You are on page 1of 38
Sinyal molekülleri ve reseptörleri İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji ABD Prof.Dr. Filiz AYDIN İlişki: Hücre-hormon/ büyüme faktörü, vb. Soluble ligant İlişki: Hücre-hücre Sabit ligant İlişki: Hücre-Ekstrasellüler matriks Sabit ligant Ekstrasellüler matriks “ Kimyasal yapıları farklı olan Sinyal molekülleri özel reseptörlere bağlanarak hedef hücrede biyolojik tepki başlatırlar” Sinyalin hedef hücre tarafından alınması - Hücre yüzeyindeki - yada hücre içindeki özel reseptörlerce tanınmasından sonra gerçekleşir. Hücre zarını geçemeyecek kadar büyük veya hidrofilik olan moleküller plazma zarındaki reseptörleri kullanırlar HÜCRE YÜZEYİ RESEPTÖRÜ G protein + P P P P + - Hücre içi sinyal proteinleri Değişen hücre davranışı Küçük hidrofobik ligantlar (uyarıcılar /sinyaller) plazma zarı üzerinde yayılır, hedef hücrenin sitoplazmasında bulunan reseptörlerine bağlanırlar HÜCRE SİNYALİZASYONU Hücrelerin uyarılmasını sağlayan maddeler haberci ya da uyarıcı maddeler olarak isimlenirler ve; •Hücre yüzeyinde •Hücre sitoplazmasında •Hücre çekirdeğinde yer alan protein yapıdaki reseptörlerine bağlanarak değişikliklere neden olurlar. Hücre sinyalizasyonundaki aşamalar Hücre (1) (2) (3) (1) Sinyalleyici molekülün sentezi (2) Sinyalleyici molekülün salınması (3) Sinyalleyici molekülün hedef hücreye taşınması (1) Hedef hücre resptörüne bağlanma (2) Hücre içi sinyal oluşumu, gen ekspresyonu ve metabolizmadaki değişimler (3) Hücresel cevabın sonlanması (4) (5) (6) Büyüme , farklılaşma, apopitoz •Aynı sinyal molekülüne, farklı hücreler birbirinden farklı yanıtlar (biyolojik etki) verebilirler. •Ör. Sinyal molekülü ------------ Asetil kolin •Hedef hücreler; Tükrük bezi Kalp kası İskelet kası A) Tükrük bezi Sinyal molekülü (asetil kolin) Dinlenme Sentezleme Salgılama Asetil kolin B) Kalp kası Kasılma hızı ve kuvvetinde azalma C) İskelet kası Hücrenin depolarizasyonu ve Kasılma Ligantdın (sinyalin); Çeşitli biyolojik tepkilere neden olması; farklı bir reseptör alt tipi ile etkileşimi ya da aynı reseptörün farklı hücre içi sinyal yollarını etkilemesi ile ortaya çıkar. Aynı ligand farklı hücre içi sinyal iletim yollarını kullanabilir • Organizmamızdaki her hücre, ekstraselüler sinyal moleküllerine spesifik bir yanıt vermek üzere programlanmıştır. Ancak • Aynı sinyal molekülüne, farklı hücreler birbirinden farklı yanıtlar verebilirler Ekstrasellüler sıvıdaki haberciler (sinyaller ) ile gerçekleşen hücreler arası iletim şekilleri; Endokrin uyarı Parakrin uyarı Otokrin uyarı Jakstakrin uyarı Sinyale neden olan moleküller? Hormonlar Büyüme faktörleri Gazlar Ökosanoidler Nörotransmiterler Hidrofilik yapıdaki Hormonlar hücre yüzey reseptörleri ile etkileşirler Lipofilik hormonlar hücre içi reseptörler ile etkileşirler Büyüme faktörleri Tüm hücreler bir veya daha fazla büyüme faktörü sentez ederler. Parakrin etkileri olmakla birlikte bazıları uzun mesafeli hareket ederler yada otokrin etkiye sahip olabilirler. Üç farklı şekilde hareket ederler; Mitojenler-çoğalmayı uyarır Trofik faktörler- büyümeyi destekler Yaşam faktörleri- apoptozu engeller Büyüme faktörleri Bir çok yaşam faktörü PLEİTROPİK etkiye sahiptir. Aynı hücrede ya da farklı hücrelerde çeşitli etkilere neden olur. Sinyal Molekülü Nörotrofinler(örn. NGF) Beyin kaynaklı nörotrofik faktör Nörotrofin-3 Epidermal büyüme faktör ailesi EGF, TGF- α Fibroblast büyüme faktör ailesi (en büyük ailedir, 22 ayrı faktör içerir) Transforme edici büyüme fak. (TGF-β) ailesi TGF- β, İnhibinler PDGF ailesi PDGF Vasküler endotelyal büyüme faktörü Hematopoietik büyüme faktörü Eritropoietin Trombopoietin Kaynak Beyin, kalp,dalak Beyin ve kalp Beyin, kalp,böbrek, KC ve timus Tükrük bezi, Pek çok doku ve hücre Pek çok doku ve hücre Ana biyolojik aktivite Sinir ayrışması ve yaşaması Hücre çoğalması Mitojenik etki Her yerde, gonadlar ve hipotalamus Trombositler Nöral dokuVasküler düz kas Çoğalmayı engeller Folikül-uyaran hormon salınımını engeller Doku onarımı Endotelyal hücre çoğalması Vasküler geçirgenlik Böbrek Karaciğer Kırmızı kan hücre üretimi Trombosit üretimi Sinir büyüme faktörü - NGF Karakterize edilen ilk (1950) büyüme faktörüdür Nöronların gelişme ve hayatta kalmasını düzenler NGF reseptörüne bağlanarak sinir hücresinin gen ekspresyonunu değiştirir ve özellikle apoptozu destekleyen genleri azaltır Yaşam ve nörit uzamasını destekleyen genleri etkiler. NGF sinyali alan hücreler yaşarken, alamayanlar ölüme yönelir. Alzheimer hastalığı Perkinson hastalığı Huntington hastalığı Multipl skleroz Diyabetik nöropatiler Omurilik yaralanması gibi nörodejenaratif hastalıklarda Nöron hücre ölümünü en aza indirmek için NGF ve belkide diğer nörotrofinlerin kullanımı önemli hale gelmiştir. Büyüme faktörü sinyallerindeki anormallikler Pek çok kanser tipinin temelini oluşturmaktadır. Nörodejeneratif hastalıkların tedavisi, Kemoterapi, Kemik iliği nakli için kök hücre elde edilmesinde Kullanılan terapi ajanları Büyüme faktörü sinyal yollarını hedefler Gazlar Karbon monoksit ( CO) ve Nitrik oksit (NO) ilk zamanlar toksik kirletici olarak düşünülmekle beraber önemli hücreler arası sinyal molekülleridir. NO bağışıklık ve dolaşım sistemlerinde Parakrin sinyal faktörüdür. Dolaşım sisteminde Kan damarları genişlemesine aracılık ederler. Ökosanoidler Otokrin ve parakrin uyarıya neden olan sinyalleri üretirler. G -protein eşli hücre yüzey reseptörlerine bağlanarak etkilerini gösterirler Prostoglandinler Tromboksanlar Lökotrienler Prostoglandinler için sekiz farklı reseptör tanımlanmıştır. Farklı resptörlere bağlanması aynı sinyalin değişik tepkiler oluşturmasına neden olabilmektedir Ökosanoidlerin çeşitli biyolojik etkileri bulunmaktadır Düz kas kontraksiyonunu etkileme (doğum sırasında uterus kasında- prostoglandin) Trombosit agregasyonunu etkileme Ağrı, ateş İltihabi reaksiyonlar Nörotransmiterler Uyarılmış presinaptik nörondan salınarak postsinaptik hedef hücredeki reseptörüne bağlanarak biyolojik etki oluşturan sinyaller olarak tanımlanırlar. Epinefrin nörotransmiter parakrin ve endokrin sinyal etkisi gösterir. Adrenal bezde de üretilerek glikojen parçalanması için hücrelere sinyal vermektedir. Histamin Tüm dokularda var olsa da; deride, bronşiyal mukozada ve barsak mukozasında yüksek konsantrasyon seviyesinde bulunmaktadır Parakrin etki gösterir Aşırı duyarlılık reaksiyonları, allerjik tepkiler gibi süreçleri yönlendirir Endotel hücre yüzeylerindeki reseptörlerine bağlanarak kılcal damar geçirgenliğinin artmasına neden olur Transmiter Amino asitler Glutamat Glisin GABA Nükleotidler ATP Sinyal mekanizması İyon kanalı, G-protein eşli İyon kanalı İyon kanalı İyon kanalı G-protein eşli Aminler Asetilkolin Epinefrin Norepinefrin Histamin dopamin Nöropeptidler İyon kanalları, G-protein eşli G-protein eşli G ve iyon kanalı eşli G-protein eşli G-protein eşli