You are on page 1of 33

BALIM SULTAN ERKÂNNAMESĠ MERKEZLĠ GELENEKSEL BEKTAġĠLĠĞE AĠT BĠR RĠTÜEL ÖRNEĞĠ: ĠKRAR (An Example of a Rituel Belonging to the

Traditional Bektashism Centered to the Commands of Balim Sultan: Ikrar) Bedri NOYAN*
ÖZET İkrar uygulaması Alevi-Bektaşi inanç yolunun kökeni eskiye dayanan sağlam bir ritüelidir. Bu uygulamanın Alevi-Bektaşi inanç yolunda ne denli önemli olduğu her kesim tarafından bilinmektedir. Zira ikrarın önemi “eline, beline ve diline sahip ol” diyen bir öğretisel sistemin içinde daha da büyük bir önem taşımaktadır. İşte “Balım Sultan Erkânnamesi Merkezli Geleneksel Bektaşiliğe Ait Bir Ritüel Örneği: İkrar” adlı çalışma Alevi-Bektaşi inanç yolunda önemli bir uygulama olan ikrar törenini aşamalarıyla birlikte ele almaktadır. Anahtar Kelimeler: Alevi-Bektaşi İnanç Yolu, İkrar, Erkânname. ABSTRACT Ikrar is a strong application whose roots lean on the old ages. How important this application is known by everybody. Moreover, ikrar has more importance in the educational system which says “be careful on what you did and what you said”. In the research of ikrar, which is an example of a rituel belonging to the Traditional Bektashism centered to the commands of Balım Sultan, the steps of ikrar rituel are mentioned. Key Words: Alewi-Bektashi Belief System, Ikrar, Command.

GĠRĠġ: Bektaşiliğin temel ilke ve kurumları, XIII. yüzyılda, Hacı Bektaş Veli tarafından oluşturulmuştur. Hacı Bektaş Veli, Sulucakarahöyük‟te (bugünkü Hacıbektaş İlçesi) kurduğu dergâhında “Horasan Türk Tasavvuf Geleneği” temelli öğretisine göre öğrenciler yetiştirmiş ve yetiştirdiği bu öğrencileri vasıtasıyla Anadolu‟nun dört bir yanına dağılmış Türkmen gruplarına ulaşmıştır. Böylece söylemine kitlesel zemin oluşturmuştur. Hacı Bektaş Veli bu stratejisi ile düşüncesini, Anadolu Türk insanının sosyal ve kültürel dünyasına taşırken kendisi de tarihsel bir kişiliğe dönüşmüştür. XIII. yüzyıl sonrası, Hacı Bektaş Veli düşüncesi, yetkin ve karizmatik temsilcilerini kazanır. XVI. yüzyılda Balım Sultan, Hacı Bektaş Veli sonrası Bektaşi geleneğinin ikinci büyük “pir‟i” olur. Tarih boyunca Bektaşi çevrelerde “ Pir-i Sani” olarak anılan Balım Sultan, Bektaşilik kültürüne ait bir “Erkânname” hazırlayarak öğretiye ritüelik ve düşünsel yenilik ve düzenlemeler getirir. “Balım Sultan Erkânnamesi” ile Bektaşiliğe ait tüm uygulamalar, genel-geçer, mutlak bir özellik kazanır. Bektaşi kültürünün iç yapılanışı şeklinde de ifade edilebilecek Balım Sultan Erkânnamesi‟nin tanımlama ve anlamlandırma getirdiği unsurların başında, Bektaşi cem ayinleri gelir. Erkânname ile cem ayinlerinde gerçekleştirilecek ritüeller, seramoniler, dinsel pratikler, gülbenkler, tercümanlar ve meydanevi‟nin organize edilişi gibi konular bir metine bağlanmıştır. Bu uygulama ile Bektaşilik içerisinde oluşabilecek müstakil, öznel yönelişlerin önüne geçilmeye çalışılmıştır. Yazı, son dönem Bektaşiliğinin en önemli temsilcilerinden Bedri Noyan‟ın “Erkânname” adlı kitap çalışmasından alınan bir bölümdür. Bu çalışmada “ikrar” ritüeli çevresinde gelişen mitsel, ritsel ve kültsel oluşumlar anlatılmaktadır. Çalışma, Babagan Bektaşi koluna ait Balım Sultan Erkânnamesi temelli gelişen ikrar olgusunun pratik edilişi öncesi yapılan hazırlıkları ve pratik ediliş anı ile ilgili ilk detaylı metin olma özelliğini taşımaktadır. Bu bakımdan çalışma, konu ile ilgili bilim çevreleri için de önemli bir materyaldir.

*

Doç. Dr., Son dönem Bektaşi dedebabalarından. (Öl. 1997)

1

Şakir Keçeli, Bedri Noyan‟ın bu çalışmasını aralarında geçen özel sohbette; “ Bizleri, Bektaşiliği tüm dünya biliyor, fakat bir tek milletimiz yakından tanımıyor” şeklinde ifadelerden yola çıkarak hazırladığını ve yayınlama kararı verdiğini aktarmıştır. Bir kısmını yayınladığımız Bedri Noyan‟a ait bu kitap çalışması önümüzdeki dönemde Ardıç Yayınları tarafından yayınlanacaktır. ĠKRAR TÖRENĠNE HAZIRLIK Gusül Abdesti Üzerine Genel Açıklama İkrar günü veya bir önceki akşamdan talip (istekli), yol göstericisi ile birlikte ya da yalnız hamama gider ve gusl eder. Eşe dosta borcu varsa öder. Nasip alacak kişinin küs olduğu insanlar varsa, yol göstericisi, onlarla barıştırır. Talip, alışveriş yaptığı insanlarla, yol gösterici huzurunda helalleşır. Yukarıda guslden bahsettim. Fakr Yolu'nun guslü: “Dünyanın bütün gösterişinden (ve çekiciliğinden vaz) geçmek, riyasız (ikiyüzlülükten uzak) olmak, ham kuruntulardan, kaygı ve kuşkulardan (endişelerden); yani olmayacak düşüncelerden (ham hayallerden) vazgeçmektir” ġeriate göre gusül cünüp olmaktan kurtulmak amacı ile boy abdesti almaktır. Gusül cinsi ilişkiden sonra yapılması gereken eylemdir. Tasavvuf düşüncesine göre ise: “Hakk'tan bir an için bile olsa fâriğ (uzak) olmamak, bir an gaflette (aymazlık-sapkınlık) bulunmamak lazımdır” Hakk'tan bir an fâriğ olur ve bir an gaflette bulunursa cünüp olunur. O takdirde de boy abdesti almak gerektir. Der Beyan-ı Fütüvvet-i Ġmam Cafer adlı yazmada şöyle bir kayıt vardır: “Şeriatın guslü teni cenabetten arı kılmaktır. Tarikatın guslü; ihtiyarını (seçimini) pire tapşırmak, tecrit olmaktır. Ve hakikatın guslü tövbe-i batındır. Dünya altınını koya ve ahiret isteye. Ahiret içün tekke yapa. Hiç bir Müslüman onun elinden, dilinden, belinden incinmeye.” Bu sözlere katılan Fakir, bunlara şu yargıyı da eklemektedir: “Hiç bir Müslüman değil, hiç bir insan; hangi din ve ulustan olursa olsun hiçbir kimse; onun elinden, dilinden, belinden incinmeye... İşte gerçek gusül budur” “Şeriat murdarını su yur” diyen Muhyiddin Abdal sözlerine şöyle devam etmektedir: Tarikat guslü od ile Marifet guslü bad ile Hakikat guslü turabdır Bilen er oldu ad ile Esrarname isimli yazma yapıtta da şunlar söylenmiştir: “Âşıklar yolunda gusül oldur ki gönlünü Hak'tan gayrıdan yuya. Bu suret âleminden gönlünde eser kalmaya. Eğer gönlünde (hayırdan veya şerden- iyiden veya kötüden) bir nesne kalırsa o hakikat cünübüdür. Bu kirlilikle yüz bin yıl, başını secdeden kaldırmazsa Hazret'e (Hakk'a) makbul adam olamaz. Aşk abdesti oldur ki: İki cihan muhabbetinden ve fikrinden el ve yüz yuya; yani gönlünden dünya ve ahiret sevgisini yıkaya. Bu iki âlemden gönlüne nesne gelür ise abdesti bozulur, tekrar abdest çaresi aramalıdır. İki elini Hakk'tan başkasından ayıra. Sağ el batın, sol el zahir gibidir ve sağ ahiret ve sol dünya gibidir. Yani bunların fikrinden el bağlaya. Ve hakiki kıble ki müminin kalbidir. Yüzünü oraya döne. İman ki aşk-ı İlahî‟dir, ona uya. Yani Hakk'a (Hakikat‟a) yüz döndürüp öyle kala. Bu namazın makbul olduğunun alâmeti budur ki Hakk cemali ıyan ola. Aşk orucu odur ki Hak'tan gayrıdan oruç tuta. Yani Hakk'tan gayrıdan dil göz kulak ve fikrini kese.

2

Ve âşıkların haccı odur ki: Dünya muhabbetinden, hakkikat Mekke'si olan müminin kalbine döne (oraya müteveccih ola)... Âşıkların ahiri Hakk'tan gayrı olmamaktır. İman-ı Hakk'a visal bulmadır” 1

Gusül (Gusl) Tercümanı Gusül ya da gusl tercümanlarının 2 birkaç çeşidi vardır. Bunlar Arapçadır. Fakir burada birkaç örnek verecektir: “Bism-i Şah! Allah Allah! Tüm dünya işlerinden sıyrılarak, nefsimi temizlemek ve Tanrı'ya yaklaşmak amacıyla; yalvaçlar, ermişler (Abdallar ve Ebrarlar) ve onlara yakınlar yolunda olmak için, boy abdesti almaya niyet ettim. (Ya Muhammed Ya Ali! Ali'den daha üstün yiğit ve Zülfikar‟dan daha üstün kılıç yoktur. Muhammed'in güzelliği; Ali, İmâm Hasan, Hüseyn'in olgunluğuna, Tanrı'dan salât ve selâm olsun!...)” 3 Bu tercüman‟ın Arapça aslı şöyledir: “Bism-i Şâh, Allah Allah! Neveyt-ü en tağsel-e gaslen fekad an cemî'il iştigaal-id-dünya ve mâ teşebbeh-e an zâlik-e takarrüben illâllâh-ı taâla. Tarıyk-il enbiyâ-i v-el-evliyâ v-el-ebdâl-i v-el-ebrâr. Yâ Muhammed! Yâ Ali 'Lâ fetâ illâ Ali Lâ seyf-e illâ Zülfikaar. Ber cemâl-i Muhammed, kemâl-i İmâm Hasan ve Hüseyn, Şâh Alira bülend-e sâlavat” Bir başka tercüman da şöyledir: “Nefsimi tertemiz etmek; şeriat, tarikat ve gerçek kapılarını yabancı kirliliklerden arı kılmak için, dünya işlerinden kendimi çekmek ve Çalab'a yakın olmak için boy abdesti almaya niyet ettim” Bir başka tercüman da şöyledir: “Şâh'ın adıyla! Hakikat için temizliğe niyet ettim. İçimden (yüreğimden) Şeytan'ın kuruntusunu; hırs, hasislik (çekememezlik) ve yalancılığı; insanlara kızmayı ve düşmanlığı, Büyük Sevgili'ye (Çalab'a) ortak koşmayı ve de aç gözlülüğü yok et! Bedenime sağlık, ruhuma rahatlık ve ışık ver! Hesap gününde beni yarlıga Tanrım! Tanrı Uludur.” Yukarıya aldığımız üç tercümanın özeti şudur: Nefsimi yok etmek (masivadan arınmak), yoluna girmek için temizleniyorum. Nefsimi temizlemek, dünyanın alıkoyucu ve kirli işlerinden ırak tutmak, bu hâl il; şeriat, tarikat, marifet kapılarından girerek Hakikat‟a yani Tanrı'ya yaklaşmak kararını verdim. Amacım gelip geçmiş ermişlerin, yalvaçların ve ulu kişilerin yoluna girmektir. Ya Muhammed! Ya Ali! Denizlili Mehmet Küçüker Baba merhumun defterinde ise Türkçe olarak şöyle bir gusül tercümanı vardır: “Bism-i Şah, Allah Allah! Gusl eyleyüb bulduk safa Ehl-i beyt bize kıla vefa Çünkü hakkında geldi ayat Anın çün gusl eyledi Mustafa

1 Lâtîfî, Esrârnâme, Y: 23-24, Doç. Dr. Bedri Noyan Dedebaba Kütüphanesi, No: 3. 2 Tercüman: Bir işe başlanılmadan önce, çoğuncası Türkçe olarak söylenilen, şiir ya da düz yazı olarak düzenlenmiş kısa du‟âlardır. Tercümanlarda ayet veya hadis sözleri vardır. Tercümanlarda geçen ayet ve hadisler Arapçadır. Fakir bunların Türkçe olması gerektiği görüşündedir. 3 Tırnak içinde aktardığımız Türkçe Tercüman Dedebaba‟ya aittir ve Bir ileri Adım Sade Türkçe ile BektaĢi Törenleri adlı yayınlanmamış çalışmadan buraya aktarılmıştır. Bundan böyle, sözünü ettiğimiz çalışmadan buraya aktarmalar yapılacak ve dipnotlara ayraç içinde (İleri Adım) yazılacaktır. Ġleri Adım sözleri bu çalışma olarak anlaşılmalıdır. (Ş. Keçeli)

3

Hanedân-ı ehl-i beytten sa'âdet. post-nişîn Bâbâ-yı müşârü‟n-ileyh âşık-ı mezkûru(yolu sevdiğini söylediğimiz istekliyi) kabule şâyan buyurduğu takdîrde bî-kusûr olmak şartıyla bir adet kurban alınub ve sair me'kûlât ve meşrûbat ahzolunarak bir cum'a veya pazartesi ahşamı. On yedi Kemer-beste-i Ali ve Yirmi üç Yâran-ı Mustafa.. aman yâ Hasan-ül-müctebâ. Bedri Noyan Dedebaba Özel Kütüphanesi. Bu kitap.. erkâna uygun bir biçimde gusül abdesti aldırılır.Ber-cemâl-i Muhammed-Ali.. sonra meydana girilir ve tören devam eder. bundan sonra buhurdana ateş konulacağını. Dr. Şâh Ali râ bülend-e salâvat. aman yâ Fâtıma-tüz-Zehrâ. Fakirleri bu şekilde erkân yürütüldüğünü hiçbir yerde görmedim. Aman ya Muhammed Mustafa.. bize ahlak-ı hamide (iyi huy).. iyi ahlak ver! Ahlak-ı zemime (kötü huy)'mizi def eyle! On iki İmâm. tören günü talip(istekli)'in abdest alması zamanı değişik gösterilmiştir. mürşit(aydınlatıcı)'in rehber(yol gösterici)'e: “Haydi var imdi bu cana rehberlik et!” buyruğunu vereceğini. aman yâ Hüseyn-i şehîd-i fî dest-i Kerbelâ. Hanedan-ı Ehl-i beyt ve Pençe-i âl-i abâdan şefâat. eski bir yazmadan alınma BektaĢi Ġlmihâli adlı ufak bir kitapta. s. vessalât-ü vesselâm-ü alâ seyyidinâ Muhammed-in ve âlihi ve ashâbihî ecmâ'în.” Yine Şeref Baba defterinde 5 Yukarıya aktarılan “Niyet Tercümanı”ndan sonra şöyle bir yakarış vardır: “Ya nur-u nübüvvet Muhammed Mustafa. 53. Kemâl-i Hasan ve Kemâl-i Hüseyn. Tanrım. yol göstericisi (rehberi) tarafından. meydana girilmeden biraz önce yol gösterici talipe abdest aldırır.” 4 Şeref Küçüker Baba Erenler'in defterinde Gusülden Sonra Münâcaat başlığı ile şu tercüman vardır: “Bism-i Şah! Allah Allah! Afv-ı taksirat. mahv-i seyyiat.. Ve ya nur-u vilayet hazret-i Aliyyel-Murtaza… Ve ya Pençe-i âl-i aba ya Hanedan-ı Ehl-i beyt ve yâ On iki İmâm. Allahümme sall-i alâ seyyidina Muhammed-in ve alâ âl-i seyyidina Muhammed. Bedri Noyan Dedebaba Özel Kütüphanesi. def'-i beliyyat. Hakk'tan hacat. On dört Masûm-u pakan ve ya On yedi Kemer-bestegân ve Yâ yirmi üç yâran veyâ Şüheda-yı Kerbela. aman yâ Âli-yyel Murtzâ. Uygulamada ve erkâna göre.. 5 Adı Geçen Defter. ikrar töreni anlatılırken.. 29. Doç. Hanedan-ı Ehl-i beyt ve Pençe-i al-i aba.” 4 Denizlili ġeref Küçüker Baba Defteri. Allahümme sall-i alâ seyyidinâ Muhammed-in ve alâ âl-i seyyidinâ Muhammed. ardından çerağların uyarılacağını ileri sürdükten sonra. isteklinin önce meydana gireceğini. ġeyh Ali Rıza Efendi Tarafından 1231’de Armağan Edildiği DerviĢ Ali Tarafından Yazılan Erkânname.. Dr. Doç. Bundan sonra: “Talip havlu ile kurulanırken başından fahrini alıp mürşide vererek ondan tiğ-bendi alıyor ve böylece (sonradan anlatacağımız) rehberlik görevine devam ediyor” deniliyor. erenlerin tarıykına dâhil olmak(girmek) ve bir mürşid-i kâmil bulmak arzusunda ise evvel-i fukarâ-yı dervîşan ve gurabâ-yı muhibban ile düşmüş kalkmış ve defe'âtla safâ-yı muhabbet etmiş ve ahlâk-ı pesendîde ile me'lûf olmuş (iyi huylu) olub cümle karındaşların iltimâsiyle âşık-ı mûmâileyhi bir dergâha getirüb ol dergâhın post-nişîninden hayır ve himmet mütalebe (istemek) ve tarıyk-ı aliyyeye dehâlet eylemeyi sa'y ü gayretlerini beyan ederek. Biismike ve keremike takabel' Allah! Hü! destûr Allah eyvallah!” Necîb Asım Bey tarafından yayınlanan..... muhabbetullah ve marifetullahı apaçık idrak edelim... tarakki-i aşkullah.. istekliye. Yetmiş iki Şühdâ-yı dest-i Kerbelâ ervâh-ı rızâ-yı Hakk celle ve alâ ile yardımcımız ola! Bi-hurmet-il Fatiha. 6 Meydana girmeden kısa bir süre önce... Aman yâ Haticetü‟l-kübrâ. 6 Nuri Efendi Armağanı. s. Fakirde bulunan ve merhum yol evladım Kâmil Öztürk'ün eniştesi Nuri Efendi tarafından fakire armağan edilen çok güzel bir nesih ile yazılmış erkânname şöyle başlar: “Elhamdü lillâhi Rabbi‟l-âlemîn. rehberin de canı alıp dışarı çıkaracağını ve o zaman abdest aldıracağını iddia etmiştir... 4 . Bir âşık muhibb-i sâdık.Ammâ ba'de ma'lûm ola ki serçeşme-i evliyâ cedd-il-enbiyâ Hâcı Bektâş velîyyü‟l-Horasanî kuddis-e sırrahü‟l-âlî ve‟l-celî Efendimiz Hazretleri‟nin rişte-i irâdetlerine ittisâl-bend olan Rumeli'de meşhur Kutbü‟l-ârifîn Gavsü‟l-vâsılîn Sâdât-ı Nebiyyi‟l-mürselîn cenâb-ı Seyyid Ali Sultan sâhib-i erkân efendimizin seyr-ü sülûku ve kaaide-i âlîleri beyan olunur. On dört Masum-u pak. husul-ü muradat.

kahveci. Bedri Noyan Dedebaba Özel Kütüphanesi. Bazı eski yazmalar. Bu kurbanların şükrane kurbanı olduğu da açıklanmıştır. Bu ön koşulları taşıyan insan. Dergâhlara ölü giremez. bu hazırlık. yola giren istekli. Ama bu buyrukları şu sözler izlemektedir: “Bütün bunlar ashâb-ı kudret (ekonomik gücü yerinde olan kişiler) içindir. Bundan sonra kurban tığlanır ve aşevine verilir. Kurbanın koyun olması eskiden beri süregelen uygulamadır. Sofracı. Fakirin canlara öğüdü budur. Fakirde bulunan birçok yazma “Bunlar iyi değildir. Saki. mumlarını diker ve buhurdanlığı parlatır. Kızıldeli kurbanlarından da bahsedilmektedir. rehber ve diğer görevlilerin niyaz ve sair adlarla para ve armağan almaları Ģiddetle yasaktır. Aydınlatıcı. 5 . O kişi. 12. 8 Bu kaydın yanında Akyazılı. s. Dr. Ġbrikdar. s. Saki. Dergâhtan dıĢarı çiğ çıkmaz. Diri girer. isteklinin vermesi gereken niyazları (Alevîlikte Hakkullah'ı) (para veya hediye olarak verilmesi gereken eşya) da anlatmaktadır. Saydığımız bu on iki hizmeti sadece erkekler yaparlar. süpürür ve akşamüzerine doğru postları. Ne mürit aydınlatıcıya ne de aydınlatıcı müride yük olmamalıdır. bir kişinin nasib alabilmesi için sadık bir yol sevdalısı olması şarttır. dostlar ve arkadaşlar aracılığı ile yapılır. sonradan uydurulmuş. Dergâhın kurbancısı bunu aydınlatıcıya gösterir. kilerci gibi hizmetlilerle dergâhta bulunan dervişana verilmesi şarttır demektedir. Pervane. niyazların. Eğer ekonomik durumu buna elveriĢli değilse. Gözcü. törenin yapılmasından bir gün önce hazırlıklarını tamamlarlar. Meydancı. bir kurban hazırlaması ve ayrıca. katılmış yolsuzluklardır” demektedir. Çerağcı. Bedri Noyan Dedebaba Özel Kütüphanesi. onu inceler ve inceletir. Fakirde bulunan bir başka erkânnamede şöyle bir kayıt vardır: “Bir cana muhibb olmak ve ikrar vermek talep olunduğu hâlde tekkeye geldiği vakit evvela perşembe veya pazartesi günü sabahleyin kurbanını tığlayub meydancıya meydana car çekme (süpürme) ve çerağları uyandırmağa baba olan mürşit haber vere. sürahi ve bardakları yıkar.Fakirde bulunan 23 numaralı erkânnameye göre. piĢirilip dağıtılır. Bedri Noyan Dedebaba Özel Kütüphanesi. Eğer isteklinin ekonomik düzeyi bunların satın alınmasına elverişli değilse. Zakir. törenden sonra oturulacak muhabbet sofrasında yenilip içilecek şeyleri de tedarik etmesi ve gerekenlerin önceden pişirilmesi gerekir. ama bu Bektaşilikte olmayan ve sonradan kuraldışı (bidat) olarak yola ithal edilen bir uygulamadır. 9 23 Numaralı Erkânname. o da hayır duasını okur ve kurbancıya kurbanı tığlaması için ruhsat (izin) verir. Gül suyu ve bunu serpmeye yarayan “Gülabdan” hazır edilir. 7 Demek ki ikrar verecek nasiplinin. Doç. Salt bir kurban keser ve akĢam yemeğini üzerine alır. ama koç olmasında da bir sakınca yoktur. Orada kurban olur. orada piĢer. İkrar töreninde görevli olanlar şunlardır: MürĢid. Niyaz uygulamaları bir zamanlar yapılırmış. Yeterli insan olmadığı takdirde bir kişi birkaç görev birden yapabilir. Bu nedenle kasaptan satın alınan çiğ etle ayn-ül-cem’ yapılamaz. Aydınlatıcı. derviş ve muhiblerle tanışmalı ve onlarla muhabbet sofralarında bulunmalıdır. Dergâhlara dıĢarıda tığlanmıĢ kurban eti giremez. Dr. Kurban edilir. 8 Nuri Efendi Armağanı Yazma Erkânname. seccadeleri yerlerine sererler. 11. Tüm bunlardan sonra uygun bulursa tören için hazırlık yapılır. en ufak bir yükümlülük altına sokulamaz. Görevliler. meydancı. Çerağcı şamdanları siler. aşçı. Ayakçı. yol göstericiye. Rehber. ona yardım edilir. Çiğ girer. Doç. FerraĢ. Dr. yola girmek istiyorsa aydınlatıcı huzuruna çıkartılır. Ayakçı ve Meydancı erkân açılacak olan meydan odasını temizler. temizler. Doç. aydınlatıcıya. Bu yazmalar. 9 Görevlilerin Hazırlıkları Görülüyor ki aynü‟l-ceme bir hazırlık yapmak gerekir. Sonra saat on birde (eski alaturka saat 7 23 Numaralı Erkânname. Kalender (yoksul) olursa kudretine göre olur” BektaĢilikte hiçbir suretle.

en sonunda ortası yıkanır.. hizmet-i âl-i abâ. 28. ayette geçen sözlerin bir bölümüdür. Aliyyel Murtaza'nın Kanber'ine aittir.. Tören günü. Önce sağ omuza. hem de sapasağlam./ Diler değiştiririz. Kemâl-i İmâm Hasan ve İmâm Hüseyn Ali râ bülend-e salâvât!” 6 . Bak. yalvaçlar. 13 Tören boyunca her tercüman okunduktan sonra bu Ber-cemâl-i Muhammed diye başlayan bölüm okunur ve meydanda bulunan herkes salavât getirir. Ali. ber cemâl-i Muhammed.. ber cemâl-i Muhammed kemâl-i İmâm Hasan ve Hüseyn Şâh Ali râ bülend-e salavât. meydanda olan baba çerağını uyandıra. Dehr (İnsan) Suresi. Ve “İzâ şi‟na bedelnâ emsâlehüm tebdîlâ. Tercüman bitince: “Ber-cemâl-i Muhammed. Ali Râ bülend-e salâvat” der ve ardından salâvat getirir../ Diler değiştiririz. sonra sol omuza. üç kere burun. yani mesheder.. Yapılması gereken ilk iş rehberin Talipe Abdest Aldırtmak Yol gösterici (Rehber) ibrikle su dökmeden ya da musluğu açmadan önce ibrik tercümanını okur. suyu sol eline alır ve sağ kolunu dirseğinden başlayarak. 11 Bu tercümanın aslı şöyledir: “B-ism-i Şâh! Allah Allah! Neveyt-ü en tağsel-e gasl-en fekad an cemî‟il iştigâl-iddünya ve mâ teşebbeh-e an zâlik-e takarrüben illâllâh-ı ta‟âlâ Tariyk-il-enbiyâ-i v-el-evliyâ-i v-el-ebdâl-i v-elebrâr./ Ve onların yerine / Getiririz biz yine. Doç. Bu sözlerin Arapça aslı 161. iç ve dış yanlarını ayrı ayrı üç kez yıkar.. 10 345 Sayılı. Tanrı‟dan yüksek sesle salât ve selâm olsun” 14 Bu sözler 76 Dehr Suresi 28. Âl-i Aba'nın himmeti (üzerimizde olsun)! . 16 Bu abdestin alınması da Ģöyledir: Üç kere eller bileklere değin yıkanır. Yâ Muhammed! Yâ Ali! “Lâ fetâ İllâ Ali Lâ seyf-e illâ Zülfikar. yani suyu dirseğinden aşağıya doğru akıtarak.. Zülfikar‟dan üstün kılıç yoktur”11 Gusül Ģöyle olur: Ağız çalkalanır.. Tören o günün akşamı güneş battıktan sonra başlar.. benzerleriyle tamam. ayetinin sözleridir. Bunun tercümanını az önce yazmıştım.. daha sonra da baştan-aşağı tüm vücuda su dökülür ve vücut iyice temizlenir. nefsimi temizleme Tanrı‟ya yaklaşma. dipnotta verilmiştir (Ş.. Ali ile İmam Hasan ve Hüseyn'in olgunluğuna Çalab'dan salât ve selâm olsun” istekli ile birlikte Yol gösterici salâvat getirir. Bundan sonra ibriği sağ eline alır ve başını “kısas-ı Ģer”den dört parmağı ile mesheder. Kemâl-i İmam Hasan ve İmam Hüseyn.söylenmektedir.. benzerleri ile tamam. Yıkanmaya başlamadan önce niyet eder. Bedri Noyan Dedebaba Özel Kütüphanesi.” 12 76. Yazma Ġçinde Bulunan Erkânname. Ya Muhammed! Ya Ali! Ali‟den üstün yiğit. Akşam ezanı okundukta çerağcı. buruna su çekilir. Bundan sonra sağ elle üç kere ağız.. Eski saatte 11-12 arasında akşam ezanı okunur. İmam Hasan ve Hüseyn'in olgunluğuna Tanrı'dan salât ve selâm olsun!” 15 talibe abdest aldırtmasıdır. Kanber-i Ali-yyelMurtaza. Giysiyi ve çamaşırı giyme tercümanı şudur: “Bism-i şah! Allah Allah! 'Onları biz yarattık. Sakal varsa hilâllenir.) helvasını yaptırmalı. istekli temiz giysilerini giyer..” 16 Bu tercümanın aslı şöyledir: “Bism-i Şâh! Allah Allah! Haydar‟ın Râhına tenim oldu çâk! / Yüz sürüp dergâhına eyledim hâk / Pirimiz.... “Şah'ın adıyla! Allah Allah! Bu giysi yokluk evreninin süsüdür! Bu giysi Fakirlerin giysisidir. ermişler ve ona yakınlar yolunda olarak boy abdesti almaya niyet ettim. Ayetin aslı şöyledir: “Nahn-ü halaknâhüm ve şedednâ esrehüm ve izâ şi‟nâ beddelnâ emsâlehüm tebdîlâ” 13 Bu sözlerin Türkçesi şöyledir: “Muhammed‟in güzelliği. Ağız sağ elle burun sol elle üçer kez çalkalanır. Muhammed'in güzelliği. aynı şekilde sol kolunu yıkar. Onları biz yarattık. Niyet Şöyledir: “Şah‟ın adıyla Allah Allah! Tüm dünya işlerinden sıyrılarak. Bundan sonra istekli. Talip elbisesini giyince şu tercümanı okur. Ali ile İmam Hasan ve Hüseyn‟in olgunluğuna. Ciltli..” 10 Yol gösterici istekli (talip) olan canı önceden hamamda gusl ettirir. Dr. Daha sonra suyu sağ eline alır. Bak hem de sapa sağlam. üstâdımız Selman-ı Pâk. üç kere de yüzün önce sağı sonra solu. Keçeli) 15 Bu tercümanın aslı şöyledir: “B-ism-i Şâh Allah Allah! Alâmet-i Fahr-i Fenâ ve libâs-il-gedâ..” ber cemâl-i Muhammed. / Ve onların yerine / Getiririz biz yine” 12 Çoğunlukla bu tercümanın ikinci yarısı okunmakla yetinilir... Bu tercümanın sözleri şöyledir: “Şah'ın adıyla! Allah Allah! / Haydar'ın yolunda tenim oldu çâk / Yüz sürüp dergâhına eyledim pâk / Pirimiz üstâdımız Selman-ı pâk. 14 Muhammed'in güzelliği.

19 Tırnak içindeki sözlerin Türkçesi şöyledir: “. Bu ana değin şer-i kadim ve akl-ı müstakiym (eski kutsal gelenek ve dosdoğru akıl)in aksine hareketlerde bunudunsa.. 41. Akıl ve fikir başta gerektir. Yol gösterici şu uyarıyı yapacaktır: -Ey istekli! Küçük yaşından bu ana gelince değin.En sonunda sağ eliyle parmak aralarından topuğuna değin sağ ayağının üstünü ve sol eliyle de aynı şekilde sol ayağını mesheder. Bundan sonra buruna su verilir.”. insanı taşır. Keçeli). Bazı erkânnamelerde rehber bir de Ahzâb Suresi‟nin 33. 20 Altı Nolu Erkânname.İnnemâ yurdullâhe liyüzhibe ankümü‟r-ricae ehl-el-beyt-i ve yutahhireküm tathîrâ” 19 Abdest almağa başlarken yol gösterici bunları okur ve ondan sonra suyu dökmeğe başlar. s. 17‟de “a‟zanın en büyüğüdür” yazılmıştır. İstekli başını meshederken şu uyarı yapılır: “Ey istekli! Baş. Bu bölümün sözleri şöyledir: “. Gövde. 20 Sıra ağız temizlemeye gelmiştir. Yüz yıkanırken şu sözler söylenir: -Ey istekli! Ezel-i ezel (öncesizin de öncesizinden)den bu ana gelinceye dek yüz kızartıcı hâllerin (bi-hayalığın) tümünden uzak durmak. 12. İstekli ağzını yıkarken yol gösterici şunları söyler: -Ey istekli! Bu ana değin ağzından çıkan küfür ve hata gibi ne olduysa onların tümünden ağzını arındırmak ve bu tür eylemleri bir daha işlememek amacıyla ağzını temizliyorsun. “Kolunu sunduğun” 23 Dedebaba menhiyyât-ı ilahîye tamlamasını. Bu iş yüce Tanrı‟nın ilahî bir buyruğudur. yürümesi de / Durması da o yüce Tanrı‟nın adı ile / Tanrı Yarlıgayıcı / Tanrı bağışlayıcı” 17 Fakirde bulunan bir erkânnameye 18 göre bu abdeste niyet şu sözlerle başlar: “Bitahkiyki‟l-vuzû-i vusûlü‟s-serâ fakr-ün”. Dr. “Nuh dedi ki: “Gemiye binin. 17 Bu sözler 11. yüzü yıkamak yüce Tanrı‟nın buyruğudur. s. “Allah‟ın Farzıdır” 2 Nolu Erkânname. işlediğin suçların tümünden arınmak ve uzaklaşmak amacıyla başını meshedersin. yüce sünnetidir. 4‟te. 17‟de “Cenâb-ı Resûl-i Hakk‟ın farzıdır” sözleri geçmektedir. Buruna su verilirken yol gösterici şu uyarıyı yapar: -Ey istekli! Bezm-i elestten bu güne değin. ne kadar Tanrı dininin yasakladığı (menniyyat-ı ilahîye) eylemlerde bulunmuş isen tümünden arınmak amacıyla ellerini yıkıyorsun. s. Sıra yüzün yıkanmasına gelmiştir. Tanrı‟nın yasak ettikleri şeklinde Türkçeleştirmiştir..Ey Ev halkı! Hakk Çalab üzerinizden sizin / Her türlü kirliliği yok edep hepinizin / Tertemiz olmasını / İster o yüce Tanrı” (Ş. abdest almağa niyet ettim. ayetinin sözleridir. Baş ise bilip anlayıcıdır. Tanrı‟ya yaklaşmak için. 17‟de şu sözler geçer: “Allah‟ın Farzı (buyruğu) olur” 22 6 Nolu DerviĢ Kara Abdâl Erkânnamesi. Keçeli) 24 2 Nolu Salih Erkânnamesi. Bu temizlik de Muhammed Mustafa‟nın kutsal sünneti gereğidir. s. s. Ayetin aslı şöyledir: “Ve kaâlerkebû fiyhâ bismillâhî mecrâhâ ve mursâhâ inne rabbiy legafûrun rahiym” Bu tercümanın aslı 162 nolu dipnotta verilmiştir. 24 Makamı en yücedir. Ellerini yıkarken ona şu telkin (uyarı) yapılır: -Ey talip (istekli)! Yıkandığın ellerinle ta öncesiz (ezel)den bu ana gelinceye değin. Bu. 21 2 Nolu Salih Erkânnamesi. İstekli önce ellerini yıkar. (Ş. Ferit Develioğlu Menhiyyât sözcüğünü Tanrı dininin yasakladıkları şeklinde Türkçeleştirmektedir. 132‟de. kol salmış olduğun 22 menhiyyat-ı ilahîye (Tanrı dininin yasakladıkları) 23nin tümünden arınmak için kollarını yıkamak yüce Tanrı‟nın buyruğudur. s. Bedri Noyan Dedebaba Özel Kütüphanesi. yüce Tanrı Elçisi‟nin kutsal sünneti gereğidir. Doç. kokladığın iğrenç kokular(rayiha-i mekruh)ın tümünün def ve izale(yok edilme)si için buruna su vermek Muhammed Mustafa‟nın. Fakir Develioğlu‟na uymuştur... (Ş. 7 . organların en üstünüdür. Keçeli) 18 DerviĢ Kara Abdal Elyazısı ile YazılmıĢ Erkânname. 21 Sıra kolların yıkanmasına gelmiştir. Tercümanın baş ve sonları aynıdır. Hud Suresi. ayetinin son bölümünü okur. Abdeste Niyet Bedri Noyan Dedebaba İleri Adım adlı yapıtında şunları yazmıştır: Abdest alınırken Yol gösterici (Rehber) istekli yerine abdest niyetini şöyle yapar: “Şah‟ın adıyla Allah Allah! İki dünya isteklerinden sıyrılarak.

Fakat Akdağmadeni Bozhüyük köyünden Timur Doğan. ondan sonra kapıyı sırredip kendi postuna oturur. bu sözleri talibe karşı bundan sonra söylemeyecekleri için. nasip alma töreninde aydınlatıcının vereceği telkinden (uyarıdan) dönenlerin abdesti bozulur ve bir daha yinelenemez.(bu) sünnet ve farzdır. Bu erkânnamede namaz bittikten sonra rehber niyaz ederek meydan odasına girer ve postuna oturur diye de bir kayıt vardır. Yine aynı erkânnamede şu açıklama da yapılmaktadır: “Herkes girdikten sonra meydancı. “nahn-u kesemna”dan 26bu ana değin. Bir başka erkânnamede de. Abdest konusunda bir hadis-i Ģerif vardır. Bu nedenle çok kutsaldır. Cenâb-ı Hakk erenler abdestinde sabit-kadem eyleye. yanlış işler işleyerek ve Tanrı‟ya ortak koşarak işlenen kötülükler. 43. yol göstericisinin telkini ile bir daha bozulmamak kaydı ile alınmaktadır. 29 Bu namazın adına cenaze namazı denilmektedir. “Bizim abdestimiz alınmış” derler. 28 Bundan sonra da istekliye şu ihtarı yapar.İstekli ayakları meshederken Yol gösterici şöyle der: -Ey istekli! Öncesiz (ezel)den bu ana değin Tanrı isteğine aykırı mahall-i hata ve isyan (yanlış yol ve başkaldırmağa götürücü) yerlerde yürümüş isen 25 tümünden uzaklaşmak (müberra) amacıyla ayağını meshedersin. işlemiş olduğun şirk (Tanrı‟ya ortak koşma) ve hatadan ve çirkab-ı masivadan 27 silinip arınmak için. bu uyarıya yaşam boyunca uymak gerekir. eyvallah. (Ş. Hü Dost!” Aynı gün nasip almak isteyen birkaç istekli varsa. talibin abdesti aldırılıp havlu ile kurulanmasından sonra yol gösterici(rehber) imam olur ve orada hazır olanlar ile talibe iki rekât hacet namazı kıldırır diye yazmaktadır. bu bilinen uzuvlar ile edilmiş kusur ve isyan var ise onlardan buralarını temizlemek ve pak etmektir. Yol gösterici ve aydınlatıcı. Bedri Noyan Dedebaba Özel Kütüphanesi. yani talip temizlenme olanağından yoksun kalır anlamına gelen bir sözdür. Bu söz. Yoksa bir daha yaşamı boyunca abdest alınmayacak. yani talip ölmektedir. Anlaşılan Bozhüyük köylüleri önceden Babagan Bektaşiliği sürdürüyorlarmış. Esasen ikrar töreni sırasında aydınlatıcı tarafından bir hacet namazı kılınır. genç yaşlıdan önce abdest alır ve ona yaşlıdan önce nasip verilir. Aleviler ikrar vermeden önce boy abdesti almakla yetinirler. namaz kılınmayacak anlamına gelmez. Doç. “Sizden (yani inanmışlardan) bir kimse her zaman abdestli bulunmak niyeti ile abdest alırsa. İsteklinin önceki yaşamı sona ermekte. (istekliyi) bir eliyle sağ elinden ve öteki eliyle de yakasından tutarak meydana getirir ve aydınlatıcının elinden öptürür ve mihman postuna oturta. Allah. Keçeli) 27 Çirkâb-ı mârivâ: Hakikat (Tanrı)‟tan başka şeyleri severek. Bektaşiler sık sık. bir havlu uzatır. abdesti bozulmadıkça salâtta imiş gibi sevap kazanır” 31 der.29 Ama fakir böyle bir uygulama görmemiştir. Bu hadis. Bu nedenle bazı dergâhlar namaz kılmaktadır. abdest yaş sırasıyla büyükten küçüğe doğru yapılır. Bu sırası geldiğinde açıklanacaktır. Bektaşi‟nin yola girerken aldığı bu abdest. 30 23 Numaralı Erkânname. Bu abdest Hazretî İmam Caferü’s . Zuhruf Suresi 32 ayetinin sözleridir. Eğer talibin ana-babası muhib ise. Ahmet Cevdet Aşkî(Şimşir) Baba'nın el yazısı ile yazılmış erkânnamede. “Bizde müsahip cem‟ine katılmadan (ikrar vermeden) önce aynı erkân yürütülür” demiştir. “Ey Talip! Bu vuzu mahallerini gusül ve meshetmek keyfiyetinden murad. İşte o yüzden. Örnek olarak. yol göstericinin talibe abdest aldırmasından sonra iki rekât hacet namazı kıldırıp meydan odasında yerine oturttuğu şeklinde bir kayıt vardır. (Ş. bir genç bir yaşlı iki talipten genci muhip çocuğu ise. 30 Abdest alınırken söylenen sözler bir kez söylenir. abdest almada ona öncelik verilir. 25 Bazı erkânnamelerde: “Yerlere vardı isen” 26 Tırnak içindeki bu sözler. Keçeli) 28 Bu abdest Alevilikte yoktur.Sadık erkânıncadır. (bu havluyu kullanıyorsun) yüzünü sil. Havluyu verirken de şöyle der: -Ey istekli! Ervah-ı ezelden. Bu yüce Tanrı‟nın farzıdır(artık abdest bitmiştir). nasip aldıktan sonra. 31 Tırnak içinde aktarılan bu hadis-i şerif‟in Arapça aslı şöyledir: “İzâ teveddâ-e ahadeküm Fehü ve Fî salât-in mâlen yuhdis” 8 . Dr. Yol gösterici istekliye silinmesi için.” Sık sık yinelediğim gibi bu tür merasimler son zamanlarda yapılmaya başlanılmıştır.

başınızı sıvazlayın (mesh edin). Hemen bütün Kur'an yorumcuları salât sözcüğünü Türkçeye namaz olarak çevirirler./ İşte bu hâlim benim/ Müşriklerden değilim” 32 “Biz. İşte gerçek ibadet budur. Oysaki namaz sözcüğü Türkçe sözcük değildir. 9 . Ahzab Suresi 46. Bu ayetin içeriği ile 48. Bir aydınlatıcı. Ayetin aslı şöyledir: “İnnâ erselnak-e şâhid-en ve mübeşşir-en ve nezîrâ” 34 33. âyette şunları söylemiştir: “Salâta kalktığınız zaman yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın. Talip bu abdestten önce hamama giderek boy abdesti alır. bir kutsal öğretmen katına çıkarken de temiz olunur. Biz Peygamberimize ve onun soyuna salâvat okuyoruz.Bir “Hurufi levhası”nda bu konuda şunlar yazılmıştır: “Abdest alındığı vakit her bir azayı üç kerre gusletmek sünnetten olduğu budur ki: Üç kerre elini gusletmek ve ağzına. ikrar töreninden önce. 48. her olayı Kur'an'daki Arap harfine bağlamayı alışkanlık hâline getirdiklerini göstermektedir. Hz. “Büyük Sevgili” ile bir an ruhi bağlantı kurabilmektir. Onunla birlikte yirmi sekiz eder. En'âm Suresi 72. suçlardan korkutucu” 33 “Gidişi gözetleyen diye gönderdik hemen. Namazın Türkçede ve Türk halkı arasında tek anlamı vardır.. en büyük manevi huzurda. 32 6. ayaklarınızı iki topuğunuza dek yıkayınız. Muhammed'e ya da soyuna salât ve salâvat ediyorsa(namaz kılmıyor) övüyor demektir. hem muştucu/ Korkutucu gönderdik. yeri olamaz. Fetih Suresi 8.” Bu levhada kulaklar sayılmamıştır. çünkü salât bir ibadeti açıkladığı gibi.” Bektaşilik Kur'an'ın buyruğuna aynen uymuştur. Fakat salât ve salâvat sözcükleri salt namazı ifade etmez. (Bu sözlerle onlara namaz kılmayıp) o kutsal kişilere saygı ve bağlılığımızı bildiriyoruz. ayetinin sözleridir. zamanı. aynı şekilde abdest alır. Fakire göre. ayeti sözleridir. Hurufi levhasında yer alan bu sözler Hurufilerin. ayetlerinin okunmasından sonra abdest alınacağı kaydı vardır. burnuna üç kerre su vermek ve yüzüne ve sağ kol ve sol kola üç kerre ve bir kerre başına ve bir kerre ensesine ve iki ayaklarına üçer kerreden cem'an yirmi sekiz olur ve Âdem'in beyanındadır. / Işık saçan bir güneş olarak seni heman”34 Burdur-Yeşilova-Niyazlar (şimdiki adı Yaprakyazı) Dergâhı Erkânnamesi‟nde rehberin talibe abdest aldırması bölümünde şöyle bir tümce yer almıştır: “Erkân görecek talibe abdest verileceği zaman namus-ı ekbere(büyük namusa) el bastırılarak hakikatten inhiraf etmemek (gerçeklerden sapmamak üzere) tahlif (yemin ettirme) ve ahd-i misak ettirilir. yani. Yukarıya aldığım ayette geçen “Salât ve salâvat” sözcükleri üzerinde durmak istiyorum. yönü. Bunun sayısı. “salât ü selâm” olsun diyoruz. Yine bazı erkânnameler. Bu duruma göre abdest alınmadan önce söylenmesi gereken sözler şöyledir: “Varlığımı gökleri ve yeri Yaratan'a/ Çevirdim ben dosdoğru. 33. Ahzab Suresi 46. bu dine yeni girenlere de gusül yaptırılır ki burada da talibin guslü gerçek dine giriş nedeniyledir. Ahzab Suresi 46. En’am Suresi 79 ayeti‟nin aslı şöyledir: “İnni veceht-ü vechiye lillezi fatara-s-semâ vât-i vel-arz-a hanif-en ve mâ ene nin-el-müşrikine” 33 Tırnak içindeki bu sözler 48. / İğri yol sonucundan herkesi korkutucu./ Yolladık seni tanık diye.. çünkü hem talip ve hem de yol gösterici. / Gönderdik Hak izniyle öz yoluna çağıran. ayette geçen salât ve bu sözcüğün çoğulu olan salâvat sözcükleri ile bunlar anlatılmaktadır. Saygı duyduğunuz bir kişiyi ziyarete giderken temiz giyinip. bedensel temizlik yaparak gitmek gibi. yani Tanrı.. ayetinin içeriği birbirine çok benzemektedir. 6. çevirdim tam o yana. ikiyüzlülükten(riyadan) ve bütün bağımlılıklardan arınarak ve masivadan(Tanrı'dan başka her şeyden) sıyrılarak bir an için durmaktır. hem de muştucu. ayetinin aslı şöyledir: “Ve da‟iyen ilâllâh-i bi-iznihî ve sirâc-en münîrâ” 35 Tırnak içinde Namus-ı ekber tamlaması geçmektedir. Fetih Suresinin 8. Peygamber'e ve onun soyuna dua anlamına da gelir. yani bu sözcüklerle yalnız namaz kast edilmez. Namus-ı ekber sözleri ile Kur‟an-ı Kerim kastedilmiştir. İslam dininde. Fetih Suresi 8. seni bir tanıklık edici. Salât ve salâvat sözcükleri de Türkçe değildir. Hz. Cünüb iseniz temizleniniz ve ilâh .” 35 Abdest alma konusunda Kur'an-ı Kerim 5. Maide Sûresi 7. Eğer bu işi Tanrı yapıyorsa. Ġbadet. Çevirmenler Arapça sözcüğü Farsça bir sözcükle Türkçeye çevirmektedirler..

sonra sırasıyla canlar ve en sonra çerağa erkân üzre meydana girer” 38 2.114. 37 Mücerret Ali Rıza Baba Erenlere ait Erkânnamenin. İşte ol vakit baba hazretleri oldukları mahalden (yerden) kıyam (kalkar) hareketle cümleden evvel (herkesten önce) meydânun kapusuna varub eşiğe bir niyâz ederek içeriye duhul birle (içeri girmek suretiyle) dâra ve horasan postuna ve makâm-ı âlîlerine (kendi makamına) niyâz ettikten sonra ku'ûd buyurmalarını müte'akıb mevcûd bulunan canların cümlesi dahî alâ merâtibihim (derecelerine göre) birer birer ilerü gelüb. Gaygusuz Sultân postuna. Ondan sonra çerağcı. 39 36 2 Numaralı Salih Erkânnamesi. Nolu Mücerret Ali Rıza Baba’ya Ait Erkânname. yani abdest almanın bir de batıni anlamı vardır. 39 Bu uygulama Alevilikte yoktur. canların cümlesi sıra ile postlarına otururlar” 38 Nasip alacaklardan birisinin eşi orada ise. Seyyid Alî postuna. talip için anlatıldığı gibi. eşiğe. Ve cümlesi abdest alub meydân-ı erenler kapusunda emre muntazır (hazır) bulunduklarını meydancı can baba hazretlerine iş'âr eder (duyurur). dâra. ardından da bütün erkekler kıdem sırasıyla meydana girer ve postlarına otururlar. Abdest alma bu temizliğin simgeleştirilmesidir. yani kendi makamına niyaz ederek oturur” 37 2 Numaralı Salih Erkânnamesi. 19‟da bu konuda şunlar yazılmıştır: “Önce mürid. kûreye niyazdan sonra darda “cümleden cümleye” diyerek kendilerinden önce gelmiş olanlara da niyaz ederler ve sonra yerlerine otururlar.Temizlenme. mürşîd postuna. çerağ tahtına. gâib erenler postuna.Cem') Birinci Erkân Meydana GiriĢ Aydınlatıcı (baba efendi). meydân taşına. Erlerden sonra bacılar meydan odasına. nasip alacak canlar içeri girerler ve kapı yanında bir yere otururlar. kûreye. kıdem sıraları ile girerler ve sağlı-sollu olarak yerlerine otururlar. aĢk içinde ruhsal bağıntı (irtibat-ı ruhi) yapabilmektir. s. El yüz yıkamakla insan arınmaz.132. abdest alır ve meydana yalnız olarak girer. Eşiğe. sayfaları arasında ve 21 nolu erkânnamede şunlar yazılmıştır: “Müteehhil ikrarında bulunan bir tâlibin ayn-ülcem'inde icrâ buyurulacak (uygulanacak) Erkân-ı celîle-i tarikat-i âliyye-i Bektâşîyye beyan kılınur (Ulu Bektaşilik tarikatının yüce kurallarını açıklar) ve B-illâh-it-tevfik ve Hü-ve ni'mer-refîk (Bu kuralların doğruluğu anlattığına insanlık adına yemin ederim). Bunlardan sonra. İç. Bunlar. babaya. kûre makamına ve kendi makamına niyaz ile postuna oturur. Horasan postuna ve kendi makamına niyaz ederek oturur. Horasan postuna. İmdi ma'lûm ola ki (biline ki) vech-i mezkûr üzere bir can yetişeceği vakit (bir can tarikatın kurallarına uygun olarak yetişeceği zaman) mürşid bulunan baba hazretleri canibinden (tarafından) vuku' bulacak emr ve ihbâr üzerine meydancı olan can gündüzden meydân-ı erenlerin hidemât-ı lâzimesini görüb her şeyi hâzır ve âmâde bulunacağından (aydınlatıcının uyarısı ve buyruğu üzerine meydancı gündüzden meydan erenlerinin hizmet için gereksinim duyduğu gereklilikleri hazırlar) vakt-i gurub takarrüb eyledikte (akşam vakti gelince) canların meydân-ı erenlere girmek üzere hazırlanmalarını baba hazretleri emir buyururlar. 39‟da bu konuda şunlar yazılmıştır: “Mürşit önce eşiğe. 10 . s. Aksine Alevilikte karı-koca birlikte nasib alırlar. s. meydân-ı erenlere (yani dara) Horasan postuna. meydana girmeden önce ġeriat-ı Muhammdiye-i Caferiyye üzere. 36 Babadan sonra yol gösterici(rehber) meydan odasına girerek eĢiğe. ruh temizliği yapılmalıdır. Asıl olan bu iç ve ruh temizliğidir. Ol vakte kadar ezân-ı gurub zamanı gelir. yine dâra niyâz edüb. baba postuna. 113 . Doç. Ġbadetten asıl olan. çerâğa. her Ģeyden vaz geçerek riyasız olarak huzurda durmak ve saygı. babaya. ĠKRAR TÖRENĠ (Aynü’l. Gönül temizlenmeli. Horasan postuna. sonra Horasan postuna. Bedri Noyan Dedebaba Özel Kütüphanesi. çerağ tahtına. dara. eşiğe. Dr. ama bundan sonraki ayn-ül-cemlere birlikte katılırlar. yatıp kalkmaktan çok. tören boyunca meydana alınmaz. 113.

s. Dr. 40 41 11 .‟ tercümânını okur. Tanrı'dan salât ve selâm olsun” Başta aydınlatıcı olmak üzere orada bulunanlar salâvat getirirler. bu buyruğun Çerağcıya verileceği açıklanmıştır. Alî. Bedri Noyan Dedebaba Özel Kütüphanesi 42 Erkân Adlı Yazma Defter. Doç. 2 Nolu Salih Erkânnamesi. Yol gösterici buhurdanlığı aldığı yere koyar ve çerağ tahtı önünde bulunan gülabdanı alır. Bundan sonra şu tercümanı okur: “Muhammed'in güzelliği. sonra sırasıyla canlara gül suyu serper. yani “Ber-cemâl-i Muhammed” dedikçe. İmâm Hasan ve Hüseyn‟in olgunluğuna. Tören boyunca yol gösterici ve öteki görevliler sürekli olarak salâvat getirdikçe. tören boyunca. meydan ortasında boyun kesip çerağ tahtı önünde (bazı erkânnamelerde. Kemâ salleyt-e alâ İbrahem-e âl-i İbrahim”. Bundan sonra meydanın ortasına gelerek şu tercümanı okur: “Şâh'ın adıyla Allah Allah! Muhammed'in güzelliği. salâvatın bitiminde.” diyüb kalkar. dışarıdan içeriye girmek ya da içeriden dışarıya çıkmak yasaktır. peymançede durur.Buhur Yakma ve Gül Suyu Serpme Herkes yerini alınca aydınlatıcı(mürşid).. s. Meydan ortasına çekilerek 43 Eğer Meydancı yoksa girişi Rehber (Yolgösterici) düzenler.” 41 Ġkinci Erkân . s. Yüzü posta dönük olarak: 'Es-selâm-ü aleyküm şerîat erenleri' der ve yine kendisi (bu selâma şöyle yanıt verir): 'Ve aleyküm-üs-selâm-ü ve rahmatullâh-ü ve berekkâtüh' Sonra sağa doğru başını çevirir ve 'Es-selâm-ü aleykum tarikat erenleri' sonra sola başını çevirir ve „Es-selâm-ü aleyküm marifet kâmilleri‟ der ve bunları yine kendisi cevaplandırır. dâra. kemâl-i İmâm Hasan ve Hüseyn Alî râ bülend-e salâvât” Not: Ahmet Cevdet Aşkî (Şimşir) Baba‟ya ait erkânname bu tercümanı şöyle yazmaktadır: “Ber cemâl-i Muhammed. Not 2: Sadık Baba erenler armağanı 1239 hicride yasılmış bir cönk (Y:80/-b)de: “Bercemâl-izât-i pâk-i âl-i abâ râ salâvat”.Bundan sonra sırtını posta ve yüzünü meydâna çevirerek: 'Esselâm-ü aleyküm hakikat şâhları ve âgâhları…' diye selâm verüb yine kendisi cevaplandırır. İmâm Hasan ve Hüseyn'in olgunluğuna Tanrı'dan salât ve selâm olsun” 42 Bu tercümanın Osmanlıca aslı şöyledir: “ Ber. O da “Eyvallâh Şah'ım!. 33 Numaralı Sabahaddin Noyan Baba Armağanı Erkânname. meydan taşı üzerinde) hazır bulunan buhurdanlığı niyaz ile alır ve kûre makamına gidip oradan ateş alarak buhurdanlığa koyar. Meydan odasının dışarıya açılan pencereleri varsa onlar da sıkıca örtülür ve dışarıdan içerisi görülmeyecek hâle getirilir.. aydınlatıcı ve canlar buna bu şekilde yanıt verirler. yolgöstericiye “Kalk”diye işaret eder ve (rehber) buhurdanlığı yakmasını buyurur. son olarak girişi düzenleyen meydancı içeriye girer ve kapıyı içeriden kapatır. Bektaşi İlmihâli. Bundan sonra. 19‟da. horasan postuna niyâz eder ve „Ci'nâ bi -bâb-il Hakk-. Alî. Meydan ortasında boyun keser.Herkes meydan odasına girip yerlerini aldıktan sonra. Aydınlatıcı ve hazır olanlar bu tercümana şu şekilde yanıt verirler: “Muhammed ile onun soy sopuna bütün / Salât ile Tanrım! Onları yücelt bu gün /Nasıl İbrahim ile soyuna eyledinse/ Şimdi de Muhammed'e salât et Tanrım yine/ Öğülmüş sensin yalnız / Ünlü yüce Rabbimiz!” Bu tercümanın Osmanlıca aslı şöyledir: “ Allâhhümme sall-i alâ Seyyidinâ Muhammed-in ve alâ âl-i Muhammed. 43 Bazı Erkânamelerde Meydan Taşındaki sözü geçer. Postuna varır.‟ tercümânını ve 'Es-selâm-ü aleyküm yâ ehl-elbeyt-in-nübüvveti.. kemâl-i İmâm Hasan ve İmâm Hüseyn Şâh-ı şehîdân… râ salâvat”. 82‟de kalk sözünün meydancıya söyleneceği yazılmıştır. Rehber (Yol gösterici) önce babaya.cemâl-i Muhammed. 40 33 numaralı erkânnamede aydınlatıcının (mürşidin) meydana girişi farklı anlatılmıştır: “Mürşid eşiğe. Horasan çerâğını ve kûre makâmı çerâğını uyarır.. 12‟de Meydancı Baba‟ya söyleneceği bildirilmiştir..

bu erkânın yapılışından sonra “Mürşit bir Fatiha ile üç kez İhlas Sûresi okur.” 45 Aydınlatıcı (mürşid) bu sözleri “Aşk olsun” diye yanıtlar. sayfasında: “Bu yol güçtür” sözlerinin yanında “Demirden yaydır. Öyleyse „Hakikatta‟ evvel (önce). darda durarak sıralanırlar. Mertebeler ise Suretler ve sıfatlardan olur. Demirden leblebidir. Hakk bilüb. Bu yol güçtür 49 melâmet yoludur. gâib ayn-ül-cem' erenlerinin gül çemâllerine aşk olsun!. gizlilikte olan gücünü açığa çıkararak. bundan sonra da nad-ı Ali duası okuyarak erkânı bitirir. Zaman ve mekân ondan ise de o zaman ve mekândan değildir. Batın. s. (Dr. hâzır.Evvel. Bedri Noyan) Kur‟ân-ı Kerim 57.(iki dizi üzerine gelerek) kendisi de gül suyu alır. Hadid Suresi 3. Şöyle ki: Batın bir safa nurudur. „Surette‟ ahir (sonsuz)dir. Mürşit bunları yüksek sesle. salâvat yinelenmiştir. Keçeli). Pîrimiz Hazreti Hünkâr Hacı Bektâş Velî efendimizin erkân-ı aliyyelerine (yüce kurallarının buyruğuna) girmek istiyorsunuz. Batın bir “ahadiyet” mertebesidir. zâhir. Hakikat-ı Muhammediyye. eskilerin “birinci ta‟ayyün” dedikleri meydana geldi ki buna: Âlem-i Ceberût. kıldan ince kılıçtan keskindir. Arapça bir dua ve bir salâvatname okur.. Rengi. 3 Nolu Mehmet Ali Dedebaba’nın El Yazıları ile Yazılan Erkâname‟de. niyaz ederek meydan taşına koyar. Vasfedilmeyince (nitelenmeyince) bilinmez. Necib Asım Bey. Salih ve Kara Abdal Erkânamelerinde nihayet Erkân adlı yazmanın 84. Bu sözcükler Hakikat-ı insaniye (insanın ve insanın Hakikatı) demektir. ayeti “Hüvel‟ evvelü vel‟âhirü vezzâhirü vel bâtına” sözleri ile başlar. Serpme bittiğinde aynı merasim tekrar edilmiştir. Ondan sonra diğer ta‟ayyünler meydana geliyor. Nasip alacak canlar ayağa kalkar ve mürşidin huzurunda. isim ve resmden soyutlanmıştır. Siz Muhammed-Alî ve On iki İmâm efendilerimizin katârına katılub.. Buna göre “Ahadiyyet Mertebesi” Suretler ve sıfatlardan soyut olmakla görünen bir emr-i i‟tibâri‟dir.. gül suyu serpilmeden önce okunmuştur. Fakirin gördüğü ayn-ül-cemlerde ise tercüman. 12 .. Surete oranla (nazaran)ahirdir. İşte bu ta‟ayyünlerin öncesi Hakikat-ı insâniyye olmaktadır. 12. sayfasında “Girenin malı dönenin canı” sözleri yer almıştır. Bu tercüman biter bitmez aydınlatıcı ve canlar salâvat getirirler. 47 Üçüncü Erkân. niteliği ve sonu yoktur. âlemin yaratılmasından öncedir. s. canlar da içlerinden okur” demektedir. Erenler! 48 Canlar!. kalkınız canlar” der. Aydınlatıcının Ġstekliyi Sorgulaması (Üçüncü Erkân: MürĢidin Talibe Sorması) Yol gösterici gül suyunu serpip yerine oturunca aydınlatıcı (mürşit) istekliye (talibe ya da taliplere): “Akşamlar aşk olsun. Canlar her yinelemede salâvat getirmişlerdir. ahir. BektaĢi Ġlm-i Hâl-i. (Bu nedenle de) tüm sıfatlardan. batın” sözcükleri geçmektedir. Ayrıca canlara her serpmede. Suretlerden. vücuduyla zahirdir. Vücûd bulmak için tenezzül ediyor ve vücuda gelip zahir oluyor. 4 Nolu Kara Abdal Erkânamesi. Hakk görüb geldiniz. Erenler buyurmuşlar: Gelme! Gelme! Dönme! Dönme! Gelenin malı. Burada ve birçok Erkânamelerde “evvel. 50 Ateşten 44 45 46 48 49 50 Tırnak içindeki sözlerin aslı şudur: “Allâhümme sall-i alâ Seyyidinâ Muhammed-in ve alâ âl-i Seyyidinâ Muhammed” Salih Erkânnamesi‟de “dâr‟a çekilerek” denilir. her şeyi hakkı ile bilir. Gözün görmeyeceği bir gizli giz (sırr)dir. Bundan sonra ayağa kalkarak yine aynı tercümanı okur. sayfasında ve Salih Erkânamesinin 39. 7‟de “güçtür” yerine “Belâlıdır” sözü geçmektedir. 46 Bir başka erkânnamede ise serpmeden önce okunacağı yazılmıştır. 44 Bundan sonra rehber gülabdanı. âhir. Ayetin tamamı şöyledir: “Hüvel‟evvelü vel‟âhirü vezzâhirü velbâtın ve hüve külli Şey‟in aliym” Ayetin Türkçesi şöyledir: “O (Tanrı) öncesizdir. Âdem-i hakiki denirdi. bâtın. lâkin Suretler ve sıfatların da kaynağıdır. Alelade Ayn-ül-cemlerde buhur yakılmak istenmez. Aydınlatıcı onlara şu ahitnameyi (söz vermeyi) bildirir: “Ey cânlar. İnsan. Erkân adlı yazmanın 84. Yol gösterici niyaz ederek yerine oturur. Ruhuyla batın. Ateşten gömlektir. O. Salih Erkânamesi‟nde “Bakınız ayol”. 47 Necib Asım. Bir tane oluş aşamasıdır. Bundan sonra dara çekilerek şu tercümanı okur: “B-ism-i Şâh Allâh Allâh!. Başka bir söylemle de Hakikat-ı insaniyye gönüldür. zahir. zahir (aşikâr)dir ve gizlidir. işareti.” (Ş. sondur.. bu yere (mahalle) neden ve nasıl bilüb geldiniz? Hakk işidüb. İşte bu yüzden evvel – ahir / zahir-batın (sözleri ile) hakikat-ı insaniyye anlatılmaktadır.. dönenin canı” sözleri yazılmıştır.

İkrârınıza şimdi şâhid oldukları gibi. erenler yolunda cebir (zorlama) yoktur. o hayrı işlemiş gibi sevap kazanır. razıyız” diye yanıt verir ve dara niyaz ederler. yolunuzdan dönerseniz Rûz-ı Mahşer'de (Mahşer gününde) de şâhit olacaklardır. postlarına niyaz ederler.]” 55 Şemsi Baba Evlâdı Deraliyeli Hafız İsmail Hakkı Mühürlü. Bir erkânnameye göre Mürşit talibleri kaldırır. bir zorlama bulunup bulunmadığını sorar. yani. “Allah eyvallah” diyerek. asığ olarak da kullanılır. 'Gelme. Ayrı iğri. Son pişmanlık fayda vermez. Hakk yoluna kurbân olmağa gelirsiniz. Mürşid ayn-ül- H. 52 Hakerenlerin vermiş olduğu pend ve nasihatlarla (öğüt ve uyarı) amel ve hareket edecek misiniz? Bu canlar tümden ehl-i ikrar ve el-etek sahibidirler. geri dönersiniz. yolda hayırlı bir iş olarak kabul edilir. nasip alacak birden fazla ise kişiler. Bektaşi Ġlm-ü hâli. Erk. On iki İmam. 25 Nolu Erkâname. 13‟de: “Son pişmanlık as etmez” şeklinde yazılıdır. s. Bu sözcükler fayda demektir.. hatalı olarak. s. aslı. Kefil olacak can kalkub. yararlı (hayırlı) işe. Aksine tören sırasında. Hazret-i Pir Hacı Bektaş Veli ilerleyiş yolunda aşk ile söz verişinizde sadık olacak mısınız?” 54 Bu ayetin aslı şöyledir: “Lâ ikrâh-e fiy-d-dîn-i kad tebeyyen-er-rüşd-ü min-el-gayy-i [Femen yekfür bittâguû-ti ve yü‟min billâk fekadistemseke bil‟urvetilvüs kaâ lenfisâme lehâ vallahü şemiy‟ün‟aliym. ayetinde şunlar buyurulmuştur: “Dinde zorlama yoktur. Mürşid ayn-ül-cem‟ erenlerine: „Kefilin kefaleti geçerli midir?‟ diye sorar. Taliblerin Sorgusu Konusunda Farklı Açıklamalar 2. dönenin canı. On iki İmâm hedâ efendilerimizin ictihâd-ı celîleleri (yüksek görüşleri) ve Pîrimiz Hacı Bektâş Velî efendimizin seyr-i sülûk-i seniyyeleri mucibince (gereğince).” 54 Bektaşilik bu buyruğa uygun davranır. “Allah eyvallah. Bunlarda yetmez talibin yola girmesi için. birden fazla varsa taliplere hitaben: “Haydi. gelme!. s. nasip alacak cana kefil olacak kişi. Bu nedenle. Bakara Sûresi 256. Bu hususu iyi düşündünüz mü? Ne dersiniz?” Tâlibler. Mürşit talibe. Meydanda bulunanlar “Allah eyvallah!” diyerek. Bu nedenle yola girme konusunda hiç kimseyi zorlamaz. Canlar da niyaz ederler ve muteber (geçerli) olduğunu gösteririler” sözleri yazılmıştır.gömlektir. Hiçbir engel ve zorlama bulunmasa bile. 14‟de: “Mürşid talipleri kaldırıp soruşturmadan sonra yerlerine oturtur ve onlardan kefil sorar. dönme! Gülenin başı” şeklinde yazılmıştır. As: Türkçede. 52 Necib Asım. Erenler buyurmuşlar. Dönme.B. Eğer görüp işittiğinizi Hak diye kabul ederseniz. bir soruşturma yaptıktan sonra yerine oturtur ve onlardan bir kefil sorar. “Gülme gülme! Dönme.. Mürşid “Rızâ-yı Hakk'tan ve erkân-ı tarîktan ve pend-i mürşid ve rehberden kıl kadar ayrulmayub. Sen de bu gidişten uzak ol / Kötülüğe sapmayan. yerinize oturun.Gelenin malı. 57‟de bu ibare. ikrar vereceklere. kefil istenir. Tanrı isteğinden ayrılmayarak. talibe düşünüp karar vermesi için bir süre verir. buna inan/ Tanrı'dır işitici/ Ve hem O'dur bilici. Tanrısı‟na inanan/ Sağlam kopmayan kulpa yapışır. 51 13 . dönme!. yerlerinde niyaz ederek kabul ettiklerini bildirirler. 51” Aydınlatıcı devamla: “Lâkin sizi biri teşvik etmiş veya zorlamıştır. 53 Dedebaba İleri Adım adlı çalışmasında bu bölümü şu şekilde Türkçeleştirmiştir: “Canlar. Kefil olacak can kalkıp dara niyaz eder.. doğru yol / Tâgut kötü yol. yola girecek kimseyi iyi olarak tanıyanın ona kefil olması. Ve eğer vicdânınız râzı olmazsa. hayra aracılık eden (delalet eden) kişi. Aydınlatıcı aynül-cem erenlerine hitaben: “Erenler! Bu can (veya canlar) için bir diyeceğiniz var mı? Onları kardeş olarak kabul ediyor musunuz?” der.55 Bektaşilikte bir söz vardır: “Delil-elhayr-i ke-fâ'ilihî”. Talip ya da talipler niyaz ederek yerlerine otururlar. erenler! Bir müddet daha düşünmeniz için size mühlet (süre) veriliyor” der. tarîk-ı müstakıym-i şerî'at ve usûl-ı kadîm-i tarîkate kemâl-i temessük ve tevessül birle sülûkünüzde aşk ve ikrarınızda sâdık olacak mısınız? Teklifat ve tenbîhâttımızı kabul edecek misiniz? Verdiğimiz nasihât ve telkinimizi hakkıyla edâ ve îfâda kusûr etmeyeceğinize kefîliniz var mı?” 53 Bu soru üzerine. Bu Erkâname Pir Evi mühürüyle mühürlüdür. dâr‟a niyaz eder. Tarih Boyunca Alevilik.

belki sizi biri teşvik etmiştir ve size bir sa'at mıkdarı müsa'ade ediyorlar. Canlar da niyaz ederler ve mu'teber olduğunu gösterirler. zîrâ bu söz biraz ağırcadır. Ve tâlib küll-ü evvel-e mukabele eder. Ba'dehû.' Ve tâlib dahi yine. hazret-i mürşid tâlibin kaanûn-u erenler üzre meydân-ı erenlere getirilmesini emir buyururlar. Ve bu husus için ne tefekkür edersin (düşünürsün) deyü buyururlar. bu mahalle ne deyüb ve nasıl bilüb geldin?‟ Buyurmaları üzerine. Hakk bilub. zîrâ melâmet yoludur. Aktardığım bölüm. Ve müşâr-ün-ileyh: 'Ey tâlib! Âl-i Muhammed'in yolunda bulunmak istiyorsun. Hakk'a geldim. Ve timurdan (demirden) yaydır çekilmez ve kıldan köprüdür geçilmez ve son peşîmânlık ise fâide vermez ' deyüb nush ve pendden (öğüt ve uyarıdan) sonra.ileyh (yani Baba hazretleri): 'Niçun geldin ve matlûb ve maksûdun (amaç ve istemin) nedir?‟ deyu buyururlar. Ol can dahî gidüb. dönenin canı . Eğer bu gördüğünüz ve işittiğinizi hak deyü kabul eder isen Hakk yoluna kurbân olmağa gelürsün ve eğer vicdânın dahî kabul etmez ise erenler yolunda cebir yoktur. Ve 56 57 25 Nolu Erkâname.cem' erenlerine. Yine müşâr-ün-ileyh hazretleri. 'Hak yoluna kurbân olmaklık için bu meydân-ı erenlere geldim' deyü cevab eder. Hakk görüb. ammâ bu bizim yolumuz güçtür. erkândaki ufak – tefek farkları göstermektedir. sâkinân-ı ayn-ül-cem' (cem'de bulunanlara) erenlerine hitâben: 'Bu tâlibe bir diyeceğiniz var mı? Ve kardaşlığa kabul eder misiniz?' deyü sual buyururlar. Ol vakit müşâr-ün-ileyh. kefîle hitâben. Gelenin malı. ol tâlibi Meydân-ı erenlerden çıkarub geldiği odaya bırağur.56 Fakirde bulunan bir başka erkânnamede yer alan taliplerin sorgusuna ilişkin bölümü buraya almakta yarar görüyorum: 57 “Baba hazretleri tâlibe imâle-i nigâh-ı âtıfet (nazik bir söylemle) ve teveccüh-ü hitâb-ı mürüvvetle (sıcak bir yaklaşımla): „Ey can. ol vakit tâlib. 'Rızâ-yı Hakk'tan ve erkân-ı tarikattan ve pend-i mürşid ve rehberden ser-i mû (kıl ucu kadar)ayrulmayub eimme-i isnâ .Dönme dönme. deyü cevab vermesi üzerine. 'Ey Tâlib! Erenler yolu budur. Fakir bu farklardan daha çok erkânamenin (ağdalı) diline dikkat çekmek istemektedir.aşer (On iki İmâm) efendilerimizin ictihâd-ı celîleleri ve Hazret-i Pîr-i dest-gir efendimizin seyr-u sülûk-i seniyyeleri mucibince tarîk-i müstakıymı şer'i ve minhâc-ı kadîm-i tarikata kemâl-i temessük ve tevessül birle sülûkünde âşık ve ikrarında sadık olacak mısın? Ve teklîfât u tenbîhâtımızı kabul edecek misin? Ve nazarımda fakîri mürşidliğe müstehakk görür müsün? ' deyü buyurur.deyu buyurmuşlmardır Ey tâlib.Gelme gelme .Yine sen re'yine de müsttakîmsin (bağımsızsın). ol tâlibi meydân-ı erenlere getürüb mihmân postu'na ik'âd (kutsal yere oturtma) Ba'dehû cenâb-ı mürşid buyururlar ki: 'Ey tâlib! Çün ki erenler: . Hâzır yol yakın iken bir daha güzelce vicdânında dahi muhâkeme ve mütala'a etmek üzere yine geldiğiniz odaya gidin. 'Eyvallâh' deyüb bir niyâz edüb: 'Erenler yoluna kurbân olmak için buraya geldim ve bu sözden gerüye dönmem.. Doğru geldiğin gibi gerüye avdet (geriye dönme) edersiniz' deyü buyururlar. 'Erkân-ı cenâb-ı erenler üzre şu cana kefîl-i mutlak olduğuna sâkinân-ı ayn-ül-cem' şahit olsunlar mı?' deyü buyururlar. Ve yine müşâr-ün-ileyh: 'İcrâ kılınacak nasih ve tenbîhâtı hakkıyle edâ ve îfâda da kusur etmiyeceğine kefîlin var mı?' deyu buyurmalarına cevab olarak tâlibe kefîl olacak cân yalnız: 'Eyvallâh' deyüb oturduğu yerde niyâz etmekle kefâletini ikrar eyler..‟ mekaaliyle i'ta-yı cevâb eder ve müşâr-ün.Ve sâkinân ayn-ül-cem' olan canların cümlesi birden niyâz ederler. 14 . Ve müşâr-ün-ileyh hazretleri. Tâlib dahi: 'Hakk içun Âl-i Muhammed yoluna kurban olmağa geldim' deyu cevab verir. tâlib dahi 'Hakk işudub. Ve cenâb-ı mürşid (yüce aydınlatıcı) cânın birine emredüb. “Kefîlin kefâleti mu'teber midir?” diye sorar. âşık-ı sâdık (yola bağımlı ve sevdalı) ise. ol cân gelüb Cenâb-ı mürşide ihbâr eder.. Bir sa'atten sonra yine ol can gidüb tâlibe su'al eder (sorar).

çerâğcı bulunan zâta hitâben. İşbu tezkiye ve tahkikattan (araştırma ve değerlendirmeden) sonra baba hazretleri istiğfâr ve sâlâvat (tövbe eder ve Hz. İşte o yüzden de.icâzet-i şerîfe bir dervîş-i derd-mendi makâm-ı irşâda (aydınlatma makamına) ıs‟âd ve vâsıl eyledikte. Hakikat‟a kavuşulan sabaha erer. boyunda ve yüz yapraklı olup 1231 H. Bu cönk. Dr. (1815 M. Ehl-i irfâna pend (Bektaşilere öğüt) ve gûşuna (kulağına) mengûş (küpe) olmağ bâbında tastîr olundu. Fakîr‟de bulunan sığır dili bir cönkte60 şunlar yazılıdır: “Uyûn-ul.. Turgutlu Dergâh-ı şerifi Post-nişîni Mücerred Ali Rıza Baba‟nın. Bedri Noyan Dedebaba Özel Kütüphanesi.. İbdia-i esnâ-i merâsimde (ilk törende) mürşid yediyle (aydınlatıcı eli ile) Horasan makâmına naklonulur. uş bu nükdeyi fehm-ü idrak kılmamışlardır.merkum dahî küll-ü evvele mukabele eder. Ve amma hilâfına (aksine) amel eyleyenler. ana ol ocak şu‟lesinden (ona o ocağın ateşinden) bir çerağ uyarub getirdiği şu‟leyi irfân timsal ve remzi rumuzu (simgesi) olmağla sayir çümle zeyâya (ışığa) ve tekâya-yı şerîfelerde uş bu Horasan çerâğından âlem-i imkân ziyâ-yı irfâna gark olur misüllû zerre ahzıyle Meydân-ı Hudâ ve erenler ruşen kılınır (Tanrı meydanı ve erenler aydınlanır). gönüllerde tutuşturduğu. Ol Çerâğ-ı Pîr. 21.hidâye müellifi (yazarı) Resmolu Dervîş Ali Resmî-el. ahlâk ve erdeme uymayan. Fî sene 1232 Gurre-i Recep” 1231 Tarihli Cönk.Girîdî cenablarından ismâ olundu ki: Dergâh-ı âlî-i Hazret-i Pîr efendimizde çerağ uyarma merasiminde.115. şu canın çerâğını uyandır' deyü emir buyurmaları üzerine .. gerçek irfan meclisine ışık veren ya da bu meclisten irfan alan kişi. Nolu Erkâname. evrene ışık veren parlak bir nurdur/ Bu çerağ Hacı Bektâş Veli‟nin çerağıdır. 58 15 . Hazret-i Pir‟in Horasan‟dan bu yana getirdiği. 114 .” (Ş. bâ. Türklüğe uymayan hiçbir şey gerçek Bektaşilikle bağdaşmaz ve onunla ilgisi yoktur.59 İşte bütün dava burdadır. bilim ve irfana uymayan. aslında bir irfan ışığıdır. diyen nefeste de söylendiği üzere. 'Rüsûm-u evliyâ kalk. insanlığa uymayan. çerağçı zerre (ateş) [kure] ocağdan uyarır. isteklerin olduğu.. s.Muhammed ile soyuna Tanrı'dan salât etmesini diledikten) ve münâcat ve Nâd-Alî' ihtitâmında müşâr-ünileyh ile cümle cânlar niyâz ettikten sonra. hümanist bir Türklük ve sevgi ışığıdır. Doç. Pir Evi‟nin Kırklar meydanı‟nda bulunan Kırkbudak adlı şamdanın onarımı hakkında Mehmet Ali Hilmi Dedebaba‟nın yazdığı nefesin ilk beyti şöyledir: Ziyâbahşâ-yı âlemgîr-i envâr-ı celîdir bû Çerâğ-ı Hazret-i Hünkâr Hacı Bektâş Velî‟dir bû. Meclis-i irfana bir şeb mum olan ehl-i hüner Mahveder kendini amma subh-u maksuda erer. Ammâ Dergâh-ı âlî-i Hazret-i Pîr haricinde vâki cümle dergâh-ı şeriflerde Post-nişîn-i be-dergâh-ı Hazret-i Hünkâr elhac Mehmet Bektâş Velî olan dedebaba hazretleri. 59 Bu iki dizeyi şöyle açıklarız: “Bu çerağ. irfanı temsil eder.” 58 Dördüncü Erkân Çerağların Uyarılması GiriĢ Meydanımızda (cemde) uyarılan (yakılan) çerağ ve mum. Cönk içinde. orada benliğini eritir. mahveder amma. zevâyâ ve tekâyâ da dün ü gün (gece ve gündüz) uyarık kûre-i kudsî-i Ehl-i beyt canibinde mevzû olur. Erkân-ı Celile-i Tarikat-ı aliyye-i Bektaşiye adlı yazması. baba hazretleri. O. Y: 44/b‟de şöyle bir kayıt vardır: “ El-fakîr Hodros karyeli Memişâki Mustafa. Keçeli) 60 Bu sığır dili cönk fakire Horasanlı Ali Baba Dergâhı son Postnişini Mücerred Halife Cafer Sadık Bektaş Baba erenler tarafından armağan buyurulmuştur. 10x21 cm..) tarihinde yazılmaya başlanmıştır..

Fakirdeki YeĢilova. yani niyaz ederek delili alır. Zeytinin yetişmediği ve zeytinyağının bulunmadığı Alevi köylerinde. çerâğlar uyarılmaktadır. Tanrı‟dan Yardım hele/ Yakıncacık zaferi müminlere müjdele”.Kalk erenler… Muhammed Ali ve On iki İmam ve Hazret-i Pir Hünkâr Hacı Bektaş Veli efendilerimizin erkânı gereğince bu canların çerağlarını uyar 62 der.” 64 Bu sözlerden sonra aydınlatıcı yüksek sesle. Horasan postuna. Eski dergâhlarda dervişler bu mumu. Çerâğcı dahi orada niyaz idüb yürüye. s. kûre (ocak) makamına gelip ocaktaki ateşten. çünkü bu işin gerçeğini araştırmakla yükümlü idim. yani olduğu yere niyaz ederek kalkar. Son yıllarda sıradan bir mumla. dâr‟a gele ve “Rabbenâ zalemnâ” (sözleri ile başlayan Saf Suresi 13 ayetini) okuya. andan cümle erenler dahi razı olup “Hû!” diyeler. delîli ala. Alî ile İmâm Hasan ve Hüseyn‟in olgunluğuna Tanrı‟dan yüksek sesle salât ve selâm olsun. Alî râ bülend-e salâvât. Alî râ bülend-e salâvât” Bu tercümanın bir şekli de şöyledir: “Eyledim Dergâh-ı Hakk‟a niyâz/ Kâ‟be-i maksûda kıldım ben namaz/ Tâ idem Şâh‟ın çerâğını r‟ûşenâ/ Dergeh-i âl-i abâ bulsun ziyâ”. Mürşide niyaz ettikten sonra.” Tırnak içindeki bu sözlerin aslı şöyledir: “ Allahümme salli âlâ seyyidina Muhammed ve âlâ âl-i Muhammed”. 63 Yâ Muhammed! Yâ Ali! Medet ey Pir-i tarikat Hünkâr Hacı Bektaş Veli! Muhammed‟in güzelliği. Yalın ayak olduğu hâlde tîğbendini beline bağlarken şu tercümanı okur: . Sormak zorunda idim. dara ve aydınlatıcıya varıp makama niyaz eder. delilin nereden uyarılacağı ki Bektaşilikte buna “zerre almak” denilir.68 Yukarıda da sunduğum üzere. Çerağcı da aynı sözleri söyleyip üç kez öperek. o gün tığlanan hayvanın iç yağı ile yanan çerağdan uyarılır ( Ş. Bu konuda Halife Ahmet Necmeddin Alpgüvenç Baba Erenlere de yazarak sordum. Baba erenlerin açıklaması şöyledir: “ Erenlerim.Girîdî Fî sene 1203 Kandıye”61 Çerağların Uyarılması Çerağların uyarılması töreni şöyle olur: Aydınlatıcı (mürşid) çerağcıya hitaben: . incecik bir şekilde bir iplik çevresinde dondurarak hazırlarlardı.El-Fakîr Derviş Hüseyin Bezm-i el. kânun-ı evliya çerağı kast edilmiştir. Keçeli). Asım Kıritoğlu Baba erenlere ait yazma erkânamede şu satırlar yer almıştır: “Bu hizmetten sonra çerâğcı şu tercümanı okur: Bism-i Şâh Allah Allah! Eyledim Dergâh-ı Hakk‟a niyaz/Kıldım erenler huzurunda namaz/ Tâ idem Şâh‟ın çerâğını rûşenâ/ Hem erenler dergehi bulsun ziyâ/ Ber-cemâl-i Muhammed. bilini bağlaya. Olmadığı takdirde Horasan postunda bulunan çerağdan alınır”. 4 Numaralı Derviş Kara Abdal Erkânamesi. Sayfasında : “ Çerağ taşı üzerinde uyanık bulunan çerağdan delil uyandırılır” diye yazılmıştır. kemâl-i İmâm Hasan ve İmâm Hüseyn.8‟de: “Âgâh eyle”sözleri geçer. Çerağcı : -“Allah eyvallah Şah‟ım!” der ve bundan sonra postuna.66 Çerağcı gayret kuşağını (beline) doladıktan sonra eĢiğe. Öteki çerâğları uyarmak (yakmak) işinde kullanılacak muma delil denir. Ayetin aslı aşağıdaki dipnotta sunulmuştur. Saf Suresi 13. Tercümanın aslı şöyledir: “Bism-i Şâh! Allâh Allâh! “Nasr-un min Allâh-i ve feth-ün karîb-ün ve beşşir-ilmü‟minîn-e”! Yâ Muhammed! Yâ Alî! Medet ey pîr-i tarîkat Hünkâr Hacı Bektâş Velî! Ber cemâl-i Muhammed. Meydan ortasında boyun keserek Dar-ı mansura geçer.Şah‟ın adıyla Allah Allah! “ “Bir hoş haber daha var. kemâl-i İmâm Hasan ve İmâm Hüseyn. 16 . Zerrenin Alınacağı Yer Konusundaki Ek Açıklamalar 61 62 63 64 65 66 67 68 69 Aktardığımız bu metnin baş tarafında şunlar yazılıdır: “Hüseyin Bezmî efendi büyükbabası nüshasından derkenar kılındı”. ayetinin sözleridir. Tırnak içindeki bu sözler 61. Delil hakkındaki bilgim şöyledir: Taht-ı Muhammed Alî‟nin önünde üç fitilli ve zeytinyağı ile yanan 69 Kanuni evliya var ise zerre oradan alınır. canlar da daha alçak sesle “ Hazret-i Muhammed Efendimiz ve onun yüce soyuna Allah‟tan salât ve selâm olsun”65 derler. Faiz Tuncer Baba‟da bulunan erkânamenin 24. Çerağ taşı sözleri ile. Ocak çerâğından uyara”.Niyazlar Dergâhı‟na ait bir Erkânamede ( 17 Nolu Erkâname) şunlar yazılıdır: “ Çerâğcı kalka. 3 Nolu. yani zerrenin hangi çerağdan alınacağı hakkında çeşitli açıklamalar vardır. Aydınlatıcı (mürşid) da yanında hazır bulunan delili 67 (“Allah Muhammed Ali” diyerek üç yerinden) öperek çerağcıya verir. eğer ocak yanmıyorsa oradaki çerağ alevinden delili uyandırır.

Hudâma dayandı Delîlimiz Kırkbudak‟tan uyandı Mevâli olan bu renge boyandı Pîrim Hacı Bektâş Velî “Hü!” deyu. 71 65 Numaralı Erkâname. ocak bulunmayan meydan odalarında baba çerağından. Eskiden Pir Evi‟nde hizmet görmüş kişiler. Ali Naci Baykal Dedebaba. Bazı dergâhlarda ise bunu baba çerağı.70 Pir Evi‟nde Kırklar Meydanı‟da meydan açıldığı zamanlarda. Çerâğ-ı Nûr-u Muhammed Alî‟den doğub bu şems ile mâh/ Fakr-ı fahrimle alam destime Allah eyvallah”.gündüz yanar hâlde (uyanık) bulunurdu.) tarihli yazma bu konuya kısmen de olsa açıklık getirmektedir: Pir Evi‟nde bulunan ocak (kûre)tan uyarılarak mürşit olacak kişiye verilen çerağ. Kırkbudak adı verilen büyük şamdandan uyarıldığını anlıyoruz. çeşitli makamlardadaki çerağlardan zerre (ateş) alınmasının nedeni bu olsa gerekir. Çerağ uyarma töreninde de delili kimisi Baba çerağından. Ekmek Evi ve Meydan Evi‟nde hizmet görmüş Rahmetli İbrahim Turan Baba. kimisi de kûreden uyarırlardı. Delîl uyarılır iken okunacak tercüman: “Allah Allah. Mürşit meydana girince bunu oradan alıp. delilin kûre(ocak) makamından uyarılacağını söylemişlerdir. Bu sözlerden. kimisi kânun çerağından. Öyle de gidiyor. 70 17 . Dâr‟a varub (Şu tercümanı) okur: “Şem‟i tevfik-i Bir köy ayn-ül cem‟inde mürşîdin delîli kendi eliyle ve cebinden çıkardığı kibritle uyararak çerağcıya verdiğini duydum. orada ocak bulunmadığından nasıl hareket edildiğini. baba erenlerin sol tarafında bulundururlar. Dr.Çerağcının delili nereden uyaracağı konusunda birkaç şekil gördüm. Pir elinden alınan bu çerağ eskiden. Ne ki sonuç birdir. Horasan postu bulunmayınca Horasan çerağı da bulunmamaktadır. Cafer Sâdık Bektaş Halifebaba armağanı eski bir erkânnamede 71 bu konuda şunlar yazılmıştır: “Huzur-ı mürşidde oturduktan sonra niyâz edilerek delîli alub ve bir daha yalnız huzuruna niyâz idüp kalkub ocak kandilinin yanına varılacaktır. Horasan‟dan gelen pir irfanını simgeler. Doç. Bazı dergâhlarda Baba çerağını Çerağ tahtının önüne koyarlar.( 1788 M. Demek ki herkes aydınlatıcısından farklı farklı görmüş. götürüldüğü dergâhta. Bazı erkânnamelerde ise. Aslında bu törenin her yerde yukarıda açıkladığımız şekilde yapılması isteğimizdir. Birçok dergâhta Horasan postu bulunmamaktadır. Pir Evi‟nde yapılan çerağ uyandırma erkânı ile öteki dergâhlarda yürütülen erkânın farklı olmasından kaynaklanmaktadır. olmayanlar öteki makamlardan alarak çerağı uyarmışlardır. Farklı anlatımlar. ocak yanında gece . Sersem Ali Baba‟nın “Yedi iklim car köşeyi dolandım” diye başlayan son dörtlüğünden de anlayabiliriz: Sersem Ali der. Baba çerağından zerre alınır diye yazılmıştır. Bazı erkânnamelerde de. Horasan çerağından uyarılması şeklinde uygulanmıştır.. Tire Horasanlı Ali Baba Dergâhı‟nda görevli Hasan Balım Baba‟da bulunan eski yazma bir erkânnâme ile daha sonra kopya edilmiş bir diğer nüsha erkânnamelerde de kûre makamından delilin uyarılacağı yazılmıştır. Bedri Noyan Dedebaba Özel Kütüphanesi. Bir iki erkânnamede ise Horasan çerağından delil uyarılır diye kayıtlar vardır. Fakirde bulunan 1203 H. kânun-ı evliya çerağından. fakat zaman içinde. İşte delilin çeşitli yerlerden uyarılması. Kırklar Meydanı‟nda Ayn-ül-cem yapıldığında delîlin. örnek olarak fakirde bulunan birkaç erkânname ile. Horasan makamına koyardı. kimisi Horasan çerağından. Horasan postu olanlar zerreyi buradan. kânun çerağından. bazılarında kânun-ı evliya çerağı ve bazılarında da ocak makamı çerağı olarak koyarlardı. çerağ tahtının sağ tarafında. Aslında Çerağ tahtı ile baba erenlerin postu arasında.

Horasan postu yanına koyuyor. bâtın âyîn-i cem‟ erenlerinin gül cemallerine aşk olsun! Deyüb cümle niyaz ettikten sonra kalkub olduğ yerde âtî tercüman okunacaktır: “Allah Allah! Hizmetimiz kabul eyle ayâ Şâh/ Bî hakkı Murtezâ çün âlî dergâh/ Bercemâl-i Muhammed Kemâl-i Şâh Hüseyn Alî râ bülende salâvât” Baba hazretleri gülbengi çektikten sonra bir niyâz idüp çekilüp postuna oturulacaktır” Yakova Dergâhı‟nda aydınlatıcı.söndürme) idülür ve niyâzdan ayağa kalkup âdâbiyle delîli Baba hazretlerine teslim iderken âtî tercümanı okur: “Çerâğ-ı nûr-ı Muhammed rûşen olmuş ezelîden ezelî/ Âyin-i cem‟ kâide-i evliyâ erkân-ı Hünkâr Hacı Bektâş Velî/ Kemâl-i Şâh Hasan Hüseyn‟den envâr-ı tecellîyat celî/ Allah eyvallâh. Tahtın önüne gelüb okunacak tercüman:” Çerâğ-ı evliyâ nûr-us-semâvât/ Ki bu menzildürür Tûr-u münâcât/ Kaçan kim rûşen ola kıl niyâzı/ Ver Muhammed Alî‟ye candan sâlât. çerağ uyandırılmağa başlanılub hem muharrer ( yazılı ) tercüman okunacak ve hem de çerağlar uyandırılacaktır. Dergâhın postnişini olan Kâzım Bakali Baba. Tercüman: “Seyyid-üs-sâdât. Baba hazretleri gülbengi çektiğinde niyâza iner iken. zâhir.Askerî/ Ol Muhammed Mehdi-i sahib livânın aşkına/ On iki sadr-ı velâyet Pîşüvâ‟nın aşkına/ Çerdeh-i ma‟sum-ı pâk âl-i abânın aşkına/ Pîrimiz Hünkâr-ı Kutb-ülevliyâ‟nın aşkına/ Haşra dek yansın yakılsın billâh ânın aşkına/ Bercemâl-i Muhammed Kemâl-i Şâh Hüseyn Alî râ bülend-e salâvât”.Murtezâ‟nın aşkına/ Hem Hatice Fâtıma hayr-ün-nisa‟nın aşkına/ Şâh Hasan. Muhibbîn-id-sâdât. Bundan sonra. (canlar) görsünler diye koyuyorum. Dede baba olarak siz teşrif ettiğiniz (onur verdiğiniz) için. Alem-üssırr-ı v-el-hafiyyât. havalet yâ İmâm Rızâ Hü Dost!” deyüb erkân üzre delîli Baba hazretlerinin yedi (eli)ne teslim ile niyâz ettikten sonra. Fakire göre bu uygulama yanlıştır. “aslında bizim dergâhımızda Horasan postu (yoktur. Hülâsa-i mevcûdat. “Pir Evi‟nden dergâh babası olarak kişiye verilen çerağın ocak makamından. sair makâmâta dahi niyâz ederek dârda şu tercüman okunacaktır: “Allâh! Dost! Hazır.Rızâ vü asfiyâ‟nın aşkına/ Şâh Takî vü bâ Nakî. Zerre buradan alınıyor. Şefi‟-i yevm-ül-arasat. “Tekmil olunduktan (tamamlandıktan) sonra bir adım geri çekülüb atî tercümanı okur: “Çerâğ-ı Muhammed Alî‟den rûşen oldu Kânûn-u evliyâ/ Ehl-i fahre oldu burhân-u delîl-ü rehnümâ/ Virelim candan salâvât ez-derûn-u bî –riyâ/ ol Resûl Mürsel Ahmed hem Alî-yyelMurtezâ” Ba‟dehû dâr‟a gelüb âtî tercümanı okuyacaktır: “ Çün çerâğ-ı fahr uyardık Dost Hudâ‟nın aşkına/ Seyyid-il kevneyn-i hatm-ül. Sonra dâra varub durulacak. Şâh‟ım Hüseyn-i Kerbelâ‟nın aşkına/ Ol İmâm-ı etkiya Zeyn-el-aba‟nın aşkına/ Hem Muhammed Bâkır ol kim nesl-i pâk-i Murtezâ/ Ca‟fer-üs-Sâdık İmâm-ı rehnümâ‟nın aşkına/ Mûsi-i Kâzım İmâm-ı serfirâz-ı ehl-i Hak/ Hem Alî Mûs-er. Muhammed Alî bülende salâvât”. Kâzım Bakali Halife Baba ise. 18 . gâib. onların da bu çerağı kendilerine baba çerağı yaptıklarını “ söylemişti. Bercemâl-i İmâm Hasan ve Hüseyn Alî râ bülende sâlat”.hid‟ayettir yüzün/ Sûret-i Hakk‟tan işârettir yüzün/ Ehl-i Tevhide (Bektâşilere) beşârettir yüzün/ Hacc-ı ehrama ziyârettir yüzün/ Ber cemâl-i Muhammed kemâl-i Şâh Hüseyn Alî râ bülende salavât”. delîl çerâğı silkip itfâ (yok etme. yanındaki taht-ı Muhammedî ile kendi arasında duran baba çerağını kendisi uyardıktan sonra. baba çerağından veya Horasan çerağından zerre alınacağını da sözlerine eklemişti. Bir adım geri çekilerek âti (şu) tercüman okunacaktır: “Allah! Dost! Âşıklar! Sâdıklar! Uyanıklar âyîn-i cem‟ sakinânına aşk (olsun)” . Şimdi bu postun bulunmasının nedeni) nazarlarımın buraya teşrif etmesidir. Şâh-ı Hasan. Aydınlatıcı(mürşit) meydan odasına ilk girişinde Horasan çerağını ve kendi baba çerağını.ül.enbiyânın aşkına/ Sak-i kevser Alî-yyel. Gerçekten de Rumeli(Balkanlar) dergâhlarının neredeyse tamamında Horasan postu bulunmamaktadır. yani kûreden alınan zerre ile uyarılmış ve bu ocağın nurunun onlara verilmiş olduğunu. Görüyorsunuz bizim dergâhta kûre makamı da yoktur” demişti. Baba çerağını uyarıp dergâhtaki kûre makamının yerine koymalı.

kemâl-i İmâm Hasan ve İmâm Hüseyn Alî râ bülende salâvât…” 72 73 J..” Yine Tire Dergâhı Postnişîni Hasan Balım Baba‟ya ait yazma erkânname şu açıklamaları yapmaktadır: “ . Y: 8/b.. fakat sonradan boyalı bir kalemle kûre sözcüğü çizilmiş ve üst kısmına Horasan sözcüğü yazılmıştır.J. K. 74 Meydancı ve Rehberin Görevleri başlıklı bölümde şu açıklamalar yer almıştır: “ Ocak çerağından delîl uyarılırken “ Bism-i Şah! Allah Allah! Hakk Nur-ı Muhammed Alî‟den doğubdur şems ile mâh. Muhammed‟in güzelliği.”. 75 22 Nolu Erkâname. hem de sonsuz hâldedir şimdi yüzün. 185 Faiz Tuncer Baba Armağanı. Kemâl-i imâm Hasan ve İmâm Hüseyn.ilh”.. 25 Nolu Erkâname.. Ba‟dehu çerâğcı kalkar. The Bektashi Orden Of Dervishes. Görülüyor ki ocak makamı esastır... Havalet yâ Şâh-ı merdân Alî! Ber cemâl-i Muhammed. Ber cemâli Muhammed.73 Denizlili Şeref Küçüker Baba erenlerimizin armağanı olan yazmada. s..... s. başı hafif öne eğik olarak dururken şu tercümanı okur: Doğru yola gidişin ışığındadır yüzün Hakk‟a benzer sûretin yapısındadır yüzün Birlik yolcularına sevinç vermededir yüzün Ehram giymiş te Hacc‟a yönelmededir yüzün Boyun eğmiş kişiler kıblesidir de yüzün Tüm Kur‟an‟ın kısalmış hecesidir de yüzün Hep başlangıç . meydanda bulunan canlar ise alçak sesle ve hep birlikte: “Efendimiz Muhammed ve onun yüce soyuna Tanrı‟dan salât ve selâm olsun” derler. Hilmi Pekkan erenlerimizin fakire sundukları. diye postun ucunda.. hamları olgunlaĢtırıcı makamdır Bu açıklamalardan sonra “Çerağ Uyarma Erkânı”na devam edelim: Çerağcı delili uyarınca geri geri çekilip dara varır. Ali ile İmam Hasan ve Hüseyin‟in olgunluğuna.. Ocak. sağ ayak başparmağı sol ayak başparmağı üzerine gelmiş. Dr. hem de bir sondur sanki yüzün Hem başsız. Bu tercümanın aslı şöyledir: “Şem‟-i tevfik-i hidâyettir yüzün/ Sûret-i Hakk‟tan işârettir yüzün/ Ehl-i tevhîde başârettir yüzün/ Hacc ü Ehrâm ü ziyârettir yüzün / Kıble-i erbâb-ı tâ‟attir yüzün/ Mağz-ı Kur‟ân‟dan ibârettir yüzün/ Bî-bidâyet. delil kûre(ocak) makamından uyarılmaktadır.. 74 27 Nolu Erkâname. Yüzünü aydınlatıcıya doğru tutmuş (döndürmüş) ve sağ elindeki uyarılmış ( yakılmış) delili göğsü önünde tutarak sağ eli üstte. 19 ..ilh. Alî râ bülende salâvât.. Tanrı‟dan yüksek sesle salât ve selâm olsun. Doç. 11.... Bedri Noyan Dedebaba Özel Kütüphanesi. sağ yedine teslim eder. Birge. Bu açıklamadan anlaşılacağı üzere.. meydana girilmezden evvel mürşîd tarafından uyarılmış ve makâma konulmuş olan kandîlden (ki ocak çerağı) itlak olunur. Fakîr bir zerre alam destûr Allah eyvallah. Birge “ Çerağcının delili kânun çerağından uyardığını” yazmaktadır. Doç.72 Faiz Tuncer Baba‟dan alınan erkânname bu konuda şu açıklamaları yazmaktadır: “ Huzur-ı mürşîde oturdukta niyâz edilerek delîli alub ve bir dahi huzuruna niyâz edüb kalkub ocak kandilinin yanına varulub delîl uyarılırken şu tercüman okunur: “ Allah Allah! Çerâğ-ı nûr-ı Muhammed Alî‟den doğubdur şems ile mâh. andan delîl uyarmadan evvel bu tercümânı okur.Mürşîd dahî taht köşesinde bulunan delîli alur. Bedri Noyan Dedebaba Özel Kütüphanesi. Aydınlatıcı yüksek.. Ahmet Cevdet Aşki Şimşir Baba erenlerin kendi el yazıları ile yazılan erkânnamede. Dr. K. 75 zerrenin kûre çerağından uyarılacağı yazılmıştır. bî-nihâyettir yüzün.. çiğleri piĢirici.

*** Âşıka îmân ile dindir yüzün Bîr adı büthâne-i Çîn‟dir yüzün Ebced-i “Tâhâ” vü “Yâsîn”dir yüzün Ürş ü Kürsî. Doç.nihâyettir yüzün Hem nihâyet. Buraya onu da alarak ek açıklamalarıma son veriyorum: Bism-i Şâh ! Allah Allah! Tuyuğ: Fâilâtün. Ahmet Cevdet AĢki ġimĢir Baba Erenler‟in Erkânnamesinde77 bu tercüman. tuyuğ sözcüğünden türemiş olduğu olasılığı bulunmaktadır. 76 20 . Bî-bidâyet bî.229 77 22 Nolu Erkâname. Sibirya Türkleri bu sözcüğü.” Bu Tercümanla ilgili Ek Açıklamalar Yukarıdaki tercümana fütüvvetnamelerde de raslanmaktadır. Dr. fakat buraya hepsini almakta yarar görmüyorum.harâmıdır yüzün Ârifin dâr-üs-selâmıdır yüzün. hâzırân-ı ayn-ül-cem‟ ve sâkinân-ı Aşk! Ber cemâl-i Muhammed Kemâl-i İmâm Hasan ve Hüseyn Alî Râ bülende salâvât. İstanbul 1928.Mürşit (aydınlatıcı) yüksek sesle salâvat getirir. Nesimî‟ye ait tuyuğlardan beyitler hatta tek dizeler şeklinde alınmış ve tercümana bu son şekil verilmiştir. imâ etmek. *** Kıble-i erbâb-ı tâ‟attır yüzün Nüshâ-i işârat-ı sâaktır yüzün Sâni-i sun‟-ı sanâ‟attır yüzün Gör nice yevm-i şefâ‟attır yüzün V-ed-duhâ”‟nın âfitâbıdır yüzün Câmi‟il. Nesimî‟nin tuyuğlarından alınmış dizeler ile bunlardan başka bazı dillerle uzun bir şekilde yazılmıştır. Bu tercüman(hayırlı) Seyyid Ġmadeddin Nesimî‟ye ait bir tuyuğdur. Devlet matbaası. gizlenen söz anlamında kullanmaktadırlar. Ayrıntılı bilgi için bakınız: Köprülü-zade Fuat. Çerağcı iki adım çekilerek şu tercümanı okur: “Bism-i Şâh! Allâh Allâh! Allâh! Dost! Hakk! Hû! Yanıklar. Bu günün Türkçesinde gizlice kaçmak anlamına gelen tüymek sözcüğünün.76 Bu tuyuğ Nesimî Divanı‟nda şöyledir: Şem‟i tevfîk-i hidâyettir yüzün Sûret-i Hakk‟tan kinâyettir yüzün. Tûr-ı sînîndir yüzün *** Âşıkın Beyt-ül. Türkiyat Mecmiası. Bedri Noyan Dedebaba Özel Kütüphanesi. Ehl-i îmânın imâmıdır yüzün Dünyâ vü ukbâ tamâmıdır yüzün. uyanıklar. kapalı. sâdıklar. Fâilâtün Fâilât ölçüsü ile yazılan iki dizelik şiirlerdir. C.hüsnün kitâbıdır yüzün Mahşer‟in yevm-il-nisâbıdır yüzün Cennetin şem‟ ü şerâbıdır yüzün Divanda birkaç beyit daha vardır. hem bidâyettir yüzün. gizli. Görülüyor ki „çerağ tercümanı‟nın tamamı. âşıklar. cinas medlülleri bulunduğu için cinaslı bir mani‟ye Türk Halk edebiyatında tuyuğ adı veriliyordu. erenler. s. Ayn-ül-cem erenleri de daha yavaş sesle salâvat getirirler.2g. Köprülü-zade Fuat (Fuat Köprülü) bu konuda şunları yazmıştı: Kelime.

Tâlib-i Hakk şem‟-i şânıdır yüzün. nûr-us-semâvât/ Ki bu menzildir ol Tûr-u münâcât/ Kaçan kim rûşen oldu kıl niyâzı/ Ver Muhammed Ali‟ye candan salavât! Ber-cemâl-i Muhammed Kemâl-i İmâm Hasan . 79 Sî. Bu tercümanda dolanma anlamına kullanılmamıştır. 81 Tûr: Bu sözcük Türkçede dolanma anlamına gelir.. hem bidâyettir yüzün Hacc ü ehrâm ü ziyârettir yüzün Kıble-i erbâb-ı tâ‟attır yüzün Cümle eşyâden ibârettir yüzün Nüsha-i işrât-ı sâ‟attir yüzün. şu tercümanı okur: “Şah‟ın adıyla Allah Allah! Ermişlerin çerağı gökyüzlerinin nuru/ Bu duraktır istekler yalvarışların Tur‟u81/ Bunlar ışıklanınca sen de secdeye kapan/ Ver Muhammed Ali‟ye candan salâvat heman.. Fakire göre ayakları mühürleyerek (yani sol ayak başparmağının üzerine..vüdû Farsçada otuz iki demektir. Bir yazmada şöylesine rasladım: “Kânun-ı evliyâ nûr-üs-semâvât/ Şeksiz bu menzildir Tur-u münâcât/ Kaçan rûşen olur niyâz edip ver. Musa ile Tur-u sinâ‟da söyleşmiş ve Musa‟ya kendi nuru (ışığı)nu göstermiştir. (Ş.cemâl-i Muhammed. jâ.. Sani‟-i sun‟-ı sanâ‟attir yüzün Gör nice yevm-i şefâ‟attir yüzün Fazl-ı Hakk‟ın câvidânıdır yüzün Ehl-i irfâna ma‟ânidir yüzün... Hz..Şem‟-i tevfîk-i hidâyettir yüzün. çâ.vü. Fazl. üç mumla kanun-u evliya çerağını uyarırken (yakarken) şu tercümanı okur: “ Şah‟ın adıyla Allah Allah! Çerağınız ışık şaça! Dervişler öğüne! ünü yüce kişiler demi ola! Pirimiz Horasan Piri yardımcımız ola! Meydanımız açıla! Muhammed‟in güzelleği. babaerenlerin Hurufî inancında olduğunu açıkça belli etmektedir. gâ harflerinin eklenmesiyle elde edilen sayıdır.dû harfleri. 80 Üzülerek söyleyelim. Muhammed‟in güzelliği. Sî. Hurufiliğin mucidi olan kişinin adıdır. bî-bidâyettir yüzün Hem nihâyet. Keçeli) 82 “Çerâğ-ı evliya” diye başlayan bu tercümanın üçüncü dizesi bazı Erkânamelerde “rûşen ola” ya da “rûşen olsa” şeklinde yazılmıştır. Ali ile İmam Hasan ve Hüseyin‟in olgunluğuna Tanrı‟dan yüksek sesle salât ve selâm olsun!” Bu tercümanın aslı şöyledir: “ Bism-i Şâh Allah Allah! Çerâğ-ı evliyâ. Bazı Erkânamelerde dördüncü dizede “var” sözcüğü yoktur.” Vezin ve Ģekil bakımından düzgün görünen bu Ģekil daha güzeldir. Çerağcı usulü ile yürüyerek 80çerağ tahtı önüne gelir. 78 21 . “usulü ile yürüme”nin nasıl olacağı açıklanmamıştır. Sûret-i Hakk‟tan ibârettir yüzün Ehl-i tevhîde beşârettir yüzün Mağz-ı Kur‟ân‟dan ibârettir yüzün78 Bî-nihâyet. Yirmi sekiz Arap harfine Farsçada bulunan Pâ. Nesimî de aynı okula mensup bir insandır. Ali ile İmam Hasan ve Hüseyin‟in olgunluğuna Bu dize şu şekilde idi ve Fakir Kut‟ân sözcüğünü Kur‟ân olarak düzeltti: “Mağz-ı Kut‟ândan ibârettir yüzün”. Cavidan ise Fazl‟ın ünlü yapıtının adıdır. Sî.. Bâğ-ı cennet erguvânıdır yüzün Mushâf-ı Hakk‟ın beyânıdır yüzün Ehl-i îmânın imâmıdır yüzün Dört kitâbın âsumânıdır yüzün “Âyet-i seb‟el-mesâ‟ni”dir yüzün Dünye vü ukbâ tamâmıdır yüzün Âşıkın beyt-ül-harâmıdır yüzün Ârifin dâr-üs-selâmıdır yüzün Ber cemâl-i zât-ı pâk-i Âl-i abâ salâvât. Böyle söylenmesini öneririm. sağ ayak başparmağını getirerek) yürümeyi kasdetmiştir.. Çalab. Tur Dağı ifade edilmek istenmiştir.”82 Çerağcı yukarıda yer alan tercümanı söyledikten sonra..du79 remz-i nişânıdır yüzün. Ber. Keçeli). (Ş.vü. Tur-ı Sina bu nura dayanamayarak parçalanmıştır..ilh.. Muhammed Alî‟ye candan salâvât.

86 25 Nolu Erkâname. s.1. Doç. başka bir yerde yayınlanmayan altılısını buraya alıyorum88: Allah Allah! rûşen oldu çün çerâğ-ı evliyâ Ehl-i Hakk‟a oldu burhân. ayin-i cem erenleri de biraz alçak sesle: “Efendimiz Muhammed ve onun yüce soyuna Tanrı‟dan yüksek sesle salât ve selâm olsun”] 84 Bu tercümanın Osmanlıca aslı şöyledir: “Bism-i Şâh! Allâh Allâh! Çerâğ-ı rûşen.cemâl-i Muhammed. Keçeli) 85 Erkân adlı Yazma. Bu uyarma şöyle yapılır: Çerağcı.79... şefî-i yevm-il arasât.cemâl-i Ahmed-i Mürsel Ali-yyel. s. Dr.. yani kendisinin sol tarafına gelen mumdan başlayarak bir sol taraftakini.” Yeşilova ilçesi Niyazlar (Yaprakyazı) Köyü Dergâhı Erkânnamesi‟nde de bu tercüman vardır. Ber.” Bu Kısmın Ek Açıklamaları Bazı erkânnamelerde. Dr. Ber-cemâl-i Bu tercümanın aslı şuduru: “ Bism-i Şâh Allah Allah! Çerâğ-ı rûşen! Fahr-i dervîşân! Dem-i âlîşân! Himmet-i pîrân! Pîr-i Horasan! Küşâd-ı meydân! Ber cemâl-i Muhammed.. dem-i âlîşân. himmet-i pîrân..sırr-ı v-el-hafiyyât! Muhammed Mustafa râ salâvât.ilh. Bektaşi ozanları antolojilerinde de bulunan ve Hazret-i Pir Hacı Bektaş Veli‟ye güzelleme olarak yazılmış olan Kanberî‟ye ait bir nefes vardır. Bedri Noyan Dedebaba Özel Kütüphanesi. Bu nefes fakirde bulunan birkaç yazmada da kayıtlıdır. bir sağ taraftakini uyandıra uyandıra yukarıdan aşağıya doğru bütün çerağları tamamlarken bir yandan da şu tercümanı okur: “ Bism-i Şâh! Allâh Allâh! Seyyîd-i Sâdât90 ! Muhibb-i Sâdât! Hülâsâ-i mevcûdât. Doç..Murtezâ Esselâm ey hadî-i râh-ı Hüdâ nesl-i Alî! Esselâm ey Kutb-ı âlem Hâcı Bektâş Velî89 Çerağcı bundan sonra istekli (talib)lerin çerağlarını uyaracaktır. Dr. kânun-ı evliya çerağını uyardıktan sonra çerağcının şu tercümanı okuduğu yazılıdır: “Bism-i Şâh ! Allâh Allâh! Rûşen oldu çün ki kânûn-u çerâğ-ı evliyâ/ Ehl-i fakre oldu burhân ü delîl ü rehnümâ/ Virelim candan salâvât ez derûn-ı bî-riyâ/ Ol Râsul-i Ahmed.86 Bazı erkânnamelerde ikinci dizenin başındaki “ehl-i fakre” bölümü “ehl-i fahre” şeklindedir. Bedri Noyan Özel Kütüphanesi.2. Kitaplığımda bulunan Erkân adlı Yazma85 ekinde var olan erkânnamede ise “Ol Rasul-i Muhtar Ahmed” sözleri geçmektedir. 84 Tırnak içindeki bu sözlerin Arapçası şöyledir: “Allâhümme sall-i alâ seyyidinâ Muhammed ve âla âl-i Muhammed” dir.Murtezâ.... 88 Nefesin tümü için ayrıca bakınız: Sadettin Nüzhet Ergun. fahr-i dervîşân.155. 83 22 . Pîr-i Horasân. Doç. C. âlim-üs. BektaĢi ġairleri ve Nefesleri. küşâd-ı meydân! Ber cemâl-i Muhammed Kemâl-i İmâm Hasan ve Hüseyn Alî râ bülende salâvât. kemâl-i imâm...Muhtar Ali-yyel. (Ş. 89 Yukarıdaki dörtlü Çerağ uyarma erkânında okunan tercümanlara çok benzemektedir. fakat tercümanın son dizesinde “Ol Resûl-i Ahmed-i Mürsel” sözleri geçmektedir. 87 Örneğin 239 Numaralı Yazma. Bedri Noyan Dedebaba Özel Kütüphanesi. s.Tanrı‟dan yüksek sesle salât ve selâm olsun”83[ Baba yüksek sesle. hem delîl-i reh-nümâ Vireyim cândan selâmı ez derûn-ı bî-riyâ Ber. Kemâl-i İmâm Hasan ve Hüseyn Alî râ bülende salâvat”. çerağ tahtının en üst ve en gerideki sırasındaki mumların aydınlatıcı (mürşit)dan yana olanından. 87 “Ey şeh-i mülk-i vilâyet! V-ey Hakk‟ın kudret eli!” diye başlayan bu nefesin bu güne değin.

Bir insanın bu duygu ve niteliklerini uyandırmayı temsil eder.” Seyyid: Bir kavmin ulu kişisi. Bu tercümanın arı dille sözleri şöyledir: “Bu Muhammed Ali‟nin nurunun çerağıdır / Bu nur ebed ışığının bağıdır.. Hulâsa: Bir nesnenin özü. Aynı zamanda. ocak da yok imiş. çerâğ tahtının sol yanında (birazcık gerisinde) durarak okumak gerektiği yazılıdır. Kâide-i Hünkâr Hacı Bektâş Velî/ İmâm Hasan ve İmâm Hüseyn‟den oldu envâr-ı tecelliyât celî/ Ber cemâl-i Muhammed. Burada mahşer yeri anlamında kullanılmıştır. Okunacak tercüman şöyledir: “Bism-i Şâh.. cömertlik. çerağı ve kânun-ı evliya çerağı olur. sağ tarafında ocak vardır. Bazı erkânnamelerde de taliplerin çerağları uyarıldıktan sonra. fakat Rumeli (Balkanlar) dergâhlarında ve Amerika Birleşik Devletleri Michigan-Taylor‟daki Bektaşi dergâhlarında ise. ona ışık tutar. yalnız dedebaba makamında Horasan postu. İsteklinin bu konuda gözünü açar. Çerâğ tahtı ile ocak arasında başka post olmaz.. sadece Mercan Dergâhı‟nda olduğunu Yakova‟da Kâzım Bakali Baba da fakire söylemişti. asıl cevheri. Peygamber soyundan olan kimse. s.Allâh Allâh!/ Çerâğ-ı nûr-ı Muhammed Alî! Rûşen olmuş ezelîden ezelî! Aynül-cem‟ olub. onur. kemâl-i İmâm Hasan. Bu sözcüğün çoğulu sade.. aĢk. Allah. Dedebaba ayn-ül-cem yaparsa bu çerağı Horasan postuna koyar. “Arnavutluk‟ta yalnız Mercan Dergâhı‟nda kûre bulunduğunu” yine Kâzım Bakali Baba‟dan duymuştum. Oradaki çerağı aydınlatıcı. kemâl-i İmâm Hasan. sadakat..MuhammedAli‟yi ve tümü bir arada olarak Hacı Bektaş Veli‟yi temsil eder. Allâh Allâh! / Rûşen oldu çün çerâğlar ber-kânûn-ı evliyâ/ Ehl-i fakre oldu burhân bu delîl-i rehnümâ/ Verelim cândan salâvât ez derûn-u bî-riyâ/ Ber-cemâl-i Ahmed-i mürsel. Rumeli‟nde Şemimî Baba ve Asım Baba Dergâhları‟nda Horasan Postu bulunmadığını. feragat. Not: 4 Talip çerağı denilen on iki (çoğunlukla on bir) mum ile. kânûn-ı evliyâ. Pir Evi‟nde ve dedebaba olan yerlerde taht-ı Muhammedî aydınlatıcının solunda durur. Hz. Kânun-ı evliya çerağı denilen üç fitilli ya da mumlu olan bu çerağ ise.Muhammed.. yiğitlik.. Horasan postu olan yerde baba çerağı olmaz. alçak gönüllülük sembolize edilir. tasavvufi bir görüşün ifadesi olarak. Bektaş Veli erkânı / Cümle imamlar nuru bundan tuttu cihanı. Alî râ bülende salâvât!” Herkes salâvat getirir.âĢık. Rahmetli Fehmi Erceli Baba erenlerimizden dinlediğimize göre. Arasat: Sözcük anlamı arsalar demektir.92 Not: 2 Bazı erkânname nüshalarında “ çerâğ-ı evliyâ” diye başlayan tercümanı kânun çerâğı uyarılmadan önce değil de. Çerağcı orada şu tercümanı okur: “Bism-i Şâh.. kemâl-i İmâm Hasan. Alî râ bülende salâvât.vb” Not:3 Çerağ Tahtı Pir Evi‟nde dedebabanın solundadır. meydan odasına girerken uyarmıştır. vatan sevgisi. cesaret. İmâm Hüseyn. 90 23 . Horasan postu olmayan yerde kûre de olmaz. Çerağcı bundan sonra Horasan postu yanına gider. Dedebaba postuna oturunca. İstip Kır Tekkesi‟nde de çerağ tahtı Baba postunun sağ tarafında olup ayrıca kûre çerâğı olmadığı gibi..maĢuk birliğini sembolize eder. İmâm Hüseyn.. / Bunda ermişler sırrı. çerâğ tahtının sol yanında (birazcık gerisinde) durarak okumak gerektiği yazılmıştır. onun gönlünü aydınlatır..117 de de bu şekilde yazılmıştır.. Yakova‟daki dergâhta da kûre makamı yoktu. 91 Bu tercümanı bu günün diline şu şekilde çeviririz: “ Şâh‟ın adıyla. Anadolu dergâhlarında da bu tarafta durur. Muhammed‟in güzelliği.”91 (herkes salâvat getirir) Çerağcı taht üzerindeki çerağlar tamamlanıncaya değin bu tercümanı tekrar tekrar okur. çalışkanlık. özveri. Ali ile İmam Hasan ve Hüseyin‟in olgunluğuna . hoşgörürlük. taliplerin çerağını da uyardıktan sonra. çoğulunun çoğulu sâdât olup bizde bu kullanılır. Aliyyel-Murtazâ/ Ber cemâl-i Muhammed. saygı ve şefkat. Dedebaba olmayan yerlerde tahtın baba postu tarafına ayrıca „baba çerâğı’ konur. çerağ tahtı (çıraklık) aydınlatıcı (mürşit)nın sağ tarafındadır. Allâh Allâh! Yalvaç soyunun ulularının ulusu! Yalvaç soyundan kişileri sevenler! Ey var olanların özü! Mahşer gününün yardımcısı! Gizli sırları bilen! Efendimiz Muhammed ve onun yüce soyuna Tanrı‟dan yüksek sesle salât ve selâm olsun 92 21 Numaralı Erkâname.

Rızâ ol asfiyâ‟nın aşkına Şâh Takî vü bâ Nakî vü hem Hasan-ül askerî Ol Muhammed Mehdî-i Sahîb Livâ‟nın aşkına Pîrimiz Hünkârımız Bektâş Velî‟nin aşkına Haşredek yanan.gâlib Ali-yyel-Murtazâ‟nın aşkına/ Hem Hatice. Doç. Hüseyn-i Kerbelâ‟nın aşkına”. 1175 Hicrî tarihli yazmada. 5. “Çün çerâğ-ı fahr uyardık dost Hüdâ‟nın aşkına”. Dize: “Pîrimiz Hünkâr-ı Kutb-ül. Doç.. Bir başka nüshada ise. 2.6 nolu Erkânameler. s. 2. yani On iki İmam Hazeratı‟nın adlarının tamamı yazılarak düzenlenmiş şekiline raslanmaktadır. 24 . Dr.. Dize: “Dü cihân fahr-i Muhammed Mustafa‟nın aşkına”. Hüseyn-i Kerbelâ‟nın aşkına”.95 9. Bedri Noyan Dedebaba Özel Kütüphanesi.Sâdık îmâm-ü reh reh-nümânın aşkına Mûsi-i Kâzım îmâm ser-firâz-ı ehl-i Hakk Hem Alî Mûsâ. Dize: “On iki Burc-ı vilâyet Pişivâ‟nın aşkına” 94 7.” Bir başka nüshada. Bir başka yazmada şöyledir: “ Çün çerâğ-ı fahr uyandırdık Hüdâ‟nın aşkına/ Ahmed-i Mürsel Muhammed Mustafa‟nın aşkına/ Esedullâh-il. kemâl-i. 96 93 94 95 96 1175 Tarihli Risale. Doç. 22 Nolu Erkâname. Not 2: Bazı erkânnamelerde bu tercümanın düvaz şekline. 8. Buraya bu şekli de alıyorum: Bism-i Şâh Allâh Allâh! Çün çerâğ-ı fahr uyandırdık Hüdâ‟nın aşkına Seyyîd-il-kevneyn Muhammed Mustafa‟nın aşkına Sâki-i kevser Ali-yyel..Dize: “Çün çerâğ-ı fahr uyardık Hüdâ‟nın aşkına..etkiyâ Zeyn-el abâ‟nın aşkına Hem Muhammed Bâkır ol kim nesl-i pâk-ı Murtazâ Ca‟fer-üs. Bedri Noyan Dedebaba Özel Kütüphanesi. Bir başka nüshada: “Şâh Hasan sem-nûş. 83 Aynı şekilde yazılmış bir başka nüshadaki tercümanın son beyti de şöyledir: “ Hazret-i Hünkâr-ı Kutb-ül evliyânın aşkına/ Haşredek yansun yıkılsun âşıkânın aşkına”. Hüseyn-i Kerbelâ‟nın aşkına” devamı yukarıdaki tercüman gibidir. Dize: “ Haşre dek yansun yıkılsun billâh ânın aşkına” ve “Haşredek yanan yakılan billâh ânın aşkına”.Murtazâ‟nın aşkına Hem Hatice..Ek Açıklamalar Not 1: Çeşitli erkânnamelerde bu tercümanın herhangi bir dizesi değişik olarak görülmektedir.4. Fâtımâ hayr-ün-nisânın aşkına/ Şâh Hasan sem-nûş. yakılan âşıkânın aşkına Ber cemâl-i Muhammed. Dize: “ Hakk Muhammed hânedân-ı Âl-i abâ‟nın aşkına”. Fâtımâ hayr-ün-nisânın aşkına Şâh Hasan hulk-ur-Rızâ vü Şâh Hüseyn-i Kerbelâ Ol imâm-ül. “Ahmed-i Mürsel Muhammed Mustafa‟nın aşkına”. şâh-ı şehîd-i Kerbelâ‟nın aşkına”. Dize: “ Hem Hasan.er. Bedri Noyan Dedebaba Özel Kütüphanesi. 6.vb. Bazı nüshalarda son beyit şöyledir: “Hazret-i Hünkâr-ı Kutb-ul-evliyânın aşkına/ Dem-bedem yansun yakulsun billâh ânın aşkına” ve yine bazı nüshalarda son dizedeki “ dem-bedem” bölümü “ Haşredek” olarak kayıtlıdır. s.evliyâ‟nın aşkına”. Dr. Dr.185. “Çün çerâğ-ı fahri yandırdık Hüdâ‟nın aşkına”. Bu değişiklikleri aşağıda sunuyorum: 1. Bir başka nüshada93” Şâh Hasan zehr-i nûş. Bahrı Baba Evlâdı Karahisar-ı Hüseyin Zâtî Yazmasından KopyalanmıĢ Nüsha.

12).”. yüzü aydınlatıcıya dönük durur ve Ģu tercümanı okur: Şâh‟ın adıyla Allah Allah / Öğünme çerağını uyardık Hüdâ için / İki cihanın ıssı yüce Mustafa için / Kevser suvarıcısı Ali Murtaza için / Anamız hem Hatice. Alî râ bülend-e salâvât. geriye çekilerek kapıya geçip bu tercümanı okuduğu yazılmıştır. çerağcının çerağ tahtı üzerindeki mumları uyandırdıktan sonra. Ali-yyel.172). hem delîl-i reh-nümâ/ Verelim cândan salâvât ez-derûn-ı bîriyâ/ Ol Resûl-i Ahmed-i Muhtar.” 25 .. Tevfik Oytan‟ait Bektaşiliğin Dibi Köşesi Astarı adlı kitapta (c. Bu sözler çerağ uyarmada tercüman olarak okunmaktadır: “ Allâh Allâh! Rûşen oldu çün çerâğ-ı evliyâ/ Ehl-i Hakk‟a oldu burhân hem dilîl-i rehnümâ/ Vireyim cândan selâmı ez. yanar durumdaki delili göğüs hizasında tutarak eller çapraz.87). bu yazmada şu şekildedir: “Bism-i Şâh Allâh Allâh/ Rûşen oldu çün çerâğ-ı kânûn-ı evliyâ/ Ehl-i fahre oldu burhân. Cemde bulunanlar şu şekilde salâvat getirirler: Efendimiz Muhammed ve onun yüce soyuna Tanrı‟dan yüksek sesle salât ve selâm olsun 97 98 23 Numaralı Erkâname. Ali ile İmam Hasan ve Hüseyin‟in olgunluğuna Allah‟tan yüksek sesle salât ve selâm olsun. 99 Muhammed‟in güzelliği. Altı Numaralı Erkân adlı yazma yapıtta (s. yukarıdaki tercümanın değişik şekillerini görmek olanaklıdır.Murtazâ” Bundan sonra çerağcı dâra gelir. Ek: 3 Nuri Efendi armağanı erkânnamede97 ise bu tercüman şu şekilde yazılmıştır: “Rûşen oldu çün98çerâğlar ber. o Al-i abâ için / On dört tertemiz masum yavru şüheda için / Pirim Hazret-i Hünkâr kutb-ı evliya için / Mahşer gününe kadar yakılsın sevda için. M. Fâtıma hayr-ünnisânın aşkına / Şâh Hasan Şâhım Hüseyin-i Kerbelâ‟nın aşkına / On iki sadr-ı vilayet pîşüvânın aşkına / Çârdehi ma‟sûm-u pâk âl-i abânın aşkına / Hazret-i Hünkâr-ı Kutb-ul evliyâ‟nın aşkına / Haşre dek yansun yakulsun âşıkânın aşkına Ber cemâli Muhammed Kemâl-i İmâm Hasan ve İmâm Hüseyn. “Gül-cemâl-i Ahmed-i Mürsel. Dört Numaralı Erkânname‟de. ayaklar mühürlü.derûn-ı bî-riyâ/ Gül cemâl-i Ahmed-i mürsel. Derviş Cavid Karaabdal Erkânnamesi‟nde (s. Dedebaba buraya çoğ sözcüğünü yazmıştı. 99 Bu tercümanın Osmanlıca aslı şöyledir: “Çün çerağ-ı fahr uyandırdık Huda‟nın aşkına / Seyyid-il-kevneyn Muhammed Mustafa‟nın aşkına / Sâki-i kevser Ali-yyel-Murtazâ‟nın aşkına / Hem Hadîce.Murtazâ”.1. Fakir hemen yukarıda bu tercümanı vermiştim. Ek: 4 Bazı yazmalarda Kanberî‟ye ait” Ey şeh-i mülk-i vilâyet! V-ey Hakk‟ın kudret eli” diye başlayan altılı nutukda aşağıda yer alan bölüm bulunmaktadır.derûn-ı bî-riyâ/ Ber cemâl-i Ahmed-i mürsel Ali-yyel. s.Ek Açıklamalar: Ek 1: Salih Erkânnamesi‟nde (s. Ali-yyel. Bir baĢka nüshada Bu tercümanın birinci ve dördüncü dizeleri şu şekildedir: “Rûşen oldu çûn ki kânûn-ı çerâğ-ı evliyâ”. Ek:2 Muhterem aydınlatıcım(mürşidim) Ali Naci Baykal Dedebaba erenlerimden fakire armağan edilen 300 sayfalık yazmanın içinde yer alan erkânnamede. Ali-yyel.Murtazâ”. hem de Fatıma için/ Hasan hem de Hüseyin şah-ı Kerbela için / On iki ermiş imâm. Fakire göre tercümanın bu şekli aruz veznine daha uygundur. Fakir bu sözcüğü çün olarak değiştirdim.. Son dizenin son bölümü ise bazı nüshalarda “Âşıkânın aşkına” ya da “billâh ânlar aşkına”şekillerinde yazılmıştır.23).Murtazâ/ Ber cemâl-i Muhammed. “Rûşen oldu”diye başlayan bu tercüman.kânûn-ı evliyâ/ Ehl-i fahre burhân oldu hem delîl-i reh-nümâ/ Verelim cândan salâtı ez.

eyvallâh. Keçeli) 101 ġey’en Lillâh Tanrı için biraz bir şey ver anlamına gelen bir sözdür. yani söndürür./ Kimi dilese ona bu nurunu iletir. Tabiyi doğrusunu Tanrı bilirb (Ş. “Ber çemâl-i Muhammed. Rehber Postu‟na. / Ona dokunmasa da sanki ışık verecek..iz. Aydınlatıcı bu ayeti okuyup bitirince çerağcı elindeki delilin fitilini iki parmağı arasında kıstırarak veya hafifçe silkeliyerek sırreder. yukarıdaki sıralamanın uygulanması gerekir./ Onun yağı bu ateş değmeden de pek.. aldığı delili yerine koyar.Allâh eyvallah!” Mürşit istenen haklı-hayırlı gülbankını okumadan önce niyaza varır./ Hakk. kutsallaşmış./ Nur üstünde nurdur O. Çerağcı tekrar babaya.Tanrım pek iyi bilir... kemâl-i İmam Alî. Delili üfleyerek sırr etmek kesinlikle yasaktır. Allâh.Bu tercümanı dinleyen aydınlatıcı (mürĢit) 24. bir zeytin ağacından. Mürşit şu gülbankı okur: “ Şah‟ın adıyla Allah Allah! Tüm hizmetlerin kabul ola! Yüzün ak ola! İsteklerin yerine gele! Meydanın açık ola! Vücudun sağlık ve esenlikle dola! Yüce Tanrı ve kutsal kişilerimizin tümü ve Hazret-i Hızır yardımcın Dedebaba../ Her şeyi bilen O‟dur. kûre makamından sonra da Horasan postuna100 niyaz eder ve mürşitinden şu sözlerle haklı hayırlı ister: “Şah‟ın adıyla! Allah Allah / Hizmetimi kabul et yüce Tanrı hakkına/ Aba altı Soyuyçün ve dergâh soyuyçün/ Kerbela şehidinin yüce ruhu aşkına/ Bu dergâh ve hizmetten ayırma bizi bir gün/ Hak-erenler aşkına bize hayır himmet et/ Ne olur ise olsun. sonra kûre makamına. ardından çerağ tahtına. Horasan postuna” niyaz eder.. Bu ayetin Türkçe meali Ģöyledir: “Tanrı göklerin ve yerlerin ışıklar verenidir. “ Muhammed‟in güzelliği. Bu son sözler yanlış söylenmiştir.. ayetini okur. Aydınlatıcı baba da aynı şekilde niyaz ederek. adlı yapıtında makamlara niyazla ilgili sıralamayı farklı yapmıştır.zücâcet-ü keennehâ kevkeb-ün dürrüyyün yûkad-ü min şeceret-ün lubâreke-tin zeytûnetin lâ şarkiyyetin ve lâ garbiyyetin yekâd-ü zeytuhâ yuzî‟-u ve lev lem temseshü nâr-ün nûr-un alâ nûr-in yehdiyallâh-ü li-nûr-ihî men. meydanevinde bulunan öteki canlar da niyaza varırlar. Bazı Alevi ve Bektaşi tercümanlarında ve hatta şiirlerinde bu sözler” Şeyd‟ullâh”şeklinde geçmektedir. ay ışığı birden / Allah eyvallah Hü Dost!” Bu tercümanın Osmanlıca aslı da şöyledir: “Bism-i Şah Allah Allah! Bâtın iken çerâğ-ı nûr-ı Ahmed Zâhir oldu şems ü mâh-ı Muhammed. Çerâğ Tahtı‟na.Erkân). Bu ayetin aslı şudur: “Allâh-ü nûr-us./Yakılır doğuluda batılıda olmayan. Fakire göre dipnotta tırnak içinde yazılan sıralamanın değil. Her şeyi bilen O‟dur”. Küre makamına. Hü Dost!” Çerağcı delili sırredince yerinde niyaza varır. Doğrusu “Şey‟en Lillâh”‟tır.. Bu çerağ bir billurun içindedir bu billur / Parıldayan bir yıldız gibi balkıyıp durur.. Delil söndürülürken şu tercümanı okur: “Şah‟ın adıyla Allah Allah! / Muhammed nurlarının iç anlamı gizli iken / Ondan göründü güneş. Şey‟en lillâh101.semâvât-i v-el-arz-i mesel-ü nûrihî kemişkâtin fîhâ misbâh-un-il-misâh-ü zücâcet-ün. Çalab insanlara mesel getirip durur.. bu dergâhtan ayırma ey ganî Şâh!/ Erenlerden haklı hayırlı himmet... yardım! Allah eyvallah!” Bu tercümanın aslı şöyledir: “ Bism-i Şâh Allâh Allâh!/ Hudâ hakkı kabul et hizmetimi ey Şâh/ Bi-hakkı âl-i abâ ve Âl-i dergâh/ Hüseyn-i Kerbelâ‟nın nûru hakkı hakkıyçün/ Bu hizmetten.ilh” Bundan sonra cem erenleri hep birlikte salâvat getirirler.yeşâ-ü ve yadribullâh-ül-emsâl-e l-in-nâs-i vallâh-ü bi-küll-i şey-in alîm-ün”... Tanrı nuru aşkına/ Erenlerimden Tanrı aşkına azıcık haklı-hayırlı.. Cem erenleri topluca./ Mübarek. “ Efendimiz Muhammed ve onun yüce soyuna Tanrı‟dan yüksek sesle salât ve selâm olsun” derler./ Bu nur içi çerağlı kandil nuru gibidir. 100 26 ... Nur Suresi’nin 35. Bir Ġleri Adım (Arı Türkçe İle Baktâşî Törenleri. Bundan sonra kalkarak mürşit(aydınlatıcı)ine varıp niyaz ile öperek delili ona teslim eder. Yazdıkları şunlardır: “Çerâğcı Baba‟ya. Ali ile İmam Hasan ve Hüseyin‟in olgunluğuna Allah‟tan yüksek sesle salât ve selâm olsun”.

Sûr-u İsrafîl.10.. Baba buna kısa bir gülbang ile yanıt verir. Horasan çerâğı da çerağcı tarafından.. “ Çerâğ-ı Nûr-ı Muhammed Alî/ Rûşen olmuş ezelîden ezelî . veritenin Türkçe karşılığı ise hakikattır. Niyazda olan canlar... Aydınlatıcı gülbangı bitiren “Hü” sözcüğünü söyleyince tüm erenler de “Hü” der ve doğrulurlar. mihrâb-ı minber” sözleri geçmektedir. 41‟de ise şu sözler eklenmiştir: “Sırlar mestur. otekisi de duyularımızla saptanmayan. hakikatı görmüş.ola. yani bilim ve irfan ıssı. Horasan postuna. Çerağcı delili yukarıda yazılan tercümanını okuyarak sırreder.104 Ek: 3 Delili sırretme tercümanı Mevlevilerde de vardır. Onların tercümanı şöyledir: “ Çerâğ-ı bâtın iken nûr-ı Ahmed/ Iyân oldu doğub şems-i Muhammed”.”tercümanı okur. Allâh Allâh! Delîl-ü-burhân. sırr-ı Murtazâ Alî.. s. benliğinden tümü ile vaz geçen kimsedir. 104 10 Nolu Erkânname. ve On iki İmâm. Çerağcı postuna oturduktan sonra mürşit aşağıdaki çerağ gülbankını çeker. Ma‟nâ-yı Kamber. hakiki bilim ve anlayış. eşiğe... “zuhûrde-hi îmâniyân.. Çünkü iki türlü gerçek vardır. Salih Erkânamesi. diye yazılmıştır. 87de. Bunlardan birisi duyularımızla saptanan gerçek. Biz burada geçeği kaldırıp hakikat sözcüğünü kullandık. çerâğ-ı rûşen.. s. şam-ı garîbân. ama aklımızın var olarak kabul ettiği hakikat. mürşite.. Mürşit ve meydanda bulunanların tamamı postlarına secde eder vaziyette niyaza dururlar. Ondan sonra talip(istekli)lerin seccadesini mürşidin önüne serer ve istekliyi yerinden kaldırır.ilh” tercümanı ile uyarıldıktan sonra.. “Çün çerâğ-ı fahr uyardık.. Ek açıklamalar: Ek 1: Dedebaba Ġleri Adım adlı yapıtında çerağcının. 107 Diğer nüshalarda “ Allâh er Hakk Muhammed Alî” 102 27 . Horasan postuna. Nitekim Fransızcada realité ve verité sözcükleri kullanılmaktadır. s. huzur-u hazırân. gönüller pür-nur. âlemlere rahmet olacak hâle gelen. s 41‟de ve Mehmet Ali Hilmi Dedebaba El Yazılı Erkâname (bir ve iki nolu Erkâname). dostlar mesrur.. “Zuhûrqu İmâmân”. 106 Tevfik Oytan. (Ş. rehber postuna. ve dara niyaz edip geçip yerine oturur. Ek: 2 Bazı nüshalarda çerağcı haklı hayırlı istedikten sonra “Çerâğ-ı Nûr-ı Mühammed Alî/ Rûşen olmuş ezelîden ezelî. Çerâğ-ı Muhammed. s.. düşmanlar makhûr. çerağ tahtına. elinden tutalar! Pirimiz Hünkâr Hacı Bektâş Veli senden memnun ve razı ola! Hakikatlar102 demine Hü!” Bu gülbangın Osmanlıca aslı şudur: “ Bism-i Şâh. cem‟ler kâim ola! İbâdetler sahîh ve sâlim ola! 106 Allâh Muhammed Alî107 mu‟în. Keçeli) 103 Bu son kısımda geçen hakikatlar terimi. Gülbangın sözleri şunlardır: “ Bism-i Şâh. BektaĢiliğin Ġç Yüzü. selâmet-i gariban”.105 Allâh Allâh! Akşamlar hayr‟ola Hayırlar feth‟ola! Şerler def‟ola! Mü‟minler ber murâd ola! Münkirler mat ola! Münâfıklar berbâd ola! Gönüller şâd‟ola! Meydânlar âbâd ola! meclîsler küşâr ola! Demler dâim. fahr-i dervîşân. 11‟de. Allâh Allâh! Cümle hizmetin kabûl ola! Yüzün ak ola! İsteğin feth‟ola! Muradın hâsıl ola! Meydân‟ın açık ola! Allâh Muhammed Alî. hanedan-ı fıkara abad ve mamur ola! Dem-i dervişan mütecelli düşmanan-ı âl-i Alî hor ve hakir ve fani ola”. Realitenin Türkçe karşılığı gerçek. 12‟de bunlara ek olarak “Allâh Allâh. gönüller mesrur‟ola! Hanedan-ı fukara mamur‟ola!” Salih Erkânamesi ( 2 numaralı Erkâname).173‟de bu sözlere ek olarak şunlarda yazılmıştır: “Sırlar mestur. bâtınlarımızı pürDedebaba hakikat yerine gerçek sözcüğünü kullanmıştı. hem çerağ işi ve hem de rehberlik işi aynı adam tarafından yapılacaktır. c. Ek:4 Başka bir erkânnamede.DerviĢ Karaabdâl El Yazısı Erkânamede (4 nolu Erkâname). s. kendisini insanlığa adayarak. kuvvet-i abdâlân. zuhûrı imân. On dört masûm-ı pak efendilerimiz mu‟în ve dest-gîr‟in ola! Pîrimiz Hünkâr Hacı Bektâş Velî hazretleri hoşnûd ve râzî ola! Hazret-i Hızır yoldaşın ola! İnâyet-i Seyyid-i kâinât. s. kendisi de gerçek olmuş demektir.1. zahîr ve dest-gîr ola! Zâhirlerimizi ma‟mûr. ocak makamına niyaz edeceğini ve darda iken “Cümleden cümleye”diyerek niyaz ile yerine oturacağını yazmıştır. Bundan sonra çerağcı boyun keser ve esiğe. aydınlatıcı ile birlikte niyâza varan canlar her dileğe “Allâh Allâh” diye yanıt verirler. Hakikatlar demine103 Hü!” Aydınlatıcı yukarıdaki gülbangı okurken. mürşidin her dileğine “ Allah Allah” diye katılırlar. O. 105 Erkân Adlı Yazma Nüsha. dara. Bu açıklamaya göre. ilh” tercümanını okur diye yazılmıştır.

88. dayanmaktır. On iki İmâm. Abdâl Mûsâ Sultân. s. dertlilerimize deva. Turâbî Hacı Ali Dedebaba. Şahkulu Sultân. ruşen ve makbul ola! Her geldikçe vaktimizin hayırlısı gele! 114 Namazlarımız. meclislerimiz sonuna dek açık ola! Allah Muhammed Ali tümümüze destek ola ve ellerimizden tuta! Dışımız düzgün. cemâlinden. Akyazılı Sultân. güzel yüzlerinden. batınlarımızı pür-nur eyleye! Hazret-i Hakk-ı veli-yyi Mutlak rütbe-i a‟lâları der-i sahra-yı mahşer bâ Şehîdan-ı Kerbelâ cümlemizi haşr ve cem‟ eyleye!”. mahrem-i esrar-ı ezelî. onlara kavuşmaktan ayırmaya! 6 Nolu Erkân Adlı Yazma. inayet-i seyyid-i kâinât. sırr-ı Murtaza Ali (Başka nüshada “nur-ı Nebi.nûr eyleye! Allâh erenler gürûh-ı nâcîden. kalblerimizi musaffâ eyleye! Zevk-i vicdân. Sarı Saltuk Sultân. ilm-ü irfân. mürşîd-i sâlikîn. iyi ve temelli olarak yere basmak. kırklar.âlî ve celî) efendimiz hazretlerinin himmet-i aliyye ve rûhâniyet-i celîleleri müeyyed ve müzâhirimiz ola! 109 İkrârımızda râsıh kadem 110 ve sâbit kadem idüb kötü işlerde bulundurmaya! Merde. 113 Ayraç içinde yer alan sözlerin Türkçesi şudur: Tanrı sırlarını kutsal kılsın. ek olarak şu sözler yer almaktadır: “ Hayır hizletleri üzerimizde hazır ve nazır ola! Hemîşe iltifat-ı ülyâları ve ruhâniyyet-i aliyyeleri yâr ve yaverimiz ola! Çağırdığımız demde feryâd reslerimiz ola! Muhabbetleri daim ve kaim ola!” Sadece Üç Numaralı Erkâname. s. kemâl-i hâl. 2 Nolu Salih Erkâname. şerler ırağa koğula! İnanmışlar muratlarına ire! İnanmayanlar mat ola! Gönüllerimiz sevinçte. Bedri Noyan Dedebaba bu gülbangı aşağıdaki şekilde bu günün diline çevirmiştir: “Şah‟ın adıyla Allah Allah! Yoksulların kimsesizlerin Tanrısı! Çerağımız ışık saça! Dervişler öğüne! Ünü yüce kişiler demi ola! İnanç ıssı olanlar kendilerini göstere! Allah Allah.41.12 ek olarak da şunlar yazılıdır: “Nazar-ı şerifleri zahirlerimizi ma‟mûr. Sarı İsmâil Sultân. On dört şehit yavruların. 108 28 .ı kısmet. dem-i Pir Hünkâr Hacı Bektaş Veli. yerden hayırlı bereketlerihsân eyleye”. 112 Bir başka nüshada şu sözler eklenmiştir: “ Allah erenler devlet ve milletimizin kılıncını keskin. ”. Akşamlar hayr‟ola! Hayırlar kazanıla. ezcümle-i uşşakı lemyezelî” sözleri eklenmiştir. 42De ise “mazhar-ı envâr-ı celî. Hacı Hasan Dedebaba. Kaygusuz Sultân. Mehmet Alî Hilmî Dedebaba. borçlularımıza eda. nâ-merde muhtâc eylemeye! 111 Dîdelerimizi bînâ (gözlerimizi görücü). On iki İmam. kerâmetleri bâhir. erkânlarımızı kabul ede!” Kurban sahiplerinin kurbanları. 111 Başka nüshalarda ek olarak şu sözler yer almaktadır: “nefeslerimizi keskin. Alî Nâcî Baykal Dedebaba (kuddis-i Allâh-ı esrârehüm)113 hazretlerinin himmitleri hâzır. 110 Bu sözcüğün Türkçesi şudur: Ayağı sağlam. On dört ma‟sûm-ı pâk efendilerimizin katarından. sözünü üstün eyleye! Gökten hayırlı rahmetler. hizmetlerimizi. Mansûr Baba. hizmetlerimiz kabul ve makbul ve pesendîde-i barigâh-ı kibriya ola (yani. sultân-ül âşıkîn. gavs-il vâsilîn. s. didarından. erenler namazlarımızı. Tanrı Yalvacı‟nın ev halkından. Yüce Tanrı katında beğenilmiş ola!) Hastalarımıza şifa. bir gayr-ı Hakk-ın esire mahpus olanlarımıza hayırlısıyla halas nasip eyleyüp gaib hazinesinden merzuk eyleye ve bilhassa mürşidimiz muhterem (Burada o dönemin dedebabasının adı söylenir. Durbali Sultân. içimiz apaydınlık ola! Allah.) dedebaba erenlerimizi sağlık ve saadetle uzun zamanlar başlarımızda daim ve baki eyleye. 109 Diğer nüshalarda “üzerimizde sayeban ola” . s. kabul. tîğlerimizi berrân eyleye!”. dosdoğruluk yolundan (sırat-ı müstakimden). visâlinden ayırmaya!108 Allâh Allâh! Tâc-ül-arifîn. melce-i melâzımız Hazret-i Seyyîd Muhammed Hünkâr Hacı Bektâş Velî (Kuddis-e sırrah-ül. niyâzlarımızı. erenler-kurtulmuşlar bölümünden (güruh-ı naci). çerağ sahiplerinin çerağları. meydanlarımız. hayır sahiplerinin hayırları. 114 Bazı nüshalarda “Her geldikçe hakkımızda hayırlısını ihsan eyleye” Bir başka nüshada ek olarak bu bölüm: “Allah erenler deryada ve karada olan ehl-i iman can kardaşlarımıza sıhhat ve selâmet ihsan eyleye ve tarik-ı aliyyeden güzerun eden (gelip geçmiş olan) İman ehli canların ruh-ı revanları şad ve handan ola! Üçler. erkânlarımız. Seyyid Alî Sultân. 2 Nolu Salih Erkânamesi. pirimiz-üstadımız. beşler yediler. kerem-ü inâyet eyleye! 112 Allâh Allâh! Mefhâr-ı ehl-i îmân Hazret-i Balım Sultân. kerem-i Ali). fütuhât. vilâyetleri nâzır ola! Allâh. tarîk-ı müstakîmden ve Ehl-i beyt-i Rasûl. Hacim Sultân. çerağ-ı kânun-ı evliyâ ebed ola! Gerçekler demine (+) Hü!” (*) Başka bir nüshada “Gerçek erenlerimiz”. katarından.

çerağ ve hayır sahiplerinin hizmetleri kabul ola! Her geldikçe zamanımızın hayrı bile gele! Özellikle mürşidimiz .. Eksik noksan hâllerimiz kalmaya! Cürmümüz af‟ola! Özümüz feth‟ola! Yüzümüz ağ ola! Kalbimiz saf ola! Miratımız temiz ola! Rû-yı Hakk‟tan ayırmaya! Derviş-i derd-mend eyleye! Her hâlimizi kendi rıza-yı şeriflerine muvafık ve mutabık eyleye! Er Hakk Muhammed Ali.118 Dedebaba sultana : -“N‟ettin. bed amellerden. lutf ve ihsan eyleye! Allah Allah! Yol büyüklerimizin... “hü! Allah.. On iki İmâm evlâd-ı Alî hâl ve yollarından yol ve ilimlerinden ilim ve hilimlerinden hilim ve irfânlarından irfân vere! Sırlarından âgâh eyleye! Er Hakk Muhammed Alî. yola girmişlerin aydınlatıcısı. Hazret-i Ali‟nin bağışı ve sırrı.Allah Allah! Anlayışlıların baş tacı. eyvallah!” derler. On iki İmâm ömürlerimizi uzun eyleye! Nasîblerimizi. ermişler kânun-ı çerağımız sonsuz ola! Gerçekler demine hü!” Meydanda(cemevinde) bulunan erenler aydınlatıcının “hü” sesine. tümümüze aşk olsun!” der. Nokta ile işaret edilen bu yere o günün dedebabasının adı yazılacaktır. On dört ma‟sûm-ı pâk.. Noktalı yere o günün dedebabasının adı yazılır.. en iyi bilenimiz. erkânlarımızı kabul eyleye! Kurban sahiplerinin kurbanları.. On iki İmâm.. kılıçlarımızı keskin eyleye! Gözlerimizi görücü. gözete! Yeninde yakasında saklaya. On iki İmâm. bedhuylardan. taklîdimizi tahkîk eyleye! Rızâ-yı Hakk‟tan ayırmaya! Yüzümüzden hayır göstere. kısmetlerimizi bol eyleye! Nâ-merde. Mürşit. bütün hevâ ve hevesten geçirivere! İnsân-ı kâmil eyleye! İnsân-ı kâmil zümresinden ayırmaya! Er Hakk Muhammed Alî. pirimiz.. 116 Dedebaba erenlerimizin himmet ve şefaatları. pirimiz Hünkâr Hacı Bektaş Veli. günüllerimizi tertemiz eyleye! İyilik zevki. vergisi. pîrlerin ve hak kardeşlerin ve cem‟-i enbiyâ-i izâm ve evliyâ-yı kirâm. ant içme sahiplerinin söz verişleri. hüsn-i nazarları üzerimizde hazır ve nazır ola. yaramaz yollara uğratmaya! Tarfe-tül-ayn içre117 kendi nefislerimize ısmarlaya. kırklar. şerler def ola! Münkir-münafık mat ola! Müminler zat ola! Pirim kutb-ı âlem Hünkâr Hacı Bektaş Veli Sultan ve Sultan.115Dedebaba erenlerimizi sağlık ve mutlulukla uzun zamanlar başımızda sürekli ve kalıcı eyleye! Üçler. Evrenin Efendisi‟nin nuru... yediler. bed hâllerden. şerr göstermeye! Er Hakk Muhammed Alî. Meydanda bulunanlar da. ne haddin?” dedirmeye Müşkillerimizi hall‟eyleye! Gönüllerimizi sâf eyleye! Mir‟âtımızı temiz. hizmetlerimizi. On yedi kemerbeste anların yüzünden güzerân eyleye! 115 116 117 118 Noktalı yere zamanın dedebabasının adı yazılacaktır. gelmiş geçmiş cümle aziz kişilerin himmetleri üzerlerimizde hazır ola! Ermişlikleri bizi görücü ola! Allah. göre. erenler namaz ve niyazlarımızı... Allah Allah! Erenler haklı hayırlısını kerem ede! Hayırlar feth‟ola. Ek Açıklamalar Ek 1: Bazı nüshalarda mürşidin daha önce çerağ hizmeti gören çerağcıya okuduğu “ Haklı hayırlı gülbengini” bu son okuduğu çerağ gülbengi ile birleştirerek şu şekilde okuduğu kaydı bulunmaktadır: “Bism-i Şah. Bu tamlamanın türkçesi: Gözün bir kez kırpılması kadar demektir. anlayış. bizi kötü işlerde bulundurmaya! Merde. muhânete muhtâc eylemeye Vakitlerimiz hayr‟ola! Hayırlar feth‟ola. ruhu yardımcımız olsun! Söz verişimizde ayak diretip. ermişlerin en yücesi. On iki İmam yanıltan. şerler def‟ola! Münkir-münâfık mat‟ola! Mü‟minler zât ola! Bu makâmdan gelmiş geçmiş erlerin. erenlerin tümüne: “Erenler. na-merde muhtaç etmeye! Nefeslerimizi kuvvetli. bed endîşelerden. 29 . bekleye! Sırrında pinhan eyleye! Efendim Şah. bed fiillerden. beşler. olgun hâl ile bol kısmet.. “hü” diye yanıt verirler ve doğrulurlar. âşıkların sultanı. kendisine sığındığımız Muhammed Hünkâr Hacı Bektaş Veli Efendimiz(Tanrı sırrını kutlu kılsın)in yüce himmeti.

yâ Muhsin... 124 Tırnak içindeki bu sözlerin Türkçesi şudur: “ Benim zor zamanımda yardımcım. Allâh Allâh! Yâ Muhammed.. yâ zi-l-ihsân-ı bi-hakk-ı Hüseyn! “Yâ iddetî ind-e şiddetî ve yâ gavsî ind-e kürbetî! Ecirnî bi-aynıkelletî lâ yenâm ve ekfînî bi-rüknikellezîlâ yerâm. Ek 3: Fakirde bulunan Evlad-ı Şemsî Baba Deraliyyeli Hafız İsmail Hakkı mühürlü erkânnamede 125 çerağ uyandırma erkânı sırası şöyledir: Çerağcı mürşidin emriyle postuna niyaz ile kalkıp mürşidin huzuruna vardıkta bu tercümanı okuya: Bism-i Şâh Allâh Allâh! “Ve lillâh-il-meşrik-u v-el-mağrib-ü fe‟eynemâ tüvellû fesemm-e vechullâh”126 Huzur-ı mürşide oturdukta niyaz edilerek delili alıp ve bir dahi huzuruna niyaz edip kalkıp ocak yanına varılıp delil uyarılırken okunur: “ Bism-i Şâh. Bu sözlerin Türkçe anlamı şudur: “Doğu yeri de batı yeri de Tanrı‟nındır. sadıkân... kemâl-i İmâm Hasan... ağrı ve sızılarımııza Noktalı yerlere dönemin dedebabasını adı yazılacak. rızâlarından ayırmaya! Sağlık safâlık vere! Birlik dirlik kerem eyleye! Kerem-i Alî. bir münacat. yâ Alî. Pîrimiz kutb-ı âlem Hünkâr Hacı Bektâş Velî. Oni ki İmâm katarlarından. 123 Münacat. koruyanım! Uyumayan gözlerinle beni koru! Bitmez tükenmez kuvvetinle beni muhafaza buyur” 125 25 Numaralı Erkâname.Vb”. burada mürşit. yâ Fâtımâ. 122 Ek 2: Bazı erkânname nüshalarında. içeride dışarıda. kerem-i evliyâ. yâ On iki İmâm.. Allâh Allâh! Çerâğ-ı nûr-ı Muhammed Alî‟den doğubdur şems ile mâh! Fakîr bir zerre alayım destur Allâh eyvallah! Ber cemâl-i Muhammed. salâvatname ve nad-ı Ali 123okur..İlh. Dr. bi-hakk-ı Muhammed. Bu sözlerin Türkçe anlamı şudur: “ Tanrı tarafından yardım.Bundan sonra dönüp şu tercümanı okur: “Bism-i Şâh. On iki İmâm. Bundan sonra aydınlatıcı şunu okur: “ Bism-i Şâh. bi-hakk-il.. üç İhlas. dem-i sultân! Hü! Hü!”. bi-hakk-ı Alî. y: 30/b. ayetinin sözleridir. Allâh Allâh! Şem-i tevfik-i hidâyettir yüzün/ Suret-i Hakk‟tan ibârettir yüzün/ Hacc u ehrâmı ziyârettir yüzün/ Kıble-i erbâb-ı tâ‟attir yüzün / Mağz-ı Kur‟ân‟dan ibârettir yüzün/ Ehl-i tevhîde beşârettir yüzün/ Ber cemâl-i Muhammed.... 3.121 yâ Muhammed yâ Alî.Allâh-i ve feth-ün karîb-ün ve beşşir-il mü‟minîn”.Bir adım geri çekilerek ati(şu) tercümanı okuyacaktır: “Bism-i Şâh... Allâh Allâh! Çerâğ-ı rûşen! Fahr-i dervîşan. 4. abdâlan-ı gürûh-ı nâcî ve nûr-ı Âl-i abâ rûh-ı revânları şâd ve handân ola! Ervâh-ı tayyibeleri üzerlerimizde hâzır ve nâzır ola! Eksik noksan hâllerimize kalmaya! Taksîratımızı affeyleye! Dergâhına layık kullar eyleye! Derdimize devâ..” 124duasını üç kez okur ve : „Kurbânıyım Allâh ve Rasûl-us-sakaleynin Hem Hayder-ü Zehrâ-i Betûl hem Haseneyn‟in‟ dedikten sonra iki rekât da namaz kılabilir.. ayetinin sözleridir. Rencimize: Hastalıklarımıza.. üçler.. Pîrim . cemâllerinden. 119 120 121 30 . 2. nûr-ı Nebî... Bakara Suresi 115. dervîşân.. Allâh Allâh!/ Allâh! Dost! Âşıklar! Sâdıklar/ Yanıklar/ Uyanıklar! Ayn-ül-cem‟ sâkinânına aşk olsun” Bundan sonra çerağ uyarılmaya başlanılır.120 Dedebaba sultân uzakta yakında. beşler. rencimize119 şifâ kerem eyleye! Er Hakk Muhammed Alî. “Nasr-un min. âşıkân. Nâd-ı Ali duasından sonra Mürşit “Rabbenâ takabbel minnâ bi-hakk-ı Muhammed-en ve Haydâr-eh. kırklar.... muhibbân. yediler. Hangi yere dönerseniz Tanrı‟nın yüzü oradadır..Vb”. hü dost” diyüb postuna niyaz eder. gönülde murâdların vere! Er Hakk Muhammed Alî. Doç. yâ sultân okuyan cümle ehl-i Hakk kardeşlere dilde dilekleri. dîdârlarından. bir Fatiha Sûresi.Babagân..Hasan. İlk uyarılacak çerağ baba çerağıdır. Tırnak içindeki sözler Kur’an-ı Kerim Saf Suresi 13. 122 5 Nolu Büyük Sığırdili Cönk.. 1-4. Salâvatnâme ve nad-ı Ali daha sonra özel bölümlerinde verilecektir. Her taraf Tanrı‟ya ibadet yönüdür”. bi-hakk-ı Fâtımâ. yakıncacık bir zafer…Mü‟minleri bununla müjdele”. Bütün canlar da oturdukları yerde postlarına niyaz ederler. 126 Tırnak içindeki sözler. s.Bism-i Şâh. 2... Bedri Noyan Dedebaba Özel Kütüphanesi.

(1761 M. bir niyaz ederek çekilip postuna oturacaktır azizim. Tekrar bu tercümanı okuya: “ Seyyid-i sâdât! Muhibb-i sâdat. Tekrar bu tercümânı okursun: “ Çerâğ-ı evliyâ nûr-ı semâvât..Badehu çerağın sağ tarafına geçip bu tercümanı okur: “Bism-i Şâh. Bism-i Şâh Allâh Allâh! Seyyid-is-sâdât! Muhibb-üssâdât.. Evrâd-ı Abdâlân Adlı Yazma. Hangi çerâğın yanına varacağı belli değil.semâvat/ Ki bu menzîldir ol Tûr-u münâcât/ Kaçan kim rûşen kıl niyâzı/ Ver Mehmed Alî‟ye cândan salâvât... Allâh Allâh! Çerâğ-ı Nûr-ı Muhammed Alî/ Rûşen olmuş ezelîden ezelî/ Aynül. ilh...” diye.. Badehû mürşide niyaz ede şem‟a (mum)yı anın yanına koya. Ba‟dehû çerâğa niyaz edip bu tercümanı okuya: Rûşen oldu çerâğ-ı Kânûn-ı evliyâ/ Ehl-i fahre oldu burhân-u-delîl-ü-rehnümâ/ Verelim cândan salâvât ez durûn-ı bî-riyâ/ Ol rasûl-i Ahmed-i Mürsel Ali-yyel Murtazâ/ Ber cemâl-i Muhammed..... Sonra ayak ayak çerağın yanına vara. Allâh Allâh! Hizmetimiz kabul eyle yâ Şâh! Bi-hakkı Murtazâ çün âlî dergâh! Ber-cemâl-i Muhammed. Allâh Allâh! / Dost! Hazır gaib… zâhir… bâtın ayn-ül-cem‟ erenlerinin gül cemallerine aşk olsun!” deyip niyaz ettikten sonra kalkıp olduğu yerde bu tercümanı okuya: 11. Ek 4: Fakrde bulunan Evrad-ı Abdalan adlı bir yazmada. Doç.ilh..ilh” ..ilh”.... 77.. “Asitanede Meydanda Çerağ Uyarmak” 128 başlığı altında bir bölüm bulunmaktadır... Lakin bu minval üzere her mahal yerlere gide.ilh” ...“Bism-i Şâh.129 sol elini göğsüne koya. Dr.. 127 128 129 Bu tercümanın vezni bozuktur.5. çerağcı elindeki delili uyarınca kapıya geçip elini başından yukarı kaldırıp “Allah! Dost! Hakk! Hü! Erenler! Âşıklar! Sadıklar! Sakinan-ı ayn-ül-cem‟ Aşk..Taliplerin çerağlarını uyarır...ilh.. Kapıya peymançe yerine bir niyaz ede....Murtazâ ..ilh 6.Üç adım geri çekildikten sonra okunacak tercüman: “Bism-i Şâh....” 127 8.cem‟ kâide-i evliyâ Hünkâr Hacı Bektâş Velî/ Kemâl-i Şah Hasan ve Hüseyn‟den oldu envâr-ı tecelliyat-ı celî/ Allâh Allâh! Havalet yâ imâm Rızâ! Hü dost!” deyip erkân üzere (kural gereğince) delili baba hazretlerinin yedine (eline) teslim ile niyaz ettikten sonra sair makamata niyaz ederek şu tercümanı okuya: 10..” 12.Andan yukarı kalkıp kıçın kıçın(geri geri) kapıya vara..) senesinde yazılmış bir erkânnamede ( 9 Nolu Erkâname) bulunan açıklama şöyledir: “Çerağcı: Çün çerağı Fahr uyandırdık…… Tercümânını okuduktan sonra mürşid dua edip “ hü!” diyeler.. Andan cemaata. s. Andan çerağı uyara ve bunu okuya: “Ber cemal-i Muhammed. Sağ dizini yukarı kaldırıp sol dizini yere koya. Allâh Allâh! Çerâğ-ı evliyâ nûr-us.Baba hazretleri gülbengini çektikten sonra... Andan sonra Allah deyip durursun. Niyaz ede.kevneyn.. Allâh Allâh! Çerâğ-ı Nûr-ı Muhammed Alî‟den Rûşen oldu Kânûn-ı evliyâ/ Ehl-i fahre oldu burhân-ı delîl-i rehnümâ/ Verelim cândan salâvât ez derûn-u bî-riyâ/ Ol resûl-i mürsel Ahmed hem Ali-yyel.” 7.. “ Sonra daşra varıp durulacak.. postlara niyaz ede.” Ek 5: Fakirin kitaplığında bulunan DerviĢ Ali‟ye ait bir yazmada bulunan 1175 H. bu tercümanı okuya: “ Allâh Allâh! Dost! Çün çerâğ-ı fahr uyandırdık Hudâ‟nın aşkına!..“Bism-i Şâh.. Fakir nüshada bulunan şeklini aynen aktarmıştır.. Andan sonra mumu başından yukarı kaldırıp sol elini göğsüne koya.Bir adım geriye çekilib ati(şu) tercümanı okur: “ Bism-i Şâh.. ilh deyip mürşit dua edip “ hü!” diyeler.. 31 . Bedri Noyan Dedebaba Özel Kütüphanesi.. Bu bölümde anlatıldığına göre. Baba hazretleri gülbengi çekip niyaza inerken delil çerağını silküb itfa (yok) edülür ve niyaza kalkıp adap ile ( kural gereğince) delili baba hazretlerine teslim ederken: “Bism-i Şâh. Allâh Allâh! Çün çerâğ-ı fahr uyardık dost Hudâ‟nın aşkına/ Seyyid-il.

fahr-i dervîşân…. Andan haklı hayırlısını alıp andan mürşide niyaz ede.ilh…” Çerağların uyarılması tamamlandıktan sonra tahttan iki adım geri çekilir ve: “Rûşen oldu çün çerâğlar ber kânûn-ı evliyâ/ Ehl-i fakre oldu burhân hem delîl-ü rehnümâ/ Verelim candan salâvât ez-derûn-ı bî-riyâ/ Ber cemâl-i Ahmed-i Mürsel Ali-yyel-Murtazâ/ Ber cemâl-i Muhammed…ilh” tercümanını okur. Mürside varır.cem‟ olmuş kâide-i evliyâ erkân-ı Hacı Bektâş Velî / Kemâl-i Hasan . Çerağlar önüne varılınca okunacak tercümanı da şöyle yazmıştır: “Bu menzîl ki çerâğ-ı nûr-ı semâvât/ Kaçan kim rûşen oldu Tûr-u münâcât/ Makâm-ı esrardır ve hem hâcât/ Berkemâl-i Muhammed Alî râ salavât”. Mürşitten delili alınca. ardından da makamına niyaz edip yerine oturur.Gerektir ki bir kere peymançe yerine ta nihayetine varınca. Horasan postuna niyaz edecek. ocakta ocak alevi varsa ondan. Bu çerâğı da mürşit uyarır. Horasan postu yanında mürşide karşı. bâtın… İlh‟ deyip badehu geçip postuna oturmadan evvel çerağın yanına varıp bu tercümanı okuya: Bism-i Şâh..sâdât…. Çerağcı: “Bâtın iken çerâğ-ı nûr-ı Ahmed/ Zâhir oldu şems ü mâh.Hüseyn‟den oldu envâr-ı tecelliyât celî……Postuna otururken : Sırr-ı cemâl-i dost! Bi. muhibb-üs. kimisinde de Horasan çerağından uyarılır diye yazılmıştır. Mürşit çerağ nazm-ı celilini (Nur Suresi‟ni) ve gülbangini okur. Ocakta ateş varsa sorun yok… Ocak yanmıyorsa oraya da bir çerağ konur. Cavid Bunar. dara çekilip “eyledim dergâh-ı Hakk‟a niyaz…. Bu yüzden de bu durum. destûr Allâh eyvallâh!. Buradan Horasan postu yanına varır. aslında ocaktır. Mürşide üç adım atıp: “Çün çerâğ-ı fahr uyandırdık…” tercümanını okur. peymançede olarak: “Çerâğ-ı nûr-ı Muhammed Alî/ Rûşen olmuş…. 32 .ilh” tercümanını okuyarak ocağa varacak. bunun kendisine oranla bir adım sağ gerisinde durur ve: “Çerâğ-ı evliyâ nûr-us-semâvât…” tercümanını okur. Çerağ tahtına yaklaşıp.ilh” tercümanını okur..ı Muhammed” tercümanını okuyarak delili sırr eder. Çerağcı önce: “ Nasr-ün minallâh-ı ve feth-ün karib…”i okuyarak dara. Dr. uyarılırken kimi erkânnamelerde kânun çerağından. 75. Melâmîlik ve BektaĢilik. bu tercümanı okuya: „ Allâh! Dost! Hâzır ! Gâib.” Andan Horasan postu yakınına dara çekilir burada: “Şem-i tevfîk-i hidâyettir yüzün….ilh” tercümanından sonra kânun çerağını uyarır. zâhir. geçip postuna otura” Ek 6: Fakirde bulunan eski bir erkânnamede de çerağ uyarma erkânının şekli şöyle anlatılmaktadır: “Mürşit en önden meydana girince Horasan çerağını ve kendi çerağı olan baba çerağını eli ile uyarır. Bir adım ileri atar ve: -“Hakk hü! Dost! Âşıklar! Sadıklar……ilh” tercümanını okur. niyaz ile delili teslim eder. “ kaşların mihrâba karşu men niyâza gelmişem/ Kıble gördüm kim anın içün ben niyâza gelmişem/ Kıblegâhımdır Muhammed.ilh” tercümanını okuyacak. Çerağ. Ek 7: Cavid Sunar Melamilik ve BektaĢilik adlı kitabında 130 şunları yazmıştır: “Kandil nûru Muhammed Alî‟dir ezelîden ezelî/ Allâh-ı nûr-us-semâvât mezâhirinde lem yezelî ayn-ı cemde görülür Hakk‟ın kudret eli/ Kâide-i erkân pirim Hünkâr Hacı Bektâş Velî/ “levlâke”sırrına mazhar envâr-ı tecelliyat müncelî/ Ber-kemâl-i hamse-i Âl-i aba ve ber cemâl-i Muhammed Alî râ salavât”. yoksa ocak çerağından (sair dergâhlarda baba çerağından) ateş alarak şu tercümanı okuyacak: “Çerâğ-ı nûr-ı Muhammed Alî‟den doğubdur. Bir adım atarak peymançede: “Çerâğ-ı rûşen. secdegâhımdır Alî …Ber cemâl-i Muhammed…. Kûre makâmı. Mürşide varıp niyaz ile delili alacak. şems ile mâh Fakîr bir zerre alayım.. s. Allâh Allâh! Çerâğ-ı nûr-ı Muhammed Alî/ Rûşen olmuş ezelîden ezelî/ Ayn-ül. Horasan postu önünde 130 Prof.vech-i Âdem…okuya. Şu tercüman ile de tâliblerin çerağlarını uyarır: “Seyyîd-is-sâdât. ilh…” tercümanını okur.

bir mahzar (meydana gelinen yer) zorunludur. bir münacat. Bazı erkânnamelere göre.kesir) meydana gelmiştir. Bir başka nüshadaki kayda göre: İkrar törenlerindeki bu namaz. Ahzab Sûresi. Bu Erkânamede namazın mürşidin kendi postunda kılacağına kılınacağı yazılmıştır. Baba efendi Meydan odası‟na en önce girince bunu uyarıyor. Vahdaniyet ahadiyyetin tecellisi olup mebde-i amâdan.” 131 Bektaşilikte “çerağ. Böylece çerağ tahtı (tahd-ı Muhammedî) kurulmuştur ki. İşte. Ek:4 Numaralı Erkâname (sayfa 50) de Çerağlar uyarıldıktan sonra çerağcı yerine oturur ve ondan sonra mürşid namaza kalkar diye kayıt vardır. âyetinde şunlar buyurulmaktadır: “ Gidişi gözetleyen diye gönderdik hemen/ Yolladık seni tanık diye. hem de muştucu/ İğri yol sonucundan herkesi korkutucu / Gönderdik Hakk izniyle öz yoluna çağıran/ Işık saçan bir güneş olarak seni heman. mum. Bu namaz Mezheb-i Ca’ferî kurallarına uygun olarak kılınan iki rek‟at hacet namazıdır. Sonra da iki rekât namaz kılar diye kayıt vardır. Delil adı verilen ufacık mumun uyarılması (yakılması) ile Allah. Hz. Yine yazmalardaki “Baba çerağını çerağcı uyaracak”diye kayıtlar da vardır. yani ocaktan veya ocak yanmıyorsa önünde duran kûre (ocak) çerağından uyarılmalıdır. Gadir-i Hum‟da Hazret-i Muhammed‟le Hazret-i Ali‟nin kıldıkları iki rekât namazdan kalmıştır. yani zuhur etmiştir. Muhammed Ali‟nin nurunun nurları ile meydandaki. Aydınlatıcının (mürĢidin) Namaz Kılması.duran çerağlardan delil uyandırılacak zannedilmesi gibi bir yanlıĢ anlamaya neden olmaktadır. Muhammed. Aslında kûre. Bu ikisinin vahdeti(birliği) “uluhiyet”(Tanrısallık) makamıdır. bu zuhurun bir mazharıdır. meydanevindeki postlar. Secde edilecek yere. ışık ve nûr” sözcükleri ışık anlamına dayanır ve yukarıdaki ayete dayalı olarak söylenmiştir. yani On iki İmam çerağları da uyanmış ve böylece ferdaniyyet(tekillik. bu. s. yani meydan odasını (cemevini) nurlandırmıştır. kandil. Meydanı kaplayan bu büyük nurdan diğer ışınlar. Bu bölümde sunulan tercümanlarda “ Kandil nûr-ı Muhammed Alî‟dir ezelîden ezelî” sözleri geçmektedir. ayrılığında ise “vahdaniyet” tecelli eder. parçaları olan küçük nurlar da ortaya çıkmış. Muhammed ve Ali‟nin her birinin nuru ayrılmış. görürse Rabbi‟ni de bilmiş ve görmüş olur. ayrı ayrı zuhur olmuş olur. Bu “uluhiyet” makamının birliğinde “ahadiyyet”. Her zuhur (meydana geliş) için. gayplar gaybından (diğer bir söylemle) lahut âleminden meydana gelmiş. Hakk‟ın tam mahzarı ise Âdem‟dir. Bektaşi inancına göre âlemlerin başlangıcında Muhammed Ali‟nin nurundan başkası yoktu. Bu sözlerle Hz. Doğrusu yukarıda açıkladığım gibidir. Horasan Çerâğı‟nı Çerağ tahtı önüne koyuyorlar. bir fatiha-i fukara ve salâvat-ı şerife ve nad-ı Ali okur. Bir başka Erkânamede (25 numaralı Erkâname. makamlar vb. Ali ve Hacı BektaĢ Veli çerağa benzetilmiştir. yani bu evrendeki her şey zahir (görünür) olmuştur. vücub ve imkân âlemini. Cenab-ı Ġmam Hüseyn‟in yattığı Kerbelâ cevherinden (Kerbelâ toprağından yapılmış küçük küpler) konulur ve bu cevher üzerine secde edilir. BeĢinci Erkân. yani Külli Ruh‟a secdedir. Ali‟yi simgeler ve tümü ile bu üçünün birliğini gösterir. Çerağ Tahtı önünde bulunması gereken ve üç fitili bulunan kânun-ı evliyâ çerağı (bazı erkânnamelere göre Horasan çerağı adı ile kayıtlıdır)nın üç fitili Allah. 20) çerağcı delili teslimden sonramürşid “ olduğu makamda” üç ihlâs. Bu sözlerle anlatılmak istenen şudur: Kur’ân-ı Kerîm 33. 46. çerağlar.132 131 Yukarıda Türkçe anlamı sunulan ayetin aslının sözleri şöyledir: “ Ve da‟iyenilallahi bi‟iznihi ve sirâcen müniyra”. bir Fatiha. 33 . Meydana gelen talip(istekli) âlemde tecelli eden gerçeği bilirse. Namazdan sonra mürşîd istekli (tâlip) den rehber seçmelerini istiyor. zatına. Sonra çerağcı bunu oradan alarak Horasan Postu‟na koyuyor ve oradan delili uyarıyor. Muhammed. Âdeme (insana) secdeden amaç onun sıfatlarına değil. 132 Bazı yerlerde.