You are on page 1of 172

METN ZBEK

DNDEN BUGNE NSAN

Elinizdeki kitap, biyokltrel bir varlk olarak insann canllar dnyasndaki yeri, gemiten gnmze uzanan deiim sreci ve yeryznde yaayan eitli insan topluluklar konusunda okura derli toplu bir fikir verebilmek amacyla hazrland. "Gnmzde antropologlar rklarn kendisinden ok rklk dncesinin neden ve nasl filizlendiiyle ilgilenmektedir." diyor Michael C. Howard. Gerekten de antropoloji, insann sergiledii olaanst biyolojik ve kltrel eitliliin, farkl ortamlara uyum gsterme hususundaki sonsuz kapasitesinin bir rn olduunu gstermitir. Antropolojinin bu lkenin gen insanlar arasnda artan bir merak ve ilgiye konu olduunu gzlemliyoruz. Bu kitap, bu gzlemin verdii cesaretin rndr ve bu alandaki kaynak skntsn byk lde gidermeyi amalyor. Okur, bu kitapta kendisini uzak atalarndan gnmz topluluklarna kadar uzanan bir "yazg ortakl"nn scak ve sevecen kucanda bulacaktr. Unutmamal "Anlatlan, senin hikyendir"...

Metin zbek, 1948 ylnda Mecitz'nde dodu. Liseyi orum'da bitirdi. 1969 ylnda Dil ve Tarih Corafya Fakltesi Antropoloji (Paleoantropoloji Krss) Blm'nden mezun oldu. 1970 ylnda Milli Eitim Bakanl'nn bursu ile Fransa'ya doktora renimi iin gitti. 1974 ylnda Paris-7 niversitesi'nde hazrlad "La Deformation Cranienne Artificielle Chez Les Chalcolithiques de Byblos" adl tezi ile (3 eme cycle) doktor unvann ald. 1976 ylnda Bordeaux I. niversitesi'nde "Hommes de Byblos Etde Comparative Des Squelettes Des Ages Des Metaux Au Proche Orient" adl tez ile Devlet Doktoras (Docteur es Sciences) unvann ald. 1977 ylnda Hacettepe niversitesi'nde greve balad. Halen Hacettepe niversitesi Antropoloji blm bakanln yrtmektedir. zbek'in eserleri: nsan ve Irk (Remzi Kitabevi, 1979) Human Skeletal Remains From Akl. A Neolithic Village Near Aksaray, Turkey in: Light on top of the Black Hill Studies Presented to Halet ambel, eds. G. Arsebk, M. Mellink, W. Schirmer, Ege Yaynlar, stanbul, ss. 567-580, 1998)

BLM I Evrende nsan

Uzun ince bir yoldaym, yryorum alar boyu nsan nsan nedir?

nsan nedir ya da ne deildir? Zaman zaman bu soruyu kendimize sorarz. Belki gemiteki atalarmz da soruyorlard. Hi kukusuz, gelecek kuaklar da soracaklar. nsan nedir sorusu, bir dizi bilinmezlikleri de beraberinde getiriyor. Hangi lt ya da ltlerden yola karak insan en iyi biimde tanmlayabiliriz? Gerek olan u ki, insan canllar dnyasnn en karmak, en zor anlalr yaratdr. Her ne kadar dnyann en zeki, en yetenekli, snrsz yaratma, gelitirme ve deitirme gcne sahip yarat olsa da, sonuta o bir canldr ve de iinde yaad dnyann bir paras saylr. Dier canllarla birlikte bir btn oluturmaktadr. Peki, canllar aleminin bir uzants olan insan yeterince tanyabiliyor muyuz? nsan eskiden beri kendini tanmaya ve gemiiyle ilgili gizem perdesini aralamaya zel bir merak duymutur. Tarih boyunca birok topluluk, insann yaradl ve onun canllar dnyasndaki yeriyle ilgili eitli efsaneler gelitirmitir. Biz insanoullar ve kzlar nereden geliyoruz? Kukusuz, yzyllar boyu insanlar kkenleri konusunda bu soruyu srekli olarak kendi kendilerine sormular ve sormaktadrlar. Her eyden nce, bir canl olarak dier canllarla doada ayn kaderi paylayoruz; evremizde varolan doa koullarna kar gelitirmi olduumuz zel bir baklk sistemimiz bulunmamaktadr. Her canl gibi bu evresel etmenlerden biz de etkileniyoruz. Ayrca, her canl iin geerli olan temel gereksinimler bizim iin de sz konusudur; yaammz devam ettirebilmek iin nefes alrz, besleniriz, uyuruz. Biyolojik donanmmza baklrsa doann pek de yle gl bir yarat saylmayz. Ne arslan gibi salam ve gl bir penemiz, ne timsah gibi paralayc dilerimiz, ne fil gibi iri bir cssemiz ve ne de ceylan gibi hz yapan bacaklarmz var. Grld gibi, doadaki birok canlnn sahip olduu anatomik donanmlardan yoksunuz. O halde diiyle paralayan, penesiyle vurup ldren, iri cssesiyle ezen, evresine korku salan ya da ok hzl koarak avn yakalayan, yeri geldiinde ayn hzla kap tehlikelerden kurtulmasn bilen bir canl olmadmza gre, bizi doann en gls klan bir zelliimiz olmal. Snrsz bir potansiyel var, ama bu ne olabilir? Gerekten de organizmamzn bu mtevazlna karn bizi tm canllar dnyasnn biricik yarat yapan ayrdedici bir hususiyetimiz var ki, o da beynimizdir. Tabii her canlnn bir beyni vardr, ama biz insanlardakini ayr bir kefeye koymak gerekir. nsan bu yzden homo cerebralis (beyinli insan) olarak tanmlayanlar vardr. nsan kimdir derken, aklmza hemen insan doas ne demektir ya da insan olmak ne anlama gelir sorular da taklr. Eflatun, insan, ho bir tanmlama ile iki ayakl, tysz bir yaratk olarak grr. Mark Twain ise, insan tanmlarken utanma, ekinme ve sklma gibi tipik zelliklerini n plana karr. Kimilerine gre insan, sosyal bilinlenmeye sahip tek yaratktr. Kimileri iin de ackmad zaman dahi yiyen, susamad zaman su ien, uykusu olmad halde yatp uyumaya alan ya da her mevsim ak yapan bir canldr.

nsan beyni sahip olduu soyut dnce potansiyeli ile doada benzeri bulunmayan bir organdr. Bu balamda, insan en nemli ve en anlaml klan, insanlama srecinde temel ivme olarak kabul edilen beyin korteksindeki (kabuundaki) muhteem gelimedir. Biz onu doadaki hibir canl ile paylamyoruz. Her ne kadar beyin dzeyinde bu benzersizlie sahip olsak da, dier canllardan kopmu doast bir yaratk da saylmayz. Her canl, iinde yaad ortamda varln srdrme olana salayan karmak ve zgl bir uyum stratejisi gelitirmitir. Bu uyumsal rnt aslnda insan iin de geerlidir. Tm canllarda olduu gibi, insann da biyolojik balamda birtakm snrlamalar vardr. nsan doasna ilikin tm bilinmeyenlere yant bulabileceimizi ileri srmemiz beklenmemeli. Ancak, son 100 yl iinde insan hakknda olduka ayrntl bilgiler edindik. Her geen gn bunlara yenileri eklenmekte. Ama yine de kendimizi tam anlamyla tanyor saylmayz. nsan, dik durma ve yrme gibi ok zel bir hareket sistemine byk lde uyum salam, bu arada serbest kalan ellerini gelimi bir beyinle ok sk ve retken bir diyalog iine sokmu yaratktr. Amipten insana tm canllarn ortak stratejisi hayatta kalabilmenin mcadelesini vermektir. Bunun ileyi biimi de bir canldan dierine deiir. nsan da dier canllar gibi yaamn srdrmede gereksinim duyduu enerjiyi beslenme yoluyla aldktan sonra onu yutar, sindirir. Sonra her canl gibi zararl ve gereksiz maddeleri vcudundan atar. Trnn yok olmamasn salayan srecin bir gerei olarak bir sonraki kuan bireylerini retir. nsan cinsinde bu ilevi stlenen anatomik donanmlar dier canllarnkinden pek de farkl saylmaz. Aka grld gibi, insan kimdir? Nedir? tarzndaki sorulara yantlar ararken kendimizi bir dizi aklamann iinde bulduk. nsan szcyle tam olarak ne anlatmak istediimizi ortaya koyarken dorusu biraz zorlanyoruz. Anatomik zelliklerini n plana kardmzda insan u ekilde tanmlayabiliriz: Kala kemikleri ve bacaklar iki ayak zerinde durmaya uyum salam, kollar bacaklarndan daha ksa, ok iyi gelimi olan baparma dier tm parmaklar ayr ayr karlayabilme olanana sahip bir canl. nsanda el'in ok hassas bir tutma zellii vardr. Beyin vcuda oranla iri olup ortalama 600 cc (en eski atalarmzda) ile 1600 cc (gnmzde) arasnda deiir. Vcud kl sistemi greli olarak ok az gelimitir. nsan davran rnts dier canllardan farkl olarak milyonlarca yl iinde ylesine deiik bir boyut kazanmtr ki, bu da beyin korteksinde kendini gsteren muazzam deiimin dorudan sonulardr. Davran rntsn bir yana brakrsak, insan biyolojik olarak tanmlamak aslnda pek o kadar da zor deildir. Nihayet ou canllarda olduu gibi kemik, kas, sinir ve kandan ibaretiz; dolaysyla, dier canllar incelerken ortaya koyduumuz biyolojik ablon bir bakma bizim iin de geerlidir. nsan kimdir sorusuna yle bir yant da verebiliriz: O, tm canllar gibi molekl, hcre ve dokulardan oluan, ama bunun yansra baarlar, baarszlklar ve kusurlar bulunan, kendince hayalleri ve vizyonlar olan bir yaratktr (Mc Elroy ve Swanson, 1973). nsan snrsz bir bilme, renme ve aratrma gereksinimi duyar. Doyuma ulamasnn ve kendini gven iinde hissetmesinin temel kayna bilgidir. nsan, biyolojik rntsyle kendini aan bir canldr. Onun varoluu ne reyip oalmasyla gereklemitir, ne de lmekle noktalanmtr. nsan dier canllardan farkl klan bir yn, gemiten gelecee bir devamlla sahip olduunun bilincinde bulunmasdr. nsan enerji tketen, tarih yazan, veri toplayan, karar verip uygulayan, gemiten ald derslerle (her zaman bunu baaramyorsa da) bugnn kuran, gelecee ynelik plan ve projeler hazrlayan bir canldr. Kukusuz her canlnn bir yaam stratejisi vardr; insann ayrt edici zellii, bu adan dier canllardan fark, bu stratejiyi igdsel olarak deil de bilinli olarak belirlemesidir. nsan kendine zg deerler sistemi yaratmtr. ok zengin ve bir o kadar da eitli imgelerle karmza kar. Bizim setiimiz bilimsel imge onun sahip olduu imgelerden

sadece bir tanesidir. Bugn insanla ilgili edindiimiz imge bir son aama kabul edilemez; nk bilim dzenli ve srekli olarak her defasnda yeni mesajlar sunmakta ve biz bunlar deerlendirdike insan hakknda oluturduumuz imgenin zamanla deitiine tank olmaktayz (Mc Elroy ve Swanson, 1973). nsan bir bakyorsunuz Salisbury katedralinin mimar ya da Selimiye camisinin ustas olarak karmza kyor. Zaman oluyor, bir Tac Mahal'e, bir Panteon'a veya bir Eyfel kulesine damgasn vuruyor. Ama, onu ayn zamanda Eskimo dnyasnda bir iglu kar evini yaparken, Afrika'nn balta girmemi ormanlarnda ya da Avustralya'nn ok ssz ve orak yrelerinde ok basit bir kulbe ina ederken buluyoruz. Yaratt her dzeydeki bu kltrel rnler onun dnyasnn ne denli zengin ve eitli olduunun bir gstergesidir. Aslnda bu rnekleri daha da oaltabiliriz. Zamanmzdan yaklak 25-30 bin yl ncesinde Lascaux (Fransa) ve Altamira (spanya) gibi lo ve esrarengiz maaralara gnmz ressamlarn bile hayrete drecek gzellikte resimler yapan insan, bir baka zaman diliminde, karmza Rembrandt ya da Mozart olarak kyor. Bazen Einstein oluyor ve hayal gcnn snrlarn zorluyor. Kimi zaman Mevlana olup engin hogrsyle gnllere sevgi seli gibi akyor. Ne yazk ki bazen de bir Hitler olup, dnyay felakete srkleyecek kadar azgnlayor. Kltrel davran rnts altnda ne tr donanma sahip olursa olsun insan, hi kukusuz doann anatomik adan en zayf yarat olarak kalmtr. Canllar dnyasnn en korunmasz yarat olsa da gerek doum ncesinde, gerekse doum sonrasnda mkemmel bir korunma iindedir. Doann bir paras olarak yaayan tm canllarla ayn z paylar. Ancak, yapsal ve ilevsel benzerlii dikkate alnrsa bitkiler deil de hayvanlar aleminde yer alr. Kukusuz bu alemin de en stn yaam formlarndan birisi saylr. nsan, evrendeki (ontolojik) yerini belirlerken cansz (inorganik), canl (organik) ve canlstnn (sperorganik) kesitii yerde dnebiliriz. nsan, yeryznn hemen her yerine baarl biimde uyum salam ve yaylmtr. Peki bu baars biyolojik donanmndan m kaynaklanyor? Tabii ki hayr; nitekim, nl evrimci Simpson der ki, bir gn bir balk ksa ve evrimi incelese, insan denilen ve kendini stn olarak gren bu canlnn aslnda, kendine gre, suda ne kadar beceriksiz olduuna, yzge ve hassas duyu organlar gibi mkemmelliin simgesi sayd zelliklerden yoksun bulunduuna hayretler iinde tank olacaktr (Simpson, 1951). Yeryznde, iinde yaad evresine giderek stnlk kurmaya alan, onu kendi gereksinimleri dorultusunda deiiklie uratan, bylece doal seilimin ayrc basksn en alt dzeye indiren tek varlk insandr. Hibir canlnn zeks insannki ile boy lemez. Zekmz ve buna bal olarak gelitirdiimiz karmak ve o lde de eitli davran rntlerimizle her ne kadar canllar dnyasnda apayr bir konumda olsak da, gnlk yaantmzda kendimizi dier canllarla srekli zdeletirmeye alr, iimizde adeta onlardan bir para bulmaya aba gsteririz. Bu bazen belirli nezaket kurallarn asa bile, birok hayvann postunu birbirlerimize giydirmek iin adeta yar ederiz. Kklmzn d dnyasn zenginletiren sevimli ayy kabalk simgesi olarak kabul ederiz. nat yanmz kei ya da eekle zdeletiririz. Bazen karmzdakinin sinsiliini ve kurnazln tilkiye benzetiriz. ok nefret ettiimiz birine akrep soyundan geliyor deriz. Birisi ar biimde alyorsa inekliyor deriz. Ne tuhaftr ki, gnlk ilikilerimizde kfr ve hakaret daarcmz tmyle hayvanlar oluturur. Zaman olur, blbl gibi akyor, ceylan gibi salnyor ya da arslan gibi delikanl diyerek karmzdaki iin beenimizi dile getiririz. Yaptmz iyilie kar ktln grdmz kimseler iin de barmzda ylan beslemiiz veya besle kargay oysun gzn gibi gnlk yaammzda adeta ataszleri haline gelen deyileri ska kullanrz. Aslnda tm bu rnekler daha da oaltlabilir. nsann canllar dnyasndaki yeri

Varlk zinciri, yeryzndeki yaam formlarn snflandrmak iin ngrlen bir emadr ve her canl form bu snflama sisteminde biyolojik yaps ve davran rntsne bal olarak

belirli bir yeri igal eder. 17. ve 18. yzyllarda bilim adamlar, canllar yaratldklar andan itibaren hi deimeyen varlklar olarak gryor ve canllar arasnda varolan ilikiler dizgesinin de balangta olutuunu ve yle kaldn ileri sryorlard. Bu dizge iinde bitkiler en az mkemmel olan ve en alt basamakta yer alan yaam formlaryd. Hayvanlar ise bitkilerden sonraki halkalar oluturuyordu. nsan, doal olarak yeryzndeki yaratklarn en mkemmeli eklinde grld iin merkezi konumda tutuluyor, dier canllar da insana benzerlik derecelerine gre konulandrlyordu; rnein lein en alt basamandan yukarya doru karken bcekleri srngenlerden daha aaya, srngenleri kulardan daha aaya, kular kurtlardan (memeli) daha aaya ve nihayet kurtlar da maymunlardan daha aaya yerletiriyorlard. Bu merdivenin en st basamana da haliyle insan oturtuluyordu. Onun yeri meleklerin hemen bir basamak alt idi (Relethford, 1990). 17. ve 18. yzyl bilim adamlar, ngrdkleri varlk zinciri bir evrimsel ema saylmasa da, canllar dnyasn ilk kez bilimsel bir yaklamla ele almalar asndan nemli bir adm attlar. Bu yaklamn zn de tanmlama ve snflama (taksonomi) oluturur. Snflamaclar o yzyllarda doal dzenin devaml sabit olduunu dnmekte idiler. Onlara gre, her canl organizma ayr olarak yaratlm; yaplarnda hibir surette deiiklik olmamtr. Bu nedenle, canllar arasnda yaknlk uzaklk diye bir ey sz konusu deildir. Ancak, doadaki canl yaplar incelendike ve listeye yenileri eklendike baz snflamaclar artk ellerinde mevcut olan lein yeterli olmadn ve canllar dnyasnn hi de yle doast aklamalarla anlalamayaca dncesini benimsemeye baladlar. Bu dncedeki bilim adamlar, dnyay canllar ve canszlar dnyas eklinde daha evrensel bir bak as iinde alglayabilen doac bir yaklam benimsediler. 18. yzyl bilim adamlar ounlukla canllar dnyasnda olup biteni aklama yoluna bavurmaktan ziyade, bu dnyann snrlaycs olma alkanln srdrdler. lk snflamaclarn almalarn temel alp daha da gelitiren Carolus Linnaeus (Linne) (17071778) adl sveli doa bilgini kendi adyla anlan ve farkl organizmalarn ortak zellikleri esasna dayal mertebelendirme sistemi'ni oluturdu (Rosen, 1974). Bugn, bilim adamlar hala Line'nin sistemini ve onun canllar dnyas iin ngrd ikili adlandrma (binomial) dizgesini kullanmaktadr. Her ne kadar snflama tekniinin bilimsel anlamda gerek ncs Linne olsa da, aslnda bu bilgin ncesinde Aristo'nun da bir lde canllar snflama giriiminde bulunduuna tank oluyoruz; hayvanlar stnlk ve karmaklk derecesine gre bir hat zerinde gsteren Aristo, bu evrim izgisinin tepesine de insan yerletirmitir. Linne'nin hiyerarik sisteminde tm yaam formlar -mikroorganizmalar, bitkiler ve hayvanlar- bir merdiven basamaklar dzeninde ve belirli bir kurala gre yerlerini alrlar. Biyologlar, canl organizmalar ok geni ldeki benzerliklerini temel alarak gruplandrrlar ve sistemin belirli bir yerine oturturlar. Her basamak bir sttekinden daha az, bir alttakinden ise daha geni kapsamldr. rnein Linne'nin hiyerarik sistemini yanstan emaya gz attmzda en st kategorinin bitkiler ve hayvanlar diye iki ayr alem tarafndan temsil edildiini grrz. Hayvanlar alemi, sngerlerden insana kadar btn ok hcrelileri ierir. Bunun hemen altndaki basamak ise ube olup kordatalar yani omurga hizasnda yer alan spinal kord'a sahip tm balklar, kurbaagilleri, srngenleri, kular ve memelileri ierir. Bu sisteme gre aa basamaklara indike her basaman ierdii organizma says da azalr. Bu ekilde, rnegin bir ube snflara, snflar ailelere ve aileler cinslere onlar da trlere ayrlacak ekilde sistem ngrlmtr. Doadaki her canl organizma cins ve tr olmak zere ikili isimlendirme sistemiyle tanmlanr. Buna gre, insan cins olarak homo, tr olarak sapiens'tir. Bu bir bakma gnmz insannn ad ve soyad olmaktadr. Bir baka deyile biyolojik kimliimizdir. Dolaysyla, tm insan toplumlarn ilgilendirdii iin kltrel kimlikten ok daha geni kapsaml saylr.

Linne'nin mertebelendirme sistemine gre, insann canllar dnyasndaki yerini en genelden en zele doru belirlemeye alalm (Buettner-Janusch, 1966; Rosen, 1974 ve Demirsoy, 1984): Alem: Hayvanlar (Animalia) Alt alem: ok hcreliler (Metazoa) ube: Kordata Alt ube: Omurgallar (Vertebrata) Snf: Memeliler (Mammalia) Alt snf: Plasantal memeliler (Eutheria) Takm: Primat Alt takm: Anthropoidea st aile: Hominoidea Aile:Hominidae Cins: Homo Tr: Sapiens Alt tr: Yaayan rklar

Bu taksonomik sistem iinde her basamak bir takson olarak kabul edilir. Aslnda, bu sisteme bal kalarak yalnz insan deil, tm canllar rk dzeyine kadar indirilebilir. Bu taksonomik dzen olmasa canllar dnyasnda bir kaos yaanr. Taksonomi, biyolojide farkl organizmalar arasndaki ilikileri belirlemek iin kullanlr. lk bakta basit gibi grnse de, hayvanlar dnyasndaki iliki durumlar aslnda karmak bir yap sergiler. rnein aadaki canllar ele alalm: dil bal, yarasa, kpek bal, kanarya, kertenkele, at ve balina. imdi bu hayvanlar nasl gruplandrabiliriz? riliklerini gz nnde bulundurmak suretiyle snflandrrsak yarasa, kanarya ve kertenkeleyi "kk" kategoride; kpek bal ve at "orta" kategoride; balinay ise "byk" kategoride deerlendiririz. Akla gelen bir baka yntem ise bu hayvanlar, iinde yaadklar ortama gre ele almaktr. Bu durumda, dil bal, kpek bal ve balinay "suda"; yarasa ve kanaryay "havada"; ve nihayet kertenkele ve at "karada" yaayan hayvanlar olarak gruplandrrz. Bir baka snflandrma trnde ise, bu kez kpek baln apayr bir kategoride ngrrz; zira kpek balnn iskeleti kemik yerine kkrdaktan meydana gelir. O halde, ele aldmz ltlere bal kalarak canllar farkl biimlerde gruplandrabiliriz. Bugn geerli olan taksonomik sisteme gre bu canllar balklar (dil bal, kpek bal), kular (kanarya) ve memeliler (yarasa, at, balina) eklinde snflandrlmtr (Relethford, 1990). Taksonomik sistemde sz konusu edilen en kk birim tr'dr. Tr szc her zaman canllar dnyasndaki organizmalar tanmlarken kullanlmaz; ayn zamanda canszlar dnyasnda veya insan rn olan nesneleri gruplandrrken de kullanlr. rnein bir mineralog maden trlerinden, bir fiziki nkleer enerji trlerinden ya da bir dekoratr masa ve sandalye trlerinden sz edebilir. Trn biyolojik anlamdaki tanmlamas Eflatun ve Aristo'ya kadar inebilir. Tr kapal bir genetik birimdir. Herhangi bir trn gen havuzu, evresi ok iyi tahkim edilmi kaleye benzer; genelde bir baka trn gen havuzuyla birleemez. Her trn kendine zg genetik, ekolojik ve davran sistemleri vardr. Bir tre mensup yeler aralarnda iftleerek reyip, oalabilme potansiyeline sahiptirler (Mayr, 1974). Ancak, bu birleme ve remenin doal koullar altnda olduunu da unutmamalyz. Baz trler vardr ki, birbirlerine ok yakn olup, iftlemeleri halinde dl verebilirler. Bu alanda sk sk verilen rnek katrdr. Katr, daima dii at ile erkek eein birlemesiyle elde edilen, dayanklln eekten, iriliini attan alm melez bir hayvandr. Ne var ki, katr ksrdr; nk anne ve babas ayn tre mensup deildir. Dolaysyla, bir katr elde etmenin tek yolu daima bir at ile eei iftletirmektir.

Tr tanmlarken, trleme srecinin ileyi mekanizmasn da gndeme getirmek yerinde olur. Gemite belirli bir zaman diliminde ortak bir ataya sahip olan iki tr dnelim. Bir evrim aac izdiimizde, bu trlerden her birinin ayrma eiini bu aacn gvde ya da kollar zerinde haliyle belirli bir noktada gsteririz. Ancak, bu konulandrma ile her ey zlm saylmaz; rnein (A) trne ait toplumlardan bazlar zamanla (B) trnn baz toplumlarna doru evrimleirken, hangi aamadan itibaren A trne ait olmaktan kp B trne dahil olmaktadr? Trleme srecindeki bu durum, bir bakma kendi trmzn (Homo sapiens) evrimini izlerken de sz konusudur. Canllardaki trleme srecini ele alrken, simpatrik ve alopatrik tr kavramlar da sk sk gndeme getirilir (Mayr 1974). Ayn ekonii paylatklar halde, aralarnda iftleip reyebilme engeli bulunan trler vardr; ite bunlara simpatrik tr ad verilir. Yine yle canl gruplar vardr ki, ayn trn mensuplar olduklar halde farkl corafi alanlarda yaarlar. Bunlara da alopatrik tr ad verilir. Trleme srecinin gereklemesinde corafi engeller kadar zaman faktr de nemlidir. Doal engellerin ortaya kmasna bal olarak ana stoktan ayr den herhangi bir canl grup iklimi, bitki rts, arazi yaps ve hatta parazitleriyle deiik bir ortamda yaamak durumunda kalr. Biyolojik uyumlar doal ayklanma denilen srecin ileyiine gre ekillenir. Bir canl grup, deiik yerel ekolojik koullara uyum salarken, ayn zamanda genetik kkenli birtakm eitlenmeler de edinir. Bir topluluun iki kolu corafi olarak ne kadar uzakta bulunuyorsa ve ekolojik koullar asndan birbirinden ne kadar farkl ortamlarda yayorsa bunlarn iki farkl alt tr olarak gelime olaslklar da o kadar fazladr. Bylece, gelecekteki trleme srecinin gereklemesine de uygun zemin olumu saylr. Sz konusu gruplar arasndaki corafi engel eitli nedenlerden tr kalktnda, bu iki topluluk karlama olana bulur; ancak artk simpatrik trler haline gelmilerdir; aralarnda iftleip reme olana yoktur (ekil: 1.1.).

ekil 1.1. Simpatrik ve alopatrik trlerin oluumunun diyagramatik ve basitletirilmi emas (Buettner-Janusch, 1966)

Trlemeyi dorudan gzlemlemek olanakszdr; zira bu sre olduka yava iler. Mayr'a

gre (1974), tr oluumu evrimde bir dirilme, genleme demektir. Bir canl grubun genetik yapsndaki yeni bir dzenlenme, evresiyle belirli bir denge kurmu olan topluluun gen havuzunu adeta alt st eder. Bu durumda, ilgili topluluk ya farkl bir evreye gemek ya da iinde yaad evre ile farkl bir uyumsal iliki kurmakla kar karya kalr. Bylece, ortaya kan yeni topluluk, artk genetik yaps ve davran rntsyle eskisinden farkl hale gelmitir. nsan olarak birok zellikleri dier canllarla paylamaktayz. Omurgallarla yaknlmz olmakla beraber, memeliler snfna dahil olan canllarla daha fazla ortak ynlerimiz bulunmaktadr. nsan; canllar dnyasnn, daha geni anlamda doann bir paras saylmakla beraber, giderek doadan kopmu, btnyle doay gzlemleyen bir konuma gelmitir. Doada biricik olmann bilincine daha ok vardka, iinde yaad ortamn deiim srecini izleme merak daha da artm, evresinde tank olduu her trl olay anlamaya, aklamaya ve yorumlamaya almtr. Doa karsnda sadece gzlemci olmakla yetinmemi, onu kendi amalar dorultusunda etkilemeye ya da bozmaya ynelmitir. Bylece, yaad evre ile arasnda ortaya kan uyumsuzluun yol at huzursuzluu da giderek artan lde hissetmeye balamtr. Tm canllara kucak aan ve onlar adeta bir gvenlik kuayla saran evrenin, ne yazk ki insanla olan barkl tehlikeye dmtr. evresine her geen gn daha da yabanclaan insan, bunun yol aaca ciddi sonulara da katlanmak zorunda kalacaktr. Ancak, yine de her eyi kaybetmi saylmaz; belki biraz ge de olsa yava yava yapt yanllklarn bilincine vararak doaya kar daha sorumlu davranmaya balad. nsan, hi kukusuz tm canllar gibi bu doann rn ve onun bir parasdr. Ancak, onun dier tm canllardan ayr olarak temelde baz ayrt edici zelliklere de sahip olduunu unutmamalyz. Biyolojik donanmnn tesinde kendine zg baz nitelikleri vardr ki, ite insan bunlar hibir canl ile paylamak istemez. Gerek olan u ki, insann doadaki yerini ve bu yerin ifade ettii yce anlam onun hayvanl ile deil de insanl ile alglamalyz. Antropoloji: insan en iyi anlayan ve anlatan bilim dal

nsan, biyo-kltrel bir varlk alan olarak karmza kmaktadr. O, ne tek bana biyolojik bir varlk, ne de kltrel bir olgudur. nsann biyolojik ve kltrel eitliliini ve bu eitliliklerin ileyi biimlerini inceleyen ve gelitirdii kuramlarla bunlar aklamaya alan bilim dal antropolojidir. Antropoloji, insann biyolojik ve kltrel evrim srelerini geni bir bak as iinde ele alan tek bilim daldr. Sosyal bilimler iinde konusu insan olan nice ilgi alanlar vardr; tarih, corafya, siyaset bilimi, ekonomi, sosyoloji ya da psikoloji bunlardan bazlardr. Antropoloji insana dier bilim dallarndan farkl bir anlayla yaklar. nsan btnc bir yaklamla inceler. Byle olunca, antropolojiyi belirli bir bilim evrenine sokmakta da zorlanyoruz. Gzel sanatlara m, beeri bilimlere mi, doa bilimlerine mi yoksa sosyal bilimler iine mi? Bugn birok yksek eitim kurumlarnda antropoloji, sosyal bilimler iinde yer alr. Antropolojinin zellikle sosyal ve doa bilimleri ile olan sk balantsn grmemek olanakszdr (Relethford, 1990; Gven, 1991; Kottak, 1997). Antropoloji, insann biyolojik ve kltrel benzerlik ya da ayrlklarn sistemli biimde inceler. Bu bilim dalnn sosyoloji, tarih ve biyoloji bata olmak zere dier birok bilim alan ile ortak ynleri bulunur. Daha ak bir deyile, bu ilgi alannn dnda psikoloji, istatistik, hukuk, corafya, felsefe ve tp gibi ok sayda bilim dalnn kapsamna giren konu ve sorunlarla antropoloji de ilgilenir. yle ki, evre ile kltr arasndaki ilikileri incelerken kendini ister istemez corafya iinde bulur; ya da kltr, salk, evre ve beslenme rntsn yer ve zaman boyutlar iinde deerlendirirken, bu kez de tp dnyasna girmi olur. Antropolojinin ilgi alanna

giren konular olduka zengin ve eitlidir. Vaktiyle yaam olan en eski avc-toplayc insan topluluklarndan, gnmzn en gelimi toplumlarna kadar her dzeyde insan gruplar antropolojinin ilgi alanna girer. Antropolojinin bilim dnyasndaki yerini belirlemek ok uc olsa da beeri, sosyal ve doa bilimleri arasnda adeta kpr vazifesi grdn syleyebiliriz. Sanat, dil, mzik, felsefe ve tarih ile antropoloji arasnda ok sk etkileim vardr. Antropoloji, tm bu ilgi alanlarna kendine zg yntem ve tekniklerle farkl boyutlarda yaklar. Antropoloji, ayn zamanda varoluumuzun tm ynlerine ilikin sonsuz sayda sorular bnyesinde toplar, bunlara yantlar bulmaya alr. Yeryznn en karmak ve o lde anlalmas en zor yarat olan insan insan yapan, bir baka deyile onu insanlatran srecin ileyi biimi antropolojinin ilgi odan oluturur. Antropoloji, insann biyolojik ve kltrel eitlilii ve ok ynllne zellikle dikkati eker. Niin baz insanlar iri, uzun boylu ve ince yapl olma eilimi gsterirken, dier bazlar ksa ve bodur bir bedensel yap gsterir? Gnmzde baz topluluklar ayn lde kltrel deiim sreci geirmeyip, hl avc toplayc yaam biimine bal kalrken, neden dierleri iftilikle uramakta ya da endstrileme srecini yaamakta? te antropoloji insan ve insanl ilgilendiren bu gibi ok sayda soru/sorunlara nesnel, tutarl, zmleyici ve evrensel yantlar bulmaya alr. Bylesine geni bir bak as iinde insan denilen olay incelemeye alan antropoloji gerekten bir bilim midir? Kukusuz evet. Tm bilim dallar iin geerli olan temel ilkelerin hepsi antropoloji iin de geerlidir. Antropoloji, ilgi alann oluturan olaylar sistematik biimde gzlemler, onlar snflandrr ve bunlardan hareket ederek kanunlar oluturur. Btn bilim dallarnda olduu gibi antropoloji de farkl dnce sistemlerini bnyesinde barndrr. Antropolojiyi bir insan bilimi (anthropos = insan; logos = bilim) olarak kabul ederken burada, kendi kendimize yle bir soru da yneltebiliriz: Antropolojinin eitli bilim dallar ile benzer ynleri var da, hi farkl taraflar yok mu? Daha nce de belirttiimiz gibi tarih, sosyoloji, psikoloji ve biyoloji de insan temel ilgi alan olarak kabul eder. Burada zerinde durulmas gereken husus neyin incelendii deil, nasl incelendii'dir. Bir baka deyile incelenecek olan konuyu ele alrken gdlen ama, izlenen yntem ya da benimsenen bak alardr. te antropoloji bu noktada kulland yntemleri ve izledii yaklamlar ile dier bilim dallarndan ayrlr (Gven, 1991). Hibir antropolog insan tek bana her adan ele alp incelemez; antropologlar arasnda da belirli bir uzmanlama vardr. Zaten, insann biyolojik ve kltrel alanlarda sahip olduu ve ortaya koyduu karmak rnt bu uzmanlamay gerekli klmtr. Antropoloji insan yer ve zaman iinde deien dinamik bir varlk olarak alglar. Onun yeryzndeki olduka karmak ve heyecan verici biyo-kltrel servenini incelemek antropoloji sayesinde mmkn olmaktadr. Antropoloji, insann varolma koulunu en iyi anlatan bilim daldr. Tm antropolojik aratrmalarda -insan hangi adan ele alnrsa alnsn- btnsellik, grecelik ve karlatrma esastr. Antropologlar insanla balantl olan, amzn birok sorunlar ile ilgilenirler. Son yllarda antropoloji, ilgi evrenine giren konu ve sorunlar eitlendirerek, bir bakma insan bilimi olmaktan km, adeta insanlk iin bilim olma yoluna girmitir. Her ne kadar ilgi alann insan olutursa da, antropoloji, zamanla insan eitli alardan ayrntl biimde inceleyen alt bilim dallarna ayrlmtr. Bu bilim dallarn grupta toplayabiliriz (Kottak, 1997). 1. Biyolojik (Fiziksel) antropoloji, 2. Sosyal (Kltrel) antropoloji, 3. Dil (Linguistik) antropolojisi. Bu ilgi alanlarnn ilk bakta ilgi odaklar ve yntemleri farkl olsa da hedefleri ayndr; yle ki, her alt bilim dalnn ilgi alanlar nemli lde rtmektedir. Bu alt bilim dalna ek olarak son yllarda arkeoloji bilim dal da arkeolojik antropoloji ad ile antropolojinin

emsiyesi altnda bir drdnc alt bilim dal olarak dikkate alnmaktadr. Biz bu uzmanlk alanlarn ksaca tanmaya alalm. Biyolojik antropoloji (Fiziksel antropoloji): nsanolunun biyolojik evrim srecini inceler ve yaayan insan gruplar arasndaki antropogenetik farkllklar aratrr. Bu durumda, biyolojik antropolojinin insanlar iki temel kategori altnda ele ald grlr; bunlardan biri insann doal tarihi, dieri ise bugnk insan topluluklarnn sergiledii biyolojik eitlilik. nsanlama srecinin morfolojik deiim ynne ilgi duyan ve bu alanda yorumlar ortaya koymaya alan aratrclar, insanlarn neden ve nasl deitiklerine dair sorulara yant ararlar (Philip, 1989; Relethford, 1990; Kottak, 1997). Uzak atalarmzn dik duru ve iki ayak zerinde yrme olayn ne zaman gerekletirdikleri, ya da insan beyninin gnmz insanlarndaki hacim ve yapsn alncaya kadar geirdii aamalar biyolojik antropolojinin inceleme alanna girer. Atalarmz tanmak ve onlarn geirdii biyokltrel deiim srelerini daha iyi anlayabilmek iin fizik antropologlar zaman zaman dier bilim dallarndan da yardm alrlar. Bunlar arasnda paleobotanik, paleozooloji, jeoloji ya da arkeoloji saylabilir. nsan topluluklarnda biyolojik eitliliklerin ortaya k nedenleri, bunlarn kaltm tarzlar ve nitelikleri bu alt bilim dalnn ilgi evrenini oluturur (Vallois, 1968). Biyolojik zellikler kapsam itibari ile anatomik, biyokimyasal, fizyolojik ve patolojik zellikler altnda eitli ekillerde karmza kabilir. Tm bu eitlenmeler temelde iki unsurun etkileimine bal olarak geliebilir: Kaltm ve evresel koullar. evre burada sadece corafi ortam olarak deil; topran yaps, evre ss, besin maddeleri ve doal evrenin sunduu kaynaklar da kapsayacak biimde alglanmal. Bu doal evreden ayr olarak, bir de insanolunun yaratt ve biyolojik evrim srecini bir lde ekillendiren kltrel evresi vardr. zellikle bu yapay evre insan zerinde etkisini giderek artran greli bir seilimci bask oluturmutur. Biyolojik antropoloji, uzunca bir sre, sadece betimsel morfoloji dzeyinde kald (John 1990). Oysa gnmzde bu alt bilim dalnn en az 10 ilgi alan bulunmaktadr: 1. Anatomik antropoloji (osteoloji, somatoloji), 2. Fizyolojik antropoloji, 3. Patolojik antropoloji (paleopatoloji), 4. Beslenme antropolojisi, 5. Paleodemografya, 6. Genetik antropoloji (antropogenetik), 7. Dental (di) antropoloji, 8. Primatoloji, 9. Paleoantropoloji, 10. Biyososyal antropoloji. Biyolojik antropolojinin bu saydmz kollar ilk bakta birbirinden bamsz niteler gibi alglanabiliyorsa da, aslnda bunlar arasnda ok yakn ibirlii vardr. Birinin yardm olmadan dierini yorumlayamayz. eyrek yzyl ncesine kadar biyolojik antropoloji, insan trnn biyolojik eitlilik olgusunu ok dar bir bak as ile ele alyordu. Gnmzde, artk toplum genetii, nfus bilimi (demografya), fiziksel byme ve gelime, beslenme, di antropolojisi, tbbi antropoloji, biyoarkeoloji gibi olduka geni bir yelpazeden oluan ilgi alanlarnn biyolojik antropolojinin bu geni evreni iinde giderek artan lde yer aldna tank oluyoruz. O halde, modern anlamda biyolojik antropoloji insanln birok sorunu ile ilgilenir hale gelmitir. Biyolojik antropolojinin yantn bulmaya alt iki temel soru vardr. Bunlardan ilki evrim olgusu ile ne sylenmek istedii, bu srecin nasl iledii, genetik ve evrim mekanizmas arasnda nasl bir iliki olduudur. Evrim mekanizmas trler arasnda farkllklarn olumasna nasl bir zemin hazrlyor ve bu mekanizma trler iinde ne lde eitlilie yol ayor? nsanlar biyolojik anlamda niin ve nasl deiiyorlar? Tek yumurta ikizleri bir kenara braklrsa, herbirimiz biyolojik olarak ayr bir btnz. Sahip olduumuz farkllklarmzdan bazlar gzle grnr trden (morfolojik) olanlardr. Ancak tm bu farkllklarmza ramen,

insan olarak ortak birok ynlerimiz vardr; her eyden nce hepimiz temel anatomik yapy paylayoruz; iki kolumuz, iki bacamz var. Bu ortak ynlerimizi istediimiz kadar oaltabiliriz. Ancak, benzerliklerimiz yan sra bir o kadar da benzemeyen ynlerimiz bulunmaktadr. Yeryznde dnyann hemen hemen her tarafna yaylm biz insanlar, temsil ettiimiz aa yukar alt milyar nfus iinde inanlmaz derecede biyolojik ve kltrel eitlilik gstermekteyiz. Bedensel yaplarmz, renklerimiz, konutuumuz diller ylesine farkl ve zengin bir dekor oluturur ki, bir an iin hepimizin ayn tre (homo sapiens) ait olduumuza inanmakta glk ekeriz. Biyolojik antropolojinin geni emsiyesi altnda son yllarda nemli bir bilim kolunun gelimesine tank oluyoruz. O da primatolojidir (Schultz, 1972; Rosen, 1974; Kottak, 1997). Bugn artk tm bilim evrelerince anlalmtr ki, biz insanlar, yaam ve yaayan tm temsilcilerimizle primat adl bir takm iinde yer alrz. Primatoloji daha ziyade insan dndaki primatlar inceleyen bir bilim daldr. Bunlar gerek davran rntleri ve gerekse anatomik yaplar ile memeli snf iinde insana en yakn canllardr. Bir sonraki blmde primatlar eitli ynleri ile ayrntl biimde tanmlanacaktr. Biyolojik antropolojinin ilgi alannda yer alan insan genetii, insann biyolojik kaltm mekanizmasn aratrr (Harrison ve ark., 1970). Biyolojik antropologlar, genetik biliminden, biyolojik evrim srecinin nasl ilediini aratrrken ve gnmzde tank olduumuz biyolojik eitliliin oluum mekanizmasn yorumlarken yararlanrlar. nsan, bugnk yapsna nasl ulat? Kendini canllar aleminde biricik klan davran rntlerini nasl kazand? Biyolojik antropoloji ite bu sorulara nesnel, evrensel ve tutarl yantlar bulmaya alr. Kimileri, insanlarn bugn ne ise dn de ayn olduunu dnr. Oysa, insanlar tpk bitkiler ve hayvanlar gibi zamanla evresel koullarn durumuna uygun olarak deiime uramtr. Biyolojik antropologun bir amac da bu deimenin kantlarn arayp bulmak ve daha sonra bu konuda kuramlar gelitirmektir. Biyolojik antropolojinin ilgi alanna giren fiziksel byme ve gelime konusunda da eitli sorulara yantlar aranr. yle ki; neden cinsel ynden baz insanlar dierlerine oranla daha erken olgunlar? Genetik yapnn dnda zellikle ekolojik koullar, beslenme ve kltrel rnt bu farklln ortaya kmasnda ne lde devreye girmektedir? te bunun gibi daha birok sorular biyolojik antropolojide geni bir bak as ile ele alnr. nsan paleontolojisi (paleoantropoloji) biyolojik antropolojinin en heyecan verici ve ayn zamanda en ok sabr isteyen ilgi alanlarndan birisidir. zellikle tarihncesi alarda eitli doal ve kltrel ortamlarda yaamn srdrm uzak atalarmzn gnmze kadar fosilleerek korunagelmi iskelet kalntlar zerinde gerekletirilen bir dizi makroskobik, mikroskobik, radyolojik ve eser element analizleri sayesinde bu atalarmzn tipleri, davran rntleri, salk sorunlar ve iinde yaadklar evreye yaptklar biyokltrel uyum srelerine ilikin ok deerli ipular elde edilir. nsan paleontolojisi, eski atalarmzn yaad dnemlerde canllar ve canszlar dnyasnda kendini gsteren tm deiim srelerini ok disiplinli bir yaklam iinde ele alr. Bu amala biyokimya, arkeometri, jeoloji, stratigrafi, paleobotanik, paleozooloji gibi birok bilim kollar ile yardmlar. Biyolojik antropolojinin temel ilgi alanlarndan bir dieri de insan ekolojisi'dir (Olivier, 1975). nsanla yaad evre arasndaki dinamik ilikinin eitli boyutlaryla incelenmesi bu ilgi alannn ana temasn oluturur. Bu alanda gerekletirilen aratrmalar dier ilgi alanlarndakilere sk skya baldr.

Biyolojik antropoloji erevesinde son zamanlarda giderek nemi artan bir baka ilgi alan da ergonomi'dir (Comas, 1960; Kottak, 1997). Uygulamal fizik antropoloji ad ile de tannan bu aratrma kolu, insann gnlk yaamnda en elverili, en verimli ve doasna, bedenine en uygun oluumu gerekletirmeyi amalar. Eski alarda atalarmz zamanlarnn byk bir blmn avlanarak ya da bitkisel besinleri toplayarak geirirlerdi. Bu geleneksel geim ekonomileri yeryznn baz yrelerinde hl devam etmektedir. 18. yzyldan itibaren sanayi devriminin balamas ile birlikte insanlar giderek artan lde vakitlerini fabrikalarda, maazalarda, brolarda ve buna benzer kapal yerlerde, gemite hi alkn olmadklar tarzda geirmek durumunda kaldlar. Gerekten de, rnein gnmzde oumuz zamanmzn byk bir blmn ya bir tezgh arkasnda, televizyon veya bilgisayar ekran karsnda ya da sandalyede, bir koltukta oturarak geiririz. te, oluan bu yeni kltrel ortamlarda insann kar karya kald rahatszlklar en aza indirmek, onun en iyi koullarda almasn olanakl klacak dzenlemeleri gerekletirebilmek, bedensel yapsna uyum salayan ara ve gereleri yaratabilmek ergonomi'nin uralar arasnda saylr. Unutulmamal ki, insann kullanmna ynelik ve uygun olmayan tarzda retilen gndelik ara ve gereler dzeltilmesi mmkn olmayan eitli bedensel deformasyonlara yol aabilmektedir. rnein bu hususlara dikkat edilmeden imal edilen sandalyeler ve masalar, saatlerce bunlara baml halde hareketsiz alan bro grevlilerinde kas ve iskelet sisteminde ar zorlanmalara, bacaklarda imelere, varislere, hatta kan basncnn ykselmesine neden olmaktadr. Eitim kurumlarna ynelik olarak retilen sra, masa ve yaz tahtalarnn fiziksel byme ve gelime andaki ocuklara uygun olmasna dikkat edilmelidir. Aksi taktirde zellikle omurgann eitli blgelerinde belirgin duru bozukluklar ortaya kabilir. Kamburluk ve scoliosis (omurgada saa ya da sola deformasyon) bunlar arasnda saylabilir. Biyolojik antropolojinin uygulama alan aslnda adli tptan sanayiye, konfeksiyondan eitime kadar geni bir yelpaze oluturur. Fiziksel byme ve gelime konusunda uzmanlaan biyolojik antropologlar, insan bedenine ynelik baz lmler gelitirmi, kullandklar rafine yntemler ve tekniklerle bedensel yaplar belirlemilerdir (Manouvrier, 1911; Comas, 1960). Antropoloji bilimi ierisinde ou aratrclar tarafndan arkeolojik antropoloji alt bilim kolu iinde deerlendirilen Arkeoloji'yi burada antropoloji yelpazesi iinde ngrmeyeceiz. nk ilgilendii konular, izledii yntem ve kulland teknikler itibariyle arkeoloji, en az antropoloji kadar balbana bir bilim daldr (Thomas, 1989). Ancak, zellikle biyolojik antropoloji ile olan yakn ilikisi nedeniyle burada bu bilim daln ksaca tantmakta yarar gryoruz. Son yllarda, her iki alana mensup aratrmaclarn eski insan topluluklarn, allagelmiin dnda bir yaklamla deerlendirmeye balamas biyoarkeoloji adl ilgin bir ilgi alannn domasna olanak vermitir. Belirli bir blgede vaktiyle yaratlm uygarlklarn gnmze ulaan izleri tm ynleriyle arkeoloji tarafndan incelenir. Arkeologlar, ilgi odaklarn oluturan gemiin kltr kalntlarn deerlendirirken belirli bir zaman dilimindeki insan topluluunu simgeleyen yaam biimini de gzler nne sermeye alrlar (Fagan, 1991). Gemiin izlerini ararken, ayn zamanda deyim yerinde ise, bir bilmece zer gibi davranrlar. Eski uygarlklarla balantl olarak, arkeologlarn bulduklar ara ve gereler belirli bir doal evre iinde gerekletirilen kltrel uyumun baar derecesi hakknda nemli ipular verir. Bu ayn zamanda belirli bir zaman dilimine ait insan topluluklarnn davran rntsnn de bir gstergesidir. Elde edilen kantlar nda, vaktiyle varolan bu davran sistemi erevesinde temel sreler, bu sistemin dokusu, ilevi ve biimi hakknda arkeologlar eitli kuramlar gelitirir. Bunu yaparken de sanki eski alarn kltrel antropologlar gibi davranrlar. almalarnda sadece kltrel antropolojinin deil, ayn zamanda sosyoloji, ekonomi, mimarlk, corafya, politika gibi eitli bilim dallarnn kuram ve kavramlarndan yararlanrlar.

Uzak atalarmz nasl yayorlard? Dnyay nasl alglyorlard? Yaam biimlerini giderek neden ve nasl deitirdiler? te arkeoloji tm bu sorulara tutarl, geerli ve evrensel yantlar bulmaya alr. Bir arkeologun inceleme malzemesi bazen ta ya da kemikten yaplm eitli aletler ve silahlar; bazen anak, mlek, kimi zaman da tahl kalntlar, ocak klleri olabilir. Arkeoloji, insanlk tarihinin hemen hemen %99'unu ilgilendiren temel bilgi kaynan bize kazandrmtr. Bugn yaarken ve gelecee hazrlanrken gemii de gznnde bulundurmak gerekir. Gemilerine sahip kan ve sayg gsteren toplumlar geleceklerine daha gvenle bakarlar. Gemiin, gnmz koullarn deerlendirmedeki rol yadsnamaz. Arkeolojinin ilgi odan oluturan eski eserler tm insanln ayn zamanda ortak maldr. Bu tr deerlerin bakm, onarm ve gelecek kuaklara braklmasnda sadece onlar topraklarnda barndranlar deil, tm insanlar sorumludur. rnein Msr'da firavunlar zamanndan kalma, kumtandan yaplm grkemli Abu Simbel antsal yaplarnn, Nil nehri zerinde ina edilen Aswan barajnn sular altnda kalmas tehlikesi karsnda tm lkeler soruna bir zm arayna girdi. Sonunda sz konusu yaplar UNESCO'nun nclnde oluturulan bir ekip tarafndan daha gvenilir bir yreye nakledildi. lkemizde de birok tarihi eser tm uygarln ortak kltr miras olarak kabul edilmitir. Sosyal/kltrel antropoloji: Bu alt bilim dalnn ilgi alan, en basit ilkel toplumdan en karmak sanayi toplumuna kadar geni bir yelpaze ile karmza kar (Gven, 1991; Kottak, 1997). Sosyal (kltrel) antropolojinin temeli bundan aa yukar 100 yl ncesinde atlmtr. Bu alt bilim dal ile beraber insann asl belirleyici zelliini de gndeme getirmi oluyoruz: Kltr. Sosyal (kltrel) antropologlarn insan toplumlarn incelerken sorduklar sorulara getirdikleri yantlar, kltr dediimiz olay anlamamza evrensel bir boyut kazandrr. Sosyal antropologlara gre insan bir deerler dizgesi yaratan, etik tutum ve davranlar gelitiren bir yaraktr. Bu alanda alan antropologlar aratrmalarnda, gerektiinde, katlarak gzlem tekniini kullanrlar. Alan almas, sosyal antropologlarn temel uralar arasnda yer alr (Bravvn 1994). Aratrclar herhangi bir toplum iine girerek, sadece olup bitenleri gzlemlemekle yetinmez, ayn zamanda sorular sorar, bu sorulara yantlar bulmaya alr; irdelemeyi dndkleri sorunlar iin bilgi toplar, eitli varsaymlar ve denenceler gelitirirler (Gven, 1991). Sosyal (kltrel) antropologlarn almalar sayesinde, dnyann eitli blgelerinde geleneksel yaam tarz srdren insan topluluklarnn zgn kltrlerini tanma frsat bulduk. Gnmzde, sanayileme srecinin seline kaplan birok topluluk geleneksel yaplar ile birlikte tmden yok olup gitmeseler de ok kkl deimelere uramaktadr. Bunlarn ou bugn zel koruma altndadr. Herhangi bir toplumun bnyesinde varolan sosyal rntler ve sosyal etkileimler sosyal/kltrel antropologlarn ilgi odan oluturur. Sosyal (kltrel) antropoloji, eitli topluluklarn besin gereksinimini nasl karladn, nasl giyindiini, nasl barndn, gnlk yaamda kullandklar ara-gereleri nasl yaptn, politik, ekonomik ve dini adan nasl rgtlendiini aratrr. Bunun dnda, ocuklarn yetitirilme tarzlar, hastalklar iyiletirme yntemleri de sosyal antropolojinin yakndan ilgilendii konulardr. Sosyal-kltrel antropologlarn sk sk kendi kendilerine sorduklar bir soru da, farkl koullarda ve meknlarda insan toplumlarnn nasl deiik kltrel rntler oluturduklardr. Gnmz toplumlarnda, hangi dzeyde olursa olsun, sosyokltrel yaam biimleri karlatrmal bir bak as iinde incelenir. nsann, doutan beraberinde getirdii biyolojik rntleri olduu kadar, yaad srece renme yolu ile edindii tm davran rntleri de aratrclarn srekli ilgisini ekmitir.

Yaammzn hemen her kesitinde renilerek kazanlan davranlarmzn izleri vardr. Cinsel eilimlerimiz bile kltrel sistemimizin nda yorumlanr. Kltr, hayatmzda belirleyici bir unsurdur, ancak her ey deildir. nsan tmyle bir kltrel yaratk deildir. Yalnz, insan organizmasn ilgilendiren tm faaliyetlerde kltrn belirleyici bir rol vardr. rnein dllenmi yumurtadan erikinlie kadar olan tm byme ve gelime evrelerinin temelinde genetik mekanizma yer alr. Ancak, hastalk ve beslenme gibi kltrel rnt iinde yer alan d faktrler ise bu geliim srecini olumlu ya da olumsuz ynde etkiler. Kltr nedir?

Biyolojik donanmmzn, yeryznde varlmz srdrmemizde tek koul olmadn hepimiz biliyoruz; kltrn de burada nemli bir yeri vardr. O halde, kltr nedir? Kltr ve kltr dncesi ile ne anlatlmak isteniyor? Her eyden nce, karmak bir rnt olan kltrn tanmn yapmak olduka zordur; kltr, etimolojik anlamda ilemek, slah etmek yoluyla bir topra daha verimli klmak, bitki yetitirmektir. Freud, kltr ve uygarl bir gerein iki yz eklinde alglar; kltr dncesini kltr rnts iinde dikkate alr. Aslnda Freud'un kltrle anlatmaya alt, insan yaantsnn hayvansal niteliklerden syrlarak insani bir grnm kazanmasn salayan her eydir. Littre'nin Fransz Dili Szl'nde (1878) kltr, bilgi ve eitimle e anlamda kullanlr (Hell, 1981). Kltr, cultum fiilinden gelir; bu da yetitirmek, korumak ve gz kulak olmak anlamndadr. Ruth Benedict'e gre kltr, bir topluluun tm faaliyetlerini yanstan ve onu dier tm toplumlardan ayran eylem ve dnceler dizinidir. Bozkurt Gven'e (1991) gre kltr, olduka karmak bir rnt olup; toplum, insanolu, eitim sreci ve kltrel muhteva gibi deikenlerin ve bunlar arasndaki karmak ilikilerin bir btn ve ilevidir. Taylor'un kltr tanm olduka kapsamldr (Kottak, 1997). Ona gre kltr, bilgi, inan, sanat, ahlak kurallar, kanun, gelenek ve grenek, ayrca topluluun bir yesi olarak insan tarafndan kazanlan, gelitirilen daha birok yetenek ve becerileri ieren karmak bir btndr. Kltr ve kltrl szckleriyle tam olarak ne anlatlmak istenir? Bir kez her ikisinin de ierdii anlamlar, belirledii snrlar farkldr. Kltrl olarak kabul edilmese de her toplumun bir kltrel kimlii vardr. Birine kltrsz yaktrmasnda bulunmak pek anlaml saylmaz. Zira, kltrl ya da kltrsz olmann lleri, bu balamda gelitirilen deer yarglar bir toplumdan dierine deiebilir. Yaayan Franszca Szl kltr mecazi anlamda ancak iki biimiyle varsayar (Hell, 1981). lki kltr fizik olup bedeni gelitirmeyi amalar; dzenli, sistemli almalar, sportif faaliyetler ve oyunlar sayesinde bedenin din, zinde ve esnek kalmasn olanakl klar. kincisi ise, zeknn kltr olup insann zihinsel yeteneklerini, yaad an uygarl iinde yer alan her eyle ilgili bilgileri gelitirmek anlamnda ele alnmtr. nsan, kltr sayesinde gerekten insanca bir yaam srmeyi baarmtr. Kltr, insann varolma sorunsalnn zgl bir ifadesidir. Kltr, ayn zamanda insann simgeler yaratma ya da simgelere yant verme yeteneinin bir sonucu eklinde alglanabilir. Simgelerin olmad bir dnyada insan dnemeyiz; zira byle bir dnyada insan kendi yaam sresinden daha ksa bir gemile snrl kalacak, asla ngremeyecei ve hazrln yapamayaca bir gelecein de insafna terk edilmi olacakt (Relethford, 1990; Kottak, 1997). Kltr, insan el becerisi ile zekasnn yaratc gc arasndaki diyalogtur. Kltr tanmlarken, aslnda insann ayrt edici, tanmlayc birok ynn de gndeme getirmi oluyoruz: nsan; duyan, dnen, olaylar karsnda kafa yoran, bilimi ve sanat yaratan, kendine zg iyilik ve ktlk kavramlarna sahip, kanunlar yapan, bunlar uygulayan bir yaratktr (Gven, 1991;

Kottak,

1997).

Kltr dncesi dinamik bir olaydr. Zaman zaman bu dnce milli snrlar dna tap, blgesel olmaktan karak evrensel bir nitelie dnebilir. Kltr; opera, iir, resim, bale ya da herhangi bir sanatsal etkinlikten daha fazla bir anlam ifade eder. Kltr bir yaama biimidir; bu yolla insanlar davranlarn rgtler, evre ile olan ilikilerini dzene koyar. Bu anlamda ele alndnda kltrn temel unsuru da hemen netlik kazanyor: 1. Davran rnts, 2. Bilisel sre, 3. Maddi unsurlar. Kltr, renme ile elde edilen deerler yumadr (Wells, 1972). inde yaadmz dnyann deien durumlar karsnda davran rntmz de deimektedir. renme bir bakma tm canllar iin geerlidir. Ancak, hibir organizma insan kadar engin bir renme ve rendiklerini depolama kapasitesine sahip deildir. ou canl organizma hayatta kalabilmek iin gerek barnma, gerek beslenme ve gerekse tehlikelerden korunma asndan ou kez igdleriyle hareket ederken, insan giderek en aza indirgedii igdleri, buna karn renme yoluyla edindii davran rnrleri sayesinde soyunu bir bakma yok olmaktan kurtarmtr. O halde, varolabilmek iin igd yeterli saylmaz. Sosyal (kltrel) antropoloji, adndan da anlalaca zere kltrn yansra, daha dorusu onunla i ie, toplumla da ilgilenir. Kltr, zaten bireysel deil toplumsal bir anlam ifade eder. Dolaysyla, bireyden ok bir toplumun kltrnden sz edilir- Kltr aslnda bir grup iinde birinin sahip olup da , dierinin sahip olmad bir deer deildir. Kltr herkes farkl biimde gnlk yaantsnda kullanabilir. rnein bu insanlar yksek sosyeteye mensupturlar, dolaysyla kltrldrler, diyenlere sk sk rastlarz. Kltr szc bunun tesinde beslenmeden salk alanna kadar her yerde karmza kar. Nitekim, markete gidip kltr mantar var m diye sorabilir, ya da boazmzda bir enfeksiyondan pheleniyorsak tahlil laboratuvarna gider, boaz kltr yaptrrz. Aslnda bylesine i ie yaadmz kltr kavramnn yzlerce deiik tanmlamasnn olmas da doaldr. Ancak, gnlk yaammzda zaman zaman kullandmz kltr mantar, boaz kltr gibi zel durumlar bir kenara braklrsa, kltrel antropolojinin ele ald kltr kavram ana balk altnda ekillenir: 1. Kltr renilir, 2. Kltr tesadfi ve amasz bir olay deildir, 3. Bireyden bireye, kuaktan kuaa aktarlan ve deitirilen sistematik bir davran rntsdr. Kltr, doarken beraberimizde getirdiimiz genetik bir miras deildir; renme yolu ile kazanlr. Bir baka biimde syleyecek olursak, kltrle domayz, ama kltrel bir ortamda dnyaya geliriz. ster Eskimolarn iglu denilen ve ok ilkel koullar yanstan kar evinde, isterse tam teekkll bir doum kliniinde domu olsun, bebein dnyaya gzlerini am olduu yer yine de bir kltrel evredir. Dnyaya gelen her bebek ait olduu topluluun kltrel deerleri dorultusunda, o ortamn koullarna gre yetitirilir. rnein bir Eskimo ocuu, kutup ikliminde snn son derece dk olduu bir ortamn; bir Pigme yavrusu ise Afrika'nn balta girmemi ekvator ormanlarnda tropikal iklimin belirledii gereksinmeler dorultusunda yetitirilir. Oysa her iki toplumun da temel ekonomik yaps avclk-toplayclktr. Kltr, biz insanlar adeta bir gvenlik kua gibi sarmtr. Bu kuaktan bir an iin yoksun kalsak acaba ne yaparz? Bu durumda, savunmasz organizmamz doann her tr acmasz etkenleriyle kar karya brakrdk, ki bu da bizim sonumuz olurdu. Kltr uyumsal bir mekanizmadr. nsanda, tm dier canllardan farkl olarak, dardan gelen bilgi alnr, beyin korteksi-nin ilgili blgesinde depolanr, yorumlanr ve bir baka bireye aktarlr. O halde burada insan doann biricik yarat klan sre karmza kyor: renme> depolama> yorumlama> retme (Hell, 1981). nsan, iinde yaad dnyaya iki biimde uyum salar: Biyolojik uyum ve kltrel uyum.

Kltrel uyum, biyolojik uyumun aksine vcudun dnda (ekstrasomatik) gerekleir. Oysa, insan dndaki canllar evrelerine genellikle sadece somatik yaplar aracl ile uyum salar. Byle bir uyum evrenin canly biimlendirmesi olarak tanmlanr. Deien evre koullar karsnda kltr, insann yetersiz kalan biyolojik uyum kapasitesini adeta takviye eder. Ilman iklimde yaamn srdren bir grup hayvan kutup blgesine gtrelim; ya da rnein in'de step ikliminde yaayan panday Afrika'da ekvatorun scak ve nemli ortamna brakalm, yeni ortama ayak uyduramayan hayvan ksa srede lr. Oysa, ekvator blgesinden aldmz insanlar kutuplarda Eski-molarn yaad blgeye koyalm. Bu insanlarn ilk yapaca i hemen kendilerine kardan bir snak yapmak, sonra ate yakmann yollarn aramak, etinden ve krknden yararlanmak iin ksa srede rgtlenerek, bulunduklar ortam iinde gelitirdikleri silahlar yardmyla bir kutup aysn avlamak olur. te insanlarn bu davran bir kltrel uyum srecidir. Gerekten de insan beyninin kltr denilen ekstrasomatik olay gerekletirme potansiyeli, onun her tr ortama uyum salamasnda anahtar rol oynamtr. Kltr bir toplumun tarihsel zenginliidir. nsan asndan, iinde yaad dnyada sadece karnn doyurmak yeterli deildir; o, ayn zamanda resim, mzik, felsefe ve din gibi eitli ilgi alanlarna da gereksinme duyar. Bu temel kltrel deerlerden yoksun tutulan toplum, topraktan kkyle sklp karlm bir bitki gibi kendini bolukta hisseder, beslenemez ve yok olur. Kltr, insann doal evresine yapm olduu uyumsal srece deiik bir boyut kazandrd, ama onu doast bir yaratk yapmad; sadece doa ile olan ilikilerini farkl bir zemine oturttu. nsan her zaman doa ile btnleen bir varlk oldu. Bu btnlemeyi srdrdke mutluluu da devam etti. Ne zaman doaya yabanclat, ona srtn dnd, ite o zaman mutsuz oldu. Ancak, gelitirdii kltr deitike o da deiti. Binlerce, on binlerce yeni ehresiyle yeniden sahneye kt (Kottak, 1997). Tpk bir kaleidoskop iindeki renkli nesnelerin, kaleidoskopu her sallayta yeni biimler al gibi. Dil antropolojisi (Linguistik antropoloji): Antropolojinin bir dier alt bilim daldr. Dil nemli bir kltrel edir. Kltr yuman meydana getiren davran rntleri ve fikirler byk lde dil ad verilen karmak simgelerle da vurulur, nakledilir (zbul, 1984; Kottak, 1997). Tm canl organizmalarn kendilerine zg iletiim sistemleri vardr. nsanlar ise biricik ve son derece karmak bir iletiim yolu gelitirdiler. Dil olmasayd, insanolunun, kltrel deiim srecini alar boyu gelitirerek gnmze kadar getirmesi belki de olanaksz olacakt (Lieberman, 1975). Dillerin nasl olutuu, ses ve dilbilgisi gibi eitli elerin tutarl bir iletiim sisteminin kurulmasnda nasl bir etkileim iinde bulunduklar dil antropologlar tarafndan incelenir. Dillerdeki gelime, deime sreleri dil antropolojisinin ilgi odan oluturur. Bu alt bilim dal ayn zamanda dil ve sosyal olaylar arasndaki ilikileri de aratrr. nsanlar sahip olduklar kltrel rnty bireyden bireye, kuaktan kuaa byk lde dil araclyla aktarrlar. Dil yetisi ile kltrel ieriin tarihsel sre iinde nasl bir yere oturtulmas gerektii dil antropologlarnn temel uralar arasnda saylr. nsan dili dier tm canllarda varolan trl iletiim sistemleri arasnda toplumsal bir biliim/bildiriim rnts olarak karmza kar. Dil antropologlar insana zg iletiim sistemine sadece ieriden bakmakla yetinmez; ayn zamanda onu kltr kuramnn oluturduu ereveye oturtarak daha geni bir perspektifle ele alr (zbul, 1984). Dilin bizzat kendisinin de bir kltr rn olduunu burada vurgulamak gerekir. nsan trnn dier canl trlerinden syrlp bugnk biricik konumuna ulamasndaki temel unsur dildir. Dil antropolojisi insan dilinin balangtan itibaren geirdii aamalar inceler; beyin korteksi ve grtlak blgesinde zaman iinde ortaya kan deimenin nda kltrel faaliyetleri

de gz nnde tutarak dilsel evrimi aklamaya alr; bu konuda eitli kuramlar gelitirir. Dil antropolojisi ayn zamanda insan dil dizgesi ile hayvanlarn iletiim dizgelerini karlatrmal olarak inceler; aralarndaki benzerlik, benzemezlik durumlarn davransal, tutumsal ve balamsal alardan ele alr. Kltr meydana getiren davran rntleri ve fikirler byk lde dil ad verilen karmak bir simgeler yoluyla aktarlr (Otu, 1991). nsanlama srecinde badndrc hzyla gelimesine tank olduumuz kltrel deime ve gelimenin anahtar dil dediimiz karmak sistem iinde yatar. Dil/kltr dizgesi dil antropologlarnn kuramsal ve meknsal dzeyde ortaya koymu olduklar nemli bir belirlemeyi iermektedir. Dil, kltr denilen olayn simgesel dzeyde ifadesidir (zbul, 1984). nsanolu, bir yandan iinde yaad dnyada gerekletirdii deiikliklere damgasn vururken, dier yandan baka canllarn bu adan ortaya koyduklar edilgen davranlarnn aksine, giderek evresine egemen olmu, bu mcadelesinde de sadece kendisiyle yarmtr. Her defasnda artan yeni kltrel etkinliklere paralel olarak yeni yeni biliim-bildiriim dizgeleri gelitirmitir. Bir toplumun dil ad verilen en belirleyici zelliinin tarihi ilevi ve fizyolojisini aratrrken ou dil antropologlar, ilgi odaklarn dilin sosyal ve kltrel rntleri zerine younlatrmlardr. Sosyal ve kltrel evre genelde dile yansr ve onu etkiler. Dolaysyla bir toplumun sosyo/kltrel rnts hakknda o toplumun dilini analiz ederek ok ey renebiliriz. Avrca, dillerin analizleriyle toplumlar arasndaki tarihsel balar hakknda da nemli ipular yakalanr (Otu, 1991). Kltr ve dil birebir etkileim iindedir. Bir kltr dil yoluyla gelecek kuaklara aktarlmaktadr ve ayn zamanda kltr, varolan ve konuulan dili de etkilemektedir. Kltrel deiimin ve eitliliin temel kayna dil ve dnce arasndaki balantdr.

BLM II Primat Dnyasnda nsann Yeri

nsan bir primat olarak kabul edilmektedir. O halde, primat nedir?

Yeryzndeki canllarn yks yaklak 4 milyar yl ncesinde balar. Memeliler snfnn 33 takmndan biri saylan primat ise bugnk bilgilerin nda 65-70 milyon yllk bir gemie sahiptir (Eimerl ve De Vore, 1969; Romer, 1971; Rosen, 1974). Primat tarihi bir bakma tm dier memelilerinkiyle ayndr. Mezozoik ad ile bilinen kinci zamann sonlarndan itibaren (izelge: 1.) arkaik grnml memelilerin yava yava yeryzne yayldna tank olmaktayz. Bunlardan bir ksm o alarn deiik ekolojik koullarna ayak uyduramayarak ya da evredeki dier canllarla girdii rekabete yenik derek zamanla yok olup gitti. Mezozoik dnemin son zaman dilimi olan kretase'den itibaren yeryz iklimi hissedilir derecede deiti; ortam giderek soumaya balad. klimde grlen bu nemli deimeye, bir varsayma gre, ok byk bir gk cisminin dnyaya arpmas sonucu atmosferde oluan muazzam toz bulutu ve arpma srasnda atmosfere dalan ok miktardaki paracklar neden oldu. Atmosferi kaplayan toz bulutu ve

paracklar gne nlarnn dnyaya ulamasna byk lde engel oldu. Sonuta dnyamzdaki s nemli derecede dt. Bir baka gre gre de, bu belirgin iklim deimesi yle d kaynakl olamazd; yeryz iklimi birdenbire deimedi. zellikle ikinci zaman sonundan itibaren bagsteren volkanik faaliyetler, deniz dzeyindeki nemli deiiklikler ve yeryz kaynakl dier jeolojik olaylar bu iklim deimesinin belli bal sorumlularyd. Zamanmzdan 65-70 milyon yl ncesinden itibaren bata dinazorlar olmak zere ok sayda canl tarih sahnesinden silindi. Ortaya kan bu boluu ise dnyann birok blgesinde ok ufak, genellemi bir anatomik yapya sahip, dileri, beslenme alkanlklar, saysz bedensel ve davransal zellikleri ile her trl ortamda rahata yaayabilecek bir biyolojik ve fizyolojik potansiyelde olan arkaik memeliler doldurdu. Bu memeliler yavrularn dourarak dnyaya getiriyorlar, onlar emziriyorlard. Vcut slarn ayarlama mekanizmasna sahip scak kanl hayvanlard. Dileri, srngenlerinkinden farkl olarak kesme, paralama ve ezip, tme ilevlerini stlenecek biimde farkllamt. te bu arkaik memeliler iinde bizi de ok yakndan ilgilendiren bir takm var ki ona primat ad verilir. Ancak, ilk primatlar senozoik ad verilen an ilk zaman dilimi saylan paleosende (izelge: 2), hatta ikinci zamann sonlarnda dier arkaik memelilerden ayrt etmek ok zordu. Bu primat benzeri memelilerin en nemlisi, belki de primatlarn olas en eski temsilcisi Kuzey Amerika'da Montana'da kretase ve paleosen fosil katmanlarnda bulunan purgatorius'tur (Genet-Varcin, 1969). Bugn ounluun kabul ettii gr, ilk primat benzeri memelilerin uzun bir yze, ok kk bir beyne sahip olduklardr. Bunlar genellikle tarla faresi iriliinde ve bugnk bcekyiyicilere ok benziyorlard. nc zamann balarndan itibaren artk varlndan kuku duymadmz bu primat benzeri memelilerden gerek primatlara uzanan evrim izgisinde doal seilim sreci aalarda yaamaya davransal ve anatomik olarak en iyi uyum salayabilme potansiyeline sahip formlar avantajl kld ve bunlarn soylar hzla tropik, yan tropik ve zamanla savanlk blgelere yaylmay baard. Bu canllar, organizmalar ve davran rntlerindeki esneklikleri sayesinde zellikle aa yaamna ok iyi uyum saladlar. Onlar bu tr ortamn gerektirdii tm donanmlarla birlikte gryoruz. Artk paleosen'i izleyen eosen adl zaman diliminden itibaren primat dnyasnda gerek bir patlamaya tank oluyoruz. izelge: 1. Jeolojik devirler ve canllarn evrimi (Relethford, 1990) Milyon Yl 4500Azoik Prekambriyen 3500 3500Proterozoik 570 570Plaeozoik Kambriyen 500 a Devir Ordovisyen Siluryen Devoniyen Karbonifer Permiyen 500430 430395 395345 345280 280230 Belli Bal Evrimsel Olaylar Yaamn balangc Algler ve ilk omurgaszlar Yaamn patlamas; deniz omurgaszlar lk omurgallar ve enesiz balklar; trilobitler ve dier birok omurgasz lk eneli balklar; kara bitkileri Birok balklar; ilk ambifyenler; ilk ormanlar Amfibyenlerin oalmas; memeli benzeri srngenler Srngenlerin oalmas; memeli benzeri

Mezozoik Trias Jura Kretase Senozoik Tersiyer Kuvaterner

srngenler 230lk dinazorlar; 180 yumurtlayan memeliler 180Dinazorlarn hakimiyeti; 135 ilk ku benzeri srngenler Dinazorlarn sonu; ilk 135-65 kular ve plasantallar Primatlarn ortaya k; 65-1.8 insan ailesinin douu 1.8-0 nsan cinsinin ortaya k

Bedensel irilikleri, beslenme alkanlklar, hareket sistemleri, dileri ve daha birok zellikleriyle ok zengin bir yelpaze oluturan primatlardan gnmze kalan en nemli belge fosilleme olana bulan iskeletleridir. Fosillerin mineralleme yolu ile olutuu bilinir. Bu aslnda ok uzun bir sretir. Bu yolla canlya ait dokular biyokimyasal olarak deiime urar ya da kalker, demiroksit gibi minerallerin moleklleriyle yer deitirir. Bu durumda canlnn morfolojik yaps korunur, ama dokusu deiir. Artk bu aamadan itibaren fosilleme sreci tamamlanmtr. Kukusuz ilk primatlarn tropik ya da yar tropik ortamda var olmalar kendileri asndan bir anst. Zira byle bir ekolojik ortamda hem iyi korunabiliyor, hem de kolay besin buluyorlard. Ne var ki fosillemenin gerekleme olasl ise byle nemli ve scak iklimlerde ok zayft. Ayrca, bunlara ait iskeletlerin fosilleip toprak altnda gnmze kadar korunmasna frsat kalmadan evredeki vahi hayvanlara yem olma ansszlklar da vard. lk primatlarn Afrika'da m, yoksa Asya'da m treyip, dier ktalara yayld konusunda son yllarda nemli gr ayrlklar ortaya kt. Yeni prosimiyen (ilk ufak primatlar) fosillerin in'de gn na kmas ve bunlarn 45 milyon yl ncesiyle tarihlendirilmesi Asya'nn da en az Afrika kadar primatlarn beii olabileceini gndeme getirmitir (Culotta, 1995a; Beard ve ark., 1996). Primat szc ilk kez sveli doa bilgini Linne tarafndan kullanlmtr. Morfolojik, fizyolojik, biyokimyasal ve davran rntleri ynnden hayli eitlilik gsteren primatlarn tmn hibir ayrm yapmadan maymun denilen ok yanl bir szck altnda topluyoruz. Bu szcn bilimsel hibir anlam yoktur; stelik bir dizi yanl anlamalara da yol amaktadr. Biz insanlar, eski ve bugnk tm temsilcilerimizle primat dediimiz bu takmn bir paras saylrz. Ancak, neden insann bu takm iinde yer ald, ya da ne tr bir iliki ile dier primatlara baland, bunlar arasndan hangilerine dierlerinden daha yakn olduu pek bilinmez. te bu blmde primatlar anatomik ve davran rntleriyle ele alrken, bu tr sorularn da yantlarn bulmu olacaz. Her eyden nce, biz insanlar tm dier primatlar gibi ok hcreliyiz. Bir memeli olarak tpk onlar gibi vcut smz birka derecelik oynama ile sabit tutarz. Dii primatlar gibi insanolunun diisi de gsnde bulunan bir ift memeden yavrusunu emzirir. Aslnda, benzerliklerimiz bu kadarla da snrl deildir; gerek fizyolojik, gerekse morfolojik birok anatomik zellii dier primatlarla paylarz. izelge 2: Senozoik (III. ve IV. zaman) iindeki alar (Relethford, 1990) Epok Milyon Yl Primat Evriminde Belli Bal Olaylar Primat benzeri memeliler lk primatlar (ilkel prosimiyenler)

Paleosen 65 - 53 Eosen 53 - 37

Oligosen 37 - 25 Miyosen 25 - 5 Pliyosen 5 - 1.8 Holosen 0.01 - 0

Anthropoid evrimi ri primatlarn yaylmas lk hominidler ve homo cinsinin ilk yeleri Tarmn ortaya k, endstri a, uzay a

Pleistosen 1.8 - 0.01 Homo cinsinin evrimi (Homo erektus ve sapiens)

Primat dnyas aslnda bize pek yabanc saylmaz; hayvanat bahelerinde oumuz onlarn yar ak kafesleri nnde durur, anlaml baklarla uzattklar ellerine kuruyemi vb yiyecekleri vermek iin yar ederiz. Yass trnaklarla son bulan be parmakl ve tutucu baparmaa sahip ellerine bakarak, hayret ne kadar da bizimkilere benziyor, diye aar kalrz. Her tr yiyecei ayrt etmeden yemelerine seviniriz. Gsterdikleri akrobatik hareketlerle seyircilerin hayranln kazanrlar. Kulaklar, gzleri, yz mimikleri ile onlar hayvanat bahesinde kendimize daha yakn hissederiz. Ancak aramzda baz benzerlikler bulunmasna ramen, yine de farkl bir cins olduumuzu unutmamalyz. nsan dndaki tm primatlar igdsel olarak beslenirler ve yaamlarn bylece srdrrler. Oysa insan, salt yaamn srdrmek amacyla beslenmez; o yemek yemeyi bir davran rnts haline getirmi ve beslenme kltr n yaratmtr. te yandan insan, dier primatlarda olduu gibi salt soyunu srdrmek iin igdsel olarak cinsel ilikide bulunmaz. Bunu ayn zamanda bir davran rnts haline getirmitir. nsan, yavrusunu bakp yetitirirken, eer byle davranmazsam lr kaygsn gtmez. Bu endienin tesinde onu, iinde yaad kltrn icabettirdii biimde, daha iyi koullarda besleme ve yetitirme yollarn, kendi olanaklar iinde aratrr. Aslnda, tm bu davranlar niin gsteriyoruz? nk bunlar yerine getirirken bir tr zevk alyoruz, mutlu oluyoruz, ruhsal doyuma ulayoruz. stelik bunlar, tm dier canllarn aksine, igdlerimizi aarak gerekletiriyoruz. Bir baka deyile, insan, igdlerini byk lde yitirmi bir primattr.

Primatlarn corafi dalm: Senozoik an eosen evresinden itibaren Asya, Afrika, Avrupa ve Amerika'da geni bir dalm iinde grdmz primatlara gnmzde ayn ktalarda sadece tropik ve yar tropik iklim kua iinde rastlyoruz (ekil: 2.1.). Her yerde fosilleri bulunmasna ramen Avustralya ktasnda primatlar hi yaamamtr. Gnmzde primatlarn %80'i Brezilya'nn yamur ormanlarnda yaamaktadr (Richard 1985). Ne var ki, son yllarda bu blgede kan geni aptaki yangnlar sadece ormanlar yok etmekle kalmyor, ayn zamanda birok deerli Yeni Dnya primat da bu yangnlarda hayatn kaybediyor. ekil 2.1 Primatlarn corafi dalm (L'ascension de l'homme, 1977)

Prosimiyen olarak tannan ufak primatlar daha ok Gneydou Asya'nn birka adasnda ve Afrika'nn gneydousundaki Madagaskar adasnda yaarlar. Yeni Dnya primatlar Orta ve Gney Amerika'nn tropik ormanlarnda yaarlar. Ne yazk ki zellikle Gney Amerika'da Brezilya'nn Amazon ormanlarnda 1970'li yllardan balamak zere faaliyete geirilen transamazoni karayolu projesi nedeniyle yok edilen ok sayda aa, iskn amacyla ortadan kaldrlan ormanlk alanlar, yerst ve yeralt kaynaklarn iletebilmek iin youn biimde

srdrlen doal tahribat Yeni Dnya primatlarnn saylarn da byk lde azaltm, hatta bazlarnn soylarn tketmitir. Aslnda, burada varolan doal denge insan da dahil tm canllar olumsuz ynde etkilemitir. leride, yaayan rklar blmnde Amerika yerlilerini incelerken bu soruna ayrntl biimde eileceiz. Eski Dnya Primatlar ise daha geni bir corafi dalm gsterir. Onlara Gney ve Dou Afrika'nn ormanlk ya da savanlk ak alanlarnda, Asya'da, Himalaya steplerinde, Gneydou Asya'nn baz adalarnda ve Japonya'nn kuzeyindeki adalarda rastlanr. Bilindii zere Japonya'nn kuzeyinde k uzun ve sert geer. Bu yrede yaayan ve makak adyla tannan primatlar ayn zamanda kar primatlar olarak da bilinir. inde yaadklar doal ortama ok iyi uyum salamlardr. Krkleri ak renkte, ok kaln ve sktr. Honshu adas primatlar buna rnek verilebilir. ri primatlara gelince, jibon ve orangutan Gneydou Asyaldr. Bu blgede Borneo ve Sumatra adalarnda yaarlar. Jibonlar zamanlarnn byk bir ksmn aalarn 30 metreden yksek olan ksmlarnda geirirler. Orangutan sk aalk yerlerde yaamn srdrse de, Borneo'da dalk blgelerdeki maaralarda barnan hemcinsleri de vardr. empanze ve goril Afrika kkenlidir. empanzeler daha ziyade Kongo, Uganda, Gabon ve Kamerun'da; goriller ise sadece Bat Afrika'da yaarlar. Bat Afrika ayn zamanda goril ve empanzenin ortak yaad alandr. Her ne kadar bu iri primatlar doal ortamlarnda varlklarn srdrseler de, bugn tm bu blgeler ilgili hkmetler tarafndan doal koruma alan haline dntrlmtr (Richard, 1985).

Biyolojik zellikler: 14 aile, 55 cins ve 170'e varan tr says ile primat dnyas bize son derece zengin ve eitli rnekler sunar. Primatlar tanmlarken kullanacamz biyolojik zelliklerin hepsi kukusuz her primatta bulunmaz; varolan zellikler de farkl gelime dereceleriyle karmza kar (Schultz, 1972). Primat trleri bedensel irilik asndan geni bir yelpaze oluturur. rnein Madagaskar'da yaayan microcebus'larda (prosimiyen ailesinden) boy 13 cm ve arlk 60 gr kadar olabilir. Benzer ekilde, pigme marmoset olarak bilinen Yeni Dnya primat o denli ufaktr ki bir avu iine sabilir. Buna karn goril ise primat dnyasnn en iri csselisi olarak bilinir. Erkek erikin goril 250 kg, dii goril ise 100-120 kg'a kadar kabilir. ounlukla boylar 170-180 cm olsa da 2 metreye varan gorillere de rastlanmtr. Erkek goril iki elini yanlara doru atnda bir elinin ucundan dierine uzaklk 3 metreyi bulabilir. empanze gorile oranla daha ufaktr. Erikin erkek empanze 50 kg arlnda olabilir. Boy ise 1,50 m'yi gemez. Yalnz pigme empanze trnde boy ok kktr. empanzede dii ve erkek arasndaki irilik fark gorildeki kadar deildir. Oysa, cinsler aras irilik fark orangutanda olduka belirgindir. Erkek hemen hemen diinin iki katdr. Hayvanat bahelerinde hareketsiz halde kalan ve ar beslenen erkek orangutan 150-160 kg'a kadar kabilir. Yeni Dnya primatlar ortalama bir kedi kadar, Eski Dnya primatlar ise iri bir kpek boyunda olabilir. Aa yaam primatlarda grme organn yaamsal hale getirmitir. yle ki, sar olan ya da koku alma duyusundan yoksun bir primat aata yaamn srdrebilir, ama kr ise bu onun sonu olur. nsan da dahil tm primatlarda beyin korteksindeki koku alma blgesi, ou memelilerdekinin aksine, zaman iinde nemli bir klme gstermitir. te bu eksiklik, grme duyusundaki belirgin gelime ile giderilmitir. Gerekten de insan olarak bizim de burnumuz fazla koku almaz, ama gzmz ok iyi grr. Gzler, primat dndaki memelilerde genellikle ban her iki yannda yer alr ve gzlerin optik eksenleri ayrktr. Her gz ayr bir grnt alglar. Grme alanlarnn rtt blge ok ufaktr. Oysa primatlarda, aa yaamna uyum salamann bir sonucu olarak, gzler, birka rnek dnda, yanlarda deil, bizde olduu gibi yzn n ksmndadr. Ayn anda ayn yere odaklarlar. Gzlerin optik eksenleri birbirlerine paraleldir. Stereoskopik gr ( boyutlu alglama) olarak adlandrlan bu grme zellii insan

da dahil tm primatlarda ortaktr. Bu da gzlerimize derinlik kavram vermitir. Bylece aalarda daldan dala atlayan primatlar mesafeleri doru ayarlayabilirler. Bu grsel alglay biimi biz insanlar iin de son derece nemlidir; zira, beynimizle ok sk bir koordinasyon iinde bulunan elimizin becerisine gzmzn bu yetenei de bir baka etkinlik katar. ekil: 2.2. Tarsius (maymunsu) (Eimerl ve De Vore, 1969)

Gzler, aalarda gece aktif olan prosimiyen primatlarnda ar derecede iridir. Nitekim prosimiyen gruba giren tarsius'larda (ekil: 2.2.) gz ukurlarnn her biri beyinden daha hacimlidir. Gece yaamna uyum salayan birok memelide olduu gibi, prosimiyenlerde de retina gerisinde tapetum cellulosum denilen zel bir doku bulunur; bu sayede primatlar gece daha etkin biimde grrler (Schultz, 1972). Primatlarda etkin grmenin yan sra koyu ve ak tonlarn dnda renkleri ayrt etme yetenei de vardr. Dier memeliler gibi evrelerindeki nesneleri koklayarak tanmaya almazlar; onlara elleriyle dokunur, gzleriyle incelerler. evrelerindeki her eyi daha ok bu iki organlaryla alglarlar. ekil: 2.3. Loris (maymunsu) (Schultz, 1972)

Hemen hemen tm primatlarda el ve ayaklarda tutucu be parmak bulunur (Rosen, 1974). Pentadactylos, dediimiz bu zellik insanda da vardr. Bu atasal zellik ikinci zaman srngenlerinden arkaik memelilere, onlardan da primatlara aktarlm olup, gnmzde ou memelide kaybolmutur. Primatlarn prosimiyen ad verilen ufak trlerinde parmaklarn ucunda genellikle sivri trnaklar yer alr (ekil: 2.3). nsan da dahil tm iri primatlarda ise el ve ayak parmaklar istisnasz yass trnaklarla son bulur. Madagaskar adasnda yaayan ve gece aktif olan aye-aye prosimiyenlerinde orta parmak tpk bir tel gibi ince ve uzundur. Bu sivri parma ile primat, aa dallarna hzl biimde vurur, kabuk altnda gizlenmi olan bceklerin dar kmasn salar ve onlar yer. Prosimiyen denilen ufak primatlarn ounda parmak ularnda yastkk diye adlandrlan kabartlar bulunur. Bu anatomik oluumlar primatlarn dallara kolayca

tutunmalarn salar, dz yzeylerde tpk bir vantuz gibi i grrler. Primatlarn hemen hepsinde el ve ayak parmaklar tutucu zellie sahiptir (ekil: 2.4 ve 2.5). ekil 2.4. nsan ve iri ekil 2.5. nsan ve iri primatlarn elleri primatlarn ayaklar (LeGros Clark, 1971) (Le Gros Clark, 1971)

nsanda el baparma tutucu yapsn korumu, ayak baparma ise bu ilevini tmyle kaybetmi, sonuta ayak sadece yrmeye adapte olmutur. nsan dndaki primatlarn hibirinde elde duyarl ve rafine tutu sz konusu deildir. Byle bir hassas tutmann gereklemesinde baparmak ve iaret parmann rol byktr. Bu ilev srasnda iki parmak dierlerinden bamsz hareket eder. Dier primatlarda ise bir nesneyi kavrarken tm parmaklar devreye girer, baparmak ise bizdekinin aksine pek etkili olmaz. Primat dnyasnda sadece insanda sklkla iaret parma, zaman zaman da baparmak duygu ve dncelerin dile getirilmesinde nemli rol stlenir. nsan dnda hibir primat bu yeteneklere sahip deildir (Napier, 1971). st primatlar kuyruklu ve kuyruksuz diye iki gruba ayrlr. Kuyruklu primatlardan sadece Gney Amerika (Yeni Dnya)'da yaayanlarn kuyruklar tutucudur. Kuyruksuz primatlar ise insanla beraber goril, empanze, orangutan ve jibonlardr. Minik primat grubunu oluturan prosimiyenlerin kuyruklar olmasna ramen, tutucu deildir. Aa yaamna ok sk uyum salam olan Gney Amerika primatlar kuyruklarn adeta nc bir el gibi kullanrlar; kuyruklaryla dallara tutunur, bu arada kendilerini bolua brakr, bo kalan elleriyle de aatan yiyeceklerini toplarlar. Primatlar dndaki tm memelilerde kol ve bacaklardaki kemikler aralarnda kaynap bir blok olutururlar. Oysa, insan da dahil tm primatlarda kol ve bacaklar meydana getiren uzun kemikler kendi aralarnda sadece eklemleme yolu ile bir balant oluturmulardr. te bu anatomik oluum sayesinde primatlar aalarda kol ve bacaklaryla her hareketi kolayca yapabilirler; kollarn yanlara ve yukarya doru kaldrabilirler. Uzuvlarnda bu esneklik olmasa primatlar aalarda byle rahata hareket edemezlerdi. nsan ise tmyle yer yaamna uyum salam olmakla beraber, bu anatomik oluumu ok uzak gemiten miras olarak devralm ve hl srdrmektedir. nsanda, dier primatlardakinin aksine hareket sistemindeki ilevinden tmyle kurtulan el, greli olarak daha narin bir yap kazanmtr. Aa yaamn srdren primatlarda tutma ilevinde arlkl rol bulunan elin drt parma insanda ksalm, buna mukabil baparmak grece nem kazanmtr. ri primatlardan empanze ve gorilde nkol ile bilek arasndaki kas ve tendonlar bizdekilerden farkl olduklar iin bunlar, bileklerini dz tutamaz, el parmaklarn da insandaki gibi geremezler, bu yzden elleri adeta kepeye benzer.

Yerde sk sk oturarak dinlenen ve beslenme srasnda bu pozisyonu koruyan, aalarda da ayn pozisyonda uyuyan Eski Dnya primatlar ve iri primatlarn ounda makat blgesi nasrlam plak bir grnme sahiptir. Tylerden arnm olan bu ksm, bebek anne karnnda iken oluur. Dolaysyla, oturma yastk doann bu primatlara sunduu konforlu bir minder gibidir. Kprck kemii tm primatlarda var olup ilevsel durumdadr. Bu kemik, kol ve krek kemiiyle eklemlemek suretiyle hareketli ve esnek bir omuz kemeri meydana getirir. Bu anatomik yapy biz dier primatlarla paylarz. Aalarda daldan dala hareket eden, bunu tm hayat boyunca srdren primatlar iin hareketli bir omuz kemeri yaamsal bir kazantr. Oysa, dier memelilerde bu kprck kemii nemli derecede ufalm, ya da kaybolmutur. Omuz denilen tipik oluum insan ve dier primatlar iin geerlidir. Aalarda dallara tutunarak hareket eden primatlarda kollar bacaklara oranla olduka uzundur. Kol uzunluu bazen abartl lde karmza kar. rnein hava akrobat olarak bilinen jibonlarda, kollarn toplam uzunluu gvde uzunluunun %243'ne eittir (Schultz, 1972). Tm primatlar, bizler gibi, balarn 90 derece dndrebilirler. Yalnz, tarsius adl prosimiyen, boyun blgesinde omurlararas eklemlemenin zel durumu gerei ban 180 derece dndrebilen tek primattr. Bu zellik gece yaamna uyum salam bu minik primata, her ynden gelebilecek tehlikeyi her an grebilme olana salar. Primat dnyas, gerek davran gerekse anatomik alardan olduka eitlidir. Primat rntsn meydana getiren tm zellikleri eksiksiz her primat yesi paylamaz. Biz insanlar, birok anatomik zelliklerimizle dier primatlardan ayrlrz. Nitekim, dik durma ve yrmeye uyum salam insanda, iki kala kemii arasnda yer alan sar kemii dik duru konumunda arkaya doru belirgin bir bklme oluturur ve omurga ile 60-65 derecelik bir a yapar. Oysa, bu a empanze gibi dik yrme durumuna anatomik ynden uygun olmayan iri primatlarda 3035 derecedir (Schultz 1972). nsan omurgasna yandan bakldnda, bel blgesinde ie doru bir kavis vardr. Bu kavis dier primatlarda bulunmaz. nsan kala kemikleri, dik durma ve yrme esnasnda vcudun tm ykn zerinde tamann bir gerei olarak yanlara doru adeta bir yelpaze gibi almtr. Bylece, kala kemeri hizasnda oluan bu geni alan insann dik durma ve yrme konumunda hareketini ve dengesini salayan tm kaslara tutunma olana verir. nsanda kalann bu greli genilii bel ad verilen oluumun da kendiliinden ortaya kmasn salamtr. Dikkat edilirse, insan dnda hibir primatta bizdekine benzeyen anlamda bel yoktur. nsanda bu anatomik zellik, vcud estetiinin deerlendirilmesinde nemli bir lt haline gelmi; kadnlarn ince bele sahip olma tutkusu, gzellii btnleyen bir unsur olmutur. Deri alt ya tabakas primatlarda ok az gelime gsterir. Buna karn youn ve uzun tyler adeta bir manto gibi tm vcudu sarar. Bu tylerin younluu da bir trden dierine deiebilir. Aslnda primat merdiveninde prosimiyenlerden iri primatlara doru ktka vcuttaki kl sistemi younluunda azalma gzlenir; insanda ise en aza iner. Hatta bu yzden insana plak primat diyen aratrclar bile vardr. Ne var ki sanld kadar da yle rlplak saylmayz. Nitekim ba (sa, ka), yz (byk, sakal), koltuk alt, gs ve cinsel organlar blgesinde hl youn miktarda kl rtsne sahibiz. Bamzdaki sa kl says asndan iri primatlardan daha kll saylrz. yle ki bizde 1 cm'ye den kl says 300 iken, empanzede 180'dir. Buna karn, vcut kl younluu sz konusu olduunda durum tam tersidir. rnein srt blgesinde empanzede 1 cm'ye 100 gorilde 140 kl girerken, insanda srt blgesindeki kl rts yok denecek kadar azalmtr. Dii empanzede ya ilerledike beden kllar dklmeye balar. Salar ise daha hzla dklerek ba adeta kelleir. Primatlarda kllar siyahtan krmzya doru giden deiik tonlardadr. empanze ve gorilin

krkleri genelde siyahtr. Orangutannki ise kzla alar. Erkek gorillerde srt kllar yaa bal olarak aarr ve gm rengini alr. Bazen genetiksel olarak renk pigmentleri doutan olumadnda, tpk insandakine benzer biimde albino iri primatlar ortaya kmaktadr. rnein Londra ve Barcelona hayvanat bahelerinde byle bir genetik kusurla dnyaya gelmi beyaz tyl goriller ziyaretilerin youn ilgisini ekmektedir (ekil: 2.6). ekil 2.6. Albino goril (Barcelona hayvanat bahesi)

Primatlarda gs dzeyinde bir ift meme bulunur. Baz prosimiyenlerde iki yerine meme vardr. ri primatlarda memeler tpk insandaki gibi gste kolayca fark edilecek kadar belirgindir. Primatlar, beslenme asndan ne otobur (herbivor), ne de etobur (karnivor) gruba girerler. Bu durumda her eyi yiyebilen bir beslenme tipiyle karmza kmaktadrlar; bu ekilde beslenen insan da dahil tm primatlara omnivor adn veriyoruz. Primatlarda beyin, dier memelilerinkinden greli olarak daha iridir. Bilindii gibi beyin, genel vcut iriliiyle orantl olarak dikkate alnmaktadr. Primatlar arasnda da oransal olarak en iri beyne sahip olan insandr. nsann beyin korteksi dier primatlarnkiyle karlatrlamayacak kadar gelimitir ve karmak bir rnt gsterir. Beyin hacmi, insan sz konusu olduunda, kadnda ortalama 1330 cm, erkekte 1446 cm iken, dii empanzede 350 cm, erkeinde ise 381 cm 'tr. ok iri gvdeli bir primat olan gorilde erkek 535 cm, dii de 443 cm beyin hacmine sahiptir (Schultz, 1972). Yz ve beyin arasndaki irilik ilikisi de insan ve dier primatlar arasnda farkllk gsterir. rnein iri primatlardaki greli olarak kk bir beyin ve iri bir yze karn insan, kk bir yz ve iri bir beyinle tanmlanr. nsan beyni 6 yalarna doru erikinlikte alaca hacmin %90'na ulam saylr. nsan beyni tm vcud arlnn 1/49'una eittir. Gnmz insannda beyin, vcudun rettii enerjinin %2'sini tketir. Oysa rnein Eski Dnya primatlarnda beynin kulland enerji oran %9'dur (Schultz, 1972). Omnivor tipi beslenme, primatlarn di sistemine de yansmtr. tc dilerin ineme yzeylerindeki kabartlar salt et ya da otla beslenen dier memelilerinkinden daha farkl bir yapya sahiptir. Diler, bir primat takmnn kendi iinde de farkllklar gsterir. nsanda, kadn ve erkekte diler biim ve hacim ynnden byk benzerlik gstermesine ramen, baz primatlarda zellikle kpek dii asndan bu farkllk arpc boyuttadr. rnein erkek babunda (Eski Dnya primat) kpek dii bir yrtc hayvannki kadar iri ve paralaycdr. Aslnda bu zellik erkek babuna ayr bir g katar. ri kpek dii zellikle yer yaamna uyum salam kalabalk srler halinde dolaan Eski Dnya primatlarnda beslenmenin tesinde, sosyal statnn korunmasnda nemli bir rol oynar. Babun, goril ve empanze gibi primatlarda iri kpek

dilerinden yoksun bulunan dii, daima korunan ve gzetilen konumdadr. nsanda n diler byk lde sindirim faaliyetleriyle snrl kald halde, dier primatlarda besinlerin elde edilmesinde ellerin yansra n diler de devreye girer. Aye-aye ad verilen Madagaskar primatlarnda ise kesici diler tpk kemirici hayvanlardaki (fare, tavan vb.) gibi andka uzamaya devam eder. Azdaki di says nc zamann arkaik memelilerinde 44 idi. Memelilerin deiik kollar farkl evrim izgileri izleyerek farkl uyumsal zellikler ve anatomik rntler edinirken, balangta varolan di saysnda da giderek nemli azalmalar oldu. Primat takm iinde kaldmzda, rnein Yeni Dnya primatlarnda 36 olan di says, Eski Dnya primatlarnda, iri primatlarda ve insanda 32 olarak karmza kmaktadr. Bu durumda her yarm enedeki di forml 2:1:2:3/2:1:2:3 eklinde gsterilebilir. Bir baka ekilde ifade etmek gerekirse, iki kesici, bir kpek dii, iki kk az ve byk azdan oluan temel di says insan ailesinin tarihinde hep ayn kalmtr. Primatlar arasnda yz kaslar en gelimi olan insandr; dolaysyla yz mimikleri de olduka zengindir. Bize bu adan en yakn olanlar goril, empanze ve orangutandr. zellikle orangutanlar az ve burun evresindeki kaslar mkemmel biimde kontrol ederler. Hareket sistemi: Primat dnyasnda bellibal drt hareket sistemi vardr. Bunlar srasyla trmanma ve srama, daldan dala kollar yardmyla tutunarak (brakiyasyon) hareket etme, drt ayak zerinde yerde yrme (kuadrpedal) ve iki ayak zerinde dik durma ve yrme (bipedal)'dir (Rosen, 1974). Prosimiyen denilen ufak primatlar aalarda tpk kurbaa gibi srayarak ya da sincap gibi trmanarak hareket eder. Orta ve Gney Amerika'da yaayan Yeni Dnya primatlar zamanlarn tmyle aalarda geirirler. Uzun kollar ve tutucu olan kuyruklar sayesinde aalarda byk bir ustalkla daldan dala dolarlar. Bir el gibi tutucu olan kuyruun son 1/3 ksm plaktr ve bu blgede tpk el ayasndakine benzeyen izgiler vardr. Primatlarda elin ilevi ok ynldr; beslenirken, aalarda hareket ederken veya etrafndaki nesneleri tanmaya alrken primatlar hep ellerini kullanrlar. Orangutan ve jibon aa yaamnda, goril ve empanze ise yerde kendilerini daha rahat hisseder. Orangutan yerde yrrken pek becerikli deildir. Kkken ok hareketli olan orangutan yavrular erikin hale gelince eski canllklarn kaybeder, hantallarlar. Baca kaladaki oyua (acetabulum) balayan ligamentum teres olmad, ayrca bacak ve kala arasndaki kassal iliki yeterince gelimedii iin orangutan, bacan tpk kolu gibi yukar kaldrp aa dalna tutunabilir. Bu zellii dier iri primatlarda gremeyiz (Schultz, 1972; Kottak, 1997). Aa yaamna uyum salayan primatlarn kollar bacaklarna oranla uzundur (ekil: 2.7). Bu anatomik zellik bazlarnda son derece abartl olarak grlr. rnein jibonlarda kol uzunluu gvde uzunluunun 2,5 katdr. Bu primatlar uzun kepe gibi parmaklaryla da aa dallarn ok iyi kavrarlar. Jibon bir srayta 10 metre kadar ykselebilir. Bir daldan dierine adeta uarcasna hareket eder. Bu nedenle Borneo adas yerlileri jibonlara hava akrobatlar adn takmlardr. Yere indiklerinde, tam aksine, jibonlar son derece zorlanarak yrrler. Uzun kollarn yere srnmesin diye havaya kaldrrken, bu sayede dengelerini de salam olurlar. ekil 2.7 Eski Dnya maymunu, insan, empanze ve goril yavrularnda kol ve bacak arasndaki iliki (Schultz, 1972)

Goril ve empanzenin el parmaklarnn i yzeyindeki kaslar grece ksa olduklarndan, bu iri primatlar hibir zaman bizler gibi parmaklarn gergin hale getiremezler. Srekli bklm halde tutarlar. Yerde yrrken de el ayalaryla deil, parmaklarnn d tarafyla basarlar. empanzeler ara sra dorulup iki ayak zerinde durabilir. Hatta bu ekilde birka adm da atabilirler. Dokuzuncu aya doru empanze yavrusu hibir yere dayanmakszn ayakta durabilir. Oysa ayn pozisyonu, insan yavrusu ancak on ikinci aya doru gerekletirebilir. empanzeler her ne kadar doal ortamlarnda iki elleriyle besinlerini tarken ya da kendilerini savunurken iki ayaklar zerinde olsalar da, bu pozisyonu uzun sre koruyamazlar. Bizler gibi adm atarak yryemezler. Her eyden nce, bizden farkl olan denge eksenlerini koruyabilmek iin devaml koarak girmek zorundadrlar. Dik durma, adm atarak yrme ve bacaklar diz hizasnda gergin halde tutma zellikleri insan dnda hibir primatta yoktur. Tm bunlar insana zg hareket ve duru biimleridir. Dik duran insanda vcudun arl sadece kalalar zerine biner. nsan omurgas dik durua ve bu konumda dengenin salanmasna yardmc olacak tarzda birtakm kavisler kazanmtr. Biz insanlarda omurlar boyun blgesinden itibaren aaya indike irileir, vcud arln byk lde yklenen bel blgesinde ise gl bir yap kazanr, grece en byk irilie ular. Tm bu rneklerden de kolayca anlalaca gibi, insanlama sreci iinde belirli bir aamadan itibaren kazanlan bu deiik hareket rnts zamanla, insann tm anatomisine yansm, nemli deimelere yol amtr. Hareket sistemiyle balantl olarak, ayamz da giderek bir yandan uzunlamasna, dier yandan enlemesine iki temel kavis kazanmtr. nsanlama srecinde ayamz, dik yrme srasnda dikey anlamda oluan oklar en iyi bertaraf edecek ve bacaklar uzun yrlerde fazla yormayacak ekle dnt. Doal olarak bu anatomik oluum, gnlerinin byk bir blmn av peinde ya da yabani bitkisel besinleri toplamakta geiren tarihncesi atalarmz iin hayati bir uyumsal zellikti. Goril, empanze ve orangutan gibi iri primatlar yzmeyi pek sevmezler. Suya dtklerinde hi aba sarfetmezler ve boulurlar. Buna karn Eski Dnya primatlar doutan usta yzcdrler. zellikle makaklar tpk tramplenden atlayan usta yzcler gibi yksek bir yerden suya dalmay ok severler. nsann ise, su ile ne kadar ili dl olduunu burada belirtmeye gerek bile yoktur.

Fiziksel Byme ve Gelime: Anne karnnda balangta insan ve iri primat ceninleri birbirlerine ok benzerler. Hepsinde de ba oransal olarak iridir; gvde hacimli, kol ve bacaklar ksa, el ve ayaklar geni, kulaklar ise ksadr. Doum sonrasnda da bu benzerlik bir lde

devam eder; rnein byme ve gelimelerinin greli uzunluklar dikkate alnrsa empanze ve insann birbirlerine ok benzeyen tablolar ortaya koyduklar grlr. Gerekten de empanzede ocukluk evresi toplam mrn %7,5'ini insanda ise %8'ini oluturur. Primatlar arasnda insan bir kenara braklrsa, ocukluk sresi en uzun sren empanzedir (Schultz, 1972). Bu uzun evre haliyle anne ve yavrunun daha fazla birarada bulunmalarn olanakl klar. empanze yavrusu 8 yana kadar annesiyle beraber olur, onunla her eyi paylar. ri primatlarda (goril, empanze, orangutan, jibon) aa yukar 11 yalarna doru byme durur. Oysa insanda fiziksel byme ve gelime 17-18 yalarna kadar devam eder. nsan 11 yandan sonra da bymeye devam ettii iin bedeni de irileir. Oysa, empanze bu yalarda artk erikindir; dolaysyla byme sz konusu deildir. ri primatlarn dnyaya getirdikleri bebekler iri csseleriyle hi de orantl deildir. rnein 70 kg arlndaki bir dii gorilin yavrusu doduunda 1,8 kg'dr. Dii bir orangutan 1,4-1,6 kg arlnda bir yavru dnyaya getirir. Oysa insann ancak prematre olan bebei bu arlktadr; yeni domu insan yavrusu ortalama 3,2 kg gelir. nsan yavrusu deri altnda nemli miktarda ya dokusu ile doar. Dier primatlarda bu ya dokusu bizdeki kadar gelimi olmad iin, bu nemli kilo fark meydana gelmektedir. Primatlar doal ortamda ne kadar yaarlar? unu hemen belirtmek gerekir ki, primat takm iinde prosimiyenlerden iri primatlara doru ktka ortalama mr de artar. rnein bir empanze aa yukar 40 yalarna kadar, bir jibon 30 yana kadar yaayabilir. Bir empanze ok zel koullarda 50 yana kadar mrn srdrebilir. nsanda ortalama mrn gnmzde (zellikle gelimi lkelerde) 80'lere ulat dnlrse, insanla dier primatlar arasnda bu adan derin bir uurumun olduu grlr.

reme ve oalma: Dii primatlar yln 12 ay yumurta olgunlatrrlar (Schultz, 1972; Rosen, 1974). Bir dii primatn cinsel dngsnde rten sre vardr. Bunlar srasyla yumurtlama, ayba hali ve iftlemeye uygun olma dnemidir. ou primat yumurtlama evresinde cinsel ilikiye de hazrdr. Oysa dier memelilerde yumurtlama ve iftlemeye hazr olma arasnda ok uzun bir zaman aral vardr. Yaamnn byk bir blmnde normal bir dii primat, insan da dahil olmak zere, ya hamiledir ya da ocuk bakar. ri primatlar arasnda cinsel olgunlua erme ya asndan baz farkllklar vardr. rnein dii empanze doal ortamda 7-8 yalarna doru, erkek ise 9-10 yalarna doru cinsel olgunlua eriir. Bu fizyolojik deime dii gorilde 7 yana, erkek gorilde 10 yana doru olur. empanzeler insan yavrusuna gre olduka ge yalarda (5 yana doru) stten kesilir. Bu zaman iinde anne empanze tekrar hamile kalr. ki doum aras ortalama 5,5-6 yl srer. te yandan 25-30 yllk dourganlk dnemini dikkate alrsak, empanzenin hayat boyunca ancak 5-6 yavru sahibi olabilecei dnlr. Dii goril her ylda bir yavru dourur. ri primatlar lnceye kadar dourmaya devam ederler. rnein genelde 40-45 yana kadar mr olan dii empanze lnceye kadar da dourganln srdrr. Bir baka deyile, empanze menopoza girdii yalarda bir bakma mr de sona erer. Oysa insanda menopozla beraber mr bitmiyor. Nitekim aa yukar 45 yalarnda menopoza giren kadn daha uzunca bir sre yaamaya devam ediyor. Ne ilgintir ki ortalama insan mr badndrc bir hzla uzamaya devam ederken, dourganlk sresinde ya da bir baka deyile menopoz yanda kayda deer deime olmamtr. Ortalama mr asndan iri primatlar ve insan arasnda bu denli uurum bulunmasna karn, menopoz yann hemen hemen ayn kalmas ok ilgintir.

Cinsel Davran rnts: Primatlarn cinsel yaamlar son derece eitlilik gsterir. nsan dndaki tm primatlarda iftleme mevsimseldir. nsanda cinsel faaliyet tm yl devam eder. Tm dier primatlarn aksine, kadnda iftlemeye hazr olduunu gsteren herhangi bir deime

sz konusu deildir. Bu yzdendir ki, arzu edilmeyen hamilelik durumlar insanda ska rastlanr. Primatlarn cinsel yaam dnyasna girdiimizde ok ilgin rneklerle karlarz; Eski Dnya primatlarnda diilerin iftleme evrelerinde ans blgesinde ime, aln blgesinde ya da karn altnda krmzlama olur. Oysa Yeni Dnya primatlarnda bu grsel deime yoktur. Bunun yerine idrarla birlikte kokulu bir sv salglanr. ou primatta iftleme srasnda inisiyatifi dii alr. eitli davranlar ile erkei tahrik eder, onu adeta batan karmaya alr. rnein erkee arkasn dner, hatta nnde diz ker. Bununla da yetinmeyip dudak ve dileriyle de iftlemeye davet eder. Jibonlarn iftleme dneminde cinsel organlarnda kayda deer bir morfolojik deime olmaz, sadece diinin bu dnemde tyleri geici olarak renk deitirir. Dii empanze eer cinsel ilikiye hazrsa, ans blgesinde belirgin bir ime meydana gelir. Hatta bu balon gibi ime hamilelik dneminde de grlr. Dii empanze tek bir erkekle yetinmez, yaam boyunca, menopoza girinceye kadar birok erkekle iftleir. Doal ortamlarnda uzunca bir sre gzlenen empanze srlerinde ans blgelerinde ime grlen ve dolaysyla iftlemeye hazr olan diiler zellikle erkek empanzelerin ilgi oda olur, sr ierisinde daima imtiyazl konumda bulunurlar. empanze trleri arasnda cinsel davran ynnden dikkati eken farkllklar bulunur. rnein Zaire'de yaayan empanzeler (pan paniscus veya bonobo adyla bilinirler) sekse olan dknlkleriyle tannrlar. Bu empanzeler iftlemek iin ok sk biraraya gelirler. stelik ok eitli pozisyonlar uygularlar. Dii bonobolarn fizyolojik olarak iftlemeye uygun olduklar dnemler dnda da erkek bonobolarla ilikiye girdikleri grlmtr. Doal ortamda bonobo dii empazelerinin aralarnda zaman zaman yaknlama olduu da bilinir. Hatta kk erkek bonobolarn bile anneleriyle arasra cinsel ilikide bulunduklar olur. empanzeler cinsel ilikiye uluorta akta girerken, goriller bu adan daha kapaldrlar; doal ortamda gznnde iftleen gorillere hi rastlanmamtr. iftleme konusunda son derece utanga olan goriller bazen bir diiye sahip olmak iin aralarnda kavga edebilirler. Yalnz bu arada unu da belirtelim ki, yaa en byk olan goril istedii diiyle kolayca iftleebilir. ncelik bu durumda yalya verilmi oluyor. Orangutanlarn da cinsel yaamlar hep merak konusu olmutur. Diinin iftleme mevsimi dnda orangutanlar birbirlerine fazla ilgi gstermezler. Eer dii iftlemeye hazrsa, o takdirde erkek ve dii orangutan arasnda kar-koca hayat balar. Diinin iftleme dnemi sona erdikten sonra birliktelik de bitmi olur. Primat gruplarnda bulu ana eren erkek ya da dii, ayrlp baka gruplara katlr. Yaamlarnn byk bir blmn yerde geiren Eski Dnya primatlarnda bulu ana gelince bal olduu grubu terkeden sadece erkeklerdir. Bylece geride diiler kalr. Bu grup iinde anneler, kzlar, kzkardeler ve henz gruptan ayrlmam erkek yavrular bulunur. Aslnda bulu ana ermi erkeklerin srden kopup dier baka srlere katlmas bu Eski Dnya primatlarnda ensest ilikileri de bir bakma nlemi olur. Ancak bu davran rnts tm primatlar iin geerli deildir. nsanlar elerini ekirdek ailenin dndan seerler ve en azndan bir e bu durumda bir aileden kp bir baka aileye girer. Aile ilikileri asndan insan ve dier primatlar arasnda her ne kadar baz ufak benzerlikler bulunsa da, yine de birok ynden derin farkllklar vardr. nsanlar genelde ocuklaryla ve eleriyle yaam boyu yle ya da byle balarn korurlar. Oysa, dier primatlarda bu kesinlikle sz konusu deildir. nsanda bu balarn varln srdren evlilik ve akrabalk sistemleri insan ve dier primatlar arasndaki temel ve nemli ayrmdr. nsanlar bu adan hibir primatla karlatrlamaz. Hayat boyu sren kar-koca ilikisi, anne-baba-yavru geni insan dndaki primatlarda bizdeki gibi bir sreklilik gstermez.

Sosyal davran rnts: Yaadklar blge ve ekolojik koullara bal olarak primat trleri olduka farkl davran rn-tleriyle karmza karlar (Jolly, 1985). Aa yaamna sk skya uyum salam olan primatlar, bulunduklar gvenceli ortam iinde ok hareketlidirler. Srekli bir daldan brne atlar eitli sesler karrlar. Ancak ufak bir tehlike annda adeta lm sessizliine brnr, dikkati ekmemek iin olduklar verde hareketsiz kalrlar. zellikle prosimiyenler aalarda uyumak iin hep en yksek dallar tercih ederler. Primatlar dnyasnn bu en ufak temsilcileri saylan prosimiyenler son derece rkek ve ayn zamanda en savunmasz yaratklardr. Bunlarn bir blm gece, bir blm de gndz yaamna uyum salamlardr. Gece yaayanlarda grme duyusu ok gelimi, ama sosyal rnt ok zayftr. Yaamlarn byk lde yerde srdren makak ve babun tr primatlarn en byk dmanlar leopar, aslan, kaplan, ita gibi vahi hayvanlar ya da zaman zaman ylan, akbaba ve kartallardr. Bu tehlikeli hayvanlara kar her ne kadar iyi bir rgtlenme ile kendilerini savunsalar da, sonunda yine de areyi en yakn aalara trmanmakta bulurlar. Primatlar srekli tahrik edilmedike ya da barnak ve besin kaynaklar rekabeti gerektirmeyecek kadar bol ise, birbirleriyle ok iyi geinirler. zellikle ak alanlarda saylar gndzleri 100, geceleri 700'e kadar varan srler halinde yaayan babun ve makak tr primatlarn sosyal davran rntleri, insan davran bilimcileri tarafndan son yllarda youn biimde aratrlmaktadr. Hatta ok uzak atalarmzn, tarihin karanlk sayfalar iinde kalm davran rntleri hakknda baz ipularnn da bu primatlarn davran rntlerinden karlabilecei grn savunan davran bilimcileri vardr. Babun ve makak primatlarnda gl ve egemen erkeklerden oluan bir idareci snf vardr. Bu snfn yeleri, aralarnda gl bir dayanma gsterirler. Bu egemen snf, sr iinde dzeni salar, bar korur. Bu snf ayn zamanda soylulardan oluur; nk idareci snfa kabul edilebilmek iin belirli bir soydan gelmek koulu vardr. Dolaysyla bu, bir bakma kaltsal bir imtiyazdr. Bu idareci egemen snfn da stnde tm srnn tek sz sahibi bir erkek lideri, efi vardr. ef, gl erek babunlar arasnda en gz pek, en iri, hrn ve kavgac olandr. ef, dinlenmek iin kendine istedii yeri seer; srnn bir tr kabadaysdr. Tm dier erkek babunlar ondan ekinirler ve aralarnda daima belirli bir mesafe brakrlar. Liderlik tahtna oturmak iin erkek babunlar arasnda bazen ldresiye kavga olur. Zaten hibir ef kendiliinden pozisyonunu brakmaz. Grup efi srdeki en ekici diilerle beraber olma hakkna sahiptir. Dier erkek primatlar buna ses karmazlar. ef, bir dii babunla beraber olduu srece, ayn diiye baka hibir erkek babun yaklama cesaretini gsteremez. Lider eer bir erkek babundan holanmyorsa, onu srden atmak iin her areye bavurur. lk bakta byle bir otoriter sistem primat dnyasnda tuhaf karlansa da, srnn selameti asndan bu merkezi hiyerarik yap ok nemlidir. Srnn nerede konaklyacana, ne tarafa doru g edeceine lider karar verir. Leopar, aslan gibi tehlikeli hayvanlara kar babun erkekleri hamile babunlar, diileri ve yavrular ortalarna alr ve bir tr gvenlik emberi olutururlar. Bu ii esas rgtleyen de o andaki liderdir. Eski Dnya primatlarnda harem hayatnn olduu gruplar vardr. Erkek, birok dii primat ile beraber yaar. Harem hayat bu primatlar iin temel bir sosyal sistemdir. Eski Dnya primatlarnda sr iinde erkeklerin belirli statleri vardr. Diiler de kendi aralarnda bir hiyerarik sisteme sahiptirler. Yalnz, herhangi bir dii doum yaparsa grup iinde anne olarak ayrcalkl bir konuma gelir. Bundan byle vaktini tmyle bebeine ayrr, sosyal yaamdan elini ayan eker. Babunlar ok kapal gruplardr. Yaadklar blgeye bir baka babunun girmesine asla izin vermezler. Her babun srsnn bir yaamsal alan vardr. Babunlarn bu hogrsz tutumlarna karn, empanzeler son derece ak gruplar oluturur; gruba srekli katlan, ayrlan olur. Ayrca, bunlarn savunduklar yle yaamsal bir alanlar yoktur. Gebedirler, nerede akam orada sabah ederler. Her gece bir baka aata geceyi geirirler. Zaten yaamlarnn 3/4' aalarda geer. Goril ve orangutann da sabit yaam alanlar yoktur. Onlar da srekli yer deitirirler. empanze dnyasnda saldrganlk ve sava yoktur. Yerde

yaayan birok primatta olduu gibi, srde erkek egemendir. empanzelerde genelde hogr yaygndr. Aralarnda ok scak ilikiler kurarlar. Doal ortamlarnda bu iri primatlar birbirlerine zarar vermemeye ar zen gsterirler. Babunlarda olduu gibi birbirlerine stnlk kurma alkanlklar yoktur. ki empanze birbirlerine krgnsa, barmak iin bize olduka yabanc gelen yola bavururlar; biri dierinin cinsel organlar blgesine dokunur, banda veya gvdesindeki parazitleri ayklar. empanze iri primatlar arasnda en iyi bilinen, bize en irin grnen hayvandr. Onlar hep hayvanat bahelerinde izleme frsat bulduk; oysa doal yaamlarnda bilmediimiz birok davran rntleri sergilerler, zellikle yavru empanzelerin taklit yetenekleri, zihinsel performanslar ve evredeki insanlarla olan diyaloglar ayn yataki bir insan yavrusununkinden daha ileri dzeydedir. Duygulanrn, mimik ve jestlerle dile getiren tek primat empanzedir. Bize ok tuhaf gelecek ama, empanzeler ormanda karlatklarnda birbirleriyle selamlar. Kar karya geldiklerinde sarlp pr; hatta birbirlerine fiske vurur. Goodall (1965) adl aratrcnn 50 empanzeden oluan bir koloniyi doal ortamlar olan ormanda bkp usanmadan yllarca izlemesi, hatta aralanna katlarak onlardan birisi gibi yaamas sayesinde bu ilgin primatlar hakkndaki bilgilerimiz ok zenginleti. empanzeler genelde yalnz ya da kk gruplar halinde dolamay severler. Aslnda, doal ortamlarnda dikkatli ve uzun sre izlenen empanzelerin ayr tipte grup oluturduklar fark edilmitir. 1. Sadece erkeklerden oluan grup, 2. Anneler ve yavrulardan oluan grup, 3. ocuksuz dii ve erkeklerden oluan grup. empanzeler olduka amatac primatlardr. Ormanda en ufak bir tahrikte hep bir azdan koro halinde barmaya balarlar. Etraf o srada empanzelerin lklaryla dolar. Bu sahnelere sk sk tank olan yerliler, yine empanzelerin karnaval balad derler. empanzeler dnyasna katlarak gzlem tekniini uygulayan ilk kadn aratrc Goodall, bu yaratklarn zeksna hayran kalmtr. Tabii ki, bu zek dzeyleri sadece insan dndaki primatlar arasnda bir anlam ifade etmektedir. Yoksa insannki ile hibir zaman karlatrlamaz. empanzelerin zeksn lmek iin eitli testler uygulanmtr. Bir defasnda, bir empanzenin yanbana sandk konmutur. Hayvan toplad muzlar bu sanda koymay akl etmitir. Ancak, ormanda doal ortamda yaarken hibir empanze toplad muzlar saklamak zere bir sandk arayna girmez. Zaman zaman empanzelerin birok davranlar insannki ile zdeletirilir. Yalnz burada ok dikkat edilmeli; zira empanze ya da bir baka iri primatn zihinsel yetenekleri ne kadar ileri dzeyde olursa olsun, insan her zaman, hibir canlyla karlatrma kabul etmeyecek kadar farkl ve eitlenmi davran rntlerine sahip, doann biricik yarat olarak kalm ve kalacaktr da. Goriller, empanzelerin aksine yalnzl severler. ok yumuak huylu, sessiz, ekingen ve ie kapanktrlar. Birbirlerine hibir zaman zarar vermezler. Aslnda bireyler arasndaki bu dostane ilikiler tm primatlar iin geerlidir. Goriller ormanda insanla karlanca ona ok duyarsz kalrlar. Primat dnyasnn bu iki ayakl yaratna kar pek sempati duymazlar. Bir gorilin dostluunu kazanmak iin her eyden nce ok sabrl olmak ve bir goril gibi davranmak gerekir. Onun gibi ses karmak, onun gibi yaprak inemek dostlua giden ilk kapy aabilir. empanzeler arasnda uzun yllar yaam bulunan Goodall (1965), gorillerin de kalbini fetheden ilk kadn aratrc olmutur. Goriller sinirlendiklerinde, tahrik edildiklerinde kopardklar yapraklar havaya atarlar, gslerini yumruklar ve bu arada grltl sesler karrlar. zellikle erkee zg olan bu davran, dii ve yavrulara da bir bakma uyar niteliindedir. Onlarn aalar arasnda gzden kaybolup gitmelerine frsat salar. Goriller kendi dnyalarnda ok uyumlu bir tablo sergilerler. Yavru gorillerin yaam olduka hareketlidir. Goriller zellikle 6 yana kadar bu hareketliliklerini korurlar. Kendi aralarnda eitli oyunlar oynar, birbirleriyle srekli akalarlar. Bulu ana, daha dorusu 10-11

yalarna gelen goriller zaman zaman arka arkaya sralanp adeta vagonlar gibi dolarlar (Howell, 1969). Bu oyunlar bizim lokomotif dansn hatrlatr. Erikin hale gelen goril ise o eski hareket ve canlln kaybeder, arlar ve durgunlar. Yavru goriller anneleriyle beraber olduklarnda, tpk dier iri primatlardaki gibi, devaml onu izler ve taklit yoluyla annelerinden birok eyi renirler. Primat dnyasnn bu en iri csseli yaratn biz hep ask suratl, atk kasl ve etrafna korku salan biri olarak grmzdr. Oysa goriller, doal ortamlarnda tam aksine yumuak huylu, zararsz ve sessiz hayvanlardr. King Kong tr macera filmlerinde salt seyircinin ilgisini artrmak ve dolaysyla nemli ticari kazan salamak kaygs iinde lanse edilen, uaklar havada eliyle yakalayan ya da gkdelenlerin tepesine vurup ezen goril tipi doada hibir zaman olmamtr. Btnyle hayal rndr. Bat Afrika'nn ormanlk blgelerinde kendi hallerinde sakin biimde yaayan, tehdit edilmedikleri srece zararlar dokunmayan gorilleri inceleyen Goodall, onlara derin bir sevgi ba ile balanm ve dostluklarn kazanmtr. Her goril srsnde srt gm renkli kllarla kapl bir yal erkek vardr. Srt kllar aarm olan goril, srnn en sayg deer bireyi olup dier gen erkeklere gre diiye sahip olma ncelii tar. Orangutan (ekil: 2.8), tpk goril gibi, yalnzl seven bir primattr. Sessiz, iine kapal melankolik bir yaps vardr. Halbuki, yavru iken, tpk goril yavrular gibi ok hareketli ve neelidirler. Yalar ilerledike durgunlar, kendilerini yalnzla iterler. Dii orangutanlar erkeklere oranla biraz daha sosyaldirler. Gl bir sosyal ba, yalnz diiler ve ocuklar arasnda mevcuttur. ekil 2.8 Orangutan (iri primat) (Eimerl ve De Vore, 1969)

Tm yavru primatlar aslnda salkl bir ruhsal yap kurabilmek iin yadalaryla birarada yaamak durumundadr. Gruptan ayr yaayan primat yavrusu, akranlar arasna salverildiinde onlarla kaynamayp, ayr bir yerde rkek bir ekilde kald ve asosyal bir davran iine girdii gzlenmitir. Ayn gzlem, bir bakma insanolu iin de geerlidir. Primatlar gne erken balar; nce kkler, sonra diiler ve ardndan da erikin erkekler uyanr. Olaan temizliklerini yaptktan sonra, tuvalet ihtiyalarn giderir ve ardndan hemen yiyecek aramaya koyulurlar, lene doru ise yorulur ve ksa bir uyku ekerler. Primatlar, aslnda yaamlarnn yarsn uyuyarak geirir. Uyank kaldklar srece harcadklar youn enerjiyi karlamak iin, insandan ok daha fazla uykuya ihtiyalar vardr. Afrika, ekolojik yaps gerei her tr parazitin kolayca reyebilecei bir snaktr. Dolaysyla primatlarda ska rastlanan parazit ayklama temelde hijyenik amaca yneliktir. Bunun dnda, parazit ayklama davran bireylerin biraraya gelmesi iin de bir vesile olur. Bu sayede primatlar birbirlerine dokunur, balarnda, karn ksmlarnda ya da anslerinde dakikalarca parazit ayklar. O halde, bu davran rnts sadece temiz olmaya deil, ayn zamanda sosyal ilikileri pekitirmeye yneliktir. Paraziti ayklanan primat bundan zel bir zevk alr, yatr. Bu ii stlenen ounlukla diilerdir. Parazit ayklama bireyler aras yaknlamann nemli bir yoludur. Primatlarda karlkl parazit ayklama, sosyal ilevi ar basan, hatta trensel yn bulunan

ilgin bir jesttir (Schultz, 1972). Doal ortamlarnda iri primatlarn sergiledikleri farkl davranlar vardr. rnein empanzeleri gzlemleyen aratrclar, onlarn ok tuhaf trenlerine tank olmulardr. Ormanlk alanda yamur yadnda, gk grlts altnda empanzeler bir tr yamur dans yaparlar. Bu dans zaman zaman 30 empanzenin biraraya geldii bir tr karnavala dnr (Howell, 1969). Gneydou Asya'da Borneo ve Sumatra'da sk ormanlk alanlarda yaayan jibonlarn sosyal yaamlar da olduka dikkat ekicidir. Bir jibon, cinsel olgunlua erdiinde aileden uzaklatrlr. Gruptan ayrlan eer erkek ise, yine ayn gereke ile dlanan bir baka grubun yesi dii ile hayatn birletirir, onunla yeni bir yuva kurar. Yalanarak elden ayaktan den bir jibon iin de ayn yola bavurulur. Aile dna karlr ve ssz bir yere braklr. Primatlarda lm olay pek bir anlam ifade etmez. Her ne kadar len yavrusunu 4 gn boyunca yannda tayan iri primatlara rastlanmsa da, insan dnda hibir primat lm bizdeki gibi alglayamaz. nsandakine benzeyen bir tepki gstermez. lsnn ardndan at yakan, ona zlen, trenler dzenleyen ve gmen sadece insandr. Bu bakmdan insan dier tm primatlar dnyasnda tektir. Primatlarda, annenin yavrusuna olan ilgisi yavrunun hareketlerine, canllna endekslidir. Bir primat, len yavrusunu balangta biraz yalar, temizler ve giderek de ilgisini tmyle keser. Sonuta, herhangi bir tepki almad iin len yavrusunu btnyle terk edip uzaklar. Primatlarda anne-yavru ilikisi: Primatlarda ocukluk evresi dier memelilerdekine oranla uzun olduu iin, anne-yavru ilikisi daha skdr (ekil: 2.9) (Buettner-Janusch, 1966; Schultz, 1972). Yavruyu emzirme sresi uzun olup, st dileri ktktan sonra da bu ilem devam eder. Anne-yavru ilikisi eitli primatlarda farkllk gsterir. Eski Dnya primatlarndan Afrika'nn dou ve gneyinde yaayan babunlarda, ilk aylarda anne ve yavru arasnda ok sk iliki vardr. Bu aylarda yavru, annenin adeta ayrlmaz bir paras olup, onun koruyucu emsiyesi altnda bulunur. Yeni doan babun, bir sre annesinin karn altndaki tylerine tutunarak yaamn srdrr. Beinci aydan itibaren de onun srtnda dolamaya balar. 2-3 yalarna geldiklerinde, yavru babunlar iin anne yeterli olmamaya balar; bu dnemden sonra kkler kendi aralarnda oynamaya koyulurlar. Saa sola kouturur, kovalamaca oynarlar. Bu davranlar onlarn sosyal ynlerini gelitirir, ruhsal ynden olgunlamalarn salar. Primatlar dnyasnda, anne her zaman, ocuun bakcln stlenmez. Nitekim Marmoset ve bayku yzl Yeni Dnya primatlarnda yavruya doduu andan itibaren baba bakar. ekil 2.9 Babun (Eski Dnya maymunu) (Eimerl ve De Vore, 1969)

ri primatlarda, anne-yavru ba bir primattan dierine baz deiiklikler gsterir. rnein anne goril, yavrusu ile adeta btnleir, onu yanndan hi ayrmaz. Yavru aylk olduunda, annenin srtnda dolaacak duruma gelir. Bebek goril zamannn byk bir blmn annenin srtnda geirir, orada yer ier, hatta orada uyur; 6-7 aylk olduunda, yavru goril stten kesilir. Anne style beslendikleri srece goril, empanze ve orangutan yavrular annelerinin verdii

yiyecekler dnda hibir ey yemezler. Bylece, igdsel olarak, zararl saylabilecek yiyeceklere kar da kendilerini gvence altna alm olurlar. ri primatlarda erkek, dii kadar yavruya yakn deildir. rnein erkek orangutan, yavru doduktan sonra anneyi ve bebei yalnz brakarak aileden ayrlr. Dii orangutan ise, erkein bu ilgisizliine karn, bebekle devaml birlikte olur; hatta yavrusu yana gelinceye kadar hibir erkekle cinsel ilikiye girmez. Anne, baba ve ocuklardan oluan ekirdek aile yaps sadece insanda deil, ayn zamanda jibonda da grlr. Monogami bu iri primatlarda olduka sk rastlanan bir zelliktir. Bir goril ailesi genellikle bir yal erkek, gen erkek goriller, erikin diiler ve kklerden oluur. Goril ailesi doal ortamnda ok mutlu bir aile tablosu izer. empanzeler, yakn akrabalarn dier hemcinslerinden ayrdedebilirler. Kardeler birbirlerini hatrlar. Aile balar hibir primatta bu kadar gelimi deildir. Ama insandakine benzer aile yaps hibir iri primatta grlmez.

evreye uyum: Primatlar, ar s deiikliklerine ok duyarldrlar. rnein gnein yakc scakl altnda daima glge bir yer ararlar. Isnn +40 dereceye ulamas durumunda makaklar bilinlerini yitirir, hatta lrler. Primatlarn soua kar da direnleri fazla deildir. Primatlarda deri alt ya dokusu yok denecek kadar az gelimitir. Halbuki insanda, deri alt ya dokusu anne karnnda olumaya balar. Primatlarn ilk grldkleri paleosen (nc Zamann ilk dilimi) dneminden balayarak yaadklar evrimsel srecin genelde tropik iklim kuanda cereyan ettiini dnecek olursak, deri altndaki ya tabakasnn ok fakir oluu bu tr ekolojik ortama bir lde fizyolojik uyum olarak dnlebilir (Schultz, 1972). Aslnda bu ekocorafya kural insan iin de geerlidir. Nitekim, Afrika'da ayn iklim koullarnda yaayan siyah derililerin, kutuplardaki Eskimolara oranla derilerinin altnda daha az ya dokusu bulunur.

Beslenme alkanlklar: Primatlar btnyle vejetaryen (bitkisel besinler yiyen) saylmazlar. Baz primat trlerinin, bitkisel gdalar yansra bcek, ku, kertenkele, trtl ve hatta kk memelileri bile yedikleri sylenebilir. Hem bitkisel, hem de hayvansal besinleri yiyen bu tr canllara omnivor ad verilir. Karma beslenme alkanl, primatlarn di morfolojilerine de yansmtr. Primatlar, dier tm memeliler gibi, byme ve gelimeleri, dokularnn yenilenmesi iin proteine; enerji ihtiyacn karlamak iin ya ve karbonhidrata, ayrca eitli eser elementlere ve vitaminlere gereksinme duyarlar. Primat dnyasndaki biyolojik eitlilik onlarn beslenme alkanlklarnda da gzlenebilir. Her primatn kendine gre bir beslenme stratejisi bulunur, rnein Yeni Dnya primatlar nadiren aalardan inerler; susadklarnda meyve yerler ya da aa yapraklarnn zerinde biriken yamur damlalarn yalarlar. Hindistan'da yaayan Eski Dnya primatlar ise su gereksinmelerini yapraklar yiyerek karlarlar. Ayn ekilde gorillerin de hi su imedikleri sylenir. Suyu meyve ve yapraklardan salarlar. Colobus adl Eski Dnya primatlarnn mideleri adeta bir labirente benzer; ok blmelidir. Bu anatomik oluum sayesinde sz konusu primatlar ok miktarda yapra bir defada rahatlkla yiyip sindirebilirler. Mide tka basa dolduunda, vcut arlnn 1 /4'ne edeer duruma gelir. Primatlar uyandklar andan yatncaya kadar srekli beslenirler. Onlarda, insanlardaki gibi belirli nler sz konusu deildir, rnein goriller, iri csselerini doyurabilmek iin ok miktarda yiyecee gereksinim duyarlar; gnde 6-8 saat durmadan, yorulmadan yiyecek peinde koarlar. empanzelerin beslenme alkanlklar Goodall tarafndan doal ortamda ayrntl biimde izlenmitir. Genellikle empanzelerin meyve arlkl bir diyete sahip olduklar bilinir.

Oysa, bu iri primatlarn hi de azmsanamayacak lde her gn et yedikleri, stelik bu gereksinmelerini de avlayarak karladklar ortaya konmutur. empanzelerin 2 ile 5 bireyden oluan gruplar halinde avland grlmtr. Yalnz erkek empanzeler ava katlr. Gerekten de et, tpk insanlarda olduu gibi empanze diyetinin bir parasn oluturur. Primat dnyasnda sadece insann ve empanzenin dzenli biimde avland ve et yedii bilinir. Ancak, empanzelerin bu tr avlanma alkanln hibir zaman insannki ile kartrmamalyz. Zira empanzelerin bu amala gelitirdikleri av aletleri yoktur. stelik evrelerindeki hemcinslerine retecekleri av teknikleri de sz konusu deildir. Avlanmalar, retme ve bilgilendirme eklinde deil de taklit yoluyla gerekleir. Ortalama 30-35 bireyden oluan bir empanze srs ylda toplam 150 irili ufakl hayvan avlayabilir. empanzelerin avladklar hayvanlarn %80 gibi nemli bir blmn colobus adl maymunlar oluturur. Son yllarda srdrlen aratrmalar, empanzelerin bu avlanma davrannn temelinde gerekten beslenme gereksinmesinin mi yatt, sorusunu tartr hale getirmitir. Baz aratnclar avlanma olayn salt beslenmeye deil de, sosyal bir temele dayandrmaktadr. Primatologlarn yaptklar gzlemlere baklrsa, erkek empanze ldrd bir hayvann etini sadece yaknlaryla paylar. Erkek empanze et iin evresini saran her diiye pay vermez. Bir dii empanzenin bu ayrcalktan yararlanabilmesi iin ncelikle fizyolojik adan iftleme dneminde bulunmas ve av eti datan erkekle beraber olmas gerekir. Bunun karlnda da dl olarak avdan nasibini alm olur. Netice itibariyle, empanzeler dnyasnda avlanma, erkein yalnzca beslenme gereksinmesini karlamas iin deil, ayn zamanda iftleme evresinde olan bir diiye ulaabilmesinin de aracdr.

Alet yapma becerisi: nsan dnda hibir primat kltrel sistemler gelitirememitir. nsanolu, simgesel anlatm sayesinde edindii her tr davran rntsn bir bireyden dierine ya da bir kuaktan dierine aktarabilir. Bu nitelik hibir primatta yoktur. Doal ortamlarnda primatlar evrelerinde bulunan ta paralar, aa dallar gibi nesneleri belirli amalar (avlanma, savunma vb.) dorultusunda kullanabilirler, zellikle besin gereksinmesini karlamak iin, ince aa dallarn yapraklarndan syrarak kullanan empanzenin bu davrann da pek yle abartmamak gerekir (Kortlandt, 1986). Bunlarda her eyden nce simgesel anlatm yoluyla, tpk insandakine benzer biimde, bir bireyden dierine aktarlan alet yapma ve kullanma gelenei bulunmamaktadr. empanzelerin bir alet teknolojileri yoktur. Alet olarak kullandklar nesneler, hemen orada varolan ve ihtiya duyulduu anda basit biimde hazrlanan, ii bittikten sonra da bir kenara atlan aa dallardr. empanzeler bazen bu ubuklar, dileriyle krdklar uzun hayvan kemiklerinin iinden ilik karmak amacyla da kullanrlar (Goodal 1965). empanzeleri yaklak 30 yl doal ortamlarnda gzlemleyen Goodall, bunlarn aa dallarn, el ya da azlaryla yapraklarndan syrdktan sonra termit yuvalarna sokarak termit yakaladklarna tank olmutur. Bu tr ubuklar hazrlarken empanzeler, ayak baparmaklarn da en az el baparmaklar kadar beceriyle kullanrlar. Bu avlanma ekli sadece empanzeye zg deildir; nitekim, capuchin adl Gney Amerika primatlar da dal ve yapraklar kullanarak aa gvdelerinden bcek larvalarn karp yerler. Gorillerde, empanzelerdeki gibi ubuklar yardmyla avlanma alkanlna rastlanmamtr. ri primatlarn, zellikle empanzenin bir baka yetenei de resim yapmaktr. empanzeler bu iten byk zevk duyarlar. Banda tipik ressam bonesi, aznda piposu ve elinde yal boya fras ile tuval nnde byk bir zevkle kulland renklerden eitli ekiller yaratan empanzelere hi de yabaca saylmayz. empanzelerin yaptklar tablolarda renklerin belirli bir dzen iinde kullanld grlr.

letiim sistemi: Primatlar deiik tonlarda kardklar seslerle iletiim kurarlar. Primatlarn ses tonlar, insan hari tutulursa, 7 ile 26 birim arasnda deiir, iletiim asndan insan, dier primatlardan ayr deerlendirmek yerinde olur. nsana zg konuma dilinin baka hibir primatta olmadn biliyoruz. Bu yetenek onun aa yukar 2 milyon yl boyunca fizyolojik ve

nropsikolojik

dzeyde

geirdii

deiim

sreleri

sonunda

gereklemitir.

nsan dndaki primatlara gelince, rnein ok sk ormanlk alanlarda zellikle gece yaamna uyum salam primatlarda iletiim sesle ya da grsel olarak deil de, ounlukla gs, boyun, kol ve ans evresindeki salg bezlerince salglanan kokular sayesinde olur. Yeni Dnya primatlarndan aluattalar, kpek gibi uluyarak iletiim kurarlar. Bu ses onlarn grtlak blgesindeki anatomik yapnn deiik olmasndan kaynaklanr. Bunlarda dil kemii ar lde byktr. Dil kemiinin yaratt titreim bu sesin kmasn salar. Jibonlarda enelerin altnda hava ile dolabilen iri ses kesecikleri vardr. Ses karaca srada bu hava kesecii jibonun ba kadar irileebilir. Ormanlk alanda birbirlerinden uzakta bulunan jibonlar, aralarnda bu keseciklerden kardklar seslerle haberleirler. Ayn oluum orangutanda da vardr. ene altnda bu oluum gse kadar inebilir. empanze ve gorillerin grtlak blgesinde de hava kesecii bulunur. Ancak bunlar, orangutan ve jibondakinin aksine ie doru gelimitir. Goril, elleriyle gsn yumruklarken bu kesecikler de ier; bylece ses meydana gelir. Bu ien kesecikler, ayn zamanda, gs kafesindeki kaburgalar da gorilin yumruklarndan korumu olur. Orangutan ve empanzenin yz mimikleri dier iri primatlarnkine oranla zengindir. zellikle az evresinde olduka gelimi kaslar bulunur (Buettner-Janusch, 1966). Bu sayede skntlarn, heyecanlarn ve daha birok duyguyu rahata ifade etme frsat bulurlar. empanzenin iletiim kapasitesi yaklak 50 yldan beri eitli laboratuvar almalarna konu olmutur (Lewin, 1991). Laboratuvarda uzmanlarn zel denetimi altnda srdrlen tm abalara ramen empanzelere konuma retilememi; bu alanda sarfedilen abalar sonusuz kalmtr. Aslnda empanze ve dier iri primatlarn grtlak ve yutak blgesindeki anatomik yaplar, nrolojik donanmlar ve beyin korteksleri konumaya yatkn olmadklarn gstermektedir. Bu durumda, uzmanlar, insanlar iin gelitirilen sar-dilsiz dilini retme yoluna gitmiler ve bunda baarl olmulardr, ylece empanze ile olan iletiim, konuma diliyle deil de, sar-dilsizler iin zel hazrlanan ve simgelerden oluan ameslan adl bildiriim sistemi sayesinde mmkn olmutur. Bu bildiriim sistemi iinde 200 szckten oluan bir alfabeden yararlanlm; uzun uralar sonucu empanze, ancak bu sistem araclyla insanla diyalog kurabilmitir.

Primatlar ve hastalklar: nsan dndaki primatlar da yaamlar boyunca eitli viral ve bakteriyel kkenli hastalklara yakalanrlar (Schultz, 1972). eitli paraziter hastalklar bunlar da etkiler. ou Yeni Dnya primatnn bulac hastalklar karsnda bnyesi ok duyarldr; kapal ve havas temiz olmayan yerlerde uzun sre yaayamazlar. Malarya, sar humma, pnmoni ve dizanteriye primatlarda da rastlanr. Adi nezle, insandan empanze ve gorile rahata geebilir. Aynca sinzit, romatizma, di r gibi rahatszlklar biz insanlara zg deildir. Kalp-damar hastalklar birok primatta saptanmtr. Salksz beslenme ve stresli yaam bizleri olduu kadar dier primattan da etkilemektedir. Primatlar, hayvanat bahelerinde, doal ortamda hi yapmadklar davran rntlerini sergilerler. Cinsel sapknlklar, zaman zaman lmle sonulanan iddetli kavgalar, hatta yeni doan yavruyu ldrmeye kadar giden davran bozukluklar hayvanat bahelerinde grlr. Kafes arkasna kapatlan bu yakn akrabalarmz adeta tannmaz hale gelmektedirler. Hayvanat bahesinde ar beslenme ve hareketsizlik nedeniyle ok kilo alan orangutan, evresine kar son derece duyarsz, umursamaz ve kskn hale gelir. Doal ortamdaki hareket ve canllklarndan eser kalmaz. Bu durumda bulunanlarda isteri nbetleri ve ar sinirli hareketler ska grlr. Primatlar bu tr ortamlarda inceleyerek, bunlarn davran rntleri hakknda genellemelerde bulunmak doru deildir.

Tp Dnyas ve Primat: Genetik, fizyolojik ve psikolojik ynlerden insana dier memelilerden daha yakn olduklar iin primatlar, bilimsel aratrmalarda ok sk kullanlr. Onlar olmasayd belki de tp alannda birok keif yaplamyacakt. rnein macacus rhesus adl Eski Dnya primat, Rh faktrnn insanlarn kanlarnda tesbit edilmesine olanak verdi. Bu primatlar insana zellikle fizyolojik ynden benzedii iin, ou laboratuvar deneylerinde bilim adamlar bunlar kullanmaktadr, rnein yalanma sreci ile alnan kalori miktar arasndaki ilikinin niteliini belirleyebilmek zere Wisconsin niversitesi (ABD) tarafndan be yl sren bir aratrma gerekletirilmitir. Kalori almnn azalmasna paralel olarak yalanmann yavalayp yavalamad bu aratrmann temel amacn oluturmutur. Aratrmanlar, izlenen bu tr bir beslenme rejimine bal olarak, yalanmann yavalad varsaymndadrlar. Laboratuvarda bu ama iin orta yal 30 macacus rhesus kullanlm, bunlara aratrma sresince %30 orannda daha az kalori ieren besinler verilmitir. Sonuta, bu hayvanlarn dier karlatrma grubuna oranla daha zinde ve salkl olduklar gzlenmitir. Az kaloriyle beslenenlerin kanlarnda daha az ya ve inslin saptanmtr. Bu denek grubu, ayn zamanda, daha az oksijen tketmi ve bylece metabolizmalar yavalamtr. Daha aka ifade etmek gerekirse, yalanma sreleri yavalamtr (Science, 1990). Biyomedikal aratrmalarda, genetik ynden bize olduka yakn bulunan empanzeler kullanlr. Gerekten de fizyolojik, biyokimyasal ve baklk sistemleriyle insana olan greli benzerliklerinden dolay tp dnyas, insana ilikin eitli hastalklarn tedavisinde a gelitirirken empanzeleri denek olarak kullanr. Bu benzerlii doal karlamak gerekir; zira genetik materyallerimizin %99'unu empanze ile paylarz. nsan iin nemli bir tehlike saylan hepatitis B virsne kar a gelitirirken empanze denek olarak kullanlr, te yandan AIDS'e kar gelitirilen alar da empanzelerde denenmektedir. Her yl Avusturya, ABD ve Japonya'ya ok sayda empanze biyomedikal aratrmalar iin Afrika'dan gtrlp satlmaktadr. Jane Goodall bunu bir tr kle ticaretine benzetir. Goodall'a gre, bir empanze yavrusunu canl olarak yakalayabilmek iin en az 6 empanzeyi ldrmek kanlmaz olmaktadr; zira erikinler yavrularn kaptrmamak iin lesiye mcadele vermektedir. ri primatlardan empanze zellikle uzay aratrmalarnda olduka sk kullanlr. Nitekim 1961 ylnda Hum adl bir empanze uzaya giden ilk kozmonot empanze unvann ald (Hovvell, 1969). Yar tropik ve tropik ormanlk alanlarda yaamlarn srdren primatlar gerek iklim deiiklikleri, gerekse insan mdahalesinin sonucu bu yaam alanlarnn giderek yok olmasna paralel olarak sayca azalmlardr. Vaktiyle, Avrupa da dahil olmak zere primatlarn geni bir alanda yaam olduklarn biliyoruz. Gnmzde Orta ve Gney Amerika, Bat ve Orta Afrika ile Gneydou Asya ve Japonya'nn kuzeyindeki adalarda primatlar yaamaktadr. zellikle, Gney Amerika'nn Amazon yresinde yaayan primatlar insanlarn ciddi tehdidi altndadr. Burada, yerliler her yl binlerce Eski ve Yeni Dnya primatn etleri iin ldrmektedir. Primatlar krkleri iin avlayanlar da vardr. Vcutlarna ait baz paralar ss ve hatra eyas olarak satlmaktadr. Amerikal ve Avrupal turistler zellikle colobus primatlarnn krknden yaplm giysilere ve kilimlere ok rabet ederler. Afrika'da yaayan da gorillerinin bandaki tehlike ise daha byktr; avclar ldrdkleri gorillerin ellerini kesip kl tablas olarak, balarn ise koparp hatra eyas olarak turistlere satarlar. Orta ve Ekvatoryal Afrika'da yeterli koruma nlemleri alnmazsa empanze ve gorillerin ok yakn bir gelecekte yok olacaklarndan korkulmaktadr. Bir yandan hayvanat baheleri, dier yandan biyomedikal ve ticari amala avlanmalar bu yok oluun temelinde yatan nemli nedenlerdir. Hindistan'da yaayan Eski Dnya primatlar, hemcinslerine gre ansl saylrlar; zira Hindular, kutsal saydklar iin primatlara asla dokunmazlar. Mslmanlar da temiz olmadklar gerekesiyle primatlar yemezler. Primatlar aslnda eski Msr'da firavunlar zamannda da kutsal

kabul edilirdi. rnein hamadryas primatlar tanr Thoth'un refakatlar olarak sekin bir statye sahiplerdi.

BLM III nsan Ailesinin Biyokltrel Evrimi

nsan ailesi ncesinde ne vard?

Yeryznde 65-70 milyon yl ncesinden itibaren balayan badndrc evrimsel sre aa yukar 20-25 milyon yl ncesinden itibaren hominoid (insanms) ad verilen yepyeni bir st ailenin tarih sahnesine kmasyla beraber heyecanl bir dnemece girmitir. Aslnda bu st aile, bizi de yakndan ilgilendirmektedir. nk insan ailesiyle (hominid) iri primat ailesi (pongid) bu st aile iinde toplanr. nsan ailesinin oluum biimi ve bu oluumda rol oynayan koullar daha iyi anlayabilmemiz asndan insan ailesi ncesinde ne olup bittiini bilmemiz ok nemlidir. Gerek insan, gerekse iri primat ailelerinin evrimsel potansiyelini bnyesinde tayan ortak atasal formla temsil edilen hominoid st ailesi zaman ve mekn iinde nasl bir dalm gsteriyordu? Bu amala zaman tneline girerek miyosen can balangcna kadar gidelim. Zamanmzdan aa yukar 25 milyon yl nce balayan ve 5,5 milyon yl nce de sona eren miyosen a sadece biz insanolu iin deil, ayn zamanda goril, empanze, orangutan gibi iri primatlarn ait olduu ailenin de kaderini belirleyen kritik bir zaman dilimidir (Kottak, 1997). nsan ve iri primat ailelerinin ortak yazgs bundan aa yukar 25-30 milyon yl nce balam bulunmaktadr (Relethford 1990; Tattersall, 1995). nc zamann miyosen ad verdiimiz anda, yerkresi giderek soumaya, tropik ormanlarla kapl olan blgeler kuraklamaya balad. Miyosen bellibal iki nemli st ailenin gelimesine tank oldu. Bunlardan biri sivapithecus dieri ise dryopithecus'tur. (Genet-Varcin, 1969; Wolpoff, 1980; Binford, 1985). Her ne kadar miyosen an atasal formlar bu iki grup iinde dikkate alnsa da Avrupa, Asya ve Afrika deiik isimler altnda ok sayda hominoide ev sahiplii yapmtr. rnein Afrika kkenli prokonsl, limnopitekus (erken miyosen), Avrupa kkenli oreopitekus (ge miyosen), driyopitekus (orta ve ge miyosen), grekopitekus (ge miyosen) ve Asya kkenli jigantopitekus (ge miyosen) bunlar arasnda saylabilir. Miyosen dnemde, driyopitekus izgisinde olan hominoidlerin bugnk iri primatlara doru evrimletikleri ileri srlmektedir. Davran ve anatomik rntleri de (di sistemi, kafatas, kol ve bacaklar ile kuyruksuz olma durumu) zaten bunu kantlamaktadr. Bu atasal kkn baz kollar tmyle aa yaantsna uyum salarken, dier bazlar da yerde yaamay tercih ettiler. Aralarnda prokonsln de bulunduu driyopitekus izgisinde yer alan hominoidlerin, Afrika'da gnmzden nce 23-17 milyon yllar arasnda yaadklar belirlenmitir. Di sistemlerindeki yapsal zelliklere baklacak olursa driyopitekuslarn genellikle meyve ile beslendikleri anlalr (Genet-Varcin, 1969; Rosen, 1974). Sivapitekus-ramapitekus evrim izgisine gelince, bu hominoidlerin temsil ettii trler morfolojik, ekolojik ve corafi dalm asndan driyopitekuslardan ayr yaratklard. Hominoid atatrlerinin miyosen a balangcndan itibaren ortaya knda ve giderek eitlenmesinde baz jeolojik ve iklimsel olaylarn oynad rol gzard edilmemelidir. Gerekten de, aa yukar

17 milyon yl ncesinde birtakm jeolojik deiimler ve giderek hzla kuraklamaya doru srklenen dnyamz, ktalar arasndaki ilikilere de yansd; Afrika ve Avrasya arasnda kpr meydana geldi. Son 50 milyon yl iinde ilk kez byle bir durumla karlald bilim adamlarnca ifade edilmektedir. Bylece, aa yukar 17 milyon yl ncesinden balayarak hominoid st ailesinin baz trleri Avrupa ve Asya'ya yaylma frsat buldular ve deiik ekolojik ortamlarda yaamak durumunda kaldlar. Arabistan tektonik platosu, zellikle orta miyosende Asya ile karasal bir balantya kavutu. Ayn dnemde hominoidleri Afrika'nn hemen her yerinde gryoruz. Afrika ve Avrasya'nn miyosen adaki hominoidlerine ait bine yakn fosil buluntu bugne kadar yaplan kazlarda ele gemitir. Ne var ki, bunlarn byk blm di ve enelerden ibarettir. Baz hominoidler miyosen sonlarna doru uyumsal baarlarn srdremeyip yeryznden silindiler. Bazlar da baarl bir evrimsel sre geirerek bugn Asya ve Afrika'da yaayan iri primatlara ve insan ailesine doru evrimletiler (Rosen, 1974). Tm bu miyosen hominoidlerinin ortaya k ve bu kadar eitlenmesi nasl aklanabilir? Niin byle bir st aile 15-20 milyon yl ncesinden balayarak dier Eski Dnya primatlarndan farkl bir deiim srecine girdi? Baz aratrclara gre, miyosen adan itibaren meyve tr besinlerin temelini oluturduu deiik bir beslenme alkanl, yeni bir davran rntsnn olumasna yol at. Miyosen an dier primatlarna oranla daha gelimi ve karmak bir beyin korteksiyle donanm yeni formlar her tr ekolojik ortama hzla uyum yapabilecek potansiyele eritiler ve giderek hominoid dediimiz st ailenin trlerini meydana getirdiler. Belki bizim bilmediimiz baka faktrler de hominoid atalarmzn ortaya kmalarna neden olmu olabilir. Hangi neden ya da nedenlerden tr doa sahnesine km olurlarsa olsunlar, bunlardan birinin bizim mensup olduumuz aileye doru evrimletii kuku gtrmez bir gerektir (Coppens, 1981). Sivapitekus izgisindeki hominoid trler zamanmzdan 14 milyon yl ncesinden itibaren Afrika, Avrupa ve Asya'da olduka eitli ekolojik ortamlarda karmza kar. Baz aratrclar, sivapitekus hominoidlerine sadece Trkiye, Hindistan ve Pakistan'da yaam trleri dahil etmektedir. Bazlar da bunlara Dou Afrika, Gneydou Asya ve in'de yaam olanlar da eklemektedir. Son yarm yzyl iinde F. Ozansoy (1970), . Tekkaya (1974), E. Gle (1990; 1991 ve 1994) ve B. Alpagut ve ark. (1996) tarafndan yaplan kazlar sayesinde Anadolu'da miyosen dnem hominoidlerine ilikin nemli buluntular elde edilmitir. andr (Ankara, Kalecik), Paalar (Bursa, Mustafakemalpaa) ve Sinap (Ankara, Kazan) formasyonlar buna rnek tekil edebilir. zellikle Sinap formasyonu ankarapithecus meteai trnn iki rneini F. Ozansoy sayesinde bilim dnyasna kazandrd. Ayrca, 1995 ylnda Sinap formasyonunda st miyosenle yat iyi korunmu bir hominoid kafatas gn na karld (Alpagut ve ark., 1996). Molekler biyolojinin sunduu bilgilere dayanarak Asya ve Afrika Sivapitekuslarnn birbirlerinden bamsz olarak evrimletikleri de ileri srlmektedir. Bu balamda, Asya sivapitekuslarnn aa yukar 16 milyon yl ncesinde orangutana doru ayr bir evrim izgisini oluturduu, Afrika sivapitekuslarnn ise goril-empanze ve insan ailesinin ortak atasal formlar olabilecei yaygn lde kabul edilmektedir (Kottak, 1997). nsan ve iri primat ortak atalarnn ge miyosen ada Afrika'da, hatta byk bir olaslkla Dou Afrika'da yaad varsaylmaktadr. Byle bir ortak atann fosil kalntlarna henz rastlanmad. Miyosen an sonlar ve pliyosen an balangc ailemizin ortaya k biimiyle ilgili birok srlar saklamaktadr. Her ne kadar molekler biyoloji birtakm ilgin ve o lde de karmak yntem ve tekniklerle bizi zaman tnelinde bir yolculua kararak varsaymsal ortak atamza kadar gtrse de, iyi korunmu ve iyi tarihlendirilmi fosil buluntularla bunlar desteklenmedii srece

varsaymdan te anlam ifade etmez. Paleontolojik aratrmalara paralel olarak 1960'larda balayan molekler biyoloji alanndaki almalar kandaki protein analizi ve hcrelerdeki DNA analizi zerine younlamtr. Bu alanda gerekletirilen almalar iri primat-insan ailelerinin filogenetik ilikilerine dayal grlerimize kukusuz yeni boyutlar kazandrd. Gnmzde molekler biyoloji ve paleontoloji bilim kollar kendi alanlarnda kaydettikleri gelimelerden hareketle bir uzlama aray iindedirler. Bu arayn temelinde yatan dnce ise bugnk insana ve iri primatlara uzanan evrimsel yolun ne zaman iki bamsz kol haline geldiidir. Daha doru bir deyile, yol ayrmnn ne zaman olduudur. nsan ailesinin temeli zamanmzdan nce 14 ile 5 milyon yl arasnda atlm olmalyd. Ne yazk ki bu kritik dnem fosil buluntular asndan son derece fakirdir. Kenya'nn Samburu blgesinde bulunan ve 9,5 milyon yl ncesine tarihlendirilen samburupithecus bu zaman dilimi ierisinde yer alan ilgin bir kilometre ta olarak kabul edilmektedir (Science et Vie, 1998). Bu anlaml zaman dilimi iinde bir yandan insan, dier yandan goril-empanze ailelerinin gelimelerine zemin hazrlayabilecek koullar olutu. Baz spesifik davran rntleri veya biyolojik balamda yeni uyumsal anatomik zellikler bunlar arasnda saylabilir. Aslnda, bu iki ailenin tarih sahnesine klarnda rol oynayan nedensel faktrler tam olarak bilinmiyor. Gnmzde yaygn lde benimsenen gre gre, hominoid st ailesinin temsil ettii ortak atadan ilk kopmann jibon ile balad, bunu orangutann izledii, daha sonra Afrika iri primatlarna uzanan evrimsel izginin ayrlddr. Goril 10 milyon yl nce ortak atasal gvdeden ayrlmtr. Bu tarihten aa yukar 100 bin yl gibi ok ksa bir sre sonra da empanzenin ortak atasal ktkten ayrld ileri srlmektedir (Franklin, 1993). Oysa, eskiden 2-3 milyon yllk bir aradan sonra empanzenin ortak atadan koptuu kabul edilmekte idi. Miyosen ada, belirli bir aamada iki ailenin balatt ortak yolculuun sonlarna gelinmi oluyor. Grld gibi, orangutan, empanze ve goril grubunda bu birliktelii en son brakan empanzedir. Baz aratrclar, goril ve empanzenin atasal formlarnn iki ayr cinse dnmeden nce, bir sre hem ortak ata ile, hem de kendi aralarnda karmaya devam ettiklerini ve bylece ara formlarn bir sre varlklarn koruduklarn ileri srmektedirler. Berkeley Kaliforniya niversitesi'nden biyokimyac Allan Wilson ve Vincent Sarich'e borlu olduumuz molekler saat, bu iri primat-insan ailesi yol ayrmn, gnmzden nce aa yukar 7-10 milyon yl arasnda bir yere oturtmaktadr. Ne var ki isabetlilii, gvenilirlii ve hesaplan yntemi asndan bu saat, gnmzde M. W. Wolpoff'un ban ektii birok aratrc tarafndan eletirilmektedir. DNA molekl zerinde alma yapanlar son yllarda hayli oald. Bunlardan birisi de Texas San Antonio Biyomedikal Aratrma Merkezi'nden Jeffrey Rogers'tr. Rogers, zellikle empanze, goril ve insann DNA molekllerindeki dizilim biimlerine ilikin almalar ile tannr. Rogers, bu balamda, baz belirsizlikler ve skntlardan sz etmektedir. Ona gre, DNA segmentlerinden sadece bir ksm doru filogenetik ilikiyi vermektedir. Her ne kadar birok genetik aratrma empanzenin insana ok yakn olduunu ortaya koysa da, bu konuda daha salkl bilgi edinebilmek iin DNA segmentlerinden daha biroklarnn incelenmesi gerekmektedir. Ne tuhaftr ki, genetik analizler empanzenin zellikle (<H-C>) dizilimiyle insana; (H-<C-G>) dizilimiyle de gorile daha yakn olduunu gstermitir. Farkl DNA dizilimlerinden farkl sonulara ulaldna gre, goril-empanze ailesi ile insan ailesinin son ortak temsilcisi olan igolann (terim bu satrlarn yazarna aittir -insan, goril, empanze) polimorfik bir yapya sahip olduu tahmin edilmektedir. ri primat ve insann farkl DNA dizilimleri zerinde gnmzde youn almalar yaplmaktadr. Gelecekte, belki de u anda tam karl verilemeyen birok soruya daha net yant bulunabilecei sanlmaktadr. Pongid ve hominid ailelerinin ayrlma eiini zamansal olarak belirlememizde bize yardmc olan molekler saatin geriye doru iletilmesinde temel ilke, DNA moleklnn belirli bir zaman

diliminde deime hzdr (Franklin, 1993). DNA molekl dnda elektroforez yntemiyle de insan ve empanzenin kanlarndaki albmin proteinleri karlatrlm ve aralarnda nemli benzerlikler bulunmutur. Burada unutmamak gerekir ki, empanze ve insan, protein ve DNA molekl asndan benzer olsa da (ekil: 3.1), bir o kadar zellik de bunlar birbirinden ayrmaktadr. Bu iki cins arasndaki temel farkllk daha ziyade DNA molekllerinin ve proteinlerin ritm, organizasyon ve fonksiyonlarndan kaynaklanmaktadr. Baz aratrclarn hakl olarak dile getirdikleri gibi, empanze ve insan arasndaki %99 orannda grlen protein benzerlii her ey anlamna gelmez; asl nemli olan %1'lik (az ama z) ayrmdr. Benzerlikler kadar farkllklarn nemi bir kez daha grlyor. ekil 3.1. nsan ve iri primatlar empanze, goril ve orangutan) arasndaki genetik uzaklk

nsan ve iri primat aileleri arasndaki filojenetik iliki hibir zaman ayn evrim izgisi zerinde bir ncl-ardl ilikisi tarznda dnlmemeli. Bu ailelerin her biri miyosen sonu ya da pliyosen balangcndan itibaren ayrk ve tmyle bamsz evrim izgileri izlemilerdir. Ne insan iri primatlarn atas, ne de iri primatlar insann atas olmulardr. Bir baka deyile, insan maymundan tredi diye bir cmle kurduumuzda nemli bir filogenetik, sistematik ve taksonomik hata yapm oluruz. nsan ailesi tarih sahnesine kyor

Hominoid st-ailenin yks, III. zamann miyosen ayla birlikte geride kalrken, pliyosen ad verdiimiz yeni bir aa giriyoruz. Ailemizin tarih sahnesine k ite, 5,5 milyon yl ncesinde, bu ala birlikte balamtr. Ailemizin ilk temsilcileri nerelerde yaadlar? Nasl bir yaam biimi srdler? Bize ne lde benziyorlard? Nasl besleniyorlard? Ne tr bir sosyal rgtlenmeye sahiplerdi? Bu sorulara daha biroklarn eklememiz mmkn olabilir. nsanolunun yeryzndeki uzun biyo-kltrel evrim servenini daha iyi anlayabilmemiz, onu yer ve zaman iinde alglayabilmemiz iin ailemizin pliyosende balayan yksn ayrntl

biimde gzler nne sermek gerekir. Bu serven aslnda insanln tarihine de k tutmaktadr. Zamanmzdan nce 5,5 milyon yl ile 1,8 milyon yl arasndaki zaman dilimi insan ailesinin yazgsnn belirlendii ok kritik bir adr (ekil: 3.2). Son yllarda, Afrika'da ailemize yeni katlan fosil buluntularla birlikte, insann bu heyecan verici serveni medyann giderek artan bir ilgi oda haline geldi. Ailemizin ilk trlerinin yaad blgelerde paleoantropolog, jeolog, paleozoolog, paleobotanist, ekolojist, nkleer fiziki ve daha birok uzmann katlmyla youn bir ekilde almalar srdrlmektedir. ekil 3.2. Evrimaac (M. Leakey, 1995)

Goril ve empanze ile olan ortak servenimizin miyosen an sonlarna doru ya da pliyosen balarnda sonlanmasndan itibaren, fosil brakmayan birka milyon yllk karanlk bir dneme gireriz. Burada unu nemle vurgulamalyz ki, insan ailesinin biyokltrel evrim sreci kanlmaz biimde bugnk insana kadar uzanan tek bir izgi halinde alglanmamaldr. Balangta, bu ailenin birden ok trle temsil edildii anlalmtr. ou evrimsel srelerini baaryla srdremeyip yok oldular. Bunlardan ancak bir tanesi, insanlama srecini gerekletirme baarsn gsterdi (Leakey, 1988). nsanslarn yer ve zaman iindeki dalm: Yaklak 4,6 milyar yanda olan dnyamz, gelmi gemi tm canllarn en benzersizini arlamaya artk hazrdr. 20. yzylda hibir keif, ailemizin en eski cinsi saylan australopitekuslarn bulunu haberi kadar yank uyandrmamtr. Bylece yeryzndeki servenimizin eksik olan bir halkas daha tamamlanm oluyordu. 4 milyar yllk canllar tarihini gz nnde bulunduracak olursak, kendi tarihimiz bunun iinde okyanusta bir damla gibi kalmaktadr. Paleontoloji ve molekler biyoloji alannda kaydedilen gelimeler insan ve iri primat ailelerinin yol ayrmn zamanmzdan 6-7 milyon yl ncesine kadar gtrmektedir. Afrika'da gn na karlan baz fosiller bu kritik zaman dilimine denk dse de, bunlar herhangi bir yorum yapmaya deecek kadar yeterli ve korunmu deildir. Ailemizin ilk cinsi saylan insanslar ise saylar yzleri aan fosil rnekleriyle birlikte ok iyi tanmaktayz (Wolpoff, 1980). Ailemizin bilinen en eski temsilcileriyle ilk tanmamz 1924 ylna rastlar. Afrika'nn gneyinde Transvaal eyaletinin Taung blgesinde kire ocaklarnda

alan iiler 3-4 yalarnda bir ocuun yz ksmna, tm alt enesine ve doal halde fosilleerek korunmu olan beyin kalbna rastladlar. Buluntuyu ilk inceleyen Dart adl Gney Afrikal bilim adam, insandan ok goril-empanze tipine daha yakn bulduu iin bu fosili australe (gney) ve pithecus (maymun) szcklerinden esinlenerek australopithecus diye adlandrd. Bu isimlendirme aslnda byk bir talihsizlikti. Bu insanslarn sergiledii biyoloji ve davran eitliliini hi yanstmyordu. Zaten bilim dnyasnn en byk handikab ok aceleci davranarak, hemen ilk buluntuyla beraber dn olmayan snflandrma hatalarna dmesidir. Tm insans fosilleri Afrika'da bulundu. Afrika dnda hibir lkede insans izgisinde olan buluntulara rastlanmad. Homo cinsinin temsilcisi olan bizler aslnda bu insanslarla ayn aile iinde yer alyoruz. Birok anatomik zellikleri onlarla paylayoruz. Birok ynden de onlardan farklyz. Ailemizin bu ilk temsilcilerini sosyal davran rntleri ve biyolojik zellikleriyle tanrken, bu benzerlik ve farkllklar da kendiliinden ortaya kacaktr. eitli bilim dallar arasndaki ibirliinin gnmzde daha etkin bir hale gelmesi, yeni tarihleme tekniklerinin devreye girmesi ve aralksz srdrlen arkeolojik kazlar sayesinde hominid ailesine yeni trler katlmtr. Bu da ailemizin kkeni ile ilgili grleri yeniden gzden geirmemize neden olmaktadr. Yeni buluntularn beraberinde getirdii yeni yorumlar, yeryzndeki tarihimizin ilk aamalarnn yle sanld kadar basit olmadn gstermitir. Bugnk bilgilerimiz, insanslarn Afrika'da zamanmzdan nce 5 ile 4 milyon yl arasnda ortaya ktn dorulamaktadr. Bunlarn aa yukar 1 milyon yl ncesine kadar Afrika'nn dou ve gneyinde yaamlarn srdrdklerini, daha sonra da tarih sahnesinden silinip gittiklerini, yerlerini ise bir sre ayn ekonii paylatklar ve gerek atamz saylan homo habilis izgisindeki formlara (yetenekli insan) braktklarn gstermektedir (Saan, 1983). nsanslarn yaadklar dnem pliyosen ve pleistosen'in balangcn iine alr. lk buluntular Gney Afrika'da, daha sonrakiler ise Dou Afrika'da ad, Etyopya, Tanzanya ve Kenya'da karmza kmaktadr (Coppens, 1981; Tattersall, 1995; Kottak, 1997). Anavatanlar Afrika olduuna gre insanslar, tropik ya da yar tropik bir iklim dnda iklim tanmamlardr. Gney Afrika'da Transvaal eyaletinde insans fosilleri veren karstik araziler sularn ve dier erozyon faaliyetlerinin zaman iinde yol at oyuklarla doludur. Ne yazk ki, bu yapdaki oluumlarn kesin olarak tarihlenmesi mmkn deildir. Bu yzden, Gney Afrika'daki australopitekus fosil yataklarnn jeolojik yalar, eskilikleri daha nceden bilinen ve ayn seviyelerden karlan fosil hayvan kalntlar sayesinde nispi tarihleme yoluyla belirlenmitir. Bu blgede radyometrik tarihleme yaplamamtr. nsanslarla birlikte bulunan fosil hayvan ve bitki kalntlarnn analizi bunlarn yaam olduklar dnemde Gney Afrika'nn savanlk bir yre olduuna iaret etmektedir. Ailemizin bu ilk temsilcileri ister savanlk, isterse sk ormanlk alanlarda yaam olsunlar, mutlaka su kaynaklarna yakn yerleri tercih ediyorlard. Bu dnemlerde henz tam anlamyla bir maara yaants sz konusu deildi. Gney Afrika'da karstik arazideki inlerde bulunan insanslara ait kafataslar vahi hayvanlar tarafndan buralara getirilmiti. Bilindii gibi, leopar ve kaplan trnden et yiyiciler kurbanlarn genellikle tenha ve gzden uzak kuytu kelerde yemeyi tercih ederler. Nitekim baz insanslar zaman zaman bu vahi hayvanlarn yemi olmulardr. Ailemizin bu en eski temsilcilerinin youn biimde yaad blge ad, Etyopya, Tanzanya ve Kenya'y snrlar iine alan geni toprak parasdr. Sistemli kazlar bu blgede 1930'larda balad. Dou Afrika ok ilgin bir jeolojik oluum ile tannr. Ktada kuzeyden gneye doru uzanan ve Rift ad verilen byk bir tektonik knt bulunmaktadr. Rift knt sistemi aa yukar miyosen aa kadar giden bir tektonik oluumdur. Bu 4000 km.lik uzun knt alannda ailemizin ilk yazgs belirlenmitir, diyebiliriz. Bu doal barnak boyunca milyonlarca yl ncesinde saysz gl ve akarsu vard. zellikle Rift vadisinin bugnk Kenya snrlar] iinde miyosen sonlarnda ve pliyosen balarnda zengin bir bitki rtsnn var olduu anlalmtr.

Yaplan karbon izotop analizleri blgenin tekdze bir ak alan olmadn kantlamaktadr; dolaysyla, insanslar ge miyosende ilk evrimlerini heterojen bir corafi ortam iinde gerekletirmilerdir. Aratrclar australopiteklerin yaad blgelerden birisi saylan Olduvai Gorge'a (Tanzanya), ierdii zengin bitki rts, bol su kaynaklar ve hayvan trlerinden tr Olduvai cenneti adn vermilerdir (Tobias, 1971). nsanslar kukusuz bu yrelerin tek sakinleri deildi; bu verimli alanlar o alarda yaayan birok irili ufakl hayvanla paylamlard. Bunlar arasnda antilop, at, domuz, eitli maymunlar, dev csseli geyikler, fillerin atalar, kl dili kaplan, leopar gibi hayvanlar sayabiliriz. Bu hayvanlardan bazlar zellikle Dou Afrika'da zamanmzdan aa yukar 2,5 milyon yl ncesinden balayarak giderek kuraklaan ve souyan evreye ayak uyduramayp yok oldular. Rift knt sistemi iinde yer alan su kaynaklarnn da byk bir blmnden geriye sadece yzlerce metre kalnlnda tortusal depolar ve sekiler, bir de o alarda aktif durumda olan yanardalarn pskrtt kaim tf tabakalar kalmtr. Ailemizin tarihi asndan ok nemli saylan fosil kalntlar ite bu oluumlar iinde bugne kadar sakland. Volkanik faaliyetlerden geriye kalan kller, Gney Afrika'dakinin aksine, radyometrik tarihleme yapma olana vermektedir. Bu kller insans fosillerini adeta bir yorgan gibi rtmtr. Dou Afrika'daki hominid atalarmz Etyopya, Tanzanya ve Kenya snrlar iindeki oluumlarda gn na kartld. Bunlar arasnda en nemlileri Hadar (Etyopya), Omo (Etyopya), Laetoli (Kenya), Turkana Lake (Kenya) ve Olduvai'dir. (Tanzanya) (Walker ve Leakey, 1978).

nsanslarda biyolojik eitlenme: 1924 ylnda ilk kez tesadfen tandmz insanslar, bugne kadar srdrlen sistemli ve dzenli kazlar sayesinde yzlerle temsil edilir hale geldi. Balangta, bilim dnyas 1970'li yllara kadar bu ilk atasal temsilcilerimizin kaba ve narin yapl olmak zere iki farkl trden olutuuna inanmt. Aa yukar 4 milyon yl boyunca, Dou ve Gney Afrika'da yaam olan insanslarn yakn bir zamana kadar drt trle temsil edildii sanlmakta idi. Bunlar buluntu srasna gre, 1. Australopithecus africanus (narin yapl), 2. Australopithecus robustus (Gney Afrika, kaba yapl) (ekil: 3.3), 3. Australopithecus boisei (Dou Afrika, kaba yapl), 4. Australopithecus afarensis (Dou Afrika, arkaik yapl)'tir. Son yllarda Dou Afrika'da ele geen fosil kalntlar sayesinde tr says imdilik altya kt. Bunlar srasyla A. anamensis ve A. bahrelgazalia'dr. zellikle ad'n Bahr el Ghazal blgesinde bulunan ve 3-3,5 milyon yl ncesiyle tarihlenen fosiller sayesinde, insanln beii olarak sadece Gney ve Dou Afrika deil, ayn zamanda Orta Afrika'y da dikkate almann gerei ortaya kmtr. ekil 3.3 Australopithecus boise (Tobias, 1967)

Her ne kadar farkl trler sz konusu olsa da, bunlarn yine de ortak zellikleri vardr. Onca

trsel eitlilie ramen biz, insanslar simgeleyen zelliin kk beyin, iri yz ve iki ayak zerinde yrme (bipedalizm) olduunu syleyebiliriz. nsanslarn trlerini tanmlarken bunlar arasndaki filogenetik ilikiye de deinmek gerekir. Ayrca, bunlarn zamansal ve meknsal dalm da ok nemlidir. Hi kukusuz bu trler ierisinden biri homo adn verdiimiz insana giden evrimsel izgiyi oluturdu; dierleri yok oldu. nsanslar, insan cinsi ierisinde yer almazlar; yz ve beyin dzeyinde, daha ziyade goril ve empanzeyi artrrlar. Ama, insan ailesinin balang kulvarnda yer alyorlard, diyebiliriz.

Narin yapllar: Zamanmzdan nce, 3 ile 2 milyon yl arasnda yaam olduklar tahmin edilmektedir. Dou ve Gney Afrika'daki kazlarda gn na karlmlardr. Adlarndan da anlalaca zere narin yapl insanslar ortalama 1.29 metre boyunda, 24-25 kg arlnda idiler. Beyinleri 450 cm3 hacminde idi. Narin yapl terimi sadece insans iin bir anlam ifade eder; zira bu trn temsilcileri biz modern insanlarla karlatrldnda yz ve diler asndan olduka kaba saylrlar. tc dileri bizimkilerin iki kat iriliindeydi. 20 ya dileri de bizimkiler gibi klme eilimi gstermiyordu. Kpek dileri dier kesici dilerle ayn hizada olup, iri primatlarn iri paralayc zellii ile uzaktan yakndan hibir ilgisi yoktu. Diler, irilikleri ve ufak baz morfolojik ayrntlar bir kenara braklacak olursa, temelde modern insannkilere byk lde benzerler. Zaten insanlama srecinde en hzl deiime urayan organ, ditir. Narin yapl insanslarda, kafatasndaki kas balant izleri de belirgin deildir. Yz, beyine oranla iri olup ne doru knt yapar. Bilindii gibi, insanlama srecinde balangta kk bir beyin ve iri bir yze tank olunurken, zamanla iliki tersine dnm; beyin irileirken yz ufalm ve sonuta modern insandaki grnmn almtr. Narin yapllarn dii ve erkekleri arasnda belirgin irilik fark vardr. Erkek ve kadn arasndaki bu belirgin csse fark evrim esnasnda giderek azalp, bugn en az dzeye inmitir. Gerekten de modern insanda iskelet dzeyinde kadn ve erkek ayrm yapmak iin uzmanlamak gerekir.

Kaba yapllar: Zamanmzdan nce, 2.6 milyon yl ile 1.2 milyon yl arasnda yaamlardr. Bu durumda, tarih sahnesine narin yapllardan daha ge km saylrlar. Dou Afrika'da yaayan kaba yapllar australopithecus boisei tr altnda, Gney Afrika'dakiler ise australopithecus robustus tr olarak adlandrlmlardr. Boylan 1.50-1.60 metre arasnda deiir. Beyinleri 500-600 cm3 hacminde idi; ancak iri csselerine oranla olduka kkt. Kafatasndaki ineme kaslarnn tutunma yerlerinde ek kemiksel kntlar gelimitir. ri diler, gl ineme kaslar kaba yapllarn enelerine olaanst bir krma, ezme ve tme gc katmtr. O halde, bu insanslar bizlerden ok farkl besleniyorlard. Kemik, kas ve di sistemi etkin bir ineme ilevine yant verecek biimde doal ayklanma srecinden gemi ve sonuta kaba yapllardaki anatomik oluum ortaya kmtr. Kaba yapllar Afrika'da yaadklar savanlk ve yar savanlk blgelere ok iyi uyum salamlard. Hatta gerek davran, gerekse anatomik ynden ar zellemi olduklar sylenebilir (Tobias, 1971 ve 1991). 1985 ylnda Kenya'nn kuzeyinde, Turkana gl yaknnda bulunan bir kafatas, kaba yapllarn 2,5 milyon yl ncesinde bile var olduunu kantlad. Bilim dnyas bu fosili kara kafa olarak tand. nk topraktaki mineraller onun mavi-siyah karm bir renk almasna neden olmutu. Buluntu, Dou Afrika'da yaam olan kaba yapllarn atas olarak deerlendirildi. Kara kafann beyni dier kaba yapllarnkinden daha kk, kafatas genel grnmyle daha ilkeldi. Elmack kemikleri yanlara o denli belirgin knt yapyordu ki, bu zelliinden dolay aratrclar ona tabak suratl insans adn taktlar. lk grldkleri dnem ne kadar eskiye giderse gitsin, gerek olan u ki gerek narin, gerekse kaba yapl insanslar kendi evrimsel hatlarnn son duraklaryd. Zamanmzdan aa yukar 1 milyon yl ncesinden itibaren deien evre koullarna ayak uyduramayarak yok olduklar ileri

srlmektedir. Bu ekolojik aklamann dnda bir de rekabet olasl akla getirilebilir. yle ki, ayn blgelerde yaam olan daha yetenekli, zeki ve her ortama rahata uyum yapabilecek potansiyele sahip trler (rnein homo habilis insan tr gibi) karsnda tutunamamam olmalydlar. Dou ve Gney Afrika'daki narin ve kaba yapl insanslar uzun sre ayn ekonii paylatlar. Peki nasl olmutu da bu iki tr birbirlerini yok etmeden yz binlerce yl bir arada yaamay baarmt? Acaba bu birlikteliin temelinde ayn blgelerde farkl beslenme alkanlklarn srdrme olgusu mu yatyordu? 1950'li yllardan beri gndemde olan bu sorun son aratrmalara bal olarak tekrar gncellik kazand. Dikkatler bu iki trn fosillerinde dilerin ineme yzeylerine yeniden evrildi. Taramal elektronik mikroskop sayesinde, ineme yzeylerindeki anma biimleri ayrntl olarak incelendi. Narin yapllarn dilerinde youn biimde iziklere rastlanrken, kaba yapllarnkinde hem izik, hem de ukurlar birlikte saptand. Aratrclar, di anma fasetlerinin taramal elektronik mikroskop analizinden hareketle, narin yapklarn daha ziyade yumuak meyve ve yaprak tr besinlerle beslendiklerini, kaba yapllarn ise arlkl olarak fndk vb. sert kabuklu yemilerle ve sert bitki kkleriyle beslendiklerini ortaya koydular. Yaklak yarm yzyldan bu yana, kaba yapl insanslarn otobur olduklarna inanlyordu. Son yllarda gerekletirilen eser element analizleri bu gr rtt; zira strontium ve kalsiyum elementlerinin kemikteki oransal ilikileri kaba yapllarn ayn zamanda et yeme alkanlna da sahip bulunduunu kantlad. Ot arlkl beslenen canllarn kemiklerinde strontium, et arlkl beslenenlerinkinde ise kalsiyum oransal olarak fazladr. O halde narin yapllar gibi bunlar da omnivor (hem et, hem otla beslenen)'du (Sillen, 1992). Kaba yapllarn di minelerinde yaplan C13 izotop analizi de bu sonucu desteklemekte idi. Bylece, kaba yapllarn yok olmasnda nemli rol oynad sanlan beslenme zellemesi artk geerliliini yitirmi bulunuyor. Bu durumda, baka neden ya da nedenler aranmaldr.

Arkaik yapllar: nsan ailesinin tarihinin ilk kantlar Dou Afrika'da ad, Kenya, Etyopya, Cibuti ve Tanzanya geninde bulunmutur. Biz, u ana kadar bu tarihin iinde yer alan kaba ve narin insanslar tandk. Peki, bunlarn atalar kimlerdi? ite bilim dnyas bu soruya yant bulmak amacyla 1970'lerden itibaren aratrmalarn bu blgelerde, zellikle Etyopya'da Hadar yresinde younlatrd. 1973 ylnda nihayet beklenen an geldi ve insanslarn ailesine, arkaik insanslar ad altnda nc bir tr katld: Australopithecus afarensis. (Kottak, 1997). Fosiller Hadar'da kurumu bir gl yatanda gn na karld. Burada yaklak 35 afarensis bireyine ait kalnt sz konusu idi. Afarensis insanslar zamanmzdan nce 3,6 milyon ile 3 milyon yl arasnda yaamt. Bu durumda, son yllarda ad'n Bahr el Ghazal blgesinde bulunan bir baka insans tr ile ada oluyorlard. Afarensisler arasnda Lucy adyla bilinen 1 m boyunda 20-25 kg arlnda, 3,4 milyon yl nce yaad saptanan bir de hanm vard. skeleti olduka iyi korunmutu, ama kafatas tmlenecek kadar iyi durumda deildi. Ancak, daha sonraki yllarda ayn blgede yrtlen kaz almalar sayesinde Lucy'nin ada olan, iyi korunmu bir kafatas ele geti (Shreeve, 1994). Arkaik insanslar kaba ve narin yapllardan daha eski ve doal olarak onlardan daha ilkel zelliklere sahipti. Bunlarn dileri insandakilerden ok, goril ve empanze gibi iri primatlarnkileri artryordu. Birinci alt kk az ile alt kpek diinin morfolojisi insandakine hi benzemiyordu. zellikle kpek dii, kesici dilerin seviyesinden daha yukarda idi. Beyin 400 cc iriliinde idi. Bu durumda, dier hominid trlerininkinden daha kk saylrd. Erkek ve dii afarensisler arasnda ok belirgin bir csse fark vard. Afarensis insanslar sadece Hadar blgesinde yaamadlar; trdelerine ait fosil kalntlar 1977 ylnda Kenya'nn Laetoli blgesinde de gn na karld. Blgedeki volkanik tfler iinde sertleerek gnmze kadar korunagelen ayak izleri, dik yryen insanslardan bakasna ait deildi. Dier parmaklarn

yannda yer alan baparmak, topuun brakt iz ve ayak taban kemeri iki ayak zerinde yrdklerinin en gzel kantlaryd (Relethford, 1990; Kottak, 1997). Yaklak 70 m'lik bir pist zerinde izlenen ayak izleri bir ocuk ve iki erikine aitti. Sanki birlikte gezintiye km bir aile ile kar karya idik. Laetoli'de ayrca iki dzineye yakn afarensis bireyine ait fosil kalnt ele geti. Arkaik insanslara ait bugne kadar gerek Kenya'da, gerekse Etyopya'da ele geen fosiller bu yaratklarn deiik ekolojik koullara uyum salam olduklarn akla getirmektedir. Ufak yaplydlar ve kk bir beyne sahiplerdi. Grnm olarak dier insanslarla iri primatlar arasnda bir yere oturtulabilirlerdi. 3,6 milyon yl ncesinde, bizler kadar olmasa da, dik yryor ve ellerini serbeste kullanabiliyorlard (ekil: 3.4). Sekil 3-4 Goril, Australopithecus ve modern insanda pelvislerin karlatrlmas. (Downs ve Bleibtreu, 1969)

ki ayak zerinde yrme ne zaman balad? nsanlama srecinde, atalarmzn ilk rnekleri hi kukusuz bir dizi davran rntleriyle, iinde yaadklar doal ortama uyum salamaya abalyorlard. Bu davransal zellikler baz anatomik yaplar grece daha avantajl klm olmalyd. rnein hareket sistemindeki deime, yeni bir yaam tarz demekti. ki ayak zerinde dorulan, adm atarak yrmeye balayan insanslarda eller btnyle hareket sisteminden kurtulmu saylrd. Buna bir lde ellerin zgrlemesi de diyebiliriz. Bu olay, aslnda, insanlama srecinde en erken ortaya kan bir davran ve anatomik deimedir. Hominid ailesini simgeleyen bu spesifik zelliin tam olarak ne zaman ortaya ktn bilemiyoruz. Hadar ve Laetoli afarensisleri dik yryorlard. Ancak, el ve ayak bilekleriyle parmaklarndaki anatomik ayrntlar bunlarn aalara da trmandklarn akla getirmektedir (Leakey, 1988; Kottak, 1997). Kaba yapl insanslarn da aa yaamndan tmyle kopmu olmadklar el ve ayak anatomilerinden anlalmaktadr. ki ayak zerinde dorulma ve dik yrme yle birden gerekleen bir hareket tarz olamazd. nsan ailesinin evrimsel sreci dikkate alndnda, bu deiimin yava bir yol ald anlalr. ki ayakla yrme olgusu, gereklemesinde bir deil birok faktrn rol ald karmak ve uzun bir sretir. Bu yeni davran rntsn benimseyen ilk insanslar, evrelerinde yaayan tm canllara grece bir stnlk kurmu saylrlard. Bir kez, dik duran yaratn gr alan genilemi olur, ellerini serbest biimde (alet yapma ve kullanma da dahil) eitli ilevleri yerine getirecek tarzda kullanabilir. Kendini evredeki dmanlarna kar daha iyi korur. Ne var ki, iki ayak zerinde yrmenin avantaj olduu kadar dezavantaj da vard; iki ayak zerinde yrmeye uyum salam insanslar evredeki vahi hayvanlar tarafndan kolayca fark edilir ve onlarn boy hedefi haline gelebilir. Baz aratrclar, iki ayak zerinde dik yrmenin insanslar iin ok nemli bir ayrt edici avantaj olduunu ileri srerler. Bu yeni davran rnts, beynin spesifik gelimesinden yaklak 2 milyon yl nce karmza kar. Bu, zerinde durulmas gereken anlaml bir olgudur. Kk beyinli, ufak csseli gsterisiz insanslar primat dnyasnda benzeri bulunmayan bu hareket sistemini hangi koullarda benimsediler? Niin bu yeni hareket tarz insans ve ondan sonra gelen insan (homo) cinsi iin deimez, yerleik bir davran ve anatomik zellii olarak korundu? Bu tr sorular eitli aratrmaclarn eskiden olduu gibi gnmzde de tartma gndemini oluturmaktadr.

Beyindeki gelime: nsanlama srecinde ikinci nemli aama beyin korteksindeki (kabuundaki) zgn gelimedir (Tobias, 1971). Ailemizin ilk temsilcilerinde, bu deerli organn iri primatlarnkinden pek farkl olduu sylenemez. Ancak kck bedenleriyle orantlandnda yine de byk saylr. Erikin insanslarda tesbit edilen en kk beyin hacmi 400 cc dir. Son yllarda, zellikle 2 ve 3 boyutlu bilgisayarl beyin tomografisi sayesinde insanslarn beyin hacimleri daha gvenilir biimde hesaplanmaya baland. Bilgisayarl beyin tomografisinin getirdii bir baka nemli yenilik de, insanslara ait kafataslarnn beyne bakan ksmlarnda kan damarlarnn brakt izlerin ayrntl grnt vermesidir. Kaba yapllarda ve arkaik insanslarda ska rastlanan bir zellik, genilemi oksipital marjinal sinstr. Bu zellik modern insanda da bulunur. Oysa narin yapl insanslarda pek yaygn deildir. Bu anatomik zelliin, iki ayak zerinde durma ve yrme ynnde evrimleen insanslarda omurga-damar ana daha etkin ve dzenli kan akn salamaya ynelik olduu baz aratrclar tarafndan ileri srlmektedir. Dik durula beraber, ban gvde ile olan ilikisi yeni bir konuma gemi olmaktadr. Dolaysyla kan dolam sistemi de, iskeletin dier blgelerinde olduu gibi, ortaya kan yeni dzene uyum salamtr. nsanslar, genetik anlamda belki de daha iri bir beyne sahip olmaya yatkndlar. Ne var ki, bu potansiyeli ceninin gerekletirmesini, anne baseninin boyutlar olanaksz klmtr. Ceninin beyinsel gelimesi her eyden nce annenin basen geniliiyle de uyum iinde bulunmalyd. Acaba bir modern insan yavrusu australopitek anneden doabilir miydi? Doum annda bile ortalama 350 cc beyin hacmine sahip olan (neredeyse arkaik insans erikinlerininkine yakn saylr) bugnk insan yavrusunun, o ada yaam bir insans annenin baseninden geerek dnyaya gelmesi dnlemezdi. O halde, beyinsel gelime ile beraber anne baseni de ailemizin evrim srecinde geniledi. Bunun en gzel rneini, ileride tantmaya alacamz neandertallerde gryoruz (Trinkaus, 1987). Baz insans gruplar yeni davran rntleri gelitirdike, gnlk yaamlarnda doal organlarn yerini giderek aletler alp, vcudun ykn hafiflettike, daha iri ve karmak bir beyin, doal ayklanma srecinde ister istemez avantajl konuma geti. Gelien beyin de, sras geldiinde, yeni yaam biimlerine kap ayordu. Bylece bir tr etki-tepki ilikisi ortaya kmt. nsans kafataslarnn beyni evreleyen yzeyi her ynyle ayrntl biimde bilinmektedir. Beyin korteksinin farkl ilevlerine ynelik loblar hakknda yeterince bilgiye sahibiz. rnein Holloway'e gre (Bkz. Tobias, 1971), narin yapllarn beyni temelde organizasyon asndan insannkine benzer. nsanslarn zihinsel kapasiteleri kukusuz goril, empanze ve orangutan gibi iri primatlarnkinden fazla idi. Beyin, insanslar iinde balangta daha kk, sonlara doru daha irilemi olarak kendini gsterir. Ancak yine de insana zg tipik gelimeyi bu hominidlerde deil de insan cinsi (homo) iinde grmekteyiz. Beyin dzeyindeki grece karmak yaplanma ve deiim srecinde evre en belirleyici g olmutur. Aslnda tipik insanlama srecini ekoloji ve davran ilikisi zerine temellendirebiliriz. Organizmamz spesifik ekolojik etmenlere bir anda bir btn olarak uyumsal tepki gstermemitir; bu tepki biimini, daha ok, bir tepkiler demeti halinde alglamamz doru olur. nsanslarda beyin korteksi her ne kadar iri primatlarnkinden daha karmak ve gelimi bir rntde olsa da, zellikle aln ve akak blgesinde insana gre son derece yetersiz bir gelime vard. Bu nedenle zek kapasitelerinin bizdekinden hayli dk olduu varsaylmaktadr. Byle kk bir beyinle de insanslarn konuamadklar kabul edilmektedir (Tobias, 1971).

Byme ve gelime: Yaklak 257 iskelet zerinde gerekletirilen incelemeler, insanslarn ortalama 17-18 yl yaadn gstermektedir. Eer bu uzak hominid atatrlerin ocukluk

evresinin bizimkiyle ayn uzunlukta olduu varsaylrsa ve de cinsel olgunlua bizimle ayn yalarda erdikleri akla getirilecek olursa, insanslarda bebek 3-4 yana geldiinde annenin hayata veda etmesi beklenir. Bu da birok yavrunun kk yata yetim kalmas anlamna gelir. Acaba insanslar bizler gibi ayn tempoda yalanmyorlar myd? Modern insan ocuklar ve erikinleri iin ngrlen yalandrma ltlerini, bu uzak atalarmza olduu gibi uygulamak ne lde geerli olabilirdi? nsanslarn fiziksel byme ve gelime ritmleri zerinde son yllarda ilgin aratrmalar gerekletirildi. ri primat, insans ve insan di sistemlerinin bilgisayarl tomografik analizleri yapld. te yandan, son yllarda zellikle Kanadal ve ngiliz aratrclar di minesindeki retzius izgilerini incelemek suretiyle, ilk hominid trlerinde genelde modern insandan daha hzl bir byme ve gelimenin sz konusu olduunu, dolaysyla ocukluk evrelerinin daha ksa olduunu belirlediler. Hatta kaba yapllar, grece daha hzl byme ritmleriyle narin yapllardan daha ilkel bir konumdadrlar. Hzl byme ayn zamanda erken cinsel olgunlua erme demektir. Bireyin ocukluk aamasnda sergiledii fiziksel byme ve gelime ritmi bir bakma beynin gelimesiyle de doru orantldr. Di minesinde gerekletirilen bilgisayarl tomografik analizlerin nda son yllarda insanslara ait ocuk iskeletlerinde lm yalar yeniden gzden geirildi. rnein 1924 ylnda Gney Afrika'da Taung blgesinde bulunan ocuun eskiden sanld gibi 6 deil de, 3-4 yalarnda ld saptand. Son yaplan aratrmalar ocukluk evresindeki tipik uzunluun, insan ailesinin biyokltrel evrim srecinde nisbeten ge ortaya kan bir biyolojik deime olduunu kantlad. nsanslarn fizyolojik zellikleri iskelet sisteminden anlalamad iin bu ynleriyle onlar pek tanyamyoruz. Ailemizin bu ilk temsilcilerinde, rnein ilk adet grme ya kat? Kadnlarn hamilelik sreleri ne kadard? Ka yanda menopoza giriyorlard? ekirdek aile biimi olmadna gre belirli bir blgede ok sayda aileden oluan srler halinde yaayan insanslarda akrabalk ilikileri ne dzeyde idi? Ensest yasa o dnemlerde var myd? Burada nemle vurgulamak gerekir ki, cinsel davran rnts temelde fizyolojik olmakla beraber, ayn zamanda kltreldir. Tm insanms trlerinde grlen ortak bir zellik de, dii ve erkek arasndaki belirgin csse farkdr. Bu biyolojik zellik genelde -primat takmnn baz trlerinde gzlendii zere- bir erkein birden fazla diiyle birarada yaad gruplarda rastlanr. Bu durumda, insanslarda monogami (tek elilik) byk bir olaslkla yoktu. Genelde ak savanlk blgelerde kurduklar geici kamplarda yaayan australopitekuslarda, kalabalk aileler halinde yaamak gvenlikleri ve besinlerini salamalar asndan kanlmazd. Her grup iinde de birden fazla erkein ve diinin yer ald varsaylmaktadr. nsanslar alet yapabiliyorlar myd? nsanslarda bir kltrden sz edilebilir mi? Anatomik ynden olduka mtevaz bir donanma sahip bu yaratklar varlklarn her tr tehlikeye ak bir ortamda nasl srdrebildiler? Hem etobur, hem de otobur olduklarna gre, yiyeceklerini nasl salyorlard? Atei gnlk yaamlarnda bilinli olarak kullandklarna dair hibir bulgu ele gemedi. O halde, besinlerini i olarak yiyorlard. ri dileri ve gl ineme kaslar da zaten bunun bir gstergesidir (ekil: 3.5a) (Tobias, 1967; Kottak, 1997). Kck beyinleri, o aamada, ate gibi nemli bir kltrel olay kefedecek dzeyde deildi. Bitkisel besinleri evreden toplamak, aalardan elde etmek pek zor deildi. stelik hominidlerin hemen hemen tmnde aalara trmanma zellii bulunmaktadr (Relethford, 1990). Peki bu insanslar et gereksinimlerini nasl ve hangi kaynaklardan karlyordu? Bunlarla ayn fosil yataklarndan kan yz binlerce hayvan kemiinin incelenmesinden anlald kadaryla kertenkele, kablumbaa ve maymunlar bata olmak zere, kk memeli hayvanlar, bunlarn yavrular en

ok yenilen ve kolayca avlanabilen hayvanlard. Yaplan aratrmalar, insanslarn avlanma dnda et gereksinimlerini -bize ok tuhaf gelse de- le yiyerek karladklarn akla getirmektedir (Binford, 1985; Trinkaus, 1987; Larrick ve Ciochon, 1996; Kottak, 1997). Yrtc hayvanlardan geriye kalan hayvan karkaslarn, yaadklar kamp yerlerine gtrp yaknlaryla paylatklar tahmin edilmektedir. nceleri hibir silahlar bulunmayan bu kk australopitekler leopar, arslan ve kl dili kaplan gibi, o dnemin vahi hayvanlarnn sofrasna byk bir cesaretle el uzatabiliyorlard. Ama hadlerini bilecek kadar da kurnaz ve temkinli davranyorlard. Ne var ki onlarn besinlerine ortak olurken, bazen onlarn besinleri de olabiliyorlard. Baz insanslarn bu vahi hayvanlar tarafndan yenildiini biliyoruz (Weaver, 1985). ekil: 3.5a Modern insan ve australopithecus alt enelerinin karlatrlmas. Kk olan modern insana aittir.

Arkaik insanslar alet yapmasn bilmiyordu. Bunlarn avc olduu da pek sylenemez. Benzer ekilde, kaba yapllarn da zeklar herhangi bir malzemeyi ileyip alet-silah haline getirebilecek kadar gelimi saylamazd. Afarensislerin, empanzelerinkine benzeyen baparmaklar vard. ki ayak zerinde durup yrdklerine baklrsa evrelerinde var olan ta, aa dal gibi nesneleri kendilerini savunmak ya da saldrmak iin kullanm olabilirlerdi (Jelinek, 1975; Kottak, 1997). Acaba, narin yapl insanslar, dierlerinden farkl olarak alet yapp kullanmlar myd? Son aratrmalar bu soruya yant verebilecek niteliktedir. Narin yapllarn el parmak kemiklerinin duyarl bir tutua yatkn olduu, yaplan son anatomik incelemelerden anlalmtr. Ayrca, el baparmaklar da oransal ve ilevel adan arkaik insanslarnkinden ok insannkine yakndr. El bilek kemikleri de biz insanlarnkini hatrlatr. O halde, bu insanslar alet yapabilecek bir biyolojik potansiyele sahiplerdi. Elleri, dikkat isteyen nazik ileri rahatlkla gerekletirebilecek dzeyde idi. Nisbeten gelimi olan beyin korteksi de bu becerikli ellerle sk bir koordinasyon iinde olmalyd. Yeni davran rntleri, buna bal olarak avantajl konuma geen yeni anatomik zellikler, ayn zamanda yeni ekolojik koullarn yaratt zorunluluklar insans atalarmzn alet denilen ve doal organlarn dnda, ama onlarn gdmnde, yeni bir olay gerekletirmesinde hazrlayc faktrler saylabilir. Tm bu deerlendirmelerin nda, kltrn homo cinsinin habilis ve daha sonraki trlerine zg olamayaca, australopiteklerin baz trlerinde de var olduu rahatlkla sylenebilir. Etyopya'da Omo vadisinde, ayrca Zaire'de ve Malavi'de 2,5 milyon yl ncesine ait ta aletler bulundu. Bu aletler genelde pinpon topu iriliinde akl ta, kuvartz ve kuvartzitten yaplmt. Ne var ki narin yapl insanslara mal edilen bu ta aletler, yle sanld kadar biimlendirilmi ve kolayca tehis edilebilecek mkemmellikte deildi. Baz aratrclar, Dou Afrika'da zamanmzdan 1,2 milyon yl ncesine kadar yaamaya devam etmi olan paranthropus boisei'nin (kaba yapl insanms) de ta aletler yapm olduundan sz etmektedir. stelik bunlar doal faktrlerin biimlendirdii ta paralarndan ayrt etmek de uzmanlk iidir. Dou Afrika'daki narin yapl insanslarn ta aletlerine karlk Gney Afrika'daki hemcinsleri hayvan kemiklerini, boynuzlar ve eneleri kullanmtr. Dart'n osteodontokeratik adn verdii kemikdi-boynuz lsnden oluan kltr, byk bir olaslkla ta teknolojisinden nceki aamay simgeler. nceleri pek taraftar bulmayan bu gr bugn ciddi olarak tartlmaktadr. 3 milyon

yl ncesinden itibaren arkaik insanslar tarih sahnesinden silinmi, yerlerini daha gelimi insans ardllarna brakmtr. Doal ayklanma sreci bu geen yz binlerce yl zarfnda grece daha iri beyinli, daha uzun boylu, daha kusursuz dik yryebilen, zeki, yetenekli ve kurnaz insans formlarn olumas dorultusunda evrimini srdrmtr. Bu arada, Afrika da ekolojik ynden giderek nemli deimelere sahne olmutur (Stevens, 1993). Aa yukar 3 milyon yl nce orta pliyosende balayan iklimdeki souma ve kuraklamaya paralel olarak, sk ormanlk alanlar yerini ak savanlk alanlara brakmtr. Sonuta baz hayvanlar yok olmu, bitki rts fakirlemi, nemli su kaynaklar kurumutur. Yale niversitesi paleontologlarndan Elisabeth Vrba (Larrick ve Ciochon, 1996), Afrika'da ormanlk alanlara uyum salam baz otul memelilerin (antilop bata olmak zere) giderek azalmasnda bu iklim deimesinin birinci derecede sorumlu olduuna iaret etmektedir. Kimi sr trlerinin de orta pliyosen, yani aa yukar 3 milyon yl ncesinden itibaren Avrupa ve Asya ktalarna doru ge baladklar ayn aratrc tarafndan ileri srlmektedir. Doal olarak, australopitekler de kar karya kaldklar bu yeni ekolojik koullardan etkilenmi, zamanla yeni araylar iine girmilerdir. Yeni yeni davran rntleri, beslenme alkanlklar benimsemilerdir. Bu uyumsal beceriyi gelitiremeyenler ise yok olup gitmilerdir.

nsan ailesi tarihi zorluyor: Dou Afrika'daki son fosil buluntular, insan ailesinin bilinen en eski trleri arasndaki filogenetik ilikiyi yeniden gzden geirmemizi kanlmaz hale getirdi (Culotta, 1995b). Arka arkaya gn na karlan fosiller, ailemizin bu dnyada ne kadar eski olduunu gstermektedir. nsans soy aacnn kknde, yaklak 20 yldan beri sadece Lucy ve adalaryla temsil edilen afarensisler yer alyordu. Yeni fosiller Lucy ailesinin hegemonyasna son verdi. Gerekten de, Dou Afrika'da Kenya'nn Turkana gl yaknlarndaki Allia Bay ve Kanapoi blgeleri insans cinsine yeni bir tr daha katt: Australopithecus anamensis; Turkana dilinde anam szc gl anlamna gelmektedir. Yaklak 21 insansya ait fosil kalntlar zamanmzdan 3,9 ile 4,2 milyon yl ncesiyle tarihlendirilmitir. Diler, ene paralar, kol ve bacak kemikleriyle temsil edilen anamensis tr, ilkel ve modern zellikleri birarada tamaktadr. Bunlarda kpek dileri afarensislerinkinden daha iridir. Di mineleri ise afarensis ve dier insanslannkilerden daha kalndr. Yaplan incelemeler, ailemizin bilinen bu en eski temsilcilerinin dik yryebildiklerini gstermektedir. Oysa insan ailesinin en belirleyici uyumsal zellii olarak kabul ettiimiz dik yrme olayn, aa yukar 3,6 milyon yl ncesine kadar gtrebiliyorduk. Anamensisler sayesinde, bu ok anlaml anatomik deimenin gemii yarm milyon yl daha eskiye inmektedir. Yeni keifler her zaman olduu gibi yeni yorum ve tartmalar da beraberinde getirmektedir. nsans ve homo habilise ortak ata olarak gsterilen afarensis tr artk sadece insanslara uzanan evrim hattnn bana yerletirilmi bulunmaktadr. Gnmzden 4 milyon yl ncesinde ailemiz ok sayda trle temsil ediliyordu. ki ayak zerinde yrme ve elleri serbest kullanabilme, bunlarn en nemli ortak zelliiydi. nsana uzanan uzun ve ince yolda atlan ilk adm, iki ayak zerinde yrme ve ellerin bu sayede zgrle kavumas olmutur. Bu yeni hareket tarz ailemizin en anlaml evrimsel kazanc saylabilir (ekil: 3.5b). Ancak, bu yle sanld gibi ksa bir zaman dilimi iinde gereklememitir. nsan ailesi, aa yukar 2,5 milyon yl boyunca, aa yaamyla yerde dik yrmeyi birlikte srdrmtr. Bu karma yaam biiminden tmyle syrlp yerde yaamaya almamz, ancak homo ergaster aamasnda mmkn olabildi (Larrick ve Ciochon, 1996). Gerekten de 1,9 milyon yl ncesinde Dou ve Gney Afrika'da tarih sahnesinde yerini alan bu insan formlar, bedensel orantlar ve homo habilisten daha iri olan beyinleriyle, homo erektus dediimiz gerek atamza uzanan yolda, homo habilisten bir adm daha ndeydiler. ekil: 3.5b nsann biyokltrel evriminde belli bal sreler arasndaki iliki

Son yllarda bilim dnyasna ramidus adl yeni bir tr daha kazandrld (Wilford, 1998). Etiyopya'da Hadar blgesinde (afarensislerin 75-80 km gneyinde) 4,4 milyon yl nce yaam olduu belirlenen ramidus tr nce, insans cinsi iinde ngrld. Daha sonra bu cinsten dlanp ayr bir cins olarak tanmland. imdi tm bilim dnyas bu tr ardipithecus rarnidus olarak (ramidus Afar kabilesinin dilinde kk anlamna gelir) bilmektedir. imdilik insan ailesinin bilinen en eski cinsidir. Etyopya'nn kuzeyinde afarensislerin yaad yere yakn bir blgede, yaklak 17 bireyin di, kafatas, ene paralar ve uzun kemikleri ele geti. Ramiduslarn bulunduu seviyeden alnan hayvan ve bitki kalntlar analiz edilmi ve yrenin 4,4 milyon yl nce ormanlarla kapl dz bir ova olduu sonucuna varlmtr. Baz aratrclar ramiduslar australopithecus anamensislerin atas olarak grmekte, hatta daha da ileri giderek ramidus, anamensis ve afarensis arasnda bir filogenetik iliki kurmaktadrlar. Grld gibi, son yllarda ad, Kenya ve Etiyopya'nn evreledii corafi alanda insan ailesine son derece deerli fosiller katlm bulunmaktadr. Aralksz srdrlen kazlarn, gelecekte, insan ailesinin zellikle balang dnemleri hakknda karanlkta kalm birok noktay da aydnlatacana inanyoruz. u da bir gerek ki, her yeni fosil buluntu insan ailesinin bu kritik eiindeki evrimsel ilikileri daha da karmak hale getirmektedir. Bu alandaki tartmalar, gr ayrlklar daha uzun sre devam edecee benziyor. nsan cinsinin ilk basama: homo habilis

nsan ailesinin yaklak 6 milyon yl nce balayan yks aa yukar 2 milyon yl ncesinden itibaren homo ad verdiimiz insan cinsinin ortaya kyla birlikte yepyeni bir dnemece girmektedir. Drdnc zamann balangcndan itibaren, insanolunun tm dier hominidlerden arnm, kendine zg uzun, zorlu ve nice tehlikelerle dolu gnmze kadar uzanan ba dndrc, heyecan verici biyokltrel serveni balamtr. Daha nceden de belirttiimiz gibi insan ailesi yeryznde iki cinsle temsil edilmektedir: nsans ve insan (homo). Son yllarda zellikle Dou Afrika'da bulunmu olan insans fosil kalntlar, her iki cinsin filogenetik ilikilerine yeni yorumlar getirme frsat vermitir. rnein Tim White'a gre, A. afarensis iki kola ayrld; bir kol 3 ile 2 milyon yl arasnda insan cinsine doru evrimleirken, ada olan dier insanslarla, genetik izolasyon bata olmak zere, tm kprleri att. Dier kol ise kaba ve narin insanslara doru geliti. M. Wolpoffun nerdii modelde ise, narin yapllardan bir kol insan cinsinin atas oldu (Wolpoff, 1980).

Homo habilis, yetenekli ve becerikli anlamna gelen habilis ismi altnda ilk kez 1964 ylnda Tobias, Leakey ve Napier tarafndan bilim dnyasna tantlmtr. Biyokltrel tarihimizde hi kuku yok ki nemli ilk adm olmutur. Habilisin sistematik nemi ve filogenetik konumu uzun sre tartlmtr. nsanolunun bir tr olarak ilk kez habilis tarafndan temsil edildiini yllarca bkp usanmadan savunan Tobias (1971), bu konuda 50'ye yakn bilimsel makale yaynlamtr. Homo habilis atalarmz Dou Afrika'da kaba yapl insanslarla bir arada yaad. Bu nedenle, kaba yapllar insann atasal izgisi iinde dnemeyiz (Relethford, 1990). Kenya'da Dou Turkana'da her iki insans trn en az 700.000 yl birlikte olduklar kantland. Yz binlerce yl ayn ekonii paylam olmalarna baklrsa, farkl davran rntlerine sahip olduklar tahmin edilmektedir. Birliktelikleri olduka heyecan verici olmalyd. Birbirlerine bak tarzlar nasld? Kaba yapl avlanmay pek bilmiyordu, ama daha nce de deindiimiz gibi ok basit ta aletler yapt baz aratrclar tarafndan son zamanlarda gndeme getirildi. Habilis ise bu ii gnlk yaamnn bir paras haline getirmiti. Australopiteklerin bir dier tr saylan narin yapllar da habilis atamz sahneye kmadan ok nce yok oldular. Dolaysyla, her iki trn adal hibir zaman sz konusu olmad. lk atamz olma ansn elinde bulunduran homo habilisler ne tr insanlard? Ne zaman, nerede ve ne kadar sre varlklarn srdrebildiler? Ne lde bize benziyorlard? Bu sorular bilim dnyasn hl megul etmektedir. Bugnk bilgilerimizin nda, afarensis izgisinde ufak yapl ve genellemi bir anatomik yapdaki insansnn zamanla homo cinsine doru evrimlemi olduu bugn genellikle kabul grmektedir.

lk insanlarn yer ve zaman iinde dalm: Aa yukar 2 milyon yl ncesinde artk kendi soyumuzu dorudan balayabileceimiz bir atamz oldu: Homo habilis. Zamanmzdan nce 2,5 milyon ile 1,6 milyon yl arasnda, Dou ve Gney Afrika'da yaam olduu fosil kalntlardan anlalmaktadr. Dou Afrika'da Tanzanya'nn Olduvai Gorge vadisinde 1,8 milyon yl ncesinde habilislerin yaad bilinmektedir. Bu blgede Louis ve Mary Leakey'nin yrtt kazlarda 1959 ile 1987 yllar arasnda homo habilisin ok sayda temsilcileri bulundu. 1987 ylnda ele geen, OH-62 etiketiyle tandmz habilis ise bu blgede en son bulunan bireydir. Habilisler Kenya'nn Dou Turkana blgesinde de yaadlar. rnein Homo-1470 etiketiyle tandmz iyi korunmu bir kafatas, Koobi Fora'da 2,5 milyon ile 1,6 milyon yl arasnda tarihlenen tf tabakas iinde ele geti. Fosil kalntlarn Koobi Fora'da gl kenarnda tortusal oluumlar iinde bulunmas, bu ilk atalarmzn vaktiyle tpk Ha-dar afarensisleri gibi gl kysnda yaam srdrdklerini akla getirmektedir (Kottak, 1997). Habilis atalarmz, ayn zamanda Gney Afrika'da da yayorlard. Swartkrans blgesinde kaba yapl paranthropuslarla ada olduklar da saptand. Ayrca, Sterkfontein ad verilen yrede bulunan habilis fosilleri 2 milyon yl ncesine aittir. Dou ve Gney Afrika habilisleri arasnda belirgin anatomik benzerlikler vardr. Her iki corafi blgenin habilis fosilleri tek bir tr altnda deerlendirilir. Bugne kadar yaplan kazlarda Olduvai, Dou Turkana, Sterkfontein ve Swartkrans'da en az bir dzine habilis gn na karlmtr. Bu fosillerin bazlar balangta gelimi narin yapl insanslar diye tanmlanyordu. Buluntularn corafi blgelere gre dalm aada yer almaktadr: Olduvai Gorge: OH-7, OH-8, OH-13, OH-16, OH-24, OH-35 Dou Turkana: KNM-ER 1470, KNM-ER 1472, KNM-ER 1590, KNM-ER 1813, ER-3951. Sterkfontein: STW-53.

Swartkrans: SK-847.

zellikle 1968 ylnda Olduvai'de ele geen OH-24, alt enesiyle beraber en iyi korunmu habilis kafatasdr (Walker ve Leakey, 1978). Dou Turkana'daki habilis fosilleri ok hafif mineralize olduklarndan gn na karlmalar ve temizlenmeleri de bir o kadar zor olmutur. l gmme adeti, insanln bu basamanda henz sz konusu olmadndan, birok habilis fosilleip gnmze ulama frsat bulamadan yrede yaayan vahi hayvanlar tarafndan paralanm ve yenmitir. Habilis atamzn Gney Afrika'da Makapansgat adl blgede de yaad bilinmektedir. Etiyopya'da Omo vadisinde ilk insana ait fosil kalntlar, tpk Olduvai'de ve Koobi Fora'da olduu gibi, ta aletlerle beraber bulundu (Leakey, 1988; Kottak, 1997). Kenya'da ok sayda habilis atamzn fosillerine rastlanan Koobi Fora'da, 1,8 milyon yl ncesinde zengin bir bitki rts vard. Turkana glne dklen ok sayda akarsu bulunuyordu. Burada, akarsular boyunca ormanlk bir kuak olumutu. Yre, hayvan trleri asndan da zengindi. Fil, su aygn, gergedan, zrafa, aslan, leopar, timsah, srtlan, domuz, kl dili kaplan ve primatlar habilis atamzla ayn yaam evresini paylayorlard.

Habilis'in fiziksel zellikleri: Habilis atalarmzda zellikle kafatas, beyin ve yz hizasnda australopiteklerden ok bugnk insanlar hatrlatmaktadr. Kafatas kemikleri ince, ka kemerleri narin yapllarnkinden daha belirgindir. Beyinde frontal lobun yer ald aln blgesi dier tm hominidlerinkinden daha gelimitir. Kafatas tm kas balantlarndan arnm olup, daha yuvarlak bir morfoloji kazanmtr. Alveolar prognatizma adyla bilmen, yzn st ene hizasnda ne doru yapt knt varln korumakla beraber yz, btn iinde ksalm, damak uzunluu azalmtr; bu azalma zellikle byk az dilerindeki klmeden ileri gelmektedir. nsanslarda grmeye altmz gl ineme kaslar ve ok iri az dileri habilis atamzda sz konusu deildir. Habilislerde di minesi incedir. Dilerin ineme yzeyinde helikoidal (helis biiminde kvrm) bir anma grlr. Tpk bugnk insanda olduu gibi, st orta kesiciler iri, yan kesiciler ise kktr. Kpek dii dier komu dilerle ayn hizadadr. Byk az dileri uzunluklarna oranla daha az genitir. Habilislerin dileri irilik ve form ynnden insanslarnkilerden ok, ge dnemlerde yaam olan erektuslarnkilere benzer. Ksacas habilisler yz morfolojileri asndan australopitekus ile homo erektus arasnda yer alr. ri beyin ve klm yz, habilislerin en belirleyici zellikleridir. Homo habilis atamz australopiteklerden ayran en belirgin anatomik zellik beyin dzeyinde tank olduumuz rnt ve irilik farkdr. Zaten insanlama srecinde izlenen en anlaml deime beyin dzeyinde olmutur. Daha doru bir deyile, bedenimizle deil de beynimizle insanlatk. Kenya'nn Dou Turkana tortul tabakalarnda gn na karlan Homo 1470'in beyin hacmi 800 cc idi. Frontal lob, bugnk insana uzanan izgide yer almaya hazr bir anatomik yapda idi. Beynin, kafatasnn i yzeyinde brakm olduu izlerinden anlalaca zere, frontal lob zerinde fronto-orbital oluk olumutur. Oysa bu oluk insanslarda grlmez. Habilis atalarmzda beyin korteksinin sol yarsnda orbito-frontal blgenin aa ksmndaki oluun yaps ve konumu modern insannkini hatrlatr. O halde, bu anatomik ayrnt yaklak 2 milyon yldan bu yana insan beyninde bulunmaktadr. Habilis atalarmzda beyin hacmi ortalamas 660 cc idi (To-bias, 1967). Beyin, insanslarnkinden %50 orannda daha iridir. Zaten habilisin beyni sadece hacim ynnden deil, yapsal olarak da farkldr. Arkaik ve narin yapl insanslarda beyin hacmi iri primatlar iin tesbit edilen varyasyon iinde kalrken, homo habilis bu grubun dnda yer alan ilk atamz oluyor. Habilis atamzn beyin korteksinde fronto-parietal ve temporal blgelerde insanslarda grmediimiz bir gelimeye tank olmaktayz. Broca ve Wernicke blgelerinin varl habilisin konuma yeteneini de gndeme getirmektedir. Nitekim, Homo 1470'in beyin ii kalbn

inceleyen Tobias, bu atalarmzn konuma yeteneine sahip olabileceklerini iddia etmektedir. Habilisin irile-en beyni, evresini daha iyi aratrmasna ve tanmasna olanak verdi. ncellerindekiyle karlatrlamayacak lde gelien beyin korteksi, habilise daha ileri dzeyde zihinsel faaliyetler kazandrd. 700-800 cc ye varan iri beyinli bu ilk atalarmz, hi kuku yok ki adalar olan kk beyinli kaba yapl insanslar karsnda belirgin bir stnle sahiplerdi. Doada, habilis gibi ufak boylu ama akll olan bir insan, koca gvdeli ve kk beyinli bir insansdan grece daha avantajlyd. Homo habilis, insanolunun biyokltrel evrim tarihinde bilinen ilk duraktr. ncellerinde olmayan gelimi bir beyin korteksi ve kltrel potansiyelin birliktelii habilisin uyumsal baarsnda anahtar rol oynamtr. ri ve gelimi beynin genetik anahtar da doal olarak doum ncesi ve doum sonras aamalarda beyinsel gelimenin reorganizasyonunda yatmaktadr. 1986 ylna kadar sadece kafatasyla tanma frsat bulduumuz habilis atalarmz, bu tarihten itibaren zellikle Kenya ve Tanzanya'da gn na karlan fosiller sayesinde bedensel zellikleriyle de tanma frsat bulduk (Relethford, 1990; Kottak, 1997). skeletlerden anlalaca zere habilis erkekleri diilerine oranla daha iridir. Habilisin diisi yaklak 1 m. boyunda ve 25-35 kg arlnda idi. Erkekler ise 1,30 m. civarndayd. Cinsel irilik fark, o halde, arkaik australopiteklerdeki kadar belirgindir. Zaten kadn ve erkek arasndaki bu csse fark, insann biyolojik evriminde uzun sre varln korumutur. Cinsler arasndaki irilik fark, ister istemez grup iindeki cinsiyete dayal farkl sosyal aktiviteyi de artrr. Habilislerin ayak iskeleti, dik duruu en iyi kantlayan organdr. Ayakta enlemesine ve boylamasna olan kavis, modern insannkini hatrlatr. Ancak, bacak kaslar bizlerinkinden daha glyd. Bacaklardaki dengeyi kurmaya yarayan kaslar bizdekinden daha etkiliydi. Habilis atalarmz bizden daha glyd ve daha az yoruluyorlard. Eller, ilkel ve modern anatomik zellikleri birlikte tayan mozaik bir grnmdedir. El parmak kemiklerinin anatomik ayrntsna baklacak olursa, habilisin ok gl kavrama kaslarna sahip bulunduu akla getirilebilir, parmak kemiklerinde zaman zaman habilisin aalara da trmandn artran anatomik zellikler mevcuttur. te yandan, krek ve kol kemikleri de bu alkanln izlerini tar. Gs kafesi modern insannkinden daha derindir. Gnmz insan topluluklarnda kol uzunluu bacak uzunluunun %70'ini karlar. Oysa, homo habiliste bu oran %95'e yakndr. Bu bedensel zellik de habilislerin aa yaantsndan tmyle kopmadnn bir baka anatomik gstergesidir. Etiyopya'nn Omo vadisi'nde ilk kez gn na karld iin, Omo endstri kompleksi ad altnda tanmlanan ve aa yukar 2,5 milyon yl ncesine kadar gtrlen ta alet teknolojisi, homo ad verdiimiz yeni bir cinsi gndeme getirirken bir bakma arkeolojik tarihin de balangc olmutur. Sahip olduu genetik potansiyel ona yepyeni ufuklar amaya hazrd. Doal ayklama sreci bu yeni canl karsnda pek etkin grnmyor. Doa, kendi elleriyle, adeta kendine kafa tutan bir yaratk dnyaya getirmiti. Onun dizginlerini giderek elinden karyordu. Habilis atalarmzn nropsikolojik donanmlar, bir bakma gelitirdikleri endstriye de yansmt. Tanzanya'nn Olduvai vadisinde Leakey ailesinin yrtt kazlarda ta aletlere raslandnda, bunlarn kimler tarafndan yapld merak konusu olmutu. Bed I adyla anlan fosil yataklar iinde homo habilise ait fosil kalntlarla ayn yerde bulunan ve bilinli olarak ilenmi ta aletlerin sahibi sonunda anlald; bu, homo habilisin ta kendisiydi. Bu aletleri inceleyen aratrclar, belirli bir teknie gre yaplan aletleri, buluntu yerinden esinlenerek, Oldovvan endstrisi diye adlandrdlar (izelge: 3) (Jelinek, 1975; Arsebk, 1995). Kenya'nn Dou Turkana fosil yataklarnda da benzer aletler bulundu. Koobi Fora adl blgede en azndan 20 yer kazld ve zamanmzdan nce 1,9-1,4 milyon yl arasnda tarihlenen ta aletler ele geti. Koobi Fora'nn dere yataklarnda habilis, alet yapmnda kullanaca her tr ta yumruyu kolayca bulabiliyordu. Bunlar arasnda akl talarn, orta boydaki sertlemi lav paralarn sayabiliriz. Koobi Fora'da yaam olan atalarmz, zamanna gre, son derece ileri bir rgtlenme ve planl

yaama tarzna sahiplerdi. Turkana Gl'nn kuzeydousundaki bu blgede Richard Leakey, Glyn Isaac ve daha sonra John W. Harris uzun yllar alt. izelge 3: Alt ve orta pleistosen (Jurmain ve ark., 1990)

Oldowan ta endstrisi belli bal drt tr aletten ibaretti. Bunlar eki, tek yz ilenmi satr, iki yz ilenmi satr ve yontulup biimlendirilmi yonga. Gnlk yaamda hizmet veren bu aletlerin, habilislerin dilerindeki ve ineme kaslarndaki yk byk lde hafiflettii sylenebilir. Homo habilis atamz, toplad sert kabuklu meyveleri, yemileri ve bitki yumrularn bu yapt ta aletlerle kryor, eziyor bylece daha kolay yenebilir hale getiriyordu. Habilislerin yaadklar blgelerde bulunan keskin kenarl ta aletler zerindeki izlerin doal olarak m, yoksa kullanm sonucu mu meydana geldiini belirlemek zere taramal elektronik mikroskop analizi yaplmtr. Sonuta, bu talarn insan elinden km olduu, bilinli olarak ve belirli bir teknie gre biimlendirildii anlalmtr. Ayn yrede bulunan birok irili ufakl hayvan kemikleri zerinde bu aletlerin brakt izler tesbit edilmitir. Oldowan kltrnde aletler, akarsularn srkleyip getirdii, srtnmeler sonucu keskin kenarlarn kaybetmi akl talar, lav kkenli talar ve kuvartz gibi farkl maddelerden ilenerek hazrlanyordu. Burada tasarmn ilk izlerini gryoruz. nsann belirleyici niteliklerinden biri de bylece, zamanmzdan aa yukar 2,5 milyon yl ncesinde filizlenmeye balad (Leakey, 1988; Kottak, 1997). Bu ilk atamz, alet iin ngrd bir yumruyu alyor, eki olarak kulland bir baka sert ta, yumruya belirli bir adan (byk bir olaslkla dik a iinde) ustalkla vurmak suretiyle bir ya da iki tarafl yongalar karyordu. Yontma ilemi bittiinde artk, habilisin keskin kenarl satr hazr demekti. Bu aletiyle habilis atamz, eliyle yapamad ileri yapyordu; hayvan karkaslarnn derilerini yzyor paralyor, ya da bitki kklerini topraktan karyordu. Besinlerin ezme, krma ve paralama gibi n hazrlklardan geirilmesi sayesinde di ve enelere de artk fazla yk binmemi oluyordu. Habilis atamz, tatan yontup hazrlad satrlarla avclk ve toplayclkta daha etkili olmaya balamt. Artk et ihtiyacn daha dzenli biimde salyordu. Yumrulardan alet yaparken kard yongalar da ileyip ayrca ak gibi

kullanyordu. Bu kk kesicileri baparmak ve iaret parma arasnda skca tutarak alyordu. Bu tr aletleri retirken etkin bir gz-el ibirlii kanlmazd. Aletlerin eitlilii, farkl ilevlerde kullanldklarn akla getirir; rnein bir yabani hayvan derisini yzmek iin, ilenmemi yonga en uygunudur. Bir gazelin baca koparlmak isteniyorsa, iki yz ilenmi satr tercih edilmi olmalyd. Bir srn bacak kemii krlp iinden ilik alnmak isteniyorsa, bu kez de bir ta yumru kullanlyordu. Gelitirdikleri Omo ve Oldowan ta endstrileri, evresel koullara ayak uydurmada habilis ve ergaster atalarmza saysz avantajlar salad. zellikle homo ergaster, madem ki iri beyinliydi, o halde sosyal davran rntsyle de insanslardan farkl olmalyd. lk atalarmz et ihtiyalarn le toplayarak deil, avlayarak salyorlard. Tatan yontup elde ettikleri keskin kenarl satrlar, bitki kklerini topraktan karmaya ynelik sivri ulu sopalar biimlendirmek iin de kullanm olmalyd. Et, aslnda onlarn tek besin kayna deildi; meyve ve birok bitkisel besinler sofrasnda dzenli bulunuyordu. Avlanmay erkeklerin stlendiini varsayarsak, bitkisel besinlerin toplanmasnda da diilerin nemli rol oynad dnlebilir. Gnlk yaamda kadn ve erkek arasndaki i blmnn, insan cinsinin ilk rneklerinde yerlemi bir yaam biimi olarak karmza kmas dnlebilir. Habilisler ok iyi gzlemciydi; doada bulunan her ta alet yontmak amacyla rastgele semiyorlard. evrelerinde var olan talar aratryor, kendilerine en uygun olanlar tercih ediyorlard. Bu hammadde kaynaklar kilometrelerce uzakta olsa bile, enmeden oralara gidip bunlar yaadklar kamp yerlerine tayorlard. Hangi amala kullanacaklarsa, ona gre alet hazrlyorlard. Keskin ve dzgn kenarl talar doada ender olarak bulunur. lk atalarmz bunun bilincinde olarak, gerek avlanma, gerekse toplama iinde, doann kendilerine sunamad teknolojiyi zeklar ile yaratmaya alt ve bunda da baarl oldular. Sadece Dou Afrika'dakiler deil, ayn zamanda Gney Afrika'da yaam olan habilis izgisindeki atalarmz da eitli talardan alet yapp kullanmlardr (Larrick ve Ciochon, 1996). rnein Swartkrans'da bulunan ve 1,7-1,8 milyon yl ncesine yalandrlan kafatas (Stw 53) ile ok sayda Oldowan tipinde aletlere rastland. Bunlar arasnda tek ya da iki yz ilenmi satrlar ve biimlendirilmi yongalar tesbit edildi. Gnlk yaamnda birok ite yararland aletleri hazrlarken, acaba habilis hangi elini daha arlkl olarak kullanyordu? Bugnk insanlarn %90 orannda sa ellerini kullandklar yaplan aratrmalarla kantlanmtr. Berkeley (Kalifornia) niversitesi'nden Toth (1987), Turkana Gl'nn dousunda Koobi Fora'da gn na karlan 2 milyon yl eskiye ait ta aletleri eitli yntemlerle incelemi ve habilis atalarmzn tercihen sa ellerini kullandklar sonucuna varmtr. Koobi Fora habilisleri arasndaki bu sa el yatknl, beynin o dnemlerde sa ve sol yarmkrelerinin farkl ilevleri stlenecek tarzda bir lateralizasyona girdiinin gzel kantdr. Toth, ayn zamanda, habilislerin uyguladklar teknii taklit ederek yapt keskin kenarl satr yardmyla, lm bir fili ksa srede paralara ayrmay baarmtr. Benzer ekilde Louis Leakey de, Olduvai'da bulduu habilislere ait bir satrla 25 dakika gibi ok ksa bir srede l bir antilobu paralamtr. Habilis'ler yapm olduklar aletleri bir kez kullanp atmyorlard. Yerletikleri her yeni kamp blgesine beraberlerinde alet ve silahlarn da tayorlard. Gelitirdikleri ta endstrinin temel ayrntlarn birbirlerine aktararak, alet yapma geleneinin kuaktan kuaa aktarlmasn salyorlard. Bu kltrel ilikiler beynin daha da geliip karmak bir yap kazanmasnda itici g oluturmalyd. Burada renilmi becerilerin fizyolojik anatomiyi etkilemi olabilecei varsaylmaktadr. nemle vurgulamak gerekir ki, habilis atalarmzn gelitirdikleri ta alet teknolojisinin, bir gelenek olarak varln koruyabilmesinde temel arac organ konuma dili olmalyd. Nitekim, Tobias'a gre (1971), bu evrimsel yeniliin habilisin beyin korteksinde bulunduunu kantlayacak anatomik ayrntlar bulunmaktadr. nsanslarda ellerin

zgrlemesine tank olduk. Habilis aamasndaysa, bu zgr ellerin iri bir beyinle koordinasyon kurarak, bir ta teknolojisi yarattklarn gryoruz. lk atalarmz kendilerine kamp yeri olarak setikleri blgede aletlerini retiyor, besinlerini hazrlyor, burada grubun dier yeleriyle birlikte yaama frsatn buluyorlard. Byle gvenceli bir yuvada, gruptaki yal ve varsa sakat bireylere de baklyordu. Zaten, besin ve ara gereleri paylama, yardmlama duygusu habilis atamzn temel vasflar arasnda vard. Tm insanl simgeleyen bu niteliklerin ilk atamz saylan ha-biliste de var olduuna inanlmaktadr. zellikle erektus fosil insan grubuna daha yakn olan ergaster fosil insanlar, uzun boylar, iri beyinleri ile, Afrika'da aa yukar 2 milyon yl ncesinde tartmasz ilk ve dorudan atalarmz olarak tarih sahnesinde yerlerini almlardr. Bunlara ait yeni fosiller gn na karldka, kendi biyokltrel evrimimizin balang evresine ilikin ok daha ayrntl bilgilere kavuacaz. nsan ailesinin biyokltrel evrim srecinde cinsimizin ilk temsilcileri saylan homo habilis ve ergaster topluluklar yerlerini kendilerinden sonra evrim izgisinde yer alan homo erektus ardllarna brakarak, Afrika'da tarih sahnesinden silindi. Daha iri beyinli, uzun boylu ve daha gelimi zekya sahip, ayrca alyen adl bir ta teknolojisini yaratmay baarm bu fosil atalarmz, kukusuz homo habilis ve ergaster izgisindeki fosil formlardan ok daha ileri bir evrimsel aamay yanstmaktadr. Bir sonraki alt balk altnda homo erektus atalarmz tanmaya alacaz. nsan cinsinin ikinci basama: homo erektus

Homo habilis ve ergaster trlerinden homo erektusa doru gerekleen evrimsel srecin Z 1.8 milyon ile 1.6 milyon yl arasndaki ok ksa bir zaman dilimi iinde olduu kabul edilmektedir. Habilis atamzn ilkel anatomisi ile erektus atamzn grece gelimi anatomisi karlatrlacak olursa, bu evrimsel dnmn ok arpc olduu anlalr. Dou Afrika'da 1.8 milyon yl nce karmza kan homo habilis ve ergasterin hemen ardndan, cinsimizin ikinci tr olan erektus tarih sahnesindeki yerini ald. Aradan geen yaklak 200.000 yl iinde insanolu artk modern insana uzanan biyokltrel evrim izgisinde epey mesafe kat etmitir. Homo erektus atamzn, insanslarn kaba yapllar ile alt pleistosenin sonlarnda ada olduklar ve Dou Afrika'da Turkana Gl evresinde Z 1.6 milyon yl ile 1.3 milyon yl arasnda yan yana yaadklar kazlar sonucunda belirlenmitir (Tattersall, 1995; Kottak, 1997). Homo erektus ile ilk tanmamz 1890'l yllara gider. Eugene Dubois adl bir Alman anatomist, Asya'nn insann beii olduu grnden hareket ederek Endonezya'ya gitti. Java'da Trinil denilen blgede bir kafatas ile bir bacak kemii buldu. ki ayak stnde yryen maymun benzeri bir insana ait olduunu varsayarak, bu fosile, Pitekantropus erektus adn verdi. Aslnda, daha sonraki yllarda Java ve in'de bulunan benzer fosiller, Dubois'in bu grn rtt. nk gerekte, insanlama srecine ok nceden girmi; belirli bir alet teknolojisini yaratm; beyni, nceki insanslarnkinden ve habilisinkinden ok daha iri olan dorudan atamz sz konusu idi. Pitekantropus erektus ad bugn artk kullanlmamaktadr. Gnmze kadar yaplagelen kazlarda, Avrupa, Afrika ve Asya'da yaam olduu tespit edilen erektus izgisindeki tm fosiller, homo erektus tr altnda birletirilmitir. u son 25 yl ierisinde, erektusun sistematik ve filogenetik alardan deerlendirilmesinde ok nemli deiiklikler olmutur (Stein ve Rowe, 1996). Homo erektus buluntularnn byk bir ksm alt pleistosen ile yattr. Bu ilk atalarmzn st pleistosenin balarna kadar yaam olduklar saptanmtr. Homo erektusun atasnn homo ergaster olduunu kesinlikle biliyoruz. Homo erektusun evrimsel baarsn anlayabilmek iin onun biyokltrel uyum srecini ok iyi incelememiz gerekir. lk grld 1.6 milyon yl ncesinden balayarak, yaklak 1 milyon yl boyunca erektus izgisinde kayda deer bir biyolojik evrim olmad.

Homo erektusun dalm: Homo erektus zaman ve mekn ierisinde ok byk bir yaylma gsterir. Geni bir corafi dalm iinde karmza kan homo erektus, o lde de fiziksel eitlilie sahiptir (Wolpoff, 1980). Bu atalarmz, yayldklar farkl iklimsel koullarda blgesel dzeyde rksal farkllamalarla karmza kar. Avrupa'nn birok yar tropik alan erektusun izlerini tar. Erektuslar Dou ve Kuzey Afrika'da da yaamlardr. te yandan, Hindistan'da, hatta Pakistan'da yaadn gsteren buluntular ele gemitir. Son yllarda, Endonezya takmadalar iinde yer alan Flores adasndaki kazlarda volkanik tabakalar iinde ele geen ve 800.000 yl ncesine ait olduu belirlenen ta aletler homo erektusun deniz yolculuu yapabilecek dzeyde olduunu ve bu amala sandal, kayk tr deniz aralar yapm olabileceini gndeme getirmitir (Gibbons, 1998). Bu tr aralar imal eden erektuslarn konuma yeteneine de sahip olmalar beklenir. Erektus ilk kez nerede karmza kyor? Baz aratrclara gre, 1 milyon yl ncesinde el baltas teknolojisini gelitiren insanolu, anavatan olan Afrika'dan dier ktalara yaylmtr (Larrick ve Ciochon, 1996). Ancak, homo erektusun bu byk gne ilikin son yllarda baz kukular ortaya kmtr. Nitekim Berkeley'den Cari Swisher ve Garniss Curtis, Java'daki iki homo erektuslu yerleim blgesinin en az Afrika kadar eski olduunu ileri srdler. yle ki, yaplan tarihlemeler Java'da 1.8 milyon yl nce erektusun varln ortaya koymaktadr. Bu yeni tarih, ister istemez, homo erektus ile ilgili yeni bir sayfa amtr; acaba ilk atamz Afrika'dan alyen ad altnda bildiimiz ta endstrisini gerekletirmeden ve imdiye kadar kabul edilen zamandan ok daha nce mi kmt? Eer Java'daki bu tarihleme salkl yapldysa, insan evrimiyle ilgili baz grleri yeniden gzden geirmek gerekecektir. Son tarihlemelere baklrsa, Afrika ve Asya gibi birbirinden ok uzak iki ktada ayn jeolojik yata iki erektus tr gndeme gelmektedir. Bu durumda hangi erektus grubu homo sapiense dnerek varln srdrd? Afrika'daki homo erektus mu, Java'daki homo erektus mu? Bu ayrcal Afrika homo erektusuna verdiimiz taktirde, Asya homo erektusunun akbeti ne oldu? Grld gibi, yeni bulgular yeni sorular da beraberinde getirmektedir. Berkeley niversitesi'nde Curtis'in, argon-argon tarihleme tekniini kullanarak Java'da Mojokerto ve Sangiran fosil yataklarnn yeniden tarihlendirmesi sonucunda, rnein Mojokerto ocuu iin 1.8 milyon yl, Sangiran erektus fosilleri iin 1.6 milyon yl sonucuna ulat anlalmaktadr. O halde atalarmz, Afrika'dan balayan byk g, belki de erektus evrim aamasna ulamadan gerekletirmi olmalydlar. lk atamz Asya'ya ynelik tarihsel gn balatrken, kltrel ynden olmasa da fiziksel ve dnsel olarak bu yolculua hazrd. Her eyden nce atalarndan daha iriydi, daha mkemmel yryordu; beyni grece daha iri ve karmak hale gelmiti (Larrick ve Ciochon, 1996). Neden atalarmz Afrika'dan dier ktalara dalma gerei duydu? Acaba Dou Afrika'da giderek oalan savanlk alanlar, azalan su kaynaklar ya da oraklaan evre atalarmz yeni araylara m itmiti? Aslnda bir ya da birka neden bu byk ge yol am olabilir. u bir gerek ki Afrika, temel biyo-kltrel evrimini tamamlam ve belirli bir zihinsel olgunlua ulam olan atamza artk dar gelmeye balamt. stelik insan olarak onun, tpk torunlar gibi macerac bir ruhu, bitip tkenmek bilmeyen bir merak tutkusu vard. te, bu zellikleridir ki, atamz yeni ufuklara yneltti. Asya ktasnn ilk kez farkl ekolojik koullar, hayvan ve bitki trleriyle insanoluna kaplarn amas yeni bir biyokltrel evrim srecini mi balatm oldu? Java veya in gibi u noktalara varmadan nce, bu ilk atamzn ara konaklama yerleri olmalyd. Grcistan'da Dmanisi'de bulunan Z 1.6 milyon yl eskiye ait homo erektus alt enesi bu sorumuza bir lde olumlu yant vermektedir (Wilford, 1991). in'de, paleomanyetik tarihleme teknii 1 milyon yl ncesinde erektusun yaadn gstermitir (Kottak, 1997). Yine in'de, Pekin yaknlarnda Chukudien (Zukudiyen) blgesinde homo erektuslarn 450-500 bin yl ncesinde yaadklar bilinmektedir (ekil: 3.6). Ne yazk ki sinantropus pekinensis ad ile daha nceden tandmz ve 40 kadar bireyden oluan bu deerli fosil koleksiyonu, Japonlarn in'i

istilas srasnda, Pekin Mzesi'nde Japonlarn eline gemesin diye gizlice sandklara konulmu ve Amerika'ya gidecek olan bir gemiye yklenmitir (Janus ve Brashler, 1975). Japonlarn Pearl Harbor basknn gerekletirdikleri srada kaybolmutur. Panik ierisinde, canlarn kurtarmaya alan Amerikan deniz piyadelerinin, kendilerine emanet edilen, iinde sinantropus iskeletleri bulunan sandklar ne yaptklar bilinmemektedir. Bugne kadar da bu deerli fosillerden hibir haber alnamamtr. Fosil buluntulardan gnmze kalan tek hatra, Weidenreich'n vaktiyle ok byk bir zenle orijinallerinden alm olduu kalplardr. Homo erektus atalarmz, in'de Hexian blgesinde 150 bin yl ncesine kadar yaadlar (Genet-Varcin, 1979; Kottak, 1997). Ayn lkede Lantian blgesinde yaplan kazlarda Z 700 bin yl ile yat Homo erektus fosilleri gn na karld. Bu dnem, Avrupa'da Gnz-Mindel buzuluna e der (izelge: 4). ekil: 3.6 Pekin adam

Homo erektusun akrabalar Java'da in'dekinden ok daha eski dnemlerde yaamlardr (Gibbons, 1994). zellikle son 20 yl ierisinde Java'da yaplan kazlarda yaklak 30 erektusa ait iskelet bulunmutur. Sangiran'da bulunan Pitekantropus 8, bugne kadar bulunmu olan en iyi korunmu kafatasna sahiptir. Afrika da, tpk Gney Asya gibi, ok zengin homo erektus buluntular vermitir. Kuzey Afrika'dan Gney Afrika'ya kadar ok geni alanlarda ve farkl iklim koullarnda homo erektus atalarmz yaamtr (Wolpoff, 1980; Leakey, 1988). Dou Afrika'da Tanzanya'nn Olduvai vadisinde bulunan homo erektus leakey'i elyen insan olarak bilinir. Ayrca, homo erektuslarn en eski temsilcileri Kenya'da Koobi Fora denilen yerde ele gemitir. Etyopya'da, Melka Kunture'de, Omo ve Afar vadisinde de bu atalarmzn temsilcileri yaamtr. Kuzey Afrika'ya gelince Fas, Libya, Cezayir ve Sudan' sayabiliriz. Tm bu blgeler homo erektusun daha ge temsilcilerine kucak amtr. Homo erektuslarn, Omo vadisinde 130 bin yl ncesine kadar yaadklar saptanmtr. Kuzey Afrika erektuslarnn Avrupa'daki Mindel buzuluyla ada olduu bilinmektedir. Kuzey Afrika erektuslar, in'deki Zukudiyan blgesi hemcinsleriyle byk benzerlik gsterirler. Bugnk bilgilerimizin nda, Avrupa'da homo habilisin adalarna ait herhangi bir fosile rastlanmadn syleyebiliriz; dolaysyla, homo erektus, Avrupa'nn en eski insan saylmaktadr. Peki, bu ktada homo erektus atamzn bilinen en eski temsilcisi hangisidir? Son yllarda yrtlen kazlarda, spanya'da Atapuerka denilen yerleim blgesinde homo erektusun en eski kalntlar, ta aletler ve fosil hayvan kemikleri ele geti. Paleomanyetik tarihleme, bu ilk atamzn gnmzden aa yukar 800 bin yl nce burada var olduunu kantlamaktadr (Gutin, 1995). izelge: 4. Alplerdeki 4. Zaman Buzul Evreleri (Jurmain ve ark. 1990) Zaman Alp Buzullar Silsilesi 10.000 40.000 W R 75.000 M 100.000 RSS-WRM

125.000 175.000 200.000 225.000 265.000 300.000 380.000 400.000

435.000 500.000

R S S MNDEL-RSS M N D E L GENZ-MNDEL G N Z

zellikle son yllarda in'de ele geen ta aletler ve insan fosilleri, erektus izgisindeki atalarmzn, zamanmzdan aa yukar 1,7 milyon yl ncesinde in'de var olduklarn gstermektedir. Hatta baz aratrclar, daha da ileri giderek, ele geen fosil kalntlarn ve ta endstrisinin erektus aamasndan daha ilkel bir konumu yansttna iaret etmektedirler. Bu durumda atalarmzn Afrika'dan, erektus aamas ncesinde km olma olasl kuvvetlenmektedir (Larrick ve Ciochon, 1996). Gelecekte gn na karlabilecek yeni buluntularn bu konuda yeni tartmalar aacan samyoruz. Afrika gibi elverili bir iklimden kp, genelde buzul alarnn hkm srd Avrupa ilerine ya da Sibirya steplerine doru yaylan atalarmz, hi kukusuz ne yaptklarnn farknda idiler. Avrupa'ya geite erektus, Cebelitark boaznn yerinde oluan karasal balanty kullanm olmalyd. Gerekten de jeolojik aratrmalar, alt pleistosende Afrika ve Avrupa arasnda byle bir balantnn bulunduunu dorulamaktadr. Ayn yoldan fil gibi baz iri otul memeliler de Avrupa'ya yayldlar. Nitekim Avrupa'da drdnc zaman sresince, buzul ann adeta simgesi haline gelen mamutlar, bu ilk gelenlerin ardllar saylr. Atalarmz, Afrika gibi ok elverili bir iklimden ayrldktan sonra Eski Dnya'nn dier ktalarnda ok farkl iklim koullar altnda yaamlarn srdrmek zorunda kaldlar. Aslnda, biyokltrel evrim srecimizdeki en belirgin deiimler de bu yeni ekolojik ortamlarda gerekleti. Java'da, homo erektus atalarmzn yaadklar blgeler gl, akarsu kylar, ormanlk veya bataklk alanlard. Avrupa'ya gelince, genelde buzul oluumlaryla karmza kmaktadr. Erektuslarn yaadklar alarda, Kuzey ve Dou Afrika ile Gney-Dou Asya'da scak ve yal bir iklim hkm srmekteydi. Afrika'da Byk Sahra henz llememiti; yre ormanlarla ve zengin su kaynaklaryla kaplyd, homo habilis ve ergasterlerin aksine, homo erektuslar Afrika dnda deiik iklimler bekliyordu. Java'da tropik iklim altnda yaarken, in'de souk tundra iklimine uyum salamak zorundaydlar. Pleistosen a son derece nemli iklim deimelerine tank oldu. Kuzey yarm krenin nemli blmn etkisine alan buzul alar balad. Her buzul dnemini yal ve lman bir iklimin egemen olduu arabuzul dnemi izledi (Alimen, 1965; Bordes ve Sonneville, 1972). Dnml olarak iklim bir soudu, bir snd. Hayvan trleri ve bitki rts de buzul olaylarna bal olarak deiti. Buzul dnemlerinde su seviyelerinde byk miktarda azalma oldu, arabuzul dnemlerindeyse yumuayan iklimle beraber, buzul ktlelerinin bnyelerinde tuttuklar nemli miktarda suyun

deniz ve dier su kaynaklarna geri dnmesi sonucunda su seviyeleri ykseldi. Deniz seviyelerindeki bu ykselme ve alalmalar, ky eritlerinin profilini de deitirdi. Bir dnemler, deniz kysnda yer alan doal maaralar ve kaya snaklar metrelerce derinlikte su altnda kald. lk atalarmz ne tr barnaklarda yaadlar? Baz homo erektus topluluklar barnak olarak doal maaralar kullandlar. Bazlar da ak havada, su kaynaklarna yakn blgelerde, aa dallar ve evreden topladklan eitli malzemelerle ok basit kulbeler ina ettiler. rnein Fransa'da Nice yaknlarnda Terra Amata eski yerleim blgesinde, homo erektuslarn ileri formlar bu tr kulbelerde yaamlardr (Kottak, 1997). Atalarmz, oturduklar maaray bir ev gibi kullanyorlard. Bu maaralar onlarn gnlk yaamn btn plaklyla gzler nne serer; maarann bir kesinde genellikle avlanp getirilen hayvanlar paralanr ve bir baka kedeyse yaklan ocakta yemek piirilir. Daha dorusu, bu ke bir mutfak vazifesini grr. Bir baka ke ise oturma ve yatma iin ngrlmtr. Demek ki alar farkl olsa da, insanolu oturduu mekn, ister doal maara, ister adr, isterse gnmzdeki apartman dairesi olsun, temel gereksinimleri dorultusunda benzer biimde dzenlemitir. Maara iinde ya da hemen giriinde bir ilik yeri vardr; burada atalarmz kendileri iin gerekli olan aletleri hazrlar. Erektuslar genelde barnak olarak maaralar tercih etmilerdir. Ancak, uzak atalarmz btnyle de maara adam olarak grmemeliyiz; ayet evrede uygun maara bulunuyorsa, iskn ediliyordu. Aksi taktirde, ina edilen mevsimlik kulbelerden yararlanlyordu. Zamanmzdan 400.000 yl nce ilk izlerine rastladmz ve oval biimde ngrlen bu kulbeler insanolunun kendi eliyle yaratt ilk evlerdi. Bu kulbe kalntlar iinde ta aletler, ocak klleri ve piirilerek yenen hayvanlarn kalntlar ele geti. Bu dnemlerde henz ekirdek aile olumamt. Erektus atalarmz, yaam biimleri gerei kk sosyal gruplar halinde yayorlard. Kadn ve erkek arasnda avclk ve toplayclk erevesinde gl bir ibirliinin olduuna inanyoruz.

Homo erektusun bedensel zellikleri: Homo erektuslarda aln blgesi fazla gelimi deildir; geriye doru ok basktr. Kafatas adeta stten bastrlm gibi yass olup, kafa arkasnda oksipital kemiin orta hizasnda belirgin bir bklme vardr (Heim, 1986a; Rightmire, 1991). Bu bklme, kafatasna yandan bakldnda rahata fark edilir. Erektus trne dahil fosil insanlarda gz ukurlar zerinde yer alan ve ka kemerleri diye tanmladmz kemiksel oluum, adeta bir siper gibi knt oluturur. Geni olan yz, st ene hizasnda ne doru prognatizma adyla bildiimiz bir knt yapar. Burun delikleri genitir. Bu atalarmzn ense kaslar ok gelimiti. Baz erektuslarda kafatasnn tepesinde orta hat zerinde hafif bir tmseklik vardr. rnein in'de yaam olan Zukudiyen insanlarnda adeta kayk srtn andran bu tmseklik, gnmz Eskimo insanlarnda da bulunur. Erektuslarn kafatas kemikleri bizimkinden ok kalndr. Kafatas kemiklerimiz evrim esnasnda, zerlerine tutunmu olan kaslarn ilevlerinin azalmas sonucu giderek zayflamalarna paralel olarak incelmitir. Erektuslarn alt eneleri olduka iri ve kabadr. ene zerinde, kas tutunma izlerinin belirgin olmas bunlarn gl ineme kaslarna sahip olduklarn, sert besinlerle beslendiklerini akla getirir. akaklardaki ineme kaslarnn belirgin tutunma izleri, bu beslenme alkanlnn bir baka gstergesidir. Alt enenin n-alt ksmnda, biz modern insanlarda olan menton adl knt yoktur. Di kemeri bizimki gibi paraboliktir. Gl ineme kaslar ve kaba iri enelerin yansra iri diler de erektus atalarmz simgeliyordu. Akl dii olarak bildiimiz 20 ya dii, dier tc diler gibi iriydi. Oysa bu di, gnmz insanlarnda ya yarm kmakta ya da hi kmamaktadr. Biroklarmz da bu dii, ciddi komplikasyonlar yaratt iin ektiririz. ineme ilevinde, artk etkin bir grevi de bulunmamaktadr. Belki bir gn tmyle yok olacaktr. Atalarmzda di kkleri bizimkilerinkinden daha uzundu. ok iri bir yap gsteren kesici dilerden anlalaca zere, erektus atalarmz bu dilerini beslenme dnda nc bir el olarak kullanm olmalydlar. Kafatasna arkadan bakldnda, en byk geniliin kaide ksmnda yer ald grlr; oysa

modern insanda en byk kafatas genilii, beynin akak ve parietal blgelerinde hacimce artmas nedeniyle, daha yukarda parietal kemikleri hizasna rastlar. Beyin bizimki kadar gelimi deildi. Ama, homo habilis atalar ve australopitekuslarnkine oranla daha iri ve karmak bir yapdadr. Erektuslar, grnr zellikleri asndan homo habilis ve homo sapiensler arasnda yer alr. Homo erektus atalarmzda beyin hacmi 727-1225 cc arasnda deiir. Ortalama beyin kapasitesi 946 cc dir. En kk beyinli erektus (727 cc) Tanzanya'da Olduvai Gorge'da, en iri beyinli olan ise (1225 cc) in'de ele geti. Beyin korteksi zellikle frontal (alm kemii), temporal (akak kemii) ve parietal (duvar kemii) blgelerde nceden benzeri olmayan bir gelime gsterir. Ne var ki, bu beyinsel gelime modern insannkiyle karlatrldnda, yine de yetersiz saylr. Homo erektusun iri beyni, habilis atalarna oranla, daha ileri dzeyde bilisel ve kltrel yetenekleri artrr. Zaten beyin hacmi, ortalama olarak habilisinkinden %44 orannda daha bykt. Homo erektusun atas kukusuz habilisti. Habilis ve erektus arasndaysa ok ksa, aa yukar 200.000 yllk bir zaman fark olduunu biliyoruz. Bu durumda, acaba bu ksa zaman dilimi iinde bir evrimsel srama m oldu? in'de yaam olan erektus atalarmzda boy ortalamas 1.56 m, Java'dakilerde ise 1.70 m idi. Bu blgede 1.81 m boyunda erektuslar da tesbit edilmitir. Bu irilikteki atalarmzda, vcut arlnn 80-100 kg civarnda olduu da belirlenmitir. Ayrca, Kenya'nn Dou Turkana blgesinde Nariokotome denilen yerde, 1984 ylnda bulunan 1,6 milyon yl ncesine ait, iskeleti ok iyi korunmu olan 12 yalarndaki ocuk, eer erikin oluncaya kadar yaasayd, boyu aa yukar 1.80 m olacakt (ekil: 3.7) (Walker ve Leakey, 1993). Tm bu rnekler bize, uzak atalarmzn sanld gibi hi de yle ufak olmadklarn, dolaysyla aa yukar 1.5 milyon yldan bu yana boyda ok fazla bir art kaydedilmediini gstermektedir. Erektus atalarmz kafatas dzeyinde ilkel, vcut dzeyinde modern bir yapya sahiplerdi; gerekten de bu fosil insanlarn bacak kemikleri bizimkilerine ok benzer. Tm bu bedensel benzerlikler yan sra, erektus atamz bizden ayran birok anatomik farkllk da vardr. rnein leen kemii modern insannkinden daha dardr. Aslnda bu dar kala ve bizimkine oranla dar doum kanal, yontma ta a atamzda ceninin beyinsel gelimesiyle dorudan balantldr. Homo erektus kadnlarn, bu dar kalalaryla iri beyinli bebekleri dourmalar beklenemezdi. Dolaysyla, cenin aamada izlenen beyin irilemesi, erektusta, doum sonrasndaki ocukluk evresinde de devam etmi olmalyd. ekil 3.7 Nariokotome iskeleti, M. erektus (National Geographic, 1985)

Baz aratrclar, homo erektus izgisinde zamanla eskiden yeniye doru farkl evrimsel dzeyi yanstan formlarn birbirini izlediini ileri srerler. Bunlar srasyla 1. Arkaik homo erektuslar: Dou Turkana, Melka Kunture, Olduvai ve Mojokertensis (Java) ile temsil edilirler. 2. Klasik erektusar: Orta pleistosende yaam olan Zukudiyen (in) ve Kuzey Afrika erektuslar bu gruba girer. 3. Gelimi erektuslar: Orta pleistosenin sonlarnda karmza karlar; homo sapiense gei izgisinde yer alrlar. Java'daki Ngandong fosilleri, ayrca Etiyopya ile in'de bulunan baz fosiller gelimi erektuslara dahil edilirler.

Kltrel zellikler: Homo erektusun, habilis atas gibi alete ihtiyac vard. Kesmek, krmak, paralamak, bitki kk ve yumrularn topraktan karmak ya da hayvan derilerini yzmek iin eitli aletler yapmak zorunda idi. Ayrca, kendisini dier hemcinslerine ve yrtc hayvanlara kar da savunmak durumunda idi. O halde, alet olduu kadar silah da retmesi gerekiyordu. Elde ettii besinleri yemeye hazr hale getirirken de aletlerden yararlanyordu. Homo erektus sadece alet deil, ayn zamanda alet yapan aletler de retti. El baltas ve yonga endstrisiyle beraber balayan paleolitik a (ekil: 3.8) kltr tarihimizin en uzun dnemini kapsar. yle ki, bu tarihin %99'unu yontma ta a endstrisi meydana getirir. Homo habilisergaster izgisinden homo erektusa gei, kltrel balamda basit bir ta endstrisinden karmak bir el baltas ve yonga endstrisine gei demektir. Zamanmzdan aa yukar 1.5 milyon yl nce, simetrik olarak biimlendirilmi, gen formunda yeni bir el baltas insanolunun alet antasna girdi. 200 bin yl ncesine kadar da bu gelenek devam etti. Alyen el baltas olarak da bildiimiz bu yeni teknoloji rn, zaman ve mekn iinde geni bir dalm gsterir (Bordes, 1968). Badem ya da gen biiminde olan el baltas genelde 5 cm ile 35 cm arasnda deien irilikte olabiliyordu. ster kabaca yontulmu, isterse zenle hazrlanm olsun, bir el baltasnn daima eksantrik bir merkezi, epeevre keskin kenarlar vardr. El baltas ok kullanl ve ok ynl bir alet-silaht. Genelde akmakta ya da bazalttan retiliyordu. Erektus atamzn el baltasn, bugnk svire yapm ok amal akya da benzetebiliriz. Uzun sre hizmet verecek deerli bir aletin hazrlanmasnda yle rastgele talar kullanlamazd; akmakta ve bazalt en ok tercih edilen hammaddelerdi. El baltas hazrlarken, arzu edilen biimde bir alet elde edebilmek iin, ta yumrudan belirli uzunluk ve kalnlkta yonga koparlmas gerekir. Bu tr yongalar da yumruya hangi ynden ve adan vurulduuna baldr. Herkes el baltas yapamazd; kukusuz bu ite ustalaan erektuslar bulunmaktayd. Balta elde ederken, kk yongalar koparmak iin, byk bir olaslkla, geyik boynuzu ya da aatan elde edilen eki biimindeki nesnelerden yararlanlyordu. Bu sayede yumru zerinden daha kontroll yonga karlm oluyordu. El baltasn retmek kadar kullanmak da belirli bir deneyim gerektiriyordu. Nasl ki bir Eskimo ocuu zpknla fok bal avlamay babasndan, ok kk yalarda renmeye balyorsa, ayn ekilde erektus ocuklar da benzer eitimden geirilmi olmalyd. Elindeki baltay avlanma srasnda hayvana frlatrken ya da ok yakndan ona vurmay amalarken, avcnn zamanlamay ok iyi yapmas gerekiyordu. Doal olarak, erektusun iri fiziksel yaps, gl ve etkin biimde dengeyi salayan kaslar, ama her eyden nce cesareti av hayvann ldrmekte nemli rol oynuyordu. ri otul memelilerin de bu evrede avlanmaya balanmas tesadf olamazd. El baltas, zellikle rgtl avlanmada etkiliydi. ri ve hzl koan avlarna eitli ynlerden topluca saldran erektuslar, onlar adeta el baltas bombardmanna tutuyorlard. ekil 3.8 Paleolitik a alet-silah tipleri (Jelinek, 1975)

spanya'da Torralba ve Ambrona vadilerinde, zamanmzdan nce 400.000 ile 200.000 yllar arasnda yaam olan alt paleolitik a insanlar, mamutlar, rgtl avlanma suretiyle rahatlkla ele geiriyor ve ldryorlard (Howell, 1969). Ellerindeki ate ve el baltalaryla mamut

srlerini, eitli ynlerden saldrarak, yredeki bataklk alanlara doru kovalyor; bylece mahsur kalan bu iri otul hayvanlarn zerlerine kp balarna ldrc darbeyi vuruyorlard. Bu sayede, kalabalk bir erektus grubunu uzun sre besleyebilecek eti elde etmi oluyorlard. Alyen teknolojisi, atalarmza sadece Afrika'da deil, ayn zamanda step ikliminin yaygn biimde grld Avrupa ve Asya ilerinde de evreye uyum srecinde nemli kolaylk salad. in'de yaam olan erektuslar, tpk Afrika'daki adalar gibi tatan alet yapp kullanyorlard. Java'daki erektus atalarmzn da alet yapp kullandklar bilinmektedir (Kottak, 1997). Ayrca, yrede bol miktarda yetien bambu aacndan alet yapmnda yararlanm olabilirler (Pape, 1989). Ne yazk ki, bu maddelerin gnmze kadar korunagelmeleri ihtimali ok zayftr. Baz aratrclar, Java erektuslarnn besinlerini saklayacaklar kaplar, mzrak, giysi ve kulbe yapmak iin bambu kullanm olabileceklerini ileri srmektedir. Asya'da, Afrika'daki gibi gelimi ve karmak bir el baltas teknolojisine rastlanmamtr. Java ve Pakistan'da homo erektus fosilleriyle ele geen kuvartzitten yontularak elde edilmi aletler Afrika'daki Oldowan ta endstrisini artrmaktadr. Yaplan paleomanyetik analiz zellikle Pakistan'daki homo erektus ieren jeolojik tabakann 2 milyon yl eski olduunu gsterir. Alyen el baltalar, zaman iinde giderek daha rafine (ilenmi) hale getirildi. Kenarlar daha keskin, daha ufak ve kullanm kolay el baltalar yapld. zellikle orta pleistosenin sonlarna doru ta teknolojisinde kaydedilen baarlarn gze arpar bir dzeye ulatna tank oluyoruz. Erektus atalarmz, tatan alet ve silah yaptklar gibi, avladklar gergedan ya da fil gibi iri otul hayvanlarn kemiklerinden bu ama iin yararlandlar (Isaac, 1978). Homo erektus a olarak bilinen orta pleistosende, iki gelenein alet yapmnda egemen olduu bilinmektedir (Bordes, 1968). 1. Yonga endstrisi: Yumrudan ayrlan yonga ad verdiimiz paralarn belirli bir teknie gre biimlendirilip alet olarak kullanlmas, 2. Yumrunun dorudan biimlendirilmesi suretiyle elde edilen aletlerin temsil ettii endstri. Homo erektus, sadece ta alet teknolojisinde ortaya koyduu baaryla tannmaz; o ayn zamanda, kltr tarihimizin nemli bir kilometre ta saylan atei denetim altnda tutan ve gnlk yaamnda zellikle besinlerini piirmede kullanan fosil atamz olarak da bilinir. Ate, doada her zaman vard; zeks ve etkin bir gzlem gcyle insan, atei evcilletirdi ve srekli kld. Atein bilinli kullanm nemli bir kltrel olayd. Doann bu en etkin gc ile insan yz binlerce yldanberi i iedir. Atein ilk kez nerede, ne zaman ve ne amala kullanld hl tartlmaktadr. Bu konuda grler bir aratrcdan dierine deimektedir; bazlarna gre insanolu 1 milyon yldan bu yana besinlerini piirmede, aydnlanma ve souktan korunmada ateten yararlanmaktadr. Dier baz aratrclara gre de, 200.000 yl ncesine kadar insanlarn atei kontrol altnda tuttuuna dair elimizde hibir kant bulunmamaktadr. Kontrol edilen atei, doal olarak ortaya kan ateten ayrt etmek gerekir. Atei kullanmak ve retmek ayr ayr eylerdir. Fransa'da Menez-Dregan'da zamanmzdan nce 385.000 ile 465.000 yl arasnda yaayan erektus insanlar atei bilinli olarak kullanyorlard (Patel, 1995). Yanm akl talar ve kmr kalntlar bu maarada bulundu. Erektus atalarmz avladklar gergedann etini atete piirmilerdi. te yandan Nice (Fransa) yaknndaki Terra Amata ve in'deki Zukudiyen eski yerleim merkezlerinde de atein bilinli kullanldna dair izler ele geti (Kottak, 1997). Fransa'da Escale maarasnda 700.000 yl nce ate kullanlmt. Dou Afrika'da Chesowanja denilen yerleim blgesindeyse, atalarmz 1.5 milyon yl nce ateten gnlk yaamlarnda yararlanyorlard. Bugn yaygn olan gr, homo erektusun atei retmedii, sadece kulland dorultusundadr. Bu durumda erektus, atein doal olarak olumasn bekliyordu, snmeden uzun sre kalmasn salamak iin de her trl nlemi alyordu. Ate, sadece besinleri piirmekle snrl kalmad; bu kltrel yenilik insanlarn sosyal yaam biimlerini etkileyerek, insan karanlktan kurtard. Ate sayesinde erektus atalarmz vahi hayvanlardan ve souktan korunabildiler.

nsann biyokltrel evrim srecinde, beslenme alkanlklar ve avlanma stratejilerinde de zamanla deimeler oldu. Bu davran rntlerinin deien ekolojik koullarla yakn ilikisi vard. Hayvan ve bitki trleri her dnem ayn kalmad. Pleistosen, otul iri memelilerin giderek yaygnlat bir dnemdi. Erektus atalarmz, bu iri hayvanlar ancak rgtlenerek avlayabiliyorlard. Piirerek etini yedikleri yabani hayvanlar arasnda bizon, step at, geyik, kll gergedan, dev geyik, boz ay, antilop, fil, kz ve domuz saylabilir (Alimen, 1965; Soylu, 1978; Wing ve Brown, 1979). Atalarna oranla sahip olduu iri beyni ve gelitirip standart hale getirdii el baltas bata olmak zere eitli silahlarla avlanmak suretiyle sofrasndaki hayvanlarn eitlerini artrd. Taramal elektronik mikroskop analizinden anlalaca gibi, di anma rntleri erektuslarn youn biimde et yediklerini akla getirmektedir. Avlanma gnlerce sren youn ve yorucu bir iti. stn bir fiziksel g ve dayankll gerektiriyordu. Yeryzndeki varlklar, bugnk bilgilerimizin nda, zamanmzdan aa yukar 1.6 milyon yl ncesine kadar uzanan bu ilk atalarmzn dnce dnyalarna girmemiz her ne kadar zor olsa da, bunlarn baz davran biimlerini kazlarda elde edilen bilgilerden hareketle yorumlayabiliriz. Homo erektus atamz lsn gmmyordu; bu dnemde henz mezar adeti ve br dnya kavram yoktu. Bu eski yontma ta ana ait dinsel inann varolduunu kantlayan hibir belgeye sahip deiliz. Baz aratrclar erektus zamannda kanibalizm olduunu ileri srerler. rnein in'de Zukudiyen maarasnda yaam olan erektuslarn, hemcinslerinin beynini yedikleri ileri srlmektedir. Burada bulunan 40 kadar kafatasnn kaidesi bilinli olarak krlm, iindeki beyin karlmtr. Ne var ki, Weidenreich tarafndan ortaya atlan bu gr, bugn herkes tarafndan kabul edilmemektedir. Bununla beraber, spanya'nn kuzeyinde Atapuerca maarasnda bulunan ve aa yukar 800.000 yl nce ldkleri belirlenen alt homo erektusun kalntlarn inceleyen paleontolog Yolanda Fernandez-Jalvo, Atapuerca erektuslarnn kanibalist (hemcinsilerini yiyen) olduklar sonucuna vard (Gibbons, 1997). Homo erektusun, bilisel dzeyde homo habilis ve homo ergaster atasndan ok daha ileri olduu bilinmektedir. El baltas formundaki sreklilik (gen ya da badem biimi), alet yapmnda belirli bir tekniin uygulanmas ve bunun on binlerce yl korunmas; kt, kalem ve yasalar olmakszn erektusun temel matematiksel dnmleri yaptn, geometri bilincine sahip olduunu kantlar. Bu tr beceri ve deneyimlerin bireyler arasnda paylalmas, kuaktan kuaa aktarlmas gelimi bir iletiim sistemiyle mmkndr. Dolaysyla, erektuslarn konuma dili olmasa da, ok gelimi bir iletiim sistemine sahip olduklar dnlmektedir. Bu fosil atalarmzn en fazla 20-30 ya arasnda ldkleri, ancak %5'inin 50 yana ulaabildii bilinmektedir. ri beyinli insanlar tarih sahnesinde (homo sapiens)

Homo erektustan Homo sapiense gei: Homo erektusun bizim de dahil olduumuz Homo sapiens trnn arkaik formlarna doru evrimlemesi orta pleistosenin sonlaryla st pleistosenin balarnda olmutur (VVolpoff, 1980; Relethford, 1990; Kottak, 1997). Gerekten de riss-wrm buzul aras dnemde ve wrm buzulu balarnda bu ilk sapiens topluluklara rastlyoruz. Yaklak 200.000 yl ncesinden itibaren homo erektus atamzn tarih sahnesinden silindiini gryoruz. Yerini hem kltrel, hem de biyolojik ynden daha gelimi fosil insanlar ald. Gerekli besin kaynaklarnn aranmas, evrenin, en elverili yaam koullarn salayacak biimde deerlendirilmesi, verimli bir av iin en etkin silahlarn ve stratejilerin belirlenmesi, en olumsuz iklim koullar karsnda srdrlen mcadele gibi sonu gelmeyen bir yaam kavgas ve karlalan nice glkler iinde doal ayklama sreci en yetenekli, en zeki, kurnaz, dayankl, iletiim sistemi gelimi (byk bir olaslkla konuma diline sahip), iri beyinli insan gruplarn avantajl klmak suretiyle biyolojik olduu kadar, kltrel ynden de ilevini byk bir etkinlik iinde srdrd. te, homo erektuslarn ardndan daha gelimi arkaik homo sapienslerin ortaya kmas bu sre iinde belirlenmitir. Bylece, homo erektusla beraber ailemizin tarihinde bir sayfa daha kapanmtr.

Homo erektus ad verdiimiz atamz, aa yukar 200.000 yl ncesinden itibaren yerini homo sapiens denilen bir baka insan trne brakt. Yeni fosil buluntular, nceden bulunanlarn yeniden yorumlanmas ve yeni tarihleme tekniklerinin devreye girmesi sonucu homo erektus ve homo sapiens arasndaki boluk dolduruldu. Homo erektus, zaman iinde daha gelimi formlara doru bir evrim geirdii iin, bu trn son temsilcilerini arkaik homo sapienslerden ayrt etmek ok zordur. Bu ayrmda, anatomik ayrntlar olduu kadar kltrel zellikleri de dikkate almak gerekir. Homo sapiensi iki grup altnda inceliyoruz: Arkaik homo sapiensler ve modern grnml homo sapiensler (Kottak, 1997). Orta pleistosenin sonlarndan itibaren tarih sahnesinde Afrika, Asya ve Avrupa'da eitli blgelerde arkaik homo sapiens atalarmz karmza kar. Mindel ve riss buzul alar boyunca Avrupa'da Petralona, Vertesszlls, Steinheim, Swanscombe, Arago, Biache ve La chaise fosil insanlarnn temsil ettii arkaik homo sapiensler, neandertal ad altnda tantmaya alacamz bir topluluun da atalar olarak kabul edilir (Genet-Varcin, 1979; Wolpoff, 1980). Asya'daki Solo insanlar, Afrika'daki Bodo, Saldanha ve Sale buluntular arkaik homo sapienslerin geni corafi dalmn gzler nne sermektedir. Bugn, birok aratrc homo sapiensin evrimini ok merkezli (polisantrik) grle aklamaktadr. Ancak, baz aratrclar da, homo sapiensin Afrika'da Byk Sahra lnn bulunduu blgede zamanmzdan aa yukar 200 bin yl nce ortaya ktn (monosantrik) ve buradan tm dnyaya yayldn paleontoloji, arkeoloji ve molekler biyoloji alannda elde edilen bilgilerin nda ileri srmektedir (Vandermeersch, 1997). Neandertal fosil insanlar

Halk arasnda en ok bilinen, gerek ortaya k biimi, gerekse yeryznden kayboluu konusunda da en fazla tartlan tarih ncesi atamzdr. Maara devri insanlarn resimlerken rnek olarak hep neandertal alnd (ekil: 3.9). Tarihncesi alarda bizden farkl tiplerde insanlarn yaadna vaktiyle kimse inanmak istemiyordu. Neandertal grubuyla ilk tanmamz 1848 ylna gider. O tarihe kadar fosil insanlarn ilkel anatomik grnm hakknda bilgi sahibi olunmad iin, ilk buluntular veremli, raitik ve tuhaf grnml modern insanlar eklinde kabul grd. nce Gibraltar'da (spanya), arkasndan 1856 ylnda Almanya'da Neander adl vadide gn na karlan fosilleri, dier Avrupa lkelerinde bulunanlar izledi (Patte, 1955). 1908'de Fransa'da Paris yaknlarnda La Chapelle aux Saints denilen blgede gn na karlan olduka iyi durumdaki iskelet, neandertal tipinin netlemesine olanak verdi. Bugne kadar ortalama 275 neandertal insan ele geti. ekil 3.9 La Chapelle-aux-Saints (Neandertal, Fransa)

Neandertal ile ayn tre sahip olmakla beraber onu hep dlamzdr. Bize gre ok kaba saylan anatomisine bir trl alamadk. Gei formlar araclyla homo erektustan evrimletiini biliyoruz. Riss-wrm buzul aras dneminden itibaren (izelge: 5), bir baka deyile 130.000 yl ncesinden balayarak neandertal tipi yava yava belirir. Bat Avrupa'da,

zamanmzdan nce 100.000 ile 35.000 yl arasnda yaayan fosil insanlar klasik neandertal olarak tanmlyoruz (Jelinek, 1975; Heim, 1986b). Wrm buzulunun balarnda, Bat Avrupa'da tipik grnmleriyle homojen bir yap iinde karmza karlar. Neandertal szc sadece Ortadou ve Avrupa iin geerlidir (Genet-Varcin, 1979); dier blgelerde yaam olanlar ise ancak neandertal adalar diye isimlendiriyoruz. Neandertal ve adalar spanya'dan Orta Asya ilerine kadar geni ve ok farkl iklimlere sahip corafi blgelerde yaadlar. Krm'daki Kiik-Koba, zbekistan'daki Teikta, srail'deki Tabun, Irak'taki anidar fosilleri neandertal izgisindeki buluntulard Gohn, 1990). Antalya yaknlarnda bulunan ve Prof. In Yalnkaya tarafndan kaz almalar srdrlen Karain maarasnda da neandertallerin yaadna dair bulgular ele gemitir. Bu insanlarn adalar Gney Afrika'da da yaad. Neandertal hakknda bugne kadar ok ey yazlm ve sylenmi olmasna ramen, kimi aratrclar bu fosil insann yeniden detayl biimde incelenmesi gerei zerinde durmaktadr. Pleistosen sonlarnda vvrm buzulu olanca iddetiyle Avrupa'y kasp kavururken, neandertaller yeni gelen bu souk dalgasnn simgeledii sert ve acmasz iklime kar adeta lm-kalm sava verdi.

Bedensel zellikler: Neandertal tepeden trnaa gl ve kasl bir yapy yanstr (ekil: 3.10). Kafataslar iri olmakla beraber, stten adeta bastrlm gibi yassdr. Kafa arkasnda bir yumruluk vardr. Aln bizdeki gibi dik deildir. Neandertale asl heybetli grnm kazandran oluum, gz ukurlarnn zerinde alnn bir ucundan dierine doru uzanan belirgin ka kemeridir. Neandertal, bu zellii, atas olan homo erektuslardan devralmtr. Yz iri olup, zellikle burun ve st ene hizasnda ne doru knt yapar. Burun kntl, burun delikleri genitir. st ene ve aln blgesindeki sins ad verilen boluklar bugnk insanlarnkine oranla iridir. Kafatasna yandan bakldnda st ene hizasndaki alveoler prognatizma rahata grlebilir. Meandertallerden sonra tarih sahnesinde yer alan modern anatomik yapya sahip kromanyon insanlarnda st ene prognatizmas grlmez; st ene hizasndaki ne doru olan knt zamanla giderek kaybolmu; yz btnyle beyin kutusu altna ekilmitir. Daniel E. Lieberman (Bkz. Wilford, 1998), anatomik adan modern saylan insanda yz ve beyin kutusu boyutlarndaki bu deiiklii sfenoid kemiindeki klmeye balar. Aratrmacya gre, kafatasndaki 22 kemikten 17'si ile eklemleen sfenoid, beyin kutusunun kaidesinde, daman arkasnda ve omurgann nnde yer alr. Dolaysyla, bu kemikte zellikle gvdesinde zamanla meydana gelebilecek bir ksalma ister istemez dier tm kemikleri etkileyecektir. Aratrc, her ne kadar yz prognatizmasn sfenoid kemiindeki klmeye balasa da, bu sreci hangi mekanizmann harekete geirdiinden sz etmiyor. ekil 3.10 Neandertal ve modern insan iskeletleri (Jelinek, 1975)

Neandertallerde gz ukurlar iri ve yuvarlaktr. ineme kaslar ve ense kaslar olduka gldr. Neandertallerin kesici dileri bizimkilerden daha iri olup, kkleri uzundur. Baz aratrclar, iri ve geni burnu, hacimli st ene sinslerini, neandertalin sert ve kuru buzul iklimine kar gsterdii biyolojik uyuma balamaktadr. st solunum sistemindeki tm bu

anatomik oluumlar, alnan havann snmas ve nemlenmesine de uygun bir zemin hazrlamaktadr. inde yaadklar iklim nedeniyle, ak renk bir deriye sahip olduklar sanlmaktadr. Yz prognatizmasnn, soua kar ok duyarl olan beyni, olumsuz iklim koullarndan korumu olabilecei ileri srlmektedir. izelge 5: st Pleistosen. st paleolitik an kltr evreleri (Jurmain ve ark., 1990)

Neandertallerde, st kpek diine ait kk hizasnda yer alan fossa canina ad verilen ukurluk st enede olumamtr. Bu durum, gelimi st ene sinslerinden kaynaklanmaktadr. Modern insanda ise sz konusu bu ukurluk mevcuttur. Neandertaller geni omuzlu, kaln enseli, iri pazular ve kaln bacaklar olan insanlard. Vcud kaslar ok gelimiti. Ortalama 1.52 m boyunda, 73 kg arlnda idiler. Bacaklar gvdelerine oranla ksa idi. Bu bedensel yap Eskimolarnkini hatrlatr. El parmak kemiklerinin morfolojisine baklrsa, neandertaer etkin bir yakalama, skma ve kavrama yeteneine sahipti. Ancak, ellerinin modern insannki kadar ok rafine ileri yerine getirebilecek kapasitede olmad ileri srlmektedir. Ayak parmak kemiklerinden anlalaca zere, bu atalarmz her tr arazide ok hzl koabiliyor, koarken de dengelerini kaybetmeden saa ya da sola ani dnler yapabiliyorlard. Geni gs kafesi gl bir solunum kapasitesini artrr. Omuzdaki eklemleme tarz, gl kollar bu fosil atamzn mzrak gibi silahlar ok uzaklara rahatlkla frlatma alkanlna sahip olduklarn akla getirir. Neandertallerin kadnlar da erkekleri kadar iri ve gl bir yapya sahipti. Her iki cinsin byme ve gelime srelerinde de nemli bir fark yoktu. Vcudun her blgesindeki gelimi kaslar gnlk yaamlarnda neandertallerin ne denli youn ve ar ilerle uratklarn artrr. Kprck ve krek kemikleri, kol kemikleri neandertallerin ok ar ykleri kolaylkla tayabildiklerini gsterir. Wrm buzulunun balarnda karlarla kapl usuz bucaksz alanlarda her gn ava kmak, gerektiinde kilometrelerce yol yrmek stn bir fiziksel kapasiteyi gerektirmektedir. Bizim iskeletimiz neandertalinkinin yannda ok ince ve zayf kalr. Neandertallerin ocuklar da modern insan ocuklarndan daha iri ve glyd. Neandertallerin ok iri tc dileri vard. Bunlarla en sert besinleri rahatlkla eziyor ve tyordu. Kesici diler de uzun kkleri ve gl talaryla etkin bir krma, kesme ve paralama zelliine sahipti. Grn itibariyle ne kadar kaba ve ilkel bir yapda olsalar da, bizler gibi dik yryorlard. Bizden daha az zeki, daha az yetenekli olduklar sylenemez. Ksacas bizden daha az insan deillerdi. Arkaik homo sapienslerden evrimletikleri kabul edilen neandertaller, ok zellemi bir anatomiyle karmza kar (Patte 1955; VVolpoff, 1980; Kottak, 1997). rnein kala kemiinin pbik ad verilen ksm boyutsal olarak atalarnnkinden farklyd.

Acetabulo-sympyseal uzunluk (kala kemii zerinde femur bann iine girdii acetabulum denilen yuvarlak ukurdan sympyseal pubis'e kadar olan mesafe) neandertalde fazla idi. Pbik kolunun uzun olmas, neandertal erkei iin de sz konusudur. Bu anatomik zellik leen kemii boluuna bizimkinden daha byk bir genilik kazandrmakta idi. Dolaysyla, iri beyinli bir neandertal yavrusu bu geni leen boluundan herhangi bir skma olmakszn rahata doabilirdi. Baz aratrclar, neandertallerde bizden farkl olarak 11 aylk bir hamilelikten sz etmektedir. Erikin neandertallerde beyin hacmi ortalamas 1566 cc olarak hesaplanmtr. srail'de bulunan Amud neandertalinin 1574 cc lik beyin hacmi vard. Neandertallerin beyin hacmi ortalamas bugnk insannkinden de fazladr. Baz aratrclara gre, ok gelimi kas sistemi ve iri bedenle birlikte ele alndnda, iri beyin normal kabul edilebilir. Beyin asimetrisi neandertal beyinlerinde vard. Oksipital lob bizdekinden daha gelimiti. Bu da gelimi bir grme duyusunu akla getirmektedir. nsanolunun biyokltrel evrim srecinde aa yukar 120.000 yldan bu yana beyin organizasyonu ve iriliinde bir deime olmamtr. Kala kemiinin pbik kolu uzunluundaki ksalma, neandertalleri izleyen modern grnml homo sapienslerde karmza kar (Trinkaus, 1984). Oysa, iri beyin ayn kalmtr. Bu durumda neandertal sonras homo sapienslerde ve gnmz insanlarnda iri beyinli ceninin, dar doum kanalna sahip anneden rahatlkla domas beklenemezdi. Bu nedenle anne, doum esnasnda iini kolaylatracak bir yardmcya (ebe) ihtiya duymu olmalyd. Neandertallerin yumuak dokular hakknda bilgimiz yoktur. Buzul alarnda donarak gnmze kadar korunagelen bir neandertal olmadna gre, bu konuda sylenenler tmyle hayal gcnden kaynaklanmaktadr. Birok tasvirde neandertaller, vcutlar kllarla kapl olarak gsterilmitir. Oysa vcutlarndaki kl gelimesini, salarnn biimi ve rengini ya da gzlerinin ak m, koyu mu olduunu bugnk olanaklarmz ierisinde belirlememiz sz konusu deildir. Neandertallerin bizler gibi her sesi karma kapasitelerinin olmad ileri srlmektedir. Konuup konumadklar, kafatasnn i yzeyinde beyinlerinin braktklar ayrntlardan, ya da beyin hacminden dolayl olarak ortaya konulabilir. Organize avcl bilen, atei ok iyi denetim altna alan, lsn gmen, eitli aletler yapp bunlarn tekniini kuaktan kuaa aktarabilen neandertalin, konuma dilinden yoksun olduunu sylemek ona biraz hakszlk olur. Bir tarihncesi atamzn konuup konumad konusunda elimizde kesin bir kant yoktur. Zaten, konumann gereklemesine olanak veren anatomik sistem olduka karmaktr. Konuma denildiinde sinir sistemi, beyin korteksinin temporal ve parietal blgeleri, grtlak ve yutak morfolojisi, gs kafesi, solunum sisteminde rol oynayan kaslar, kafa kaidesi as (basicranium), az boluu, burun delikleri, dil kemiinin anatomisi ve konumu ve dil kkndeki kaslar hep birlikte gz nnde bulundurulmaldr. Ne yazk ki bu saydmz zelliklerin byk ounluu yumuak dokular ilgilendirmekte olup, fosil insanlarda zamanla ryp yok olmulardr. Aratrclar, neandertallerde grtlak blgesinin her sesi rahata bizim gibi karabildiine ihtimal vermiyorlar (Liebermann, 1975). Neandertallerin konuup konumadklarna dair tartmalar her zaman srecee benziyor. Bir neandertal dierine nasl sesleniyordu, bunu asla renemeyeceiz. Neandertallerin genetik yaplar belki bir gn ortaya konabilecek; tahribata uramam DNA moleklleri, onlarn fosillemi kemiklerinden karldnda bu atalarmz hakknda kukusuz ok ey reneceiz. Akrabalk ilikileri, kaltsal rahatszlklar, aile yaplar bu sayede ortaya konabilecek. Irak'da, anidar maarasnda neandertalin kulland, akmak tandan yaplm bir alet zerinde kan izleri tesbit edildi. Bu fizyolojik bulgu bizim iin ok nemlidir. Bylece, tarihncesi atalarmzn iskeletleri dnda ilk kez kanlaryla da tanm oluyoruz (Victoria, 1985).

Kltrel zellikler: Neandertal ve adalar, orta paleolitik ad verilen ta endstrisini yaratmlardr (Bordes, 1968; Arsebk, 1995). Musteriyen teknolojisi bu kltrn en iyi bilinen evresidir. Orta paleolitik endstrisi eitli tipte retilen aletlerle tannr. Homo erektusun alyen el baltas gelenei neandertal tarafndan devam ettirildi. El baltas dnda, yonga teknolojisiyle retilen bir ok ufak ve kullanl aletler gnlk yaama girdi. Bak, yan kazyc, u kazyc, testere biiminde kazyc, delici, sapl ve sapsz gen ular bunlar arasnda saylabilir. Musteriyen ta endstrisi, gsterdii baz blgesel farkllklarla beraber paleolitik a iinde uzun sren bir gelenee sahipti. Tm neandertaller ve adalar musteriyen teknolojisiyle alet yapp kullandlar; ama her musteriyen tipi alet kullanan toplum da neandertal deildi. Nitekim, Ortadou'da Djebel Qafzeh ve Skhul insanlar, neandertallere oranla daha modern grnmde olmalarna ramen lvalvazo-musteriyen tipte aletler kullanmlardr. Bu durumda, aka anlalyor ki, kltrle insan formlar arasnda ok sk bir iliki bulunmamaktadr. Neandertal, ta aletlerin yan sra kemik ve aatan da aletler yapt. Bunlar genellikle hayvan derisini kazma, aa kabuunu soyma, eti en kk paralara ayrma, toplad besinleri ezme gibi farkl ilerde kulland. Ucunu sivriltip atete yakarak sertletirdii sopalar gnmze kadar rmeden toprak altnda korunabildi (ekil: 3.11). Neandertal anak mlek yapmay bilmiyordu. Kap olarak kafatasndan ya da bugnk baz yerlilerde olduu gibi aa kabuklarndan yararland sanlyor. Kimi zaman tahta kaplar yapt. rnein spanya'nn kuzeyinde bir kaya snanda bu tr kaplar ele geti. Fazla derin olmayan bu kaplar belki su imek ve besinleri saklamak iin kulland. Bunlar aa yukar 45000 yl ncesine aittir. Tahta kaplar, kaya snann zemininde olduka slak bir ortamda kalsiyum karbonat ile kaplanm vaziyette bulundu. ekil 3.11 Neandertal yaamndan bir kesit.

Aletler, doal olarak insan organizmasnn stlendii yk byk lde hafifletmitir. Buzul ann souk iklimi altnda neandertalin hayvan derisinden eitli giysiler yapt bilinmektedir. Deri ilemeciliinde olduka uzmanlatklar tahmin edilmektedir. neyi henz kefedememilerdi. Bu ok kullanl ve faydal kltrel arac yaratmak kromanyon adl modern insana nasip olmutur. Dolaysyla, neandertaller ineyi tanmadan yaklak 10.000 yl nce tarih sahnesinden ayrld. O halde, hayvan derilerini dikmeden giysi olarak kullanyorlard. Ne yazk ki, bu giysiler aradan geen 30-40 bin yl iinde ryp yok oldular. Buzul ann souk k gecelerinde hayvan postlarn yatak, yorgan olarak da kullandlar. ri maara ays, kll gergedan ve tundra geyii gibi krkl hayvanlar belki de bu souk iklimlerde onlarn hayatlarn kurtard. Ne kadar gl yapya sahip olurlarsa olsunlar, yine de sonuta insandlar. Olumsuz iklim koullarna doutan gelen bir baklklar yoktu. Neandertallerin kesici dilerinde tuhaf anma oluklar saptand. Aratrclar, bu trden anmalarn beslenme ile ilgisi olmadn; bu atalarmzn n dilerini, giysi amacyla hazrladklar hayvan derilerini yumuatma iinde kullandklarn saptadlar (Kottak, 1994). Bugn Eskimolar da dilerini benzer ilerde kullanmaktadr. O halde, diler ayn zamanda bir alet olarak kullanlmtr. Neandertaller yakacak ve aydnlanma iinde hayvan yandan yararlanmtr. Atei en etkin biimde nasl srekli klacaklarn ok iyi biliyorlard. Baarl bir avn ardndan neandertaller, ldrdkleri hayvanlarn geici olarak oluturduklar

kamp yerinde biriktiriyor, daha sonra devaml oturduklar maaraya ya da kaya alt snana srtlarnda tayorlard. Tama ileminde zaman zaman basit biimde hazrladklar sedyeleri kullandklar baz aratrclar tarafndan ileri srlmtr. Neandertal iskeletlerini inceleyen aratrclar, erkek ve kadn arasnda, homo erektuslarda olduu gibi, irilik asndan kayda deer bir farklln olmadn kabul ederler. Dolaysyla, neandertallerde kadnn iskeleti de en az erkeinki kadar gl bir yapya sahiptir. Bu anatomik verilerden hareketle, neandertallerin gnlk yaantlar hakknda baz deerlendirmeler yaplmaktadr; yle ki, kadn her zaman maarada kalp ocuk bakm ya da yemek piirme gibi gnlk ilerle uramyor, erkeklerle bizzat ava katlyor, onlar gibi av peinde kouyordu. Kadn ve erkek arasnda belirli bir i blm yoktu, ama sk bir dayanma vard. Grup iinde kadnn da erkek kadar sz sahibi olduu tahmin edilmektedir. Onun gl bir toplumsal stats vard. Hibir zaman ikinci planda kalmad. En kaliteli besinlerden eit lde yararlanyordu. lm ya ortalamas erkeinkiyle ayn idi. Yaam beklentisi erektus atalannnkine oranla fazla olduu iin, dourganlk yana ulama anslar fazla idi. Neandertaller, hzl koan ve ayn zamanda tehlikeli step at, kll gergedan, iri maara ays ve mamut gibi hayvanlar avlamakta ok usta idi. Bu tip hayvanlarla baetmek, gerektiinde gs gse mcadele etmek, yakn mesafeden ldrc darbeler indirmek gl bir solunum kapasitesini, dayankl bir yapy ve etkin bir dengeyi zorunlu klyordu. Zeks ve teknolojisi her tr kara hayvann avlamaya yetiyordu (Binford, 1985). Neandertal ok et yiyen bir atamzd; besinlerinin % 99'unu et ve dier hayvansal rnler tekil ediyordu. Zamanmzdan 40 bin yl nce yaam neandertallere ait kemiklerden elde edilen kolajen iindeki nitrojen ve karbon izotoplarnn analizi, neandertallerin beslenme alkanl hakknda ok deerli bilgiler kazandrmtr; buna gre, bu fosil insanlarn besin tipi kurt ve tilkininki arasnda bir yer igal etmektedir (Dorozynski ve Anderson, 1991). Bilindii gibi, kurtlar sadece etle beslenirken; tilkiler et dnda meyveleri, bitki tohumlarn ve hatta aa yapraklarn da yerler. Neandertaller, kara hayvanlarn balk ve dier su rnlerinden daha fazla tketmilerdir. Bu atalarmz gn gnne yaayacak kadar tedbirsiz olamazlard. Maaralarda yiyecek ve yakacak stoklar yaparak kendilerini gvence altna aldklar arkeolojik buluntulardan anlalmaktadr. Nitekim, Irak'da anidar maarasnn zemininde, besinlerini sakladklar ok sayda kk ukurlara rastlanmtr. On kiiden oluan bir neandertal grubun 1 ay boyunca beslenmesi iin ortalama 400 kg ete ihtiyac vard. Byk miktardaki bu et stoklarn sz konusu ukurlarda sakladklar akla yatkn gelmektedir. Neandertaller kk topluluklar halinde birbirlerinden uzaklarda yaamlardr. Bat Avrupa'da, belki de bir kabilenin yesi bir baka kabilenin yesini hayatnda hi grme frsat bulamyordu. Wrm buzulunun yaratt olumsuz iklim koullar, neandertallerin fazla yer deitirmesine, yaylmasna imkn vermiyordu. Neandertal dnyas aslnda ok tenha bir dnyayd. rnein neandertallerin en youn olduu Fransa'da bile yaklak 20 bin neandertalin yaad tahmin edilmektedir. Neandertaller ak alanlarda da yaamlardr. Bunun en gzel rnei Rusya steplerinden gelmektedir. Burada Rus arkeologlarca yaplan kazlarda, hayvan derileri ve mamut kemiklerinden yararlanarak ina edilen adrlar saptand. Bunlarn iinde ok sayda ocak izine rastland (Jelinek, 1975).

Neandertallerin inan dnyas: Neandertallerle birlikte yepyeni bir kltrel olay kendini gsterdi. Bu da doast kavramdr. lk mezar adetini neandertallerde gryoruz (Solecki, !975; Genet-Varcin, 1978; Kottak, 1997). Bunlardan nceki fosil insanlar llerini ldkleri yerde brakyorlard. lm olay neandertalin gznde bir yok olma deildi; sadece bir mekn deiikliiydi. Neandertaller oturduklar yerde, maara ya da bir baka mekn olsun, ufak bir

ukur ayor, lsn trenle buraya gmyordu. lye, anne karnndaki ceninin pozisyonunu vermeye de zen gsteriyorlard. Gerekten de, neandertaller llerini hibir zaman mezara srtst uzatmyorlard. Elleri ba hizasna getirip, dizleri karna ekili halde gmmelerinin mutlaka bir nedeni olmalyd. Bazen, br dnyadaki hayatnda lye yardmc olsun ya da onu korusun diye, yanna hayvan kemikleri koyuyorlard. Kei ve geyik boynuzlar ya da mamut krek kemii bunlar arasnda saylabilir. lnn ba, yass bir ta zerine zenle yatrlyordu. ou kez zerine krmz boya serpiliyordu. Krmz boyann canll ve dirilii simgeledii dnlrse, belki de lnn br dnyada yeniden dirileceine ve yeni bir hayata balayacana inanlyordu. Neandertallerde ss eyalarna rastlanmad; bu fosil insanlarn sanattan yoksun olduu kabul ediliyordu. Neandertal kadnlarnn sslenmeyi bilip bilmedikleri hakknda bir ey sylenemiyordu. Belki de byle bir anlayn onlarda gelimedii sanlyordu. Erkekle ayn koullarda yaama sava veren, onun gibi ava katlan, erkek gibi gl bir fizie sahip Neandertal kadnlarnn bu ilere ayracak vakitlerinin olmad dnlyordu. Ancak, Fransa'da Grotte du Renne'de (Arcysur-Cure) vaktiyle gn na karlm olan ve neandertale ait olduu bilinen Chatelperronian kltr rnlerinin yeniden incelenmesi (d'Errico ve ark., 1998) bu grleri rtt; nk buluntular arasnda hayvan dileri, kemikler ve fildiinden yaplm kadn ss eyalar vard. Neandertal, bu taklar kromanyondan etkilenmeden bamsz olarak yapmt. Baz Bat Avrupa neandertalleri maara aysn, sadece eti iin avlamyor, ona ayn zamanda sayg duyuyordu. Bu iri ve tehlikeli yarat kutsallatrmlard. svire'de bir maarada neandertal mezar, st tmyle ay kafataslanyla kapl olarak bulundu. te yandan, Fransa'da Regourdou (Rgurdu) adl maarada 20 kadar maara ays kafatas bir mezarda lnn stne ylm ekilde ortaya karld. Mezar, 1 ton arlnda bir yass tala kapatlmt. Neandertallerin aile mezarlklar da vard. Nitekim, Fransa'da Le Moustier'de (L Mustiye) bir mezardan ocuk ve iki erikine ait iskelet kalntlar karld. Ayn maarann zemininde ayrca ok sayda kk ukurlar bulundu. Bunlara yiyecekler ve aletler konmutu. Neandertal, her insann bir ruhu olduuna inanyordu. ly son yolculuuna uurlarken ona eitli trenler dzenliyordu. rnein anidar maarasnda, anidar IV no.lu 35 yalarnda bir erkein iskeletiyle beraber en az 8 tr iein fosillemi bol miktarda polenlerine rastland (Solecki, 1975). Bir bahar mevsiminde len bu neandertal, ya ieklerden hazrlanan bir yatak zerine yatrlarak defnedilmi ya da iek demetleri lye sunulmutu. anidar maarasnda baka neandertallerin iskeletleri de bulundu. Ancak neden sadece bir tanesine bu ayrcalk yapld, bilemiyoruz. Belki din adamyd ya da saygn kiilii olan birisiydi. Aradan 40-50 bin yl gemi olsa bile, insanolunun davran rntleri ve dnce sistemlerinde pek fazla deime olmad grlmektedir. Neandertaller arasnda ok sk dayanma vard. Hasta ve sakat olanlara baklyor, o dnemin imknlar iinde tedavileri yaplyordu. Buna en gzel rnek La Chapelle aux Saints (La apel o Sen) (Fransa) neandertalidir; 40 yalarnda len bu erkek hayatta iken baz kaburgalar krlm ve sonradan kaynam, ayrca ileri derecede eklem romatizmasna yakalanmtr. Neandertalin bu haliyle aktif bir yaam srmesi, ava katlmas mmkn deildi. O aa gre yal saylan bu kiiye zel ilgi gsterildii anlalmaktadr. Aslnda bu tr rnekler oaltlabilir. Nitekim anidar I (Irak) neandertali, salnda ok sayda kaza geirmi; bandan birka yara alm ve iyilemi, sol gz bir kaza sonucu kr olmu, gz ukuru (orbit) paralanm, kprck, krek ve paz kemii krlp, sonradan kaynaarak iyilemitir. Kollardan birisi dirsek hizasndan kopmu, belki de zamannda yaplan cerrahi mdahele ile hayat kurtarlmtr. Bu bulgular insanolunun on binlerce yl ncesinde bile hastalklar tedavi etmeye baladnn gstergesidir. Hasta ve yal neandertallere baklmas ve tedavi edilmesi bunlarn 50-55 yalarna kadar yaamalarn olanakl klyordu. Bu neandertalin kesici dilerinde allmn tesinde belirgin anma grlmesi, kullanmad sa kolunun yerine sk sk n dilerinden yararlanmasna balanabilir.

Baz neandertallerin insan eti yediklerine (kanibalist) dair kantlar elde edildi. Nitekim Krapina (Yugoslavya) ve Vindija'da (Hrvatistan) bulunan neandertaller kanibalistti (Gibbons, 1997). Ancak bu davran rnts tm neandertal topluluklarna maledilemez. Eer Pekin ya da Atapuerca homo erektuslar gibi, hemcinslerinin etini ya da beynini yemise, bu davrann daha ziyade bysel/ritel adan yorumlamak gerekir. Yoksa, evresinde her tr hayvann yaad bu atalarmzn salt et gereksinimi iin hemcinslerini yemesi beklenemez.

Neandertallerin sonu: Neandertaller anatomik ve fizyolojik ynden ylesine zellemilerdi ki, modern grnml insana (homo sapiens sapiens) doru evrimleecek potansiyelleri yoktu. Zaten neandertaller bugnk insann atas olamayacak kadar farkl bir anatomiye sahiplerdi. Ortadou'da yaam olan Djebel Qafzeh ve Skhull izgisindeki topluluklar neandertal deil de, arkaik homo sapienslere dahil edilir ve daha modern yapy simgeler (Wolpoff, 1980; Kottak, 1997). Son yaplan tarihlemeler bunlarn aa yukar 100 bin yl nce yaadklarn gstermitir. Ortadou'da bir sre neandertallerin adalaryla birlikte oldular. Aratrclar, modern grnml bu topluluklarn zamanla Avrupa ilerine yaylarak neandertallerin yaadklar blgeleri igal ettiini, giderek neandertalleri bnyelerinde erittiklerini ileri srerler. Bat Avrupa'da, madem ki neandertal ve modern grnml insan topluluklar bir sre birarada yaadlar, acaba birbirleriyle nasl bir iliki iine girdiler? Kltrel ynden daha ileri, teknolojik stnle sahip modern homo sapienslerle (Kromanyon) neandertallerin boy lmesi beklenemezdi. Kromanyonlarn sosyo-ekonomik sistemleri, teknolojik donanmlar ve yaam felsefeleri byk lde neandertallerinkinden farklyd. Aslnda neandertal kltrleri birdenbire yok olmad; gelenekleri kromanyon insanlar tarafndan bir sre devam ettirildi. Ayn hayvanlar kromanyonlar da avlad. Ayn buzul ikliminde onlar da yaad. Belki de souk bir iklimde nasl yaanacan, beslenme ve barnma sorunlarn nasl zeceklerini, on binlerce yllk deneyime sahip neandertallerden rendiler. Fransa ve spanya'da yaplan kazlarda son yllarda neandertallerin bilinen en son temsilcilerine rastland; zellikle spanya'nn gneyinde Zafarraya maaras zamanmzdan aa yukar 33 bin yl ncesiyle tarihlenen buluntular bize kazandrd; bylece neandertallerin anatomik ynden modern yapdaki kromanyonlarla ada olduklar en kesin biimde kantlanmaktadr (Vandeermersch, 1997). Bu ge neandertallerin kltrleri ilk neandertallerinkinden daha gelimi olup, kromanyon komularyla aralarnda belirli bir kltrel temasn da bulunduunu akla getirmektedir. Neandertaller, buzul ann en zor koullar altnda byk mcadele vermiler, souk ve sert buzul iklimine kar biyolojik ynden tam bir uyum gstermiler, sonuta genetik olarak ylesine yorgun dmlerdi ki, ne kltrel ne de genetik adan yeni bir yaam biimini balatacak gleri kalmt. Zihinsel kapasiteleri de belirli bir snrn tesine bunlar tayamam olmalyd. Anatomi ve davran rntleriyle bize daha yakn olan kromanyon ad verdiimiz modern insan topluluklaryla temas kurduktan ksa bir sre sonra, aa yukar 7000 yl iinde tmyle yok oldular. Hzla tarih sahnesinden ekilmelerinde kukusuz bizim dorudan atamz kabul edilen modern homo sapienslerin rol byk oldu. Tm canllar iin geerli olan doa kanunu neandertallerin de bir lde yazgsn belirlemiti. Neandertaller, bugn insan ailesinin yok olmu bir kolu olarak kabul edilirler. Gelen yeni topluluklarla ayn trden sayldn ileri srenler, bir genetik karmadan sz ederler; bu durumda kromanyonlar kendi bnyelerinde neandertal topluluunu giderek erittiler. Baz aratrclar ise, dardan gelen istilac kromanyonlarla neandertallerin farkl trlere ait olduunu savunurlar. Onlara gre, iki grubun genetik adan karma potansiyelleri bulunsayd kazlarda melez formlara rastlanmas gerekirdi. Neandertallerin Avrupa'dan silinip gitmesinde birok etken rol oynam olabilir. Bu yok oluun

srr henz zlebilmi deildir. Her ne kadar neandertal, modern insann atas olarak grlmyorsa da, son yllarda bu gr yava yava yeniden tartmaya ald. Neandertal bizim atamzd, diyen aratrclar bu dncelerini destekleyen kantlar arasnda neandertal ve modern insan anatomisini birlikte tayan Mladec (ekoslovakya) (Z 33 bin-31 bin), Vindija (Hrvatistan) ve Hortus (Fransa) fosillerini gstermektedir. Kromanyon insanlar (homo sapiens sapiens)

Arkaik anatomik yapdan modern anatomik yapya geiin iyz hl bilinmiyor. Anatomik yaplaryla bize benzeyen insanlar aa yukar 30 bin yl nce gryoruz. Ancak, kimi aratrclar modern yapnn ilk kez 150 bin yl ncesinde Gney ve Dou Afrika'da belirdiini iddia eder (Vandeermersch, 1997). Fransa'da 1868 ylnda Cro-Magnon adl kaya alt snanda yaplan kaz almalarnda, grnmleri bizden farksz insanlarn iskeletleri bulunduunda bilim dnyas yeni bir insan tryle, bir baka deyile bizim gerek atamzla, tipleri bizden farksz insanlarla tanm oldu. Bu tarihten itibaren kromanyon, modern insann simgesi haline geldi (ekil: 3.12). Kromanyonla birlikte yeni bir beyin, yeni bir teknoloji, yeni bir fiziksel yap, daha ilginci yeni bir dnce dnyas ile karlayoruz. Orta paleolitik a neandertalle birlikte tarihe gmlrken, kromanyon st paleolitik a ad verdiimiz yepyeni bir kltr evresiyle bizi tantryordu. ekil: 3.12 Cromagnon (H. Sapiens)

Bize benzeyen insanlarn ilk nerede ve ne zaman ortaya kt hep tartma konusu olmutur. yle ki, UNESCO Paris'te 1969ylnda dzenledii bir sempozyumu tmyle bu konuya ayrmtr (Thomas,1972). Modern anatomik yapnn ortaya kn belirleyen etmenleri drt grupta toplayabiliriz. 1. Biyocorafya, 2. evresel dinamikler, 3. Blgesel ekoloji, 4. Uyumsal nitelikli eitlenme. Modern insann anavatan hangi kta olabilirdi? Afrika'y medeni insann beii olarak grenler arkaik yapdan modern yapya dnm mitokondriyal DNA (MtDNA)' daki mutasyon, hzna dayanarak aklamaya alrlar. Baz bilim adamlar, dnyada yaayan tm insanlarn ortak atasnn Afrika'da doduunu ne srerler (Lewin, 1996). Hatta tm modern insanlarn tek bir kadna balanabileceini dnrler. Havva anamzn Afrika'da 200 bin yl nce yaad, mitokondriyal DNA kuramna gre aklanmaktadr (Stringer, 1990). Kaliforniya Berkeley niversitesi'nden Alan Wilson ve Mark Stoneking bu kuramn sahipleridir. Sz konusu aratrclar, yaayan birok rk gruplarnda mitokondriyal DNA'nn varyasyon hzn incelediler ve modern insan trnn ilk ne zaman arkaik insan trnden ayrldn saptamak amacyla hcrelerin mitokondriyumlarnda bulunan MtDNA'y dikkate aldlar. Bilindii gibi, MtDNA hcre ekirdeinde yer almaz ve sadece anne tarafndan kaltm srdrlr. Hibir zaman baba tarafndan gelen DNA ile karmaz. Dolaysyla cinsel reme srecinden bamszdr. Ayrca, MtDNA doal seilim basksndan da etkilenmez. MtDNA'daki mutasyon hznn her 1 milyon ylda ancak %2-4 orannda olduu kabul edilir. Bylece, bu ilkeden hareket eden aratrclar modern insan trnde molekler saati geriye doru ileterek zamanmzdan 200 bin yl ncesine kadar inerler.

Afrika'dan dier ktalara yaylan modern insan topluluklar, gittikleri her yerde yerli arkaik topluluklarn yerini ald, onlarla kart ve bnyelerinde erittiler. Bu genetik karmalar beyin dzeyinde veni bir yaplanmann olumasna ortam hazrlad. Anavatan Afrika grn reddeden M. Wolpoff'a gre mitokondriyal saat diye birey olamaz; zira MtDNA'daki mutasyon baz devirlerde ok hzl, baz devirlerde ise hi olmamtr. Ona gre, eer molekler saat zaman zaman doruyu gsteriyorsa, bu daha ziyade duran saatin gn boyunca iki kez doruyu gstermesi ile ayn anlama gelmektedir. Gnmzde, modern insann kkeni sorunu bilim dnyasn ikiye blm durumda. Bir ksm aratrc, modern insann tek merkezden, yani Afrika'da izole bir topluluktan gelitiini savunurken, Wolpoff'un ban ektii dier bazlar da ok merkezli gr desteklemektedir. Onlarn dncesine gre modern insan; Asya, Afrika ve Avrupa'da farkl blgelerde zamanla yerel arkaik insan topluluklarndan evrimleti. O halde nmzde iki farkl soru var; anatomisi bize benzeyen insan tek merkezde mi, yoksa ok merkezde mi dodu? Modern insan ok merkezli dnenlere gre, Asya ktas Sar rka ve Avustralya yerlilerine; Avrupa Beyaz rka; Afrika ise Zencilere anavatan oldu. Modern rklar bu ana ktada birbirlerinden bamsz olarak gelitiler. Avrupa'da modern insan wrm buzulunun ikinci yarsndan itibaren sahnede grlr (GenetVarcin, 1979). Bu ada Avrupa'nn kuzey ovalar ve Alpler blgesi buzullarla kaplyd. klim neandertallerin yaad dnemdeki kadar souktu. Is srekli 0 santigrad derecenin altnda idi. Klar 10 ay sryordu (Alimen, 1965). Buzul alarnda okyanus sularnn byk bir kesimi ktalar zerinde oluan buzul ktlelerinin iinde alkonmutur; bu nedenle deniz seviyelerinde ortalama 100 m'lik bir alalma olmutur. Bu iklimsel olay da, kylarn profilini nemli derecede deitirmitir. Avrupa, buzullarn altnda kalrken, Afrika'da lman ve yal bir iklim hkm sryordu. Bugnk Byk Sahra lnn yerinde gller ve ormanlar bulunuyordu. O halde, Afrika'daki belirgin lleme son 10 bin yln rndr. 35 bin yl ncesinden itibaren Avrupa'da sert ve souk iklim doruk noktasna ularken, Avrupa'nn tek hakimi durumuna geen kromanyonlar tanmaya alalm. Bunlarda ilk dikkati eken zellik uzun boylu olularyd. 1.85 m boyundaki kromanyonlara rastlamak olaand. Neandertallerdekinin aksine kadn (ortalama 1.67 m) ve erkek (ortalama 1.77 m) arasnda irilik fark vard. Beyin bizimki gibi bykt. Aln geni ve dikti. Ka kemerleri fazla knt yapmyordu. n arka ynde uzun olan kafatas geni bir yzle pek uyumlu grnmyordu. Gz ukurlar dard. Burun dar ve kntl olup, burun srt dzd. Alt enede belirgin bir knt (menton) olumutu. Bu atalarmzn baz zelliklerini ise hi bilemiyeceiz. rnein salar dz ve sar, gzleri mavi miydi? Boyu, posu, rengi ne olursa olsun zeki ve gl bir insan olduundan hi kukumuz yok. st yontma ta anda kromanyon tipi deiik blgelerde eitli rklarla temsil ediliyordu. Kromanyon izgisindeki topluluklar Rusya steplerinde, Dou Avrupa'da, hatta Kuzey Afrika'da bile yaad. Avrupa'da bugn yaayan insan rklarnn atalar da st yontma ta anda ana hatlaryla belirlenmi oldu (Wolpoff, 1980). rnein kromanyon, giderek nordik rk grubuna dnrken, combe capelle (komb kapel) ad verdiimiz bir baka st yontma ta a topluluu bugnk Akdeniz rknn ekirdeini oluturdu. Perigordiyen ad verilen st yontma ta ann yaratcs olan komb kapel insanlar, kromanyonlardan daha ksa boylu idiler. st yontma ta ann sonlarna doru anslad ad verdiimiz bir nc insan tipi geliti. Bunlarda da boy ksa idi. Ba, kromanyonlardakinin aksine n arka ynde fazla uzun deildi. Aln geniti. st yontma ta a sonlarna doru anatomik yapda hissedilir bir narinlemeye tank oluyoruz. Kaba yapnn yerini narin bir anatominin almas ile teknolojideki gelime arasnda bir iliki kurulabilir. Gerekten de kas, kemik ve dilerin ortaklaa stlendii birtakm gnlk ileri, etkin kullanm olan kemik, ta ve aatan yaplan eitli aletler ald. st yontma ta ann modern grnml insan topluluklar yeni iskn ettikleri blgelere uyumlarn neandertal gibi fiziksel deil de kltrel ynden yaptlar.

st yontma ta anda Avrupa'da insann ayak basmad yer kalmad. Nfus nemli derecede artt. rnein magdalanyen kltr evresinde dnya nfusunun 10 milyon kadar olduu tahmin edilmektedir. nsann yerlemek iin dnebilecei en son blge olan Sibirya'da bile bu ada kromanyon insannn adalar yaad (Genet-Varcin, 1979).

Kltrel zellikler: Anatomisi bizden farksz olan bu insanlar, gelitirdikleri teknolojik rnler sayesinde her tr iklime ok iyi uyum saladlar. Modern grnml st yontma ta a avc ve toplayclar 25 bin yllk bir sre ierisinde kltrlerini Atlantik'ten Ural Dalar'na, Baltk Denizi'nden Akdeniz'e kadar yaydlar (Bostanc, 1971). st yontma ta a kendi iinde perigordiyen (Z 35 bin-23 bin aras), orinyasiyen (Z 35 bin-20 bin aras), soltreyen (Z 20 bin-17 bin aras) ve magdalenyen (Z 17 bin- 12 bin aras) olarak adlandrlan eitli kltr evrelerine ayrlr (Bordes, 1972). Perigordiyen, neandertalin yaratt musteriyen kltrden izler tar. Bu kltr ann ilerlemi evresinde burin ad verilen ta aletlerin, olanca eitlilii iinde retildiini gryoruz. Zamanmzdan nce 36 bin-30 bin aras ile tarihlenen orinyasiyen ise Avrupa'ya yabanc bir kltrd, dardan geldi. Bu kltr evresinde burin, dilgi, kazyc, kemikten yaplma karg, mzrak gibi aletleri ve silahlar buluyoruz. Perigordiyen ve orinyasiyen endstrileri birbirlerinden bamsz olarak evrimletiler. Soltreyen kltr defne ya da st yapra biiminde yontularak hazrlanm olan, ok byk ustalk gerektiren ta aletlerle tannr. Adn Fransa'daki Soltre kynden alr. 1971 yl yaznda bu blgede yapm olduumuz kazlarda bu tr aletlere ok sayda rastladk. Aslnda bunlarn ne amala retildii tam olarak bilinmiyor. O devirde insanlarn kulland bir eit para myd? Simgesel bir anlam m vard? Soltreyen insan ok ve yay da buldu. Wrm buzulunun III. ve IV. ara evrelerine e den st yontma ta ann son kltr evresi magdalenyende ise aletler daha da eitlendi; burinlerin papaan gagas biiminde olanlar, ok eitli iler iin ngrlen mikroburinler, yldz biiminde ok tarafl deliciler, trapez ular magdalenyen insannn alet antasna girdi (Bordes 1968; Arsebk, 1995). Baz aratrclar magdalanyen insannn, keskin kenarl dilgi aletleri orak gibi kullanarak yabani tahllar bitiini, bu tahllarn tanelerini ise ta dibeklerde ezip yediini kazlardan elde edilen bilgilere dayanarak ileri srmektedir. st yontma ta a genelinde tam 92 tip ta alet tesbit edildi. Fildii veya kemikten retilen olta ve zpkn ilk kez bu ada karmza kar. Kaburgadan ate kreini, ren geyii boynuzundan kazmay, hatta su bardan, ku kemiinden tp eklinde aralar ilk kez bu atalarmz yapt. Derileri kazmak iin mamutun az diinden yararlandlar. Magdalanyen terzileri mamut ya da gergedann krek kemiini tabla gibi kullanarak zerinde deri kestiler. st yontma ta a insanlar kemii, boynuzu, fildiini, deriyi, aa ya da yumuak talar ileyebilecek aletler gelitirdiler. Ta endstrisinde dilgi ad verdiimiz yeni bir teknik icad ettiler (ekil: 3.13). Dilgi, nceden hazrlanm olan bir akmakta ya da obsidiyen yumrusundan zel tekniklerle elde edilir (Bordes, 1968). Bir dilgi, geniliinden en az iki kat daha uzundur. st yontma ta anda alet retiminde giderek etkinleen bir standartlamaya tank oluyoruz. Bu ada alet yapan aletler imal edildi. Ekolojik koullara ve ekonomik faaliyetlere gre deiik trde aletler hazrland. Soltreyen kltrnn sonlarna doru, bir baka deyile zamanmzdan 17 bin yl nce diki inesi icat edildi (Jelinek, 1975). Atlarn bilek kemiklerinden, kularn bacak kemiklerinden ya da fildiinden yontularak yaplan ineler 2 cm ile 10 cm arasnda deiiyordu. Magdalanyende bu ineler giderek artt. Herhalde zamanla souyan iklim karsnda giyinme n plana knca ineye de daha fazla i dt. nsanolu, 13 bin yl nce suda balk avlamak amacyla kemikten ya da boynuzdan tek ve iki sral zpkn icad etti. Wrm buzulunun ikinci yarsndan itibaren daha da souyan ve sertleen iklime bal olarak step ve tundra alanlar yaygnlat. Buzul an simgeleyen ren geyii, mavi tilki, step at ve maara ays gibi hayvan trleri spanya, talya ilerine kadar sokuldular. rnein sayga antilopu Orta Asya'y simgelese de, biz onu magdalanyen kltr anda Fransa'da gryoruz. Bu geni

alanlarda hzla hareket eden hayvanlar avlamak iin uzaktan frlatlabilecek etkin silahlar gerekliydi. Aslnda retilen hep alet olmad; ok, mzrak vb. aletler sadece hayvanlar avlamak iin yaplmad; insanlar bu silahlarla ayn zamanda savat. ekil: 3.13 st paleolitik a dilgi elde etme yntemi (Jelinek, 1975)

st yontma ta a insanlarnn avlanma stratejileri de ncekilerden farklyd; geni bir ibirlii iinde ok sayda hayvan belirli bir yere srlyor, tuzaa drlyor ve toplu halde lmeleri salanyordu. Zek ve kurnazlk gerektiren byle bir avlanma stratejisine soltreyen avclarnda rastlyoruz. Gerekten de, 1971 ylnda Fransa'nn ortalarnda Macon yaknlarnda bulunan Soltre kynde Jean Combier bakanlnda, benim de katldm bir ekip tarafndan st yontma ta a avclarnn yaadklar yer kazlrken, binlerce atn fosil kalnts gn na karld. Burada en az 100 bin atn kemiklerine rastlanmas nasl aklanabilirdi? Atalarmzn avlanma zeks ite burada devreye giriyordu. Yrede bulunan ok yksek bir kaya, kurnazca bir tuzak gelitirmek iin yeterliydi; soltreyen avclar ok sayda yabani at uuruma doru kovalyorlard. Panie kaplan atlar bylece areyi yksek kayann tepesinden aaya dmekte buluyordu. st yontma ta a insanlar ileri derecede sosyal rgtlenmeleri sayesinde her tr hayvan kolayca avlayabildiler. Ancak, evcilletirmeyi henz bilmiyorlard. Hepsi de vahi halde evrede yaayan ren geyii, mamut, bizon, step at ve srn etleri kromanyon atalarmzn sofralarnda ba kedeki yerini ald. Bu a insanlar bizden ok daha fazla et yediler. Eti talar zerinde kzartyor, ya da kzdrlm talar su dolu deri tulum iine atp suyu sttktan sonra etleri bu suda halyorlard. Maaralarda kazdklar kk ukurlara etlerini saklyor, ktlk zamannda da karp yiyorlard. evrelerinde yetien birok bitki ve meyveyi de topluyorlard. yle ki, bugne kadar korunmu kromanyon dklarnda zm ekirdeklerine bile rastland. Ne denli zor koullar altnda yaarlarsa yaasnlar, bu insanlar hayvansal ve bitkisel besin asndan yine de bizlerden daha anslydlar. Atalarmz evrelerindeki doal kaynaklar tketirken biraz da arya katlar; ekolojik dengeyi bir lde bozdular. st pleistosenin sonlarnda aa yukar 50 otul hayvan tr yok oldu. Bu hayvanlarn nesillerinin tkenmesinde iklim koullarndaki deimenin yan sra, kukusuz insann da byk pay vard. nsanlar st yontma ta ann sonlarna doru kara hayvanlarnn yansra youn biimde su hayvanlarn da avlayp yemee baladlar. Kemikten, boynuzdan ya da fildiinden yaplan olta, zpkn gibi av aletleri sayesinde her tr bal yakalama olana buldular. Balklk alternatif bir avlanma tr olarak devreye girerken, bu devir insanlarnn sofras daha da zenginleti. Daha iyi ve dengeli beslenme insan saln da olumlu ynde etkiledi. Ortalama mr uzad. lk kez insanolu 60 yana kadar yaayabilme ansna kavutu. Kadnlarn dourganlk yana erime anslar artt. Dourganlk sreleri uzad. Bu da nfus artn nemli derecede etkiledi. Nfus arttka, st yontma ta a insan topluluklar birbirleriyle daha sk iliki kurmaya baladlar. Birbirlerine komu oldular. Yaptklar deniz aralaryla denizar seyahatlere baladlar. Yeni yeni dnyalar kefettiler. 30 bin yl ncesinde Kore'den Japonya'ya getiler. Bering Boaz yoluyla Amerika'ya ayak bastlar. Avustralya ktas ilk kez insana bu alarda kapsn at. st yontma ta a yeni kltrler, yeni avlanma teknikleri ile karmza ksa da avclk ve toplaycla dayal geim ekonomisi deimedi. Henz ne tarm ne hayvanclk ne de yerleik kyler vard. Kromanyon atalarmz doal maaralar, kaya alt snaklar olduu kadar ak

alanlarda ina ettikleri adrlarda ve kulbelerde de yaamlarn srdrdler. Yuvarlak, dikdrtgen ya da elips plannda olan kulbelerini yar yarya topraa gml olarak yapyorlard. Bylece ok souk geen dnemlerde s kaybn en az dzeye indiriyorlard. Sibirya st yontma ta a insanlar ounlukla bu tr kulbelerde yaadlar. adr ve kulbelerin duvarlarn mamutlarn fildileriyle ryorlar, daha sonra hayvan derisiyle kaplyorlard. Kulbelerin ap bazen 42 metreye kadar kabiliyordu. Byle bir kulbenin yapmnda 95 mamutun kemiinin kullanld tesbit edildi. Birka aile ayn kulbede yayordu. Her kulbe iinde ocak bulunuyordu; burada snmak iin yal mamut kemiklerini yakyorlard. Yanan ocan dumann dar atmak iin baca bile ngrlmt. Kulbe zeminine yass talar veya kalker plaketler deniyordu. Aralar da kumla doldurularak zemin salamlatrlyordu. Kulbenin taban bazen kille svanyor, zerine de krmz boya serpiliyordu. st yontma ta a insanlarnn yaptklar adrlar koni biiminde olup, Kzlderililerin tipi denilen adrlarna benzer. zellikle magdalenyen kltr anda, birok adr ya da kulbeden oluan yerleim birimleri grlr. 2530 bin yl ncesinden itibaren artk insanolu doal maaralardan ziyade kendi eliyle her trl ihtiyac ngrerek ina ettii kulbelerde yaamaa balad. st yontma ta anda ok geni bir corafi alanda benzer kltrel olaylara rastlamak, her zaman toplumlar aras ilikilerle aklanmamal; kltr rnleri gler yoluyla baka blgelere yaylabilir, ya da baka baka blgelerde benzer ihtiyalar ve ekolojik koullar benzer kltr rnlerinin gelitirilmesine ortam hazrlayabilir. Kltrel yaratclk bir merkezde ortaya kan ve bir toplumun tekelinde olan potansiyel deildir. st yontma ta a insan da llerini neandertal gibi mezara gmyordu (Jelinek, 1975). Onun gibi, br dnya kavramna inanyordu. ller bazen srtst, bazen de melmi pozisyonda bulunmutur. Dizleri karna ekilmi vaziyette tutabilmek iin l byk bir olaslkla balanyordu; belki bu ekilde deri torbalar iine konuyordu. lnn vcuduna okr ad verilen krmz toprak boya serpiliyordu. Mezara mamut ve ren geyii gibi hayvanlarn kemikleri, bazen fildiinden yaplm heykelcikler braklyordu. st yontma ta ana ait oklu gmlere de rastland. rnein ekoslovakya'da Predmost ad verilen yerleim merkezinde ocuk ve erikinden oluan 29 bireyin iskeleti ayn mezar iinde bulundu. ller iin zel mezarlklar ngrlmyordu. Henz bu devirde nekropol anlay gelimemiti. Sanatn douu

st yontma ta anda kromanyon insanyla beraber, aa yukar 30 bin yl ncesinden itibaren sanat denilen yeni bir olay karmza kyor (Alimen, 1965; Yalnkaya, 1975 ve 1982; Kottak, 1997). nsanlk kltr tarihinde ilk byk sanat hareketi orinyasiyen adan magdalanyen a sonuna kadar uzanan 20-25 bin yllk sre iinde yeerdi ve geliti. st yontma ta a insan, doal maaralarn dehlizlerinde en kuytu ve karanlk kelerindeki duvarlara resimler yapt (ekil: 3.14 ve 3.15). Bu a insannn, zihinsel adan neandertalden daha stn olduunu kabul etmek gerekir. O, kltr tarihimizde yeni bir r at; hayranlk uyandracak derecede sanat rnleri yaratt. Cisimlerin boyutlu olarak alglanmas orinyasiyen kltr anda 30 bin yl nce balad. Soyut dnme kavramnn kromanyonlarla birlikte ortaya kt sylenebilir. Duygu ve dncelerini maara duvarlarna izdikleri resimlere, gravrlere ya da heykelciklere yanstt. ekil 3.14 Altamira maaras (spanya)

ekil 3.15 Lascaux maaras (Fransa) (Skira Flammarion, 1980)

Maara resim sanat prehistoryann altn adr. Din neandertal ile, sanat ise kromanyon ile balad, diyebiliriz. Tarihncesi insanlarn hep yanl tandk; bir eliyle el baltasn, dieriyle de karsn salarndan tutarak srkleyen kaba ve vahi grnml maara adam imaj artk gerilerde kald. Prehistoryann adeta papas saylan Fransz papaz Henri Breuil, onlardan dhi yabanllar diye sz eder. Fransa, spanya ve talya bu maara resim sanatnn younlat blgeler oldu (Jelinek, 1975). rnein Fransa'da 67, spanya'da ise 31 resimli maara belirlendi. Fransa'daki Les Eysies (Lezeyzi) blgesi resimli maaralaryla tannr. Bunlar arasnda en nls de kukusuz 1940 ylnda tesadfen bulunan Lasko (Lascaux)'dur. Lascaux maaras birok dehlizler ierir. Adeta bir sanat galerisi gibidir. st yontma ta a ressamlar, bu dehlizlerin duvarlarna, tavanlarna ve insan elinin ulaamyaca her yere mavi, krmz ve siyah renkleri kullanarak grkemli hayvan resimleri izmilerdir. Bazlarnn zerine yenilerini yapm, baz hayvan resimlerini de yarm brakmtr. Fransa'nn Font de Gaume (Fon d Gom) maarasnda ise tuzaa drlm bir mamut resmi bulunmaktadr. Bu resimlerin hepsi ayn anda izilmemitir. Renkler ve izgiler binlerce yl mucizevi ekilde korunmutur. Av hayvanlar bazen yle gereki biimde ve tm anatomik ayrntlaryla izilmitir ki, bunlarn trlerini hatta rklarn bile tehis etmek mmkndr. Hayvan resimleri kimi zaman belirli bir dzen ve mantk iinde karmza kar; bir duvar tmyle atlara ayrlrken, bir baka duvardaki tm bir pano ise boalarn heybetli grntleriyle donatlmtr. rnein Lasko'da boa panosu 17 m uzunluunda ve 5 m yksekliinde muazzam bir dekor oluturur. Kromanyon insan, evresinde yaayan vahi hayvanlar resim ve gravrlerle sanki lmszletirdi. Onlar yceletirdi, onlara kiilik kazandrd. Bizon ve at en sk izilen hayvanlard. Buzul ann en byk hayvan olan mamutu, usuz bucaksz step ve tundralarda adeta uarcasna koan vahi at, kll gergedan, muhteem boynuzlaryla masal dnyalarmz ssleyen ren geyiini hep onun usta kaleminden tandk. st yontma ta ann resimli maaralar, tarihncesinin bir tr hayvanat bahesi gibidir. Lascaux'daki resimler orinyasiyen an sonlaryla yalandrlr (Alimen, 1965). 150 hayvan resmi ve 850 gravr ieren Lascaux maaras turizme alnca, duvarlarndaki bu gz kamatrc hayvan resimleri zamanla tahrip oldu. Bu yzden 1963 ylndan beri halka kapatld; yaknlarnda bir yere benzeri yapld. Bugn turistler yalanc Lascaux'yu gezmekle yetinmektedir. 1991 ylnda Fransa'da Marsilya'nn Akdeniz'e bakan ksmnda Cosquer (Kosker) adl yeni bir resimli maara kefedildi (Simons, 1992; Combier, 1996). Buradaki duvar resimlerinin Lasko'dakinden daha eski olduu belirlendi. st yontma ta a ressamlar Kosquer maarasnn kalker duvarlar zerine koan atlar, geyikler, penguenler ve bizonlar izmiler. Maarada bu resimlerin yapld ada ky 7-8 km daha gneyde yer alyormu. Bugn ise nemli lde denizin altnda kalan resimli maara sadece dalglar tarafndan gezilip, grlebilmektedir. Kosquer maarasnn zemininde rastlanan kmrlemi am odunu kalntlar

maaray o dnemlerde ziyaret eden st yontma ta a insanlarnn kulland mealelerden geriye kalan artklar olabilir. Son yllarda bu resimli maaralara yenileri eklendi. Bu resimlere bakarken insan kendini isimsiz Van Gogh'larn, Picasso'larn ya da Leonardo da Vinci'lerin eserleri nndeymi gibi hisseder. Karanlk maaralarn en kuytu kelerinde, bir mealenin ya da bir ya lambasnn lgn ve titrek nda bizleri hayrete drecek kadar gzel resimler, gravrler yaparken, st yontma ta a insan aslnda zgrln snrsz meknnda dans eder gibidir. Fransa'nn Ardeche blgesinde Ebbou (Ebu) adl maaray 1971 ylnda ziyaret ettiimde, st yontma ta a insanlarnn gravrlerinin yer ald blmeye ulamak iin srnerek dehliz iinde ilerlediimi ok iyi hatrlyorum. Islak kil duvar zerinde, belli belirsiz duran da keisini net biimde grmek amacyla yandan belli bir adan bakmak gerekiyordu. Fransa'nn gneyinde Pireneler'de bulunan Niaux (Niyo) adl bir dier resimli maara da en az Lascaux kadar nldr. Maara giriinden birka yz metre ieride karanlk salon denilen blmede insan elinin ulaamyaca tavana yakn ksmlarda ok sayda av hayvan resimleri yaplmtr. st yontma ta a insan bu resimleri yaparken merdiven kullanm olmalyd. 1971 ylnda bu maaray gezerken iinde kaybolmamak iin bir klavuzdan yararlandm. yle ki ok saydaki dehlizlerden sadece birisi, resimlerin bulunduu salona kyordu. nsan bu tarihncesi sanat ahaserlerini seyrederken tarif edilmez bir duyguya kaplyor. Fransa'nn Ardeche blgesinde 1994 ylnda Chauvet (ove) adl yeni bir maara bulundu (Combier, 1996; Otte, 1996). st yontma ta devri ressamlarnn, 490 metre uzunluunda ve iinde ok sayda galerinin yer ald bu maarann duvarlarna 30 ile 33 bin yl nce renkli olarak yaptklar vahi hayvan resimleri, ilk sanat rneklerinin sanld kadar basit olmadn, perspektif anlaynn daha balangta bilindiini bize gstermektedir. Maarann duvarlarnda azlarn am halde betimlenen maara aylar, kavga eden gergedanlar ve koan arslanlar yer alr. Chauvet maaras soyu tkenmi 50 trn resimlerini ierir. Bu maara nl Lascaux maarasndan ok daha eskidir. spanya da, sanat tarihi asndan Fransa'dan geri kalmamaktadr; 1878 ylnda bulunan ve magdalenyen kltr ayla yat olduu belirlenen Altamira resimli maaras bunun en iyi kantdr. O yllarda bu maaradaki duvar resimleri kuku ile karland; zira 30 bin yl ncesinde ta devri insannn bylesi mkemmel resimler yapmas inanlacak gibi deildi. Baz maaralarda hayvanlar doal orantlar iinde resimleniyor, bazlarnda ise hayvan boyutlarna pek uyulmuyordu. Maara duvar resimleri baz mesajlar vermektedir; rnein Lascaux'da sadece boyunlarna kadar izilen geyiklerin yzme esnasnda tasvir edilmi olabilecekleri akla gelmektedir (Jelinek, 1975). Maara duvarlarna hayvanlar bazen stilize edilerek izilmitir. Stilistik akmn birok rneini resim ve gravrler eklinde Fransa'da bulabiliriz. st yontma ta a ressamlar maara duvarlarndaki doal oluumlar resimlerinde kullanmasn ok iyi biliyorlard. Niaux (Fransa)'da ressam, kil zerinde su damlacklarnn brakt deliklerin bulunduu yere bir bizon izmi, delikleri de ok yaras olarak gstermitir. Ayrca, deliklere kadar uzanan oklar yapmtr. Maara duvarnda bulunan tmseklii de bazen hayvann karn ksmna rastlatmtr (Alber, 1980). st yontma ta devri insan, evresinde yaayan av hayvanlarn tm eitlilii ve canll ile maara duvarlarna izerken, nedense kendini pek fazla grntlememitir. Gerekten de hayvan figrleri, insan figrlerinden ok daha fazladr. stelik hayvan zenle, doal boyutlar iinde ve anatomik ayrntlaryla tasvir ederken, insan ya ku gagasn anmsatan az yaparak izmi, ya da yar insan yar hayvan eklinde yapmtr. Doal grnm iinde izilen insan figr yok denecek kadar azdr. Grkemli bir bufalonun ldrc boynuz darbelerine maruz kalm halde grntlenen insan, elimsiz bir yapda ve ok basit izgilerle adeta karikatrize edilmitir. Hayvan yceletirirken insan, kendini ok mtevaz boyutlar iinde tutmutur.

Tarihncesi insan, resim yaparken kulland toz boyalar hayvan ya ve kmr tozu ile kartrd. Maara duvarlar, genellikle gzenekli kalkerden olutuu iin, srlen boya hemen absorbe oluyor ve kalc hale geliyordu. Boyalar genelde doadan elde edilen minerallerden oluuyordu. Krmz iin okr, siyah iin manganez dioksidi kullanyordu. Ayrca limonid ve hematit de renklendirici olarak kullanlmtr. Boyalar tamak iin kemik kaplar ya da deniz yumuakalarnn kabuklarndan yararlanyordu. Ayn boyalarla belki ritel ya da bysel amala vcutlarn da boyuyorlard. Karanlk maara iinde resim yaparken tatan oyulmu bir kap iinde ya yaklarak k elde ediliyordu Jelinek, 1975). Bu tr aydnlatma bugn Eskimolarda da grlr. Maara resim sanatnn temelinde by m yatyordu? st yontma ta andan gnmze kalan sanat eserleri bize o dnemlerin kltrel zenginlii, sosyo-ekonomik yaps ve inan sistemi hakknda nemli ipular kazandrmtr. unu unutmamak gerekir ki, biz bu atalarmzn her davrann yorumlayacak bilgiye sahip deiliz. Sanat eserleri bysel, ritel amal eserler, ksacas st yontma ta a insannn maddi ve manevi dnyasn yanstan deri, aa, aa kabuu gibi organik maddelerden yapld iin ok ey ryp yok olmutur. inde saysz gravrler ve resimler bulunan maaralarn o devirdeki ilevi ne olabilirdi? Baz aratrclar bunlarn tapnak olarak kullanldn ileri srerler. yle ki, rnein magdalanyen kltr anda bu amala kullanlm olan yaklak 150 resimli maara tesbit edilmitir. Bir kez, bu resimli maaralarda genellikle hi oturulmamtr. Tarihncesi insanlar maaralarn bu resimlerle donanm kuytu kelerine belki de ibadet etmek, eitli bysel amal ayinler dzenlemek iin girmilerdir. Nitekim, baz duvar resimleri dans eden, ayin yapan sitilize edilmi insanlar gsterir. Bugnk ibadet yerleri ile st yontma ta a maaralarnn ayn ilevi grm olabilecei dnlmektedir. Maara duvar resimleri, son derece eitli kompozisyonlar ierir. Bu hayranlk veren gravr ve resimleri tek bir mantk iinde yorumlamak ne lde doru olabilir? Kald ki hepsi ayn anda yaplmam. Lascaux'da bir duvar zerine grkemli bir boa resmini izen ressam, bu hayvann hemen nne atal biiminde esrarengiz bir cisim yerletirmi. Anlam nedir? Dal m, stilize edilen bir tuzak m? Yoksa bysel anlam olan bir simge mi? Bu kompozisyonu yaratan ta devri ressamnn vermek istedii mesaj ne olabilir? Aslnda genel anlamda konuacak olursak, st yontma ta a sanatnn temelinde yatan ana fikir hl tam olarak bilinmiyor. Baz maaralarda insanlar hayvan maskesi altnda grntlenmitir; bunlar hayvan postuna brnm bycler miydi? (ekil: 3.16) st yontma ta a toplumlarndaki amanlar ya da dini liderler miydi? nsan figrleri aa yukar 50 maarada bulundu. spanya'daki Altamira maarasnda duvarlara bol miktarda geometrik motifler izilmi. Birok maarada da ocuk ve erikinlere ait el motifleri grld. Bu ellerden bazlarnda parmaklardan bazlar eksiktir (Alimen, 1965). ekil 3.16 Tanr m, byc m (Trois Freres Maaras) (Strira Flammarion, 1980)

Maaralarn en kuytu kelerine, girilmesi ok zor ksmlarna gidip resim ve gravrler yapan

bu insanlar oralara eken g ne idi? Gnmzde bu tr maaralar inceleyen eitli aratrclarn ortak dncesi, bu resimli maaralarn o dnemlerde yln belirli gnlerinde eitli ayinler yapmak zere toplandklar yerler olduudur. Bu alarda yaz henz yoktu. Atalarmz dnce ve duygularn genelde resimlerle ya da mzikle dile getiriyorlard. Zaten gzel sanatlarn bir dier kolu olan mzik de st yontma ta anda karmza kyor. Gerekten de Ukranya'da bir arkeolojik yerleim merkezinde uzun hayvan kemiinden yaplm, delikleri bulunan bir kaval bulundu. Dolaysyla flemeli, hatta vurmal alglarn kkenini orinyasiyen aa kadar gtrebiliriz. Karanlk maarada, heybetli biimde izilmi rengrenk hayvan resimleri nnde, hayvan derisinden hazrlanan bir davulun ve kavaln ritmik nameleri eliinde eitli danslar yapmak veya trenler dzenlemek kimbilir ne kadar heyecan vericiydi? Ama tm bu yorumlar hibir zaman bir tahminden teye gitmiyor. Bu resimli maaralar belki birer okul, kltr merkezi ya da tiyatro ilevini gryordu. Aslnda gerek nedeni ancak bu insanlar bilebilir. Onlarsa yazl bir tarih brakmadan bu dnyadan gp gittiler; yaamlaryla ilgili nice srlar da beraberlerinde gtrerek. Maara duvarlarnda yeterli boluklar bulunmasna ramen, ou kez hayvan resimleri belirli kelerde st ste izilmitir; bu rnekler ise resimlerin estetik bir duygu ile yaplm olamayaca dncesini akla getirmektedir. Resimli maaralarn akla gelebilen bir baka ilevi de, erginlenme (inisiyasyon) trenlerinin dzenlendii yerler olma olasldr. Gerekten de, Eskimo ve Avustralya yerlileri gibi ou kltrlerde, belirli bir yaa gelen gencin, kiiliini kantlayabilmesi iin belirli deneyimlerden gemesi gerekir. Byle durumlarda, ocuun baz ruhlarla iliki kurmas iin sakin ve tenha bir yerde bir sre yalnz kalmas gerekir. te, karanlk, kasvetli, eitli hayvan resimleri ve geometrik motiflerle esrarengiz bir atmosfere brndrlm maaralar bu tr trenler iin ideal yerlerdi. Resimli maaralardaki eserlere salt estetik anlay iinde bakmak ne derece doru olabilir? st yontma ta anda by ve sanatn i ie olduunu dnyoruz. st yontma ta a insan resim, gravr dnda ar mobilye ad ile bildiimiz tanabilir sanat rnleri de yapt (Alimen, 1965; Jelinek, 1975; Kottak, 1997). Boynuz, kemik, fildii ya da akl talar zerine son derece ayrntl biimde hayvan resimleri izdi. Bunlarn bazlarn delerek muska ya da kolye yapp boynuna ast. Fildiinden yapt kuu, balk, ay biimindeki nesnelerin zerinde bulunan delikler, bu amala kullanlm olabileceklerini artrmaktadr. Atalarmz belki bu hayvanlarn tlsmndan yararlanmay dnyordu. 1971 ylnda Fransa'da Carcassonne adl ehre yakn Gazel maarasnda Fransz arkeolog Dominique Sacci'nin bakanlnda magdalanyen kltr katn kazarken, zellikle geyik kemikleri zerine yaplm ok sayda mamut resimlerine rastladk. Ayrca, hayvan kaburga kemikleri zerinde eit aralklarla izilmi, belki takvim ya da cetvel olarak tasarlanm nesneler bulduk. Benzer izgiler tayan kemik eyalar Fransa'da Abri Lartet (Larte) ve Abri Blanchard (Blanar) denilen st yontma ta a yerleim blgelerinde de ele geti. Baz aratrclar bunlarn o ada ay takvimi olarak kullanldn ileri sryorlar. st paleolitik a insanlar simgelerle iletiim kuruyor, bizler gibi konuuyorlar ve belki say saymasn da biliyorlard. Hayvan kemikleri zerine burin adl akmakta ya da obsidiyenden yaplm kalemlerle kaznan hayvan resimleri, doal grnmleri iinde olduu kadar stilize de ediliyordu. Kemik ya da akl talarna bazen insan figrleri de iziliyordu. Magdalenyen aa ait mamut krek kemii zerine srtst uzanm halde kaznan insan figr perspektiv anlayn gzel bir rneini tekil eder. Tanabilir cinsten kk sanat rnleri tm st yontma ta a boyunca grlr. st yontma ta a insan sanatn her dalnda harikalar yaratt. Maara resim sanat, belki Bat Avrupa'ya zg idi; ama zellikle soltreyen kltr andan itibaren karmza kan heykel sanat evrensel bir yenilikti (Jelinek, 1975). rnein aratrclarn tarihteki ilk vens rnekleri olarak kabul ettikleri kadn heykelciklerine spanya'dan, Rusya'da Sibirya ilerine kadar ok geni bir alanda rastlyoruz (Hovvell, 1969). Bu da kltrel btnln varln

kantlar. ounlukla pimi kilden, topraktan, fildiinden ya da limonit, kalsit ve hematit gibi eitli minerallerden yontularak hazrlanan bu ilk sanat rnlerinde diilik ve dourganlk n plana karlmt. Bu heykellerin en k 10 cm en by 23 cm dir. Kadnlar cepheden ya da ok ender de olsa, Fransa'da Sireuil yerleim merkezinde bulunan venste olduu gibi, profilden alglanarak yaplyordu. Vensler arasnda Willendorf ok nldr (Howell, 1969). Bu vensn salar spiral biimde adeta rlm ekilde tasvir edilmitir. Bu tr heykellerde gs, karn ve kala abartl olarak gsterilmi, kol ve bacaklar gvdeye oranla ok ksa olarak ngrlmtr. Bunlar genelde o a insanlarnn cinsel fantezilerini, dourganl ve bereketi yanstm olmalyd. Bu heykellere bakarak o a kadnlarnn fizii byle dnlmemeli. Zira avclk ve toplaycln gerektirdii hareketli yaam koullar iinde kadnlarn byle iman olmalar beklenemez. st yontma ta a heykeltra byle tombul venslerin yansra, zayf ve narin heykeller de yontuyordu. Vcud dzeyinde anatomik ayrntya giren heykeltra, nedense yzde gz, burun ve az gibi nemli ayrntlar yapmyordu. ok az da olsa erkek heykelleri de kazlarda bulundu. ek Cumhuriyeti'nin Dolni Vestonice denilen arkeolojik yerleim merkezinde, fildiinden yaplm byle bir heykelcik bulunmutur. Vensler genellikle st yontma ta a insanlarnn barndklar kulbelerde ele gemitir (Jelinek, 1975). Bu tr eserlerin aileler asndan ifade etmi olduu bir anlam olmalyd. Fransa'da Landes blgesinde Brassempouy arkeolojik yerleim alannda bulunan vens en az Willendorf kadar nldr. 36,5 mm boyunda olan ve sadece boyuna kadar ksm korunmu olan bu kadn heykelcii ufak bir yz, iri gzler, dzgn bir burun ve rlm gibi omuzlara kadar inen bakml salarla gz kamatrc bir gzellii yanstr. Kadn, bazen kaya zerine kabartma eklinde de ileniyordu. Perigordiyen ala yat olan Laussel vens (Fransa) bunlardan biridir. 42 cm boyundaki bu kadn bir elinde belki de bereketin ve dourganln simgesi olan hayvan boynuzu tutmaktadr. Bu kadn heykelciklerinin bazlar okr adl krmz a boyas srlm olarak bulunmutur. st yontma ta a insanlar anak, mlek yapmay bilmiyorlard; ama deriden, aatan ya da bitkilerden kaplar yapm olabilirler. Seramik teknolojisinin kkeni aslnda bu aa kadar gtrlebilir. Dk atete piirilen kilden ve topraktan nesneler Dolni Vestonice'de (ek Cumhuriyeti) zamanmzdan 26 bin yl ncesinde piirilerek sertletiriliyordu. ou ekilsiz paralar olan bu seramiklerin ne amala ngrld de hl bir srdr (Vandiver ve ark., 1989). neyi bulan atalarmz hayvan postlarn bir kuma gibi yan yana getirip dikiyor ve istedii modelde giysi hazrlyordu. lk konfeksiyon rnleri st yontma ta anda soltreyenden, yani aa yukar 15 bin yl ncesinden itibaren balad denilebilir. Tipleri bize benzeyen bu atalarmz zaten neandertallerden ok farklyd. Giyinmeye, sslenmeye daha ok nem veriyorlard. Hayvan postundan yaplm giysilerini deniz kavklar, kemikten boncuklar ya da hayvan dileriyle sslyorlard. Kazlarda buna ilikin son derece arpc rnekler bulundu. Moskova yaknlarnda yer alan Sungir adl st yontma ta arkeolojik yerleim merkezinde, 25 bin yl nce yaam 55 yalarndaki bir erkek iskeletinin gs hizasnda mamut fildiinden yaplm yzlerce boncuktan oluan diziye rastland. Bu insan muhtemelen n kapal deriden bir gmlek giyiyordu ve onunla gmlmt. Ayn yerde ele geen iki ocuk iskeletinin kafatasnda fildiinden ve tilki diinden yaplm boncuklara rastland. Bunlar, ocuklarn takm olduklar balklar sslemi olmalydlar. Gmlrken de bu eyalar karlmamt. Giysiye ilikin ipular kadn heykellerinden de elde edilebilir. rnein Sibirya'nn Malta blgesinde bulunan bir heykel kapon ve kabanyla yontulmutur. Dolni Vestonice yerleim merkezinde bulunan ve paleolitik sanatn bayapt saylan kadn heykelcii ise banda bonesiyle betimlenmitir (Jelinek, 1975). Ayn ekilde Brassempouy kadn heykelcii de kapon tamaktadr. Ayrca, Sibirya'da baz st yontma ta a yerlemelerinde ele geen kadn heykelcikleri kala hizasna kadar inen giysi ve kemerlerle tasvir edilmitir. Bu giysiler Eskimolarn giydii anoraklara benzer. Giyinme her ne kadar kltrel balamda yeni bir anlayn gstergesi saylsa da, zellikle st yontma ta andan itibaren botlar, kazaklar ve

balklara ska rastlanmas souyan iklime kar insanolunun alm olduu korunma nlemleri olarak da dnlebilir. Giysi, gerekten de bu yontma ta anda tm eitliliiyle ortaya kar. Moda anlaynn bu dnemlere kadar uzand anlalmaktadr. Sslenme sanat da moda anlayyla btnleir. Orinyasiyen ala beraber kadn ss eyalar da oald. 20 bin yl ncesinden itibaren giysisine, salarna zen gsteren st yontma ta a kadn, belki de boyanyordu. Toprak boyalardan rimel, ruj ya da fon d ten yapmamas iin hibir neden yok. Zaman oluyor maara ays ya da tilkinin kpek diini delip boynuna kolye gibi asyor, mamut fildiinden bilezik veya yzkler yapyordu. Deniz kabuklarn, akl talarn delip ayn ekilde tak olarak kullanyordu.

Maara resim sanatnn sonu: st yontma ta ann son evresi saylan magdalanyen sonuna doru, bir baka deyile 12 bin yl ncesinden itibaren, duvar resim sanatnda bir fakirleme gzlenir. Kromanyon insannn yaamnda nemli yer tutan bizon, step at, kll gergedan, mamut, maara ays ve ren geyii gibi wrm buzulunun tipik hayvanlar, pleystosen sonlarnda yava yava kaybolurken, maara resim sanat da giderek tarihe kart. Sanki besin kayna ile birlikte insann esin kayna da yok olmutu. Pleistosenin altn a artk gerilerde kalmt. Bat ve Kuzey Avrupa'y bir yorgan gibi saran buzullarn erimesi sadece hayvan trlerini deil, ayn zamanda bitki rtsn ve tm evreyi nemli derecede deitirdi. Ksacas, st paleolitik a kapanrken, beraberinde maara resim sanatn, bu sanatn modelleri saylan birok tarihncesi hayvan alp gtrd. Bylece, paleolitik ya da yontma ta a adyla bildiimiz ve yaklak 2 milyon yl sren bir kltr serveni de 12-13 bin yl nce bitiyordu. nsanolu, temel morfolojik yapsn bu ala birlikte kazanmt; ancak kltrel sre iin ayn eyi syleyemeyiz. Bundan sonraki blmde, zellikle sosyoekonomik yapy derinden etkileyen kltrel yeniliklere tank olacaz. Buzul a sonrasndaki dnya (mezolitik ve neolitik)

Mezolitik kltr a: Olduka ksa sren bu kltr a paleolitik ve Neolitik arasnda bir gei evresidir (Alimen, 1965; Weiner, 1972; Jelinek, 1975). Mezolitik szc teknolojik, kronolojik ve sosyoekonomik anlamda alglanmaldr. Yaklak 12.000 yl ncesinde, buzullarn erimesi ve giderek kuzeye ekilmesiyle birlikte Avrupa'nn nemli bir blmnde step ve tundra iklimini simgeleyen hayvanlar ya yava yava kayboldu, ya da buzullarla birlikte kuzeye doru g etti (Kottak, 1997). Kara ve deniz avclyla yaamn srdren, toplaycla dayal bir besin ekonomisiyle de bunu destekleyen insan topluluklar, buzullarn erimesiyle boalan topraklara yayldlar. Bylece ilk kez mezolitik kltr dneminde Kuzey Avrupa'da skandinav blgeleri insanoluna kaplarn at. Buzul a sona ererken bitki rts de deiti; step ve tundra grnml bodur aalar kayboldu; yerlerini ormanlk alanlar ald. Yakndou'nun baz blgelerinde evresel koullar o kadar zengin besin trleri sundu ki, ger toplululuklardan bazlar bu frsat iyi deerlendirdiler; bitki ve hayvan trleri asndan bol eit sunan blgelere yerletiler. Nitekim, sabit ky yerlemeleri ite bu ekolojik koullarda kuruldu ve geliti. Zamanmzdan nce 12.000-10.000 arasnda yaam olan natufiyen toplumu bunun en gzel rneklerinden biridir. Natufiyen insanlar genelde orta boylu, dolikosefal ve narin yapl olup tipik Akdeniz rknn temsilcileriydi. Bu yrede st yontma ta anda yaam olan insanlarn soyundan gelmilerdi (Genet-Varcin, 1979). Mezolitik ada, avlanan hayvan eitleriyle birlikte avlanma stratejisi de deiti. Bu da erkek ve kadn arasndaki gnlk i blmn etkiledi. Avclk erkeklerin tekelinden kt, yerini daha eitliki bir yapya brakt. Kk kara ve su hayvanlarnn avlanmasnda mezolitik a kadnlarnn erkeklerine yardmc olduklar sylenebilir. inde yaadklar topluma paleolitik

kadnlarndan

daha

fazla

katkda

bulundular.

Mezolitik ada, scak ve yal bir iklim Anadolu ve tm Ortadou'ya yayld. Bata arpa ve buday olmak zere birok yabanl bitki elverili iklim sayesinde bu blgelerde bol miktarda yetimeye balad. Natuf topluluklar drt mevsim oturduklar kylerin evresindeki bu yabanl tahllar en az 6 ay boyunca toplama frsat buldular. Zaten bu tahllarn toplanmas, ilenmesi ya da depolanarak ktlk zamanlarnda kullanlmak zere saklanmas ancak srekli yerleim politikas sayesinde mmkn olabilirdi. Evlerin belirli kelerinde yabanl buday depolamak iin alan ukurlar kltr tarihimizin ilk buday silolardr. Mezolitik a avc-toplayc ky topluluklar, evrede yetien yabanl tahllar ve bu yerleim merkezlerine ska uramaya balayan baz yabanl hayvanlar daha yakndan tanma ve izleme olanana kavutular (Reed, 1959). Kylerin evresinde budayn yan sra arpa ve dier tahllar da yabani halde yetiiyordu. Yksek dalk blgelerde ya da su kaynaklarna yakn dzlklerde ky kuran Mezolitik a topluluklar, topladklar tahllar ta dibeklerde ezerek, tme talarnda terek yediler; yaptklar basit frnlarda kavurdular. Natuf kylerinde, aplar 3-9 metre arasnda deien evler yuvarlak bir plan iinde topraa yar yarya gml olarak ina ediliyordu. Evlerin duvarlar iri talarla rlyor, zemin ise yass talarla deniyordu. Her evde mutlaka bir kede ocak bulunuyordu. Bu kylerden bazlar Mezolitik a sonlarnda terk edildi. Bir ksm da giderek tarm kylerine dnt. Suriye'de Frat kysnda kurulmu olan Tel Mureybet ky, Mezolitik topluluklarnn yaad bir baka kydr. Yuvarlak planl konutlar iinde fazla derin olmayan, iinde sdan atlam akl talar, yanm kemikler ve kmrlemi aa paralarnn yer ald ukurlar ele geti (Cauvin, 1977). Bu ukurlarda o yre insanlar avladklar yabanl hayvanlarn etlerini piiriyorlard. Mezolitik dnem; ta, toprak, kil ve aa gibi doal malzemelerden yararlanarak insanolunun evlerini kurduu bir dnemdir. Bylece konutlarn tarihini de zamanmzdan 11.000-12.000 yl ncesine kadar gtrebiliriz. Aslnda tm Mezolitik insanlar kylerde yaamad; birok mezolitik topluluu yine maara ve kaya snaklarnda oturmaya devam etti. rnein Antalya yaknlarnda Beldibi ve Belba kltrlerini yaratan Mezolitik insanlar (Bostanc, 1968) kaya snaklarn mekn edinmilerdi. Bu kaya snaklarnn duvarlarna tpk atalar gibi krmz a boyas ile hayvan resimleri ve ekiller izdiler. Ama bunlar hibir zaman st yontma ta andaki kadar zengin ve grkemli olmad. Mezolitik dnem, aslnda yaam biiminde kkl bir deiiklie yol amad. nsanlar yine avlanmay-toplamay srdrdler. Ne gariptir ki dnyann birok yerinde avc-toplayc yaam biimi genelde Mezolitik dzeyde kald. Mezolitik a, akmakta ya da obsidiyenden (doal camdan) yaplma gen, trapez, dikdrtgen, kare, ekenar drtgen eklindeki minik aletlerle (mikrolit) bilinir (Bordes, 1972). Bunlar balk oltasnda, zpknlarda, yabanl tahllar kesmek iin ngrlen orak yapmnda kullanld. Genelde 2,5 cm den daha kk olan ok ular, hayvana saplandktan sonra onun gvdesinde kalarak tad zehiri hayvann vcuduna yayyordu. Mezolitik ada kemik ve boynuzdan yaplma aletlere de rastlyoruz. Deniz, gl ve akarsu kenarlarnda yaayan Mezolitik topluluklar youn biimde balk avladlar. zellikle sk ormanlk alanlarda (Orta Avrupa'da olduu gibi) ky yeri amak amacyla youn biimde aa kesme iinde kullanlan baltalar da bu dnemde karmza kar. Bu an ta endstrisi, yontma ta ana oranla yine de fakir kald (Bostanc, 1968; Bordes, 1972). Mezolitik an nemli yenilikleri arasnda kpein evcilletirilmesi gelir. Dier hayvanlar arasnda henz evcilletirilen yoktu. Domuz, geyik, koyun, kei ve iri ba hayvanlar srekli yerleim merkezlerinin etrafnda otluyorlard. Belki de insanla bu yabanl hayvanlar arasndaki ilk dirsek temas bu ada balad. Mezolitik ada, 11.000 yl ncesinden itibaren lman ve yal iklim yerini kurak bir iklime brakt. Yer yer ller olumaya balad. Hayvan trleri de deien iklime ayak uydurdu. Suriye, Irak, srail, Lbnan ve ran' iine alan geni corafyada

farkl hayvanlar Mezolitik ada yayordu. Ova ve vadilerde gazel ve eekler, dalk blgelerde koyun ve kei, ormanlarda geyik ve gevi getiren byk ba hayvanlar dolayordu. Bunlarn hepsi de yabaniydi. Mezolitik a insanlar llerini, oturduklar evlerinde belirli bir yere gmyorlard. Ayn mezar daha sonra len dier yaknlar iin de kullanlyordu. Alan ukura genelde, melmi pozisyonda konulan lnn yanna bazen hayvan kemikleri braklyordu. Hayvan dileri veya deniz yumuakalarnn kavklarndan yaplan kolyeler, bu dnem kadnlarnn da tpk st yontma ta a atalar gibi sslenmeye zen gsterdiklerine iaret etmektedir (Alimen, 1965).

Uygarla giden ilk admlar

Tarmn balamas: Mezolitik ala balayan ky yaants, Neolitik adn verdiimiz yeni bir kltr anda daha da geliiyor, karmak bir yap kazanyor. Genelde yaygn biimde kullanlan Neolitik szc Yeni Ta a anlamna geliyor; ancak Mezolitik adan sonra insanolunun balatt kltr devrimini tanmlamakta ok yetersiz kalyor. Neolitikten itibaren insan, bitki, hayvan ve doal evre arasndaki ilikiler bambaka bir boyut kazanyor. Neolitie damgasn vuran nemli olay vardr. Bunlar srasyla tarm, hayvanclk ve anak mlek yapmdr. ifti ky topluluklarnn oluum srecini kapsayan bu yeni kltr evresi Protoneolitik, anak mleksiz (akeramik) ve anak mlekli (keramik) Neolitik olarak bilinen belli bal gruba ayrlr (Deshayes, 1969; zdoan ve zdoan, 1989; Omay, 1995). Tarm, insanolunun sabit kyler kurup, topraa balanmasnda belirleyici bir unsur deildi; aksine insan topluluklar tarmdan ok nce yerleti; kyler kurdu; daha sonra yabanl tahllarn bilinli olarak ekimini yapmaya balad. Kukusuz, tarmc ky topluluklarnn ortaya kmas, gelimesi yeni ekonomik ve sosyal-kltrel sistemleri de beraberinde getirdi (ambel, 1996; Esin, 1996). Besin retiminin insanlk tarihinin en nemli kilometre ta olduu sylenebilir. Besinlerini reten, bylelikle yaratt art rnle geleceini gvenceye alan tarm topluluklarnn yaam biimleri, tarmn ilk kez nerede grld, nasl bir seyir izledii, hangi bitkilerin ilk nce tarma alnd hep merak konusu olmutur. Tarmn ortaya k konusunda ok eitli kuramlar ileri srld. Baz aratrclara gre, yerleik yaama getikten sonra kaydedilen hzl nfus art ile geleneksel besin kaynaklar arasndaki dengesizlik insanolunu yeni besin araylarna yneltti; bunun neticesinde de bire on verecek yeni bir besin retimi tarz, yani tarm benimsendi. Bir dier gre gre de, holosen'in (Drdnc Zaman'n pleistosenden sonraki ikinci jeolojik dilimi) balangcnda giderek artan kuraklk insan topluluklarn, hayvanlar ve baz yabani tahllar belirli su kaynaklarnn etrafnda buluturdu. nsanlar bu yabanl besin kaynaklaryla ok yakn bir ilikiye girdi; onlar daha yakndan tanma frsat buldu. Bylelikle, giderek evcilletirme sreci balad. Aslnda evcilletirme tek bir nedene indirgenemiyecek kadar karmak bir sretir. Bu yeni ekonomik sistemin gelimesinde hi kukusuz birden fazla unsurun pay oldu (Kottak, 1997). Gnmzden aa yukar 10.000 yl nce, dnyann farkl blgelerinde besin retimine dayal yeni ekonomik sistemin birbirinden bamsz olarak gelitii bugn artk kesinlik kazanmtr. Yakndou ve Anadolu; Orta ve Gney Amerika; Gneydou Asya ve Bat Afrika eitli yabanl bitkilerin tarma alnd farkl blgelerdir. nsann yaratc zeks, her yerde deien ekolojik koullara bal olarak devreye girmitir. nsan deitike evresini de deitirmeye balamtr. Kltrel balamda her yeni gelime, bir lde doal evrede ortaya kan olumsuzluklar, hissedilen skntlar karsnda insanolunun gsterdii tepki biimidir. nsan, evresinden hibir dnemde tmyle kopmad, evresinde olup biten olaylar ok iyi gzlemlemesini bildi. Belki tarihncesi alarda evresiyle bugnknden daha ili dlyd. Zamanmzdan 10.000 yl

ncesinde, Yakndou'da, deien iklime bal olarak ortaya kan geni ovalar ve zaman zaman kendini hissettiren kuraklk, avc-toplayc ky topluluklarndan bazlarn yeni ekolojik koullara uyum salamaya zorlam olabilir (Kottak, 1997). Mezolitik ada yabanl buday tp sofrasnda kullanan insan, bu yaam tarzn Neolitik dnemde de bir sre devam ettirdi. Yakndou'da Tel Mureybet (Suriye), Anadolu'da ayn ve Akl, nceleri youn biimde yabanl tahllarn topland ve yendii ky yerlemelerinden birkadr. nsanlar bu byk kyleri kurarken henz tarmla uramyorlard (Cauvin, 1977). Uygun toprak, yeterli su, geleneksel bilgi birikimiyle btnleince tarm denilen devrim gerekleti. Buna biz devrim diyoruz; nk insan emeiyle yaratlan rn, arazi ileme ve a kavram ve bilinci, mlkiyet anlay, nfustaki belirgin oalma, eitli meslek dallarnn belirmesi, kyler arasndaki ticaretin geni boyutlara ulamas, sosyal snflarn ortaya k ve daha birok sosyoekonomik gelimeler besin retimiyle birlikte olmutur. Taylor'a gre besin retimi; uygarln gelimesinde kamlayc bir rol oynad ve dnyann saysz yerinde bir seri kltrel deimeye ortam hazrlad. Tarm, yeni bir ekonomik sistem olarak insanolunu ylesine sard ki, bu yenilii ancak sanayi devrimi glgede brakacakt. Tarmn balamas insanolunun varolu mcadelesine yeni boyutlar kazandrd. Birok yabanl tahln bilinli olarak ekilip biilmesine bal olarak, beslenme alkanl da deiti; insanolu ilk kez ekmeini yapmaya balad. Ne var ki ekmein yapm, evcil budayn mayalanabilecek kvamda ve dayankllkta hamur verecek kadar glten iermeye balad zaman oldu. Arkeolojik kazlardan elde edilen bilgiler, dnyada en eski ekmein Anadolu'da ve Yakndou'da yapldn gstermektedir. Jarmo (Irak) Neolitik kynde evlerde, taban dz ve perdahlanm frnlara rastland. te yandan, Tel Mureybet (Suriye) ve Cafer Hyk (Anadolu) ky yerlemelerinde anak mlek ncesi dnemde ekmein piirildii frnlar bulundu. aplar 30-60 cm arasnda deien ocak-ukurlarda ise Neolitik a insanlar etlerini piiriyor, budaylarn kavuruyorlard (Mollist, 1986). Balangta yabanl tahllarn kltr, kim bilir, belki de tmyle tesadfi olmutur. Toplad arpay, buday oturduu kye tarken yere den tanelerin bir sre sonra yeniden ktn gzlemleyen insan, tesadfen balayan bu sreci bilinli tarma dntrm olabilir. Tarma geile balantl biimde kyler daha da byd. Hasat zamannda nfus daha da artt. rnein Jericho (srail), aa yukar 3000 kiiyi barndran byk bir kyd. Konya'nn gneydousunda, umra snrlar ferisinde yer alan ve 13.5 hektarlk geni bir alana yaylan atalhyk tarmc ky toplumunun ise yaklak 10 bin kiilik bir nfusu barndrd ileri srlmektedir (Mellaart, 1971). Uzmanlarn deerlendirmesine gre, tarma alnan herhangi bir arazi, uygun iklim koullar altnda ve iyi bir sulama sayesinde hayvansal besin kaynandan 10 kat fazla bitkisel besin kayna salayabilir. Etkinlii giderek artan, modern teknolojinin devreye girmesiyle glenen tarm acaba bugn badndrc bir hzla artan dnya nfusunun ykn kaldrabilir mi? Yaplan tahminlere baklrsa, her yrenin ekilip biilmesi, modern tarm yaplmas, iyi bir stoklama ve datm politikas sayesinde dnyamz 50 milyar insan besleyebilecek kapasitededir (Mc Elroy ve Svvanson, 1973). Tabii bu oalan milyarlarla beraber ne tr sorunlarn ortaya kaca ise ayr bir konudur. Topran ilenmesi, yksek verim alnmas ile birlikte zel mlkiyet kavram anlam kazand; toprak deerlendi. Komu kyler arasnda arazi kavgalar balad, bu da giderek byk apl savalara dnt. Tarm ncesi Neolitik evrenin sonuna doru, blgeleraras ticaret ok canland; rnein birok ara ve gerecin yapmnda kullanlan obsidiyen Anadolu'dan salanrken, Yakndou lkelerinden Anadolu'ya da karasakz getiriliyordu. Obsidiyen, o alarda, alet retmek iin en sk kullanlan hammadde idi. Bu deerli volkanik maddenin ticareti rnein atalhyk tarmc ky topluluunun nemli bir gelir kayna oldu. Obsidiyenden atalhyk insan ayna bile yapt (Mellaart, 1971). Kimi avc-toplayclar da tarm pek benimseyemedi; zira tarm, her iklim ve corafyada ideal ve kaliteli bir yaam tarz anlamna gelmez. Yakndou'da zamanmzdan aa yukar 10.000 yl

nce besin retimine geildiinde Avrupa henz avc-toplayc yaam biimini srdryor, insan topluluklarnn bir ksm hala maaralarda yayordu. Orta ve Gney Amerika'da, insanlar aa yukar 6000 yl nce tarma baladlar. Msr bata olmak zere kabak, fasulye ve dier baz bitkileri evcilletirdiler. 8000 yl nce Gneydou Asya'da, 5000 yl nce de Dou Afrika'da tarm balad. Japonya ve Kore'de pirin arlkl tarm, gnmzden 3000 yl nce grld. Tarmn bilinen en eski izlerine rastlanan Yakndou, farkl corafi grnmler altnda karmza kar (Braidvvood ve Reed, 1957). Bir yanda yksek platolar ve dalk blgeler, dier yanda aasz step alanlar ya da Frat ve Dicle'nin evreledii alvyonlu bereketli ovalar. Bu geni corafya zerinde dikkatler ister istemez bereketli hilal olarak tarih kitaplarna gemi olan kesime ynelmektedir. Tarmsal faaliyetler Yakndou'da ok geni bir ekolojik yelpaze iinde geliti. nsanolu bu farkl corafi blgelerde yabanl tahl kendi istek ve gereksinmeleri dorultusunda seleksiyona tabi tuttu. Buday ve arpa tarma ilk alnan iki yararl tahld. Bunlar mercimek, nohut, bakla ve dierleri izledi. Herhangi bir tahl evcilletirmek; o bitkiyi semek, korumak ve uygun ekolojik koullarda kltrn yapmak demektir. atalhyk tarmc ky toplumu buday, arpa ve mercimei evcilletirmiti; ama dier tahllar da yabani olarak kullanmaya devam ediyordu. Bunlar birbirine kartrmyor; evin ayr ksmlarnda depoluyordu. atalhyk insan tarm bilse de, sofrasnda tahl arlkl besinler pek de yle fazla yer tutmuyordu; nitekim insan kemiklerinin analizinden kan sonuca baklrsa, daha ok et ve baklagillerle beslendikleri anlalmaktadr. Evcilletirilmi tahln (rnein budayn) ne gibi avantajlar olabilirdi? Her eyden nce evcil tahln taneleri iridir; saplar uzundur. Baaklar daha ok rn verir. Bylece evcil budaydan daha ok randman alnr. nsanolu, tarmn yapt tahllarda her defasnda yeni yeni meziyetler kefetmi, seleksiyonu da bu dorultuda devam ettirmitir. 10.000 yl nce yetien yabanl buday ok farklyd; einkorn ve emmer ad verilen buday trlerinin yabanl eitleri Neolitik yerlemelerin evresinde bol miktarda yetiiyordu. Bunlarn bilinli olarak tarm yaplrken doal olarak verim ve dayankllk gz nnde bulunduruldu. Bugn ekmeimiz tabii seleksiyonla randman artrlm buday trlerinden yaplmaktadr. nsan ve budayn binlerce yl srecek dostluu artk balamt. Evcil budayn varln srdrebilmesi insanla mmkndr. Evcil budayn taneleri rzgrla uup dalmaz; baak kolayca almayacak kadar sk bir klf iindedir. Yabanl buday ve arpann baak ve gvdeleri dayankszdr; rzgrn etkisiyle kolayca krlr ve taneler topraa yaylr. Tohumlarn kapk ve kavuzlar serttir (Omay, 1995; Kottak, 1997). Tarm dneminde ara gereler daha da eitlendi. Besin retiminin gerei olarak yeni aletler gelitirildi. Boynuz ya da kemikten hazrlanan aletler zerine keskin kenarl akmakta ya da obsidiyen paralar akld; sonra bunlar katranla sabitletirilerek orak yapld, yetien tahllar bimek iin kullanld. apa ve saban gibi aletler bu dnemde karmza kar. Ayrca havanlar, bazalttan tme talar, ok ular, kenarlar sarp dzeltili dilgiler, yongalanm ta kurslar Neolitik an ara ve gereleri arasnda saylabilir. rnein Akl akeramik a Neolitik ky yerlemesinde obsidiyenden yaplma on binlerce eitli alet ele geti. lk tarmc ky topluluklar aatan da birok alet yapm olmalydlar. Ancak bunlar zaman iinde ryp yok oldular. nsanolu Neolitik ada madeni de kefetti. Nitekim Akl, ayn ve Nevali ori Neolitik insanlar zamanmzdan 9000 yl nce bakr tavlayarak iliyor ve bundan ss eyalar yapyordu (Esin, 1984). Tarm, gnlk yaamda kadn-erkek i blmne de yansd; tahl tme, toplama, yn eirip ip yapma, evcil hayvanlarn stn sama, giysiler hazrlama, sepet rme, dokumaclk vb kadnlarn stlendii ek yklerdi. Yabanl tahllar evcilletiren, bunlarn bilinli tarmn yapan insan, balangta anak mlek yapmay bilmiyordu. Bu dneme akeramik Neolitik a denir. Aa yukar 7000 yl ncesinden itibaren birok tarmc ky yerlemelerinde anak mlekli dneme geilmitir. atalhyk bunun en gzel rneini tekil eder (Mellaart, 1971). Toplumsal yap, bu kltrel yenilikten de

etkilendi. nsanolu artk besinlerini saklayaca, kolayca tayabilecei ve de piirebilecei kaplara kavumutu.

Hayvanlarn evcilletirilmesi: Tarmn arkasndan, Neolitik kltr devri iinde insanolunun gerekletirdii ikinci byk devrim hayvann evcilletirilmesi oldu (Reed, 1980). Evcilletirmenin yle birden olmad kabul edilmektedir. lk evcilletirme tam olarak ne zaman gerekleti, bunun tarihini belirlemek son derece gtr. Arkeolojik kazlardan elde edilen bilgilere baklrsa, zamanmzdan aa yukar 9000 yl ncesinde insanolu st, eti ve postundan her an kolayca yararlanabilecei hayvanlar yava yava kendine altryordu. At ve eek tr hayvanlarn da daha ziyade tamaclkta kullanld grlr. Tarmda olduu gibi hayvan evcilletirmesinde de, yl boyu yaanlan srekli kylerin kurulmas gerekiyordu. Bu sayede ky evresinde dolaan yabanl hayvanlar devaml gzlenebiliyor, bunlarn beslenme alkanlklar, dier davran rntleri ve reme dngleri daha yakndan izleniyordu. Ayrca hrn ve uysal olmayan dller kesilip yenirken, insana daha ok snan, uysal olan rklar damzlk amacyla saklanyordu. Hi phe yoktur ki, baz hayvanlar insana sosyal ve psikolojik ynden daha yakndr. Yabanl hayvanlar, evcil hemcinslerinin sahip olduu baz meziyetlerden yoksundurlar. rnein yabani koyunun yn pek ie yaramaz; oysa evcil koyunun yn iplik yapmaya ok elverilidir. Yabanl sr ve kei yavrularn emzirmeye yetecek kadar st verir. Dolaysyla, insan bu hayvanlarn stnden yararlanamyordu (Greenfield, 1988). Evcilletirme srecinde giderek daha ok st, daha kaliteli yn ve daha fazla et veren, dayankl rklar seleksiyon yoluyla elde edildi. Zamanmzdan aa yukar 7000 yl ncesinden itibaren insan yavrusu, anne stnden ayr ilk kez bir hayvann style tanyordu. Dengeli ve kaliteli beslenmede gerekli saylan tereya, yourt ve peynir gibi stten elde edilen yan rnler insanolunun sofrasnda artk yerini yava yava almt. Neolitik adaki atalarmz birincil rn olarak evcil hayvann etinden youn biimde yararlanrken, bu arada yabani hayvanlar da avlamaya devam etti. Ancak, zamanla insann sofrasnda evcil hayvan eti arlkl olarak tketilirken, yabani hayvan eti daha az tketilir oldu. Gnmzde, zaman zaman eitli hayvanlar avlayp yememiz belki de tarihncesi atalarmzn baz alkanlklarn hl devam ettirmemizden kaynaklanmaktadr. Evcilletirmek amacyla seilen rklar, her trl tehlikeye kar koruma altna alnm, yiyecek ve su ihtiyalar daha zenle karlanmtr. Bylece arka arkaya evcilletirilen hayvanlar insanla ayn mekn paylamtr. Tm bu gsterilen zel ilgi karlnda insanolunun da evcil hayvanlardan baz beklentileri vard. Zaten evcilletirme, insanla hayvann ortak karlarnn kesitii noktadr. Koyun, kei, domuz ve sr Yakndou tarmc ky topluluklarnn alternatif besin kaynaklaryd. Bylece, insan, gn boyu av peinde komaktan da byk lde kurtulmutu. Neolitik an baz tarmc ky topluluklarnda evcilletirme sreci her hayvan iin ayn olmad; rnein Hallan emi'de domuz, koyun ve keiden daha nce evcilletirildi (Rosenberg, 1994). Kpek, tarm ncesi ky topluluklarnn kendilerine baladklar ilk hayvandr (Reed, 1959). Evcil kpei Yakndou'nun (Jarmo ve Jericho Neolitik yerlemeleri) yansra Kuzeybat Avrupa'da ve Kuzey Amerika'da (Idaho) da gryoruz. nsan sadece sr, domuz, koyun, kpek ve kei gibi hayvanlar deil ayn zamanda tavuk, rdek, kaz gibi kmes hayvanlarn da evcilletirdi. iftilik ve hayvancln arka arkaya gereklemesiyle birlikte Anadolu ve Yakndou'daki Neolitik ky yerlemeleri daha rgtlenmi, karmak ve zengin byk yerleim merkezleri haline geldi. Orta Anadolu'da yeeren atalhyk uygarl bunun en gzel rneidir (Mellaart, 1971). Yine ayn blgede zamanmzdan aa yukar 9000 yl nce kurulmu olan Akl akeramik Neolitik ky yerlemesindeyse hayvan kalntlarnn incelenmesi sonucunda evcilletirmenin, her ne kadar hayvann morfolojisine yansmasa da, daha o tarihlerde yava yava balam olduu grlmtr. Evcil hayvanlarn anatomilerinde hem iskelet, hem de d

grnte zamanla deiiklikler oldu. Bugn bir evcil hayvan yabanisinden ayrt etmek ok kolaydr. Ama balangta bu ok zor, hatta imknszd.

Konut tipleri: Mezolitik ada balayan kyleme sreci Neolitik ada daha da geliti (ekil: 3.17). Tarm ncesi ky yerlemelerinde 9000-10.000 yl ncesinde bugnk mimarlar bile hayrete dren yaplama rneklerine tank oluyoruz. Jericho (srail) ve Jarmo (Irak) gibi birok Neolitik kyn etraf gvenlik amacyla surlarla evriliyordu. Evler, balangta daire plannda topraa yar yarya gml olarak ina edildi. Ancak, insanolu keler ngrerek oluturduu dikdrtgen plan bulmakta gecikmedi; gerekten de dikdrtgen plan zerine kurulan yaplara anak mlek ncesi Neolitik adan itibaren rastlyoruz. Deiik ilevler iin ngrlen oda ve avlu anlay daha o zamanlar karmza kar. Akl'da olduu gibi (Esin, 1992, 1993), ilev ve konumlar farkl yaplar yeni bir rgtlenmenin de habercisiydi. Akl mimarisinin 2000 yl sonraki atalhyk mimarisinin temelini oluturduu dnlmektedir. Odalarn zeminleri bazen yass talarla kaplanyor, daha sonra kille svanyordu. Duvar ve demeleri rten sva ierisine saman kartrlyordu. Ta temel zerine kerpi duvar rlyor, at ise aa dallar ve hayvan postlaryla kapatlyordu. Aslnda, yaplarda kullanlan malzemeler ve mimari yap bir blgeden dierine deiiyordu. Gerekten de, rnein atalhyk Neolitik kynde evler yaplrken ta temel ngrlmemitir; kerpi temeller zerine dorudan kerpi duvarlar klmtr (Mellaart, 1971). Evler bitiik nizam dzeyindedir. Bu gelimi tarmc kyde, her evde bir kiler bulunmakta idi. Evlerin damlar dz olup, evler arasnda sokak ngrlmemitir. Ev bloklar arasnda nadiren gze arpan avlular ise plk olarak kullanlmtr. Eve gney duvarna dayanan bir tahta merdivenle damdan girilir, daha sonra da merdiven damda braklrd. Akl anak mleksiz ky yerlemesinde, tpk atal Hyk'te olduu gibi evlere damdan giriliyordu. Bugn bile ayn yrede bu alkanln devam ettii grlmektedir. atalhyk'te, odalarda oturma, uyuma ve alma iin ayr divanlar yaplmt. ok sayda platform, kiler olarak ngrlen alanlar, ara ve gerecin yapld ksmlar, frn ve ocan yer ald odalarla simgelenen byk evler aslnda bugnk konut anlaynn daha o zamanlar yerletiini gstermektedir. Aradan 9000-10.000 yl gemi olmasna ramen, dnyann birok yresinde Neolitik adaki temel yap malzemelerinin hl terk edilmemi olmas, dikkati ekicidir. Yuvarlak planl evler az sayda bireyin yaamasna olanak verirken, dikdrtgen planl evlerde kalabalk aileler kalabiliyordu. Dikdrtgen planl evlerde deiik boyutlarda ve biimlerde ok sayda oda ve blme ngrlmt. Neolitik a insan konutlarnda mutfak olarak kullandklar zel bir keyi de unutmamlard. Cafer Hyk (Malatya) Neolitik kynde iki katl yaplar bulundu (Aurenche ve ark., 1985). st kata evin dndan bir merdivenle klyordu. Demek ki daha tarm ncesi ky yerlemelerinde bile dubleks anlay vard. ekil 3.17 Cafer Hyk Neolitik kynde yaam (Malatya) (Aurenche ve ark., 1985)

Yakndou Neolitik yerlemelerinde, yaplarda sndrlm kire ve alnn duvar ve demelerde sva olarak kullanlm olmas nemli bir bulutur. ayn'nde anak mleksiz

Neolitik evrede yuvarlak planl, zgara planl ya da hcre planl yaplar belirli bir kronoloji iinde karmza kar (zdoan ve zdoan, 1989). Konut mimarisindeki bu evrim Yakndou'nun birok Neolitik ky yerlemelerinde de izlenir. Bugn Atatrk barajnn sular altnda kalm olan Urfa yaknlanndaki Nevali ori anak mleksiz ky yerlemesindeki ev planlar da ayn'ndekini hatrlatr (ambel, 1996). ayn'nden 2000 yl daha eski olan Hallan Cemi Neolitik kynde evler daire plannda ina edilmiti (Rosenberg, 1994). Akl'da yerlemeler genelde dairesel ve nsal duvar ve duvar aralklar ile birbirlerinden ayrlan odacklardan oluuyordu (Esin, 1992). Ksacas bu anak mlek ncesi Neolitik kynde belirli bir estetii yanstan mimariye rastland. ayn'nde halkn yaad mahalle, idari binalar, tapnaklar ayr olarak ngrlmt. Yerleim iinde kanalizasyon sistemi, p dklen ayr meknlar bulunuyordu. Neolitik topluluklar daha o alarda bile salk kurallarna ok dikkat ediyorlard; rnein Akl'da konutlara ait pler, mutfak artklar, yenilen hayvanlarn kemikleri ya da anak mlek paralar plk olarak ngrlen yere dklyordu. evreyi kirletip, mikrop retmesin diye de yaklyordu. Ksacas Anadolu'da ve Yakndou'nun birok blgesinde zamanmzdan 9000 yl ncesinde planl, rgtl ve salkl yaplamann en gzel rneklerini gryoruz.

l gmme adetleri: Neolitik ada l gmme gelenei olanca eitliliiyle gzler nne serilir. ller birok ky yerlemesinde evlerin tabanlar altna melmi konumda, sanki ana karnndaki ftsn duruuna benzer biimde gmlyordu. Bu melmi pozisyon yeni bir olay deildir; zira zamanmzdan aa yukar 33 bin yl ncesine kadar yaam olan neandertal de lsn ayn ekilde gmyordu. Mekn ii l gmme adeti tm Neolitik a boyunca izlenir. Neolitik adan sonra gelen Kalkolitik adan itibaren ller iin metropol dnda nekropol ad verilen kent d mezarlklar ngrlmtr. Bir ya da birden fazla lnn ayn mezara konulduu saptanmtr. Neolitik ada birincil gmlerin yansra ikincil gmlere de rastlanr. Baz aratrclarn ileri srdne gre, ikincil gm durumunda, bazen l bir sre ev dnda rmeye ve yabanl hayvanlarn paralamasna terkedilir; ardndan kemikleri gmlr (Mellaart, 1971). Kylerde yaayanlar llerle ayn mekan paylayordu. Evin sahibi, daha nce taban altnda gml olan dier yaknlarnn iskeletlerini bir kenara ekip, yeni len yaknn koyuyordu. Bylece evlerin taban altlarnda aile mezarlklar oluuyordu. Bu tr uygulamalara Anadolu ve Yakndou Neolitik kylerinde ska rastlanmtr. Son yllarda insan kemiklerinde gerekletirilen DNA analizi sayesinde bu llerin akrabalk dereceleri de saptanmaktadr. Barcelona niversitesi biyolojik antropoloji blmnden A. Perez-Perez tarafndan Akl insan kemiklerinde bu dorultuda almalar hl srdrlmektedir. atalhyk'te ller evlerde bir platform altna gmlyordu. Bu divanlarn stnde de insanlar uyuyordu. Neolitik ada ok tuhaf gmme adetleri vard. rnein Anadolu'da Kkhyk, srail'de Beisamoun ve Jericho ile Suriye'deki Tel Ramad Neolitik kylerinde llerin, gmlmeden nce yzleri ortalama 1 cm kalnlnda kire tabakasyla kaplanyor, bylece yzdeki ayrntlar ceset rdkten sonra da korunmu oluyordu (Ferembach, 1969). Tarm ncesi Neolitik dnemden balamak zere yerleim plan iinde ky halknn inan dnyasn yanstan yaplamaya da tank olmaktayz. Bu balamda ibadetlerin yapld, dinsel trenlerin gerekletirildii farkl mimari zelliklere sahip yaplar ngrld. rnein atalhyk'te dokuz yap katna yaylm 40 kadar tapnak veya kutsal mekn ortaya kartlmtr. Bu tapnaklarda kk heykeller bulundu. Fresk ve kabartmalar tapnaklarn iini sslyordu. atalhyk insanlarnn ok sayda tanr ya da tanraya sahip olduklarndan sz edilir (Mellaart, 1971). Son kazlar, atalhyk evlerinin hem ritel amal, hem de gnlk yaamda kullanlm olduunu gstermitir. Bu iki ilevli evlere atalhyk'n her tarafnda rastland. badet mekan olarak tanmlanan evlerin duvarlarnda resimler bulundu. Duvarlarda basz insanlar betimleyen sembolik resimler; ayrca, akbabalarn saldrsna maruz braklan llerin betimlemeleri grlr. atalhyk insannn dini inanlarna ait nemli bir gsterge de

boa kafatas kltdr. Evlerin ilerinde bazen tek bazen de ya da drt sral boa kafatas bulunmutur. Neval ori (Urfa) Neolitik kynde yaayan topluluun da ok grkemli bir tapna vard. Zemini mozaik kaplama olan yap iinde ok sayda kiretandan yaplm insan heykeli bulundu. ayn ky yerlemesinde bulunan ve kafatasl yap olarak bilinen antsal bina ise gerek mimarisi, gerekse ilgin l gmme adetleriyle ayn insannn inan dnyasna k tutmaktadr (zbek, 1988, 1989a). Gnmze kadar yerleim alannn ancak %20'si kazlan bu kyde ele geen insan says 600 kadardr. Bu nfusun %65'i ise kafatasl binada gmldr. Binay asl ilgin klan olay ise, en son kullanm evresinde yer alan kk oda iinde yaklak 75 insan kafatasna rastlanmasdr. Anladmz kadaryla, ayn halk bir dnem insan kafatasna ayr bir nem veriyordu. Gvdelerinden ayrd insan balarn odalarda zenle koruyordu. Avlu iinde yer alan yass bir ta zerinden alnan rneklerde bol miktarda insan kanna rastlanm olmas son derece ilgintir (Loy ve Wood, 1989). nsanlarn balar bu ta zerinde mi gvdeden ayrlyordu? Bu gzlemleri bir insan kurban etme gelenei olarak nitelendirebilir miyiz? Ayrca yabanl baz hayvan trlerine ait kan izlerinin de ayn ta zerinde bulunduu dikkate alnrsa, ister istemez akla yle bir soru geliyor: Acaba o a insanlar zaman zaman dzenledikleri ayinler srasnda hayvan da m kurban ediyorlard? Tabii bunlar hep varsaymlar olarak kalyor. Kald ki kafataslarnda ve korunmu olan ikinci boyun omurlarnda (eksen) hibir kesme izine rastlamadmz da burada belirtmek gerekiyor. ayn halknn inan dnyasna k tutacak bir baka aratrma Fransz antropolog Franoise Le Mort (Lyon) tarafndan Hacettepe niversitesi antropoloji laboratuvarnda yrtlmektedir. Henz almalar bitmemi olsa da, aratrmac (kiisel grme), kafatasl binada bulunan bir erikinin kafatasnda bilinli olarak gerekletirilen kesme izlerine rastlamtr. lnn kafatasna ynelik bu mdahalenin temelinde yatan nedeni bilemiyoruz. Tarihncesi atalarmzn yaadklar dnya ile ilgili nice srlar kendileriyle beraber yok olup gitti. nsan bann gvdeden ayr olarak zel odalarda saklanmas gelenei (bunu bir kafatas klt olarak deerlendiriyoruz), ayn dnda, Yakndou'da Ain Ghazal (rdn) ve Jericho (srail) gibi anak mleksiz Neolitik kylerinde de grld. Baz Neolitik kylerde herkes ayn tip mezara gmlmyordu; rnein Ganj Dareh'de (ran), kimi mezarlar basit bir toprak ukur eklinde, kimisiyse ta duvarlarla zenle rlmtr. Bu da topluluk iinde bir snf farknn olduunu artrmaktadr. Yaarken belirli imtiyazlara sahip olan insanlarn ldkten sonra da ayrcalkl bir konumda gmlmeleri dnlebilir. Anadolu'da bilinen en eski l yakma gelenei Akl'da karmza kar; evlerin taban altlarnda bulunan gmlerin bazlarnda (kadn, erkek ve ocuk ayrt etmeksizin) hafif ya da orta derecede grlen yanma izleri, bu kyde len baz kiilerin yaklarak gmldn akla getirmektedir. Bu uygulamann gerekesini bilemiyoruz. Neden sadece baz llerin yakldna ise dorusu geerli bir yant bulmak ok zor (zbek, 1995b ve 1998). Akl Neolitik a insanlar llerini ayn zamanda bir hasra sarp yle gmyorlard. 1997 kaz sezonunda gn na karlan orta yalarda lm bir erkein (No. 114) ise nce yakld, ardndan, vcudu btnyle kirele kaplanarak evin taban altna gmld tesbit edildi. llerin yanna zaman zaman eitli armaanlar konuluyordu. Kadnlar ve kz ocuklar, hayatta iken tadklar kolyeler, kpeler ve bilezikler gibi ss ve ziynet eyalar karlmadan gmlyordu. Mezarlarda iskeletlerle birlikte ele geen ss eyalar, o alarda sslenmeye ne kadar nem verildiinin kantlardr. eitli renkte kymetli talardan, deniz hayvanlarnn kabuklarndan ve bakrdan hazrlanan boncuklar, kemiklerden ve fildiinden yaplan sa ineleri birok mezarda ele gemitir. Yakndou'da ve Anadolu'da birok yerleim merkezinde kilden, topraktan yaplm kadn heykelcikleri ele geti. Bunlar Neolitik ada bereket ve dourganln simgesi tanralard.

atalhyk'te bulunan ana tanra iman ve heybetli bir grnm altnda, yanlarnda birer panter ba bulunan grkemli bir tahta oturmutur. Bacaklar arasnda da bir bebek ba durmaktadr. (Mellaart, 1971). Kimi aratrclar gerek anlamda tanr kavramnn besin retimine gei ncesi Neolitik ada karmza ktn belirtir. Bu da en arpc kltrel mutasyondur. Yeni din anlay, bir bakma topran ilenmesi ve besin retimiyle balantl olarak geliti. nsan, topra sadece bir besin kayna olarak deil, ayn zamanda tm yaamn ynlendiren gizemli bir g olarak alglamaya balad. Neolitik a insannn gznde o, bir toprak ana olmutu. nsan ile toprak arasndaki sevgi ba alar boyu devam etmektedir. nl halk ozanmz Ak Veysel'in "Benim Sadk Yarim Kara Topraktr" iirinde bu duyguyu aadaki drtlnde ne kadar gzel dile getirdiini hepimiz biliyoruz: Koyun verdi, kuzu verdi, st verdi Yemek verdi, ekmek verdi, et verdi Kazma ile dmeyince kt verdi Benim sadk yarim kara topraktr.

Tarm devrimiyle balayan salk sorunlar: nsanolu srekli kyler kurmakla ve giderek besin retimine geile birlikte, tarihte yeni bir dnemin kaplarn amt; ne var ki her yeniliin ve gelimenin de bir bedeli vard. Hzla byyen ky yerlemeleri, bu yerlemeler etrafnda biriken artklar, oalan nfus, evrenin bilinli olarak deitirilmesi birok salk sorununu da beraberinde getirdi (Cohen ve Armelagos, 1984). zellikle ormanlk alanlarn tarm yapmak amacyla hzla yok edilmesi, topra korumasz brakm, bitki rtsnn salad besleyici ve yararl maddeler erozyonla topran yzeyinden silinip sprlmtr. Youn tarma geile birlikte ekolojik dengeler alt st olmutur. Tarma alnan alanlarn su gereksinmesini karlamak zere, doal evrede yaratlan glet ve su kanallar baz hastalk yapc mikroorganizmalar tayan eitli kemirici ve eklembacakllarn reme ve oalmasna yol at. rnein, Afrika'ya tarmn girmesiyle beraber ldrc stma hastalnda art gzlendi. retimi artrmak iin topraa hayvan dksnn gbre olarak katlmas da enfeksiyonel hastalklarn hznda arta neden olmutur (Weiner, 1972). Art rn, kalabalk nfus ve bunun yaratt atklar byk yerleim merkezlerine srekli fare, kene, pire ve sivrisinek gibi hastalk tayc zararl hayvanlar ekti. nsanla i ie yaayan inek, domuz, koyun ve kei gibi hayvanlarn beslenme ve giyinme asndan birok yarar vard. Ancak bu ili dl olmann sonucu brsellosis ve tberculosis (verem) gibi birtakm hastalklar srlardan insana geti. Hayvandan insana geen bu tr hastalklar zoonoz olarak adlandrlr. Neolitiin erken dnemlerinden itibaren insan topluluklar, niastal bitkileri ar tketmeye balad. Oysa bu tr besinlerin protein, vitamin ve mineral deerleri dktr. Byle dengesiz bir beslenme ister istemez diren mekanizmasn da olumsuz ynde etkiledi. Gerekten de, beslenme yetersizliinden kaynaklanan rahatszlklar ifti topluluklarda daha yaygndr (zbek, 1996). Tarm, her ne kadar, daha fazla nfusu beslemeye olanak salyorsa da, bu yaam tarz eer hayvansal besinlerle desteklenmemise, hi de yle kaliteli ve dengeli beslenme anlamna gelmez. Buday, pirin ya da msr gibi tek bir tahla bal kalmak ok dengesiz bir diyettir. Tarmla gelien yerleim alanlarnda oluan yeni ekolojik koullar, nceden varolan enfeksiyonel hastalklarn daha da yaylmasna, insan saln giderek tehdit eden boyutlara ulamasna ortam hazrlad. Baz enfeksiyonel hastalklarn kalc olabilmesi iin nfusun belirli bir younlua ulamas gerekir. yle hastalklar vardr ki, insandan insana hzl gei zincirinin kurulmas sayesinde varlklarn srdrebilirler. Bu tr enfeksiyonlara akut enfeksiyonlar denir. Kzl, iek, kzamk, kabakulak, su iei ve kolera bunlar arasnda yer alr. Grld gibi tarm, hayvanclk, anak mlek gibi kltr tarihimize damgasn vuran yeniliklerin simgeledii Neolitik a, zellikle balang aamasnda, insan sal iin hi de

yle olumlu bir tablo izmiyor. Bunun kantlarn zellikle bu a ky yerlemelerinden karlan iskelet topluluklarnda aka gryoruz (ekil: 3.18). Akl (Aksaray, akeramik Neolitik a) kynde doan bebeklerin yars 1 yana gelmeden lyordu (zbek, 1995b ve 1998)). rnein ayn'nde ocuklarn %75'i, Akl'da ise %84' 0-5 ya arasnda eitli nedenlerle yaamn yitiriyordu (zbek, 1989a, 1996). Grld zere, bebek lmleri birok ky yerlemesinde son derece yksekti. Bylesine yksek bebek ve ocuk lmleri karsnda topluluun varln srdrebilmesi iin, doal olarak, dourganln da yksek olmas beklenir. Olumsuz salk koullar, yetersiz anne bakm, stten kestikten sonra ya da anne stne takviye olarak ounlukla salksz koullarda hazrlanan, dolaysyla patojen unsurlar ieren ek gdalar bebekler arasnda yksek oranda lme yol ayordu. ocuklar dzeyinde tesbit edilen salksz tablo, erikinler asndan da farkl deildi; Neolitik ada insan mrnde bir uzama grlmez; rnein Ganj Dareh'de (ran) ortalama mr 27, ayn'nde 36, Akl ve atalhyk'te ise 32 idi. Tpk paleolitik alarda olduu gibi erikinler genelde 20-30 ya arasnda lyordu. 50 yan stndeki insanlar parmakla gsterilecek kadar azd. ekil 3.18 Akl, ayn ve atal Hyk toplumlarnda lm erisi (M. zbek)

Neolitik dnemi medeniyete alan bir kap olarak dnebiliriz. Neolitik'te tarmla balayan retim a dnyann muhtelif blgelerinde zenginlik ve gcn birikimiyle kendini yanstan bir dizi deimelerle karmza kt. Kk ve geni lde otonom olan Neolitik ky yerlemeleri kkl biimde yap deitirdi. Sosyal ve politik sistemler dnlemeyecek boyutlarda dnme urad. Toplumlarn Neolitik ada srdrd yaam tarz btnyle farkllat. Madenler anda art retim daha da byd; sosyal snflar ard ardna domaya balad; i alannda uzmanlama ba gsterdi. Gl bir merkezi otoritenin ynetimi sayesinde grkemli projeler hayata geirildi. Yaznn icadyla birlikte gnlk yaamdaki tm olaylar kayda geirilmeye baland. Bata Mezopotamya ve Msr olmak zere Hindistan, Pakistan, in, Orta Amerika, Gney Amerika, Gney Avrupa, Afrika, Kuzey Amerika ve Gneydou Asya zamanmzdan 6000 yl ncesinden balayarak byk uygarlklarn yeerdii belli bal merkezler oldu. Tm bu uygarlklarn kkleri hi kuku yok ki Neolitik ada hayat buldu. te bu nedenledir ki Neolitik'i kltr tarihimizin ilk devrimi olarak kabul edebiliriz.

BLM IV Yaayan Irklar

Irk kavramnn tarihsel geliimi

Irk kavramnn tarihsel geliimini izlerken u iki noktann birbirine kartrlmamas gerekir: nsan toplumlarn, sahip olduklar biyolojik eitliliklerinden tr, snflara, daha uygun bir deyile rklara ayrmak baka; bu d grnm farkllklarn istismar ederek onlar aa rk, stn rk gibi bilimsel hibir geerlilii bulunmayan gruplara ayrmak bakadr (zbek, 1979). nsan topluluklarnn rk kategorilerine ayrlmasnda eer biyolojik ltler gzard edilerek sosyoekonomik ve ideolojik yaklamlara itibar edilirse rk kavram rk bir boyut kazanm olur. Irklk yzyllar boyu toplumlar arasnda kin, nefret ve dmanlk duygularn krklemitir. stn olan topluluk aa rktan olanlar yok eder dncesi, doann bir kural olarak gsterilmek istenmitir. Snflama tutkusu, insann iinde ok eskiden beri bulunmaktadr. nsan, yeryznde ilk ortaya kt dnemden bu yana iinde yaad dnyann srrn zebilmek iin bitip tkenmez bir enerjiyle devaml bir aratrma halindedir; evresinde var olan her eyi snflandrrken, bu arada kendini de snflamaktan geri kalmamtr. nsan var olduundan bu yana, kendini hemcinslerinden ayran zelliklere hep duyarllk gstermitir. Ne yazk ki hemcinslerinin hep farkllklarn grm; ou kez de bu farkllklar bir aalama unsuru olarak alglamtr. Doada plak dolama, geleneksel trenlerde tuhaf giysiler iinde dans etme ilkellik, yabanilik olarak alglanmtr. Yeryznn farkl corafi blgelerinde ve iklimleri altnda yaayan; farkl bedensel zelliklere, kltrlere sahip insan topluluklarnn, ticaret bata olmak zere eitli nedenlerle kurduklar ilikiler, bu toplumlarn birbirlerini karlatrmalarna zemin hazrlamtr. Deri rengi bu snflamalarda en sk bavurulan grnr zellik olmutur. Irk snflamalaryla ilgili bilinen en eski rnekler Eski Msr'da .. 14-15. yy'a kadar gider (ekil: 4.1) (Vallois, 1952). Krallar Vadisinde yer alan Biban al-Muluk kral mezarlarndaki duvar resimleri, eski Msrllarn insanlar d grnlerine gre snflara ayrdklarnn en gzel kantdr. Eski Msrllar, dnyada drt rkn varolduuna inanyorlard ve her rk ayr bir renkle betimlemilerdi; Msrllar (rot) koyu krmz renkte, stn bir topluluk olarak; Asyallar (na-mu) sar renkte, burun srt kemerli ve gr bir sakalla; Zenciler (nau) siyah renkte ve yapa sal olarak; Beyazlar (temahu) ise sar sakall, ak renk gzl, uzun boylu, vcutlar dvmelerle kapl ve hayvan postuna brnm barbarlar olarak gsterilmitir. Burada, insan rklar Tanr Horus'a yaknlk derecesine gre sralanm; en ne, beklenecei gibi, eski Msrl kendini koymutur. Deri rengine gre yaplan en eski rk ayrm, bildiimiz kadaryla Msr'da firavunlar dneminde karmza kar. Nitekim III. Sesostris ( 1887-1849) tarafndan Nil nehrinin ikinci alayanna yakn bir yerde dikilen tata u bilgiler yer almaktadr: Msr'n gneyinde yaayan siyah derili Zencilerden hibiri bu tala belirlenen snrn tesine geip Firavunlar lkesine giremez. Msrllarn Zencilere kar uyguladklar bu yasak, belki de tarihte bilinen en eski vize uygulamasdr. nsan toplumlarnn deri rengi gibi grnr zelliklere gre snflandrlmasna sadece Firavunlar dneminde deil, ayn zamanda M.. 200 yllarnda in'de de tank olmaktayz; inliler deri rengine bal olarak insanlar 5 rka ayrmlardr: Solgun meneke, ten rengi, sar, beyaz ve siyah. ekil 4.1 Eski Msrllarn tand drt rk (Vallois, 1952)

Tarihe bir gz attmzda, birok toplumda etnosantrik (kendi grubunu merkez kabul eden) duygunun egemen olduu, bunun yaratl efsanelerine de yansd grlr. Gerekten de, baz toplumlar kendilerini en st ve merkezi konumda kabul etmi, dier toplumlar kendinden aa seviyelerde grmlerdir. rnein bir Eskimo inanna gre Byk Ruh, insan yaratrken iki deneme yapar; ilk denemesinde baarsz olur ve ortaya kan kusurlu yarata kob-lu-na yani beyaz adam adn verir. Byk Ruh, bu baarszlktan sonra daha deneyimli olarak ikinci bir deneme daha yapar; bu kez in-nu adn verdii kusursuz, mkemmel bir insan yaratr; ite Eskimolar bu atadan geldiklerine inanr. rokua Kzlderililerinde de Byk Ruh, insan yaratrken deneme yapar; ilk iki denemeden ok kusurlu ve makbul olmayan iki insan elde eder; bunlar Beyazlar ve Siyahlardr. nc denemede ise mkemmel insana kavuur, bu da Kzlderililerin atasdr. Irk szcnn ilk kez Papa I. Gregory zamannda bugnk anlamda kullanldna tank oluyoruz; S VI. yy'da yaam olan Papa (Bkz. Baker, 1974) Roma'da bir pazar yerinde satlmak zere getirilen birka Anglosakson ocuunu grdnde bunlardan ak tenli, sar sal kimseler diye sz eder. Nordik rka dahil ettii bu insanlarn aslnda Akdeniz rk ierisinde dikkate alnan Romallardan nemsiz baz grnr zelliklerle ayrldn syleyerek her iki toplumun birbirlerine ok yakn olduklarna iaret eder. Daha sonraki yllarda, rk szcnn eitli kaynaklarda sk sk rastlandna tank oluyoruz; rnein M.S. XIV. yy'da slam dnyasnn nl dnr bn-i Khaldun'un (Bkz. Lahbabi, 1968) bu konuya yaklam biimi zamanna gre olduka ileri saylabilir. Deri renginin iklim koullarna bal kalarak dalm gsterdiine iaret eden ve "Mademki yeryznde deiik iklimler grlyor, o halde deiik fiziksel zelliklere sahip rklarn da bulunmas doaldr" diyen nl slam bilgininin Kuzey Afrika Berberileriyle ilgili baz snflamalar vardr. Irklk yapmadan rk konusuna eilen bir baka kii XVII. yy'da yaam olan Alman aratrc Ludolfus (Bkz. Baker, 1974) idi. Aratrcnn Afrika zerine vermi olduu bilgiler aada yer almaktadr: "Ekvator kuann yakc gnei altndaki blgelerde bugn siyah derili olmayan insanlara da rastlyoruz. Ama yle toplumlar var ki, Ekvator kuann hayli dnda bulunduklar halde, rnein Afrika'nn gneyindeki mit Burnu sakinleri gibi, ok siyahtrlar". Eski Yunanlar, kendileri dndaki toplumlar farkl bir gzle gryor ve dlyorlard. Kendilerini sekin ve yetenekli bir rk olarak gren eski Yunanlar dier tm insan gruplarn, hangi renkten ve kltrden olursa olsun, barbar diye tanmlyorlard. Hatta, Yunanlar daha da ileri giderek baz toplumlarn kendileri gibi doutan hr, bazlarnn ise kle olarak dnyaya geldiklerini ileri sryorlard. Bugnk kimi Yunanlarn da atalarndan pek aa kalr taraf yoktur; nitekim 1948'de bir Yunan antropoloji profesr, yazd makalesinde Yunan rkndan sz etmekte, bu rkn safln koruyabilmesi iin yabanc unsurlardan korunmas, dier toplumlarla karmamas gerektiine iaret etmektedir. Amerika ktasn istila eden spanyollarn da Kzlderililere kar youn bir rklk kampanyas srdrdn gryoruz (Baker 1974; Brues, 1978). MS 1550'lerde Juan Gines de Sepulveda adl bir spanyol aratrc, yazlarnda yerlileri kle dzeyinde, aptal insanlar gibi grmekte idi (Comas, 1960). Maymun insandan ne lde ayrlyorsa, spanyollar da Kzlderililerden o lde ayrlmaktadr, diyen aratrcnn bu davran aslnda Beyazlarn Amerika'y istila ettikten sonra, giderek iddetini artrdklar rk ayrm politikalarnn bir parasn oluturmaktadr. Fray Bartolome de Las Casas ve onun gibi dnenlere gre ise,

yeryznde yaayan insanlar aa insan, yar insan gibi anlamsz terimler kullanarak mertebelendirmeye kalkmak en byk yanlgdr. Avrupa'da MS XVIII. yy'da, insanlar arasnda ayrm yapan nl dnrleri gryoruz. Montesquieu, Kant, Hume ve Voltaire bunlar arasndan birkadr. Kanunlarn ruhu adl kitabnda Zencilerden, tepeden trnaa siyah yaratklar diye sz eden ve burunlarnn sanki bir yere arpm gibi yasslam olduunu belirten, onlara bu grnmlerinden tr acma hissi duymamann olanaksz olduunu syleyen Montesquieu, bu dnceleriyle de snrl kalmamakta ve Siyahlar hakkndaki nyarglarn u ifadelerle dile getirmektedir: "Erdemli bir varlk olan Tanr'nn, iyi bir ruhu simsiyah bir bedene yerletirebileceini sanmyorum." Tm bu alayl ifadeler, dorusu bu nl kiiye pek yakmamaktadr. XVIII. yy dnrlerinden Kant, Afrikal Siyahlarn doutan bir zek eksikliine sahip olduklarn savunurken, hi kimse tanmyorum ki kp da Zencilerin yeteneinden sz etsin, diye gln ve ayn zamanda gereklere aykr iddialarda bulunmaktan geri kalmamtr. XVIII. yy'da ve XIX. yy'n balarnda Zencilere kar adeta bir rklk kampanyas balatlmt. Bu akmn ncleri arasnda Voltaire'i anmadan geemeyiz. 1765'de yaynlad Tarih Felsefesi adl eserinde nl dnr, Zencileri yass burunlar, yuvarlak gzleri, kaln dudaklar, yapa salar ve dk zek dereceleriyle dier insan trlerinden apayr bir topluluk olarak tanmlamtr. XVIII. yy'da rklar arasndaki eitsizlikten sz eden dnr, tarihi, din ve siyaset adamlarnn yan sra, baz biyologlara de rastlyoruz. Alman asll Blumenbach da bunlardan biriydi. Etnik sorunlar yaam boyunca srekli gndeme getiren Blumenbach, balangta Kokazyana adl tek bir toplumun varolduuna inanyordu. Ona gre, dier tm insan toplumlar belirgin iklim koullarnn etkisiyle bu ana ktkten ayrlmlard. Kokazyana rk Blumenbach'n gznde stn ve sekin bir rkt. Bu rka o yzden varietas prima adn vermiti. Baz sylentilere gre aratrc, Kafkas blgesine yapm olduu bir gezi srasnda grd Kafkas kzlarnn kusursuz gzelliklerinden son derece etkilenmi ve bu toplumu Beyazlarn simgesi olarak kabul etmitir. nsan rklarn eitli ltlere gre ayrmaya kalkan bir baka bilim adam Alman anatomist Petrus Camper (1722-1789)'dir. Ayn zamanda anatomist olan Camper, zellikle yz asn kullanmak suretiyle zenci, beyaz ve maymunlar karlatrmtr. Camper'e gre yz as maymunlarda 58 derece, gen bir zencide 70 derece, bir Avrupalda ise 80 derecedir. Bu deerlerden hareketle anatomist, Zencilerin Avrupallardan ayrlarak maymunlara yaklat gibi son derece mantksz bir sonuca varmtr. Aka grlyor ki, XVIII. yy'da insan rklaryla ilgilenen nl kiiler, doal bir kavram olan rk olgusunu bilimsel anlaytan uzak, tmyle nyargl bir tutum iinde ele almlar; Avrupal Beyazlar dier btn insan toplumlarndan stn olarak grmlerdir. zellikle siyah derililere kar yrtlen rklk kampanyas, Avrupallarn XVII. yy'dan itibaren Afrika'y istila edip ekonomik ynden smrmeye balamasyla birlikte bambaka bir boyut kazanm; zorla ele geirilen topraklarda yer st ve yer alt kaynaklarnn iletilmesinde Siyahlar kle olarak kullanlmtr. Ortaya kan bu yeni smr dzeni iinde klelik stats yasallatrlmtr. Kilise de yaynlad bltenlerde bu staty benimser bir davran sergilemitir. Nitekim, papaz Thomas Thompson 1772'de yaynlad bir makalede Afrika'daki kle ticaretinin dine hi de ters dmediini dile getirmitir. Avrupa'da, kapitalizmin douunda kleler nemli rol oynamtr. Dnyaca nl Paris metrosu 1900'l yllarn banda ina edilirken Afrika'dan getirilen yzlerce siyah derili karn tokluuna yerin onlarca metre derinliinde altrlmtr. Avrupa endstri devrimi, Afrika'nn smrlen insan gc ve doal kaynaklarnn stnde ykselmitir. ktisatlar, XIX. yy' da ngiltere'de balayan sanayi devrimine Liverpool'da kurulan kle almsatm merkezilerinin nemli katkda bulunduuna iaret ederler. ada sanayinin arklar ilk kez siyah derilinin kan ve aln teriyle dnmeye balad, dersek bir lde gerei dile getirmi oluruz. Irklk ve klelik, tarihte birlikte yrmtr (enel, 1984). nl filozof Aristo bile kleliin

savunuculuunu yapmtr. Ona gre, kle eksik bir insand; ruhun ynetici esinden yoksundu. nsanlarn bazlar doalar gerei dierlerinin altnda olmaya mahkmdu. XIX. yy'da ABD'de yaayan William Simms adl bir yazar yle der: "Klelik Zenciyi vahi konumundan biraz daha yukarya karmtr; Karaderililerde sadakat, uysallk ve hizmetkrlk doutan varolan zelliklerdir". Kendi adyla anlan paratonerin yaratcs Benjamin Franklin (1706-1790), Zenci; ar yemek yiyen, buna karlk ok az alan bir hayvandr, derken nyle hi badamayan bir rk ayrmcl yaptn gstermektedir. Irk konusunda tuhaf ve o lde sama savlaryla XIX. yy'a damgasn vuran tannm Fransz diplomat ve ayn zamanda gezgini Comte de Gobineau'yu burada anmsamadan geemeyiz. 1853 ve 1855 yllarnda arka arkaya yaymlad nsan Irklarnn Eitlii zerine Denemeler adl eseriyle bir bakma Alman siyaset adam Adolf Hitler dneminde alevlenen tehlikeli rklk hareketlerine adeta zemin hazrlayan Gobineau'nun, kafasnda yant bulmaya alt sorulardan biri, belki de en nemlisi, neden byk uygarlklarn zaman potas iinde giderek eriyip yok olduklaryd, dinsel inanlarn giderek zayflayp kaybolmas, trelerin unutulmas, kltrel yozlama, kt bir ynetim, lks ve grkemli bir yaam byk uygarlklarn knde sorumlu tutulmamal, diyordu Gobineau. Ona gre, asl neden rklarn genetik farkllnda yatmaktadr. Gobineau, uygarlklarn gelimesinde evresel faktrleri hi dikkate almaz; in, Msr ve Mezopotamya'da byk uygarlklarn yaratlmasnda olumlu doa koullar, topran verimlilii, bol su kaynaklar Gobineau'ya gre fazla nemli deildi; bu blgelerin insanlarnda uygarlk yaratma potansiyeli batan vard. Gobineau, bir rkn stnln yaratt uygarla gre ler. Bu szde aratrc, tarihte 10 byk uygarln yaratldna inanr; bunlardan yedisi Eski Dnya'da, de Amerika'dadr. Eski Dnya'da kurulanlar Msr, Asur, Bizans, in, Roma, Hint ve Kuzeybat Avrupa uygarl; Yeni Dnya'da kurulanlar ise Aleganyen (bugnk ABD'nin bulunduu yer), Meksika ve Peru'dur. Gobineau, Kuzeybat Avrupa uygarlnn yaratcs olarak Cermen rkn grmektedir. Antropolojik adan hibir bilimsel deeri bulunmayan Cermen rk tanmlamas Gobineau'ya gre stn Aryan rknn Avrupa'daki uzantsna iaret etmektedir. Oysa, biyolojik anlamda bir Aryan rkndan sz edilemez. Terim sadece kltrel ve dilbilimsel alardan bir deer ifade eder. Yaplan arkeolojik aratrmalara baklrsa, kendilerine Aryan ad verilen ve birok leheye sahip kabileler vaktiyle Hindistan'n Pencap eyaletindeki Ambala blgesinde yaamlardr. Aryan dilinde yazlm ve II. bine tarihlenen Rigveda adl destanda, Aryan toplumunun stn yeteneklerinden sz eden arklara rastlanmtr. Oysa, talyan antropolog Cappieri (1970), Hindistan'da II. binlerde Harappa, Mohenjodaro, anhudaro gibi kentlerde yaratlan uygarla hibir katks bulunmayan Aryanlarn, steplerde yar gebe halde ilkel bir yaam srdrdklerini belirtmekte, bu byk yerleim alanlarna sk sk saldrlar dzenlediklerini yazmaktadr. Ne var ki, bugn Arilerin varln kantlayc birka yazl belgenin dnda herhangi bir belgeye sahip deiliz. Kazlarda Arilere ait iskeletlere de rastlanmamtr. Fiziksel zellikleri hakknda da bilinen tek ey derilerinin beyaz olduudur. XIX. yy sonlarnda Alman asll H. S. Chamberlain adl bir baka aratrcy gryoruz. Aratrc, Avrupa kltrnn gelimesine Romallarn, Bizansllarn ve Yahudilerin hibir katks olmadn belirtir. Etnik gruplarn rastgele karmasn hi doru bulmayan Chamberlain, rksal karmann, baz uygarlklarn knde nemli rol olduuna inanmaktadr. Gobineau gibi o da, Almanlar stn bir toplum olarak gstermektedir. Chamberlain, bir taraftan Roma mparatorluu'nun kn rksal karmaya balarken te yandan Germen, Kelto-germen ve Slavo-germen toplumlarnn karmalarn faydal buluyor. Tm renimini Almanya'da yapm ve Alman kltr ile yorulmu olan Chamberlain'in yazlarnda (Bkz. Baker, 1974) Yahudilere de yer verilmektedir. Yahudilerin Alman toplumundan farkl olduunu ileri srmekle yetinmeyen aratrc, dier tm Hint-Avrupa toplumlarndan ayr bir grup oluturduklarn savunmutur. Gelitirdii fikirler, Gobineau'nunkiler gibi, ileride Hitler'in rk eylemlerine esin kayna tekil etmitir. Chamberlain'in yansra, rksal karmaya tepki gsteren baka nl

kiiler de vard. Bunu, insanln gelecei iin son derece tehlikeli bulan Davenport ve Mjen (Bkz. Comas, 1960), genetik yozlamann bu suretle ortaya ktn, dolaysyla bedenin giderek baz hastalklara kar direncini yitirdiini ileri srmektedir. Onlara gre, rksal ynden saf olmayan toplumlarda ahlakn ve birok insani deerin bozulmas gibi durumlara daha sk rastlanr. Grleri aa yukar ayn dorultuda olan Humprey, Grant ve Stoddaart'n (Bkz. Comas, 1960) ileri srdklerine baklrsa, herhangi bir toplulua yabanc elemanlarn girmesi halinde, nceden var olan denge alt st olur. Nitekim, Kuzey Amerika yerlilerinin zamanla soysuzlap, kendilerine zg kltrel ve biyolojik yaplarn kaybetmi olmalarnn nedeni ancak bu yoldan aklanabilir, diyor sz konusu aratrclar. Irk kavramn bilimsel grnmnden saptrp sadece bir ideolojik silah olarak kullanan bir baka aratrc Alman dilci ve arkeologu Gustav Kossina'dr. Aratrc, 1912'de yaynlad kitabnda Alman toplumunu eski alardan gnmze bozulmadan kalan saf bir rk olarak grmektedir. Naziler dneminde Almanya, soykrm bir devlet politikas haline getirmiti. stn rk slogannn ateli bir savunucusu olan Avusturya asll Adolf Hitler (1889-1945), milyonlarca insann hayatn kaybetmesiyle sonulanan korkun bir felaketin ba sorumlusu olarak tarihe gemitir. 1925 ve 1927 yllarnda arka arkaya yaymlanm olan Kavgam adl iki ciltlik kitabnda Hitler, Alman rkn gklere karrken, zellikle Yahudilere kar youn bir aalama kampanyasna girmektedir. Yahudileri, beslenebilecei uygun bir ortam bulabileceine inand her yere kolaylkla szabilen zararl bir mikroba benzetir. Uygarlkla ilgili bilim, sanat gibi stn deerlerin btnyle Aryan rk tarafndan yaratldn savunur. Hitler sadece Yahudilere deil, ingenelere kar da byk bir nefret duyuyordu. Nitekim, 250 bin ingene Nazi toplama kamplarnda katledilmitir. Hitler, kitabnda sadece iki yetkiliden sz ediyor: Schopenhauer ve Goethe. Ama o, Fransz diplomat ve tarihisi Gobineau ile Alman asll Kossina'nn daha ok etkisinde kalmtr. Hitler'in rk konusuna ideolojik adan yaklam biimini okuyan herkes, onun zellikle Yahudilere kar tarif edilmez bir kin ve nefret ierisinde olduunu fark eder. XIX. yy'da insan rklarnn birbirinden farkl kategoriler olduu, rklar arasnda eitlik aramann ok sama olaca dncesine katlan saysz nl vard. Galton da bunlardan biriydi; aratrc 1869'da yaynlad Kaltsal Dhilik adl eserinde insan rklarn 16 basamaktan oluan bir mertebelendirme sistemine tabi tutmutur. Bu sistem iinde Zenciler, beklendii gibi, Anglosaksonlardan iki kademe daha aada yer alr. Buna karn, Anglosakson rk da ayn lekte MS V. yy'da yaam Atinallardan iki kademe daha aada yer almaktadr. Grlyor ki, baz devirlerde rk snflamalar bir liyakat ve mertebelendirme arac olarak kullanlmtr. (Loehlin ve ark., 1974). Kimi aratrclar da insan rklarn en gzelden en irkine kadar uzanan bir dizili eklinde ngrmlerdir. XIX. yy'da tank olduumuz bu nyargl snflamada Avrupallar en gzel, Zenciler ise en irkin rk olarak kabul edilmilerdir. Zencinin siyah derisi, sadece irkin bir grnm vermekle kalmyor, ayn zamanda ahlaki bir kusurun ve lekelenmiliin sembol olarak da alglanyordu. Beyaz smrgecilerin gznde Zenci, Nuh peygamberin ikinci olunun torunuydu, dolaysyla lanetlenmiti. Efendisi olan Beyaz adama hizmet etmek iin yaratlmt. nsan toplumlarn ilkel, ileri, stn, aa, zeki, aptal, gzel ya da irkin gibi szcklerle tanmlamak insanla ihanetten baka birey deildir. Zaten bu yaktrmalar bilinaltnda yatan nyarglarn bir tr da vurmasdr. Gerekten de, XIX. yy'da Virey, Bory de Saint-Vincent ve Demoulins gibi baz Avrupal aratrclarn insan gruplarn en gzelden (Avrupallar) en irkine (Zenciler) kadar giden bir mertebelendirmeye tabi tuttuklarn, hatta bu sonuncular hayvana daha yakn bulduklarn grmekteyiz. stelik bu aratrclar, fiziksel ynden en gzel olan Avrupallarn ruhsal ynden de en stn bir rk temsil ettiklerini, stn bir zekya sahip olduklarn vurgulamaktan geri kalmamlardr. Afrika'da smrgeci Beyazlarn yerlilere kar uygulad ayrmc politikann temelinde hi de siyah deri olgusu yatmamaktadr. Kald ki siyah deri sadece Afrika'ya zg deildir; Asya'nn gneydousunda, Avustralya ktasnda ve Gney Amerika'nn Amazon blgesinde nice siyah derili topluluklar yaamaktadr. Asl sorun, retim ve kaynak smrsnde, daha dorusu ekonomik smrde gelip dmlenmektedir. Irk ayrmnn tarih boyunca neden olduu atma ve savalarn

brakt kt ve ac anlar, stten az yanan yourdu fleyerek yer ataszne uygun olarak, bilimsel evrelerde rk teriminin adeta bir tabu gibi grlmesine yol amtr. Gerek ABD'nin bamszlk bildirgesinde, gerekse 1948 de ilk kez Birlemi Milletlerce yaynlanan 2 no'lu nsan Haklar Evrensel Bildirgesi'nde tm insanlarn, rk ayrm gzetilmeksizin doutan eit olduu ilkesi benimsenmise de, uygulamada durum hi de yle deildir; bugn dnyamzn birok blgesinde ya deri rengi farkl diye, ya da dini, dili ve genelde kltr farkl diye her trl ayrm yaplmakta, hatta bu ayrm byk boyutlara vararak, kitle halinde yok etmeye kadar gitmektedir. Beyazlar ne zaman eitlik, kardelik ve adaletten bahsetmilerse, hemen arkasndan daima tersi gelmitir. Fransa'da 1789 Fransz Devrimiyle gndeme gelen kardelik ve eitlik sloganlar hi de yle inandrc olmad; zira ayn lkede kinci Cumhuriyetle beraber insanlarn kardelii dncesinin asla gereklemeyecek bo bir rya olduu benimsenmeye baland. nsanlar karde olamazlard, nk eit deillerdi. kinci Dnya Sava'ndan sonra kurulan Birlemi Milletler, rk ayrm dncesiyle youn biimde savamaya balamtr. Gnmzde rklk felsefesini ad sayan, rk ayrmna dayal dnce akmlarnn insanlk onuru ve uygarlk kurallaryla badamadn savunan gr evrensellik kazanm olsa da, rklk ideolojisi dnyann birok yerinde yeniden canlandrlmaktadr. Birlemi Milletlerin giriimleriyle 1965 ylnda, 100 devlet tarafndan rk ayrmnn her eidinin tasfiyesine ilikin szleme kabul edilmitir. 1979 ylnda Birlemi Milletler 21-28 Mart arasndaki haftay rk ayrmyla sava haftas ilan etmitir. Afrikal Zenci yazar Diawara (1972), Avrupal nl aratrclarn sk sk kullanm olduklar ilkel dnce, ilkel topluluk ifadelerinin hi de gerei yanstmadn, gelimi bir ekonomiye ve teknolojiye sahip olmann insancl deerlere de sahip olmak anlamna gelemeyeceini belirtmektedir. Tarihin her devrinde rk ayrmna hedef olan Zencilerin, anatomik ynden Beyazlardan farkl olduklar zaman zaman haksz yere ne srlr. Oysa durum hi de yle deildir; rnein Zencilerdeki beyin hacmi Beyazlarnkinden farkszdr. Beyin korteksinde zekyla ilgili aln lobunun arl toplam beyin arlnn %44'ne eittir. Bu oransal deer Zenci ve Beyazlarda deimez. Beyin korteksindeki girinti ve kntlar asndan Beyazlar ve Zenciler arasnda hibir fark yoktur. Karlatrmal anatomi ve fizik antropoloji alanlarnda yzeysel bilgilere sanp baz aratrclar, Zencilerde grlen st ene prognatizmasn ilkel bir zellik olarak kabul eder. Oysa, gvdedeki kl sistemi'nin genellikle ok az gelime gstermesi, dudaklarn kalnl, alnn Beyazlardakine oranla daha bombeli oluu, ka kemerlerinin yok denecek kadar az gelime gstermesi gibi grnr zellikleri ile Zencilerin, nisbeten daha ileri bir evrim dzeyinde bulunmalar gerekmez mi? Ancak, unu zellikle hatrlatmak gerekir ki, gnmzde hibir toplum evrim srecinde ileri bir aamay temsil etme ayrcalna sahip deildir. Beyaz insann kendi dndaki toplumlar kmseme eilimi filmlere kadar yansmtr; rnein ABD'de XX. yy'in ilk yarsnda evrilen birok Hollywood filminde ynetmenler, Siyahlar aptal ve kle ruhlu, Kzlderilileri ise masum insanlar ldren, kafa derilerini yzen, saldrgan ve vahi olarak tantmlardr. Ne yazk ki yeni kuaklar byle bir atmosfer iinde yetimi, bu etnik gruplara kar kin ve nefret duygusu giderek artmtr. Gemite atalarnn yaad bu rk ayrm zihniyetinin bilincinde olan gnmz Siyahlar ve Kzlderilileri arasnda da ayn nefret duygusu bu kez Beyazlara kar grlmektedir. ABD'de, Gney Afrika Cumhuriyeti'nde, Rodezya'da baz tren ve otobslere Siyahlarn alnmay, eitli kamu kurulularnda Zenci ve Beyazlara ait ayr tuvaletlerin ngrlmesi, Beyazlarn denize girdii plajlarn Siyahlara yasaklanmas, baz otel ve lokantalara Siyahlarn girmesine izin verilmeyii insanlk adna utan verici durumlardr. Gney Afrika'da renk ayrm o denli belirgindir ki, 1924'de birok subay, resmi yazmalarda Beyazlar iin kullanlan kibar dilin Zenciler iin de

kullanlmas gerektiini savunduklar iin ordudan ihra edilmilerdir. Gney Afrika Cumhuriyeti sadece Beyazlarla Zenciler arasnda deil, ayn zamanda Hindistan'dan vaktiyle buraya gelip yerleen Hintlerle Beyazlar ve Zenciler arasnda da rk atmalarna sahne olmaktadr. Hint yerliler, Gney Afrika'nn, beyazlar ve Zenciler kadar kendileri iin de anavatan olduunu ileri srmektedirler. ABD'de Zenciler ve Beyazlar arasndaki huzursuzluk her geen yl daha da artmaktadr. Irk ayrm zihniyeti gnlk yaam byk lde yansmtr. Zenciler arasnda isizlik, ekonomik sknt byk boyutlara ulam bulunmaktadr. Anglosakson kkenli Beyazlarla Zenciler arasndaki ekonomik uurum kapatlamyacak kadar bymtr. sizlik, Zencilerde Beyazlara oranla iki katdr. Bugn Zenci genler arasnda % 60'a varan isizlik vardr. Bu da genleri sua, uyuturucuya ve hastala itmektedir. ABD'de baz zel okullara Zenci ocuklar alnmaz. Zenciler, srf derilerinin renginden tr, polis tarafndan ilemedikleri sulardan tutuklanmaktadr. Aslnda, ABD'nin rk ayrm politikas Zencilerin yansra Kzlderilileri de hedef almaktadr. Son yllarda, bu iki etnik grup, Beyazlarn rk basklar karsnda dayanma iine girmiler ve geni apta rgtlenmilerdir. Hindistan'daki durum bundan hi de farkl deildir; insanlar kast denilen sosyal snflara ayrlmlardr. Kastlar arasnda almaz bir duvar vardr. st kastlarn mensuplar alt kastlardan biriyle evlenmez. Kastlar, ayr birer sosyal tabakadr. Bireyin adeta kltrel kimliidir; kii o kast iinde doar ve mr boyu orada kalr. Kastlar genelde endogam gruplardr. Kastlar aras evlilik ilikileri pek ho karlanmaz. zellikle yukar kastlarda yer alanlar bu kurala ok sk uyarlar. Hi kimse kendi arzusu ile bir kast seemez. 1931 ylnda Fransa'da geen bir olay Beyazlarn Siyahlar nasl kmsedii ve aaladnn bir baka belgesidir (Douin, 1998). yle ki, 1931'de Paris'te alan ve smrge lkelerine ynelik bir sergiye Yeni Gine adalarndan 91 Kanak yerlisi getirilip timsahlarla ayn blmede ziyaretilere sunulmutur. Tantc pankart zerinde de insan eti yiyen yamyamlar ibaresi yer almtr. Aralarnda kadn ve ocuklarn da bulunduu bu talihsiz yerlilerden bir ksm olumsuz koullardan tr lm, geri kalan 60 kadar Kanak yerlisi daha sonra Almanya'nn Berlin, Hamburg, Frankfurt ve Mnih ehirlerinde halka poligam ve yamyam plak maymunlar olarak sergilenmek zere gnderilmitir. nsanlk asndan yz karas saylabilecek rk ayrm dncesi zaman zaman karsnda baz nl kiileri de bulmutur; nitekim 106-43 yllar arasnda yaam olan Romal siyaseti iero, insanlar bilgi ve kltr bakmndan farkllk gsterebilir ama, hepsinin renmeye kar yetenekleri temelde ayndr, deme yrekliliini gstermitir. Dinlerin gelimesiyle beraber, grnr zelliklerden dolay insanlar snflara ayrmann doru olmayaca gr arlk kazanmtr. Hristiyanlkta insanlar birbirleriyle karde ve Tanr huzurunda eit olarak kabul edilir. ncil'in yeniden gzden geirilmi olan ngilizce basksnda (Baker, 1974), Tanr'nn tm insanlar ayn kkten yaratt ve yaadklar blgelerin snrlarn balangta belirlediinden sz etmektedir. te yandan, ayn Kutsal Kitap'ta (acts XVII: 24-26) aziz Paul, insan topluluklarndan sz ederken, ne Yahudi ne de Yunan diye bir ayrm yapmalyz, hepiniz sa'nn benliinde btnleen tek bir varlksnz, eklinde dncelerini dile getirmektedir. Bunun yansra, aziz Paul'e mal edilen ve ncil'de yer alan "Tanr btn milletleri tek bir kandan yaratt" cmlesinde sz edilen kan kelimesini aziz Paul'n gerekten kullanp kullanmad tartma konusu yaplabilir; nk Kutsal Kitap'n eski Yunanca metinlerinde bu kelimeye rastlanmamaktadr. Aziz Jerome zamanndaysa Katolik kilisesi aziz Paul'n, kan anlamna gelen bir szck kullanm olduunu kesinlikle reddetmektedir. te yandan, Canon G. W. Wade'in (Bkz. Baker, 1974) Yunanca yazlm Yeni Ahid'deki bu ksmla ilgili cmleyi "Tanr, insanlar tek bir atadan (kan yerine) yaratt" biiminde yorumladn gryoruz. nsan

gruplar arasndaki yaknln ifade edilmesinde kan szc yerine farkl szckler kullanlmak istenmise de ncil'in Yunanca ve Latince evirilerinde zellikle kan szcnn kullanldna tank oluyoruz. Nitekim, 1516'da Erasmus' un (Bkz. Baker, 1974) Latince yorumlam olduu ncil'de kulland ex uno sanguine tek bir kandan anlamna gelmektedir. Hristiyanln ilk dnemlerinde egemen olan gr, tm insanlarn en ufak bir ayrm gzetilmeksizin eit biimde dikkate alnmas ilkesine dayanyordu. Ne yazk ki, bu mesaj zamanla Ona inananlar arasnda pek taraftar bulmam ve giderek unutulmutur. slamda da rkln yeri yoktur; insanlar arasndaki stnlk ancak insanla hizmetle llr. Kutsal kitap Kuran'in bir ayetinde (X:19) yle bir ifade yer alr: "Kukusuz insanlar tek bir milletten baka bir ey deildi, sonradan ayrla dtler." slam dini, etnik ayrmlarn tmyle ortadan kaldrlmasn ister. slam'a gre, rk, renk, dil ve lke bir toplumun dierine stnlk kurmas iin gereke saylamaz. Gibb'in de iaret ettii gibi (Bkz. Ensari, 1967), etnik gruplar arasndaki anlay ve ibirlii konusunda slam'n ok salam bir gelenei vardr. slam'da zellikle tasavvuf akmlarnda Tanr sevgisi insan sevgisiyle zdeleir. nl dnr Mevlana Celaleddin Rumi, slamn hmanist anlayn en iyi biimde baknz nasl dile getiriyor: Gel, yine gel, her ne isen yle gel, Kfir, putperest olsan da yine gel.

te yandan, byk halk ozan Yunus Emre'nin u szlerinde insanlar arasnda olmas gereken kardelik ve eitliin ne kadar gzel yansdn gryoruz: Biz kimseye kin tutmayz, Kamu alem birdir bize.

Bir baka iirinde Yunus yine ayn duygu ile couyor: Sevelim, sevilelim Dnya kimseye kalmaz.

slam dini, insan trnn milletlere ayrlmasn doal karlamakta ama, herhangi bir etnik grubun dierine stnln kabul etmemektedir. Kuran'da (VI:2) insanlar arasnda doutan bir ayrlk ve stnln olmad aka belirtilmitir. Sonu olarak, iki byk dinin de temelinde insanlarn en ufak bir ayrm gzetilmeksizin Tanr katnda eit olduu ilkesi yatmaktadr. nsan rklarnn eit olmadn savunan ya da insan topluluklar arasnda ayrm yapmann insanlkla badamayaca dncesini benimseyen aratrclarn hepsinden burada sz etmemiz olanakszdr. Srekli aalanan, kmsenen baz toplumlar bu rklk kampanyalarndan etkilenmi, aalk komplekslerine kaplmlardr. Yeryznde mkemmel bir toplum yoktur. Kltrel yaratclk, teknolojik gelime hibir toplumun doutan devrald bir miras olamaz; bu yetenekler kuramsal olarak btn insan toplumlar iin ayndr. Hibir toplumun bu adan bir komplekse kaplmasna gerek yoktur. Doal koullarn, tarihsel olgularn, kamlayc bilgi dolam vb. teknolojik gelimede nemli rol oynad gzard edilmemeli. Baz devirlerde ok iddetli bir grnm kazansa da rklk, aslnda her zaman varoldu (Edvvards, 1976; enel, 1984). nsanlk d bu davrann yeryznden silinmesi iin daha ok gayret sarfedilmesi gerekmektedir. svirelinin Sicilyal iiye, Almann Trk iisine, Franszn Kuzey Afrikal

Araba, spanyolun ingeneye ya da ngilizin Jamaikalya kar taknd rk tutumlar, insanlar arasndaki eitlik kavramn baz toplumlarn hl ilerine sindiremediklerini gstermektedir. Baz gelimi lkeler nedense bnyelerine yeni insan tiplerinin katlmasna tahamml edemiyorlar. rnein Kanadal nl bir eitim uzman 1978'de, Kanada'ya giderek artan Zenci g karsnda, kendi deyiiyle Beyaz rkn aznla dmesi kaygsyla tpte Beyaz bebek yetitirilmesini nerecek kadar gz kara bir rklk yapmtr. Avrupa kkenli Beyaz ounluu korumann en etkin yolunun bu olduunu ileri srmtr. Kanada'da Beyazlar Zencileri kendi refahlar iin bir tehlike saymaktadrlar. Tm bu tutum ve davranlar gstermektedir ki, Hitler dneminden bu yana pek fazla mesafe katedememiiz. nsan rklaryla ilgili nyarglar gnmzde hl varln srdrmektedir. Irk olgusunu anlamak iin, insan eitliliinin bilincine varmak, rklarn farkllamasnda rol oynayan faktrleri irdelemek nemlidir. nsan rklarnn karlatrlmasnda en ok istismar edilen lt beyin hacmi, dolaysyla zekdr (Loehlin, Lindzey ve Spuhler, 1975). Zencilerde beyin hacminin Beyazlardakine oranla ortalama 100 cc daha kk olmas, fazla yank uyandracak bir olay deildir. Baz aratrclar bunu nedense ok nemli bir farkm gibi grrler ve Zencilerde bu yzden zeknn daha dk olduunu ileri srerler. Zaten her devirde, baz evreler biyolojik eitlilikleri davran rntleriyle ilikilendirmek suretiyle insanlar arasnda ayrm yapmlardr. Eskimonun beyni de Beyaz adamnkinden ortalama 100 cc daha iridir. Eer ayn mantkla hareket edecek olursak, Eskimolarn Beyazlardan daha zeki olduu sonucuna varrrz ki; bu da bilimsel hibir temele oturmaz. Kald ki bir rk iinde bile beyin hacmi ok deiir. Zeknn belirlenmesinde hacimden ok, beyin iindeki nron ann zenginlii ve karmakl rol oynar. Ne yazk ki iinde yaadmz yzylmzn byk bir blmnde, toplumlarn zeks zek katsays (IQ) ile belirlenmeye alld (Lynn, 1978); farkl etnik gruplarn IQ'lar farkl deerler verdi. rnein ABD'de yaayan Siyahlarn IQ'lar Beyazlarnkinden ortalama 11 puan daha dk kt. Ancak, bu farkllk doutan bir zek eksikliinden deil de iinde yaanlan evreden kaynaklanmaktadr. Ne var ki tm bu testler brakn farkl etnik gruplar, ayn grup iinde bile farkl yaam biimi sren kesimler arasnda farkllklar ortaya karmtr. Bir dhinin bir aptaldan daha kk, ya da daha byk bir beyne sahip olduu kantlanm deildir. O halde, zek testleriyle ulalan farkl deerler, genelde, farkl sosyal/kltrel yaam biimlerinden kaynaklanr. u son yzyl ierisinde rklarn eitsizliini savunan ya da bu gre kar bir tutum taknan eitli ilgi alanlarna mensup btn aratrmaclarn dncelerinden burada sz etme olanamz bulunmamaktadr. Yalnz, tarihin eitli devirlerinde, bu tr giriimlerin etkisi altnda baz toplumlar, izleri kolaylkla silinmeyen tuhaf ve o lde gereksiz bir aalk kompleksine kaplrken, bazlar da kendilerine an bir stnlk havas vermi, dier toplumlar kk grme, aalama eilimine girmilerdir. Aka itiraf etmek gerekir ki, rk ayrm ne Hitler ile balam ne de Hitler ile son bulmutur. Yalnz, vaktiyle kanl arpmalar ve kitle katliamlaryla kendini yanstan bu eylem, gnmzde adeta biim deitirmi, daha ziyade sosyal ve ekonomik alanlarda arln hissettiren bir souk sava niteliine brnmtr.

Saf rk ve ideal rk kavramlar: Doadaki canllar snflama giriiminde bulunurken aratrclar, nce nominal kategoriler oluturdular; daha sonra bu kategoriler arasnda ne gibi ilikiler olabileceini aratrdlar. Her kategori bir ideal form olarak algland; bu formlara uymayanlar da sapkn ve kusurlu olarak grld. Oysa, ne insanlar ne de dier canllar dnyasnda ideal tip sz konusudur. deal tip kavram, insan topluluklarn rklara ayrrken de etkin rol oynad. Hibir insan rk iin ideal bir ablon oluturanlayz. Bugn dnyada hi kimse bir rk tipinin tarifine tpatp uymaz. sve'de askere alnan genler zerinde yaplan aratrmada, Nordik rkn simgesi saylan zelliklere sadece %10 gibi ok dk orandaki bireylerin sahip

olduu,

geri

kalan

%80'in

ise

bu

tanmlamaya

uymad

gzlemlenmitir.

Baz rklarn dierlerinden daha saf olduunu sylemek hi de gereki bir davran deildir. 30 bin yldan bu yana, insan gruplar dnyann hemen her yerine yayld. Toplumlar iinde gzlemlediimiz biyolojik eitlilik herhangi bir kesinti oluturmakszn her ynde gelimesini srdrd. Gler sayesinde insan toplumlar arasnda youn bir gen alverii gerekleti. Amazon blgesinin balta girmemi ormanlarndaki ya da Okyanusya'daki baz izole adalardaki yerliler bir kenara braklrsa, dnyada karmayan toplum kalmad. Bu sre kimi blgede (Avustralya ktas yerlilerinde olduu gibi) ok yava, kimi blgede (Avrupa'da olduu gibi) ise ok hzl oldu. Japonya'nn kuzeyindeki baz adalarda yaayan Aynular zamanla Japonlarla; ayn ekilde Afrika'da Kalahari l evresinde yaayan San topluluu evredeki dier topluluklarla karmaktan kurtulamad. Onlar da bugn artk saf deildir. Genetik balamda hibir topluluk hayvan yetitiricilerinin setii tarzda bir saf rk olayn yanstmaz. Bireylerin genotipleri eitli ve zengindir. ABD'de, klelik yllarnda zellikle Zenciler ve Beyazlar arasnda karma ok oldu. Gnmzde yaplan bir deerlendirmeye gre, Amerikal Zencilerin gen havuzunda aa yukar %20'ye yakn Beyaz gen vardr. ABD'de yaayan ve Beyaz diye tanmladmz topluluklarn gen havuzlarnda Afrika, Avrupa ve Asya dndan gelen eitli topluluklarn genleri bulunur. Grld gibi, Amerikal Beyazlarn gen havuzlar adeta bir mozaik gibidir. O halde, hibir toplumun gen havuzu tarih boyunca olduu gibi kalmam; aksine, srekli biimde yeniden yaplanmtr. nsann biyolojik eitlilii

Irkn biyo-kltrel tanm: nsan trnn en gze arpan yan, gsterdii olaanst eitliliktir (ekil: 4.2). Ne kadar ayr ve iine kapal olursa olsun, bir toplum iinde bireyler arasnda saysz denilecek kadar farkllklar bulunur. Irk kavramn artk nyarglardan, rklk dncesinden tmyle ayrarak bilimsel bir yaklam iinde, insann biyolojik eitliliinin bilincinde olarak ele almann zaman geldi. Dnyann eitli blgelerinde, grnleri farkl olan insanlar yaamaktadr. Bunlar gemite de vard, imdi de. Gerek olan u ki, rk kavram geerli ve ilevseldir (Rensenberger, 1992). nsan cinsinin, yeryznde ilk grld tarihncesi alardan bu yana eitli rklar eklinde farkllat kabul edilmektedir (Coon, 1959, 1969). Nfusu son derece youn ABD ve Hindistan gibi lkelerde bile bir kiinin evlenme ans ancak birka etnik grup ierisinde snrl kalr. eitli sosyal-kltrel elerin evlilik emberinin daralmasnda oynad rol byktr. rnein ABD'nin Dou eyaletlerinin etnik ynden kark baz kentlerinde genler eitli sosyal kurumlarn basksyla eer talyansa bir talyanla, Katolikse bir katolikle, Zenciyse bir Zenciyle ya da Yahudiyse bir Yahudi ile evlenmektedir. Ancak, ne kadar farkllarsa farkllasn, tm insan rklar gnmzde tek bir tr (sapiens) altnda toplanr. Sradalar, okyanuslar ve adalar gibi corafi engellerle aralarndaki ilikiler hayli snrl kalm olmasna ramen, yeryzne geni lde yaylm bulunan insan gruplarnn hibiri genetik adan tam bir kapal toplum deildir. Genetik karma derecesi corafi mesafelere gre deitii gibi, kltrel deerlere gre de sk ya da snrl olabilir. Evlilik ilikilerinde eitli sosyal kurumlarn seilimci basks gzard edilemez. Dnyann baz blgelerinde hl varln srdren ievlilik adetleri, belirli insan toplumlarnda belirli genlerin younlamasna olanak vermitir. ekil 4.2 Eskimo (brevilin) ve Zenci (lonjilin) (L'ascension de l'homme, 1977)

G dalgalar zamanla yeni genetik karmalara ortam hazrlamtr. Bu balamda ABD nemli bir rnektir; 1845 ve 1854 yllar arasnda Sar, Beyaz ya da Siyah yaklak 3 milyon insan Yeni Dnya'ya g etmitir. 1800-1924 yllar arasnda da 36 milyon insann Avrupa'nn eitli lkelerinden buraya geldikleri bilinmektedir. Her yeni g dalgasyla birlikte, ABD'nin gen havuzu yeniden biimlenmitir. Yal dnyamzda u son 30 bin yl iinde zaten ok youn bir g hareketi yaanmtr. Genetik karma, sadece gen skln etkilemekle kalmaz, ayn zamanda baz deer yarglarnn gelimesine de ortam hazrlar. rnein ABD'de bir Siyah kadnn ocuu, babasnn kkeni ne olursa olsun Zenci olarak alglanr. nk Zenci kan, anne sz konusu olduunda temel unsurdur. Neden insan gruplarn belirli rklara ayryoruz? Daha dorusu nedir bu rk denilen ey? Irk kavramn; psikolojik, sosyal, kltrel ve siyasal olmak zere birok unsurun etkisi altnda tanmlayanlar olmutur. Antropologlar ve biyologlar rk, insan eitlilii dncesinden hareketle ele alrlar. Irk, ayn genetik miras paylaan ve aralarnda reyip oalan bireylerden oluan bir topluluktur. Bu balamda, rnein bir Eskimo bir Zenci ile evlenip ocuk sahibi olabilir; ya da bir Beyaz her zaman aalad siyah derili ile evlenir, reyip oalabilir. Bir baka tanmlamaya gre rk, belirli bir blgede yaayan ve baz genetik zelliklere aa yukar eit sklkta sahip olan bireylerin oluturduu btndr. Biyolojik anlamda yaplan rk tanmlamalar, aslnda birbirlerini tamamlar niteliktedir. Irk sorunu bilimsel dorultuda, milletleraras bir kurulu dzeyinde ilk kez 1951 ylnda ele alnmtr; UNESCO'nun 4 ile 8 Haziran 1951 tarihleri arasnda Paris'te yaplan toplants sonunda dnyaca nl fizik antropolog ve biyologun imzasn tayan bir bildiri yaynlanmtr. Bildiride yer alan rk tanmlamas Prof. Julian Huxley ve Theodosius Dobzhansky tarafndan gzden geirilmi haliyle 26 Mays 1952 ylnda tekrar yaymland. Buna gre; rklar, belirgin ve ayn zamanda kaltsal olan, doal ayklanma, mutasyon, karma ve izolasyon gibi faktrlerin sonucunda ortaya kan bedensel farkllklarla simgelenen insan topluluklardr. te yandan, UNESCO'nun 1964 ylnda yaymlam olduu bir nc bildiride, rk tanmlamas ve snflamalarmn geerlilii yadsnyor ve rk terimi yerini nedense toplum terimine brakyor. Irk kavramn bir sorun olarak deil de, bir olgu olarak alglamak gerekir. nsanlar rk kategorilerine ayrrken ou kez biyolojik ve kltrel unsurlar birbirine kartrlr. Dil, din, kltr ve etnik unsurlardan hareketle rk snflamas yaplamaz. Bu deerler arasnda zaten salt bir badaklk aranmamaldr. Ayn dili konuan topluluklar ayn rktan olmayabilir. rnein Hint-Avrupa dil kompleksi, Avrupa stokuna giren her biri farkl grnr zelliklere sahip toplumlar tarafndan konuulurken; in-Tibet dil kompleksi byk lde Mongoloid toplumun eitli gruplar tarafndan konuulur. Malezya-Polinezya diliyse ayn zamanda Madagaskar Siyahlarnn, Dou Pasifik'teki Hawai sakinlerinin ve Gneydou Asyallarn resmi dilidir. Hamitik diller, Beyazlar ve Zenciler tarafndan paylald halde, Altay dilleri Trkiye'den

Kore'ye kadar olan geni bir alana yaylma gsterir. Dil unsuru, bu rneklerde de grld zere eitli rk ya da alt rklar kapsayan geni bir emsiye olarak dnlebilir. Kltr ve dil elerini dikkate aldmzda, rnein Yeni Dnya'da, Uto-Aztek dilleri bir yandan ABD'nin byk ovalar blgesinde yaam olan Komaniler tarafndan konuulurken, dier yandan Orta Amerika'da ileri bir uygarln yaratclar olan Aztekler tarafndan konuulmakta idi. Bu rnekte ise rk ve dil badayor, ama bu kez de kltr ayrlyor. Irk biyolojik bir gereklik olarak kabul edilse de, snflama davran eletirilebilir. Irk snflamalarnda zaman zaman nesnellikten uzaklalm; birok aratrclar birincil rk, ikincil rk, mikro rk, alt rk gibi kendilerine gre birtakm kavramlar gelitirmiler, insan toplumlarn 150, hatta 200'e kadar giden kategorilere ayrmlardr (Garn, 1964). nsann biyolojik ve kltrel zenginlii, milyonlarca yl sren bir srecin sonucu olarak alglanp bundan vn duyulaca yerde, bu farkllklar ayrc birer unsur eklinde dikkate alnmtr. Irk deien bir simgedir, iki insan nasl birbirine tam olarak benzemiyorsa, insan rklar arasnda da farkllklarn olmas doaldr (Baker, 1974). Tek yumurta ikizleri bir kenara braklrsa, iki bireyin dahi tamamen ayn olma olasl sfrdr. Zaten insan trnn en gze arpan yan, gsterdii olaanst eitliliktir. nsan tr on binlerce zellikten oluan bir koleksiyon gibidir. Ne kadar ayr ve kopuk olarak bir kede kalrsa kalsn, bir insan toplumu iinde bireyler arasnda saysz denilecek lde farkllklar bulunur. Bir rkn bedensel zellikleri bir baka rknkinden farkl olabilir; kald ki bu farkllklar her toplumun kendi iinde de olur. ki toplumda ayn kan gruplarna rastlanabilir; ama bunlarn grlme sklklar farkldr (Weiner, 1972; Kottak, 1997). rnein B kan grubu Avrupa'da %020 arasnda bir dalm gsterirken, Asya'ya doru grlme skl %30'lara kadar kar. Baz spesifik kan sistemleri de baz toplumlar simgeler; rnein kanda bulunan Duffy adl sistemin Fya tr birok toplumda %75'i gemezken, Avustralya yerlileri ve Mikronezyallarda %100 orannda rastlanr (Weiner, 1972). Tm bu fizyolojik ve bedensel eitliliklerin, insann uzun biyolojik evrimi esnasnda doal seleksiyonun belirleyici gc altnda olutuunu dnyoruz (Moullec, 1964). Seilimci bask ABO kan gruplarnn sklklar zerinde ilevini gerekletirir. Bir iddiaya gre, iek hastal A ve AB kan gruplarnn youn biimde grld toplumlarda dierlerine oranla daha iddetli biimde geer ve daha lmcldr. Eer bu iddiada bir gerek pay varsa, iek hastal, yaygn olarak grld yerlerde A ve AB kan gruplarna sahip bireyleri elimine etme ynnde bir seilimci etken gibi ilevini yerine getirir. Bu durumda, O ve B kan gruplarna mensup bireylerin hayatta kalma ans fazla olduundan daha kolayca reyip oalarak, bir sonraki kuaa daha fazla dl aktaracaklardr. iek hastalnn vaktiyle ok yaygn olduu yrelerde neden bugn B kan grubunun daha sk grld belki bu yolla aklanabilir. Kan gruplarnn corafi dalm ile ilgili bir baka inceleme Diego kan antijeni zerinde younlamtr; bu antijen genelde Asya'daki Mongoloidlerde ve onlarla akraba olan Kzlderililerde grlr (Weiner, 1972). nsann biyolojik uyum yetenei - rksal farkllama

Hibir aratrc, insan gibi politipik bir yap gsteren yaratkla ilgili yapt rk snflamalarnn kesin bir geerlilii olduunu savunamaz; bir aratrcnn nerdii snflama zaman olmu bir bakas tarafndan reddedilmitir. nsan snflara ayrmak gerekten ok zor; rnein btn siyah derili toplumlar bir grup altnda topladmzda karmza sa biimi (dz ve dalgal tipten yapa tipe kadar ), burun yaps (ince dar ve kntl biimden yass ve geni biime kadar) ve bedensel yaplaryla taban tabana zt insan toplumlar kar. Deri rengi yerine kafatas biimini, burun, gz ve sa biimini lt olarak alsak bu kez de farkl bedensel yaplar

ve deri renkleriyle insan toplumlarn ayn kategoriye sokmu oluruz. Irklar birbirinden ayrmak iin kullanlan ltlerin, ilk bakta, kolayca farkedilen deri rengi, gz rengi, sa rengi ve biimi, yz yaps gibi grnr zellikler olduu anlalr. Gzle grlebilir ok sayda anatomik deikenlerden hareketle saysz genetik farkllklar ortaya konulabilir. Bu da rk snflamalarnda tam bir kargaaya yol amtr. Bazen gzlemci tm bu rksal farkllklarn, insan karakterine de yansm olabileceini dnme hatasna debilir; yaanlan evrede sonradan kazanlan kltrel deerlerle doutan varolan genetik zellikleri birbirine kartrabilir. Yzeysel olsun ya da olmasn, rksal eitliliklerin anlamn daha iyi kavrayabilmek iin insan rklarnn ortaya kmasna zemin hazrlayan baz unsurlar bilmek gerekir. Her eyden nce, rksal zelliklerin nemli bir blm insann iinde yaad doal evreye yapm olduu biyolojik uyumun bir sonucudur. rnein gne nlar, iklim, beslenme biimi ve yaanlan yrenin deniz seviyesinden ykseklii vb. yoluyla evre, bir toplumun en az uyum salayan bireylerini elerken, reyip oalmada kendini gsteren farkllk sayesinde farkl genlerin o toplum iinde oalmasna ortam hazrlar. Belirli bir doal ayklanma sreci ve mutasyonlar yoluyla insan gruplar, geni bir yelpaze oluturan doal evre koullarna biyolojik adan uyum yapmay baardlar; ancak bu uyumu kltrel dzeyde gerekletirdikler ve kendilerine yaadklar blgelerde byk avantaj salayan yenilikler sayesinde de byk lde kolaylatrdlar. Yeryznde, ok sayda insan toplumu vardr. Sadece Afrika'da Byk Sahra lnn gneyinde kalan blgede 1000 kadar topluluun var olduu bilinmektedir. Genetik eitlilik tm canllar iin olduu gibi, insan tr iin de geerlidir. Bu eitlilie yol aan evrimsel mekanizmalar bellibal 4 grup altnda toplarz. 1. Mtasyon, 2. Doal ayklanma, 3. Karma, 4. Genetik kayma (Weiner, 1972). nsan tr iindeki genetik eitlilik biyolojik uyum potansiyelinin temelini oluturur (Neel ve Schull, 1966). Tm canllarda olduu gibi bu eitlilie zemin hazrlayan faktr mtasyon'dur. Gen ya da kromozom dzeyinde olabilen mtasyon, nitelii tam olarak aydnlatlamam olan kimyasal bir deimedir. ou kez, tek bir genin DNA moleklndeki azot kkenli 4 bazdan birkann ya da birinin yer deitirmesi, birinin dierine eklenmesi veya kopup ayrlmas sonucu ortaya kar. Deiime urayan kromozom paras ya da gen, yeni bir kaltsal zelliin kodlanmas demektir. Bylece, yeni genetik zellik gen havuzunda devam etmeye balar. reme hcrelerinde ortaya kmalar durumunda mutasyonlar kaltsaldr. Yol atklar deiiklikler, genomdan tm organizmaya kadar eitli dzeyde kendilerini farkettirirler. Mutasyonlarn byk bir blm organizmann ilevine olumsuz etkide bulunur. Mtasyon her kuakta belirli bir hzda ortaya kar; biz buna mtasyon hz diyoruz. Mtasyon hz ok dktr; 1/100000, hatta daha azdr. Doal ayklanma srecine gelince, bu srecin temel malzemesi mtasyonla ortaya kan genetik eitliliktir. Bu ekilde meydana gelen yeni herhangi bir genetik zellik bir corafi blgede birey iin avantajl, bir baka blgede ise yararsz, hatta zararl olabilir. Seilimci avantaj olan genin, topluluk iindeki skl giderek artar ve o genin belirledii biyolojik zellik ilgili toplumun genotipinde korunur. Gen ak yoluyla da bu genetik zellik baka yrelere yaylabilir. Ancak, her genetik zellik her corafi ortamda uyumsal bir avantaj salamaz; bu takdirde bu genetik zellie sahip olanlar gelecek kuaa daha az dl brakr; bylece giderek elenip yok olurlar. te doal ayklanma sreci genelde bu ekliyle ilevini srdrr. unu nemle vurgulamak gerekir ki, hibir bir rk her ortama rahata uyum salayabilecek bir genetik donanma sahip deildir. Bu adan mkemmel bir rktan sz edilemez.

Bedensel yap ve iklime uyum: Yeryzn yle bir gzden geirdiimizde kutba yakn blgelerin buzlarla kapl alanlarndan tutun da, Afrika'nn l alanlarna kadar son derece deiik

corafi ortamlarda insanolunun yaadn grrz. Oysa, birok hayvan tr grece dar bir eko-nie uyum salam ve o blgede snrl kalmtr. nsann birbirinden farkl tm bu corafi ortamlarda yaayabilmesinde nemli lde kltrel unsurlar rol oynasa da, organizmann adaptasyon ve uyarlanma mekanizmasn gzard edemeyiz. Adaptasyon, evre koullarnn bir toplum zerinde yaratt seilimci baskdan kaynan olan gen sklklarndaki deimelerle yakndan ilgilidir (Weiner, 1972; Relethford, 1990; Kottak, 1997). nsan trnn bir zellii, temel mikroevrimsel deimeye uramadan geni bir yelpazeden oluan evresel koullara kendini uyarlamasdr. nsanolunun, evresel koullara, kltrel adan yapt uyuma davran uyumu denir. Uyumsallk srecini yorumlarken karlalan glk, genetik ve genetik olmayan (kltrel) unsurlarn greli nemini belirlerken gndeme gelmektedir. Biyolojik uyum, fiziksel olduu kadar fizyolojik dzeyde de olur. Fizyolojik uyumun en iyi belirtilerini kutup, l ve yksek dalk kesimlerde yaayan toplumlarda rahata gzlemleyebiliriz. Kuzey kutbu, insanolunun en son iskn ettii yerdir. Bu tr ortamlarda insan toplumlar iin en byk tehlike ok dk olan sdr. Donma, byle yerlerde sk sk rastlanr. Parmaklar, kulak kepesi ve burun ucu en abuk donan ksmlardr. Normal vcut ss 37 santigrad derecedir. Eer vcut ss 34,4 santigrad dereceye derse, beyindeki hipotalamusun, vcut ssn kontrol yetenei bozulur; 29,4 santigrad derecede bu s dzenleme yetenei kaybolur ve lm kanlmaz olur. Aratrclar, vcudumuzdaki fizyolojik ilevlerin yerine getirilmesine olanak salayan termik dengenin vcut ssnn 33 santigrad dereceye yaklamasyla birlikte alt st olduuna iaret ederler; nk insan vcudunun soua kar olan direnci bu snrda artk son bulmaktadr. K mevsiminin ok souk gnlerinde, zellikle kalp ve damar rahatszlklar bulunan insanlarn kendilerine daha fazla dikkat etmeleri gerekmektedir, zira miyokard enfarkts ve nabz atlarndaki dzensizlikler k mevsiminde bu kategorideki insanlarda daha sk grlmektedir. Uzun zamandan beri kutup blgelerinde yaayan toplumlar, bu blgelerin souundan giderek daha az etkilenir duruma gelmilerdir. Bu tr iklimlere vcudun yapm olduu en etkin uyum, belki de bazal metabolizma hzndaki ykselmedir. Gerekten de, bazal metabolizmann yksek olmas vcud iin bir ek s kaynadr. Ne var ki, fizyolojik deimenin gereklemesi de yksek enerji salayan besin maddelerinin fazlaca tketilmesiyle mmkn olabilir. unu unutmamak gerekir ki, insanolunun dk s karsndaki direnci snrsz deildir; rnein en ufak bir kltrel ara gere olmakszn -15 santigrad derecenin altnda uzun sre kalamayz; donar lrz. Hangi rktan olursa olsun, ister kuzey kutbuna yakn yerlerde, isterse Gney Amerika'da And Dalar'nn yksek platolarnda yaasn, insan sy uzun sre bedeninde tutabilme gibi bir fizyolojik uyumdan yoksundur. Soua kar insan organizmasnn gstermi olduu uyumsal tepkinin geici olduunu ileri srenler oktur. Nitekim, Nova Skotia yresinin zlandal balklar ellerini souk su ierisinde ok uzun sre rahatsz olmadan tutabildikleri halde, balklk uran brakan, ayn blgenin yallarnda bu direnme yetenei kaybolur. Aka grld gibi arktik blgelerde yaayan insan toplumlar souun yol at strese bnye olarak tam bir uyum yapm saylmazlar; insanolu kaln bir krk ya da ok kaln bir deri alt ya tabakasna sahip deildir. Barnak, giysi ya da eitli stma kaynaklar bu noktada onun imdadna yetimektedir. Bnye olarak, scak ve kurak blgelere souk blgelerden daha iyi uyum salarz. Vcuttaki kl sisteminin ok az gelimi olmas bu yetenein temelinde yatan nemli bir faktrdr. Vcuttaki fazla snn terleme yoluyla atlmas da scak ortamlarda en iyi s ayarlama mekanizmasdr. nsan, herhangi bir hayvandan ok daha fazla terleme kapasitesine sahiptir. Ter bezleri ok hzl ve byk miktarda sv salglar. Daha sonra buharlaarak uan bu sv, beden yzeyinde geici bir s dmesine yol aar. nsan d primatlarda ter bezleri insanda olduu gibi

btn beden yzeyine dald halde, bunlarn skl insandaki kadar deildir. nsanda ter bezlerinin says yaklak 2 milyondur. Ter bezleri asndan rklar arasnda bir fark bulunmaz. 1 saat ierisinde bedenden atlan ter miktar 1 litreyi bulur. Terleme insanolunun gelitirmi olduu en nemli fizyolojik uyumlardan birisidir. Tropik iklimin hkm srd blgelerde devaml olarak yaayan insan topluluklarnn, ar scaklara diren gsterebilmeleri iin ok miktarda ter karmalar gerekir; beden de bu sayede ssn ayarlam olur. Bugn insanolu, kutuplarda olduu kadar llerde de yaamn srdrmektedir. Acaba insan vcudunun bu tr bir yaama uyum yapmas ne lde olmutur? Herkes lde yaayabilir mi? unu hemen hatrlatalm ki, l yaantsna vcudun yapt uyum tam olarak anlalm deildir; yalnz scak ve kuru l ikliminde birka hafta kalan kii baz uyumsal deimeler gsterebilir; yle ki zamanla ter bezleri daha hassas hale gelir, daha fazla ter salglar. Ne var ki youn terleme de beraberinde baz sorunlar getirir; nk ter sadece sudan ibaret deildir; iinde tuzlar da vardr. Dolaysyla, terleme yoluyla ok miktarda sodyum da kaybedilir. Terleme ayn etkinlikte devam ettike, idrar miktarnda azalma gzlenir. Sanki vcut, terleme iin ok gereksinim duyduu suyu tutmaya alr. Fizyolojik dzeyde devreye giren bu uyumsal tepki tm insan rklar iin geerlidir. Artan evre ssna kar insanolu terleme dnda ok ksa sreli ve geici saylan baka uyumsal tepkiler de oluturur. Bunlardan birisi vazodilasyon dediimiz klcal kan damarlarnn genilemesidir. Bu durumda, etkin hale gelen kan akyla beraber vcut yzeyine daha fazla s tanm olur. Bylece vcud fazla sy bir blgede younlatrmam olur. Bedensel zelliklerle s kayb arasndaki iliki her zaman gndeme getirilir; eitli biimlerde vcuttan atlan s miktar byk lde yzey ile kitle arasndaki orana baldr. Biri kp, dieri kre eklinde iki pirin nesne dnelim; her ikisini de nce stalm, sonra da soumaya brakalm. Hangisi daha abuk sour? Tabii ki kp. nk kpn ok yz vardr. Bu yzeyler s kaybn kolaylatrr. nce ve uzun bir kii, yzeyinin daha fazla olmas nedeniyle, ayn arlktaki ksa ve tknaz bir kiiye oranla vcut ssn daha etkin biimde da atar. lde yaayan insanlar her eyi, vcutlarnn fizyolojik dzeyde gsterdii uyumsal tepkiye brakmazlar; nk, insanolunun biyolojik uyum yeteneinin de bir snr vardr (Coon, 1969; Weiner, 1972). l sakinleri, gnein yakc scandan korunmak iin zel elbiseler giyerler. Bu giysiler ok bol olup, vcutla giysi arasnda havann etkin biimde akn salar. Bu hava akm da terin buharlamasyla ortaya kan su buharnn kolayca atlmasn olanakl klar. Giyilen elbisenin rengi l ortamnda fazla nemli deildir. ok yksek dalk yrelerde yaayan insanlar da zamanla baz morfolojik ve fizyolojik uyumlar gelitirmilerdir (Kottak, 1997). Zaman zaman yksek dalara trmanan kiilerde da rahatszl denilen baz geici rahatszlklar belirir. Bunlar nefes kesilmesi, solunum zorluklan, zihinsel yorgunluk, hzl nabz at, uykusuzluk, ba ars, sindirim rahatszl, kilo kaybdr ve yksek yerlere knca meydana gelen semptomlardr. Her insan yksek yerlerde yaamaya ayn lde rahat uyum salayamaz. Dnya nfusunun ancak %1'i yksek dalk blgelerde yaar. Bu yrelerin evre koullan kendine zgdr; oksijen basnc azdr, gne nlar daha etkilidir, souk fazladr, rzgrlar ok iddetli eser. Bu blgelerde de, dier iklim koullarnda olduu gibi, insanlar hkm sren olumsuz evre koullaryla kltrel ynden mcadele ederler. Bununla beraber, yksek dalk blgelerde srekli yaayan toplumlarda daha geni bir akcier kapasitesi vardr. Alyuvarlarn says dier toplumlardakinden fazladr. Dolaysyla, bu hcreler tarafndan tanan hemoglobin miktar da art gsterir. Yksek yreler insann reme srecini de etkiler. Doumdaki arlk dktr. Bebek lmleri yksek oranda grlr. Byme ve gelime daha yavatr. Nitekim bu dalk yrelerin insanlar genelde daha ksa olurlar. Baz aratrclar sa tipleriyle iklim arasndaki ilikiden sz ederler. Salar da dier grnr zellikler gibi deiiklik gsterir. rnein dz, dalgal, kvrck, yapa vb. Dz sa ya ince ve yumuak (Beyazlardaki gibi); ya da kaln ve serttir (Sarlardaki gibi). Yapa sa genelde

Zencileri simgeler. Baz zenci topluluklarnda salar, kafa zerinde adeta karabiber taneciklerini andrr biimde kmelenmilerdir. zellikle bu tip salarn terleme ve buharlamay kolaylatrd ne srlr. Yine baz aratrclara gre, cinsel organlarn bulunduu ksmlarla, koltuk altlarnda gelien kl rtsnn koruyucu, emici ve serinletici ilevleri bulunmaktadr. Yz yaps ve iklim arasndaki ilikiden de sk sk sz edilir. rnein Eskimolarda, elmack kemii zerinde ve gz ukurlar etrafnda deri alt ya tabakasnn ar ldeki gelimesi ok souk iklime kar insanolunun gstermi olduu bir doal uyum olarak dnlr. Ayrca, devaml kar frtnalarnn olduu Asya steplerindeki Mongoloid toplumlarda ve Kanada'nn kuzeyinde arktik blgede yaayan Eskimolarda ska grlen ekik gz bu tip iklimlerde bireye nemli bir avantaj salayabilir. Mongoloid yz tipi sert ve souk bir iklime bnyenin yapm olduu en iyi uyum olarak gsterilmektedir. Gerekten de, bu tr iklimlerde yaayan insanlarda en ok rahatsz olabilecek blge, devaml akta olan yzdr. O halde, uyumsal Morfolojik deimenin de yz dzeyinde olmas doaldr. Deri rengi ve iklim arasndaki balant Deri rengi ve iklim arasnda da yakn iliki bulunmaktadr. Dnya haritasn gz nne getirdiimizde deri renginin genelde ekvatora yaklatka koyulatna tank oluruz (BuettnerJanusch 1966). Deri, alt ve st olmak zere iki tabakadan meydana gelir. Epiderm ad verilen st deride, kan dolam yoktur. st deri, kendi iinde baz ksmlara ayrlr. Bunlar malpigi isimli en alt tabaka ve stratum corneum ad ile bilinen en stteki boynuzumsu tabakadr. Malpigi tabakas canl hcrelerden oluur. Bunun taban ksmndaki hcreler hibir zaman mitoz blnmeye uramadklar gibi, yukarya doru ktka canllklarn kaybederler. te bu l hcreler boynuzumsu tabakay oluturur. Bunlar, ekirdei olmayan, yass ve ok sayda keratin ieren hcrelerdir. Malpigi tabakas 4 blme ayrlr: 1) 2) 3) 4) Stratum Stratum Stratum Stratum germinativum mucosum granulosum lucidum.

Alt deri ya da corium adl tabaka ise canl ve blnebilen hcrelerle klcal kan damarlarn ierir. Deri rengini faktr belirler. Bunlardan birisi, deri yzeyine yakn ksmlarda yer alan kan damarlardr. Kan iindeki hemoglobin deriye pembemsi bir grnm kazandrr. kincisi st deri bnyesinde yer alan boynuzumsu tabakay oluturan l hcrelerin ierisindeki ya tabakasnn bileiminde bulunan karoten maddesidir. Aslnda bunlarn hibiri nc faktr saylan melanin kadar nemli deildir. Melanin, epiderm ad verilen st derinin en yukar tabakasnda retilir. 0,1 ile 0,4 mikron apndadr. Bu renk taneciklerini reten zellemi hcrelere melanosit ad verilir. Melanositler, dandrit adl birok uzantlara sahip olup, bu uzantlar sayesinde st derinin daha yukar ksmlarna melanin denilen renk taneciklerini tarlar. ster ak renkli, isterse koyu renkli olsun tm insanlarda belirli bir blgede ayn miktarda melanosit hcresi vardr. Deri rengini asl belirleyen unsurlar retilen melanin miktar, melanin taneciklerinin irilii, melanin retim hz ve derideki melaninin konumudur. Melanin retme hzn beslenme, hormonlarn ilevi ya da ultraviyole nlar etkileyebilir. Melanin maddesi, derinin yansra saa da renk verir. Salarn kt hcre kmesi, ayn zamanda deridekine benzer melanositlere sahiptir. Bunlar melanin taneciklerini daha sonra san l hcrelerini oluturacak hcrelere nakleder. Kumral, altn sars, esmer, siyah vb. renkleri saa veren madde melanindir. Bir baka deyile, san renginden melanin sorumludur. Yalnz, burada tek istisna kzl satr. Bu rengi veren phaeomelanin adl farkl maddedir. Kzl sa herhangi bir rkn simgesi deildir.

Deri renginin yeryzndeki dalm nasldr? En youn ultraviyole nlarnn grld corafi blgeler, ekvatora yakn olan savanlk alanlardr. Bu blgelerin insanlar da ok koyu deri renkleriyle bilinir. Dou Afrika'daki Nilotik zencileriyle Avustralya'nn l blgelerinde yaayan yerliler buna rnek gsterilebilir. Tropik ormanlk blgelerde ise ok koyu derililere rastlanmaz; youn ve sk bitki rts ultraviyole nlarnn byk bir blmnn yeryzne szlmesine engel olur. Nitekim Afrika'nn Kongo havzasnda yaayan Pigmeler daha ak derilidirler. Son yzyllarda youn biimde yaanan kitlesel gler ve istilalar yznden farkl deri rengine sahip toplumlarn her yere yayldna tank oluyoruz. Ancak, burada farkl blgelerde, fakat ayn iklim koullar altnda yaayan benzer deri rengine sahip toplumlar da unutmamak gerekir. Gmen toplumlar zaman ierisinde yeni yerletikleri blgelerin yerel toplumlaryla karmak suretiyle yeni renk oluumlar ortaya kardlar. Derinin koyulamasna gne spektrumundaki ultraviyole nlar (UV nlar) neden olur. UV nlarnn iddeti ekvatora yaklatka artar, uzaklatka azalr. Gnein ufuk zerinde 20 derece ya da daha az bir eimle geldii enlemde yaayanlar, ultraviyole nlarndan yararlanamazlar. Yeryzne ulaan UV nlarnn miktar sadece ekvatora olan yaknlk ya da uzaklkla deimez; rnein ykseklik ne kadar fazla ise UV nlar da o denli iddetlidir. te yandan, sis, duman ya da kaln bulut tabakalar UV nlarn hemen hemen tmyle tutar (Buettner-Janusch, 1966; Coon, 1969; Kottak, 1997). Dalga uzunluu ksa n, genellikle metabolizma ilevini bozar. 3200 angstroem'den (A) yukar olan n, protoplazma moleklleri tarafndan absorbe edilemez. Bundan daha ksa olan n dalgalar absorbe edilir ve meydana getirdikleri enerji baz kimyasal reaksiyonlarn olumasna yol aar. Bu da molekln rntsnde deiiklie neden olur. Yksek atmosferdeki ozon gaz, dalga uzunluu 2900 A'dan daha ksa olan UV nlarn tutar. O halde, yeryznde canllarn faydaland ultraviyole nlar 2900 A ile 3200 A arasndaki nlardr. Koyu deri, UV nlarnn derinin d ksmndan daha i tabakalara kolayca szlmesine engel tekil eder. UV nlarna kar deride kendini gsteren uyumsal tepkilerden birisi, boynuzumsu tabakada meydana gelen kalnlama, dieri ise bizim bronzlama olarak bildiimiz derinin koyulamasdr. Her iki uyumsal tepki de UV nlarnn, deride daha i ksmlara kadar inip zarar vermesine byk lde engel olur. Koyu derili insanlarn, UV nlar karsnda byk avantajlar vardr. Bu nedenledir ki, iddetli UV nlarnn yol at deri yanklar ve deri kanseri Siyahlarda son derece azdr. Siyahlarda melanin tanecikleri ok aktif olup, melanositlerin uzantlar araclyla, taban hcrelerinin, ekirdekleri hari, btn ksmlarna yaylncaya kadar gemeye devam ederler. Siyah derili insanlarn ceninlerinde melaninler dllenmeden sonra 4. ya da 5. ayda oluurlar; taban hcrelerine geileri ise 9. aya dorudur. ster albino, isterse koyu renkli olsun, btn insan toplumlarnda melanosit says aa yukar ayndr. Deri renginin D vitamini retimiyle olan ilikisine de burada deinmekte yarar vardr. D vitamini bilindii gibi kalsiyumun barsaklar yoluyla emilmesinde nemli rol oynar. Kalsiyum; normal kemik gelimesi, daha akas ocuun byme ve gelimesi iin gereklidir. Bu maddenin eksiklii halinde raitizm denilen kemik hastal ortaya kar. Sz konusu hastalk, kemiklerin kolayca eilip bkldkleri bir dneme yani ocuun gelime ana rastlar. Hastala yakalanm olan kzlarda genellikle kala kemeri de biim bozukluuna urad iin, doum yaparken lm olasl bebek iin olduu kadar, kendileri iin de yksektir. D vitamininin nemli bir ksm deride retilir. Bu kimyasal tepkime ise UV nlarnn yardmyla gerekleir. Deri iinde D vitamininin sentezi srasnda devreye giren UV nlarnn miktar bir bakma melanin younlamasyla da yakndan ilgilidir. Siyahlardaki koyu ve kaln deri, UV nlarnn derinin i ksmlarna ulamasna engel olan bir kalkan gibidir. Dolaysyla, Afrika'dan Avrupa'ya ve Kuzey Amerika'ya g eden siyah derililerin, zellikle D vitaminince zengin besinlerden normal lde yoksun kalm ocuklarnda, derilerinden tr yeterli derecede gne nlarndan yararlanamadklar iin, raitizm denilen kemik hastal daha

yaygndr.

Irk ve hastalk arasndaki balant: Hangi rkta olursa olsun, organizmann hastalklara kar gsterdii tepki iki biimde dnlebilir: 1) Genetik yapya bal olarak kendini gsteren doal diren; 2) Hastalk yapc faktrlerle devaml temasta bulunmann yol at aktif bakanlk. Bugne dein yaplan aratrmalardan anlalaca zere, baz toplumlar baz hastalklara dierlerinden daha fazla diren gsterirler. yle hastalklar vardr ki, aratrclar bunlar istatistiksel olarak deerlendirirken, bulduklar farkllklar rksal farkllklarla yorumlamlardr. Sz gelimi, Arizona'da yaayan Pima yerlilerinde, ABD'nin dier blgelerinde yaayan topluluklara oranla dokuz kat daha fazla eker hastal tesbit edilmitir. Beyazlarda ve Sarlarda ska grlen trahom, Siyahlarda ok az yaygndr. Rahim kanseri Siyahlarda, dier rk gruplarna oranla daha az rastlanr. Bugn, eitli kanser vakalarnda kaltmn nemli rol oynad bilinmektedir. Beyazlar, eitli kanserlere Siyahlardan daha ok yakalanmaktadr. rnein deri kanseri, iddetli ultraviyole nlarna maruz kalan ekvatora yakn blgelerde yaayan Beyazlarda byk bir tehlike saylr. Oysa, Siyahlarda youn pigmantasyon ve ya bezlerinin ar salglar sayesinde, deri zerinde ya da st deriye yakn blgelerde koruyucu bir tabakann olumas ultraviyole nlarnn zararl etkilerini byk lde hafifletmektedir. ABD'de yaplan aratrmaya gre, baz rklarn baz hastalklara daha sk yakalandklar ortaya konmutur. rnein difteri, hemofili, anjin ve mide lseri Beyazlarda; kanszlk, nefrit ve hipertansiyon Siyahlarda daha yaygndr. Bu rneklerden de anlalaca zere baz rklar belirli rahatszlklara grece daha yatkndr. Kanserlerin ortaya knda, kaltmn yan sra, hi kukusuz stresli yaam ve kt beslenme de nemli pay alr (Castagna ve Weisburger, 1977). yle ki, kadnda grlen kanser olaylarnn yarsndan; erkekte ise 1/3'nden beslenme biimi sorumlu tutulmaktadr. Ar beslenme zellikle gs, barsak, prostat, pankreas ve rahim kanserlerine yakalanma olasln artrmaktadr. Ar yal besinlerle gs kanseri arasnda anlaml bir iliki saptanmtr. rnein gelimekte olan toplumlarda olduka az grlen gs kanseri, ABD'ye gten sonra art kaydetmitir. Kolestrol ynnden zengin gdalar sz konusu kanserin ortaya knda nemli lde sorumlu tutulmaktadr. Nitekim, 1975'de Caroll'un (Bkz. Castagna ve Weisburger, 1977) gerekletirdii aratrma sonucuna baklrsa, eitli lkelerde tketilen yal maddelerin miktar ile gs kanserinin grlmesi arasnda anlaml bir ilikinin olduu kolayca fark edilir. Baz aratrclar birok tmr trnn olumasnda ar ya tketimini tek sorumlu etken olarak grmektedir. Kalp ve damar hastalklaryla ilgili farkllklarn nedenini de, benzer ekilde, rktan ziyade beslenme biimine balamak yerinde olur. Nitekim, Gney Afrika'da yaayan Bantularda, Avrupal Beyazlara oranla ok az lde damar hastalklarna rastlanmas, bu sonuncularn yal besin maddelerini daha az tketmelerinden ileri gelmektedir. Balk arlkl beslenen Eskimolarda da kalp ve damar rahatszlklar ok azdr. Ayn ekilde, ABD'de yerleen ve Beyazlar gibi beslenen Siyahlarn, damar rahatszlklarna Beyazlar kadar sk yakalanm olmalar yaam biimiyle aklanabilir. Sava yllarnda ok az kaloriyle yetinmek zorunda kalan ngiltere bata olmak zere birok Avrupa lkesinde, damar rahatszlklarnda nemli bir azalma gzlenmitir. Afrika'da kent yaamna gemi Bantu Zencilerinde, krsal blgelerde yaayan soydalarna oranla yksek tansiyona daha yaygn lde rastlanr. Ksacas, baz hastalklarn ortaya knda, temelde genetik yapnn pay yadsnamaz; ancak burada beslenme bata olmak zere dier evresel etmenleri de gz nnde bulundurmakta yarar vardr. Artan mrle birlikte insanolu, ileri yalarda, genlik yllarnda pek tanmad, baz hastalklarla daha sk karlamaya balad. Son yzyllarda, insann hem yaam kalitesinde, hem de genel salk durumunda nemli iyileme oldu. Her ya diliminde yaam beklentisi belirgin lde artt. Ne var ki, genelde gen yalarda (20-30 aras) ldkleri iin uzak atalarmzn pek tanmad birtakm hastalklarla da youn biimde ili dl olduk. Bunlar arasnda kanser,

damar hastalklar, parkinson ve alzheimer hastalklar ba srada yer alr. rnein alzheimer hastalndan her yl ABD'de 100 bin insan lmektedir. lerlemi yala beraber sinir sistemi, kalp, damarlar ve baklk sistemi nemli lde ypranmaktadr. Baz genetik risk faktrleri, beklemede olup, ilerlemi yala birlikte ortaya kma frsat bulmakta ve yal kiinin saln tehdit eder duruma gelmektedir (Finch ve Tanzi, 1997). Irklar ve hastalklar arasndaki ilikiyi incelerken, zaman zaman aratrclar toplumlarn inan sistemlerini bilmediklerinden ciddi yanlglara dmektedir. Bunun en gzel rnei Yeni Gine'deki kuru hastaldr (Relethford, 1990). Bu hastalk, vaktiyle Fore kabilesinde yaygn bir enfeksiyonel rahatszlkt. Kuru; sinir sistemini etkiliyor, uurun kaybolmasna yol ayor ve giderek lme neden oluyordu. Aratrclar, hastaln nedenini aklamakta aciz kalrken, Fore yerlileri de bu hastaln ortaya kn byye balyorlard. Amerikal doktor Gajduzek, bu enfeksiyonel rahatszln insan eti yeme (kanibalizm) ile olan ilikisini saptamay baard ve bu da ona 1958 ylnda Nobel Tp dln kazandrd. Fore kabilesinde, len bir yaknn etini yemek bir tr sayg iaretiydi. zellikle kadnlar, ocuklarn da yardmyla, ly paralayp yemek iin hazr hale getirirken, bir bakma, len akrabann hastalkl dokusuyla ilk temasa geen kiilerdi. Kuru hastalna yol aan virs, ite bu yakn temas sonucu kadn ve ocuklara geiyordu. lnn zellikle beynini yemeyi tercih eden Fore yerlileri, kabiledeki bu kltrel davrann bedelini hayatlaryla dyorlard. 1960'lardan sonra bu tehlikeli inan, yani hemcinsinin etini yeme alkanl yasaklannca kuru hastal da yava yava kayboldu.

Yetersiz beslenme ve buna bal hastalklar: Baz rklarla baz hastalklar arasnda belirli derecede bir ilikinin bulunduu bilinmekle beraber, birok rahatszlklarn ortaya knn rkla hibir ilikisi bulunmamaktadr. rnein yetersiz beslenmeye bal olarak organizmada kendini gsteren rahatszlklar, rktan bamsz olarak dnyann herhangi bir toplumunda karmza kabilir (Relethford, 1990). Aln yol at hastalklar ve kitle halindeki lmler sadece Afrika'daki Siyahlar deil, Asya'nn birok toplumunu da penesine alabilir. Bugn dnya nfusunun 1/4' yetersiz beslenmektedir. Birok lke alkla kar karyadr. Bunlar arasnda Hindistan, Endonezya, Benglade, Irak, Nijerya, Somali, Etyopya, ad, Mozambik, Birmanya ve Kolombiya ilk akla gelenlerdir. Dnya Salk rgt ve UNICEF tarafndan yaplan deerlendirmelere baklrsa, gnmzde aa yukar 500 milyon insan kronik beslenme yetersizlii ierisinde bulunmaktadr. Sadece 1979'da 50 milyon insan alktan lmtr. Bu saynn byk bir blmn bebekler oluturur (Brisset, 1983). Alk insanolunu ok eski alardan beri tehdit etmektedir; Nil nehrinin ilk alayanna yakn bir yerde bulunan, firavunlar dnemine ait dikili ta zerinde rastlanan bilgiler bu durumu en arpc biimde yanstan elimizdeki en eski yazl kaynaktr. Firavun, lkenin kar karya bulunduu ktlk felaketini baknz ne gzel dile getirmekte: "... Tahtmda, oturduum yerde bu byk felaket iin gzya dkyorum. Egemenliim srasnda, tam yedi yl boyunca Nil'in seviyesinde hi ykselme olmad; buday retimi dt. Yiyecek sknts had safhaya geldi. Ortalkta hrszlar tredi ve bunlar evleri yama etmeye balad. nsanlarn, brakn komay, yrmeye bile dermanlar kalmad. ocuklar alyor. Genler, tpk yallar gibi yrrken sallanyorlar. Bacaklar bklyor ve acnacak durumda, yerlerde adeta srnyorlar. Meclis binas bombo; erzak sandklar tamtakr; ilerinde rzgrdan baka birey yok. Artk her ey bitti" (Brisset, 1983). Hangi rktan olursa olsun insanolu, yaayabilmek iin her gn belli sayda baz temel maddeleri yaamnn belirli dnemlerinde, belirli miktarlarda almak zorundadr (Wing ve Brown, 1979). rnein bir bebek 1 yanda gnde ortalama 820 kalori, 7-9 yalarnda 2190 kalori almaldr. Bulu andaki bir erkek 2900, kz ise 2480 kalori almaldr. Normal bir g sarfeden erikin erkein gnde 3000 kaloriye, kadnn 2200 kaloriye gereksinmesi vardr. Kadn

hamileyse, bu rakama 350 kalori; ocuk emziriyorsa 550 kalori eklemek gerekir. Hayvansal proteinlerin yeterli lde alnmamas, organizmada ciddi bozukluklara yol aar. zellikle Gneyli olarak nitelenen lkelerde, alnan gdalarn ierisinde tahln nemli bir yer tuttuu bilinmektedir; gerekten de tahllar, ortalama olarak, ancak % 10 ile % 12, sebzegiller %20 ile %28 orannda protein ierirler. Bitki yumrular ve kkleri ise sadece %1 ile %2 orannda protein ierirler. Alnan proteinin, az da olsa, bir ksm kesinlikle hayvansal besinlerden karlanmaldr; zira organizma iin en gerekli amino asitler ancak hayvansal proteinlerden salanr. Salt bitkisel besinlere dayal bir beslenme eksik bir beslenmedir. Vcudun lipidlere (yalara) duyulan gereksinmesi son derece azdr. rnein, gnde ancak birka gram gemez. Glsidlere (niastal besinler) duyulan gereksinme ise hemen hemen hitir. Glsidler, insanlar iin allm bir besin kayna olup, terkiplerinde ok yksek dozda niasta bulunur. Gnlk yiyeceklerinin yaklak %99'unu balk ve dier su rnlerinden karlayan Eskimolar, ya da st, et ve kan gibi proteince zengin gdalardan yararlanan Masailer (Dou Afrika) uzmanlarn grne baklrsa asla beslenme yetersizlii gstermezler. Vitaminler ise ok dk dozlarda alnsalar bile organizmamz iin vazgeilmez unsurlardr. Dnya Salk rgt tarafndan gelitirilen tablolarda, ilk elde en gerekli saylan vitaminler C, Bl, A ve D olarak saptanmtr. Organizmann, yukarda belirtilen unsurlardan baka, ayn zamanda belirli llerde demir, kalsiyum, inko, iyod, potasyum, magnezyum gibi minerallere de gereksinmesi vardr. Nihayet, geriye temel bir gereksinme kalyor ki, o da besin maddelerinden ok daha nemli olan ve her an eksiklii hissedilen sudur. Gnlk asgari su gereksinmesi 1 litre kadardr. Ancak, bu miktar, scak, kurak, orak ve rzgrl blgelerde, organik bir nedene bal hastalk halinde ya da fiziksel gce dayal almalarda ortaya kan nemli su kayb nedeniyle 4 kat, hatta 5 kat art gsterebilir. Gney lkelerinde, yaamn her aamasnda alktan lenlerin yansra susuzluktan lenlerin says da az deildir (Brisset, 1983). Yetersiz beslenmenin, uzun ve ksa vadede, ocuklar zerinde yapm olduu olumsuz etkiler uzmanlar her zaman endielendirmektedir (Relethford, 1990). Yetersiz beslenmenin, ocuun organik gelimesini olduu kadar zihinsel gelimesini de olumsuz ynde etkiledii bilinmektedir. Aslnda, bebekteki yetersiz beslenme anne karnndaki dnem iin de geerlidir. Normal beslenme koullar iinde bulunan bir annenin arl hamilelikte 12-12,5 kg art gsterir. Az gelimi lkelerde bu art 3-4 kg ile snrldr. Bu gibi durumlarda, besleyici elementlerden ok az yararlanan bebek, doumda normalden ok daha az arlk ile dnyaya gelir. Cenin aamasnda yeterli derecede beslenemeyen bir bebein, anne karnnda bulunduu srece organizmasnda ortaya kan gelime gerilii beyinsel gelimesini de etkiler. Emzirme sresince yeterli beslenemeyen annenin stnde azalma olur. Kt beslenen ocuk her tr virs, mikrop, bakteri ve parazite kar direncini kaybeder. Nitekim kzamk, bomaca gibi hastalklar iyi beslenen ocuklarda genellikle fazla tehlikeli olmad halde, kronik beslenme yetersizlii eken ocuklarda genelde lmle sonulanr. Byme ve gelime sreleri

nsan rklarnn biyolojik eitliliini ele alrken, hi kukusuz, fiziksel byme ve gelime srelerini de gzard edemeyiz (Olivier, 1971; Tanner ve ark., 1978). Byme olaynn incelenmesi, insann biyolojik evriminin anlalmasnda da nemli ipular verir. Byme, yap ve ilev asndan kiisel farkllklarn belirlenmesinde de nemli rol oynar. Sz konusu farkllklar, bedenin eitli ksmlaryla ilgili byme ve gelime hznn rklara, hatta bireylere gre deiiklik gstermesinden kaynaklanmaktadr. Byme olaynn tm iki farkl yaklamdan hareket edilerek analiz edilebilir. Bunlardan birisi morfolojik ve betimlemelidir; dieri ise fizyolojiktir. Byme, gelime ve yalanma her insanolunun, dier tm canllar gibi,

yaam boyunca geirdii doal srelerdir. Yaam, yeni bir bireyin tm genetik ifresini tayan ok kk bir dllenmi yumurta (zigot) ile balar. Zigottan kaynan alan hcreler, giderek byk bir hzla farkl hcre tiplerine dnerek oalrlar. Gelime, hcrelerin farkl ilevleri yerine getirecek biimde farkllamas ve zellemesidir. rnein kas, sinir, karacier hcreleri gibi. Yaam dngsnn her basamanda, genetik kodun doal ve kltrel ortamlarla olan etkileimine bal olarak, bireyin byme ve gelime srelerinin ritmi, morfolojisi ve fizyolojisi belirlenir. Vcudun tm dokularnda bulunan hcre saysnn aa yukar 100 trilyon olduu belirtilmektedir. Her birinin kayna se dllenmi yumurtadaki potansiyeldir. Hcre saysndaki art mitosis ad verilen hcre blnmesi sayesinde olur. Mitoz blnme, embriyonun ilk aamasnda ok hzldr; bir kez bu hcreler farkllama srecine girdikten sonra, artk farkl hzlarda blnmeye balar. Erikinlerde, rnein deri hcrelerinde olduu gibi baz hcreler hzl biimde mitoz blnmeye devam ederler. lm olan deri hcreleri her gn vcudun yzeyinden atlr; bu nedenle toplam deri hcrelerinin sabit kalabilmesi iin hzl hcre blnmesinin olmas zorunludur. Sinir hcrelerinde ise, deridekinin tam tersine tank oluyoruz; bunlar doumdan hemen sonra blnmeyi durdururlar; bir baka deyile, yaam boyu hi yenilenmezler. Byme, dokulardaki hcrelerin giderek artmas sayesinde olur. Her ne kadar sinir hcreleri ocukta blnp oalmyorsa da, sinir fibrillerini meydana getiren uzantlar ocuun bymesi esnasnda giderek daha uzun hale gelirler. Her hcreyi epeevre saran, matriks ad verilen bir oluum vardr. Bu matriks, kkrdak gibi zellemi dokularn gelimesinde devreye girer. O halde, byme ve gelime, akresyon denilen sre araclyla, bir baka deyile hcreleraras maddenin (matriksin) miktarndaki art sayesinde olur. Nasl ki farkl tipteki hcreler farkl byme hzna sahiplerse, ayn ekilde farkl doku tipleri de vcudun farkl blgelerinde farkl byme hzna sahiptir. Bu da sonuta bedenin deiik blgelerinde farkl oranda byme ve gelimeye yol aar. rnein ocukluk dneminin ilk aamalarnda, daha dorusu 0-9 ya arasnda, lenfatik sistemde ok hzl bir art gzlemlenir. Bu tip dokular vcuda giren yabanc cisimlerle savar ve hastalklara kar baklk mekanizmasnn gelimesinde nemli rol oynar. Sinir sistemine gelince, 5 ile 6 yan sonlarna doru erikinlikte ulaaca hacmin aa yukar %90'n kazanr; bu yalardan sonra da sinir sistemindeki byme hz byk lde yavalar. reme sisteminin unsurlar ise, aksine, bulu ana kadar gelimelerine devam ederler (Comas, 1960; Olivier, 1971). Byme ve gelime sreleri kz ve erkek ocuklarnda biraz farkldr. Kz ve erkek ocuklarn byme erileri karlatrdnda, baz ya gruplarnda anlaml farkllklar gzlenir. Genellikle bulu ana kadar kz ocuklar erkek ocuklarna oranla daha hzl byrler. Her iki cinste de olgunlama sreci farkldr. Doumda kz ocuklar 4 ile 6 hafta daha olgundurlar. Kz ocuklar bulu ana, erkek ocuklardan aa yukar 2 yl daha erken ularlar. te yandan, kz ocuklar erikinlikte alacaklar boyun %50'sine 21. ayda ularken, erkek ocuklar ancak 24. ayda, bir baka deyile 3 aylk bir gecikmeyle ulaabilirler. Bedenin eitli blgelerindeki byme ve gelime hz rklara gre de deiir. Yeryznde boylar, bedensel orantlar birbirinden ok farkl nice insan rk yaamaktadr. Boy fark sadece rklar arasnda deil, ayn zamanda ayn rk ierisinde deiik gruplar arasnda da grlebilir.

Bireyin byme sreci iki aamada gerekleir: Doum ncesi byme ve doum sonras byme. Bu byme evrelerini spesifik ynleriyle grmeye alalm (Comas, 1960; Olivier, 1971).

Doum ncesi byme ve gelime: Erkek sperma hcresinin dii reme hcresi yumurtay

dllemesi sonucu ortaya kan zigotla beraber bireyin yaam yks balam olur. nce tek bir hcre olan zigot, dllenmenin nc gnnden itibaren byk bir hzla blnerek oalr. Embriyon, dllenmenin nc haftasna kadar adeta bir hcre yndr. Embriyoner gelime esnasnda insan kendi zerine kvrlm, ba ve gvdeden ibaret olan bir cisimdir. Bu aamada uzuvlar yeni yeni belirmeye balar. Boy lm iin ftus aamasn beklemek gerekir. nsanda emriyoner aama genellikle 2 ay srer. aya kadar uzadn ileri srenler de vardr. Bu da doum ncesi srecin yaklak %36'sn kapsar. Rahim iinde nc aydan itibaren byme ve gelime daha hzl bir seyir kazanr. Grld zere, boyda gzlemlenen byme hz doumdan ok nce kendini gsterir. Boydaki art drdnc ayda doruk noktasna ular. Cenin arlnda da ayn ekilde art gzlenir; ancak, en belirgin arlk art rahim iinde deil de, doumdan sonra 8erekleir. Doumdaki arlk ve boy bebein genotipinden ok annenin rahim ii ortamn yanstr (Tanner, 1970). nsanda daha uzun ve daha karmak bir grnme sahip olan doum ncesi geliimin yan sra, doum sonras geliim sreci de maymunlara oranla daha ge biter. Bu nemli olguyu insanlama olay erevesinde deerlendirmek gerekir. Gerekten de Bolk ve Devaux (Bkz. Olivier, 1965), insanda sz konusu geliim srelerinin ok uzun olmas ile beynin daha karmak bir yap kazanmas arasnda paralellik grmektedir. Yava bir seyir izleyen byme ve gelime sreci, kk bir annenin rahminde, genetiksel ynden csseli olmaya meyilli bir bebein doum esnasnda rahata dnyaya gelmesine de bir bakma elverili saylr. Bu gibi ocuklarn bymelerinde, doumdan hemen sonra, yani rahim iinin snrlayc ortamndan ayrldktan sonra belirgin bir hzlanma gzlenir. Uzunlamasna byme, ftusun geliim dneminin ilk iki aynda pek gze arpc deildir. Balangta btnyle homojen bir grnmde olan beden zerinde, bu sre ierisinde, ba, kol ve ayak gibi eitli ksmlarn gelimesine tank oluruz. Ayn ekilde soma hcreleri de kas ve sinir hcreleri halinde farkllarlar. Bunun yamsra, her ksm, hcre g ya da hcrelerin farkl biimde gelimelerine paralel olarak kendine zg yapy kazanr. te bu srece morphogenesis ad verilir. Bebek, annenin son adet grmesinden 8 hafta sonra nemli lde geliimini tamamlam, artk insan grnmn almtr. Ftus bydke, herhangi bir dokuda mitoz blnmeye urayan hcrelerin miktar da giderek artar. yle ki, ftusun 6 aylk olmasyla birlikte, sinir ve kas hcrelerinin oluumunda da byk bir azalma vardr.

Doum sonras byme ve gelime: Doum sonras byme sreci incelenirken, balang noktas olarak doum an kabul edilir; zira bu an, baz fizyolojik deiimlerle simgelenir. rnein akcierler araclyla solunum balar; sindirim sistemi ilerliini kazanr. Yeni doan bir ocukta henz ftus grnmnn izleri bulunur. Bebein doum sonras byme sre Ouetelet, Twiesselmann ve Tanner gibi biyolog ve fizik antropologlar tarafndan ayrntl biimde incelenmitir. Olivier, (19-65), ocuun ya ilerledike byme hznda da azalma olduunu belirtir. Doumdan drt yana kadar boyda iki kat byme kaydedilir; yani boy yeni doan ocukta 50 cm iken drt yasnda 100 cm'ye ular (Olivier, 1971). Bu yatan sonra byme hz grece azalr; sekiz yanda ocuk ancak ortalama 125 cm'ye ular. ocukta 150 cm'lik bir boy iin 13 yana kadar beklemek gerekir. Bu taktirde, 4-13 yalar arasndaki boy art hz, bir bakma, 0-4 yalar arasndakine eittir. Tm bu verilerin ortalama deerleri yansttklarn unutmamalyz; zira eitli enfeksiyonel hastalklar, beslenme bozukluklar, psikolojik stres vb nedenlere bal olarak boy art olumsuz ynde etkilenebilir. Ayrca, bu deerler rklara gre de deiir. Byme ve gelime sadece boy ve arlktaki deimelerle snrl kalmaz; bedenin birok blgesinde de baz deimelere tank olunur; iskelet sisteminde kkrdak blgelerin giderek yerlerini kemie brakmas, dilerin k, i salg bezlerinin ilevsel hale gelmesi ve sonunda ruhsal olgunlama bu gibi deimelere rnek gsterilebilir. Aratrclar, doum sonras byme ve gelimeyi (1) erken ocukluk, (2) ara ocukluk, (3) ge ocukluk ve (4) bulu a diye birtakm evrelere ayrrlar. Her evre kendine zg baz

fiziksel ve fizyolojik deimelerle karmza kar (Bogin, 1988).

(1) Erken ocukluk evresi (0-2,5 ya aras): Azda st dileri btnyle tamamlanr. Doumdan sonraki ilk iki yl iinde erkek ocukta %143, kz ocuunda ise %157 orannda boy art olur (Vandervael, 1964). Ba ve gvde bacaklara oranla nemli lde byr. Arlk art da bu dnemde hayli belirgindir. Doum annda ba, boyun aa yukar 1/3' kadardr; erikinde bu oran 1/7,5'e varr. Yeni doan bir ocukta ban evresi gs evresinden ortalama 2 ile 3 cm daha fazla olduu halde, yetikinlerde gs evresi ba evresini aa yukar 30 cm geer. Erken ocukluk evresinde ban bu dikkate deer gelimesi yannda, yzn geliimi bir eliki oluturur; ama ocuun ya ilerledike yz ksm beyin ksmna oranla daha hzl biimde geliir. Erken ocukluk an simgeleyen bir baka zellik omurga ile ilgilidir; doumda ne doru konkav ve tek bir yay biiminde olan omurga, bebein nc aydan itibaren ban dik tutmaya balamas; altnc ya da yedinci aya doru oturma alkanln edinmesiyle beraber boyun ve bel blgeleri hizasnda ek bklmeler kazanr.

(2) Ara ocukluk evresi (2,5-6 ya aras): Boy uzama hznda bir nceki evreye oranla yavalama grlr. Bu an sonlarna doru, bir baka deyile alt yalarnda azda ilk srekli diler kmaya balar. St ve srekli dilerin birlikte hizmet verdii bu karma dilenme aa yukar 12 yalarna kadar devam eder. Bu aamada ocuun genel bedensel yaps bir ncekinden farkb deildir. Ban gvdeye, gvdenin de bacaklara oranlarnda bir deiiklik olmamtr. Aln olduka diktir. st yz, alt yzn aksine belirgin bir gelime gsterir. Yanaklar yuvarlak, burun ksa ve geni, alt ene knts ok az belirgindir. Bu evrede ocuun gvdesi silindirik bir yapya sahiptir; omuz kaslarnn ok az gelimi olmas ve kala evresindeki deri alt ya tabakasnn fazlal byle bir yapya neden olur.

(3) Ge ocukluk evresi: Alt ya da 7 yalarnda balayp bulu ana kadar devam eden ge ocukluk evresinde ise boyda bir art gzlenir; bu art 11-12 yalarna doru daha da belirgindir. zellikle bacaklar gvdeye oranla daha hzl uzar. Bu evre kzlarda aa yukar 11, erkeklerde ise 12 yalarnda son bulur. Bu zaman ierisinde deri alt ya tabakasnda art yoktur. Byme, genilemesine olmaktan ziyade uzunlamasnadr. Bu dnemde, gvde boya oranla daha ksadr. Gs kafesinin enine kesiti byk ekseni yatay olan oval bir yap gsterir. Kafa hacminde bu evrede art yoktur. Yz, alt ve orta ksmlarnda uzar. Boyun, uzun ve incedir. Ge ocukluk dnemini bir ncekinden ayran zellikler, her iki aamaya ait ller dikkate alndnda daha belirgin biimde ortaya kar. Ge ocukluk aamasnn sonunda, boy uzamasnda nemli bir art gzlenir; bu durum daha ok kol ve bacaklarda kendini gsterir. lk bakta bedende belirgin bir oranszln olduu gze arpar: ok uzun bacaklar, ksa bir gvdeye elik eder. Kas sisteminin bu gelimeye ayak uyduramamas nedeniyle, bu yataki ocuklar dik dururken hayli glk ekerler.

(4) Bulu a: Ge ocukluk evresinden sonra gelen dnem ise bulu adr. Her insan toplumunda yaam dngs birtakm evrelere ayrlr. Bunlarn iinde belki de en anlamls ve bireyin yaamnda adeta dnm noktas saylan evredir. Bulu a hem sosyolojik, hem de morfolojik ve fizyolojik adan nemli bir kilometre tadr (Heintz ve Olivier, 1965). Nitekim baz toplumlarda, bulu ana erime, bireyin sosyal yaantsnda bir gei dnemi sayld iin baz trenlerle (rnein erginlenme treni gibi) kutlanr. Erkek ocuklarda bulu ann grece daha ileri yalarda gereklemesi, erikinlikte bu cinste sahip olunan iri boyun da genetik nedenlerinden birisidir. Cinsiyetle ilgili hormonlar da bulu a esnasnda byme ve gelime zerinde nemli rol oynarlar.

Erkek ocukta bulu olaynn en erken belirtileri testislerin irilemesi ve skrotumun renk ve rntsndeki deimelerdir; bu gelimeleri daha sonra penisin irilemesi ve pbik blgesindeki kllarn grlmesi izler. Kz ocuklarnda ise adet grme halinin balamas bulu ann habercisidir. lk adet grme ya aslnda toplumdan topluma, hatta iklimden iklime deiir. Kimi toplumda 13'n altnda olurken, kimilerinde 18'e kadar gecikebilir. Bulu a erkekte 3 yl, kzda ise daha az bir sre devam eder. Bu geliim evresi, sadece cinsel organlarn gelimesi ve ikincil cinsel zelliklerin ortaya kmasyla tanmlanamaz; ayn zamanda u olguyla da simgelenir: 1) Byme hznda grlen yavalama; 2) Gvdenin enine gelimesi; 3) Kas ve kemik sistemindeki gelimenin belirginlemesi. Boy art hzndaki yavalama, erkek ocukta 12 ile 13 yalarna doru; kz ocuklarnda ise 11 yanda kendini gsterir. Bu sreci bulu a ncesi bir byme art izler; bu erkeklerde genellikle 14, kzlarda 13 yana dorudur. Bulu an, byme hzndaki ani bir d simgeler (Olivier, 1971). Baz fizik antropologlar bu dnemin hemen ardndan hafif de olsa bir bymenin olduunu ileri srerler. Bulu ann balama zaman sadece rklara gre farkllk gstermez; bazen ayn toplumun ierisinde de bu duruma tank olunur. Primat takm ierisinde byme sreci en uzun ve bulu a balangc en ge olan insandr.

Byme-gelime ve beslenme: Yiyeceklerle beraber vcuda giren baz maddeler, byme srecinde organizma tarafndan kullanlr. Besin maddeleri, byme ve gelimenin salkl biimde seyretmesine; vcutta beliren tahribatn tamirine yardmc olurlar; yaamsal sreleri olanakl klar ve vcudun ilevlerini yerine getirmesinde gereksinim duyduu enerjiyi salarlar. Besin maddeleri eitli snflara ayrlr; bunlar eker ve niastal maddelerle temsil edilen karbonhidratlar, vcudun temel yap talar saylan proteinler, mineraller ve nihayet yiyeceklerde bulunan organik molekller, yani vitaminlerdir. Birok vitamin vcut tarafndan retilmez, dardan hazr alnr. Mineraller kalsiyum, demir, inko, sodyum, magnezyum ve fosfat gibi inorganik kimyasal maddelerdir (Ferembach, 1973). Yukarda sz ettiimiz tm bu besleyici unsurlardan yeterli miktarda alnmazsa, hangi insan rknda olursa olsun byme ve gelime sreleri olumsuz ynde etkilenir. Protein ve kalori yetmezlii ile kendini gsteren tm beslenme sorunlar malntrisyon ad altnda toplanmaktadr. Beslenme yetersizlii zellikle az gelimi lkelerde ok yaygndr. Baz besleyici maddelerden ok miktarda alnmas da birtakm salk sorunlarn beraberinde getirir; yalar, proteinler, karbonhidratlar snrl lde alnrsa faydaldr. rnein fazla miktarda D vitamini hiperkalsemiye yol aar. Ya ve karbonhidrat imanlatr. O halde hereyin az karar, ou zarardr. Ne demi atalarmz: Ylan bile topra azar azar yer. Yetersiz beslenmenin bymeyi frenlediine dair en iyi rnekler, sava yllarnda karmza kar. Stuttgart'da 1911-1953 yllar arasnda okul andaki rencilerin byme ve gelimeleri incelendiinde, boy ve kilonun 1920'den 1939'a, yani kinci Dnya Sava'nn balamasna kadar geen srede tekdze dzenli bir seyir izledii gzlemlenmitir. Oysa, sava yllarnda bu trend bozulmutur. zellikle yetersiz beslenme ve stresli yaam, bu dnemde ocuklardaki byme ve gelimeyi olumsuz ynde etkilemitir. Alk yllarnda ocuun organizmas gelime ritmini yavalatr ve sanki beslenme ve yaam koullarnn yeniden iyilemesini bekler. Uzun sre yetersiz beslenmenin etkileri erkek ocuklarda, kz ocuklarna oranla daha belirgin olarak kendini hissettirir. Ayrca, beslenme koullar dzeldikten sonra da, erkek ocuklar kzlara oranla daha ge toparlanrlar. Aslnda her iki cinste de ocuklar, byme ve gelimeleri esnasnda evre koullarna erikinlerden daha fazla duyarldrlar. Erikinlikte karlalan yetersiz beslenme iskelet yapsndan ok, ya ve kaslar etkiler. Doduklar ve yaadklar lkelerin farkl olmas nedeniyle gmenler de, bir kuak sonrasnda bile morfolojik ynden nemli farkllklar

sunarlar. rnein Asya'dan ABD'ye yerlemi olan Sarlarn ocuklar, anne ve babalarnn benzer yalarda sahip olduklar boydan daha yksek bir deere ulamlardr. Asya'daki atalarna oranla daha iri ve gl yapya sahip olan ABD'deki Sarlarn bedensel orantlarnda bile deime gzlemlenmitir. Beslenme faktrnn byme srecine yapt etkiyle ilgili bir aratrma Tanner'den (1970) gelmektedir; aratrmacya gre, Kuzey Hindistan'da yaayan Sikhlerin gneydeki Madrassilere oranla daha gl yapya ve stn fiziksel dayanklla sahip olmalar, st ve et gibi proteince zengin besinleri bol lde almalarndan ileri gelmektedir. Halbuki Madrassiler bitkiye dayal bir beslenme izlerler. Mc Carriodon'un (Bkz. Tanner, 1970) ayn dorultuda yapm olduu aratrma hayli ilgintir; aratrc, semi olduu 2 grup fareye yukarda sz edilen iki tip beslenme kr uygulam, sonuta Hindistan'daki Sikhler gibi beslenen farelerin (255 gr) dierlerine oranla (155 gr) daha ar olduklarn grmtr. Beslenme de dahil, farkl sosyo-ekonomik evrelerde yaayan ocuklarn her yata byme ve gelime farkllklar olabilir. Dzenli uyku, baz sportif faaliyetler ve aile iindeki huzurlu ortam da bu sreleri olumlu ynde etkiler. Bundan baka, ailedeki ocuk saysnn da bymegelimede etkisi vardr. Nitekim, boy ve arlk ortalamas, ailede ocuk says arttka dme gstermektedir. Kalabalk ailelerde beslenme, huzur, ocuklara kar sevgi ve ilgi genelde az ocuklu ailelerdeki kadar yeterli dzeyde deildir. rnein Fransa'da 5101 denek zerinde yaplan bir aratrmada tek ocuklu ailelerde erikinlikte ulalan boy ortalama olarak 170,3 cm, arlk 61,3 kg iken; dokuz ocuklu ailelerde bu deerler 167,4 cm ve 58,9 kg'a dmtr. Boy, meslek gruplarna bal olarak da deiebilir. rnein ifti ve iilerde, genelde iyi bir yaam sren aile evrelerinden gelen niversiteli rencilere oranla boy daha ksadr. 1971 ylnda Fransa'da boyla ilgili yaplan bir aratrmada rencilerde ortalama 173,4 cm, iilerde ise 168,6 cm deer bulunmutur. te yandan, Hindistan'da deiik kast ve mesleklerden gen erkekler zerinde gerekletirilen antropometrik incelemede (Olivier, 1975) deiik meslek mensuplarnn sadece boy deil, dier baz llerde de farkllklar gsterdikleri ortaya konmutur. Bu arada, unu vurgulamak gerekir ki, aydn zmre (bro grevlilileri ve renciler) sadece imtiyazl bir kast olan Brahmanlar tarafndan oluur. Byme ve gelime, birok hastalktan da olumsuz ynde etkilenir. Phenylketonuria ya da Down sendromu gibi genetik anormallikler bymeyi olumsuz ynde etkiler.

Byme ve gelime ile kaltm arasndaki iliki: Byme, bir bakma, doal ve kltrel evre ile genetik faktrlerin etkileimi arasnda belirlenen karmak bir sretir (Twiesselmann, 1969; Harrison ve ark., 1970). Kaltmn, temelde, bymedeki rol bilinmekle beraber, byme ve gelimeye ne derecede yansd anlalamamtr. Daha dorusu genetik mekanizma ileyii tam olarak ortaya konmu deildir; genetik faktrlerin analizleri ok zordur. Bir kii belirli bir boy iin doutan genetik bir potansiyele sahip olabilir; ne var ki malntrisyon ya da ocukluk evresinde maruz kald bir hastalk yznden, genomunda kodlanm boya erikinlikte ulaamayabilir (Vallois, 1968). u unutulmamaldr ki, bir ocuun boyu, arl, daha akas tm bedensel yaps her zaman evre ve genotipinin ortak rndr. Herhangi bir genin etkisini gstermesi, her eyden nce genler aras etkileime de baldr. Ayrca, evrenin gelitirici etkisi genotipin kapasitesininin zerinde bir gelime gstermesine yol amaz; bir baka deyile beslenmeyi belirli lde daha iyi klmak, btn topluluklarda ayn hzda bir boy art getirmez. Tanner (1970), byle bir beslenme deiiminin genetik ynden iri yapl olmaya eilimli kiilerde % 12'lik, ufak yapllarda ise %8'lik bir byme art saladn aratrmalaryla kantlamtr. Her organn, geliimini tamamlad esnada alaca biim rahim iinde genetik olarak kodlanmtr. rnein yeni domu bir fareden alnan bir uzun kemiin, ayn soydan olan erikin bir farenin srt derisine alanmas halinde, bymesini bitirinceye kadar bu yabanc ortamda

gelimesine devam ettii gzlemlenmitir (Tanner, 1970). Byme srecinin genetik ynden kontrol edildiine dair en iyi kant kadnlarda ilk adet grme yanda buluyoruz. Gerekten de, tek yumurta ikizlerinin ilk adet grme gnleri arasndaki fark en fazla 2 ay olabilirken, ift yumurta ikizlerinde bu fark 10 aya kadar kabilir. Genetik kontrol, aslnda, byme srecinin tm aamalarnda etkisini hissettirir. te yandan, st ve srekli dilerin k, di kklerindeki kalkerlemenin balama zaman byk lde kaltsal olarak belirlenir (Legoux, 1966). Tek yumurta ikizlerinde de iskeletin gelime sreci her yata byk benzerlik gsterir. Bir ocuun anne ve/veya babasnn tipine ekme ans fazladr. Bouna dememiler atalarmz armut dibine der diye. Byme biimi ve hznda rk faktr de nemlidir. Bu balamda grlen farkllklar erikinlikte farkl bir morfolojinin ortaya kmasyla kendini yanstr. Bu farkllklarn bazlar genetik adan belirlendii halde, dier bazlarnda iklim ve beslenmenin pay vardr. Ancak bu faktrlerin de oynad rol pek abartmamak gerekir; nitekim Arizona'da yaayan 6 ile 11 ya aras Amerika yerlileri, ekonomik ynden olduka zor koullar altnda yaamalarna ramen, ayn yrede yksek bir yaam dzeyine sahip Beyazlarn ocuklarndan daha uzun boyludurlar. Bat ve Dou Avrupa ile ABD'de yaayan Zencilerin, doumda ve onu izleyen ilk iki yl ierisinde iskelet sistemindeki kemiklemenin Beyazlara oranla daha erken kendini gstermesi, her iki toplum arasndaki genetik farkllklardan ileri gelmektedir. Byme hznda mevsimlerin de bir lde etkisi vardr; boy genellikle ilkbaharda daha hzl artar. Arlk art ise sonbaharda daha belirgindir. Tanner (1970) Bat Avrupa'nn birok blgesinde mart ayndan mays ayna kadarki uzunlamasna byme hznn eyllden ekime kadar olandan yaklak iki kat daha fazla olduunu belirtir. Ancak, halk arasndaki yaygn grn aksine, iklimin byme hz zerinde dorudan etkisinin az olduunu ileri srenler vardr. Gerekten, ilk adet grme ya rnein olduka iyi bir beslenme rejimi izleyen Nijeryal kz rencilerde ortalama 14,3 olarak saptanmtr. Eskimolarda bu ya 14,4'tr. Farkl iklimlerde ilk adet grme yann her iki toplumda da hemen hemen ayn olduu kolayca grlmektedir. Son yzyl ierisinde insan boyunda bir art oldu mu? Her neslin bir ncekinden daha uzun boylu olduu zaman zaman ne srlr. Bu konu bilim adamlarnn uzun sreden beri dikkatini ekmektedir (Kherumian ve Schreider, 1967). Bugnk ocuklarn birka kuak ncesi yadalarna oranla daha iri, daha ar ve daha erken olgunlatklar gzlemlenmitir. Boydaki yzyllk art evrensel bir olaydr; iinde bulunduumuz yzylda her 10 ylda bir, erken ocukluk evresinde, ortalama 0,6 cm'lik bir boy art kaydedilmitir. Bu art, ge ocukluk evresi iin 1,3 cm; 12 ya kz ve 14 ya erkek ocuklar iin 1,9 cm olmutur. 1880 ile 1960 yllar arasnda Avrupa'da 8 cm ile 11 cm arasnda deien bir boy art olmutur (Chamla, 1964). Chamla'ya gre, zellikle 1920'den bu yana boy artnda genel bir hzlanma olmutur. te yandan, ABD'de 1864 ile 1957 yllar arasndaki boy art ortalama 3 cm'dir. Sekler boy art ile ilgili olarak Rusya'da da benzer bir alma yaplmtr; Orta Rusya'da Gorki, Vladimir ve Kelinine blgelerinde yaayan iiler srasyla 1926-1930 ile 1972-1975 dnemleri arasnda incelenmi ve ortalama 5,4 cm'lik bir boy art bulunmutur. Rusya'da, boydaki hissedilir artn zellikle kinci Dnya Sava sonrasnda gerekletii gzlemlenmitir (Volkova, 1979). izelge 6: eitli insan rklarnda kadn ve erkek boy deerleri (Vallois, 1968) Denek Says Erkek Kadn 1174 200 799 647 11657 315 411 650 Norveliler Laponlar talyanlar Beyaz Ruslar Potekizliler Topluluklar Boy (cm) Erkek Kadn 173,6 153,0 164,0 164,4 164,5 162,4 147,0 152,8 152,8

AVRUPA

775 35511 284 3457 84 838 192 12036 365 207 313 369 296 102 5210 116 216 113 212

430 185 1152 46 312 2050 68 62 154 369 190 27 379 139 70

Balkan ingeneleri sveliler Savonyallar Almanlar Samoyetler Kuzey inliler Aynular Japonlar Kamboyallar Yakutlar Ermeniler Kamerun Zencileri Bumanlar Hotantolar Fasllar Dinkalar Kolombiya Yerlileri Grnland Eskimo Apailer Filipinli Negritolar Javallar Yeni Kaledonyallar Avustralyallar Hawai Yerlileri

164,9 168,5 168,9 169,2 155,0 169,0 159,3 158,3 161,3 162,4 168,4 152,6 157,0 161,7 166,9 178,6

163,3 158,5 158,0 143,0 148 150,7 151,4 154,5 144,0 148,6 149,7 153,6 -

ASYA

AFRKA

AMERKA

157,3 162,4 152,6 169,31 156,6

248 125 OKYANUSYA 250 239 70

128 125 65 69 35

148,8 158,4 166,0 168,3 171,3

137,9 147,4 156,0 157,5 152,5

Boy uzunluunun bugnk toplumlarda gstermi olduu dalgalanmalar ne olursa olsun, insann biyolojik evrim srecinde, boyda giderek bir art gzlenmitir. Ailemizin ilk temsilcilerinde (australopitekus ve homo habilis) aa yukar 120 cm kadar olan boy, homo erektus atalarmzda adeta bir srama yaparak 160 cm'nin zerine kmtr. Zamanmzdan aa yukar 30 bin yl nce sahneye kan modern anatomik yapdaki st yontma ta a insanlarnda boy ortalamas 170 cm'ye ulamtr. O halde zamanmzdan 25-30 bin yl ncesinde bile bugnk gibi uzun boylu insanlar yaamakta idi. Bugn dnyann eitli toplumlarnda yaplan aratrmalar gstermitir ki, hangi rkta olursa olsun, eer yaam koullar giderek iyilemise, boyda da dzenli bir art gzlenmitir. Boy uzamas, dnyann her yerinde ayn hzda olmamtr; hatta baz blgelerde zellikle uzun sren youn savalar, alk ve dier olumsuz yaam koullar nedeniyle geici duraklamalar ve gerilemeler grlmtr. Son yzyl iinde genel bir olgu olarak kabul edilen boy artndan eitli etkenler sorumlu tutulabilir: Beslenmenin giderek iyilemesi, tp alannda kaydedilen gelimeler, alma yann ileriye alnmas, ievlilik alkanlnn giderek azalmas, toplumlararas tresel engellerin byk lde kalkmas ve genelde yaam koullarnn iyilemesi vb. Btn bu deerlendirmelerin nda imdi u soruyu sorabiliriz: Bu boy art ne

zamana kadar devam edecek? nsan trnn byk bir boyla hi de uyum iinde kalamyaca; bu artn giderek metabolizmada baz dzensizliklere yol aacan ileri srenler vardr (Olivier, 1965). Ama btn bunlara ramen, boyun da, beyin hacminde olduu gibi, belirli bir tavana gelip duraca, ondan sonra da belirli bir ortalama deer etrafnda oynamaktan te gidemiyecei arlkla kabul grmektedir. Bugnk insan gruplarnda boy deerleri 1,35 m ile 1,90 m arasnda normal bir dalm gsterir. izelge 6'da dnyadaki farkl insan gruplarnda boy uzunluunun ne gibi deimeler gsterdii izlenebilir (Vallois, 1968). Boyla birlikte, arlk da yzyl iinde deime gsterdi. rnein Kuzey Amerika'da 1960 ylnda 1,6 ve 15 yalarndaki erkek ocuklar 1880'deki yadalarna oranla daha ar hale gelmilerdir. Aka grld zere, son yzyl ierisinde hem uzadk, hem de arlatk. Zaten, pek ok gelimi lkede, gnmz ocuklar 50 yl nceki yatlarna oranla daha uzun boylu ve daha ar olmulardr (Duyar, 1990). zzet Duyar'in da belirttii gibi, sosyoekonomik gelime giderek byme ve gelimeye olumlu ynde yansmaktadr (Duyar, 1992; 1993). Baz aratrclar, bu mikroevrimsel deimeyi beslenme koullarndaki giderek iyilemeye, salk alanndaki gelimeye ve daha elverili yaam koullarna balamaktadrlar. Bedensel tipler (Biyotipoloji)

Irksal farkllklarn dnda gzlenen bedensel farkllklar o denli karmak bir grnm arzeder ki, bunlar ayrntl olarak irdelemek iin ciltler dolusu yazmak gerekir. nsan yapsal ynden incelemek, bir bakma insanlarn birbirlerinden ne lde ayrldklarn ortaya koymak demektir. Herhangi bir insan grubunda, belirli bir zaman aralnda devaml olarak gzlemlenen biyolojik bir zelliinin varyasyonu iki trldr: 1. Bireyler arasndaki varyasyon, 2. Tek bir bireyin gstermi olduu varyasyon. Bu sonuncu tr varyasyonla anlatlmak istenen ey, zamanla tek kiide ortaya kan ve sadece ona zg deimelerdir. Btn bunlar, birtakm gelitirilmi saysal irdelemelerle saptanp ayr ayr deerlendirilmektedir. evresel etmenlere olumlu/olumsuz kolayca ve hzla tepki gsteren zellikler tipolojide pek dikkate alnmazlar. Tipolojide yap ya da bnye denildiinde sadece grnr zellikler akla gelmez; ayn zamanda fizyolojik ve psikolojik eler de gz nnde bulundurulur. Daha dorusu morfolojik, fizyolojik ve psikolojik eler insan bnyesinin analizinde birlikte dikkate alnmaldr. nceleri yapsal tipler tanmlanrken evre ve kaltm arasnda hibir ayrm yaplmazd; zira grnr farkllklarn incelenmesi genetik biliminden daha nce balamtr. Grnr zelliklerle ilgili bireysel deimeler olduka nemsizdir. rnein boy, haftadan haftaya ok az bir deime gsterir; hatta ocukluk ve yallk aamalar hari tutulursa, yldan yla da pek oynamaz. Bundan baka, yle fizyolojik zellikler vardr ki (kan gruplar, PTC'ye duyarllk vb.) yaam boyunca ayn kalr. nsanlar arasnda, bedenin eitli ksmlarnn birbirlerine oranndan parmak izlerine varncaya kadar birok farkllklar gzlemlenir. Farkl bnyelerin farkl zaman ve koullarda, farkl avantajlara sahip olduklar bilinmekte olup, doal seilim sreci bunlardan birini, bazen de brn avantajl klar. yle hastalklar vardr ki, baz bnyeleri daha fazla etkiler. rnein tberklozun ince ve uzun yapl, gs kafesi dar kiilerde, ksa ve geni gs kafesli olanlara oranla daha fazla lme neden olduu iddia edilir (Schreider, 1967). Dier yandan, kalp hastalklarnda lm oran, iman ve kas sistemi gelimi olanlarda daha fazladr. Farkl bedensel yaplarda olan insanlarda baz fizyolojik farkllklarn olduu bugn artk biyotipoloji alannda alanlarca kabul edilmektedir. Morfolojik, fizyolojik ve psiik eleri dikkate alarak snflama giriimlerinde bulunan fizik antropologlar sk sk eitli glklerle karlarlar. Zira, insanolu herhangi bir kalba sokulamyacak kadar karmak yapda bir varlktr. Yapsal tiplerin incelenmesi, son senelerde

biyotipolojinin gelimesiyle daha bilimsel bir grnm kazanmtr. Aslnda ilk yapsal snflamalar Aristo zamanna kadar gider. Tiplerin belirlenmesinde gz nnde tutulan ltler aratrcya gre deiir. Bazlar psiik zellikleri, dier bazlar ise dorudan doruya beden yapsn lt olarak kabul eder. Zaten tip soyut bir kavram olup ideal bir rntnn ifadesidir. Baz fizik antropologlar, tip kavramnn insan zihninde yaratlan bir imaj olduu grndedir. Bedensel tiplerle ilgili snflamalar fizik antropolojide, zellikle tp alannda kiilerin yeteneklerinin belirlenmesinde, hastalklara kar olan tepki durumlarnn deerlendirilmesinde eitli faydalar salar. Tipolojik snflamalarda temelde bir belirsizlik vardr. nk insan bedeni, sadece dtan son derece belirgin eitlilik gsterir. Her yapsal snflama haliyle baz zelliklerin seimini gerekli klacak, bunun yansra dier zellikler bilinmezlikten gelinecektir. Bylelikle, alnan ltlere gre istenildii kadar tip oluturmak olanakldr. Nitekim, parmak izleriyle ilgili snflamalar yaplabildii gibi, yz biiminden hareket ermek suretiyle de snflama yaplabilir. Tiplerin analiz ve tanmlama yntemleri olduka karmak bir grnmde olsa da, bugn fizik antropologlar ve biyometrisyenler belli bal 2 teknik kabul eder: 1. Yalnz betimsel ltler kullanmak suretiyle yaplan snflamalar (Fransz Morfoloji ekolnce gelitirilmitir). 2. llere dayanarak yaplan snflamalar (talyan ekolnn ncln yapt bir sistemdir).

Fransz ekol: Bu ekoln ncleri arasnda Sigaud, Mac Auliffe ve Thooris'i sayabiliriz. Martiny, Fransa'da bu ekoln en son temsilcisidir. Sz konusu aratrclara gre, insan organizmas belli bal 5 sistemin bir araya gelmesinden oluur. Bunlardan bir tanesi merkezi durumda olup "kalp-bbrek sistemi" diye adlandrlr. Dierleri ise bu sistemin evresinde yer alr. Bunlar srasyla "sindirim sistemi", "solunum sistemi", "kas sistemi" ve "beyin sistemi" dir. Bu sistemlerin her biri evresel etmenlerle devaml bir etkileim iindedir. Bu son drt sistem, aralarnda uyumlu ve dengeli bir iliki oluturduklar taktirde, kii hi bir tipe girmez. Yok eer, bu evresel sistemlerden herhangi biri zel bir gelime gsteriyorsa 4 belli bal tipten (sindirimsel, solunumsal, kassal ve beyinsel) birisi ortaya kar. Her tip ierisinde de ayrca saysz varyasyonlar bulunmaktadr. Fransz ekoln simgeleyen tipler zaman zaman eitli eletirilere konu olmutur. nce unu vurgulamak gerekir ki, kii yaam boyunca ayn tipte kalmaz. rnein ileri ocukluk aamasnda olan kii solunumsal bir grnme sahip olduu halde, yetikin duruma geldiinde kassal bir durum alacak; yaland zaman da tpk st emme anda olduu gibi sindirimsel tipe yeniden dnecektir. Ayrca, yapsal tipler kiinin yaam tarzyla yakndan ilgilidir. rnein kassal tipe kyller arasnda ok sk rastland halde, beyinsel tip aydn evrelerde yaygndr. imdi Fransz ekolnn nerdii tipleri srasyla grelim. Kassal tip Bu tip, kas sistemi ve uzuvlardaki gelimeyle simgelenir. Gvde, kardan bakldnda dikdrtgen bir grnme sahiptir. Boy, olduka iyi gelimitir. Omuzlar, yatay durumda olup asla bask deildir. Normal duruta el bilekleri, kala hizasndan daha aada bulunurlar. Kl sistemi iyi gelimitir. Yz, drtgen grnmdedir. Aln, burun ve eneler yzde dengeli bir oran iindedirler. Solunumsal tip Gvde, byk taban yukarda olan trapezi andrr. Gerek ykseklik, gerekse genilik

ynnden gs, karn alt blgesine oranla baattr. Omuzlar olduka geni, fakat kassal tipteki kadar horizontal deildir. Kol ve bacaklar gvdeye oranla ksadr. Kas sistemi az gelimitir. Yz adeta yamuu andrr. Elmack kemikleri ve ka kemerleri belirgin gelime gsterir. Burun, kntl ve genitir. Sindirimsel tip Alt ene ve karn blgesindeki ar gelime ile ortaya kar. Gvde, kol ve bacaklara oranla nemli bir durum arzeder. Omuzlar, dar ve dk; boyun kaln ve ksadr. Aln olduka az gelimitir. Sindirimsel tiplerde yzdeki ifade genellikle yanaklarn ve dudaklarn mimiklerinde toplanmtr. Beyinsel tip Uzunlamasna gelimenin belirgin olduu bir tiptir. Aln ve ba da o lde iyi gelimitir. Gvde, dikdrtgen biiminde ve uzun olup, kala ve omuzlar dar bir grnme sahiptir. Kol ve bacaklar olduka uzundur. Yz, aln blgesinin iyi gelimi olmas nedeniyle tepesi aada olan bir geni andrr. Thooris'in (Bkz. Vandervael, 1964) oluturduu bu tipler llerle deil de basit bir gzlem sayesinde belirlenmitir. Her ne kadar baz fizik antropologlar, iyi tanmlanm tiplere giren denekleri baz llerle belirlemeyi uygun buluyorlarsa da, bu yntem her zaman geerli olamaz; zira yle zellikler vardr ki llebilir deildir.

talyan ekol: Fransz ekol klinik incelemeye ve gzlem yoluyla deerlendirmeye ne kadar nem veriyorsa, talyan ekol de antropometriye o kadar nem verir. Bu okulun temsilcileri italya dnda da olduka fazladr. talyan ekolnn tantlmasnda nclk eden aratrclarn banda Manouvrier gelir. Gzlemci, kol ve bacaklarn nisbeten uzun, ksa ve normal oluuna gre insanlar 3 kategoriye ayrmaktadr. Aadaki indeks bu amala Manouvrier tarafndan oluturulmutur: Ayakta boy-oturur durumdaki boy x 100 Oturur durumdaki boy

Fizik antropolojide skelik indeks ad altnda bilinen bu iliki sistemi bugn kullanlmamaktadr; onun yerini kormik indeks almtr. Bu da aadaki formlle ifade edilir: Oturur durumdaki boy xl00 Ayakta boy

Manouvrier'nin indeksine gre 85 ile 90 arasnda deere sahip olanlar mezatiskel (bacaklar nisbeten orta derecede gelimi), 90 m zerinde bir deere sahip olanlar makroskel (bacaklar nisbeten uzun) ve 85'in altndakiler ise braiskel (bacaklar nisbeten ksa) olarak adlandrlr. Kormik indeksin formlne bakacak ursak, bedenin enlemesine gelimesini belirleyecek herhangi bir lnn kullanlmadn fark ederiz. rnein ksa bacaklar uzun ve narin bir gvdeye elik ettikleri gibi, uzun ve geni bir gvdeyle de beraber bulunabilirler. Braiskeller genellikle kk boylu, makroskeller uzun boyludurlar; zira boy uzunluu daha ziyade bacaklarn uzunluuyla belirlenir. Tipleri, ideal bir bileimin sapkn formlar olarak gren talyan De Giovanni, boyut ve oran

ikilisinden hareket ederek bir dizi sistem oluturmutur. Buna gre: Boy=iki kol arasndaki en byk uzunluk; Gs evresi=l/2 boy uzunluu; Gs kemii (stemum)=4/5 karn ykseklii; Kala genilii=4/5 karn ykseklii Bu eitlik durumlar yerlerini eitsizliklere braktklarnda, birok tipin ortaya kmasn salayan bileimler elde edilir.

talyan ekol (Viola'nn snflamas): Bir talyan fizikisi olan Viola'nn yntemi amzn balangcyla yattr diyebiliriz. Her ne kadar kolayca kavranp anlalabilir bir bedensel l sistemine dayanyorsa da, bugn artk kullanlmamaktadr. Olivier (1971), Viola'nn yntemini kuramsal ynden ahane bulmakta, uygulamada ise ne yazk ki pek o kadar kullanlma olanann bulunmadna iaret etmektedir. Viola'nn yapm olduu snflama, Fransz ekolnnkine tmyle ters dmektedir. Burada asl ama, gvde ile kol ve bacaklar arasnda var olduu kabul edilen oranszlklarn ortaya karlmasdr. Ona gre, karlatrlan deerler dorusal deil de hacimsel olmaldr. Ancak, bu sayede uzun bir gvdeyi hacimli bir gvdeden kolaylkla ayrt edebiliriz. Bedensel hacimleri dolayl yoldan elde etmek iin Viola 3 lnn arpmn neriyor: Uzunluk x Genilik x Ykseklik Viola'nn ncellerinden farkl olarak getirdii yenilik, ara form kavramn dnm olmasdr. Normotip diye adlandrd bu tip, bedensel lleri ortalama deere yakn olan bireyleri tanmlamakta kullanlr. Viola, ortalamalarn her blgede ayr ayr saptanmasn; ayrca, saysal gstergelerin belirlenmesini gerekli gryor. Ayn zamanda, bir kiinin ortalama deerden ne lde ayrldn renmek iin de, standart sapmann bilinmesinde yarar olduuna iaret ediyor. Buraya kadar her ey gzel ama, aratrcnn lleri alrken ve onlar arasnda iliki kurarken uygulad teknik kullanszdr. nk, nce masa zerine yatrlm her kii zerinde boy uzunluu, sternum ykseklii, karm ykseklii, karnn n-arka ve enlemesine aplar, kala genilii, ayak ve eli dikkate almakszn kol ve bacaklarn uzunluu llmelidir. Sonuta, elde edilen ller er er arplarak gs kafesinin, gvdenin (gs kafesi + karn blgesi) ve uzuvlarn hacimsel deerleri bulunur. Daha sonra da blgesel ortalamalar belirlemek gerekecektir. Viola'nn bu tekniine gre oluturulan tipleri u ekilde sralayabiliriz: (1) Normotip: Gvde=uzuvlar; karn=gs kafesi (2) Brakitip: Gvde>uzuvlar; karn>gs kafesi (3) Longitip: Gvde<uzuvlar;karn<gs kafesi Comas, Viola'nn yntemini adeta kapal bir daireye benzetmektedir. Viola, ynteminin savunuculuunu yaparken zeletiriden de geri kalmamakta ve gerekte, tipoloji sorununun yle saylarla tam olarak zmlenemeyeceini kabul etmektedir. Bu arada betimsel zelliklerin de daima yardmc olarak dikkate alnmas gereine inanmaktadr. Sheldon'un snflamas: Amerikal aratrc Sheldon'un oluturduu tipler, Olivier'ye gre Fransz ekolnnkine; Tanner ve Comas'a gre ise Kretschmer'in piknik, atletik ve astenik tiplerine benzerlik gstermektedir. Sheldon, insanlar bellibal 3 tip altnda toplar: Andomorf (sindirimsel tip), mezomorf (kassal tip) ve ektomorf (beyinsel tip). Ayrca, solunumsal tipten pek farkl olmayan bir de ortalama tip vardr. Sheldon, sz konusu 3 tipi olutururken 4000 kolej rencisinin plak halde n, yan ve arkadan ekilmi boy fotoraflarndan yararlanmtr. Bu

sistemde, andomorf, mezomorf ve ektomorf unsurlarn her biri l'den 7'ye kadar derecelendirilmitir; yle ki ortalama bir tip her kategorinin orta deerleriyle tanmlanr; yani 44-4. Nadir tipler ise, szgelimi 7-1-1 andomorf; 1-7-1 mezomorf ve 1-1-7 ektomorf olarak gsterilir. Andomorf tipte en ar durum tostoparlak bir grnmle simgelenir. Byle bir kii yuvarlak bir baa, gs kafesine oranla daha nemli bir yer igal eden iman bir karna sahiptir. Bacak ve kol hizasnda ya tabakas hayli zengin olduu halde, el ve ayak bilekleri belirgin biimde incedir. Gs kafesi ve kala yanlamasndan ziyade, n-arka ynde gelimitir. Bu tr bedensel yapla sahip kii, uzun sre alkla kar karya brakldnda ne ektomorf ve ne de mezomorf grnm alr; sadece alktan bitkin hale gelmi bir andomorf olarak kalr. Ar mezomorflar herkl grnmndedir. Kas ve kemik sistemleri nemli gelime gsterir. Ba, kp biiminde olup, omuzlar ve gs genitir. zellikle kollarda ve bacaklarda kaslar ok gelimitir. Uzun kemiklerin alt ular st ularna oranla daha kuvvetli bir yap arzeder. Deri alt ya tabakas son derece az gelimitir. Ar lde ektomorf olan kimse ise olduka narin ve ince yapldr. Yz ince ve sivri, alt enenin alt ksm geriye doru ekilmi ve aln yksektir. Gs dar olup n-arka ynde az gelimitir. Karn blgesi de ayn grnmdedir. Kollar ve bacaklar olduka uzundur. Ar ektomorf olan kimsede ne fazla kas ve ne de fazla ya vardr. Doal olarak evremizdeki insanlarn byk blm byle ar ular temsil etmezler. O halde, en sk karlalan somatotipler 3-4-4; 4-3-3 ya da 3-5-2'dir. Somatotip yaam boyunca bir defa belirlenir ve bedensel llerde ufak tefek deimeler olsa da bu durum genel somatotipi etkilemez. Hatta, hastaln meydana getirdii etkiler ya da kas sisteminde ortaya kan anormal bir gelime bile somatotipi deitirmez. Somatotiplerin belirlenmesinde genel olarak 20-25 yalan lt olarak alnr. Zira, kii fiziksel grnmn normal bir beslenme rejimi takibettii taktirde ancak bu yalarda alr. Sheldon, tipleri belirleyen ve ok iyi resimlendirilmi bir atlas hazrlamtr; yalnz, bu sadece erkeklerle ilgili olup kadnlarn somatotipi hakknda ne yazk ki byle resimli bir atlas yoktur. Ama, Sheldon'un ltlerini kadnlara uyarladmzda, erkeklere oranla daha fazla andomorfla karlarz.

Kretschmer'in snflamas: Alman tipoloji ekolne mensup olan Kretschmer, psikosomatik snflamalaryla tannr. Ayn zamanda psikiyatrist de olan aratrc, talyan ekolnden farkl olarak psikolojik eye daha fazla yer vermitir. Kretschmer, morfolojik tipleri olutururken kiilerin psiik eilimlerini de gz nne almak gerektiini savunur. Astenik, atletik ve piknik diye e ayrlan bu tipleri srasyla grelim (ekil 4.3). ekil 4.3. Kretschmer'in bedensel tipleri (Comas, 1960).

Astenik Tip

Baz aratrclar astenik tipe ayn zamanda leptozom adn veriyorlarsa da, aslnda bu terimle, astenik tipin ar bir formu tanmlanmak istenir. Astenik tipe girenler genellikle enlemesine az gelime gsterirler. Ar lde beslenmesine karn kii kilo alamamaktan ikayetidir. Deri altndaki ya tabakas son derece az gelimitir. Ayrca, kemikler ok narin olup, kaslar zayftr. Gs kafesi belirgin biimde yassdr; yle ki kaburga kemikleri kolayca dtan farkedilebilir. Gs kafesinin sternumla yapt a ok dardr. Kol ve bacaklar son derece ince, eller kemikli ve parmak ular sivrilmi bir grnmdedir. Gvde uzun ve karn gevek bir yap arzeder. Ba, gvdeye oranla kk, aln hafife geriye meyillidir. Burun belirgin biimde kntl, alt ene az gelimitir. Kalar geni ve kaln olup, bazen orta hat zerinde birleirler. Astenik bir kii gnlk hayatta kolayca tannabilir. Bulu andaki astenik tiplerde hacim art olmakszn hzl bir byme grlr. Ne kadar kas gelitirici egzersizler yaparlarsa yapsnlar, asteniklerin kasl bir grnm kazanmalar ok zordur. Bu tip insanlar 35-40 yalarna gelince genellikle yal kiilerin yapsn yanstrlar; rnein salarn youn biimde dklmesi, derinin buruup kurumas gibi. Atletik tip skelet ve kas sisteminin yansra, gs olduka iyi gelimitir. Karn blgesi kaslar belirgin bir gelime gsterir. Elmack kemikleri ne doru knt yapar. Ka kemerleri iyi gelimitir. Alt ene kuvvetli ve hacimli bir yapya sahiptir. Yz oval biimde, burun hafife yassdr. Boyun genellikle uzundur. Atletik tiplerde, omuz-gs-kala ilikisi trapezi andracak bir grnm almtr. Bel ve bacaklar, gs ve omuza gre incedir. Deri genellikle gergin ve kalndr. Atletik tipler, zellikle bulu andan itibaren kolayca tannabilir hale gelirler. Bu dnemde elde edilen yap yaam boyunca korunur. Piknik tip Yatay boyutlar dikey boyutlara baattr. Ba, gs ve karn, n-arka ynde ve yanlara doru iyi gelimitir. Yz ve gvde hizasnda ya dokusu olduka fazladr. Boyun, atletik tipteki-nin aksine ksa ve kalndr, adeta iki omuz arasnda gmlm bir durumdadr. Mide hizasnda fazla miktarda oluan ya tabakas, ksa ve derin bir yap arzeden gsten ayrlr ve ne doru knt yapar. Aln, ounlukla kubbemsi bir grnme sahiptir. Ka kemerleri, atletik tiptekinin aksine, ok az bir gelime gsterir. Sakal, stte elmack kemiklerine kadar, yanlarda ise boyuna kadar yaylr. Kprck kemii ve el bilek kemikleri olduka kktr. Piknik tipin yallarnda, karn hizasnda ya tabakas kalnlamtr. Kretschmer, yukarda szn ettiimiz tm bu tipleri antropometri tekniine bavurmakszn sadece gzlemle saptamaktadr. Halbuki, antropometriyi de dikkate alarak yaplan snflamalar daha salkl olmaktadr. Biyometride, herhangi bir antropometrik deikenle ilgili bulgular ounlukla ortalama deer etrafnda gruplar; bir baka deyile, herhangi bir dizide, verilen biyolojik zellikle ilgili kk ve byk deerlere nisbeten az lde rastlanr. Ayn ekilde, betimlemeli antropolojide de normal grnml tiplere daha sk rastlanacan kabul edersek, zellikle atletik ve astenik gibi iki u arasnda nc ortalama bir tip dnebiliriz. Kretschmer'in her tipini ayrt etmeye yardmc olacak en iyi yntem aadaki indekstir: ki omuz aras mesafe x 100 Gs evresi Olivier, Kretschmer'in rencileri tarafndan kullanlan bu indeksi biraz deitirerek gs evresi yerine beden arln kullanmay tercih etmitir. Bu durumda, sz konusu indekse gre aadaki deerleri bulmutur:

Astenik tip Kassal tip Piknik tip

: : :

67 58-67 58

Fransz fizik antropolog E. Schreider (1967), Kretschmer'in snflamasn daha da sadeletirerek piknik ve leptozom diye iki grup oluturmutur. Baz aratrclarn Nordik, Dinarik ve Alpin rklaryla atletik, astenik ve piknik tipler arasnda iliki kurmaya kadar gitmi olmalarna karlk, zellikle Kari O. Henckel, von Rohdenvedig ve insan paleontolojisi alannda almalaryla n yapm olan VVeidenreich sz konusu tiplerin btn rklarda rastlanabileceini kantlamtr. Akli dengesizliklerin bedensel yapyla ilikisi olduunu ileri srenler vardr. Bu konuda Kraepelin'in almalar dikkate deer (Bkz. Comas, 1960). Aratrc, psikoz manik depresif ve izofreni ile bedensel tipler arasnda baz ilikilerin olduunu aratrmalaryla kantlamtr. Comas'tan aldmz 7 nolu izelgede, deiik aratrclarn bu iliki konusunda verdii % deerleri grmekteyiz. Sz konusu izelgeden de kolayca anlalaca zere, hemen hemen btn aratrclarn bulgular, izofreni hastalnn astenik ve atletik tiplerde ok daha sk grldn, psikoz manyak depresifin ise en fazla piknik tiplerde rastlandm gz nne sermektedir. izelge 7: Psiik kkenli baz hastalklarda bedensel yap arasndaki korelasyon (erkekler iin) (Comas, 1960) Gzlemci izofreni Psikoz manik depresif Astetik Piknik Astenik Piknik Atletik Kretschmer 70,3 2,9 15,3 84,7 Sioli, Kloth, Meyer 67,4 23,3 16,6 83,3 Verciani 59,3 22,9 15,2 84,5 Henckel 86,0 2,0 30,1 57,6 Jakob ve Moser 54,2 14,9 8,3 87,5 Michel ve Weeber 74,5 18,4 25,8 74,2 Wyrsch 76,0 9,4 0,0 100,0 von Rohdenvedig 72,3 6,8 12,1 84,6

nsan toplumlarnn rklara ayrlmas Irk snflamas, insanolunun znde varolan benmerkezciliin tipik rneklerinden birisidir. nsan toplumlarn rk kategorilerine ayrma, aslnda bir zorunluluktan kaynaklanmaktadr. O da, insann gstermi olduu biyolojik eitliliktir. Snflama bir bakma bu eitliliin doal bir sonucudur. Ancak bu ii yaparken ou kez gerekten uzaklalmtr. Snflama yaklamnn temelinde yatan olgu, her toplumun kendini tekilerden farkl klma eilimidir. Byk kentlerde, bir kii gn boyu deri rengi, boyu ve yz yaps birbirinden farkl birok insanla karlar. rnein ABD'de byk bir alveri merkezinde mterilere yeryzndeki farkl insan gruplarn saynz derseniz, o size beyaz, siyah, kzlderili ve arap (bu gruba genelde Trkleri de dahil ederler) diye ancak kendi dnyasnda yer alan ve ayn mekn paylat topluluklar sayacaktr. Ne var ki, sokaktaki insann gnlk yaamnda her an tank olduu insan eitliliinden hareketle oluturduu rk snflamalar, bilimsel dzeyde yaplanlarla pek badamaz. ster Amerika'da isterse Avrupa'da, sokaktaki ok az insan Aynuyu, Avustralya yerlisini, Pigmeyi ya da Laponu bilir. Anadolu insannn Yeni Zelandaly, Avustralyaly, Hindistanl siyah ilk tany

anakkale Sava'nda oldu. Trkiye'de Zencilerle Araplar sk sk kartrlr. II. Dnya Sava'nda Amerikal askerler Melanezyallar ilk grdklerinde onlar, genelde Afrikal zenciler iin kullanlan Negro szcyle tanmladlar. Beyazlar, Siyahlar, Sarlar ve bir de bunlara Avustralya yerlilerini eklersek, ite size olanca eitlilii iinde insan manzaralar. Bu byk insan toplumlar iinde var olan ve kimi aratrclarn rk, alt rk, mikro rk gibi kategorilerle belirledii blnmelere kadar inecek olursak, iin iinden klmas zor bir durumla karlalr. Canllar dnyasndaki ilk sistematik snflamann babas saylan Linne, insanlar drt byk gruba ayrr: Avrupal, Afrikal, Amerikal ve Asyal. Buradaki her grubun bir ktay simgeledii kolayca anlalr. Ancak, bu snflama yeterli deildi; Okyanus Siyahlarn, Hindistan yerlilerini kapsamyordu. 19. yy' da yaayan Blumenbach adl Alman anatomist ise insanlar be rka ayrmt: Kafkas, Mool, Etyopyal, Malezyal ve Amerikal. Etyopyal burada Zencileri simgeler. nl Fransz evrimci Cuvier insanlar rk altnda toplad: Beyaz, Sar ve Siyah. Dier birok aratrc ise, dnyann deiik blgelerinde yeni insan topluluklar kefedildike rk snflamalarnn kapsamn daha da geniletti. Eski aratrclar, botanikilerin dikotomik yntemini rk snflamalarnda kullanarak kendilerince temel unsur olarak grlen bir biyolojik zellii lt kabul etmilerdir. rnein Geoffroy Saint-Hilaire (Bkz. Vallois, 1952) yze zel bir nem vermi ve buna dayanarak drt byk insan rk ayrt etmitir. Ortognat (dik profil), rignat (geni yz), prognat (ne doru knt yapan yz) ve rignat-prognat. te yandan, Alman aratrc Haeckel ise insanlar sa biimine gre snflandrmtr. Ona gre yeryzndeki tm insanlar dalgal, dz, yapa ve karabiber tanecii grnmnde saa sahip olan rklar diye drt snfa ayrlr. Fransz antropolog Topinard ise insanlar burun tiplerine gre snflandrmtr. Aratrc, leptoriniyen (dar burunlu), platiriniyen (yass ve geni burunlu) ve mezoriniyen (ara form) olmak zere rk belirlemitir. nsan rklar zerinde nemli almalar bulunan Garn (1964) adl fizik antropolog da insan toplumlarn dokuz corafi rka ayrd. Bunlar srasyla; Kzlderililer, Polinezyallar, Mikronezyallar, Melanezya ve Papuallar, Avustralya yerlileri, Asyallar, Hindistan siyahlar, Avrupallar ve Afrika siyahlar. Aratrc bununla da yetinmeyip saylar 32'ye varan yerel rklar oluturmutur: 1. 2. 3. 4. 5. 6. 8. 7. Ormanlk 9. 10. 11. 12. 13. 14. 15. 16. 17. 18. 19. 20. 21. 22. 23. Dou blge Kuzeybat Kuzeydou Alpin Akdeniz ran Afrika Sudan (Afrika) Bantu Trk Tibet in Mool Asya Hint Dravidyen Amerika Amerika Amerika Fejyen Lapon Negrito Pigme Avrupa Avrupa rk rk rk rk rk rk rk rk rk rk rk rk rk rk rk rk rk rk rk rk rk rk rk

zenci

Kuzey Tipik Gneydou

Kuzey Orta Gney

Pasifik

24. 25. 26. 27. 28. 29. 30. 31. 32. Gney Bumen Amerika

Eskimo Aynu Mravyen Karpenteryen ve Afrika Ladino Hawai

Hotanto zenci siyah

rk rk rk rk rk rk rk rk rk

Fransz antropolog Vallois (1967) rk snflamalar yaparken, biroklar gibi, corafya faktrn dikkate almtr. Ona gre yeryznde bellibal sekiz rk vardr: Avrupal, Kuzey Afrikal, Gneybat Asyal, Gney Sahral, Hindistanl, Transhimalayal, Okyanus yerlisi ve Kzlderili. te yandan, Amerikal antropolog Coon (1969), yeryznde yaayan insan toplumlarn be byk rk grubu altnda toplamtr: Avustralya yerlileri, Hotanto ve Boimanlar, Kafkasyallar, Kongolular ve Sarlar. Grld gibi karmza rk snflamalaryla ilgili geni bir yelpaze kmaktadr. Genetik biliminde kaydedilen gelimelere paralel olarak aratrclar rk snflamalarnda kullanlan geleneksel ltleri zamanla terk ettiler. lk rk snflamalarnda arlkl olarak n planda tutulan deri rengi pek gvenilir bir lt saylamazd; zira bunun kaltm mekanizmas pek bilinmez. stelik deri rengi doal ve kltrel evrenin byk lde etkisi altndadr. O halde, yle bir lt bulunmal ki tm bu etkenlerden bamsz olsun ve hayat boyu deimesin. te bu nedenle, kan gruplar rklar snflandrrken lt alnd. nsan toplumlarnda spesifik kan gruplarnn gsterdii sklklarn analizi sonucunda alt temel corafi rk belirlendi: 1. lk Avrupallar (bugn sadece Basklar tarafndan temsil edilir), 2. Bugnk Avrupallar, 3. Zenciler, 4. Asya Sarlar, 5. Kzlderililer, 6. Avustralya yerlileri. Avrupallarda genelde yksek oranda Rh negatif ve A2 faktr bulunur. Asya Sarlarnda ise Rh- ve A2 ok dk orandadr (Bernard ve Ruffie, 1966). Buna karn Al faktr ve Rh + yaygndr. Salt kan gruplar skl dikkate alnarak da insan rklarn snflandrmak ne derece doru olabilir? rnein Kzlderililerde O kan grubu ok yaygndr; yle ki eroke yerlilerinde %96'ya kadar kar. te yandan, dnyann farkl blgelerinde yaayp da ayn kan gruplarna sahip olan toplumlar da vardr. Nitekim O, A, B ve AB kan gruplar Tayvan'da ve Yunanistan'da benzer dalm gsterir. Oysa bu iki toplum dnyann iki u noktasnda yaamakta olup, grnr zellikleriyle de birbirlerinden ok farkldr. Ne ilgintir ki, yzyllardr aalanp, kmsenen Zenciler kan gruplarnn dalm asndan Avrupallarla benzerlik gsterirler. Sonu olarak, grnr zellikler de olduu gibi, kan gruplar da rk snflamasnda pek gvenilir bir lt saylmaz. Biz burada u ya da bu rk snflamasnn gvenilirlii ya da geerlilii zerinde duracak deiliz. Bu konuda imdiye kadar ok ey yazld ve sylendi. Gnmzde hemen hemen her yere yaylm bulunan insanlar antropogenetik ynden okuyucuya tantmak amacyla, onun zihnini fazla kartrmadan, elverdiince genelletirici ve sade bir yaklam iinde snflama yapmay uygun bulduk; tm insan toplumlarn Beyazlar, Siyahlar, Sarlar ve Avustralya yerlileri diye drt byk corafi dalm altnda ngrdk. nsan topluluklarn bir fizik antropolog gzyle incelerken, okuyucunun glk ekmeden, daha kolay biimde konular izleyebilmesi iin snflamaya yer verdik. Beyazlar

Bu gruba Lkoderm ya da ropid rk diyenler de vardr. Birok yabanc kaynakta beyaz insan toplumlar Kokazoid olarak geer. Yaylm alanlarnn her ne kadar Avrupa, Gneybat Asya ve Kuzey Afrika ierisinde snrl kald biliniyor ise de Beyazlar, zellikle XVI. yy'dan itibaren Avustralya, Gney Afrika, Amerika ve Okyanusya adalarna kadar uzanmtr. Bu adan dnyann en fazla dalm gsteren toplumu olarak grlebilir. Bu gler iki nemli olguyu da beraberinde getirdi; birincisi melezleme, daha dorusu yeni genlerin katksyla yava bir deiim sreci iine girme; ikincisi de kapal bir sistem (izolasyon) oluturma, yani gen havuzunun zel bir durum almasdr. Bu denli geni bir corafi dalma sahip Beyaz toplumlarn haliyle deri, sa, gz renkleri ve bedensel zellikleri belirgin farkllklar gsterir. yle ki, deri rengi Kuzey ve Dou Avrupa'da yaayan toplumlardaki beyaz ve pembeye kaan renk tonundan Hindistan'daki insanlarn ok koyu derilerine kadar geni bir yelpaze oluturur. Sar sa Dou ve Kuzey Avrupallarda ok yaygnken, Akdeniz toplumlarnda salar genellikle koyudur. Kzl sallara ise her toplumda rastlanr. Gz rengi, iriste bulunan melanin miktarna baldr. Bu madde genetik ynden olumamsa, iris krmz renk alr, tpk albino kiilerde olduu gibi. Melanin az miktarda bulunuyorsa mavi, yeil gibi eitli renk tonlar meydana gelir. risin renginden sorumlu olan genler deri ve sa renginden bamszdr. Dolaysyla, ak renk deriye sahip kimselerin koyu renk gzlere; koyu derili kimselerin de ak gz rengine sahip olmalar olaandr. Beyazlarda salar dz ya da dalgaldr. Yalnz, Beyazlar iinde dikkate alnan Kuzey Afrika toplumlarnda grlen kvrck sa, bunlarn vaktiyle Byk Sahra lnn gneyinde yaayan Zencilerle karm olabileceini akla getirmektedir. Beyazlarda albinizm ok ender grlr. Sar lekesinin grlme oran byk deikenlik gsterir; Dou ve Kuzey Avrupallarda %0,3 orannda, Kuzey Afrika Beyazlarnda ise %23 ile %50 arasnda deien bir dalma sahiptir. Vcuttaki kl gelimesi Beyazlarda bir rktan dierine deiir. Kllarn bedendeki dalm ve younluk durumu faktrn altnda dikkate alnr: a) nsan trn ilgilendiren ve rk ile cinsiyetten bamsz olarak belirlenen faktr. Koltuk alt ve cinsel organlar blgesini kaplayan kllar, kirpik, ka ve burun delikleri ile kulaklarn ierisinde gelien kllar bu guruba girer. b) Sadece cinse bal olan faktr; rnein erkein yz ve bedeninde, kadnn ise banda kl sisteminin gelimi olmas bu faktrle ilgilidir. Weiner (1972), kadnda salarn nisbeten daha gr olmasn, cinsel hormonlarn etkisi altnda zayf durumda bulunan bedendeki kl sisteminin organik ynden dengeye kavumas amacyla organizmann yerine getirmi olduu bir ek ileve balamaktadr. c) Kl sistemi rka bal bir faktr olarak da kendini gsterebilir. Bilindii gibi, baz insan toplumlar dierlerine oranla daha klldr (rnein Aynular). Yalnz, bu zelliin iklimle balantl olup olmad pek akla kavumu deildir. Beyazlarda sa kllar enine kesitte yass ve kk apl olarak grlr. Salar, dz ya da dalgaldr. Gsler, Beyaz kadnlarda ya yarm kre biiminde (genellikle rastlanan tip), ya da koni biimindedir. Fakat, bu durum kiiye ve yaa gre olduka byk deiiklik gsterir. Zenci kadnlarda grlen ve kei memesine benzetilen biime beyazlarda asla rastlanmaz. Beyaz kadnlarda gs ucu kk ve orta derecede bir knt oluturur. Klitoris kk olup, labia tinora ad verilen kk dudaklar, zenci kadnlardakine oranla az gelimitir. Beyaz toplumlarda boy byk deiiklik gsterir (Vallois, 1968; Weiner, 1972; Conrad 1975).

Kuzey Avrupallarda, Dinarik toplumlarnda (eski Yugoslavya, Arnavutluk gibi) ve Kuzey Afrikallarda uzun boy yaygn bir zellik iken, Laponlarda (Norve snrlar iinde yaarlar) ve ber yarmadas toplumlarnda ortann altnda ve kk bir boy egemendir. Ba endisi Beyazlarda olduka farkllk gsterir. Baz aratrclar, ba endisinden hareketle Beyazlar snflandrma giriiminde bulunmulardr. unu hemen belirtelim ki, bu yntemin pek geerlilii yoktur; zira gemite rastlanan ve bugn daha fazla kendini hissettiren karmalar ba biiminin dalm durumunda baz dzensizliklere yol amtr. Tm bu karmalara ramen rnein Avrupa'da ba biimine gre belirli gruplandrmalar yaplmtr. Gerekten de dolikosefal olarak adlandrdmz geniliine oranla ba uzun olanlar genellikle Baltk ve Kuzey Denizi evresinde, Akdeniz blgesinde yer alr. Dolikosefal ba tipiyle simgelenen bu alana Balkanlarn bir ksmn ve Trkiye'nin gney ve gneydousunu da dahil edebiliriz. Bylece, Avrupa kuzey ve gneyden adeta iki dolikosefal kuakla evrelenmitir. Brakisefal olarak bilinen grece yuvarlak ballar ise genellikle Alpler ve Massif Santral blgesinde younlamlardr. Kan gruplarnn grlme skl Beyaz toplumlarda nemli lde deiir. rnein A kan grubu Kuzey, Gney Avrupa'da ve Yakndou'da yaygndr. Beyazlarda A2 faktrne %80 orannda rastlanr; A2 faktr Avrupa ve Afrika dnda pek grlmez. Yalnz Kuzeybat Avrupa kkenli Amerikallarda A2'ye rastlanr. Al faktr ise olduka dktr (%10-15). B kan grubunun grlme skl Avrupa'da batdan douya gittike artar. B kan grubu Avrupallarda %9 ile %25 orannda bir dalm gsterir. O kan grubu %35-40 dolaynda bir grlme sklna sahiptir. O kan grubunun en yaygn olduu toplum Basklardr (ekil: 4.4). rnein Fransz Basklarnda %56'ya kadar kar. spanyol Basklarnda ise %51,2 orannda B kan grubuna rastlanr (Marker, 1963). Siyasi ve ekonomik ynden btnlemeye alan Avrupa'nn, biyolojik ynden ise ne denli eitlilik gsterdii aka grlmektedir. Irksal eitlilik sadece Avrupa'da lkeler arasnda deil, ayn zamanda her lke ierisinde de gzlenmektedir. ekil 4.4 spanyol Bask (Weiner, 1972)

Rhesus sistemine gelince; Landsteiner ve Weiner, 1937 ve 1940 yllan arasnda insanda ve maymunda benzer kan faktrlerini aratrdlar. Bu amala, bir tavana macacus rhesus adl Eski Dnya maymununun alyuvarlarn enjekte ettiler. Sonuta, ilgili maymun trnn tm bireylerinin kan hcrelerini phtlatrma yeteneine sahip bir antirhesus antikorunu buldular. Sz konusu antikorun ayn zamanda Kuzey Amerika toplumundan rastgele alnan bir rneklemdeki bireylerin %85'inin alyuvarlarnda da phtlamaya yol at fark edildi. Bu durumda, aratrclar, rneklemin %85'inin eritrositlerinde macacus rhesus maymunlarnn alyuvarlarnda var olan ve rhesus trnn ilk iki harfini kullanarak Rh faktr ad ile bildiimiz yeni bir faktrn varln saptadlar. Bu faktr tayan insanlar Rh+, tamayanlar ise Rholarak tanmland. Rh faktr, basit ve baskn bir Mendel karakteri olarak insanda bir kuaktan dierine aktarlr. Rh- Beyazlarda ortalama %12 ile %18 arasnda grlr. Ancak, Basklar gibi baz izole topluluklarda bu oran %30'a, hatta %50'ye kadar kabilir.

Kandaki proteinler. Kann, ak sar renkteki sv ksm (plazma) zelti halinde ok sayda protein ierir. Bunlarn byk bir ksm basit bir genetik kontrol altndadr. Laboratuvarda kan proteinlerinin alternatif formlarnn ounu ayrt etmek mmkndr. Bu amala birok yntemden faydalanlr. Elektroforez yntemi en etkin ve geni lde kullanlandr. Bilindii gibi, proteinler, bileim durumlarna bal olarak belirli llerde elektrik ykne sahiplerdir. Elektrik akmna maruz braklan hafif ldeki alkalin ortamda insan serumunda bulunan deiik rntdeki proteinler negatif ykl olduklarndan pozitif kutba, yani anoda doru hareket ederler. Yalnz, serum iindeki proteinlerin hepsi ayn yke sahip olmadklarndan, bazlar dierlerine oranla daha hzl biimde yer deitirirler. Bylece, belirli bir zaman aralnda hzlarna gre 4 byk kategori saptanmtr (Moullec, 1964): (1) Albmin (en hzl olan) (2) Alfa yuvarc: alfa-1 ve alfa-2 (3) Beta yuvarc: beta-1 ve beta-2 (4) Gamma yuvarc, en yava olan Kanda belirlenen proteinlerden belli ballarn Beyazlardaki grlme sklklaryla birlikte inceleyelim:

Haptoglobin: Haptoglobinler alfa-2 yuvarc (globlin) olarak da bilinir. Haptoglobinler serum ierisindeki serbest hemoglobinle birleirler. Bu durum, serbest hemoglobinin klcal damarlar kmesi yoluyla bbrek tpcklerine gelmesini engeller; zira bbrek tpckleri hemoglobin gibi iri molekllerin geiinden zamanla tahrip olabilir. Laboratuvarda haptoglobin fenotipik olarak pratik yoldan belirlenmek isteniyorsa, elektroforez ynteminden nce seruma az miktarda hemoglobin ilave etmek yeterlidir. 1953'te Smithies (Bkz. Buettner Janusch, 1966) belli bal 3 haptoglobinin varln kantlamtr. Bu yap srasyla 1-1 tipi haptoglobin, 2-1 tipi haptoglobin ve 2-2 tipi haptoglobindir. Baz kimselerin serumlarnda haptoglobin bulunmaz; bunlara ahaptoglobin kiiler ad verilir. Afrika Siyahlarnda bu duruma sk rastlanr. Haptoglobinin oluumu genetik ynden kontrol edilir.

Transferrinler: Niastal jelatin zerinde elektroforez yntemiyle belirlenen dier kan proteinleri, transferrinler olup beta yuvarcmn bir ksmn oluturur. Oksitlenmi demir iyonlar kemik iliine ve dier dokulara bu proteinler araclyla gtrlp getirilir. O halde, transferrin proteininin kandaki yklenmi olduu grevinin ne denli nemli olduu grlmektedir. Demir; hemoglobin, miyoglobin ve sitokrom gibi proteinlerle baz enzimlerin bileiminde nemli rol oynamaktadr. nsanda, transferrinin aa yukar 12 eit molekl bulunmutur. Bunlarn her biri ayn loks zerinde, baskn olmayan bir allel tarafndan kontrol edilir. C fenotipi, incelenen btn insan toplumlarnda en ok bulunandr. B tipi transferrine en ok Avrupallarda rastlanr. Buna karn D tipi transferrin Beyazlarda nadir grlr. Buettner-Janusch'a gre (1966), transferrin demir kompleksi, organizmada virslerin oalmasna engel olur. Son yllarda, Chiarelli (1970) gibi baz aratrclar, transferrin polimorfizmlerinin durumlarn insann dndaki dier Primatlarda da incelemeye balamlardr.

Hemoglobin: Btn memelilerin eritrositlerinde bulunan bu krmz protein byk maymunlarn ve insann serolojik ynden karlatrlmasnda dikkate alnan nemli bir lttr. Hemoglobin, insanda alternatif formlar halinde bulunur ve bunlarn her biri genetik kontrol altndadr. Dikey bir pozisyonda tutulan niastal jelatin tabakas zerinde saatlerce sren bir elektroforez sonucunda rneklem iindeki deiik hemoglobinler, anod ve katod elektrodlar arasnda takibettikleri belirli bir hza bal olarak belirli konumlar alrlar. Hatta bu yntemle iki

kiinin hemoglobinleri arasndaki farkllklar da ortaya karlabilir. nsan dahil btn primat hemoglobinleri globin ve 4 hemato grubundan oluur. Globin, 20 amino asidin eitli biimlerde oluturduklar zincirden meydana gelir. Hemato ise, merkezinde bir demir atomu bulunan byk bir molekldr. Hemato gruplarnda demir, oksijenle reaksiyona girer ve bunu akcierlerden dokulara tar. Demek oluyor ki, hemoglobinin en nemli ve belki de tek grevi, oksijeni dokulara tamak ve dokulardan karbondioksidi getirmektir. Normal insan hemoglobini elektroforez yntemiyle kolaylkla ayrlabilen iki farkl hemoglobinden meydana gelir. Hemolobin molekllerinin byk bir ksmn Hb-A oluturur. Geri kalan ksm ise Hb-A2 tarafndan meydana getirilir. Her hemoglobin moleklnde iki alfa ve iki beta zinciri vardr. nsan ftusu ya da yeni domu bir bebein hemoglobini F ad verilen deiik bir hemoglobin ierir. Doumdan iki ay sonra bu, yerini normal kiilerdeki A hemoglobinine brakr. F hemoglobini (Hbf) iki alfa zinciri ve iki gamma zincirinden oluur.

Anormal hemoglobinler: Mtasyona uram en ilgin hemoglobinlerden birisi S hemoglobinidir. Sz konusu hemoglobin ayn zamanda Hbalfa2B2s olarak da sembolize edilir. Anormal S hemoglobini normal A hemoglobininden elektroforez yntemiyle ayrt edilebilir. S hemoglobini ayn zamanda bir baka yolla da belirlenebilir; oksijeni alnm hava ierisine konan alyuvarlar, oksijen basncnn olmay nedeniyle eer anormal S hemoglobini ieriyorlarsa kvrlp bklr ve oraa benzer bir form alrlar. te bu tip alyuvarlara sahip olan kimseler iin ngilizceden dilimize gemi olan ve orak anlamna gelen sickledan esinlenerek sickler terimi kullanlr. Dolaysyla, hastala da sicklemia ad verilir. Sicklemia kaltsaldr ve baskn olmayan otozom bir allel gen tarafndan kontrol edilir. Bu allel geni homozigot ya da heterozigot olarak tayan kimseler anemia dediimiz kanszlk belirtileri gsterirler. Yalnz, heterozigot olanlarda hastalk, hafif bir seyir takip ederken, homozigot olanlarda klinik tedaviyi gerektirecek kadar ar bir durum ortaya kar. Sicklemia'nn kaltsal mekanizmasn ilk defa 1949 ylnda Neel (Bkz. Garn, 1964) adl aratrc buldu. Ona gre, hastala yakalanan kimselerin anne ve babalar kesinlikle ekinik haldeki hemoglobin-S genine sahiptir. Bu anormal geni homozigot olarak tayan kimselerde oksijenin kan ierisindeki dolam byk lde aksar. Afrika'da ve Afrika kkenli Amerika Siyahlarnda 3 farkl genotip kendini gsterir: 1) Normal olan homozigot kimseler, anormal S hemoglobini tamazlar. 2) S hemoglobinini heterozigot olarak tayanlar d grnlerinde normaldir. 3) S hemoglobinini homozigot olarak tayanlar. Dou Afrika'daki bir toplumda ok sayda normal gen ve sicklemia hastalndan sorumlu genler vardr. Her kuakta anormal S genini homozigot olarak tayanlar lr. Normal hemoglobin genini homozigot olarak tayan kimseler de bu defa paldizm denilen stma hastalndan lrler. Hayatta kalanlar sadece heterozigot olanlardr. Bunlarn dlleri ise homozigot halde anormal genleri tadklar gibi normal homozigot ve heterozigot kimseler de olabilir. Sicklemia hastal Afrika'nn deiik blgelerinde %40 ile %100 arasnda deien bir dalm gsterir. Hastaln, homozigot halde grld taktirde, genellikle ldrc olmasn ve heterozigot kimselerde ise bu hastaln tehlikeli bir grnm almamasn gz nnde bulunduran Allison ve yardmclar anormal hemoglobin varlnn malarya hastalnn yaygn olduu blgelerde yaayan baz toplumlarda doal seleksiyon yoluyla bireyin avantaj dorultusunda korunduu grn ileri srdler. Bu nedenle, dikkatleri malarya denilen ldrc stma ile sicklemia arasndaki corafi rtme durumuna ektiler. Anormal S hemoglobinin en yksek frekans Afrika'nn tropikal blgelerinde bulunmutur. Bunun yan sra, Yunanistan'da, Trkiye'nin gneyinde ve Hindistan'da bu hastala %5 ile %30 arasnda deien oranlarda rastlanr. Polimorfizm hemoglobinin grld yerlerde de malarya hastal birlikte

grlr. Bilindii gibi, malarya hastalna yol aan parazit, insana anofel adl bir sivrisinek tarafndan nakledilir. Malarya hastalnn ok grld yerlerde yaayan insanlar arasnda heterozigot olanlar bu hastala kar bir dayanklk gsterir. Daha ak biimde ifade edecek olursak; HbbetaA/HbbetaS biiminde simgelenen heterozigotlar, Malarya hastalna HbbetaA/HbbetaA homozigotlarndan daha dayankldrlar. Gerekten Afrika haritasna bir gz attmzda anormal hemoglobin alleliyle malarya hastalnn dalmnn rastgele olmadn fark ederiz. O halde, Afrika'da heterozigot halde bulunan sicklemia hastal bir bakma insanolunun bu tr ortamda gerekletirmi olduu biyolojik uyumun en iyi gstergesidir. Bylece, normal A hemoglobini yan sra anormal S hemoglobini de zaman iinde varln srdrmtr. Bir toplumda (rnein Dou Afrika'da yaayan baz toplumlarda) malarya ne kadar ok grlrse anormal S geninin frekans da o lde yksek olur. Bu hastaln tmyle ortadan kalkt Bat Avrupa ve ABD gibi blgelerde S hemoglobinini heterozigot olarak tamann artk hibir selektif avantaj kalmamtr.

Hcre enzimleri: Kandaki toplam protein miktarnn yaklak %5'ini zel grevlere sahip olan enzimler oluturur. Glikoz-6-fosfat dehidrojenaz (G6PD) ite bunlardan birisidir. Weiner (1972) bu enzimin Beyazlarda %0,l gibi ok dk bir oranda rastlandn belirtmektedir. Karbonhidratlarn metabolizmasnda katalizr rol oynayan G6PD'nin olmamas ya da ok az oranda bulunmas halinde baz anormal durumlar ortaya k maktadr. Buettner-Janusch (1966) bu enzimin hcre ierisinde ki eksikliinden ileri gelen hastaln belirlenmesinde Afrika ve Asya kkenli ABD vatandalarnn sorumlu olduunu belirtmektedir. Nitekim, malaryaya kar primakin ya da buna benzer ilalarla tedavi edilen hastalarn bazlarnda hafif bir hernoliz halinin ortaya kmas yznden yaplan klinik incelemelerinde bu kimselerin alyuvarlarnda G6PD enziminin olmad ya da ok az olduu grlmtr. Alyuvarlardaki G6PD noksanl kaltsal olup, X kromozomu zerinde bulunan ve tam baskn olmayan bir gen araclyla belirlenmektedir. Beyazlarn snflandrlmas Avrupa'daki Beyazlar Yal Avrupa ktas yzyllar boyu ok youn toplum karmalarna sahne oldu. Tm bu karkla ve i ie girmeye ramen, yine de Avrupa'da yaayan Beyazlar be byk gruba ayrmak mmkndr: Nordik rk, Dou Avrupa rk, Alpin rk, Dinarik rk ve Akdeniz rk. Ancak, bu rk gruplar arasnda kesin snrlar izmek; hangi rkn nerede balayp nerede bittiini belirlemek ok zordur (Vallois, 1967; Coon, 1969).

Nordik rk: skandinav Yarmadas'nn byk bir ksmnda, Baltk ve Kuzey Denizi evresinde, skoya'nn kuzey ve bat adacklarnda, ayrca zlanda'da yaayan toplumlar kapsamna alr. Nordik rkn temsilcileri Kuzey Amerika, Avustralya ve Gney Afrika'da yaayan Beyazlarn da temelini oluturur. Birok Avrupa toplumunu kapsamna alan Nordik rk, baz Alman antropologlar zaman zaman haksz yere Cermen rk diye de adlandrmak istemilerdir. Oysa, Cermen diye Avrupa'da bir rkn varolmadn, bunun tmyle Hitler dneminde egemen olan rk zihniyetin rn olduunu belirtmek gerekir. Nordiklerin en belirgin zellikleri arasnda uzun boy (ortalama 173 cm), genellikle dolikosefal ba, uzun yz, dar ve kntl burun saylabilir. Nordiklerde deri, sa ve gz rengi aktr. Hatta baz aratrclar sarnl Nordiklerin tekeline sokarlar, gyle bir genellemenin yaplmas doru deildir; zira rnein sve'in Kopparberg eyaletinde yaayan Dalofalid adl toplumun bireyleri Nordik rkn grnmn yanstmalarna ramen bu rk ierisinde dikkate alnmaz. Sar sa ve mavi gz, Kuzey Avrupallarn dnda Cezayir'de yaayan Kabillilerde ve Irak Krtlerinde de

grlr. Hatta, Avustralya yerlisi baz kabilelerde de rastland bilinir. Kuzey Avrupallarn derileri, gne nlarna kar son derece duyarldr. Scak gney lkelerine tatillerini geirmek zere giden skandinav turistlerin Akdenizliler gibi esmerlemedikleri, sadece kzardklarn hepimiz biliriz. Kuzey Avrupallarda deri aslnda tam beyaz saylmaz; hafif pembe renktedir. Bu toplumlarda, deriye renk veren melanin tanecikleri son derece az retildii iin, deri yzeyine yakn klcal kan damarlar dtan rahatlkla fark edilir ve bu nedenledir ki deri pembe bir grnm kazanr (Weiner, 1972). Baz aratrclar, Nordik kadnlarda cinsel organlarn Alpin kadnlardakine oranla daha aada ve daha geride yer aldn iddia ederler. Ayrca, labia majora ve labia minorann da Nordik kadnlarda nispeten daha byk olduunu kaydederler. Nordik erkeklerde ise, penisin daha uzun olduu sylenir. Tipik Nordik rkn dalm sahas dnda kalan blgelerde baz yerel gruplara rastlyoruz; rnein sve'in gneyinde, Almanya'nn baz ksmlarnda, Fransa'nn dousundaki Lorraine blgesinde yaayanlar ierisine alan Dalik tipi bunlardan birisidir. Weiner'in grne gre (1972), tknaz bir yap, olduka geni bir yz ve kafa ile tannan Dalik tipi, st yontma ta devri kromanyon rknn temsilcisi saylan arkaik bir Nordik grubunun bugne dek yaamn srdren ardllarndan baka bir ey deildir. Nordik rkn kkeni sorunu hl tartlmaktadr. nce una iaret edelim ki, Kuzey Avrupa'nn yerleim tarihi pek o kadar eskiye gitmemektedir. Baz aratrclar st yontma ta devri sonlarn ya da mezolitik balarn bu isknn balangc olarak grmektedir. Baz iklim olaylarnn bunda nemli bir pay vardr. Avrupa'da IV. Zaman'n sonlarna doru buzul ktleleri artk yava yava gerilemeye balarken skandinav Yarmadas'nn serbest hale geldii tahmin edilmektedir. Bu durumda iki olaslk karmza kyor: 1) Ya Kuzey Avrupa'nn iskn, buzullarn ekilmesiyle ortaya kan paleocorafik deimeye bal olarak gereklemitir. Bu takdirde Nordik rk, Kuzey Avrupa'ya ynelik bir gn sonucu ya da Asya ynnden gelen eitli topluluklarn meydana getirdii bir rktr. 2) Ya da Kuzey Avrupa'da yaayan grup, ok daha nceden bu blgede var olan topluluklarn giderek yeni ekolojik koullara uyum salamas sonucu evrimlemesiyle ortaya kan yerel bir rktr. Bu sonuncusu en ok benimsenen grtr.

Dou Avrupa rk: Ayn zamanda Dou rk ya da Baltk rk gibi isimlerle de anlr. Corafi dalm Nordiklerinki kadar geni deildir. Polonya'da, Rusya'nn Avrupa'da kalan ksmnda ve Finlandiya'da yaayan toplumlar genelde Dou Avrupal olarak kabul edilir. Ancak, Dou ve Orta Rusya'da en iyi biimde temsil edilen Dou Avrupa rkna Finlandiya ve Kuzey Rusya'da Nordik tiple, Ukrayna'da ise Alpin ve Dinariklerle karm halde rastlanr. Ortann zerinde bir boya (165-169 cm) sahiptirler. Balar yuvarlak, burunlar genitir. Burun srt Nordiklerinki gibi dz olmayp, genelde konkavdr. Yz, zellikle elmack kemikleri hizasnda genitir. Derileri olduka beyazdr. B kan grubu Nordiklere oranla daha sk grlr. Aratrclar, B kan grubunca zengin olduu bilinen Asya kkenli topluluklarla Dou Avrupallar arasnda muhtemel bir karmann olduundan sz ederler (Bernard ve Ruffie, 1966; Vallois, 1967).

Alpin rk: Orta Avrupa'nn byk bir ksmnda bu rkn temsilcileri yaamaktadr. Ayn rka Overnyat, Seltik, Liguryan, Homo alpinus, Selto-slav gibi isimler de verilir. Alpinlerin Fransa'da, svire'de ve hatta Ukrayna'da yaadklarn gryoruz. Bu gruba giren toplumlarda ba genelde yuvarlak (brakisefal), kafa endisi ortalamas 85'tir. Ka kemerleri az gelimitir. Yz elmack kemikleri hizasnda genitir. Boy orta ya da ortann altndadr. Boy ortalamas 1,64 m. dir. Sa, koyu ve dalgaldr.

Fransa'nn kuzeybatsnda yaayan Brtonlar da Alpin rka girer (Weiner, 1972). Brtonca ad verilen ayr bir dili konuan, sosyal ve kltrel btnselliklerini bugne kadar koruyan Brtonlar, bu yaplarn daima canl tutmak iin her yl gelenesel giysileri altnda eitli trenler dzenler, kendilerine zg ve Franszlarnkinden ok farkl olan mzikleri eliinde folklor gsterileri yaparlar. Bu zel gnlerde, yreyi ziyarete gelen yerli ve yabanc turistlere dnyaca nl dantel ilerini de tantma frsat bulurlar. Gen kzlarn giysilerindeki motifler Kafkas toplumlarnnkini hatrlatr (ekil: 4.5). Bugn Brton kzlar yresel giysileri pek giymedikleri halde, yallar hl kylerde bu giysilerle dolar. Antropologlar, Brtonlar ortaan balarnda ngiltere'nin gneybatsndan Fransa'nn kuzeybatsna gelip yerleen bir etnik grup olarak grmektedirler. Bu yzden Brtonlarn yaad blgeye Kk Britanya (Petite Bretagne) ad verilir. Ancak, konutuumuz birok Brton aydn bu gre pek katlmamakta; kendilerinin vaktiyle Avrupa ilerine kadar uzanan Moollarn torunlar olduklarn ileri srmektedir. zerk bir ynetime ulamak iin zaman zaman merkezi hkmete kar direnen Brtonlarn yaadklar blgeler Fransa'nn dier ksmlarna oranla biraz geri kalmtr. Brtonlar, Fransann dier toplumlarndan etnik ynden farkl olduklarn her zaman dile getirirler. zerk bir ynetime kavumak iin srekli mcadele verirler. 1970'li yllarda Paris sokaklarnda, Bretagne blgesine zgrlk slogannn Brtonca simgesi saylan (Bzh) kartmasn arabalarnn arkasnda tayan ok sayda Fransza rastlamak mmknd. Son zamanlarda, Fransa'daki orta dereceli okullarda Brtonca Franszcadan sonra ikinci dil olarak okutulmaya balanmtr. Brtonlar, Korsikallarn yansra Fransz hkmetlerinin her zaman ban artan ikinci etnik toplululuktur. Yakn bir tarihte, Fransz birliine ynelen nemli bir tehdit olmas nedeniyle Brton dilinin tmyle yasaklanmasn isteyen Fransz Milli Eitim Bakan bile olmutur (Edwards, 1976). ekil 4.5 Brtonlar (Weiner, 1972)

Alpin rk iinde yer alan bir baka nemli topluluk Laponlardr. skandinavya'nn kuzeyinde Norve snrlar iinde yaayan Laponlar, ksa boylu olmalaryla tannr. Yuvarlak bal, ok geni yzl ve koyu renk saa sahiptirler. kntl elmack kemikleri ve hafif ekik gzleriyle Asya Sarlarn hatrlatrlar. Laponlarda A kan grubu, ortalama %30 orannda grlr. B kan grubu ise yok denecek kadar azdr. Tm bu zellikler Laponlara orijinal bir toplum hviyeti kazandrmaktadr. Avrupa'nn klar sert geen ve youn kar yana maruz kalan bu kuytu kesinde Laponlar, medeniyetten uzak geleneksel yaamlarn srdrrler. Grkemli boynuzlaryla karl ovalarda salna salna yryen ren geyikleriyle Laponlarn tarihten kaynaklanan ayrlmaz dostluklar bulunur. Onlar ayn zamanda yk hayvan olarak kullanrlar. Her yl, dnya ocuklarna hediyelerini datmaya giden Noel Babha'nn, hareket noktas olarak Lap blgesini aldna ve ren geyiklerinin ektii kzakla yola ktna inanlmaktadr.

Dinarik rk: Adriyatik rk olarak da bilinen bu rkn dalm sahas Balkanlar ve Karpat blgesidir. Dinarik rkn temsilcilerine ayn zamanda Fransa ve talya'nn Alpler blgesinde, Yunanistan'da ve Trkiye'de rastlanr. Dinarikler iri yapl ve uzun boyludurlar. Boy ortalamas

1,72 m dir. Balar brakisefaldir. Ban arka ksm yassdr (ekil: 4.6). Aln dik ve geni, burun iri ve kntldr. Burun srt genelde kemerlidir. Ba, Alpinlerinkine oranla olduka yksektir. Yz uzundur. Sa ve gzler koyudur. Dinariklerin Yakndou ve Ortadou'daki uzants Ermenilerdir. Bugn ou antropolog tarafndan benimsenen ortak gr, Dinarik rkn dar kkenli herhangi bir toplum deil de, yerel bir evrimleme srecinin rn olduudur. Kherumian (Kherumian, 1943), Dinarik rkn vatan olarak Balkanlar kabul etmektedir. Ermenilerin de bu atasal stoktan vaktiyle ayrlarak srasyla Anadolu ve Yakndou'yu iskn ettiini ileri srmektedir. Anadolu'da insan rklarnn tarihsel geliimini ele alrken, bu konuya tekrar eileceiz. ekil 4.6 Arnavut (Dinarik rk) (Weiner, 1972)

Akdeniz rk: Akdeniz havzasn evreleyen blgelerde yaayan toplumlar Akdeniz rknn temsilcileri olarak grrz. Portekiz'den Hindistan ilerine kadar ok geni bir corafyay kapsar. Msr, Libya, Kuzey Afrika lkeleri bu rk grubuna dahil toplumlarn yaad yerlerdir. Akdeniz rk, gneyde Siyah Afrika'nn snrna kadar dayanr ve Kuzey Afrika'daki tm Beyazlar iine alr. Bu blgenin Beyazlar, Akdeniz rknn Sahra alt rk ad verilen grubuna dahil edilirler. Akdeniz rk, temsilcileri ktaya yaylm olan byk bir corafi rktr; bu yzden olduka heterojen bir grnme sahiptir. Akdenizlilerde deri esmer, hatta baz yrelerde siyaha yakndr. Salar siyah ve dalgaldr. Yz ince ve uzun, burun dar ve kntl, ba geniliine oranla uzundur. Boy, orta ya da ortann zerindedir. Akdenizlilerde, batdan douya gittike burun srtnn kemerli bir hale geldiine tank oluruz (Brues, 1978). Akdeniz rknn kkeniyle ilgili incelemelerde bulunan Ferembach (1976), bugnk Akdeniz rknn, st yontma ta anda Akdeniz havzasnda geni bir yaylm gsteren Combe Capelle insanlarndan yerel bir evrimleme sonucu tremi olabileceini savunmaktadr. Gerekten, iskn ynnden yerel devamlla ait rneklere birok yerlerde rastlanmtr. rnein Jawa, Zukutiyen (Pekin yaknlarnda) ve Olduvai gibi prehistorik yerlemelerde insanolunun yerel biyolojik evrimiyle ilgili aamalar grmekteyiz. st yontma ta devrinden sonra, Akdeniz rknn en eski temsilcileri, ki baz aratrclarn protomediteranien diye adlandrdklar, ayn zamanda bugnk Akdenizlilerin atalar Natufiyen epipaleolitik (srail, G 11 bin) yerlemesinde yaamlardr. Basklar da Akdeniz rk iine sokulur (Marker, 1963). spanya'nn kuzeyinde ve Fransa'nn gneyinde yaayan Basklarn Bat Avrupa'ya ok eski alarda Kafkas blgesinden gelip yerletikleri ileri srlr (Marker, 1963). Bask dilinin, Kuzey Kafkasya dil grubuna byk benzerlik gsterdiini ileri sren dilbilimciler vardr. Onlara gre, Bask dilinin Kafkas dilleriyle olan ortakl aa yukar bin yl ncesine kadar gitmektedir. Bu durumda, Basklarn, ana Kafkas grubundan ayrlarak Akdeniz havzas yoluyla bugnk yaadklar yere kadar gel-jni olmalar olasl akla en yatkn bir grtr. Basklarda kafatas dolikosefal ya da mezosefaldir. Yz genellikle uzun, burun dar ve kntl, gzler ve salar koyudur. Boyd ve Irzar'n (Bkz. Marker, 1963) serolojik incelemeleri, Basklarda O kan grubu ve Rh+ faktr, dier Avrupa toplumlarndan farkl olarak, olduka yksek olduunu gstermektedir. Fransz Basklarnda O kan grubu %51,9 ile %66 arasnda; spanyol Basklarnda %51,2 ile %57,2 arasnda

deimektedir. A kan grubuna gelince, spanyol Basklarnda %32 ile %44 arasnda deiir. B kan grubu spanyol Basklarnda %1,1 ile %4,9 arasnda; Fransz Basklarnda %0,8 ile %5,9 arasnda deien oranlarda rastlanmaktadr. Ortadou'da yaayan Araplar ve Yahudiler de (son zamanlarda dardan gelen koloniler hari) Akdeniz rk iinde dikkate alnrlar. Zaman zaman antropologlar bu toplumlar Semitik ya da Oryantal rk eklinde tanmlamlardr (Baker, 1974). Gneybat Asya'nn l, da ve vahalarnda yaamlarn srdren Araplar, nceleri sadece Arap Yarmadas'nda snrl kalmken, Hz. Muhammed'in lmnden sonra ok ksa bir zaman iinde Orta Asya'ya, Afrika'nn ilerine kadar yaylmay baardlar. Bugn Ortadou'daki birok topluluk yanl yere Arap olarak adlandrlr. Sz konusu blgede, Filistin Araplar, Kuzeybat Suriye Alevileri ve Arapa konuan yerleik Irakllarn yan sra Lbnanllar ve Drziler de yaamaktadr. Suriye ve Lbnan'n dalk yrelerinde yaayanlar, dilleri ve dinleri ne olursa olsun bir btn olarak kabul edilirler. Suriye'de, am'dan Halep'e kadar olan l alanda yaayan yerleik Araplar ise bedensel zellikleri ynnden Bedevilerle demin szn ettiimiz dalk yrede yaayanlar arasnda yer alr. Bunlar daha ince yapl, daha dolikosefal, daha az youn kl rts ile ak renk gz ve deriye sahip topluluklardr. evrelerindeki dier topluluklarla pek karmam olan Bedeviler, ayn boya sahip olduklar halde daha ince yapl, uzun bacakl ve daha dar gs kafesiyle tannrlar. Dolikosefal ve dar yzl olan Bedevilerin salar koyu siyah ve dalgaldr. Suudi Arabistan'da al-Hasa eyaletinin vaha sakinleri, uyum salam olduklar nemli ortam ve zengin bitki rtsne bal olarak, fiziksel ynden Bedevilerden ayrlrlar. zellikle daha yuvarlak yzl, burunlar profilden daha konkav ve burun delikleri genitir. Suudi Arabistan'n gneyinde, Yemen'den Maskat ve Oman'a kadar olan ky eridi bol ya alan verimli bir blgedir. Dolaysyla, Arap yarmadasnn en youn biimde iskn edilen yresidir. Bu yrede yaayanlar l yaam sren Bedevilerden farkldr. rnein Sana'dan Akdeniz'e doru indike boy ortalamasnda bir d (164 cm'den 161 cm'ye) kafa endisinde bir ykselme (76'dan 81'e), yani daha yuvarlak bir kafa, gzlemlenir. Filistin Araplaryla beraber Akdeniz rknn dou kolu iinde yer alan Ortadou Yahudilerinin, yaadklar blgenin yerlileri olarak kabul edilmeleri doaldr. Ama, bugn srail'de, Ortadou kkenli olandan ok, olmayanlar yaamaktadr. Bylece, dnyann drt bir yanndan gelen her rktan, ama kendini Yahudi gren insanlar srail'de ok belirgin bir mozaik oluturmulardr. Bu topluluk iinde spanya'dan gelen dolikosefal Yahudilerin yannda, Rusya'dan gelen brakisefal Yahudileri buluyoruz. Alman Yahudilerinin %32'si sarn ve mavi gzldr. Kuzey Afrika kkenli Yahudilerin hemen hemen tm esmer, koyu sal ve gzldr. Vaktiyle Etyopya'da yaayan ve yakn bir dnemde srail-Etyopya arasnda kurulan bir hava kprs sayesinde srail'e nakledilen Falalar ise Zenciler gibi siyah derili ve yapa saldrlar. Bu yzden, baz aratrclar bunlar Etyopid alt rk ierisinde dikkate alrlar. 18. yy'da saylar yaklak yarm milyon olarak belirlenen Falalar hakknda ilgin bir rivayet vardr; buna gre Saba melikesi Kuds' ziyareti srasnda Yahudilii benimser ve daha sonra evlenmi olduu Hz. Sleyman'dan Menilek adl bir oul sahibi olur. Menilek, eitimini Kuds'te tamamladktan sonra, annesinin lkesine dner; orada zamanla bir Yahudi kolonisi oluturur. Cezayir'in Ghardaia blgesinde Mzab ad altnda tannan bir baka Yahudi kolonisinden de sz etmek yerinde olur (Briggs ve Guede, 1963). Saylar yaklak 1500 kadar olan Mzab Yahudileri Akdeniz rkna dahil edilir. 1492'de spanya'dan kap Cezayir'e snm olan Mzab Yahudilerinin bir ksm bugn Fransa'ya, bir ksm da srail'e g etmi bulunmaktadr. Son 50 yl iinde, srail'in insan dokusu byk deiikliklere sahne oldu. srail'de biri Bat, dieri Dou olmak zere iki etnik grup geliti. Avrupa'dan buraya g etmi olanlar Batllar, dier ktalardan gelenler ise Doulular oluturur. Byle bir etnik ayrlma srail'de evlilik de dahil birok ilikileri etkilemektedir. zellikle Kuzey Afrika ve Etyopya'dan g eden Yahudiler iin

Avrupal Yahudiler ilkel, kaba, tuhaf yaktrmalarn kullanrlar. Benzer ekilde, Cezayir'in bamszlna kavumasnn ardndan Fransa'ya topluca g etmek zorunda kalan Cezayir kkenli Franszlara da pied noir (kara ayakl) ad verilmitir. Bu kesimden olan insanlar Fransa'da hl ikinci snf vatanda muamelesi grmektedir. Akdeniz rk, ran'a, Afganistan'a ve hatta Hindistan'a kadar yaylmtr. Hindistan'da sekin kastlarn temelini Akdeniz rknn kolu saylan ndo-afgan alt rk oluturur (Weiner, 1972). Baz aratrclar, Avrupa'da igan ya da Jitan adyla bildiimiz ingeneleri de bu ndo Afgan alt rkna sokarlar. Hindistan'dan Avrupa'ya doru g eden ingenelerin, zamanla yerel topluluklarla bir lde kartklar sylenir. Avrupa'ya g eden ingeneler, ounlukla Macaristan'da ve spanya'da yerlemilerdir. spanya'daki ingenelere jitan, Macaristan'dakilere ise igan ad verilir. Macarlarn nl igan mzii de adn bu topluluktan alr. ingeneler, Avrupa'nn her yerinde srekli aalanm, dlanmtr. Bu talihsiz toplumun 250 bini Nazi toplama kampnda katledildi. ingenelere olan nefret Avrupa'da hl devam ediyor. Bulunduklar her lkede vatanda yerine bile konmazlar. Hrszlk yapyorlar diye, kimse onlar meskenlerine yaklatrmaz. Yer, yurt tutmayan, srekli dolaan, deiik bir yaam felsefesine sahip insanlar olarak bilinir. Avrupa'da son yllarda ingenelere, vatanlar olan Hindistan'a dnmeleri iin uyarlar yaplmaktadr. Oysa, bu topluluk Avrupa'da 600 yldan beri yaamaktadr ve en az ABD'deki Beyazlar kadar eskidir. Asya'daki Beyazlar Aynular

Japonya'nn kuzeyinde yer alan Hokkaido adasnda yaarlar. Aratrclarn kimi Aynular Beyazlara, kimi Avustralya yerlilerine ve kimi de Asya Sarlarna balar (Vallois, 1967; Baker 1974). Kuzeydou Asya'da Beyaz grubun en u temsilcisi olarak grlen Aynular, grnr zellikleriyle her zaman aratrclarn dikkatini ekmitir. Ufak yapl, dolikosefal ve gelimi bir kl rtsne sahiptirler (ekil: 4.7). yle ki, yeryznn en kll insanlar saylrlar; bu zellik Aynu kadn iin de geerlidir. Aynularn yzleri elmack kemii hizasnda kntl, salar siyah ve hafif dalgaldr. Ka kemerleri aln blgesinde ne doru knt yapar. Saylar bugn 15 bin civarndadr. Ancak, saf Aynu bu saynn ok altnda bulunur; ou Japonlarla karm durumdadr. zellikle son yzyl ierisinde bu karma ok hzland. 1868 ylna kadar Japonlarn Aynularla evlilik ilikileri ok snrlyd. Hl geleneksel yaamlarn srdrmekte olan Aynular, Japonlarn yaylmac siyaseti karsnda iyice kuzeye ekilmi bulunmaktadrlar. Bugn, geimlerini daha ziyade turistlere sattklar hediyelik eyadan salarlar. Aynu toplumunda 1822-1855 yllar arasnda belirgin bir azalma oldu. Japonlarn bunda nemli pay vard. Aynulara ait birok yerleim birimi Japonlarca tahrip edildi. Japonlar, nedense Japon takmadalarnda kendilerinden baka bir etnik grubun varlna tahamml edemiyorlar. Zaman zaman, kzamk, iek, tberkloz gibi baz salgn hastalklar Aynular arasnda kastl olarak yaydlar. Aratrclar, Aynularn Beyazlarla olan genetik yaknlklarndan sz ederler. ekil 4.7 Aynu erkei (Coon, 1969)

Asya Trkleri

Asya Beyazlar iinde dikkate alman Trkler, bu ktann Mongoloid olarak bilinen Sarlaryla kartrlmamaldr. lk defa Deniker tarafndan tanmlanan Asya Trkleri, baz aratrclara gre Beyaz-Sar karm melez bir toplumdur (Vallois, 1967). Farsa ya da Trkeye akraba dilleri konuan Asya Trkleri, Hazar Denizi'nden Moolistan'a kadar olan ok geni bir corafyaya damgalarn vurmulardr. Asya Trklerinde boy orta, ba belirgin biimde brakisefal, ban arkas olduka yuvarlaktr. Salar dz ve siyahtr. Yz geni, elmack kemikleri Sarlarda olduu gibi kntl, gzler ekiktir. Gz kapaklar ikindir. Asya Trklerinin en batdaki temsilcileri saylan Anadolu Trklerinde Sar rk hatrlatan baz zellikler, bir taraftan yeni ekolojik koullara giderek gsterilen uyumun sonucunda, dier taraftan tarih boyunca yerel toplumlarla olan genetik karmalar yznden ya kaybolmu, ya da byk lde azalmtr. Bu mikroevrimsel sre dnyann her yerinde olduu gibi Anadolu'da da benzer ekilde ilemitir. Anadolu'nun biyolojik ve kltrel mirasyla yorularak yepyeni bir oluum kazanan Anadolu Trklerini bu nedenle Asya'daki soydalaryla ayn kalba oturtmaya almak pek gereki olamaz. Asya Trklerini Trko-Tatar diye isimlendiren ve Beyazlarn doudaki en u temsilcisi gibi gren aratrclar da vardr. Asya'da yaayan Trk toplumlar Azerbaycan, Kazakistan, zbekistan, Krgzistan ve Trkmenistan olmak zere bellibal be bamsz cumhuriyet ierisinde karmza karlar.

Azerbaycan Cumhuriyeti: Azerbaycan ad konusunda eitli grler ileri srlmektedir; bir gre gre Azerbaycan adnn Byk skender'in lmnden (M 323) sonra buray yneten komutanlarndan Atropates'ten geldii sylenir. te yandan, Mecusi diniyle ilgili olarak od anlamndaki azer ve muhafz anlamndaki baygan szcklerden oluabilecei gr de vardr. Azerbaycan szcnn nereden kaynakland hususundaki grleri dile getirirken burada hakimiyet sren Hazar Trklerinin ismini de gz ard etmemeliyiz. Azerbaycan Cumhuriyeti, kuzeyde Dastan zerk Cumhuriyetine, kuzeybatda Grcistan'a, gneybatda Ermenistan'a ve Trkiye'ye, gneyde ran'a komudur. Doudan ise lke iin nemli bir ekonomik potansiyel saylan Hazar Denizi ile evrilidir. Bakenti Baku olan Azerbaycan'da bugn yaklak 7 milyon kii yaamaktadr; bu nfusun % 82,6'sn Azeriler oluturur. Bunlar ounlukla Ouz boyundandr. Geri kalan aznl ise Ruslar (% 5,5), Ermeniler (% 5,5), Lezgiler (% 2,4) Avarlar (% 0,6), Yahudiler (% 0,4), Tatarlar (0,4), Ukraynallar (0,4), Grcler (0,2) ve dierleri (% 1,5) oluturur. Yzlm 86,600 km'dir. Azerbaycan'n bir Trk yurdu olmas XI. yy da Seluklular zamanna rastlar. Ancak, lke Gney Azerbaycan'n, yani ran'a hakim Trk hanedanlarnn bir paras olduundan, Trkiye Trkleri ile ilikileri olumlu gelimitir. XVI. yy sonlarnda zdemirolu Osman Paa Kuzey Azerbaycan' fethederek Baku Beylerbeyliini kurmu ve lkeyi Osmanl snrlar iine katmtr. Daha nce, Kanuni Sultan Sleyman,

Nahevan'a gelmi, ancak Osmanl hakimiyeti tam olarak kurulamadndan blgedeki hanlklar Osmanlya tabi olduklarn belirterek varlklarn srdrmlerdir. XIX. yy balarnda Ruslar; Baku, Kba ve Karaba gibi glenen hanlklar teker teker ortadan kaldrmlar ve 1828'de Trkmenay Anlamasyla Kuzey Azerbaycan Rusya'ya; Gney Azerbaycan ise ran'a balanmtr. 1905 Devriminin ardndan Azerbaycan'da siyasal gelimeler hzlanm, 1918'de Milli Msavat partisi nderliinde ve Osmanl Ordusunun desteiyle bakenti Gence olan bamsz Azerbaycan Cumhuriyeti kurulmutur. Ardndan, Boleviklerin igali altndaki Baku, Osmanl ordular tarafndan kurtarlarak bakent yaplmtr. 1920'de ise Kzl Ordu'nun Azerbaycan' istila etmesi sonucu Azerbaycan'n bamszl sona ermitir. Onun yerine kurulan Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti, 1922'de Transkafkasya Sosyal Federal Cumhuriyeti'ne katlmtr. 1936'dan beri Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birlii'nin 15 yesinden biri olan Azerbaycan 18 Ekim 1991'de bamszlna kavumutur. Dnyada da ilk olarak Trkiye tarafndan tannmtr (Torun, 1995). Genelde orta ya da ortann stnde bir boya sahip Azerilerin salar koyu ve hafif dalgal, yzleri uzun, burunlar kntl balar brakisefaldir. Koyu olan gzleri dier birok Asya Trklerinden farkl olarak ekik deildir. Zaten Azeriler Anadolu Trklerine grnr zellikler asndan en fazla benzeyen topluluktur. Ayrca, Orta Asya Trk cumhuriyetlerinde konuulan diller arasnda Azerice Trkeye en yakn olandr.

Kazakistan Cumhuriyeti: Eski Sovyetler Birlii'nin Rusya Federasyonu'ndan sonra en geni topraklarna (2,717,300 km) sahiptir. Kazakistan'n kuzey ve batsnda Rusya, gneyinde zbekistan, Trkmenistan, Krgzistan ve dousunda in vardr. Kazak ad, hr, bamsz, mert, yiit ve cesur anlamna gelmektedir. Orta Asya'da yaayan Kazaklardan ilk kez 1534'de Rusa bir metinde sz edilmitir (Kahveci, 1995; Torun, 1995). Kazakistan'n bakenti 1998 ylndan bu yana Astana'dr. 1929 ylndan beri eski Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birligi iinde yer alan Kazakistan 16 Aralk 1991'de bamszlna kavumutur. Trkiye bu karde lkeyi ilk tanyan lke saylmaktadr. Bugn Kazakistan'da 16 milyon insan yaamaktadr. Bunlarn %40'n Kazaklar, %38'ini Ruslar, %6'sn Almanlar, %5,5'ini Ukraynallar, %2'sini zbekler ve %2'sini Tatarlar tekil eder. Kazaklarn, Altn Ordu Devletinin egemenlii altnda yaayan Kpak oymaklarndan geldikleri ileri srlmektedir. Etnik bakmdan Kazak hanl ve zbek hanl arasnda bir fark yoktur; her ikisi de Kpak, Noyman, Ulsun, Kangl, Calayr adlarn tayan Trk boylarndan olumutur. Mool Kalmuk aknlar ve Hanlk iindeki anlamazlklarndan dolay zbek Hanlndan ayrlarak Sir-Derya Nehri'nin kuzeyine yerleen kabileler Kazak (Bozkr atls) adn almlardr. Kazak Hanl 1466'da zbeklerden ayrlan Canbek Han tarafndan kurulmutur. Kazak hanl 1518'de Kasm Han'n lmnden sonra ayr idareye blnmtr. Hazar Denizi'nin dousu ile Aral Gl'nn kuzeyinde kalan topraklardan, rti Irma'nn yukar kesimlerine ve Altay Dalar'nn batsna kadar uzanan blgede devlet halinde yaayan Kazaklar 1643 ile 1748 yllarnda Cumgarlar ile yaptklar savalar yznden iktisadi adan zayflamlar ve bu dnemden sonra Rusya'nn Kazakistan' ilhak etme sreci balamtr. zgrlk iin uzun yllar mcadele veren Kazak milliyetileri 1917 Ekim Devrimi'nden sonra Sovyet idaresinden tam zerklik istemilerdir. Ayn yl Ala Orda olarak bilinen milliyeti bir Kazak hkmeti kurulmutur. 1919-1920 yllarnda beyaz Rus kuvvetlerini yenilgiye uratan Kzl Ordu Kazakistan' igal etmi; 1929'da Alma-Ata'ya girmi ve buray bakent yapmlardr. Kzl Ordu'nun igalinden sonra Ala Orda'nn faaliyetlerine son verilmitir. 1986 ylnda Moskova, Kazakistan'daki Rus nfusunun varlndan g alarak, tpk Balkanlarda olduu gibi, bir Slavlatrma politikas uygulamaya karar vermitir. Ne var ki,

Glastnost'un ateledii milliyetilik uyann dikkate almayan bu hareket Kazaklarn tepkisiyle karlam ve eski bakent Almat'da kanl olaylarn kmasna neden olmutur. Aslnda, Almat olaylar giderek tm Orta Asya cumhuriyetlerine yaylm ve bamszlk mcadelelerinin de habercisi olmutur. 1989'da Gorbaov'un onay ile Nazarbayev Kazakistan Komnist Partisi 1. sekreterliine getirilmitir. Kazaklar grnr zellikleriyle Moollara ok benzerler; genelde orta boylu, balar belirgin lde brakisefal, salar koyu ve dzdr. Yz geni ve elmack kemikleri hafif kntldr. Gz kapaklar ikin, gzler hafif ekiktir (Weiner, 1972).

zbekistan Cumhuriyeti: Trk Cumhuriyetleri ierisinde toprak genilii itibariyle drdnc sray alr (Torun, 1995); yzlm 447,400 km'dir. Balangta Semerkant olan bakent, 1930'dan sonra Takent'e tanmtr. 31 Austos 1991'de bamszlna kavuan zbekistan'da yaklak 20 milyon kii yaamakta olup, bunlarn %71'ini zbekler; %9,7'sini Ruslar, %8,3'n Tacikler, %4,1'ini Kazaklar ve geri kalanlar ise srasyla Tatarlar, Koreliler, Krgzlar, Ukraynallar ve Trkmenler oluturur. Nfus itibariyle Orta Asya Trk cumhuriyetlerinin en byk lkesidir. Kazakistan, Krgzistan, Tacikistan, Trkmenistan ve Afganistan ile evrilidir. zbekistan, kuzeyde Tanr Dalar'nn ularndan, gneyde Hissar ve Altay Dalar'na kadar uzanr. Amu-Derya ve Sir-Derya zbekistan snrlar ierisinde yer alan iki nemli nehirdir. zbek ad, Altn Ordu Beyi zbek'in adndan gelmektedir. zbek halk, Altn Ordu devletinin kuruluu srasnda Urallarn dousundaki rti rmann kaynana doru uzanan blgenin Cengiz Han'n torununa verilmesiyle bu blgede 1313-1341 yllar arasnda hkm sren zbek Han dneminde Mslmanl benimsemi ve zbek adn almtr. zbeklerin Orta Asya'da kurduklar devletlerden Buhara Hanl 1868'de, Hive Hanl ise 1873 ylnda arlk Rusya'snn egemenlii altna girmitir. Takent'teki arlk dnemi 1917 ylnn sonlarnda yerini Sovyet ynetimine brakmtr. Asya Trkleri arasnda Moollara en fazla benzeyen toplumdur. Yzleri zellikle elmack kemikleri hizasnda genitir. Burunlar kntl deildir. Balar brakisefal ve gzleri ekiktir (Vallois, 1967 ve Weiner, 1972).

Trkmenistan Cumhuriyeti: 1924'de kurulan ve eski Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birlii'nin bir yesi olan Trkmenistan 27 Ekim 1991'de bamszlna kavumutur. Bakenti Akabat'dr. Yzlm 488,600 km'dir. Trkmenistan'n nfusu 3,5 milyon olup, bu nfusun %68'ini Trkmenler, geri kalann ise bata Ruslar (%12) ve zbekler (%9) olmak zere dier toplumlar oluturmaktadr. Trkmen adyla ilk kez MS 10. yy'da karlayoruz. Bu ad, yerleik hayata gemi Trkler iin, zellikle de Mslman Ouz boylar iin kullanlmtr. Trkmen ad, bugn dar anlamda ran, Irak, Suriye ve Trkiye'deki Trkmen boyuna mensup olanlar iin geerlidir. Trkmenlerin byk bir blm 10. yy'da Seluklular ile birlikte Hazar ve Aral gl yrelerinden Maverannehir'e gelmiler ve daha sonra Azerbaycan ile Anadolu'ya yerlemilerdir. Trkmenler, dier bir deyile Ouzlar, Seluklu Devleti'nin kurucularndandr. Trkmenler, Seluklulardan sonra Moollarn hakimiyetine girmiler, bir ara Timur'un kurduu devlete dahil olmulardr. Trkmenler 13. yy'n ikinci yarsndan itibaren bulunduklar blgelerde Trkmen beylikleri kurmaya balamlardr. 15. yy da ise bu beyliklerin ou Osmanllar tarafndan bir bayrak altnda toplanmtr (Torun, 1995). Baz aratrclar Trkmenleri Mool-Beyaz karm olarak grrler. Deiik rk snflamalarnda bazen Kaspiyen ya da Transkaspiyen ad altnda yer alan Trkmenler (Weiner, 1972), l yaamna uyum salam toplumlardr. lke topraklarnn %80'i zaten Karakum l ile kapldr. Trkmenistan, doudan zbekistan, kuzeyden Kazakistan, gneyden ran ile komudur. Trkmenler, dier Asya Trklerinden farkl olarak uzun ve ince yapldrlar. Balar dolikosefaldir. Asya Trkleri iinde dolikosefal ba yapsna sahip tek toplumdur. Yzleri uzun olup, elmack kemikleri

kntl deildir. Gzlerinde, zbek ve Kazaklarda grmeye alk olduumuz ekiklik yoktur. Bu bakmdan Trkmenler fiziksel ynden zgn bir yap olutururlar.

Krgzistan Cumhuriyeti: 1936'da Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birlii'nin 15 cumhuriyetinden biri olmutur. 31 Austos 1991'de bamszlna kavumu olan Krgzistan'n bakenti Bikek'tir. Yzlm 198,500 km'dir. Bamsz Krgzistan' ilk tanyan lke Trkiye olmutur. 4 milyonluk nfusun %52,4'n Krgzlar, %21,5'ini Ruslar, %1,5'ini Ukraynallar, %13'n zbekler ve %1,6'sn da Tatarlar oluturur. Krgzistan, kuzey ve kuzeybatsndan Kazakistan, gneybatsndan zbekistan, gneyinden Tacikistan ve gneydousundan in ile evrilidir. Binlerce akarsu tarafndan beslenen saysz golleriyle ve Tanr Dalar'ndan olumu bir yayla lkesi grnmndeki Krgzistan aslnda denizlerden uzak olup, karasal bir iklimle simgelenir. Krgz ad, Kktrk yazl metinlerinde krkz, Tibete metinlerde girkis eklinde gemektedir. Krgz adnn kkeni konusunda eitli grler vardr; bu adn kr ile giz szcklerinden meydana geldii ve krgezer anlamnda bir szck olduu ileri srld gibi, krk ve yz say adlarnn birlemesinden olutuu da sylenir. Krgzlar eski bir Trk boyudur. Kendilerini Orta Asya'nn en katksz halk olarak grrler. Krgzlar, ekik gzleri ve kntl elmack kemikleriyle Asya Sarlarn hatrlatrlar. Balar brakisefaldir. 17. yy'da Krgzistan, Moollarn hakimiyeti altna girmi ve 1758'e kadar bamszlk iin mcadele etmilerdir. Ancak, bu mcadelelerinde baarl olamamlardr. Krgzlarn geni lde slam dinine gemeleri 17. yy'n ikinci yarsna rastlar. 19. yy balarnda Hokand Hanl'nn hakimiyetine giren Krgzlar, 1865-1876 yllar arasnda hanln Ruslar tarafndan igal edilmesi zerine bu kez de Rus egemenliine girmilerdir. Ruslar, nfus younluunu kendi lehlerine evirmek amac ile igal ettikleri blgeye giderek artan miktarlarda Rus gmenleri yerletirmilerdir. Sovyet rejiminin kurulmasndan sonra Krgzistan, 1921 ylnda Trkistan'dan ayrlarak SSCB iinde, Rusya Federasyonuna bal zerk bir yap kazanmtr. Krgzistan, 1936 ylnda da Krgz Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti stats kazanarak Sovyetler Birliinin 15 cumhuriyetinden birisi olmutur (Torun, 1995).

Macarlar: Ortaalarda Avrupa ilerine kadar uzanan Asya Trklerinin baz kollar, yerel toplumlarla kaynama sonucunda eitli etnik gruplar meydana getirmilerdir. te Macar olarak bildiimiz, ayn zamanda Hungarus adyla da tannan topluluk bunlardan biridir. Aslnda Macarlarn kkeni, bugnk yaadklar yere nereden geldikleri her zaman tartma konusu olmutur. Macarlar Finlilerle akraba olup, dilleri Fin-Uygur dil grubuna girer. Macarlarn atas olan gebe kavimin, Hristiyanln balang dnemlerinde Urallardan batya doru kovulmu olduklar, stepler ierisinden gneybat ynnde ilerleyerek sonunda Don ve Kuban nehirleri arasndaki topraklara yerletikleri ileri srlmektedir. Sz konusu gebe toplum Onagur olarak bilinmekte ve Hungarian szcnn de Onagurun slavlam ekli olduu ileri srlmektedir (Koestler, 1977. Anadolu'da rklarn tarihsel geliimi

Orta Asya Trklerinin batya doru ilerleyerek anayurt olarak setii Anadolu topraklarnda yzbinlerce yldan beri eitli insan toplumlar yaam, birok irili ufakl uygarlklar gelitirmilerdir. Dolaysyla, Anadolu'nun tarihncesine uzanan bir yerleme/kltr tarihi vardr. Biz Trkler, bu yurdun en son sakinleriyiz (Gven, 1993). lkemizin hemen her tarafndan yaklak 60 yldan beri dzenli ve youn biimde srdrlen kazlar sayesinde eski Anadolu toplumlarna ait bol miktarda insan iskeleti gn na karld. Bu iskeletler bizden nce Anadolu'da yaam toplumlara aittir. Eski ta alarndan gnmze kadar uzanan geni bir

zaman dilimi iinde dalm bulunan yerleim merkezleri Anadolu'da insann zengin bir biyolojik ve kltrel gemiinin olduunu gzler nne sermektedir (zbek, 1994a). Anadolu'da insan rklarndan sz ederken, yerli ve yabanc tm antropologlar Avrupa'daki belli bal rklarla paralellik kurmulardr. Yaplan antropolojik incelemelerden kan sonular dikkate alrsak, lkemizde en eski insan rknn kaba yapl Akdeniz rk olduunu grrrz (Ferembach, 1974). Narin yapl Akdeniz tipiyle Alpin rk ise yerel bir evrimsel srecin (lokal evolsyon) sonucunda ortaya kmlardr. Alpinlerin ve Akdenizlilerin Anadolu topraklarnda hemen hemen her yerde grlmelerine karn, Dinarik tipi toplumlar ancak Bronz andan itibaren Anadolu'da boy gsterir. O halde lkemizin en son sakinleri Dinariklerdir. Alpin olarak tanmladmz rkn dou yeri olarak sadece Bat ve Orta Avrupa'y dnemeyiz; zira bu rkn tipik zelliklerine sahip topluluklarn vaktiyle Asya'da Pamir yaylasnda yaam olduklar, kazlar sonucu bulunan insan iskeletlerinden anlalmaktadr. yle ki, zaman zaman Alpin tip brakisefal yapnn Avrupa'ya yabanc olduundan, bu rkn doudan batya g yoluyla Avrupa'ya yayldndan sz edildi. Gnmzde arlk kazanan gr; Alpin tipin Orta Asya ve Avrupa'da birbirinden bamsz yerel bir evrim sonucu olutuudur. Bu srece paralel (biyolojik) evrim denilir. Acaba Anadolu asndan durum nasld? Bu rkn temsilcileri ilk kez Neolitik (Cilal Ta a) kltr anda sahneye ktna gre, bu olgu bir g kuram ile mi aklanabilir? te, Orta Anadolu'da Konya yaknlarndaki atalhyk Neolitik ky yerlemesi bu konuda olduka aydnlatc bilgiler kazandrmtr. atalhyk'te bulunan insan iskeletleri zerinde gerekletirilen istatistiksel analiz sonucunda, bu blgede yaam olan toplumun temelini kaba ve narin yapl Akdenizlilerin meydana getirdii anlald (Ferembach, 1974). Alpin rkn ise, Akdeniz rkndan itibaren gelien bir yan kol olduu kantland. Bir baka deyile Alpinler, bu blgeye dardan gelmemi; Akdenizlilerden evrimlemilerdi. Tm Anadolu'da olduu gibi, atalhyk'te de temel rksal yap Akdenizdi. Anadolu Alpinlerinin Bat ve Orta Avrupa'daki homologlaryla genetik ynden bir akrabalklar bulunmamaktadr. ekil 4.8 ayn kadn (Neolitik a) (M. zbek)

atalhyk kadar nemli, stelik ondan daha eski olan ayn (Ergani) Neolitik ky yerlemesindeki arkeolojik kazlar, bize bu yre halkna ait ok deerli rksal bilgiler kazandrd (zbek, 1989a). Buna gre, ayn halk kaba ve narin yapl Akdenizlilerden olumaktayd (ekil: 4.8). Alpinler burada henz temsil edilmiyordu. Orta Anadolu'da, iskeletlerini incelediimiz bir baka Neolitik ky yerlemesi de Akl hyktr (zbek, 1995b ve 1998). Burada da, tpk ayn'ndeki gibi, temel rksal unsuru Akdenizliler oluturuyordu. Yontma Ta a Anadolu insanna ilikin bilgilerimiz, kazlarda bu dnem insan iskeletleri son derece az ve bulunanlar da ok paral olduu iin, ok yetersizdir. Ancak, Neolitik a Anadolu toplumu, kurduklar byk kylerde youn ve srekli bir ekilde yaam olmalarna bal olarak bize bol miktarda iskelet brakmtr. Bu nedenle, Anadolu toplumunu 9-10 bin yl ncesinden itibaren daha iyi tanmaya balyoruz. Anadolu'da insan rklarnn grlme sras Akdenizliler, Alpinler ve Dinarikler olarak verilebilir. Bronz ana kadar Akdeniz rknn yannda nemsiz biimde karmza kan Alpin rk tipi, zellikle bu adan itibaren Anadolu geneline hzla yaylmtr. Alpin rk Hititlerin de temelini

oluturur. Tabii bu arada her yerden Anadolu'ya ynelik youn g dalgalan da yeni genetik zelliklerin yerel Anadolu toplumlarnn gen havuzlarna katlmasna olanak vermitir. Bu sayede, Anadolu toplumlar rksal ynden daha da eitlenmi ve zenginlemilerdir. Vaktiyle, baz yabanc aratrclar Hititleri, kabartma resimlerdeki tasvirlerden hareketle, Armenoid gruba dahil etmilerdi. Ne var ki, bu sav zamanla geersiz klnd. Hititlere ait ok sayda iskelet zerinde yaplan incelemeler, bu toplumun Alpin rk tipine girdiini gsterdi. Anadolu'da en yaygn rksal tip Alpindir. En az grlen ise Dinarik tiptir. Ortann stnde, hatta uzun bir boya sahip Dinariklerde kafatas tpk Alpinlerde olduu gibi brakisefaldir. Anadolu'da Dinariklerin grlmesi, Alpinlere oranla olduka getir. Antropologlar, Dinarik rk ile Armenoid tip (Ermeniler) arasnda bir genetik yaknln olduuna iaret ederler. Bu rkn bir Dou kolu kabul edilen Armenoidlere ait en eski izler, Anadolu dnda Yakndou'da grlr. rnein srail'in Beersheva blgesinde Kalkolitik ada, yine ayn dnemde Irak'n Kish yerleim blgesinde, Kalkolitik'i izleyen Bronz anda ise ran'n Sialk ve Tepe Giyan blgelerinde Armenoidlere rastlanmtr (zbek, 1994a). Ermeni szcn ilk kullanan Von Luschan olmutur. Tarihi, linguistik ve arkeolojik bulgularn nda Kherumian adl antropolog, Dinarik-Armenoid rk kompleksinin kkenini Balkanlar olarak gstermektedir. Kherumian'a gre (1943), Ermenilerin atalar M 1300 tarihlerinden itibaren Yakndou'yu iskn etmilerdir. Son yllardaki arkeolojik ve antropolojik aratrmalarla Anadolu'nun rk ve iskn tarihine ilikin bilgilerimiz olduka zenginlemitir. unu nemle vurgulamak gerekir ki, Avrupa ile Asya arasnda bir kpr saylan Anadolu, zaman iinde nice topluluklar kendi gen potasnda eritmi ve sonuta genetik ve kltrel devamlln bir sonucu olarak zengin bir kltrel ve genetik mirasn sahibi olmutur. lkemiz, tarihncesi alardan balayp, tarihi alardan geerek gnmze kadar uzanan biyokltrel evrim srecinde zerinde barndrd zengin uygarlklar ve eitli toplumlaryla ne kadar vnse azdr. Anadolu topraklarnda yaayan biz tm insanlar, dil, din, kken ayrt etmeksizin ite bu zengin biyolojik ve arkeolojik mirasn sahipileriyiz. Eski Anadolu topluluklarna ilikin ayrntl antropolojik aratrmalara karn, gnmz Anadolu insann grnr zellikleriyle pek tanyor saylmayz. Bu alandaki geni kapsaml antropolojik incelemeler ne yazk ki Afet nan'n (1939) Atatrk'n buyruklaryla 1939'lu yllarda lke apnda gerekletirmi olduu aratrma ile snrl kald. Bu balamda nan, toplam 64000 erikin Trk inceledi ve erkeklerin %75,6'snn, kadnlarn da %77,7'sinin Dinarik ve Alpinlerin ortak simgesi olan brakisefal kategoriye girdiini belirledi. En belirgin brakisefaller daha ok Orta ve Kuzey Anadolu'da younlamtr. Erikin Trkler zerinde bu lde geni kapsaml bir aratrma yaplmasa da, deiik ya kategorilerindeki ocuklar zerinde gerekletirilen antropometrik incelemeler bulunmaktadr (Bostanc, 1957; Duyar, 1990). Duyar'n (1992) Trkiye genelini yanstmak amacyla yedi corafi blgeden bir il seerek gerekletirmi olduu nemli aratrma, buna rnek tekil edebilir. Duyar, ortaokul ve lise alarndaki 600 erkek ve 600 kz olmak zere toplam 1200 denek zerinde Trk ocuklarnn optimal byme standartlarn tesbit etmitir. Ayn ekilde Armaan Saatiolu da (1978; 1988) ilkokul a ocuklarna ynelik bir aratrma yaparak, 7-11 ya arasndaki Trk ocuklarnn byme standartlarn belirlemeye almtr. te yandan, Neyzi ve ark. nn (1978) Trk ocuklarnda byme ve gelimeyi ortaya koymaya ynelik almalar da burada anmsanabilir. zzet Duyar'a gre (1992), Trk ocuklarnn 12-17 ya dilimleri arasndaki temel antropometrik zellikleri bu aratrmalar sayesinde belirlenmi olmakla beraber, yine de 0-6 ya grubuna dahil ocuklar iin henz herhangi bir aratrma bulunmamaktadr. Umarz, ok yakn bir gelecekte gerek Trk erikinlerinin, gerekse Trk ocuklarnn bedensel zelliklerini en iyi biimde yanstc aratrmalar oalr ve bu alandaki boluklar doldurulur. Afrika'daki Beyazlar

Afrika, Sahra l ve Sudan'n ayrd iki ksmdan oluur. Bu snrn kuzeyinde Beyazlar, gneyinde ise Siyahlar yer alr. Siyah kta olarak bilinen Afrika, aslnda ok deiik renklerde deriye sahip eitli insan gruplarn barndrmaktadr. rnein Magrep, Sahra ve Msr' iine alan blgede yaayan Beyazlar, Akdeniz rknn Sahra alt rkna dahil edilirler. Arap ve Berberilerin temsil ettii bu grup ayn zamanda Hamitik olarak da bilinir. Hamitikler iki byk gruba ayrlr (Weiner, 1972; Baker 1974).

Kuzey Hamitikler: Berberiler, Tuaregler, Tibbular ve Morlar bu gruba dahildir. Bunlarda deri rengi ak ya da esmerdir. Sa genelde koyudur; ama Berberiler arasnda sar sal mavi gzllere ska rastlanr. Kuzey Hamitikler ince ve uzun yapllardr. ounlukla hayvanclkla geimlerini salayan gebe topluluklardr. lgin yaam biimleriyle filmlere de konu olan Tuaregler l gerleri olarak bilinirler (ekil: 4.9) (Claudot-Howad, 1987). Geimlerini hayvanclkla salayan bu topluluk, Berberiler ve Araplar arasnda kalm marjinal bir gruptur. Gnmzde Cezayir, Libya, Mali, Nijer ve Burkina Faso olmak zere be lkeye dalm halde yaamlarn srdrmektedirler. Bu lkelerde politik, demografik, ekonomik, sosyal, kltrel ve linguistik adan byk lde aznlk durumundadrlar. Kendilerine empoze edilen yabanc kltrler altnda kendi kimliklerini kaybetme tehlikesiyle kar karyadrlar. 1920'lerden 1960'lara kadar Fransz smrgesi altnda kalan Tuaregler, kltrel asimilasyona ciddi ekilde diren gstermilerdir. Yaam olduklar be lkede kltrel kimliklerini kaybetmemek iin byk mcadele veren Tuaregler birleerek ayr bir devlet kurma hayali iindedirler; 1960 ncesi Fransz smrgesi altnda, silahl bakaldrda bulunan birok Tuareg erkei Fransz askerleri tarafndan acmaszca ldrlmlerdir. Libya bata olmak zere, aznlk halde bulunduklar dier lkelerde Tuareglere kar belirgin bir rk ayrm yaplmaktadr. Gnmzde, Arap ve Berberilerin dnyasna entegre olmaktan baka kendilerine hibir seenek sunulmamaktadr. ekil 4.9 Tuareg erkei (Weiner, 1972)

Dou Hamitikler: Msrllar, Somalililer, Nbyallar ve Etiyopya snrlar iinde yaayan Afar kabileler tarafndan temsil edilir. Msrllar, Mslman Fellahlarla, Hristiyan Kptilerden meydana gelir. Fellahlar genellikle krsal kesimi oluturur; Kiptiler ise kentlerde yaar ve ticaretle urarlar. Aratrclar, Msrllar iki grup altnda inceler (Weiner, 1972): 1) 2) Proto-Msrllar Bugnk (Slaleler ncesi) Msrllar

Proto-Msrllar orta boylu ve dolikosefaldir. Bugnk Msrllarda boy ortalamas 1,66 m olup, kafa endisi Proto-Msrllarnkine ok benzer. Msrllarn Asya kkenli olduklarn ileri sren fizik antropologlar vardr. Bugn en fazla taraftar toplayan gr ise, Msrllarn, Araplar,

Bedeviler ve Zenci soylu olmayan baz Nbya (Yukar Nil) yerli gruplar arasndaki karmalar sonucu meydana geldikleridir.

Siyahlar

Birok kaynaklarda Negroid olarak geen Siyahlar da, en az Beyazlar kadar yeryznde yaygn bir dalm gsterir (Vallois, 1967). ok sayda corafi rk ve alt rktan oluurlar (Weiner, 1972). Siyahlar; sa tipleri, bedensel zellikleri, deri renkleri, burun ve dudak tipleriyle son derece eitlilik gsterirler. Siyahlar ktaya yaylmtr. Afrika'da yaayan Siyahlar genellikle zenci olarak bilinir. Bugnk bilgilerimizin nda, kara derililerin Afrika'da ne zamandan itibaren farkllamaya baladn belirlemek olanakszdr. Yalnz, bildiimiz u ki, Mezolitik adan balayarak Afrika'nn deiik blgelerinde Zencilere ait iskeletlere rastlanmtr. Afrika, Zencilerin anavatan olmakla birlikte, 15. yy'dan itibaren Kuzey ve Gney Amerika'ya, Okyanus adalarna youn bir g olmutur. Siyahlar, gittikleri bu yeni blgelerde zamanla dier toplumlarla, zellikle Beyazlarla ve Kzlderililerle karmak suretiyle, Brezilya'da olduu gibi, ok deiik melez tiplerin olumasna yol amlardr. Bu g dalgas bazen de tersine olmutur; rnein Hint Okyanusu yoluyla Afrika'nn gneydousundaki Madagaskar adasna gelip yerleen Asya Sarlar burada yaayan Zencilerle karmlardr. Her ne kadar siyah terimi, incelediimiz toplumlar iin kullanlsa da aslnda, renk, koyu esmer ya da bakr tonundan siyaha kadar deimektedir. Siyah renk, deri dnda baz organlar da etkiler. Byle hallerde renk hcreleri beyin zarlar, karn zar ya da gz akna kadar yaylr. Nitekim, Siyahlara yakndan bakldnda gz aknn bizimkiler gibi beyaz deil de, sar renkte olduu fark edilir (Weiner, 1972). Siyahlarda, doumda bebek pembe bir deri rengine sahiptir; ancak bir yana doru, renk hcreleri melanositlerin gelimelerini tamamlamasyla birlikte deri rengi anne ve babannkine benzer bir duruma gelir. Vcuttaki kllar Beyazlardakine oranla daha az gelimitir. Afrika'nn gneyinde, Kalahari l evresinde yaayan !Kung Sanlarda bedendeki kllar yok denecek kadar azdr. Sa biimi Siyahlarda geni bir yelpaze oluturur. Etiyopya ve Hindistan Siyahlarnda salar, kvrck ya da dalgal bir grnme sahipken, Afrika Zencilerinde genelde yapadr. Hatta, Afrika'da yle zenci gruplar vardr ki (Mozambik'de yaayanlar gibi), sa telleri ba zerinde karabiber taneciklerini anmsatacak tarzda kmelemilerdir. Yapa sal zencilerde salar uzunluk asndan kadn ve erkeklerde pek farkllk gstermez. Dolaysyla, salt sa uzunluuna bakarak bir zencinin kadn m yoksa erkek mi olduunu anlayamayz. Siyahlarda sar lekesi, dnldnden daha yksek oranda grlr; Kamerun'da %67,1, Ekvator Afrika'snda %46,7, Negrillerde %66,6 ve Kap blgesinde %75'tir. Siyahlarda sa dklmesi ve kellik ok enderdir. Boy, siyahlarda belirgin bir dalm gsterir; Pigmeler gibi aa yukar 120 cm'lik ccelerin yan sra, Nilotikler gibi boyu ortalama 180 cm'ye ulaan uzun boylular da vardr. Siyah ocuklarda byme hz, Beyazlardakine oranla biraz farkldr; doumda siyah bebek beyaza oranla ortalama 200 gram daha hafif geldii halde, bu fark 2 yana doru 300 grama kar. Her ne kadar bu farkllk rksal adan yorumlansa da, karlatrlan Siyah ve Beyaz topluluklarn beslenme alkanlklar da hesaba katlmaldr. Yz dzeyinde Siyahlarn, zellikle de Afrika'da yaayan Zencilerin en gze arpan organlar burun ve dudaklardr. Burun geni ve yassdr. Burun kk iki kan arasna kadar kmaz; ok aalarda son bulur. Pigmelerde burun, adeta yz btnyle kaplar. Burun delikleri kardan bakldnda ok iyi grlr. Baz Siyahlarda ise (zellikle Somalililerde ve Etyopyallarda) burun ince ve kntl olup Beyazlardakini hatrlatr. Zencilerde dudaklar ok kalndr ve dudak mukozalar da doru belirgin lde dnmtr. Burun kk ile st dudak arasnda ounlukla prognatizma dediimiz bir knt vardr. Siyahlarda ba geniliine oranla uzundur. Kulaklar

genellikle kktr. Siyahlarda bedensel yap genellikle leptozom kategoriye girer; yani ince ve uzun bir yapyla simgelenirler. Omuzlar geni, kala ise dar bir yapya sahiptir. Gs kafesi nden arkaya doru adeta yasslamtr. Gvde vcuda oranla ksadr. Biyokimyasal zellikler

Kan gruplar: Afrika toplumlarnda O geninin skl olduka yksek olup, bunu srasyla B ve A kan gruplar izler. B kan grubu Beyazlardakinin aksine belirgin bir art gsterir. zellikle Orta ve Kuzeydou Afrika Siyahlarnda en yksek yzdesine eriir. Afrika Siyahlarnda B kan grubuna % 5 ile % 25 arasnda deien oranlarda rastlanr. Her ne kadar A2 ve Rhesus sistemi Siyahlarda grlyorsa da, sklklar Beyazlardakine oranla daha dktr.

Kandaki proteinler: Siyahlarda transferrin B, transferrin D'nin aksine ok dk bir skla sahiptir. Weiner (1972) Siyahlarda sadece haptoglobin-2'nin grldn kaydediyorsa da, Chamla (1971) ayn zamanda haptoglobin-1'e de rastlandn ileri srmektedir.

Fizyolojik zellikler: Siyahlarda glisemi oran nisbeten dktr; glikoz miktar % 00,8'den daha aa olduu halde hipoglisemi hallerinde genellikle ortaya kan bozukluklara rastlanmaz. Burada salt rksal zellikten sz etmek yerinde olur; yle ki ayn miktar glikoz Beyazlarda grldnde, ciddi bir hipoglisemi ortaya kmaktadr. Siyahlarda bu dk glisemi durumu genetik ynden ylesine sabitlemitir ki, hibir beslenme sistemi deiikliinden etkilenmez. Her ne kadar Siyahlarn bazal metabolizmas zerine yeterli lde aratrma yaplmam ise de fizik antropologlar, bazal metabolizmann Beyazlardakine oranla daha dk olduuna iaret ederler. Siyahlarda beden ssnn ayarlanmas, dier insan toplumlarna oranla en iyi biimde gereklemektedir. Bylelikle, organizmann retmi olduu s en hzl biimde kaybedilmektedir. Nabzn dakikadaki at hz Siyahlarda nisbeten dktr; 20-30 ya aras erkeklerde bu hz ortalama 67 olarak belirlenmitir. Tiroid ve bbrekst bezleri Beyazlardakinin aksine daha kktr. Hipofiz, paratiroid ve tims i salg bezlerinin Siyahlarda belirli bir oranda daha aktif olduu sylenir. Siyahlarda, zellikle Nilotiklerde penisin normal halinde iken uzun olduu Fransz anatropolog Topinard tarafndan ileri srlmtr. Siyahlar zerinde aratrma yapan Ludwig Wolf (Bkz. Baker, 1974) ise, sertleme annda Siyahlarda penis uzunluunun Beyazlardakinden pek farkl olmadn belirtmektedir. Siyah kadnlarda klitoris daha fazla gelimitir; kk dudaklar iin de ayn ey sylenebilir. Bu sonuncularn ar gelimesi ise Hotanto kadnlarnda grlmektedir. Siyahlarn snflandrlmas

Yeryznde yaayan Siyahlar iki byk grup altnda toplayabiliriz: Afrika Siyahlar ve Okyanusya Siyahlar. Afrika Siyahlar

Dil unsuru uzun sre Afrikal Zencilerin snflandrlmasnda kullanlmtr. Ne var ki,

Afrika'da, her kabilenin bile kendine zg dili bulunduu gz nne alnrsa, rk snflamalarnda dilin ne lde gerei yanstt tartlabilir. Afrika Siyahlar bugn bellibal 4 corafi rk altnda toplanr (Weiner, 1972): 1. Afrika Siyah rk, 2. Etyopyallar, 3. Pigmeler, 4. Hotanto ve Boimanlar (!Kung San olarak bilinirler). Eskiden Afrikal Siyahlara, hangi rktan olursa olsun, Negro denilirdi; genelde eski smrgecilik ve klelik dnemlerini artran bu yaktrmaya zenciler byk tepki gstermektedir. Negro, Zencileri aalayc bir anlam iermektedir. Siyah rk

Siyah Afrika dediimiz ve Sahra lnn gneyinde kalan kesimin en kalabalk nfusunu tekil eder. Bildiimiz tm zenci topluluklar bu grup iinde yer alr. Afrika siyah rkn 5 alt rka ayrarak inceleyebiliriz:

1) Sudan alt rk: Byk Sahra lnden Ekvator'a, Senegal kysndan ad'a kadar uzanan blgede yaayan Ulof, Malenke, Bambara, Haussa, Sara, Buduma, Kanembu, Bulala ve Mandeng kabilelerinden oluur. Sudan alt rknda boy ortalamas 1,70 m'dir; hatta 1,80'e kadar kabilir. Ba dolikosefal ya da mezosefaldir. Deri son derece siyahtr. Dudaklar dier Zencilerdekinin aksine ince, omuzlar ise olduka genitir.

2) Gine alt rk: Gine krfezi boyunca uzanan alanda yaayan kabileler bu alt rk ierisine girer. Gine alt rkn oluturan etnik gruplar Kissi, Torna, Yorubas, Assini, Avantis, Bassari ve Konyagi olarak adlandrlmaktadr. Boy, Sudan alt rkndakinden daha ksadr. Boy ortalamas 1,64 m ile 1,68 m arasndadr. Burun, dikkati ekecek lde genitir. Deri koyu kestane rengindedir. Beden genel olarak tknaz bir grnme sahiptir. Gs kafesi iyi gelimi olup bacaklar gvdeye oranla ksadr.

3) Kongo alt rk: Ekvator ve Ekvator'a yakn blgeler bu rkn yaylm sahasn meydana getirir. Daha dorusu Gabon, Kongo, Angola, Kamerun ve Orta Afrika Cumhuriyeti'ndeki Zenciler Kongo alt rkna girer. Boy ortalamas 1,60 m ile 1,63 m arasnda deiir. Ba mezosefallie doru bir eilim gsterir. Yz alak ve geni, elmack kemikleri kk, prognatizma ise belirgindir. Burun olduka geni ve deri koyu siyahtr. Kl rts, savanlk blgelerde yaayan Siyahlarnkinden daha fazla gelime gsterir. Dudaklar ar derecede da dnktr. Beden, genel olarak ksadr.

4) Nilotik alt rk: Dinka, illuk ve Ne kabileleri tarafndan temsil edilen Nilotik alt rk, Viktorya glnden Nbya'ya kadar Dou Afrika'nn byk bir ksmn kapsar. Yukar Nil vadisinin her iki yakas bu alt rkn yaad blgelerdir. Afrika Siyahlar arasnda en uzun boya sahip olan Nilotiklerde boy ortalamas 1,78 ile 1,82 m arasnda oynar. Afrika zencileri arasnda en fazla ilgi uyandran topluluktur. Nilotikler arasnda boyu 2 metreyi bulan insanlara rastlamak olaandr. Nilotiklerde bacaklar ve kollar son derece uzundur. Hayvanlarn gderken Nilotikler, dinlenmek zere bizler gibi oturmazlar; ayakta bir elleriyle uzun sopalarna dayanrken, bir ayaklarn da dier bacan dizine koyarak dinlenirler. Uzun sre bylece tek ayak zerinde kalabilirler (Baker, 1974).

5) Gney Afrika alt rk: Ayn zamanda Zambezi alt rk olarak da bilinir. Belika'nn eski

smrgesi olan Kongo'dan Kalahari lne kadar uzanan blgede yaayan Kafridleri, Bazutolar, Zulular ve Beuanalar kapsar. Ayrca, Madagaskar melezlerinin Zenci unsurunu bu rk oluturur. Gney Afrika, Hindistan, Malezya ve Avrupa'dan gelen gmenler yznden olduka kozmopolit bir toplumun barna haline gelmitir. Dolaysyla, Gney Afrika'daki iddetli rk atmalarna, Zencilerin anayurdu saylan ve zellikle elmas bata olmak zere ok zengin maden yataklarna sahip bu topraklara gemite Avrupa, Hindistan ve Malezya'dan akn akn bir sr insann gelip yerlemesine paralel olarak, yeni ve kark bir toplum dokusunun ortaya kmas yol amtr. Gney Afrika Siyahlarnda boy ortalamas 1,67 m ile 1,69 m arasnda deiir. Bu zencilerde prognatizma orta derecede gelime gsterir. Beden tknaz bir grnme sahiptir. Kala olduka genitir. Ba genellikle dolikosefaldir. Etiyopya rki

Etiyopyallar Nil nehrinin dousunda Abisini platosunda ve Somali yarmadasnda yaarlar. Ahmara, Danakil, Somali, Masai gibi yerli topluluklar Etiyopya rknn belli bal temsilcileridir (Vallois, 1967; Weiner, 1972). Zenciler arasnda, yz hatlar Avrupallara en fazla benzeyen Etyopyallarda sa, dalgal ya da kvrck, deri esmerle koyu siyah arasnda deien geni bir yelpaze oluturur; boy ortann zerindedir (1,67 m-1,70 m). Etiyopyallarn burunlar, dier Siyahlardakinin aksine dar ve kntldr. Etiyopyallarda O kan grubu %60 orannda, A kan grubu %20 orannda, B kan grubu ise %15 orannda bulunmutur. Etiyopyallar Afrika Siyahlarnn en gzel topluluudur. Tarihte, bu blgede Zencilerle Beyazlar arasnda youn karmalarn olduu antropologlar tarafndan ileri srlmektedir. Hatta bu yzden Etiyopyallar, melez rk diye tanmlayanlar da vardr. yle ki beyaz tenleri, mavi gzleriyle ok ilgin bir grnt sergileyen Ahmara yerlileri antropologlarn hayranln kazanmtr. Etiyopyallar da bu gzellikleriyle vnrler. Hatta halk arasndaki bir inana gre, Tanr insan yaratrken deneme yapm; ilkinde pek baarl olamam, frnda piirdii insan erken karm ve bakm ki pek dozunda pimemi, o yzden onu Avrupa'ya brakm ve bu soydan Beyazlar tremi. kinci denemesinde ise, sreyi geirdiinden ok siyahlam bir insan ortaya km; onu da beenmeyerek Afrika'ya brakm ve bunlar da Zencilerin soyunu oluturmu. Artk son denemesinde Tanr, daha tedbirli davranarak insan tam istedii dozda piirmi ve bu son eserini ok beenerek Afrika'nn dousuna brakm; bu insandan da bugnk Etiyopyallar gelimitir. Pigme rk

ada ilkeller ierisinde yer alan, ilgin yaam biimleri ve grnr zellikleriyle antropologlarn zel ilgisini eken topluluklarn bir ksm bugn Afrika'da yaamaktadr. Afrika'da bu sosyo-ekonomik sistemi iki geni kuak iinde gryoruz; biri Gney Afrika'daki Kalahari l olup, Kung ve Sanlar tarafndan iskn edilmitir; dieri ise Dou ve Orta Afrika'y kapsayan ekvatoral ormandr. Pigmeler de burada yaamaktadr (Vallois, 1967, 1970; Weiner, 1972). Yeryznde gnmze kadar varln srdregelmi avc-toplayc topluluklar bir elin parmaklarn gemeyecek kadar azalmtr. nsanolunun aa yukar 3 milyon yllk kltr tarihini dikkatle izlediimizde, avclk ve toplayclkla simgelenen temel yaam biiminin bu uzun kltrel tarihin %99 gibi ok nemli bir blmn oluturduunu grrz. Tarihncesi alardan balamak zere adm adm izlediimiz endstriyel gelime ne yazk ki dnyann her tarafnda ayn hzda gereklememi; baz blgelerde hzl bir deime sreci yaanrken, baz cra kelerde de ekolojik koullarn elverili bulunmamas, dier blgelerden kopuk olmann yol at bilgi alveriinden yoksun kalma gibi nedenlerden tr ilkel avc-toplayc yaam

tarz varln bugne dein srdrmtr. Toplayclk deyip gememek gerekir; zira bu ekilde elde edilen yiyeceklerin kalori ve besin deeri hi de yle yabana atlacak gibi deildir. Toplayckla geimini salayan topluluklar evrelerini tahrip etmeden, ihtiya duyduklar protein ve kaloriyi fazlasyla alrlar. Avc toplayc topluluklarda snflama yoktur; bireyler arasnda tam bir eitlik bulunur. Aslnda, bu modern avc-toplayclar ticaretten, savatan, ulusal ve evrensel sorunlardan, ksacas dnyamzda var olan politik ve ekonomik olaylardan tmyle soyutlanm olarak kabul edilemezler. ada ilkel topluluklar ounlukla kk rgtlenmi topluluklar halinde yaarlar. Her kabile, aralarnda akrabalk ya da evlilik ilikileriyle balant bulunan genelde 100 kiiden az bireylerden oluur. Aslnda grubun bykl bir topluluktan dierine, hatta ayn toplulukta bir mevsimden dierine deiir. lkel yaam kusurlu bir yaam m? Geleneksel yaam tarzn terk etmemi yerli topluluklar kmsemek, onlar dlamakla doru mu yapyoruz? lkellik ne ile llebilir? Kim ilkel? Onlar m, yoksa onlara yaam hakk tanmayan, onlarn kltrlerini her geen gn biraz daha yok eden bizler mi? Gerekten de on binlerce yldan bu yana, yarattklar bir ekosistem sayesinde evreleriyle gzel bir denge kurmay baarm ou geleneksel topluluklar, hzla byyen endstri toplumlarnn giderek kskacna girmilerdir. ok yakn bir gemite Tasmanya yerlileri, Patagonya kzlderilileri yok oldular. Srada daha dierleri var. Gelien teknoloji, dnyamzda bugn teknolojik insan denilen yeni bir canavar yaratt. Bu yaratk, kendi halinde ve evresine zarar vermeden yaayan, doadaki yer st ve yer alt zenginlikleri sap savurmayan ilkel topluluklar ksa zamanda haritadan silecektir. Asla unutulmamaldr ki, ilkel diye aalanan bu geleneksel topluluklarn yaamlar bizlerinkinden daha kalitelidir. lkellerde yallara byk sayg duyulur. Onlar, efsanelerin, hikayelerin, destanlarn ve geleneklerin devamlln salarlar. nsanlar arasnda eitlik vardr. Bireyler birbirlerini smrmezler. lkellerde genellikle zel mlkiyet kavram yoktur. Zaten, srekli olarak bir yerden dierine g ederler. Toprak ya da av hayvan kimsenin tekelinde deildir. Birok mal ortak kullanlr. Hrszlk Bat toplumlarnda ok sk grlen bir olaydr; nk gelir dalmnda nemli bir sosyal eitsizlik olumutur. Oysa, avc-toplayclarda her birey, grup iinde, gereksinim duyduu her eye kolayca ular. Avc ve toplayc topluluklarda nfus art fazla deildir. Besin toplamak amacyla, gn boyu uzun mesafeler katetmek durumunda kalan annenin, ok ocuklu olmas byk bir engeldir. Bunun bilincinde olan kadnlar genelde bir ya da iki ocuktan fazla ocuk sahibi olmazlar. Badndrc bir teknolojik gelimenin bysne kaplp srklenen gnmz insan, ne yazk ki insanlktan giderek uzaklamaktadr. Oysa ilkel insan, daha insancl bir dnyay simgelemektedir. Hzl deimenin bir gerei olarak, doal kaynaklar da hzla tketen endstri toplumlar, lgn bir tketiciliin esiri olmu; youn bir kentlemeye bal olarak evresini kirletmi, doaya egemen olaym derken doay yok etmi, yaratt p dalarnn iinde boulmutur. Dnyann birok gelimi toplumlarnda, yaamn kalitesi giderek dzelecei yerde aksine ktlemitir. Bu gidiin tehlikesini kavrayan birok Batl lke, ciddi nlemler almaya balamtr. lkel, yabani diye haksz yaktrmalarla tanmladmz topluluklarn dnyalarna girip, onlarn dnya grlerinden alnabilecek dersler yok mudur? Belki de kaybettiimiz mutluluumuzun srlarn onlarn kk dnyalarnda yeniden bulabiliriz. Endstrilemi topluluklarn, dnyann en cre kelerinde sakin biimde doa ile bark halde yaamlarn srdren bu topluluklara yapaca en byk iyilik, onlar kendi hallerinde rahat brakmak olacaktr. Afrika'nn Ekvator kuanda, tropik ormanlar ierisinde yaayan Pigmeleri, ite bu bak altnda incelemeye alalm. Pigmeler, dou, bat ve merkezi Pigmeler olmak zere gruba ayrlr (Weiner, 1972). Tm Pigmelerin bugnk saylar 50 bini gemez. Pigmenin szck anlam ne olabilir? Kimileri bu adn, eski Msrllardaki bir uzunluk ls olan pi-mahi'den geldiini syler. Bu l 75 cm kadardr. Ayrca, Pigme topluluunun, adn Yunanca ksa boylu ve irkin yaratklar tanmlamakta kullanlan, masallarda da parmak ocuk anlamna gelen Pygma veya Pygmaios'dan alm olabileceini ileri srenler de vardr. Pigmeler, eski Msr'da

ok iyi tannyordu. Hatta, Firavunlar, saraylarnda onlara soytarlk yaptrp eleniyorlard. Pigmeler, Afrika'nn cce Zencileri olarak bilinir; erkeklerde boy ortalamas 144 cm, kadnlarda ise 133 cm dir (Vallois, 1970). Pigmelerin yzleri geni, elmack kemikleri kntldr. Burun o kadar genitir ki, adeta tm yz kaplar. Burun genilii burun yksekliinden fazla olan tek topluluktur. Esmer-sar karm bir deri rengine sahiptirler. Salar yapadr. Gvde ve kollar bacaklara oranla uzundur. Bu bedensel yap onlara ilgin bir grnm kazandrr. Vcutlarndaki ya bezleri keskin bir koku salglar ve bu kokuya da ee sinekleri yaklaamaz. Pigmeler bu sayede bu zararl sineklerden doal biimde korunmu olurlar. ok kk boylar, balta girmemi sk ormanlk blgede kendilerine byk avantaj salar. ok ekingen insanlardr. Yabanclarla pek iliki kurmay sevmezler; en ufak bir tehlike annda hzla ormanda gzden kaybolurlar. Pigmelerin, komular olan Zenci kabilelerle ticaret ilikileri ok ilgintir. Avc-toplayc Pigmelerin ifti komularyla yaptklar al-veri bir tr al glm, ver glme dayanr. Genellikle Bantu ve Sudanllarla ticaret yaparlar. Pigmeler zenci komularna, muz bata olmak zere, orman meyvalar, et, av aletleri, sepet satarken; onlardan da genellikle tarm rnleri, ttn, eitli giysiler ve anak-mlek gibi nesneleri alrlar. Ancak bu ticaret, gemite olduu gibi bugn de takas yoluyla olur. Zira, bu geleneksel topluluklarn al-verilerinde para sz konusu deildir. Bugn, pazarlk yoluyla gerekletirilen ticaret, yakn gemite sessiz ticaret yoluyla oluyordu. Pigmelerin, takas etmek istedikleri rnleri iin ormanda belirli yerleri vard. Buraya maln koyan Pigme, oradan uzaklap gider. Daha sonra Bantu Zencisi ayn yere gelip Pigmenin brakt rn alp kendisininkini koyar. Bylece iki taraf da birbirlerinin yzn grmez. Bu tr sessiz ticaret baz Gney Amerika Kzlderililerinde de grlr. Bir inana gre, Pigmeler, ticaret yaptklar komularna gvenmedikleri iin rnlerini braktklar yere zehirli oklar tayan silahl adamlarla gelirlermi. Yine, kimi aratrclara gre, Pigmelerin bu dolayl ticaret yapma adetlerinin temelinde komu kabilelerden enfeksiyon kapma korkusu yatmakta imi. Pigmelerin komu kabileleriyle olan evlilik ilikileri ok seyrek ve ayn zamanda tek ynldr. Pigmeler genellikle komulara gelin vermekte, ama onlardan hi gelin almamaktadrlar. Bylece gen ak da tek ynl olmaktadr. Bu nedenledir ki, yzyllar boyu Pigmeler kendilerine zg grnr zelliklerini koruyabildiler (Weiner, 1974). Evlilik ncesi ilikiler Pigmelerde serbesttir. Bir Pigme erkeinin ok ele evlenmesi yasak deildir. Dul kalan kadn, kocasnn kardeleri veya yakn akrabalaryla evlenir. Pigmelerin srekli kaldklar evleri yoktur. Genellikle, bambu dallarndan ve muz yapraklarndan mevsimlik konut ina ederler (Kottak, 1997). aty o kadar ustalkla yapraklarla kapatrlar ki, ok youn ve uzun sreli yalarda bile at akmaz. Her ailenin evi ayrdr. Tpk bizlerde olduu gibi, ekirdek aile dzeni grlr. Pigmeler, ara-gere kullanarak ate yakmay bilmezler; yaktklar kz ise canl tutar, gerlerken bu kz beraberlerinde tarlar. Topluluk iinde belli bir hiyerari yoktur; ef ya da reis bulunmaz. Kabile bakan yoktur. Pigmeler, yaadklar blgenin en barl, sakin, scakkanl topluluklardr. Ne aralarnda ne de dier kabilelerle savatklar grlmtr. Az alp, ok elenirler. Her frsatta ark syler, mzik aletlerini alar ve dans ederler. Kck dnyalarnda mutlu bir yaam srerler. Danslar ve syledikleri arklarla bir bakma eytani varlklar ve ktlkleri kovarlar. birlii ve yardmlama, zellikle kadn ve erkek arasnda ok yaygndr. Pigmelerde avlanma trldr; zehirli oklarla yaplan avlanma sadece erkeklere aittir. A ve tuzak yoluyla olan avlanmada ise kadnlarla erkekler beraber hareket eder Toplayclk sadece kadnlarn grevidir. Kadnlar, besin toplarken tm yklerini ve bebeklerini srtlarnda tar, bylece ellerini serbest kullanma olana bulurlar. Muz ve bal, Pigmelerin en sk tkettikleri besinlerdir. Av iin kullandklar kpek dnda, Pigmelerin evcil hayvanlar yoktur. Dolaysyla, stten kestikten sonra bebeklerine verecekleri hayvan st sz konusu deildir. Pigmelerin beslenmelerinde,

birok avc-toplayclardaki gibi avladklar hayvanlar nemli yer tutar. Diyetleri, proteince zengin olup, karbonhidrat ve ya bakmndan fakirdir. Pigmeler ormanda bcek, ku, ku yumurtas, trtl ne bulurlarsa yerler. Su rnlerinden de ayrca yararlanrlar. Srekli hareket halinde olan, ya ve karbonhidrata fakir yiyeceklerle beslenen Pigmeler, besin reticilerine ve endstrilemi toplumlara oranla daha az yaldrlar. Zaten tm avc ve toplayclarda geleneksel beslenme, eitli ve dengeli bir diyetle simgelenir. Ayrca, byle bir diyet yerliyi kalp ve damar rahatszlklarndan korur. Pigme kadnlar sadece belden aasn kapatrlar, stleri plaktr. Pigmelerde her kabilenin ayr bir dili vardr. Pigmeler say saymay bilmezler; aralarnda ona kadar sayabilenler ok azdr. Bu yerliler tek tanrya inanrlar. O da ormann gcdr. Kendilerini barndran, besleyen ve koruyan orman kutsal bir ana olarak bilirler. Sevgi, sayg ve gven duygularnn egemen olduu bu Tanr-kul ilikisinde korkuya yer yoktur. Pigme anne, ocuunun eitimine ayr bir nem verir; onu her gittii yere srtnda tar. ki yana kadar bebek emzirilir. Birok ilkel kabilede olduu gibi, annenin bebeini azdan aza besledii grlr. Ancak, byle bir besleme ekli, annenin az yoluyla baz zararl bakterileri bebeine aktarmas riskini beraberinde getirir. Pigme ocuklarnda, ciddi protein eksikliinin yol at kuvaiyorkr hastal grlr (Brisset, 1983). Hastaln belirtileri olduka tipiktir; bebein kol, bacak ve elinin d ksmnda demler oluur. Salar dklr; ocuun davranlar anormalledir, evresine duyarsz hale gelir. Uyarlara tepki vermez, glmez, itah kesilir. Sk sk alar. Karacieri, proteinleri zmseyemez duruma gelir ve ya hcrelerinin istilasna urar. Karacierin, ar ya yznden yapsnda ortaya kan bu deime, hepatik i salg bezinin detoksike edici roln oynamasna engel olur ve dolaysyla sindirim iin gerekli olan enzimleri salglamasna olanak vermez; nk pankreasn ilevini bozar. Hasta ocuun barsak mukozas tahri olur. ocuk artk antikor retemez duruma gelir ve her trl mikroba ya da virse kar direncini yitirir. Pigmelerin yaadklar blgelerde malarya ad verilen ldrc stma ve siklemya ad verilen kanszlk birlikte grlr. Doal ayklanma sreci asndan bu son derece dikkat ekicidir. Bu hastalk, baskn olmayan otozom bir allel gen tarafndan kontrol edilir. Bu allel geni homozigot olarak tayan kimseler bebeklik anda lr; hayatta kalanlar ise sadece heterozigot olan tayclardr. stelik bu tayclar malarya hastalna da doal bir diren gsterirler. Dolaysyla, genetik bir anormalliin yol at siklemia'y gizli tayan bireyler ounluktadr. zetle, tarm ve hayvancl bilmeyen, anak-mlek yapamayan, avlanma ve toplamay temel yaam biimi olarak srdren Pigmeler ormanla adeta btnlemi, iinde yaadklar doal evre ile ideal bir denge oluturmulardr. !Kung (Hotanto) ve San (Bumen) rk Afrika'nn gneyinde, Kalahari l evresinde dank biimde yaayan !Kung ve Sanlarn (ekil: 4.10) saylar, her geleneksel toplum gibi, giderek azalmaktadr (Coon, 1969; Weiner, 1972; Kottak, 1997). 1956 saymna gre aa yukar 55 bin kii olduklar saptanmtr. Gney Afrika'da Gney Afrika Cumhuriyeti, Botswana, Namibia bata olmak zere be lkeye dalmlardr. !Kung Sanlarn tarihi st yontma ta ana kadar gider. Genelde orta ya da ksa boylu, salar yapa, derileri koyu esmer, burunlar ok geni ve yass, dudaklar kalndr. Sanlarda kadnlarn kalalarnda arkaya doru steatopiji ismi verilen belirgin bir tmseklik olumutur (Baker, 1974). ok fazla ya depolanmasyla oluan bu kntya San (Bumen) kadn, bebeini bile rahata oturtabilir (ekil: 4.11). Ayn zellik Okyanusya'da Andaman adas kadnlarnda da vardr (ekil: 4.12). San erkeklerinde bacaklar gvdeye oranla ksadr. Deri alt ya tabakasnn ok az derecede gelimi olmasndan dolay, deri genlerde bile krk bir grnme sahiptir. Sakal, byk ve beden kllar ok az gelimitir.

ekil 4.10 Bumen kadn

ekil 4.11 Bumen kadnnda kala knts (Weiner, 1972)

ekil 4.12 Andaman adas kadn (Coon, 1969)

Kalahari lnn su kaynaklar, bitki ve hayvan trleri son derece fakir ve geni bir alana dald iin, bir !Kung San yerlisinin besin ve su gereksinmesini karlayabilmesi uzun ve yorucu uralar gerektirir. Bu yzden de, kz ve erkek ocuklar hayata hazrlanrken, erikinler tarafndan bu kaynaklar en iyi tanyabilecek tarzda eitilirler. Bir avc icabnda kck bir hayvan avlayabilmek iin saatler harcar. Akam olup da tm erkekler kampa dndklerinde, yaklan bir atein etrafnda toplanlr ve gn boyu yaanlan av maceralar anlatlr. Ate, bu yzden, grup ierisindeki sosyal ba glendirici rol oynar. Avlanma, her ne kadar erkeklere ait bir grev olsa da, kadnlar da zaman zaman erkeklerine yardmc olurlar. Bu balamda, kadn ve erkek arasnda gl bir dayanma bulunur. Erkek ve kadnlar haftada sadece gn alr, drt gn dinlenirler. Av dn kampta elenceler dzenlenir, danslar yaplr, arklar sylenir. Yalnz bu tr trenlere kadnlar katlmaz. !Kung erkei gnlk ilerde eine ok yardmc olur, hatta onun baz ilerini de kendi stlenir. Besin aray iin kamptan gn boyu ayrlan kadn beraberinde, bitki kklerini topraktan karmaya yarayan ucu sivri sopasn, varsa bebeini alr. En sk kullanlan av aletleri ok ve yaydr. Oklarn u ksmlarn genelde kemikten yaparlar. Kullandklar kap kaaklar aa kabuklarndan ya da deniz kabuklarndan retilir. Giysiler genelde hayvan postundandr. !Kung ve Sanlar kalaya sarlan ve bacak arasndan geirilen hayvan postlaryla dolarlar. Kadn ve erkeklerde st ksm tmyle plaktr. ocuklar 6-7 yalarna kadar hibir ey giymezler (Weiner, 1972). Her kabile ortalama 5-6 aileden ve 30 bireyden oluur. Kabileler, kapal bir grup deildir; tpk Pigmelerde olduu gibi, bireyler srekli grup deitirirler. !Kung ve Sanlarn kampnda lider olma, n plana kma, otorite taslama tutkusu yoktur. Bireyler arasnda son derece ahenkli bir dzen kurulmutur. Kavga, srtme pek grlmez. Mlkiyet kavram pek uygulanmaz; kampa gelen besin herkes tarafndan adil biimde Paylalr. Yal ve sakat kiilere her zaman besinlerin en iyi taraf verilir. Fazla besinlerin sakland depolar herkese aktr, isteyen gider ihtiya duyduu kadarn alr, yer. Erkek, kulland srece, av aletlerini kendi mlkiyetinde tutar; eer bunlara ihtiyac yoksa bakasnn kullanmna sunar. Bu ilkel dnyada uyulmas gereken kurallar yazl yasalarla belirlenmez; her ey geleneklere bal olarak son derece adil ve dzenli biimde yrtlr. !Kung ve Sanlarda babaerkil bir aile yaps vardr. Evlenme ya ok dktr; kzlar ortalama 7-9 yalarnda, erkek ocuklar ise 14-16 yalarnda evlenir. Erkek ve kz ocuklar her

yata birlikte oynarlar. Baba, ocuun yetimesinde aktif rol oynar. Damat, ocuk douncaya kadar kz evinde i gveysi olarak kalr. Evlilik ncesi cinsel iliki serbesttir. Grup iinde en byk su, yakn akraba ile cinsel ilikide bulunmak (ensest) ve adam ldrmektir. !Kung ve Sanlarn dnyasnda mziin ayr bir yeri vardr; azla tuttuklar tempolara, flt ve telli alglar elik eder. Ayrca, gora adl flemeli bir alglar vardr. !Kung ve Sanlarda ortalama mr 30-35 civarndadr. Avclk ve toplaycln haliyle beraberinde getirdii birtakm tehlikeli kazalar, tedavi edilmeyen hastalklar genelde erken lmlerin balca nedenleri arasnda saylabilir. Doumdaki yaam beklentisi 20 ya gemez. Bu da zellikle bebeklerdeki yksek lm oranyla yakndan ilgilidir. Kadnlardaki ocuk says ortalama 2,8'dir. ki doum arasndaki sre 3,5 yldr. Bebek uzun sre emzirildii iin bu sre zarfnda anne genelde hamile kalmaz; bylece ar dourganlk da doal yoldan snrlanm olur. !Kung kadnlarnda emzirme adeti Bat toplumlarnda grlenden farkldr. Kadnlar bebeklerini 15 dakikada bir emzirirler; her defasnda da emzirme sadece bir dakika ile snrldr. Baz aratrclara gre ok sk emzirme !Kung kadnnn yumurtlamasna da engel olmaktadr. Birtakm kltrel inanlar da eler arasndaki cinsel ilikiyi snrlayc rol oynayarak, bir lde dourganlk hzn azaltr. Doum sonras uygulanan tabu nedeniyle, doum yapan !Kung kadnlar uzun bir sre eleriyle ilikiye girmezler. Hibir !Kung kadn modern doum kontrol yntemlerini uygulamaz; zaten kendilerine bu olanaklar sunacak yer de yoktur. !Kung gibi geleneksel topluluklarda, konar-ger zellik ve grubun kkl enfeksiyonel hastalklarn epidemik deil de andemik dzeyde kalmasn salar. Yal erkekler ava kmazlar; kampta genlerin eitilmelerinde bilgi ve deneyimlerinden yararlanlr. Bu geleneksel topluluklarda iki doast gcn varlna inanlr. Bunlar birinci ve ikinci derecede yksek varlklardr. Birincisi tm topraklarn sahibidir. Dnyay o yaratmtr. Ana karnndaki ocua, tarladaki tohuma can veren odur. Sper varlk, sevgiden ok, korku ve sayg ile anlan bir gtr. kinci derecedeki doast varlk daha az gldr; insanlarn da pek dostu deildir. Kaza ve aksiliklerin sorumlusudur. Onun gazabna urayan kiinin leceine inanlr. Saylar gnmzde birka bini gemeyen !Kung ve Sanlardan bir ksm bugn yerleik yaam benimsemi olup, hayvanclkla urarlar; ama iftilik yapmazlar (Kottak, 1997). Acmasz evre koullar altnda verdikleri lm-kalm mcadelesi ve komu kabilelerin srekli yaptklar saldrlar ve ldrme olaylar dikkate alnrsa, zgn kltrleriyle tandmz bu !Kung ve Sanlar gelecekte bekleyen ok ciddi tehlikeler bulunmaktadr. Okyanusya Siyahlar

Okyanus Negroidleri olarak da bilinen bu topluluklar, Yeni Gine takmadalar ve Avustralya'nn gneyindeki byk Tasmanya adasndan tutun da douda Fiji adalarna kadar yaylan ok dank durumdaki adalarda yaarlar. Ayrca, Gneydou Asya'nn Negroidleri diye bilinen Bengal krfezinin Andaman yerlileri, Malezya'da yaayan Semanglar ve Filipinlerin yerli halk da bu siyah stok iinde yer alr. Hepsinde ortak zellik, Afrika Siyahlaryla herhangi bir genetik balar olmasa da, en az onlar kadar siyah tenli, geni burunlu, kaln dudakl ve kvrck ya da yapa sal olmalardr. zellikle Andaman adasnda Ve Yeni Gine takmadalarnda yaayan baz kabileler Afrika Pigmelerine ok benzerler. Ancak, Afrika Pigmeleriyle herhangi bir yaknlklar yoktur. Okyanus Siyahlar iinde Tasmanyallar dierlerinden daha ak deri renkleri ve kntl ka kemerleriyle dikkati ekerler. Beyazlarn Tasmanya'ya girmesinin ardndan saylar giderek azalmaya balayan Tasmanyallardan bugn saf halde kimse kalmamtr. Bu rkn en son temsilcisi 1877'de lmtr (Weiner, 1972).

Okyanusya'daki adalarda yaayan yerlilerin byk bir ksm avclk ve toplayclkla geimlerini salar. Yeni Gine'nin kuzeybatsndaki yerliler hl ta devrindekini andran bir yaam srerler. Tm besinlerini tatan yaptklar el baltalar ve birka basit alet yardmyla elde ederler. Sarlar Ayn zamanda Mongoloid olarak da bilinirler. Dnyann en byk topluluudur (Conrad, 1975). Orta ve Dou Asya'nn tm, Endonezya, Okyanusya ve Pasifik adalarnn byk bir blm bu grubun dalm sahasn oluturur. Mongoloidler, Amerika yerlileri olan Kzlderilileri de kapsamna alr. Son derece geni bir corafyaya yaylmas nedeniyle, deiik iklimler altnda yaarlar; buna bal olarak da grnr zellikleriyle byk bir eitlilik olutururlar. Gney Amerika ve Endonezya'nn tropik ormanlar blgesinden, Kuzey Asya'nn steplerine kadar olan geni alan Sarlar tarafndan iskn edilmitir. Sar rkn kkeni byk bir olaslkla Kuzey ve Dou Asya'dr. Zaten bu rkn en tipik temsilcileri de bu blgelerde yaarlar. st yontma ta devri sonlarnda veya daha da nceden bu topluluklarn Orta Asya'ya, Amerika'ya ve Polinezya'ya kadar yaylm olduklar bilinmektedir (Vallois, 1967; VVeiner, 1972). Salar ve gzler koyu olduu halde, Sarlarda deri rengi Kuzey Mool ve Paleosibirya toplumlarndaki ak sar veya mat beyazdan, Endonezyallar ve Amazon yerlilerinde grlen san-esmer ya da kestane rengine kadar geni bir yelpaze izer' Deri rengi, beklendii gibi, ekvator kuana yaklatka koy"' Yaayan Irklar 319 lar- Bu durum Asya Sarlar iin olduu kadar, Amerika'daki Kzlderililer iin de geerlidir. Deri renginin koyulamas ya-ninCia, ekvatora yaklatka burun geni ve yass bir durum alr, dudaklar kalnlar, hatta salar kvrck ve yapa bir grnm kazanr. Sarlarn vcut kllar ok az gelimitir. Kalar olduka seyrektir. Kellik yok denecek kadar azdr. Salar genelde siyah ve dzdr. Sanlarda boy byk bir eitlilik gsterir; uzun boylulara genelde Kuzey in'de, Polinezya, Patagonya ve Kuzey Amerika'nn ovalar blgesinde rastlanr. Saf halde bugn pek kalmam olan Patagonya Kzlderilileri, ortalama 180 cm. ye yaklaan boylaryla Mongoloidlerin en uzun boylular saylrlar. Ufak boylu Sarlar ise Gneydou Asya ile Orta ve Gney Amerika'da yaarlar. Sarlardaki bedensel yap, blgelere gre deiiklik gsterir. Deri alt ya tabakasnn gelimesi, bilindii gibi, iklim koullarnn yansra beslenme ile de ilgilidir. Kutup blgelerinde yaayan topluluklar, bedendeki s ayarlamasn deri alt ya tabakasnn miktarndaki art ve uzuvlarn ksalmasyla kolaylatrrlar. Bylece, s kayb maksimum lde azalm olur. Bu tr doal iklim koullar andomorfi adn verdiimiz bedensel yapnn ortaya kmasna yol aar. Mongoloid gruba giren toplumlarda brakisefal kafa yaps adeta deimez bir zellik halini almtr. inliler gibi baz Asya Sarlarnda ba o denli yuvarlaktr ki, stten bakldnda adeta bir daireyi andrr. Sarlarda en fazla dikkati eken zellikler yz dzeyindedir; genelde yz yass ve elmack kemikleri kntldr. Gzler ekiktir (ekil: 4-13). Baz Amerika yerlileri hari tutulursa, bu zellii Sar gruba giren btn toplumlarda az ok belirgin lde grebiliriz. Mongoloid gz tipi biimde belirir (Olivier, 1960): 1- st gz kapa derisinin aa doru belirgin biimde "klmesiyle ortaya kan tipik gz ekiklii. 2. Gzya beziyle ilgili etii maskeleyen ve gz kapa yana az ok eik bir yn kazandran orak biimindeki kv-run. 3st gz kapa derisinin altndaki youn ya tabakas- 320 Dnden Bugne nsan nn yol at ikinlik. Antropologlarn epikantus adn verdii bu kabart Anadolu'da yaayan yrklerde, Tatarlarda ve As-ya'daki baz Trk toplumlarnda ska rastlanr. ekil 4.13 Mongoloid tip gz (VVeiner, 1972) Yukardaki her unsurun bir araya gelmesi Sarlardaki tipik ekik gz zelliini meydana getirir. ekik gzllk baz Sarlarda o kadar belirgindir ki, gz adeta kapanm gibi bir grnm arzeder. zellikle Japon ve inli gen kzlar, ekik gzllkten kurtulup Beyazlar gibi badem gzl olma hevesiyle bak altna yatarak estetik ameliyat geirmektedirler. Mongoloid tipi ekik gzlere sahip olan kiilerin oran Orta ve Kuzey Mongoloid toplumlarnda %100'e yaklar. Ayn zellik Endonezyallarda %50 ile %80, Amerika yerlilerinde ise %30 arasnda deien oranlarda rastlanr. Sanlarda damak ounlukla

ok geni olup, kafa geniliiyle dorudan ilikilidir. Kafatas ykseklii toplumlara gre deiiktir. Eskimolarda ve Polinezyallarda olduka yksek, Moollarda ve Amerika yerlilerinde ise aksine azdr. st kesici dilerde grlen krek biimi Beyaz ve Siyah-lardakine oranla iki misli daha fazladr. Ayrca, alt birinci mola-rn ineme yzeyindeki 6. tberkl Sarlarda, Siyahlara ve Beyazlara oranla drt ya da be kat daha fazla grlr. Ayrca/ akl diinin kma yzdesi Sarlarda nisbeten daha yksektir. Yaayan Irklar 321 Biyokimyasal zellikler: Dnyann bu en kalabalk toplumuyla ilgili hematolojik bilgilerimiz henz yeterli deildir. Eski Sovyetler Birlii snrlar ierisinde olan Sibirya topluluklarnda O kan grubu nisbeten yksek oranda bulunur. Kuzey Mongoloid-lerinde ise B (% 25) ve A (% 2) kan gruplar art gsterir. in ve hindicini iin Bernard ve Ruffie (1966) aadaki deerleri verir: A geninin skl kuzeyden gneye indike azalr. Kamboyallarda O kan grubunun grlme yzdesi olduka dktr (% 38,5). Ayn kan grubuna inlilerde % 65, Vietnamllarda %69 ve Japonlarda % 66'ya varan oranlarda rastlanr. Gney Amerika yerlilerinde melez olmayan btn kiiler O kan grubuna girer. Bu zellik gerekten ok arpcdr (Bernard ve Ruffie, 1966). Bu aratrclar biyolojik ynden saf olarak kabul edilen Gney Amerika yerlilerinde A ve B kan gruplarnn grlmediini belirtirler. Kuzey Amerika yerlilerinde de durum ayn olmakla beraber, ABD'nin kuzeybatsndaki baz kabilelerde %60 orannda A faktrne rastlanr. B faktr ise, Gney Amerika yerlilerinde olduu gibi, hemen hi grlmez. A faktrnn yksek frekans gneye indike azalr. A faktr Al tipinde olup, bu da Amerika yerlilerinin Asya kkenli olduklarn hematolojik ynden kantlamaktadr. Eskimolar ise Amerika yerlilerinin aksine A, B ve O kan gruplarna sahiptir. Geni bir alana yaylmalarna ramen btn Eskimolarda bu grubun grlme sklklarnda pek farkllk yoktur. Sar rka dahil toplumlarda A2 ve Rh faktrlerine ok az veya hi rastlanmadn da belirtmek gerekir. D transferrini Sarlarda nisbeten sk grlmesine karn B tipi transferrin son derece dk oranda grlr. Haptoglobin-1 %20 gibi dk bir dzeye sahiptir. Amerika yerlilerinde ise ayn protein trne %0,20 ile %0,90 arasnda deien daha da dk oranlarda grlr. Deiik rklarn bazal metabolizmas hakknda elimizde ok az veri bulunmaktadr. Yalnz, kesinlik kazanm bir gr var ki, o da, bazal metabolizmann souk iklimlerde yaayan toplumlarda nisbeten yksek olduudur. Weiner'e (1972) gre, 322 Dnden Bugne nsan benzer iklimin hkm srd blgelere yerleen Sar ve Beyaz toplumlara dahil kesimleri karlatrdmzda ayn ya, ayn boy ve arlk iin bazal metabolizmann ortalama olarak Amerika yerlilerinde, Beyazlara oranla daha yksek olduunu grrz. Farkl iklim koullarna uyumun sonucu olarak Sarlar, ter ve ya bezlerinin say ve ilevce artma veya azalmasyla kendini yanstan farkl termoreglasyonlar gelitirmilerdir. Bu durum, ekvatora yakn olan Endonezya ve Gney Amerika yerlilerinde ektomorf bir tipin ortaya kmasna yol aarken, Eski-molarda ve Mongoloid gruba dahil dalk blgelerde, souk iklim koullan altnda yaayan dier insan toplumlarnda nemli bir deri alt ya tabakas ve belirgin biimde tknaz bir yapyla simgelenen andomorf bir yapnn meydana gelmesine yol amtr. Bu yap, bir bakma, bedenin scaklk kaybn en dk dzeye indirmek iin gereklidir. Amerika yerlilerinde nabz hz 57-67 arasnda deitii halde, deniz dzeyinden ykseldike, rnein And dalarnda yaklak 4000 metre ykseklikte yaayan Aymaralarda nabzn dakikadaki at hz 70'i bulur. Sarlann Beyazlara oranla daha ok hipotiroid olduklar kabul edilir. Nitekim tiroid bezinin yaps ve arl her iki grupta da farkldr; Avrupallarda ortalama 30 gr iken, Sarlarda ortalama 13,8 gr kadardr. D, C ve S hemoglobin tipleri genellikle Sarlarda bulunmamasna ramen, olduka az olan E adl bir varyete Asya'nn gneydousunda yaayan Sarlarda grlr. Ayrca, trahom hastalna Sarlarda daha sk rastlanr. te yandan, Sarlar alkole kar olduka hassastr ve ayn hassasiyeti czzama kar da gsterirler. Sanlarn snflandrlmas Mongoloid ad verdiimiz Sar rk byk topluluktan oluur: Asya Sanlar, Okyanusya Sarlar ve Amerika yerlileri. Asya Sanlar Asya Sarlan kendi iinde rkla temsil edilir: Paleosibirya11' lar, Moollar ve Endonezyallar. Paleosibirya rk Kuzey Sibirya'da, Urallardan Bering Boaz'na kadar uzanan blgede yaayan yar gebe, yar yerleik toplumlar kapsamna alr. Sibirya toplumunun bellibal temsilcileri Kuzeybat Si-birya'daki Vogullar, Dou Sibirya'daki Ostiaklar, Sibirya'nn deniz kysna yakn yerlerinde yaayan ukiler,

Koryaklar ve Yukagirlerdir (Weiner, 1972). Comas (1960), Paleosibirya rkn Mongoloid ve Kokazoid gruplarnn karmasndan ortaya kan melez bir toplum olarak grmektedir. Paleosibiryallarda Sar rk simgeleyen yass bir yz, nisbeten az gelimi bir kl rts grlmesine ramen, dier baz zellikler (ok ak deri rengi, kahverengiye yaklaan ve genellikle dalgal salar, ekik gzn hemen hemen tmyle kayboluu, dolikosefal ba) bun-lan Beyazlara daha ok yaklatrmaktadr. Baz fizik antropologlar, Paleosibiryallar ve Ural toplumlarn, ok eski devirlerde henz Mongoloid tip tam olarak belirlenmeden nce, Asya'nn merkezi ksmlarnda ve kuzeyinde yaayan arkaik toplumlarn yaltlm bir durumda bugne dek varln koruyabilmi ardllar olarak grrler. Mool rk Mool rk topluluktan oluur. Bunlar Kuzey Moollar, Orta Moollar (inli ve Japonlar) ve Gney Moollar (Gneydou Asya'daki topluluklar) dr. Kuzey Moollar; Dou Sibirya ve Manurya steplerinden Trkistan'a kadar uzanan blgede yaarlar. Bu grubun belli bal temsilcileri; Pasifik ve Yenisey neh-r arasnda kalan blgedeki Tunguzlar, merkezi Kuzey Sibirya daki Yakutlar, Transbaykal blgesindeki yaayan Bryatlar, ayrca Volga nehrine yakn blgelerin Kalmuklar ve Beyaz Deniz'in dousunda yaayan Samoyetlerdir. Orta Moollar iine inliler, Koreliler, Tibetliler ve Japonlar girer. inliler halk arasnda genellikle ok ksa boylu insanlar olarak bilinir. Oysa, Kuey in'de yaayanlar Asya Sarlarnn en uzun boylulardr. 324 Dnden Bugne nsan Yaayan Irklar 325 in'de yz tiplerine gre iki toplum ayrt edilir. Bir grupta, yy, elmack kemikleri hizasnda ok kntl olup, alt ksma doru belirgin biimde daralr; bu yap alt eneye sivri bir grnm kazandrr. Dier grupta ise aksine, yz hem elmack kemikleri hem de alt ene hizasnda ok genitir. Dnyann bu en kalabalk toplumunda (son nfus saymna gre 1,2 milyar) deiik insan tiplerine rastlanmas ok doaldr. Hatta in'in gneyinde yaayan Padunglar koyu renk derileri ve zrafa boyunlu kadnlaryla ok iyi bilinirler (Chippaux, 1961a). Mool rk kompleksinin nc grubu saylan Gney Moollar arasnda Laoslu, Vietnaml, Kamboyal ve Taylandllar sayabiliriz. Asya'nn kuzeyinden gneyine doru indike, tm dnyada tank olduumuz iklime uyum erevesinde, daha koyu derili, daha ksa boylu, daha narin, salar kvrck, geni ve yass burunlar olan bireylerin simgeledii toplumlara rastlarz. Endonezya rk Endonezya Takmadalarnn yerli halknn temelini bu rk meydana getirir (VVeiner, 1972). Borneo ve Sumatra'nn dalk blgeleri de Endonezya rknn yerleim blgesi iine girer. Sond Takmadalar'nda ise Hollandallarla kararak melez bir toplum oluturmulardr. Endonezyallarda deri rengi, Gneydou Asyallannkinden daha koyudur; birok toplumu Afrika Siyahlarndan ayrt etmek bile zor olur. Moollar simgeleyen ekik gz Endonezyallarda kaybolmutur. Salar koyu ve ou kez dalgaldr. kntl elmack kemikleri Sarlar hatrlatan tek zelliktir. Yzleri ekenar drtgeni hatrlatt iin, kimi aratrclar Endonezyallara baklava yzl derler. Okyanusya sarlan Asya ktasna damgasn vurmu olan San rkn temsilcileri Ok* yanusya'daki birok irili ufakl adada yaamaktadr (ValloiS/ 1967). Polinezyal ve Mikronezyal olarak bildiimiz topluluklar OkyanUS Sarlarn oluturur. Hawai yerlileri de Okyanus Sarlarna dahildir. zellikle Polinezyallann Gney Amerika yerlileriyle akraba olduklar ileri srlr. Her ne kadar Sar rk iinde yer alsalar da derileri ok koyudur (VVeiner, 1972). Salar siyah ve dalgaldr. Gzler olduka iri ve hafif ekiktir. Genelde tknaz yapl insanlardr. Polinezyallarda A kan grubu, Mikro-nezyallarda ise B kan grubu yaygndr. Polinezyal kadnlarn imanla byk eilimleri vardr. Polinezya takmadalarndan Markiz adasnda yaayan yerliler arasnda bir kadnn birden fazla erkekle evlenmesi (poliyandri) adeti yaygndr (Kot-tak, 1997). Baz zel koullarda (rnein toplulukta eitli nedenlerle kadn saysnn ok az olduu gibi) uygulanan bu evlilik tr, daha ziyade Gney Asya'da yaygndr. Aslnda, poliyandri; bu yrelerde ticaret ya da sava nedeniyle evden uzaklaan erkein yuvada brakt boluu her an birinin doldurmasn amalayan bir tr kltrel zmdr. Pasifik okyanusunun ak sular, insanoluna tmyle yeni bir evre ve saysz adalar sundu. Ne var ki, Pasifik'teki adalarn ve takmadalarn iskn pek kolay olmad; bu uzak yrelerde maceraya atlanlar byk tehlikeler bekliyordu. nsanlk tarihinde, homo sapiens sapiens'in aa yukar 6000 yl ncesinden itibaren engin denizlerde yolculua koyulduunu, yapt ok basit kanolarla Pasifikteki birok adalara ulatn gryoruz. Baz aratrclar, insann st yontma

ta a balarnda bile bu Okyanus adalarna geldiini syler; nitekim Malinezya Takmadalarndan Solomon adalarnda zamanmzdan 28 bin yl ncesine ait insan izlerine rastlanmtr. Havvai'ye ilk insann gelii ise ok ge olup, MS 600 yllarna rastlar. MS 10001200 yllarnda baz Polinezyallar gneye doru yelken aarak Yeni Zelanda'ya ayak bastlar. Amerika Sanlar Avrupa'nn birok lkelerinden eitli amalarla 16. yy'n balardan itibaren, koloniler halinde ve saylar giderek milyonlara 326 Dnden Bugne nsan varan bir sel gibi Yeni Dnya'y istila etmi olan Beyazlar, aslnda bo ve ssz bir ktaya ayak basmadlar; zira karlarnda kkl olduu kadar zengin uygarlklar gelitirmi olan, hepimizin kzlderili olarak tand toplumlarn atalarn, bir baka deyiie bu ktann gerek ev sahiplerini buldular. Peki, Kzlderiler Amerika'ya nereden ve ne zaman gelmi olabilirlerdi? nsanolunun Eski Dnya'da trediini gemi blmlerde grdk Amerika'nn iskn tarihiyle ilgili olarak bugne kadar birok aratrma yapld; arkeolojiden zoolojiye ve antropolojiye varncaya kadar eitli alanlarda yaplan bilimsel almalar, insann Amerika'ya 20-30 bin yl nce Asya'dan Bering Boaz yoluyla getiini gstermektedir (Solecki, 1973; Laughlin, 1977). Eski Dnya kkenli olduklar kabul edilen ve Kuzey Amerika'nn Alaska blgesinde fosilleri bulunan bizon, kll mamut ve mas-todon gibi iri otul memelilerden bazlar 25-30 bin yl ncesiyle yalandrlrlar. Bu hayvanlar, Alaska'y Sibirya'dan ayran Bering Boazn insandan nce gemilerdir. Zaten, Yeni Dnya, sadece insan iin deil, ayn zamanda baz bitkiler ve hayvanlar iin de yeni bir kta saylrd. ki kta arasndaki Bering Boaz insanolunun bu byk gne nasl geit vermi olabilirdi? Asya'nn doudaki uzants Sibirya ile Yeni Dnya'nn en batdaki uzants saylan Alaska arasnda yaklak 80 km mesafe bulunmaktadr. 25 bin yl ncesinde Sibirya ile Alaska birbirlerine balyd. Kuzey Amerika'da Wisconsin ad verilen son buzul anda byk miktarda su, buzul ktlesi ierisinde tutulduundan, deniz seviyesinde nemli bir alalma olmutu. Yaplan jeolojik aratrmalardan anlalaca zere, son buzul devrinde Bering Boaz o kadar sd ki, rnein deniz seviyesindeki 44 metrelik bir alalma, deniz tabannn su yzeyine kmas iin yeterliydi. Bylece ortaya kan kara paras, Sibirya'nn iri o*" ul av hayvanlarna ve bunlarn peinde koan st yontma ta a avclarna Amerika'ya geerken kpr vazifesi grm o1' malyd. Clovis ve Folsom adyla bilinen ve genellikle bizon' mastodon gibi iri hayvanlar avlamakta kullanlan mzrak ula ilk Amerika yerlilerinin gelitirdikleri kltrn rnleridir- H Yaayan rklar 327 ne kadar ilk iskn izleri 25-30 bin yl ncesiyle tarihlense de, ge-rek Kuzey, gerekse Gney Amerika'da yaplan kazlarda buura kadar gn na karlan insan iskeletlerinin en eskileri 12-13 bin yldan daha eskiye gitmez. Bunlar modern anatomik yapda homo sapiens sapiens trnn rnekleridir. Dolaysyla, Amerika'nn ilk sakinleri kromanyonlarn adalar saylr. Ne-andertal fosil insan aamasnda Amerika henz iskn edilmemiti- Amerika'ya gler yle byk gruplar halinde ve bir defada olmad; binlerce yllk bir sreyi kapsayan, yava bir szma sz konusu idi (VVeiner, 1972). G edenler hibir zaman Sibir-ya'daki akrabalaryla balarn koparmadlar; hatta bir antropologun dedii gibi, Bering Boaz Alaska ve Sibirya'y birletiren bir otoyol gibiydi. Amerika'ya ilk ayak basanlar ProtoMool dediimiz, henz tipik Mool grnmn almam olan Kuzey Sibirya topluluklaryd. Yeni Dnya'da Alaska'dan itibaren avc-toplayc gruplar sarp kayalar ve buzullarn izin verdii geitleri kullanarak hzla gneye doru yayldlar. Buzul devrinin sona ermesine yakn tm Gney Amerika, Brezilya'nn Amazon ormanlar da dahil olmak zere, insana kaplarn amt. Mezolitik ve neolitik alarda da Asya'dan Amerika'ya ynelik gler oldu. Artk bu yeni gelenler, tpk Eskimolar gibi, deniz aralaryla ktaya ulatlar. Bunlar, gneye ynelmediler; kutup blgesinde, Grnland'da ve Aleut takmadalarnda yer yurt edindiler. Kuzey Amerika'da birok eski yerleim blgelerinde, bugnk Kzlderililerin atalarna ait, avlanmada kullanlan ve Clovis diye bilinen akmak tandan yaplm ok ularna rastland (Laughlin, 1977). Aa yukar 11 ile 12 bin yl ncesiyle tarihlenen bu ok ular ktann bilinen en eski arkeolojik buluntular olup genelde mamut, mastodon ve bizon gibi iri otul demelileri avlarken kullanlyordu. Son yaplan arkeolojik ara-"frnalar, Gney Amerika'da Amazon blgesinde de en az ku-Zeydeki Kzlderililer kadar eski topluluklarn yaadn ortaya ydu. Yalnz, bu yerliler Kuzey Amerika'daki akrabalarndan arkl olarak daha ziyade toplayclk ve balkla

dayal bir 328 Dnden Bugne nsan yaam biimi benimsemilerdi. Son yllarda, zellikle Brezilya'da yaplan kazlarda zamanmzdan aa yukar 30 bin yl ncesinde yapld belirlenen baklar, mzrak ular ve kazyclarla kaya duvarlarna izilmi resimler bulundu. Ayrca, yine Brezilya'da yerlilerin atalarna ait bir yerleim blgesinde 30 bin yl ncesiyle tarihlenen ocak izleri ele geti. Gney Amerika'da zaman zaman kuzeydekin-den daha eski kltr izlerine rastlanmas nasl aklanabilir? Burada ilk akla gelen olaslk, Pasifik adalar yoluyla bir ikinci g dalgasnn Gney Amerika'ya gemesidir. Yeni Dnya'ya ilk genlerin kkeni konusunda son yllarda ilgin bir gr tartmaya alm bulunmaktadr (Morell, 1998); Kuzey Amerika'da Kennewick ad verilen blgede bulunan ve zamanmzdan 9300 yl ncesine ait insan iskeletlerinde Beyaz rkn zellikleri tesbit edildi. Kemikler zerinde gerekletirilen genetik analizler, bu fosil insanlarla Avrupallar ve Ortadou toplumlar arasnda bir yaknln olduunu ortaya koydu. Bu durumda, aratrmay gerekletirenler Amerika'y iskn eden ilk yerlilerin Avrasya kkenli olabilecei grn savunmaktadr. Ne var ki, byle bir gr benimsemek iin Kennevvick insanlarnn fiziksel zelliklerine benzeyen daha baka iskelet buluntularna gereksinim duyulmaktadr. Yeni Dnya'da iki byk topluluk, ev sahibi olarak karmza kar. Bunlardan birisi Eskimolar, dieriyse Kzlderililer-dir. Kzlderililer Amerika dediimiz Yeni Dnya'y batan baa iskn eden, avclk ve toplayclk yaam biimini simgeleyen kk kylerin yan sra, Orta ve Gney Amerika'nn Maya, Aztek ve nka gibi byk uygarlklarn kuran Kzlderililerdir? Amerika yerlileri dendii zaman ilk akla gelen, istilac Beyazlarn tarih boyunca kastl olarak yaymaya altklar ilkel ve barbar imajdr. Oysa, barbar diye tanmlanan Kzlderililerin her iki ktada 16. yy ba- Yaayan Irklar 329 larnda konutuklar dil says bine yaknd. Birok yerli kabile niktografik yaz sistemini kullanyordu. Buna gre, dnceler eitli resimler ve simgelerle dile getiriliyordu. Yukatan Yar-inadas'nda yaam olan Maya yerlileri ideografik bir yaz sistemini icat eden ilk topluluk oldu. Bu Yukatan yazs 1961 ylnda 3 Sovyet bilim adam tarafndan deifre edildi. 1492 ylndan nce Avrupa'da domates, fasulye, patates, msr/ ayiei, fstk, vanilya, ananas, ilek, ttn, kakao ve kauuk yoktu. Tm bu rnlerle Eski Dnya, ilk kez Kzlderililer sayesinde tant. Yerlilerin inanlar blgeden blgeye deimekle beraber, hepsinde de u ya da bu ekilde bir doast g vardr. Bu g Algonkiyenlerde Manitu, Irokuvalarda Orenda, Siularda ise VVakanda ismini alr. Bu doast yaratk ya somut ya da soyut bir gtr. Yerliler, bireysel ya da kolektif halde, doast glerle iletiim kurarken eitli dualar okurlar. Beyazlarn ktaya giriiyle birlikte yerlilerin inan sistemleri de alt st oldu; Hristiyan ideolojisi, yerlilerin doast gcn ortadan kaldrd. zellikle Gney Amerika'da spanyol misyonerler yle hzl altlar ki, bir gnde vaftiz ettikleri yerli says 14 bine ulat. Yerlilerde, anne ve baba genellikle ocuklarn yetitirilmesinde eit derecede sorumludur. Ancak, iki ktada yzlerce deiik kltrlerden oluan bir yelpaze sunan Kzlderililerde aile ii ilikilerdeki farkllklar da gz ard etmemeliyiz. rnein rokualarda, ocuklarn eitimini babann yerine annenin erkek kardei stlenir. Apai yerlilerinde aile, anne soyundan gelen akrabalardan oluur ve bebek, bu tip bir evde dnyaya gelir. Byle bir evde, en yal kadn ve kocasn, bunlarn oullarn, bekr ve evlenmi kzlarn, ve bu kzlarn eleriyle, bu evlilikten dnyaya gelen ocuklar grmekteyiz. Konut tipi, yerlilerin yaadklar blgelere gre deiiklik gsterir. Kuzey Amerika'nn Ovalar Blgesi yerlileri (Kuzey Pasifik yerlileri) tipi ad verilen konik adrlarda yaarlar. Tipilerin iskeleti, uzun aa gvdelerinin birbirine atlmasyla elde 330 Dnden Bugne nsan edilir ve evreleri de hayvan derileriyle kaplanr. adrn tepesi ieride yaklan ocan duman ksn diye ak braklr. Kzlderililerin giyimi kabileden kabileye, blgeden blgeye deiir. Bolivya'daki Bororo yerlileri gibi rlplak dolaan yerliler olduu gibi, tepeden trnaa giyinen yerliler de vardr (Levi-Strauss, 1955). Vaktiyle San Fransisco'da yaayan Kzlderililer, souktan korunmak iin vcutlarna amur srerlermi. Baz kabilelerde, sosyal staty belirleyen simgelerin giysiye yansd grlr. rnein Ovalar Blgesi yerlilerinde, tyl balklar sadece byk savalar giyerdi. nka yerlilerinde, idareci snfndan olanlar kulaklarna kpe takarlard. Sava ve dinsel trenler ncesinde vcutlarna urucu ad verilen krmz bir boya sren yerlilere ktaya ilk gelen Beyazlar kzlderili adn vermilerdir

(VVeiner, 1972; zbek, 1983a). Bitki tohumlarnn suyundan elde edilen bu boya zellikle yze srlyordu. Urucu, gc, dirilii ve kan simgeliyordu. Brezilya'nn Bororo yerlileri urucu boyasn hayvan yayla kartrp sadece yzlerine deil, ayn zamanda vcutlarna da sryorlard. Gerek Kuzey Amerika, gerekse Gney Amerika'da yaayan Kzlderili topluluklarda erkeklerin, salarn omuzlarna kadar uzattklar bilinir. Kzlderililer birok rkla temsil edilirler (ekil: 4.14). Bunlar Kuzey Pasifik yerlileri, Kuzey Atlantik yerlileri, Gney Pasifik yerlileri ve Gney Atlantik yerlileridir. Kuzey Pasifik yerlileri, bir baka deyile Ovalar blgesi yerlileri, Beyazlarn Kuzey Amerika'ya ilk ayak bastklar dnemlerde Missisipi nehrinden Kayalk Dalara kadar olan geni alanda yayorlard. Bu yerlilere bufalo avclar da denir. Bufalo kznn bu yerlilerin hayatnda nemli bir yeri vardr. Beyazlarn ktaya gelmesinden nce, Kzlderililerin ne evcil hayvanlar ne de atlar vard. Ktada yabani halde yaayan ve mustang adyla bildiimiz at ise hibir zaman evcilletirilmedi. Evcil at, 16. yy da bu blgeye, ktay istila eden spanyollar tarafndan sokulduunda Ovalar Blgesi yerlilerinin kaderleri de deiti; bu evcil hayvan yk hayvan ve avlanma dnda, savalarda da kullanmaya balad' Yaayan Irklar 331 jar ve Kuzey Amerika yerlileri, vahi Bat'nn en usta binicileri oldular. Bu yerlilerin en nemli temsilcileri arasnda Apaileri gsterebiliriz. Apailerin balar brakisefal, yzleri geni ve elmack kemikleri kntldr. Asya'daki Sarlara en fazla benzeyen yerlilerdir. Marur baklar, kartal gagasn andran burunlar ve uzun siyah salaryla ABD'de yerlilerin simgesi olmulardr (zbek, 1983a). ekil 4.14 Kuzey Pasifik yerlisi (VVeiner, 1972) Kuzey Atlantik Kzlderilileri ise, Kuzey Pasifik Kzlderili-lerinin dousunda Atlantik kysna kadar olan geni alanda yayorlard. Gnmzde soylar byk lde tkenmitir. ABD'de ve Kanada'da oluturulan zel Rezervasyon kamplarnda barndrlmaktadr. Ktaya ayak basan Beyazlarn ilk boy hedefi olmulardr. rokualar bu grubun en iyi bilinenleri arasndadr. rokualar ilgin konutlara sahipti; 35 metreden daha uzun evleri ayn anda birok aileyi barndracak kapasitede idi. rokualar dnda, Siular, filmlerden tandmz Mohikanlar ve eyenler de Kuzey Atlantik yerlileri arasnda saylabilir. Gney Amerika Kzlderililerinden Gney Pasifik yerlileri Dalar'nda, Orta Amerika'da ve Yukatan Yarmadas'nda yayorlard. Beyazlarn yok ettii Aztek, Maya ve nka uygar- 332 Dnden Bugne nsan lklannn yaratclar olan bu yerli topluluklardr. Aymaralar ve Keuvalar, saflklarn bugne kadar koruyagelmi Gney pasi-fik yerlileridir. Gney Atlantik yerlilerine gelince, Panama'dan Amazon havzasnn tropikal blgelerine kadar olan geni alanda yaylmlard. Pampa yerlileri olarak da bilinen Patagonya yerlilerine gelince, bunlardan gnmze kalan pek yoktur; hemen hemen hepsi Beyazlarla karmtr. Gney Amerika'daki yerlilerin bir baka temsilcisi Fejyenlerdir. Bunlar da Patagon-yallar gibi kararak saflklarn kaybetmilerdir. Arjantin'in gneyinde Ate adasnda, Brezilya'nn dousunda ve Bolivya'da melez olarak yaamlarn srdrrler (Weiner, 1972). Amerika yerlilerini, grnr zellikleri asndan tek bir kalba koymak mmkn deildir. Kuzey Amerika'nn yerlilerinde boy, orta ya da ortann biraz zerinde, salar dz, elmack kemikleri kntl, deri kirli-sar ya da esmer tonda, gzler hafif ekiktir. Gney Amerika yerlilerinde ise bu zellikler byk lde kaybolmutur. zellikle Amazon blgesinde yaayan yerlilerin derileri ok koyu, burunlar geni ve dudaklar kalndr (ekil: 4.15). Gney Amerika'da Gurupi nehri boyunca yaayan Timirukular, tpk Afrika pigmeleri gibi, 130 cm boyunda cce insanlard. ekil 4.15 Amazon yerlileri (VVeiner, 1972 Yaayan Irklar 333 Amerika'da bir utan dierine nice zengin kltrler yaratan, nemli uygarlklara ve yeniliklere damgalarn vuran Kzlderililer ne yazk ki, MS 1600 yllarndan balayarak Beyazlarn Amerika'y istila etmesiyle beraber bir felaketle karlamlardr. Kristof Kolomb ve tayfasnn Yeni Dnya'ya ayak bas ile birlikte Amerika tarihinde yeni bir dnem balamtr. 12 Ekim 1492'de Bahama adalarna kan Kolomb, aslnda yeni bir dnyaya ayak bastndan habersizdi; 1506'da lmne kadar in'e ya da Hindistan'a geldiini sanmtr. Bu nl gemiciyle balayan ve yaklak 300 sene sren insan akn, nceleri birka yz gemeyen koloniciler halinde iken, daha sonra milyonlar aan bir sele dnmtr. Avrupa'nn eitli lkelerinden Yeni Dnya'ya g edenler, ounlukla ekonomik nedenlerle bu maceraya atlmlard; daha iyi yaam koullarna kavumak temel amalaryd. Bunun yan sra,

lkelerindeki dini basklardan bunalanlar, siyasi basklardan kurtulmay amalayanlar, hkm giymi sulular ve maceraperestler de Amerika'nn yolunu tutanlar arasnda idi. zellikle spanyol ve Portekizli gemiciler an, hret ve servet hayaliyle yanp tutuuyorlard. Yeni Dnya'da altm, gm ve dier kymetli madenler ksa srede bu gelen beyaz istilaclar tarafndan karlmaya baland. Kzlderililer alan madenlerde zorla altrlyor, onlara olmadk ikenceler yaplyordu. Orta ve Gney Amerika'da Portekiz ve spanyollar tarafndan yerliler zerinde acmasz bir smr dzeni kurulmutu. Portekiz'in smrgecilii daha da ktyd. 16. yy'n ikinci yarsndan itibaren Kzlderililer eker kam tarlalarnda Portekizliler tarafndan kle olarak altrldlar. Bu ar ilerden kaan yerliler yakalandklar yerde ldrld. Kyler yakld. Yerlilerin yiyeceklerine zehir katld. Kzlderililer topraklarndan kovuldu, kltrleri yok edildi; kleletirile-rek Beyazlara baml hale getirildiler. Ayn durum Bat Afrika'dan Atlantik Kle Ticareti ad altnda gemilerle tam 300 yl Amerika'ya tanan Zenciler iin de geerliydi. Onlar da Beyaz rsana kle olarak uzun bir sre hizmet ettiler (zbek, 1983a). Amerika ktasn istila eden Beyazlar Kzlderililer karsn- 334 Dnden Bugne nsan da daha iyi rgtlenmiti. Onlarn her eyden nce ateli silahlar vard. Ne var ki, balangta Beyazlarn tekelinde olan bu silahlar, zamanla Kzlderililerin de eline geti. nceleri sadece ok ve yaylarla Beyazlara kar kendilerini koruyan yerliler, artk ateli silahlaryla boy lmeye baladlar. Yerlilerin Gney ve Orta Amerika'da kurduu byk uygarlklarn temeli bar ve iyi niyete dayanyordu. Gelitirdikleri teknolojiyi halklarnn mutluluu iin kullanyorlard; rnein barutu biliyorlard; ama bununla insanlar ldrmek ya da yaplan ortadan kaldrmak akllarna gelmiyordu. Oysa, bu topraklar istila eden spanyollar, ldrc silah teknolojisini oktan gelitirmilerdi bile. Kuzey ve Gney Amerika'da Kzlderililerin saysal durumlarn ortaya koymak iin birok saym yaplmtr. Kristof Kolomb'un Amerika'ya ilk ayak bast dnemlerde varolan yerli nfusun ancak %5'i gnmze kadar gelebilmitir; geri kalan %95'i ise hastalklar, savalar yznden yok olup gitmitir. rnein bugn Brezilya'da yaayan tm yerlileri Rio de Janei-ro'da bir stadyuma toplamaya kalksak, ancak yarsn doldurabilir. Oysa, yaplan tahminlere gre 1492 yllarnda sadece Meksika'da 4,5 milyon, Gney Amerika'da 6 milyon Kzlderili yayormu. Bugn Kanada'da 440 bin yerli kaytl bulunmaktadr. Bunlardan %60' kendileri iin ngrlen rezervasyon kamplarnda yaamaktadr. rettikleri geleneksel eyalann turistlere satarak geimlerini salarlar. Gen kuak, byk lde bat tr yaama ayak uydurup, geleneklerinden uzaklam bulunmaktadr. Beyazlar, Kuzey Amerika'ya ilk geldiklerinde, burada 15 milyon kzlderilinin yaad belirtilmektedir. Oysa, bugn ABD'de sadece birka yzbin yerli kalmtr. Eskiden sahip olduklar topraklann da %96'sn kaybetmi durumdadrlar. Kzlderililerin youn biimde yaad gneybatdaki Navaho blgesi ve Dakota'da Kzlderililerin oturduu topraklar, uranyum ve petrol asndan ok zengindir. Dolaysyla, gnmzde uranyum artklan ve petroln yol at kirlilik, bunlara bir de Kzlderililerin bilinli olarak ksrlabrlmas katlrsa, ktann bu gerek sahiplerinin aka ne denli bir soykrmna kur- Yaayan Irklar 335 ban gittii grlr. 1950 ile 1969 yllar arasnda Ulusal Kanser Enstits tarafndan yrtlen bir anketin sonucuna gre, ABD'de yaayan Kzlderililerde kanser vakalanna Beyazlardan ke kat daha fazla rastlanmtr. Gney Amerika'da, Amazon ormanlarnn ekvatora yakn glgelerinde ok yakn bir gemie kadar yeni yeni bilinmeyen Kzlderili kabileler kefedildi. Bu kabileler, Beyaz insann kendilerini bulmasndan hi de honut deillerdir. ou kez kendileriyle temas kurmak isteyen aratrmaclar ldrmektedirler. Amazon ormanlarnn kuytu bir kesinde ilk kez 1956'da kefedilen VVarani yerlileriyle diyalog kurmak ok zor oldu. Zaten varlklar da be Amerikal misyoneri ldrnce ortaya kt. Kendi ilerinde ok sakin bir yaam sren bu avc-toplayclar, d dnya ile her trl temas reddetmektedir. Kat bir ievlilii uygularlar; kardeler kendi aralannda evlenirler. Bu da kabile iinde baz hastalk yapc ekinik genlerin homozigot olarak ortaya kma olaslm artrmaktadr. Kuzey Amerika'da, Beyazlarn istilasyla balayan toprak geniletme siyaseti karsnda, barsever Kzlderililer uzun sre kaytsz kalamazlard; nitekim, zaman zaman baz kabilelerin bu haksz dzene bakaldrdktan olmutur. 1830'larda Missisi-pi blgesindeki yerli ayaklanmasnn ardndan, birok kabilenin topraklarna el kondu ve baka

yerlere srld. 1838-39 knda ABD'nin askerleri gzetiminde Georgia'dan srlen 4 bin eroke yerlisi yolda alk ve soua dayanamayarak can verdi. O yzden, bu yolculua yerliler gzya yolculuu derler (Lab-rousse, 1981). ABD'nin temel siyaseti Kzlderililerin giderek siyasal ve kltrel btnlklerini yok etmekti. Bu amala nce topraklarna el koydular. rnein 1887 ile 1934 yllar arasnda Federal Hkmet yaklak 400 milyon dnmlk Kzlderili arazisini gaspetti. Bugn dnyann en byk sper gc, ne acdr ki, gemii tarihncesine kadar uzanan zengin ve eitli Kzlderili uygarlklarnn ykntlar zerine kurulmutur. Tarihte, topraklan ellerinden alnan Kzlderililer isyan ettike zerlerine Zenciler salverildi; bylece Beyazlarn mutluluu 336 Dnden Bugne nsan iin iki topluluk birbirine krdrld. Amerikallarn kendi tarih leri olmad iin aratrmalarn hep Kzlderililer zerinde y0, unlatrmlardr; kurulan birok insan mzesinde, kazlar sonucu ortaya karlan Kzlderili kltrlerinin rnleri sergile^ mektedir. Birok byk kentteki enstitlerde (rnein VVashirtgton'daki Smithsonian Enstits gibi) ve niversitelerin laboraru-varlarnda bulunan insan iskeletleri Kzlderililerin atalarna aittir. Bu iskeletler zerinde Beyaz aratrclar eitli incelemeler ve deneyler yapmaktadrlar. Yaplan tahminlere gre en az 600 bin Kzlderilinin (sava, kadn ve ocuk) iskeleti ABD'nin eitli blgelerindeki aratrma laboratuvarlarna dalm haldedir. Bugne kadar birok nemli antropolojik incelemelere konu olan bu iskelet koleksiyonlarn Kzlderililerin torunlar son yllarda mahkeme yoluyla tekrar alp, trenle yeniden gmmeye baladlar. 19. yy'n son eyrei, Kuzey Amerika'nn batsnda yaayan Kzlderililerin ou iin byk bir krizin balangc oldu; bir yandan salgn hastalklar, dier yandan gvenlik gleriyle olan arpmalar sonucu, byk lde glerini yitirdiler. Eski Dnya'da bilinen iek, kzamk ve kzl gibi hastalklar yerliler iin yeni saylrd. Sz gelimi, iek hastal Avrupa, Asya ve Afrika'da binlerce yldan beri vard. Kzl, kzamk ve daha birok bulac hastalklardan sorumlu bakteri ve virslerin gelitii Eski Dnya'da, insan toplumlar, bu hastalklara en iyi diren gsterebilecek biimde bir doal ayklanmadan gemilerdi. Oysa Amerika'da, Beyazlarla ilk kez temasa geen Kzlderililerin, yeni tantklar bulac hastalklar karsnda hi direnleri yoktu; grip, kzamk, iek gibi birok hastalk Kzlderililer arasnda youn lmlere yol at. Her enfeksiyonel hastaln Yeni Dnya'ya Beyazlar tarafndan sokulduu gibi kesin bir nyargda da bulunmak doru olmaz; ok yakn bir zamana kadar tberklozun Amerika ktasnda ilk kez Kristof Kolomb ile birlikte grldne inanlrd. Bir baka deyile, Kzlderililere verem hastaln bulatran Beyazlard. Oysa, Peru'da Ko-lomb'dan 500 yl nce yaam bir yerlinin mumyas zerinde Yaayan Irklar 337 yaplan inceleme srasnda, tberkloza neden olan bakterinin nNA'sna rastland. Aka grlyor ki, Beyazlarn Yeni Dn-va'ya ayak baslarndan yzlerce yl nce de Kzlderililer arasnda tberkloz yaygnd. Birok Amerikal antropologun, Kzlderililerin atalarna ait iskeletler zerinde yapm olduklar incelemeler de bu gr desteklemektedir. Tberkloz da dahil birok hastaln eski insan toplumlarndaki grlme sklna ilikin ayrntl bilgiler Blm: VFda verilmitir. Beyaz istilaclar yznden maddi ve manevi birok deerini kaybetmi olan Kzlderililer, zamanla umutlarn doast glerde aramaya baladlar. Bu arada peygamberler tredi. Bir gn bir kurtarcnn gelip, eski grkemli gnlere Kzlderilileri kavuturaca inanc geliti. 19. yy'n sonlarna doru, Kuzey Amerika'da, Ovalk blge yerlileri arasnda, esasn lm Kzlderililerin ruhlaryla konuma seans oluturan bir din dodu (PiSunyer ve Salzmann, 1978). Yerliler, bu dinin gereklerine uyarak bir yerde toplanr, kendilerinden geinceye kadar dans eder ve trans halinde iken atalarnn ruhlaryla temas kurarlard. 1890 knda, Wounded Knee adl blgede byle bir ayin esnasnda gen ihtiyar yzlerce Siu yerlisi, ABD'nin askerleri tarafndan acmaszca katledildi ve cesetleri orada donmaya terk edildi. Gney Amerika'daki durum ise kuzeydekinden pek farkl saylmazd; rnein Brezilya, Kolombiya, Paraguay ya da Uruguay'da vaktiyle yaam olan yerlilerden bugne sadece birka kk kabile kalmtr. 1500'lerde Brezilya'ya ayak basan Beyazlar, ky boyunca yaylmaya baladklarnda yerlilerden hi direnme olmad. Aksine, tpk Kuzey Amerika'da Kristof Kolomb ve daha sonra gelen kafilelere balangta gsterilen yakn ilgiye benzer biimde, bu blgelerde de yerliler Beyazlar misafir ettiler, onlar eref konuu yaptlar,

beslediler, onurlarna trenler dzenlediler; hatta onlara kadnlarn bile ikram ettiler. Yerliler, istilac Beyazlarla ilk karlatklarnda onlarn insanst yaratk olduklarna bile inanmlard; yle ki baz blgelerde Beyazlar yakalayan yerliler onlar suya batrp bouyor, bir s- 338 Dnden Bugne nsan re yanlarnda nbet tutarak, kendi lleri gibi ryp rme-diklerini kontrol ediyorlard (Huxley, 1980). 16. yy da, Portekizli smrgecilerin, istila ettikleri topraklarn sahipleri olan Kzlderililere yaptklar ikenceler insanlk dyd; yerlileri yakaladktan sonra toplarn namlularna bahyOr ve daha sonra toplan ateleyerek paralanmalarn zevkle seyrediyorlard. Brezilya'da, bugn Amazon blgesi, ierdii yerst ve yeralt zenginlikleri yznden adeta talan edilmektedir; burada aalar kesilmekte, antiyeler kurulmakta, byk yollar almaktadr. 1973'de Amazon'un yamur ormanlarn yararak geen Transamazoni otoyolu inaas balarken, yol makineleri, orman olduu kadar birok yerli kyn de yerle bir ettiler (zbek, 1983a). Bu arada, sadece bu ormanlarda yaayan baz canllar ( bunlar arasnda Yeni Dnya maymunlar da var) yok oldu. Yol gzerghnda bulunan kylerin %30'u ortadan kaldrld; Amazon yerlileri ilgisizlik, alk ve hastaln penesine dt. Amazon ormanlarnda yaayan Nambikwara yerlileri 1915 ylnda 20 bin dolaynda idi. 1929'da akcier demiyle kendini gsteren grip salgn 300 yerliyi 48 gn iinde ldrd. Nambikwaralardan 1938 yllarnda kadn ve ocuklarla beraber aa yukar 50-60 kii kalmt. Nambikwara yerlileri oklar iin eitli bitkilerden zehir hazrlarlar. Bu zehirli maddeyi icabnda dmanlarndan intikam almak iin de kullanrlar. Beyazlara kar byk bir kin besleyen bu yerliler, topraklarna sokulmaya alan birok misyoneri ldrmlerdir. nsan eti yemeleriy-le tannan Amazon ormanlarnn Tupinamba yerlileri anlarda kald; btnyle yok oldular. Tupinamba yerlileri, sadece tutsak aldklar Beyazlar ldryor ve sonra da piirip yiyorlard. Amazon ormanlarnda yaayan Timbira yerlileri ilk yok olanlar arasnda idi. Beyazlar, stten yeni kesilmi Kzlderili bebeklerini alyor ve manastrlara koyuyorlard. Anne ve babalar artk ocuklarn gremiyordu. Yzyllardr uradklar katliamlar yznden gnmzde sadece 40 kii kadar kalan Amazon ormanlarnn bir baka kabilesi Corubos yerlileridir. Soylar hemen hemen tkenmi olan bu yerliler, gemite atalarnn yaa- Yaayan Irklar 339 [j aclarn intikamn bugn nlerine kan her Beyaz acmazca ldrerek almaktadr. Amazon ormanlarnn derinliklerinde bir snt gibi yaayan Coruboslar, kendilerini ziyarete gelen antropologlarn bile kafalarn sopalarla krp, vcutlarn para para yapyorlar. Venezella'nn gneyinde ve Brezilya'nn Venezella'ya komu olan ormanlk alanlarnda yaayan Yanomami yerlilerinden ise sadece 20 bin kii kalm olup, her yl %10'luk bir hzla lmektedir. 1987-1991 yllar arasnda altn madenlerine hcum eden Beyazlar, her gn bir Yanomamiyi ldrdler. Yanomamilerin blgesinde bugn aa yukar 50 bin Brezilyal yaamaktadr. Bunlar genellikle bu topraklarda altn aramaya gelen Brezilyal gmenlerdir. Her Yanomami grubu 40 ile 250 arasnda deien bireylerden meydana gelir. Bu blge son yllarda Brezilya hkmeti tarafndan koruma altna alnd. Birok avc-toplayc gruplarda olduu gibi, Yanomami kylerinde yetkisi ok snrl olan tek bir lider bulunur. Yanomami kltrnde erkek stnl vardr. Erkekler, kadnlardan ok daha saygn bir konuma sahiptirler. Yanomamiler, erkek ocuklar kz ocuklardan daha stn tutarlar. Eer ilk doan kz ocuu ise ldrlebilir de. Bu yzden, birok Yanomami kynde erkek says kadn saysndan fazla hale gelmitir. Bir erkee bir kadn dmesi zordur. Kadna sahip olmak iin, erkekler aralarnda kavga bile ederler (LeviStrauss, 1955; Huxley, 1980). Son 500 yl ierisinde Beyazlar tarafndan topraklarndan atlan, biyolojik ve kltrel btnlklerini kaybeden, siyasal hibir gleri kalmayan Kzlderililer, bugn ya akhava hayvanat bahelerini andran rezervasyon kamplarnda, byk kentlerin varolarnda ya da ormanlk alanlarn kuytu kelerinde birka kk kabile halinde yaamaya devam etmektedirler. Son yllarda, zellikle Kanada, ABD ve Meksika bata olmak zere birok devlette kimlik aray iinde bulunan Kzlderililerde, byk bir uyana tank olmaktayz. Kanada'da 1950'ler-den itibaren yerlilerin toprak talepleriyle bagsteren bir uyanlar oldu. Bugn Kanada'nn gerek ve ilk sahipleri larak haklarnn iade edilmesini istiyorlar. Yaadklar blgele- 340 Dnden Bugne insan rin yaknlarnda bulunan petrol, doal gaz gibi rezervleri kendileri sahiplenmek ve iletmek istiyorlar. Bal olduklar lkenin dier Beyaz vatandalar

gibi eit anayasal haklara sahip olmak iin mcadele veriyorlar. Gney Amerika'nn birok lkesinde yerliler etnik aznlk konumundadr. Bu yerliler, topraklarm kaybetmek istemiyorlar; toprak onlar iin sadece ekonomik deil, ayn zamanda atalaryla balarn devam ettirmelerini salayan manevi bir deerdir; onunla adeta zdelemilerdir. Gney Amerika'da son 20 yl ierisinde bu balamda ok ey deiti. Ekonomik ve politik nedenlerle tehdit altnda bulunan bir ok yerli kabile rgtlendi; mcadeleleri iin geni bir dnya kamuoyu oluturdular ve medyay arkalarna almay baardlar. Eskimolar Arktik ya da yar arktik bir iklim altnda, yln byk bir blm karlarla kapl alanlarda, son derece zor koullarda yaayan Eskimolar artk dnyada tanmayan kalmad. Reklamlarda, filmlerde ya da belgesellerde tipik giysileri ve kpeklerin ektii kzaklaryla kkten bye herkesin ilgi odan oluturmulardr. Zamanmzdan yaklak 5 bin yl nce, Bering Boa-z'n deniz aralaryla geerek Sibirya'dan gelen Eskimolarn dnyas Grnland'n Arktik Okyanusu kylar, Alaska ve Kana-da'nn kuzeyindeki takmadalardr (VVeiner, 1972). Yaklak 9000 km'lik bir ky eridi zerinde kk topluluklar halinde yaylmlardr. Eskimolarn 1/4' Kanada snrlar ierisinde yaar. Kanada'da 1991 ylnda yaplan nfus saymna gre saylar 30 bin civarnda idi. Yzyllar boyu Kanada Eskimolar (nuit-ler) hemen hemen dnyadan kopmu halde yaadlar. Ancak, 19. yy'dan itibaren Avrupallarn ilgi oda oldular. nceleri ksmlarda yaayan Eskimolar, zamanla btnyle ky eridine yayldlar. 1800'l yllara doru balina avcs Beyazlarla ilk temaslar oldu. Beyazlarla ilikileri daha ziyade krk ticaretine dayalyd. Beyazlarn Kzlderililere tadklar bulac hastalk" Yaayan rklar 341 ar Eskimolar iin de tehdit unsuru oluturmutur. Gerekten je Eskimolar, ticaret yaptklar Beyazlardan birok bulac hastalk kaptlar. 1800 ile 1900 yllar arasnda Eskimo topluluklar byk lde bu hastalklar yznden telef oldu. lk kez, 1611 ylnda Biard adl bir cizvit papaz tarafndan kullanlan Eskimo szcnn isim babas, aslnda bu yerli toplulua komu olan ^Igonkiyen Kzlderilileridir. Eskimo, Algonkiyen dilinde i et yiyen anlamna gelir. Oysa, Eskimolar kendilerini nuit diye arrlar. Bunun szck anlam da insan demektir; zira, bu yerli topluluk, vaktiyle yeryznde kendilerinden baka insan olduunu bilmezdi. Sar, esmer aras bir renge sahip Eskimolarda boy, ortann altnda, gvde bacaklara oranla uzundur (Vallois, 1967; VVeiner, 1972). Yz, zellikle elmack kemikleri hizasnda ok genitir. Gzler, dier Sarlarda olduu gibi ekiktir. Salar dz ve siyahtr. Deri alt ya tabakas ok kaln, bazal metabolizma yksektir. Ancak, Bat tipi beslenmenin bir gerei olarak diyetlerine daha az protein, buna karn daha fazla hazr konserve tr yiyecekler girince, bazal metabolizmalar dmeye balad. Fizyolojik ve morfolojik olarak her ne kadar soua dier toplumlardan daha iyi uyum salam olsalar da, Eskimolarn asl uyumlar kltrel dzeyde olmutur. Yz haricinde, her taraflarn rten hayvan derisinden yaplma, vcudu ok scak tutan zel giysileri vardr. Su geirmez bot ve parkalar hazrlarken deniz arslannn midesini, balinann dilini kullanrlar. plik olarak da balina, otari, mors veya fok balnn barsaklarndan yararlanrlar. Botlarn iini kaplyan geyik derisi, soua kar ayaklan korur. Karibu geyiinin derisi, kadnlar tarafndan azda inenip yumuatldktan sonra eldiven yapmnda kullanlr. Eskimolarda ulam, kpeklerin ektii kzaklarla gerekletirilir. Usuz bucaksz karla kapl dzlklerde kullanlan bu tr ulam vastalar, Eskimonun yaad evreye yapt en gzel uyumdur. Ortalama 12-13 eskimo kpeinin ektii bu Uzaklarn yerini bugn Japonlarn gelitirdii ve Eskimolara satt motorlu kzaklar almtr. Eskimo erkekleri, karda gider- 342 Dnden Bugne nsan ken gzlerinin kamamasna engel olmak iin zel kar gzlkleri takarlar. Avlanma Eskimonun temel yaam biimidir. Yrede bitki rts ok fakir olduu iin hayvansal besinler sofralarnda nemli bir yer tutar. Eskimolar ve baz Kuzey Amerika Kzlderilileri, kular avlamak iin bola ad verilen ve bir filenin ucuna aslan talardan hazrlanan zel bir silah gelitirmilerdir. Kulara doru atlan bu silahn talarndan bazlar mutlaka kularn kanatlarna isabet eder. Kimi eskimo topluluklar, avladklar balklar i olarak yer; zellikle karibu geyiinin kanndan orba yapp ierler. Azdan aza beslenme, Avustralya yerlilerinde olduu gibi, geleneksel yaam sren Eskimolarda da grlr. Anne, aznda ineyerek yumuatt besini dorudan bebeine az yoluyla aktarr. Ne var ki, byle bir beslenmenin, bebein sal asndan sakncalar

bulunmaktadr. Eskimolar, arlkl olarak deniz hayvanlarn avlarlar. En ok avladklar hayvan fok baldr. Eskiden zpknlarla avlanan fok bal, bugn Batllarn Eskimolara sattklar tfekle yaplmaktadr. Vaktiyle her ailenin ihtiyac kadar avlanan fok, bugn ticari amala ok miktarda avlanmakta, fazlas ise margarin imalatnda kullanlmak zere fabrikalara satlmaktadr. Diyetlerinde, balk bata olmak zere deniz rnleri nemli yer tuttuu iin Eskimolarda kalp ve damar hastalklarna pek rastlanmaz. Geleneksel Eskimo yaamnda fok ya, stma ve aydnlanmada kullanlmaktadr. Gnete kurutulan fok etleri ise tpk pastrma gibi uzun sre saklanmaktadr. Eskimolar, denizde ok usta avclardr; dalgal ak denizlerde, ok esnek, manevra yetenei fazla olan ve omurgas balinann dilerinden yaplan kayklarda zpknla her tr bal kolayca avlayabilirler. Aleut adalarnda yaayan yerliler, tpk akrabalar Eskimolar gibi, balk avclnda kullanlan ve baydarka ad verilen kayklara sahiptir. Eskimo avclar, ocukluktan itibaren iri balklar zpkn yardmyla ustalkla avlayabilecek tarzda babalar tarafndan eitilirler. Eskimolarda botulizm ad verilen bir tr besin zehirlenmesi grlr; zellikle Alaska ve Labrador Eskimolarnda 1945 ile 1962 yllan arasnda deniz hayvanlarnn yerel geleneK- Yaayan Irklar 343 lere gre hazrlanmasndan kaynaklanan lm olaylar tesbit edilmitir. rnein Alaska Eskimolarnda lme yol aan ilgin bir geleneksel besin vardr ve adna muktuk denir. Eskimolar, ok sevdikleri bu besini hazrlarken deniz kablumbaasmn kanat, deri ya da deri altndaki ya tabakasn alr, bunlar kk paralara ayrdktan sonra darda bir gn kurumaya brakr. Daha sonra da scak bir yerde haftalar, hatta aylarca bekletir. Gl toksik maddeler ieren bu tr besinden yiyen Eskimolar arasnda lm olaylarna olduka sk rastlanmtr. Birok avc-toplaycda olduu gibi, Eskimolarda da kiisel mlkiyet e ve ocuklar dnda pek uygulanmaz. Yiyecek bata olmak zere birok nesne topluluun ortak maldr. Hrszlk, Bat toplumlarnda ok sk grlen bir olaydr; nk gelir dalmndaki belirgin eitsizlik bunda nemli rol oynamaktadr. Oysa, Eskimolarda byle bir sorun yaanmaz; nk her Eskimo, topluluk iinde gereksinim duyduu her eye kolayca sahip olur; zel mlkiyet kavram gelimemitir. Ancak, ttn, giysi ya da ss eyalar kiiseldir. Bunlar o avc ile btnleir; bu eyalar bakasna verilmez. lrken bile Eskimo bunlarla gmlr. Eskimolar ok misafirperver insanlardr. Ne var ki, bir zamanlar bu misafirperverlii arya kaacak ekilde yerine getiren yerliler de vard; rnein bir Beyaz, Eskimo ailesini ziyarete geldiinde, evin erkei eini ok rahatlkla misafirine ikram etmekte idi. Bu ikram reddetmek ise ev sahibine hakaret anlamna geliyordu. Gnmzde bu adetin artk terk edildii grlmektedir. Bir eskimo erkei arkadana karsn mevsimlik de emanet edebilmekte idi. Eskimo erkei birden fazla kadnla evlenebilir. Bylece, evli olduu her kadn ve ondan olan ocuklaryla ayr bir ekirdek aile oluturabilir. Danimarka ve Kanada bata olmak zere, birok gelimi lkeye her alanda kaplarn aan Eskimolarda beslenme alkanlklar, eitim, barnma, salk, sosyoekonomik sistem, ula-1^!, ksacas eskimonun tm dnyas, geleneksel yaamlarn "l srdren birka topluluk bir kenara braklrsa, kkl bi-imde deimitir. Karbonhidrata zengin hazr besinler, ma- 344 Dnden Bugne nsan malar, konserveler alan byk marketlerde kolayca bulunmaktadr. Eskimo, parayla tanmak zorunda kalmtr. Vaktiyle sadece kendi ailesine yetecek biimde ok zenle rettii botlarn yerini, bugn suni kauuktan yaplma, salksz izmeler ald. Drt mevsim yerde kalan karl blgelerde yaayan Eskimo-lar, iglu adn verdikleri ve kerpi gibi biimlendirerek elde ettikleri kardan bloklarla hazrladklar evlerde kalmakta idiler. Tek bir oda halinde ve kre biiminde ngrlen bu evlerde bir aile rahata yaayabilir. Bugn birok yrede, Kanada hkmetinin nclnde Eskimolar merkezi stmal, elektrikli, su tesi-satl betonarme evlere kavutular. Bat yaam biimiyle temasn olumsuz ynleri de yok deildi; ekerli ve karbonhidratl besinler di rklerinde arta yol at. Kalitesiz pamuktan yaplan giysiler fazla scak tutmad gibi, olduka da pahaldr. Gnlk yaamda kullanlan ara ve gerelerin ou plastik ve metaldir. Eskimo yaam, artk tmyle turistlere hizmet sektr zerine kuruldu. Maddi kltrn yansra, manevi kltrler de yok olup gitti. Kuaktan kuaa aktarlan masallar, arklar unutuldu. Genler ve yallar arasnda balant koptu. Bat dnyasyla temasn yol at kltrel yozlamann (dekltrasyon) bedelini Eskimo ok ar demektedir. zellikle, Eskimo dnyasna motorlu mobil kzaklarn girmesi gnlk

yaam kkten deitirdi; te yandan televizyonun girmesiyle kulaktan kulaa aktarlarak varl korunabilen kltrel deerler yok oldu. Yerlilerin, geimlerini salayabilmek iin sk sk yer deitirmeleri yalnzlk ve stresi de beraberinde getirdi; aileler blnd. Hastalk, i kazas ve iddet olaylar oald. ou Eskimo alkoln esiri haline geldi; intiharlar artt. Ne yazk ki, Beyaz insan, Eski-molar uygar dnya ile tantraym derken, belki de bilmeyerek onlarn mutluluuyla oynad. Geleneksel Eskimo dnyasnda ailenin nemi byktr. Bat tipi ekirdek aile Eskimolarda da vardr. Zaman, zaman anneanne ve dede gibi aile bykleri de ocuklar ve torunlarla birlikte ayn evde yaayabilir. Oysa, vaktiyle, yalanp, elden ayaktan den bykler ssz bir yere gtrlp, orada lme terk Yaayan Irklar 345 edilirdi- Yallar da bu davran kanlmaz bir kader olarak grrlerdi. Bugn, bu tr rneklere artk rastlanmamaktadr. Yallar evde genlerin yetimesine deneyim ve bilgileriyle nemli katklarda bulunmaktadr. Ancak, bu ilgin davran bir baka biimde hl baz Eskimo gruplarnda devam etmektedir; syle ki, yaralanan ya da sakat olan, bylece topluma, ailesine artk yk olacana inanan Eskimo, ya kendi canna kyar, ya da birine kendisini ldrmesini syler. Bu ii ounlukla olundan rica eder. Eskimolar, bebeklerine ok dkndr; anne, bebeini be yalarna kadar emzirir. Dayak, Eskimolarda barbarlk olarak grlr; ocuklar hemen hemen hi dvlmez. Eskimo kadn, Batllarla temas ncesinde, iglu ad verilen kar evinde genellikle oturarak doum yapard. Kendisine bu esnada sadece yal bir kadn, yardmc olurdu. Yeni doan bebek hemen hayvan derisinden yaplm bir giysiye sarlrd. Eskimolarda i amar giyme adeti yoktu. Tabii, tm bu adetler birok Eskimo topluluunda zamanla kayboldu. Yaadklar iklim gerei, vcutlarn yz dnda btnyle rten kaln giysilerle dolaan Eskimolar, kapal yerde, stlm bir meknda, yabanclarn gz nnde bile hi ekinmeden soyunup, rlplak dolarlar. Eskimolarda lider, ef ya da ynetici gibi kimseler yoktur; topluluk ierisinde tm kararlar ortak alnr. Besinlerinin nemli bir ksmn, frtnal denizlerde byk tehlikelere katlanarak avladklar balk ve deniz memelileri oluturur. Kadnlar, sonu zaman zaman lmle sonulanan bu tr tehlikeli avlanmalara katlmaz. O yzdendir ki, kadn says her zaman erkek saysndan fazla olmutur. Baz Eskimo topluluklarnda, kadn-erkek arasndaki nfus dengesini korumak iin yeni doan kz ocuklar ldrlr. Bu davran, topluluk ierisinde su olarak kabul edilmez. Buna ramen, yine de iki cins arasndaki nfus dengesi pek salanamaz. Bir erkein iki ya da kadnla evlenmesi de haliyle olaan durumlardr. ou Eskimo topluluunda lm, katlanlmas zor ve zc bir olay olarak grlmez; lm, bu insanlar iin bir tr uykudur. len bir kimsenin bir sre sonra canlanacana inanlr. 346 Dnden Bugne nsan Yaamla lm arasnda bir devamllk bulunur. lm bir olma eklinde alglanmaz. Eskimolar, yeryzndeki hayata fazla nem vermezler; lmden sonraki hayatn daha ekici ve ho olduu inanc vardr. lme bu denli normal bir olay gibi bakan Eskimolar, yaamdan zevk almasn da ihmal etmezler; en kk bir sevinci kutlamak iin biraraya gelir, arklar syler, dans ederler. ark ve dans, sadece grubun bireyleri arasndaki ba glendirmeye, bilgi al veriine, geleneklerin srekli canl tutulmasna ya da efsanelerin kuaktan kuaa aktarlmasna hizmet etmez, ayn zamanda bireyler arasndaki krgnlklarn giderilmesine de yardmc olur. Avustraloidler Bu isim altnda Avustralya ktasnda yaayan Avustralya yerlileri ile eski ad Seylan, bugnk ad Sri Lanka olan adada yaayan Veddalar toplamaktayz. Bu iki ilkel topluluk birok ynden birbirlerine benzedii iin ayn rk grubu altnda dikkate alnmaktadr. Veddalar Sri Lanka olarak bilinen ve Hindistan'n gneyinde yer alan byk adann dousundaki ormanlk ve dalk kesimde yaayan Veddalar, bugn yok olma tehlikesiyle kar karyadr; aa yukar 2 bin saf Vedda kalmtr. ou da adann dier Siyahla-ryla karmtr. Genellikle ksa boyludurlar. Ortalama 155 cm boyundaki Veddalarda deri ok koyu, dudaklar kaln, burun geni ve yass, ka kemerleri kntl, salar siyah, uzun ve dalgaldr. Yz genitir (Vallois, 1967; Weiner, 1972). Veddalarn ocuksu yz hatlar vardr. Vcut kllar ok az gelime gsterir. Bu topluluu Hindistan'daki Siyahlarla kartrmamak gerekir-Veddalar avclk ve toplayclk yaam biimini

srdren bir topluluktur. 1893 ylnda, Sarasin adl bir aratnc Veddalarn Avustralya yerlileriyle olan benzerliklerine dikkati ekmitr- Yaayan Irklar 347 Hindistan'da yaayan Dravidyen adyla bildiimiz yerli topluluk da Veddalara balanr. Baz aratrclar, Veddalarn vaktiyle Asya'nn gneyinde geni bir alanda yaadn, hatta Hindistan'daki yerli Siyahlarn temelini oluturduunu ileri srmektedir. Avustralya yerlileri Son yaplan aratrmalara baklrsa, bugnk Avustralya yerlilerinin atalar ktaya zamanmzdan aa yukar 50 bin yl nce ayak basmlardr. Gneydou Asya kaynakl gler aralkl olarak srm, ktaya ilk gelen yerliler beraberlerinde deniz avcl ve toplayclkla simgelenen bir ekonomik dzeni getirmilerdir. Yeni Gine Takmadalar yoluyla ilk gelen yerlilerin yanlarnda sadece evcil kpekleri vard. Bu ilk avc-toplayc-lann kullandklar aletler, kanguru dilerinin ucuna baladklar ve toprak altndaki bitki kklerini karmaya yarayan sopalar, ayrca tatan keserler ve irili ufakl eitli ta aletlerdi. Zamanmzdan 20 bin yl nce, bugnk yerlilerin atalar tarafndan kaya duvarlarna yaplan renkli resimler, Avustralya ktasnn iskn tarihi asndan ok nemlidir; resimlerdeki boyalarn analizinden ortaya kan sonuca gre, bu resimleri yaparken insanlar, krmz rengi vermek iin, insan kann kullanmlardr. Avustralya yerlileri ince yapl, gl ve salam bir bnyeye sahiplerdir. Balar dolikosefal, yzleri uzun, ka kemerleri dier hibir rkta grlmeyen bir kntya sahip, burunlar geni ve yass, salar siyah ve dalgaldr. Avustralya yerlileri dnyann en iri dili (makrodont) topluluudur. Avustralya yerlilerinin derileri Afrikal Zencilerinki gibi ok siyah deildir; zellikle bal, eker kam gibi doal besinlerle beslenen ve salkl bir grnme sahip kadnlarn derisi son derece przsz ve parlaktr (Thomson, 1983). Yerli kadnlar, ince ve atletik yaplaryla da hemen dikkati ekerler. Orta Avustralya'nn l blgelerinde yaayan yerliler arasnda sarn ve mavi gzllere Ska rastlanr. Yerlilerde A ve O kan gruplar yaygndr (Wei- 348 Dnden Bugne nsan ner, 1972). Geceleri O santigrad derecenin altna inen, gndzleri ise +50 santigrad dereceye kadar kan belirgin s farkllklarna ok iyi uyum salamlardr. Buna ek olarak, yetersiz besin ve su kaynaklar, kuraklk da dikkate alnrsa, Avustralya yerlilerinin ne derece g koullar altnda yaam mcadelesi verdikleri grlr. lde alnan besin %80 orannda bitkiseldir. Avustralya yerlilerinin yaamnda suyun nemi byktr. Su kaynaklarnn nerelerde olduuna dair ayrntl bilgilerin bilinmesi yerliler iin yaamsal bir grevdir. lde bir yerli nerede bir su birikintisi grse, temiz olup olmadna aldrmakszm hemen eilip ier. Baz blgelerde su imek iin palmiye yapraklarndan rlm kaplar kullanlr. Yerlilerde ortalama mr ksadr; ok az 50 yan stne kar. Beslenme alkanlklar, yaadklar blgeye gre deiir. Ky kesimlerinde balk, timsah ve dier deniz rnleri; l blgelerinde ise bcek, ylan ve kertenkele gibi kk hayvanlar avlarlar. Su kaynaklarna yakn blgelerdeki yerliler timsah yavrularn ska avlayp, ate zerinde piirerek yerler. eker, Bat tipi beslenme ile tanmam olan Avustralya yerlilerinde pek bilinmez. eker gereksinimlerini byk lde topladklar baldan ve eker kamndan salarlar. Kimi Avustralya yerlisinde, kili ttn gibi ime alkanl vardr. Kilden kek yapp yiyen yerli kabilelerinden bile sz edilir. Avustralya yerlisi kadnlar topladklar bitki tohumlarn iki yuvarlak ve yass ta arasnda ezip yenilebilir hale getirirler; her anne bu ileri kzlarna ok kk yalardan itibaren retir. Yerliler genellikle yiyeceklerini saklamazlar; avladklar ya da topladklar besinleri gn gnne tketirler. St veren evcil hayvanlara sahip olmadklar iin bebekler en az iki yana, hatta kuraklk dnemlerinde drt yama kadar emzirilir. Dolaysyla iki hamilelik arasndaki sre de bylece uzam olur. Ailelerde ocuk says, zor yaam koullar nedeniyle snrl tutulur. Bu adan bilinli olarak birtakm nlemler alnr; rnein baz dnemlerde cinsel ilikiler yasaklanr, bazen yeni doan kz ocuklar ldrlr. Fazla ocuk, su ve besin aranrken yapla11 Yaayan Irklar 349 uzun yryler srasnda gerekten nemli bir engel oluturur. Avustralya yerlilerinin bumerang ad verilen ok mehur aletleri vardr (Kottak, 1997). Bu sopa, dirsek biiminde bklm bir eiklie sahip, zel olarak yaplan ve uzaktan frlatlan, hedefe ulatktan sonra da sahibine dnen bir alettir. Yerliler anak mlek yapmasn bilmezler; su ya da besinleri aa ya da iri yapraklardan hazrladklar kaplarda tarlar. Avustralya yerlisi atei ok ilkel bir yntemle elde eder. Her defasnda da ayn ilemi tekrarlar; bu i iin nce uzun bir ubuu avucunun iine alr, sonra

ubuun ucunu tahta zerinde at kk bir oyua yerletirerek, hzla ileri geri evirmeye balar ve sonunda ubuk tutuur. Yerliler ok ve yay bilmezler. Tarmla uramazlar. Yerlilerin mzikle aralar pek iyi deildir; sahip olduklar tek mzik aleti deneklerdir. ki denei birbirlerine vurarak eitli sesler karrlar. Avustralya yerlilerinde tpk bizlerde olduu gibi, anne, baba ve ocuklardan oluan ekirdek aile sistemi vardr (Thomson, 1983). ocuklar z veya vey olabilir. Yerlilerin evleri, genelde aa dallarndan yaplma geici kulbelerdir. Her kulbenin nnde srekli bir ate yanar, aile bireyleri bu ate evresinde oturur, yemeklerini yer ve uyurlar. Yerliler genelde tek elidirler. Ancak, ok kadnla evlenenler de vardr. rnein Avustralya'nn kuzeyinde yaayan bir kabilede Wongo adl bir yerlinin tam 22 kars ve ok sayda da ocuu varm. Aile reisi, bu ekilde kendini daha gl ve itibarl sayarm. Yerliler az sayda ocuk sahibi olmaya zen gsterir ve bunlar da en iyi biimde yetitirir. Ktann birok blgesinde yeni doan bir bebein gbek ba, kendiliinden kuruyup dnceye kadar alkonulur; daha sonra da bu gbek ba alnp zel bir trenle gmlr. Bebee isim verilirken de bir tren dzenlenir. Gnlk besin aray iin kamptan uzaklara giden anne, bebeini palmiye yapraklarndan rlme bir sepet ierisine koyar ve bir omu-zuna anta gibi asar. Bylece, serbest kalan elleriyle rahata besinlerini toplar, ucu sivri sopasn kullanr. Bebein ya biraz 350 Dnden Bugne nsan ilerleyince baba tarafndan omuzda tanr. ocuun yetitirilmesinde anne ve babann yardmlamas gerekten rnek alnacak bir davrantr. Baba hibir zaman ocuuna dayak atmaz. ocuklara, bulu ama kadar sonsuz bir hogr gsterilir. Kz ve erkek ocuklar erikinlie kadar birarada yaarlar. Kz ocuu birok davran rntlerini anneden renir; gnlk faaliyetleri onunla paylar. Varsa kk kardelerine bakar, onlara adeta annelik yapar. Kz ocuklarnn evlendirilmesinde geleneksel yollar takip edilir. ou zaman kz ocuklarna beik kertmesi yapld bile grlmtr. Bebek, doumundan ksa bir sre sonra mstakbel eiyle nianlandrlr. Bylece, yetikin oluncaya kadar birlikte yaayarak, onu daha iyi tanma olana bulur. Kz ocuklar bulu a ncesinde cinsel ilikide bulunsalar da, hormonlar henz geliimlerini tamamlamadklarndan gebe kalmazlar. Doum, Avustralya yerlilerinde, tpk Eskimo kadmlarndaki gibi, oturur durumda gerekletirilir. Erkek olsun, kadn olsun tm Avustralya yerlileri rlplak dolarlar. Cinsel organlarn bile rtme gerei duymazlar (Thomson, 1983). Avustralya yerlilerinde erginlenme (erikinlie adm atma) trenlerinin zel bir yeri vardr. Kz ya da erkek ocuunun erikinler dnyasna katlmas birtakm trenler, eitsel faaliyetler ve zorlu geen snavlarla mmkn olur. Erkek ocuklar sekiz ya da dokuz yana geldiinde, ailesinden alnr ve erkek akrabalarnn himayesine verilir. Bylece, erkek yaknlarn himayesinde ocuun eitimi balar. Bu erginleim treni sresince, nce ocuk snnet ettirilir; ancak bu uygulama Avustralya'nn baz blgelerinde grlr. Kabilenin disiplin kurallaryla ilgili bilgiler erkek adayna retilir. Kutsal deerlere sayg gstermenin temel ilkeleri tantlr. Yze beyaz boya ile eitli motifler izilir. Trene ilikin uygulamalar yaklak bir yl srer. Tren bittikten sonra, erkek ocuk bir daha ailenin yanna dnmez. Kz ocuklarnn ergenlik ana adm atyla ilgili trenler de ayr dzenlenir. Ailelerinden uzakta bir kampta toplanan adaylara kadn olmann gerekleri retilir; bazen tren srasnda kz- Yaayan Irklar 351 hk zarlar delinir; vcutlar, tpk Afrikal San kzlarnda olduu gibi, beyaza boyanr (Chippaux, 1961a). Avustralya yerlileri genellikle 500 ile 1000 kiilik kabileler halinde yaarlar. Her kabile iki eit ksma ayrlr. Bir yarnn yesi kendi yarsndan deil de, ancak bir baka yardan evlenebilir. Her kabilede, bireylerin uymas gereken kurallar szl olarak belirlenmitir. Kabilelerin ayr totemleri vardr. Totem, yeri geldiinde bir kanguru ya da bir kartal olabilir. Totem kabul edilen hayvann eti yenmez. Belirli bir toprak paras zerinde yaayan tm yerliler totemin koruyuculuu altndadr. Totem olan hayvann ruhu yerlinin bedeninde yaar; kii ld zaman totem ruhu bedeni terk eder. Avustralyal erkekler, yln belirli dnemlerinde atalarnn gml olduu topraklara gelir, orada vcutlarna tepeden trnaa beyaz boya ile eitli motifler yaptktan sonra ayinler dzenlerler (ekil: 4.16). Her kabilenin motifleri farkldr. Dnyann birok yresinde olduu gibi, Beyazlarn Avustralya ktasn istila etmesiyle beraber gelien olaylar sonucu, bugn Avustralya yerlileri hem sayca azalmlar, hem de kltrel kimliklerini ve biyolojik btnlklerini byk lde

kaybetmilerdir. Beyaz istilaclarn ktaya ilk ayak bas, resmi kaynaklara gre 1770 ylna rastlar. Bu tarihlerde kaptan James Cook, Avustralya'nn dou kylarna demir ekil 4.16 Avusturalya yerlilerinde tren hazrl 352 Dnden Bugne nsan atar. Bu ziyaretin arkasndan tam 18 yl sonra bir baka ngiliz denizci, bir gemi dolusu tutsak getirir. Daha sonraki yllarda Fransz ve ngiliz denizcileri ktaya ok sayda gmen tar. Beyazlarn yayldklar her blgede, getirdikleri bulac hastalklardan, bunlara bakl bulunmayan yerliler byk lde can kaybna uramlardr. Toprak elde etmek ve yerlemek amacyla yerlilere kar olmadk vahet rnekleri sergilendi. Yerlilerin kutsal saydklar kayalk, aalk yerler, atalarnn gml olduu mezarlklar tahrip edildi. Saldrmak, savamak ve yabancya ktlk yapmak Avustralya yerlilerinin doasnda olmayan zelliklerdi. Yerlilere kar uygulanan soykrmda akla gelmedik yntemlere bavuruldu. Kullandklar unlara arsenik zehiri bile kartrld. Bile bile bulac hastalklar yayld. 1840 yl sonlarna doru youn bir rklk kampanyas balatld; yzlerce yerli, ayaklarndan zincire vurulup, zindanlara atld. Kk ocuklar zorla ailelerinden koparlp uzaklara gtrld. Beyazlar gelmeden nce, Avustralya'nn bereketli ky eritlerine dalm halde yaayan yerliler i ksmlardaki besin ve su kaynaklarnca fakir llere srldler. Yerlilerden gnmze sadece 160 bin kii kalmtr. Bunlarn byk bir ksmnn ise Beyazlarla karan melezler olduunu sanyoruz. Zira, saf haldeki yerliler 40 bini gemez. Avustralya'da toplam nfus ierisindeki yerlilerin oran ancak %1'dir. Avrupa uygarlna giderek artan lde baml hale gelmilerdir. Bat tipi beslenme ile temas sonucu kalp-damar hastalklarnda art olmu; di r yaygn bir hale gelmitir. Yerlilerin genelde dk olan tansiyonlar, Bat tipi beslenme ve youn kentlemenin yol at stres sonucu ykselmitir. Ayrca, yerli kzlarn adet grme ya da dmtr. Gelien tbbi olanaklar sonucu istenmeyen ekinik genleri tayanlar topluluk iinde sayca artm, bunlarn kusurlu genleri, evlenme yoluyla kuaktan kuaa aktarlmtr. Her yerde olduu gibi, bu geleneksel topluluk da, en-dstrilemi topluluklarn istilas sonucu doa ile aralarnda kurulmu olan dengelerini kaybetmiler, byk bir kltr oku yaamlardr (Thomson, 1983; Kottak, 1997).