BİLİM FELSEFESİ VE METODOLOJİ: APRİORİZM VE APOSTERİORİZM ARASINDA 'METHODENSTREİT

'
Yazar : Özgün Burak KAYMAKÇI

İÇİNDEKİLER

İÇİNDEKİLER ................................................................................................................ i GİRİŞ ..................................................................................................................................... 1 I. BÖLÜM: BİLİM FELSEFESİ IŞIĞINDA METODU ARAMAK 1.1. BİLİM .................................................................................................................. 2 1.2. BiLiM FELSEFESi ............................................................................................. 7 1.2.1. BULUNDUĞUMUZ NOKTAYA VARMAK ...................................... 8 1.2.1.1. David Hume ve İndüksiyon Problemi ...................................... 8 1.2.1.2. Immanuel Kant ve Sentetik Apriori ........................................ 11 1.2.1.3. Viyana Çevresi ve Doğrulanabilirlik ...................................... 14 1.2.1.4. Popper ve Yanlışlanabilirlik ................................................... 20 1.2.1.5. Kuhn ve Paradigma ................................................................. 25 1.2.1.6. Lakatos ve Bilimsel Araştırma Programları ........................... 29 1.2.1.7. Feyerabend ve Metodolojik Anarşi......................................... 34 1.3. BİLİM FELSEFESİNİN İKTİSADİ ANALİZİ ................................................ 36 II. BÖLÜM: APRİORİZM VE APOSTERİORİZM ARASINDAKİ İKTİSAT METODOLOJİSİ .................................................................................................................39 2.1. Metot ve Metodoloji .................................................................................................39 2.2. İktisat ve Metodolojisi..............................................................................................42 2.3.1. Aprioristler .................................................................................................46 2.3.2. Aposterioristler ...........................................................................................52 2.4. İktisat Metodolojisinin Döngüselliği........................................................................64
SONUÇ ................................................................................................................................ 65 KAYNAKÇA ....................................................................................................................... 66

i

GİRİŞ
Sadece iktisatçılar değil antropologlar, siyaset bilimcileri, sosyal psikologlar ve sosyologların da insan davranışını anlaşılır kılmakta iktisadi yaklaşımın en meşru yol olduğunu düşünüyor olmaları iktisattaki metodolojik sorunların iktisadı aşan tesirini arttırmaktadır. 1 Bu anlamda, bağımsız olarak varlık bulduğu kabul edilen onsekizinci yüzyıldan itibaren metodolojik olarak bir tartışma alanı olmaya devam eden iktisadın, söz konusu ayrışmalara sebep olan ayrıcalıklı konumunun belirleyicileri üzerinde durmak gereklidir. İncelediği yapıların sunduğu kırılganlıklarla karşıt metodolojik karakteristiklere sahip doğa bilimleri ve sosyal bilimler arasında metodolojik salınımlar gösteren iktisat, apriori ve aposteriori eğilimler arasında olduğunu ifade edebileceğimiz bir döngüsellik içinde kendi bilimsellik iddiasını sürdürmektedir. Bu iddia neticesinde, söz konusu savın test edilebileceği, ürettiği bilginin güvenilirliğinin ve bu bilgiye nasıl ulaşılması gerektiğinin tespit edileceği bir alanın varlığı da kaçınılmaz olmaktadır. Bu anlamda, 'bilimin iktisadı* 2 olarak tanımlayabileceğimiz metodolojinin; -iktisatçıların elinde- iktisadın bilimselliğini araştıracak iktisat metodolojisine dönüşeceği aşikârdır. Ancak en genel düzlemde, felsefe ve iktisadın kesişim alanı olarak sunabileceğimiz 'iktisat metodolojisi'nin, saf 'iktisat' olmaktan ziyade 'iktisat üzerine' olmasının sunduğu ihtiyatla, yüklenen vazifeyi gereksiz gören iktisatçıların da varlığı göze çarpmaktadır. 3 Bu açıdan bakıldığında, bilim felsefesi ışığında iktisadi düşüncenin karşılaştırmalı analizini yapmaktan ziyade, [kimi zaman bağlanıldığından bile haberdar olunamamış] bir paradigmanın güvenilirliği içinde [copypastorical] bilimsel faaliyetlerin sürdürülmesi de anlaşılır olmaktadır. Söz konusu durumun, D.Hausmann'ın ifadesiyle 'daha çok bilimsellik etiketi=daha yüksek danışmanlık ücretleri'4 anlamına geldiği gibi bir çıkarım yapmak durumunda olmasak bile, en basitinden entelektüel bir zafiyet taşıdığını ifade etmekte de bir sakınca görmüyoruz. Bu sebeple, J.A.Schumpeter'de kendini gösteren evrensel iktisadi kafanın, 5 salt mühendislik faaliyetine indirgenmesi dinamiğinin iktisadi düşünce içindeki seyrinin takip edilmesi açısından da metodolojik gözlemin gerekliligine 6 işaret etmekteyiz. Böylece, hem pozitif çerçevenin çizilmesi, hem de negatif dışsallıklardan disiplinin arındırılarak bilim olma statüsüne yükseltilmesi amacı sorgulanırken; iktisat metodolojisinin döngüselliği çerçevesinde daha geniş, daha kuşatıcı ve daha çetin bir soruyla karşı karşıya kaldığımızı da itiraf ediyoruz: Bilim nedir?

Daniel M. Hausman, "Introduction", Philosophy of Economics: An Anthology, Ed. By. Daniel M. Hausman, Cambridge, Cambridge University Press, 1996, s.2 Ockham'li William tarafindan ondördüncü yüzyılda ortaya atılıp, günümüze Ockham 'in usturası olarak ulaşan ünlü prensip, 'varlıklar gereksiz yere bölünmemelidir.' [Pluralitas non est ponenda sine neccesitate] temelinde basitliği öne çıkarmaktadır. (Bkz. Şafak Ural, Pozitif Bilimde Basitlik İlkesi'nin Belirlenmesi Yolunda Bir Deneme, İ.Ü. Edebiyat Fakültesi Yayınları, İstanbul, 1981) Yakın tarihte ise, bilimsel 2 araştırmalarda iktisadi tavrı öne çıkaran isim Ernst Mach olmuştur. Bkz. Ernst Mach, "On the Economical Nature of Physical Inquiıy", Popular Scientific Lectures, Thomas Joseph McCormack(Çev.), La Salle, Open Court Publishing Co., 1898 Bir röportajında Friedman metodolojiye bakışını şöyle özetlemektedir: 'İktisatın nasıl icra edilmesini gerektiğini tartışmak yerine çabamı iktisat yapmaya harcarım.' Bkz. William Frazer, "Methodology: Reply", The American Economic Review, Vol.74, No.4, 1984, s. 794. 4 Hausman, Introduction, s.1 3 5 Sabri F. Ülgener, "Joseph Schumpeter(1883-1950)", Makaleler, Ahmed Güner Sayar(Drl.), 1 İstanbul, Derin Yayınlan, 2006, s.166. 6 Ahmed Güner Sayar, İktisat Metodoloji ve Düşünce Tarihi Yazıları, Ötüken Yayınlan, İstanbul, 2005, s.13.

I. BÖLÜM: BİLİM FELSEFESİ IŞIĞINDA METODU ARAMAK

1.1. BİLİM
Bilim adamları için kendilerini adayacakları bir süreç ya da tatmin edici bir uğraş, ordular için ulusal güvenliğin sağlanması için pandoranın kutusundan çıkan cihazlar, şirketler için karlılıklarını arttırma vesilesi, hükümetler için milli servetin doğrultulması için bir araç. Sol düşünce için dünyayı dönüştürmek ve angaryayı ortadan kaldırma vesilesi, 7 sağ düşünce için sanayi çarklarının bir dişlisi.8 Geri kalmış ülkeler için sefaletten kurtulma ümidi, çevreciler icin ekosistemi bozan ve tamir edecek olan... Tarihçiler için modern toplumu şekillendiren başat faktör, 9 sanatçılar için kendilerinin açığa çıkarmaya çalıştıkları gizemi yok etmeye çalışan bir karşı güç...10 Olası tüm pratiklerde, farklı tanımlanan, en geniş anlamıyla varlık ve varlığa dair beklentilerimizi çözümleyici, sürekli bir anlama ve açıklama 11 etkinliği. Bu etkinliğin neticesi olarak ortaya çıkan bilginin biriktirilmesi 12 ve tasnifi; bunun da ötesinde, söz konusu sınıflandırmanın kavramlar aracılığıyla düzenli bir bilgi kümesi ortaya çıkaracak şekilde, bilimsel bir metot güdülerek13 yapılma süreci.14 Farkedildigi üzere tanımlandıkça, yeni bir kavramsallaştırmaya ihtiyaç duyulan, tanımı da kendi gibi genişleyen bir olgu. Bazen de bu genişlemeye içkin olarak, iki boyutlu yapısına işaret edilmek durumunda kalınan parçalı bir varlık. P.Medawar'a göre ilk boyut imgesel bir içgörü üzerine inşa edilirken, ikinci boyut duyuların şahitliğine dayanmakta: "Gerçeklik, gözlemcinin zihninde şekillenir: 'Ne gerçek olabilir?'in imgesel kavrayışı araştırmacıya başarabildiği kadarıyla anlama imkânı verir. Bu açıdan bilimde tüm ilerleme spekülatif bir maceranın sonucudur. Diğer görüşe göreyse, gerçek doğanın içinde saklı olup ancak duyuların aydınlığında elde
7 8

Paul Feyerabend, Science in a Free Society, London, NLB, 1978, s.75 Politik sol ve politik sağın, heterodox ve orthodox bilim anlayışları çerçevesinde kabaca dağılımı için. Bkz. James Robert Brown, Who Rules In Science?:An Opinionated Guide for the Wars, Maasachusetts, Harvard University Pres, 2001, s.26 9 Bernard Dixon, What is Science For?, New York, Harper&Row Publishers, 1973, s.205. 10 Ortaya koyduğumuz bu karşıtlığın kesişiminde 'dehanın hayatını' gören İngiliz şair ve eleştirmen Matthew Arnold'in, yaşadığı coğrafya ve dönemin[19.yy.] bilim algısını yansıtmakta olan fikirleri ayrıca önemlidir: 'Bilimin, denilebilir ki, uzanacağı en üst nokta; şiirde talim edilen muazzam güce büyük benzerlik gösteren, keşif gücü ve tahmin yeteneğidir. Bu sebeple, ruhu, enerjiyle betimlenen bir millet bilimde de gayet yetkin olabilir; işte Newton. Shakespeare ve Newton: Entellektüel alanda daha yüksek iki isim var olamaz. İşte, dehanın hayatı olan bu enerji, herşeyin üstünde özgürlüğü- tüm otoritelerin, emirlerin ve rutinlerin uzağında kendi iradesini genişletecek en büyük alanı- talep ve ısrar eder.' Bkz. Matthew Arnold, Lectures and Essays in Criticism, Ed.by.R.H. Super, Ann Arbor, The University of Michigan Press, 1962, s.238 11 Nagel, bilimsel açıklamayı dedüktif, olasılıksal, fonksiyonel[veya teleolojik] ve kalıtımsal açıklamalar olarak dört tür altında toplamaktadır. Bkz. Ernst Nagel, The Structure of Science: Problems in the Logic of Scientific Explanation, Indianapolis, Hackett Publishing Company, 1979, s.4, 20-25 12 Francis Bacon'da[17.yy] acemi örneğine rastladıgımız, büyük miktarda verinin derlenmesi sürecinin bilim zannedilmesi yanılgısının yirminci yüzyıla uzanan ismi Karl Pearson(1857-1936) olmaktadır. Induktivizmin en büyük savunucularından olan Pearson; 'Bilimin Dilbilgisi-The Grammer of Science' kitabinda modern bilimin amaç ve metodunu 'olguların sınıflandırılması ve bu sınıflandırmanın üstünden -modern zihnin marazi hassasiyetlerinden bağımsız- mutlak hükümlerin formülize edilmesi' olarak sunmaktadır. Bkz. Karl Peason, The Grammer of Science, New York, Cosimo Inc., 2007, s.6. Bu noktada söz konusu iki ismin kronolojik olarak ortasında yer alan J.S.Mill'i ayrıca anmak gerekmektedir. Newton'ın [matematiksel fizik çatısı altında induktif metodla deduktif metodun birleştiği]çekim yasalarını ortaya koymasından 60 sene önce ölen Bacon'un acemiligi anlaşılabilirken; J.S. Mill'in Newton'dan yaklaşık 100 sene sonra matematiğe hiç yer vermeyen bir induktif mantık geliştirmiş olması izah edilememektedir. Bkz. Hans Reichenbach, Bilimsel Felsefenin Doğuşu, İstanbul, Bilgi Yayinevi, 2000, s.69. 13 EL. Dellow, Methods of Science: An Introduction to Measuring and Testing for Laymen and Students, New York, Universe Books, 1970, s.14. 14 Frank E. Egler, The Way of Science, New York, Hafner Publishing Company, 1970, s.1.

2

edilebilir: Kavrayış anlayışa dolaysızca önderlik ederken, bilim adamının asli görevi de ayırt etme olacaktır."15 Medawar'in anlayışımızı kolaylaştıran, fakat tatmin edici olmayan, keskin ayrımının ötesinde, bilimi farkına varamadığımız girift dinamiklerin etkisi altında icra edilen bir faaliyet olarak tanımlayan Arthur Koestler'i de anmak gereklidir. Koestler'in 'Bisociative eylem' olarak kavramsallaştırdığı süreç, bilimi rasyonel ve irrasyonel unsurların birlikteliğinin bir neticesi olarak sunmaktadır: "Sanatçıların aksine bilim adamının duygulara başvuramayacağı, bilim tahsil etmek isteyenlerin de hislerinin rehberliğinde yol alamayacağı öne sürülmüştür. Fakat görüyoruz ki, bilimi mantık ve akla; sanatı da sezgi ve duyguya eşitleyen denklem apaçık popüler bir safsatadır. Bugüne kadar hiçbir buluş salt mantıksal dedüksiyon ile gerçekleşmemişken, hiçbir sanat eseri de ihtiyatlı bir zanaatkârlık olmaksızın üretilememiştir. Bilinçaltının heyecan verici oyunları her iki sürece de dâhil olmaktadır."16 Herbert Simon ise, bilinçdışı gercekleşen söz konusu süreci 'kuluçkaya yatma ve ani aydınlanma' fenomeni olarak tanımlarken, 'heyecan verici' bir örnek olarak Poincare'i öne çıkarmaktadır.17 Gelişim-keşif sürecinde bilim adamının karşılaştığı söz konusu özgünlüğün yanı sıra; tam yetkin zihinlerin18 genişletebildiği özerk alanıyla da -bilim- beşeri çoğunluga ancak 'nihai ürünleri' tükettirilen bir meta-süjeye dönüşmektedir. Bu anlamda, fenomen-numen bağlamındaki etkileşimli sistematiğiyle metafiziği fizikleştiren bir araç olan bilimin kendisi metafizikleşmektedir. Böylece kimi zaman bir kurumsal meşruluk kaynağı, kimi zaman bir sosyal faaliyet, kimi zaman ise bir sosyal kimlik unsuru olarak 19 karşımıza çıkan bilim; 'ne

15

16

17

18

19

Peter Medawar, The Art of the Soluble, Harmondsworth, Penguin, 1969, s. 15. Medawar'ın metodik düzlemde tespit ettiği parçalı yapı, zaman düzleminde kendini oluşmuş bilim ve oluşmakta olan bilim olarak göstermektedir. Oluşmuş bilim mantık kurallarıyla uyum içinde olan ve bütünün içinde hiçbir şeyin birbiriyle çelişmediği bir nitelik sergilerken, oluşmakta olan bilim ise söz konusu tutarlı dünyanın mümkünler alanında yeni bir yol açma çabasından başka bir şey değildir. Bkz. Abraham Moles, Belirsizin Bilimleri: İnsan Bilimleri İçin Yeni Bir Epistemoloji, İstanbul, Yapı Kredi Yayınları, 1993, s.29-30 Arthur Koestler, The Act of Creation, New York, The Macmillan Company, 1964, s.264. Koestler, yaratıcı sentezin 'bisociative modelleri' olarak bilim tarihinden derlediği gösterimlerle, evvelce ilgisiz iki beceri ya da düşünce matrisinin nasıl birdenbire birbirlerine bağlandığını açıklamaya calışmıştır. (Bkz. A.g.e., s. 121). Bernard Dixon da, hologramın keşfi nedeniyle 1971 yılında Nobel Fizik ödülüne layık bulunan Dennis Gabor'un söz konusu keşfi laboratuarda çalışırken değil de, koltuğunda tenis seyrederken yapmış olmasını; ayrıca Friedrich Kekule'nin 1865'de ateş karşısında uyuklarken benzen molekülünde bağlanmış karbon atomlarının nasıl kendisine gözükmüş olduğunu Koestler'in tezine destek olabilecek şekilde ortaya koymaktadır. Bkz. Dixon, What is Science For?, s.25 Poincare matematik için oldukça değerli olan bir keşfin, günlük hayatın akışı içinde ve ilgisiz bir anda (otobüse binmeye çalışırken) zihnine düştüğünü ifade ederken sözüedilen ilişkiden haber vermektedir. Bkz. Herbert Simon, "The Psychology of Scientific Problem Solving", On Scientific Thinking, Ed.by.Ryan D. Tweney, Michael E. Doherty ve Clifford R. Mynatt, New York, Colombia University Press, 1981, s. 49. Einstein üzerine kaleme aldığı biografiye, rölativite teorisine nasıl olupta heyecanla bağlandığını aktararak başlayan J.Bernstein'ın motivasyonu oldukça anlamlıdır: 'Ama bana göre okuduğum en ilginç şey dünyada rölativite teorisini anlayan yalnızca yedi kişi olmasıydı. Bu benim için çok esrarengizdi ve herhangi bir şeyi nasıl olup da bu kadar az insanın anlayabildiği sorusu beni büyüledi.'; '[Bernard Cohen]... sonra dünyada yalnızca on iki kişinin bu teoriyi gerçekten anladığını söyledi. Bu söz dikkatimi çekti ve hemen lisedeki eski idealimi hatırladım. O zamandan beri anlayan kişi sayısı yediden on ikiye çıkmıştı, ama on üçüncü olmak da fena sayılmazdı.' Bkz. Jeremy Bernstein, Albert Einstein: Fiziğin Sınırları, Ankara, Tubitak Yayınları, 2006, s. 7-9. Ömer Demir, Bilim Felsefesi, Ankara, Vadi Yayınları, 2000, s.11

3

[Mutlak bilim]Exact science' ın da kesin kantitatif ifadelerde ortaya konulup. aynı zamanda katı hipotez testlerine tabi tutulabilme özelliğiyle artık duyuların reddedemeyeceği düzeye indirgenen bilgi kümelerine işaret ettiğini söyleyebiliriz. hem dönüştüren hem de dönüştürülen 24 olarak karşımıza çıkmaktadır. Remzi Kitapevi. bir etikle sınırlandırılmaması halinde varolamayacağını ifade ederken. 20 Söz konusu öteleşmeyle eşzamanlı olarak. teknik süreçlere bilimsel ilkelerin uygulanması olarak tanımlayabileceğimiz teknoloji ile bilim tekrar bedenleşmekte. mahkum etmektedir. Bkz. malum bedenleşmenin 'yeni bilimin bilişsel amaçları' çerçevesinde tanımlanıp. Medical and Technical Publishing. s. Science. -bilim. Feyarabend'ı25 da öncelemektedir: "Muazzam keşiflerimizin büyük basarısıyla. Bkz. modern dünyanın önemce anlamak yerine sahip olmayı ikame eden eğilimleriyle uyum göstermektedir. "The Meaning and Limits of Exact Science". Dil Yönünden Fizik Felsefesi. 24 Poincaire'in 'bilim yapaydır' sözüyle donuklaşan söz konusu dönüştürülme sürecinde dönüşümün faili bellidir: insan. Nature and Knowledge-The Philosophy of Contemporary Science. 110.."26 Erwin Schrödinger de.3. 'aydınlanmaya' yüklenerek açıklamaktadır: Söz konusu aşkınlığın derinlemesine incelemesi icin Bkz. Sarah Lawrance College. Science is God. benzer bir ihtiyatla. Cambridge University Pres. University of Toronto Press. Toronto. fakat bireyin içinden irfan ve dayanıklılığını türettiği toplumsal faziletimiz fakirleşti. New Series. No. Values and The Human Community. bilimin süregiden çerçevede icra ediliyor olmasını da 'batı medeniyetinin bugüne kadar daha öldürücü silahlar yapabilmiş olmasına' bağlamaktadır. anarşist bir tanım içinde ele alınabilmektedir. David Horrobin. s. 'insan ırkının mutluluğunun. Against Method. sadece uygulanabilir olan pragmatik çıkarlarımıza hizmet etmek kriteriyle 23 hedonize edilmesi de. Max Planck. Ancak yapay olanın bilim mi yoksa bilimi dışa vurabilmemizi sağlayan gramatik yapı mı olduğu izaha muhtaçtır. The Logic and Methodology of Science in Early Modern Thought: Seven Studies.olduğu' sorgulanan bir objeden ziyade.3. 1949. 22 Dellow.27 Morris Kline da bilime atfedilen söz konusu beklentileri. bilgi sosyolojisi gibi bir alt disiplin ortaya çıkarken. Methods of Science: An Introduction to Measuring and Testing for Laymen and Students. Condon Lectures. [saf bilim]Pure Science. 1985. 319-321. 2857. 1961. yine ikili bir yapı içinde. Aylesbury. doğa bilimlerindeki hızlı uyanışı takip eden teknik ve endüstriyel gelişmelerce yakalanacağı konusunda şüphe dolu' olduğunu ifade etmektedir. 25 'Against Method' da bilimlere dışsal bir metot dikte edilemeyeceği temelinde -siyaseten olmasa daepistemolojik olarak anarşist olduğunu beyan eden Feyerabend'ın.7. [Esas bilim]Basic Science ve [Asıl bilim]Fundamental Science olarak karşımıza çıkan kavramsallaştırmaların hepsini 'temel bilimler' altında birleştirirken. Schrodinger. s. 1999. diğer medeniyetlerin ürettiği hüner ve değerlerin yok edilmesine denk düştüğü için. Nermi Uygur. s. [Katı bilim]^ard Science. Feyerabend'in şikayetleri aslında etik vurgulara denk düşerken. Bkz. 1997. kişisel güzelliklerimiz serpildi. Feyerabend'ta vücut bulduğu üzere bilime karşı toplumu korumak gerektiğine inanan yaklaşımlarca da bilim. 1969. bilimin batı medeniyetinin belirlediği çerçevede yapılıyor olmasını ise. Uzmanlaştığımız kültür ilerlerdi. Paul Feyerabend. 23 Fred Wilson. J. geleneğimizden ve bir oranda dilimizden uzaklaşır duruma düştük. bilimin bilinir kılınabilmesi için. sözkonusu satırları kitabının "Bilimin yaşam üzerindeki manevi anlamı" adlı 20 4 . 27 Erwin Schrödinger. s. Hakikat ve yalınlığı harmanlayan saf söz ve eylemlere. s. Science.sosyal yapıyla karşılıklı etkileşim halinde. Ayrıca.108. 22 Bu noktada. Oregon. Science and Humanism: Physics in Our Time. aynı zamanda bilimin etikle sınırlandırılmasına karşıt bir felsefe taşıyabileceği konusunda ihtiyatlı olmak gerekmektedir. Bu etkileşimle. 1969 21 [Applied Science] Uygulamalı bilim'in karşısında. Oppenheimer ise varlığın sınırlarını arayan bilimin. İstanbul.16-17'deki alıntı.. 'kimdif denilebilecek aşkın [transandantal] bir süjeye dönüşmektedir. Vol. 26 J. Verso-New Left Books. s. 248. Cambridge.14. temel ve uygulamalı bilimler ayrımına21 bizi sevketmektedir. Bronowski. Robert Oppenheimer. 1957. New York. Fulbright Conference on Higher Education. yüceliğe açız. Böylece.

çesitli demokratikleştirme önerilerini ele almaktadır. 'cevapların. A. araştırma yapılacak konuların mı. 'Kant'ın Soru Üretme Prensibi' [Kant's Principle of Question Propagation] olarak anılmaktadir. Yaklaşık bir asır önce demokratik yollarla seçilmis Illinois meclisinin Pi sayısını rasyonel bir sayı olarak kabul etmesi gibi bir [trajik]uç örnekte olayın basitleştirilmemesi gerektiğini ortaya koyarken.N. (Bkz.T. New York. bilimsel araştırma fonlarının mı. Nicholas Resher.e. Science and the Retreat from Reason. Piel. Ancak. çemberi bir spirale dönüştürdüğünü' ileri sürerken. demokratik bilime tam demokratik toplumla ulaşılacağı koşulu. John D. The Social Function of Science. Scientific American. Schrödinger ve Kline'in İkinci Dünya Savaşı ve soğuk savaşın nükleer risklerinin sınırsız ihtimalleri tesirinde değerlendirilebilecek 29endişelerinin. Bernal tarafindan ise İkinci Dünya Savaşının hemen öncesinde ortaya konulmuş olduğu belirtilmelidir: 'Bilimsel araştırmaların sonuçlarının yaşantımızda devamlı bir iyileşme getireceğine inanılmış olsa da. Merlin Press. s. tarihin kendini tekrarlamasını engelleyen yegâne kuvvet olarak.245. bilim gibi uzmanlık isteyen bir alanda demokratikleşmeyi tartışırken konunun zorluğuna işaret etmektedir. halkın bilimi. doğru temsilcilerin tayini vb. Pittsburg. 'bilimin. s. Issue 6. . Oppenheimer. "Challenges for 1994".D. 'Who Rules in Science?' kitabında bilime yöneltilen soruların kurgulayıcılarını incelerken. s. Bkz. 1962. James Robert Brown. Vol. The Free Press. London.286 29 John Gillott ve Manjit Kumar. Atheneum."28 Bu noktada. Jonathan Piel gibi bilim partizanlarının fikirleri de çekincesiz yaklaşımlara örnek olarak ortaya konulmalıdır. Delphik tanrısallik ilkeleri ve Ploutinus retoriklerinden alıntılarla Schrödingerin sunduğu cevap ise bilimin "Kendini bil!" ilkesini gerçeklestirme aracı olduğudur. J. Bugün bu düşünürlerin yersiz bir iyimserliğe boyun eğmiş oldukları apaçık ortadadır.. s. söz konusu soruların bilime kimin tarafından yöneltildiğinin Piel'de yanıtı yoktur. tarihsel kalıbı kırıp. Piel'in isaret ettigi cevapların yeni sorular üretme mekanizması. aydınlanma sürecinde metafiziğe karşı fazla ileri gidilmiş olduğunu ileri süren Whitehead'in. 32 James Robert Brown. Oxford University Press. University of Pittsburg Press.31 Ancak. bilimi yegâne dinamik olarak gören. onsekizinci yüzyıl entelektüelleri insanlığın bütün sorunlarının yakında çözüleceği görüşünü ileri sürmüşlerdi. s. Alfred North Whitehead. s. bilimin söz konusu yetersizliğini onun maddeci temellerine baglamaktadır: 'Medeni toplumun estetik ihtiyaçlarını düşündüğümüzde bugüne kadar bilimin verdiği karşılığının talihsizliği ortaya çıkar. ilk olarak Immanuel Kant tarafından ortaya konulurken. Science and the Modern World. New York. bilimde doğrudan-temsili demokrasi."Astronomi-mekanik alanında Newton matematiği ve bilimince elde edilen gözalıcı başarıları temel alarak. 1995. Bilim ve matematiğin yakında açığa çıkaracağı yeni mucizeleri bilmeleri mümkün olabilseydi daha sınırlanmamış beklentiler içinde de olabilirlerdi.163. yoksa malum sonuçların uygulama 5 . yeni sorular türetmesi yoluyla. A. Bkz. s.xiii 31 Jonathan Piel.' (Bkz. bilimin toplumsal ilişkilerini anlama. bilimin ürünlerinin koşulsuz paylaşımı. dikkatleri. Bernal.) Bu kitabıyla Whitehead'in yirminci yüzyılın en temel aydınlanma eleştirilerinden birini ortaya koyduğu belirtilmelidir. New York. The M. aynı zamanda bilimin değerinin nereden ileri geldiğini sorgulamaktadır. 1999.'30 Diğer taraftan. Whitehead. aydınlanma öncesi dönemin savunmasını Aristo ve Katolik kilisesinin doktrinlerini yücelterek yapan Fransız fizikçi ve filozof Pierre Duhem[ö.202. 1939. Who Rules in Science?: An Opinionated Guide for the Wars".162 30 J.169-188.1916] tarafından öncelendiğini belirtmek gerekir. Bilimin maddeci kökenleri.) Nihayetinde. Pierre Duhem.. elde edilecek sonuçların paylaşımının mı. The Limits of Science. 269. gibi çesitli yaklaşımları artı ve eksileriyle tartışmaktadır. s. bilimin toplumu dönüştürdüğü' temel tezini öne çıkarmaktadır. bu noktada. 1993. 264. Mathematics in Western Culture. Böylece.4 28 Morris Kline. Science and the Retreat from Reason. Bu soruların toplum tarafından soruldugu gibi bir cevap vermemiz durumunda bile. London. bilimsel kastların kırılması. 307 33 Brown. s.I. 1966. The Aim of Structure of Physical Theory. [yaşananlar] bize bilimin yıkıcı ve savurgan bir amaçla kullanılabileceğini göstermektedir. değerler karşısında eşyaya sevketmiştir.15. bilim savaşlarındaki güç ilişkilerinin açığa çıkartılması ve bilimin demokratikleşmesini 33 bölümünde kaleme alırken. Press.13-14 32 John Gillott ve Manjit Kumar. toplumun sadece bilimle giriştiği ilişkiden beslenmediği gerçeği toplum-bilim etkileşimde karşımıza çıkmaktadır. s. 1925.

. Ancak. s. s. Marx'in 'sosyal bilimlerin ve doğa bilimlerinin [birleşerek] nihayetinde tek bir bilime dönüşeceği'38 öngörüsüne imkân verip veremeyeceğini bilemiyoruz. bilimin sosyal bağlantılarının anlaşılarak. menfaatler uğruna safsatalar aracılığıyla kışkırtılıp yönlendirildigi sistem. s. Böylece.) Elizabeth Hanson ise bir kamu görevlisi olan Bacon'da ortaya çıkan işkence vurgusunun ikili boyutuna dikkat çekerek.S.25-26. Eddington'ın insanlığı tek bir bedende ele aldığını düşünmeğe çalışıyoruz. New Haven. sözü insan[zihin] ve evren'in[madde] hem bağımsız hem de kesişen yapısının görkemine işaret eden M. Ed.34 zımni olarak da bilimin tekelleşmesine işaret etmektedir. bu süreçte bilginin ticarileştirilmesini. 3. Proceedings of the 3rd Congress of Psychiatry. 'tecavüz'. 'doğaya işkence ederek bilgisini elde etme' sapkınlığını39 yenmemize yardımcı olacağından eminiz. 1995. 21. s. 273 38 Karl Marx. Struik. Montreal 1961. keşfetmenin gençliğimin ilk yıllarından beri beni heyecanla doldurmaktan geri kalmayan dolaysız sonucudur.bilgeliğe dönüşemediği aşikâr iken. Planck'a bırakıyoruz: "Kendimi bilime adamamdaki asıl irade. Vol. More Random Walks in Science. Cambridge. 'hakimiyet' . aslında Bacon'in işkenceyi meşru sorgulama aracı olarak gören mesleki tercihlerinden ayrı düşünülmemesi gerektiğini ortaya koymaktadır. The Decline of Determinism. maddi çevremizle uyum içinde olmayı öne çıkaran bütüncül yaklaşımlar önemsenmelidir. İstanbul. University of Toronto Press. Açılım Kitap. bize ait olan dünyadan elde politikalarının mı demokratik olarak belirleneceği temeline indirgenebilecek kavramsallaştırmanın.48 deki alıntı.42. 1964. Oedipik eğilimlere işaret etmektedir. öncelikli olarak 'bilimin amaçlarının'. Robert L.. "Economic and Philosophic Manuscripts of 1844". 37 Elizabeth Frazer. Bkz.[y: Halk kitlelerinin tutkularının. doğayı kontrol altına almak ve idare etmek şeklinde ortaya konulan geleneksel egosantrik amaçlar yerine. demagograsiyeY dönüşmekte olan çağın eğilimlerine karşı ortaya konuluyor olması önem kazanmaktadır. sosyal bilimlerin çizeceği makul çerçevede. Dirk J. Brown. 6 . yeni aletlerimiz bize fazla bir yarar sağlayacak değillerdir. vaazeden cümleleri Freudyen analizle ele alan E.by. Reflections on Gender and Science. 36 Edgar Douglas Adrian. Elizabeth Hanson. birçok adamın çocuklar gibi oynayıp.sorgulamaktadır. Oxford Review of Education. Weber. Taylor&Francis. International Publishers.'35 Edgar D. Bu noktada. A. ' 36 Adrian'in sözünü ettiği yararın sağlanabilmesi için. Ayrıca Bacon'un metaforlarında doğaya karşı sergilenen cinsel saldırganlık öğeleri de bölünmüş bir zihnin kendini ispat çabası olarak değerlendirilmektedir.F. s. 229. s. No. Ahmet Yüksel Özemre. Bu anlamda. (Bkz. "What's New in the Philosophy of Social Science?". Fiziksel Realite Meselesine Giriş. 1998. Yale Univesrsity Press. 1982. tüm zamanların siyasal yapı ve diktalarını aşaraktan günümüze süzülüp gelen bilimsel gerçekliğin özerk yapısına işaret eden tarihsel örnekler olarak Albert Einstein'ın Rölativite teorisini "yahudi bilimi" diyerek Alman Bilimler Akademisi ve Sovyet Bilimler Akademisine oybirliğiyle reddettirmiş olan Hitler ve Stalin'in uygulamaları da bu çerçevede hatırlanmalıdır. parmaklarını kestiği keskin bir alettir. İnsan muhakemesinin kanunlarının.208 35 Arthur Stanley Eddington. bilimin karşılaştığı en büyük tehdit olarak görürken. 1961. 2004. Bkz. Keller. bilgelik bambaşka bir şeydir. Cambridge University Press.23 34 Brown. 39 Francis Bacon'ın bilim anlayışındaki 'kuvvet'. Tek-elde toplanan bilimin -umulanın aksine. Discovering the Subject in Renaissance England. klasik madde-mana/beden-zihin ayrışmasını nihayete erdirip.37 Söz konusu bütüncül anlayışın. Toronto. epistemik duruşunda belirginleşen boyutun. s. Who Rules In Science:An Opinionated Guide for the Wars. Nihayetinde.40-43. oynayan ellerle kesilen parmaklarin aynı bedene ait olup olmadığı sorusu akla gelse de. New York.] Diğer taraftan. yeniden tayin edilmesi gerekmektedir. Adrian ise bu bağlamda sosyal bilimlere önemli bir misyon yüklemektedir: 'Sosyal bilimler doğa bilimleri kadar yaratıcı olamadığı sürece. 'işkence'. Bilim. s. 'toplum için' icra edilir hale getirilebileceğini ummaktadır. Eddington'ın düşünceleri anlam kazanmaktadır: ' Bilim başka bir şey. New York. Evely Fox Keller. 1985. söz konusu bütüncül idrakimizi ve bilim anlayışımızı genişletmesi ümidiyle.

ettiğimiz izlenim silsilelerini yöneten kanunlarla kesişmesi gerçeğinin, bilinmezin anlaşılmasını sağlaması; böylece, saf aklın, insana, maddenin mekanizmasına nüfus etme imkanı verebilmesi. Bu bağlamda, dış dünyanın insandan bağımsız, mutlak bir şey olması; bu mutlaklığa uygun düşecek kanunların büyük önem arz eden araştırılmasını, hayattaki en yüce bilimsel uğraş olarak bana gösterdi."40 Böylece, insan ve evren arasındaki ilişkinin Planck'ta ifade bulan "hem...hem de" yapısının ezeli belirsizliği; bizi bilimin karakteristiğinin somutlaştırılacağı yeni bir alana sevk etmektedir: Bilim felsefesi. 1.2. BiLiM FELSEFESi Bilim ve felfese gibi birbirlerinden beslenen iki alanın buluştuğu bir uzmanlık olan bilim felsefesinin seyri; söz konusu iki alanın etkileşimi anlaşılmadan açıklanamaz. Bu çerçevede, söz konusu iki alana bakıldığındaysa Plato, Aristo, Descartes, Leibniz ve Kant gibi filozoflar bilime yeni ufuklar açarken; -filozof olarak anılmamalarına rağmen- Galileo, Newton ve Darwin'in de felsefe üzerinde büyük tesirlerinin olduğu göze çarpmaktadır.41 Bu etkileşim içinde, tarihsel olarak en etkin olanın hangi taraf olduğunun belirlenmesi oldukça zordur. Ancak, belirsizliklerden beslenen felsefenin, 42 -insanın maddi dünyayı anlamlandırmaya yönelik çabasının sonucu olarak biriken- bilimsel bilginin varlığıyla birlikte, zemin kaybetmekte olduğu da tarihsel bir süreçtir.43 Ancak, bilimin tıkandığı noktalarda, bilim adamlarının felsefenin spekülatif akıl yürütmesine müracaat ettikleri de bir vakadır. Bu anlamda; Einstein ve Heisenberg, disiplerindeki sıkışmayı giderme çabasıyla felsefeye açılan iki ünlü isim olarak özellikle anılmaktadırlar. Bu anlamda, bilim felsefesini, bilim tarafından sezgisel olarak yönelinen felsefenin; bu yönelişe sistematik karşılığı olarak tanımlamak mümkündür.44 İlk eylem ne kadar doğaçlamaysa, ikincisinin planlı tabiatı bir o kadar belirgindir. Bu sistematik çabanın tarihsel seyrine baktığımzda ise; epistemolojinin 45 bir alt disiplini olarak ele alabileceğimiz bilim felsefesinin varlığı, son iki yüzyılın ürünü olarak karşımıza çıkmaktadır. Modern bilim felsefesinin ilk önemli isimleri David Hume ve Immanuel Kant olurken, ondokuzuncu yüzyılın öne çıkan isimleri de John Stuart Mill ve William Whewell olmaktadır.46 Söz konusu filozof kanadın yanısıra;

40

41

42

Max Planck, Scientific Autobiografy and Other Papers, New York, Greenwood Press, 1968, s.13. Berlin Üniversitesine geçisinden sonra Dilthey ve Helmhotz ile kurduğu yakın ilişkiler Planck'ı Mach pozitivizminden uzaklaştırmış olmasına rağmen, onu yeni-Kantçı geleneğe eklemleyebilmemiz mümkün olamamaktadır. Planck'ın yaklaşımının özgünlüğü; empirik, rasyonel, pragmatik, kültürel ve maddi eğilimleri dengeli bir bilim tanımı içine yerleştirebilmesinde saklıdır. Bkz. Heıbert W. Gernand ve W. Jay Reedy, "Planck, Kuhn, and Scientific Revolutions", Journal of the History of Ideas, Vol. 47, No. 3, 1986, 472-473 Ernst Mach, Knowledge and Error: Sketches on the Psychology of Enquiry, Dordrecht, D. Reidel Publishing Company, 1976, s. 3. Belirsizliklerden beslenmenin iki yönlü bir anlam içermekte olduğu özellikle belirtilmelidir. Örnegin, Isaac Newton'un abidevi eseri 'The Mathematical Principles of Natural Philosophy'; fizik biliminin müstakil varlığı belirginleşmeden, felsefi bir çalışma olarak ortaya konulmuştu. Nihayetinde bağımsız bir bilim olarak fizik ortaya çıkarken; maddi dünyanın kanunlarıyla

7

ayrıca Enrst Mach, Pierre Duhem ve Henri Poincare gibi ünlü bilim adamlarınca eserler verilmiş olduğu da belirtilmelidir.43 Ancak, hem filozoflar hem de bilim çevresinden gelen öncü çalışmalara rağmen, disiplinin olgunlaşması için yirminci yüzyılın beklenmesi gerekmiştir. Hiç şüphesiz, bilim felsefesinin müstakil varlığının kıta Avrupa'sında yirminci yüzyılla beraber ortaya çıkmış olması tesadüfi değildir. Matematik ve bilimlerde yaşanan devrimlerle beraber, kaçınılmaz olduğu farzedilen sentetik apriori prensiplerin sarsılmış olması, bilimin bilişsel bir uğraş içinde kavranması çabasını beraberinde getirmiştir. Bu temelde, 'Bilimin amacı ve metodu nedirV, 'Bilimi rasyonel bir eylem haline getiren nedirV, 'Bilimsel teoriler gerçek dünyayla nasıl bir ilişki içindedirler?', 'Bulgular teoriye nasıl bağlanabilir?', 'Kavramlar, gözlemle nasıl ilişkilendirilmeli ve kurgulanmalıdır? 'Nedensellik, açıklama, teori, deney, model, doğrulama, doğa kanunları vb. gibi temel bilimsel kavramların yapı ve içerikleri nelerdir?'... gibi sorularla, büyük oranda apriori kavramsal bir uğraş içinde, bilimin dili yeniden inşa edilmeye çalışılmıştır. 44 1.2.1. BULUNDUĞUMUZ NOKTAYA VARMAK 1.2.1.1. David Hume ve İndüksiyon Problemi John Locke(1632-1704) ve George Berkeley(1685-1753) ile birlikte 'üç büyük îngiliz empirist'ten biri olarak anılan David Hume(1711-1776); düşünce dünyasının kesin kanunlarını ortaya koymayı hedeflemiş, bu amaçla da fizik dünyayı matematiksel denklemlerin açık anlatımıyla ifade etmeyi başaran Newton'a öykünmüştür.45 'Newton fiziğini
Bkz. Pierre Duhem, The Aim of Structure of Physical Theory, New York, Atheneum, 1962; Ernst ilgilenenler artık filozoflar değil, fizikçiler olmaktaydı. Felsefenin kapsayıcılığındaki sözkonusu daralmayla beraber, fizikte karşılaşılan yeni fenomenlerin klasik düşünce yapımızla kavranılamayan boyutları da, yeni felsefi açılımların ortaya konulmasını gerektirdi. Örneğin, Heisenberg belirsizliği, Schrödinger deneyi vb. Kuantum felsefesine hayat veren yeni tartışma alanları olarak felsefi literatüre eklemlendi. Sözkonusu dinamik, diğer disiplinler için de benzer sonuçlar doğurdu. Bioloji bilimiyle beraber Canlılık felsefesinin, Politik iktisatın economics'e dönüşmesiyle birlikte iktisat felsefesinin ortaya çıkması gibi. Böylece, maddi dünyamız hakkında elde edilen yeni bilgilerle bir taraftan felsefenin spekülatif alanı daralırken; diğer taraftan da yeni bilgilerden doğan yeni soru(n)ların yarattığı belirsizlikten, -felsefe- yine kendini besleyecek bir damara ulaşma imkanı bulmaktaydı. Bu sebeple B.Russell'a göre 'gerçekte felsefenin değeri, geniş biçimiyle, onun kesinliksizliğinde aranmalı 'ydı. (Bkz. Bertrand Russell, Felsefe Sorunları, İstanbul, Kabalcı Yayınevi, 2000, s.139) T.Duralı ise [sözünü ettiğimiz karşılıklı etkileşimin hayranlık verici döngüsünden olsa gerek] bilgi üreten bilim ile üretilen bilgiler üzerine düşünen felsefenin birlikte temsil ettiği kudreti 'olağanüstü' bulmaktaydı. Bkz. Ş.Teoman Duralı, Felsefe- Bilim Nedir?, Dergah Yayınları, İstanbul, 2009, s.10 A.Cornelius Benjamin, An Introduction to the Philosophy of Science, The Macmillan Company, New York, 1937, s.6 Felsefe'den umduğumuz söz konusu sistematik çabanın bilim tarafından türetilemeyeceğinin Heidegger de farkındadır: 'Bilimler felsefenin dışına çıktılar, çünkü ondan ayrılmak zorundaydılar. Ve şimdi öylesine birbirlerine uzaklar ki ayrıldıkları o kaynağa, bilimler olarak kendi güçleriyle, tekrar dönebilecek imkandan yoksunlar.' Bkz. Martin Heidegger, What Is Called Thinking?, New York, Harper&Row, 1968, s. 18. ' Epistemolojinin başlangıcı, insan bilgisinin doğası ve sınırları üzerine ilk genel ilkelerin tartışıldığı M.Ö.6.yy' a dayandırılırken, Xenophanes de öncü düşünür olarak ele alınmaktadır. Bkz. Edward Hussey, "The Beginnings of Epistemology: From Homer to Philolaus", Epistemology, Ed.by. Stephen Everson, icinde (11 - 38), Cambridge, Cambridge University Press, 1990, s.11. ' Hausman, Introduction, s.4. Bilim felsefesinin ilk tanımlarından birini Whemell'de bulmaktayız: 'Sözkonusu herbir bilimin temel fikirlerinin yorumlanması ve tartışılması, gayet uygun olarak, ...bilim felsefesi olarak ifade edilebilir.' Bkz. William Whewell, The Philosophy of the Inductive Mach; Knowledge and Error - Sketches on the Psychology of Enquiry, Dordrecht, D. Reidel Publishing Company, 1976; Henri Poincare, Science of Method, New York, Dover Publications, 1952; Henri Poincare, Science and Hypothesis, New York, Dover Publications, 1952; Henri Poincare, Mathematics and Science, New York, Dover Publications, 1963. 44 Stathis Psillos, Philosphy of Science A-Z, Edinburgh, Edinburgh University Press, 2007, s. ix. 45 Harold W. Noonan, Routledge Philosophy Guidebook to Hume on Knowledge, London, Routledge, 1999. s.18
43

8

bütünüyle kavrayıp, felsefi yansımalarını ilk ifade eden filozof' 46 olarak anılan Hume, Newton'un başarısını uyguladığı metodun üstünlüğünde görmüştür. 47 Ayrıca, Francis Huctheson'un tüm etik ve estetik yargıların akla veya empirik verilere degil de -bunlardan ziyade- duyulara dayandığı eleştirisinin; 'yeni bir görüş açısı'48 geliştirmesi açısından Hume üzerinde etkili oldugu belirtilmelidir.49 Diğer taraftan, Fransız filozoflarından Pierre Bayle kuşkuculuğunun Hume'un düşünce çizgisindeki tesiri de, Bayle'ın opus magnum'u olan 'Tarihsel ve Eleştirel Sözlük'ün[Dictionnaire Historique et Critique] Treatise'ta [İnsan Tabiatı Üzerine İnceleme] ortaya çıkan yansımaları üzerinden takip edilebilmektedir. 50 Hume, bir empirist olmasına rağmen, dünyanın neye benzediğini değil de, nasıl bilinebileceğini sorgulayarak felsefesinin temeline epistemolojiyi yerleştirmiş; bu yönüyle de, nihayetinde, 'kıta Avrupası'nın büyük rasyonalisti Descartes ile birlikte ele alınmıştır. 51 Böylece, söz konusu [empirist]gelenek ve etkileşimler altında, bilim felsefesinde 'Hume problemi' olarak yer bulmuş olan, meşhur indüksiyon eleştirisinin nasıl bir düşünce örgüsünün ürünü olarak ortaya çıktığı belirginleşmektedir. Bir empirist olmasına rağmen Hume, kuşkuculuğunun eleştirel süzgecinde indüksiyon'un bilimsel bilgi vermekten uzak olduğu hükmüne varmıştır. Hume, induksiyonla elde edilen bilginin bir gereklilik değil, psikolojik bir beklenti olduğunu ifade ederken; 52 H.Reichenbach'a göre, böylece, induksiyonun kuşku konusu olabilecegini akıllarına bile getirmeyen Locke ve Bacon'un tersine, empirist felsefeye en büyük darbeyi vuran isim olmuştur.53 Hume, bir taraftan, bir empiristten beklendigi üzere, aklın bilgimize kattığı şeyin içeriği olmadığını ileri sürerken; diğer taraftan da, indüktif çıkarımın mantıksal bir zorunluluk taşımadığını ilan etmektedir: "Öncelikle geleceğin geçmişi andıracağı varsayımını ele alırsak, doğru bir argüman üzerine inşa edilmediği; bundan ziyade geleceğin geçmiş varlıkların düzeninde ilerlemesini umut etmeye alıştırdığımız bağımlılıklarımızdan türetildiği açıktır. Geçmisi geleceğe aktarmaya yönelik bu alışkanlık veya tespit mutlak ve eksiksizdir, öyle ki bu tür akıl yürütmede imgelerin ilk itkisi aynı özelliklerle donatılmış olmaktadır. Fakat geçmiş deneyimleri değerlendirirken ikincil olarak, tabiatın

46

47 51

48 49

50

51

52

53

Nicholas Capaldi, David Hume:The Newtonian Philosopher, Boston, Twayne Publishers, 1975, s.50 A.e., s.61. Hume, Principia'da Newton'in felsefi akıl yürütmenin dört kuralı olarak ortaya koyduğu ilkeleri, insan tabiatını açıklama girişiminde kullanmıştır. Böylece, 'deneysel metodu' [Galilean- Newtonian metot] etik unsurlara uygularken, yaklaşımının Karkezyen metoda karşı üstünlüğünü ortaya koymuştur. A.e. s.64 1734 senesinde hume un yazdığı mektup. Norman Kemp Smith, The philosophy of David Hume, London, Macmillan&Co Ltd, 1964, s.41- 42. Hutcheson, Hume dışında ayrıca A. Smith'i derinden etkilerken, bu üçlü arasındaki yakın insani ve entellektüel ilişkiler İskoç aydınlanmasının temel dinamiğini oluşturmustur. Bkz. W.L. Taylor, Francis Hutcheson and David Hume as Predecessors of Adam Smith, North Carolina, Duke University Press, 1965, s.5 Harold W. Noonan, Routledge Philosophy Guidebook to Hume on Knowledge, London, Routledge, 1999. s. 22 - 23 A.e. s.27. Ezra Talmor ise, anti-kartezyen deneysel metodu[Galileo-Newton] telkin eden Hume'un, aynı zamanda Kartezyen olarak tanımlanıp tanımlanamayacağını sorgularken; doğadaki nedensellik sorununu[Söz konusu nedenselliğin objektif kanunlar olmaktan ziyade zihnin kavrayışları olduğu problemi] ele alan Hume'un Kartezyen ilkeleri işlettigini ileri sürmektedir. Bkz. Ezra Talmor, Descartes and Hume, Oxford, Pergamon Press, 1980, s.3, 126 David Hume, A Treatise of Human Nature: Being an Attemtp to introduce the experimental Method of Reasoning into Moral Subjects, Kitchener, Batoche Books, 1999, s. 81-105; David Hume, An Enquiry Concerning Human Understanding, Kitchener, Batoche Books, 2000. s. 2940 Hans Reichenbach, Bilimsel Felsefenin Doğuşu, İstanbul, Bilgi Yayınevi, 2000, s.70

9

aykırılıklarını farkederiz; mutlak ve eksiksiz olan bu tespit her ne kadar bize sağlam bir varlık vermese de, belli bir oran ve düzen içinde bir miktar uyuşmazlık sunar. Söz konusu ilk itki böylece parçalara bölünür ve tüm imgelerin üzerine bu itkiden türetilmis güç ve hayatiyetten eşit pay alacakları şekilde nüfus eder."54 Hume'un apriori ve aposteriori ayrımında, kesin olarak sentetik apriori'ye yer vermeyen tavrının55 böylece vardığı nokta tam bir agnostizm olurken, imgelerin apriori sentezlerini kuşatan idrakin sentetik birliğine de ulaşılamamaktadır. 56 B. Russell, varılan noktayı, onsekizinci yüzyıl felsefesinin iflası olarak görürken, aklın da mahkûm edildiğini ifade etmektedir.57 Bu noktada, Reichenbach'in bilim için duyduğu operasyonel kaygılar, varılan noktanın ifade ettiği anlamın kavranması açısından önemli olacaktır: "Geleceği kestirmeye gelince, [Hume] bizi bir bilmezlik felsefesine düşürmektedir; öyle ki, 'tüm bildiğim, geleceğe ilişkin hiçbir şey bilemeyeceğimdir' öğretisine kendimizi bırakmamız gerekecek. Empirik gelenek içinde oluşan bir kafanın, empirizmi yadsımayla biten bir sonuca gitmekten çekinmeyecek kadar keskin işlemesi karşısında hayranlık duymamak elde değildir. Ne var ki, ulaştığı sonucu içtenlikle ortaya koyduğu ve kendisine kuşkucu dediği halde, Hume ulaştığı sonucun trajedisini görmeye pek yanaşmamaktadır. Hume'ın vurdumduymazlığını paylaşamayız."58 İnduksiyon eleştirisiyle empirizmi zımni olarak çökerten, rasyonelizmi de açıkça reddeden Hume ile varılan belirsizlik, rasyonelizm ve empirizmi [dönemi itibariyle] bir potada eritebilmiş olan 59 Kant'la aydınlanmayı beklerken; böylece Descartes'te ifade bulan beden/zihin ayrımının 60 -özgün bir ilişkilendirmeyle- sentetik apriori penceresinden bilim felsefesine akması da mümkün olacaktır.
Hume, A Treatise of Human Nature: Being an Attemtp to introduce the experimental Method of Reasoning into Moral Subjects, s.99 55 Psillos, Philosphy of Science A-Z, s. 111-112 56 Gilles Deleuze, Empiricism and subjectivity: An Essay on Hume's Theory of Human Nature, Colombia University Press, New York, 1989, s.111. 57 Bertrand Russell, A History of Western Philosophy, and Its Connections with Political and Social Circumstances from the Earliest Times to the Present Day, New York, Simon and Schuster, 1945, s.672 58 Reichenbach, Bilimsel Felsefenin Doğuşu, s.73-74. Reichenbach, Hume'ı antik kuşkucular gibi rasyonalizmin idealine uygun bir bilgi arayışında olmakla itham ederken; çağının olasılık teorilerini de iyi incelememekle suçlamaktadır. Böylece Hume, kendi çağına ait Pascal, Fermat, Bernolli gibi önemli matematikçilerin eserlerini tetkik etmemiş olmakla; olasılık temelli bir bilgi teorisi oluşturabilme sansını kaçırmıştır. Bkz. A.e. s.76 59 Lewis White Beck, "Kant's Strategy", Journal of the History of Ideas, Vol. 28, No. 2, 1967, s. 60 233. 64 'Zihne ait olan her şeyin bedenin dışında, bedene ait olan her şeyin de zihnin dışında' olduğunu ileri süren kartezyen ayırım -kuşkucu öncelikleriyle- zihni maddeden daha keskin kılarken, bütün fiziksel fenomenleri kesin matematiksel bağıntılara indirgeyen metoduyla da Batı düşüncesinde derin bir etki yaratmıştır. (Bkz. Fritjof Capra, Batı Düşüncesinde Dönüm Noktası, İstanbul, İnsan Yayınları, 1992, s.17-18) Böylece, Descartes -J.Kepler ve G.Galilei ile birlikte- Aristoteles'te sistemleşen canlı-cansız bütünlüğünü temsil eden anlayışa esaslı bir darbe indirmiştir. Böylece insan, kendi dışında kalan varlıkların tümünü karşısına alırken -insan bedeni de dahil olmak üzere- bütün objeler/olgular/olaylar mekaniğin yasalarından hareketle açıklanmaya çalışılmıştır. (Bkz. Teoman Duralı, Canlılar Sorununa Giriş: Bioloji Felsefesiyle İlgili Araştırma, İstanbul, Remzi Kitapevi, 1987, s.32-33.) Doğa [ve dolayısıyla gerçeklik] tasarımında organizmadan mekanizmaya doğru ortaya çıkan bu değişimin etkileri, öyle derin bir iz bırakmıştır ki, yeni paradigmanın kendine yer açarken yaşadığı zorluklar da -öncülerince- dile getirilmemezlik edilememiştir: 'Bu parçalara ayırma işlemi Descartes'i izleyen üç yüzyıl boyunca insanlığın zihnine derinden nüfuz etmiştir ve
54

10

Bkz. Harvard University Press. bir anlamda da Einstein'in rölativite teorisinin mantıksal ilkelerinin habercisi olmuştur. ait olduğu üçlemenin üstün birleştirici hedefleri tartışıladursun kendi mecrasında [bilim felsefesi] milad kabul edilebilecek bir kırılmaya sebep oldu. 63 eserinde [geocentrik/heliocentrik sistem kırılmasını andıracak şekilde] suje/obje hiyerarşini tersyüz ederken. 2003. Heinz Heimsoeth. (Bkz. Kant and the Exact Sciences. Leibniz. 1996. Leibniz'in 'însan Anlayışı Üzerine Yeni Deneme' ile verdiği karşılık. s. London. İstanbul. Christianson.36. s. Bkz. s. Physics and Philosophy: The Revolution in Modern Science. Tubitak Yayınları. J. farklı zeminlerdeki söz konusu üçlü kategorik yapıyı. Bkz.. s.1958. Leibnizian -Wolffian metafiziğinin temel prensipleriyle Newtonien fiziği -monadoloji aracılığıylauzlaştırma çabası içindeydi. Kojin Karatani. Ancak. etkisi altında olduğu Leibnizian-Wolffian geleneğinin64 mutlak rasyonalizminden 61 62 63 64 gerçeklik sorununa ilişkin gayet farklı bir tavırla yer değiştirmesi için de uzun bir zaman gerekecektir.151. Newton. Immanuel Kant ve Sentetik Apriori Kant'ın bilimsel düşünce. Kritik der Urteilkraft (Yargı Gücünün Kritiği ) -1790] üç Kritik. gelecek felsefe araştırmaları için yol gösterici olmaktır.81. felsefenin Kopernik devrimi olması umuduyla. Kant'ın amacı kapalı. (Bkz. Newton öncesi bilim anlayışında iki zıt eğilim vardır: Bacon'un temsil ettiği deneysel indüksiyon metodu ve Descartes'in temsil ettiği rasyonel dedüksiyon metodu. on dokuzuncu yüzyıllar üzerinden yakın zamanlara uzanan Kartezyen düşüncenin zirvesi/taçlanması ise Newton'ın büyük senteziyle kendini göstermektedir. Böylece. s. mutlak hareket kavramına yol açtığı için beğenmemistir. 128. tematik bir çember oluşturacak şekilde eklemleme çabasıyla kaleme alınmıştı. deneyimi ve deneyim ile bilinebilir olanı aşmak. matematiksel çözümsemede de Descartes'i aşarken. Harper&Brothers Publishers. Smart. Cambridge. B. Bu noktada. Kant'ın epistemolojisiyle tekrar insanı merkeze oturtması sebebiyle. Michael Friedman. Hackett Publishing Company. Einstein fiziğine uzanan bir kırılmaya değinmek zorunlulugu doğmaktadır. söz konusu iki eğilimi birleştirmiş ve hakim doğa bilimleri metodolojisini ortaya çıkarmıştır. insan bilgisinin sınırlarını yoklamak misyonunu yüklediği 'Salt Aklın Kritiği'ni yeni bir felsefe için 'Propaedeutik' (önöğreti) olarak tanımlamıştır. 62 Kant. 2004. ahlak ve sanatı birbirleriyle ilişkili olarak ele aldığı [Kritik der reinen Vernunft (Saf Aklın Kritiği-1781/1787). Kant'ın düşünce tarihinde iki şeyin onurunu taşıdığını düşünmektedir: 1)'Salt analitik olmayan a priori' bilgimizin varlığını kavraması 2)Epistemolojinin felsefe açısından önemine dikkat çekmesi. s. Felsefe Sorunları. Bu sebeple. Russell. bağlı olduğu güçlü rasyonalist eğilimlerle. Cambridge. Ayrıca.64-65. s. Werner Heisenberg. Locke'in 'însan Anlayışı Üzerine Deneme' adlı eserine. hareketin rölativitesini öngören bir uzay teorisi geliştirirken. 1986. Kant felsefe kariyerine Leibnizian-Wolffian metafiziği ve Newtonien doğa felsefesine bağlı bir filozof olarak başlarken. on sekiz. Gale E.) Bu noktada Kant'in kariyeri vesilesiyle Leibniz ve Newton gibi denk entellektuel isimler ele alınırken. sınırlanmış bir sistem kurmaktan ziyade. 1992. zihni[res cogitance] ve bedeni[res existence] bağdaştıran epistemolojik köprüsü de sentetik apriori olmaktadır. Routledge&Keagan Paul. Immanuel Kant'ın Felsefesi. Bkz. Adı geçen üç kritikten dolayı Kant'ın felsefesi 'Kritisizm' olarak anılır.1. Newton'da vücut bulan empirik doğruluk ölçütüne boyun eğmezken. eserinin aslında bir 'anti-Kopernikian karşı devrim' anlamına geldiği ifade edilmektedir. New York.J. 1963. Newtonla eşzamanlı olarak diferansiyel hesabı geliştiren ve Newton'ın Royal Academy üzerindeki tescilli manipulasyonu nedeniyle safdışı bırakılan Leibniz. Astronomların evrenin merkezini ayaklarımızın altından alıp göğe yükseltmelerine karşı. s. Ankara. Remzi Kitabevi.85 11 . Philosophy and Scientific Realism. Kritik der Praktischen Vernunft (Pratik Aklın Kritiği -1788).145-151) Leibniz. Kant'in uzlaşı arayışı içinde olduğu ingiliz empirizmi ve Alman rasyonelizminin karşıtlığında tavizsiz bir uç duruş sergilemektedir. tüm olgusal başarısına rağmen. Reichenbach. Isaac Newton. sistematik şüphe diktumunun ortaya çıkardığı bölünme ve onun vardırdığı söz konusu metodolojinin. Transcritique on Kant and Marx.Russell. önermeler mantığı üzerinden tekrar sistematik olarak. s. The MIT Press. Psillos. Critique of Pure Reason.1.C.2.' (Bkz.61 Felsefe tarihinin kimilerine göre en etkili eseri olarak kabul edilen Saf Aklın Eleştirisi. Philosphy of Science A-Z. [Locke'un halefi olan]Hume'in ortada bıraktığı belirsizliği gidermek adına 'Saf Aklın Eleştirisini' kaleme alan Kant'in içinden geldiği geleneğe dikkatleri çekmesi açısından da ayrıca önemlidir.2.21.2. duyulara verileni. Newton'ın yerçekimi kanununu.) On yedi. opus magnum'u Principia ile sistematik deneyde Bacon'ı. Massachusets.75 Immanuel Kant. Bilimsel Felsefenin Doğuşu. s.

Kant." 67 Bu dönüşümde. 55. olgusal içerikli ancak doğruluğu apriori bilinen. Oxford. 20-21. Kant. bize hiçbirsey de sunmamaktadır. Critique of Pure Reason. en yalınından en soyutuna kadar tüm bilgide..71Kant. Bu noktada. Kant and the Empirists: Understanding Understanding. matematiğin çok özel durumuna dair Kant felsefesi şu önemli soruya ulaşır: Nasıl olur da. deney yardımıyla edinilen bilgi ise aposteriori olmaktadır. eşyanın merkezinde insanın görüldüğü kutsal bir teleoloji[ereksellik] veya solipsist[tekbenci] bir idealism anlamına gelen katı antropocentrik bir yaklaşım ortaya koymuyor. gerçeklik. objenin inşa edilme sürecinin sujenin dış dünyadan yansıttığı formlara bağlandığı yaklaşımla ikame etti: 66 "Leibniz ve Wolffun felsefesinin duyulara ait olanla zihinsel olan arasindaki farkı sadece mantıksal bir ayırım olarak değerlendirmesi böylece doga araştırmalarımızı ve bilme gücümüzün kaynağını tamamen yanlış bir yöne doğru sevketti. bu etkiyle eserine 'Tüm bilgimizin deneyimle başladığı şüphesizdir. daha ziyade. bilme gücü olarak tanımladığımızda. s. Oxford. matematik önermeleri de bu türden önermeler olarak görmektedir.' Bkz.29.79 70 Kant. 2006. olabilir. zihni kavrayış kendinde şeyleri bilmemizi sağlamadığı gibi. 2005. en genel anlamıyla. analitik öncüllerden doğruluğu kesin sentetik önermelerin çıkarılamayacağı. nesnellik. s. 4 Heimsoeth. Wayne Waxman. Science. ondan sonra da -hiçbir yerde bulunmayan ve bulunamayacak olan. bu anlamda duyumsamacı[sensibilist] İngiliz empirizminin. deneyden. What is Mathematics. Oxford University Press. Kant'in ifadesiyle onu 'dogmatik uykusundan uyandıran'12 Hume'ın ve spekülatif felsefesinin etkisi belirleyici olmuştu. Really?. bilimsel bilgi ve tabi dünyanın rasyonel insan bireylerinin gerekli varlığı olmadan varolamayacağını ileri sürdüğü zayıf antropocentrik bir yaklaşım sergiliyordu. deneyden türetilmeyen matematik bütün deneyimlerden önce doğanın yapısı(nedenselliği) hakkında bilgi verebilmektedir? Bir tarafta mantık ilkelerine dayanarak kavramları açıklayan apriori karakterdeki matematik. Transcritique on Kant and Marx. Clarendon Press. dış dünyanın suje tarafından kopyalandığı metafizik yaklaşımı. kavramsız algılar kördür.69 Kant. böylece.felsefesini kopartıp.R. Immanuel Kant'ın Felsefesi . Immanuel Kant'ın Felsefesi. dolayısıyla duyulardan bağımsız elde edinilen bilgi a priori olurken. totolojiye sığınan cevabı da kayda değerdir: 'Olmakta olan. Hume'ı aşan özgün katkısını da. s. Oxford.96 68 Kant.bilinebilirliği ve bilinemezliği açısından onun kaynağı ve içerigiyle de ilgilendiği için. Bkz. Heimsoeth. s. sadece bilme gücümüzün formlarıyla ilgilenmeyip -fakat.duyusal sezgilerle birlikte desteklenerek sunulan objeyi söküp atmaktayız. tüm doğru ifadeler iki tür 65 12 .' cümlesiyle başlarken. tüm teorik bilimlerin sentetik apriori yasalar içerdiğini ileri sürerken. sentetik a priori önermelerin varlığına işaret ederek ortaya koymaktadır.faydasız görünürken. transandantal olmaktadır. Yine Kant'in sistemleştirmesiyle bilmekteyiz ki. diğer tarafta doğaya dayanan yargılarıyla sentetik karakterdeki matematik! (Bkz. iki ayrı yanın var olduğu ilan ediliyordu. Bu ayırım. Bundan dolayı. s. bu ilkelerden oluşan Antropocentrik bilimsel realist olarak tanımlanan Kant. Critique of Pure Reason.70 Böylece.77-78) Mistizm ve numerolojiye kapı açabilecek bu ayrımın yarattığı soru . Kant. Bu anlamda. Bkz. Oxford University Press. 'Algısız kavramlar boş. Kant. objelerin belirdiği formları belirleyen subjektif doğamızı. s. bir ifadenin doğruluğunun akıl tarafından bilinmesi veya tasdik edilmesini sağlayan iki tür bilgiye ulaşmaktayız: Apriori ve a posteriori. Reuben Hersh. Böylece.5. 49 0 Karatani. açıkça. s. algı ve kavram olmak üzere.68 Böylece duyu verileri ve duyulara dayanan algıları bilmenin temeli olarak gören İngiliz felsefe geleneği ile bilgiyi kavramlar üzerinde bir çalışma olarak algılayan rasyonalist gelenek Kant'ta buluşuyor.Hersh için.. 71 Aklı. 1 Kant. anthropocentrism'e [suje-merkezlilik]65 yöneliyordu. 1997. and Human Nature.' diktumuyla somutlaşan bu ayrışmanın. empirik olmayan duyumsamacı devamı olarak anılmaktadır. sentetik apriori önermelerin operasyonel varlığıyla birleştirildiği ise aşikârdır. Robert Hanna. s. doğruluğu kesin sentetik önermelere ancak yine doğruluğu kesin sentetik önermelerden gidilebileceği hükmüne varmaktadır.

Hempel. Kant'in felsefe sistemi. altında toplanabilmektedir: Analitik ve sentetik. Reichenbach. 2001.bilimin sentetik a priori hükümler üzerine inşa edildiğine. mutlak zaman ve doğanın mutlak belirleyiciliği gibi kavramları içeren bir fizik temeli üzerine oturtulmuş ideolojik nitelikte bir üst yapı olarak yorumlanmalıdır. onun kitaplarını o dönemin belgeleri. Böylece. 'Aritmetigin Temelleri'[Die Grundlagen der Arithmetik-1884] eserinde. Öyleyse. Tüm Dünya Yapısının Mekanik Kökenine ve Durumuna İlişkin Bir Deneme' alt başlığını taşımaktaydı. Oxford. Böylece. Bkz. Kant'ın sözkonusu kavramsallastırması. Michael Friedman ve Alfred Nordmann. s. Adalette saklı iyilik sıfatının varlığına deneye gitmeden ulasmamızı sağlayacak 'aklın' Kant sistematiği içinde 'Pratik Akıl' olarak kavramsallaştırılıp.) Reichenbach.G. Newton fiziğine beslediği inançtan kaynaklanan kesinlik tutkusunu doyurmaya yönelik birer girişim saymak yerinde olur. Kant'ın dönemselliği eleştirisine. "Editors' Introduction". (Örneğin: Bekarlar evlenmemiştir. Kant'ın 'Genel Doğa Tarihi ve Gök Kuramı' [Allgemeine Naturgeschichte und Theorie des Himmels] adlı ilk kitabı. The British Journal for the Philosophy of Science.fikirlerin girift etkileşiminin kavranması açısından ayrı bir önem ifade etmektedir. Russell felsefesi ve Einstein fiziğine uygun yeni bilimsel felsefenin kurucusu olarak kendini tanımlayan 'Viyana Çevresi' içinde değerlendirilebilecek Reichenbach'ın. Aslında. Ancak Reichenbach'a göre kesinliklere adanmış bu birliktelik fazlasıyla çağını yansıtmaktadır: "Kant günümüz matematiği ve fiziğini görecek kadar yaşasaydı. The MIT Press.4 Robert Hanna. geliştirdiği yeni mantık dili aracılığıyla.(Örneğin: Adalet iyidir. 1920'lerin sonunda Berlin Çevresi olarak anılıp. (Bkz.Friedman'in Kant'ın Viyana çevresine ulaşan etkilerini değerlendirdikleri fikri silsile [Helmhotz-Poincare-Cohen-Einstein] üzerinden bakmak -bu noktada. bilimlerde nedensellik ifade eden tüm kanunları. Kant'ın felsefesini bu denli kalıcı yapan şeyin bilimle kurdugu yakın ilişki olduğu aşikârdır. Philosphy of Science A-Z. evrensel.4-5. Bilimsel Felsefenin Doğuşu. Bilimsel Felsefenin Doğuşu.10-12. Hilbert ve R. s. Kant'ın neden pek çok kimse tarafindan tüm zamanların en büyük filozofu sayıldığını. Kant felsefesinden doğan analitik felsefe geleneginin 74 kurucularından Gottlop Frege'nin. Sistemin bu kökeni bize hem başarısını hem başarısızlığını anlatmakta.karşı çıkması anlamlıdır. salt deneysel düzleme ait oldukları için önemli bir açıklamayı gerektirmeyecek niteliktedir. Böylece. değerler sistemi dışında ele alınan bilimsel faaliyetin nedenselliğinin-deneylenme ihtiyacı aşılarak. Kant felsefesinin esas odak noktası 'sentetik apriori' önermeler olmaktadır.5. 1998 . a priori bilgi. Einstein ve Bohr fiziğine tanık olmuş biz çağdaşlara neden bir şey söylemediğini açıklamaktadır. s. The Kantian Legacy in Nineteenth Century. 'Newton İlkeleri Işığında. sentetik ise de[yani sentetik apriori] deneyin içeriğiyle ilişkisiz (dolayısıyla tashihe kapalı) ama deneyin formunu kurucu nitelikte olmalıdır. Bu anlamda. Nordmann ve M. Bkz. "The Vienna Circle's Anti-Foundationalism"."73 Bu açıdan. mutlak uzay. 'analitik aposteriorik' önermelerin imkansızlığıyla beraber. ama aynı zamanda.) Bu anlamda "Adalet iyidir" önermesinin doğrulunu saf akılla bilebilmemiz için. büyük bir olasılıkla. s. açıkca Kant'ın eleştirel felsefesinin en temel ilkesine . Thomas Oberdan.sisteme 'salt doğa bilimleri' adını verirken. C. olgulardan bağımsız olan önermeler olmaktadır. sentetik a priori felsefesinden vazgeçmede fazla gecikmeyecekti. von Mises'in birlikteliğiyle kurulan 'Deneysel Felsefe Cemiyeti' [Society for Empirical Philosophy] Viyana Çevresine eklemlenmis olarak Erkenntnis dergisini çıkarmaktaydı. 72 73 74 13 .[yani analitik apriori] saf sezginin formlarina sahip.305. Oxford University Press. s. s. 'aposteriori' yani deneyleyerek hükme ulaşmamız gerekmektedir. değerler sistemine bağlı olarak ele alındığı belirtilmelidir. Reichenbach öncülüğünde K. 2006. London. felsefesinin. Kant and the Foundations of Analytic Philosophy. D. 'sentetik aposteriorik' önermeler de.42.39. Kant'a göre. analitik önermeler yüklemin öznede saklı olduğu. Kant'a göre analitik/sentetik x apriori/aposteriori matrisinde karşımıza çıkan 'analitik' önermeler aklın çelişmezlik ilkesine bağlı olduklarından dolayı kolay kavranabilirken.by.) Sentetik önermelerde ise. yüklem öznede saklı olarak bulunmamaktadır. Ed. Newton fiziğini doğa bilimlerinin ulaştığı en son aşama olarak idealize etmekten de çekinmemiştir.'Saf Akıl' ile kavranacağı nihai noktaya ulaşılmaktadır. Psillos. s. Apriori bilgimiz -aynı zaman da analitik ise. içerigi de kavramsal bağlantıların kurulduğu formal bir yapıda olmalıdır. 2. aritmetik ve geometrik doğrularla beraber sentetik apriori çercevesine dahil etmektedir. Vol. Frege. zorunlu ve kesin olurken. . No.72 Bu noktada. Grelling. Michael Friedman ve Alfred Nordmann. 49.

Mill. Frege. (Bkz. aritmetik doğruların aposteriori[Bkz.3. Mach 2. Philosphy of Science A-Z. Locke. D'Lambert. aydınlanma filozofları. "mutlak uzay ve zaman" kavramları "rölatif uzay-zaman" ile ikame olurken. Michael Dummett. Popper-Lynkeus. Joergensen. sentetik a priori kavramını tamamen reddetmektedir. 'tutarlı empiristler'. Psillos. Boltzmann ve Adolf Stoehr görev yapmışlardır. Mill. operasyonalistler ve Amerikan pragmatistleriyle yakın bir felsefi akım olarak tanımlamıştır. seçkin bir Frege uzmanı olarak. 34. Whitehead. 1951. Spencer. s. Muller-Lyer.1. Avnarius. Philosphy of Science A-Z.şöyle aktarmıştır: Bacon. Frege. s. Kant'in çizdiği sınırların[uzay-zaman] dışına genişletilebilebileceğini ileri sürmüştür. Poincare[Fransa].6. Kant'ın geometrik doğruların sentetik a priori nitelikte oldugu iddiasını kabul ederken. sadece Viyana ile kısıtlı kalmayan etkisiyle özellikle yirminci Delbert Reed. ilgi alanlarına göre yapılacak bir ayrımda ise şöyle bir sıralamaya gitmektedir: 1. Publishing Group.) 76 Delbert Reed. Leibniz. 237. Feurbach. eleştirel ve şüpheci felsefi eğilimlere sahip tüm geçmiş dönem filozoflarını kendi öncüleri olarak kabul eden hareket.çağdaşları içinde de.3. Wittgenstein 4. Peano. mantıkçı-empirik sentezle ikame edilmeye çalışılmıştır. Kant üzerinden okuduğumuz NewtonLeibniz karşıtlığı da.Kant] öncesinde -zımni olarak. Bayle. Einstein'ın rölativite teorisinde Euclid-dışı geometrileri kullanarak Euclid geometrisinin evrenselliği inancını kırması yatmaktadır. 96. 'mantıkçı empiristler' veya ' Viyana çemberi olarak bilinen söz konusu entellektüel çevrenin felsefi fikirleri günümüze 'mantıksal pozitivizm' adı altında ulaşmıştır.. (Bkz. Bentham.metafizik.kavramsal düşünme gücü ve alanının. Continuum Int. Carl Menger(iktisatçı) 79 1895'ten beri indüktif bilimler kürsüsüne sahip olan Viyana Üniversitesinde M. ' neo-empiristler'. Saint-Simon. Comte. London. Mach. Mantık ve uygulamalari: Leibniz.75 Frege.2.77 1. Bkz. Anti. 108 77 Psillos. Poincare. Origins of Analitic Philosophy: Kant and Frege. Duckworth Co. Frege'nin felsefeyi psikolojik analizden ayıracak yeni bir dönemle tanıştırdığını ve böylece üçyüz senelik akışın değiştiğini ileri sürmektedir.56-64. Comte. s. 1997. realist. Boltzman.) Mantıksal pozitivistlerin. Empirik bilimlerin temelleri. Riemann. Hume. Human Knowledge: Its Scope and Limits. Leibniz ve Wolffun görüşlerine benzer olarak 'saf aklın gücü ve alanı' kavramına dönüş anlamına gelirken. . The Development of Logical Empiricism. Descartes. Peano.pozitivistlef. Mill] veya sentetik apriori [Bkz. Böylece Frege'nin temellendirdiği yapı. J. Joergensen.Mach. The Interpretation of Frege's Philosophy. University of Chicago Press. 'bilimsel empiristler'. Aksiyomatik: Pasch. s. L. Whitehead ve Russell ile birlikte gelişmesini sağladığı mantıksal çözümleme metodunu esas alan mantıksal pozitivistler ise. 11. Marx. materyalist. 2007. Enriques. Einstein 3.kimliğini instrümentalistler. sentetik apriori kavramını reddetmesinin ardında. Chicago. Kant] nitelikte oldukları iddialarına karşı çıkarken. Mill. Hepsi de empirisist olan söz konusu 75 14 . Hume. Hobbes.S. s. 76 Frege. Russell. Pozitivizm ve Empirizm: Hume. Pieri. anti-spekulatif. Origins of Analitic Philosophy:Kant and Frege. klasik Newton fiziğinden beslenen Kantçı empirik-rasyonalist sentez de. Leibniz'in sonraları mantıkçılık (logicism) olarak kurumsallaşan yaklaşımıyla uyumlu olarak aritmetiği aklın doğruları olarak tanımlamaktaydı. Schröder. Viyana Çevresi ve Doğrulanabilirlik Kıta Avrupasının önde gelen bilimadamı ve filozoflarından teşkil olup. Michael Dummett. Vailati. Bertrand Russell. s. Mach[Almanya]. Bolzana.Schlick'ten[1922] önce sırasıyla E.78 Bu eğilimlerle Viyana Universitesi induktif bilimler felsefesi bölüm başkanı Moritz Schlick79 merkezinde başlayan hareket. Eudaemonism[mutçuluk] ve Pozitivist sosyoloji: Epicurus. a priori / a posteriori kodifikasyonu[bkz. 1981. Duhem. London. amaçları ve metotları: Helmholtz. Spencer[Ingiltere]. hareketin bağlı oldugu fikri silsileyi -Neurath'in coğrafi olarak tasnif ettiği şekliyle. 'neo. 305 78 Joergen Joergensen. London. Routledge.aynı noktaya işaret eden Leibniz'le aynı çizgide bir a priori nitelik ortaya koymaktadır. Bentham. Böylece. Comte. s. Hilbert 5. yeni bir anlam kazanmaktadır.

The Vienna Circle: The Origins of Neo-Positivism. 'Dilin Mantıksal Analizi Aracılığıyla Metafiziğin Tasviyesi' [The Elimination of Metaphsics Through Logical Analysis of Language] makalesiyle kadim[yunan] ve geleneksel[empirist] anti-metafızik taraftarlarınca başarılamamış olanın. xiv-xv. matematiğin teorik inşası isimler sayesinde Viyana'da köklü bir empirist gelenek oluşurken böylece Brentano ile başlayan realist hareket kurumsallaşmıştır. Alfred Tarski. Olga Hahn-Neurath. Rudolf Carnap. Hans Kelsen. Hans Reichenbach.6-7. Karl Bührer. Hans Hahn. 1953.'dur. Bu bağlamda R. Ayer. Development. Euclid-dışı geometri.. s. Etkileri ve bağlantıları zamanla genişleyen Viyana çevresinin merkezinde ve çevresinde konumlanmış düşünürleri sıralamak gerekirse karşımıza şu uzun liste çıkmaktadır: Merkezdekiler: Moritz Schlick. M. Josef Schâchter.) 1925 tarihinden itibaren.342-343. Frank P. Bu rolü içinden geldikleri klasik empirist geleneğin 'bilginin[-p-] nasıl bilinebildiği' sorusuna verdigi cevabı[:duyular]. s. Zihnimizde 'mantıksal kelimesiyle deduktif. aralıksız 11 yıl [Perşembe aksamları saat 6'da Viyana'nın dokuzuncu bölgesindeki Strudelhofgasse'de bulunan] Matematik Enstitüsünde toplanan tartışma grubu. Else Frenkel-Brunswik.Popper'in öne çıkardığı 'yanlışlama' kavramını doğrulama'nın pratik eşanlamına denk gelecek şekilde [hemen ardınca parantez içinde] kullandığı ifade edilmelidir. Frank çalışmasında. hem de yeni buluşların ilham noktası olarak değerlendirmektedir. Karl Raimund Popper. Gustav Bergman. Moritz Schlick. Friedrich Stadler. Carnap. (Bkz. Illinois. Heinrich Gomperz. 80 'Anlamın deneysel teorisi [experimental theory of meaning] veya 'deneysel-anlam koşulu'[empirical-meaning requirement] olarak da kavramsallaştırılan ilkeler 81 -bu açıdanmaddeye soru sormak olarak tanımlanan deneysel sürecin [ve] çercevesini çizen önermelerin[:dil^soru] metafizikten temizlenme hareketi olarak da tanımlanabilir. Wien. sadece hissi tavırları temsil eden. Bkz. 4.84 Böylece. Ludwig Wittgenstein. Felix Kaufmann. Ramsey.Schlick.Viyana çevresinden olan Philipp Frank'in 1948 yılında yayınlanan 'The Place of Logic and Metapysics in the Advancement of Modern Science' makalesinin mantık x metafizik karşıtlığını daha sağlam temeller üzerinde ele aldığı ifade edilmelidir. Kurt Reidermeister. Oswald Hanfling.Morris. Arne Nsss. duyular tarafından teyit edilebilir olmasıyla da[doğrulanabilirlik] bilinebilir alanın genişletilmesini öngörmektedir. 1959. Charles W.341. Ancak -yine. Çevredekiler: Alfred Jules Ayer. böylece entellektüel bir cazibe merkezi olarak çevresinde birçok değerli meslektaşı ve ögrencisini toplamayı başarmıştır. s. The Philosophical Review. Bela Juhos.3. "The Elimination of Metaphsics Through Logical Analysis of Language". Logical Positivism. 1936.78.R. Vol. Egon Brunswik.8 geliştirmek gayretinde olduğu mantıkla. Josef Frank. No. Springer-Varlag.Planck gözetiminde tamamlayan M. Philosophical Library Inc. metafiziği hem bilimsel gerçekligin yaşam pratiğine indirgeme aracı. Philipp Frank.Schlick'e göre ise. A. 'pozitivizm' kelimesiyle de induktif bir çağrışıma yol açan 'mantıksalpozitivizm'. s. The Free Press. Friedrich Waismann. Ed.61. 45. s. Schlick'in. Carl Gustav Hempel. Basil Blackwell.by. The Vienna Circle:Studies in the Origins. artık modern mantık aracılığıyla mümkün olabileceğini müjdelemektedir! Carnap'a göre metafizik önermeler. 2001. Eino Kaila. K. '-p-'nin anlamı nedir?' sorusuyla ikincil bir öneme sevkettiklerini ifade ederek değerlendirmek anlamlı olacaktır. and Influence of Logical Empiricism. Kesinlikler arayan bilimin. De Broglie dalga mekaniği ve rölativite teorisiyle beraber bilimin. Otto Neurath. Bkz. devamı oldukları gelenekle bağlantılı olarak.'seni anlamıyorum. Böylece. 1917'deki "Çağdaş Fizikte Uzay ve Zaman' monografisiyle rölativite teorisinin ilk felsefi yorumunu yapan kişi olarak düşünce tarihine geçtiği belirtilmelidir. Teorik optik üzerine olan fizik doktorasını M. J. 1981. Rose Rand. metafizikçiye söylenen 'iddialarının yanlış olduğu' değil83 -ancak. Victor Kraft. dildeki metafizik tortuların temizlenmesi[anlam] ve söz konusu bilimsel dille ifade edilen önermelerin. Bir fizikci olarak sıradışı felsefi ilgileriyle kendinden önce gelen Mach ve Boltzman'dan ayrılan M. Willard Van Orman Quine. Karl Menger. Oxford. A. "Meaning and Verification". sentaks [sözdizimi] ve 80 81 82 83 15 . Rudolf Carnap. s. Kurt Gödel. bu makalede. kendi dilini geliştirme iddiası söz konusu tasviye gayretini -kendi bağlamındaanlaşılır kılabilir. ne analitik-ne de sentetik [dolayısıyla anlam taşımayan] önermelerdir. böylece yeni bir felsefi yaklaşımın da temellerini atmıştır. Olga Taussky-Todd. Herbert Feigle. Bu anlamda. Richard von Mises.yüzyılın ilk yarısında bilim felsefesinde etkin bir rol oynamıştır. Logical Positivism. 'hayata karşı genel bir duruş'un ifadesi olmaktan öteye gidemeyen 'anlamsız' ifadelerdir82.e. New York. bilim felsefesinde savundukları yaklaşımın çerçevesi de belirginleşmektedir: anlam ve doğrulanabilirlik.Schlick'in. Edgar Zilsel. Viktor Kraft. günlük hayatın deneyimleriyle anlaşılamaz bir seviyeye yükseldiğini ifade ederken.

J. problemlerin çözümünün yeni bilgilere sahip olunarak değil. Philosophy of Science. Logical Positivism. Bilim felsefesi bağlamında ele aldığımız bu çerçevede. 282. J. 84 Moritz Schlick. bu anlamda felsefeye. Ronald N. Illinois. Giere ve Alan W. bilimsel keşiflerin spekülatif nitelikteki metafizik fikirlerden beslenmeden ortaya çıkamayağını savunmuştur. A. 85 Mantık alanında sözü edilen atılım Russell ve Whitehead'in 'Principia Mathemetica I-III'[1910-13. Schlick'i şöyle teyit etmektedir: 'Felsefenin. Popper. ancak yol göstericilik ve anlamlandırma yetisiyle birlikte metafiziğin 'şekillendirici bir söylem' [formative discourse] olarak tanımlandığı yaklaşımla ikame edilmektedir. J. Ed. Logical Positivism. London. C.ifadelerin değerlendirileceği bir eylem sistematiği olmaktadır. No. "Sociology and Physicalism". Münster'teki H. felsefenin bilim olmadığını. felsefeden beklenen -kavrayıştan ziyade. "The Turning Point in Philosophy". "The Place of Logic and Metaphysics in the Advancement of Modern Science".by. Ayer. Leibniz'in kurgularından. kavram ve önermelerin daha kesin matematiksel formülasyonlar içinde sunulabilmesi imkânını vermektedir. 1948. hiçbir buluşun da salt mantık işletilerek elde edilemediği genel görüşünü hatırlatmaktadır. Peter Galison. T. s. gözden kaçmış varsayımlardan kaçınılmış ve sağlam bir dedüksiyon güvence altına alınmıştır. S. Ayer. Karl R. Zurih'teki K. The Free Press. gerçekliğin belirlenmesi noktasında bilimin öne çıkarıldığı. 1959. 55-56. tüm bilimsel faaliyetin yeniden inşası86 iddiası taşıyan bir programa dönüşmektedir.17 87 Neurath. A. Ed. Yapı Kredi Yayınları. hem de elde edilen yeni mantıkla felsefi karşıtlıklara son verilebileceği umut edilmiştir.) Bu anlamda. s. bilim felsefesinin seyrine maddeci-yapısal bir yaklaşımla bakıldığında. "The Vienna Circle:The Origins of Neo-Positivism".Phil. Kopenhag'taki Joergensen ve Helsinki'deki Kaila'nin çalışmalarıyla da devam ettirilmiştir. Bu anlamda. 17-18 86 Birinci dünya savaşının sonuyla ikinci dünya savaşının hemen ardını kapsayan dönemin kültürel iklimine bakıldığında. bilim aracılığıyla da söz konusu anlamlı ifadelerin doğru veya yanlış olup olmadığının kavranmasını öngörmektedir.by.by.Czezowski.32-33. Thales'ten Einstein'a. The Free Press. (Bkz. 15. Philipp Frank. mantıksal semantik[anlam teorisi] aracılığıyla mantığın sunduğu tutarlı gösterim imkânlarını bilimsel gerçekliğin ifadesi için kaçınılmaz görmekle beraber.invest] ve 'dilin eleştirisi'[bkz. s. Ayer. Lemberg ve Varsova'daki Polonya sembolik mantık okulu[K.) Popper ise kitabının İngilizce baskısına yazdığı önsözde. Bkz. Illinois. 1959. Ed.Twardowski]. S.Scholz. Gottingen'deki David Hilbert ve öğrencileri. Logical Positivism. s. Ludwig Wittgenstein.Tarski. ifadelerin anlamlılığının belirlenmesi görevini verirken. Origins of Logical Empiricism. s.107. bilimin hemen yanıbaşında bir disiplin olarak var olmadığı konusunda grubumuzun tüm mensupları hemfikirdir: bilimsel önermeler bütün olarak tüm anlamlı önermelerin toplamını kapsamaktadır. Bilimsel Araştırmanın Mantığı. kendine ait önermeleriyle. sağduyu^bilim^metafızik^sağduyu formundaki devrenin ancak metafizik aracılığıyla tamamlanabildiğim ifade etmektedir. Böylece. 4. Böylece metafiziğin 'anlamsız' olduğu tezi.' Bkz. aynı zamanda Krakov. İçerik ve form olarak geleneksel mantık'a göre büyük kolaylık ve üstünlük sunan yeni mantık. Böylece konuşma diliyle elde edilemeyecek açıklık ve kesinliğe ulaşılınırken. zaten bilinenlerin düzene konulması aracılığıyla mümkün olacağını ifade etmiştir. 278.225. 16 . Bkz. A. İstanbul. s. Almanca konuşan dünyada yüze yakın yayının isminin 'yeniden inşa' anlamına gelen 'Aufbau' kelimesini içerdigi göze çarpmaktadır. 1963. Schlick. Viyana çevresinin ortaya koydugu dönüştürücü hedeflerin söz konusu konjonktürle ilişkilendirilmesi de yanıltıcı olmayacaktır.Ajdukiewicz. Newton'un.Otto Neurath. K. ikinci basim 1925-27] eseriyle zirveye ulaşırken sadece Russell'in öğrencileri olan Wittgenstein ve Ramsey'in çalışmalarıyla değil.Duerr. Richardson. Oxford. (Bkz. University of Minnesota Press. A.T. s. Jaskowski. "Constructing Modernism: The Cultural Location of Aufbau".için bir alet olarak geliştirilen yeni mantık85. kelime oyunlarından kurtulunmuş. [bilimsel felsefeden] beklenen de spekulatif felsefenin ulaşılmaz amaçlarının anlamsızlığının ifade edilmesi olmuştur. Bkz. Gilbert'in. çıkış noktasına ulaşamadığını.Lesniewski.Lejewski. 87 diğer taraftan bilimlerin kraliçesi olarak bilim olmasına gerek de duyulmadığını ifade etmektedir. sağduyudan doğmasına rağmen bilimin ürettiği kavramsal dil nedeniyle.) Böylece felsefe.Tractacus] olarak nitelendirirken. Frank. Ed. The Free Press. Moritz Schlick.by.Kotarbinski. 1959. Faraday'ın ve Einstein'ın teorilerine kadar metafizik fikirlerin yol gösterici olduğunu ileri sürerken.47 e. Bilimsel Felsefenin Dogusu. 1996. Kraft. Philosophical Investigations. hem bilim felsefesi belirginleştirilmeye çalışılmış. J. Illinois.88 Bilime yüklenen bu süreç. 284. 2005. Reichenbach.55-57. Bkz. Schlick. Vol. s. s. Lukasiewicz. Wittgenstein felsefeyi 'zihnimizin dil aracılığıyla büyülenmesine karşı verilen bir savaş' [bkz. Basil Blackwell. "Positivism and Realism". 'bilimsel felsefeye' dönüşürken. Yunanlı atomculardan Descartes'e kadar. 88 Bu program çercevesinde. (Bkz.

daha sonra Marksizm çercevesinde bir felsefe savunması olan 'Science versusIdealism' kitabını kaleme alırken. PI. s. a priori nitelikteki mantık ve matematiğin. Bkz.90. 1936. Neurath. s. 4. Dictionary of the History of Ideas: Studies of Selected Pivotal Ideas. New York. Ayer.155.41. Bu anlamda. 89 90 91 17 . i) doğrulanabilirlik ilkesinin empirik bir içeriği olup olmadığını. ancak bu Wittgenstein doktrininin en açık/yalın yanıdır. Ayer. kaygı doludur. The Free Press.(Bkz. Routledge&Kegan Paul. Wittgenstein felsefesini varlığın/gerçekliğin insana ait olan dil unsuruyla yansıtılabilme çabasından dolayı antropomorfizm'in yirminci yüzyılda kristalleşen en belirgin örneği olarak görmektedir.) Neurath ise -daha ihtiyatlı bir tavırlahem reddedilen hem kabul edilen yönleriyle Wittgenstein'ın düşüncelerinin grup için sıradışı bir teşvik olduğunu ifade etmektedir. metafiziğin tasviyesi yolunda Viyana çevresinin amentüsü olmuş Tractacus'un 'üzerine konuşulamayan konusunda susmalı' diyerek sessizliğe çağrı olan son önermesi aslında mistik bir vecde işaret etmektedir. grup toplantılarına katılmamış olmasına rağmen.Wittgenstein. Illinois.Philosophicus'un Viyana çevresine ilham kaynağı olması nedeniyle hareket üzerindeki tesiri büyüktür. Logical Positivism. ii) doğrulanabilirlik ilkesinin empirik gözlem kullanarak doğrulanabilmesinin veya yanlışlanabilmesinin nasıl mümkün olacağını sorgulamaktadır. Volume 64. s. M. Marsonet. Vol.353. Philosophy of Science. İstanbul. mantıksal pozitivizmin elinde metafiziğin tasviyesi olarak yansıma bulurken. Paul Arthur Schlipp. (Bkz. 91 V. Cornforth. "Wittgenstein and the Vienna Circle". Ed. ifade edilemeyen dilde kendini gösterirken. s.5. doğrulanabilirlik ilkesinden ilk bahsedenin Wittgenstein olduğunu ifade etmektedir. ifade edilemeyeni ifade ederek. 1985. 2009. söz konusu durumu "mantıksal pozitivizmin metafiziksel ilkeleri" başlığıyla ele alırken. Ed. Jacop Bronowski. Bu anlamda. ölümünden sonra yayımlanan Felsefi Araştırmalar [Philosophical Investigations] kitabının da.) Cornforth.e. Science Versus Idealism: In Defence of Philosophy against Positivism and Pragmatism. ifade edilemeyeni görmektir/hedeflemektir.by. London. No. (Bkz.422. Carnap. Scribner. Rudolf Carnap. Maurice Cornforth. J. Öyle ki. Wittgenstein'ı 'ifade edilemeyen' ama 'kendini gösteren' bir subjektif idealism sahibi olmakla suçlamakta ve öğretisinin Berkeley'in tezlerinin yeni kelimelerle kılıflanarak tekrarlanmasından öte bir şey olmadığını ifade etmektedir. Ayer. s.) M. 1959. s.. J.112e. Logical Positivism. 609. 1963.by. Wittgenstein.024. 4. "Humanism and the Growth of Knowledge". s.) Bu cümleden. A. J. mantıksal pozitivizmi çerçeveleyen 'anlam' ve 'doğrulanabilirlik' kavramlarının Tractacus'taki ikili varlığı da gözden kaçmamaktadır: 'Bir önermeyi anlamak. Wittgenstein'ın dilin sınırlarını empirik ve pozitivist bir postülayı temel alarak geliştirdiği düşünülebilir. Bkz. "Protocol Sentences". Dilin nihai anlamı dilde ifade edilemez iken tam da bu aşılamaz durum içinde Aşkın [transandantal] olan kendini gösterir. "Editor's Introduction". (Bkz. 1959. Ludwig Wittgenstein.by. s.Schlick. (Bkz.62).pozitivizmin dayandığı ikinci ayağa -yani doğrulanabilirlik ilkesine-89 işaret etmektedir. 8. Illinois. Illinois. Brian McGuinnes. 3. Wittgenstein'in. Bkz. Albany. Schlick ve Waismann'la kurduğu ilişkiler ve eseri Tractatus Logico. Bronowski ise. 'calculemus'[let us calculate/bırakın hesaplayalım!] vaaziyle ifade bulan akıl yürütmenin tam mekanizasyon ve formalizasyon rüyası.109. s. A.148-149. PI. "Anthropomorphism in Science". DoğuBatı Yayınları.Kraft ise. Philosophical Investigations. Greenwood Press.0031 Leibniz'in. s. Enteresandır ki. Connecticut. neticede Wittgenstein'in parçalara bölünmüş felsefesinin içine yeni bir şey koyamadığını ifade etmektedir. "Testability and Meaning". 11-13. Synthese.351. Open Court Publ. A. Wittgenstein ve Dilin Sınırları. Leibniz ile başlayıp Frege ve Russell ile devam eden kırılmanın dönüm noktasını Wittgenstein'ın felsefesinde görmektedir.Pierre Hadot. PI. The Turning Point in Philosophy. The Free Press. 4. Wiener. Joseph Agassi. s. anlamı [metafiziğin tavsiyesi amacıyla] olgusal şahitliğe bağlayan doğrulanabilirlik ilkesi'nin empirik temelleri ise sorgulanmamaktaydı. Wittgenstein'in 1929 yılında Cambridge'e geri döndükten sonra verdigi seminerler neticesinde Tractacus'ta beliren sistematik sorunlarla başedemez hale geldiğini aktarırken.Schlick'in tavrı. No 3.) J.) Neurath'ın tavrı Wittgenstein'a karşı farklı tutumların varlığına işaret etmektedir. (Bkz.'(Bkz. Cornforth'in bile ondan koptuğunu ifade etmektedir.) M.by. (Bkz. 1973. Agassi ise. and Language. dilin özü. The Philosophy of Karl Popper.37. bilimi cümleler sistematiği olarak gören Wittgenstein'in. Ed. Wittgenstein'ın Tractacus'ta içine düştüğü solipsizm fasit dairesinden çıkış çabası olarak yorumlarken. Ed.208.Schlick. Science. s. o önermenin hangi durumda doğru olacağını bilmek demektir. State University of New York. Philip P. söz konusu doğrulanabilirlik sürecini de 'önermenin gramerine yapılan bir katkı olarak' değerlendirmesi 90 Viyana çevresinin türetmeye calıştığı yaklaşımın özünü ifade etmesi açısından önemlidir. s. Tractacus:Logico Philisophicus. Wittgenstein'ın halefi olarak görülen M. A. 1955. Reality. J. Viyana çevresinin sol kanadına kıyasla daha olumlu olmasına rağmen. Tractacus: Logico Philisophicus. Frege-Russell geleneğine ait bir düşünürün eseri olan Tractacus'tan sızan mistik unsurlara karşı M. bu ilkeyi mantıksal pozitivizmin kriterleriyle metafizik karakterde görürken böylece metafiziğin tasviyesine girişen sürecin metafizik yapısına dikkat çekmektedir. Marsonet. Michele Marsonet.54. s. 1974. a posteriori nitelikteki empirist gelenekle sentezlenmesi olarakta tanımlayabileceğimiz söz PI. 1995.

Hahn'i refere alırsak93. 4. s. and Mathematics. tam çözüme ulaşılması yolunda Reichenbach. Bir cümlenin test edilmesini onun doğrulamasından ayırarak da. A.24.'onaylama' ile mutlak olup zamanüstü niteliğiyle kayda alınamayan 'gerçek'. Bu anlamda. Moritz Schlick. Bu yüzden doğrulama problemi yerine onaylama problemi üzerine konuşacağız.92 Bu noktada. Empiricism. (ii) şeylerin.97 Hiç şüphesiz bu ayrımın bize hatırlattığı şey Hume'ın ortaya koyduğu induksiyon problemi olurken. Dordrecht. belli bir doğrultuda [reddedilmeden]geliştirilmesi gerektiğini ifade etmektedir. görece bir kavram olup bilimin gelişmesiyle derecesi değişen. Bertrand Russell. teste tabi tutulup. sadece metafizik önermeleri değil -aynı zamanda. The Development of Logical Empiricism. Doğrulanabilirliğin doğruluktan daha subjektif ve psikolojik bir karakter taşıdığına örnek olarak (i) bir gözlemci bulunmayan bir yerdeki şeylerin. doğrulanabilir bir önermenin de doğru olma gerekliliği yoktur. Lewis. 45. doğrulama ile doğrulanabilirlik arasındaki ayırıma dikkat çekilmektedir: Deneylenebilir tüm yanlış [ama buna rağmen anlamlı] önermeler teste tabi tutulmadan doğrulanabilirlik niteliği taşırken. Viyana çevresinin Tractacus'a gösterdigi iltifat daha anlaşılır olmaktadır.. Logic.344. "The Vienna Circle:The Origins of Neo-Positivism". mantıksal çıkarımın bilgilerine yeni bir bilgi katmadığını Tractacus ile teyit eden çevre. gerçek[truth] ve onaylama[corfirmation] arasındaki farka ' Testability and Meaning' makalesinde özellikle dikkat çekmektedir: Eğer.77. 1996.. s. Bu bağlamda Carnap. Bkz. empirizmin tarihi dönüşümüne denk gelecek şekilde sadece Viyana çevresi tarafından geliştirildirildiğine işaret etmekte ve bu sentezi mümkün kılan idrakin de Tractatus'tan türetildigini ileri sürmektedir. doğrulanabilirlik(=doğmlanma olasılığı) yerine doğrulamayı anlam şartı olarak kabul etmenin. Viyana çevresi içindeki muhafazakar kanadı da yaklaşımlarını ve tanımlarını belirginleştirmeye davet etmektedir. Bu bağlamda. The Philosophical Review. 102 A. ve onu sadece hangi şartlar altında onaylanabilir olduğunu bildiğimiz durumlarda onaylanabilir olarak ilan edeceğiz. s.213 Hans Hahn.. (Bkz. Reidel Publishing Co. anlamın anlamsızlığına indirgenmesi demek olacağını ifade etmektedir. ilk bakışta doğru gözüken 'anlam=doğrulanabilirlik' kıstasının. Nagel ve Stace'ın eleştirilerini önemli katkılar olarak görürken.belirli deneyler yapılarak cümle hakkında belli bir derecede onaylama ya da redde ulaşılan bir sureci kavramaktayız. Carnap. s. s. Joergensen. Reichenbach açısından yeterli olan noktanın detaylı izahı şöyle olmaktadır: 92 93 94 95 96 97 Kraft. Dış Dünya Üzerine Bilgimiz. Bir cümleyi sadece onu test edecek bir metoda sahip isek testedilebilir olarak tanımlayacağız.bazı olgusal önermeleri de dışladığından ötürü. s.422-423. çekincesizce varılan nokta da bilimsel olanın olasılıksal ifadeye eşitlenmesi olmaktadır. Kabalcı Yayınevi. Vol. s. No.konusu özün. İstanbul.345) B. yanlış olmadığı anlaşılan[yani doğrulanan-yani test sonucunda beklenen bir duyu verisinin doğduğu 95 ] önermelerin de gerçek olarak tanımlanması mümkün değildir.e. "Meaning and Verification". Biz bir cümleyi tekraren sadece onaylayabiliriz. 1936.. -bu vesileyle. 420. 94 Ancak. s.73 18 . Testability and Meaning. bir gözlemci olsaydı nasıl görüneceği. sentetik önermeler ve doğrulanabilirlik kriteri üzerinden metodik çalışmalarını rafine etmeye yoğunlaşmıştır.Russell ise doğrulanabilirlik ve doğrulama arasındaki eşitsizliğin bizim bilgi edinme yeteneğimizin kısıtlılığından doğduğuna işaret etmektedir. gerçeğin kesin ve nihai tespiti doğrulama aracılığıyla ifade edilmek isteniyorsa. 1980. Sonuç olarak. Carnap tarafından ayrıştırılmaktadır. Popper. o zaman hiçbir (sentetik)cümle doğrulanabilir değildir.e. Wittgenstein'i mantığın totolojik karakterini farkeden ilk düşünür olarak gören H. gerçekte onlara bakan başka hiç kimse bulunmadığı zaman nasıl göründükleri ve (iii) hiç görünmeyen şeylerin durumlarını sunmaktadır.'96 Böylece. Schlick. Carnap makalesinde.

kabul edilmeleri için de mücadele etmek zorundaydılar ve bunun için de bir parça anlayışa sahip olmak zorundaydılar. bu asimetriyi de evrensel hükümlerin doğasına bağlamaktadır: 'Benim önerim doğrulanabilirlik ve yanlışlanabilirlik arasındaki -evrensel ifadelerin mantıksal formundan doğan. Ankara. Popper'in epistemolojik öğretisinin çıkış noktası iki şeyin reddinde yatar: i) İndüktüf metodun reddi ii) İndüktif genellemelere olasılıksal bir gerçeklik statüsünün kazandırılmasının reddi. mantıksal pozitivistlerin bilim ile bilim olmayan arasına sınır çizme çabasını kabul ederken. Pascal Acot.'98 Reichenbach'in induksiyon problemini olasılık teorisini esas alarak çözümleme çabası.102 Bu noktada.'Gözlemsel olgular bir teoriye ancak olasılık verir. Dost Kitabevi Yayınları. Bu çıkarım olasılık hesapları çerçevesinde bir işlem olarak anlaşılmalıdır. s. The Viking Press. Caldwell. Onlar kendi felsefelerini hazır bulup icat etmedikleri gibi. Bilimsel Felsefenin Dogusu.. s. Aynı zamanda bilimin kendilerinin ileri sürdüğü modelden daha karmaşık olduğundan şüphelenerek. her ne kadar sadece ahmaklığın öncüsü olsalar da.. Nedensellik yasaları olasılık yasalarına dönüştüren gelişmelerle birleştiğinde bu düşünceler. 'testin deduktif teorisi' çerçevesinde reddedilmektedir.. Vol. 1973. 100 Popper. 1961. The Development of Logical Empiricism. fizikle belli belirsiz ilişkisi olan bir nesle aittiler. s. kendi felsefesini yalnız eleştirel değil -aynı zamanda.30. böylece doğrulanabilirlik ilkesini tersdüz ederken. s. Popper. '100 Popper. s. 1991. Öncüydüler. Popper'e gore. Şimdi üniversitelerimizde çoğalmış olan yeni nesil bilim düşünürleri için durum oldukça farklı.15 102 Joergensen. induktif mantığın incelenmesi bizi ister istemez olasılık teorisinin içine atar. No.2 101 Byran Magee. bilimsel metodun özünü oluşturur. yoksa ona kesinlik kazandırmaz.asimetriye dayanmaktadır.99 Popper. Basic Books Inc.172-174. Popper tarafından 'öncelikle mantıksal pozitivistlerin kendi amaçlarına ulaşmayı imkânsız kıldığı gerekçesiyle'. Popper. Tekil ifadelerden türetilemeyen ancak tekil ifadelerle sınırlandırılabilen evrensel ifadeler. olasılık teorisinin modern bilimi anlama bakımından neden cok önemli bir inceleme konusu olduğunu göstermeye yeter. Bkz. Bkz. Karl Popper.101 mantıksal pozitivistleri de -söz konusu induksiyon mantığını işletmeleri sebebiyle. 41. The Logic of Scientific Discovery. The Logic of Scientific Discovery. 2005. [Bugün] muhalif çoğunluğa karşı inanılması güç fikirlerini 98 99 Reichenbach. aynı zamanda onun köklerini irdeleme hevesinde de olmadılar. öndeyici bilginin aracını da belirleyici güçtedir. Yaydıkları hataları kendileri icat ettiler.. Karl R. böylece gözlem önermeleri ne kadar çok olursa olsun. İnduktif bir çıkarımda öncüller sonucu kesinleştirmez.metafiziği oldugu gibi bilimi de yok etmekle itham etmektedir.72 19 . Bruce J. Üstelik daha becerikli seleflerinden teslim almadıkları yeni bir akım başlattılar. Viyana çevresi ve Popper geleneğini Feyerabend'ın -bugüne de ışık tutan.eleştirel potasında birleştirmeyi uygun görüyoruz: 'Bilimi saptırmış ve felsefeyi mahvetmiş Viyana Çevresinin yazarları ve ilk dönem eleştirel rasyonelistler. s. "Clarifying Popper".46-47. İnceleme konusu. Bilim Tarihi. modellerini akla yakın kılabilmek için sıkı calıştılar. New York. 29. İnduktif mantığı bu teorilerin her birine bir olasılık vermede kullanırız..sistem kurucu olarak işleten Popper'e geçmeden. ancak olası kılar. s. bu çabanın anlam üzerinden yürütülmesini reddetmistir. Journal of Economic Literature. Olasılık teorisi doğa yasalarının biçimini olduğu kadar. 1. tek bir aksi gözlemin doğrulamayı engelleyeceği ama yanlışlamayı mümkün kılacağını ifade etmekte. New York. bilimsel olmamalarına rağmen anlamlı önermeler mevcuttur.

8-9. söz konusu şüphelerini gidermesi amacıyla Hayek'e Viyana çevresinden bir pozitivist olarak tanıttığı Karl Popper'in yeni çıkmış çok başarılı kitabını tavsiye etmektedir.savunmaya hazırlanan gözüpek düşünürlerden ziyade. Fakat kimse burada sorulması gereken bir sorunun varolduğundan şüphelenmiyor. benim şahsi felsefi düşüncemde bir devrimin başlangıcına işaret etmektedir. Popper'in mantıksal pozitivizmi reddeden eleştirel tavrını 20 .105 diger taraftan da bu kırılmanın onu hedefsizce vardırdığı noktayı kabullenmektedir: 'Bugünlerde herkes mantıksal pozitivizmin öldüğünü biliyor.56. The Encyclopedia of Philosophy Vol. Bu bağlamda. New York. felsefesini tek bir kavrama indirgemekteki sıkıntı kavranabilir. Feyerabend'ın anti-bilimselci duruşu Viyana çevresinin katı bilimci yaklaşıma karşı bir reaksiyon olarak doğmuştur. 69 107 John Passmore. Haberler. bir taraftan varolan etkileşimi reddetmez iken: ('Carnap'in.271 106 Karl R. "Sorumlu kim?" sorusu veya daha ziyade "Kim yaptı bunu?"[. Carnap'in veya son zamanlarda oldugu gibi.] Korkarım sorumluluğu üstlenmem gerekli. Open Court Publ. London. Bu savunma.2. Hayek. kısır döngüye girmiş durumda: dikkatler detaylar üzerine yönelmiş ve hatırı sayılır çalışmalar bu eksik ve kusurların örtülmesi için yapılmakta. Onlar için bilim. Open Court Publ.. Fakat temel cehalet değişmeden durmakta ve kuvvetlendirilmekte. s. 'Dilin Mantiksal Sentaksi'[Logical Syntax of Language] kitabı. "Popper and the Vienna Circle". Macmillan. tıpkı Viyana çevresinin katı bilimselci yaklaşımının. bana temel yanlışlar olarak gözüken bir kaç noktaya dikkatleri çekmekti.. 1981.1. Ed. dönemin Alman ve Avusturya akademik çevrelerini istila etmiş olan idealizme karşı duyulan tepkiden doğmuş olması gibi. başarısızlık) gizlemeye çalışan kuruntulu konformistlere sahibiz. 105 Karl R. Conjectures and Refutations: The Growth of Scientific Knowledge. 185. Feyerabend.bilimsel sürecin detaylı bilgisine sahip birini bulmak ise neredeyse imkânsız.'106 Felsefe tarihindeki bir uzlaşının107 teyiti olarak da değerlendirilebilecek bu ifade. Popper[1902-1994] doğusuna şahit olduğu mantıksal pozitivizmin tasviyesinde de önemli bir rol oynamıştır. Illinois. Basic Books Inc. söz konusu süreci mümkün kılan cevap olarak karşımıza çıksa da. Popper. Bkz. and Language. Reality.. The Philosophy of Karl Popper. Ed. eleştirel tavrının yanısıra. "Autobiography of Karl Popper". New York.'103 1.. Hayek'e gore Popper'i ona ilk tanıtan kişi olan Haberler. 1965.doğru konumlandırılamadığı gözönüne alındığında. Paul Edwards. Cambridge University Press. 1974. Ed. 1974. Publishers. Science. yeni nesilden -seleflerini iddialarında tereddüt sahibi olmaya sevkeden. s. Bunu isteyerek yapmadım: tek niyetim. Popper. s. Popper'in. yüzyılı kuşatan bir hayat süren Karl R... Kuhn'un söylediklerinden ibaret.by. 5. Illinois.by. s.4. Popper'in hangi aletleri kullanarak mantıksal pozitivizmi tasviye ettiği sorusunu da yanında getirmektedir. 1967. Mantıksal pozitivizmin kalıtımsal sonucu olarak ortaya çıkan104 çalışmaların sahibi olarak Popper.').by. Problems of Empiricism:Philosophical Papers Volume 2. Marsonet. Paul Arthur Schlipp.Paul Arthur Schlipp. The Philosophy of Karl Popper. sadece veridurumun acımasız savunmasının gerisine korkularını(işsizlik. Popper ve Yanlışlanabilirlik Yirminci yüzyılın en önemli bilim filozofu olarak kabul edilip.108 103 Paul K. pratik/pedogojik amaçlar dışında -bu indirgemenin. s. 88. s. 104 Victor Kraft. 108 Popper'in. "Logical Positivism". Mach Pozitivizminin işlevsizliği üzerine Haberler'e dert yanarken.açıklayıcılığı eksiktir. sistem kurucu olarak ortaya koyduğu metodik yaklaşım nedeniyle olsa gerek -Haberler gibi bir isim tarafindan bile. ' doğrulanabilirlik' ile ' yanlışlanabilirlik' ilkelerinin bilindik ikamesi.

kütüphaneci satınalma için yetecek kadar paraya sahibolmasın. 112 Popper'in bilim felsefesi görüşleri.50.Boland. s. ancak o. bilginin büyümesi yaklaşımının içerdigi deneme ve hata elemesi süreçlerinin. s. (Bkz. mantıksal pozitivizmin katı bilimsel anlayışı da boşa çıkmaktadır. Newman. 1994.80-81. Darwinizm'i test edilebilir bilimsel bir teori olarak görmemekte ve metafizik bir araştırma programı olarak tanımlamaktadır. Bu katalog iyi yapılmakla. matematikte daima gösterilemeyen gerçekler olacağının 1931'de K. s. Ernest Nagel ve James R.' Bkz. Cemal Yıldırım. 2002. Popper'in 'yanlışlamacı' olarak değil 'eleştirel rasyonalist' olarak tanımlanmasını daha uygun bulurken. Matematiksel fiziğe gelince. John L. Routledge. Vol 33. Werner DePauli. Popper'e karşı geliştirilen farklı tepkilerin derli bir analizi icin. Kabalcı Yayınevi. Bkz. s. Bu iki ispat ile birlikte [bir bütün olarak bırakınız bilimi] aritmetiğin bile kapalı bir sistem altında tanımlanamayacağı gösterilirken. Colombia University Press. Friedrich A. kütüphane daha zenginleşecek değildir. Lawrance Boland. 1998. Gödel: Mantığa Adanmış Bir Yaşam. L. insan zekâsının bir makineye indirgenemeyeceğinin de 1936'da M. Routledge. s. İşte matematiksel fiziğin rolü budur. Mantıksa/cı/ık[B. London.) Ayrıca Wittgenstein'da vücut bulan. s. 2004.Stephen Kresge ve Leif Wenar.by. Popper'in yaklaşımını -öne çıkarılan noktalar farklılaşsa bile-109 genel olarak şu dört başlık altında toplamak mümkündür: 1) Bilginin büyümesi 2) Yanlışlamacılık 3) Anti-induksiyon 4) Eleştirel rasyonalizm. 2003. Hayek. Steve Fuller. Bkz. inşa ettigi sistem sınırlarında. Popper'in yalnız bilim felsefesi degil. birçoklarının kendine uygun bir Popper algısı geliştirdiğini ifade etmekte yanlış olmayacaktır. Popper metodolojiyle Socrates'in dialogları arasındaki koşutluğun da altını çizmektedir. Routledge. (Bkz. 111 Bronowski. bu takdirde kendisi elindekini israf etmemeye çalışacaktır.Gödel.. Bkz. s. New York. Hayek on Hayek. Henri Poincare.Russell] ve sezgicilik[L. Bu çercevede Popper.184-185. kütüphaneyi zenginleştirebilir.133-134. onun vazifesi kütüphanenin kataloğunu çıkarmaktır. matematikteki hakim üç okuldan biri olarak anılan formalizm'in öncüsü olan J. Roberta Corvi'nin kitabının son bölümü incelenebilir. 111 Böylece. Humanism and the Growth of Knowledge. "Dealing with Popper in Economic Methodology". (Bkz. London. Popper'in daha geniş bir çercevede ele alınmasını gerekli görmüştür. Caldwell. aynı zamanda siyaset felsefesi112 görüşlerine de yön vermiş olan 'açık sistem' anlayışının belirlenemezci evrimsel113 temelleri kavranabilir olmaktadır. Bkz. Casti. London. 'dilin sınırlarının dünyanın sınırlarına eşitlenmesine' denk düşen Dil Felsefesi de Gödel'in ispatıyla çökmektedir. Popper: The Struggle for the Soul of Science. İstanbul. [Ayrıca. s. s. 607. Popper. dil aracılığıyla ve dilin içinde ispatlanabilen şeylerin. siyaset felsefesiyle birlikte ele alındığında. matematiğin -yani dedüktif sistemlerin. Philosophy of the Social Sciences. 113 Popper.110 Bilginin büyümesi yaklaşımının felsefi temellerini. Roberta Corvi.16. s. George Allen&Unwin.. Boland.E. Matematiğin 'mekanik' kullanımını sağlayacak olan mantık kurallarını bulmak amacıyla J. ömrünün sonuna kadar Gödel'in ortaya koyduğu paradoksu çözmeye çalışsa da başarılı olamamıştır.Turing tarafından ortaya konulmasında aramak yanlış olmayacaktır. Popper'in yanlışlanabililiklik ilkesine eşitlenmesini bir hata olarak görüp bu hatayı da Lakatos'a fatura ederken. Matematiksel Düşünme. 21 .Bu açıdan. Gödel's Proof. 2004. bilimsel araştırma ve demokratik siyasetin 'açık toplum' görüşünün farklı varlık zeminlerdeki alternatif ifadeleri oldugu gerçeği karşımıza çıkmaktadır. An Introduction to the Thought of Karl Popper.J. s. Darwinizmi hatırlatması sebebiyle evrim teorisini de yorumlamaktan geri kalmamıştır. insanın düşünme kapasitesinden daha az olduğunun gösterimi olmaktadır. İstanbul.tamamen formalize edilmesiyle birlikte 'anlamsızlığının' ispat edilebileceği çabası da boşa çıkmıştır. Kuhn vs. 1996. London.Hilbert. Bilim ve Hipotez.155-166] 109 Bu anlamda. Autobiography of Karl Popper. 482-483. felsefeyi mantık ve matematiğe eşitlemeye çalışan yaklaşımın felsefeye açılma zorunluluğu doğarken. 1997. Matematik dünyasının matematik dilinden daha karmaşık ve güçlü olduğunu gösteren bu keşif. İstanbul.Hilbert'in yürüttüğü 'Hilbert programını' Kurt Gödel [henüz 25 yaşındayken] tarihe gömmüştür.Brouwer&A. Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları. Ed.Heyting] ile birlikte. Satınalmaları yapmakla mükellef olan denel fiziktir.37-38. Beyond Positivism: Economic Methodology in the Twentieth Century. 1982.) Gödel ile kesin ispatını bulan bu yaklaşımın zımni olarak Poincare'de karşımıza çıkan dışa vurumu şöyledir: 'Bilimi durmadan büyüyen bir kütüphaneye benzetmeme müsaade edilsin.88) Böylece. 110 Bruce J. Bkz.27-28. kavrayamamıştır. Remzi kitapevi.

235. sosyal kurumlar. dikkatlerinizi onların eylemlerine verin. Bunlar. s.varsayım[conjecture] ve çürütme[refutation] temelinde inşa etmiştir. Bkz. s. psikolojik dünya olarak. Popperyen süreç = Problem^ önerilen çözüm[yeni teori]^ yeni teoriden testedilebilir önermelerin dedüksiyon ile çıkarılması^ test^ yarışan teoriler arasında tercih yapılması. 1982. Popper'in dünyalar teorisine gore. s.5-7. ağaçlar ve kuvvete konu herşey dünya 1'i oluşturken varolmanın şartı da dünya 1 ile etkileşim gösterebilmektir. yanlışlamacılık(2). bilimsel bir teorinin keşfedilmesi. Karl Popper. 1949. Huthinson.Popper. The Open Universe:An Argument for Indeterminism. Popperyen metodun geleneksel metodla karşılaştırmalı seyri de şöyle gerçekleşmektedir: Geleneksel süreç = Gözlem ve deneye induktif genelleme^ hipotez^ doğrulama girişimi^ispat veya ret. fiziki varlıklarıyla dünya 1'e ait olurken içerikleriyle de dünya 3'e ait olmaktadırlar. Bkz. 629 22 . Bu noktada göze çarpan. London. çeşitliliği de bu süreci verimli kılacak ortam olarak övmektedir. s. açık sistemler olarak tanımladığı dünyalar teorisinde.' Bkz.50 117 Popper'e göre kayalar.ortaya koyarken.induksiyon süreçlerinin tasviyesi ve yanlışlanabilirlik kıstasıyla birlikte mutlak otoriteyi reddeden bir nitelik kazanmaktadır. Bu ikisinin dışındaki dünya 3 ise. 116 Böylece. potansiyel olarak objektif olurken. anti-induksiyon(3) ve eleştirel rasyonalizm(4) başlıkları altında topladığımız Popper yaklaşımının içsel bütünlüğü olmaktadır. s.118 gelişimi eleştirel bir sürece bağlanan bilme eylemi de doğrulanabilirlik. Popper sözkonusu dünyaların mümkün kesişimlerine örnek olarak ise 'kitap'ları ele almaktadır. Hutchinson. akla ait olan varsayımlar teste tabi olacağı ve sınırlarının belirleneceği çürütme aşamasına hazırlanmaktadır. 114-116. yanlışlanabilirlik ilkesi ele alındığında ise. Bu noktada Popper. The World as I See It. zihinlerin ya da canlı varlıkların ürünlerinin oluşturduğu objektif yapılar dünyasını meydana getirmektedir.insan zihninin tüm eserlerini içermektedir. söz konusu evrimsel süreçle birlikte genişleyen bir objektif bilgi kümesine ulaşılabileceği ileri sürülürken. umut. Karl Popper.117 Popper. s. böylece ahlaki değerler. dünya 3'un de dünya 2 tarafından öncelendiğini ileri sürerken. Karl R. 183-84 116 Magee. Philosophical Library. Einstein'ın kendi disiplini çerçevesinde metot sorununa getirdiği benzer yaklaşım ise şöyledir: 'Teorik fizikçilerin kullandıkları metot hakkında bir şey keşfetmek istiyorsanız. 1983. Popper bu önermeleri en düşük seviyede bilgi verici yapılar olarak 114 Verdigi 'bilimsel metot' derslerinde kendini öğrencilerine olmayan bir konunun profesörü olarak tanıttığını ifade eden Popper. 115 Böylece bilimsel aktivite bitmez bir problem çözme sürecine eşitlenirken. bilimsel problemler ve teoriler bu alana ait olmaktadır. dünya 2'nin dünya 1 tarafından. daha önce bilginin büyümesi(l). Bu bütünlük içinde. Philosphy of Science A-Z. Realism and the Aim of Science. Dünya 3 ise -sanat dâhil olmak üzere. Popper. Böylece teorik olan insan bilgisi. 118 Bronowski. yeni bir bilgi tasnifine başvurulmaktadır: dünyalar teorisi. London. bilimsel keşifleri açıklarken kendi metodunu114 -karşılıklı olarak sürekli genişleyen ikili bir yapı içinde. bilimsel bir hipotezin gerçekliğinin kavranabilmesi[yani doğrulama] veya bir hipotezin mümkün olup olmadığının anlaşılabilmesi için mutlak bir bilimsel metodun varolmadığını ileri sürmektedir. dünya 1 objektif bir maddi şeyler dünyası olurken. Popper. Humanism and the Growth of Knowledge. bilimin kuşatılamayacağı -bundan dolayı da. mutluluk ve heyecanı kapsayıp bilinçaltı ve bilinçdışından oluşan tüm subjektif deneyimleri içeren dünya olmaktadır. London.hiçbir yaptırım ve otoriteye tabi tutulamayacağını -siyaset felsefesindeki görüşleriyle de paralel olarak. yine evrimci ve genişlemeci bir yaklaşım sergilemektedir. 115 Psillos. Albert Einstein. sadece bir tek prensibe sarılmanızı size tavsiye ederim: Onların sözlerini dinlemeyin. ancak 'sözde metot' olarak tanımladığı eleştirel süreç ışığında bilimsel olanla-olmayanın ayrılabileceğini ifade ederken. Popper'in geleneksel görüşten farklılaştığı noktalar şöylece belirmektedir: Geleneksel görüş en yüksek olasılık derecesindeki önermeleri ararken. dünya 2 ise subjektif bir zihinler dünyası olmaktadır. Dünya 2. her türlü korku.

"Replies to my Critics: Reply to Medawar on Hypothesis and Imagination". zaman ve mekân kısıtı geliştirilerek yanlışlanabilir kılındığında ise. hiçbir teori yardımcı varsayımlar olmadan gözlemsel tahminler türetemez. Magee. teorinin bazı mümkün olayların oluşunu reddetmesi veya dışlaması olduğunu gördüm. Karl Popper. her türlü olguyu kendi teorilerinin doğrulanması olarak yorumlamalarından dehşete düştüğünü ifade etmektedir.132. Albert Einstein. Duhem-Quine tezi. s.by.119 Bu noktada. Bu bağlamda. teorilerin reddedilmesine karşı bir bağışıklık yaratırken yanlışlamacılık yaklaşımı için de sorunlar çıkarmaktadır. en yalın haliyle sunduğumuz bu süreci Einstein'in genel rölativite teorisini geliştirirken doğaçlama olarak takip ettiği de belirtilmelidir. Philosphy of Science A-Z. s. A Popular Exposition.15 ile 13. New York. (Bkz.30 arasinda Londra'nın merkezine sağanak yagmur yağacak. Popper'e göre. 119 120 121 Bkz. Pierre Duhem[1861-1916] ve Willard van Orman Quine[1908-2000] tarafından geliştirilen yaklaşıma göre.tümel önermelerin her zaman yanlışlanabileceği. var iken 'saat tam 12. Popper'in.) Bu muhalefete karşı Popper.Paul Arthur Schlipp. Popper. 71-72. s. [örnegin]12. Nihayetinde. s. Popper. Arthur Eddington başkanlığındaki heyet Einstein'in teorisinin test edilecegi ortami ancak 1919'da elde etmistir.) [Bu amaçla. ne de bilim bırakır. Aynı yerde çekilen gece fotograflariyla gunes tutulmasi sırasında çekilen fotoğraflar karşılaştırıldıginda Einstein'ın hesapladığı. 1961. Bu noktada. 32. Relativity: The special and the General Theory. [örnegin] 'gelecek yıl. Popper. önerme. dünyanın bir yerinde-elbet bir gün-bir saatte-bir miktar yağmur yağacak olmasına -yani doğrulanacak olmasına rağmen. Einstein teorisinin yanlışlanabileceği durumları kendi tanımlarken. (Bkz. 31. Bkz. Ed. Böylece. sorunun teoriden mi yoksa yardımcı varsayımlardan mı kaynaklandığını çıkarsayamayız. bu bükülmenin gözlemlenmemesi durumunda da teorisinin savunulamaz olacağını ortaya koymaktadır. Illinois.tanımlamaktadır. Popper'e göre.28-30. doğru amaçlar için biraz yanlış olan bir önerme.. güneşin ilgili yıldızlardan en açık konumda olacagi altı ay sonrasinda ortaya cikmistir. evrensel. 120böylece herşeyin açıklayıcılığına soyunmuş induktif zihniyetten de ayrılmaktadır: 'Bilimsel teoriler(Einstein'ınkiler gibi) ile sözde-bilimsel teorilerin(Marx. Karl R. 1035. s. s. öğlene 1 dk. Autobiography of Karl Popper. ama hiç bir zaman doğru olarak ilan edilemeyeceği iddiası. Örnegin. itibar edip önlemini alanlara fayda sunacaktır.] Popper. genel roletivite teorisine göre ışık ışınlarının izlediği yolların gök cisimlerinin çekim alanlarına yaklaştıkça eğrilmesi gerektigini ileri sürerken. 23 .. 'saat şimdi sabahın 10'uyla öğlen 4'ü arasında bir yerde' gibi doğru ama faydasız bir önermeden daha yararlıdır. Popper için. 'yarın 12.e. 28-29.00' önermesi yanlıştır. Open Court Publ.) Einstein. söz konusu tavrın ancak özel nedenler doğrultusunda mantıklı olabileceğini ifade etmektedir. Freud ve Adler'inkiler gibi) arasına sınır çekmek için fikirlerimi geliştirirken. s. Crown Publishers Inc.10'de başlayabilecek yağmur ile yanlışlanabileceği aşikar olmasına rağmen. 186 saniyelik açı aynen ölçülmüştür. bu istisnai durumu genele taşımak elimizde ne bilimsel ilerleme.faydasız bir önermedir. Zaman ve mekân boyutu geliştirilip.'121 Bu noktada. Einstein'in kendi teorisini yanlışlayacak olan şartları tanımlayarak. Benzer olarak. 'yağmur yağacak' önermesi ister istemez doğru olacak olan ve yanlışlığı kanıtlanamayacak bir önerme konumundadır. Fakat yine de bu önerme. Güneşin parlaklığı yıldızlarin ışığını örttüğünden. Popper. The Philosophy of Karl Popper. Popper'in yanlışlanabilirlik kıstasına karşı geliştirilen en önemli argümanın Duhem-Quine tezi olduğunu ifade etmek gerekmektedir. bir teoriyi veya ifadeyi bilimsel yapanın. Sözkonusu yardımcı varsayımlarla birlikte çalışan teorinin tahminleri teyit edilemediğinde. teorisini kayıt altına almasına hayranlık duymuştur. birbiriyle bağlantılı olarak ortaya koyduğumuz söz konusu kavramlardan anti-induksiyon'a ulaşmamız zor olmayacaktır. İngiltere'ye yağmur yağacak' şeklinde yazılabilir. doğru ama belirsiz olan bir önermeden daha faydalıdır. (Bkz.' şeklinde daha da yanlışlanabilir olarak kurgulandığında ise. Psillos. 1974. tam güneş tutulmasını gerektiren ölçmenin kesinliği. Bu önerme daha faydalı-daha bilgi verici ve daha bilimsel bir hale dönüştürülerek. Autobiography of Karl Popper. A. Marksist ve Psikanaliz okul mensuplarının.

2008. Jürgen Habermas. . Continuum. 1043. and Induction".nihai teoriler için de benzer beklentiler doğmaktadır. T. Popper. 1974. İstanbul. Böylece bilimin indüksiyona tabi tutulması vesilesiyle meta-induksiyon kavramına ulaşılırken. Bilimsel Düşünme Yöntemi. Popper.. induksiyonun ne dedüktif ne de indüktif yoldan geçerlenebileceğini ileri sürmüşken. geçen iki yüz yıl içinde Kant. Science: Key Concepts in Philosophy. s. "Replies to my Critics: Levison's Critique of the Problem of Induction". Bkz. hala korunan -henüz terkedilmemiş.330 126 Karl R. idealist. realist ve İndüksiyon. (Bkz. Paul Arthur Schlipp.by.' ifadesiyle ilan olunurken. [Bu noktada. Popper tarafından 'indüksiyon problemi de böylece çözülmüştür. 28 122 24 . sadece 'induksiyon nasıl meşrulaştırılabilir şeklinde kurgulayabileceğimiz 'geleneksel induksiyon problemine'. aynı zamanda 'kadim bir felsefi problemin bu kadar basit bir çözümle halledilmiş olmasının istenmeyeceği de öngörülmektedir. 1974.Conjectures and Refutations: The Growth of Scientific Knowledge. Popper.53. Levison. s. Söz konusu iade. s. gelecekteki tüm test durumlarında da kanıtlanacağından hiç kuşkumuzun olmayışı olgusu'nun Popper tarafından inatla görmezden gelindiğini ifade etmektedir. Ed.e.328. -böylecekaçınılmaz olarak içine düştüğü döngünün işaret edilmesiyle birlikte durumunu yeniden tanımlamaktadır: 'Levison 'in çalışması kolay anlaşılamaz bir konumda olduğuma beni ikna etmiştir: Profesor Thomas Kuhn'un ifade ettigi biçimde bilginin sağduyulu teorisiyle geleneksel bakışımızı açıkça terkedecegimiz.tekrardan iadesi anlamına gelmektedir. s. Bilim ve bilim olmayan arasında sınır çizme ihtiyacı hatalı induktif zihniyeti güçlendirmiş. ne hayatın bir gerçeği. Hume.bir 'yapısal değişim' [Gestalt switch] ihtiyacındayız.by.. Popper'in birleştirici tavrının kibirden arınmış bir bilim anlayışına127ulaşmak yolunda eleştirel rasyonalizmde özetlenebileceği anlaşılmaktadır. Open Court Publ. iki yüz yılı aşan bir çabayla Hume'dan bugüne ortaya konulan çözüm arayışları da aslında insana özgü bir kesinlik arayışının yansıması olmaktadır.55. s. s.126 Nihayetinde. A. 123 Popper . bu öngörüyle tutarlı olarak.Habermas. s. 'induksiyon problemini çözme iddiasında olmadığını. Ed. s. [olgulara yaklaşırken] sonlu sayıdaki testlerle yanlışlanması başarılamamış teorilerin öngörülerine yine indüktif bir akıl yürütmeye dayanarak güveneceğimize 124 işaret etmektedir. Mill ve Russell dedüktif. Bkz. The Structure of Scientific Revolutions. 123 Arnold Levison.. Illinois. Paul Arthur Schlipp. kendi çağlarında doğru kabul edilip sonraları terk edilmiş olan birçok teorinin varlığı üzerinden bilimin hiçbir zaman gerçeği tam anlamıyla yansıtamayacağı iddia edilirken. M. Hume. Levison'un ortaya koyduğu ihtiyat aslında karamsar meta-indüksiyon[pessimistic meta-induction] olarak bilinen ve realizm/anti-realizm tartışmasında öne çıkan realizm eleştirisinin bir yansımasıdır. 95-96) Bu noktaya denk gelecek şekilde J.e. Bu eleştiriye karşı Popper. 'Popper. Steven French. Popper'e göre. induksiyon bir mittir. Chicago. 2007.' Bkz. Hume. and Induction. Ankara. 1970. 'cisimlerin kurala uygun bir davranışına ilişkin kabüllerin. The Philosophy of Karl Popper. ne de psikolojik bir gerçek olmadığı gibi bilimsel bir süreç de değildir.s.. tekrarlanan gözlem ve deneylerin bilimdeki işlevi de varsayım ya da hipotezlerimizin test edilmesi yönünde olmaktadır. Reichenbach ve Braithwaite ise indüktif çözümler peşinde koşmuştur. "Popper. anti-induktif olduklarını iddia etseler bile yapılan tahmin ve onaylamaların açıklayıcılığına da yine indüksiyonla güvenilmekte olduğu gibi bir paradox ortaya çıkmaktadır. The University of Chicago Press. bilimsel ya da günlük tüm düşünme etkinliklerimizin temelinde yer alırken. determinist. Levison'a göre Popper'in çözümü. Sosyal Bilimlerin Mantığı Üzerine. s. 139-159. Open Court Publ. The Philosophy of Karl Popper. Popper. Bilimin gerçek süreci bir sonuca ulaşmak yolunda varsayımlarla çalışmak olurken. Kabalcı Yayınevi. 1044. 'meşrulaştırılamaz' cevabı verdiğini ifade etmektedir.42 125 Levison. irrasyonalist geleneksel felsefeler karşısında kendini indeterminist. Thomas Kuhn. 124 Arnold Levison.85] 127 Popper autobiography. Illinois. Bkz. doğrulanabilirlik kıstasının kurgulanması da yanlış bir sınır belirleme çabası olarak teorileri kesin değil sadece mümkün kılmıştır. London. s.induksiyonun Hume'un çizdiği çerçeveye 122 -onun agnostizmi aşılarak. Carnap. Hume andInduction' adlı makalesinde Popper'in kaçınılmaz olarak içine düştüğü döngüye işaret etmektedir. bir çözüm olmaktan çok bir transformasyondur: yani 'geçmiş deneyimlerden türeyen genellemelerin doğrulanması probleminden. İmge Kitabevi. deneysel test temelinde bilimsel ifadelerin ve açıklayıcı teorilerin karşılaştırmalı uygunluğunun belirlenmesi problemine' 125 bir geçiş. A.Black. Bilim tarihiyle teyit edildiği üzere. Cemal Yıldırım.Kuhn'un tam ölçekli bir paradigmal değişimi söz konusu psikolojik kavramla ifade etmiş olduğunu hatırlatmak gerekebilir.

s. Massachusetts. s.2. "Thomas S.sosyolojik bir süreç içinde. The MIT Press. Bkz. 4) Teorinin fiili olarak reddedilmesi. problem çözmeye indirgediği bilimsel süreçte de eleştirel tavrın en verimli metot olacağını ileri sürmektedir. ardından 1962 yılında kitap haline getirilen ünlü 'The Structure of Scientific Revolutions'[Bilimsel Devrimlerin Yapısı] çalışmasını 1950'li yıllarda Harvard Üniversitesinde teorik fizik alanında yüksek lisans yaparken kaleme almıştı. Realism and the Aim of Science. New Series. 69 (1968 . Buchwald ve George E.rasyonalist128 olarak tanımlarken. terkederler. Philosophy of Science. Kuhn ve Paradigma Thomas Kuhn. ogretisinin yanlışlanabilir olup olmadığı sorgulandığında ise Popper. daha çok felsefi-metafiziksel bir alan olarak gördüğünü ifade etmistir.194. No. Problemin aksine.37.1. Thomas Kuhn:A Philosophical History of Our Times. s. Continuum Pub. Garcia. Kuhn'un sözkonusu süreci bulmaca çözmeye benzetmesinin hiç suphesiz bir anlamı vardır. 365.ancak daha iyi teorilerle ortadan kaldırıldığı131 iddiasına. Böylece empirist.. Kariyerini bilim tarihi kürsüsüne yönlendiren eğilimleriyle Kuhn. ait olunan paradigmanın bağlayıcılığı ve etkisi her zaman daha kuvvetlidir. teori ve dünyanın karşılaştırılmasından ziyade.kurumsal bir yapıya evrilmesiyle birlikte ortaya çıkan tarihsel eleştirilerin kavramsallaştırılması olarakta değerlendirilebilecek çalısmasının temelleri ise Popper. Ed. 2006. bilim çevrelerinin ilgisini çekecek şekilde paradigmaların bilimsel bulmacaları çözme yollarının karşılastırılmasıyla gerçekleştirilir. Smith. 3) Her ne kadar teorilerin reddedilmesinde deney ve test süreci önemli bir role sahip ise de. Kuhn.1 134 Michael Friedman. 2) Bilim adamları bir teoriyi sadece onun yerine geçebilecek [paradigma değişimi anlamına gelecek]uygun alternatif adaylar sozkonusu olduğunda reddedip.129 Popper'in normatif bir süreç olarak kurguladığı mekanizma[norm]. International Encyclopedia of Unified Science'da makale olarak yayımlanıp. 1993. "Remarks on the History of Science and the History of Philosophy".51-52. nokta zamanda eşyanın tavrını açıklama yetisi sağlayan donanımına. Kuhn 1. 1922-1996". 1997.] 132 Jed Z. World Changes:Thomas Kuhn and the Nature of Science. -yani bir diğer önemli isimevarılmaktadır: Thomas S. xxv. Bkz. metodolojiyi empirik bir disiplin olarak değil. Popper's Theory of Science: An Apologia. The University of Chicago Press. s.134 egemen felsefi geleneğin kural koyucu yönelimlerine hapsolmuş bilim felsefesini de bilim tarihiyle yüzleştirmekteydi. s. sistematik. 131 Kuhn'un Popper'e itirazi şu dört başlık altında özetlenebilir: 1) Kuraldışılıklar teorilere karşıt durumlar olarak ortaya çıkmalarına rağmen bilim adamlarınca önemsenmezler. Proceedings of the Aristotelian Society. olayları akan zamanda anlamasını sağlayan bir perspektif eklemleyerek bilim felsefesinde dönüm noktasına denk düşen bir yaklaşım geliştirebildi. Popper. [Popper'de bilimsel faaliyet problem çözmeye benzetilirken. bulmacanın paradigmaya teşbih edilebilecek sınırlar içinde çözülüyor olması bu açıdan anlamlıdır. 2000. s. s.5. 132 Fakat. Carlos E. 133 Steve Fuller. Vol. London. formalist ve ahistorik bilim algılarına karşı bir reaksiyona öncülük ederken. Imre Lakatos. 2. Conjectures and Refutations: The Growth of Scientific Knowledge. 130 Kartezyen vortex(girdap) teorisi.1969). 129 128 25 . yirmi farklı dile çevrilip. Vol. Bkz. Bilimin.Paul Horwich. Kepleryen elipsler tarafından yanlışlanmış olmasına rağmen ancak Newton tarafından reddedilebilmiştir. 155. milyonlarca kopya yapan kitabın derin etkisi 133 sadece Kuhn'un fizik formasyonundan kaynaklanmıyordu. 64. Diğer taraftan Newtonyen çekim kanunları da Merkür'ün günberisiyle yanlışlanmış olmasına rağmen sadece Einstein tarafından reddedilebilmiştir. bilim tarihinin pratik işleyişiyle[reel] sorgulandığında ise. Görüldüğü üzere karşıt verilerin yanlışlaması sadece teori üzerindeki gerilimi arttırırken bir teoriden diğerine geçiş için farklı dinamikler gerekmektedir. Chicago. Söz konusu eleştirel tavırla.by . "Criticism and the Methodology of Scientific Research Programmes". teorilerin karşıt verilerle130 değil .

201-202. Kuhn ise deduktif. 513. ikimiz de uygun veri. Popper birleşik bir bilim algısının son temsilcisi olurken. PSA: Proceedings of the Biennial Meeting of the Philosophy of Science Association. Boland. s. 139 Masterman. Almanya'da ise M. 1996. Volume One: Contributed Papers. Massachusetts. Popper'e kendini yakın kılan söz konusu cümlelerine rağmen. Christopher Newfield. s. realist ve positivist olarak tanımlanan Popper'e karşı. s. Kuhn. New Jersey. 38. Routledge. metafizik 26 . söz konusu kullanımların ortak yönleri olup olmadığını araştırırken. Boland'in 'Methodology as an Exercise in Economic Analysis' makalesini özellikle tavsiye etmekteyiz. Bkz. Iktisadi analiz ile bilim felsefesinin basarılı bir değerlendirmesi icin L.. böylece söz konusu tarihsel eğilimleri 'paradigma' kavramsallaştırmasıyla açıklayıp. Yine bu indirgeyici sınıflandırmalara göre. 1974. James Ladyman. Bütünüyle yanlış olmamakla birlikte. 'Görüşlerimin aslında bilimde bir irrasyonalite savunusu olduğunu hiçbir zaman kabul etmemiş olmamama rağmen. Kuhn asla gerçeğin başarıyla yansıtılması sorunuyla olan ilişkisini kesmeyerek 139 metodolojik duruşunu da bu temelde tanımladı: 'Açıkca aynı problemlere yöneldigimiz tüm durumlarda Sir Karl'ın bilim görüşü ve benim görüşüm neredeyse özdeş olmaktadır. Carnap: induktif-rasyonel.142 Ancak.135 Kuhn. Vol. Open Court Publ. World Changes:Thomas Kuhn and the Nature of Science. bu sınıflandırmaların sadece basitleştirici sunumlardan ibaret olduğu bilinmelidir.by.Dunya savaşı arasındaki yıllar[1870-1914] özellikle Almanca konuşan dünyada hem eğitimin oncelikli konu olarak ele alındığı. 2002. Kendi reddetse bile. Her ikimizde. 1970.Mach arasındaki realizm-instrumentalizm tartışmasına kadar uzanmaktaydı. s. Popper: deduktif-rasyonel bilim algılarının temsilcileri olurken. bu dağınıklığın üç temel kategoride incelenebileği hükmüne vardı: i) Meta-paradigmalar[metafiziksel paradigmalar] ii) Sosyolojik paradigmalar iii) Yapısal paradigmalar.M. 789.114] fikri berraklığını perçinlemektedir. psikolojik ve iktisadi 137 analize kapı açan 138 çalışması anti-realist ve postmodern açılımlara ivme kazandırırken. s. Bilimin. bilimsel arastırmanın ürünü olan mantıksal yapıdan ziyade bilimsel bilginin sahip olduğu dinamik süreçlerle ilgilenmekteyiz. bilim felsefesinde de indirgeyici bir tasnifin öznesi olmaktaydı: Bu tasnifte.A.irrasyonel bir bilim tanımının zirve şahsiyeti olarak kayda geçmekteydi. "Retrieving the Point of the Realism-Instrumentalism Debate: Mach vs. Ed. "The Value of Nonscience". gerçekler ve güncel bilimsel hayatın ruhunu vurgulamakta ve hatta bunları bulmak için tarihe başvurmaktayız. s.94. Lawrence Boland. ' Bkz. bilim felsefesinde sosyolojik. "Notes on Lakatos". rolativist ve tarihselci olarak konumlandırılmaktan kurtulamamıştır. Vol. Avusturya'da E. Paul Horwich. Hume: induktif-irrasyonel. 1971. and the Philosophy of Scientific Methodology". bilimsel faaliyeti de süregiden bir devrim dinamiğine bağlarken. objectivist.' 140 Fakat Kuhn'un kendini arz ettiği netlikte çalışmalarının algılanabildiğini ifade etmek ise mümkün olamamaktaydı. Thomas S. Kuhn ise bilimsel çoğulculuk ve metodolojik açık fikirliliğin lideri olarak öne çıkmaktadır.15. Mach.. Bu sınıflandırma içinde. "Kuhn vs. John Earman. 29. The Philosophy of Karl Popper.Planck ve E. makalesinde alışılagelmişin tersine -iktisadın metodolojisinden ziyade. Illinois.10. 136 Ancak. Popper: The Struggle for the Soul of Science".159. 1993. Margaret Masterman'ın paradigma kavramının Kuhn tarafından yirmibir farklı anlamda kullanıldığını ileri sürdüğü çalışması da hep gündemde kaldı. Vol. inanç kümeleri. 3. 105-117. Introduction to the Philosophy of Science. şekilsel gösterimiyle de[s. Kuhn. Fuller. Planck on Science Education Policy". Vol. mitler. rölativist olarak sunuldu.. 141 Bu yüzden olsa gerek. Kuhn. 1994. The MIT Press. Bkz. Bkz. Steve Fuller. 1. Bu ilgiyle. s. 2003. Understanding Philosophy of Science. "Logic of Discovery or Pyschology of Research". 1994. PSA: Proceedings of the Biennial Meeting of the Philosophy of Science Association. Prentice Hall. No. Critical Inquiry. Arthur Zucker. pratik yönune ağırlık vererek fenomenler üzerindeki kontrol ve öngörüyü esas alan instrumentalism ile eşyayı tüm kapsamıyla açıklama amacını öne çıkaran realizmin [henüz kavramsallaşmamış paradigmal eğilimler üzerinden] tartışıldığı dönem ise 1908 . No. "Carnap. s. Ed.Planck bu tartışmada öne çıkan isimler olarak instrumentalizm ve realizmde somutlaşan fikirlerin savunucusu olmuşlardı.metodolojinin iktisadını öne çıkarırken.1913 olmaktaydı. her zaman bunun kaynağı olarak algılandım.by. s. Kuhn subjektivist. kesin bir tanım içinde 135 136 137 138 139 140 141 142 Fransa-Prusya savaşı ile I. London. 1970. Paul Arthur Schlipp. Thomas S. hem de 'bilimin amacı nedir?' tartışmasının yoğun olarak yasandığı bir döneme denk düşmekteydi. Philosophy of Science. "Methodology as an Exercise in Economic Analysis".

143 Bilimsel devrimlerin tarihi analiziyle varılan bu noktada. hem de araştırma sonuçlarının paradigmayla çelişen bulgulara ulaştığı döneme işaret etmekteydi. Ziyauddin Serdar. 2001. yetersiz muhakeme ve argümanlarla statükoyu koruyan. Bkz. Diğer taraftan. yine Kuhn olmuştur. Criticism and the Growth of Knowledge. karşılaştırılamaz sıçramalara tabi devrimsel bir kimlik kazanmaktaydı. hem bilimsel istikrarın sürdüğü. periyodik olan bilimsel devrimler de söz konusu dinamiklerle sürüp gidiyordu. akışkanların akım teorisi. parcacik optigi. Imre Lakatos ve Alan Musgrave. Understanding Philosophy of Science. paradigmanın eşit önemdeki fenomenlere yönelirken araştırmacıya ekonomik-pragmatik bir seçicilik sağladığı da aşikardı. politik kurumlar. daha belirgin bir anlamda kullanılmak üzere ders kitapları. Prometheus'luktan 'paradigma sahibi muhafazakarlar' düzeyine indirgenen bilim çevrelerinde üretildiğini tahmin etmek zor olmayacaktır.. muhalefeti engellemek icin de kurumsal kuvvet kullanmaktan çekinmeyen bireyler oldukları anlaşılmaktaydı. Everest Yayınları. s. s. kabul görmüş inanç çerçeveleri içinde problem çözmeye çalışmaktan daha öteye gitmediğini tarihsel bir bağlama oturtarak gösteren Kuhn'a karşı en yoğun eleştirilerin. Bilimin nesnelliğin ve hakikatin peşine düşmediğini. standartlar. en genel anlamıyla paradigmanın.52-66 144 Ladyman.. London. rolativistik fizik ve kuantum fizigi. İşte bu süreç. flojiston teorisi. Nihayetinde. Kuhn'a gore bilimsel teoriler doğa olaylarını açıklayabildiği sürece bilim 'normal bilim' olmakta ve doğa olaylarını açıklayan teorilerin bütünü de bilim adamlarının sahip oldukları paradigmayı şekillendirmekteydi. [sürekli büyüyen bir küme benzeri]birikimsel ve [tek bir metot ile yaklaşılabilecek]birleşik niteliklerini kaybederken. aksine çoğu zaman paradigmaya angaje olarak karşıt deneysel verileri çarpıtan. "The Nature of a Paradigm". Araştırma ilerleyip karşıt verilerin hakim paradigma ile olan çelişkisi gözardı edilemez boyutlara ulaşınca da söz konusu kriz durumunu aşmak için yeni bir paradigmaya geçilmek zorunda kalınıyordu. planlar ve gerçeklik alanını belirleyici değerdeki hersşey. Böylece.devrim' seyrindeki süreçle tanımlanmaktaydı. Hakim paradigma değişirken bilimsel istikrar ve süreklilik kesintiye uğruyor. evrensel olarak tanınmış bilimsel başarılar. algıyı yöneten düzenleyici prensipler. 65. 144Bilim ise. kabul gormüş yargı kararları ise sosyal türdeki paradigmalar olarak sosyolojik paradigma sşeklinde tanımlanmaktadır. Bir bilim tarihçisi olan Kuhn'un. mevcut teçhizat. her biri kendi doneminde aciklayici olan teorilerin işaret ettiği dönemsellik üzerinden. Böylece araştırmacının hangi deneyleri yapacağı. Understanding Philosophy of Science. hangi soruları soracağı büyük oranda ait olduğu paradigma tarafindan belirlenmekteydi. Newton mekanigi.121. Söz konusu kısıtlarla birlikte. Böylece daha net çizgilerle bölünen entellektüeller ve bilim çevrelerinin bilim savaşları olarak tanımlanan mücadelesinin de miladı. Margaret Masterman. [lisanla bağlantılı olarak] benzetmeler. bilimsel devrimlerin yapısı da 'Normal bilim-devrim-normal bilim. donatım aletleri. Thomas Kuhn ve Bilim Savaşları. Cambridge University Press. Bkz. Ed. bir dönemin bilimsel devrimi olan yeni paradigma. bilim adamlarının idealize edildiği uzere kişisel çıkardan arınarak hareket eden rasyonel bireyler olmadıkları. sabit-kesin anlamları olan terimlerle icra edilen. 143 Kuhn.felsefi türdeki paradigmalar olarak metaparadigma kavramı altında tanımlanmaktadır. klasik eserler. İşte sürdürülemez olan bu aşamaya.sunulmamasına rağmen. kesin bilimsel kazanımlar. normal bilim'e dönüşüp çember tamamlanırken. s. Bu safhada. paradigmayı tehdit eden karşı veriler kabul edilmek istenmez ve görmezlikten gelinirdi. 'kriz durumu' deniyordu. paradigmal değişimleri örneklendireceği tarihsel tecrübe de hazırdı: Kopernik astronomisi. 145 151 Ladyman. yeni bakış açıları. tasvir ve gramer ise yapay türdeki paradigmalar olarak yapısal paradigmalar şeklinde tanımlanmaktadır. dalga optigi. s.by. öncelikli olarak hangi sorunları ele alacağı. bilim olmayanla arasına sınır çizilerek mantıkla desteklenen. bilim çevrelerince kabul görmüş olan inançlar bütününe ve sorunların nasıl anlaşılması gerektiği konusunda hemfikir olunan geleneklere işaret ettigi açıktı. s. bilimsel devrimlerin yapısını tanımlamak mümkün olmaktaydı. 1970. dönemsel. Boylece. İstanbul.99-100 27 . Daltonien kimya.89.145 spekülasyonlar. "The Structure of Scientific Revolutions".

c. [kitabının son cümlesine denk gelecek şekilde] durumu şöyle açıklamaktaydı: "Bilimsel bilgi. varolan otoriter bilginin nasıl ortaya çıktığını açıklayan bir tavrı temsil etmektedir." 147 Aynı terimlere de sahip olsalar.150. Methodology. 148 Kuhn. T ve T' teorilerinin tüm operasyonel kavramları aynı anlam kümesine işaret etmektedir: T=T' -dolayısıyla. Kuhn'un paradigmal yaklaşımının uzlaştırıcısı sayılabilecek Imre Lakatos icin Kuhn'un açıklaması mistik bir karakter taşımaktadir: 146 Eşölçülemezlik ve bilimsel bilginin birikimsel devamlılığı birbiriyle birincil derecede ilişkili iki kavram olarak karşımıza çıkarken.a] durumunda.Böylece bilimsel teoriler arasında varolduğu düşünülen devamlılık ortadan kalkarken. tıpkı dil gibi.(Cii) birbirlerini yanlışlayamaz. 149 Kuhn.(Ciii)]'in ise Kuhn-Feyerabend irrasyonalizmini temsil ettiğini ifade etmek yanlış olmayacaktır.. iki paradigmanın aynı ölçütlere vurulamayıp birbirlerinin diline çevrilememesinin sebebi. and Philosophy of Science. [(Bi).47. Epistemology.210.[fully comparable] [1. Analizimize bilimin ilerleme dinamikleri açısından baktığımızda ise şu tablo ortaya çıkmaktadır: (Ai)^Devamlı. T ve T' teorilerinin karşılaştırılamaz/eşölçülemez olduğu [1. T ve T' teorileri tamamlayıcıdırlar. 1985. T'. (Aiii) [1. Kuhn.375. sözkonusu terimlerin genelde farklı anlam kümelerine işaret etmekte olmalarıydı. esas itibariyle bir grubun ortak malı olduğundan gruptan bağımsız herhangi bir sey ifade etmez. Evandro Agazzi. [local comparable] [1. "Commensurability.(Cii). teoriler: (Ci) ne karşılastırılabilir. s.150 Fakat Popper'in yanlışlanabilirlik ilkesiyle. Onu anlayabilmek için onu yaratan ve kullanan grubun özel niteliklerini bilmek zorundayız. non-lineer ve birikimli ilerleme. 'mekan' gibi kavramlar. (Aii) ^ Devamlı. -eşölçülemezlik[incommensurability] prensibi146 gereğince. bu terimlerin anlamları da teori.d] durumunda ise. (Bii) T'. T teorisinin bir uzantısıdır. T ve T' teorilerinin karşılaştırılabilir olduğu {[1. mantıksal ve doğal bir süreç izleyerek tedricen değil. Şöyle ki: (Bi) T'. 'zaman'. T ve T' teorilerinin en azından bazı operasyonel kavramları aynı anlam kümesine işaret etmektedir -yani. 148 Kuhn. s. Ayrıca. T ve T' teorileri kısmi bağdaşım içindedir.b] durumunda. The Structure of Scientific Revolutions. (Cii).iki teori karşılaştırılamaz[incomparable] veya eşölçülemez [incommensurable]olarak ele alınmaktadır.(Bii)] ^Kesikli ve birikimsiz ilerleme. and Cumulativity in Scientific Knowledge".c] durumunda ise.[partially comparable] [1.iki teori bütünüyle karşılaştırılabilir. Incommensurability.. T ve T' teorilerinin karşılaştırılabilir olduğu bazı durumlarda ise bu iki teori bağdaşmaz teoriler olabilir. daha geniş bir anlam kümesine işaret eder durumdayken T teorisini yanlışlamaktadır. [1."149 İfade etmek gerekmektedir ki. ne de bağdaşabilir. (Bii)]'in Popperci yanlışlamacılık ve [(Ci). Bkz.] durumunda. sözkonusu ilişkiyi şöyle analiz edebiliriz: T ve T' iki ayrı teoridir. (Aii) [1. lineer ve birikimli ilerleme. (Ai)'nin mantıksal pozitivizm. Thomas S. söz konusu iki teoride farklı anlamlara sahip olurken. s. Diğer taraftan.bağdaşabilir[compatible] teoriler olabilir. sözkonusu terimlerin bağlı olduğu teorileri de kurgulandığı çevreye bağlarken.her paradigmanın kendine özgü bilimsel ölçütlerinin varolduğu kabul edilmekte ve paradigmaların birbirlerine çevrilemez ve kıyaslanamaz kılındığı bir yapı ortaya çıkmaktaydı: "[Paradigma değişimi] birbirine çevrilemeyen [incommensurable] iki şey arasında meydana geldiği için değisim. Örneğin.iki teori yerel olarak karşılaştırılabilir. [(Ci). Bu durumda.74-76 147 Kuhn.b] ve [1. [1. The Structure of Scientific Revolutions.b] durumunda ise. 28 . s. Kuhn için söz konusu durum bilimin otoritesini tehdit eder olmaktan ziyade. T ve T' teorilerinin operasyonel kavramlarının işaret ettiği anlam kümeleri tamamen farklıdır -dolayısıyla.a].iki teori kısmi olarak karşılastırılabilir. Şöyle ki: (Ai) [1. toptan olur. T' teorisinin tüm operasyonel kavramları T teorisini kapsamaktadır -yani.(Ciii)] ^Kesikli ve birikimsel ilerleme.bağımlı[theory-bounded] olmaktaydı.d] durumunda ise. (Aiii) ^ Kesikli. [(Bi). hem Newton hem de Einstein fiziğinde rastladığımız 'kütle'. s. (iii)her biri kendi alanlarında eşzamanlı olarak 'doğru'dur.c]} durumlarında -bu iki teori aynı zamanda. aynı anlam kümesine işaret eder durumdayken T teorisini yanlışlamaktadır. non-lineer ve birikimli ilerleme. tıpkı yapısal değişim[Geltalt switch] gibi. 1922-1996.a] durumunda. The Structure of Scientific Revolutions. 150 Buchwald ve Smith.

30. 1976 Larvor. Lakatos ve Bilimsel Araştırma Programları 'Imre Lipsitz' olarak Macaristan'da doğup.157 Feyerabend da Against Method'u planladıklarının aksine cevap alamayacağı bir hitapla kaleme almıştır. Ernest Gellner. 29 . The British Journal for the Philosophy of Science. 1979. Bkz. 1998.155 1969'da mantık profesörü olarak atanırken.e. 1997. bazı konularda bilinçli olarak kışkırtıcı bir tavır sergilemesini ise metni -Lakatos'un vereceği karşılığı umarak. s. II. Cambridge University Press. Lakatos: An Introduction. No. Marksist direniş örgütlerine katılan152 düşünür. 93 Lee Congdon. Lakatos.7. 26.kaleme almış olmasına bağlamaktadır. 'Proofs and Refutations' adıyla British Journal for the Philosophy'de makale serisi olarak154 yayımlanacak olan doktora çalışmasını tamamladığı ve London School of Economics'te Karl R. A. 3. 1975.2. savaş sonrası ise kalvinist olurken. s. 382.158 Uzun olamayan ömrü insanlığın en sistematik macerasının nabzını tutma çabasıyla geçen bir Lakatos. Vol. bu süreçte genişleyen çalışma alanları dâhilinde 'bilimsel araştırma programlarının metodolojisi 'ni[ 1970] geliştirmiştir. Dünya savaşıyla içine düştüğü ateş çemberinden ancak -Nazi işgalinden hemen önce. 1957'de Rockefeller bursuyla R. Cambridge'e geçmiştir. sayılarında yayımlanan çalışması 1976'da -ölümünden sonra. Contemporary European History. Popper'e katıldığı yıl ise 1960'tır. rasyonel ilke ve kurallar tarafından yönlendirilemeyen mistik bir din değiştirme biçimindedir. 280. 156 Editörü. "Review Articles Beyond Truth and Falsehood: Against Method by P. Falsification and the Methodology of Scientific Research Programmes..1. Brendon Larvor.B. Feyerabend. Ailesini Auschwitz'de yitirip. Theme Issue: Intellectual Life and the First Crisis of State Socialism in East Central Europe.153 Lakatos. 6.6."Kuhn'a göre bir paradigmadan diğerine yapılan bilimsel değişme.Braithwaite gözetiminde doktora tezini yazmak üzere Kings College. No. 54. Vol. The British Journal for the Philosophy of Science. Mezuniyeti ardınca Hegelci-Marksist filozof György Lukacs'ın asistanı olarak çalışıp. s. No. 151 152 153 154 155 156 157 158 Imre Lakatos. Vol. metodolojisini Popperci varsayım[conjectures] ve çürütme[refutations] temelinde tanımlarken.adını Tibor Molnar'a çevirerek çıkabilen düşünürün hayatı sıradışı bir macerayı andırmaktadır. s. Routledge. K. 1950'de Sovyetlerden geri döndüğünde ise hala nedeni tam olarak bilinemeyen 4 senelik bir mahkûmiyetle karşılaşmıştır. London. 1949 yılını da Moskova Üniversitesinde geçirmiştir. Lakatos 1974'te tutkulu bir rasyonalist ve ikna edici bir münazaracı olarak 52 yaşında hayata veda ederken bir çok tamamlanamamış çalışma ve projeyi de ardında bırakmıştır. London. s.5 1963 yılında The British Journal for the Philosophy of Science'in 53. ilk baskısı 1975'te çıkan kitabını Imre Lakatos'a ithaf ederken. zorunlu olarak bölünen matematik. fizik ve felsefe eğitimini Debrecen Üniversitesi ve Budapeşte'deki Eötvös Kolejinde tamamlamıştır. söz konusu mistik sürecin rasyonalizasyonuna denk düşmektedir. 1954'te tekrar akademia'ya katılırken. Lakatos: An Introduction."151 Lakatos'un 'Bilimsel Arastırma Programları' çerçevesinde ortaya koymaya çalıştığı yapı da aslında. 1956'ya kadar da matematikçi Alfred Renyi'nin gözetiminde olasılık ve ölçüm-teorisi üzerine calışmıştır. adını da Nazilere direnen General Geza Lakatos'a öykünerek yeniden değiştirmiştir. aslında bir matematikçidir. 55 ve 56. s. "Imre Lakatos' Road to 1956". "Imre Lakatos's Philosophy of Science". Lakatos'un 'The Changing Logic of Scientific Discovery' adında yeni bir kitaba başlamak üzere olduğunu bildirirken. 4. Feyerabend". 19531956. s.kitap olarak basıldı. Proofs and Refutations: The Logic of Mathematical Discovery. 1. Ian Hacking. Bkz. 331.6. Macaristan'da yaşanan Sovyet destekli hükümet darbesinin hemen ardınca 1956 Kasım'ında Viyana'ya göçüp. 4.

bilim felsefesi olmadan bilim tarihi kördür. Larvor. 159 30 . Bkz.25 165 Gödel teoreminin de gösterdigi üzere mutlak matematiksel doğrulugun tespitinde ispatların ayırt edici kıstas olarak kullanılabilmesi mümkün olamamaktadır. Bkz. 9 (Sep. Bkz.. 92. Lakatos: An Introduction.] öğretmenleriyle karşılıklı diyalogları aracılığıyla Euler Teoreminin ikiyüzyıllık ispat tarihini yansıtmakta. "Reconstructing Reason".. 1970.e. Buna göre. Söz konusu karşıtlığın Einstein sonrası dönemdeki bilginin büyümesi eleştirisi ve teorilerin değer ve rolleriyle ilgili temel entellektüel yargılarımız hakkında olduğunu savunurken. Dogmatikler ve şüpheciler arasında süregittigine inandığı felsefi çekişmenin temelinde dogmatik kanadın yıkılmaz kalesi olarak otoriter-reddedilemez matematiği ve onun yanlışlanamaz karakterini görmektedir. "The Philosophy of Mathematics of Imre Lakatos". No.166 Lakatos. s. s.165 -Popperci modelin önerdiğinin aksine. Proofs and Refutations: The Logic of Mathematical Discovery. s. eksik bulduğu önceki eğilimleri indüktivizm. Lakatos: An Introduction. Proceedings of the Biennial Meeting of the Philosophy of Science Association. Kant felsefesine uzanan düşünsel eğlimlere sahip olan Frege ve Hilbert gibi ünlü formalistlere karşı Lakatos'un ortaya koyduğu eleştirel duruşun Hegelci kökleri önemlidir.. Böylece. Böylece matematiğin tutarlılığı da aksi ispat edilebilecek bir varsayım olmaktadır. sigma. özgün varsayım ve ispat tezi oluştururken. siyaset ve ahlak felsefesi üzerinde takip edilebileceğini ileri sürmektedir. 1983). The Journal of Philosophy. "History of Science and Its Rational Reconstructions". ne totolojik ne de empirik karakterde olan.160Matematik metodolojisinin problemlerini böylece ele alırken. s. s. karşıt örnek anti-tez olmaktadır.. 'Proofs and Refutations' isimli Cambridge tezinde Euler Teoreminin ispat tarihçesi üzerinden matematiğin[ve bilimin] doğasını sorgulamaktadır.[Proofs] . dolaylı olarakta matematiksel dogmatizmi reddetmektedir. Bununla beraber. hem Kuhn'da eksik kaldığı iddia edilen rasyonalite matematiksel ispatla ikmal oluyor. 5. s. Bu süreci ele alan Lakatos. 2001. Duke University Press. metodolojik yansımalarının da azgelişmis sosyal bilimler. Durham. dolayısıyla karşıt örnegin de açıklanabileceği yeni bir yapı kurma zorunluluğu getirilmektedir.matematiksel gösterimde sıkça kullanılan Yunan harflerinin [alfa. Bkz.' diktumuyla desteklerken. Proofs and Refutations: The Logic of Mathematical Discovery. 161 A. Lakatos.167 Lakatos. 144-145. 1970. 159 Böylece matematiksel formalizme meydan okurken.164 Böylece matematik yeni kavram ve keşiflere ulaşabilecek dinamik bir yapıda tanımlanırken. ortaya konulan karşıt örnek veya itirazlarla hep yeniden ele alınmak durumunda kalmıştır. 1981.161 Eserinde . John Kadvany. Lakatos: An Introduction. s. s. ayrıt ve köşe sayıları arasında Euler Teoremi olarak bilinen bir bağıntı vardır.118.30. 151 167 Imre Lakatos.piramid ya da küp] yüz. 163 Lakatos. Popper ve Kuhn arasındaki karşıtlığı sadece teknik bir epistemolojik ayrılık olarak değerlendirmemektedir. 508 160 Lakatos. her bir çokyüzlü için yüzey sayısı ve köşe sayısının toplamı ayrıt sayısından iki fazladır. Vol. her defasında kesin olarak ispat edildiği ileri sürülen Euler Teoremi. 163 Lakatos'a göre. beta. 80.yanlışlamacılığın alanını da matematik ve mantığı içerecek şekilde genişletmektedir.7. John Kadvany. Vol.22-23 162 Konveks çokyüzlülerin[örn. Criticism and the Methodology of Scientific Research Programmes. hem de dogmatik bir yanlışlamacılık reddedilmektedir. 164 Larvor. 166 Larvor. The Threepenny Review. Bu açıdan Hegel'in ahlakın salt mantıktan türetilemeyeceği eleştirisiyle Kant'in ahlak teorisinin formel yapısını reddetmesi de ayrı bir anlam kazanmaktadır. söz konusu sentezi Kant'ın 'Bilim tarihi olmadan bilim felsefesi boş. Sentez ise yardımcı önermeler ve ispat calışmalarıyla düzeltilmiş olan teorem ve ispat yapısına denk düşmektedir.6. ama mantıksal pozitivizmin vehmettigi gibi de anlamsız ya da saçma da olmayan informal matematiği formalizm akımı karşısında müdafaa etmektedir. omega. s. kendisini bilimsel araştırma programlarının metodolojisine vardıran tarihsel süreci de tanımlamaktadır.162 matematiğin doğasını kavramak için özenle kurguladığı bu karşıtlıkla da Hegelci diyalektiğe işaret etmektedir. s.[teoriden vazgeçme]yanlışlama daha zor mantıksal şartlara bağlanıyor. Imre Lakatos and the Guises of Reason. Lakatos'un matematiksel ilgisinin felsefi temelleri gayet anlamlıdır. zeta. No. konvensiyonizm[uzlaşımcılık] ve metodolojik Mark Steiner. 2. s. Lakatos.

doğru bilgiyi doğanın eylemsiz/atıl zihindeki damgası olarak görürken. sert çekirdek araştırma programı içinde negatif heuristic olarak tanımlanabilecek sabite olurken. Lakatos. örtüşen teorilerden oluşan araştırma programları.76 172 Yunanca 'Ben buldum' anlamına gelen 'heurisko' kelimesinden gelen 'heuristics' güncel olarak problem çözme ve keşifte kullanılan yaklaşım ve metot çalışmalarına denk gelecek şekilde kullanılmaktadır. 169 Lakatos. isterseniz. böylece iki karşıt filozofa -Popper ve Duhem'e. koruma kuşağı ise pozitif heuristic olarak tanımlanmakta ve ekleme-çıkarma yapılabilecek değişkenlere denk düşmektedir. akan zamanda takip edilebilecek belli bir değişim patikası sergilemektedir.172 Problemlerin tanımlanması. s. [Miladı Kant'a dayandırılan] 'muhafazakar aktivistler' ise beklentilerimizin bizi mahkum kıldığı kavramsal bir hapishanenin sınırları içinde yaşadığımızı ileri sürmüştür. 170 Lakatos 'paradigma' ve 'bilimsel arastırma programları' arasındaki reddetmediği geçisken kullanıma şöylece sınır çekmektedir: 'Bilim tarihi. Trondheim. iyimser Kantçılar ise bu çerçevenin dünyaya uyum sağlayabilmemizin gerekliliği olduğunu ileri sürmüştür. Poincare. s. fakat birbirini takip eden normal bilim donemleri olmamıştır ve olmamalıdır: rekabet ne kadar erkenden başlarsa.varılmıştır. Bilimsel araştırma programları. 'paradigmalar') tarihi olmuştur yada olmalıdır.20-23. History of Science and Its Rational Reconstructions. Böylece yardımcı hipotezler ve diğer uzlaşımcı manevralarla aşikâr anomaliler çözülürken. 169 Lakatos. kavramsal hapishanemizi genişleten devrimci aktivizm teorilerin elenmesi konusunda acizleşen muhafazakar konvensiyonizme dönüşmüştür. 99. "Lakatos: An Introduction". karşıt olaylar karşısında uzlaşı ile korunması gerektiğini savunmuşlardır. Bilimsel bilginin büyümesiyle/birikmesiyle birlikte karşıt deneysel verilerin gücünün azalması ise teorilerin elenebilirliğini öne çıkaran devrimci konvensiyonalizme yol verirken. 1978. Bkz.Popper'e ters düşmektedir. 171 Jonathan Knowles. Diğer taraftan.araştırma programları olmaktadır. evrensel önermeler üzerinde varılan operasyonel uzlaşıyla bilginin birikimsel olarak büyüdüğü kabul edilirken. s. zaman içindeki değişim ise koruma kuşağındaki yardımcı varsayımlarla gerçekleşmektedir. -bundan ziyade. Bu vesileyle de. Tapir Akademik Forlag. Milhaud ve Le Roy] ise bu kavramsal çerçevenin genişletilebileceği -hatta. Böylece.yanlışlamacılık olarak sıralarken168. Duhem. 2006. Evrensel önermelerin bilim çevrelerinin uzlaşısına dayanarak kurgulanabileceğini ileri sürerken. sofistike yanlışlamacılık da araştırma programlarının gerektiğinde terk edilmesini sağlayacak olan bir diğer dinamik olarak metodolojisine dahil edilmektedir. Sözkonusu genel önermeler sert çekirdeğe denk düştüğünden Lakatos -bu noktada da. yarışan bilimsel araştırma programlarının(veya. eşölçülemezlik ilkesiyle Kuhn'da rasyonel alanın dışına düşen paradigma'mn Lakatos'ta bulduğu karşılık170 olarak [uzlaşıyla kabul edilmiş-geçici olarak reddedilemez] 'sert çekirdek' ve onu sarmalayan 'koruma kuşağı 'ndan oluşmaktadır. Imre Lakatos. Duhem'in yaklaşımındaki subjektif tavrın ürettiği sürüncemeye karşı Popper. sözkonusu kavramsal hapishane yüzünden gerçek dünyanın asla bilinemeyeceğini iddia ederken. Theory of Science: A Short Introduction. indüktif başarıları tarihsel veriyle sabit olan eski teorilerin.) Popper'in bilim felsefesini konvensiyonalizmden ayıran nokta. s. Böylece.daha yeni ve iyisi ile ikame edilebileceğini ileri sürmüştür. The Methodology of Scientific Research Programmes.171 Ayrıca. 69. Karamsar Kantçılar.' Bkz. Pasifistler[klasik empiristler]. değerlendirilecek olan -tecrit edilmiş bir teori ya da teorinin varsayımlarından ziyade. kendi çalışmasını da bilimin tekrar inşası için yeni bir rasyonel teklif olarak sunmuştur. (Bkz. metodolojik yanlışlamacılığı devreye sokarken böylece indüktif olmayan bir empirizm de yeniden canlanmıştır. London. bilimin devamlılığının da bu tip önermeler aracılığıyla olabileceğini ifade etmiştir. Ayrıca bu genişletme sürecinde. Mantığın katı gösterimsel yapısı ve ilhamın görünüşte irrasyonel ve rastlantısal aydınlanması arasında bir noktada 168 31 .52. Larvor. devrimci aktivistler [Whemell.anomaliler karşısındaki sürekli tamir çabasının yarattığı hantallıkla teorilerin elendiğini ileri sürmektedir. The Methodology of Scientific Research Programmes. s. temel önermelerde uzlaşıyı kabul etmesine rağmen en genel önermelerdeki uzlaşıyı reddetmesidir. Söz konusu teorileri birbirine bağlayan 'sert çekirdek' teorik varsayımlardan oluşurken. tek bir statik teoriden ziyade birbirlerine bağlı. Cambridge University Press. ilerleme için o kadar iyidir. hiçbir teorinin karşıt verilerle çürütülemeyeceğini. aktivistler[rasyonalistler] doğa kitabının zihinsel aktivite [teoriler ve beklentilerimiz] olmaksızın okunamayacağını savunmuşlardır. yardımcı Bilgi teorisini 'pasifist' ve 'aktivist' geleneğe denk düşecek biçimde iki parçada incelemek mümkündür. metodolojisini hem konvensiyonizm hem de Popperci yanlışlamacılıktan belli yaklaşımları kabullenerek desteklemiştir.

çelişik haline değinmek gerekmektedir. araştırma programını ilerletiyici nitelikte yönlendiren.sürece ilerleyici nitelikte olurken. s. saf yanlışlamacılık Popperj. (Bkz. diğer taraftaysa fiili-gözlemsel önermeler arasında doğal bir sınır olduğudur. bir önermenin fiili veya gözlemsel olmanın psikolojik kıstasını karşılayabiliyorsa doğru[olaylarca kanıtlanmış] olduğudur. İkinci varsayım ise. 19 Lakatos. o teori ileri götürücü ve bilimseldir. s. History of Science and Its Rational Reconstructions. s. Lakatos. s. A. saf yanlışlamacılığın temel karakteristiği olmaktadır. Dogmatik yorumun aksine saf yanlışlamacı.24-25.164) 175 Bir araştırma programı. olasılıklandırılamaz[probabilifiable] olan bilimsel teorileri agnostizmin eleştirilerininden kurtaracak yanlışlamacık türlerini sorgulamaktadır. (Bkz. Lakatos'un metodolojisini saf yanlışlamacılıktan sofistike yanlışlamacılığa sevk eden dinamiğin.. teorilerin sadece deneysel temeli varsa bilimsel olabileceğine hükmeden bir sınır koyma kıstasıyla tamamlanmaktadır. 173 Bu noktada. 99 174 Lakatos -aslında. Lakatos'u bilimsel araştırma programlarının metodolojisine ulaştıran sözkonusu bütüncül-ilişiklendirilmiş değerlendirme Popper2'de karşımıza çıkmaktadır.e. Psikoloji birinci varsayımı.hipotezlerin inşası.. anomaliler karşısında pozitif heuristic'e yüklenen anlamla yakın ilişkisinin olduğu da açıktır. Popper ve Popper2 olarak üçe ayırırken. Bkz.174 Diğer karakteristik unsur olarak tanımlanagelen yanlışlamacılık ise ancak anomaliler karşısında araştırma programının kontrolü kaybetmesi ve yozlaştırıcı[degenerative] niteliğe dönüşmesi durumunda işletilmektedir. s. Lakatos. Böylece. örnek olarak Newtonien mekaniğin 32 . Ayrıca sözkonusu iki varsayım. Lakatos. asıl önemli olanın sorunsuz tanımlayıcı alanlarla. History of Science and Its Rational Reconstructions. daha açıklayıcı olan ve daha iyi öngörülerde bulunan rakip bir araştırma programı tarafından saf dışı edilecek ve elenecektir.reddedileceği anlamına gelmemektedir. Science: Key Concepts in Philosophy. s. öngörüye yüklenilen anlamla birlikte öne çıkan onaylama-doğrulama kıstasıyla Lakatos'un yanlışlamacı kimliğinin -görünüşte. Ayrıca. (Bkz. sofistike yanlışlamacılık ise Popper2 olarak gösterilmiştir. pozitif heuristic ve negatif heuristic' kavramlarıyla da bilimsel araştırma programlarına varılmaktadır.Lakatos. anomalilerin öngörülmesi ve önceden belirlenmiş bir plan dahilinde. s. 14-15. A.23) Lakatos. (Bkz. Nagel ve Ayer tarafından Popper0 olarak algınlandığını ileri süren Lakatos.) Diğer taraftan.yanlışlamacılığı Popper0. 157) Sofistike yanlışlamacılığa göre bir teori sadece kendisinden daha fazla deneysel içeriğe sahip yeni bir teorinin varlığıyla yanlışlanır.dogmatik yanlışlamacılığa karşı Lakatos böylece. Criticism and the Methodology of Scientific Research Programmes. 100. bu açıdan araştırmacıya aradığını buldurucu nitelik taşıyan herşeyi içereceğini ifade etmekte sakınca yoktur. (Bkz. dogmatik yanlışlamacılık Popper0. mantık ikinci varsayımı reddetmektedir. örnekler şeklinde sunulması pozitif heuristic'in içerigini oluştururken. Bu durumda. deneysel genişlemenin gerisinde kalarak şans dolu keşifler ya da uyarlayıcı açıklamalarla durumu izah ettiğinde ise duraksamaya girmiş demektir. A.. s.sorunlu açıklayıcı alanlar arasındaki ilişkiden doğan karmaşık teorik örgünün bütüncül değerlendirmesi olduğunu ifade etmektedir. bir taraftan Popper'i bu dar tanımdan tenzih ederken diğer taraftan da lehte ve aleyhte ispatlanamaz[provable&disprovable]. Lakatosça tanıtılan 'katı çekirdek. Lakatos. alışılmışın dışında-sıradışı öngörülere artıdeğer yüklerken. en başarılı teorilerimizi duyularımızın bir uzantısı olarak kullanarak teorilerin test edilebileceği alanı genişletmektedir. Bu anlamda deneysel temelin teoriyle uyuşmaması teorinin yanlışlandığını gösterebilir -ama. (Bkz. bir tarafta teorik-spekülatif önermeler. Lakatos.163. daha liberal bir tanım içinde teorik ve gözlemsel önermeler arasındaki ayrımı pragmatik olarak ele almaktadır. s. araştırma programını devam ettiren motivasyon da sayılan niteliklere bağlanmaktadır. 175 Lakatos'un tanımlayabileceğimiz heuristic'in. Teorilerin doğruluğu ispat edilemese bile yanlışlığının[gözlemlerle] ispat edilebilir olduğunu ileri süren -indüktüf olmadan empirizm yüklü.e. French. İlk varsayım.(Bkz. koruyucu kuşak. alternatif yeni teorinin hâlihazırdaki teorinin tüm cari başarılarını gösterir olması ve fazla içeriğinin de deneysel olarak onaylanıyor olması gerekmektedir. Proofs and Refutations: The Logic of Mathematical Discovery. Criticism and the Methodology of Scientific Research Programmes. 152. ana eksen bir teoriden ziyade bir dizi teorinin değerlendirilmesine kaydırılırken.) Lakatos'a göre iki yanlış varsayım ve bilimle-bilim olmayanı ayırmaya yönelik dar bir kıstasa dayanan dogmatik yanlışlamacılık savunulamaz. bir varsayımın bir safhadan bir sonraki safhaya evrilmesindeki rasyonel değişimin genel teorisi olacak şekilde tanımlanmıştır. beklentiyle döllenmemiş hiçbir algının söz konusu olmadığını ve gözlemlerin teori yüklü olduklarını belirterek sözkonusu teorik ve gözlemsel önermeler arasında doğal bir ayrımın olamayacağını ileri sürmüştür.) Eğer bir teori söz konusu gerekleri yerine getiren bir problem kayması [problem-shift] getiriyorsa. s.e. Böylece 'sorunsuz arkaplan bilgisi' olarak kullanılan teorik yapı. Popper'in Medawar. Macar matematikçi George Polya'nın çalışmalarından istifade eden Lakatos'un kavrayışında heuristics. The Methodology of Scientific Research Programmes. teorik ilerlemesi deneysel genişlemesini öngördüğü -yani tahminlerinde tutarlılık olduğu. 93. bilimi sorunlu ve sorunsuz alanlara ayıran bu yaklaşımı irrasyonel ve dogmatik bulurken.) Saf yanlışlamacılık ise Kuhn'un algıladığı anlamda gerçek bir Popper/ce temsil edilirken.

pozitif heuristic'in araştırma programını bir problem kaymasına ulaştıracak tarzda yönlendirebilmesi ise bir meta. s. en büyük teleskop tarafından bile gözlemlenememektedir! Yeni bir teleskop siparişi verilir. 182 Knowles. Theory of Science: A Short Introduction. Criticism and the Methodology of Scientific Research Programmes. katı çekirdeğe yeni testler önermeksizin -araştırma programını aşikâr yanlışlamalardan koruyacak biçimde. 176 Lakatos. 180 I. '178 Bu farkındalığın. Watkins ve Agassi için çerçeveyi dışsal olarak belirleyen metafizik içselleştiriliyor ve teorik bilimlerin ileri düzeydeki otonomisi açıklanabilmektedir. Teori terk edilir mi? Hayır. s. Bkz. Vol. "Lakatos and the Philosophy of Mathematics and Science. 99 177 Knowles. Theory of Science: A Short Introduction.16-17. Fizikçimiz Newton fiziğini terk eder mi? Hayır. Lakatos'un yaklaşımına en genel çerçeveden baktığında. No.işaret ettiği söz konusu sentezle birlikte -böylece. Knowles. Bkz. gökbilimciden bu hipotezini test etmesini ister. Aksine bugüne kadar bilinmeyen bir (pı) gezegenin (p)'nin yörüngesini saptırdığını ileri sürer. Kuhn. Kozmik bir bulutun bizim gözlemimizi engellediği ve gezegenle aramıza girdiğini ileri sürer. s. bilim adamlarının yanlışlanmış olarak 'anomaliler denizine doğan' teorilerle kurduğu ilişkiyi . 'meta-metodolojik metodununun' totolojiye indirgenebilme tehlikesi taşıdığını ifade etmektedir. 33 . Lakatos'un söz konusu kıstası geliştirirken Popper'in Marksizm eleştirisinden istifade ettiği belirtilmelidir. Grattan-Guinness. s. Kuhn.. Peki uydumuzla bu varsayımsal bulut gözlemlenebilir mi? Hayır. psikanalizmi yanlışlanamaz olduğu ve Marksizmi de yanlışlanabilir ama öngörüleri yanlış çıkmış [onaylanmamış] bir teori olduğu için reddetmiştir.181 Tasvirci Kuhn ve talimatçı Popper arasında bir uzlaşıyı temsil eden rasyonalist Lakatos.79. Bu noktada.Popper. dadaist Feyerabend'a göre de 'garip ve rahatsız Uranüsün yörüngesini açıklarken keşfettiği Neptün gezegenini sunmaktadır.şöyle aktarmaktadır: (N) çekim kanunları ile (I) kabul edilmiş başlangıç şartlarının yardımıyla yeni keşfedilmiş (p) gezegeninin yörüngesini hesaplanır. 1979.163.141. The Methodology of Scientific Research Programmes. s. Bkz. s. ilerleyici kimliğin söz konusu düzenlemeler içinde dahi tek belirleyici olamadığının farkındadır: 'Yeterli beceri ve şansla herhangi bir teori yanlış olmasına rağmen belirli süre için ilerleyici tarzda devam ettirilebilir. bilim felsefesinde sempatiyle 182 karşılanırken. Bu bulutun konumu ve özelliklerini hesaplar ve bu hesaplamaların test edilmesi için araştırmacılardan bir uydu gönderilmesini ister.Einstein öncesi Newtonien bir fizikçinin tutumunu tasvir ederek. Criticism and the Methodology of Scientific Research Programmes. 3. "Notes on Lakatos". 319 181 Lakatos için karşıt örnekler içine doğmasına rağmen Newton'un çekim teorisi malum dinamikleri[:problem kaymaları] sergileyerek uzunca bir süre devam ettirilebilmiş en başarılı araştırma programı olmaktadır. The British Journal for the History of Science. Bu sefer uydunun aygıtlarını etkilemiş olduğu varsayılan bir magnetik bir alanın varlığı sorgulanır ve yeni bir uydu gönderilir. Fakat gezeken hesaplanan yörüngeden sapma gösterir.169. s. Theory of Science: A Short Introduction. Bkz. 176 Ancak bu içselleştirmenin Lakatos için sınırlayıcı ilkeleri mevcuttur: ' Ad hoc manevralar' olarak tanımlayabileceğimiz koruyucu kuşaktaki ayarlamaların. Lakatos için bütün teorilerin [Popper'in yaklaşımının aksine] yanlışlanmış olarak doğduğu[falsified born] kabulüyle yakın ilişkisi vardır. Bu çabalar daha açıklayıcı bir araştırma programı başlatılana kadar süregider.79-80. 100 179 Lakatos.148. Bkz. The Methodology of Scientific Research Programmes.araştırma programları tekil olarak değerlendirilmekten ziyade rakip programlarla karşılaştırmalı olarak ele alınmaktadır. 177 Ayrıca Lakatos. 12. Marksist okulun..işletilmemesi gerekir. Fizikçimiz sapmayı Newton teorisinin yenilgisi olarak değerlendirip teoriyi terkeder mi? Hayır. [Yani: metafizikle ştirmek!] Marx tarafından kurgulandığı dönemden daha az deneysel içeriği olan güncel Marksizmin seyri böylece ad hoc manevraların işleyişi açısından önemli bir örneğe dönüşmektedir. Netice: pgezegeni o kadar küçüktür ki.Marksizm ve psikanalizmi sözde-bilim ilan ederken. Bu hipotetik gezegenin kütle çekimini hesaplayan fizikçimiz. 178 Lakatos. 179 Ayrıca -unutulmamalıdır ki.77. On Popper's Philosophy and Its Prospects". History of Science and Its Rational Reconstructions. Popper -bilindiği üzere. Lakatos. s. s. Lakatos. Ancak bu sempatinin Popper ve Kuhn tarafindan paylaşıldığını ifade etmek zordur. Lakatos. Lakatos. bu eleştiri karşısında geliştirdiği tavır deneysel içeriği azaltarak teoriyi yanlış öngörülerinden arındırmak olmuştur. Yapım işlemi sonrası gözlemlenmesi halinde Newtonyen fizik için bir zafer olacak olan (p1) gezegeni yine gözlemlenememiştir. History of Science and Its Rational Reconstructions.kıstas180 olarak önem kazanmaktadır. s. s.

3. 185 P.17. Paul Feyerabend. The Worst Enemy of Science? Essays in Memory of Paul Feyerabend.7. 64. fizik ve astronomi eğitiminin yanısıra. Walter de Gruyter Co. Bkz. 190 Eric Oberheim. söz konusu geri-dönüşlerin dinamik yapısı örneklendirilebilir. 2000.183 Feyerabend. opera ve muzikte de uzmanlık sahibiydi. tarihi kavrayışımızı genişletse bile.'Kraft Çevresinin' kurucusu olurken. 39-40. Vol. 26.299. s.John Preston. The British Journal for the Philosophy of Science. Vol. "Review of Lakatos's Philosophical Papers". Oxford University Press. ele aldığı objektivist bilim yaklaşımları arasında -tüm kusurlarına rağmen. güçsüzlüğünü de geçmişi bugünün sorunları olarak okumasında görmüştür. Lakatos'un seçerek ele aldığı geçmişin görkemli bilimsel başarıları üzerine normatif bir teori 185 kurduğunu. Sosyoloji. Annals of Science. The Philosophical Review. 36.Wittgenstein'in da konuk olduğu 192 -sonraları öncülüğünü Victor Kraft'a bıraktığı. Feyerabend ve Metodolojik Anarşi Savaş yıllarında -yakın dostu Lakatos'un aksine.184 Diğer taraftan. belki de bu harmandan ileri geliyordu. 449-483.187dolayısıyla takip edilmemesi de bilim için bir kazanım olmaktadır. 191 Paul Hoyningen-Huene. "Wittgenstein's Philosophical Investigations". tarihle 'olması gerekeni' keşfetmek amacıyla ilişki kuran onsekizinci yüzyıl felsefelerine benzetmiş. 189 Paul Feyerabend. Killing Time: Autobiography of Paul Feyerabend. Georg von Wright ve L. "Imre Lakatos". felsefi yönelimleri de dönemin/çevrenin eğilimleriyle uyumluydu. Feyerabend'ın söz konusu yorumu. The University of Chicago Press. 2006. Popper'den -sonraları Paul Feyerabend. barış günlerine ise hem bir cesaret madalyası hem de ömür boyu sürecek tedavisiz bir omurilik sakatlığıyla 189 ulaşan Feyerabend. Killing Time: Autobiography of Paul Feyerabend.1. Imre Lakatos. ünlü filozofun beklenmedik kaybı onu bir diğer önemli ismin -Popper'in. bilim felsefesinin yirminci yüzyıldaki 'büyük dörtlüsünün'190 son ismi olarak hep aykırı fikirlerin savunuculuğunu üstlendi. bazı tarihi örnekler ele alındığında.Wood'da Lakatos'un normatif felsefesini. s. s. Gerçekten de.77 193 Tractacus'un takdim bölümünü kaleme alıp.2. Bilim felsefesinin yaramaz çocuğunun191 özgün rengi.Naziler için savaşan.1.. No. 1979. 193 1952'de Viyanadan Wittgenstein'la çalışmak amacıyla ayrılıp Cambridge'e giderken. Ed. 9. 183 34 . s. -böylecebilim felsefesi de postmodern bir diktuma kavuşmaktadır: 'Herşey gider!'188 1. 187 Feyerabend. Lakatos'un metodolojik ilkeleri. foto-elektrik etkisinin keşfiyle kuantum mekaniğine yol açan bilimsel seyri ele alındığında.yüzyılımızın en büyük bilim felsefecisi' olmuştur. No. tarih. s.araştırma programları metodolojisini açık ara en iyi yaklaşım olarak tanımlamaktadır. 1940'ların sonunda. "Paul Feyerabend: An Obituary".bir değerlendirme kaleme aldığını görmekteyiz. Against Method.öğrencisi olmaya sevk etti. Gonzolo Munevar ve David Lamb. 184 Feyerabend.1.81. Theory of Science: A Short Introduction. ancak geriye doğru işletilen bu çıkarsamaların bugünün notlanmamış araştırma programlarını değerlendirmemiz icin bir açılım sunmadığını ifade etmektedir. Chicago. s. ondokuzuncu yüzyıl boyunca dalga teorisi karşısında dışlanan parçacık teorisinin. s. kariyeri boyunca da hocasına bağlı kalmış olan Elizabeth Asncombe aracılığıyla Wittgenstein'ın 'Felsefi Araştırmalar' kitabının taslağına ulaşan genç Feyerabend'ın 1955'te bu kitap için -hiçte karamsar olmayan. Lakatos'un kıstaslarıyla 'yozlaştırıcı' ilan edilebilecek araştırma programlarının zamanla ilerleyici açılımlar sergileyebildiklerine şahit olunmaktadır. Bkz.by. Problems of Empiricism: Philosophical Papers Volume 2. s. Berlin. Elizabeth Anscombe. tüm evrensel bilim metodolojilerine karşı kendini konumlandırdığı 'metodolojik anarşizmin' bir yansıması olurken. Örnegin. s. Paul Wood. Hayat boyu karşı durduğu yanlışlamacılıkla kurduğu en yakın ilişki bu dönemde gerçekleşirken.230 188 Feyerabend. 186 Knowles. 192 Feyerabend. s. 1975. 14. gerçeklerle aramıza girmiş olan nasihatçı niteliğiyle ufkumuzu daraltmakta. 186 Bu açıdan. Feyerabend's Philosophy. s. 16. Oxford. 1955. 1995.

Feyerabend's Philosophy. Oxford ve Yale bir ya da iki somestr ders verdiği universiteler oluyordu. Kassel. 261. s. Volume Two: Symposia and Invited Papers. Popper'in asistanı olan Joseph Agassi'nin kariyerini kıstas alarak kendini şanslı görürken. karmaşıklık ve canlılık taşıyan gerçekliğin etkileşimli mahsenlerinden. Philip Kitcher. Feyerabend. The British Journal for the Philosophy of Science. 4.9. anarşizmin siyaset felsefesi için olmasa da epistemoloji ve bilim felsefesi için en mükemmel ilaç olduğunu ifade ederken. Farklı medeni ve zihni yapıların uzantısı olan ögrencilere -zengin kültürel altyapılarına rağmen. 5 Feyerabend.194 1955'te kabul edildigi Bristol'de -1959'da devamlı profesör olarak atanacağı Berkeley'e geçene kadarözellikle kuantum mekaniği üzerine çalıştı. 197 Feyerabend 1960'larda felsefe çevrelerinde iyi tanınan bir düşünür olarak birçok üniversiteden davet alırken. Vol. Against Method. Özellikle. Ayrica. (Bkz. 690.' diyerekten sunamayacağımız tüm bu düşünürlerin kendi ihtiyaç ve eğilimleriyle bağlantılı olarak 'eşölcülemezlik' kavramı üzerine çalıştığını ifade etmek daha doğru olmaktadır. Feyerabend. Siyasi kurumların ortadan kaldırılarak. (Bkz. Eşölcülemezlik kavramı. "Review: Against Method: Outline of an Anarchistic Theory of Knowledge. Feyerabend.198 1975'te yayımlanan Against Method ile bilim felsefesinin sınırlarını aşan bir üne kavuşurken. Oberheim. Bu etkileşimler içinde. Feyerabend. Çağdaş fizikteki atılımların hâlihazırdaki metodolojik ilkeler ihlal edilerek gerçekleştirilebilmiş olduğunu 'On a Recent Critique of Complementarity' makalesinde ele alırken. London. Joseph Agassi.von Weizsacker ile olan görüşmelerine bağlamaktaydı. Hamburg. No. 1968. Bkz. Feyerabend ise algı psikolojisi temelinde ilgilendiği protokol önermeler üzerinden çalışmasını sürdürmekteydi. s. düzenin kendi doğal eğilimlerine 194 195 196 197 198 199 Paul K. 'Eşölçülemezlik kavramını ilk kez kullanan isim. Agassi'yi kendini tekrarlayan bir Popper karikatürüne dönmekle itham etmektedir.reddetmekten hiç pişman olmadığını ifade ettiği. Feyerabend. Kuhn.) Kuhn'un bilim tarihi çalışmalarıyla desteklediği görüşü Fleck. New York. Brighton. Feyerabend. Freiburg. Vol. kendini Against Method'a vardıran yolda bilime yeni bir gözle bakmasını sağlayan Kuhn'dan büyük istifade gördüğünü ifade etmektedir. 1993. Feyerabend". Vol. Agassi ise.[1993] Paul Feyerabend. bir yandan da onun yarım bıraktığı işi tamamlamaktaydı.bir asistanlık teklifi almaktaydı. Feyerabend tarafından 1952 yılında LSE'deki Popper seminerlerinde dile getirilmiş olmasına rağmen. Problems of Empiricism:Philosophical Papers Volume 2. Bkz. s. Yakın bir dostluğu paylaştığı Imre Lakatos'la sözkonusu akademik hareketlilik içinde Londra'da tanışırken. Against Method. 262. böylece fikri gelişimini bilim felsefesinin bir diğer öncü ismiyle paylaşma imkânına sahip oluyordu. 309. Paul K. çok yönlülük. s. 1982. gözlemsel ve metodolojik eşölçülemezlik kavramsallastırmasıyla bilimsel devrimlerin içiçe geçmiş dinamiklerini sorgularken. Berkeley'de ise kültürel rölativizm görüşlerini güçlendiren çok kültürlü bir ortamın parçası olmaktaydı. "Implications of Incommensurability". 1987. söz konusu metni ve metodolojik anarşizm fikirlerinin olgunlaşmasını da C. kavramsal. 1982. "Putnam on Incommensurability". No. metodolojistlerin. Against Method. Vol. Paul Feyerabend: An Obituary. 38. 1976. Paul K.165. Philosophia. Auckland. Against Method'u ele aldığı bir değerlendirmede bir yandan Popperci felsefeyi müdafaa ederken bir yandan da şu soruyu sormaktadır: 'Yalanları yücelten bir kitabı nasıl okursunuz? En azından yazarının aşırılığa kaçmış samimiyetine hayran olup ciddiyetle ne dediğini ele mi alırsınız? Ya da onu sadece bir şarlatan olarak mı değerlendirirsiniz?' Bkz. Philosophy of Science. s. 195 Berkeley'de ise eşölçülemezlik ilkesini [farklı boyutlarda] 196 eşzamanlı olarak savunduğu Kuhn ile mesai fırsatı yakalarken. Berlin. 1. 131.179) 1960 ve 1961 yıllarında Kuhn ile yoğun felsefi münazaralarda bulunan Feyerabend. Köhler ve Gestalt psikolojisinin ortaya koyduğu üzere gözlemlerin teori yüklü olduğu fikrinin hem Kuhn hem de Feyerabend'ta etkisi büyüktü. 81. Polanyi ve Ajdukiewicz'in etkisi altında gelişirken. bilgi teorisinin anarşist taslağı da böylece ortaya çıkmaktaydı. s. Atlanta. felsefesinde sözkonusu kavramı öne çıkardığı ölçüde de onunla birlikte anıldı. "On a Recent Critique of Complementarity: Part I". bir yandan kendini siyasi anarşizmden ayrı tutarken. s.F. tarihçilerin ve bilimadamlarının dar algılarının ötesinde içiçelik. 199 Sözkonusu söylem.6. PSA: Proceedings of the Biennial Meeting of the Philosophy of Science Association. 35. Hoyningen-Huene. Verso. s. daha çok paradigmal değişimlerin asli bir unsuru olarak ele alan Kuhn ile tanındı. s.akademik düzenin dayatmakta olduğu entellektüel emperyalizme metodolojik duruşuyla tutarlı olarak karşı çıktı. 35 . normatif kurallar bütünüyle çıkılamayacağını ileri sürmekteydi. s.

Fritz Machlup. Wildebrand ise mantığın hem metodolojiyi hem de epistemolojiyi içerdiğini ifade ederken.xxv. 202 Feyerabend. 1982. 203 Oberheim. 1978. bütün görüşleri eşit iyi/eşit kötü gören şüphecilikten de ayrılmaktaydı. Against Method..teslim edilmesi sürecinde. ifade etmek gerekmektedir ki. Academic Press. aydınlanmacı bilim algısının ezberiyle kodlanmış bilim adamı geçmişe ait olan meyvesiz bilginin yokedilmesinde başaktör olurken. 207 Mark Blaug. karmaşık ve durum-bağımlı bilimsel pratik arasındaki uyumsuzluk dışsal olarak telkin edilen tüm metodolojilerin reddi noktasında Feyerabend'a dayanak olurken. Montague epistemoloji metodoloji tarafından kapsandığın düşünmektedir. Chicago. 202 Feyerabend 1978'de yayımlanan Science in a Free Society kitabında ise epistemolojik anarşizm'in siyasal sonuçlarını yorumlarken. n 2 A. Akademia'da [en hafifinden]hicivci. mantıksal pozitivizmin etkisi altındaki 1950'ler.113-114. For and Against Method: Imre Lakatos and Paul Feyerabend.205 İnsanlığın en değerli serüveninin dinamiklerini çarpıcı bir zekâ ve keskin bir dille sorgulayan Feyerabend'ın ölüm döşeğinde tamamladığı otobiyografisinin son cümlesi de -bu anlamda. kendi fikri dünyasını da çevresine yansıtma fırsatı buldu. s.24 206 Lalande ve Margenau için metodoloji epistemolojinin bir alt bölümü olurken. olarak tanınan Feyerabend. 204 A. kesin felsefi ifadelerin değil de.200Epistemolojik anarşizmi.e. bilim felsefesinde Kuhn'un etkisi altında gerçekleşen tarihçi dönüşüm ve Berkeley'deki radikal öğrenci hareketlerinin etkilediği 1960'lar ve rölativist eğilimlerin hakim olduğu 1970-80'leri yansıtarak şekillendi. s. New York. mantığın metodolojiyi kapsadığını ileri sürmektedir.204 Feyerabend'ın felsefesi. Cohen ve Nagel epistemolojinin bağımsız varlığını ifade edip. epistemoloji ve metodoloji arasındaki geçişken kullanım 206 literatürde baskın olarak yer bulmuşken. ölümümden sonra makalelerin.22.by. karşıtlığının bilimi değil bilimin arkasına saklanarak farklı kültürel zenginlikleri katletmeye çalışan yaklaşımları hedef aldığını ifade etmekteydi. Cambridge University Press.22. Bkz. Methodology of Economics and other Social Sciences.çok manidardı: 'Endişem. Ed.3. sivri dilli. "Theses on Anarchism". Feyerabend safça ve çoçukca bulduğu bu ezberi de reddetmekteydi. 201 Feyerabend. 203 1980'ler Feyerabend'ı daha siyasi bir karaktere dönüştürürken. fevri vb. Cambridge. s. s. genel uzlaşı da bilim felsefesinden uzaklaşan Feyerabend'in siyaset felsefesi düşüncelerinde alışılagelmiş derinliğin eksikliği yönündeydi. Theses on Anarchism. 1999. The Methodology of Economics: Or How Economists Explain. Akademik talihinin neticesi olarak her zaman tartışmaların en hararetli olduğu ortamlarda bulunurken. en kadim veya en sıradışı söylemleri savunmaktan çekinmeyecek nitelikte tanımlarken. 'iktisat metodolojisini bilim felsefesinin iktisada tatbik edilmesi olarak görmekteyiz. sevginin ardımca kalması.4. hiçbir metodu vazgeçilmez görmeyen dadaist duruşunun tutarlılığını ise yeri geldiğinde anti-dadaist olabilmekte bulmaktaydı. iktisat metodolojisini doğuran söz konusu yönelime geçmeden. The University of Chicago. BİLİM FELSEFESİNİN İKTİSADİ ANALİZİ Bilim felsefesi.201 Bilim hakkındaki soyut normatif düşünceler ile fiili. 1990'larda ise müşfik ve hümanist sıfatlarıyla öne çıktı.54. 207 Bununla beraber. mı 1. din-devlet ilişkisini düzenleyen seküler modele öykünerek bilim-devlet ilişkilerinin de ayrıştırılmasını önermekteydi. s.115. Feyerabend's Philosophy. s. Matteo Motterlini. s. 'Farewell to Reason' ve 'Science in a Free Society' -bu sebeple.e. s.. 200 36 .Feyerabend'ın [vefatı ardınca]yeni baskı yapmasını istemediği eserleri olarak bilindi. bilim felsefesinin iktisadi analizinin de ufuk açıcı Paul Feyerabend. Hiçbir ideolojinin yanında veya karşısında bir duruş sergilemeden.

Boland.38.. 106. Bu şartlar ve Şekil 1-2-3 çerçevesinde Pareto optimum arayışımız şöyle olacaktır: Kalology as an Exercise in Economic Analysis. No. Bu amaçla. s. 4) daha yanlışlanabilir. Radnitzky.2. 6) daha az olumsuzlanmış.Şekil 1. Bu bağlamda.17! 37 . Bilimsel keşiflerin mantığını talimatçı bir uslupla modelleyen Popper ve bu süreci bilim tarihi yönelimiyle yoğrulmuş tasvirci bir üslupla anlamaya çalışan Kuhn'un eğilimleri iktisadi analiz söz konusu olduğunda farklı bir anlam kazanmaktadır. -bilim felsefesinin ışığında. problemin çerçevesinin çizilmesi açısından fayda-maliyet analizini karar alma süreçlerini belirginleştirmek. bilimsel faaliyeti problem çözme olarak ele alan Popperci yaklaşımı öne çıkarırken. 2) daha genel.. Methodology as an Exercise in Economic Analysis. s.1. Bkz. 3) daha doğrulanabilir. ve böylece daha eleştirel kılabilmek yönünden faydalı bulmaktadır. "The Economic Approach to the Philosophy of Science". The British Journal for the Philosophy of Science. Vol. Kavranabilir Teoriler olduğunu görmekteyiz. Gerard Radnitzky. Bkz. 1987.114 208 Fayda maksimizasyonu varsayımı altında rasyonel bireylerin yapacakları tercihleri modelleyen seçim teorisi[choice theory] ve yapılmış olan tercihlerin gerekçelendirildiği açıklanmış tercih teorisinin [theory of revealed prefence] sırasıyla Popper ve Kuhn'un yaklaşımlarıyla olan koşutluklarına işaret edilmelidir. 5) daha çok olumlanmış. bilimsel teorileri seçim teorisi 208 çerçevesinde ele alarak iktisadi analize tabi kılabiliriz. s.bir teorinin diğer bir teoriye üstün gelebilmesi için sağlaması gereken kriterleri şöylece sıralamaktayız: 1) daha basit.

Methodology as an Exercise in Economic Analysis.114. Methodology as an Exercise in Economic Analysis. Şekil 1.Şekil 1. Teorinin Modellenmesi Kaynak: Boland.3. Paradigma Tercihi Kaynak: Boland. s.115 38 .2. s.

Machlup.Şekil-1. Şekil-3'te her bir teorinin[T1. bunu bir katkı olarak tanımladı ve kendi analizini derinleştirecek bir makale kaleme almamı tavsiye etti. daha testedilebilir olduğunda ise içeriği eksilmektedir.12. Şekil-2.210 Şekil-2 ise.V2.V1. G1.V3 eğrilerinden V2 ile T1 teorisinin MİF'nun kesiştiği P noktası ise bize Pareto optimumu vermektedir. basitlik ve genellik kriterleri üzerinden etkinlikleri değerlendirilmektedir.55. türev kavram olan metodoloji'den önce ele alacağımız metodun. Böylece bir teorinin daha cok olumlanmasını alternatifleri karşısında daha iyi bir teori olmasına delil sayarken seçim sürecimiz de belirginleşmektedir. S2. A. herhangi bir şeyi 209 210 211 212 213 Boland.V2. S4. eş-basitlik eğrileri olurken. s. T1. s. Böylece teorilerin birleşenleri olan modellerin.G. 62 39 . Bilimdeki ilerlemenin metafizik alanı dönüştürerek fzikleştireceği aşikârken. eş-genellik ve eş-basitlik egrilerinin teğet oldukları birçok etkin noktaya isaret ederken. Metot ve Metodoloji 'Metot ve 'metodoloji kavramlarının yersiz ikameleri gerçek bir cehaletin ürünü olarak kabul edilirken. söz konusu süreci de 'metafiziğin rasyonalizasyonu' olarak tanımlamak mümkündür. A. eğrilerin birbirlerini kestikleri noktalar ise etkin olmayan tercihleri temsil etmektedir. G5. Sayar'ın metodoloji sohbetleri vesilesiyle olmaktaydı... 211Bununla beraber. eş-genellik eğrileri olmaktadır. en genel kullanım biçimiyle: bir amacı gerçekleştirmek. söz konusu T1 teorisinin farklı modeller çerçevesindeki sunum problemini ele almaktadır. MİE. BÖLÜM: APRİORİZM VE APOSTERİORİZM ARASINDAKİ İKTİSAT METODOLOJİSİ 2.V3 eğrileriyle temsil olunan onay fonksiyonuna ihtiyaç duymaktayız. Methodology as an Exercise in Economic Analysis.T2. eğrinin üstünde kalan alan metafizik dünyaya.213 aradaki farkın izahı da kaçınılmaz olmaktadır. G4. bir hedefe ulaşabilmek için izlenen yol. Diğer taraftan. 113.212 II. T2.1. 112 5. Yani..209 Üzerindeki her bir noktanın farklı test-açıklama bileşimleriyle alternatif bir teorik kurguya işaret ettiği eğri ise. bu anlamda cari dönemde bilimin sınırı olurken. G3. altında kalan alan ise verimsiz bilimsel faaliyetlere işaret etmektedir. MİE[Metafiziksel İmkan Eğrisi] olarak tanımlanmaktadır. MİF seçtigimiz teori çercevesinde mümkün olan tüm etkin modelleri bize sunmaktadır. ilan ettiğimiz altı maddelik kriter çercevesinde teori seçiminin yapılabilmesi için -son safhada.2008 tarihinde L. 115.T3] MİF'i ayrıca gösterilmektedir. açıklayıcılık kriteriyle de T 2< T1<T3 şeklinde sıralanmaktadır. stratejiler bütünü. Söz konusu [etkin] noktaların birleşimi ise bize MİF'i[Metodolojik İmkân Fonksiyonu] vermektedir. Bu amaçla.y. Görüldüğü üzere daha çok değişken kullanarak daha tasvirci-daha açıklayıcı kılınan bir teorinin testedilebilirliği azalırken.. L. s.. Teste tabi olan teorilerin olumlanma derecesini ifade eden V1.y. G2. Methodology of Economics and Other Social Sciences. S3. araştırma. tüm MİF'in sınır noktalarının birleşiminin ortaya çıkardığı MS[metodolojik sınır] zarf eğrisi ise ait olduğumuz cari dönemdeki dünya algımızla bağlantılı olarak bizi sınırlamaktadır. S1. s. çalışma ve bir sonuç elde etmek için kullanılan akıl yürütme formu.. belli bir dünya görüşü çerçevesinde tanımlanmış değişkenler kullanılarak kurgulanabilecek teorilerin basit dinamiğini bize yansıtmaktadır. T3 teorileri testedilebilirlik kriteriyle T2> T1 >T3 seklinde.Boland'a 'metafiziğin rasyonalizasyonu' kavramsallaştırmasından söz ettiğimde. Bu bağlamda.Boland'ın akademik bir alçakgönüllükle ilk kez duyduğunu ifade etmekten çekinmediği söz konusu kavramsallaştırmaya aşinalığım ise A.

' (Bkz. Beşeri Bilim Teorileri. düşünmebilme düzeyi epistemolojinin. ii) inceleyeceğim güçlüklerin her birini mümkün olabilen en iyi çözüm için olabildiğince parçalara ayırmak. hatta.'kendindelik hali de başlı başına bir metoda işaret etmektedir. Diğer taraftan. 1997.' mottosuyla birlikte 'suje felsefesi' olarak girerken. Almanya'da 1770'ten itibaren Romantik akım çerçevesinde yaygınlaşmaya başlayan bu anlayışın. bir şart vardır: onu yaratabilmek. insanın 'kavramsız bilgisi' olarak tanımlayabileceğimiz bilinç höristik bir metoda dönüşürken. 'kurumların. 1945'te kaleme alınmış bir S. Sosyal Yayınları. Çağdaş Küresel Medeniyet: Anlamı/Gelişimi/Konumu. tüm bu üretimlerin faili olan insanın -kendi varoluşu üzerine düşünebilme yetisi olarak tanımlayabileceğimiz. düşünce tarihine 'cogito. farklı fenomenlere yaklaşıldığında ise.. "Yöntem Sorunu". s. Ankara. evrensel matematik akımını. Yöntem Üzerine Konuşma.. s. Derin Yayınları. İktisatta Yöntem Tartışmaları.' Bkz. metodik yaklaşımını şu dört ana ilke üzerine oturtmuştur: i) doğruluğunu apaçık olarak bilmediğim hiçbir şeyi doğru olarak kabul etmemek[. 2004.]ve vardığım yargılarda ancak kendilerinden şüphe edilmeyecek ölçüde açık ve seçik olarak kavradığım şeylere yer vermek. Konya. "Bugünün İktisat Felsefesi Yönünden Descartes Rasyonalizmine Bir Bakış". iki yanlı [teorik ve pratik] ve dört düzeyli i) varolma. s. 9) Doğanın. kurumlar. 1996. düşünce ve eylemde düzenlilik ve derli topluluk. 'tarihin bütün akışının yeniden başlamaları'. Duralı. İstanbul.114-115) Kısmi bir döngüsellik içinde ortaya çıktığını ileri sürebileceğimiz bu yapı. s. Ahmed Güner Sayar(Drl. varolanın bilgisi üretilirken metodun gerekliliği aşikardır. içinde(120-125). düzen ve ölçü ile yapılan her şeyi açıklayan bir genel bilim dalının bulunması gerektiğini ifade etmiştir: mathesis universalis[evrensel matematik] (Bkz. düşüncelerimi sıralamak iv) hiçbir şeyi atlamadığımdan emin olabilmek için. 216 Bu çoğaltımın sağladığı rahatlamayla. öyle ki doğru. düzgün ve uyumlu işlem olduğu söylenebilir.20 Kendi üzerine düşünme. varolma düzeyi ontolojinin. Bahar 2000.23) Descartes'te milad bulan [bugün özellikle iktisat bağlamında yoğun olarak tartıştığımız] söz konusu matematikselleştirme akımına ilk önemli reaksiyon ise Giambattista Vico[1668-1744] tarafından geliştirilmiştir. Aklın Yönetimi İçin Kurallar.yapmanın yolu. 1999. her yerde eksiksiz sayımlar ve detaylı kontroller yapmak. (Bkz. Rene Descartes. 'matematiksel modelli sistematik bir felsefe' inşa etmeye yönelirken.yine Almanya'da son zamanlarda Tarihçi Mektep 'ten ve onu andıran diğer empirik ekollerden(mesela İnstitutionalism 'den) tekrar nazari bir iktisat ilmine geçmek için yükselen seslerin felsefe sahasında da yeniden Descartes'a dönmek parolasiyle aynı zamana rastlaması elbette bir tesadüf eseri değildi. İstanbul. iii) dile getirme-iletme. Vico. sorunların ilerleme [terakki] terimleri içinde düşünüldüğü bir dönemde.35 40 .125. dil. İstanbul. yani herşeyi diğer disiplinlere modellik yapması gereken bir mükemmel bilim olarak değerlendirilmiş matematiklere indirgeme iddiasını şiddetle reddederken. düşünce-kavram 214 215 216 Ömer Demir. yaratılmışın kendisidir. s. Böylece. yönetimlerin ve hukukların dönüşleri' söylemi altında antik ebedi dönüş kavramına itibar kazandırırken. iktisat-çevre ve iktisat-matematik bağlamında alternatif gelişim patikaları arayanlar için bir kırıl(a)ma(ma) noktasına işaret etmektedir.. bu vesile metodun felsefeye girişi de Descartes ile olmuştur. Julien Freund. 214 Bu anlamda.. matematik tekanlamlılığını.). Ülgener.215 söz konusu dinamiğin çeşitlendirilmesiyle de metodik tekliğin kırılması ve bir metot çoğalmasına ulaşmamız mümkün olmaktadır. her bilimin kendi kesinliğini kendi düzenine göre tayin ettiğini ileri sürmektedir.23) Descartes. basamak basamak en karmaşık şeylerin bilgisine yavaş yavaş yükselmek için. Rene Descartes. kendi olarak geçerli görmüştür: 'bir şeyi tanımak için. 2006. Sabri F. (Bkz. Vico. heyecansızlığı ve tarafsızlığını temel almış Galilei-Descartes-Newton bilim anlayışından hareket eden maddeci-mekanikçi-rasyonalist paradigma'ya karşı Vico'nun görüşleri akılla izah edilemeyen manevi değerleri esas almaktadır. Böylece. doğal yapılarında peş peşe dizilmeyen şeyler arasında bile bir dizim bulunduğunu varsayarak. Doğru bilgiye ancak metot ile ulaşılabileceğini ileri süren Descartes. gelenekler ve hukukla meşgul olan 'yeni bilim'i [scienaz nuova] matematik normlara uyduğu için değil. matematiğin temel kurallarını felsefe'ye uygulamak suretiyle. s. ii) düşünmebilme. Metin Bobaroğlu. iv)deneme-uygulama] olduğunu ifade edebileceğimiz metodun. Böylece. akliliğe zıt olduğu için çağdaşlarının yok etmeyi denedikleri şeylerin sebepleri ve hayati anlamlarını yakalamaya çalışmıştır. varolanla kurulan ilişki biçiminin[metot] üretilen bilginin türünü[disiplin].Ülgener makalesinde şöyle tasvir edilmektedir: '. s. Verum ipsum factum. iii) en basit ve anlaşılması kolay nesnelerden başlayarak. Us: Düşün ve Ötesi. Vadi Yayınları. Makaleler. Morpa Kültür Yayınları. siyasi rejimler. Türk Tarih Kurumu. sanayileşmeye tepki göstererek bakir doğaya geri dönüşü taleb etmesi ise iktisat-insan. belirlediği kavranmaktadır. deneme-uygulama düzeyi de bilimin konusu olurken. dile getirme-ileti düzeyi linguistik ve iletişimin.

Blaug. Dolayısıyla metodolojistler de. 1996. s. bir bilim dalının otoritesine sığınmanın cazibesi ise vazgeçilmez olmaktadır. -pek tabi ki. buna vizyon adını vermektedir. yoksa pozitif bir disiplin midir?"sorusunu yersiz kılacak bir kavramsallaştırma sunmaktadır.hem de emredici[prescriptive] bir disiplin' ortaya çıkarmaktadır. Blaug. "Bilim Felsefesi".. metot üzerine olsa da. Böylece.1-2. 221 Schumpeter. kesinsizlikler dünyasında şüpheyle kalakalmamak için. 41. (Bkz.Myrdal ise beşeri idealler olmaksızın sosyal gerçekliğin çalışılmasını mümkün görmezken.217 Metodoloji ise kelime olarak 'metodun bilimi' anlamına gelirken. en azından philosophia'nın son solgun ışıkları hatırına söz konusu rant kontrol altına alınmalıdır.Einstein. s. Yöntem Sorunu. -grafi. Ancak M. hipotez kurma ve teorileri test etme olarak kendini gösteren zihni süreçlerinin belirli kurallarla desteklenmiş rasyonalizasyonuna denk düşmektedir. Bkz. kategorik tercihleri ve tercih edilen test süreçlerine denk düşen teknik prosedürlere işaret ettiğini. deney-gözlem-ölçü metodu bağlamında da bilim üretilmektedir. s.metodu bağlamında felsefe. 222 Böylece. bu kimliklerin muhtelif yansımalarından da haberdarız: Kendi alanında sıra dışı bir uzmanlığa sahip olmuş araştırmacılardan kimileri pasif duruşlarıyla bile metodolojik bir etki alanı yaratabilirken.[teorisyen ve teori üzerinden okunabilecek] bu eğilimleri metodolojist ve metodoloji üzerinden ele almaktayız. London. [Örneğin. en genel olarak belirli amaçlara ulaşabilmek için hangi metotların izleneceğinin formülasyonudur. Her ikisinin de amacı insanı. düşüncelerimizi yönlendirmekte ve çıkarımlarımıza anlam katmaktadır. bilimi topyekün bir teknokrasiye teslim etmekte olan çağımızın eğilimleri göz önüne alındığında.Friedman örnek olabilir.xii) 220 Teorisyenin ve metodolojistin kimi zaman birleşen kimliklerini ayırarak. 218 Sheila C. 222 S. temel kavramlarımıza yüklediğimiz değer imaları önceliklerimizi temsil ederken. History of Economic Analysis. Bilim. Schumpeter.36-37. çizim ve yazıma[ki bu bir tasvirdir]. Daha önce bilim felsefesi alt başlığı altında ele aldığımız bilim ve felsefe arasındaki ilişkiye metot bahsinde bir ek yapmamız gerekmektedir. Bahar 2000.metodolojistin 220 fikri kodlanmasının ürettiği eğilimleri de içerecektir. kimileri de aktif metodolojistliğin gerektirdiği tüm felsefi donanımdan geri kalmış olmalarına rağmen kaleme aldıklarıyla metodolojik tartışmanın seyrini değiştirmeyi başarabilmektedir.] (Bkz. Edward Elgar Publishing. -loji ise teorik bir sisteme işaret etmektedir. Felsefe ise tümel[bütünsel/külli] önermeler aracılığıyla varoluşu kuşatmaya çalışır. "Metodoloji normatif bir disiplin midir. estetik-imge metodu bağlamında sanat. biografi bir kişinin hayatının tasvir ve sunumuna denk düşmektedir.218Metodoloji.61. Bu inceleme. s. olan ve olması gereken her şeyin araştırmasını metodolojiye yükleyerek 'hem tasvirci[descriptive]. 1958. Dow.. Bu açıdan 'metodoloji' kavramını 'hem bir düşünce ekolünün üstlendiği metotları hem de bu metotların türetildiği dünya 217 41 . analitik gayretin ona hammadde sağlayacak pre-analitik bir bilişsel eylemce öncelenmesi gerektiğini ifade ederken. s. Methodology of Economics and Other Social Sciences. Bülent Gürkan. Brookfield.64. hem de bunların Bobaroğlu. Machlup. 219 Bir metot ya da metotlar grubunun tasvirinden ziyade teorilerin nasıl kurgulanmaları gerektiği üzerine oturan metodoloji tanımımızın dışladığı alan metodografi'ye denk düşmektedir. farklılığın kendilerine has metotlar üzerinden geliştiği açıktır. metodoloji. daha ziyade. bir ekolün metodolojisinin aynı zamanda onun modelleme teknikleri. bir metot veya metotlar kümesi değildir. ve [bunların] gerçekliğin belli bir tarzda kavramsallaştırılmasından ve öne çıkarılan akıl yürütme tarzından ileri geldiğini ifade etmektedir.. Machlup'un yaygınlaşamamış[:metodografi] kavramsallaştırmasına kayıtsız kalıp.) G. Dow. Bu anlamda. Gunnar Myrdal.221 Ancak bu eğilimlerin tespiti de yine metodolojik gayretin yükümlülüğü altında olacaktır. [Descartes'in madde 2'de önerdiği gibi] varlığı parçalara ayırarak. s. hayatı. Us: Düşün ve Ötesi. bilim çevrelerinin kavramsallaştırma. Value in Social Theory: A Selection of Essays on Methodology. s. ayrı ayrı incelemeyi konu edinirken tikel[parça/cüzi] bilgiyle uğraşır. sadece metodolojist olmak/olabilmek -en doğru reçetelerin kurgulayıcı olunsa bile-tam da T. Bu açıdan. yansız bir sosyal bilimin asla varolmadığı.219 bu teorilerin analiz ve kıyasları için hangi kriterlere gereksinim duyulduğunu incelemektedir. hem subjektif öğelerden beslenmek. Tasniflerden birincisine A. mantıkı sebeplerden dolayı da. (Bkz. Routledge&Kegan Paul. ikincine de M. bioloji canlıları inceleyen bilim olurken. The Methodology of Macroeconomic Thought: A Conceptual Analysis of School of Thought in Economics.Kuhn'un inceleme konusuna girecek şekilde-son derece cılız bir seçim [veya netice] olurken. The Methodology of Economics: Or How Economists Explain. Bkz. asla varolamayacağını ifade etmektedir.9.) Bu ayrım. Diğer taraftan. modelleme. inşa edilen teorilerin nasıl kurgulanmaları gerektiğini. evreni anlamak ve açıklamak iken.

Mill'in ondokuzuncu yüzyılı etkisi altına alan çalışmasının Klasik dönemden Neoklasik döneme geçerken doğan ihtiyaçları karşılamak üzere beliren muadili ise 1890 yılında J. Milton Friedman'ın iktisatın pozitivist standartlara uygunluğunu -çağdaş bilim felsefesine hiç atıfta bulunmadan. Dow. 225 2. Journal of Economic Perspectives. s. Bkz. Keynes tarafından kaleme alınan 'The Scope and Method of Po/itica/ Economy' olmaktadır. salt metot bilgisi olmaktan çıkarak stratejik işlevler ifa eden bir bilgi alanına dönüşmektedir.163-164. The Methodology of Macroeconomic Thought: A Conceptual Analysis of School of Thought in Economics. N. farklı metodolojik alternatifleri de karşımıza çıkarmaktadır.S.tartışmayı başarabildiği(!) yüzyılın en tesirli/en şöhretli metodolojik çalışması 'The Methodology of Positive Economics'in basım tarihi ise 1953 olmaktadır. Bkz.Robbins'ın ünlü tanımı şöyledir: 'iktisat. Robbins. s." (Bkz. Örneğin. An Essay on the Nature and Significance of Economic Science.55.2.) 223 224 225 226 227 42 . İktisat ve Metodolojisi İktisat metodolojisi literatürü esas olarak teorinin reddi/kabulü veya empirik teori tercihleri üzerine yoğunlaşmıştır. araştırmaları şekillendiren tercihleri ve teoriler üzerine inşa edilen yargıları yansıtma imkânı tanırken. Daniel M.objektif tesbitini yapmak durumunda kalırken. 223 Bu yüzden.2. aynı metodu kullanan araştırmacıların farklı metodolojik duruşlara sahip olduğu gözlenebilirken.3. 2002. T. Hausman. 115. tam tersine. İktisatta Yöntem Tartışmaları. Machlup. eğer 'veri serileri' olarak görme eğilimindeysek. yirminci yüzyılın ilk yarısındaki metodoloji tartışmalarına apriorizm ekseninde ivme kazandırırken. P. K. Methodology of Economics and Other Social Sciences. Hutchison'ın. L. Vol.R. s. Lionel Robbins'ın iktisata yeni bir tanım getirdiği227 'An Essay on Nature of Significance of Economic Science' kitabı. Samuelson'ın. iktisatı tüm sosyal hayattan soyutlanabilir olarak görme eğilimindeysek dedüktif bir metodoloji.W.Popper'ı iktisata tanıştıran çığır açıcı çalışmasının ardından. 2. No. s.15. "Economic Methodology in a Nutshell". Hutchison'ın 1938 yılında yayınlanan 'The Significance and Basic Postu/ates of Economic Theory' adlı çalışması ise iktisat metodolojisinin eksenini aposteriorizm'e kaydırmaktadır. eğer evrensel yasasalarla ifade edilebilir buluyorsak bu yasaları keşfe yönelen nomotetik bir metodoloji. betimleyici sonuçlarıyla denk operasyonel kavramlarla birlikte inşa edilmeleri gerektiğini öne çıkardığı 'Foundations of Economic Ana/yses' adlı doktora tezi 1947 yılında yayımlanırken.224 Metodoloji. s. eğer irdelenecek problemde. Oxford. sosyal. s. 'Prob/ems of Methodo/ogy-Discussion' makalesi ise görüşü veya vizyonu kuşatacak biçimde' kullanmaktadır. Bu temelde esas tartışılan ise iktisatın bilimselliği ve bilimsel olabilmesinin yollarıdır.226 J. Oxford Press. veya verilerin uygunluğunda farklılaşan yargıları var ise aynı metodolojik ilkelerin destekçilerinin araştırma ve analizlerinde farklı metotları tercih etmeleri de mümkün olabilmektedir. olgularla teoriyi test ettiğimiz pozitif bir metodoloji. çevresel ve kurumsal faktörler ile varlığı kavrayışımızla şekillenen fikri eğilimlerin sıkı dokunmuş birlikteliğinden ise farklı metodolojik tercihler doğmaktadır. amaçlarla alternatif kullanımlı kıt araçlar arasındaki ilişki olarak insan davranışlarını inceleyen bilimdir. varolan veya varsayılmış şartlarda.Mill'in 1836 tarihli 'On The Definition of Po/itica/ Economy: and on the Method of Investigation Proper to It makalesi bu arayışa denk düşen ilk çalışmalardan biridir. Metodolojik monizm/pluralizm/holizm tasnifi bu anlamda parçalı bir kavrayışa denk düşerken. eğer iktisadın ruhunu tarihsel araştırmalarla yakalayabileceğimizi öngörüyorsak da indüktif-literal bir metodoloji bizi beklemektedir. Dow.22. Sheila C. 1989. teorilerin. Economic Methodology: An inquiry. Demir.

Marshall.I. "Why is Economics Not an Evolutionary Science". s. insan davranışlarını farklı ve öngörülemez bulduğu için. Spiro Latsis. 1898. Oxford. Martin Hollis. 'Her ikisinde de. 14. 230 Thorstein Veblen. tam tutarlı olamayan ve çeşitli amaçlara sahip olan insanın eylemleriyle ilgilenen iktisatı. kesin temel bilgi yoktur.Backhouse. Bruce Caldwell.) (Bkz.) Hutchison. No. Keynesians and Austrians.e. 229 R. yüzyılın son çeyreğinde Mark Blaug. Uskali Maki. Routledge. London. bilim felsefesinin açık izahına girişmekte ve iktisadi teorilerin yanlışlamacılık kriteriyle hizaya çekildiği bir gündem sunmaktadır. Vol. Her ikisinde de. Hutchison. 1981. "Nobel Lecture: Unemployment and Inflation". 232 J. tam olarak rasyonel davranamayan.R. 231 İktisat.229 Bu bağlamda. Dow. The Quarterly Journal of Economics. Daniel Hausman. felsefenin bir dalıymış gibi muamele gören iktisatın doğa bilimleriyle arasındaki benzerliklere değinmiştir. Bkz. s. Cilt. A. Glenn Fox. her şeyden haberdar olamayan. Lawrance Boland. The Foundations of Economic Method. iktisadın kendine has karakteristiği göz önüne alınmadan kavranamayacağı açıktır. George Allen&Unwin. iktisadi yasaları yalın ve kesin olan yerçekiminden ziyade med-cezir yasalarıyla karşılaştırmaktadır. Milton Friedman. sosyal bilimler arasında doğa bilimlerine en yakın disiplin olurken. 1976 yılında Nobel Ödülünü alırken yaptığı konuşmasında Friedman. s. Her ikisinde de. The Journal of Political Economy. insan davranışını inceliyor olması nedeniyle fizik. D. Marx'ın fizik ve iktisatın epistemolojik denkliğini ve bilimsel bilginin yanılmazlığını ileri sürüyor olmasıdır. iktisat metodolojisinden yansıyan çeşitliliğin temeline inebilmek için 1898'de Veblen'in The Quarterly Journal of Economics'te ortaya koyduğu soruyu [:'îktisat niçin gelişen bir bilim değildir?']230 öne çıkarmak faydalı olacaktır.W.273. 228 43 . Karl Marks. Sheila C. s. Volume 12. hem sosyal bilimler hem de doğa bilimleri arasında sınıflandırılmasını gerekçelendirecek heterejon özellikler sergilemektedir. isimler çevresinde vücut bulan metodolojik yazının ele aldığı nüanslar da literatürün zenginleşmesini sağlamıştır. 2006. Çalışma. kimya veya tıp gibi bilimlere kıyasla şüpheyle yaklaşılan. bir çırpıda reddedilemeyecek bazı hayati doğrular içerdiğinin de altını çizmektedir.1-2. bir ders kitabı olmanın ötesinde. 32. sadece hiçbir zaman ispatlanamayan ama reddedilebilen geçici hipotezler mevcuttur. Explorations in Economic Methdology: From Lakatos to Empirical Philosophy of Science. bazen deney yapılabilir bazen yapılamaz..3. Principles of Economics.85. Gödel teoremi matematikte. 2003. Heisenberg belirsizliği fizikte. özellikle Mark Blaug'un 'The Methodology of Economics: Or How Economists Explain '(1980) kitabına bağlamaktadır. iktisat metodolojisinin bir alt disiplin olarak kabul edilmesini. Her ikisinde de. s.Hicks ise. Cosimo Inc. Friedman'a göre. sosyal bir çalışma alanı olarak Lawrance A.' (Bkz. Edward Nell. Bkz. Profesör Friedman'ın yaptığı kıyası oldukça tek taraflı ve yetersiz bulurken. Boland. (Bkz. 231 Doğa bilimleri ve iktisat arasında bazı farklar olsa bile bunların önemli unsurlar olmadığını ifade eden nadir isimlerden biri Milton Friedman'dır. s. pozitif bilginin büyümesi. Roger Backhouse. 451-452. T. London. New York. akademia'da iktisat metodolojisine bir alt disiplin olarak yer açılırken. hiçbir deney tam olarak kontrol edilemez ve deneyim kontrollü deneye denk delil sunar. Her ikisinde de. Samuelson'ın operasyonalizm olarak adlandırılan metodolojik katkısı. İktisatın bilimselliği açısından hala tartışılan bu sorunun. Basil Blackwell. Öyle ki.Marshall insanın sürekli değişen ve anlaşılması kolay olmayan doğasıyla ilgili olduğundan ötürü iktisatın doğa bilimleriyle kıyaslanamayacağını ileri sürmektedir. A. 1998. İstanbul. Eriş Yayınları.16. Friedman'ın bilimsel bilginin yanılabilirliğini kabul eden ihtiyatlı tavrı karşısında Hutchison'ın öne çıkardığı karşıtlık ise. analitik bir denge modelinin totolojilerden kaçınmak için dinamik süreçlerle kurması gereken bağdaşıma işaret etmektedir.Wade Hands vb.1963 tarihine denk düşmektedir. s.) 232 Alfred Marshall. kendini gerçekleyen kehanetse sosyal bilimlerde sözünü ettiğimiz kısıtlara örnektir. 1977. 135-136. açıklayıcılık iddiasındaki kesin olmayan hipotezlerle fenomenlerin öngörülmesi ve bu öngörülerin çalışmadığı yerlerde yeni hipotezlere ulaşacak şekilde onarılmalarıyla mümkün olur. 1998. kendi kendine yeterli kapalı sistem olmadığı gibi gözlemci ve gözlenen arasında karşılıklı bir etkileşim vardır. The Politics and Philosophy of Economics: Marxians. Kapital: Kapitalist Üretimin Eleştirel Bir Tahlili.228 Kısaca sıraladığımız bu güçlü isimler ve çalışmaların tesiriyle.

39(3). J. No.R. 280. Facts and Results of an Opinion Survey".tanımlamaktadır. iktisatın içine düştüğü durumu. araştırma kuruluşlarına veya kamuoyuna. hem de bundan duyulan rahatsızlığı yansıtmaktadır. 70. Bkz. entelektüel yönden üzüntü verici olan bu çeşit oyunların öğrencilere. Policy Options. 240 Ankete katılanların %64'ü matematiksel iktisat makalelerinin iktisat dergilerinde fazlasıyla yer bulduğunu ifade etmektedir. 239 American Economic Association ve Canadian Economic Association'a kayıtlı 250 iktisatçıyla yaptıkları anket çalışması da hem yaşanılan formelleşmeyi. Nobel ödüllü iktisatçılar ve önde gelen iktisadi cemiyetlerin başkanlığını yapmış olanlardan oluşan örneklem grubunda ise bu oran %70 olarak çıkmaktadır. akademik matematikçiler gibi. Mark Blaug. 4:2. Bu anlamda.e. s. katkıda bulunacakmış gibi satılmasıdır. temel prensiplerinde de gözlemlenebileceğini kabul etmektedir. Daniel M.Mill geleneğine bağlılığıyla bilinen D."238 H. araştırmalara destek veren hükümet organları.e. Bkz. İktisattaki matematikselleşmenin iktisadi bir rant arayışına denk düştüğüne inananların oranı %40 olurken[ayrıca %30'luk kararsızlar]. 1997. bir firmanın. s. s.422. Cambridge University Press. Value and Capital. Hausman. diğer taraftan da iktisadı 'hiçbir şeyin imkânsız olmadığı be/irsiz bir bi/im'e 236 dönüştürmektedir. Herbert G. 707. Gençliğinde matematiksel modeller üzerine uzmanlaşanların ilerleyen yıllarda daha az matematiksel çalışmalara yöneleceğine inananların oranı ise %63 olmuştur. Boland. A. kütüphanelerde akademik dergi ve kitapların satın alımından sorumlu komiteler.Hicks. J.. "Theory Appraisal in Neoclassical Economics". Economics.Hutchison için veri durumun tasviriyse şöyledir: "Hiç şüphesiz. bozulan dengenin verdiği endişeyle aynı noktaya işaret etmektedir:'Lisansüstü 233 234 235 440 J. kesinsizliklerin sadece iktisatın öngörülerinde değil aynı zamanda eğer evrensel genellemeler olarak kabul ediliyorsa. Bkz.291. s.Hicks de..W. 421.A.Hayek ve A. iktisatın ancak ileri derece matematik bilenlerin dâhil olabileceği akademik [ama faydasız] bir oyuna dönüşmesi tesadüfi değildir. bir taraftan iktisatçının sezgilerini güçlendireceği interdisipliner çalışmaların kapısını aralarken. New York. M. Grubel ve Lawrance Boland. dolaylı da olsa. s. s. The Politics and Philosophy of Economics: Marxians. Bu faaliyetlerin etki alanlarını genişletecek olan hedefleri bellidir: Üniversitelerde ders içeriklerini belirleyen komiteler. 234 Fizikçi. kimyacı veya biyolog'tan beklenilmeyenlerin iktisatçıdan beklenmesinin sebebi iktisadın kesinsizliğinde saklıdır.S. s. 250. 237 T.Mill.R. sanayinin veya ulusal ekonominin hatta dünya ekonomisinin işleyişine. 1939. mensuplarına rant sağlamak üzere belirli hedeflere yönelen baskı gruplarıyla açıklamaktadır. s.S. 3. Vol. The Uses and Abuses of Economics: Contentious Essays on History and Method.23.Viner. Oxford University Press.A. akademik iktisatçılar. The Inexact and Separate Science of Economics. Kyklos. September. The Economic Journal. 1970. Hutchison. Ancak.233 Bu yüzden J. 1992. "On the Efficient Use of Mathematics in Economics: Some Theory. konferansların gündemini belirleyen ve yayımlanacak makaleleri seçen editöryel komiteler. 235 Bu kesinsizlik. Hutchison. John Hicks. böylece sürecin algılanışına yönelik önemli bir özeleştiriye de ulaşılmaktadır.267. Cambridge. prestijli ödül ve ünvanlar sunan kuruluşlar.. Samuelson gibi iktisadın mahir(!) yönlerinin farkındadır: 'Saf iktisat biliminin şapkadan tavşan çıkarabilen sıra dışı bir kabiliyeti vardır-sözüm ona gerçekliğe işaret eden görünüşte apriori önermeler ile. Keynesians and Austrians. Vol. 'iyi oyunlar' oynamak hakkına sahiptirler. "Linear Theory".Blaug'un. %61'i ise genç iktisatçıları saf matematiksel modellerle donatmanın gerek kamu gerek özel sektörde görev alacakları daha donanımsız kıldığını ifade etmektedir. 1960.' Bkz. J.. 1997. Mc Graw-Hill. s. s. Paul A. A. Journal of Economic Methodology.G.Hausman. Oxford. 1986. İktisatta dedüksiyon taraftarı olup.Marshall 'sadece iktisatçı olanların'/'iktisatçıdan başka bir şey olmayanların iyi iktisatçı olamayacağı üzerine tam bir uzlaşı içindedir. Grubel&L.433-438 44 .265 236 237 238 239 444 Daniel M.240 Anne Krueger'in American Economic Association için hazırladığı rapor ise. s. F. gerçek dünyayı anlamaktan vazgeçen modern iktisatı hasta ilan etmesinin tesadüfi olmadığı gibi. Hausman. 93. "Ugly Currents in Modern Economics". Samuelson.

3. Vol. 2000.242 A. Bu nedenle.I. indüktif/dedüktif. 1991.3. D.W. gerçeklikten kopma pahasına tüm zaman ve mekanlarda geçerlilik iddiası taşıyan çalışmaların peşine düşmesine yol açmaktadır. No. Bu sebeple. Friedman metodolojisini uygulamalı sosyal bilim olarak ele almasından ileri gelmektedir.13 Mark Blaug. Stephan Boehm ve Diğerleri.Mayer. Edward Elgar.247 iktisat ve metodolojisinin tarihsel beraberliği önem kazanmaktadır.en çok atıfta bulunulan 246 makalesinin [The Methodology of Positive Economics-1953] 'varsayımların gerçekliğini gereksiz gören' ilkesiyle gösterdiği koşutluk göz önüne alındığında. felsefe ve iktisatın kesişiminde varlık bulan disiplinin filozof metodolojistlerin öncülüğünde inşa edilmiş olması şaşırtıcı olmazken.' 241 Soyut teoriye dönük bu güçlü eğilim. s. Cheltenham. Journal of Economic Literature. "Did Milton Friedman's Methodology Licence the Formalist Revolution?". 508-511. 45 . "Is there Really Progress in Economics". Filozof-metodolojist Hutchison/Blaug ikilisi Friedman'ı mahkum ederken. Bu süreçte. salt pratik kaygılarla sahaya inmiş olan iktisatçıyla kurulan ilişki de ayrı bir anlam kazanmaktadır. Edward Elgar Publishing. Edward Elgar Publishing. iktisat metodolojisinin en popüler -en çok okunan. No:1.Debreu'ya 245 atfedilse de]. Terence Hutchison. s. s. Aldershot. Friedman'ın iktisatta varsayımların gerçekliği gereksinimi ortadan kaldırırken formalizme yol verdiği iddia ederken.Arrow&G. olup bitenleri iktisadi bilgi piyasasındaki bir piyasa başarısızlığı olarak görmekte. bölünüyor olmaları kayda değerdir. 162.by. Journal of Economic Methodology. s. Krueger. bilim felsefesini iktisata tatbik ettiğimizde ise iktisat metodolojisi doğmaktadır.10 M. "What is Wrong with Economics is What is Wrong with its Methodological Foundations". Ed. 1991. 2. Friedman'ın iki basit ilke üzerine inşa edilmiş metodolojisini hatırlamak bu bölünmeye anlam verebilmek açısından faydalı olacaktır: i) varsayımların gerçekdışılığı ii) öngörülerin isabetliliği. normatif/pozitif.1044-1045.dn. 2003. diğer taraf ise öngörülerde isabeti öne çıkaran empirik tavrıyla Friedman metodolojisinin ithamlardan bağışık kılınabileceğini ileri sürmektedir. December.Hutchison ve T. iktisatta gerçeklikle kurulan ilişkinin zayıflamasına yol açan eğilimlerin.Ansari ise iktisatın yanlışlarının metodolojik temeldeki yanlışlardan ileri geldiğini ileri sürmektedir. 2002. Friedman metodolojisi ve iktisatta formalizmin gelişimi arasındaki ilişkiyi yanılgısız bir şekilde değerlendirebilmek kolay değildir. s. analitik/sentetik. T. "Report of the Commission on Graduate Education in Economics". Thomas Mayer. bu konu söz konusu olduğunda. historik/ahistorik vb. Vol. nomotetik/idiografik.I. The Inexact and Separate Science of Economics. Mayer'in olumlu tavrı ise. Ansari.3. Hausman. akademik iktisatçıların tarihsel ve kurumsal çalışmalardan ziyade.Robinson'a 244 veya K. Methodus. On the Methodology of Economics and the Formalist Revolution. Is there Progress in Economics: Knowledge Truth and the History of Economic Thought. T. s.24. tasnifler temelinde iktisadi yaklaşımları ele alan iktisat metodolojisinin öncelikle kendi eğilimlerinin kavranması faydalı olacaktır. s. Truth Versus Precision in Economics. 243 Bu noktada. İktisat Metodolojisinin Temel Eğilimleri Bilimsel aktivitede ortaya çıkan iktisadi tavır bilim felsefesini doğururken.Mayer gibi hemen her konuda uzlaşı içinde olan yetkin iktisat metodolojistlerinin bile. Bkz. 519. 10:4. Bu noktada. teorik/empirik.programları gerçek iktisadi olaylardan bihaber fakat teknik becerilerle donatılmış bir dolu ahmak bilginden oluşan bir nesil üretmektedir. 27. Parçadan[tikel/cüzi] bütüne[tümel/külli] varmaya çalışan pratisyen ile.Blaug. bütünden parçaya inmeye çalışan filozof-metodolojist arasındaki ilişkiyi anlamlandıran ise bağımlılıkların keşfedilme süreci olmaktadır. 29. M. bir taraf. bilimselliğine kanaat getirilen kıstaslarla iktisatın doğru icra tarzını sorgulayan 241 242 243 244 245 246 247 Anne O.110. [her ne kadar formel devrimin temelleri J. 1993. Cheltenham. apriori/aposteriori.Wade Hands.

1. Journal of Economic Methodology.) iktisatçıların iktisat politikasına yön vermede kaşılaştıkları başarısızlıkların nedeni(. 2001. LSE yıllarında. Smith-Marshall denge kavramının iki payandasından [i) fiyat istikrarı. Friedrich August von Hayek..metodolojist. 8:1.A. Aprioristler J. nihayetinde iktisatçıya bir reçete sunacaktır. Stagflâsyon olgusuyla birlikte denge kavramı payandasız kalırken. s. hiç şüphesiz ki felsefeden gelecek dışşal ışıklara duyulan ihtiyaç artacaktır. kimi zaman büyük M-metodolojisi olarak tanımlanan felsefe odaklı iktisat metodolojisiyle. ne tarihten ne de metodolojiden medet ummadan kendi bildiğini yapması şaşırtıcı olmasa gerektir. büyük M-metodolojisini testedilebilirlik-yanlışlanabilirlik öğretisine eşitlemeyi tercih ederken. reel karşısında normun -anormal'e değil de. Sayar. kimi zamansa küçük m-metodolojisi olarak tanımlanan teknik odaklı iktisat metodolojisiyle aşılmaya çalışılmaktadır. on yıl sonra Outline of the Science of Political Economy' de konuyu daha ayrıntılı olarak ele alırken J. 4. Ancak. 8:1. apriorist yaklaşımın hala en kabul 248 Bruno J. teorinin iktisadi gerçekliğin yüzleştirdiği anomaliler ile baş edemeyerek operasyonelliğini kaybetmesi. Akerman içine düşülen durumu şöylece beyan etmektedir: 'teme/ sorun/arı konuşmanın sırası ge/di. Econometrica..6.3... "Annual Survey of Economic Theory: The Setting of the Central Problem". (Bkz. 251 1776 milad kabul edilirse iktisat metodolojisi sorunlarının bilinçli olarak tartışıldığı ilk çalışma Nassau William Senior'un Introductory Lecture on Political Economy(1827) adlı eseri olmuştur.) teorilerini dayandırdıkları bilimsel metodun yanlışlığıdır. Journal of Economic Methodology. Metodolojik sorun. Akerman'ın 1936 yılına denk düşen seslenişi elbette rastlantısal değildir. 1909 yılında İngiltere'de ilk kez resmen tescil edilen somut işsizlik gerçeğinin. "The Pretence of Knowledge". No.Mill'de 46 . "Towards a Useful Methodology Disipline". "Why Economists Disregard Economic Methodology". Vol. Cambriedge'in kamuoyuna hükmetmekle mahir Lord'una karşı savunmasız kalan Hayek'in.) 1929 sonrası yaşanılan söz konusu sıkışma. s. ii) tam istihdam] birini(—>ii) tasviye ediyor olması norm kurucu iktisatçıyı zora sokarken. No. 79.250 Büyük-M veya küçük-m tercihinin üzerinde çalışılan paradigmanın ya da bilimsel araştırma programın hangi safhasında olunduğuyla yakinen ilişkili olduğu açıktır.' Bkz. 1989. Böyle bir durumda. söz konusu arzın boş bir vaaza dönüşmesi kaçınılmazdır. 2. İktisat tarihinin 'yaptın' dediği ile iktisat metodolojisinin 'yapmalısın' dediği arasına sıkışan iktisatçının.248 İktisadi olgunun hâlihazırdaki teorilerle açıklanabildiği. Boland. operasyonelliğin yitirildiği. iktisatçı olarak yaptıklarımızdan kıvanç duymamız için çok az neden var(. İktisat Metodolojisi ve Düşünce Tarihi Yazıları. 6.. N. The American Economic Review.. L.S. s. normun reel karşısında işlemez hale dönüşmesi halinde yönelinecek alan ise yine metodoloji olacaktır. 1936 yılında 'Econometrica'da yayımlanan yazısında J. erken dönem iktisat metodolojisi çalışmalarından251 biri olmasından ziyade.S. 249 Johan Akerman. s.17-19.Mill'in.normal'e dönüştüğü genişleme dönemlerinde. Boland. işler gövdeyi ise model kurma sürecindeki teknik sorunların çözümüne odaklanan küçük m-metodolojisine emanet etmektedir. 1936. Frey.2. 250 Lawrance A.'249 Söz konusu sıkışma. 2001. s.W. Vol. pozitif heuristic'in kaybedildiği ortamda. 1970'lere varıldığında ise petrol şoku ile başlayıp önü alınamayan maliyet kaynaklı fiyat artışlarıyla birlikte kendini tekrar hissettirmektedir. sorgulanan yine iktisat biliminin dayandırıldığı yanlış metodolojik tercihler olmaktadır. 99.41. büyük oranda esas sorunu teşkil etmektedir. Keynesgil politikalar iflas ederken aldığı Nobel Ödülü[1974] vesilesiyle bu noktaya işaret etmesi anlamlıdır: 'iktisatçılar halen önerdikleri ve hükümetlere uygulamaları için ısrar ettikleri politikaların sonucu olan enflasyonun hızlanma tehlikesinden özgür dünyayı kurtarma işi ile uğraşıyorlar. Anomalilerle başedilemediği. 1836 yılında 'On the Definition of Political Economy: and on the Method of Investigation Proper to it' başlığıyla kaleme aldığı makalenin önemi. 3.Senior. İktisat metodolojisinin temel eğilimlerine ve üzerinden takip edilebilecek döngüselliğe bu pencereden bakılması büyük resmin anlaşılması açısından kaçınılmazdır. 1929 iktisadi kriziyle birlikte sorun hepten başa çıkılmaz bir hal almıştır.. Nobel Lectures and 1989 Survey of Members.

bütüm durumlara uyan bu koşulun söz konusu olgunun nedeni olduğu söylenebilir.165.Mill'in epistemolojik duruşu.by. bu farklı koşulun olgunun nedeni. 257 J. Mises. Kalıntılar metoduna göre.56-57. eğer bir olgu.252 Genel bilim felsefesi yaklaşımında katı bir empirist olup.232. s. Vol. 48. Hausman. incelenen olgu bir durumda gerçekleşip diğer bir durumda gerçekleşmiyorsa ve bu durumlarda bütün şartlar aynı kalarak yalnızca olgunun gerçekleşmediği durumda tek bir koşul farklılık gösteriyorsa. konu iktisata varınca tersyüz olmaktadır. M. Daniel Hausman. Bkz. 141. "John Stuart Mill's Philosophy of Economics". s. geride kalan yönlerin geride kalan diğer nedenlerin sonucu oldukları görülür. 47 . 1996. İstanbul. Cambridge University Press. 2000. Machlup. J. Bilimsel Düşünme Yöntemi. Cambridge. s. saf aklın bir ürünüdür. Sosyal Yayınları. Bilgi Teorisi ve Mantık. 256 beşeri bilgiyi de [iktisatı ikinci gruba dahil etmek üzere] 'fiziksel bilimler' ve 'ahlaki veya zihinsel bilimler' olarak ikiye ayırmaktadır. 1984. Philosophy of Economics: An Anthology. Mill için empirik gözlem teoriyi oluşturmak için değil fakat doğruluğunu araştırmak için gereklidir. 1984.gören metinlerinden biri sayılmasında saklıdır. ya da nedeninin vazgeçilmez bir yönü olduğu söylenebilir. F. Vural Savaş. 1981. Volume Two: Symposia and Invited Papers. 252 253 254 kendisine iktisadi sorunların önde gelen yorumcusu olma şöhretini getirecek olan ünlü makalesini yayımlamaktadır. deneysel fizikteki gibi soyutlayıcı ortamlara politik iktisatın ulaşamayacağını ifade etmektedir.47-48.S. The Methodology of Economics: Or How Economists Explain. No. s.Mill. Ankara.52. Mill için aposteriori metodun ancak çok az nedensel faktörün etkin olduğu ya da faktörlerin kontrol altında tutulmasının mümkün olduğu durumlarda işler olmasıdır. s. ayrılıklar metodu. İktisatın Tarihi. belirli bir biçimde değiştiğinde diğer bir olgu da belirli biçimde değişiyorsa birinci olgunun ikincinin nedeni veya sonucu olduğu ileri sürülebilir Bkz. Vol. Ayrıklıklar metoduna göre.144 Mill'e göre indüksiyon dörde ayrılır: Uygunluk metodu.yerleşik öncüller olurken. Uygunluk metoduna göre. 255 460 256 257 258 259 John Stuart Mill. Bunun nedeni. 1994. eğer incelenen olgunun içinde yeraldığı iki veya daha çok durumda sadece bir tek ortak şarta rastlanıyor ise. indüksiyon problemini çözme çabası içinde253dört farklı indüksiyon tanımına ulaşacak kadar254 bu kavrama angaje olan J. Hausman. Mill.dolaysız deneyimle elde edilmiş olan teknik öncüllere denk düşmektedir. Character and Logical Method of Political Economy( 1875) eseriyle öne çıkan bir diğer isim ise John Eliot Cairnes olmaktadır. "On the Definition and Method of Political Economy".Robbins'in tanımlarını eklemleyerek ulaştığı apriorist tasvir şöyledir: 'İktisat bilimi apriori gerçeklerin sistemi. ticaret politikalarının milli servet üzerindeki etkisini iki ülke üzerinde karşılaştırmalı olarak deneyleyebileceğimiz bir ortamı kurgulayabilmenin imkânsızlığına değinirken.Weber ve L. Proceedings of the Bienal Meeting of the Philosophy of Science Association. Bu açıdan Mill. On the Definition and Method of Political Economy. olgunun belirli nedenlerin sonucu olduğunu bildiğimiz yönlerini ayırdığımızda.(:Weber) bir seri postüladan hareketle saf dedüktif sistemi olan(:Robbins) ve deneyim temelinde bir doğrulama ya da yanlışlamaya açık olmayan(:Mises) matematik gibi iktisat da evrensel kanunlara ulaşan tam bir bilimdir.258 İktisatın temel öncülleri ya sağlam bir içgörüyle elde edilmiş olan psikolojik öncüllere ya da -azalan verimler kanununda olduğu gibi. A System of Logic(1844) ve Principles of Economy(1875) kitaplarıyla epistemolojik duruşunu güçlendirirken. s. Siyasal Yayınevi. s. Ed. Knight. Daniel M. Mill için soyut bir bilim olan iktisat. kalıntılar metodu ve birlikte giden değişmeler metodu. Methodology of Economics and Other Social Sciences. iktisatı bu temelde ele alınabilir bir disiplin olarak görmezken. Blaug. Ernst von Aster. Belirli nedensel faktörlerin nasıl işleyeceğini tanımlayacak olan da -bu sözü edilen. Yıldırım. geometri gibi varsayımlardan doğmakta ve apriori metodu kullanmaktadır.S. On the Definition and Method of Political Economy. Örneğin Mill. 462. esas olarak tek bir faktör dışındaki tüm diğer faktörlerin sabit tutulduğu ve sabit olmayan faktörün değişim sonuçlarının gözlemlendiği analizi öne çıkarmaktadır.S. Bkz. Daniel M. varılacak olan hükümlerin sağlamlığıysa dedüksiyonun güvencesi altına alınmaktadır.255 Ancak Mill. s.3. Mill. s.378. Philosophy of Science. Fritz Machlup'un L. 59.259 Neticede. s. Birlikte giden değişmeler metoduna göre. (:Mises) tıpkı saf bir aksiyomatik disiplin.(:Knight)' Bkz. "Philosophy and Economic Methodology".

Mill'in dedüktif metodu üç safhalıdır: i) indüksiyon ile eğilimler tespit edilir. Almanca konuşan dünyaya olan ilgisi. Todd G. müdahale olarak tanımlanabilecek olan teknolojik gelişimi öngöremediği için işlerliğini kaybettiğini ifade ederken söz konusu gözlemi işletmektedir. Mill.262 dedüksiyona karşıt olaraksa deneyi konumlandırmaktadır.Robbins.263Teori ve gerçeklik arasındaki fark özgün önermenin yanlış olduğunu değil ancak yetersiz olduğunu gösterir. dedüksiyon uygulanabilir.Robbins'in. eğilimlerin bilimi olmaktadır. Fetter. (Bkz. 263 Hausman. Ürünler bir kez üretildikten sonra insanlık bunları bireysel veya topluca istediği gibi tasarruf edilebilir.365.Zaten kesinliksiz bir bilim olan ve bu kesinsizliği 'sapma' ve 'müdahalelere' açık belirli yasalar içinde yaşayan 260 iktisat söz konusu gözleme mecburdur.N. çürütülmüş bir iktisadi öngörünün görmezden gelinmesinde ise oldukça mahir olan bu tarz doğrulamacılığın. müdahale ve sapma/ardan sıkıntılı. rantlarda yükseliş/karlarda düşüş bekleyen[ve de yanılan] Ricardocu rant teorisinin. "bu zenginliğin dağılımı için böyle değildir. s. hipotetik karakterdeki iktisat. ii) deduksiyon ile temel yasalar türetilir. ondokuzuncu yüzyıl iktisat metodolojisi karakteristiğinin tipik bir dışa vurumuna denk düşmektedir.15) L. Fakat. s.G.y. sonuçların doğrulanmak suretiyle geçerliliğinin değerlendirilmesinden ziyade ortaya konulan iktisadi akıl yürütmenin uygulanabilirliğini göstermektir ve bu yönüyle de. An Essay on the Nature and Significance of Economic Science. 261 Bu sebeple. Bu tamamen kurumsal bir konudur. İngiliz düşünce dünyasına Avusturyen iktisatı tanıştırmaya çalışan [1932 kitabında özel şükranlarını sunduğu]Philip Wicksteed'e ve onun 1910 tarihli Common Sense of Political Economy eserine bağlanmaktadır. "The Origins of Lionel Robbins's Essay on the Nature and Significance of Economic Science". Ludwig von Mises.51 471 A. induksiyon ve deduksiyonu tamamlayıcı metotlar olarak değerlendirilirken. 265 Lionel Robbins. yeni gelişmekte olan Politik İktisatı sakınma amacı taşıyan savunmacı metodoloji olarak tanımlanması yanlış olmayacaktır. 232. Adres Yayınları. Özetle. The Methodology of Economics: Or How Economists Explain. indüksiyon da keşfe dönük bir metot olarak kabul bulmaktadır. Robbins. sorun insan doğası ve dünyaya ait olup kuşku duyulamayacak apaçıklıkta kendini gösteren önermelerin uygulama sınırlarının çizilmesine eşitlenmektedir."(Mill) Öyleyse. 2005. 262 T. uzlaşım umutları kısa sürmüştür. Buchholz. amaçlarla alternatif kullanımlı kıt araçlar arasındaki ilişki olarak insan davranışlarını inceleyen bilimdir.264 Böylece.142.e. söz konusu iki metodun her zaman için iyi harmanlanamadığını ifade ederken.266 261 A.379. s. Ölü İktisatçılardan Yeni Fikirler: Modern Ekonomik Düşünceye Giriş. F. Susan Howson. Ancak. bir yandan da kendini tecrit etmiş olan İngiliz iktisadi düşüncesini kıta Avrupasına eklemlemektedir. John Stuart Mill's Philosophy of Economics. Ankara. Alman tarihselciliğinde reddiyesini bulan söz konusu apriorist tavır ondokuzuncu yüzyıl sonunda Marshall-J.Buchholz. 1935 tarihli 'An Essay on Nature of Significance of Economic Science' çalışmasıyla bir yandan Senior-Mill-Cairnes geleneğini yeniden canlandırırken. s. iii) söz konusu kesinliksiz yasalar doğrulanmaya çalışılır.76 266 İngiliz iktisadi düşüncesine Avusturyen iktisat ve metodolojisini taşıyan kişi olarak adı sıkça anılan L. Mill. Hans Mayer. ünlü [ 'iktisat. Richard Strigl. Hausman.Keynes uzlaşısı ile metodolojik bir denge noktasına çekilmiştir. s. s."(Mill)' Bkz. Philosophy and Economic Methodology. 465 48 .'] tanımının dipnotunda şu isimleri sıralamaktadır: Carl Menger. s. teorinin yanlışlanabilirliği hiç gündeme gelmezken.W. Kıta Avrupasında. Bu süreçte amaç. iktisadi gerçekliğin karmaşıklığıyla beraber deneyin imkânsızlığı kesin yasalara ulaşabilmeyi olanaksız kılarken. Principles'ta üretim ve dağıtıma dair şizofrenik bir yaklaşım sergilendiğini ifade etmektedir: 'Evrensel kanunlar üretimi kontrol etmektedir: "Seçimlik veya keyfi herhangi bir şey yoktur. Belirli bir teoriyi reddederken asla empirik bir gerekçe göstermeyen. Böylece. (Bkz. 264 Blaug.

paranın miktar teorisi bu şekilde çıkarsanan evrensel.75. Classical. Journal of Economic Methodology.H. 2002.77.10-11. ^ A. mal ve hizmetlerin değişim ve tüketimi gibi belirli sosyal olguların bilimi olmaktan çıkarırken. iktisadi önermelerin de postülalar serisinden türetilebileceğine dayanmaktadır. saf yasalardır. von Mises'in iktisat risalelerinin ya tercümesini ya da tıpkıbasımının yapıldığı bir projeyi de Hayek ile birlikte yürütmüştür. iktisatı praxeolojinin alt dalı olarak tanımlarken. s. 48 Blaug. 267 J.. s.Kıta Avrupasının öncü ismi Mises ve radikal apriorizme denk düşen metodolojik yaklaşımı daha önce derinlemesine ele alındığından. s. "A Conversation with Terence Hutchison". ne tarihsel düzenlilikler üzerinden işletilen indüksiyonu.76. 270 A. s. K.273Bununla beraber. ne de kontrollü deney sonuçlarını yeterli bulmamaktadır. Ayrıca.. s.7.Limited. s. Hayek.233. 9:3. Robbins de iktisadi öngörüye ihtiyatla yaklaşmaktadır. s. Onun çok sayıda Almanca notları vardı -ve Alman ustalar." Bkz. iktisat metodolojisinin seyri üzerindeki dolaylı etkisine işaret ederek.) Robbins'in Almancası sayesinde açılabildiği kaynaklardan atmış olduğu dipnotların. 49 .Walrasgil versiyonunun indirgendiği sınırlı rasyonel tercihlerin teorisine dönüşecek biçimde tanımlanmaktadır. Lionel Robbins. Yayınlanmamış Çalışma.. 272İktisatın bu gibi evrensel yasalara ulaşabileceği inancına rağmen. Maks. s.e. doğru bilgiye ulaşmak için gerekli otoritenin temellerini sorgulayan Robbins.. mantıksal pozitivizm ve Popper'i Almanya'da tetkik edip iktisat metodolojisine taşımış olan T. Neo-Klasik teorinin modern Neo. İktisatta Yöntem.e. sosyal bilimlerin iktisadi motiflere odaklanmış bir dalı olmasından ziyade iktisatın amaçlar arasındaki tarafsızlığı öne çıkarılmaktadır. Robbins'in sıralı tercihler varsayımına işaret etmekte. Ayrıca Mises'in amaçlı eylemi. 1945. s. Reason and Reality in the Methodologies of Economics. insan davranışının belirli bir yönü ele alınırken iktisadın History of Political Economy. Wicksell ve L. Robbins'in iktisat tanımı praxeolojiyi de kuşatacak genişlikte kendini göstermektedir. iktisatı üretim. Mises geleceğin belirsizliğini öne çıkarırken.78-79.268 Robbins'in epistemolojisi bütün bilimsel teoriler gibi.Hutchison'a sözü bırakıyoruz: 'Robbins'in hayatımda müthiş bir tesiri vardır. Robbins'in Almanca okuyabilmesini İngiliz akademisyenler arasında onu öne çıkaran başlıbaşına bir donanım olarak gördüğü belirtilmelidir. 269 Robbins. Bu vesileyle Avusturyen teorinin İngiltere'ye taşınmasında etkili olan Hayek'in. burada sadece Robbins ile aralarındaki koşutluğa işaret etmek yeterli olacaktır. John Hart. Bu insanları okumak istiyordum.271 Talep. azalan getiri yasası. Avusturyalılar vb.Max Weber. ii) [Üretim teorisinin temel postülası] birden fazla üretim faktörü vardır. Neo-Classical and Austrian Philosophy of Economic Science.77. Neo-Classical and Austrian Philosophy of Economic Science.88.270 [örneğin]fiyat teorisinin iktisatın kıt kaynakların alternatif kullanımına eşitlenen tanımından türetilebileceğini ileri sürmektedir. s. The Methodology of Economics: Or How Economists Explain. Robbins'in bütün Almanca notları için müteşekkirim. iii) [Dinamik teorisinin temel postülası] gelecek kıtlıklar konusunda emin olamayız. Hayek on Hayek. 275 Böylece. 47 Eren. Bkz. iktisadi önermeleri bütünüyle iktisat biliminin konusunun tanımında saklı olan deduksiyonlara dayandırırken. dağıtım. London. Haberler ve Machlup gibi ziyaretçi öğretim üyelerini de konferanslar verdirmek üzere davet etmiştir. An Essay on Nature and Significance of Economic Science. 36:3. Mises. s. s. 49 Maks.A.155.363. Mac Millan and Co. 413-414.(Bkz. 268 Fox. 2004. 275 Hausman.) Robbins.274 Robbins. Classical.267 Teorinin teorileşmesi sürecinde. Philosophy and Economic Methodology.. bölüm başkanı olduğu LSE'deki kadroyu 1929'da Hayek ve Lerner gibi yabancı hocalarla genişletirken. 269 Robbins'e göre iktisadi önermelerin türetilebileceği üç temel postüla vardır: i) [Değer teorisinin temel postülası] bireyler tercihlerini sıralayabilirler ve öyle de yapmaktadırlar. Robbins'in verstehen geleneğine yaslanan metodolojik monizm eleştirisinin sosyal ve doğa bilimleri dualizmini benzeşim değil ayrışım yönünde şekillendirdiği belirtilmelidir. Second Edition.

Stigler. Ed. Pigou olmaktadır. En acil ihtiyaçlardan biri.) Robbins. Zeitschrift für Nationalökonomie.kapsamı genişlemekte. 86. W. K. Hero.by. Tribe. Hutchison. s. Vol.N. Routledge.Lipsey'in ifadesiyle]sessiz sedasız kaleme a/dığı278 bu yazının işaret ettiği kırılma önemlidir. Robbins'in 1935'deki daha iyi bilinen yayını ilk yayınından temelde daha az Misesian ve daha fazla Neo-Klasik idi.) Robbins ise kitabının 1935'te çıkan ikinci baskısının önsözünde kitaptan 'cesur ifadeleri 276 50 . s. varsayımlardan hareketle sonuçlara ulaşıp. "Half A Century of Methodological Controversy in Economics: As Reflected in the Writings of T. totolojiyi iktisat teorisi için savunan. üç sayfalık önemli makalesinde başta R. The Scandinavian Journal of Economics.131. A.Terence Hutchison. olgularca deneylenmiş ve olgulara ters düştüğü ispatlanmış teorik yapıların keşfedilmesi işinin. Hutchison.40.by.' (Bkz. 1984. Sonuç. 280 Robbins ise altından kaymakta olan zemini henüz farkedememektedir. İktisat Metodolojisi ve Düşünce Tarihi Yazıları.) Hutchison'un Harrod ve Robbins'ın yanısıra eleştirel oklarını yönelttiği bir diğer isim ise A. (Bkz. 280 Sayar.Zeitschrift für Nationalökonomie'de yayınlanmıştır. "Present Position of Economics". An Essay on the Nature and Significance of Economic Science (1932)".' (Bkz. gerçek dünyadaki işlerlik dışlanmaktadır. Ludwig von Mises: Scholar. s.) Hutchison. No.302. Routledge. Creator. Diğer taraftan Hutchison. Harrod olmak üzere. kendisini The Significance and Basic Postu/ates of Economic Theory'e [1938] ulaştıracak esaslı bir yola girmekte.2.1360. 279 T. Şu satırların Robbins'e ait olması şaşırtıcıdır: "Günümüzdeki iktisatçıların gerçek bir ayıbının çok fazla testten geçmemiş teorileşme olduğunu düşünüyorum.276 İktisadın kapsama alanı böylece genişlerken. s.W. A. A. No. Rothbard da söz konusu durumun farkındadır: 'Ne yazık ki. dn. Rothbard. Robbins'in 1930'lar itibariyle Avusturyen etkilere kapanmaya başladığını ifade etmektedir. söz konusu kapanışın yansımalarını ikinci baskıdaki değişiklikler üzerinden izlemektedir: 'İkinci baskıda bir dizi değişiklikler var. (Bkz. Economic Careers: Economics and Economists in Britain 1930-1970. 363. Ed. bir parça daha empirik olmuştur. s. Apriorizmin zayıflamasını sağlamaya çalışmış. iktisatçıların bir takım varsayım ve kavramlardan yola çıkarak soyut gerçeklere ulaşıyor olmaları. iktisat teorisi ve pozitif iktisat adına ortada dolaşan analitik söylemin müstakil varlığı olurken. 277 Lionel Robbins. sadece totolojik formülü iktisat teorisi için ileri süren iktisatçılarla yüzleşmekteydi.Coats. s. Vol. A. Revista di Politica Economica.W.1997. 3.F. "Terence Hutchison". s. W." 277 Robbins'ın 1959 yılında bir İtalyan dergisi için [R. Hutchison. teorilerin boş kelime kovanlarına dönüşme dinamiğini totoloji kavramına atıfta bulunarak yakalarken. Connecticut. JAI Press. 5.W. 1950 sonrasında Robbins'in LSE'deki 'Genç Türk/er' George J. Hutchison". vol.2. "Review of L. Hart. London. vol.C.216. empirik çalışmaların hızlandırılmasıdır. Robbins.) M. 278 Richard Lipsey.49. kitabının ikinci baskısında Stonier'e karşılık verme ihtiyacı duyarken metodolojik ekseninde ise henüz kesin bir kayma söz konusu değildir. Methodological Controversy in Economics: Historical Essays in Honor of T.2. Ed. 417-424. "A Note on Tautologies and The Nature of Economic Theory". Bu açıdan.W.. Coats. sosyal bilimlerdeki emperyal yayılmasının önündeki engeller de kaldırılmaktadır. K. Robbins'in metodoloji anlayışının bir eleştirisi olarak kabul etmektedir. Stonier. Hutchison'ın özellikle altını çizdiği metodolojik yanlış. 281 Ancak. Coats.by. hatta buna gerek bile olmadığı fikrinin ise sonraki yıllarda aynen korunduğunu ifade etmek mümkün olamamaktadır. 1934.1997. The Review of Economic Studies. A Conversation with Terence Hutchison. ancak bunları teste tabi tutmaktan imtina etmeleridir. s. (Bkz. "Economics: The Imperial Science".279 Hutchison. s. Robbins'in kitabında ileri sürdüğü varsayımla teori arasında deneylenebilirlik anlayış ve arayışının olmadığı. 159-161.88.. Robbins'te karşılık bulmayan ilk tenkidin 1935 yılında 'A note on Toto/ogies and the Nature of Economic Theory' makalesiyle genç Hutchison tarafından sergilendiği belirtilmelidir. 1983. 1935. Tribe. 37. 281 Alfred Stonier'in Robbins'in kitabı hakkındaki değerlendirme yazısı -Hutchison'ın makalesiyle eşzamanlı olarak. London. bu makaleyi L. s. W. "Richard Lipsey" Economic Careers: Economics and Economists in Britain 1930-1970. 1959.

Archibald'ın An Introduction to a Mathematical Treatment of Economics(1967) kitabı öne çıkan önemli çalışmalardır. laboratuar ortamında çalışan bilim adamı edasıyla konuya yaklaşmaktadır.hareketiyle birlikte aşikarane yüzleşmek zorunda kaldığı eğilimler ise yoksayılamaz bir dönüşüme işaret etmektedir.R. 26.Lipsey'in ünlü ders kitabı Introduction to Positive Economics(1963) ve C.264. The Philosophy of Science.E.Hutchison tarafından ifade edilmiş olması anlamlıdır. 1967. Bernard Corry.Popper'in 1946'da LSE'ye katılmasıyla birlikte Robbins'in fikri olarak da kayıtsız kalamadığına hükmettiğimiz283 söz konusu aposteriorik tavrın. Richard Lipsey. and Economics. Hutchison. 51 . Hutchison. Hutchison. (Bkz. Introduction to Positive Economics. s. (Bkz. Solo'nun şahitliğinde aramaktayız. Viyana çevresi tarafından bile tam olarak kavranamamış olduğundan bahsetmektedir. özgün bir eserin hiçbir okuyucu tarafından ıskalanmaması gerektiğini ifade etmektedir. 284 M. 283 Robbins ve Popper'in LSE'de kesişen yollarının doğurabileceği fikri etkileşimin izini Robert A. Oxford.17-20. New Series. Measurement and Testing] adı altında seminerler tertip ederken. Bkz. (Bkz. canlandırıcı. Robert A.4. No.W. böylece Ocak 1946'da LSE'ye katılan Popper'in ilk lisansüstü öğrencisinin de muhtemelen kendisi olduğunu ileri sürmektedir.103. Lipsey.W. 213. s. Bkz. Blaug. Kurt Klappholz. daha 1938'de T. The Methodology of Economics: How Economists Explain. An Essay on the Nature and Significance of Economic Science.) 282 Robbins karşıtı yeni nesil LSE iktisatçıları 'Genç Türkler' olarak adlandırılmıştır. T. T. Popper". 'Genç Türkler' olarak 'Metodoloji. "Reviewed Work(s): The Logic of Scientific Discovery by Karl R. xiii. Popper ile müştereken yönetmek yükümlülüğünde olduğu söz konusu tez çalışması vesilesiyle metodolojisini gözden geçirebileceği yetkin bir kaynağa ulaştığını ileri sürmek yanlış olmayacaktır.A.W.) Robbins'in. R. 1977. 13) Hutchison. 217. 221) Bu süreçte. yasaların değil ancak eğilimlerin tespit edilebilir olduğunu hatırlatmaktadır. Sharpe Inc.83. 206. Blaug. R. Chris Archibald. Richard Lipsey. Kelvin Lancester ve Richard Lipsey.R.Solo. Bkz. (Bkz. s. Economica. kitabın İngilizce yeni basımı için kaleme aldığı değerlendirme yazısında böylesine kuvvetli. Solo. 284 çıkardığını' ifade etmektedir. kaliteli. Vol. 1934'te yayınlanıp neredeyse hiç bilinmeyen Logik der Vorschung'un.Robbins'in danışmanlığında yürüttüğü 'iktisat teorisinin önvarsayımları '[presuppositions of economic theory] tezine felsefi niteliği nedeniyle K.. London. Weidenfeld&Nicolson. s. s. 282 K. Lipsey'in aşırı güvenine ihtiyatla yaklaşırken iktisatın kesinliksiz yapısının altını çizmekte. Joseph Agassi. Popper metodolojisini bir karşı-devrim arayışı içinde yaymaya çalışmıştır. Robbins. 1959. L. M.Popper'in eş-danışman olarak atandığını ifade etmekte. iktisadı doğa bilimi olarak ele alırken. R. Knowledge and Ignorance in Economics. Lipsey. s. Basil Blackwell. Ölçme ve Deneyleme'[M2T=Methodology. s. New York. 1991.

63.by.W.W. 286 K.Samuelson öncülüğündeki bu tavır. 286 önemli. s. Vol.5-6 294 Oscar Lange. Böylece. Robbins'in ve J.22. 289 Daniel Hausman. dn. On Revolutions and Progress in Economic Knowledge".289 yol açıcı290 çalışmasından önce yirminci yüzyılın hakim metodolojik tavrının altını çizdiği değerler subjektivizm. 26. . alışılagelmiş apriorizme karşı da yetkin bir tenkide294girişilmektedir. s.33. s. iktisat metodolojisi tartışmalarının çağdaş bilim felsefesi tesirinde ve doğrultusunda yürütülmeye başlandığı bir döneme işaret etmektedir. Diğer bir uçta ise minimalist yaklaşım olarak. Aposterioristler285 T. 291 Alanındaki hakim kabulleri292 sarsarak klasik bir eser statüsüne ulaşan çalışma.Hutchison. Hutchison'ın 1938'de yayınlanan tesirli. LSE pozitivizmi ise kontrollü deneylere ihtiyaç duymayan ama iktisatı bilimsel bir çaba içinde deneysel ve kantitatif veriye odaklanmış olarak icra etmeye çalışan bir tavır sergilemektedir. 292 L. pozitivist dil ve düşünceyi de iktisat metodolojisine ulaştırmaktaydı. çağdaş dönem iktisat metodolojisi tartışmaları başlarken. s. Ataç Yayınevi. karmaşık gerçek dünyanın deneye dayalı ifadesi ile ilgili genel memnuniyetsizlikten kaçınmak için tavrını matematiksel modellerin inşasından yana koymuş ve modelin zarafetinin. s. XXII. 2005. Economica. -eğer var ise. 1968. 101. Cambridge University Press. ayrıca 'Profesör Mises'in dogmatik ve aşırı apriorizmine' de bir tepki olduğu. Beyond Positivism: Economic Methodology in the Twentieth Century. Hutchison kitabının amacını şöyle ifade etmektedir: L. s. Bu yaklaşımda. "Review of T. Daniel M. "Methodological Prescriptions in Economics". 1980.2. s.vasıtasız olarak ifade edilmiş olan temel metodolojik söylemleri esas alacağız. 291 Caldwell. 173. Kyklos.) 293 Caldwell. Critical Economic Methodology: A Personal Odyssey. Ed. Hutchison'ın eseri. vol. Amerikan pozitivizminde olduğu gibi. Hart. 2008. En iyimser yaklaşım.A. 287 Hausman. iktisat okulları arasında aposteriorik/pozitivist eğilimlere sahip yaklaşımların tasnifini dört ana başlık altında yapmıştır: i) Harvard Pozitivizmi. No. s. 290 Coats. Boland.W. Augustos M. New York. piyasa sistemine dayalı bir sosyal koordinasyon sisteminin tekrar doğrulanmasına hizmet edecek şekilde yeniden üretilmesine verilmektedir. ekonometrik yaklaşım önemli bir görev üstlenmesine rağmen. 288 A.Klappholz ve J.Coats. Philosophy of Economics: An Anthology. W. 118-121. İstanbul. metodolojik bireycilik ve iktisat teorisinin temel postülalarının apaçık karakteri olmaktaydı. iii) Chicago Pozitivizmi. Cambridge. Edward Chamberlin'ın erken dönem öğretilerinden beslenerek 'deneysel iktisat'ın geliştirilmesi çabasını temsil etmektedir. daha ziyade yardımcı bir araç olarak kullanılması gerekli görülmüştür. modelin varsayımlarının gerçeğe uygunluğu ya da iktisat politikasına yararlılığından daha önemli olduğunu ifade etmiştir. Hutchison tarafından ifade edilmektedir. "Introduction" . 'İşe yararlılık' bu okulun takipçilerince anahtar kavram olarak ele alınırken. T. Hausman. s. P. iktisatta değerlendirmelerin "şayet X gibi bir dünya olsaydı ve iktisadi ajanlar Y gibi koşullara göre hareket etseydi. ii) MIT Pozitivizmi. Introduction. Kelley. Bu başlık altında söz konusu okulların teorik üretimlerinin denk düştüğü metodolojik duruştan daha ziyade. Robinson'ın 1932 yılına denk düşen çalışmalarına bir karşılık olarak kaleme alındığını bildiğimiz eserin. Routledge.2. London. Beyond Positivism: Economic Methodology in the Twentieth Century. 287 derinliğine nüfuz edici 288 . 1960. The Significance and Basic Postulates of Economic Theory. Harvard pozitivizmidir. Hutchison. Half A Century of Methodological Controversy in Economics: As Reflected in the Writings of T. Ekonomi Politik: Ekonomi Politikte Akımlar ve Bilimsel Bilgilerin Belirlenmesi. Hutchison. New Series.2. Boland.21. s.(Bkz. Chicago pozitivizmi ise Friedman'ın basitlikçi intrümentalizmi ve Becker-Stigler'in karmaşık onamacılığı(confirmationism) ile kendini göstermektedir. Söz konusu deneysel yaklaşım. 285 52 . öncelik i) politika yapıcılarınca kullanılacak pozitif teorilerin kurgulanması ve ii) neo-klasik iktisatın. (Bkz. Z gibi bir gözlenen gerçeklik ortaya çıkacaktı. 33. 293 Bu açıdan. dönüm noktası olan.39. Lawrance A. teorinin empirik olarak destekleniyor olmasını aramaksızın potansiyel olarak yanlışlanabilir olmasını yeterli kabul eden MIT pozitivizmi yer almaktadır.W. A Conversation with Terence Hutchison".3. Bkz." ifadesinden hareketle yapılması gerektiğini ileri sürmektedir. yirminci yüzyıl bilim felsefesinin iktisatla ilk bağlantısı olurken. Agassi. iv) LSE Pozitivizmi.99. 363). 1959.

John Hart. onu iktisadi düşüncenin yoksayılamaz otoritesi kılan şey."295 Buna göre pozitif iktisat.duyu'dan hareketle araştırmasına başlayan iktisatçı. dn. söz konusu siyasal pratiğin arkasında yatan felsefi önkabulleri çözümseme fırsatı bulmuştur.) Bu açıdan. bu açıdan. olmayanlardan ayırmayı. 'tarih' ve 'teori' arasına sıkışmış olan ilk dualizmin ünlü Methodenstreit ile hayat bulduğu aşikardır. bilimselliğin ölçütü olarak. Cambridge'teki lisans eğitimi sırasında tanıştığı Tractacus Logico-Philosophicus'tan. 193438 arasına denk düşen Almanya yıllarında Nazizmin yükselişine şahitlik edip. ayrıca önem kazanmaktadır.e. Üçüncü olarak.e.. aslında Kantçı bir 53 . A. 2009. Hutchison'ın iktisat teorisinin totolojilerden kurtulması için taslağını çizdiği empirik realizmin ilk basamağında Wittgenstein bulunmaktadır. aşağıya doğru giderek. tüm iktisadi önermelerin totolojik önermeler ya da empirik önermeler olarak sınıflandırılabileceğini ileri süren bir anlayış mevcuttur. koşulsuz ve sınırsız bir apriorizm ile yüzleşmek zorunda kaldığı Almanya yıllarında.22. Hutchison'ın bağnaz bir empirizme saplanmadan kurgulama başarısı gösterdiği metodolojiyi kavramak için coğrafyanın hakim entelektüel rüzgarlarının tespiti. Schmoller ve Menger'in şahsında. Son olarak. doğa bilimleri ve tarihsel/sosyal bilimler arasındaki dualizm tartışmalarının öne çıkardığı isim ise neo-Kantçı H.. tüm bunlara yol gösteren.2-3.40-45. Bu ortamda. pozitif iktisat içinde yer tutmuş 'ceteris paribus' ve benzeri varsayım ve postülaları teoriden ayırmanın gereğine inanmakta.İktisatı diğer sosyal bilimlerden ayıran 'saf teori' yapısının hakimiyetini açığa çıkarmada yardımcı olmak. s.. 'Beyond positivism' in Terence Hutchison's methodology: some surprising similarities with Frank Knight. bölünmüşlüğünü aktarmaya çalıştığımız söz konusu düşünsel yapıyla nasıl ilişkilendirilebilir? Schmoller ve Menger arasındaki tarih-teori dualizmini 'ideal tip' kavramsallaştırmasıyla uzlaştırmaya çalışan Max Weber ve fenomenoloji vesilesiyle Hume empirizmi-Descartes rasyonalizmini uzlaştırmaya çalışan Edmund Husserl'den etkilenen ismin iktisatçı Felix Kaufmann olması bizi aranılan cevaba sevk edecektir. Empirizm ve rasyonalizm arasındaki ikinci dualizmde rasyonalizm için saf tutan isimler ise von Wieser ve von Mises olmaktadır. hepsinin üstünde konumlandırılmayı hak eden 'put kırıcı' tavrıdır. pozitif iktisatın alanına giren konuların gerçekliğinin kaynağına inerken. Testedilemez. Bkz. The Methodology of Economics: Or How Economists Explain. Yayınlanmamış Çalışma. yasa ve ilişkilerini önce yukarıya doğru. dikkate alarak kurgulandırmak zorundadır..3 A. 298 Bu açıdan. (Bkz.. 299 Böylece bütün önermeler. fayda gibi temel kavramların bilimselliğini sorgulamaktadır. daha teorileştirmenin ilk aşamasında. Alman literatürünün dört temel dualizmi bünyesinde barındırdığı ifade edilebilir. önermeler. s.'saf teori'ye dahil olan önerilerin geçerlilik kaynağını araştırırken. Bu bakış açısıyla. beklentiler. 297 Hutchison için bu kavramsal çerçevelerin daha sağlıklı empirik temeller üzerine inşa edilmesi kaçınılmazdır. önermelerin nicelleşmesini savunmaktadır.Kaufmann'ın M. çözümlemeler ve teoriler için nihai bir ölçüt koymak zorundadır.296 Hutchison. eleştirel kaleminden yansıyan edebi zenginlik veya ironik üslubundan ziyade. ya da felsefi/metodolojik esaslarını.". s. The Significance and Basic Postulates of Economic Theory. Apriorizmin hipotez ve kavramları sorgulayacak eleştirel bir tavırdan yoksun olduğu ise aşikârdır. Hutchison'ın tezinin merkezinde. s. özellikle de 'ceteris paribus' varsayımını ve nihayet bu varsayımların kendilerini içeren esas kavramları aydınlatmayı muktedir kılarak. varsayımları ya da postülalarla bunların üzerine inşa edildikleri. bunların temellerini. 'sağ. 83. Blaug tarafından 'adeta başka bir dildeki Hutchison' olarak anılıyor olması da oldukça anlamlıdır. Ondokuzuncu yüzyılın düşünsel tesirlerinin hala canlı bir kabul bulduğu söz konusu dönemde. teorinin testedilebilirliğini alırken. 16. s. 295 296 297 298 299 Hutchison.. rasyonel davranış. 'saf teori'nin net bir tanımlamasına ulaşmak. denge. Blaug. Dolayısıyla. savaşa sürüklenen bir milletin zihni teslimiyetini gözlemleme imkanı bulan Hutchison. WittgensteinKaufmann-Popper sacayağına oturttuğumuz Hutchison aposteriorizmi. doğa bilimleri ve hermeneutik/verstehen arasındaki metodolojik dualizm ise neo-idealist Dilthey'i öne çıkarmaktadır. İkinci aşamanın eleştiri. analiz ve test aracılığıyla birincil aşamayı mantıksal olarak sağlam ve üstyapı için güvenli bir temele ulaştıracağı umut edilmektedir. Hutchison'ın istikrarlı yazın hayatının değişmez değeri. daha sonra.Rickert olmaktadır. F.

s. 303 Hutchison'ın 1938'deki eserinde işaret ettiği temel unsurları şu noktalarda toplamak mümkündür: i) İktisat teorisinin önermeleri Neoklasik iktisat düşüncesinin sistematiği içinde norm'a dönüştürülmesine rağmen somut iktisadi gerçekle ayrım olan. makul bir şekilde taraftarım. ne de daha aşağı olduğunu tartışmamaktayız. yine Hutchison tarafından. ikinci olarak da. ya da ciddi bir şekilde belirgin olmayan önermelerin numaralı bir listesini yapmalı. Popper'in Logik der Vorschung'unu okuması ise onu yeni bir kavramsal çerçeveye kavuşturmaktadır: Yanlışlanabilirlik. 1992. 300 301 302 303 54 . bilimin özü ise reele başvurmaya indirgenmektedir. 366. Oxford. Hutchison.7). öte yanda. hiç bir zaman mükemmel bir mantıksal pozitivist olamadım. Bunun. The Significance and Basic Postulates of Economic Theory. s. iktisat teorisinin felsefi çıkarsamalarla kurduğu açık bağlantıyı Wittgenstein Kaufmann . bilimdışı/bilim ayırımını apriori/aposteriori ayırımına oturtabilmek için giriştiği uğraşta testedilebilirlik ölçütünü Popper'le bir adım daha öteye taşırken. İktisat Metodolojisi ve Düşünce Tarihi Yazıları. Bu öykünmeyle.] ise Felix Kaufmann'ın 'Methodenlehre der Sozialwissenschaften'[1936] eseri vasıtasıyla ulaşmaktadır. Coats. Bunun böyle olduğınu düşündüm ve hala bu düşüncedeyim. bu önermelerin nasıl makul olarak testedilebilir olduğunu izah etmelidir. The Significance and Basic Postulates of Economic Theory.Popper sacayağına oturturken. Sayar. teste tabi tutulmadıkları için. söz konusu sürekliliği taşımamaktadır.. 129." 301 Hutchison. Changing Aims in Economics. Popper'den mülhem bu ayrımları iktisata taşırken yine ihtiyat doludur:'. analitik [totolojik] ve sentetik [empirik] önermeler olarak ikiye ayrılırken. Fakat yeterli bir şekilde ya analitik. açıkça iktisatta (sadece akademik fesefede değil) yeterli bir şekilde analitik veya sentetik olarak ele alınmamış. Ciddi ve oldukça tartışmalı bir konuda. 12. ilk önce. ben dogmatik olmamalıyım. analitik ve sentetik (yani bir yanda tamamiyle mantıksal veya matematiksel. analitik önermeler. Bir şans eseri. anlaşılabilir bir şekilde testedilemeyen ve ahlaki olarak açıklanamayacak önermelerle karşılaşmış olmayı da uygun bulmam. Popper'in şövalye yapılarak 'Sir' ünvanıyla taltif edilmesi sebebiyle. 11. Hutchison s. Meteorolog'un bilgisinin. s. şairin veya sanatçının bilgisinden bir şekilde ne daha üstün.20.' Bkz. Hutchison'un. 300 Hutchison.kesin bir ayrımla. Başka türlü düşünenler. ya da sentetik olarak açıklanamayan iktisatta önemli herhangi bir deneylenebilir önermelerin farkında değilim. asıl ve temel ilgileri büyük oranda doğa bilimlerinden türemiş olan Popper ve Lakatos 'un etkisi(.) Hutchison. Böylece.(Bkz. Birinin bu şekilde.tersyüz etmektedir. s. Mises-Robbins apriorizmini de-çağının hakim bilim felsefesi eğilimlerine yaslanarak. Half A Century of Methodological Controversy in Economics: As Reflected in the Writings of T. statik-olmayan. somut olgular karşısında yanlışlanabilecekleri için. iktisat teorisinin karmaşık bir faaliyeti için faydalı bir ayırım olduğu inancındayım.' Bkz. s. Hutchison. olgular karşısında süreklilik arzetmekte.. (Bkz. aktarılmaktadır. bilimdışı/bilim ayrımına yönelirken partizan bir bilimperestliğe düşmediği özellikle belirtilmelidir: 'Burada yapmaya çalıştığımız şey 'bilimsel' önerme veya problemleri 'bilim-dışı' olanlara karşı yüceltmek değildir. 'bu garip olaydan' biraz da Hutchison'ı sorumlu tuttuğu. iktisatın tatbikatı olmayan postülalardan arındırılması teklif edilirken. s.133. Terence Hutchison. Hart. Blackwell Publishers.. The Significance and Basic Postulates of Economic Theory. s. Terence Hutchison. iktisat metodolojisine taşıma başarısını gösterdiği analitik-sentetik ayırımı için yıllar sonra şunları dile getirmektedir: ". sentetik önermeler ise testten geçseler bile.. W. empirik ve tarihi) önermelerin deneylenmesine gayret sarfedilebilmesine ben..)iktisatın canlı. 13. analitik-sentetik ayrımına [ki temelde apriori/aposteriori ayrımından çok farklı gösterilemez. Bu ayırımın kapsamlı ya da tahsisi bir dikotomi olarak kabul görmesi durumunda bile. Hutchison. tarihsel boyutlu malzemesine çok da uygun düşmemiştir. Hutchison. A Conversation with Terence Hutchison. Popper ölçütünü iktisat metodolojisine taşıyan ilk iktisatçı302 olmaktadır..

Hutchison'ın saf teorik önermelerin ekserisini totoloji olarak ilan ediyor olması da analitik-sentetik dikotomisini işler kılma çabasına bağlanmaktadır. "Terence Hutchison's 1938 essay: towards a reappraisal".Agassi. 'katı çekirdek' önermelerin varlığı söz konusu bulanıklığa örnek olarak sunulabilir. ancak gerçekliğin eksiksiz gösterimine denk düştüğünden de şüphe duyulan. iktisatta. John B.233. Bkz. s. s. Methodological Prescriptions in Economics. Sonuç. "Hutchsion'ın metodolojik kriterleriyle 'Genel Teorinin' önerme mantığı reel karşısında nasıl bir uygunluk gösterebilir?" sorusuna cevap ararken. s. Blaug.Agassi. John Hart.'307 Bu durumda. bilhassa. yani önermelerin empirik içerikle yüklü olmaları gerekir. s. Hutchison'ın analitik-totolojik önermeleri yerine üçlü bir tasnife yönelmiştir: i) analitik-totolojik ii) ilkesel olarak bile testedilmesi mümkün olmayan sentetikempirik önermeler iii) en azından ilkesel olarak testedilebilir sentetik-empirik önermeler.354.Klappholz ve J.304 Hutchison'ın ifade etmek gayretinde olduğumuz metodolojik duruşunun birinci ayağı analitik-totolojik bir tespite. Hart'a göre klasik istihdam teorinin yetersizliğini ifşa etmiş olan Keynes gibi. Cheltenham. 10:3. 308 K. 305 M. Oysa Keynes şüphesiz empirik mevzuları ele almıştı. Davis.ilişkili değildir. Bu noktada. 'ceteris paribus'a dayalı hükümlerin içeriğinin belirlenmiş olduklarından tamamen emin olunmalıdır. Edward Elgar. Klappholz&Agassi. 306 Bu çerçevede Klappholz&Agassi. empirik olarak testedilebilir olmaları.Klappholz ve J.Hart'ın Hutchison(1938) ve Keynes'in(1936) eserlerine yüklediği anlam başka bir boyuttan seslenmektedir. Methodological Prescriptions in Economics.Nagel gibi modern filozoflarca pozitivist dogmanın bir yansıması olarak tanımlanmakta olduğu da belirtilmelidir. Klappholz&Agassi. D. Journal of Economic Methodology. Terence W. Bu demektir ki. s. 305 Nagel. idrakimizi kolaylaştıran. tüm doğruluğu ispat olunmuş önermelerin 'neticede' mantıksal olarak zorunlu[logically necessary] hale dönüşeceğinden ötürü. J. Fiyat sisteminin tüm iktisadi oyuncuların çıkarlarını uyumlaştıracak biçimde çalışıyor olması veya tüm iktisadi birimlerin kendi çıkarları doğrultusunda her zaman rasyonel hareket edeceğine inanılıyor olması aslında gerçek dünya hakkında yapılmış iddialardır ancak bir olayın kısıtlayıcıları olarak ortaya konulmadığından ilkesel olarak çürütülemezler.by.Blaug. klasik dedüktif metodun ilk eleştirel analizine girişmiş olan Hutchison da öncüdür.". fakat sadece testedi/ebi/ir ifade/i tartışın!' kuralını vazetmeye meyilli bulup. Bkz. söz konusu ayrımı 'Toto/oji/eri değil. 65. analitik [mantıksal olarak zorunlu] ve sentetik [mantıksal olarak bilinmeyen] ayrımının sadece bilimin pratik işleyişi açısından kabul edilebilir olduğunun altını çizmektedir. yanlış ilan ederken. The Methodology of Economics: Or How Economists Explain. Böylece. totolojik iddialar olarak değerlendirdiği savunulmaktadır: 'Kitabının Keynes'in 'Genel Teori'sinden iki yıl sonra çıkmasına rağmen onun iktisat teorisi araştırmalarından iktisat teorisyenlerinin çoğunun totolojiden başka bir şey anlatmadığı izlenimi elde edilmektedir. ii) Önermelerin. birinci kategoriye giren iktisadi kavramların sayısı azalırken. Nagel. ikinci kategoriye girenlerin sayısı artmakta. söz konusu 'analitik-sentetik' ayrımının E. we regret to find some of Professor Hutchison's basic tenets unacceptable and believe them to give unjustifiable support to the kind 55 . 307 K. The Handbook of Economic Methodology Ed. Hutchison'ın testedilmesi mümkün olmayan empirik iddiaları.64. ilkesel olarak testedilebilir olmalarına rağmen sanki kasten pratikte test edilmeye karşı gelen iddialar ve basitçe gizlenmiş tanımlar halindeki iddialar arasındaki hayati ayrımın bulanıklaşmasıdır. The Structure of Science:Problems in the Logic of Scientific Explanation. uyulması durumunda ise disiplin içinde ele alınacak kaydadeğer bir şeyin kalmayacağını ifade etmektedir. 2003.308 Oysaki teorilerin empirik 304 Bruce Caldwell. But while we are in sympathy with the broad intentions of his criticism and have great respect for his contribution. Hutchison'un iktisadi önermelerin çoğunu totoloji olarak karakterize etme eğilimde olduğuna kayıtsız kalınamayacağını ileri sürmektedir. bilimsel önermelerin söz konusu dikotomik ayrımına kayıtsız kalınsa bile.Wade Hands ve Uskali Maki. "Hutchison. 1998. Bkz. s. 306 İktisattaki metafiziksel.331.77. ikinci ayağı ise sentetik-empirik bir ideale dönüşmektedir.

310 Hutchison. [(ii)] analitik. daha sonra da. titiz ve eleştirel tavrı hiç şüphesiz entelektüel donanımının bir yansımasıydı.a) 'gözlem ile makul yanlışlanabilir' veya i. 56 .b) 'bazı makul olabilirin reddi' ve ii) 'diğerleri' formundadır. bütün makul olan yanlış önermelerin gözlemiyle makul bir şekilde reddedilebilir. No. zafiyet olarak tanımlanan bu noktanın incelikli izahına şöyle not düşmektedir: 'Hutchison iktisatçıların önemli empirik önermeleri sanki onlar totoloji ve tanımdan ibaretmişler gibi göstererek gerçekte koruma altına aldıklarını iddia ederken oldukça haklıydı. New Series. "Testability and Tautology in Economics". kitabının ikinci baskısının önsöz'ünde.Klappholz ve J. 27. 1992.106. T.. [^(i. Latsis.. M.. s.25. Routledge. Vol. s. [(i.85. Tarihsel şartlar. yoksa öngörülerine mi yaslanmış olduğu ise belirsizdi. Hopkins Üniversite si'ndeki derslerinde Hutchison'ı sert bir şekilde eleştirmekteydi. Robbins.Agassi. F. Seçkin bir dördüncü kuşak Avusturyen olan Machlup'un derinlemesine nüfus edici.) Ancak.a|i.158-160.6.içeriği[empirical content] sıfırlansa bile. hala bilgilendirici içerik[informative content] sıfırdan büyük olabilir. 63.. Burada. Hutchison. M. Hutchison önderliğindeki Popperci kanat karşısında Knight. XXI.1-22. Blaug. K. s. "Methodological Prescription in Economics: A Reply". gerçekte totolojik özdeşlik olan önermelerden mucizevi biçimde önemli iktisadi esinlenmeler çıkabilmektedir. Fritz Machlup. 1971. "The Problem of Verification in Economics".Blaug.85.51-52. Economica. 1960. bu yazıdan çok önce.. 1955.totolojik ifadelere denk düşmektedir.a=i. empirik olan makul olarak reddedilebiliyor ya da prensipte reddedilebiliyorsa. s. Philosophy of the Social Sciences. teoriyi totoloji olarak yaftalanmaktan kurtarır. (Bkz. s. gözlem ile makul yanlışlanabilir olan. K.312 Dolayısıyla. böyle bir ifade. Her ne kadar Hutchison'ın kitabının başlığı '.Klappholz ve J. Keynes'in genel teorisi[1939] ve Hall&Hitch'in makalesiyle beliren marjinalist çatışma[1939] ile beraber ortodoksinin önemli meydan okumalara maruz kaldığı bir döneme işaret ederken. Blaug. London. s.a^i. makul olabilirin reddiyle eş tutulmaktadır. On the History of Economic Thought. dolayısıyla iktisat metodolojisine uygun düşen trikomiyi ıskaladığı ifade edilmektedir. s. s..b)] Ancak.'313 Hutchison.22.1. s. konunun açıklığa kavuşmasına vesile olan 'The Problem of Verification in Economics' adlı yazısını 1955 yılında yayınlandı. dn. 161. No. söz konusu idialara. Yani. Hutchison'ın göremediği üçüncü boyut metafiziktir.b)] empirik ifadeler olurken. 315 309 310 311 312 313 314 315 impatience we sought to criticise. Hutchison.1. Machlup'un 17 yıllık bir gecikmeyle ortaya koyduğu eleştiriler salt metodolojik duruşundan kaynaklanmıyordu. eğer.309 Bu sebeple. Methodological Prescriptions in Economics. gerçeklere dayalı olarak inkar edilemez olan yanlış bir ifadeyi ele aldığımızda ise. Southern Economic Journal. von Mises. 1:1. Bkz. The Methodology of Economics: Or How Economists Explain. Bu durumda. Robinson ve Chamberlin'ın tekelci rekabet teorileri[1933]. Economica. bilgilendirici içerik testedilebilir olmasa bile. bu. Hutchison'ın ikili ayrımında bilimsel önermeler: i. New Series. Hutchison'ın yanlışlanabilirlik ölçütünü yanlış okuduğu.W. Coats. Joseph Agassi. No. Ona göre. 106.Agassi. bu iki ifade özdeş olmamakta. dn.W.Machlup. önce. [ve ondan alıntılayan Hart] Machlup'un 1955 makalesini çekincesizce bu ortam ve koşullanmanın bir ürünü olarak görmektedirler. böyle olmasına rağmen gözlem ile makul yanlışlanabilir olmayacaktır. teorinin teorileşme sürecini ele alan metodolojik düzlem de Popperci eğilimlerle şekillenmekteydi. makul yanlışlanabilirliğin muğlâklığı. The Significance and Basic Postulates of Economic Theory. 'Economica'da 311 cevap vermiştir. Hutchison'ın dikotomisinin yerini koruyabileceği anlamına gelmektedir.b)] dolayısıyla totoloji olmayan fakat yanlışlanamaz/testedilemez önermeler ortaya çıkmaktadır. ayrıca ifade etmektedir ki... The Methodology of Economics: Or How Economists Explain. kesinlikle. Friedman ve Machlup'un oluşturduğu müdafi [apologist] kanatın ortodoksiyi bağışık kılacak metodolojik tercihleri de dönemin bir ürünü olarak ortaya çıkıyordu. metodolojik duruşunu testedilebilir önermelere dayandırırken. bazı makul olabilirleri reddedecek. Vol. John Hart. Vol.314 Fritz Machlup. söz konusu testedilebilirlik ihtiyacının iktisat teorisinin varsayımlarına mı.27. Postulates of Economic Theory' bir ipucu veriyor olsa da. 1960. "Methodological Prescriptions in Economics: A rejoinder".Blaug. A.[^(i. Bkz.

. Ancak.D. Bkz.by T. s. iktisadi davranışlar hakkındaki önermelerin empirik olarak testedilebilirliğini kategorik olarak reddederek karşılık verdi: '. fakat zarif olmayan bir uslupla' kaleme alındığını iddia ederken. Hutchison'ın iktisat teorisine getirdiği yanlışlanabilirlik ölçütünü eğer aktüel saçmalık değilse.Schearer'ın kısa kitap tahlilleri yayınlandı. doğrulanamaz. [örneğin tüketiciler için fayda maksimizasyonu/firmalar için kar maksimizasyonu gibi varsayımlar için sağlanabilecek doğrudan sınamayı]. Vol. 1941. Vol.'(Bkz. ancak totolojinin doğabilir olması zaten bunu gerektirirdi. "The Significance and Basic Postulates of Economic Theory: A Reply to Professor Knight".'ın 'tartışmalı. Vol. No.) Knight.) Whittaker ise dipnot ve alıntıları yorucu bulsa bile.Machlup. 1939. 7. E.W.) Knight. s. 16. 2009.W. 1940. The significance and Basic Postulates of Economic Theory".) Knight. 193. 'The Significance. bağımsız "Machlup's misinterpretation of Hutchison's methodology".49. 8. s. Totolojiden. 1941. Bu arada ufak adaletsizliklerden muaf kalmamış.. empirik içerikten yoksun ilan edilip doğrulanmamış.Knight'ın Journal of Political Economy'de çıkan uzunca ve oldukça eleştirel yazısından önce A. Knight'ın 1940'ların hemen başında yaptığı eleştirilerin bir uzantısı idi. The Journal of Political Economy. s. şöhretli bir iktisatçı olarak genç bir istidadın eserine yönelttiği eleştiriler vesilesiyle de iktisat metodolojisinde yıllara yayılan tartışmaların tetikleyicisi oldu. Journal of Economic Methodology. 334-335. Radikal apriorizme karşı olup teorinin deneyime bağımlı olması gerektiğine işaret eden tüm iktisatçıları empirisist olarak tanımlayan Machlup. The Problem of Verifications in Economics. 135.. kısa cevabıyla birlikte tartışmayı sona erdirdi. anti-teorik empirisist yaklaşımın esas hatası. s.. Stonier. Knight. Vol. İngiliz empirisistleri ile Carnap ve Kaufmann'a bağlayarak tavrını yeniden ifade etti.1.) Hutchison. Economic Record. No. aynı zamanda bu varsayımlar üzerine kurulu teorik yapıları da reddetmekteydi. 317 Machlup'a göre bir ultra-empirisist. Vol. (Bkz. söz konusu güvensizliği aşmak için girişilebilecek istatistikî araştırmalar ve anket çalışmalarını.5. Hutchison'ı tüm varsayımların duyular aracılığıyla elde edilmiş objektif veriler vasıtasıyla bağımsız olarak doğrulanmasını şart koşan bir ultra-empirisist olarak işaretlemekteydi. 44. American Economic Review. "The Significance and Basic Postulates of Economic Theory: A Rejoinder".W. 138. yanıltıcı olmasa da gereksiz bulmaktaydı. kendi felsefi konumunu Wittgenstein.) Ardı ardına gelen bu tahlillerden sonra. H. Alfred W. Vol. Hutchison.Whittaker ve J. pek azdır' ifadesini kullanmaktaydı.49.1. A.(Bkz.W. No. "Review of T. T..316 F.Hutchison. Akıl yürütmesi kesin ve pozitif iktisata sempatik. F.testedilebilir önermelerle 'sağduyunun belirsiz kavrayışları' arasında çizilen kategorik karşıtlığın ve ancak iktisat teorisinde birincil karakterdeki önermelerin kabul edilebilir olduğunda ısrar edilmesi yanlış bir tavırdır ve hemen vazgeçilmelidir. 'bu kitabı okuyup ta istifade etmeyecekler muhtemelen. hipotezlerin testedilmesi ve gerçek bağıntıların tahminiyle kendilerini öncelikli olarak meşgul kılanlar.Hutchison.5.114-115.Schearer. s.) Schearer'ın değerlendirmesine göre ise: 'bu kitap. Böylece. öngörü gücünden veya açıklayıcılıktan yoksun olduğu sonucuna ulaşmak zor olmamaktaydı. vol. Hutchison". The Journal of Political Economy.753. oldukça önemli bir kitaptır. empirisistler şöyle tasnif edilebilir: i) teorinin yardımıyla çıkarsanmış olan sonuçların imkan olduğunda gözlemsel verilerle karşılaştırılmasını talep edenler. pozitivizmden duyduğu büyük rahatsızlığı ifade etmekte ve iktisattaki doğruların doğa bilimlerindeki gibi elde edilemeyeceğini verstehen öğretisine yaslanarak ileri sürmekteydi.e. No. Knight'in ileri sürdüğü itirazlar karşısında. The Significance and Basic Postulates of Economic Theory". Frank H. 128.W. The Economic Journal. "What is Truth in Economics?". s. Bu temelde.Machlup'un bu yazısı. Stonier. söz konusu sınıfın çeşitli katmanlarıyla birlikte var olduğunu ifade etmiştir. 1939. No. "Review of T. 15.D.48. Madde [iv] ultra-empirisistlere denk düşmek üzere.30. Journal of Political Economy. J.(Bkz. (Bkz. 4.7. 316 317 523 57 . dogmatik ve esasta yanıltıcı ve yanlış olarak değerlendirirken. s. iktisat teorisinin temel varsayımlarını redderken.Stonier. 735. 318 Machlup. (Bkz. yazarın geniş ve eksiksiz iktisat bilgisini dile getirmekten geri kalmamaktaydı.Machlup. 1940. ii) verilerin yorumlanması. iii) veri toplamakla ilgilenip hatta ham veri üretmek için tasarlanmış saha çalışmalarıyla dahi meşgul olanlar. Russell. F. Hutchison'a göre 'kesinlikle uçuk bir yazı' olan Knight'ın makalesi yayınlandı. Frank H. Edmund Whittaker. s. öyle ama bu alanda eksiksiz olan kitap hangisidir? (Bkz. Knight. "Reviewed Work(s):The Significance and Basic Postulates of Economic Theory. hayali ve gerçekdışı olarak betimlenen söz konusu varsayımlar üzerine inşa edilmiş olan hipotetik-dedüktif sistemin de yanıltıcı. iv) bağımsız olarak doğrulanmamış hiçbir düzeydeki analiz önermesini meşru çalışma alanı olarak görmeyenler. Terence Hutchison. alternatifin ne olabileceğini sorgularken. Hutchison. s.3.

anti-trust politikaları. tercihlerini tutarlı bir sıraya koyabileceklerini.e... A. varsayılan[assumed] ve çıkarsanan[deduced] değişimlerin gözlemlenmiş fenomenler ve gözlem verilerine denk düşmesi gerekmektedir. çıkarsamaya açık olduklarından. sonsuzdan küçük.e. empirik olarak testedilebilir olduğu aşikârdır. Sıralanan söz konusu çıkarsamaların. ulaşım-nakliye sistemi. 323 Hutchison. özel mülkiyet. a. daha açıklayıcı varsayımlara ulaşılıncaya kadar kabul edilecek olup. sofra tuzunun hanehalklarının çoğunun bütçesinde cüzi bir yer tuttuğu. rasyonel hareket edeceklerini. yurtiçi şeker fiyatlarında bir düşüşe sebebiyet vermeyecektir. s. Machlup. 9. tam. A. sıfır. A.80. muvazaalı. metodolojik kavrayışını 'aygıt/saf teorinin motoru/makine' metaforlarını kullanarak betimlemeye çalışmıştır. hem sentetik hem apriori nitelikteki [q bilinmeden. 83.tipi varsayılan şartlar: Malların çeşitleri (Dayanıklı-dayanıksız. çıktısı ise çıkarsanan etkilerdir. 321 Bkz. 319 58 . Şartlar hakkındaki özel varsayımlar 320 ise. Temel hipotezler değişmez parçalara denk düşerken. s. sözleşme icrası. höristik değeri olduğu müddetçe reddedilmeyecek olan bir ara kategoriye işaret etmektedir. s. 319 Machlup. 17. Machlup'tan iktisatta insan eyleminin teorileştirilmesi üzerine olan varsayımların olum(suz)lanmasının A. 10-11. banka kredileri uygunluğu (sıkışmış-genişlemiş likidite). likidite tercihlerinin esnekliği(sonsuz. örneğin şu hükümlere ulaşılabilir: -tuz fiyatlarındaki bir azalış. düşük-üstün. temel hipotezleri 'yüksek-seviyedeki genellemeler' olarak tanımlarken. tarım politikası.. beklentiler (esnek. belirsiz). düzensiz oligopol. bireylerin fırsatları değerlendirme çabasına sahip olacaklarını. doğa bilimleri ve sosyal bilimler arasındaki farktan doğarken. bozulabilir. belirli. b-tipi varsayılan şartlar: genel ticari görünüm (patlama ruhu. Bu yaklaşım.olarak testedilebilir olmayan 'temel(höristik) hipotezler' ile gözlemlenmiş olgu ve şartlara bağlı olduğu farzedilmiş olan 'özel(factual) varsayımlar' arasındaki farkı görememekten ileri gelmekteydi. parasal sistem. dış yardım programları.e.321Böylece katı empirik doğrulama varsayılan değişim için. Diğer taraftan. esnek olmayan. Bkz.). Felix Kaufmann. Makinenin açıklama veya öngörü aracı olarak hizmet vermesi isteniyorsa. 16. iktisat teorisinin temel varsayımlarını bağımsız bir empirik doğrulamaya konu etmezken. ne sentetik ne de apriori nitelikteki [p biliniyor ise. makinenin geri kalan tüm değişebilir parçalarına karşılık gelirken varsayılan değişimin[assumed change] de onun altında işlemesi beklenmektedir. s. merkez bankası politikası. doğa ve sosyal bilimler arasındaki farkın gayet farkında olduğunu ifade ederken.e. ünit. 322 Machlup. sosyal adet ve gelenekler.e. -yurtdışı şeker fiyatlarındaki bir azalma... 14-15. tüketim meyli(birden büyük/küçük). tuz tüketimini büyük oranda arttırmayacaktır. sonsuz. tamamlayıcı vb. ticaret birliği politikaları. 12. varsayılan eylem tipi ise iktisadi analizin bağımsız doğrulama gerektirmeyen temel postulalarını teşkil etmektedir. a) olaya b) duruma c) idareye/düzene bağımlı bir değişkenlik gösterdiği ifade edilebilir. kusurlu monopol). kanundışılık etiği. 1958. patent sistemi. bunların empirik olarak anlamlı olmalarına rağmen hiçbir bağımsız empirik teste ihtiyaç duymadığını ifade etmektedir.e. firma kanunları. 322 Bkz. Thames and Hudson. negatif. sıfır). iyimser-kötümser. A... ihtiyaç duyulan kavramın ise Weber-Schuetz çizgisinde tanımladığı an/aşz/abi/ir/ik[Verstândlichkeit] olduğunu ifade etmektedir. Bu önermelerden.. Machlup'un analitik makinesinin girdisi varsayılan sebepler. ikame. Makinenin. maliye politikası. s. şeker ithalatına getirilmiş olan kotanın varlığı da bu türe örnekler olarak sıralanmaktadır. özel varsayımlar da 'düşük-seviyede hipotezler' olarak tanımlanırken. muhtemelen bu farkın daha görülebilir olması gayretiyle. c-tipi varsayılan şartlar: yasal ve sosyal kurumlar. açıklamalarda [gözlemlenen değişim için] uygun sebebi seçebilmesi. Machlup. sıradan empirik yargılar da varsayılan şartlar için belirtilirken. pazar durumu (tam. bu ara kategoriyi. London. serbestlik anlaşması. Methodology of the Social Sciences. maliyet şartları (azalan. 323 Bkz. Bkz. Bkz. öngörülerde de [gözlemlenen değişim için] muhtemel etkiyi tespit edebilmesi gerekmektedir. p bilinemez] sentetik apriori karşısına. arz ve talep esneklikleri(pozitif.Kaufmann'dan almaktadır. A. s. artan. Maddelendirilmiş bu varsayılan şartları[assumed conditions] tanımlamak gerekirse. kusurlu polipol. q'nun kabulü gereklidir] işlem kurallarını yerleştiren F. 85. s. depresyon karamsarlığı). sabit marjinal maliyet). girişimcilerin de aynı risk seviyesinde daha fazla karı daha azına tercih edeceğini bu türden örnekler olarak sıralarken. 320 Özel varsayımların. mallar). makineyi makine yapan unsurları oluşturmaktadır.

2009. Vol. 1956. s. The Methodology of Economics: Or How Economists Explain.insan eyleminin sonuçlarının olum(suz)lanmasına göre daha zor olduğunun gösterilmesini talep etmektedir.4. Southern Economic Journal. esas önemli noktanın. Vol. s. bu sebeple de Hutchison'ı 'gönü/süz u/tra-empirisist' olarak tanımlamaktadır. iktisadi hipotezler için yapılan tüm sınamaların bir sonuca varamayacağının altını çizmekte de bir o kadar keskin olmasıdır. Böylece. elde edildiği ilkesel olarak fark etmez.22.. "Friedman and Machlup on the Significance of Testing Economic Assumptions". 57. s. Davis. John B.329 Dolayısıyla. Fritz Machlup.4. 2007. 277. 481. No. 'hipotezlerin dolaylı olarak doğrulanması'nın alternatifi değil. 73. tamamlayıcısı olarak kabul edilmesi olduğunu ifade etmektedir. kendi şahsi iddiasının[:do/ay/z doğru/amanın] kabulüne rağmen. Machlup. her bir varsayımın dolaysız deduksiyonla empirik olarak test edilebilir önermelere indirgenmesi şartı doğmaktadır. Hart. s.324 Diğer taraftan. Southern Economic Journal. s. 326 Machlup. "The Turn in Economics and the Turn in Economic Methodology". 'Mach/up's misrepresentation of Hutchison's methodology' makalesinde Hutchison'ın dolaylı doğrulamaya/testedilebilirliğe 328 karşı olmadığını. Rejoinder to a Reluctant Ultra Empicist. 481 Blaug. 483-484 Dolaylı test sürecini kısaca şöyle ifade edebiliriz: Eğer A varsayımı dolaysızca test edilemiyorsa. "Rejoinder to a Reluctant Ultra Empicist". The Journal of Political Economy. 59 . iş adamlarının eylemlerinin arkasındaki motivasyonun örneğin kar maksimizasyonu sebebiyle mi gerçekleştiğini test edecek dolaysız bir empirik çalışmanın. 14:3. "Professor Machlup on Verification in Economics".Friedman'ın metodolojik yaklaşımıyla vücut bulmaktadır. Journal of Economic Methodology. s.W."325 Oysaki M. Jack Melitz. 'varsayımların dolaysızca test edilmesi' şartının.1. iktisatta empirik araştırmanın önemini ısrarla ifade etmesinin yanında. 327 J.22. 1956. Machlup'a göre. temel varsayımlarının dolaysızca testedilmesi yerine ikame ediliyor olmasını. s. temel varsayımların dolaylı olarak sonuçlar üzerinden testedilmiş olacağını tekraren ifade etmiş olan Machlup'a karşı şöyle bir izaha girişmektedir: "Bu temel varsayımın testedilme koşullarının belirlenmesinin 'dolaysız' ve 'bağımsız' biçimde elde edildiği ya da sonuçların belirlenmiş testlerinden sonuçların çıkarsandığı varsayımlara. s. çıkarsanmış sonuçların makul testedilebilirliğinin. No. John Hart. geriye doğru dolaylı olarak işletilerek. Aposteriorik yaklaşımı parantezleyen varsayım-öngörü hattındaki söz konusu düğümün bir kördüğüme dönüşmesi ise varsayımların gerçekliğini gereksizleştiren M. fiili bir redde karşılık geldiğini ifade etmekte. Hutchison. Journal of Economic Methodology. Professor Machlup on Verification in Economics. 16:3. Fritz Machlup'un Hutchison ve Friedman'ın arasında konumlandırılmamızın nedeni. Vol. Blaug'a göre 'i/kese/ o/arak' oldukça fark eder! Bunun anlamı her bir hipotezin kendi başına dolaysız bir şekilde test edilmesini değil de. Hutchison.. No.329. bu durumda C önermesinin testedilebilirliği aynı zamanda A varsayımının dolaylı olarak test edilebilebilmesi imkanı sunmaktadır. buna karşılık her bir teorinin kendi başına dolaylı bir şekilde test edilmesini savunmak olurken. 1965. 56. fakat A varsayımı ve B varsayımı ile birlikte empirik olarak test edilebilir C önermesini sunuyorsa. "Machlup's misrepresentation of Hutchison's methodology". 487. bisiklet fiyatlarının artışını test eden bir çalışmadan daha zor olacağını kim kabul etmez? Bkz.85.38. Hutchison devrimi330 Machlup-Friedman ikilisi 331 vesilesiyle varsayım-öngörü balansının bozulduğu basit bir 324 325 326 327 328 329 330 331 T. tüm ayrışma ve sıkışma yine varsayımların testedilebilirliği noktasında düğümlenmektedir.

521 Friedman makalesine pozitif/normatif bilim ayrımını iktisata ulaştıran J. M. kapsamı ve uygunluğuna bağlarken. yirminci yüzyılın en tesirli-en şöhretli iktisat metodolojisi metnine dönüşen ünlü makalesi 'The Methodology of Positive Economics' iktisatın objektif bilim standartlarını karşılayabilmesinin yollarını sorgulamaktadır.4. Friedman'ın tekraren ifade ettiği üzere. Essays in Positive Economics. Frazer ve Lawrance A. 'özsel hipotezlerin gövdesi' olarak nitelediği teoriyi. şartlardaki tüm değişikliklerin sonuçlarını öngörebilecek bir genellemeler sistemi! 334 Friedman. (Bkz. 1983. 336 Bu anlamda pozitif iktisatın başarısı da.4. A. Friedman. University of Chicago Press.7. iktisatın fizik gibi objektif bir bilim olabileceğine inanırken gözlemci ve gözlenen süreç arasındaki etkileşimin doğurduğu zorlukların da farkındadır. bir şeyi bir şeyin yerine yapma hakkında gizli veya açık olarak pozitif iktisat temelli olması gereken bir öngörüye dayanır. pozitif ve normatif iktisatın muğlak sınırlarını netleştirmeye çalışırken. Ancak. Friedman. bir taraftan teori/totoloji eşitliğini ortaya koyarken.. Essays in Positive Economics. bu da. The American Economic Review. s.337 Friedman.5.' 335 Ancak. 60 . doğru iktisadi politikalar üzerinde uzlaşılabiliyorsa.3. bizim hipotezin tecrübelerle bir yere kadar kesin olmayan tarzda doğrulandığını söylediğimizde genellikle kastettiğimiz şeydir.. A. diğer taraftan da bu eşitliğin türediği mantıksalcılığın dayattığı saf doğrulamacılıktan kendini ayırmaktadır: "Olgusal deliller hiçbir zaman bir hipotezi ispatlayamaz. A. çalışmasının önceliğini de 'ayrık bir pozitif bilim inşa etme sürecinde ortaya çıkan metodolojik problemler' olarak betimlemektedir.9. sadece onu çürütmekte başarısız olabilir. Frazer&Boland."339 332 333 334 335 336 337 544 339 Milton Friedman. s.6. Essays in Positive Economics. söz konusu sistemin başarısını öngörülerin kesinliği. Bu ifadenin bilim felsefesi bağlamında açıkça ve kesin olarak denk düştüğü eğilim Popperci yanlışlamacılık olurken.N. s. fizikçinin elde edemeyeceği cinsten verilere ulaşma imkanı sağlamaktadır..s.338 Böylece.8.e.e.Friedman'ın 1953 yılında yayınlanan.e. normatif iktisat ve iktisat sanatını pozitif iktisattan bağımsız olarak değerlendirmemektedir: 'Her politika kararı. Popperci bilim felsefesiyle uyum göstermediğinin altını çizmektedir. Friedman'ın bu tavrını Popper'de olduğu üzere metodolojik monizm çatısı altında değerlendirmektedir. s. A. ahlaki durum ve değer yargılarından bağımsız objektif bir iktisat arayışındadır. William J. No. pozitif iktisatın başarısından ileri gelmektedir.1. Chicago. Bkz. s. s. Friedman.) Frazer&Boland.. s. s. 332 Friedman..e. nedenselliğin sistematik ve organize metotlarını öne çıkarmak için tasarlanmış bir dil. Frazer&Boland bu kısa ifade dışında Friedman'ın makalesinde hiçbir noktanın. 'açıklamaya niyetlendiği fenomenler sınıfındaki öngörü gücüyle' tartılmaktadır. A. maddesel içerikten yoksun bir totolojiler kümesi olarak tanımlamaktadır. Bkz. bu hiç şüphesiz normatif iktisatın gelişiminden daha ziyade. Boland. An Essay on the Foundation of Friedman's Methodology.Keynes'in ünlü kitabına olan hayranlığını ifade ederek başlarken. 73. 'bir şeyin ne olması gerektiği' ile değil 'ne olduğu' ile ilgilenen. 129. 1953. s. "An Essay on the Foundations of Friedman's Methodology". 132.instrümentalizme doğru çekilirken yegâne kutsanan değer ise teorinin öngörü gücü olmaktadır. Vol. 333 Yani.e. söz konusu durum sosyal bilimciye.

pozitivizm.iktisat.10. s. s. Philosophy and Economic Methodology. s. varsayımların gerçekçi olması ya da gerçekçi olmamasının fark etmediğini ifade etmemekte. s.e. Frank Knight. Henry Simons ve Jacop Viner ile politik iktisat çalışmaları. böylece yapıntıcılık[fictionalism].Friedman için sınırlı gözlemden türetilebilecek sınırsız sayıdaki mümkün hipotezin geçerliliği de alternatifleri arasından seçilebilme şartına bağlıdır. 'ilginç karışıklık' olarak tanımlarken. 10:4. Bkz. An Essay on the Foundations of Friedman's Methodology. s. iktisadi olgularla ilgili durumlardaki değişikliğin sonuçlarını tahmin etmek için kullanılan geçici kabul görmüş genellemeler kümesidir. Böylece varılan bu noktada. içerdiği belirsizlik ve tutarsızlıkların hatırı sayılır bir literatüre yol açtığını da ayrıca ifade etmektedir. Wesley Mitchell ile düşünce tarihi ve iş çevrimleri çalışmaları. Frazer ve Boland. 2003.e. Seçimde basitlik ve verimlilik kriterleri önem kazanmaktadır: 'Bir teori verilen herhangi bir fenomen alanında daha az başlangıç bi/gisiy/e tahminlerde bulunabiliyorsa 'daha basit. 'teori/erin an/am/ı/ığı ve varsayım/arın gerçek/iği hemen her zaman birbirine zıt o/urken'. . teori gibi] kavramların tanımlanmaksızın.s 235. A. instrümentalizm. pragmatizm. realizm ve sosyal yapısalcılık dahil olmak üzere.Friedman'ın.metodolojist olamayışı eleştirilerin temel kaynağı olarak ele alınabilir. bazılarının da bir diğeriyle zor uzlaştırılır olduğu bir tertip olarak tanımlamaktadır. James Angell ile parasal iktisat. Friedman'ın iktisat tanımı da metodolojik tercihleri doğrultusunda şekillenmektedir: ' . Bkz.) Bu noktada. birbirlerinden bağımsız oldukları öne sürülen iki testin[varsayımların gerçekliği/öngörülerin isabetliliği] tek bir teste[öngörü gücü] indirgenmesidir.. 14.başka hiçbir iktisatçının yanşamayacağı derece kaydadeğerdir. A. 496. "'The Methodology of positive economics'(1953) does not give us the methodology of positive economics". bir seçim problemiyle karşı karşıya bırakıldığını ifade etmektedir. (Bkz. yapılan tahmin daha doğru. gerçekçi olmalarına ihtiyaç duyulmayan varsayımların bazı önemli rolleri vardır: i) genellikle bir teoriyi tanımlamanın ve sunmanın ekonomik bir yoludur ii) bazen sonuçlarıyla hipotezin dolaylı bir testini sağlarlar ii) bazen teorinin geçerli olması beklenen koşulların belirlenmesinde uygun bir araçtır. 344 Hausman."340 Böylece. Journal of Economic Methodology.. s. Friedman. Friedman metodolojisinin belirginleşmesi açısından altı çizilmesi gereken bir asimetriye işaret etmek gerekmektedir. Friedman'ın makalesini FKarışımı [F-Mix] olarak yaftalarken. birçok doktrinin içerildiği bir menüyle karşılaşan okuyucunun. Friedman için. Friedman'a göre. A. kesin olarak varsayımların yüksek derecedeki gerçekdışılığının gerekliliğine işaret etmektedir! M8 A.A. s. Pratisyen iktisatçılar içinde en üst seviyede343 bir isim olan M.. (Bkz.) Mâki. 340 341 61 . 344 L. yanlışlamacılık. Boland ise.e. Essays in Positive Economics.e. Tek bir bilim felsefesi kaynağına atıfta bulunulmadan yazılan makaleyi D. 341 Bu temelde elde edilmeye çalışılan.39. bilim felsefesine hakim bir filozof. U. nihayetinde ulaşılan cesur hükmün altını da ısrarla çizmektedir.Mâki.. Öyle ki.23. teorinin tahminleri daha geniş bir alana hitap ediyor ve araştırmalar için daha fazla ilave yol öneriyorsa 'daha zengin'dir. A Critique of Friedman's Critics makalesinde oluşan literatürü etüt ederken.505. basitlik ilkesiyle varsayımları. hipotez.'342 Genel hatlarını vermeye çalıştığımız Friedman metodolojisinin karmaşık bir zihinle kurgulanmış olduğunu ifade etmek mümkündür. [varsayım. matematik ve iktisat eğitimi ardınca Chicago Üniversitesinde Henry Schultz ile istatistik.Hausman. Colombia Üniversitesinde Harold Hotelling ile matematiksel istatistik ve matematiksel iktisat. verimlilik ilkesiyle de öngörüleri [esasta instrümentalist] bir temele bağlarken. 343 Frazer&Boland'a göre Friedman'ın mesleki altyapısı -o günden bugüne. NBER'de [National Bureau of Economic Research] empirik çalışmalar. Friedman. Friedman metodolojisinin esas noktasına ulaşılmaktadır! Friedman. 133. Uskali Mâki.. 'gerçekten önem/i ve an/am/ı hipotez/erin gerçek/iğin vahşice yanlış betimsel temsil/eri o/an varsayım/ara sahip olduğunu' görmek ise zor olmamalıdır. malzemesinin birçoğunun belirsiz.

öyleyse hırsız girmemiştir. dn. "Boland on Friedman's Methodology: A Summation". Caldwell. P|. 350 Yani indüksiyon probleminin. 'saf bilim'in görmezden gelinmesi olarak değerlendirmiştir. Ayrıca. mantık bize iki argüman formu sunmaktadır: modus ponens ve modus tollens. 1987. Boland. P^Q. s. Şöyle ki. .521-522. içerilen yapıların karşılıklı tutarlılığı ve 345 346 347 348 554 349 350 351 352 Lawrance A.505. Modus Tollens ise. 351 Caldwell. Boland. Eğer hırsız girer ise. instrümentalizmin bilimi yalnızca 'uygulamalı bilim' olarak ele almasını. instrümentalizm'in Friedman'ın makalesinin yegane savunucusu olduğu yok sayılamaz. s. hâlihazırdaki instrümentalizm eleştirilerini sıralarken. makalesinde instrümentalizmin mantıksal analizine girişmiştir. History of Science and Its Rational Reconstructions. Modus Ponens. s. Journal of Economic Literature. makalenin içsel tutarlılığı konusunda haklıdır.182. hem de reddedilemez biçimde.Q|.P gösterimiyle ifade edilir.111. Popper. iktisat biliminin hedefini gerçeği arayan açıklayıcılık olarak konumlandıranlar için instrümentalizm kendiliğinden çökmektedir. Bkz.21.17. modus tollens'i tersine doğru işletmek ise "önce geleni reddetme safsatası" olarak anılır. No. "Boland on Friedman's Methodology: A Summation". Friedman'ın 'gerçekdışılık' kelimesini makalesinin üç farklı yerinde-üç farklı anlama gelecek biçimde kullandığını ifade etmektedir.Caldwell bu temelin. A.dikkatsizce ve karışıklığa yol açacak biçimde kullanılmasına 345 rağmen. Bkz. Alarm çalmıyor. Beyond Positivizm: Economic Methodology in Twentieth Century. [Örn.Nagel da. konvensiyonizmin[uzlaşımcılık] yozlaşmış bir versiyonu olan instrümentalizme göre. "Assumptions in Economic Theory".352 Bu açıdan. 348 Boland. hem evrensel doğru olarak gösterilemeyecek. [Örn: Bugün pazartesi ise işe gideceğim. doğrunun geriye doğru.381. "A Critique of Friedman's Critics". Popper. Boland'ın haklılığı anlaşılamaz.21 s. s. öyleyse işe gideceğim. Conjectures and Refutations: The Growth of Scientific Knowledge. s. 'doğruyu' varsayımdan sonuca 'ileri doğru' iletir. A Critique of Friedman's Methodological Instrumentalism. 1963. No. 1979. 'yanlışı' sonuçlardan varsayımlara 'geriye doğru' iletir. Bugün pazartesi. A Critique of Friedman's Critics. sadece öngörü aracı olarak işe yararlılığı mevzudur. s.e. Varsayımlar ve sonuçlar arasındaki mantıksal etkileşim.. Kabul etmek gerektir ki. s. makalede içsel tutarsızlık ve mantıksızlık olmadığına işaret etmektedir. Boland. instrümentalizmi tutarlı kılmaktadır. Lawrance Boland.366.2. Vol. [Yani.Q gösterimiyle ifade edilir.95. öncelikli hedefe instrümentalizmi yerleştirilmektedir. varsayımların doğruluğu sonuca[öngörüye] iletilebilirken yanlışlığı iletilemez!] Boland için söz konusu iletim mekanizmasını varsayımlar-sonuçlar[öngörüler] düzleminde kavrayabilmek. s. Vol. birçok doktrine temas ederek inşa olan Friedman metodolojisinin.sabittir. Bkz. Lakatos. her ne kadar Friedman'ın makalesiyle instrümentalizmi savunmak mümkün olmasa da. Journal of Economic Issues.381 Boland.] Modus tollens.349 Ancak. Benzer biçimde E. Bkz. A Critique of Friedman's Critics. teorilerin ne yanlışlığı-ne de doğruluğu mevcuttur. s. A Critique of Friedman's Critics. 513. Journal of Economic Issues.346 Boland'a göre makalenin açıkça dayandığı instrümentalist eğilimlerin eleştirisine girişilmeden metodolojisinin eleştirilmesi yersizdir.] Modus ponens. P^Q. s. Şöyle ki.522.2.. Vol.373. Bkz.347 Koopsman.8. Boland'ın ortaya koyduğu mantıksal tutarlılığın instrümentalizmin instrümentalist savunusuna denk düştüğünü ifade etmektedir.. The American Review. Friedman'ın makalesinin yaslandığı instrümentalist temelin yanlışlanamazlığının anlaşılmasına denk düşecektir. yanlışın da ileri doğru iletilemeyeceği -mantıksal olarak. s. Boland. doğrunun reddedilerek çözülmesi! B. Caldwell. alarm çalar. Friedman metodolojisini instrümentalizm düzleminde temize çıkaracağını fark ederken. Boland'ın 1979 makalesine yapılan itirazlara 1987 yılında cevap vermiştir. 214-215.53. Ernest Nagel. Rotwein ve De Alessi kritiklerinin zafiyeti bu türdendir. Lawrance Boland. Bu anlamda. s. Friedman metodolojisinin muhafızı konumundaki instrümentalizmin ontolojik kurgusu kavranmadan. Papers and Proceedings of the Seventy-Fifth Annual Meeting of the American Economic Association. Modus ponens'in tersine işletmek "sonra geleni onaylama safsatası". Vol. Ayrıca Bkz. 62 .

Friedman.. piyasanın işleyişini bireylerin rasyonaliteleri üzerine inşa eden klasik tavrın yerine. Düşünce kalıplarını 'şüphecilik'[skepticism] ve 'inancılık'[fideism] arasına sıkıştıran bu krizi izah etmek için pozitif iktisat ile en yakın teması olan empirizmi ele alabiliriz.Darwinist harmanın ürettiği örtük ideolojiyi deşifre edebilmektedir.] teslim edilmemiş olan yargı güçleri sayesinde olası eleştirilerden kurtulurken. tespit ettiği çelişkiyi çoklu doktriner tutarsızlık bağlamında ele almasa da.R. Empirizme hayat alanı açmak için ise. 63 . Böylece. "X-E: X-E ifadesinin tabi olmayacağı empirik olarak araştırılabilirlik kriteri saf bilgiye ulaşmak için yeterlidir.B. N sonsuza yaklaşırken. (1-E. 2-E. 'Pozitif iktisatın metodolojisi'ne emdirilmiş olan her türlü ideolojik/subjektif tavrın. empirizmin empirik olarak haklı çıkarılması da imkansızlaşmaktadır. işler kılınmaya çalışılan pozitif alanın inşasına[pozitivizm] da normatif değerlerin tasviyesini tavsiye eden -nihayetinde normatif. Kuhn. İnancılığın [fideizm] arkasında söz konusu kurgu yatmaktadır. Lakatos] öne çıkarmaktadır. Friedman's Positive Economics and Philosophy of Science. Bu çerçevede. 351-354. Wible.mümkün biraradalığı sorgulanarak değerlendirilmesi zorunludur. 1982. Hakim bilim felsefesinin temelinde yer alan batı felsefesi köklü bir kriz içindedir. empirizmin tutarlı icra şartı "N-E: (N-1)-E ifadesi empirik olarak araştırılabilir olmalıdır. (Bkz. Vol. 2001.Buğra'nın kritiği kayda değerdir. s." Bu ifadenin içeriği bir empirisist için sorunsuzdur. E: empirizm hakkındaki bir ifade.287-291) A.Wible. Friedman'ın iktisatçı olarak belki de en büyük katkısı.Buğra. İçsel tutarlılık ile ifade edilmeye çalışılan Boland'ın ortaya koyduğu 'instrümentalizmin instrümentalist savunusu' olmaktadır. 353 Söz konusu zorunluluğun yüzeysel olarak işaret ettiği nokta Friedman metodolojisinin içsel/dışsal tutarlılığı354 olurken. İletişim Yayınları.Weimer. No.bir tavırla girişilmektedir." ifadesi kurgulanırken aynı zamanda empirizme olan inanç ortaya konulmaktadır. esasta kendini gösteren ise bilim felsefesindeki metateorik bölünme355 olmaktadır. insanı anlamaya yönelik doğru betimsel varsayımlar sorgulanamaz doğal seleksiyon dinamiklerine atıfta bulunularak[sosyal darwinizm] tasviye edilirken[instrümentalizm]. s. Şöyle ki.) Friedman metodolojisi ve Friedman iktisatı söz konusu sıkışıklık temelinde ele alındığında. "Friedman's Positive Economics and Philosophy of Science". [varsayımların gerçekdışılığı ilkesiyle tutarlı olarak] hem insanların iktisadi faaliyetlerinde maksimizasyona yönelik hareket edip etmediklerinin önemli olmadığını. s.) ifadeleriyle tutarsız.yine tek yönlülüğüyle sınıfta kalmaktadır.R. Friedman metodolojisi -farklı eleştirmenlerce farklı temellerde ele alınmış olsa da..pozitif/normatif ayrımıyla çelişeceği aşikârken." Tutarlı bir empirisist için 2-E ifadesi de benzer şekilde yeni bir "3-E: 2-E ifadesi empirik olarak araştırılabilir olmalıdır. metodolojisi epistemolojik olarak uzun dönemin ihmal edildiği bir karaktere bürünmektedir. Bkz. James R. durumu şöylece izah edebiliriz: Friedman. alternatif olarak ise 'haklı çıkarmayacı metateori 'lerle [unjustificationist metatheory] çalışan eleştirel yaklaşımları [:Popper. 357-358.2. Wible. A. 1-E ise bilginin empirik kriteri hakkındaki şöyle bir genel ifade olsun: "1-E: Hipotezler empirik olarak araştırılabilir. doğrunun varlığını reddederek indüksiyon problemini çözmeye çalışan instrümentalizme dayanmış olan Friedman metodolojisi neredeyse entelektüel en kısa döneme atıfta bulunan bir karaktere bürünmektedir. Dışsal tutarlılık ise. Rasyonalitenin sınırlarına işaret eden söz konusu gösterimi bilim felsefesi cephesinden ilk tespit eden K. J. entelektüel uzun dönemde şüphecilik[skeptizm]. Öyle ki. bu bölünme temelinde Friedman metodolojisi ve kritiklerini ele alırken şüphecilik[skeptizm] ve inancılık[fideizm] arasındaki geleneksel sıkışıklığın 356 353 354 355 356 Bu bağlamda.. 49.E. ustaca kurgulanan instrümentalist-pozitivist. Şüpheciliğin [skepticism] arkasında bu mantıksal gerçeklik yatmaktadır." ifadesine muhtaçtır. bu tür bir inanç ile [inancılık] iş gören epistemolojik yaklaşımların 'haklı çıkarıcı metateori' [justificationist metatheory] olarak adlandırdığı bir yapıyı oluşturduğunu ifade ederken. Ayşe Buğra. olsun. empirik olarak araştırılabilir olmalıdır. Ancak tutarlı bir empirisist için ifadenin kendisi yeni bir 2-E ifadesiyle desteklenmedikçe sorunludur! Sorunu ortadan kaldırabilecek olan ifade şöyle olacaktır: "2-E: Empirik olarak araştırılabilirlik kriteri.. . -öncelikle.. hem de insanların piyasanın doğal seleksiyona tabi olmamak için ister istemez rasyonalite varsayımına uygun biçimde hareket edeceklerini ileri sürmektedir." ifadesiyle ortaya çıkarken. W. İktisatçılar ve İnsanlar: Bir Yöntem Çalışması. yalnız instrümentalizmin öğeleriyle inşa edilmemiş olan metnin. Southern Economic Journal. entelektüel kısa dönemde inancılık [fideizm] kendini gösterirken. bilimsel araştırma programları ve paradigmal analiz salt tekil kriterlere [örn: yanlışlama veya doğrulama veya öngörü. rasyonel olarak savunulamayacak nihai rasyonalite standartlarıyla çalışan mevcut ekoller için tasnif edici bir sınır çizilmesi de kaçınılmaz olmuştur. 3. bireylerin davranışlarını piyasanın işleyişini göz önüne alarak açıklamayı ikame etmektedir. beslendiği diğer doktrinlerinin makul biraradalığı ve karşılıklı tutarlılığına işaret etmektedir. kısa dönem politikalarının uzun dönem sonuçlarının göz ardı edilmemesi gerektiği olurken. İstanbul. Popper olurken. (Bkz. ciddi bir çelişki içerir.

Böylece hem Klasik anlayıştan Neoklasik yapıya geçişe.Mill'in 1836 tarihli 'On The Definition of Po/itica/ Economy: and on the Method of Investigation Proper to It' makalesi aracılığıyla ulaşmaktayız. Bu ilk tepe noktasının. Ricardo iktisatının metodolojik dışa vurumu olduğunu ifade edebileceğimiz. iktisata yeni bir tanım getirdiği eseri 'An Essay on the Nature and Significance of Economic 357 A.357 2.Schmoller de bu anlamda aposteriorizmin ilk tepe noktasına denk düşmektedir. altında kalan alan ise aposteriorizmi ifade etmektedir. J.e. 2. eksenin üstünde kalan alan apriorizmi. İktisat Metodolojisinin Döngüselliği İkili bir yapı içinde ele aldığımız iktisat metodolojisinin seyri akan zamanda takip edildiğinde karşımıza döngüsel bir yapı çıkmaktadır. çok boyutluluk ve modern bilimsel yapının karmaşıklığını öne çıkaran metateorik yaklaşımlara yaslanmaktadır. metodolojik bir çalışma olmamasına rağmen. aposteriorizm alanındaki simetrisi ise İngiliz Klasik iktisatına bir tepki olarak doğan Alman tarihçi okulun metodolojisiyle ortaya çıkmaktadır. s. Bu temelde. 64 . Ortaya çıkan uzlaşıyı apriorizm için yeni bir tepe noktasına savuran isim L. Ortaya çıkan bu savrulmanın uzlaşım noktası ise yüzyıl tamamlanmadan Cambridge Okulu tarafından üretilmiştir. Metodolojik Döngüsellik İktisat metodolojisinde apriorizmin ilk tepe noktasına. Şekilde yatay eksen 1776'dan günümüze akan zamanı temsil ederken. Şekil.4.Keynes'e ait olmaktadır.Robbins olurken.1. hem de Methodenstreit ayrışmasının uzlaştırım çabasına denk düşen çalışma 1890 tarihli 'The Scope and Method of Political Economy' eseriyle J.S.. Avusturyen okul ile methodenstreit[metot kavgası] olarak tarihe geçen düşünsel bir ayrışma yaşayan tarihçi okulun lideri G.iktisattaki çözümü için ise yanlışlanabilirlik.N. eserdeki soyut ve tarihsel analizin dengeli varlığından güç alınarak Milletlerin Zengin/iği'nin yayın yılı ortaya koymaya çalıştığımız dinamiğin kavranması açısından milad olarak alınabilir. 359.

bilim felsefesi ışığında[I. Bu temelde. öncelikle ve esas olarak [örneğin] 'paradigma' veya 'bilimsel araştırma programları' çerçevesinde ele alan bir çalışma olmadığı aşikardır. insan-madde/insan-insan ilişkisinde norm-reel çatışması yaşayan bir algının tercihi ise kavramsal yapının yeniden tanımlanmasını talep eden türden bir metodoloji olacaktır. ekseriyetle model kurmadaki teknik sorunların giderildiği türden bir metodoloji. aslında iktisat metodolojisinin dinamiklerinin takibi olurken. hem de iktisat metodolojinin iktisadi düşünce üzerinden takibini[III. dolaylı hükümlerle tasvir etmeyi amaçlayan bir çalışma. İlk türden bir metodolojik tercihin iktisat-felsefe hattında iktisata. iktisat metodolojisinin [ve dolayısıyla iktisatın] farklı çerçeveler içinde takdimi de mümkündür. Bölüm]. böylece bir diğer tepe noktasına ulaşılmaktadır. 1953 itibariyle varsayımların gerçekdışılığını gerekli gören 'The Methodology of Positive Economics' başlıklı M. Bununla beraber. söz konusu yapının salındığı alt ve üst limitlerin. apriorizm ve aposteriorizm arasındaki döngüselliği içerirken. Söz konusu çerçevenin türetilebileceği yegane alana ise bilim felsefesinin zihin açıcı tartışmaları vesilesiyle varılabilir. tartışmanın merkezine oturtmadan. mümbit bilim felsefesi tartışmalarından seçilecek olası farklı kavram kümeleriyle. iktisat metodolojinin nasıl kurgulanması gerektiğini. Robbins'in Avusturya Okulunun düşünsel etkileri altında kaleme aldığı eseri 1938 itibariyle beklenen simetrisini üretirken. İktisadi kavrayışın tanımladığı insan-madde/insan-insan ilişkisini sorunsuzca kabul eden bir algının tercihi. Üst metnin dipnotlarla 65 . hem iktisadi düşüncenin metodoloji üzerinden takibini[II. ait olunan felsefi eğilimler ve bu eğilimlerin bilim felsefesine yansıttığı şartlanmalar tarafından belirlendiğini ifade etmek yanlış olmayacaktır.Science'm yayın yılı ise 1932'ye denk düşmektedir. sözü edilen tüm olası takdim tarzlarınının çalışmanın dışlamını teşkil ettiği ifade edilebilir. iktisat metodolojisinin seyrini 'apriorizm' ve 'aposteriorizm' arasında takip edebilmek. Bölüm] yüklenir. İktisat metodolojisi açısından çalışmamızın içlemi. İçlem ve dışlamı bu çerçevede belirlenen bu çalışmanın. Dolayısıyla iktisat metodolojisinde büyük M-metodolojisi olarak ifade bulan yansımanın takibi.bölüm] iktisat metodolojisinin tarihsel seyri ve dinamiklerini yakalamak gayretiyle.Friedman makalesiyle yine kaçınılmaz bir apriori-aposterio dengesine ulaşmaktadır. varsayım-öngörü hattında testedilebilirlik-yanlışlanabilirlik kriteriyle sahne alan çalışmanın iktisat metodolojine kazandırdığı ivme. Dolayısıyla çalışmamızın. Böylece karşılaşılan. iktisat metodolojisini. varsayımların testedilebilirliğini öngören yaklaşımıyla da yazarının 'ultra-empirisist' olarak anılmasını kaçınılmaz kılmıştır. SONUÇ İktisat metodolojisi üzerine yapılan bir çalışma iktisat-felsefe hattında. Ayrıca. Diğer taraftan. Hutchison'ın hakim pozitivist eğilimleri arkasına alarak kaleme aldığı 'The Significance and Basic Postulates of Economic Theory' çalışması yirminci yüzyıl iktisat metodolojisi tartışmalarına yön ve şekil veren temel eser olurken. iktisat metodolojisinin tarihsel seyrinin çerçeveleneceği kavram veya kavram çiftlerinin belirlenmesidir. Bu temelde. T. ikincisinin ise felsefeye yaslandığı aşikardır. apriorizm ve aposteriorizm tartışmalarında konumlandırılması imkansız eklektik tavırların niçin ısrarla öne çıkarılmadığı daha anlaşılır olacaktır. Bu açıdan. okuyucuyu farklı okuma tarzlarında farklı hükümlere ulaştırabileceği peşinen kabul edilmektedir. her iki uca farklı yoğunluklarla temas ederek ve olası farklı kurgulardan birini öne çıkararak kaleme alınabilir. bir anlamda Hume'dan beri süregiden tartışmalarının miras ve ikramıyla iş görmektir.W. iktisat metodolojisinin apriorizm ve aposteriorizm arasındaki salınımlı yapısı olmaktadır. Bu ağır yükle yola çıkan araştırmacının sorumluluğunu hafifletecek ilk keşif. dolaylı olarak ulaşılan nokta ise kendine bağımsız bir alan üretme eğiliminde olan iktisatın felsefi bağımlılıklarıdır.

Joseph: "Review: Against Method: Outline of an Anarchistic Theory of Knowledge. bu tezin içsel bütünlüğü açısından kayda değerdir. İktisattan soyunmuş olarak çıkılan epistemolojik ufuk turunun bilim felsefesinin iktisadi analiziyle bitirilmiş olması. Paul K. Üst metin. iktisat okullarının oluşum sürecinde etkin olan Methodenstreit[metot kavgası] süregiden bir dinamikte ele alınmıştır. Incommensurability. ne de eleştirel gözlerden kaçırılmaya çalışılan totolojik hükümlerdir. Montreal 1961. Bu karakteristikte inşa edilmiş olan tezin ilk bölümününde. 1973. Ed. Philosophia. Ankara. Dost Kitabevi Yayınları. dipnotlardaki tartışmaların işaret ettiği noktalarla göründüğünden daha fazlasına dönüşmesi kaçınılmazdır. Evandro: "Commensurability. Birinci ve ikinci bölümlerin sağlamlaştırdığı kavramsal yapı üzerinde yükselen üçüncü bölüm ise iktisat ve metodoloji ilişkisinin sorgulanarak. Epistemology. Bu açıdan üst metin telaşsız bir literatür taraması izlenimi verse de. Agassi.6. Agazzi. Bu çıkarım.87-91. iktisat metodolojisinin temel eğilimlerinin apriorizm ve aposteriorizm ekseninde takip edildiği bir gözleme dönüşmektedir. Feyerabend". Söz konusu döngüselliğin içinde varolduğu alt ve üst limitlerin ait olunan felsefi eğilimler ve bu eğilimlerin bilim felsefesine yansıttığı şartlanmalar tarafından belirlendiğini ifade etmek yanlış olmayacaktır. Adrian. Vol. 'İktisat metodo/ojisi'ni bilim felsefesinin iktisada tatbik edilmesi olarak tanımlarken. bilim felsefesinin ana eğilimleri de tarihsel gelişimiyle birlikte aktarılmaya çalışılmıştır. Pascal: Bilim Tarihi. and Cumulativity in Scientific Knowledge". Agassi. s. kalitatif çalışmalarda ifade edilmek istenen öncelikli mesajın okuyucuya dolaylı olarak sunulmasının daha değerli/daha etkin olacağı yönündeki önkabulümüzde saklıdır. Joseph: "Anthropomorphism in Science". Wiener. dipnotların açmak gayretinde olduğu idrak ile üst metnin daha da netleşeceği ümit edilmektedir. Routledge. 66 . New York. Addleson. London. 1971. hem birinci bölümün ait olunan disipline dönülerek sonlandırılması hem de emperyal bir bilim olma yolunda ilerleyen iktisadın kuşatıcılığının ifadesi yönünden önemlidir. Edgar Douglas: Proceedings of the 3rd Congress of Psychiatry. Yegane neden. Dolayısıyla. üçüncü bölümün birinci bölüme işaret ediyor olmasını doğurmaktadır ki. Bu açıdan disiplini söz konusu emperyal ufuklara sevkeden ünlü iktisat tanımının son bölümde ele alınıyor olması da rastlantısal değildir. Scribner. 1961. ne akademik bir el çabukluğuyla metne emdirilmeye çalışılan ideolojik şartlanmalar. Philosophy of the Social Sciences. dipnotların karşıt dipakıntılar misali kimi zaman spekülatif gidiş-gelişler ve karşıt duruşlara denk düştüğü aşikadır. 1995. Mark: Equilibrium Versus Understanding-Towards the Restoration of Economics as Social Theory. Agassi. Tercihimizin nedeni. 2005. Neredeyse simetrik ilerlediği ifade edilebilecek olan bu döngüselliğin varlığı tezin öncelikle işaret ettiği unsurdur. University of Toronto Press.by.desteklenerek veya desteklenmeyerek okunması arasındaki farkın ihmal edilebilir olmaması amaçlı bir tercihtir. Methodology. KAYNAKÇA Acot. İkinci bölümde ise teoriyi teorinin kendisi için ihmal etmekten çekinmeyen metodolojik gayretin tarihine yönelinerek. 1976.Philip P. 1985. Dictionary of the History of Ideas: Studies of Selected Pivotal Ideas. Bu dönüşümü gerçekleştirme yükümlülüğünün öncelikle okuyuca yüklendiği de açıklıkla ifade edilebilir. 1:1. and Philosophy of Science. Toronto. Joseph: "Testability and Tautology in Economics". bölümler itibariyle iç içe geçmiş eşderinlik eğrileri misali birbiriyle keşişmeden hükümlerin netleştiği bir noktaya akarken.

. 1971.by. The Macmillan Company.3. Boehm. Mark: Economic Theory in Retrospect. September. 1967. Boland. Press.3-30. Vol. Boland. The M. Cambridge. Arnold.21-41. Press.1. Blaug. Bahar 2000. and Austrian School Critic of Late Classical Formalism in Economics". Ashley. Blaug. Vol. İstanbul. 1936. Vol. 1998. Cambridge Uni. Bobaroğlu. Menger". Ed. 28. Us: Düşün ve Ötesi.: "Towards a Useful Methodology Disipline".Ü. Roger E. Lawrance A. vol. Cambridge. Jeremy: Albert Einstein: Fiziğin Sınırları. Mark: The Methodology of Economics: How Economists Explain. No. M. Lawrance A. 1. Metin: "Yöntem Sorunu". Stephan Boehm ve Diğerleri. Mark: "Review: Reviewed Work(s): Investigations into the Method of the Social Sciences with Special Reference to Economics by C. 38. Bernstein. Lawrance A. 213. A. New York. Emel: Yeni Klasik İktisat Okulu'na Analitik Bir Yaklaşım.I. Economica. The Ronald Press Company. 2001. Ankara. No. Yayınlanmamış Doktora Tezi. Aster. London. London. 1985. Publications of the American Economic Association. Sosyal Yayınları. 2002. Haim: "The Methodenstreit and The Emergence of Mathematical Economics". Lachmann (1906-1990): Scholar.. 13. A. 1962. Barkai. American Journal of Economics and Sociology. Benjamin. Philosophy of the Social Sciences. 3. Supplement. Vol 33. No. 1. 1937. 67 .2. Logical Positivism. Vol.by. J. Ayer. Ansari.: Explorations in Economic Methdology: From Lakatos to Empirical Philosophy of Science. 1994. 54. Ayer. Johan: "Annual Survey of Economic Theory: The Setting of the Central Problem". Ed. Cambridge University Press.T. The Journal of Political Economy. Policy Options. Philosophy of Science. İ. 1987. New Series. a Retrospect".Akerman. 1998. Blaug. London. Together with Report of the Seventh Annual Meeting.D. 8:1. 1997. Lawrence: "Methodology as an Exercise in Economic Analysis". Cornelius: An Introduction to the Philosophy of Science. Stephan ve Diğerleri: "Professor Ludwig M.I. 59. 1939. Journal of Economic Methodology.: The Social Function of Science. 2006. Cheltenham. Methodus. Mark: "Is there Really Progress in Economics". No. Vol.. Lewis White: "Kant's Strategy". Bernal. No.22. Vol. 10. R.A. Boland. Edward Elgar Publishing. 2003. No. Teacher. 1959. Mark: "Ugly Currents in Modern Economics". s. Beck. Blaug.: The Foundations of Economic Method. 2. 1993. Illinois.J. P. New York.: "Editor's Introduction". Tubitak Yayınları. 1895. George Allen&Unwin.: "Schmoller's Political Economy". Altman. Boland. Eastern Economic Journal. 1991.by. 1904.: Critical Economic Methodology: A Personal Odyssey . 2003. Backhouse. Matthew: Lectures and Essays in Criticism.H. Is there Progress in Economics: Knowledge Truth and the History of Economic Thought. Ernst von: Bilgi Teorisi ve Mantık. Vol. Boland. J. Bell. John Fred: A History of Economic Thought. 2000.: "What is Wrong with Economics is What is Wrong with its Methodological Foundations". Ed. Routledge. Super. W. Handbook of the American Economic Association 1895. No:1. The Free Press. J. S. No.: "The Historical School. Ann Arbor. Blaug. 4. No. Sosyal Bilimler Enstitüsü. Vol. 3. s. Lawrance: "Dealing with Popper in Economic Methodology". The University of Michigan Press. Journal of the History of Ideas. Econometrica. Akkuş. 1953.

Southern Economic Journal. No. Buechner. Vol.: Beyond Positivism: Economic Methodology in the Twentieth Century . 2005. 4. Ian Steedman. Bryan: "The Austrian Search for Realistic Foundations". "Boland on Friedman's Methodology: A Summation". Bruce J. Heinz D. Bortkiewicz. by Eugen v. Bruce J. 1992. The Quarterly Journal of Economics. 4. Vol. Cheltenham.: "Clarifying Popper". 13-34. 68 .: "A Critique of Friedman's Critics". Jacop: "Humanism and the Growth of Knowledge".. John B. Ankara. No. Boston.Hayek. 1922-1996". Kuhn. The University of Chicago Press.: "Thomas S. 1895. Journal of Economic Literature. No. 31.606. Buchwald. 2001. 1898. 1995. 1999. Caldwell. James Robert: Who Rules In Science: An Opinionated Guide for the Wars. Eugen von: The Positive Theory of Capital. Vol. Bostaph. Böhm-Bawerk. Vol.86. 2. Eugen von: Marx ve Marksist Sistemin Bitişi. No. Bruce: "Hutchison. Ladislaus von. 1891. No. Böhm-Bawerk.2. Clasissism and Socialism in German Speaking Countries". Ayşe: İktisatçılar ve İnsanlar: Bir Yöntem Çalışması. Liberte Yayınları. 1978.17. s. Edward Elgar. Adres Yayınları. Böhm-Bawerk. Liberte Yayınları.. Vol. İstanbul. 1979. The Handbook of Economic Methodology. İletişim Yayınları. 1982. Atlantic Economic Journal. Edward Feser. Southern Economic Journal. Jed Z. Caldwell. Butlin. Routledge. 1998. 2006. Eamonn: Hayek: Çağımız İktisat ve Siyaset Felsefesine Katkısı. Böhm-Bawerk. Eugen: "The Positive Theory of Capital and Its Critics". Vol. Buğra.London. Vol. Caldwell. Socialism and Marginalism in Economics 1870-1930. Bruce: "Hayek and the Austrian tradition". Open Court Publ. Vol. 1956. 1. F. Journal of Economic Literature. Vol. Bruce: "A Critique of Friedman's Methodological Instrumentalism". Boehm-Bawerk. Annals of the American Academy of Political and Social Science. 1991. MacMillan and Co. Vol. Egon: "Historical and Thematic Relations of Psychology to Other Sciences". 2. Annals of the American Academy of Political and Social Science. 1980. Chicago. 1. The Cambridge Companion to Hayek.by.2. s. Ed. Boland. 1890. Brunswik.by.: "Reviewed work(s): Karl Marx and the Close of his System: A Criticism. Ed. Ed. Caldwell. 9.. the Deductive Method in Political Economy". 1. Cambridge University Press. Lawrance Boland. 1975. Cambridge. No. Harvard University Pres. Caplan.: "Marginalism. Eugen von: "The Austrian Economists". Ankara. 6. 1891. D. Paul Arthur Schlipp. No. Todd G. BöhmBawerk". 3. Nicholas: David Hume: The Newtonian Philosopher. The Economic Journal. ve Smith.Wade Hands ve Uskali Maki.632. No. M. 65. Journal of Economic Issues. Butler. 2001. Buchholz. Bruce: Hayek's Challenge: An Intellectual Biography of F. No.21. 8. 2004. Ed. Illinois. London. Caldwell. George E. Lawrance A. Bronowski. The Philosophy of Karl Popper. Terence W " . 2006. M.7 . Davis. 64.. s. Philosophy of Science. London. 1997. No. Ankara. Northrup: "Reviewed work(s): Carl Menger and the Origins of Austrian Economics by Max Alter". Caldwell. Kurz.232-235. The Scientific Monthly.: Ölü İktisatçılardan Yeni Fikirler: Modern Ekonomik Düşünceye Giriş . Vol. 29. Brown.A. Eugen von: "The Historical vs. 1987. Vol. 47. Samuel: "The Methodological Debate Between Carl Menger and the German Historicists". 2001.by. Capaldi. Vol. 83. 58. Maasachusetts. s. 2005. George Allen&Unwin.by. 3. Twayne Publishers. 1974. Southern Economic Journal. Routledge. London.

Paul M. 1983. Pierre: The Aim of Structure of Physical Theory. New York. Demir. Descartes. Ladislaus von Bortkiewicz. Ayer. 1980. September 11-15. Hutchison. 1983. Roger: "Reviewed work(s): Karl Marx and the Close of His System by Eugen von Bohm-Bawerk.W.: Economic Methodology: An inquiry . 1893. 1894. No.. Congdon. 1. Vol. 4. Roberta: An Introduction to the Thought of Karl Popper. E. Sweezy". Harper&Row Publishers. 1997. 1992.W. Ankara. 16. Duhem. Ankara.: "The Historist Reaction in English Political Economy 1870-90". Oxford. Dellow. Vol. A. 1996. 6. Atheneum. Rudolf: "The Elimination of Metaphsics Through Logical Analysis of Language". MacMillan Pres. : On the History of Economic Thought. Edward Elgar Publishing. New York. Corvi.: Isaac Newton . Tubitak Yayınları. Methodological Controversy in Economics: Historical Essays in Honor of T. A. A. W. Coats. Duhem. Ömer: İktisatta Yöntem Tartışmaları.W. New York. Logical Positivism. Greenwood Press. London. 3.by. Vadi Yayınları. Coats. Economica. Jack Wiseman. Beyond Positive Economics?.by. 1976. A.W. Michael: The Interpretation of Frege's Philosophy. Divitçioğlu. JAI Press. s. Rene: Aklın Yönetimi İçin Kurallar. John L. Sheila C. Oxford Press. Connecticut. New York. Atheneum. Sencer: Değer ve Bölüşüm-Marxist İktisat ve Cambridge Okulu. 2004. İstanbul. ve DePauli. Journal of Economic Methodology. Davis. Gilles: Empiricism and Subjectivity: An Essay on Hume's Theory of Human Nature. Kabalcı Yayınevi. 1996. 60-81.Capra. 1950. 1989. A. New Series. 1999. Gale E.Ü.W. Maurice: Science Versus Idealism: In Defence of Philosophy against Positivism and Pragmatism. 1959. Lee: "Imre Lakatos' Road to 1956". Bernard: What is Science For?. 2002. 1953-1956. Sosyal Yayınları. s. No. Sheila C. Vol. İ. 82. Hutchison". 2004. Duckworth Co. Carnap.by. Morpa Kültür Yayınları. Universe Books. Kyklos. Fritjof: Batı Düşüncesinde Dönüm Noktası . s. Colombia University Press. J. 9. Illinois. Together with Report of the Sixth Annual Meeting. 14:3. Ed. 1992. 1962. Vol. Deleuze. London. Vadi Yayınları.: The Methodology of Macroeconomic Thought: A Conceptual Analysis of School of Thought in Economics. İnsan Yayınları. İstabul. 1997. Coats. 1894) Coats. Dow. Brookfield. New York. Hand Book of the American Economic Association. Ömer: Bilim Felsefesi. John B. Theme Issue: Intellectual Life and the First Crisis of State Socialism in East Central Europe. 2004. (Jan.Hutchison. Casti. Contemporary European History. London. On Revolutions and Progress in Economic Knowledge". İstanbul. Dehem. The Free Press. Descartes. A. Demir.: "Review of T.: "The Genesis of Capital". Coats. İstanbul. University of Chicago. İstanbul. 2000..: "The Turn in Economics and the Turn in Economic Methodology". Bohm-Bawerk's Criticism of Marx by Rudolf Hilferding. Ed. John B. Konya. Publications of the American Economic Association. Vol. 1981. 1954. Rene: Yöntem Üzerine Konuşma. Clark. Werner: Gödel: Mantığa Adanmış Bir Yaşam. 1955.. 1962.W.: "Half A Century of Methodological Controversy in Economics: As Reflected in the Writings of T. 21. Cornforth. No.: Methods of Science: An Introduction to Measuring and Testing for Laymen and Students.L. Routledge. London. Dow. Yayınları. 69 . Routledge.87-103. Ed. Christianson. 1973. Coats. 142. Connecticut.: "The Revival of Subjektivism in Economics". The Canadian Journal of Economics and Political Science / Revue canadienne d'Economique et de Science politique. No.W. A. 1970. 2007. Dixon. Pierre: The Aim of Structure of Physical Theory. 33. Dummett. W.

Feyerabend. s. Chicago. Earman.: "On a Recent Critique of Complementarity: Part I". Weber.by. Feyerabend. Frank E. Vol. Crown Publishers Inc. Paul K. Feyerabend. s. The University of Chicago. Vol. Vol. 26. No. Feyerabend. 1975. Robert L. Paul: "Imre Lakatos". Oxford Review of Education. No. Albert: The World as I See It. Philosophical Library. 9-36. No. Vol. Paul: Against Method. Endres. London. The University of Chicago Press. Dergah Yayınları. Einstein. No. New York. 113-118. Paul: "Theses on Anarchism".: The Way of Science. A. 1997. İstanbul. M. Stephen Everson. 1995. 1997. 1997.: "Reviewed work(s): The Scope and Method of Political Economy by John Neville Keynes". s. Reidel Publishing Company. The Economic Journal. 2. Vol. Philosophy of Science. 1955. Philipp: "The Place of Logic and Metaphysics in the Advancement of Modern Science". No. The American Economic Review. Dergâh Yayınları. 1984. More Random Walks in Science. William: "Methodology: Reply". 1949. New York. 38. Epistemology. Ercan: İktisatta Yöntem.48 deki alıntı Edgeworth. World Changes: Thomas Kuhn and the Nature of Science Ed.74. 1987. Glenn: Reason and Reality in the Methodologies of Economics. The British Journal for the Philosophy of Science. New York. Kuhn. 1990. 4. Feyerabend.: Çağdaş Küresel Medeniyet: Anlamı/Gelişimi/Konumu. Duralı. Taylor&Francis. Routledge. Philosophy of Science. Cambridge University Press. Albert: Relativity: The special and the General Theory. John: "Carnap. Dordrecht. 1961. Duralı. Teoman Ş. "The Beginnings of Epistemology: From Homer to Philolaus". D. 1995. Ezgi Kitabevi. The MIT Press. Chicago. 1891. Elizabeth: "What's New in the Philosophy of Social Science?". Frazer. Vol.: A History of Economic Theory and Method.: Problems of Empiricism: Philosophical Papers Volume 2. Paul: "Wittgenstein's Philosophical Investigations". İstanbul. Edward Elgar. 4. Paul Horwich. Verso-New Left Books. Vol. Paul: "Putnam on Incommensurability". 1982. 1983. The British Journal for the Philosophy of Science.by.38. Feyerabend. İstanbul. Paul: Science in a Free Society. 3.by.Teoman: Felsefe-Bilim Nedir? . Frazer. Ed. Teoman: Canlılar Sorununa Giriş: Bioloji Felsefesiyle İlgili Araştırma. For and Against Method: Imre Lakatos and Paul Feyerabend. 1993. Paul: Killing Time: Autobiography of Paul Feyerabend. A Popular Exposition. Chentenham. Eren. No. Egler. London. 21. Einstein. 1994. 1948. Edward Hussey. 15. Massachusetts. and the Philosophy of Scientific Methodology". ve Hebert. Ed. NLB. Hafner Publishing Company. 1976.: Neoclassical Microeconomic Theory: The Founding Austrian Vesrsion. 1968. 11 . 1999. s. New York. Ş. 70 . Frank. London. Robert B. Arthur Stanley: The Decline of Determinism. Robert F. 1978. 1. London. Ernst Mach: Knowledge and Error: Sketches on the Psychology of Enquiry". New York.1. Francis Y.Duralı. Eddington. 2009. 35. McGraw Hill Book Company. Feyerabend. Feyerabend. No.4. Fox. Ekulund. 1. 1981. Paul K. Bursa. 1970. 2006. No. Cambridge University Press. Remzi Kitapevi. 3. Vol. Cambridge. Matteo Motterlini. Feyerabend. 1987. The Philosophical Review. 64.

.by. No. 57. Ankara. Friedman.Wade: "Did Milton Friedman's Methodology licence the Formalist Revolution?". The British Journal for the Philosophy of Science. December. 1993. D. Carlos E. Continuum Pub. Giere ve Alan W. Galison. 1975. The University of Chicago Press. Vol. Steve: "Retrieving the Point of the Realism-Instrumentalism Debate: Mach vs. Vol. Facts and Results of an Opinion Survey". Herbert W.1. No. 12. French. London. Friedman. 1983. Alper: Politik İktisat ve Akıl. ve Boland. s. Origins of Logical Empiricism. Chicago.39(3). Bülent: "Bilim Felsefesi". Inc. 1998. 4. Kuhn. Fuller.by. Bruno J. 26. Michael Friedman ve Alfred Nordmann. Ian: "Imre Lakatos's Philosophy of Science". Michael ve Nordmann. 2006.: "Lakatos and the Philosophy of Mathematics and Science. 71 . No. No. 1949.85. I. Steven: Science: Key Concepts in Philosophy.: "Why Economists Disregard Economic Methodology". University of Chicago Press. John: Hayek on Liberty. Massachusetts. Jay: "Planck. Journal of Economic Methodology. 47. 1996. 1992. Grattan-Guinness. Hacking. London. New York. Vol. No. 1995. İstanbul. University of Minnesota Press. The British Journal for the Philosophy of Science. Milton: Essays in Positive Economics. 2006. 2007. Cambridge Uni. Cambridge. Freund. Gray. 1980. Vol. Herbert G. 1994. Manjit: Science and the Retreat from Reason. Hadot. Gürkan. Feyerabend". 1986. 1997. Popper: The Struggle for the Soul of Science. Fuller. Ernest: "Review Articles Beyond Truth and Falsehood: Against Method by P. 4. Harvard University Press. 1979. Basil Blackwell. 10:4.1-5. and Mathematics. Gillott. Oxford. Hands. Ed. On Popper's Philosophy and Its Prospects". Michael: Kant and the Exact Sciences. 1984. Paul Horwich. Milton: "Nobel Lecture: Unemployment and Inflation". London. K. Vol. The MIT Press. 1979. Hahn. The MIT Press. s. Vol. Vol. Hans: Empiricism. The Journal of Political Economy. Güvel. Us: Düşün ve Ötesi. Alfa Kitapevi. Friedman. W. Gernand.. Friedman. No. Planck on Science Education Policy". Friedman. 1986. 3. London. İstanbul. Journal of Economic Methodology. The Kantian Legacy in Nineteenth Century. Fuller. Grubel. 1999. 2003. 1977. John ve Kumar. Logic. 2009. Steve: Kuhn vs. Ed. Vol. Frey. s. Merlin Press. Türk Tarih Kurumu. The British Journal for the History of Science. Colombia University Press. ve Boland. Milton: "The Marshallian Demand Curve".: Popper's Theory of Science: An Apologia. PSA: Proceedings of the Biennial Meeting of the Philosophy of Science Association. The Journal of Political Economy.: "An Essay on the Foundations of Friedman's Methodology". Friedman. E. The American Economic Review. Pierre: Wittgenstein ve Dilin Sınırları.Frazer. 3. Lawrance: "On the Efficient Use of Mathematics in Economics: Some Theory. William J. 73. Dordrecht. Vol. 6. Kyklos. 2000. DoğuBatı Yayınları.. Chicago. Volume One: Contributed Papers. Continuum. 37-54. Michael: "Remarks on the History of Science and the History of Philosophy". Cambridge.3. by. Richardson. 1994. 1953. Garcia. ve Reedy. Steve: Thomas Kuhn: A Philosophical History of Our Times. 2004. 17-44. London. 2001. Journal of the History of Ideas. Peter: "Constructing Modernism: The Cultural Location of Aufbau". Ed. 8:1. 30. Reidel Publishing Co. Gellner. Lawrance A. and Scientific Revolutions". Bahar 2000. Pres. No. Julien: Beşeri Bilim Teorileri. Ronald N. Michael: Reconsidering Logical Positivism. World Changes: Thomas Kuhn and the Nature of Science. Friedman. Alfred: "Editors' Introduction".

Alvin: "Keynes and the General Theory". John: "A Conversation with Terence Hutchison". 10:3. 2006. s. Method and Appraisal in Economics. Hanna. 2. Hausman. Meghnad Desai ve Sheila Dow. Cambridge University Pres. 1997. Daniel M. 1998. Philip Arestis. John R. Daniel M. Journal of Economic Methodology. Cambridge University Press. 1-50. Methodology. Hausman. Friedrich: "Introduction: Carl Menger by F.6. 2009. Cambridge. Daniel M. Cambridge University Press. Hersh. 2002. and Human Nature. Daniel M. Hayek. Hayek". Helburn.: The Inexact and Separate Science of Economics. Daniel: "Philosophy and Economic Methodology". 1986. Stephen Kresge ve Leif Wenar. Oxford University Press.3. 4:2. 1976. Reuben: What is Mathematics. Hausman. http://www. Oxford. Hansen. Volume Two: Symposia and Invited Papers. Ed. Suzanne W. Routledge and Kegan Paul. Friedrich A. Robert: Kant.by. Hausman. 2008. 1981.by. Vol. Philosophy of Economics: An Anthology Ed. Hart. Microeconomics and Keynes: Essays in Honour of Victoria Chick. No.A. Friedrich A. 1960.html. 1939. Vol. Oxford.: Prices and Production.: Hayek on Hayek. 1992. London. Thomas W. Journal of Economic Methodology.. Institute for Humane Studies. Clarendon Press. London. (Çevrimiçi).Hanfling. Hazlet. Journal of Economic Methodology.com/news/show/33304. 1997. Hart. London.: "Linear Theory". Hausman. Ed. 3. Vol.: "Economic Methodology in a Nutshell". Friedrich August von: "The Pretence of Knowledge". s. 207-218. Science. The Review of Economics and Statistics. Harper&Row. Daniel M. New York. 4. 72 . Vol. Martin: What Is Called Thinking?. 1968. Hanson. Vol. 280. 1989. Oswald: Logical Positivism. Hicks. Journal of Economic Perspectives. Oxford.: "John Stuart Mill's Philosophy of Economics". John: "Machlup's Misinterpretation of Hutchison's Methodology". Nobel Lectures and 1989 Survey of Members. 1994.by. Hayek. 48. Basil Blackwell. Oxford University Press. John R. s. Heisenberg. Cambridge. Philosophy of Economics: An Anthology Ed.: "'Revolutions' in Economics". 1996. Carl Menger. No. New York. Hanna.Daniel M. Hayek. Heimsoeth. Hausman. 1935. Routledge. Remzi Kitabevi. Proceedings of the Bienal Meeting of the Philosophy of Science Association. İstanbul.by. The Economic Journal. Spiro Latsis. 1958. Vol. John: Value and Capital.: "Introduction".3. The American Economic Review.: "The Road from Serfdom: Forseeing the Fall/ Interview with Hayek". Harper&Brothers Publishers. Elizabeth: Discovering the Subject in Renaissance England. Hausman. 1946.11-36. 1981. No. 1-50. No. Philosophy of Science. Principles of Economics. 1989.reason. Hausman. Oxford. No.by. Cambridge. John: "Terence Hutchison's 1938 essay: towards a reappraisal". Cambridge. Cambridge. 1984. 2001. Daniel M. Robert: Kant and the Foundations of Analytic Philosophy. Hausman. 2003. Cambridge University Press. Hayek. 16. Really?. 9:3. Hicks. Hicks.113-124. (1 Aralık 2008 ) Heidegger.: "Introduction". Heinz: Immanuel Kant'ın Felsefesi. 79. 1981. Routledge. 70. New York. s. Werner: Physics and Philosophy: The Revolution in Modern Science. Oxford University Press. Cambridge University Press. 2002.: "Theory Appraisal in Neoclassical Economics". 28. Journal of Economic Methodology. Oxford. No. Hart. Ed. Vol. 1984.: "Marshall And Keynes On Rational(ethical) Man". s.Daniel M.

. 1941. David: An Enquiry Concerning Human Understanding. Georg G.Press. 2000. Hutchison.victorianweb. by. T. 25-39. 1965. A Companion to the History of Economic Thought. 44. 1995. Gerrit Meijer. History of Theory. Ikeda. Kitchener.Samuels. Vol. Blackwell Publishers. W. s. Ed. T. London. Vol. Hutchison. Hoyningen-Huene. 1999. Vol. Keynesians and Austrians.: "Methodological Prescription in Economics: A Reply". 23-39. Howson. 1935. Basil Blackwell. s. Oxford. No. Routledge. No. Modern Applications of Austrian Thought.: "Professor Machlup on Verification in Economics". Warren J.: "The Significance and Basic Postulates of Economic Theory: A Reply to Professor Knight".2. Hussen. London. Ed. No. 1992.4. 2000.6. Susan: "The Origins of Lionel Robbins's Essay on the Nature and Significance of Economic Science". 2003. Batoche Books. The Economic Journal. Jeff E. Vol 2.. s. 2004. 1994.Tribe.W. Southern Economic Journal. 1977. 1967. London. 27. 1997. Iggers.: "The Decline of the Classical National Tradition of German Historiografy". Terence W. Edward Elgar Publishing.3. 3-15. Augustos M.M.: "F. Eric: Mid-Victorian England's Industrial Dominance. Blackwell. Jörg Guido: "Economic Science and Neoclassicism".Hobsbawm. Batoche Books. Oxford. Kitchener.2. 1960. Oxford.W. Jürgen G. Hutchison. History of Political Economy.3. Routledge. Hutchison. 73 .org/economics/eh1.W. Steven: "The Austrian Marginalists: Menger. Terence: The Uses and Abuses of Economics: Contentious Essays on History and Method. and Wieser". T. Gonzolo Munevar ve David Lamb. 1959. Hutchison.: A Review of Economic Doctrines: 1870-1929. Terence: "Terence Hutchison".106. No. Oxford.: The Politics and Philosophy of Economics: Marxians. by. 26. Hutchison. 1956 Hülsman. Oxford. Backhaus. Cambridge Uni. Ed.: On Revolutions and Progress in Economic Knowledge. Cheltenham. T. New York. Davis. Horwitz. Cambridge.W.: "A Note on Tautologies and The Nature of Economic Theory".W. No. 75. No. G. T.. 297. Economic Careers: Economics and Economists in Britain 1930-1970.by. 1999.W. Terence: On the Methodology of Economics and the Formalist Revolution. 2000. David: A Treatise of Human Nature: Being an Attemtp to Introduce the Experimental Method of Reasoning Into Moral Subjects. Paul: "Paul Feyerabend: An Obituary".W. New Series. Hutchison. Biddle ve John B. T.22.: Knowledge and Ignorance in Economics. T.W. Hutchison. The Review of Economic Studies. Hume. 25 Mayıs 2008. 1962. Routledge. Hutchison. Vol. Böhm-Bawerk.by. s.A. Yukihiro: "Carl Menger in the 1860s: Menger on Roscher's Grundlagen".: "Reviewed work(s): Problems of Economics and Sociology. The Quarterly Journal of Austrian Economics. (Çevrimiçi). Hutchison.4. Hayek's Methodological U-turn Reconsidered in Light of His Concept of Social Facts". http://www. The Worst Enemy of Science? Essays in Memory of Paul Feyerabend. Oxford University Press. Menger". Hutchison. Economica. Kelley. Terence: Changing Aims in Economics. 262-278.by.: "Reviewed Work(s): The Logic of Scientific Discovery by Karl R. London. Oxford. No. 1981. Journal of Political Economy. 1979. by C. New Series. Vol. Routledge. 36. Ed. New Perspective on Austrian Economics. Economica.126-139. Basil Blackwell. Oxford University Press. Popper". John Preston. Hutchison. Terence W. s. Hume. Vol.html. Hutchison. 2005. Hutchison.103. Vol. T. K.: The Significance and Basic Postulates of Economic Theory. 1960. Ed. T. Hutchison.

İmre. New Series. Seçkin Yayıncılık. Şakir: Fizik ve Gerçeklik: Bilim Felsefesine Kavramsal bir Yaklaşım. s. 2006. Kauder. 26.by. Vol. John Neville: The Scope and Method of Political Economy. 185-204. Joergen: The Development of Logical Empiricism. No.1990. Yeni İktisat Okulları. Yayınlanmamış Tez.. 1970. 1951. Koestler. Emil: "Austro-Marxism vs. 251. Ankara. No. İstanbul. The Journal of Political Economy. Ed. PSA: Proceedings of the Biennial Meeting of the Philosophy of Science Association. 63. Victor: The Vienna Circle: The Origins of Neo-Positivism. Basım. Kahn. Yale Univesrsity Press. İstanbul.49. 1974. Cambridge University Press. Philosophical Library Inc. No. Knight.Sosyal Bilimler Enstitüsü. Philip: "Implications of Incommensurability". 1959. Karatani. 2006. Vol. ve Agassi. Klappholz. No.6. Koppl. Joel S. 2004.: "What is Truth in Economics?". 191-200. Kocabaş. Joergensen.. Roger ve Mongiovi. Cambridge.).: "Methodological Prescriptions in Economics". Israel: "Avusturya İktisat Okulu". 1938. 1982. Kansas City. Economica. Knight. Roger Koppl. 2. 46. Keller. 74 . Routledge. Paul Arthur Schlipp.5. Coşkun Can Aktan(Drl. 1953. 1940. vol.. Subjectivism and Economic Analyses: Essays in Memory of Ludwig M. Knight. 1998. Kadvany. London. Kadvany. The Macmillan Company. Gary: "Introduction".Ü. 2. Kirzner. Princeton University Pres. Gülten: İktisadi Düşünce ve Politik İktisadın İnşası. John: Imre Lakatos and the Guises of Reason. Immanuel: Prolegomena to Any Future Metaphysics. New Jersey. No. Kitcher. London. The MIT Press. New York. History of Political Economy. New York. 25. The Journal of Political Economy. 1998.1. Vol. Kraft.: "The Significance and Basic Postulates of Economic Theory: A Rejoinder". 1-11. Küre Yayınları. Austro Marginalism". 1891. Kauder. Evely Fox: Reflections on Gender and Science. Volume Two: Symposia and Invited Papers. Open Court Publ. New Haven. Kazgan. University of Chicago Press.. Chicago. Frank H. Frank H. Gary Mongiovi. Gülçin: Avusturya Okulu İçinde Ludwig Von Mises ve İktisadi Düşünceye Katkısı. No. Vol. Immanuel: Critique of Pure Reason. Remzi Kitapevi. The Journal of Political Economy.2. Arthur: The Act of Creation. Kirzner. Massachusets. 1953. Kauder. Jonathan: Theory of Science: A Short Introduction. 1941. 1985. s. 2003. J. Duke University Press. No. John: Reconstructing Reason. The Philosophy of Karl Popper. Felix: Methodology of the Social Sciences. Israel: The Economic Point of View: An Essay in the History of Economic Thought. 2004. Vol. Emil: A History of Marginal Utility Theory. London. 1965. Knowles. Thames and Hudson.48. Ed. İ. 1976. 1996. 1958.Century German Origins of the Ethnographer's Dilemma" Man.by. Trondheim.: "Towards a History of the Critique of Economism: The Nineteenth. Keynes. Victor: "Popper and the Vienna Circle". Kaufmann. 1964. Cambridge. 1982. 2001. Hackett Publishing Company. The Economic Journal. Sheed and Ward Inc. Lachmann. Vol. 101. Kojin: Transcritique on Kant and Marx.: "Reviewed work(s): Socialism: An Economic and Sociological Analysis by Ludwig von Mises". Tapir Akademik Forlag. Frank H. Illinois. The Threepenny Review. Emil: "Genesis of the Marginal Utility Theory: From Aristotle to the End of the Eighteenth Century". s. 1981. Kant. 7. Kraft. 2002. MacMillan Company. Kant. Vol. Durham. K. New Series.

and Induction". Levison. London. 1951.by.by. Peter T. K. Vol. s. Kluwer Academic Publishers. 1898. Lange.: "Marginalism. No. Kirzner. Richard: Introduction to Positive Economics. James: Understanding Philosophy of Science.by. 1967. Ataç Yayınevi. 1970. ve Boettke. 3. Kuhn.1969). Chicago. Loasby. Economics and Hermeneutics. Lachmann. 1987.186-213. 1976.by. Lexinton Book. Routledge.". 48. New Series. Ed. Vol. Langlois. 72. 1970. s. Lipsey. Vol. Thomas Joseph McCormack(Çev. Lipsey.: "Was Mises Right? Philosophical Progress and the Methodology of Economic Science". Ladyman. Open Court Publ. 1976. 1. J. Ed. Vol. Ludwig M. Roger Koppl ve Gary Mongiovi. Vol. PSA: Proceedings of the Biennial Meeting of the Philosophy of Science Association. Lakatos. 1976.: "Ludwig von Mises and the Extension of Subjectivism".by.149. Ed. The University of Chicago Press. 1970.: "Logic of Discovery or Pyschology of Research".by. 798-819. Ed. Routledge.). No. İstanbul. Open Court Publ. Tribe. Journal of Economic Literature. Ernst: "On the Economical Nature of Physical Inquiry. Mach. Ed. 14.Krueger. and Austrian Economics. Ludwig: "Austrian Economics: A Hermeneutic Approach". London.. 1982. Routledge. Richard: "Richard Lipsey". Paul Arthur Schlipp. ve Everett. Lachmann. 1970.134 . Routledge. Thomas S. New Series. 12-30. Journal of the History of Ideas. Reidel Publishing Company.. Clasissism and Socialism in German Speaking Countries".7. 322-331.by. 1997. No. D. 1994. 3. s. Kuhn. Lars Magnusson. Lachmann. Laurence: "Adolph Wagner's New Treatise". 2002. Hume. 1974. Lakatos.. Economic Careers: Economics and Economists in Britain 1930-1970. 1995.. Lachmann.: "The Science of Human Action". 206-224. London. London. Economica. Levine. Process. Illinois. 18. 1892.by. Mach. Leeson. Imre: Proofs and Refutations: The Logic of Mathematical Discovery. Don Lovoi. The Philosophy of Karl Popper. London. Anne O. 1991. Vol. Brian J. Ed. s. Lakatos. Proceedings of the Aristotelian Society. Mercatus Center-George Mason University. s. Thomas S.: "From Mises to Shackle: An Essay on Austrian Economics and the Kaleidic Society". Ludwig M. (1968 . s. No. Global Prosperity Initiative-Working Paper 27. 69. Weidenfeld&Nicolson. 75 . Kuhn. Kurz. Peter J. 1970. Michael J. Evolutionary and Neo-Schumpeterian Approaches to Economics. Imre: "Criticism and the Methodology of Scientific Research Programmes". Norman: "The German Historical School of Law and the Origins of Historical Materialism". 1. Subjectivism and Economic Analyses-Essays in memory of Ludwig M. Imre: "History of Science and Its Rational Reconstructions". Thomas: The Structure of Scientific Revolutions. Open Court Publishing Co.: "Notes on Lakatos". Laughlin. Proceedings of the Biennial Meeting of the Philosophy of Science Association. Ed. s. Oscar: Ekonomi Politik: Ekonomi Politikte Akımlar ve Bilimsel Bilgilerin Belirlenmesi. 1974. Lachmann. Vol. Paul Arthur Schlipp. 29.: "Ludwig Lachmann-Subjectivism in Economics and the Economy". Ed. 1968. Dordrecht. 11-47. Richard N. No. Popular Scientific Lectures. Heinz D.86. s. La Salle. Journal of Economic Literature. Arnold: "Popper. 1991. London. Cambridge University Press. Method. s. 1.: "What is Evolutionary Economics?". The Philosophy of Karl Popper. Routledge. London. Vol. Israel M. Boston. Socialism and Marginalism in Economics 1870-1930.: "Report of the Commission on Graduate Education in Economics". 31-40. 1998. Illinois. The Journal of Political Economy. Ludwig M. Ernst: Knowledge and Error: Sketches on the Psychology of Enquiry. Ian Steedman. Toronto.

State University of New York. Uskali: "Mengerian Economics in Realist Perspective". Karl: The German Ideology. Vol.68. Machlup. Fritz: "Austrian Economics". 1955. 3.Arthur. Synthese. Routledge. 8. Menger. 1995. 2001.J. 1963. 1964. 10:4. 2. No. No.. Machlup. 33. History of Political Economy. Academic Press. 1956. New York. Mirowski. Thomas: Truth Versus Precision in Economics. 1933. University of Illinois Press. Lawrance&Wishart. s. London. Machlup. the Mathematician. 2003. Margaret: "The Nature of a Paradigm".: "Marginalism and Marxism". Cambridge. The Journal of Political Economy. Durham. Nock. The Viking Press. Mayer. Fritz: "Reviewed work(s):The Scope and Method of Political Economy by John Neville Keynes". Cambridge University Press. Philip: "The When. 1970.4. 1991. New York.by. Byran: Karl Popper. 1897. Ronald L. Economics and Society: The Mechanical Analogy.1994. Vol. As Seen by Himself". No 3. 2006. I. Southern Economic Journal. 1965. Marsonet. Cambridge University Press. Maki. Brian: "Wittgenstein and the Vienna Circle". Reality. Edward Elgar. 1970.by. Vol. the How and the Why of Mathematical Expression in the History of Economics Analysis". No. Volume 64.. McGrawHillCo. No.42-47. McGuinnes. Takiyettin: Felsefeye Giriş. The Review of Economics and Statistics. Mirowski.4. 1. Marx. Penguin. Fritz: Methodology of Economics and other Social Sciences. Marshall. Ed. Magee. 1993. Alfred: Principles of Economics. Karl: Kapital: Kapitalist Üretimin Eleştirel Bir Tahlili. Machlup. No. Dirk J. Cosimo Inc. Eriş Yayınları. Masterman.1. Vol.by. Fritz: "Schumpeter's Economic Methodology". Maki. 1985. London. McLure. Struik. Philip: "Physics and the 'marginalist revolution'". Duke University Pres. Meek.2. Mirowski. Carl Menger and His Legacy in Economics. New York. Econometrica. Fritz: "Rejoinder to a Reluctant Ultra Empicist". Uskali: "'The Methodology of positive economics'(1953) does not give us the methodology of positive economics".Bruce Caldwell. Machlup. C.by. Imre Lakatos ve Alan Musgrave. Daniel M. Journal of Economic Methodology. 5. Ed. 11. Urbana. s. 2003. Marshall. 1984. Alfred: "The Old Generation of Economists and the New". Southern Economic Journal. 1969. 76 . Vol.Machlup. Harmondsworth. Marx. New York. International Publishers.by. London. Çev: Francis J. Vol. 2nd ed. 2. 1990. Fritz: "The Problem of Verification in Economics". s. Ed. 1972. No. Philip: More Heat Than Light: Economics as Social Physics: Physics as Nature's Economics. Vol. The Journal of Economic Perspectives. and Language. Michele: Science. Hausman. Criticism and the Growth of Knowledge. The Quarterly Journal of Economics.. Jack: "Friedman and Machlup on the Significance of Testing Economic Assumptions". No. Ed. Aldershot. Cilt. 289-310. Ed. Mill. Mengüşoğlu. Albany. İstanbul Matbaası. 73. Cambridge Journal of Economics. The McGraw Hill Encyclopedia of Economics. Karl: Economic and Philosophic Manuscripts of 1844. 1.22. Marshall. Melitz.. Michael: Pareto.22. Medawar. 1989. Peter: The Art of the Soluble. Alfred: "Alfred Marshall. Cambridge University Press. 1951. 1973. İstanbul. Marks. No.... Vol. 52 . John Stuart: "On the Definition and Method of Political Economy". Cambridge. 59-90. 1957. London. 23. Philosophy of Economics: An Anthology. İstanbul. Vol. Southern Economic Journal. 1978. Carl: Problems of Economics and Sociology (Untersuchungen über die Methode der Socialwissenschaften und der Politischen Okonomie insbesondere).1. s. 1996. 1966.

1980. Critical Inquiry. 2006. 77 . 4. The Foundation for Economic Education. Cosimo Inc. A. 1963. Papers and Proceedings of the Seventy-Fifth Annual Meeting of the American Economic Association. Nagel. Illinois. Philosophy and Phenomenological Research. J. Vol.2007) Mises. 1993. Mises. Piper. LVM Institute. Morris Kline. 2006. 1959. 2007. Issue 6. and the Market Process". Sarah Lawrance College. 269. Oberheim. values and the human community". Vol. Ayer. s. (12. Indianapolis. No. s. Ayer. İstanbul. Vol. (Çevrimiçi).. 1999. 2003. 5. Ludwig von: "The Historical Settings of the Austrian School of Economics". Christopher: "The Value of Nonscience". 1957. Paul Edwards. Logical Positivism.: Gödel's Proof. Ed.org/etexts/histsetting. Ernest: "Assumptions in Economic Theory".Century Studies. 2007 Piel. Routledge&Kegan Paul. Ludwig von: Theory and History: An Interpretation of Social and Economic Evolution. Otto: "Protocol Sentences". No.mises. Nagel. New York. No. 2003. J. Neurath. London. Scientific American. The Free Press. Oregon. London. "Nature and Knowledge: The Philosophy of Contemporary Science". Harold W. 1998. No. Nagel.. Özemre. Berlin. 12.53. Abraham: Belirsizin Bilimleri: İnsan Bilimleri İçin Yeni Bir Epistemoloji. Hackett Publishing Company.org/mmmp/mmmp1. Ludwig von: The Ultimate Foundations of Economic Science:An Essay on Method.282-317. Açılım Kitap. Ed. Ludwig von: "Money. 199-208. The Free Press. Peason. Gunnar: Value in Social Theory: A Selection of Essays on Methodology. Ernest ve Newman. Noonan. Mises. Indiana. İstanbul. Auburn. 19. 3. Routledge. Newfield. Vol. Ludwig von: Epistemological Problems of Economics. New York.asp . New York. Vol. Mathematics in Western Culture. Ludwig von Mises Institute. William Bowman: "Kant's Contact With British Empiricism". Fulbright Conference on Higher Education. 2. Ludwig Von: "The Treatment of "Irrationality" in the Social Sciences". Mises. s. J.2.by. Oppenheimer. Illinois. Karl: The Grammer of Science. John: "Logical Positivism". 1979. New York. Ed. 2002. http://www. No.by. 1958. Logical Positivism. Alabama.. Otto: "Sociology and Physicalism". 1969. 1967.Mises . Eric: Feyerabend's Philosophy. The American Review. 2007. The Encyclopedia of Philosophy Vol. (12 Mayıs 2008) Mises. Ahmet Yüksel: Fiziksel Realite Meselesine Giriş. 52-57. 49. Robert: "Science. 2. Neurath. Yapı Kredi Yayınları. s. Moles. 1944. Jonathan: "Challenges for 1994". The British Journal for the Philosophy of Science. Oberdan. No. Method. Eighteenth. A. Vol. Guy: "History and Natural Science". Walter de Gruyter Co. Ankara. Bronowski. Liberty Fund Inc. Oxford University Press. Passmore.10. Oakes. Macmillan.. Ludwig von: Sosyalizm: İktisadi ve Sosyolojik Bir Tahlil.pdf .by. Ernest: The Structure of Science: Problems in the Logic of Scientific Explanation. James R. 29. 1993. 1996. Vol. 4.: Routledge Philosophy Guidebook to Hume on Knowledge. 2004. (Çevrimiçi) http://mises. J. Mises. London. Condon Lectures. 1966 Myrdal. Ludwig von: Human Action: A Treatise on Economics. Thomas: "The Vienna Circle's 'Anti-Foundationalism' ". Liberte Yayınları. Routledge.1978-1979. History and Theory.16-17'deki alıntı.2. Mises. 1959.

3-181. Porter. 3. by Eugen von Böhm-Bawerk. İstanbul. 2006. 1995. Bertrand Dış Dünya Üzerine Bilgimiz. 1961. Dover Publications. New Jersey. Robbins. Poincare. s. 2000. Pittsburg.. Popper. New York. Christopher: "Alfred Schutz and the Austrian School of Economics". Mac Millan and Co. Böhm. Continuum Int. Popper. Poincare. Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları. Lionel: An Essay on the Nature and Significance of Economic Science. Popper.by. Hero. Stathis: Philosphy of Science A-Z. 1963. 1998. MacMillan Company.49. Vol. 961-1174. Resher. Karl R. Poincare. 1957. The British Journal for the Philosophy of Science. Paul Sweezy.: "Autobiography of Karl Popper". Southern Economic Journal. Robinson.Planck. Delbert: Origins of Analitic Philosophy: Kant and Frege. Basic Books Inc. 1968. Basic Books Inc. The Philosophy of Karl Popper. 1. Rothbard. Paul Arthur Schlipp. Vol. Paul Arthur Schlipp. London. İstanbul. Henri: Mathematics and Science. Vol. 1932. 1988. Hutchinson. Science. . Illinois. Auburn. 2005. Bilgi Yayınevi. 1987. Popper. 1982. New York. The American Journal of Sociology. s. New York. Lionel: An Essay on the Nature and Significance of Economic Science. Doğu Batı Yayınları. Hans: Bilimsel Felsefenin Doğuşu. by Ladislaus von Bortkiewicz. Vol. Russell. Robbins. vol.: "Replies to my Critics: Reply to Medawar on Hypothesis and Imagination". Dover Publications. Nicholas: The Limits of Science.38. Ringer. Open Court Publ. Limited. 1959. Kabalcı Yayınevi. Popper. 1974. New York. Radnitzky. 1999. 1950. New Series. Simon and Schuster. Max: "The Meaning and Limits of Exact Science".: Trust in Numbers: The Pursuit of Objectivity in Science and Public Life.: "Replies to my Critics: Levison's Critique of the Problem of Induction". Popper. Paul Arthur Schlipp. No. No.. Open Court Publ. s. 2007. Popper. No. 1965. Prendergast. 2007. Fritz: Weber'in Metodolojisi: Kültür Bilimleri ile Sosyal Bilimlerin Birleşimi. Karl R. 2000. 1945..Bawerk's Criticism of Marx by Rudolf Hilferding". London. Reed. Ed. 78 . Publishing Group. 1974.. London. Princeton University Press. Murray N. The Philosophy of Karl Popper. Joan: "Reviewed work(s): Karl Marx and the Close of his System. Theodore M. Bertrand: A History of Western Philosophy. 23.: Conjectures and Refutations: The Growth of Scientific Knowledge. 1949 Planck.: Bilimsel Araştırmanın Mantığı. Psillos. University of Pittsburg Press. Ed. On the Correction of Marx's Fundamental Theoretical Construction in the Third Volume of Capital. İstanbul. Karl R. 92. Ankara. New York. No. Kabalcı Yayınevi. Ed. 110. Bertrand : Felsefe Sorunları. Open Court Publ. Karl: The Open Universe: An Argument for Indeterminism. Vol. İstanbul. Russell. Revista di Politica Economica. İstanbul.: Ludwig von Mises: Scholar. Murray N. 1952. 1996. 2857.: The Logic of Scientific Discovery.2. Robbins.. 1986. 1945. Karl R. Illinois. Edinburgh University Press. 60. Henri: Science of Method. Ludwig von Mises Institute. and Its Connections with Political and Social Circumstances from the Earliest Times to the Present Day. Russell. 238. Yapı Kredi Yayınları. Max: Scientific Autobiografy and Other Papers. 961-1174. The Economic Journal. Karl R. Karl R.by.: "In Defense of "Extreme Apriorism"". Illinois. Second Edition. Greenwood Press. Lionel: "Present Position of Economics". London. The Philosophy of Karl Popper. New York.by. 1974. Rothbard.. Henri: Bilim ve Hipotez. Creator. Edinburgh. No.. Gerard: "The Economic Approach to the Philosophy of Science". Reichenbach. Publishers.

2005.: History of Economic Analysis. 2001. Joseph A. The Journal of Philosophy. New York. Journal des Economistes et des Etudes Humaines.D. 1870 to 1930. Siyasal Yayınevi. nume'ro 1. Paul A. 4.by. Journal of Economic Literature. Everest Yayınları.: Economics.: "Review of T. London: New York University Press.. Economic Record. 5. Mynatt.: "Wages and Interest: A Modern Dissection of Marxian Economic Models". Kluwer Academic Publishers. 1991. and Influence of Logical Empiricism. 1964.by. Ryan D. 1990. Adres Yayınları. 45.by. 1961. J. M. The Philosophical Review. H.by. Schrödinger. Paul A. Moritz: "The Turning Point in Philosophy". 1939. Vol. Illinois. Durham. Paul A. New York. Ayer. 15.C. Smart. Samuelson.: The Philosophy of Science. Sep. 47. Erwin: Science and Humanism-Physics in Our Time. New York.: "Understanding the Marxian Notion of Exploitation: A Summary of the So-Called Transformation Problem Between Marxian Values and Competitive Prices".: "Introduction". 6. Mc Graw-Hill. The American Economic Review. Friedrich: The Vienna Circle: Studies in the Origins. s. s. 1971.1954. 1983. Klaus Hennings ve Warren J. Paul A. Schlick. Mark: İktisadi Düşünce Tarihi: Modern İktisadın İnşası. Samuels. 9. Ed. Tweney. s. s. 4. 2000. Ayer. 1964. Vural: İktisadın Tarihi. The Free Press..: "Theory and Realism: A Reply". Oxford University Press. and Economics. Vol. Schumpeter. The American Economic Review. No. s. Ziyauddin: Thomas Kuhn ve Bilim Savaşları. Samuelson. New York. Neoclassical Economic Theory. 48-54. Cambridge. Robert A. The Journal of Political Economy. Vol. Steiner. London. 2005.by. Ed. Savaş. Logical Positivism.E. Praeger Publishers. Ahmet Güner: İktisat Metodolojisi ve Düşünce Tarihi Yazıları.69-92. Smith.. 1998. Silverman. 80. Wien. 1-36. İstanbul. Paul: "Schumpeter as an Economic Theorist".: "Economics at Berlin and Vienna". Michael E. Routledge. 1-28. Caldwell. Boston. 1997. Macmillan&Co Ltd. Smith.. Illinois. 1986. No. Doherty ve Clifford R. The significance and Basic Postulates of Economic Theory". 9. Solo. On Scientific Thinking. Vol. No. Soto.J. Warren J. Serdar. Barry: "Austrian Economics and Austrian Philosophy". Development. Moritz: "Positivism and Realism". Simon. 2. 79 . 82-107. Samuelson. Cambridge University Pres. Schlick. 54. s. Bertrand: Human Knowledge: Its Scope and Limits. Ed.W. Wolfgang Grassl ve Barry Smith. George Allen and Unwin Ltd. No. Stadler. London. 1990.by. Jesus Huerto de: "The Ongoing Methodenstreit of the Austrian School". 1963. Seager. Bruce J. Scousen. Volume 8. No.: Philosophy and Scientific Realism. 1959. Basım. Springer-Varlag. Samuelson. Sharpe Inc. Norman Kemp: The Philosophy of David Hume. Paul: "The Cameralistic Roots of Menger's Achievement". 2001. s. 1. Helmut Frish. Herbert: "The Psychology of Scientific Problem Solving". Samuels. Ed. Carl Menger and His Legacy in Economics. 1957. Sayar. Ed. 53-59. Logical Positivism. 1936. J. Mark: "The Philosophy of Mathematics of Imre Lakatos".Russell. J. 1954. The Free Press. 1. J. Ankara. Vol. 1959. A. No. Duke University Pres.8-9. 1981. Routledge&Keagan Paul. Ötüken Yayınları. Samuelson. R. Shumpeterian Economics. Vol. 1981. Baskı. Ed.Hutchison. A. Ankara. London. Austrian Economics: Historical and Philosophical Background. New York. Schlick. Schumpeter.by. Moritz: "Meaning and Verification". 1970. Colombia University Press. 1-12. 2. Joseph: Economic Doctrine and Method: An Historical Sketch. Schearer. İstanbul. s. Ed. 1893. Vol. London.

North Carolina.120-125.: "Bugünün İktisat Felsefesi Yönünden Descartes Rasyonalizmine Bir Bakış". Karen: Austrian Economics in America: The Migration of a Tradition. Derin Yayınları. Bert Tieben ve Rudy van Zijp. 80 . 1998. Der'in Yayınları. Stonier. 5. 2. Vol. Viner. 2. The American Economic Review. Ülgener. Nermi: Dil Yönünden Fizik Felsefesi. Aydınlar ve İzm'ler. Ed. Sabri F. 215-230. Karl Marx and The Close of His System& Böhm-Bawerk's Critism of Marx by Rudolf Hilferding. The American Economic Review. 1908. Remzi Kitapevi. Tieben. Davis. Clark and Fisher". A Companion to the History of Economic Thought. Vol. Jacop: "The Economist in History". Thorstein: "Why is Economics Not an Evolutionary Science". 2006. New Jersey. Talmor.by. Uygur. Biddle ve John B. Alfred W. Zeitschrift für Nationalökonomie. 1870 to 1930. 1963. 1980.: "Review of L. W. s. Makaleler. Sabri F. Bert ve Keizer. Oxford.).: Francis Hutcheson and David Hume as Predecessors of Adam Smith. 45. Boston. Vol. by.. George J. Vol. 2006. Klaus Hennings ve Warren Samuels. İstanbul. North-Holland. Ahmed Güner Sayar(Drl. s. İstanbul. W. 1-21. The Quarterly Journal of Economics.by. Sabri F. Derin Yayınları.by. 2. Taylor. Streissler. Vol. 2003 Walras. Wayne: Kant and the Empirists: Understanding Understanding. Oxford. Ülgener. Amsterdam. Veblen.. and Wieser: The Origins of Austrian School".B. Volume 12. s. London. Makaleler. Tobin.: "Joseph Schumpeter(1883-1950)". Cambridge. Paul: "Editor's Introduction".6 Ural. Ezra: Descartes and Hume. No. 1973. Sweezy. Edebiyat Fakültesi Yayınları.164-176. Jeff E. Kluwer Academic Publisher. Augustus M. Immanuel: Yeni Bir Sosyal Bilim İçin. Makaleler. 2006. Ülgener.xxx.49.). Paul Sweezy. Stonier. Kelley Publishers.v. Ed. Eugen von Böhm. Austrian Economics in Debate. William Keizer. Ülgener. 54-77.: "Hildebrand(Bruno)". The Economic Journal. Ahmed Güner Sayar(Drl.by. 53. Waxman. Şafak: Pozitif Bilimde Basitlik İlkesi'nin Belirlenmesi Yolunda Bir Deneme. 1984. İstanbul. Ülgener. Vol. s. 2006. W.: "'İktisat Felsefesi' Tarihinde Werner Sombart'ın Yeri ve Şahsiyeti". Vol. Cambridge Uni. Papers and Proceedings of the Seventy -Fifth Annual Meeting of the American Economic Association. No. s. Böhm-Bawerk. İstanbul.: "Reviewed Work(s):The Significance and Basic Postulates of Economic Theory. Derin Yayınları. vol II. s. An Essay on the Nature and Significance of Economic Science (1932)". Sabri: Zihniyet. Neoclassical Economic Theory. 1898.L. 193. 1965. 2005. Robbins.Ü.Samuels. 86. 423-423. Ed. 3. Ahmed Güner Sayar(Drl. 1997. Routledge. Erich: "Menger. No. s. s.by T. Aram Yayıncılık. Vaughn. Pres. A. Blackwell Publishing. No. Ahmed Güner Sayar(Drl. Derin Yayınları. 1934.: "Economics: The Imperial Science".: "The Economics of Carl Menger". 1937. İstanbul.). Tribe. 1965. 75. James: "Neoclassical Theory in America: J. Makaleler.Bawerk. Warren J. George J. Pergamon Press. İstanbul. Willem: "Introduction". Thorstein: "Professor Clark's Economics". Keith: "Historical Schools of Economics: German and English". Ed. İstanbul. İstanbul. 2003. Duke University Press. Oxford University Press. 1985. Wallerstein. No. Veblen.W. Ed. Oxford.Stigler. Jaffe. 22. The Scandinavian Journal of Economics.). Hutchison". İ. No. 151-189. The Journal of Political Economy. Sabri F. 1939. The Quarterly Journal of Economics. 1981. Leon: Correspondence of Leon Walras and Related Papers. 1990. Stigler. 2006.

1967.1847]. 1996. Edmund: "Review of T. Wilson. 1963. 81 . Ludwig: Tractacus: Logico Philisophicus. 2009. Paul: "Review of Lakatos's Philosophical Papers". Annals of Science. Oxford. 1982 White. 2008. James R. Toronto. Arthur: Introduction to the Philosophy of Science.: "Friedman's Positive Economics and Philosophy of Science". Bursa. Hayek'te İktisadi Düşünce: Hayek ve Keynes / Keynesciler Tartışması". Efkâr Yayınları. Cemal: Bilimsel Düşünme Yöntemi. Feridun: Rasyonalite: İktisat Özelinde Bir Tartışma. İstanbul. 1925.2007) Whitehead. İstanbul. Remzi kitapevi.10. Vol. 1999. Ludwig: Philosophical Investigations.org/mofase/methfinb. Ezgi Kitapevi. İktisat Yazıları (Metodoloji-Düşünce-Politika). 1996. Wittgenstein.14-39 Yıldırım. Zucker. Routledge&Kegan Paul. Basil Blackwell. No. http://www. The Significance and Basic Postulates of Economic Theory". American Economic Review. 2000. Yılmaz. 36.mises. 1940. London. Max: Sosyolojinin Temel Kavramları ve Meslek Olarak İlim. Johnson Reprint Corporation. Wible. (Çevrimiçi). Whittaker. 49. Lawrence: "The Methodology of Austrian School of Economics". Yay. The Philosophy of the Inductive Sciences Founded Upon Their History. Vol. 1963. Volume 1. 1993. Cemal: Matematiksel Düşünme.2. İmge Kitabevi. İstanbul: Beta Yayınları.Hutchison. Ankara. No.1. Turan: "İktisat Metodolojisindeki Gelişmeler Işığında Avusturya İktisat Okulu: Eskimiş Bir Metot Mu?". New York.W. Yay. University of Toronto Press.30.Weber. Wittgenstein. Yıldırım. Wood. 1979. Paradigma Yayıncılık. (12. Fred: The Logic and Methodology of Science in Early Modern Thought: Seven Studies. Turan: "F. [A Facsimile of the Second Edition. The Free Press.pdf. New York. New Jersey. Southern Economic Journal.). İstanbul. Prentice Hall. William Whewell. 2004. s.A. Turan Yay ve Gülsün Yay(Drl. Alfred North: Science and the Modern World.

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful