Yabancı Dil Öğrenimi Nedir, Nasıl Olmalıdır?

Yabancı dil öğrenimi, kişinin ana dili dışında başka bir dil ve kültürle tanışması demektir. Her insan yabancı dil öğrenirken ilk önce kendine psikolojik bir duvar örer ve zaman zaman da bu yeni dili öğrenemeyeceğini düşünür. Bu yüzden, yabancı dil öğretilirken her tür sıkıcılık ve zorluktan uzak durulmalıdır. Burada görev öğretim elemanına düşmektedir. Hiçbir kitap, dil öğretimi için tek başına yeterli değildir. Yabancılara Türkçe Öğretiminin Tarihî Seyri ve Bugünkü Durumu Yabancılara Türkçenin öğretimi konusunda yazılan ilk eser, Kaşgarlı Mahmut’un 1072-1074 yılları arasında yazmış olduğu Divânu Lûgati’t-Türk’tür. Bu eserde Kaşgarlı çok başarılı bir yöntem izlemiştir. Onun izlediği yolun özellikleri kısaca şöyledir: 1. Medreselerde yapıldığı gibi önce ve hemen her zaman sadece kural verme değil, önce çok sayıda örnekten hareket edip kurala ulaşma yolunu izlemiş ve günümüz yabancı dil öğretiminde benimsenen bir yöntem uygulamıştır. 2. Dil öğrenmede örneklerin, metinlerin önemini çok iyi fark etmiş, verdiği çok sayıda örneği günlük hayattan, atasözlerinden, manzum sanat eserlerinden derlemiştir. 3. Türkçeyi öğretirken, Türk kültürünü de tanıtma, öğretme amacını gütmüş, bu konuya özel bir önem vermiştir. 4. Dil öğretiminde tekrarın önemini çok iyi kavradığından, önceden geçen bir kuralı gerektiğinde tekrar hatırlatmaktan çekinmemiştir. 5. İzlediği bu başarılı yöntemleri buluncaya kadar çok çaba harcayan yazar, iki yıl içinde eserini üç kez yazıp beğenmemiş, nihayet kesin olarak dördüncü defa yazmıştır. Böylece o, eser yazma konusunda da kendisinden sonra geleceklere geçerli bir ders vermektedir. (Akyüz, 1989: 45-46) Yabancılara Türkçe öğretiminde ikinci büyük eser, Ali Şir Nevâi’nin 15.yüzyılda yazdığı Muhâkemetü’l-Lûgateyn’dir. Farsça ile Türkçenin karşılaştırıldığı bu eser, Türkçede ilk ad bilim ve anlam bilim eseri olarak tarihe geçmiştir. Kaşgarlı Mahmut ve Ali Şir Nevai’nin Türkçeye hizmetleri çok büyüktür. Batılı anlamda dil biliminin kurucusudurlar. Yaptıkları çalışmalar Türk eğitim tarihinde gerek yöntem gerekse içerik bakımından önemli bir yere sahiptir. Bize düşen görev de, bu yöntem ve teknikleri çağımızın araç-gereçleri ile zenginleştirerek uygulamaya dönüştürmektir. Yabancılar tarafından kaleme alınan Türkçe öğretimiyle ilgili en eski eser, 1533 yılında Floransalı Filippo Argenti tarafından yazılan “Regola del parlare turcho” adlı eserdir. Eğitimli bir Floransalı olan ve iyi bir çevreden gelen Filippo Argenti, muhtemelen 1524 yılında geldiği İstanbul’da, Floransa elçiliğindeki sekreterlik görevini 1533 yılına kadar

sürdürmüştür. Dokuz yıllık görevi sırasında kaleme aldığı eseriyle Osmanlı Türkçesini bir sistem içerisinde ele alan ilk Avrupalı olma unvanına hak kazanmıştır. Bu eser bilim dünyasına ilk defa İtalyan Türkoloğu Alessio Bombaci (1914-1979) 1938 yılında Regola del parlare turcho di Filippo Argenti adıyla tanıtılmıştır. Avrupa milletlerinin siyasi ve ekonomik sebeplerle Türkçeye önem verdikleri görülmektedir. Fransa 1699’da her üç yılda bir 6-9 yaşlarındaki çocuklardan birkaç tanesini Türkçe öğrenmek üzere İstanbul’daki Katolik papazlarının yanına göndermeye karar vermiştir. Bu çocuklar ileride Osmanlı devletinde Fransa’nın elçileri ve tercümanları olacaklardı. (Bu çocuklara dil oğlanı adı verilmiştir.) Fransa’nın Türk diline karşı gösterdiği bu ilgi 18. yüzyılda Hollanda, İngiltere, Avusturya ve Rusya gibi ülkelere de sıçramıştır. III. Selim devrinde kurulan kara harp okulunda (1793) öğrencilere hem Türkçe hem de Batı dilleri öğretilmekteydi. Yabancılara Türkçenin öğretimi 1960’lı yıllarda tekrar önem kazanmıştır. Kenan Akyüz’ün Yabancılar İçin Türkçe Dersleri Konuşma, Okuma adlı kitabı (Ank., Üniv., 1965) Hüseyin Aytaç-M.Agah Önen’in Yabancılar İçin Açıklamalı Uygulamalı Türkçe adlı kitabı (Ank., 1969), Sermet Sami Uysal’ın Yabancılara Türkçe Dersleri kitapları (İst., 1979), Kaya Can’ın Yabancılar İçin Türkçe-İngilizce Açıklamalı Türkçe Dersleri kitabı (ÖDTÜ, 1981), M. Hengirmen-N. Koç’un Türkçe Öğreniyoruz adlı kitapları (Ank., 1982), Tahir Nejat Gencan’ın Yabancı Uyruklu Öğrenciler İçin-Türkçe Öğreniyorum adlı kitabı (İst., 1985), bize bu konuda önemli adımlar atılmaya başlandığını göstermektedir. Yabancılara Türkçe öğretimi işini modern anlamda yapan ilk önemli kurum ise Ankara Üniversitesinde kurulan TÖMER dil öğretim merkezidir. Daha sonra kurulan Gazi TÖMER ve Ege TÖMER, Bolu İzzet Baysal TÖMER gibi kuruluşlarla yaygınlaşmaya başlayan yabancılara Türkçe öğretimi işi birtakım özel dershanelerde de yürütülmektedir. Ankara Üniversitesi TÖMER Ocak 2002’de HİTİT Yabancılar İçin Türkçe adlı dil öğretim setini uygulamaya koymuştur. Ağustos 2002’de DİLSET yayınları tarafından Adım Adım Türkçe dil öğretim seti yayımlanmıştır. Ayrıca 2003 yılında yazılan Türkçe Öğreniyoruz-ORHUN adlı dil öğretim seti TİKA yayını olarak yayımlanmıştır. Bir öğretmenin Türkçe öğretiminde hangi ders kitaplarını kullanmak, hangi teknik ve yöntemi uygulamak kararına varabilmesi için en önce şu soruları yanıtlaması şart: 1. Türkçe kime öğretiliyor? (Avrupa ülkelerinde yaşayan Türklere mi, yabancılara mı?); 2. Hangi düzeyde öğretiliyor? Ne kadar? (okulda yardımcı ders olarak mı; yabancı diller okulunda bir kurs olarak mı; fakültede mi?); 3. Türkçe öğrenmek isteyenin, bu dili öğrenmekteki amacı nedir? Niçin? (Türkçe bir okul dersi olduğundan mı; Türk şirketleriyle işbirliği yapabilmek için mi; müşterilerinin önemli bir kısmını Türkler oluşturduğu, bir Türk'le evlenmek istediği, yabancı dillere meraklı olduğu, boş vakitlerini doldurmak istediği, Türkolog olup Türkoloji ile uğraşmak istediği için mi?). Bu soruları yanıtlaması, öğretmenlik işinde başarı kazanmasıyla doğru orantılıdır.

4. Nasıl Öğreteceğiz? Öğretim araçlarına gelince, bu konuda bir sınırlama yok; kitap, kaset, modern bilgisayarlarla kullanılabilecek malzeme, Almanların “interaktif” dedikleri malzeme; ses laboratuvarları, bilgisayar laboratuvarları, video film malzemeleri, yeni kitap ve alıştırmalar, bütün bunlar fevkalade önemli şeylerdir. Bunların arasında - öğrencilerim adına konuşayım - TÖMER tarafından verilen burslar vardır.

Bütün bu çalışmalar doğal olarak yöntem ve teknik tartışmalarını da gündeme getirmektedir. Bundan sonra yapılması gereken ise bu alanda yeni eserler ortaya koymak ve Türkçenin çok daha yaygın olarak kullanılması için çalışmalara hız vermektedir. Basamaklı Kur Sistemi Niçin Gereklidir? Öğrencilerin belirli bir program dahilinde dil öğrenecekleri dikkate alındığında, öğrencilerin daha önceden Türkçeyi bilme düzeyleri ve belirli bilgilerin tam öğrenilmeden yeni bilgilerin verilemeyeceği gerçeğinden yola çıkılmalı ve basamaklı kur sistemi uygulanmalıdır. Aksi tutumlar hem öğretim elemanını sıkıntıya sokar hem de öğrencilerin öğrenme güçlüğü yaşamalarına sebep olur. Düzey Belirleme Sınavının Hazırlanışı ve Uygulanışı Öğretime başlanmadan önce öğrencilerin dil edinim düzeylerini belirleyici bir sınav yapılmalıdır. Bu sınavda, dil bilgisini ölçücü test sınavından sonra tahmin edilen düzeye ilişkin bir kompozisyon yazdırılmalı ve daha sonra da öğrenciyle konuşarak hangi kurda okursa kendisi için daha yararlı olacağı kendisine açıklanmalıdır. İdeal Sınıf Düzeni ve Öğrenci Sayısı Dil öğretiminde sınıf düzeninin çok büyük bir önemi vardır. ( U ) sistemine uygun masa ya da kolçaklı sandalyelerle oluşturulmuş sınıflarda öğrencilerin birbirinin yüzünü göreceği biçimde oturması şarttır. Aynı zamanda bütün öğrenciler öğretim elemanı ile göz göze olmalıdır. Bu şekilde oluşturulmuş ideal bir eğitim ortamında öğrenci sayısı 8 – 14 arası olmalıdır. Ders Kitabı, Çalışma Kitabı, Sözlükler, Kaset ve CD’ler Ders kitabı, çalışma kitabı, kitapla ilgili özel sözlükler, kaset ve cd’ler yabancılara Türkçe öğretimi alanına yıllarını vermiş olan uzmanlar tarafından yazılmalı ve çocuklarla yetişkinler için ayrı ayrı setler hazırlanmalıdır. Ders kitabı, ilk ünitesinden itibaren dört temel beceri diye adlandırılan dinleme-okuma-konuşma ve yazmaya eşit oranda yer vermelidir. Kitabın ilk bölümlerinde kurgu metinler de yer almalıdır. Çünkü burada amaç, öğretilecek bilgilerin verileceği metinlerin olmasıdır. Ders kitabındaki örnek cümleler ile çalışma kitabındaki örnek cümleler aynı olmamalı, daha çok kelime öğretebilme açısından farklılık göstermelidir.

Yabancılara Türkçe Öğretiminde Temel İlkeler:
1. Dil Öğretiminin Plânlanması Yabancı bir dil öğretilirken hangi hedef kitleye ne kadar bir süre içerisinde ve hangi ihtiyaca dayalı olarak dil öğretimi yapılması gerektiği önceden plânlanmalıdır. Yıllık, aylık, haftalık ... 2. Dört Temel Beceriyi Dikkate Alma Dil öğretiminde dört temel beceri olarak adlandırılan dinleme, okuma, konuşma ve yazma eğitimin ilk basamağından itibaren birlikte ele alınmalıdır. Çünkü, iletişimin temeli olan dilin kullanımı sırasında bu dört temel beceriye her an ihtiyaç duyulmaktadır. Yabancılara Türkçe öğretimi konusunda yazılacak olan ders kitaplarında bu özelliklere ilk üniteden itibaren ağırlıklı olarak yer verilmesi şarttır. 3. Öğretimde Basitten Zora, Somuttan Soyuta, Bütünden Parçaya Doğru Gitme Öğretilecek konular belli bir sıraya konmalıdır. Yabancı dil öğretiminde önce basit cümle kalıplarından başlayarak birleşik ve karmaşık cümle kalıplarının öğretimine çalışılmalıdır. Psikoloji ilminin verilerine göre insan, önce bütünü kavrar sonra parçayı. Bu nedenle bütünden başlamak, öğretimi kolaylaştırır. Bilinen bir cümle kalıbı ile bilinmeyen kelimeleri, bilinen kelimelerle bilinmeyen cümle kalıplarını öğrenmek esas olmalıdır. Bir yabancıya Türkçe öğretirken öncelikle görebileceği ve çevresiyle ilişki kurabileceği kelimeler öğretilmelidir. Somut bilgiler öğretilmeden soyut düşüncelerin kavranılamayacağı gerçeğinden hareketle tümevarıma dayalı bir sistem içinde Türkçe öğretmeye çalışırken kalıplaşmış diyaloglar ve söz kalıpları verileceği için tümdengelime de yer verileceği unutulmamalıdır. 4. Bir Seferde Tek Yapıyı Sunma Yabancılara Türkçe öğretirken üzerinde durulması gereken en önemli husus öğrenciye bir dil bilgisi yapısı kavratılmadan yeni bir yapıya geçilmemesi gereğidir. Aynı anda birden fazla yapıyı öğrenciye kazandırmaya çalışmak, verilmek istenenin tam anlaşılamamasına ve belirli bir süre geçtikten sonra unutulmasına ya da diğer yapılarla karıştırılmasına yol açmaktadır. Verilen yapıların iletişimde kullanıldığı biçimiyle örneklerle desteklenmelidir. Çünkü, uygulaması yapılamayan bilgi, çabuk unutulacaktır. 5. Verilen Bilgi ve Örneklerin Hayata Uygunluğu Yabancılara Türkçe öğretirken verilen bilgilerin ve örneklerin teorik değil pratikte kullanıldığı gibi olması şarttır. Çünkü, dili öğrenen yabancı, toplum arasına karıştığında öğrendiklerinin uygulamaya dökebilmeli ve çevresiyle doğru bir iletişim kurabilmelidir. İletişimden kopuk bir dil öğretimi, öğrenciyi çok çabuk dilden ve dolayısıyla kültürden uzaklaştıracaktır. Bir yabancıya Türkçe öğretirken öncelikle görebileceği ve çevresiyle ilişki kurabileceği kelimeler öğretilmelidir. 6. Öğrencilerin Derse Daha Etkin Katılmalarını Sağlama

Derse başlamadan önce öğrenci ile öğrenilecek konu arasında psikolojik bir bağ kurulmalıdır. Dili kullanmaları için öğrencileri cesaretlendirip teşvik etmelidir. Sınıf içi etkinliklere katılmaları sağlanmalıdır. Alıştırmalar, soru-cevap, rol yapma, ikili üçlü çalışmalar gibi tekniklerle öğrencilerin derse daha faal katılmaları sağlanmalıdır. Öğrenci konuşurken yaptığı hatalar fahiş hatalar cinsinden değilse daha sonra dolaylı bir şekilde düzeltilmelidir. Öğrenciyi desteklemeli ve takdir etmeli, başarma inancı sağlanmalıdır. Dil öğretiminde amaç yaşayarak öğrenmedir. Çünkü, insan duyduklarının büyük bir bölümünü unutur. Okuduklarının bir kısmını hatırlar, ama yaptıklarını çok büyük bir oranda hatırlar. Sınıf içi uygulamalarının tamamının öğrenciye dönük ve dolayısı ile öğrenciyi her an aktif durumda tutacak biçimde olması gerekir. Çünkü, eğitimde dikkat süresinin 20 dakikayı geçmediği göz önüne alınırsa bu kısa süre içinde öğrenciyi sıkmadan ona bir şeyler kazandırmak ancak onun katılımı ile mümkün olabilir. 7. Bireysel Farklılıkları Dikkate Alma Her öğrencinin dil öğrenme ihtiyacı ve kendi fiziki, psiko-sosyal durumu aynı değildir. Öğrencilerin kabiliyet, ilgi, bilgi ve öğrenme hızları birbirinden farklıdır. Bazıları duyduğunu daha iyi anlarken bazıları da gördüğünü daha iyi anlar. Bazıları sözlü alıştırmalarda, bazıları da yazılı alıştırmada daha başarılı olmaktadır. Ayrıca cinsiyet ve yaş farklılıkları öğrenmeye tesir etmektedir. Bu sebeple öğrencilerin yaş, eğitim durumu, sosyal konumu ve Türkçeyi öğrenme sebebi mutlaka göz önüne alınmalı ve özellikle verilecek ödevlerde buna dikkat edilmelidir. 8. Görme ve İşitmeye Dayalı Araçlardan Yararlanma “Teknolojideki başka gelişmeler bir yana, televizyon, bilgisayar ve internet teknolojilerindeki hızlı gelişmelerle bilgi üretimindeki hızlı artış, yüzyılların eğitim sistemini her yönüyle sarsmaktadır.” ( Esirgen, 1997: 57 ) İletişim araçlarının çok öne çıktığı günümüzde dil öğretirken televizyon, video, bilgisayar, tepegöz ve kasetçalar gibi araçlardan yararlanarak dört temel becerinin daha iyi kavratılacağı, öğrenilenlerin daha kalıcı olacağı herkes tarafından kabul edilen bir gerçektir. Dilin iletişimin en temel aracı olduğunu söyleyip iletişim araçlarından yaralanmadan dil öğretmeye kalkışmak modern dil öğretimi anlayışları ile bağdaşmaz. 9. Anadili gerektiği durumlarda kullanma En iyi yabancı dil öğretim yöntemi öğrenciyi çok, öğretmeni az konuşturan yöntemdir. Başlangıçta ana dili gerekli durumlarda kullanılabilir. Anadil ile yapılan açıklamalar, kısa ve öz olmalıdır. Öğrenilen dil, öğrenci tarafından ne kadar kullanılırsa, ne kadar pratik yapılırsa, o kadar iyi öğrenilir.

Yabancılara Türkçe Öğretiminde Genel İlkeler:
1. Kullanılan Dilin Öğretilmesi Yabancılara Türkçe öğretirken yaşayan Türkçenin öğretilmesi çok önemlidir. Aksi takdirde yukarıda da değindiğimiz gibi öğrenciler içine girdikleri Türk toplumunda

öğrendikleri Türkçe ile iletişim kurmakta zorlanacaklardır. Bu da Türkçeyi öğretme hedefinden uzak bir tutumdur. Gerek ders kitapları, çalışma kitapları ve kaset ve cd’lerde gerekse sınıf içi konuşmalarda yapaylıktan uzak durulmalıdır. Öğretim elemanı yalnızca kendi kullandığı cümleleri değil, toplumun değişik kesimlerinde kullanılan standart Türkçeyi öğretmek zorundadır. 2. Telâffuza Önem Verme Değişik milletlerden kişilerin Türkçe öğreneceği bir sınıfta en çok üzerinde durulması gereken konu, Türkçeyi telâffuz, vurgu ve tonlamaya uygun olarak öğretmektir. Alfabe öğretilirken verilecek olan örneklerden başlayarak bunun üzerinde çok önemle durulması gerekir. Buna çok dikkat edilmezse aynı sınıfta birden fazla söyleyiş biçimiyle karşı karşıya kalınacaktır. 3. Öğrencilerin Bildiği Kelimelere Dayanarak Yeni Cümleler Kurma Yabancı dil öğrenen kişilerin henüz anlamını kavrayamadıkları kelimelerle düşünmesi ve kendini ifade etmesi mümkün değildir. Öğrencilere verilecek metinler daha önce çeşitli uygulamalarla öğretilen kelimelerden oluşmalı, ancak her metinde de öğrencinin sezebileceği şekilde birkaç yeni kelime verilmelidir. 4. Öğrencilere Öğrendiklerini Uygulama/Kullanma İmkânının Verilmesi Yukarıda da kısaca bahsettiğimiz gibi uygulamaya dönük olmayan dil öğretimi amacına ulaşamaz. Öğrencilere ders kitabında öğretilenler çalışma kitaplarında değişik cümleler içerisinde kavratılmalı ve sınıf içinde bireysel ve grup oyunlarıyla neşeli ve zevkli bir ortam içinde uygulatılmalıdır. Bir araştırmaya göre insanlar okuduklarının yüzde 10'unu, görüp işittiklerinin yüzde 50'isini, işittiklerinin yüzde 20'sini, söylediklerinin yüzde 70'ini, gördüklerinin yüzde 30'unu, yapıp söylediklerinin ise yüzde 90'nını hatırlamaktadır. Bu da yabancı dil öğretiminde uygulamanın ne kadar önemli olduğunu gösterir. 5. Herkese Eşit Söz Hakkı Tanınması Dersi her öğrencinin eşit sürede katılımı ile işlemek hem öğrencileri edilgen öğrenim biçiminden kurtaracak, onları etkin kılacak hem de öğrencinin kafasında herkesin eşit durumda olduğu yer edecektir. 6. Öğrencinin Kendini Yazılı ve Sözlü İfade Edebilmesi Yabancılara Türkçe öğretilirken ilk dersten itibaren konuşma ve yazma birlikte verilmeli ve öğrenciden de duygu ve düşüncelerini hem yazılı hem de sözlü olarak ifade etmesi istenmelidir. Ancak, bu şekilde öğretilenler daha kalıcı bir duruma gelir. Zaten dil öğretiminin amacı da budur. 7. Dil ile Birlikte Kültürün Verilmesi Kelimeler boş semboller değildir. İletişimde yer alan her kelimenin ardında bir kabuller dünyası yer almaktadır. Bu kabuller, kelimenin ait olduğu toplumun kültürünün bir parçasıdır. Özellikle deyimler çok iyi öğretilmelidir. Çünkü, günlük kullanımda deyimlere çok fazla yer vermekteyiz. Yabancı biri, Türkçedeki deyimleri iyi kullandığında insanlarla çok daha rahat iletişim kurabilmektedir. Burada önemli olan, kelimeleri hangi metinlerde ne şekilde kullanacağımızdır. Yaşantılardan kopuk olarak dil öğretilmeye kalkılırsa o zaman ne dil ne de kültür tam olarak öğretilebilir. Yabancılara öncelikle insanlığın genel değerleri, ortak yönleri üzerinde Türkçe öğretmeye başlamak gerekir.

8. Hem Bireysel Çalışmalara Hem de Grup Çalışmalarına Gereken Ölçüde Yer Verilmesi Gerek ders içerisinde gerekse ders dışında verilecek alıştırmalar öncelikle kendi yapabilecekleri türde olmalı, verilenler bu yolla özümsetilmelidir. Daha sonra öğrencilere roller dağıtılarak önce ikili sonra daha büyük gruplar hâlinde dramatizasyon çalışmaları yaptırılmalıdır. 9. Dersi Sıkıcı Olmaktan Kurtaracak Çeşitli Uygulamalara Yer Verilmesi Hem dersi tek düzelikten kurtarmak hem de öğrencilerin yaparak, yaşayarak dil öğrenmelerini sağlayabilmek için şarkı, şiir, fıkra, tekerleme, bulmaca ve değişik oyunlardan yararlanmak gerekir. Yabancı dilde unutulmayan şeylerin başında şarkılar ve tekerlemeler gelmektedir. Ayrıca, 60 oktava kadar müziğin insanı öğrenmeye daha açık hâle getirdiği gerçeği unutulmamalıdır. 10. Öğretilmeyenlerin Sorulmaması Daha önceden belirttiğimiz gibi, öğrencilerin bildiği kelimelere dayanarak öğretim yapılması gerekmektedir. Dolayısı ile öğrencilere öğretmediğimiz kavram ve yapıların gerek sınıf içi uygulamalarında gerekse sınavlarda sorulmaması gerekir. Aksi takdirde bu tutum ölçme ve değerlendirmenin yanlış sonuç vermesine sebep olacaktır. 11. Öğrencinin Öğreneceği Kadar Bilgi Verilmesi Dil Öğretiminin her basamağı belirli bir plâna dayandırılmalıdır. Öğrenciye ne sıkılacağı kadar az ne de alamayacağı kadar çok bilgi verilmelidir. Burada unutulmaması gereken en önemli husus, karşımızdaki öğrencilerin yabancı olduğu ve Türkçeyi çizebildiğimiz sınırlar kadar öğrenebildiğidir. 12. Öğrencilerin Yaptıkları Yanlışların Anında Düzeltilmesi Dil öğretiminin ilk basamağından itibaren öğrencilerin yaptıkları yazılı ve sözlü yanlışları anında düzeltmek gerekir. Yoksa yanlışlar üst üste yığılacak ve karşımıza büyük bir problem olarak çıkacaktır. Öğrenci bu düzeltmenin kendi iyiliği için yapıldığını kavradığında daha mutlu olacaktır. 13. Her dilin kendine has bir yapısı vardır Anadil ile amaç dil arasındaki benzerliklerle ayrılıklar gözden geçirilmeli ve dil öğretiminde iki dil arasındaki benzerliklerden istifade edilmelidir. Amaç dil ile anadil arasında problem olan ses ve yapılar öğretilmelidir. 14. Öğretime dinleme ve konuşma becerilerini geliştirme ile başlamalı İnsan önce dinler, sonra dinlediğini konuşur, sonra da okuduğunu yazar. İnsandaki doğal dil gelişme seyri bu şekilde gerçekleşmektedir. 15. Yeni bir yapıyı sunmadan önce örnekler verilmeli Örnekler üzerinde değerlendirme yapılıp kurallar çıkartılmalı. 16. Anlamı bir dilden diğer dile naklederken tefsiri tercüme yapılmalı Harfi tercüme yani kelimesi kelimesine tercüme manayı bozar. Onun için yazılı ve sözlü tercümelerde her iki dilin mantığı da nazara alınarak mana aktarımı yapılmalıdır. 17. Dersi planlarken derse çeşitlilik getirmeye dikkat etme Bu tarzda hazırlanan ders daha cazip olur, monotonluktan çıkar. 18. Amaca Uygun Yöntemin Belirlenmesi Dil öğretiminin belirli bir plâna göre yapılması gerektiğini söylemiştik. Burada en önemli husus, yöntemin doğru belirlenmesi ve amaca uygun bir dil eğitiminin verilmesidir.

Dil öğretim yöntemlerine genel olarak değindikten sonra bizce en uygun olan seçmeci yöntemle ilgili bilgileri de verelim. Dil Öğretim Yöntemleri a. Dil Bilgisi – Çeviri Yöntemi b. Doğrudan Yöntem c. Okuma Yöntemi ç. Kulak – Dil Alışkanlığı Yöntemi d. Görme ve İşitmeye Dayalı Yöntem e. Bilişsel Yöntem f. İletişimci Yaklaşım g. Seçmeci Yöntem ğ. Toplu Fiziksel Tepki* h. Sessiz Yol Yöntemi* ı. Topluluk ile Dil Öğretimi* i. Telkin Yöntemi*
DİL ÖĞRETİM YÖNTEMLERİ (Hakan Gür: 1995, s. 24-35) 1. Dilbilgisi Tercüme Yöntemi (Grammar-Translation Method) 2. Doğal Yaklaşım (Natural Approach) 3.İletişimsel Dil Öğretimi (Communicative Approach) 4. İşitsel-Dilsel Yöntem (Audiolingual Method) 5. İşitsel-Görsel Yöntem (Audiovisual Method) 6. Seçmeci Yöntem (Eclectic Method) 7. Sessiz Yöntem (Silent Way) 8. Sözel Yaklaşım ya da Durumsal Dil Öğretimi (Oral Approach/Situational Language Teaching) 9. Telkin Yöntemi (Suggestopedia) 10.Toplu Fiziksel Tepki (Total Physical Response - TPR) 11. Toplulukta Dil Öğrenme (Community Language Learning) 12. TÖMER Dil Öğretim Yöntemi 13. Bilişsel Yöntem (Cognitive Method) 14. Okuma Yöntemi 15. Dolaysız Yöntem (Direct Method)

Bu yöntem ve yaklaşımlardan bazıları kendiliğinden, belirli bir dil öğretim geleneğinin bir sonucu olarak ortaya çıkmış ve uzun yıllar kullanılmıştır. Bazıları ise, mevcut yöntem ve yaklaşımların yetersizliğinden yola çıkan kişilerin, güncel ya da moda olan dilbilim akımlarının ve benzeri akımların etkisi ile oluşturdukları yöntemlerdir. İkinci grupta yer alan yöntemlerden (*) işaretli olanlar, genelde “ alternatif ” yöntem olarak adlandırılmaktadır ve kullanım açısından yaygınlık kazanmamıştır.

Dil bilgisi çeviri yönteminin özelliği öğrencilere dil bilgisi kalıplarının önceden verilmesi ve dilin kurallarını öğretme esasıdır. Öğrenci kendi ana dili ile öğrenim yapacaktır. Bu da aynı ana dile sahip olanlara uygulanabilir, konuşma önemli değildir. Doğrudan yöntem 1950’lerde ortaya çıkmış ve zamanına göre çok başarılı olmuştur. Öğretmen öğrencilere nesneleri göstererek işe başlar. Öğretmen öğrettiği dilden başkasını kullanmaz. Bu yöntemde tümevarım kullanılmaktadır. Kulak-dil alışkanlığı yönteminin önemli özelliği, işitme ve söyleneni tekrar ede ede ezberleyerek benzer cümle kalıpları üretmektir. Bu yöntem öğrencinin dinleme ve konuşma alışkanlığını geliştirir. Genellikle dil laboratuarlarında öğretim yapılır. Bilişsel yöntemde düşünerek öğrenme esası vardır. Telâffuzun üzerinde fazla durulmaz, dilin kuralları bilinçli olarak öğretilir. Ana dil kullanımı ve çeviriye izin verilir. İletişimci yaklaşım öğrencilerin cümle kalıplarını öğrenmeleri yerine öğrendiklerini sınıfta bulunan gruba aktarabilmelerini esas alır. Diyalog ve grup çalışmaları önemli yer tutar. Seçmeci yöntem ise her yöntemin iyi tarafını alıp kullanmaya dayanır. Mesela, kelime öğretiminde doğrudan yönteme, dil bilgisi kurallarını öğretmede bilişsel yönteme, konuşma ve dinleme alışkanlığını kazandırmada kulak-dil alışkanlığı ve iletişimci yönteme ağırlık verilebilir. Seçmeci yöntemin önemli özellikleri şunlardır: Dil öğretimi hayata dönük olmalıdır. Öğrenilen dilden başka dil kullanılmamalıdır. Çeviri, dili yeni öğrenenler için faydalı değildir. Mekanik tekrarlar yerine anlamlı ve iletişime dönük alıştırmalara yer verilmelidir. Bir yapı tam öğretilmeden yeni bir yapıya geçilmemelidir. Okuma ve yazma becerilerinin gelişmesine de hemen başlanmalıdır. Kelime öğretimine hemen başlanmalı ve yavaş yavaş cümle içerisinde kullanmaları öğretimine geçilmelidir. Dili tam manasıyla kullanabilmek için yeterli kelime servetine sahip olmak gerekir. Bunun için kelime öğretimi önem arz etmektedir. Kelime öğretiminde gerekli hususiyetler nelerdir? Dilin parçalarını oluşturan kelimeleri hangi yöntem ve teknikleri kullanarak öğretirsek akıllarda daha kalıcı olur. Materyal kullanımın kelime öğretimine katkısı ne olur? Bütün bu soruların cevabını bulmaya çalışacağız. Genel olarak kelime öğretiminde kullanılan yöntem şudur: Öğretmen kelimenin manasını öğrenciye açıklar. Böylece kelime öğretilmiş olur. Bu anadili Türkçe olan öğrenciler için etkili olan öğretme bir yöntemdir. Ama anadili Türkçe olmayan öğrenciler için, bu yöntem beraberinde birçok problem getirir. Ya öğrencilerin anadilini bileceksin o şekilde kelimeyi tercüme edeceksin ya da öğrettiğiniz kelimenin resmini kullanarak kelimeyi öğreteceksiniz. Bir diğeri ise yeteneğinize kalmış olan gösteri yoluyla yani hareket, vücut dili ya da taklit ile kelimeleri öğretmeye çalışacaksınız. Yukarıda sıraladığımız yöntemleri açıklamaya çalışalım. Nasıl kullanabilecekleri hakkında fikirlerimizi sıralayalım. a. Kelimenin manasını öğrencilere açıklayarak öğretme yöntemi: Yukarıda da söylediğim gibi anadili Türkçe olan öğrencilere kelime öğretirken çok fazla zorlanmadan kullanabileceğiniz bir yöntemdir. Öğrencilere diğer kelimeleri kullanarak kelimeyi açıklayabilirsiniz. Lakin anadili Türkçe olmayan öğrencilere bu yöntemi kullanırsanız, açıklamak yardımcı kelimler kullanacaksınız; ama kullandığınız yardımcı

kelimelerden birini öğrenci anlamazsa ana kelimeyi bırakır yardımcı kelimeyi açıklamaya çalışırsınız. Bu da size çok zaman kaybettirir. b. Kelimeyi anlatmak için resimlerden faydalanma. Bu yöntem kelime öğretiminde gayet etkili bir yöntemdir. Çünkü insanların duyduklarından daha çok gördükleri akıllarda kalıcı oluyor. Güzel kartlar ve resimler hazırlanıp derste materyal olarak kullanılabilir. Bir başka önemli unsur da dil öğretilen ortamın dille alakalı resimlerle donatılmasıdır. Bu bakımdan kabinet sistemi dil öğrenimi açısından önemlidir. Öğrencileri de bu kart hazırlama olayında aktif hale getirirsek öğrenci kelimenin resmini çizerken kelimeyi öğrenebilir. c. Gösteri, hareket, vücut dili ya da taklit ile kelime öğretme yöntemi Özellikle bazı soyut kelimelerin anlatımında faydalınabilecek güzel yöntemlerden bir tanesidir. Örnek olarak ‘üzgün’ kelimesini anlatmak istediğinizde mimiklerinizi kullanarak, çok rahat bir şekilde bu kelimeyi öğretebilirsiniz. Diğer kelimelerin anlatımında da etkili bir yöntemdir. ‘Almak’ fiilini anlatacaksınız. Çok küçük birkaç gösteri ile bu kelimeyi anlatabilir ve öğrencileri derste aktif bir şekilde kullanabilirsiniz. Peki kelime öğretimi için materyal hazırlarken nelere dikkat etmeliyiz? Öğretim materyalinin hazırlanmasında dikkat edilecek hususlar kısaca aşağıda verilmiştir. Bu ilkeler şöyledir: • Anlamlılık ilkesi: Bir malzeme ne kadar anlamlı ise öğrenilmesi de o kadar kolaydır. Örnek: Anlamlı sözcüklerin öğrenilmesinin anlamsız hecelerin öğrenilmesine oranla daha kolay olması. • Bilinenden başlama ilkesi: En iyi öğretim somuttan soyuta, basitten karmaşığa ve bilinenden bilinmeyene doğru gidenidir. • Çok örnek ilkesi: Bir kavramın genişliğini göstermek için çok sayıda örnekler sunmak gerekir. • Görelik ilkesi: Özellikler birbirine göre algılanır. Resim ve şekilleri herkes başka şekilde algılamamalı, birbirinden ayırt edebilmelidir. • Seçicilik ilkesi: Öğretim materyalindeki nemli elemanları dikkati en çok çekecek şekilde yerleştirmek gerekir. • Tamamlama ilkesi: Bir olayın ya da eşyanın tümüne ilişkin çizgileri vermek yerine bir kısmını vermek yeterli olabilir. Örnek: Yazı tahtasına öğretmen rastgele bir dikdörtgen çizdiğinde kenar çizgileri köşede birbirini kesmeseler bile bu şekil öğrenciler tarafından dikdörtgen olarak algılanır. • Fonun Anlamlılığı ilkesi: Şekil ya da yazıya anlam katacak bir fon olmalıdır. Örneğin; beyaz-koyu mavi, sarı-siyah, beyaz-yeşil, kırmızı-mavi, sarı- kırmızı, beyaz-kırmızı • Kapalılık ilkesi: Şekiller belirgin olmalı, açık ve yarım bırakılmamalı. Özellikle iki boyutlu figürler için şekil tam yapılmalıdır. • Birleştiricilik ilkesi: Birbiriyle benzerliği ve yakınlığı olan nesne ve olaylar ilişkili olarak algılanır ve daha iyi hatırlanır. • Algıda değişmezlik: Öğrencinin önceden bildiği nesneler çok basit çizgilerle verilebilir. • Derinlik ilkesi: Doğadaki varlıklar bize yakın ise gerçek ölçüleri ve renkleriyle görünürler. Aynı varlıklar uzaklaştıkça, küçülüyor ve renkleri de soluyor hissini verir.

• Yenilik ilkesi: Dikkat özellikle geçirilegelen ve yakın geçmişteki yaşantılara zıt olan durumlara ve yeniye çekilir. • Basitlik ilkesi: Dikkati çekmesi ve üzerinde tutması için, bir görsel aracın elemanları karmaşık değil basit olmalıdır. • Hedef-davranış ilkesi: Kullanılacak araç, kazanılması öngörülen hedef davranışı oluşturabilecek nitelikte olmalıdır. • Öğrenciye uygunluk: Kullanılacak araç, öğrencilerin özelliklerine (yaş, zeka ve geçmiş yaşantıların düzenine) uygun olmalıdır. Unutulmamalıdır ki materyali iyi hazırlanmış bir ders diğer derslere oranla daha öğretici geçer. Öğrencilerin derse aktif katılımını sağlarlar. Öğretmenler bu konuya biraz daha önem göstermesi sonucunda başarılı sonuçlar elde edebilir.

Dil Öğretiminde Seviyeler Dil öğretiminde basamaklı kur sistemi de önemli bir yer tutar. Bu daha çok özel kurslarda, dil merkezlerinde uygulanır. Dil öğrenme becerilerinde ve bilgi seviyesinde farklılık olan öğrencilerin seviyelerine uygun gruplarda eğitim görmelerini sağlamak amacıyla temelden başlayarak ileri seviyelere kadar belli basamakların oluşturulması, eğitim programı, eğitim süresi ve eğitim programının muhtevası, öğrenme hızı ve diğer bazı unsurların da bir araya gelmesiyle basamaklı kur sistemi oluşturulur. Genel anlamda basamaklı kur sistemi “temel, orta, yüksek ve ileri seviyeler olarak adlandırılır. Dil programlarının sürelerine bağlı olarak ara kurlar da olabilir. Ayrıca mesleklere yönelik dil programları vardır. Burada asıl önemli olan temel seviye, orta seviye, yüksek ve ileri seviyeler arasındaki sınırı belirlemek ve bunun böyle adlandırılmasının temel dayanağını dile getirmek gerekir. Temel seviyede (başlangıçta)öğretilmesi gereken dil yapıları içinde özellikle temel sözvarlığı yer alır. Temel sözvarlığı denince bir dildeki en çok kullanılan, bütün insanların ortak eylem ve davranışlarını ifade eden fiiller(git-, gel-, otur-, kalk-, al-, ver-,tut-, gör-, bak-, duy-, dinle-, konuş-, kokla-, yürü-, bas-, bin-,vb.), zamirler, hemen herkesi ilgilendiren varlık ve yer adları, renkler, zaman ifade eden kelimeler (dakika, saat, gün adları, ay adları, yıl, sene, dün, bugün, yarın, geçen gün, geçen ay, gelecek hafta, gündüz, sabah, öğle, akşam, gece vb.), giyim kuşam adları, taşıma ve iletişim araçları, eğitim-öğretimde kullanılan araç gereç adları, ev eşyası, meyve, sebze, yiyecek, içecek adları gibi daha çok somut olan kelime kavramlar, basit cümleler ile ilişki sözleri (merhaba, günaydın, iyi günler, iyi geceler vb. ilişki sözleri veya kalıp sözler) öğretilmelidir. Kelime öğretiminde öncelikler sırası öğretmen tarafından mutlaka belirlenerek ihtiyaca göre öğrenilenlerin birer beceri haline getirilmesi gerekmektedir. Dil öğrenenler için ilk önce günlük hayatta hangi kelimeleri bilmesi, daha çok hangi kelime ve kavramları kullanması gerektiği konusunda öğretmen tarafından ön araştırma yapılması yararlı olacaktır.

Dil öğretiminin temel seviyesinde temel sözvarlığını temel zamanlar, kip ve çekimlerle, dilbilgisi yapılarıyla, onların işlevleriyle birlikte öğretilmesi öğrenmeyi kolaylaştırır. Orta seviyede, fiil çatıları, sıfatlar, zarflar, önemli cümle kalıpları, dolaylı anlatım, sıkça kullanılan deyim ve atasözleri, bazı alanlarla ilgili terimlerin kullanılmasına yönelik çalışmalar yapılır. Kelime dağarcığını geliştirmek için sürekli olarak okuma metinlerine yer verilir. Orta seviyenin sonunda öğrenci, öğrendiği dilin üslubunu yavaş yavaş kavramaya başlamış, günlük gazete haberlerini okuyup anlayacak, mektup yazacak, problemlerini anlatacak ve çözüm önerisinde bulunarak küçük yorumlar yapabilecek, radyo veya televizyondaki ilgi alanına giren gündemdeki bazı programları dinleyip anlayabilecek bir dil becerisine sahip olur. Yüksek seviye, özellikle de Türkçe öğretiminde yer alan dilbilgisi yapıları içerisinde bileşik zamanlar önemli bir yer tutar. Kelime türlerinin tamamının anlatma ve anlama becerilerinde çokça yer aldığı, yardımcı fiiller, tezlik, sürerlik fiilleri, mecazlar, deyimler, atasözleri, çeşitli konularda yorumlar, öğrencinin kendine ait düşüncelerini açıklayıp başkalarıyla tartışabileceği, şiir dilini de kavramaya hazır hale geldiği, temel ve orta seviyedeki somut kavramlara ek olarak soyut kavramların beceri ve alışkanlık haline getirildiği, kısa hikâyeleri tamamlama, radyo ve televizyondaki haberleri anlayabilecek bir dinleme becerisine sahip, seminer, konferans ve açık oturumları dinlerken kısa notlar tutabileceği bir programın uygulandığı seviyedir. İleri seviyede, düşündüklerini serbestçe ifade etme, bir münazara konusunu tartışabilme, akıcı konuşma, doğru vurgu ve telaffuz becerisi kazandırma, bazı temel alanlarla ilgili terminoloji bilgisini geliştirmeye yönelik programların uygulandığı bir basamaktır. Dil öğrenimi hiçbir zaman statik bir yapıya sahip değildir. Dil canlı bir varlık olduğu için sürekli gelişir ve değişir. İnsanlar yeni kelime ve kavramlar oluştukça, onları temel beceriler doğrultusunda davranış haline getirmek zorundadırlar.

DİLBİLGİSİ DERSİ İÇİN DERS RAPORU ÖRNEĞİ 1. Bugünkü dersteki temel nokta; a. Mekanik (noktalama, büyük harfler vb.) b. Dilbilgisi kuralları (özne-yüklem uyumu, zamir kullanımı vb.)

c. Dilbilgisinin iletişimsel kullanımı (anlatılarda geçmiş zamanın doğru kullanımı) d. Diğerleri 2. Derste dilbilgisi çalışmasına ayrılan zamanın oranı; a. Bütün ders saatinin tamamı b. Ders saatinin tamamına yakını c. Bunlardan daha az (..... dakika) 3. Dilbilgisi neye göre öğretildi; a. Ders kitabında yazılanlara göre b. Öğretim izlencesine göre c. Sınavlardaki öğrenci başarısına göre d. Yazılı ya da sözlü çalışmalardaki öğrencinin hatasına göre e. Diğerleri 4. Dilbilgisi nasıl öğretildi; a. Genel kuralları açıklanarak b. Görsel destek kullanılarak c. Öğrenci hataları gösterilerek d. Öğrencilere kitaptan alıştırmalar verilerek e. Öğrencilere öğretmen tarafından hazırlanılan alıştırmalar verilerek 5. Öğrencilere dilbilgisi ödevi verildiğinde öğrenciler; a. Dilbilgisi kurallarını çalışırlar. b. Sınıfta sözlü alıştırma yaparlar. c. Dil laboratuarında sözlü alıştırma yaparlar. d. Ev ödevi için alıştırma yaparlar. e. Birbirlerinin ev ödevlerini ya da sınıf çalışmalarını izlerler. f. Yaptıkları hataların bireysel kayıtlarını tutarlar.

g. Yazılı örneklerdeki dilbilgisi hatalarını saptarlar ve düzeltirler. h. Kendi yazılarındaki dilbilgisi hatalarını saptarlar ve düzeltirler. i. Diğer öğrencilerin yazılarındaki dilbilgisi hatalarını saptarlar ve düzeltirler. (Richards 1995'ten aktarılmıştır.)

1. Oyunla Kelime Öğretimi “Sözcüklerin öğretilmesi için uzun bir süreç gerekir. İlk duyulduğunda kısa süreli belleğe alınan sözcükler, uzun süreli belleğe aktarılmazlarsa çabuk unutulurlar” (Çetinkaya, 2005). Öğretilmesi hedeflenen kelimeler ne kadar farklı etkinliklerle öğrencilere kavratılırsa öğrenme de o kadar kalıcı olacaktır. Yabancı dil öğretiminde oyunlarla her yaş grubundaki bireylere kelime öğretilebilir ancak farklı yaş grupları için farklı yöntemler kullanılmalıdır. Genel olarak bu oyunlar telaffuz ve sözcük bilgisini daha iyi pekiştirmek için sınıf içinde uygulanan etkinliklerdir (Demirel, 2008). Uzun bir sürede öğretilebilecek bir kelimeyi oyunla daha kısa bir zamanda ve meraklandırarak öğretmek mümkündür. Oyun etkinlikleriyle yabancı dil öğrenenler kelimeleri farkında olmadan edinirler. 1.1 Yabancılara Türkçe Kelime Öğretiminde Kullanılan Oyunlar Yabancılara Türkçe kelime öğretiminde oyunlar etkin olarak kullanılmalıdır. Kelimelerin daha hızlı öğretilmesi ve kalıcı belleğe aktarılması amacıyla sınıf içinde uygulanabilecek oyun türleri şunlardır: 1.1.1 Adam Asmaca Bu kelime oyunu grup halinde oynanabildiği gibi iki öğrenci arasında da oynanabilmektedir. Grup halinde oynanması durumunda öğretmen sınıftaki öğrenci sayısına göre sınıfı gruplara bölmelidir. Adam asmaca oyunu için bulunması hedeflenen kelimenin harfleri adedince tahtaya kutucuklar çizilmelidir. Kutucukların içine önceden bazı ipucu harfler yazılmalıdır. Öğrenciler kutucukta yazılan kelimeyi bulmak için sırasıyla harf söylemelidirler. Yanlış söyledikleri her harf için asılacak adamın bir parçası çizilir (Bk. Resim 1.1). Öğrenciler çöp

adamı astırmadan doğru kelimeleri söyleyerek hedef kelimeyi tahmin etmelidirler. Bu oyun öğrencilerin Türkçedeki sesleri ve sembolleri daha iyi tanımalarını ve kelime bilgilerini geliştirmelerini sağlar (Dumanlı, 2007).

1.1.2 Bilen Oturur Bu oyun eşanlamlı ve zıt anlamlı kelimelerin kavratılmasında etkin olarak kullanılmalıdır. Öğretmen, eş anlamlı veya zıt anlamlı kelimeleri tahtaya yazmalıdır. Sınıftaki bütün öğrencileri ayağa kaldırmalı ve tahtadaki eş anlamlı veya zıt anlamlı kelimelerin zıddını veya eşanlamlısını sırayla öğrencilere sormalıdır. Doğru yanıtı veren ayaktaki öğrenci yerine oturur. Tahtadaki bütün kelimelerin eş ve zıt anlamlıları bulunana kadar etkinlik devam eder (Taşdemir, vd. 2003a). Örnek: Eşanlamlılar Siyah Beyaz Büyük Anı Çabuk Zıt Anlamlılar Sıcak Uzun Küçük Sert Yanlış

1.1.3 Son Harften Kelime Türetme Son Harften Yeni Kelime Türetme Oyunu için iki öğrenci tahtaya kaldırılmalıdır. İlk öğrencinin söyleyeceği kelimenin son harfiyle ikinci öğrenci önceden belirlenen bir süre içinde yeni bir kelime türetmeye çalışmalıdır. Aynı kelime iki defa söylenmemelidir. Her yeni kelime için ikinci öğrencinin hanesine puan yazılır. Bu uygulama ile öğrenciler kelimelerin söylenişlerini tekrar ederek pekiştirirler. Örnek: Ali Kalem Masa Nilüfer

Ayak Kardeş Şehir Rüya Az Zil 1.1.4 Kelime Türetme Oyunun amacı karışık olarak verilen harflerden en uzun kelimeyi türetmektir. Öğretmen tahtaya karışık olarak harfler yazılmalı ve sınıfı iki gruba ayırmalıdır. Belirlenen sürede verilen harflerden en uzun ve doğru kelimeyi türeten grup türetilen kelimedeki harf adetince puan kazanır. Gruplar en uzun kelimeyi bulmak için isterlerse bir joker harf de kullanabilirler. Öğrencilerin bu etkinlikle Türkçe sesleri, yazılışlarını ve kelimeleri daha iyi tanımaları sağlanmış olur (Yalın, 2005). Örnek: K-A-M-S-T-R-C-E ?(Joker) A grubu H -A-S-R-E-T H harfi joker 1.1.5 Eşini Bul Eşini bul oyunu için iki takım resimli ve isimlerin yazılmış olduğu küçük kartlardan faydalanılmalıdır (Bk. Resim 1.2). Bu resimler karıştırılarak iki öğrenciye eşit olarak paylaştırılmalıdır. Oyuna başlayan öğrencinin ortaya koyduğu kart diğer öğrencide varsa yerdeki kartı alır. En çok kart toplayan öğrenci başarılı olur. Görsel içerikli kartlar yardımıyla öğrencilerin dikkatleri kelimelere çekilir ve bu kelimeler pekiştirilir (MEGEP, 2007a). B grubu R-E-S-İ-M İ harfi joker

Resim 1.2 Eşini bul oyununun resimli kartları.

1.1.6 Meslek Bulma Öğretmen daha önce öğretmiş olduğu meslek isimlerinin yazılı olduğu kâğıtları öğrencilere dağıtmalıdır. Öğrenciler bu kâğıtları ellerinde tutmalıdırlar. Öğretmen, öğrencilere dağıttığı kâğıtlardaki meslekleri iki öğrenciye buldurmak için ipucu cümleler söylemelidir. Öğretmenin verdiği ipucu cümlelerle dağıtılan kâğıttaki kelimeyi bulan öğrenci diğer mesleği de bulma hakkını elde eder. En çok mesleği bulan öğrenci etkinliği başarmış sayılır. Öğrencilerin işittiklerini anlama ve muhakeme becerilerini geliştirmek bakımından bu etkinliklere sıkça yer verilmelidir (Gürbüz, 2004). Örnek: Doktor Hastanede çalışır. Hastaları tedavi eder. Beyaz önlük giyer. Türkçe Öğretmeni Okulda çalışır. Ders anlatır. Türkçe öğretir. 1.1.7 Hadi Anlat Bakalım Öğrencilerin konuşma becerisini geliştirmek için öğretmen bu etkinliği zaman zaman uygulamalıdır. Öğretmen, sınıfı A ve B olmak üzere iki gruba bölmelidir. Gruptan bazı öğrenciler sözcü olarak belirlenmelidir. Öğretmen, anlatılacak kelimeyi sessizce sözcünün kulağına söylemeli ve sözcüğü anlatması için bir dakika süre vermelidir. Verilen sürede sözcü mimikleriyle ve beden dili yardımıyla kelimeyi anlatmaya çalışmalıdır. Verilen sürede ilk grup kelimeyi bilemezse ikinci gruba söz hakkı verilir. En çok puanı alan grup öğretmen tarafından değişik şekillerde ödüllendirilebilir (Demir, 2009). 1.1.8 Nazlı’nın Kedisi Nazlı’nın Kedisi Oyunu’nda öğretmen öncelikle örnek bir cümle yazmalı ve Nazlı’nın kedisine ait bir özelliği vurgulamalıdır. Söylediği özelliğin baş harfiyle başlayan yeni özellikler öğrenciler tarafından söylenmelidir. En çok yeni özelliği bulan öğrenci etkinliği başarıyla tamamlar. Oyun gruplar hâlinde de uygulanabilir. Sıfatların kavratılması açısından bu etkinlik öğrencilerin ilgisini çekecektir (İzgören, 1999a). Örnek:

Öğretmen: Nazlı’nın kedisi çok zekidir. Öğrenci: Nazlı’nın kedisi çok zariftir. Öğrenci: Nazlı’nın kedisi çok zayıftır. 1.1.9 Baş Harfleri Birleştir Öğretmen, bir kelime söylemeli ve öğrenciler bu kelimenin harflerini kullanarak yeni sözcükler türetmelidir. Bu kelimeleri kullanarak türetilen yeni kelimeler yukarıdan aşağıya sıralandığında baş harfleri öğretmenin verdiği ilk kelimenin harf sırasına uygun olmalıdır. Bu etkinlik daha çok gruplar oluşturularak yapılmalıdır. Öğrenciler bu aktivitelerle karşılıklı olarak yeni kelimeleri ve telaffuzlarını öğrenerek kelime haznelerini geliştirirler (İzgören, 1999b). Örnek: PENCERE Pazar Ev Nar Ceviz Erik Resim El 1.1.10 Kelimelerle Beyin Fırtınası Öğrencilere verilen bir kelimeyi çağrıştıran yakın kelimeleri söylemeleri esasına dayanan bir etkinliktir. Verilen kelimeyi anımsatan en çok sözcüğü söyleyen öğrenci bu etkinliği başarıyla tamamlamış olur (Bk. Resim 1.3). Bir bağlam çerçevesinde öğrencilerin kelime bilgileri geliştirilir (Taşdemir, vd. 2003b).

Resim 1.3 Beyin fırtınası oyunuyla ilgili şekil. 1.1.11 Nesi Var? Sınıftan öğretmenin belirlediği bir öğrenci sınıf dışına çıkarılmalıdır. Sınıftaki bütün öğrenciler bir kelime üzerinde anlaşmalı sonra dışarı gönderilen öğrenci sınıfa davet edilmelidir. Seçilen öğrenci, sınıf tarafından belirlenen kelimeyi bulmak için ‘Nesi var?’ şeklinde sınıfa sorular yöneltmelidir. Seçilen öğrenci gizlenen kelimeyi soru-cevap yöntemiyle tahmin etmeye çalışmalıdır. Bu etkinlikte soru–cevap metodunun kullanılmasıyla öğrencilerin konuşma ve kelimeleri kullanma becerileri geliştirilir (MEGEP, 2007b). Örnek: Sınıftaki öğrenciler, kapı kelimesi üzerinde anlaşmışlardır. Seçilen öğrenci sınıftaki öğrencilere ‘Nesi var?’ şeklinde sorular yöneltir. Öğrenciler: — Kolu var. — Nesi var? — Açılıp kapanır. — Nesi var? — Anahtarı var. 1.1.12 Kulaktan Kulağa Öğretmen, sıradaki öğrencinin kulağına bir kelime fısıldamalı ve kelimeyi duyan öğrenci hızla yanındaki diğer öğrencinin kulağına hedef kelimeyi doğru olarak telaffuz etmelidir. Öğretmen, en son öğrenciye gelindiğinde kulaktan kulağa söylenen kelimenin doğruluğunu kontrol eder. Bu etkinlikle öğrencilerin dinleme ve telaffuz becerileri geliştirilir (MEB Özel Tevfik Fikret Okulları, 2010). 1.1.13 Zıddını Söyle Sınıftaki A grubuna önceden belirlenen sıfatlar yazılarak dağıtılmalıdır. Sınıftaki B grubuna ise A grubuna dağıtılan sıfatların tam zıtları yazılarak dağıtılmalıdır. Öğretmen A grubundaki bir öğrenciye söz vererek elindeki sıfatlardan birini söylemesini ister. A grubundaki öğrencinin söylemiş olduğu kelimenin tam zıddı olan B grubundaki öğrenci el kaldırarak kendini belli eder. Yeni sıfatı söyleme hakkı B grubundaki öğrenciye geçmiş olur. Bu tür etkinlikler öğrencilerin telaffuzlarını geliştirir ve dildeki gramer yapılarını tanımalarını sağlar (Altun, 2010).

Örnek: A Grubu Acele Yavaş Acı Ön 1.1.14 Evet-Hayır

B Grubu Cahil Korkak Dolu Batı

Öğretmen, öğrencilerin önceden öğrendikleri kelimelerden yazarak bir kutuya koymalı ve seçtiği öğrenciden bu sözcüklerden birini çekmesini istemelidir. Öğrencinin çektiği kelimeyi sınıftaki diğer öğrenciler, sorular yardımıyla tahmin etmeye çalışmalıdırlar. Seçilen öğrenci Evet veya Hayır şeklinde cevaplar verir. Doğru kelimeyi bulan öğrenci kutudan yeni sözcük çekme hakkını kazanır. Bu etkinlikle öğrencilerin soru-cevap metoduyla Türkçe konuşma becerileri geliştirilmiş olur (Taşdemir, vd. 2003c). Örnek: Tahtaya kalkan öğrenci elma kelimesini masadaki kutudan çekmiş olsun. — Bu kitap mı? — Hayır. — Bu muz mu? — Hayır. — Bu göz mü? — Hayır. — Bu elma mı? — Evet. 1.1.15 Bingo Yeni öğretilecek veya tekrar edilmek istenen 15-20 kelime öğretmen tarafından tahtaya yazılmalıdır. Öğretmen, öğrencilerden tahtada yazılı olan kelimelerden beş tanesini seçip defterlerine yazmasını istemelidir (Bk. Resim 1.4). Öğretmen, tahtadaki kelimelerden rastgele birini söyler ve öğretmenin söylediği kelime, defterinde yazılı olan öğrenci Bingo şeklinde seslenir ve defterindeki o kelimenin üstünü çizer. Defterindeki bütün kelimeleri bingo yapan öğrenci etkinliği birincilikle tamamlamış olur. Bingo oyunu öğrencilerin

telaffuzlarını geliştirir, dil öğretiminin renklenmesi ve öğrencilerin motive olması bakımından önemli bir etkinliktir (MEB Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı, 2006).

Resim 1.4 Bingo oyununda tahtaya yazılan kelimeleri gösteren şekil. Öğrencinin defterine yazdığı kelimeler: Patlıcan Elma Portakal Salatalık Vişne 1.1.16 Tombala Tombala oyunu öğrencinin görsel ve işitsel belleğini geliştirici bir etkinliktir. Öğretmen birçok sözcüğün resminden oluşan bir kart oluşturmalıdır (Bk. Resim 1.5). Bu kartı çoğaltarak bütün sınıfa dağıtmalıdır. Bu kartta bulunan resimlerin kelimelerini küçük kâğıtlara yazarak bir kutu veya torbaya koymalıdır. Öğretmenin kutu veya torbadan rastgele çektiği kelimenin resmi bulunan öğrenciler, o resmin üzerini küçük bir kâğıtla kapatmalıdırlar. Bu şekilde karttaki bütün resimleri ilk kapatan öğrenci birinci olur (KKTC Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı Talim ve Terbiye Dairesi Müdürlüğü, 2009).

Resim 1.5 Tombala oyununun kartı. 1.1.17 İsimlere Sıfat Bulma Öğrencilerin Türkçedeki söz varlığını tanımaları bakımından bu etkinlik önemlidir. Sınıf dört gruba ayrılmalı ve grupların başına bir başkan seçilmelidir. Başkan grupta oyunun yöneticisi olarak bir isim söylemeli ve arkadaşlarından bu isme sıfat bulmalarını istemelidir. Sırası gelen öğrenci doğru söylenen isme doğru bir sıfat söylerse önceden belirlenen puanı kazanır. Grupta en çok puanı alspfont-size: 10.0pt;an style=MsoNormalan öğrenci, o grubun birincisi olur (İzgören, 1999c). Örnek: Ayakkabı- eski, yeni, güzel, kirli Hava- soğuk, sıcak, kapalı, açık Elbise- temiz, renkli, siyah, eski 1.1.18 Alfabe Çorbası Sınıf dört gruba bölünmeli ve her grubun bir sözcüsü seçilmelidir. Öğretmen bir harf söylemeli ve 20 saniye süre tutarak bu zaman içinde söylenen harfle başlayan kelimeler türetilmesini istemelidir. En çok kelimeyi türeten grup, türettiği kelime adetince belirlenen puanı kazanır. Bu etkinlikle öğrenciler Türkçedeki sesleri ve kelimeleri daha iyi tanırlar. Örnek: K Kalem Kedi Kurt Kulak Kibrit 1.1.19 Bak ve Yaz Bu etkinlik öğrencilerin doğru yazma becerilerini geliştirir. Öğretmen, öğrencilerden projeksiyon vasıtasıyla yansıtılan resimlerin isimlerini defterlerine yazmasını istemelidir. Gösterilen resimdeki kelimelerin isimlerini doğru yazan öğrenciler öğretmen tarafından ödüllendirerek motive edilirler. 2. Bulmacayla Kelime Öğretimi

Bulmacayla kelime öğretim yöntemi öğrencilerin ilgilerini öğrenilen dildeki kelimeler üzerine yoğunlaştıran bir yöntemdir. Dolayısıyla bulmaca yöntemi öğrencilerin eğlenerek yeni kelimeler öğrenmelerini ve öğrenilenleri tekrar etmelerini sağlar. Bu metotla yabancı dil olarak Türkçe öğrenenlerin daha çok dikkatleri derse çekilmiş olur. Bulmacayla kelime öğretim yöntemiyle kelimelerin zihinde kalıcılığı artırılır. Bulmacayla yabancılara kelime öğretiminde kullanılabilecek aktiviteler şu şekilde gruplandırılmıştır: 2.1. Kare Bulmaca Kare bulmaca yöntemi yabancı dillerin kelime öğretiminde en çok kullanılan etkinliktir. Yabancılara Türkçe kelime öğretiminde kullanılmak üzere öğrencilerin seviyelerine uygun olarak kare bulmacalar hazırlanmalıdır. Genel olarak kare bulmacalar sağdan sola veya yukarıdan aşağıya şeklindedir (Bk. Resim 2.1). Kare bulmacayı çözmeye istenilen yerden veya istenilen sorudan başlanabilir. Kare bulmacayla kelime öğretim yönteminde bazı sütunlarda iki soru vardır. Birinci soru a ikinci soru b olarak belirtilmiştir. Kare bulmaca temel seviye Türkçe öğrenen öğrenciler için daha basit ve anlayabilecekleri seviyede olmalıdır. Öğrencileri sürükleyebilmek için birinci sorular öğrencinin bildiği basit kelimelerden seçilmelidir. Kare bulmacanın ilk örneğini öğretmen öğrencilerle sınıfta birlikte çözmelidir. Evde veya boş zamanlarında çözmeleri için öğrencilere hazır kare bulmacalar verilmelidir. Kare bulmaca yöntemi öğrencilerin öğrendikleri kelimeleri tekrarlamalarını ve yeni kelimeler öğrenmelerini sağlar (Karatay, 2007).

Resim 2.1 Kare bulmacanın resmi. Soldan sağa 1. Bir yapıya girmeyi sağlayan veya odaları birleştiren ince uzun geçit. 2. a. Binme, yük çekme ve taşıma gibi hizmetlerde kullanılan tek tırnaklı bir hayvan. b. Bir 3. Yakın kelimesinin zıttı. soru sıfatı.

4. a. Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta. b. Bir nota.

5. Bir 6. a. Başımızı kaplayan kıllara ne ad verilir? b. Çok 7. Beyaz kelimesinin eşanlamlısı. Yukarıdan aşağıya

ağaç

türü.

kelimesinin

zıttı.

1. .....lem yazı yazmak için kullandığımız aracın ilk iki harfi. 2. Evin bir bölümü ................... odası. 3. ........m bir malın fiyatını artırmaya ne ad verilir. İlk iki harfini boşluklara yazınız. 4. Hastalanınca doktor reçeteye ne yazar? 5. Çakmak fiilinin emir halini yazınız. 6. a. Bir sayı. b. Türk halk müziğinde kullanılan, gövdesi ağaçtan oyularak yapılmış, telli, uzun saplı çalgı, bağlama. 7. Varlıkların, doğadaki görünüşlerinin kalem, fırça gibi araçlarla kâğıt, bez vb. üzerinde yapılan biçimlere ne ad verilir? 2.2. Sarmal Bulmaca Sarmal bulmacada hedef kelimelerin kimi harfleri bulmacanın içerisine yerleştirilmelidir. Öğrenciler bu harflerden hareket ederek ilgili kelimeyi bulmaya çalışmalıdırlar. Bulmacada numaralandırılan boşluklara gelecek kelimelerin ipuçları verilmelidir (Bk. Resim 2.2). Öğretmenin birinci ipucunu okuyarak ilk örnek uygulamayı kendisi yapmalıdır. Öğrencilere evde kendilerinin dolduracakları hazır sarmal bulmacalardan verilmelidir. Bu tür alıştırmalarla öğrencilerin okuduklarını anlama ve okuduklarından sonuca varma becerileri geliştirilir (Gümüş, 2010). Örnek: İpuçları: 1. Elbise diker. 2. Meyve ve sebze satar. 3. Ekmek yapar ve satar. 4. Ders anlatır.

5. Ev kadını. 6. Hastaları tedavi eder. 7. Uçak ve helikopter kullanır. 8. Araba sürer.

Resim 2.2 Sarmal bulmacanın resmi. 2.3. Kelime Avı Kelime avında öğretilmesi hedeflenen kelimeler önceden tespit edilmelidir. Öğrenciler, karışık harf tablosundan soldan sağa, sağdan sola, yukarıdan aşağıya ve aşağıdan yukarıya çizerek ilgili kelimeleri bulmaya çalışırlar (Bk. Resim 2.3). Kelime avı etkinliği ilk olarak öğretmen kontrolünde sınıfta uygulanmalıdır. Öğrenci çalışma kitabında bulunan benzer örnek, öğrenciler tarafından çözülmelidir. Bu aktiviteyle öğrencilerin kelimeleri daha iyi tanımaları sağlanır ve okuma-yazma becerileri geliştirilir (Şengül ve Akçin, 2010).

Resim 2.3 Kelime avıyla ilgili bulmaca resmi (Öztürk, vd. 2010).

2.4. Sözcük Yerleştirme Sözcük yerleştirme etkinliğinde iki sözcük bulmacanın içine yerleştirilmelidir. Bu sözcüklerden hareket ederek önceden belirlenen diğer sözcüklerin doğru bir şekilde boş karelere yerleştirilmesi sağlanır (Bk. Resim 2.4). Öğretmen ilk uygulamayı kendisi yapmalıdır. Amaç kelimelerin doğru yerleştirilerek öğrenci dikkatinin kelime üzerine çekilmesidir. Bu alıştırmayla öğrencilerin harf-kelime analizi yapmaları ve kelimeleri daha iyi tanımaları sağlanır (Yıldızbaş ve Parlakyıldız, 2004).

Resim 2.4 Sözlük yerleştirme bulmacasının resmi (Tural, 2010). 2.5. Nesne Bulmaca Nesne bulmaca sadece bilgisayar ortamında uygulanabilen bir etkinliktir. Amaç bilgisayar ekranının sağ tarafında verilen kelimeleri ekranın sol tarafındaki sınıfta bulunan eşyalarla doğru olarak eşleştirmektir (Bk. Resim 2.5). Doğru tıklanan nesne için öğrenci belli bir puan kazanır veya yanlış tıklamada puan kaybeder. Tekrar oyna butonuna tıklandığında ekranın sağ tarafında farklı kelimeler yer alır. Projeksiyon yardımıyla grup etkinlikleri de yapılabilir. Öğrenciler, gördükleri somut nesneleri daha çabuk kavrarlar (MEB Tebliğler Dergisi, 2000).

Resim 2.5 Nesne bulmacadan bir görüntü (Öztürk, vd. 2007). 2.6. Resimli Bulmaca Rakamla belirtilen eşya veya nesnelerin adının kutucuklara doğru yazılmasıyla gerçekleştirilen bir etkinliktir (Bk. Resim 2.6). Bu aktivite öğrencilerin kendi kendilerine kolaylıkla uygulayabilecekleri bir yöntemdir. Resimli bulmacalarda görsel duyular harekete geçirilir ve öğrencilerin öğrenilen kelimeleri kolay anımsamaları sağlanır. Ayrıca bu aktiviteyle öğrencilerin yazma becerileri geliştirilir (Demirbaş, vd. 2010).

Resim 2.6 Resimli bulmacaya ait bir uygulama. 2.7. Piramit Bulmaca Piramit bulmacadaki amaç ortasında O harfi olan kelimeleri yazmaktır (Bk. Resim 2.7). Öğretmen farklı harflerin kullanıldığı örnek piramit bulmacalar hazırlamalıdır. Öğretmen, hazır piramit bulmacalarından birini bütün öğrencilere dağıtmalı ve bulmacayı çözdürmelidir. Piramit bulmaca yöntemi, sınıfta gruplar oluşturularak da uygulanabilir.

Piramit bulmaca, öğrencilerin kelime hazinelerini yoklamak ve yeni kelimeler öğrenmelerini sağlamak bakımından önemlidir.

Resim 2.7 Piramit bulmacaya ait bir uygulama. 2.8. Resimli Kare Bulmaca Resimli kare bulmaca bilgisayar ortamında uygulanabilen bir aktivitedir. Resimli kare bulmaca farklı konular üzerinde hazırlanabilir. Bulmacada soldan sağa ve yukarıdan aşağıya olmak üzere sorular bulunmaktadır. Bulmacayı çözebilmek için kutudaki sayıların üzerine tıklanmalıdır. Örneğin, bir yazan sayıya tıklandığında iki resim ekrana gelir. Birinci resim soldan sağa yazılacak alanla ilgilidir. Resimdeki nesnenin adı boşluğa yazılmalı ve tamam butonu tıklanmalıdır. İkinci resimde bulunan nesnenin adı ise hemen yanındaki boşluğa yazılıp tamam butonu tıklanmalıdır (Bk. Resim 2.8). Bulmacayı çözen kelimeyi hatırlayamazsa ipucu butonuna tıklandığında ilk harf ipucu olarak verilir. Etkinlik tamamlandıktan sonra Kontrol et butonuna tıklandığında doğru ve yanlışlar gösterilir. Yanlış cevapların tekrar yapılması gerektiği uyarısı ekrana yansır. Teknolojik eğitim araçlarıyla gerçekleştirilen aktiviteler öğrencilerin ilgilerini konuya çekmektedir. Bu bakımdan resimli kare bulmaca yöntemiyle öğrencilere Türkçe kelimeler öğretmek onların kelimeleri isteyerek öğrenmelerini sağlayacaktır.

Resim 2.8 Resimli kare bulmacaya ait bir görüntü.

2.9. Bu Nedir? Bu alıştırmada son harfi verilen varlıkların, eşyaların ve kavramların ipuçlarıyla bulunması amaçlanır. Öğrenciler numaralandırılmış beyaz kutuları doldurmak için önce verilen ipuçlarını okumalıdırlar. Verilen ipucu yardımıyla son harfi K olan varlığın, eşyanın veya kavramın ismini boşluklara yazmalıdırlar (Bk. Resim 2.9). Bu etkinlik sınıfta gruplar oluşturularak da uygulanabilir. Öğrencilerin bu alıştırmalarla kelimeleri doğru yazma ve okuduklarını anlama becerileri geliştirilir.

Resim 2.9 ‘Bu nedir?’ bulmacasına ait bir uygulama. İpuçları: 1. Sütünü içtiğimiz hayvan. 2. K harfi ile başlayan bir sebze. 3. Acıkınca yapılan şey. 4. Kesmeye yarayan alet. 5. Yemek yerken kullanılır. 6. Yemek yemek için kullanılan kap. 7. Yemek yapmak için kullanılır. 8. Su içmekte kullanılır. 9. Temel gıda maddesi. Undan yapılır. 10. Yemekten sonra geriye kalan kirli şeyler. 11. Ağaçların solunum yapan yeşil görünümlü kısmı. 12. Uyuma veya dinlenmek amacıyla üzerine yatılan eşya.

2.10. Hatırlatmaca Belirlenen kelimelerle başka kelimeleri çağrıştırmayı hedefleyen bir aktivitedir. Numaralandırılmış kelime gruplarının anımsattığı yeni sözcük bulmacadaki ilgili boşluğa yazılmalıdır (Bk. Resim 2.10). Öğrencilere alıştırmanın nasıl uygulandığı ayrıntılı olarak açıklanmalıdır. Hazırlanan örnek bulmaca sınıfta öğrencilerle birlikte çözülmelidir. Öğrenciler bu aktivite ile kelimeleri bir bağlam içerisinde öğrenirler.

Resim 2.10 Hatırlatmaca bulmacaya ait bir uygulama. Sonuç Yabancı dil öğretiminde sınıf içi öğrenmenin monotonluktan kurtarılmasında sınıf içi oyunlar ve bulmaca etkinlikleri öğrenmeyi olumlu olarak etkilemekte ve bilinenleri uygulama imkânı sunmaktadır (Demirel, 1978). Oyun ve bulmacayla kelime öğretim yöntemi, öğrencilerin derse olan ilgilerini artırmakta ve öğrencilerin yaparak, yaşayarak öğrenmelerini sağlamaktadır. Yabancılara Türkçe kelime öğretimi üzerinde çalışan eğitimciler, bu tür etkinliklerden derslerinde azami derecede istifade etmelidirler. Yabancılara Türkçe öğretme amacı ile hazırlanan ders kitaplarında ve çalışma kitaplarında oyun ve bulmaca bölümü mutlaka olmalıdır. Bu konuda en dikkat çeken yayın, Dilset Yayınlarıdır. Bu tür çalışmalara diğer yayınlar da kitaplarında daha çok yer vermelidir. Yabancılara Türkçe kelime öğretiminde kullanılabilecek bulmaca kitaplarının olmaması büyük bir eksikliktir. Bu tür bulmaca kitapları diğer dillerin kelime öğretiminde etkin olarak kullanılmaktadır. Yabancılara Türkçe öğretenlerin, oyun ve bulmacalarla alakalı hazırlamış oldukları çalışmaları paylaşabilecekleri bir sosyal paylaşım sitesi kurulmalı ve bu şekilde bilgi ve tecrübe paylaşımı sağlanmalıdır. Kaynaklar Altun, M. (2010). Adım Adım Türkçe Öğreniyorum. Karşıt Anlamlı Sözcükler. www.dilbilimi.net/02.01.2011.

Çetinkaya, Z. (2005). Basit Tekrar ve Alıştırmalar Yoluyla Sözcük Öğretimi, Dil Dergisi, Sayı 130, Sayfa 75. Demir, M. (2009). İmam-Hatip Liselerinde Arapça Konuşma Öğretimine Etkinlik Temelli Bir Yaklaşım. Yüksek Lisans Tezi. Ankara. Sayfa 56. Demirbaş, H., Karadağ, M., Usta, H., Bozçalı, M. (2010). Türkçe ve Türk Kültürü Çalışma Kitabı. MEB Devlet Kitapları. Sayfa 23. Demirel, Ö. (1978). Tam öğrenme. Eğitim ve Bilim dergisi, Ankara, Sayfa 46-50. Demirel, Ö. (2008). Yabancı Dil Öğretimi, Pegem Akademi, Ankara, Sayfa 92. Dumanlı, E. (2007). Zaman Gazetesi Ailem Eki, İstanbul, 26 Ocak 2007 Cuma, Sayfa 13. Gümüş, S. (2010). Çiftli Sarmal Bulmaca. http: //bullmacaservisi.com/01.01.2011. Gürbüz, G. (2004). Fransızcadaki Seslerin Oyunlarla Öğretimi. Ankara Üniversitesi TÖMER Dil Dergisi. Sayı 124. Sayfa 88. İzgören, K. M. (1999a). Oyunlarla Dil Öğretimi, Academyplus Yayınları, Ankara, Sayfa 69. İzgören, K. M. (1999b). Oyunlarla Dil Öğretimi, Academyplus Yayınları, Ankara, Sayfa 69. İzgören, K. M. (1999c). Oyunlarla Dil Öğretimi, Academyplus Yayınları, Ankara, Sayfa 69. Karatay, H. (2007). Kelime Öğretimi. Gazi Eğitim Fakültesi Dergisi. Cilt 27, Sayı 1, Sayfa 121. Kaya, Ü. Ve Yapıcı, Ş. (2007). İlköğretim 1. Kademede oyun tekniğinin İngilizce öğretimine katkısı, Yüksek lisans tezi, Afyonkarahisar, Sayfa 30. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı Talim ve Terbiye Dairesi Müdürlüğü, (2009). İllkokul Temel Eğitim 1. Kademe Hayat Bilgisi Öğretim Programı(1., 2. ve 3. Sınıflar). Lefkoşa. Sayfa 10. MEB Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı, (2006). İmam-Hatip Liseleri ve Anadolu İmamHatip Liseleri Arapça Dersi Öğretim Programı. Ankara, Sayfa 19. MEB Tebliğler Dergisi, (2000). Okul Öncesi Eğitim Kurumları ve İlköğretim Okulu Yabancı Dil Öğretim Etkinlikleri Çerçeve Programı. Cilt 63. Sayı 2511. Sayfa 6. MEB Özel Tevfik Fikret Okulları, (2010). İlköğretim Fransızca Dersi 6-8. Sınıflar Öğretim Programı. Sayfa 25. MEGEP, (2007a). MEB. Mesleki Eğitimin ve Öğretimin Güçlendirilmesi Projesi. Çocuk Gelişimi ve Eğitimi, Ankara. Sayfa 28-32.

MEGEP, (2007b). MEB. Mesleki Eğitimin ve Öğretimin Güçlendirilmesi Projesi. Çocuk Gelişimi ve Eğitimi, Özel Eğitimde Oyun Etkinlikleri, Ankara. Sayfap class=/strong 24. Özbay, M. ve Melanlıoğlu, D. (2008). Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Eğitim Fakültesi Dergisi. Haziran 2008. Cilt: V, Sayı: 1, Sayfa 33. Öztürk, T., Akçay, S., Gün, S., Taşdemir, E., Çelebi, M., Özulaş, İ., Şerif, A., Karakoyun, E., Murt, M., Boztaş, A. (2010). Açılım Çalışma Kitabı 1, Dilset Yayınları, İzmir, Sayfa 7. Öztürk, T., Yiğit, A., Akçay, S., Taşdemir, E., Başak, S.S. (2007). Gökkuşağı Etkileşimli Türkçe Öğretimi Uygulamaları 1 Cd’si, Dilset Yayınları. Şengül, H., Akçin, N. (2010). Zihinsel Yetersizliği Olan Öğrencilere Okuma-Yazma Öğretme Konusunda Özel Eğitim Öğretmenlerinin Görüşleri. Anakara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Dergisi. Cilt 43. Sayı 2. Sayfa 15. Taşdemir, E., Bilkan, N. ve Can, H. (2003a). Türkçe Öğretim Teknikleri, Dilset Yayınları, İzmir, Sayfa 28. Taşdemir, E., 2.Bilkan, N. ve Can, H. (2003b). Türkçe Öğretim Teknikleri, Dilset Yayınları, İzmir, Sayfa 11. Taşdemir, E., Bilkan, N. ve Can, H. (2003c). Türkçe Öğretim Teknikleri, Dilset Yayınları, İzmir, Sayfa 21. Tural, B. (2010). Bugün Gazetesi, Bul-Çöz Eki, 25 Temmuz Pazar, Sayfa 2. Yalın, A. (2005) Haydi Kızlar Okula. Kız Çocuklarının Okullaşmasına Destek Kampanyası. Öğretmen El Kitabı, Ankara, Sayfa 109. Yıldızbaş, F., Parlakyıldız, B. (2004). Okul Öncesi Eğitimde Öğretmenlerin Okuma Yazmaya Hazırlık Çalışmalarına Yönelik Uygulamalarının ve Görüşlerinin Değerlendirilmesi. XIII. Ulusal Eğitim Bilimleri Kurultayı, 6-9 Temmuz 2004, İnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesi, Malatya. Sayfa 4.

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful