 km/h (155 m ph).. and le ft a massive public health and environm ental disaster in its wake. Bu sırada zaman kaybedilmemelidir. yok etti : çevresel felaket : fırtına yol açtı : Güneydoğu kıyıları : Teksas büyüklüğünde Floyd : 250 km'den daha fazla widespread deaths : yaygın ölümler coastal areas : kıyı bölgeleri people were affected : insanlar etkilendi largest peacetime evacuation : en büyük tahliye. 6 million people were affected by the evacuation orders and United States vice president Al G ore___ (5) It the largest peacetime evacuation in United States history STRATEJİ!!! Paragrafın ne İle ilgili olduğunu bulmak için paragrafta bazı ifadelerin altı çizildi. and North Carolina ordered (4) to evacuate coastal areas. hızlı bir şekilde 30-45 saniye civarı bir sürede genel tarama yapılabilir. 341 . killed more than 50 people. destroyed thousands of homes. a notorious s to rm . As it approached the Southeastern coast in mid-September._____ (2).. Georgia._____ (3) widespread deaths. the Texas-sized Floyd was a category 5 storm. About 2. Georgia. İlk cümleden genel olarak anladığımız şey: "Floyd isim li b ir fırtına insanların ölüm üne yol açtı. officials in Florida. « « 1 Paragrafın ne ile ilgili olduğunu bulmak için yukarıdan aşağıya bazı ifadelerin tesadüfi olarak altı çizilebilir. Altını çizdiğimiz ifadelere hızlıca göz atıyoruz: notorious storm destroyed thousands environmental disaster storm caused the Southeastern coast Texas-sized Floyd : fırtına : binlerce.

^ Seçenek analizi: Amaç: Seçeneklere bakarak hangi konuva dair soru sorulduğunu anlam ak ve boşluğa bu konu bilgisiyle yaklaşarak paragrafın tüm ünü okumadan doğru yanıtlara ulaşabilm ek.CLOZ6 TGSTSORULAR! N os/i Ç özülm elidir? SONUÇ: Cloze Test soru tipinde öncelikle en fazla bir dakika harcayarak ya ilk cümleyi okuyarak ya da genel tarama yaparak paragrafın ne ile ilgili olduğunu tahmin etmeye çalışıyoruz. killed more than 50 people. As it approached the Southeastern coast in mid-September._____ (2). A) B) C) D) E) In which why that whose of which A djective Clause sorusu 1. A) B) C) D) E) although either however even if still A dverbial Clause sorusu 2. boşluğa bağlaçlar bilginizle yaklaşmalısınız 3. and left a massive public health and environmental disaster in its wake. bo şlu kta cüm le dizilim ine bakarak ne sorusu o ld u ğ u n u tam olarak anladıktan sonra çözüme başlamak gerekm ektedir. Georgia. the strongest and rarest kind. officials in Florida. çünkü biraz sonra göreceğiniz yaKteşımİa paragrafın tümünü her zaman okumak zorunda kalmayacağız. a notorious storm. boşluğa A djective Clause bilginizle yaklaşmalısınız. 2. 6 million people were affected by the evacuation orders and United States vice president Al Gore___ (5) it the largest peacetime evacuation in United States history. South Carolina. ancak gene! olarak paragrafın ne ile ilgili olduğunu bilmek önemli bir ipucu olabilecek. packing winds of more than 250 km/h (155 m p h ). the Texas-sized Floyd waş ş category 5 storm._____ (3) widespread deaths. ■ i Genel bir tarama yaptıktan sonra ya da paragrafın ilk cümlesini okuyup genel bir tahmin yaptıktan sonra beş sorunun seçeneklerini analiz edelim: Floyd. The damages _____ (1) the storm caused were less than anticipated. A) B) C) D) E) To be feared Fear Being feared To fear Fearing kısaltm a sorusu olabilir? G erund/Infinitive o labilir? 3. and North Carolina ordered ______ (4} to evacuate coastal areas. About 2. 342 . destroyed thousands of homes. 1..

boşluğa Adjective Clause bilginizle yaklaşmalısınız. A) B) C) D) E) 5. ÇÖZÜMLER: Soru 1. Soru 2. Adverbial Clause sorularında boşluğun öncesi. 4 Birinci boşiuğâ Adjective Clause bilginizle yaklaşırsanız. V Paragrafın tüm ünü okumadan doğru yanıtlara ulaşma: Amaç: Seçeneklere bakarak doğrudan boşlukların bulunduğu cüm lelere gitmek. ^ İkinci boşluğa Adverbial Clause bilginizle yaklaşmalısınız. Bu j açıklama bu sorunun bir nesne odaklı Adjective Clause sorusu olduğunu ve doğru yanıtın “ which/that/-“ yapılarından biri olabileceğini gösterir.______ (2).______ (2). A) B) C) D) E) in which why that whose of which Adjective Clause sorusu 1. Buna göre doğru yanıt “ that” yapısının verildiği C seçeneğidir. Paragraftaki cüm le: The damages_____ (1) the storm caused were less than anticipated. boşluğun solu analiz edildiğinde bir insan dışında bir şeyin tanımlandığı açıktır.S uat GÜRCÜN & Rıdvan GÜRBÜZ 4.aşamada seçenek analizi yapıldı ve soruların gramer bilginiz aracılığıyla ne sorusu olduğu tespit edildi. Boşluğun devamında ki “ the storm caused" kısmında ise nesne eksiktir. Bu cümlede boşluk cümlenin en sonunda ve virgülden sonra verilmiştir. sonrası ve noktalama işaretleri aracılığı ile ilk elemeyi yapmalısınız. A) B) C) D) E) dwellings citizens residents innovators founders had called was called would call called was calling kelime bilgisi sorusu tense / passive sorusu SONUÇ: ll. Seçenekler bu anlamda analiz edildiğinde B seçeneğindeki “ either" ve C 343 . A) B) C) D) E) although either however even If still Adverbial Clause sorusu 2. boşluğa bağlaç konusunda öğrendiğiniz bilgilerle yaklaşmalısınız Paragraftaki cüm le: The damages_____ (1) the storm caused were less than anticipated.

çünkü “ To Vo” dizilimi devamında virgül olduğunda amaç bildiren yapı olarak kullanılır ve kısaltmalarda cümle başında To Vo dizilimleri yoktur. 344 . Doğru yanıt “ fakat.. officials in Florida. Cümle dizilimi analiz edildiğinde. Ayrıca bu dizilimi Adjective Clause kısaltması olarak değerlendirirseniz de aktif anlamda Ving. either).. cümle başında verilen bir boşluk bulunmaktadır ve cümle devamında bir virgül alarak ayrılmaktadır. South Carolina. Ancak “de / da" bağlacı gibi negatif cümleye ekleme bildiren B seçeneğindeki either yapısının doğru olması için öncesinde iki tane negatif cümlenin bulunması gerekmektedir (She doesn't like ice-cream.. Soru 3. Eğer dizilimi “ officials w ho feared w idespread deaths. pasif anlam olduğu zaman V3/Being V3 yapıları ilk etapta düşünülmelidir. Soru 4." çevirisi. Boşluktan sonra “fear" fiilinin “widespread deaths” şeklinde nesnesi verildiği için fiilin aktif olması gerektiğini düşünebiliriz. A) B) fcj D) E) To be feared Fşar Being feared To fear Fearing kısaltma sorusu olabilir? G erund/lnfinitive olabilir? 3. and North Carolina ordered _ (4) to evacuate coastal areas. (3) widespread deaths. I don't like ice-cream. buna rağmen” anlamı veren ve cümlede herhangi bir yerde kullanılabilen “ however” zarfıdır." şeklinde düşünürseniz de kısaltma “ officials fearing. Bu nedenle C ve E seçeneklerinde kalmanız gerekmektedir. ayrıca “ fear” fiilini boşluğa koyduğunuzda virgüle kadar olan dizilimde bir özne olmadığı ve öznenin virgülden sonra “ o fficia ls” olarak ortaya çıktığı görülmektedir. Buna göre doğru yanıt C seçeneğidir... boşlukta cümle dizilimine bakarak ne sorusu olduğunu tam anlayıp yaklaşmak gerekmektedir. South Carolina. virgülden sonra gelen öznenin fear eylemiyle ilişkisi düşünüldüğünde “ korktukları için. (since they feared.. Boşluğun öncesi analiz edildiğinde bu tür bir dizilim mevcut olmadığını görürüz. _____ (3) widespread deaths. cümle başında eş zamanlı ve aktif anlam olduğu zaman Ving. Paragraftaki cüm le: .. and North Carolina ord e re d _____ _ (4) to evacuate coastal areas. Kısaltma sorularında bu sorunun seçenekleri analiz edildiğinde. officials in Florida. Bu sorunun seçenekleri incelendiğinde A ve D seçenekleri elenmelidir. A) B) C) D) E) dwellings citizens residents innovators founders : meskenler : kelime bilgisi sorusu : vatandaşlar : sakinier.) anlamın yine aktif olduğunu gösterir.CLO/e TCSTSORULRFtl N asıl Ç özülm elidir? seçeneğindeki “ however” yapıları cümle sonunda kullanılabilir bilgisi ile iki seçenek arasında kalınmalıdır.. Zaten cümle başında kısaltmada kullanılabilecek iki seçenek C seçeneğindeki pasif olan dizilim ile E seçeneğindeki aktif olan dizilimdir. Georgia. pasif anlamda H aving been V3 düşünülmelidir.” şeklinde olur ve Ving yapısını cümle başına çekerseniz de aktif anlam olduğu için yine E seçeneğine ulaşabilirsiniz. oturanlar : yenilikçiler : kurucular Paragraftaki cümle: . Bu nedenle doğru yanıt aktif kısaltmada kullanılan Ving (fearing) yapısının verildiği E seçeneğidir. Ayrıca. Cümlede genel olarak “ ancak. Bu dizilim bir kısaltma sorusu olduğunu göstermektedir. Farklı zamanda ise aktif anlamda Having V3. Seçenekler analiz edildiğinde bu sorunun bir kısaltma sorusu olabileceği ya da Gerund-lnfinitive sorusu olabileceği görülmektedir. pasif anlamda V3 yapılarını kullanmak gerekmektedir. Bu nedenle B seçeneği elenmelidir. Georgia. fırtınanın yol açtığı zararlar tahmin edilenden daha azdı" anlamı mevcuttur. B seçeneğindeki Vo olarak çekimlenen “ fear" kelimesi de bir kısaltma yapısı değlildir.

Seçeneklerdeki kelimeler İncelendiğinde anlamca boşluğa en uygun olan kelime “ belli b ir bölgede oturanlar. Soru 5. Cloze Test soru tipi de “iistening” (dinleme) gibi zamanla ve sürekli soru çözerek geliştirebileceğiniz bir soru tipidir. Bu nedenle doğru yanıt C seçeneğidir. sadece boşluğun devamında herhangi bir edat varsa o edat ipucu olarak kullanılabilir ve seçeneklerde o edat ile birlikte kullanılan kelimeye gidilebilir. Tense sorularında eğer mevcut cümlede ipucu olabilecek bariz bir zaman İfadesi yoksa ôncésindeki ve sonrasındaki cümlelerin zamanı ile paragrafın genel zaman akışı göz önünde bulundurulmalıdır. Bu yüzden aktif Past Simple yapısı olan “ called” fiilinin verildiği D seçeneği doğrudur. A) B) C) D) E) had called was called would cali called was calling tense / passive sorusu Paragraftaki cüm le: About 2. B seçeneğinde “ was called” pasif yapısı verilmiştir.mevcuttur. Paragrafın genelinde past zamanlar kullanılmıştır ve boşluktan önceki cümlede de “ were affected” Past Simple yapısı verilmiştir. ancak “ adlandırmak” anlamında İki nesne alabilen “ cali” filinin devamında “ it” ve “ the largest peacetlme évacuation" nesneleri olduğundan aktif olarak kullanılmalıdır.S uat GÜRCRN ÆRıdvan GÜRBÜZ Bu tür kelime sorularında mutlak surette çeviri yapmak gerekmektedir. _____ -a kıyı bölgelerini boşaltmalarını em rettiler” anlamı . Şimdi stratejilerimizi pekiştirmek için bir örnek daha yapalım: 345 . Cloze Test sorularında doğrudan paragrafı okuyarak mevcut boşluğa gelindiğinde seçeneklere gitmek kesinlikle yanlıştır. preposition) olduğu tespit edilmeli ve doğrudan paragrafta o boşluğa gidilerek gramer ya da kelime bilginizi kullanarak doğru yanıta ulaşılmaya çalışılmalıdır. Seçenekler incelendiğinde bu sorunun tense ve passive/active sorusu olduğu açıktır. Bu cümlede genel olarak “ yetkililer. sakinler” anlamı veren residents” kelimesidir. Daha sonra seçeneklere gidilerek seçenek analizi yapılıp sorunun ne sorusu (Adjective Clause. SONUÇ: Cloze Test sorularını çözerken öncelikle hızlı bir tarama yaparak ya da paragrafın sadece ilk cümlesini okuyarak paragrafın ne ile İlgili olduğu tahmin edilmelidir. Cümlede genel olarak “ Al Gore bu olayı Am erika tarihindeki en büyük tahliye olarak adlandırdı" anlamı mevcuttur. Soruları sırasıyla yapmak zorunda değiliz. Bu nedenle öncelikle Past Simple yapılar İçeren B ve D seçeneklerinde kalınmalıdır. 6 million people were affected by the évacuation orders and United States vice président Al G ore___ (5) it the largest peacetlme évacuation in United States history. B seçeneği çeldirlci olabilir ancak “ citizens” işaretlerseniz sanki tüm vatandaşlardan istenmiş gibi bir anlam ortaya çıkar. Amaç tüm paragrafı okumadan doğrudan seçenekler ve devamlarındaki boşluklar değerlendirilerek zaman kazanıp doğru yanıtlara ulaşmak olmalıdır. “ residents” kelimesi ile sadece “ o bölgede oturan sakinler" kastedilmiştir. tense. Eğer herhangi bir boşluğu yapamazsanız diğer boşluklara geçmelisiniz.

A) such as B) except C) similar to D) likewise E) similarly Sentence A dverbs sorusu 346 ._____ (5) food. A) B) C) D) E) Thus Therefore In spite of Since Although Adverbial Clause / Sentence Adverbs sorusu 5. He was also the financial representative of the Medici. Amerigo Vespucci was a successful Florentine businessman and navigator_____ (1) was knowledgeable In geography and cosmography. who were influential people In the fifteen century. 1. I t _____ (2) mainly for these reasons that he g o t______ (3) in various expeditions at the time. A) B) C) D) E) increased kelime b ilgisi sorusu Initiated included involved Investigated 4.CLOZe TCSTSORU(PR! N asıl Ç özülm elidir? M i M İsterseniz öncelikle hızlı bir tarama yaparak ya da ilk cümleyi okuyarak paragrafın ne İle ilgili olduğunu tahmin edebilirsiniz._____ (4) he didn't actually join in any of the Colombus expeditions. He obtained the ships and the necessary supplies. made acquaintance of Colombus and was of great help to him . Devamında ise seçenekleri analiz edip doğrudan çözüme geçebilirsiniz. A) B) C) D) E) has been were has have been was tense sorusu I özne-vüklem uyumu sorusu 3. A) B) C) D) E) whom which who whose to which Adjective Clause sorusu 2. he was responsible for their organization.

Cümle zaman olarak değerlendirildiğinde devamındaki “ got.. Seçenekler incelendiğinde bu sorunun Adjective Clause sorusu olduğu açıktır. Bu nedenle doğru yanıt E seçeneğidir. sadece boşluğun devamında herhangi bir edat varsa o edat ipucu olarak kullanılabilir ve seçeneklerde o edat ile birlikte kullanılan kelimeye gidilebilir. Soru 2. 347 .. Soru 3.. Bu nedenle doğru yanıt C seçeneğidir. Özne “ it" olduğu için ve çoğul özne isteyen B ve D seçenekleri elenmeildir. A) B) C) D) E) whom which who whose to which Adjective Clause sorusu Paragraftaki cüm le: Amerigo Vespucci was a successful Florentine businessman and navigator_____ (1) was knowledgeable in geography and cosmography. A) B) C) D) E) increased initiated included involved investigated : artmak : başlamak : içermek : -e dahil olmak. Bu cümlede boşluğun devamındaki “ in ” edatı doğru yanıta ulaşmak için önemli bir ipucu olabilir.S uat GÜRCRN 5 Rıdvan GÜRBÜZ fÖ /Ü M LE R : Soru 1.. Seçenekler incelendiğinde bu sorunun tense / özne-yiikiem uyumu sorusu olduğu açıktır. Hemen ilk cümleyi Adjective Clause bilginiz ile değerlendirdiğinizde boşluktan sonra yardımcı fiil olması bunun bir özne odaklı Adjective Clause olduğunu gösteriyor. made acquaintance Kelime sorularında mutlak surette çeviri yapmak gerekmektedir. Bu cümlede genel . Boşluğun öncesinde insan nitelendiği için doğru yanıt “ who” yapısıdır. Öznenin eksik olduğu bu tür sorularda doğru yanıt “ w ho/w hich” İkilisinden biri ya da virgül olmadığında kullanılabilen “ that" yapısı olmalıdır. -e katılmak : araştırmak kelime bilgisi sorusu Paragraftaki cüm le: i t _____ (2) mainly for these reasons that he got _ _ of Colombus and was of great help to him (3) In various expeditions at the time.” fiilinin past çekimlenmesi ve paragrafın da past zamanda akması doğru yanıtın “ was” yardımcı fiili olduğunu göstermektedir. A) B) C) D) E) has been were has have been was tense sorusu / özne-vüklem uvumu sorusu Paragraftaki cüm le: İt_____ (2) mainly for these reasons that he g o t______ (3) in various expeditions at the time.

E seçeneği zıtlık ilişkisi içinde “ -e rağmen” anlamı vermektedir. Cümlede genel olarak ve yiyecek _____ gerekli ihtiyaçları aldı” anlamı mevcuttur. Bu nedenle doğru yanıt E seçeneğidir._____ . C seçeneğindeki -e rağmen” anlamına gelen “ in spite o f ’ yapısı devamında tam cümle almaz. Bu yapılar kıyaslandığında anlamca soru kökü ile uyum sağlayan yapı zıtlık anlamı veren “ although” yapısıdır. A) such as B) except C) similar to D) likewise E) similarly : gibi (örnekleme) + NP sentence adverbs : hariç + NP : -e benzer + NP {E seçeneğindeki yapı ile aynı grupta) : aynı biçimde + SVO : aynı biçimde + SVO (D seçeneğindeki yapı ile aynı grupta) Paragraftaki cüm le: He obtained the ships and the necessary supplies.. Bu nedenle anlamca iki seçenek değerlendirildiğinde cümlede genel olarak “ Colombus’un seferlerine katılmaması. seferlerin organizasyonundan sorum luydu” anlamı mevcuttur. bu yüzden.CLOZE TESTSORULARI N asıl Ç özülm elidir? olarak “ Bu nedenlerden dolayı o esnada b ir çok s e fe re _____ . Seçeneklerdeki yapılar incelendiğinde örnekleme anlamı vermek için kullanılan ve “ gibi” anlamına gelen “ such as" yapısı doğru yanıtı vermektedir. bu nedenle devamında cümle alan ve aynı anlamda yapılar olan “ likewise” ve “ sim ilarly” zarfları elenmelidir. D seçeneği neden-sonuç ilişkisi içinde "-dığı için". 5." kelimesidir. Colombus ile tanıştı ve ona çok yardımı oldu" anlamı mevcuttur.. Seçeneklerdeki kelimeler incelendiğinde anlamca boşluğa en uygun olan kelime “ katılmak. Cümlede boşluktan sonra bir isim bulunmaktadır. dahil olm ak” anlamı veren “ involved in. D ve E seçeneklerindeki yapılar devamında tam cümle alabilirler. Bu nedenle D ve E seçenekleri elenebilir. Bu nedenle doğru yanıt D seçeneğidir. 4._____ (5) food. SONUÇ: Paragrafta anlatılan konuya tam olarak hakim olmadan da sadece cümleler ve boşluklar dikkate alınarak doğru yanıta daha hızlı bir şekilde ulaşılabilir. B ve C seçenekleri de yapıca uygundur ancak anlamca “ yiyecek” ifadesi “ gerekli ihtiyaçlar” grubunda olduğu için “such as” doğru yanıt olmalıdır. he was responsible for their organization Seçenekler analiz edildiğinde A ve B seçeneklerindeki “ bu nedenle. 348 . Cümlede boşluğun devamı incelendiğinde “ he d id n 't actually jo in in any o f the Colombus expeditions" şeklinde tam bir cümle olduğu için C seçeneği de elenmelidir. A) B) C) D) E) Thus Therefore In spite of Since Although Adverbial Clause I Sentence Adverbs sorusu - : Paragraftaki cüm le: _____ (4) he didn't actually join in any of the Colombus expeditions. Bu nedenle doğru yanıt A seçeneğidir. sonuç olarak” anlamı veren “ thus” ve “ therefore" yapıları aynı kullanım ve anlama sahip oldukları için elenebilir.

— (4) young adults. — (5) feminism. A) B) C) D) E) surveyed surveying were surveyed to be surveyed to be surveying on at with off in beside moreover such as as rather than attention interaction succession retention intention 01. A) as «£ B) even C) such tv D) so “ E) too 4. A) B) C) D) E) 5. Easterners and older people.CLOZE TESTS 01. which — (1) very popular and powerful in the early 1970's. a large majority of Americans are in favor of retaining the present 55rriile-an-hour speed limit. mothers. parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da İfadeyi bulunuz. has been an important factor in the changes which have occurred in the role of women since 1970. A) Imposed s B) imposing Ul GS C) was imposed ■ — D) had been imposed E) has been Imposed 2. CLOZE TEST2 There is a popular belief that the feminist movement. and homemakers. They point to the decrease — (3) the highway death rate or to the saving of fuel as reasons for their opinion. ¡i H 1. A) B) C) D) E) has become had become becomes was becoming became 2. — .-05. These women then began to find more satisfying work outside the home. A) upon B) of C) into D) with sc E) at Z5 y 3. A) B) C) D) E) 5. parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. CLOZE TEST 1 According to a recent survey. A) B) C) D) E) 3. sorularda. or women's liberation. are more likely to argue for — (5) of 3 the law. This speed limit — (1) in 1973 when fuel shortages became crucial. sorularda. Seventyfive per cent of the persons — (2) think that the law is a good one. it did not begin these changes. A) B) C) D) E) although however since in addition hence Because of Although inasmuch as Whereas Despite 349 . 1. A) B) C) D) E) 4. caused women to be dissatisfied — (2) their traditional roles — (3) wives. (4) is not an accurate picture of the connection between working women and the feminist movement. This.-05.

The eel uses this electric charge to kill its prey -mainly fish and frogs . parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. (3) they live and grow on our food. The most powerful electric fish are the electric catfish and the electric eel. 1. A) B) C) D) E) A) B) C) D) E) a great deal of a number of a little too much a large amount of live lived having lived living to live that who whose which where to be lit. There are two main agents which turn food bad. CLOZE TEST 3 Food contains proteins. A) B) C) D) E) 3. for example.Cloze Tests 01. usually grow on bread. sorularda.-05. 1. They can generate electricity up to several hundred volts. to light lighting being lit to have lit away In on of behind A) B) C) D) E) used had been using have used were using have been used 350 . CLOZE TEST 4 There are — (1) different kinds of electric fish — (2) In the various rivers and oceans of the world. fungi {— (2) yeast and various moulds) and bacteria.-05. A) B) C) D) E) 3. — . carbohydrates. fats and vitamins and these are vital to life. A) B) C) D) E) Even if Unless Provided that As if In case as in addition too such as either Therefore Whereby Irrespective of Besides Even so necessities choices properties hazards proportions 01. — (1) it Is bad. sorularda. These are micro-organisms which cannot make their own food. A) B) C) D) E) 4. Yeast can spoil fresh food but It also has some very useful — (4). A) B) C) D) E) 2. For hundreds of years people — (5) it In the making of bread and wine. it can make us ill. Its special organs can generate a very powerful electric current. parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da İfadeyi bulunuz. A) B) C) D) E) 4.and to keep its enemies — (5). The electric eel lives in South America. Food must be fresh when we eat It. — (3) Is enough — (4) twelve light bulbs. A) B) C) D) E) 2. Moulds.

A) B) C) D) E) hardly rarely conversely particularly almost 351 . sorularda. — (4) the sç Spanish Civil War. In 1939. the Spanish musician Pablo Casals could play nearly — (1) instrument in the orchestra after. People who used drills were — (5) susceptible. <s > g 1. parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. A) B) C) D) E) with over about beyond at 01. A) B) C) D) E) when the moment after until once upon away off of out of 5. A) B) C) D) E) even that the fact that who which 2. 3. A) every S B) all C) some D) most E) neither 2. CLOZE TEST 6 At the age of 12. The one he decided to study seriously was the cello. Later he took up conducting. CLOZE TEST 5 Hearing specialists used to worry — (1) loud noise — (2) a cause of deafness only in industrial and military situations. 1. A) . parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. Francisco I Franco. A) copied S B) has been copied e C) had been copied g D) was copying S E) was copied 4. or irreversible. His method of playing — (3) by cellists all over the world. A) B) C) D) E) 5. and showed himself to be as good a conductor as he was a cellist. he left Spain because he did not j j like the new ruler — (5) that country. sorularda. year in and year out. He was such a fine player — (2) by the time he was 21 he was professor of the cello at a big music school in Barcelona. B) C) D) E) as like so more such 3. A) B) C) D) E) in on at of to 4. hearing loss.-05.-05. A) result in B) result from C) develop out of D) arise from E) likely to £ =. They knew that eight hours of daily exposure. — (3) the noise of the proverbial boiler factory would eventually — (4) permanent.Sunt GÛRCRN < Rıdvan GÜRBÜZ 5 01.

-05. sorularda. We obtain energy from the proteins. A) B) C) D) E) 5. we get overweight.Ooze Tests 01. A) B) C) D) E) 3. A) periods B) degrees C) figures D) twice E) points 5. This problem can — (2) heart disorders and we get . undernourished. A) susceptible =j B) sensible 3 C) likely gj D) adapted g E) resistant w es 4.-05. z g S is 1. a labourer uses almost — (4) as much energy as a desk clerk. In most diets. A) B) C) D) E) put up with put out work out dépend on carry out calculating to be calculated being calculated having calculated to calculate others other another the others each other what whether that how where as well too either neither also 01. A) B) C) D) E) 2. sorularda. fats £ and carbohydrates In our diet. A) B) C) D) E) Even if In case As long as Unless What If result from lead to resort to emerge from rely on sc 3. O carbohydrates — (5) the main source of energy. He — (5) constructed the first reflecting telescope. A) B) C) D) E) 2. Our daily energy needs vary widely. parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. A) B) C) D) E) 4. — (1) we eat too much food. His knowledge of the laws of gravity enabled him — (2) how the moon revolves around the earth. and the earth and — (3) planets around the sun. CLOZE TEST 7 It is said that the failing of an apple to the ground helped the great mathematician and scientist Sir Isaac Newton to — (1) the laws of gravity. 1. A) B) C) D) E) propose provoke protect prevail provide 352 . The result may be weakness that makes us — (3) to various disorders and diseases. At work. CLOZE TEST 8 To grow and maintain health we must eat not only the right kinds of food but also the right amounts. Newton studied light. parçada boş bırakılan yere uygun dilşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. and discovered — (4) sunlight is a mixture of all the colours of the rainbow.

but often they are offered at a 50 percent discount. A) B) C) D) E) 4. A) upon £ B) of C) for D) in E) out of 2. sorularda. A) B) C) D) E) reaching to be reached being reached to reach to have reached Even though Moreover Hence On account of However However Although The fact that Thereby^ Regardless of were pressuring pressured has been pressuring was pressuring are pressuring a little a great deal of some vast amount of both 01. e oS 1. sorularda. (2) that is not the case for the small-and medium-sized enterprises of the country. — . as soon as possible. — (5) of the country's smaller companies are cringing In the background. A) B) C) 0) E) to be found to find finding being found to have found whose of which who in which that 353 . parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. A) B) C) D) E) substantially barely anxiously deliberately comprehensibly x j j 3. or IMF.S uat GÜRCAN < Rıdvan GÜRBÜZ 5 0İ. (3) the opportunity to rent without key money has become a possibility. These shopping malls and newly built residential projects with business centers led to a surplus of demand — (1) rental properties. owners still require key money. CLOZE TEST 9 Many large companies may be waiting anxiously for the Turkish government — (1) a new loan deal with the International Monetary Fund. — . sc But more time is needed — (4) tenants for real estate C — (5) require key money compared to those that do £ not. — (3) many of Turkey's leading companies — (4) the government to reach a deal with the International Monetary Fund. A) B) C) D) E) 5. A) B) C) D) E) 2. A) Nonetheless £ B) Besides 3c: C) Even so g D) As a result S E) Seeing that 4.-05.-05. parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. 1. And with the global economic crisis. A) B) C) D) E) 5. On the most popular streets. A) B) C) D) E) 3. the number of empty rental estates Increased — (2). CLOZE TEST 10 • The number of shopping matls in Istanbul rose to 226.

A) B) C) D) E) 2. — (4) used steam locomotives.Cloze Tests 01. A) B) C) D) E) 5.-05. Today.5 percent global growth this year. A) B) C) D) E) to having having to have to be having having had both every none neither all such as even so too when which that where how have been using used is using has been using was using S S 354 . 5 Œ j= 01. the World Bank said. sorularda. 1. London's first underground passenger line opened in 1863. The World Bank's assessment is — (3) pessimistic than an International Monetary Fund report in January predicting 0. Developing nations will bear the stress — (5) the sc contraction. the bank said. A) B) C) D) E) 3. parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. Some of Its subway lines are — (3) far that passengers go down on elevators. cheap transportation to — (2) parts of the city and suburbs. This subway system is often called the tube or the underground. World growth will be 5 percent below its potential. The Washington-based World Bank didn't provide a specific — (4) in its report Sunday. A) B) C) D) E) 4. and trade will — (2) by the most in 80 years. sorularda. The first deep-level line opened in 1890 and had electric locomotives. A) B) C) D) E) until before prior to since during increase rise soar decline float more too much even such process estimate treaty quotation perception of in at off on gç =. A) B) C) D) E) 2. London has 10 lines that provide quick. parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. CLOZE TEST 12 London was the first city — (1) a subway.-05. All subways since then — (5) electricity. A) B) C) D) E) 4. A) B) C) D) E) 3. ^ z 1. A) B) C) D) E) 5. CLOZE TEST 11 The global economy is likely to shrink for the first time — (1) World War II.

A) vast amount of — B) only a little 1. A) B) C) D) E) 5. parçada boş bırakılan yere uygun diişen sözcük ya da ifadeyi bujunuz.-05. the rate of suburban growth had decreased goods on their backs or heads or by — (2) them for — (1) reasons. housing shortages. (2) many people moved to the along the ground. O 1. (5) the speed drew some people — (5) to central cities. A) as ei B) so “ C) that D) like E) more 5. A) B) C) D) E) 4. About 5000 B. transportation was By 1970. A) include B) witness x . But by the early people traveled mainly — (1) foot.C. A) at gj C) only a few B) of S D) a number of C) by S E) too much D) on E) off 2. parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. wagons. sorularda. and racial conflicts. A) B) C) D) E) 3. CLOZE TEST 13 01. A) B) C) D) E) on back out of beneath across 355 . C) predict O D) adapt 5 E) avoid aC E Sh g 4. CLOZE TEST 14 Throughout most of history. They transported 1980's. more people in U. metropolitan areas had extremely slow and difficult. The use of animals. — . sorularda.. A) Like 2. of transportation improved only slightiy over the £C centuries.C. sailing vessels — (3). By 3000 B.S uat GÜRCRN < Rıdvan GÜRBÜZ 5 01. wagons and crime. they developed and sailing vessels — ¡4) people to transport loads the same problems. A) B) C) D) E) being dragged to be dragged dragging to drag to have dragged have been invented invented had invented had been inventing had been invented persuaded discouraged enabled prevented involved For So Nor And Yet B) C) D) E) However For instance Such as In addition 3. However.. In prehistoric times.-05. lived in suburbs than in central cities.S. people began to suburbs to — (3) such problems of big cities — (4) use animals to haul loads. as the suburbs grew larger.— . Urban revitalization programs farther and more easily than before.

A B C D E 3. women have traditionally cared for their children and for other dependent relatives. Followers of the yoga school. A B C D E 5. parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. 1. 1. A 356 . A began B had begun C was begun D have been begun E have begun The number of A number of A great deal of So many Great quantity of in spite of Now that However No matter Because of s 4. BQt in recent years. parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. who are called yogis or yogins.-05. and the demand for day care has risen.Cloze Tests 01. sorularda. — (5) these changes. CLOZE TEST 15 Yoga is a term that has two meanings. — (4) families with only one parent has also increased. In the United States and Canada. A B C D E when that in which where on which too either as well so neither 2. A) turn B) access C) reject D) achieve E) curtail 4. use yoga exercise to — (3) their goal of isolation of the soul from the body and mind. A) B) C) D) E) 5. A) B) C) D) neither either both not only E) whether 01.-05. Many non-Hindus in Western countries practice some form of yoga exercise in hope of — (4) their health and achieving peace of mind. A) B) G) D) E) improving to improve being improved to be improved having improved on from at of off •£ si S £ Dc 2. many families no longer have an adult at home during the day. more and more women — (3) working outside the home. the classical language — (5) India. A) developing B) developed C) to be developed D) to develop E) having developed 3. sorularda. CLOZE TEST 16 Day care is a service — (1) children or dependent adults are cared for while the person who normally cares for them cannot do — (2). It is — (1) a school of thought in the Hindu religion and a system of mental and physical exercise — (2) by that school. The word yoga means discipline in Sanskrit.

Hobbies offer broadened areas of interest and ways to pass the time — (2).-OS. CLOZE TEST 17 People of almost — (1) age can enjoy hobbies. A) B) C) D) E) 2. sorularda. A) B) C) D) E) 3. sorularda.£ E) none 2. £ O 1. Hobbies can be important in helping patients — (3) from physical or mental Illness because they provide distractions from the patients' problems. A) B) C) D) E) 4. A) B) S C) S D) E) 4. A) B) C) D) E) 5. 1. Many —¡4) nations rely — ¡5) upon capitalism than the United States does but more than the Soviet Union did. A hobby offers a way to relax after periods of hard work. For people — (4) are ill or bedridden. A) all £ B) some g C) most § D) any . A) B) C) D) E) 357 . hobbies offer fascinating ways to pass the time. But economies that rely mostly — (2) private decisions are usually described as capitalist. parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz.S uat GÜRCfiN S Rıdvan GÜRBÜZ 01. CLOZE TEST 18 No purely capitalist or completely centrally planned economy has ever existed. Hobbies can — (5) be an important form of occupational therapy. — (3) economies include those of the United States and Canada. A) B) C) D) E) all every each both none up at in on of As Like Such Such as So some another other others the others less much that so as £ «j u 5 3. A) B) C) D) E) restlessly intolerantly successively respectively pleasantly to be recovered recovering recover \ being recovered to have been recovered whose that which whom to which so either both as well also 01. A) B) C) D) E) 5. Those economies are sometimes called socialist or communist. parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. The economic systems of — (1) nations use some government control and some private choice. The former Soviet Union and many nations of Eastern Europe once relied heavily upon central planning.-05.

and ships. parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. airplanes. farm equipment.Cloze Tests 01. w — 1. a borrower who is charged 12 percent interest would pay $12 a year in interest for every $100 of the loan. petroleum provides nearly — (5) the energy used in iç the world. A) protections g B) options S C) resources w e D) depictions E) convictions 2. Petroleum fuels also generate heat and electricity for many houses and business places. Interest is based — (3) the idea — (4) lenders are entitled to a return on their investment. 1. A) B) C) D) E) 3. A) B) C) D) E) 2.— (4) automobiles. trains. — (2) it may be better described as the lifeblood of industrialized countries. CL. A) B) C) D) E) 4. trucks. This pays them for giving up their right to use the money for a period of time or to make a profit in — (5) ways. factories. A) B) C) D) E) 3. Fuels — (3) from petroleum provide power. sorularda. A) B) C) D) E) but so and for nor to have been made to make making having made made with beside behind for along many both a few half several aç =. interest is figured — (1) a percentage of the amount of money — (2). parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz.-05. A) B) C) D) E) 5. 5 œ S S 358 . A) B) C) D) E) 4. For example.OZE TEST 20 Petroleum is one of the most valuable natural — (1) in the world. sorularda. A) B) C) D) E) 5. A) B) C) D) E) like such as so too borrowed borrowing to have borrowed having borrowed to have been borrowed in at on for of which whose what that how another the other the others other others 01.-05. Some people call petroleum black goid. CLOZE TEST 19 Interest is the price paid to lenders for the use of their money. Altogether.

3 B) with G) by 1. CLOZE TEST 21 01. Israel's Labor Party gained knowledge. Rabin social sciences. includes information on topics in — (4) field of Palestinian delegation. A) B) C) D) E) between ' either neither both from like such as for example except back behind near beyond toward * ¡3 5 ts C) to D) at E) out 3. sorularda. A) were defeated D) through B) had defeated E) for C) had been defeated D) defeated 2. A) B) C) D) E) as such too much such as all both every either neither back with out of on off S 4. A general encyclopedia. A). Specialized encyclopedias provide more control of the government in June 1992 parliamentary detailed and technical information — (5) specific elections. In July. A) B) C) □) E) .5. agreed to limit construction of new Jewish settlements sc in the occupied territories as a step — ( 5) a peace j j 1. events. Lebanon.Suat GÜRŒN < Rıdvan GÜRBÜZ 5 01. — (3) World — (3) Israel. peace talks began just one area. A) B) C) D) E) 4. In October 1991. parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. It may deal — (1) the Persian Gulf War. — (2) the war. Encyclopedia is a collection of information about the United States and other countries — (1) Iraq in people. and a joint JordanianBook. places. In early 1991. Iraq invaded Kuwait. and things. sorularda.(2) missiles at Israel. CLOZE TEST 22 In August 1990.-05. parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. A) B) C) D) E) 359 . medicine. such as art. A) Once B) During C) While D) By the time E) The moment 3. A) ef B) C) D) E) 5.-05. Iraq fired all areas of knowledge or It may confine itself —. with E) was defeating B) for 2. A) into agreement. Labor Party leader Yitzhak Rabin areas of knowledge. Syria. or the replaced Shamir ____ (4) prime minister.

s A) B) C) D) E) 5. CLOZE TEST 23 Human being has the most highly developed brain of — (1) animal. there — (2) many kinds .on from generation to generation — (4) learning. Armies and navies once were almost the only factors in — (4) the outcome of wars. Culture also Includes technology. (5) the tools and techniques Invented by people to help satisfy their needs and desires. These ways are passed. parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. Families have fought against families. In modern times. The richness and complexity of human culture distinguish human beings from all other animals. A) B) C) D) E) 5. Since the dawn of history. A) B) C) D) E) all some any most several of which of that whose which what in at on of for whereby thereby through also in addition in that however moreover as well as that is se ¡3 — e 01.Cloze Tests 01. tribes against tribes. A) B) C) D) E) 4. parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. followers of one religion against followers of — (3) religion. Today. CLOZE TEST 24 War is any struggle in which two large groups try to destroy or conquer— (1). 1. which consists — (3) ways of behaving and thinking. A) B) C) D) E) 3. — . sorularda.-05. 5 u S 1. A) B) C) D) E) 2. civilians must join in the war effort — sc (5) it is to succeed. A) others = B) another g C) the others js D) each other E) the other 2. of wars.-05. A) B) C) D) E) j 360 . The human brain gives people many special abilities. A) B) C) D) E) were had been have been was has been another some other each other others the others to decide to be decided being decided to have decided deciding owing to if supposing that in case as if S c5 4. A) B) C) D) E) 3. wars have been fought between nations or groups of nations. Language has enabled human beings to develop culture. sorularda. the most outstanding — (2) is the ability to speak.

and recommending a comprehensive exercise and stretching program all may help this effort. people In Austria and France began to use the beans. A) B) C) D) E) 5. they can steer patients in a positive direction toward addressing their symptoms without becoming stigmatized. their popularity — (2) to England. Eventually. the conqueror of Mexico. parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. A) B) C) D) E) 361 . A) B) C) D) E) 4. Countries — (4) large amounts of chocolate — (5) include Belgium. cocoa — (3) a fashionable beverage in London. Germany. They are responsible (2) — ruling out coexisting disorders and establishing possible inducing factors that may warrant specific management. Involving patients in management decisions has the (4) — to improve physician-patient interaction and. parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. offering instruction in optimal sleep hygiene. 1. improve outcomes. Providing patient education. and the United x States.S uat GÜRCİN < Rıdvan GÜRBÜZ S 01. Today. CLOZE TEST 26 Primary care physicians are the first line of triage for patients (1) — have fibromyalgia syndrome (FMS). A) B) C) D) E) who whose what where why from with for within onward In case Whether Only if Once Although impotence potential emergence provision presence in spite providing whereby because of as a result =§ § g. Hernando Cortes. (5) — . sorularda. took some cacao beans to Spain. O S 1.-05. A) B) C) D) E) 5. advising avoidance of disability and narcotic medications. (3) — these goals are accomplished. In about 1606. A) B) C) D) E) 3. A) B) C) D) E) appointed promoted spread consumed facilitated has become becomes \ was becoming had been become had become whom in which that what how are eaten were eaten had been eaten eat have eaten 01. S Je 3. CLOZE TEST 25 In 1528. A) introduced * B) have been introduced S S C) have introduced D) were introduced E) were introducing 2. A) B) C) D) E) 4. cacao beans — (1) into Italy. the United Kingdom. instilling a sense of self worth. establishing anxiety reduction measures. Norway. §. chocolate is popular in most of the world. Shortly after.-05. A) B) C) D) E) 2. Switzerland. By 1707. sorularda.

A) B) C) D) E) 5. parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. A) B) C) D) E) 2. A) B) C) D) E) much so most very the most to be being be having been to being what whose that which where being revived to have revived to be revived having revived to have been revived regardless of accused of charged with applied to noted for 01.half of air travel. A) B) C) D) E) 4. his work focuses on depicting broad themes in Mexican history. Instead of the present trend toward a creeping liberalisation. Only after a serious bus accident when she was eighteen did she begin to teach herself to paint. sorularda. 1. she is internationally respected for her self-portraits. His murals are also (5) t— their bold use of color. A) S B) C) D) E) 5. (3) — used brilliant colors. bilateral deals would (4) — all restrictions. With full liberalisation of the two markets that account for ( 3 ) . A) B) C) D) E) 3. the rest of the world would follow. Diego Rivera (1886-1957). parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. CLOZE TEST 27 Frida Kahlo (1907-1954) is one of Mexico’s (1) — famous female artists. it (2) ~ a revolution in global air travel. A) so much that B) as many as C) more than as further figure out make for put away run over do away with allowed being allowed allowing to have allowed to be allowed § D) S E) <r ¡> g 4. but unlike his wife's personal portraits. with consolidation and cross-border mergers. CLOZE TEST 28 Were America and Europe (1) — sceptics and agree a sort of common market across the Atlantic. She did not always aspire (2) — an artist.-05. sorularda. however. * c S « 1. a trained artist whose dramatic murals are said (4) — fresco painting in Latin America. A) B) C) D) E) 362 .Cloze Tests 01. A) B) C) D) E) 2. Now. (5) —airlines to behave like normal businesses.-05. One of Kahlo's earliest supporters was her husband. A) B) C) D) E) surprised surprising to surprise being surprised to be surprised had unleased would be unleashed unleashed can unleash would unleash S S x 3.

A) being sold B) selling C) to sell D) to be sold E) to have sold 363 . the "New Europe" has emerged as a futuristic project not only for Europe. A) B) C) D) E) in for with off on 2.-05.S uat GÜRCRN < Rıdvan GÜRBÜZ 5 01. A) B) C) D) E) formation revolution emphasis challenge opposition whichever where what that who 5. sorularda. Globalization has two contradictory aspects with regard to culture: It surpasses nationalistic cultures and puts all of them In the melting pot of a "global market" whereas at the same time underlines and puts special (4) — on local cultures especially the ones (5) — are under the threat of extinction. CLOZE TEST 29 This month. (3) — the humanity as a whole. A) Just as ^ B) Although 3 C) However 2 D) Even if 5 E) Since e: » S 3.000 books in its collection that are no longer under copyright. Yahoo! and Microsoft (3) — plans to make books accessible online through the Open Content Alliance. parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. (1) — two lawsuits filed in October by authors and publishers who claim (2) — the firm’s actions violate their copyrights. A) B) C) D) E) that which what whom how 01. with the unification of Germany and this development has paved the way for the extension of the borders of Europe. A) hence g B) though w C) while — D) despite E) even so 2. 1. parçada boş bırakılan yere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. This new phase has started within the member states of EU.-05. Meanwhile. sorularda. CLOZE TEST 30 After the "Cold War" ended. (2) — the new cultural and political frontiers of globalization cut across the religious and nationalistic differences. Amazon said it plans (5) — online access to books on a "pay. 5 c 1. A) where S B) but for C) like D) either E) afterwards 4. and Microsoft has struck a deal (4) — the British Library to digitise 100. Not being outdone. A) had unveiled B) wilt have\unvelled C) would unveil D) have unveiled E) Is unveiling 4. Google announced that it is moving forward with its plans to digitise books from several big libraries. A) B) C) D) E) under with upon before over 3. This integration is now of course included previous "East European States" which were (1) — the Soviet influence during the "Cold War". EU has entered a new phase: The integration of the "Larger Europe”. A) B) C) D) E) 5.£ per-view" basis.

Adjectlve Clause. A) B) C) D) E) the migration to rural areas seems likely to continue unabated V the complains wjttftTnot attended to at all every teenager seemed to be enamored of extremely loud music this would have been regarded as a serious breach of regulations a rural existence would naturally have been predictable STRATEJİ!!! Soru kökü “ unless” yapısı ile başlamaktadır. Bu nedenle. cümleyi anlamca ayrıntılı analiz etmeden önce aşağıdaki bilgileri göz önüne alarak ön bir eleme yapmanız doğru yanıtı bulmanızı kolaylaştıracaktır._____ . bu konulardaki yapılara. Noun Ciause" dizilimlerinden oluşmaktadır.SENTENCE COMPLETION CÜMLE TAMAMLAMA SORULARI nasıl çözülmelidir? KPDS-ÜDS-YDS-KPSS gibi sınavlarda cümle tamamlama soruları genellikle “ Adverbial Clause. IF _________________________ . D ve E seçeneklerini İse lf Clause yaparken kullandığımız Type kurallarını temel alarak eleyebilirsiniz. İK U R A L-1!!! : 1F CLAUSE BİLGİSİ:! Gramer konularında “ lf Clause” için vermiş olduğumuz gene! kural cümle tamamlama sorularında da uygulanabilir. kurallara ve dizilimlere çok iyi hakim olup bize verilen cümlenin hangi Clause yapısını oluşturabileceğine dair çıkarım yapabilmeyi öğrenmek gerekmektedir. Yan cümlecik Ana Cümlecik IF PROVIDED UNLESS Yukarıda vermiş olduğumuz kuralı “ if / provided I unless” gibi şart İfade eden bağlaçlarda kullanabilirsiniz. Sınavda tüm soru tiplerinde gramer bilginizi kullanarak seçenek elemesi yapmak ve en son çare olarak anlama girmek hız kazanmak adına önemlidir. Öncelikle “ lf Clause” yapılarında ana cümlecikte gelmeyecek yapıları hatırlayalım. Yüzde yüz doğru cevaba götürür diyemeyeceğimiz ancak cümle tamamlama sorularında kullanıldığında büyük ölçüde seçenek elemenizi kolaylaştıracak bazı stratejiler aşağıda verilmektedir. m sm m m Unless strict measures are p ut into force to control no ise . _________________________ . 364 . Ana cümleye gelmeyen yapılar kuralımızı uygulayarak B ve C seçenekleri elenebilir. Bu nedenle.

AJ^jfshe has proved far more efficient than any of the other employees B) that she has really deserved it C) as she had been working for the company for so many years V D) unless there was a good reason for doing so E) until the company's annual budget is approved STRATEJİ!!! Soru kökündeki âna cümlecik analiz edildiğinde “ V2” ile çekimlenen bir cümle görülmektedir.S uat GÜRCRN 5 Rıdvan GÜRBÜZ Bu bilgiyi ters mantıkla kullanacak olursak.were (Ving) Had V3 Had been Ving The manager promised to promote h e r_____ . _______________________ %80 olum suz anlam w on’t / cannot 365 . soru kökünde yukarıda ana cümleciğe gelmeyeceğini söylediğimiz yapıların olduğu bir cümlecik verilmişse seçeneklerde “ if / provided / unless” gibi şart ifade eden bağlaçlar ile başlayan seçenekler eienebillr. Diğer seçenekler arasında nasıl bir değerlendirme yapacağımızı aşağıdaki stratejilerde işleyeceğiz. “ U nless" yapısı “ -mezse / -medikçe" şeklinde çevrildiği için genellikle ana cümlesinde “ olum suz” bir anlamla beraber kullanılır. İKURAL-Z ! ! ! : "UNLESS” KULLANIMI: Burada “ unless" yapısı İçin ek bir hatırlatma yapmamız gerekmektedir. Bu durumda genellikle ana cümlesinde “ w on’t/cannot" gibi negatif yapıları sıkça görebiliriz. If Clause yapılan ana cümlesinde V2 yapısı almadığından “ i f ’ ile başlayan A ve "un less” ile başlayan D seçenekleri elenmelidlr. Have /has V3 Have / has been Ving V2 Was . u n l e s s '_______________________ .

... D ve E seçenekleri arasında kalındığında. a) b) unless . A) just as population growth would strain the global urban environment B) while the underdeveloped countries were ignored completely by international agencies like the United Nations and the World Bank C) since the population of that part of the world rose from 800 million in 1960 to 1. ... STRATEJİ!!! Soru kökündeki cümlede “ cannot" yapısı mevcuttur. anlama girmeden önce E seçeneğindeki cannot dizilimi unless yapısı için önemli bir ipucudur. D seçeneğinde “ unless” yapısını gördükten sonra ise soru kökü İle D seçeneği arasındaki anlam bütünlüğü kontrol edilmelidir. 2 billion in 1985 D) unless the developed countries are prepared to offer a helping hand to the underdeveloped V E) whenever the OECD declines to support a series of projects for the development of poorer countries. cannot / won't.COMie. Öncelikle ana cümleye gelmeyen yapılar kuralını uygulayarak A. V c) ¡ B s iid a a i The overall quality o f life in today’s w orld cannot be im proved_____ . Bu bilgiyi tersten uygulayacak olursak.. 366 . Bu nedenle öncelikle seçeneklerde “ unless" yapısı aranmalıdır. oluşturabilecek bir yapıdır.. A) B) C) D) E) the issue under discussion hasJjeifTdropped therejw effia number of things we had to take into account anyone else tjjo tfg h t of opposing the scheme the money left over from donations could be included we feel we cannot give our support to the campaign V STRATEJİ !!! Verilen cümle “ unless” ile başlamaktadır.... soru kökündeki cümlede "w o n ’t/cannot" gibi uygun çekimlenmiş negatif yapılar verildiği zaman ters mantıkla seçeneklerde öncelikle “ unless” aranabilir. B ve C seçenekleri elenebllir. TAMAMLAMA SORULRR/ N asıl Çözülm elidir? Unless they prom ise to use som e o f the money to improve career prospects fo r young scientists. Bu ifade genellikle “ unless" ile anlam bütünlüğü.

yan cümlecik İle ana cümlecik arasında mutlak zamanuyumu aranmalıdır. Bu nedenle seçeneklerdeki present yapılar elenmelidir. « E » After he had learned my side o f the story from M o lly . Bu anlamda A ve D seçeneği arasında kalınabilir. bu nedenle seçeneklerdeki present yapılar elenmelidir.S uat GÜRCAN & Rıdvan GÜRBÜZ İKIIRAL-3 !!!: "/AM AN BAĞLACI" UYUM İSTER BİLGİSİ:! Zaman bağlacıyla yapıları cümlede mutlaka tense uyumu olmak zorundadır. 367 . zaman bağlacının bulunduğu kısım eğer past çekimlenmişse ana cümle de past çekimlenmelidir. A) B) C) D) E) the funding of hospitals was a major issue in home politics V these people c ^trfa ffo rd medical advice there Jıpvö'Eeen angry debates about the necessity for it everyone realized that these were all._____ . A) B) C) D) E) his apologiesjife'obviously worthless he phoned me to apologize for his attitude V U lü ıfic v e n want to listen to his apologies h ^ s ^ tiil too proud to admit he behaved badly ityiitfobviausly be better to forget all about it S T R A T E Jİ!!! Soru kökü “ after” zaman bağlacı İle başlamaktadır ve devamında past bir çekimleme söz konusudur. bu nedenle seçeneklerdeki present yapılar elenmelidir. Bu nedenle zaman bağlacı görürsek. p a s t_________________ past _______________ . _________________________ p resent_____________ present Zaman Bağlacı ’ Zaman bağlacının bulunduğu kısım eğer present çekimlenmişse ana cümle de present çeklmlenmelidir. Aksini düşündüğümüzde. Bu nedenle seçeneklerdeki past yapılar elenmelidir. \ B f B f i Before the National Health Service A ct came into force İn 1946 in E ngland._____ . fundamentally. political issues many doctorsjjfodlci feel that the transition had been extremely painful S T R A T E Jİ!!! Soru kökü “ before” zaman bağlacı ile başlamaktadır ve devamında past bir çekimleme söz konusudur.

Bu nedenle zaman uyumu sağlamayacağı için eienebilir. herhangi bir zaman bağlacını kullanarak V2 ve had V3 seçeneklerinde kalınca mutlaka hangi eylemin daha önce olduğuna bakılmalıdır. ancak had V3 çekimlemesi nedeniyle mezara bakma eylemi soru kökündeki mezarı açma olayından önceymiş gibi olacağından mantık hatası çerçevesinde yanlış bir ifade olmaktadır. Öncelikle zaman bağlaçları uyum ister kuralına göre present çekimlenen B. D seçeneğinde ise “ en önemli bulgular tıbbi malzemelerdi” anlamı veren ve “ was” ile çekimlenen ifade doğru anlamı vermektedir.CÛMİ6 TRMfWLRMR SORUUm N asıl Çözülm elidir? Bu bilgiyi tersten kullanacak olduğumuzda. Soru kökünde genel olarak “ 4000 yıllık mezar sonunda açıldığında ____ şeklinde tamamlanması gereken bir ifade verilmektedir. Bu nedenle soru kökü ve seçenek olarak V2/had V3 dizilimi işaretlediğinizde mutlaka hangi olay daha önce olmuş diye bakmanızı öneririz. eğer soru kökü past ise ve seçeneklerde size present yapı ile devam eden bir zaman bağlacı verilmişse de bu seçenek zaman uyumu içermediği için eienebilir. eğer soru kökü present ise ve seçeneklerde size past yapı İle devam eden bir zaman bağlacı verilmişse bu seçenek zaman bağlacının gerektirdiği uyumu İçermediği için eienebiilr. B seçeneği after zaman bağlacı ile başlamaktadır ve present çekimlemeye sahiptir. Eğer bu seçenek “ looked" şeklinde “ V2" olarak çekimlenseydi o zaman birbiri ardına gerçekleşen olaylar gibi görünüp doğru anlamı verebilirdi. 368 . A seçeneğinde “ had V3" ve D seçeneğinde “ V2" çekimlemeleri verilmiştir. Soru kökünde V2 çekimlemesi mevcuttur. A) B) C) D) E) as soon as everyone realized how much money they could earn through it V after financial support has final! yAftien promised which has attracted so much attention if it seemed likely that it wouldn’t take up too much time as more and more people are starting to work on it In their free time STRATEJİ!!! Soru kökü “ past” bir çekimlemeye sahiptir._____ . Anlamca uygun ancak mantık olarak yanlış olan dizilimler sınavlarda zaman bağlaçları ile verilebilmektedir. C ve E seçenekleri eienebilir. En e All opposition to the project van ish ed_____ . Ayrıca. A seçeneğinde ise genel olarak “ arkeologlar mezara hayretle baktılar” anlamı mevcuttur. Ya da. A) the archaeologists had looked down into It in disbelief ^ B f'th e r e seems to be nothing in it of any interest at all ^ e f ”they have all looked at each other in amazement D) the most exciting find was a set of surgical instruments V ^ E f i t would be a moment of unbearable suspense STRATEJİ!!! Soru kökünde “ w hen" zaman bağlacı ile verilen past bir çekimleme mevcuttur. Bu İfade anlamca soru kökü İle bütünlük içindedir. “Mantık hatası içeren sorular'1 olarak nitelendirdiğimiz bu sorulardan bir örnek soruya bakalım: t e f iS a M When the four-thousand-year-old tom b was fina lly opened. soru kökünde verilen çekimlemeye dikkat edilip.

B M _____ as it contains salt... çoğulluğa ve niteliklerine dikkat etmek gerekir: \ _____ thev can be decorated. it / she I he I th e ir. those" gibi işaret zamirlerini ya da “ many. 4» Size soru kökünde verilen zamirlerin ve referans kelimelerinin karşılıklarını seçeneklerde arayınız: such methods . these. öncelikle “ they" ifadesinden yola çıkarak seçeneklerdeki sadece çoğul isimler taranmalıdır.. Örneğin.. “ this.. that. she.. 4 Ayrıca. the ir. Ya da ters mantıkla hareket edersek. her. both." gibi tek başına kullanılıp öncesindeki isimin yerini tutarak zamir gibi de kullanılabilen miktar ifadelerini içeren bir taraf soru kökünde verildiyse seçeneklerde bu ifadelere gönderme yapabilecek isimler aranmalıdır. etc.. Örneğin bu tür bir soruda..________________ a) b) such methods . A) B) C) D) E) The sea freezes at temperatures below the normal freezing point of water V She tries to avoid such types o f food In polar regions glaciers frequently flow down into the sea The warmer the air the more m oisture it can carry Snowflakes. they” gibi özne zamirlerini.. seçeneklerde bu tür ifadeler kullanılmışsa soru kökünde bu ifadelere karşılık olabilecek yapıların verilip verilmediğine bakarak seçeneklerde eleme yapabiliriz......S uat Güncm < Rıdvan GÜRBÜZ 5 İKURAL-4 !!!: ZAMİRLER v e REFERANS KELİMELERİ BİLGİSİ:! Öncesinde bahsi geçmiş bir şeye gönderme yapan “ these. “ him....... Birden fazla seçenekte uygun bir çoğul isimle karşılaşıldığında ise soru kökünün devamı okunup “ they” zamiri ile ilgili daha fazla bilgi edinilmelidir. such. h is.... each. zamirler ve referans kelimelerinin karşılıklarını ararken tekillik. her... nearly always possess a crystal structure 369 . like other forms of water vapour.. th is.. them " gibi nesne zamirlerini. yukarıdaki cümleye bakarak “ they” zamirine karşılık seçeneklerde “ dekore edilebilen çoğul bir ifade” aranmalıdır. those.. c) it / she / he / th e ir..” gibi referans kelimelerini ve yine öncesindeki bir ismin yerini tutan “ he. a) b) c) ? ? ? <4 Size seçeneklerde verilen zamirlerin ve referans kelimelerinin karşılıklarını soru kökünde arayınız: V ..

_____ ... C ve E seçenekleri çoğul isimler içerdiğinden elenebiiirler.” anlamına gelen ve nedensonuç ilişkisi veren “ so. Some comets have such long o r b its _____ .CÛMLC TRMAMLAMA SORULRR! N asıl Çözülm elidir? STRATEJİ !!! Soru kökünde ilk kısım boş bırakılmış ve devamında “ it" zamiri verilmiştir.. k i ...THAT’’ / “SUCH ■.. that + SVO” yapıları olabilir” mantığı ile seçeneklerde öncelikle “ that” He başlayan dizilimlere öncelik verilmelidir. Şimdi de seçeneklerde verilmiş olan bir zamir ya da referans kelimesinin som kökünde karşılığının aranmasına örnek verelim: H fM İM l Before the National Health Service A ct came into force in 1946 in E ngland.. Bu nedenle bu seçenek de elenerek doğru yanıt A olarak işaretlenmelidir. political issues E) many doctors would feel that the transition had been extremely painful STRATEJİ!!! Kurai 3’te anlattığımız “ zaman bağlacı zaman uyumu ister" kuralı yardımıyla Past yapıdaki soru köküyle uyumlu olmayan yapılar içeren B. A) B) C) D) E) while somg'asterolds may be burnt-up comets in case/tney come from a region outside the Solar System sirK^they are often visible from the Earth that they pass near the Earth only once every million years V just as their dust tails stretch up to 10 million kilometres across the sky 370 . Buna göre. C ve E seçeneklerini eleyerek sadece A ve D seçenekleri arasında kaldığımız yukarıdaki sorunun seçenekleri incelendiğinde D seçeneğinde verilen ve “ bunlar” anlamına gelen “ these" zamirinin soru kökünde gönderme yapabileceği hiçbir çoğul dizilim mevcut değildir.. geri kalan A ve D seçenekleri incelendiğinde sadece A seçeneğindeki “ the sea” kavramının mantıklı olduğu görülmektedir. that + SVO" ya da "such. fundamentally. Soru kökündeki “ it” zamirinin devamına bakılarak anlamca analiz edildiğinde “ tuz içeren tekil b ir ifade” aranması gerektiğini söyleyebiliriz. ? A) the funding of hospitals was a major issue in home politics V B) these people can’t afford maaical advice C) there have been angry debates about the necessity for it ^ B f'e v e ry o n e realized that these were all... İKURAL-5 !!!: ‘ SO.THAT” dizilim i! Verilen soru kökünde “ so ” ya da “ such” kelimeleri varsa "bu dizilim “ o k a d a r... Sadece “ it” zamirinden yola çıkarak seçeneklerde tekil isimler arandığında B.

Bu tekniği ters mantık doğrultusunda değerlendirecek olursak.S uat GÜRCRN < Rıdvan GÜRBÜZ 5 STRATEJİ!!! Cümlede geçen “ such" kelimesi nedeniyle seçeneklerde öncelikle “ tha t" ile başlayan dizilimler arandığında D seçeneği tek seçenektir. Çünkü “ aslında.. Bu kural kesin doğru yanıta ulaştıracak bir yöntem olmadığı için seçenek ve soru kökünün anlam ve zaman olarak da uyumu gibi diğer hususlar da değerlendirildikten sonra işaretleme yapılmalıdır. Even though global environm ental trends over the past few decades have generally not been favorable.” gibi zıtlık bağlaçları ile başlıyor ise seçeneklerde “ actually.. though . Anlamca da uygun olan D seçeneği doğru yanıttır. nonetheless” gibi yapılar varsa öncelikle “ although. stili. KURAL-6 !!!: ZITLIK BAĞLAÇLARI ile " A ctu ally” / "Stili” / " N e v e r th e le s s ” / Soru kökünde “ actually.” gibi zıtlık bağlaçları ile başlayan dizilimlere gidilebilir. A) B) C) D) E) the built up greenhouse gases in the atmosphere would have been reduced some positive developments are nevertheless beginning to emerge V they have inadvertently assumed responsibility for it future generations would not have been deprived of the opportunity support themselves deforestation proved to be the lesser of the two evils 371 ... İn fact. yine de” çevirisi ile “ -e rağmen” çevirisi anlam bütünlüğü sağlamaktadır. nevertheless. soru kökü “ although. s till. Indeed” yapılarını içeren ifadelere öncelik vermekte fayda vardır. nevertheless. This is actually a camera _ A) B) C) D) E) though it is roughly the same size as a credit card V if only i could afford to buy it that unfortunately it doesn’t have a zoom since the shape was hardly recognizable as we have been wondering about which one to buy STRATEJİ !!! Cümlede geçen “ actually” kelimesi nedeniyle seçeneklerde öncelikle zıtlık bağlaçları arandığında though ile başlayan A seçeneği ilk incelenmesi gereken seçenektir. nonetheless. though.

sadece bu kurala bakarak cevap vermek yanıltabilir. bu yanıt D seçeneğidir. yani bir devrik yapı vardır. Ancak. ana cümleciğinde devrik yapı (Inversion) gerektiren yapılar aranmalıdır. İKURAL-7 !!!: DEVRİK CÜMLE VE DEVRİK YAPILAR b ilgisi! Soru kökünde boşluktan sonra yardımcı fiil + özne dizilimi mevcutsa cümlede bir devrik yapı mevcuttur sonucu çıkarılabilir ve seçeneklerde. in fact. ___does investing vour money in risky things make sense as risk makes you earn more than usual A) B) C) D) E) If you can live prosperously even without having that amount of money Provided that you don’t need it any time If only you don't have some other opportunities to make money Only if your future life is under guarantee V Seeing that you have some clues about the outcomes of the risky investments STRA TEJİ!!! Soru kökünde seçeneklerde incelendiğinde nedenle doğru boşluktan sonra yardımcı fiil ve özne dizilimi mevcuttur. indeed” gibi ifadeler aranabilir. Bu nedenle ana cümleciğinde devrik yapı gerektiren dizilimler aranmalıdır. Noun Clause yapısının kullanılacağı cümlede genelde ya öznenin ya da nesnenin eksik olması gerektiğini hatırlayıp “Noun Clause” yapılarını kullanarak cümle tamamlama sorularını hangi tekniklerle çözebileceğimizi inceleyelim: 372 .. nonetheless. Bu anlamda B seçeneği “ nevertheless” yapısını içerdiği için öncelikli olarak değerlendirilmelidir. KURAL-8 !!!: NOUN CLAUSE b ilg isi: Cümle tamamlama sorularında “ Noun Clause” yapılarını kullanarak doğru yanıta nasıl ulaşacağımızı incelemeden önce “ Noun Clause” yapılarının neler olduğunu hatırlayalım: a) that I the fact that b) whether / if c) w h-1 how . Bu yüzden. nevertheless.” yapısı ana cümleciğinde devrik dizilim gerektirmektedir.CÛMie TFHARMIAMA SORULRR!N asıl Çözülm elidir? STRA TEJİ!!! Soru kökü “ -e rağmen” anlamına gelen ve zıtlık anlamı veren “ even tho ugh " yapısı ile başlamaktadır. still. Doğru yanıta ulaşmak için diğer stratejilerin de kullanılabileceği bu soruda seçeneklerde öncelikle “ actually. kararlı durum bağlaçları : kararsız durum bağlaçları : kararsız durum bağlaçları Hatırlanacağı gibi “Noun Clause” yapısı bir bütün olarak düşünüldüğünde genelde içinde bulunduğu cümlenin ya öznesi ya da nesnesi görevindedir. Seçenekler bu anlamda sadece D seçeneğinde “ only..

“ İt" ile başlayanlar ve “ ik i nesne alan” fiillerin kullanıldığı pasif (edilgen) yapılar hariç diğer pasif yapılar elenm elidir. . “ That” ve “ The fact that” aşağıdaki yapıların ardından gelebilir: He k n o w s _____ (nesnesi eksik bir fiilden sonra) My idea i s _____ (tamamlayıcısı eksik “be" fiilinden sonra) I am c o n fid e n t_____ (açıklama gerektiren bir sıfattan sonra) (Bu cümlede neden emin olduğumu açıklamak için “That Clause" ile bir bilgi verilebilir.) It Is known _ _ _ ("İt” boş öznesi ile başlayan bir dizilimin ardına) B) Kararsız Durum Bağlaçları. Bu yüzden bir Noun Clause ile açıklama getirilebilir. Seçeneklerde nesnesi eksik bir dizilim aramadan önce yapmanız gereken ilk elemeler şunlardır: a) SVO dizilm leri elenm elidir. ancak sınavlarda cümle tamamlama sorularında iki nesne alan fiiller genellikle verilmemiştir. “ w h-“ ve “ how” soru kelimeleri ile “ w hether" ve “ir1 yapıları aşağıdaki yapıların ardından gelebilir.) dikkatli olmak gerekir. _____ how they will do it. He doesn't k n o w _____ (nesnesi eksik bir fiilden sonra) What I want to know i s _____ (tamamlayıcısı eksik “be” fiilinden sonra) 1am not s u re _____ (açıklama gerektiren bir sıfattan sonra) (Bu cümlede neden emin olduğum belli değildir.) They are talking a b o u t_____ (nesnesi eksik bir Preposition'dan sonra “i f hariç bütün Kararsız Durum Bağlaçları gelebilir.. Şimdi Kararlı ve Kararsız Durum Bağlaçları diye kategorize ettiğimiz Noun Clause yapılarının nasıl cümlelerin devamında geldiğini gruplayarak görelim: A) Karartı Durum Bağlaçları. Soru kökünde sadece nesne olduğu İçin seçeneklerde nesnesi eksik bir dizilim aranmalıdır.S uat GÜRCRN d Rıdvan GÜRBÜZ ÖSYM'nin yaptığı sınavlardaki cümle tamamlama sorularında Noun Clause yapılarının özne pozisyonunda sorulduğu pek görülmez. Yukarıda gördüğünüz dizilimler genelde tüm bir cümlenin sadece nesnesini oluşturmaktadır. vs. yani elimizde sadece nesne (object) mevcuttur. “that” gelmez.) She has the id e a _____ (soyut bir isimden sonra onu açıklamak için) They are talking a b o u t_____ (nesnesi eksik bir Preposition'dan sonra sadece “The fact that” ile yapılmış bir Noun Clause gelebilir. yine aşağıda maddeler halinde verdiğimiz kurallara dikkat etmek doğru yanıtı bulmayı hem hızlandıracak hem de kolaylaştıracaktır.) İt isn't known_____ (“I f boş öznesi ile başlayan bir dizilimin ardına) Yukarıdaki bilgileri cümle tamamlama sorularına uygulayacak olursak iki farklı bakış açısıyla öğrendiklerimizi uygulayabiliriz. • that she knows the truth. b) c) 373 . Bu nedenle pasif dizilimler tekrar devamında nesne almazlar. _____ w hat she told me. çünkü zaten soru kökünde bir nesne olduğu İçin tekrar bir nesneye ihtiyaç yoktur. aşağıdaki örneklerde olduğu gibi Noun Clause yapısı eğer soru kökünde verilmişse. Genelde cümlenin devamında yani nesne pozisyonunda nasıl kullanıldıkları test edilir. çünkü bir cümlenin pasif olması için nesnesinin başa alınması gerekmektedir. Noun clause tense uyumu kurallarına göre eğer soru kökündeki ifade Past olarak çekimlenmişse seçeneklerde ilk etapta Present olan çekimlemeleri değerlendirme dışında tutmakta fayda vardır. İlk olarak.. Sadece iki nesne alan fiillerde (give. Ya da soru kökündeki ifade Present olarak çekimlenmişse seçeneklerde ilk etapta Past olan çekimlemeleri elemek genelde doğru yanıta ulaşmayı kolaylaştıran ve hızlandıran bir tekniktir.

past_________ present 3) Nesne kısmında “ olayın gerçek zamanı" verilmişse “tense" uyumu olmayabilir. 5) Noun Clause kısmında “ should Vo” yapısı varsa ana fiil Present olabileceği gibi Past şeklinde de olabilir. %90 %90 Ancak “tense" elemesi yaparken belli başlı özel kurallara ve istisnalara da dikkat etmek gerekmektedir. He regrets that if he had been to the party. past_____________ should Vo Yukarıdaki beş maddedeki durumlar göz önünde tutularak Noun Clause dizilimlerinde “ tense" uyumuna dikkat etmek gerekmektedir. Şimdi o istisna ve kuralları inceleyelim: NOUN CLAUSE TENSE UYUMU İSTİSNALARI: 1) “ İt” ile başlayan dizilimlerde “tense” uyumu olmayabilir: It is claimed that she stole the money. he could have met her.CÛMl£ TRMRMLRMR SORUIRR! N asıl Çözülm elidir? Bu bilgiyi bir şemayla örneklendirmek gerekirse aşağıdaki gibi bir dizilim yazabiliriz: He says th a t______ present______ . present_____ should Vo The doctor recommended that he should have a rest for at least ten days. He claims that the war started in 1960. present_____________ past 4) Eğer nesne içerisinde “ If Clause” yapısına geçilmişse ya da “zaman bağlacı" ile başlayan bir cümle mevcutsa artık Noun Clause bilgilerini unutup “If Clause” bilginizi ve “zaman bağlacı” bilgilerinizi kullanarak elemeler yapabilirsiniz.g. yani değişmez. 374 . “ Should Vo” yapısının “ one tense back” hali yoktur. they djd better. e. His suggestion jş that we should stay in until midnight. He said that past_______ . He says that when they were in office.. present__________ past 2) Fact (genel geçer bilgi) anlam veren cümleler nesne kısmında ise mutlaka Present çekimlenmelidir: The professor explained that coffee grows in Brazil.

E) S + V + O şeklinde tam bir cümle vardır. Soru kökü Present olduğu için. .S uat GÜRCAN & Rıdvan GÜRBÜZ > Yukarıdaki açıklamaya göre. 375 .. “ it” ile başlayanlar “ iki nesne alan fiillerle yapılmış” pasif yapılar hariç pa sif dizilimler ve Noun Clause “ tense” uyumu kuralına göre uyumsuz yapılar eienmelidir..) (idea. soyut isim (açıklama gerektiren soyut isim) : I am o f the opinion. S + yardımcı fiil (nesneye ihtiyaç var) : The most outstanding problem is. elimizde bir fiil ya da yardımcı fiilden sonra.p re p (nesneye ihtiyaç var) : I am sure about... Bu cümlede bu İki durum da olmadığı için bu seçenek elenir.... Bu bilgileri dikkate alarak seçenekler analiz edildiğinde.. açıklama gerektiren bir sıfattan sonra ya da soyut isimden sonra gelebilecek bir yapı vardır. Nesneye İhtiyaç yoktur. Pasif b ir dizilim vardır... Bu nedenle eienmelidir.) f) . etc. ” 3) “ _________ how / how much / how long.. S + yardımcı f i i l . Elenen bu yapıların dışında.) .. Noun Clause "tense" uyumu gereğince eienmelidir.. Nesneye İhtiyaç yoktur. (prep’ten sonra “ that” ve “ if ’ gelmez.. fact. observation.. V S + V + O şeklinde tam bir cümle vardır. it was not possible One change that the advent of the Internet has brought jş V The Internet has indeed opened many doors The benefits of technology should not be over-rated Among academics. şeklinde bir dizilim vardır ve nesne ihtiyacı söz konusudur.” seçeneklerdeki doğru yanıt olabilecek yapılar şunlardır: a) b) c) d) e) S+V (nesneye ihtiyaç var) : He has decided . technological advances attract less attention STRATEJİ!!! Soru kökünde “ that + SVO” dizilimi mevcuttur. eğer soru kökünde bir nesne mevcutsa seçeneklerde SVO (tam cümle) dizilimleri. (Sadece “ it + p a s if dizilimleri ve fiil iki nesne alıyorsa pasif yapıdan sonra Noun Clause gelebilir. fear.. adj (açıklama gerektiren sıfat) : I am glad. . A) B) C) D) E) Before the internet. . / 1don’t know. (genelde “ that” ile devam eder. Yani..) Şimdi soru kökünde Noun Clause yapısı verilmiş cümle tamamlama sorularında doğru yanıta ulaşabileceğimizi birkaç örnek soru üzerinde inceleyelim: m _____ that scientists are now sending out “ e. İt + pasif : It is estimated...... Ayrıca soru kökü Present çekimlenmiştir.... aşağıdaki üç maddede verildiği gibi soru kökünde herhangi bir Noun Clause varken.prints” instead o f pre-prints o f unpublished articles. (genelde “ that” ile devam eder. Bu nedenle eienmelidir. 1) “ _________ that + SVO" 2) “ w h a t/ whether / w f r . A) B) C) 0) Past bir cümledir. opinion.

açıklama gerektiren bir sıfattan sonra ya da soyut isimden sonra gelebilecek bir yapı vardır. V Past bir cümledir. ancak boş özne “ it” varsa veya fiil iki nesne alıyorsa Noun Clause getirilebilir. Her ne kadar A seçeneği “ has been marked” şeklinde fiille bitiyor gibi görünse de bu yapı pasif olduğu için nesne ihtiyacı yoktur. A) B) C) D) E) Past bir cümledir. Nesneye ihtiyaç yoktur.CÜMLC TRMRMLRMRSORUIRRI N asıl Çözülm elidir?____________________: ____________________ _ _____ that treatment policies suitable fo r one age group mav not be ju stifie d in another. Soru kökü Present olduğu için. Yani. “ Noun Clause yapılarında zaman ilişkisi” bilgisi devreye girecektir ve soru kökünde verilen “ w ould” yapısı hatırlanacağı gibi “Noun Clause” dizilimleri içerisinde ("will” yapısının aktarılmış hali) past olarak düşünülmesi gerektiği için E seçeneği ile zaman uyumu sağlamaz. Bu durumda. Noun Clause "tense” uyumu gereğince elenmelidir.. preposition ile biten ve nesneye ihtiyacı olan C seçeneği doğru yanıttır. Noun Clause "tense" uyumu gereğince elenmelidir. Bu bilgileri dikkate alarak seçenekler analiz edildiğinde. Buna göre. şeklinde bir dizilim vardır ve nesne ihtiyacı söz konusudur. i The decreases in sulphur deposition has been so marked The death of forests became a chief concern in the 1980s and led to dire predictions C) There were many erroneous ideas about In the 1980s and 1990s. Bu iki yapıdan sonra da Noun Clause getirilebilir. 376 . Geriye’ kalan C seçeneğinde Preposition olan “ about” yapısının. E seçeneğinde ise “ argue” fiilinin nesneye ihtiyacı vardır. A) B) C) D) E) A controversy immediately arose The article has considerable originality A recent study into cholesterol levels suggests V They had already convinced The implications were not at first realized STRATEJİ H! Soru kökünde “ that + SVO" dizilimi mevcuttur. Seçenekler incelendiğinde A. Bu nedenle E seçeneği de elenebilir. S + V . B ve D seçeneklerinde devamına Noun Clause almayacak tam cümle (SVO) dizilimleri olduğunu görmekteyiz. Sorü kökü Present olduğu için. Past bir cümledir. Bu nedenle elenmelidir. S + V + O şeklinde tam bir cümle vardır. Noun Clause “tense” uyumu gereğince elenmelidir. Ayrıca soru kökü Present çekimlenmiştir. Bu durumda seçeneklerde devamında Noun Clause alabilecek ve yukarıda öğrendiğimiz yapılardan hangisi veya hangilerinin seçeneklerde verildiğine bakmamız gerekir. Ayrıca A seçeneğindeki dizilim Present bir dizilimdir. Bu örnek aracılığı ile de edatlardan sonra Noun Clause dizilimlerinin nasıl gelebileceğini görmüş olduk. Is fito a ıa ıfl _____ how acid rain w ould affect trees.. elimizde bir fiil ya da yardımcı fiilden sonra. Hatırlanacağı gibi pasif yapılardan sonra. yani devamına Noun Clause gelmez. Soru kökü Present olduğu için. there were concerns in the West E) Some geologists have argued STRATEJİM! Soru kökünde “ how” soru kelimesi ile yapılmış bir Noun Clause yapısı verilmiştir.

Seçenekler analiz edildiğinde sadece B seçeneği içerdiği “ that + SVO” şeklinde bir Noun Clause yapısi içermektedir..... feet.) (genelde “that” alır) ... eta.... while (adverbial clause) elenmelidir. . Soru kökünde size verilen ve nesneye ihtiyacı olan bir dizilim de karşınıza çıkabilir.) . seçeneklerde Noun Clause aranmalıdır.S uat GÜRCRN & Rıdvan GÜRBÜZ > Yukarıdaki üç örnek ve öncesindeki bilgiyle beraber Noun Clause yapısı eğer soru kökünde verilmişse doğru yanıtların nasıl dizilimler olabileceğini öğrendik. (adverbial clause) elenmelldir. 377 . Bu yapı soru kökündeki “ state" fiilinin nesnesi olacak ve soru kökündeki dizilimi tamamlayacaktır.. Şimdi de soru kökü aracılığı ile “ bu soru Noun Clause sorusudur” tespitini nasıl yapacağımızı öğreneceğiz. that + SVO (noun clause) doğru yanıt. since (adverbial clause) elenmelidir.... Soru köküyle beraber seçenekleri inceleyelim: The speaker from China has stated _________ .. Subject verb (nesneye ihtiyaç var) A) B) C) D) E) so th a t... açıklama gerektiren sovut isim (idea.. Buna göre...... opinion. as regards (adverbial clause) elenmelidir. A) B) C) D) E) so that preserving agricultural land is his government's primary economic policy that terracing the soil is one conservation method used widely in his country to control erosion V since urban renewal has completely changed the look of the cities in his country as regards the fact that a handful of industrial nations monopolized deep sea fishing until the early 1970's while rich tropical forests are vanishing at the rate of some 11 million hectares a year STRATEJİ i!'.. Bu durumda. fear. \ Soru kökünde “ has stated" fiili ile biten ve nesneye ihtiyacı olan bir dizilim verilmiştir... adj + (açıklama gerektiren sıfat) . Eğer soru kökünde aşağıdaki gibi dizilimler mevcutsa seçeneklerde bu soru kökünü tamamlayacak bir “ Noun Clause” yapısı aranmalıdır: She has d e cid e d ___ Their suggestion is _ It Is estim ated____ I am not s u re _____ I am of the o p in io n _____ We are concerned about S + V (nesneye ihtiyaç var) S + yardımcı fiil (nesneye ihtiyaç var) İt + p a s if.. prep > Şimdi bu kullanımlara benzer kullanımlar içeren soru köklerinin verildiği sorulan çözerek bu bilgimizi pekiştirelim: MB f l l B f j f fH i l g The speaker from China has s ta te d_________ . (genelde “ that” ile devam eder. doğru yanıt B seçeneğidir..

milk and eggs B) in case a shortage of vitamin A was not the main problem C) that.. (adverbial clause) elenmelidir. Over the past decade. Buna göre. that + SVO if just a s . even though natural sources pump '10 times as much particulate matter into the atmosphere as humans ^^do that people with lung and heart disease are the most vulnerable whether heart disease and airborne pollution would have been deadly enemies D) how the tiniest particles in the air adversely affect health if hospital admissions for asthma and heart conditions start to go up STR ATEJİ!!! Soru kökünde nesnesi eksik “ about" edatı ile bitmiş bir dizilim verilmiştir.-ıp . C seçeneğinde “ Kararlı Durum Bağlacı” olarak nitelendirdiğimiz “ that + SVO” ve D seçeneğinde “ Kararsız Durum Bağlacı” olarak nitelendirdiğimiz “ if" yapısı mevcuttur. (noun clause) (noun clause . (adverbial clause) elenmelidir. “ . in the typical Western diet. in case . ana cümle görevindeki soru kökünde “ have been” (Present Perfect) Present yapısı kullanıldığı için seçeneğimiz Noun Clause yapısında gerçek zaman kullanılmış olmalıdır. Subject verb (nesneye ihtiyaç var) A) B) C) D) E) since .. Soru köküyle beraber seçenekleri inceleyelim: People sometimes w onder _____ . yani “ one tense back" halinde verilen Past yapıdaki Noun Clause yapılarını eleriz.w h e th e r yerine kullanılan if) V (adverbial clause) elenmelidir Seçenekler analiz edildiğinde sadece Noun Clause içeren C ve D seçenekleri yapıca soru kökü ile bütünlük sağlamaktadır.. often yellow or orange STRATEJİ !!! Soru kökünde “ w onder” fiili iie biten ve nesneye ihtiyacı olan bir dizilim verilmiştir. Bu bilgiyle seçenekleri incelediğimizde. 378 .. Bu durumda seçeneklerde Noun Clause aranmalıdır. Bu dizilimi tamamlayacak yapı “ about” edatının nesnesi görevinde kullanılabilecek tek Clause olan bir Noun Cause yapısı olmalıdır... Soru kökündeki “ w onder" fiili aşağıda “Noun Clause Kullanırken Dikkatli Olmamız Gereken Durumlar” başlığı altında değineceğimiz üzere verdiği anlam gereği “ Kararlı Durum Bağlacı" olan “ that” yapısı ile devam etmez.-ıpmadığı” anlamı veren ve “ Kararsız Durum Bağlacı" olan “ if” yapısı ila yapılmış Noun Clause yapısının verildiği D seçeneği doğru olmalıdır.. A) since the richest sources of vitamin A are foods of animai origin such as liver. about half of the vitamin A intake is from vegetables and fruits □) if the eating of liver too frequently can cause vitamin A toxicity V E) just as most foods with vitamin A activity or brightly coloured. fish oii.. Ayrıca... doctors have become increasingly concerned a b o u t_________.CÛMLC TRMRMİRMR SORUİRRI N asıl Ç özülm elidir? m am m People sometimes w o n d e r_____ .

Anlam olarak da soru köküyle uyumlu bir dizilim olduğu için de bu seçenek doğru yanıttır. ( D) “ how” soru kelimesi ile yapılmış bir Noun Clause İçeren bu seçenek. “ however” ve “ as far as” bağlaçları bu eksikliği anlamca kapatarak bir yan cüm lecik oluşturmuşlardır. ya da soyut isim ile biten bir dizilim var ise bu tür soruların seçeneklerinde öncelikle Noun Clause yapılarına yönelmek gerekmektedir. Fakat. Prep'ten sonra “ that" gelmeyeceği için bu seçenek elenir. Bu tür bir durumda.. hatırlanacağı gibi bir Preposition yapısından sonra “ that” ile yapılmış bir Noun Clause kullanılmaz.S uat GÜRCRN < Rıdvan GÜRBÜZ S A) “ even tho ugh " yapısı bir bağlaçtır ve “ adverbial clause” yapısı olduğu için bizim ihtiyacımız olan ‘‘prepositlon'un nesnesi” görevinde kullanılamaz. “Prep'ten sonra “ i f ’ gelmeyeceği” için soru kökündeki “ about" edatının nesnesi “ i f ile yapılmış bir Noun Clause olamaz. C) “ w hether" yapısı “ . yani bağlaçla başlayan bir van cümlecik söz konusu olduğunda nesne eksik gibi görünse de. ancak bu yanlış bir değerlendirme olur.. B) “ that" yapısı devamına tam bir cümle alarak bir Noun Clause oluşturmuştur ve zamanı da Present (are) yapı olduğu gerçek zaman kullanılmıştır diyebiliriz. fakat.. “ NOUN CLAUSE” KULLANIRKEN DİKKATLİ OLMAMIZ GEREKEN DURUMLAR: > Soru kökünde veya seçeneklerde “as you know.... soru kökünü okuduğunuzda ve cümle dizilimi olarak analiz ettiğinizde nesnesi eksik olan bir fiil ya da preposition. to a s n u m n that the m ajor cancer killer. E) “ i f ’ ile yapılmış bir dizilim içeren bu seçenek..." gibi sanki nesnesi eksik olan yapılar verildiğinde devamlarına Noun Clause getirmemiz gerektiğini düşünebiliriz.-ıp. “ i f ’ yapısının “ . açıklama isteyen sıfat. however obvious it seems. Bu durumda. ^ A f The latest statistical evidence H owever obvious it may seem C) There is much evidence to suggest As smokers love to point out The consumption of fruit and vegetables ensures 379 . Zaman olarak da “ start” şeklinde Present bir fiil içerdiği için soru köküyle uyumludur. “ affect” şeklinde Present yapıda bir fiille devam ettiği için gramer olarak soru kökünü tamamlayabilecek bir seçenektir. Bu yüzden bu seçenek elenir. Ancak. tam b ir cümle (ana cüm lecik! getirilmelidir. Noun Clause yapılarının nasıl kullanıldığını hatırlarsak. soru kökündeki ana cümle kısmında “ have been” Present yapısı kullanıldığı için Noun Clause kısmında “ gerçek zaman” kullanılmalıdır. as fa r as I know.. Ancak. Her ne kadar bu yapılardaki fiillerin nesneleri yokmuş gibi dursa da beraber kullanıldıkları “ as". Kısaca özetleyecek olursak. . . etc.-ıpmadığı” anlamıyla Noun Clause yapabilen bir yapıdır ve Prep'ten sonra da kullanılabilir. onun yerine “ the fact that” yapısı kullanılırdı. bu dizilimlerin ardına bir Noun Clause değil.-ıpmadığı" anlamıyla Noun Clause oluşturabildiğini hatırladığımızda doğru yanıt İçin bir alternatif olabilir.-ıp. Is strongly influenced by diet. lung cancer. bu seçenekte “ w ould have been” şeklinde “ one tense back” kuralı uygulanarak yapılmış Past Unreal yapısı verildiği için bu seçenek de elenir..

2) Pasif yapılan fiil iki nesne alabilen bir fiilse pasif olduğu halde devamına bir Noun Clause alabilir: e. “ as” yapısı bağlaç olarak bir yan cümlecik oluşturmuştur ve “ sigara içenlerin severek vurguladığı gibi” anlamı vermiştir. C) Bu cümlede “ suggest” fiilinin nesneye ihtiyacı vardır ve devamına “ that clause" alabilir. sadece C ve E seçeneklerinden sonra bir “ that clause” getirebiliriz. E) Bu cümlede “ ensure” fiilinin nesneye ihtiyacı vardır ve devamına “ that clause” alabilir. 1) Boş özne " it” ile yapılmış bir cümle ise pasif yapıdan sonra Noun Clause gelebilir: e. çünkü bu yapılar ancak belli bir-zamandan önce biten eylemler için kullanılırlar. “ question” gibi fiillerden sonra Kararlı Durum bağlacı “ that” ile yapılmış bir Noun Clause kullanmamaya özen gösterin. Noun Clause kısmında “ had V3” veya “ would Vo” gibi yapılar kullanılmışsa orada “ one tense back” kuralı uygulandığını düşünüp ana fiilde Past yapılara yönelmek gerekir.g. “ com plain” . Ana cümlecik kısmında “ had V3” veya “ w ill have V3” yapılarının kullanılmamasına özen gösterin. çünkü bu fiiller belirsizlik ifade ettikleri için çok büyük olasılıkla Kararsız Durum Bağlaçları ile yapılmış Noun Clause ile devam ederler. > > > > 380 .g. tam bir cümle (ana cümlecik) ister. “ That” atıldığında devamındaki cümlede “ özne” ya da “ nesne” eksik kalıyorsa bir Adjectival Clause kullanımı söz konusu olduğu düşünülmeli ve soru ona göre çözülmelidir. > “ wonder” . “ That” ile yapılan her yapı Noun Clause değildir çünkü “ that” yapısı Adjectival Clause yaparken de kullanılır. tam bir cümle (ana cüm lecik) ister. devamına bir Noun Clause değil. devamına bir Noun Clause değil. Bu durumda. D) “ point out” fiilinin nesneye ihtiyacı var gibi görünse de. C seçeneği soru köküyle anlamca bir bütünlük oluşturduğu için doğru yanıt C seçeneğidir. It is known that she hates cooking.CÜ/AIC TRMRJAİRMR SORUİRR! N asıl Çözülm elidir? STRATEJİ!!! Soru kökünde “ tha t” ile yapılmış bir Noun Clause yapısı verilmiştir. “ im ply” . “ state” gibi fiiller net bir durumdan bahsederken kullanıldıkları için devamlarına çok büyük olasılıkla Kararlı Durum Bağlacı “ that” ile yapılmış bir Noun Clause alırlar. Çünkü. B) “ seem” fiilinin nesneye ihtiyacı var gibi görünse de. > Seçeneklerde ya da soru kökünde pasif bir yapı verilmişse pasif yapıya değil de fiilin verilmiş olmasına yoğunlaşarak sanki nesneye ihtiyacı varmış gibi Noun Clause kullanılacağını düşünmek yanlış olur. yukarıda anlattjğ/rmz gibi. Ana cümlecik kısmında belli bir zamandan öncesi anlatılmıyorsa bu yapılar kullanılmaz. yukarıda anlattığımız gibi. He has been told that they will leave their home. “ That” atıldığında geriye yine de tam bir cümle (SVO) kalıyorsa bir Noun Clause yapısı olduğunu düşünerek soru ona göre çözülmelidir. “ ask” . “ That” ile yapılan Noun Clause yapısının nelerin ardından gelebileceğini hatırlayarak seçenekler incelendiğinde. Bu durumda hatırlanması gereken şey Noun Clause yaparken “ that” yapısının devamına tam bir cümle (SVO) aldığıdır. Bu fiilleri Kararsız Durum Bağlaçları ile kullanmamaya özen gösterin. Aşağıdaki İki durum dışında pasif yapılardan sonra Noun Clause getirilmez. Bu bilgilere göre. Bu iki seçenek de soru köküyle uyumlu olarak Present yapıda oldukları için geriye kalan tek yol anlam olarak soru köküyle daha uyumlu olanı bulmaktır. “ however” yapısj bağlaç olarak bir yan cümlecik oluşturmuştur ve “ açık görünm esine rağmen” anlamı vermiştir. Bu durumda. “ suspect” . daha önce de belirttiğimiz gibi nesne ihtiyacını ortadan kaldıran pasif yapıdan sonra ancak iki durumda Noun Clause getirilebilir. A) “ evidence” soyut isminden sonra “ that clause” gelebilir ancak bu seçenekte bir fiil olmadığı için cümle yoktur ve soru köküyle birleştiğinde tam bir cümle meydana getirmez. “ suggest” .

“ it” boş öznesinin ardından Noun Ciause getirilebileceği gibi Cieft Sentence dediğimiz belirli bir ifadeyi vurgulamak için kullanılan yapı da getirilebilir. what I recommended was I wouldn’t have been at all impressed It was owing to the ceaseless efforts of Mrs. A seçeneğinde genel olarak “ benim tavsiye ettiğim şey.” anlamı mevcuttur ve yapı olarak soru kökü ile uyumlu olmasına rağmen anlamca bütünlük sağlamamaktadır. Sonuç olarak şöyle diyebiliriz: “ İt” boş öznesi ile yapılan cümlelerde Cleft Sentence kullanımı da söz konusu olabileceği için mutlaka Noun Clause zaman ilişkilerine bağlı kalınmamalıdır.S uat GÜRCRN & Rıdvan GÜRBÜZ > “ İt” yapısı boş özne (it is important that. “ it” İle başlayanlar “tense" uyumu gerektirmezler” ve “ it + pasif. D seçeneğinde verilen cümle tam bir cümle olduğu için devamına “ tha t clause" alamaz... Bu durumda..” yapılar devamında nesne alabilirler mantığı İle “ it” ile başlayan dizilimleri değerlendirmenizi tavsiye ederiz. soru kökündeki yapının “ it” boş öznesi ile beraber kullanılan ve Adjective Clause konu anlatımı sonunda da gördüğünüz “ Cleft Sentence” yapan “ that” yapısı olabileceğini düşünerek seçeneklerde “ it” boş öznesi aradığımızda sadece C seçeneğinde bu tür bir kullanım olduğunu görmekteyiz. C seçeneğinde ise “ it” ile başlayan bir dizilim olduğu İçin aşağıdaki kural uygulanmalıdır.. Ancak. A) . Cleft Sentence kullanımı söz konusu olduğunda Noun Clause için bahsettiğimiz ana fiil ile Noun Ciause arasındaki zaman ilişkisi kuralları geçerli değildir.e olduğuna ve sorunun Noun Clause sorusu olacağına karar verdiğinizde sîzlere yukarıda verdiğimiz bilgilere göre eleme yaptıktan sonra ya da hangi dizilimlerin Noun Clause yapıları ile devam edebileceğine karar verdikten sonra eğer seçeneklerde “ it" ile başlayan bir ifade ile başka bir dizilim arasında kalırsanız (“ it” ile başlayan dizilimler Cleft Sentence da olabilir). yukarıdaki soru kökünde genel olarak “ ilk bayan koleji 1849’da İngiltere’de kuruldu” anlamı mevcuttur.) olduğunda genelde devamına onu açıklayan bir “ That Clause” getirildiği hatırlanmalıdır. Buna göre C seçeneği doğrudur.. soru kökündeki nesneyi seçeneklerdeki boş özne olarak nitelendirdiğimiz “ it" yerine koyarak da anlamı değerlendirmek faydalı olur. Soru kökündeki “ that SVO” dizilimi C seçeneğindeki “ it" yerine konularak cümlenin öznesi durumuna getirildiğinde: 381 . Bu bölümde kullanılan “ was founded" Past yapısının “ 1849" zaman ifadesi dikkate alındığında eylemin gerçek zamanı olduğunu söyleyebiliriz.... B) C) D) E) To be fair. Mesela. Reid V Victoria has been queen for twelve years He showed little interest STRATEJİ!!! Soru kökünde “ that + SVO” şeklinde verilmiş ve normalde Noun Clause diyebileceğimiz bir dizilim verilmiştir. Bu kullanımı az önce de değerlendirdiğimiz aynı örnek üzerinde tekrar açıklayalım: > _____ that the firs t wom en’s college was founded in England as early as 1849. Eğer soru kökünde “ that + SVO” dizilimi verildiğinde ve seçeneklerde “ it” ile başlayan dizilim varsa. soru kökündeki dizilimin bir riesr. Anlamca da soru kökünü tamamlayarak bir bütün oluşturan C seçeneği Past bir yapı içermesine rağmen Cleft Sentence yapıları Noun Clause yapılarındaki zaman ilişkisine bağlı olarak kullanılmadıkları için “ That Clause“ kısmında gerçek zamanın kullanilmış olması yanlış değildir.) ya da boş nesne (People take it for granted tha t. Başka bir teknikle yaklaşırsak. Bu durumda Noun Clause kısmında gerçek zaman kullanıldığı irin ana fiil Present olmalıdır mantığı ile seçeneklerde Present yapı aradığımızda tek Present yapının D seçeneğinde verildiğini görmekteyiz.

. (who. C. that." gibi açıklanabilecek ya da tanımlanabilecek bir İsim veya yer... A seçeneği ise biraz sonra değineceğimiz bir konu olan “Noun Clause yapılarının ana cümlecik kısmında ‘had V3' veya ‘w ill have V3’ kullanılmaz’ kuralı gereği “ had been” yapısı içerdiği için elenir. „c o u n trie s . s o m e b o d y . Geriye kalan tek seçenek “ w ith ” edatının nesnesi eksik olarak verildiği ve Noun Clause İle devam edebilecek ayrıca zamanı da “ stoo d" şeklinde V2 olarak verilmiş olan B seçeneğidir. _the method...CÜM 6 TRAARMLRMRSORULRRl N asıl Ç özülm elidir? That the first women’s college was founded in England as early as 1849 was owing to the ceaseless efforts of Mrs.. vb... _a problem . U R A L-9 !!!: ADJECTIVE CLAUSE b ilg isi: > Soru kökünde boşluktan önce tam bir cümle verildiğinde son kelime eğer “ a/an + noun” .Reid'in bitmeyen çabaları sayesindeydi” anlamı mevcuttur.. Noun Clause kısmında “ assumed” şeklinde V2 kullanılmıştır... Bu durumda kullanılmış olan V2 yapısı “ one tense back” olmuş yapıdır bilgisiyle seçeneklerde Past yapı aranmalı......... “ çoğul isim ” ya da “ someone. whomi whose... varsa Present yapılar elenmelidir. Anlam bütünlüğü sağlandığı için doğru yanıt C seçeneğidir... Bu durumda yapılması gereken ilk sev bu V2 yapısının gerçek zaman V2 mi yoksa “one tense back" olmuş V2 mi olduğunu bulmaktır. Noun Clause kısmındaki İfade geçmişte meydana geldiği herkesçe kabul gören bir bilgi de değildir.. Noun Clause kısmında geçmişi İşaret eden bir nokta zaman ifadesi yoktur..... 382 . w hose).... Ana fiil Past olduğunda Noun Clause kısmı “ one tense back” olacağı için soru köküyle uyumlu olan B seçeneği doğru yanıttır.. D. (who/whom/whose/that)... İfadesi ise seçeneklerde öncelikle bu İsmi açıklayabilecek bir Adjective Clause dizilimi aranmalıdır.. W ^ T h e truly outstanding success of the principle of natural selection had been ^ d ) Many biological Ideas proposed during the past 150 years stood In stark conflict with ^ p ^ T h e theory of evolution by natural selection is thought to explain ^ B J ^ A n o th e r aspect of the new philosophy of biology concerns / E ) The scientific foundation created by Darwin has been STRATEJİ !!! Soru kökünde “ w hat" soru kelimesi ile yapılmış bir Noun Clause verilmiştir. Ayrıca.. Seçenekler incelendiğinde... Reid.. (which.. _ w hat everyone assumed to be true.......... th a t).... zaman.... It Yukarıdaki dizilimde “ tha t + SVO” kısmı özne konumuna getirilmiştir ve genel olarak “ 1849’da İngiltere’de ilk bayan kolejinin kurulması Mrs.. ete. seçeneklerde “ İt” ile başlayan bir ifade varsa ve soru kökü de “ that + SVO” gibi bir dizilim ise soru kökündeki dizilimi seçeneklerdeki " it ” yerine koyarak ve anlamı değerlendirerek de doğru yanıta ulaşılabilir.... (whlch/that/whose).. anything. (when/which). Buna göre. “ the +noun” . ve E seçenekleri her ne kadar devamlarına Noun Clause alabilecek nesnesi eksik fiiller içeriyor olsalar da zamanları Present olduğu için elenirler.... _the people. (where/whlch/whose).. _1990.

Bu iki durumdan farklı olarak boşluğun ortada verildiği durumlarda öncelikle seçeneklerde boşluktan önceki ismi açıklayabilecek Adjective Clause dizilimlerine yönelmenizde fayda vardır. that they'concentrated on the inside of the house. 383 .._____ . provides vital water supplies to vast regions o f desert. Bu nedenle doğru yanıt A seçeneğidir. M I« » Among the young architects o f the eighteen-nineties_____ was the American Frank Lioyd Wright.S uat GÜRCAN & Rıdvan GÜRBÜZ > Normalde cümle tamamlama sorularında boşluk ya başta ya da sonda verilir. Bu nedenle “ Adjective Clause" oluşturmadığı için elenebilir.. Bu bilgiyle seçenekler incelendiğinde öncelikle tek Adjective Clause yapısı olan ve "w hich is. hem de devamında tam bir cüm le (SVO) olduğundan “ that" yapısı burada bir Noun Clause yaptığı için elenir. Bu tür dizilimlerde öncelikle boşluğun öncesindeki ismi niteleyebilecek “ Adjective Clause” dizilimlerine yönelmek gerekmektedir. doğru yanıt E seçeneğidir. Buna göre. not the façade so they opposed the demand for strict symmetry since they were engineers as well as architects while they wanted to meet the needs of the people STRATEJ}!!! Soru kökünde boşluk ortada verilmiştir ve boşluğun öncesinde “ the young architects o f the eighteen-nineties" ismi mevcuttur.. A) B) C) D) E) w ho deĞMed on this revolutionary course . A seçeneğinde ise boşluğun öncesindeki ismi niteleyebilecek “ who decided. Bu bilgiyle seçenekler incelendiğinde. A) B) C) D) E) as the water in three eastern tributaries has been assigned to India that it flows through Kashmir and into Pakistan since it has given rise to years of dispute between India and Pakistan whether the tributaries mostly rise in the Indian Himalayas w hich is one of the world’s largest river systems V STRATEJİ!!! Soru kökünde iki virgül arasında bir boşluk bırakılmıştır ve boşluğun öncesinde “ The Indus” ismi mevcuttur.” şeklinde başlayan-E seçeneği önem kazanmaktadır. Bu stratejiyi bir kaç örnekle açıklayalım: ili l The Ind us. B seçeneğindeki “ that” yapısı Adjective Clause yaparken kullandığımız bir yapı olsa da hem virgülden sonra kullanılmayacağı için.. Ancak B seçeneğindeki “ that” yapısı devamında tam cümle (SVO) aidığı için bir Noun Clause dizilimi oluşturmaktadır." dizilimi mevcuttur. Bu tür dizilimlerde öncelikle “ Adjective Clause” dizilimlerine yönelmek gerekmektedir. “ Indus” ile ilgili genel bir bilgi verilmiş ve hem soru kökünde hem de E seçeneğinde Present yapılar kullanılmıştır. Adjective Clause yapabilecek yapıların A seçeneğindeki “ w ho” ve B seçeneğindeki “ that” yapılarının olduğunu görürüz.

whom . Bu nedenle'seçeneklerde öncelikle bu İsmi niteleyebilecek “ who. 384 . Joh nson" ismi nitelenebilecek bir isimdir. whose” gibi insan dışında şeyleri nitelerken kullandığımız yapılarla yapılmış bir Adjective Clause aranmalıdır. Bu nedenle doğru yanıt D seçeneğidir. Johnson” ismini açıklayan bir Adjective Clause yapısının verildiği B seçeneği doğru yanıttır. A) B) C) D) E) that the managing director was especially Impressed who is. C. Bu anlamda seçenfekler İncelendiğinde sadece “ w hich” ile yapılmış bir Adjective Clause içeren D seçeneği soru kökü için uygundur. BUM'ıittaMHiri A chief defect o f wire ropes is fa tig u e _____ A) that stress is set up by these vibrations B) as if there has been a gradual development of transverse cracks C) although the elastic limit of wire ropes declined with use D) w hich is induced by the vibrations set up in hosting or lowering loads V E) If the maximum load had been exceeded STRATEJİ!!! Soru kökünde tam bir cümle bulunmaktadır ve boşluğun hemen öncesinde verilen ve “ aşınma” anlamına gelen “ fatique” ismi nitelenebilecek bir İsimdir. Bu tür bir durumda. Johnson. Bu bilgiyle seçenekler incelendiğinde sadece B seçeneği soru kökü için uygundur.COme TRMRMLRMRSORULAR!N asıl Çözülm elidir? Şimdi de boşluğun ortada verilmediği ve daha yaygın olarak karşınıza çıkabilecek dizilimler için örnekler üzerinde çalışalım: ÖRNEKSORU: One o f the best suggestions was put forward by Dr. yani Adjective Clause yapıları öncelikli olarak incelenmelidir. D ve E seçeneklerinde ise “ Adverbial Clause" dizilimi mevcuttur. A seçeneğindeki “ that” yapısının devamı analiz edildiğinde tam cümle (SVO) dizilimi olması bunun aslında bir Noun Clause dizilimi olduğunu göstermektedir. that. Bu nedenle seçeneklerde öncelikle bu ismi niteleyebilecek “ which. “ w ho" ile yapılmış ve boşluktan önceki “ Dr. Adjective Clause dizilimi yapı olarak uygun olmasına rağmen doğru anlamı vermezse ancak o zaman Adverbial Clause dizilimleri düşünülmelidir. boşluktan önce virgül olduğu için elenmelidir. generally the quietest member of the board V even though the financial demands might be difficult to meet unless it was approved by the committee before anyone else has time to make any contribution to the discussion STRATEJİ !!! Soru kökünde tam bir cümle bulunmaktadır ve boşluğun hemen öncesinde verilen “ Dr. A seçeneğindeki “ that” yapısı. Buna göre. Ayrıca virgül olmasa bile “ that” yapısının devamı analiz edildiğinde tam cümle (SVO) dizilimi olması bunun aslında bir Noun Clause dizilimi olduğunu göstermektedir. w hose” gibi insanları nitelerken kullandığımız yapılarla yapılmış bir Adjective Clause aranmalıdır..

. the lightest o f the inert gases. 385 .. Bu nedenle seçeneklerde öncelikle bu ismi niteleyebilecek "w hen. th a t” gibi zaman ifadelerini nitelerken kullandığımız yapılarla yapılmış bir Adjective Clause aranmalıdır. Ancak. Bu bilgiye göre seçeneklerde “ ısınınca genişleyen tekil b ir isim aranmalıdır” .-bu isim aranırken.S uat GÜRCRN S Rıdvan GÜRBÜZ M g j Helium. > Ayrıca.” şeklindeki tekile göre çekimlenmiş soru kökü ile uyumsuzdurlar.” şeklinde devam etmelidirler. Yukarıdaki sorudan da gördüğümüz üzere. soru kökünde boşluktan sonra Adjective Clause yapabilecek bir yapı verildiğinde seçeneklerdeki cümlelerin özellikle son kısımlarında yukarıda verilen Adjective Clause ile devam edebilecek ve anlamca bir bütün oluşturabilecek isimler aranmalıdır. was discovered in 1868 _____ . Bu anlamda seçenekler incelendiğinde sadece “ when” ile yapılmış ve zamanı da nitelediği “ 1868” ismine uygun olarak V2 (disclosed) şeklinde çekimlenmiş olan bir Adjective Clause içeren ve C seçeneği soru kökü için uygundur. Bu nedenle doğru yanıt A seçeneğidir. Bu durumda seçeneklerdeki cümlelerin özellikle son kısımlarında “ w hich” yapısının niteleyebileceği insan dışında bir isim aranmalıdır. iM litilli _____ w hich expands w hen heated. A) B) C) D) E) A thermometer contains m ercury V This is a characteristic of all metals The atmosphere contains various gases Parts of the sea floor remain unexpected The hole In the ozone layer Is becoming more and more dangerous STRATEJİ!!! Soru kökünde “ w hich” ile yapılmış bir Adjective Clause verilmiştir. D ve E seçeneklerinde ise nitelenebilecek bir isim mevcut değildir. Adjective Clause dizilimlerinde Subject-Verb Agreement (SVA) olarak adlandırılan özne-yüklem uyumuna (tekil-çoğul dizilimlere) da dikkat etmek gerekmektedir. B ve C seçeneğindeki "m etals” ve “ gases” isimleri çoğul oldukları için “ which expand.. A) B) C) D) E) until its importance was recognized in scientific research at low temperatures as liquid helium has many remarkable qualities which are only imperfectly understood when spectrographic investigations disclosed an unknown yellow line in the chromosphere of the sun V before studies into atomic structure would be realized though two of its stable isotopes exist as liquids right down to the absolute zero STRATEJİ!!! Soru kökünde tam bir cümle bulunmaktadır ve boşluğun hemen öncesinde verilen “ 1868” ismi nitelenebilecek bir zaman ifadesidir.. yani “ w hich expands. Seçenekler incelendiğinde sadece A seçeneğinde verilen “ mercury” (civa) tekil ismi soru kökündeki Adjective Clause ile nitelenebilir. Bu nedenle doğru yamt C seçeneğidir. soru kökünde “ w hich” yapısından sonra “ expands” şeklinde tekil çekimlenmiş bir fiil geldiği için nitelenecek ismin de tekil olrrtası gerektiğine dikkat edilmelidir. w hich.

” gibi insan dışı şeyleri nitelerken kullandığımız yapılar aranmalıdır.. Ancak. tam b ir cümle (SVO) aldığında ise Noun Clause yapar. Bunu yaparken “ that” yapısından sonra “was” tekil fiili verildiği için aranan ismin tekil olmasına da özen gösterilmelidir.” dizilimleri öncelik kazanmaktadır.. Bu nedenle belli başlı yöntemleri kullanıp eleme yaptıktan sonra geriye kalan seçenekler arasında anlamca değerlendirme yapmak uygun olanıdır.. “ That” yapısı devamına eğer öznesi ya da nesnesi eksik bir dizilim almışsa."ve B seçeneğindeki “ which. Bu tür bir kullanımda “ that” yapısı Noun Clause yaparken nasıl kullanılırsa öyle kullanılmalıdır. Eğer “ that have. Örneğin.” gibi bir soru kökü verildiğinde “ that” yapısı devamındaki dizilimin öznesi görevindedir. Adjective Clause dizilimleri ise öncesinde gelen bir ismi niteleme işlevine sahipti. Hatırlanacağı gibi “ that” yapısı devamında “ öznesi ya da nesnesi eksik” bir dizilim aldığında Adjective Clause....." şeklinde “tekil fiille" devam ettiği için eienmelidir.. İKURAL-10 !!!: ADVERBIAL CLAUSE b ilgisi:| Yukarıda Noun Clause ve Adjective Clause yapılarını cümle tamamlama sorularında nasıl kullanabileceğimizi analiz ettik. Bu nedenle B seçeneğindeki çoğul isme göre çekimlenmiş “ which display. “ __________ th a t was published in 1960. Bu tür yapılarda Adjective Clause ve Noun Clause yapılarında olduğu kadar kolay seçenek elemesi yapılamayabilir. Noun Clause dizilimleri cümle tamamlama sorularında özellikle cümledeki nesneyi oluşturma işlevine sahipti. NOT: “ That” yapısı hem Adjective Clause hem de Noun Clause yapabilen bir yapı olduğu için genelde karıştırılır.” dizilimi hem Adjective Clause hem de “ SVA" olarak uyum sağladığı için doğru yanıtı vermektedir. that...” olsaydı doğru yanıt olabilirdi. Yani “ that” atıldığında devamındaki dizilimin öznesi eksik kalacaktır.CÜMLC TñMñMLÑMñ SORULRRl N asıl Çözülm elidir? wm m m Japan has produced tw o hi-tech stadiums______ . Bu konuyu netliğe kavuşturmak için uyguladığımız bir yöntem vardır: “ That” yapısı Noun Cjause yaparken devamına tam bir cümle (SVO) alır. yani “ that” yapısı cümleden atıldığında geriye öznesi ya da nesnesi eksik bir dizilim kalıyorsa bir Adjective Clause yapıyor demektir.. Bu soru kökünde Adjective Clause yaptığı için seçeneklerde “ 1960'da yayınlanmış olan bir şey” aranmalıdır.. Bu durumda İse A djective Clause yapısı nasıl kullanılıyorsa öyle kullanılmalıdır. Bu durumda bir Adjective Clause oluşturduğunu söyleyebiliriz. soru kökündeki “ stadium s” ismi çoğul bir isim olduğu için A seçeneğindeki ifade anlamca çok iyi olmasına rağmen “ that has. Seçenekler incelendiğinde sadece A seçeneğindeki “ that. Bu tür bir dizilim “ Adjective Clause" lie devam edebilir bilgisi ile seçeneklerde öncelikle “ which. A) B) C) D) E) that has been designed to serve several purposes w hich display the sort of innovation-for-fun treatment we expect from that country V neither of them is designed with the fans in mind whenever there is novelty for the sake of novelty as there is provision for novel waterproofing systems which are highly effective STRATEJİ!!! Soru kökünde tam bir cümle bulunmaktadır ve boşluğun hemen öncesindeki "sta dium s” ismi nitelenebilecek bir isimdir. Bu bölümde anlatacağımız Adverbial Clause yapıları ise iki ayrı cümleyi birleştirme görevindedir. 386 .

Bu yapı her ne kadar Present bir yapı olsa da genel geçer ifadeler söz konusu olduğunda genelde tercih edilmez. ifadeler genel olduğu İçin de genelde V1 kullanımı tercih edilir: B ağlaç______ present________ . Ancak.S uat GÜRCAN & Rıdvan GÜRBÜZ > Adverbial Clause yapıları arasında sadece “ zaman bağlaçları” yüzde yüz zaman uyumu gerektirir. producing cliffs and canyons V there hasn’t been sufficient atmosphere to hold the heat the explorations carried out so far would have been very costly ) the craters in its surface were formed by rocks from outer space there was no evidence to suggest that this was due to volcanic activity STRATEJİ!!! Soru kökü dığı iç in " anlamı veren ve “ neden-sonuç" ilişkisi veren “ as” yapısı ile başlamaktadır ve devamında “ genel geçer b ir b ilgi” İçeren present (V1) bir çekimlemeye sahiptir. fakat bugüne kadar ÖSYM tarafından sorulan sorularda büyük çoğunlukla aralarında zaman uyumu olan taraflar birarada kullanıldığı için bağlacın anlamı ne olursa olsun öncelikle zaman uyumu olan seçenekler arasında değerlendirme yapmak gerekir. Bunun yanında “ if clause” yapılarının zaten kendilerine has belli başlı zaman kullanımları vardı. Bu nedenle öncelikle past yapılar İçeren C. _______ present_______ . tekrar hatırlatacak olursak. genel bir ifadenin olması durumunda yan cümlecik kısmı Present yapıda olabilir: Bağlaç______ past / present (genel ifade) _______past Kısacası. Bu nedenle. Yukarıda da açıkladığımız gibi genel geçer anlatımlar olduğunda genelde V1 kullanımı tercih edilir. m m m m As the dally temperature change on the planet Mercury is extrem e. Öncelik her ne kadar zaman olarak uyumlu seçeneklerde olsa da yukarıdaki şemalardan da görüleceği üzere zaman zaman Past ve Present yapılar bir arada kullanılabilir. zaman bağlacı dışında bir bağlaç kullanımı söz konusu olduğunda yan cümlecik ve ana cümlecik arasındaki zaman ilişkisini aşağıdaki gibi şemaiandırabiliriz. Yan cümlecik veya ana cümlecik kısmında genel bir ifade verilmişse her iki tarafta birden Present yapılar kullanılır. 387 . ana cümlecik Past olsa da._____ . Ancak. zaman bağlacı hariç diğer bağlaçlar söz konusu olduğunda yan cümlecik ve ana cümlecik arasında kesin olarak zaman uyumu aramak yanlış olur. Yan cümlecik Past olduğunda ana cümlecik hem Past hem de Present olabilir: B ağlaç_______ past_______ . _______past / present Ana cümlecik Past olduğunda ise yan cümlecik kısmında öncelikle Past yapılar değerlendirilmelidir. B seçeneğinde ise Present Perfect (hasn’t been) yapısı verilmiştir. A) ^ Its rocky surface cracks.D ve E seçenekleri elenmelidir. “zaman bağlaçları” dışında kalan bağlaçlarda zaman uyumu şart değildir. Genel olarak. ve ayrıca “ its” referans kelimesi ile de soru kökündeki “ the planet Mercury” ismine gönderme yapan A seçeneği doğru yanıttır. doğru yanıt “ cracks” şeklinde V1 içeren. Bu İki grup dışında kalan bağlaçlarda zaman uyumu şart değildir.

zaman bağlaçları hariç. soru kökünde Past bir yapı söz konusu olduğunda öncelik her zaman Past seçeneklerde olsa da bazen Present yapıdaki seçenekler de anlamca bir bütünlük kurabilecekleri için Past yapıdaki seçeneklerin doğru olmadığı durumlarda Present yapıdaki seçenekler mutlaka değerlendirilmelidir. C ve D seçenekleri past çekimlenmiştir. A) B) C) D) E) competition seems to be growing even keener this was no longer the case it might have remained a fashionable holiday resort others did not share this opinion it is now one of its most expensive V STRATEJİ »! Soru kökü “ -e rağmen" anlamı veren ve “ zıtlık” ilişkisi veren “ although” yapısı ile başlamaktadır ve devamında past bir çeklmlemeye sahiptir. Buna göre. 388 .CÜML6 TRMRMLRMR SORULRRI Nasıl Çözülmelidir? — Although Hong Kong used to be one o f the w orld’s m ost alluring shopping ce n tre s. “ bakır ve kalay gibi birçok maden her ülkede bulunmaz” şeklinde “ genel geçer" bir bilgi veren B seçeneğini soru kökündeki ifadeyle beraber düşündüğümüzde anlamca bir bütünlük söz konusu olduğunu görmekteyiz. Ancak. Adverbial Clause cümlelerinde bağlacın bulunduğu cümle past çekimlenmişse ana cümlede öncelikle past yapılar aranmalıdır. D ve E seçenekleri anlamca soru köküyle bir bütünlük içinde değillerdir. Stone Age tools were very primitive. Many ores. Soruda B. diğer bağlaçlar kullanıldığında öncelik zaman uyumu olan seçeneklerde olsa da zaman uyumu olmayan taraflarda bir arada kullanılabilirdi. Hatırlanacağı gibi. doğru yanıtın B seçeneği olduğunu söylerken şunu da belirtmeliyiz. Present bir yapıda olmasına rağmen hem soru kökündeki “ used to " yapısı ile zıtlık ifade eden “ now” yapısını. A) B) C) D) E) Compared with those of the Iron Age. “ genel geçer” bilgilerin şu an için olduğu gibi geçmiş için de gerçeği yansıttığını hatırlayarak. manamı _____ . öncelikle bu ifadeler değerlendirilebilir. so the introduction o f metalworking made trade with the outside w orld inevitable. yani zaman uyumu yok diye kesin eleme yapılmamalıdır. Normalde. hem de soru kökündeki “ Hong Kong” ismine gönderme yapan “ it" öznesini içeren E seçeneği doğru yanıttır. Buna göre. sonucu Past yapıda olan bir ifadenin sebebi de Past yapıda olmalıdır._____ . Bu örnek “ past” ve “ present” yapıların bir arada olabileceğini göstermektedir. bu sorunun seçenekleri incelendiğinde Past yapıda olan A. like copper and tin are not found in all countries The “bronze age" is a term used in prehistoric archaeology The chemical processes involved in the smelting of ores were not as complicated Subsequently the knowledge of metalworking must have spread among the less advanced communities around STRATEJİ!!! Soru kökünde “ bu yüzden" anlamıyla "sonuç!’ bildiren “ so” bağlacıyla geçiş yapılmış ve Past yapıda bir cümle verilmiştir. Bu durumda. ancak bu dizilimler anlamca soru kökü ile uyum sağlamadığı için present dizilimlere de bakmak gerekmektedir.

A) B) C) D) E) the technology to be transferred is far suitable city councils w ould have been committed to encourage it similar designs are on view everywhere it w ill not be easy to raise enough money to do it 'J it iş a German-Japanese consortium that gets most of the orders 389 . Though the construction o f a bridge across the river would doubtless prove p o p u la r._____ . \ had V3 b) Aip/V1 c) H a . bu bilgilerden faydalanarak bir ön eleme yapmak çözümü kolaylaştıracaktır. C ve E seçenekleri ile ''would” içeren B seçeneği ilk etapta değerlendirme dışında tutulabilir.h a s V3 d) A m -is^ce (Ving) e) Future tirntevyapıları f) Was / were Viha Though the construction o f a bridge across the river w ould doubtless prove p o p u la r._____ . D seçeneği ise “zıtlık” ifade eden “though” bağlacına uygun olarak “prove popular” şeklinde olumlu bir anlam içeren soru köküyle içerdiği “not easy" şeklinde negatif bir anlamla zıtlık oluşturmaktadır. A) B) C) D) E) the technology to be transferred is far suitable city counçils would have been committed to encourage it similar designs are on view everywhere it w ill not be easy to raise enough money to do it V it is a German-Japanese consortium that gets most of the orders STRATEJİ!!! Soru kökünde “ w ould Vo” yapısı mevcuttur. ______________________. _________ Had V3__________ .S uat GÜRCAN & Rıdvan GÜRBÜZ K U R A L-11 İÜ: İŞARETLEMEKTEN KAÇINMANIZ GEREKEN DİZİLİMLER: > Adverbial Clause yapılarında ve tüm cümle tamamlama sorularında zaman uyumu konusunda genelde işaretlemekten kaçınmanız gereken dizilimler aşağıdadır. Buna göre D seçeneği doğru yanıttır. Yukarıda verdiğimiz "would" yapısı İle bir arada kullanılmayacak yapıları göz önüne alırsak “am-is-are" içeren A. Anlama girmeden önce.

_____ . non-profit corporation. a great many alarm ing theories are sure to spring to the fore. Bu nedenle doğru yanıt D seçeneğidir. as soon as. Before the truth had been verified Though his death had almost certainly been from natural causes If several perfectly natural explanations had been put forward W henever there are anonymous terrorist attacks V As soon as this admittedly unpleasant incident got forgotten STRATEJİ !!! Soru kökünde “ are” yapısı mevcuttur. Ancak. Unless ___________ present ________ . ________________ w on’t Vo________ ________. once” yapıları incelenmelidlr ve bu yapıların da devamındaki dizilim mutlak present olmalıdır ki zaman olarak uyum sağlanabilsin. When Once As soon as If (type I) ___________present___________ . Ya da bahsini ettiğimiz bü bağlaçlarla yapılan bir yan cümlecik soru kökünde verilir ve present devam ederse ana cümlecik kısmı için seçeneklerde öncelikle “ w ill" yapısı aranabilir. unless. m m m m _____ a com m ittee w ill be set up to determine ju s t how to turn the museum into a private. Bü anlamda “ had V3” İçeren A. Fakat. ________________ w ill Vo______________. a great many alarm ing theories are sure to spring to the fore. A) B) C) D) E) Before the truth had been verified Though his death had alm ost certainly been from natural causes If severai perfectly natural explanations had been put forward W henever there are anonymous terrorist attacks V As soon as this admittedly unpleasant incident g o t forgotten İ1ÇURAL^12J1I: G e n e llik le WILL y a p ıs ı ile k u lla n ıla n y a p ıla r Soru kökünde ana cümle olarak verilen kısımda “ w ill Vo” yapısı mevcutsa seçeneklerde öncelikle “ if. Unless yapısı için “ w ill V o” yapısının yanı sıra “ w on’t Vo” yapısıyla da çok sık kullanıldığını tekrar hatırlatalım. E seçeneği ise zaman bağlacı ile başlamıştır ve zaman uyumu şartı gerektirir. A) B) C) D) E) As long as there weren’t any rival claims As soon as the board has approved the project V However much disappointment it would have caused them If such a crisis could have been avoided Whoever managed to deceive you 390 .— A) B) C) D) E) CÛMie TRMRMLRMR SORULRR!N asıl Çözülm elidir? _____ . B ve C seçenekleri elenmelldir. Bu nedenle öncelikle seçeneklerde “ are” yapısı İle genellikle kullanılmayan seçenekler elenmelidir. Present yapıdaki soru kökü ile Past yapıda olan bu seçenek arasında bir zaman uyumu yoktur. when.

Present yapı içeren E seçeneği anlamca da soru köküyle bütünlük ifade ettiği için E seçeneği doğru yanıttır. D seçeneğindeki “ if Clause’Vyapısı ise "could have V3” şeklinde Type 3 yapısı içerdiği için Type 1 ile kullanılması gereken soru köküyle uyumlu değildir. once. '■ — A) B) C) . STRATEJİ!!! Soru kökünde fiilden hemen önce “ only” kelimesi mevcuttur. as soon as.. if. as soon as. A seçeneğindeki “ i f ile yapılan yan cümlecik zaman olarak uyumlu olsa da anlam olarak soru köküyle uyumlu değildir. . Bu nedenle öncelikle seçeneklerde “ when. K URAL-13 !!!: "ONLY” v e "W H E N /iF/A FT E R ” İLİŞKİSİ: Soru kökünde özellikle de fiilden önce “ only" kelimesi varsa seçeneklerde öncelikle “ when. m m m . after” yapılarına bakılmalıdır. if. i f ’ yapılarına bakılmalıdır.S uat GÜRCRN & Rıdvan GÜRBÜZ STRATEJİ!!! Soru kökünde “ w ill Vo” yapısı mevcuttur. D) E) i If you ever need to go back to review it why you have read it carefully when you have fully understood it V that it uses words from the essay whether the summary is objective You can only w rite a good sum m ary o f a passage_____ . if.” 'ile başlayan dizilimlere gidip içerdikleri zaman ve anlam kontrol edilmelidir. Bu nedenle öncelikle seçeneklerde “ when. after. once. Bu bilgiyle öncelikle “ i f ve “ when” yapılarıyla başlayan A ve C seçeneklerine gidilerek zaman ve anlama bakılmalıdır. Construction w orkers wül go on strike next Monday A) B) C) D) E) that they negotiated for over five hours and were unable to reach an agreement with the management as long as the only solution for a settlement Is an independent inquiry into their working conditions because the two sides have done their best to settle their dispute by bargaining • in case the workers were asked to compromise and accept a pay rise of 20% unless the management agrees to accept their claim for a 60% pay increase V STRATEJİ!!! Soru kökünde “ w ill Vo” yapısı mevcuttur. unless” yapılarına bakılmalıdır.. 391 . seçeneği ise hem zaman hem de anlam olarak soru kökü ile bütünlük sağlamaktadır. Buna göre C seçeneği doğru yanıttır. Bu nedenle öncelikle seçeneklerde “ when. Bu bilgiye göre seçenekler incelendiğinde öncelikle “ unless" ile başlayan E seçeneğine gidilerek içerdiği zaman ve anlama bakılmalıdır. C. Bu anlamda öncelikle “ as soon as” İle başlayan B seçeneğine gidilerek anlama bakılmalıdır.

Çoğu stratejiyi kullanamayacağınız ve • anlam yardımıyla çözebileceğiniz sorularda özellikle seçeneklerde.. K U R A L -15 !!!: “SOM E.. Anlamca ve zaman olarak da soru köküyle uyumlu olan C seçeneği doğru yanıttır.....” yapısı mevcutsa seçeneklerde others yapısının olup olmadığına bakılmalıdır.” şeklinde çok sık kullanılmaktadır.._____ .. Eğer varsa.. consequently. ________________________ a) it.. the export of manufactured goods has come to a standstill B) the measures introduced had little effect on the Improvement of the country’s economic performance C) jts w orst econom ic effects have been partly softened by the government's introduction of unemployment compensation V D) the economic prospect was far from encouraging E) people are not working as hard as their belief in the work ethic shows that they should STRÂTEJİ !!! Soru kökündeki cümlenin öznesi “ unemployment” kelimesidir....” yapısının soru kökündeki “ unemployment" ifadesine gönderme yapabildiği açıktır.ZAMİR u y u m u b ilg isi: Soru kökündeki kısımda verilen dizlimin öznesini tespit etmek önemlidir. b) c) As unemployment is currently a major social issu e . Some avalanches move no faster than 40 kilometres per h o u r."OTHERS” / "OTHER + NOUN” u y u m u b ilg isi: Soru kökünde verilen cümlede eğer “ some . soru kökündeki öznenin yerini tutan bir zamirin olup olmadığına dikkat edilmelidir.. while/whereas/but others . he.. A) while others have been estimated to have a speed of about 300 kilometres per hour V B) even if the damage they did was minimal compared with the destruction caused by hurricanes and earthquake C) In spite of the fact that snow lying on a steep slope is always liable to avalanche D) for the wind sometimes reaches a force almost equal to that of a tornado E) so that In such areas measures may be taken to prevent large avalanches 392 . Özne________________________ ... çünkü bu dizilim genellikle “ some . daha sonra anlama bakılabilir. Diğer ipuçları ile de eleme yapabileceğiniz bu soruda seçeneklerdeki özneleri analiz ettiğinizde sadece C seçeneğindeki “ its._____ .. Bu nedenle.. A) the strikes have really crippled the industry and. öncelikle bu bilgi kullanılarak. öncelikle bu seçeneği değerlendirmek gerekir.CÛM16 TRMRMLRMR SORULAR!N asıl Çözülm elidir? K U R A l-1 4 !!!: ÖZNE .” .

Buna göre doğru yanıt B seçeneğidir. çünkü “ since” yapısı “ -dığı İçin” anlamına geliyorsa bu tür bir katı zaman kuralı söz konusu değildir. Cümle tamamlama sorularında bu yapı genellikle “ -dığı g ib i” anlamı ile benzetme yapacak şekilde sorulmaktadır. Bu nedenle öncelikle seçeneklerde "other + noun" veya “ others" dizilimi aranmalıdır.’’şeklinde ve “ -dığı g ib i” şeklinde çevrilebilir.. Aynı zamanda soru kökündeki “ Samaranch” ismine gönderme yapan “ he” zamiriyle başlayan B seçeneği soru köküyle bütünlük ifade etmektedir. Ya da soru kökünde “ Since + V2" dizilimi mevcutsa öncelikle seçeneklerde “ have/has V3” ile çekimlenen dizilimlere gidilebilir. A seçeneğinde “ others” yapısının verildiğini görüp öncelikle bu seçeneği zaman ve anlamaca değerlendirdiğimizde soru köküyle bir bütünlük oluşturduğunu söyleyebiliriz.S uat GÜRCAN & Rıdvan GÜRBÜZ STRATEJİ !!! Soru kökündeki cümlede “ some avalanches” yapısı verilmiştir. A) B) C) □) E) some disagreements at meetings had been leaked to the press he has done much to raise the prestige of the Games V his policies conflicted with the principles of the ancient Olympics the present situation concerning the 2002 Games call for urgent attention this was the first time he talked about his resignation STRATEJİ Hi \ Soru kökündeki cümlede “ Since + V2" dizilimi mevcuttur. Ancak. Bu nedenle öncelikle B seçeneğine yönelip anlam kontrol edilmelidir. Buna göre doğru yanıt A seçeneğidir. “ Ju st as” yapısı “ tam . Since Samaranch assumed leadership of the International Olym pic C om m ittee.-iken ..._____ . yani daha farklı zamanlarla da kullanılabilir. bu kuralın sadece “ -den beri” anlamı veren “ since” yapısı için geçerli olduğu tekrar hatırlatılmalıdır. Bu cümledeki “ since” yapısı “ -den beri” anlamına gelebilir mantığı ile seçeneklerde öncelikle “ have/has V3” ile çekimlenen dizilimlere bakmak gerekmektedir.. Aşağıdaki örnek soru ile bu kuralı pekiştirelim: 393 . İK U R A L-16 Mi: “ SİNCE” B a ğla cın ın Ö ze l K ullan ım ı:! Soru kökünde verilen cümlede “ have/has V3” yapısı mevcutsa ve eğer seçeneklerde “ since + V2” dizilimi verilmişse bu dizilim “ -den beri" anlamına gelen “ have/has V3 + since + V2" dizilimi olabilir mantığı ile öncelikle bu seçenek değerlendirilmelidir. İKU RA L-17 !!!: ‘ JUST AS” B ağla cın ın K ullan ım ı:! Cümle tamamlama sorularında “ ju s t as” ile başlayan cümleler olduğunda soru kökü ile doğru seçenek arasında anlamca bir paralellik olmalıdır.

Soru kökünde “ dem iryolu köprülerinin 19.* 20th century Soru kökündeki cümlede “ ju s t as” dizilimi mevcuttur._____ . Bunların dışında eğer iki ya da daha fazla seçenekte kalırsanız ve eğer seçeneklerde “ zaten.yy’da büyük yapısal sem bol olduğu gibi ___ ” şeklinde tamamlanması gereken bir ifade bulunmaktadır. Seçeneklerde ise soru kökündeki anlamın paralel dizilimi aranmalıdır. A) B) C) D) E) highway bridges became the engineering emblems of the 20th century V the invention of the automobile created an irresistible demand for better roads most highway bridges carry lighter loads than railway bridges do the type of bridge needed for cars and truck is fundamentally different from that needed for trains an arch bridge curves upwards to support the roadway S T R A T E J İ!!! Railway bridges -► highw ay bridges Structural sym bols — engineering emblems > 19th century . çoktan” anlamıyla bahsi geçen eylemin önceden olduğunu İşaret ettiği için bu bağlantı dikkatten kaçırılmamalıdır. Yukarıdaki dizilimler sonucunda ortaya çıkan anlam şu şekildedir: Demiryolu köprülerinin 19. -e gelindiğinde.” Bu cümlenin bir diğer çevirisi de şu şekilde yapılabilir: “ Nasıl Demiryolu köprüleri 19. ¡K U R A L -1 8 ! ! ’■ “ B Y TH E T IM E " v e "A LR E A D Y " BAĞLANTISI:| : Verilen soru kökünde “ -e kadar. _____ . to whom he was deeply attached. -den önce” anlamı veren “ by the tim e” zaman bağlacı varsa öncelikle zaman bağlacı uyum ister kuralları ile seçenek elemesi yapabilirsiniz ya da “ by the tim e” yapısına özgü dizilimleri bilginizi kullanabilirsiniz. Bu cümledeki “ju s t as" yapısı “ -dığı gibi” anlamına gelmektedir. Bu anlamda seçenekler anali